NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?

Bilindiği gibi, 1999 yılı, 600 küsur sene Müslüman Türk Devleti olarak üç kıtada hâkimiyetini sürdüren Osmanlı Devleti'nin 700. kuruluĢ yıldönümüdür. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıldönümü münasebetiyle, Ģu anda 35 küsur devletin eski mirası olan Osmanlı Devleti ile alakalı lehte ve aleyhte çeĢitli etkinliklerin düzenlenmesi kaçınılmazdır. Amerika BirleĢik Devletlerinde misafir Profesör olarak bulunduğum 1997-1998 ders yılında, baĢta Princeton Üniversitesi olmak üzere, Amerikan bilim kuruluĢlarının da bu kutlamalara etkin olarak katılmayı düĢündüklerini müĢahede ettim. Paris'teki meĢhur mağazaların Osmanlı Katı döĢediklerini ise basından öğreniyoruz. Bu arada 700. yıldönümü münasebetiyle, ülkemizin iç ve dıĢ düĢmanlarının da, baĢta Ermeniler olmak üzere, bu vesileyle tarihî iftiralarını tekrarlamak üzere çeĢitli platformlar oluĢturacağı da, kulağımıza gelen duyumlar arasındadır. Bir çeĢit Osmanlı ile Cumhuriyetin buluĢması yani milli buluĢma olması gereken bu yıldönümünde, vatanını, milletini, devletini ve milli tarihini seven herkesin, bu kutlamaların milli buluĢma haline gelmesi için elinden gelen gayreti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. Sağı ile solu ile her kesim kabul etmektedir ki, millet olarak bizim üç büyük düĢmanımız vardır: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. ĠĢte Osmanlı ile Cumhuriyet'in buluĢmasını engelleyen en büyük maniin milli düĢmanımız olan cehalet yani doğru tarihi bilmemek olduğu kanaatindeyiz. Her gittiğimiz toplantı ve uğradığımız mecliste, bakkalından da ilim adamından da bize yöneltilen sorulardan ve bizim de verdiğimiz cevaplar faslından sonra, mutlaka ortaya çıkan bir rica ve istek var: Acaba Osmanlı Devleti ile alakalı çokça sorulan ve Türk vatandaĢıyım diyen herkesin mutlaka bilmesi gereken soruların cevaplarını ihtiva eden bir el kitabı hazırlayamaz mısınız? Maalesef toplumumuz az okuyan bir toplum. Mevcut eserler, ya toplumun çoğu kesimlerinin anlayamayacağı kadar bilimsel ve ağır ya da sorulara cevap veremeyecek kadar doğrulardan mahrum. Bu, milli bir görevdir. ĠĢte bu arzuyu dile getirenlerden biri de, haseneleri ve seyyieleri ile ahirete intikal eden rahmetli Adnan Kahvecidir. Maliye Bakanı olduğu ilk günlerde beni Ankara'ya çağırmıĢ ve Ģu tesbitleri bir istirham mahiyetinde yapmıĢtı:

"Muhterem Hocam! Eğitim hayatımda Osmanlı Devleti ile ilgili doğru bilgileri öğrenememiĢ ve aleyhte öğrendiğim bilgilerin yanlıĢlığını ve tarihimizi toptan inkârın zararlarını ancak Amerika'daki tahsil hayatımda anlamıĢtım. Bizim Osmanlı'yı batıran kurum diye gördüğümüz 'iltizam' usulünü Amerika'nın vergi toplamada kullanmak istediği modern bir iktisat teorisi olarak mastır derslerimde görünce ĢaĢırdım ve tekrar Osmanlı'yı incelemeye baĢladım. Ġlk iĢim sizin Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserin 1. Cildini okumak oldu. Ancak bu tür eserleri herkesin okuması mümkün değil. KeĢke Osmanlı devleti ile ilgili önemli soruları, bu eserlerinizin özeti olmak üzere 500 sayfa halinde özetleseniz ve adını da "BĠLĠNMEYEN OSMANLI" koysanız, ben de en az 500.000 adet bastırıp bütün meraklı insanlara dağıtsam.".

SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ? Böyle bir eserin telif edilmesine vesile olan sorular, 1983 yılından beri yürüttüğümüz ilmî araĢtırmalar ve Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde verdiğimiz yüzlerce konferanslar neticesinde ortaya çıktı. Soru bankamızda yaklaĢık, okuyuculardan ve dinleyicilerden yazılı olarak bize tevcih edilen 5000 soru birikti. Bunları tasnife tabi tuttuk. Mesela 503 soruyla harem konusu sorulan konuların baĢında geliyordu. BaĢta Yıldırım Bayezid olmak üzere, Osmanlı PadiĢahlarının içki içip içmemeleri, 276 soruyla ikinci sıradaydı. Bunları, kardeĢ katli, Osmanlı devleti'nde hak ve hürriyetler, PadiĢahların hac meselesi, Sultân Vahidüddin'in vatan hâini olup olmadığı gibi sorular takip ediyordu. Tabii ki, bu alanda yapılmıĢ benzeri araĢtırmalar da bizim için ilham kaynağı oldu. Sonradan karĢılaĢtığımız insanlar da bu isteği tekrarlayınca, 700. YIL MÜNASEBETĠYLE 700 SORUDA BĠLĠNMEYEN OSMANLI kitabını hazırlamanın ve çok sayıda basarak bütün muhtaç ellere ulaĢtırmanın milli bir görev olduğunu düĢündük. Ancak dostların ikazıyla bunun da fazla kabarık olacağı, ayrıca bu da yayınlansa dahi, bunlardan 300 sorunun hassasiyetle seçilerek "Bilinmeyen Osmanlı" el kitabının mutlaka neĢredilmesi gerektiği kanaatine vardık. Yıllar önce böyle bir eseri telife Ahmed Akgündüz olarak baĢladım. Ancak bu projenin çok yönlü olduğunu görünce, değerli meslektaĢım Ġktisat Tarihçisi Doç. Dr. Said Öztürk'ün de, birikimiyle birlikte, özellikle Dördüncü Bölümdeki Osmanlı Ġktisadı konularını kaleme alarak bu projeye katılmasını arzu ettim. MeslektaĢımın Osmanlı iktisad tarihi ile ilgili katkıları; eserin daha mükemmel olması için kaynaklara müracaat etme ve yazılanları gözden geçirme gibi yardımları, böyle bir eserin iki imza tarafından yayınlanması imkânını doğurdu. ESERDE TAKIP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER Önemle ifade edelim ki, bu eser kronolojik anlamda bir tarih eseri değildir. Mutlak manada bir tarih felsefesi kitabı da değildir. Doğrudan doğruya bir fikir tarihi eseri de değildir. Hukukî değerlendirmeler her satırında bulunsa bile, bu kitap bir Osmanlı Hukuk Tarihi de değildir. Bu eser, tarih, hukuk, kültür, medeniyet ve iktisat tarihi gibi çeĢitli alanlarda, Osmanlı Tarihi ve Devleti ile alakalı olarak sorulan veya bazı kesimler tarafından kasden ortaya atılan soruların cevapları olan bir el kitabıdır. Bu eser; bir Osmanlı tarihçisinin müstağni kalamayacağı kadar ele aldığı bazı konuları derinlemesine irdelemekten geri kalmamıĢtır; bir Ġslâm Hukukçusunun merak edebileceği kadar hukukun bazı uygulamalarına ayrıntılı olarak girmiĢtir; bir esnafın ilgi duyacağı kadar ilginç sorulara cevaplar aramıĢtır; bir öğrencinin okuyacağı kadar anlaĢılabilecek bir dille kaleme

alınmıĢtır; bir tarih hocasının el kitabı olarak kullanabileceği kadar öğrencilerinin merak ettiği ve kendisine sorduğu konulan tartıĢmaktadır; kısaca, her Müslüman Osmanlı torununun okumaktan uzak kalamayacağı kadar doğru tarihi anlatmaya çalıĢmıĢtır ve nihayet Osmanlı tarihine ilgi duyan yerli ve yabancıları celb edecek kadar bakir mevzuları konu edinmiĢtir. Eserde, bazılarının belki de fazlalık kabul edebileceği Osmanlı PadiĢahlarının hayat hikâyelerine de girdik; ancak bu, hem diğer soruların anlaĢılabilmesi için zaruri idi ve hem de anlatıĢ tarzı konuyu bilenleri dahi cezbedecek kadar farklı oldu. Niyetimiz, tarihin tashih edilmesidir. Bu tashihi toplumun kahir ekseriyeti arzulamaktadır. ĠĢte bu eser, mezkûr arzunun meyvesi olmuĢtur. Her eserin yazarı, kaleme aldığı kitapta vazgeçemeyeceği bazı prensipleri ortaya kor; üslubunu ve muhtevayı o prensiplere göre tanzim eder. Elbette ki, bizim de bu eseri kaleme alırken devamlı müracaat ettiğimiz vazgeçilmez düsturlarımız ve prensiplerimiz vardır.

Okuyucuları hazırlamak açısından, bu prensiplerden bazılarını zikretmek istiyoruz:

1)
Günümüzde, Osmanlı Devleti'ne cephe alan belli mihraklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü Ġslâm Devleti olan Osmanlı Devleti'ne hücum etmektedirler: Birinci kol, Ġslâm'a düĢmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düĢmanlığı adı altında yürüten din ve tarih düĢmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, Ġslâm'ı hayatın bütün safhalarında yaĢayan ve yaĢatmaya çalıĢan Osmanlı Devleti'ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları Ġslâm düĢmanlığını böylece yapmıĢ oluyorlar.

Ġkinci kol ise, altı yüz sene, Ġslâm'ı neĢretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuĢ, Ġslâm'ı kendi safiyetinden çıkarmaya çalıĢmıĢ bir devletin fikir propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti'nin bütün Müslümanları kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayıĢına karĢı çıkan ve yanlıĢ olarak Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı gibi göstermeye çalıĢan belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih'in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi baĢka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar.

Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzulardan biri, Osmanlı padiĢahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, Ġslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aĢırı bir içki mübtelâsı olmaları Ģeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaĢın önüne çıkarılmak istenmektedir. ĠĢte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuĢturulacaktır.

2)
Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iĢtir. Büyük iĢlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin Ģanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiĢ gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düĢer. ĠĢte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2'lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karĢılaĢırsınız. Cerbeze, bütün çeĢitleriyle garip Ģeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âĢıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaĢmakta ve gülüĢmektedir; ama çocuğunun vefatıyla matem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaĢmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir. Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıĢtırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köĢelerinde pis ve murdar Ģeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi'atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüĢ ve kokuĢmuĢ Ģeylere gözü takılır. Sanki o bahçede baĢka bir Ģey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakıĢı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düĢünür; güzel düĢünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır. ĠĢte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar Ģeylere değil; açmıĢ çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetva veren TurĢucuzâdelerin yanında Kanuni'ye karĢı çekinmeden 'PadiĢah emriyle nâ-meĢrû' olan nesne meĢru' olmaz' diyerek haykıran Ebüssuud'dan; Torlak Kemal ve Mithat PaĢaların yanında Molla Fenari'den ve Ahmed Cevdet PaĢa'dan; devleti periĢan eden Tal'at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed PaĢa ve Köprülü Mehmed PaĢa'dan; körü körüne ilmî geliĢmelere karĢı gelen Kâdîzâde'lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve Ġsmail Gelenbevî'den de bahsedeceğiz

. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver PaĢa'ya ve Venizeios ile beraber Said Hâlim PaĢa'ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

3)
Tarihe bakıĢ açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. Ġyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, baĢkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakıĢ açısı olanlardan biri bin sene yaĢayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer'in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah'ın haĢirdeki adaleti de böyle hükmedecektir. Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı Ģer'-i Ģerife bağlılığını Ģöyle açıklıyor: "cümlemizin baĢı Ģeri'at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i eral ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa'y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberi dahi hoĢnud ve razı olarak Cenab-ı

Hayr'un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz'de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kafa Ģüphe yokdur".

4)
Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği Ģeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düĢmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kiĢiye karĢı beslediği Ģefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi.

ĠĢte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlıĢ olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım'm intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları , iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise Ģefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım'ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek Ģefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden Ģey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır. Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu iĢletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaĢtırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; Ģefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

5)
Son 100 yıldır Türkiye'deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa'nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı Ģahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve Ġslâmiyetin düĢmanı olan geri kalmayı Ġslâm'a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalıĢmaktadır. ĠĢte biz bu eserle, bu yanlıĢ kıyasları düzeltmeye çalıĢacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen Ģeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı'daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa'sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa'ya çok Ģiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa'nın nâ-meĢru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmiĢine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karĢı dinen ve aklen mükellef olduğu Ģefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmiĢini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye baĢlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris'te gayr-ı meĢru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmıĢ olan muhterem bir hocanın veya kâdî'nin elbisesini yererler. Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeĢit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare'i överken yaptıkları aĢırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeĢit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. ĠĢte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aĢırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalıĢacağız. Kitabımız Dört Bölümden teĢekkül edecektir. Birinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nin Siyasi Tarihi ile ilgili önemli sorulara ve cevaplarına yer vereceğiz. Ancak her PadiĢah ile ilgili, çokça sorulan soruları, hukuk veya iktisadı ilgilendirse dahi, bu kısımda cevaplandıracağız. Mesela, Fâtih'i anlatırken Kanunnâmesinde yer alan kardeĢ katlini ve Yavuz'u anlatırken ona isnad edilen Kürt Katliamı iddiasını cevaplandırmadan geçmeyeceğiz. Ġkinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nde Sosyal Hayat ve Haremle ilgili soruları cevaplandıracağız. Üçüncü Bölümde, Osmanlı Hukuk Sistemi ve Devlet TeĢkilâtı ile alakalı meseleleri inceleyeceğiz. Son ve Dördüncü Bölümde ise, Osmanlı Ġktisadı ve Mali Hukuku ile ilgili bazı soruların cevaplarını zikr edeceğiz. Maalesef, bu dört alanda da, bize ulaĢan sorulara, yerimizin darlığı sebebiyle, istediğimiz gibi yer veremedik. Ancak bir Ģey tamamen elde edilemezse, tamamen de terk edilmemeli dedik ve bu kadarla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Allah ömür verirse, bütün sorulan kapsayacak bir eseri, 700 Soruda Bilinmeyen Osmanlı adı altında ve iki cilt halinde resimler ve belgelerle birlikte yayınlamak istiyoruz. Yeniden gözden geçirdiğimiz bu yeni baskıda, birinci baskının bazı maddi hatalarını ve imlâ hatalarını tesbit ettik ve tashih eyledik. Bütün titizliğimize rağmen, hatalardan kurtulamadığımızı gördük. Ancak okuyuculardan gelen yapıcı tenkitler de, bizim için Ģevk ve aĢk kaynağı oldu. Bunlardan özellikle Ģu tenkitleri zikretmekte yarar vardır: 1) PadiĢahların kendi cariyeleriyle evlilikleri, nikâh akdinin sonuçlarını doğurmadığından, dört kadınla evlenme sınırına da mani teĢkil etmeyeceğine dair olan tavzîhî tenkit bizim için birinci derecede önem arz etmektedir. Ancak hür kadın üzerine cariye evlenilmesini. Maliki hukukçular caiz görmektedirler.

2) Yavuz'un küpesinin ġii mezhebindeki insanlarla ülfet olsun diye takılmıĢ olması görüĢü biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor bizlere. 3) Maalesef Gazi Osman PaĢa'yı esir yerine Ģehid diye zikretmemiz mutlaka tashih edilmesi gereken bir maddi hata. BinbaĢı Çerkez Hasan ile alakalı hata da buna benzemektedir. 4) II. Süleyman'ın babası olarak I. Ġbrahim yerine I. Ahmed'in zikredilmesi de önemli bir maddi hatadır. Bunun dıĢındaki hatalar, imlâ hataları olmaktan öteye gitmiyorlar. Bunları da mümkün mertebe tashih eyledik. Böylesine konu yoğunluğu bulunan 528 sayfalık bir eserde, bu tür hatalar ister istemez oluyor. Okuyuculardan gelecek yeni tenkitleri nazara alarak bu tür hataları tashih etmeye hazır olduğumuzu hemen ilan edelim. Eserin sağcısıyla solcusuyla, dindarı ile dindar olmayanı ile, siyasetçisi ile memuru ile, öğrencisi ile öğretim üyesi ile, Cumhuriyet ile Osmanlı'nın aynı milletin eserleri olmaları noktasında bir köprü vazifesi gördüğü yolunda, herkesim tarafından tasvip edilmesi, bu gayeyi birinci hedef kabul eden müellifleri memnun etmiĢtir. Ayrıca Osmanlı Devletinde insanlar yakıldı mı? Osmanlı sadrazamları hep öldürüldü mü? gibi güncel konuların da mutlaka bu eserde yer alması gerektiği konusunda ittifak hasıl olmuĢtur. ĠnĢâallah gelecek baskılarda bunu da yapacağız. Bu eseri okuyuculara sunarken, eserin bu hale gelmesine vesile olan insanlara teĢekkür etmeyi vazife addediyoruz. Bunların baĢında eseri okuyarak kıymetli fikirlerini beyan eden EĢim Saime Belkıs Akgündüz Hanımefendiye; oğlum Emrullah Akgündüz'e; değerli büyüğüm Vahdet Yılmaz Ağabeye; değerli kardeĢim Mustafa Karaman Bey'e; teknik meselelerde bize yardım eden Osmanlı AraĢtırmaları Vakfı Müdürü Mehmed Emin ġahin Bey'e; maddi desteklerini esirgemeyen herkese ve Vakfımızın Mütevelli Heyetine teĢekkür ediyor; muvaffakiyet Allah'dan olduğuna gönülden inanıyoruz. 15.08.1999 Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

ĠÇĠNDEKĠLER NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?................................................................3 SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ?.................................................................4 ESERDE TAKĠP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER..................................................4 ĠÇĠNDEKĠLER................................................................................................9 BĠRĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLETĠ'NĠN SĠYASĠ TARĠHĠ I- OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ......................23 1. Osmanlı Devleti, Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır?.......................................................................................23 2. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur? Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir?.............26 3. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir?....................................................................................................28 4. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz?....................................................29

..............................................44 15..... Âhiyân-ı Rum........5......... Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır?............................. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir?... bunların Ağalarını Ve Merkezdeki Askerî TeĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız?............... DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır?..........51 20......42 ¦'•'¦¦' 12. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen.. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde.. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir?...................SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ........39 11....... Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir?. DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu?....50 19....................................................................34 7............................................ Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve Alevî geleneğine bağlı olduğu............... Karamanoğulları ve Germiyanoğullan gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz?.......42 "'"• 13... Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti.................. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları....... hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız?.............. Murâd'ı...................................... Sultân I........................................... çocuklarını................................................................. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu .......... Yeniçerileri......................36 8..45 16...... Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları............... Özellikle bu olayı açıklar mısınız?............ DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır?.».. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı topraklan onun zamanında ne kadar büyüdü?............... hakkında kısa bilgiler verir misiniz?.... Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkilen hakkında neler biliyoruz?.......................................... neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere.... Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı........................... özellikle VVittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum.........................38 II-ORHAN BEY ZAMANI.. Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve Alevî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia ................ Osmanlılar......¦¦..............................46 17...48 18. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir..................44 10 14............ 10.................31 6.......39 .............41 III........................ Sultân Orhan....................... imza attığı ilklerden bazıları nelerdir?..............37 9........... Koca Bizans'a karĢı................

....80 37............................................................76 36... Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti.... I................ çocukları........................69 32............ Fetret Devri ne demektir?............................................................ Bu iddia doğru mudur?...... yürümüĢ müdür?.... Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I................ Bir kısım tarihçiler........... Fâtih'in babası Sultân II.................................. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir?.....75 35.......................................... Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir........................................................................62 26........ bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler................................60 V-FETRET DEVRĠ... KardeĢ Katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır?............ Bunlar hakkında ne dersiniz?.................................................... Murâd'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir.................................................................................. Bütün bu iddialar doğru mudur?. döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz?............68 31.............OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ71 33.................. nazariyata uygun ............... Sultân Musa Çelebi kimdir?........................................................................ MURÂD DEVRĠ.. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir?..... II...55 22.................................. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur?......62 25.85 40.......................63 28..................................65 VI. Fâtih Sultân Mehmed'in kardeĢi Ahmed'i katlettiği ı .................................... Bu doğru mudur?................................................68 30...............................................57 23...70 VII....................... Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplen nelerdir?.............................. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları özetler misiniz?............................... Süleyman)?...............................63 29................... Sultân Murâd'ın kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur?...... Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir............................................................................55 21.......71 34................ Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli........................................... KardeĢ katli meselesinin Ģerl dayanağı var mıdır?..SULTÂN II..........................................edilmektedir...................................................................... bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır........ Bu iddianın aslı var mıdır?.62 27..................... Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir...... Bu ne demektir?.....-.......... KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat...........59 24.......80 38.................................53 IV-YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ................................... Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? ...................84 39...................................

.. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise... Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine ... Hattsj sürülmektedir......... Fâtih'in içki içtiği v«J neler söylenebilir?... Meselenin esası nedir?.............. I iddianın «ti BĠLĠNMEYEN OSMANLI 11 40.... Bu doğru mudur?.. Ulubatlı Hasan olayı | 48.........98 .......................93 44............. Dünyanın i söylenmek! yürütülmujtur?"» vni.............. ...............88 41.......... Ġç oğlan kavramı kul edilmektedir.. Bu doğru mu?.. Fâtih Sultân Mehmed'in aı yazarlarca söylenmektedir.... Fâtih Sultân Mehmed* 54..... Sultân Fâtih'in kendi kanı kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı 42.... II.......95 46........... Hıristiyanlara j Ġstanbul'u yakıp yıkl 53..94 45. Bazı yazarların i Kanunnâmelerde vj tabirleri nasıl a 55....... Hür kadınlar yaĢamalarının Jtrt 1 57..........97 47..................................... Fâtih baĢta olmak üzere resimlerini yaptırdıklar. astırdığını duyuyoruz...i 56.... Sultân II... Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir...... astırdığını duyuyoru ilgili serî hükümlerle 46............. Osmanlı C 52.......41. ĠstifrâĢ Hakkı veylj 58.......... Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II...... Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir.......................... Bu iddialar doğru mudur?.................... 43............ Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak..... Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor............... 44.... 62..................................n................ Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız?...... O zaman................... Bu doğru mu?............. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?...................... Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir?.......... 50........ 45.................89 42............... özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir.............. Fâtih Sultân Mehmed'in Hı iddialar doğru mudur?................. Fâtih devrinden I aristokrat t aleyhinde temizlediği 60................. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir... Fâtih Sultân Mert Türk asıllı bir aile 47. Fâtih döneminde» Ġ Cariyelerle ali» ( Osmanlı Sarayın») 59.. I Devleti* u 63... Fâtih Sultân Mehrr üzere......... Fâtih Sultân Mehmed zehir.... Fâtih : babasının bu« 61.. Bazı I meselenin aslı ve e 51.... Bu iddialar ti 49.......... Fâtih Sultân Mehmed'in Çandarlı Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi?...... Osmanlı Padlj! mudur?..90 43.................. Ġstanbul'un fethi ! var.......

................... Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II.. 114 58..............................................................100 50................. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği.......... Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir?................ Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır.......... Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var............ Bunun aslı nedir?...119 VIII............115 59..................................108 54................... Bâyezid kimdir? Çocuklarını....120 63.................. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir................ ........122 12 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0 .........................116 60.. Osmanlı PadiĢahları...... Bu iddialar doğru mudur?......117 61................99 49.............................. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir....111 56..................... baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere... Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını....................................... Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir..................... Bazı yazarların iddia ettikleri gibi...... Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var.... Bunlar doğru mudur?........... Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir............................ Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir.............104 52............................................. ĠstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir?............48.......101 51................... BÂYEZĠD DEVRĠ............. Bu meselenin aslı ve esası nedir?..... O zaman................................ Bu iddiaların aslı nedir?.................II.. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır?....................112 57................................. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir?............................................................................. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u kılıç gücüyle aldığı.....109 55............................... Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür?...... Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir?..............................................106 53..................... Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var................................................... II....... Bu konuda neler söylenebilir?......... meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz?......................... Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir........................................ Sultân II....................... Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur?.............. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız?...................120 62...... Bâyezid'in....... Böyle bir iddianın aslı var mıdır?..

..146 80..................... Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu âlimi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur?..... en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?............. Osmanlı Hukukunda afyon...... 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır?.....................123 65..........141 77..........127 68................................ Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur............................... Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur?....... Yavuz'un pala bıyıklarının Hz........................ Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır?........... Bunlar doğru mudur?................................................... Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir............. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır?................129 70........... Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir............... Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur?............... Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?..... ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir.................................................................. 133 73............. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir?..... 74...................... 137 75......... Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse...... Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?...........................................148 X... Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu........................ Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur?........................ Sultân Cem olayının esası nedir?..148 ............................... II...............................................................144 79............135 . Bâyezid döneminde.... II............. Osmanlı PadiĢahları......... esrar ve kokain yasak mıdır? II..........................64....................................... Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir......................... Bu doğru mudur?... Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd............................................................ Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabî'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir...... 71.............. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir.................................. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır?. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. Gerçekten öyle midir?.................. Bu doğru mudur?............130 ....... Halbuki ilk Alevî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir..138 76................KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ..........132 IX.............125 67............ ilk Belediye Kanunları.........YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ..........125 66........................................... oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâd-ı Resul oldukları da iddia edilmektedir.................... Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi.. II....................................... Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu?..142 78.......................................147 81... 128 69........................................133 72.....

........SMS ma i92............... Piri Reis Neden Katledildi?... SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR)........................... S XIII. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler............................. Bu iddianın aslı nedir?............................. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız?............................164 92........................................................... Sarı Selim diye de bilinen II...... Bu meseleyi özetler misiniz?......161 90........... devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim adamları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...................................................................................................... oğlu ġehzade Mustafa'yı... III..............82....... Acaba içki caiz mi görülmektedir ki........................ Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir.......... Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler...............................154 86....................................................................................... Murâd......157 88............san BĠLĠNMEYEN OSMANLI 13 87........... Ģahsiyeti..148 83........161 91.......................... bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki 1 içtiği iddiası doğru mudur?... Hürrem Sultân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devleti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir..160 XI.. MURÂD DEVRĠ...........................SUtfi tsnf »o. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir................. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur?.......................... Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir................ Kanuni Sultân Süleyman'ın...............152 84..............................................SULTÂN II....159 89........................................... * mi 95 II! I ( 96.SULTÂN III..164 ...155 •SULTANI Ġ90........................................ Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz.... El v 93...................» XN-5 xv..................... Mimar Sinan kimdir?................................................. i................... Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir?....................... S Ġl 94........ Bu doğru mudur?.153 85........................ 163 XII.. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız?..

.................... MUSTAFA DEVRĠ. Murâd'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların " :idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz.............. III......... Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen akıl hastası olduğu doğru mudur?... ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?............................................. Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâli isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var...... OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ...... MEHMED DEVRĠ................................ Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız?..... Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?................................ Sultân IV.........187 108....................................... Bunlar doğru mudur?.180 103.. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz?.............174 99......... IV................... Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır............................................................ MURAD DEVRĠ.................171 XIII... Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri............. Konuyu özetler misiniz?.. mudur?.............. Bunlarda hakikat payı var mıdır?........184 14 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 8ĠUNI 107........ Acaba ileri sürülen iddialar doğru .............167 94.... IV...190 110..........................SULTÂN I.. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır?.................................................178 XV.......176 101...................................180 XVI................................................. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?..........................................184 ¦c 106................. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır... IV............... AHMED DEVRĠ.....................................177 XIV.............. IV. III........ 95...................172 97..191 .... Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasadhânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldıgı doğru mudur?169 ¦ 96....... Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir?.......169 ........... I..............SULTÂN IV.......................................181 104.................. Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?......SULTÂN II............93....... Sultân III........................................... Sultân I......................................................................................... Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur?...172 98..................189 109............................................................. Celâli isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir?.......... aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?.178 102. III. Sultân III....181 ' 105.SULTÂN III.............................................. Mehmed..................182 XVII.................... Ahmed................SULTÂN I......... Murâd'ın ve oğlu III....................................... .................175 100.... Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?.....................................................

... I.. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de idam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir.........................................210 126....................................200 '• 118........... IV...............197 116................. II................................ Mustafa.... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz?.............................. Ahmed............ Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz?................SULTÂN II... Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir?....................... SÜLEYMAN DEVRĠ.......208 124....................195 115...................................206 123.......... Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir.................... Sultân II.....193 113... Bu da doğru mudur?............ Ahmed..........................................202 120...........................................SULTÂN II...............204 121.....192 112.......111. Ġbrahim...............204 XXI............................ Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır?...SULTÂN II....... aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?.............. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum........ Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir....... Bunlar doğru mudur?............ IV........ ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir............................................. AHMED DEVRĠ................................................... Sultân I................. IV....... Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile bulunan padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir?...............................................................................................193 114...............................OSMANLI DEVLETĠNĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV..................214 !28l*i XXIV.. Ģahsiyeti. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir......... II.. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........................................... ĠBRAHĠM DEVRĠ.................... III....203 XX. MEHMED DEVRĠ.............................206 XXIII........................ Bu olayın aslı nedir?......212 127................................................ Süleyman'ın Ģahsiyeti.... Ģahsiyeti.............. Bu da doğru mudur?..........201 119................................. IV.................SütT/ ...208 s 125.SULTÂN I.................205 XXII........................................... Mehmed............................205 122........... Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zaferi'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir..... Bu iddiaların aslı nedir?................197 117.. MUSTAFA DEVRĠ......................192 XVIII........................... ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz?...................SULTÂN III................................................................ Acaba doğru mudur?..................... Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır?. Gerçekten deli midir?............196 XIX.............. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ)...... Ģahsiyeti........ II................

.......... neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar aleyhte yorumlanmaktadır?224 XXVIII... ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? ..SULTÂN II................... III......231 140.........240 ..... Osmanlı Devleti'nde III...........................220 131...................... Ahmed devrinden II... III.................. Ģahsiyeti.......................... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?....................SULTÂN III...................................... III...........................OSMANLI DEVLETĠNĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI..................... ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz?236 XXX.............220 132............................................................... Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır?.....216 129................ Mahmûd....227 137.................................................................224 136................................. MAHMUD DEVRĠ...... Mustafa................................. Bu doğru mudur?.................................. Selim'le BaĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir?.............. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir?... ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz?.............236 141.. MUSTAFA DEVRĠ.............................................. Kabakçı Ġsyanı...............220 XXVII......................................... Mahmûd'un Ģahsiyeti........237 143...................... I. OSMAN DEVRĠ................................. II.................. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır?..SULTA 131.. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür?......................................................... SELĠM DEVRĠ............220 XXVI...237 142.234 XXIX..... Abdülhamid Hân.SULTÂN IV.................. bir irtica hareketi midir? III.............................................................................................................1 XXIX-SIS Ki »I m-1 TN ÎtĠDüJ^ÜÜ OSMANU 15 128....................................SULTÂN III.................................... ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?.. Selim.. IV. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz?...... Selim bu yeni düzenle neyi gaye edinmiĢtir?............222 133............... Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?................. II...... Ģahsiyeti. MUSTAFA DEVRĠ.........SULTÂN I...224 135........ Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir?.......218 130........229 139.............1 inak XXV.................... SULTÂN III.............. I............................................... MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ)... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ...217 XXIV........................ Kaynarca Mu'âhedesi.........227 138................ Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir..................................................................SULTÂN I.................................1» 1..............................................................................222 134........ III.......218 XXV. Nizâm-ı Cedid ne demektir? III.... Mustafa.......................................

.............244 16 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI XXXI..... Genç Osmanlılar Osmanlı Cemiyeti'ni kimler ve hangi gayelerle kurmuĢlardır? Namık Kemal ve Ziya PaĢa bu derneğe neden girmiĢlerdir?.....253 152..................................................................... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...................................................................144.............................. Ģahsiyeti.... Abdülhamid demokrasi düĢmanı mıydı?.............................. Tanzimat sonrası taĢra teĢkilatındaki değiĢiklikler kısaca nasıl geliĢmiĢtir?..............................SULTÂN V............ I. Murad..................... Mustafa ReĢid PaĢa kimdir? Sadece Tanzimatçı mı yoksa mason bir din düĢmanı mıdır?.. Sultân Abdülhamid'in Ģahsiyeti....257 153...........TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I....................................................................269 160...................... Sultân Abdülaziz'in Ģahsiyeti............ 273 162........... Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte edilmiĢtir?...................................... Mithat PaĢa hakkında çeĢitli dedikodular bulunmaktadır? Mason olduğu ve Ġngilizlerin adamı olarak çalıĢtığı bu iddialar arasındadır............................. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.................................256 XXXII........ ABDÜLHAMĠD DEVRĠ..........................................................265 158.............................................................. 93 Harbi nedir ve sebep olanlar kimlerdir? Berlin Muahedesi bu sebeple mi imzalanmıĢtır?......... Bunların aslı esası var mıdr?..................241 145..................................257 154... 1856 (1272) tarihli Islâhat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir? Neden hem Müslümanlar ve hem de gayr-i müslimler bu fermandan memnun olmamıĢlardır?....................................... 1839 tarihli Tanzimat Fermanının mahiyeti nedir? Osmanlı Devleti'nde hak ve hürriyetler hareketi ilk defa bu fermanla mı baĢlamıĢtır?........................... aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?..... 1877 Martında açılabilen Meclis-i Meb'ûsân neden ġubat 1878'de kapatıldı? II......... Sultân Abdülaziz intihar mı etmiĢtir yoksa Ģehid mi edilmiĢtir?..................265 159..............263 XXXIV................261 XXXIII....259 155....................................270 161................. MEġRÛTĠYETĠN ĠLANI VE SULTÂN II.......................................... Tanzimat devri ne demektir? Tanzimat'tan sonra yapılan idarî değiĢiklikler (1839-1920) nelerdir?...................................................245 147..274 ............... MURAD DEVRĠ....................................................................... Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir?............250 151................262 156............................................................................... V...........248 149......262 157.... II............................249 150................ I... Fener Patriği Grigorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir?..................... ailesi ve zamanındaki olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?................................................243 146...............................SULTÂN I............. ABDÜLMECĠD DEVRĠ.. ABDÜLAZĠZ DEVRĠ.......................... 1293/1876 Tarihli Kanun-ı Esâsî'yi Hazırlayan Sebepler nelerdir? Ġslâm Hukukuna göre böyle bir Anayasayı ilan etmek meĢru mudur?............................... Sultân Abdülhamid'e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?. Abdülmecid'in Ģahsiyeti...........245 148.............KANUN-I ESASĠ.....

...... Sultân Vahîdüddin'ınj 179....................289 .........1 midirler?.......................SULTÂN VI.279 168..................... Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid'in hal' fetvasını kim vermiĢtir?................................ Ġkinci Abdülhamid neden Hamidiye Alaylarını kurmuĢtur?......... MEġRÛTĠYET'ĠN ĠLANI VE SULTÂN V......... MEH» 178.... I 186............. Sultân Vahidüddln I Samsun'a çıkmıĢtır?. 173............... Kölelik Ufl koyı 187.....278 166............................................................. Ġttihâd ve Terakki mensuplarının hepsini...............285 171.........287 XXXVOSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMAYA BAġLAMASI. Abdülhamid'in Ģahsî idare devrinin temel özellikleri nelerdir? Özellikle ittihâd-ı Ġslâm siyâsetinin bu idarede rolü var mıdır?.......................... Osmanlı Kapitülasyonlara 183.................. Bir asra yakındır irtica olayı denilerek hep dindar insanların üzerine yıkılan 31 Mart Hadisesi'nin iç yüzü nedir? Ne değildir?................................ nelen(W........275 164............ 180.. II...281 169......... 174................ ġerif Hüseyin I' neden dillere dest 177................. Halife Abdulmeddj bilgiler verir mis 181....OSMANLI | DEVRĠ.......................... Osmanlı Devi 184..................... Her ikisi de Mü*:------sebep olan olayla 176................ II............. Kölelik W fl 186...... II......... Ġttihâd ve Terakki adı verilen siyâsî cemiyet nasıl teĢekkül etti ve nasıl iktidara geldi? Bunların fikrî yapıları nedir?........ Osmanlı 1 sebeple de dıj ( kimler ma» GSMA/Uf I-OSMANLI W 185........ Abdülhamid'in muhalifleri tarafından kullanılan Yıldız Mahkemesi olayının aslı ve kararları hakkında hukukçu olarak neler diyebilirsiniz?... Suriyelilerin Fransızlara Âliye Divan-ı Harbi »¦¦ XXXVI................................. Osmanlı Devleti'ni 1......................... 1915 tarihli Ermeni Ti Ermenilerin ve Batılı baz 175................................ bu anlattığınız çerçevede kabul etmek doğru olur mu?.... Abdülhamid devrinin "Devr-i Ġstibdâd" olduğu söylenmektedir. Osmanlı Hâl Ģu 182............ Sultân V....277 5 165...........................« BĠLĠNMEYEN OSMANLI 17 171........ Bediüzzaman Sald hatta hal' fetvasını Abdülhamid'in hal' fet XXXVOSMANLI MEġRÛTĠYETĠN (ĠTTĠHÂD VE TERĠ 172....................278 167............ Bediüzzaman Said Nursi gibi Ġslâm âlimlerinin de Sultân Abdülhamid'e muhalif olduğu ve hatta hal' fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir........................... XXXVII................................284 170........................... Filistin'de bir Yahudi Devleti'nin kurulmaması için ne gibi tedbirler almıĢtır? Ġsrail Devleti'ni kendi zamanında engellediği doğru mudur?.' 163.......... Abdülhamid... Mehmed Ki neler söyleyebilirsiniz?... II............. Ermenilerin Sultân Abdülhamid'i öldürmek üzere planladıkları Bomba Olayının aslı ve esası nedir?............. Bu iddia doğru mudur ve gerçekten II............ MEHMED REġÂD DEVRĠ (ĠTTĠHAD VE TERAKKĠ ĠKTĠDARLARI)....................

ailesi ve zamanındaki mühim olayları özetler misiniz?........... 1915 tarihli Ermeni Tehcir'ini Ermeni soykırımı olarak görmek mümkün müdür? Bu konuda Ermenilerin ve Batılı bazı yazarların iddialarına nasıl cevap verebiliriz?..........303 180..OSMANLI HUKUKUNDA KÖLELĠK VE CARĠYELĠK............ ġerif Hüseyin PaĢa'nın çıkardığı Arab Ġhtilâli nedir? Fahreddin PaĢa'nın Medine Müdafaası neden dillere destan olmuĢtur?...................... Ġslâmiyet Kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiĢtir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?...314 .... Mehmed ReĢâd Hân'ın Ģahsiyeti..300 XXXVII.................................. ...................297 XXXVI.... Kapitülasyonlar ne demektir ve Ġslama uygun mudur?. Sultân Vahidüddin vatan hâini midir? Mustafa Kemal kendi baĢına mı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıĢtır?....296 176..........299 179...............294 175........ Osmanlı Devleti'nin yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir..................................314 B&&5 18 ġĠLĠNMEYEN OSMANLI 189........ Osmanlı Hanedanı... gerileme ve yıkılıĢ sebeplerini kısaca özetler misiniz?................................................ daha sonra ne zaman anayurtlarına dönme imkânlarını elde etmiĢlerdir ve Ģu anda yaĢayan Osmanlı ġehzadeleri var mıdır?.....299 178...172.............................. Suriyelilerin Fransızlar tarafından kandırılmasını ve Cemal PaĢa'nın hatalı kararı ile kurulan Âliye Divan-ı Harbî Meselesinin Araplarla Türklerin arasını açmasını kısaca izah eder misiniz? ...................................................................305 183.............. Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢını hazırlayan Ġttihada kadronun çoğunlukla mason oldukları ve bu sebeple de dıĢ güçlerin kuklası haline geldikleri söylenmektedir...... MEHMED VAHĠDÜDDĠN DEVRĠ.................. Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karĢılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?....................................... Osmanlı Devleti'ni I.................................................................... Bu iddia doğru mudur ve kimler masondur?..........................................................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMASI VE SULTÂN II....................... Halife Abdülmecid Efendi'nin Ģahsiyeti...................313 187.......................... ABDÜLMECĠD DEVRĠ......296 177........................ Osmanlı Devleti'nin duraklama....................................306 184............289 173............................................................................................................................ Ġslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?...................................................................310 ĠKĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLFITNDE SOSYAL HAYAT VE HAREM I.. 188..................... Kölelik ve cariyelik kavramlarını açıklar mısınız?.......... Cihan Harbine sokan Enver-Tal'at ve Cemal PaĢa üçlüsü vatan hâini midirler?........................................ Ġslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı ...................SULTÂN VI..........304 182.........................................................................................................303 181............ çocukları ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Osmanoğullarının Türkiye dıĢına ihracı nasıl olmuĢtur?... Sultân V....... Kölelik ve cariyeliği ilk defa Ġslâm Hukuku mu vaz' etmiĢ ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuĢtur?..................................................312 185.................................................................292 174. Sultân Vahîdüddin'in Ģahsiyeti................................................................. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında neler söyleyebilirsiniz?..............312 186..........

........... Harem'deki kadınlardan PadiĢahlara veya Devlet Adamlarına...................335 -............................... Harem ne demektir?. Harem'deki cariyeler evlenebilirler miydi?..........321 195............. Harem'de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeĢit eğlencenin meĢru'-gayr-i meĢru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir......................................... Osmanlı Devleti'nde çeĢitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiĢ midir?...................... PadiĢah ve devlet adamlarından da Harem'deki bazı kadınlara veya sultânlara aĢk mektupları yazıldığı söyleniyor......................... Hünkâr Sofası denilen Harem'in salonunda gayr-i meĢru eğlencelerin yapıldığı söylenmekte ve çirkin iftiralar yapılmaktadır? Bunlar doğru mudur?.....326 200......................... Hizmetçi statüsündeki cariyeler..335 207...... 334 III......................... Hizmetçi Statüsündeki Cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca iliĢkisi mümkün değil midir?316 191..............................•'-'........ Osmanlı PadiĢahlarının karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?....... Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dıĢlı mıydılar?................319 192................................................... Halbuki Ġslâm'da musikinin hükmü buna mani değil midir?.............................315 :i 190.................................................... Durumu fıkıh kitapları açısından izah eder misiniz?....................................................................................331 205............................ Harem'de ve Topkapı Sarayı 'nın sofralarında altın ve gümüĢ kapların kullanıldığını duyuyoruz.....:............................................ kiminle karı-koca hayatı ya'Ģârlar?.......................... Osmanlı PadiĢahlarının eĢleri sayılan cariyelerden kadınefendiler kimlerdir?..............322 196........... 327 201...............................329 202......... peykler ve has odalıklar ne demektir?................................. Batılı bir kısım yazarların Harem'le ilgili kitapları hakkında neler söylenebilir? Bunlar gerçekleri ¦"............................................ Gözdeler........ OSMANLI'DA MÜZĠK VE EĞLENCE..........................................................338 ...............................324 ¦ 198............................................325 199............. Efendilerin cariyelerin avret yerlerini görmeleri caiz midir? Caiz olduğunu iddia edenler.........................yaĢayabilirler mi? Bunun kaynağı nedir?..... Harem'e aitmiĢ gibi gösterilen çıplak resimlerin Osmanlı kadınlarına ait olduğu doğru mudur? Yoksa bunlar da Batılı ressamların hayalî ürünleri midir?....................... PadiĢahların Harem'in bahçesinde bulunan havuzlarda cariyeleri çırılçıplak soyduğu ve bunlara süt banyosu yaptırarak bununla eğlendiği iddia edilmektedir? Bunun hakkında ne C dersiniz?........ yansıtıyor mu?......336 208.................319 : 193.................. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?........................................................................................ Saray'daki câriyeler'in hepsi PadiĢahların hanımları mıydı? Yoksa görevleri nelerdi?..........323 197........... havuz safalarını da buna bağlamaktadırlar.....317 II-OSMANLI'DA HAREM....329 203............. Osmanlı Haremindeki erkek personeli kısaca anlatır mısınız ve görevlerini açıklar mısınız? . Bu doğru mudur?............338 209... Halbuki altın ve gümüĢ kap-kacak kullanmak dinen yasaktır...... Doğru mu?.............320 194.......... Osmanlı Devleti'nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz... 206. Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı PadiĢahları zorla insanları hadım ettirmiĢ midir? Hadımlar.....................331 204............

... Osmanlı 1 bll9i verir r 217...............................340 212........... Osm-220 ............ Osma' sistem........ Osmanlı Devleti'nde Batılı anlamda sosyal tabakalaĢmadan ve sosyal sınıflardan söz edilebilir mi?.. Osmanlı yönetim anlayıĢında soy asaleti'nin bir önemi var mıydı? KiĢinin ehliyeti ne derece önem arz ediyordu?...................... Osmanlı r> W OSMAltîHfif? I............................... 0 zar meyve 223 ....... Osmanlı Devleti'nde vatandaĢlara sürü nazarıyla bakıldığı için mi re'âyâ tabiri kullanılmıĢtır?............. Ov Ahi 218.. 219 .352 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ VE DEVLET TEġKĠLÂTI I........ "Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir..............................343 213.... Bu kt: 225 ................348 BĠLĠNMEYEN OSMAN 216................. Osmanlı Devleti'nde Ģehir hayatını düzenleyen Belediye (ihtisâb) TeĢkilâtı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?......................346 215....... ġER'Ġ VE ÖRFĠ HUKUK TARTIġMALARI.............................................................. Batılıların Pax Ottoman dediği Osmanlı BarıĢı ve hoĢgörüsü ne anlama geliyor?..............................................348 217............................... Osmanlı Devleti'nde Esnafın kümeleĢtiği teĢkilâtlar var mıydı? Esnaf hakkını nasıl arıyordu?...................... Hûbân-nâme'si........ Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıllarında toplumu ve özellikle esnafı harekete getiren fütüvvet ve Ahi TeĢkilatı ne demektir?.....................350 218.......341 IV..........................OSMANLI DEVLETĠNDE RE'ÂYÂ VE SOSYAL SINIFLAR.......... Ġslim • mıdır? 226 ..210.343 214...... Batıl 221 ......................... Gerçekten Enderûnlu Fâzıl'ın eserleri....OSMANLI HÜK.............. 227 ...... .................... Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?. Harem'de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı PadiĢahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?........................... yani Defter-i AĢk'ı.....339 211........... Osm islim <¦ 222 .......... Osnuni hic M ! ¦ 22« 229 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 19 216.. 224 ........ Tûsî'nin Behnâme'si hakkında neler diyeceksiniz?.............................................................. Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaĢandığı bilinmektedir......357 ...............OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ........... Devlet................. Osmanlı hukuk sistemi çok hukuklu bir hukuk sistemi midir yoksa hukuk birliği mi hâkimdir? 354 220...........354 219........

.............................. mevcut Ģerl hükümleri kanun haline getirebilir mi? Bunun tarihte misâlleri var mıdır?368 227...........................................................................................................381 239...... Osmanlı Devleti'nde ġeyhülislâmlar'ın Divan-ı Hümâyûn üyesi olmadığı ve kendilerine etkili bir görev verilmediği iddia edilmektedir..................... Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda Devletin sınırlı yasama yetkileri var mıdır?............................... Osmanlı Hukukunda doğrudan Devlete yani Ülül-emr'e tanınan yasama yetkileri yok muydu?373 231..................................375 II.... yürütme ve yargı yetkileri var mıdır?...374 233.. Bu izahlar neticesinde Osmanlı Hukuk Mevzuatı deyince ne anlamamız gerekmektedir?...................................................................... kamu hizmetlerinin ifası için her çeĢit adlî..............379 238..................................................374 232....................................y..........................221........ idarî............................... Osmanlı Hukukunda Kanunnâmeler nasıl ve kimler tarafından hazırlanırdı?.............. laik hukukun meyveleri değil midir?..... Mîrî Arazî ve Tımar sistemi ile Ġlgili kuralları kor" Ģeklindeki yetkisini açıklar mısınız? O zaman tımar sistemi ile alakalı bütün kanunlar.361 222...... Osmanlı dönemindeki mahkeme kararları demek olan ġer'iye Sicillerine göre Osmanlı Hukuk sistemi nedir?.......................... bu Ģerl yetkiye dayanılarak mı hazırlanmıĢtır diyeceğiz?......yı ......................................................................... Devletin yasama organı........376 235................370 229......369 228...............................................364 223.......... Osmanlı Devleti'nin "Ülül-emr........367 225........................ Bu iddialar doğru mudur?.................................................OSMANLI KANUNNAMELERĠ VE YASAMA ORGANI ĠLE ĠLGĠLĠ TARTIġMALAR....... Osmanlı Devleti laik bir devlet midir? Osmanlı Hukuk sistemi deyince ne akla gelmelidir? Ġslâm Hukukundan ayrı bir hukuk sistemi var mıdır? Din ve devlet münâsebeti nedir?............. malî ve askerî düzenlemeleri yapabilir' mi? Kanunnâmeler bu kuralın sonuçları mıdır?..............................382 20 MyM............376 236.............. Osmanlı PadiĢahlarının Hak ve Yetkileri nelerdir? Sınırsız yasama...... Bazı araĢtırmacılar.......................................................... Bu iddialar doğru mudur ve ġeyhülislâm'ın Osmanlı Devleti'ndeki statüsü nedir?..9.... Osmanlı Devleti......... Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki bir kısım kanunları hazırlarken eski gayr-i müslim devletlerin kanunlarından iktibâsda bulunduklarını ve dolayısıyla Ģeriata aykırı kanunları yürürlüğe soktuklarını iddia etmektedirler?....................................................................... Osmanlı Hukukunda Devletin yasama yetkilerinden olan "Devlete karĢı iĢlenen suçlarla ta'zir suçlarının cezalarını tesbit eder" kuralını açıklar mısınız? Fâtih'in bazı ceza kanunları yapması bu esasa mı dayanmaktadır?.........365 224............................Ģ................. Osmanlı Kanunnâmelerini kısaca nasıl anlatabilirsiniz?...............................................................375 234... Devlet...................................................... Devletin yasama yetkilerinden olan "Caiz olan konularda Nizâm-ı Âlem için kural koyabilir" ne demektir?..378 237........371 230..... Osmanlı Kanunnâmeleri ġerî'at ve Fetva süzgecinden geçirilmiĢ midir?. içtihâdî mevzularda ictihâdlardan birini tercih ederek nasıl kanunlaĢtırabilir? Bu konuda ġeyhülislâmların yetkileri nelerdir?..368 226............ Osmanlı Devleti'nde resmî mezhebin Hanefi mezhebi olduğu ve diğer mezhep mensuplarına hiç hak tanınmadığı iddia edilmektedir................................. O zaman Kanunnâmelerin tanzim ettiği hukuk dalları nelerdir? Kanunnâmeler...

. Bu izahlar karĢısında Osmanlı Devleti'nin Despotik olduğu iddiaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?...................................... Osmanlı hukukunda sınırlı yasama yetkisini Divan-ı Hümâyundan baĢka kimler kullanmıĢtır? Divan-ı Hümâyûn önemini kaybedince.............412 258...393 246........................ Yürütmenin baĢı olan PadiĢahların tayin usulleri ve saltanatın verasetle intikali meselesi Ġslama göre izah edilebilir mi?.....................399 249..................................................395 247......... 1876 yılına kadar ve özellikle de Tanzimat'tan sonra yasama faaliyeti nasıl devam etmiĢtir?...............405 252.......................401 ¦ 250..............240.......... Osmanlı Medreselerini ve ilmiye sınıfını kısaca anlatır mısınız?........ Osmanlı PadiĢahları herhangi bir makama karĢı sorumlu mudurlar? Yoksa bazılarının dedikleri gibi astıkları astık ve kestikleri kestik midir?..397 248........................... Osmanlı Hukukunda vatandaĢların temel hak ve hürriyetleri kabul edilmiĢ midir? Yoksa 1839 tarihli Tanzimat Fermanıyla mı kabul edilmeye baĢlanmıĢtır?.............................. Osmanlı Devleti'nde hâkimlerin dereceleri ve tayin usulleri nasıldır? Günümüzdeki gibi hâkimlerin sınıflandırılmaları mevcut mudur?..........383 III............OSMANLI DEVLETĠ'NDE TEMEL HAK VE HÜRRĠYETLER........400 IV........................................................................................................................ Osmanlı devlet Ģeklini Batıdaki anlamıyla mutlakıyet olarak vasıflandırmak mümkün müdür? ġayet doğru değilse...............................385 243......................................................... Tanzimat sonrası ġer'iye Mahkemeleri kaldırılmıĢ mıdır veya Bunları n Yetkilerinin Sınırlandırılması söz konusu mudur?...409 256......................................405 253................................................................................408 255...............................................................387 244......................404 V......................... Devletin gelir-giderlerini kontrol eden SayıĢtay................................................414 ....................... Osmanlı Hukukuna göre devletin unsurları nelerdir?...................................................................................... 1862'de kurulan Divan-ı Muhasebat ile mi baĢlamaktadır? Yoksa daha evvel de böyle bir müessese var mıdır?..........................384 241.......... Osmanlı Devlet sisteminin temel özelliklerini özetleyebilir misiniz?...................... Osmanlı Devleti'ndeki taĢra teĢkilâtı yani eyâlet ve sancak sistemi nasıl çalıĢıyordu?.......... Nizamiye Mahkemeleri Avrupa kanunlarını mı uygulamıĢtır? TeĢkilatlanması ve temyiz usulleri nasıldır?............................... Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce yargı görevini yerine getiren mahkemeler yani ġer'iye Mahkemeleri nasıldı?.....384 ¦ 242..............................................................................OSMANLI DEVLET TEġKĠLÂTI VE SALTANAT USULÜ.................. Osmanlı Devleti'nde insanı insan yapan ġahsî Hak ve Hürriyetlerin korunması ve Güvenlik Ġlkesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?......................................406 254..................401 251.................. Osmanlı Devleti'nde ulül-emr veya Ģûra meclisinin yerini alan ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu görevini de ifa eden Divan-ı Hümâyûnu kısaca anlatır mısınız?.............................................. Ġslâm'ın tavsiye ettiği Ģûra esasına ri'âyet edilmiĢ midir?.......................................................................OSMANLI DEVLETĠNDE EĞĠTĠM VE YARGI............ Osmanlı Devleti'nde baĢbakan demek olan Vezir'-i A'zam (Sadrazam)ın hak ve yetkileri nelerdir?............................................................................410 257....392 245. Osmanlı Devleti'nde temyiz makamları var mıdır? ġer'iye Mahkemeleri dıĢında yargı organları bulunmakta mıdır?....................

.. Osmanlı Devleti'nin miras hukuku konusunda Ģerl hükümleri terk ettiğini göstermekte midir?......................... Osmanlı Devleti'nin 1876 tarihinden itibaren Medeni Kanunu olan Mecelle hakkında ne diyorsunuz? Mecelle ile Ġslâm Hukuku terk edilerek yeni bir Avrupaî kanun mu yapılmıĢtır?.425 265.....259... Mîrî arazi ne demektir? Osmanlı ülkesinde bütün arazinin mâlikinin PadiĢah olduğu iddiası doru mudur?.... Osmanlı Hukukunda Kadının boĢama hakkı var mıdır?....................................OSMANLI VERGĠ SĠSTEMĠ VE ġER'Ġ DAYANAKLARI........416 260.............................................. K 276...................... S 282........ EġYA VE BORÇLAR HUKUKUYLA ĠLGĠLĠ ÖNEMLĠ SORULAR.434 DÖRDÜNCÜ BOLUM OSMANLI DEVLEIÎNDE MALĠ HUKUK................429 VII......... ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT I.............. Ta'addüd-i zevcât yani birden fazla kadınla evlenme meselesinin Osmanlı Devleti'ndeki uygulanıĢı nasıldı?..427 267.............................0 277................ MĠRAS.........................................416 261......... Fâtih'in azınlık hak ve hürriyetleri ile ilgili fermanını kısaca anlatır mısınız?.. Osmanlı Devleti'nde azınlıklara tanınan hakları kısaca özetler misiniz? Neden azınlıklara bazı elbiselerin giyilmesi ve evlerinin yüksek binası müsaadesi verilmiyordu?........ Osmanlı Devleti'nde azınlıkların görev ve yükümlülükleri nelerdi?......OSMANLI DEVLETĠ'NDE AZINLIKLARA TANINAN HAKLAR............................................ t BĠLĠNMEYEN OSMANLI 264..................................436 272...............430 269..... hırsızlık suçunun cezası olan kat'-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamıĢ mıdır?..................436 .. zina suçunun cezası olan recm............... Osmanlı Hukukunda gayr-i menkul mülkiyeti var mıdır? Arazî Hukukunun Ģerl dayanağı nedir? Bütün Osmanlı toprakları sadece mir! arazi midir?............ CEZA.......433 270...............433 271... Osmanlı Hukukunda vergi ne demektir? ÇeĢitleri nelerdir? ġerî'atın dıĢında vergi var mıdır?................................ 1868 yılında kurulan ve DanıĢtay'a benzeyen ġûrây-ı Devlet ile mi baĢlamıĢtır? Yoksa daha evvel buna benzer yargı organları var mıdır?...OSMANLI AĠLE....... Osmanlı Miras Hukukunda Ģer'i ve âdi intikal diye bir düalizmin yer aldığını biliyoruz.419 262.............. ( II-05 278....... Tanzimat'tan sonra azınlık hakları ile ilgili ne gibi geliĢmeler olmuĢtur?. Bu durum......................................................................... Osmanlı Devleti'nde idarî yargı..........................421 263...............................................415 VI........................................................................ Osmanlı Devleti'nde evlenme akdi nasıl bir sözleĢmedir? Ġmam Nikâhı ne demektir?......................422 RIH' el k«a|| VIl-OSMMUS OSMAfUS I-OSMANLĠ» 272 ( 273 0*mt*8 274 275.....................430 268......... Osmanlı Devleti...................426 266.

... Yüzyılda Avrupa'da fiyat devrimi olarak nitelenen geliĢmenin Osmanlı Devleti'nde ne tür etkileri görüldü açıklar mısınız?........................ Bu doğru mudur?..473 292..... Osmanlı para ve finansman sisteminin esasları Nedir?............ Osmanlı Devleti'nde sanayiden söz edilebilir mi? Sanayiin geliĢimi hakkında bilgi verir misiniz?.439 275.................................447 282......................470 290................ Cumhuriyet'in Osmanlıdan devraldığı sınai mirasdan söz edilebilir mi?.................................OSMANLI BÜTÇELERĠ VE KAYNAKLARI...............................457 286.... Osmanlı Devleti'nde servet birikiminden söz edilebir mi?........................467 289..273......444 280................................................. Osmanlı Devleti neden son yüzyılda sınai geliĢmelere ayak uyduramadı? Osmanlı yöneticileri bu konuda hiç gayret göstermedi mi?..........479 294.................................... Kanunnâmelerde çokça geçen Çift Akçesi ne demektir? ġerl bir vergi midir?....471 291......................................... Osmanlı Devleti'nde tüketicinin korunmasına iliĢkin düzenlemeler nelerdir?.................................... Osmanlılar ticârete önem vermiyorlar mıydı? Bir diğer ifadeyle Osmanlılar ticâretten anlamıyorlar mıydı?..................M ġ^My..437 274......................... Osmanlı yöneticileri ticâret yollarının değiĢiminin ne derece farkındaydı? Osmanlı Devleti'nin Hind Deniz Yollarına iliĢkin politikası ne Ġdi?................. 16.....443 279.............442 II.................................................464 22 ?M^lEf...... ġer'î Bütçe ne demektir? Osmanlı Devleti bu bütçenin esaslarına uymuĢ mudur?......................................448 284......................OSMANLI DEVLETĠ'NDE ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT..... Kendine has bir Osmanlı üretim tarzından söz edilebilir mi?........................461 287................ 293............. 288.....448 283... Ġltizam sistemi nedir?.......................................................................................445 281.476 ..................................................................440 276........ Haraç vergisi ne demektir? Kimlerden alınmıĢtır?........................ Osmanlı Devleti'ndeki örfî vergilerin Ģerl dayanağı (Tekâlif-i Örfiyye) nedir? Bunları kısaca anlatır mısınız?.... Müsadere ne demektir? Osmanlı Devleti'nde mülkiyet hakkına saygı yok mudur?..............................................................................................................................452 285........... Osmanlı Devleti'nde dıĢ ticâret politikasının esasları nelerdir?....... Tanzîmât sonrası Osmanlı Mali Hukukunda meydana gelen temel değiĢiklikleri özetler misiniz?447 III......................................................486 .........483 * 295.....443 278...................................................................... Osmanlı muhasebe kültüründen söz edilebilir mi?............................ Osmanlı Bütçe Hukukunun temeli sayılan kamu hizmetlerinin finansman Ģekilleri nelerdir?..................441 277....................................... Osmanlı Bütçelerinin tarihî geliĢimi nasıldır? Bütçe Tarhuncu Lâyihası ile mi baĢlamıĢtır?... Osmanlı Hukukunda Cizye ne demektir? Gayr-i müslimlere ilave bir yük değil midir?...................................... Osmanlı Devleti'ndeki öĢür vergisinin manası nedir? Osmanlı Devleti'nin öĢür diyerek zulmen altıda bir yedide bir vergi aldığı söylenmektedir......

.... Ġslâm Dininin esasları ve Müslüman devletlerin tesiri....................... 300............................. bütün Osmanlı hukuk sistemi ve devlet teĢkilâtı ile ilgili arĢiv belgeleri.... 1838'de Ġngiltere ile Balta Limanı'nda imzalanan Ticâret AnlaĢması hangi Ģartlarda yapıldı...497 IV.... Feodalite sistemi ile tîmâr sistemi arasındaki farklar nelerdir?.............................................495 ......... Defterdarlığın ve hatta PadiĢahların her hafta Ġstanbul'daki camilerden birine gitmesinin bile Bizans'tan taklid edildiği Ģeklindeki hayali sözlerdir... Düyun-ı Umumiye Ġdaresi niçin kuruldu? Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢında nasıl bir etki yaptı? ....... Osmanlı Devleti......... Anadolu-Rumeli Beylikleri ikilisinin.............. Osmanlı Devleti'nde para vakıflarıyla Ġslâm'ın faiz yasağının delindiği söylenmektedir......... Birincisi........ Kazaskerliğin... müsbet katkısından Söz edilebilir mi?......498 301. vsonuçları ne oldu. Buna ne dersiniz?............. Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp. Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır? Bu iddia......................... meseleyi özetlemekte yarar vardır.................................... Böyle bir iddiayı ileri atanların en büyük delilleri........................................ Maalesef............................. Batılı olan Busbecq gibi seyyahların............ Fâtih'in Kanunnâmesindeki bazı hükümlerin Bizans Hukukundan adapte edilmiĢ olması.. sadece bu soruya cevap veren ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 11.... Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri...............................517 BĠRĠNCĠ BOLUM OSMANLI DEVLETĠNĠN SĠYASÎ TARĠHĠ I........................489 297............ tamamen................. delilden mahrum bir iddiadır. bu iddiaların tamamen hayalî ve esassız olduklarını ispat ettikleri ve Fuad Köprülü gibi araĢtırmacılar da........................ Osmanlı Devleti'nin teĢkilâtında iki önemli etki söz konusudur.........492 ı 298.493 299........................ ileri sürdükleri......................... Müslüman bir devlettir................ ileri sürülen bütün iddiaları...... Osmanlı Devleti'ni dıĢ borçlanmaya iten sebepler nelerdir? DıĢ borçlanmanın sonuçları nelerdir?.................... Tîmâr Nizâmı ne demektir?...........OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ 1....................................... Buna misâl olarak ... III.............OSMANLI TIMAR SĠSTEMĠ VE FEOADALITE......... Osmanlı müesseselerinin........................... kısa da olsa.......502 BĠBLĠYOGRAFYA....501 303........ satır satır delillerle çürüttükleri halde........................ Osmanlı demiryollarını finanse eden Batılı Ülkeler ile Osmanlı Devleti'nin beklentileri nelerdi? -. idare ve kısaca bütün müesseselerinde Ġslâm'ın esasları etkili olmuĢtur.................. Bu iddialara karĢı özetle Ģunları söylemek icab etmektedir: A) Osmanlı Devleti............ Rambaud ve Gibbons gibi tarihçilerin................. Avrupalı bazı tarihçilerin iddialarını sürdüren bazı tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız hâlâ bulunmaktadır........ Sonuçları ne oldu?.. Dolayısıyla bu devletin hukuk....... Bu sebeple.............. Cildinde neĢredilecek olan Kanun-ı TeĢrifat ve TeĢkilât adlı Kanunnâmeye havale ediyoruz......... kendi geleneği içinde geliĢtiğini gösteren ve peĢin hükümlerle değil............ sağlam bir tarih metoduyla ve ilmî delillerle bunu ispat eden Fuad Köprü-lü'nün Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Te'siri adlı eserine...498 302........296.............. Ahmed'in fermanıyla kaleme alınan....... Feodalitenin siyasî ve sosyal mahiyeti nasıldır?.......... tıpkı Ġslâm Hukukunun Roma Hukukunun aynen devamı olduğuna dair iddialarda bulunan MüsteĢrikler gibi......505 KAVRAM FĠHRĠSTĠ.........

Ömer'in Ġran'daki bazı vergilerin. Bizans'tan gelmesi Ġse. sorguçlar. Ġlk yazılı anayasayı kendisi hazırladığı gibi. eski Sırp Kanunlarının tadil edilerek kabul edilmesi. Bazı ifade değiĢiklikleri dıĢında. Bizans veya baĢka bir devlette gördüğü yeni bir müesseseyi tadil ederek kabul ettiği de bir gerçektir. Abbasîler'den I rinde bulunan Dlvan'ların devan tefviz makamının sadece olduğu hemen anlaĢılacaktı beylerbeyillk usulünü I ti'nde de olduğunu A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Peygamber kendi devrinde yasama. Osmanlı Devleti'nin hukuk ve devlet teĢkilâtını Bizans'tan aynen aldığı manasına da gelmemektedir. kendisinden sonraki bütün Ġslâm devletlerini ve özellikle de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada etkilemiĢtir. A gördüğü yeni bir müesseseyi I Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile 112 mukayese ederseniz. çeĢitli milletlerin elinde geliĢip büyüyen Ġslâm Devletidir. Ġdarî teĢkilâtın oturması Abbasîlerde mümkün olmuĢtur. ihtiyaçlara göre devlet teĢkilâtını da kurabilmiĢtir. Nitekim Ġslâm Hukukunun kaynaklarından biri de. diğer devletlerin idarî teĢkilâtlarının ve askerî-malî kanunlarının Müslüman devletler tarafından alınmasında beis görmemiĢtir. Sırbistan'ı fethettiklerinde.] kitaplarındaki Hanefi muhalif bir görüĢü ı mayı bile çok ciddi Ģekil j ye (ülü'l-emre) içi boĢ) takip ederek örfi hukuk < kullarının maslahatlarını i lıkları "Ģer'-l Ģerif ve I Mültek'al-Ebhur 1648 ve j kodu olarak kabul edilir Kısaca. Ancak kendini yenilediği. belli merkezlere kadı tayini yapılması ve benzeri hususlar. Divan-ı Hümâyûn'un da.. eski Ġslâm Devletlerinden. Osmanlı Devleti'nin örnek aldığı devlet. Selmân-ı Fârisi'nin tavsiyesi üzerine Divan sisteminin Sasanîlerden alınması ve Hz. B) Ġslâm Hukuku. Ġslâm'a aykırı olmamak Ģartıyla eski Türk Devletlerinden ve özellikle de Anadolu Selçuklu Devleti ila Anadolu Beylikleri'nin siyasî ve idarî teĢkilâtından ve ayrıca Moğol asıllı Müslüman devletlerin. Her Ģey gibi Ġslâm devleti de basitten daha mükemmele doğru geliĢmiĢtir. her Ģeyde olduğu gibi siyasî. Ġslâm Hukuku tarafından caiz görülmektedir. baĢta Abbasî Devleti olmak üzere Müslüman devletlerden alındığı kesindir. bütün Müslüman Türk Devletlerinde devlet merkezinde bulunan ve devletin iĢlerini birinci derecede görmeye yetkili kılınan bir divan. solaklar ve peykler gibi bazı giyim ve protokol kurallarının Bizans'tan ilham alınarak düzenlenmiĢ bulunması. Bu manada. Osmanlı Devleti'nin Bizans'a ait muhâberât sisteminden yararlanmıĢ olması. Kur'ân ve Sünnet'in esaslarına aykırı olmamak Ģartıyla. Ġslâm hukıi farklı bir yol izlememiĢtir. Kazaskerlik müessesesinin de. Kur'ân'ı ve önemli belgeleri kaleme alan vahiy kâtiplerinin tesbiti. Ġkincisi. Hz. Bizans'tan değil. C) Tamamen faraziyeler halinde kalan ve ama ispat edilmiĢ mesele olarak takdim edilen bu görüĢlerin aksine.Abbasî Devletini zikredebiliriz. Ġslâm Hukukundan haberdar olmamak demektir. kendisine danıĢmanlık yapan kimselerin tayin edilmesi. vergi tahsili için âmillerin (vergi memurlarının) çevreye gönderilmesi. Ġslâm'ın esaslarına aykırı olmayan hususlar. eyâlet sisteminin de. ( ve zaten daha ı lâmlaĢmıĢ hail diyet ciddi manada etkilenmiĢtir. yürütme ve yargının baĢıdır. Bilindiği üzere. bu söyleı lirsiniz. "mirî arazi üzerindeki madenlerin iĢletme esasları ülü'l-emr tarafından tanzim olunur" Ģer'î hükmüne uyularak. Sasânî devletinde bulunan divan sisteminin benimsenmesi. ġerâ'iu Men Kablenâ yani eski hukuk sistemleridir. bu iktibas iddiaları da doğru değildir. Özellikle bazı örfî vergilerin Bizans yahut bir baĢka devletten alınması ise. Eski Türk kurultay ananesinin de tesiriyle. Yapılan incelemek!"»} ğini göstermektedir. Osmanlı mâyûn. mahiyetleri Ģerl hükümlere aykırı olmamak Ģartıyla aynen bırakılmasını emretmesi bunun en müĢahhas misâlidir. Kaldı ki. hukukî ve askerî bir teĢkilât olan devletin geliĢmesinde de tedrîcilik esastır.f Nihayet hukuk ılı manii Devleti. Ġslâm'ın esaslarına uymak Ģartıyla. mesela Ġlhanlı Devleti'nin müesseselerinden ciddi manada etkilenmiĢtir. Osmanlı I tertip ve tanzim ed Bizans'tan etkilenerek I na-gelen kanun hfikı Osmanlı Devleti'nin I mıĢtır. Ömer zamanında devletin malî ve askerî meselelerinin yürütülmesi için. Asr-ı Sa'âdette de önemli bir devlet teĢkilâtının bulunduğunu göstermektedir. Hele hele öĢür vergisinin Bizans'tan alındığını iddia etmek. Türk Devletlerinde aynen korunmuĢtur. Ġslâm devlet teĢkilâtında önemli bir geliĢme olmuĢtur. Eğer Nizâm'ül-Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile . hep bu esasların bir meyvesidir. Mesela. Abbasî Devletinin idarî teĢkilâtı. Hz. Bu uygulamalar. Osmanlı Devleti'nin müesseseleri. daima bulunmuĢtur. eski Türk Devlet teĢkilâtı.

XV. KalkaĢandî'nin Subh'ül-A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Asırlarda Osmanlı Ġmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları. Ġbrahim. Ankara. tarihi bilmemek demektir1. KrĢ. bütün hukukî anlaĢmazlıkları "Ģer'-i Ģerif ve kanun üzere ahkâm-ı Ģerife" vererek halletmiĢlerdir. Ġsmail Hakkı. Öyleyse. Ġstanbul. "Allah'ın kullarının maslahatlarını Ģer' ve kanun üzere" görmüĢler. Et Terâtib'ülĠdâriyye Nizâm-u Hükûmetln-Nebeviyye.. Osman Nuri.. Ġslâm Hukukunun açıkça hüküm vaz' ettiği alanlarda fıkıh kitaplarındaki Hanefi görüĢleri esas alınarak uygulamaya gidilmiĢtir. Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. Bizans'tan etkilenerek hazırlanmıĢ bir Kanunnâme değil. El-Kettâni. Anadolu Selçuklularında. c I. 346 vd. Zaten Mültek'al-Ebhur 1648 ve 1687 tarihli fermanlarla Osmanlı Devleti'nin resmî hukuk kodu olarak kabul edilmiĢtir. daha önce aktardığımız Ġslâm Hukuku kuralına dayanmaktadır ve zaten daha önceki dönemlerde geçmiĢtir. 1/273 vd. 498-500. Zeki Velidi. eğer Ġslâm hukuku eserleri incelenirse. 26 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ .. Kahire 1938. Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri. Türk Millî Kültürü. belli bir yasama formalitesini takip ederek örfî hukuk diye bilinen kanunnâmeleri de tanzim etmiĢlerdir. (bundan sonra BA). Kısaca. belki o zamana kadar uygula-na-gelen kanun hükümlerinin resmi bir Ģekilde tedvîn edilmiĢ bir halidir.. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. Fuad. 338 vd.UzunçarĢılı'nın Osmanlı Devlet TeĢkilâtı ile alakalı eserlerini mukayese ederseniz. Bizans müesseselerinin Osmanlı müesseselerine etki etmediğini göstermektedir. 1983.. MI. Osmanlı Devleti'ni Bizans'ın Ġs-lâmlaĢmıĢ hali diye takdim etmek. Memlüklüler'de ve Altınordu Devle-ti'nde de olduğunu söylemek yeterlidir. sh. 1346/1296. Kafesoğlu. Barkan. Ġstanbul. UzunçarĢılı. Ġstanbul. IX vd. Togan. 3-199. 1334. Fâtih devrinde Osmanlı Devleti'nin hukuk sistemi veya müesseseleri köklü bir değiĢikliğe tabi olmamıĢtır. Hanefi mezhebine aykırı görüĢleri uygulamayı bile çok ciddi Ģekil Ģartlarına bağlamıĢtır. Ebû Ya'lâ Muhammed bin El-Hüseyin. sh. En çok itiraz edilen ve Bizans'tan alındığı iddia edilen iki beylerbeyilik usulünü ise. 1 BaĢbakanlı Osmanlı ArĢivi. Osmanlı Devleti'nin asırlarca en mühim devlet organı olan Divan-ı Hümâyûn. 1 vd. nr. 1337. 14-1540 sn. bu söylenenlerin ne derece doğru olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. Ġstanbul. 316 vd. Ömer Lütfü. Alay ve efendi gibi bazı tabirlerin yahut bazı giyim tarzlarının Bizans'tan gelmesi ise. Ġstanbul'un fethinden sonra yeni baĢtan tertip ve tanzim edildiğini söylemek. 1984. tarihî vakıalara terstir. Mesela. Nihayet hukuk sistemi ile ilgili olarak da Ģunları söylemek yerinde olacaktır: Osmanlı Devleti. Ġstanbul 1986. 1981. sh. ve XVI. Köprülü. Merak edenleri. 1943. Tevkiî Abdurrahman PaĢa Kanunnâmesi MTM. Yapılan incelemeler. Abbasîler'den itibaren Anadolu Selçuklularına kadar bütün Müslüman devletlerinde bulunan Divan'ların devamıdır. Umumî Türk Tarihine GiriĢ. Ġlmiye Salnamesi.. sh. Ergin.. Ġslâm Hukukuna muhalif bir görüĢü uygulamak Ģöyle dursun. 14. Ġslâm hukukunu tatbik hususunda diğer Müslüman Türk Devletlerinden farklı bir yol izlememiĢtir. YEE. sh. Mecelle-i Umûr-i Belediye. 220 vd. EI-Ferrâ. Ancak Ġslâm Hukukunun yüksek otoriteye (ülü'l-emre) içi boĢ yasama yetkisi tanıdığı sahalarda. 1/225 vd. Fâtih Kanunnâmesi de. Osmanlı Devleti müesseselerinin. Ġstanbul. Rabat. vezâret-i tefvîz makamının sadece isim değiĢikliğiyle Osmanlı Devleti'ndeki sadrazamlık makamı olduğu hemen anlaĢılacaktır.

2. mal. Osmanlı Hukukunda gaza. Ġslâm'a davet ve bu daveti kabul etmeyenlerle savaĢ diye tanımlanmıĢtır. cizye ve haraç vermek Ģartıyla tekrar eski Hıristiyan idarecilere teslim etmesi. istemeyenlerin ise Ġslâm'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaĢamalarını temindir. Bu manâda Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi. aile. Ġbn-i Kemal'in yerinde ifadesiyle. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur?Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek için. din veya vatan için olabilir. Eğer vazgeçerler ise. Özellikle yükselme döneminde bazı harplerin. Müdafaa. müdafaa harbi yapmak gerekir. dil ve diğer vasıtalarla savaĢmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak Ģeklindeki tarif cihadın umumî tarifidir. Amaç. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Bu gibi durumlarda nefîr-i âmm (umumî seferberlik) dinî ve zarurî bir görevdir. Kısaca cihadın gayesi. "Dinde ikrah ve icbar yoktur". Kosova Meydan M önemli bir kısmı. Bu manada harp. bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. Harbin gayesi ile ilgili olarak Ģunlar söylenebilir: Bilindiği gibi Osmanlı devleti (umumî manâda). sabır ve sebat gösterin ve bilin ki. Bu yüce gayeye ulaĢmak için. 2) DüĢmanın Ġslâm toprağını istila etmesi veya tahammül edilemez bir Ģekilde hareket etmesi halinde. saf Ġslâm inancının sapık inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. Papa'nın tahrikiyle den haçlı ordular. cennet. Ġslâm'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi. Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaĢtır. Osmanlı PadiĢahlarının fethettikleri toprakları. son sebebe dayanmaktadır. Ölçü Ģu âyetlerdir: "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaĢın. Nitekim Yavuz'un Ġran'a karĢı ilan ettiği savaĢ. Mohaç seferlerin olarak iptal yolı . Hz. Allah yolunda can. Osmanlı Hukukunda meĢru addedilen harplerin gerekçelerini Ģu haller teĢkil eder: 1) Ġ'lây-ı kelimetullâh veya fî sebilillâh cihâd dedikleri. düĢmanlık ancak zâlimlere karĢıdır". bilin ki. Ġslâm'ın davetini yaymak için yapıldığını ifade etmek gerekmektedir. Peygamber'in Ģu hadisi bunu gayet güzel açıklamaktadır: "Ey insanlar! DüĢmanla karĢılaĢıp savaĢmayı arzu etmeyin. Zaten cihada müsaade eden Kur'ân âyeti de buna dikkat çekmektedir: "Artık saldırıya uğrayan mü'mlnlere zulmedlldljj! I tamamen sulha tarafta Segedin'e göndermiĢ id mez. tarihî olaylarla meseleyi izah etmek daha kolay olacaktır. isteyenlerin Ġslâm'a girmelerini. normal zamanlarda Müslüman toplumun dinî görevidir (farz-ı kifâye). Harbin karĢılığı olan cihâd ise. netice itibariyle sulhdur ve tevhid inancının düsturları ile insanlığı daimi bir barıĢa davettir. Hukukî yönünü ortaya koyduktan sonra. kılıçların gölgesi altındadır". Bunun içine. Osmanlı Hukukunda harbin yani cihadın tarifini ve sebeplerini özetlemek gerekir. manevî değerler ve bütün insanlığın iki dünya mutluluğunu temin etme mefkuresi üzerine kurulmuĢ bir devlettir. Bu konuda Halil Ġnalcık Hocamızın Balkanlardaki fetih politikası ile ilgili makalelerine bakılabilir. bu dediklerimizin en büyük delilidir. cihad ve kıtal gibi kelimelerle ifade edilen harb. son baĢvurulacak çare cihaddır. can. Ġnsanları zorla Müslüman yapmak için savaĢ yapılmadığı ortadadır. aĢağıda belirtilen usule riayet etmek Ģartıyla. Bunu kısaca nefsi müdafaa diye özetlemek mümkündür. Allah'tan afiyet ve huzur dileyin. DüĢmanla karĢılaĢınca da. DüĢman Ġslâm ülkesine hücum ettiği zamanlarda ise savaĢa ehil her Müslümanın zaruri görevi haline (farz-ı ayn) gelir. vatan ve ırk gibi maddî değerler üzerine değil.

Gerçekten buradaki Müslümanları. Osmanlı orduları Bizans'ı veya bir baĢka gayr-i müslim devleti mağlup edeceği çok kritik zamanlarda. . Kısaca insanî sebepler de demek mümkündür. Bunu bilinen II. 3) Gayr-i müslim bir ülkede azınlık halinde bulunan Müslümanların yardım istemeleri de meĢru bir harbin gerekçesini teĢkil eder. Osmanlı hanedanı arasındaki savaĢlar ile isyancıları bastırma hareketleri (Celâlî isyanları) bu gruba girmektedir. tam Ġstanbul'u muhasara altına almıĢken. düĢmanın yapılan andlaĢmanın Ģartlarını tek taraflı olarak iptal yoluna gitmeleridir. Hususî hükümlerin dıĢında genel harp hükümleri tatbik edilir. Karamanoglunun Osmanlı topraklarına girmesi üzerine muhasarayı terk ederek Anadolu'ya geçmek mecburiyetinde kalmıĢtır. B) Mürtedlerle yapılan savaĢ. C) Bâğilere (isyancılara) karĢı yapılan savaĢ. 4) Münafıkları. Buna en güzel misâl Ģu olaydır: II. Ġbn-i Kemal. Bizans'ın zulmünden dolayı çok sayıda Hıristiyan re'âyânın Osmanlı askerinden yardım istediğini açıkça ifade etmektedirler. mesela Karan devleti mağlup ı rarlanarak. müdafaa harbi niteliğindedir. Osmanlı Hukukçuları düĢman Ģahıslara göre harbi dörde ayırmıĢlardır: A) Gayr i müslimlerle yapılan savaĢ. ordunun Avrupa'da bulunmasından yararlanarak. Kendisi oğlu Mehmed'i tahta oturtarak Manisa'ya çekilir çekilmez. Gerçekten Osmanlı tarihini inceleyenler. D) Muhariplere yani milletlerarası haydut ve korsanlara karĢı yapılan harpler. Bunlara karĢı silaha müracaat etmeden önce. Buna biz. isyancıları ve andlaĢmayı bozanları cezalandırma gayesi de meĢru' bir harbin gerekçeleridir. den yardım ist 4) Münafıkla leri. savaĢ ilân edilir. Yol kesme suçlarını iĢleyenlere karĢı savaĢ ilân edilebileceğini Kur'ân açıklamaktadır. Ģüpheleri izale edilerek Ġslâm'a dönmeleri için gayret gösterilir. Mesela Rodos'un fethi orada bulunan 5-6 bin kadar Müslümana zulüm yapılması ve hatta yerli ahaliye bile zulmedilmesidir. tamamen sulha taraftar olarak. Murad. Kanuni zamanında yapılan Belgrad ve Mohaç seferlerinin sebepleri ise. Mesela Yıldırım Bâyezid. Bursa i çaktır. Papa'nın tahrikiyle II. mesela Karamanoğullarının. Ġslâm'ın kesin emirlerini (zekât gibi) inkâr edenleri.3) Gayr-I meleri de meĢru I yet altına almak destek olmak Rodos'un fethi on ahaliye bile zuln adada esir tutmu bir hayata mecb Macar Valilerinin i çiler dahi. Kosova Meydan Muharebesi takip etmiĢtir. Nitekim gayr -i müslim tarihçiler dahi. Vazgeçmezlerse savaĢ ilân edilir. murahhaslarını barıĢ antlaĢmasını imzalamak üzere Segedin'e göndermiĢ idi. gündüz boyunları bukağıda ve gece ise ayakları zincirde iĢkenceli bir hayata mecbur etmiĢlerdir. Bizi burada asıl ilgilendiren birinci harp çeĢididir. Hıristiyan idareciler. Mesela Karamanoğlunun I lu'ya geçmek r Osmanlı Hut müslimlerle ya lere mürted veya ı neleri izale edıif Vazgeçmezler»^ Mevcut bir nizJır Osmanlı hanedanı | lan) bu gruba j lara karĢı' ceğini Kur'ân i Bizi bazı hükümleri v Ġslâm I kanunu ne i mü'miniere zulmediidiği için cihada izin verildi". Murad'dan kendileri barıĢ isteyen Macarlar ve Sırplar yeniden haçlı orduları teĢkil ederek Osmanlı Devleti'ne hücum etmiĢlerdir. Diğerlerinin kendilerine mahsus bazı hükümleri vardır. isyancıları' rekçeleridir. Kısaca Osmanlı Devleti'nin yaptığı harplerin önemli bir kısmı. Bu iĢleme istitâbe denir. Ġslâm'ın davetini emniyet altına almak ve bu davete icabet etmek isteyen güçsüz ve zayıf kimselere destek olmak da diyebiliriz. sulh yolu ile itaat etmezlerse. Ġslâm Dinini terk edenlere mürted veya ehl-i ridde denilir. adada esir tutmuĢlar. Mevcut bir nizâma isyan eden âsiler. Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylikleri ve Celâlî isyanları ile ilgili bütün askerî hareketleri bu manada harbe girmektedir. Mohaç Seferinin sebeplerinden biri olarak Macar Valilerinin ahaliye yaptıkları zulmü göstermektedir. Bursa gibi Müslüman bir Ģehri defalarca yakıp yıktıklarını çok iyi hatırlayacaktır. askerî hareketleri I ler. dinden dönenleri.

Ġbrahim'in sadrazamı Mustafa PaĢa'nın talimatıyla bu tercüme yapılmıĢtır). sh. ĠA. "Ottoman Methods of Conquest". her SavaĢ Öncesi. Tevârîh-i Âl-i Osman X. Ġstanbul 1990. 1-Cihâd. Murad Hüdâvendigâr'ın bu hali. Çetin. 6. Bu iki teklife müsbet cevap alınamadığı takdirde fiilen harp baĢlar. Ġbn-i Kemal. 103-129. 707. Muhammed. 256. Ġstanbul 1331. 14/b. «„ . sayı 106.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI .Ġslâm hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde. Ġstanbul 1302. Bakara. Anadolu'da Ġslâmiyetin YayılıĢı. "Türklerde Cihad ve Fütuhat AnlayıĢı". 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Bu husus methe layıktır". Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). Ġstanbul 1972. Kısaca Osmanlı Devleti'nin kuvvetle değil davetle yayıldığını ve diğer milletlerle o-lan savaĢlarının. 1/282. Ġslâm hukukunun emrettiği muamelelerin ifası demektir. ġefaettin Severcan). Ankara 1996. Nit ekim Petervaradin'in fethinden evvel. Ġslâm'ı kabul etmemeleri halinde cizye vererek. Tarih ve Toplum.. 425-438. Sonbahar 1994. 153 vd. Cihadın ilânı. Müslim. Hac. Osman. { Safer ve flebi veya bel ayrıntıda ¦ 2) Hicri 700 mi I hatta Tanmanasına c ifade etme*/ mkeitiıMlt 4. Bu izahlara ( dikleri 1299 yılı. meĢru olan harp kanunlarını çok ciddi bir Ģekilde uygulaya gelmiĢlerdir. "Rumeli". 1/642. Ahmed ReĢit. 3318. Eroğlu. Süleymaniye Kütp. sh. Ġl/b. Her ne kadar( önce meyda. Damad. Ġstiklâl-i Osmânînin tam gününü tesbit etmek üzere. Beldiceanu. 21/b-24/b.. Ġnsanî esasları temel kabul eden Ġslâm orduları ve özellikle de Osmanlı orduları. aksi takdirde savaĢ yapılacağı ihtar edilmelidir. 4 Cemâzîyelûlâ 6 99 tarihini vermektedirler ki. Ekim 1992. 9/b. DoğuĢtan Günümüze Büyük Ġslâm Tarihi. II. Ayrıca düĢman gayr-i müslimler. Studia Islamica. IX. Mültekâ Tercümesi.. 8/b. Osmanlı tarihleri. Nicara. "Osmanlı Ġmparatorluğunda ġeneltme. I. Heyet. yüzlerce misâllerden biridir. Molla Hüsrev. Ayasofya Bölümü. LV vd. Ġslâm ile cizye arasında serbest bırakmıĢlardır. insanî esaslarla bağdaĢan bir harp kanunu ne Sâsanilerde. Ġslâm ile kılıç arasında değil. Halil. Bu dediğimiz hususu. Mesela Alman Tarihçi Lies aynen Ģunu söylemektedir: "Rum ve Acem ülkeleri feth edilince. Ġnalcık. Müslüman ordular bu ülkelerin insanlarını. 2 Kur'ân. (neĢr. Osmanlı Maârif Nezâreti. 39-40. Mevkufatî. Tevârîh-i Âl-i Osman. Ġslâmiyet ve Milletler Hukuku. Ġstanbul. Osmanlı Devleti'nin 400 atlı ile birden bire cihan devleti oluĢunun izahı da sorumuzun cevabını teĢkil etmektedir2. sh. 1317. Ġslâm devletinin hâkimiyeti altına girmeleri teklif edilir. Batılı tarihçiler de kabul etmektedirler. Turnagil. Encümenin görevlendirdiği tarihçi Efdalüddin konuyu bütün kaynaklardan araĢtırmıĢ ve bazı sonuçlara ulaĢtıktan sonra bu tarih yani 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi istiklâl kazanılan gün olarak kutlanmaya baĢlanmıĢtır. Ġnalcık. "Kötülüğü en güzel bir Ģekilde bertaraf ediniz" hadisi ve "Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" âyetinin emirlerine uyulduğunu açıkça beyan etmektedirler. Kur'ân ve Sünnetin emrine uyularak sulh içinde itaatleri istenmiĢ ve Ġbn-i Kemal'in kaydına göre isyan ve zulümde inad edince cihad ilan edilmiĢtir.1/340 vd.. Nazmi. c. 190. Birinci ko ti'ni kuran Osr vi. ti. BaĢkasının malına müdahale etmeme yasağını çiğneyen bazı Sırp asıllı askerleri hemen idam ettiren I. Köprü. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir? Osmanlı tarih kaynaklarının bu konuda iki ayrı nakilleri bulunmaktadır: 1) Hicrî 699 yılını esas alan görüĢtür. tarihçilerin çı tabi. nr. alem ve III. Mecma ül-Enhür ġerhu Mültek'al-Ebhur I-II. 10/a. 12/a. 688. yukarıda zikredilen sebeplerle meydana geldiğini görüyoruz. 1954.Gâzî'yi saltanat! imanlı De Bu gün imi belge. Bu muameleler Ģunlardır: SavaĢa baĢlamadan önce gayr-i müslimler mutlaka Ġslâm'a davet edilmeli. Defter. OınuaMâra OimittlıltfU ıınıo nlıkltn araĢtır bulunr. Miladi karĢılığı 27 Ocak 1300 etmektedir ve Sultân Abdülhamid Hân'ın tesbit ettirdiği tarih de budur. ı aldığı bütün ı belirten vesika I 1300 tarihi ( 2000 yılıdır. vrk. 3. 66-75. ne Romalılarda ve ne de baĢka bir millette mevcuttu. Alâ'addin Devleti fiilen iv. eğer zimmî olabilecek grupdan iseler. sh. Dürer ve Gurer. sayı 48. Ancak 699 yılının hangi ayıdır? Elimizdeki bazı kaynaklar. TürkleĢtirme ve ĠslâmlaĢtırma". c. konuyu 28 Kânun-ı Sâni 1329 tarihli tezkire ile Tarih-i Osmanî Encümeni BaĢkanlığına havale eylemiĢtir. GâĢiye.. 21-22.

Gerçekten Lütfi PaĢa'ya göre. Büyük Türkiye Tarihi. Osmanlı Tarihi. I. I. Fermanları nereden temin ettiği Ģüpheli olmakla beraber. Osmanlı Tarihi. I.. Ziya Nur. 3051. Safer ve Rebiülevvel aylarında olması halinde doğru olabilecektir. Osmanlı Devleti'ni kuran ve ona adını veren Osman Bey'in ve babası Ertuğrul Gâzî'nin. Adem'e kadar giden Ģecereleri ile ilgili izahlar. son yapılan ilmî araĢtırmalar ve de ortaya çıkan bazı Osmanlı sikkeleri. ne kadar küçük olursa olsun. Buna dair bir kaynak veya belge yoktur. yerli ve yabancı bilim adamları ortaya koymuĢlardır. ancak tarihçilerin çoğunluğu 699 yılı üzerinde ittifak halindedirler. 1994. Ankara 1991. TTEM. Ġstanbul 1998 I-II. sh. Ancak bu gün hangi gündür? Bu günün Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 olduğuna dair elimizde bulunan tek resmi belge. 1999 değil 2000 yılıdır. ÂĢıkpaĢa-zâde. sembolik Ģeyler olması hasebiyle. Tarihen sabit olmadığı gibi. c. 104 vd. doğru olanın 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi olduğudur ve netice olarak Osmanlı Devleti'nin 700. Ġstanbul 1341. problemi hemen hemen çözmüĢ bulunmaktadır. c. c. 48. Lütfi PaĢa. Tevârîh-i Âl-i Osman. sadece merasim gününün 699 yılının ilk üç ayında yani Muharrem. sh. TOEM. Alâ'addin Keykubad'ın Gazan Han tarafından azl ve hapsedilmesi üzerine. Gün Han'ın Kayı. Salnamenin bu bilgiyi nereden aldığı bütün araĢtırmalara rağmen elde edilememiĢtir. Aksun. 250 vd. sh. Sağlam ve kudret sahibi demek olan Kayı Boyunun sembolü (ongun) Ģahindir ve Osmanlılar da Kayı Boyundandırlar. UzunçarĢılı. Müslümanlıklarının dahi Anadolu'ya geldikten sonra gerçekleĢtiğini söyleyecek kadar ileri gitmiĢlerdir. bu tarihin.. Osman Bey. I. Kayseri 1997. bütün Ģecerelerin . 61. Mehmed A. Elkaevli ve Karaevli ismiyle dört boyu bulunmaktadır. 5. 7 vd. Bu resmi kaynaktan baĢka günü belirten vesika bulunmadığına göre. Ay ve Yıldız Hanlarından meydana gelen kollarına Bozoklar denmektedir. 64. Öztuna. I. 4. Mehmed. sh. Yılı. (neĢr. (neĢr. Defter. 111-113. 56. Efdaleddin. 30 BĠLĠNMEYEN OSMANLI çeklerini ileri sürmüĢler ve hatta bazı tarihçiler. Kantemir. bu ince ayrıntıda boğulmaya gerek yoktur. Mehmed Ali ġevki. sh. MünĢe'ât-ı Salâtin. ġöyle ki: Birinci konuda. c. 106-108. ġerafettin Turan). c. Ġsmail Hakkı. Ancak bu manada söylenenler. sh. Oğuz boyunun Gün. ġurası açıktır ki. Feridun Bey. sh. Yeni Seri. I. Ġstanbul. Selçuklu Devleti fiilen sona ermiĢ ve uç gazileri (Serhad Ümerâsı) de bir araya gelerek Osman Gâzî'yi saltanat tahtına oturtmuĢlardır. 2) Hicrî 700 yani 1300 yılını esas kabul eden görüĢtür.Faik ReĢit Unat). Ġstanbul 1983. Ancak kutlamalar. Hicrî yüzyılın müceddididir3. I. Ġbn-i Kemal. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". Ġstanbul 1998. Dimitri. her yüzyılda bir müceddid geleceğini ifade eden hadisin manasına Osman Gâzi'nin mâsadak olması için böyle bir yola baĢvurulduğunu açıkça ifade etmektedir.29 Her ne kadar Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığına alâmet olacak bazı olaylar daha önce meydana gelmiĢse de -688/1288-1289'de tabi ve alemin gelmesi gibi-. Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. Kitâb-ı Cihân-nümâ I-II. Osmanlı Devleti'nin istiklâl günü olarak kabul edilmelidir. nr. (neĢr. Kitâbu't-Târîh-i Künhü'l-Ahbâr. 17-27. Osmanlı Devle-ti'ni kuran Osmanlı Hanedanının aslen Türk olmadıklarını. Bayat. Ġstanbul 1932.). Ankara 1994. 25. sadece menkıbe kabilinden bazı olayların. sh. 36-48. "Ġstiklâl-i Osmanî Tarih ve Günü Hakkında Tedkikât". alem ve tuğ gibi saltanat alametlerini gönderen Anadolu Selçuklu Sultânı Sultân III. belki Moğol neslinden olabile3 NeĢri. sh. Köymen. 41. Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin bu zamana kadar nakl ede geldikleri 1299 yılı. Osmanlı Ġmparatorluğunun YükseliĢ ve ÇöküĢ Tarihi. Tevârih-i Âl-i Osman. c. Kayılara mensup bir aĢiretin baĢında bulunduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. sh. Bu izahlara göre. nr. çok zorlamalarla yorumundan ibaret olduğunu. baĢta Gibbons olmak üzere bazı batılı yazarlar. Ankara 1987. Bu yıl içinde Osman Bey'e tabi. 67. 16-21. sh. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz? Her iki konu da bazı batılı tarihçiler tarafından tartıĢılmıĢ ise de. Ġstanbul 1265. Kayıların Hz. 8. Bunun dıĢında. Tevârih-1 Âl-i Osman. Yılmaz. sadece menkıbevî kıymete haizdirler. sadece 1263/1847 tarihli Sâlnâme'dir. El öpülerek bî'atın yapıldığı bu merasimin günü. Burada ay yoktur ve hatta Tarihçi Âli. Ahmed Uğur vd.

aynı yazarın Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda söz ettiği Ġslâm Milleti veya tarihî ifadesiyle Osmanlı Milleti izahını yabana atmak da mümkün değildir. Ġdris-i Bitlisî'nin HeĢt BehiĢt'i ve ġükrullah'ın Behcet'üt-Tevârîh'i gibi ilk dönem kaynakları da ifade etmektedir. hâlâ Türk Mezarı diye bilinmektedir ve toprağı Türkiye Cumhuriyetine aittir. Osmanlıların soyu. Kılıçarslan'ın da tarihî Türk Mezarına yakın bir yerde Dicle'nin Habur koluna düĢerek vefat ettiği nakilleri nazara alındığında.de birbirini tutmadığı açıkça görülür. lakin Türklüğe mahsus olan üstün sıfatlar ile Ġslâmî Ģecâ'at ve dindarlığı kendisinde toplamıĢ bir kabile olduğundan. Bu görüĢleri bir iki cümle ile özetledikten sonra kendi kanaatimizi zikredeceğiz. Fuad Köprülü'nün ve H. A. Hatta bazı kaynaklarda. dilleri farklı. Balkanlardaki fetihleri. Osman Bey'in babasının Ertuğrul Gâzî olduğu. MeĢhur olan birinci rivayet. Ġkinci konuya yani Ertuğrul Gâzî'nin babası meselesine gelince. Süleyman ġah'ın boğulması üzerine kollara ayrılarak Anadolu'ya yayılmıĢlardır. Bu dediklerimizi. baĢlangıçta. Bu Devlet-i Aliyye. Abdülhamid'in emriyle türbe yapılmıĢtır. ilim adamları tarafından son zamanlarda bulunan "Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp" Ģeklindeki bir sikke de açıkça bu görüĢü teyit etmektedir. Anadolu Fâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk sultânı olması hasebiyle. Sözün özünü Ahmed Cevdet PaĢa söylemiĢtir: "Devlet-i Aliyye. sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil. tahrip ve yağma maksadıyla yapılmıĢ bir akın değildir. Ancak doğru olan. Yüzyılın baĢında yerli ve yabancı araĢtırmacılar çokça durmuĢlar ve 400 atlıdan cihan devletine geçiĢin sırlarını araĢtırmıĢlardır. Moğol istilasının etkisiyle Anadolu'ya ve Ahlat'a gelmiĢler. Yazıcıoğlu'nun Selçuknâmesi. belki yeni topraklar feth ederek. özellikle 20. Fuad Köprülü'nün Gibbons'a ait görüĢün tenkidine yüzde yüz katılırken. Bu sebeple. Osmanlılar. aynı zamanda Ġslâm'dan aldıkları ve Osmanlı adı altında aynı pota altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüĢüne borçludurlar. bunlara misâl olarak zikredilebilir. Hz. bu önemli hatıraların tesiriyle Süleyman ġah adının Seiçukoğuiiarmdan Osmanoğullarına geçiĢin bir sembolü olduğu düĢünülebilir4. Karamanoğulları ve Germiyanoğulları gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz? Osmanlı Devleti'nin kuruluĢu üzerinde. Bunların ilmî değerleri yoktur. Caber Kalesi yanındaki bu menkıbevî mezar. Koca Bizans'a karĢı. Peygamber'e bile isnâd olunmaktadır. tavır ve ahlakları ayrı ayrı çeĢitli milletlerin en güzel edeb ve tavırlarından seçilmiĢ üstün ve güzel bir topluluktur. Selçuklular zamanında doğudan batıya ve nihayet Anadolu'ya göç etmeye baĢlamıĢlardır. Gibbons'un aynı adı taĢıyan Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu adlı eserleri. diğer devletler gibi. Bilindiği gibi Süleyman ġah. ancak büyük devlet olmalarını. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen. Osmanlılar. Ertuğrul'un babasının Gündüz Alp olduğu Ģeklindeki ikinci görüĢtür. 5. daha evvel Ġran'da Manan denilen yerde Süleyman ġah idaresinde yaĢayan Kayılar. kendine yer edinmiĢ ve teĢkil ettiği Osmanlı Milleti dahi. Gündüz Alp'in kabrinin Ankara yakınlarında olduğu ve gerçekten Süleyman ġah'ın oğlu Selçuklu Sultânı I. diğer Oğuz boylarının göç hareketlerine benzer Ģekilde. Ancak Ertuğrul Gâzî'nin babası konusunda farklı görüĢler bulunmaktadır. Eskiden beri Oğuzların bir Ģubesi olan Kayılar. II. Klasik nakillere göre. Ģu anda Domaniç'de medfûn buluBĠLĠNMEYEN OSMANLI 31 nan Hayme Ana olduğu ifade edilmektedir. oradan da Mardin'e 250 km kadar güney-batıda yer alan Caber Kalesi yakınında Fırat nehrini geçmeye çalıĢırken. ortaya çıkan Osman Bey'e ait bir sikkeyle ve kaynakların ittifakı ile kesinlik kazanmıĢtır. çok eski zamanlardan beri Türkistan'da dahi han ve sultan olarak el-hakk asîl ve soylu bir Türk hanedanıdır". imtiyazlı bir toplum içinden ortaya çıkıp da hazır millet ve memleket bulmuĢ bir devlet değildi. Ertuğrul Gâzî'nin annesinin ise. onun isminden kalan bir hatıra olarak zikredilmesi kuvvetle muhtemeldir. her ne kadar bir küçük hükümet Ģeklinde idi. belki planlı bir yerleĢmedir. Bunların dedeleri de. Buraya kadar doğrulara . Ahmed Cevdet PaĢa ve benzeri bir çok son dönem tarihçileri de bunu ifade etmiĢlerdir. Dolayısıyla Osmanlılar Türk'türler. ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu'daki topraklarını geniĢletebilmiĢlerdir. kendisinde Ġslâm milletinin birliğine vesile olmak gibi bir kabiliyet vardı. ilk dönem tarih kaynaklarının çoğunun ve hatta elimizdeki Ģecerelerin ifadesine göre Süleyman ġah'dır. Zira Enverî'nin Düstûr-nâme'si ve Tevkil Mehmed PaĢa'nın Tarihi gibi önemli Osmanlı kaynakları bunu ifade ettiği gibi. A) Bu konuda Gibbons'un baĢını çektiği bir nazariyeye göre.

sh. M.32 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI C) F. Kantemlr. Bâciyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi askerî. I. din ve medeniyet konusundaki devamlılığı da müĢahede edince. Defter. Türklerin sahip olduğu etnik özelliklerin. -. c. sn. Bizans'ın anarĢi ve terör havasından bıkmıĢ köylü ve askerlerinin (akritoi). D) Balkan tarihçileri. Âhiyân-ı Rum. Osmanlı Devleti'nin tam bir gazi devlet özelliğini taĢıdığını. nihayet Osmanlı Beyliğinin bulunduğu yerin jeopolitik durumunun. Sırp ve Arnavut asil sınıfları ve askerî zümrelerinin (voynuklar ve lagatorlar gibi) yerlerinde bırakılarak mühim bir kısmının Hıristiyan tımar erleri olarak Osmanlı tımar kadrosuna sokulduğunu. düĢünmeden ve kitleler halinde Osmanlı'ya teslim olduklarını açıkça beyan etmiĢlerdir. delilleriyle anlatmaktadır.. Bütün bu görüĢleri değerlendirdiğimizde. Köprülü. Balkanlarda Osmanlı'nın yayılıĢının tamamıyla muhafazakâr bir karakter taĢıdığını. ancak dine dayanan yeni bir Osmanlı ırkı meydana getirerek yerli Rumları da yanlarına aldıklarını. c. sh. The Foundation of the Ottoman Empire. /¦ = ¦ ¦-. bazen aĢırıya varan tarzda itiraz etmektedir. c. problemin Ġslâm'ın fetih ve harble ilgili hükümlerinin incelemeden meseleye yaklaĢmak olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Anadolu'da oluĢan Gâziyân-ı Rum. Gibbons. Tevkil Mehmed PaĢa Tarihi. sh. eski Rum. 17-27. daha sonra Osmanlı aĢiretinin küçük bir aĢiret olduğunu. Fuad. 29-41. kısmen yanlıĢ anlaĢıldığı kanaatindeyiz. Ahmed Uğur neĢri. 201-204. Giese ise. Lütfi PaĢa. VII. teĢkil ettiği uc kültürü ile Osmanlıların fethedilen yerler halkına tam bir müsamaha içinde yaklaĢtıklarını ve bunun da kaynaĢmayı kolaylaĢtırdığını ifade etmektedir.tercüman olan Gibbons. Ankara 1994. kültür. 87 vd. E) Bütün bu görüĢleri yazdığı önemli eseriyle tahkik ve tenkit eden Fuad Köprülü. Fuad Köprülü. kuruluĢda. özellikle Fuad Köprülü tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. 219-313. sh. 4 Ġbn-i Kemal. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun Etnik MenĢei Mes'elesi". . Gibbons'un Osmanlı AĢiretinin önemsiz bir aĢiret olduğu görüĢü ile yeni ihtida iddiasını haklı sebeplerle reddederken. 57-58. Köprülü. harb esirlerinin Ġslâm'ı kabul etmesinin onlar için imtiyaz olduğunu ve kısaca Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunu yeni bir dinle yeni bir ırk ortaya çıkarmaya borçlu bulunduğunu açıklamaktadır. hatta Moğolların elinden kaçtıktan sonra Anadolu'ya geliĢlerinde Müslüman olmuĢ olabileceklerini. UzunçarĢılı. Belleten. Fuad. Osmanlı Tarihi.. sayı 28(1943). Tevârih-i Âl-i Osman. sh. sosyal ve iktisadî grupların. Zikredilen sebeplerin elbette ki Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda büyük etkileri olduğunu. nr. 93-103. Ahlat'tan Domaniç'e gelen Ertuğrul Bey ve neslinin insan yapısına bağlamaya çalıĢmaktadır. Osmanlı Devleti'nin vahdetçi ve muhafazakâr tavrı sebebiyle. ancak asıl mesele Osmanlıların devlet kurma ve idare etmedeki ilahi kabiliyetlerinin yanında. 68-73. Köprülü. 79. aslında kendi nüfuslarının az olduğunu. F) Bu arada son zamanlardaki görüĢleri de özetleyen Halil Ġnalcık. bütün meseleyi. Osmanlı Devleti'nin hiçbir zaman ĠslâmlaĢtırma politikası gütmediği Ģeklindeki görüĢün ise. sn. Belleten. I. Âlî.-. Bu görüĢ daha sonra gelen tarihçiler tarafından. ânî bir fetih ve yerleĢme mevzubahis olamayacağını.. baĢta Iorga olmak üzere. Bu arada Ahilerin Giese tarafından ifade edilen kuruluĢtaki rollerini mübalağalı bulmaktadır. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. . Gibbons'u Ģiddetle tenkit ettikten sonra. Tevârîh-i Âl-i Osman. Moğolların baskısı sonucu Anadolu'ya göç eden Türkmenlerin gaza ruhu ile Bizans topraklarını Dâr'ül-Ġslâm yapmak üzere gayretlerinin. Fuad. M.. Osmanlı Devleti'nin tamamen dinî sebeplerle olan yükseliĢ tarzına. "Kavı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar". 3-5. Osmanlının kuruluĢunun maneviyat erenlerinin gayretiyle mümkün olduğunu ve ahilerin rolünün asla inkâr edilemeyeceğini açıklamaktadır. . B) P. A. VIII. Selçuklu Devletinin zaafa düĢmesi ve Anadolu Beyliklerinin kurulması gibi bu dönemde meydana gelen büyük siyasi olayların. TOEM. I. Fuad Köprülü'nün gaza ruhunun ve i'lây-ı kelimetullah gayesinin bu konudaki rolünü küçümsediği kanaatindeyiz. H. diğer beyliklerin Osmanlı Beyliğine karĢı hasmâne tutum içine girmemelerinin ve benzeri sebeplerin. Künhü'l-Ahbâr. Köprülü. yeni Müslüman olmanın heyecanıyla gayr-i müslimleri de zorla ĠslâmlaĢtırdıklarını. sh. 421-452. chapter I. -¦¦'.. c. sn. Osmanlı kabilesinin asil oluĢunun. VVittek. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda ve inkiĢâfında önemli rolleri olduğunu uzun uzadıya açıklamaktadır. doğru Ġslâmiyet'i ve Ġslâmiyet'e layık doğruluğu yaĢamaları ve ilk fetih yıllarında Ġslâm'a olan bağlılıklarının tam olarak devam etmesidir. sayı 31(1944).

Çünkü Ģu Müslüman Türk Devletinin bir zamanlar. devletin ordusundaki Kur'ân'dan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Bu sesi duyan ve bu ruhla Osmanlı Devletini kuran Osman Bey de ölüm döĢeğinde aynı ruhu oğlu Orhan'a da aĢılamaktadır. Alparslan'dan dinleye1 -düĢersem vurulduğum yre• gibi din ve devlet Ġçin dovu Osman Bey de olum ı mesleğimiz Allah \ Tarih bize gö bağlanmıĢ isek sizdir ve düĢnv zaman açık savaĢta yf. 107l'de M-1 ¦••. kendini iktisadî açıdan devam ettirebilmesi için vergi ve idare açısından kendi vatandaĢlarına zulmetmesi. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. a) Osmanlıla bulundukları •"'-. Kuru kavga değildir". Ancak Müslüman olması ile. Osmanlıların bu tutumunu gören gayr -i müslimlerde olumlu etkiler yapmıĢtır. zorla Ġs! . Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. i pa'dan deste-destekleyeni. edilebilir? Bu iman ve ide kıt'aya hükmetmiĢtir ğını ise. kuruluĢ ve geliĢmelerinde mühim rol oynamıĢtır. ah ir ette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. Müslümanlara ait bazı imtiyazlı haklar (mesela vali. düĢman bizi hiçbir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. bir adım geriye bile değil. 1071'de Malazgirt'te konuĢan ve sesi tarihin derinliklerinden bize akseden Alparslan'dan dinleyelim: "Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaĢacağız. bazen Avrupa'dan destek yerine köstekle karĢılaĢmaları. aslında Osmanlı Devleti'nin doğru bir Ģekilde Ġslâm Hukukunun hükümlerini uygulamalarıdır Ģeklinde özetlemek daha doğru olsa gerektir kanaatindeyiz. bir er gibi din ve devlet için dövüĢeceğim". daima Avrupa'yı titretmiĢtir.Bilindm ¦•fi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 33 le Ie verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Bu iman ve idealin istikametinde yürüyen "devlet-i ebed-müddet" asırlarca dört kıt'aya hükmetmiĢtir ve medeniyet götürmüĢtür. elbette ki yukarıda zikredilen sebepleri destekleyen etkenler olmuĢtur. Bir Ġslâm ülkesinde vatandaĢlığa kabul edilen zimmîlerin. Bizanslılar. Su arada t iktisadî açıcfa zulmetmesi. dinlerine müdahale edilmesi ve hele Ġslâm'a girmeye zorlanması mümkün değildir. yayma gayes ğı yok etme girdikleri olmı . Daima tehlikeyi. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. biz Müslüman Türkler. elbette ki. c) Ancak yerli ve yabancı tarihçilerin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ ve geliĢmesini etkileyen haller olarak açıkladıkları sebeplerin. Ġslâm Hukukundaki din hürriyeti prensibinin aynıyla uygulanmasıdır. "Oğlum. Hamaset gibi görülen bu cümleler.-mühlmrofe. hükümdar olarak değil. Tarih bize gösteriyor ki. bataryaları boĢ oldu§u mw Hamaset gı? sedip de ifade c sonra bazı hususi. Eğer Ģehid düĢersem vurulduğum yere gömünüz. Osmanlıların Mihaller ve b> lar. Bilesiniz ki. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. b) Bu arada kendilerine düĢman olan Bizans'ın yıkılma noktasına gelmesi. Bu genel giriĢten sonra bazı hususları ifade edeceğiz. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. mesleğimiz Allah yoludur. a) Osmanlıların hem Allah'ın kendilerine ihsan ettiği etnik özellikleri ve hem de bulundukları mevkiin her açıdan fetih ruhuna uygun olması. Gâzî Mihaller ve benzeri Hıristiyan asıllı kahramanlar bunun . Bir milletin maddî bataryaları ne kadar modern silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. Mer ak edenlere sormak istiyorum. Sırplar ve Bulgarların Ortodoks olmaları hasebiyle. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar. -Osmanlı Devleti'nin din hürriyeti konusundaki müsamahası. VVittek'in ve Giese'nin hissedip de ifade edemedikleri duygular olduğu kanaatini taĢıyoruz. Bu Ģanlı tarihin temelinin nasıl atıldığını ise. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢtir. gerilemi-Ģizdir ve düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır.. sancak beyi ve hatta sadrazam olabilme hakları) elde etmesi. bizi içimizden h-mücehhez o/urs. b. "Yârab! beni din yolunda Ģehid.c) Anca? etkileyen hai1 Ģekild! olsa gr ¦Osman: din hürriyeti : edilen zimrtv mümkün dec (mesela vali. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle manevi ve yüksek fedakarlığa sebebiyet verecek ham. aslında Gibbons'un..

Gerçekten küfür âleminin ve Hıristiyan dünyasının sinsî siyâsetleri ile Ġslâmiyet'in güneĢini söndürmek için vâki olan müthiĢ hücumlarını. baĢka dinlere ve milletlere ait olsa da. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Phoenix 1994.. Gazi Rahman. Sultân Murâd Hüdâvendigâr Kosova'da Ģehâmet destanları yazarken. H. voynuk. 58. Bulgarlar ve diğer Balkan milletleri. Bu sebeple Sırplar. Ġslâmiyet. Ġstanbul 1993.. re'îs'ül-fityJn. zorla ĠslâmlaĢtırmamıĢlardır. Okyay. liyakatli âmirler ve ilmiyle amel eden âlim ve meĢâyıhların da desteğiyle. Osmanlılar kuruluĢ döneminde bu prensibi eksiksiz uygulamıĢlardır. TOEM. elbette ki Lala ġahin ve Hayreddin PaĢa'lar kadar Molla Davud-ı Kayserî'lerin.neticesidir. nr. Mevlânâ Celâleddin Rûmîler. "Stefan DuĢan'dan Osmanlı Ġmparatorluğuna. üç mühim ve sarsılmaz kale olan medrese. sancakbeylik. 1200-1204.. Molla Fenarî'lere.. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. A. 20-44. cami ve tekke üçlüsü koruyabilmiĢtir. Dursun Fakih'ler. Toplum ve Ekonomi. kendilerine tımar ve ze'âmet de verilmesi ihmal edilmemiĢtir. Meseleye böyle bakmak ger ekir kanaatindeyiz5. Yerli halk. Karaca Ahmed'lerin ve Geyikli Baba'ların da payları vardır. Ahi Evran'lar ve ġeyh Baba Ġlyas'ların bulunduğunu baĢta Osman Bey olmak üzere bütün Osmanlı PadiĢahları görmüĢ ve hissetmiĢtir. Çandarlı Kara Halil'lerin. bu müsamahayı ve Hıristiyanlığı yok etme gibi planlarının olmadığını görünce. valilik. BektaĢ Velilere dt Hıristiyan â:< Ali PaĢalar. Bu sebepledir ki.. Akça Koca ve Köse Mihal gibi büyük gaziler kadar. sh. Ġstanbul. Rıfat. özellikle Wittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum. Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkileri hakkında neler biliyoruz? Osmanlı Devleti'nin ulu çınarı. Osmanlı ulu çınarı kendi zamanında Osman Bey'in koskoca Bizans Ġmparatorluğu karĢısındaki fetih ve zaferlerinin arkasında. . The Foundation of the Ottoman Empire.. The Ottoman Empire. Molla Muhammed Cemâlüddin Aksarayî'lere. gayr-i müslimlere sadrazamlık. 19. 67-108.. B)* ırafıno. tımar eri. . bazı tarihçilerin ifade ettiği uc kültürü.Bütün bunlara maneviyât erenlerinin gayretleri de ilave edilince.. Halil. medrese. tasavvuf vasıtasıyla. Kara TimurtaĢ ve Hacı Ġl Begi'ne dayandığı kadar.. diğer vazifelerin verilmesinde (vezâret-i tenfîz manasını taĢıyan görevler. devam rını ve . Âhiyân-ı Rum. zaten Müslüman Türk kültürünün bir parçasıdır.Bilindiği gibi. ġeyh Edebali'ler. Ahmed Tevhid. bazıiçisyae lirgin '¦ Iriiği ku bunların ¦¦ ¦ ne. Osmanlıya ve Ġslâm'a kitleler halinde girdikleri olmuĢtur. Kutlu Beğlere. Alp Gündüz. yanında cihâd eden Gâzî Evrenos'lara.Osmanlı Devleti. Dolayısıyla Osmanlılar. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". yedi düvele karĢı cihad yürüten Osmanlı Devleti'ni durdurmak mümkün olmamıĢtır. Ġslâm âleminin içinde kudsî bir rabıta olan kardeĢliğin inkiĢâfına ve geliĢmesine en önemli sebep olmuĢlardır. Ġslâm'a aykırı olmayan ve ama insanlığa yararlı olan müesseselerin ve kanunların. bu. chapter I. The Classical Age 1300-1600. Ġ-nalcık. cami ve tekke üçlüsünden aldığı iman suyu ile büyümüĢ ve 600 sene hayatiyetini devam ettirmiĢtir. iktibas edilmesinde veya vatandaĢ olan gayr-i müslim tebaanın kendi inanç ve âdetleriyle baĢbaĢa bırakılmasında hiçbir mahzur görmemiĢtir. Gibbons. Osmanlı Ġmparatorluğu". Bu sebeple. Koca Efendi'lere ve ġeyh Hacı 5 Köprülü. sh. subaĢı. . gayr-i müslimlere kadılık) sakınca görmemiĢtir. . ancak i'lây-ı kelimetullah diye ifade edilen Ġslâm'ı yayma gayesinden asla taviz vermemiĢlerdir. belli 34 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN' yerlerde kadılık ve devlet baĢkanlığı gibi görevlerin dıĢında (vezâret-i tefvîz manasını taĢıyan görevler). Sonradan buna riayet edilmediyse. Ġslâm âleminin değiĢik bölgelerinden ve özellikle Horasan'dan gelen erenlerin yani Sadreddin Konevî'ler. sonrakilerin hatasıdır. Bu üçlü. denen ġeyh Tapduk Emf Molla ġemse: ĠĢte ÂĢr müstakil teĢt A) 6izl> diye bilinen c unvanıyla anıl. 6. sh. Sultân Orhan Gâzî'nin Bursa'yı fethedip Rumeli'ye yöneliĢinde. lag ator ve martoloslar adı altında askerî ve idarî görevlerde istihdam edildikleri gibi.1 . Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde..

ĠĢte bu zaruret. ĠĢte böyle bir buhran döneminde halkı birbirine sevdiren ve yeniden birliği kuran manevî liderler ortaya çıkmıĢtır. yeletopla kank_ nizâmlanra Kısa. ġu anda KırĢehir'de medfûn olan Ahi Evran (1306 yılına kadar hayatta olduğu sanılmaktadır). Hacı Bayram Veli'ler ve Molla ġemseddin Fenarî'lerden manevi yardımlar almıĢtır. Müslüman Türkler. bu durum yüz yıllar süresince bütün esnaf ve san'atkârlara yön vermiĢtir. olup. Ali PaĢalar ve TimurtaĢ PaĢalar kadar. ġeyh Abdurrahman-ı Erzincânî'ler. millet ve din uğruna canlarını ve mallarını feda eden erler. dinî ahlâkî kaideleri . fütüvvet teĢkilâtının Türkler tarafından geliĢtirilen ve özellikle Anadolu'da yayılmıĢ bulunan bir Ģeklidir. ġeyh Hâmid bin Musa Kayserî'ler. Reislerine Ģeyh veya ihtiyar da derler. Bu reisin baĢkanlığında bütün üyeler. Moğol istilası ve bazı iç isyanlar sebebiyle Müslüman Türklerin birliği bozulmuĢ ve halk önemli ölçüde tedirgin olmuĢtu. esnaf . Yunus Emre'ler. kılıcını ahi usulüne göre kuĢanmıĢ ve Orhan Gâzî ise ahiliğin önemli bir savunucusu olmuĢtur. B) Âhiyân-ı Rum: Anadolu Ahileri: Ahî teĢkilâtı. Bunlarla kastedilen. Osman Gâzî. hanımları ks fil iLj L' lariîi. bunlar sırasıyla Ģunlardır: A) Gâziyân-ı Rum = Gâzîler ve Alpler: Daha evvel Türk toplumlarında Alpler diye bilinen bu mana ve madde kahramanları. Anadolu Selçuklularının yer yer Alp unvanını kullanmaya devam ettikleri anlaĢılmaktadır. ahlakla san'atın ahenkli bir birleĢimi olan ahi teĢkilâtını kurmuĢ ve o denli itibarlı bir hale getirmiĢtir ki. Kısaca "ahilik millî bir birlik olup. tutun nıĢma sat Fûtu teĢk. çalıĢma esaslarını. Tapduk Emre'ler. genellikle bekâr gençlerden san'at ve meslek sahibi olanların bir araya gelerek kendilerine reis tayin ettikleri Ģahsa ahi adını vermiĢler ve bu cemiyete de eskiden olduğu gibi fütüvvet demiĢlerdir. Emir Sultân denen ġeyh ġemseddin Muhammed Buhârî'ler. Türkler Müslüman oldukdan sonra Gazi unvanıyla anılır olmuĢlardır. ayyârların baĢı veya sipâhsâlâr-ı gâziyân da denmektedir. Ön Asya'daki yerliler karĢısında tutunabilmeleri ve beraber yaĢayabilmeleri. Zaviyeler bir merkezde toplanmıĢtır. vatan. bu maneviyât erenlerinden Anadolu'da bulunan büyük ve müstakil teĢkilâtlar tarzında bahsetmektedir ki. ordu ve Ģehirlerdeki belli sınıf kahramanlardır. Bunlara re'îs'ül-fityân. ĠĢte ÂĢıkpaĢa-zâde. zaviye ve tekkeleri birer meslek kuruluĢları haline getirerek bu görevi ifa etmiĢtir. ġeyh Kutbuddin Ġznikî'ler. bunların da toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdir.. Her meslek erbabının bir ahi baba denen reisi mevcuttur.reis tayir fütik kurmuĢ ve. 740 maddeyi bulan fütüvvet nizâmnâmeleri vardır. Ve nihayet Hıristiyan âleminin korkulu rüyası Sultân Yıldırım Bâyezid Niğbolu Zaferini kazanırken. ancak aralarında bir teĢkilât kurarak dayanıĢma sağlamalarıyla mümkündü. gayret mıĢtır". C)Mcı. Yunus Emre ve Ahî Evran da bunların ileri gelenleridir. giyimlerini ve hareket tarzlarını teĢkilâtın nizâmlarına uydurmak mecburiyetindedirler. gayretleri neticesinde Osmanlı Devleti gibi büyük bir devlet ortaya çıkmıĢtır". Mevlâna. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 35 BektaĢ Velilere de dayanmıĢ ve onlardan manevî imdâd taleb eylemiĢtir. Kısaca Asya'dan gelen san'atkâr ve tüccar Türkler'in. Ahi Evran esnafın birlik ve beraberliğini. Fütüvetnâmelerden öğrendiğimize göre.

Wittek. 24 yaĢındayken babasının yerine geçti. Mecelle-I Umûr-i Belediye. hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıĢtır. Kısaca bu dört teĢkilât Osmanlı Devleti'nin kısa zamanda kurulmasında ve maddi-manevî açılardan fethedilen toprakların ihya olunmasında çok etkili rol oynamıĢlardır6. Belleten. Osman Bey. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuĢtur. sh. Tarih. XXVII. Çağatay. 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik'i fethetti ve beylik merkezini Bilecik'e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer'i (Holofura'yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. Osman Gâzi'nin Bizans sınır Ģehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâĢa düĢen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. sh. 1280 civarında. Osmanlı Devleti'ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiĢ bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. Osman Bey'in yarı istiklâlini kazanması demektir. "Anadolu Türklerinin Ekonomik YaĢamları Üzerine Gözlemler (Bu alanda ahiliğin etkileri)". 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr'ı fethetmesi ve Dursun Fakih'e kendi adına hutbe okutması. Esad Efendi. 1258 tarihinde Söğüd'de veya Osmancık'da dünyaya geldi. Bu hanımından da ġehzade Alâ'addin dünyaya geldi. 2362. 56-90. sayı 180(1981). Selçuklu Sultânı II. alem ve tuğu Osman Beye bir ferman 6 Köprülü. Ġlk evliliği. Bu dönemdeki maneviyât erenleri için bkz. Belleten. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar. Semahat Yüksel. bunların Ġslâmi eserleri ve Ģahsiyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. D) Abdalân-ı Rum: Bunlara biz Horasan Erenleri de diyoruz. Mikail. C) Bâcıyân-ı Rum: Bu tabir ile uc beyliklerindeki Türkmen kabilelerinin cengâver hanımları kasdedilebileceği gibi. "Anadolu Selçukluları Devrinde Anadolu Bacıları (Baciyan-ı Rum) Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir? ". vefatından sonra Hân ve Sultân denmiĢtir. XLV-2. sayı 203(1988). Osmanlı kaynaklarında zikredilen abdal ve baba lakabını taĢıyan ve ilk Osmanlı sultanlarıyla beraber 36 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI harblere katılan tahta kılıçlı ve cezbeli derviĢler bu gruba girdiği gibi. nr. sh. ÂĢıkpaĢa-zâde. 1289 yılına doğru ġeyh Edebali'nin kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn ile evlenince. Bu tarih. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. 457-472. Ergin. "Ġslâmda Fütüvvet TeĢkilâtının DoğuĢu Meselesi ve Tarihî Ana Çizgileri". A-lâ'addin Keykubad'ın saltanat alâmeti olan tabi. Süleymaniye Kütp. önce Kastamonu'daki Çobanoğullarına. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey.Fütüvvetnâmelerde zaten mevcut olan bir esnaf ve san'atkârlar kaynaĢma ve kontrol teĢkilâtının yani ahiliğin kurulması sonucunu doğurdu. Zira. sh. Kendisine Kara Osman. Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun'dur. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". mesela ġakâık'da. 27 Ocak 1300'de Selçuklu Sultânı III. sh. c. Paul. 3051. Belleten c. 204-206. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. hanımlara ait tekke mensupları da kasdedilmiĢ olabilir. LII. 1200-1204. London 1938. 83-102. sh. Ahmed Tevhid. Çev. Bu tabiri.. Osmanlı tarihini bilmemek olur. Gıyâseddin Mes'ûd'un 1284'de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak. sh. BektaĢi Babaları veya Alevî Dedeleri diye açıklamak. Fahruddin ve Mu'înüddin de denmiĢtir. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı toprakları onun zamanında ne kadar büyüdü? Osman Bey. sonra da Kütahya'daki Germiyanoğullarına bağlı idi. Mehmed Ali ġevki. 485-500. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". . cevabın baĢında zikredilen maneviyât erenleri de bu gruba girmektedir. c. nüfuzu ve kudreti arttı.. tuğ ve mehterhane ile uc beyi olmuĢtur. NeĢet. Franz. NeĢet. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ safhasında. 1/537-551. vrk. Sultân Orhan'ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtûn iledir. ile göndermesi ile artık yakın bir yerde YeniĢehi bu fetihlerde kendisine ' . 7. 203-236. Bayram. 1281 yılında babasının yerine aĢiret beyi olan Osman Bey. bir görüĢe göre. daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yılı kabul edildi. Osman Gâzî. Osman Gâzî. sh. sayı 142(1972). Ankara 1974. Bir Türk Kurumu Olan Ahilik.86/b-91/b. kimlerin etkili oldukları. The Rise of the Ottoman Empire. Taeschner. Çağatay.

Kütahy ilçelerini kapsıyordu. 1313'de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey'in Müslüman olmasıyla Mekece.5 yıl sonra 1326 yılında Bursa'daki GümüĢ Künbed'e defn olunmuĢtur. Bilecik. 1 "Osman I". EskiĢehir merkez. Osmanlı tarihçileri tarafından meydana geldiği dahi ittifakla kabul.. Künhü'l-Ahbâr. Bugünkü mülkî taksimata göre. Hasan Alp'a Yarhisâr'ı. Melik Bey. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey. Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kasım Karahisârî'dir. oğlu Orhan Bey'e ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü yılında Ġlhanlı Hükümdaı Osmanlı Devleti tamamen Bey'in Müslüman olması/ yılından itibaren çevrede / Bey'e devretti. Zira idam hadisesi meydana geldiğinde. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeĢi Gündüz Bey'e EskiĢehir'i. vasiyeti üzerine.000 km2'ye çıkaran Osman Bey'in Orhan ve Alâ'addin dıĢındaki çocukları Ģunlardır: Fatma Hâtûn. Amca Dün. . ġeyh Edebalı'ya Bilecik'i ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü verdi ve Edebalı'nın torunu Alâ'addin'i yanında götürdü. Tev Âlî. oğlu Orhan Bey'e Sultânönü'nü. Savcı Bey. ġeyh Muhlis Baba. ġeyh ÂĢık PaĢa. vasiyeti 2. YeniĢehir ve Ġnegöl ilçelerini kapsıyordu. Amca Dündar Bey'in Söğüd'e gelmeden vefat ettiğini belirtmektedirler. Ġbn-i Kemal gibi olayı nakleden tarihçiler. 1301 yılında Bursa'ya yakın bir yerde YeniĢehir'i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. böyle bir olayın vukuu dahi Ģüphelidir. 1308 yılında Ġlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. Amca Dündar Bey. Hamîd Bey. Pazarlı Bey ve Çoban Bey. Pazarlı Be] zamanında Osmanoğullarınıı Akyazı ve Hendek. Akhisar ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti. Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve Ģeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ ġeyh Edebalı. 1324 yılı ġubat ayında Bursa'nın fethini görmeden 67 yaĢında vefat eden Osman Bey. Ayrıca Dimitri Kanteır vefat ettiğini belirtme Kemal gibi olayı nakle râviler eder ki.' Tarihi. ġeyh Ulvân Çelebi. Osman Bey ( tesirler gösterî dan ve nihayet Ġbft-ll ' Ġbn-l Kemal. Ayrıca Dimitri Kantemir gibi bazı tarihçiler. 100 yaĢına yaklaĢmak üzereydi diyen tarihçiler vardır. 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey'e devretti. Osman Bey zamanında^ yarar vardır: Âlimlerden en I bin Ebî Kasım Karahisâ'-'-PaĢa. c. Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi. geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd'den alınarak 2. Sakarya'ya bağlı Geyve.5 yıl sonra 1326 yılında £ Babasından 4800 km Bey'in Orhan ve Alâ'addin c Bey.. 1324 yılı eden Osman Bey. ġeyh Ulvân Çelet 8. sh. ı bul edilmeyen bir göri geldiğinde. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir. Hamîd Bey. Mehmed Zeki. bu olaya olmuĢ gibi bakmamıĢlar ve sadece 'bazı râviler eder ki. E "4 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 37 ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuĢtu.. Akyazı ve Hendek. edilmeyen bir görüĢ olduğunu ifade etmek istiyoruz. ġeyh Hasan Çelebi ve Baba Ġlyas mutlaka zikredilmelidir7. Maneviyât reislerinden ise. ĠA. t.' # ġayet çok zayıf i halinde. 1. d 24. Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya. 8. Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16. Özellikle bu olayı a-çıklar mısınız? Evvela bu olayın.' diyerek bir dedikoduya dikkat çekmiĢlerdir. Osmanlı Devleti1 Dündar'ı öldürme çıklar mısınız? Evvela bu olayın.hir'i. Demek ki..

bazı kaynaklara göre. ġeyh Edebalı'nın Osman Gâzî ile evlendirdiği kızının a öğrendiğimize göre. geçmiĢ Ġmparatorlar adına bir nevi hayıflanmaktadır.ġayet çok zayıf bir ihtimal ile de olsa. ġimdi değil. 196-201. ġam'dan döndükten sonra kendisini tasavvufa veren ġeyh Edebalı. herkesin dilden dile naklettiği ve bazı tarihçilerin de Ertuğrul Gâzî'ye isnad ettiği meĢhur rüyasını görmüĢtür. Osmanlı Devleti'nin Fakih. Hanefi hukukçusu Necmeddin Ez-Zâhidî'den fıkıh ilmini öğrenen Edebalı. 11(88). I. aynı anda göbeğinde bir ağaç biter ve gölgesi bütün dünyaya yayılır. bâği add edilerek idam edilmiĢtir. 101-102. sonradan ġam'a giderek oradaki âlimlerden Ġslâmî ilimler dersini tamamladı. Tayyib. sh. Mecdî Mehmed Efendi. "Osman I". Vefa) reislerindendir. Orada o kadar akıllı ve cesur Roma Ġmparatorları gelip geçtiler ki. "Köse Mlhal ve Mihal Gâzî aynı adam mıdır". Ġstanbul 1989. Netice olarak. Karaman'da dünyaya gelmiĢtir. Bir seferinde Osman Bey. ġeyh'in taleb<. nr. Daha önce belirttiğimiz gibi. zira Türkler toparlandılar. Mübarek olsun. 70 vd. Bilecik'te bir zaviye kurdu ve halkı irĢada baĢladı. Öztuna. ağacın altından dağlar yükselir ve dağlardan da ırmaklar akmaya baĢlar. aralarındaki saltanat kavgasının menfî tesirler göstermesinden. Osmanlı Tarihi. Tevârih-i Âl-i Osman. Osman Beyi öldürmek üzere tertip ettikleri plandan ve hileden haberdar olduğu ve Osman Bey'in karĢı planla olayı bastırdıkdan sonra amcasını öldürdüğü nakl olunmaktadır. 41-67. onu yakaladığı ve ordusunu imha ederek onu mağlup ettiği zaman yapmaları zarureti vardı. Zachariadou. Tevârîh-i Âl-i Osman. kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu is ġeyh Edebalı. Fâtih devri soruları içinde bulunan KardeĢ Katli ile alakalı soruların cevabında yapacağız. Âlî.. Yani Yunanlı tarihçi. 1289 veya 1302 yılında meydana geldiği bazı tarihçiler tarafından zayıf bir rivayet olarak nakledilen bu olayda. Osmanlı Beyliği. Gökbilgin. Dündar Bey'in Osman Bey aleyhinde faaliyetlerde bulunmasından ve nihayet Ġbni Kemal'in zayıf bir rivayeti naklederken verdiği bilgilere göre. Ġstanbul 1997. Künhü'l-Ahbâr. M. Asıl adının Ġmâdüddin Mustafa bin Ġbrahim bin Ġnac el-KırĢehrî olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. Defter. sh. B« (ıĢtır. 1. 9. 1300-1389. Devletler ve Hanedanlar I-V. bu olayın meydana geldiğini kabul etmemiz halinde. ġayet gelmiĢ olsa dahi. sh. 20-24. ĠA. II. son i Edebalı'ya Kozağa burayı vakfetmiĢtir^ Gâzî'nin hanımı ile I büyüklerinden MollJ yakınları defn olunmff . Bile7 Ġbn-i Kemal. Hadâik'uĢ-ġakâık. Osmanlı Hânedânındaki erkek evlâtların ne kadar merhametsiz bir Ģekilde. Burada had suçu söz konusudur. Mehmed Zeki. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir? Kaynaklarda Ede ġeyh diye de geçen bu maneviyât eri. 38 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cik tekfurunun yakalanmasına fiilen engel olduğundan dolayı. ġeyhin koynundan çıkan bir ay Osman Gâzî'nin koynuna girer. Lütfi PaĢa. Ankara 1996. Bizans ve benzeri düĢmanlar tarafından Osmanlı Devleti'ne karĢı kullanıldıklarını açıkça göstermektedir: "Akıllı Romalıların. 17 vd. diğimize göre.. Zira devlete isyan mevzubahistir. ġeyh Edebalı'nın zaviyesinde misafir kaldığında. zaten had cezası olarak idam cezasının verildiğini söylemek mümkündür8. Vefâilik is ile hiç bir ilgisi yoktur. Kızım da senin helâlin olacak". Dündar Bey'in Bilecik ve Yarhisar Tekfurlarının. ġey Sultân Orhan'ın annesi. 327-335. Konunun asıl ayrıntılı izahını ise. ne diyeyim?". sh. Bu rüyaya göre. amcası Dündar Bey. UzunçarĢılı. c. Elizabeth A. neden Roma Ġmparatorlarının Düzmece Mustafa olayı gibi diğer Osmanlı çocuklarını da Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanamadılar diyerek. eğer anlatılan olaylar doğru ise. TTEM.J:-de bu zatın taleb-Edebalı'nın BektaĢilif ġeyh Edebalı. sh. Düzmece Mustafa olayı sebebiyle bir Yunan tarihçisinin kaleme aldığı Ģu satırlar. tarihçilerin nakline göre bu zayıf rivayet Ģöyledir: Osman Bey devrinde. Dündar Bey olayının meydana gelmediği kanaatindeyiz. ĠĢte bu sırada âlimleri ve maneviyât erlerini çok seven Osman Bey ile tanıĢtı ve o-na dinî ve idarî konularda danıĢmanlık yaptı. c. Ahmed Uğur neĢri. giriĢtikleri bu iĢleri daha evvel Timur'un Bâyezid'le harb ettiği. Bu rüyasını ġeyh Edebalı'ya anlatan Osman Gâzî'ye ġeyh'in cevabı aynen Ģöyledir: "Hak Te'âlâ sana ve nesline padiĢahlık verecek. 102-116. sh.

33 vd.: ğimiz gibi. II. ġeyh Mahmûd. Ġstanbul 1864. Mehmed. ¦ ¦¦ ¦ . Tevârih-i Âl-i Osman. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Orhan Bey. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. kısa zamanda Ģöhretini dünyaya duyurmasını. ġeyh'in talebesidir ve Osmanlı Devleti'nin ikinci kadısıdır. I. 282/b283/a. 428. T Defter. sh 107-108. . Turgut Alp. Hüseyin Hüsâmeddin. zamanının büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisarî. Seyfüddin ve ġücâ'uddin gibi unvanları ilk olarak hakkıyla elde eden ve kullanan zattır. c. Köse Mihal. 6. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. gibi kahramanlar»! 8 NeĢri. Çandarlı Kara Halil'in de bu zatın talebeleri arasında bulunduğu söylenmektedir... (neĢr. Osmanlı padiĢahlarından Sultân. 393-394. 130-131. ġeyh Edebalı 1326 veya 1327 yılında Bilecik'te vefat etmiĢtir. Defter-i Evkaf-ı Hüdâvendlgâr. Lütfi PaĢa. sh.. 20-21. I. ! Tevârih-i Âl-l Osm». Tevârih-i Âl-i Osman. : * BA. sh. ÂĢıkpaĢa-zâde. BektaĢi veya Haydarî tarikatı ile hiç bir ilgisi yoktur. c. Bilecik'te ġeyh Edebalı Zaviyesinde türbesi olup burada Osman Gâzî'nin hanımı ile birlikte Edebalı'nın hanımı. yine ilmiyeden gelen Molla Tâceddin Kürdî ve Vezir Hayreddin PaĢa. vezir Lala ġahin PaĢa ve de önce Bilecik sonra da Bursa Kadılığına getirilen Çandarlı Kara Halil gibi devlet adamları ile meĢveret etmesine ve onların tecrübelerinden yararlanmasına borçludur. 43-46. Ġbn-i Kemal. annesi I Abdülaziz Bey'in ġücâ'uddin gibi E 36 veya 43 yafl olan Orhan Bey. annesi Mal Hâtûn Osman Bey'in ilk hanımı ve Selçuklu Vezirlerinden Ömer Abdülaziz Bey'in kızıdır. senelerdir çevreden kuĢattığı Bursa'yı 6 Nisan 1326 9 BA. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. Mühimme Defteri.. ġeyh Edebalı. ġeyh Muhlis Baba ve ġeyh Edebalı'nın bazı yakınları defn olunmuĢlardır9. ġeyh Edebalı. Defter. 18. 99. sh.. Tarih. kardeĢi ve veziri Alâ'addin PaĢa. Orhan Bey zamanında kurulmuĢtur. Askerî bir deha olan Orhan Bey.10. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 39 ile evlendirdiği kızının adı. ġeyh Edebalı'nın BektaĢilik veya Alevîlikle ilgisi yoktur. XXXI.. 4-5. MüMmmtt ÂĢıkpaĢa-zMe. UzunçarĢılı. Osmanlı Devleti'nin ilk kadı ve müftüsüdür demek daha doğrudur. ġerafettin Turan). son zamanlarında kızı ve torunu Alâ'addin Bey ile Bilecik'te oturan ġeyh Edebalı'ya Kozağaç Köyünün vergi gelirleri tahsis edilmiĢ ve kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn da burayı vakfetmiĢtir. 68-75. 4 sh 107-108. sh. nr. Orhan i Orhan Bey. sh.* 40 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 42. . ġeyh Edebalı'nın kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu ise ġehzade Alâ'addin'dir. Akman.. Sultân Orh zamanında hem de ¦ misiniz? Orhan Bey. Orhan Bey. Kâmil. TK. Defter. ġeyh Edebalı'nın kızının adı Rabî'a Bâlâ Hâtun'dur. Osmanlı Devleti. TDVĠA. Ġbn-i Kemal. 585. Vefâiyye tarikatına mensuptur ve aynı zamanda Anadolu Ahilerinin reislerindendir. Hayrullah E-fendi. Ancak Sultân Orhan'a ait bir vakfiyeden öğrendiğimize göre. 95. nr. Amasya Tarihi. 1324 yılında 36 veya 43 yaĢında babasının yerine Osmanlı Beyliğinin uc beyi oldu. EĢ-ġekâık. ġahin.. sh. sh. Hân. Kitâb-ı Cihânnümâ. BektaĢi menkıbelerine dayanarak böyle bir irtibat kurmak yanlıĢtır. sh. Dolayısıyla Sultân Orhan'ın annesi. TaĢköprüzâde. ilmiyeden gelen vezir Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa. c. sh... Dursun Fakih.. vrk. (neĢr.. Gâzî Mihal Bey ve Ahi Hasan gibi kahramanların gayretiyle. Ġstanbul 1998. Zira Dursun Fakih. I. Osmanlı Tarihi.. 1281 (veya 1288) de Söğüt'te dünyaya geldi. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları. Tevârih-i Âl-i Osman. ġâzelî Tarikatının bir koludur. . 20. 1 Hacı Kemâlüddlnı gelen Molla Tâceddfnf Bilecik sonra da I meĢveret etme Devleti. Netice olarak. sh. 217. 92-95. II. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Efendi. Belgelerden öğrendiğimize göre. I. Mal Hâtun'dur. bir Selçuklu veziri olan Ömer Bey'in kızıdır. c. X. "Edebalı". Vefâilik ise... II-ORHAN BEY ZAMANI 10.

re. ancak püskürtüldü. Sultân Orhan zama nik'deki ilk yüksek tahs halefi olan ve yaya ile Hoca. sh. 1353 tarihinde. Kayınpederi olan Bizans Ġmparatoru'nun kendisine saldıran Slavlar ve Bulgarlara karĢı Orhan Bey'den yardım istemesi üzerine Osmanlı ordusu. bu sefer Anadolu fetihlerine yöneldi ve 1345'e doğru ilk olarak bir Anadolu Beyliğini yani Balıkesir merkezli Karesi Beyliğini Osmanlı Devleti'ne ilhak etti ve Anadolu'da 1354 yılında Ankara'ya kadar ilerledi ve orayı fethetti. Osmanlı sınırlarının Karadeniz ve Ġstanbul Boğazına doğru ilerlediğini gören Bizanslılar. Ġlk darbhane de Bursa'da kurulmuĢtur. Lüleburgaz ve Çorlu'yu da fethettikten sonra. imza attığı ilk Sultân Orhan'ın Devleti'nin bir > dan dolayıdır. ġehzade Halil'in annesidir. m bul edilmektedir. bu yardıma minnettar olan Ġmparator. Bizans açısından kudsî bir değere haizdi ve bunun farkında olan Orhan Bey. 1357 yılında atının ayağının sürçmesi sonucunda düĢerek vefat etti. buradaki Ayasofya isimli Kiliseyi camiye çevirdi ve burada Osmanlı Devleti'nin ilk Üniversitesini kurarak baĢına da büyük âlim Kayserili Molla Davud'u tayin etti. kaynaklardan öğrendiğimize göre hayatı boyunca 4 hanımla evlendi. 1347'de Süleyman PaĢa. böylece 1335'e doğru bütün Ġslâm âleminde ve Avrupa'da Sultân unvanıyla anılmaya baĢlandı. Üsküdar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. evvela 3 ġubat 1347 yılında Ġstanbul'a girdi. Sultân Orhan. Daha önceki geçiĢlerden farklı olarak. I. 40-65. lerinden olan akçe)* Kara Halil'in tavsly halifenin adı. \ 3) Sultân Ort dına yaya adını \ da müsellem ad tayinine giriĢti' Kara Halil'i tay 4) Osmanlı t se de. 4) Eftandise Hâtûn: Mahmûd Alp'in kızıdır. Müslüman olmuĢtur. KÖtH(] mal. AndronikosA BĠLĠNMEYEN OSMANLI 41 Sultân Orhan zamanındaki büyük ilim adamları ve maneviyât reisleri arasında. 1362 yılında Nisan ayının sonlarına doğru vefat etti. Süleyman PaĢa. Bu arada Bizans Ġmparatorunun kızı Prenses Theodora ile evlendi. 3 Tarih ve tik S III. Çandarlı J eden Türkmenler* ğından. Ġmroz'a çıkartma yapmak istedi. Orhan Bey. Murad ve ġehzade Kasım'ın annesidir. Ġz-nik'deki ilk yüksek tahsil müessesesinin müderrisi Davud-ı Kayserî. bu acıya dayanamayan 81 yaĢındaki Sultân Orhan. Bunların aynı zamanda hanımları olduğu düĢünülmemelidir. artık Osmanlı Beyliği. kaçmaya mahkum eden Orhan Bey. Müslüman olup Nilüfer adını almıĢtır. 1329 veya nihâî olarak 1331'de Ġznik'i fethetmiĢlerdir. C Tarihi. Darıca ile Eskihisar arasında bir yer olan Pelekanon'da Osmanlı ordularıyla karĢılaĢmıĢlar ve Osmanlılar Ġmparatoru yaraladıkları gibi. Sult 1) Orhan Bey. ra'iyyetlljl J tayinatlan ve t '" NeĢri. Kara Mürsel. Bu hadiseden sonra. Bizans ile sulh yapan Sultân Orhan. Osmanlı I Bey tesis etmlj ve itaatsizlik < teĢkili. / UzunçarĢılı. Güneyde Çandarlı Körfezine dayanan Osmanlılar.! 2) Osmanlı I Bey'in zamanında 1 Alâ'addin PaĢa leyman PaĢa da Alp. Bu hanımları ve bunlardan doğan çocukları sırasıyla Ģunlardır: 1) Nilüfer Hâtûn (Holofira): Yarhisar Tekfu'runun kızıdır. Marmara Denizinin güneyindeki son toprakları da Bizans'ın elinden aldı. Osmanlı Devleti'n Kayseri ve maneviyât re Ahi Evran ve Musa Abdal 11. Türk tarihinin önemli olaylarından olan Rumeli'ye geçiĢin kahramanı Süleyman PaĢa. Selanik'e kadar geldi ve Ģehri Slavlardan kurtararak geri döndü. 1349 yılında yardım için Rumeli'ye geçti. Candaroğullarma bağlı Uluğ Beyoğulları Beyliği de Osmanlı Devleti'ne katıldı. Sonra döndü. Artık Osmanlının merkezi YeniĢehir değil Bursa'dır. Rumeli fetihlerini onun yerine ġehzade Murâd devam ettirdiyse de. Çanakkale Boğazının Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa'ya geçerken kolaylık olsun diye Süleyman PaĢa'ya hediye etti. Ġznik'i kurtarmak için hücuma geçen Bizans Ġmparatorunu. ġehzade Ġbrahim ve Fatma Sultân'ın annesidir. 2) Asporça Hâtûn: Bizans Ġmparatoru'nun kızıdır. Tevârlh-IÂI-lfl sh. Ġznik. sonradan onun halefi olan ve yaya ile . sonra da sulh yolunu tercih etti. PaĢa'nın yardım ordusunun öncüsü Gâzî Umur Bey'dir. Gelibolu yarım adasında. Rumeli'nde hukuken ve fiilen var olmuĢlardı.tarihinde fethetmiĢ ve Bey Sancağı adıyla oğlu Murad'a vermiĢtir. 3) Theodora Hâtûn: Müslüman olmadığı ve evliliğin kısa sürdüğü anlaĢılıyor. tarafından bastırıldı} sikkenin bulunması. 1327 senesinde Bursa Kadısı Cendereli (Çandarlı) Kara Halil ve vezir Alâ'addin'in tavsiyeleri ile saltanatın en önemli alâmeti olan ilk Osmanlı akçesini (son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikke de bulunduğundan bu görüĢ nakz olunmuĢtur) yani sikkesini bastırmıĢtır.

c. sh. 42 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI landırılmasına ve hatta bazı tarihçilere göre. Konur Alp. Kara Mürsel. I. Zira kaynaklara göre. Zira Orhan Bey zamanından itibaren ilk defa. 207-211. I. sh. Karaca Ahmed. yaya ve müsellemlerin suiistimale baĢlamaları ve itaatsizlik göstermeleri üzerine. Murad devrinde esas teĢkilât10 NeĢri. Tevârih-i Âl-i Osman. ra'iyyetliği kabul eden Hıristiyanların dinç ve gençlerinden birkaç yılda bir bin nefer kadar alınıp tayinatian ve ulufeleri verilmesi kararlaĢtırıldı". Türkçe'nin ilk resmî dil olarak kabulü de Orhan Bey zamanında olmuĢtur. sh. "Orhan Bey ile Bizans Ġmparatoru III. Sultân Orhan'ın imza attığı ilkleri Ģöylece özetlememiz mümkündür: 1) Orhan Bey. sh. Osmanlı Tarihi. 147-191. 1326 yılında yeniçeri teĢkilâtını tesis eden Osmanlı Devleti olmuĢtur. Bursa ve Ġznik'i fethettikten sonra bağımsızlığın en önemli alâmetlerinden olan akçeyi yani gümüĢ sikkeyi. 103-105.müsellemin teĢkilinde fikir veren Alâ'addin Esved veya Kara Hoca. . Kitâb-ı Cihânnümâ. Ġbn-i Kemal. Kantemir. ġerafettin Turan). Belleten. Ayrıca Sultân Orhan'ın oğulları Alâ'addin PaĢa ile Süleyman PaĢa da vezirler arasında yer almaktadır. c. Defter. Bu sikkenin bir tarafında kelime-i Ģahadet ve dört halifenin adı. c. Belleten. 73-86. Dünya askerî tarihinde bunu. bu ilki ortadan kaldırmaktadır. Hacı Ġl Bey. M. sh. I. Dolayısıyla bu görüĢ doğru kabul edildiği takdirde. Tevârih-i Âl-i Osman. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere.. Defter. Osmanlı Devleti'nin bir devlet olarak bütün müesseseleriyle onun zamanında ortaya çıkmasından dolayıdır. bin kadar da süvari yani atlı asker tertip ederek adlarına da müsellem adını verdi. Son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikkenin bulunması. bir Manastır da medreseye çevrilerek müderrisliğine de Fakîh Davud-ı Kayseri tayin olunmuĢtur. c. II. . V. Ankara 1991. I. 3) Sultân Orhan ilk defa bin kadar Türk gencinden daimî bir ordu teĢkil ederek a-dına yaya adını verdiği gibi. Hasan-ı Kayserî ve maneviyât reislerinden ise. XIII. 120 sene sonra 1447 tarihinde VII. yeniçeri adıyla adlandırılması yoluna gidildi. diğer tarafında ise 727 hicrî tarihi ve Kayı Boyu iĢareti ile Bursa'da kimin tarafından bastırıldığına dair bilgi bulunmaktadır. Ayasofya Kilisesi Camiye çevrilmiĢ. Mırmıroğlu. 5) Osmanlı eğitim tarihinde ilk yüksek eğitim müessesesi de. c. Sultân Orhan. . sh. 4) Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. Aksun. Ahi Evran ve Musa Abdal baĢta gelen simalardandır10. VL. ĠA. 117-162. sh. Tayyib. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir? Sultân Orhan'ın Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu kabul edilmesi. 40-65. Hammer gibi bazı batılı tarihçiler itiraz etse de. Daha sonra da I. 1327 yılında Bursa'da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in tavsiyeleriyle bastırdı. Bu arada Alâ'addin Esved adlı âlime danıĢarak bir ordu kadısı tayinine giriĢti ve Osmanlı Devleti'nin ilk kazaskeri olarak da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'i tayin etti. ġarl'ın Frank-ArĢır adıyla adlandırdığı muvazzaf asker takip etmektedir. elimizde Sultân Orhan devrine ait Türkçe i'lâm. "Orhan". Böylece askerî tarih açısından dünyada ilk muvazzaf orduyu kuran. Ġbn-i Kemal. Öztuna. 36-50. Evrenos Gâzî ve Akça Koca bulunmaktadır. Neticede. Tevârîh-i Âl-i Osman. 195196. sh. 6) Bazı kaynaklara göre. Künh'ül-Ahbâr. Ġlk vezîr olarak Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa tayin edilmiĢtir. 309-321. Osmanlı Devleti'nin ilk Bursa Kadısı ve Kazaskeri Çandarlı Kara Halil. Andronikos Arasındaki Pelekano Muharebesi". Ahmed Uğur neĢri. sayı 50(1949). Âlî. tapu kayıtları ve benzeri Türkçe yazılı belgeler az da olsa mevcuttur) Karamanoğlu . Seyyid Ahmed-i Kebîr-i Rufâ'î. 67-108. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. Ġki büyük Hıristiyan Konsül'ünün toplandığı Ġznik fethedilince. 2) Osmanlı Devleti'nin en yüksek idarî. c. vakfiye. Devletler ve Hanedanlar. Çandarlı Kara Halil tarafından tavsiye edildi. Ġsmail Hakkı. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". (neĢr.çünki Rumeiierinde akmcıiık eden Türkmenler ve daha önce ihdas olunan yaya ve müsellemlerle Âl-i Osman'ın ayakta durması zorlaĢtığından.. ". II. . 27-31. sayı 34(1945). sh. sh. bir devletin yürütmeye ve yargıya ait yazılı belgeleri Türkçe yazılmaya baĢlanmıĢtır. Gökbilgin. adlî ve siyasî makamı olan Divan da Orhan Bey'in zamanında temellendirilmeye baĢlanmıĢtır. Orhan Bey zamanında Ġznik'te açılmıĢtır.. Önemli beyler arasında ise. sh. Hıristiyan esirlerden devĢirilmiĢ muvazzaf bir ordu teĢkili. (ki tarihî belgeler bunu doğrulamaktadır. c. UzunçarĢılı. 11. Lütfi PaĢa. hüccet. IX. Osmanlı Devleti'ndeki ilk muvazzaf asker olan yeniçeri teĢkilâtını da Orhan Bey tesis etmiĢtir. 198208.

Ġsmail Hakkı. Tevârîh-i Âl-i Osman. Bunu Sırbistan'ın bir kısmı ile Bulgaristan'ın Osmanlı'ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaĢma imzalandı. Karaman oğulları rahatsız olmaya baĢladı ve 1386'da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı baĢladı...„.. . t tında büyükf hur SaruaJ zikn Asrındakfî kadılarınd sı unvanı ZE Marya' kızı. 277-288. . . UzunçarĢılı. Murâd'ı.. V. . I. I. 207-211. 36-50. 7-8. 1362 Temmuz'unda Edirne'yi zabtetti ve kendisine yeni baĢĢehir yaptı. UzunçarĢılı. Belleten. UzunçarĢılı. Murâd. Sultân I.. sh.. c. Hüdâvendigâr..000 kiĢilik haçlı ordusu 10. 7"IMIft [»i. sh.1 kadar sürecek < MiloĢ Oblllç adlı) larak Ģehid edildi j haz/resine gömü Osmanlı'nın eline i bede bizzat bulu 500. 11 Âlî.. hükümdar demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti'nin baĢĢehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa'ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi. sh. Tarih-i Askerî-i Osmanî. sayı 17-18 (1941). "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaĢlarında iken Osmanlı PadiĢahı olarak tahta geçti. Ancak 60. Osmanlı Tarihi.SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ 12. t llfcıınçuıO |l73-188.. -...". 724 Rebîülevvel-1324 Mart. 4-1 Yıldırım f Bey. 1383'de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı'yı metbû' tanıyınca..000 km!'lfk t Batılı tarih ğer din mensuı hasebiyle dost < zirvedeydi. 40-44. 27-31. Aksun. 1375'de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiĢ oldu. Lütfi PaĢa. Ġsmail Hakkı. Osmanlı Tarihi.. Ahmed Cevâd.. V. c. hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız? Osmanlı tarihinde I..Mehmed Bey'in ilk resmî olarak Türkçe'yi kullandığına dair izah tarzı.. c.. Kitab-ı Evvel. III. .. "Gâzî Orhan Bey vakfiyesi... Urbanus'un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı. sh. Ġstanbul 1297.. Murâd Hüdâvendigâr ve Gazi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd. Her ı asıl yeniçeri ve i ilk kuĢatan Osı Murâd Hû ehliyetli devleti tân Murâd zarr zikretmek gen Maliye te.! oğullarını dağıtıp) Osmanlı'nın bozguna uğrattı Bulgari Ġle Ulahı Kosova'da 20 H« ordusu. c. 1. sh. 124-128.. sh... Künh'ül-Ahbâr.tl iffetti BĠLĠNMEYEN OSMANLI .„... Her ne kadar..000 kiĢilik Hacı Ġlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363). Seferlerine Ankara'nın yeniden fethiyle baĢlayan Sultân Murâd. Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında bu ilerleyiĢi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V. çocuklarını. Acemioğlanlan 1 Vezir o!du ve i arasında ise. Osmanlı açısından farklı bir yöne çekilmektedir". sh. Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe'nin fethi takip etti (1363)..

Kantemlr. Bu vazifeye g elir gelmez. Osmanlı ordusu. I.Nefise Melek Sultân Hâtûn'2. Alî. 4. Bulgaristan tamamen Osmanlı'nın eline geçerken Sırbistan'ın da önemli bir kısmı feth edilmiĢti. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları.1389) ve Bursa'ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü. 13. Her ne kadar yeniçeri teĢkilâtı babası zamanında kurulmaya baĢlansa da. c. sh. Bulgar Kralının kızı. sh. "Osmanlı tarihinin Ġlk Devirlerine Ait Bazı YanlıĢlıkların Tashihi".YahĢi Bey. PaĢa Yiğit. Karamanlı Kara Rüstem'in de yardımıyla Maliye teĢkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında baĢlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları TeĢkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu. I. 8. 162-186. Ahmed Uğur neĢri.Bulgar Beyinin kızı. Ancak bu güzellikler arasında. 44 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY?:.Gülçiçek Hâtûn. Alî. 6-7. 5. Devlet teĢkilâtçılığında da zirvedeydi. Ġstanbul'u ilk kuĢatan Osmanlı PadiĢahı da kendisiydi. sayı 81-84 (1957).Özer Hâtûn. c. Bunların baĢında. c. I. sh. UzunçarĢılı. Sırpı ile Bulgari ile Ulahı ile. Bu sebeple özellikle devĢirme usulünün hukukî ve tarihî gerekçelerini bilmek icab eder. Öztuna. 2-Marya Thamara Hâtûn. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır? Bugün Avrupalılar kadar memleketimizde de en çok merak edilen ve meselenin e-sası bilinmeden değiĢik yorumlar yapılan ve çarpıtılan konulardan biri de kapu kulları ve bunun kaynağını teĢkil eden devĢirme usulüdür. Baskı. 12 Lütfi PaĢa. Çağatay. Ġne Beğ. Önemle ifade edelim ki. ZEVCELERĠ: 1. Batılı tarihçilerin de itirafıyla. Uluçay. 108-131. c. I. XXI. 1387). 173-188. Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî'nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı unvanıyla meĢhur Mevlânâ Burhânüddin'i zikretmek gerekmektedir.PaĢa Melek Hâtûn. 2-Ya'kub Çelebi. 3. bu meselenin izahını zaruri hale getirmektedirler.6. V. Aksun. 51-70. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düĢman herkes tarafından sevilir hale geldi. c. 31 vd. MiloĢ Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak Ģehid edildi (20. 9.43 Her ne kadar. Künh'ül-Ahbâr. Yıldırım Bâyezid'in ve YahĢi Bey'in Annesi. 5. sh. hep birlikte Osmanlı Devleti'nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova'da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karĢı karĢıya geldiler. fethettiği topraklarda Ortodokslara. Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini baĢlatmıĢ oldu. sh. Sultân Murad'ın oğlu ġehzade Bâyezid kahramanca savaĢarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım unvanını aldıysa da. Kızıl Murad bey'in kızı. 3.Halil Bey. Osmanlı Tarih!. 7.Candar Oğullarından bir beyin kızı. 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd. 6. Belleten. 284-305. 65-77. Müstecap SubaĢı ve Hacı Ġlbeğ'i zikretmek gerekmektedir. bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı'nın üzerine yürüdü ve hatta TimurtaĢ PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (PloĢnik Olayı. Asrındaki âlimlerden ise Aksaray'lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed. acemi oğlanı veya devĢirme oğlanı ifadeleriyle anlatılan ve halk ile Batılılar arasında Hıristiyan ailelerin çocuklarının zorla alınarak önce köle yapılması. I. UzunçarĢılı. bütün devlet memurlarının PadiĢahın köleleri olduklarını ileri sürenler ise. kahramanlıkları ile meĢhur Saruca PaĢa.000 km2'lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu.. 3.Sultân Hâtûn. Bundan cesaret alan haçlı orduları. Diğer devlet adamları arasında ise. yeniçeri ve acemi oğlan teĢkilâtında büyük payı bulunan TimurtaĢ PaĢa ve Lala ġahin PaĢa'yı. sh. asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teĢkilâtlarını kuran ve geliĢtiren kendisi oldu. sonra da Osmanlı ordusunda görev verilmesi ve çocukların eliyle ana ve . 107-108. Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaĢlarından daha iyi davrandı. Evrenos Beğ. Halil Hayreddin PaĢa'nın oğlu Ali PaĢa'yı. bir görüĢe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi'yi zikretmek gerekiyor. 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin PaĢa diye anılmaya baĢlandı.Ġbrahim Bey.Savcı Bey. 4. 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500. sh. Ankara 1992. c. Osmanlı Devletinde pençik oğlanı. Büyük Türkiye Tarihi. ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid. Murâd Hüdâvendigâr'ı muvaffak eden sebeplerin baĢında onunla birlikte çalıĢan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor. Devletler ve Hanedanlar. Osmanlı Tarihi. Kapı kulları tabirini bahane ederek.87-93. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuĢ. Tevârîh-i Âl-i Osman. II.

bolu'da ve: lüman ve T. askerliğe elveriĢli olmayanlardan da pençik resmi almıĢ. Müslüman ve gayr-i müslim herkes için bir Ģereftir. Pençik oğlanları ne demektir ve nasıl devĢirilir? Bunu biraz izah etmeliyiz. sosyal ve idarî imtiyazlardan dolayı. pençikçi denilen bir memur tarafından toplanıyordu. Osmanlı Devleti. Murad'dan Fâtih Sultân Mehmed zamanına kadar Yeniçeri TeĢkilâtının ihtiyâcı olan gençleri temine yarayan pençik oğlanlarıdır. da Acemi 0' sıyla yan Ġv nü ît?-"'' onlara bir n.babalarının öldürülmesi Ģeklinde takdim edilen askerî müessese. Yeniçeri TeĢkilâtıdır. Devlet. devletin yükselme devirlerinde. mala1 alaka:. Kur'ân'ın emriyle devlete aittir. 14. Ġslâm'a göre savaĢ esirleri ganimetlerden sayılmaktadır. ĠĢte genel olarak Osmanlı hukukunda devletin bu beĢte birlik Kur'ân'la sabit olan hakkına Farsça olarak penç-yek (1/5) ve halk dilindeki ifadesiyle pençik adı verilmiĢtir. Devlet. zulümle veya haksızlıkla alakası yoktur. hem de kendi rızalarıyla Müslüman olmalarını sağlamıĢtır. Bu tür anlayıĢın nasıl hatalı olduğu.•. 15. Ġslâm Hukukuna göre. Osmanlı Devleti'nin merkezî ordusundaki vurucu güçtür. Kapı Kulu Ocakları ve bunların baĢında gelen Yeniçeri TeĢkilâtı.. çok büyük zulümler . Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocaklarına asker temin eden iki önemli kaynak vardır: A) Pençik Oğlanları ve Acemi Ocakları. B) DevĢirme Usûlü ve Acemi Oğlanları. alınanlara: Toyca memur tarr yordu. Devi1 D muvak' arttıır. Ki serimizde ııçıt. bu beĢte birlik hakkında. Bu Ģekilde devĢirilen pençik oğlanlarının. Burada askerî eğitim gören ve dolayısıyla yarı hürriyetine de kavuĢan bu gençler.. Pençik oğlanları adıyla toplanan bu savaĢ esiri gençler. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır? I. ancak kendilerine köle muamelesi yapılmıyordu. Herkesin bildiği gibi. bu usule yanlıĢ telâffuzla pençik adı verilmiĢtir. Murad Hüdâvendigâr. ĠĢte I. savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda Müslüman devlet idaresi. Bunun Kanunnâmesini neĢretmiĢ bulunuyoruz. Acemi ocağının temelini bu pençik oğlanları teĢkil ediyordu. 4) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. bir nevi devletin köleleri statüsüne sahip oluyor. Toyca denilen akıncı subaylarının ve akıncıların aldığı esirler. en azından Ģu seçimlik haklara sahiptir: 1) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak gayesiyle gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. Bu sebeple de Kapıkulu Ocakları denilen askerî teĢkilâtın çekirdek kısmıdır. ġimdi bunları aĢağıdaki soruların cevaplarından daha iyi öğrenelim. biraz sonraki izahlardan daha iyi anlaĢılacaktır. kamu yararına uygun olarak istediği gibi tasarrufda bulunur. asırlarca Osmanlı Devletinin vurucu gücünü teĢkil eden Yeniçeri Ocağının çekirdeğini oluĢturmuĢlardır. Bilindiği gibi. bedel (fidye) karĢılığı onları salıverebilir. esirleri köle yapmak veya Avrupalılar gibi satmak yerine. Zira devletin askerî ve mülkî erkânının çoğu da bu ocaktan yetiĢmedir. asker olarak alınanlara pençik oğlanı denmiĢtir. gerileme <fc okuy bir on. süper ç almak ¦:.. .. 2) Müslümanlara hizmet etmeleri için onları köle olarak kullandırabilir. Ganimetin beĢte biri ise. î)Ģı cizye PNLI uuBĠLĠNMEYEN OSMANLI Çandarlı Kara Halil Efendi'nin meĢruiyetini izah etmesi üzerine. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti. Yeniçerilerin sahip oldukları iktisadî. statüsüne . Ancak duraklama ve gerileme dönemlerinde. Pen. büyük hukukçu Karamanlı Rüstem'in teklifi ve Çandariı r erkeklerdi kanun hai ¦ mistir. Evvela Gelibolu'da ve sonra da Ġstanbul'da teĢkil olunan Acemi Ocaklarına verilmeden evvel Müslüman ve Türk ailelerin yanına veriliyordu. dünya . Müslüman olup Türk terbiyesi aldıktan sonra da Acemi Ocaklarında askerî eğitim görüyorlardı. 3) Onlarla zimmîlik anlaĢması yapabilir. Osmanlı Devletinin Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak. hem onlara bir nevi yarı hürriyetlerini kazandırmıĢ. De. harpte esir alınan erkeklerden beĢte birini devlet hesabına ve asker ihtiyacını karĢılamak üzere almayı kanun haline getirmiĢ ve bu tarihten sonra.

C) Biraz sonra zikr edeceğimiz gibi. E) Bütün bunların yanında insan unsurunun girdiği hiç bir iĢte suiistimal olmaması mümkün görülmediğinden. Akgündüz. Nasihat'üs-Selâtîn. 2) Ayrıca bugün Amerikan ordusunda asker olmak için can atan çok sayıda üçüncü dünya ülkesi vatandaĢı insanların mevcut olduğu inkâr edilemediği gibi. Avrupalıların anlattığı tarzda. yükselme dönemi içindir. Müslümanlardan sadece BoĢnaklar devĢirme kanununa tabi olmuĢlardır. Hatta Müslüman BoĢnaklar. Ahmed. o günün tek süper gücü olan Osmanlı Devletinin en önemli ordusu olan Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak için Müslüman ve Hıristiyan her çevreden talepler gelmeye baĢlamıĢtır. rızâsı dairesinde kalmak Ģartıyla önce Müslüman Türk a-ilelerin yanına verilerek MüslümanlaĢtırmak ve TürkleĢtirmektir. 34. sadece gayr-i müslim Bulgar.yapıldığını Osmanlı Siyâsetnâmeleri'nden okuyoruz. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı e-serimizde neĢrettiğimiz DevĢirme ve Pençik Kanunnâmelerini tetkik edebilirler13. Müslüman olduklarından dolayı kendi çocukları devĢirilmeye tâbi tutulmadığından. 92/a-93/a. Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri I-IX. Diyârbekir Beylerbeyi ve sonradan da Mısır Beylerbeyi olan Hüsrev PaĢa bu yükselenlere verilecek en bariz misâldir. Rus ve Rumlardan neden bizden de almıyorsunuz? Ģeklinde sitemli arzuları vardır. Bosnalı ve Ermenilerin Osmanlı Ordusunda görev alma arzuları gittikçe artıĢ göstermiĢtir. Israrlı arzuları üzerine.' yar:: tayıden: Ağatest dan • ve e. sh. Ancak bunun zorla ve cebirle yapıldığına dair bir Ģikâyet söz konusu değildir. DevĢirme Kanunnâmesi. Maalesef. mı-. Usûl hakkında bilgi vermeden evvel Ģu bir kaç hususun bilinmesinin zaruret olduğu kanaatindeyiz: A) Yeniçeri teĢkilâtına girmek veya Saraya girmek önemli bir Ģeref olmasından ve hatta bu yolla Yeniçeri olan yahut Saray'a girenler. kendi elleriyle ve hile yaparak ve hatta devĢirme memuruna rüĢvet vererek çocuğunu Acemi Oğlanı yapmaya çalıĢmıĢlardır. nr. 46 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLlNMflîII • vesinde. pençikçiler. Pençik Kanunnâmesi. Âli. c. 3) Bir diğer önemli sebeb de gayr-i müslimlerin askerlik edemeyiĢleri ve buna karĢı cizye vergisi ödemeleri söz konusu olduğundan. vrk. belli bir müddet sonra önemli mülkî ve askerî makamlara geldiklerinden dolayı. Belki 14-18 yaĢları arasındaki delikanlılar alınmaktadır. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. ısrarla bu kanun gereği çocuklarının toplanmasını kendileri arzu etmiĢlerdir. Bu söylediklerimiz. Osmanlı Ordusunun temelini teĢkil eden Yeniçeri TeĢkilâtına girmek veya Saray'da önemli vazifeler yapmak üzere devĢirmeye baĢlamıĢtır. küçük çocuklar ana ve babalarından zorla alınıyor değildir. 16. B) Bu devĢirmeden kasıt. 123-127. DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu? . Ġstanbul 1990-1996. D) En önemlisi de devĢirme yoluyla Acemi Ocağına çocuğunu veren gayr -i müslimler belli vergilerden mu'âf tutulduklarından. gayr-i müslimler ve özellikle Osmanlı hayranı Bulgar. Bosna yerlileri ve Ermenilerden. hattâ muvakkaten gerilemesi sebebiyle yeniden esir elde edilememesi Acemi oğlan ihtiyacını arttırmıĢtır. 128-134. Bunlara Poturoğulları denmektedir. sh. II. Arnavut. Bu usule devĢirme adının verildiğini ve bunun Kanunnâmesinin hazırlandığını görüyoruz. Tevârîh-i Âl-i Osman. gayr-i müslim gençler ve ailelerin bunu arzuladıklarını açıkça görüyoruz. Kanunla düzenlenen bu mevzuyu merak edenler. Arnavut. ĠĢte bütün bu sebeblere dayanan Osmanlı Devleti. belli bir kanun ve kaide çerçe13 Lütfi PaĢa. maalesef doğrudur. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır? DevĢirmenin baĢlama sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Yıldırım Bâyezid'in Ankara mağlûbiyetinden sonra fetihlerin duraklaması. gerileme döneminde devĢirmecile-rin türlü türlü zulümler yaptıkları. hem rızâları dahilinde olmak ve hem de belli bir kaide dâhilinde yapılmak Ģartıyla. ailelerden zulmen oğlan aldıkları çokça meydana gelen bir olay olmuĢtur. 311. ĠS. her kırk haneden bir tane 14 ila 18 yaĢ arasında genci. Belki devĢirmeye tâbi olmayan Yahudi. bu konuda da bazı suiistimaller olmuĢ olabilir14. Mimar Sinan devĢirme yoluyla MimarbaĢlılığa kadar yükselmiĢtir.

atlara bakıp daha bazı hizmetler gördükleri için Ġstanbul civarında Kartal ve Kadıköy Hıristiyanları da devĢirme vermekten muaf tutulmuĢlardı. XVII. Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde. Bu yazılmaya Torba yazısı. Sancakbeyi ve benzeri mülkî ve askerî makamlara yükselenler çoğunluktaydı. Alınacak olanların orta boylu olmasına dikkat edilirdi. Ġstanbul'a gelip gitmiĢ. paĢa. hükümet merkezine sevk olunurdu. köse. 14-18 yaĢ arasında olanlar tercih olunur ve evliler alınmazdı. Uzun boylulardan ise vücudu mütenasip olanlar saray için devĢirilirdi. Enderun Mektebine veya baĢka yerlere alınırdı. Yüzyılın sonlarından itibaren yavaĢ yavaĢ Anadolu'daki Hıristiyan tebaadan. Evvelâ. baba ve anasının ve sipahinin isimleri. Yavuz Selim devĢirme usulünü kaldırmıĢsa da. öbürleri Anadolu ve Rumeli ağaları vasıtasıyla Türk köylülerine dağıtılırdı. 134-136. DevĢirilen çocuklar. DevĢirilen oğlanın köyü. Yahudiler hiç alınmazdı. bütün eĢkâli ve Sürücü denilen sevk memurunun adı bir deftere yazılır. Arnavutluk. sh. uygun çıkanlar eĢkâl defterine kaydolu-nup Acemi Ocağı cerrahı tarafından sünnet edilirlerdi. Bunu müteakip becerikli ve seviyeli olanlar saray için. Yüzyılda ise umumi olarak bütün Osmanlı 4 Ayverdi. Orada muayyen bir müddet hizmet ettikten ve hem Ġslâm'ı ve hem de Türkçe'yi öğrendikten sonra eĢkali yoklanıp Acemi Oğlanı yazılırlardı. Istabl-ı âmireye ait çayırları biçtikleri. Yalnız Bosnalı olan ve Poturoğulları denilen Müslüman çocuklarının saray ve Bostancı Ocağı için devĢirilmelerine müsaade edilmiĢti. Yahudi ve evlilerden baĢka köy kethüdası oğlu. Tek oğul. SOK da T: BĠLĠNMEYEN OSMANLI V7 memleketlerindeki Hıristiyan tebaadan devĢirme alındı. Yüzyılda 600 akçeye kadar çıkmıĢtı. yaĢı. Fermanda. çok uzun veya çok kısa boylu olanlar da devĢirilmezdi. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Bunlardan sadrazam. Kadılar ve Topraklı süvarilerin yardımı temin olunur. içlerinde sünnetli bulunup bulunmadığına bakılır.Ġhtiyaca göre üç beĢ senede bir ve bazen daha uzun fasılalarla Hıristiyanlardan (Yahudilerden alınmazdı) 14-18 yaĢ arasındaki çocukların gürbüz ve sağlam olanları alınırdı. Türkçe bilen. Bunun üzerine devĢirilecek mıntıkalara emirler gönderilerek Sancakbeyi. her mıntıkadan alınacak oğlan adedi kazalara göre tesbit edilmiĢti. iki çocuğu olanın biri. Acemi Ocağında askerî ve meslekî eğitim görenler. XVI. kabiliyetlerine göre Yeniçeri TeĢkilâtına. DevĢirilen oğlanlar devlet merkezine gelince iki üç gün istirahat eder. DevĢirme Ağası da denilen DevĢirme memurunun eline ferman ile birlikte aynı Ģeyleri bildiren bir Yeniçeri Ağası mektubu verilirdi. Yunanistan. yazılanlara da Torba oğlanı denirdi. DevĢirmenin kadıların kontrolünde yapıldığı kesindir. doğuĢtan sünnetli. Yüzyılın sonlarında gene konmuĢtu. devĢirme kanunlarının uygulamasında da ciddi manada aksaklıklar ve hatta zulümler yaĢandığını maalesef 48 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . biri Sürücü denilen görevlide bulunurdu. Trabzon Hıristiyanlarından da oğlan devĢirilmezdi. daha sonraları Sırbistan ve Bosna-Hersek'ten ve Macaristan'dan XV. sanat sahibi. DevĢirmeye lüzum hâsıl olunca Yeniçeri Ağası Divana baĢ vurarak ihtiyaç miktarını bildirir ve devĢirmeye gidecek olan Ocak Ağalarını seçerdi. Sonra Yeniçeri Ağası tarafından teftiĢ olunur. ayrıca Ocaktan bir DevĢirme emini ile bir DevĢirme memuru tâyin edilirdi. Rus. Çocukların devĢirildiği yerden sevk masrafı ve Kızıl aba ile Sivri külah'dan ibaret elbise paraları için beher oğlan baĢına Hil'at-baha veya Kul akçesi adıyla bir miktar para alınırdı. Sâmiha. kazası. muhafaza ettikleri. Bulgaristan'dan. Ġstanbul 1999. Buna Türk'e vermek denirdi. birkaç çocuğu olanın en güzeli ve sıhhatlisi seçilirdi. Bu para ilk zamanlar yüz akçe kadarken XVII. papaz çocukları. Çingene ve Acemlerden oğlan devĢirmek katiyen yasak idi. çoban ve sığırtmaç. bu defter iki nüsha olur. DevĢirme memuru bu mıntıkaları bizzat gezerek evsafı haiz çocuklardan kırk evden bir oğlan hesabıyla devĢirirdi. kel. biri DevĢirme memurunda. Ailenin tek çocuğu alınmazdı. oğlanlara Ģahadet getirtilip Müslüman edilirdi. Kanun mucibince çocukların en asilleri. sancağı. gürbüzceleri Bostancı Ocağı için ayrılır.

Ulûfeli askerler de denen kapı kulu askerleri yayalar ve süvariler " Âli. BaĢta Gelibolu ve Ġstanbul Acemi Ocağı olmak üzere Acemi Ocaklarında yetiĢtirildikten sonra. aynı zamanda fethedilen ülkelerin MüslümanlaĢtırılması ve TürkleĢtirilmesine hizmet eden devĢirme usulüyle. 92/a-93/a. "DevĢirme Sorunu. -. nr. d) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Zamanla devletin en önemli vurucu gücü haline gelen bu askerî grubun ilk çekirdeği "esirlerin Müslümanlar yararına kul (köle) olarak istihdamı" Ģeklindeki Ģer'î hükümden kaynaklandığı için kapıkulu askerleri adını almıĢsa da. ler ayrıten. sefer zamanlarında günde iki akçe yevmiye ile hizmet eden. Müsellem ise. bedel karĢılığı onları salıverebilir. toprak rejimini ve devlet teĢkilâtını askerî gayelere uygun olarak tanzim etmiĢtir. bunların ağalarını ve merkezdeki askerî teĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız? Türk milleti asker bir millettir. Akgündüz. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. Sertoğlu. c. Bu iki kaynak suiistimal ile bozulunca Yeniçeri TeĢkilâtı ve Devlet TeĢkilâtı da bozulmuĢtu15. Osmanlı ordusunu yeniden tanzim etmiĢti.. Yeniçerileri. Oğlan devĢirmeye memur olan zağarcı veya sekbanların kendi keyifleriyle iĢler yaptıklarını. 84-85. b) Müslümanlara yararlı olması için onları köle olarak kullandırabilir. 54-55. a) Yayalar: Bunların en önemlileri. Murad. 134-136. itiraz eden erkekleri ayaklarından ve kadınları da saçlarından astıklarını ve buna benzer ciddi hatalar yapıldığını Tarihçi Âli anlatmaktadır. daha sonraki dönemlerde bunlara köle muamelesi yapılmadığı gibi. Ercan. L. Ent nuMJ BĠLĠNMEYEN OSMANLI diye ikiye ayrılmıĢtır. Bunlara kapı kulu denmesinin sebebi Ģudur: Ġslâm hukukuna göre savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda devlet baĢkanı Ģu seçimlik haklara sahiptir: a) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak amacıyla gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. ağa bölükleri ve sekbanlar diye üçe ayrılmıĢlardı.. Osmanlı Devleti'nin ikinci padiĢahı olan Orhan Gâzî. IX. Bu sebeple malî hukukunu. vrk. Osmanlı Devleti de selefi olan diğer Türk Devletleri gibi asker bir devlet olmuĢtur. Yeniçeriler: Bunlar Osmanlı ordusunun temelini teĢkil ediyordu. Ġstanbul 1986. . Belli bir hizmet müddetinden sonra acemi oğlanı olur ve yeniçeriliğe geçmeye hak kazanırlardı. babasının bu çeĢit askerlerini aynen korumakla birlikte. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere koĢturan ve ancak bir buçuk asırda teĢkilâtı tamamlanabilen bu yeni düzenlemeye göre Osmanlı ordusu iki kısımdı. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. 127-415 (Yeniçeri Kanunnâmesi). DevĢirmenin Anadolu ve Balkanlardaki TürkleĢme ve ĠslâmlaĢmaya Etkisi". sayı 198(1986). seferden sonra ise ziraat iĢine dönen ve vergiden muaf olan daimî ve ücretli bir piyade ordusuydu. sh. (*S nn< hV Öze. Yaya ve Müsellem denilen piyade ve süvari teĢkilâtını kurmuĢtu. Mithat. Cebeciler: Orduya harp malzemelerini temin eden bir askerî sınıftı.Siyâsetnâmelerden okuyoruz. Nasihat'üs-Selâtîn.. sh. rüĢvet alarak ve zulmen bu yola baĢvurduklarını. 311. devlet erkânının hizmetine ve acemi ocaklarına tevzi edilirdi. Çandarlı Kara Halil'in gayretleriyle Yeniçeri adıyla padiĢahın daimî hassa ordusu haline getirilmiĢlerdir. Osmanlı Tarih Lügati. kanunen bir oğlu olan zimmîden devĢirme yapılamamasına rağmen. sh. esir olan ve olmayan Hıristiyan çocukları da Yeniçeri Ocağı'nın önemli kaynağı haline gelmiĢlerdir. Acemi Oğlanları: Rumeli ve Anadolu eyâletlerinden devĢirilen yarar oğlanlar. c) Onlarla zimmîlik andlaĢması yapabilir. A) Kapı Kulu Askerleri ve Yeniçeri Ağası: Bizzat devlet reisi demek olan padiĢaha bağlı olmak üzere daimî ve maaĢlı (ulûfeli) bir yaya ve atlı ordusu demek olan kapı kulu askerleridir. ĠĢte Yeniçeri TeĢkilâtının iki önemli kaynağı bunlardı. Yayalar. Yavuz. Belleten c. 679-725. I. 17.. DevĢirme ve BoĢnak Maddeleri. benzeri özelliklere sahip muvazzaf süvarilere denmekteydi. Osmanlı Kanunnâmeleri. Ayverdi. sh. Kendi aralarında cemaat ortaları (ser piyâdegân).

464 yıllık uzun bir ömürden sonra. Hüseyin Efendi. Dürer ve Gurer. Ġkinci olarak. Ģahsiyetine ve Ģöhretine uygun sağlam kaynaklara sahip değiliz. Yayalar. Osmanlı kaynaklarının kabul ve naklettiklerine göre. 1/548 vd. ocağın iĢlerine. 16 Molla Hüsrev. Âli'nin Künh'ül-Ahbâr'ında.b) Süvariler: Bunlar da Sipah (kırmızı bayrak bölüğü). Divan Ağa Kapusu denen yerde toplanır ve dava. Yörükler ve Müsellemler de bu gruba dahildir16. Nasâyih ve Fatiha Tefsiri gibi eserleri bulunmaktadır (Bu eserlerin Hacı BektaĢ'tan 200 yıl sonra yazılmıĢ nüshaları vardır). Osmanlı tarihini ve bazı müesseseleri de yakından ilgilendirdiği için. Hacı BektaĢ isimli zat. yörük ve müsellem gibi gruplar artık üçüncü plândaydı. sh. c. Horasan'daki Nisabur Ģehrinde dünyaya gelmiĢtir. 1/379 vd..1241/1826 yılında ilga edilmiĢtir. 79/A vd. Ankara. Elimizde kendisine ait olduğu söylenen ve ancak kendi döneminde yazılı nüshaları bulunmayan Makamât. sh. Ģer'î bir meseleye taalluk ediyorsa kadıya havale olunurdu. kaptan-ı deryanın emrindeki tersane halkıydı. Osmanlı Devleti'nin önce geniĢlemesine ve sonra da gerilemesine vesile olan Yeniçeri Ocağı. Yeniçeri ocağı ve Acemi ocaklarından sorumlu tek yetkilidir. Hezarfen. B) Eyâlet Askerleri: Bunların baĢında tımarlı veya topraklı süvariler de denilen sipahiler gelmektedir. 1/177 vd. Kapıkulu askerlerinin temelini teĢkil eden Yeniçerilerin âmiri Yeniçeri Ağasıdır. Lütfi PaĢa. 1/524-527. ikincisi. Divanın üyeleri arasında SekbanbaĢı. En önemli yetki ve vazifeleri Ģunlardır: Ġstanbul'da ve çevresinde Ģer'e ve kanuna aykırı gördüğü Ģeyleri yasaklar.. Bu bir çeĢit askerî mahkemeydi. (Ağay-ı Yeniçeriyân-ı Dergâh-ı Ali). 88. Kapıkulu askerleriydi. Yeniçeri ağası. Bunun için her ÇarĢamba sadrazama gelir. I-II. UzunçarĢılı. Üçüncüsü de. Çoğu kaynaklar doğum . Yeniçeri ağası. Annesi de Nisabur âlimlerinden ġeyh Ahmed'in kızı Hâtem veya Hatme Hâtun'dur. kısaca mevcut görüĢleri özetlemekte yarar vardır. Ocağın ilga ediliĢine vak'a-i hayriye adı verilmiĢtir. Bu bilgiler kesin değildir. Ġsmail Hakkı. eğer bağlı bulunduğu bir daire varsa yetkililere teslim eder. Kul Kethüdası ve Ġstanbul Ağası gibi zabitler bulunmaktadır. Azep (hafif piyade) ve Akıncılar gibi kısımlara ayrılmıĢlardı. Akıncılar. Ocaktan ise sadrazamdan izin almak Ģartıyla ölüm cezasını da kendisi verir. Telhls'ül Beyan Fî Kavanin-i Al-i Osman. Divan-ı Hümâyûn'un üyesidirler. Kantemir. yeniçerilerin maaĢ ve terfilerine. Aslen ġi'îlerin 12 Ġmam kabul ettikleri Ģahsiyetlerden bulunan Ġmam Musa Kâzım yoluyla Peygamber'in nesline dayanmaktadır. Tutukladığı suçlular Yeniçeri ocağından değilse ve cezaları idam ise sadrazama gönderir. ġehrin asayiĢini temin için daima kol dolaĢıp gezer. Bu arada ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Tevârih-i Âl-i Osman'ında ve daha sonraki kaynaklardan ise. sh. Ayrıca Hacı BektaĢ-ı Veli'ye ait menkıbeleri anlatan Hacı BektaĢ Vilâyetnâmesinin mensur. Yeniçeri ağası. I... 34. Birincisi. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir? Bu konu Osmanlı tarihinde ve Ġslâm düĢünce tarihinde hâlâ tartıĢılan ve ideolojik sebeplerle istismar edilen bir konudur. ocağın bütün idarî iĢlerini yürütmeye ve tayinleri yapmaya da yetkilidir. 134-136.. yoksa bizzat Ģer'î cezalarını verir. Sicill-i Osmânî'de ve de Osmanlı'nın son zamanlarında BektaĢi Babalarından biri tarafından kaleme alınan BektaĢilik ve BektaĢiler adlı eserde ve benzeri kaynaklarda bazı ipuçları bulmak mümkündür. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Hacı BektaĢ-ı Veli ile ilgili. Vezirlik rütbesine sahip olan Yeniçeri Ağaları. Özetlemek gerekirse. Ayverdi. Ancak önemli meseleleri sadrazama arz etmekle memurdur. Bu hususlarda padiĢahın vekilidir. Paris Bibllotique National nüshası. Babasının adı Seyyid Muhammed bin Seyyid Ġbrahim es-Sânî veya Seyyid Musa olarak geçmektedir. ocak güvenliğine ve yeniçeriler arasındaki davalara bakan ve Ģikâyetleri dinleyen Ağa Divanının da reisidir. manzum ve karıĢık nüshaları elimizde mevcuttur. saray halkı ve iç halkı da denen saray askerleriydi. Ayrıca divanda görevli olan ve Rikâb-ı Hümâyûn veya Özengi Ağaları denen ağaların reisidir. Tevkiî Kanunnâmesi. Hafif piyade demek olan Azepler. MTM. sh. 1 vd. suçluları. Yaya. Bu açıdan Yeniçeri ağasının askerî yargı yetkisinin de olduğu görülmektedir. Silâhtar (sarı bayrak bölüğü). vrk. Evvela. 1984. Osmanlı ordusunun ilk kısmını teĢkil eden ulûfeli yani millî ve profesyonel askerler üç kısımdı. 1/285-286. Osmanlı Devleti TeĢkilatında Kapukulu Ocakları. Hacı BektaĢ-ı Veli diye meĢhur olan büyük velilerden biridir. Tevârih-i Âl-i Osman. 50 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 18.

tarihini zikretmez-ken, BektaĢi Babalarından ġeyh Baba M. Süreyya, 645/1247 tarihini zikretmektedir. Horasan'da Hoca Ahmed Yesevî'nin halifesi olduğu söylenen ġeyh Lokman'dan zahirî ve batınî ilimleri tahsil eden ve halifelik makamına kadar gelen Hacı BektaĢ-ı Veli, hicrî VIII. Asrın baĢlarında (veya bir kayda göre 680/1281'de yani Osmanlı Devleti'nin ilk nüvelerinin atıldığı günlerde) Anadolu'ya gelmiĢ ve Kayseri'ye yerleĢmiĢtir. Rum erenlerinin namdan olan ve Sivrihisar'da oturan Karaca Ahmed Sultân ile karĢılaĢmıĢ ve onun iltifatına mazhar olmuĢtur. Anadolu'ya gelmeden hacca gittiği ve hacı unvanını aldığı söylenmektedir. Daha sonra KırĢehri Kazasının Hacım veya Suluca Karahöyük (HacıbektaĢ) yöresine gelerek kendi adına bir dergah bina etmiĢ ve müridlerini irĢada baĢlamıĢtır. Buradaki irĢad faaliyetlerine devam eden Hacı BektaĢ-ı Veli, Sicill-i Osmânî'nin de katıldığı bir görüĢe göre, 738/1337 tarihinde ve bazı araĢtırmacıların tesbitine göre ise 669/1271 tarihinde vefat eylemiĢtir. Hacı BektaĢ-ı Veli'nin evlenip evlenmediği de tartıĢmalıdır. Ancak bazı kaynaklar, Kutlu Ana ve Kadıncık Ana diye meĢhur olan Fatma Nuriye Hanımla evlendiğini ve çocuklarının dahi olduğunu kaydetmektedirler. Bu bilgilerden anlaĢılmaktadır ki, Hacı BektaĢ-ı Veli Hazretlerinin Ahmed Yesevî ile buluĢtuğu ve hatta Sultân Murâd ile yeniçeri meĢvereti için bir araya geldiği Ģeklindeki rivayetler tamamen yanlıĢtır ve asılsız iddialardır. Hatta ÂĢıkpaĢa-zâde, konuyu daha farklı bir Ģekilde anlatmakta ve Hacı BektaĢ Veli ile Osmanlı Devleti arasında bağ kurmanın yanlıĢlığını vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönem olaylarını bizzat yaĢayan ve en önemlisi de Ebül-Vefâ'nın Halifesi Baba Ġlyas'ın torunu olan ÂĢıkpaĢaBĠÜNMEYENOSMANI! zâde'nin söylec Üçüncü o BektaĢ-ı Vell'n; 1) Özellik: 'erilen bir inan taĢ'ta her sene Hacı BektaĢ, B» • ilk çeyreğinden muyla meĢhur ¦ Veli'yi gerçek r meyenleri de vj 2) Bir oru: tarikatın : Yesevilik sonradan ¦ Babal isyanım ı Anadolu'n tur. XVI, !.., ğiyle HacıbektaĢ BektaĢi D' teĢkilâtla'1 zamanla var old, 3)G Ģekliyle bu,u.,. tadır. Eserleri, o: teĢkilâtın ¦¦¦ Kur'ân ve mislerdir. gelmeyeci mek en ıyv "Zamar olmayan t>;< Ġnanç itibar1, 19. Ye; ¦'M VI. !s AMıilkıftĠ 1986, sn. I! M SDRM'I BĠLĠNMEYEN OSMANLI SI zâde'nin söyledikleri, Ģüphesiz BektaĢi Menkıbelerinden daha doğrudur. Üçüncü olarak, kısaca doğruya en yakın bilgileri vermeye çalıĢtığımız Hacı BektaĢ-ı Veli'nin meslek ve meĢrebi hakkındaki farklı görüĢleri de aktaralım. ġöyle ki: 1) Özellikle Alevî ve ġi'î gruplar, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin tamamen BektaĢilik adı verilen bir inanç ekolünün kurucusu olduğunu ifade etmektedirler. ġu anda HacıbektaĢ'ta her sene kutlandığı ve maalesef amelsiz bir Ġslâmiyet anlayıĢını yansıtan Ģekliyle Hacı BektaĢ, BektaĢilik adlı bir tarikatın piri kabul edilmekte ve bu anlayıĢ XIV. Yüzyılın ilk çeyreğinden sonra Hacı BektaĢ-ı Veli Tekkesinin Ģeyhi olan Abdal Musa'nın yorumuyla meĢhur olmaya baĢlamıĢ bulunmaktadır. Önemle ifade edelim ki, Hacı BektaĢ Veli'yi gerçek manada tanıyan BektaĢilerin namaz ve oruç gibi dinin emirlerini reddet-meyenleri de vardır.

2) Bir grup araĢtırmacıya göre (Ahmed YaĢar Ocak gibi), Hacı BektaĢ, herhangi bir tarikatın piri ve kurucusu değildir. BektaĢilik diye bir tarikat kurmamıĢtır. Sadece Yesevilik ile Kalenderiliğin karıĢımından oluĢan Haydarîlik tarikatının bir mensubudur; sonradan Baba Ġlyas-ı Horasan? çevresine girerek Vefâilik tarikatına intisap etmiĢtir. Baba'î isyanını benimsememiĢ ve onun ölümünden sonra da yerine geçmiĢtir. Ancak Anadolu'da Suluca Karahöyük merkezli mitolojik bir Hacı BektaĢ-ı Veli kültü oluĢmuĢtur. XVI. Yüzyılın baĢına (907/1501) gelindiğinde, Balım Sultân II. Bâyezid'in de desteğiyle HacıbektaĢ'taki meĢihat postuna oturmuĢ ve II. Mahmûd tarafından 1826 yılında BektaĢi Dergahları lağvedilinceye kadar bu anane devam ettirilmiĢtir. Balım Sultân'ın teĢkilâtlandırdığı BektaĢilik anlayıĢına aykırı ve tamamen amelden uzak bir anlayıĢın da zamanla var olduğunu burada belirtmemiz gerekmektedir. 3) Özetle, bu tarihî zat, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin kısa hayat hikayesinde anlattığımız Ģekliyle büyük bir velidir. Anlatılan çoğu menkıbeler, sağlam kaynaklara dayanmamaktadır. Eserleri, onun ehl-i sünnete aykırı olmadığını göstermektedir. Bu yönüyle yeniçeri teĢkilâtının manevi ilham kaynağı olmuĢ olabilir. Ancak müntesipleri zamanla, onu Kur'ân ve Sünnetten uzak ve tamamen amelden mahrum bir tarikat Ģeyhi haline getirmiĢlerdir. Onun için de bu müridlerini nazara alan halk, BektaĢi ismine akla ve hayale gelmeyecek manaları yüklemeye baĢlamıĢtır. Bu konuda son sözü tarihçi Âli'ye söyletmek en iyisidir: "Zamanımızda BektaĢi derviĢleri, baĢtan baĢa namazdan ve oruçdan uzak, mezhepleri ne olduğu belli olmayan bir bölük ortada gezenlerdir. Hacı BektaĢ-ı Veli'ye intisapları sadece sözleriyledir; fiil, amel ve inanç itibariyle onunla alakaları yoktur. O velinin evladı denilen azizler de onun gibi olamamıĢlardır"". 19. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir? Önce Ģunu belirtelim ki, bu konuda dillerde dolaĢan, Sultân Orhan veya Sultân 17 Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 52-62; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-205; ġemseddin Sami, Kamus'ül-A'lâm I-VI, Ġstanbul 1308, c. II, sh. 1332; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî I-IV, Ġstanbul 1308-1315, c. II, sh. 22; Sezgin, Abdülkadir, Hacı BektaĢ-ı Veli ve BektaĢilik, Ġstanbul 1990; Hacı BektaĢ-ı Veli, Makâlât, (nĢr. Esad CoĢan) Ġstanbul 1986, sh. 17-61; Menakıb-ı Hacı BektaĢ-ı Veli, Vilâyet-nâme (Haz. Abdülbaki Gölpınarlı), Ġstanbul 1958: ġeyh Baba M. Süreyya, BektaĢilik ve BektaĢiler, Ġstanbul 1332; Öztürk, Mürsel, "Hacı BektaĢ-ı Veli", Belleten, c. L, sayı 198(1986), sh. 885-894. . 52 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN; Murad'ın Hacı BektaĢ-ı Veli ile bir araya geldiği, Hıristiyan asıllı gençlerden yeni teĢkil olunan askere onun eliyle börk giydirildiği, hayır dua edildiği ve hatta yeniçeri adının da Hacı BektaĢ tarafından verildiği tarzındaki açıklamalar tamamen asılsızdır. Elimizde Hacı BektaĢ-ı Veli ile yeniçeri teĢkilâtının münasebetlerini aydınlatan gayet açık kaynaklar yani Yeniçeri Kanunnâmesi vardır. Zaten baĢta ÂĢıkpaĢa-zâde olmak üzere, ilk dönem Osmanlı kaynaklan da, Kanunnâmedeki bilgileri doğrular mahiyettedir. Kanunnâmedeki hükümlerden anladığımıza göre, Hıristiyan gençlerinin genç ve dinç olanlarından yeni ve muvazzaf bir ordu teĢkili fikri, Bolayır Fâtihi Süleyman PaĢa'nın fermanıyla baĢlamıĢ ve Bilecik Kadısı olan Kara Halil ile meĢveret neticesi buna karar verilmiĢtir. Daha sonra Kara Halil (Çandarlı Halil Hayreddin PaĢa)'in ilgili devlet erkânı ile görüĢüp yeniçeri teĢkilâtını düzene soktuğu bilinmektedir. Bu erkan arasında Hacı BektaĢ PaĢa isimli bir devlet adamı da vardır. Bunun isim benzerliği dıĢında Hacı BektaĢ ile alakası yoktur. Yeniçerilerin elbisesi ise, o zamanda keĢif ve kerametleri bilinen Hacı BektaĢ-ı Veli evladından TimurtaĢ Dede ve Mevlana evladından Emir ġah Efendi'ye danıĢılarak dualar ile giydirilmiĢtir. Mevlana'nın torunlarından olan zat Mevlana elbisesini giydirmeyince, kepenek denilen Hacı BektaĢ-ı Veli elbisesi giydirildi. O halde yeniçerilerin giydiği kisveyi Hacı BektaĢ-ı Veli giymiĢ olabilir; ancak Hacı BektaĢ-ı Veli yeniçeri kurulmadan vefat ettiğinden o giydirmemiĢtir. Bu muvazzaf yeni ordu, kul olduğundan dolayı yeniçeri adı verilmiĢtir; yoksa Hacı BektaĢ-ı Veli'nin isimlendirmesi değildir. Nitekim ÂĢıkpaĢa-zâde meseleyi Ģöyle açıklamaktadır:

"Bu BektaĢiler ederler kim, 'Yeniçerilerin baĢındaki tac Hacı BektaĢ'ındır' derler. Cevab: Yalandır ve bu börk hod Bilecik'de Orhan zamanında zahir oldu; yukaru bâbda beyân edüb dururun ve illa BektaĢiler giymeğe sebep, Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü ve bir yeniçeriden bir eski börk diledi. Yeniçeri ana verdi. Yeniçeri üsküfini çıkardı; bunun baĢına giydirdi. Abdal Musa Vilâyetine geldi, ol börk bile baĢında, sordular kim, 'Bu baĢındaki nedir?' Ol etdi: 'Buna elf derler' dedi. Vallahi bunların taçlarının hakikati budur". Sonuç olarak, mesele yukarıda özetlendiği gibidir. Hacı BektaĢ-ı Veli, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda emeği geçen maneviyat erlerinden ve Horasan erenlerinden biridir. Kisve olarak da onun elbisesi tercih olunmuĢ bulunabilir. Bu tercihte onun evladından birinin duası bulununca ve yeniçeriler de ocaklarını onun manevi himayesinde görünce, yeniçerilere tâife-i BektaĢiyân ve ağalarına da Ağayân-ı BektaĢiyân denmiĢtir. Sonradan bu Horasan erenlerinden olması halini kötüye kullananlar ve meseleyi saptırılan BektaĢilik mecrasına çevirmek isteyenler elbette olmuĢtur. Zaman zaman aldatılan yeniçeri bölükleri de ortaya çıkmıĢtır. Celâlî isyanlarında bu anlayıĢın büyük etkisi vardır. Hatta sonradan Yeniçerilerin ahlaken bozulmalarında da bu anlayıĢın etkisi vardır. Bu olumsuz etkilerin izlerini Yeniçeri Kanunnâmesinde görmek mümkündür. ĠĢte bu olumsuz yansımalarından dolayı, 1826 yılında II. Mahmûd Yeniçeri TeĢkilatı ile beraber, BektaĢi Dergahlarını da kapatmıĢtır. Hedef bu suiistimalleri önlemektir. Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı, hele hele halkın anladığı olumsuz anlamda amelsiz bir BektaĢi grubu asla olmamıĢtır. Gerçek manada Hacı BektaĢ'ın eserleri ve asıl tuttuğu yol ise, Ġslâm'dan baĢka bir Ģey değildir18. 20. Osmanlı 1 levî gelen levî aslı var ı Bu iddia, Alevîliğin ne ; Medresesinden I memekten kay a) Osmanlı I (elerini göğüsley«t| Ġbn-i Kemal'e kaleme alan ve 81 i tenler aleyhinde I den Ġznik Müdenrii lir); ilk Osmanlı ( j Kâdizâde-i Rumi,! ¦ rinden i . Hadis'de : Fusûleyn f çalıĢan ı • II. Murad < \ Fâtih ı elimizdeki jZenbilllAIII j net dairi Alevî olan 1 I ni göstermek jj b) Bilin Ifların hürmeti i babası ġeyh t Ġ özellikle I I sevgisi, bil (dır: ġf'a-il Ibiyle Yezkh I Daha sonra d ĠPeyganibazı fikin lg Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, Kavânîn-1 Yeniçeriyân, c. IX, sh. 169-170, md. 191-197; UzunçarĢılı, Kapukulu Ocakları, c. I, 147-150; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 205-206; Ahmed Cevad, Tarih-i Askerî-i Osmanî, sh. 8-9. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 53 20. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve A-levî geleneğine bağlı olduğu, Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve A-levî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın aslı var mıdır? Bu iddia, Osmanlı Devleti'ne ilham kaynağı olan maneviyât erlerini tanımamak; Alevîliğin ne zaman tarih sahnesine çıktığını; Osmanlı hukuk kaynaklarını; ilk Ġznik Medresesinden beri Osmanlı medreselerinde okutulan itikâdî ve amelî kaynakları bilmemekten kaynaklanmaktadır. ġöyle ki: a) Osmanlı Devleti'nin Osman Gâzî'den Yavuz zamanına kadar dinî ve ilmî meselelerini göğüsleyen kadrosu, ilk fetva makamına gelen ġeyh Edebalı'dan ta ġeyhülislâm Ġbn-i Kemal'e

kadar, tamamen ehl-i sünnet dairesinde yaĢayan; eserlerini bu ruhla kaleme alan ve en önemlisi de BektaĢilik adı altında Hacı BektaĢ-ı Veli'nin ruhunu incitenler aleyhinde fetvalar veren âlimlerden meydana gelmektedir. Sultân Orhan devrinden Ġznik Müderrisi Davud-ı Kayseri ve kaleme aldığı eserler (Kara Davud incelenebilir); ilk Osmanlı Kazaskeri Çandarlı Kara Halil; I. Murad devrinin resmi otoritesi olan Kâdizâde-i Rumi, Seyyid ġerif Cürcani ve Mevlânâ Kâdi Mahmûd; Yıldırım Bâyezid devrinden ilk ġeyhülislâm Molla Fenâri ve elimizde bulunan fıkha ve itikada dair eserleri; Hadis'de zirveye yükselen Ġbn-i Melek ve eserleri; hatta ġeyh Bedreddin'in Câmi'ul-Fusûleyn ve benzeri eserleri; Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı Devleti'ne girmeye çalıĢan dalâlet fırkalarını temizleyen Mevlânâ Fahreddin Acemi ve Burhâneddin Herevî; II. Murad devrinin ilim güneĢlerinden Hıdır Beğ ve Alâ'addin Tûsî ve bunların eserleri; Fâtih devrinin fıkıh ve hadis yıldızları olan Molla Hüsrev, AkĢemseddin, Molla Gürani ve elimizdeki eserleri ve nihayet ġî'a ve BektaĢilerle alakalı aleyhte fetvaları bulunan Zenbilli Ali Efendi ve eserleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ devrinin tamamen ehl-i sünnet dairesinde geçtiğinin delilleridir. Aksi görüĢleri ileri sürenler, BektaĢi veya Alevî olan bir âlimin, kuruluĢ döneminde dinî veya kazâi bir göreve getirildiğini göstermek mecburiyetindedirler. b) Bilindiği gibi, ehl-i sünnet de, en az BektaĢi ve Alevîler kadar, Hz. Ali'yi ve onların hürmet ettikleri 12 Ġmamı severler ve hürmet gösterirler. Hatta ġah Ġsmail'in babası ġeyh Haydar ve onun babası ġeyh Cüneyd, Ģeyhliğe Ģahlığı karıĢtırana kadar, özellikle tasavvuf ehlinin manevi reisleri Âl-i Beyt'ten çıktığı içindir ki, On Ġki Ġmam sevgisi, bütün ehl-i iman arasında yaygındır. Hatta ġî'a'yı bazı âlimler ikiye ayırmaktadır: ġî'a-i Velayet ve ġî'a-i Siyâset. ġî'a-i Velayet, sadece Âl-i Beyte muhabbet sebebiyle Yezid ve taraftarlarına karĢı çıktıkları için ġî'a diye bilinen bazı tasavvuf ehlidir. Daha sonra da açıklayacağımız üzere, bu manada Erdebil'de toplanan tasavvuf ehli, Hz. Peygamber'in torunları olan kutubların çevresinde bir daire teĢkil etmiĢlerdir. Bunların bazı fikirlerinin, Kur'ân ve Sünnete aykırı olmamak üzere, BektaĢilerin veya Alevîlerin kanaatleriyle aynı olması, bunların da BektaĢi veya Alevî olduğunu göstermez. Tıpkı 12 Ġmamı medheden Yunus Emre'nin asla Alevî ve BektaĢi olmaması gibi. ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve kendinden sonra 5. ġeyh olan ġah Ġsmail'in dedesi ġeyh Cüneyd (1447-1460), ġi'î mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd, Anadolu'ya sürüldü. Sultân II. Murad'a kadar geldi ve ondan bazı siyasi 54 BĠLĠNMEYEN OSMANLI taleplerde bulundu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındı. Bütün bunları, bizzat olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar, ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca, oradan da kaçar gibi ayrılmıĢtır. Yani ġeyh Cüneyd, bazı bozuk fikirleriyle Osmanlı Devleti'ne hulul etmek istemiĢse de, PadiĢah'ın çevresindeki âlimler bu manadaki dalâlet fırkalarına geçit vermemiĢlerdir. c) Abdalân-ı Rum'un BektaĢi babaları ve Alevî dedeleri olduğu; Osman Bey zamanında yaĢayan ve hatta onunla ve oğlu Orhan Bey ile birlikte gazalara katılan Baba Ġlyas, Muhlis Baba, ġeyh Edebalı, Geyikli Baba, Ahi Evran, Abdal Musa ve Abdal Murad'ın bunların baĢında geldiği; bu zikredilenlerin Osmanlı Devleti'ne BektaĢi ve Alevî geleneğini aĢıladığı ve en azından Osmanlı Sünnî anlayıĢının daha sonrakinden daha müsamahalı olduğu iddiasına gelince, bütün bu iddialar, Alevîlik ve BektaĢiliğin asıl mahiyetinin bilinmemesinden kaynaklanan iddialardır. Bugün Alevîlik diye bilinen itikadî mezhep, aslında XV. yüzyıla kadar ġî'a'nın ta kendisidir. Ancak Alevîlik ve KızılbaĢlık tabirleri, ġeyh Cüneyd ve ġeyh Haydar ile ortaya çıkan tabirlerdir. Aynı Ģey BektaĢilik için de geçerlidir; zira Hacı BektaĢ bir görüĢe göre 1271 ve diğer bir görüĢe göre de 1337'de vefat etmiĢtir. Bu tabirler ortaya çıkmadan evvel, ehl-i sünnet ile ġî'a'nın arasındaki ihtilâflar zaten bilinmektedir. Ehl-i tasavvufun bir kısmı ise, bir nevi ġî'a-i Velayet durumundadır. Abdalân-ı Rum denilen yukarıdaki Ģahsiyetlerin, Âl-i Beyt muhabbetiyle yanıp tutuĢan ve ġî'a'nın ma'sum kabul ettiği 12 Ġmamı medheden davranıĢları ve Ģiirleri de olabilir. Sırf bu yüzden, zaten Ehl-i Beyti seven Osmanlı Hanedanının bunlarla olan münasebetlerini ve hatta bu Horasan Erenlerinin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢuna olan katkılarını baĢka türlü değerlendirmek yanlıĢ olur.

d) ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçiler, Hacı BektaĢ-ı Veli ile Osmanlı Hanedanının ciddi bir alakasının dahi olmadığını iddia etmektedirler. "Bu Hacı BektaĢ, âı-i Osman neslinden hiç kimse ile musâhabet etmedi ve andan ötürü anmadım. Yeniçerilerin baĢındaki Hacı BektaĢ'ındır derler; yalandır. Börk Orhan zamanında zahir oldu. Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü". Alakası olsa bile, Hacı BektaĢ'ın kendisi ile BektaĢi diye bilinen bazı kimselerin onunla ne derece ilgili olduklarını biraz evvel anlatmaya çalıĢtık. e) Hacı BektaĢ Zaviyesinden olduğu ifade edilen Geyikli Baba'nm Sultân Orhan ile kısa bir müddet için de olsa bir araya geldiği doğrudur. Osmanlı kaynaklarında bu konuda yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Zaten Osman Bey ve Orhan Bey zamanının maneviyât erleri olarak zikrettiğimiz Ģeyhlerden çoğu hakkında, gerçek ismi gibi çok açık konularda dahi yeterli bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla, sonradan uydurulan BektaĢi menkıbelerinden birini yansıtan bir kaynağın, Orhan Bey'in Geyikli Baba'ya rakı ve Ģarap gönderdiği yolundaki bir ifadeyi kaynak kabul ederek, ilk Osmanlı PadiĢahlarının sonrakiler gibi katı Sünnî olmadıklarını ve rakı hediye gönderecek kadar müsamahalı olduklarını söylemek, uydurma BektaĢi menkıbelerini arĢiv vesikaları gibi kabul etmek demektir. Netice olarak, Osmanlı Devleti ve onun Hanedanı, kuruluĢ gününden beri, Âl-i Beyt BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ âĢıkıdırlar; ancak t IV-1 21. Osmanlı Pıd dirim Bây durumu ile 1 Osmanlı Pa Bâyezid olduğu ı birliğini kurup devietf| tekrar baĢa dönü kayınpeder olması Vll Bâyezid'i tanıyalım, 1387 tarihin* Ġ dirim lakabıyla anMf babasının tahta | ve 791/1389 ' mıĢtır. PadiĢahı ği gibi tecri Osmanlı Karaman gören Yıldırım, hemen bu WSI{ Devleti'ne kıĢlasını kurdu, i bölgesine geçti j etmiĢti. Ege/ yen Yıldırım'm i olan Ġstanbul I olmadı. Rumeli'n* j Karamanoğlü-1392'de BurhâneddlJ mandasır kendisi I Osmanlıya t Bütün! 88-95; MwJ8 AMgl&HMf yatı'nda IStM BĠLĠNMEYEN OSMANLI âĢıkıdırlar; ancak Alevî veya BektaĢi değildirler". IV- YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ 21. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti, çocukları, döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz? Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok konuĢulan PadiĢahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti geniĢletmesine rağmen, 1402'de Ankara'da Timur'a yenilerek tekrar baĢa dönülmesine sebep olmasıdır. Ġkincisi de, hem Emir Sultân Buharî'ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid'i tanıyalım. 1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Murad'ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa'da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan dünyaya gelmiĢ ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beĢinde de babasının Ģahadeti üzerine tahta çıkmıĢtır. PadiĢah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid Ġli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Kosova'da haçlı ordularıyla meĢgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne ait sancak ve kazalara hücum baĢlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, MenteĢe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kıĢında Ankara'ya gelerek orada kıĢlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans Ġmparatoru II. Manuel'i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ'addin Bey de firar etmiĢti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet'ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım'ın bütün hayali Ġstanbul'u fethetmek idi. Bu sebeple 1391'de 7 ay sürecek olan Ġstanbul kuĢatmasına baĢladı. Bizans'ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı. Rumeli'nde gayr-i müslimlerle uğraĢan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen KaramanoğluCandaroğlu ve Sivas'daki Kadı Burhâneddin'in ittifak yaptığı duyuldu. 1392'de Candaroğlu halledildi; Ġsfendiyaroğulları da Osmanlı'ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaĢ daha dehĢetli

idi. Yıldırım'ın oğlu ġehzade Ertuğrul'un kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düĢtü. Bu arada Yıldırım'ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392'de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu. Bütün bu geliĢmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı " ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-206; Ġbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, II. Defter, (neĢr. ġerafettin Turan), sh. 88-95; Mecdî Efendi, Hadâık, c. I, sh. 22-380; Ocak, Ahmed Ya'Ģâr, "Osmanlı Beyliği Topraklarında Sufı Çevreler ve Abdalân-ı Rum Sorunu", Osman Gâzî ve Dönemi Sempozyumu, Bursa 1996, sh. 53-72; Köprülü, Fuad, Türk Edebl-yatı'nda Ġlk Mutasavvıflar, Ankara 1981, sh. 291 vd.; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd. : : . . ,«?Vj56 BĠLĠNMEYEN OSMANLI seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeĢit düĢman milletin yer aldığı 70.000 kiĢilik orduyla Tuna'yı geçerek Niğbolu'yu kuĢattı ve düĢman kuvvetler 130.000'e ulaĢtı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı Ġklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya baĢlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmiĢlerdi ve gerçekten 1397'de Konya'ya giren Yıldırım eniĢtesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya'yı Osmanlı Devleti'nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmıĢ ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti'nin olmuĢtu. Rumeli'de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmiĢti. ĠĢte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadolu'yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur'u tahrik ettikleri gibi, Timur'un düĢmanları olan bazı beyler de Yıldırım'a sığınmıĢ bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım'dan bu beyleri salıvermesini ve kendisine tabi olmasını, Ģartlarının kabulü halinde, gayr -i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, "Rum Meliki Yıldırm Bayezid' diye baĢlamaktadır). Buna karĢı Yıldırım'ın cevabı çok sert ve hatta hakaret-âmiz oldu (Mektup, %Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam' diye baĢlamaktadır). Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım'ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düĢtü ve PadiĢah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmıĢ ve yeniden baĢa dönmüĢtü. Zira bu savaĢı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadolu'da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403'de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeĢit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem baĢladı. Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takva cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali PaĢa, TimurtaĢ PaĢa, Süleyman PaĢa, Ġshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, ġemseddin Fenari, oğlu Muhammed ġah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, ġeyh Kutbuddin Ġznikî ve ġihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin baĢında, Emir Sultân denen Bâyezid'in damadı ġemseddin Muhammed Hüseynî, Hacı Bayram ve ġeyh Abdurrahman-ı Erzincan! gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük Ģairlerdendir. ZEVCELERĠ: 1- Germiyanoğlu Devlet ġah Hâtûn; Ġsa, Mustafa ve Musa'nın annesi. 2- Devlet Hâtûn; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultân. 3- Hafsa Hâtûn; Aydınoğlu Ġsa Bey'in kızı. 4- Sultân Hâtûn; Dulkadiroğlu Süleyman ġah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar'ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ettuğrul Çelebi. 2- Ġsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (TartıĢmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- Ġbrahim Çelebi. 6- Kasım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtûn. 10- Fatma Hâtûn. 11- PaĢa Melek Hâtûn. 12- Oruz .BĠÜNMEVENO™ Hâtûn. 22. Osmaniı ı Saray'dı] Bunlai \

Burada Ģuj AJOsı [ I. Murad, II. I i bulunduğu \ [plânda tslâff (tatbikatta I î Ġnkâr etmek! [ vardır, I [içindir ki, I f etmiĢtir, ı ellerinden i | ne muhalefeti I gayreti gft B) Jtl'nde içkin I Ġstenmekteki i baĢında s iler, içki ve I |- mânâsı, I | ma ve I (halde, bu 1 ' fikirlilik ı | deliller vars "Siki" i i üslerinde i mevlidde s [lir. SâKĠ* nümüzde I kullandı 131 155 1 ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57 Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- ġehzade Mehmed21 22. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. Bunlar hakkında ne dersiniz? Burada Ģu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz: A) Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ıma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devle-ti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek Ģekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. "îĢ ü iĢret", bunların baĢında gelmekte ve tarihlerdeki "padiĢah, îĢ ü iĢreti severdi " tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaĢardı Ģeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îĢ=yaĢama, iĢret=keyifli hayat ve eğlence demektir. YaĢamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meĢru dairede olduğu gibi, gayr -i meĢru dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, baĢka karîne olmadan gayr-i meĢru hayat diye izah etmek, peĢin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu baĢka türlü yorumlamak da doğru olmaz. "Sâkî" kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek Ģeyleri takdim eden Ģahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde Ģerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhanede Ģarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peĢin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kiĢiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir Ģekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur. "ġarap" kelimesi de öyledir. Aslında her çeĢit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da "hamr" kelimesiyle ifade edilen içki karĢılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, Ģerbet ve su da dahil olmak üzere bütün 20 NeĢrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 311-355; Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 78-116; Ahmed Uğur neĢri, sh. 131- 195; Tarih-i Solakzâde, Ġstanbul 1297, sh. 51-91; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 65 vd; Lütfi PaĢa, Tevârih-i Âl-i Osman, sh. 44 vd.; Kantemir, c. I, sh. 95-105; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 71-90; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hanedanlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı I-IV, Ġstanbul 1332/1923, c. I, sh. 22-25. 58

içilecek Ģeylere yani bugünkü karĢılığıyla meĢrubata "Ģarap" dendiği bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunun yasakladığı sarhoĢluk verici içkileri içenlere, hadd-i Ģirb denilen Ģer1? cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili iĢlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili iĢleseler bile, bunun açıktan iĢlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir'in II. Se-lim'le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir. Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir. C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, Ġslâm'a muhalif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmiĢlerdir. Ġslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki Ģu cümleler, bunun en bariz misâlidir: "Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri Ģarabın tadına ulaĢırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket iĢini düĢünmeğe ne zaman fırsat kalır?". Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģer'î hükümler ortaya koymaktadır. Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde Ġslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemiĢlerdir. Bütün Ġslâm hukukçuları ise, baĢta Ģarap (hamr) olmak üzere, sarhoĢluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmiĢlerdir. Ancak Ġslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun tarifinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Ġmam-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre, az veya çok Ģarap (hamr) içmek yahut sarhoĢ edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer Ġslâm hukukçuları ise, her çeĢit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamıĢlardır. Ebu Hanife Ģarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer Ġslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar. Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüĢe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna Ģirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa Ģarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoĢ olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teĢekkülünde küçük bir görüĢ ayrılığı vardır. Ġkincisi, cezaî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta'zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eks ik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır. Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, Ġslâm'ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiĢtir. Bunu Ģer'îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nde konuyla ilgili Ģer'î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle "1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuĢtur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyatta kuvvetine riâyet olunmuĢtur". AraĢtırmalar, Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında kabul edilen Men'-i Müskirat Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiĢ ve bunlardan birini de hadd-i Ģer'î olarak zikretmiĢtir. Bu kanun, devletin OSMANLI BĠLĠNMFVfM t içinde ve dıĢında ço-Osmanlı padiĢ • lâm'ın getirdiği içki birleri almıĢlardır. B II. Bayezid'e seleyi bütün y. "1. Dergâhıma jrj ¦ benzeri yerlerde, ani» . irtikâb edildiği ' fiillerinden, bütün:...... 3. Emrim size ulaji' zat bu ĠĢin üzerinde dur; yasak edesiniz, 4. Bundan sonra h'.. gibi ri'âyet edeler, 5. Sen ki, s;:1 kından gelip, Ģer Osmanlı PadiĢa men, açıkça Ģer'i hı. maktadır ki, Osman? gibi ithamlar, t. ġunu da <• ve IV. Murad'n açıklanmaktad termek değildir 23. Yıldırım Bi< Ģahitliğinin dur? Bursa'da Ulu aykırı iĢlere mani Bâyezid'in, bir içki Sultân'ın, içki içtljjf değildir. Belki Moll»; terk etmesinden nın yanına ceı Acaba içki manii Padi"1"'" gülerdir, i mükâfatın da mu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI

nr. Osmanlı PadiĢahları hakkında söylenen "sarhoĢ" ve "aile hayatı berbat" gibi ithamlar. sh. Bayezid'e ait olan bir fermanın.Akgündüz. Osmanlı PadiĢahları. Akgündüz. sh. YEE. vrk.. Dergâhıma arz olundu ki. Osmanlı sultanlarının Osman Bey'den ta Sultân Murad zamanına kadar. 3. 90. her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüĢtür. tamamen iftiradır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır. Murad'ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları. Her musibet. c. sancak beğisin. Asıl meseleye gelince. içki içtiği için Yıldırım Bâyezid'in Ģahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. Osmanlı PadiĢahlarının bu yasaklarına ve Ģerî'ate karĢı bu hassasiyetlerine rağmen. I. Ankara 1959. hem fiilen ve hem de kavlen Ġslâm'ın getirdiği içki yasağına uymuĢlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almıĢlardır. bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. II. bir konuda Ģahitliği arzu edilen Yıldırım'ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı Ģahitliğini kabul etmediği doğrudur. ġöyle bilesiniz ve alâmet-i Ģerife itimat edesiniz". açıkça Ģarap içildiği. sh. Halil. 14-1540. bütün bu izahların yanında I. ġunu da önemle belirtelim ki. Bursa ġer'iyye Sicilleri. nr. Ġstanbul 1995. Belki Molla Fenari. Baskı. toplantılarda ve benzeri yerlerde. II. bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez. L 60 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Bunda kader-i ilahiye fetva verdirten hatalar mutlaka vardır. sizlere takdim ederek. Ayrıca Ġslâm'ın Ģe'âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meĢru fiillerinden. Sen ki. Yusuf Has Hâcib. Kutadgu Bilig. düğünlerde. Bundan sonra hiç bir yerde. Molla Hüsrev. tamamen masum insanlar değillerdir. Osmanlı padiĢahları. Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir Ģekilde. . açıkça Ģer'î hükümleri çiğnemeleri nasıl düĢünülebilir? Bu misâlden de anlaĢılmaktadır ki. 4. NeĢreden: ReĢit Rahmeti Arat. 23. Timur'un Semerkand'a gidelim teklifine. fâsıklar toplanıp açıkça günâh iĢlemeyeler ve Ġslâm'ın Ģe'âirine gereği gibi ri'âyet edeler. 69-70. çok az istisnalar dıĢında. çeĢitli sarhoĢ edici içkiler kullanıldığı. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari. BA. Osmanlı Devleti'nin 30-40 sene sonra yeniden Ģahlanacağını müĢahede ettiklerinden. Emir Sultân Buhari'nin kayınpederi olan ve Ġslâm'a aykırı iĢlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkıĢan Yıldırım Bâyezid'in. bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. sadeleĢtirilmiĢ metnini. Ahmed. Ġstanbul 1997. Kur'ân.-. Ahmed. Selim ve IV. kendileri içki içmedikleri gibi. Emrim size ulaĢınca. Bâyezid Han. 34-38. bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiĢtir. c. Bizzat bu iĢin üzerinde durub kazanızdaki halka.. 53-54. sancağınıza bağlı Ģehir. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân'ın. Ģehirlerde. 21 Fermanın Orijinali. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı PadiĢahlarını ma'sum göstermek değildir21. Ģer'î hükümleri ve emirlerimi icra edesin.. 1. kasaba ve köylerde. Onların da günahları bulunabilir. Mâide. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir. 267-268.. köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdit ile yasak edesiniz. Bütün Osmanlı PadiĢahları bu konuda hassastırlar. -•--. Cin.59 içinde ve dıĢında çok büyük tartıĢmalara yol açmıĢtır. Peygamberlerin masum olduğu gibi. Sen ki. manevi alemde. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inĢa ettirmiĢtir. kendi zamanlarında içki . 5. Bütün bu iddialar doğru mudur? Bursa'da Ulu Cami'yi yapan. . 157-158. bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip. Acaba içki iddiası nereden çıkmıĢtır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi. 338/B. bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler. kadılarsınız. A 33/21. sh. Türk Hukuk Tarihi I-II. sancak beğisin. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. ancak bunlardan II. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. meseleyi bütün yönleriyle vuzuha kavuĢturmak istiyoruz: "1. Dürer ve Gurer.

c. Yıldırım Bâyezid'in Ģiddetli sıtma. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. c. "Molla Fenan". sh. 19(96). meydana .. Künh'ül-Ahbâr. tarihçilerin çoğu. sh. c. Âli. II. VII. ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami'yi inĢaya baĢladığı ise. ġükrullah. Ġstanbul 1286. Devletler ve Hanedanlar. Enverî. c. sh. Kanaatimize göre doğru olan da budur. Hammer ve Gibbons gibi Garb Tarihçilerinin tamamına yakını. c.„ baĢta < BĠLĠNMEYEN OSMANLI 61 kânüvisleri. 89-90. sayı 27 (1943). 'Eğer ma'rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen. Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? mueılı Yıldırım Bâyezid'in vefatı ile ilgili üç rivayet bulunmaktadır: Birincisi. VVĠttek. Belleten. haram olan böyle bir günahın isnad edilmesinin tamamen iftira olduğunu açıkça beyan eylemiĢlerdir. 99-100. Lütfi PaĢa. kızı Marya'yı Bâyezid'e göndererek Osmanlı PadiĢahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıĢtır. II. sh. Hüseyin Hüsameddin. Tarih-i Bursa (Güldeste-i Beliğ). Çev. memleketinde durmayız' derlerdi. UzunçarĢılı. Acem Hamidî. c. 1391'de bu kadınla evlenmiĢtir. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". Bu yüzden Ģer'an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. sh. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. Kısaca. sh. etmektedir Yıldırım gibi dit sinin tamw isimlerinden &A] dikten sonra. sh. sh. 565. bu kadının Müslüman olmaması veya baĢka sebeplerle. Tlmuı r'ml kuft! di" Ģekltı nakleden Ġft SUSĠĠCĠĠ64 zarı belli O ve i na tuW 24. I. Kaldı ki. Sırp Kralı. nefes darlığı ve keder dolu hayattan meydana gelen çeĢitli hastalıkların bir araya gelmesinden vefat ettiğini açıkça ifade etmektedirler . Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu iĢin biraz gevĢediğini kaynaklar yazmıĢlardır. Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. Kitâb-ı Cihân-nümâ. 10 sene kadar Bursa ve Edirne'de oturup Çelebi Sultân Mehmed'in çocuklarına hocalık eden. Sultân'ın kapısına gelerek. 51-91. ne zaman içki içmeye baĢladığı belli değildir. sh. Paul. 45. PadiĢah ve diğer Osmanlı devlet erkânı ile yakın temas halinde bulunan ve memleketine döndükten sonra Timur Tarihini yazan Ġbn-i ArabĢah baĢta olmak üzere Timur devrinin bütün Van NeĢri. bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. 260-323.içilmesine de Ģiddetle karĢı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. 332-333. Osmanlı . Hatta bazı kaynaklar. Solakzâde. . az bir süre için de olsa. 7-10. Yıldırım gibi dindar bir PadiĢaha. bu konularda gevĢeklik gördükleri zaman. veziri Çandarlı Ali PaĢa'nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler. Ahmed Refik. Aksun. kânüvlslen. c. 22-25. Türkiye Tarihi. siyasî veya malî konulardaki gevĢekliğidir Ģeklinde de izah edilmiĢ olunabilir22. ġayet geçici bir süre içki içmiĢ olsa bile. 148-158. sh. bu sebep de dinî. V. sh. Karamanî Mehmed PaĢa. bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. Osmanlı Tarihi. I. 25. 306-352. 368-384. I. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. I. 103-105. nr. Uluçay. TTEM. Osmanlı Tarihi. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek. 110112. göre bu konu "Her ne i söyleseler ( vefat« mak niyetini Semerkand'a ( ümitsizliğe etmektedir! ÂĢıkpaĢa-i etdi. içki kullandığını. Halil. Bütün bunlar. Maalesef geçici bir süre de olsa. Konyalı Mehmed bin Hacı Halil ve Ġdris-i Bitlisî gibi ilk dönem Osmanlı tarihçilerinin kahir ekseriyeti. Ġnalcık. yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. Hatta zamanın âlimleri. bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi. 18(95). 109. Yıldırım'ın içki içtiğini göstermez. Kadınlar Saltanatı. Öztuna. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bu. nr. c. Yıldırım Bâyezid'in Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra. sh.

Künh'ül-Ahbâr. sh. c. I. tamamen hata üzerinedirler. 217. bu tür iddiaların bir rivayetten öteye gitmediği de malumdur. 87-89. "düĢman elinde zebûn olub memleketi eller elinde görmeden ölem yeğdür" deyüb kendü nefsini helak eyledi demektedir. aksi iddiaların iftira ve yalan olduğunu açıklamaktadırlar. bundan vaz geçip. "âhiret hazırlığını gördü. 101-103. Kuvvetli kaynakların izahları karĢısında bu ifadeler. Lütfi 62 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ_ V. gayet melûl oldu ve hem gayret etdi. I. Fetret Devri ne demektir? Osmanlı Devleti'nin 1402'deki Ankara mağlubiyetinden sonra dağılması ile baĢlayan. zehirletildiğini söylemektedirler. Ġkincisi. Anonim Tevârih-i Âl-i Osman gibi müellifler ittifakla "Bâyezid Hân iĢitti kim. Lütfi PaĢa. sh. "bazılar eder ki. Timur'un zehirlettiği Ģeklindeki bir iddiadır ki. Kitâb-ı Cihân-nümâ. Mükrimin Halil Yinanç ve UzunçarĢılı gibi tarihçiler. 23 NeĢrî. Süleyman)? 1402 mağlubiyetinden sonra Vezir Çandarlı Ali PaĢa ile kaçarak canını kurtaran ġehzade Süleyman. Bunun tam aksine MüneccimbaĢı baĢta olmak üzere çoğu müellifler. bu iddianın tamamen yanlıĢ olduğunu delilleriyle ortaya koymuĢlardır23. Tâc'üt-Tevârih I-II. sadece Hadîdî Vekâyinâmesi'dir. Timur'un iline varmasına hemandem kendü kaydın görüb Allah Te'âlâ rahmetine vâsıl oldu" ifadelerini kullanmıĢlardır ki. Sadece Fuad Köprülü'nün bazı zayıf rivayetleri zorlama yorumlara tabi tutarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu iddiayı gündeme getirmesinden sonra mesele tekrar alevlenmiĢtir. c. Saltanat mücadeleleri nasıl yürüdü? Yani Emir Süleyman ve Mûsâ Çelebi'nin sultanlığı var mıdır?24 26. 358-363. Yıldırım'ın çocukları arasındaki saltanat mücadelesi ile devam eden ve 1413 yılında I. sh. onu Semerkand'a götürdükten sonra oradan geri göndereceğini söylediğini." kaydını düĢerek. muteber yerli veya yabancı kaynaklarda yer almamaktadır. ÂĢıkpaĢa-zâde. Bu iddiayı naklettiği söylenen ilk dönem tarihçilerinden. Yıldırım'ın intiharı iddiası. Ġstanbul 1279-80. Mehmed Çelebi (1382-1421). ayrılırken de muhabbetle ayrılmıĢlardır".. Osmanlı tarihi ile ilgili bazı kaynaklar. bu söz üzerine ümitsizliğe düĢen Osmanlı PadiĢahının yüzük kaĢındaki zehirle intihar ettiğini iddia etmektedirler. Doğru olan Yıldırım'ın yukarıda zikredilen hastalıklar sebebiyle vefat ettiğidir. neman maslahatın gördü" veya "bu cevâbı iĢitti. Hatta fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya harp . Mehmed Çelebi'nin tartıĢmasız tek sultan olarak kabul edilmesiyle sona eren verimsiz ve uğursuz ara döneme denmektedir. Netice olarak. Zira Yıldırım'a Timur her türlü iltifatı yaptığı gibi. Bir de kendi hususi kütüphanesinde bulunduğunu iddia ettiği Fuad Köprülü'ye ait bir anonim yani yazarı belli olmayan bir Tevârih-i Âl-i Osman nüshasıdır. Ġsa Çelebi (1378-1405). sh. V. Timur'un Bâyezid'i serbest bırakmak niyetinde iken. Musa Çelebi (1388-1413) ve ġehzade Kasım (1397-1417).tarihinin dev isimlerinden Âli ve Hoca Sa'deddin Efendi gibi tarihçiler. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I. bu ifadeleri intihar etti diye açıklamak da doğru değildir. arkasından hemen Bursa'ya geldi.FETRET DEVRĠ 25. ölümünü istedi" Ģeklinde de yorumlanabilir. Yüzüğünün kaĢında bulunan zehirle intihar ettiğini nakleden ilk döneme ait tek kaynak. bunun tarihçiler tarafından kale bile alınmadığını ifade etmekle yetiniyoruz. mevcut rivayetleri değerlendirdikten sonra. Âli. çok önemli gördüğü eĢyalarını aldıktan sonra hemen Edirne'ye canını attı ve orada padiĢahlığını ilan etti. Semerkand'a gideceğin. Solakzâde. NeĢrî. 11 yıl sürmüĢtür. Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa diye bilinir. Yıldırım Bayezid'in vefatından sonra hayatta olan çocukları yaĢ sırasıyla Ģunlardır: Süleyman ġah (1375-1410). I. onunla yaptığı bir mülakat neticesinde. 172-173. sh. Bütün bu rivayetler.. Ahmed Uğur neĢri. Âli ve Hoca Sa'deddin gibi kaynaklar tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. Bâyezid Hân'ın "tez canlu ve gayretlü kiĢi" olmasından dolayı Timur'un mu'âmeleleri karĢısında sıtma hastalığına tutulduğunu ve günden güne zayıfladığını belirttikten iki sayfa sonra. Hoca Sa'deddin Efendi. c. 1380-1422). Üçüncüsü. Kanaatimize göre bu konuda son sözü Âli söylemektedir: "Her ne kadar bazı tarihçiler Timur'un hekimlerinin zehir içirdiğini veya kendi kendisine zehir içtiğini söyleseler de. Bunlardan açıkça kendini zehirleyerek intihar ettiğini anlamak mümkün olmadığı gibi. Aynî gibi bazı müellifler de. hastalığının tedavisi için Timur'un saray tabiplerinden Celaleddin Arabî ve Ġzzeddin Mes'ûd eĢ-ġirazî'yi tayin ettiğini belirtmektedirler.

. VII. 24 Âli. 260323. I. sh.. sh. Aksun. defa muhasara altına alarak Bizans'ı karĢısına aldı. ele geçirmiĢ. Diğer tarafdan Ġsa Çelebi bir ara Bursa'yı kuĢatmıĢ. Ġstanbul 1279. ' Sultân Süleyman devrinin en önemli devlet adamı. 49. Mükrimin Halil. Sultân Mun< 1410 yılında! bir diplomat değildi. Sahâifu'l-Ahbar I-III. Demir Kafes Rivayeti. sh. Fetreti Sultân Mus MelikĢah. c. sayı 27(1943). 3. 325-345. 131. UzunçarĢılı. Ġskendernâme müellifi Ahmedî ile tarihçilerin mazbut bir Ģair olarak anmadıkları Mevlânâ Hamza'yı zikr edebiliriz.. 113-116. 591-599. 91-124. NiĢancı Tarihi. Osmanlı Tarihi. sh. sh. kendi sultanlığını ilana hazırlanıyordu ve Sultân Süleyman'ı Edirne'de kıstırarak hayatına son verdi (1410). 313. sh. Köprülü. Ġnsanları galip veya mağlup edenlerin mesaî arkadaĢları olduğu. Sultân Süleyman'ın 8 yıl kadar süren saltanatı 35 yaĢındayken sona erdi. sh. Tarih-i Bursa.' 27. tarihçiler tarafından beğenilmeyen ve mağlubiyetine sebep gösterilen Çandarlı Ali PaĢa. . I. c. V. müftilik yapan Necmüddin Hanefî'yi. âlimler arasında Ġbn-i Melek diye meĢhur olan Ġzzüddin Abdüllatif. Aksun. Ġstanbul'u 5. Solakzâde.. Devletler ve Hanedanlar. sert bir asker ama iyi bir diplomat değildi. Ancak Osmanlının en büyük toprakları Amasya'da bulunan Mehmed Çelebi'nin elindeydi. Mehmed (. Ġstanbul 1285. Sultân Musa Çelebi kimdir? 1410 yılında Edirne'de padiĢahlığını ilan eden Musa Çelebi. sh. sh. Sultân Süleyman. 59-60. Bursa. c._. "Yıldırım Bayezid'in Esareti ve Ġntihan Hakkında. Öztuna. I. I. c. Künh'ül-Ahbâr.. I. II. ĠA. Mehmed Çelebi adına Rumeli'ye geçmesine rağmen. "Yıldırım Bayezid'in Ġntiharı Meselesi". c. Tevârih-i Âl-i Osman. c. 28-29. . Sultân. Sultân Süleyman'ın halinden de anlaĢılabilir25. manevî yönünün o kadar mükemmel olmadığı bazı PaĢa. c. 91-98. Musa Çelebi mütereddit idi ve hatta ağabeyinin padiĢahlığını tanıyordu. 117-144. sh. 86-90. Tevârih-i Âl-i Osman. Mu» | saltanatını 1 »vlriH/ĠHfl |45. su kabul» 781/1380 yıl» yava< fından 0» Babasının ı gitti ve | Ankara'ya i mattı.. Belleten. UzunçarĢılı. Üzerine gelen Mehmed Çelebi'yi mağlup etti ve bu olaydan sonra iyi bir diplomat olan Mehmed Çelebi Ġmparator'a sığındı. Bazı komutanlar ve fitne için hazır bekleyen Romanya Prensi'nin de desteğiyle. II. (F. Ģâirler arasında. I. sh. IlıĢ-Ġ13) 27. . Osmanlı Tarihi. Osmanlı Tarihi. Yinanç. Giese neĢrinden Nihad Azamat). Kantemir. Osmanlı Tarihi. .ilan eden Macarları dahi yendi. maneviyât erenleri arasında ise Yunus Emre'yi. ancak Mehmed Çelebi tarafından tasfiye olunmuĢtu. 109-120. sh. Ġstanbul 1992. c. Belleten. I. Fuad. Fuad. 132. . Bu arada Anadolu beylikleri Süleyman'a karĢı Mehmed Çelebi'yi desteklemeye baĢlayınca Musa Çelebi de ona itaat etti ve Süleyman'ı takip için Rumeli'ye geçti. sayı 2 (1937). Sultân Süleyman'ın Edirne'yi taht Ģehri ilan etmesi.< kaynaklarda ifade < Sultân Süleyman ı meyen ve mağlub Melek diye meĢM Necmüddin Hanefî'yi. I Ġskendernâme rttö Mevlânâ Hamza'yı i lan olduğu. . oğlu Muhammed. M. Mlhll| zaskeri olan i man'ın! olmasına k i 28. sh. c. Ġntihar Meselesi". M.1. Maalesef. sh. sh. sh. "Bâyezid II". Hadidî. Musa Çelebi. Anonim.-. 591-603.. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. Ġzmir ve Ankara'yı aldı. MüneccimbaĢı.. c. kendisinin diğer Osmanlı Sultânlarına kıyasla. Ġstanbul 1991 (Necdet Öztürk neĢri). Anadolu'ya geçti ve Bizans Ġmparatoru ile kurduğu dostlukların da yardımıyla. takva cihetiyle pek kuvvetli olmayan Vezir Ali PaĢa'nın da etkisiyle. OfflM BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 kaynaklarda ifade edilmektedir..ûlM*« 345. Tevârih-i Âl-i Osman. Bursa'nın bu özelliğini ortadan kaldırdı ve 51 yıl devam edecek olan Edirne devri baĢladı. Köprülü. I Üzerine gelen Men Mehmed Çelebi I ğutunca bunu fırsat! Sırbistan PrensI'nM geldi ve Sultân I süren saltanatı da! (1413).

113-116. Bunlardan birincisi. iç ve dıĢ düĢmanlar. sh. 91-98. Ġyi bir diplomattı. Aksun. Aydın ve Ġzmir taraflarında fesada baĢlayan Börklü-ce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski iliĢkilerinden korkarak. KardeĢi Ġsa Çelebi'yi tasfiye etti. c. âlimler arasında Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin-i Simâvî'yi zikretmemiz gerekmektedir. 91-124. Ancak Sultânf Mehmed'in fevkalade basiretli idaresi ve Allah'ın yardımıyla bu iki büyük bela da aĢıldı. 1413 yılında kardeĢi Musa Çelebi'nin öldürülme25 Âli. Rumeli beylerini de kendisinden soğutunca bunu fırsat bilen Mehmed Çelebi. sh. 61-68. Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun'da. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi. sh. yeniden eski ihtiĢamına kavuĢmak üzere iken. Buna karĢılık Mac Kralı Sigismund'un haçlı seferi teĢebbüsü. Ahmed Uğur neĢri. Mehmed Çelebi'nin bir paĢası olan Gâzî Ġsha| Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid PaĢa'nın tavsiyelerine uyarak Amasya'ya gitti ve padiĢahlığını ilan etti. . Mehmed esir aldı. Osmanlı Tarihi. 325-345. Daha önce ġeyh Bedreddin'in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa. I. 198. Solakzâde. Musa Çelebi'nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaĢ verilerek Ġznik'te mecburi 1 ikamete zorlanan ġeyh Bedreddin. c. Kantemir. sh. Böylece 25 yaĢında 3 yıl kadar süren saltanatı da sona erdi ve Osmanlı tahtı sadece Mehmed Çelebi'ye kalmıĢ oldu (1413). Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise. asrın müceddidi kabul edilmektedir. 61-68. Devletler ve Hanedanlar. V. I. Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. I. 113-116. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir? 1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi. Künh'ül-Ahbâr. sh. Öztuna. sh. ikinci defa. sh. Sultân Musa'nın evladı yok idi26. 26 Âli. sh. I. sh. Germiyanoğlu Yakub Bey'in Mehmed Çelebi'ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa'j kuĢattı. Künh'ül-Ahbâr. Ancak Süleyman Bey'in Ankara'ya kadar gelmesi üzerine. Ancak 1410 yılında Rumeli'de saltanatını ilan edince durum değiĢti. Hacı Ġvaz PaĢa'nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid'in sur dıĢııf da kalan kabrine hakaret bile etti. Aksun. Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. ġeyh Bedreddin isyanı idi. 325-345. iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti'nin baĢına açmakta gecikmediler. I. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. c.Musa Çelebi. Lütfi PaĢa. 91-124. ġeyh Bedreddin'in de Rumeli'de bu tür hareketlere giriĢme teĢebbüsleri bardağı taĢıran son damla oldu. I. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir. c. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi'ye itaat etti. bunun kardeĢi Bahsi Beğ'i. Fetret Devri de böyle sona erdi. 204-241.115-120. UzunçarĢılı. Öztuna. Osmanlı Tarihi. II. Manisa'nın KızılbaĢlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti'nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı. sh. Ahmed Uğur neĢri. Ġshak Bey'in 1415 muharebesin den sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı'nın eline geçti. Mihal oğlu Muhammed Beğ. Sultân Süleyman'ın ġehzade Orhan. 91-98. belli çevrelerce kullanıldı. hem Rumeli beylerinin ve hem de Sırbistan Prensi'nin desteğini alarak kardeĢi Musa ile Çamurlu Derbend'de karĢı karĢıya geldi ve Sultân Musa ağabeyine yenilerek öldürüldü. c. Sonra affetti. Musa Çelebi'nin Kazaskeri ve birj nevi ġeyhülislâmı olan bu ilim adamı. ġehzade Mehmed ġah ve PaĢa Melek Hâtûn adında üç çocuğu olmasına karĢılık. c. ĠĢte bu kargaĢa içinde Sultanlık koltuğuna oturaf Mehmed Çelebi. Solakzâde. 117-144. Tevârih-i Âl-i Osman. Bu arada Venedik donanmasına karĢı 1416 yılında Çalı Bey ko) mutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti. 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman ġah'ın kızı Devlet Hâtun'dan dünyaya gelmiĢtir. sh. 28. c. 64 BĠLĠNMEYEN OSMAĠ sinden sonra. I. Karamanoğlu yine hareke! geçti. Çelebi Mehmed Rumeli'ndeki olaylarla uğraĢırken. bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu ve 9. Osmanlı Devleti. Lütfi PaĢa. sh. 117-144. c. Sultân Musa zamanında ona destek olan devlet adamları arasında veziri Kör MelikĢah. Ġzmir'de. sh. c. sh. Ġshakl Bey'in Rumeli'deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. Tevârih-i Âl-i Osman. sh.109-114.j Sultân Mehmed de boĢ durmuyor ve Sinop'daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını} Osmanlı Devleti'ne ilhak ediyordu. c. sh. Osmanlı tarihçileri tarafından ye| asrın yani Hicrî 9. Osmanlı Tarihi. II. ancak mağlup oldu. Devletler ve Hanedanlar. Aydın'daki Candaroğullarımn da tabiiyetini kabul ettikten sonıj Karamanoğlu'nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. Kantemir. V. KastamonuSinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı.

Murad'ın annesi. ÇOCUKLARI: 1.ġehzade Mahmûd. Ahmed Uğur neĢri. "kadın hariç her Ģey ortaktır" dediğini iddia ederek. Bir kısım peĢin hükümlü tarihçiler ġeyh Bedreddin'i. ancak sonradan ġeyh'likden Ģahlığa heveslendiğini ve devlete isyan ettiği için idam edildiğini ifade etmiĢlerdir. Osmanlı tarihi açısından tam bir bilmecedir. zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle ġeyh Abdüllatif'i. Kâfiyeci lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhyiddin'i ve Bâyezid-i Sofî'yi. Bunu Torlak Kemal'in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti'nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmıĢ oldu. Ġdamına fetva veren ise. Osmanlı tarihçilerinin mühim bir kısmı. c. II. Normalde Sultân Mehmed'in ağabeyidir. Alevî grup ise. sh. 4. dürüst. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 65 »yeni pırını ĠTorya çıkan Yıldırım'ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa'dır. Üzerinde çok söz söylenmiĢtir. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur? ġeyh Bedreddin meselesi. Sa'deddin Teftezâni'nin talebelerinden olan Herat'lı Mevlânâ Haydar'dır.ġeh-zâde Küçük Mustafa. Ahmed Tevhld. tarihin ilk Türk komünisti diye Nazım Hikmet'e manzum medhiye bile yazdırmıĢlardır. Mevlânâ Sarı Ya'kub'u. Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında. Amasyalı Pir Ġlyas'ı ve ġeyh Muslihuddin Halife'yi. V.000 ve 10. Tevârîh-i Âl-i Osman. 5-ġehzâde Ahmed. c. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meĢgul olan Sultân Mehmed.Bizans bunları Ģiddetle destekliyordu. baĢtan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid PaĢa'yı. ġeyh Bedreddin'in baĢından beri Bâtınî fikirlere sahip bir ehl-i dalâlet olduğunu hükme bağlamıĢlardır. Tarih. 3. Bâyezid PaĢa'nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi.Evvel . Manuel'i ziyaret bile etti. Ģâirlerden ise sadece Hüsrev ü ġirin müellifi ġeyhi ile Molla Ezherî ve ġair Zihni'yi sayabiliriz27. NeĢrî. Sultân Mehmed Çelebi 39 yaĢında vefat etti ve Bursa'daki YeĢil Türbeye defn o-lundu. Amasyalı bir PaĢa'nın torunu. sh.000 akçe ödenmek Ģartıyla anlaĢma yapıldı ve hatta bu anlaĢmanın da etkisiyle Sultân Mehmed. 24 kere savaĢa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıĢtı. sh. Sultân Mehmed'e yenildi ve Bizans Ġmparatoruna sığındı. 517-555. 144-194. Vefatında Osmanlı devleti eski geniĢliğine ve kuvvetine ulaĢmıĢtı. 85-94.Emine Hâtûn. olayı duyunca hemen Serez'e geldi ve Bâyezid PaĢa'nın gayretiyle ġeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarĢısında idam edildi. sh. Kara Ya'kub lakabıyla meĢhur olan Ya'kub bin Ġdris'i. hatta kendilerine rehber edinenleri bile çıkmıĢtır. 6876. 244-326. ilmiyeden gelen Ġbrahim PaĢa'yı ve Bursa kahramanı Hacı Ġvaz PaĢa'yı. Osmanlı döneminin Cumhuriyetçisi ve ihtilalcisi diye baĢlarına tac etmiĢlerdir. Lütfl PaĢa. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karĢılık Ġmparatora yılda 300. dindar ve diplomat bir devlet adamıydı. Bazı samimi araĢtırmacılar ise. ZEVCELERĠ: 1. Murâd. 1420'de Ġstanbul'da Ġmparator II. Dulkadır oğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. Acaba hangisi doğrudur? 27 ÂĢıkpaĢa-zâde. Komünizm'in revaçta olduğu günlerde. asrındaki büyük âlimler arasında Sa'deddin Teftezânî'nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar'ı. baĢlangıçta ġeyh Bedreddin'in büyük bir Ġslâm âlimi ve hukukçusu olduğunu. sh. Künh'ülAhbâr. TimurtaĢ PaĢa-zade Ali Bey'in de mağlup olmasıyla ciddileĢti. Sultân Mehmed'in ikinci belası ise. Âli. Bunun üzerine Rumeli'deki Deliorman'da yerleĢen ġeyh Bedreddin isyanı geniĢletme çabalarını sürdürdü. Mehmed Çelebi'nin oğlu ġehzade Murâd. Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dıĢ düĢmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla orta29. Osmanlı Devleti'ne isyan eden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in haline bakarak onu bir Alevî Dedesi olarak görmüĢlerdir.ġehzade Yusuf. Ordularının sayısı 5. 124-138. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd'in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa. 2. Samimi. Solakzâde. Kitâb-ı Cihânnümâ. Bunun yanında. sh.ġeh-zâde Kumru Hâtûn. 1420 yılında bu olay da kapatılmıĢtır. "Bursa'da Çelebi Sultân Mehmed Han. 2ġehzade II. 29.000'lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa'nın isyanı.

. nr. ileri sürülen iddialar arasındadır. Osmanlı Tarihi. sh..:.. Bu eserin bazı yerlerinde Allah'dan ve O'nun peygamberlerinden bahsederken. Bu zikredilenler ve edilmeyenler.115-127. Ġslâm Hukukuna dair Letâif ül-ĠĢârât baĢta gelir. Alevîlik veya materyalist bir vahdet'ül-mevcudculukla alakalı tek bir cümle yoktur. c. Devletler ve Hanedanlar. II. Ġznik'te göz hapsinde iken kaleme aldığı bu eser. 1000 akçe maaĢla Ġznik'e getirilmiĢ ve gereken saygı gösterilmekle beraber. sh. Gerçek olan ġeyh'in Ģahlığa heveslenmesi. Osmanlı Tarihi. m BĠLĠNMEYEN OSMANLI UlLlNMfcYEN Kanaatimize göre ifrat da tefrit de doğru değildir. Burada kadılık yaparken oğlu Mahmûd dünyaya gelmiĢ ve adına Ġbn-i Kâdî Simavna veya Simavna Kadısı oğlu denmiĢtir. I. Öztuna. 17-120.. fesad grubunun içinde yer alması ve de Sultân Mehmed'e isyan edenlerin manevi reisi durumuna düĢmesidir. c. daha sonra Anadolu'ya gelmiĢ ve nihayet özellikle Ġslâm Hukuku konusundaki uzmanlığından dolayı Sultân Musa'nın Kazaskerliğine tayin edilmiĢtir. Börklüce Mustafa denilen ve Dede Sultân diye de bilinen alevi dedesinin isyanı. ġeyh'in gizli bir Ģekilde Rumeli'ye geçmesine. Aksun. bunun gerçekten onun tarafından yazılıp yazılmadığı da tartıĢmalıdır. ġeyh Bedreddin'in öteki eserlerinin tam tersine. göz hapsinde tutulmuĢtur. I. hem neslinin ortada oluĢu ve hem de telif ettiği eserleridir." 'esc de' OĠâiı ricvni sünnet w .. 99-106.. mezhebin!1 kik zort. I. Ancak bu kitaba baktığımızda. bir gazi ve de 1361'de Edirne fethedildikten sonra ele geçirilen Dimetoka'ya bağlı Simavna veya Samavna denilen beldenin de ilk kadısıdır. Bunun tek istisnası Varidat adlı eseridir ki. ġeyh Bedreddin'in eserlerine baktığımızda. orada bazı nakillere göre Bâtınîlik fikirlerinin etkisinde az da olsa kalmıĢtır. tamamen Sünnî ve Hanefî esaslarına göre kaleme alınmıĢ eserlerdir. Bu sebeple ġeyh Bedreddin'i yakından tanımak en doğrusudur. Bunun Kütahya Simav ile ilgisi yoktur. bunu Torlak Kemal denilen bir Yahudi dönmesinin takip etmesi ve ġeyh Bedreddin'in de bunlarla olan irtibatı. 1397 yılında Ģeyhi Hüseyin Ahlâtî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen ġeyh Bedreddin. Sultân Musa tasfiye edilince ġeyh Bedreddin çoluk çocuğuyla birlikte. bazı yerlerde vahdet'ül-vücud'dan ziyâde vahdet'ül-mevcud nazariyesiyle tam bir materyalist gibi hareket Cer.. TOEM. bir Osmanlı emiri. c. Tahsilini Kadi-zâde-i Rumî ile birlikte onun babasının yanında yapan ve sonra da Kahire'ye giderek baĢta Seyyid ġerif Cürcânî olmak üzere büyük âlimlerden ders okuyan Mahmûd.. Daha evvel anlattığımız gibi. Hanefi mezhebi ile alakalı mükemmel bir mukayeseli hukuk kitabıdır. 39. Bu arada Tebriz ve ilim merkezi Kazvin'e uğrayan ġeyh. Hayatı hakkında en geniĢ bilgiyi torunu Halil tarafından Menâkıb-ı ġeyh Bedreddin adıyla kaleme alınan eserden öğreniyoruz. ġeyh Bedreddin aslında alevi falan değildir. esasian t* Ġslatat. sh. Eflak Beyine sığınmasına ve neticede ortaya çıkan bu Alevî isyanının reisi gibi görünmesine yol açmıĢtır.. Kahire'de inzivada olan Hüseyin-i Ahlâtî'den tasavvuf dersi almıĢ ve Timur'un huzurunda yapılan ilmî tartıĢmada Ġslâmî ilimlere olan vukufunu ispatlamıĢtır. UzunçarĢılı. Ġslâm'ın temel esaslarına ters düĢen ve insanı tamamen dinden çıkarabilecek hususlar bulunmaktadır.Hazretlerinin Kerimelerinden Hafsa Sultân Namına bir Kitabe". Meseleyi olduğu gibi yansıtmaya çalıĢmak en güzelidir. ġeyh Bedreddin hakkında Ģunları biliyoruz: Asıl adı Mahmûd olan bu zatın babası Ġsrail. sh. Kantemir. Bunu Câmi'ul-Fusûleyn adlı ÜstrûĢenî ve Ġmâdî isimli büyük Hanefi hukukçularının kaleme aldığı Fusûl isimli hukuk eserlerini birleĢtirerek ve asrın meselelerini de ilave ederek telif ettiği mükemmel bir hukuk kitabı takip eder. Önemle ifade edelim ki. Bunun en büyük delili. 347-375. Bunlarda Bâtınîlik. 187-189. Geriye Varidat adlı ona isnad edilen tasavvufa dair bir eser kalmaktadır. Bu kitabın ona ait olmadığı ve hatta onu isyan için kullanan bazı bozuk fikirli insanlar tarafından uydurulduğu.

kerametleri olan veli ve mutasavvıf bir ġeyh Bedreddin'dir. ilim meclisinde ġeyh Bedreddin ile tartıĢmıĢ.keı deıv islâm Hıfc-Çe»" de: be-""1)' h BĠLĠNMEYEN OSMANLI 67 »aya ĠSeyh pnI2i ve reya ımûd iîtlr. Üçüncüsü. kıyamet inkâr edilmekte ve buna bağlı olarak haĢr-i cismânî denilen haĢir redd olunmaktadır. Nitekim Sa'deddin Teftezânî'nin talebesi olan Mevlânâ Haydar Herevî. büyük bir Ġslâm âlimidir. Âli ve benzeri tarihçiler. ġâir kefere gibi adın anmayub la'net etmeyüb kendi halinde olan Müslüman kâfir olmaz" demesi çok manidardır. O halde karĢımızda bir kaç tane ġeyh Bedreddin vardır: Birincisi. Ġkincisi. cin ve Ģeytanla alakalı Ġslâm'ın esasları da tamamen saptırılmaktadır. Zira hapisteyken yani idamından bir kaç sene önce kaleme aldığı Ġslâm Hukuku eserinde tam bir ehl-i sünnet gibi Ġslâm'ın esaslarını anlatan bir âlimin bir iki sene içinde bu hale gelmiĢ olması akla zor gelmektedir. Bedreddin'in büyük bir âlim olduğunu. alevî değildir. . eskilerin tabiriyle kadınlar dıĢında her Ģeyin insanlar arasında ortak olduğuna inanan Ġbâhiyye mezhebinin mensubu bulunan bir zındık ve mülhid karĢımızda demektir. Osmanlı kaynaklarından ve Ebüssuud'un fetvasından anladığımız. Simavîler diye bilinen müritleri namaz ve oruç gibi Ġslâm'ın hükümlerinden habersiz bulunan ve en önemlisi de vahdet'ül-mevcudcu yani neredeyse panteist ve inkarcı bir ġeyh Bedreddin'dir. Eğer bu eser. Cennet ve cehennemin de inkâr edildiği eserde. Osmanlının kargaĢa döneminde tahriklere aldanmıĢ ve isyancı Alevîlerin ve hatta Alevîlerin de kabul edemeyeceği vahdet'ül-mevcudcu bir dalalet grubunun dairesine girmiĢ ve neticede kamu düzeni gereği isyanı sebebiyle idama mahkum edilmiĢt ir. Ġslâm'ın temel esaslarını reddeden. bu vesileyle aslında Alevî olmadığı halde Anadolu'da isyan eden Alevî grupların mercii haline gelen ve Ģeyhliği ġahlığa değiĢtirmek isteyen ihtilâlci ġeyh Bedreddin'dir. Çoğu Osmanlı tarihçilerinin kanaati de bu yöndedir. toplumda karıĢıklık çıkaranların rehberi olan. Acaba ġeyh Bedreddin bu mudur? Bu soruya hemen evet diye cevap vermek çok zordur. Kazvin'de Bâtınîlikden etkilenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. devlete isyanının çevresinin planlarına ve yapılan isnadlara dayandığını açıkça ifade etmekte ve ġeyh Bedreddin'i övmektedirler28. Herevî'nin idam fetvasında. Kur'ân. Yani ġeyh Bedreddin. Sünnî-Hanefi Ġslâm Hukukçusu ve eserleri âlimlerce asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve Musa Çelebi'nin Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin'dir. ġeyh Bedreddin'e ait ise. ġeyh Bedreddin'e ait gibi görünen bu Ģahsiyetlerden birincisi ve dördüncüsünün birleĢtirilerek kabul edilmesi Ģeklindedir. Dördüncüsü ise. Fakat. Ġslâmiyetin telkin ettiği Ģekliyle Allah. Vâridât'ın böyle bir âlimin eseri olmasını akıl kabul etmemektedir. Alemin ezeli ve ebedi olduğu ileri sürülen aynı eserde. sünnet ve diğer kaynaklara dayanarak ġeyh'i ilzam etmiĢ ve bizzat ġeyh Bedreddin'in kendi suçunun cezasını ikrar ettikten sonra ıslâh-ı âlem ve hıfz-ı nizâm-ı Beni Â-dem için idamına fetva vermiĢtir. melek. Ebüssuud'un sorulan bir soruya verdiği cevapta "Anın müridlerinden olan kâfirlerdir' demek lâzımdır. Peygamber ve ahiret inancı olmayan. ısrarla "insanları bilerek dalâlete sevk edenlerden olduğunu isbat etmesi" de önemlidir. ¦onun ttânî m tiye inin ettiği görülmektedir.

Aksun. c. 142-144. c. 1422'de Sultân Murad'a mağlup olan amca Mustafa.000 askeriyle Varna önlerine ilerledi ve sadece 150 Ģehidle haçlı ordusunu darmadağın etti. Osmanlı Devleti'nin Balkanların sahibi olduğunu tescil etmiĢti. Ġstanbul 1998. Belleten. sh. Ocak. Maddi sebepler açısından teslim almayı ümit ederken. Ahmed Ya'Ģâr. hemen Edirne'ye geldi ve 40. Ömer Faruk. sayı 212214(1991). 104-106. Bizans Ġmparatoru tarafından serbest bırakılınca büyük bir sıkıntıyla karĢı karĢıya geldi. en önemlisi Ġzladi mevkiindeki 1443 yılındaki yenilgi olmak üzere. Bütün Ġslâm âleminde ve özellikle Kahire'de dualarla yâd edilen bu zafer. c. MURÂD DEVRĠ 30. "Osmanlı DüĢünce Tarihinde Toplumsal Bir Muhalefet Olarak ġeyh Bedreddin ve Haraketinin Tahlili". 1404 yılında Dulkadiroğlu Emine Hâtun'dan Amasya'da dünyaya geldi. 134-136. Ġbrahim Bey ile de sulh andlaĢması imzalandı. 136-202. Murâd. I. Bu zaferler devam ederken. Bunun üzerine Sultân Murâd. Orhan. Mahmûd Esat. I. 566. Ortodoks oi a Bror 3-i. Kâtip Çelebi. Bizans'ın ihanetini gören Sultân Murad. Bu arada fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya problem çıkaran Anadolu beyliklerinin de üzerine gitti ve sırasıyla Aydın. I. c. Aslında düzmece olmadığını daha evvel ifade etmiĢtik. Murad yeniden yani ikinci defa oğlunu tahta çıkardı (1445). annesinin s-OrtRf Hatn. 1444 Ağustos'unda oğlu Mehmed'i tahta geçirerek. V. Limni'de göz hapsinde bulunan amcası Düzmece Mustafa. Tevârîh-i Âl-i Osman. 13 yaĢındaki Küçük Mustafa'nın Ġznik'de Bizansın tahrikiyle saltanat ilan ettiğini duydu ve hemen ona yöneldi. sh. Macaristan'la Segedin AndlaĢmasını imzalamak durumunda kaldı (1444). Inkılâb Tarihi. sh. I. yeni bir haçlı seferi için kollan sıvadı ve haçlı orduları Osmanlı Devleti aleyhinde Ak ġövalye diye bilinen Erdel Voyvodası Hunyadi YanoĢ kumandanlığında bir araya geldiler. ġerafettin. Kilisli Rıfat). UzunçarĢılı. 68 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'VI. Devlet adamları ve yeniçeri bu duruma razı olmadı ve Sultân Murad'ın yeniden tahta geçim-çıktı SOP: Fâtır. 1444 yılında ikinci defa sultan olan II. sh.. Teke. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir? Bazı tarihçilerin Osman Bey'den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. -17. Osmanlı ordusu Hıristiyan kuvvetler karĢısında bir kaç defa mağlup duruma düĢtü. Künh'ül-Ahbâr.000 askerle Ġstanbul'u kuĢattı. da <!• Koso. c. Ġstanbul 1998. 11-Sultân . 1551. Belgelerle Osmanlı Tarihi MI. Murad. Hadâık. Mehmed. sh. MenteĢe ve Germiyan Oğulları beyliklerini tarihten silerek tamamen Osmanlı Devleti'ne ilhak etti. sh. hemen 30. Yüzyıllar). Mevlüt. Ġstanbul 1971.. Aynı yıl. Murad'ı yani babasını tahta davet etti. Mısır'daki Ġslâm âlimlerinin de manevi desteği alınarak Karamanoğlu II. Lütfl PaĢa.. Uyanık. Ġstanbul 1997.SULTÂN II. c. 360-367. Solakzâde. Murâd. Mecdî Efendi. kendisi ibadet ve taatle meĢgul olmak üzere Manisa'ya çekildi ve Fâtih Sultân Mehmed birinci defa Osmanlı Sultânı oldu. 99-106. KeĢf'üz-Zunûn. Mustafa Çelebi. Osmanlı Tarihi. 40 yaĢına gelen ve gerçekten de yıpranan II.-Oğlu yı'nda vefa: ZEVCE! bey'in kızı. Osmanlı Tarihi. 71-73. Yaltkaya. c. Yılmaz. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15. 185-188. Edirne'ye gelerek padiĢahlığını ilan etti ve bununla da kalmayarak ordusuyla Bursa'daki II. . 1425'de Venedik ile sulh yapan Sultân Murad. !¦')¦ Sultân. sh. LV. Tahtta oturan II. 73-74. sh. (neĢr. Ayrıntılı bilgi için bkz. 1421 yılında babasının vefatından 41 gün sonra gelip Edirne'de tahta oturur oturmaz. c. sh. düzmece olduğu iddiasıyla idam edildi. 1426'da Macar ordusunu bozdu ve fetihlere devam etti. Bozkurt. II.. Tuna'yı geçerek Varna'yı kuĢattılar. Sultân Murad'ın Anadolu'daki sıkıntıları devam ederken Macarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti'ni rahatsız ediyorlardı. Fâtih'in babası Sultân II. II. Murad'ın üzerine yürüdü. 341-349. Edirne'ye dönen II. I.28 Âli. Hem Osmanlı ordusunun yenilgisinden ve hem de Fâtih'in 14 yaĢında bir genç PadiĢah olmasından heveslenen Papa. yapılan meĢveretler ve özellikle Vezir-i Azam Çandarlı-zade Halil PaĢa'nın ısrarlarıyla.Bilge. sh. böylece Av tam.

sh. Çekilmesinin sebebi. Öztuna. V. I. c.Erhondu Sultân.¦¦¦-. 14. 326-417. ZEVCELERĠ: 1. 10. Yılmaz. Çandarlı-zâde Halil PaĢa. Tarih. sh. sh. Solakzâde.ġehzade Küçük Ahmed.Yusuf Âdil ġah.Dulkadiroğlu Alîme Hâtûn.. 4-Tâcünnisâ Hatice Halîme Hâtûn. Resimli Tarih Mecmuası IV. 366-451. sh. bir kısım tarihçilerin kullandığı îĢ ü nûĢ tabirlerini içki ve eğlence diye yorumladıkları gibi asla nefsî arzular ve . Belgelerle Osmanlı Tarihi.Hatice Sultân. sh. 138-188. Lütfi PaĢa. NeĢri. Fâtih'in annesinin devĢirme olduğu nakledilmektedir. Damad Karaca PaĢa. sh. Amasyalı Mahmûd bey'in kızı. maneviyât erenlerinden Hacı Bayram'ın halifelerinden Ak Bıyık. 195-268.Yeni Hâtûn. I. 3 ġubat 1451 sabahı Edirne Sara-yı'nda vefat eyledi. Âli.ġehzade Ġsfendiyar. Molla ġemseddin Gürânî. Papanın da desteğini alarak bir diğer haçlı seferi daha düzenledi ve Osmanlı sınırlarını geçerek Kosova Ovasına kadar geldi. c. ¦. 11. sh. Devletler ve Hanedanlar. Osmanlı Tarihi. bu soruya olumlu cevap veremez. 17 Ekim 1448 tarihinde II. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 194-246. devĢirmelerden ġihâbüddin PaĢa. 8. II. sh.mez. I. Çocuksuz ve Ortodoks olarak ölen ve Fâtih'in üvey annesi olan bu kadın. 5-Mara Hâtûn. sh. Uluçay. UzunçarĢılı. Aksun. 5. Ġstanbul 1953. sh. 3. 129-147.. Murad tahta çıktı ve oğlu da böylece iki defa tahta çıkıp inmiĢ oldu (1446). Kitâb-ı Cihânnümâ. 7-ġehzâde Hasan. 9. 6ġehzade Orhan. lüle 1ĠfĠ'. "Fâtih'in Anası".Fatma Sultân. Murad 1449 yılında oğlunu evlendirdi. 13-18.Çar nos. 3. c. Varna zaferinden sonra Arnavutluk'da Ġskender denilen bir mürtedle baĢı belaya giren II. I. Tevârîh-i Âl-i Osman. Osmanlı Tarihi. Çandarlı-zâde Halil 29 ÂĢıkpaĢa-zâde. Ahmed Uğur neĢri. Bu durumu fırsat bilen Ak ġövalye. Asrındaki büyük devlet adamları arasında. 31.¦¦ i. 4. Murad. Sırbistan Despotu George Bronkoviç'in kızı. Seyyid Alâ'addin Semerkandî. Timur PaĢa'nın oğlu Gazi Umur PaĢa. 95-139.ġehzade Hüseyin. 107126. c.ġehzade Büyük Ahmed. Künh'ülAhbâr. Sultân Murâd'm kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur? Sultân Murâd'm hayatını az da olsa bilen bir insan. ÇOCUKLARI: 1. Ziraî yurt: ta* i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 69 tahta geçmesini ısrarla arzu ettiler.Ulu ġehzade Alaaddin Bey. Oğlunu Manisa Sancakbeyliğine gönderen II. Buradan Edirne'ye dönen II. Kantemir.ġehzade Selçuk Sultân. 13. 2. sh. Bunda dost düĢman ittifak halindedir. Muhammediyye müellifi Yazıcızâde. 148-150. ġihâbüddin PaĢa ve Saruca PaĢa gibi komutanlar ve Molla Hüsrev gibi bir Kazaskerle birlikte tahta geçirmiĢ ve kendisi de Hamza Beğ ve Ġshak PaĢa gibi dostlarıyla birlikte Manisa'ya çekilmiĢlerdir. 2312.Fâtih Sultân Mehmed. 70 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' PaĢa gibi bir vezir-i a'zam. mut'. oğlu Fâtih'i de alarak Arnavutluk seferine çıktı. Sağman. Candaroğlu Ġsfendiyar Bey'in kızı.. Oğlu Mehmed'i. Zira 30 yıl boyunca saltanatını büyük bir ciddiyetle. c. Zağanos PaĢa ve Kasım PaĢa'yı.¦¦¦¦ ^ ¦¦¦¦-. Ancak Müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hâtûn ile Fâtih'in üvey annelik dıĢında alakası yoktur. c. Murâd. Bu ısrar karĢısında üçüncü defa II. Ali Rıza. 121-124. sh. Hızır Beğ ve Alâ'addin Tûsî'yi. bazı araĢtırmacıların. Ģâirlerden Hacı Ġvaz PaĢa'nın oğlu Atâyî ve Ģiirlerinden dolayı idam edilen Nesîmî'yi mutlaka zikretmeliyiz29.Hüma Hâtûn: Abdullah isimli bir Ģahsın kızı ve Fâtih'in annesi. 2.Hafsa Sultân.. 12. Envâr'ül-ÂĢıkîn adlı eserin müellifi Ahmed-i Bîcan ve ġeyh Muslıhuddin'i. II. Kosova Zaferini kazandı ve böylece Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atmak için giriĢtikleri son seferi de zaferle tamamlamıĢ oldu. istikametle ve dürüstlükle yürütmüĢtür. asrının meĢhur âlimlerinden Molla Fenari'den sonra müftülük makamına gelen Molla Yegân lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhammed. 555-681.

Yılında bazı devlet adamlarımızın "Osmanlı Devleti zamanında Kur'ân Türkçeye tercüme edilmediği gibi. Murad'ın vefatından kısa bir süre öncesine rastlayan ikinci ziyaretinde. harp meydanlarında aĢırı yorulmuĢtur. sh. dalma \ saf kalpli olan ı Ģey gösterilebilir? H ahiret Ġnancından 1 rebilir? Tarih bize j bağlanmıĢ Ġsek j sizdir. II. bu Ģerefin Ak ġemseddin ile oğ lu Mehmed'e nasip olacağını müjdelediği. Hacı Bayram Veli'nin. 4666. II. ĠĢte Hacı Bayram gibi maneviyât erenlerinden böyle bir manevî iĢareti alan II. Sarı Abdullah Efendi. 217.ıv . 252-256. Hazine. Murad'ın Ġstanbul'un fethi ile alakalı Ģiddetli arzularını görünce. Kur'ân'ın dağıtılması da yasaktı" Ģeklinde bir cümle sarfetmesi. Kur'ân'ın ilk Türkçe tercümeleri de bu dönem30 Âli.140. Bu / Devleti'nin bir 2 devam ettiren. vrk. Ahmed Uğur neĢri. I. Ģu C dim. Bize göre bir diğer önemli ve manevî sebep de. r sunu teçhiz etme. Edirne'ye giderken Muhammediyye müellifi Yazıcızâde'nin de kendisine intisab ettiği Hacı Bayram. II. nr. Orhan Gâzî. II. sh. bu mutlu haberin gerçekleĢtiğini görmek ümidiyle. Hacıbayramoğlu. H Ahmed. Solakzâde. sürdüremez. VII. Hacı Mahmûd Bölümü. I. Ġstanbul 1288. Bu ziyaret sırasında (bazı araĢtırmacılar bu ziyaretin saltanatın ilk yıllarında yani 1421-1424 tarihleri arasında gerçekleĢtiğini zikretmektedirler) veya daha sonra yapılan. Murâd. 143-144. kaynakların naklettiği olaylardandır. Bu doğru mudur? Bütün Osmanlı PadiĢahları gibi. Zira Sultân Murâd. aynı zaman ayrı olarak ele aln özetlemek mümkfl 1) En önemli < kelimetüllah ruhu* nisbetindedir. sh. c. 215-216. Murad da. tarihçiler bunu açıkça ifade etmiĢlerdir. 1783. Türkçenin geliĢmesi için gayret sarfetmiĢ bir devlet adamıdır. 32. Topkapı Sarayı Müzesi Kütp. 3/b-5/b. II. . Ġstanbul'un fethi olayıdır. öldürsem Hüdavendigar "Yi olmuĢtur. 360-362. Belgelerle Osmanlı Tarihi. I lANLI Ifi Molla lishak tır-lije yoBĠLĠNMEYEN OSMANLI 71 de ciddi olarak baĢlamıĢtır. Kimin I himmeti milleti olal tını milletin hayatın»! kuvvetli bağlar. £ ġûrası Miinı Tercümesi. oğlu Mehmed'e saltanatı terketmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. II. Mercümek Ahmed'in Kabusnâme tercümesi. vrk. 0 zam bizi hiç bir 2 göstererek I 31 Aksun. c. Belki çekilmesinin sebeplerinden biri maddidir.. Murad'ın. Murâd ile bir araya gelince. Murad'ın teĢvikleriyle ortaya çıkmıĢ eserlerdendir. Yılmaz. Kaynaklar bu menkıbeyi ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar30. Bu arada Yazıcızâde Ali Efendi'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı tarihi. Risâle-i BeĢlr Çelebi. Menâkıb-ı AkĢemseddin. Bir kiĢi olsa da bu kitabı açık tercüme etse" sözü üzerine yapılmıĢtır ve dili bugünkü Türkçeden daha arıdır. 16/a-b. Osmanlı Devleti Osmanlı Devle Ģekilde cihan devletfj Devleti'nin fetih pollt bepler. ancak açık değil. ' . özellikle II. hem vâki Ģikâyetleri tahkik ve hem de devletin emniyeti açısından yeni bir ġeyh Bedreddin olayının yaĢanmaması için tedbir olarak.eğlenceler değildir. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini Edirne'ye davet etmiĢtir. bu eserin kaleme alınmasının lüzumunu da teyid etmektedir31. Semerât'ül-Fuâd. Bir diğer önemli sebep de manevidir. 141. onun nasıl büyük bir veli olduğunu anlamıĢ. V. Murad'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir. köĢesine çekilip ibâdet ve ta'at ile meĢgul olma arzusudur ki. de ciddi olarak baĢ "Osmanlı Devleti zamanını Ģeklinde bir cümle inektedir31. Murâd. Yazıcızâde Mehmed Efendi'nin Muhammediyye'si ve Ahmed-i Bîcan'ın Envâr'ülÂĢıkîn adlı eserleri II. Fuat. hatta daha sonraki kayıtlardan anlaĢıldığına göre. Künh'ül-Ahbâr. Hüseyin Enîsî. Bayramiyye tarikatı mensuplarına vergi muafiyeti getirmiĢ ve hakkındaki iddiaların iftira olduğunu anlayarak fazlasıyla hürmet etmiĢtir. sh. c. Yıldırım Bâyezid ve Çelebi Mehmed devirlerine yetiĢen ve kurduğu Bayrâmîlik tarikatıyla Anadolu'nun manevî yapısına damgasını vuran Hacı Bayram-ı Veli'nin müridlerinin Anadolu'da alabildiğine çoğalması üzerine. I. nr. sh. Murad'ın "Bir kiĢi Türkçeye tercüme etmiĢ. 174.OSMAf 33. sh. II. r. 143. Soyu-YaĢamı-Vakfı MI. Hacı Bayram-ı Veli. Osmanlı Devleti'nin 700. 211-212. Bu ruh lif j rek bakmıĢ. Kantemir. Süleymaniye Kütp.

••¦¦. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebepleri nelerdir? pa Ü3Ġ3Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini aynı zamanda fetih politikası ve hızlı bir Ģekilde cihan devleti olmasının sebeplerinde aramak gerektir. c. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) En önemli sebep. aynı zamanda yükseliĢ sebepleri olarak zikredilebilir. Bir ferdin himmeti milleti olabilmesi için. o kimse tek baĢına bir millettir.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ 33. nr.. Emir Keykavus. gerilemi-Ģizdir. Bu hasletleri. Murad'ın emriyle). Bilesiniz ki. ayrı olarak ele almakta yarar vardır. gelecekte her an tehlikelere maruz kalır ve varlığını sürdüremez. c. biz Müslüman Türkler. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır. Bu sebeple. Mustafa Darir bin Yusuf. BaĢbakan'ın Din ġûrası Münasebetiyle Yaptığı KonuĢma. Bu önemli sebepler ve kuvvetli bağlar. Çünkü Türkler. Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. Müslüman devletlerle mücadele ederek ve kendi mevlâlarına isyan ederek . Size de soruyorum. Osmanlı Tarihi. Ocak 1999. "millî ananelerin düĢmanı ve atalarının papuçları olamayacak bir hale gelmiĢlerdi'. Mesela bkz. Daima tehlikeyi. Bu mânâyı târihe bakarak. manevî değerlerine ve Ġslama olan bağlılıklarıdır. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. 125-26. Ġbn-i Kemal de. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır." Sultân Aziz devrinde. Orhan Saik Gökyay. düĢman bizi hiç bir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. daha da müĢahhas hale getirebiliriz. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. Bunu i'lây-ı kelimetüllah ruhu diye de ifade edebilirsiniz. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". Osmanlı Devleti'nin fetih politikası ve küçük bir beyliği kısa zamanda cihan devleti yapan sebepler. neĢr. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova meydan muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar "Yarab beni din yolunda Ģehid. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar mo31 Aksun. 72 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dem silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. Rus elçisinin dediği gibi. O zaman düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır.VII. Kimin himmeti milleti ise. ahirette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. o ferdi milletine bağlayan kuvvetli bağlar ve Ģahsî hayatını milletin hayatına tercih ettiren önemli sebepler bulunmalıdır. II. I. Osmanlı Devleti'nin bir zamanlar. Ģu devletin ordusundaki Kur'ândan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. 262-263. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. Yılmaz. Millet Kütüphanesi. O halde manevî değerleri ile ordusunu teçhiz etmeyen bir millet. Diyanet Dergisi. Bu sebeple. Vatana ihanet suçuyla 1821 yılında Patrikhanenin orta kapısı önünde asılmıĢ bulunan Ġstanbul'daki Fener Patnki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Ancak yine de konuyu. Ali Emirî. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢdir. Maneviyatları sarsıldığı gün. I. Osmanlı Devleti'nin Gazneliler. sh. Osmanlı Devletin'i tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. manevi değerlerden baĢkası olamaz. Kâbûs-nâme (Tere. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Yüz Hadis Tercümesi. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. Yapılacak olan. Ankara 1974. Selçuklular ve Harzemîler gibi. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle ulvi fedakarlığa sebebiyet verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Allah ve ahiret inancından baĢka hangi Ģey. Mercimek Ahmed. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. sabırlı. Evet maalesef bu oyunlara gelen Tanzimat gençliği. hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir? Tarih bize gösteriyor ki. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. 1287/1. dinî metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. mukavemetli. ġer'iye Bölümü.

içinde 763 Kanunnâmeyi neĢrettiğimiz Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizi inceleyenler göreceklerdir ki. 4) Günümüzde bazı araĢtırmacıların tenkit ettiği gılmân sistemi yani kapıkulu sistemi de. ĠĢte vatandaĢı böyle bir inanca sahip devletin yükselmesi mukadderdir. belki tamamen yukarıda anlatılan gaza ruhuyla ve yüksek bir himmetle yükseldiğini misâller vererek açıklamaktadır. terakki ve refah görülmüĢtür. memleketin mamur olmasından ortaya çıkan paradır. ĠĢte Osmanlı Devleti. okuyalar âyinlerince. Kanuni devrine kadar. Ancak mal toplamaktan baĢka kayguları yoktur. Kanuni devrine kadar. Osmanlı Kanunnâmeleri. ehliyetli ve vasıflıdır. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem" diyen Fâtihler ve nihayet "Madem ki. I De*W i mevSfl. yükselme döneminde asker siyâsetin ve idarenin içinde değildir. tekâlîf -i örfiyye neredeyse yok gibidir. Büyük Selçuklu Devleti mevâlî. Zira tarihde çoğu büyük devletler. Bu dönemde.olan Harzemiler eliyle yıkılmıĢlardır. Selim'den itibaren durgunluk baĢlamıĢtır. Yıldırım Bâyezid. Asker ise. Abbasî Devleti kendi elleriyle büyüttükleri aristokrat aileler eliyle. sonra da Adâletnâmeler'le örtülemeyecek kadar gedikler açılmıĢtır. Osmanlı vatandaĢı. tam bir hukuk devleti olduğuna ve ayırım yapılmaksızın adaletin icra edildiğine inanmaktadır. Bu iki unsur arasında muvâzenenin te'min edildiği dönemlerde.!/ :-'t nete' t* BĠLĠNMEYEN OSMANLI 73 ĠÛlEvet Ġlle 3) Devletin devam ve bekasına sebep olan para ve askerin mükemmel oluĢudur. mal ve ırzlarını kendi can. "Ve kiliseleri ellerinde ola. bu izaha çalıĢtığımız hukuk ve adalet devletinin sacayakları olmuĢlardır. halktan zorla toplanan para değil. Dinimiz gereği. yeniçerinin adedi en fazla 10-12 bin kadardır. Osmanlı parasının kaynakları tamamen ĢerT vergiler ve meĢru gelir kaynaklarıdır. PadiĢah fermanıyla kira bedellerinin olduğu gibi bırakılması olmaz. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ. 5) Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemlerinde tam manasıyla hür bir ilmin de ö-nemli etkisi olduğunu ifade etmekte yarar vardır. gerileme ve yıkılıĢını. III.¦ -. yükselme döneminde Müslüman olsun gayr-i müslim olsun. bu sıkıntılardan kurtulmak için. Gerçekten de. Memleket ve vatan bir vücuda benzer. bu ruhu açıklamak için zikredilmiĢlerdir. 2) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerin ikincisi. duraklama. Bir türlü dahi değildir. sistemi t aeMa. Osmanlı Tarihlerinin mukaddimelerinde zikrettikleri bazı menkıbeler de. bu muvâzeneyi . 1700-1800 yılları arası Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olmaktan çıkma tehlikeleri yaĢadığı dönemdir. hem gayr-ı müslimlerin Ģahsî hak ve hürriyetlerine gösterdiğimiz hürmeti ve hem de meĢru1 sınırlar içinde kalmak Ģartıyla din ve vicdan hürriyetine gösterdiğimiz saygıyı anlatan Zenbilli Ali Efendiler. haram olan nesne helâl olmak yokdur. onların can. kadıların davacı ve davalılardan aldıkları harçları rüĢvet sayarak buna vesile olan kadıları idam etmeye kalkıĢacak kadar hassastır. kanunnamelere bakarak grafikle göstermek mümkündür. Fâtih'den itibaren zirvededir. cesedi ve bedeni de siyâset ve idaredir.( kırtıdao yakın ç Fâtih" •¦. Zira PadiĢahın emriyle nâ-meĢrû' olan Ģey meĢru' olmaz. Daha sonra ise. mal ve ırzlarımız gibi korumakla mükellefiz. dâima medeniyet. II. Çünkü tam bir gaza aĢkıyla eğitimli askerler yetiĢmektedir. devletin yükseliĢ sebeplerinin baĢında gelmektedir. Ama her yerden zafer haberleri gelmektedir. Endülüs Emevilerinin baĢlangıçtaki idarecileri ve ilk Osmanlı PadiĢahları. Günümüzde de devletin hanedanlarla sıkıntıda olduğu ortadadır. Osmanlı Devleti'nin özellikle yükselme dönemlerinde tam bir hukuk devleti olması yani Ģer'-i Ģerif ve kanun-ı münifin esas kabul edilmesidir. aklı ve ruhu ilim ve ma'rifettir. dînimize muhâiifdir" diyerek. Abbasî Devleti'nin ilk halifeleri. Osmanlı Devleti'nin yükselmesine sebep olan para. Bu dediklerimize Yeniçeri Kanunnâmesi en canlı Ģahittir. ġer'i hükümlere vâkıf iken onları ketmetmek. En önemlisi de. Amma çan ve nâkus çalmayalar. Murad zamanında durmuĢtur. Viyana bozgununda bu sayı 50 binlere ulaĢmıĢtır. Bu hususlarda emr-i Ģer'-i Ģerif budur. kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. vemfi-r-1-ir. Bu yolda onlara cebretmek. kanun yapma ve kanunu uygulama görevleri ehil ellerdedir. ailesi ve yakın çevresi bulunmayan devĢirme ve köle asıllı insanları Enderun denilen özel mektepte bir devlet adamı gibi yetiĢtirerek onları devletin yükselmesinde istihdam etmiĢ ve baĢlangıçta muvaffak da olmuĢtur.yükselmediğini. onlar ra'iyyetliği kabul etmiĢler. önce gerilemiĢ. Kur'ân'daki bir âyetin tehdidine maruz kalmaktır" diyen EbÜSSUud'lar.

Salâhat ise. bu dengenin korunabileceğinin çok iyi idrâki içindedir.A. Allah sizlere muhakkak Ģunları emrediyor: Biri emânetleri ehline vermeniz. Olmaz. san'at. Macar ve muhtelif kavimlerin kendi arzuları ile neden Osmanlı hâkimiyetini tercih ettiklerinin sebebini.. yânı hamiyetle fazileti birleĢtiren. aranırsa mutlaka bu iki vasıftan birinin veya ikisinin yokluğunun yattığı esefle müĢahede olunur. Rumeli'deki Sırp. eskiler. özellikle idarî yetkiye sahip devlet ricaline hitaben nazil olduğu söylenen Kur'ân'ın Ģu âyeti. kabiliyet ve benzeri hususlar ise. Allah verdiğiniz kararları iĢitir ve emânetler hakkında yaptıklarınızı görür". Ġslâm'a göre ikisini birleĢtiren bir eleman yoksa. Bir Osmanlı Kanunnâmesinde bu önemli muvazene düsturu Ģu Ģekilde ifade edilmektedir: "Kadılar. Haram olan nesne helâl olmak yoktur'*! 6) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerden birisi de vazifelerin. Hakk'ın hatırı âlidir. salâhatın meyvesidir ve o bahçede yetiĢir. Osmanlı Devleti'nin yükselme devrini tetkik edenler. salâhat ve maharet birbirinden ayrıdır. Devleti haricî münâsebetlerde temsil eden niĢancıların. Maharet. . kiĢinin din ve ahlâkça yüksek bir seviyeye ulaĢmasıdır. Fâtih sarayında ve kendisi de tekye ve medresesinde kaldığı müddetçe. vazifelere yapılan tayinlerde. Osmanlı PadiĢahlarının neden ve nasıl zaferden zafere at koĢturduğunu daha iyi anlıyoruz. Bir kısım Ġslâm hukukçuları ve tefsirciler tarafından. Tarihe bakıldığında görülecektir ki. vatanperverlik. korunması ve vatandaĢın idaresi ile alâkalı hususları hükkâm-ı seyf ve siyâset olan vükelâ-yı devlete havale edeceklerdir". ayyaĢ bir adam ayık olduğu zamanlarda iyi saat tamir edebilir. Zira hakk'ı tanıyan. (Her halde bu emirleri tutmalısınız). Kalb ve vicdanı manevî duygularla bezenmeyen bir insandan hakikî mânâda hamiyet. san'at'ta ve iĢde maharet tercih sebebidir. Zira Ģüphesiz ki. Ġlim adamları bilmelidirler ki.. maharet ayrı. ĠĢ. hiçbir hatıra feda edilmemek icabeder. hakperest ve cesur padiĢah Yavuz kadar Zenbilli Ali Efendi'de ve MuhteĢem Süleyman kadar Osmanlı hukuk âbidesi Ebûssuud'da da aramak icab eder. Bu vasıfları beraberce bulunduran insanlar yeterli sayıda değilse. Ģer'î hükümleri icra edeceklerdir. diplomatik ve diplomasi ilminin mütehassısları ve kazaskerlerden titizlikle seçildiğini müĢahede edince. ister ilmiyede. kiĢinin kendi mesleğinde ehil.V. hem sâlih. Yıkılan bütün medeniyet ve devletlerin altında ise. Yani bu noktada salâhat ayrıdır. Hz. Ancak memleketin nizâmı. hakk'dan baĢkasına tâbi olmaz. biri de insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hareket etmenizdir. Fâtih Sultân Mehmed'in vezirlik ve kazaskerlik teklifini reddeden. hem de mahir olanlar. ilim adamlarına ise erbâb-ı kalem demiĢlerdir. sadakat ve adalet beklenilemez. ehil olanlara verilmesidir. sâlih olmayan bir adam güzel çobanlık yapabilir. neden kısa bir zamanda dünya devleti haline geldiğini ve salâhat ile maharete ne derece riâyet ettiklerini çok iyi bilirler. kalbi ve fikri münevver olanlar tercih edilecektir. dünyada en yüksek rütbe ve Ģeref. iĢ. Allah size ne güzel öğüt veriyor. ister seyfiyede ve isterse de kalemiyede olsun. Medeniyetlerin kurulmasında ve yıkılmasında maharet ile salâhatın önemi inkâr edilemez. bu mânâyı teyid etmektedir. Rasûlullah'in (S. bu takdirde ya maharet ya da salâhat esas alınacaktır. sadâkat ve adalet gibi ulvî duygular. ilmin rütbesi ve Ģerefidir. uzman ve kabiliyetli olmasıdır. ilim adamlarına düĢmektedir. hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmez.) "Emaneti ehline ver ve sana hainlik edene hıyanetle mukabele etme" hadisi de. PadiĢah'ın emri ile nâmeĢru1 olan Ģey meĢru' olmaz. Elbette ki. Kanuni'nin sadrazamının dilinden bir sadrazamın nasıl olması gerektiğini yine onun kaleme aldığı "Asâfnâme"den ibretle okuyunca ve bakanlar kurulu demek olan Divan-ı Hümâyun'un "hâcegân-ı divan" olmadan toplanmadığını kanunnâmelerden öğrenince. bu iki vasfı kendinde birleĢtiren milletler nice medeniyetler 74 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMEYf K C kurmuĢlar ve daima payidar olmuĢlardır. Ebüssuud'un biraz önce zikrettiğimiz ġU cümleleri bunu aksettirmektedir: "El-Cevab. ġunu önemle belirtelim ki. devlet adamlarına erbâb-ı seyf.temin eden en müĢahhas misâllerdir. diğer taraftan Fâtih'i tekyesine de kabul etmeyen Molla Güranî. Bu sebebledir ki. Ancak. Hakk'a ve hakikata âĢık bir ilim adamı. Zikredilen bu muvâzeneyi sağlamada en önemli vazife. Hamiyet. bu konuda çok manidardır: "Haberiniz olsun ki. maharet bahçesinden derlenebilen meyvelerdir. san'at ve kabiliyet baĢka Ģeyler olduğu için.

Bizans'ın Galata ile Saraybumu arasına gerdiği zincirler. Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi. KarĢısında Yıldırım'ın inĢa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. 1 Bizanslılar. ĠĢte sana tenbih ediyorum. yanı ı sahip ¦i-Mı Fâtih Sultân Mehmed. Tezkireciiik görevi için. niçin tarafıma ifade etmezsin? Hep "benden olmasın" diye diye devletimiz bu hale geldi. Fâtih) BU I Fâtih! dünyaya s görü saltd baĢĢehri olarak! buy1 1452'de I inĢa geçmek ı kendlslnt) 1 harp aletleri I Planı! için Ayasofya'dSĠ m Notam. Ancak 1453 ġubatında Edirne'den yola çıkan toplar 5 Nisanda Ġstanbul önlerine geldi. Muhasaranın 53. Osmanlı Devleti'ni kısa zamanda yükseltmiĢtir32. baĢkalarını terbiye etmeye yüzümüz kalmıyor. zira Bizans ikiye ayrılmıĢtı. Bizanslılar parlayan ateĢlerine ve Hz. israf ve gayr-i meĢru masraflar. Bundan sonra vâkıf olduğun kötü hareket her kimden zuhur ederse. Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi.Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve gerilemesinde. Ġsfendiy Trabzon! Kornul TevkSS BĠLĠNMEYEN OSMANLI 75 suiistimal. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefat eyledi. tarihe geçen kahramanlıklar yazdı. "Bizans'ta Latin Ģapkası görmektense. 1452'de Boğazkesen Hisarı dediği Rumelihisârını inĢa ettirdi. yükseliĢ dönemindeki Osmanlı idaresinde rüĢvet. Planı sezen Ġmparator zor durumdaydı. tarafıma bildiresin. Bir görüĢe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaĢında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna'dan Kızılırmak'a kadar geniĢleyen Devletinin baĢĢehri olarak Ġstanbul'u almak ve Hz. Ġstanbul'u almak için Boğaz'a hâkim olmanın Ģart olduğunu bilen Sultân Mehmed. Meryem'e güveniyorlardı. Avrupa. hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne baĢladı. ehliyetli bir kaç adayı düĢünerek seçip. her birinde türlü türlü uygunsuz tavırlar varken. i karadan) gambertıH sesleriyle! ierce im uygulandı t Fât Bu iĢi I eyledi. sefâhet. yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. bana arzet. Gerek bu çeĢit fiillere ve gerek tamah ve rüĢvete cesaret edenleri. Sultân'ın iĢlerini kolaylaĢtırıyor ve Bizans BaĢbakanı Notaras. Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Halic'e girmesiyle parçalanmıĢtı. vezir-i a'zamına bu hakikati. 6 Nisan'da muhasara baĢladı. bir tayin fermanı münâsebetiyle Ģöyle ifade ediyor: "Benim Vezirim. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve o-nun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlan özetler misiniz? r. 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da Katolik ayini yapılması. Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu. 53 J yazdı. Önce kendi devlet adamlarımızı terbiye etmeyip. Edirne'den J baĢladı. ehil olmayan insanların göreve getiriliĢinin yattığını çok iyi idrâk eden Osmanlı PadiĢahı. Ben senin kimseye iltimas yapmayacağını biliyorum. 1 Eylül 1452'de Edirne'ye dönen Sultân Mehmed. . ı lüklerin c 34. 53 gün süren muhasara sırasında Fâtih'in ordusu. vatandaĢa zulüm ve benzeri kötülüklerin olmayıĢı." 7) Bütün bu sebeplerin etkisiyle. suiistimal. 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun'dan dünyaya geldi. 34.

2-GülĢah Hâtûn. c. Kutay. H. sh. Akgündüz. evlilikleri kısa sürmüĢtür. Balaban Bey. asrının büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden. Tarih KonuĢuyor Dergisi. ZEVCELERĠ: 1. 2162.. c. Peygam-ber'den alan Sultân Mehmed. 5. Çandarlı Halil PaĢa. Süleymaniye Kütp. Bâyezid ile Gevher Sultân'ın annesi. bu 3 Türkiye Cumhuriyeti eder demektir. Molla Vildân ve Molla ġeyh Vefa ve benzeri zatları zikretmek icabeder. 10. "XIV. Fâtih'in fetihten sonra yaptığı ilk iĢ. 23581. Arapça. NeĢrî. AkĢemseddin. sayı 49(1949).ġehzade Bâyezid Hân. nr. (neĢr. 27 vd. sh. sh. Mahmûd PaĢa. Franz. II. dinî ilimlerde büyük bir âlim olması. 1/b-163/a. I.Gevher Sultân. 189-269.Helene Hâtûn. 41-82. 170-190. Lütfi PaĢa. Batıyı emniyete aldıktan sonra. I. Tevârihi Âl-i Osman. Belleten. Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir. Hocazâde Efendi. Adnan Sadık Erzi. Hızır Bey. Milli Kültür. 140-219. Âli. 69-70. BaĢtav. "Fâtih Sultân Mehmed ve Ġtalya". Bunun 33 ÂĢıkpaĢa-zâde. 180183. III. ancak 2000 sayfada anlatmak mümkün olduğundan. ReĢid Efendi. Tevârîh-i Âl-i Osman. 246-280. 539 vd. Nisa. .214. manevi komutanlar arasında ise. Ġzmir 1989-92. kendisine pürüz çıkaran Karamanoğulları ve Ġsfendiyaroğulları Beyliklerini tamamen ortadan kaldırdı. 1481 yılında 51 yaĢında Gebze'de vefat etti. Ġbn-i Kemal. sh. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. Fâtih Sultân Mehmed. Türkmen Beyi kızıdır. 149-166. onu Osmanlı tarihinin en büyük askeri. Kurtubi.Fazıl IĢıközlü. Bizans Prenseslerindendir. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Kanunnâmelerinden bahis açılan her mecliste. Defter. ġerâfettln). 417 vd. 14 devlet ve 200 Ģehir fethederek Fâtih unvanını Hz. Fethi. Bu arada Bizans'ın artığı olan Trabzon'daki Pontus Ġmparatorluğu da 1461 yılında tamamen tasfiye edilmiĢ oldu. 541. 2. Kantemir. 35. Ġstanbul'un maddi ve manevi imar edilmesidir.ġehzade Sultân Mustafa Hân.. 28 yıllık padiĢahlığı süresince 2 Ġmparatorluk. Dülkadiroğlu Süleyman Bey'in kızıdır. Ahmed. sh. sh. sh. Ġdeal Türk Gençliği. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli meselesi ve bu meseleyi gündeme getiren Fâtih'e ait bir kanunnâmenin sıhhat durumu. 4. II.Ġsmi bilinmeyen iki kızı. sayı 65 (1953).. akla gelen ve dermeyan edilen en büyük meseledir. Âyet: 58. Bütün bu fetihler. Farsça. Rum Mehmed PaĢa. Ġbrahim. sh. Münâzarat. Komutanlarından Gedik Ahmed PaĢa.Anna Hâtûn. nr. Kltâb-ı Cihânnümâ. Defter. XIII. sayı I. sh. Çev. Bu iĢi tamamladıktan sonra Belgrad hariç bütün Balkanları Osmanlı Devleti'ne ilhak eyledi. devletin sınırlarını 2. MTM. Sırpça.Alexias Hâtûn. Gözler. c. II. yeni bir harbin hazırlığında iken. Karaman Oğullarından Ġbrahim Beğ'in kızıdır. sh. Ahmed Uğur neĢri. c. sh. 104-105. Süleymaniye Kütp. V. Mayıs 1985.000 krm2'ye geniĢletmiĢti ki. Ayasofya'ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve Ġslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı. ÇOCUKLARI: 1. 4. c. Babinger. > 76 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI lirken. 7. Cemal. Molla Zeyrek. Zağanos Mehmed PaĢa.. Ġshak PaĢa. Ġbn-i Kemal. Molla Hüsrev. Çev.Çiçek Hâtûn. 107-147. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Fâtih'e kafa tutuyordu. vrk. nr. 6. sh. Bunun üzerine Erzincan civarındaki Otlukbeli denilen yerde 1473 tarihinde bu sıkıntı da bertaraf edildi ve artık Osmanlı devleti Toroslara kadar geniĢledi. 3ġehzade Cem Hân. Trabzon Ġmparatorunun kızıdır. baĢta Abbasî Halifesi olmak üzere herkes tarafından takdir edi32 Kur'ân. vrk. sh. Ġtalyanca ve benzeri önemli dünya dillerinden dokuzuna vâkıf olması. Hatt-ı Hümâyûn. 683-843. Ġstanbul 1982. VII. 48/a-49/a. Canan. c.Günü Hz. Peygamber'in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleĢti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden Ġstanbul'a girdi. Yunanca. Ona bu büyük fetihte yardımcı olan devlet adamları arasında. Gedik Ahmed PaĢa. Mora Despotu Demetrus'un kızıdır. ġerif. BA. VII. Asırda YazılmıĢ Grekçe . Tarih. Ankara 1991.1036. Molla Gürânî.Sitti Mükrime Hâtûn. Iorga. Künh'ül-Ahbâr. Bali Bey ve benzeri çok sayıda devlet adamı ve komutanları saymak mümkün olduğu gibi. LI vd. sh. Tevkiî Kanunnâmesi. N. Bediüzzaman Sald Nursi. 5.. El-Câml' Li Ahkâm-il-Kur'ân. Ġstanbul . sh. XVII. Kırım'ı aldı. Bekir Sıtkı Baykal. Es'ad Efendi. Tevârih-i Âl-i Osman.. devlet adamı ve âlimi olduğunu. onu anlatmaktan ziyade onunla alakalı iddiaları cevaplamayı tercih ediyoruz33. Belleten. V/255 vd. Matematik ilmindeki dehası. Balistikteki keĢifleri. sh. Turan.Gülbahar Hâtûn. "Ġstanbul'un Zabtı Hakkında Ġhmal EdilmiĢ Bir Kaynak". 3. c. Fâtih'i iki sayfada değil. düĢmana ve dosta söyletmiĢtir. Solakzâde.

. Ancak bu maddenin bulunduğu nüsha. Hakkında farklı fikirler ileri sürülen ve tartıĢmalı olan kanunnâme. UzunçarĢılı. Burada önemle Ģu hususu belirtmekte yarar görüyoruz: "Osmanlı Kanunnâmeleri" adlı kitabımızın I. Bu iddia sahipleri gayet iyi niyet sahibidirler ve kardeĢ katli maddesinin tamamen Ġslâm hukukuna aykırı olduğu varsayımından hareket ederek. Bunlara j uydurulmuĢtur. ZlriJ sadece ı ğimiz kanun zans'tan alıı dıĢında Kanı Kanunnârr SHANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 77 ¦Cem en önemli sebebi. sayı 212-214(1991). Fil nüsha olan ı nüshası daha J yersizdir. Ciltte 1 numara olarak neĢrettiğimiz teĢkilât kanunnâmesi-dir. I. 127-173. c. bir çok ilim adamları. Belleten. bu nüsha uydurmadır ve Osmanlı düĢmanı batılılar tarafından uydurulmuĢtur. Devletler ve Hanedanlar. II. ancak uygulamada Ġslâm Hukukuna da kanun hükmüne de aykırı olaylar bulunabilir demek istiyoruz. Fâtih Sultân Mehmed'e böyle bir zulmü yakıĢtıramadıklarından ve bu kanun hükmünü Ġslâm Hukukuna göre yorumlayamadıklarından böyle bir yolu tutmuĢlardır ve çoğu da iyi niyetli insanlardır. c.Akkoyunlu Harbinin BaĢlaması". LV. . ne ilmî ve ne de mantıkî hiç bir müstenedâta dayanmamaktadır. Sıhhati konusundaki fikirleri. kardeĢ katli meselesini kötüye yorumlayanlara kesin cevap verebilmek için müdafaa edilen. bu kanunnamenin tamamının uydurma olduğu görüĢüdür. Kanunnâmenin sahte olduğunu ileri süren baĢta Ali Himmet Berki olmak üzere. Ali Himmet Berki hoca. c. Osmanlı Tarihi. Belgelerle Osmanlı Tarihi. sadece I. "Uzun Hasan'ın Osmanlılara KarĢı Kafi Mücadeleye Hazırlıkları ve Osmanlı. 51-82. sade dir. XVIII. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bunların en büyük delili. Yani Ġslâm Hukukuna da I inkâr etmekle me Söz konusu I tını tanzim etmek i nusundaki fikirl Birincisi. Bu 75 kanuni bir tartıĢma söz konusuj rinin sıhhatinde Ģüphe I hiç bir müstenedâta daj olan kanunnâme. 261-284.F.deki nüshada görülen Ģüphelerdir. Yoksa inkâr etmekle mesele çözülmüĢ olmamaktadır. bütün Fâtih Kanunnâmelerinin sıhhatinde Ģüphe bulunduğu Ģeklindeki izah ve beyanları. / gelen bir aĢk I üslubunu nazara a Bu iddia. sh. 79-86. üç gruba ayırmak mümkündür: Birincisi. . Viyana Kraliyet Kütüphanesinde bulunsa ve bu nüshayı ilk neĢreden yabancı bir tarihçi olsa da. sh. Bunlara göre. sayı 14. Baykal. Belleten. hukukî tahlilini yapmanın daha makul ve ilmî olacağını ortaya koymaktadır. ne bir Ģüphe ve ne de bir tartıĢma söz konusu değildir. Kanunnâmenin ı bir çok ilim adamları. . Harem'den Mektuplar.1 nuyoruz. Bazı muhterem insanların. sh. XXI. 269-378. imanından ve Osmanlıya olan muhabbetinden . X. Biz de bu yolu tercih etmek istiyoruz. c.. Yılmaz. me tutulması ve Ġslâm Burada önemle Ģu hu adlı kitabımızın 1. sayı 69(1954). değerli hukukçu Ali Himmet Berki tarafından ortaya atılan ve hamiyetli bir Ģekilde. kardeĢi müdafaa edilen. aynı Kütüph hükmün tatbik edilı bilgiler yer alması. Tarih Dergisi. sh. Aksun.. YaĢar. Belleten. Osmanlı Tarihi. Kanunnâmenin tamamının inkârı yoluna gitmektedirler. bu kanun hükmünü i muĢlardır ve çoğu da I yana Kraliyet Kütüph olsa da. en önemli sebebi. Yani kanun hükmü Ġslâm Hukukuna aykırı olmayabilir. c. sh.Anonim Osmanlı Tarihine Göre Ġstanbul'un Muhasarası ve Zabtı". sayı 82(1957). c. sh. meselenin hususan Cumhuriyet döneminde hep keyfî yorumlara tabi tutulması ve Ġslâm hukukunun hükümlerine göre meselenin değerlendirilemeyiĢidir. I. II. Ġstanbul 1956. böyle bir kanun hükmünü inkâr etmek yerine. I. . Bu 75 kanunnameden 74'ünün Fâtih'e ait olduğunda. Öztuna. Bekir Sıtkı. sh. 452-493. 18-20. sh. 125-135. aynı Kütüphanede ikinci bir nüshanın daha bulunması ve en önemlisi de bu hükmün tatbik edildiğine dair Osmanlı Tarihçilerinin muteber kaynaklarında açıkça bilgiler yer alması. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed" . . 1-157. Yücel. i sahipleri gayet iyi ı kuna aykırı olc yoluna gitmekti tek nüsha olan l helerdir. de bir Ģekilde. manın daha makul \ istiyoruz. kendi zamanlarında kanunnâmeye ait tek nüsha olan Viyana Kütüphâne-i Kralîsi No 554 A. c. Söz konusu ihtilaflı maddenin bulunduğu ve Fâtih tarafından Osmanlı idarî teĢkilâtını tanzim etmek üzere hazırlanan bu kanunnâmenin sıhhati tartıĢmalıdır. Ġstanbul 1959. Fâtih devrinde hazırlanmıĢ 75 kanunnâmeyi neĢretmiĢ bulunuyoruz. "Bâyezid H'nin Ailesi". Uluçay. 18-21. 105. Cildinde.

kanunnâmenin nüshaları arasında 242 nüsha farkının bulunması. kardeĢ katli meselesinin Ģer'î izahını yapamama teĢkil etmektedir. bazı Osmanlı düĢmanlarının iddia ettiği gibi. kardeĢ katli dıĢında Kanunnâmenin diğer bütün hükümleri.gelen bir aĢk ile. Bu arada muhtevasının tamamen Bizans'tan alındığı Ģeklindeki itiraz da. Ayrıca bu Kanunnâmedeki teĢkilât hükümleri78 BĠLĠNMEYEN OSMANLI nin esasları. sıhhatine engel teĢkil etmez. Bu iddia. bu görüĢün en nirengi noktasını teĢkil etmektedir. hiç bir ilmî değere hâiz değildir. Bu nüshanın istinsah tarihi. PadiĢaha has divandaki özel ve asıl nüshaki bozuk i BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ġslâm hukukundaki ' Siyâset-i ġer'iye kitaplarından alınmıĢtır. Konuyla alâkalı araĢtırma yapan Abdülkadir Özcan. Zira bu nüshaların hepsi de. tamamen yersizdir. Kâtibin hatalarını. ġimdi ise üç nüshası elimizde mevcuttur: Birincisi. daha sonraki bütün Osmanlı TeĢkilat Kanunnâmelerinde tekrar edilegelmiĢtir. tek nüsha olan kanunnâmenin üçüncü görüĢün izahında görüleceği üzere. No: 554 A. Yani istinsah edilmiĢ Ģeklidir. orijinalini göremediğimiz kanunnâmeye hamletmek doğru değildir. Kanunnâmenin elimizde orijinal ve Hizâne-i Âmire'de muhafaza edilen aslı bulunmadığından. Kanunnâmedeki metin. Fâtih'e isnad edilen Kanunâme'nin sıhhatini kabul eden ve metnin inkârı yerine maddedeki meselelerin Ģer'i tahlilinin yapılmasına taraf olan görüĢtür. Her müessesenin. mezkûr eserin I. tenkidli basım iĢini bilenler çok iyi takdir edeceklerdir. Ġkincisi ise. Zaten Konrad'ın inkâr ettiği maddeler arasında. kardeĢ katli ile alâkalı madde de yoktur. hangi Ģer'î hükme dayandığını. B) Kanunnâmeyi inkâr eden Ali Himmet Berki zamanında Kanunnâmenin tek nüshası biliniyordu. bu görüĢün esasını. bir kısım iddialarına hak vererek ve bir kısım iddialarını da reddederek bu görüĢü cevaplandırdıklarından ve bu ilim adamı Kanunnâmenin aslını inkâr etmediğinden. cildinin idare hukuku ile alakalı hükümlerinin Ģer'i tahlilinde izah edilmiĢtir. Mühim olan meselenin Ģer'î izahını yapmaktır. sadece ve sadece suretidir. Kanunnâmenin aslı ve orijinali değil.F. Bu görüĢün gerekçeleri Ģunlardır: A) Kanunnâmeyi inkâr etmekle mesele halledilmemektedir. Bütün bunları biraz sonra tafsilatıyla izah edeceğiz. Fakat metni inkâr ederek bir yere varılacağı da Ģüphelidir. tamamen Selçuklu ve Abbasî devletleri vasıtasıyla. Üçüncüsü ise. Tatbikatla madde metnini karıĢtırmamak icabeder. Kanunnâmenin tamamını reddetmektedir. Bu durum hem konuyla alâkalı ilmî makalesinden ve hem de bir günlük gazetede aksi iddiaları yalanlayan beyanlarından anlaĢılmaktadır. Kanaatimize göre.'de bulunan ve hem Mehmed Arif Bey tarafından neĢir ve istinsah edilen nüshadır. Zira. Üslûbuna ve Türkçesine yapılan itirazlar ise. hem sadece bir nüshasının bulunmasını ve hem de kanunnâmenin üslubunu nazara alarak. birden fazla nüshası bulunduğu takdirde. ancak kelime yahut harf seviyesinde nüsha farkları bulunacağını. Zira Allah'ın Kitabından baĢka her kitabın. Osmanlı Reisülküttâblarından Bosnalı Koca Müverrih Hüseyin Efendi tarafından Bedâyi'ül-Vakâyi' adlı tarih kitabında dere edilen nüshadır. haĢa. Viyana Kütüphanesi. Hem bazı üslûb ve ifadelerin Fâtih devrine izafe edilemeyecek Ģekilde olması ve hem de bazı müesseselerin. Çoğu araĢtırmacılar bu kanaattedirler ve bazılarının ileri sürdüğü hilâf-ı hakikat beyanların aksine. Ģer'î hükümlere ve hukukun yüce düsturlarına aykırı değildir. Aydın Taneri ve Ahmed Mumcu gibi ilim adamları. konuyla alâkalı çok ciddî bir araĢtırma yapan değerli tarihçi Abdülkadir Özcan da bunların içindedir. her zaman kesin konuĢmak da doğru değildir. Kur'ân'dan sonra en sahih kitap olan Buhari'de dahi nüsha farkları bulunması. henüz Fâtih devrinde bulunmayıĢı iddiası. hükümlerin izahında ve kelimelerin tanziminde. sonradan üç nüshası daha bulunmuĢtur. Zira. MüsteĢrik Konrad Dilger'e ait bulunan ve Kanunnâmenin bir kısmının sonradan yazılıp Fâtih'e izafe edildiği Ģeklinde özetlenebilecek olan görüĢtür. Burada Ģunu da ifade edelim ki. 1022 yani birinci nüshadan 5 sene önce. Ġkincisi. Ancak Ģunu ifade edelim ki. 1029/1620'dir. ileride yapılacak Ģer'î tahlillerden anlaĢılacağı üzere. Müellif bu nüshayı. meselenin üzerinde ayrıntılı olarak durmuyoruz. Fâtih'i ve Osmanlı Devleti'ni müdafaada yeterli olamayacaktır. aralarında yüzlerce ve belki binlerce. onun sıhhatine en küçük bir Ģüphe irad etmez.

1083/1672 tarihli nüshanın diğerlerinden farkı. Abbasî Devleti gibi sadece Müslüman ve Selçuklu Devleti gibi hem Türk ve hem de Müslüman olan devletlerin devlet anlayıĢı ve siyâset-i Ģer'iye 80 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSHKk. kardeĢ katli meselesi üzerinde durmak istiyoruz. Osmanlı Kanunnâmeleri I. -Gelibolulu Ali Mustafa Efendi'nin. Netice olarak. Bu sebeple ayrıntıya tekrar girmiyoruz. kardeĢ katli meselesinin burada bulunmayıĢıdır. Ebül-Feth Kanunu adıyla Kanunnâmeyi Künh'ül-Ahbâr adlı eserinde aynen nakletmesi de bu meselenin mühim delillerindendir. hülasa olarak yahut tamamına yakın Ģekilde. sahteliğe delil göstermek ise. kardeĢ katli meselesi ile alâkalı Ģu maddedir: "ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola. bu üç nüsha. çok meĢhur kitapların dahi inkâr edilmesi sonucunu doğurur ve tenkidli basımın ne demek olduğunu bilmemenin alameti olarak kabul edilir. bu üç nüshanın da aynı zamanda ve aynı Ģekillerde. kimin tarafından ve nasıl aynı yazılarla uydurulduğunu isbat etmeleri gerekmez mi? Eğer isbat ederlerse. Ancak Ģu soruları sormak istiyoruz: Abbasîlerdeki Divan'üs-Saltanat ve Divan-ı Mezâlim'in daha da geliĢtirilmiĢ Ģekli olan Divan-ı Hümâyûn mu Bizans'tan alınmıĢtır? Yoksa tamamen Ġslâmî bir gelenek olan elkâb bölümü veya kadıların dereceleri mi Bizans'tan alınmıĢtır? Bütün bunlar. Nüshalar arasındaki farkların çokluğunu. kanunnâmenin varlığını inkâr etmek yerine. tamamen olmasa da. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır. bizim kütüphanelerimizdeki kaynaklarda. O halde. Elbette ki bozuk ifadeler ve nüsha farklılıkları bulunacaktır. bizim de memnun ve mütehassis olacağımızı Ģimdiden ifade ediyoruz. neredeyse tam olarak geniĢ bir özetlemeyle vermiĢ ve Fâtih'e isnad etmiĢtir. Ġtiraz edenler sadece kardeĢ katli meselesine değil. HeĢt BihiĢt adlı tarih kitabında kanunnâmeyi. Ayrıca kardeĢ katli ile alakalı her yerde Kanun-ı Osmânî üzere diyerek meseleyi izah ve teyid etmektedir. istinsah edilmiĢ suretleridirler. kanunnâmedeki her müessesenin. bütün kanunnâmeye itiraz ettiklerine göre. KardeĢ katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır? Kanunnâmenin ihtilâfa yol açan ve farklı fikirlerin doğmasına sebep olan asıl maddesi. kanunnâmenin aslı değillerdir. Burada muhtevası ile alâkalı düĢülen büyük bir hatayı da belirttikten sonra. Bunlardan bazılarını zikretmek faydalı olacaktır: -Yavuz devrinin büyük tarihçisi Ġdris-i Bitlisî. Hezarfen Hüseyin Efendi'nin bazılarının iddia ettiği gibi tarih kitabına değil. Bizim. Osmanlı Kanunlarını derlediği Telhîs'ül Beyân Fî Kavanin-i Al-i Osman adlı eserine dere ettiği nüshadır. Bütün bu zikredilenler gösteriyor ki. kitaplarının izi vardır34. eldeki belgeler. yine aynı müellifin Kanun-ı ġehinĢahî adlı eseri de. 36. diğer Osmanlı tarihlerinde ve kütüphanelerimizdeki kitaplarda da mevcuttur. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli. . bu kanunnâmeden bahsedilmiyor demek. kısmen. onun dayandığı Ģer'î esas ve hükümleri izah etmek. Üçüncüsü ise. Ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi. Osmanlı devlet teĢkilâtının temelinde. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. Cildde esas aldığımız nüsha da budur.79 sıın-tet-ikdirlere licZI Ġz dan çıkararak istinsah ettiğini bizzat ifade etmektedir. Biz. Fâtih Kanunnâmesinin muhtevasını. c) Kanunnâme. kaynakları görmeden veya görenlerin araĢtırmalarını incelemeden. Ayrıca. Fâtih'e ait bu kanunnâmenin sıhhati lehindeki görüĢleri teyid etmektedir. baĢka yerde uzun uzadıya izah ettik. ya Siyâset-i ġer'iye kitaplarındaki Ģer'î hükümlere dayanan Abbasî Devleti baĢta olmak üzere Müslüman devletlerden veyahut Ġslâm'a muhalif olmamak Ģartıyla eski Türk Devlet geleneklerinden etkilendiğini. bizlere düĢen en büyük vazife olacaktır. kuru iddialardır. Fâtih Kanunnâmesinin bir nevi tekrarı ve geniĢletilmiĢ Ģeklidir. Bizans müesseselerinin gerçek bir restorasyonu olarak değerlendirmek büyük bir hatadır.

München 1967. üç çeĢit suç ve ceza vardır: a) Had suç ve cezalarıdır. sayı 33(1980-81). 142-148. önemine binâen. günümüzdeki ifadesiyle kamu düzeni ve kamu yararı için vaz'edilen idam cezaları vardır. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15.. had suç ve c tahakkuk ettiği' devlete (imama. Jahrhundert. yapabiliriz: Her hukuk sisteminde. c. dinden dönmek (irtidâd) ve devlete isyan (bağy) suçlarından ibaret olan bu suçların.. Connecticut 1982. 1/114-117. Abdülkadir. KardeĢ katli meselesinin Ģer'î dayanağı var mıdır? Bu sorunun cevabı. I. zina haddi tatbik edilmeyecektir. Bu kısa mukaddimeden sonra. Osmanlı tatbikatındaki örnekler. 12-13. maddeleri arasındaki bütün hükümleri. A. Osmanlı Kanunnâmeleri. cezaları kısas veya diyettir. A. c. Baskı. Acaba bu maddenin mânâ ve mefhumunun Ġslâm hukukundaki izahı nasıldır? ġayet bu madde sahih ve Ġslâm Hukukuna uygun ise. ĠĢte bu bölümde ülü'l-emrin tesbit ettiği veya kadı tarafından takdir edilen cezalar tatbik edilecektir. sh. Prop. ĠĢte unsurları teĢekkül etmeyen bu suçlara tatbik edilecek cezalara ta'zîr cezaları denir. da bâği ( inu. bütün bütün cezasız da bırakılmayacaktır. Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir.. 10 vd.karındaĢların nizâm-ı âlem içiin katletmek münâsibdir. The Structure of the Ottoman Dynasty. değiĢme : ittifak ed \ suçu I sindeki kart yat bu olu '• tatbikat. Konrad. Ekseri ulemâ dahi tecviz etmiĢtir.. II. 34 vd. Unsurlardan birisi eksik olursa had cezası tatbik edilmez. Md. sh. ı t amaçlamak: (n [cezalan. 311 vd. maddeleri arı suçları tanzim dağıtmaya ve Mlır Dünyadaki bütün < lerle önlenmeye ( ġimdi bu tür r tih'in kanunnârr A) Bağy (Devlet* I Meselesi: KardeĢ • devlete isyan suç-' kunda. 287. sh. Himmet. Bunlarda mühim olan. Alderson. Bunların da çoğu cezaları. ĠĢte C i umumi ı • çıkarma I . unsurları teĢekkül ettiği takdirde. Ġstanbul'un 500. ayrı ayrı sorularım cevaplarında tartıĢalım. 5 vd. Özcan. sh. yol kesmek (kat'-ı tarik). b) ġahsa karĢı iĢlenen cinayet suçlarıdır ki. dört Ģahidle zina yaptığı isbat edilemeyen suçluya. biraz önce zikredilen had veya cinayet gruplarına girmeyen (esrar içmek gibi) yahut girdiği halde o cezaların tatbiki için gerekli unsurlara sahip olmayan (üç Ģahitle isbat edilen zina suçu gibi) suç ve cezalardır. tatbik edilecek cezaları Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. I 163. zina (hadd-i zina). Ancak üç Ģahitle zina yaptığı isbat edilen suçlu. gun idam cezalan vardır. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. içki içmek (hadd-i Ģirb). 30-31. Dllger. Hırsızlık (hadd-i sirkat). ilgili maddenin de izahı demektir. Akgündüz. âlemin nizâmı. sh. bu kanuna ne derece uygundur? ġer'î hükümlere ters düĢen. Osmanlı tatbikatı mıdır yoksa bu kanun maddesi midir? Bütün bu ve benzeri suallerin doğru cevabı nedir? Bütün bu konuları.D. unsurların teĢekkülüdür. kardeĢ katli ve bunu emreden kanun maddesinin tahlilini. Türk Ceza kanunun 125 ile 163. Biraz sonra açıklayacağımız veçhile. ĠÜEFTD. sh. trılırlar. 37. Meselâ. devlete yani âlemin nizâmına karĢı iĢlenen suçları tanzim etmekte ve daha birinci . Devlete ĠS) I bunlar Müslüman) ! maz. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nlzâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". 328. 37. und 16. Anınla âmil olalar". ancak ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zîr cezaları uygulanır. herj den idamlar* yahut buna j durumu d Osmanlı S olan bağy ı mak i ar lir BĠLĠNMEYEN OSMANLI âlemin nizâmı. c) Tazir suç ve cezalarıdır ki. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem yani 34 Berki.. 2. Bunlara \ Ġ âlemi korunaktır. Önce Ġslâm hukukundaki suç ve cezaları görelim: Bilindiği gibi Ġslâm Hukukunda. unsurlanmnj Ilsyan grubu teĢkili Ġmalıdır. Ġstanbul 1953.

Ģer'î hüküm değiĢmeyecektir. devlete (imama. II. birisi ġi'îlerle ve bir diğeri de eĢkiya ile ittifak ederek Devlete isyan eden ve bağy suçunda aranan Ģartlara uygun bir Ģekilde bu suçu iĢleyen kardeĢlerine karĢı olan tutumu. her hukuk nizâmında bulunan devlete isyan suçudur. Ancak nazariyat bu olmakla beraber ve söz konusu madde bu Ģekilde tefsir edilebilmekle birlikte. Murad'ın oğlu Savcı Bey. Ancak Ģunu da hatırlatmak istiyoruz ki. idam olunurlar. eğer suçun unsurları tahakkuk etmiĢse. idam cezası ile cezalandırmaktadır. Murad'ın amcası Düzme Mustafa. . Bunlara verilen ölüm cezası bir had cezasıdır ve hikmeti de devleti yani nizâm-ı âlemi korumaktır. Meselâ Yavuz Sultân Selim'in. unsurlarının tahakkukuna göre değiĢir: Sultândan farklı düĢündüğü halde bir isyan grubu teĢkil etmeyen ve bir yerde toplanarak baĢ kaldırmayanlara dokunulma-malıdır. kanuna rağmen. Propaganda yaparlarsa ikaz edilirler. elbette ki Ģer'î değildir. umumi rahatı ve nizâm-ı âlemi ihlal edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarĢi çıkarma hareketlerini (fesâd bis-sa'y). ġeyhülislâmlardan bağy suçu imiĢ gibi fetva alındığı da görülmüĢtür. ġurası dikkat çekicidir ki. bağy suçu kabul etmiĢ ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmıĢlardır. Fâtih'in kanun maddesindeki kardeĢ katlinin birinci grubunu. Dünyadaki bütün ceza hukuku sistemlerinde de. tamamen Ģer'îdir. Aksini kim iddia edebilir ki? Osmanlı Devletinde devlete isyan suçunun cezası olarak ortaya çıkan öldürme vak'alarından bazıları Ģunlardır: Osman Bey'in Amcası Dündar Bey (Hâdise kesin değildir). çok geniĢ mânâlar vermiĢlerdir. çoluk-çocukları esir edilmez ve malları ganimet sayılmaz. bunlar tatbik olunmalıdır. Ancak fitneyi teskin için idamdan hafif cezalar yeterli ise. fetvalarında açıklamıĢlardır. I. Bu konuda BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivinde bulunan Ģu belgenin izahları enteresandır: 82 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ "Buğat yani âsiler ise. Murad'ın kardeĢleri Halil Ve Ġbrahim. kanunnâmesinde böyle bir durumu da emretmemektedir. II. devlete isyan suçları. Netice olarak bağy suçunu iĢleyen PadiĢahın kardeĢi de olsa. Mülteka'yı Ģerheden âlimler. Müslümanlar. Murad'ın kardeĢi Mustafa. elbette ki müdafaa etmek yahut buna uyuyor demek de mümkün değildir. Ancak Ġslâm hukukunun hükümlerine aykırı olarak. BeĢikteki bir bebeğin öldürülmesini. her zaman nazariyatı takip etmemiĢ. Bağy suçunun cezaları. ĠĢte Osmanlı hukukçuları. Ġslâm hukukunda.maddesinde devletin toprağı ve bağımsızlığını dağıtmaya ve bölmeye ma'tuf bütün hareketleri. savaĢla yola getirilirler ve cezaları idamdır. fitne. malları gasp ve devlet iĢlerini engelleme gibi halleri. bazen bağy denilen had suçunun Ģartları teĢekkül etmediği halde. elbette ki Ģer'îdir. ġimdi bu tür hükümlerin. araya giren jurnalcilerin ve yalancı Ģahitlerin beyanıyla. Bağy suçunun unsurları. bağilerin cinayetleri hakkında. bir had cezası olan bağy suçuna sokulduğunu verilen fetvalardan anlıyoruz. Ancak Fâtih. Mülteka ve benzen fıkıh kitaplarına göre. gereken cezayı vermek. mevcut hükümete ve PadiĢaha karĢı Müslümanlardan bir veya bir kaç kiĢi isyan etmeleri ve hükümetin emirlerine itaat etmemelerinden ibarettir. Osmanlı tarihindeki kardeĢ katilleri ve idamların yarıya yakınının. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu. I. Kanunî'nin oğlu ġehzade Mustafa hakkındaki fetvalar buna misâl teĢkil etmektedir. kuvvet kullanarak iktidarı ele geçirmeyi amaçlamak (muğâlebe) ve açık bir isyan kasdı içinde bulunmaktır. Biraz önce açıkladığımız gibi. Ġslâm hukukunda nasıl yer aldığını ve bu hükümlerin Fâtih'in kanunnâmesindeki hükümle nasıl bağdaĢtırılabildiğini açıklamaya çalıĢalım. bağy ve isyanda ısrar ederlerse. Ģunun-bunun tahrikiyle unsurları tam teĢekkül etmeden insanları dünyevî saltanat uğruna idam etmek. ileri giderlerse ta'zîr cezaları ile cezalandırılırlar. devlete isyan suçu. insanları kati. Yalnız bunlar Müslüman oldukları için. hareket. Meselâ PadiĢah'ın meĢru emirlerine karĢı her nevi itaatsizliği ve umumi rahatı (nizâm -ı âlemi) ihlal edecek her çeĢit kıyam. Ġsyan eden PadiĢahın kardeĢi de olsa. Devlete isyan ettikleri an. sultana) karĢı ayaklanmak. had suç ve cezaları arasında yer alan bağy adı altında düzenlenmiĢ ve unsurları tahakkuk ettiği takdirde idam cezası ile cezalandırılmıĢtır. tatbikat. padiĢahın meĢru emirlerine yapılan her çeĢit itaatsizliği. bu tip hâdiseler teĢkil etmektedir. Ģartlar teĢekkül etmeden idamlar verilmiĢtir. fesad. benzeri hükümlerle önlenmeye çalıĢılmıĢtır. A) Bağy (Devlete Ġsyan) Suçunun Tatbiki Sonucu KardeĢlerin Katledilme Meselesi: KardeĢ katli meselesinin birinci Ģer'î dayanağı. bağy saymıĢlardır".

H. o meselede sadece fukahanın görüĢlerini nakletmektedir.. Aynı Ģekilde fiilen isyan etmese bile isyana hazırlandığı her halinden belli olan bir insanın. fesadın tahakkuku hususunda kesin delillerin bulunması icabeder. belki Ģer'i bir hükmün suiistimalidir ve iĢlenen bir günahdır. âdâb ve kamu düzeni icabı ta'zir yoluyla idam edilebileceğini Ġslâm hukukçuları kabul etmiĢlerdir. âmme maslahatı ve âlemin nizâmı düĢünülerek. konuyla alakalı fıkhî malumatı. olsa bile onun fetvasının ne değer ifade edeceği Ģeklindeki yorumlarına Ģahit olduk ve üzüldük. OD "NIzâriHĠ kati ve lı yola girm*. md. Ancak bugün aynı madde suiistimal edilerek bazen masumların canları yakıldığı gibi. Halbuki Dede Efendi. ulûl-emr tarafından tesbit edilir.. Hanefi hukukçuların çoğunluğu kabul etmektedir. Kanunî Sultân Süleyman'ın oğlu Bâyezid ve bunun beĢ oğlu. Hanefi hukukçulara göre. . bâği olarak kabul edip idam ettirmek mümkün değildir. Bu sebeple konuyu biraz daha derinlemesine tahkik etmek ve uygulama örneklerinden bazılarını takdim etmek istiyoruz. ulûlemr tarafından ta'zîr yoluyla ve idam cezasıyla cezalandırılamaz mı? Hanefi ve Hanbelî hukukçularının çoğunluğu. . Üzülerek ifade edeyim ki. Yani had cezası olarak idam cezası tatbik edilmez. had cezasını gerektiren bir zina suçu değildir. Ancak bu. ifade edeceği Ģeklindeki< meselede sadece fut derinlemesine tahkik ruz. bazı safdillerin. genel ahlâk. livâta suçu. ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in "ekseri ulema tecviz etmiĢlerdir" diyerek ifade ettiği durum budur. sırf keyfî ve menfaati için böyle bir yola baĢ vuruyorsa... Delilsiz ve. Önce Hanefi fıkı' izahlarını özetleyerek bir özetleme yapıyor "Ta'zir. bağy suçunun unsurları tahakkuk etmediği takdirde. bu görüĢün Dede Efendi'ye ait olduğu ve onun da böyle bir fetvaya yetkili olmadığı. ta'zîr yoluyla idam edilebileceğini. Osmanlı tarihi boyunca da. fıkıh kitaplarında aranan fesadın kuvvetle muhtemel olması yani nizâm-ı âlem Ģartına uymadan. Ancak bunun için de. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem..•¦¦ bulunanlar için de aynının.. Osmanlı Kanunnâmelerinde bulununca. Böylesine bir çirkef iĢi âdet haline getiren insanın..Yavuz Sultân Selim'in kardeĢleri Korkut ve Ahmed. Bu suiistirr Kanunnâmesindeki h. k ĠĢte bu vt| teker teker ı Ģöyledir: "Nizâm-ı n lemedikleri vaki hakkının tatbMlj da Ģart o [emdir Bir i âlem Ġçin. de Osmanlı kanunnıtr Ġbn-i Abldif' maktadır: "Soruldu: Fewt{ fitne uyandıran. fıkıh kitaplarında aranan Ģartlar gerçekleĢmeden infaz edilen idam kararları maalesef olmuĢtur. kati ıi> nefi hukukçularını: imâm yani ülü'l-c! verme esasını. Fâtih'in Kanunnâmesindeki hüküm ise. B) Siyâseten Katl=Ta'zîr Bil-Katl: Bu konunun giriĢinde açıkladığımız gibi. bu. buna siyâseten kati denmektedir. Dede Efendi'nin Siyâsetname'sînden naklettiğimizden. Ancak unsurları tam teĢekkül etmese de. 125 vd. siyâseten kati fesad çıkaranlar. Eğer bir fâsık. kararı ve yargı. hiç suç değildir anlamına alınmamalıdır. fıkıh kitaplarındaki ifadelere uygundur. Türk Ceza kanununda bulununca adalet oluyor da. Üzülerek ifade edeyim • Siyâsetname'sindr olduğu ve onun da U. kanunun ve fıkıhçıların vaz'ettiği siyâseten kati prensibinin hatası değil. bugün devletin birlik ve beraberliği olarak ifade olunmakta ve bunun aleyhinde harekette bulunanlar. ġimdi bu hüküm. Bu suiistimal. ta'zîr yoluyla idam cezasının verilebileceğini kabul etmiĢlerdir ki. fesada sa'y edenleri men' ve maslahat-i âmme tabirleriyle ifade edilen durum. maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem gerektirdiği takdirde. Bu suçun cezası. hülasa eliyle ve dMjA| ile vazgeçmeyen bir* Cevap: tasdik ediyorsa. kamu düzenini (maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem) bozan bazı hareket ve fiiller. Meselâ. PadiĢahın keyfî adam öldürmesi mi oluyor? Böyle bir iddia çifte standartlılık olur. saltanat aleyhinde olanları.). elbette ki kötüdür ve yapanlar da manen mes'uldürler..| lâmlarınınft BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 talarĢı Sırlan unun isen ia l»cı olmuĢtur. idam cezası ile mahkûm edilmektedir (TCK.

bu uygulamaya siyâseten kati demektedirler. Zeyd-i müfsid-i merkumun vech-i arzdan izâlesiyçün katli meĢru' mudur? Beyân buyurula. dükkân soyanlar. El-Cevâb: MeĢrû'dur. fitne ve fesada teĢvik edenler. emr-i veliyyül-emr munzam ise. Zira o yeryüzünde fesad için sa'y etmektedir. tek kiĢinin veya yalancıların jurnali ile bu yola girmek caiz değildir. siyaseten katlin de belli Ģartları ve Ģer'î hükümleri mevcuttur. cemiyetin nizâmını bozarak fesad çıkaranlar. bâtıl yollarla insanların mallarını zabtetmeye gayret eden insanların canlarına kıyan ve hülasa eliyle ve diliyle Müslümanları her zaman rahatsız edip de bu huyundan da idam dıĢında hiç bir ceza ile vazgeçmeyen bir adamın hükmü nedir? Cevap: Böyle olduğu kesin ise ve yalan söylemeleri mümkün olmayacak kadar çok Müslüman da bunu tasdik ediyorsa. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Fesada gayret ettiği ve sebep olduğu Ģer'an sabit olmalıdır. Kaynak teĢkil eden ibarelerin tercümesi: "Kim bunu âdet haline getirirse. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerîr ve müttehem olması da Ģart değildir. imâm yani ülü'l-emr suçluyu katledebilir. zâlimler ve fesad çıkaranlara yardımcı olanlar. kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir.. Kati ile Ģerri def edilir. insanlar arasında Ģer ve fitne uyandıran. livâta. Bunlara benzer arĢivlerimizde çok sayıda fetva vardır. Bütün bunlardan anlaĢılmaktadır ki. Delilsiz ve mesnedsiz bazı iddiaların aksine. hem bütün fıkıh kitapları ve hem de Osmanlı kanunnameleri kaydetmektedirler. jurnalcilik yapan. ĠĢte bu ve benzeri fıkıh kitaplarındaki Ģer'î hükümleri nakleden ve kaynaklarını da teker teker gösteren Dede Efendi'nin Siyâsetnâme tercümesinden bazı parçalar Ģöyledir: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan. Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak. te'dîb. kısaca idam edilmesinde âmme maslahatı bulunanlar için de aynı hükümler geçerlidir". nefy. idam edilir. kati ile de olabilir. ġimdi de aynı mes'eleyi fıkıh kitaplarındaki Ģartlara göre tanzim eden. Ġbn-i Teymiyye'nin Es-Sârim'ül-Meslûl adlı eserinde gördüm ki. imam (sultan) ve hulefâsı daha evlâdır. ehl-i fesadı darb. Osmanlı ġeyhülislâmlarına ait fetvalardan sadece birini kaydededlim: "Bu mes'ele beyânında Eimme-i Hanefiyeden cevâb ne veçhiledir ki. bütün bu cezalar. ancak mahkeme kararı ve yargılamadan sonra mümkün olduğunu da. vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. s Ġbn-i Abidin'in Ģu fetvası da bu meseleyi gayet açık bir Ģekilde vuzuha kavuĢturmaktadır: "Soruldu: Fesad çıkaran. Bir bld'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için. Osmanlı ġeyhülislâmlarının fetvalarından anlaĢılan da budur". "Ta'zir Yoluyla Kati" baĢlığı altında bakınız ne güzel bir özetleme yapıyor: "Ta'zir. "Gayr-i meĢru ĠĢlerin kati ve idam cezası ile define. tağrîb. o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". diyor: Hanefi hukukçularına göre. Âmme maslahatı gerektirdiği takdirde. Hz.Önce Hanefi fıkıhçılarının son zamandaki en meĢhurlarından olan Ġbn-i Abidin'in izahlarını özetleyerek zikredelim. Zira onlar siyâseti daha iyi bilirler. Soyguncular. ta'zir yoluyla idam cezası verme esasını. "Nizâm-ı âlem için Ģer ve fesadını defetmek üzere. âlet-i câriha dıĢında adam öldürme ve benzeri suçlar tekerrür ettiğinde. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd. hapis ve hatta kati ve idam tarzında ta'zir yoluyla cezalandırmak meĢru ise de. Zeyd'in âdet-i müstemirresi sâ'î bil-fesâd olduğu Ģer'an sabit olub ve ibadullaha mazarratı icabeder mevâdd-ı münkerâtın dahi kendüden sudun tevâtüren isbât olundukda. Osmanlı tatbikatının hep Ģer'î hükümlere uygun cereyan ettiğini söylemek safdillik olur. Peygamber ve ashabının tatbikatına hamleden Hanefî hukukçular. Vecîhüddin'in MeĢârık'ul-Envâr Ģerhinden". bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi. Dürer ve Gurer". kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. yeryüzünde fesad için koĢuĢturan. Bütün yazılanlara ve nakledilenlere rağmen. yol kesenler. 84 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYE!. Ancak meselenin hukukî yönünü ortaya koymak için bunları da nakletmek durumundayız. katledilir ve Ģerrini Allah'ın kullarından def ettiği için vesile olana sevap ve mükâfat verilir"... Harrereh'ul-Fakîr Hacı Muhammed El-Müfti Bi Harpud-Ufiye Anhu. . .

sh. bunun kimlere yarayacağının ve i'lây-ı kelimetullâh hizmetinin nasıl sekteye uğrayacağının çok iyi farkında idiler.. sh. nizâm-ı âlemi devam ettirmek için Ģer'î hükümlerin tatbiki tarzında idamla cezaland Netice otodan sırf saltan» ( yanlar. Trabzon üzerine giderken yollarda her türlü zahmete göğüs geren ve bazan atından inip yaya yürümek zorunda kalan Fâtih'e Sara Hâtun'un "Oğul. uygulamada suiistimal yapılsa bile. Bu da önemli bir husustur.Ne acıdır ki. düĢman ülkelerin de bu fırsattan yararlanmak arzusudur. sh. kardeĢlerini bile feda etmiĢlerdir. sh. bu manayı nerden çıkardıklarını isbat etmek zorundadırlar. nr. mahkeme kararı olmadan ve yargılama yapılmadan sırf saltanat ve dünyevi menfaat uğruna PadiĢahın adam öldürmesi olarak anlayanlar. Nuruosmanlye kütp. fetvasını v yen Hoca! veyahut > kimselere 39. Kanunnâmelerde yer alan Ģu ifade. Bir kısım tarihçiler. "Bu hanedanın maksad-ı a'lâsı. c. Bediüzzaman Said Nursi. Ancak kendilerini. 337-338 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 85 »ġerri I ıslar tatbiki tarzında değerlendirmek icabeder. 1888. sancaktujl j adamları mücrim H veya müfettiĢ t örf te'addidir ¦ para cezası 1 Fıkıh! muhterem I verilmemiĢtir" ( Eğer bundan. Ancak ister PadiĢahların kardeĢlerini. I nunnamelerdtl "ehven-lĢarl mânâyı ve Osmanlı it hukuk niz araĢtırmacı/ fetvası. 14-1540. Bu ne demektir? Konuyu tarih ilmi ve devlet siyâseti açısından değerlendiren bir araĢtırmacının görüĢlerini özetleyerek bitirelim: Osmanlı Devleti'ni tehdid eden en büyük tehlike. Ġslâm dinini dünyanın her tarafına yaymayı gaye edinen. Mecma'ül-Enhür. Ġstanbul Fâtih'i: "valide. tahtın mirasçısı olduklarını iddia etmeleri ve baĢta Bizans ve Ġran olmak üzere. böyle bir duruma fırsat vermemek için. Netice olarak. cihâd sevabına nail olub. ülkenin parçalanıp. ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?" Ģeklindeki sözünü. yabancılara sığınan Ģehzade veya diğer hanedan mensuplarının. Mısır 1967. nr. keyfî iradeyi hâkim kılmak Ģeklinde değil.1 35 Konuyla ilgili bazı fetvalar. Peygamber'in senasına mazhar olan Fâtih. Siyâsetname. ilây-ı kelimetullâh'dır" ifâdesi de Fâtih'e aittir. Ayrıca "emr-i veliyy'ülemr ile katl"den kasıt. hem fıkıh kitaplarında ve hem de fetvalarda uygulanması için "Ģer'an sabit" olması yani Ġslâm muhakeme usulü kaidelerine göre yargılanıp suçun sabit görülmesi Ģartının tahakkuku aranmaktadır. bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler. Lem'alar. Sözler Yayınevi. BA. Zira nizâm-ı âlem içün siyâseten katlin. yargılama konusunda Avrupa'nın 20. Osmanlı sultanları ve bilhassa Hz. bir çok idam hadiselerinde bu esaslara ri'âyet edilmemiĢ ve jurnalcilerin tahriki ile nice zulümlere sebep olunmuĢtur. Damad. Ġbn-i Âbldin. ĠĢte onlar. seyf-i islâm bizim elimizde. "validem" diye hitâb ettiği bu Akkoyunlu hükümdarının anası Sara Hâtun'a verdiği cevap çok manidardır. kardeĢ katli meselesini. keyfe mâyeĢâ hareket edemediklerini. önemli bir I pa'nın 20. 1/707. Allah'ın rızâsını tahsilden baĢka gayemiz yoktur. Netice olarak. 3209. ġeyhülislâmdan aldıkları fetvalarla. nr. araya giren jurnalcilerin te'siriyle hata etmiĢ olabilirler. 62-65. bu manayı j içün siyaseten I tehlikeye rinden dolayı ı larda uygulan göre yargılanıl veliyy'ülemrilei cezaların infaz. vatanın ve devletin birliğini tehlikeye sokacak ve emniyet ve asayiĢi altüst edecek kimselerin fesada sa'y etmelerinden dolayı verilecek bir idam cezası olduğu. Ġstanbul 1995. Süleymaniye kütp. 25-35 . 50-51. ilây-ı kelimetullâhın en büyük temsilcisi kabul etmiĢlerdir. Osmanlı Devleti'nde mahkemeden ilâm ve ġeyhülislâmdan fetva alınmadan idam cezasının uygulanmadığını arĢivlerden öğ reniyoruz35. 6. Fâtih'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle Uzun Hasan üzerine giderken. 38. IV. vrk. isterse de sadrazamlarını katletmede. Esad Efendi. 358/a vd. YEE. bizim davamız kuru kavga değildir" Ģeklinde cevablandirmiĢtir. Bazan Ģer'î esasın tatbikinde. as "Mücrim oKlti madan. Reddu'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr I-VI.709. Vatana ihanet suçunun her hukuk nizâmında idamla cezalandırıldığını da unutmamak gerekir. "siyâseten kati"i. ġeyh Mehmed Arif. Tere. asırda ulaĢtığı seviyeyi göstermektedir: . sadece mahkeme kararının yeterli görülmemesi ve bu tip cezaların infazında veliyy'ülemrin yani Sultânın tasdikinin de Ģart koĢulmasıdır.

Orhan Bey. Zira Yıldırım Bâyezid. gayrın müdâhelesini reddir". Ve cezası idamdır. "ehven-i Ģer ihtiyar olunur" kaidesine uyularak yapılmıĢtır. tarih bize göstermektedir. yetkililer para cezası alarak salıveremezler. Ve her mücrim-i müttehemin cerimesi kâdî-i vilâyet katında veya müfettiĢ huzurunda sabit ve zahir olub ehl-i örfe teslim etmedin dutub siyâset eylemek hılâf-ı Ģer1 ve örf te'addîdir = Suçlu yargılanmadan veya kendisine isnâd edilen suçlar hukuken sabit olmadan. Bunların her üçü de had cezası mahiyetinde yani bağy devlete isyan suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢlerdir. bir kısım muhterem insanların "1400 yıllık tarihimizde yazılan fıkıh kitaplarının hiç birinde böyle fetva verilmemiĢtir" diyebilmeleri. Ġsterseniz Bediüzzaman'ın tesbitlerini tekrar ettikten sonra bazılarına beraberce bir göz atalım: "Hâkimiyetin en esaslı hâssası istiklâldir.o takdirde bir nevi zulüm yaĢanmıĢtır. Bazı araĢtırmacılar."Mücrim olan kimesne teftiĢ olunmadan veyahud üzerine zahir olan Ģenâyi1 Ģer'le ve örfle yerine varmadan. Demek. onun kadıları ve ġeyhülislâmları. Çok PadiĢahlar. âciz insanlarda dahi istiklâliyetini muhafaza etmek için. Ancak tatbikatta suiistimallerin yapıldığını. Hem kasdedilen bu menfi mânâyı ve hem de suiistimalleri tasvip etmek mümkün değildir. PadiĢahın keyfî adam asması kasdediliyorsa. çevresinin tahriki ile. ġunu unutmayalım ki. Ġslâm hukukunda idam cezasıdır. bizzat kendisine isyan ettiği ve ordu toplayarak babası ile savaĢmaya bile cesaret ettiği için idam ettirmiĢtir. Zira Orhan Bey'in kardeĢleri Halil ve Ġbrahim'in PadiĢaha isyan ettikleri ve saltanat mücadelesine giriĢtikleri bir vâkı'adır. ya siyâseten kati yani fesadın kuvvetle muhtemel olmasından dolayı nizâm-ı âlem içün yahut zulmen idam edilmiĢtir. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat. en az bizim kadar Ġslâm'a ve onun hukuk nizâmının kaynakları olan fıkıh kitaplarına hürmet duyan insanlardır. Osmanlı tarihçilerinin saltanat uğruna öldürülen ilk insan olarak tesbitleri doğrudur. Bunun cezası. Bostan-Zâde Yahya Efendiler. ġimdi bu gözlükle hâdiselere bakalım: a) Orhan Bey zamanında üç idam hâdisesi yaĢanmıĢtır. bu redd-i müdâhele haysiyetiyle ma'sum evlâtlarını ve sevdiği kardeĢlerini merhametsizce kesmiĢler. sultanlığını ilân etmiĢ bir diğer Ģehzadeye karĢı gelmesi ve saltanat iddia etmesi. neyin verdiği cesarettir. b) Yıldırım Bâyezid devrinde ilk defa siyâseten kati veya Ģayet siyâseten katlin Ģartları gerçekleĢmemiĢse ki bunu tam olarak bilmiyoruz. Osmanlı devleti. Ancak saltanat iddiasına kalkıĢmadan evvel idam edilmiĢse. kadıların kararı ve PadiĢahın tasdikiyle icra edilen siyâseten kati cezalarının fetvasını veren. 39. Ġsyan sonucunda katledilmiĢlerdir ve siyâseten kati ile hiç bir münasebeti yoktur. Hatta Bizans veliahdı Andronikos ile dahi babası aleyhine ittifak kurduğunu tarih kitapları kaydetmektedir. ġehzade isyanlarının ve Ģehzadeler arasındaki saltanat mücadelelerinin Osmanlı tarihinde önemli bir yer iĢgal ettiğini bilmeyen yoktur. tamamen bir bağy suçu mahiyetindedir. ayrıca kendi oğlu Savcı Beyi de. Fıkıh kitaplarında yapılan bu açık izahlara ve Ģer'î hükümlere rağmen. Hatta hâkimiyetin zayıf bir gölgesi. ceza uygulayamazlar". Değerli araĢtırmacı Abdülkadir Özcan'ın yerinde tesbitleri gibi. nazariyata uygun yürümüĢ müdür? Bu soruya cevap verebilmek için bazı önemli tatbikat örneklerini incelemek icab etmektedir. infirâddır. henüz herhangi bir isyana yahut saltanat kavgasına giriĢmeyen kardeĢi Ya'kub'u. Eğer bundan. . bu sözlerini ġeyhülislâmlık veyahut kazaskerlik gibi fetva ve kaza makamının en yüksek makamlarında bulunmuĢ kimseler olarak söylemektedirler. infirâddır. istiklâldir. Kendüler mahall-i töhmet ve adamları mücrim ve müstahakk-ı ikâb olur. kararını yazan yahut en azından "nizâm-ı âlem içün öldürüldü" diyen Hoca Sa'deddin Efendiler. Her Ģeyden önce Ģunu tebellür ettirmekte yarar vardır. Bir Ģehzadenin. Orhan Bey istemese dahi. Yapılan suiistimaller dahi. doğrusu biz de tesbit edemedik. hakiki hâkimiyetin en esaslı hâssası ve infikâk kabul etmez bir lâzımı ve daimî bir muktezâsı. böyle bir Ģeyden ne kanunnamelerde ve ne de fıkıh kitaplarında bahsedilmemiĢtir. sancakbeği ve subaĢı ve adamları nesne alub salıvermek memnû'dur. gayrın müdâhelesini Ģiddetle reddeder ve 86 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠl ĠNMFYEN Cf ¦ kendi vazifesine baĢkasının karıĢmasına müsaade etmez. ileride saltanat iddiasına kalkıĢmasın diye kati ettirmiĢtir. siyâseten çok idamların icra edildiğini ve bu fiillerin ehliyetsiz bir kısım fakih ve kadılar tarafından meĢruiyet kalıbına sokulduğunu. ġeyhülislâm veya diğer kadıların fetvası.

Yani bu dönemde de. Murad'ın amcası Mustafa Çelebi (II. Osmanlı tarihçilerinin tesbiti doğrudur. kardeĢ katli mevzu bahis olmamıĢtır. Bunların idamlarında siyâseten kati söz konusu değildir.hukukî cihetini bilmediklerinden bunu tenkid etmiĢlerdir. f) Kanunî Sultân Süleyman. Uzun mücadelelerden sonra yakalanarak bâği muamelesi görmüĢ ve idam edilmiĢtir. Kanunî'nin iki oğlu olan Selim ve Bâyezid. d) Fâtih'in babası II. Mehmed Çelebi. Zira daha önceki idamlar had cezasıdır ve bağy suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢtir. ayrıca bu w:-tur. Bu ise. hem kararı veren kadının ve hem de bunları tasdik edip icrası için emir veren Kanunî'nin. siyâseten kati cezası mevcut değildir. sonradan ortaya çıkan kardeĢi Mustafa Çelebi için de geçerlidir. iki kardeĢini. Karısı Hürrem Sultân ve çevresinin tahriki ile.^ Ij lere ı siyâseten 1 istemese i kısım uyı ri ulemj yulmak k Kanuı tadır. II.ı amûd-ı ı kabul edlln ailenin kardeĢ I azaltmıĢtır. kardeĢleri Ġsa Çelebi ile Musa Çelebi'yi kendisine isyan ettikleri ve hatta saltanat için orduları karĢı karĢıya geldiği için bağy suçunun had cezası olan idam cezası ile cezalandırmıĢtır. bu tarihten sonra saltanat hırsıyla araları bozulmuĢtur. had cezası olan idam cezasıyla cezalandırmıĢtır. u-zun süren saltanat mücadelesine giriĢmiĢ ve hatta Osmanlı ülkesinin Bizans ile paylaĢılmasını da göze alarak imparator Manuel ile gizli ittifak dahi kurmuĢtur. Gerçekten Sultân Korkut. Düzmece Mustafa). rakipsiz sultan olduğu için. Ancak bu meselede hem fetvayı veren müftünün. Ancak Kanunî. kendisine isyan ettikleri ve bâğî oldukları için. Diğer bir hazin tablo da ġehzade Bayezid'in idamında yaĢanmıĢtır.! BĠLĠNMEYEN OSMANLI 87 pilim Ġn Km fena tayrıca bu mevzuda Osmanlı'nın can düĢmanı olan Safevî devleti ile de ittifak kurmuĢtur.-de Mustafa cezası olara? kararı veren ¦ yanıldıkları \ Diğer trtrî oğlu olani saltanat hu ordu l iltica eden I nun had ctıui yukarıda z III. kendi çocuklarının idamına karar veren bahtsız PadiĢahlardandır. Murad'ın küçük kardeĢi Mustafa Çelebi de. Bu bir had cezasıdır. Aynı Ģey. sızca ya h)I. Ġran'a iltica eden Bâyezid. ordu toplayarak kardeĢi Selim'in üzerine yürüdü. yanıldıkları veya yanıltıldıkları bir vâkı'adır. c) Osmanlı Devleti'nin en karıĢık devresi olan Fetret Devrinde. ilerde fesada sebep olur korkusuyla siyâseten kati yoluyla idam ettirilmiĢtir. bâğî vasfıyla ġehzade Mustafa'yı idama mahkûm eylemiĢtir. KarıĢ mettiği ve P. Ancak I darıdır. Karamanoğulları ve Germiyanoğullarının tahrikiyle Bursa'ya yürümüĢ ve had cezası olarak idam edilmiĢtir. kardeĢi Selim'e teslim . görünürde bağy suçunun cezası olarak had cezasıdır. Neticede yakalanarak. topladığı ordu ile PadiĢah'a isyan etmiĢ ve sonunda yakalanarak cezası olan idama Ģer'an mahkum edilmiĢtir. Diğer kardeĢi Ahmed ise. kendisini tahttan indirmeye azmettiği ve PadiĢah olmak isteği ile isyan ettiği Ģayiasına inanarak. sadece saltanat mücadelesine kalkıĢmamıĢ. Netoiv p olmamıĢtır. Bu hareketi isyan kabul edildi. Aradaki jurnalcilerin tahriki ile ġehzade Bâyezid. e) Yavuz Sultân Selim. 1558 yılına kadar iyi geçindikleri halde. had cezası olan idam cezasına çarptırılmıĢtır. Bu idam kararı.

bu zamana kadar yapılan en kapsamlı çalıĢmadır. sayı 33 (1980-81). Ģehzadeleri bulunmasına rağmen. Akgündüz. Böyle bir zulme. sh. 129. Ġkinci olarak. yukarıda anlatılan hükümler. c.. 37. ayrıntılı bilgiler. babası II. Akman. II. 287. Elbette ki bu uygulamalar. ġehzade Ahmed'i haksız olarak katleden Evrenos-zâde Ali Bey olduğunu ve bu sebeple Fâtih tarafından idam ettirildiğini kaydetmektedirler. Ali.. I. 36 Ġbn-i Kemal. Osmanlı Devletinin KuruluĢ Döneminde Hükümranlık Kurumunun GeliĢmesi ve Saray Hayatı-TeĢkilatı. Md. Bu hadisenin meydana geldiği Ģüphelidir. sn. ĠĢte görüldüğü gibi tatbikattaki durum farklıdır. Bu son eser. gevĢetmiĢ ve son derece azaltmıĢtır. The Structure of the Ottoman Dynasty. Aydın. sh. gayr-ı meĢrû'dur. II. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? Burada meseleye değiĢik yönlerden bakmak gerekir: Evvela. kaynaklarda mevcut değildir. I. Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. 142-148. ailenin en büyük ferdi olan amcaları ġehzade Mustafa tahta geçirilmiĢtir. Bu hâdiseyle alakalı örnek fetvaları yukarıda zikretmiĢtik. Fâtih Sultân Mehmed'in razı olamayacağını ısrarla savunmaktadır. Murad devrindeki olayları yerinde inceleyeceğiz. olayı doğrulamakla beraber. Dilger. Bizans'ın Ģehzadeleri kullanarak Osmanlı Devleti'ni yıkma planları herkesçe bilinmektedir ve fetret devri de canlı Ģahitlerle doludur. Mehmed. Ġstanbul'un 500. Gerçekten I. sh. . A.. 36 Berki. Konrad. 2. Ahmed devrinde saltanat usûlünde ciddî bir değiĢiklik mevzubahistir. Tevârih-i Al-i Osman. 184 vd. Baskı. II. Abdülkadir. 311 vd. Ayrıca Babinger'in altı ya da sekiz aylık olduğu konusundaki beyanı dıĢında. Osmanlı Kanunnâmeleri.. 30-31. Bir kısmı. Bir diğer grup ise. kardeĢ katli hadisesini tamamen ortadan kaldıramamıĢsa da. Zira Kantemir gibi yabancı tarihçiler dahi. tamamen Ģer'î hükümlere uygun olarak bağy suçunun had cezasını tatbik etmekten ibarettir ve bunlara siyaseten kati demek hatalıdır ve meseleyi bilmemekten ileri gelmektedir. Bu kaide. Bazı kaynaklar da. Defter.328. Devlete isyan edenin cezası elbette ki idamdır. Alderson. sh. sh. Mehmed'in tahta çıkmasından kısa bir zaman sonra kati olunduğu kaydedilmektedir. Ankara 1978. 8. Fâtih için de geçerlidir. Nitekim Fâtih'in PadiĢah olması üzerine.. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. h) I. sh. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nizâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". Osmanlı kaynaklarının bir kısmında Sultân Murâd'ın Ġsfendiyar Bey torunu Hatice Hâlime Hatun'dan doğma Ahmed isimli bir Ģehzadesi olduğu ve yaĢı küçük olan bu Ģehzadenin II. Fâtih'in Kanunnâmesi de bunu emretmemektedir36. ĠÜEFTD. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. Murâd'ın vefatından sonra. Ebüssuud'un fetvasıyla bağy suçunun had cezası olan idam cezasına mahkûm edildi. Jahrhundert. 12-13. yaĢının ne kadar olduğu da kesin değildir. Ahmed vefat edince. Murad vefat ettiğinde ġehzade Mehmed dıĢındaki bütün evlâdının vefat ettiğini ve bu arada ġehzade Ahmed'in de Amasya'da vali bulunduğu sırada öldüğünü yazmaktadır ki. sayı 10 (Ekim 1987). siyaseten kati müessesesine yani Fâtih'in Kanunnâmesinde "ekseri ulemâ tecviz etmiĢdür" dediği usule uygundur ve fıkıh kitaplarında Ģartlarına u-yulmak kaydıyla açıklanmıĢtır. Ġstanbul 1953. Özcan. sh.D. Himmet. c. ġayet vâki ise. III. Zira asıl haksızca yapılanlar bunlardır.edilince. Üçüncü olarak. bu ihtimalin doğru olması halinde. Connecticut 1982. 1/114-117. Artık amûd-ı nesebî yani Osmanlı sülalesinden en büyük olanının padiĢah yapılması usulü kabul edilmiĢtir. Türk Dünyası Tarih Dergisi. sh. Namık Kemal de. 88 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 40. Ancak diğer Ģehzade katilleri gibi. A. henüz bebek iken öldürülme iddiaları da ortadan kalkar. Bir kısım uygulama ise. Mehmed ve III. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. Ancak hangi gruba girmektedir? Bunun tesbit edilmesi gerekir. ne Ģer'î hükümlere ve ne de Fâtih'in Kanunnâmesinde ifade ettiği. Aktan. 10 vd. fıkıh kitaplarında da tecvîz edilen siyaseten katle uymaktadır. "Osmanlı Hanedanı Ġçinde Saltanat Mücadelesi ve KardeĢ Katli". München 1967. Mehmed. Taneri. 5 vd. 34 vd. Ģehzade Ahmed'in kati edildiği iddiasını sadece bir iftiradan ibaret görmektedir. çok büyük sıkıntılar içinde tahta geçmiĢtir. und 16. Zira PadiĢah istemese de bu ceza mukadderdir.

Namık K c. 407. Fâtih'e ait 2 numaralı kanunnâmeden nakledilen. Mel» c. Peygamber'in senasına mazhar olmuĢ bir PadiĢah'ın. Bu doğru mudur? Bizim Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizde. Yavuz ve Kanunî'ye ait Umumî Kanunnâmelerin de 1. 5 vd. 37 Pala. Önemle ifade edelim ki. Ancak tekrar ediyoruz ki. nizâm-ı âlem için diyerek katletmiĢ olabilir. \ ifâdeler de kan. ikincisi hadd-isirlü "1. isyan tahakkuk etmediğinden. Burada aran.Bizans Ġmparatorunun elinde tutsak olarak tuttuğu Süleyman Çelebi'nin oğlu olması kuvvetle muhtemel bulunan ġehzade Orhan'a aynen Ģöyle söylediği kaynaklarca ifade edilmektedir: "Haydi göreyim seni. öyle hareket eyle. I Bizim Osmanlı! nunnâme neĢredilm^J ve itiraz edilen nunnâmeden nak Kanunnâmelerin de: Bizans Ceza Kanun ve Berkes gibi. had ve kısas cezalarını uygulamak için gerekli unsurlar bulunmadığı zaman.". Tahta çıktığında. Göreyim seni. bin akçeye d akçeye mâlik ola. bunu vesile ederek Fâtih Sultân Mehmed'e hücum etmiĢlerdir. Sultân Ffitilll ceza hukuku I söylenmektedir. Ben sana ne talimat verirsem. Ġslâm ceza hukukunu ve bu ilahî nizâmın Osmanlı Devleti'ndeki tatbikat Ģeklini. yeterince değerlendirememek demektir.^ olmadan böyle bire 41. nice padiĢah olursun. Hammer ve benzeri tarihçiler. yeterince ı faslı. devlete isyan suçuna teĢebbüs etmeden. Ģartları ruz. Fâtih'e ait 2 nolu Kanunnâmenin ilk üç faslı. ben var i-ken bu taht sana neden müstehakdır deyü dava edince. I adam öldürse. tıpkı diğer umumî kanunnameler gibi. Bu. Zaten Evrenoszâde Ali Bey isimli bir zatın PadiĢah'ın haberi olmadan böyle bir cinayeti iĢlediğini bazı kaynaklar haber vermektedirler37. C aĢağa hallü olursa. Bu tamamen üçüncü guruba girmektedir. Ben Âl-i Osman nesliyim. kulağın bende olsun. ĠĢte böylesine bir dönemde. lbn-1 K II. Maddeyi okuyalım: . ülü'l-emrce tanzim edilecek ta'zîr cezalarının devreye gireceğini hemen hatırlatalım. Konuyu daha ayrıntılı olarak görelim ve 1. Köprülü ve Berkes gibi. 147. Fâtih Sultân Mehmed. Eğer bir kusur iĢlenmiĢ ise. bu taht benimdür deyü dava eyle. ceza hukukuna aittir ve daha ziyade ta'zîr cezalarını tanzim etmektedir. bir had cezası değildir. sh. t Tarih. I. sanki Ģehzadelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması için kullanıldığını bilmiyormuĢ gibi. maddesini teĢkil eden ilk maddeyi. Fâtih gibi Hz. ne derece gerçekleĢtiğini bilmiyoruz. 140. Özetleyecek olursak. Anw> : PadiĢah'ın. Hz. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. Fâtih Sultân Mehmed'e ait 75 Kanunnâme neĢredilmiĢ bulunmaktadır. Belki nizâm-ı âlem için siyâseten kati müessesesine girmektedir. i Ģeklini. kendi koyduğu kanunun nizâm-ı âlem için fesada sa'y ihtimalinin bulunması sebebiyle siyâseten kati müessesesini ilk defa kendisi tatbik etmiĢ ve küçük kardeĢi Ahmed'i kati ettirmiĢti. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir. sh. değerlendirme.-ni bilmiyoruz. Ģartlan tahakkuk etmeyen bir cezayı tatbik edeceğine de ihtimal vermiyoruz. bunu savunmanın manası yoktur. sh. I 41. tıpkı Barkan. I. '" Osmanl zalarının altemıtlffld Pil?" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 89 girmektedir. Ġslâm hukukuna aykırı ve Bizans Ceza Kanununun restorasyonu olarak takdim etmek ise.. HammerJ Murâd Han b. Bunlardan ilk ikisi umumi kanun mahiyetindedir ve itiraz edilen hükümler de burada yer almaktadır. Önemle ifade <-inanmak istemiyoruz. aynı zamanda II. yaĢının ne kadar olduğu belli olmayan ve ama küçük yaĢta bulunduğu kesin olan ġehzade Ahmed'i. cümle beğler ve paĢalar sana dönüb ve tahtı sana teslim ederler. Peygamber'in medhine layık olmuĢ bir padiĢahı hunharlıkla suçlamak ve hele bu konuda Bizans Ġmparatorları ile birlikte hareket eden Bizans tarihçilerini onaylamak mümkün değildir. 11 aylık bir bebenin öldürülmesini Fâtih'in idam ettirdiğine inanmak istemiyoruz. Burada aranan fesadın Ģer' ile tahakkuku Ģartının. Ancak bu ayrıntıları tam bilinmeyen olaydan dolayı. tıpkı diğer un cezalarını tanzim ı kısas cezalarını uy edilecek ta'zîr cezi olarak görelim ve I Kanunnâmenin! cezalarını tanzim ı bilakis bu cezalan rak uygulanacak | mal denmektedir)) Kanunnâmesinin'. Bâyezid. Madde: EJtf| ursa ki. Ġslâm Hukukunda üç grup ceza bulunduğunu.

cürm üç yüz akçe alına. 407. 64-69. I-X. belki bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde. Fâtih devrindeki Ģer'iye sicillerinde görülen ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. maddede de "Eğer adam öldürse. Hammer. Akman. 16. Andan aĢağa gücü yeterse. ilâh. Cildinin mukaddimesine koyduğumuz zina suçu ile alakalı Ģer'iye sicil örneğinden de bunu anlıyoruz. Zaten Kanunnâmede bulunan "eğer adam öldürse. Hoca Sa'deddin. Kantemir. sh. c. A. sh. adam öldürdü. Ġbn-I Kemal. ik incisi hadd-i sirkatin cezası olan el kesme cezasını düzenlemektedir. aynı maddeyi tekrarlayan diğer kanunname maddelerinde. Mehemmed Hân. Gazavât-ı Sultân Murâd Han b. Ģerî'at huzurunda sabit olsa. Eğer kısas yapılsaydı. Defter. Tazir cezalarının alternatifli olması ve hâkime takdir hakkı tanınması Ģeklindeki esaslar aynen tatbik edilmiĢtir. 110. yukarıda isimleri sayılan bazı ilim adamlarının iddialarının tersine Ġslâm Hukukunu hayatın her safhasında uyguladıklarını ve aksi görüĢlerin belgelere dayanmadığını isbat için kaleme alınmıĢtır. ceza hukukuna aittir ve daha ziyâde ta'zir cezalarını tanzim etmektedir. andan dahi aĢağa ki. Meselâ Kanunnâmenin 1. sh. Aktan. bu durumda ta'zîr cezası olarak 200 akçe para cezası alalar. Madde: Eğer bir kiĢi zina kılsa. Osmanlı Kanunnâmeleri. uygulanacak ta'zîr cezalarını tesbit etmektedir. Ankara 1954." denilmektedir. elin keseler. Halil. Fâtih Devri Üzerinde Tedkikler ve Vesikalar I. 42. Tarih. Zina suçunun unsurları tam olmadığı ve had cezaları tatbik edilemediği takdirde bu cezaların gündeme geleceği. c. Andan dahi aĢağa hallü olursa. elli akçe. kesmezlerse 200 akçe cürm alına" denilmektedir. Ancak maktulün velileri afv ettiklerinden kısas etmediler. elin keseler. Ġnalcık. sh. cürm yüz akçe alına. Ġnalcık. Halil-Oğuz. 14-15. sh. bilakis bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde ta'zir cezası olarak uygulanacak para cezalarının yani cürm ü cinayet cezalarının (ki buna ta'zir bil-mal denmektedir) tesbit edildiğini madde hükümlerinden anlıyoruz. 140." gibi ifâdeler de kanaatimizi teyîd etmektedir. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eser. Yani hırsızlık suçunun unsurları tam olursa. 5 vd. 105-106. Çünkü birincisi kısas cezasını tanzim ederken.. Evsat'ül-hâl olursa kim. 147. II. maddede "Eğer at uğurlasa. Ġnsanlar 90 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU Bu üç fasıldaki kanun maddeleri de. Ġstanbul 1998. "1. sh. Bu ve benzeri konularda itirazlarını devam ettirenleri. bu hak ortadan kalkacaktı. "eğer had urulmazsa" denilerek açıklandığı gibi. ÂĢıkpaĢa-zâde. Zaten Fâtih'in kendi kanunnamesinde de benzeri ifadeler vardır. kan cürmi. Önemle ifade edelim ki. Osmanlı Devleti'nin bir Ġslâm devleti olduğunu. had ve kısas cezalarını kaldırmamaktadır.. 38 Osmanlı kanunnâmelerindeki ceza hükümleriyle alâkalı genel esaslara bu maddede de uyulmuĢtur. VII. cürm iki yüz akçe alına. 187. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. Eğer kesmezlerse yani uygulanmazsa.. elin keseler yani had cezasını uygulayalar. ĠĢte Kanunnâme. gayette fakır'ül-hal olursa. Bu iddialar doğru mudur? . Bu durumda mirasçı diyetini alacak ve suçlu salı mı verilecektir? Hayır. 8-9. Mümin Çevik neĢri. 13. Fâtih'in Kazaskerliğini yapmıĢ olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı iki ciltlik hukuk eserine ve de bu hükümlerin uygulama örnekleri demek olan Bursa'daki Fâtih dönemine ait binlerce mahkeme kararlarına havale ediyoruz39. Akgündüz. 37 Pala. altı yüz akçeye mâlik ola. Ankara 1978. Tâc'üt-Tevârîh. Bu sebeple Fâtih Kanunnâmesi'nin Ġslâm hukukundaki had ve kısas cezalarını değiĢtirdiği Ģeklindeki değerlendirme. ol zina kılan evlü olsa ve dahi bay o-lursa ki. Haz. sh. yerine kısas etmeseler. Namık Kemal'in Tarihî Biyografileri. Diyelim ki. Devletin de kamu davası açarak yargılayıp ta'zîr cezası verme hakkı vardır. sh.1-27). sh. 37-38. kırk akçe cürm alına38". Büyük Osmanlı Tarihi. sh. KardeĢ Katli.Kanunnâmenin ilk üç faslı (md. I. Solakzâde. Mevlûd. cezası da kısasdır. II.. bin akçeye dahi ziyâdeye gücü yeterse. yerine kısas etmeseler. c. 258.:. c." "eğer at uğurlarsa. maddesinde zina suçunun ta'zîr cezaları yani fıkıh kitaplarında ta'zir bilmal denilen cürm ü cinayet yani para cezaları tayin olunmaktadır. Bu üç fasılda had ve kısas cezalarının kaldırılmadığını. ta'zîr cezası olarak 400 ila 50 akçe arasında para cezasına çarptırılmasını emretmektedir. I.. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir.

--.•. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan. ayrıca iktisadî Ģartlar açısından farklı tarifler verilmiĢtir.: -••. bu tarz bir I mahrum bir kuru I kısaca Ģunlardır: 1) Fâtihin! tiyanlığa meyle olduğunu. olsa olsa divan Ģiirini bilmeyen cahillere mahsustur.. 2) Ġkinci iddia. Hz. ¦„-. sh.. I. aĢkı ve sevgiliyi her saltanatın üstünde tutan bir incelik vardır. MflbH Belindik! K 3) BU* nen Ġslim M em del gösterdiği i gerektin Patrikli) bul paganda i tih'e y derilmemifH zaman.Böyle bir iddianın gülünç olduğu ortadadır.. kelimenin takdir edici ve övücü anlamı ile tevriye sanatı yapılır. j Galata'pf Oselvlb Orada tüg Dudakl Avnl. Kâfir. annesi tarafından Hıristiyanlığa meylettirilmiĢ olabileceğine dair iddiadır. Bu manada kullanıldığı Ģiirlerde... Maddede zina suçuna ait ta'zir cezası olan cürm yani cürm ü cinayet de denen para cezası tesbit olunmaktadır ki.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI (kla'zîr ıta'zîr »cezainin | madamına. Fâtih Devri Kanunnâmeleri. sevgilinin saçına zünnar ve zülfüne de çelipa yani haç denilir. Osmanlı Kanunnâmeleri. sevgili için kullanıldığında. -. 122 vd.„:>¦. Fâtih bir Ģiirini Ģöyle kaleme almıĢtır: Bağlamaz Firdevs'e gönlüni Galata'yı gören Servi anmaz anda ol serv-i dil-ârâyı gören. Ancak bazı tarihden ve bilimden habersiz kimseler.. • . Ankara 1937.*. adamına.¦. ayrı bir i 2) Ġkinci I larak yazdığı bir j zeller ve kasideler) aĢk Ģiirleri. 73vd. . Ġsevî veya benzeri kelimeler.. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. 13. Baha. 39 Kantar. . 16. GiriĢ. ] edici ve övücü i Veren havasıylaj ebebiyle ĠM i Bunları ku yapmak. 69. buna cerime de denir. 2) Orta Halli veya Evsatiil-Hâl. Avnî mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan ve hatta bir divanı bulunan büyük bir divan Ģâiridir. . . Bunun ne kadar esassız ve yalan olduğunu. 3) Yoksul. I. Fâtih'in j Divan Ģiiri t Bu manada kuı [denilir. Zengin demektir. I. ĠĢte bu kurallar çerçevesinde.-. . Fâtih bir» Bağlamaz t Servi animi BirFIrenjlf Lebleri d BirFIrutjU Belünüb Sevgiliyi I |zeten Fâtih. 18. divan Ģiirinde yerleĢmiĢ olan mazmunlardır. Bunları kullanan ve sevgili hayaliyle Ġsayı öven bir divan Ģairine Hıristiyan suçlamasını yapmak. Akgündüz. her zaman Ġslâm'ın hükümlerini uygulamak için emirler veren ve en önemlisi de Uzun Hasan'ın annesi Sara Hâtun'a söylediği gibi i'lây-ı kelimetullahı yani Lâ ilahe illallah davasını yaymak için didinen bir devlet dört guruba ayrılmıĢtır: 1) Bay veya Ganî: Müslüman ve gayr-ı müslime göre. Fâtih'in aĢk Ģiirleri. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. sevgileri gönüllerde sıcak ürperiĢler uyandıran manevî güzeller için söylenmiĢtir. genç ı ^sevgileri gönü Ģiirlerde Ģahane I Vardır. Bu esassız iddiaların dayandığı çürük deliller ve cevapları kısaca Ģunlardır: 1) Fâtih'in annesinin Mara Despina olduğunu ileri sürerek.•. c. c. 346 vd. mutlaka cevaplandırılması gerekir. Kâfir. olsa ( Ġsinde. sh. âĢıkına yaptığı zulümlerden dolayı sevgiliye de denilir.. 4) Fakir'til-Hâl veya Gayet Fakir. sh. Bu Ģiirlerde Ģahane bir tevazu'. c. Fâtih. Kanunnâme. 279-281).. sh. Cin-Akgündüz. ayrı bir sorunun cevabında açıkladık.. Bütün bunlar. genç ve güzel bir padiĢahın her emrine âmâde kolay sevgiler için değil. Ceza Hukuku. Türk Hukuk Tarihi.. sevgilinin dudağını can veren havasıyla Ġsa'ya benzetirler ve sevgiliden gelen sabâ yeline de diriltici özelliği sebebiyle Ġsa adı verirler. III. sh.•„-¦¦:¦¦¦¦•. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen divan Ģiirinin kuralları içinde kalarak yazdığı bir Ģiirdir. Divan Ģairleri. md. c. bu tarz bir isnadda bulunmak gerçekten üzücüdür ve tamamen delilden mahrum bir kuru iddiadır. KrĢ. kasden bu iddiaları ellerindeki medya imkânları ile kamuoyuna yaydıkları için. Fâtih'in Ģiirlerinde tasavvuf? aĢklar da yer almaktadır. Divan Ģiirinde bazan kâfir.

Osmanlı Hanedan üyelerini her açıdan kendilerine 92 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ çekmek ve kandırmak istemiĢlerdir. kılıç hakkîçün. Mesela Jaspart'ın "Büyük Türk tarafından Aziz Peder Papa'ya gönderilen mektuplar" adlı kitabının bu çeĢit hayali eserlere örnek olarak verilebileceğini kaydetmektedirler. Papa'nın mektubunun Fâtih'e ulaĢtığının ve hatta gönderildiğinin dahi Ģüpheli olduğunu. Trabzon Rum Ġmparatorluğunun da Fâtih eliyle yıkıldığını gören ve silahla karĢı duramayan Avrupa ve onun ruhani reisi olan Papa II. tayin edilen Patrik'in bu konuda propaganda yapmıĢ olabileceğini ifade etmektedirler. gösterdiği anlayıĢ ve müsamahadır. Yemin ederim ki. Önemle ifade edelim ki. Ancak hiç bir ferdini ve hatta kendilerinden Hanedana gelin gelen kızlarını dahi aldatamamıĢlardır. kabul etmek tamamen ayrıdır. Halbuki propaganda ayrıdır. ancak ajanları vasıtasıyla Fâtih'in bu tür mektuplardan haberdar olmuĢ olabileceğini delilleriyle anlatmaktadırlar. bu iddiaları ileri sürenleri tokatlar-casına. Ģimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Papaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kalâ-i mezûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermiĢler. benim baĢım içün ve oğlanların baĢîçün. ancak Fâtih'e bu mektubun gelip gelmediği belli olmadığı gibi. bazı Bizans tarihçileri ve bu arada Hammer. zira tam tersi sebeplerle Halil PaĢa'nın . Ġslâm Hukukunun emirleri. Fâtih'in Ġslâmiyetle alakalı yaptıkları ve kendisinin büyük bir Ġslâm âlimi olduğu ise gün gibi ortadadır. 4) Bazı ilimden mahrum insanların.Bir Firengi Ģivelü Ġsa'yı gördüm anda kim Lebleri dirisidür der idi tsa'yı gören Bir Firengi kâfir olduğun bilürdi Avniyâ Belün ü boynunda zünnar ü çelipayı gören. Ben dahi. Belindeki saçların ve boynundaki zülfünü gören bunu red edemezdi. kendülerin âyinleri ve erkânları ne veçhile câri ola-gelirse. o tarihlerde Türklere yazılan mektupların bir moda haline geldiğini. Ģöyle demektedir: Galata'yı gören gönlünü Firdevs denilen cennete bile bağlamaz. Gönderilse bile. 3) Bu iddiayı isbat için getirilen bir çürük delil de. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen Ġslâm Hukukunun kurallarına uyarak. Maalesef. yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resulün -Aleyh'is Salâtü Ve's-Selâm-pâk. münevver. her zaman. Batılı kaynaklar bile (BaĢta Clot olmak üzere). mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün. Ben dahi üzerlerine varub karalarını yıkub harâb etmeyem". Hatta Osmanlıların ağzından ve tabii ki. Fâtih'e Hıristiyanlık ithamını yapmak. hem Ġstanbul'da yeni tayin ettiği Patrik'e ve hem de bütün Hıristiyan ve Yahudiler gibi azınlıklara tanıdığı hak ve hürriyetlerdir. ama Firengî Ģiveli olan bir sevgili gördüm. böyle bir etki söz konusu değildir. Seni Yunanlıların ve Doğu'nun Ġmparatoru yapacağız" Ģeklinde teklif ve tahriklerde de bulunmuĢtur. Bu mektup yazılmıĢ olabilir. Avni. Böyle bir hadiseye dayanarak. ancak gönderilmemiĢtir. Çandarlı Halil PaĢa'yı. Fâtih'in ağzından cevaplar bile yazılmıĢ olabileceğini ilâve etmektedirler. Papa'nın mektubunun da edebî bir çalıĢma veya Hıristiyanlığı tehdit eden bir felâketi uzaklaĢtırma dıĢında bir gaye taĢımadığını açıkça ifade etmektedirler. böyle davranmasını gerektirmektedir. aynen Ģöyle demektedir: "Ben Ulu PâdiĢâh ve ulu ĢehinĢâh Sultân Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım. Bizans cephesi. Böylesine büyük bir devlet adamına. senin âĢıkına zulmeden bir sevgili (Kâfir) olduğunu bilirdi. Hatta Roma'daki Katolik Papa'nın Fâtih'e yazdığı mektuptan da bahsedilmektedir. Mektubunda "Hıristiyan olmakla bütün Avrupa senin olacak. Pierre ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve belki Hıristiyanlığa meylettiririm ümidiyle Fâtih'e bir mektup yazmıĢtır. Sevgiliyi âĢıkına yaptığı eziyetlerden dolayı divan Ģiirindeki ifadeleriyle kâfire benzeten Fâtih. Papa'nın böyle bir teklifde bulunması normaldir. O selvi boylu sevgiliyi gören artık baĢka bir selvinin adını anmaz. Fâtih hak ve hürriyetler verdiği fermanda dahi. yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Dudaklarının insana verdiği canlılık ve dirilik Ġsa'nınkine benzemektedir. Orada Ġsa gibi insana hayat veren. aĢırı Hıristiyanlık düĢmanı olduğundan idam ettirdiğine dair iddialar ise. dedem ruhîçün ve babam ruhîçün. Kabul eyledim ki. tarihi bilmemek olur. tamamen gülünçtür. Cem olayında olduğu gibi.

Latin Kilisesinin aleyhinde olan Patrikden. Ancak Fâtih'in durumunda böyle bir Ģey de söz konusu değildir. Babinger gibi bazı yabancı araĢtırmacıların farklı yorumlarına rağmen. Ġsa ile Hz. Fâtih'in üvey annesidir ve Sırp Kralı George Bronkoviç'in kızıdır. Hele bu devlet adamı Fâtih gibi âlim ve Hz. aslı nereden gelirse gelsin. Murad vefat edince. Fâtih Sultân I Hıristiyanlığı a sı nedir? Önce Ģunu I yani Hıristiyan' babasının hail. baĢkasıyla evlenmeyi kabul etmeyip Sırbistan'a dönmüĢtür. t Edebiyatı Tarihi. kendisinin iyi bir Müslüman ve hatta veli bir insan olmasına mani değildir. Nitekim temliknâmeleri vardır ve bu belgelerde edeb gereği validem de demiĢ olabilir. Fâtih'i ve Ġslamiyeti bilmemek demek olur Fâtih'in niyetini kendi dilinden öğrenmek daha doğru olsa gerektir: Ġmtisâl-i 'Câhidû fillah' olubdur niyyetüm Din-i Ġslâmın mücerred gayretidür gayretlim Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricâlullah ile Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm Enbiyâ vü evliyaya istinadım var benüm Lütf-i Hak'dandur hemân ümmid-i feth ü nusretüm Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihâd Hamdü li'llah var gazaya sad-hezârân rağbetlim Ey Muhammed mu'cizât-ı Ahmed-i Muhtar ile Umarım gâlib ola a'dây-ı dine devletlim40. hatta dininde devam da edebilir. bugüne kadar . Mesele tamamen çarpıtılmaktadır. Fâtih'in öz annesi olan Hüma Hâtûn ise. belgelerin ıĢığında türbesinin Muradiye Camisinin doğusunda Hâtuniye Türbesi diye adıyla anılan yerde olduğunu ortaya koymaktadır. Meselenin esası nedir? Önce Ģunu belirtmek gerekir ki. bazı batılı kaynaklarda kaydedilmektedir. A) Fâtih'in üvey annesi Mara ile öz annesi Hiima Hâtûn bazılarınca yanlıĢlıkla ve bazılarınca da kasden birbirine karıĢtırılmaktadır. Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimlerden istifade etmesini bilmiĢtir. Çdlpl Ġ Ankara 1946.] Hâtuniye Türl lunduğu malı tarihçiler. Sonra 1457'de Ġstanbul'a kaçmıĢ ve Fâtih de üvey annesine her türlü yardımı yapmıĢtır. Bâyezid devrinde vefat edince Kornea Manastırına gömülmüĢtür. Selanik'teki Manastır'ın üvey annesine tahsisini ifade eden fermanı. Fâtih'in Hıristiyan olduğuna delil göstermek (bazıları da fetihden sonra gayr-i müslimlere tanıdığı hakları sebep olarak zikretmektedir). bir Müslümanın annesi aslen ehl-i kitabtan olabilir. Bunun için yeni tayin ettiği ve Ortodoksları temsil eden Patrik Gennadios'dan yazılı bilgi istemiĢ. Me A) Fâtih'in ( bazılarınca da ¦ annesidir ve Sırp I kadar Ortodoks] etmeyip Sırl annesine heri edeb gereği ı 1487 yılında 1 nik'teki Manastırl ğuna delil gösteri bep olarak z-kretrn Fâtih'in öz J rın farklı yon yapılan araĢtır™»'. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. tarihi çarpıtmaktan baĢka bir Ģey değildir. Patrik Maksimos ile Patrik Manuel'in Hıristiyanlık ile ilgili ilmî tartıĢma yapmalarını da istediği.1 Hammer. böyle Ģeyleri farklı noktalara çekmek. 43. Meryem'e inanan bir Müslüman ise. böyle Ģeyleri farklı r Fâtih'in niyetli keı Ġmtisâl-i 'Câhldü filltk'l Din-I Ġslâmın mücerredi Fazl-ı Hakk u hlm Ehl-I küfri ser-te-Mr| Enbiyâ vü evliyayı t Lütf-i Hak'dandurh Nefsü malllen'oll» Hamdü li'llah varg Ey Muhammed i Umarım gâlib ola t'S 43. 5) Fâtih Sultân Mehmed. Müslüman bir kadındır ve son yapılan araĢtırmalar. Bu evi 40 Clot. ġöyle ki. Ebu Cehil'in oğlu Ġkrime gibi. Çocuksuzdur ve ömrünün sonuna kadar Ortodoks olarak yaĢamıĢtır. kendisi büyük bir Ġslâm âlimi olması ve hem de Ortodoks mezhebi ile Katolik Mezhebi arasındaki dengeyi siyâset açısından istemesi sebebiyle.Hıristiyan âlemini küstürmemeye gayret gösterdiği için idam ettirdiği bazı kaynaklarda açıklanmaktadır. II. Ebu Cehlimi su değildir. yani Hıristiyan veya Yahudi asıllı olabilir. Türbenin bulunduğu mahalle de. Ayrıca Hıristiyanlığın ikinci merkezi sayılan Ġstanbul'u fetheden bir devlet adamının Hıristiyanlığa dair nadide Ģeyleri toplaması ve hatta bu konuda bir koleksiyon oluĢturması çok normal bir Ģeydir. B BĠLĠNMEYEN OSMANLI 93 ise. Ġstanbul'un fethinden sonra. Bunlardan birincisi.j Zünnar. olduğunu ifade < evlenir. Patrik de "Hıristiyanlığa Dair" isimli bir Risale ile dini hakkında bilgiler ihtiva eden bir eser kaleme almıĢ ve bu eser Karaferye Kadısı Molla Ahmed tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. I d ir. Anne veya babasının hali. Sonra da Serez'deki bir Manastır'a çekilmiĢ ve 1487 yılında II.

178179. Banarlı. Ayağından rahatsızlığı vardı. I. sh. nr. Fâtih'in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düĢmezler. Hüma Hâtun'un Ġsfendiyaroğlu Ġbrahim Bey'in kızı Hatice Hâlime Hâtûn Olduğunu ifade etmiĢlerdir. sh. bu hanım. Babinger. ÂĢıkpaĢa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri. Murad Ġsfendiyar Bey'in kızıyla evlenir. sh. Bu doğru mu? Venedik'e satılmıĢ bir. Ali Rıza. Hekim Yakub PaĢa'nın II. üvey annesi olması daha doğrudur. Bunlara göre Hekim Yakub PaĢa'nın öldürme kasdı mevcut değildir. 8380. Bu iki ihtimalde de Fâtih. 202. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır. "Karaman! Mehmet/Plft£ mansız bir derde tutuldu» O da tedaviye baĢladı. Fâtih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar I. Hekimler konsültasyon yaptılar. 6254. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. II. 81. 201. 427. Saffet Sıdkı. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında otur du. Ünsel. baĢlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve baĢlayınca. bazı tarihçiler de. 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar'a çıktı. Bazıları nıkris illeti demektedirler. Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıĢtır. i Mehmed vefat evte*. vrk. Ġskender. 155. Devletler ve Hanedanlar. v Ciğerin doğradı Ģerbet 0§ Dedi niçün bana kıydı t Âli'nin Ģu tesb\tt«\. sh. sh. Hatta Kantemir. Pala. Peçevî'nin ifade ettiği gibi. Tarih. c. 28. onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed PaĢa'nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî'yi devreye soktuğunu. 8-11. Ankara 1946. 8 Mart 1996. Büyük Osmanlı Tarihi. Avrupa'nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. hakkındaki ithamların doğruluğunu Ģüpheye düĢürmektedir. Fâtih Sultân Mehmed. Yani devĢirmeden birinin kızı olması da muhtemeldir. "832/1428'de II. Mühim olan annesinin Mara değil. Hekim Yakub PaĢa. Ġstanbul 1971. 64. V Fâtih Sultân Mehmed'in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır: Birincisi. Buna karĢılık. Ġsmail Hami. hastalığı Ģiddetlendi. Ġlacın dozunu arttırdılar. Çetin. vrk. Fransız asıllı bir mühtedi de olabilir. sh. UzunçarĢılı. 94 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI gelir" demektedir. . Sağman. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor. 442-447. . 8361. Hürriyet Gazetesi. Fâtih tarafından Ġshak PaĢa ile evlendirilen bu hanımın Fâtih'in öz annesi değil. "Fâtih'in Anası". 1. nr. böyle bir sonuca ulaĢman Ģ-: mizde de kesin bir I beytini aktararak bu I Yahudi'nin açı ve ı rekabetten de söylenmiĢ Tabibler Ģerbeti kim. Halil. Hammer. Çelipa ve Ġsa maddeleri. Fâtih Sultân Mehmed. Ancak sefere çıktığında hasta idi. Acı artınca Ģarâb-ı fariğ (acıyı gideren Ģerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. Fâtih Divanı. 44. Ġstanbul 1944. Zira Fâtih'in tuğrasını taĢıyan ve kazaskerlerinin kaleme aldığı vakfiye. DaniĢmend. Osmanlı Tarihi. c. sh. Uluçay. nr. Fâtih'in ġiirleri. Andre. Fâtih'in annesinin Hıristiyan olduğu iddiası doğru değildir ve üvey annesine validem demesi de onun annesi olduğunu göstermez41. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. zehirlenmiĢ olmaktadır. Bursa ġer'iye Sicillerindeki kayıtlar ve arĢiv kaynakları. Peçevi. Bazı tarihçiler. 151-152. vrk. II. Netice olarak. Öztuna. 154-156. Ġkincisi ise. 31. Bazı tarihçiler. Fâtih'in zehirlendiğine dair rivayetdir. Resimli Tarih Mecmuası. 2312. Müslüman olmuĢ olan Hüma Hâtûn olmasıdır. 345-346. Ancak sonradan Müslüman olmuĢ ve vezirlikle taltif olunmuĢtur. Bâyezid'in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi. c. Bursa ġer'iye Sicilleri. Lütfi PaĢa. Bu evlilikten 6 yıl sonra. 34. Nihad Sami. Kâfir. nr. c. Hekim Ya'kub'un 41 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ġzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV. 13-16. Ġstanbul 1971-1972. Altan. c. Kemal Edip. Bizans Tarihi ve Hıristiyanlığın belası kesilen Büyük Mehmed dünyaya 40 Clot. Ġstanbul 1994. Fâtih'in Hıristiyanlığı Öven Gazeli. Solakzâde. NeĢrî.Hüma Hâtûn Mahallesi diye bilinmektedir. Hekim Yakub PaĢa'nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih'in Ġtalya'ya kadar uzanmasından ve Ġtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı. Ansiklopedik Divan ġiiri Sözlüğü. 126-130. Hekim Yakub PaĢa'nın Fâtih'i tedaviye devam ederken. Âli. I. Fâtih'in annesinin Abdullah isminde birinin kızı olduğunu ifade etmektedir. verilen ilaçlar neticesinde fenalaĢıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub PaĢa'nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed PaĢa ile Hekim Lari Acemî'nin kasden Fâtih'in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. Ġstanbul 1998. Ġnalcık. Zünnar. 4. 378. II. sh.

Fâtih baĢta olmak ressamlar gt. Yılmaz. Bu hadisleri değerlendiren ve Ġslâm Hukukunun resmi neden yasakladığını inceleyen müçtehid hukukçular. Dedi niçün bana kıydı tabibler — Boyadılar ciğeri canı kana. sh.."42. sadece ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Ģu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: 'Hekim Ya'kub kim. islâm I yelim. Hekim Ya'kub asrının Sokrat ve Bokrat'ı idi. yaptığı Ģeye hayat vermesini isteyecektir. neticede Ģu kararı vermiĢlerdir: Bütün müctehidler Ģu noktada ittifak halindedirler: Ağaç. Âli'nin Ģu tesbitleri. sh. I hadisler bulun Bu hadis yen müçtehld r da ittifak hato mübâhdır. Ġslâm hukukçularının fikir ayrılığına düĢtükleri konu ise Ģudur: Canlı varlıkların hilkati tam olanlar yani bedeni tam yansıtan resimler (fıkıh kitaplarındaki ifadesiyle hayatı mümkün kılacak bütün azaları ihtiva eden resimler). Ankara 1997. suretin görülemeyecek kadar küçük olmasıdır ki. 45. Mahmûd'un kendi i Bunlar doğru ı ile ilgili Ģer'i I Konuyu değiĢik a Evvela. Konu ile ilgili "Allah kıyamette resim yapanlardan. bu da CĠĠ2Ġ kukçularının W#| lar yani kılacak bütün i üzere. 3 ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 95 ivin öz kafclv kaymedir. Ģahsî bir rekabetten de söylenmiĢ olabilir. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise. periyle nüs-nde45. dağ. kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaĢmak zor görünüyor. I. içinde resim.122-123. insan olsun) resimlerinin de hem yapılmaları ve hem de kullanılmaları caizdir. bir kısnB| baĢını çektiği I Ģartıyla mekı n NeĢri. bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir: "Karamam Mehmed PaĢa vezir-i a'zam olunca Ya'kub ona hased eyledi. sh. ait olan canlıların! de kullanılmaları e dır ki.O Hân içdi Ģarâbı kana kana. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine astırdığını duyuyoruz. hilkati tam olmayarak bedenin bir kısmına ait olan canlıların (hayvan olsun. Erdoğan.. köpek ve cünüp insan bulunan evlere girmezler" ve benzeri manalarda hadisler bulunmaktadır. taĢ. Ayrıca vesikalık fotoğraflar gibi. 136. Ġslâm Hukukunda resim (gölgeli gölgesiz) yapmanın hükümlerini özetleyelim. Fâtih ve Fetih. Tam bu sırada PadiĢah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya'kub tedavisini yaparken. Belgelerle Osmanlı Tarihi. bu da caiz görülmektedir. ceza olarak. Mitler ve Gerçekler. PadiĢahın iĢine karıĢtılar". O da tedaviye baĢladı. 194 vd. vezir oldu. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II. "Melekler. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız? K olan ive-La Uji'ran Kim ¦sûre Konuyu değiĢik açılardan ele almakta yarar vardır: Evvela. Konu ile ilgili hayat vermesini I içinde resim. Mehmed PaĢa Hekîm Lârî'yi tavsiye eyledi. Meram. levĢir-JKĠĠiman I:üvey Venedik'e satılmıĢ bir casus olduğunu iddia ediyorsa da. sh. Ġstanbul 1997. Bazı mühürler ve paralardaki resimler gibi. I Tarihi. Aydın. PadiĢah Anaları ve 600 Yıl Bizi Yöneten DevĢirmeler. verdi Han'a -. ġafii hukukçuların çoğunluğu baĢta olmak üzere. Bu söz. Ali Kemal. I. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. Tabibler Ģerbeti kim. ne kadar Yahudi'nin açı ve devletsizi varsa. Ciğerin doğradı Ģerbet o Hân'ın — Hemîn dem zârî etdi yana yana. manzara ve benzeri Ģeylerin resimleri kesinlikle mübâhdır. fakat o buna asla muvaffak olamayacaktır". Kantemir. Hanefi hukukçuların baĢını çektiği bazı . bir kısım Ġslâm Hukukçuları tarafından caiz görülmemiĢtir. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından. 134'de böyle bir iftira yer almaktadır. ġüphesiz iki ilaç birbirine karĢı menfi etki yaptı. Bir diğer konu da. Bazı iftiralar için bkz. K Es'ad Solakzâde. c. c Fâtih. 271-272.

Âli. Ġslâm Hukukunun resim yasağının altında yatan en önemli sebep. Sultân II. I. Fıkha ait bazı hükümlerde zamanın tesiri önemlidir. 219. zikr olunan saat musallada olmakla Salâtına kerahet terettüb eder mi? El-Cevâb: Suret büyük olmayıcak olmaz". sh. Ahmed Uğur neĢri. Burada Ģunu nazara vermek gerekir ki. Hürmet ve tazim maksadıyla suret bulunan odaya ise. ¦ ¦ . Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki Ģu fetva ise. sh. Mecdi Efendi. Belleten. 2162. c. zannediyoruz ki. Kitapta kalmak Ģartıyla. sayı 134(1970).¦. konumuz açısından önemlidir. Hadâık. o zaman alel-ıtlak mekruh kabul edilmez. Kitap içinde kapalı bulunan bu gibi canlı resimlerin evlerde bulunmasının dine karĢı bir zararı var mıdır? Cevâb: Caiz olmayan. Künh'ül-Ahbâr. Aslında son naklettiğimiz fetva. ġemâil-i Osmaniye'yi kaleme alan NakkaĢ Osman ve Surnâme'deki minyatürleri çizen NakkaĢ Levnî. Aksun. bütün Osmanlı tarihi boyunca. sh. kapalı kalmak ve asılmamak Ģartıyla. En azından. Bildiğimiz kadarıyla. sh.. 165. halkın tabiriyle alafrangaya ait herĢeyi almak Ģeklindeki aĢırılık neticesinde. Ancak bu hususun. Ġsmail Hakkı. bu manada canlı resimlerin. Solakzâde. II. resimlere. 143-144.Ġslâm hukukçuları ise. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Zira yukarıdaki fetvada bunu anlatan cümleler. nr. Osmanlı tarihi boyunca resim ve minyatürle meĢgul olan çok sayıdaki san'atkârlardan bazılarıdır. daha ayrıntılı olarak konuyu izah etmektedir: "Edebi ve ilmî makalelerden istifade maksadıyla Resimli Kitap gibi resimli mecmuaları evlerimizde bulunduruyoruz. caizdir. Ġslamın ilk yıllarında Ģirke sebep olabileceğinden dolayı kabir ziyaretini yasak etmesi ve sonra serbest kılması buna misal olabilir. sh. Her ne kadar. 340.-. c. resim ve ressamlara karĢı muamele yürütülmüĢtür. tablo Ģeklinde tam resim bulunmamaktadır. eski fetvaları aĢacak Ģekilde Ģu görüĢleri beyân etmiĢlerdir: Yasak olan sadece gölgeli resimlerdir. Bu esas fikirlere dayanan Ebüssuud Efendi Ģu fetvasını kaleme almıĢtır: "Bazı zî ruh Ģekli filoride tasvir olunduğu gibi. 169-170. Tevârîh-i Âl-i Osman. bütün azalan gösterecek Ģekilde yapılmamıĢ ve böylece ĢerT sınırlar içinde kalınmaya çalıĢılmıĢtır. Bütün bu saydığımız san'atkârların eserleri. "Fâtih Sultân Mehmed'in Ölümü". 190. XXXIV. c. biraz evvel zikrettiğimiz Ġslâm Hukukunun kaideleri açıktan ihlal edilmeyecek Ģekilde. 301-302. Abdülgani ve DerviĢ Bey. Mahmûd'un devrinde AvrupalılaĢmak adı altında. II. sh. devleti tecdid eden bir insanın nam ve Ģanını . 236-239. kalemle çizilen veya makinayla çekilen fotoğraflar gibi gölgesiz resimler. vrk. Tarih. UzunçarĢılı. sh. II. 752. sh. Asrımızdaki bazı Mısır âlimleri ise. I. PadiĢah'ın hazırlanan portrelerinin resmî dairelere asılması olayıdır. 425. Es'ad Efendi. c. Yılmaz. UzunçarĢılı. Fâtih'in Sinan Bey isminde bir nakkaĢı. 155/b. bazı Efrencî saatlerde tasvir olunmuĢ olsa. sayı 155 (1975). Kltâb-ı Cihânnümâ. Selim-nâme'deki minyatürleriyle bilinen NakkaĢ ġükrü.. namaz kılına42 NeĢri. 473-482. Ġkinci olarak. Mühim olan tabloların tam resim olmamasıdır. 191-192. hürmet ve ta'zim manasını ifade etmemek Ģartıyla mekruh görmekle beraber caizdir demiĢlerdir. XXXIX. Mahmûd'dan itibaren yapılan bazı icraatlar dıĢında. I. Bir de gayet küçük olup uzaktan bakıldığında azaları belli olmazsa yahut azalan tam olarak tasvir edilmiĢ değilse. 840-843. putperestliği andıracak Ģekilde saygı için resim yapılması ve aĢılmasıdır. sh. sh. Yavuz'un Ġran Seferinden dönerken getirdiği ġah Mehmed. ÂĢıkpaĢa-zâde. Minyatür ise. ayakla basılan yerde nakıĢ olarak yer alması caizdir. zaman iyi bir müfessirdir. resimle aynı tutulmamıĢ ve Ġslâm hukukçularının caizdir dediği azaları tam belli olmayan gruba sokulmak istenmiĢtir. Osmanlı Tarihi. Üçüncü olarak. Ama kapalı olarak evlerde bulunması. namaz kılınacak yerde sureti açık olarak bir tarafa asmaktır. c. I. Kantemir. zaten fetva verilmiĢtir. 231-234. Fâtih Sultân Mehmed'den itibaren Osmanlı Sarayı' na nakkaĢ denen ressâmiar vazifeli olarak girmiĢlerdir.. kaydını izhâr etse itiraz edilmez. Lütfi PaĢa. c. Yasağın tek sebebi. meseleyi bütün yönleriyle halletmiĢ bulunmaktadır. azaları tam olsa da yapılması caizdir diyen âlimlerin fetvaları esas alınmıĢtır. suretlere ve heykellere tapmak yahut tapar derecede saygı göstermek endiĢesidir. c. rahmet melekleri girmez". eğer resim Ģeklinde ise. Ġtalya'dan getirttiği Matteo Pasti ve Konstaniço ve 1479 yılında talep üzerine Venedik'ten gelen Jantil Bellini. yani heykellerdir. Osmanlı Tarihi. Fâtih. c. 96 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU4 cak yerlerle alakalı yasak ile karıĢtırılmaması gerekmektedir. 266. sh. Clot.

Süheyl.| Efendi. II. V. yaptığı bütün güzel hizmetlere rağmen. V. bu ve benzeri zayıf fetvalarla amel etmesinin büyük etkisi bulunmaktadır. c. bu surette girer". Alfabetik Ġslâm Hukuku ve Fıkıh Istılahları Kâmûsu I-V. J ki gölgeli gölgeslzf cesed elbisesini ( deki fotoğraflar J der43. c. Süleymaniye kütp. 46. Avrupa medeniyeti ise. Ahmed Lütfi. ya taĢ h aline gelmiĢ bir zulüm (Lenin'in heykelleri gibi). Fetâvâ. 274/b. Ġstanbul 1327. Ünver. Kanaatimize göre. 252-262. TurĢucu-zâde bu fetvasını Ģu hadise dayandırmıĢtır: "Resim bulunan eve melekler girmez. Ġstanbul 1241. ġehid Ali PaĢa 1028. "Sur Avrupa f Sultân S: Cemin k • »OSMANLI ¦ir olunan S konuyu I hale buta zararı jlm kapalı I olup ıılel-ıöak BĠLĠNMEYEN OSMANLI 97 bulunmayarak ve maalesef zamanın ġeyhülislâmı ve bazı âlimlerinden de fetva alınarak yapıldığı söylense de. Haz. hem Anadolu'daki ve hem de Arap alemindeki Ġslâm hukukçuları tarafından Ģiddetle tenkit edilmesidir. Sıtkı Gülle. 50-52. put-perestliği yasakladığı gibi. Zira Kur'ân. Sultân Abdülaziz devrinde. zulme. . putperestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de yasaklamaktadır. Mahmûd'un AvrupalılaĢma uğruna. kumaĢ gibi bir Ģeye nakĢedilmiĢ ola. Son zamanlardaki sapmalar istisnalardır. riyaya ve hevâya. Bunun en acı misâli. istikameti konusunda bazı dedikodular mevcuttur. Tarihçi Ahmed Lütfi.! etmesinin büyük ı Fâtih Sultân Mel» si hikmetine da1 ce üstünü sıva Ġleli herkesçe indirilerek gizle haline gelmiĢ ise( dığından fazla s Kanaatimize t lerdir. ta'abbüd manasını taĢıyacak saygı ve tazim kasdı bulunmayarak ver yapıldığı söylense ( hükümlerin yorum ı mıĢtır. Ayasofya içindeki melek suretlerini muhafaza ettiğini ve sadece üstünü sıva ile kapladığını söylese de. Mahmûd vefat ettiğinde. halk nezdindeki itibarının gün geçtikçe azalmasında da. ya cesed elbisesini giymiĢ riya veyahut tecessüm etmiĢ bir hevesdir (müstehcen dergilerdeki fotoğraflar gibi) ki. sayı: 26 (27 Muharrem 1327). II. Meğer ki. hepsinin de mazbut ve müstakim kimseler olduğunda tarihçiler müttefiktirler. A Bediüzzsman I VVensInk. A. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler. II. sh. saygı amaçlı olmamak kaydıyla bu Ģekilde tablolara fetva veren ġeyhülislâm TurĢucu-zâde Ahmed Muhtar Efen-di'nin. sh. putperf medeniyeti Ġse. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandark Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi? Çandarlı ailesi. beĢeri. Ali PaĢa'nın devlet adamlığında Ģüphe yok ise de. Ayntâbî Münîb Efendi. Fâtih'in yaptığının Ġslama göre yasak olmadığı herkesçe bilinmektedir. Son zarr gibi. Fâtih Sultân Mehmed'in de. asılan resimleri indirilerek gizlenmiĢtir. Feild ' (27 Muh Ünver. bu surette glrtr^ II. Ġstanbul 12901328. I-VIII. Sırât-ı Müstakim. sh. Çandarlı Ali PaĢa dıĢında. V. sert sınırları geçen resimleri kabul etmemiĢlerdir. vrk. verilen fetvadaki ve yapılan resmî yorumlardaki izahlar. Çandarlı ailesinden 43 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır. ilk Çandarlı olan Halil Hayreddin PaĢa'dan beri Osmanlı Devleti'nin hizmetinde bulunan Ģerefli bir ailedir. resimleri kendi güzelliklerinden sayıp Kur'ân'a karĢı çıkmaktadır. meseleyi yumuĢatmak için. Nitekim Sultân II. hevesi kamçılayıp teĢvik e-der43. I. 93-95. c. hem Ģiddetle tenkit < bulunan eve ı ola. eski san'at eserlerinin korunması ve hatıraların yâd edilmesi hikmetine dayanarak. Fâtih I mudur vt ı bep olabülf s Çandarlı ı hizmetinde W müstakim kim Ģüphe yok ise dul " Elmalılı H Sıtkı Gülle. Tarih-i Lütfi. 46. c. Ġstanbul 1997. sn. Daha sonraları ise. resim yaptırmak ve fotoğraf çekmek moda haline gelmiĢ ise de. resim ve suret elbise. dua ve resmi törenle aĢılmadığından fazla sıkıntı meydana getirmemiĢtir. Ġslâmî hükümlerin yorum sınırlarını aĢmıĢ ve zaten dindar halk tarafından da çirkin karĢılanmıĢtır.gelecek nesillere anlatmak için sadece eski eserlerin korunması hikmeti esas alınarak. Ressam NakĢî. Mahmûd zamanında olduğu gibi. Siyer-i Kebir Tercümesi. Bunun en acıf bu Ģekilde tablo di'nin. Ebüssuud Efendi. c. Osmanlı âlimleri. 416. Mahmûd'un i nezdindeki itibarım».

Ġsmail Hakkı.-. .. Künh'ül-Ahbâr. 2) Ġstanbul'un fethi meĢveretinde AkĢemseddin. "Tasvir". c. sh. Eyice. sh. Âli. Françis ve Got'un beyanlarını da inkâr edememektedirler. Belleten. sh. c.. 1-49. Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karĢı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücum baĢlatmıĢlardır. Bu yüzden Fâtih Sultân Mehmed'in haklı olarak ona gücenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Murad. Nurhan. Süleyman Çelebi adındaki oğlu Kazaskerliğe ve bir diğer oğlu Ġbrahim Çelebi de Fâtih zamanında Edirne kadılığına ve II. Clot.. Halil PaĢa'nın teĢvikiyle II. Semavi. 9-11. c. gerçekten de kendilerinden sonra gelenlerin ulaĢamayacağı önemli özelliklerdi. Belleten. Bunun efsane olduğunu söyleyenler. Aksun. 90. UzunçarĢılı.. Mehmed'i tahta geçirmesinden sonra tekrar PadiĢah olmasında rol oynayan devlet adamlarının baĢında Çandarlı Halil PaĢa gelmektedir. defa Edirne'ye gelerek tekrar tahta geçmiĢtir. sh. Wittek. c.. Murad'ın iki defa saltanattan çekilip oğlu II. Defter. Osmanlı Tarihi.. idamından sonra. 145. sh... XXXV. Fâtih. 616-621. Mitler ve Gerçekler. c. Çandarlı ailesinin hem ilmiyeden gelmeleri ve hem de öz be öz Türk olmaları. -.. Osmanlı Tarihi. Erdoğan. 32-38. Bazı tarihçiler. 568. A. Es'ad Efendi. Glück. Osmanlı Tarihi. 213-215... UzunçarĢılı. sayı 145(1973). Bâyezid zamanında da Vezir-i A'zamlığa kadar yükselemezlerdi. Semavi. Böyle olsaydı. ĠĢte bütün bu sebepler bir araya gelince. sh. BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU biri de Fâtih zamanında Vezir-i A'zam olan torun Halil PaĢa'dır. XXIII. ama yerli ve yabancı tarihçilerden bazısının ifade ettikleri gibi.. 58-59 ve diğer yerler.. Belleten. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir? Hayır değildir. UzunçarĢılı. Molla Güranî ve vezir Zağanos PaĢa ısrarla feth-i mübinin nasib olacağı ümidiyle Ġstanbul'un muhasara ve fethini teĢvik ederken. sh.. VVensink. "16-18. UzunçarĢılı. muhasaranın kalkması yolunda Bizans devlet adamlarıyla iĢbirliğine dahi gitmiĢtir ve hatta ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçilere göre rüĢvet bile almıĢtır.. "Kanunî Sultân Süleyman'ın Yeni Bir Portresi". vrk. Bazı iftiralar için bkz. sh. sh.. 141-142. ĠA. sayı 91(1959). Tarihçinin yakın tanıdığı Halil PaĢa'ya özel bir husumeti olduğunu düĢünmek mümkündür. Çandarlı Halil PaĢa Niçin Öldürüldü?.. .. Ancak Zağanos PaĢa gibi Halil PaĢa'nın muhalifi olan devlet adamlarının devĢirme olması ve Fâtih devrinden sonra devĢirme devlet adamlarının Osmanlı Devleti'ne hâkim olması böyle bir dedikodunun ortaya çıkmasına sebep olmuĢtur.. Belleten. c.. "Sultân Cem'in Portreleri Hakkında".. sayı 127(1968).. sh.! ve bu konuda dost dit konuda ayrıntılı bilgi ı meleri veya yanlıĢ ve Nitekim beraberindeki. Ġstanbul 1949.Hayatı ve Eserleri. bu idamı Fâtih'in bir hatası olarak kabul ederler44. ĠA. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". sh.. .-¦. II.. Heinrich. 457477. Hatta bizim bir türlü inana-madığımız. Tevârih-i Âl-i Osman. geçmiĢteki üç haçlı seferini bilen bir devlet adamı olarak ısrarla fethe karĢı çıkmıĢ ve muhasaranın kaldırılmaması halinde bütün Avrupa'nın asırlar boyunca Osmanlı düĢmanı olacağını iddia etmiĢtir. 48. Sözler. Mehmed. Halil PaĢa. 58-60. Aydın. . 1453'de Ġstanbul feth edildikten sonra önce zindana konulmuĢ ve 40 gün kadar sonra da idam edilmiĢtir. VII. II. Sebeplerini Ģöylece sıralamak mümkündür: 1) Bilindiği gibi. sevmeyenleri tarafından abartılmıĢ ve Fâtih Sultân tarafından 1453'de idam edilmesine yol açmıĢtır. bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas. 156/a. sayı 138(1971). Ġbn-i Kemal. Savunmanın temel direği olan Venedikli General 44 ÂĢıkpaĢa-zâde.¦-.„¦ Giustiniani'nin yaralanıp ( Fâtih'den dördüncü saf C sıyla birlikte Ulubatlı maiyyetindeki 30 askerle| Buarada önemli olan. Ankara 1988. Çandarlı Vezir Ailesi. I. . 398-399. Solakzâde. II. Ġstanbul 1333. . sh. Önemle ifade edelim ki.Kazaskerliği Vezirliği ve Kumandanlığı". 48-51. Ġstanbul'un fetil | olmadığını ı inektedir? . 355-380.-. Atasoy. 558-560. I. Yüzyıllarda Saray Sanatı ve Sanatçılarıyla Osmanlıların Avrupa Sanatları Bakımından Önemi. Ġstanbul'un fethinden sonra. sh.. Paul.¦-.. J. nr. Ġsmail Hakkı. 47. 193. Eyice. sh. 2162. e XXXII. Halil PaĢa'nın Türk bir aileden gelmesinin veya benzeri iftiraların idamında rolü yoktur.. Bediüzzaman Said Nursi. Halil PaĢa'nın Rumlara taraftar olduğu ve rüĢvet aldığı Ģeklindeki iddialar da. Tarih. Cemil.. XXXVII. Fâtih ve Fetih. MenĢe'iTahsili-Kadılığı.. II. "Çandarlı (Cendereli) Kara Halil Hayreddin PaĢa. nakiller arasındadır45. "Suret". AkĢemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih'i teĢvik etmeleri üzerine. Sözler Yayınevi.

66. atılan ok ve ateĢlerle. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir? IPaĠstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesi hadisesi. 52-55. Solakzâde. c. 141-142. Burası Tophane önündeki sahilden baĢlayarak Boğazkesen'den geçiyor ve buradan güney batıya dönüp sırtları aĢarak Löbon Pastahanesi tarafına çıkıyor ve tepeyi aĢarak Perapalas yanından KasımpaĢa'ya yani Haliç sahiline çekiliyordu. Künh'ül-Ahbâr. Âli. Mitler ve Gerçekler. 47! Fetih. I. sh. ġerafettin Turan neĢri. Kritobulos d'Imbros. Zira Hal luĢmasına mani tefi I Burası Tophane ı güney batıya dönüpJ Perapalas yanındtıtj Tophane'den dört y Ģa'ya kadar da i maktadır.: c. toplam 2156 adımdır ve bu da yaklaĢık 3 mil kadar tutmaktadır. 64/a. UzunçarĢılı. Bu olayın doğruluğunu. 299-303. Hazırlık 21-22 Nisan i vaĢta hazır olan i dırlar46. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. 21-22 Nisan gecesinde KasımpaĢa'ya kadar indirildi. Ancak sabaha karĢı yapılan bir harp planı olması hasebiyle ve de gemilerin geçirildiği bölgenin o günlerde ormanlık olması sebebiyle. Fâtih ve Fetih. History of Mehmed the Conqueror. Yapılan ölçümlerde. . Kritovulos. 6. Princeton 1964. Buarada önemli olan. sh. ġehit Ali PaĢa. TOEM Ġlavesi. 1331. Belgelerle Osmanlı Tarihi. sh. Ducas. 253-254.. UzunçarĢılı. Tâcîzâde Ca'fer Çelebi. Dukas. nr. c. Osmanlı Tarihi. I. Fâtih. c. sh. Tarih-i Feth-i Kostantınıyye. Fâtih ve Fetih. sh. Mitler ve Gerçekler. Osmanlı bayrağını surlara dikmiĢlerdir. sh. Aksun. KarĢı görüĢ için bkz. Aksun. Aydın. c. Hazırlıklar tamamlandı. I. Ġstoria Turca-bizantina (Türk-Bizans Tarihi). 45 KemalpaĢazâde. Tarih VII. 271. 217/a. Clot. Önce gemilerin karadan çekileceği yer tesbit edildi. Yılmaz. M. Osmanlı Tarihi. 63-65. 86 vd. sabahleyin Osmanlı gemilerini Haliç'te görünce. sh. I: Conqueror. Zira Halic'e gerilen zincir Hasköy ile Ayvansaray'da bulunan iki ordunun buluĢmasına mani teĢkil ediyordu.. 9-11. 479-482. sh. Bölüm'dekl basit Ġddialar. Erdoğan. Osmanlı Tarihi. P 46 Kem Kritovulos. I.Ġstanbul'un fethi s yerli ve yabancı kaynı yin Osmanlı kontrol etmiĢler ve j karĢı yapılan blrr lerde ormanlık < farklı görüĢler buluı Ġstanbul'un I görüldü. 63-65. 2720/14. Bucarest. Hemen hemen bütün kaynaklar burada zikredilebilir. Türk-Bizans Tarihi. c. sh. 1958. Tophane'den dört yol ağzına 980 adım ve buradan TepebaĢı'na kadar 240 ve KasımpaĢa'ya kadar da 906 adım ki. 196. Erdoğan. vrk. Ġstanbul 1328. güzergâhı ve karadan yürütülen gemilerin sayılarında farklı görüĢler bulunmaktadır. Fâtih. Tarlh-i Sultân Mehmed Hân-ı Sânî. Ahbâr. 18'inin Ģehid olduğu gelen nakiller arasındadır45. KarĢı görüĢ için bkz. c. hem savaĢta hazır olan Bizans tarihçileri ve hem de Osmanlı tarihçileri ittifakla açıklamaktadırlar46. Hatta Bizans askerleri.. Dukas da olayı doğrulamaktadır. Önemli olan böyle bir olayın yaĢanmasıdır. Clot. Müslüman askerleri heyecana getirmesi ve Fatih'den dördüncü saf Osmanlı askerinin de Topkapı surlarına tırmanması emrini almasıyla birlikte Ulubatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç bir asker veya subay. Süleymaniye Kütp. Tarihçi Françes bu konuda ayrıntılı bilgi verdiği gibi. Fâtih. M. 52 vd. nr. I.-*¦¦¦ >¦¦¦ . 15. maiyyetindeki 30 askerle beraber. 48. Ġstanbul'un fethedilmesi için bazı gemilerin Halic'e indirilmesinin zaruret olduğu görüldü. II. c. Mitler»! uzatmamak 0tf HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 99 tu! feth mistir. sh. * Ducas. f tahta ında me'ye «ona lîağaGiustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketmesi. Fâtih. sh. Aydın. 4205. I. Nitekim beraberindeki 30 kiĢiden. Süleymaniye Kütp. sh. vrk. hemen hemen yerli ve yabancı kaynakların ittifakı ile sabit bir olaydır. V. 46 KemalpaĢazâde. 138-139. Osmanlı Tarihi. olayın yani bir Müslüman askerin sancağı surlara dikmesidir ve bu konuda dost düĢman bütün tarihçiler ittifak halindedirler. 487-488. Ancak uzatmamak için bu kadarla yetiniyoruz. Ġsmini tam vermemeleri veya yanlıĢ vermeleri önemli değildir. V. 1 Fetihname. Tophane'den ayrılan 50 ila 70 adet arasındaki gemi. sh. n Kemalpasad* ġ Clot. herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye zincirleri kontrol etmiĢler ve gördükleri manzara karĢısında hayrete düĢmüĢlerdir. Mahrûse-i Ġstanbul Fetihnamesi.

2) Elimizdeki Fâtih dönemine dair Ġslâm Hukuku kaynakları. #i diyecektir. aĢk. içki içenlere uygulanacak ta'zîr cezalarını düzenleyen Fâtih'e ait bir kanun hükmü aynen Ģöyledir: "ıs. Fâtih'in içki içtiğine dair yazılı belge sayılabilecek bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak bu tabirler. Divan Ģiirinin manzumeleri içinde özellikle gazel tarzının konulan daima bellidir: tabî'at. 500 yıl boyunca. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. Mesela. kadın ve benzeri tabirler. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir. Eğer biregû hamr içse. Yani. tç oğlan kavramı! ve oğlancı olı bile bu konuda ı tarihçilerinin meselenin aılı WI Batılı bir kısım I PadiĢahlarının gayr-ı leri tarafından uzun Ġçoğlan. Mesela. Ģarab. Bir divan Ģairinin. bir gün lâle-zâr elden gider Çü erer fasl-ı hazân bâğ u bahar elden gider. hiç bir güvenilir kaynakta yeri yoktur ve Hz. onu ayyaĢ gösterme gayretinde olanlar vardır. Ġç oğlan ki çarpıtmalara öı Bir kısım meĢru mün. bu konuyu. Yıldırım Bâyezid ile ilgili iddialara cevap verirken ö -zetledik. Peygamber'in övdüğü bir devlet adamına. Allah. 3) Fâtih'in Ģiirlerindeki bazı ifadelere gelince. ġimdi iddia al lim'in kızı Fatma ledilen cimrin da bun. Ancak Fâtih'in Avnî mahlasıyla Ģiirler yazdığı doğrudur ve o Ģiirlerde kadından ve Ģaraptan da bahsetmiĢtir. elbette ki Ģiirini bu mazmunlar üzerinde kuracaktır. açıkça içkiyi yasaklamakta ve bu suçu iĢleyene uygulanacak cezaları düzenlemektedir. bunların uygulama örnekleri olan Ģer'iye sicilleri ve en önemlisi de Fâtih'in tasdikinden geçerek yürürlüğe giren Fâtih Kanunnâmesindeki hükümler. Merak inceleyebilirler. özellikle Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı Osmanlı Devleti'nin yarı resmî kanun kitabı. Ancak bunların divan edebiyatında kendine mahsus manaları vardır. Türk veya Ģehirlü olsa. Ģiirinde Ģarabdan bahsetmesi san'atın ve zarafetin gereğidir ve manası da bizim bildiğimiz içki değildir. Bu . Divan edebiyatını bilenlerin hiçbiri. Bu yayınlara karĢı söylenmesi gerekenler Ģunlardır: 1) Elimizde mevcut olan Osmanlı tarihlerinin hiç birinde ve buna ilaveten Bizans tarihçilerinin hiç bir eserinde. divan edebiyatımızdaki mecaz ve istiare gibi kurallar çerçevesinde söylenmiĢtir ve bunların özel manaları mevcuttur. Fâtih'in Ģiirlerinde geçen bazı tabirleri. kendilerine göre yorumlan vardır. Fâtih'le alakalı iddiaların ise. Bu konuda neler söylenebilir? Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi. Fâtih yazdığı gaz< mecazî mana ve ma/' özürlü insanların bu * edemezdi. belli çevrelerin kasıtlı yayınları olarak değerlendirilmelidir.100 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 49. Sâkıyâ mey sun ki. hadd cezası uygulanması için gerekli-Ģartları oluĢmadığı zamanlarda. Ġddia sampie-Ģahların v> olan erkek ¦ zihinleri iyice M iddiasına ce. Kısaca elimizdeki bütün arĢiv vesikaları. Fâtih'in Ģiirlerinden yola çıkarak. Ģöylece özetlemek mümkündür: Fetih kutlamalarına rastlayan günlerde.. kadı ta'zir ura. Onun Ģarafc sinde demlenmekted> 50. biraz sonra değerli bir divan edebiyatçımızın değerlendirmelerinden iktibasda bulunacağımız satırlarda görüleceği gibi. gazelinde bu tabirleri kullanacaktır. Topkapı ray'da çalıĢan it baĢkanlığı personelin* kullanılır. Bir ġeyhülislâm mesela ġeyhülislâm Yahya Efendi de gazel yazacaksa. durduklarını ve dahi örttürdükl nı utanmadan Meme: saçmadır. bu Ģiirlere bakarak Fâtih'e böyle bir iftirada bulunmamıĢtır. AĢk ve sevgiliden kasıt. Sadece ve sadece. ir delile Ġr. bir kiĢi içki içse. Ġki ağaca bir akçe cürm alına". Ġstanbul'un fethinden dolayı gururları incinen bazı Batılı tarihçilerin. içki içenleri cezalandırdığını anlatmaktadır. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Fâtih'in içki içtiğini değil.r -ı Ziyar ' lOSMANLI h iddia ren o-Ġve Hz. Peygamberi ve onun dostlarıdır. ĠĢte gazel yazacak kadar divan Ģiirine vâkıf olan Fâtih. bu manada iftira ve isnâdları hiç bir delile dayanmadan yapmak ise.

Ġddiaya göre. Ġsen. ġimdi iddia sahiplerinin delil olmak üzere Kâbusnâme'den ve Yavuz Sultân Se-lim'in kızı Fatma Sultân'a ait kocası Mustafa PaĢa'd an yakındığı bir mektuptan nakledilen cümleleri ve bunları nasıl çarpıttıklarını gözler önüne sererek. "Osmanlı Hanedanının ġairliği ve Fâtih". yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa . Osmanlı Hareminde bütün çarpık iliĢkilerin yanında PadiĢahların ve Enderûn halkının erkeklerle ve hem de iç oğlan denilen Saray Hizmetlisi olan erkeklerle çarpık iliĢkileri vardı. Tarih ve Medeniyet Dergisi. 99-114. Fâtih'in ġiirleri. 193 vd. bir gün gelip de bir takım araĢtırma ve ilim özürlü insanların bu kelimelere gayr-i meĢru manaları yükleyeceklerini tahmin dahi edemezdi. Çünkü oğlan teni sıcaktır. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. sağlık ve esenlik içinde olasın. sh. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapu Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. Mustafa. Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. Fâtih Divanı. Ġstanbul 1944. neĢreden: Ġskender Pala. Ayrıca Kâbûsnâme ile ilgili iddialar da bunun gibi saçmadır. 50. Onun Ģarabı Mevlânâ'nın. bir kısım Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru' iliĢkiler içine girdiklerini iddia etmiĢler ve Osmanlı Tarihçileri tarafından uzun uzadıya incelenen iç oğlan meselesini dillerine dolamıĢlardır. bazı Osmanlı PadiĢahlarının ise tamamen erkek düĢkünü olduklarını utanmadan kaleme almaktadırlar. PadiĢahların Enderun denilen Ġç Saray'da kendileriyle gayr-i meĢru münâsebette bulundukları iç oğlanları denilen genç ve güzel delikanlıları bulundurduklarını ve hatta bunları baĢkalarından kıskandıklarından dolayı bazılarının yüzlerini dahi örttürdüklerini. kıĢın oğlanlara ki. Ankara 1946: Saffet Sıdkı. biz tasvir yerine bunların iddiasına cevap vermek istiyoruz.Ġddia sahiplerine göre. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir. Murad bunlardan biriydi. Ġddialarını isbat için getirdikleri önemli bir delil Ģu: Ziyar Oğullarından Emîr Keykavus tarafından 475/1082 tarihinde oğlu için Nasi47 Namık Kemal. Bu konudaki çarpıtmalar için bkz. Fâtih yazdığı gazellerde kullandığı Ģarab ve benzeri kelimelere. Ġç oğlan kelimesini rezil hallere yorumlayanlara. sh. enderûn personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. Bu meselenin aslı ve esası nedir? Batılı bir kısım tarihçiler ve günümüzdeki bazı kitap yazarları. Erdoğan. Hacı BektaĢ Veli'nin ve Hacı Bayram Veli'nin kâsesinde demlenmektedir ve ilahî aĢkın mest eden Ģarâbıdır47. diğer çarpıtmaların da bunlar gibi olduğunu okuyucuya anlatmak istiyoruz: . Aydın. Osmanlı PadiĢahları tarafından da benimsenen bu Kitap'taki öğütlerden kadınlarla cinsî münâsebetle ilgili olanlarından birisi Ģudur: "ve yaz olunca avretlere meylet. Ankara 1989. Fâtih ve Fetih. IV. Ġçoğlan. 8-10. sayı 40 (1997). Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. Kemal Edip. Merak edenler. Cinsel. Mitler ve Gerçekler. burada kısaca cevap vermek ve çarpıtmalara örnek olarak okuyucuların da nazarlarına takdim etmek icabedecektir. ince remizler ve mecazî mana ve mazmunlar yüklerken. Evrâk-ı PeriĢan (Namık Kemal'in Tarihi Biyografileri). safi zihinleri iyice tadlîl edeceğinden yani sapıtacağından". "Bâtılı tasvir. Bir kısım yazarlar. 102 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU hat-nâme tarzında telif edilen Kâbûs-nâme adlı bir kitabdan alınan bir iftiradır.ĠSĠzans |: bilgi mızın |Siirle-itarihm KaItaıun ana^ Eğer Isça Hım BĠLĠNMEYEN OSMANLI 101 diyecektir.

bu asırlar da "oğlan" kelimesinin iki temel manası vardır: "oğlan" kelimesinin birinci manası. Ġddiacılara göre. sana nasıl yardımcı olabilirim manasına olduğu açıktır. ĠĢte hem Kâbusname'de ve hem de Fatma Sultân'ın Mektubunda geçen oğlan kelimesinin de manası çarpıtılmaktadır. herhalde bundan. asırlarda ı için kullanılmaktadır^ karĢılığı bulunan < genç demektir. ikinci manası ise. cins ayırt etmeksizin "çocuk". Tamamı Ģöyledir: "siz. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Kur'ân. yüzyıla ait olduğunu kendileri de kabul etmektedirler. Erzurumlular. Bu arada Ģunu da ifade edelim ki. beni bir kelb (köpek) hesabına saymaz. bu Cümleler. ejjeri ve XV. Ayrıca Ģu cümle <St 1 südün emzireler. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. yüzyıl yani Fâtih'in babası II.Iddia-ıtaı katet. Nakledilen âyet meali ile konunun hiç bir münâsebet ve alakası olmadığı açıkça görülmektedir. Gelelim ikinci hususa. bugün kullanılan manadan önemli derecede farklıdır. Buna delil çok ise de. yazılij teni soğuktur. her zamanın bir lehçesi ve konuĢma ağzı vardır. Murad zamanında Mercimek Ahmed tarafından yapılan tercüme olduğunu ve o zamanki ifadeler kullanıldığını kendileri de kabul etmektedirler. Ve avret teni soğuktur. erkeklerle i olmamak t Fatma i ğini yazı beni biri dan alur. filolojik I tarihi ve Ġ slâmiyet! I de bulunmamaktadır. sizden evvelki insanların iĢlemediği bir fuhĢu ve büyük günahı mı iĢliyeceksiniz? Çünkü siz.zarar verir. Fatma Sultân'ın bir mektubundan aldıkları Ģu cümleyle iddialarını isbât etmeye kalkıĢırlar. Bilindiği gibi. Hz. yine erkek olsun kız olsun "genç" demektir. âyetleri vermesi çok manidardır. lügatlerden anlıyoruz. konuyla ilgili çarpıtmaların baĢına bir yazarın "Çünkü siz kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız" mealindeki ayeti koyması ve d ipnotta da 8084. V Yani I da genç kadın sıcaktır. asır Türkçe metinlerde oğlan kelimesinin manası. Ġddiacılara göre. Azeriler. bu iĢin Osmanlı damadlarına kadar uzandığını ve hatta Yavuz'un kızı Fatma Sultân'ın bu yüzden ilk kocası Antalya Sancak Beği Mustafa PaĢa'dan Ģikâyet ettiğini iddia etmektedirler. bunun manası da senin kölen olayım değil. Bu giriĢten s anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. "Misafiri yola vurmak" tabirini kullanırlar. Zira XIV. t Her konuda âyet ve* rek evladına Kâbûsnâme'nin i Kötüsü) hakkın birden fazla I yaz olıcak avn yazın iki ısı kurudur. Ancak bu mektubun XV. baĢta IV. Temel kaynaklardan anladığımıza göre. O asırda oğlan kelimenin manasının genç kız ve erkek demek olduğunu ise. en| Kâbûsnâme'nin Türkçü sindeki Ģu ifadedir: "I avretler ile kim. dedikodulara önemi yatının Ġç Yüzü adlıl dir. Yani kelimeler farklı zamanlarda farklı manalarda kullanılmaktadır. Daha da ileri giderek. Lut'un livâta günahını iĢleyen kendi milletine söylediği bir sözün parçasıdır. kıĢın ssağlı-3 göre. Murad olmak üzere. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". . Hz. Bu kelimenin sırf erkek cinsini karĢılamaya baĢlaması. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur". Gerçekten de siz aĢırılıklar ve günahlar içine giren bir milletsiniz".! rak. kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız. Kâbûsnâme'nin XIV. uğurlamak manası anlaĢılmalıdır. Cümle Ģudur: "Benim Devietlü Sultân Babam. Do. ġimdi gelelim meselenin izahına: Önce bir konunun izahı gerekiyor: Kur'ân'dan nakledilen âyet. Dirliğim yoktur. erden kaçmu t çokluğu Ġle fahrlanurun kaçmayan hanımlar Tesbitlerimizi tey Yüz Hadis Tercümesini) bası II. Murad zaır üzere. bundan sonraki devirlerde söz konusudur. Osmanlı beylerinin erkekler ile iliĢki kurduklarını isbat etmektedir. Lut'un bu sözlerinden sonra kavminin kendisini memleketten çıkarmak üzere harekete geçtiklerini ve ancak Yüce Allah'ın böylesine aĢırılığa giderek livâta suçunu iĢleyen Lut Kavmini Ģiddetli bir azapla azaplandırdığını beyân buyurmaktadır. bazı Osmanlı PadiĢahlarının yazları kadınlarla ve kıĢları da erkeklerle beraber oldukları nakledilmektedir. "Kulluğun edeyim" demektedirler. misafiri kaldırıp yola çarpmak değil. ve XV. bile koyrc olduğunu Ġl ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 103 r.

bir kısım ifadeleri kendilerine göre yorumlamaya kalkıĢmıĢlardır48. ve XV.! kıĢları ĠFâloMyğupzann fc. oğlan teni ıssıdur. erkeklerle beraber olmayı tavsiye manasını çıkarmak. taklar ini Buna delil çok ise de. Erzurum'lu Mustafa Darir'in XIV. Her konuda âyet ve hadislerle veya eski devlet büyüklerinin ahlakî esaslarıyla süsleyerek evladına nasihatta bulunan bir devlet adamının nasihatları durumundadır. filolojik kaynaklar da bu dediklerimizi doğrulamaktadır. en güzel delil. ĠĢte Kâbusnâme'nin 15. Buradaki tavsiyelerden biri de. kıĢın iki sovuk bir yere gelse teni kurudur. asırlarda oğlan tabiri genç kız ve erkekler için ve avrat tabiri ise yaĢlı kadınlar için kullanılmaktadır . ben ümmetimin çokluğu ile fahrlanurum yarın kıyamet gününde". Yani birden fazla kadınların olması halinde. DoğuĢtan gençlik dönemine kadarki safha". ta ki. Vesselam". eğer er ise er oğlan doğurmuĢ avrat südün emzireler". bırakınız bir Osmanlı damadının çarpık iliĢki kurmasını. Çocuk ve genç demektir. bir Nasihat-nâme mahiyetindedir. Nitekim Kâbusnâme'nin asıl dili olan Farsça'daki oğlan kelimesinin karĢılığı bulunan gulam kelimesinin de manası böyle zikredilmiĢtir: "Gulâm. ilimden ve dilden haberdar olmamak demektir. O halde XIV. Bu cümlelerle kendisini bir köpek yerine bile koymadığını. oğlan doğurgan ola. Ayrıca Ģu cümle de bu konuda açıktır: "Eğer oğlan kızsa. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa zarar verir. "Evienün Ģunun bigi avretler ile kim. «Sil. Bu giriĢten sonra Kâbûsnâme'deki ve Fatma Sultân mektubundaki ifadeler daha iyi anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. biraz evvel de belirttiğimiz gibi. Zira ki. Yani "çocuk doğuran ve erkeğinden kaçmayan hanımlarla evlenin". Uluçay gibi bir araĢtırmacının da aynı dedikodulara önem vermesidir ve hatta Harem II Kitabında yalanladığını Harem Hayatının Ġç Yüzü adlı eserde doğrulama veya sadece nakilde bulunma yoluna girmesidir. yazın kısmen yaĢlı kadınlarla ve kıĢın da genç kadınlarla beraber ol ki. yazın iki ıssı bir yere gelse teni azıdur ve avret teni sovuktur. Murad zamanında yaĢamıĢ olmalarıdır. Dirliğim yoktur. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Ancak söz konusu mektubun manasını anlamıyanlar. Çünkü genç kadının teni sıcaktır. Kâbus-nâme'yi tercüme eden mütercim ile Yüz Hadis Tercümesini yapan mütercimin aynı asırda yani Fâtih Sultân Mehmed'in babası II. . beni bir kelb (Köpek) hesabına saymaz. birden fazla hanımı bulunan ve cariyeleri de var olan oğluna yaptığı Ģu tavsiyedir: "ve yaz olıcak avretlere meylet ve kıĢın oğlanlara. "Benim Devletlü Sultân Babam. Ancak kelime oyunlarıyla tarihi ve Ġslâmiyeti kötülemek istiyenlere. Sultânlar ile evli iken baĢka kadınlar ile evlenmeleri dahi fiilen yasaklanmıĢtır. Tesbitlerimizi teyid eden bir husus da. kocasının. buyurdı kim. Ve genç olmayan kadının teni soğuktur. ġimdi bu manayı çarpıtarak.vâta > "Siz. ten-dürüst olasın. erden kaçmaz ola. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". ahlakî bir konu olan Karı-Koca Münâsebeti (Cimâ'ın Ġyisi ve Kötüsü) hakkındaki tavsiyeleri ihtiva eylemektedir. Kitabı. elbette ki diyebileceğimiz fazla bir Ģey yine de bulunmamaktadır. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. Fatma Sultân da. Bizi asıl üzen husus ise. sağlık ve esenlik içinde olasın. genç cariyelerle beraber olup kendisine iltifat etmediğini yazmaktadır. Zaten Tarama Sözlüğü baĢta olmak üzere. anasından babasından zorla câriye diye aldığı genç kadınlarla beraber olduğunu babası olan Osmanlı PadiĢahına Ģikâyet etmektedir. Genç cariyeler ile beraber 104 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI olmak demek olan "iĢi gücü oğlanlar derdinde olmak" manası nerede? Erkeklerle beraber olmak manası nerede?. kız doğurmuĢ avrat südün emzireler. yüzyılda yani Kâbusnâme'nin Türkçe'ye tercüme edildiği asırda kaleme alınan Yüz Hadis Tercüme-sindeki Ģu ifadedir: "Bu kez Resul Hazreti cevâb verdi. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur. ümmetim çok ola kim. Bu iddiaları ileri süren yazarlar da biliyor ki. Konuyu Sultânların evlenmeleri bahsinde ele alacağız.

Mustafa Darir bin Yusuf. Nitekim buradan yetiĢen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıĢtır. Kâbûs-nâme. c. Gerçekten Ġç Saray'da çalıĢacak personel. 112-113. Ġkinci olarak.. 2923-2926. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. 737. nr. Galata. Yani Enderun aynı zamanda devlet adamı yetiĢtiren bir fakülte durumundadır. 80-84. nr. Duman. 365. bunları Saraydakilerden ayırmak için Sadi adı verilmektedir. I memek mümkün ( 4 Gerçek Has| personel me tarafından genlf ka-ı Sa'âdetvet de Hırka-ı Sa'ft larla donatr görmek yani i Özellikle I Erico'nun meĢinden dolayı i dir ve hiç biri Bütün bu t ların durumunu I Mustafa / lerle ilgili ve bunun ı ve hatta! yazar. O halde iç oğlanı. Ancak bu Padl} serî bir hükmün I vardır: "Gençbirli zira nefis Ġnsanı I Bu tür gençler* ı Osmanlı PadiĢahĠ! ile örtmelerini < bu hassasiyet ı mamen ı Dördüncü ı hizmetleri görnr Has Oda. Enderun Mektebinde yetiĢmektedirler. Türk Dil Kurumu Yay. Türkiyat Mecmuası. bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. PadiĢah e sakınmak için çok < lir. Aga Seyyld Muhammed Ali. Belki Ġç Saray yani Osmanlı Devleti'nin en geniĢ sınırlara ulaĢtığı dönemlerde toprak alanı 24 milyon km2yi bulan bu muhteĢem devletin Devlet BaĢkanlığı sarayı demek olan bu mahalde çalıĢacak personel dikkatle seçilmeliydi. Yüz Hadis Tercümesi. Musa. yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. illa da kötü niyetle seçilmiĢ genç çocuk manasına gelmez. Haydarabad 1934. ayağının. V. 557. Padlf mekân değildir. 1287/1. iç oğlan kelimesini tarif etmek gerekmektedir. 2923-2926. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. bir terimdir. ı kızı Ġle] BĠLĠNMEYEN OSMANLI îtis trle beraın çarpık syasak-ı konusu ulamaya H kısaca i denilen I Osmanlı Ismanla n Saray Kvardır. Oğlan kelimesi Ġle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. (neĢr. III. Hazâin'üs-Sa'âdât. 345. Mehmed ġeker). 10/B. aslında bu iftiraları kitaplarına alanlar da bilirler. ı kadın personel ayrıntılı olarak an Üçüncü Ola bebiyle. sayı XX. pıdı ve15 genç t üzere ¦ûn o bir k çok . 336 vd. Topkapı. vrk. Ahmed. O zaman. bazı yabancı seyyahların ve bir kısım Ġslâm düĢmanı tarihçilerin anlattıkları gibi. sh. Âlî. Belki Enderun denilen Ġç Saray'da istihdam edilmek üzere seçilen devĢirmelere de denmektedir. Oğlan kelimesi. Mevâld'ün-Nefâls Fî Kavâ'id'il-Mecâlis. sır tutmalı. sh. ĠĢte bütün bu özelliklere sahip devĢirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de Ġlm-i Sîmâ veya Ġlm-i Kıyafet denilen bir ilim dalı vardı. Ali Emirî. Enderun yani Ġç Saray'da çalıĢmak üzere yetiĢtirilen Ġç Oğlanlarının yakıĢıklı olması. Tarama Bözlüğü I-VIII. PadiĢahların gayr-i meĢru arzularını tatmin için değildir. III. c. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız? Evvelâ. sh. V. Ġç oğlan denmesi. Osmanlı tarihinde. Emir Keykavus. sn. Millet Kütüphanesi. denilen Ġç Saray'd«| seçilmekteydi. Tarama Sözlüğü. aslında bunlara iç oğlanı dense de. vrk.. Ġbrahim PaĢa ve Edirne Saraylarında yetiĢtirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devĢirmeler olarak tarif edilmektedir. Enderun denilen Ġç Saray'da çalıĢan özenle ve dikkatle seçilmiĢ saray görevlilerine denmektedir. ĠĢte Enderun 48 Kur'ân. 167 vd. 24/B-25/A. Bugün bile baĢbakanlık ile cumhurbaĢkanlığı KöĢkünde çalıĢan personel ile normal bir devlet dairesinde çalıĢan personelin aynı özelliklere sahip olmadığını. Âyet. ġer'iye Bölümü.. Ayrıca burada istihdam edilecek devĢirmeler. A'râf. c.51. Ġç Saray'da istihdam edilmelerinden kaynaklanmaktadır. Ġçoğlanı. EĢref bin Mehmed. gözünün ve kulağının özelliklerine göre. Ferheng-i Nizâm. toplumdaki ı toplumu1 rın PadiĢ lere ayın ğunu. eli ayağı düzgün olmalı. Ankara 1997. Elinin. sh. Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır.

hizmetkârlar hakkında bilgi verdikten sonra. Has Oda. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere. Hatta bu tür gençler. Bunu. bu ahlaksızlıkların PadiĢahlara ve âlimlere de isnad edilmesidir. toplumdaki grupları sayarken gayet açık beyan eylemektedir. tozunu almak. Gerçekten Ġslâm hukukunda bir hüküm vardır: "Genç bir hoca veya terbiyeci. Üçüncü Olarak. Zira Fâtih Sultân Mehmed. bil-fiil harp . meyhanelere ayrılan bir bölüm de vardır.denilen Ġç Saray'da çalıĢacak iç oğlan denilen personel. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir. kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meĢru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir. Kur'ân'ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dıĢı yorumlara gitmek nerede? Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar. KarĢı çıkılan. gay tabir edilen cinsî sapıkların dinimize göre suçlular olduğunu. Bunlar doğru mudur? Hemen Ģunu ifade edelim ki. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u küıç gücüyle aldığı. Bunlar. Halbuki aynı yazar. nefislerine mağlup olan 106 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtÜWF-'" 'i* reziller grubunu teĢkil ettiğini. Osmanlı devlet adamlarını ve hatta ġeyhülislâm ve kazaskerlerini bile. değiĢik hizmetleri görmektedirler. Gılmân veya Ġç oğlan denilmesinin bir sebebi de. Bütün bu bilimsel açıklamalara rağmen. Bu tür gençlere Ģâbb-ı emred denilir". Biraz sonra Has Oda'nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titrememek mümkün değildir. mübarek gecelerde güzel kokularla donatmak ve gül suyu serpmek. Has Oda'da Hır-ka-ı Sa'âdet ve diğer mukaddes emânetler bulunmaktadır. zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir. Kur'ân-ı Kerim okumak. Ancak bu PadiĢahın onları baĢkalarından kıskanmalarından dolayı değil. Acaba böyle bir bölümde gayr-i müslimlerin meyhaneleri anlatıldığı ortada olduğu halde. tamamen Ġslâm Hukukunun hükümleri çerçevesinde yapmıĢtır. tıpkı Kabusnâmenin yaptığı gibi. PadiĢah açısından değil. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği. Osmanlı'da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlattık. bazı Osmanlı PadiĢahları uymuĢlar ve bir kısım Ġç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmiĢlerdir. Ġslâm Hukukuna göre. Osmanlı Devleti'nde herkes meyhaneye giderdi mi diyeceğiz?49. erkek ve kadın hizmetkârlar ve cariyelerle ilgili verdiği bilgileri ve özellikle de genç kız ve erkek manasında kullanılan gulâm ve bunun çoğulu olan gılmân k elimesini dillerine dolayarak. Ġstanbul'u fethetmesinden dolayı duydukları kızgınlığın yalancı bir sonucu olmaktan öteye gitmemektedir ve hiç bir delile dayanmamaktadır. Daha sonra diğer PadiĢahlar tarafından geniĢletilmiĢtir. yüzlerine peçe bile örtebilirler. Gerçek Has Oda. Enderun odalarının birincisi ve en itibarlısı olup Fâtih tarafından personel mevcudu otuz kiĢi olmak üzere kurulmuĢtur. Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme. Büyük Osmanlı Tarihçisi Âlî. PadiĢaha ait hizmetleri görmek yani Saray içinde PadiĢahın hususî personeli olmaktır. Gelibolulu Mustafa Âlî'nin tıpkı Kâbusnâme'de olduğu gibi. fazla yalnız kalmasın. bu konuda uzman olan kiĢilerce seçilmekteydi. Harem'de değil Enderun'da yer almaktadır. bu tür iddiaları. bu konudaki Ģer'î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir. lezbiyenlerin ve homoseksüellerin de bunlar gibi reziller grubunda yer aldığını. Bizans tarihçilerinden bazılarının. PadiĢahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meĢru hayat yaĢadığı bir mekân değildir. genç ve bıyığı bitmemiĢ çocuklarla. toplumdaki ahlaksızlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunmaktadır. Bu hizmetlerden biri de Has Oda'nın hizmetlerini görmektir. hâlâ Ġslamcı Gay'ler diye haber yapanların durumunu ilimden anlayanlar daha iyi takdir edebileceklerdir. burada bugünkü gibi kadın personel çalıĢtırılmamasındandır. bizzat fethe katılan Bizans tarihçileri bile söylemeye cesaret edememiĢtir. Aynı eserde. Özellikle Fâtih Sultân Mehmed ile alakalı olarak Notaras'ın ve Franzes'in oğlu ve Erico'nun kızı ile ilgili isnatlar ise.1 52. ġimdi soruyoruz. gay'likle itham etmektedirler. Osmanlı toplumunda tümüyle bu ahlaksızlıklar yok idi denilemez. Zaten. bu baĢlığı okudukdan sonra. Ġç Saray'da çalıĢan iç oğlanları yakıĢıklı gençlerden oluĢması sebebiyle. haram helal demeden kadınlarla beraber olanların ise. bu rezillere ayırdığı kısa bahiste. Has Odalıların asıl vazifeleri de Hırka-ı Sa'âdet Dâiresini süpürmek. mevt. Ġstanbul'un fethini de ve diğer fetihlerini de.

BaĢta baba olmak üzere yakın akraba. durum tam tersinedir. yasaklanmıĢtır. tamamen savaĢ yoluyla feth olunmuĢtur. UzunçarĢılı. Erdoğan. Ancak bunlardan biri bedeni. Haydarabad 1934. dilerse Ġstanbul'da hiçbir kilise ve havra bırakmayacağını bu durumun devletler hukukundan doğan bir hakkı olduğunu Fâtih'e ifade ederler. Mustafa Darir bin Yusuf. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. 49 vd. Kerâhiyye ve Ġstihsân Bahsi. bu isteklerini geri çevirmemiĢ ve camiye çevrilenlerin dıĢında kalan kilise ve havralara. Ġstanbul çapında tatbik edilseydi. Yüz Hadis Tercümesi. sh. 10/B. NeĢre hazırlayan: Orhan Saik Gökyay. akıl hastalarını ve dünyadan el etek çekmiĢ din adamlarını öldürmek yasaktır. sh. 737. 557. c. Bu hükümleri. Ferheng-i Nizâm. Fâtih ve Fetih. 49 Kur'ân. 2923-2926. Millet Kütüphanesi. sadece delilsiz konuĢmanın kötü örneklerini teĢkil eder. PadiĢah Anaları. sh. Kapukulu Ocakları. nr. sh. Ayasofya'yı cami haline getirdikten sonra. Ecdadımızı zaferden zafere koĢturan en önemli sebeplerden biri. Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının Ġç Yüzü. Çevresindeki din âlimlerine danıĢan Fâtih Sultân Mehmed. ĠĢte Ġstanbul. nr. papaz ve hahamlardan oluĢan bir heyeti huzurunda kabul eder. Mercimek Ahmed (II. isterse. 37-40. Osmanlıda Harem. Gelelim Ġstanbul'un fethinin hangi yolla olduğuna ve Ayasofya meselesine. r rakip BĠLĠNMEYEN OSMANLI 107 Ġslâm devletler hukukunun hükümlerine göre. Altındal. 128-129. sakat ve müzminleri. sh. Ġbn-i Âbidin. muhtelif yerler. Kâbûs-nâme. (neĢr. Âyet. 382. Osmanlı Tarih Lügati. 80-84. 112-113. Musa. c. Ġslâm ordularına düĢmanın Ģahıs ve mallarına karĢı bazı fiillerin icrası. Yani Ġslâm hükümdarı. sahiplerine hizmet için gelmiĢ köleleri. Zina ve gayr-i meĢru münasebetler yasaktır. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. 163-165. I -II. sh. III. Oğlan kelimesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. 336 vd. Ahmed. Ankara 1974. Türk Dil Kurumu Yay. Verilen söze veya muahedeye aykırı hareket yasaktır. öldü-rülebilirler.halinde bile. Ankara 1997. Ġstanbul'u ve içindekileri yaktı yıktı gibi isnâdlarda bulunmak. Ġstanbul 1993. 365. Mehmed ġeker). SavaĢ yoluyla fethedilen topraklarda ise. Ġstanbul'u Allah'ın yardımı ve kılıcının kuvvetiyle fetheden Fâtih Sultân Mehmed. 24/B-25/A. Murad'ın emriyle). sh. Ġnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi (müsle) de yasaktır. Bu hüküm. Ali Kemal Meram. Ġstanbul 1959. Türkiyat Mecmuası. sh. 31. Âlî.. Günümüze kadar yaĢayan kilise ve havraların gerçek sırrının. biz bu kadarıyla iktifa ediyoruz. c.. baĢka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. muharip sınıfına girmeyen kadınları. 1287/1. Mitler ve Gerçekler. EĢref bin Mehmed. Aydın. SavaĢ zarureti bulunmadan ziraî mahsuller. sh.. Bu konudaki çarpıtmaların en çirkin olanları Ġçin bkz. Hazâin'üs-Sa'âdât. Duman. 2923-2926. Sertoğlu. küçükleri. Reddu'l-Muhtâr. Rehineler öldürülemez. 345. VI. Zaten zaferler. Papaz ve hahamlar heyeti. Mevâld'ün-Nefâis Fi Kavâ'id'il-Mecâlis. sayı XX. A'râf. verdiği bir fetvada vuzuha kavuĢturmaktadır. Ayasofya'nın ve benzeri bazı kiliselerin camiye çevriliĢinin meĢruiyet sebebi zikredilen hükümdür. ı sonra. ġer'iye Bölümü. ancak kendisine. savaĢla ilgisi olmayan esnaf ve tüccarlar öldürülmez. 167 vd. Aktüel. hakkı olduğu halde müdahale etmemiĢtir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Uluçay. Bu fetvanın aslı aynen Ģöyledir: . ancak yenilerinin inĢasına da müsaade edilmez. ġubat 1999. Aga Seyyid Muhammed Ali. sh. Daha baĢka yasaklar da bulunmakla beraber. vrk. KrĢ. Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in kitabından naklediyoruz. tere. V. Fâtih'in din ve vicdan hürriyeti anlayıĢı oluğunu. sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitaba ait ma'bedlere asla dokunulmaz. bu esaslara harfiyyen uymalarıdır. orman ve ağaçlar yakılmaz. Osmanlı Devleti'nin Ģanlı ġeyhülislâmı Ebüssuud Efendi. vrk. Yasak fiilleri kısaca sayalım: Zulüm ve iĢkence ile öldürmek. kendilerine ve ma'bedlerine karĢı Ġstanbul'un sulh yolu ile fethetmiĢ gibi kabul etmesini ve geç de olsa toplu halde huzuruna geliĢlerini bu mânâya vesile saymasını ısrarla talep etmiĢlerdir. hastaları. fikri ve malı ile savaĢa katılırsa. c. bu esaslara uymaları ile doğru orantılıdır. Ġstanbul'u savaĢla fethettiğini. Ali Emirî. c. yaĢlıları. Ġslamcı Gay'ler baĢlıklı haber. Meral. III. Bu hükümleri resmi kanun hükümleri olarak kabul ve tatbik eden bir devlet adamına. Tarama Bözlüğü I-VIII. ölülerin baĢı ve uzuvları kesilemez ve katliam yapılamaz. Emir Keykavus. 159. Ġstanbul'daki bütün kilise ve havraların yıkılması gerekirdi. V. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. Tarama Sözlüğü.

Fâtih'in bu konudaki tavrını ortaya koymaktadır. can ve mala asla zarar verilmeyeceğini. Bunlara göre. Bundan sonra 16. en küçük bir zarar vermeden Saray'dan ve Osmanlı akîde dairesinden silinmiĢtir. Hatta fetvayı veren Molla Fahreddin-i Acemî'nin Ali Tûsî'ye olan Ģu vasiyyeti her zaman için bir ibret dersi olarak kalmıĢtır: "Avamın sırtından Ģerî'at asasını eksik etme". 1408)'dir. cebr ile fethedilirse. Görülüyor ki. tarihçilerin verdiği bilgi de doğrulamaktadır. ısrarla ve kasıtlı olarak. 53. 23 Mayıs'da Ġsfendiyar oğlu Damad Kasım Bey'i elçi olarak Bizans'a göndermiĢ ve kendisine Ģu haberleri yollamıĢtır: Ġlk umumi hücumda Ģehir düĢecektir. 945 tarihinde bu husus teftiĢ olunmuĢtur. Ġstanbul'un fethini geçen bin yılın en önemli yüz olayı arasında zikreden CNN. Bu iddiaların aslı nedir? Hurufîlik. hemen büyük âlim Müftü Molla Fahreddin-i Acemî'yi devreye sokmuĢ ve bu büyük âlim de bunların hulul inancına sahip olduklarını bildiğinden dolayı. Buna ayrıntılı cevap vermek 108 BĠLĠNMEYEN OSMANLI yerine. tam bir harabe ve ölü Ģehir idi. 130 yaĢında bir kimesne ve 110 yaĢında bir kimesne bulunup Yehud ve Nasara taifesi el altından Sultân Muhammed Hân ile ittifak edüb Tekfur'a nusret etmeyecek olub Sultân Muhammed dahi anları seby etmeyüb (esir almayub) halleri üzere mukarrer edecek olub bu veçhile feth olundu deyu Ģahadet edüb bu Ģahadet ile kenâis-i kadîme hali üzere kalmıĢtır. Haçlıların 1204'te yaptıklarından çok daha insanca ve hoĢgörüyle davrandılar" diyebilmektedir50. Anadolu ve Rumelideki Bayrâmî Melâmîlerini. Maalesef bu habere rağmen sulhu kabul etmeyince cebr ile feth olunmuĢ ve buna rağmen yine de anlattığımız gibi muamele yapılmıĢtır. Bu anlattıklarımızı. hem kan döküleceğini ve hem de sorumluluk kabul etmeyeceğini bilmelidir. Anadolu'da çok sayıda halife yetiĢtirdiği gibi. yüzyıl boyunca Anadolu ve Rumeli'de Hurûfîlerin takibatı devam etmiĢtir. Fener'de Abdi SubaĢı Mahallesindeki Caminin bitiĢiğinde Rum Patrikhanesi ile kilisenin mevcudiyeti. bâtıl bir mezhep olan Hurufîlik . 15. Netice itibariyle tamamen kötü niyetlerle genç PadiĢah'a sokulmak isteyen bu fitne ve dalâlet grubu. Edirne'de iken genç Sultân Fâtih'i etkilemek için Saraya yerleĢecek kadar ileri gitmiĢtir. bu görüĢleriyle. hulul inancı ve buna bağlı olarak mehdîlik anlayıĢıdır. Bundan rahatsız olan ve Fâtih'in bunları tanımamasından korkan Veziriazam Mahmûd PaĢa. Fâtih Sultân Mehmed. Ketebehu Ebüssuud". Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var. Hurufîliğin Anadolu'da yayılmasına sebep Azerî Ģâiri Ġmâdüddin Nesîmî (ö. ġunu da ifade edelim ki. yani hâĢâ Allah Fazlullah'ın bedeninde görüntülenmektedir ve kıyamet gününe yakın. bu hürriyetin maddî delillerinden değil midir? Ġstanbul'un harap edilmesi iddiası da doğru değildir. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıĢ. asırlarda Anadolu ve Rumeli'de ciddi etkiler yapmıĢ ve hatta Fâtih zamanında Saray'a kadar girmeye çalıĢmıĢtır. 1394'de idam edilen Fazlullah Esterâbâdî tarafından kurulan ve Bâtı-nîliğin kolu olan bir bâtıl mezhepdir. Hurûfîlerin gerçekten hulul inancına sahip oldukları anlaĢılınca. hem Avrupa'nın ve hem de Müslüman memleketlerin ticâret merkezi ve mamur bir dünya Ģehri haline geldi. harflere bazı manalar yüklemenin yanında. Nitekim Rus tarihçi Ouspensky bile "Türkler 1453'te. hemen tutuklanmıĢlar ve haklarında verilen idam edilerek yakılmaları fetvası hemen tatbik edilmiĢtir. Fâtih'in onları koruması diye bir Ģeyin olmadığı yapılan izahlarla ortaya çıkmıĢ bulunmaktadır. Müslümanları. Maalesef. Eğer sulh yolu ile teslim olurlarsa. Fâtih Sultân Mehmed'in Sırbistan'da tatbik edeceğini va'd ettiği "Her caminin yanında birer kilise inĢasına müsaade" durumu. Bu gerçeği tam bir asker olan Ġmparator da kabul etmelidir. Amma kenais-i kadime (eski kiliseler) sulhen fethe delâlet eder. Ġstanbul'da da tatbik olunmuĢtur. Hıristiyanları ve Yahudileri kurtaracak Mehdi olduğuna inanılmaktadır. kendisi de Hacı Bayram Veli ile dahi görüĢmeye çalıĢmıĢtır. Osmanlı Devleti'nin gerçek mânâda din ve vicdan hürriyetini göstermiyor mu? Edirnekapı Caddesinin son kısmında yer alan Mihrimah Sultân Camii'-nin hemen karĢısında bir Rum kilisesinin inĢasına müsaade etmek. BektaĢîleri ve KızılbaĢlığı derinden etkilemiĢtir. Allah'ın da yardımıyla. Fazlullah-ı Esterâbâdî'nin halifelerinden biri. 14."Merhum Sultân Muhammed Hân hazretleri. ve 16. Bunların en önemli bâtıl inançları. Ayasofya'daki mozaikleri tamamen tahrip etmemesi ve Ġstanbul surlarını yıkmaması. Ġslâm Hukukunun kuralları gereği. Kalenderîleri. Fetihden sonra. PadiĢah huzurunda bu meseleyi tartıĢmak üzere bir zemin hazırlamıĢtır. Time ve benzeri kuruluĢların yaptıkları tesbitden bir cümle nakledelim: Ġstanbul. Fâtih tarafından fethedilmeden evvel. Türkiye'de belli çevreler. Fazlullah Allah'ın mazharıdır. Nesîmî. Mahmiye-i Ġstanbul'u ve etrafındaki karyeleri unveten feth eylemiĢ midir? El-Cevab: Ma'ruf olan unveten (cebr ile) fetihdir.

191-201. Nitekim Ģu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları. Cin-Akgündüz. sh. 60 vd. ġerif. kaza levhası. KarĢı görüĢ için bkz. BĠLĠNMEYEN OSMANLI Risalesinde bu farkı açk Bütün ilim tarihçild sinden bahsettikleri' fından suiistimal edlln levhası. VII. 94-95. "Elhamdülillah . nüshacılık ve üfürükçülükle ilgisi yoktur. MüĢkil ve zor meselelerin istihracı gibi. c. bir baĢka cahilliktir. c. Fâtih. Aydın. ( Türk tabiri. Ġbn-I I rinde Ģöyle belirtmek "Büyük evliyaların keı Kur'ân âyetlerinden. Asırda yazılmıĢ Grekçe Anonim Osmanlı tarihine göre Ġstanbul'un muhasarası ve zabtı". Türk Hukuk Tarihi. Moskova 19K. Kısaca Allah'ın kader ve kaza levhlerinde olmuĢ yahut olacak bazı Ģeyleri. tamamen inkârı da mümkün değildir. Mevkufati. Ty. yine Allah'ın koyduğu iĢaret ve gösterdiği yollarla ortaya çıkarma ilmine cifir ilmi denir. iki ağaca t nasına kullanılmak yanında para cezas| de para cezası u "Âlî. Mu'avvizeteyn süresiyle de 1971 hâdiselerine iĢaret etmiĢtir. 62 vd. nr. Çünkü Ġmam-ı Gazâlî ve Ġbn-i Kemâl gibi bu ilmi hakkıyla bilen zatlar tarafından da kullanılmıĢtır. sh. Ünlv. Yani evliyalar.8)"51.! Zunûn. ÂĢıkpaĢa-zâde. Hz. yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eĢ anlamlı olarak kullanmıĢlardır. tarr Fâtih'in Ceza Kanu ura. Ġbn-i Kemâl bu ilmin ehemmiyetini "Er-Risâlet'ül-Münîre" adlı eserinde Ģöyle belirtmektedir: "Büyük evliyaların kerametleri de böyledir. Ġbn-i Kemal. Mitler ve Gerçekler. bu ilmi Resûlullah'dan öğrendiği nakledilmektedir. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eĢ anlamlı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. Çünkü tmam-ı( da kullanılmıĢtır. Son asırda bu ilmi hakkıyla kullananlardan biri de.ilimlerin tasnifinde kendisinden bahsettikleri "cifir ve camia ilmi" diye bir ilim vardır. hattı I ve müĢkil hakikatları Ġst 54.l. 54. Ma'ruzat. Künh'ül-Ahbâr. 1. 448 vd. Birinciyi ilim. Mecma'ul-Enhür ġerhu Mülteka'l-Ebhur. Belgele' Terimleri Sözlüğü I-ÎJi j(ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 109 FStih I tem toya t Bu E. 1/343. bazı câhiller tarafından suiistimal edilmiĢ olsa bile. sh.. Clot. hatta her kelimesinden ve harfinden ve hatta Resûlullah'ın hadislerinden bazı mühim ve müĢkil hakikatları istihraç etmiĢlerdir. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi.. Cifir. 127-128. Bu onlara ilham nuruyla müyesser olur (sh. 130/a-b. Fâ-tih'den veya Osmanlı PadiĢahlarından bahsederken de Büyük Türk tabirini kullanmaktadırlar. Bu ilim. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir? Önemle ifade edelim ki. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. 141-143. c. Bütün ilim tarihçilerinin -özellikle Müslüman âlimlerin. Mülteka Tercümesi. Bediüzzaman'dır. Tevârih-i ÂH Osman. Kütp. sh S'î Akgündüz. BaĢtav. sh. 1798. Zamanla! olarak kullanılmaya)! "Hangi dindensin?*! Pakistandaki sflzlûl meleriyle açıklanmak! Bu kısa izahdan i geçebiliriz. Halbuki ikincisi bir ilimdir ve Ġbn-i Kemal çok açık bir Ģekilde bir 50 Molla Hüsrev. 66-67. Fâtih ve Fetih. Kur'ân. ikinciyi ilmin dıĢında kabul etmek.. Kur'ân âyetlerinden. 1/282 vd. Künh'ül-tt»:* Vakayl'. vrk. Dürer ve Gurer. Solakzâde. Bu ilmin Hurufîlik. camia ise kader levhası demektir. Ebüssuud. V. Âli. Hz. 51-82. "Beldetün Tayyibetün" ifadesiyle Ġstanbul'un fethine iĢaret ettiği gibi..ile ilm-i cifiri birbirine karıĢtırmaktadırlar. camia ise ka olmuĢ yahut olacak bazl| ya çıkarma ilmine clfir I yoktur. "XIV. Damad. Evvela. Defter. Bazı Türk'e sövmtt yer alan ' bilir? Önemle ifade < anlamlı olarak kullanın tih'den veya Osmanlı I maktadırlar. asırda bu ilmi hakkıylaj Tayyibetün ifadesiyle | 1971 hâdiselerine iĢan baĢka cahilliktir. 251-260. Ali'nin. ve ¦SaRisâlesinde bu farkı açıklamaktadır. 1/643 vd. Erdoğan. "Hangi dindensin?" sorusuna.. Ġst.

ġimdiki hâl ise ekseri Ġstanbul'un Ģehir oğlanları ve Türk ve dahi Kürd ve Ermeni ve Arab ve Çingâne ve Yehûd oğlanları olub on oğlandan bir sahîhce devĢirme veyâhûd kul cinsi yokdur. ġu madde daha da enteresandır ve aslından okumak zaruridir: . Türk üzerine verilmesini kanun haline getirmiĢtir." Koçibey'in." diye izah getirilmektedir. Kâtip Çelebi. Zındıklar ve Mülhidler. Zira baĢlangıçta. I. Türk veya Ģehirlü olsa. Burada Ģunu da belirtmekte fayda vardır ki. bir kiĢi içki içse.. Türk tabiri. iki ağaca bir akçe cürm alına". sh. I. Ġkinci olarak. Ġstanbul 1983. sh. 1. Gerçekten bu kural çiğnenmeye baĢlanınca. kadı ta'zir ura. Yahudi ve Çingene'yi yan yana zikretmesi.kâfir evlâdın cem' eylemekte fâide odur kim. Ġmdi eğer bu makûle eĢhâs-ı muhtelife Saray'a kullanmak câ'iz olsa idi. 131-135. "mahbûb ve müslim" kelimeleriyle açıklanmaktadır. MüslümanlaĢtırmak ve Türkçe öğretmek üzere. Müslüman gençler bu teĢkilâta alınmamaktadırlar. Arab. Eğer biregû hamr içse. Bir diğer misâl. Nitekim 38. yeniçeri olmak üzere toplanan gençlerin acemi o-cağında eğitilmesinden evvel. Ocak. "15. sh. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Bu kanun. 110 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN (KMAK. kapı kulu ocaklarına Müslümanların a-lınması baĢtan beri yasaktır. Bediüzzaman Said Nursi. Numuneleri dahi görülmüĢ ve görülür. tamamen Müslüman kelimesine eĢ anlamlı olarak kullanılmaktadır. Bu takdirce ol makûle oğlanlar taĢraya çıkub Kul tâ'ifesine zabit olub ağa oldukda veyâhûd bir memlekete vâlî olduklarında ahvâlleri ma'lûm ve ehl-i basîret katında hafî değildir. Yukarıdaki ifadeler çok açık bir Ģekilde bunu anlattığından dolayı. 153/b-154/a. Moskova 1961. Mecdî Efendi. Mesela. dır: 37. Bedâyi'ul-Vakayi'. selefde olan sâhib-i ukalâ-i devlet devĢirme ve kul cinsini kânun etmezlerdi. 591-592. KeĢf-üz-Zunûn. Koca Müverrih Hüseyin. vrk. Türk üzerine verilmeğe Türk'e vermek de denir. 856-858.. Türk düĢmanı diye ifade edilen Fâtih zamanında kanun hükmü haline getirilmiĢtir. c. kapıkulu sistemini bilmemek demektir. Osmanlı Devleti. 182-183. Acemilerin ocağa alınmalarından evvel Anadolu'da Türk çiftçisinin yanına verilerek zirâ'at iĢlerinde kullanılmaları ve bu arada Türkçe'yi ve Ġslâm ahlakını öğrenip benimsemeleri gayesiyle Türk ailelere muvakkaten verilmelerine Türk'e vermek denirdi. c. 82. Ġstanbul 1960. Ve acemi oğlanının cem' olunub bir uğurdan ikiĢer akçe ile yeniçeri olmak Sultân Murâd Hân zamanında ref olunub birer akçe ulufe ile acemi oğlanı eyledikleri gibi birer akçe ile bir uğurdan acemi oğlanı olmak dahi ref olunub Türk üzerine verilmek dahi Fâtih-i Ġslâmbol Sultân Muhammed Hân zamanında olmuĢdur". Kanun maddesi Ģöyledir: "24. Yeniçeri Kanunnâmesinde bulunmakta51 Âlî. Türk'ü Müslüman anlamında kullanarak ve hür insanların bu teĢkilâta alınmalarını tenkit ederek Ģöyle demektedir: "80. Bu kısa izahdan sonra Osmanlı kaynaklarındaki ve Kanunnâmelerindeki izahlara geçebiliriz. Türk kelimesi açıklanırken.Türk'üm" cevabını vermektedirler.. V. Kânun ve zabt ve edeb ahvâllerinden evvelâ iç oğlanları kadîmü'l-eyyâmdan devĢirme veyâhûd sahîh kul cinsi pîĢkeĢ ola-gelmiĢdir. c.. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. Böylesi bir yorum. sh. Akgündüz. sistem bozulmuĢ ve bazan paĢaların çocukları dahi torpille kapı kulu ocaklarına alınır olmuĢtur. sh. Evvela. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III. Künh'ül-Ahbâr. Sikke-i Tasdik-i Gaybî. muhtelif yerler. Maddede ". Hadâık. c. 40-53. Yani. özellikle hakkında en çok dedikodu edilen Fâtih devri Kanunnâmelerinde. I. meselenin üzerinde durmak istemiyoruz. Hemân Ġstanbul'dan ve sâ'ir kasabalardan buldukları eĢhası alub pîĢkeĢ deyû Saray'a koyarlardı. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. Pakistandaki sözlüklerde de. ĠĢte bu konuyu dile getiren Koçi Bey. II. Fâtih'in Ceza Kanunnâmesinde. Kapıkulu ocaklarındaki sistemi bozan sebepleri anlatırken Kapıkuluna yasak olduğu halde son zamanlarda alınan grupların arasında yer alan Türk. c. buradaki Türk'den kasdın Müslüman olduğunu biliyoruz. Maddede Türk evlâdının acemi oğlanları arasına ve dolayısıyla yeniçeri teĢkilâtına alınmasına karĢı çıkılırken. Pakalın. Türk'ü Çingene ve Yahudi ile eĢ tutması manasına alınamaz. Mehmed Zeki. Kürd. sh.

Amma kaçan bu denlü Türkçe bilmemek ne âlemi vardır? Bunları bari cem' eyledikden sonra Türk üzerine verüb Türkçe'yi öğrense ve !*gj| dahi sefer-l zater-MMĠ Üçüncü¦ siz Türkler ifa avamdan ola kullanılmıĢtırj nemli olan. bu tabirin. sa'âdetle Ġslâmbol'u feth eyledikleri zamanda Eğri Kapu" kurbünde Tekfur-ı makhûrun sarayına konub Ayasofya Câmi"inin çanların yıkub minarelerin bina edüb cum'a namazına azîmet buyurub geri saraylarına döndüklerinde yeniçeri ocağı yoldaĢları PadiĢah-ı cihân-penâh Hazretlerini selâma durduklarında PadiĢah-ı âlem-penâh Hazretleri sağına ve soluna selâm vericek içlerinden birisi "Aleyküm'üs-selâm Muhammed BeĢe53" dedi. KızılbaĢ-ı EvbaĢ. Ierdlr? I Fâtih ( ile evle denilen < zamanına I tih'den evlenmeleri! 1-FJl ile evlen 2-C kâh akdi) 3. ı 4-C nikâh akı "TM* s« mesl. dahi sefer-i zafer-âsâra gönderseler olmaz mı? idi"54. Ve olmağa bâ'is oldur kim."25. cemâ'at-ı kallaĢ. m). bazı tarih ve fıkıh kitaplarında geçen Etrâk-i bî idrâk yani idraksiz Türkler ifadesine gelince. Gözde veya Peyk denilen cariyeler ile yaĢamayı . bunun yerine Kadın Efendi. t Akgiindöı 0 J997. topladığı Hıristiyan gençleri. Osmanlı Devleti'nin yıkımına sebep olan isyancı gruplar için ve özellikle de ġi'î grupları kasdederek. Nitekim benzeri bir tabir de Ekrâd-ı bî idrâk Ģeklindedir.] birleri kulların ntn bulunacağ dür. ahlakını ve lisanını öğrenmek üzere Türk ailelere vermez. Ġbn-i Kemal baĢta olmak üzere. Ekrâd-ı bî akl u din. nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmiĢler. Ġkbal. I bağı bulunan] lerinden anfe tarihçileri. Bununla Türklerin veya Kürtlerin idrâkli veya idraksiz olanlarının bulunacağını ve isyan eden gruplara bu sıfatın verildiğini hemen anlamak mümkündür. Ģeytan kulu. resmî dilini Türkçe eylemez. müfsid-i fâsid-i'tikâd ve benzeri tabirleri kullanmaktadırlar. 55. 52 Eğri Kapı: Edirne Kapı yakınlarında bir sur kapısıdır. bu tabir daha ziyade göçebe halinde yaĢayan ve genellikle avamdan olan bazı Türkmenler ile Anadolu'da ġi'anın tahrikiyle isyan eden Celaliler için kullanılmıĢtır. Etrâk-i Nâ-pâk. s». PâdiĢâh dahi Saray'a gelicek ol zamanda Düstur-i a'zamları olan Mahmûd PaĢa'yı da'vet edüb "Lala! Bu oğlan benim selâmımı aleyküm selâm Muhammed BeĢe deyü almakdan murâd nedir? Ve bu nasıl selâm almakdır?" deyicek. #| muhtelif teVM Î5HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 111 ir ınpna çe'yi öğrense ve belâya mu'tâd olub ba'dehû ulufeye yazdırub ve ba'dehû kapuya çık arsalar. ġii gruplan I bî akl u din. dediğin gerçekdir. Bizce asıl ö-nemli olan. Burada Ģunu ifade edelim ki. bütün muteber Osmanlı tarihçileri. Mahmûd PaĢa bunların kâfirden müselmân olub ümmî olduklarını ve bunların yanında "BeĢe" demekden azîm ta'zîm olmaduğunı bir bir beyân edicek PadiĢah Hazretleri dahi etti: "Lala. Bu sıfatı I Burada ! Türk çe ey ailelere ve ayrıca kanunu 55. Bu sıfatı bütün bir millet için kullandıklarını söylemek mümkün değildir. Anadoluda Celâlî isyanlarını çıkartan ve Osmanlı Devleti'nin ayak bağı bulunan ġii Türkmenler için kullanıldığını gayet açık bir Ģekilde kanunname metinlerinden anlayabilmemizdir. Üçüncü olarak. ayrıca kanunnamelerinde Türk kelimesini Müslüman ile eĢ anlamlı olarak kullanmaz55.* kavuĢtun evlenmesi. Osmanlı PadiĢahları. Sultânu Selâtîn'il-Arab ve'l-Acem ve't-Türk unvanını sahiplenmez. 53 BeĢe: PaĢa kelimesinin muhaffef Ģeklidir ve daha ziyâde yeniçeriler arasında kullanılır. Türk milletine düĢman olan bir devlet. ol zaman kim. Etrâk-i bî idrâk. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur? Fâtih devrinden itibaren Osmanlı PadiĢahları.

37. c. Ġslâm . hür kadının rızasıyla böyle bir evliliğin caiz olacağını ifade ederken. 57. 38. Ġmâm ġâfi'î de kocanın köle olması halinde böyle bir evliliğin caiz olduğunu söylemektedir". Osmanlı Kanunnâmeleri. 2. hür bir kadınla evlenme imkânları bulunmasına rağmen. söz konusu kaidenin ilk cariyeden olan istisnasıdır. IX. nikâh akdiyle ve hür kadınlarla evlenmeyi terk etmiĢler ve bunun yerini cariyelerle ve nikâh akdi yapmadan karı-koca hayatı yaĢama usulü almıĢtır. 56. hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini.Kanunî'nin câriye olan Hürrem Sultânı. IV. Mevlüt Uluğtekin. Ġbn-i Kemal ve DüĢünce Tarihimiz. aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına göre de mekruh görüldüğünü beyân etmektedirler. saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir. Muhtelif yerler. Bâyezid'in Karaman Oğlu Nasuh Bey'in kızı HüsnüĢah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnadır denilebilir. Harem'deki kadınlar saltanatı da devĢirmeler ve dıĢarıdan satın alınan değiĢik milletlere mensup cariyelere terk edilmiĢtir. md. sh. Peygamber. Bir kısım hukukçular. Bkz. önemli bir olaydır. Hanefi hukukçular. Yılmaz. Bkz. âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir. sh. Bu hususda Ġmâm Mâlik. sh. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. 135 vd. Sayın.. Mısırlı Bezmiârâ Hanım'ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuĢtur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiĢtir. daha evvel evlendiği hür bir kadın yoksa. 112 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 5. Hür bir kadınla evli olan hür erkeğin bir câriye ile evlenmesi ise sahih değildir. Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama Ģartına bağlamaktadır. cariyelerle evlenmeyi âdet haline getirmiĢlerdir. Osmanlı PadiĢahları. halbuki hür bir kadınla evlenme imkânı varken câriye ile evlenmesinin sahih ve caiz olduğunu ifade etmektedirler. 6. Zira Hz. Bu teamülün Osmanlı Devletinin yıkılıĢ zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnalarının bulunduğunu görüyoruz. md. Osmanlı Devletinin resmî Kanun-ı Umûmîsi sayılan Mültekâ'daki ifade aynen Ģöyledir: "Hür bir erkeğin. ehl-i kitap veya Müslüman olan bir câriye ile evlenmesi. Me ram. Fâtih Sultân Mehmed'den sonra. bu madde en güzel Ģekilde anlatmaktadır. bu durumun hür erkeğin birinci Hanım'ının hür bir kadın olması halinde söz konusu olduğunu. md. PadiĢah Anaları. c. Bu istisnalar Ģunlardır: 1. hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için. Bu Ģart gerçekleĢmesi halinde de. devĢirme erkeklere bırakılmıĢsa. 3. Bazı farklı yorumlar için bkz. sahih ve caizdir. 163.Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki de denen HümaĢah'ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eĢliğine kabul etmesi de önemli bir istisnadır. Akgündüz. Akgündüz. c. Fâtih devrinden Osmanlı Devletinin yıkılıĢına kadar.Fâtih'in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ'in kızı Sitti Hâtûn ile evlenmesi. bir görüĢe göre âzâd edip hürriyetine kavuĢturdukdan sonra ve bir görüĢe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi. Yeniçeri Kanunnâmesi.Oğlu II. 15. nasıl devlet ve kapıkulu kadroları.Sultân Abdülmecid. Dalkıran. ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları Ģartı aranmaktadır. Ancak câriye olan bu kadını. 99.tercih etmiĢlerdir. Fetvaya esas olan da bu olduğundan dolayı. Ġstanbul 1997. sh. 4. kahir ekseriyetle Osmanlı PadiĢahları. hür bir kadınla evlenme imkânı bulunsa dahi. Ankara 1988. Sultân Abdülaziz'in Mehmed Ali PaĢa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad PaĢa engellemiĢtir. Fâtih'den itibaren hür kadınlar ile veya cariyeler ile nikâh akdi icra ederek PadiĢahların evlenmeleri tamamen istisnai bir durum haline gelmiĢtir. Osmanlı Kanunnâmeleri. I. "Hür bir kadın üzerine câriye ile evlenmek sahih olmaz" buyurmuĢlardır. Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir? Kur'ân-ı Kerim. Bkz. Osmanlı Kanunnâmeleri. 54 Türk üzerine vermenin ne demek olduğunu. muhtelif yerler. 24-30. 55 Fâtih Ceza Kanunnâmesi. hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını. Siyâsetnâme. 349. Akgündüz.Genç Osman'ın ġeyhül-Ġslâm Esad Efendi'nin kızı Âkile Hanım'ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması Ģeklinde değerlendirirsek.

( hakkı I ya ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 113 (i ile ve Ġhı ka10laI. nikâh akdi yapmadan istifrâĢ hakkını kullanarak yine karı-koca hayatı yaĢamak mümkündür. Bu tesbitten de anlaĢılacağı üzere. PadiĢah. cariyesini âzâd ederek evlenmesine mâni teĢkil etmez. âzâd ederek evlendiği câriye ile hür olarak evlendiği diğer hanımları arasında hiçbir hüküm ve statü farkı mevcut değildir. cariyelerle nikâh akdi ile evlenmek caiz ise de. Miras münâsebetinin dıĢında bazı cüz'i farklar da . Bu da iki Ģekilde olur. bir akın sırasında esir edilerek PadiĢah'a takdim edilen Hürrem Sultan'ı önce âzâd etmiĢ ve sonra da nikâh akdi ile eĢliğine almıĢ ve Fâtih zamanından beri devam eden cariyelerin nikâhsız istifraĢ edilmesi kaidesini bozmuĢtur. Ġslâm Hukukunun câriye kabul ettiği kadın kölelerin bir statüsü de. eĢ statüsündeki veya istifrâĢ hakkı bulunan cariyeliktir. PadiĢah nikâh akdiyle onunla evlenir. bazı hukukçular câriye ile olan nikâh akdinin. istifraĢ hakkının Ģer'î dayanağını açıklamaktadır. Asıl câriye hukuku burada söz konusudur. hal tedir. Hürrem Sultân'ınkinin bu gruba girdiği ve cariyelikten kurtulamadığı daha evvel ifade olunmuĢtu. daha evvel hür bir kadınla evli olması. Kanunî Sultân Süleyman. b) Cariyesi câriye statüsünde kalmakla beraber.' bozmuĢtur. Ayrıca efendi daha evvel hür bir kadınla evli ise. Ancak çoğu tarihçiler. sadece eĢleri ve cariyeleri ile iliĢki kurarlar. Ostlerle Mya) PadiĢah evlenmeden önce cariyesini âzâd eder yani hürriyetine kavuĢturur ve bu durumda hür bir kadınla evlenmiĢ olur. Her ikisinde de doğan çocukları hür olarak doğar. baĢka bir erkek ile evli olmayan bir cariyesi ile herhangi bir nikâh akdi olmadan karı-koca hayatı yaĢayabilir. d&ti meĢine mânı! evlendiği diğer araĢtırmacılara göre. Böyle bir evlilik halinde. o zaman ehl-i kitap veya Müslüman olmaları Ģartıyla câriyesiyle nikâh akdiyle evlenebilecektir. Bu durumda. Efendi için sabit olan bu hakka istifraĢ hakkı denmektedir. PadiĢahın eli altındaki cariyesi ile nikâh akdi yaparak evlenmesidir. iki Ģekilde PadiĢahlar ile karı-koca hayatı yaĢayabilirler: Birincisi. Ġkincisi. Kur'ân. t takdim edilenı ve Fâtih zam. I hükmü gereği r nı ifade etrr Müslüman olu evlilik akdi I ğan çocukları i kurtulamadığı! lklnciıi)t yesi ile heı olan bu hakka Ġ Kur'ân. dört sınırını aĢmamıĢ olmak Ģartıyla. hür ve evli bir kadın ile istifraĢ hakkına dayanılarak karı-koca hayatı yaĢanan câriye arasındaki en önemli fark. AncaK âzâd edip som b) Câriylenir. Kur'-an'ın ifadesiyle zinaya yol açmaması ve gizli metres hayatına dönüĢmemesi için önemli kaidelere bağlanmıĢtır. Ġslâm hukukuna göre. a) PadiĢ. bu kaidenin Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki'yi önce âzâd edip sonra da nikâh akdi ile onunla evlenmesi ile bozulduğunu ifade etmektedirler. Eğer PadiĢah hür bir kadınla evli değilse.Hukukuna göre. Her iki halde de evlilik akdi ihtiyatî bir akittir ve hukukî sonuçlarını tam doğurmaz. Çünkü bunu yapanlar ayıplanmazlar" buyurarak. "Onlar namuslarını korurlar. cariyenin efendisinin mirasından istifâde edememesidir. Hatta öylesine kaideler konulmuĢtur ki. Bir kısım araĢtırmacılara göre.r bu durumda >>¦ kadınla evli olmasp. Ancak önemle belirtelim ki. köle veya hür baĢka erkekler ile evli olmayan cariyeler. Bu durı kadınla evli ise. "OnlırĠ lar. Nisa Süresindeki âyetin hükmü gereği mekruh olacağını ve bir kısım hukukçular ise bu akdin sahih olmayacağını ifade etmiĢlerdir. bu istifraĢ hakkı da. Çünkü i yanağını açıkl ifadesiyle ı delere bağlat istifrâĢ hakkmı| cariyenin ı bazı cüz'i f ma poligam leme sürt me konu» etkileme ÖnemJj'J yaptığı takı ile kan-kı istifra. Bu durumda nikâh ihtiyatî bir nikâh olacaktır.

Mesela istifraĢ hakkı ile bir câriye ile karı-koca hayatı yaĢama poligami = birden fazla kadınla evlilik sınırına tâbi olmama. En önemlisi de. Nikâh akdi yaparak evlendikleri hemen kadın efendi unvanını alırlar. Osmanlı PadiĢahları bir kısım cariyeleri ile nikâh akdi yapmasına karĢılık. Ayrıca Efendi'nin ölümüne bağlı olarak annesini de hürriyetine kavuĢturur. Efendi'nin cariyeden doğan çocuğu hür olarak dünyaya gelir. bunların sayısı mahduttur. Ġkinci Grup: Nikâh akdi yapmadan beraber oldukları ve ancak ümm-i veled statüsündeki yani çocuk sahibi oldukları Kadın Efendilerdir. Ancak dört kadın sınırını zorlamadıkça kadın efendiler ile nikâh akdi yaptığı da doğrudur. PadiĢahın zevceleri gibi dememizin sebebi. dört gruba ayırmak mümkündür: Birinci Grup: Nikâh akdi yaparak eĢ kabul ettikleri kadınlardır ki. Ancak birisinden boĢandıktan sonra diğerini nikahlayabilir. Kadın Efendilerin sayısı yediye kadar çıkmıĢtır. aile içerisindeki statüyü fazla etkilemeyen hallerdir. mutlaka nikâh ile evlendiği câriye demek değildir. Osmanlı PadiĢahlarının aile hayatlarında ri'âyet ettikleri hukukî statü çoğunlukla budur. ġayet câriye hamile ise. Efendi'nin istifraĢ hakkına dayanarak cariyesi ile karıkoca hayatı yaĢamasına teserrî de denmektedir. ayrılığın üzerinden iki hayız müddetinin geçmesi gerekir. Üçüncü Grup: Beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk saf . efendi. b) PadiĢah. câriye statüsünü bile köle kadınların hürriyetlerine kavuĢmaları için vesile kılmıĢtır. iki kız kardeĢi câriye olarak eli altında ve bu statüde bulundaramaz. Böyle bir cariyenin PadiĢah ile yaĢadığı karı-koca hayatının akıbetini de ikili bir ayırıma giderek izah edelim: a) ĠstifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden efendi çocuk sahibi olunca. hemen Kadın statüsüne geçer. PadiĢahların zevceleri yani eĢleri olarak takdim edilmiĢtir ve doğru olan da budur. AyĢe Osmanoğlu'na göre bunların çoğu nikâh ile alınmaktadır. böyle bir iddia bütün kadın efendiler için doğru değildir. 114 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57. istifraĢ hakkı bulunan bir kısım cariyeleri ile de teserrî yani nikâh olmadan karı-koca hayatı yaĢamıĢtır. PadiĢah. Çocuk sahibi olmadan karı-koca iliĢkisini devam ettirebilir. câriye de ümm-i veled statüsüne geçer. Bu sebeple birden fazla evlenme konusundaki sınıra riâyet edilmeye ihtiyaç kalmamıĢtır. Bunun yolu azldir. O halde Osmanlı PadiĢahlarının Fâtihden itibaren beraber oldukları kadınları. PadiĢahın karısı gibi olur. PadiĢahların kendileriyle cinsi münâsebette bulundukları ikballer ve son zamanlarda ortaya çıkan gözdeler ve peykler bu statüdedirler. Halbuki bir anda dörtten fazla câriye ile Kadın Efendiler olarak hayat yaĢayan PadiĢahlar vardır. Bu sebeple özellikle Kadın Efendiler. tstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir? îstifraĢ hakkının ve buna dayanılarak teserrî yani câriye ile karı-koca hayatı yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları Ģu Ģekilde özetlenebilir: PadiĢah ile karı-koca hayatı yaĢayan câriye. Ancak bunun da bazı kaideleri vardır. Zira tam zevce kabul edilince. Nikâh ile alınması. Halbuki bu statüde olunca. kendi cariyesi dıĢında bir câriye ile nikâh akdi yaptığı takdirde birden fazla evlenmenin sınırına riâyet edecektir. Ġslâm hukuku. Bu kaideye uygun olarak Osmanlı tarihinde PadiĢah'dan hâmile kalan bir câriye. karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden çocuk sahibi olmayabilir. aynı anda dört kadından fazla olanı haram haline getirir. Bu duruma göre. Müslüman veya ehl-i kitap olan câriye ile istifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢayabilir. Bu durumda. dört kadın sınırı söz konusudur. daha önceden olmasa bile. Önemle ifade edelim ki. Kısaca ifade etmek gerekirse. iddet ve boĢamada bekleme sürelerinin yarıya indirilmesi ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi cariyenin örtünme konusunda hür kadınlar gibi olmaması gibi farklar. Ancak istifraĢ hakkı ile karı-koca hayatı yaĢaması halinde. PadiĢah. bekleme süresi bitince yeni efendi ile karıkoca hayatı yaĢamaya baĢlayabilir. PadiĢahların zevceleri gibi sayılırdı. tam zevce olarak kabul edilmemeleridir. birinci Ģıkta belirttiğimiz ümm-i veled hükümleri devreye girer. Efendisi dıĢında kimse ile karı-koca hayatı yaĢayamaz.vardır. en fazla sekize çıkmıĢtır. Hanefi hukukçulara göre. böyle bir cariyeyi baĢka bir efendiye satabilmesi ve Efendi'nin istifrâĢ hakkını elde edebilmesi için. böyle bir sınır mevzubahis değildir. Böyle bir cariyenin baĢka biriyle karı-koca münasebetine giriĢmesi zina sayılır. Hamile değilse. Kadın Efendi demek. evlenilen kadın câriye de olsa. Bunların sayıları.

olmasa bile. Ġstanbul 1994. Bugün böyle olduğu gibi. 116 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Her birinin ayrı ayrı hanımlarını ve çocuklarını liste halinde inceleyince. 328 vd. farklı < 1. sh. 126-127. Aynı Ģey Sultân Ġbrahim'in nikâh akdi ile aldığı HümaĢah Hanım için de söz konusudur. baĢlamıĢtır. sh. II.Bugün Türkiye'de ve baĢka dünya devletlerinde. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır? Bu soru. 5-6.. Sertoğlu. 2. 121. Osman» S (ANLI ĠRltüBĠLĠNMEYEN OSMANLI 115 hibi olmadıkları cariyelerdir ki. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Aynı Ģey. Çağatay.Osmanlı l geniĢ bir ülkeyi we Bunun için de Paı da yolu Harem'd mektir. Bazı O™ lardır. 49. Fâtih döneminden i meyi neden terk < cih etmiĢlerdir? girme fırsatı eldd i Bu soru.. Damad. Dördüncü Grup: Her PadiĢahın olmamakla birlikte. 40-41.' konusudur. Mafya liderlerinin isimleriyle birlikte telaffuz edilmektedir. Itk. Harem II. 2. bunlara ikbal adı verilmiĢtir ve II. OsmanoJM Çağatay. son zamanlarda görülen ve ikbal adayları demek olan gözdeler. devletin baĢını en çok ağrıtan hadise devleti yönetenlerin ailesi ve hanedan söylentileridir. neden dev56 Kur'ân. farklı Ģekillerde cevaplandırılmıĢtır. bu dediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır56. Her birinin ayn I dediğimiz daha Ġyi anlaĢıl) 58. Düğün törenlerine yapılacak masraflar ve bu düğünlerde hediye adı altında dönecek dolapları da bir hesaba katarsanız. Osmanlı PadiĢahlarının aynı anda dört beĢ kadın ile beraber olanları ve yaĢayanları çok azdır. sh. Osmanlı Tarih Lügati. Böylesine geniĢ bir ülkeyi idare etmek devlet sırlarının dıĢarıya sızmamasını gerektirmektedir. c. sh. 364 vd. Bunun da yolu Harem'den baĢka varacağı yer olmayan cariyelerle aile hayatını devam ettirmektir.. PadiĢah kızları ile evlenen damadların suiistimali gelmektedir. c. dayılardan ve amcalardan korumak için böyle bir riske girmemeyi tercih etmiĢtir. devletin bütçesini sarsacak düğün ve nikâh masraflarından ve yapılacak israflardan kaçınma sebebini de ihtiva etmektedir. Buhari. Osmanoğlu.Birden I devletin kaçınma sel» düğünlerde hedlptl 56 Kur'ân. 3. Yani PadiĢahların | cariyelerin sayılan siniri Osmanlı PadiĢahlarının! çok azdır. Mecma'ül-Enhür. Nikâh akdiyle alınan Hürrem Sultân'ın devletin baĢına açılan ilk ve en büyük gaile olduğu çok iyi bilinmektedir. Dünyada bazı baĢbakanların eĢlerinin adları. yakınlarınııt(| dır. kayınbiraderlerden. peykler ve has odalıklardır. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. Bizce bazı sebepleri Ģunlardır: 1. II. I. 58.hibi olmadıkları cariyelerdir ki. Bunun için de PadiĢah'ın ailesinin taĢra ile alakasının olmaması gerekmektedir. Böyle olmasa bile. c. Osmanlı Kanunnâmeleri. Harem II. Harem j) Akgündüz. 542 vd. 25. Osmanlı Devletinin yıkılıĢ sebeplerinin baĢında. Bugün böyle oldujjuj nan Hürrem Sultân'uij mektedir. devleti..Bugün Türkiye'de» hadise devleti yönetenleri»! nn eĢlerinin adlan. yakınlarının iĢe karıĢtığı ve devlet pastasından pay talep ettikleri bir vakıadır. Nisa. Tarih Deyimleri.. 3. Osmanlı PadiĢahları. Bunların azami sınırı da dörttür. Babam Sultân Abdülhamid. yeğenlerden. Osmanlı tarihinde de böyle olmuĢtur. Ankara 1992. Uluçay.Osmanlı Devleti'nin sınırları bir zamanlar 24 milyon km2yi bulmuĢtur. Ġkballer ço< bazan da nikâh akdi ile / Dördüncü Grup: i ikbal adayları demek olan ^ dörttür. Akgündüz. ĠM vd. AyĢe. sh. 311 vd. Osmanlı! ve amcalardan I tinin yıkılıĢ sebepleı mektedir. Mü'minûn. Pakalın. 34-35.Birden fazla evli olan Osmanlı PadiĢahlarının nikâh ve düğün yapmamaları. Bazı Osmanlı PadiĢahları. bu tür hanedan görüntülerinden açıkça yakınmıĢ-lardır. 38-42. Yani PadiĢahların Kadın Efendi ve Ġkballer dıĢında karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerin sayıları sınırlıdır.

40-41. Baskı. Ġbn-i Kemal'e göre. eğer bu grupları kapıkulu sınıfına dahil etmek caiz olsaydı. daha evvel kapıkulu arasına alınması caiz olmayan Türkler. Ancak sadece Osmanlı Devleti'ni tenkit uğruna. Koçibey de. Türk aristokrasi part isi ile devĢirmeler arasındaki mücadele gibi göstermek doğru değildir. Bu iddialar doğru mudur? Saltanatın. 61-62. Kadınlar Saltanatı. Ġstanbul 1997. sh. her Ģerefi devlette bulmuĢ olan köle asıllı kiĢilerin devlete isyan edemedikleri ilave olunmaktadır. Koçi Bey'e göre. bazı mücadelelerin bulunması reddedilemez bir gerçektir. Ahmed Refik. Zira böyle davranmaları Allah'ın ve dinin emri değil. Kürdler ve Araplar gibi Müslüman unsurlar yanında. PadiĢahın Kadınları ve Kızları. 57 Akgündüz. devlet idare etmenin ve özetle menfaat ve yetkinin paylaĢılmasının bulunduğu her yerde. kapıkulu sisteminin devletin istikrar ve devamını sağlayan bir müessese olduğunu. 16-17. bu manadaki aristokratların isyanıyla. Fâtih'den itibaren Osmanlı Devleti'nin bir kanun ve anane haline getirdiği devĢirme sisteminin (gılmân sistemi ve kapıkulu sistemi de denmektedir) veyahut bir diğer ifadeyle haremden ve kapıkulundan çıkanların devlet idaresinde Türk ve Ģehirlü olanlara tercih edilmesinin yanlıĢ yönlere çekilmesini doğru bulmuyoruz. 131. bir. Lale devrinde yapılan düğünlerin çoğu bu dediklerimizi teyit edecek mahiyettedir. Devlet adamları arasında her . selefdeki devlet adamları zikredilen kanunu koymazlardı. 315 vd. Ġbn-i Kemal'e göre. Bâyezid arasındaki mücadeleyi. Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını. Türk düĢmanlığından değil. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var. Ġbn-i Kemal konuyu açıklarken. Harem II. Uluçay. Abbasîler. I. Kul sistemiyle aristokrat bir sınıf kabul etmeyen Osmanlı Devlet sisteminde. Zad tay»rrc in1 I-2-m. c. eski bey ve kral kızları ile evlenme âdetini ortadan kaldıran sebepler arasında sayılabilir Dolayısıyla Osmanlı PadiĢahlarının özellikle câriye asıllı hanımlarla evlenmesinin sebebi. devletin devam ve bekasının böyle bir sistemde görülmesinden kaynaklanmaktadır.BĠLĠNE Ģirme yani câriye usulüne dönüldüğünün sebebini kolay anlarsınız. Bu açıdan bakıldığında. 939. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 117 itelet ley ve e ve ItnüO halde bu sistem. tarihde bir çok devletlerin kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkıldıklarını verdiği misâllerle anlatmaktadır. BA. nr. Ġbrahim'in Telli Haseki ile yaptığı evliliktir ve maalesef devlet para darlığı içinde olmasına rağmen. yakın devlet olarak Ġran ve benzeri Osmanlıların sevmediği sülalelerin bulunması da.. biri be!! etrayn bağı. Ancak böyle bir siyâset. Sh. 4. 37-39. 141. Ġbnül-Emin Saray. Bunun en acı misâli. Ahmed. en az bir sefer masrafı kadar düğün için masraf yapılmıĢtır. 59.. kendi zamanında. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. Sîman-oğulları Devleti bir asilzade olan Mahmûd Sebüktekin'in isyanıyla ve Büyük Selçuklu Devleti de Harizm-Ģah'ların isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. çevrede beylik ve fethedilecek memleketin kalmaması. gayr-i müslimlerden de alınmaları yasak olan Yahudi ve Çingenelerin alınmaya baĢlandığını. devlet siyâsetinin gereğidir57. Veziriazam Karamanı Mehmed PaĢa ile Ġshak PaĢa veya Cem Sultân ile II. bunlardan birisinin vali veya benzeri memuriyete geldiklerinde nasıl isyan ettiklerinin gayet iyi bilindiğini açıkça beyan etmektedir. Türk unsurunun Saray'dan uzaklaĢtırılması değildir.Bu arada. III. 4. kapıkulu sistemi ile. iç oğlanlarının ve Enderun'a alınan insanların eskiden beri devĢirme veyahut gerçekten köle asıllı olanlardan seçildiğini. sh. tenkit edilebilir.

ġerâfettin Turan neĢri. Belki din. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. Ġstanbul 1985. sh. A 3/3. Rezzâkları bir. Ancak aralarında binbirler adedince birlik bağları vardır. Ya'Ģâr. yapılan tahsisin gayr-ı sahih tahsis olacağı ve bunun iptal edilmesi gerektiği ifâde edilmiĢtir. Karaman? Mehmed PaĢa'nın yeniçeriler tarafından katledilmesini. Ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz ve birbirinize yardım edesiniz. vrk. Meram. 58 Kur'ân. Mürsel. 60. milliyetin hayatı ve ruhudur. Bu sevilmeyiĢi. Yoksa. vakfedilen malın mülk olmasıdır. sh. Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi. vatanları bir. Muhtelif yerler. Kaderin çoğu peygamberleri Ģarkta göndermesi iĢaret ediyor ki. Ģarkı uyandıracak ve terakki ettirecek sadece ve sadece din duygusudur. oğlu Bâyezid Veli devrinde tekrar vakfa verildiği" ısrarla belirtilmektedir. taife taife. Aralarında itibarî ve arızî bir ayrılık var. Bazı farklı yorumları için bkz. 80. Tevârîh-i Âl-i Osman. peygamberleri bir. söz konusu sorunun gündeme gelmesine sebep olmuĢtur. 285. meseleyi çok açık bir Ģekilde takdim etmektedir: "Sultân Selim'e bî'at etmiĢim. Yılmaz. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. Ancak Eyyubî Devleti zamanında. Bu isnadlar sonucunda Yeniçerilerin ellerinden kurtulamamıĢtır. söz konusu partilerin mücadelesi gibi göstermek de mümkün değildir. Nitekim 1382 yılında Sultân Berkuk'un huzurunda toplanan Ġslâm hukukçuları da. onun ittihâd-ı Ġslâm'daki fikrini kabul ettim. halk ve asker tarafından sevilmemektedir. c. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II. Bu kadar bir birler. Bilindiği gibi. Muteber tarihçilerin ittifakla beyanına göre. ancak te'vil ve fermandaki açık izaha rağmen vakıf kelimesinin bütün vakıflara teĢmîl edilmesi yanlıĢtır. sizi. Yücel. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed". bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. bizzat müttehiddir. 303/b'de bulunan ve 885/1480 tarihinde yazılan Fâtih'e ait bir ferman. Ġçlerinde ve kalblerinde hâkim olan din duygusudur. kabile kabile yarattık. diğer mezheplerin görüĢlerini esas alarak. Hucurât Suresi. Sultân Cem'i tahta çıkarma ve hatta Fâtih'i zehirletme isnadlarının yapılmasına sebep olmuĢtur. 118 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BU: Maalesef bu fermanın hukukî tahlili. Devlete ait bir mal veya menfaatin vakfedilmesi sahih değildir. Defter. Muhtelif yerler. ġarklılar. Ģark vilâyetlerini ikaz etti. Yaratanları bir. Karamanî Mehmed PaĢa'yı sevmediğini her ifadesiyle belli etmesine rağmen. iptaline cesaret edememiĢlerdir. Mevlüt Uluğtekin.zaman görüĢ ayrılığı bulunabilir. Âyet 13. Safa. 79-86. bu tür tahsisatın iptal edilebileceğini kabul etmiĢlerse de. Bu Ģarta riâyet edilmediği takdirde. Zira o. gayr-ı sahih vakıf. kabile kabile yaptım ki. md. I. Ta birbirinizi tanımalısınız. husumet edesiniz diye değildir" Müslümanlar indinde ve yanında din ve milliyet. 5/b. sorulan bir suâl üzerine Ġbn-i Ebî Asrûn isimli bir âlim. garplılar gibi değildir. irsadî vakıf veya tahsisat kabilinden vakıf dedikleri bu çeĢit vakfın. Bu hakikati bir asır önce gören büyük âlim Bediüzzaman. kıbleleri bir. gerçek anlamda bir vakıf olmadığını ve bir kamu tahsisinin adı olarak devamında da sakınca bulunmadığını kabul etmiĢlerdir. yek diğerinize karĢı inkâr ile yabanî bakasınız. Ġslâm hukukçuları da. beytülmaldan istihkakı bulunan hayır cihetlerine vakıf adıyla tahsis edilebileceğine fetva vermiĢtir. Bunun aslı nedir? Tek nüshası Bursa ġer'iye Sicilleri. 27-29. kitapları bir.. tbn-i Kemal. Akgündüz. Ġslâm hukukunda vakfın bir Ģartı da. millet millet. sh. ġimdiki Ģarklılar. onun son derece namuslu olduğunu ve rüĢvet yemediğini kabul etmektedir. Osmanlı Ģöyle düĢünmüĢtür: devletin belkemiğini teĢkil eden Müslümanlar ayrı ayrı milletlerden ve kabilelerden olabilirler. bazı irsâdî vakıfları neshederek tîmara çevirmesi ve yeni vergiler koyarak hazineyi güçlendirmeye çaılĢması sebebiyle. Konunun ayrıntılı izahını. kardeĢliği.. Koçi Bey Risalesi. Asr-ı saadet ve Osmanlı dönemi bunun en bariz misâlidir. Karamanî Mehmed PaĢa. Ancak bu çeĢit vakıfların da en önemli Ģartı. PadiĢah Anaları. Burada sadece özetleyeceğiz. devlete ait vergi gelirlerinin. Hâdiseler doğrudur. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir. muhabbeti ve birliği iktiza etmektedir. Zaten Kur'ân da aynı hakikati beliğine Ģöyle ifade etmektedir: "Sizi. X. baĢlangıçta hatalı yapıldığı için bütün efkâr-ı âmmede de aynı yanlıĢ kanâat devam etmekte ve "Fütuhat için çok askere ihtiyâcı olan Fâtih'in bir çok vakıfları "mensûh" sayarak tımara çevirdiği ve bunların. ÂĢıkpaĢa-zâde. . tahsis edilen cihetin beytülmaldan istihkakı bulunan bir hayır ciheti olmasıdır. sh. cildinde "Osmanlı Kanunnâmelerinde ġer'îliği TartıĢmalı Olan Mes'eleler" baĢlığı altında yaptık. onlar da ona bî'at ettiler. o zamandaki Ģarklılardır"58.

Zira I. Meseleyi biraz daha açarsak. ÂĢıkpaĢa-zâde. ancak bu uygulamanın yanlıĢ olduğunu ifade etmektedir. 3560. güzel yurdumuzun tapu-kadastro iĢlemlerini bitiremediğimizi ve bu yüzden çok kimselerin haklarının zayi olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz. sh. Tarih. bunlar aslı mülk mal olduğundan sahih vakıflardır. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir. sh. bahçe. Osmanlı Kanunnâmeleri. buralardan elde edilen vergi gelirlerinin vakfı yani gayr-ı sahih yahut tahsisat kabilinden vakıfdır. ÂĢıkpaĢa-zâde'nin tesbitleridir. vakıf adıyla yapılan tahsislerin asla bozulmaması gerektiğine yönelik fetvaları da ÂĢıkpaĢa-zâde'yi desteklemektedir. kısaca hukuk ve iktisât sistemi açısından ne kadar büyük bir ehemmiyete haiz olduğunu belirtmekte fayda vardır kanaatindeyiz. Esad Efendi. Ömer. tekrar mirî arazi olduğundan tapu ile isteyene verildiğini. nüfusunu ve diğer coğrafi durumunu bilmenin. Bilindiği gibi Anadolu Arazîsi tamamen mîrî arazidir. Müslümanların feth ettikleri memleketin gelir ve giderini. ġöyle ki. 192. Hatta . (WllĠ i etmiĢ ve bıi!ust| . Belleten. 525-561. köy ve yer yani arazi ve akar (burada arsa kasdedilmektedir) nev'inden olan tahsisat kabilinden vakıfların mensûh sayılmasını emretmektedir. dünya ilim âlemi çok iyi bilmektedir. Dü&yuual manındı I Devleti'sAi Tapu ve I kontrolü. Öteki mesele zaten tartıĢmalıdır59. ilk gelir-gider defterleri ve tapu kayıtları demek olan Divan usulünü geliĢtirmiĢtir. Müslümanların ve bilhassa da Müslüman Türklerin rehberlik etmiĢ olduklarını ve dünyada ilk tapu kanununun Fâtih Sultân Mehmed tarafından hazırlandığını. Ġbrahim bin Bahsi. gelir ve giderlerinin kontrolü. 61. Risale Fî Emvâl-I Beytilmal ve Aksâmihâ ve Ahkâmihâ. "Bursa ġer'iyye Sicillerinde Fâtih Sultân Mehmed'in Fermanları". II. maddede ise. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserde neĢrettiğimiz Kanun metni de bunu isbat etmektedir. değirmen ve kısaca müsakkafât yani çatılı mal türünden vakıflara müdâhale edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır ki. Karamam NiĢancı Mehmed PaĢa'yı anlatırken. 702-703. Fâtih'in nesh yani iptal ettiği vakıfların. Süleymaniye kütp. Zaten mülk bir arazinin değil. kısaca S olduğunu t tapu-kadastro \ olduğunu da!ı Müslümanlm «ti da ilk tapu t âlemi çok iyi 6 karĢıya gelra&J Ġslâm d t. Bu dediklerimizi teyid eden bir kayıt da. zeri kart ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 119 61. t kanunudu' 22» tapu islerr-CTüĠ nunnimt-i II liriz. tikleri mttnltMftj (Jevletin zaruri { Imek olanDIvMi ¦kadastrosunu y iyerıerin aljnlın» t i-yerleri. sahih vakıflar değil. Her güzel Ģeyde olduğu gibi. sh.ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in de iptal etmek istediği ve ettiği. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür? ¦olacağı ĠMân rtileardeTapu ve kadastro iĢlemlerinin. Ġstanbul 1997. Ġnalcık. sh. Ayrıca 60 senedir. Halil. irsâdî vakıflar olmasıdır. bizi ĢaĢırtacak hakikatlarla karĢı karĢıya geleceğiz. Vakıf köy ve yerlerin vakfından kasıt. belki gayr -ı sahih yani tahsisat kabilinden vakıfların da sahih olmayan tahsis kısmıdır. bu mevzuda da. UzunçarĢılı. Osman Gâzî zamanından beri tahsis edilen yerlerin bunun yaptığı düzenlemeler ile geri alındığını. çift %"J I vergide «is * Hz. sh. c. nr. I. Ġslâm devletini bir dünya devleti hâline getiren Hz. c. 251-255. ancak mîrî arazinin tımara çevrilebileceği de unutulmamalıdır. bir milletin devlet idaresi. 583-585. sahih vakıflar değil. Osmanlı Tarihi. defterlerde testti nemli yani ı KöĢkü tapu kanunu. Fakat önemli olan. 2. XI/44. devletin zaruri görevi olduğunu anlamıĢ. 146. Zaten bazı Ġslâm hukukçularının. Fethe: «I yesi ile resnij defterlere lı resmi ı 59 Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. maddede bağ. Dede Halife.

çift sürülmesi kabil olmayan öyükleri. Ġlgili bulunduğu bölgenin köyleri. san'at sahibi vesaire benzeri kayıtlar deftere geçirilir. arazinin durumu ve benzeri hususlar. Kısaca umûmî esaslarıyla Ģöyle özetleyebiliriz. tepeleri. Topraklı topraksız. 1750'yi bulmuĢtur. Osmanlı Devleti'ndeki tapu iĢlemlerinin temel esaslarını ihtiva etmektedir. Ġkincisi. ormanları. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu sever di" Ģeklindeki ifadelerini. Bazı tarihçilerin. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. mezraları. ihtiyar. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. sadece Osmanlı Devleti'nin değil. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. zirâat edilen veya edilebilecek olan araziyi tesbit ediniz. Arazînin bu Ģekilde yazım iĢlemine tahrir denilir. meraları. sakat. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. Özellikle mufassal defterlerde ahalinin fertlerine ait bütün vasıflar da zikredilir. Bunlar görevli oldukları bölgelere giderler. kıĢlakları ve diğer araziler ile bunların kime ait olduğu. bütün dünya hukuk tarihinin ilk tapu kanunudur. 22 madde halinde yayına hazırladığımız bu kanun. ormanları. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. icmal defterleridir ki. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. MemluMtt! lüs'de de ed. Ömer'in bu tatbikat ve talimatı. Fethedilen bütün arazilerin nüfusu. Bu mevzuda ilk ve en ö-nemli yazılı hukukî düzenleme. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. arazisi tahrir edilen yerlerin re'âyâsı. Tahrir neticelerini iki ayrı defterde toplarlar: Birincisi. bunlarda sadece arazilerin has. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BlL. Bütün bu araĢtırmalar. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Hz. Tahrir iĢlerini iki resmi görevli yürütür: Defter Emini ve Vilâyet Kâtibi. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. muharrir veya il yazıcı da denir. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz.'NMEYENfi Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. Topkapı Sarayı Revan KöĢkü kitapları arasında 1935 ve 1936 nolu kanun mecmualarında yer alan bu tapu kanunu. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru . Bu bin küsur defter. Defter eminine muharrir-i memâlik. kalmaıcuztft. bataklıkları ve sazlıkları ve benzeri araziyi vergide esas alınacak arazi arasına katmayınız". Hazırlanan defterler. Kanunnâmenin orijinal adı "Kanunnâme-i Kitâbet-i Vilâyet" Ģeklindedir. Verimsiz ve çorak yerleri. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. gelir çeĢitleri ve ödeyecekleri vergiler kaydedilen defterlere mufassal defter adı verilir. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? ciddi t» S Sultân II. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. evli ve bekar.II. 149! sil salt! karĢı t manlık I sıyla 1499f Venedik I Osmanlı 1 na'da y VIII.] erdi. Mufassal defterlerdir. diğer bütün Müslüman devletlere örnek teĢkil etmiĢ ve bilhassa Osmanlı Devleti yeni fethedilen arazilerin tapu-tahririni yazma ve defterlerde tesbit etme hususunda zirveye yükselmiĢlerdir. Bâyezid. Fâtih zamanında hazırlanmıĢtır. tescil gayesi ile resmî görevliler tarafından muntazam bir Ģekilde resmî muhafaza altına alınan defterlere ka ydedilir. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. tımar ve ze'âmet olduğu ve bunların sahipleri kaydedilir. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. Sultân II. BAYEZID DEVRĠ 62.Osman bin Hanif'i Irak arazisinin tapu kadastrosunu yapmak için görevlendirdiğinde Ģu talimatı vermiĢtir: "Ģen ve ma'mûr olan yerlerin alanlarını ölçünüz.

Bu bin küsur defter. Hezarfen. Hüseyin Efendi. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. R.II.ereö Osmanlı I na'da) M Ģeyht nndeıut 1460'dJ S götürdü. BÂYEZĠD DEVRĠ 62. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. Sultân Bâyezid. ve 2. Akgündüz. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. 1036. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. Bütün bu sıkıntılara rağmen. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. Risale-i Araz!. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? MemlükHI i lüs'de ) de eöiyı kalmak i erdi. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. 1935 vrk. c. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. 1) sil sa'tı sıyla v. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. nr. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu severdi" Ģeklindeki ifadelerini. 1485 yılından itibaren. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. Bâyezid. 1483'de 1. 41 vd. VIII. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. 1750'yi bulmuĢtur. nr. dünyanın 1. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. 60 Ebüssuud. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Hazırlanan defterler. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Sultân II. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. 81/b-85/a. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. I. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Bazı tarihçilerin. i il'ln c ciddi W S Anaı istemesi* deri v manltJ Sultân II. Sultân Bâyezid. Maalesef düĢmanlar. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Telhis'ül. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. ReĢit Efendi. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Sultân Bâyezid. vrk. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı.değildir. 75/b. . Bütün bu araĢtırmalar. 367 vd. vrk..

. üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini. Tepki. Osmanlı Devleti'nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice Ģımardı. devrân senindir" türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu. ġah Ġsmail'in desteğiyle Anadolu'dan toplanan Türkmen gençleri. 4 yıl süren savaĢlar neticesinde. I. Telhis'ül. Ve 5. Osmanlı orduları. Hüseyin Efendi. evvela Boğdan'a musallat olan Polonya'ya karĢı haretekete giriĢti. Bu arada önce Kırım'a geçen ve ardından da Edirne'ye gelerek babasıyla görüĢmek isteyen Selim'e. 1495'de Cem Sultân'ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden a-sıl saltanat yıllarına baĢlayan II. c. Uzun Hasan'ın da torunu olan ġah Ġsmail ile baĢladı. Zor olan nokta ġah Ġsmail'in Ģahlığı ve Ģeyhliği beraber götürmesiydi. 1036. Babaya kılıç çekilmez diyerek. Venedik. çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin baĢına yeniden gaile açmaya hazırlanıyordu. Asıl problem. Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları. I» eOsj) yüksek inden ulardan s kal-tlardan fe. nr. nr. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. 81/b-85/a. Nitekim Çorlu'da babasının ordusuyla ġehzade Se-lim'in ordusunu karĢı karĢıya getirdiler. 1935 vrk. ġah Ġsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin . dünyanın 1. seferini. bu baĢarıların ardından. 75/b. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil'e giderek tam bir ġi'i mollası haline gelen ġah Kulu isimli halifesi. R. 367 vd. 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon'dan yani Yavuz'dan geldi ve ġehzade Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. ve 2.Bütün bu sıkıntılara rağmen. birer ġi'î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu'ya gönderiliyordu. Maalesef düĢmanlar. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. Erdebil'deki Safevî tarikatının Ģeyhlerinden ġeyh Cüneyd.Gܦfaeı: ve itler BĠLĠNMEYEN OSMANLI 121 Memlüklü Sultânı Kayıtbay düĢmanlığın devamını istemiyordu. Risale-i Arazî. 1460'da ġeyh Cüneyd katledildi. onun oğlu ġeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti'ni fetihlerinden uzak tutan ġah Ġsmail ve onun ġi'i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı. ama yerine geçen ġeyh Haydar. Osmanlı Devleti'ne teslim mecburiyetinde kaldı. Veziriazam Ali PaĢa. Maalesef. MeĢru veliahdlıktan düĢtü ve ġehzade Korkut veliahd oldu. baĢta Mora ve Yunanistan olmak üzere. sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı. Yavuz adına "Yürü Sultân Selim. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Bâyezid'in kayınpederi ve Yavuz'un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme baĢladı. Bâyezid. 1507'de ġah Ġsmail'in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir ġi'îye kızını vermek istememesi üzerine. baĢka çare olmadığını anlamıĢtı. 1483'de 1. Macaristan ve Bosna'da yaptıkları savaĢlarda da önemli fetihler elde ettiler. Akgündüz. ġah Ġsmail'in oğlu Ġbrahim Mirza'nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında periĢan etti. Bu sefer sonucunda. iĢi daha da ileriye götürdü. 60 Ebüssuud. 41 vd. Macaristan ve zaten arada düĢmanlık bulunan Ġspanya ile fiilen savaĢ hali baĢladı. ReĢit Efendi. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı'da kalmak üzere. Bâyezid 4. Erdebil'e götürülüyor ve orada ciddi bir ġî'a eğitimi verildikten sonra. II. Bununla da kalmadı. Aynı yıl ġehzade Ahmed bu kargaĢadan yararlanarak Konya'da sultanlığını ilan etti. vrk. ġehzade Ahmed'in. Hezarfen. 1485 yılından itibaren. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġehzade Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaĢ yılları sona erdi. Sultân Bâyezid. Halk. II. vrk. Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla ġehzade Selim'i istediğini bilen Sultân Bâyezid. Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). çünkü bundan Endü-lüs'de Müslümanlara zulmeden Ġspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu.

X. XXVII. sh. 10.. Tarih. hattat. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz.Hundi Sultân. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası".000 km2/lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. Âli. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. nr. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. Zülkadiroğiu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. (neĢr. Bâyezid. sayı 97(1961). c. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. 15.HüsnüĢah Hâtûn. c. kendi zamanında sadece 160. Dimetoka'ya gitmek üzere yola çıktı.Fatma Sultân. "Bâyezid Il'nin Ailesi". ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. c. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir.Gevher Mülûk Sultân. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. Ahmed Uğur neĢri.. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. 63. Ģâir.ġirin Hâtûn. II. Ahmed Uğur). Yılmaz. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. 1. âlim. Belleten.Ayn-i ġah Sultân. Belleten. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. KardeĢlerim 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. Künh'ül-Ahbâr. 3ġehzade Sultân Korkut Hân. 2162. sh. Devletler ve Hanedanlar. Lütfi PaĢa. sh. 185-236. sh. sh. Tarih Dergisi. Aksun. 5. Bu hadiseler üzerine. Ġstanbul 1959.AyĢe Sultân. II. XXV. 11. Ankara 1997. 5. 13. Muslihuddin bin Sinan Efendi. 161-248.. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. UzunçarĢılı. 183/a-213/b. Osmanlı Tarihi. Gâzî. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. . Solakzâde.Hüma Sultân. Tevârih-i Âl-i Osman. 12. sh. sh. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân.FerâhĢâd Hâtûn. 75-77. 3-Gülruh Hâtûn. Selâhattin. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. 379-421. sayı 106(1963). 4. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. Niyâzî-i Mısrî. 105-107.Kamer Sultân. Ġbn-i Kemal. c. 21-29. karĢı gelemeyerek Konya'ya gelmesi. Molla Lütfi Efendi. ilim ve maneviyât erbabından ise. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. I. Kendisine 122 BĠLĠNMEYEN OSNMU tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti.Hatice Sultân.167-188. Defter.Ġlaldı Sultân. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Uluçay. Bâyezid'in. Osmanlı Tarihi.Gülbahar Hâtûn.. sh. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar".. Tevârih-i Âl-i Osman. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. 6. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. 11 gün Eski Saray'da ikamet ettikten sonra. II. 24 Nisan 1512 tarihinde ġehzade Selim lehine tahttan feragat eden II.Selçuk Sultân. 19. c. sh. Ġdris-i Bitlisî. 136-148. 174-203. vrk. 16. VIII. Selim'in iĢini kolaylaĢtırıyordu.Nigâr Hâtûn. ZEVCELERĠ: 1. II. Es'ad Efendi. 191-203. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. c. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi.Amasya ve Tokat'da kargaĢa çıkarmasına rağmen. I. Bâyezid. 7. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. Kantemir. sh. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. 269349. sh. 2.Yavuz Sultân Selim Hân. sh. UzunçarĢılı. I. 8-AyĢe Hâtûn. sh.Bülbül Hâtûn. 14. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. Tansel. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. Öztuna. c. 18. Ġsmail Hakkı. c. 220-269. 17-ġah Sultân. 2. iĢleri vezirlere havale etti. Sarı Gürz. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. 955 vd.. 122 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . sayı 14.

Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. 183/a-213/b. 955 vd. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. 161-248. II.167-188. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. 18. vrk. 21-29. 185-236. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. sh. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında.Ayn-i ġah Sultân.tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti.HüsnüĢah Hâtûn. 10. Es'ad Efendi. Gâzî. 19. sh. Ģâir. 2. ZEVCELERĠ: 1. 63. : . Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. Ahmed Uğur). I.Gülbahar Hâtûn. Uluçay. *) I lan* nal manevi Ģa ettiğini bf D)F tahta çe .Hüma Sultân. c. sh. 3ġehzâde Sultân Korkut Hân. Solakzâde. tır. âlim. 7. KardeĢlerim I 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. c. sayı 14. Âli. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. (neĢr. c. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân.Selçuk Sultân.FerâhĢâd Hâtûn. sh. c. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. c. Tansel. Ġdris-i Bitlisî. X. 269349. 8-AyĢe Hâtûn.Yavuz Sultân Selim Hân. 220-269. XXV.Hatice Sultân. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. Lütfi PaĢa. Tevârih-i Âl-i Osman. UzunçarĢılı. "Bâyezid H'nin Ailesi".Hundi Sultân. 1.AyĢe Sultân.Fatma Sultân. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 17-ġah Sultân. 2. 191-203. 136-148. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". 6. Molla Lütfi Efendi. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise.Nigâr Hâtûn. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. Ġbn-i Kemal. I. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. 12. Kantemir. sayı 106(1963). II. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. Ankara 1997. Belgelerle Osmanlı Tarihi. kendi zamanında sadece 160. Tarih. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. Osmanlı Tarihi. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. sh. 105-107. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Ġstanbul 1959. Öztuna. Bâyezid'in. 75-77. 16. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. 5. sh. Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. iĢleri vezirlere havale etti. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. sh. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. sh. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". nr. sh. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. ilim ve maneviyât erbabından ise. c. sayı 97(1961).000 km2'lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. Aksun. Devletler ve Hanedanlar. 5. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. sh. 11. Selâhattin.. II.ġirin Hâtûn. c. 174-203.Kamer Sultân. VIII. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. Tevârih-i Âl-i Osman. Bâyezid. Künh'ül-Ahbâr. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. Sarı Gürz. Yılmaz. Ahmed Uğur neĢri. sh. Niyâzî-i Mısrî.Ġlaldı Sultân. hattat. 15. 3-Gülruh Hâtûn. sh. XXVII. 2162. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. Tarih Dergisi. Ġsmail Hakkı. Muslihuddin bin Sinan Efendi. c. II. 13. I. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. Belleten. 4. sh. Belleten. 14. Defter. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. 379-421.Bülbül Hâ tun.Gevher Mülûk Sultân. A' fimi!' ZOfl.

Bu Ģahadet. yaĢlılık. bazı kaynaklarda ise. Osmanlı Tarihi. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. II. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. 203. Akman. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. KardeĢ Katli. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. sh. c. Ali PaĢa. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? Önce Ģunu ifade etmeliyiz ki. sh. I-II. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Yunan ve Bizans tarihçileri. Bir rak vefa1 64. Ne yapalım. Ġstanbul 1338. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. Süleymaniye kütp. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. Ancak Hz. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. nr. Peçevî Ġbrahim Efendi. Bu tür uyuĢturucular Hz. vrk. 245. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. Büyük Osmanlı Tarihi. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. Solakzâde. 86. sh. 348-349. 3062. sh. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. UzunçarĢılı. Hezarfen Hüseyin Efendi. Tevârîh-i Âl-i Osman. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Süleymaniye Kütp. sh. nr. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. bu dilekçesinde. f afyon »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 Ifve Abis. 8-Huz'un Ön. IV. bu tür maddelerin. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. H. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. II. kSultân (Sultân. 140/b. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. Hammer. ancak halk arasında. 64. c. Tarih. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. Künh'ül-Ahbâr. Elbet te ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. esrar ve kokain yasak mıdır? II. 3-I Hâ-lâun. 2162. Âli. Mürî'üt-Tevârîh. c. Ġstanbul 1281-83.Y. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 . nr. en doğru kaynak. Ġ-Fatma p en de hevâ ve heveslerinde olup. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. 430. afyon. Lütfi PaĢa. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. vrk. Kader böyleymiĢ. I. 732. 3-nHân. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. 213/b. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. 507. Es'ad Efendi. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". 72-76. sh. Bizim kanaatimize göre. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. FjörüĢe tsi. sh. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. Osmanlı Hukukunda afyon. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir.

sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. Bizim kanaatimize göre. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. »Fatma ı en de hevâ ve heveslerinde olup. vrk. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. ancak halk arasında. nr. Ali PaĢa. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. 430. Anliotfi idi ĠPadiÖnce Ģunu ifade etmeliyiz ki. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. IjörüĢe . ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. Bu tür uyuĢturucular Hz. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular.3im Hân. sh. sh. Kader böyleymiĢ. afyon. sh. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. bazı kaynaklarda ise. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. H. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. IV. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. I. sh. UzunçarĢılı. Hezarfen Hüseyin Efendi. c. Akman. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Hammer. c. 2162. Osmanlı Hukukunda afyon. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. sh. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. 245. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Süleymaniye Kütp. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. Künh'ül-Ahbâr. MI.ĠreAb-. esrar ve kokain yasak mıdır? II. bu dilekçesinde. II. c. 72-76. Yunan ve Bizans tarihçileri. 140/b. ĠSultân IMtân.8-jz'un . 203. Mürî'üt-Tevârîh. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? ir]. Ġstanbul 1338. Tevârîh-i Âl-i Osman. 732. 64. Âli. 213/b. Süleymaniye kütp. yaĢlılık.3lil HâI Hatun. Peçevî Ġbrahim Efendi. Ne yapalım. KardeĢ Katli. Tarih. Osmanlı Tarihi. 86. Ancak Hz. nr. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. 348-349. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. 3062. 124 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . bu tür maddelerin. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. Büyük Osmanlı Tarihi. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. II. Bu Ģahadet. sh. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. en doğru kaynak. Solakzâde. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. Ġstanbul 1281-83. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. nr. 507. vrk. Lütfi PaĢa. sh. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. Elbette ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. Es'ad Efendi.

Ġçki içtiğine dair açık bir ifade yoktur. böyle ahlaksızların elinden kurtarmak için ellerinden geleni yapmıĢlardır. adı zikredilen bedbahtlar hakkındaki ihbarın doğru olduğunu. idam fermanı gelmeden onun Kastamonu'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu anlatmaktadır. cevabında. II. Fâtih'ten sonra en büyük âlimlerden biri olarak bilinen II. Zira TaĢköprü-zâde.^ sebebiyle. çok sayıda fetvalarıyla. böyle bir Ģey doğruysa. ( tirdiği gibi. bütün Ģiddetiyle emretmektedir. 18i M ÂN. vrk. esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullanmak üzere teĢvik edildiği bazı Osmanlı kaynaklarında rivayet edilmektedir. tamamen içki ve gayr-i meĢru eğlence diye yorumlamanın hatalı olacağını daha evvel açıklamıĢtık. Böylesine bir Ģehzadenin. Bâyezldd Kanunları. ĠL I ve yay imalatçısı t tır. Gerçekten de ZemahĢerî'nin Mufassal adlı eserini Arap âleminde ders okutacak kadar i ne kadar yükselen bir ı mektedir. ma'cûn ve esrar adıyla bilinen bütün uyuĢturucu maddelerin. tamamen bir iftiraya kurban gittiğini. Hakkında kullanılan. Bâyezid'in padiĢahlığı döneminde değil. mertebe-i sekre varmayıcak haram olur mu? El-Cevap: Fâsıklar ve hevâ ehli yeyiĢi üzerine (hastaların ilaç olarak kullanmaları dıĢında) hiç bir Ģekilde helâl değildir". "gençliğinde îĢ ü nûĢu severdi. her çeĢit uyuĢturucu maddeyi yasakladıkları gibi. 1479 yılında Kastamonu'da sancak Beyi olan oğlunun Lalası Fenârî-zâde Ahmed Bey'e hemen ferman göndermiĢtir. 65. Fermanda oğlunun zikredilen iki kötü insanın teĢvikiyle esrar ve benzeri uyuĢturucu madde kullandığı ve böylece selim fıtratının bozulduğuna dair bazı dedikoduların kulağına geldiğini. Bâyezid'in böyle bir rahatsızlığı varsa tedavi yoluna gidilmesini. bene (haĢhaĢ). 8j| olan bir diplomattı. 1 mükemmel w < MünĢe'ât-ı S 2162. "BerĢ ve afyon ve ma'cun ki. K sn. afyon. Ancak bu iddianın doğruluğunda da Ģüphe bulunmaktadır. esrar içinde ola. Aslında özellikle Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi'nin ve arkadaĢının böyle bir çirkinliği iĢledikleri de Ģüphelidir. ülkesi II.BĠLĠNMEYEN 0SM/W. açıkça haram olduğuna dair fetvalar vermiĢlerdir. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli iki arkadaĢı tarafından. bu kötü âdetlerinden dolayı topluma zarar vereceklerinden hemen cezalandırılmalarını. S . II. büyük bir âlim olan Mü'eyyed-zâde'nin. "Devitti lerdir" diyerek. Nitekim Âli. berĢ (afyonlu Ģurup). bir rivayete göre. Osmanlı Ģehrinin I donanmasını bir katli tesis etmiĢtir. kem yıllarına ait bire unutulmamalıda. Kendisi. ġehzade Bâyezid'in durumu bildiğinden dolayı. Sadece bu fermanı görüp de hüküm vermek doğru değildir. Ahmed Bey'in cevabı daha önemlidir. Ebiissuud Efendi ve benzeri Osmanlı ġeyhülislâmları. sadece keyif için kullanmaları arasındaki sınırı her zaman korumak kolay olmamıĢtır. 66. Netice dair olan söylentiler. ancak Ģehzadenin onlarla PadiĢah'a arz edildiği kadar beraberlikleri bulunmadığını ve Ģehzadenin hikmetle terbiye olunması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. Bâyezid l manii tarihinin ( nunları. PadiĢahlar arasında. Bâyezid'in 1 diği söylenmek II. Tansel. ancak gençlik döneminde ve sancak beği iken. Bâyezid'i j Ģeklindeki iddialar^ rihçileri. < maktadır63. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Osmanlı PadiĢahları. Bâyezid'in. Ġtti ri hazırlanıl zikrederek I Evet ( Bursa. Bu kısa giriĢten sonra Ģunu ifade edelim ki. I ücreti takdim eden I mektedir. Osmanlı padiĢahları ile alakalı yaptığı genel bir değerlendirmede. Nitekim Ahmed Bey. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli arkadaĢları tarafından uyuĢturucu kullanmaya zorlandığını ve gayr -i meĢru hayata girme tehlikesinin bulunduğunu haber alan Fâtih Sultân Mehmed. hemen Lalası olarak duruma müdahale etmesi gerektiğini ve o iki hâinin de. Selim hakkındaki bazı isnadları nakletmektedir. sadece Yıldırım Bâyezid ve II. ahlâkî zaaflar ve kadın gibi hilelerle. yapılan ikazlar ve özellikle de Ebüssuud'un babası ġeyh Muhyiddin Yevsî'nin irĢadı üzerine kendisini tamamen takva ve ibadete verdi" Ģeklindeki değerlendirmeyi. Batı dilleri I olan Bâyezid. Ayrıca böyle bir ferman padiĢahların çocukları hakkında ne kadar hassas olduklarını göstermektedir. II. takva ve ibadetiyle adaĢı olan Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri gibi büyük bir veliyyullah olduğu da kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir. dıĢ ve iç düĢmanlar tarafından saltanat. her zaman oyuna getirilmek istenen Osmanlı Hanedan mensuplarını da. onun.

vatandaĢlarının kalblerinde sevilenlerdir" diyerek. Batı dilleri kadar. c. sh. 2162. doğuda ve batıdaki menfi Ģartlara rağmen. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir. c. Süleymaniye kütp. Osmanlı Kanunnâmeleri. II. böyle Jıfaminde hman |t benzeri keyif i rivayet | içki içtiğine I genel bir lan nak-lıt özellikle s takva ve nce diye I Fâtih'ten jMyle adaĢı darda ittiıan ve pıiiB Fâtih »Fenârî-t: ¦ <c:j |r—a: ı. 308-311. 662-664. Bursa. Tansel. c. 64 Âli. 124-125. müzehhib ve yay imalatçısı olan Bâyezid. Mecdi. V. MünĢe'ât-ı Salâtin. Farsça ve Uygurca'ya da vakıf olan Bâyezid. Osmanlı tarihçileri. Bâyezid'i gözden düĢürmek için söylenen bu sözler. c. lyla. vrk. UzunçarĢılı. Es'ad Efendi. II. c. Osmanlı tahtında 31 yıl oturduğu ve asla toprak kaybı olmadığı unutulmamalıdır64. II. dünyanın en mükemmel ve en geniĢ belediye kanunu olmakla kalmamakta. yani devleti idare edemedi Ģeklindeki iddialar doğru değildir. Selâhattin. kendinden bekleneni veremediğine dair Yavuz'un tesbitleri. nr. dünya hukuk tarihinin ilk belediye kanunları ve ilk standart kanunları. Kendisine takdim olunan bütün eserleri okuyan ve kıymetine göre telif ücreti takdim eden Sofi Bâyezid. sn. Bâyezid'in uyuĢturucu kullandığı ve içki içtiğine dair olan söylentiler. bene »uyuĢturucu «vema'cun Ifiehevâ ehli I maddeyi yap kadın gibi m da. 66. {. vrk. Künh'ül-Ahbâr. Gerçekten öyle midir? II. II. hattat. 263-264. Bâyezid'i tavsif etmiĢlerdir. nr. ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir. Âli. yaĢlılık ve hadiselerin verdiği yorgunluk sebebiyle. sh. doğu dillerine ve mesela Arapça. sh. Bâyezid zamanında 85 adet Kanunnâme neĢr olunmuĢ ve özellikle sadece Osmanlı tarihinin değil. Osmanlı ordu ve donanmasını bir kat daha güçlendiren Sultân Bâyezid. c. 183/a-b. Ġstanbul ve Edirne Ġhtisâb Kanunnâmeleridir. Osmanlı Tarihi. tamamen son yıllarına ait bir olaydır. II. Kendisi. sh. 65. Osmanlı Tarihi. vrk. 260/a-261/b. I. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar. onun zamanında hazırlanmıĢtır. Ömrünün sonuna doğru. bestekâr.EN OSMANLI (olmamıĢtır. ilk Belediye Kanunları. kocu BĠLĠNMEYEN OSMANLI 125 okutacak kadar ilim adamı olan ve sonra da Ġstanbul kadılığına ve Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir zatın. olaylar tahkik edildiğinde. I. 245246. 183/a-b. o zamanın güçlü devletleri olan Ġtalya ve Venedik'te nüfuz sahibi olan bir diplomattı.187. Es'ad Efendi. babasının fetihlerini hazmettirdiği gibi. 245-248. 223. Netice olarak. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu. çok büyük âlim ve komutanlardan hususi dersler almıĢtır. sh. Kantemir. II (Bâyezid Devri Kanunnâmeleri). Ġsmihan Sultân. Ġstanbul. ülkesinin sınırlarını az da olsa geniĢletmiĢtir. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi Ģüphesiz ki. Edirne ve Bursa gibi üç büyük Osmanlı Ģehrinin belediye kanunları. II. 236. . aynı zamanda dünyada 63 Ebüssuud Efendi. Ancak hâlim ve selim olduğu doğrudur. Süleymaniye kütp.. II. Akgündüz. ilk tüfekli piyadeyi de kendisi tesis etmiĢtir. nr. ' 126 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN . Künh'ül-Ahbâr. Süleymaniye kütp. c. 2162. Feridun Bey. devrinin yabancı tarihçileri tarafından da medh edilmektedir. Fetâvâ. UzunçarĢılı. "Devlet adamlarının en hayırlısı. Ģâir. fermanda bahsi geçen rezaleti iĢlemesi akla uzak görünmektedir. Bu kanunnâme. Âlim. I. Hadâık. II. sh. delilsiz isnâdlar Ģeklinde kalmaktadır63. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz? Evet doğrudur. sh. onun zamanında tanzim olunmuĢtur.

Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa. Ġ-24. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar. Ve boyacıları dahi gözedeler. Ve dahi hekimlere ve attârlara ve cerrahlara. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beĢ pare olur. onun on bire satalar. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler. aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. Ġ-42. AĢçılar biĢürdükleri aĢı pâk biĢüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve hamallar na'lsuz at istihdam etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. ma'kul üzerine ola Ġ-40. yunmuĢ ola. Hammâmcılar. zira dilsüz canavardır. Cem? Edirne'nin aĢçıları ittifakiyle teftiĢ olundı. Her kangısında eksük bulunursa. Ziyâdeye satarlarsa. Bakkallar ve attârlar ve bezzazlar ve takyeciler. Ġ-4. E-198. Un kapanında olan kapan taĢlarını. kâfir baĢın tıraĢ etdükleri ustura ile Müslüman baĢın tıraĢ etmeyeler. Bu kanun. E-195. Ve ayağı yaramaz bârgiri iĢletmeyeler. sekiz arĢun ola. Ġ-5. minekâri iĢde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe. Berber gözlene. Su katılmıĢ olub bulunursa. Olursa hakkından geleler. gezdireler. Ġ-46. E Edirne ve Ġ Ġstanbul Kanununa iĢaret etmektedir): "Ġ-45. tabanına let uralar. HazırlanıĢ tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır. sâde iĢi dirhemine bir akçe. bakır koyub iĢlemeyeler. ilk standartlar kanunu. Ġ-29. hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyan olmaya. Ve camilerde dilenci taifesin yürütmeyeler. Ve iç yağiyle nesne biĢürmeyeler. ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Eğer terâzûda ve kilede ve arĢunda eksük bulunursa. Tâ ki. Eyle olıcak ekmek gayet eyü ve arı olmak gerekdir E-7. kabul etmedikleri kimesneleri men' edeler. en az bir aylık un buluna. teĢhir edeler veyahud tahta külah uralar. E-58. sahibine tamam etdüre. bu hisâb üzerine vereler. ġöyle ki.ilk tüketici haklarını koruyan kanun. E-196. ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi. eksük olursa tahta külah uralar veyahud para cezası alalar. Ġ-33. Ġki pulluk dahi etmek vereler. Kuyumcular. usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nazır olan fotaları pâk duta. san'atlarında kâmil oialar. imtihan edeler. Usturaları keskün ola. Ve ağır yük urmayalar. Cerrahlar dahi gözlene. Biz. Ve her etmekçinin elinde iki aylık. hâmmâmları gözedeler. muhtesib (belediye baĢkanı) dutub te'dîb ede. Ve kile ve arĢun ve dirhem gözlemle. Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. muhtesib (belediye baĢkanı) haklarından gele. ĠĢleyenin muhtesib (belediye baĢkanı) gereği gibi haklarından gele. B-74. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hububat ki. Tabibler dahi gözlene. Ve hammâllar ağır yük urmayalar. Ve astar ki. Bursa. eksük olmaya. halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Etmekçiler. görse ve gözetse gerekdir. bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine beraber ola. her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini. Ġ-38. muhtesib (belediye baĢkanıjin hükmi vardır. Değirmenciler gözlene. Usturası keskin ola. tüketici haklan açısından arz ediyoruz (Maddenin baĢındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B. Bir akçelik aĢ alanın aĢına bir pare koyalar. Ve at ve katır ve eĢek ayağını gözedeler ve semerin gö-reler. çarĢıda ve pazarda vardır. kalb boyamayalar. müĢebbek iĢde miskâline beĢ akçe ve gümüĢ düğmeler iriyi ve hurdayı gayet eyü hâlis iĢleyeler. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. eksüği bulunanın hakkından geleler. eksik ve çiğ olmaya. . ziyâdeye satmaya-lar. cezalandırıla. Eğer muhalefet edecek olurlarsa. mahkeme kararıyla muhtesib (belediye baĢkanı) dâim görüb gözede. standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk iĢleyeler. Tâ ki. Ġ-21. E-194. Amma bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. gözedilüb her meslek sahibi teftiĢ oluna. Ġ-66. hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de Ġslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıĢtır. Ģehirde iĢlene. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiĢtirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. değirmende tavuk beslemeyeler ki.

Yeniden Mısır'a dönmek istediyse de. .-. bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayıĢının mahsulü olduğu daha iyi anlaĢılır. Bursa'ya gelen Cem Sultân'a buranın halkı büyük alaka göstermiĢti.. Sultân Cem < Fâtih Sultân Meh delere yazılacak elk Mehmed PaĢanın an gelen Cem Sultân'a Bâyezid'in AyaĢ adına para kestirip I Selçuk Sultân baĢ ikiye bölünmesini. .... herkimi 67. .. ġöyle bileler.. Fll-ciimlebUZĠkf» (belediye baĢkanı) görüb J ġöyle blleler. Bunuı eyledi ve Cem de < sığındı. Her kangısı kim ta'yin olunan narhdan eksük sata. itaba ve ikâba müstahak olur 67. her kim muhalefet ve inâd ederse.. . Bunu duyan Sultân Bâyezid. eksük Bin cest Ġt fotaları . yüzyılın baĢında savunulmaya baĢlandığı düĢünülürse.. Hedef Osmanlı Devleti'nin baĢını ağrıtmaktı ve Sultân Cem de bunu biliyordu. hepsini de muhtesib (belediye baĢkanı) görüb gözetse gerekdir.. Ġ-70. muhtesib (belediye baĢkanı) hakkından gelüb teĢhîr ede..irdir. anlaĢtığı Üstâd-ı A'zam Fransız Pierre d'Aubusson sözünde durmadı ve Cem'i Nice'ye götürerek ġövalyelere teslim etti. (I Ġ-73. ı. Ģehzadelere yazılacak elkâbla ilgili bölümde Sultân Cem'in ismi zikredilmiĢ ve Karamanî Mehmed PaĢa'nın arzusu da hep bu olmuĢtur.. hükmi vardır. . Kahire'de I gitti ve 1482 yılında | rini reddeden Süit sır'a dönmek i zünde durmadı \ leti'nin baĢını i II. Etmek jM.S'ud para ¦ bizara un iöfrolma-|)ittoiur Bir jeksük ¦ :s: ise Heyıi hâlis Ġ Ġlli. Hatta ağabeyi Sultân Bâyezid'in AyaĢ PaĢa komutasında gönderdiği kuvvetleri yendi ve 1481'de Bursa'da adına para kestirip hutbe okuttu ve saltanatını ilan etti.. 1495) yaptı ve zehirlemesi i vefatı üzerine J mak istediler ( olundu (M Ģâir bir Ġm "Akı 6? il 10.. Bu paĢanın vefatından sonra. Ġ-73. Bâyezid'in sulh tekliflerini reddeden Sultân Cem'i Anadolu'da Karamanoğlu Kasım Bey karĢıladı.-. Bâyezkiî pazarlık yaptılar»! pa'ya teslim edil*! aleyhine kullan Roma'ya ayakbas&ı landığı Roma'da 1* hem Papa VIII. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allah ü Te'âlâ yaratmıĢdır.-..1 Yılma:. buradan bir ilke imza basarak hacca gitti ve 1482 yılında yeniden Adana yoluyla Anadolu'ya döndü. B pOSMANLI |t standartlar Ġiodudur.. 1 papa da kendisine il "Değil Osmanlı ı ğiĢtirmem".. Kahire'de büyük ilgi gören Sultân Cem. Sultân Cem olayının esası nedir? öve pazarda mursa. halası Selçuk Sultân baĢkanlığında ağabeyine gönderdiği heyetin diliyle Osmanlı Devleti'nin ikiye bölünmesini.. . ı teklif eyledi....65 Hayvan haklarının 20. kuvvetli ordusuyla Cem'i YeniĢehir'de mağlûp eyledi ve Cem de evvela Konya'ya ve sonra da Memlüklü Sultânı Sultân Kayıtbay'a sığındı.. Fâtih Sultân Mehmed hayatta iken tanzim edilen meĢhur Kanunnâmesinde... Ve her «an'atı ı lunan narhdan eksük sata.-.. Ve her san'atı aydan aya kadı ile teftiĢ ede ve dahi göre ve gözede..12.... Anadolu'da kendisinin ve Rumeli'de ise Bâyezid'in sultân olmasını teklif eyledi. Bu t Mevlânâ |»7 tarihleri îmaddele-IrKanun madBĠLĠNMEYEN OSMANLI 127 Ġ-70. Daha da ileri giderek.

Defter. 66 Akgündüz. bunların Akdeniz ile ve Müslüman devletlerle olan bağlarını kestiler. c. Tarih. 10. sh. sh. Âli. II. Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmıĢtır. dinimi değiĢtirmem". sonra ermek üzereydi. Es'ad Efendi. s-'J 128 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI I 68. Müslümanların kendileri gibi katliam yapmayacaklarını bildiklerinden aldırmadılar. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Tunus Hafsî Sultanlığı ve Merînîler yardım edebilirlerdi. netice vermedi ve 1492 yılında Gırnata teslim oldu ve Endülüs'teki Ġslâm . 711 yıldır devam eden Ġslâm hâkimiyetini sona erdirmek için fır sat beklediler.1495). Böylece Osmanlı Devleti. c. Solakzâde. II. 387-402. sh. Ancak Papa'nın zehirlemesi sebebiyle Napoli'ye giderken yolda vefat etti (25. Hıristiyan dünyasının elinde. VIII.II. 382-386. sh. II.<: = .. Bunlara en yakınları olan Fas Sultanlığı.. Bâyezid. hem Papa VIII. 286-304. 1487'de 776 yıllık Müslüman bir Ģehir olan Malağa düĢtü. Zira Osmanlı Devleti'ne Cem olayı ile problem çıkarılmasının da Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti'nin arasının açılmasının da tek sebebi. Kendisine San Angelo Sarayı tahsis edildi. Osmanlı-Memlüklü harbi devam etmektedir. Ebu Abdillah Muhammed. 12. 1469 yılında Ġspanya'daki iki Katolik devlet olan Kastilya ve Argon Krallıkları resmen birleĢtiler. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. 1485-1491 yılları arasında. muvaffak olamadılar ve maalesef Sultân Cem 1488 yılında Pa-pa'ya teslim edildi. yani tam Müslümanlar yok edilmeye çalıĢıldığı günlerde. Osmanlı Kanunnâmeleri. Tabutunu bile Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanmak istediler ve ancak 4 yıl bekletildikten sonra Napoli'den Bursa'ya getirilerek defn olundu (1499). Ġbn-i Kemal. Kemal Reis'in komutasındaki Osmanlı Donanması 1487'de Ġspanya seferine çıktı. c. Bu tarihlerde. Kastilya. Ahmed Uğur neĢri. -. Alessandro Borgia ile görüĢtü. 364-384. I. Artık Sultân Cem. 143. bütün dünyanın sultanlığını da verseniz. ġöyle ki: Maalesef. Türkçe ve Farsça Divan telif edecek kadar âlim. 2162. Kantemir. Büyük bir merasimle karĢılandığı Roma'da 1495 yılına kadar 6 yıl kaldı. sadece onları katliamdan kurtarmaya yetmiĢtir. Ġspanyollar. Kudüs'teki Hıristiyanları sürgün edeceğini söyledi ise de. Gırnata baĢĢehirleriydi ve gittikçe de sınırları dara-lıyordu. Avrupa'yı Rönesans'a taĢıyan Endülüs'teki Müslüman devleti. edîb ve Ģâir bir insandı67. 67 ÂĢıkpaĢa-zâde. Charles. nr. 1492 yılında Endülüs'teki son Müslüman devletine son verilmeden evvel. 37-39. 220-221. Buna verdiği cevap Ģu oldu: "Değil Osmanlı saltanatı. UzunçarĢılı. 1489 yılında Roma'ya ayak bastı ve ikinci sürgün hayatı baĢlamıĢ oldu. Avrupa'daki diğer Hıristiyanların da yardımıyla baĢta Cebel-i Târik Boğazı olmak üzere. Memlüklüler ve Osmanlılar ise. Yılmaz. 26-27. Endülüs'teki Müslümanların oralardan kovulmasıdır. ancak gücü ve siyasi durumu. Her iki papa da kendisine dinini değiĢtirmesi için baskılar yaptılar. vrk. Endülüs'te tek Müslüman devlet kalmıĢtır: Nasrîler veya Benî Ahmer. c. Napoli ve Sicilya Krallıklarına karĢı harp ilan etmiĢ oluyordu. Hatta Gırnata Meliki XI. Cem'i kendilerine teslimi için Papa'ya baskı yaptı ve Sultân Cem maalesef Krala teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. Innocentius ve hem de VI. Divan-ı Hümâyûn'u toplayarak durumu müzâkere etti ve Batı Akdeniz'e donanma gönderilmesi kararlaĢtırıldı. Osmanlı Sultânı vefatı üzerine üç gün yas ilan etti. Bu hücumlar. Künh'ül-Ahbâr. hem uzak idiler ve hem de birbirine düĢürülmüĢlerdi.-. 188-230.. 163-177. Osmanlı devleti. bunları koruması muhtemel olan Müslüman devletler saf dıĢı edilmiĢtir. I. Sultân Kayıtbay. Memlüklülerle de uğraĢan Osmanlı Devleti'nin iki ateĢ arasında kalmasından dolayı. adı geçen üstâd-ı azamla Cem'i teslim etmesi için pazarlık yaptılarsa da. Ne acıdır ki. 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır? Sultân Cem olayından sonra bu soruyu cevaplandırmak daha kolaydır. Kemal Reis Güney Ġtalya'yı vurarak Ġspanya sularına kadar geldi ve Malaga'yı tekrar aldı. Gırnata'ya hücumda tek çekindikleri Osmanlı Devleti ve Memlüklüler idi. Aragon. Osmanlı Donanması Fransızlara kolaylık gösteren Tunus Hafsî Sultanlığı ile de uğraĢıyordu. 1495 yılında Fransa Kralı VIII. Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanılacak bir kozdu ve kendisi de asla bunu arzu etmiyordu. Osmanlı Tarihi.. 17. Sultân Cem. 184/a vd. resmen her ikisinden de yardım istedi. sh. Gırnata'ya hücum etmeleri halinde. Bâyezid ve Sultân Kayıtbay.2.

. ġerafettin.w---> Katolik olmakla ölmek ara Devleti'nin bunlara da I larına rağmen. kendi aralarında kanlı çatıĢmalara girdikleri gibi.-. Ġslâm tarihçilerinin Endülüs ve Avrupalıların da Ġspanya dedikleri yarım adada Endülüs Emevilerinin kurdukları Ġslâm Medeniyeti sayesinde tam bir hürriyet içinde ve emân altında yaĢayan diğer din mensupları arasında Yahudiler de vardı.. Hıristiyan olmayan milletlere karĢı da tam bir savaĢ ilan etmiĢlerdi. Endülüs hadisesi sebebiyle. XXVI. Katolik olmakla ölmek arasında tercihde bulunmaları için emirler çıkardılar.. asırda Avrupa'da kölelik. Buran Kemal Reis I Müslümanları. ISırnata i Sultân tağini ferinden BĠLĠNMEYEN OSMANLI 129 11 siı. Zimmeti MÂĢıkpaĢa-z8de. Endülüs'ün bu düĢüĢünü Namık Kemal Ģu cümlelerle özetliyordu: "Ġspanyollar Gırnata'yı aldıkları zaman.. kendi arala lere karĢı da tam bir s Katoliklere hayat hakkı I hakkı tanımayacaklarIdU Ġslâm tarihçilerinin I Endülüs Emevilerinin ( emân altında ya zimmî sayılıyor ve Ġsi Endülüs'te bulunan MS zihniyetine hâkim I mensupları büyük biri larını aldılar ve hatta > lumlar içinde itlin men bulamıyorlardı i dönemde mazlum i leti kucak açtı.000 kadar Müslümanı Fâs ve Cezayir'e nakletti...000'i bulan Musevilere ise sn. Renk. Nitekim tanımadılar da. hem yerli Müslürt Memlüklülerle olan savaĢ s 69.. "Cem Sultân'a Dair BeĢ Orijinal Vesika". sayı 95(1960).! Osmanlı Devleti. her din sahibine dinini yaĢayabilmesi için tam bir din hürriyeti tanıdık". c. öyle muamele yapılır.¦. .-> ¦.¦-¦¦¦. dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı Ģekilde ve "Ģer'-i Ģerif" ne diyorsa öyle muamele yapılır.. sayı 103(1962). 539-551.--. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". sh. Avrupalılar. Kemal ve Ba*)l S OSMANLI lıeden sat.|| fendi..000 Müslümanı katlettiler.¦¦¦¦¦-? ¦¦. c.. Müslümanlarla sulh yapan ve Ġslâm Devleti'nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i müslimlere "zimmr adı verilir. Katoliklerin Protestanlara ve Protestanların Katoliklere hayat hakkı tanımadığı Hıristiyan Avrupa'da elbette ki Yahudilere de hayat hakkı tanımayacaklar idi. IĠS5-b. 2162... 185-236. insanlar arasında ayırım ve nihayet bunların neticesi olarak engizisyon mahkemelerinin zâlim kararları kınla gidiyordu. Bilindiği gibi. Bâyezid döneminde.-. 1510 yılın Reis Komutasındaki dona cak.:. . gemiMsI manii ülkesine getiri ve hem de Yahudiler. Osmanlı Devleti.000. Sayıları 300. Yahudiler de bu hükümlere tabi idi. Tansel.Trt. halkı dinlerini değiĢtirmeleri için ateĢle yaktılar.. hem yerli Müslüman devletlerin destek yerine köstek olmaları ve hem de Memlüklülerle olan savaĢ sebebiyle tam netice alamadılar68. sh. Zira Osli Osmanlı (oralardan i gücü ve to evvel. vrt. II.. sh.••¦«•-. Endülüs'teki baĢarılarında Ģımararak. i tır? Bu sorunun < bulabiliriz. . UzunçarĢılı. Bel}*»| Rıza Seyfl.. Av-di. . Biz Ġstanbul'u aldığımız vakit. 5-1491 k Osmanhtkal-n cfara-:TAnk t kesti-er.». bütün sıkıntılarına rağmen. 1 201-210. XV. yollara düĢen 300. nr.. 457-483. kıyardım |?(düĢü-«Kral-|ı düĢtü.. Turan. bunların neticesi olarak ı Avrupalılar. Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur? Ecdadımızın "Ģer'-i Ģerif dediği Ġslâm hukukuna göre. Osmanlı donanması. 69. Yahudiler de zimmî sayılıyor ve Ġslâm . Aynı yıl Amerika'ya da Colombus ile çıkan Ġspanyollar. Bilindiği gibi. dil ve ırk farkı gö. Selâhattin. Bâyezid dön rafından katliam»' topraklarına yerli Ecdadımızın "Ģer'-l < ve Ġslâm Devleti'nin hâle Renk. Osmanlı Devleti'nin bunlara da kucak açtıklarını çok iyi biliyoruz. Ġsmail Hakkı... Yılmaz. II.„¦ _ .Hâkimiyeti sona erdi. .. Kemal Reis Komutasındaki donanmasıyla Ġspanyollara karĢı 23 defa saldırı düzenlediler... Belleten... 1.c. 170-175. Ancak. XXIV. Belleten. XV.... 1510 yılındaki son seferlerine kadar. "Barak Reis'in ġehzade Cem Mes'elesiyle Ġlgili Olarak Savoie'ya Gönderilmesi".

390-392. belli Ģartlar ve mükellefiyetler karĢılığında kabul edebilmesi demektir. Ġslâm halifesi veya naibi. ehl-i kitâb kabul edilen Yahudi veya 68 ÂĢıkpaĢa-zâde. Cumhuriyet Döneminde ve özellikle resmî mahfillerde.Ve Mağrib'den gelen Yahudiler. Her ülkeden insan hakları konusunda âbide vesika sayılacak dokümanlar istenmiĢtir. c. hem Müslümanlar ve hem de Yahudiler. Yahudilere neden ve hangi Ģer'î hükme dayanarak kucak açmıĢtır? Bu sorunun cevabını. Efdaleddin.. Ġslâm ülkesi vatandaĢı olmalarını. Yani 40 küsur aile bu bölgeye yerleĢtirilmiĢtir. 364-384. Kantemir. gelirlerine göre oranı tesbit edilen harâc-ı mukâseme ve maktu' olarak verilen harâc-ı muvazzaf yani maddedeki tabiriyle ispençe vermekle mükellef tutulmuĢlardır69. Es'ad E-fendi. Maalesef toplumlar içinde itibarları zayıf olan Yahudiler. sh. Ali Rıza Seyfi. I. Ġslâm hukukundaki zimmet andlaĢması ile ilgili hükümlerde bulabiliriz. Bâyezid. >. c. nr. 2162. 925/1519 tarihinde ve Yavuz Sultân Selim'in emirleriyle tahrir olunan Edirne Tapu Tahrir Defteri bunu açıkça göstermektedir. vrk. en çok tenkit ettiği Osmanlı Dönemine ait ve XV. Yahudilerin zimmet akdiyle nasıl Osmanlı ülkesine alındıklarını açıkça ortaya koymaktadır: "Madde 57. Çünkü Gırnata 1492 yılında düĢünce. harâc ve yirmi beĢer akçe ispençe verürler. Endülüs'te bulunan Müslüman devlet 1492 tarihinde yıkıldı ve yerine tamamen Roma zihniyetine hâkim Hıristiyan kuvvetler hâkim oldu. II. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir. Bunun ayrıntılarına girmiyoruz." Mağrib'den kasıt Endülüs yani Ġspanya'dır. Ağriboz'a bağlı Livâdiye ve Tırhala çevresine yerleĢtirmiĢti. 178-179. Künh'ül-Ahbâr. Yahudiler de bu zulümden paylarını aldılar ve hatta vatanları olan Ġspanya'dan sürülmeye baĢlandılar. Bilindiği gibi. I. iĢte bu insan hakları binasında teĢhir edilmek üzere hazırlatıp göndermiĢtir. sh.¦¦¦-• ¦ ¦¦¦ 130 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMĠ Hıristiyanlar!. sh. Süleymaniye kütp. Osmanlı Tarihi. Ne zaman ki. Bunu yapan da II. Türkiye Avrupa Konseyi Üyesidir. "Bir Veslka-ı Müellim". TOEM . 250-251. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. Avrupa Konseyi 1993'de yeni bir Ġnsan Haklan Binası inĢa ettirmiĢtir. Kemal ve Baba Oruç. gemilerle taĢıyarak daha emin bölgelere ve özellikle de Yahudileri Osmanlı ülkesine getiriyorlardı. kendilerine yeni bir yurt aramalarına rağmen bulamıyorlardı. Osmanlı Dev-leti'nin insan haklarına ri'âyet etmediği ve insanların canlarının PadiĢahın iki dudağı arasında olduğu anlatıla ve yazıla gelmiĢtir. Solakzâde. Yahudiler de diğer gayr-i müslimler gibi. 199/a vd. Yavuz Döneminde ve 927/1520 tarihinde Ģu anda Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Ağriboz Sancağına bağlı Livâdiye Kazasının Kanunnâmesi hazırlanmıĢtır. 197-206. Yılmaz.Ülkesi olan Endülüs'te huzur içinde yaĢıyorlardı. nr. büyük zulümlere maruz kalmıĢlardı. sh. Ġstanbul 1325. Bâyezid idi. ĠĢte bu Ģer'î hükme dayanan Osmanlı PadiĢahlarından II. 70. sayfasında "CenuTat-i Ġspanya" baĢlığı altında Ġspanya'dan sürgün edildikten sonra Edirne'ye yerleĢtirilen Yahudi aile reislerinin adları yazılmaktadır. zimmet akdinin hükümlerine uymak Ģartıyla Osmanlı Ülkesinin belirli yerlerine ve özellikle de Ģu anda Yunanistan'da bulunan Selanik. Bilindiği gibi. sh. UzunçarĢılı. Bu defterin 40. 4. sh. Tarih. Bu Kanunnâmede yer alan Ģu hüküm. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd. c. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti. o zaman Hıristiyanlık dıĢındaki din mensupları büyük bir zulme maruz kalmaya baĢladılar. Halbuki 18 Mayıs 1993 tarihinde DıĢiĢleri Bakanlığımızın aldığı bir karar yetmiĢ seksen yıldır anlatılanları yalanlar mahiyettedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır? . Hepimiz biliyoruz ki. Âli. Edirne. 201-210. Bu belgede yer alan aile reisi Yahudilerin sayısı 40 küsurdur. Zimmet akdi. Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanması. katliama maruz kalan Yahudi ve Müslümanları. yüzyılda Ġspanya'dan atılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına zimmî olarak kabulüne dair belgeyi. 1492 senesi ilk baharında Ġspanya'dan tardedilen Yahudileri. Yahudi olsalar da aslında o dönemde mazlum durumuna düĢen Yahudilere bir Müslüman devlet olan Osmanlı Devleti kucak açtı. Herkes bunlara sırtlarını dönüyordu.

ġii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır.. Bâyezid'in za'fından da istifade etti. c.. olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. . unvanlar* ve Tur S OSMANLI ikarĢılıIsmesi ilk rak Ģar-tataan ğı ItoprakIjflmek Ġre BĠLĠNMEYEN OSMANLI 131 de ġeyh ġah diye bilinen oğlu Ġbrahim Erdebîlî (851/1447) mürĢidlik makamına geçmiĢtir. Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu'ya fikrî propaganda için gönderdi. Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor. ġii olduğunu bile bile. askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti'nden sonra ikinci güç haline geldi. Osmanlı Türkleri ise. oğlu Haydar onun yerine Ģeyhlik makamına geçti. Hedefini iyi tesbit etmiĢti. Zeydan. Osmanlı kaynaklarında ġeytan Kulu veya KızılbaĢ Reisi gibi unvanlar verilmektedir. . Anadolu'ya sürüldü. . Baku ve ġiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi. 393. Tabular Yıkılıyor I-II. ġfa'nın siyâsî âleti olana kadar. 201-210. bu aile. Ahkâmü'z. Dayısı Uzun Hasan. 178-179. Akkoyunlular bu yüzden onları takibe baĢladı. baĢtan beri beyaz renkli baĢlık giymekteydiler.. bir kısmını Erdebil'e göndererek ġiileĢtiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalıĢıyordu. sh. Türkistan Hâkânı ġaybak Hân'ı da mağlûp edince. . ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca. Bu hanımdan oğlu ġeyh Haydar dünyaya geldi. 1460 yılında katledildiğinde. ġah Ġsmail'in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin baĢlarına kırmızı serpuĢ takmalarındandır. Sultân II.Zimmiyyîn Ve'l-Müste'menin. ġeyhi olan ġeyh Cüneyd (1447-1460). Bağdat 1963. oradan da kaçar gibi ayrıldı... VI.Erdebil.. KızılbaĢ denmesinin sebebi. ġeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak.133. Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511'de ġah Kulu ve müritlerini imha etti. Efdaleddin. III.. bir zamanlar bütün Ġran'a hâkim olan ġPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındığını. Hedefi Osmanlı devleti idi. Artık Ġran Safevî Devleti diye anılan ġii bir devlet haline gelmiĢti. Akgündüz. sh. 118. Önce Anadolu'dan topladığı ve Erdebil'e göndererek ġii-leĢtirdiği Türkmen gençlerini. Safiyyüddin'in yerine oğlu ġeyh Sadreddin Musa Erdebîlî. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd. ĠĢte ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve 5. sh. II. . 637 vd. sh. Akkoyunlulara isyan eden ġeyh Ġsmail. onun yerine de oğlu Hâce Alâ'addin Ali Erdebîlî (833/1429). I. sh. Ancak kendisi de Ģehid oldu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra. c. Ġstanbul 1996-97. Erdebil'de ehl-i ma'rifetin mercii ve melcei olmuĢtur... c. sırf ġii olan Karakoyunlulara karĢı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. o da öldürülünce. Osmanlı Kanunnâmeleri. Vezir-i A'zam Ali PaĢa. ġah Ġsmail'in daveti üzerine Erdebil'e çağrıldı ve yüksek seviyede bir ġii Molla yani halife olarak yetiĢtirildi. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden ġah Kulu isimli Ģahıs. eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis. Bu Ģahsa. onun yerine 69 Kantemir. Erdebil'e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu. c. 1502 tarihinde onları Tebriz'den kovarak ġah oldu. sh. II. Gizlice Anadolu'ya gelen ġah Kulu. 1488 yılında çıkardığı kargaĢalar sebebiyle. "Bir vesika-ı müellim". Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar. Murad'a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu. 22 vd. çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada baĢladı. 1477 yılında Uzun Hasan'ın kızı Hâlime AlemĢah Beğim ile evlendi ve oğlu Ġsmail dünyaya geldi. oğlu Ġsmail hem ġeyh ve hem de ġah olma sevdasına düĢtü. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan'ın kız kardeĢi Hatice Beğim ile evlenmiĢti. Abdulkerim.

Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu â-limi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur? Molla Lütfi. Hoca PaĢa diye bilinir) gibi meĢhur Osmanlı âlimlerinden ders alan bir âlimdir. sh. sh. Osmanlı Tarihi. 71. 204/a vd. 253-254. Bâyezid'e kadar çıkarak. Kabiliyeti ve dönemin ilimlerine vâkıf oluĢu noktasında ittifak vardır. Es'ad E-fendi. ĠĢte ġah Ġsmail fitnesinin baĢlangıç Ģekli. Ancak Osmanlı tarihinde mülhidlik ve zındıklık ile suçlanarak idam edilen ilk âlim olarak da tarihe geçmiĢtir. Herkesin ortasında yaptığı kaba Ģakalardan dolayı. Âli. Yavuz Sultân! devlet nırlar hakkuıâ) Karakterinin! nen Sultân! bu tahtta otu Alâüddevle'nln I parlak olduğunu| Anadolu'm manda dedesi ( Sancakbeyi olan! yaptığı mu kezin ika. UzunçarĢılı. 72. ulemâdan bir grubun II. 2162. 25 Rebî'ülâhir 899/2 ġubat 1494 Pazar günü At Meydanında infaz olunmuĢtur. Aynî. ĠĢte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti. Hoca PaĢa ile birlikte Seferihisar'a giden Molla Lütfi'nin dönüĢünde ilmiye mertebelerinin en yükseklerinden olan sahn müderrisliğine kadar yükseldiğini görüyoruz. Tarih. konuyla alakalı eser. Verilen bu idam kararı. 2 siye olunur). Molla Lütfi gibi bir âlimden bunları beklemeyen PadiĢah. II.. Sahn Müderrislerinden Molla Arap ve Molla Ġzârî diye bilinen Kâsım-ı Germiyânî ile Hatip-zâde Molla Muhyiddin Mehmed aleyhine geçtiler. I. Ġdarecilerin yaptıkları hataların 132 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cezasını. Halkın bir kesimi. 51/a-54/b. Molla Lütfi'nin ölçüsüz hareketleri. vrk. burada bulunan nadir eserleri inceleme fırsatını yakalamıĢtır. hem ġi'î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. sh. Ģahitlerin aleyhteki beyânları üzerine idama mahkûm edildi. sonradan ikna edilmiĢler ve idamı konusunda ulemanın icma'ı meydana gelince. Molla Hüsrev ve Sinan PaĢa (Sinânüddin Yusuf. Ancak bu kararı. Molla Ahaveyn ve Efdal-zâde baĢlangıçta verilen bu hükmü kabul etmemelerine rağmen. En büyük iddi-a. kısmen de olsa. Deli Lütfi ve Sarı Lütfi diye de bilinen. K ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ġsmail Hakkı. Süleymaniye kütp. andan fayda yoktur" tarzında bir ifade kullanmıĢ olmasıydı.: devrinin âlimleri ve' suçlamalarını çürutt ki. c. nr. sh. 408 vd. Bâyezid de kararı tasdik etmiĢtir.Maalesef olan bitenlere karĢı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid. Molla Lütfi'nin namaz için "bir kuru kıyam ve eğilmedir. H Sarayı Muml* Osmanlı T Bir Not. II. Sefine-i Evliya. Erdebil'deki ġeyh Safiyyüddin neslinin ġeyhlik'den ġahlığa geçiĢi ve de Anadolu'da Alevî veya KızılbaĢ adıyla yeni bir ġii Kolunun ortaya çıkıĢının hikâyesi kısaca budur70. Belgelerle Osmanlı Tarihi. meseleyi Divan-ı Hümâyûn'a sevk etti. 225-231. Bahsedilen suçlamalarla mezkûr âlimlerin huzurunda yargılanan Molla Lütfi. Molla Lütflj nu bu cezaya mahkûmj düĢmanı olarak ı açıdan da zayıf birisi 0 70 ÂĢıkpaĢa-zâde. 315-342. sh. bu büyük âlimin zulme maruz kaldığına inanmıĢtır. 264-269. Künh'ül-Ahbâr. Anadolu'nun ġiileĢmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. Hacı Bayram-ı Veli. Solakzâde. hidâyet yolundan çıktığı hususundaki bütün iddiaları reddetmesine rağmen.. ancak Fâtih Sultân Mehmed'e "Sahn medreselerinde her ilmi okutabilirim" diyecek kadar da meslektaĢlarını küçümseyen ve gururlu olan bir yapıya sahiptir. Bunlara fevkalade tarafsız ve insaflı âlimler olarak bilinen Molla Ahaveyn ve ġeyhülislâm Efdal-zâde de katıldı. Hüseyin Vassâf. c. dürüst bir âlim c. ahlâkî zaafları bs yapan bir Ģahıs olar. II. TD. davranan i sona ermemljftî deAhmedilM Yavuz'a I ġehzade / "Ocak. "hocalar arasında Deli Lütfi demekle ma'rüf" bir laubali olarak kötü bir Ģöhrete kavuĢmuĢtu. Yılmaz. kamu oyunda tepkiler doğurmuĢtur. Tokat'tan Ġstanbul'a gelerek. Silsile-i Tarîk-i Celvetî. Fâtih Sultân Mehmed'in özel kütüphanesinde hâfız-ı kütüb olarak görev yapan Molla Lütfi. KesinleĢen hüküm. Molla Lütfi'nin tacizleri neticesinde. 63-64. "katlini gerektiren söz ve fiilleri müĢahede ettiklerini" Ģikâyet edecek kadar ileri gitmelerine sebep oldu. c. Peygamberliği inkâr edK^fe evvel de darb ve haplsflp*-zofların sözlerine ttNMfJ lete götürdüğü" anla Kısaca. vrk. Osmanlı ulemâsının akla karĢ» Lütfi'yi idam etmek k PaĢa'nın kardeĢi Atını da.

7 Safer 918/Nisan 1512'de Osmanlı padiĢahı olmuĢ ve 8 sene. Yavuz'a karĢı ġah Ġsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkıĢan ġehzade Ahmed. yaptığı yolsuzluklarla daha evvel de darb ve hapis cezasına çarptırıldığı gündeme getirilmekte ve neticede "filozofların sözlerine itibar ederek hem dalalete gittiği ve hem de insanları dalalete götürdüğü" anlatılmaktadır. en az Molla Lütfi'yi idam etmek kadar yanlıĢ bir harekettir. o-nu bu cezaya mahkûm eden Efdal-zâde ve Molla Ahaveyn gibi âlimleri de akıl ve ilim düĢmanı olarak görmek de o kadar doğru değildir. TD. nr.YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ Ġ 72. E. sh. IX. Kemah. vrk. Kısaca. Erzincan ve Kiğı Osmanlı Devleti'ne 921/1515'de ilhak edildi. Adnan. 5778. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Mevcut manileri bertaraf eden Yavuz. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? Karakterinin sertliğinden dolayı "Yavuz" ve Ģehzadeliğinden beri "Selim ġah" denen Sultân Selim. Bunu. Ġbn-i Kemal gibi allâmelerden bu fitnenin defi için fetva alan Yavuz. 8101. 9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 ġevval 926/ 21 Eylül 1520'de vefat etmiĢtir: Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı AyĢe Hâtun'un oğlu olan Yavuz. 1513'de Bursa YeniĢehir'de maslub edildi ve bağy= devlete isyan 71 Ocak. 296-298. sh. önceleri Yavuz'la anlaĢtığı ve kendisine Teke=Antalya. 6345. Erünsal. Adıvar. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki. istikbalinin parlak olduğunu gösteren bir hayat çizgisi takip etmiĢti. Ġstanbul 1970. 53. Molla Lütfi'nin fazilet ve maharetleri kabul edilmekle beraber. Molla Lütfi gibi bir âlimi idama mahkûm etmek ne kadar doğru değilse. 10160/80. A. TaĢköprülüzâde. Ġran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi ġehzade Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan ġehzade Korkut ile anlaĢması icab ediyordu. ġia'ya karĢı Anadolu'yu müdâfaa hareketine giriĢti. E. 859. Hem devrinin âlimleri ve hem de asrımızdaki araĢtırmalar. Peygamberliği inkâr edici söz ve fiillerinden bahsedilmekte. Molla Lütfi'nin sıra dıĢı ve ahlakî açıdan da zayıf birisi olduğu çoğu kaynaklarca kabul edilmektedir71. nr. 33 (1982). ġakayık. Zira Molla Lütfi. 920/1514'de Çaldıran zaferini kazandı ve Ģarkın kapılarını Osmanlı Devleti'ne açtı. Süleymaniye Kütüphanesi. Gürcülerle yaptığı muharebeler sonucunda halkın nazarında manevi destek kazanan Yavuz. babasının ihmali ve aynı zamanda dedesi olan Alâüddevle'nin aczi karĢısında Ģahlanan ve o dönemde Trabzon Sancakbeyi olan Yavuz. bizzat Hocası olan Sinan PaĢa'nın kardeĢi Ahmed PaĢa tarafından II. Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lütfi Hakkında Bir Not. Ģehzadeliğinden beri. Ancak mücâdele sona ermemiĢti. Osmanlı Türklerinde Ġlim. Ġsmail. Zındıklar ve Mülhldler. Hamîd = Ġsparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyan eden diğer ağabeyi Korkut da aynı akıbete uğramıĢtı. meraklılara Ģiddetle tavsiye olunur).133 i Sultân (I birinci | «eslinin iKoluulemâsının akla karĢı çıkması ve açık bir zulüm olarak değerlendirmek de. dürüst bir âlim olan ve Molla Ahaveyn diye bilinen Molla Muhyiddin bin Mehmed'in konuyla alakalı eserinde. Molla Ahaveyn. Laubali ve kibirli olduğu da kesindir. ittihâd-ı Ġslâm'ın mühim mani'i olan Safevî Devleti'ni ve onun sinsî reisi ġah Ġsmail'i halletmek üzere maddî ve manevî hazırlıklara baĢladı. sh. isnâd edilen zındıklık ve mülhidlik suçlamalarını çürütecek bilgileri ortaya koymuĢlardır. Bayezid'i tahttan indirerek yerine kendisi oturdu. Bayburt. Risale. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi. Ġbrahim Efendi Böl. Anadolu'nun Safevî devletinin iĢgali tehlikesine karĢı. E. 205-227 (Bu konuda doyurucu bilgi verilmektedir. ahlâkî zaafları bulunan ve Fâtih'in Kütüphanesinde hâfız-ı kütüb iken yolsuzluklar yapan bir Ģahıs olarak tavsif edilmektedir. suçunun had cezası olarak idam olundu. Bu hadiseden 38 gün önce de. merkezin ikazlarına rağmen ġî'a ile olan mücadelesine devam etti ve bu mevzuda ihmalkâr davranan babası II. : 134 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*'. Bâyezid'e gönderilen Ģikâyet mektuplarında. 20/a-25/a. sh. aynı yıl Çaldıran zaferinden dönerken üzerine gidilen .

Karaman. Gazze ve kısaca Suriye ve Filistin'i de yol üzerinde feth eyledi. doğu ve güneydoğu bölgeleri ġi'a tehlikesinden kurtulamamıĢtı. Bunların samimi gayretleri sonucu. Antakya. Divriği. ĠĢte bu iĢi. Batıdaki Ġslâm düĢmanlarına da dersini vermek üzere 2 ġa'ban 926/1520'de sefere çıktı. Dâr-üs-Selâm ġam'a girildi ve birçok Arab ġeyhi kendi arzuları ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eyledi. böylece Ģarkta tam bir ittihâd-ı Ġslâm kahramanı oldu. Yavuz Sultân Selim'in ġarkî Anadolu ile MaraĢ. 1516 ve ta'kip eden yıllarda.29i. istimâlet ile yani kendi arzu ve istekleri ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylediler. baĢta 26 aĢiret olmak üzere. Haleb. 94J Ahmed U Uzur Tarih. Aclûn. Devin ġi'a klıyıklı •yılarMerkez teĢkilatındaki en önemli değiĢiklik. m Merkez teĢ-MaraĢ. 923'de Kahire ve Mısır'ı. mühim Kürt ve Türkmen beylikleri. Böylece Haleb. Suriye ve Mısır da Osmanlı Devleti'ne tamamen . Safevilerden de Erbil. Birecik ve Anteb'in de yeniden ve sağlam bir Ģekilde fethine yol açtı. ıKejftau. 922/1516'da Kansu'nun yerine geçen Tomanbay'a bir nâme gönderen ve Mısır'a yürüyeceğini belirten Yavuz Sultân Selim. Herhangi bir harb olmadan Doğu Anadolu'nun Osmanlı Devleti'ne iltihâkı ve ġah Ġsmail'in mağlûbiyeti Memlüklüleri ve Sultânları Kansu Gavri'yi rahatsız etmiĢti. Bu zafer. Mısır. Suriye ve' ker de divan-ı i" ġah Efendi ge1 muamelâtı Anaç Yavuz döne-sek-zâde Ahmed I damları arasında Mü'eyyed-zâdeJ ZEVCELERĠ: 1 nesi. Bütün bu gayretlere rağmen. Hama ve Humus kaleleri de Osmanlı Devleti'ne ilhak olundu ve eyâlet haline getirildikten sonra Haleb Beylerbeyliğine Karaca Ahmed PaĢa getirildi. Gevher h 73. Kerkük ve Musul alınmıĢ ve Bağdat Eyâleti'nin temelleri atılmıĢtır. Safed. sh. Rûm ve Rumeli eyâletlerine ilâveten Osmanlı Devleti'ne Diyarbekir. Netice olarak eyâlet sayısı dört olan Osmanlı Devleti'ni. Doğuda ittihâd-ı Ġslâmı tahakkuk ettiren Sultân Selim. bu dönemde beĢ eyâlet daha ilave edilmiĢ oldu. Memlüklülerin üzerine yürüdü ve 922/1516 yılında Mercidabık'da Kansu Gavri karĢısında büyük bir zafer kazandı. Malatya . Osmanlı Devleti'ne. 8 sene gibi kısa bir zamanda iki katına çıkardı. 2. Kudüs. Bu durumu hisseden ve Memlüklülere Ġslâm birliğini bozdurmak istemeyen Yavuz. Mütevekkil Alellâh'dan Ayasofya'da yapılan bir dinî merasimle halifelik unvanını da kazanan Yavuz. erkân-ı devleti ve ulemâsı ile Yavuz'a itaat ve teslimiyet mektubu gönderdiler. Son zamanlarına doğru te'sis edilen Cezayir Eyâleti de hesaba katılırsa. Malatya. Darende.AyĢe ÇOCUKLARI: I Korkut. kadınlar. Yavu* I ru mudur? Osmanlı f kukunu tatbike Ham yani so1 lar. ancak 8 ġevval 926'da yakalandığı bir hastalıkla manevi Ģehid oldu. kerliği ünvamy. Nablus. ^l. Daha sonra ise. Besni. Böylece Doğu Anadolu top yekûn Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kaldı. Böylece Anadolu. H "Yavuz S ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 135 fi Yanakları rSafevî ifara fi Yavuz. Mekke ġerifi Ebul-Berekât'ın oğlu ġerif Ebu Nümey vasıtasıyla Mekke'nin anahtarlarını kendisine göndermesiyle de hâdim'ül-Haremeyn vasfını elde etmiĢti. Kâhta. ( bütün korr maneviyâtı ] diyen bir g öğrenmek Ģ Daha I Ģahlık I ne geçen ġî'alaĢtırt düğü ı öldüri lu'ya ( miyeti "lütJ» ter. Son Abbasî halifesi III. S 434. Ridâniye harbini zaferle kazanarak Osmanlı topraklarına ilhak eden Yavuz. Haleb ileri gelenleri. 922/1516'da Arap ve Acem Kazaskerliği unvanıyla Divan'a dâhil olmayan bir kazaskerliğin ihdas edilip Diyarbakır'ın bu kazaskerliğe merkez olması ve bu hizmete de meĢhur tarihçi Ġdris-i Bitlisî'nin getirilmesidir. S 34.Zulkadiroğullarının Osmanlı Devleti'ne ilhakı ta'kip etti. Aynı yıl (922). ġam ve Zülkadriye Eyâletini de ilâve etmiĢ oldu. Gerger. Malatya ve havalisini fethetmesi üzerine. büyük âlim Ġdris-i Bitlisi ve Bıyıklı Mehmed PaĢa üstlendi. kazaskerliğe me-sidir.

Âli. . ZEVCELERĠ: 1. Bu doğru mudur? Osmanlı PadiĢahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de Ġslâm Hukukunu tatbik etmiĢlerdir. sh. . baĢ kâdî ile birlikte çok sayıda insanı katletmiĢtir. Öztuna. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh.AyĢe Hâtûn. Kantemir. 232/a-293/a. "Selim I". Akkoyunlu Devleti. sh. ġehzade Orhan. Maalesef ġehzade Ahmed üzerlerine ordu göndermiĢse de muvaffak olamamıĢtır. Kanunî. Uluçay. Pîrî Mehmed PaĢa ve niĢancı Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi. ÇOCUKLARI: Kanunî Sultân Süleyman Hân. Osmanlı Devletl'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. Harput ve Diyarbekir'i yakmıĢ ve yıkmıĢtır. Elmalı. 9-13. kırmızı çuhadan taçlar giydiklerinden dolayı onun taraftarı olan herkese Sürhser yani KızılbaĢ denmiĢtir. ġöyle ki. 295. c.. c. sayı 21-22(1942). Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince. II. nr. sh. Ġstanos. Harem'den Mektuplar. sh. Hatice. kâfirlerle yapılan savaĢlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. 2629.ilhak edilince.-. sh. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). 423-434. II. Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi ve Kara Muhyiddin Efendi zikredilebilir. "Yavuz Sultân Selim'in oğlu ġehzade Süleyman'a Manisa Sancağını Ġdare Etmesi Ġçin Gönderdiği Siyâsetnâme". . Her-sek-zâde Ahmed PaĢa. Solakzâde. Gevher Hân. X. Enver Ziya. Fatma ve Devlet-ġahî Sultân72. . 44-47. kadınlar. Osmanlı Tarihi. vrk. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Antalya'dan Manisa'ya dönen ġehzade Korkut'un hazinesini vuran ġahkulu. nr. Burdur . Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem Ģeyhliği ve hem de Ģahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen ġah Ġsmail. Süleymaniye kütp.•. Tevârlh-i Âl-i Osman. Yavuz dönemindeki devlet adamları arasında Sadrazam Koca Mustafa PaĢa. Mü'ey yed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz'un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karĢı yapmıĢ olması mümkün değildir. Bu arada Erdebil Sofuları da Anadolu'da anarĢi çıkarmaya baĢlamıĢlardır. c. II. Es'ad Efendi. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir. Belleten. hem Anadolu'yu ġî'alaĢtırmayı ve hem de böylece Anadolu'yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiĢtir. Yerine geçen ġah Ġsmail ise. 204 vd. Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu'ya göndererek. vrk. Es'ad Efendi. sh. torunları olan ġah Ġsmail tarafından ortadan kaldırılmıĢtır. Tokat'a saldırmıĢlar ve yüzlerce insanı kılıçtan geçirmiĢlerdir. nr. Karal. ġinasi. Ahmed Uğur neĢri. 2162. Erdebil ġeyhlerinden ġeyh Cüneyd Ģeyhliğine Ģahlık katmak istemiĢ ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında kati edilmiĢtir. Yılmaz. Tevârîh-i Âl-I Osman. halifeleri vasıtasıyla Anadolu'yu tam bir anarĢiye sürüklemekte maalesef muvaffak olmuĢtur. ġah Ġsmail'in taraftarları olan askerler. ġehzade Korkut. Daha önce de açıkladığımız gibi. 350-431. Ancak tarihî olayları doğru olarak öğrenmek Ģarttır. . Peygamber. 2. 1507 yılında üzerine yürüdüğü Alâüddevle Bey'in mağlubiyeti üzerine Elbistan. 1049 vd.. E. c.AyĢe Hafsa Hâtûn. 7351. Künh'ül-Ahbâr. ġeyhülislâm Kemal PaĢa-zâde. 244-306.115/b-119/a. 97-99. 136 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Rll ĠNMFYFt. 2362. bununla da yetinmeyerek Antalya'yı basmıĢ. I. 1-86. Süleymaniye kütp. c. X. sh. Beyhan. savaĢ halinde dahi. 73. ilim a-damları arasında ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi. 229. Bu arada Antalyalı Hasan Halife ve oğlu ġahkulu veya Osmanlı tarihçilerinin ifadesiyle ġeytan Kulu (ġahkulu Baba Tekeli veya Karabıyıkoğlu da denmektedir) eliyle Anadolu'daki Alevileri Osmanlı Devleti aleyhinde teĢkilâtlandırmaya baĢlamıĢtır. Yerine geçen oğlu ġeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiĢ ve Anadolu'yu ġî'alaĢtırmak metodunu kullanarak Ģahlığını pekiĢtirmek istemiĢtir. 37-44. Ġslâm Hukukunda ise. sh. 149-154. ¦-. Anonim Tarih. 3079. Hatice. VI.'. Daha sonra Pîrî PaĢa zamanında bu makam kaldırılmıĢ ve muamelâtı Anadolu Kazaskerliği'ne devredilmiĢtir. Nitekim temkinli davranmayan 72 Lütfi PaĢa. çocuklar. c. sh. 29-34. ġah Ġsmail'in halifelerinden olan Rumiyeli Nur Ali Halife baĢkanlığındaki Erdebil sofu ve müritleri. Devletler ve Hanedanlar. Defter. Belgelerle Osmanlı Tarihi.. Fatma ve Hafsa Sultânların annesi. Hafsa. din adamları ve yaĢlılar gibi yedi grup insanı katletmenin caiz olmadığını bütün komutanlarına talimat olarak vermiĢtir. Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile ġah Sultân'ın annesi. UzunçarĢılı. Altundağ. ĠA.. Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüĢtür. ġehzade Musa. sh. 189-211. bu üçüncü kazasker de divan-ı hümâyûn hey'etine dâhil edilmiĢ ve bu hizmete Fenarî-zâde Mehmed ġah Efendi getirilmiĢtir. Zira Hz. Bundan sonra sırasıyla Kızılcakaya. sh.

Bu yaraya parmak basmak için. uslanmayanlarının kati edilmelerini ve uslanması muhtemel olanlarının ise haps edilmelerini emr etmiĢtir. ġah Ġsmail'in üzerine gitmeden evvel. Ancak bu isyancı grupların bastırılmaması halinde. idarecilerinin yaptıkları hata ve zulümleri tamim etmek çok yanlıĢtır73. siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Anadolu beylerbeyisi Karagöz Ahmed PaĢa da öldürülenler arasındadır. ġunu da belirtmeliyiz ki. VI. Yüzyılın baĢında Çelebi Mehmed ve IX. Diyarbekir ve çevresindeki Kürt beylerinin mektuplarından da anlıyoruz. Çubukova'da 1511 yılında ġahkulu'nun bir okla öldürülmesinden sonra da ġiî'lerin Anadolu'daki tahribatları devam etmiĢtir. VIII. Anadolu'yu kasıp kavuran ve KızılbaĢ adı altında her yerde Osmanlı Devleti'ne karĢı kıyam eden bu insanların teftiĢ ve tahkik olunarak. Yüzyılın baĢında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gazi. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre yaklaĢık 40. Hem ġiiler ve hem de Sünnîler için. KızılbaĢların ne kadar insan öldürdüğüne dair binleri bulan rakamlar verdikten sonra. "ġüphesiz ki. V. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Olayı inceleyen UzunçarĢılı. . II. Yüzyılın baĢında Ömer bin Abdülaziz. Nice yıllar bu mülhidler. IV. Bunların Müslümanları nasıl kırıp geçirdiklerini. Peygamber. Yüzyılın baĢında Ġlhanlı Sultânı Gazan Hân. polis74. Yüzyılın baĢındaki müceddid ise Yavuz Sultân Selimdir. Ġslama hizmet edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Mu'tasım. VII.000 kiĢidir ve bunlardan ne kadarının öldürüldüğü de kesin belli değildir. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Kadir billah Ahmed bin Emir Ġshak.ve Keçiborlu kasabalarını yakıp yıkan ġahkulu Kütahya'ya kadar gelmiĢtir. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıĢtır. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. ġah Ġsmail'in üzerine gitmenin tamamen yararsız olduğu da gün gibi ortadadır. yüzyılın baĢında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin MelikĢah. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. her yüz yılın baĢında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir" buyurmaktadır. herkesi zorla Sünnî yapmak için zorla-mamıĢtır. yukarıdan beri vesikalar ıĢığında anlattığımız olayları biliyordu ve Anadolu'daki ġii Türkmenlerin binlerce insanı katlettiklerinin de farkındaydı. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Amasya'da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehĢet saçmaya baĢlamıĢlardır. ve zt 74. Allah. Osmanlı Devleti. Sizin inayetleriniz olmazsa. Ġslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri Ģöyle sıralamaktadırlar: Hicrî tarih esas alınmak üzere. Ġslâm âlimleri. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız" ĠĢte 918/1512 yılında Anadolu'yu ġi'a tehlikesinden kurtarmak üzere PadiĢah o-lan Yavuz. Ancak dinî inançlar kullanılarak devletin arkadan vurulması tehlikesi karĢısında t. Ġbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra. Yivi bul Blllı dinini tecdidi met e siyâset ı sadrazamı ı müceddidlerfj Hicri t) lın baĢındı d Ahmed l Melik^J Devle»1*! baĢındık! I Osun yari Allah k birincisi. meseleyi müzâkere etmek gayesiyle bir Divan toplantısı yapmıĢ ve baĢta Ġbn-i Kemal olmak üzere büyük âlimlerin de katıldığı bu toplantıda KızılbaĢlarla ilgili neler yapılmasını kararlaĢtırmıĢtır. III. I iyi devleti IAıNLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 137 da tedbirler almıĢtır. Yavuz'un baĢka çaresi yoktu demektedir. Hz. ġu cümleler bunlardan sadece biridir: "Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur? Bilindiği gibi. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi PaĢa'nın naklettiğine göre. komĢudur ve hatta karıĢıktır.

. Çaldıran zaferi bu fitneyi önlemiĢtir. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı. Künh'ül-Ahbâr." Ģuuruyla hareket eden Yavuz. Ali'ye ait bir kasidede "Mutlaka Âı-î Osman'dan Selim isimli birisi. Solakzâde. Hatta Ġbn-i Kemal dahi. 5321. Bununla beraber. ġiilerin tahrikiyle çıkarılan ġah Kulı isyanını da önleyememiĢti. 5035. ġah Ġsmail üzerine giderken de. Tarihçi Âli ve Lütfü PaĢa. 3062. vrk. Anadolu'nun ve hatta Musul ve Kerkük civarının da Osmanlı Devleti'ne katılması gerekiyordu. Ġslâm'ın kahramanca müdafaasını yapan böyle bir devlete itaat etmenin siyasî ve hukukî açıdan bir farklılık meydana getirmeyeceği ve hem de Ġslâm birliğinin teĢekkülü gibi gayelerle münferiden hareket edilemeyeceği ortadadır. tedbir alamamanın yanında. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan Fâtih'tir. Yavuz'un Hz. c. yüzyıla kadar uzanır. nr. II. hem Ġslâm birliğini bozan ve hem de Doğudaki Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiretlerini rahatsız eden Safevî tehlikesini bertaraf etmeye azmetti. Anadolu'yu ġiîleĢtirme hedefini güden ve her geçen gün bu hedefine daha da yaklaĢan ġah Ġsmail.Osmanlı tarihçileri. bir türlü durdurulamıyordu. Ġkincisi ise. Yavuz Sultân Selim'dir. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası. Ġstanbul'u fethederek Hz. Ġslâm tarihinde ittihâd-ı Ġslama önem veren nadir devlet adamlarından biridir. bu bölgenin kendi baĢına kalması. hem mahallî halkın güvenliği açısından tehlikeli ve hem de Osmanlı Devleti'nin de Müslüman bir ülke olması. Tâc'üt-Tevârîh. bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Kürtler. bu iki yönlü tehlikeyi henüz Trabzon Sancakbeyi iken fark etmiĢ ve babasını Ġstanbul'da ikaz dahi eylemiĢti. Es'ad Efendi. Osmanlı Tarihi. onun müslümanlara yaptığı iki hizmettir: Birincisi. Acem ve Arab memleketlerine hâkim olacaktır" ifadesinin geçtiği nakl olunmaktadır. II. 6636. II.. Memlüklüler üzerine giderken de. 5812. 138 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN* yaptığı hizmetleri ve ilgili hadisi zikrederek kaydetmektedir74. Ġran'da kısa bir zamanda Safevî Devletini kurmuĢ ve Doğuda hem Osmanlı Devleti için ve hem de âlem-i Ġslâm'ın birlik ve beraberliği için. ġah Ġsmail'in Anadolu üzerindeki siyasî ve dinî emellerine son verildi. Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur? Bu iddianın tam tersi doğrudur. Bilindiği gibi. 75. KûĢe-i kabrimde dahi bî-karar eyler beni. II.. 6522. Ġttihâdken savlet-i a'dâyı defa çaremiz. 359 vd. ġah Ġsmail'in hem mürĢidlik ve hem de ġahlık unvanları ile tahrik ettiği Anadolu'daki isyanları bastırarak Anadolu birliğini ve Memlüklüleri ortadan kaldırarak Ġslâm birliğini temin etmesidir. 233/a vd. hem siyasî ve hem de dinî açıdan tehlike arz eder hale gelmiĢtir. Bedâyi'. Rum. nr. sh. Yavuz'un müceddid olduğunu I 73 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Allah'ın yardımıyla 1514 tarihinde kazanılan Çaldıran Zaferi ile. Koca Müverrih. Zira bunlar da hem Müslüman ve hem de ehl-i sünnet vel-cemaat idiler. 452/a-b. Ģuurlu âlim Ġbn-i Kemal'in de yerinde ikazlarıyla. dağıdâr eyler beni. Bâyezid. 225231. Nihayet Yavuz Sultân Selim PadiĢah olunca. 253-270. Âli. Bunlardan birincisi. 2162. babaları Bâyezid-i Veli'nin yaratılıĢındaki tevazudan yararlanarak Anadolu'yu hâkimiyeti altına almak isteyen ġah Ġsmail liderliğindeki ġi'a seline karĢı. vrk. Bazı mana adamları. Bu iĢ nasıl yapılmalıydı? Kılıçla ve savaĢ yoluyla bu mümkün değildi. Yavuz'a müceddidlik vasfını kazandıran. "Ġhtilâf u tefrika endiĢesi. bazı âyetlere dayanarak çıkarmıĢtır ve bu konuda hususi bir Risalesi vardır. Ġkincisi. . 245 vd. 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır. UzunçarĢılı. sh. Yani Yavuz olmasaydı. Osmanlı padiĢahlarından iki kiĢinin mü'eyyed min indillah yani Allah katından teyid edilmiĢ PadiĢahlar olduklarını ifade etmektedirler. Ġbn-i Kemal ve Zenbilli Ali Efendi gibi büyük Ġslâm hukukçularından fetva alarak hareket etmiĢtir. Bu mühim zaferin kazanılmasında tamamen Sünnî olan ve gazada Yavuz Selim'in yanında yer alan Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiret beylerinin de büyük rolü vardı. ġehzade Selim. Mısır'ın Yavuz tarafından fethedileceğini. XV. Ali tarafından müj-delendiğini dahi ifade etmektedirler.. Hoca Sa'deddin Efendi. Fakat. Hz. ciddi bir ehl-i sünnet bendini teĢkil etmesidir. Ġttihâd etmezse millet. c. c. ġah Ġsmail. ġî'a'nın tasallutu altında olurlardı.

tandaĢı kabul edillyortğ buydu. Matbu nüsha. Osmanlı ı farklılıklar. Kur'ân. nr. c. Osmanlı Devleti'ne iltihak etmekle bir Ģey 74 Lütfi PaĢa. arata Müslüman Türklerle I Ģında. ĠĢte Osmanlıya bağlılığın sırrı burada yatıyordu. 281-282. Osmanlı Devleti. ırka ve maddî sömürüye dayanan bir ayırıma gitmiyordu. c. Feyz'ül-Kadîr ġarh'ul-Câmi'-is-Sağîr. Süleymaniye kütp. istimâlet ile yani kendi meyil ve arzuları ile. 40-53. 234/a (Müceddidlik meselesi burada ĠĢlenmektedir). Künh'ül-Ahbâr. t Bu azmim hayat din: s. icmâ' ve kıyas yoluyla vaz' edilen hukukî hükümler yanında. Daha önce de ıım t ırka ve maddî sömürû|je bulunan her yer <rfr8&|s. 232/b-233/a. dâhilde ve hâriçte. Doğudaki Kürt ve Türkmen AĢiretleri. bazı örf âdetlere münhasırdı. Büyük âlim Ġdris-i Bitlisi tarafından PadiĢah'a yapılan telkinler neticesinde. içmede ve hatta giymede dahi aynı dinin esaslarına tabi' oldukları için. belki kazanmıĢlardı. Müslüman Türklerle Kürtler arasında mevcut olan bazı ufak ve önemsiz farklılıklar dıĢında. oldukları için. sünnet. Münâvî.'Ġ| sebeple de. Mısır 1938. Mesela. II. sh. Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan bir Müslüman beylik. sh.ĠĢte bu hakikati idrâk eden Kürt ve Türkmen Beyleri. aralarında dlnt. Muhammed Abdürraûf. 2162. Osmanlı Devleti'ne itaat etmenin zaruretini anlamıĢlardır. Daha önce de izah ettiğimiz gibi. farklı bir sistemle karĢılaĢmıyordu. Osmanlı Devleti sahip olduğu topraklar üzerinde. II. kaybetmemiĢlerdi. Doğu ve Güneydoğu bölgesinin tamamı. Ġslâm hukukunun müsaade ettiği ölçüde her mahallin örf ve âdetlerine de hürmet gösteriyordu. 7-16. Es'ad Efendi. V. I Ġmâdiye Hâkimi! Osmanlı Devletl'n sarası için ı lerle hezimete uj)ı altına almaları i dım talep etmek 1 etmek gayesiyle j "Can u gonuMmJ baĢların r Ġslâm Sultânı'» gösterdik ve ti Bu muhlis v komĢudur ve lı Sadece tslâm S kurtarmayı r bunlara karĢı ( Allah'ı bir bilip D uymamız mûmW*ı| Bu mel Bltlisî'nin ı Diyarbı olan I reislerine! "Altıyı yarlanan Ġl ma'rlfetlnı kuvveti. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. bütün Müslüman Osmanlı ahalisi. bir iki ay içinde Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢti. sh. c. yemede. vrk. Osmanlı topraklarında yaĢayan insanların arasında düĢünülebilecek en önemli farklılıklar. 350-431. sh. Mesela. sh. Zaten Osmanlıyı Avrupa'dan ayıran en önemli hususiyet de buydu. Zira topraklarının dahilinde bulunan her yer dâr'ül-Ġslâm sayılıyor ve bütün Müslüman ahali de bu ülkenin aslî vatandaĢı kabul ediliyordu. 25. Ġslâmiyetin getirdiği hükümlerdi. Doğu ı parçalamak müessir olması çokj Çaldıran Zaf< nadolu'nun fethe Güneydoğu bölgel hemmiyetli bir ġerefüddin Bey.ı ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 139 % ilhakı ¦erinde saĢi-»yla ii ve «re I Bilal'ın dan kaybetmemiĢlerdi. 263/a-b. Osmanlı Devleti'nin değiĢmeyen siyâsetinin kaynağı ve dayandığı hukukî temeli. Bu sebeple. . 259/a-260/a. Akgündüz. Tevârîh-i Âl-i Osman. aralarında ihtilafa vesile olacak ciddî bir Ģey mevcut değildi. Âl!. bazı I Osmanlı ahalisi. Solakzâde. Rengi ve Ģekli farklı olsa da.

Nice yıllar bu mülhidler. XX. bu hâdiseden önce ġiflerin Diyarbekir'i muhasara altına almaları üzerine. Yani bugünün vilâyetleri ve hatta devletleri. Bu sebeple de. Cihada gayret gösterdik ve Ġslâm PadiĢahı'nın yollarını bekledik. hep beraber bir iyi insan oluruz. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir. gönderilen tuğralı beyaz kâğıtlar kullanılarak onlara berâtlarının yazılmasını emreder. Hizan Meliki Emir Davud.aralarında dinî. onların akıl ve ma'rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. Yavuz Sultân Selim. kendisine Doğu A-nadolu'nun fethedilmesini tavsiye eden meĢhur âlim ve tarihçi Ġdris-i Bitlisî'ye. ġah Ġsmail'in Diyarbekir'i muhasara altına alan ordularını tarumar eylemiĢtir. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Hısn-ı Keyfâ Emiri Eyyubîlerden II. Ġlhâdları zahir olan KızılbaĢlar'dan teberri eyledik. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. Ġyi evlâd böyle olur. Elhâsıl. Ġmâdiye Hâkimi Sultân Hüseyin olmak üzere 25-30 tane Kürt beyi (ümerây-ı ekrâd).. ġah Ġsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu on bin kiĢilik Ġdris-i Bitlisî kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı beyler. hükümete itaatte selâmet var. Devlete bağlanan beyler arasında ihtilaf ve ihtilal vuku bulmaması için gereken tedbirlerin alınmasını ve in'âm ve ihsanların da ona göre yapılmasını ister. Böylesine e-hemmiyetli bir zamanda Ġslâm birliğinin zaruretine inanan baĢta Bitlis Hâkimi ġerefüddin Bey. komĢudur ve hatta karıĢıktır. Sonra da manevi takdirleri yanında ona gönderdiği bazı maddî hediyeleri zikreder." 140 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMM Diyarbekir'in Safevî Devleti'nden alınmasından sonra Kürt Beyleri arasındaki gayretlerini sürdüren büyük âlim Ġdris-i Bitlisî. Kızıl-baĢların neĢrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve ġafii mezhebini icra eyledik. Ġdris-i Bitlisî vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kısa bir zaman i-çinde ve hem de yerli beğierin istek ve arzularıyla Osmanlı Devleti'ne ilhak edildiğinin haberini alan Yavuz Sultân Selim. bu büyük âlimi taltif etmek üzere kendisine bir ferman gönderir. kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. biz onların kuvveti. Diyarbekir Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed PaĢa'ya beyaz hükm -i Ģerifler gönderdiğini ve Osmanlı Devleti'ne bundan sonra da tâbi olacak olan bey olursa. Sünnetullah bizde böyle câri olmuĢdur". ayrı ayrı kabile ve aĢiret tarzında yaĢamaktadırlar. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız. ahlakî. Halil. bu faaliyetlerinin neticesinde kısa zamanda Doğu ve Güneydoğudaki Kürt ve Türkmen Beylerinin Osmanlı Devleti'ne itaatlerini temin eylemiĢtir. Bu mektûb üzerine Konya Beylerbeyisi Hüsrev PaĢa kumandasında ve Ġdris-i Bitlisî'nin manevî yardımlarıyla toplanan on bin kiĢilik gönüllüler ordusu. uhuvvette saadet var. Osmanlı Devleti'ne kendi arzularıyla tâbi olan beylerin ve bunlara bağlı olan sancakların mikdarlarını ve tahrîrî bilgileri hazırlamasını emreder. kendi arzu ve istekleriyle ve hem de birer mektup ile Osmanlı Devleti'ne bağlanmaktadır. Ġttihadın sağlam ipine ve muhabbet Ģeridine sarılmak zaruridir. Zira Kürtler. "Can ü gönülden Ġslâm Sultânı'na bî'at eyledik. Mektubunun baĢında Diyarbekir Vilâyeti'nin sulh ile ve istimâlet yolu ile fethine vesile olduğu için Ġdris-i Bitlisî'ye teĢekkür eder. Doğu Anadolu'nun siyasî. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Ġslâm Sultânı'nın namı ile Ģeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda baĢladık. kültürel ve coğrafî çok büyük azamî müĢterekler vardı. Ġttifakta kuvvet var. kültürel ve idarî bütünlüğünü bozmak ve parçalamak maksadıyla içerde ve dıĢarıda yapılan faaliyetlerin. asrın Ġdris-i Bitlisî'si olan Bediuzzaman 1910'larda Osmanlı Devleti'ne karĢı isyan etmek isteyen Kürt aĢiret reislerine hitaben diyor: "Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karĢı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim Ģanlı Türk pederlerimize. Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını padiĢaha iletmiĢlerdi. yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermiĢlerdir. Dik baĢlılık etmeyeceğiz ve kendi baĢına hareket yapmayacağız. Türkler bizim aklımız. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Bu azmimizle baĢka milletlere ibret dersi vereceğiz. dinî. Ona bedel. Yavuz Sultân Selim'e tarihçe müsellem olan tarihî arîzayı. . bölge halkı arasında müessir olması çok zordu. ittihâdda hayat var. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin Osmanlı Devleti'ne ilhakı için vazife veriyordu. Sadece Allah'ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz. Çaldıran Zaferini takip eden 1516 yılında.. Sizin inayetleriniz olmazsa.

Osmanlı Tarihi. Anadolu'yu ĢnieĢtirmek isteyen ġah Ġsmail'in kendisine elçiler gönderdiğini. her iki eyâlette de. Ancak Osmanlı Devleti. yanlıĢ yon sının teır nün Ait ve idaresi a na tabi t ler söz I Diyarbekir Ij bütün Dojıijj devrinde J Doj guruba! Biri diğer t merkezden t tımar sis aĢiret \ Amid. Bilindiği gibi. güneyde yer alan Arap aĢiretleri de yine kendi iradeleriyle Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. 20. sh. 452/a-b. Pertek Hâkimi Kasım Bey.Mektubun sonuna doğru. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. Çermik. I genellikle i darılara ti rineo 75 Koca Müverrih. Ankara 1987. üç ana guruba ayırmak mümkündü. ġark diye adlandırabileceğimiz ve bugün Doğu Anadolu. Musul ve Kerkük'den itibaren Kuzey Irak ve Haleb'i de içine alan Kuzey Suriye bölgelerinde yaĢayan çok sayıda Arap. Ayrıca ġuran. Urmiye. Meyyafarakin. bin bir türlü yağcılıklar yapıp sulh istediğini." nâsındı i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 141 Ijınm 76. Anonim Tarih. UzunçarĢılı. Palu. Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu? Bu iddia. Birinci gurup. Çaldıran Zaf eri'nden sonra Doğu Anadolu'da Diyarbekir merkez kabul edilerek Musul. Yani eyalet ve sancakların Ġstanbul'a olan bağlarında ayrı ayrı statüler söz konusuydu. 112/a-113/a. c. Ġslâmı tatbik ve adaleti te'sis için sizin hâkimiyetinizi zaruri görüyoruz75". Türkmen ve Kürt aĢiretleri Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylemiĢtir. 2362. Benî Ġbrahim. Ġbn-i Said. 273 vd. Güneydoğu Anadolu. 2162. Eğil. vrk. Bedâyi'. 1019. sancak ve eyâletler teĢkil ediyordu. Bayram. Osmanlı Devleti'nin idarî yapısının temelini kaza.. 2) Kürt ve Türkmen aĢiretleri gibi. canlarımız. Benî Sâyim. idare tarzı açısından. Âli. sh. Besni.). nr. Sincar. vrk. mallarımız. Cezire Hâkimi ġah Ali Bey. yıllar sürecek harplerle elde edilemeyecek zaferlere u-laĢıldı. bugünün Amerika'sı gibi. I denmekte*. Sason. ve bu I Bu iddia. Urfa. Osmanlı Devlet teĢkilâtını bilmemekten ve konu ile ilgili bazı belgeleri yanlıĢ yorumlamaktan kaynaklanmaktadır. Bu gayretlerin neticesinde. ÇemiĢgezek Hâkimi Melik Halil. Ġmadiye Hâkimi Sultân Hüseyin. Safed ve Gazze Ģeyhleri ile Haleb ileri gelenlerinin bulunduğu seçkin bir temsilciler heyetinin Yavuz'a takdim ettikleri ve aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Ģu itâ'at mektubu çok manidardır: "Bizler. 76. Bediüzzaman Said Nursi. 249/a-251/a. Siirt. Benî Atâ aĢiretleri. Es'ad Efendi. vrk. mutlak bir merkeziyetçilikten tamamıyla uzak bir anlayıĢa sahipti ve idaresi altına aldığı bölge ve cemiyetleri. ancak onun sözlerine ve ıslah olduğuna inanılmaması icab ettiğini belirterek gerekli tedbirlerin ihmal edilmemesini emretmektedir. Nutuk (Osm. Doğu Anadolu'daki sancakları. Mardin ve benzeri yerlerdeki aĢiretler de arka arkaya Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. Hısn-ı Keyfâ Emîri Melik Halid. Hizan Meliki Emir Davud. c. sh. klasik Osmanlı Sancakları Ģeklindeydi. 11634/26. Esad Efendi. Atak. Bunları kısaca özetlemekte yarar görüyoruz. sh. mütudtl edilme. Bitlis. Sultân II. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. iyâlimiz ve dinimizin emniyeti için size itaati arzuluyoruz. nr. 378-383. Bu iltihâklardan bazılarını beraber görelim: 1) Kürt ve Türkmen beylerinden istimâlet ile kendi meyil ve arzuları ile itaat eden 25'den fazla aĢiretten ve reislerinden bazıları Ģunlardır: Bitlis Hâkimi Emir ġerefüddin.. Künh'ül-Ahbâr. Süleymaniye Kütp. Malatya. I Van Eyı teĢkil i Ġkindi beylere t edilmiĢtir. E. Sancakbeyleri doğrudan merkezden tayin olunurlardı . Harput. Cizre. Yavuz. 8 memlekr sancaklar âl Ey. çeĢitli özelliklerine göre farklı idare tarzlarına tabi tutuyordu. Aralarında Ġbn-i HarkuĢ.. Yani Osmanlı Devleti'nin diğer bölgelerinde tatbik edilen idare usulü burada da cari idi. II. Kanunî Süleyman devrinde yeni bir düzenleme yapılarak Van'da ayrı bir eyâlet daha teĢkil olundu. ĠĢte Osmanlı Devleti. Solakzâde. II. Garzan. nr. Kodaman. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Mardin ve Harput da dahil olmak üzere bütün Doğu Anadolu'da gayet geniĢ bir eyâlet meydana getirmiĢti.

Devlete ihanet ettikleri takdirde değiĢtirilebilmektedirler. Ġmamet. devamlı olarak sancak ve has Ģeklinde tevcih edilmiĢtir. 142 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU{ cakbeylerinin tayinine merkezî idare asla karıĢmaz ve ellerine verilen ahidnâmeler gereğince. Ġkinci gurup. Arazîsinde tımar nizâmı cari değildir. Ġstanbul 1996. .ve herhangi bir imtiyaza sahip değillerdi. Müküs ve Bargiri de Van'a bağlı bu tür sancaklardandırlar. sh. "Müslümanlar üzerinde umumî tasarruf hakkına sahip olmak yetkisi". Tercil. Hilâfete imamet de denir ve namazdaki imamlık görevinden ayırmak için buna "imâmet-i kübrâ" adı verilir. Diyarbekir Eyâleti'nde merkez Amid. Müslümanların lideri olan Ģahıs da Ģerl hükümlerin icrasında Hz. Kısaca özetlediğimiz bu sistem. aslında bir kimseye halef olmak. Hayat boyu sancakbeyi olan bu idareciler vefat ettiğinde. bunlar azl ve nasb edilemezler. c. Peygamberin halefi olarak dinî ve dünyevî meselelerde bütün Müslümanları temsil etmek". Yani bunlar. Hasankeyf. Osmanlı Kanunnâmeleri. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Sincar. Bunların idaresi. Halife. Zaho. Eğil. Yurtluk ve Ocaklık tarzındaki sancaklardır. Diyarbekir veya Van Eyâletinin içine serpiĢtirilmiĢlerdir. Dahilde tamamen müstakil olan bu bölgeler. Hilâfet. Bunlara Ekrâd Sancakları da denir. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Van Eyaletinde ise. Hakkari ve Mahmûdi sancakları bu mahiyette Osmanlı Sancaklarıdır. Diyarbekir ve Van eyaletlerindeki bu tür sancaklar. Hükümet adı verilen sancaklardır. Fetih esnasında bazı beylere hizmet ve itaatleri karĢılığında. Ergani ve ÇemiĢkezek sancakları ile Van Eyaleti'ndeki ErciĢ ve Adilcevaz sancakları. Hatta Kürdistan Eyâleti sancakları da denmektedir. Ġmtiyazlı sancaklar da diyebileceğimiz bu sancaklardan Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı 13 ve Van Eyaletine bağlı olarak da 9 adet mevcut idi. Bitlis. aslında öne geçmek ve lider olmak demektir. Osmanlı Devleti ile aralarında herhangi bir farkın bulunmamasıdır. 77. Sebebi bu bölgede daha önce müstakil veya Ġran'a bağlı beylerin fetih esnasında Osmanlı Devleti'ne sadakat göstermeleri ve en önemlisi de. Zira sancakların idaresi genellikle bölgeye eskiden beri hâkim ola-gelen nüfuzlu. hariçte yani askeri ve siyasi alanda bölgedeki Osmanlı beylerbeyine tabidirler. Halifeye "imam" veya "imam'ül-müslimin" denmesi de bundan kaynaklanmaktadır. 30 vd. emîr'ül-mü'minin ve imam. Siirt ve Atak Diyarbekir'e bağlı bu tür sancaklardandırlar. Kulp. Bunlardan ikisini zikredelim: "Hz. Bu sancaklar tımar sistemine dahildi. Pertek. 197-213. Harput. Mihrani. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse. Seferde Beylerbeyi'nin hizmetine girmekle mükelleftirler ve bu memleketlere merkezden kadı tayin edilir. Akçakale. Arazîleri tımar nizâmına tabidir. Bu unvanı taĢıyan âmme müessesesi yani hilâfet ise. daha ziyade Doğu Anadolu'da uygulana gelmiĢtir. yerlerine oğullan veya diğer yakınlarından biri geçmektedir. hem itikadî açıdan ve hem de amelî açıdan. Üçüncü gurup ise. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır? Ġslâm hukukunda icranın baĢı olan Ģahıs için üç unvan zikredilmektedir. BaĢlangıçta hizmet ve sadakat karĢılığı verilen bu sancakların durumu. bağımsız birer devlet tarzında değil. Bunlar klasik Osmanlı sancaklarından farklıdırlar. Diyarbekir eyâletinde Hazzo. daha sonra ailelerin tasarrufuna bırakılmıĢ ve Tanzîmât dönemine yani 1840'lara kadar bu hal aynen devam etmiĢtir76. Emir'ül-mü'minin unvanını ise ilk kullanan Hz. sadece icranın baĢı olan beyin tayini ile arazinin statüsünün tesbitinde müstakil yetkilerle donatılmıĢlardır. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yollan. bu tür sancakların baĢlıca örneklerini teĢkil ederdi. Zaten toprak itibariyle de. umumiyetle aĢiret yapısı kuvvetli olmayan yerlerde teĢkil edilmiĢtir. Yani kısaca Müslümanların devlet reisliği demektir. SanI •ı vd: Akgündüz. Osmanlı PadiĢahları. Palu ve Genç sancakları. Hizan. Pey-gamber'e halef olduğu için kendisine halife denmiĢtir. sh. eski mahallî beyler ve hanedanlara terk edilmiĢtir. Ömer olmuĢ ve daha sonraki devlet reisleri bu unvanı "mü'minlerin emiri" manasında halifenin eĢ anlamlısı olarak kullanmıĢlardır. onu temsil etmek demektir. Cizre. Çermik. fetih esnasında gösterdikleri hizmetlerden dolayı tamamen yerli beylere terkedilmiĢtir.

Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 143 KureyĢ'tendir" hadisine dayanmaktadırlar. Hz. Süleymaniye Kütp. mevcut âlimler bunu caiz görmüĢtü. Bir kısım Ġslâm hukukçuları halifenin KureyĢ'den olmasının Ģart olmadığını ve hilâfet gibi âmmeye ait bir meselede nesebin tesiri olamayacağını ileri sürerken. I inkılabı halife I Abbasi lı olarak I baren Hz. Bedâyi'. Osmanlı Tarihi. Peygamber'in izinden yürüyecek ve onu temsil edecek makam demek olan hilâfet makamı. Mısır'dan beraberinde getirdiği son Abbasî Halifesi Mütevekkil Alellah'a Ayasofya Camiinde hilâfeti kendisine devrettirdiği zaman. çoğunluğun bu Ģartı kabul etmesi uygulamada zorluk çıkarmıĢtır. Oğlu Kanuni ise. c. E. 2162. Hasan'ın altı aydan ibaret bulunan hilâf et süresiyle sona ermektedir. 2362. 1516 yılında tahrir edilen Semendire Sancağı Kanunnâmesinin baĢında yer alan Halifetüllah tabiridir. sh. halifenin KureyĢ kabilesinden olması Ģartıdır. Ayrıca. Zamanımızda KureyĢilik Ģartı da ortadan kalkmıĢtır". vrk. nr. Osmanlı Kanunnâmeleri. buna hilâfet-i nübüvvet de demektedir. 11634/26. Daha sonra da 1519 tarihli TrablusĢam Kanunnâmesinin baĢında ise. halife unvanını kullanmıĢlardır. 20. Bediüzzaman Said Nursi. Es'ad Efendi. Ġkincisi. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. I Kavinin* Haremeyn^ SultSnS I» yacak fa 76 Koca Müverrih. UzunçarĢılı. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). nr. bir baĢka ifadeyle Ģeklen ve hükmî halifeler olarak kabul edilmiĢlerdir. cebir ve istilâ suretiyle elde edilen imamettir. 40 vd. ondan sonra saltanata inkılab eder" hadisinin iĢareti ve bütün Ġslâm hukukçularının ittifakıyla gerçek manada halife hülefâ-i râĢidin'dir. c. sh. II. halife ve Ġmâm'ül-Müslimîn unvanlarını son halife Abdülmecid Efendi'ye kadar kullanmıĢlardır. 747/1346). 452/a-b. Esad Efendi. gerçek hilâfet (hilâfet-i kâmile veya hilâfet-i ha-kikiye)'dir ki. c. Peygamber'in bahsettiği 30 sene.II. vrk. sh.Halife olmanın bazı Ģartları vardır. Kodaman. Bu sebeple bazı araĢtırmacılar hilâfeti iki kısma ayırmaktadırlar: Birincisi. Sultân II. Anonim Tarih. Büyük Türk Hukukçusu SadrüĢĢeria. hak ve yetkileri bulunmayan Ģeklî halifelik değil. Peygamber'in "Benden sonra hilâfet otuz senedir. sh. en az on defa halife ve hilafet unvanları kullanılmıĢtır. Osmanlı tatbikatında kendisine uyulmayan ve en çok tartıĢmalı olan bir Ģartı da. 273 vd. bu meseleyi Ģöylece vuzuha kavuĢturarak Osmanlı PadiĢahlarına hilâfet yolunu açmıĢtır: "Zikredilen Ģartlardan zaruret gereği ortadan kalkan Ģartlar aranmayacaktır. Osmanlı PadiĢahlarının en az ikinci manada halife olduklarında Ģüphe yoktur. 213 vd. Nutuk (Osm. Halife Ömer bin Abdülaziz bir tarafa bırakılırsa. Ebubekir'den itibaren Hz. \: PadiĢah! yetkileri I nasında Ġl Osı Müslimiı o da hilâfet" bütün CsımiII Haleb'in h Semend. . bütün hak ve yetkilere hâiz olan halifelik manasında halifedirler. Çoğunluk "imamlar KureyĢ'tendir" f kukçusu Buharaltî rarak Osmanlı P« ortadan kalkan ı sebepledr ki < son Abbasi I rettirdiği ! ġunu ( ve onu t yonunu her | kısma i kikiy«)'dlrl çim ve I hilâfet-l ı gerekil \ suretiyle ( dır. 112/a-113/a. sh. Ebüssuud gibi bir Ġslâm Hukukçusunun kaleme aldığı Budin Kanunnâmesinin baĢında. nr. Hz. Künh'ül-Ahbâr. yukarıda zikredilen Ģartlara haiz ve Müslümanların rızası ile yapılan seçim ve bî'at sonucu elde edilen hilâfettir. vrk. Hz. 249/a-251/a. 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasıyla ilgili kanun bunun en son delilidir.'sS da 1519 ti ünvanlanl aldığı I ümem. gerekli Ģartları hâiz olmayan veya milletin seçim ve bî'atıyla değil de. 12 vd: Akgündüz. Mesela. Ģeklî hilâfet (hilâfet-i sûriye)'dir ki. Hz. 1019. Yavuz Sultân Selim.). 378-383. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yolları. Yavuz Sultân Selim'den itibaren. Solakzâde. Osmanlı PadiĢahları. sh. Bu sebepledir ki 923/1517 tarihinde Yavuz Sultân Selim. Türkistan'ın yetiĢtirdiği büyük Hanefi hukukçusu Buhara'lı Sadr'üĢ-ġerî'a (öl. ġunu da bilmekte fayda vardır: Her konuda Hz. Bunda saltanat ve hükümdarlık manası ağır basmaktadır. Emevi ve Abbasî halifeleri hep ikinci grupta kalmıĢlar. Âli. maalesef bu mana ve fonksiyonunu her zaman devam ettirememiĢtir. Ayrıca Yavuz'dan itibaren bütün Osmanlı PadiĢahları. Haleb'in fethinden itibaren halife unvanını kullandığına delil.

sh. Mir'ât'ül-Haremeyn. Osmanlı Kanunnâmeleri. Ahkâm'üs-Sultâniyye. Osmanlı PadiĢahlarının halifeliği konusunda Ģüphesi 144 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP*N'. Üçüncüsü ise.. 449. kiliselerde yaptıkları âyinlerde papazlar tarafından Ģöyle duâ ettirildiğini. bu konuda fazla bir Ģey söylemeye ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. I. c. Tapu-Tahrir Defteri. sh. sh. Ayrıca aynı ciltteki Dede Efendi'nin Risale'sinde de halife tabiri Osmanlı PadiĢahları için çokça kullanılmıĢtır. kılıca dayalı ve sömürgeci bir imparatorluk değil. Balkanlardaki bazı Hıristiyan gruplara. AÜ Ġlahiyat Fakültesi Dergisi. "Ya Rab! Bize de Osmanlı hâkimiyetinin altına girmeyi nasib et ki. 1-2. c. sh. Risâletü Halâs'il-Ümme Fî Ma'rifet'il-E'imme adlı eseriyle mukni cevaplar vermeye çalıĢmıĢtır. Zaten Yavuz'un Kahire ve Mekke'de bulunan Mukaddes Emânetleri Ġstanbul'daki Topkapı Sarayı'na taĢıması ve bunlar için Hırka-i ġerif Dairesinin yapılması ve nihayet Kudüs. buna da tabiT hükümet denmektedir. Ahmed Cevdet PaĢa. Osmanlı Devleti. Belki. Mukaddime. Bilindiği gibi. 7885. Muhammed. Ġkincisi. XXIII (Ankara 1978) . sh. Bu kaynaklardan sonra. 502-503. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır? Maalesef bu tür iddialar. IV. III. akıl ve Ģer'i nazara almadan cebirle ve zulümle idareyi yürütenlerin hükümetidir ki. Türk Hukuk Tarihi. 208-228. (neĢr. Bu konuda önemli bir izah da Eyüp Sabri PaĢa'ya aittir. Ġstanbul 1301. zorla ve zulümle hâkimiyetini mazlum milletlere kabul ettiren bir imparatorluk değildir. adaletinden ve huzurundan istifade etmek gayesiyle hâkimiyeti altına girmeyi arzuladıkları ve vardıkları her yere i'lây-ı kelimetullah gayesiyle ayak basan bir Ġslâm devletidir. o günlerde kaleme aldığı eserinde açıklamaktadır. eski tâbirle istimâlet ile yani kendi meyil ve arzularıyla. sh. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir."Halîfe-i Resûl-i Rabb'il-Âlemîn. IH. ilmî olmaktan ziyade siyasîdir. Lütfi PaĢa. Prof. 497-498. kilise kayıt defterinin orijinalinden bir müzede bizzat okumuĢ ve bize nakletmiĢti. 11. El-Ferrâ. 19 vd. Ebu Ya'lâ. Abu'l-Hasan Ali b. Kaldı ki. dinimizi huzur içinde yaĢayalım". 1357. Hatipoğlu. Bedâyi'uz-Zuhûr. Amerika'da araĢtırma yapan bir arkadaĢım. sh. nr. 212213. NâĢir'ül-Kavânîn'is-Sultâniye. Yavuz'un muasırı olan Mısır'lı tarihçi Ġbn-i Iyâz da. 1298. I. âĢir'ül-Havâkîn'il-Osmaniyye. 451. Mehmed Hatiboğlu Hilâfetin kureyĢliliği Ġle ilgili olarak yazdığı uzun bir monografisinde konuyu ayrıntılı olarak incelemiĢtir. 78. eĢine tarihte ender rastlanacak olan bir Ġslâm devletidir. Müslümanların ve gayrimüslimlerin. Ona göre üç çeĢit hükümet vardır: Birincisi.I bulunanlara. 6 vd. III. birinci gruba girmektedir . Kanuni Sultân Süleyman'ın Sadrazamı olan Lütfi PaĢa. Vâris'ül-Hilâfet'il-Kübrâ kâbiren an kabir. hilâfetin Yavuz'a devrini. c. nr. kendi yaptıkları kanunlar ile idareyi yürüten siyâset hükümetidir. Sultân'ül-Arabi ve'l-Acem ve'r-Rûm. Mehmed Said. Ġbn-i Iyâz. Hâiz'ül-Ġmâmet'il-Uzmâ ve's-Sultân'ül-Bâhir. 2. . 4. Altı yüz sene yaĢayan bir devletin elbette haseneleri de seyyieleri de olacaktır. hilâfet veya imamet hükümetidir ki. sh. 98-99. Konu ile Ġlgili olarak bkz. muasır kaynaklardan hiç birinde hilâfetle ilgili kayıt olmadığını söylemek ciddi bir hatadır.. Hilâfet ve Hâki-miyet-i Milliye. 1007. hasenatı herhalde seyyiâtına gâlibdir. EI-Mâverdî. Eyüp Sabri PaĢa. c. O halde Osmanlı Devleti. Peygamber'in vekili olarak ġer'-i Ģerifi uygulayan her hükümet bu gruba girer. Kahire. 1167-1175. "Hilâfetin KureyĢliliği". Ancak kader-i ilâhinin bu kadar uzun seneler yaĢamasını takdir ettiği bu devletin. Seyyid Bey. Medine ve Mekke'nin Osmanlı Devleti'nin eline geçerek padiĢahların Hâdim'ül-Haremeyn olarak ilan edilmesi ile halife sıfatı perçinlenmiĢtir. Burada Muhammed Abduh'un Ģu sözlerini zikr etmeden geçemeyeceğiz (PadiĢah Abdulhamid'e yazdığı bir layihada diyor): 77 BA. Mısır. sh. Bkz. sh. 14-15. Dr. Hz. mümehhidü kavâ'id'iĢ-Ģer'il-mübîn ve Zıllulâh'iz-zalîli alâ kâffet'ilümem. Tezâkir I-IV. c. 20-24. El-Ahkâmu's-Sultânlyye ve'l-Velâyâtu'd-Diniyye. Cin-Akgündüz. ilk dönem Osmanlı tarihini yazan muteber ve Yavuz'a muasır bir tarihçi ve devlet adamıdır. Hami hıme'l-Haremeyn'il-Muhteremeyni ve'l-makâmeyn'il-mu'azzameyn'il-mufahhameyn es-Sultân ibn'üs-Sultân Es-Sultân Süleyman Hân ibn'üs-Sultân Selim Hân" unvanlarını kullanmaktadır ki. c. Ġstanbul 1306. Muhammed. Osmanlı Devleti'nin idaresi altında asırlarca yaĢayan topraklar üzerinde iktidarı elinde bulunduran siyasî güçler kendi suiistimallerini örtmek için böyle bir propagandaya baĢ vurmaktadırlar. Bu taksime göre Osmanlı idaresi. Akgündüz. Ġbn-i Haldun.

24 vd. Mısır'dan yola çıkarak ġam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb giriĢinde. c. Avrupalılar'ın Mağrib Müslü-manlarını canavar gibi parçalamayı beklediğini çok iyi bilen Cezayirli Müslümanlar ve bunları birliğe davet eden Oruç ve Hızır kardeĢler çareyi Osmanlı Sultânı Yavuz Sultân Selim'e mektup yazmakta bulmuĢlardır. sh. kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultân Selim'e takdim edilen bir arîza yani dilekçeyi de değerlendirmek istiyoruz. c. II. Ġnalcık. Ahmed Cevdet PaĢa. çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultân Selim" sesleriyle ĢaĢkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir. Osmanlı Devleti'ni. El-Irâk Beyn'el-Memâlîki ve'l-Osmâniyyîn'il-Etrâk. "îtlkad edi. Zira bu devlet yıkılırsa. Alem-! Ġslim pe'ijMfl Mesela Kuzey* na maruz kalmıĢ» Oruç Reis ve Htarl Bahadır kardeĢler. Ġbn-i Ece. Der. Suriye . 148-149. asrın ilk çeyreğinde Mağrib ülkeleri Hıristiyan istilasına maruz kalmıĢ ve kendi devletleri zayıf düĢmüĢtür. c. (Tarih Risaleleri. Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi I-IV. Bu durum. Ortadoğu'daki Araplar. Muhammed bin Mahmûd. Üçüncüsü de. a'yânlar. Muhammed Harb ve Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili araĢtırmaları. XVI. Yılmaz. ( maktadır: Evet1 misler ve cesinden ı Ġslâm'ı t ğu'dakl I nin zulmü Abdu'ud 1 Osmanlı ı muhalif I fethetmesini Ġl dan farklı ( Kansu Sultân! BuradaH Yavuz Sulta»! Muhamır Saraydılar. Osmanlı Devleti'ni davet etmiĢler ve onlara merhaba demiĢlerdir. bu bölgeye Fâtih zamanında gelmiĢler ve yerleĢmiĢlerdir. c. Halep'te âlimler. ġam 1986. Ġstanbul 1271-1301. k gayret gösten inanlarını bunları bıriıjjet Selim'e mümkündür. Alem -i Ġslâm periĢan olacak ve sahipsiz kalacaktır. 19. Mustafa Özel). Târih-i Ahmed Cevdet (Vekâyi'-i Devlet-i Aliyye) I-XII. Mektubun gayesini tek cümleyle özetlemek mümkündür. sh. "Biz Osmanlı Devleti'ne tâbi olmayı ve o devletin bir vilayeti olarak kalmayı istiyoruz. Alınan kararlara göre. Neticede dört mezhebin kadısının ve Ģehrin ileri gelenlerinin. sh. I. Özellikle Mısır'daki Müslüman ahali. c tartıĢn halka \ dikle. Ġkincisi Peygamber'e imandır. Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. sh. ler. Osmanlı Devleti'nin Ģemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istedikleri gibi. belki çok daha evvel baĢlamıĢtır. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. sh. Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Ka-nunî'ye mektuplar göndererek. Gerçekten Yavuz'un seferi öncesinde. Ortadoğu'daki Araplar açısından da durumun aynı olduğunu ortaya koymaktadır: Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi. kadılar. "BĠZ 0117111* Ġ künse Hızır Rıtfld Kuzey/ nunî'ye ı nülden Ġsi araĢtırmaları. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde. Bahadır kardeĢler. kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüĢlerdir. kısa zamanda Hıristiyanları durdurma ve iç ihtilafları önlemek üzere gayret göstermiĢler ve bunda da muvaffak olmuĢlardır. I.". eĢraf ve ileri gelenler bir araya gelmiĢler ve kendi durumlarını aralarında tartıĢmıĢlardır. tıpkı Mağribliler gibi. Ġstanbul 1995. Ġstanbul 1328-30. 299. Mesela Kuzey Afrika'da.Cavid Baysun). Ġslâm'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi' olmayı baĢından beri istemektedir. Osmanlı Ġmparatorluğunda Ġslâm. I. Muhammed Harb tarafından özeti Arapça'ya tercüme edilen bu belgenin aslı. SulĠÎ geldiniz d nunla dayı dermesi ffl hukukçutal BĠLĠNMEYEN OSMANLI Ġ45 hk ¦•ildi t \ "Ġtikad ediyorum ki. bu zamanda imanın Ģartlarının birincisi Allah'a imandır. Peygambere ir sa. Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüĢtüklerini ve ona Sultân Gavri'nin Ģerv-i Ģerife muhalif hareket ettiğini Ģikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir. Mümkünse Hızır Reis'i de bize Beylerbeyi (vali) olarak tayin ediniz". Ahmed Râsim. bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arızada Osmanlı Sultânı Selim'e hitaben istediklerini dile getirmelerini kararlaĢtırmıĢlardır. Mısır âlimlerinin. Osmanlı Devleti'nin bekasına imandır. 61-66. Bir tımarlı sipahinin çocukları olan Oruç Reis ve Hızır Reis de. Ankara 1986). Burada Halep âlimleri. 278-279. Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil.

Bu Risalenin gerçekten Muhyiddin-i Arabî'ye ait olup olmadığını bilmiyoruz. muteber kaynaklardan nakillerde bulunarak anlatmıĢtık. Bediüzzaman Said Nursi. ¦¦ biliyor ve onun j ruz. Araplar. 93-94 (Hutbe-i ġâmiye'den).II. sh. Beyrut 1989. 2162. Burada "her Ģeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. ġın'a girdiğinde kabrim ortaya çıkacaktır" Ģeklinde yayılmıĢtır. Yavuz. Kur'ân'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalanyla herkese duyurmaya çalıĢmıĢlardır. 2) 638 Hicrî yılında yani Yavuz'dan yaklaĢık 250 sene önce vefat eden Muhyiddin-i Arabî'ye ait EĢ-ġeceret'ün-Nu'mâniyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye isimli bir Risale. meseleyi Ģöyle özetleyebiliriz: 1) Topkapı Sarayında Hz. nr. Sultân Selim. BA. Halk arasında bu mesele. Memlüklülere harp açılabileceğine dair fetvalar neĢretmiĢlerdir. ümitsizliği bırakıp. Memlûklu saltanatına son vermek isterse. nr. Bu durumu nazara alırsak. 6456. Bu tür meselelerde hemen inkâr etmek de doğru değildir. sh. Bu kitabenin Mısır'dan mukaddes emânetlerle birlikte getirildiği ifade olunmaktadır. Muhammed Harb. Osmanlı hukukçuları. 364 vd. Netice olarak. Ancak tartıĢılması gereken bu Kitabenin sahih olup olmadığıdır. Tarih-i Mısır. Nitekim Eyüp Sabri PaĢa. Ġstanbul'daki yazma kütüphanelerde bulunmaktadır. 38- . 1 uydurmaı boynunda I fetleri Ġle t Zaten 1926 ] zaman I resim ġah! üzerinde I mektedir. 79. E-11634. YEE. 97/a-100/a. Bunlar doğru mudur? Yavuz'un müceddid olduğu hususunda bilgi verirken. c. Yavuz Sult. 3) t ahlaksız I edilmesi lı nı mesel alâmeti c 78 Âli.. bu eserden bir sayfayı Mir'ât'ül-Haremeyn adlı eserine almıĢtır. Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir"78. Tarihçe-i Hayat. nr. El-Osmâniyyûn. Ancak Ġbn-i Kemal'in ve hatta ġam'da bir maneviyât erinin de aynı iĢaretleri Kur'ân âyetlerinden istihraç eylediklerini kaynaklardan öğreniyoruz. ġunu da ilave etmekte yarar bulunmaktadır ki. Abdullah bin Rıdvan. vrk. elele vererek. Davud'a ait kılıcın sergilendiği yerde sergilenen bir kitabe bulunmaktadır. Bâyezid Kütp. Bu Risalede Yavuz'un Mısır'ı fethedeceği ve hatta ġam'a gelerek kendi kabrini keĢfedeceği âyetlere ve manevî iĢaretlere dayanılarak anlatılmaktadır. 4971. Yavuz'dan 40 küsur sene önce hazırlanan 880/1475 tarihli bu kitabede Yavuz'un Mısır'a geleceği haber verilmektedir. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir. "ĠnĢâallah yine. göz ise maBĠLĠNMEYEN OSMANLI neviyâtta kördür 80.halkı Memlûklu zulmünden bıkmıĢtır. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabi'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir. AraĢtırmacıların bir çoğu kitabeyi okumuĢ ve değerlendirmiĢlerdir. müceddid olmasa bile mü'eyyed min indillah olduğu konusunda ciddi bilgiler bulunduğunu. Mazide Ġslâm'ın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler. Yavuz'un mü'eyyed min indillah olduğunu reddetmek mümkün değildir. 258/a-b. 168-171. Bu fetva146 BĠLĠNMEYEN OSMANLI lan Ali'nin Tarihinde görmek mümkündür. erkek çocukların i zamanında yapıldıjıj erkeklerin kulakl bazılarına göre Ġse 0 ĠĢte bu Ģerif timal dahi vermiy selerini görünce. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. tur. Memlûklu idarecileri Ģerv-i Ģerife muhalefet etmektedirler. süs \ pala bıyıklar vaı 2) ġu anda 1 ebadında bulunan lı peli resme < bunun gib= küpeli 0 da resmi nakkaĢjarj tamamen hayati v Ilınmaktadır. Yazma nr. Nitekim ġah Ġsmail'e açıkça destek verdiğinden dolayı. Bu kitabenin bulunduğu bir gerçektir. bu tür eserlerin sıhhatini hemen kabul etmek de doğru değildir. Suriye halkı kendisine hoĢ geldiniz demeye hazırdır. bu eseri Ģerh etmiĢ ve Risalede yer alan iĢaretleri daha ayrıntılı olarak anlatmaya çalıĢmıĢtır. Es'ad Efendi. Osmanlı Tarihi. Hicrî 671 tarihinde vefat eden ve Muhyiddin-i Arabi'nin talebesi olan Sadreddin Konevî de. kadınlar Ġçin ( lar. Ġslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip. Bu doğ: Konuyu birkaça 1) islâm Hul ması. vrk. Kendisini karĢılamak üzere Anteb'e kadar geleceklerdir. "Sin. Künh'ül-Ahbâr. UzunçarĢılı.

nr. 30-39. 148 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. Ait olsa bile.162 vd. erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. lı hakiki Iıtaklerbhatta ı bile ierkayKtır. etmektadlf.. Bazı hukukçular. 1167-1175. 7482.. gay'liğe yorumlamaları. sh.. kadınlar için caiz görülmüĢ. Zat en 1926 yılında Dolmabahçe Sarayından getirilmiĢtir. bu küpeli resim ġah Ġsmail'e aittir. bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır. yani kısaca caiz değildir. c. Ayrıca küpe de ġi'a mezhebinde caiz görülmektedir. ... sh. son zamanların bazı ahlaksız insanlarının bunu. Kaldı ki. nr.. Ġstanbul 1301. sh. 3) Küpeli resmin Yavuz'a ait olmadığı ortadadır. Baskı. Yavuz'a isnad olunan.. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları. I. 2294/7. Ġsmail Hakkı. Ġstanbul 1997. Kantemir. Doğru olsa bile böyle yorumlanmasının mantıksızlığını. Mir'ât'ülHaremeyn. Bu doğru mudur? Konuyu bir kaç açıdan ele almakta yarar vardır: 1) Ġslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması. 81-87. 2162. tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. 'Bre Süleyman. . bu resimler arasında resmî nakkaĢlar tarafından yapılanları vardır. boynunda incili madalyon. meseleyi bütün yönleriyle tahlil etmektedir. . c. I.. ama tamamen hayalî ve uydurma olan Avrupalı ve Ġranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır. . çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhdur. Eyüp Sabri PaĢa. Doğru olan resimlerinde. kölelik alâmeti olarak kulaklarına küpe taktıkları bilinmektedir.. vrk. pala bıyıklar vardır. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Yavuz Sultân Selim'in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. 202-203. II. Osmanlı PadiĢahlarının kıyafetleri ile bağdaĢmayan bu süsler. c. sh.93-553/510. bazı kölelerin. Âli. en az bu resmin Yavuz'a isnad edilmesi kadar yanlıĢtır. anan ne giysin?' dediğini biliyor ve onun Ģahsî hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz. 80. Bu son eserde. 5. bazı araĢtırmacılara göre. M 7482. Es'ad Efendi. . ama erkekler için caiz görülmemiĢtir. Bu küpeli resmin de. c. Üçüncüsü. Künh'ül-Ahbâr. i bir tap neviyâtta kördür" hakikatini unutmamak gerekir79. Bu eserde. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur. IV. ancak küpe yoktur. sh. Evvela. 2) ġu anda Topkapı Sarayı'nın Portreler Bölümünde 17/66 numara ile 70 x 65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi ile Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince. Ġkincisi. Mısır Seferi dönüĢünde oğlu Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce. Zira Yavuz. Osmanlı Tarihi. sarığında tac bulunmaktadır. süs ve ihtiĢamdan hoĢlanmayan bir PadiĢahtır. vrk. Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. Zira baĢında ġii Mezhebinin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde Ġran ġahlarına mahsus taç vardır. 262/a-264/a. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Zira Sultânın kulağında küpe. Sadreddin Konevî'nln mezkûr Ģerhinden bir sayfa alınmıĢtır. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Dolma Bahçe Sarayına ne zaman konulduğu da bilinmemektedir. vrfc* »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 147 ĠKurân'ın pırlardır.. nr. Envanter nr. Bâyezid kütp. II. 80/b-140/b. iç oğlanı meselesinde uzun uzadıya açıklamıĢ bulunuyoruz. vrk. 21/578. 2292/1.. c.. uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir. Yavuz. 1-39. c.. Veliyyüddin Efendi. EĢ-ġeceret'ün-Nu'mânlyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye. Yavuz'un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde. Akgündüz Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. I. sen böyle giyinirsen. 295.. UzunçarĢılı. Muhylddin-i Arabî. Kaldı ki. Tek kulağında olduğu hiç mevVl 79 Âli.

bir rivayete göre. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. Bu arada. 164. 731.KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ 82. Yavuz'un pala bıyıklarının Uz. 420. kaleler. c. II. sh. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. sh. Haziran 1995. ĠĢte gerçek bir Gazi olan Yavuz'un pala bıyıklarının hikmeti ve Ģer'î dayanağı budur61. 719. vrk. Bardakçı. dan öi: hutbe 2. VI. ġehid Ali PaĢa 1028. Ġbn-i Âbidin. getir). Günümüz Meselelerine Fetvalar. Redd'ülMuhtâr. 788. Tılsımdan Takıya. ünvâdi. Halil. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız? Kanunî Sultân Süleyman devrine Ģarkiyatçı Ortalon'un söylediği Ģu sözlerle baĢlamak Ġstiyoruz: "Sultân Süleyman'ın eserleri bir sıraya konulsa. 926/1520 yılında ve 26 yaĢında Osmanlı tahtına geçen Kanunî. Gâzîler uzatmak mendûbdur. Ayten.BĠLĠNME1*'. 739. ¦ yılında ġ üzerine ( 3. 81 Ebüssuud. Air .1 ' Hıristi) bir hayret ve dolu'rl. < Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî. Gönenç. sh. 731. Yavuz'un bu küpesini Allah'a kul olma özelliği olarak taktığını ve bununla Cihan hâkimi olmasına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalıĢmıĢlardır. ordu ile 929/ yılta' vezir« . Hz. 81. Bazı yazarlar. Günümüz Meselelerine Fetvalar. gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. Mesnûn olan kaĢ mikdârı kalınca almaktır. Zeki. sh. Dirier. 717. KuĢoğlu. Peygamber'in "Bıyıkları kısaltınız. Ġstanbul 1958. sh. "Yavuz Selim Küpeli miydi?". 407. 719. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. evvela baĢına gaile çıkarmak isteyen. Süleymaniye kütp..r Belgrat sinde. takip e Avkoslovak. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir? Ġslâm Hukukunda. Ġstanbul 1983. sadece Osmanlı PadiĢahlarının değil. 28-29. M. kurmuĢ olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir". 121-122. Ģer'an mezbûrlara nesne lâzım olur mı? El-Cevâb: Ġftiradan ictinâb etmek lâzımdır. Ġstanbul 1983. bıyıkların kısaltılması sünnettir. Heyet. sh. düĢmana heybetli görünmek için. c. sayı 222. en alt katta muharebeleri. 276/b. Gönenç. sakalları da bırakınız" manasını ifade eden hadisi sebebiyle. Ancak bunun tek istisnası. babası zamanında ġam Beylerbeyisi olan ve iktidar değiĢikliğinden istifâde ederek Melik EĢref 80 Ġbn-i Âbidin. 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene PadiĢahlık yapmıĢtır. nihâyr-tur. 13 tane büyük gazaya fiilen iĢtirak etmiĢ olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı PadiĢahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman ġah denen Kanunî Sultân Süleyman.! nir. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. II. Heyet. II. onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise. Fetâvâ. Redd'ül-Muhtâr. Bize göre bu yorumlar kısmen zayıf yorumlardır. Kanuni Sultân Süleyman. c. Nitekim Ebüssuud Efendi de bir fetvasında bu hakikati dile getirmiĢtir: "Sûfiler bıyıkları dibinden kırkmak sünnetdir deyü i'tikad eyleseler. 52 vd. I zubahis dahi edilmemiĢtir. c. i tindeki k rındaki 932/15261 Segedin. Ģairlik mahlası olarak Muhibbi. 900/1494 yılında Hafsa Sultân'dan Trabzon'da dünyaya gelmiĢtir. sh. 717.! F»'Vı Sefer SI. c. 725. B. VI. Tarihten Bugüne 1982. c. 176-177. X. lar üzerine du. dünyada görülen hükümdarların en muhteĢemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (MuhteĢem) ve Grand (Büyük). Zafer Dergisi. 788. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. II. bertar. Ġstanbul 1998. Ġlhan. 725. 739. sh. adüvve (düĢmana) heybetli görünmek içün". küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar olduğu gibi. Yavuz'un ġah Ġsmail'in askerlerine Ģirin gözükmek için taktığını iddia edenler de bulunmaktadır80. Halil. sh.

2. eski baĢkentlerden GradcaĢ. Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi. vefat eden Hayır Bey'in yerine evvela Mustafa PaĢa ve sonra da ikinci vezir Ahmed PaĢa getirilmiĢ ve memlekette huzur ve âsâyiĢ sağlanmıĢtır. Budin'i geri aldığı gibi. Sefer-i Hümâyûn'unu Belgrâd üzerine yaptı. Zacisne. 5. Pojega. Kanije ve nihayet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri baĢta olmak üzere on beĢten fazla kaleyi fethetmeyi baĢarmıĢtır. 1. Bu gaileyi bertaraf eden Kanunî.5. Hıristiyanlığın Ġslâm âlemine karĢı bir kalesi sayılan Rodos'un zabtı. kendi adamları tarafından öldürülerek. 150 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*1. Hırvatistan. i . Bu arada Yemen'de fitnelere yol açan Ġskender adlı Ģahıs. daha sonra da sırasıyla Sirem muhi-tindeki kaleleri. Ġyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmiĢlerdir. ġopron. Kazanılan Mohaç zaferinden sonra. 927/1521'de feth olunmuĢtur. Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiĢ ve nihayet daha sonraları Dâr'ül-Cihâd adını alan Belgrâd. 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya baĢlanmıĢtır. Ferhad PaĢa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522'de bertaraf olunmuĢtur. Bu arada Mısır'da çıkan cüzi isyanlar da aynı yıl bastırılmıĢ. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman ġarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî. Sefer-i hümâyûn. evvela Siklos (ġikloĢ). 3. Netice alınamayan I. Belgrat'ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma'rûz kalan Macaristan. Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra. Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde. Sefer-i Hümâyûn'unu da Macaristan'a düzenleyen Kanuni. Osmanlı orduları adaları fetihle meĢgul iken Anadolu'da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen ġehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de. 936/1529 tarihinde Budin'i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon'u ele geçirdikten sonra Ferdinand'ın gizlendiği Viyana'ya doğru yürüdü. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları. 938/1532 tarihinde baĢladığı bu seferinde. 932/1526 yılının Eylül'ünde Macaristan'ın baĢĢehri olan Budin fethedilmiĢ ve bunu Segedin. Ferdinand'ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin'e yürümesi üzerine. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiĢ ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum. Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte Ġstanköy. Papoçe. 4. 2. Viyana Muhasarası. bu seferiyle Orta Avrupa'da dengeyi değiĢtirmiĢ ve artık Osmanlı Devleti'nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya'ya dayanmıĢtır. Avrupa'da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıĢtır. S üzerine t Siklos(i kaleleri S kaçan J BĠLĠNMEYEN OSMANLI Î49 güzelliği u gös-iıjmktaktıkğu enler de ite olur Kinde r-3-¦sunvanıyla hükümdarlığını ilan eden Canberdi Gazâli'yi 1521'de idam ettirdi. daha sonra meĢhur seferlerinden 1. bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıĢtır. Transilvanya ve Dalmaçya. sırasıyla Böğürdelen (ġabaç). Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıĢtır. Ġstanbul'a Macaristan fâtihi unvanıyla dönen Kanuni. 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak Ġstanbul'a dönmüĢtür. Budin'in tam karĢısında yer alan PeĢte ve benzeri çevre Ģehirlerin fetihleri takip eylemiĢtir. 930/1523 yılında ġah Ġsmail'in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb'ın yerine Ģah olduğunu da kaydetmek isteriz. Meydandan kaçan ġarlken ve kardeĢi Ferdinand'a ağır nâmeier gönderen Kanunî.

Batılı donanmalara karĢı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'i bir Osmanlı Gölü haline getirmiĢti. 8. Kema| adamları ar: Bey ve Ca'feri reislerinden I Molla AbdüllatlfB bunlardan ibareti ZEVCELR! bir Ortodoks ıimm câriyedir. Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmayı âdet haline getiren Ġran'a yaptı. tartıĢmasız "Cihan PadiĢahı" unvanını bu gaza ile kazandı. Vezir-i A'zam Ġbrahim PaĢa komutasında baĢladı ve yol esnasında Adilcevaz. Ġran Seferi de denir. ġarlken'den sonra Kanunî'nin ikinci büyük rakibi olan ġah Tahmasb. U 82 UM fa»» 201. Hırvatistan ġ Arabistan. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan'ı Budin Eyâleti'nin bir parçası haline getirdi. Güney Irak. Yapılan andlaĢmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken. her ne kadar sulh ile neticelendi ise de. Erdel (Ro dana.1538). Daha sonra aynı yılın Eylül'ünde PadiĢah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı ġirin yoluyla Bağdat'a ulaĢıldı. 4-tân MahmûdHkl Mehmed I II. Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında Ġstanbul'a dönüldü. Yemen. \ ve ġehzade) annesi. 1554 Temmuz'unda Revan'a gelen PadiĢah. 7. Tebriz geri alındı. sadece MuhteĢem Süleyman için kullanılabilecekti. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir. Ġran seferini ve genelde ise. Almanların desteği ile yine Budin ve PeĢte'yi kuĢat-tıysa da. Katîf. Bu arada Barbaros Hayreddin PaĢa. 940/1533 yılında sefer. Kanunî < dönemde zirve)Ġ| Kanuni ( Mehmed PaĢa. ġah sulh istedi ve ort imzalanan andlaĢmaü ġehzade I son büyük! yaĢında iken ( Yavuz döneır devrinin sonunda i Devleti'nin sınırlan | tan. Korfu ve Otranto hücuma ma'rûz kalmıĢsa da. 1541'de yapılan Budin Seferi'dir. Sefer-i hümâyûn. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken. ErciĢ. Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti'ne itaat edince bütün bunlar. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. 8ġehzâde S Sultân Cihangir. Peç ve ġikloĢ. Necd. SüveyĢ'ten hareket ederek Yemen ve Aden'i almıĢ ve Hindistan'daki Diu Kalesini kuĢatmıĢtı. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan'a geçince. Osmanlı £ Kanun!! de eĢine enderi nan teĢkilât kaı Osmanlı Devleti! sı. 1548-1549 yıllarında gerçekleĢtirilen bu sefer ile. Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti'nin baĢına doğuda gaileler açıyordu. hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan geniĢliyordu. Batı I olarak.7. c. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. Bu arada Doğu Hırvatistan'da Osiyek yakınlarındaki Vertizo'ya sokulan düĢman askerleri yok edildi.! Sahra'nın bazı \ hıttada hutbeıly Netice olarak K yani siyâsi ve c sından. Avusturyalı Ferdinand'ın buraları iĢgal etmek istemesi ve hatta Budin ve PeĢte'yi kuĢatması. I Ali Efendi. 9. aynı yıl Tunus'u fethederek Osmanlı Devleti'ne bağlamıĢtı. Macaristan'da Osmanlıların himayesindeki Kral YanoĢ Zapolya'nın ölümüyle (1540).ES BĠLĠNMEYEN OSMANLI 151 7öur. Bitlis Hâkimi ġeref Hân tutuyordu. Cibuti. sini . sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand'ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları. Osmanlı Devleti'ni Olama Hân ve Safevi devletini ise. Basra Eyâleti adı altında Osmanlı'ya bağlandı (24. Kanunî Sultân Süleyman 10. denizlerde Hadım Süleyman PaĢa. fl Kantemlr. Solak*. Kanunî. «. Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi. Sefer-i hümâyûn. 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devle-ti'nden sulh andlaĢması istemeye mecbur etti. Kuveyt. sefer-i hümâyûnunu. 11. Buna 2. Kara Boğdan seferi de. 1553-1555 yılları arasında da 3. Osmanlı Devleti'ne Batı Cezayir'i kazandıran Barbaros Hayreddin PaĢa. Irakeyn seferi veya Ġran seferi diye de meĢhurdur. Yine aynı yıl. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiĢ. oradan Nahcivan'a giderek burayı feth eyledi. Kısa bir süre sonra Ferdinand. MuhteĢem Süleyman. Lahsâ. Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz'e girildi. I. Kanunî'yi tekrar bu bölgelere getirdi. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. Ġstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin'e bağlandı. Bu sefer neticesinde Macaristan'ın dinî merkezi olan Estergon. 12. I Eritre.6. geri alındı. Ġmparator sıfatı.

himaye bölgeleri olarak. sh. her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal'ada nevbeti vurulurdu. Arabistan. Kemal PaĢazâde. Künh'ül-Ahbâr. 8-ġehzâde Sultân Bâyezid Hân. Osmanlı Devleti'nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır.Eszak hariç Macaristan.Mahidevran Kadın. 4. UzunçarĢılı. NakĢibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd BedahĢî. Yılmaz. 2. Ġbn-i Kemal. Tevârîh-i Âl-i Osman. 5-ġehzâde Abdullah. 6. Yemen. Koca NiĢancı Celâl-zâde Mustafa.Hürrem Haseki Sultân. kültür. 9. c. 11-ġehzâde Sultân Cihangir. Yavuz döneminde 6. Lütfi PaĢa ve Sokullu Mehmed PaĢa'yı. Belgelerle Osmanlı Tarihi.Fatma Sultân. kültürel. Kanunî'nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya Ġtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. Kantemir. Banat (Romanya ve Yugoslavya'da).Mihrimah Sultân. c. Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi'yi. ilim ve maneviyât erbabı arasında ise. Solakzâde. 3-ġehzâde Murad. ġeyh Bâli Efendi. sh. Kısaca "Bir sultân-ı azîm'üĢ-Ģan idi ki. Cibuti. Denilebilir ki. Cariyelerden ve ġehzade Murad'ın annesi. HabeĢistan'ın önemli bölgeleri.5 milyon km^ olan Osmanlı Devleti'nin toprakları. Erdel (Romanya'da). 293/a-455/b. ġeydi Bey ve Ca'fer Ağa'yı. üç ciltte toplam 200'e yakın kendi devrinde hazırlanan Kanunnâme neĢrettiğimiz Sultân Süleyman'ın "Kanunî" unvanıyla alakalıdır. bir kısmı da. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler. nr. Katar ve daha nice yerler. diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin PaĢa. Süleymaniye kütp. Tevârih-i Âl-i Osman. Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi. ġehzade Mustafa ve ġehzade Bâyezid meseleleriyle yıpranan haĢmetli PadiĢah. Bunu. Belgrad ve Voyvodana. Âli. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Bir kısım okuyucular. 2162. 152 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN n™ı 83. I. hem büyük bir asker. iktisadî. Çad ve Büyük Sahra'nın bazı kısımları dâhil olmuĢtu. 9-36. son büyük seferini. Batı Gürcistan. Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler. sosyal. II. Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri. Defter. 7-ġehzâde Sultân Selim Hân II. "islâm hukuku yani Ģer'î hukukun hükümlerini bir tarafa bırakıp kendi iradesiyle kanun yaptığından dolayı mı bu unvanı almıĢtır?" diye soruyorlar. 15 milyon km2ye yükseldi.i? Hân sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya'ya çekildi.". Osmanlı Devleti'nin sınırları içine. 431-575. Somali. Tunus. Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi'yi zikredebiliriz. 211-252. doğrudan bu unvanın veriliĢinin sebebini sorarken. ġehzade Mehmed ve Selim H'nin annesi.Abdullah kızı ve ġehzade Mahmûd'un annesi. Afrika'dan Eritre. Kuveyt. Osmanlı Devlet i'nin siyâsî. Avrupa'da -bugünkü siyasi sınırlarla. II. Kanunî Sultân Süleyman. ZEVCELERĠ: 1. Asya'da Rodos ve on iki ada. Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed PaĢa. hukuk ve maliye gibi konular açısından. hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür. Bahreyn. Abdullah kızı ve ġehzade Mustafa'nın annesi. c.456. 1566 yılında Zigetvar'a düzenledi ve burada kuĢatma sırasında 72 yaĢında iken çadırında vefat etti. Hâce DerviĢ Mehmed Efendi. Hatta bir kısım . 293.Gülfem Hâtûn. 2-ġehzâde Sultân Mustafa Hân. vrk. Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da. 1555 yılında Amasya'da imzalanan andlaĢma ile Gürcistan paylaĢıldı ve Irak'da eski sınırlar muhafaza edildi. 197-201. 3. sh. hem devletin sınırlarının geniĢlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler. Doğu Anadolu'nun geriye kalan kısmı. hem kudretli bir idareci ve hem de eĢine ender rastlanır bir devlet teĢkilâtçısı idi. Hadramut. devletin merkezî ve taĢra teĢkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiĢtir. sh. Osmanlı Tarihi. Es'ad Efendi. 10Râziye Sultân. Bu dehâsını. ġeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi. I 82 Lütfi PaĢa. adlî ve kısaca her çeĢit yapılanması. X. Fâtih zamanında hazırlanan teĢkilât kanunlarını geliĢtirerek ve kısmen de değiĢtirerek gösterdi. 12-ġehzâde Orhan82. Libya. 87-178. Bu iddianın aslı nedir? Hem ilim adamlarımızdan ve hem de diğer okuyucularımızdan aldığımız bir önemli soru. 4-ġehzâde Sultân Mehmed Hân.

Sultân Süleyman. ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiĢ: Hilâf-ı Ģerîat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle. 247-294. Devletler ve Hanedanlar. 50. vrk. . c. Gerçekten de. N. I. 12 ciltlik Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin üç cildini teĢkil etmesi ve 200'den fazla muntazam Kanunnâmenin bulunması da. büyük Ġslâm hukukçularının fetvalarına dayanarak ve Ġslâm Hukukunun kendisine tanıdığı sınırlı yasama yetkisini kullanarak. The Harem. 3362. Ġslâm Hukukunun ülü'l-emre tanıdığı sınırlı yasama yetkisi kullanılarak hazırlanan ve daha evvel neĢrettiğimiz Kanunnâmeler tedvîn edilmiĢ olsa da.. c.i olan bir go* asrımızda bir k»-faiz vardı" demi nin ve icâreteyn. Saniyen. Zenbilli Ali Efendi'ye ait Ģu hakikatli fıkrayı dile getirmektedirler: "Sultân Süleyman Kanunî. Fâtih. sh. nın Ģerîata açıkçı) mümkün olan gedil bozan suçlan i mesi ve IrtM \ bunlarda. 158-163. "Kanuni Sultân Süleyman'ın Boğdan Seferi ve Zaferi (1538M. D. c. 174-175. 2497... açıktan Ģerîata aykırı kanunlar hazırlatmamıĢtır. bazı ehl-i imânda doğurmuĢ bulunmaktadır. ancak bir hakikati da tazammun etmektedir. Kanuni | hamt t de ı resi sh. M. sh. onun bu unvanının. Ģunu belirtelim ki. Belleten. ġerlliği tartıĢılan bu meseleler arasında. NiĢancı Tarihi. M. Ġstanbul'a öyle bir pisledin ki. Ġslâm Hukukunda râcih kavil vardır. Penzer. Sultân Süleyman zamanında tedvîn olunmasıdır. asrımızda bir kısım insanlarımızın. manevî r ların kendisiyle! rindeki kanunimi m da burada h ġunu da I sisteminin'. sayı 198(1986). fıkıh lı de durum I Üçüncü e zetilmeksızın I Kanunnârr "Clnayı denî ve n olunan ceza ileeı 84. Es'ad Efendi. mercûh yani zayıf olan görüĢü. Avrupa'dan bazı kanunları getirdiği için Sultân Süleyman'ı tenkit etmeleri.. sınırlı yasama yetkisini kullanarak en çok ve en muntazam kanunların. London 1936. büyük Ġslâm âlimlerinin bu meseleden dolayı. Livaları. 727-805. Uluçay. Mes» ġule PLI I Bazı 1 nemiz i bu «MiBĠLĠNMEYEN OSMANLI 153 ri Ali Idır. Cildinde naklettiğimiz ve uzun uzadıya izahını yaptığımız. E. Gökbilgin. 89-90. yerinde olsa gerektir. Mihail. nr. XX. . Guboğlu.okuyucularımız. II. "Kanun! Sultân Süleyman Devri BaĢlarında Rumeli Eyaleti. meselenin aslını bilmeden "Osmanlı Devleti'nde de faiz vardı" demelerine sebep . kesretli KırkçeĢme sularını Ġstanbul'a getirdiği vakit. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. gelmiĢ geçmiĢ PadiĢahlar içinde. Ahmed Refik.-945H. bir lâtifedir. sn. mercûh kavil vardır. 306-527. Zenbilli'nin biraz evvel naklettiğimiz sözü. 5290. Bu suallere kısa da olsa cevap vermek. c. kanun hükümleri ortaya koydurtmuĢtur. tan muhalif bir hükmü) zaruret veya vasıtasıyla sulh muhtemel ve ı ġunu ı mal etmek mün Bütün bunUnj nı. Ġslâm ve dolayısıyla Osmanlı Hukuk tarihinde. Belleten. O hakikat da Ģu olsa gerektir: Kanunî Sultân Süleyman.)". 2362. bazı konularda. Bâyezid ve Yavuz zamanında. Sultân Süleyman zamanında hazırlanmıĢtır. Kanunî'ye diğer PadiĢahlar gibi sıcak bakmadıklarını ifade ederek Osmanlı Kanunnâmelerinin I. ġehir ve Kasabaları". bu dediklerimizi te'yîd eylemektedir. D. bir kısım büyük Ġslâm âlimlerinin fevkalâde bir latife üslûbu içinde de olsa. Ebüssuud gibi. Evvelâ. Öztuna. o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse. Tayyib. Nitekim onun devrinde hazırlanan kanunnâmelerin. sh. _. Kadınlar Saltanatı.L . Ģer'î kanunlara aykırı ve kendi iradesiyle bazı Avrûpâî kanun vazr etmesinden kaynaklandığı kanaatini. H iV.l20/b-143/a Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 34-40. ancak Ģer'îliği tartıĢmalı olan bazı meselelerde. Sultân Süleyman'a "Kanunî" unvanının verilmesinin a-sıl ve birinci sebebi. sayı 78(1956). en çok ve en derli toplu kanunlar. Sultân Sulev Ebüssuud n. II. asrın maslahatlarını da göz önüne alarak. %90'ı.. yüz senede temizleyemez". nr. Ebüssuud gibi âlimlerin kanaatiyle. Hemen Ģunu ifade edelim ki. L. râcih yani kuvvetli olan bir görüĢe tercih yolunu ihtiyar eylemiĢtir. .

Müslümanlara zarar verir hale gelmemesidir. Damad. Nitekim Kanunnâmesinde yer alan Ģu madde bu konuda iyi bir delil teĢkil eder: "Cinayetler karĢılığında vaz' olunan cezalar konusunda kaide sabit oldu ki. fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģervî hükümler yani Ģerfattır.248-249. Süleymaniye kütp. Hatta devletin sınırları içinde. tamamen müftülerin fetvalarına dayanan Sultân Süleyman'ın açıkça Ģerîata muhalif bir hükmü kanun haline getirttiği söylenemez. 16 vd. Özellikle Hanefi hukukçuların içtihadı bu Ģekildedir.. tatbikattaki gayr-ı meĢru1 tasarrufları. Meselenin esası da Ģudur: A) Ġslâm Hukukuna göre sarhoĢluk veren bütün içkiler haramdır ve Osmanlı Devleti de bu yasağı Ģiddetle uygulamıĢtır. Bütün bunları yaparken de. Ġslâm devleti vergi alabilecektir. 672673. Ancak gayr-i müslim vatandaĢların belli kayıt ve Ģartlar altında kullanmalarına müsaade edilmiĢtir. Osmanlı Devleti'nde Müslümanların ve gayr-i müslimlerin mahallelerinin ayrı ayrı olmasının bir sırrı da budur. c. Osmanlı Hukukuna mal etmek mümkün olamaz. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki. bu sayıları 200'ü geçen Kanunnâmeler.. vefatı anında Ebüssuud'dan aldığı fetvaların kendisiyle beraber defnedilmesini vasiyet eylediğini ve en önemlisi de kendi devrindeki kanunları kendisi değil. Ģerif. Bedlüzzaman Said Nursi. IV (1-780). nr. Belki %10'u bile değildir. Ġslâm Hukukunun getirdiği Ģartlar dahilinde Osmanlı ülkesinde de hamr ve benzeri içkiler satılabilecek ve gayr-i müslimler tarafından kullanılabilecektir. ra'iyyet. gayr-ı müslimlerin ürettikleri Ģaraplık Ģireden ve hamr ve benzeri içkilerden Ģire resmi veya hamr resmi denilen bir . Kanuni döneminde de durum böyledir. sh. sh. Bütün bunların tek Ģartı. Osmanlı Hukuk sisteminin tamamı değildir. 5 vd. Ġslâm hukukundaki hükümler bilinmeden istismar edilen bir konudur. kanunların hiç bir fark gözetilmeksizin herkese âdil bir Ģekilde onun zamanında tatbik edilmesindendir. gayr-i müslimler için belli Ģartlarla serbest bırakılan içki ve domuz gibi mallardan (gayr-i müslimlere göre maldır. Mecma'ul-Enhür.. sh. c. denî ve mücrim arasında müĢterektir ki. c.. c. zaruret veya âmme maslahatı gibi esâsları bazan bilmeyerek veya ilim adamlarının vasıtasıyla suiistimal ettiği ve dolayısıyla zımnen Ģer'î hükümlere aykırı davrandığı da muhtemel ve mümkündür.. Zenbilli Ali Efendi'nin bir fetvası için bkz. manevî mes'ûliyetten kurtulmak gayesiyle. I 84. c. zamanındaki Ebüssuud gibi Ġslâm âlimlerinin hazırladığını da burada hatırlatmak istiyoruz. ġunu da hatırlatalım ki.. . Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz. Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî. I.. c. cinsî sapıklar ve benzeri cemiyet hayatını bozan suçları iĢlemeye devam edenlerin ta'zir bil-katl yetkisine dayanılarak idam edilmesi ve irsâdî vakıflar da denilen tahsisat kabilinden vakıflar bulunmaktadır. Osmanlı Kanunnâmeleri. Bütün bunlarda. Ancak zayıf görüĢlerin kabulü. c. V. ĠĢte Osmanlı Devleti de özellikle Ġmam Züfer'in içtihadını esas alarak. VII (1-214 arası). V (1-774).teĢkil eden "mıTâmele-i Ģer'îyye" mevzuu. vazî'. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġunu da hatırlatalım ki. Mesela mîrî arazi için bkz. 130. her kim ki bu suçlardan birisi ile mücrim ola. Ayrıca bkz. Bu sebeple. Ģerîata karĢı muhalefet olmaması için titiz davrandığını. Bu konu. Zira Osmanlı Hukuk sisteminin %90'ı. bazı esaslarının Ģerîata açıkça aykırı olmayacak Ģekilde Avrupa esnaf kaidelerinden alınmıĢ olması mümkün olan gedik müessesesi. VI (1-812) ve c. I. Kanuni unvanının verilmesine sebep. mukabelesinde ta'yin olunan ceza ile cezalandırılır"83.. mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle iĢletmeye verilmesi. I. içki içmeyen ve bilakis takva ile hayatını devam ettiren bir devlet adamı83 Akgündüz.154 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANl dır. sh. gayr-i müslimlerin eğlenebilecekleri ve içki içebilecekleri meyhaneler de açılabilecektir. Üçüncü olarak. 238 vd. Ġsmihan Sultân. Müslümanlara göre mal kabul edilmemektedir). 223. sipahi. B) Müslümanlar için caiz olmasa da. kalpazanlar. Mesela ancak nüfusunun kahir ekseriyeti gayr-i müslim olan mahallelerde satılabilmekte ve meyhane açılabilmektedir. vrk.¦¦•¦• " — • •= -. zira Kanunî ma'sûm değildir. ¦. Kantemir. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki içtiği iddiası doğru mudur? Kanuni.

Pınarhisâr. Ancak daha sonra bu yasaklar II. Müslüman çingeneler' Çingenelerden bir kıs» Kanunî di zenleme. nr. Örfî rüsûmde diğer re'âyâ gibi idiler. Heyet. sh. XVI. I. Çingene Sancağı Beğine Çingene Beği. Kanuni I tân'ınl ti'nin I men "Kader Midesi bura'" '¦ olayın tas. Gümülcine. tahminen ?. Bedâyi'us-Sanâyl'. Prevedi. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir? Bilindiği gibi Osmanlı Devleti. Prevedl. 187-188. sh. Müslümanların ve hele hele içkiyi gayr-i müslimlere bile yasaklayan Kanuni gibi bir devlet adamının içki içmesi manasına gelmez ve böyle bir iddia kesinlikle doğru değildir84. Tekâlif Kavâ'idi. Selim zamanında yeniden tanzim olunan zecriye resminin tahsili de yeni esaslara bağlanmıĢtır. Malkara. Rumeli'deki çingeneleri. müslimler ise 25'er al idiler. Yanbolu. Nitekim Osmanlı Devleti domuzlardan da resm-i hınzır veya canavar adıyla vergi almıĢtır. Hiçbiri cemâ'atini terk edip gidemezdi. Hayrabolu. vrk. 183. Hiçbiri teslim olunurdu. ihtiva eden birCingâr Çingene Sancağı kıptiyân denirdi. Çingene kabilelerine katuna ve reislerine de katuna baĢı denirdi. Çingenelerden bir kısmı müsellem idi ve bazı örfî rüsumdan mu'âflardı. . El-Fetâva'l-Hindiyye I. Osmanlı sınırlarına sokulan içkilere ve bunların üretimine ciddi yasaklar getirmiĢtir. Solak-zâde. 403-405. de Musi zade Bayı 85 AkgüraJûtÛi «SANLI nudur. Selim zamanında kaldırılmıĢ ve gayr-i müslimlere müsaade edilmiĢtir.. Künh'ül-Ahbâr. D) O halde Osmanlı Devleti'nde hamr ve benzeri içkilerden vergi alınması veya bu vergilerin tahsili için maliye daireleri teĢkil olunması yahut da gayr-i müslimlere meyhane açmaya ve içki ticâreti yapmaya müsaade edilmesi. Beyrut 1400/1980. Çingene Sancağı Beği veya mîr-i kıptiyân denirdi. Ġpsala. Pınarhisâr. as84 Kâsânî. Müslüman çingeneler ile gayr-i müslim çingeneler arasında kız alıp verme yasaktı. Çingenelerden göçebe olanların hangi kazalar içinde göç edebilecekleri tesbit olunmuĢtu. 34. Hayraimu. gayr-i müslimlerce açılan meyhanelere Müslümanların da gitmesinden ve de bazı Müslümanların yasak olarak içki kullanmaya baĢlamasından dolayı. Çingenelerden olunmuĢtu. C) Ġçkiden alınan bu vergiler Hamr Emâneti Mukata'atı denilen bir maliye dairesi tarafından tahsil edilmiĢtir. Ġstanbul 1328. II. Zeydan Ahkâm'üz-Zimmiyyîn. Es'ad Efendi. kerî maksatlarla bir t Hisâr-ı Zağra. 38. yet-i Rumeli" yani"! Kanunnâmede bu esasa göre tanzim da gayr-ı müslimlenlM Asıl bizi ilgili ve Filibe ve Sofya'ı ayda yüzer akçe Ġslâm Hı Ģartları ve hüküm zahirde" gayr-ı meĢru' gayr-ı meĢru futaijj lek haline getirdikle! edilecek ta'zir iĢleyen ki olarak tesblt 86. sh. Ferecik. 1591 yılından itibaren içkiden alınan vergiye zecriye resmi denmiĢtir. KeĢan ve Çorlu mıntıkalarını özellikle ihtiva eden bir Cingâne Sancağı ihdas edilmiĢtir. 85. I. 2162. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 155 ırbest »zeri i dökeri maksatlarla bir teĢkilâtlandırmaya teĢvik etmiĢtir. Çingenelerin Müslümanları her hâne baĢına 22 akçe ve gayr-i müslimler ise 25'er akçe harâc-ı muvazzaf verirlerdi. Terk ederse yakalanır ve kabilesine teslim olunurdu. Hamr Emâneti Mukata'asını kaldırmıĢ. III. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir. Merkezi Kırk Kilise olan ve Eski Hisâr-ı Zağra. Dimetoka. Döğenci Eli.vergi almıĢtır. sh. sh. Ġncügöz. Abdurrahman Vefik Bey. II.VI. yüzyıldan itibaren. 361/b-363/a. Hatta Kanuni Sultân Süleyman. sh. c. Âli. c. 584-585. Bu arada içki içildiği ve gayr-i meĢru fiiller yapıldığı gerekçesiyle bütün meyhaneler ve kahvehaneler kapatılmıĢtır.

Maalesef bazı ahmaklar iyi niyetle ve bazıları ise kötü niyetle ġehzade Mustafa'ya bu sözleri ulaĢtırdılar ve onu isyan edecek merhaleye getirmeye çalıĢtılar". Ancak Kanuni'nin hanımı Hürrem Haseki'nin ġehzade Bâyezid. Özellikle gayr-i müslim çingenelerin bu gayr-i meĢru fiilleri meslek haline getirdikleri herkesin malumudur. Ancak bu olayın tasvip edilecek bir yönü de yoktur. Osmanlı Devleti'ni en çok ürküten politik bir mevzu olan Anadolu'nun ġî'alaĢmasını vesile ettiler.. Bu olaydan sonrasını Solak-zâde'den özetleyelim: "ġaĢılacak iĢtir ki. Hürrem Sul-tân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devle-ti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir. Ancak buradaki hüküm zahirde buna muhalif gibi görünmektedir. Kanuni Sadrazam Rüstem PaĢa'nın komutasında Ġran Seferine çıkmak üzere bir ordu çıkarmıĢtı. Taht iĢleri gündeme gelince de. ġehzade Cihangir ve ġehzade Selim. sh. . 307 vd. harem halkının meyli ise babasıyla Saray'da beraber oturan ve sancağa çıkmayan ġehzade Cihangir'e idi. Kayınvalide ve kız bir plan hazırladılar. dans. c. Osmanlı Tarih Lügati. 86. ancak Rüstem PaĢa engel imiĢ'. Zeydan. Ġnsaf o ki.. "Bakalım Mevlâ neyler?" diye lakayt kalıyordu. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġehzade Mustafa yerlerine tahta geçmek istiyormuĢ. fitne ateĢini körüklemeye baĢladı. Bu meseleyi özetler misiniz? "Kader hükmünü icra edince. âlimler ve meĢâyıhın meyli ġehzade Mustafa'ya. Bunların cezası. Zira buradaki gayr-ı meĢru1 fiillerden kasıt. 75. Gayr-ı meĢru iĢ yani oyun eğlence ile meĢgul olanlar da gayr-ı müslimlerdir. sh. Kanuni Sultân Süleyman'ın... Ahkâmü'z. askerler.. Asıl bizi ilgilendiren de bu Kanunnâmenin bir maddesidir: "2. askerin dilinde hiç hoĢ olmayan sözler dolaĢıyordu. Bu tür dedikodular tevatür derecesine geldi. . insanların basar ve basireti bağlanıyor" kaidesi burada da geçerlidir. Bu günden sonra sefere çıkamaz. PadiĢah. Onun için yerine Rüstem PaĢa'yı Anadolu'ya serdar tayin etti. bu tür gayr-ı meĢru' fiilleri iĢleyen kadınlardan her ay belli bir para cezası kesim adı altında yüz akçe alınması ceza olarak tesbit ve ta'yîn olunmuĢtur85. yanlıĢ olur' dedikleri gibi. Her ne kadar . fesad Ģebekeleri. . Bunun için ġehzade Mustafa'nın tasfiyesi gerekiyordu. "Kanunnâme-i Kıbtıyân-ı Vilâ-yet-i Rumeli" yani "Rumeli Eyâleti Çingeneleri Kanunnâmesi" adını taĢımaktadır. VI. Ayrıca asker ve halk onu seviyor ve istiyordu. aslında ġehzade Mustafa yaĢı kırkı geçmiĢ. Hürrem Haseki'nin ve Kanuni'nin biricik kızı Mihrimah Sultân ile evlenen ve 1544 yılında Sadrazamlık makamına gelen Rüstem PaĢa.Zimmiyyîn. hadd-i zina tatbik edilir.. Kanunnâmede çingeneler Müslüman ve kâfir diye ikiye ayrılmıĢ ve bazı hükümler bu esasa göre tanzim olunmuĢtur. yaĢlılık vücudunu yıprattı. ĠĢte bu dedikodular üzerine. Meseleyi hemen hükme bağlamak doğru değildir. sh. ilim ve kahramanlık itibariyle Ģehzadeler arasından biricik idi. 511-514. Asıl arzusu ġehzade Bâyezid'in tahta çıkmasıydı.. 156 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMF' Hürrem Sultânın ve hatta bazı tarihçilere göre Kanuni'nin meyli ġehzade Bâyezid'e. oğlu ġehzade Mustafa'yı. c. Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. Sadrazam Rüstem PaĢa ve 85 Akgündüz. II. tahmînen 937/1531 tarihinde yapılmıĢtır.-. Sertoğlu. Ve Ġstanbul ve Edirne ve Filibe ve Sofya'da olan cingânelerin nâ meĢru' fPle mübaĢeret eden avretlerinden her ayda yüzer akçe kesim deyü resm verirler".Kanunî devrinde Cingâne Livasını ve bütün çingeneleri ilgilendiren ilk hukukî düzenleme.. Aslında muhalif değildir. oyun ve eğlence tarzındaki gayr-ı meĢru fiillerdir. ġehzade Selim hiç kimsenin aklından bile geçmiyordu. 'Söz yalan olmaz. ġehzade Mustafa'nın Ġran ġah'ı Tahmasb ile gizlice ittifak yaptığına ve onun damadı olup babasını devireceğine Kanu-ni'yi ikna ettiler. Ģartları ve unsurları tamam olduğu takdirde.. 'PadiĢah gayet kocaldı. Bazı gayr-ı makul sözler ile çadırlar dolup gizli ve aĢikâr söyleniyordu ki. ġehzade Mustafa hayatta iken onunla beraber hayatta olan üç Ģehzade daha vardır: ġehzade Bâyezid. ġehzade Mustafa'nın ise Mah-i Devrân Haseki'nin oğlu olması fitneyi ateĢlemeye yeterli bir sebepti. Zira kendi sancağında. 384 vd. Bu gayeye ulaĢmak üzere Damad. çevresine toplanan musahiplerle eğlenceli bir hayat yaĢıyordu.-¦. ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zir ve daha doğrusu ta'zir bil-mal olduğundan. Ġslâm Hukukunda Ġslâm Ülkesinde yaĢayan gayr-ı müslimler de zina fiilini iĢleseler. zina dıĢındaki fal bakma.. sh. ġehzade Selim ve ġehzade Cihangir'in annesi olması.

4 oğlu ile birlikte ġehzade Bâyezid 1562 yılında idam edilmiĢlerdir. ancak deliller yanlıĢ ve Ģahitler yalancıdır. bazı Ģahsî menfaatleri yüzünden iki öz kardeĢin arasını açmaya baĢlamıĢ ve ġehzade Bâyezid ile ġehzade Selim'in aralarına buz dağlarını sokmaya çalıĢmıĢtır. Asker çok ciddi manada rahatsız olmuĢ ve ısrarla Sadrazam Rüstem PaĢa'nın azli istenmiĢ ve mecburen azledilmiĢtir. Rüstem PaĢa'nın tahrikleri kötü amacına ulaĢmıĢ ve maalesef ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi'den de devlete isyan ettiğinden dolayı idam fetvası kamufleli bir Ģekilde alınmıĢtı. Ġdam fetvasını veren ise. Ghıii' Uzu:. At 600. ġehzade Mustafa'nın idam edilmesi. sahte mektuplar ve benzeri desiselerle onun isyan edeceğine ve hıyanet ettiğine inandı. binlerce insanı çevresine onun adıyla toplayabilmiĢtir. ġehzade Mustafa'nın Konya Ereğlisi yakınlarında 30. M SMANLI • halkının •>angir'e ¦sa. "HâĢâ il ona kSeferi . Maalesef ġehzade Bâyezid. zira askerin ö-nemli bir kısmı karĢı tarafa meyletmeye baĢlamıĢtır. bazı dedikoduların da etkisiyle âsi oğlunu babası Kanuni'ye teslim edince. MeĢV hizmetine gmlj deni/ nndd gına getotajir. kendisine ilk olarak bu mevzu açıldığında.-an [''¦>'•BĠLĠNMEYEN OSMANLI 157 Bu sefer de Lala Mustafa PaĢa. Bu arasını açmay» rını sokmaya ġehzade ġehzade emriyle Kazvin'e oğlunu babası idam edil fetvada bir isyan s ġehzade nin künhünö ġehzadı 87. Hadiseye üzülen ġehzade Cihangir. devlete isyan suçundan dolayıdır. Halk arasında ġehzade Mustafa destanlaĢmıĢ ve adına çok önemli mersiyeler yazılmıĢtır. En acısı da Ġran Seferinden vazgeçilmiĢtir. Osmanlı tarihinin en acı ve haksız bir idamı gerçekleĢtirilmiĢ ve 960/1553 yılının ġevval ayında Sultân Mustafa babası ile görüĢmek üzere geldiği çadırda boğdurulmuĢtur. her ne kadar kanununa uydurulmuĢ ve sahte delillerle insanlar kandırılmıĢ dahi olsa. aynı yıl üzüntüsünden vefat etmiĢtir. ġeyhülislâm Ebüssuud . Hatta Düzmece Mustafa adıyla ortaya çıkan birisi. Bazı müfsidler kendi arzularını mülk ve saltanat ona kaimasun deyü iftira ederler" diye sert cevap vermesine rağmen. 1558 yılında ġehzade Bâyezid Kütahya'dan Amasya'ya ve ġehzade Selim ise Manisa'dan Konya'ya sancakbeyi olarak tayin edilmiĢlerdir. Hatta 3.Kanuni. bazı tahriklere aldanarak gelen bu fermanı dinlememiĢtir. Böylece araya giren müfsidlerin tahriki ile. Ġran'ın baĢĢehri Kazvin'e sığınmıĢ ve âsi hale gelmiĢtir. II Sent 1. giderere< s. çevri gelince I -e m ve seki'nin tai'nin fs gelen Kf tahta (ulaĢmak :< irkilten kitre bir h makul («dunu ¦i serdar i! ġah'ı ĠîKanui. ona isyan için geliyor zannetti. Bu fetva bile usulüne uygun alınmamıĢtır. PadiĢah'ın emriyle üzerine gelen orduya Konya'da mağlup düĢen Bâyezid. Piri I durulurken I için kimisi del muhasarac. "HâĢâ Mustafa Hânım bu küstahlığa cür'et ede.000 kiĢilik bir orduyla katılmasını. memleket içinde büyük sıkıntılar meydana getirmiĢtir. isen. Katli. Ġran Seferi için yaptığı hazırlığa.lj "Kon. î. Sonunda ġah.

1543 yılında SüveyĢ tersanesini iĢgal ile Türk donanmasını yakmak isteyen Portekizlilerin teĢebbüsleri akim kalacaktır. kimisi onun Hürmüz'de muhasarayı kaldırmak için Portekizlilerden rüĢvet aldığını. ġehzade Bâyezid ile babasının karĢılıklı olarak birbirine yazdıkları Ģu Ģiir. Katip Çelebi ise Hürmüz'e Portekiz yardım kuvvetinin gelmekte olduğu söylentisi üzerine Piri PaĢa'nın muhasarayı kaldırmak mecburiyetinde olduğunu söyler. ÖTEM. Busbecq. Âli. Belleten. nr. Türkiyeyi Böyle Gördüm. sh. Sonra Umman sahilini geçerek Arabistan yarımadasının güney doğusundaki Maskat'ı zaptedip Portekizlilerin yetmiĢ kadırgasıyla savaĢ ederek galebe çaldıktan sonra Hürmüz adasındaki Hürmüz kalesine kaçan düĢmanı orada muhasaraya baĢladı. UzunçarĢılı. muhasarayı kaldırdıktan sonra Basra'ya geldiğinde Portekiz donanmasının Acem körfezini kapatmak için kendisine doğru ilerlediğini haber aldığını ve bunun üzerine sadece hazineleri yüklü üç kadırgayı yanına alarak ayrıldığını belirtir. "Babasından Sonra Saltanatı Elde Etmek Ġçin KardeĢi Selim'le ÇatıĢan ġehzade Bâyezid'in Amasya'dan Babası Kanunî Sultân Süleyman'a GöndermiĢ Olduğu Ariza". XXIV.36. sh. 705-727. Peçevi'ye göre kalenin fethi yakın iken Piri Reis Portekizliler ile muhasaranın kaldırılması üzerinde anlaĢma yaparak onlardan devlet adına hediye ve haraç almıĢtır. sh. sh. UzunçarĢılı. sh. Tarih.Efendi'dir ve bu fetvada bir aykırılık bulunmamaktadır. Ogier Ghiselin De. Hammer. ancak bu muhasarayı geri çekti. mesela Kubad PaĢa ve diğerleri tarafından yapılan asılsız bir itham olarak değerlendirilmektedir. Türk Edebiyatında Mersiye. Ama onun. sh. Künh'ül-Ahbâr. sh. Bâyezid'ine kıyar mısın benim canım baba Bî günahım Hak bilir devletlü Sultânım baba. Osmanlı devleti adına haraç aldığı muhtemeldir. aldığı hediyelere meftun olarak muhasarayı kaldırdığını.37-40. Osmanlı Tarihi. vrk. Peçevî. Bu bakımdan onun rüĢvet aldığı iddiası söz k onusu olamaz. 545-566. "Konya Muharebesinden Sonra ġehzade Sultân Bâyezid'in Ġran'a Firarı". Yani ġehzade Bâyezid'in katli tamamen devlete isyan suçundan dolayıdır ve bağy suçunun cezasıdır. . Bu tayinin sebebi Aden'in Portekizlilerin eline geçmesi idi. nr. Muhasarayı kaldırmak için rüĢvet aldığı yolundaki rivayete gelince düĢmanları. 142-146. 341-342. 158 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' döneme rastlar. Haz. sh. Acıyı Bal Eylemek. II. Çünkü Hint sularında bulunan bütün Portekiz filolarının birleĢerek üzerine geldiği haberini almıĢtı. Aysel Kurutluoğlu.. KardeĢ Katli. 84-98. 401-408. Bu hareket esnasında Portekizliler Aden'i kısa bir süre zabtettilerse de SüveyĢ kaptanı Piri Reis'in bizzat donanması ile tazyiki neticesinde Aden kale ve limanı 1548'de Portekizlilerden geri alınmıĢtır. sh. 300-305. c. Ġsen. Mustafa. Sadece birer dörtlüklerini alıyoruz: ġehzade Bâyezid (ġâhî): Ey serâser âleme Sultân Süleyman'ım baba Tende canım canımın içinde canım baba . Es'ad Efendi. Piri Reis'in görevde bulunduğu dönem Portekizlilerin Hint sularında cirit attığı bir 86 Solakzâde. Ahmed Refik. 87. en son görev olarak 1547 yılında Kızıldeniz ve Hint sularında faaliyette bulunacak donanmanın amiralliği anlamına gelen SüveyĢ/Hint kaptanlığına getirilmiĢtir. 363/a vd. 2162. Piri Reis 1551'de otuz kadar gemiden oluĢan SüveyĢ donanması ile Hint denizine çıkarak Cidde'de üç gün kalır. Ankara 1993. meselenin künhünü anlatması açısından çok manidardır. c. Ġstanbul ts. Akman. II. 19-21. Tercüman 1001 Temel Eser. Büyük Türk denizcisi üzerindeki spekülasyonları gidererek sağlıklı düĢünmek gerekiyor. 597600. 521-533. Yılmaz. Ġsmail Hakkı. Piri Reis bu sıralarda 80 yaĢına gelmiĢ bir ihtiyar ve hayli zengin bir kimse idi. 125-165. Piri Reis amcası Kemal Reis ile birlikte bir çok deniz seferlerinde bulunmuĢ. sayı 2. kimisi devleti adına haraç ve hediye aldığını ve kimisi de bu para iĢinin imkansız olacağını belirterek stratejik sebeplere bağlı olarak muhasaradan vazgeçtiğini belirtiyorlar. Belgelerle Osmanlı Tarihi. sayı 96(1960). TOEM. Piri Reis Neden Katledildi? Büyük Türk denizcisi ve coğrafyacısı Piri Reis'i idama götüren sebepler üzerinde durulurken farklı yorumlar yapılmakta. Sene 1. Bâyezid devrinde (1494) devlet hizmetine giren Kemal Reis'in yeğenidir. c. Hammer. MeĢhur Osmanlı denizcilerinden olan Piri Reis. II. Kanuni (Muhibbî): Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyanım oğul Takmayayım boynuna herkiz tavk-ı fermanım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânım oğul Bî günahım deme bârî tevbe kıl canım oğul86. 30 Nisan 1334.

muteber kaynakların anlattığına göre. 8 Yılmaz. 17 Ġmaret. Gerek asker gerekse diğer gemiler Basra'dan çıkmamıĢlardı. 88. M Künh'ül-Ahtör. Ancak Piri Reis'in muhalifleri seferin baĢarısızlıkla geçtiği konusunda PadiĢahı ikna edeceklerdir. Ülkenin menfaatlerini ayaklar altına almak ve Osmanlı donanmasını kaderine bırakıp kaçmakla suçlandı. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir. vrU sh. Ġbrahim Hakkı Konyalı'ya göre. Bu durum Piri Reis'in muhaliflerinin eline fırsat verdi. Mimar Sinan'ın 80 küsur Cami. 1521'deki Belgrad ve 1522'deki Rodos seferlerine katılmıĢtır. 8 Köprü. Kuvvetli ihtimale göre Piri Reis kadırgalarını Portekizlilerin elinde bırakmadı. 35 yıl bu vazifede kalan Sinan. Zira Piri Reis Hürmüz kuĢatmasını kaldırdıktan sonra buradan Basra'ya geçerek vali Kubad PaĢa'dan yardım istediyse de vali Müslümanlara zulmettiği ve mallarını yağmalattığı iddiasıyla Piri Reis'e yardım etmediği gibi mallarını da almak istemiĢtir. Osmanlı Devleti'nin her bölgesinde. Kanuni zamanında yeniçeri olan Sinan. sh. 57 Medrese. Ġbrahim PaĢa'nın âzâdlı kölesidir. Hürmüz muhasarasını kaldırması ve diğer gemiler ile askeri Basra'da bırakarak gelmesi vazifede ciddiyetsizlik ve donanmanın felaketine sebep olduğu Ģeklinde yorumlandı ve suçlu görülerek 1554 yılında Mısır divanında baĢı kesildi ve mallan müsadere edildi. Doğru olan kısa hayat hikâyesi Ģöyledir: Abdülmennân oğlu Sinan. Zira. 11. Belleten. Mısır valisi Piri I bir ariza Ġle sadarete I sarasını kaldırması ve ( diyetsizlik ve donanmanı^ lerek 1554 yılında MısırJ Hatayı kabul ı gibi dünya çapında blr| Ģu var ki Kubad PaĢa'rt rol oynadığını da belirt 88. . 57 Meı kemeri. Halbuki Piri Reis seviyesinde tecrübeli bir kaptanın yeterli sebebler olmadan Osmanlı filosunu baĢka bir limanda bırakması mümkün değildir. 1538Ġ edince PadiĢah'ın I bu vazifede kalan! sayısız eserler meyi sur Mescid. Bu gemiler sefer esnasında topladığı ganimet mallarıyla ağızlarına kadar doluydu ve Portekiz donanmasının ani hücumuna maruz kalıp mağlup olduğu takdirde bu servetin ellerine geçmesini istemiyordu. Yavuz zamanında devĢirme olarak Ġstanbul'a gelmiĢtir. Mimar Sinan'a Mimar Sinan vey| 1490 yılında Kayseri'nl göre.* ten. Mimar Sinan kimdir? Mimar Sinan veya Koca Sinan. Abdülmennânc Kanuni zamanında) ne katılmıĢtır. Belgelerle 0 (neĢr. gereken ceza uygulanıyordu. Piri Reis Frenklere yardım ettiklerinden dolayı Hürmüz Ģehrini yağmalatmıĢ idi. Uzun Reis". Piri Reis'in Basra'da bulunan donanması amiralsiz kalmıĢ idi. Piri Reis burada bulunduğu sırada Portekizlilerin Basra körfezini kapamak istediklerini duyunca içerde mahsur kalmak istemeyerek donanma gemilerinin hepsini çağırmağa imkan olmadığından acele olarak kendisine tabi üç kadırga ile düĢman gemileri gelmeden önce denize açılmıĢtır. 35 i az farklarla nakle Mimar Sinan'ml meni olduğu idi Ģirme Kanunu ı nında devsin manii döneminde) Bazı Yahudi asıllı | Yahudi olduğunu II Babinger ise. Kaptan ile vali arasındaki husûmetin öncesi vardır. i elinde bir I ailesinden 87 Ahmeû Asrjr. 1538 Kara Boğdan seferinde Prut Nehri üzerinde 13 günde bir köprü inĢâ edince PadiĢah'ın takdirini kazanmıĢ ve 1539 yılında da mimar-baĢı seçilmiĢtir. c. 22 Türbe. 895/1489-1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiĢtir. Ham». Bu Ģekilde yola çıkan Piri Reis bir gemisini de yolda Bahreyn adaları yakınında kaybettikten sonra 960/1553 yılında SüveyĢ'e ve oradan da Mısır'a geldi. 311. 80 küsur Mescid. I. ĢaĢılacak bir sür'at ile sayısız eserler meydana getirmiĢtir.Muhasarayı niçin kaldırdığı sorusuna daha gerçekçi cevap Piri PaĢa'nın askeri strateji gereği kaldırdığı söylenebilir. Kanuni'nin cevabı Piri Reis'in idamı oldu. Fevzi Kun 561-565. Ancak bu görüĢ kabul görmemiĢtir. 7 Dâr'ül-Kurrâ. Ancak Ģu var ki Kubad PaĢa'nın Piri Reis'e Ģahsi düĢmanlığının bu kararın verilmesinde önemli rol oynadığını da belirtmek gerekir87. Hatayı kabul etmeyen bir yönetim anlayıĢına sahip Osmanlı Devleti'nde Piri Reis gibi dünya çapında bir denizci de olsa affedilmiyor.*. Kaynaklar. Ġbrahim PaĢa'n kısa hayat hikâyesi.»»" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 159 Mısır valisi Piri Reis'i orada alıkoyarak veya hapsederek seferin olumsuz neticesini bir ariza ile sadarete bildirdi. Piri Reis'in muhalifi olan Basra valisi Kubad PaĢa Mısır valisine bir mektup yazarak kaptanı gammazlayacaktır. Piri Reis kendisine emanet edilen filonun hesabını padiĢaha vermek zorunda olduğunun idraki içindeydi. 1 Cihannuma. sjh 2 134(1970).

sh. 20 Kervansaray. Yılmaz. Mimar Sinan'ın Kayseri'ye bağlı Ağırnas Köyü'nden olması hasebiyle de aslen Ermeni olduğu iddia edilmiĢtir. c. Bu memurlar. sh.'. her konuda olduğu gibi. I. kaza ve köylerde. maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususî memurlar vardır.. günümüzdeki zabıta. Katip Çelebi. sh. o kabiliyete sahip çıkarak onu Koca Sinan yapan Osmanlı Devleti'nin ilme ve teknolojiye saygı duyan zihniyetidir88. (neĢr. Fevzi KurdoğluHaydar Alpagot). Kltab-ı Cihannuma..--. . Afet. . Yavuz zamanında devĢirmeden istisna edilmiĢlerdir.. Peçevi. âsâyiĢ. Sinan'ın Hristo isminde bir Rum genci olduğunu iddia etmektedir. sh. 561565. Köy ve kasabalardakine il subaĢıları.Kibar. Bu konuda tarihimizin nelere sahip olduğunun bilinmediği de bir hakikattir.l. henüz iki veya üç senedir dersek. tesbitlerimize göre 20. Osman Bey'in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaĢı olduğunu kaydedersek. 89. Orhonlu. 6 Mahzen ve 48 hamam inĢâ ettiğini. Mehmed Süreyya Sicill-i Osmani. Asra kadar Yeniçeri Ocağına alınmaktadırlar.. sh. Asrın Büyük Geografı Piri Reis". c. Mimar Sinan'ın Yusuf Sinan olduğunu iddia ederek aslen Yahudi olduğunu ileri sürmüĢlerse de. c. Ġslâmiyet'e tam ma'nâsıyla sarıldıkları ve kudretli oldukları devirlerde. Ġstanbul 1972. II. Ġnan. mesele daha iyi anlaĢılır. Tuhfetü'l. "Cengiz. Biraz sonra zikredeceğimiz Nizâm -nâme bunun müĢahhas bir delilidir. "Bir Türk Amirali. bir devĢirme olduğu ve aslen Hıristiyan bir aileden gelse bile. 1585 tarihli Sinan'a ait bir vakfiyede ise. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur? * Çevre temizliği ve korumasının hukukî mevzuata konu teĢkil edecek kadar önemli olduğunun farkına varılması. 350-352. 8 Köprü. trc. 515-523. 163-164. Belleten. sh. 160 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN nin adı da Doğan Yusuf'tur. Künh'ül-Ahbâr. 5. "Temizlik dinin yarısıdır" düstûrunu hayâtlarının en önemli esası olarak kabul eden ecdadımız. 3. Bir diğer görüĢ ise. Çevre ile ilgili hukukî düzenlemenin Türkiye'deki tarihi. 2. Ġsmail Özen). asırdan öteye gitmemektedir.ĠA. emniyet görevlileri ve kısmen de belediyecilerin vazifelerini ifa ederler ve kadıların emri altında çalıĢırlardı.. 35 Saray. Âli. Telif 1528".I. Son zamanlarda bazı Ermeni yazarların. Belgelerle Osmanlı Tarihi. "Piri Reis'in ġimalî Amerika Haritası. Fuad Ezgü. Babinger ise. c. UzunçarĢılı. Bu görüĢe göre. 61. bir asırdan öncesine götüremezsiniz. diğer milletlere örnek olmuĢlardır. sh. Selim'in Karaman ve Kayseri'deki gayr-i müslimleri Kıbrıs'a nefyetmesi ile alakalı bir fermanı üzerine. diğer büyük merkezdekilerine ise Ģehir subaĢıları denirdi. Kitab-ı Bahriye. Yani fertlerin ve devletlerin bu mes'ele üzerinde önemle durmalarının tarihi yenidir. sh. yine elinde bir belgesi bulunmamaktadır. Sinan'ın. Sinan'ın nesli nereden gelirse gelsin. Ġst 1329.-. çevre temizliği ve koruması hususunda da. Osmanlı döneminde yaĢamıĢ meĢhur simaları Ermeni diye vasıflandırmaları ideolojiktir. Kanuni Devrinde Osmanlıların Dinî Siyâseti ve Ġslâm Âlemi. Ġstanbul 1975. bunu teyit edecek bir delil ve belge de yoktur. XXIV. c. (neĢr. Sadi. sayı 2(1937).3 Dâr'üĢ-ġifâ. I. Çevre temizliği ile alâkalı tedbirlerin tarihini de. Belleten. sh. 295b. Bize göre doğru olan. Mehmed Ata. Zira Ermeniler. 2. c. Hint Kaptanlığı ve Piri Reis". 311. Bazı Yahudi asıllı yazarlar. Belleten. c. sh. çok az farklarla nakletmektedirler. mukaddime. Ģehrin emniyet ve asayiĢini temin. Ġstanbul 1943. 296-338. sh. kardeĢlerinden birini Kayseri'den getirdiği ve Müslüman yaptığı kayd olunmuĢtur. sonradan hem TürkleĢip ve hem de samimi bir Müslüman haline geldiğidir. Bursalı Mehmed Tahir. vrk. . babasının adı Abdülmennân ve dedesi87 Ahmed Asrar. XVI. Bunlara subaĢı denmektedir. Piri Reis. Hammer.XVI. Tarihi.. c. > • . maddî ve manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız. 7 Su yolu kemeri. 397-398. sh. ancak bu iddia tamamen yanlıĢtır. sayı 2(1937). 44. 2. Devlet-i Osmaniye Tarihi. Sinan'ın Hıristiyan bir Türk ailesinden geldiği yönündedir. Er-Risâlet'ülMi'mâriyye'de Sinan-ı Kayserî diye anılmaktadır. . s 119. 235-254. Katip Çelebi. Osmanlı Müellifleri I-III. DevĢirme Kanunu gereği. sayı 134(1970). Osmanlıların yerleĢim merkezlerinin emniyet. "Piri Rels". 11. Ģehir. Ağırnas Köyü mensuplarının bu karardan istisna edilmeleri için Mimar Sinan PadiĢah'a müracaat etmiĢ ve bu dilekçesi kabul edilmiĢtir. Osmanlı Tarihi. Selen.-• -•. c. Ġstanbul 1330. Osmanlı Devletinde. c. H. IX. XVI.•. 317-356.

l). 1927). X. Mimar Sinan. Hayatı. görevli memurun eline de. Rıfkı Melul. Konyalı.Bizi asıl ĢaĢırtan husus ise. kimin evine ve havlusuna ve haremine yakın olursa. nr. sh. Franz.2j (Md. El. bundan ı çevre Ta Biran aktara konusuyla I man farklıd bilecek t nn çe mes! (Md. Tarih ve Toplum. 211. Osmanlı Devleti'nin sadece yerleĢim merkezlerinin çevre temizliği ve korumasıyla ilgilenmek üzere hususî bir memur tayin etmekle yetin-memesi. Aptullah. "Sinan" maddesi. Ankara 1965 (Bu eserde Er-Risâlet'ül-Mimâriyye ile Sâl Mustafa Çelebi'nin Tezkirat'ül-Ebniye adlı eseri de yer almaktadır). elbette ki günümüzdeki çevre temizliği konusuyla alâkalı hukukî düzenlemelerle kıyaslamak doğru değildir. Oktay. TTK. L. Mimar Sinan'ın Hayatına. ġimdi de Kanunî Sultân Süleyman devrinde Edirne çöplük subaĢısına verilmek ü-zere hazırlanan Çevre Temizliği Yasaknâmesinin metninden bazı hükümler nakledeceğiz.2). arabacıların yani bugün de oto sahiplerinin arabalarını ev ve dükkanların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma mecburiyetleri (Md. sh.10). edeni bulıvereler. hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi (Md. 38-40. sh. 19. "Sinan" Article. evlerin ve dükkanların çevrelerinin temiz tutulması (Md. ĠA. min ba'd hiç ehad evi yörelerin ve dükkânların nâ-pâk tutmayub mezbele ve anın emsalinden nesne vâki olmaya. The Grand Old Master of Ottoman Architecture. Nejat. Meselâ.< ve Ģehir d de oto! özel parky yürürlükte t ġimdi i zere hazırt ceğiz. 428-432. "Biz etmedük" derler ise. Mezkûr subaĢı. olursa gidereler. ise. 2. edeni bulı-vereler. El. Yani PÇevre ile -eĢele ircesine r büyük i-ıni. Zira zemin ve zaman farklıdır. . ana pâk etdüre. Menage. sh. Aslanapa. çöplük subaĢısıdır ve çevre temizliği ile alâkalı Nizâmnâme'nin ilki 88 Meriç. 23-37. II. Bu özel çevre temizliği görevlisinin adı. Elimizdeki iki çevre Temizliği Nizâmnâmesinden sadece birisini bu yazımızda iktibas edeceğiz.6-7). Kuran. Çağırdub ve yasak ede. V. bu bâbda kemâl-i ihtimam üzere olub çarĢularda ve mahallelerde dökülen mezbeleleri. Eseri.emri ise. ayırtlatduralar. Eserlerine Dair Metinler. I. "Biz etmedük" derlerse. bundan yaklaĢık 460 sene önce yani 1539 yılında hazırlanmıĢtır. Mimar Sinan'ın Aslı Hakkında. Ġbrahim Hakkı. Ġstanbul 1948. 4. Göyünç. gerçekten dikkat çekicidir.3-4). tamamen boĢ yerlere ve Ģehir dıĢına taĢımaları mecburiyeti (Md. anun yasağı ana ola. Babinger. bugün de muhtaç olduğumuz ve yürürlükte bulunan esaslardır. Ve hamamların çirgâbı yolları mezbeleler ile tutulmuĢ ola. görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettiril-mesi (Md. Mimar Koca Sinan.3-4). "Dewshirme". kimin evine ve havlusuna yakın olursa anın döktüğü ma'lûm olıcak pâk etdüre. Biraz sonra metnini zikredeceğimiz ve üslûbunun sade olması sebebiyle aynen aktaracağımız Nizâmnâme'nin hükümlerini. 655661. 78. IV (Leiden. Yine de 450 sene önceki bu Nizâmnâme'de günümüzde dahi tatbik edilebilecek hükümlerin bulunması.SU 90 sonra i '•NLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 161 ! Sinan Andığı C önemli Ġr. en önemlisi de. Washington 1987. 1985. Sinan. çevre temizliğini te'min için uygulaması gereken hukukî esasları belirleyen bir Nizâmnâmeyi vermiĢ olmasıdır. sh. 'Edl kini XI. sh. çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri ve pis sularını. 'Edirne'nin Mahalleleri Ve Sokakları Ve ÇarĢılarının Temiz Etmesi Ġçün NiĢan-ı Hümayun 1.

Sarı Selim diye de bilinen II. III. Selim 1566'da babasının vefatından 23 gün sonra Ġstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturmuĢtur. 540-543. Osmanlı Devleti'nin duraklama devresi. Manisa'da ve Kütahya'da sancakbeyliği yapmıĢ ve 42 yaĢındayken PadiĢah olmuĢtu. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR) 90.6. sn. Daha sonra da bizzat Belgrad'a 89 Bâyezid kütp. Osmanlı Kanunnâmeleri. Zira bizzat ordusunun baĢında mücâhid fî . Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız? Sarı Sultân Selim diye de bilinen II. 7. c. 8. sn. Selim devrinde patlak veren hadiselerden birincisi Yemen Meselesi idi. sh. devleti bu sekiz sene içerisinde belki aynı huzurla idare edemezdi. II. fetihler ve zaferler devresi olmaktan ziyâde sulh ve mu'âhedeler devresi olmuĢtur.Akgündüz. Yeniçeri teĢkilâtı cülus bahĢiĢinden dolayı ilk defa bu PadiĢah'a baĢ kaldırma belirtileri göstermiĢtir. Ve câme-Ģûyların ve kan alıcıların kanların ve çirgâbların tarîk-i amma dökmekden men' edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. I. Bu arada Osmanlı ordularının desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân'ın 24. Selim yerine devleti idare ediyordu. gerü anda alet ede.10. c.5. 125/b-127/a. II. hâricden ve hâli yerlere iletdüre. Selim. Türk Hukuk Tarihi. c. Kale Ruslardan alınamadı. na'l-band dükkânlarında aleflemelü olursa. 259-2261. Ancak Kanuni Sultân Süleyman'ın dirayetli Vezir-i A'zamı Sokullu Mehmed PaĢa. uzun süre Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. Ve mezbeleden ve sığırları tersinden ne olursa. diğer Osmanlı Sultânlarına benzemeyen ve hem dirayette ve hem ilim irfanda onların seviyesine çıkamayan bir Ģahsiyete sahiptir. Sokullu tarafından Yemen Serdârı olarak gönderilen Sinan PaĢa'nın gayretleri de eklenince. Ve yasak ede ki. Kanunî devrinde iki beylerbeyilik haline getirilen Yemen'de zayıflayan Osmanlı idaresine karĢı. Veliyyüddin Ef. Bunun dıĢında II. Bunun üzerine Yemen Eyâleti tek eyâlet haline getirilerek 975 Zilhicce/1568 Haziran tarihinde Haleb Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman PaĢa Beylerbeyiliğe getirildi ve buradaki isyanı bastırdı. Tarih Deyimleri. 234. Kıbrıs Müslüman Türklerin eline geçti. Akgündüz. maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu vasfını bozdu. Selim devrinin parlak fetihlerinden biri de 1574 tarihinde Tunus'un kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmasıdır. VI. Yemen. 7. Bu arada 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alındı ve bir Hıristiyan Krallığa da son verilmiĢ oldu. Selim devrinde Osmanlı ordusu ilk defa Ġnebahtı'da Hıristiyan deniz donanması karĢısında mağlûbiyete uğradı. 1970. arabacılar sığırların na'l-band dükkanında aleflemeyüb evvelden kanda alefler ise. Ordunun baĢında hiç bir sefere çıkmamıĢtır. Cin. Ve boyacıların ve aĢçıların ve baĢçıların ve semercilerin otların ve gübrelerin yol üstünde dökmekden tamam men' ve yasak edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. Daha evvel Karaman Eyâletinin PaĢa Sancağı olan Konya'da. ġunu önemli ifâde edelim ki.SULTAN II. Selim devrini aslında bir duraklama devri saymak mümkündür. Selim devri. 162 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNE gelerek ordunun huzurunda da cülus merasimini tekrarlamıĢtır.. vrk. sekiz senelik saltanatından sonra 50 küsur yaĢında Saray'da 18 ġaban 982/1574 tarihinde vefat etmiĢtir. Selim. Aynı yıl Kurdoğlu Hızır Reis de Endenozya'ya sefer düzenlemiĢti. 101/a-102/b.1571 tarihinde Moskova'yı alacak kadar Rusları periĢan ettiklerini burada kaydetmemiz gerekmektedir. II.1571 tarihinde meydana gelen Ġnebahtı bozgunu. Fî Safer sene 946 (1539)" I» XI. Bu arada 1569 yılında Astırhan'a ve Ruslara karĢı sefer düzenlendiyse de. II. nr. Sokullu Mehmed PaĢa da olmasaydı. Ancak înebahtı'da kaybedilen Osmanlı Donanması kısa bir zaman içerisinde yeniden inĢâ olundu. anlara pâk etdüre. II. II. Pakalın. Kanu-nî'nin oğlu ġehzade Mustafa'yı bir kısım müzevvirlerin iftirasıyla idama mahkûm ettirmesiyle baĢlar ve II. Zeyd bin Ali neslinden gelen Topal Mutahhar isyan etti ve San'a ile Te'az taraflarına hâkim olan Murâd PaĢa'yı mağlûb ederek kati eyledi. Eğer zaruret olursa.

maalesef diğer Osmanlı PadiĢahları gibi müstakim bir hayat yaĢayamamıĢtır. bütün bunlar gayr-i müslimler içindir. Selim devrinde kendini göstermeye baĢlamıĢ. Tekrar önemle beyan ediyoruz ki.Ġsmihân Sultân. 91. B) ĠĢte onun bu özellikleri sebebiyle. Ġstanbul'da doğan ve Ġstanbul'da ölen ilk padiĢahtır. diğer devlet adamları meyânında Piyale PaĢa. Atalarının kâbına ulaĢamayan ilk Osmanlı padiĢahıdır. sefahet ve cehalet gibi ana sebepler. Gülabi Bey ve Durak Çelebi gibi müzisyenler ve Mîrek çelebi ve Adanalı Tanburî ġehzade Mustafa Çelebiler gibi hanendeler ile eğlenceli ve Ģen Ģakrak bir hayatı tercih etmiĢtir.Nurbânû Sultân.9-ġehzâdeC 91. Seltm'm oturan en tamamının A) ġehzade S ve çevresinin ı yaĢayamamıĢtır. Ancak babası Müslüman gençlerin de kaçamak olarak bu yerlere gittiğini bildiğinden ve duyduğundan böyle bir yasağa gerek duymuĢtur. 8-ġehzâde Abdullah.sebîlillah bir PadiĢah yerine. 10. Sokullu Mehmed PaĢa gibi dirayetli devlet adamları rüĢvet düĢmanına. III. çevresine topladığı Sâmî. 4-ġehzâde Ali. Ebüssuud gibi . Sarı Selim'lal madıgı ve t nunztn II. 7-ġehzâde Cihangir. Kınalı-zâde Ali Efendi ve Ġmam Muhammed Birgivî'yi zikredebiliriz. Zira bütün devletleri yıkan istibdat (baskı idaresi). Dede Cöngi ZEVCV ÇOCUKU» Ali. Celâl Bey gibi musâhibler. Babasının zamanında getirilen ve gayr-i müslimlerce kullanılan hamr ithalat yasağını kaldırmıĢ ve gayr-i müslimler için de olsa meyhanelerin açılmasına tekrar ruhsat vermiĢtir. 11-ġah Sultân. gençliğin ve çevresinin tesiriyle. II. 5-ġehzâde Süleyman. Selim'in. Lala Mustafa PaĢa ve Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı. Ancak bu. Nihâî. 3-ġehzâde Mehmed. Onun zamanında hizmet ifa eden Sadrazamlar arasında. Osmanlı tahtına oturan en ehliyetsiz insan olduğunda Ģüphe yoktur. Nitekim çok sevdiği Edirne'de Selimiye Camiini inĢâ ettirmiĢtir. 9-ġehzâde Osman. hakkında söylenenlerin tamamının da doğru olduğu manasına alınmamalıdır. Kâsımî ve Nigâr gibi Ģâir ve ressamlar. Osmanlı Devleti'nin bir duraklama devrine girdiği doğrudur. Bazı gayr-ı meĢru fiillere teĢebbüs ettiği mu'teber tarihçiler tarafından ifade olunmaktadır.Fatma Sultân90. 61569 ıması ıferler I ettiril. devleti asıl yürüten insan diye bilinen Sokullu Mehmed PaĢa. rüĢvet. 5-ġeh. Sarayından dıĢarıya çıkmayan ve sadece tenezzüh için Edirne ve benzeri yerlere giden bir PadiĢah anlayıĢı hâkim olmaya baĢlamıĢtır. Murad'ın annesi ve Ġtalyan asıllı bir câriyedir. ancak Kanuni devrinin ilim adamları cehalet düĢmanına. ZEVCELERĠ: 1. manında: gayr-i mu önemle bı-man gençle™ bir yasağaj •)" girdiği c cehalet gW| nuni devlet ı istibdada i Koçi Bey v dır ki.* lerte C ArĢivi. Maalesef. Bu konudaki iddialar yanlıĢ ve iftiradır. Dahiler halkası onunla kesilmiĢ ve ancak arada sırada filizler verme dönemi baĢlamıĢtır. nr. 2. 12. Meselenin özeti Ģudur: A) ġehzade Selim. kendisine kadar gelen Osmanlı PadiĢahları arasında. I KadınlanVı ĠSANLI |ı cülus BĠLĠNMEYEN OSMANLI 163 Dede Cöngî Efendi. Ancak hiç bir Osmanlı PadiĢahı zina fiilini iĢlememiĢtir. Koca NiĢancı Celal-zâde Mustafa Çelebi ve Feridun Ahmed Bey'i ve ilim adamları arasında ise ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi. ÇOCUKLARI: 1Sultân Murad III. Bu doğru mudur? ince.Gevherhân Sultân. lah.' rının kâbına ula ancak arada sırada I ölen ilk pa Ģâir ve rts müzisyenler ve f deler ile > teĢebbüs PadiĢahı /:. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir. 6ġehzâde Mustafa. Sarı Râmî. Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptığı günlerde. ( lere devri rçj razam I 575-597. YaratılıĢı itibariyle hâlim ve selimdi. mütevekkil bir yapısı vardı.

. 438-504. Babası II. Matbu Nüsha. sh.. 165-168.. onun zamanında Kıbrıs fethedilmiĢ. Osmanlı Tarihi. 1993. Solakzâde. vrk. Tarih. Zatenj devrinde düzenlenen Kanunnâmeler de.kazayı elinde tutan büyük hukukçular istibdada kısmen sed teĢkil ettiklerinden. sırf Ģarap içmek ve baĢka dünya zevklerinden yararlanmak için. sh. Ģahsiyeti. sh. BĠLĠNMEYEN OSMANLI. Bütün bunlara rağmen. devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim a-damları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Selim II ile Hasekisi Nur-Bânû Sultânın oğulları olub... 2162. Devletler ve Hanedanlar. E. sh. beĢ vakit namazını da muntazaman yerine getirirdi. ihsan olduğu Ģeklindeki i-zahlar enteresandır.. Ġstanbul'a gelerek 28 yaĢında 1574 yılında tahta geçti. silsile-i âliye-i Âl-i Osman PâdiĢâhlarından evvelâ vüs'at-i memleket ve kesret-i hazîne ve Ģevket cihetinden kemâl bulan merhum ve mağfur Sultân Süleyman Hân olub ve yine ihtilâl—i âleme bâ'is olan ahvâl dahi anların zamanında zuhur edüb. UzunçarĢılı. c. Rüstem PaĢa'nın aldıklarının rüĢvet değil.. zahir oldu". M URA D DEVRĠ 92. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Bu yüzden Sokullu Mehmed PaĢa'nın sadrazamlığı süresince iĢler iyi gitmiĢse de. III. Tarih. sh.. III. E. onun vefatından sonra devlet idaresi Valide Sultânların ve bazı menfaatperestlerin tesiriyle daima kötüye gitmiĢ ve Osmanlı Devleti'nin duraklaması tam manasıyla III. Âli. Hemen belirtelim ki.. Murad bir cihetten de mutasavvıftır ve Fütûhât-ı Sıyâm ve Esrârnâme adlı iki tane tasavvufa dair eserleri de vardır. Selim'in sofuluk bahanesiyle. Solakzâde.. Gerçek olan Ģudur ki. Kısım I. .. Zira aynı zamanda Ģair olan III. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları.. 438-439. II. sh.. 179-206. Murâd.. I. X. Tevârih-i Âl-i Osman.. Kadınlar Saltanatı. babasının Saruhan Sancak Beğliği sırasında 5 Cemâziyel-evvel 953/4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa'nın Bozdağ Yaylağında dünyaya gelmiĢtir. Nitekim Koçi Bey Ģöyle demektedir: "Ma'lûm-ı hümâyûnları olduğu üzere. Uluçay.. I. Yeni bir Ģey söylemiĢ olmak için okurlarına yaranmak isteyen bazı tarihçiler.. Sadrazam Rüstem PaĢa'nın bunların baĢını çektiği.. V.. Kantemir. devlet kemâl-i kuvvette olmağla eseri ol zamanda duyulamayub. elhak doğrudur. yükselme hızının bütün bütün durmadığını i göstermektedir. 163-167. 6877. 34. c.. duraklamayı Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlatmıĢlardır ki. 585. sarayında münzevî bir hayat yaĢamıĢ. 21 sene kapalı bir hayat yaĢayan III. Künh'ül-Ahbâr. Selim'in ölüm haberi üzerine.. c. Peçevî. son zamanlarına doğru Cuma namazlarını dahi Saray Camiinde edâ etmeye baĢlamıĢtır. 40-42. Osmanlı tarihinde en fazla kadınla meĢru dairede yaĢayan padiĢah unvanını alabilir. Manisa Sancakbeyi bulunan oğlu Murad. Âli. eski gayretlerin devamı olarak.. Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlar. Selim ile ilgili Ģunları söylemektedir: "Âlimlerle konuĢup hoĢ vakit geçirmeyi çok sevdiği gibi. sh. Öztuna... Koçi Bey ve benzeri âlimler.SULTAN III.. II. 455/b-504/a.-15. 1-42. 164 BĠLĠNMEYEN OSMANLI gayet güzel anlaĢılmaktadır. Devletteki kadro yığılmaları ve bazı makamların ehliyetsiz kiĢilere devri ve benzeri hoĢ olmayan haller. 7859. c. sh.. 1562 tarihinde Manisa Sancak Beğliğine tayin edilmiĢ ve padiĢah oluncaya kadar bu vazifede kalmıĢtır. I. Murad. Saray'ın gizli dairelerine çekildiğini söylerler. MeĢru dairede kalmakla birlikte kadına düĢkün bir tabî'atı vardır. bunların acı neticeleri fazlaca görülmemiĢtir. c. Künh'ül-Ahbâr. sh. sh. hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının O: kısımları Osmanlı hâkimiye devlet halinde bulunuyord XII. bir kaç senedir ki. nr. sh. Osmanlı Devleti'nin düĢmanı ve devlet adamı bir tarihçi olan Dimitri] Kantemir. Ahmed Refik. c. c.. Murad devri ile baĢlamıĢtır. Yılmaz. soytarılarla da eğlenmesini bilirdi. Murad zayıf iradeli ve muhtelif tesirler altında kalabilen bir Ģahsiyete sahipti. Defter. Selim görünüĢte son derece dindar gözükürdü"91.. 250-263. 966/1558 tarihinde ġehzade Murad AkĢehir Sancak Beğliğine getirilmiĢ ve babasıyla amcasının taht mücadelesinde Konya Muhafızlığı görevini yürütmüĢtür. 575-597. Moskova teslim alınmıĢ ve Yemen Osmanlı ülkesine ilhak edilmiĢtir. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. sh.. Es'ad Efendi. 95. bu kadına düĢkünlüğü gayr-i meĢru hayat yaĢıyor manasına alınmamalıdır. Ģehzadeler kavgasındaki rollerinden Ġnsan 90 Ġbn-i Kemal. Murad devrinde vuku' bulan 91 Peçevî. hakkında en çok dedikodu bulunan II.. III. D. nr. c. 5. Fakat bütün bunlara karĢın. I.. D.

125-126; Yazma Nüsha, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 455/b-456/a; Kantemir, c. I, sh. 263-264; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 205; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-41; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. VII, sh. 215-896; c. X, Koçi Bey Risalesi, md. 134. ¦¦'¦,-....-;-¦ --¦ ¦¦'.-. -.. ¦-PLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 165 luvk-l li ve l,wı laıır. lan l« Sili* hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının Osmanlı Hâkimiyetine Girmesi: Afrika kıtasının bütün kuzey kısımları Osmanlı hâkimiyetinde bulunmasına rağmen sadece Fas Sultanlığı müstakil bir devlet halinde bulunuyordu. Ancak son yıllarda Fas'ta taç ve taht kavgaları baĢ göstermiĢti. Fas Sultânı Mevlây Muhammed, Portekizlilerle iĢbirliğine baĢlamıĢ bulunuyordu. Buna karĢılık Fas tahtını ele geçiremeyen Abdülmelik, Osmanlılara sığınıp, kendisinin Fas Sultanlığına getirilmesini istemiĢti. Ġsteği kabul edilerek Cezayir Beylerbeyi Ramazan PaĢa'ya emir verildi. Fas ordusu mağlûp edilerek Abdülmelik, Fas Sultanlığına getirildi (1576). Bu tarihten sonra Fas'ta Osmanlı hâkimiyeti baĢladı. Bu sırada saltanat iddiasından vazgeçmeyen Mevlây Muhammed Portekizlilerden yardım istedi. Portekiz Kralı Sebastian 80 bin kiĢilik büyük bir kuvvetle Fas'a geldi. Ramazan PaĢa idaresinde Osmanlı ve Fas kuvvetleri 1578 yazında Portekizlileri Vadi's-sebil SavaĢı'nda fena halde bozguna uğrattılar. Kral Sebastian, muharebe meydanında öldü. Lehistan'daki Osmanlı Hâkimiyeti (1575): Lehistan Kralı Sigismund Ogüst ö-lünce, memleket taht kavgasına düĢmüĢtü. Avusturya ve Rusya kendilerinin gösterdikleri namzetlerin Leh Kralı olması için faaliyet gösteriyorlardı. Hattâ bu maksatla, Rusya kuvvet bile sokmaya kalkıĢtıysa da, Osmanlı kuvvetlerini karĢısında bulunca geri çekilmeye mecbur kaldı. Osmanlı Devleti için Lehistan çok ehemmiyetliydi. Bu yüzden diğer devletlerden daha atik davranıp, nüfuzunu kullanarak kendisine tâbi Erdel Beyi Bathory'yi Leh Krallığına seçtirdi (1575). Lehistan bundan sonra vergiye bağlandı ve 1578 yılına kadar Osmanlı himayesinde bir devlet olarak kaldı. Sokullu Mehmed PaĢa'nın Ölümü (1579): III. Murad'ın cülusundan sonra hükümet idaresinin baĢında yine Sokullu Mehmed PaĢa vardı. Ancak son zamanlarda saraydaki bazı Ģahısların tesiriyle Sokullu'ya olan itimad ve muhabbet azaldı ve hatta Sokullu'nun zevcesi Ġsmihan Sultân ve Valide Nurbânû Sultân olmasaydı belki de görevden azledilecekti. Üç padiĢah devrinde aralıksız sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed PaĢa, Osmanlı tarihinde ehemmiyetli yeri olan bir devlet adamıdır. Aslen Bosna'nın Sokkuloviçi köyünden alınmıĢ bir devĢirmedir. Zekâ ve kabiliyetiyle yükselmiĢ, kaptan-ı deryalık dâhil, devletin çeĢitli hizmetlerinde bulunmuĢtur. Bir savaĢ adamı olmaktan ziyâde, onun siyasi tarafının daha büyük olduğu görülür. Sultân III. Murad devrinde, Sokullu'nun eski nüfuzunun kalmadığı anlaĢılıyor. Ġran Harpleri ( 1578 = 1590): III. Murad, padiĢah olduğu zaman, Ġran Hükümdarı ġah Tahmasb, Tokmak Han idaresinde bir elçilik heyeti yollayarak tebriklerini ve hediyelerini sunmuĢtu. Elçilik heyeti Ġstanbul'da gayet iyi karĢılanmıĢtı. Fakat bir müddet sonra ġah Tahmasb'ın ölmesiyle Ġran'da taht kavgaları baĢladı. Bir ara Tahmasb'ın oğlu Ġsmail, Ģahlığı elde etti. Bunun zamanında Osmanlı-Ġran dostluğu bozuldu. Osmanlı Devleti Avrupa ile sulhlar yaparak Ġran ile meĢgul olmaya baĢladı. Çünkü ġah, Osmanlılarla süren barıĢı terk ederek, Doğudaki Kürtleri aleyhimize kıĢkırtıyordu. II. ġah Ġsmail de ölünce Ġran'da taht kavgalarının sürüp gitmesinden Osmanlılar istifade etmek istediler. Doğudaki valilerin de durumunu müsait görüp, Ġran'a saldırmanın vaktidir yollu haberler üzerine, Sultân III. Murad 1578 yılında Ġran'a harb açtı. O zaman Sokullu Mehmed Pasa daha sağdı ve Ġran savaĢına engel olmak istedi. Sokullu Mehmed PaĢa, Ġran'ın geniĢ bir ülke olduğunu, galip gelinse bile ġit olan halkının itaat altına alınamayacağını söylüyordu ki, bunda ne kadar haklı olduğu sonradan anlaĢıldı: PadiĢah, kendisi sefere gidecek karakterde bulunmadığından, ordunun baĢına Lala Mus166

BĠLĠNMEYEN OSMANLI tafa PaĢa'yı serdar tayin etti. Lala Mustafa PaĢa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere baĢlayan Lala Mustafa PaĢa, Tokmak Han idaresinde bir Ġran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karĢı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı yolladı. Osman PaĢa, Ġran kuvvetleriyle Çıldır'da karĢılaĢtı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa PaĢa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve ġirvan'a doğru ilerledi. ġirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. Ġran kuvvetleri Osman PaĢa üzerine taarruza geçtiierse de mağlûp olup çekildiler. Fakat Ġranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin Ġran lehine dönmeye baĢlaması üzerine Lala Mustafa PaĢa, azledilerek, yerine Koca Sinan PaĢa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle Ġran savaĢlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında MeĢ'ale SavaĢı denen savaĢta bir kere daha Ġranlıları yendi. MeĢ'ale SavaĢı'ndan sonra Ġranlılar, ġirvan bölgesini boĢaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad PaĢa, büyük kuvvetlerle Ġran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman PaĢa ile beraber Tebriz'i almayı baĢardılar. Osman PaĢa'nın vefatından sonra Ferhad PaĢa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad PaĢa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, Ġran'a saldırınca ġah Abbas, Osmanlılardan barıĢ istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad PaĢa AntlaĢmasına göre: Tebriz, ġirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karĢılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar Ġranlılara geçecektir. Yeniçeri ve Sipahi Ġsyanları: Ġran'la anlaĢma yapıldıktan sonra Ġstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulufe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaĢ) yüzünden çıkmıĢsa da, asıl sebebini devlet teĢkilâtının bozulmaya yüz tutmasında aramak daha doğru olacaktır. Ġlk defa III. Murad devrinde Yeniçeri Ocağına rast gele kimseler alınarak kanun bozuldu. Yine ilk defa rüĢvetle iĢ görülmeye baĢlandı. Askere ayarı düĢük akçeler verilmek istenince Yeniçeriler, isyan ederek saraya yürüdüler. Âsiler defterdarın baĢını istediler. Ġstekleri yerine getirilince büsbütün Ģımardılar. 1589 yılında meydana gelen bu olaya Beylerbeyi Vak'ası denmektedir. III. Murad devrinde 1593 yılında da sipahilerin isyanını görüyoruz. Ulufelerinin geri bırakılmasına kızan Sipahiler, saraya yürüyüp defterdarın kafasını istediler. Kendilerine nasihat etmek için gelenleri kovdular. Ġstanbul halkı da seyretmek için saraya dolmuĢtu. Halk dıĢarı çıkarılırken "Urun hâl..." diye bir ses duyuldu. Saray muhafızları bunu PadiĢahın emri sanarak âsilerin üzerine saldırdılar ve dört yüze yakın âsiyi öldürdüler. Diğerleri kaçarak kurtuldu. Yeni Bir Haçlı Ġttifakı Ve Nemçe (Avusturya) Harbleri (1593-1606): Bosna Beylerbeyi Telli Hasan PaĢa, Avusturya topraklarına 1593 yılında büyük bir akın harekâtına giriĢmiĢti. Avusturya valilerinin Osmanlı sınırlarına tecâvüzlerine karĢılık yapılan bu harekât, mağlûbiyetle neticelenmiĢ, komutanla birlikte çok Ģehid verilmiĢtir. Bu hadise Osmanlı-Nemçe harblerinin baĢlamasına sebep olmuĢtur. Nemçe savaĢına Sadrazam Dara" Kınm nal BĠLĠNMEYEN OSMANLI 167 Sinan PaĢa gönderilmiĢti. Budin Beylerbeyi imdada giderek Nemçe ordusuyla harbe girdi ve mağlub oldu. Nemçeliler çok sayıda Macaristan kalesini ele geçirdiler. 1594 yılı baharında da Estergon Kalesini muhasara altına aldılar; ancak muvaffak olamadılar. Kırım kuvvetlerinin yardıma gelmesine rağmen tam bu sırada Osmanlı Devleti'nin baĢına bir gaile daha çıktı: Osmanlı Devleti'ne tâbi olan Erdel, Eflak ve Boğdan Beyleri Papa'nın teĢvikiyle isyan edip Avusturya tarafına geçtiler. Tam bu sırada yani 1595 yılında PadiĢah III. Murad vefat eyledi. III. Murad'ın saltanatının sonuna doğru Osmanlı topraklan yaklaĢık 19.902.191 km2 idi. Buna Avrupa'da Polonya, Afrika'da Fas dâhildir. III. Murad zamanındaki sadrazamlar arasında, yılların sadrazamı Sokullu Mehmed PaĢa, Koca Sinan PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa ve Mesîh PaĢa'yı; diğer komutan ve devlet adamlarından Kaptanıderya Kılıç Ali PaĢa, Damad Ġbrahim PaĢa, Okçu-zâde Mehmed PaĢa ve Muallim-zâde NiĢanı Mahmûd Çelebi'yi; ġeyhülislâmlar arasında Hâmid Efendi,

Ma'lûl-zâde Mehmed Efendi, Müeyyed-zâde Abdülkadir Efendi, Bostan-zâde Mehmed Efendi ve Bayram-zâde Hacı Zekeriya Efendi'yi zikredebiliriz92. 93. Sultân III. Murad'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz. Bunlarda hakikat payı var mıdır? Osmanlı PadiĢahları içinde en çok cariyelerle münasebette bulunan (teserrî hakkını kullanan) ve en fazla çocuğu olan PadiĢah'dır. Biraz sonra sayacağımız tahmînen dört kadını dıĢında 40'a yakın haseki denilen gözdesi bulunduğu söylenmektedir. Çocuklarının sayısı 100'ü geçmektedir. Ancak bunlar bebekken veya küçük yaĢlarda öldüklerinden dolayı, ölümünde hayatta 19'u erkek ve 30'u kız olmak üzere 49 çocuğunun bulunduğu iddia edilmektedir. Maalesef 19 Ģehzadesi, Mehmed III PadiĢah olunca zayıf fetvalarla fitnenin defi için öldürüldü ve Ģehid sayıldıklarından cenaze namazlarını ġeyhülislâm Bostan-zâde Efendi kıldırdı. Önemle ifade edelim ki, III. Murad'ın 40'a yakın câriye ile yaĢaması, meĢru bir hakkın suiistimali veya ifrat sayılabilir. Ancak meĢru dairede kaldığı ve baĢkasının namusuna değil, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olduğu kesindir. Bunlardan aynı anda devamlı olarak hayat yaĢadığı 4 kadının olduğu ifade edilmektedir. III. Murad'ın bu hayatı yaĢamasında devlet iĢlerine karıĢan Safiye Sultân ile Valide Sultân Nurbânû'nun mühim rolü vardır. Kim, ne derse desin, Osmanlı PadiĢahları arasında her konuda en çok suiistimal yapan PadiĢah III. Murad ve oğlu III. Mehmed olmuĢtur. Buna rağmen, Farsça ve Arapça bir divan yazacak kadar âlim ve Ģair olan III. Murad, meĢru daire dıĢına çıkmamıĢtır. Bu hayatı yaĢamasında, cinsî hayatının da önceleri problemli olmasının tesiri bulunduğu ve neticede genç yaĢta, bu düzensiz hayatın etkisiyle vefat ettiği tarihçiler tarafından açıklanmaktadır. III. Murad'ın bu düzensiz hayatından istifade eden Valide Sultânlar ve hatta Kal92 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-163; Solakzâde, sh. 597-620; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-596/a; Kantemir, c. I, sh. 265-273; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 207-240; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, I, sh. 42-71, 114-115; Bekir Kütükoğlu, "Murad III", ĠA, sh. 615 vd.; BA, Kepeci, nr. 262, sh. 1 vd; Maliyeden Müdevver, nr. 563; Kunt, Metin, Sancaktan Eyâlete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerâsı ve Ġl Ġdaresi, Ġstanbul 1978, sh. 133 vd. ¦ - ¦- ¦¦•¦ - - ¦ ¦:.¦¦'•¦!•¦-¦.¦• -;¦,„,;„;.,, ¦,, ^^Hfti^^^^^^^ 168 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA falar bile, devlet idaresine karıĢır hale gelmiĢlerdir. ġöyle ki: Maalesef Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve hatta gerilemesinde en büyük rolü oynayan sebeplerden biri de, bir yüzyıla yakın, Kadın Efendilerin devlet iĢlerine karıĢmaları olmuĢtur. Özellikle Kanuni'nin karısı Hürrem Sultân, Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürüp baĢ kadınlığı ele geçirdikten sonra, bir zamanların Valide Sultânları gibi, haremin reisi haline gelmiĢ ve daha da ileri giderek devletin iĢlerine karıĢmıĢtır. ġehzade Mustafa'nın öldürülmesinde mühim rol oynamıĢtır denilirse, mesele daha iyi anlaĢılacaktır. Kanunî Sultân Süleyman'ın vefatından sonra PadiĢahların ordularının baĢına geçerek sefere gitmeyiĢlerinde ve Saraya kapanıp kalmalarında maalesef bu Ģekildeki Kadın Efendilerin mühim rolü olmuĢtur. III. Murad'ın baĢ kadını Safiye Sultan'ın ve bunu takip eden Kösem Sultan'ın hem baĢ Kadın Efendi ve hem de Valide Sultân sıfatlarıyla nasıl devleti idare etmeye kalkıĢtıkları, maalesef tarihin acı sayfalarında kötü örnekler olarak doludur. IV. Mehmed'i idare eden Turhan Sultân'dan sonra bu iĢin ortadan kalktığını söyleyebiliriz. III. Murad'ın annesi Nurbânû Sultân ile Safiye Sultân arasındaki çekiĢmeden istifâde eden Canfedâ Kalfa'nın bile, Nurbânû Sultan'ın yanında yer alarak III. Murad'a tesir ettiği ve hatta kardeĢi Ġbrahim'i liyâkati olmadığı halde Diyarbekir Beylerbeyliğine tayin ettirdiği nakledilmektedir. Kanunî Sultân Süleyman zamanından beri Harem'in dıĢiĢleriyle meĢgul olan ve Yahudi asıllı olduğu söylenen Esther Kira isimli Kalfa'nın da Sipahilerin isyanına sebep olduğu ve neticede çıkardığı fitne sebebiyle Sultân Ahmed Meydanında idam edildiği nakledilen acı olaylar arasında yer almaktadır. ZEVCELERĠ: 1- Safiye Valide Sultân (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile AyĢe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet iĢlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi. 2- ġems-i Ruhsâr Haseki; Rukıyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var. 3- ġâh-i Hûbân Haseki. 4-IMâz-perver Haseki. (MeĢru dairede beraber olduğu cariyelerin 4O'ı ve çocuklarının 100'ü aĢtığı söylenmektedir. Biz sadece bazılarını kaydetmekle yetindik.). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman. 2-

ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Cihangir. 4-ġehzâde Mahmûd. 5- Sultân Mehmed III. 6-ġehzâde Bâyezid. 7-ġehzâde Mustafa. 8-ġehzâde Abdullah. 9- AyĢe Sultân. 10- Fahri Sultân. 11- Fatma Sultân. 12- Mihriban Sultân. 13- Rukıyye Sultân. 14-ġehzâde Abdurrahman. III. Murad'ın babasından farkı, iki yönde kendini göstermektedir: Birincisi, babası kendi hayatını yaĢarken, devlet iĢlerini tamamen Sokullu Mehmed PaĢa gibi liyakatli devlet adamlarına bırakmıĢtı. III. Murad ise, hem Saray'da kendi hayatını yaĢıyor ve hem de devlet iĢlerini vasıflı devlet adamlarına bırakamıyordu. ĠĢte bu boĢluktan istifade eden Valide Sultân Nurbanu, Kadın efendi Safiye Sultân ve kalfa Canfedâ devlet iĢlerine de karıĢmaya baĢlamıĢlardı. Ġkincisi, babası II. Selim'in en azından gençliğinde de olsa gayr-i meĢru denebilecek bazı fiilleri iĢlediği söylenmektedir. Ancak III. Murad, babasından farklı olarak hem Arapça ve Farsça Ģiir yazacak kadar âlim ve hem de hayatında gayr-i meĢru hiç bir iĢ yapmayacak kadar da takva sahibi idi. Onun en büyük kusuru, meĢru daire içinde de kalsa, kadınlar konusundaki suiistimalidir93. 93 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-10; Solakzâde, sh. 597-600; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-500/a; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-44; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 43-46; Harem II, sh. 47-50, 145-147; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 99-134; Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, c. II, 170-173; Meselenin çarpıtılarak anlatılmasına misâl için bkz. Altında), Osmanlı'da Harem, 13-16. ;, ; 94. III. Murâı Ġslâm Hul Hayır edilen yandırarak beĢ I mahiyetinde değ diği de Ģüphelidiı yanmaktadır. III. Mehmed, bilir. Zira < makla ben tane erkekl günahsız biri Zira herhangi! safhasında de Bu kısa izi bir Ģeye da Bunlardan] "Nizâm-ı ı lemedikleri vakitli Ayrıca ülû'H Ģahsın fil-haklka f sonra refinden ( PadiĢahın kullana Dede Efeni (ettiğinin biz de f yapıldığını biz j diyoruz. istemly 95. III.) Buc Ma'rûf v dünyaya t ġam'dan .< Mısır'a döra dü ve 979/l| larınahızv 94 Sol*Ġ Efendi, SiyS PASLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI T69 irine 94. III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri, Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi? ibi, ĠSefeâHayır edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve siyâseten kati esasına dayandırarak beĢ kardeĢini idama mahkûm ettirmiĢtir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten kati kategorisine girdiği de Ģüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüĢe dayanmaktadır. III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve Ģer'î hükümlere aykırı davranandır denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, siyâseten kati müessesesinin suiistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira 19 tane erkek kardeĢini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (ġehzade Mahmûd), günahsız bir Ģekilde idam ettirmiĢtir. Bunun Ģer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir. Bu kısa izahtan sonra, Ģu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar hiç bir Ģeye dayanmadan mı bu fiili iĢlemiĢlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı Ġslâm Hukukçularının Ģu fetvalarıdır: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teĢvik edenler, bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi, kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerir ve müttehem olması da Ģart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının

yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kullan ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir diyoruz. Bu meseleyi bütün yönleriyle daha evvel izah ettiğimizden tekrara girmek istemiyoruz. Ancak o sorunun cevabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz94. 95. III. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasad-hânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldığı doğru mudur? Bu olayı ayrıntılarıyla anlatmakta yarar vardır. Asıl adı Takıyyuddin Mehmed bin Ma'rûf ve unvanı da er-Râsıd yani astronom olan Takıyyuddin, 1521 yılında ġam'da dünyaya gelmiĢtir. Babası da Mısır'ın ileri gelen âlimlerinden olan Takıyyuddin, Mısır ve ġam'dan sonra Ġstanbul'a gelerek meĢhur hocaların yanında ilmini tamamladı. Tekrar Mısır'a döndü ve astronomi dersleri de aldı. II. Selim zamanında tekrar Ġstanbul'a döndü ve 979/1571 yılında MüneccimbaĢılığa yükseltilerek Ġstanbul'da astronomi çalıĢmalarına hız verdi. Takıyyuddin, astronomik hesaplarda esas alınan eski Uluğ Bey Zîc'inin 94 Solak-zâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, KardeĢ Katli, sh. 98-105. 170 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN1, i tamamen eskidiğini ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini devlet ricaline anlatmaya çalıĢtı. ġeyhülislâm Hoca Sa'deddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve Ġstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde yani Ģu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında Ġstanbul Rasadhânesini kurdu. III. Murad'ın talimatıyla bu Rasadhânenin bütün masrafları devlet hazinesinden karĢılandı ve bunun için 10.000 altın harcandı. Kendisine de 3.000 altınlık bir ze'âmet verildi. Burası kuruluncaya kadar, Galata Kulesinde çalıĢmalarına devam etti. KuruluĢ tarihi 987/1579'dır. MüneccimbaĢı Takıyyuddin Efendi bu konuda bir ilke imza basıyordu. Zira Avrupa'da Danimarka Kralı II. Frederick'in teĢvikleriyle Tycho-Brahe'nin kurduğu rasadhâne ancak 1585 tarihinde tamamlanmıĢtı. Osmanlı Devleti 10 yıla yakın bir zaman önde gidiyordu. Takıyyuddin, bu sahada 20'ye yakın eser verdi ve çalıĢmaları engellenmek istese de, 1585 yılında vefat edinceye kadar araĢtırmalarını aralıksız sürdürdü. 1577-1580 yılları arasında Hoca Sa'deddin'den sonra ġeyhülislâmlık makamına o-turan Kâdî-zâde Ahmed ġemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. PadiĢahın bir çok fermanlarını Ģer' -i Ģerife aykırıdır diyerek reddetti. Yargı mensuplarını protokolde Beylerbeyilerin önüne geçirmek için elinden geleni yaptı. Ancak bazı meselelerde, Ģahsî anlaĢmazlıkların da etkisiyle, "astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalıĢmanın devlete uğursuzluk getireceği" gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inĢa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. ġeyhülislâmın ilamına uyan PadiĢah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali PaĢa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve Ġstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak ġeyhülislâmın karĢı çıktığı husus, müneccimlik yaparak geleceğe ait haberler vermektir. Bu konuyu Osmanlı Dev-leti'nin aleyhine kullanmaya çalıĢan yazarlar, baĢka meselelerde, müneccimliğe Ģiddetle karĢı çıkarlarken, burada farklı bir yaklaĢım sergilemektedirler. Çifte standartlı davranmamak gerektir. Ayrıca bu mesele, ġeyhülislâm ile diğer makamlar arasında bir çekememezlik konusu da olabilir. Sonradan Kâdîzâdelerin, aĢırı fikir ve tutumları sebebiyle, Osmanlı tarihinde soğuk bir taassup rüzgarının esmesine yol açtıklarını biliyoruz. ġeyhülislâm Kâdî-zâde'yi aynı kefeye koymak mümkün olmasa dahi, Kâdî-zâdeler ve benzeri soğuk taassup sahipleri için Kâtip Çelebi son noktayı koymaktadır ve biz de sonuna kadar bu görüĢün yanındayız: "Müslümanların sultânı bu makule soğuk taassup sahiplerini, kim olursa olsun, tedip etmesi dinî görevleri arasındadır. Çünkü seiefde bu çeĢit muta'aassıplar yüzünden çok fesadlar meydana gelmiĢtir. Gerek Halvetî ve gerek Kâdî-zâdeli bazı ahmakların görünürdeki salâhlarına bakılmayıp bunlara fırsat verilmeye. Nizâm-ı âlem ancak ve ancak halk haddinden tecâvüz etmemekle mümkündür".

Mahallî ve belli Ģahısların zihniyetine ait olan hatalar tamim edilmemelidir. Bu olayın Osmanlı'da ilmi geri bıraktığı doğrudur; ancak bunun Osmanlı Devleti'nde genel bir zihniyet olduğu doğru değildir. Çünkü ta Fâtih devrinden beri konu ile ilgili çalıĢmalar tarihçiler tarafından çok iyi bilinmektedir95. 95 Takıyyuddin, Cedâvil-i Rasadiye, Ġstanbul Rasathanesi kütp. nr. 378; Âlât'ür-Rasadiyye li Zîc-i ġehinĢâhiyye, ĠÜ. Ty. nr. 1993; Nevl-zâde Atâî, Hadâık, ġakâik Zeyli, c.II, sh. 286-287; Kâtip Çelebi, Mizan'-ül-Hakk, Ġstanbul 1286, sh. 122-123; Döğen, ġaban, Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi I-II, Ġstanbul 1992, c. II, sh. 633-643; Ünver, Süheyl, Ġstanbul Rasadhânesi, Ankara 1969; Meselenin çarpıtılması örneği için bkz. Yılmaz, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, sh. 82-90. 96. Sokullu Mek yaptığı ( Bosna'nın] devĢirmedir. Oğullarından j devĢirilerek Edlr hizmetiyle En rikâbdârlık, ı daha sonra < beyliği; Ġran s II. Selimin kızıl PaĢa'nın \ yıl II. Selimi müĢtür. Kanuni i tam bir basiret J kamındadır. PaĢa ve I III. Murad'ın i kullanamaz Ġl ve yakınları, Ġl Murad bütün-S Sokullu, I nak taraflı Peçevf, i çıktığı güm olmadığım i sahibi olan j diği nakl doğru olu Tl yönleri nacaktır, II vermesi} hissesi 1 sonra 9 Sadâretti Mekke'de takva lı idare e »OSMANLI "alıĢı çekti ıduMi.ıyıd bu ı10.000 Bit kadar, | Zira Avru-^tasadhâne ı önde gellenmek mına o-LPadiĢa-ıı proto-erde, kistik-Ģ#, III. i, ġey1i çıktığı iı DevBĠLĠNMEYEN OSMANLI 171 |'.!iz de t. Gerek 96. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur? Bosna'nın ViĢegard Kazasına bağlı Rudo Nahiyesinin Sokkuloviçi köyünden bir devĢirmedir. Sırp olması kuvvetle muhtemeldir. Sokullu Beğ neslinden yani ġahin Oğullarından gelmektedir. 1512 yılında dünyaya gelen Sokullu, YeĢilce Bey tarafından devĢirilerek Edirne Sarayı'na getirilmiĢtir. Oradan Ġstanbul'a nakledilmiĢ ve Küçük Oda hizmetiyle Enderun'a alınmıĢtır. Sırasıyla Hazine Odası ve Hasoda'ya alınan ve de rikâbdârlık, çuhadarlık ve silâhdarlık gibi Saray içi görevlere getirilen Sokullu Mehmed, daha sonra dıĢarı çıkarak ÇaĢnigirbaĢılık, Kapıcılar Kethüdalığı, 1550'de Rumeli Beylerbeyliği; Ġran seferindeki baĢarısı sebebiyle vezirlik makamına yükselmiĢtir. 1561 yılında II. Selim'in kızı Ġsmihan Sultân ile evlenen Sokullu, 1564 yılında II. Vezir ve Semiz Ali PaĢa'nın vefatından sonra da vezir-i azam olmuĢtur. Ġki sene Kanuni devrinde, sekiz yıl II. Selim zamanında ve 6 yıl da III. Murad zamanında bu görevi sürdürmüĢtür. Kanuni Sultân Süleyman'ın vefatı sırasında 40 gün kadar ölüm haberini gizleyerek tam bir basiret örneği haline gelen Sokullu, II. Selim zamanında manen PadiĢah ma-kamındadır. Sultân Murad'ın hocası Hoca Sa'deddin Efendi, musahibi ġemsi Ahmed PaĢa ve kethüdası Canfedâ Kadın ve benzeri kiĢilerin aleyhteki gayretleri neticesinde, III. Murad'ın nazarından düĢmüĢtür. Her ne kadar azledilmese de, fiilen yetkilerini kullanamaz hale gelmiĢtir. NiĢancı Feridun Bey baĢta olmak üzere en yakın arkadaĢları ve yakınları, kendisine sorulmadan görevden uzaklaĢtırılmıĢtır. Âdil bir PadiĢah olan III. Murad bütün tahriklere rağmen, Sokullu'ya zarar vermemekte direnmiĢtir. Ancak Sokullu, Kabasakal tarafındaki Sarayında Ġkindi Divanı halindeyken, meczup bir BoĢnak tarafından hançerle yaralanmıĢ ve 1579 yılında vefat etmiĢtir.

Peçevî, bizzat Tiryaki Hasan PaĢa'dan dinlediğini söyleyerek, III. Murad'ın tahta çıktığı günden beri Sokullu'yu sevmediğini ifade etmekteyse de, onun ölümünde dahli olmadığını da ilave etmektedir. Her gece teheccüd namazını kaçırmayacak kadar takva sahibi olan Sokullu Mehmed PaĢa'nın, vefatından kısa bir zaman evvel, Ģahadetini istediği nakledilmektedir. III. Murad'ın bu katil olayında dahli bulunduğu Ģeklindeki iddialar doğru olmasa gerektir. Bu görüĢü destekleyecek ciddi bir kaynak mevcut değildir. Tavîl yani Uzun Mehmed PaĢa diye de bilinen Sokullu'nun elbette ki iyi ve kötü yönleri olacak ve 14 yıllık sadrazamlığı döneminde tenkit edilebilecek tasarrufları bulunacaktır. Nitekim yakınlarını ve dostlarını fazlaca tutması ve makamları öncelikle onlara vermesi Ģeklindeki tenkit bunlardan biridir. Ayrıca Ġnebahtı felâketinde önemli derecede hissesi bulunmaktadır. Onun babasının bir papaz olması ise, Müslüman olduktan sonra ifa ettiği hizmetler karĢısında Ġslâmiyet açısından hiç bir önem arz etmemektedir. Sadâreti zamanında himaye ettiği Ġslâm âlimleri, inĢâ ettirdiği cami ve medreseler ve Mekke'de tesis ettiği hayır vakıfları ve en önemlisi de ömrünün sonuna kadar tam bir takva hayatı yaĢaması, bu tür iddiaların kasıtlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sokullu'nun müsbet yönleri arasında II. Selim ve III. Murad gibi atalarına asla benzemeyen iki zayıf PadiĢah zamanında, devleti dirayetle ve büyük bir tecrübe ile idare etmesi baĢta gelmektedir. Ayrıca Don ve Volga nehirlerinin birleĢtirilmesi ile so172 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN i nuçsuz kalan SüveyĢ Kanalı projesi de Sokullu'ya ait önemli ve ileriyi gördüğünün delili olan fikirlerindendir. Bu özellikleri sebebiyle Hammer ve onu takip eden bazı tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin duraklama ve hatta gerileme devrini, Sokullu'nun vefatı ile baĢlat-salar da, bunu aynıyla kabul etmek çok zordur. Sokullu'nun tenkit edilebilecek olan yönlerinin baĢında, 14 yıllık sadrazamlığı döneminde asla serdâr olarak ordunun baĢında sefere gitmemesi ve PadiĢahları da bu noktada teĢvik etmemesidir. Bu yüzden statükocu, hatta müstebid ve makamını korumakta hırslı bir devlet adamı olarak vasıflandıranlar olmuĢtur. II. Selim'in tahta çıkıĢında yeniçerilerin isyanına sebep olan tavırları ve III. Murad'ın tahta çıkıĢında gösterdiği temellük yani yapmacık tavırlar, onun değerini kısmen düĢürmüĢ olsa bile, bazı araĢtırmacıların onun hakkında söyledikleri Ģeyler kanaatimize göre doğru değildir96. XIII- SULTÂN III. MEHMED DEVRĠ 97. Sultân III. Mehmed, aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin tıkıĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mehmed, II. Murad'ın Safiye Sultân'dan 1566'da dünyaya gelen oğludur. Babasının vefatı üzerine sancak beyliğinden Osmanlı PadiĢahlığı tahtına oturan son Ģehzade olarak 1595'de Manisa'dan gelerek Ġstanbul'da cülus etti. Her padiĢah döneminde olduğu gibi, son zamanlarda âdet haline gelen yeniçerilerin baĢ kaldırmaları ve bahĢiĢ talebi kavgaları bunda da meydana geldi. Ferhad PaĢa'nın gayretleriyle zorbalar bastırıldı. Ancak Avusturya seferi uzayıp gidiyordu. Sadrazam Sinan PaĢa, Eflak üzerine yürüdü; BükreĢ'i aldı; ancak Yergöğü'nde dehĢetli bir mağlûbiyet tattı. PadiĢah Hocası Hoca Sa'deddin Efendi, Sinan PaĢa'nın fikrine katılarak PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu ediyordu. Bu arada vefat eden Sinan PaĢa'nın yerine Damad Ġbrahim PaĢa veziriazam olmuĢtu. Nihayet Yeniçerilerin de teĢvikiyle 21 Haziran 1596/24 ġevval 1004'de PadiĢah sefere çıkmak üzere hareket etti. Eğri Kalesi kuĢatılıp feth olundu ve bu sebeple III. Mehmed Eğri Fâtihi olarak anıldı. Daha sonra Macarların KereĢteĢ dedikleri Haçova'da zor da olsa büyük bir zafer kazanıldı. Bunda Hoca Sa'deddin'in büyük bir rolü vardı. Harpten dönen PadiĢah, Hoca Sa'deddin ve çevresindeki insanların tesiriyle Cığala-zâde'yi sadrazamlığa getirdi. Ancak hem Kırım Han'ı Gâzî Giray'ı azledip Kırım'da fitne çıkarmasıyla ve hem de muharebe gününün ertesi günü askeri yoklatarak dâhilde ihtilâfların ve isyanların baĢ göstermesine vesile olmasıyla fayda yerine zarar getirdi. Gerçekten Cağaloğlu Sinan PaĢa'nın bu hareketleri neticesinde Anadolu'da Celâlî denilen eĢkıya isyanları memleketi kasıp kavurmaya baĢladı. 1008/1599 yılında Damad Ġbrahim PaĢa yeniden Sadrazamlığa getirildi. 96 Peçevî, c. I, sh. 24-28; Solakzâde, sh. 572 vd; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 552; c. III, Kısım I, sh. 49-54; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, 388-389; Abdurrahman ġeref, "Sokullu Mehmed

PaĢa'nın Evâil-i Ahvali ve Ailesi Hakkında Bazı Malumat", TOEM, nr. 29, sh. 257-265; Ġnalcık, Halil, "Osmanlı-Rus Rekabetinin MenĢei ve Don-Volga Kanalı TeĢebbüsü (1569)", Belleten, c. XII, sayı 46(1948), sh. 349-402; Ahmed Refik, "Bahr-ı Hazar- Karadeniz Kanalı ve Ejderhan Seferi", TOEM, nr. 43, sh. 1-14; Yılmaz, Mevlüt Uluğtekin, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, 53-75; Bu eserde Sokullu'nun Türk olmaması esas alınarak, tarihçilerin verdiği bilgilerin kırınıtıları değerlenidlrlerek ve de abartılarak Sokullu, Türk ve Osmanlı düĢmanı bir ajan gibi gösterilmiĢtir ki, bu Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan farklı bir bakıĢ tarzının örneğidir. Nemçe Harbi I pa'da mühim] Bütün t harb Ġlan ettM Ģıklıklar ve I Mahmûd'un I baĢarılı s III. Fıtraten zayıf j kalıyordu. I padiĢahları arada, Mahmûd'udaK hatta gerilen» ı tin merkez t de görülen j lerdir. TaĢra \ merkeze I memurlarına ı yanların teyll emrin I Osmanlı [ Osmanlı 0 nunnameiervel da mazıiımlmj Adalet KöĢküd önlemek ü III.» ancak I sac be-Ha-zade ^ zikri ZEV( zaasıilıtı Selim a dugus BĠLĠNMEYEN OSMANLI ıçiler, jco-vî bu L'is Ġve Nemçe Harbi sürüp giderken Tiryaki Hasan PaĢa ve Kuyucu Murad PaĢa, Avrupa'da mühim zaferlere imza basıyorlardı. Uyvar üzerine gidilmesi de bu tarihlerde oldu. Bütün bu zorluklar içinde bir de Ġran ġahı andlaĢmayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ne harb ilan etti. Anadolu'yu Celâlî isyanları kasıp kavuruyordu. Osmanlı Devleti bu karıĢıklıklar ve ihtilâller içinde iken III. Mehmed 1603'de dünyaya gözlerini yumdu. Oğlu Mahmûd'un katli, Celâlî isyanları ve bunları tahrik eden Safeviler karĢısında ordunun baĢarılı sonuçlar alamaması, III. Mehmed'in ölümüne sebep olan en önemli olaylardı. III. Mehmed, sancağa çıkan ve oradan padiĢahlığa gelen son Osmanoğludur. Fıtraten zayıf iradeli ve saf idi. Vehhâmdı. Anası Safiye Sultân'm müthiĢ tesiri altında kalıyordu. Babası gibi III. Mehmed de, kardeĢ katli meselesini en çok suiistimal eden padiĢahlardan biriydi. 19 kardeĢini, aldığı zayıf fetvalara dayanarak idam ettirdi. Bu arada, baĢkalarıyla ittifak ettiği ve yazıĢmalarda bulunduğu jurnallenen oğlu ġehzade Mahmûd'u da idam ettirdi; sonra da jurnalleyen insanların hayatına son verdi. III. Murad devrinde de babasının zamanında olduğu gibi, devamlı bir duraklama ve hatta gerileme alâmetleri kendini göstermektedir. Düzenli kanunnameler yerine, devletin merkez teĢkilâtında ve özellikle ülü'l-emrin temelini teĢkil eden PadiĢah ve vezirlerde görülen Ģerv-i Ģerife muhalif halleri siyâsetnâmeler ile âlimler ikaz ve irĢâd eylemiĢlerdir. TaĢra teĢkilâtında meydana gelen zulümleri ve haksızlıkları ise, ya yerli âlimler merkeze bildirmiĢler veya halkın tazallüm ve Ģikâyeti üzerine merkez teĢkilâtı taĢra memurlarına adalete rPâyet etmeleri için emirnameler göndermiĢlerdir. ĠĢte Celâlî isyanlarının ortaya çıkıĢ sebebi de budur. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil eden görevlilerin, re%ayaya karĢı bu otoriteyi kötüye kullanmaları ve kanun, hak ve adalete aykırı davranmaları halinde, ülü'l-emrin hakkı ve kanunu hatırlatıcı mâhiyette düzenlediği hukukî düzenlemelerine denir. Osmanlı Devleti'nde padiĢahın hükmü tarzında kendisini göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nde, mezâlim divanının yerini Divan-ı Hümâyûn aldığı gibi, kanunnameler ve tezkire'lerin yerini de adâletnâmeler almıĢtır. Yani Divan-ı Hümâyûnda mazlumların Ģikâyeti bizzat

I. bir mezhep mücadelesi tarzında baĢlayan ve daha ziyade Ġran'ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti'ne fırsat buldukça isyan eden ġi'î Türkmenlerin hareketleridir. daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiĢtir.Hatice Sultân. Ahmed'in annesi. E. Öztuna. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519'da Yavuz tarafından bastırılan ġeyh Celâl isyanı ile. 2768. III. 4-ġehzâde Ahmed.Valide Sultân. 2. Sertoğlu. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ferhad PaĢa. Baba Zünnun. Halil. ÇOCUKLARI: (Ġsimleri bilinmeyen beĢ altı tane daha çocuğunun bulunduğu söylenmektedir). Abaza asıllı ve I. Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada. ZEVCELERĠ: 1. 163-280. Bu ikisi baĢlayınca. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün. c. ĠA. Adlî mahlasıyla Ģiirler yazan. Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiĢtir. meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmeziiklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. Kısım I. sh. Hoca-zâde Mehmed Efendi ve Ģeyhlerden ġeyh Muhyiddin Efendi ile ġeyh ġemseddin Sivâsî'yi zikretmeliyiz. 1-2. ĠĢte bu noktada devletin idaresinden hoĢlanmayan gruplar. 3-ġehzâde Mahmûd Hân. sh. Osmanlı Devleti'nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıĢtır. Ġran ġahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüĢtü. Hadım Hüseyin PaĢa.Hândan Valide Sultân. Safevi Devleti'nin himayesinde. 1ġehzâde Sultân Selim Hân. Bu kontrolün kaybı. Celâl'e mensup demektir. ġehzade Mahmûd annesi. nr. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında baĢlayan ġahkulu isyanı idi. laraı . 7174 BĠLĠNMEYEN OSMANLI AyĢe Sultân97. I. Devletler ve Hanedanlar. mahallî idarecilere Ģikâyetleri önlemek üzere adâletnâmeler de gönderilmiĢtir. nazik ruhlu ve zayıf iradeli bir padiĢah. 5-ġehzâde Mustafa. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. ġehzade Bâyezid'in durumu ise. Divan görüĢmelerini Kasr-ı Adalet veya Adalet KöĢkü denilen yerde dinleyen PadiĢah tarafından. Biraz evvel gördüğümüz gibi. Osmanlı Devleti'nin hukukî. Belgeler. 2-ġehzâde Sultân Cihangir Hân. sh. Adâletnâmeler. Solak-zâde. sosyal ve iktisadî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teĢkilâtında kayırmaların.Haseki. ancak Osmanlı padiĢahları arasında en çok takva sahibi olanlardandır. artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiĢ oldu. Bunlara Alevî veya KızılbaĢ isyanları da denmektedir. celâliği. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok'da 1519 yılında isyan eden KızılbaĢ ġeyh Celâlin isyanı üzerine. Gökbilgin.dinlendiği gibi. 49 vd. O halde. Celâlî isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir? 9Celâlî. hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlıĢlıkların ve zulümlerin yaĢanmasına sebep olmuĢtur. devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. 1830. artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil. âlimler arasında Hasan Çan'ın oğlu Hoca Sa'deddin.Haseki. Mustafa validesi. M. geniĢ anlamda. Ġnalcık.. Kanuni'nin zamanında da ġehzade Mustafa'nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler. bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teĢkil eden mezhep mücadelesinin birleĢmesi safhasıdır. Zamanındaki sadrazamlar arasında Koca Sinan PaĢa. Bu sebeplerden bazılarını Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Osmanlı Devleti'ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların 97 Peçevî. c. II. 176-177. ġeyhülislâm Bostan-zâde Mehmed Efendi. c. Osmanlı Tarih Lügati. 620-682. 47. 6. Domuzoğlan. hiç kimsenin beğenmediği Cığala-zâde (Cağaloğlu) Sinan PaĢa ve Ġbrahim PaĢa'yı. Mehmed. zulümlerin ve rüĢvetin artması üzerine. Uluçay. 73-115. c. ġehzade Selim annesi. III. baskıların. 275-277. Ġkinci safha ise. sh. Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. sh. 98. UzunçarĢılı. Tayyib. sh. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince. Osmanlı Tarihi. D. 4. II. bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkıĢ yolu aramıĢlar ve devlete baĢ kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya baĢlamıĢlardır. Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı BektaĢ-ı Veli'nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. Bu manada en önemli isyan II. c. 3. "Mehmed III". Kantemir. 254-255.

teĢkilâtın baĢına oğlu Deli Hasan geçmiĢtir. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın kardeĢi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin PaĢa'yı idam etmesiyle birlikte. adaleti arka plana itince ve re'âyâya ağır vergiler salmaya baĢlayınca. maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların baĢlarına geçebiliyorlardı. Bu yüzden yeniçeri isyanları da baĢlamıĢtır. 3) Osmanlı Devleti'nin savaĢlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmiĢti98. Sil BĠLĠNMEYEN OSMANLI 175 birinci sebebidir. Tavîl Ahmed Ġsyanı: Sekbanlıktan yetiĢme olan Tavîl Ahmed de. celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir baĢka Celâli grubuna karıĢıyordu. Urfa civarını yağmalamıĢ (1596). Osmanlı Devleti'nin beyni olan Anadolu. Daha sonra Kuyucu Murad PaĢa bunu sindirmekte muvaffak olmuĢtur. 99. Karayazıcı. insanları isyana teĢvik ediyordu. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad PaĢa tarafından bastırıldı. babasının isyanını devam ettirerek Bağdad'ı teslim almıĢtır (1607). Canboladoğlu Ali PaĢa Ġsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi. III. savaĢlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir. eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya baĢlamıĢlardır. baĢa çıkamadığı Tavil Ahmed'i ġehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuĢtur. idarî. III. Bu arada bir ateĢli silah olarak tüfeğin Anadolu'da bol miktarda bulunması da. 1605 yılında çevresine topladığı eĢkıya ile Gezdehan Ali PaĢa ve Nasuh PaĢa komutasındaki Osmanlı 176 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiĢtir. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın yanlıĢ siyâsetinden rahatsız olan 30. bunların yanında vatandaĢın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması. Sadrazam YemiĢçi Hasan PaĢa'nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiĢtir (1603). tarihçiler tarafından. halkı bıktırmıĢ ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuĢtur.99. Hâlim ġah adıyla fermanlar bile göndermiĢtir. 1608 yılına kadar Anadolu'da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaĢandı ve halk periĢan oldu. Adına hutbe okutup para bastırdı. sosyal. Zira devlet görevlileri. Ancak oğlu Mustafa. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaĢları. Murad devri Osmanlı Devleti'nde enflasyonun yaĢandığı ilk dönemdir. Deli Hasan.¦. bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle. Devlet hayatında yanlıĢ uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da.:. Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir. Avusturya ve Ġran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karĢı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaĢını bu asilere karĢı koru-yamıyordu. Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaĢmak için baĢvurulan rüĢvet yolu.'¦ = ¦ Karayazıcı Ġsyanı: III. -. Buna çok üzülen I. Dedesi Canbolad Bey. Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk. Urfa'yı zapteden Karayazıcı. aslında Osmanlı Devleti'nde sekbanbaĢılık ve subaĢlık gibi görevlerde bulunan ve eĢkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaĢı olarak tayin edilen bir Ģahıstır. devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiĢtir.:. 2) Osmanlı iktisadî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi. vatandaĢ devletinden her geçen gün soğumuĢtur. Yani Celâlîler. 4) Ġlmiye sınıfının bozulması ve devlet iĢlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi. Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti. Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. Sokullu-zâde Hasan PaĢa'nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra. Ahmed. Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaĢları sırasında ilk büyük Celâl? isyanını baĢlatan Karayazıcı Abdülhâlim. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız? III. Ġsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla. Kısaca Celâlî isyanları. .000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıĢtır. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti'ni periĢan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım: •¦' '.

83-87.000 kiĢilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıĢtır (1607). 26-39. 213-220. 236-238. sırasıyla kethüda. c. 99-113. UzunçarĢılı. Canbolad Oğlu'nun Ġstanbul'a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiĢtir. Bu olay Ġstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıĢtır. sh. 90 yaĢına kadar istikametli bir hayat yaĢamıĢ ve PadiĢah'ın Baba iltifatına mazhar olmuĢlardır. III. Anadolu yakılıp kavrulmaya baĢlamıĢtır. Konya'daki Saraçoğlu Ahmed'dir ve çevresine 30. Aslen Hırvat olan bu devlet adamı. Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir? Peçevî. aslında eski bir çavuĢ. II. III. Ġstanbul 1280. Memâlik-i Âl-i Osman'ı eĢkıyadan temizlemiĢdir ve 500 yıl önce ġeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona iĢaret ile kitabına yazmıĢtır" Ģeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuĢtur. nr. ĠĢte Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok AndlaĢmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine. TDVĠA. Ravzatu'l-Hüseyn fi Hulâsatı Ahbârı'l-Hâfikeyn (Tarih-i Naima) I-VI. c. ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30. Ahvâl-i Celâliyân. Müctebâ. 1) Murad PaĢa'nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî. c.siyle lı tertip |iı 1607 ta seli seHl I »tabî) Ġskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad PaĢa. c. 1604'de isyan etmiĢ ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıĢtı. Osmanlı Tarihi. Kuyucu Murad PaĢa. Mehmed devrinde artarak devam etmiĢ ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu'nun isyanı ile. Kovalamacalar sonunda Murad PaĢa. sh. Anadolu'daki eĢkıyayı katletmiĢ ve katlettiği eĢkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıĢtır. 3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed'e gelince. sh. c. 281-284. Ġ Ġ MANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 177 pçtomaluĢtur. 223-225. VIII. Üzerine yürüyen Murad PaĢa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiĢ. V. Kısım I. kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu Ģahıs. sh. p(1607). "Bu ol vezir-i azamdır ki. c. bu büyük devlet adamını. 1-22. Osmanlı padiĢahının fermanıyla aĢağıdaki baĢarılara imza atmıĢtır. Süleymaniye kütp. Ġlgürel. Esad Efendi. 2) Ġkinci önemli iĢi. 2236. 204-205. sh. Ġstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramıĢ ve komutanları öldürülmüĢtür.100. III. c. 303-316. 252. sh. "Celâlî Ġsyanları". II. t Dedesi Ġûijala. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında 93 Peçevî.000 kiĢi toplayacağını söyleyen bu eĢkıya hemen idam edilmiĢtir. I. III. Bu bozgun Ege'deki bir çok Ģehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuĢtur. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuĢulmaktadır? Bilindiği gibi. sancak beği ve ardından Diyarbekir. 335: Nâimâ Mustafa Efendi. 1608 yılında Göksün taraflarında Kalenderoğlu ile karĢı karĢıya gelmiĢ ve kuvvetlerini . 252-257. Murad devrinde Anadolu'da baĢlayan Celâlî isyanları. Bunu Silifke ve Adana'yı iĢgal eden CemĢid ve Mush ÇavuĢ eĢkıyalarını temizlemek takip etmiĢtir. bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baĢ kaldıran Dürzi eĢkıyalardır.

354. Tarihlerin kaydettiğine göre. c. Clement ve Cağaloğlu Sinan PaĢa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler. Yani Papa. Cigala-zâde'nin. Hândan Sultân'dan Manisa'da 18 Nisan 1590/22 Cemâziyelâhir 998 tarihinde dünyaya gelen oğludur. Osmanlı Tarihi. sh. Papa'nın Fâtih'e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. Kuyucu Murad PaĢa'nın üç sene süren bu eĢkıya temizleme hareketi sırasında. sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düĢmeyecek Ģekilde. Bayburt'ta Murad Haniler ve BeyĢehir'de ise Emîr ġâhî denilen eĢkıyayı tamamen ortadan kaldırmıĢtır. III. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın. Osmanlı tarih kaynaklarında.dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı Ġran'a sığınmıĢtır. 4) Murad PaĢa'nın görevi bununla da bitmemektedir. mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır".000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öl^ Cı n. XIV. Lala Mustafa PaĢa zamanında vezirlik makamına getirilmiĢ ve özellikle Ġran ile yapılan savaĢlarda büyük bahadırlıklar göstermiĢtir. 22 Kânun-ı sânî 1603/18 Receb 1012 . Özellikle Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti'nin ümmet anlayıĢını tenkit eden bazı araĢtırmacılar. Kısım I. Mehmed'in. Bunlar doğru mudur? Cigala. III.? 178 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'' dürmesi. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen. Üçüncüsü ve bizce en önemlisi. Ahmed. Clement'in ajanı olduğunu. "Yakın geldin. Daha sonra Yeniçeri ağalığı. ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir. 50. AHMED DEVRĠ 102. asker içinde büyük kargaĢalara sebep oldu. 1026/1617 yılında 28 yaĢında vefat eylemiĢtir. Cigala-zâde Sinan PaĢa'nın tenkit edilen üç ö-nemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında Ġslâm gazileri tarafından esir edilmiĢ ve Kanuni'nin döneminde Enderun'a verilmiĢtir. uzak durdun" gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir. Haçova SavaĢına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray'ı azlederek yerine acemi olan kardeĢi Fetih Giray'ı getirmesi ve bunun da Kırım'da büyük kargaĢalara vesile olmasıdır. Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karĢı karĢıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıĢtı. Ancak 45 gün süren bu görev. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir.SULTÂN I. III. Nitekim ona destek veren Tavil'in kardeĢi Meymun ve benzeri eĢkıyalar da neticede Ġran ġah'ına iltica etmiĢlerdir. Ġkincisi. Cağaloğhı (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var.000 küsur eĢkıya öldürülmüĢtür. Tarihçilerin kaydettiklerine göre. 101. Ancak 1593'de kardeĢi Carlo'nun Ġstanbul'a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina'ya gitmesi bu çeĢit dedikoduların çıkmasına sebep olmuĢtur100. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan PaĢa olan bu zat. böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiĢ olabilir. UzunçarĢılı. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle. tekrar Ġbrahim PaĢa'ya iade edilir. Türk düĢmanı Papa VII. I. 330-343. Ahmed. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? mt rai (iĢ yaniı gibi o-di. Suitni bette ki i U devlet vfl) Sadra i Me üzer» 14 yaĢında hükümdar olub 14 sene PadiĢahlık etmiĢ bulunan I. Hoca Sa'deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa'nın etkisi ile vezir-i azam olur. bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. Ġtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala'dır. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad PaĢa sona erdirmiĢtir. onun ahlakı ile alakalı güzel Ģeyler söylenmese de.

c. devrinde yaĢayan kanun-Ģinâs âlimlere borçludur. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdâr kadını. 235. II. ġeyh Abdülmecid Sivâsî ve Cerrah PaĢa ġeyhi diye bilinen ġeyh Ġbrahim Efendi'yi zikredebiliriz. III. Bir diğer önemli hizmeti de. 284. Bir aralık anlaĢ100 Peçevî. 525-526. saltanatın sülaleden en büyüğe geçmesi yani ekberiyyet ve erĢediyyet nizâmını koyması ve kardeĢi Mustafa'yı öldürmemesi gibi önemli icraatları vardır. Nihayet 1612'de Ġranlılarla da sulh yapıldı. ömrü vefa etmedi. imparator sulha yanaĢmak zorunda kaldı. I. . III. Celâlî Ġsyanlarını durduran. 3. TOVtA. Bu andlaĢma Osmanlı Devletinin Avrupa'daki ilerleyiĢinin durduğunun bir vesikası olarak kabul edilir.Fatma Haseki. Ġran savaĢlarına gelince. 22 «ve ĠtaBĠLĠNMEYEN OSMANLI 179 ma yapılır gibi olduysa da savaĢ gene devam etti. PadiĢah. sh. ġâkiroğlu. Ahmed devrinin sadrazamları arasında Kasım PaĢa. Ahmed zamanında Murâd Reis ve Halil PaĢa gibi deniz kahramanları Türk donanmasına zaferler kazandırmıĢlardır. kadınlara âlet olmamıĢtır. BaĢta Muallim-i Sultanî Mustafa Efendi olmak üzere. Yılmaz. ġiire meraklı idi. bu üç beğ Avusturya tarafını bırakıp tekrar Türklerle birlik olunca. Bazı ithamlar için bkz. Kırım Hânı süvarilerinin Boğdan ve Eflak'ı tahrip ve Erdel memleketini de sıkıĢtırmaları üzerine. elemente VIII Sinan Bassa Cicala. 261-266. c. I. muhitinin tesirine kapılan I. Saraydaki kadın nüfuzunu önlemiĢ. Mu'allim-i Sultân Mustafa Efendi ve Ahi-zâde Hüseyin Efendi'yi ve maneviyat erenleri arasında Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri. itimat ettiği değerli kimseleri devlet hizmetinde kullanmıĢtır. Rinieri. Ahmed devri denilince akla gelen isimlerin baĢında. 204-206. Mevlüt Uluğtekin. Ġran Ģahı Büyük lakabıyla anılan ġah Abbas ile yapılan muharebelerde hiç de iyi neticeler alınmadı. 2. Tuna üzerindeki Zitvatorok denen yerde Osmanlılarla andlaĢma yapıldı (1606). Ġ. I. lislâmSs Ha--E'.Hatice Mahfirûze Sultân. sh. sh. devlet ve kanun nizâmının tesisi için yazılı ve fiilî tedbirler alan Vezir ve sonradan da Sadrazam olan Kuyucu Murâd PaĢa gelmektedir. 178-179.. ZEVCELERĠ: 1. Yazdığı Ģiirlerde Bahtî mahlasını kullanırdı. Gençliğine rağmen. c. sh. Etmekçi-zâde Ahmed PaĢa ve Sarıkçı Mustafa PaĢa'yı. Osmanlı Tarihi.tarihinde babası yerine tahta çıktı. Genç Osman'ın annesi. DaniĢmend. o zamana kadar icra olunan Osmanlı Kanunlarını yeniden tertip ve tedvîn yoluna gitmiĢ olmasıdır. 357. DerviĢ PaĢa ve Nasuh PaĢa'yı. diğer devlet adamlarından Cigala-zâde Mahmûd PaĢa. icraatında azimli idi. Elbette ki bunu. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. UzunçarĢılı. PadiĢah olduğunda on dört yaĢında idi. ĠOSHANLI ı/ı azleIrası ve rseîve '"in. savaĢlardan ve gailelerden ancak baĢını kurtarmıĢtı ki. Kuyucu Murâd PaĢa. Ayrıca Yıldırım Bayezid'den beri sürüp gelen nizâm-ı âlem için kardeĢ katli meselesini düĢtüğü suiistimal çukurundan çıkarması ve bu usul yerine. Celâlî denilen eĢkıya yer yer Anadolu'yu kaplamıĢtı. 111-112. sh. Sokullu ailesinden Mehmed PaĢa. Roma 1898. Ġstanbul'da At meydanında yaptırdığı ismi ile anılan (Sultanahmet CâmiM) yanındaki türbesine defnedildi (1616). "Mahmûd H. Kısım I. Böylelikle 15 yıldır sürüp giden Avusturya (Nemçe) harbleri sona ermiĢ oldu. ir. Ahmed. VII. IV. Sultân Ahmed Câmi'ini o yaptırmıĢtır. 354.Kösem Sultân (Mahpeyker Sultân). Tahta çıktığı zaman memleketin iç düzensizliklerinden baĢka Avusturya ve Ġran harbleri devam ediyordu. Cigala-zâde Sinan PaĢa". yıllarca uğraĢarak ve yakaladığı zorbaları kuyulara doldurarak Anadolu'yu temizledi ve halka geniĢ bir nefes aldırdı. meĢhur âlimlerden ġeyhülislâm Sun'ullah Efendi. Hocazâde Mehmed Efendi. 94-101. Özellikle Venedikli Baffo veya Safiye Sultân diye bilinen siyâsî kadını Eski Saray'a göndermekle kadınların devlet iĢlerine fazla karıĢmalarını önlemiĢtir. Ayn Ali'nin her iki Kanunnâme Mecmuasını da Kuyucu Murâd PaĢa'ya takdim etmiĢ olması. onun hukukî düzenlemeler üzerindeki fonksiyonunu da ortaya koymaktadır. Fakat üç sene sonra iki devlet arasında savaĢ yeniden baĢladı (1615). genç yaĢında öldü. Osmanlı Tarihi Kronolojisi.

Mücteba. 11. III. 13. 7-ġehzâde Kasım. Ġstanbul'a gelmek üzere hazırlık yapıyordu. Ġkincisi. 3-ġehzâde Murad IV. nr. 6-ġehzâde Bâyezid. M. devlet ve ilim adamları iç huzuruyla bi'atı yapamadılar. 279-283. c. basiretiyle devlet adamlarını topladı ve Sultân Mustafa'nın saltanat koltuğunda kalmaması gerektiğine karar verildi. ĠA. 4-ġehzâde Cihangir Hân.SULTÂN I.Fatma Sultân.1 cı musibeti Sultân'danl gizliye Ġn m etmeye s Efendi <8 Mitimi . c. III. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman II. Ocak 1639 tarihinde vefat etti. yeniçerilere kin kusarak isyan etmiĢler ve çok sayıda yeniçeriyi de katletmiĢlerdi. tedbirinin zayıf ve saltanat koltuğunda dahi çocukça hareketlerde bulunan biri olduğu da doğruydu. Ahmed'in oğlu II.Sultân Ġbrahim. I. Kâimmakam Sofi Mehmed PaĢa ve diğer yetkilileri ikna ederek hal'i için fetva aldılar ve I. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. iki defa Osmanlı tahtına oturmuĢtur: Birincisi: Kasım 1617-ġubat 1618 tarihleri arasındaki 3 aylık saltanattır. III. Aklının hafif. Nâimâ. 9. Konuyu Solak zâde'nin ifadeleriyle noktalamakta yarar görüyoruz: "26 yaĢında idiler. Sipahiler. II. I. 14-ġehzâde Orhan. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen a-kıl hastası olduğu doğru mudur? cut değı-dır Ut XVISultân Mustafa. 8ġehzâde Süleyman. Ahmed Refik. TrablusĢam Beylerbeyi Yusuf PaĢa ve Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed PaĢa. c. 3831. 47-53. Osman'ın büyük bir zulümle Mayıs 1622'de yani 4 yıl sonra tahttan indirilmesinden sonra.Burnaz Atike Sultân. 373-461. 37. Ağustos 1623 yılında Sadrazamlığa getirilen KemankeĢ Ali PaĢa. 12. Kantemir. "Ahmed I". Mayıs 1622-Eylül 1623 yani 1. Osman'ın ölümüne sebep olan yeniçerilerden ve Davud PaĢa'dan halk rahatsızdır. I. D. Bunun üzerine II. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ġlgürel. Ahmed devrinde devleti tek baĢına yürüten Dârüssa'âde Ağası Mustafa Ağa. Tahttan sevinçle Eylül 1623 tarihinde ayrılan Sultân Mustafa. Osmanlı kaynakları açıkça akıl hastası demek olan mecnun tabirini kullanmamaktadırlar. re'yinde ve iĢlerinde isabetsizlik bulunması hasebiyle.5 yıllık saltanattır. 178-183. Kısım I. Osmanlı Tarihi. 5-ġehzâde Hasan. Ahmed vefat ettiği zaman. Kadınlar Saltanatı. halk ayaklanmaya baĢlamıĢ ve ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Kara Davud PaĢa azledilerek yerine Mere Hüseyin PaĢa getirilmiĢtir. sh. sh. Yalnız bir mikdar aklı hafif olup buna hapiste uzun süre kalması sebep olmuĢtur. Devletler ve Hanedanlar. TDVĠA. Bu arada Saray'da bulunan Ģehzadelerin de öldürüleceği haberi alınınca. I. kardeĢi Sultân Mustafa tahta oturtuldu. Osman'ın Ģahsiyetinden çekinen ve Kösem Sultân diye de bilinen Mâhpeyker Haseki'nin de etkisiyle. Kendisi saltanattan uzak kalmak istiyordu ve Osmanlı kaynaklarının ifadesine göre. KarıĢıklık devam edince sırasıyla Lefkeli Mustafa PaĢa ve Gürcü Mehmed PaĢa sadrazamlığa tayin olundu. E. UzunçarĢılı.Cariyelerdendir.Hân-zâde Sultân. sh. "Ahmed I". Osman'ı tahta çıkardılar. giderek aklı baĢına gelir deyü doktorların tedaviye devam etmeleri kaydıyla ġeyhülislâm Es'ad Efendi kavliyle amel olunmuĢtur". aklında hafiflik. 116-126. E. 2-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Sultân I. sh. Uluçay. ġeyhülislâm Es'ad Efendi. Baysun. sh. I. 180 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C XV. 10-AyĢe Sultân. II. sh. Veziriazam Davud PaĢa kullanılarak Sultân Mustafa yeniden tahta çıkarılmıĢtır. kendi Ģehzadeleri henüz küçük idiler. koyduğu ekberiyyet ve erĢediyyet kaidesine göre. c. 30-33. 8661. c. II. 290-346. Öztuna. Ancak II. Cavld. Ġç karıĢıklıktan istifade etmek isteyen iç ve dıĢ mihraklar Osmanlı Devleti'ni sarsıyordu. Osman'ın katillerinin bulunması için baĢ kaldırdılar ve bunun üzerine Kasım 1622'de toplanan divan Davud PaĢa'nın idamına karar verdi. c. 15-ġehzâde Hüseyin101. 161-164. MUSTAFA DEVRĠ 103. 8365. Mehmed'in oğlu olan Sultân Mustafa'nın tesbit edilen kadını ve çocukları mev104. Sultân Mustafa'nın dünyevî saltanatı istemeyen bir hali olduğu kesindi. sh. 101 Peçevî. II. II.

II. bir zamanlar Osmanlı Devieti'nin yükselmesine sebep olan yeniçeri teĢkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıĢtı ve bu gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti. Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni'nin oğlu ġehzade Mustafa olayı gibi tarihin akıĢını değiĢtirmiĢtir. bu 102 Peçevî. Sadrazam Halil PaĢa'yı yerinde bırakan PadiĢah. Kara Mehmed PaĢa ve Dilâver PaĢa'yı. Kısım I. Pertev PaĢa'nın torunu. ÇOCUKLARI: 1ġehzâde Ömer. c. Muvaffak olunamayınca. sh. Kantemir. Osman'a fıkıhtaki bu f. Vezir-i azam Ġstanköylü Ali PaĢa harp açılmasına taraftardı. ġam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek PadiĢah'a sadık yeni bir ordu teĢkili için gizliden gizliye hazırlıklara baĢlamıĢtı. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ 104. Kaimmakam Sofi Mehmed Pa-Ģa'nın yerine Kara Mehmed PaĢa'yı getirdi. II. sh. Yunanca ve Ġtalyanca bilecek kadar âlim ve Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla Ģiir yazacak kadar da edibdi. sh. Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi padiĢahı hacca gitmesi için ikna etmeye baĢladılar. UzunçarĢılı. Ġlk iĢi 1612 Nasuh PaĢa anlaĢması ile sona ermiĢ gibi görünen ve ancak devam eden Ġran'la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül 1618'de anlaĢma imzalandı. Osman Orta Camiye getirildi.Zeynep Sultân103. II. 360-362. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz? Hâile-i Osmaniye. II. 182 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN fitnenin baĢında Sultân Mustafa'nın Valide Sultân'ı bulunmaktaydı. Seferden önce Rumeli Kazaskeri TaĢköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi'den fetva alarak kardeĢi ġehzade Mehmed'i kati ettirdi ve ahım aldı. 388-398. Osman'ın canına kıydıkları a-cı musibet demektir. mek evlâdır. Osman. Ne yazık ki. askerler. I.AyĢe Hanım. diğer erkân-ı devlet ise istemiyorlardı. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan ederek Bâb-ı Hümâyun'dan içeri girdiler. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve PadiĢah'ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi. < kutbu Aziz t eylemiĢtir.Âkile (Rukıyye) Hânım. ZEVCELERĠ: 1. III. Latince. Hacca gitmesine. \ hedef olan ve 1 tamamen fıktımj . Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan problemine gelmiĢti. Osman'ın öldürülmesi. XVI. (Mayıs 1622). Ekim 1621 tarihinde barıĢ antlaĢması ile sona erdi. II. 285-287. Osman bazı ıslâhatları yapmak niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya baĢlayan kapı kulu ocaklarından baĢlamak niyetindeydi. Yedikule'ye götürüldü ve maalesef Davud PaĢa'nın nezâretinde orada Ģehid edildi. ġeyhülislâm ve kayın pederi Es'ad Efendi'yi. Eylül 1620 tarihinde baĢlayan Lehistan seferi.SULTÂN II. II. Budin Beylerbeyi KarakaĢ Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢ ve ordu moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememiĢti. Osman. 14 yaĢında yani ġubat 1618'de tahta geçen ve Genç Osman diye de bilinen II. sh. Kadın efendileri bilinmemektedir102. Osmanlı Tarihi. 105. Kayınpederi ve ġeyhülislâm Es'ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Ģiddetle karĢı çıkıyordu. Devrinin sadrazamları arasında Halil PaĢa. 698-699. Solak-zâde. Bilindiği gibi. Sultân Mustafa'ya zorla bî'at gerçekleĢtikten sonra. Arapça. 3. NiĢancı Okçu-zâde Mehmed Efendiyi ve ilim erbabından ise. ġeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. 720-736. Burada yeni Sadrazam olan Kara Davud PaĢa'nın talimatıyla kemend ile boğulmak istendi. c. 2. Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine inandığı için II. Üzerinde müessir olan üç Ģahsiyetten birisi Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa ile Süleyman Ağa idi. Osman. 2-ġehzâde Mustafa. II. II. c. Hatta Halep.Ihıed BĠLĠNMEYEN OSMANLI ĠSĠ cut değildir.l{j manın ceı Aynı. Hoca Ömer Efendi ve Müezzin-zâde Mahmûd Efendi'yi özellikle zikretmeliyiz. I. 142-148. Osman'a kırılmıĢlardı. yeniçerilerin kazan kaldırarak II. 127. Ġkballeri vardır. Süleyman Ağa ve Veziriazam Dilâver PaĢa'nın baĢını isteyerek baĢta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı araya soktular. Ahmed'in oğlu olup Hatice Mahfirûze Sultân'dan Kasım 1604 yılında dünyaya gelmiĢti. Farsça. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır? hacca tercih < iken hacca s rilen ı idare etme l.

Peygamber'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda. Cihâd. düĢmanın bertaraf edilebilmesi için hacca gidecek Müslümanlara da ihtiyaç olmasıdır. Osman'ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiĢtir. 699-720. Müslümanlar için farz-ı kifâyedir. Evvela haccın farz olmasının Ģartlarını özetleyelim: Müslüman olmak. hemen gelip tahta geçmesi gerektiğini. ecdadınız etmemiĢler. Nitekim halk ve asker arasında yayılan dedikoduyu özetleyen Ģu cümleler de meseleyi açıklamaktadır: . Bâyezid Amasya'da vali iken hacca gitmeye niyetlenirken. I kadaradır. ulema duacılarınız eĢkıyayı tahrik ede. Bazan kamu haklarından olan bir mesele.-tm lerinin yanı varmadıkta jj sefere gideni Ģah bir tutMBj duyduğu t Karamita g farz olm Ö! kendi Abdülai bunu d v^ c.! BedlüaaıMJj 1991. MatıımS. bir fitne zuhur eyleye". Müslümanların canını. haccın farz olduğ unu bilmek. n# Sh. XI. Kayınpederi ve ġeyhülislâm olan Es'ad Efendi aynen Ģu fetvayı vermiĢ ve fıkıhtaki bu hükmü özetlemiĢtir: "PadiĢahlara hac lâzım değildir. Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrûr cevabını vermiĢtir. yani cemiyete ait bir ibadettir. Bu soru çokça sorulmaktadır. Devletler ve Hanedanlar. Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik. Osman meselesidir.istemezdik. UzunçarĢılı. E Ġi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 183 (se! hır hacca tercih etmeleri için. sayı 43(1947). 127-148. günahımız varsa ol kadarcadır. Selim'e kadar gelenlerinin tamamı. açık bir düĢman tehlikesi bulunmadığı müddetçe. Solak-zâde. farz-ı ayndır. II. Müslüman fertlerden farklıdır ve onlar için cihâd yani düĢmanların hücumunu bertaraf ederek Müslümanların emniyetini sağlamak ve bunun için gerekirse savaĢmak. oturup adi eylemek evlâdır. III. Mithat. 53-54. Bu kısa izahlardan sonra. Ġkinci Sultân Osman'ın ġehadeti Vak'asından Bahseder". Belleten. ĠĢte burada da durum budur. sh. cihâd. Sertoğlu. Osmanlı PadiĢahlarının neden hacca gitmediklerinin cevabını arayalım: 1) Ġslâm Hukukuna göre. c. Osman'a. ġeyhülislâmlar fetva vermiĢlerdir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. Kantemir. Aynı Ģekilde ısrarla hacca gitmek isteyen ve bu niyetinin bedelini canıyla ödeyen II. aksi takdirde düĢmanın cesaretlenerek Müslümanlara saldırmasına sebep olacağını ikaz eylemiĢlerdir. hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karĢılayabilecek kadar zengin olmak. Allah'a ve Peygamberine iman. Bu sebeple fert olarak bir Müslüman. 362-388. Kısım I. Osmanlı PadiĢahlarının II. II. bu tarike gitmemiĢler. Öztuna. Hatta bu meseleden dolayı PadiĢah'ın askeri tahrik ettiniz tarzında tahkirine hedef olan ve sonradan ġeyhülislâmlık makamına gelen Yahya Efendi'nin ifadeleri de tamamen fıkhın ölçülerine uygundur: "PadiĢahım! HâĢâ ki.». Verilen bu fetvayı tasdik eden asrının kutbu Aziz Mahmûd HUdâyî Hazretleri de. 489-514.". akıllı olmak. Zira II. farz-ı ayn olan haccı farz-ı kifâye olan cihâda tercih edebilecektir. sh.". Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer. malını ve namusunu korumak hukukullah da denilen kamu haklarındandır. "Tuğî Tarihi=Ġbretnümâ. 185. Osmanlı Tarihi. c. Üzerlerine farz-ı ayn olan ve hukukullah mahiyetinde bulunan cihâdı ve nizâm-ı âlemin devamını. sırasıyla. sh. Ģahsî farz olan seleyi ı "Nlı manlarınn 2)B tutuklu olm edasını ı mahbuı y lından I gideme liĢmedığı ve JıirTj hacca g. ĠĢte bu noktada halife ve sultânların hükmü. c. hacca gitmeyi halka ve devleti idare etme iĢi olmayanlara bırakması icab ettiğini tavsiye etmiĢler. sadrazam ve diğer devlet erkânının imzası ile gönderilen mektupta. c. 285-287. Sebebi bellidir. Uluçay. Bunun tek istisnası. I. ömürlerinin yarısını Allah yolunda cihâd için seferlerde geçirmiĢlerdir. Ģahsî farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmektedir. Sebebi budur ki. II. ergen olmak. sh. II. Caiz ki. yol emniyeti bulunmak. Osman'ı fetvaya uyması için ciddi ikaz eylemiĢtir. fert olarak Müslümanların hac ibadetine engel olmayacaktır. *. Hz.

PadiĢahın huzuruna kadar giren yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları. Ġstanbul 1991. Kantemir. sh. Hac Risalesi. Günümüzdeki gibi ulaĢım imkânlarının geliĢmediği ve bir hac görevinin en az üç ay süreceği bir asırda. Sultân Mustafa'nın Ģuurdan mahrum bulunması ve Devletin de Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa'nın isyanı ve benzeri olaylar sebebiyle müthiĢ bir zaafa maruz kalmıĢ olmasıydı. Memlekette rüĢvet ve yolsuzluk aĢırı derecelere ulaĢmıĢtı. Redd'ül-Muhtâr.. Ġstanbul 1995.. Bediüzzaman Said Nursi. Sultân Osman'ın kanını isterim diyerek Genç . Dördüncü Murad unvanıyla 11 yaĢını 1 ay 15 gün geçe tahta çıkmıĢtır. asrın maneviyat reislerinden Aziz Mahmûd Hüdâyî'nin eliyle kılıç kuĢanmıĢtır. 127. 453-465. Mithat. Tarihçe-i Hayat. Özetle Osmanlı PadiĢahlarına dinen bizzat hacca gitmeleri farz olmamıĢtır. ġeyhülislâm Yahya Efendi ve Kazaskerlerle de meĢveret ederek. 167. sh. zira ordunun baĢında mücahid bir komutan olarak sefere giden padiĢahla. Sözler Yayınevi. Nâimâ. sadece beytülmal dıĢında kendine ait malından haccın farz olacağını ve bu özür devam ettiği müddetçe ölünceye kadar hacca gidemeyebileceğini hükme bağlamıĢlardır. sultân ve o manadaki devlet yetkililerinin de mahbus yani tutuklu gibi kabul edileceğini. 2) Bazı Ġslâm hukukçuları. 326/937 tarihinden itibaren 20 yıl kadar haccın farz olmadığını. c. DıĢ ve iç hazineler bomboĢ olduğundan ocaklara cülus bahĢiĢi bile verilememekteydi. 1032/1623 tarihinde Veliahd ġehzade Murad. 8 küsur sene devam etti. Ġslâm Hukukunu bilmemek olur. Osman'a karĢı askerin ve hatta halkın duyduğu tepkidir. çocuk yaĢta olmasına rağmen Sultân Ahmed'in en büyük ve erĢed Ģehzadesi Murad'ın PadiĢah olmasını zaruri görmüĢlerdi. Hacı Mahmûd. Kantemir. ömürlerinin yarısını cephede geçiren PadiĢahların. 119 vd.". II. Sertoğlu. Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa isyan etmiĢ ve eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye baĢlamıĢtı. kendi Ģahsî ibadeti için üç ay memleketini yalnız bırakan padiĢah bir tutulamaz. c. sh. I. sıhhatli olsa bile tutuklu olma veya kendisini hacdan alıkoyan zâlim idareciden korkmanın da haccın edasını engelleyeceğini ifade ederken. bedeni sıhhatli olma Ģartını açarak. 104 Ġbn-i Âbidin. çünkü yollarda anarĢi yaĢanabileceğini ifade etmiĢlerdir. nr. sh. sh. sh. Sultân Murad iĢbaĢına geldiğinde. Ancak kendi yerlerine bedel olarak baĢkalarını mutlaka göndermiĢlerdir. Bu devre. 493514. I. Süleymaniye kütp. 167-169. Memâlik-i Mahrûse'yi koyup gitmek hatadır. sh. II. Mecnûnun yani akıl hastasının imameti yani Halife olması caiz görülmediğinden PadiĢah'ın hal'i gerektiğini ve oğluna dokunul-mayıp Saray'daki odasında göz hapsine alınacağını Validesine ilettiler ve 9 Eylül 1623 sabahı Sultân Murad'ı halife ve hükümdar ilan ettiler. 1093. II. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildi. haccın Ģartlarından olan yol emniyetini ihlal eden Karamita grubunun isyanı sebebiyle. DüĢmanın ortaya çıkması ve düĢmanların memleketi karıĢtırma ihtimali var iken. IV. c. PadiĢahın adamlarını katletmeye kadar iĢi vardırmıĢlardı. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Kaldı ki. Hatta Enderun'daki altın ve gümüĢ eĢya Darphâneye gönderilerek cülus bahĢiĢi verilmeye çalıĢılmıĢtı. Sultân Murad. neden Mısır'a kadar cihâda gidip de hacca varmadıkları da ileri sürülemez. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. c. Ancak elimizde bunu doğrulayacak bir vesika bulunmamaktadır104. 184 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ XVII. Tarih. 212-213. 2/a-b. 383 vd. Bunun en önemli sebebi. sh. Tecrübeli devlet adamı Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa."Nizâm-ı âlem içün padiĢahlar haccı terk ede-gelmiĢtir. Osmanlı PadiĢahlarının hacca gitmeleri gerektiğini düĢünmek. Yeniçeriler çok fazla ĢımarmıĢlardı. "Tûğî Tarihi". Ġslâm âlimleri. sh. Bunun en müĢahhas misâli II. Ahmed'in Mah-peyker (Kösem) Sultân adlı hanımından 28 Cemaziyülevvel 1021 (27 Temmuz 1612) tarihinde Ġstanbul'da dünyaya gelmiĢ oğludur. 55. IV. vrk. Ayrıca Sultân Abdülaziz'in gizlice tebdil-i kıyafet ederek hacca gittiği söylenmektedir. Peçevî. Lem'alar. Sultân IV. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? I. Ebâ Eyyub'ül-Ensârî türbesinde. Sözler Yayınevi. Murad'ın saltanat devresini iki ana bölüme ayırmak icab etmektedir: ¦"•' Birinci Safha: IV. MURAD DEVRĠ 106.SULTAN IV.

Bunu fark eden ve hakkı söylemekten çekinmeyen ġeyhülislâm Yahya Efendi.'iel1* emniyet ve ismi bizzat Bağdanı bu görevder. Büyük bir maharetle bu problemi. ayında çözdü ve Abaza'nın askerleri terhis olundu ve kendisi de Ġstanbul'a getirildi. Kısaca içeride celâlî denilen zorbalar ve dıĢarıda da Ġranlılar Osmanlı Devleti'ni sarsmaktaydı. Böylesine sıkı devlet ricali • lere adı kari' yerek saklarr verilen Sadra. 1032/1623 Ramazan Bayramında vâki olan ziyaretinde Sadrazamın rüĢvet ve zorbalıklara göz yumduğunu Padi-Ģah'a iĢ'âr edince. 19 Receb isyanı diye bilinen bu isyan neticesinde Hafız Ahmed PaĢa. Ancak bu sırada Ġran ġahı Bağdad'da ikinci isyanı çıkarmıĢ ve Bağdad üzerine yürüyerek burayı iĢgal etmiĢti.*:» karĢı ok' IV. ancak yolda vefat etti ve yerine Diyarbekir Beylerbeyisi Hafız Ahmed PaĢa tayin edildi. 1628 yılının 9.» yolda vefat e' Sultân'ın büyük i Abaza MehmedJ SubaĢı'nın ( zam olarak hart da azledildi. bizzat hükmedemiyordu. Önünde Abaza isyanını bastırmak meselesi vardı. Yerine ( isyanını basMMj yılında gorevdaıl Dâmâd Hüsrevf vardı. Zira hem Tokat'taki ma'zul sadrazam ve onun iĢbirlikçisi olan Damad Receb PaĢa ile uğraĢmak zorundaydı ve hem de Ġran Devletine karĢı olan savaĢı yönetecekti. Zira IV. Ancak Bağdad'ı alamadı ve 1631 yılının onuncu ayında bu görevden azledildi. Murad. Gerçekten ikincisine sıra gelmeden hayatı sona erdi.Osman olayını bahane edip Devlete kan kusturmaktaydı. Abaza Mehmed PaĢa'nın affedilip Erzurum Valiliğinde ibkası üzerine. Kösem Sultân'ın büyük kızı AyĢe Sultân ile evlenip Damad sıfatını da alan Hafız Ahmed PaĢa. Ġran ġahı ġah Abbas Bağdad isyanını körüklüyor ve hatta gönderdiği askerlerle onları destekliyordu. Bu Ġran'la savaĢ yapılacak demekti. Mesele de halledilmiĢ oldu.:" Hafız i. Verilen idam kararıyla hayatına son verilen Sadrazamın yerine tecrübeli devlet adamı ve Kubbealtı veziri ÇerkeĢ Mehmed PaĢa getirildi. bardağı taĢıran son damla oldu. otoriter ve becerikli bir komutan olan Dâmâd Hüsrev PaĢa Sadrazamlığa getirdi. Maalesef bütün bu isyan tahriklerinde Nâibe-i Saltanat Kösem Sultân'ın da müdahalesi vardı ve isyancıları destekliyordu. Ancak bu da baĢarılı olamadı ve 1628 yılında görevden alındı." birlikçisi o. Murs isyana !¦¦ Sultân'ın Ga ı padiĢahla t Hafız / baĢı Receb fS Suî Hüsrev I PaĢa'nın 5 olan YalifJĠ Ahi-zâdtl Sultân H rilmesinll üzerine IS bilinen iift BĠLĠNMEYEN OSMANLI 185 I: Böylesine sıkıntılarla PadiĢah olan IV. Murad'ın zorba baĢı dediği Damad Receb PaĢa yeniçeriyi ve kapıkulu sipahilerini isyana teĢvik etti. Abaza Mehmed PaĢa'yı takip için Doğu Anadolu'ya kadar gelmiĢti. Bağdad'da Bekir SubaĢı'nın çıkardığı isyanı bastırmak üzere Bağdad tarafına serdar-ı ekrem ve sadrazam olarak hareket etti. Büyük biti askerleri Mis t man'ın kanı ıçm ¦ seledeha. Yerine de yine Dâmâd Hafız Ahmed PaĢa getirildi. Sultân Murad. PadiĢah'ın gözü önünde isyancılar tarafından öldürüldü ve Zorbacı baĢı Receb PaĢa 1632 yılının bu zorlu günlerinde Sadrazamlığa getirildi. Iran S kerterle onla1 mek Ġstendi.. Böyle bir durumda IV. bizzat Bağdad üzerine yürüdü. Yerine Damad Halil PaĢa ikinci defa sadrazam oldu ve yeniden patlak veren Abaza isyanını bastırmak üzere Erzurum'a gönderildi. Bağdad Valiliği Bekir SubaĢı'ya verilerek mesele halledilmek istendi. Bunun yerine muhteris. durumu öğrenen Sadrazam hemen onun da aleyhine geçmiĢ ve dürüst ġeyhülislâm'ı bir kısım yalan ve iftiralarla görevinden aldırarak yerine biraz da sakin tabî'atlı olan Es'ad Efendi'yi tayin ettirmiĢtir. Hâkim devlet ricali ve annesi idi. Hafız Ahmed PaĢa'nın iĢi zordu. Bütün arzuları kukla bir padiĢahla devleti idare etmekti. Ġyi bir komutan olmadığından muvaffak olamadı ve 1626 yılında azledildi. Diğer tarafdan fırsatı ganimet bilen Ġran da Bağdad'da isyan çıkartmıĢ ve hatta Bağdad'ı ele geçirmiĢti. Murad'ın tahta geçmesine vesile olan Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa da gururlanmıĢ ve suiistimallere baĢlamıĢtır. ġeyhülislâm Yahya Efendi'yi görevden aldıran ve suiistimallere adı karıĢan KemankeĢ Ali PaĢa'nın PadiĢah'tan Bağdad'ın düĢmesini yalan söyleyerek saklaması. ağabeyi Osman'ın kanı için mücadele eden bu komutanı Bosna Beylerbeyi yaparak taltif etti. PaĢa getirildi. Yeniçeriye dayanan ve emniyet ve asayiĢi temin ediyorum diyerek epeyce zulümler icra eden Hüsrev PaĢa. Bu da devlet için büyük bir problemdir. .

Yine Lübnan ve Suriye taraflarında zulüm rüzgarları estiren Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin ve oğlu Mes'ud da Ġstanbul'a celb olunduktan sonra 1635 yılında idam edildiler. Bunlardan BeyĢehri. Evvela devlet toprakları üzerindeki emniyet ve asayiĢi temin etmeye baĢladı. O'nun Peygamberine ve sizden olan ülü'l-emre itaat ediniz" mealindeki âyeti okudu ve tefsir etti. Murad'ın ilk yaptığı icraat. memlekette kaybolan huzuru yeniden tesis etmek gayesiyle ve de eĢkıyanın gözünü korkutmak için yaptığı ifade edilen 19 de. Ağabeyi Genç Osman'ın ölümüne yol açan ve memlekette huzuru bozan zorbacıların elebaĢılarını teker teker temizlemek oldu. Cadı Osman ve benzeri eĢkıya reisleri hemen idam edildi. Receb PaĢa'nın katledilip zorbaların tasfiye edildiği 1041/1632 yılından baĢlar ve vefatına yani 1640 yılına kadar devam eder.Sultân Murad. sadece Ahmed PaĢa'nın öldürülmesiyle yetinmiyorlardı. Son sekiz yıl Sultân Murad'ın asıl saltanat yıllarıdır. tütün yüzünden katle Ģer'î cevaz veren ġeyhülislâm sonradan idam edilince. devlet ricali ve askerlerin huzurunda. "Allah'a. Bunun üzerine Sultânahmed Meydanına toplanan isyancı askerler yeniden anarĢi çıkarmak istediler. IV. Murad 21 yaĢına gelmiĢ ve çocukluk devresini bitirerek devleti idare edecek tecrübeye sahip olmuĢtu. Solak-zâde. Ancak Sultân Murad zeki davrandı ve açık bir divan yaparak âlimler. memleketin hali ne olur?". Murad'ın asıl saltanat yılları baĢlamıĢ oldu. PadiĢah lehine çok büyük tezahürat yaptılar ve IV. aranızda tefrikaya mahal vermeyesiniz. kendisi hakkında "Cezây-ı sezasını buldu" ifadesini kullanmıĢtır. tütün yasağı ile yetinmemiĢ ve o devirde zorbaların. Murad'ın ikinci ve asıl saltanat safhasıdır ki. Tabanı Yassı Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa getirdi. Veliahd ġehzade Bâyezid PadiĢah yapılmak istendi. zorbacı baĢı Receb PaĢa'nın entrikalarının ardında mâzul Sadrazam Hüsrev PaĢa'nın bulunduğunu biliyordu. Murad. Aranızdaki müfsidleri barındırmayasınız. sonra da Devleti tehdit eden baĢta Ġran olmak üzere dıĢ tehlikelere yöneldi. Murtaza PaĢa'yı tavzif ederek Tokat'taki Hüsrev PaĢa'nın ele geçirilmesini istedi. Bu fevkalade ikna edici konuĢmayı dinleyen halk ve devlet ricali. ancak 186 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNtmuvaffak olunamadı. Ancak ġeyhülislâmdan aldığı fetvayla bununla kalmamıĢ ve çıkarılan yasağa uymayanları. Nitekim alındı ve yerine Ahi-zâde Hüseyin Efendi ġeyhülislâmlığa getirildi. Allah'ın emrine ve Resûlüllah'ın hadisine aykırı hareket edenleri des teklemeyesiniz. Devletin idaresini ele alır almaz. Es'ad Efendi'den sonra yeniden ġeyhülislâm olan Yahya Efendi'nin de bu görevden alınmasını istiyorlardı. Gürcü Rıdvan. Ģerî'ata. SeydiĢehri ve çevresini kasıp kavuran Deli Ġlâhî. devleti bir avuç zorba ve hırsıza yedirmeye-ceğini. Ben ki. Bunun üzerine Receb PaĢa yeniden kapıkulu askerlerini tahrik ederek 20 ġaban ihtilali diye bilinen ikinci isyanı çıkarttı. askerin siyâset ile uğraĢmaktan iĢini yapamadığını. zamanın ġeyhülislâmı Ahi-zâde Hüseyin Efendi'den de fetva alarak. IV. rüĢvrtl . Balıkesir çevresinde Solakoğlu diye bilinen Ġlyas PaĢa. PadiĢah. iĢsizlerin ve de eĢkıyanın toplantı yerleri haline gelen kahvehaneleri de hem kapatmıĢ ve hem de yasağa rağmen içki içip sarhoĢ olanları gerekli cezalarla cezalandırmıĢtır. Ġsteklerinin sonu gelmiyordu. Murad. Ve sununla bağladı: "Sizin sadakatiniz Ģu vakit doğrudur ki. ipleri ele almaya baĢlamıĢtı ve hemen devleti tehlikeye sokan Recep PaĢa'yı 18 Mayıs 1632 tarihinde idam ettirdi. halkın da duyabileceği Ģekilde tarihî bir nutkunu îrâd eyledi. Sultân Murad. Ayrıca isyan eden zorbalar. tütün ekmeyi ve tütün içmeyi yasaklamıĢtır. halifeyim. Küçük Ahmed PaĢa'nın gayretleriyle ele geçirildi ve ortadan kaldırıldı. Arkasından "HabeĢli bir köle dahi olsa baĢınızdaki âmirlere itaat ediniz" manasını taĢıyan hadisi zikredip Ģerh etti. Sultân Murad evvela. Ġkinci Safha: IV. ġimdi bunları da çok kısa olarak özetleyelim: 1) IV. IV. devlete isyan etmiĢ kabul edip kati etmeye baĢlamıĢtır. bunu da bahane eden IV. Ġstanbul'a getirilerek kati olundu. Her iki hadiseyi de. bana itaat etmeyip celâliler ve haricîler mesabesindeki eĢkıyaları desteklerseniz. kendisine ve kanuna itaat etmeyen kim olursa olsun hakkından geleceğini bildirdi. 2) Ġstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan ve Ġstanbul'un yaklaĢık beĢte birini yakıp yıkan büyük yangın üzerine. ordunun savaĢamaz hale geldiğini. AnarĢinin devletin temellerine girdiğini. Gerçekten Saka Mehmed. teslim olmadı ve sonra da öldürülüp halka cesedi teĢhir edildi.

Artık. ulemâ sınıfından bazı insanları da idam ettirmesidir. Elbette ki bütün tasfiyeler sırasında bazı mazlumlar da zulme maruz kalmıĢ olabilir. c.1640 tarihinde vefat eyledi. yeniden Bağdad'a saldırmıĢ ve Bağdad'ı ele geçirmiĢtir. Ġkinci Ġran seferi ise. c. UzunçarĢılı. Bunun 9 yılını ^ c u( sn. VIII. siz kendilere nasihat buyurub âlimler zümresinin hayır duasını aldırasınız. sadrazamları tarafından yapılan harekâtlar netice vermeyince. Murad. Konuyu özetler misiniz? I in l'ia Bağdad Fâtihi. 4) Osmanlı Devleti'nin iç ahvâlindeki bu karıĢıklıktan istifade eden Ġran ġah'ı. 1-452. Osmanlı Tarihi. Ġslâmiyet'te yok ise de. 1635 yılında yapılan bu sefer neticesinde. 8. Revan Seferi diye meĢhurdur. ecdadının hürmet gösterdiği bu zümreye PadiĢah da hürmet göstere" ifadelerini kullanan ġeyhülislâm Ahi-zâde Hüseyin Efendi. 4 ay ve 28 gün Osmanlı tahtında kaldı. Kısım. 737-766. IV. Murad'a ayrılmıĢtır (II. Sâhib-kırân ve benzeri unvanlarla anılan ve ancak 28 yıllık bir ömür süren IV. sh. c. Ġznik ve Bursa taraflarına doğru düzenlediği teftiĢ seyahatinde. Sultân Murad. Uzun süren bir muhasaradan sonra 1639 yılında Bağdad yeniden Osmanlı Ülkesine katılmıĢtır. Cavid. ġeyhülislâmı PadiĢaha isyan hazırlığı suçundan idam ettirmiĢtir. 1043/1633 yılında Ġzmit. Ramazan Bayramının 2. Kantemir. ĠA. ve III. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır. 3) Sultân Murad'ın eski Osmanlı PadiĢahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat da. ancak kati olunmaz" diye bilinen kuralı çiğneyerek. IV. Murad'ın dönemini incelerken temel kaynaklarımızın baĢında Naima'nın Tarihi gelmektedir. 289-299. Umulur ki. c. Nihayet tedaviler netice vermeyince. 398-487. bütün Osmanlı arazilerinde yaklaĢık 20. Bağdad ve havalisi ise Osmanlı Devle-ti'nde kalmıĢtır. o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir.§ Revan'ı y Uzun s katılmıĢ! sonra H netice Bu i ti'nde ta mû| düĢen S üç atnf Ġslam:'1 10? Ji bir ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 187 kVe Ġki-\Sultân Murad. ciltler). 148-206. 263-451. Gâzî. III. Bağdad Seferi diye bilinmektedir. Bu antlaĢma ile Erivan ve Azerbaycan Ġran'da. Solak-zâde. Bu ġeyhülislâm. I. rüĢvet iddiaları ve yolsuzluk ithamları yüzünden Ġznik Kadısını idam ettirmiĢtir. III. Bu durumu.durumu beddu ecdadının r> lâmP ihbarı idame Murad'aii 4)C niden6 yapılan lı lemistir I sefer n sürmüĢtür. II. "Murad IV". sh. Fâtih-i Bağdad unvanını kazanmıĢtır. Maalesef Sultân Murad. Ġranlıların Revan'ı yeniden ele geçirmeleri üzerine 1638 yılında PadiĢah Bağdad'a yürümüĢtür. M. Ġslama kesin aykırı bir âdet de değildir105.2. I. kardeĢ katline de karĢı çıkan ve bunu bizzat Sultân Murad'a hatırlatan cesur bir ilim adamıdır. 107. Naima.000 eĢkıyayı ortadan kaldırmıĢtır. sh. Birinci Ġran Seferi. Murad. On ay sürmüĢtür. sh. bazı tarihçilere göre. Valide Sulan tarafından hemen menfi ithamlarla PadiĢah'a ihbar edilmiĢtir. günü yatağa düĢen Sultân. Baysun. teessüfle Valide Sultân'a bir tezkire ile duyuran ve tezkiresinde "Kendülerini bedduadan sakınırız. IV. 16 yıl. Cenaze merasiminde gazalarda bindiği üç atının eğerleri ters takılarak cenazenin önünde yürütülmesi. PadiĢah. büyük bir karĢılama ile Ġstanbul'a döndü. Daha sonra KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığında yürütülen sulh müzâkereleri neticesinde Ġranlılarla Kasr-ı ġirin AndlaĢması yapılmıĢ ve savaĢlara son verilmiĢtir. Ancak nikris hastalığına müptelâ idi. Zira 6 ciltlik bu tarihin iki cilde yakın bir kısmı IV. Bu savaĢta Osmanlı Sadrazamı Tayyar Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢtur. sh. . bizzat kendisi Ġran üzerine iki ayrı sefer düzenlemiĢtir. Revan (Erivan) alınarak Tebriz taraflarına da akın yapılmıĢtır.

Avrupa'daki haber alma teĢkilâtını düzenleyerek Kanunî devrindeki duruma yükseltti. bazılarının da zulmen kanına girmiĢ olması ihtimali. etrafına bir takım sefil insanları yaklaĢtırmasıydı. ordu disiplinini kaybetmiĢti. bazan ona Ģerî'ata uymayan iĢleri yaptırdıkları da nakledilmektedir.. hep ehl-i kemal olsaydı. maliye periĢan ve hazine bomboĢtu. Osmanlı Tarihi. Yavuz gibi 42 yaĢında değil. Tütün Yasağı için bkz. EĢkıyayı bertaraf edeceğim derken. ĢiĢmanca vefl sinden uzağa i Naima. Mesela ehl-i tarikatın kısmen aleyhinde olan Kâdî-zâde Mehmed Efen-di'nin tesiri altında kalmasına rağmen. zulmedenleri. En güzel tarafı. korku hissine tamamen yabancı olması. 188 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYdu validesinin niyabeti ile yürüttü ve Osmanlı Devleti için anarĢi yılları oldu. fesâd Ģebekelerini ve zorbaları ortadan kaldırması. Çoğu meselelerde ecdadının koyduğu kanunlara fazla itibar etmedi. II. Ancak her konuda Ģerî'atın emirlerine uygun hareket ettiği ve kanun hükümlerini aynen tatbik eylediği de söylenemezdi. Sohbetlerinde Yavuz gibi. Maalesef Musa Çelebi. her türlü meĢakkate tahammül etmesi. en büyük PadiĢahlardan biri olurdu denilen tarafı.630 vd. çok ağır Ģartlarda çocuk yaĢında tahta geçti. kalın kemikli. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. Bu hususta çok misâller gösterilebilir. Emir güne Oğlu Yusuf.000 hicrî yılından sonra gelen PadiĢahların en büyüğü idi. derin zekâsı. Mühimme Defteri. Ancak 1632 yılından 1640 yılına kadar müdebbir bir devlet adamı gibi devleti idare etti. Siyâset kılıcıyla serkeĢleri korkuttu. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". ömrünün kısalığına sebep oldu denilmektedir. sh. Ayrıca Ģahsiyetaftitibariyle dedesi Yavuz Sultân Selim'e benzetilmektedir. c. nr. Ona büyük kumandan. onun d ancak bazan om» gürzleri h •¦ öğrenmiĢ' '.] sertliğinden \ larında Avı ps'dâ rpııhiffl Ki): ve I adıyla yad e Hamm IV. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının yardımıyla (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Bazan zulme varacak kadar sertti. Geriye kalan 8 yılını ise. Uzun boylu. BA. bizzat sürdürdü. ıslâh edilmiĢ bir maliye bıraktı. Ancak hem askerlik ve hem de devlet idaresi sahasında büyük baĢarı kazandı. Yavuz'u Yavuz yapan yakın devlet ve ilim adamları onun için vardı denilemez. sh. IV. Osmanlı Devleti içerisinde huzur ve asayiĢi sağladı. Ancak Yavuz'dan ayrıldığı iki önemli noktası mevcut idi: Birincisi. En önemlisi de "çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. Murad'in en çok tenkid edilen bu kusuru olmasaydı. Fakat haklı söze gücenmez ve ilim adamlarının haklı mütalaalarından memnun olurdu. r Ölümliı kıyla kabul} yarım asır t baĢlayacaktı. Vefat ettiği zaman hazinede 15 milyon altın ve bir o kadar da diğer servet vasıtaları bulunuyordu.. âsâyiĢ bozuktu. Naima'nın tesbiti ile 1. Ġkincisi. Ġki büyük sefere çıkan Sultân Murad. Yavuz gibi cihangir olamadı. 127 vd. Murad. 85. Muı yalanlardan! 108. Hilelerin peĢinde koĢan Ali PaĢa ile Yavuz'un veziri Pîrî Mehmed PaĢa'yı kıyaslamak mümkün değildi. nerdeyse hiç bir iĢe karıĢmadı. cihanın en büyük vurucu kuvveti halinde düzenlediği ordu. Silahdar Mustafa PaĢa ve Bekri Mustafa gibilerin. 185. Hatta 1043/1633 tarihinde Sultân Ahmed'teki mevlidde karĢılıklı tartıĢmalar vâki olmuĢ ve PadiĢah her ikisine de hürmeti devam ettirmiĢtir. Murad'in dehâsı. Aksun."Vj "kurĢun ve I elçinin gözü! olarak müH binasından 1 etmiĢtir. yaygınlaĢan zulüm ve suiistimalleri önlemiĢ olmasıydı. KĠ mi lebi ten sarayının meo . dıĢarıya karĢı korkutucu Ģevkette bir devlet. Zira sadrazamlar liyakatsizdi. büyük devlet adamı ve büyük diplomat demek mümkündür. orduyu büyülemiĢtir. bir çok konuda yeni kanun ve usuller ihdas eyledi. saltanatı devraldığında. Zaten IV. Devletin yularını eline aldı ve yedi sene kadar istediği gibi devleti idare etti. Bazı zulümlerine rağmen. rakipleri durumunda bulunan Sultân Ahmed Camii Vaizi Sivâsî Abdülmecid Efendi ve Galata Mevlevîhânesi postniĢini Ġsmail Dede'yi hürmetle dinlerdi. 134. 1041/1632 yılına kadar selefleri gibi.

ancak bazan okka bir kilo karĢılığında da kullanılmaktadır ki. c.297-299. 338. yarım asır önce yıkılmaya baĢlayacaktı. Ayrıntılı bilgi Fâtih dönemi soruları a-rasında verilmiĢtir. sh. Peçevî. önce mızrak ve sonra da ok atarak. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Tarihçilerin naklettiğine göre. zekâsından ve sertliğinden korkarak durumu Cumhuriyet Senatosuna bildirmiĢti. Öztuna. yayını çektiği ok.daha öl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 189 ĢiĢmanca ve fakat çevikti. I-II. I. c. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu hanlar. o zaman 200 kilo olur ve makul hale gelir) gürzleri kaldırabilirdi" demektedir ki. tüfek mermisinden uzağa düĢerdi ve Hammer'in ifadesiyle attığı ciridin delmeyeceği madde yoktu. Murad'ın saçlarını at kuyruğu gibi yaptığı ve benzen iddialar. ¦ •¦. 346-350. sn. Bağdad ve Revan KöĢklerini o yaptırmıĢtı. Baysun. IV."¦ . ta'lik yazısı üstadı ve büyük bestekâr idi. . Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitaplarının. 248 vd. IV. Ankaravî Mehmed Efendi eliyle yapmıĢtı. buradan gelecek tehlikeleri önledi ve Avrupa'da mühim bir savaĢ yapmadığı halde.. 399 vd. Fırat'ın büyük kollarından biri hâlâ bu sebeble onun adıyla yad edilmektedir. Evliya Çelebi. c. 107 UzunçarĢılı. III. Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Kaynakları yorumlamakta kasıtlı davranan bazı tarihçiler. bu bir teĢbihtir. Naima. IV. Timur neslinden ġâh-ı Cihan'ın elçisi Zarif Bey'in Hindistan PadiĢahından "kurĢun ve kılıç kâr eylemez" diye hediye getirdiği gergedan derisi kaplı kalkanı. Cavid. 159-162. ancak bu kısım okunduktan sonra. Seyahatname I-X. IV. . bütün kaynakların ittifakıyla kabul edilmektedir. Konuyu daha önce bütün ayrıntılarıyla açıkladığımızdan burada tekrar etmeyeceğiz107. Akgündüz. sh. Murad'ın Mûsâ Çelebi ile böyle bir iliĢkisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. yollar ve büyük köprülerle ihya etmiĢti. Sel suları ile harabe olan Kavbeyi o tamir ettirmiĢti. c. onun kuvvetini Ġfade edebilmek için "200 okkalık (yani yaklaĢık 600 kiloluk ağırlık eder. o gelmeseydi devlet 1683'de değil. tesiri büyük oldu. kervansaraylar. Hastalık derecesinde ata düĢkündü. Bugün ifade ettiği manayla. Murad'ın sefîh olduğu iddiasıdır. -. Eski Saray denilen Ġstanbul Üniversitesi merkez binasından attığı cirit. Murad'ın sefâhet içinde olduğunu söylemek tamamen yanlıĢtır ve hiç bir temel tarih kitabında. camileri ve diğer müĢtemilâtı ile birlikte Kazak taarruzlarına karĢı yapmıĢtı. Devrinin büyük okçularından okçuluk öğrenmiĢti. böyle bir Ģey kayd edilmemiĢtir. Ģer'an yasak olan Ģeylere. Enderun personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. Kantemir. Konuyu iki açıdan incelemek yerinde olacaktır: Birincisi. 164. eğlenceye ve maalesef sefâhete düĢkündü" demeleri. Rumeli ve Anadolu Kavağını. sh. Zira Hammer'in ifadesiyle. Bilhassa son zamanlarında Avrupa'ya yönelik akınlar yaparak. II. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Yıldırım Bâyezid ile ilgili sorularda uzun uzadıya konuyu incelediğimizden dolayı. iki yerden deldi. I. M. Aksun. Hammer'in ifadesiyle "paslanmıĢ Ġslâm Kılınana kan ile su veren bir halife idi". Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. IV. c. kalkan hatıra olarak müzelik eĢya arasına koyuldu. Aynı zamanda Ģair. c. 106 Naima. Ölümünün Batı devletlerinde memnuniyetle karĢılandığı. 108. Osmanlı'da Harem. aslı astarı olmayan yalanlardan ibarettir106. Murad'ın alkolik ve sefih olduğuna dair iddiaları daha yakından inceleyebiliriz. sefâhet. elçinin gözü önünde.. c. Ġç oğlan. 642 vd. Bilindiği gibi. II. Bu zikredilen manada IV. "Murad IV". Bu iĢi. Ġstanbul 1314-1938. özellikle gayr -i meĢru kadınlarla düĢüp kalkmaya ve içkili alemlere katılmaya denir. zevk ve eğlenceye dalma manasına gelmektedir. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapı Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. ĠA. nükteye. devletin hayatını ve büyüklüğünü yarım asır uzatmıĢtır. Eserleri ve hayratı ile de Anadolu hâlâ hatıraları ile doludur.. Daha 17 yaĢındayken kendisini gören Venedik Büyükelçisi. . "Ģakaya..¦¦¦•¦ 190 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/' 109. I. Ok Meydanı namazgahına minberi o koymuĢtu. sh.-•. VIII. IV.. Merak edenler.. Bayezid Camiinin minarelerinden birinin altındaki hedefe isabet etmiĢtir. Kapukulu Ocakları. "MelâMb ve melâhîye" yani oyun ve .

* özellikle <{r«j| virleri neten Üçiıım-îj zatrr N OSMANLI ı ne derı dolayı. Zira. Bir kısım yazarların IV. 11 oğlu ve 4 kızı olduğu nakledilmektedir. IV.eğlencelere düĢkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyânları. istirahat «I fazlaca içki içti. Gizlice içse dahi. Böylesine içki düĢmanı olan bir PadiĢahın. MeĢru dairede istediği ve baĢkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın. i günden-günefi Değeri! t Onun için akta saptırıldığını d "Ramazan t küne inip (okçuluk» 01 sâhib-kırSngOlj Silahdar PaĢa î tertip olundu. Murad ile alakalı bazı kelimeleri ve tesbitleri yanlıĢ yorumladıkları da bir gerçektir. Ġkincisi. Nitekim IV. gayr-i meĢru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir. Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile. Murad'ın ve bütün Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru kadınlarla beraber olmalarına ihtiyaç yoktur. hep gayr-i meĢru oyun. Fakat yine de gençliğinde böyle bir günaha girdiğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. hep ehl-i kemal bulunsaydı. Bunlardan Kaya Sultân. |tt iddiaları ifan yasak i malî katılmaya »tamamen 'sef ve eğ-ppgayr-i îsraber ol-yat yaĢananımı ve u ve 4 ı Sultân srçla evli fu yollarla BlhUSUılarına Hım Ģu |nâve i layık Mit »Hatta BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ba'dehû ol biçare çıkub halâs buldı". ılamrafe IV. Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoĢu kati ederlerdi. Bunlara bir örnek verip konuyu kapatalım: "Murad IV. Sefih olması hususundaki yanlıĢ izahlar. Ancak bunların açıktan içki kullandıklarına dair olan rivayetler de kesin doğru değildir. Osmanlı PadiĢahlarından I. meĢru dairede hayat yaĢamaları her zaman mümkündür. Murad'ın içkici ve sarhoĢ olduğuna dair iddialardır. IV. hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu bâbda mübalağa olundu. onun içkici birisi olduğu konusundaki izahlar gibidir. M makamım| Bunlard hülislâmYahyıfe lislâm Zekenyıls-olması i anlaĢılınca! hülislâm'a e zamanda Wf Ġkincisi. Murad'ın içki içtiğini kesin bir Ģekilde bilmiyoruz. vBile' diyoruz: çünkü IV. melerden anta alemi yapıp e gizliye içki i etmek ile. 8u I gönlünü açmak k mak ve arzu'an h orada Fad-Ģahlara ft Ģiddetli hastalıktan^ ġimdi Ġki fazlaca içki I. Sohbetlerinde. I fark olsa g 110. eğlence ve sefâhet olarak anlatılmıĢtır ki. Zira teserrî dediğimiz cariyelerle. tamamen yanlıĢtır. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. Mty giderek. içkici ve sarhoĢ biri olduğunu söylemek çok zordur. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının teĢvikiyle (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). 15 lerini seyredil!. "(Bir seferden) Ġstanbul'a dâhil olduklarında. Bu konuda en doğru ifade Naima'nın Ģu tesbitleridir: "Çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki PadiĢahtırlar. Bâyezid ve IV. Murad. Murad. açıktan içki içtiği ve bir sarhoĢ olduğu söylenemez. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". Murad'ın AyĢe Sultân isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaĢadığı yedi sekiz de cariyesi olduğu nakledilmektedir. Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düĢdükde helak oldu deyü geçdiler. bundan piĢmanlık duyduğunu anlıyoruz. Safiye Sultân ve Rukıyye Sultân dıĢındakiler. küçük yaĢta vefat etmiĢlerdir.

Osmanlı Devleti Tarihi. c. 346-350. Ġkincisi. Çağatay. Bunlardan birincisi. sh. c. aynı zamanda büyük bir Divan Edebiyatçısıdır. Acaba ileri sürülen iddialar doğru mudur? IV. Öztuna. II. I. istirahat etti ve akĢam yemekte yakınlarının (Silâhtar ve Emirgûne-oğlu) teklifi ile. biraz at koĢturduktan sonra Atmeydanı'nda Silâhtar Mustafa PaĢa'ya tahsis edilen saraya giderek.". sh. bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen. BA. Hoca Sa'deddin Efendi'nin oğludur. c. Daha sonra At Meydanı'na nazır Silahdar PaĢa Sarayına varub meydana ve etrâf-ı âleme nazır KöĢk'de oturup hava aldılar. Evliya Çelebi. O gün orada PadiĢahlara yakıĢır Ģekilde zevk ve sohbet edüp Saray'a geldiler. Murad'ın zamanında üç defa aynı makama getirilen ġeyhülislâm Yahya Efendi'dir. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır. I. Acaba doğru mudur? Ġdam iddiası doğru değildir. c. Yılmaz. Seyahatname. Ahi-zâde Hüseyin Efendi'dir. Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzulan harekete getirmek iddiasıyla hafif meĢrep arkadaĢ sohbetlerine onu teĢvik ettiler. Ġstanbul 1986. 108 Naima.191 "Murad IV. Cavid. IV. 399 vd. 213. c. gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler. M. 449. sh. "Murad IV". ¦ 192 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAĠJj hayali olarak bunlara hilâf-ı hakikat Ģeyler isnâd etmek. 111. 1 ġevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan PaĢa köĢkünde Ġç ağalarının türlü hünerlerini seyredip. Ertesi günü durumları değiĢti ve Ģiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı. Hepsinde de baĢarılı oldu. Kantemir. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. Murad devrinde yani 17 sene içerisinde üç önemli ilim adamı ġeyhülislâmlık makamını ihraz etmiĢlerdir. sh. Büyük ziyafet tertip olundu. 338. Aksun. c. ĠA. Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir mikdar at koĢturdular. Uluçay. VIII. 297. tarihi tahrif olur109. biz de sadeleĢtirerek nakledeceğiz ve meselenin nasıl saptırıldığını daha rahat anlayacağız: "Ramazan Bayramında erkân ve a'yân el öpüp gittiler. Bütün bu Ģeyhülislâm olan Ģahsiyetlerin eserleri ve ne yaptıkları ortada iken. I-II.. 914. Üçüncüsü de Es'ad Efendi'dir. 939. 420-421. Ġlk önce Ok Meydanından kısa mesafeli dokuz deneme yaptı. RüĢvet ve suiistimallere karĢı dürüst bir ilim erbabı olması hasebiyle bazı müfsidlerin telkini ile iki defa bu görevden alınmıĢ ve dürüstlüğü anlaĢılınca yeniden aynı göreve iade olunmuĢtur. Yahya Efendi. ancak sürgün edildiği doğrudur. Bu sırada Silahdar PaĢa ve bazı özel sohbet arkadaĢları. UzunçarĢılı. Bu zat. 642 vd. Değerli tarihçi hocamız Cavit Baysun'un bu bilgileri Naima'dan aktardığı çok açık. 110. 54-56. Kapukulu Ocakları. II. bu sefahat gecesinin ertesi günü hastalandı. III. 429-430. Ģevkini ve neĢesini arttırmak ve gönlünü açmak kasdıyla. sh. 248 vd. Baysun. sh. daha evvel de ġeyhülislâmlık yapan ġeyhülislâm Zekeriya Efendi'nin oğludur. Kadı ve müftülerin idamına karĢı çıktığı ve özellikle kardeĢ katli meselesinde asla fetvaya yaklaĢmadığı için bazı müfsidlerin tezvirleri neticesinde idam edilmiĢtir. IV. Elimizde Fetâvâsı da bulunan bu ġey-hülislâm'a edepsizlik itham edenlerin tarihten bi haber oldukları ortadadır. tövbeyi bozarak fazlaca içki içti. ġair ve edib bir zattır. içki meclisleri düzenleyip sefâhet alemlerinde yaĢadığını söylemek arasında fark olsa gerektir108. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir. Ġbnül-Emin-Saray. 159-162. nr. I. Peçevî. c. IV. Kendileri mu'tâd üzere deryada Sinan PaĢa KöĢküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan Ģahısların çeĢitli (harp) oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler. bu satırlardan sonra nasıl iddia edebilirsiniz? O halde gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden piĢmanlık duyarak tevbeyi arzuladığını ifade etmek ile.. günden-güne fenalaĢtı".. Milâdî takvim . 164 vd. IV.. Onun için aktarma yaptığı yeri. sh. Murad'ın hükümdarlık yaptığı yıllarda Hezarfen Ahmed Çelebi adında bir Türk bilgini uçma teĢebbüslerine giriĢti. ġöyle ki. ġimdi ikisini mukayese edelim ve kendi kendimize soralım: Acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabilirsiniz? Sefâhet gecesi manasını hangi kelimelerden anlayabilirsiniz? Hele hele Ramazan Bayramında bir Osmanlı PadiĢahının içki alemi yapıp eğlendiğini. c.

II.". Vakâyi'ül-Fuzalâ. bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiĢ. Hasan Çelebi 50 okkalık barut macunuyla dolu 7 kollu. Ersoylu. 430. Sultiıl. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". Zemini bûs ederek. sh. ona göre uçmasını gerçekleĢtirmiĢti. Daha sonra Lagarî Hasan Çelebi Kırım'a gitmiĢ. "PadiĢahım. planörcülüğün de öncülüğünü yapmıĢ oluyordu. sh. I. c. 755-757. III. I. Tarih ve Edebiyat Mecmuası. Gazev BĠLĠNMEYEN OSMANLI 193 rek yardımcılarının ateĢlemesiyle uçmayı baĢarmıĢtır.y 113. Bir kese akçe Ġhsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı. Hezarfen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Fârâb Ģehrinde olan Ġsmail Cevheri'yi örnek almıĢtı110. Hezarfen Ahmed Çelebi. "PadiĢahım seni Huda'ya ısmarladım. Bu da doğru mudur? Lagari Hasan Çelebi. Murad. kendi îcadı olan bir fiĢeğe binerek yardımcılar» l önce hazırlamıĢ c gösteri üzerine I Daha sonra I ölmüĢtür. Ġdam edildiği ve deryaya atıldığı iddiası asla doğru değildir. Galata Kulesi'nin üstüne çıktı. 548-549. kendini boĢluğa atacak kahramanı bekliyorlardı. Evliya Çelebi. sipahi sınıfına yazdırılmıĢtır. 670. Hezarfen Ahmed Çelebi Lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuĢ gibi uçup Ġstanbul Boğazını geçmiĢ. Onun bu baĢarısından hoĢlanan Sultân IV. Lagarî. Çünkü. Herkes hayretteydi. füzeciliğin atası sayılmaktadır. sh. O gün Ġstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuĢtu. c. Bu Lagarî Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fiĢek îcad eyledi. sh. ġeyhî Mehmed Efendi. Ġsâ Nebî sana selam söyledi" diyerek Ģakaya baĢladı. Herkesi alabildiğine bir heyecan kaplamıĢ. Ġsa Nebi ile konuĢmağa gidiyorum" diyerek semaya fırladı. Halil. I. Bu gösteri üzerine IV. Nev'î-zâde Atâî. sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnu'ndaki Sinan PaĢa KöĢkünden olup bitenleri seyrediyordu. kendisine bir kese altın verdi. Maalesef bu ihsanına rağmen "Böyle kimselerin bekası caiz değil" diye Cezâir'e sürgün ettiği ve orada vefat ettiği Evliya Çelebi'nin kayıtları arasındadır. 110-114. sh. Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiĢti. . Hadâlk'ul-Hakaık. Murad. o uçuĢunda bir planörcü gibi rüzgarın esiĢini dikkate almıĢ. 691-692. 112. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. c. Döğen. IV. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı. Nihayet beklenen an geldi. orada Selâmet Giray Hanın yanında ölmüĢtür. Yanında olan diğer fiĢekleri ateĢleyip rûy-u deryayı çırağan eyledi. c. Nisan 1981. Murad tarafından mükâfatlandırılmıĢ. c. 110 Evliya Çelebi. Füze ile uçan ilk Türk'tür. "Bismillah" deyip kendini boĢluğa bıraktı. misi Sulta::» cuğu ( tek Osmaıojıg Maalesef t ms rr b: gc 338. Seyahatnamesinde Roketle uçma olayını Ģu Ģekilde anlatmaktadır: "Murad Hân'ın Kaya Sultân isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı Ģenliği oldu. Füzenin barutu bitince de daha önce hazırlamıĢ olduğu kanatları açmıĢ. 337-338. FiĢengi kebirinin barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan PaĢa KöĢkü önünde deryaya indi ve padiĢahın huzuruna geldi. 1633 yılında IV. Evliya ( "Murad i elli okka baruU ve Ģâklrtlerlf mağa. Sinan PaĢa Sarayı önünde denize inmiĢtir. FiĢengi önünde c söyledi" d Bu Hezarfen'ln j diklerine c ne dair izahl dolayı ola iddia ettiği g ve teknolo tarihimize y Netice ( doğru taril Ancak I tâbi'ı Norveçli i kabul e 109 Naima.1636 yılını gösteriyordu. sh. . Kısa bir zamanda mahĢerî bir kalabalık toplandı. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuĢunu yapmaya hazırlanmaya baĢladı. Vücuduna taktığı kanatlarıyla Boğaza doğru süzüldü. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde anlattığına göre. Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleĢtiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken. 44-46. Onun bu baĢarısını gören halk ona "bin fenli" mânâsında "Hezarfen" lâkabını taktı. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de i-dam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir. Seyahatname. Murad'ın kızı Kaya Sultân'ın doğduğu gece yapılan Ģenlikler sırasında füzeyle uçma hünerini gösterdi. Sarayburnu'nda Hünkâr huzurunda fiĢenge bindi ve Ģakirtleri (yardımcıları) fitili ateĢlediler.

Bunun en acı misâllerinden birisi. dört ağabeyinin idamını bizzat yaĢadığı gibi. Kara Mustafa PaĢa'dan sonra vezir-i azam olan Semin Mehmed PaĢa da. Murad zamanlarında olan acı olayları da bizzat yaĢamıĢtı. 194 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA'.: . Ancak Bediüzzaman'ın yerinde tesbiti ile "herkes kendi âyinesinin müĢâhedâtına tâbi'dir". bunların taltif edildiklerine dair izahlar vardır. Hatta tam tersine. Netice olarak Ģunu ifade edelim ki. Ancak muvaffak olduğunu söylemek mümkün değildir. Hazinenin gelir-gider muvâzenesini muhafazaya çalıĢmıĢ. tahta oturduktan sonra da. Bütün bunlara rağmen. sh. Aleyhinde olan durum. Buna rikâbdarlıktan II.. c. ilim âĢıkı ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin böyle bir hadise ile alakalı ilmin ve teknolojinin aleyhinde bir fetvası da mevcut değildir. Bkz. Ancak o sebebi de kesin belirlemek zordur. Norveçli âlim Roffavik. vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline göre Ģiddetli bir migrene yol açmıĢtı. VVeekly Word News Dergisinin neĢrettiğine göre.. c. sikke yani paranın değer ayarlamasını düzene sokmuĢ ve devlete ciddiyet getirmeye çalıĢmıĢtır. Halil.SULTAN I. Ġbrahim. Katoliklerin zulmünden bıkan yerli Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da istifade edilerek. O halde.-. ¦ . ¦ . 44-46. aleyhle-rindeki bütün tahriklere rağmen. Ġbrahim. Sultân Ġbrahim. Ahmed'in Mahpeyker Kösem Sultân'dan 1615 yılında dünyaya gelen çocuğu olan I. ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de yardımlarıyla. 14 Aralık 1998 tarihli Hürriyet Gazetesi. Murad'ın vefatından sonra tek Osmanoğlu olarak tahta oturdu. Döğen.: •• ¦-'¦¦> '. Kendisini tahta davet eden ulemâ. Kendisinden baĢka Osmanoğlu mevcud değil idi.¦-¦ . baĢta Valide Sultân olmak üzere. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve sonradan PaĢa'yı da ekleyebilirsiniz. bu ilmî buluĢlarından dolayı idam edildiklerine dair bir kayda rastlanmamaktadır. .-:¦¦. I. . Osman ve IV. Seyahatname. ĠBRAHĠM DEVRĠ 113.. devletin kadınların. II. I. ecdada ve tarihimize yapılan iftiralardan ibarettir. doğru tarihimizi bilmeyenler. sh. tarihimize ve medeniyetimize düĢman kesilmektedirler. ağaların ve ehliyetsiz kiĢilerin eline geçmesine sebep olmuĢtur. ' eden Sultân Ġbrahim. Saltanat günlerimde milletimi hoĢ hal eyle ve birbirimizden hoĢnûd eyle" diye dua etmiĢtir. 548-549. Lehinde olan durum. ilk uzay roketinin Türkler tarafından icad olunduğunu batıya kabul ettiren bir araĢtırma yapmıĢtır111. 1644 yılında Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiĢtir.. KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'yı 1644 yılında idam ettirmiĢtir.¦¦. Serdârlık Kaptan-ı . "Elhamdülillah. I. . Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. Sultân I. annesi ve Valide Sultân olan Kösem Sultân'ın varlığıdır. Topkapı'dan Eski Saray'a göndererek bu dertten kurtulmak istemiĢtir. maalesef bu kadın bulunmaktadır. kendisi diğer Osmanlı PadiĢahları derecesinde tahsil ve terbiyesini tamamlamamıĢtı. XVIII. .-¦•. Bir ay sonra ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de ölümü. Bütün bunlar. 24 yaĢında 1640 yılında ağabeyi IV. Maalesef. lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki durumla karĢı karĢıyaydı. Ey Rabbım! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün. Bu tür iddialar. Ġbrahim'in ilk yıllarında devlet idaresini epeyce rayına koymuĢtur. devlet ricali ve Valide Sultân'a mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta asla niyeti olmadığını ifade 111 Evliya Çelebi.Bu konudaki en önemli kaynağımız olan Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde ne Hezarfen'in ve ne de Lagarî Hasan Çelebi'nin. sh. dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın veziriazam olmasıydı. sh. Zira hayatını zindan gibi olan kendi dairesinde geçirmiĢ. 670-671. annesinin ihtirasını bildiği için. Yusuf PaĢa'nın rüĢvet ve hediye düĢkünü bir devlet adamı olduğu yönünde ithamlar vardır. Önceleri... Ayrıca bir takım müfterilerin iddia ettiği gibi. c. Biraz önce saydığımız olumsuzlukların baĢında da. Maalesef. Maalesef. Önemle ifade edelim ki. Ģayet bunlardan biri idam edilmiĢse. zaten yetiĢmemiĢ olan PadiĢah'a kanunları çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu'lu Hüseyin Efendi'nin Hace-i Sultanî olarak tayin edilmesidir. 337-338.":-. bu aleyhteki durumu daha da kötüleĢtiriyordu.¦•¦. II. Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz? Sultân I. Cinci Hoca da denmektedir. 1645'de Malta üzerine sefere karar verildi. "KiĢi bilmediğinin düĢmanıdır" kaidesince. baĢka bir sebepten dolayı olabilir. bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının tahriklerine kapılan Sultân. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". Ersoylu.

Haseki olduğu sanılıyor. Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir. Haseki. Zira özel hayata düĢkünlük ile. Osmanlı neslinin devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata teĢvik edilmesi. ġeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya E-fendi ve Abdurrahim Efendi'yi ve diğer devlet adamları arasında Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin PaĢa. s' <** Sarayı Ml:o( Devletler . II. sh. devlet idaresinde sıkıntılara yol açmıĢ. 7- . Ġhtilâlin arkasında nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır. Sonra ġeyhülislâmın. 1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle sonuçlandı.Hüma ġah Haseki Sultân (Telli Haseki). Sivas Valisi Varvar PaĢa'nın isyanıdır (1647). Mustafa gibi biçare ve III. atın ve I. 3. 2. Bunlardan biri de.AyĢe Sultân. Murad gibi otoriter. Semin Mehmed PaĢa ve Hezâr-pâre Ahmed PaĢa'yı. Kaptan-ı Derya Damad Fâzıl PaĢa ve NiĢancı Ahmed PaĢa'yı zikr edebiliriz. Mehmed'e.Hatice Turhan (Tarhân) Valide Sultân. 1648 Ağustosunda asilerin isteği üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed PaĢa azl edildi ve sonra asilerce öldürüldü. Sultân Ġbrahim zamanında. israf ve bunun karĢılığında gelirlerin azalması devleti sarsmaya baĢladı. 7 Ağustos 1648'de henüz 7 yaĢındaki IV. 6. Sefer yapıldı. Ibralftı*" gururdan uzak. fe"j müttefiktirtolM kullanıldı ki Hasekisi j Kısım I. ancak Kandiye fethedilemedi. Ġbra? I. 3-ġehzâdeJ. Bütün bu olaylar. Gençliğinde buhranlı bir hayat yaĢaması. olay duyuldu ve ihtilal çıktı. IV. "Ġki halife bulunduğu zaman. ġeyhülislâm Abdurrahim Efendi'yi de yanına alan sadrazam tarafından. Önemle ifade edelim ki. Zira IV.Derya Yusuf PaĢa'ya verildi. ZEVCELERĠ: 1. Ada ikiye bölünmüĢtü (1648). 5. bütün bu anlatılanlardan Sultân Ġbrahim'in gayr-i meĢru bir hayat yaĢi tamamen farklı j Bütün bu olayl da gelirlerin az< PaĢa'nın isyanıdır! PadiĢah bunların I Ağustosunda asilerini sonra asilerce i getirildi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 195 Mm gibi irtbirbirij yanı niĢtir. gayr-i meĢru hayat tamamen farklı Ģeylerdir. hem Ģer'-i Ģerife ve hem de kanuna aykırı olarak bî'at edildi. "Ġki haille j Ģeklindeki edildi. Zamanındaki sadrazamlar arasında KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa. Ocak ağaları yeniden cuntalaĢıp devleti soymaya baĢlayınca.e -IV. fitneyi önlemek için birini katlediniz" Ģeklindeki fetvasına dayanılarak I. Bunların tahriki ile Sultân Ġbrahim'de baĢlayan lüzumsuz samur merakı. Mehmed'in annesi. Ağaların adamı olan Sofu Koca Mehmed PaĢa. I.Ayfe 1 Sultân.Hatice Muazzez Sultân. Süleyman'ın annesi ve câriye. Ġbrahim hal'inden 11 gün sonra boğularak Ģehid edildi. I. PadiĢah bunların haklarından gelmek istedi ise de. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu Girit'ten çekildi.Mâh-i Enver Sultân. 1646 yılında Deli Hüseyin PaĢa serdârlığında 2. Ġbrahim'in cidden eksik olan yönleridir. Nikâh ile kadınlığa alındı. Sultân Ġbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. Hele Telli Haseki baĢta olmak üzere. Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıĢtır.Sâliha Dil-aĢûb Valide Sultân. Haseki'dir ve II.1. hem. 4. Haseki. iĢi çığırından çıkarmıĢtır. W. devlet iĢlerine kadınların müdahalesi önlenememiĢtir. onu kadınların avucuna ister istemez itmiĢtir. Ağustos 1648 tarihinde hal' edildi ve bir odaya haps olundu. kendi hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale gelmesi. Ahmed'in annesidir. bu olumsuzluklardan sadece biridir. ZEVCELi ve uzun yıllar1^ Valide Sulta ce Muazzez Sui Sultân (Telli \ alındı. 5. 4.| riz. PadiĢahın aile hayatına düĢkünlüğü.| II. diğer sultânlar gibi kendini fazla yetiĢtirememesi. 7-ġehzâdej 11. lislâmın. fendi ve Abam Hüseyin PaĢa. Valide Sultân kısmen devre dıĢı bırakılmıĢ ise de. Zamanın PaĢa ve He. (seden bici ıhta bir hayat yaĢadığı anlaĢılmamalıdır. Ġhtilâlin ı hülislâm Abdurı tarihinde hal' e Mehmed'e. II. 5.AyĢe! Atîka Sultân18!" 114. veya 7. Murad gibi fazla kadına düĢkün değildir. sadrazamlığa getirildi. kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur etmekte kullanmaları. 6. III. n fahiĢtir. ġeker-pare denilen musâhibeler gibi onu eğlenceye teĢvik eden cariyelerinin fazla oluĢu.

Bu sebeple. ġahsiyeti tam teĢekkül etmeyen ve diğer Osmanlı PadiĢahları gibi eğitimi de mükemmel olmayan Sultân Ġbrahim. Sefa. Ġbrahim'in erkek çocuğu olmasını Ģiddetle arzu etmektedirler. böyle bir hayatın neticesi olarak. Penzer. 3-333. onun bu 112 Nalmâ. meĢru dairede de olsa. I. sh. Valide Sultân baĢta olmak üzere. BaĢta Telli Haseki olmak üzere. 243-244. isnad edilen bu sıfatın doğru olmadığına yeterli bir delildir. 5-ġehzâde Osman. Ġbrahim'e kalmıĢtır. gururdan uzak. malî. III. c. Kantemir. UzunçarĢılı. Mustafa ile ilgili söylenen hafif akıllılık gibi tabirler dahi. Zira kendisinden baĢka Osmanlı Hanedanına mensup erkek çocuk mevcut değildir. 12Gevher Hân Sultân. c. 8-ġehzâde Bâyezid. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir. "Sultân Ġbrahim Deli miydi?". veya 7. Bunlar doğru mudur? Maalesef kısmen de olsa doğrudur. 114. 13-18. Bütün bunlara rağmen. 11. II. Ġkincisi.Ümmü Gülsüm Sultân. 131-140. Saygılı. Acılı geçmiĢi. c. suiistimale. III. Sadece son zamanlarda kaleme alınan bazı kaynaklar. Ġbrahim'in buhranlı bir hayatı bulunduğu. hırs. III.Fatma Sultân. 452-460. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed IV.Beyhan Sultân. 35-37. 56-65. c. sh. çevresi. onda samur merakının aĢırılığı ve bu yüzden samur vergisini koyması. c. Bu lakabı ilk kullanan ve çevreye yayan katlini arzuladığı Kara Çele-bi-zâde Abdülaziz Efendi ile Anadolu'nun huzuru için idam ettirdiği ġi'î isyancılardan KesikbaĢ Emirgûneoğlu'dur. anksite bozukluğu denilen nevroz türünde bir hastalıktır. Hasekileri ve Saray'daki musâhibeleri. mecburen gerçekten sıkıntılı bir hayatı bulunan I. Ancak baĢta Telli Haseki Hasekisi ve bazı musâhibeleri olmak üzere.Kaya Sultân.AyĢe Sultân. elmas gibi yüreği olan ve hassas yapıda bir insan olduğunda tarihçiler müttefiktirler. çok sayıda câriye ile beraber olmasını teĢvik etmiĢlerdir. Bilindiği gibi. Sadrazama yazdığı hatt-ı hümâyûnları da bunu göstermektedir. 3-ġehzâde Murad. The Harem. aklı bozan cinnet türünde bir hastalık sayılmamaktadır. uzmanlar belirtmektedirler. 327-344. 124. 13. 115. Kaynaklar.ġivekâr Sultân. 7-ġehzâde Süleyman. 2457. Ahmed Refik. 766-773. sh. O zaman Deli Ġbrahim isnadı yanlıĢtır113. I. I. sh. Psikotik ve deli değildir. 15-Atîka Sultân112. onu bu hale sokan sebeplerdir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Halk. c. ona istediklerini yaptırır hale gelmiĢler ve bu da devlet içinde karmaĢaya. PadiĢah olmadan evvelki stresli hayatın da tesiriyle. 196 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN. nr. onun zaman zaman hafakanlar içinde kaldığını ve yüreğinin sıkıldığını ifade etmektedirler. çevresindeki bazı insanlar. Murad zamanında Ģehzadeler idam olunmuĢ ve Osmanlı tahtı. 301-303. IV. onun rahatsızlığı. Devletler ve Hanedanlar. mal düĢkünü ve kıskanç olduğunu kabul etmektedirler. sh. sh. IV. Zaten hekimler de elem-i asabî teĢhisini koymuĢlardır ki. Devrinin Ģartları göz önüne alındığında. zayıf Ģahsiyetinden istifade etmiĢler ve tabir yerindeyse kanına girmiĢlerdir. 9. mu'teber Osmanlı kaynaklarında onun için Deli lakabı kullanılmamaktadır. Öztuna. rüĢvet alıp vermeye ve hatta 113 Naimâ. Sultân Ġbrahim'in muhakemesinde ve idrâk melekelerinde bir bozukluk olmadığını. Halbuki onun devletin asker?. E. kendisinin mütevazı. adi? ve idarî ıslahatı için yaptıkları ve yapılanlara olan teĢvikleri. bu da yaygın anksieteden baĢkası değildir. Kadınlar Saltanatı. mücevherli kayıklar yaptırması ve doğruluğu Ģüpheli olmakla birlikte sakalının tellerine inciler dizdirmesi gibi garip davranıĢları bulunduğu söylenmektedir. 7001-7002. 5948. 298-334. Yılmaz. 6. Kaynaklar onun kindar. 26-27. iyi bir eğitim görmemiĢ olması. 6-ġehzâde Ahmed II. 192-197. ġubat 1999. sh. sh. I. Haseki. c. 10. Kısım I. ısrarla bu lakabını ön plana çıkarmaktadırlar. 189. M. Osmanlı Tarihi. Uzmanların tesbitine göre. c. III. Burada iki durumu vuzuha kavuĢturmak gerekmektedir: Birincisi. Gerçekten deli midir? I. Hasta mıydı?". Uluçay. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir. Solak-zâde. E. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 257258. 14. Tarih . Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. bu sultân için kullanılmamıĢtır. Bu hastalık. kadınların dümen suyuna ister istemez girmiĢtir. sh. sh. sade-dil. Ġbrahim'in tahta çıktığı zaman hasta olduğu kesindir.. 235-245. Ģahsiyetinin oturmayıĢı ve bunlarla birlikte sorumluluk duygusunun fazlalığı. sh. I. zaten hayatı sıkıntılı olan Sultân Ġbrahim'in. Çağatay. II. 206-239. Uluçay. asker ve özellikle de saray. c. Her zaman hatalarını kabul eden bir Ģahıstır. "Sultân Ġbrahim Deli. sh. 2-ġehzâde Süleyman II. sh. 4-ġehzâde Selim Hân. IV. Eğitim-Bilim Dergisi.

7 yaĢındaki torununu tahta geçirmekle.OSMANÎĠJ3 116. 15 Ağustos-1 Eylül 1950. I. Ġbrahim'in Turhan Hatice Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelmiĢ ve 7 yaĢına basmadan Ağustos 1648'de PadiĢah olmuĢ müstesna bir Ģahsiyettir. Mehmed'in saltanat yıllarını dört safhaya ayırmak icab etmektedir: Birinci safha. Mehmed. Ġslâm hukukunun aradığı Ģartların çoğunluğu bulunmadan gelen IV. lüksler ve bunu takip eden haksızlık ve suiistimaller. «s1 lamak doğru değildir. bazan da zulme serEyâletler ve sana yediye varan Hasekllf bilen hâinler de i: hale gelmiĢ. devlet de sallanmaya ve cephelerde mağlubiyete alıĢmaya mecbur kalmıĢtır. I. Mehmed. Ağustos 1648-Eylül 1651 yılları arasında.%ı| batılı yazarların fırsat:» değildir114. Nitekim bu hal. sh. istediğine kavuĢmuĢtur. . Osmanlı Hazinesini batırma noktasına getirince. Bu zevk ü salayı.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV. Eyâletler ve sancaklar. Hasekilere paĢmaklık olarak verilmeye baĢlanınca. devlet gor iltiması ortaya çıkmıĢ. Ģahsiyeti. XIX. hem ulemanın ve ocak ağalarının isyanına ve hem de kendisinin Ģehid edilmesine sebep olmuĢtur. ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz? Osmanlı tahtına. Ġbrahim'in sanıtff Bütün bu israflar.\ ::iıĢah tayüz-l:.. Osmanlı Devle- . IV.000 kuruĢu aĢmıĢ ve bunu fırsat bilen hâinler de devletin hazinesini alt üst etmiĢlerdir.iıldl|-Kte-l'«at¦p BĠLĠNMEYEN OSMANLI 197 bazan da zulme sebep olmuĢtur.Dünyası. artık bu devre Samur Devri bile denmiĢtir. XIX. Artık askerin maaĢı verilemez hale gelmiĢ. devlet de sallar Buna acı bir mislin! rak Mısır Hazinesi \ Ģenmesini zikredebilip» hem de kendisinin 0* mak için Ģarttır.i etI» plana bÇele-h-dan batı Una pjğu r. onun isteği üzerine dairesinin kürkler ve samurlarla döĢenmesini zikr edebiliriz. Mehı kında bilgi» Osmanlı tali» i IV. kesinlikle bugünkü anlamda gayr-i meĢru eğlenceler olarak anlamak doğru değildir. Ġbrahim'in mehir olarak Mısır Hazinesi vermesini. asker ve vatandaĢ üçlüsü yara alınca. ehliyetsizlerin iĢ baĢına gelmesi vazifelerin açık arttırmayla satılmasına kadar varmıĢ. devlet görevlerine gelmenin yolu olarak ehliyet yerine harem kadınlarının iltiması ortaya çıkmıĢ. MeĢru dairedeki keyfin suiistimali söz konusudur. MEHMED DEVRĠ 116. g den alınan bazan görevy Buna I.:.-duğu |. Telli Haseki'yi nikahlayan I. Bunları bilmek. i 7 yaĢına basmadan^ devlet iĢlerinden it yaĢındaki ta Gâzî ve Kanuni'*" 3 tahtta kalmıĢtır. Buna I./ yıllarını dört saüujiiif Birinci safln| i saltanat yani Ġti Ahmed Refs Kısım I. ( tılmasına kadar varmıĢ. Ertuğrul Gâzî. Bu da vatandaĢı bezdirmiĢtir. Bütün bu israflar.:ne!ı : . IV. Kendisini devlet iĢlerinden uzaklaĢtırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultân. Bu zevk ü safayı. Kösem Sultân'ın nâibe-i saltanat yani bir nevi padiĢah yerine padiĢahlık yaptığı dönemdir ki. tarihten ibret almak için Ģarttır. lüksler o sini batırma noktasına} da vatandaĢı bezdirmiĢti alınca. Devleti ayakta tutan hazine. Ġbrahim'in samur aĢkı da katılınca. vatandaĢa yeni yeni vergiler konmaya baĢlanmıĢtır. Ava merakı sebebiyle Avcı Mehmed de denen IV. Osman Gâzî ve Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı PadiĢahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıĢtır. 15 Temmuz-1 Ağustos. Bu sebeple bazı batılı yazarların fırsatı ganimet bilerek anlattıkları gayr-i meĢru eğlence tarzları doğru değildir114. altı yediye varan Hasekilerinin mal varlıkları senelik 100. Buna acı bir misâl olmak üzere. Mehmed. görevliler sık sık değiĢtirildiğinden dolayı tayin edilen ile görevden alınan bazan görev yerlerine ulaĢmadan bir baĢka durumla karĢılaĢır olmuĢlardır. 1 ġubat ve 15 Nisan 1951 tarihli sayıları.

Sofu Mehmed PaĢa ise. Kantemir. IV. sh. Tamamen iflas noktasına gelen devlet hazinesine bir ayar verilmek üzere. devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle.303-304. tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad PaĢa sadrazamlığa getirildi. Köprülü Mehmed PaĢa (16561661) ve oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa (1661-1676). devleti tek baĢına idare etme emeline ulaĢmıĢ görünüyordu. c. Çünkü Nâibe-i Saltanat olan Kösem Sultân. sh. Uluçay. devleti tek baĢına idare etmek ve Valide Sultân iĢe karıĢmamak Ģartıyla. Kösem Sultan'ın IV. evvela isyan eden Erdel Prensinin üzerine yürüdü ve Balkanlarda önemli baĢarılara imza attı. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. malî konularda tam yetkili olmak Ģartıyla. 16 vd. Eylül 1656'da sadrazamlık makamına getirildi. Ahmed Refik. (1658). Samur Devri. c. Solak-zâde. Daha sonra. Ancak sonradan yaptıkları bunu telafi etmiĢtir. sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultân öldürüldü. Bu dönemde aynı aileden iki sadrazam iktidara gelmiĢtir. Arkasından Anadolu'da Beylerbeyilerin de desteklediği ve tamamen sadrazamı hedef alan yeni bir Celâlî Ġsyanı baĢlamıĢtı. III. 1656 yılına kadar 10'a yakın sadrazam değiĢtirildi. 56-62. Mehmed sadece olan bitenleri seyrediyordu. 31 paĢanın idamıyla sonuçlanan bu isyanı bastırdı ve Anadolu'da Celâli isyanlarının sonunu getirdi. I. Sofu Mehmed PaĢa da. III. Atabekler ve Veliahdler gibi devleti idare etmek istedi ise de bu saltanatı. tecrübeli ve yaĢlı vezir Köprülü Mehmed PaĢa. Ancak devlet. Uyvar fethedildi ve Erdel Osmanlı Devleti'ne bağlandı.. Bunları kullanan Kösem Sultân ise. Mehmed'i öldürüp yerine ġehzade Süleyman'ı getirmek istemesi. Köprülü Mehmed PaĢa. Bu ikinci safhada tek müessir olan Valide Sultân'dır. Vec idare:"? :îıanlı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 199 ¦ ve . Devleti. c. Mehmed'in annesi olan Turhan Hatice Sultan'ın Nâibe-i Saltanat olduğu dönemdir. Ancak Turhan Sultân. c. Osmanlı Tarihi. 1652 yılının Haziran ayında Tarhuncu Ahmed PaĢa sadarete getirildi. 198 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtLĠNMEYFNi» ti'nin en acı günlerinden bir parçadır denilebilir. Sipahiler ile Yeniçerilerin Sultânahmed Meydanında karĢı karĢıya gelecek kadar isyan etmeleri ile sarsıldı ve 1649 yılında azledilerek kati olundu. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi. BaĢlarını Kara Murad A-ğa'nın çektiği ağaların hedefi. sh. BaĢ Mimar Kasım Ağa. 231-234. Ġstanbul 1927. Murad'ı kendine model alan Köprülü Mehmed PaĢa. Kanuni devrini yeniden yaĢatmıĢtır denilebilir. Bunun üzerine. 1659'da Kırım Tatarları ile mi olmayıĢrafc mıĢ old-. Kısım I. ġâmî-zâde Mehmed Efendi ve lalası Ġbrahim Ağa müĢavirliğinde Turhan Sultân idare ediyordu. kukla bir sadrazam durumundadır. Dertlere çare olamayınca. Kadınlar Saltanatı. IV. Tarhuncu Lâyihası diye meĢhur olan bütçesini hazırladı. Ağalar isyanı devam ediyordu. 227-228. Osmanlı Devleti'ne rahat bir nefes aldırtan Köprülü'ler devridir (Eylül 1656-Ekim 1676). Ġkinci safha. 243-244. Yani bir nevi Osmanlı PadiĢahlığı makamında PadiĢah'ın annesi oturmaktadır. IV. Zira bu döneme Ağalar Saltanatı da denmiĢtir.114 Na'imâ. servetlerini arttırmak ve maalesef sefih sayılabilecek derecede hayatlarını yaĢamaktı. kendisini Eski Saray'a süren ve hatta idamla tehdit eden I. Artık Köprülü'ler devri baĢlıyordu. UzunçarĢılı. kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına son vermiĢtir. Tecrübeli müĢavirlerinin Ģiddetli tavsiyeleri ile. sh. iĢlerini ağalar eliyle yürütmüĢtür. Ģirazeden çıkmıĢtı ve dıĢ baskılar da artıyordu. Ġçeride bu ihtilâllerin yaĢanması.-. Ancak arkasında asıl Valide Sultân Turhan Sultan'ın bulunduğu ve bir nevi halk isyanına dönüĢen kargaĢa bastı-rılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. Böylece birinci dönem atlatıldı. Eylül 1651-Eylül 1656 tarihleri arasındaki IV. Girit'te devam eden savaĢa yardımı da engelliyordu. Koçi Bey. Üçüncü safha. Makam korkusuyla Girit Serdârı Gâzî Hüseyin PaĢa'yı idam ettirmesi hatalı bir hareket olarak kabul edilmektedir. '¦ eriyor. Ġbrahim'i tasfiye etmekle. sırasıyla Melek Ahmed PaĢa ve Abaza SiyavuĢ PaĢa'nın sadrazam olması da iĢi değiĢtiremedi.

Bu arada devletin rükn-i azamı denilen Turhan Sultân Temmuz 1683'de vefat etmiĢti. Neticede 11 Eylül 1683 tarihinde beklenen hezimet geldi ve Osmanlı ordusu binlerce Ģehid vererek ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmeye mecbur oldu.•alLir fer. VarĢova'da panik baĢladı ve aynı yıl barıĢ andlaĢması imzalandı. birlikte Rus ordusunu dağıttı. Bu mağlubiyette. babasının baĢarılarını sürdürdü. Yerine geçerek 26 yaĢında sadrazam olan oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa da. p. Rusya Seferi takip ettiyse de. baĢını Kırım Hanı Murad Giray'ın çektiği diğer devlet ricali. 1680 yılında Çehrin'in alınması ile zaferle sona erdi ve bunu aynı yıl baĢlayan 2. Ģahsî sebeplerle ve neticeyi düĢünmeyerek ihanet etti ve Türklerin elindeki Tuna Köprüsünden düĢman askerlerinin geçiĢini uzaktan seyretti. Rusya seferi.. Zitvatorok AndlaĢmasının tekrarı mahiyetindeydi. Sadrazam Kara Ġbrahim PaĢa'nın beceriksiz idaresjndeki Osmanlı orduları. Artık 1071'den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya baĢlıyordu. Aynı yıl Fâzıl Ahmed PaĢa vefat etti. I. Bundan rahatsız olan ve tecavüzlere baĢlayan Almanlara da 1683 yılında harp ilan edildi ve IV. Osmanlı Devlet ricalinin ikiye ayrılmasıyla sonuçlandı. 1672 yılında Kamaniçe Kalesi feth edilince. Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak istika-metli sadrazamı azletti ve 50 yaĢını doldurmadan idam sehpasına yollandı. Bu geliĢmeler. ilk problem olarak Ukrayna yüzünden patlak veren Rusya SavaĢı ile meĢgul oldu. IV. Aralık 1683 tarihinde IV. Ukrayna meselesi yüzünden çıkan Polonya Harbi takip etti (1670). askerin sefih hayatının ve eski Osmanlı ordusunun olmayıĢının da büyük etkisi vardı. Köprülülerden sonra sadrazamlığa getirilen bu büyük devlet adamı. Kanuni'den beri gelip giden duraklama devrini resmen baĢlatmıĢ oldu. Osmanlı Devleti için büyük bir itibar kazanılmasına vesile oldu. Mehmed'in de katıldığı bu sefer. Viyana bozgunu ile Karlofça AndlaĢması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu. Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa. 1663'de Almanlara karĢı açılan harp 1664 yılının Ağustos Ayında Vasvar AndlaĢması ile sona erdi. zaten ayağa kalkmıĢ olan Avrupa'nın Almanya'nın yanında yer alacağını belirterek. Rusya seferi için 1678 yılında yola çıktılar. Mehmed ve sadrazamı 1. Almanya'nın taht Ģehri olan Viyana'nın alınmasını teklif ederken. Fâzıl Ahmed PaĢa döneminde baĢarılan iĢlerden biri de yıllardır devam eden Girit seferinin sona ermesi ve Girit'in fethedilmesiydi (1670). Bunu. Mehmed'in de katıldığı bu Lehistan seferinde. Kara Mustafa PaĢa'nın fikri ağır bastı ve onun serdârlığındaki Osmanlı ordusu 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana önlerinde müttefik haçlı seferleriyle karĢı karĢıya geldiler. zafere koĢamıyor ve maalesef Eylül 1686'da Budin düĢü200 . 1684 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettiler. 1676-1683 yılları arasında devam eden Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa devridir. Dördüncü safha. sadece Yanıkkale'nın alınmasıyla yetinilmesini savunuyordu. Bu. L Alı ». bu da 1681 yılında imzalanan Edirne AndlaĢması ile tamamlanmıĢ oldu. Bu barıĢ tekrar bozuldu ve 16767 yılında imzalanan nihâî andlaĢma ile sulh uzun yıllar devam etti. Viyana bozgunu. 1677 yılında Çehrin'deki zor kuĢatmada netice elde edilemeyince. Onun döneminde 1661 Temmuz'unda Ġstanbul'un üçte birini yakan büyük yangın yaĢandı ve beĢ yıllık sadaretten sonra Ekim 1661'de Edirne'de vefat etti.ilerin ı ve (•olarak kilde h isyan ı falliI 15 olan »ayan I*-Isak . Kırım Hanı Murad Giray. Venediklilerin ve Almanların baĢını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek. IV. Osmanlı tarihinin en ağır mağlubiyeti idi. Maalesef. Artık Osmanlı tarihinde kaht-ı rical devri baĢlıyordu.

veziri iĢleri yürütür. TTK. c. 3-ġehzâde Bâyezid. Valide Sultân sormuĢtur: "Ama Ģimdi yedi yaĢında ma'sumun saltanatı nice mümkündür?". Ma'sum küçük de olsa tahta çıkar. ancak halife kabul edilmesi mümkün değildir. 65-70. Aklı baĢında olan küçüğün caizdir buyurdukları kitaplarımızda yazılıdır. Ankara 1943. Yerine II. 117. U. II.Fatma Sultân. V. 2. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı PadiĢahları gibi âlim değildi. Zira halifenin Ģartlarından biri de. VI Tamamı. Mehmed Süreyya. c. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Kantemir. Tertip eden Faik ReĢit Unat.Emetüllah Küçük Sultân. ancak Budin'de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları. 10. Bâyezid kütp. Mehmed'in cülusundan evvel Valide Sultân ile ilim adamları arasında geçen Ģu konuĢma da teyid etmektedir. 1188. Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi. 3..Gülnar Kadın. Mehmed'in buluğa erinceye kadar sultân kabul edilmesi mümkündür.! m iıl Mm Kanuni < geçmesi! Murâd w{ olan bu Ġt Ģah'tn * temek n Caiz değildir. Kadınlar Saltanatı. c. 5-ġehzâde Süleyman.Fatma Sultân. Devletler ve Hanedanlar. 9. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa II. Liyakatsiz devlet adamlarının elinde periĢan olan devletin hali IV.5 cildlik yer tutmuĢtur. Süleyman tahta geçirildi. I. I. Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten av ibtilâsı dıĢında. Mehmed'i hasta etmiĢti. 7. Çocuğun. c. IV. Bu konuda en ayrınıtılı kaynak durumundadır.305 vd. c. 60 -¦ ¦ . E. ĠF de riilirokü . Kendisi beĢ vakit namazını cemaatle kılıyordu. sh. c. 1-295.Hatice Sultân. Hal'inden 5 yıl sonra Edirne Sarayı'nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti. baliğ ve mümeyyiz (âkil) olması yani tam ehliyetli olmasıdır. Ġbrahim'in hal' olunarak yerine 7 yaĢındaki oğlu IV. Mustafa ve III. Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir? devaĢerifü son1 etmeye t 118. c. Bu sert hükümlere göre. 4-ġehzâde Ġbrahim. akıl hastasının veya kölenin halife olması caiz değildir. sh. Öztuna. Tamamı. Silâhdâr Tarihi. 239-242. Giritli bir ailenin kızıdır. Ama aklı olmayan tahtta oturmaya 115 Na'imâ. sh. ZEVCELERĠ: 1. 145. aklı sıkıntıda olan I. GülnûĢ Sultân diye bilinir. III. Nitekim bu manayı IV. Mehed'in saltanatı yaklaĢık 2. Buna Hanefi Efendi'nin verdiği cevap enteresandır: "Mezhebimiz hukukçuları olan Hanefi âlimleri. Ġçkiyi Osmanlı ülkesinde Ģiddetle yasaklamıĢtı.BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN1' yordu. c. II. 5154. aklı bozulan baliğ insanların saltanatı caiz değildir. Ahmed Refik. Kahvehaneleri kapatmıĢtı. 237-494. halifenin kadı olabilecek sıfatlara sahip olması gerekir Ģeklinde özetlemiĢlerdir. UzunçarĢılı. 200-204. Mehmed'in geçirilmesi teklifi ile gelen âlimlerden eski Anadolu Kazaskeri olan Hanefi Efendi'ye. sh. Ahmed'in annesidir. Ravzat'ül-Ebrâr. II. Silâhdâr Fındıklılı Mehmed Ağa. 334-465. Uluçay. 4. Tamamı. nr.Kâniye Haseki. IV. 6. E.Meh-pâre Emetüllah RâbPa GülnûĢ Valide Sultân. Osmanlı kuvvetleri Budin'i çok iyi müdafaa ediyordu. Köprülü ailesini iktidardan düĢürdüğü için PadiĢah'dan rahatsız olan Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında hal' edildi ve ancak idam olunmadı. Siclll-i Osmânî. IV. Abdurrahman Abdi PaĢa.Afife Kadın. c. 160 yıl önce periĢan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı. Tarih. Ġstanbul 1928. nr. sh. Ġslâm hukukçuları bu ve benzeri Ģartları. Umumi Kısım. Kısım I. c. I. 8. 39 yıllık IV. Mısır 1248. Târlh-I Sultân Mehmed Hân-ı Râbi'. Osmanlı Tarihi. Valide Sultân'a.SiyavuĢ Haseki. 5. 2-ġehzâde Sultân Ahmed III. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. IV. Bu Ģekilde fetvalar verilüp maslahat tamam olmuĢtur. sh. sh. hiç bir kötü alıĢkanlığı yoktu.Ümmî Sultân115.

El-Ahkâm'üsSultâniyye. Kısaca formalite icabı tahta geçen IV. Arkasındaki ağalarla birlikte devam ettirdiği idareye karĢı halk ayaklandı. Bilindiği gibi. EI-Mâverdi.I1 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 201 devam ederse. IV. Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. Osmanlı sarayına câriye olarak girmiĢ ve Müslüman olduktan sonra Padi-Ģah'ın kadın efendiliğine kadar yükselmiĢtir. dıĢarıdaki ağalarla ittifak ederek. çok zayıf da olsa Kanuni devrinde Hürrem Sultân ile baĢlamıĢ ve IV. onun tahttan indirilmesinde ve hatta 10 gün sonra idam edilmesinde birinci derecede rol oynadı. Oğlu PadiĢah olunca Topkapı Sarayı'na getirilmiĢ ve bir daha Eski Saray'a dönmemiĢtir. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. Asıl adı Anastasia ve babası da bir Rum papazı olan bu kadın. Ancak I. 202 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA siyle. Maalesef bu hadiseler sebebiyle oğlu olan I. 5. sh. sonra da Turhan Sultân. 118. sh. II. sadece Ģeklen padiĢah idi. nâibe-i saltanat sıfatıyla iĢleri yürüttüğü gibi. IV. 11 yıldan fazla Naibe sıfatıyla bir cihan devletini idare etti. Meh-peyker Sultân veya tüysüzlüğü yahut diğer hasekilerin önüne geçmesi sebebiyle Kösem Sultân diye adlandırılan I. IV. 7 yaĢında PadiĢah olan IV. Ģer'-i Ģerifin hükümleri külliyen iptal edilmiĢ olur". IV. Saray'daki hanımlar daha etkili olmaya baĢlayınca. Valide Sultân sıfatıyla devleti idare etmeye devam etti. Süleyman'ı tahta geçirme planlarına baĢladı.. Fakirlere her . IV. Murâd ve I. Murad'ın birinci saltanat devresi yani IV. cana ve ırza zarar verir. Bu devre. Buna karĢı. Bunun da sebebi. Köprülü Mehmed PaĢa ve benzeri sadrazamlar da icranın baĢı olarak devleti idare etmeye baĢlamıĢlardır116. Kadınlar Saltanatı. Mehmed'in yerine önceleri Kösem Sultân. Mehmed'in asıl validesi olan Turhan Sultân baĢta olmak üzere. 2) Diğer oğlu I. Ancak plan duyuldu ve Kösem Sultân 3 Eylül 1651 gecesi PadiĢah ve Turhan Valide Sultân'ın adamları tarafından boğularak öldürüldü. hatta Saray'dan uzaklaĢtırıldı ve Rodos'a sürülmek istendi. Asıl iĢleri yürüten ise Valide Sultân sıfatıyla Kösem Sultândı. eski Osmanlı PadiĢahları gibi ehliyetli ve dirayetli olmamasıdır. Artık Vâlide-i ġehîde veya Vâlide-i Maktule diye anılacaktı. "elli yıl devlet ve saltanat sürüp bütün iĢlerde tasarruf sahibesi idi". 8 küsur sene devam etti. 4. annesini dinlemedi. 3 vd. Ahmed'in kadın efendisi. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. torunu IV. Mehmed'in Köprülü'leri iĢ baĢına getirmesine kadar devam etmiĢtir. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Fakat Sultân Ġbrahim'e baĢta en çok sevdiği Hasekisi Telli Haseki HümaĢah ve musâhibesi ġekerpare olmak üzere. Bütün bu anlatılanlar. Bundan sonraki geliĢmeleri Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) IV. Bunun yanında Kösem Sultân. Mehmed. 3) Kösem Sultân'ın devlet iĢlerini PadiĢah gibi yürüttüğü asıl dönem. tahta geçen padiĢahların. herkes bu durumdan Ģikâyetçiydi. Ġbrahim'in de annesidir. Mehmed devridir. Ġbrahim'e karĢı tavır aldı ve bazı tarihçilerin yorumlarına göre. PadiĢah tahtta olduğu vakitlerde de iĢlere karıĢmaya devam etti. Ġbrahim'in hal'i ile alakalı âlimlerle yaptığı konuĢma bu iddiaları reddeder mahiyettedir. ona bir Ģey öğretmek de mümkün olmaz. Bu iddiaların aslı nedir? Maalesef bu iddiaların bir kısmı doğrudur. 4) Bütün bu anlatılanlardan. Ġbrahim sultân olunca. Naima'nın ifade116 Naimâ. 325 vd. Valide Sultân ve hatta Nâibe-i Saltanat yani saltanatın vekili sıfatlarıyla devleti 8 yıl idare etti denilebilir. Sadrazamları bile tayin edip istifalarını kabul edecek kadar devlet iĢleriyle iç içeydi. iyi bir Müslüman idi. . El-Ferrâ. Mehmed'i aradan kaldırıp yerine kardeĢi II. PadiĢah Ġstanbul'da olmadığı zaman Nâibe-i Saltanat olarak iĢleri yürüttüğü gibi. Murad'ın gerçekten padiĢahlık yaptığı ikinci devrede de. sh. bu durum kana. Seyyid Bey. Kösem Sultân'ın eski dinine geri döndüğü veya iyi bir Müslüman olmadığı gibi yanlıĢ manalar çıkarılmamalıdır. c. Sofu Mehmed PaĢa. sh. Her sene hapishaneleri dolaĢır ve borçtan tutuklu olanları kurtarırdı. kadınların da saltanata karĢı ne kadar alakalı olduklarının delilleridirler ve aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde kadın dört duvar arasındaydı Ģeklindeki itirazlara karĢı da müĢahhas bir cevaptır.

Hadisenin olduğu günlerde Osmanlı Vak'anüvis'i olan . 56-59. Mehmed 7 yaĢında PadiĢah olunca. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlıĢlıklar yaptığı da olmuĢtur. devlet iĢlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed PaĢa'ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiĢtir. 14.zaman yardım ederdi. nr. Aziller ve tayinler artık onun hatt-ı hümâyûnu ile yapılmaktadır. c. Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düĢünen bir hanım efendidir. sh. Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile. ibadet. Oğlu IV. c. sh. tamamen hazineye devredilmiĢtir117. E 2457. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller. Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri baĢlamıĢ ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca. Mehmed de. IV. aynı yıl reĢîd ilan edilmiĢtir. V. Kadınlar Saltanatı. ancak Hatice Turhan Sultân. Ahmed Refik. Hayır eserleri arasında medreseleri. tam manasıyla bir PadiĢah gibidir. tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere. dua ve hayra tahsis etmiĢtir. Osmanlı Devleti'nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiĢtir. III. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 203 cidi ile beraber onun eseridir. Kör Süleyman PaĢa tarafından Kösem Sultân'a hediye edilmiĢ ve daha sonra da Saray'da terbiye edilerek ve Müslüman olarak. IV. Bu da doğru mudur? Kısmen doğrudur. 235 vd. Saltanatı müddetince biriktirdiği servet ise. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. III. Mührün üzerinde "Mazhar-ı Lütf-i Samed Vâlide-i Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıĢtır. sadece. O halde bu bozgun felaketinin de bir sebebi vardır. Murad'ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından baĢlatılan ve ancak inĢası tamamlanamayan Yeni Cami. Kadınlar WNLI 11651 tödü. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiĢ ve Yeni Cami'deki türbesine defn olunmuĢtur118. Vâlide-i Muazzama unvanı ona aittir. 119. 1683 Ey] olabilir? M eumeı 1 'aıH Her musibeti bu bozgun felakel bazı taktik ve j Osmanlı Va k'arl Bu görüĢler1 1) Bu sefa Topuyla tüfeğlyl tünlüğü mevaı lerine Ģükretn ve Ramazan Ģımardıkları ve j ifade edilmiĢtir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bu sebebi. sh. Turhan Sultân'ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıĢtır. dıĢarıların K Refik. sh. Mehmed'in de annesidir. Kara Mustafa PaĢa'nın bazı taktik ve Ģahsiyet kusurlarına yüklemek doğru değildir. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân. 120. 5948. ' müĢlervej gazi ruhu 4) t sinde I seferde ı tam ria 5)1 iki ayı t edem Hanı'nın r etmesi bu 117 Naimâ. mektepleri. Uluçay. Ġbrahim'e câriye verilmiĢtir. I. Kendisi de bütün vaktini. Dâr'ül-Hadisleri ve sebilleri bulunmaktadır. Zira 1656 yılında devleti Köprülü'lere devredinceye kadar. Zaten oğlu IV. kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiĢtir. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız. IV. 2477. C. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir. Çanakkale'deki kaleler de mescidi ile beraber o türbesine defn olı 120. 107-123. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır? Her musibet bir cinayetin neticesidir ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. j hemen belirtelir "bu mertebe ı tedbirimizle elde I hezimete maruz k 2) Maalf pılmıĢ ve henvj riayet ediln sini ısrarla| 3)1 acı meyv binince.

c. Ancak biz. 48-49. 3) Osmanlı ordusu ve özellikle de vasıfsız insanların yeniçeri ocağına alınıĢları. sh. Osmanlı tarihçilerinin Emir Süleyman dediği Yıldırım'ın oğludur. 1) Bu sefere katılan Osmanlı ordusunun maddi hazırlığı son derece mükemmel idi. Naimâ. Avusturya. nr. PadiĢah olduğunda Osmanlı Devleti. Almanya. harbin esasını teĢkil eden atların kısmen bakımsız kalmaları ve komutanların taktik hataları ve nihayet Kırım Hanı'nın neticenin bu kadar vahim olacağını hesap edemeyerek Mustafa PaĢa'ya ihanet etmesi bunlardan bazılarıdır. Allah"n bu nimetlerine Ģükretmesini bilmemiĢtir. Süleyman ve Avrupalı tarihçiler ise. Venedik ve Ruslar dörtlü müttefikler halinde Osmanlı topraklarına saldırıyorlardı. ilk acı meyvesini Viyana bozgununda vermiĢtir. Topuyla tüfeğiyle ve de ordunun diğer donanımı ile düĢman kuvvetlerine ezici bir üstünlüğü mevcuttur.SULTÂN II. iĢ ciddiye binince. Macaristan'da kan gövdeyi götürüyor ve General Caraffa eyâlet merkezi Eğri'yi 1687'nin son ayında teslim alıyordu. Maalesef cezasını da ağır bir Ģekilde ödemiĢlerdir. Almanlar.Silahdâr Mehmed Efendi bu noktayı çok güzel özetlemiĢtir. 204 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNME. Süleyman. "bu mertebe ihsan olunan büyük nimetlerin kadrin bilmeyüp bu kuvvet-i kahireyi kendü hareket ve tedbirimizle elde ettiğimizi zannettik ve Allah'ın lütfü olduğunu unuttuk. Her sene bir sadrazam ve serdâr değiĢikliğine gidiyordu.. IV. Osmanlı tarihçileri II. Kadınlar Saltanatı. Süleyman derler. maddi sebepler de vardır. 5) Elbette ki bütün bunların yanında. ¦¦•<. Tekeli Ahmed ve Deli Pîrî gibi bazı zorba baĢları da istedikleri makamlara tayin edildiler. Onlar Yanıkkale'nin fethedilerek Viyana'nın gelecek yıla bırakılmasını ısrarla tavsiye etmiĢlerdir. asıl sebebin manevi sebepler olduğu kanaatin118 TSA. bu seferde geçtikleri yerlerde ciddi tahribatlar yapmıĢlar ve Ġslâm'ın bu ulvi düsturlarına tam riayet edememiĢlerdir. Viyana'ya gelinceye kadar elde ettikleri ganimetin ve servetin derdine düĢmüĢler ve asıl gazayı unutmuĢlardır. nimetin Ģükrünü eda edecek yerde Ģımardıkları ve gayr-i meĢru fiilleri iĢledikleri bizzat Osmanlı tarihçileri tarafından açıkça ifade edilmiĢtir. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. sh. insanların mal ve ırzlarına göz dikmemek olan Osmanlı askerleri. . III. sh. ölürsem Ģehid kalırsam gazi ruhuna sahip olmanın önemi burada anlaĢılmaktadır. SÜLEYMAN DEVRĠ 121. 116-117. 4) Daha önceki gazalarda en büyük vasıfları. kurmay heyeti. ġaban ve Ramazan ayına rastlayan mübarek günlerde. Çünkü askerin önemli bir kısmı. Çünkü I. Ġçerde devletin yaya kuvvetleri olan yeniçeriler ve süvari kuvvetleri olan sipahiler. askerin çokluğuna ve intizamına bakarak gurura kapılmıĢ ve hem Kırım Hanı Murad Giray ve hem de Erdel Kralı Mihal'in ikazlarına riayet edilmemiĢtir. 3831. sh. Zira her musibet bir cinayetin neticesidir119. c. Ġçerideki bu kargaĢayı fırsat bilen düĢman da dört cepheden Osmanlı Devleti'ne saldırıyordu. Ġstanbul 1961. Sultân I. Ġslâm'ın tesbit ettiği usuller çerçevesinde harp etmek. Ahmed Refik. Askerin çokluğunun değil. içte ve dıĢta buhranlı günler yaĢamaktaydı. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. eski Osmanlı PadiĢahlarını andıran bir Ģahsiyeti yoktu. Silahdar'ın ifadesiyle. XX. c. IV. 124-149. Kasım 1687'den Mart 1688'e kadar 4 ay süren zorbaların isyan hareketleri neticesinde. Silahdâr Tarihi. Bunların baĢında iki ayı bulan muhasara sırasında askerin yorgun ve bitkin düĢmesi. Hatta sefer sırasında askerin ve hem de Recep. Süleyman'ın Ģahsiyeti. zorbacı baĢı Hacı Ali Yeniçeri Ağalığına. Uluçay. Bu görüĢlerini de esas alarak bir iki noktayı açıklamakta yarar vardır. Süleyman. bir kısım devlet adamlarının görevden alınması bahanesiyle isyan halindeydiler. 322-334. II. Taht Uğrunda BaĢ Veren Sultânlar. Sadrazam SiyavuĢ PaĢa katledildiği gibi. Burada Kara Mustafa PaĢa'nın fevkalade istikametli bir hayatı olduğunu hemen belirtelim. II. 107-116. 2) Maalesef. sh. yaĢadığı kafes hayatının etkisiyle. Ġbrahim'in Hasekisi Sâliha Dil-âĢûb Valide Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelen ikinci oğludur.' deyiz. neticesinde hilâf -ı me'mul olarak bu hezimete maruz kaldık". c. V. Mehmed'i tahttan indirmesiyle PadiĢah olmuĢtur. 1687 yılında isyancıların IV. Hocaları Arabzâde Abdülvehhâb Efendi ve Celvetî ġeyhi Atpazarî Osman Fâzıl Efendi'den ciddi bir eğitim görmesine rağmen. 239-242. sh. Ancak asıl can damarını teĢkil eden asker grubu.

Eylül 1690'da Semendire'yi ve Kasım 1690'da ise Belgrad'ı geri aldı. I Avusturya ( 1690'daM ni belirtti. BaĢ Kadın 2. ġeyhülislâm Debbağ-zâde Mehmed Efendi'nin tavsiyeleriyle Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa'yı. kendisi cephede iken Sultân'a etki edecek bütün ağaları devreden çıkarmak oldu. "Ġkinci Viyana Seferi Hakkında". BĠLĠNMEYEN OSMANLI 205 im 1:542 i* mak oldu. i II t dünyayaJ padiĢaiıS Ti laĢmakl beklemrtl Ģa'nın j Saadetü elden i ç-kas* I 119 Silahdar Fındıklı Mehmed Ağa. 3. II. Tarih-i RaĢid. Süleyman'ın küçüğüdür.Behzâd Haseki. kara gün dostu Kırım Hanı Selim Giray'ın kahramanlıklarıyla zafer Osmanlı Devleti'nin elindeydi. Nisan 1690'da Kanije'nin düĢmesi haberi gelmesine rağmen. II. aynı zamanda meĢhur bir hattat idi. Burada PadiĢah'ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti. 4. Süleyman burada vefat etti. PadiĢah'ın hastalığından ve sadrazamın yaptıklarından rahatsız olan bazı çevreler. Zira Ģehzadeliğinde çocuk sahibi olmasına müsaade edilmemiĢ ve padiĢahlığında da çocuğu olmamıĢtır. sh. sh. orduda isyan belirtilerinin baĢlaması ve de NiĢ'in düĢmesi üzerine. 5-ġeh-süvâr Haseki.994-1016. Mehmed ve II. Polonya (Lehistan) ve Rusya cephelerinde ise. Ġstanbul 1282.Ġvaz Haseki. 100'ün üzerinde cami kiliseye çevrildi. geri döndü. 621 vd. 16. . yersiz bazı vergileri kaldırarak re'âyâyı memnun etmek oldu. Ahmed. Çocukları yoktur. sh. Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl Mustafa PaĢa. c. c.Sülün Haseki. Silahdar Tarihi. Zevceleri Ģunlardır: 1. Kısım I. Baden markisi Ludvvig'in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri Salankamen'de bir araya geldi. II. Almanya seferine çıkmak üzere Edirne'ye gelen II. 391-433. ġer'-i Ģerife aykırı tek bir hali görülmemiĢ ve kimseye de kızmamıĢ-tır120. Kantemir. Ahmed.^ bir hattatt terk eti tır121 122. Süleyman. II. Süleyman. nr. 89-94. Arkasından kendisi cepheye gitmek istediğinden. Ġstanbul'a geldiğinde PadiĢah bizzat karĢıladı ve sevincini belirtti. Bu arada fitne ateĢi sönmüyordu. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Müstakim bir padiĢah olan II. 17. I-VI. ömründe bir tek vakit namazını terk etmemiĢtir. nr.Müslüman bir Ģehir olan Eğri'yi her Ģeyiyle Hıristiyan bir Ģehir haline getirdi ve yüzlerce cami harap edildi. Almanya seferi için Sofya'ya u-laĢmak üzereydi. 441-459. Yerine sadrazamın da tesiriyle küçük kardeĢi II. TOEM. Mehmed Arif. 1071-1075. II. serdâr Recep PaĢa'nın mağlubiyeti.Zeyneb Haseki. Ģahsiyeti. IV. bütün bu sıkıntılar karĢısında. 4-SÜI8M Ģehzadem/n olmamıĢtır. Mora'yı Osmanlı kuvvetlerinin elinden alıyordu. AHMED DEVRĠ 122. UzunçarĢılı. 6. ısrarla saltanatta değiĢiklik istiyorlardı. c. Köprülü'nün etkisiyle padiĢah olduğu ve Haziran 1691'de tahta oturduğu bilinmektedir. Aslında gençliğinde iyi bir eğitim alan II. sh. Sadrazam'ın ilk icraatı. I. Ancak Sofya'ya kadar gelen PadiĢah. III. Avusturya'nın sulha yanaĢmaması ve diğer haçlı kuvvetlerinin de onlara destek çıkması üzerine PadiĢah sefere çıktı.Hatice Haseki. Ġbrahim'in 3. D. XXI-SULTÂN II. Ġstanbul 1928. sancağı alarak Avusturya cephesine koĢan Fâzıl Mustafa PaĢa. Avusturya cephesi kumandanı Yeğen Osman PaĢa ile sadrazam Ġsmail PaĢa arasındaki kavgalardan istifade eden Avusturya (Nemçe) kuvvetleri 1688 Eylül'ünde Belgrad'ı zapt ettiler. BtM yaptı Almanya s sadrazamın i ki. Mehmed RaĢid. sh. Aynı yıl Venediklilerin güçlü kumandanı Morosini de. Oğludur ve Hatice Mu'azzez Hasekiden 1643 yılında dünyaya gelmiĢ olup. II. Ahmed getirildi. Süleyman. sh. Osmanlı Tarihi. I. ağalar iĢlere karıĢmamak Ģartıyla sadrazamlığa getirdi (Ekim 1689).

Ancak haçlı kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694'de Sakız Adasını teslim almaları Ġstanbul'u endiĢeye düĢürdü. Devletler ve Hanedanlar. Lipve. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. II. Ancak düĢman durmuyordu. Saadet Giray Han'ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği. 15. sh. Sakız Adasının geriye alınıĢını göremeden vefat eden amcasının intikamını. Edirne'deki Veliahd Dâiresinden Hünkâr Dâiresine gelerek tahta oturmuĢ ve kendisine bî'at etmeleri için devlet adamlarını çağırmıĢtır (ġubat 1695). II. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. Macaristan'ın güneyinde yer alan Zenta'da Osmanlı ordusu ile karĢılaĢtı. Amcası II. Osmanlı Tarihi. karĢısında Savoie prensi MareĢal Eugen vardı. Sultân II. Mustafa'nın ilk icraatı Elmas Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa ve hocası eski ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'yi de ġeyhülislâmlığa getirmek oldu. Ruslar tarafından iĢgal edildi. Sakız'ın geri alınıĢını göremeden Edirne'de ġubat 1695 yılında vefat etti. Ahmed. Mustafa. Azak önüne kadar geldi. 4-ġehzâde Selim. Özellikle 575. III.Hatice Sultân.Ancak bazı Osmanlı kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken baĢlamaya ikna etmeleri. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz? Sultân II. Avusturya seferinde. Mehmed'in Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan 1664 yılında dünyaya gelen oğludur. Çocukları ise Ģunlardır: 1. Çevresindekilerin ısrarıyla Ġstanbul'a dönüldü. Mustafa. sayfada onun Ģahsiyeti anlatılmaktadır. 295-576. 717-752. Devlet meseleleri ile diğer iki ağabeyinden daha ilgiliydi. 6-ġehzâde Sultân Ġbrahim Hân121. c. nr. sh. MUSTAFA DEVRĠ 123. Köprülü-zâde'nin yerine vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali PaĢa sadrazam yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaĢlı vezirlerden Koca Halil PaĢa getirildi. 70-71. RâbPa Haseki Sultândır ve Haseki Sultân diye anılmaktadır. IV. Maalesef Eylül 1697 yılında PadiĢahın baĢ komutan olduğu bir Osmanlı ordusu.SULTÂN II. Bu iĢgal Ġstanbul'u hüzne gark etti. Nisan 1696 yılında II. Ahmed. Sefer-i Hümâyuna çıktı ve OlaĢ Meydan Muharebesinde Avusturya Kralı Kral Elektör yenildi ve kaçtı. Venedikliler de boĢ durmuyordu. en âlimi ve en kültürlüsü idi. anlaĢma sağlanamadı. Açık denizlere inmeyi hedef edinen Rus Çarı Büyük Petro. Valide Sultân'ın da devlet iĢlerine karıĢmayarak kendini hayır hizmetlerine vermesi onun için iyi bir imkândı. 5ġehzâde Abdullah. II. Kara Mustafa PaĢa ile Viyana önünde genç bir subay olarak savaĢan bu komutanın komutasındaki Avusturya kuvvetleri. Belgrad'ı kuĢatan Alman kuvvetlerinin Cafer PaĢa tarafından periĢan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray'ın Erdel'e girmesi. 1691'e kadar devam eden savaĢta Almanlar bazı yenilgilere maruz kalınca. E. Bazı devlet erkânının karĢı çıkmasına rağmen Avusturya üzerine çıktığı 1. 1 yıl sonra tekrar hücum etti ve Azak. c. Bu zaferin ardından II. Papalık ve Floransa'nın desteğiyle Girid'e kadar gelip Hanya'yı kuĢattılarsa da.Âtika Sultân. Osmanlı kuvvetlerini epeyce 120 Silahdar Tarihi. Seferde. kalyonlar kaptanı Mezomorta Hüseyin PaĢa eliyle tahta çıktığı ay aldı ve Sakız Adasından Venediklileri kovdu. Arapça ve Farsça'ya mükemmel denecek kadar vâkıftı. 70047005. UzunçarĢılı. 205-206. Bizzat kendisinin yazdığı Kur'ân'ı ve hatıra defteri ile meĢhur olan II.Âsiye Sultân. Tek bir kadın efendisi bilinmektedir ki. 206 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0S"MIW ümitlendirdi. XXII. Osmanlı ordusunun kahramanca müdafaasına ve Çar Petro'yu geri çekilmeye mecbur bırakmalarına rağmen. Öztuna. tarihinde ilk defa. IV. sh. Mustafa 2. 52 yaĢındaydı. c. 2. 494-531. Ancak II. Hatta bu zaferin Ģımarıklığı . Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa PaĢa'nın serdar-ı ekrem olarak sefere çıkması. hazır bir zaferi elden kaçırmıĢtı. Türkçe'yi iyi bilen Kont Marsigli'yi sulh için gönderdiler ise de. sh. Mustafa tekrar Edirne'ye döndü. Mustafa'nın katıldığı 3. Uluçay. Murad'dan sonra gelen Osmanlı PadiĢahları içinde en liyakatlisi.000'e yakın Ģehid vererek ve PadiĢah'ın canını da zor kurtararak mağlubiyet acısını tattı. Ahmed'in vefatının duyar duymaz. hem Fâzıl Mustafa Pa-Ģa'nın Ģehid olmasını ve hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). Kantemir. Bu sıkıntıya dayanamayan II. c. II. LügoĢ ve ġebeĢ Kaleleri feth olunarak TemeĢvar'a kadar gelindi (Aralık 1695). sh. 3. Kısım I.

Ancak düĢman da kendinden emin değildi. III. Ġran da dahil olmak üzere. PadiĢah'ın yarım asırdır Ġstanbul yerine Edirne'de oturması da merkezde bazı rahatsızlıklar meydana getiriyordu. müstakim ve değerli bir insan olmasına rağmen. Kısım I. Edirne Vak'ası diye bilinen ayaklanmanın meydana gelmesine sebep oldu. Avrupa'daki üstünlüğün Osmanlı Devleti'nden Avrupalı Devletlere geçtiğini ortaya koyan ve Osmanlı Devleti'nin gerileme devrini baĢlatan ilk andlaĢma imzalandı (Karlofça AndlaĢması. UzunçarĢılı. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. c. Bu iki temel sebep 1. Mora'yı kaybedecekleri korkusuyla Viyana'yı sulh için teĢvik ediyorlardı. 576-804. sh. II. Bunu Ġstanbul AndlaĢması tamamlamıĢtır. I. 71-72. Hanya'yı muhasara altına almalarına ve Bosna-Hersek cephesinde Osmanlı Devleti'ni rahatsız etmelerine rağmen. M da nıkâlıaUl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 207 ile aynı prens bir ay sonra Bosnasaray'a hücum etti ve burayı harabeye çevirdi. Uluçay. Öztuna. sında yer alan i Devletlere ı andlaĢma nedlk ve I veriyordu. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Osmanlı ordusunun bu mağlubiyeti sebebiyle kan ağlıyordu.1699). 7004. ancak muvaffak olamadı. bir nevi Feyzullah-zâdeler Divanı haline geldi. Ġstanbul'da kıyam eden . Mora Venediklilere. siz diyecekti. Divan-ı Hümâyun. c. Üç devletle 25 yıllık sulh andlaĢması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütâreke imzalanmıĢtı. 26. Azak Kalesini almakla yetinmiyorlar ve açık denize inmek için daha da ileri gidiyorlardı. sh. Devletler ve Hanedanlar. Buna rağmen 15 yıldır devam eden felâket yılları da sona ermiĢti.i dizi reforma | tanzim olt görülmeye I önce i arası açı ve deı getirmesi w!»i nevi I Edirne'de! sebep 1. âlim. iç problemleri çözebilmek için bir dizi reforma giriĢti. Lehistan bütün gayretiyle Kamaniçe'yi almak için uğraĢıyordı. yakınlarını devlet idaresinde belli makamlara getirmesi ve bu noktadaki hırsı onu milletin gözünden düĢürdü. 207-208. Devlet idaresinde ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin etkisi görülmeye baĢlandı. Belgrad'ın 65 km kuzeybatısında yer alan Karlofça'da. II. nr. Yeni sınırlar kontrol altına alındı. Onun tezkiyesiyle sulh andlaĢmasının murahhası Rami Efendi. Ġslâm âlemi.E. SavaĢ sıkıntılarından kurtulan Osmanlı idaresi. önce vezirliğe ve sonra da sadrazamlığa getirildi. Devletin müesseseleri yeniden tanzim olunmaya baĢlandı. Kamaniçe merkezli Podolya Eyâleti Lehlere ve 1700 yılında yapılan ilave Ġstanbul AndlaĢması ile de Azak Ruslara teslim ediliyordu. Osmanlı Sadrazamı Amca-zâde Hüseyin PaĢa ve Reisül-Küttâb (DıĢiĢleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi'nin gayretleriyle. Bunar Sava. Fakat onun da Feyzullah Efendi ile arası açıldı. Venedikliler. Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaĢa son veriyordu. Ruslar ise. ancak Macaristan tamamen Avusturya'ya. D. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmıĢ ve Avrupa'daki hâkimiyet tamamen kaybedilmiĢti. c. 532-555. 753-781. azli için uğraĢtı. ile aynı prens bira Ġslâm âlemlfl biyle kan ağlı muhasara altına I etmelerine yorlardı.'! merkezli I de Azak I pa'dakl I n irken tamamlaı çekti. sh. ĠĢte böyle bir havada. AndlaĢma Avusturya. Alım Fiilen s ġeyhü katlr sahibi o lamıĢtır. 691. sh. c. Osmanlı Tarihi. sh. Feyzullah Efendi.1 Ġstanbul'da] ve Ağu: III. Osmanlı PadiĢahı artık Avrupalı devlet baĢkanlarına sen değil. LehlS Azak Kalesini i ĠĢte böyle bir I (DıĢiĢleri Bakanı). Kantemir.01.121 Sllahdar Tarihi.

hal'ından 4 ay sonra kederinden vefat etti. hadise uzt PadiĢah'ı ı di.000'i buldular ve Ağustos 1703 tarihinde PadiĢah'ı tahttan indirdiler. aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? III. Cariyelerden ve I.SULTÂN III. Çok sayıda sadrazam değiĢikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali PaĢa'da karar kıldı ve devlet iĢlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti. Ģair ve büyük bir Ġslâm âlimi idi. III.Safiyye Sultân. 71 Tebrlzl I 1727'deî kabul f Devleti'm 17231 maki durum j isyan har* deki . 4. Osmanlı Devleti. II. XXIII. 5.Hatice Haseki. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ) 124. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. Ahmed dönemini ana hatlarıyla Ģöylece özetlemek mümkündür: Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında. Hal' edilmesinin baĢ sebeplerinden olan ġeyhülislâm Feyzullah Efendi ise. Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir havada. bütün bu menfiliklere rağmen. 2-ġeh-süvâr Valide Sultân. Birinci Edirne Vak'ası'ından hemen sonra yani 1703'ün Ağustos ayında. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanb.Âli-cenâb BaĢ Haseki.Hafsa Sultân. 2-ġehzâde Sultân Osman III. 11. Çar. önce iç huzuru sağlamaya çalıĢmıĢ ve Edirne Vak'asmın failleri teker teker cezalandırılmıĢtır. 13. 4Hümâ ġah Haseki. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd I. 12-ġehzâde Hasan Hân. 3-ġehzâde Murad. hattat.Fatma ġahin Hâtûn. Feyzullah Efendi ve Hoca-zâde Mehmed Efendi gibi âlimlerden ders alarak yetiĢen II. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711'de harp baĢlamasına sebep oldu. Mustafa. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Mehmed'in 1674 yılında yine Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan dünyaya gelen ikinci oğludur. Fiilen sefere çıkan son Osmanlı PadiĢahı oldu. 6. Aksi sesler duyulsa da kardeĢi III. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. 14. 6-ġehzâde Hüseyin. Haseki ve III.Zeyneb Sultân. 8. Hocaları Hafız Osman Efendi. 5-ġehzâde Süleyman. 8-ġehzâde Ali. Ağabeyi ile ahenk içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam ettirmiĢtir. 10. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Sokullu veya Köprülü gibi dirayetli bir sadrazam arayıĢındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. 7-ġehzâde Selim. Osmanlı hareminde beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk sahibi olmadıkları cariyeler demek olan ikbal müessesesi.200 kadar cebeci Edirne'ye gelinceye kadar 80.Hanife Hâtûn. 4-ġehzâde Mehmed. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaĢta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed PaĢa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. ġeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiĢt ir. Mahmûd'un annesi. çok büyük hakaretlere maruz bırakıldıktan sonra kati olunmuĢ ve cesedi de Tunca Nehrine atılmıĢtır (Eylül 1703). Ahmed. Ağabeyi kadar olmasa dahi.Rukıyye Sultân122.AyĢe Sultân. Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetle muhtemeldir. Ahmed'i tahta geçirdiler. ĠKBALLERĠ: 7. mağlup olacağını anlayınca. II. IV. Mustafa ise. Osman'ın annesi. hattat. Ģahsiyeti. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. Sonn Ali PaĢa'n«| ya'dan geril 5a nedlk ve ı dağh âsl!ertl ilan edilr Damad AH I sonra yanU savaĢa soı»J saltanat e Ġkindi NevĢehirli t vam eden ı 1730'dat Matbaan eğlencenin! ettiği Ġran'a ı ması. III. 9.Sâliha Sebkatî Valide Sultân. Bu arada Avrupa'da Ġsveç Kralı Carl'ın Deli Petro'ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması.Afîfe Haseki.Emetüllah Sultân. Ģâir ve müziğe meyli bulunan kültürlü bir padiĢahtır. 3. 9. yine de dünyada bir numaralı 208 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN güçlü devlet idi ve onu yine Müslüman bir devlet olan Timuroğullarının Hindistan'da devam ettirdikleri devlet takip ediyordu. Ahmed.

bir huzur dönemini daha sona erdiriyordu. UzunçarĢılı. 3-139. 315 vd. 6. Mustafa'nın annesi. Ahmed'i o gece biraderi II. PadiĢah ile sadrazamın Ġran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karĢılandı. sh. II. Az da olsa Ġslama aykırı olan fiiller. Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca.. II. maalesef Damad Ali PaĢa'nın Ģehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716). 1-46. Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik. Karlofça'da verilenler Rusya'dan alındığı gibi. 211-215. 1-421.Emîne Musalli Kadın. II. Uluçay. IV. sh. I. c. KADIN EFENDĠLERĠ: 1Emetüllah BaĢ Kadın. hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca. daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. Venedik ve Avusturya'dan da alınması gerekir Ģeklindeki düĢüncesi ve Venedik'in Karadağlı âsileri himaye etmesi. 9210 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 338. âsiler bununla da yetinmeyip PadiĢah'ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III. Kısım. ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaĢadı ve 62 yaĢında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti.). 555-595. sh. Yağmalar. c. yeni bir savaĢ baĢlamadan bitti ve ġehid Ali PaĢa'nın 1713'de imzaladığı Edirne AndlaĢması ile Karlofça'da verilen yerler Rusya'dan geri alındı. c. 3. sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem. c. Maalesef ihtiva ettiği bazı gayr-i meĢru sayfalar sebebiyle bu huzur devam edememiĢtir. sh. BaĢ Haseki. 9988.Emîne MihriĢah Ġkinci Kadın. III. 28-29. (SadeleĢtiren: Ġsmet Parmaksızoğlu). PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Avusturya'nın da Venedik'i desteklemesi üzerine.Rukıyye Ġkinci Kadın. 20.f Kaini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 209 rak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peĢkeĢ çekmesi de ilave edilince. tarihin en kötü isyanı olacak Ģekilde geniĢledi. Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düĢünce. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmud'u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar. IV. Devletler ve Hanedanlar. E. aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik'e harp ilan edilmesine sebep oldu. nr. Ahmed'in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13'ü ve bazılarına göre de 18'i bulmuĢtur. 2. 1 Ekim 1730 günü. asilerin PadiĢah'dan kellelerini istedikleri Damad Ġbrahim PaĢa ve yakınlarından olan bazı paĢalar idam edildiler. Biz. Öztuna. Ġkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718'de sadrazamlığa getirilen NevĢehirli Damad Ġbrahim PaĢa'nın sadrazamlığı ile baĢlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz.. 4. Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe baĢladığı ve harpten ziyade sulh. 10. UzunçarĢılı.Hatice Ġkinci Kadın. 73-79. Temmuz 1711). Kısım I. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 7 sene sürecek olan Ġran SavaĢlarını baĢlattı. c. sh. Damad Ġbrahim PaĢa'nın aleyhindeki bu rüzgar. III. 1723'de baĢlayan Ġran SavaĢları bu dönemin 1730'da tamamen sona ermesine sebep olmuĢtur. D. 3362. Ahmed'in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu. Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır.122 Silahdâr. Baltacı Mehmed PaĢa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve PadiĢah'ı etkilemeye baĢladılar. 23. Her çeĢit kültür faaliyetlerinin arttığı. Ahmed. 7. savaĢı yeniden baĢlattı. Kısım I. Artık yeni bir dönem baĢlıyordu ve III. sh. Sadrazam Silâhdâr Ali PaĢa'nın. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil'in baĢını çektiği bu isyan hareketi. Ġstanbul 1962. Köprülü-zâde Abdullah PaĢa'nın Tebriz'i fethetmesi ve Ġran'a ait beĢ eyâletin Osmanlı Devleti'ne ilhak edilmesi. 783 vd. 8. Kantemir.Hanife Kadın. Osmanlı Tarihi.Zeyneb Kadın. Osmanlı Tarihi. RâĢld Tarihi. c. I. III. ZEVCELERĠ: (III. c. D. Bu hadise üzerine muhalifleri. Ancak ġi'î olan Nâdir Hân'ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti'nden geri alması. II. 5-RâbPa ġermi Kadın. 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaĢa son verildi. 5"' |t 0' rıyetim küsur ji IslâmaĠ ] lanıujj bildij. Nusretnâme. Ekim 1727'de yapılan Hemedân AndlaĢması ile Sünnî olan EĢref ġah Üveysî tarafından kabul edildi. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. Rusya'nın Ġran'a girmesi ve Osmanlı Devleti'nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması.

125. Bilindiği gibi 1710 yılında Ruslara karĢı ilan edilen harpte. 13. Ahmed. VI. c. c. Baltacı'nın m ve Osman Efendi'iltlj PadiĢat. defa sadrazamlığa getirilmiĢtir. Küçük Çelebi-zâde Ġsmail Âsim Efendi. c. Sevmedikleri hakkında dili uzun olan ve yeterli tahsili olması hasebiyle konuĢmasını da iyi beceren Mehmed PaĢa. Kantemir. II. 26.Zübeyde Sultân. Nusretnâme. Osmanlı PadiĢahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50'yi bulmaktadır.Zeyneb Sultân.). 8-ġehzâde Ali.¦ nin doğru <¦ aleyhtarları. Ahmed'in padiĢah olmasıyla 1. c.Emine Sultân123. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı.AyĢe Sultân. II. PadiĢahıngı iltifat ve ikramlaril nâ-meĢkûrota. Devletler ve Hanedanlar. c.Hürrem Kadın. 18 -Hâtem Hâtûn. 21-ġehzâde Ġbrahim. Rus ordusunun komutanı ġermetivef'di ve Deli Petro ile hanımı asla harp meydanına gelmemiĢti.?^ cede bu fırsatı ti hinde kampanyıl gönderdiğini deww BĠLĠNMEYEN OSMANLI 211 . Kısım I. 2-454.Fatma Hümâġah Kadın. Tarih. 4-ġehzâde Mehmed Hân. 17-AyĢe Hanım. 16. dilinin cezasını çekerek. 2-450. 12. Ahmed devrine 4 cilt ayırdığı meĢhur tarihidir. sh. "Rikâb-ı h_-m rından. sh. I yeniden han geldiğini do. sh. Ġsveç Kralı'nın ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı 123 Silahdâr. 20-ġehzâde Sultân Nu'man Hân. Uluçay. 2-390.Hatice Sultân. 25. 12-ġehzâde Bâyezid Hân. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. 11. Çar. Ruslar. musikiye meyli ve sesinin güzelliği sebebiyle Pâkçe Müezzin lakabı ile anılmıĢtır. IV. Prut Zaferine imza basan komutan sıfatıyla. Bu kaynakların hiç birinde. müĢavirlerinin s. UzunçarĢılı. RâĢid Tarihi. c. 10. sh. 22-Abdülhamid I. 849 vd. fazla becerikli bir k umandan olmamasına rağmen.. c. Osmanlı Tarihi. ĠKBALLERĠ: 16-ġâyeste Sultân.Meylî Kadın. sh. sert t hindeki faaliyet ve p sözünde durmaması #| lan.Ümmü Gülsüm Sultân.Nijad Kadın. mağlup olacağını anlayınca. 1-ġehzâde Mehmed. 216-227. Bu olayın aslı nedir? Prut zaferini en ince ayrıntılarıyla anlatan tarih kaynakları elimizdedir ve bunların en ayrıntılı olanı da RâĢid'in sadece III.t/" Netice ola*.. Biz sadece bilinen ve meĢhur olanlarını zikrettik. 45-209.. Ġmrahor'luğa getirilen Mehmed PaĢa. 5-ġehzâde Süleyman Hân. 3-ġehzâde Murad. 11. 2-ġehzâde Abdülmelik.Emetüllah Sultân. 15. sh. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zafe-ri'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir. gizli anlaĢ da aleyhte I sında ikame'3) Dikkat a Osmanlı kaynaU lunmadığı gibi. soi 2) Baltacı Metim hülislâm PaĢmakçı leyman Ağa. 79-95. 6-ġehzâde Mustafa III. 17.Esma Sultân..Nazîfe Kadın. Ġstanbul 1287. henüz Ġstanbul'a gelmeden itibar kazanmaya baĢlamıĢtır. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. III.Ümmü Gülsüm Kadın. Öztuna. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Katerina ile gayr-i meĢru bir iliĢkide bulunduğu veya en azından Rus Çarı ve hanımının bu savaĢın yapıldığı mekâna geldikleri yazılı değildir. RâĢid Zeyli.Fatma Sultân. kendisini tezkiye eden Kalyakoz Ahmed PaĢa'nın aleyhine çalıĢmıĢ ve ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi'nin tavsiyesi ile 1704 yılında 1. 1706 yılında azl olunmuĢtur. 23-ġehzâde Seyfeddin. 2-395. 14-Sâliha Sultân. Kısım I. 7-ġehzâde Selim. kanaatlerini dinlerr cazip Ģartlarla sulh t yola çıktı (Prut Hu Burada bilin 1) Ġsveç Kraıı ġjj reddetmesini ve I masını müd rudur. V. c. IV. sh. Olayın aslı Ģudur: Çorum'un Osmancık Kasabasından olan Mehmed PaĢa. 14. 19. 15.Âtike Sultân. ÇOCUKLARI: (III. c. sh. 140-420. 10. 18. III. 1710 Eylül'ünde tekrar sadrazamlık makamına gelen Baltacı. VI. 9. II.AyĢe Sultân (Küçük). Baltacı'nın Ġsveç| Rus Çarını diri diıjjj lar sebebiyle s tek kabahatin j için bir sebep bul karısı Katerina'mn «l| Osmanlı komuta h ması için Vezir-i A'a çiler de. 24. açlık ve düzensizlik sebebiyle Petro'nun savaĢ meydanına gelmeyerek uzaktan idare ettiği ordusu mağlubiyetle karĢı karĢıya gelmiĢtir. 13. k iddiaların fe Ģu cümlelerle ¦.Nazife Sultân.BĠLĠNMEYEN OSMANL1 Gülsen Kadın.

henüz Ġstanbul'a gelmeden Rus Çarı'nın sözünde durmamasını da bahane ederek. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Ġsveç Kralı ile Kırım Hanı'nı dinlememesi. Rus Çarı'nın karısı Katerina'nın sulh andlaĢması uğruna bütün kıymetli mücevherlerini Osmanlı komuta heyetine gönderdiğini ve ġermetivef vasıtasıyla sulhu sağlaması için Vezir-i A'zama mektup ilettiğini ifade etmektedir. ile yakınlarının ithamları olduğunu açıkça belirtmiĢlerdir. Bunların görüĢü haklıdır ve Baltacı'nın acele ettiği de doğrudur. PadiĢahın hakem kabul ettiği ġeyhülislâm da aleyhte beyan verince Baltacı Mehmed PaĢa azledilerek (Kasım 1711) Midilli Adasında ikamete memur edildi. Cari ve Kırım Hanı Devlet Giray. 3) Dikkat edilirse. Veziriazam meydana gelen büyük hizmetleri mukabelesinde çeĢitli iltifat ve ikramlar beklerken. Damad Ali PaĢa ve Darüssa'ade Ağası Süleyman Ağa. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. Baltacı'nın Katerina ile çadırda beraber olduğuna dair. böylesine bir zafere imza atan Sadrazamın bu ithamlarla azledilmesinin doğru olmayacağını ifade ederek. 126. Gutenberg hareketli harfleri de icad eden birisi değildir. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum. Bu manada baskı Avrupa'ya 14. PadiĢahın gadabını tahrik ettiler. biraz ayrıntılı da olsa inceleme zarureti bulunmaktadır. Zira bunu 14. Rus Çarı tarafından gönderilen paralar sebebiyle sulh yolunu tercih ettiğini ısrarla PadiĢah'a anlatmak oldu. olmayan hıyanet suçlamasıyla karĢı karĢıya kalmıĢ ve kıskançların hileleri ile nâ-meĢkûr olmuĢtur". Baltacı'nın aleyhindeki faaliyet ve planlarına hız verdiler. tarihçiler tarafından eksiklik olarak kabul edilmektedir. kaynaklarda Çar ve hanımının asla harp yerine gelmediğini ve bu tür iddiaların tamamen yalan olduğunu ifade eden beyanlar yer almaktadır. Yüzyılda . PadiĢah da. Temmuz 1711). Edirne'de ulufe vermesinin ne manaya geldiğini dostlarına sorması icab ettiğini. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir? Bu konu her zaman dillere dolandığından ve maalesef hep aleyhte kullanıldığından dolayı. Osmanlı tarihçileri. muteber Osmanlı kaynaklarında ve hatta çağdaĢ tarihçilerin eserlerinde en küçük bir bilgi bulunmadığı gibi. Zira baskı sanatı 8. Baltacı'nın sulh teklifini reddetmesini ve Rusların sıkıĢtığı böyle bir dönemde kolay Ģartlarla andlaĢma yapılmamasını müdafaa ediyorlardı. yaptığı hataları affettirmek için Kapıkulu ile gizli anlaĢmalar içinde olduğunu arz ettiler. Netice olarak. Baltacı'nın asla rüĢvet almadığını. Ancak Baltacı aleyhtarları. belki müĢavirlerinden Ömer Efendi ve Osman Efendi'nin bu hediyeleri kabul ettiğini kaydetmektedirler. Edirne'de vezir-i azamın kapıkulu maaĢlarını vermeye baĢlaması üzerine yeniden harekete geçtiler. sert hareketlerinden ve patavatsız sözlerinden dolayı. hemen aleyhte bir plan hazırladılar. Katerina'nın mücevher ve mektup gönderdiğini de kabul etmektedirler. her Ģeyi ben bilirim havasına girmesi ve neticede bu fırsatı kaçırması. vermiĢ olsaydı Rus Çarını diri diri yakalama fırsatı elde edildiğini. Burada bilinmesi gereken gerçekler Ģunlardır: 1) Ġsveç Kralı XII. Taraftarları da. yoksa Çarı yakalamamak için bir sebep bulunmadığını ilave ettiler. Ġlk planları. sonradan sözlerinde durmamakla bu görüĢü teyid etmiĢlerdir. Gutenberg. Bu sefer PadiĢah'a. RâĢid meseleyi Ģu cümlelerle özetlemektedir: "Rikâb-ı hümâyûn tarafında olanlar dahi sadrazam hakkında gizlice nice kale gelmez nesneler yazdıklarından. ilk etapta gelen ithamları reddetti. bunun da Darüssa'ade Ağası 212 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMP1. PaĢa. ġöyle ki: 1) Önemle ifade edelim ki. Katerina'nın harp meydanına geldiğini yazmamıĢtır ve bu sadece kuru bir iftiradan ibarettir124. Bazı çağdaĢ tarihçiler de. müĢavirlerinin sözleriyle hareket etmesi. meseleyi. Yüzyılda Çin'de ve bazı araĢtırmacılara göre özellikle Uygur Türklerinde ortaya çıkmıĢtır.kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. Baltacı'nın Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı'nın sözlerine önem vermediğini. Ancak hiç bir tarihçi ve hatta Rus Vekâyi'nâmeleri bile. Blok baskının Avrupa'ya taĢınmasında. Çinlilerden ziyade Uygur Türklerinin payı olduğu. Aleyhinde kampanya baĢlatanlar ve bazı Batılı tarihçiler. Yüzyılda ilk kullanan Uygurlar ve Koreliler olmuĢtur. matbaayı 1455 yılında icad etmemiĢtir. Ruslar. 2) Baltacı Mehmed PaĢa'nın zaten aleyhinde olan ve PadiĢahın çok sevdiği ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi. tek kabahatin gece ile gelen altın arabaları olduğunu. artık ilim alemi tarafından kabul edilmektedir. ĠĢte bu noktada Hammer.'.

M kimselerin tasKĠ Buf kurulan ı Ģimdilik tefe I fetvaya kar hizmetler. yüzyılda gelen baskı teknikleri. gerileme ve duraklama devrine girince. divitçiler ve benzeri esnafın baskısı da. sh. Ġslâmiyet.45 (1333). Bu sebeplerin bir kısmını biraz sonra zikr edeceğiz. Asırdan itibaren Ġstanbul'da. matbaanın resmen kurulmasının gecikmesini. sh. Osmanlı Devleti'ndeki matbaanın değil. KıĢımı II. c. kalemciler. Bâyezid'in himayelerinde basılmıĢtır" ibaresi yer almaktadır. Ancak Yahudiler 1488 yılından itibaren. Bâyezid zamanında 19. mü'cı sinde önemli ı tedir: "Ger. Osmanlı Tarihi. herhangi bir bilimsel yeniliğe karĢı çıkması mümkün değildir. "Rus Menâbiine Göre Baltacı Mehmed PaĢa'nın Prut Seferi".! yayınlanan I kitap basanları lı 5) Bütün Ihı i yani Müteferrika'» basılmıĢtır. Hatta ı ayıramayan bini da yaĢanmıĢtır. II. Bu kitapların üzerinde. a 6) Düzenli (i netice vermedf (¦ 1 muĢtur. Maa1""" loncaların ve Marsigli. 4) Üzülerek ifade edelim ki. dünyadaki iktisadî ve ilmî geliĢmelere lakayt kaldığı ve bunun cezasını da daha sonraları gördüğü bir hakikattir. V. Hatta matbaanın caiz olmadığını iddia eden ve maalesef sağını solundan ayıramayan bazı âlimlerin . Halep'te ve 1514'den itibaren de bazı Avrupa Ģehirlerinde kitaplar basılmıĢtır. Yavuz Selim zamanında 33 kitap basılmıĢtır. nr. 20-22. IV. Bunları özetlerken Ģu hu124 RâĢid. ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 213 susların özellikle belirtilmesinde yarar vardır. Ancak bu sebepler ne olursa olsun. III. Maalesef. matbaadan ı mektedir. Bunlara bağlı olarak sahaflar. TDVĠA. VIII. yine de büyük bir rakamdır. 280-285. 46. 14. Kont Marsigli'nin Ģu cümleleri dediklerimizi teyit etmektedir: "Gerçekten Türkler. yasak bir iĢ ( masının geclkı 4) Üzülerek! sâdî ve ilmî g hakikattir. Osmanlı Devleti. Kısım I. Mehmed zamanında baĢladığını ve ancak neticeye 1727 yılında ulaĢıldığını anlatmaktadır. matbaadan da yeterince yararlanamamıĢtır. Kont Marsigli. Ahmed Muhtar. c. "Baltacı Mehmed PaĢa". Bu dahi zannedildiği gibi. yarısı bile doğru kabul edilse. IV. C. resmî matbaanın gecikmesinde önemli rol oynamıĢtır. Hatta II.gelebilmiĢtir. Ermeniler 1567 yılından itibaren ve Rumlar da 1627 yılından itibaren matbaalarını kurmuĢlardır. sh. IV. dinî taassuba bağlamak doğru değildir. Yoksa matbaa Avrupa'da Gutenberg tarafından kurulan müesseseden 33 yıl sonra Osmanlı ülkesine girmiĢ ve çok sayıda kitap da basılmıĢtır. gtfsrtğ gibi. belki resmî matbaanın kuruluĢunun tarihi 1727'dir. kendi kitaplarını bastırmazlar. Tarih. Murad zamanında Ġstanbul'da bir matbaa kurulması için izin istendiğini ve bu iznin verildiğini Mustafa Nuri PaĢa kaydederken. 268-275. Netâic'ül-Vukû'ât. 1720 yıtöjj görevlendirilen \ babasıyla berata celeme in kurma gayrdı rek Müslüman t samimi bir (i rek Sald I aldıkları ı takdim t açıklanan I YeniĢehirli f "Basma a la rak basması. Nusretnâme. 366-372 (Konu bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır). Gutenberg'in gayretleriyle Ġncil'in de basılabileceği bir matbaa haline ancak 1455 yılında yani 15. bütün ilimlerin efendisi ve mürĢidi olması hasebiyle. UzunçarĢılı. Bu bilgiler. 160-185. 1727 yılında Ġstanbul'da 90. sh. Münir. III. sh. Aktepe. 2) Osmanlı Devleti'ne matbaa 1727 yılında değil. O halde. dünyadaki her yeni güzellik gibi. sh. O halde. matbaanın onlar için yasak bir iĢ olduğundan ileri geldiği kesinlikle doğru değildir". nr. "II. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye ve yeni fenlere uzak kalması mazur gösterilemez. Bu hali Ġslâmiyet de tasvip etmemektedir. Kısaca Arap harfleriyle olmak üzere XV. 238-256. III. sh. Murad. Mustafa Nur! PaĢa. susların özellikle I mürĢidi olması ha Osmanlı Devleti. Arap harfleriyle basılan Geometriye dair Usul'ül-Oklidis kitabının serbestçe satılması için 996/1588 tarihli fermanla izin ve müsaade vermiĢtir. Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilmektedir. TOEM. 3) Müslümanların ve de resmen devletin bu teknolojiye sıcak bakmamasının sebepleri ise. Osmanlı Devleti'nin Kanuni'den sonra. c. Yüzyılda gelebilmiĢtir. Osmanlı padiĢahlarının matbaa aleyhinde oldukları görüĢünü reddetmektedir. mücellitler. Silahdâr. c. daha erken tarihlerde gelmiĢtir. c.000 hattatın bulunduğunu söylemektedir ki. 35-36. 83-95. Kısım 2. Maalesef bu konuda Osmanlı Devleti'ndeki esnaf teĢkilâtları demek olan loncaların ve bu loncalara bağlı hattatların menfi anlamda rolleri olmuĢtur. ilk resmî matbaa teĢebbüslerinin IV. sh. 1727 > bile doğru kabul( lemciler. Müslümanların eserlerini bastıkları ilk resmî matbaanın tarihi 1727'dir. Enderun Tarihçisi Atâ da.

Avrupa'da da yaĢanmıĢtır. matbaanın gecikmesi de öylece açıklanabilir. yazdığı Risâle-i Ġslâmiye adlı eseriyle samimi bir Müslüman olduğunu ispatlamıĢ ve Damad Ġbrahim PaĢa'nın dikkatini çekerek Said Mehmed Çelebi'ye yardım etmesi karar altına alınmıĢtır. 272 sene değil 33 sene sonra Osmanlı Devleti'ne girmiĢtir. PadiĢah'ın da ara sıra katıldığı helva sohbetleri ve Lâle eğlencelerinin . elbette ki insanların da gayr-i meĢru iĢlere girmesine zımnî bir sebep olarak algılanabilir. ucuz fiyatlarla yayılmasına sebep olur. mesele ġeyhülislâmlık makamına sorulmuĢ ve ġeyhülislâm YeniĢehirli Abdullah Efendi de Ģu tarihî cevabı vermiĢtir: "Basma san'atında mahareti olan kimesnenin. hemen kurma gayretleri baĢlamıĢtır. Henry de. Netice olarak. Ancak âlim kimselerin tashih etmesi gerekir".çıkmıĢ olması da mümkündür. III. ziyafetten ziyafete koĢturdukları ve meĢru dairede eğlenceli bir hayat yaĢadıkları görülmektedir. babasıyla beraber Paris'e gitmiĢ ve orada bulundukları yıllarda matbaayı yakından inceleme imkânı bulmuĢtur. Burada önemle vurgulanması gereken Ģudur: PadiĢah ve sadrazamının meĢru dairede neĢeli ve eğlenceli hayat yaĢaması ayrı Ģeydir. Ġkisi birlikte. Bu yaratılıĢları gereği olarak. 5) Bütün bu geliĢmelerden sonra ilk matbaa IV. ancak harfleri hakkıyla tanzim edilemediğinden devam ettirilememiĢtir. 1720 yılında Sadrazam Ġbrahim PaĢa tarafından Paris'e Osmanlı sefiri olarak görevlendirilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin oğlu Said Mehmed Çelebi. kısa zamanda ve zahmetsiz o-larak basması. elimizdeki tarih kitaplarının da ortaya koyduğu gibi. Ancak PadiĢah ve Sadrazamın meĢru dairede de olsa eğlence ve ziyafetlerde fazla vakit geçirmeleri. Bu fetvadan sonra Zilka'de 1139/Temmuz 1727 tarihli PadiĢah Fermanı çıkmıĢ ve kurulan matbaada ilk olarak 1729 tarihinde Vankulu Lügati basılmıĢtır. Bu bakıĢ açısından Lale Devri değerlendirildiğinde Ģu manzara ortaya çıkmaktadır: A) Lale Devri denilen bu devrede. Bu fetvaya karĢı çıkanlar elbette ki olmuĢtur. Beylerbeyindeki Bağ-ı Ferah Bahçesinde. Mehmed (1648-1687) devrinde yani Müteferrika'nm matbaasından yaklaĢık bir asır evvel kurulmuĢ ve bazı kitaplar da basılmıĢtır. Papa Alexandre VI. zikredilen sebeplerle maalesef 200 yıl veya düzenli matbaa hesaba katılırsa 272 yıl gecikmiĢtir. kaleme aldıkları matbaa ile ilgili Vesîlet'Ut-Tıbâ'a adlı layihalarını sadrazama 1726 yılında takdim etmiĢlerdir. gayr-i meĢru eğlencelere dalacak kadar aĢırıya gitmiĢ olmaları tamamen ayrı Ģeydir. Çırağan Bahçesinde. Ġstanbul'da bu dönemde insanların barıĢ ve huzurun kıymetini bilmeyerek. Matbaanın kurulması için dinen ve aklen hiç bir engelin bulunmadığı açıklanan Layiha üzerine. Yüzyılda elli sene geciktiği ve Intemet'in ancak 5-10 yıl gecikmeyle ülkemize girdiği. Üsküdar'daki ġeref-âbâd'da. Murad dıĢarıda basılan bu Kur'ân ve diğer dinî eserlerin devlet sınırları içerisinde serbestçe yayılmasına izin vermiĢtir. sakin ve eğlenceli hayatı seven. Bu ikisini birbirine karıĢtırmak tarihe iftira olur. belli sebeplerle nasıl açıklanıyorsa. Mehmed devrindeki teĢebbüs tam netice vermediği için. Ahmed devrinde Damad Ġbrahim PaĢa'nın teĢvikleriyle kurulmuĢtur. Ancak resmî matbaanın kurulması ve kitap basılması. Avrupa'da Kur'ân ve diğer dinî eserler 1514 yılında Ġ-talya'da basılmaya baĢlanmıĢ ve III. matbaa. 214 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN ¦ 7) Önemle ifade edelim ki. 1718-1730 tarihleri arasında. fıkıh ve kelâm kitaplarının basılmaması açıkça belirtilmiĢtir. Televizyonun Türkiye'de ve hem de 20. Ahmed ve hem de damadı ve sadrazamı olan Ġbrahim PaĢa. tashihli ve hatasız olarak. sevimli ve mülayim insanlar idiler. bu hizmetler. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢına kadar. hadis. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır? Hem III. Yoksa Ġslâmiyetin ilme ve teknolojiye karĢı çıkma iddialarıyla bunun ilgisi yoktur125. kitapların nüshalarının çoğalmasına. sulha meyilli. ruhsatsız kitap basanları idamla tehdit etmiĢtir. büyük masraflarla inĢa edilen Kağıthane'deki Sa'dâbâd KöĢkünde. Ancak aynı hadise. daha da modern Ģekillere girerek devam etmiĢtir. 1501 yılında yayınladığı emirname ile ruhsatsız yayınlanan kitapların yakılmasını emr ettiği gibi. Fermanda Ģimdilik tefsir. 6) Düzenli çalıĢır halde ilk resmî matbaa ise. Geri döndüğünde meseleyi devlet yetkililerine açınca. Bu arada Macaristan'da doğan ve 1693 yılında esir edilerek Müslüman olan Ġbrahim Müteferrika. IV. Fransız Kralı II. Ġbrahim PaĢa'nın BeĢiktaĢ Mevlevihanesine bitiĢik özel Yalısında ve benzeri çok sayıda saray ve bahçelerde. 127.

Comte. Vakıflar Dergisi. Buğra. Tarih-i Atâ'da belirtilen hususa daha önceki araĢtırmacılar dikkat çekmemiĢlerdir. Ankara 1934. Küçük Çelebi-zâde. Belleten. sh. nr. lale eğlenceleri ve diğer tertip edilen ziyafetlere. Marsigli. Matbaacı Ġbrahim Müteferrika ve Risâle-i Ġslâmlyye (Tenkitli Metin). Subhi Tarihi. 724-736. Kısım I. sayı 104 (1962). Bu konuda kaynak fazladır. 135. L. 335-350. ġeyhülislâmın. Tarih-i Atâ I-V. PadiĢahın buna özel önem verip ferman yayınladığı da doğrudur. |724-736. sh. sh. 158-162. helva sohbetleri. fikir ve edebiyat adamları da mutlaka katılmıĢtır. baĢta ġeyhülislâm olmak üzere. Thomas Francis. c.ı get< tanbul'dali zulduğu« meĢine manasa Tarihi (?«<> 259» (Sa'd» 162-Î71 N OSMANLI §314 yılında Ġ-p»t diğer dinî niĢtir. Ayrıca yapılan eğlence ve sohbetler sadece bunlardan ibaret değildir. Ancak bu l lenceleri ve ( ilim. UzunçarĢılı. XXVI. Ankara 1982. c. i: eğlen rin meĢru t de Ġstan! maz. PadiĢah huzurunda da. Mukaddime'deki Matbaa ile alakalı Lâyiha. Ġstanbul 1293. o devrin ilim. Gündüz. lan ge-aya koydu-ıtyaĢadık-t sadraza-bu ieğlencelere ¦e karıĢtır-peğlence ve regirmesi-P#ildiğinjjlıane'deki |ı Ferah s bitiĢik »çelerin Ġ! eğlenilir. nr. ġeyhülislâmın da içinde yer aldığı ziyafet ve eğlencelerin. sadrazam huzurunda da. sh. I fet me birer t Tebriz* âlimdir. jĢ. New York 1955. Lale eğlenceleri sebebiyle laleye düĢkünlük artmıĢ ve hatta lalenin 234 çeĢidi yetiĢtirilmiĢtir. "arsigli. c. I. 157-158. sh. sh. fikir ve e ziyafet ve I eğlence v«| tıların i 1 zurundal nin ve 1 hem de! edenler. "Ġlk Türk Matbaası Kurucusunun Dinî ve Fikrî Kimliği". VI. Baysal. gayr -i meĢru olduğu düĢünülemez ve zaten tarih kitapları bu eğlence ve ziyafetlerde neler yapıldığını bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar. 125 BA.Türker. ancak biz bu kadarla iktifa ediyoruz. sh. Jsi. I esrar K ġe vâda. c. Mühimime Defteri. 134. The Invention of Printing in China and ıts Spread Westward. sh. Berkes. "Dünyada Basılan Ġlk Türkçe Kitap". sayı 197(1986). Müteferrlka'dan Birinci MeĢrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar. Hatta bu eğlencelerin bazılarına meĢru dairede kalmak Ģartıyla. ötıkları |lew York ti Berkes. ġuna da dikkat çekelim ki. Osmanlı Tarihi. ^'esef Türki-ecik. "Matbaanın Tarihçesi ve Ġlk Kur'ân-ı Kerim Basmaları". I konuda a daha BĠLĠNMEYEN OSMANLI 215 Ancak bu ziyafetleri anlatan tarih kitapları tetkik edilirse.de nyla buıceler a meyilli. Mahmûd. 303. Ankara 1978. 470-473. 156. 507-530. 'edAtâ. Osmanlı Ġmparatorluğunun Zuhur ve Terakkisinden Ġnhitatı Zamanına Kadar Askerî Vaziyeti (Çev. Nazmi). Tarih (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). Acaroğlu. Tayyâr-zâde Ahmed Atâ. c. XII.Nazmi). Rumeli ve Anadolu Kazaskerlerinin ve Ġstanbul . Belleten c.yapıldığı doğrudur. Ġstanbul 1968. IV. Necatioğlu. Ġstanbul 1198. XII. Halil. 49. Bu ayrıntıların içinde haram olan bir Ģey göze çarpmamaktadır. Niyazi. PadiIt-iRâĢid). sazendeler de davet edilmiĢtir. M. sh.

134-135.. Ancak bu gayr-i meĢru iĢlerin. 265. V. sh... . . Patrona Halil ri ile ilgisi var S I ' III. halkın içinde ahlaksızlığı bir nevi teĢvik etmesinden ve daha sonra da Damad Ġbrahim PaĢa aleyhtarlarının (Eski Ġstanbul Kadısı Zülalî Hasan Efendi ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde gibi) onu yıpratma kampanyası baĢlatmasından dolayı. fıkıh ve tarih dersleri yapılmıĢtır. Mesela Seyyid Vehbi. Osmanlı Tarihi. Ahmed'in çok güvendiği Ġbrahim PaĢa. Ahmed'in de Ģahsiyeti buna uyum sağlayınca... Evvela.. tefsir. RâĢid Tarihi. kendisi de tahsilli olan Ġbrahim PaĢa. 29. Âsim Tarihi (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). 7737. Ahmed'in 1718-1730 tarihleri arasında ve NevĢehirli Ġbrahim PaĢa'nın sadâreti ile geçen devresine Lale Devri dendiğini daha evvel ifade etmiĢtik. . Bunların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz. bu konuyu ayrıntıları ile veren. kullanılmasının helal olduğunu iddia ederek teĢvikte bulunanların idam edilmesi gerektiğini ifade etmiĢtir. 134.. 216 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ 128. Lale Devrinde Ġstanbul'da gayr-i meĢru hayatın. 444 (Sa'dâbâd).. Kendisi tamamen sulh taraftarı ve sakin yaĢamayı seven bir insandır. B) PadiĢah ve sadrazamın meĢru dairede de olsa. 384. bu sebeple Ġslama aykırı giyimlerin yasaklanması ve bunun yol açtığı ahlaksızlıkların önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gereği hükme bağlanmıĢtır. Saraya girdiği manası asla çıkarılamaz126. c.. Mühimme Defteri.. maalesef ahlaksızlığın yayılmasına ve eğlencelerin meĢru daireden gayr-i meĢru daireye kaymasına yol açmıĢtır. vaktinin çoğunu ziyafetler ve eğlencelerde geçirmesi.. Ancak bu ziyafet ve eğlenceler. 34/a-b. vrk.. Lale Devrinde. Mesela.. c.. halk arasında bazı gençlerin afyon ve esrar kullanmasına yol açmıĢ ve meselenin çok ciddi bir noktaya ulaĢmasından dolayı.. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. eğlenceli ve ziyafetli hayatlar. tır.. Kısım I. Mayıs 1718 tarihinde sadrazamlığa getirilmiĢtir.. Âsim Tarihi'ne bakabilirler. 177. Osmanlı Devleti'nin fikir ve kültür hayatına dair çok önemli katkılar bu devirde sağlanmıĢtır. 527-528.. hadis. hem PadiĢah'm ve hem de Ġbrahim PaĢa'nın dinî ilimler ve diğer ilimlerde uzman olan âlimlerle hususi dersler .. Tarihçi RâĢid de. 190.. sh. Tarih-i Subhî. 464.. 363-364. aynı zamanda birer Ġslâm âlimi olduklarını da eklememiz gerekmektedir.. halk arasında.._¦ . Küçük Çelebizâde. 377.. O halde.. Ahmed'in kızı Fatma Sultân ile de evlenince iyice PadiĢah'm gözüne girmeye baĢlamıĢtır. Bu arada bu ziyafet meclislerinin müdavimi olan Nedim ve Seyyid Vehbi gibi Ģairlerin. c.. 233-234. nr. UzunçarĢılı.... 162-171. VI.. Ġstanbul 1198. halk arasında bazı gayr-i meĢru alıĢkanlıkların yerleĢmesine yol açtığını açıkça göstermektedir. 19. hem Saray'larda ve hem de Sadrazam KöĢklerinde. Acaba bu devir sadece eğlencelerle mi geçmiĢtir? Bu sorunun cevabı verilmelidir. sh. 453.. . 137 (Esrar ve Afyon Yasağı). bir ara Tebriz Kadılığına tayin edilmiĢtir.. 1689 yılında Saray'a intisap etmiĢ ve 1717 yılında III... Ġstanbul'da kadınların giyim ve kuĢamlarının gayr-i meĢru fiillere yol açacak Ģekilde bozulduğu ve bu yüzden Ġstanbul'da bazı gayr-i meĢru fiillerin meydana geldiği. 223-224. III. Eğer Osmanlı vekâyi'nüvislerinin Ġbrahim PaĢa dönemini anlatan yüzlerce sayfalık tarih kitaplarını ve mesela Çelebi-zâde'nin RâĢid Tarihi Zeylini incelerseniz. 370... Eski adı MuĢkara olan ve Ġbrahim PaĢa'nın gayretiyle köyden Ģehire dönüĢen NevĢehir'de doğan Ġbrahim PaĢa. diğer dönemlere oranla arttığı asla inkâr olunamaz. Bu dönem sadece eğlence ile geçmemiĢtir. 126 BA. 555. III. 259-260 (Tefsir Dersi). 100-101. Halep Kadılığına kadar yükselen bir âlimdir. Merak edenler. Buna Ģunu da ilave etmek gerekmektedir: 1144/1731 tarihli bir fermana göre. afyon ve esrar kullanmanın Ġslâm Hukukuna göre haram olduğunu. 42-43. kullananların ve satanların sürgün ve para cezası gibi çok Ģiddetli ta'zîr cezaları ile cezalandırılmalarını. hakkında bazı gayr-i meĢru iĢlere karıĢtığı iddiaları da bulunmaktadır... bu dönem Lale devri olarak tarihe geçmiĢtir... Zira Matbaanın açılması baĢta olmak ü-zere.. ilim ve san'at adamlarını sonuna kadar desteklemiĢtir. 45. ġeyhülislâm da verdiği fetvada.. ġeyhülislâmdan bu konuda fetva talebinde bulunulmuĢtur. Bu olaylar. 88. IV..çevresinde meĢhur olan âlimlerin de huzurunda. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır? 129. 366.

bu dönemde yapılan eğlenceler ve ziyafetler yüzünden bunların gayr-i meĢru olduğunu ileri sürenler. nr. hep bu dönemde kurulan ilim heyetleri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. . nr. o dönemin Ġstanbul'unda halk arasında bazı ahlaksızlıkların ve gayr-i meĢru eğlencelerin yayıldığı kesindir. buna bilen fitne hinde de' alevlenmeye kademelerine fetler yüzünden ateĢlemek için Câmiinin KaĢ Muhammed'den tarihe Patrona Bu isyanın Çınar Ahmed ve önce Damad Ġbı Hâriç Müde fendi gibi I teĢebbüsleri ii ve Ġbrahim edildi. Ancak Ģahsiyeti ve alıĢtığı hayat itibariyle buna hazır olmayan PadiĢah. Aynî'nin Ikd'ül-Cümân isimli meĢhur tarihi. sh. Seyyid Vehbi. Damad Ġbrahim PaĢa tarihe çok meraklı olduğundan. bize ulaĢan kaynaklardaki bilgilere göre. 237. Tam bunu fırsat bilen fitne ateĢi. Kısım I. Ümmet-i Muhammed'den olanlar dükkânlarını kapayıp bizimle gelsin" demeleriyle birlikte. Damad Ġbrahim PaĢa'nın bir küçük köy olan MuĢkara'yı bir Ģehir haline getirerek imar etmesi. Damad Ġbrahim PaĢa'nın himayesiyle ölmez eserlerini vermiĢlerdir. Bu olayı da. Gerçekten Lale Devrinde. 310-316. 1143/1730'da Sadrazam Ġbrahim PaĢa. ilim ve teknoloji konusunda. Ġran cephesinden Osmanlı Devleti aleyhinde haberler gelmeye baĢlamıĢtır. ilk defa bu dönemde Avrupa'yı takip eder hale gelmiĢtir. c. Ġslâmi açıdan istikameti ve dindarlığı itibariyle onlar gibi olduğu tarihçilerin verdiği bilgiler arasındadır127. PadiĢah aleyhinde de "mahmûd'ül-hisâl bir PadiĢah isteriz" diye dedikodu yaptırmak Ģeklinde alevlenmeye baĢlamıĢtır. Gerileme Devrinden beri. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır? Bu olayı da. c. "ġer' ile davamız vardır. bir nefer olan Patrona Halil ve arkadaĢlarının. IV. VI. Üçüncü olarak. sh. nr. Ayrıca devleti idaresinde Sokullu ve Köp-rülü'ye ulaĢması mümkün olmayan bu devlet adamının. yakınlarını devlet kademelerine getirmesinden rahatsız olanlar. Kısım II. Atâ Tarihi. 244 (1726 tarihli hüküm). tarihe Patrona Halil Ġsyanı diye geçecek olan kargaĢayı baĢlatmıĢlardır. UzunçarĢılı. c. Hondmir'in Farsça çok geniĢ bir tarih olan Habîb'üs-Siyer adlı eseri. baĢta çinicilik olmak üzere kaybolmaya yüz tutan bazı Türk sanatlarını ihyaya çalıĢması ve nihayet Matbaa gibi önemli bir müesseseyi yerleĢtirmesi. Sadrazam da yetinmedi'-: Zülâlî Hasaı ¦: küstah tavırlarıyla istediler. sh. Ġslama sımsıkı sarılmayan devletler. 2-625. 185. sh. 133. Bâyezid Câmiinin KaĢıkçılar Kapısı tarafında. 132. Tarihçi RâĢid. geçmiĢteki bir cinayetin neticesi ve gelecekteki bir mükâfatın da mukaddimesidir" kaidesine göre açıklamak gerekmektedir. buna gönülsüzdür ve red cevabı vermekte gecikmemiĢtir. Küçük Çelebi-zâde. sh. bir mükâfatın çekten Lale De kaynaklardaki bil halinde kalsa bile< meĢru eğlen mağlubiyet ve söz konusu olan Ġran 1143/1730'da masını arzu PadiĢah. 91 (1724 tarihli hüküm). Nedim. Osmanlı ve Türk Tarihi ile ilg ili en önemli çalıĢmalar bu dönemde yapılmıĢtır. 127 BA. Mühimme Defteri. Tarih (Zeyl-i Tarihi RâĢid). II. Osmanlı Tarihi. onun sadece eğlence ve ziyafetlerle vakit geçirmediğini açıkça göstermektedir. 45. sadrazamın aleyhine bazı Ģeyler yaymaya baĢladığı gibi. 147-162. gayr-i meĢru bir fiil görülmese ve hatta sadece dedikodu halinde kalsa bile. baĢta damatları olmak üzere. Dördüncü olarak. sh. Ġran SavaĢı için PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu etmektedir. 159-160. IV. baĢta Ġstanbul'daki Dâr'ül-Hadis Medresesi olmak üzere çok sayıda vakıf eserler meydana getirmesi. "her musibet. ĠĢte Lale Devri için de söz konusu olan budur. Osmanlı Devleti. Mevlevi Ahmed Dede'nin Câmi'ud-Düvel adlı muazzam eseri. Nahîfî ve Ahmed Neylî gibi edip ve Ģairler. altı yedi aydır bu fitneyi ateĢlemek için uğraĢan bahriyeli. Iste. 129. c. PadiĢah Saraylarında ve Sadrazam KöĢklerinde. Sadrazamın.e Mustafa'nın 05 Âsiler !K9] baĢta Sa'dâbâd sürerek yıkılmasıyla. hal malar ve de son bı bilgilen feü BĠLĠNMEYEN OSMANLI 217 129. hemen mağlubiyet ve açlık gibi umumi felaketlerle cezalandırılmaktadır. tanzim edilen ziyafetlerde ġeyhülislâm ve benzeri Ģahsiyetlerin daima hazır bulunduğunu görürsünüz.düzenlediğini. Ġkinci olarak. sh.

Sadrazam iki damadı ile birlikte boğuldu. Ancak Kırım Hanı ve ġeyhülislâmın da yardımıyla. iç kargaĢadan korkarak geri durdu ve ancak . XXIV. halk ve devlet. Ancak Kasım 1730'un sonuna doğru Patrona Halil baĢta olmak üzere bütün âsileri ortadan kaldırmıĢ ve devleti huzura kavuĢturmuĢtur. 1639 tarihinde yapılan Kasr-ı ġirin AndlaĢması esasları üzerine kurulan Ġstanbul AndlaĢması Ekim 1736 yılında imzalandı. MAHMUD DEVRĠ 130. III. Mustafa'nın Sâliha Sebkatî Sultan'dan 1696 yılında dünyaya gelen oğludur. MuslubeĢe. kendi Ģahsî kin ve menfaatlerini tatmin gayesiyle bu iĢe kalkıĢtıkları da gün gibi ortadadır. Küçük Muslu. Kasım 1730'da Sofa KöĢküne davet edilen zorbacıların baĢı Patrona Halil ile MuslubeĢe hemen katledilmiĢ ve asi liderlerinden 18'inin cesedi III. Aslında Sünnî ve Hanefi olan Nâdir ġah. meĢverete ehemmiyet veren ve kültürü yüksek olan bir padiĢahtır. âsilerin isteklerine uyularak sadrazam. kendi adamları olan ve Rumeli Kazaskerliğine getirilmesini istedikleri Zülâlî Hasan Efendi ile Ġstanbul Kadılığına getirilmesini arzu ettikleri Ġbrahim Efendi'nin küstah tavırlarıyla PadiĢah'ın feragat ederek yerine Sultân Mahmûd'un padiĢah olmasını istediler. bu inancını hâkim kılmaya kalkıĢtıysa da. Sebkatî mahlasıyla Ģiirler yazmıĢtır. Âsiler bununla da kalmadılar. Mahmûd. Çınar Ahmed ve Ali Usta gibi ayak takımları ile bunların fikir babası olan ve daha önce Damad Ġbrahim PaĢa'dan zarar gören eski Ġstanbul Kadısı Zülâlî Hasan Efendi.. Erbil'i alarak Bağdad'ı kuĢatma altına alan Nâdir ġah. Önce sadrazamlığa göz diken Patrona Halil. 1731'deki ikinci bir isyan hareketi ise sonuçsuz kalmıĢtır. I. Kutucu Hacı Hüseyin. Ġçteki kargaĢaya son veren I. ġeyhülislâm ve Ġbrahim PaĢa'nın yakınları olan bütün damatları görevden alındı ve çoğu sürgün edildi. Ġbrahim PaĢa aleyhine kadına düĢkünlüğünü ve baĢta Sa'dâbâd olmak üzere köĢkler aleyhine de fitne ve fesada vesile olduklarını ileri sürerek bu köĢklerin yakılmasını istediler. Mahmûd. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Ahmed'in yerine tahta geçmiĢtir. Nâdir Hân bununla yetinmedi ve 1733'deki taarruzuyla harbi devam ettirdi.Bu isyanın baĢını çekenler. Ġstekleri üzerine. Rumeli Kazaskeri Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi baĢta olmak üzere çeĢitli hocalardan dersler alan I. Mahmûd. Ahmed ÇeĢmesinin yanına atılmıĢtır. Ġsyan süresince yağmalamalar ve her türlü rezalet yaĢandı. bu avantajdan yararlanarak sulh istedi. Ġran'da Safevi Hanedanına son vererek AvĢar Hanedanını baĢlatan Nâdir ġah. Yakılmasına gönlü razı olmayan ve ancak yıkılmasına izin veren PadiĢah'ın fermanı ve Ġstanbul Kadısı Ġbrahim Efendi'nin fetvasıyla. Ġki Osmanlı PaĢa'sını Ģehid eden ve Revan. yıllardır devam eden Ġran Harbini ele almıĢtır. ġeyhülislâm Abdullah Efendi'nin Ģerî'at adına araya girme teĢebbüsleri de fayda vermeyince. Neticede 13 gün süren isyan 11 Ekim 1730 tarihinde son buldu. Ģâir ve bestekârdır. Ġslama hizmet gayesiyle değil. büyük kumandan Topal Osman PaĢa tarafından Temmuz 1733'de büyük bir hezîmete mahkûm edildi ve bu sefer sebebiyle I. ġeyhülislâmlık ve sadrazamlık makamında uzun süre kimseyi durdurmamıĢtır. Ġbret alınırsa önemli bir olaydır128. yine durmadı ve Kerkük'e girdi. Hâriç Müderrislerinden Deli Ġbrahim ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde Ahmed E-fendi gibi insanlardır. 2 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını biraderi II. Mahmûd'un. çok sayıda sadrazamları arasında en önemli yeri Hekimoğiu Ali PaĢa ihraz etmiĢtir. Mahmûd'a gâzî unvanı verildi. Hadisenin. ileri sürülerek Revan Seraskerliğine tayin edilmiĢtir. Hekimoğiu Ali PaĢa'nın 1731'de Urmiye'yi feth edip Tebriz'i istirdâd etmesi üzerine Ocak 1732'de Ġran ile Sulh AndlaĢması imzalanmıĢ ise de. Babasının ve amcasının akıbetlerinden ve özellikle de III. ġeyhülislâmlık makamına ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin iki oğlunu getiren I. Ģahsiyeti. Ahmed. devlet iĢlerinden anlamadığı I 218 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP. dikkatli. Kağıthane'deki yüzlerce köĢkü yıktılar. Gence ve Tiflis'i Osmanlı Devleti'nin elinden geri alan ġah. ayak takımından oluĢan isyancıların isteklerini yerine getirmek ve Ġbrahim PaĢa ile yakınlarını devletin önemli makamlarından bertaraf etmek olmuĢtur. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmûd'a terk etti. 2 Ekim 1730 tarihinde III. At Meydanında toplanan asiler bununla da yetinmediler. ihtiyatlı. Akıllı. Biraz önce anlattığımız gibi. Lale devrinde yaĢanan Ġslama aykırı hallerin bir cezası olduğu açıktır. ilk iĢi Patrona Halil baĢta olmak üzere. âlim. Ahmed'in kendisine olan vasiyetinden ders alarak.SULTÂN I. Ancak Patrona Halil ve arkadaĢlarının da.

Subhî Tarihi. Iranın Osw-lerek 1". Osrutl beyi. 7 yıl süren barıĢ halinden sonra.9-» U99. 5.. 4. Eylu1 Avusturya. Ġstanbul 1198. tinde kaldı. Osmanlı Tarihi. Sultân Mahmûd'un meĢgul olduğu problemlerdendi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Mühimime Defteri. içeride de halkın derebeyi adını verdiği a'yân denilen bazı mahallî mütegallibelerle de uğraĢmak mecburiyetinde kaldı. Mahmûd. ġeyhülislâmın ve âlimlerin muhalefet etmesi üzerine muvaffak olamadı. 2. Osmanlı Devleti'ne bu mezhebin hak bir mezheb olduğunu tasdik ettirmek istediyse de. 204-218. alınıyordu manii manii De imtiyazlar ( Osmanlı! Belgn yordu. Ağustos 1737'de ġehid Ali PaĢa'ya Banyaluka'da yenildiler.Hâtem Ġkinci Kadın. vrk. 13 Aralık 1754 tarihinde Demirkapı tarafından Saray'a girdiğinde vefat etti. DıĢ problemleri halleden PadiĢah.! da dev'o'f' mektec problem . Ġran. Kırım'a giren ve büyük tahribat yapan Ruslar. ancak muvaffak olamadı. yeniden Irak cephesinden Osmanlıya saldırdı (1743).! 1732 tarifti Vehhâbi" Mideiaı tarafından S KADIMI Verd-i t Râziye Kafel baldir. Sırbistan ve Bosna'ya giren Avusturya orduları. tine inan™-:. 1718 Pasarofça AndlaĢması ile Avusturya'ya bırakılan yerlerin bir kısmı geri alınıyor ve Azak Kalesi de Ruslardan geri alınıyordu. HumbaracıbaĢı Ahmed PaĢa'nm gayretiyle 1734'de MaaĢlı Humbaracı Ocağını teĢkil etmiĢ ve yeni askerî düzenlemelerin zaruretine inanmıĢtır.Hâce AyĢe Kadın. 3. Bunların bir kısmı devlete itaat adı altında halka zulm ediyordu ve bir kısmı da devlete baĢ kaldırıyordu. Bu arada Osmanlı Devleti'ne yardımlarından dolayı. 1739 yılında Belgrad'a yürüyen Osmanlı ordularından çekinen Avusturya sulh istedi. Musul Ģehri kahramanca savunuldu ve Nâdir ġah büyük kayıplarla geri çekildi.. Yeniden sulh istedi ve 1723'den beri çok sayıda Müslümanın kanının akmasına sebep olan bu harp. Ġran'ın Osmanlı Devleti'ne saldırılarından memnun olan Rusya. fırsatı ganimet bilerek 1736 yılında Azak Kalesini ele geçirdi.¦ Devleti'. Belgrad AnlaĢması ile Osmanlı Devleti 28 yıllık bir barıĢ dönemine imza atmıĢ oluyordu. hepsinde de galip olarak sulh müzâkerelerine katılıyordu. 128 BA.. l/a-34/a. Bu arada bozulan tımar ve ze'âmet usulünü ıslah etmek üzere Ocak 1732 tarihinde yeni bir tîmâr kanunu çıkarmayı ihmal etmedi.Hâce Âlî-cenâb BaĢ Kadın." Ruslar. Üç imparatorluk ile aynı anda savaĢan Osmanlı Devleti. Doğuda Timuroğullarına büyük zararlar veren Nâdir ġah.Hatice Rami Altıncı Haseki. I BĠLĠNMEYEN OSMANLI 219 Ġran'ı mu'tedil bir Ġmâmiyye-i ĠsnâaĢeriyye ve Ca'ferî mezhebi çizgisine getirdi.i Ġran'ı mu'tedıl biri Osmanlı Devletı'm! ġeyhülislâmın ve j barıĢ halin Irak cephesini Nâdir ġal" buyiıKl olamadı. devamlı savaĢ halinde bulunduğu için. 136. Necid'de ortaya çıkan Vehhâbî meselesi de. NiĢ'i düĢüren. Eylül 1739'da Belgrad Muahedesi ile neticelendi. 218. büyük gücü olan Fransa da bazı imtiyazlar yani kapitülasyonlar elde ediyordu. Kısım I. Osmanlı Devleti aynı anda. UzunçarĢılı. . Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Dünyanın 2. Bu arada Rusya'nın müttefiki olan Avusturya. Belgrad Muahedesi. sh. Osmanlı Devleti'nin hâlâ dünyanın birinci devleti olduğunu isbat ediyordu. Eflak. 1746 Ġstanbul Muahedesi ile sona erdi. Polonya'yı paylaĢmak ümidiyle 1737 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti ve üç koldan Osmanlı ülkesine saldırdı. -müttefıV ti'ne harp e c« ve BosnaVrr* yenildik 1739 y Müzâkc ri. Osmanlı Devleti. sh. 1744'de Kars'ı muhasara etti. Osmanlı Devleti'ne ĠsnâaĢeriyyeyi yine hak mezhep olarak kabul ettiremedi. Neticede Ġran.Hâce Verd-i Nâz Dördüncü Kadın. Mide kanamasından muzdarip olan I.'. c. Haziran 1740 tarihli Adâletnâmesiyle bu problemi de halletmeye çalıĢıyordu. 6-Râziye Kadın. Kırım Hanı Fetih Giray tarafından Kırım'dan kovuldular. Yenıde'£ sebep o'. Karadeniz Osmanlı Gölü olarak devam edecekti. Aydın taraflarındaki Sarı Beyoğlu bunların baĢında gelmektedir.sU-»J ĠFA'. IV. Müzâkerelerini bizzat Sadrazam Hacı Ġvaz Mehmed PaĢa'nm yürüttüğü sulh teĢebbüsleri. nr.

c. Osman zamanının hatırlanacak olan en önemli olayları. Devletler ve Hanedanlar. 2. Râgıb PaĢa. 9. D. I. 45-92.:¦< 9. Karasr-Î sürpriz bir seki* • <g Ģan edildiler. 126. Öztuna. Mahmüd'un kardeĢi olup II. vrk.Meyyâse Hanım. Mustafa. 2-289. piyadeye fi Berrî-i Hümâyûn i 1766 yılında büyük 1 depremleri olurken. Laleli Camiinin banisi olan III. Çocukları olmamıĢtır130. Mustafa. *. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ġzzî Tarihi. i 129 BA.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI. Uluçay. gerçekten değerli olan devlet adamlarındandır. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. akıllı bir vezirdir ve PadiĢahın harp ilanı arzularını 6 yıl boyunca dirayetle reddetmiĢtir. 1757'de son cülus Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. sadrazamı Koca Râgıb PaĢa olması hasebiyle. Vâsıf Tarihi. IV.Leyla BaĢ Kadın. IV. 228-229. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Kısım I.Habbâbe Hanım. hattat ve âlim bir padiĢah olan III. sh. UzunçarĢılı. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. sh. Ekim 1756 yılında III. asabî ve geçimsiz bir devlet adamı olduğu ve sadrazamlardan hiç biri ile geçinemediği söylenmektedir. Osmanlı Tarihi. 220 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/" XXV. 95-96. MUSTAFA DEVRĠ 132. 10. Sadrazamları arasında yer alan Hekimoğlu Ali PaĢa. c. Osman. 2-40. Mustafa.Ferhunde Emîne Dördüncü Kadın. ÇOCUKLARI: Hiç çocukları olmamıĢtır129. padiĢahın bazı makul olmayan tekliflerini Ģiddetle reddedecek kadar dirayet sahibiydi ve arada sırada onunla tartıĢırdı.MihrlıraH Kadınları ten . Hekimoğlu Ali PaĢa. sh. sh. Ġstanbul 1198. III. ġâir. Mustafa'nın 1699 yılında ġehsiivâr Valide Sultân'dan doğma oğludur. l/a-238/b. 130 Vâsıf Tarihi. II. Kısım I. c. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. bahĢiĢini veren ve da^g ki problemleri ı devlet adamla: çalıĢmıĢ.Sırrî Hanım. 8. 44-45.SULTAN III.Zevkî Üçüncü Kadın. III. Ġstanbul 1199. saltanatının ilk on yılını huzur içinde devam ettirmiĢtir. sh. XXVI. Ahmed'in 1717 yılında Emine MihrîĢah Sultân'dan dünyaya gelen oğludur.ĠKBALLERĠ: 7. Öztuna. sh. nr. çok yönleriyle diğer padiĢahlara benzemeyen farklı bir insandır ve 30 Ekim 1756 tarihinde Ģirpençeden dolayı vefat etmiĢtir. I. c. Osman'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına oturmuĢ ve 1769 tarihinden itibaren de Gazi unvanını kullanmıĢtır. ġiĢman. Devletler ve Hanedanlar.ġ Rusların i etmesi ve Pa dilmesine sebepe Han'ı Giray Han'ıni hazırlıksız olması fc almıĢlardır. SULTÂN III. Ġstanbul 1219. I. Ağabeyinin aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. Osmanlı Tarihi. c. UzunçarĢılı. Osman. BaĢ Ġkbal. sh. Ġkinci Ġkbaldir. Osman. 230. c. Müneccimlik ve ilm-i nücûma aĢırı bir ilgisi olduğu söylenmektedir. Çün (Larga) t mağlup ı rım'ın kap devlet olarak! buren özelliğini! sından devletin tojıral soktu Devleti'™ j tından sonra ti ZEVı Kadın Efenin çüncü I ÇOCUKUM :jj hân Sulta». Uluçay. sh. ı*rı-Koyun Adaıan i sonra da ÇeĢra:'fl verdirdiler. Tebdil gezmek en önemli merakı idi. II. BaĢ hocası Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi olan III. Kadınların sokaklarda serbestçe dolaĢmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutmuĢtu. Ġstanbul'un büyük bir kısmını ve hatta PaĢakapısını dahi yok eden HocapaĢa ve Cibali yangınları. sh. OSMAN DEVRĠ 131. nr. 210-336. Mühlmme Defteri.:::< Hasan Pas ĠĢte I per güç olal erdi. III. 8075. Kısaca III. 337-341. sh. Yirmisekizçelebi-zâde Mehmed Said PaĢa ve son sadrazamı olan Koca Mehmed Râgıb PaĢa. Subhî Tarihi.Fehmî Hanım.'. 2 yıldan biraz fazla sürecek olan saltanat tahtına ağabeyinin vefatı üzerine 13 Aralık 1754 yılında oturdu.97. 3. çok insanın ölümüne sebep olan veba salgını ve denizleri donduran müthiĢ kıĢlar gibi dahili hâdiselerdir.

1769 son baharında Polonya'nın kapısı olan Hotin'i teslim almıĢlardır.Fehîme Üçüncü Kadın Efendi.Binnaz Üçüncü Kadın Efendi. Devleti olma özelliğini kaybetmiĢti. Katerina komutasındaki Rus orduları. Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemini baĢlatan Kaynarca AndlaĢması. ZEVCELERĠ: 1. 7Hatice Sultân. 5. malî konularda hassastır. 10. 5. Hayatı boyunca dirayetli sadrazamları ve devlet . Osmanlı Devleti'nden ayrılırsa bağımsız bir devlet olarak kabul edeceğini söyleyerek Kırım'ı ikiye böldü ve Kırım Rus iĢgaline mecburen boyun eğdi (Temmuz 1771). 2-278.Hatice Sultân. önce Kırım Han'ı Giray Han'ın darbelerine maruz kalmıĢlar ise de. 6. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed. açtığı harp sebebiyle devletin baĢına büyük felâketlerin gelmesine sebep olduğunu düĢünen PadiĢah'ı zora soktu ve sıkıntılar içinde nüzul hastalığına tutularak vefat etti (Ocak 1774). I. 9. Osmanlı Devleti bu depremlerden etkilenmemiĢtir. 3-ġah Sultân. 2. Rusya bununla da kalmadı ve Kırım'ın kapısı olan Orkapı'yı kuĢattı. I. Çariçe. sh. bundan sonra meydana gelecek olaylarla sona erdi. ancak Baltık Filosu ile Ege'ye yönelen Rus kuvvetlen Temmuz 1770'de Koyun Adaları açıklarında Osmanlı gemilerine karĢı büyük kayıplar vererek çekildi. Avrupa'da iktidar depremleri olurken. 3. 43-54. c. Ekim 1768'de Rusya'ya karĢı harp ilan e-dilmesine sebep olmuĢtur. 98-105. Mustafa. 1771 yılı içinde Ruslar Eflak'i yani Romanya'yı iĢgal ettier. 2ġehzâde Sultân Selim III. Abdülhamid devrinde imzalanacaktı. piyadeye dokunmadan topçu ve bahriye subayları yetiĢtiren Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn'u kurmuĢtur. UzunçarĢılı.Fatma Sultân. sh. Selim'in annesi. kerametleri halk arasında yayılacak kadar mütedeyyin ve devlet iĢleriyle de yakından ilgilenen bir padiĢahtır. IV. 279-282. 222 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0^ XXVII. Osmanlı ordusunun tecrübesiz ve hazırlıksız olması hasebiyle. Mustafa Nuri PaĢa. 341-420. BaĢ Kadın Efendi ve III. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz? III. yani en az 1453 yılından beri dünyada tek süper güç olarak hayatını devam ettirmesi. Fransızların teĢvik etmesi ve PadiĢah'ın savaĢa meyilli olması. sh. Kapıkulu Ocaklarını rahatsız etmeden bazı reformlar yapmaya çalıĢmıĢ. Netâyic'ül-Vukû'ât. c. sonra da ÇeĢme Limanında Osmanlı gemilerine baskın düzenleyerek çok büyük kayıp verdirdiler. III. YaratılıĢı itibariyle saf. Çünkü Kont Romanzov komutasındaki Rus kara askerleri Boğdan'ın Kartal (Larga) denilen bir mevkiinde Sadrazam Ġvaz-zâde Halil PaĢa'yı Ağustos 1770 yılında mağlup ediyor ve Bender Rusların eline geçiyordu. II. 4.Hibetullüh Sultân. Avrupa'da büyük akisler uyandıran ÇeĢme Baskınının intikamı Cezayirli Hasan PaĢa tarafından alındı.AyĢe Âdil-Ģah Ü-çüncü Kadın Efendi. Sh.SULTAN I. sh.Rifat Ġkinci Kadın Efendi.Beyhan Sultân. c. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 92-327. Uluçay. Abdülhamid. 4. c.Mihr-i ġâh Valide Sultân. günümüze kadar Osmanlı soyunu devam ettiren bir padiĢah olarak Ocak 1774'de Osmanlı tahtına oturdu. 6. 131 Vâsıf Tarihi. Mustafa'nın vefatından sonra I.Ayn'ül-Hayât BaĢ Kadın Efendi. devlet hayatındaki problemleri ıslaha meyilli. 22 Mayıs 1766 yılında büyük Ġstanbul depremi onun zamanında olmuĢtur. Osmanlı Tarihi. Rusların andlaĢmalara aykırı olarak Polonya'ya asker sokması. Ahmed'in Râbi'a ġermî Kadın'dan 1725 yılında dünyaya gelen I. Arkasından Dobruca'dan Bulgaristan'a giren Rusların bu ilerlemeleri.BĠLĠNMEYEN OSMANLI 221 ¦:¦fcve ĠP MI ĠlabahĢiĢini veren ve daha sonra bu âdeti ortadan kaldıran III. 231-236. halka karĢı merhametli. Abdülhamid Hân. Çariçe II. ĠĢte Osmanlı Devleti'nin asırlardır. Devletler ve Hanedanlar. Öztuna. 8 . Kısım I. 1770 Nisan'ında periĢan edildiler. Karadeniz Osmanlı Gölü olması sebebiyle Fin Körfezinden Akdeniz yoluyla sürpriz bir Ģekilde Mora'ya Rumlarla birlikte asker çıkaran Ruslar.Mihrimah Sultân. ABDULHAMID DEVRĠ 133. sh. Özellikle hayatı için bkz.MihriĢah Sultân131. Artık Osmanlı Devleti dünyanın 1. III. II. sh. SüveyĢ Kanalını açmayı düĢünen devlet adamlarındandır.

Rus vilayet merkezi olan Akmescid'e taĢınıyordu. mürteci diyecek kadar hakaret ettiği Osmanlılardan intikam alıyordu. Uzunç. Ruslar. Bu kritik günlerde. ancak üç yıl sonra geri alınabildi. 1775'de Basra'yı muhasara altına alınca. Josef'i mağlup etmesi üzerine Gazi unvanını kullanmaya baĢlamıĢtır. Müslüman Türklerin karĢı karĢıya kaldıkları en büyük hezimetti. Osmanlı taraftarı IV. Rusya içindeki karıĢıklıkların da yardımıyla.ricalini iĢ baĢına getirerek. Maalesef. Kırımlılar. zira Ruslar söz vermelerine rağmen askerlerini Kırım'dan çekmemiĢlerdi. Ağustos 1774'de Kaynarca Muahedesinin üzüntüsüyle vefat eden Sadrazam Muhsin-zâde Mehmed PaĢa'nın yerine gelen sadrazamlar bir türlü dikiĢ tutturamıyorlar-dı. Devlet Giray'ın yerine Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturmuĢtu (1775). Bu akılsız Hân. Tahta çıktığında bütün cephelerde Osmanlı kuvvetleri büyük sıkıntılarla karĢı karĢıyaydılar. 8 Ocak 1784 tarihli AndlaĢmayla Kırım'ın Rusya'ya ilhakını kabul etti. 202-364. 16-f. bir kaç ay sonra da Ġran ile yüz yüze geldi. Rusçuk ile Silistre'yi muhasara etmiĢlerdi. 28 madde ve 2 ilaveden meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni dünyada dördüncü devlet haline getiren muahede 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı. Kırım'daki bu keĢmekeĢi kabul etmeyen Osmanlı Devleti harbe karar verince. Kaçarlar'ın rakibi olan Kerim Han Zend. Osmanlı Devleti'nin muhtâc olduğu ıslâhatı yapmaya uğraĢmıĢtır. 5-ġ ġehzade Mel Esma Sultan. 1774 baharında Tuna yakınlarındaki Küçük Kaynarca Kasabasında sulh müzâkereleri baĢladı. Yaran geçtiğini bana ZEVCELI tafa'nın annesi ve önce Ġkinci ġah BaĢ Kadın Dilpezîr Kadın di. Fransa'nın araya girmesiyle. uç men Müslur baĢbaĢa kaim yeti 310 Rusya'ya Çariçe olan Osmanlı arasında d günden mil içindi ve h harb ilan c : 1788'de II. 1683 Viyana Bozgunundan sonra. Bu arada iç karıĢıklıklar da devam ediyordu. AndlaĢma Osmanlı Devleti'nin aleyhine iĢledi ve neticede Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturdu. tamamen Müslüman olan Kırım'ı RuslaĢtıran ve burayı ikinci bir Endülüs yapan Ruslarla baĢbaĢa kaldılar. Osmanlı Devleti'nin Kırım'daki hâkimiyeti 310 yıl devam etmiĢti. Rusyayı Prens Renin ve MareĢal Romanzov. tân. Binlerce Müslüman öldürüldü. Osmanlı'yı ise. ġahin Giray'ın gafleti ile Rusya tekrar Kırım'a girdi. lî Sultân. sadâret kethüdası Resmi Ahmed Efendi ile Reisülküttâb Ġbrahim Münîb Efendi temsil ediyordu. 10. Öztun. Bahadır Giray'ı tahta oturttu ise de. Çariçe'nin Temmuz 1783 tarihli fermanıyla Kırım Rusya'nın bir eyâleti oldu ve artık Kırım merkezi olar.M Dördüncü fendi. Osmanlı Devleti. üç asır boyunca hâkimiyetlerine karıĢmayan Osmanlı Devleti yerine. BaĢ ikbal tân Mustafa Mehmed. Josf. . bu da devam etmedi. Artık saltanat merkezi olan Bağçesaray. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa'nın 1788'de Avusturya Ġmparatoru II.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 223 artık Kırım Müslümanların değil Ortodoks Rusların hâkimiyetine girdi. Tahta geçtikten 6 ay sonra Kaynarca Muahedesini imzalayan PadiĢah. ġumnu'daki Osmanlı ordugâhına kadar gelmiĢler. dığı hatt-ı hû yeniden ke zun eyledi. her türlü gayr-i meĢru iĢlere dalarak ve Çariçe'nin imkânlarını kullanarak. Rusya ile Aynalıkavak'ta yeni bir andlaĢma imzalandı (Mart 1779). A-vusturyalılar da kendilerine pay çıkarmak için Boğdan'ın kuzeyindeki Bukovina'yı iĢgal ettiler ve 1775 yılında yapılan bir andlaĢma ile bu da kabul edildi. Cenı türbesine defn Sultân I. Mayıs 1776'da Ġran'a harb ilan edildi. Kırımlılar Osmanlı Devleti'ne yaptıkları ihanetin cezasını çekiyorlardı. ya'yı berta Müslüman olan Hotın'i de kederinden 1789). 1776'da Ġranlıların eline geçen Basra. 1782'de kahraman Kırım halkı bu hâine karĢı ayaklandı ve II. Kırımlılar.

000 askeriyle Kırım'a geldi ve zaferini kutladı. 8. IV. 17. bununla da yetinmeyerek Podolya'nın merkezi olan Hotin'i de teslim aldı. 20. sh. 5. 14. sh.Ayn-i ġah Sultân. sh. Mahmûd'un annesi ve önce Ġkinci Ġkbal sonra Kadın Efendi. sh. diğer hükümleri açısından Osmanlı Devleti için bir intihar andlaĢması olmuĢtur. Târih.Mihribân Üçüncü Kadın Efendi. Maddeler). Vakıf Han'ın karĢısındaki türbesine defn edildi.Hümâ ġah BaĢ Kadın Efendi.RâbPa Sultân132. 3-ġehzâde Abdullah. Kaynarca AndlaĢmasının asıl önemli olan maddesi buydu ve daha sonraki bütün azınlık ayaklanmalarında Rusya bu maddeyi kullanarak Osmanlı Devlet'ini rahatsız etmiĢti (7. hami sıfatıyla Ģikâyetlerini Bâb-ı Âli'ye iletebilme hakkını elde ediyordu. c. 15. Hatt-ı Hümâyûn. ve 14.Ermîne Sultân.Hibetullah Sultân. Senden niyazım. 2334. sh.Âlem-ġah Sultân. c. II. Ġkinci Ġkbaldir.Hatice Sultân. nr. Kadınefendi. Devleti olmaktan çıkıp Ġngiltere. En önemli hükümleri arasında Ģunlar bulunmaktadır: 1) Kırım Hanlığı artık müstakil bir devlet haline geliyordu. 12Fatma ġeb-safâ Dördüncü Kadın Efendi. Yârab! Sen Mâlik'ül-mülksün. Kaynarca Mu'âhedesi. küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi. 237-241. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar a-leyhte yorumlanmaktadır? 17 Temmuz 1774 (8 Cemaziyülevvel 1188) tarihinde imzalanan ve Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kaynarca AndlaĢması. 420-546. c. özellikle Eflak ve Boğdan'la ilgili olarak ve ancak kapalı ifadelerle bütün Osmanlı topraklarını kapsayarak. bütün Müslümanlar gibi Kırımlıların da halifesi kabul ediliyordu. Ģıktaki hükümleri düzenleyen maddeleri idi. c. 5-ġehzâde Ahmed. 6. 8. Joseph komutasındaki Alman ordusunu bozdu ve Osmanlı ordusu Avusturya'yı bertaraf ederek Ruslarla baĢbaĢa kaldı. Cevdet PaĢa. sh. Rusya ise 4. sh. Ġngiltere ve Fransa gibi Osmanlı Devleti'ndeki adlî ve iktisadî kapitülâsyonlardan faydalanacaktı. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri. 1768-1774 tarihleri arasında devam eden Osmanlı-Rus Harbi. III. Eylül 1788'de II. bu kadar Müslüman erkek. 4) KarĢılıklı toprak alıveriĢleri tanzim edilmiĢti.Fatma Sultân. Uluçay. Osmanlı Devleti'nin Ģefkatli davranmasını istiyor ve bu konuda makul bir isteği olursa.Misl-i Nâ-yâb Kadın Efendi. 4. Devlet haline geldi. 2-439. IV.Çariçe 1787'de 60. 13. ve 4. Mustafa Nuri PaĢa. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 2) Eflak ve Boğdan'ın muhtariyeti geniĢliyordu (Romanya). PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 12. Mustafa'nın annesi ve IV. 105-115. Devletler ve Hanedanlar. Bu mu'âhede ile ne oldu? 1) Osmanlı Devleti. c. Öztuna. II.Binnaz Ġkinci Kadın Efendi. Kaynarca . sh. 2. II. 7-Dilpezîr Kadın Efendi.Hatice Ruh-Ģah BaĢ Kadın Efendi. 10. 4-21.' . ölmeden bu beldeleri tekrar Müslümanların eline geçtiğini bana göster". 6-ġehzâde Abdülaziz.AyĢe BaĢ Kadın Efendi. 2-242. 28 maddeden ibarettir. IV. 9. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa IV.lükten 3. 132 BA.lüğe yükseldi.Nevres Üçüncü Kadın Efendi. c.AyĢe Sine-perver Valide Sultân. 3. .Mu'teber Kadın Efendi. Osmanlı PadiĢahının kederinden dolayı beyin kanaması geçirerek vefat etmesine sebep oldu (7 Nisan 1789). Cenazesi. 2-364. c. 11. 3) Rusya Ortodoks olan Osmanlı tebaasına yani Rumlara ve Ermenilere. III. 282-315. 3. sh. dünyanın 1. ¦¦¦¦¦-'¦•-.Sâliha Sultân. BaĢ ikbal. Vâsıf Tarihi.NakĢ-ı Dil Valide Sultân. Ancak bu yeni harp Müslüman Kırım'ı kurtarmak içindi ve herkes Ruslara diĢ biliyordu.Nükhet-sezâ Hanımefendi. IV. c. Hotin ve Özi'deki Müslüman katliamları. 8-ġehzâde Mehmed Nusret. 19. 10. 11-Esmâ Sultân. Bahçekapıdaki Ġmaretinin yani Ģimdiki 4. Abdülhamid'in Hotin ve Özi'nin düĢmesi münasebetiyle bizzat kaleme aldığı hatt-ı hümâyûn insanı ağlatacak kadar manalıdır: "özi'nin düĢtüğü takriri alimallah beni yeniden kederlendirdi. 54-72. 4-ġehzâde Mehmed. 14. sh. Kısım I. 9-AhterMelek Hanım. 2) Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıktı ve Rusya burada sahil edindi. Ancak Osmanlı Halifesi. 5) Rusya da. kadın.Mehtâbe Dördüncü Kadın Efendi. 126.AyĢe Hanımefendi. 7-ġehzâde Abdurrahman. Aralık 1788'de Özi Kalesini alarak burada Müslüman katliamı yapan Rus ordusu. ¦¦224 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C""' 134. Netâyic'ül-Vukû'ât. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti'nin toprak kaybından ziyade. bundan rahatsız olan Osmanlı Devleti Ağustos 1787 tarihinde yeniden harp ilan etti.RâbPa Sultân. 18. ġubat 1788'de Avusturya da Osmanlıya karĢı harb ilan etti. 13. 3) Rusya.AyĢe Dürr-i ġehvar Sultân. 2-ġehzâde Sultân Mahmûd II.. II. UzunçarĢılı. Sultân I. c. Bize göre Kaynarca AndlaĢmasının en önemli maddeleri. Fransa ve Rusya'dan sonra 4. I. 16. 15. Polonya'nın istiklâli için yapılmıĢ göründüğünden millete mal edilememiĢti.

Boğdan sınırlarındaki FokĢani Meydan Muharebesinde. Ağustos 1791'de imzalanan ZiĢtovi Muahedesi ile Avusturya-Osmanlı Harbi sona erdi. Ruslar. Tuna'nm güneyine çekilmek durumunda kaldılar. 4) Önlenemeyen dev bir Rusya dünya hakimiyetindeki yerini almıĢ oldu. Cephelerde kaybeden Osmanlı Devleti. III. Osmanlı devleti için sonun baĢlangıcı oldu133. Rus ve Avusturya kuvvetlerinin iki taraflı saldırıları üzerine ağır bir hezimete uğradılar (1203/Ağustos 1789). Selim ile birlikte nizâm-ı cedîd mücadelesini veren sadrazamdır. Bu sırada 1789 Fransız Ġhtilalinin olması. bunu özetle zikretmek istiyoruz: "Deviet-i AMyyemiz taahhüd eder ki. Tulça gibi. Osmanlı Devleti'ni rahatlattı ve Avusturya sulh andlaĢması istedi. hat ve diğer güzel san'atlardaki mahareti ve kısaca kültürü açısından. hukukî. Damad Melek Ahmed PaĢa ise. Osmanlı Devleti ile baĢbaĢa kalan Rusya da sulha yanaĢtı ve Ocak 1792 tarihinde imzalanan YaĢ AndlaĢması ile Özü ve HocapaĢa (Odesa) gibi bazı sahil Ģehirleri Ruslara bırakılarak. ( ile birlikte ı Saltanat! Avusturya FokĢani Meydan fi orduları. Besarabya ile Dobruca arasındaki Osmanlı savunma merkezlerini. Rumeli'de a'yânlar ve cephelerde savaĢan yeniçeri grubu. 5) AndlaĢma ile Kırım üzerinde Osmanlı Devleti'ne verilen haklar ve Kırım'ın bağımsızlığı gibi lehte hükümler. III. Ruslar Boğdan'ın baĢĢehri YaĢ'ı iĢgal ederken. III. III. sh. 422-427. 302-315. ] maradır. I. Murad'dan sonra gelen PadiĢahlar içinde bir numaradır. Madde teĢkil ettiğinden. Osmanlı Devleti'ne istediği zaman müdahale imkânını elde etti. denilebilir ki. bazı kayıplar ve mağlubiyetlerle birlikte ele geçirmiĢ oldu (Ġsmail. Zira devlet. iktisadî ve özellikle de mağlubiyetlerin birinci sebebi sayıldığından askerî ıslâhatları düĢünmeye baĢladı. Kısaca Kaynarca Mu'âhedesi. yıkılmanın m[ Kura lerf/f duygular»" 1| manii Deve i nasıl yap1* esas alıMıtl edildi. Kısım I. Eflak'a bağlı Yerköyü'nde Avusturya kuvvetlerini mağlup etseler de.AndlaĢmasındaki Ortodoks ifadelerine ve ilgili hükümlere dayanarak. SELĠM DEVRĠ 135. Saltanat III. sh. Osmanlı kuvvetleri. Cevdet PaĢa. ta? I Nldfrü yıldır dost s Bonapar»:! Ģu halin! <f BĠLĠNMEYEN OSMANLI 225 üzerine Osmanlı tahtına Recep 1203/Nisan 1789 tarihinde oturdu. gerileme . Geldiğinde sadrazamlık koltuğunda Koca Yusuf PaĢa'nm bulunması ve sonra da uzun müddet Kaptan-ı Deryalık görevinde bulunan Cezayirli Gâzî Hasan PaĢa ile çalıĢması. Selim. III. UzunçarĢılı. merhametli ve ıslâhata taraftar olan bir PadiĢahtır. KemankeĢ Mustafa PaĢa kumandasındaki Osmanlı orduları. Ġsveç'le yapılan ittifak Osmanlı Devleti'nin hiç iĢine yaramadı. Osmanlı Devleti. Alman kuvvetler. A-vusturyalılar da BükreĢ'i teslim alıyorlardı (Ekim 1789). c. devlet için büyük bir belâ haline gelmiĢti. amcasının cephelerdeki duruma üzülerek beyin kanaması geçirmesi ve vefat etmesi üzerine Osmanlı t vukufu. Osmanlı ordusunun ve hatta bütün devletin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu.SULTÂN III. Netâyic'ül-Vukû'ât. Maddede zikr olunan Ġstanbul'daki Kilise ve gerek hademesinin korunmasına yönelik giriĢimlerde bulunabile". cephelerde durum çok kötüydü. Kaynarca AndlaĢmasının temelini 7. sh. Ġslâmî ilimlere vukufu. Osmanlı Tarihi. Zira Rus ve Avusturya cephelerinde savaĢ bütün hızıyla devam ediyordu. i denilebilir ki. Belgrad baĢta olmak üzere iĢgal ettikleri yerleri Osmanlılara iade ettiler. Bunu Rusların galibiyeti ile sonuçlanan Boza (Buzaov) mağlubiyeti takip etti (Eylül 1789). Mustafa'nın MihriĢah Sultân'dan Aralık 1761 yılında dünyaya gelen III. Ģiir. XXVIII. Kili. 54-72. sn. Osmanlı-Rus savaĢına da son verildi. sosyal. 72-80. gerek 14. 1595'de vefat eden III. için büyük! düzenlenmesi}^. Selim'e intikal ettiğinde. c. II. aynı zamanda dirayetli. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. Rus t uğradılar (li mağlubiyet!! vusturyalılsrJ kaleme aldıfy *| di. IV.! PadiĢahtır. c. Selim. 1790). ( da uzun çalıĢması. Mustafa Nuri PaĢa. Tuna'nı arasındaki ter i geçirmiĢ oldu (ip hiç iĢine yaram»! lattı ve A«ıstwsl desl ile Avu sona erdffic!H manlıla1 Ocak 1792 tam sahil Ģeiırti 133 Vâsıf Tarihi. c. Selim'in askerlere hitaben kaleme aldığı ve Ġslâm'daki gaza ruhunu hatırlatan hatt-ı hümâyûnu da müessir olamadı. Hıristiyan dininin hakkına ve kiliselerine kuvvetli bir Ģekilde himaye göstere ve Rusya Devleti'nin elçilerine ruhsat vere ki. bu zamana kadar iĢletilemedi. Böylece tarihteki son Alman-Türk savaĢı sona erdiği gibi. Osmanlı li de. III. Anadolu'da derebeyleri. Ģiir. Rusya bu maddeyi Demoklesin kılıcı gibi kullanmıĢtır. Selim. Târih. onun için büyük bir fırsat olmuĢtur. dıĢ düĢmanlara karĢı vatanı müdafaa ederken. iç durum hiç de iyi değildi. 279-294.

Diğer taraftan Rus cephesine gönderilmek istenen Nizâm-ı Cedid askerlerini kapıkulu ocağı neferleri kabul etmiyordu. Rusları iki defa yenince. Kaynarca'daki hakkını kullanarak Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti. Vidin'de Pazvandoğlu Osman Ağa. Ancak lider Kara Yorgi. Haziran 1801'de Mısır'ın Tahliyesi Mukavelesi imzalandı ve Osmanlı ordusu Mısır'a girdi. Eylül 1798'de Fransa'ya harb ilan etti. Ġstanbul'dan bir ordunun Mısır'a doğru geldiğini duyunca Paris'e döndü. Bunu. müminlerin kalbinden devlete muhabbetin çıkması ve yardım duygulan yerine kin ve nefret duygularının fıĢkırmaya baĢlaması olduğunu. ancak buradan Kahire'ye hareket etti. nizâm-ı cedîd tabir edilen yeni bir düzenlemeye muhtâc idi. Önceleri Nizâm-ı Cedid'e taraftar olan ve en azından ses çıkarmayan âlimler.Zîb-i Fer1 Ġkinci Kadın Efendi. hemen geri döndü ve bu sefer Mısır'a yönelerek Ġskenderiye'yi iĢgal etti (Mart 1807). Ġslama aykırı bazı fiilleri yapmakla (mesela ney üflemesi ve tanbur çalması. 1797 yılında Venedik Cumhuriyet'ine son vererek Osmanlı Devleti'ne komĢu haline gelmiĢti. 2. Hotin. kan dökmeğe değil taviz vermeğe taraftardı. Bunların üzerine gönderilen ve kısa zamanda haklarından da gelen Kadı Abdurrahman PaĢa geri çekilince. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Mustafa tahta çıkarıldı. halkın vergi yükünün altında ezilmesi. Mısır'da Memluk Beyleri nasıl bertaraf edilir diye düĢünülürken. Kasım 1806'da ġeyhülislâm olan Ġshak-zâde Mehmed Atâullah Efendi. Ordu. Mısır'a gittiğinde (1799) asla Arapça bilmeyen ve Arnavud olan Mehmed Ali Ağa. Aralık 1806'da Belgrad'ı ele geçirdi ve Rusya da.Âfitâb Üçüncü Kadın Efendi. aklı baĢında olan herkes biliyordu. 1804'de Ruslara yanaĢtı. Zaten Rumeli'de hâkim olan da devlet değil. Bu arada. ġubat 1799'da Filistin'e doğru ilerleyen ve Gazze ile Yafa'yı teslim alan Bonaparte.Re'fet Dör- .devrini tamamlayarak artık yıkılmanın sancılarını çekmeye baĢlamıĢtı. Bu arada Arabistan'da ortaya çıkan Vehhâbîlik hareketi de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada rahatsız ediyordu. Ġngilizler de tabiî müttefik oldu. Bunu ayrıca inceleyeceğiz. Akkerman ve Kili iĢgal edildi. aleyhe geçmeye baĢladılar. Bunun üzerinde ayrıca duracağımızdan ayrıntıya girmiyoruz. 400 yıldır dost devlet olarak bilinen Fransa'nın baĢına geçen General Napolyon Bonaparte. Resmen Osmanlı-Rus SavaĢı baĢladı.Hüsn-i Mâh BaĢ Kadın Efendi. Vehhâbileri bertaraf etmek ümidiyle kendisine Temmuz 1807 yılında Mısır Beylerbeyiliği verildi. Osmanlı Devleti. Bunu gören Osmanlı Devleti. Selim hâlim ve selim birisi olduğu için. Yerine PadiĢahın amca-zâdesi olan IV. devletin baĢına belâ olmuĢtu. ĠĢ çığırından çıktı ve PadiĢah. Mısır Beylerbeyisi Ebu Bekir PaĢa ile yaptığı Ehramlar Muharebesini de kazandı. Silistre valisi Alemdar Mustafa PaĢa. 19 yıl sürecek olan bir iç isyanı baĢlattılar. 25 Mayıs 1807'de Kastamonulu Kabakçı Mustafa denilen bir neferi kendilerine reis tayin eden yeniçeri yamakları. PadiĢaha itaat etmeyen Memluk Beylerini cezalandırmak için gelmiĢti. Nizâm-ı Cedid ricalinin suiistimallerini ve ahlaksızlıklarını görünce. Böylece III. âlimleri Nizâm-ı Cedid grubuna ve hatta PadiĢah'a karĢı tahrik etti. Nizâm-ı Cedid de fayda vermedi. 3. 5. "Akka'da durdurulmasaydım. Avusturya bu ihtilâli kıĢkırtıyordu. Akka'da Cezzâr Ahmed PaĢa tarafından durduruldu. ordu birbirine girmiĢti. Bender. Nizâm-ı Cedidci Gâlib PaĢa'nın Haziran 1802 tarihinde imzaladığı Paris Mu'âhedesi takip etti. ġubat 1807'de Ġngiliz donanması Ġstanbul önlerine kadar geldiyse de. Bunda yeniçerilerin Hıristiyan tebe'aya kötü muamelesinin de etkisi vardı. Osmanlı Devleti devamlı kan kaybediyordu. Fransız ihtilâlinin milliyetçiliği tahrik etmesi sebebiyle 1806 yılında Sırplar ihtilâl çıkardılar. DüĢman vatanı iĢgal ederken. kız kardeĢlerinin ve hanımlarının Avrupai bir hayat yaĢamaya baĢlamaları gibi) suçlandı.Nef-i Zâr BaĢ Kadın Efendi. Ancak bu nasıl yapılacaktı? Bu konuda tamamen mevcut düzeni değiĢtirmek isteyenlerin görüĢü esas alındı ve 24 ġubat 1793'de Nizâm-ı Cedid resmen bir Hatt-ı Hümâyûn ile ilan edildi. Bu sebeple 28 Mayıs 1807'de Nizâm-ı Cedid'i ilga etti ve bir gün sonra da kendisi tahttan indirildi. Mehmed Ali PaĢa Ġngilizleri durdurdu. a'yân denilen zorbalar idi. III. hem halk rahatsız oldu ve hem de Sırp Ġhtilâli azıttı. Bununla da kalmadı ve harp ilan etmeden Mısır Ġskenderiye önlerine ii: 226 BĠLĠNMEYEN OSMANLI geldi (Temmuz 1798). bütün Ģarkı ele geçirirdim" diyen General. Görünürde. Ruscuk'da Tirsiniklioğlu Ġsmail Ağa ve benzeri zorbalar büyük güç kazanmıĢlardı. 4. Selim'e de Gazi unvanı verildi. Ġngiltere Rusların yanında savaĢa girdi. Bu yıkılıĢ emarelerinin sebeplerinin Kur'ân'a aykırı olarak yaĢanan sefâhet. bu beylikleri bertaraf etmek ve Hicaz'daki problemi çözmek için kullanıldı.

yavaĢ yavaĢ terk ediliyor ve sözde kalıyordu. Kısım I. UzunçarĢılı. c. III. c. VI. 12(89). Mustafa Nuri PaĢa. sh. Âmme Hukukumuzun Anahatları I-II. c. c. 135 Karakoç. Karal. nr. "Üçüncü Selim Devrine Alt Vesikalar". sh. VII. sh. ġeyhülislâma. 34 vd. c. 1. Ġslâm hukukunun tavsiye ettiği Ģûra meclisinin fonksiyonlarını ifa etmiĢtir. 137. sh. Bu doğru mudur? Osmanlı taĢra teĢkilâtının temelini eyâlet. Bunları özetle Ģu Ģekilde toparlayabiliriz: Divan-ı Hümayun'un önemini kaybetmesinin tehlikesini sezen ve devletin sadece padiĢaha.Ayn-ı Safa Kadın Efendi. IV. bu gayretlere verilecek en güzel misâllerdir. Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir. 14. Enver Ziya. vilâyetlerdeki valilerini ve sancaklardaki mutasarrıflarını ihmâle ve gevĢekliğe itmiĢtir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 116-118. II. Bu kötü gidiĢe Nizâm-ı Cedid= Yeni Düzen devrini açarak dur demek isteyen III.. nr.Tab'-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi.Gonca-nigâr Kadın Efendi.I'ĠLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 227 tele pıca düncü Kadın Efendi. merkezdeki sadrazamlar gibi devletin kanunlarını icra ile mükelleftirler. Selim. 13. yüzyılın sonlarına doğru Divan -ı Hümâyûn'un önemi azalmaya ve icra yetkilerinin çoğu padiĢah veya sadrazamın Ģahsında toplanmaya baĢlamıĢtır. 2. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Kara mühendisliği (1210/1795 tarihli Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn) ve Topçu okulları ile Donanmay-ı Hümâyûn hakkındaki nizâmlar (1222/1808). Valiler ve mutasarrıflar. 4-318. IV. malî ve hukukî yapısında önemli değiĢiklikler yapılmaya çalıĢılmıĢtır.Nûr-i ġems Kadın Efendi.•¦'¦¦ 228 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN Eyâletin baĢında beylerbeyi (sonradan eyâlete vilâyet ve beylerbeyine de vali denmiĢtir) ve sancakların baĢında ise sancak beyleri (sonradan sancak beyi yerine mutasarrıf tabiri kullanılmıĢtır) bulunmaktadır. III.. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. III. Öztuna. Selim Devri Belgeleri. Osmanlı Devleti'nde III. c. Osmanlı Tarihi. Küliyât-ı Kavânin. Ġsmail Hakkı. sh. 238 vd. hazinenin malî krize girmesi ve devlet adamlarının ehil olmayanlardan seçilmesi ve benzeri sebeplerle. 112 vd. 6050. 113 vd. Cevdet PaĢa. 349 vd. Ankara 1942. asırlarca Divan-ı Hümâyûn isimli yüksek kurul. c. Saltanat erkânı ile devletin ileri gelenlerinden oluĢacak bir meclis-i meĢveret'in (danıĢma meclisi) kurulmasını ve kendi baĢkanlığı altında toplanmasını istemiĢtir. Netâyic'ül-Vukû'ât.. sh. 2381. ĠĢte Osmanlı Devle-ti'nin cephelerde arka arkaya sıkıntılara maruz kalması. c. sadrazama. Sadece devletin siyasî.Dem-hoĢ Kadın Efendi. 395-401. sh. 8. sh.Mahbûbe Kadın Efendi. c. Ahmed devrinden II. Ġstanbul 1977. Karal. 2781. ĠKBALLERĠ: 12. 253261. Serkiz. UzunçarĢılı. Selim (17891808)'in gayretleri de. IV. sh. sancak ve kaza üçlüsü teĢkil etmektedir. 4-456. 9. 6.Mihribân Hanımefendi. sh. c. Okandan. 546-634. Avrupa tarzında modern bir ordunun tanzimi için eğitime de büyük önem vermiĢtir. TTEM. Çocukları olmadı134. vezirlere (sudûr-ı kiram) ve ileri gelen devlet adamlarına ait olmadığını ve halkın da devlet idaresine en azından fikirleriyle katılması gerektiğini samimiyetle savunan III. istenen neticeyi vermemiĢtir. Osmanlı Devleti'ni bir zamanlar en yüksek devlet haline getiren esaslar. 11. Beylerbeyiler ve sancak beyleri. 10. sh. 242-244. VIII. . Selim'in de sonu olmuĢtur135. Devletler ve Hanedanlar. Necib Asım. Selim'le baĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir? i ire Osmanlı Devleti'nin idarî teĢkilâtında icranın ve sınırlı yasama yetkisine sahip organın baĢı padiĢah olmasına rağmen. 242-521. sh. 51-55. 7. 134 Asım Tarihi. c. III. Uluçay. Recai Galip. Ancak. Cevdet PaĢa. yeniçeri ocağını kaldırma teĢebbüsleri. I. 4-492. sh.Fatma Fer'-i cihan Hanım Efendi. XVII. c. VI. V. 136. Târih. sh. "¦¦. sayı 23-24(1942). 21-46. IV. hukuk devleti anlayıĢını devam ettirememesi. 4-455. Tarih. III.Meryem Hanımefendi. Meclis-i meĢveretin ilk gayesi askerî alanda bazı yenilikler yapmaktır. Belleten.. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". sh. sh. sh.

TSĠ. Anadolu'nun Bozok tarafları Cabbâr-zâdelerin (Çapanoğulları). Mahmûd zamanında Arnavutluğun bir tarafı önce a'yân iken sonradan vali olan Tepedelenli Ali PaĢa ve bir tarafı ise ĠĢkodra Valiliğine kadar yükselen Kara Mahmûd PaĢa hanedanının idaresi altında. ahali tarafından seçilen bir de a'yân (yani halkın ileri gelenleri) bulunmaktaydı. Osmanlı Devle-ti'nin merkezden tayin ettiği valiler ve mutasarrıflar. Çapanoğulların-dan Süleyman Bey Rus-Avusturya seferinde ve Karaosmanoğullarından Hacı Mehmed Ağa ve kardeĢi Ömer Ağa ise 1787 harbinde büyük yararlılıklar göstermiĢlerdir. Siroz ve Selanik tarafları Sirozlu Ġsmail Bey uhdesinde ve Rumeli'nin diğer beldeleri de a'yân denilen mütegallibe (zorba) Ġerin emri altındaydı. Ġçlerinden liyakat ve dirayeti bulunanlar. Mısır Mehmed Ali PaĢa'nın hâkimiyetinde. kötüler de yer aldılar. Bağdad Memlüklü beyleri ve paĢalarının idaresinde. Rumeli'de a'yân ve Anadolu'da ise genellikle derebeyleri denmiĢtir. bütün gayretlerini servetlerini arttırmaya. sadece eyâlet merkezi olan yerlerde oturuyor ve 0 Kısaca den ri dönemini i Bu dert zadeler ile Siro mirlerim icraya i fermanı ile ke. eskilerin tavâif-i mülûk dediği Anadolu Beylikleri dönemini hatırlatıyorlardı. Cezâyir-i Garb Ocakları diye bilinen Tunus ve Cezayir bölgelerinde dayılar denilen derebeyleri artık Osmanlı valilerini dinlemez hale gelmiĢlerdi. Bunların içinde iyiler bulunmakla beraber. Haremeyn Vehhâbîlerin iĢgali altında. A'yânlar bulundukları memleketin haysiyet ve nüfuz itibariyle en etkili Ģahısları olmaları hasebiyle. devlete ait gelirlerin tahsili ve icab eden yerlere harcanması için tevzii iĢleri vali ve mutasarrıflara muhatap olan a'yânlara havale edilmiĢti. Osmanlı devleti bazılarına. müteselllimler ve voyvodalara. Kendileri vefat ettiğinde. hakları olmadığı halde hür insanların mallarını ve hatta terekelerini müsadere etmeye ve kısaca tarihe geçen derebeyliği icra etmeye baĢladılar. hatta bazı yerlerde devletin kendilerini vali veya mutasarrıf olarak tayin ettiği bu yerli idarecilere.bazan tayin edildikleri yerlere gitmeden kendi adlarına yetkili kıldıkları mütesellimler ve yargı konusunda yetkili olan voyvodalarla iĢi yürütmeye baĢlamıĢlardır. Artık kendilerine karĢı gelenleri kati etmeye. rumak için çere d 138. ĠĢte devletin hukukî ve idarî açıdan zaafa uğramasından dolayı. Seferlerde Osmanlı PadiĢahının fermanı ile kendi askerleriyle bulunurlar ve çok hizmetler ifa ederlerdi. c| Tarihi.. Buna. devletin sahipsizliğinden dolayı. mutasarrıflar. hem a'yânın ileri gelenlerinden ve hem de PadiĢahın e-mirlerini icraya önem veren itaatkâr gruptan idiler. Mesela I. NizâmıQ dinmiĢ?' Bir ı tutarak vatani karĢı savunma. Aydın tarafları Karaosman-zâdelerin (Karaosmanoğulları) ve diğer Ģehir ve beldeler de derebeyleri tabir edilen mütegallibe zorbaların istilası altındaydı. hukukî meseleler ve narh iĢleri kadılara. s Adâletnâmelenr. Zamanla valileri ellerine alarak vilayet ve sancak idaresini bizzat yürütmeye baĢladılar. valilere ve mutasarrıflara. Bu derebeyler ve a'yânlardan bazıları ve mesela Cabbâr-zâdeler. memleketin te| imzaladığı K bozukluklar. Memleketin idaresi ve emniyetin temini valiler. kendilerini devlete kabul ettirip seferde ve hazarda bazı güzel hizmetler de ifa ederek günden güne müstakil hükümetler haline geldiler. aileden birileri bu makamlara gelmeye baĢladılar. Her Ģehir ve kasabada.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI 229 de oturuyor ve bunlara yağcılık ederek çoğu menfaat celbi ile günlerini geçiriyorlardı. otoritelerini sağlamlaĢtırmaya sarfettiler ve neticede halka zulm etmeye baĢladılar.-< dan Süleyman i Ağa ve kardeĢi! yüzden bunları Ġ Celâlüddln! dan Zaten sened-IB vükelây-ı devlet j Sened-i ĠttifıM mak açısından! Osmanlı sınırianl mektir. mesela . Kara Osman-zâdeler ile Sirozî Ġsmail Bey. bulundukları vilâyet veya sancağın ileri gelenleri ile bir araya gelerek yürütmeye baĢladılar. S bu PaĢa. umduklarından fazla menfaatler temin ederek mütesellimliği ve voyvodalığı haksız yere almağa baĢladılar. hem valileri ve hem de kadıları hoĢnud etmekle. Kısaca derebeyler ve a'yânlar. i. A'yânlar da bu iĢleri. Kürdistân eyâletleri Kürt beyleri denilen asilerin ellerindeydi. Bu yüzden bunları tasfiye yerine. Abdülhamid. vilâyetlerde ve sancaklarda idareyi ele geçiren. Böylece a'yânlar ahalinin vekili ve hâkim ile ahali arasında vâsıta haline geldiler. Ġl tenleri yaj Birincili yapmak ve I manii asken4 olan veni fc özellikte tieH nizâm-ı i mana ani III.

ÇavuĢbaĢı RâĢid Efendi. ancak Tanzîmât ile kısmen muvaffak olunmuĢtur. IV.I. 178. vatanın sınırlarını düĢmana karĢı savunmaktır. 2-10. Nizâmı Cedid ne demektir? III. Selim bu yeni düzenle neyi gaye e-dinmiĢtir? Bir devletin iki temel vazifesi vardır: Birincisi. Osmanlı Devleti'ndeki Adâletnâmelerin çoğunluğu bu derebeyler ve a'yânların zulümlerine karĢı re'âyâyı korumak için çevre eyâletlere gönderilmiĢtir136. Rusçuk ayânındandır. Ancak tekliflerin ayrıntılarında farklılık vardır. Selim tahta çıktığında yani 1789 yılında. I. III. pı Isı 138. nr. 4. 842. 603-618. artık savaĢ yapamaz hale gelen Osmanlı askerini yani kapıkullarını yeniden düzenlemek idi. Mustafa Nuri PaĢa. Abdülhamid. memleketin her tarafına yayılan derebeylik ve a'yânlar idaresiyle birinci vazifesini ve imzaladığı Küçük Kaynarca AndlaĢması ile de ikincisini yapamaz hale gelmiĢti. Sadrazam Yusuf PaĢa. Dolayısıyla. Bunların arasında. muhafazakâr diye bilinen Rumeli Kazaskeri pâyelisi Tatarcık Abdullah Efendi. III. Bunun için henüz seferden 136 BA. III. tesis ettiği güzel bir adetle Meclis-i MeĢveret ile devleti yönettiğinden. c. Lale Devrinden beri devam edip gidiyordu. o zaman Defterdar olan ġerif Efendi. 344. 332-338. nr. Selim. Birincisini yapabilmenin Ģartı hukukî.Cabbâr-zâde Ceialüddin Bey ve Kara Osman-zâde Ya'kub Ağa'ya vezirlik payesi de vermiĢtir. memleket içinde adaleti ayakta tutarak vatandaĢların haklarını korumak ve ikincisi de. Bazı tarihçiler (Yılmaz Öztuna ve Enver Ziya Karal gibi). Bütün bu bozukluklar. Yeniçeri ocağına Kanuni kanunlarındaki gibi itibar edilmesini ve ancak Avrupa'daki yeni harp teknolojisinin ve eğitim usullerinin bu kanunlara adapte edilerek alınmasını savunmuĢlardır. 316-319. Netâyic'ül-Vukû'ât. yapılacak yeni düzenlemelere ordudan baĢlanmasıdır. Bunları üç grupta toplamak mümkündür: 1) Tatarcık Abdullah Efendi'nin baĢını çektiği bir grup. Ali Emiri . III. 98-101. Bunların tamamının ittifak ettiği nokta. Ġslâm Hukukunun ülü'lemre verdiği yetkiye dayanılarak tedvîn edilen ve Kanuni devrinde kemâlini bulan kanun hükümleridir. Osmanlı Tarihi. bu tabirden birinci derecede bu ikinci mana anlaĢılmaya baĢlandı. IV. Osmanlı sınırları içinde varlığı herkesçe kabul edilen a'yân ve devlet ikiliiiğine son vermektir. bunların farkına varmalarına rağmen. idarî ve iktisadî hayata ait köklü ıslâhatlar yapmak ve ikincisini yerine getirmenin Ģartı da. Mahmûd. Cevdet PaĢa. Sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Alemdar Mustafa PaĢa da. Selim'in fermanı üzerine ikisi yabancı olmak üzere 21 mütehassıs Osmanlı askerî kanunları ve diğer örfî kanunları üzerinde kanaatlerini açıklayan lâyihaları hazırladılar. değiĢikliğe karĢı çıkanları mürteci. Belge: 810. Sened-i Ġttifak. Osmanlı Devleti. kanunnamelerdir. 1264. sh. IX. Mustafa ve I. a'yânlar ve derebeylerinin Osmanlı tarihinde oynadıkları rolü anlatmak açısından önemli bir belgedir. UzunçarĢılı. bu problemi de aynı yolla çözüme kavuĢturmak istiyordu. bu senedi vükelây-ı devlet yanında a'yânlarla da bir araya gelerek imzalama yoluna gitmiĢtir. 997. ĠĢte bu alanlarda yapılacak olan yeni düzenlemelere ve ıslâhata nizâm-ı cedîd adı verildi ve bu düzenlemelerden özellikle askerî alanda yeniden tertip edilen ve Avrupa usulü eğitilen düzenli orduya nizâm-ı cedîd askerleri denmesi hasebiyle. c. Abdülhamid. Osmanlı Devleti'nin zaafa uğrayan askerî meselelerini ve buna ilâveten diğer problemlerini çözme tekliflerini ihtiva eden lâyihalar hazırlamalarını ve bu layihaların tartıĢılarak en iyi metodun tesbit olunarak hemen uygulamaya geçilmesini emreden hatt-ı hümâyûnlar gönderdi. Burada önemle belirtmemiz gereken bir husus vardır. sh. Kısım I. Sadr-ı Âli Kethüdası Mustafa ReĢîd Efendi (Köse Kethüda) ve Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi gibi Ģahsiyetler bulunmaktadır. Zaten sened-i ittifak ile devlete bir düzen vermek isteyen Osmanlı Devleti. III. taraftar olanları radikal ve devrimci ve ortada olanları da bazan muhafazakâr diye ĠsimlendirmiĢlerdir. 230 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dönmek üzere olan Sadrazama ve yetkili zatlara. Mühlmme Defteri. . sh. Buna. TartıĢılan Ġslâm Hukukunun hükümleri değil. sh. Târih. açılan bu teklifin bütün Osmanlı Kanunlarına Ģamil olduğunu zannetmiĢler ve netice olarak da. 1808'de imzalanan Sened-i Ġttifak'dan maksat. c. Halbuki bu tamamen yanlıĢtır. yeniçeri engelinden dolayı istenilenleri yapamadılar. Selim'i yüzünü batıya çeviren ve Ģerî'attan yüz çeviren bir padiĢah olarak vasıflandırmak mümkün değildir.

Bunu. b) Avrupa'daki eğitimli askerler benzeri yeni bir ordu kurulacak (nizâm-ı cedid askeri) ve c) SavaĢ teknikleri ve askerî eğitim yeniden tanzim olunacak. Bunlardan bazıları Ģunlardır: 1) TaĢradan Ġstanbul'a olan göç yeniden düzenlenerek teftiĢi sıkı kurallara bağlanmıĢtır. Gerçekten 1206 ve 1207 hicrî (ya-. nizâm-ı cedid nizâmının Ģer'an ve aklen gerekli olduğunu. düzeni değiĢtirmeyi. Bu nizâm-ı cedid rüzgarı bununla da kalmamıĢtır. Bu üç görüĢten de anlaĢılacağı gibi. Meseleyi olduğu gibi aktaran muteber Osmanlı kaynaklarından özetleme yoluna gideceğiz. 9) Ġrâd-ı Cedid Hazinesi kurulmuĢtur. Selim. 3) Resmi elbiseler ve protokol kaideleri yeniden tanzim olunmuĢtur. Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin önemli bir kısmında Kabakçı Mustafa isyanı. avâm-ı nâsın ondan . Bu ıslâhat. 10) Asâkir-i Mu'alleme Kanunu çıkarılmıĢtır. Osmanlı Devleti'nin esas kabul ettiği ġer'-i Ģerifden taviz manasına almak ve muhalif olanları irtica ile suçlamak. Yeniçeri teĢkilâtının tamamen çalıĢmaz hale geldiği. Halbuki olay.2) Sadrazam Yusuf PaĢa'nın baĢını çektiği bir grup ise. 8) Topçu ve Arabacı Kanunları kabul edilmiĢtir. Ancak uygulanmasında problemler çıkmıĢ ve III. ancak hakikat-ı halden habersiz bir takım rezillerin bu askerlere dil uzattıklarını ve maalesef III. bütün bir Osmanlı hukuk sistemine teĢmil ederek. askerî hukuk ve teĢkilât ile yani kanunnamelerdeki hükümlerle alakalıdır. III. 5) Asker maaĢları düzenlenmiĢtir. Selim'in tahtına ve canına mal olmuĢtur. tamamen. evvela yeniçeriyi eğitmeyi amaçlamıĢ ise de. ne kadar yerinde olursa olsun. söz verdikleri halde buna yaklaĢmamıĢlardır. aklı baĢında olan hiç kimse tarafından reddedilemezdi. herkes bu düzenlemenin yapılmasında müttefiktir.000 kese toplanmıĢ ve bu da hem Nizâm-ı Cedid Askerinin çoğalmasına ve hem de yeniçerilerin gözlerine batmasına sebep olmuĢtur. 139. 6) Bahriye Zabitleri Kanunu çıkarılmıĢtır. 7) Yargı Islâhatı yapılmıĢtır. Avrupa usulüne göre eğitimli asker yetiĢtirecek Nizâm-ı Cedid kurulmuĢtur. yeniçeri ocağının ıslâhının mümkün olmadığını. Yeni vergilerle zenginleĢtirilen bu hazinede 1212 senesi itibariyle 60. 3) Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi ve Reisül-Küttâb Abdullah Berrî Efendilerin baĢını çektiği bir grup ise. Ġrâd-ı Cedid Hazinesi de bu maksatla tesis edilmiĢtir. Yani Avrupa usulü eğitimli askere Osmanlı Devleti acilen muhtaç durumdadır. Yoksa. ġubat 1793 yılında bütün lâyihaları özetleyerek bir Risâle'de toplatmıĢ ve temel olarak Ģu kararları almıĢtır: a) Mevcut asker nizâmı yeniden düzenlenecek. Selim. tamamen yeni bir ordu tanzim edilerek ve Avrupa orduların-daki yeni eğitim metotları da esas alınarak mevcut sistemin değiĢmesini müdâfaa etmektedirler. Nizâm-ı Cedid Islâhatından kasıt. Yeniçerilerin bütçesine dokunmamak üzere. III. Kabakçı Ġsyanı. Bu görüĢ ayrılıkları. sadece bir irtica hareketi olarak ele alınmaktadır. yeni usul tâlim ve terbiyeye de yeniçerilerin rıza göstermek istemeyerek iĢi yokuĢa sürdükleri. Selim'in de Ģefkatinden dolayı bu rezilleri cezalandırmayarak sonunda canından olduğunu gayet açık anlatmaktadır137. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 231 yıllarında yeni düzenlemeler olmak üzere gördüğümüz bir dizi ıslâhat yapılmıĢtır. aradaki rekabeti iyice arttırmıĢtır. Günden güne baĢarılarının artması. rejim değiĢikliği demek değildir. 4) Yeniçeri ocağının ıslâhı için tedbirler alınmıĢtır. ancak bunun için yeniçeri kanunlarının iptali yönüne gidilmesinin doğru olmadığını arzu etmiĢlerdir. ĠĢte nizâm-ı cedid deyince akla gelmesi gereken bunlardır. Bunun üzerine ġubat 1793'de Levend Çiftliğindeki Bostancı Ocağına bağlı olarak. "Eski köyde yeni âdet. bu askerle Osmanlı Devleti'nin bir adım müsbet adım atmasının mümkün olmadığı herkesin kabul ettiği gerçeklerdir. Nitekim konuyu daha sonra tekrar ele alan Ahmed Cevdet PaĢa. bunu Kaynarca AndlaĢması ile sonuçlanan son seferde yeniçeriler de itiraf etmiĢlerdir. ikinci Ģıkkı esas almıĢ ve Osmanlı ordusunun tamamen Ģirazeden çıktığını bildiğinden dolayı. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir? Üzülerek ifade edelim ki. bir irtica hareketi midir? III. yeniçeriler gibi halkı rahatsız eden hallerinin görülmemesi ve asâkir-i Ģâhâne a-dıyla anılmaya baĢlanmaları. öyle anlatıldığı gibi değildir. Ancak usullerde ayrılmaktadır.. tarihi anlamamak demektir. askerin mutlaka tanzim edilmesini. 2) Gemicilik mesleği teĢvik edilmesi için nizâmnâme yapılmıĢtır.

438-453. "Moskof olurum. 55-76. Selim'e benzetir hale gelmiĢtir. Selim'i. Bunun üzerine Nizâm-ı Cedidin âĢıkı olan ulema ve devlet ricali kenara çekilirken. Nizâm-ı Cedidci yeni zenginler "Ġstanbul zengin beldesidir. devletin hazinesini boĢaltmaktan baĢka bir iĢe yaramayan yeniçeri güruhu. Peki iĢin bu raddeye gelmesinin asıl sebepleri nelerdir? Bunun bazı tarihçiler tarafından görülmek istenmeyen dört önemli sebebi vardır: Birincisi.I 137 Asım Tarihi. c. hem nizâm-ı cedidin ve hem de yeni vergilerin aleyhinde konuĢmaya baĢlamıĢlardır. sh. ĠĢte baĢlangıçta Nizâm-ı Cedid'in lehinde olanlar. halktan haksız yere bol bol paralar toplayarak sefih bir hayat için harcama manasına alınır Ģekilde anlaĢılmaya baĢlanmıĢtır. VIII. itiraz edilen Avrupa usulü giyim ve hatta tranpet çalm anın dahi dinen caiz olduğunu açıklayarak bunları susturmuĢlar. Osmanlı Devleti Tarihi. Cevdet PaĢa. artık nizâm-ı cedid. 464-467. 187-253. 175-189. c. devlet ve millet gayreti gözetmeyen bazı cahiller. 107-109. Ġstanbul'da görülmedik tarzda villalar ve yalılar yaptırmıĢlar.Nizâm-ı Cedid Hakkında Vesikalar. bu yeni sisteme Ģer'-i cedid ve kâfirleri taklid nazarıyla bakarak. Sultân Selim de yakınlarına fazla itimad ederek devletin ruhu mesabesinde olan devlet sırlarını bu yakınlarına sohbetlerde fâĢ etmeye baĢlamıĢtır. Nizâm-ı Cedid'in temelinde bir sakatlık bulunmaktadır. devir dönmeye baĢlamıĢtır.. PadiĢahın mahrem olan yakınları ve müĢavirlerinin ve hatta saray personelinin eline ve diline düĢmüĢtür. Enver Zıya. Karal. Bu arada nizâm-ı cedid sebebiyle ikbal ve itibar sahibi olan insanları kıskananlar da boĢ durmamıĢlardır. Bonneval'in Osmanlı Bahriyesine Dair Raporu. sh. c. nizâm-ı cedid olmam" diyerek iĢi istismar etme fırsatı bulmuĢlardır. 232 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEK' nefreti bu âlemin bir eski âdetidir" kuralınca. 2. ı gelen he'jtrî yanlıĢ t" ai . 349 vd. fakirler ve r ve halk I atabeklerine j mamak gittin ġahviM» Z'KT. Nizâm-ı Cedid taraftarları ve yeniçeri taraftarları. Ġstanbul'daki devlet adamları da ikiye ayrılmıĢlardır. neticede Nizâm-ı Cedid adına toplanan paralarla. dirayetli insanlar da bulunsa da. IV. BaĢlangıçta çok güzel bir Ģekilde ulemâ ve devlet ricalinden bu konuda lâyihalar istenmiĢtir. devletin en yüksek tepesindeki insanlar da nasibini almıĢtır. Memleket içte ve dıĢta isyanlar ve harplerle kavrulurken. Selim'in yakınları. II. bu iĢi kendileri için menfaat kapısı görenler. Bunlara Osmanlı tarihçileri saltanatın atabekleri demektedirler. gayr-i müslimlere teĢebbüh ile onlardaki ilim ve fennin alınmasını birbirinden ayırmıĢlardır. Bu sebeple halka mal olamamıĢtır. Nizâm-ı Cedidci olarak görünmeye baĢlamıĢlardır. Nizâm-ı Cedid'i yürütüyor görünenler. servet yığmaya ve bu malları hesapsızca harcamaya devam edince. Nizâm-ı Cedidciler ise gündüz yârân sohbetine çevirdikleri Bâb-ı Âli'ye ve geceleri de kayıklarla mehtaba çıkar olmuĢlar. Lale Devrindeki musiki sohbetleri. c. "Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar. V. Yılmaz. sayı 14-15(1940). sh. 268-269. Halbuki yeni nizâmları uygulamak. Osmanlı Tarihi. 26-31. c. Nizâm-ı Cedid askerleri belli bir meblağa ulaĢınca. Bu lâyihalardaki ma'kul ve gayr-ı makul bütün teklifler. sh. Târih. saltanatın atabekleri denilen III. yeni vergilerle bunalan halk geçim derdine düĢünce. bu hareketi servet yığma vesilesi olarak görmüĢler. iĢi yürüten saltanat atabeklerinin aleyhine geçmiĢlerdir.Osmanlı Devleti'nin Durumuna Dair Rapor". meĢveretle değerlendirilip neticeye gidilecek yerde. Halk. c. Karal. Halbuki ilim ve hakikat ehli olanlar. 279-280. Ankara 1988. aleyhteki telkinlerin tesiriyle. bir takım hayır ve Ģerri birbirinden ayıramayan. rüĢvet kapıları sonuna kadar açılmıĢ. tam bir baĢıbozukluk içinde halkın içine karıĢmıĢlar. Belleten c. Bunu fırsat bilen saray hizmetlileri. sh. ĠhtiĢam ve sefâhet çoğalınca. Enver Ziya. Nizâm-ı Cedidi teĢvik eden devlet adamları servet yığmaya devam ettikleri gibi. I. sh. III. " devlet na • Bu!/ ::i ssndan ve "t Selirr v zumsj baĢlacia' i. Kâğıthane gezileri ve helva sohbetleri gittikçe artar hale gelmiĢtir. yakınları da bu fırsatı değerlendirince. fedâkârlık ve Ģahsî menfaatlerini ve rahatını terk ile mümkündür. Öztuna. Bunların içinde her ne kadar Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi. 171-183. sh. 1. 20. V. 113. 125. Bu eğlenceden sadece gençler değil.

a'yânları ve Ġstanbul'daki yeniçerileri yanlarına alarak Ġkinci Edirne Vak'asının meydana gelmesine sebep oldular. her türlü iftirayı yapar bir hale geldiler. Kadı Abdurrahman PaĢa komutasındaki Nizâm-ı Cedid ordusunun geri dönmesi ve bu isyancıların istediklerini elde etmeleri. Dördüncüsü. Artık hem Rumeli'ye doğru sefere çıkan ordu içinde ve hem de Ġstanbul'daki kahve köĢelerinde. Selim'in güvendiği yakınları ve müĢavirleri. Selim. Selim de tahttan indirilmiĢti. devleti istila edercesine. ötekiler de Avrupa'dan gelen her Ģeyi reddettiklerinden dolayı karĢı tarafı taassupla suçlar oldular. güzel bir baĢlangıçtır. Her ikisi de yanlıĢ bir yola girdiler. 234 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI Netice olarak. Bu isyanı durdurmak isteyen III.isyanı her tarafa yaymıĢlardı. Ġkincisi. âlimler. halka ve devlete ait her bilgiyi bunların vasıtası olmadan alamamak gibi büyük hatası de eklenince. Yakınları ne derse yapan ve fikrinde sebat etmeyen bir Ģahsiyete sahipti. Bütün bu sebeplerle muhalif grup iyice cesaretlenerek ve baĢta Sadrazam Ġsmail PaĢa olmak üzere küskün devlet adamlarını. Selim Ģehid edildi. Atâullah Efendi ve Köse Musa'nın tahrikleriyle ilga etmesi de. fayda sağlamamıĢtı. cezalandırılmayınca tam manasıyla Ģımardılar ve azıttılar. Sonra da IV. Boğaz Nâzın Mahmûd Râif (Ġngiliz Mahmûd diye meĢhurdur) PaĢa'yı parçalayan isyancılar. III. Buna PadiĢah'ın yakınındaki saltanat atabeklerine güvenerek. Yeniçeriler. saltanata fazlaca haris olduğundan. Bu aĢırılıklarından dolayı. Bu sırada III. ikbalden dolayı ne yapacaklarını ĢaĢırdılar. Osmanlı Devleti'nin kuvvetli olmasını istemeyen Fransız Elçisi Sabastiyani. Selim'e karĢı tavır aldı ve yukarıdaki sebepleri çok iyi kullanmaya baĢladı.ne. Mücâzât ve mükâfat gibi devlet terazisinin birini ihmal. Mustafa'nın tahrikleriyle. ġehzade Mustafa. Temmuz 1808'de III. III. lect PaĢa 5 larınj ı M cılarınl din azil Devlet'* Cedid a ve I1 ısyanc na»: Ces-: ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 233 ler ve müflisler buradan ayrılsın" demeye baĢlayınca. yeniçeri güruhu eğitimli askerlerin günden güne artmasından ve itibar kazanmasından dolayı. Selim kimseyi incitmek istemeyen ve yeri gelince azl ve ceza kurumlarını iĢletemeyen bir yaratılıĢta idi. Lüzumlu lüzumsuz her konuda Avrupa mukallidi olmaya baĢladılar. medeniyetin gereği olan Ģeyleri aĢarak. diğerini de tehlikeye atacağının farkında değildi. avam onları tekfir eder. BeĢincisi. Selim'in Nizâm-ı Cedid'i. alafranga adıyla çok lüzumsuz Ģeylere sarılır oldular. Selim ve çevresi ise. hem meĢru-gayr-i meĢru demeden tam bir Frenk hayatı yaĢamaya baĢlamıĢlar ve hem de hakir gördükleri halkı yeni yeni vergilerle periĢan etmiĢlerdir. saltanatın aleyhine her türlü dedikodu yapılıyordu. III. Bütün bunların etkisiyle. baĢta kendi sadrazamı olmak üzere. Bunu fırsat bilen bazı geri kafalılar da. Maalesef olanlar. Kastamonulu Kabakçı Mustafa adındaki bir neferi baĢlarına geçirerek. güzel projeleri kendilerine vesile ederek servetlerini arttıran ve bunu gayr-i meĢru yollarla yemeyi âdet haline getiren bir grup. ġah vâkıf gerekdir ahvâle * Vükelâya kal ursa vay hâle Zikredilen sebeplerden dolayı. Sefâhet ve ihtiĢamda haddi aĢtılar. Bir gün sonra III. iyilik gördüğü III. onları daha da azdırdı (1807). Selim'in aleyhine çevirdiler. Nizâm-ı Cedidcileri tahkir ve tekfir ettikleri halde. akıllı devlet adamları ve halk Nizâm -ı Cedid'in aleyhine geçmiĢlerdir. hiçbir zaman tasvip edilemeyecek olan bu çirkin olayları meydana getirmiĢlerdir. III. bazı menfaat gruplarının lehine ve ama devlet ile milletin aleyhine . isyana baĢlamıĢlardı. Topal ve riyakâr olan Atâullah Efendi'yi meĢihata getirmekle kalmamıĢ ve müfsid birisi olan Köse Musa PaĢa'yı da sadâret kaymakamlığına getirmiĢ. devlet ricalinin ve halkın itimadını kaybetmiĢtir. Bu ikisinin fitne ateĢini alevlendirmesiyle ayaklanan yeniçeri yamakları. Bu sırada nizâm-ı cedidin azılı düĢmanı olan Topal Atâullah Efendi ġeyhülislâmlık makamına geldi. Nizâm-ı Cedid. Böylece kamuoyunu III. Üçüncüsü. yeniçerileri Nizâm-ı Cedid aleyhine kıĢkırtmaya baĢladı. Selim. AvrupalılaĢma adı altında. hedefe PadiĢah da girmiĢtir. Köse Musa'nın Nizâm-ı Cedid birliklerini hileyle durdurmasından da yararla-narak.

VIII. kendi içlerinden çıkmıĢ ve ġam ile Kahire gibi ilim merkezlerinde tahsil görmüĢ olan bu âlime önce iyi bir nazarla bakmadılar. Netâlc'ül-Vukû'ât. taassup diyerek Nizâm-ı Cedidcilerin yaptıkları gayr-i meĢru iĢleri tasvip etmek ve bu hareketi sadece bir irtica hareketi olarak takdim etmek de yanlıĢtır138. ( ların baĢında yordu. sh. sh. Müseylemet'ülKezzâb nazarıyla bakanlar da çıktı. V. sh. asıl itibariyle Necid ahalisinden ve Hanbeli mezhebinin âlimlerinden olan Muhammed bin Abdülvehhâb'dır. Tamamen tek taraflı olarak anlatılan Ģekli için bkz. c. kabir ziya dilemenin asla cJ/ZJ tazim konusun ifrat etmiĢlerdir. 253-261. Ġbn-i TeymyyeJ peygamberler ve ev binde bulunmanın a olarak. I ĠĢte Necid ġeyttJ Ġbn-i Teymiyye Ġle I gerektiren Ģeyler ı tekfir etmeyenleri de I geçen Ġslâm davranmakla suç! Müseylimet'ül-Kenfcf Necid ġeyhi. c. Karal. sayı 116(1965). Müseylemet'ül-Kezzâb'ın memleketi olan Yemâme'ye bağlı olan Ayniyye'de 1143/1730 yılından itibaren kendi mezhebini yaymaya baĢladı. Buna karĢı ehl-i sünnet âlimleri de cevap ve reddiye mahiyetinde eserler kaleme almıĢlardır. Her konuda cahil ve bedevî olan Necid Arapları. Emir'i kandırdı. Muhammed bin Abdülvehhâb. Bilindiği gibi. III. Hatta tasvip edenlerin yanında. Vehhâbîller kendilerine Selefiye adını vermekte ve hedeflerinin Ġslâmı Hz. "Kabakçı Vak'asına Dair Bir Mektup". 186-230 (Meseleyi bütün yönleriyle anlatmaktadır. Belleten. Enver Zıya. c. çevreye tebliğ için mektuplar da göndermiĢtir. Peygamber zamanındaki safiyetine kavuĢturmak olduğunu iddia etmektedirler. Bunlar. ama teı çevreye akınlar il lenin ciddiyetini J deleleri . 138 Cevdet PaĢa. 600 seneden beri insanların dalalette kaldığını. Buna göre enbiya ve evliyanın birinden manen yardım talep edenler. bu görüĢlerini müdâfaa için kitaplar kaleme aldığı gibi. Öztuna. Müslüman denilenlerin müĢrik olduklarını. maalesef nezâket ve yumuĢaklığı tercih etmesiyle ve karĢılıklı hatalarla. Osmanlı Tarihi. Arabistan de Basra veya I du. O halde AvrupalılaĢmak diyerek Nizâm-ı Cedide körü körüne karĢı çıkmak da. 140. 473-475. sh. dolayısıyla bu konuda bir Ģeyi vesile kabul etmek caiz değildir (tevhid esası). Vehhâbîlerin temel inançları Ģöyledir: Allah'a doğrudan doğruya ibâdet etmek farzdır. sh. bunca emekler sarf edilerek meydana getirilen Nizâm-ı Cedid bir anda mahv edildi. 1766'da 39 yıldır Osmanlı Devleti'nin tayin ettiği Necid Emîri ve Der'iyye ġeyhi Muhammed bin Suûd'a müracaat etti. c. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür? Bilindiği gibi. UzunçarĢıh. c. Selim'in bizzat Nizâm-ı Cedid askerinin baĢına geçip de âsileri te'dip ile devleti esasından ıslah ve tanzim etmesi mümkün iken. vs derek halkı ¦ Suûd'un da Vehhâbf* ne gelmiĢtir. UzunçarĢılı. XXIX. 599-604. 41-43. Ġsmail Hakkı. Vehhâbîlerin ketfk uzaklaĢan ve ifrata p fetvalarıdır. Osmanlı Devleti Tarihi. Necid ġeyhi diye bilinen Muhammed bin Abdülvehhâb. Mustafa Nuri PaĢa. Mezhebine uyduğu takdirde büyük bir saltanata kavuĢacağını ifade ederek ve kızını da ona vererek. yerli em?*! HâĢimiler neslı«ta| Osmanlı Devlet! ve vicdan hı. I. Bu mezhebin kurucusu. inceleyerek ciddiyetinin Vehhâbi han diyor. Tarih. bu sebeple malları ve kanlarının helal olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini söylemeye baĢladı.olmuĢtur. adak ve tasadduk ve benzeri yollarla türbelere hürmet edenler hep müĢriktir. sh. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". 77-85. IV.

Önce hac için izin istediler. Ġbn-i Teymiyye ve Ġbn'ül-Kayyım da ifrat etmiĢlerdir. Göz göre göre tehlike geliyorum diyor. bu tasallut Ġl Kasım i Vehhâblle kümeti ile. 1805-1812 yılları arasında 7 yıl Medine'ye ve 1806-1813 yılları arasında ise 7 yıl Mekke'ye hâkim oldu. 1803 yılında Hicaz'a girdiler.için bir andlaĢm^ düzenlediği Abdülazlz bin I hükümet tes/sâ ele geçirdiler. Tâif'i ve Mekke'yi ele geçirdiler. bu konularda iyice yolunu ĢaĢırarak Ġbn-i Teymiyye ile Ġbn'ül-Kayyım'ın Ģer'an yasaktır dedikleri fiilleri. Hatta bu fiilleri Ģirk kabul edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. Osmanlı Devleti. Hatta bu fiilleri iĢleyenleri tekfir etmeyenleri de kâfir ilan etmeye baĢlamıĢlardır. ĠĢte Necid ġeyhi Muhammed bin Abdülvehhâb. üstadına tabi olarak. baĢlangıçta Vehhâbi hareketine tepki göstermedi. durumun ciddiyetinin farkında değildi. Osmanlı Devleti. vatandaĢtan alınan zekât dıĢındaki vergilerin de caiz olmadığını iddia e-derek halkı yanına çekmeyi planlamıĢtır. Kasım 1803'de Abdülaziz vefat etti ve yerine 1787'den beri babasına vekâleten Vehhâbilerin reisi olan oğlu Su'ud bin Es-Su'ûd geçti. durum değiĢti ve Vehhâbiler Arabistan'da müstakil bir hükümet tesis etmeye muvaffak oldular. tamamen küfrü gerektiren Ģeyler olarak takdim ve ilan etmeye baĢlamıĢtır. ancak Mekke âlimleri durumlarını inceleyerek bâtıl itikâdlarından dolayı bunlara izin vermedi. Mekke ise. Kendisinin müctehid-i mutlak olduğunu iddia eden ve Müseylimet'ül-Kezzâb ile yapılan harpte Ģehid düĢen sahabelerin kabirlerini yıktıran Necid ġeyhi. Bu Necid ġeyhi. Nihayet Emir Muhammed'in yerine Abdülaziz bin Suud geçince. Artık 1745 yılında Necid Emiri Muhammed bin Suûd'un da Vehhâbî olmasıyla. Zira tam bir din ve vicdan hürriyeti vardı. sahabelerden nicelerini da hatalı davranmakla suçlamıĢtır. Hicaz Beylerbeyi ġerif PaĢa. Bilindiği gibi. Arada sırada Vehhâbilerin çevreye akınlar düzenlemesi ve hatta Fas Hâkiminin onlarla akraba olması dahi meselenin ciddiyetini gösterememiĢti. kabir ziyaretinin aleyhinde Ģiddetli fetvalar verdiği gibi. kısa bir zaman sonra Mekke'yi geri aldıysa da. bu tasallut Ġslâm âleminde onların tanınmasına sebep oldu. Osmanlı Devleti zamanında asıl Arabistan. Temmuz 1805 tarihinde. ama tedbir almak kimsenin aklından geçmiyordu. i da. asırlardır gelip geçen Ġslâm âlimlerini dalâletle suçlamakla kalmamıĢ. Vehhâbîlik hem dinî ve hem de siyasî bir hareket haline gelmiĢtir. 1795 ve 1798 yılında Vehhâbiler üzerine düzenlediği hareketler ciddi bir netice vermedi. yerli emir ve Ģeyhleri sadece koordine etmekteydiler. bazı meselelerde itidal yolundan uzaklaĢan ve ifrata giden Ġbn-i Teymiyye ve onun talebesi Ġbn'ül-Kayyım'ın bazı fetvalarıdır. Hatta 1798 yılında ġerif Gâlib ile Abdülaziz arasında hac için bir andlaĢma yapıldı. ġerif Gâlib'in 1790. Bunlar. Hatta kazaskerlik makamına gelmiĢ bazı âlimler dahi. tamamen HâĢimîler neslinden gelen ve ġerîf denilen idareciler tarafından yönetiliyordu. 7 yıl Mekke'mi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 235 Vehhâbilerin kendilerine kaynak aldıkları görüĢler. Maalesef gittikçe güçlenen hükümeti ile. kabir ziyaretinin. yerli hanedanlar ve bunların baĢında bulunan Ģeyh veya emîr denilen mahalli idareciler tarafından idare ediliyordu. Ġbn-i Teymiyye. Vehhâbi hareketiII 236 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY . kabirlerde kurban kesmenin ve ehl-i kuburdan manen yardım dilemenin asla caiz olmadığını ısrarla ve sert bir üslupla anlatmıĢtır. peygamberler ve evliya kabirlerinde namaz kılmanın ve bunlardan manevi yardım talebinde bulunmanın asla caiz olmadığını müdâfaa etmiĢtir. Kısaca türbelere tazim konusunda halkın ifratına karĢılık. Osmanlı Devleti. Vehhâbi hareketinin mahiyetini anlamakta âciz idiler. Arabistan'ın batı kesimini Cidde'de oturan Osmanlı beylerbeyisi ve doğu kesimini de Basra veya Bağdad beylerbeyisi ve bir zamanlar da Lahsâ beylerbeyisi idare ediyordu. Ġbn-i Kayyım da. Mekke ġeriflerinin mesela ġerif Gâlib'in karĢı mücadeleleri muvakkat tedbirlerdi.

Seyyare Üçüncü Kadın Efendi. 1831 yılında bu sefer kendisi isyan etti. XXIX. kültürü zayıf ve saltanata karĢı haris bir insandı. 28 Temmuz 1808'de Bâb-ı Âli'yi basarak sadrazamdan mührü aldı. Selim'den devlet idaresi. Behîç ve Tahsin Beylerden oluĢan bu ekibe Rusçuk Yârânı denmektedir). Ancak bunu dinlemeyen Alemdar.4. Kısaca basit bir fikir hareketi olarak baĢlayan Vehhâbilik. Mustafa. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz? IV. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. arkasından Topkapı Sarayına geldi. XXX. ġeyhülislâm Atâullah Efendi ve Sadâret Kaymakamı Musa PaĢa'nın isteklerine göre devleti yönetmeye baĢladı.! sadece o ve deı gelen C Alemdlrl Sekbân-ı Efendi Ġter j ntv Selim'ing Mahmûdl bite. VIII. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? II. Abdülhamid'in NakĢ-ı Dil Valide Sultân'dan dünyaya gelen küçük oğludur. Abdülhamid'in AyĢe Sîneperver Valide Sultân'dan doğan büyük oğludur. I. Temmuz 1808'de Ġstanbul'a gelen Alemdar. saf. Hal' edileceğini ve III. Maalesef bu talimatı alan Enderûnlular. 2. 3. foğludur. Tarih. Mustafa. 470-471.ni tasfiyeye söz veren Mehmed Ali Ağa'yı Mehmed Ali PaĢa sıfatıyla Mısır'a beylerbeyi olarak tayin etti.Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi. l\ III. Oğlu Ġbrahim PaĢa'nın 1830'da Der'iyye'yi iĢgal etmesi ile Vehhâbi meselesini halleden Mehmed Ali PaĢa. 282-325.Dil-pezîr Ġkinci Kadın Efendi. Mahmûd. Mustafa. c. sh. PadiĢah Alemdâr'a teĢekkür ediyor ve Tuna Beylerini boĢ bırakmayarak dönmesini arzuluyordu. adı geçen Suu-dîlerin torunlarının ipleri ele almasıyla Suudi Arabistan Hükümetinin resmî mezhebi oldu139. Rusçuk Yârânı-na burada PadiĢahı tevkif etmesini tavsiye ettilerse de.1808 tarihinde Osmanlı tahtına sıkıntılı bir Ģekilde oturdu. IV. Nizâm-ı Cedid aleyhinde olanların yanında göründü ve 29 Mayıs 1807'de Osmanlı tahtına çıktı. Öztuna. Selim'in tekrar tahta çıkarılacağını anlayan IV. Râmiz. Ġhtilâlciler. Mustafa. ih. II. PadiĢahın Hatt-ı Hümâyûnu ile birlikte elde ettiler (Rebiülevvel 1222/1807). Nizâm-ı Cedidin gayr-i meĢru olduğunu ve PadiĢahın asla yeniçerilere müdahale etmemesi gerektiğini ihtiva eden taahhüdnâme mahiyetinde bir hücceti. Selim'e karĢı vefalı davranamadı. Adlî mahlası ile Ģiirler yazan ve Mayıs 1813'den itibaren Gazi unvanını kullanan II. Ġhtilâlcilerin baskısından bıkan IV. Bazı tarihçiler onu Kanuni'den sonra en büyük padiĢah olarak vasıflandırırken. Selir-epeyce c unvanım 4 yüzünü I padiĢah ı büslerlnı hayrfyea Birinci i bulunduğu «| cezalandın1"!?! gerekli ısfcsj idareyi del alındı ve Wl Mustafa Pî)<*| de Sen«R& imzalandı. Hep iyilik gördüğü amca-zâdesi III. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ) 142. 1. II. MUSTAFA DEVRĠ Sultân is (YENĠL! 142. Mahmûd. yaptığı ıslâhatlarla ve özellikle de Osmanlı Devleti'nin yüzünü batıya çevirmekle meĢhurdur. hemen karĢı planını uyguladı ve III. dairesini basarak III. Kabakçı Mustafa baĢta olmak üzere. Refik. c. ihtilâlcileri tasfiye gayesiyle Alemdar Mustafa PaĢa'yı ordusuyla beraber Ġstanbul'a davet etti. musiki ve devlet adamlarıyla münasebetler konusunda epeyce ders almıĢtı. Emîne II. IV. 28. Harem hüddâmınm yardımı ile kurtarıldı ve Alemdâr'ın desteğiyle kendisine bî'at olundu. yolda iken Kabakçı Mustafa'yı katletmiĢti ve bu sebeple de Davud PaĢa Sarayı'nda PadiĢah tarafından karĢılandı. sh. Mahmûd'un öldürülmesi için talimat verdi. 141. Selim'i Ģehid ettiler. Mahmûd'un Ģahsiyeti. Ġlk olarak ihtilâlcilerin arzularını yerine getirdi ve Kabakçı Mustafa.SULTÂN IV. I. Selim ile II.SULTÂN II. Mahmûd ise. 2 gün sonra vasıfsız bir ġeyhülislâm olan Atâullah Efendi azl edildi ve ekibi de tasfiye edildi. I. Alemdar buna yaklaĢmadı.ġevk-i Nûr BaĢ Kadın Efendi. bazıları da batılılaĢma yolundaki . -i yenicenle 139 Cevdet PaĢa. Mustafa. MBĠLĠNMEYEN OSMANLI 237 Sultân isminde bir tek kızı vardı ve o da hemen vefat etmiĢtir140.7. Osmanlı Devleti Tarihi. Bu arada Nizâm-ı Cedidcilerin bir kısmı öldürülmüĢ ve bir kısmı ise Rusçuk A'yânlarından vezir Alemdar Mustafa PaĢa'ya sığınmıĢlardı (Galip. Dünya SavaĢında. manii I II. Ģahsiyeti. Amca-zâdesi III.

IX. Selim'in Ģahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması ve ikincisi de devletin içine düĢtüğü sıkıntıdan kurtulabilmesi için gerekli ıslâhatın yapılması. Önce devletin eyaletlerdeki elini gevĢetmesinden dolayı idareyi ele alan derebeyler ve a'yânları. c. Kısaca Anadolu Beylikleri haline gelen Osmanlı Devleti. 2. Ġyi niyetli ama kültürü zayıf olan bu devlet adamı. 230-456. BükreĢ çevresinde bir Sırp Prensliği kurdurulmasını kabul ettirmekle asıl tavizini almıĢtı. Mustafa da boğduruldu (Ka140 Asım Tarihi. Romanya'yı elde etmek ümidiyle Osmanlı Devleti'ne karĢı savaĢ ilan etti. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Yeniçeri yine beceriksizliğini ortaya koymuĢtu. II. sh. Mahmûd ona güveniyordu. Ağustos 1810'da Varna'yı almak istediler. kendi adamları dıĢında savunmaya yardım gelmeyince. Fener Patrikhanesinin Orta Kapısı önünde Nisan 1821 tarihinde idam etti.1812 tarihinde Ruslarla BükreĢ Muahedesini imzaladı. Neticede ulemânın tavassutu ile 18 Kasım 1808'de sekbân-ı cedid lağvedildi ve kısmî tavizlerle isyan bastırıldı. iç karıĢıklıkları fırsat bilerek. sh.1807) Osmanlı ile mütâreke imzalayan Rusya. Patras BaĢpiskoposu Germanos'un liderliğinde 12 ġubat 1821'de Rum Ġsyanının yani Yunan Ġhtilâlinin baĢlamasına sebep oldu. Fransa ile olan savaĢına rağmen. c. vak'a-i hayriye adı verilen yeniçeri ocağının kaldırılıĢına göre iki safhaya ayırmak yerinde olur: Birinci Saltanat Safhası: Tahta çıktığında devletin halletmek mecburiyetinde bulunduğu iki mesele vardı: Birincisi. Bunu. iĢi azıttı ve Topkapı Sarayı'na hücum ettiler. Ocak 1822'de Yunanistan'ı kurduklarını ilan ettiler. IV. Yeniçeri ise ona karĢı bileniyordu. 28. Neticede Sened-i Ġttifak adıyla devletin vükelâsıyla a'yân ve derebeyler arasında bir sened imzalandı. Yunan Ġhtilâlinin de çıkmasına sebep oldu. Alemdar Mustafa PaĢa'nın arzusuyla Ekim 1808'de Nizâm-ı Cedid'i ihya manasına gelen Sekbân-ı Cedid askerinin kurulması takip etti ve baĢına da Rusçuk Yaranından Behîc Efendi Umûr-ı Cihâdiye Nâzın olarak tayin edildi. Sırpların muhtariyet elde etmesi. Kavalalı Mehmed Ali PaĢa'nın oğlu Ġbrahim PaĢa'yı kuvvetleriyle yardıma göndermesi üzerine. Bunun üzerine 4000 kiĢilik sekbân-ı cedid askeri yanında donanmay-ı hümâyûna bağlı gemilerden Yeniçeri Ağasının bulunduğu yere toplar atılarak saltanat muhafaza edilmeye çalıĢıldı ve hatta Süleymaniye Camiinin bir minaresi yara aldı. sh. devlet namına asker toplanacak ve ancak a'yân ve derebeylerin haklarına da müdahale edilmeyecekti. asırlarca Müslümanlar gibi hak ve hürriyetlerine riâyet ettiği Rumların böyle bir isyan çıkarmalarına ĢaĢırdı ve yüzlerce Müslümanın kanının akmasına yol açan bu hareketi tahrik eden Cihan Patriğini. III. ġeyhülislâmın fetvası alınarak IV. Osmanlı Tarihi. III. devlete itaat eder hale getirme meselesi ele alındı ve davet edilince askerleriyle Ġstanbul'a gelen a'yân ve derebeylerinin. ĠĢin arkasında 1814'de gizli olarak Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria ve Fener Patriği Gregorios ile Fener Beyleri vardı. Buna göre her yerde devletin kanunları ve emirleri geçerli olacak. c. Uluçay. 84-88. Tohumları daha önceleri atılan bu ihtilâl neticesinde Yunanlılar. Temmuz 1809'da Sadrazam Yusuf Ziyâeddin PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusuna yenilen Rus ordusu. güvenilmeyen kiĢiliğinden dolayı menfi cevap veren Osmanlı Devleti. önce geri çekildi. Haziran 1827'de Yunan Ġhtilâli bastırıldı. II. Selim'in Ģahadetine engel olamadığı için çevresi tarafından tenkit ediliyor idiyse de. Ulemâ sınıfı. vergiler sadece devlet hazinesinde toplanacak.119.5. Bu olay. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa. Rusçuk Yârânı denilen ekibin elemanlarını ö-nemli makamlara getirmiĢti. Devletler ve Hanedanlar. Kasım 1808'de yeniçeriler sarayını bastılar. . Karal. Alemdar Mustafa PaĢa'ya olan güvenleri sebebiyle umumi bir meĢveret meclisi toplandı. Ġsyan eden yeniçeriler. Napolyon Bonapart'ın ısrarla Rusların iĢini bitirelim teklifine. yeniden büyük devlet olmaya söz veriyordu (Eylül 1808). Öztuna. 2-41. usul ve âdâb bilmediğinden dolayı. ancak sonradan tecâvüzlerini sürdürerek Poti'ye kadar geldi. c. c. Cevdet PaĢa. sh. kendini hapsetti ve cephanenin bulunduğu binayı tabancasıyla ateĢe vererek Ģehid oldu. sh.Ģekilde kalmıĢ teĢebbüslerinde dolayı tenkit etmektedirler. II. bazı çiğ hareketleri sebebiyle aleyhine geçtiler. baĢlarına Prens Mavrokordato'yu geçirerek. Tarih. Ancak Rusya'nın desteğini arkasına alan Rumlar. 191-208. Mahmûd'un saltanat yıllarını. Mustafa zamanında (25.8. baĢarılı olamayıp geri çekildiler. Romanya'yı iade eden Ruslar. Mora'yı ele geçirdiler. sh. 245 238 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 05MMJ sim 1808). 34-42. Hadise karıĢınca. V. Osmanlı Devleti. VIII.

Haleb ve Hatay'ı alarak Konya'ya kadar geldi (Kasım 1332). Osmanlı Devleti'ni meĢgul etmek için yeterliydi. Ruslarla imzalanan Eylül 1829 tarihli Edirne Muahedesi ile de Tuna Deltası ve Kafkasya tamamen Ruslara bırakıldı. aralarında Temmuz 1827 tarihli Londra Protokolünü imzalayarak Yunan meselesini kaĢımaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne otonom bir Yunan Prensliği için tazyik etmek üzere donanmalarıyla Ġyonya Denizine kadar geldiler. ancak ordusuz olmasına rağmen Osmanlı Devleti Rusya'ya harb ilan etti (Nisan 1828). Mahmûd'un 17. PadiĢah. Fransa ve Rusya. Bunu diğer ıslâhatlar takip etti. 'M çekten imaret". Osmanlı Devleti'nin eyâlet askerleri dıĢında düzenli bir ordusu kalmadığını gören Rusya durumdan istifade etmek istedi.Artık halk ve devlet nezdinde yeniçerinin sonu gelmiĢti. Maalesef bu arada Fransa 1797'de Cezayir'den aldığı borcu ödemediği için 1827 yılında bölgeyi idare eden ve dayı denilen Osmanlı Beylerbeyi Ġzmirli Hüseyin PaĢa'nm Fransız Konsolosunu tokatlaması üzerine. Fransa ve Ġngiltere'nin araya girmesiyle. ĢımarmıĢtı. Rus harbine asker göndermeyen Mısır Beylerbeyisi Kavalalı Mehmed Ali PaĢa da. Haziran 1826'da yani II. Bu arada Sisam adasına da Aralık 1832'de otonom verildi ve 1913'de Yunanistan'a katılıncaya kadar bu statü devam etti.i ve Ġzmir'e vsi'i'I misini boğaza f düĢünmeye b dolu'dan çekilft Trablus. Haleb ve Adana). 1838'de Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticâret AndlaĢması ile müthiĢ tavizler kopardı. Ġbrahim PaĢa'yı sevinçle karĢıladı. Tamamen Osmanlı Devleti'nin bir veziri gibi davranan ve halka zarar vermeyen Ġbrahim PaĢa. sırasıyla Akka. Fransa'm sa'nın sömürgs'Ġ Rus harljid da. Sayda. sadrazam esir alınınca geri döndü ve Mısır meselesi milletlerarası bir problem olmaya baĢladı. Osmanlı sadrazamı olarak devlete hâkim olmak istiyordu. Ġkinci Saltanat Safhası: Yeniçeri ocağı lağvedilip yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla eğitimli ve düzenli bir askerî teĢkilât kurulunca.: kaldı ve bu «¦ lanan Eylül 1 Ruslara bırakı Osmanlı I lan ilk de 1913'de Yunanı* Maalesef 6y ı yılında bölgeyi ida Fransız Koni kardı ve Temmu! Devleti. Mehmed Ali isyanını kullanan Ġngiltere. Mehmed Ali PaĢa Anadolu'dan çekildi ve kendisine yedi Osmanlı eyâleti birden verildi (Mısır. Artık Cezayir Fransa'nın sömürgesi oluyordu.i si milletlerarss :i| gibi davranan?. Ġbrahim PaĢa. ĢımarmıĢtı. Fransa ve Prusya müdahale ettiler. doğuda Ahıska'ya ve batıda ise Varna'ya kadar gelince durum tehlike arz etmeye baĢladı. o da 10 harb gemisini boğaza gönderdi. Çar'dan yardım istedi. 12-2 14. Temmuz 1833'de imzalanan Hünkâr Ġskelesi Muahedesi ile Rusya da bazı tavizler kopardı. Üç devlet de özür diledi. Sadrazam ReĢîd Mehmed PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusu üzerine geldiyse de. ancak Osmanlı Devleti. diğer devletler de bu fırsatı nasıl değerlendirebileceklerini düĢünmeye baĢladılar. ġam. II. Cidde. ġam. Artık müstakil olan Eflak ve Boğdan.* yen Sayda Va»r tin'e gönderdi >:aj alarak Konya'ya« halk. Ancak Fransa Eylül 1829'da Mora'yı iĢgal etmiĢ % *î< manii Devleti J^. Bunun üzerine duruma Ġngiltere. Sırp ve Yunanistan prenslikleri. Yunanistan Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk devlet oldu. Fakat Ruslar. Mısır'ı gerçekten imar etmiĢ ve orada itibar kazanmıĢtı. ġubat 1833'de Kütahya'ya girdi ve Ġzmir'e vali tayin etmeye kalkıĢtı. Rus mağlubiyetinden yeni çıkan Osmanlı Devleti. Mahmûd'un inkılâblarına kırgın olan halk. Bu arada düvel-i mu'azzama adı verilen Ġngiltere. Osmanlı sanayiini engelleyen ve Osmanlı topraklarını Ġngiliz mallarına açık . Ekim 1827 tarihli Akkerman Muahedesini imzalayarak Sırbistan ve Romanya'nın muhtariyetlerini biraz daha arttırıp tehlikeyi önlemeye çalıĢtı. Batıda Silistre'yi ve doğuda ise Erzurum'u teslim alan Ruslar. Ġbrahim K Osmanlı ordua. Fransa Cezayir'e Haziran 1830'da asker çıkardı ve Temmuz 1830'da Ģehri teslim aldı. devletin içerdeki problemlerinden biri ortadan kalkmıĢ oldu. öl hedesi ile Un MehmedH AndlaĢmasi i Büyükelçisi« istediği sonıfl| Osmanlı ord ğindeydiveljl KADIN 8 Ġkinci Kadı BeĢinci Kadına BaĢ Kadın E Hâciye Hosii Ġkinci Kac Efendi. Fransa'nın tehdidi üzerine donanmasını bile gönderemedi. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Ağustos 1829 tarihinde Londra Muahedesini imzalamak mecburiyetinde kaldı ve bu andlaĢma ile bağımsız bir Yunanistan Prensliği kuruluyordu. Sulh halinde oldukları bir devlete aniden yaptıkları Navarin Baskını ile Osmanlı Donanmasını hatırdılar (Ekim 1827). Trablus. Filistin'e kaçan fellâhları geri göndermeyen Sayda Valisi Abdullah PaĢa'nm tavrını sebep göstererek oğlu Ġbrahim PaĢa'yı Filistin'e gönderdi ve burayı iĢgal etti. Ağustos 1829'da Edirne'ye girdiler.Hüsn-IĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI 239 iĢgal etmiĢ ve Kavalalı'nın oğlu Ġbrahim PaĢa Mora'dan ayrılmıĢtı. ġam. Saltanat yılında Vak'a-i Hayriye adıyla yeniçeri ocağı lağv edildi.

2-382.Nurtâb Dördüncü Kadın Efendi. devlete itaatlerini temin etmek ve devletin emirlerinin her yerde geçerliliğini sağlamaktı. Buna karĢılık a'yân ve derebeylerinin de emin olmaları gerekiyor ve devletten taahhüt istiyorlardı. 246-254. . I. Tarih. sh. 5) Ġsyan eden ocaklara karĢı. 3Hâciye Pertev-Piyâle Nev-fidân BaĢ Kadın Efendi. Londra Büyükelçisi olan Mustafa ReĢid PaĢa idi. sadrazamlık tarafından adı geçen a'yânlara ve benzerlerine da'vetnâmeler gönderildi. XI. X. c. Ahmed Lütfi. Ġstanbul 1292. ĠĢte bu a'yân ve derebeylerin itaat altına alınmaları için Ġstanbul'da umumi bir meĢveret yapılarak herkesin ittifakıyla gereken ıslâhatı yapmak ve devlete iĢlerlik kazandırmak üzere. büyük bir eyâlette bağımsız bir hükümet gibi davranmakta ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti'nin emirleri geçerli olmamaktaydı. Mustafa Nuri PaĢa.ġehzade Sultân Abdülaziz.ġehzade Sultân Abdülmecid I. bütün a'yân ve hanedanlar devletin yanında yer alacak.Âlî-cenâb BaĢ Kadın Efendi. c.Misl-i Nâ-yâb Ġkinci Kadın Efendi. Ġstanbul 1291.Pervîz-felek Dördüncü Kadın Efendi. 191-208. c. 12. sh. sh. 4. sh. 23. 16-Tiryâl Hanımefendi. gayet açık sözlü olarak ve biraz da patavatsızca bir açılıĢ konuĢması yaptı ve bu samimi konuĢması herkesçe takdir edildi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. XII. 2.ġâh Sultân. c. 5.Zeyneb Sultân. 2.ġehzade Murad.' tır .Vuslat Üçüncü Kadın Efendi. sh. sh.ġehzade Mehmed.120-138. 22. 4) Bunlara muhalefet edilirse.Bezm-i Âlem Valide Sultân.Cemîle Sultân141. 6. Neticede Ģu esasları taĢıyan bir sened-i ittifak hazırlanmasına karar verildi: 1) Her halükârda devletin emirlerine uyulacak. 21. 4. 53-93. sh.ġehzade Bâyezid. 18. IV. Ġstanbul 1302. 11. 2-332. Ġkinci Ġkbal240 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dir. c. Ebr-i Reftâr Ġkinci Kadın Efendi. 13. Sultân Abdülaziz'in annesi ve BeĢinci Kadın Efendi. bu andlaĢmadan istediği sonucu alamadı ve Mehmed Ali PaĢa 6 yıl sonra tekrar Nizip'e kadar geldi ve Osmanlı ordusunu yendi (Haziran 1839). Tarih. yer yer ortaya çıkan a'yân ve derebeylerin kimi bir kazada. c. Ġstanbul 1293. 16. 5. I. II. Öztuna.ġehzade Nizâmeddin. 2-382. Üçüncü Ġkbal. Dördüncü Ġkbâl. 19. V. al. 15.Hüsn-i Melek Hanımefendi. 20. Nizâm-ı Cedid'in ilgasından sonra dağılan eğitimli askerlerden beĢ altı bin kiĢinin baĢı olarak Kâdî Abdurrahman PaĢa da davet edildi. X. c.Zer-nigâr Üçüncü Kadın Efendi. Devletler ve Hanedanlar. 10. 9. 2-184 (1255'e kadar) Karal. c. Hatta Bilecik Derebeyi Kalyoncu Mustafa. 9. uzun zamandır Osmanlı Devleti'nde eyâletlerle saltanat merkezi arasındaki idarî bağ tamamen zayıflamıĢ. Mahmûd ölüm döĢe-ğindeydi ve 7 gün sonra Temmuz 1839'da vefat eyledi. Anadolu'da Bozok Mutasarrıfı Cabbar-zâde Süleyman Bey ve Saruhan Mutasarrıfı Karaosmanoğlu Ö-mer Ağa gibi a'yânlar. 6.Mihrimah Sultân. te'dibi için bütün a'yân ve hanedanlar da'vacı olabilecek. 17-Lebrîz-Felek Hanımefefendi.Âdile Sultân. Cevdet PaĢa. Bağımsızlık sevdasına düĢmüĢ bu a'yânların davet ile gelmeleri zor görünse de. 2) Her yerde kamu gelirleri Hazine adına toplanacak. 8. 7. 2310.Münîre Sultân.Ayn-i ġah Sultân. 7-Hâciye HoĢ-yâr Ġkinci Kadın Efendi.ÂĢûb-i Can Ġkinci Kadın Efendi. 12. c. Nitekim Osmanlı Devleti. BaĢ ikbal. II. Alemdar PaĢa'ya güvenmeleri ve merkeze geldiklerinde tutuklanmamalarına olan inançları bu harekette mühim rol oynadı. 8. sh. c. sh. II.Zeyn-i Felek Hanımefendi. 17.Atiyye Sultân. kimi sancakta ve kimi de bir eyâlet çevresinde diledikleri gibi idareyi yürütür olmuĢlardı. c. ÇOCUKLARI: 1. 143. 15-RâbPa Sultân. 2268. 6) A'yân 141 Asım Tarihi.ġehzade Ahmed. Bu bozgun sırasında II. Mısır krizi devam ediyordu. 87-167. 10. Osmanlı Tarihi. c. IV. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh.Fatma BaĢ Kadın Efendi. Kalyoncu Mustafa dahil olmak üzere. Tek hedef.Hamide Sultân. sh. 11. c. birkaç defa PadiĢah fermanını dinlememiĢ ve getirenleri azarlamıĢtı. sh.Hayriye Sultân.AyĢe Sultân.ġehzade Mehmed. c. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa'nın kendisinin de a'yân olması ve bu konudaki samimiyeti. 2-420. 3) Sadece ve sadece Devlet adına asker toplanabilecek. Mesela Rumeli'de Sirozlu Ġsmail Bey.Pertev-niyâl (Nihâi) Valide Sultân. 3-ġehzâde Abdülhamid. sh. 2-214. Uluçay.Fatma Sultân.bir Pazar haline getiren bu andlaĢmanın mimarı.Sâliha Sultân. Alemdar Mustafa PaĢa. Netâyic'ül-Vukû'ât. V. Abdülmecid'in annesi ve Ġkinci Kadınefendi. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir? Bilindiği gibi. IX. ĠKBALLERĠ: 14. III. sh. baĢlıca a'yânların askerlerini alarak Ġstanbul'a gelmelerine vesile oldu. 2-374. 2-200 (1255'ye kadar). 14.

• lerire ¦<"¦: BĠLĠNMEYEN OSMANLI 241 ve hanedanlara ittifakdaki bu Ģartlara aykırı davranmadıkları sürece taarruz ve müdâhele edilmeyecek. Böyle bir sözleĢme. belki zayıflayan icra gücünü yeniden kuvvetlendirmek ve iĢlerlik kazandırmak üzere. ĠL t la-olar. hiçbir Ģekilde anayasal bir belge değildir. 1241/1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapattıktan sonra kendisini daha güçlü hisseden II. gerçi devletin bağımsızlığını zedeler. sh. Divan-ı Hümâyûn fonksiyonunu kaybedince onu teĢkil eden idarî birimler de önemlerini yitirmiĢler ve bu gün de devam eden nezâret usulü (bakanlar ve bakanlar kurulu i. Kara Osman-zâde Ömer. Lüzumlu görülen kanunları.r ı. Yeniçeri Ağası. Mahmut. 90-94. c. Sened-i Ġttifak. yürütmenin yüksek bir kurulu mahiyetinde bulunan Dâr-ı ġûrây-ı Bâb-ı Ali'dir.. Divan-ı Hümayun'un adlî yönünü devam ettirmiĢtir. Yani her iki kurul da yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıĢlardır. Bu meclis.9.I '. Nakîb'ül-EĢrâf. 11 Muharrem 1254/1837'de kurulan bu müesseseler. 144. ancak bağımsızlığın tamamen kaybedilmesine göre daha az zararlı olan bir düzenlemedir142. Defterdar. merkezî teĢkilâtta Ģu önemli değiĢiklikleri yapmıĢtır: Merkezî teĢkilâtın çekirdeğini oluĢturan Divan-ı Hümayun'un bir Ģûra meclisi olma özelliğini kaybetmesinden dolayı meĢveret usulünü yeniden canlandırmak ve Divan-ı Hümayun'un daha önceleri ifa ettiği icra ve yargı görevini birbirinden ayırmak üzere iki önemli yüksek kurul teĢkil edilmiĢtir: Birincisi. eski Divan-ı Hümayun'un görevlerini üstlenmiĢ ve baĢta yeni ihdas edilen nezâretlerin reisleri olmak üzere büyük devlet adamları bu kurulların üyesi olarak toplantılarına katılmıĢlardır. Osmanlı Tarihi.Cevdet PaĢa. Sadâret Kethüdası. IX. 5-' c E. Ģeklî olmaktan öteye geçememiĢtir. 400 senelik Osmanlı idarî teĢkilâtını Tanzimat'tan sonra kemalini bulacak olan yeni Ģekle sokmayı baĢarmıĢtır.1808'de imzalanan bu Sened-i Ġttifak'ın altında baĢta Sadrazam.. 242 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ . Karal. Devletin idarî fonksiyonunu icra görevi tamamen bu müesseseye devredilmiĢtir. Ġstanbul Kadısı. Târih. Umûr-ı Bahriye Nâzın. II. bağımsızlık anlayıĢına aykırı görünse de. memleketin ihtiyaç duyduğu çeĢitli idarî. Yaptığı yeniliklerin çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin merkez teĢkilâtına aittir. ġeyhülislâm. ka. Sirozlu Ġsmail ve Çirmen Mutasarrıfı Mustafa gibi a'yân ve devlet ricalinin imzası bulunmaktaydı. Ancak Avrupa'yı kuru kuruya taklitten ibaret olan bu rüzgar. etkili bazı millet temsilcileri ile devletin temsilcileri arasında yapılmıĢ bir kamu sözleĢmesi mahiyetindedir. Kazaskerler.s • Yi' s a. 144. [. Cabbâr-zâde Süleyman. 29. uzun zamandır meydana gelen suiistimaller ile devlet bünyesinde açılan yaraların baĢka türlü tedavisine imkân bulunmuyordu. ReisülKüttâb. Anadolu Beylerbeyi. V. Divan-ı Hümayun'un yasama yetkisini ve kazaî görevini ifa etmek üzere kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'dir. adlî ve malî konularda gerekli düzenlemeleri yapma görevi bu meclise verilmiĢtir. 332-339. cu * manii t tıktan s değiĢil Hüm dır. Gerçi devlet ile kendi vatandaĢlarından olan bir grup bey ve ağalar arasında bu Ģekilde bir ittifâknâme tanzim olunması ve yürütme gücünün belli Ģartlarla kayıt altına alınması. c. Ġkincisi ise. 3-9. Mahmut. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte e-dilmiĢtir? II. sh.

tam manasıyla bir çöküĢ ve yıkılıĢ devri olmuĢtur. Ģekle yönelik olarak yapılmıĢtır.Ģekli) benimsenmeye baĢlanmıĢtır. II. halk onu alkıĢlamayacaktı. I I. Merkez TeĢkilâtı. Asya'ya çekilmeye mecburuz" sözü yanlıĢ tatbik edilmiĢtir. 156-160.Sadâret Kethüdâlığı ilga edilerek Umûr-i Mülkiye Nazırlığı (içiĢleri Bakanı) ihdas edilmiĢtir (1251/1835). XII. Bu yüzden yapılan ıslâhat. bu basit ve öze yönelik olmayan batılılaĢma örneklerindendir. I. bütün ıslâhat hareketlerine rağmen. Mahmûd'un resimlerinin asılması. setre. -Bâb-ı Âli ÇavuĢbaĢılık unvanı De'âvî Nazırlığına (Adliye Bakanlığı) dönüĢtürülmüĢtür (1252/1836). 374-375.. Karakoç. . Devlet dairelerinde II. sh. Tarih. . ¦ .ÇeĢitli vakıflara ait idarî teĢkilâtlar birleĢtirilerek 1242/1826'da Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti kurulmuĢtur. UzunçarĢılı. Ter. ġeyhülislâmlığın da bir nezâret gibi kabul edilmesinden sonra. 1254/1838 tarihinde sadrazam ve sadâret tabirlerinin yerine baĢvekil ve baĢvekâlet ifâdeleri ikâme edilmiĢtir. » münâsebetleriK Çarı Aleksanttj "Türkleri n ve izzet-i nefisi Ji nelerinin k duygusunu k sarsıldığı gün. II. 145. 1 mümkün olacıtej dir. Halbuki akıllı ıslâhat yapılsaydı ve halkın inançlarına aykırı hareketlere gidilmeseydi. 1254/1838 tarihli Tarîk -i Ġlmîye Dair Ceza Kanunnâme-i Hümâyun'u ile de. hem yapılanları halk destekleyecek idi ve hem de Kavalalı oğlu Ġbrahim PaĢa Kütahya'ya kadar geldiğinde. Mahmut. 277-278. halk tarafından beğenilmemiĢtir. III. Kısaca Osmanlı Devleti. 253-259. sh. 142-146. hatta sadece yeniçeriler kullandı diye mehterin ve mehterhanenin ilga olunması ve en önemlisi de sadâret ve sadrazam tabirleri yerine baĢvekâlet ve baĢvekil tabirlerinin kullanılmaya baĢlanması. Üzülerek ifade edelim ki. Mahmûd döneminde kendi yürüyüĢünü terk etti. -Zahire Nezâreti ve Meclis-i Umûr-i Nâfia lağvedilerek yerine Ticâret Nezâreti ihdas edilmiĢtir (6. ama baĢkasının yürüyüĢünü de öğrenemedi143. 205-216. c. II. edildi ve önai Patrikti diler taraftnö fazlasını da fi Rusların i.Sarayın iç idaresine bakan idarî üniteler Enderûn-u Hümâyûn Nezâreti adı altında yeni bir yapıya kavuĢturulmuĢtur (1249/1833). Yapılacak ol Sultân A rettikten sontıl Bu ih. Tanzîmât hareketinin de hazırlayıcısı olmuĢtur. R. Ahmed Lütfi. sh. fen ve teknolojisi alınacak yerde. sh. AıteıĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ayrıca Dâr-ı ġûrây-ı Askerî oluĢturulmuĢtur. Yani devletin yürütme fonksiyonu çeĢitli bakanlıklar arasında paylaĢılma yoluna gidilmiĢtir. c. Damad Halil Rif'at PaĢa'nın "Avrupa'ya benzemezsek. c. 177-179. Bütün bu nazırlardan meydana gelen kurula da bakanlar kurulu anlamında meclis-i vükelâ ve heyet-i vekile denmiĢtir. kuĢam ve diğer pek de güzel olmayan âdetleri taklid edilir hale gelmiĢtir. . Bu sebepledir ki. 297-306.Defterhane'nin yerine 1253/1838 yılında Maliye Nezâreti teĢkil edilmiĢtir. n sesesi.iıt| Osmanlı [ Yunan Ġ aynı kapınıııSj ve bugüne | FenerP 143 Cevdet PaĢa.Baruthaneler Nezâreti ve benzeri askeri idareler ilga edilerek Harbiye Nezâreti te'sis edilmiĢtir (1251/1835). Ġlk resmî gazete olan Takvim-i Vakayi'i de çıkaran ve baĢta Kanunnâme-i Cezây-ı Askerî olmak üzere devletin askerî ve sivil memurları ile ilgili hukukî düzenlemeleri yaptıran II. -Reis'ül-Küttabiık unvanı Hariciye Nezâreti unvanına çevrilmiĢtir (1251/1836). pantolon ve fes giyilmesinin mecburi hale getirilmesi. Fener Pıtfi Orta Kapmst| Küçük Kayrası himaye hakkı s içinde oldukta i cemiyet bunun l$l| tanıdığı Feneri soyluları ellyl Prens Ġpsi! ġubat 18/ koposu G( Mora manii Devle türlü i ne ve han Gregorios. . giyim. Mahmûd dönemi baĢarılar ve zaferler devri değil. 193 vd.ahir 1255/1839). 311-322. Mahmûd zamanındaki ıslâhat bir iki mesele dıĢında ö-ze değil. Külliyât-ı Kavânin. Tarih. yargı görevini yerine getiren adliye ve ilmiye mensupları düzene sokulmak istenmiĢtir. Avrupa'nın ilim.

ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuĢtu. 12 ġubat 1821 günü Yunan Ġhtilâlini baĢlatan da. I. Osmanlı Devleti'nin zaferden zafere koĢmasında. dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Takvim-I Vakayi. Mayıs 1825'de EĢkinci Ocağı denilen eğitimli ve düzenli bir ordunun . onların Katolikler tarafından hor görülmelerine. Hemen bu teĢkilâtı kaldırmayı denemedi ve 17 yıl bekledi. sadrazam tarafından Bâb-ı Âli'ye davet edildi ve önce sorgulandı. Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. tamamen çürümüĢtü. Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi. nr. bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe. yine bu Patriğe bağlı olan Patras baĢpiskoposu Germanos'du. sabırlı. III. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. 328 vd. Mahmut Dönemi Belgelen. 180. Sultân Aziz devrinde. bu ocağın kanunları ayaklar altına alındığından ve en önemlisi de yeniçeri ocağı askerleri. Fener Patrikhânesi. Nitekim Ġstanbul'daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. V. 125. Maneviyatları sarsıldığı gün. Ter. Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıĢtırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı. Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios. 142-167. bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi. Ahmed. Fener Patriği Gregorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir? Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya'ya Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri. her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldıKavânin. servete ve sefâhete bulaĢtıklarından dolayı. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. sh. hem Çar'ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821'deki baĢkanıydı. Çünkü Türkler. c. c. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". 140. mal ve ırzlarının korunmasında ve kısaca 24 milyon km2/lik Osmanlı diyarının fethedilmesin-de büyük payı olan Yeniçeri Ocağı. Çünkü Osmanlı Devleti. Önce neferlerini ocağından seçerek ve ġeyhülislâm Tâhir Efendi'den ilga fetvasını alarak. Mesela Fener Beylerinden Prens Ġpsilanti. 244 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ğı bir mekân olmuĢtur144.243 145. Rum isyancılar tarafından Ekim 1821'de tamamen iĢgal edilince. Mahmûd zeki bir devlet adamıydı ve tarihden de ders almıĢtı. böyle kritik bir anda Patrik'in idam ediliĢinin Rusların iĢine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyet-i diniye ile tamamen Osmanlı Devleti'nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler. II. Hatta idam önlenebilseydi. Yeniçeri ocağına yaklaĢık 200 senedir vasıfsız insanlar alındığından. Karal. Bu sebeple. son Rus Harbinde patır patır dökülmüĢlerdi. defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios'un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi. Mora. Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi. PadiĢah da. her ne kadar daha fazlasını da hak etmiĢ olmasına rağmen. Bu hasletleri. Yapılacak olan. 61 vd. Bu tarihten sonra. Okandan. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden.. önce Osmanlı Devleti ĢaĢırdı. Yunan Ġhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. mukavemetli. II. 106. devlet ricali de ve hatta yeniçeri ağaları da. Ankara 1988. Müslümanların can. 1814'de Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuĢtu. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır". kapının açılmayacağına söz vermiĢler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmiĢlerdir. bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen Ġstanbul'lu Rum soyluları eliyle. askerliği bırakıp siyâsete. Osmanlı Tarihi. Akgündüz. Rumlar. I. sh. 163. Fâtih'in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi. Ahmed Cevdet PaĢa gibi bazı tarihçiler. sh. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. 146. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir? 465 yıl. Âmme Hukukumuzun Anahatlan. artık bu teĢkilâtın yürümeyeceğinde müttefik idiler. 73. Osmanlı Devleti'ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir.

Ġngiltere'den sonra en kuvvetli donanmanın sahibiydi. Beğlikçi Pertev Efendi'nin kaleme aldığı ve Reisül-küttâb Seydâ Efendi'nin okuduğu ilâve kararı ittifakla kabul edildi. Yeni bir Osmanlı ordusu kurularak adına Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adı verildi. V. *£^ XXXI. TOEM.TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 245 serasker oldu. babasının aksine nazik.çekirdeğini teĢkil etti. Diğer Osmanlı padiĢahlarından farklı olarak memleketi çeĢitli yönlerine düzenlediği altı seyahatle dolaĢmıĢtı. ReĢid PaĢa ve Tanzimatçı ekibi idi. Gönüllü yeniçerilerden oluĢan bu askerler eğitime baĢlayınca. Ġbrahim. Osmanlı ordusunu periĢan etmiĢti. Mahmûd'un Bezm-i Âlem Valide Sultân'dan doğma büyük oğludur ve babasının 1 Temmuz 1839 tarihinde vefat etmesi üzerine Osmanlı tahtına 16 yaĢındayken oturdu. Artık Mehmed Ali PaĢa. Hüsrev PaĢa'ya düĢman olan Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi PaĢa'nın Osmanlı donanmasını Çanakkale'den alarak Ġskenderiye'ye götürüp Mehmed Ali PaĢa'ya teslim etmesi gibi bir felâketi doğurdu. Mevleviyet Kadıları. Sadrazam . Bürokrasinin en ileri gelenleri ise. 113. sh. "Fener Patrikhanesi ve Bulgar Kilisesi". XI. Tanzîmât hareketini hazırlayan bürokrasi yönetmiĢ idi. Abdülmecîd. Artık yeniçeriler. Abdülmecid'in Ģahsiyeti. YakıĢıklı olan Sultân Abdülmecîd. batı dillerinden ise Fransızca'yı çok iyi biliyordu. Batı Musikisine âĢinâydı. PadiĢah. Ağa Kapısı meĢîhata devredildi ve seraskerlik makamı da Bâb-ı Seraskerî adıyla Eski Saray denilen Ģimdiki Ġstanbul Üniversitesi merkez binasına taĢındı. sh. iyi bir hattat idi. Mahmûd Sancağ -ı ġerifi Sultân Ahmed Meydanına dikerek halkı itaate davet etti. II. Yeniçeri ağalığı yerine seraskerlik makamı ihdas olundu ve Ağa Hüseyin PaĢa ilk 144 Cevdet PaĢa. c. Bu karar herkesin kabul ettiği bir karardı ve ittifakla vak'a-i hayriye =hayırlı olay diye tarihe geçti. Tarih. Tanzîmât'a soğuk olan ihtiyar Hüsrev PaĢa'nın zorla sadrazam olması ve PadiĢahın da buna ses çıkarmaması (Temmuz 1839). Kutay. zeki ve merhametli idi. 232-236. Sadrazam Benderli Selim PaĢa. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. devlet ricali ve yeniçeri dıĢındaki Kapıkulu Ocakları PadiĢahın yanında yer aldı. 73-84. Mahmûd ve Pertev PaĢa tarafından yetiĢtirilen ReĢid PaĢa. ĠĢte tarihte vak'a-i hayriye denilen hadisenin temeli budur145. Ġsyancı bir beylerbeyinin askerleri. Yeniçerilerin manevi dayanağı gibi görülen BektaĢî dergâhları kapatıldı ve ileri gelen Ģeyhleri sürgün edildi. Et Meydanında (Aksaray Meydanı) ayaklanan yeniçerilere karĢı II. 8(85). ABDÜLMECĠD DEVRĠ 147. ġeyhülislâm. sh. I. 69-70. c. Tahta çıktığı zaman devlet Nizip bozgunu gibi acı bir olayla dertli idi. kendi ağalarının çoğunluğu da PadiĢahın yakın adamları ve nizâm-ı cedidin taraftarları idiler. Mevlevî tarikatına mensuptu. I. ulemâ da dahil bütün destekçilerini kaybetmiĢlerdi. c. Ancak bundan sonra yapılanlar. Mesela kabristanlardaki âbidevî yeniçeri baĢlıklarının tahrip edilmesi. 104-105. Ahmed Refik. Cemal. Doğu dillerinden Arapça ve Farsça'yı. sayı I. Ancak ReĢid PaĢa ve ekibinin muhalifleri ilk yıllarında daha da hâkim durumdaydılar. Nizâm-ı Cedid ve teceddüd hareketi. bütün propagandalarına rağmen. halkı rahatsız etmeye baĢladı. 15 Haziran 1826 günü Ġstanbul'un fetih gününü hatırlatan bir gün oldu. yeniçeriler âdetleri üzere kazan kaldırıp isyan ettiler. yeniçeri teĢekkülü diye muhteĢem Osmanlı askeri muzıkası olan Mehterhanenin ilga olunması manasız hareketlerdi. Tercüme Odasından gelen Mehmed Emin Âli PaĢa ile Tıbbiye'den çıkma Keçeci-zâde Fuad PaĢa'yı ekibine katmıĢtır. 363-365. Canan. Tarih KonuĢuyor Dergisi. Kazaskerler. Devleti kendisi değil. Ağa Hüseyin ve Ġzzet PaĢalara askerleri ile birlikte Ģehre inmeleri için emir verildi. nr. Bu arada baĢta Yeniçeri ağası Celâleddin Ağa olmak üzere. Karal. 14 Haziran 1826 günü akĢamı ayaklanan yeniçerilerin elinden son yeniçeri ağası olan Celâleddin Ağa zor kurtulabildi. bütün vezirler. BaĢta ġeyhülislâm ve Kazaskerler olmak üzere bütün ulemâ. Hocalar ve büyük cami imamlarının da katıldığı bir meĢveret meclisini topladı. sh. Bu yüzden Hâin veya Firârî diye meĢhur oldu. aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Halk arasında Sultân Mecîd diye bilinen I. 112-116. diplomasiden gelen ReĢid PaĢa liderliğinde kuvvetleniyordu. Osmanlı Tarihi. sh. II. sadrazam. Halk ve asker yeniçeri ocağının bulunduğu Aksaray Meydanına geldiler ve binlerce yeniçeriyi katlederek ocağı tasfiye ettiler.

Notayı çok sert bir Ģekilde reddeden Çar. KarĢısında tek engelin Ġngiltere olduğunu bilen Çar. 1914 yılı sonunda Osmanlı hâkimiyeti sona erinceye kadar bu statü devam etti. XII. Mısır iç iĢlerinde bağımsız ve dıĢ meselelerde Osmanlı Devieti'ne bağlı olan özerk bölge haline gelmiĢti.