NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?

Bilindiği gibi, 1999 yılı, 600 küsur sene Müslüman Türk Devleti olarak üç kıtada hâkimiyetini sürdüren Osmanlı Devleti'nin 700. kuruluĢ yıldönümüdür. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıldönümü münasebetiyle, Ģu anda 35 küsur devletin eski mirası olan Osmanlı Devleti ile alakalı lehte ve aleyhte çeĢitli etkinliklerin düzenlenmesi kaçınılmazdır. Amerika BirleĢik Devletlerinde misafir Profesör olarak bulunduğum 1997-1998 ders yılında, baĢta Princeton Üniversitesi olmak üzere, Amerikan bilim kuruluĢlarının da bu kutlamalara etkin olarak katılmayı düĢündüklerini müĢahede ettim. Paris'teki meĢhur mağazaların Osmanlı Katı döĢediklerini ise basından öğreniyoruz. Bu arada 700. yıldönümü münasebetiyle, ülkemizin iç ve dıĢ düĢmanlarının da, baĢta Ermeniler olmak üzere, bu vesileyle tarihî iftiralarını tekrarlamak üzere çeĢitli platformlar oluĢturacağı da, kulağımıza gelen duyumlar arasındadır. Bir çeĢit Osmanlı ile Cumhuriyetin buluĢması yani milli buluĢma olması gereken bu yıldönümünde, vatanını, milletini, devletini ve milli tarihini seven herkesin, bu kutlamaların milli buluĢma haline gelmesi için elinden gelen gayreti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. Sağı ile solu ile her kesim kabul etmektedir ki, millet olarak bizim üç büyük düĢmanımız vardır: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. ĠĢte Osmanlı ile Cumhuriyet'in buluĢmasını engelleyen en büyük maniin milli düĢmanımız olan cehalet yani doğru tarihi bilmemek olduğu kanaatindeyiz. Her gittiğimiz toplantı ve uğradığımız mecliste, bakkalından da ilim adamından da bize yöneltilen sorulardan ve bizim de verdiğimiz cevaplar faslından sonra, mutlaka ortaya çıkan bir rica ve istek var: Acaba Osmanlı Devleti ile alakalı çokça sorulan ve Türk vatandaĢıyım diyen herkesin mutlaka bilmesi gereken soruların cevaplarını ihtiva eden bir el kitabı hazırlayamaz mısınız? Maalesef toplumumuz az okuyan bir toplum. Mevcut eserler, ya toplumun çoğu kesimlerinin anlayamayacağı kadar bilimsel ve ağır ya da sorulara cevap veremeyecek kadar doğrulardan mahrum. Bu, milli bir görevdir. ĠĢte bu arzuyu dile getirenlerden biri de, haseneleri ve seyyieleri ile ahirete intikal eden rahmetli Adnan Kahvecidir. Maliye Bakanı olduğu ilk günlerde beni Ankara'ya çağırmıĢ ve Ģu tesbitleri bir istirham mahiyetinde yapmıĢtı:

"Muhterem Hocam! Eğitim hayatımda Osmanlı Devleti ile ilgili doğru bilgileri öğrenememiĢ ve aleyhte öğrendiğim bilgilerin yanlıĢlığını ve tarihimizi toptan inkârın zararlarını ancak Amerika'daki tahsil hayatımda anlamıĢtım. Bizim Osmanlı'yı batıran kurum diye gördüğümüz 'iltizam' usulünü Amerika'nın vergi toplamada kullanmak istediği modern bir iktisat teorisi olarak mastır derslerimde görünce ĢaĢırdım ve tekrar Osmanlı'yı incelemeye baĢladım. Ġlk iĢim sizin Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserin 1. Cildini okumak oldu. Ancak bu tür eserleri herkesin okuması mümkün değil. KeĢke Osmanlı devleti ile ilgili önemli soruları, bu eserlerinizin özeti olmak üzere 500 sayfa halinde özetleseniz ve adını da "BĠLĠNMEYEN OSMANLI" koysanız, ben de en az 500.000 adet bastırıp bütün meraklı insanlara dağıtsam.".

SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ? Böyle bir eserin telif edilmesine vesile olan sorular, 1983 yılından beri yürüttüğümüz ilmî araĢtırmalar ve Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde verdiğimiz yüzlerce konferanslar neticesinde ortaya çıktı. Soru bankamızda yaklaĢık, okuyuculardan ve dinleyicilerden yazılı olarak bize tevcih edilen 5000 soru birikti. Bunları tasnife tabi tuttuk. Mesela 503 soruyla harem konusu sorulan konuların baĢında geliyordu. BaĢta Yıldırım Bayezid olmak üzere, Osmanlı PadiĢahlarının içki içip içmemeleri, 276 soruyla ikinci sıradaydı. Bunları, kardeĢ katli, Osmanlı devleti'nde hak ve hürriyetler, PadiĢahların hac meselesi, Sultân Vahidüddin'in vatan hâini olup olmadığı gibi sorular takip ediyordu. Tabii ki, bu alanda yapılmıĢ benzeri araĢtırmalar da bizim için ilham kaynağı oldu. Sonradan karĢılaĢtığımız insanlar da bu isteği tekrarlayınca, 700. YIL MÜNASEBETĠYLE 700 SORUDA BĠLĠNMEYEN OSMANLI kitabını hazırlamanın ve çok sayıda basarak bütün muhtaç ellere ulaĢtırmanın milli bir görev olduğunu düĢündük. Ancak dostların ikazıyla bunun da fazla kabarık olacağı, ayrıca bu da yayınlansa dahi, bunlardan 300 sorunun hassasiyetle seçilerek "Bilinmeyen Osmanlı" el kitabının mutlaka neĢredilmesi gerektiği kanaatine vardık. Yıllar önce böyle bir eseri telife Ahmed Akgündüz olarak baĢladım. Ancak bu projenin çok yönlü olduğunu görünce, değerli meslektaĢım Ġktisat Tarihçisi Doç. Dr. Said Öztürk'ün de, birikimiyle birlikte, özellikle Dördüncü Bölümdeki Osmanlı Ġktisadı konularını kaleme alarak bu projeye katılmasını arzu ettim. MeslektaĢımın Osmanlı iktisad tarihi ile ilgili katkıları; eserin daha mükemmel olması için kaynaklara müracaat etme ve yazılanları gözden geçirme gibi yardımları, böyle bir eserin iki imza tarafından yayınlanması imkânını doğurdu. ESERDE TAKIP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER Önemle ifade edelim ki, bu eser kronolojik anlamda bir tarih eseri değildir. Mutlak manada bir tarih felsefesi kitabı da değildir. Doğrudan doğruya bir fikir tarihi eseri de değildir. Hukukî değerlendirmeler her satırında bulunsa bile, bu kitap bir Osmanlı Hukuk Tarihi de değildir. Bu eser, tarih, hukuk, kültür, medeniyet ve iktisat tarihi gibi çeĢitli alanlarda, Osmanlı Tarihi ve Devleti ile alakalı olarak sorulan veya bazı kesimler tarafından kasden ortaya atılan soruların cevapları olan bir el kitabıdır. Bu eser; bir Osmanlı tarihçisinin müstağni kalamayacağı kadar ele aldığı bazı konuları derinlemesine irdelemekten geri kalmamıĢtır; bir Ġslâm Hukukçusunun merak edebileceği kadar hukukun bazı uygulamalarına ayrıntılı olarak girmiĢtir; bir esnafın ilgi duyacağı kadar ilginç sorulara cevaplar aramıĢtır; bir öğrencinin okuyacağı kadar anlaĢılabilecek bir dille kaleme

alınmıĢtır; bir tarih hocasının el kitabı olarak kullanabileceği kadar öğrencilerinin merak ettiği ve kendisine sorduğu konulan tartıĢmaktadır; kısaca, her Müslüman Osmanlı torununun okumaktan uzak kalamayacağı kadar doğru tarihi anlatmaya çalıĢmıĢtır ve nihayet Osmanlı tarihine ilgi duyan yerli ve yabancıları celb edecek kadar bakir mevzuları konu edinmiĢtir. Eserde, bazılarının belki de fazlalık kabul edebileceği Osmanlı PadiĢahlarının hayat hikâyelerine de girdik; ancak bu, hem diğer soruların anlaĢılabilmesi için zaruri idi ve hem de anlatıĢ tarzı konuyu bilenleri dahi cezbedecek kadar farklı oldu. Niyetimiz, tarihin tashih edilmesidir. Bu tashihi toplumun kahir ekseriyeti arzulamaktadır. ĠĢte bu eser, mezkûr arzunun meyvesi olmuĢtur. Her eserin yazarı, kaleme aldığı kitapta vazgeçemeyeceği bazı prensipleri ortaya kor; üslubunu ve muhtevayı o prensiplere göre tanzim eder. Elbette ki, bizim de bu eseri kaleme alırken devamlı müracaat ettiğimiz vazgeçilmez düsturlarımız ve prensiplerimiz vardır.

Okuyucuları hazırlamak açısından, bu prensiplerden bazılarını zikretmek istiyoruz:

1)
Günümüzde, Osmanlı Devleti'ne cephe alan belli mihraklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü Ġslâm Devleti olan Osmanlı Devleti'ne hücum etmektedirler: Birinci kol, Ġslâm'a düĢmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düĢmanlığı adı altında yürüten din ve tarih düĢmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, Ġslâm'ı hayatın bütün safhalarında yaĢayan ve yaĢatmaya çalıĢan Osmanlı Devleti'ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları Ġslâm düĢmanlığını böylece yapmıĢ oluyorlar.

Ġkinci kol ise, altı yüz sene, Ġslâm'ı neĢretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuĢ, Ġslâm'ı kendi safiyetinden çıkarmaya çalıĢmıĢ bir devletin fikir propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti'nin bütün Müslümanları kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayıĢına karĢı çıkan ve yanlıĢ olarak Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı gibi göstermeye çalıĢan belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih'in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi baĢka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar.

Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzulardan biri, Osmanlı padiĢahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, Ġslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aĢırı bir içki mübtelâsı olmaları Ģeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaĢın önüne çıkarılmak istenmektedir. ĠĢte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuĢturulacaktır.

2)
Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iĢtir. Büyük iĢlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin Ģanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiĢ gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düĢer. ĠĢte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2'lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karĢılaĢırsınız. Cerbeze, bütün çeĢitleriyle garip Ģeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âĢıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaĢmakta ve gülüĢmektedir; ama çocuğunun vefatıyla matem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaĢmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir. Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıĢtırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köĢelerinde pis ve murdar Ģeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi'atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüĢ ve kokuĢmuĢ Ģeylere gözü takılır. Sanki o bahçede baĢka bir Ģey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakıĢı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düĢünür; güzel düĢünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır. ĠĢte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar Ģeylere değil; açmıĢ çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetva veren TurĢucuzâdelerin yanında Kanuni'ye karĢı çekinmeden 'PadiĢah emriyle nâ-meĢrû' olan nesne meĢru' olmaz' diyerek haykıran Ebüssuud'dan; Torlak Kemal ve Mithat PaĢaların yanında Molla Fenari'den ve Ahmed Cevdet PaĢa'dan; devleti periĢan eden Tal'at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed PaĢa ve Köprülü Mehmed PaĢa'dan; körü körüne ilmî geliĢmelere karĢı gelen Kâdîzâde'lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve Ġsmail Gelenbevî'den de bahsedeceğiz

. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver PaĢa'ya ve Venizeios ile beraber Said Hâlim PaĢa'ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

3)
Tarihe bakıĢ açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. Ġyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, baĢkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakıĢ açısı olanlardan biri bin sene yaĢayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer'in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah'ın haĢirdeki adaleti de böyle hükmedecektir. Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı Ģer'-i Ģerife bağlılığını Ģöyle açıklıyor: "cümlemizin baĢı Ģeri'at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i eral ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa'y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberi dahi hoĢnud ve razı olarak Cenab-ı

Hayr'un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz'de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kafa Ģüphe yokdur".

4)
Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği Ģeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düĢmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kiĢiye karĢı beslediği Ģefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi.

ĠĢte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlıĢ olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım'm intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları , iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise Ģefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım'ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek Ģefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden Ģey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır. Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu iĢletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaĢtırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; Ģefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

5)
Son 100 yıldır Türkiye'deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa'nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı Ģahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve Ġslâmiyetin düĢmanı olan geri kalmayı Ġslâm'a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalıĢmaktadır. ĠĢte biz bu eserle, bu yanlıĢ kıyasları düzeltmeye çalıĢacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen Ģeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı'daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa'sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa'ya çok Ģiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa'nın nâ-meĢru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmiĢine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karĢı dinen ve aklen mükellef olduğu Ģefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmiĢini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye baĢlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris'te gayr-ı meĢru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmıĢ olan muhterem bir hocanın veya kâdî'nin elbisesini yererler. Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeĢit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare'i överken yaptıkları aĢırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeĢit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. ĠĢte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aĢırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalıĢacağız. Kitabımız Dört Bölümden teĢekkül edecektir. Birinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nin Siyasi Tarihi ile ilgili önemli sorulara ve cevaplarına yer vereceğiz. Ancak her PadiĢah ile ilgili, çokça sorulan soruları, hukuk veya iktisadı ilgilendirse dahi, bu kısımda cevaplandıracağız. Mesela, Fâtih'i anlatırken Kanunnâmesinde yer alan kardeĢ katlini ve Yavuz'u anlatırken ona isnad edilen Kürt Katliamı iddiasını cevaplandırmadan geçmeyeceğiz. Ġkinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nde Sosyal Hayat ve Haremle ilgili soruları cevaplandıracağız. Üçüncü Bölümde, Osmanlı Hukuk Sistemi ve Devlet TeĢkilâtı ile alakalı meseleleri inceleyeceğiz. Son ve Dördüncü Bölümde ise, Osmanlı Ġktisadı ve Mali Hukuku ile ilgili bazı soruların cevaplarını zikr edeceğiz. Maalesef, bu dört alanda da, bize ulaĢan sorulara, yerimizin darlığı sebebiyle, istediğimiz gibi yer veremedik. Ancak bir Ģey tamamen elde edilemezse, tamamen de terk edilmemeli dedik ve bu kadarla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Allah ömür verirse, bütün sorulan kapsayacak bir eseri, 700 Soruda Bilinmeyen Osmanlı adı altında ve iki cilt halinde resimler ve belgelerle birlikte yayınlamak istiyoruz. Yeniden gözden geçirdiğimiz bu yeni baskıda, birinci baskının bazı maddi hatalarını ve imlâ hatalarını tesbit ettik ve tashih eyledik. Bütün titizliğimize rağmen, hatalardan kurtulamadığımızı gördük. Ancak okuyuculardan gelen yapıcı tenkitler de, bizim için Ģevk ve aĢk kaynağı oldu. Bunlardan özellikle Ģu tenkitleri zikretmekte yarar vardır: 1) PadiĢahların kendi cariyeleriyle evlilikleri, nikâh akdinin sonuçlarını doğurmadığından, dört kadınla evlenme sınırına da mani teĢkil etmeyeceğine dair olan tavzîhî tenkit bizim için birinci derecede önem arz etmektedir. Ancak hür kadın üzerine cariye evlenilmesini. Maliki hukukçular caiz görmektedirler.

2) Yavuz'un küpesinin ġii mezhebindeki insanlarla ülfet olsun diye takılmıĢ olması görüĢü biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor bizlere. 3) Maalesef Gazi Osman PaĢa'yı esir yerine Ģehid diye zikretmemiz mutlaka tashih edilmesi gereken bir maddi hata. BinbaĢı Çerkez Hasan ile alakalı hata da buna benzemektedir. 4) II. Süleyman'ın babası olarak I. Ġbrahim yerine I. Ahmed'in zikredilmesi de önemli bir maddi hatadır. Bunun dıĢındaki hatalar, imlâ hataları olmaktan öteye gitmiyorlar. Bunları da mümkün mertebe tashih eyledik. Böylesine konu yoğunluğu bulunan 528 sayfalık bir eserde, bu tür hatalar ister istemez oluyor. Okuyuculardan gelecek yeni tenkitleri nazara alarak bu tür hataları tashih etmeye hazır olduğumuzu hemen ilan edelim. Eserin sağcısıyla solcusuyla, dindarı ile dindar olmayanı ile, siyasetçisi ile memuru ile, öğrencisi ile öğretim üyesi ile, Cumhuriyet ile Osmanlı'nın aynı milletin eserleri olmaları noktasında bir köprü vazifesi gördüğü yolunda, herkesim tarafından tasvip edilmesi, bu gayeyi birinci hedef kabul eden müellifleri memnun etmiĢtir. Ayrıca Osmanlı Devletinde insanlar yakıldı mı? Osmanlı sadrazamları hep öldürüldü mü? gibi güncel konuların da mutlaka bu eserde yer alması gerektiği konusunda ittifak hasıl olmuĢtur. ĠnĢâallah gelecek baskılarda bunu da yapacağız. Bu eseri okuyuculara sunarken, eserin bu hale gelmesine vesile olan insanlara teĢekkür etmeyi vazife addediyoruz. Bunların baĢında eseri okuyarak kıymetli fikirlerini beyan eden EĢim Saime Belkıs Akgündüz Hanımefendiye; oğlum Emrullah Akgündüz'e; değerli büyüğüm Vahdet Yılmaz Ağabeye; değerli kardeĢim Mustafa Karaman Bey'e; teknik meselelerde bize yardım eden Osmanlı AraĢtırmaları Vakfı Müdürü Mehmed Emin ġahin Bey'e; maddi desteklerini esirgemeyen herkese ve Vakfımızın Mütevelli Heyetine teĢekkür ediyor; muvaffakiyet Allah'dan olduğuna gönülden inanıyoruz. 15.08.1999 Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

ĠÇĠNDEKĠLER NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?................................................................3 SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ?.................................................................4 ESERDE TAKĠP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER..................................................4 ĠÇĠNDEKĠLER................................................................................................9 BĠRĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLETĠ'NĠN SĠYASĠ TARĠHĠ I- OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ......................23 1. Osmanlı Devleti, Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır?.......................................................................................23 2. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur? Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir?.............26 3. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir?....................................................................................................28 4. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz?....................................................29

....................50 19..............38 II-ORHAN BEY ZAMANI....................................................................46 17........................¦¦...............................».. Sultân I...... hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları........ Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve Alevî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia ........................... imza attığı ilklerden bazıları nelerdir?... Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde.............. Koca Bizans'a karĢı...... bunların Ağalarını Ve Merkezdeki Askerî TeĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız?............................. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır?............. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları..........41 III...........................................48 18........................44 10 14............... hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız?... Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir....SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ............ Murâd'ı................... Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve Alevî geleneğine bağlı olduğu.................. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu ............... Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır?...........39 .... Yeniçerileri.......42 "'"• 13............... Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir?................................. 10............ Karamanoğulları ve Germiyanoğullan gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz?...36 8......... çocuklarını................... DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu?...... Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkilen hakkında neler biliyoruz?............... 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen............................... hakkında kısa bilgiler verir misiniz?.. Sultân Orhan... Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı................ özellikle VVittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum..... Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir?...45 16.... DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır?.................................... Âhiyân-ı Rum...39 11....37 9...................34 7.............................42 ¦'•'¦¦' 12......51 20...................31 6.... Osmanlılar............................... Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti.. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir?................................................................ kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı topraklan onun zamanında ne kadar büyüdü?..... neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere.............5..... Özellikle bu olayı açıklar mısınız?...........44 15....................

.........80 37..... Bu iddianın aslı var mıdır?...........................76 36.............................53 IV-YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ............................................................ çocukları........75 35...SULTÂN II......63 29..............................................68 31................. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur?..................................................................................... Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir..........................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ71 33..80 38................. Fetret Devri ne demektir?................... MURÂD DEVRĠ..........63 28.......................... bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler.... nazariyata uygun ............................. Bir kısım tarihçiler..........62 25...... Bu ne demektir?......... yürümüĢ müdür?.......59 24................................ Bütün bu iddialar doğru mudur?.......................... Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? ............... Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti......71 34................................................................................. Murâd'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir............. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir?.................55 21................. Bu iddia doğru mudur?.... KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat............................. II............... Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli..................... döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz?........................................62 27............................................ KardeĢ Katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır?.... Fâtih Sultân Mehmed'in kardeĢi Ahmed'i katlettiği ı ....... Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplen nelerdir?............................. Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir...............................................................................69 32........................ Süleyman)?........ Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir........55 22..................... bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır...........................62 26............65 VI.....edilmektedir...........57 23.70 VII................................................ Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları özetler misiniz?.......................................................-.84 39................ Fâtih'in babası Sultân II.................................. KardeĢ katli meselesinin Ģerl dayanağı var mıdır?.......... I...................... Sultân Musa Çelebi kimdir?................. Bu doğru mudur?...................................85 40.............................. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir?.................................................................................. Bunlar hakkında ne dersiniz?........... Sultân Murâd'ın kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur?........................... Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I...............68 30.... Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir.................60 V-FETRET DEVRĠ............................................

........89 42..... Ġç oğlan kavramı kul edilmektedir......... Meselenin esası nedir?............ Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir.............90 43......... Ulubatlı Hasan olayı | 48.................... Fâtih Sultân Mehmed'in aı yazarlarca söylenmektedir................... Bazı I meselenin aslı ve e 51...... 62...98 .... Fâtih baĢta olmak üzere resimlerini yaptırdıklar.... Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II..94 45........... O zaman.... Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız?.... Fâtih Sultân Mert Türk asıllı bir aile 47.. Hattsj sürülmektedir.. Ġstanbul'un fethi ! var.........i 56..... Fâtih Sultân Mehrr üzere...... Bazı yazarların i Kanunnâmelerde vj tabirleri nasıl a 55.. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir?........ Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise....... özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir......... astırdığını duyuyoru ilgili serî hükümlerle 46.......... 43.... Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir...................... I iddianın «ti BĠLĠNMEYEN OSMANLI 11 40....... Bu doğru mudur?.... 45.... Fâtih'in içki içtiği v«J neler söylenebilir?.... Dünyanın i söylenmek! yürütülmujtur?"» vni........ 50........................ Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine ..................95 46... Osmanlı Padlj! mudur?................. Bu iddialar ti 49........... Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor........................n.. Bu iddialar doğru mudur?..........97 47. astırdığını duyuyoruz. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?...................88 41............................... Sultân Fâtih'in kendi kanı kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı 42......... Fâtih Sultân Mehmed zehir................... I Devleti* u 63... II............... Fâtih devrinden I aristokrat t aleyhinde temizlediği 60............................................. Osmanlı C 52...41... Bu doğru mu?............. Hür kadınlar yaĢamalarının Jtrt 1 57.. Fâtih döneminde» Ġ Cariyelerle ali» ( Osmanlı Sarayın») 59.......... Sultân II... 44......... Fâtih Sultân Mehmed* 54.. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir................... Hıristiyanlara j Ġstanbul'u yakıp yıkl 53..... Fâtih : babasının bu« 61..... ............... Fâtih Sultân Mehmed'in Çandarlı Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi?. ĠstifrâĢ Hakkı veylj 58.................. Fâtih Sultân Mehmed'in Hı iddialar doğru mudur?............93 44......... Bu doğru mu?...

........................ meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz?.. II............. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var... Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u kılıç gücüyle aldığı................99 49..........122 12 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0 ................... Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir.........................................112 57....... Bâyezid'in..........117 61................... Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir... oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir...............................120 63..................... Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir?.........115 59............ BÂYEZĠD DEVRĠ...... Bunun aslı nedir?.......................................................104 52.................. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir.... Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir..........119 VIII... Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir?.120 62...109 55................................... Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür?... Bu iddialar doğru mudur?............................................. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II.................... Bâyezid kimdir? Çocuklarını...................................... Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği........108 54. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız?................. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere...... Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir............... Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir?.......................... Bu meselenin aslı ve esası nedir?............. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur?...... 114 58..................... Osmanlı PadiĢahları..............II......................................................................................................................................... Bazı yazarların iddia ettikleri gibi........106 53..... Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır...................... Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var.. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir....... Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını......................................... Sultân II................................................. Bunlar doğru mudur?........................... O zaman.111 56........................ Bu iddiaların aslı nedir?............100 50...........48...........116 60................................................................. Bu konuda neler söylenebilir?.......... ... Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır?.................. Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var.......... ĠstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir?.......... Böyle bir iddianın aslı var mıdır?.........101 51..

.141 77........... Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi...144 79................ Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur?.146 80................................. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir.......... oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâd-ı Resul oldukları da iddia edilmektedir.........................................142 78.........................................................................64........................ 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır?.......... Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?......... Yavuz'un pala bıyıklarının Hz.............. 137 75.......................... Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur?...................125 67..... II............................147 81.........129 70.............................................KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ........... 74.......................... Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır?................................. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?.............. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd...........................135 ...... II................... Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur?..125 66............ Osmanlı PadiĢahları...... Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir......................................... 128 69....................... Bu doğru mudur?. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır?................................YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ........ esrar ve kokain yasak mıdır? II..... Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur......123 65.................. Sultân Cem olayının esası nedir?.................. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse..................................132 IX.......... II. Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu âlimi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur?............................ Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır?............. ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir...... Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?....130 ........................................................... Bâyezid döneminde........ Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabî'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir........... Bunlar doğru mudur?.............. Gerçekten öyle midir?............................................................... Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu?... Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir.............................. Halbuki ilk Alevî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir......... ilk Belediye Kanunları...............133 72........... Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir...138 76........................127 68............... Bu doğru mudur?....................148 ......... Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir?............ Osmanlı Hukukunda afyon...... 71............148 X. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu.............................. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir............. 133 73..............................

................. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız?................................. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir?.............. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz................ * mi 95 II! I ( 96.. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler............ III.... S XIII........................161 91..............................................» XN-5 xv................164 ................... MURÂD DEVRĠ.161 90.........82.... Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur?................................ Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir...................... Sarı Selim diye de bilinen II................................... 163 XII..... Bu doğru mudur?........................... Mimar Sinan kimdir?...... Murâd............ devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim adamları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?. Hürrem Sultân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devleti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir............... Acaba içki caiz mi görülmektedir ki. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler.......................................................................152 84............................................................................................SULTÂN II....160 XI.................. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir.....157 88.............................159 89. Piri Reis Neden Katledildi?.san BĠLĠNMEYEN OSMANLI 13 87... Bu meseleyi özetler misiniz?.... SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR).....155 •SULTANI Ġ90..... El v 93................ Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir...... Bu iddianın aslı nedir?........164 92........ oğlu ġehzade Mustafa'yı................................................154 86.......148 83.......................................SMS ma i92............................................. Kanuni Sultân Süleyman'ın......................153 85....................... Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız?.......... i..............SUtfi tsnf »o..SULTÂN III..... Ģahsiyeti...................................................................... S Ġl 94.............................. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki 1 içtiği iddiası doğru mudur?.....................

................................... Acaba ileri sürülen iddialar doğru .....190 110...............SULTÂN II........................178 102. Sultân I.............167 94........................................SULTÂN I..176 101. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz?............. Mehmed.. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri.......181 ' 105.. Sultân IV. MURAD DEVRĠ....... Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır?...................................................... Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâli isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var...................... MUSTAFA DEVRĠ............. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ.. Celâli isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir?.180 XVI...............................................175 100.................................. I............ IV... Bunlarda hakikat payı var mıdır?...................... Konuyu özetler misiniz?.SULTÂN IV........................ ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.......................... IV...189 109. Bunlar doğru mudur?.... Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır.......... IV............................................. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır............................... aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız?...184 14 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 8ĠUNI 107....................................................... ..............................93.172 98.. III.............................................. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?................................................... Sultân III..........SULTÂN I...........172 97............... III...........................................178 XV.............................. mudur?..................................... Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasadhânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldıgı doğru mudur?169 ¦ 96................................ 95.. Murâd'ın ve oğlu III..... Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?......... III...............................................181 104.......................169 ...................... Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?..................... Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir?......... Sultân III..........................................182 XVII.......... AHMED DEVRĠ....177 XIV.......................................184 ¦c 106........... Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?......187 108................................. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen akıl hastası olduğu doğru mudur?............................ IV......171 XIII.191 . Ahmed..........174 99.........180 103................. MEHMED DEVRĠ........................ Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur?............ Murâd'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların " :idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz........................SULTÂN III..........

.......................OSMANLI DEVLETĠNĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV.........SütT/ ........................ Sultân I.......................................193 114....SULTÂN II.............................. Bu da doğru mudur?............ ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz?...................... Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir.........................203 XX...................... Bunlar doğru mudur?.... Mehmed. MEHMED DEVRĠ...204 121...............197 117....... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.............204 XXI......................... Acaba doğru mudur?.......................205 122................ SÜLEYMAN DEVRĠ.... Mustafa... I........... Bu olayın aslı nedir?.... Ahmed....................200 '• 118...... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz?..................... II...... MUSTAFA DEVRĠ.............195 115............................................. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir................................ Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz?.................................................................................. IV........ Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum.. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de idam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir......... ĠBRAHĠM DEVRĠ................ Ģahsiyeti...............205 XXII...............208 124....... II............... 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır?..........SULTÂN I................ aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?... Gerçekten deli midir?..... Bu da doğru mudur?....... Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir..........202 120............................208 s 125............ Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir.. Sultân II................................. IV.. Bu iddiaların aslı nedir?.............. IV.....................................206 123......... Ahmed......193 113...197 116..... Ġbrahim.............................................................. Ģahsiyeti............................... Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır?.. IV........... Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zaferi'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir............... AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ)..............................192 XVIII...SULTÂN II... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?. Süleyman'ın Ģahsiyeti.............................SULTÂN III.................192 112.........................................................................206 XXIII............ III..... II..............................214 !28l*i XXIV... Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir?....212 127................................................................................................................210 126... Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile bulunan padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir?.......................201 119................................. Ģahsiyeti..............................................SULTÂN II..............111.... AHMED DEVRĠ............196 XIX......... Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir..

........................ Ģahsiyeti. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ)..............................240 ............224 136.................................... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir?.............. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir?........ III.................... Kabakçı Ġsyanı........................227 137.............................. SELĠM DEVRĠ................................. III......... II........... Mustafa.................... I........................................ Ģahsiyeti................... Mahmûd'un Ģahsiyeti..........1» 1...........227 138.... Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür?.......................... Bu doğru mudur?.....................................222 134................................. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır?.. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar aleyhte yorumlanmaktadır?224 XXVIII...................236 141.......... Selim bu yeni düzenle neyi gaye edinmiĢtir?................................. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?..........220 XXVI........ Mustafa...... Selim'le BaĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir?...........................................1 XXIX-SIS Ki »I m-1 TN ÎtĠDüJ^ÜÜ OSMANU 15 128....................OSMANLI DEVLETĠNĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI..............231 140......................SULTÂN I.. Selim....218 XXV.................................................. MUSTAFA DEVRĠ.......SULTA 131.......SULTÂN III..............................234 XXIX.... III................ SULTÂN III............237 143....220 132............SULTÂN I..................................................................... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ..SULTÂN IV....... Ahmed devrinden II........237 142. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz?236 XXX. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz?.............. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? .....................................................................220 XXVII..................... Mahmûd......217 XXIV..SULTÂN III............... bir irtica hareketi midir? III.............. OSMAN DEVRĠ........................ III......... MAHMUD DEVRĠ.....SULTÂN II.........224 135...222 133...............................................................218 130..................................................................................216 129............... Osmanlı Devleti'nde III.............220 131............1 inak XXV.................................. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır?.......................................229 139...................... II............ IV............ Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir................... Abdülhamid Hân................................. Nizâm-ı Cedid ne demektir? III..................... Kaynarca Mu'âhedesi. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz?............... Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........................ I.................. MUSTAFA DEVRĠ......

..........248 149...... ABDÜLMECĠD DEVRĠ.....245 148. Murad....................KANUN-I ESASĠ............. 1839 tarihli Tanzimat Fermanının mahiyeti nedir? Osmanlı Devleti'nde hak ve hürriyetler hareketi ilk defa bu fermanla mı baĢlamıĢtır?..SULTÂN V.....................................144............................ 1877 Martında açılabilen Meclis-i Meb'ûsân neden ġubat 1878'de kapatıldı? II. II............ ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.............................253 152......................................................................................................262 156..........................................241 145.................262 157. Sultân Abdülhamid'in Ģahsiyeti..............................257 153... Ģahsiyeti................................................................................... Genç Osmanlılar Osmanlı Cemiyeti'ni kimler ve hangi gayelerle kurmuĢlardır? Namık Kemal ve Ziya PaĢa bu derneğe neden girmiĢlerdir?.... Mithat PaĢa hakkında çeĢitli dedikodular bulunmaktadır? Mason olduğu ve Ġngilizlerin adamı olarak çalıĢtığı bu iddialar arasındadır................. ailesi ve zamanındaki olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?........................................................257 154...... Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir?................... Sultân Abdülaziz'in Ģahsiyeti.... 1856 (1272) tarihli Islâhat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir? Neden hem Müslümanlar ve hem de gayr-i müslimler bu fermandan memnun olmamıĢlardır?.......................................... Tanzimat devri ne demektir? Tanzimat'tan sonra yapılan idarî değiĢiklikler (1839-1920) nelerdir?.265 159...............244 16 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI XXXI.270 161............. Mustafa ReĢid PaĢa kimdir? Sadece Tanzimatçı mı yoksa mason bir din düĢmanı mıdır?..................................................................................................................................... Fener Patriği Grigorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir?....................................243 146...........SULTÂN I............................................................................................................. 273 162...........256 XXXII...................................... Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte edilmiĢtir?... 93 Harbi nedir ve sebep olanlar kimlerdir? Berlin Muahedesi bu sebeple mi imzalanmıĢtır?...... I.............. ABDÜLHAMĠD DEVRĠ.............................. I............................................................... V.............263 XXXIV........................ Abdülmecid'in Ģahsiyeti.......245 147...........TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I......261 XXXIII..........................250 151..................... Sultân Abdülaziz intihar mı etmiĢtir yoksa Ģehid mi edilmiĢtir?..................... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?................................................................................ Bunların aslı esası var mıdr?.......... aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?....... MEġRÛTĠYETĠN ĠLANI VE SULTÂN II......................269 160.....249 150... Tanzimat sonrası taĢra teĢkilatındaki değiĢiklikler kısaca nasıl geliĢmiĢtir?............274 ..................................... Abdülhamid demokrasi düĢmanı mıydı?........259 155... Sultân Abdülhamid'e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?......... MURAD DEVRĠ................ 1293/1876 Tarihli Kanun-ı Esâsî'yi Hazırlayan Sebepler nelerdir? Ġslâm Hukukuna göre böyle bir Anayasayı ilan etmek meĢru mudur?............................265 158.. ABDÜLAZĠZ DEVRĠ.......

................................ Osmanlı Devi 184. Halife Abdulmeddj bilgiler verir mis 181......................... Osmanlı Devleti'ni 1...... Osmanlı 1 sebeple de dıj ( kimler ma» GSMA/Uf I-OSMANLI W 185.................. Her ikisi de Mü*:------sebep olan olayla 176................ Filistin'de bir Yahudi Devleti'nin kurulmaması için ne gibi tedbirler almıĢtır? Ġsrail Devleti'ni kendi zamanında engellediği doğru mudur?. Sultân Vahidüddln I Samsun'a çıkmıĢtır?.................. Osmanlı Kapitülasyonlara 183....SULTÂN VI..... MEġRÛTĠYET'ĠN ĠLANI VE SULTÂN V.......................................OSMANLI | DEVRĠ....1 midirler?............ II.......... MEHMED REġÂD DEVRĠ (ĠTTĠHAD VE TERAKKĠ ĠKTĠDARLARI).................' 163........................ II.... Suriyelilerin Fransızlara Âliye Divan-ı Harbi »¦¦ XXXVI........ II..... Osmanlı Hâl Ģu 182... Sultân V............................................. Mehmed Ki neler söyleyebilirsiniz?.......287 XXXVOSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMAYA BAġLAMASI........................ 173. Abdülhamid devrinin "Devr-i Ġstibdâd" olduğu söylenmektedir................ 1915 tarihli Ermeni Ti Ermenilerin ve Batılı baz 175.......................................... Abdülhamid'in muhalifleri tarafından kullanılan Yıldız Mahkemesi olayının aslı ve kararları hakkında hukukçu olarak neler diyebilirsiniz?. Bu iddia doğru mudur ve gerçekten II.......................... Ġttihâd ve Terakki adı verilen siyâsî cemiyet nasıl teĢekkül etti ve nasıl iktidara geldi? Bunların fikrî yapıları nedir?.......................... Kölelik Ufl koyı 187.279 168.. 180..............................277 5 165........278 167......................................................................281 169..... Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid'in hal' fetvasını kim vermiĢtir?......... 174............ II...................284 170.........289 .................... MEH» 178. Ermenilerin Sultân Abdülhamid'i öldürmek üzere planladıkları Bomba Olayının aslı ve esası nedir?.................... nelen(W.......« BĠLĠNMEYEN OSMANLI 17 171.......... Ġttihâd ve Terakki mensuplarının hepsini..285 171.... Bediüzzaman Sald hatta hal' fetvasını Abdülhamid'in hal' fet XXXVOSMANLI MEġRÛTĠYETĠN (ĠTTĠHÂD VE TERĠ 172.................. Bir asra yakındır irtica olayı denilerek hep dindar insanların üzerine yıkılan 31 Mart Hadisesi'nin iç yüzü nedir? Ne değildir?............ ġerif Hüseyin I' neden dillere dest 177. Sultân Vahîdüddin'ınj 179......275 164........... I 186..................... bu anlattığınız çerçevede kabul etmek doğru olur mu?.............................. Kölelik W fl 186......... XXXVII.278 166.......................................... Bediüzzaman Said Nursi gibi Ġslâm âlimlerinin de Sultân Abdülhamid'e muhalif olduğu ve hatta hal' fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir.. Ġkinci Abdülhamid neden Hamidiye Alaylarını kurmuĢtur?............. Abdülhamid'in Ģahsî idare devrinin temel özellikleri nelerdir? Özellikle ittihâd-ı Ġslâm siyâsetinin bu idarede rolü var mıdır?.. Abdülhamid.............

Cihan Harbine sokan Enver-Tal'at ve Cemal PaĢa üçlüsü vatan hâini midirler?...............................................304 182.................289 173........................................ MEHMED VAHĠDÜDDĠN DEVRĠ........ Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karĢılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?...........................312 186......... Halife Abdülmecid Efendi'nin Ģahsiyeti........................SULTÂN VI................OSMANLI HUKUKUNDA KÖLELĠK VE CARĠYELĠK....................................294 175.......... Ġslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı ........................................300 XXXVII............................. Osmanlı Devleti'nin yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir....................................................... çocukları ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Osmanoğullarının Türkiye dıĢına ihracı nasıl olmuĢtur?.................... .............................................................................................. Ġslâmiyet Kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiĢtir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?.................... Sultân Vahîdüddin'in Ģahsiyeti......................................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMASI VE SULTÂN II.........................312 185. Mehmed ReĢâd Hân'ın Ģahsiyeti.....299 178...................... Osmanlı Devleti'nin duraklama.........................306 184.......296 177..... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında neler söyleyebilirsiniz?................. gerileme ve yıkılıĢ sebeplerini kısaca özetler misiniz?....................................... Sultân Vahidüddin vatan hâini midir? Mustafa Kemal kendi baĢına mı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıĢtır?....292 174......................297 XXXVI.....................296 176...................... 188....................305 183..................310 ĠKĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLFITNDE SOSYAL HAYAT VE HAREM I........................... Suriyelilerin Fransızlar tarafından kandırılmasını ve Cemal PaĢa'nın hatalı kararı ile kurulan Âliye Divan-ı Harbî Meselesinin Araplarla Türklerin arasını açmasını kısaca izah eder misiniz? .................314 B&&5 18 ġĠLĠNMEYEN OSMANLI 189................................. Ġslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?............. Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢını hazırlayan Ġttihada kadronun çoğunlukla mason oldukları ve bu sebeple de dıĢ güçlerin kuklası haline geldikleri söylenmektedir..................................................... daha sonra ne zaman anayurtlarına dönme imkânlarını elde etmiĢlerdir ve Ģu anda yaĢayan Osmanlı ġehzadeleri var mıdır?................... ġerif Hüseyin PaĢa'nın çıkardığı Arab Ġhtilâli nedir? Fahreddin PaĢa'nın Medine Müdafaası neden dillere destan olmuĢtur?.................................299 179.................................................................................................................................................... Osmanlı Devleti'ni I............ Sultân V.... Kapitülasyonlar ne demektir ve Ġslama uygun mudur?.... 1915 tarihli Ermeni Tehcir'ini Ermeni soykırımı olarak görmek mümkün müdür? Bu konuda Ermenilerin ve Batılı bazı yazarların iddialarına nasıl cevap verebiliriz?.. Bu iddia doğru mudur ve kimler masondur?...............303 180........ Kölelik ve cariyelik kavramlarını açıklar mısınız?..................... Kölelik ve cariyeliği ilk defa Ġslâm Hukuku mu vaz' etmiĢ ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuĢtur?..172.................313 187................. ABDÜLMECĠD DEVRĠ.. ailesi ve zamanındaki mühim olayları özetler misiniz?...................................... Osmanlı Hanedanı..................................................314 ...........303 181....

..... Harem'e aitmiĢ gibi gösterilen çıplak resimlerin Osmanlı kadınlarına ait olduğu doğru mudur? Yoksa bunlar da Batılı ressamların hayalî ürünleri midir?.................................... 206... Hizmetçi statüsündeki cariyeler................. kiminle karı-koca hayatı ya'Ģârlar?..........331 204................................................ PadiĢahların Harem'in bahçesinde bulunan havuzlarda cariyeleri çırılçıplak soyduğu ve bunlara süt banyosu yaptırarak bununla eğlendiği iddia edilmektedir? Bunun hakkında ne C dersiniz?............................................................331 205............:.. Osmanlı PadiĢahlarının eĢleri sayılan cariyelerden kadınefendiler kimlerdir?.................................. peykler ve has odalıklar ne demektir?..........................322 196.....319 : 193............ Harem'deki cariyeler evlenebilirler miydi?........................338 209.... Hizmetçi Statüsündeki Cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca iliĢkisi mümkün değil midir?316 191..............................338 ............................. Hünkâr Sofası denilen Harem'in salonunda gayr-i meĢru eğlencelerin yapıldığı söylenmekte ve çirkin iftiralar yapılmaktadır? Bunlar doğru mudur?...............320 194.................................... Harem'de ve Topkapı Sarayı 'nın sofralarında altın ve gümüĢ kapların kullanıldığını duyuyoruz..........................335 207............................ OSMANLI'DA MÜZĠK VE EĞLENCE................... Halbuki Ġslâm'da musikinin hükmü buna mani değil midir?.............................................. Durumu fıkıh kitapları açısından izah eder misiniz?..............................................317 II-OSMANLI'DA HAREM.. Efendilerin cariyelerin avret yerlerini görmeleri caiz midir? Caiz olduğunu iddia edenler..................315 :i 190............... yansıtıyor mu?.......321 195............... 334 III.........................................325 199..... Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı PadiĢahları zorla insanları hadım ettirmiĢ midir? Hadımlar.. PadiĢah ve devlet adamlarından da Harem'deki bazı kadınlara veya sultânlara aĢk mektupları yazıldığı söyleniyor... Bunu nasıl izah ediyorsunuz?........ Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dıĢlı mıydılar?....•'-'..... Osmanlı PadiĢahlarının karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?.................... Harem'deki kadınlardan PadiĢahlara veya Devlet Adamlarına.........................................326 200....................................................329 203..........323 197........................329 202....................... Gözdeler........................................yaĢayabilirler mi? Bunun kaynağı nedir?......... Halbuki altın ve gümüĢ kap-kacak kullanmak dinen yasaktır..... havuz safalarını da buna bağlamaktadırlar..............................336 208...... Harem ne demektir?.335 -....324 ¦ 198............................... Doğru mu?................ Osmanlı Haremindeki erkek personeli kısaca anlatır mısınız ve görevlerini açıklar mısınız? ................................................... Saray'daki câriyeler'in hepsi PadiĢahların hanımları mıydı? Yoksa görevleri nelerdi?............. 327 201................. Osmanlı Devleti'nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz............319 192....................... Batılı bir kısım yazarların Harem'le ilgili kitapları hakkında neler söylenebilir? Bunlar gerçekleri ¦"............................................................ Harem'de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeĢit eğlencenin meĢru'-gayr-i meĢru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir............ Osmanlı Devleti'nde çeĢitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiĢ midir?.. Bu doğru mudur?...........................

..........357 ... Osm-220 ... Batıl 221 .... Osmanlı Devleti'nde Ģehir hayatını düzenleyen Belediye (ihtisâb) TeĢkilâtı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........................................ Ov Ahi 218.............. Osmanlı hukuk sistemi çok hukuklu bir hukuk sistemi midir yoksa hukuk birliği mi hâkimdir? 354 220.348 217...... Devlet....... 0 zar meyve 223 ........ .......................... Osmanlı Devleti'nde Esnafın kümeleĢtiği teĢkilâtlar var mıydı? Esnaf hakkını nasıl arıyordu?.....346 215...................354 219..... Hûbân-nâme'si....... Harem'de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı PadiĢahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?........... Osmanlı 1 bll9i verir r 217............ Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaĢandığı bilinmektedir............... yani Defter-i AĢk'ı....................340 212.. Ġslim • mıdır? 226 ..... "Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir....348 BĠLĠNMEYEN OSMAN 216...............350 218...................352 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ VE DEVLET TEġKĠLÂTI I............................ ġER'Ġ VE ÖRFĠ HUKUK TARTIġMALARI.............................OSMANLI HÜK............................. 219 .. 224 ..................................343 214.............................OSMANLI DEVLETĠNDE RE'ÂYÂ VE SOSYAL SINIFLAR.............. Osmanlı r> W OSMAltîHfif? I........................... Osm islim <¦ 222 ............ 227 .............. Osmanlı Devleti'nde vatandaĢlara sürü nazarıyla bakıldığı için mi re'âyâ tabiri kullanılmıĢtır?.................... Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?.................................................................... Batılıların Pax Ottoman dediği Osmanlı BarıĢı ve hoĢgörüsü ne anlama geliyor?.......................................341 IV... Gerçekten Enderûnlu Fâzıl'ın eserleri...........210......... Osnuni hic M ! ¦ 22« 229 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 19 216................................... Osmanlı Devleti'nde Batılı anlamda sosyal tabakalaĢmadan ve sosyal sınıflardan söz edilebilir mi?...................339 211.... Osmanlı yönetim anlayıĢında soy asaleti'nin bir önemi var mıydı? KiĢinin ehliyeti ne derece önem arz ediyordu?....... Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıllarında toplumu ve özellikle esnafı harekete getiren fütüvvet ve Ahi TeĢkilatı ne demektir?.....OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ..... Bu kt: 225 ......... Tûsî'nin Behnâme'si hakkında neler diyeceksiniz?... Osma' sistem..............343 213......................

. Mîrî Arazî ve Tımar sistemi ile Ġlgili kuralları kor" Ģeklindeki yetkisini açıklar mısınız? O zaman tımar sistemi ile alakalı bütün kanunlar......... laik hukukun meyveleri değil midir?............................................................................................................. Bu iddialar doğru mudur ve ġeyhülislâm'ın Osmanlı Devleti'ndeki statüsü nedir?................ Bazı araĢtırmacılar.......................367 225......................................................................... Osmanlı Hukukunda Devletin yasama yetkilerinden olan "Devlete karĢı iĢlenen suçlarla ta'zir suçlarının cezalarını tesbit eder" kuralını açıklar mısınız? Fâtih'in bazı ceza kanunları yapması bu esasa mı dayanmaktadır?........9..............................368 226....... Devlet......379 238............221......................... kamu hizmetlerinin ifası için her çeĢit adlî.......374 233. bu Ģerl yetkiye dayanılarak mı hazırlanmıĢtır diyeceğiz?... Osmanlı Devleti.................................... Osmanlı Kanunnâmelerini kısaca nasıl anlatabilirsiniz?...................364 223.... Osmanlı PadiĢahlarının Hak ve Yetkileri nelerdir? Sınırsız yasama......................................... içtihâdî mevzularda ictihâdlardan birini tercih ederek nasıl kanunlaĢtırabilir? Bu konuda ġeyhülislâmların yetkileri nelerdir?....................................... Osmanlı Devleti'nin "Ülül-emr....y...................375 234..... Bu izahlar neticesinde Osmanlı Hukuk Mevzuatı deyince ne anlamamız gerekmektedir?..............................375 II...............371 230............................. Osmanlı Hukukunda Kanunnâmeler nasıl ve kimler tarafından hazırlanırdı?..................................370 229.....................382 20 MyM...............378 237......... Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki bir kısım kanunları hazırlarken eski gayr-i müslim devletlerin kanunlarından iktibâsda bulunduklarını ve dolayısıyla Ģeriata aykırı kanunları yürürlüğe soktuklarını iddia etmektedirler?..........369 228............................. Osmanlı Kanunnâmeleri ġerî'at ve Fetva süzgecinden geçirilmiĢ midir?............. Devletin yasama organı......376 235..............Ģ...... idarî................ Bu iddialar doğru mudur?....OSMANLI KANUNNAMELERĠ VE YASAMA ORGANI ĠLE ĠLGĠLĠ TARTIġMALAR.......................................361 222........................................................376 236..........374 232....... O zaman Kanunnâmelerin tanzim ettiği hukuk dalları nelerdir? Kanunnâmeler.....................................................365 224....................... yürütme ve yargı yetkileri var mıdır?....................................... Devletin yasama yetkilerinden olan "Caiz olan konularda Nizâm-ı Âlem için kural koyabilir" ne demektir?.....381 239..................................... malî ve askerî düzenlemeleri yapabilir' mi? Kanunnâmeler bu kuralın sonuçları mıdır?...................... Osmanlı dönemindeki mahkeme kararları demek olan ġer'iye Sicillerine göre Osmanlı Hukuk sistemi nedir?................................. Osmanlı Hukukunda doğrudan Devlete yani Ülül-emr'e tanınan yasama yetkileri yok muydu?373 231..................................yı ........................................................ mevcut Ģerl hükümleri kanun haline getirebilir mi? Bunun tarihte misâlleri var mıdır?368 227.................. Osmanlı Devleti'nde resmî mezhebin Hanefi mezhebi olduğu ve diğer mezhep mensuplarına hiç hak tanınmadığı iddia edilmektedir..... Osmanlı Devleti'nde ġeyhülislâmlar'ın Divan-ı Hümâyûn üyesi olmadığı ve kendilerine etkili bir görev verilmediği iddia edilmektedir.......................... Osmanlı Devleti laik bir devlet midir? Osmanlı Hukuk sistemi deyince ne akla gelmelidir? Ġslâm Hukukundan ayrı bir hukuk sistemi var mıdır? Din ve devlet münâsebeti nedir?...................... Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda Devletin sınırlı yasama yetkileri var mıdır?.....

....................406 254.............410 257............................... 1862'de kurulan Divan-ı Muhasebat ile mi baĢlamaktadır? Yoksa daha evvel de böyle bir müessese var mıdır?...414 ..........................................408 255...401 ¦ 250......................................................................................................................................... Osmanlı Devlet sisteminin temel özelliklerini özetleyebilir misiniz?.. Osmanlı Devleti'nde temyiz makamları var mıdır? ġer'iye Mahkemeleri dıĢında yargı organları bulunmakta mıdır?.......... Osmanlı Devleti'ndeki taĢra teĢkilâtı yani eyâlet ve sancak sistemi nasıl çalıĢıyordu?................................................... Bu izahlar karĢısında Osmanlı Devleti'nin Despotik olduğu iddiaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?.................240...............................................................................................................395 247............ Osmanlı Hukukunda vatandaĢların temel hak ve hürriyetleri kabul edilmiĢ midir? Yoksa 1839 tarihli Tanzimat Fermanıyla mı kabul edilmeye baĢlanmıĢtır?......... Yürütmenin baĢı olan PadiĢahların tayin usulleri ve saltanatın verasetle intikali meselesi Ġslama göre izah edilebilir mi?......392 245..........................384 241............. Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce yargı görevini yerine getiren mahkemeler yani ġer'iye Mahkemeleri nasıldı?........................................399 249.........383 III....................................................401 251...........400 IV. Osmanlı Devleti'nde baĢbakan demek olan Vezir'-i A'zam (Sadrazam)ın hak ve yetkileri nelerdir?.................... Nizamiye Mahkemeleri Avrupa kanunlarını mı uygulamıĢtır? TeĢkilatlanması ve temyiz usulleri nasıldır?....... Osmanlı Devleti'nde ulül-emr veya Ģûra meclisinin yerini alan ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu görevini de ifa eden Divan-ı Hümâyûnu kısaca anlatır mısınız?............... Osmanlı devlet Ģeklini Batıdaki anlamıyla mutlakıyet olarak vasıflandırmak mümkün müdür? ġayet doğru değilse................ Osmanlı Medreselerini ve ilmiye sınıfını kısaca anlatır mısınız?..............................384 ¦ 242.......................................................393 246.................................................... Devletin gelir-giderlerini kontrol eden SayıĢtay.................................................................................................412 258.......405 252.OSMANLI DEVLETĠNDE EĞĠTĠM VE YARGI.. Osmanlı Hukukuna göre devletin unsurları nelerdir?................... 1876 yılına kadar ve özellikle de Tanzimat'tan sonra yasama faaliyeti nasıl devam etmiĢtir?......................................405 253......................................................... Tanzimat sonrası ġer'iye Mahkemeleri kaldırılmıĢ mıdır veya Bunları n Yetkilerinin Sınırlandırılması söz konusu mudur?....404 V.......... Osmanlı Devleti'nde hâkimlerin dereceleri ve tayin usulleri nasıldır? Günümüzdeki gibi hâkimlerin sınıflandırılmaları mevcut mudur?.......................385 243............................................ Osmanlı hukukunda sınırlı yasama yetkisini Divan-ı Hümâyundan baĢka kimler kullanmıĢtır? Divan-ı Hümâyûn önemini kaybedince.........397 248......... Ġslâm'ın tavsiye ettiği Ģûra esasına ri'âyet edilmiĢ midir?.............................................. Osmanlı PadiĢahları herhangi bir makama karĢı sorumlu mudurlar? Yoksa bazılarının dedikleri gibi astıkları astık ve kestikleri kestik midir?......... Osmanlı Devleti'nde insanı insan yapan ġahsî Hak ve Hürriyetlerin korunması ve Güvenlik Ġlkesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?.....................................387 244......................................................OSMANLI DEVLETĠ'NDE TEMEL HAK VE HÜRRĠYETLER......................OSMANLI DEVLET TEġKĠLÂTI VE SALTANAT USULÜ...........................................................................................409 256.........................

.....416 260.................. Osmanlı Hukukunda gayr-i menkul mülkiyeti var mıdır? Arazî Hukukunun Ģerl dayanağı nedir? Bütün Osmanlı toprakları sadece mir! arazi midir?.....429 VII....... Tanzimat'tan sonra azınlık hakları ile ilgili ne gibi geliĢmeler olmuĢtur?............ 1868 yılında kurulan ve DanıĢtay'a benzeyen ġûrây-ı Devlet ile mi baĢlamıĢtır? Yoksa daha evvel buna benzer yargı organları var mıdır?................... Osmanlı Miras Hukukunda Ģer'i ve âdi intikal diye bir düalizmin yer aldığını biliyoruz...434 DÖRDÜNCÜ BOLUM OSMANLI DEVLEIÎNDE MALĠ HUKUK.....................259..... Osmanlı Hukukunda Kadının boĢama hakkı var mıdır?................. EġYA VE BORÇLAR HUKUKUYLA ĠLGĠLĠ ÖNEMLĠ SORULAR..... Osmanlı Devleti'nde idarî yargı...433 270.......................... S 282.............. K 276.................416 261...436 ...........................421 263.............. Ta'addüd-i zevcât yani birden fazla kadınla evlenme meselesinin Osmanlı Devleti'ndeki uygulanıĢı nasıldı?.........427 267........................... Bu durum... Osmanlı Devleti'nde azınlıkların görev ve yükümlülükleri nelerdi?............................................426 266..............................OSMANLI AĠLE.....419 262...........OSMANLI DEVLETĠ'NDE AZINLIKLARA TANINAN HAKLAR................430 269....422 RIH' el k«a|| VIl-OSMMUS OSMAfUS I-OSMANLĠ» 272 ( 273 0*mt*8 274 275................ Osmanlı Devleti'nin 1876 tarihinden itibaren Medeni Kanunu olan Mecelle hakkında ne diyorsunuz? Mecelle ile Ġslâm Hukuku terk edilerek yeni bir Avrupaî kanun mu yapılmıĢtır?........................................... ( II-05 278......425 265...... Osmanlı Devleti....OSMANLI VERGĠ SĠSTEMĠ VE ġER'Ġ DAYANAKLARI............. Osmanlı Devleti'nin miras hukuku konusunda Ģerl hükümleri terk ettiğini göstermekte midir?.......................... CEZA................................................. Osmanlı Hukukunda vergi ne demektir? ÇeĢitleri nelerdir? ġerî'atın dıĢında vergi var mıdır?.......................... Mîrî arazi ne demektir? Osmanlı ülkesinde bütün arazinin mâlikinin PadiĢah olduğu iddiası doru mudur?.. Osmanlı Devleti'nde evlenme akdi nasıl bir sözleĢmedir? Ġmam Nikâhı ne demektir?........................430 268.............................................. MĠRAS...................0 277........ Osmanlı Devleti'nde azınlıklara tanınan hakları kısaca özetler misiniz? Neden azınlıklara bazı elbiselerin giyilmesi ve evlerinin yüksek binası müsaadesi verilmiyordu?................................415 VI........................................................... zina suçunun cezası olan recm......436 272.................................... Fâtih'in azınlık hak ve hürriyetleri ile ilgili fermanını kısaca anlatır mısınız?... ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT I........ t BĠLĠNMEYEN OSMANLI 264........................433 271.......... hırsızlık suçunun cezası olan kat'-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamıĢ mıdır?..

..................................448 283..443 279.................................................441 277....................................................................................442 II..............................................................439 275.............................447 282.......................... Osmanlı Devleti'nde servet birikiminden söz edilebir mi?.......................................................................... Osmanlı Devleti'nde dıĢ ticâret politikasının esasları nelerdir?.......470 290..... Osmanlı Devleti neden son yüzyılda sınai geliĢmelere ayak uyduramadı? Osmanlı yöneticileri bu konuda hiç gayret göstermedi mi?........445 281....473 292............... Ġltizam sistemi nedir?. Cumhuriyet'in Osmanlıdan devraldığı sınai mirasdan söz edilebilir mi?............................ 288......... Osmanlı Devleti'ndeki örfî vergilerin Ģerl dayanağı (Tekâlif-i Örfiyye) nedir? Bunları kısaca anlatır mısınız?........................443 278...............................461 287..... Kanunnâmelerde çokça geçen Çift Akçesi ne demektir? ġerl bir vergi midir?........................OSMANLI DEVLETĠ'NDE ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT.... Osmanlı Hukukunda Cizye ne demektir? Gayr-i müslimlere ilave bir yük değil midir?......... Osmanlı muhasebe kültüründen söz edilebilir mi?..... Osmanlı Bütçelerinin tarihî geliĢimi nasıldır? Bütçe Tarhuncu Lâyihası ile mi baĢlamıĢtır?......483 * 295..... Osmanlı yöneticileri ticâret yollarının değiĢiminin ne derece farkındaydı? Osmanlı Devleti'nin Hind Deniz Yollarına iliĢkin politikası ne Ġdi?........... 293............................................................273.......... Tanzîmât sonrası Osmanlı Mali Hukukunda meydana gelen temel değiĢiklikleri özetler misiniz?447 III..... Osmanlı para ve finansman sisteminin esasları Nedir?.....OSMANLI BÜTÇELERĠ VE KAYNAKLARI............... ġer'î Bütçe ne demektir? Osmanlı Devleti bu bütçenin esaslarına uymuĢ mudur?..............................452 285..........437 274..................................................479 294................ Osmanlı Devleti'nde sanayiden söz edilebilir mi? Sanayiin geliĢimi hakkında bilgi verir misiniz?.......... 16...............471 291....................................... Haraç vergisi ne demektir? Kimlerden alınmıĢtır?....................................................................464 22 ?M^lEf.... Yüzyılda Avrupa'da fiyat devrimi olarak nitelenen geliĢmenin Osmanlı Devleti'nde ne tür etkileri görüldü açıklar mısınız?............................... Bu doğru mudur?...486 ................... Müsadere ne demektir? Osmanlı Devleti'nde mülkiyet hakkına saygı yok mudur?....448 284. Osmanlı Bütçe Hukukunun temeli sayılan kamu hizmetlerinin finansman Ģekilleri nelerdir?............................444 280............................440 276........................467 289...............M ġ^My...........................457 286.....................476 ..................................... Kendine has bir Osmanlı üretim tarzından söz edilebilir mi?.......................................... Osmanlı Devleti'nde tüketicinin korunmasına iliĢkin düzenlemeler nelerdir?........ Osmanlılar ticârete önem vermiyorlar mıydı? Bir diğer ifadeyle Osmanlılar ticâretten anlamıyorlar mıydı?....................................................... Osmanlı Devleti'ndeki öĢür vergisinin manası nedir? Osmanlı Devleti'nin öĢür diyerek zulmen altıda bir yedide bir vergi aldığı söylenmektedir..................

. Feodalitenin siyasî ve sosyal mahiyeti nasıldır?............................................. vsonuçları ne oldu...... Kazaskerliğin. Cildinde neĢredilecek olan Kanun-ı TeĢrifat ve TeĢkilât adlı Kanunnâmeye havale ediyoruz........... Sonuçları ne oldu?........ Düyun-ı Umumiye Ġdaresi niçin kuruldu? Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢında nasıl bir etki yaptı? ...............492 ı 298. Feodalite sistemi ile tîmâr sistemi arasındaki farklar nelerdir?.......................... delilden mahrum bir iddiadır.............. kendi geleneği içinde geliĢtiğini gösteren ve peĢin hükümlerle değil............ Böyle bir iddiayı ileri atanların en büyük delilleri................ ileri sürülen bütün iddiaları..495 ................................ Dolayısıyla bu devletin hukuk.. sadece bu soruya cevap veren ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 11.... III................ bu iddiaların tamamen hayalî ve esassız olduklarını ispat ettikleri ve Fuad Köprülü gibi araĢtırmacılar da..... ileri sürdükleri........OSMANLI TIMAR SĠSTEMĠ VE FEOADALITE. 300......296...... idare ve kısaca bütün müesseselerinde Ġslâm'ın esasları etkili olmuĢtur........................................ Tîmâr Nizâmı ne demektir?................497 IV... tıpkı Ġslâm Hukukunun Roma Hukukunun aynen devamı olduğuna dair iddialarda bulunan MüsteĢrikler gibi...489 297....................................... Osmanlı demiryollarını finanse eden Batılı Ülkeler ile Osmanlı Devleti'nin beklentileri nelerdi? -................. Rambaud ve Gibbons gibi tarihçilerin..................505 KAVRAM FĠHRĠSTĠ.... Osmanlı Devleti'ni dıĢ borçlanmaya iten sebepler nelerdir? DıĢ borçlanmanın sonuçları nelerdir?.............. Ahmed'in fermanıyla kaleme alınan............ Avrupalı bazı tarihçilerin iddialarını sürdüren bazı tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız hâlâ bulunmaktadır.................... Osmanlı Devleti.... kısa da olsa........................501 303....................... satır satır delillerle çürüttükleri halde.......................................... müsbet katkısından Söz edilebilir mi?.......... Bu iddialara karĢı özetle Ģunları söylemek icab etmektedir: A) Osmanlı Devleti...................................498 302............. Birincisi...... Batılı olan Busbecq gibi seyyahların.. 1838'de Ġngiltere ile Balta Limanı'nda imzalanan Ticâret AnlaĢması hangi Ģartlarda yapıldı. Fâtih'in Kanunnâmesindeki bazı hükümlerin Bizans Hukukundan adapte edilmiĢ olması.................... Osmanlı Devleti'nin teĢkilâtında iki önemli etki söz konusudur............ Osmanlı Devleti'nde para vakıflarıyla Ġslâm'ın faiz yasağının delindiği söylenmektedir... Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır? Bu iddia........................... bütün Osmanlı hukuk sistemi ve devlet teĢkilâtı ile ilgili arĢiv belgeleri.... Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp..............498 301.... Defterdarlığın ve hatta PadiĢahların her hafta Ġstanbul'daki camilerden birine gitmesinin bile Bizans'tan taklid edildiği Ģeklindeki hayali sözlerdir....... Osmanlı müesseselerinin..... Ġslâm Dininin esasları ve Müslüman devletlerin tesiri......................... tamamen....................... Anadolu-Rumeli Beylikleri ikilisinin....502 BĠBLĠYOGRAFYA........... Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri........493 299.. sağlam bir tarih metoduyla ve ilmî delillerle bunu ispat eden Fuad Köprü-lü'nün Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Te'siri adlı eserine.......517 BĠRĠNCĠ BOLUM OSMANLI DEVLETĠNĠN SĠYASÎ TARĠHĠ I............ Bu sebeple...............................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ 1......... Buna ne dersiniz?... meseleyi özetlemekte yarar vardır..... Müslüman bir devlettir................... Maalesef...... Buna misâl olarak ...........

C) Tamamen faraziyeler halinde kalan ve ama ispat edilmiĢ mesele olarak takdim edilen bu görüĢlerin aksine. Hele hele öĢür vergisinin Bizans'tan alındığını iddia etmek. eski Türk Devlet teĢkilâtı. Bizans'tan değil. Ġdarî teĢkilâtın oturması Abbasîlerde mümkün olmuĢtur. Özellikle bazı örfî vergilerin Bizans yahut bir baĢka devletten alınması ise. Peygamber kendi devrinde yasama. eski Ġslâm Devletlerinden. Bizans veya baĢka bir devlette gördüğü yeni bir müesseseyi tadil ederek kabul ettiği de bir gerçektir. Sasânî devletinde bulunan divan sisteminin benimsenmesi. daima bulunmuĢtur. Hz.. Ömer'in Ġran'daki bazı vergilerin. Osmanlı Devleti'nin örnek aldığı devlet. Eski Türk kurultay ananesinin de tesiriyle. Osmanlı Devleti'nin Bizans'a ait muhâberât sisteminden yararlanmıĢ olması. ihtiyaçlara göre devlet teĢkilâtını da kurabilmiĢtir. Kur'ân ve Sünnet'in esaslarına aykırı olmamak Ģartıyla. Kur'ân'ı ve önemli belgeleri kaleme alan vahiy kâtiplerinin tesbiti. eyâlet sisteminin de. baĢta Abbasî Devleti olmak üzere Müslüman devletlerden alındığı kesindir. Bu manada.f Nihayet hukuk ılı manii Devleti. Divan-ı Hümâyûn'un da. ( ve zaten daha ı lâmlaĢmıĢ hail diyet ciddi manada etkilenmiĢtir. hukukî ve askerî bir teĢkilât olan devletin geliĢmesinde de tedrîcilik esastır. sorguçlar. hep bu esasların bir meyvesidir. Asr-ı Sa'âdette de önemli bir devlet teĢkilâtının bulunduğunu göstermektedir. belli merkezlere kadı tayini yapılması ve benzeri hususlar. eski Sırp Kanunlarının tadil edilerek kabul edilmesi. Ġslâm'ın esaslarına aykırı olmayan hususlar. Osmanlı Devleti'nin hukuk ve devlet teĢkilâtını Bizans'tan aynen aldığı manasına da gelmemektedir. Nitekim Ġslâm Hukukunun kaynaklarından biri de. her Ģeyde olduğu gibi siyasî. Ġslâm hukıi farklı bir yol izlememiĢtir. Selmân-ı Fârisi'nin tavsiyesi üzerine Divan sisteminin Sasanîlerden alınması ve Hz. bu söyleı lirsiniz. Türk Devletlerinde aynen korunmuĢtur. B) Ġslâm Hukuku. Bilindiği üzere. Bazı ifade değiĢiklikleri dıĢında. "mirî arazi üzerindeki madenlerin iĢletme esasları ülü'l-emr tarafından tanzim olunur" Ģer'î hükmüne uyularak. çeĢitli milletlerin elinde geliĢip büyüyen Ġslâm Devletidir. Ġlk yazılı anayasayı kendisi hazırladığı gibi. Bu uygulamalar. Ömer zamanında devletin malî ve askerî meselelerinin yürütülmesi için. Ġkincisi. Eğer Nizâm'ül-Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile . bütün Müslüman Türk Devletlerinde devlet merkezinde bulunan ve devletin iĢlerini birinci derecede görmeye yetkili kılınan bir divan. Osmanlı Devleti'nin müesseseleri. Osmanlı I tertip ve tanzim ed Bizans'tan etkilenerek I na-gelen kanun hfikı Osmanlı Devleti'nin I mıĢtır. Kazaskerlik müessesesinin de. yürütme ve yargının baĢıdır. Sırbistan'ı fethettiklerinde. Ġslâm Hukukundan haberdar olmamak demektir. Mesela. Abbasîler'den I rinde bulunan Dlvan'ların devan tefviz makamının sadece olduğu hemen anlaĢılacaktı beylerbeyillk usulünü I ti'nde de olduğunu A'Ģâ'sına havale ediyoruz. kendisinden sonraki bütün Ġslâm devletlerini ve özellikle de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada etkilemiĢtir. Abbasî Devletinin idarî teĢkilâtı. Ġslâm Hukuku tarafından caiz görülmektedir. solaklar ve peykler gibi bazı giyim ve protokol kurallarının Bizans'tan ilham alınarak düzenlenmiĢ bulunması. mesela Ġlhanlı Devleti'nin müesseselerinden ciddi manada etkilenmiĢtir. mahiyetleri Ģerl hükümlere aykırı olmamak Ģartıyla aynen bırakılmasını emretmesi bunun en müĢahhas misâlidir.] kitaplarındaki Hanefi muhalif bir görüĢü ı mayı bile çok ciddi Ģekil j ye (ülü'l-emre) içi boĢ) takip ederek örfi hukuk < kullarının maslahatlarını i lıkları "Ģer'-l Ģerif ve I Mültek'al-Ebhur 1648 ve j kodu olarak kabul edilir Kısaca. kendisine danıĢmanlık yapan kimselerin tayin edilmesi. ġerâ'iu Men Kablenâ yani eski hukuk sistemleridir. vergi tahsili için âmillerin (vergi memurlarının) çevreye gönderilmesi. Ġslâm devlet teĢkilâtında önemli bir geliĢme olmuĢtur. Hz. Ġslâm'ın esaslarına uymak Ģartıyla. Her Ģey gibi Ġslâm devleti de basitten daha mükemmele doğru geliĢmiĢtir. bu iktibas iddiaları da doğru değildir. A gördüğü yeni bir müesseseyi I Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile 112 mukayese ederseniz. Yapılan incelemek!"»} ğini göstermektedir. Ancak kendini yenilediği. Osmanlı mâyûn.Abbasî Devletini zikredebiliriz. Ġslâm'a aykırı olmamak Ģartıyla eski Türk Devletlerinden ve özellikle de Anadolu Selçuklu Devleti ila Anadolu Beylikleri'nin siyasî ve idarî teĢkilâtından ve ayrıca Moğol asıllı Müslüman devletlerin. Bizans'tan gelmesi Ġse. diğer devletlerin idarî teĢkilâtlarının ve askerî-malî kanunlarının Müslüman devletler tarafından alınmasında beis görmemiĢtir. Kaldı ki.

tarihî vakıalara terstir. c I. MI. EI-Ferrâ. En çok itiraz edilen ve Bizans'tan alındığı iddia edilen iki beylerbeyilik usulünü ise. Ġslâm hukukunu tatbik hususunda diğer Müslüman Türk Devletlerinden farklı bir yol izlememiĢtir. Bizans müesseselerinin Osmanlı müesseselerine etki etmediğini göstermektedir. Ġlmiye Salnamesi. 498-500. belli bir yasama formalitesini takip ederek örfî hukuk diye bilinen kanunnâmeleri de tanzim etmiĢlerdir. 1/273 vd. Türk Millî Kültürü. El-Kettâni. nr. Umumî Türk Tarihine GiriĢ. Barkan. 14. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. Ġstanbul. Ankara. 220 vd. sh. Anadolu Selçuklularında. Yapılan incelemeler. Ġsmail Hakkı. Ġstanbul. Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri. sh. Mesela. Merak edenleri. Rabat. Hanefi mezhebine aykırı görüĢleri uygulamayı bile çok ciddi Ģekil Ģartlarına bağlamıĢtır. Ġbrahim. 1 BaĢbakanlı Osmanlı ArĢivi. 1943. Zaten Mültek'al-Ebhur 1648 ve 1687 tarihli fermanlarla Osmanlı Devleti'nin resmî hukuk kodu olarak kabul edilmiĢtir. eğer Ġslâm hukuku eserleri incelenirse. YEE. Ergin. XV. 1337.. Ġslâm Hukukuna muhalif bir görüĢü uygulamak Ģöyle dursun. 26 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ . 1 vd. tarihi bilmemek demektir1. Fuad. bu söylenenlerin ne derece doğru olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. Nihayet hukuk sistemi ile ilgili olarak da Ģunları söylemek yerinde olacaktır: Osmanlı Devleti. Köprülü. KalkaĢandî'nin Subh'ül-A'Ģâ'sına havale ediyoruz. 1/225 vd. Osmanlı Devleti'nin asırlarca en mühim devlet organı olan Divan-ı Hümâyûn. Kahire 1938. "Allah'ın kullarının maslahatlarını Ģer' ve kanun üzere" görmüĢler.. Ancak Ġslâm Hukukunun yüksek otoriteye (ülü'l-emre) içi boĢ yasama yetkisi tanıdığı sahalarda. Ġstanbul'un fethinden sonra yeni baĢtan tertip ve tanzim edildiğini söylemek. 1334..UzunçarĢılı'nın Osmanlı Devlet TeĢkilâtı ile alakalı eserlerini mukayese ederseniz. daha önce aktardığımız Ġslâm Hukuku kuralına dayanmaktadır ve zaten daha önceki dönemlerde geçmiĢtir. Osman Nuri. 316 vd. Zeki Velidi. (bundan sonra BA). 14-1540 sn. Bizans'tan etkilenerek hazırlanmıĢ bir Kanunnâme değil. Fâtih Kanunnâmesi de. ve XVI. sh. UzunçarĢılı. Abbasîler'den itibaren Anadolu Selçuklularına kadar bütün Müslüman devletlerinde bulunan Divan'ların devamıdır.. 1984. Osmanlı Devleti müesseselerinin. 1981. 1346/1296. Ġstanbul.. 346 vd. vezâret-i tefvîz makamının sadece isim değiĢikliğiyle Osmanlı Devleti'ndeki sadrazamlık makamı olduğu hemen anlaĢılacaktır. Mecelle-i Umûr-i Belediye. Tevkiî Abdurrahman PaĢa Kanunnâmesi MTM. Fâtih devrinde Osmanlı Devleti'nin hukuk sistemi veya müesseseleri köklü bir değiĢikliğe tabi olmamıĢtır. Ġslâm Hukukunun açıkça hüküm vaz' ettiği alanlarda fıkıh kitaplarındaki Hanefi görüĢleri esas alınarak uygulamaya gidilmiĢtir. Ebû Ya'lâ Muhammed bin El-Hüseyin. Et Terâtib'ülĠdâriyye Nizâm-u Hükûmetln-Nebeviyye.. Kafesoğlu. Memlüklüler'de ve Altınordu Devle-ti'nde de olduğunu söylemek yeterlidir. sh. IX vd. Togan. 1983. 3-199. Ġstanbul. KrĢ. Osmanlı Devleti'ni Bizans'ın Ġs-lâmlaĢmıĢ hali diye takdim etmek. Ömer Lütfü. 338 vd. Asırlarda Osmanlı Ġmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları. Öyleyse. Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. Ġstanbul 1986. Ġstanbul.. belki o zamana kadar uygula-na-gelen kanun hükümlerinin resmi bir Ģekilde tedvîn edilmiĢ bir halidir. Alay ve efendi gibi bazı tabirlerin yahut bazı giyim tarzlarının Bizans'tan gelmesi ise. Kısaca. sh. bütün hukukî anlaĢmazlıkları "Ģer'-i Ģerif ve kanun üzere ahkâm-ı Ģerife" vererek halletmiĢlerdir.

son sebebe dayanmaktadır. netice itibariyle sulhdur ve tevhid inancının düsturları ile insanlığı daimi bir barıĢa davettir. Bu konuda Halil Ġnalcık Hocamızın Balkanlardaki fetih politikası ile ilgili makalelerine bakılabilir. mal. can. Kosova Meydan M önemli bir kısmı. cennet. Osmanlı Hukukunda meĢru addedilen harplerin gerekçelerini Ģu haller teĢkil eder: 1) Ġ'lây-ı kelimetullâh veya fî sebilillâh cihâd dedikleri. Ġslâm'a davet ve bu daveti kabul etmeyenlerle savaĢ diye tanımlanmıĢtır. Harbin karĢılığı olan cihâd ise. Bunu kısaca nefsi müdafaa diye özetlemek mümkündür. Nitekim Yavuz'un Ġran'a karĢı ilan ettiği savaĢ. manevî değerler ve bütün insanlığın iki dünya mutluluğunu temin etme mefkuresi üzerine kurulmuĢ bir devlettir. son baĢvurulacak çare cihaddır. bilin ki. vatan ve ırk gibi maddî değerler üzerine değil. kılıçların gölgesi altındadır". Ġslâm'ın davetini yaymak için yapıldığını ifade etmek gerekmektedir. Peygamber'in Ģu hadisi bunu gayet güzel açıklamaktadır: "Ey insanlar! DüĢmanla karĢılaĢıp savaĢmayı arzu etmeyin. Amaç. Allah yolunda can. dil ve diğer vasıtalarla savaĢmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak Ģeklindeki tarif cihadın umumî tarifidir. cihad ve kıtal gibi kelimelerle ifade edilen harb. normal zamanlarda Müslüman toplumun dinî görevidir (farz-ı kifâye). Harbin gayesi ile ilgili olarak Ģunlar söylenebilir: Bilindiği gibi Osmanlı devleti (umumî manâda). 2) DüĢmanın Ġslâm toprağını istila etmesi veya tahammül edilemez bir Ģekilde hareket etmesi halinde. Özellikle yükselme döneminde bazı harplerin. isteyenlerin Ġslâm'a girmelerini. Ölçü Ģu âyetlerdir: "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaĢın. sabır ve sebat gösterin ve bilin ki. bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. Zaten cihada müsaade eden Kur'ân âyeti de buna dikkat çekmektedir: "Artık saldırıya uğrayan mü'mlnlere zulmedlldljj! I tamamen sulha tarafta Segedin'e göndermiĢ id mez. Osmanlı Hukukunda harbin yani cihadın tarifini ve sebeplerini özetlemek gerekir. düĢmanlık ancak zâlimlere karĢıdır". Allah'tan afiyet ve huzur dileyin. tarihî olaylarla meseleyi izah etmek daha kolay olacaktır. Bunun içine. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur?Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek için. Bu yüce gayeye ulaĢmak için. Bu manada harp. Osmanlı Hukukunda gaza. aĢağıda belirtilen usule riayet etmek Ģartıyla. Hukukî yönünü ortaya koyduktan sonra. Hz. Ġslâm'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi. DüĢman Ġslâm ülkesine hücum ettiği zamanlarda ise savaĢa ehil her Müslümanın zaruri görevi haline (farz-ı ayn) gelir. Mohaç seferlerin olarak iptal yolı .2. "Dinde ikrah ve icbar yoktur". değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Bu gibi durumlarda nefîr-i âmm (umumî seferberlik) dinî ve zarurî bir görevdir. müdafaa harbi yapmak gerekir. Osmanlı PadiĢahlarının fethettikleri toprakları. istemeyenlerin ise Ġslâm'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaĢamalarını temindir. Kısaca cihadın gayesi. Ġnsanları zorla Müslüman yapmak için savaĢ yapılmadığı ortadadır. Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaĢtır. Bu manâda Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi. Eğer vazgeçerler ise. bu dediklerimizin en büyük delilidir. Papa'nın tahrikiyle den haçlı ordular. saf Ġslâm inancının sapık inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. cizye ve haraç vermek Ģartıyla tekrar eski Hıristiyan idarecilere teslim etmesi. Ġbn-i Kemal'in yerinde ifadesiyle. Müdafaa. DüĢmanla karĢılaĢınca da. aile. din veya vatan için olabilir.

Mesela Rodos'un fethi orada bulunan 5-6 bin kadar Müslümana zulüm yapılması ve hatta yerli ahaliye bile zulmedilmesidir. Osmanlı Hukukçuları düĢman Ģahıslara göre harbi dörde ayırmıĢlardır: A) Gayr i müslimlerle yapılan savaĢ. murahhaslarını barıĢ antlaĢmasını imzalamak üzere Segedin'e göndermiĢ idi. Hususî hükümlerin dıĢında genel harp hükümleri tatbik edilir. Mevcut bir nizâma isyan eden âsiler. askerî hareketleri I ler. Ġbn-i Kemal. Kanuni zamanında yapılan Belgrad ve Mohaç seferlerinin sebepleri ise. sulh yolu ile itaat etmezlerse. tamamen sulha taraftar olarak. den yardım ist 4) Münafıkla leri. Hıristiyan idareciler. Ġslâm Dinini terk edenlere mürted veya ehl-i ridde denilir. Kosova Meydan Muharebesi takip etmiĢtir. Bizi burada asıl ilgilendiren birinci harp çeĢididir. tam Ġstanbul'u muhasara altına almıĢken. Mesela Karamanoğlunun I lu'ya geçmek r Osmanlı Hut müslimlerle ya lere mürted veya ı neleri izale edıif Vazgeçmezler»^ Mevcut bir nizJır Osmanlı hanedanı | lan) bu gruba j lara karĢı' ceğini Kur'ân i Bizi bazı hükümleri v Ġslâm I kanunu ne i mü'miniere zulmediidiği için cihada izin verildi". Kendisi oğlu Mehmed'i tahta oturtarak Manisa'ya çekilir çekilmez. Osmanlı orduları Bizans'ı veya bir baĢka gayr-i müslim devleti mağlup edeceği çok kritik zamanlarda. B) Mürtedlerle yapılan savaĢ. Karamanoglunun Osmanlı topraklarına girmesi üzerine muhasarayı terk ederek Anadolu'ya geçmek mecburiyetinde kalmıĢtır. 4) Münafıkları. mesela Karan devleti mağlup ı rarlanarak. Buna en güzel misâl Ģu olaydır: II. isyancıları ve andlaĢmayı bozanları cezalandırma gayesi de meĢru' bir harbin gerekçeleridir. ordunun Avrupa'da bulunmasından yararlanarak. Ġslâm'ın kesin emirlerini (zekât gibi) inkâr edenleri. Vazgeçmezlerse savaĢ ilân edilir. Ģüpheleri izale edilerek Ġslâm'a dönmeleri için gayret gösterilir. gündüz boyunları bukağıda ve gece ise ayakları zincirde iĢkenceli bir hayata mecbur etmiĢlerdir. Papa'nın tahrikiyle II. Kısaca insanî sebepler de demek mümkündür. Nitekim gayr -i müslim tarihçiler dahi. Osmanlı hanedanı arasındaki savaĢlar ile isyancıları bastırma hareketleri (Celâlî isyanları) bu gruba girmektedir. savaĢ ilân edilir. Mohaç Seferinin sebeplerinden biri olarak Macar Valilerinin ahaliye yaptıkları zulmü göstermektedir. isyancıları' rekçeleridir. Ġslâm'ın davetini emniyet altına almak ve bu davete icabet etmek isteyen güçsüz ve zayıf kimselere destek olmak da diyebiliriz. . adada esir tutmuĢlar. müdafaa harbi niteliğindedir. Murad'dan kendileri barıĢ isteyen Macarlar ve Sırplar yeniden haçlı orduları teĢkil ederek Osmanlı Devleti'ne hücum etmiĢlerdir. Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylikleri ve Celâlî isyanları ile ilgili bütün askerî hareketleri bu manada harbe girmektedir. Bursa i çaktır.3) Gayr-I meleri de meĢru I yet altına almak destek olmak Rodos'un fethi on ahaliye bile zuln adada esir tutmu bir hayata mecb Macar Valilerinin i çiler dahi. 3) Gayr-i müslim bir ülkede azınlık halinde bulunan Müslümanların yardım istemeleri de meĢru bir harbin gerekçesini teĢkil eder. Yol kesme suçlarını iĢleyenlere karĢı savaĢ ilân edilebileceğini Kur'ân açıklamaktadır. Murad. C) Bâğilere (isyancılara) karĢı yapılan savaĢ. Buna biz. Gerçekten buradaki Müslümanları. düĢmanın yapılan andlaĢmanın Ģartlarını tek taraflı olarak iptal yoluna gitmeleridir. Mesela Yıldırım Bâyezid. Bursa gibi Müslüman bir Ģehri defalarca yakıp yıktıklarını çok iyi hatırlayacaktır. D) Muhariplere yani milletlerarası haydut ve korsanlara karĢı yapılan harpler. Bizans'ın zulmünden dolayı çok sayıda Hıristiyan re'âyânın Osmanlı askerinden yardım istediğini açıkça ifade etmektedirler. Bu iĢleme istitâbe denir. Bunu bilinen II. Gerçekten Osmanlı tarihini inceleyenler. Diğerlerinin kendilerine mahsus bazı hükümleri vardır. Bunlara karĢı silaha müracaat etmeden önce. mesela Karamanoğullarının. dinden dönenleri. Kısaca Osmanlı Devleti'nin yaptığı harplerin önemli bir kısmı.

Osmanlı Maârif Nezâreti.. Damad. Ġslâm ile kılıç arasında değil. Ġnalcık. DoğuĢtan Günümüze Büyük Ġslâm Tarihi. Eroğlu. Kur'ân ve Sünnetin emrine uyularak sulh içinde itaatleri istenmiĢ ve Ġbn-i Kemal'in kaydına göre isyan ve zulümde inad edince cihad ilan edilmiĢtir. Ġnsanî esasları temel kabul eden Ġslâm orduları ve özellikle de Osmanlı orduları. TürkleĢtirme ve ĠslâmlaĢtırma". Ġslâmiyet ve Milletler Hukuku. Köprü. Batılı tarihçiler de kabul etmektedirler. 707. Beldiceanu. BaĢkasının malına müdahale etmeme yasağını çiğneyen bazı Sırp asıllı askerleri hemen idam ettiren I. c. Defter. ĠA. vrk... 8/b. Mevkufatî. Ayrıca düĢman gayr-i müslimler. c. "Osmanlı Ġmparatorluğunda ġeneltme. { Safer ve flebi veya bel ayrıntıda ¦ 2) Hicri 700 mi I hatta Tanmanasına c ifade etme*/ mkeitiıMlt 4. 190. ı aldığı bütün ı belirten vesika I 1300 tarihi ( 2000 yılıdır. Her ne kadar( önce meyda. meĢru olan harp kanunlarını çok ciddi bir Ģekilde uygulaya gelmiĢlerdir. II. Tevârîh-i Âl-i Osman X. 1317.Gâzî'yi saltanat! imanlı De Bu gün imi belge. 1/642. Mecma ül-Enhür ġerhu Mültek'al-Ebhur I-II. OınuaMâra OimittlıltfU ıınıo nlıkltn araĢtır bulunr. 6. Ġslâm devletinin hâkimiyeti altına girmeleri teklif edilir. Encümenin görevlendirdiği tarihçi Efdalüddin konuyu bütün kaynaklardan araĢtırmıĢ ve bazı sonuçlara ulaĢtıktan sonra bu tarih yani 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi istiklâl kazanılan gün olarak kutlanmaya baĢlanmıĢtır. ti. Nazmi. 1/282. "Türklerde Cihad ve Fütuhat AnlayıĢı". I. IX. Ancak 699 yılının hangi ayıdır? Elimizdeki bazı kaynaklar. Sonbahar 1994. yukarıda zikredilen sebeplerle meydana geldiğini görüyoruz. sayı 48. eğer zimmî olabilecek grupdan iseler. Ġslâm ile cizye arasında serbest bırakmıĢlardır. Nicara. sh. Bu husus methe layıktır". "Rumeli". 21/b-24/b. Heyet. konuyu 28 Kânun-ı Sâni 1329 tarihli tezkire ile Tarih-i Osmanî Encümeni BaĢkanlığına havale eylemiĢtir. Ankara 1996. «„ . sh. insanî esaslarla bağdaĢan bir harp kanunu ne Sâsanilerde.. Ġbn-i Kemal. her SavaĢ Öncesi. Birinci ko ti'ni kuran Osr vi. (neĢr. 14/b. Cihadın ilânı. yüzlerce misâllerden biridir. 39-40. sh. 256. Ġstanbul 1331. 2 Kur'ân. 66-75. 12/a. Miladi karĢılığı 27 Ocak 1300 etmektedir ve Sultân Abdülhamid Hân'ın tesbit ettirdiği tarih de budur. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. ġefaettin Severcan). Osmanlı tarihleri. aksi takdirde savaĢ yapılacağı ihtar edilmelidir. Bu muameleler Ģunlardır: SavaĢa baĢlamadan önce gayr-i müslimler mutlaka Ġslâm'a davet edilmeli. Studia Islamica. 3318. Dürer ve Gurer. Ġstanbul 1990.1/340 vd. GâĢiye. "Ottoman Methods of Conquest". Molla Hüsrev. Osmanlı Devleti'nin 400 atlı ile birden bire cihan devleti oluĢunun izahı da sorumuzun cevabını teĢkil etmektedir2. sh. Bakara. sayı 106. Ekim 1992. Bu iki teklife müsbet cevap alınamadığı takdirde fiilen harp baĢlar. Ġbrahim'in sadrazamı Mustafa PaĢa'nın talimatıyla bu tercüme yapılmıĢtır). 21-22. Bu izahlara ( dikleri 1299 yılı. 3. Hac. Muhammed. 1-Cihâd. nr. LV vd. Ġslâm'ı kabul etmemeleri halinde cizye vererek. Osman. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). Bu dediğimiz hususu. 153 vd.. alem ve III. Anadolu'da Ġslâmiyetin YayılıĢı. Ġslâm hukukunun emrettiği muamelelerin ifası demektir. Ġl/b. Ġstanbul 1302. 4 Cemâzîyelûlâ 6 99 tarihini vermektedirler ki. Ayasofya Bölümü. Mültekâ Tercümesi. Kısaca Osmanlı Devleti'nin kuvvetle değil davetle yayıldığını ve diğer milletlerle o-lan savaĢlarının. Müslüman ordular bu ülkelerin insanlarını. Mesela Alman Tarihçi Lies aynen Ģunu söylemektedir: "Rum ve Acem ülkeleri feth edilince. 1954. "Kötülüğü en güzel bir Ģekilde bertaraf ediniz" hadisi ve "Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" âyetinin emirlerine uyulduğunu açıkça beyan etmektedirler. Nit ekim Petervaradin'in fethinden evvel. Ġstanbul.Ġslâm hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde. Tarih ve Toplum. Ġstanbul 1972. Ġstiklâl-i Osmânînin tam gününü tesbit etmek üzere. Çetin. Turnagil. Müslim. 425-438. ne Romalılarda ve ne de baĢka bir millette mevcuttu. Halil. 688.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Tevârîh-i Âl-i Osman. 103-129. tarihçilerin çı tabi. Ahmed ReĢit. Ġnalcık. 9/b. Süleymaniye Kütp. Murad Hüdâvendigâr'ın bu hali. Alâ'addin Devleti fiilen iv. 10/a. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir? Osmanlı tarih kaynaklarının bu konuda iki ayrı nakilleri bulunmaktadır: 1) Hicrî 699 yılını esas alan görüĢtür.

ancak tarihçilerin çoğunluğu 699 yılı üzerinde ittifak halindedirler. 7 vd. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". Müslümanlıklarının dahi Anadolu'ya geldikten sonra gerçekleĢtiğini söyleyecek kadar ileri gitmiĢlerdir. Dimitri. TTEM. Tevârîh-i Âl-i Osman. ġerafettin Turan). 25. 67. Köymen. 41. Ahmed Uğur vd. c..29 Her ne kadar Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığına alâmet olacak bazı olaylar daha önce meydana gelmiĢse de -688/1288-1289'de tabi ve alemin gelmesi gibi-. Selçuklu Devleti fiilen sona ermiĢ ve uç gazileri (Serhad Ümerâsı) de bir araya gelerek Osman Gâzî'yi saltanat tahtına oturtmuĢlardır. Osmanlı Ġmparatorluğunun YükseliĢ ve ÇöküĢ Tarihi. Ġstanbul 1998. Ġsmail Hakkı. ġöyle ki: Birinci konuda. Sağlam ve kudret sahibi demek olan Kayı Boyunun sembolü (ongun) Ģahindir ve Osmanlılar da Kayı Boyundandırlar. Büyük Türkiye Tarihi.). Kayseri 1997. sh. sadece menkıbevî kıymete haizdirler. Burada ay yoktur ve hatta Tarihçi Âli. Elkaevli ve Karaevli ismiyle dört boyu bulunmaktadır. 111-113. Efdaleddin. Tevârih-1 Âl-i Osman. c. Ziya Nur. Hicrî yüzyılın müceddididir3. sh. 1994. ne kadar küçük olursa olsun. her yüzyılda bir müceddid geleceğini ifade eden hadisin manasına Osman Gâzi'nin mâsadak olması için böyle bir yola baĢvurulduğunu açıkça ifade etmektedir. Osmanlı Devle-ti'ni kuran Osmanlı Hanedanının aslen Türk olmadıklarını. Yılı. 4. sh. Ġstanbul 1998 I-II. yerli ve yabancı bilim adamları ortaya koymuĢlardır. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz? Her iki konu da bazı batılı tarihçiler tarafından tartıĢılmıĢ ise de. 36-48. Ġstanbul 1932. Fermanları nereden temin ettiği Ģüpheli olmakla beraber. Bayat. Salnamenin bu bilgiyi nereden aldığı bütün araĢtırmalara rağmen elde edilememiĢtir. Yeni Seri. doğru olanın 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi olduğudur ve netice olarak Osmanlı Devleti'nin 700. Gün Han'ın Kayı. Osmanlı Devleti'nin istiklâl günü olarak kabul edilmelidir. sadece merasim gününün 699 yılının ilk üç ayında yani Muharrem. 1999 değil 2000 yılıdır. Ġstanbul 1341. Gerçekten Lütfi PaĢa'ya göre. Aksun. Ancak bu gün hangi gündür? Bu günün Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 olduğuna dair elimizde bulunan tek resmi belge. Bu resmi kaynaktan baĢka günü belirten vesika bulunmadığına göre. Yılmaz. sh. Mehmed Ali ġevki. 8. Tevârih-i Âl-i Osman. c. nr. Osman Bey. bu tarihin. çok zorlamalarla yorumundan ibaret olduğunu. Ankara 1994. sh. Öztuna. Safer ve Rebiülevvel aylarında olması halinde doğru olabilecektir. 56. TOEM. 104 vd. Ancak bu manada söylenenler. Ġstanbul 1983. I. sh. El öpülerek bî'atın yapıldığı bu merasimin günü. Alâ'addin Keykubad'ın Gazan Han tarafından azl ve hapsedilmesi üzerine. Ġbn-i Kemal. I. Defter. bu ince ayrıntıda boğulmaya gerek yoktur. Ankara 1987. sadece menkıbe kabilinden bazı olayların. Bu izahlara göre. 3051. Oğuz boyunun Gün. Kitâbu't-Târîh-i Künhü'l-Ahbâr. sh. "Ġstiklâl-i Osmanî Tarih ve Günü Hakkında Tedkikât". c.. bütün Ģecerelerin . sh. ġurası açıktır ki. 17-27. MünĢe'ât-ı Salâtin. son yapılan ilmî araĢtırmalar ve de ortaya çıkan bazı Osmanlı sikkeleri. belki Moğol neslinden olabile3 NeĢri. Feridun Bey. Kayılara mensup bir aĢiretin baĢında bulunduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ankara 1991. Lütfi PaĢa. ÂĢıkpaĢa-zâde. sh. I. Bu yıl içinde Osman Bey'e tabi. 64. sembolik Ģeyler olması hasebiyle. 61. Kitâb-ı Cihân-nümâ I-II. sh. Tarihen sabit olmadığı gibi. I. baĢta Gibbons olmak üzere bazı batılı yazarlar. (neĢr. 30 BĠLĠNMEYEN OSMANLI çeklerini ileri sürmüĢler ve hatta bazı tarihçiler. 16-21. sadece 1263/1847 tarihli Sâlnâme'dir. 250 vd. Adem'e kadar giden Ģecereleri ile ilgili izahlar. I. Ay ve Yıldız Hanlarından meydana gelen kollarına Bozoklar denmektedir. Ancak kutlamalar. alem ve tuğ gibi saltanat alametlerini gönderen Anadolu Selçuklu Sultânı Sultân III. Osmanlı Tarihi.Faik ReĢit Unat). c. nr. Kayıların Hz. Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin bu zamana kadar nakl ede geldikleri 1299 yılı. Osmanlı Tarihi. Mehmed A. Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. 2) Hicrî 700 yani 1300 yılını esas kabul eden görüĢtür. Buna dair bir kaynak veya belge yoktur. (neĢr. UzunçarĢılı. Ġstanbul 1265. 5. Ġstanbul. Mehmed. sh. Kantemir. c. (neĢr. I. 106-108. I. Osmanlı Devleti'ni kuran ve ona adını veren Osman Bey'in ve babası Ertuğrul Gâzî'nin. 48. Bunun dıĢında. problemi hemen hemen çözmüĢ bulunmaktadır.

sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil. ilim adamları tarafından son zamanlarda bulunan "Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp" Ģeklindeki bir sikke de açıkça bu görüĢü teyit etmektedir. lakin Türklüğe mahsus olan üstün sıfatlar ile Ġslâmî Ģecâ'at ve dindarlığı kendisinde toplamıĢ bir kabile olduğundan. bu önemli hatıraların tesiriyle Süleyman ġah adının Seiçukoğuiiarmdan Osmanoğullarına geçiĢin bir sembolü olduğu düĢünülebilir4. tavır ve ahlakları ayrı ayrı çeĢitli milletlerin en güzel edeb ve tavırlarından seçilmiĢ üstün ve güzel bir topluluktur. Eskiden beri Oğuzların bir Ģubesi olan Kayılar. Hz. II. Osmanlılar.de birbirini tutmadığı açıkça görülür. belki planlı bir yerleĢmedir. belki yeni topraklar feth ederek. baĢlangıçta. Karamanoğulları ve Germiyanoğulları gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz? Osmanlı Devleti'nin kuruluĢu üzerinde. oradan da Mardin'e 250 km kadar güney-batıda yer alan Caber Kalesi yakınında Fırat nehrini geçmeye çalıĢırken. Selçuklular zamanında doğudan batıya ve nihayet Anadolu'ya göç etmeye baĢlamıĢlardır. çok eski zamanlardan beri Türkistan'da dahi han ve sultan olarak el-hakk asîl ve soylu bir Türk hanedanıdır". Klasik nakillere göre. Caber Kalesi yanındaki bu menkıbevî mezar. Buraya kadar doğrulara . Peygamber'e bile isnâd olunmaktadır. Ġdris-i Bitlisî'nin HeĢt BehiĢt'i ve ġükrullah'ın Behcet'üt-Tevârîh'i gibi ilk dönem kaynakları da ifade etmektedir. Osmanlıların soyu. Balkanlardaki fetihleri. diğer Oğuz boylarının göç hareketlerine benzer Ģekilde. Bu görüĢleri bir iki cümle ile özetledikten sonra kendi kanaatimizi zikredeceğiz. A) Bu konuda Gibbons'un baĢını çektiği bir nazariyeye göre. Kılıçarslan'ın da tarihî Türk Mezarına yakın bir yerde Dicle'nin Habur koluna düĢerek vefat ettiği nakilleri nazara alındığında. Anadolu Fâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk sultânı olması hasebiyle. Bunların dedeleri de. Osmanlılar. kendisinde Ġslâm milletinin birliğine vesile olmak gibi bir kabiliyet vardı. Ģu anda Domaniç'de medfûn buluBĠLĠNMEYEN OSMANLI 31 nan Hayme Ana olduğu ifade edilmektedir. Zira Enverî'nin Düstûr-nâme'si ve Tevkil Mehmed PaĢa'nın Tarihi gibi önemli Osmanlı kaynakları bunu ifade ettiği gibi. dilleri farklı. Fuad Köprülü'nün ve H. Bu sebeple. Hatta bazı kaynaklarda. aynı zamanda Ġslâm'dan aldıkları ve Osmanlı adı altında aynı pota altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüĢüne borçludurlar. Ancak doğru olan. Ertuğrul Gâzî'nin annesinin ise. ancak büyük devlet olmalarını. Bu Devlet-i Aliyye. ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu'daki topraklarını geniĢletebilmiĢlerdir. tahrip ve yağma maksadıyla yapılmıĢ bir akın değildir. MeĢhur olan birinci rivayet. Dolayısıyla Osmanlılar Türk'türler. Yazıcıoğlu'nun Selçuknâmesi. Gündüz Alp'in kabrinin Ankara yakınlarında olduğu ve gerçekten Süleyman ġah'ın oğlu Selçuklu Sultânı I. Ahmed Cevdet PaĢa ve benzeri bir çok son dönem tarihçileri de bunu ifade etmiĢlerdir. her ne kadar bir küçük hükümet Ģeklinde idi. aynı yazarın Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda söz ettiği Ġslâm Milleti veya tarihî ifadesiyle Osmanlı Milleti izahını yabana atmak da mümkün değildir. Ġkinci konuya yani Ertuğrul Gâzî'nin babası meselesine gelince. kendine yer edinmiĢ ve teĢkil ettiği Osmanlı Milleti dahi. daha evvel Ġran'da Manan denilen yerde Süleyman ġah idaresinde yaĢayan Kayılar. Bilindiği gibi Süleyman ġah. ilk dönem tarih kaynaklarının çoğunun ve hatta elimizdeki Ģecerelerin ifadesine göre Süleyman ġah'dır. Fuad Köprülü'nün Gibbons'a ait görüĢün tenkidine yüzde yüz katılırken. Bu dediklerimizi. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen. bunlara misâl olarak zikredilebilir. Moğol istilasının etkisiyle Anadolu'ya ve Ahlat'a gelmiĢler. Koca Bizans'a karĢı. Abdülhamid'in emriyle türbe yapılmıĢtır. Bunların ilmî değerleri yoktur. diğer devletler gibi. A. Sözün özünü Ahmed Cevdet PaĢa söylemiĢtir: "Devlet-i Aliyye. imtiyazlı bir toplum içinden ortaya çıkıp da hazır millet ve memleket bulmuĢ bir devlet değildi. 5. Ertuğrul'un babasının Gündüz Alp olduğu Ģeklindeki ikinci görüĢtür. ortaya çıkan Osman Bey'e ait bir sikkeyle ve kaynakların ittifakı ile kesinlik kazanmıĢtır. Osman Bey'in babasının Ertuğrul Gâzî olduğu. onun isminden kalan bir hatıra olarak zikredilmesi kuvvetle muhtemeldir. özellikle 20. hâlâ Türk Mezarı diye bilinmektedir ve toprağı Türkiye Cumhuriyetine aittir. Süleyman ġah'ın boğulması üzerine kollara ayrılarak Anadolu'ya yayılmıĢlardır. Ancak Ertuğrul Gâzî'nin babası konusunda farklı görüĢler bulunmaktadır. Gibbons'un aynı adı taĢıyan Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu adlı eserleri. Yüzyılın baĢında yerli ve yabancı araĢtırmacılar çokça durmuĢlar ve 400 atlıdan cihan devletine geçiĢin sırlarını araĢtırmıĢlardır.

"Kavı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar". c. UzunçarĢılı. 201-204. Ahlat'tan Domaniç'e gelen Ertuğrul Bey ve neslinin insan yapısına bağlamaya çalıĢmaktadır. E) Bütün bu görüĢleri yazdığı önemli eseriyle tahkik ve tenkit eden Fuad Köprülü. Köprülü.. Osmanlı Devleti'nin tam bir gazi devlet özelliğini taĢıdığını. kısmen yanlıĢ anlaĢıldığı kanaatindeyiz. Bu arada Ahilerin Giese tarafından ifade edilen kuruluĢtaki rollerini mübalağalı bulmaktadır. sayı 31(1944). Sırp ve Arnavut asil sınıfları ve askerî zümrelerinin (voynuklar ve lagatorlar gibi) yerlerinde bırakılarak mühim bir kısmının Hıristiyan tımar erleri olarak Osmanlı tımar kadrosuna sokulduğunu. . Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda ve inkiĢâfında önemli rolleri olduğunu uzun uzadıya açıklamaktadır. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun Etnik MenĢei Mes'elesi". sosyal ve iktisadî grupların. F) Bu arada son zamanlardaki görüĢleri de özetleyen Halil Ġnalcık. sn. Kantemlr. VIII. nr. I. 29-41. Tevârîh-i Âl-i Osman.. Gibbons'un Osmanlı AĢiretinin önemsiz bir aĢiret olduğu görüĢü ile yeni ihtida iddiasını haklı sebeplerle reddederken. doğru Ġslâmiyet'i ve Ġslâmiyet'e layık doğruluğu yaĢamaları ve ilk fetih yıllarında Ġslâm'a olan bağlılıklarının tam olarak devam etmesidir. /¦ = ¦ ¦-. Belleten. 93-103. Türklerin sahip olduğu etnik özelliklerin.tercüman olan Gibbons. Ankara 1994. 3-5. 79.-. yeni Müslüman olmanın heyecanıyla gayr-i müslimleri de zorla ĠslâmlaĢtırdıklarını. I. . Lütfi PaĢa. Selçuklu Devletinin zaafa düĢmesi ve Anadolu Beyliklerinin kurulması gibi bu dönemde meydana gelen büyük siyasi olayların. sayı 28(1943). özellikle Fuad Köprülü tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. sh.. bütün meseleyi. din ve medeniyet konusundaki devamlılığı da müĢahede edince. Gibbons. -¦¦'. sn. 4 Ġbn-i Kemal. ancak asıl mesele Osmanlıların devlet kurma ve idare etmedeki ilahi kabiliyetlerinin yanında. sh. hatta Moğolların elinden kaçtıktan sonra Anadolu'ya geliĢlerinde Müslüman olmuĢ olabileceklerini. baĢta Iorga olmak üzere. harb esirlerinin Ġslâm'ı kabul etmesinin onlar için imtiyaz olduğunu ve kısaca Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunu yeni bir dinle yeni bir ırk ortaya çıkarmaya borçlu bulunduğunu açıklamaktadır. Köprülü. Defter. c. düĢünmeden ve kitleler halinde Osmanlı'ya teslim olduklarını açıkça beyan etmiĢlerdir. Ahmed Uğur neĢri. nihayet Osmanlı Beyliğinin bulunduğu yerin jeopolitik durumunun. B) P. 68-73. H. Balkanlarda Osmanlı'nın yayılıĢının tamamıyla muhafazakâr bir karakter taĢıdığını. Fuad. D) Balkan tarihçileri. 17-27. sn. sh. M. Köprülü. 421-452.. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. Bizans'ın anarĢi ve terör havasından bıkmıĢ köylü ve askerlerinin (akritoi). Fuad Köprülü'nün gaza ruhunun ve i'lây-ı kelimetullah gayesinin bu konudaki rolünü küçümsediği kanaatindeyiz. 57-58. A. Osmanlı Devleti'nin vahdetçi ve muhafazakâr tavrı sebebiyle. teĢkil ettiği uc kültürü ile Osmanlıların fethedilen yerler halkına tam bir müsamaha içinde yaklaĢtıklarını ve bunun da kaynaĢmayı kolaylaĢtırdığını ifade etmektedir.32 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI C) F. -. 87 vd. bazen aĢırıya varan tarzda itiraz etmektedir. Fuad. Osmanlının kuruluĢunun maneviyat erenlerinin gayretiyle mümkün olduğunu ve ahilerin rolünün asla inkâr edilemeyeceğini açıklamaktadır. Giese ise. chapter I. delilleriyle anlatmaktadır. Gibbons'u Ģiddetle tenkit ettikten sonra. kuruluĢda. Tevkil Mehmed PaĢa Tarihi. diğer beyliklerin Osmanlı Beyliğine karĢı hasmâne tutum içine girmemelerinin ve benzeri sebeplerin. ânî bir fetih ve yerleĢme mevzubahis olamayacağını. sh. aslında kendi nüfuslarının az olduğunu. Bâciyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi askerî. ancak dine dayanan yeni bir Osmanlı ırkı meydana getirerek yerli Rumları da yanlarına aldıklarını. The Foundation of the Ottoman Empire. 219-313. kültür. . problemin Ġslâm'ın fetih ve harble ilgili hükümlerinin incelemeden meseleye yaklaĢmak olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. M. Osmanlı Tarihi.. Fuad. Zikredilen sebeplerin elbette ki Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda büyük etkileri olduğunu. I. Osmanlı Devleti'nin hiçbir zaman ĠslâmlaĢtırma politikası gütmediği Ģeklindeki görüĢün ise. VII. Köprülü. Moğolların baskısı sonucu Anadolu'ya göç eden Türkmenlerin gaza ruhu ile Bizans topraklarını Dâr'ül-Ġslâm yapmak üzere gayretlerinin. sh. c. c. Anadolu'da oluĢan Gâziyân-ı Rum. Künhü'l-Ahbâr. Bu görüĢ daha sonra gelen tarihçiler tarafından. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. daha sonra Osmanlı aĢiretinin küçük bir aĢiret olduğunu. Belleten. Osmanlı Devleti'nin tamamen dinî sebeplerle olan yükseliĢ tarzına. Osmanlı kabilesinin asil oluĢunun. Bütün bu görüĢleri değerlendirdiğimizde. Fuad Köprülü. Âlî. eski Rum. TOEM. Âhiyân-ı Rum. VVittek.

-mühlmrofe. a) Osmanlıla bulundukları •"'-. Bir Ġslâm ülkesinde vatandaĢlığa kabul edilen zimmîlerin. Hamaset gibi görülen bu cümleler. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢtir. dinlerine müdahale edilmesi ve hele Ġslâm'a girmeye zorlanması mümkün değildir. elbette ki yukarıda zikredilen sebepleri destekleyen etkenler olmuĢtur. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. ah ir ette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. Alparslan'dan dinleye1 -düĢersem vurulduğum yre• gibi din ve devlet Ġçin dovu Osman Bey de olum ı mesleğimiz Allah \ Tarih bize gö bağlanmıĢ isek sizdir ve düĢnv zaman açık savaĢta yf. Daima tehlikeyi. aslında Osmanlı Devleti'nin doğru bir Ģekilde Ġslâm Hukukunun hükümlerini uygulamalarıdır Ģeklinde özetlemek daha doğru olsa gerektir kanaatindeyiz. -Osmanlı Devleti'nin din hürriyeti konusundaki müsamahası. Osmanlıların Mihaller ve b> lar. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. "Oğlum. Bu genel giriĢten sonra bazı hususları ifade edeceğiz. biz Müslüman Türkler. bazen Avrupa'dan destek yerine köstekle karĢılaĢmaları. Müslümanlara ait bazı imtiyazlı haklar (mesela vali. zorla Ġs! . Mer ak edenlere sormak istiyorum. Ancak Müslüman olması ile.. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar. elbette ki. Gâzî Mihaller ve benzeri Hıristiyan asıllı kahramanlar bunun . bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. kendini iktisadî açıdan devam ettirebilmesi için vergi ve idare açısından kendi vatandaĢlarına zulmetmesi. Bilesiniz ki. b. Sırplar ve Bulgarların Ortodoks olmaları hasebiyle. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. bir er gibi din ve devlet için dövüĢeceğim". Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. 1071'de Malazgirt'te konuĢan ve sesi tarihin derinliklerinden bize akseden Alparslan'dan dinleyelim: "Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaĢacağız.c) Anca? etkileyen hai1 Ģekild! olsa gr ¦Osman: din hürriyeti : edilen zimrtv mümkün dec (mesela vali. edilebilir? Bu iman ve ide kıt'aya hükmetmiĢtir ğını ise. bir adım geriye bile değil. "Yârab! beni din yolunda Ģehid. gerilemi-Ģizdir ve düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. c) Ancak yerli ve yabancı tarihçilerin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ ve geliĢmesini etkileyen haller olarak açıkladıkları sebeplerin. düĢman bizi hiçbir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. mesleğimiz Allah yoludur. bataryaları boĢ oldu§u mw Hamaset gı? sedip de ifade c sonra bazı hususi. bizi içimizden h-mücehhez o/urs. Bu Ģanlı tarihin temelinin nasıl atıldığını ise. Su arada t iktisadî açıcfa zulmetmesi. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar modern silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. VVittek'in ve Giese'nin hissedip de ifade edemedikleri duygular olduğu kanaatini taĢıyoruz. Ġslâm Hukukundaki din hürriyeti prensibinin aynıyla uygulanmasıdır. Tarih bize gösteriyor ki.Bilindm ¦•fi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 33 le Ie verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Bu iman ve idealin istikametinde yürüyen "devlet-i ebed-müddet" asırlarca dört kıt'aya hükmetmiĢtir ve medeniyet götürmüĢtür. Eğer Ģehid düĢersem vurulduğum yere gömünüz. Kuru kavga değildir".. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle manevi ve yüksek fedakarlığa sebebiyet verecek ham. i pa'dan deste-destekleyeni. aslında Gibbons'un. devletin ordusundaki Kur'ân'dan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Bu sesi duyan ve bu ruhla Osmanlı Devletini kuran Osman Bey de ölüm döĢeğinde aynı ruhu oğlu Orhan'a da aĢılamaktadır. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. sancak beyi ve hatta sadrazam olabilme hakları) elde etmesi. hükümdar olarak değil. Bizanslılar. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. yayma gayes ğı yok etme girdikleri olmı . b) Bu arada kendilerine düĢman olan Bizans'ın yıkılma noktasına gelmesi. 107l'de M-1 ¦••. a) Osmanlıların hem Allah'ın kendilerine ihsan ettiği etnik özellikleri ve hem de bulundukları mevkiin her açıdan fetih ruhuna uygun olması.Çünkü Ģu Müslüman Türk Devletinin bir zamanlar. kuruluĢ ve geliĢmelerinde mühim rol oynamıĢtır. Osmanlıların bu tutumunu gören gayr -i müslimlerde olumlu etkiler yapmıĢtır.

Molla Muhammed Cemâlüddin Aksarayî'lere. chapter I. . üç mühim ve sarsılmaz kale olan medrese. Phoenix 1994. 1200-1204. . Ġslâm'a aykırı olmayan ve ama insanlığa yararlı olan müesseselerin ve kanunların. elbette ki Lala ġahin ve Hayreddin PaĢa'lar kadar Molla Davud-ı Kayserî'lerin. Yerli halk. Akça Koca ve Köse Mihal gibi büyük gaziler kadar. medrese. TOEM.. Ġslâm âleminin içinde kudsî bir rabıta olan kardeĢliğin inkiĢâfına ve geliĢmesine en önemli sebep olmuĢlardır. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. subaĢı. devam rını ve . yedi düvele karĢı cihad yürüten Osmanlı Devleti'ni durdurmak mümkün olmamıĢtır. The Foundation of the Ottoman Empire.Bilindiği gibi. zorla ĠslâmlaĢtırmamıĢlardır. Bu sebeple. Karaca Ahmed'lerin ve Geyikli Baba'ların da payları vardır. Ġstanbul 1993. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde. yanında cihâd eden Gâzî Evrenos'lara. Ġslâm âleminin değiĢik bölgelerinden ve özellikle Horasan'dan gelen erenlerin yani Sadreddin Konevî'ler. özellikle Wittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum. Gazi Rahman. 19.. voynuk. Okyay. Bu sebeple Sırplar.Osmanlı Devleti. 58. The Ottoman Empire. sancakbeylik. Kutlu Beğlere. 20-44. lag ator ve martoloslar adı altında askerî ve idarî görevlerde istihdam edildikleri gibi. Sonradan buna riayet edilmediyse. bazıiçisyae lirgin '¦ Iriiği ku bunların ¦¦ ¦ ne. bu. sonrakilerin hatasıdır. Koca Efendi'lere ve ġeyh Hacı 5 Köprülü. sh. Ahi Evran'lar ve ġeyh Baba Ġlyas'ların bulunduğunu baĢta Osman Bey olmak üzere bütün Osmanlı PadiĢahları görmüĢ ve hissetmiĢtir. Halil. Kara TimurtaĢ ve Hacı Ġl Begi'ne dayandığı kadar. gayr-i müslimlere kadılık) sakınca görmemiĢtir. . Ġstanbul. diğer vazifelerin verilmesinde (vezâret-i tenfîz manasını taĢıyan görevler. Osmanlıya ve Ġslâm'a kitleler halinde girdikleri olmuĢtur. bu müsamahayı ve Hıristiyanlığı yok etme gibi planlarının olmadığını görünce. Alp Gündüz. "Stefan DuĢan'dan Osmanlı Ġmparatorluğuna. bazı tarihçilerin ifade ettiği uc kültürü. Dursun Fakih'ler. belli 34 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN' yerlerde kadılık ve devlet baĢkanlığı gibi görevlerin dıĢında (vezâret-i tefvîz manasını taĢıyan görevler). tasavvuf vasıtasıyla. sh. baĢka dinlere ve milletlere ait olsa da. cami ve tekke üçlüsü koruyabilmiĢtir. cami ve tekke üçlüsünden aldığı iman suyu ile büyümüĢ ve 600 sene hayatiyetini devam ettirmiĢtir. BektaĢ Velilere dt Hıristiyan â:< Ali PaĢalar. Osmanlı ulu çınarı kendi zamanında Osman Bey'in koskoca Bizans Ġmparatorluğu karĢısındaki fetih ve zaferlerinin arkasında. valilik. ancak i'lây-ı kelimetullah diye ifade edilen Ġslâm'ı yayma gayesinden asla taviz vermemiĢlerdir. Âhiyân-ı Rum. Ġ-nalcık. Bulgarlar ve diğer Balkan milletleri. kendilerine tımar ve ze'âmet de verilmesi ihmal edilmemiĢtir.. Osmanlılar kuruluĢ döneminde bu prensibi eksiksiz uygulamıĢlardır. Osmanlı Ġmparatorluğu".. A. tımar eri. Bu sebepledir ki. . Mevlânâ Celâleddin Rûmîler. Dolayısıyla Osmanlılar. H. Gibbons. Ahmed Tevhid. denen ġeyh Tapduk Emf Molla ġemse: ĠĢte ÂĢr müstakil teĢt A) 6izl> diye bilinen c unvanıyla anıl. 67-108. Meseleye böyle bakmak ger ekir kanaatindeyiz5. Rıfat. iktibas edilmesinde veya vatandaĢ olan gayr-i müslim tebaanın kendi inanç ve âdetleriyle baĢbaĢa bırakılmasında hiçbir mahzur görmemiĢtir. sh. Çandarlı Kara Halil'lerin. re'îs'ül-fityJn. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. gayr-i müslimlere sadrazamlık. Sultân Murâd Hüdâvendigâr Kosova'da Ģehâmet destanları yazarken. Toplum ve Ekonomi. Ġslâmiyet. ġeyh Edebali'ler.1 .neticesidir. liyakatli âmirler ve ilmiyle amel eden âlim ve meĢâyıhların da desteğiyle. B)* ırafıno... Sultân Orhan Gâzî'nin Bursa'yı fethedip Rumeli'ye yöneliĢinde.. nr. Gerçekten küfür âleminin ve Hıristiyan dünyasının sinsî siyâsetleri ile Ġslâmiyet'in güneĢini söndürmek için vâki olan müthiĢ hücumlarını. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". 6.Bütün bunlara maneviyât erenlerinin gayretleri de ilave edilince.. Bu üçlü.. Molla Fenarî'lere. zaten Müslüman Türk kültürünün bir parçasıdır.. The Classical Age 1300-1600. Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkileri hakkında neler biliyoruz? Osmanlı Devleti'nin ulu çınarı.

millet ve din uğruna canlarını ve mallarını feda eden erler. Her meslek erbabının bir ahi baba denen reisi mevcuttur. gayretleri neticesinde Osmanlı Devleti gibi büyük bir devlet ortaya çıkmıĢtır". tutun nıĢma sat Fûtu teĢk. Ahi Evran esnafın birlik ve beraberliğini. Bunlara re'îs'ül-fityân.. zaviye ve tekkeleri birer meslek kuruluĢları haline getirerek bu görevi ifa etmiĢtir. ahlakla san'atın ahenkli bir birleĢimi olan ahi teĢkilâtını kurmuĢ ve o denli itibarlı bir hale getirmiĢtir ki. bunların da toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdir. Reislerine Ģeyh veya ihtiyar da derler. Türkler Müslüman oldukdan sonra Gazi unvanıyla anılır olmuĢlardır. 740 maddeyi bulan fütüvvet nizâmnâmeleri vardır. giyimlerini ve hareket tarzlarını teĢkilâtın nizâmlarına uydurmak mecburiyetindedirler. Ve nihayet Hıristiyan âleminin korkulu rüyası Sultân Yıldırım Bâyezid Niğbolu Zaferini kazanırken. ancak aralarında bir teĢkilât kurarak dayanıĢma sağlamalarıyla mümkündü. Kısaca Asya'dan gelen san'atkâr ve tüccar Türkler'in. çalıĢma esaslarını.reis tayir fütik kurmuĢ ve. olup. bu maneviyât erenlerinden Anadolu'da bulunan büyük ve müstakil teĢkilâtlar tarzında bahsetmektedir ki. esnaf . bunlar sırasıyla Ģunlardır: A) Gâziyân-ı Rum = Gâzîler ve Alpler: Daha evvel Türk toplumlarında Alpler diye bilinen bu mana ve madde kahramanları. ĠĢte bu zaruret. ġu anda KırĢehir'de medfûn olan Ahi Evran (1306 yılına kadar hayatta olduğu sanılmaktadır). Anadolu Selçuklularının yer yer Alp unvanını kullanmaya devam ettikleri anlaĢılmaktadır. Mevlâna. C)Mcı. Yunus Emre ve Ahî Evran da bunların ileri gelenleridir. Kısaca "ahilik millî bir birlik olup. hanımları ks fil iLj L' lariîi. gayret mıĢtır". Bu reisin baĢkanlığında bütün üyeler. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 35 BektaĢ Velilere de dayanmıĢ ve onlardan manevî imdâd taleb eylemiĢtir. bu durum yüz yıllar süresince bütün esnaf ve san'atkârlara yön vermiĢtir. ĠĢte böyle bir buhran döneminde halkı birbirine sevdiren ve yeniden birliği kuran manevî liderler ortaya çıkmıĢtır. ġeyh Kutbuddin Ġznikî'ler. ġeyh Hâmid bin Musa Kayserî'ler. Tapduk Emre'ler. Moğol istilası ve bazı iç isyanlar sebebiyle Müslüman Türklerin birliği bozulmuĢ ve halk önemli ölçüde tedirgin olmuĢtu. Ön Asya'daki yerliler karĢısında tutunabilmeleri ve beraber yaĢayabilmeleri. B) Âhiyân-ı Rum: Anadolu Ahileri: Ahî teĢkilâtı. dinî ahlâkî kaideleri . Müslüman Türkler. Bunlarla kastedilen. Yunus Emre'ler. Osman Gâzî. ayyârların baĢı veya sipâhsâlâr-ı gâziyân da denmektedir. Fütüvetnâmelerden öğrendiğimize göre. Hacı Bayram Veli'ler ve Molla ġemseddin Fenarî'lerden manevi yardımlar almıĢtır. fütüvvet teĢkilâtının Türkler tarafından geliĢtirilen ve özellikle Anadolu'da yayılmıĢ bulunan bir Ģeklidir. yeletopla kank_ nizâmlanra Kısa. vatan. Ali PaĢalar ve TimurtaĢ PaĢalar kadar. genellikle bekâr gençlerden san'at ve meslek sahibi olanların bir araya gelerek kendilerine reis tayin ettikleri Ģahsa ahi adını vermiĢler ve bu cemiyete de eskiden olduğu gibi fütüvvet demiĢlerdir. ĠĢte ÂĢıkpaĢa-zâde. ordu ve Ģehirlerdeki belli sınıf kahramanlardır. kılıcını ahi usulüne göre kuĢanmıĢ ve Orhan Gâzî ise ahiliğin önemli bir savunucusu olmuĢtur. Zaviyeler bir merkezde toplanmıĢtır. Emir Sultân denen ġeyh ġemseddin Muhammed Buhârî'ler. ġeyh Abdurrahman-ı Erzincânî'ler.

Osman Gâzî. 24 yaĢındayken babasının yerine geçti. sayı 142(1972). 1289 yılına doğru ġeyh Edebali'nin kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn ile evlenince. D) Abdalân-ı Rum: Bunlara biz Horasan Erenleri de diyoruz. daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yılı kabul edildi. nüfuzu ve kudreti arttı. 56-90. Gıyâseddin Mes'ûd'un 1284'de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak. sh. Bir Türk Kurumu Olan Ahilik. Osmanlı tarihini bilmemek olur. hanımlara ait tekke mensupları da kasdedilmiĢ olabilir. 203-236. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuĢtur. 1200-1204. sayı 203(1988). Bu tabiri. c. tuğ ve mehterhane ile uc beyi olmuĢtur. bunların Ġslâmi eserleri ve Ģahsiyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. vrk. Belleten. Esad Efendi. 1/537-551. sh. Ankara 1974. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. 7. BektaĢi Babaları veya Alevî Dedeleri diye açıklamak. Semahat Yüksel. 204-206. London 1938. Fahruddin ve Mu'înüddin de denmiĢtir.. sh. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı toprakları onun zamanında ne kadar büyüdü? Osman Bey. "Anadolu Türklerinin Ekonomik YaĢamları Üzerine Gözlemler (Bu alanda ahiliğin etkileri)". Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun'dur. LII. vefatından sonra Hân ve Sultân denmiĢtir. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". Çev. Osman Bey'in yarı istiklâlini kazanması demektir. hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıĢtır. ÂĢıkpaĢa-zâde. 485-500. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr'ı fethetmesi ve Dursun Fakih'e kendi adına hutbe okutması. 1281 yılında babasının yerine aĢiret beyi olan Osman Bey. bir görüĢe göre. Çağatay. nr. Kısaca bu dört teĢkilât Osmanlı Devleti'nin kısa zamanda kurulmasında ve maddi-manevî açılardan fethedilen toprakların ihya olunmasında çok etkili rol oynamıĢlardır6. Taeschner. alem ve tuğu Osman Beye bir ferman 6 Köprülü. Mecelle-I Umûr-i Belediye. NeĢet. sh. . 3051. sh. Bu dönemdeki maneviyât erenleri için bkz. Osman Gâzi'nin Bizans sınır Ģehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâĢa düĢen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. Osman Gâzî. 1258 tarihinde Söğüd'de veya Osmancık'da dünyaya geldi. The Rise of the Ottoman Empire. Belleten c. "Ġslâmda Fütüvvet TeĢkilâtının DoğuĢu Meselesi ve Tarihî Ana Çizgileri". önce Kastamonu'daki Çobanoğullarına. c. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar. Wittek. Osmanlı Devleti'ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiĢ bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. Selçuklu Sultânı II. Osman Bey. 83-102. sh.Fütüvvetnâmelerde zaten mevcut olan bir esnaf ve san'atkârlar kaynaĢma ve kontrol teĢkilâtının yani ahiliğin kurulması sonucunu doğurdu. A-lâ'addin Keykubad'ın saltanat alâmeti olan tabi. Çağatay. Mikail. Franz. Mehmed Ali ġevki. Bu hanımından da ġehzade Alâ'addin dünyaya geldi. Tarih. 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik'i fethetti ve beylik merkezini Bilecik'e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer'i (Holofura'yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. Paul. Bu tarih. 457-472. kimlerin etkili oldukları. NeĢet. Ergin. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ safhasında. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Belleten. Bayram. XXVII. Osmanlı kaynaklarında zikredilen abdal ve baba lakabını taĢıyan ve ilk Osmanlı sultanlarıyla beraber 36 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI harblere katılan tahta kılıçlı ve cezbeli derviĢler bu gruba girdiği gibi. Ġlk evliliği. mesela ġakâık'da. sonra da Kütahya'daki Germiyanoğullarına bağlı idi. Kendisine Kara Osman. 2362. ile göndermesi ile artık yakın bir yerde YeniĢehi bu fetihlerde kendisine ' . Süleymaniye Kütp. cevabın baĢında zikredilen maneviyât erenleri de bu gruba girmektedir.. Sultân Orhan'ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtûn iledir. sayı 180(1981).86/b-91/b. 27 Ocak 1300'de Selçuklu Sultânı III. "Anadolu Selçukluları Devrinde Anadolu Bacıları (Baciyan-ı Rum) Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir? ". C) Bâcıyân-ı Rum: Bu tabir ile uc beyliklerindeki Türkmen kabilelerinin cengâver hanımları kasdedilebileceği gibi. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". sh. XLV-2. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey. Ahmed Tevhid. 1280 civarında. sh. Zira.

Pazarlı Be] zamanında Osmanoğullarınıı Akyazı ve Hendek. 1313'de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey'in Müslüman olmasıyla Mekece. Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi. 1324 yılı ġubat ayında Bursa'nın fethini görmeden 67 yaĢında vefat eden Osman Bey. EskiĢehir merkez. 100 yaĢına yaklaĢmak üzereydi diyen tarihçiler vardır. Melik Bey.' Tarihi. d 24. Sakarya'ya bağlı Geyve. vasiyeti üzerine. edilmeyen bir görüĢ olduğunu ifade etmek istiyoruz. Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya. vasiyeti 2. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey. Mehmed Zeki. 1308 yılında Ġlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. 1324 yılı eden Osman Bey. ġeyh Ulvân Çelet 8.hir'i. 1 "Osman I".5 yıl sonra 1326 yılında £ Babasından 4800 km Bey'in Orhan ve Alâ'addin c Bey. Künhü'l-Ahbâr. 1301 yılında Bursa'ya yakın bir yerde YeniĢehir'i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. YeniĢehir ve Ġnegöl ilçelerini kapsıyordu. Osman Bey zamanında^ yarar vardır: Âlimlerden en I bin Ebî Kasım Karahisâ'-'-PaĢa. t. oğlu Orhan Bey'e ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü yılında Ġlhanlı Hükümdaı Osmanlı Devleti tamamen Bey'in Müslüman olması/ yılından itibaren çevrede / Bey'e devretti. Kütahy ilçelerini kapsıyordu.. Özellikle bu olayı a-çıklar mısınız? Evvela bu olayın. sh. 8.. Ġbn-i Kemal gibi olayı nakleden tarihçiler. Osmanlı Devleti1 Dündar'ı öldürme çıklar mısınız? Evvela bu olayın. Tev Âlî. Zira idam hadisesi meydana geldiğinde. Osman Bey ( tesirler gösterî dan ve nihayet Ġbft-ll ' Ġbn-l Kemal. ġeyh Edebalı'ya Bilecik'i ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü verdi ve Edebalı'nın torunu Alâ'addin'i yanında götürdü. Bugünkü mülkî taksimata göre.' diyerek bir dedikoduya dikkat çekmiĢlerdir. Demek ki. .' # ġayet çok zayıf i halinde. ġeyh Muhlis Baba. Ayrıca Dimitri Kantemir gibi bazı tarihçiler. 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey'e devretti. Amca Dün. oğlu Orhan Bey'e Sultânönü'nü. Ayrıca Dimitri Kanteır vefat ettiğini belirtme Kemal gibi olayı nakle râviler eder ki. bu olaya olmuĢ gibi bakmamıĢlar ve sadece 'bazı râviler eder ki. Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kasım Karahisârî'dir. böyle bir olayın vukuu dahi Ģüphelidir. Amca Dündar Bey. ġeyh Hasan Çelebi ve Baba Ġlyas mutlaka zikredilmelidir7. 1. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeĢi Gündüz Bey'e EskiĢehir'i. geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd'den alınarak 2. Bilecik. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir. Akyazı ve Hendek. Savcı Bey.. ĠA.000 km2'ye çıkaran Osman Bey'in Orhan ve Alâ'addin dıĢındaki çocukları Ģunlardır: Fatma Hâtûn. ġeyh Ulvân Çelebi. Amca Dündar Bey'in Söğüd'e gelmeden vefat ettiğini belirtmektedirler. Hamîd Bey. Osmanlı tarihçileri tarafından meydana geldiği dahi ittifakla kabul. c. E "4 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 37 ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuĢtu.. Maneviyât reislerinden ise. ı bul edilmeyen bir göri geldiğinde. Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16. Hasan Alp'a Yarhisâr'ı. ġeyh ÂĢık PaĢa. Pazarlı Bey ve Çoban Bey. Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve Ģeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ ġeyh Edebalı. Hamîd Bey. Akhisar ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti.5 yıl sonra 1326 yılında Bursa'daki GümüĢ Künbed'e defn olunmuĢtur.

bu olayın meydana geldiğini kabul etmemiz halinde. geçmiĢ Ġmparatorlar adına bir nevi hayıflanmaktadır. kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu is ġeyh Edebalı. Zira devlete isyan mevzubahistir. Fâtih devri soruları içinde bulunan KardeĢ Katli ile alakalı soruların cevabında yapacağız. ġeyh Edebalı'nın zaviyesinde misafir kaldığında. 1300-1389. Defter. "Osman I". Mecdî Mehmed Efendi. UzunçarĢılı. Kızım da senin helâlin olacak". Devletler ve Hanedanlar I-V. Bu rüyaya göre. ġam'dan döndükten sonra kendisini tasavvufa veren ġeyh Edebalı. 9. Osman Beyi öldürmek üzere tertip ettikleri plandan ve hileden haberdar olduğu ve Osman Bey'in karĢı planla olayı bastırdıkdan sonra amcasını öldürdüğü nakl olunmaktadır. sh. TTEM. "Köse Mlhal ve Mihal Gâzî aynı adam mıdır". Osmanlı Tarihi. eğer anlatılan olaylar doğru ise. I. ġayet gelmiĢ olsa dahi. Bu rüyasını ġeyh Edebalı'ya anlatan Osman Gâzî'ye ġeyh'in cevabı aynen Ģöyledir: "Hak Te'âlâ sana ve nesline padiĢahlık verecek. son i Edebalı'ya Kozağa burayı vakfetmiĢtir^ Gâzî'nin hanımı ile I büyüklerinden MollJ yakınları defn olunmff . herkesin dilden dile naklettiği ve bazı tarihçilerin de Ertuğrul Gâzî'ye isnad ettiği meĢhur rüyasını görmüĢtür. ne diyeyim?". 17 vd. Elizabeth A. Dündar Bey'in Osman Bey aleyhinde faaliyetlerde bulunmasından ve nihayet Ġbni Kemal'in zayıf bir rivayeti naklederken verdiği bilgilere göre. Mübarek olsun. ġimdi değil. Bilecik'te bir zaviye kurdu ve halkı irĢada baĢladı. Âlî. ġeyh'in taleb<. sh. diğimize göre. Hadâik'uĢ-ġakâık. Zachariadou. 327-335. Osmanlı Hânedânındaki erkek evlâtların ne kadar merhametsiz bir Ģekilde. bazı kaynaklara göre. Ahmed Uğur neĢri. Konunun asıl ayrıntılı izahını ise. Mehmed Zeki. Dündar Bey olayının meydana gelmediği kanaatindeyiz. bâği add edilerek idam edilmiĢtir. Daha önce belirttiğimiz gibi. sh. ĠĢte bu sırada âlimleri ve maneviyât erlerini çok seven Osman Bey ile tanıĢtı ve o-na dinî ve idarî konularda danıĢmanlık yaptı. 41-67. 38 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cik tekfurunun yakalanmasına fiilen engel olduğundan dolayı. Yani Yunanlı tarihçi. Osmanlı Devleti'nin Fakih. 102-116. Vefa) reislerindendir. Ankara 1996. Vefâilik is ile hiç bir ilgisi yoktur. Bizans ve benzeri düĢmanlar tarafından Osmanlı Devleti'ne karĢı kullanıldıklarını açıkça göstermektedir: "Akıllı Romalıların. zira Türkler toparlandılar. Dündar Bey'in Bilecik ve Yarhisar Tekfurlarının. II. sh. aynı anda göbeğinde bir ağaç biter ve gölgesi bütün dünyaya yayılır. sonradan ġam'a giderek oradaki âlimlerden Ġslâmî ilimler dersini tamamladı.J:-de bu zatın taleb-Edebalı'nın BektaĢilif ġeyh Edebalı. 1289 veya 1302 yılında meydana geldiği bazı tarihçiler tarafından zayıf bir rivayet olarak nakledilen bu olayda.. sh. Hanefi hukukçusu Necmeddin Ez-Zâhidî'den fıkıh ilmini öğrenen Edebalı. 11(88). Burada had suçu söz konusudur.. Tevârîh-i Âl-i Osman. 1.ġayet çok zayıf bir ihtimal ile de olsa. sh. ġeyhin koynundan çıkan bir ay Osman Gâzî'nin koynuna girer. Düzmece Mustafa olayı sebebiyle bir Yunan tarihçisinin kaleme aldığı Ģu satırlar. ĠA. Lütfi PaĢa. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir? Kaynaklarda Ede ġeyh diye de geçen bu maneviyât eri. ağacın altından dağlar yükselir ve dağlardan da ırmaklar akmaya baĢlar. Asıl adının Ġmâdüddin Mustafa bin Ġbrahim bin Ġnac el-KırĢehrî olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. onu yakaladığı ve ordusunu imha ederek onu mağlup ettiği zaman yapmaları zarureti vardı. tarihçilerin nakline göre bu zayıf rivayet Ģöyledir: Osman Bey devrinde. Orada o kadar akıllı ve cesur Roma Ġmparatorları gelip geçtiler ki. Tevârih-i Âl-i Osman. aralarındaki saltanat kavgasının menfî tesirler göstermesinden. Öztuna. Gökbilgin. Ġstanbul 1989. 196-201. ġeyh Edebalı'nın Osman Gâzî ile evlendirdiği kızının a öğrendiğimize göre. B« (ıĢtır. nr. neden Roma Ġmparatorlarının Düzmece Mustafa olayı gibi diğer Osmanlı çocuklarını da Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanamadılar diyerek. Bir seferinde Osman Bey. Osmanlı Beyliği. M. Ġstanbul 1997. Bile7 Ġbn-i Kemal. ġey Sultân Orhan'ın annesi. Künhü'l-Ahbâr. c. Netice olarak. zaten had cezası olarak idam cezasının verildiğini söylemek mümkündür8. c. giriĢtikleri bu iĢleri daha evvel Timur'un Bâyezid'le harb ettiği. Karaman'da dünyaya gelmiĢtir. 20-24. 70 vd. Tayyib. amcası Dündar Bey. 101-102.

Ġbn-i Kemal. sh. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 39 ile evlendirdiği kızının adı. Mal Hâtun'dur. annesi I Abdülaziz Bey'in ġücâ'uddin gibi E 36 veya 43 yafl olan Orhan Bey. annesi Mal Hâtûn Osman Bey'in ilk hanımı ve Selçuklu Vezirlerinden Ömer Abdülaziz Bey'in kızıdır. kardeĢi ve veziri Alâ'addin PaĢa. bir Selçuklu veziri olan Ömer Bey'in kızıdır. senelerdir çevreden kuĢattığı Bursa'yı 6 Nisan 1326 9 BA.. c. Çandarlı Kara Halil'in de bu zatın talebeleri arasında bulunduğu söylenmektedir. Ġstanbul 1998. yine ilmiyeden gelen Molla Tâceddin Kürdî ve Vezir Hayreddin PaĢa. 393-394. : * BA. I. Askerî bir deha olan Orhan Bey. ġeyh Edebalı 1326 veya 1327 yılında Bilecik'te vefat etmiĢtir. sh 107-108.: ğimiz gibi. Ġbn-i Kemal. Osmanlı Devleti.. ġeyh Mahmûd. ġeyh Edebalı'nın BektaĢilik veya Alevîlikle ilgisi yoktur. sh. Lütfi PaĢa.. 130-131. vrk. son zamanlarında kızı ve torunu Alâ'addin Bey ile Bilecik'te oturan ġeyh Edebalı'ya Kozağaç Köyünün vergi gelirleri tahsis edilmiĢ ve kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn da burayı vakfetmiĢtir. Kitâb-ı Cihânnümâ. ġeyh Edebalı'nın kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu ise ġehzade Alâ'addin'dir. c. Orhan i Orhan Bey. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. sh. ġerafettin Turan). 1 Hacı Kemâlüddlnı gelen Molla Tâceddfnf Bilecik sonra da I meĢveret etme Devleti.. Netice olarak. Vefâilik ise. Hayrullah E-fendi.* 40 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ancak Sultân Orhan'a ait bir vakfiyeden öğrendiğimize göre. I. 99. Tevârih-i Âl-i Osman. 217. TDVĠA. ġeyh Muhlis Baba ve ġeyh Edebalı'nın bazı yakınları defn olunmuĢlardır9. ¦ ¦¦ ¦ . T Defter. Defter-i Evkaf-ı Hüdâvendlgâr. Osmanlı Tarihi. . Orhan Bey zamanında kurulmuĢtur. 42. II. sh.. 585. EĢ-ġekâık. nr. ġeyh'in talebesidir ve Osmanlı Devleti'nin ikinci kadısıdır... I. Dursun Fakih. 68-75.. Tevârih-i Âl-i Osman. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları. 43-46. vezir Lala ġahin PaĢa ve de önce Bilecik sonra da Bursa Kadılığına getirilen Çandarlı Kara Halil gibi devlet adamları ile meĢveret etmesine ve onların tecrübelerinden yararlanmasına borçludur. "Edebalı". Tarih. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Orhan Bey. ÂĢıkpaĢa-zâde. 428. Kâmil. Mehmed.. UzunçarĢılı. Osmanlı Devleti'nin ilk kadı ve müftüsüdür demek daha doğrudur. X. XXXI. Defter.. Amasya Tarihi. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli.. Dolayısıyla Sultân Orhan'ın annesi. sh. Belgelerden öğrendiğimize göre. Defter. Hüseyin Hüsâmeddin.. Tevârih-i Âl-i Osman. 20. sh.10. gibi kahramanlar»! 8 NeĢri. 1324 yılında 36 veya 43 yaĢında babasının yerine Osmanlı Beyliğinin uc beyi oldu. nr. 282/b283/a. c. 6. sh. Sultân Orh zamanında hem de ¦ misiniz? Orhan Bey. . ġeyh Edebalı. Zira Dursun Fakih. c. 4 sh 107-108. 1281 (veya 1288) de Söğüt'te dünyaya geldi. TK. Gâzî Mihal Bey ve Ahi Hasan gibi kahramanların gayretiyle. zamanının büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisarî. Akman. Mühimme Defteri. Hân. ilmiyeden gelen vezir Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa. sh. 4-5. Osmanlı padiĢahlarından Sultân. Orhan Bey. Köse Mihal. ġahin. Turgut Alp. ġeyh Edebalı'nın kızının adı Rabî'a Bâlâ Hâtun'dur. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Efendi. (neĢr. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. BektaĢi menkıbelerine dayanarak böyle bir irtibat kurmak yanlıĢtır. ġeyh Edebalı. Ġstanbul 1864. (neĢr. II-ORHAN BEY ZAMANI 10. BektaĢi veya Haydarî tarikatı ile hiç bir ilgisi yoktur. kısa zamanda Ģöhretini dünyaya duyurmasını. 33 vd.. 95. Bilecik'te ġeyh Edebalı Zaviyesinde türbesi olup burada Osman Gâzî'nin hanımı ile birlikte Edebalı'nın hanımı. sh. 92-95. TaĢköprüzâde. . sh. Vefâiyye tarikatına mensuptur ve aynı zamanda Anadolu Ahilerinin reislerindendir. II. I. ġâzelî Tarikatının bir koludur. MüMmmtt ÂĢıkpaĢa-zMe. Seyfüddin ve ġücâ'uddin gibi unvanları ilk olarak hakkıyla elde eden ve kullanan zattır.. 18. ! Tevârih-i Âl-l Osm».. 20-21.

bu sefer Anadolu fetihlerine yöneldi ve 1345'e doğru ilk olarak bir Anadolu Beyliğini yani Balıkesir merkezli Karesi Beyliğini Osmanlı Devleti'ne ilhak etti ve Anadolu'da 1354 yılında Ankara'ya kadar ilerledi ve orayı fethetti. Rumeli fetihlerini onun yerine ġehzade Murâd devam ettirdiyse de. Müslüman olup Nilüfer adını almıĢtır. re. sonra da sulh yolunu tercih etti. AndronikosA BĠLĠNMEYEN OSMANLI 41 Sultân Orhan zamanındaki büyük ilim adamları ve maneviyât reisleri arasında. \ 3) Sultân Ort dına yaya adını \ da müsellem ad tayinine giriĢti' Kara Halil'i tay 4) Osmanlı t se de. tarafından bastırıldı} sikkenin bulunması. Tevârlh-IÂI-lfl sh. Sultân Orhan zama nik'deki ilk yüksek tahs halefi olan ve yaya ile Hoca. Orhan Bey. m bul edilmektedir. buradaki Ayasofya isimli Kiliseyi camiye çevirdi ve burada Osmanlı Devleti'nin ilk Üniversitesini kurarak baĢına da büyük âlim Kayserili Molla Davud'u tayin etti. Kara Mürsel. bu yardıma minnettar olan Ġmparator. KÖtH(] mal. Ġz-nik'deki ilk yüksek tahsil müessesesinin müderrisi Davud-ı Kayserî.tarihinde fethetmiĢ ve Bey Sancağı adıyla oğlu Murad'a vermiĢtir.! 2) Osmanlı I Bey'in zamanında 1 Alâ'addin PaĢa leyman PaĢa da Alp. Artık Osmanlının merkezi YeniĢehir değil Bursa'dır. 1357 yılında atının ayağının sürçmesi sonucunda düĢerek vefat etti. 1329 veya nihâî olarak 1331'de Ġznik'i fethetmiĢlerdir. 1327 senesinde Bursa Kadısı Cendereli (Çandarlı) Kara Halil ve vezir Alâ'addin'in tavsiyeleri ile saltanatın en önemli alâmeti olan ilk Osmanlı akçesini (son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikke de bulunduğundan bu görüĢ nakz olunmuĢtur) yani sikkesini bastırmıĢtır. Ġmroz'a çıkartma yapmak istedi. Çandarlı J eden Türkmenler* ğından. Kayınpederi olan Bizans Ġmparatoru'nun kendisine saldıran Slavlar ve Bulgarlara karĢı Orhan Bey'den yardım istemesi üzerine Osmanlı ordusu. 1347'de Süleyman PaĢa. Osmanlı Devleti'n Kayseri ve maneviyât re Ahi Evran ve Musa Abdal 11. Üsküdar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Candaroğullarma bağlı Uluğ Beyoğulları Beyliği de Osmanlı Devleti'ne katıldı. C Tarihi. Çanakkale Boğazının Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa'ya geçerken kolaylık olsun diye Süleyman PaĢa'ya hediye etti. imza attığı ilk Sultân Orhan'ın Devleti'nin bir > dan dolayıdır. I. Bu hadiseden sonra. Osmanlı I Bey tesis etmlj ve itaatsizlik < teĢkili. 1362 yılında Nisan ayının sonlarına doğru vefat etti. evvela 3 ġubat 1347 yılında Ġstanbul'a girdi. Marmara Denizinin güneyindeki son toprakları da Bizans'ın elinden aldı. Türk tarihinin önemli olaylarından olan Rumeli'ye geçiĢin kahramanı Süleyman PaĢa. Bu arada Bizans Ġmparatorunun kızı Prenses Theodora ile evlendi. Darıca ile Eskihisar arasında bir yer olan Pelekanon'da Osmanlı ordularıyla karĢılaĢmıĢlar ve Osmanlılar Ġmparatoru yaraladıkları gibi. Osmanlı sınırlarının Karadeniz ve Ġstanbul Boğazına doğru ilerlediğini gören Bizanslılar. Bu hanımları ve bunlardan doğan çocukları sırasıyla Ģunlardır: 1) Nilüfer Hâtûn (Holofira): Yarhisar Tekfu'runun kızıdır. Sonra döndü. 2) Asporça Hâtûn: Bizans Ġmparatoru'nun kızıdır. kaçmaya mahkum eden Orhan Bey. Rumeli'nde hukuken ve fiilen var olmuĢlardı. 3) Theodora Hâtûn: Müslüman olmadığı ve evliliğin kısa sürdüğü anlaĢılıyor. Sultân Orhan. 3 Tarih ve tik S III. 1349 yılında yardım için Rumeli'ye geçti. ġehzade Halil'in annesidir. lerinden olan akçe)* Kara Halil'in tavsly halifenin adı. Süleyman PaĢa. böylece 1335'e doğru bütün Ġslâm âleminde ve Avrupa'da Sultân unvanıyla anılmaya baĢlandı. Bizans ile sulh yapan Sultân Orhan. sonradan onun halefi olan ve yaya ile . Ġlk darbhane de Bursa'da kurulmuĢtur. Ġznik'i kurtarmak için hücuma geçen Bizans Ġmparatorunu. ancak püskürtüldü. Bizans açısından kudsî bir değere haizdi ve bunun farkında olan Orhan Bey. Müslüman olmuĢtur. Ġznik. / UzunçarĢılı. Sult 1) Orhan Bey. bu acıya dayanamayan 81 yaĢındaki Sultân Orhan. kaynaklardan öğrendiğimize göre hayatı boyunca 4 hanımla evlendi. 4) Eftandise Hâtûn: Mahmûd Alp'in kızıdır. Murad ve ġehzade Kasım'ın annesidir. ra'iyyetlljl J tayinatlan ve t '" NeĢri. artık Osmanlı Beyliği. Gelibolu yarım adasında. PaĢa'nın yardım ordusunun öncüsü Gâzî Umur Bey'dir. 1353 tarihinde. Selanik'e kadar geldi ve Ģehri Slavlardan kurtararak geri döndü. Daha önceki geçiĢlerden farklı olarak. Lüleburgaz ve Çorlu'yu da fethettikten sonra. Bunların aynı zamanda hanımları olduğu düĢünülmemelidir. sh. Güneyde Çandarlı Körfezine dayanan Osmanlılar. ġehzade Ġbrahim ve Fatma Sultân'ın annesidir. 40-65.

Orhan Bey zamanında Ġznik'te açılmıĢtır. Devletler ve Hanedanlar. 195196. 103-105. 117-162. Zira kaynaklara göre. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir? Sultân Orhan'ın Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu kabul edilmesi. sh. Mırmıroğlu. vakfiye. sh. Dolayısıyla bu görüĢ doğru kabul edildiği takdirde. ra'iyyetliği kabul eden Hıristiyanların dinç ve gençlerinden birkaç yılda bir bin nefer kadar alınıp tayinatian ve ulufeleri verilmesi kararlaĢtırıldı". Ankara 1991. 120 sene sonra 1447 tarihinde VII. Türkçe'nin ilk resmî dil olarak kabulü de Orhan Bey zamanında olmuĢtur. c. Bursa ve Ġznik'i fethettikten sonra bağımsızlığın en önemli alâmetlerinden olan akçeyi yani gümüĢ sikkeyi. 42 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI landırılmasına ve hatta bazı tarihçilere göre. Karaca Ahmed. Ayasofya Kilisesi Camiye çevrilmiĢ. Osmanlı Devleti'nin ilk Bursa Kadısı ve Kazaskeri Çandarlı Kara Halil. sh. Ayrıca Sultân Orhan'ın oğulları Alâ'addin PaĢa ile Süleyman PaĢa da vezirler arasında yer almaktadır. Künh'ül-Ahbâr. Lütfi PaĢa. bin kadar da süvari yani atlı asker tertip ederek adlarına da müsellem adını verdi. Bu arada Alâ'addin Esved adlı âlime danıĢarak bir ordu kadısı tayinine giriĢti ve Osmanlı Devleti'nin ilk kazaskeri olarak da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'i tayin etti. diğer tarafında ise 727 hicrî tarihi ve Kayı Boyu iĢareti ile Bursa'da kimin tarafından bastırıldığına dair bilgi bulunmaktadır. c. bu ilki ortadan kaldırmaktadır. II. 2) Osmanlı Devleti'nin en yüksek idarî. Hammer gibi bazı batılı tarihçiler itiraz etse de. M. Osmanlı Tarihi. (ki tarihî belgeler bunu doğrulamaktadır. . 198208. I. Âlî. elimizde Sultân Orhan devrine ait Türkçe i'lâm. Konur Alp. 4) Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. Ġki büyük Hıristiyan Konsül'ünün toplandığı Ġznik fethedilince. yeniçeri adıyla adlandırılması yoluna gidildi. 1327 yılında Bursa'da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in tavsiyeleriyle bastırdı. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". Osmanlı Devleti'ndeki ilk muvazzaf asker olan yeniçeri teĢkilâtını da Orhan Bey tesis etmiĢtir. Öztuna. . Ġsmail Hakkı. sh. "Orhan". . 1326 yılında yeniçeri teĢkilâtını tesis eden Osmanlı Devleti olmuĢtur. sh. sh. XIII.. Gökbilgin. Kantemir. sayı 34(1945). Daha sonra da I. 67-108. tapu kayıtları ve benzeri Türkçe yazılı belgeler az da olsa mevcuttur) Karamanoğlu .müsellemin teĢkilinde fikir veren Alâ'addin Esved veya Kara Hoca. 36-50. IX. 309-321. Defter. 207-211. Son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikkenin bulunması. 11. c. c. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere. Sultân Orhan. Ġbn-i Kemal. Zira Orhan Bey zamanından itibaren ilk defa. sh. 40-65. Sultân Orhan'ın imza attığı ilkleri Ģöylece özetlememiz mümkündür: 1) Orhan Bey. ". Hasan-ı Kayserî ve maneviyât reislerinden ise. 6) Bazı kaynaklara göre. Hacı Ġl Bey. (neĢr. bir Manastır da medreseye çevrilerek müderrisliğine de Fakîh Davud-ı Kayseri tayin olunmuĢtur. ġerafettin Turan). ĠA. sh. Bu sikkenin bir tarafında kelime-i Ģahadet ve dört halifenin adı. Ġlk vezîr olarak Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa tayin edilmiĢtir. Tayyib. "Orhan Bey ile Bizans Ġmparatoru III. Ġbn-i Kemal. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. bir devletin yürütmeye ve yargıya ait yazılı belgeleri Türkçe yazılmaya baĢlanmıĢtır. Murad devrinde esas teĢkilât10 NeĢri. Dünya askerî tarihinde bunu. Önemli beyler arasında ise. sh. adlî ve siyasî makamı olan Divan da Orhan Bey'in zamanında temellendirilmeye baĢlanmıĢtır. Hıristiyan esirlerden devĢirilmiĢ muvazzaf bir ordu teĢkili. VL. Ahi Evran ve Musa Abdal baĢta gelen simalardandır10. . Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. c. ġarl'ın Frank-ArĢır adıyla adlandırdığı muvazzaf asker takip etmektedir. hüccet. Böylece askerî tarih açısından dünyada ilk muvazzaf orduyu kuran. 3) Sultân Orhan ilk defa bin kadar Türk gencinden daimî bir ordu teĢkil ederek a-dına yaya adını verdiği gibi. 27-31. II. Ahmed Uğur neĢri. Çandarlı Kara Halil tarafından tavsiye edildi.. V. Seyyid Ahmed-i Kebîr-i Rufâ'î. Tevârîh-i Âl-i Osman. Tevârih-i Âl-i Osman. Belleten. sh. 73-86. Belleten. Defter. 5) Osmanlı eğitim tarihinde ilk yüksek eğitim müessesesi de. Kara Mürsel. I. UzunçarĢılı. c. Osmanlı Devleti'nin bir devlet olarak bütün müesseseleriyle onun zamanında ortaya çıkmasından dolayıdır. c.. Andronikos Arasındaki Pelekano Muharebesi". Neticede. sayı 50(1949). Evrenos Gâzî ve Akça Koca bulunmaktadır. yaya ve müsellemlerin suiistimale baĢlamaları ve itaatsizlik göstermeleri üzerine.çünki Rumeiierinde akmcıiık eden Türkmenler ve daha önce ihdas olunan yaya ve müsellemlerle Âl-i Osman'ın ayakta durması zorlaĢtığından. I. Kitâb-ı Cihânnümâ. Aksun. I. 147-191.

.tl iffetti BĠLĠNMEYEN OSMANLI . sh. Bunu Sırbistan'ın bir kısmı ile Bulgaristan'ın Osmanlı'ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaĢma imzalandı. 1383'de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı'yı metbû' tanıyınca. Tarih-i Askerî-i Osmanî.„. . Ahmed Cevâd... Murâd Hüdâvendigâr ve Gazi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd.. I... Urbanus'un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı.SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ 12. Lütfi PaĢa. sh. UzunçarĢılı. Seferlerine Ankara'nın yeniden fethiyle baĢlayan Sultân Murâd. Her ı asıl yeniçeri ve i ilk kuĢatan Osı Murâd Hû ehliyetli devleti tân Murâd zarr zikretmek gen Maliye te.. 7"IMIft [»i. 1375'de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiĢ oldu.! oğullarını dağıtıp) Osmanlı'nın bozguna uğrattı Bulgari Ġle Ulahı Kosova'da 20 H« ordusu. . 11 Âlî. Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında bu ilerleyiĢi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V. Hüdâvendigâr.. 7-8. 1. Sultân I. sh.. Her ne kadar. . V. . V.„. c. sh.". Ancak 60. I... çocuklarını. 4-1 Yıldırım f Bey.. 724 Rebîülevvel-1324 Mart.000 kiĢilik Hacı Ġlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363).. -. c. . Karaman oğulları rahatsız olmaya baĢladı ve 1386'da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı baĢladı.000 kiĢilik haçlı ordusu 10. Kitab-ı Evvel. Murâd'ı. Acemioğlanlan 1 Vezir o!du ve i arasında ise... "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". Ġstanbul 1297. 27-31. Belleten. Osmanlı Tarihi. Murâd. Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe'nin fethi takip etti (1363). 277-288. c. Osmanlı Tarihi. 124-128... "Gâzî Orhan Bey vakfiyesi.000 km!'lfk t Batılı tarih ğer din mensuı hasebiyle dost < zirvedeydi. Osmanlı açısından farklı bir yöne çekilmektedir".. Ġsmail Hakkı. t tında büyükf hur SaruaJ zikn Asrındakfî kadılarınd sı unvanı ZE Marya' kızı. UzunçarĢılı. sh. Künh'ül-Ahbâr.. c..Mehmed Bey'in ilk resmî olarak Türkçe'yi kullandığına dair izah tarzı. UzunçarĢılı. III. 36-50. Ġsmail Hakkı. 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaĢlarında iken Osmanlı PadiĢahı olarak tahta geçti. 207-211.. 1362 Temmuz'unda Edirne'yi zabtetti ve kendisine yeni baĢĢehir yaptı.. Aksun... sayı 17-18 (1941).. t llfcıınçuıO |l73-188. hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız? Osmanlı tarihinde I. Tevârîh-i Âl-i Osman.1 kadar sürecek < MiloĢ Oblllç adlı) larak Ģehid edildi j haz/resine gömü Osmanlı'nın eline i bede bizzat bulu 500. sh.... hükümdar demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti'nin baĢĢehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa'ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi. sh. 40-44.

Karamanlı Kara Rüstem'in de yardımıyla Maliye teĢkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında baĢlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları TeĢkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu. 44 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY?:. Bu vazifeye g elir gelmez. Müstecap SubaĢı ve Hacı Ġlbeğ'i zikretmek gerekmektedir. 5. c.Nefise Melek Sultân Hâtûn'2. Ankara 1992. 7. Çağatay.000 km2'lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu. Diğer devlet adamları arasında ise. Ġstanbul'u ilk kuĢatan Osmanlı PadiĢahı da kendisiydi. "Osmanlı tarihinin Ġlk Devirlerine Ait Bazı YanlıĢlıkların Tashihi". ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid. bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı'nın üzerine yürüdü ve hatta TimurtaĢ PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (PloĢnik Olayı. Asrındaki âlimlerden ise Aksaray'lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed. Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaĢlarından daha iyi davrandı.1389) ve Bursa'ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü.87-93. acemi oğlanı veya devĢirme oğlanı ifadeleriyle anlatılan ve halk ile Batılılar arasında Hıristiyan ailelerin çocuklarının zorla alınarak önce köle yapılması. Tevârîh-i Âl-i Osman. 9. Ahmed Uğur neĢri.PaĢa Melek Hâtûn. ZEVCELERĠ: 1. Kapı kulları tabirini bahane ederek. sonra da Osmanlı ordusunda görev verilmesi ve çocukların eliyle ana ve . 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düĢman herkes tarafından sevilir hale geldi. 173-188. Sırpı ile Bulgari ile Ulahı ile. c. Ancak bu güzellikler arasında. c. Osmanlı ordusu. Batılı tarihçilerin de itirafıyla. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuĢ. 162-186. I. I. c. XXI. Kızıl Murad bey'in kızı. 6-7. Halil Hayreddin PaĢa'nın oğlu Ali PaĢa'yı. Alî. I.Candar Oğullarından bir beyin kızı. yeniçeri ve acemi oğlan teĢkilâtında büyük payı bulunan TimurtaĢ PaĢa ve Lala ġahin PaĢa'yı. 31 vd. kahramanlıkları ile meĢhur Saruca PaĢa. Öztuna. UzunçarĢılı. Bulgaristan tamamen Osmanlı'nın eline geçerken Sırbistan'ın da önemli bir kısmı feth edilmiĢti. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. 3. Önemle ifade edelim ki. Ġne Beğ. c.Sultân Hâtûn.Özer Hâtûn. sh. I. 65-77. sayı 81-84 (1957).43 Her ne kadar. 108-131. 4. MiloĢ Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak Ģehid edildi (20. 1387). 284-305. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır? Bugün Avrupalılar kadar memleketimizde de en çok merak edilen ve meselenin e-sası bilinmeden değiĢik yorumlar yapılan ve çarpıtılan konulardan biri de kapu kulları ve bunun kaynağını teĢkil eden devĢirme usulüdür. Murâd Hüdâvendigâr'ı muvaffak eden sebeplerin baĢında onunla birlikte çalıĢan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor.Gülçiçek Hâtûn. 4. Aksun.Halil Bey. sh. Belleten. Alî. sh. Evrenos Beğ.YahĢi Bey. Devlet teĢkilâtçılığında da zirvedeydi. hep birlikte Osmanlı Devleti'nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova'da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karĢı karĢıya geldiler. 2-Ya'kub Çelebi. sh. 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin PaĢa diye anılmaya baĢlandı. Künh'ül-Ahbâr. Devletler ve Hanedanlar. 13. UzunçarĢılı. c. Osmanlı Tarih!. V.Bulgar Beyinin kızı. sh.Ġbrahim Bey. Yıldırım Bâyezid'in ve YahĢi Bey'in Annesi. sh. Osmanlı Devletinde pençik oğlanı. Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî'nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı unvanıyla meĢhur Mevlânâ Burhânüddin'i zikretmek gerekmektedir. Bundan cesaret alan haçlı orduları. Bu sebeple özellikle devĢirme usulünün hukukî ve tarihî gerekçelerini bilmek icab eder. bütün devlet memurlarının PadiĢahın köleleri olduklarını ileri sürenler ise. bir görüĢe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi'yi zikretmek gerekiyor. 6. Bulgar Kralının kızı. sh. Her ne kadar yeniçeri teĢkilâtı babası zamanında kurulmaya baĢlansa da. 107-108.. 12 Lütfi PaĢa. Büyük Türkiye Tarihi.Savcı Bey. Sultân Murad'ın oğlu ġehzade Bâyezid kahramanca savaĢarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım unvanını aldıysa da. Osmanlı Tarihi. 8. II. Uluçay. 5. Bunların baĢında. 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500. fethettiği topraklarda Ortodokslara. 2-Marya Thamara Hâtûn. I. 3. Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini baĢlatmıĢ oldu. Baskı. PaĢa Yiğit. Kantemlr. asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teĢkilâtlarını kuran ve geliĢtiren kendisi oldu. 3. 51-70.6. bu meselenin izahını zaruri hale getirmektedirler.

çok büyük zulümler . Bilindiği gibi. Burada askerî eğitim gören ve dolayısıyla yarı hürriyetine de kavuĢan bu gençler. Devlet. Pençik oğlanları adıyla toplanan bu savaĢ esiri gençler. bu beĢte birlik hakkında. dünya . Ġslâm'a göre savaĢ esirleri ganimetlerden sayılmaktadır. mala1 alaka:. pençikçi denilen bir memur tarafından toplanıyordu. büyük hukukçu Karamanlı Rüstem'in teklifi ve Çandariı r erkeklerdi kanun hai ¦ mistir. De. Murad'dan Fâtih Sultân Mehmed zamanına kadar Yeniçeri TeĢkilâtının ihtiyâcı olan gençleri temine yarayan pençik oğlanlarıdır.. ĠĢte genel olarak Osmanlı hukukunda devletin bu beĢte birlik Kur'ân'la sabit olan hakkına Farsça olarak penç-yek (1/5) ve halk dilindeki ifadesiyle pençik adı verilmiĢtir. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır? I. Kur'ân'ın emriyle devlete aittir. bir nevi devletin köleleri statüsüne sahip oluyor. sosyal ve idarî imtiyazlardan dolayı. en azından Ģu seçimlik haklara sahiptir: 1) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak gayesiyle gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir.•. Osmanlı Devleti'nin merkezî ordusundaki vurucu güçtür. 4) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Bu Ģekilde devĢirilen pençik oğlanlarının. savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda Müslüman devlet idaresi. zulümle veya haksızlıkla alakası yoktur. Osmanlı Devleti. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti. gerileme <fc okuy bir on. î)Ģı cizye PNLI uuBĠLĠNMEYEN OSMANLI Çandarlı Kara Halil Efendi'nin meĢruiyetini izah etmesi üzerine. süper ç almak ¦:. asker olarak alınanlara pençik oğlanı denmiĢtir. bu usule yanlıĢ telâffuzla pençik adı verilmiĢtir. Acemi ocağının temelini bu pençik oğlanları teĢkil ediyordu. Devlet. Devi1 D muvak' arttıır. asırlarca Osmanlı Devletinin vurucu gücünü teĢkil eden Yeniçeri Ocağının çekirdeğini oluĢturmuĢlardır. Osmanlı Devletinin Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak. esirleri köle yapmak veya Avrupalılar gibi satmak yerine. Murad Hüdâvendigâr. askerliğe elveriĢli olmayanlardan da pençik resmi almıĢ. Yeniçeri TeĢkilâtıdır.. harpte esir alınan erkeklerden beĢte birini devlet hesabına ve asker ihtiyacını karĢılamak üzere almayı kanun haline getirmiĢ ve bu tarihten sonra. Herkesin bildiği gibi.. bedel (fidye) karĢılığı onları salıverebilir. B) DevĢirme Usûlü ve Acemi Oğlanları. hem de kendi rızalarıyla Müslüman olmalarını sağlamıĢtır. Pen. ancak kendilerine köle muamelesi yapılmıyordu. 15. Zira devletin askerî ve mülkî erkânının çoğu da bu ocaktan yetiĢmedir.babalarının öldürülmesi Ģeklinde takdim edilen askerî müessese. Ganimetin beĢte biri ise. 2) Müslümanlara hizmet etmeleri için onları köle olarak kullandırabilir. devletin yükselme devirlerinde. ġimdi bunları aĢağıdaki soruların cevaplarından daha iyi öğrenelim. Ġslâm Hukukuna göre. Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocaklarına asker temin eden iki önemli kaynak vardır: A) Pençik Oğlanları ve Acemi Ocakları. Müslüman ve gayr-i müslim herkes için bir Ģereftir. 3) Onlarla zimmîlik anlaĢması yapabilir. bolu'da ve: lüman ve T. Bunun Kanunnâmesini neĢretmiĢ bulunuyoruz. da Acemi 0' sıyla yan Ġv nü ît?-"'' onlara bir n. Yeniçerilerin sahip oldukları iktisadî. Kapı Kulu Ocakları ve bunların baĢında gelen Yeniçeri TeĢkilâtı. hem onlara bir nevi yarı hürriyetlerini kazandırmıĢ. 14. statüsüne . Pençik oğlanları ne demektir ve nasıl devĢirilir? Bunu biraz izah etmeliyiz. Ki serimizde ııçıt. alınanlara: Toyca memur tarr yordu. Ancak duraklama ve gerileme dönemlerinde. Bu sebeple de Kapıkulu Ocakları denilen askerî teĢkilâtın çekirdek kısmıdır. kamu yararına uygun olarak istediği gibi tasarrufda bulunur. . biraz sonraki izahlardan daha iyi anlaĢılacaktır. ĠĢte I. Evvela Gelibolu'da ve sonra da Ġstanbul'da teĢkil olunan Acemi Ocaklarına verilmeden evvel Müslüman ve Türk ailelerin yanına veriliyordu.. Toyca denilen akıncı subaylarının ve akıncıların aldığı esirler. Müslüman olup Türk terbiyesi aldıktan sonra da Acemi Ocaklarında askerî eğitim görüyorlardı. Bu tür anlayıĢın nasıl hatalı olduğu.

Belki devĢirmeye tâbi olmayan Yahudi. pençikçiler. her kırk haneden bir tane 14 ila 18 yaĢ arasında genci. Bunlara Poturoğulları denmektedir. 34. Mimar Sinan devĢirme yoluyla MimarbaĢlılığa kadar yükselmiĢtir. Belki 14-18 yaĢları arasındaki delikanlılar alınmaktadır. Hatta Müslüman BoĢnaklar. sh. ısrarla bu kanun gereği çocuklarının toplanmasını kendileri arzu etmiĢlerdir. Bu söylediklerimiz. Kanunla düzenlenen bu mevzuyu merak edenler. hattâ muvakkaten gerilemesi sebebiyle yeniden esir elde edilememesi Acemi oğlan ihtiyacını arttırmıĢtır. Bu usule devĢirme adının verildiğini ve bunun Kanunnâmesinin hazırlandığını görüyoruz. Usûl hakkında bilgi vermeden evvel Ģu bir kaç hususun bilinmesinin zaruret olduğu kanaatindeyiz: A) Yeniçeri teĢkilâtına girmek veya Saraya girmek önemli bir Ģeref olmasından ve hatta bu yolla Yeniçeri olan yahut Saray'a girenler. Pençik Kanunnâmesi. ĠS. maalesef doğrudur. belli bir kanun ve kaide çerçe13 Lütfi PaĢa. yükselme dönemi içindir. kendi elleriyle ve hile yaparak ve hatta devĢirme memuruna rüĢvet vererek çocuğunu Acemi Oğlanı yapmaya çalıĢmıĢlardır. Bosnalı ve Ermenilerin Osmanlı Ordusunda görev alma arzuları gittikçe artıĢ göstermiĢtir. 3) Bir diğer önemli sebeb de gayr-i müslimlerin askerlik edemeyiĢleri ve buna karĢı cizye vergisi ödemeleri söz konusu olduğundan. gayr-i müslimler ve özellikle Osmanlı hayranı Bulgar. 92/a-93/a. gayr-i müslim gençler ve ailelerin bunu arzuladıklarını açıkça görüyoruz. Diyârbekir Beylerbeyi ve sonradan da Mısır Beylerbeyi olan Hüsrev PaĢa bu yükselenlere verilecek en bariz misâldir. Ancak bunun zorla ve cebirle yapıldığına dair bir Ģikâyet söz konusu değildir. 16. nr. Osmanlı Ordusunun temelini teĢkil eden Yeniçeri TeĢkilâtına girmek veya Saray'da önemli vazifeler yapmak üzere devĢirmeye baĢlamıĢtır. C) Biraz sonra zikr edeceğimiz gibi. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır? DevĢirmenin baĢlama sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Yıldırım Bâyezid'in Ankara mağlûbiyetinden sonra fetihlerin duraklaması. gerileme döneminde devĢirmecile-rin türlü türlü zulümler yaptıkları. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. bu konuda da bazı suiistimaller olmuĢ olabilir14. Müslüman olduklarından dolayı kendi çocukları devĢirilmeye tâbi tutulmadığından. Müslümanlardan sadece BoĢnaklar devĢirme kanununa tabi olmuĢlardır. Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri I-IX.yapıldığını Osmanlı Siyâsetnâmeleri'nden okuyoruz. rızâsı dairesinde kalmak Ģartıyla önce Müslüman Türk a-ilelerin yanına verilerek MüslümanlaĢtırmak ve TürkleĢtirmektir. DevĢirme Kanunnâmesi. 128-134. 311. sh. D) En önemlisi de devĢirme yoluyla Acemi Ocağına çocuğunu veren gayr -i müslimler belli vergilerden mu'âf tutulduklarından. DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu? . Arnavut. o günün tek süper gücü olan Osmanlı Devletinin en önemli ordusu olan Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak için Müslüman ve Hıristiyan her çevreden talepler gelmeye baĢlamıĢtır. c. Rus ve Rumlardan neden bizden de almıyorsunuz? Ģeklinde sitemli arzuları vardır. 2) Ayrıca bugün Amerikan ordusunda asker olmak için can atan çok sayıda üçüncü dünya ülkesi vatandaĢı insanların mevcut olduğu inkâr edilemediği gibi. Tevârîh-i Âl-i Osman. Âli. sadece gayr-i müslim Bulgar. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı e-serimizde neĢrettiğimiz DevĢirme ve Pençik Kanunnâmelerini tetkik edebilirler13. ĠĢte bütün bu sebeblere dayanan Osmanlı Devleti. küçük çocuklar ana ve babalarından zorla alınıyor değildir. Bosna yerlileri ve Ermenilerden. mı-. Maalesef. hem rızâları dahilinde olmak ve hem de belli bir kaide dâhilinde yapılmak Ģartıyla.' yar:: tayıden: Ağatest dan • ve e. E) Bütün bunların yanında insan unsurunun girdiği hiç bir iĢte suiistimal olmaması mümkün görülmediğinden. Nasihat'üs-Selâtîn. belli bir müddet sonra önemli mülkî ve askerî makamlara geldiklerinden dolayı. 123-127. Ġstanbul 1990-1996. 46 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLlNMflîII • vesinde. Israrlı arzuları üzerine. vrk. Avrupalıların anlattığı tarzda. Arnavut. Ahmed. Akgündüz. II. ailelerden zulmen oğlan aldıkları çokça meydana gelen bir olay olmuĢtur. B) Bu devĢirmeden kasıt.

Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde. 14-18 yaĢ arasında olanlar tercih olunur ve evliler alınmazdı. Bunun üzerine devĢirilecek mıntıkalara emirler gönderilerek Sancakbeyi. biri DevĢirme memurunda. sancağı. baba ve anasının ve sipahinin isimleri. Ġstanbul'a gelip gitmiĢ. doğuĢtan sünnetli. Sâmiha. bütün eĢkâli ve Sürücü denilen sevk memurunun adı bir deftere yazılır. DevĢirme memuru bu mıntıkaları bizzat gezerek evsafı haiz çocuklardan kırk evden bir oğlan hesabıyla devĢirirdi. içlerinde sünnetli bulunup bulunmadığına bakılır. sanat sahibi. daha sonraları Sırbistan ve Bosna-Hersek'ten ve Macaristan'dan XV. DevĢirme Ağası da denilen DevĢirme memurunun eline ferman ile birlikte aynı Ģeyleri bildiren bir Yeniçeri Ağası mektubu verilirdi. kabiliyetlerine göre Yeniçeri TeĢkilâtına. Orada muayyen bir müddet hizmet ettikten ve hem Ġslâm'ı ve hem de Türkçe'yi öğrendikten sonra eĢkali yoklanıp Acemi Oğlanı yazılırlardı. çok uzun veya çok kısa boylu olanlar da devĢirilmezdi. sh. DevĢirilen oğlanın köyü. Yüzyılda ise umumi olarak bütün Osmanlı 4 Ayverdi. Trabzon Hıristiyanlarından da oğlan devĢirilmezdi. Bunu müteakip becerikli ve seviyeli olanlar saray için. paĢa. Yahudi ve evlilerden baĢka köy kethüdası oğlu. Yunanistan. Sonra Yeniçeri Ağası tarafından teftiĢ olunur. Yüzyılda 600 akçeye kadar çıkmıĢtı. kel. hükümet merkezine sevk olunurdu. 134-136. Yavuz Selim devĢirme usulünü kaldırmıĢsa da. her mıntıkadan alınacak oğlan adedi kazalara göre tesbit edilmiĢti. DevĢirmenin kadıların kontrolünde yapıldığı kesindir. Fermanda. Yüzyılın sonlarından itibaren yavaĢ yavaĢ Anadolu'daki Hıristiyan tebaadan. uygun çıkanlar eĢkâl defterine kaydolu-nup Acemi Ocağı cerrahı tarafından sünnet edilirlerdi. oğlanlara Ģahadet getirtilip Müslüman edilirdi. ayrıca Ocaktan bir DevĢirme emini ile bir DevĢirme memuru tâyin edilirdi. gürbüzceleri Bostancı Ocağı için ayrılır. Buna Türk'e vermek denirdi. öbürleri Anadolu ve Rumeli ağaları vasıtasıyla Türk köylülerine dağıtılırdı. atlara bakıp daha bazı hizmetler gördükleri için Ġstanbul civarında Kartal ve Kadıköy Hıristiyanları da devĢirme vermekten muaf tutulmuĢlardı. kazası. Yahudiler hiç alınmazdı.Ġhtiyaca göre üç beĢ senede bir ve bazen daha uzun fasılalarla Hıristiyanlardan (Yahudilerden alınmazdı) 14-18 yaĢ arasındaki çocukların gürbüz ve sağlam olanları alınırdı. iki çocuğu olanın biri. DevĢirilen çocuklar. Bulgaristan'dan. çoban ve sığırtmaç. bu defter iki nüsha olur. DevĢirilen oğlanlar devlet merkezine gelince iki üç gün istirahat eder. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Bunlardan sadrazam. Kanun mucibince çocukların en asilleri. Enderun Mektebine veya baĢka yerlere alınırdı. devĢirme kanunlarının uygulamasında da ciddi manada aksaklıklar ve hatta zulümler yaĢandığını maalesef 48 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . XVII. Istabl-ı âmireye ait çayırları biçtikleri. papaz çocukları. Alınacak olanların orta boylu olmasına dikkat edilirdi. Arnavutluk. yazılanlara da Torba oğlanı denirdi. Tek oğul. XVI. biri Sürücü denilen görevlide bulunurdu. Kadılar ve Topraklı süvarilerin yardımı temin olunur. köse. Türkçe bilen. Bu yazılmaya Torba yazısı. Rus. birkaç çocuğu olanın en güzeli ve sıhhatlisi seçilirdi. DevĢirmeye lüzum hâsıl olunca Yeniçeri Ağası Divana baĢ vurarak ihtiyaç miktarını bildirir ve devĢirmeye gidecek olan Ocak Ağalarını seçerdi. Yüzyılın sonlarında gene konmuĢtu. Çingene ve Acemlerden oğlan devĢirmek katiyen yasak idi. yaĢı. Sancakbeyi ve benzeri mülkî ve askerî makamlara yükselenler çoğunluktaydı. muhafaza ettikleri. Ġstanbul 1999. Bu para ilk zamanlar yüz akçe kadarken XVII. Evvelâ. Çocukların devĢirildiği yerden sevk masrafı ve Kızıl aba ile Sivri külah'dan ibaret elbise paraları için beher oğlan baĢına Hil'at-baha veya Kul akçesi adıyla bir miktar para alınırdı. Uzun boylulardan ise vücudu mütenasip olanlar saray için devĢirilirdi. SOK da T: BĠLĠNMEYEN OSMANLI V7 memleketlerindeki Hıristiyan tebaadan devĢirme alındı. Acemi Ocağında askerî ve meslekî eğitim görenler. Ailenin tek çocuğu alınmazdı. Yalnız Bosnalı olan ve Poturoğulları denilen Müslüman çocuklarının saray ve Bostancı Ocağı için devĢirilmelerine müsaade edilmiĢti.

Yavuz. sefer zamanlarında günde iki akçe yevmiye ile hizmet eden. Akgündüz. Osmanlı ordusunu yeniden tanzim etmiĢti. 311. DevĢirmenin Anadolu ve Balkanlardaki TürkleĢme ve ĠslâmlaĢmaya Etkisi". -. A) Kapı Kulu Askerleri ve Yeniçeri Ağası: Bizzat devlet reisi demek olan padiĢaha bağlı olmak üzere daimî ve maaĢlı (ulûfeli) bir yaya ve atlı ordusu demek olan kapı kulu askerleridir. sh.. Bunlara kapı kulu denmesinin sebebi Ģudur: Ġslâm hukukuna göre savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda devlet baĢkanı Ģu seçimlik haklara sahiptir: a) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak amacıyla gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. Osmanlı Devleti de selefi olan diğer Türk Devletleri gibi asker bir devlet olmuĢtur. Yeniçeriler: Bunlar Osmanlı ordusunun temelini teĢkil ediyordu. L. Ercan.Siyâsetnâmelerden okuyoruz. . bedel karĢılığı onları salıverebilir. Kendi aralarında cemaat ortaları (ser piyâdegân). Yaya ve Müsellem denilen piyade ve süvari teĢkilâtını kurmuĢtu. toprak rejimini ve devlet teĢkilâtını askerî gayelere uygun olarak tanzim etmiĢtir. IX. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. Bu iki kaynak suiistimal ile bozulunca Yeniçeri TeĢkilâtı ve Devlet TeĢkilâtı da bozulmuĢtu15. 54-55. Nasihat'üs-Selâtîn. itiraz eden erkekleri ayaklarından ve kadınları da saçlarından astıklarını ve buna benzer ciddi hatalar yapıldığını Tarihçi Âli anlatmaktadır. daha sonraki dönemlerde bunlara köle muamelesi yapılmadığı gibi. Ġstanbul 1986. Ent nuMJ BĠLĠNMEYEN OSMANLI diye ikiye ayrılmıĢtır. 134-136. Çandarlı Kara Halil'in gayretleriyle Yeniçeri adıyla padiĢahın daimî hassa ordusu haline getirilmiĢlerdir. Sertoğlu. ağa bölükleri ve sekbanlar diye üçe ayrılmıĢlardı. sh. bunların ağalarını ve merkezdeki askerî teĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız? Türk milleti asker bir millettir. "DevĢirme Sorunu. aynı zamanda fethedilen ülkelerin MüslümanlaĢtırılması ve TürkleĢtirilmesine hizmet eden devĢirme usulüyle. 17. Müsellem ise. Mithat. nr. Osmanlı Devleti'nin ikinci padiĢahı olan Orhan Gâzî. Ulûfeli askerler de denen kapı kulu askerleri yayalar ve süvariler " Âli. Acemi Oğlanları: Rumeli ve Anadolu eyâletlerinden devĢirilen yarar oğlanlar. Zamanla devletin en önemli vurucu gücü haline gelen bu askerî grubun ilk çekirdeği "esirlerin Müslümanlar yararına kul (köle) olarak istihdamı" Ģeklindeki Ģer'î hükümden kaynaklandığı için kapıkulu askerleri adını almıĢsa da. vrk. 679-725. Bu sebeple malî hukukunu. benzeri özelliklere sahip muvazzaf süvarilere denmekteydi. Murad. a) Yayalar: Bunların en önemlileri. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. ĠĢte Yeniçeri TeĢkilâtının iki önemli kaynağı bunlardı. Yeniçerileri. ler ayrıten. Osmanlı Tarih Lügati. sh. c. c) Onlarla zimmîlik andlaĢması yapabilir. Belleten c. Ayverdi. seferden sonra ise ziraat iĢine dönen ve vergiden muaf olan daimî ve ücretli bir piyade ordusuydu. DevĢirme ve BoĢnak Maddeleri. (*S nn< hV Öze.. 127-415 (Yeniçeri Kanunnâmesi). I. Yayalar. kanunen bir oğlu olan zimmîden devĢirme yapılamamasına rağmen.. 92/a-93/a.. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Oğlan devĢirmeye memur olan zağarcı veya sekbanların kendi keyifleriyle iĢler yaptıklarını. sayı 198(1986). b) Müslümanlara yararlı olması için onları köle olarak kullandırabilir. 84-85. Cebeciler: Orduya harp malzemelerini temin eden bir askerî sınıftı. esir olan ve olmayan Hıristiyan çocukları da Yeniçeri Ocağı'nın önemli kaynağı haline gelmiĢlerdir. BaĢta Gelibolu ve Ġstanbul Acemi Ocağı olmak üzere Acemi Ocaklarında yetiĢtirildikten sonra. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere koĢturan ve ancak bir buçuk asırda teĢkilâtı tamamlanabilen bu yeni düzenlemeye göre Osmanlı ordusu iki kısımdı. babasının bu çeĢit askerlerini aynen korumakla birlikte. devlet erkânının hizmetine ve acemi ocaklarına tevzi edilirdi. Belli bir hizmet müddetinden sonra acemi oğlanı olur ve yeniçeriliğe geçmeye hak kazanırlardı. d) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. rüĢvet alarak ve zulmen bu yola baĢvurduklarını.

Ocaktan ise sadrazamdan izin almak Ģartıyla ölüm cezasını da kendisi verir. Hezarfen. Hafif piyade demek olan Azepler. I-II. Dürer ve Gurer. Silâhtar (sarı bayrak bölüğü). Kapıkulu askerlerinin temelini teĢkil eden Yeniçerilerin âmiri Yeniçeri Ağasıdır. Telhls'ül Beyan Fî Kavanin-i Al-i Osman. Birincisi. sh. (Ağay-ı Yeniçeriyân-ı Dergâh-ı Ali).1241/1826 yılında ilga edilmiĢtir. Osmanlı ordusunun ilk kısmını teĢkil eden ulûfeli yani millî ve profesyonel askerler üç kısımdı. ikincisi. kaptan-ı deryanın emrindeki tersane halkıydı. yörük ve müsellem gibi gruplar artık üçüncü plândaydı. Yeniçeri ağası. yoksa bizzat Ģer'î cezalarını verir. Sicill-i Osmânî'de ve de Osmanlı'nın son zamanlarında BektaĢi Babalarından biri tarafından kaleme alınan BektaĢilik ve BektaĢiler adlı eserde ve benzeri kaynaklarda bazı ipuçları bulmak mümkündür. I.. Ġsmail Hakkı. Çoğu kaynaklar doğum . 1/177 vd. Lütfi PaĢa. Osmanlı kaynaklarının kabul ve naklettiklerine göre. 1/379 vd. Hüseyin Efendi. Bu bir çeĢit askerî mahkemeydi.. Tutukladığı suçlular Yeniçeri ocağından değilse ve cezaları idam ise sadrazama gönderir. En önemli yetki ve vazifeleri Ģunlardır: Ġstanbul'da ve çevresinde Ģer'e ve kanuna aykırı gördüğü Ģeyleri yasaklar. Aslen ġi'îlerin 12 Ġmam kabul ettikleri Ģahsiyetlerden bulunan Ġmam Musa Kâzım yoluyla Peygamber'in nesline dayanmaktadır. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir? Bu konu Osmanlı tarihinde ve Ġslâm düĢünce tarihinde hâlâ tartıĢılan ve ideolojik sebeplerle istismar edilen bir konudur. Ayverdi. Kul Kethüdası ve Ġstanbul Ağası gibi zabitler bulunmaktadır. Hacı BektaĢ-ı Veli ile ilgili. 1/285-286. Nasâyih ve Fatiha Tefsiri gibi eserleri bulunmaktadır (Bu eserlerin Hacı BektaĢ'tan 200 yıl sonra yazılmıĢ nüshaları vardır). UzunçarĢılı. manzum ve karıĢık nüshaları elimizde mevcuttur. Ankara. Divanın üyeleri arasında SekbanbaĢı. saray halkı ve iç halkı da denen saray askerleriydi. Bu hususlarda padiĢahın vekilidir.b) Süvariler: Bunlar da Sipah (kırmızı bayrak bölüğü). kısaca mevcut görüĢleri özetlemekte yarar vardır. B) Eyâlet Askerleri: Bunların baĢında tımarlı veya topraklı süvariler de denilen sipahiler gelmektedir. eğer bağlı bulunduğu bir daire varsa yetkililere teslim eder. Ģer'î bir meseleye taalluk ediyorsa kadıya havale olunurdu. Yeniçeri ağası. ocağın bütün idarî iĢlerini yürütmeye ve tayinleri yapmaya da yetkilidir. Babasının adı Seyyid Muhammed bin Seyyid Ġbrahim es-Sânî veya Seyyid Musa olarak geçmektedir. Yörükler ve Müsellemler de bu gruba dahildir16. suçluları. Horasan'daki Nisabur Ģehrinde dünyaya gelmiĢtir. ocak güvenliğine ve yeniçeriler arasındaki davalara bakan ve Ģikâyetleri dinleyen Ağa Divanının da reisidir. Evvela. 1/548 vd. Kapıkulu askerleriydi. Vezirlik rütbesine sahip olan Yeniçeri Ağaları. Yaya. 34. Ancak önemli meseleleri sadrazama arz etmekle memurdur. 79/A vd. Hacı BektaĢ isimli zat. Ģahsiyetine ve Ģöhretine uygun sağlam kaynaklara sahip değiliz. Bu bilgiler kesin değildir. 464 yıllık uzun bir ömürden sonra. 88.. Yayalar. MTM. 134-136. sh. Ġkinci olarak. Bu açıdan Yeniçeri ağasının askerî yargı yetkisinin de olduğu görülmektedir. c. ġehrin asayiĢini temin için daima kol dolaĢıp gezer. Özetlemek gerekirse. ocağın iĢlerine. Hacı BektaĢ-ı Veli diye meĢhur olan büyük velilerden biridir. Ayrıca Hacı BektaĢ-ı Veli'ye ait menkıbeleri anlatan Hacı BektaĢ Vilâyetnâmesinin mensur. Annesi de Nisabur âlimlerinden ġeyh Ahmed'in kızı Hâtem veya Hatme Hâtun'dur. Azep (hafif piyade) ve Akıncılar gibi kısımlara ayrılmıĢlardı. vrk. Divan Ağa Kapusu denen yerde toplanır ve dava. Ocağın ilga ediliĢine vak'a-i hayriye adı verilmiĢtir. Osmanlı Devleti TeĢkilatında Kapukulu Ocakları.. Kantemir. Yeniçeri ocağı ve Acemi ocaklarından sorumlu tek yetkilidir. Ayrıca divanda görevli olan ve Rikâb-ı Hümâyûn veya Özengi Ağaları denen ağaların reisidir. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Akıncılar. 16 Molla Hüsrev. Paris Bibllotique National nüshası. sh. 1 vd. 50 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 18. yeniçerilerin maaĢ ve terfilerine. Yeniçeri ağası. Divan-ı Hümâyûn'un üyesidirler. Üçüncüsü de. 1/524-527. Osmanlı tarihini ve bazı müesseseleri de yakından ilgilendirdiği için. Tevkiî Kanunnâmesi.. sh. Bunun için her ÇarĢamba sadrazama gelir. Tevârih-i Âl-i Osman. Âli'nin Künh'ül-Ahbâr'ında. 1984. Bu arada ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Tevârih-i Âl-i Osman'ında ve daha sonraki kaynaklardan ise. Elimizde kendisine ait olduğu söylenen ve ancak kendi döneminde yazılı nüshaları bulunmayan Makamât. Osmanlı Devleti'nin önce geniĢlemesine ve sonra da gerilemesine vesile olan Yeniçeri Ocağı.

tarihini zikretmez-ken, BektaĢi Babalarından ġeyh Baba M. Süreyya, 645/1247 tarihini zikretmektedir. Horasan'da Hoca Ahmed Yesevî'nin halifesi olduğu söylenen ġeyh Lokman'dan zahirî ve batınî ilimleri tahsil eden ve halifelik makamına kadar gelen Hacı BektaĢ-ı Veli, hicrî VIII. Asrın baĢlarında (veya bir kayda göre 680/1281'de yani Osmanlı Devleti'nin ilk nüvelerinin atıldığı günlerde) Anadolu'ya gelmiĢ ve Kayseri'ye yerleĢmiĢtir. Rum erenlerinin namdan olan ve Sivrihisar'da oturan Karaca Ahmed Sultân ile karĢılaĢmıĢ ve onun iltifatına mazhar olmuĢtur. Anadolu'ya gelmeden hacca gittiği ve hacı unvanını aldığı söylenmektedir. Daha sonra KırĢehri Kazasının Hacım veya Suluca Karahöyük (HacıbektaĢ) yöresine gelerek kendi adına bir dergah bina etmiĢ ve müridlerini irĢada baĢlamıĢtır. Buradaki irĢad faaliyetlerine devam eden Hacı BektaĢ-ı Veli, Sicill-i Osmânî'nin de katıldığı bir görüĢe göre, 738/1337 tarihinde ve bazı araĢtırmacıların tesbitine göre ise 669/1271 tarihinde vefat eylemiĢtir. Hacı BektaĢ-ı Veli'nin evlenip evlenmediği de tartıĢmalıdır. Ancak bazı kaynaklar, Kutlu Ana ve Kadıncık Ana diye meĢhur olan Fatma Nuriye Hanımla evlendiğini ve çocuklarının dahi olduğunu kaydetmektedirler. Bu bilgilerden anlaĢılmaktadır ki, Hacı BektaĢ-ı Veli Hazretlerinin Ahmed Yesevî ile buluĢtuğu ve hatta Sultân Murâd ile yeniçeri meĢvereti için bir araya geldiği Ģeklindeki rivayetler tamamen yanlıĢtır ve asılsız iddialardır. Hatta ÂĢıkpaĢa-zâde, konuyu daha farklı bir Ģekilde anlatmakta ve Hacı BektaĢ Veli ile Osmanlı Devleti arasında bağ kurmanın yanlıĢlığını vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönem olaylarını bizzat yaĢayan ve en önemlisi de Ebül-Vefâ'nın Halifesi Baba Ġlyas'ın torunu olan ÂĢıkpaĢaBĠÜNMEYENOSMANI! zâde'nin söylec Üçüncü o BektaĢ-ı Vell'n; 1) Özellik: 'erilen bir inan taĢ'ta her sene Hacı BektaĢ, B» • ilk çeyreğinden muyla meĢhur ¦ Veli'yi gerçek r meyenleri de vj 2) Bir oru: tarikatın : Yesevilik sonradan ¦ Babal isyanım ı Anadolu'n tur. XVI, !.., ğiyle HacıbektaĢ BektaĢi D' teĢkilâtla'1 zamanla var old, 3)G Ģekliyle bu,u.,. tadır. Eserleri, o: teĢkilâtın ¦¦¦ Kur'ân ve mislerdir. gelmeyeci mek en ıyv "Zamar olmayan t>;< Ġnanç itibar1, 19. Ye; ¦'M VI. !s AMıilkıftĠ 1986, sn. I! M SDRM'I BĠLĠNMEYEN OSMANLI SI zâde'nin söyledikleri, Ģüphesiz BektaĢi Menkıbelerinden daha doğrudur. Üçüncü olarak, kısaca doğruya en yakın bilgileri vermeye çalıĢtığımız Hacı BektaĢ-ı Veli'nin meslek ve meĢrebi hakkındaki farklı görüĢleri de aktaralım. ġöyle ki: 1) Özellikle Alevî ve ġi'î gruplar, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin tamamen BektaĢilik adı verilen bir inanç ekolünün kurucusu olduğunu ifade etmektedirler. ġu anda HacıbektaĢ'ta her sene kutlandığı ve maalesef amelsiz bir Ġslâmiyet anlayıĢını yansıtan Ģekliyle Hacı BektaĢ, BektaĢilik adlı bir tarikatın piri kabul edilmekte ve bu anlayıĢ XIV. Yüzyılın ilk çeyreğinden sonra Hacı BektaĢ-ı Veli Tekkesinin Ģeyhi olan Abdal Musa'nın yorumuyla meĢhur olmaya baĢlamıĢ bulunmaktadır. Önemle ifade edelim ki, Hacı BektaĢ Veli'yi gerçek manada tanıyan BektaĢilerin namaz ve oruç gibi dinin emirlerini reddet-meyenleri de vardır.

2) Bir grup araĢtırmacıya göre (Ahmed YaĢar Ocak gibi), Hacı BektaĢ, herhangi bir tarikatın piri ve kurucusu değildir. BektaĢilik diye bir tarikat kurmamıĢtır. Sadece Yesevilik ile Kalenderiliğin karıĢımından oluĢan Haydarîlik tarikatının bir mensubudur; sonradan Baba Ġlyas-ı Horasan? çevresine girerek Vefâilik tarikatına intisap etmiĢtir. Baba'î isyanını benimsememiĢ ve onun ölümünden sonra da yerine geçmiĢtir. Ancak Anadolu'da Suluca Karahöyük merkezli mitolojik bir Hacı BektaĢ-ı Veli kültü oluĢmuĢtur. XVI. Yüzyılın baĢına (907/1501) gelindiğinde, Balım Sultân II. Bâyezid'in de desteğiyle HacıbektaĢ'taki meĢihat postuna oturmuĢ ve II. Mahmûd tarafından 1826 yılında BektaĢi Dergahları lağvedilinceye kadar bu anane devam ettirilmiĢtir. Balım Sultân'ın teĢkilâtlandırdığı BektaĢilik anlayıĢına aykırı ve tamamen amelden uzak bir anlayıĢın da zamanla var olduğunu burada belirtmemiz gerekmektedir. 3) Özetle, bu tarihî zat, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin kısa hayat hikayesinde anlattığımız Ģekliyle büyük bir velidir. Anlatılan çoğu menkıbeler, sağlam kaynaklara dayanmamaktadır. Eserleri, onun ehl-i sünnete aykırı olmadığını göstermektedir. Bu yönüyle yeniçeri teĢkilâtının manevi ilham kaynağı olmuĢ olabilir. Ancak müntesipleri zamanla, onu Kur'ân ve Sünnetten uzak ve tamamen amelden mahrum bir tarikat Ģeyhi haline getirmiĢlerdir. Onun için de bu müridlerini nazara alan halk, BektaĢi ismine akla ve hayale gelmeyecek manaları yüklemeye baĢlamıĢtır. Bu konuda son sözü tarihçi Âli'ye söyletmek en iyisidir: "Zamanımızda BektaĢi derviĢleri, baĢtan baĢa namazdan ve oruçdan uzak, mezhepleri ne olduğu belli olmayan bir bölük ortada gezenlerdir. Hacı BektaĢ-ı Veli'ye intisapları sadece sözleriyledir; fiil, amel ve inanç itibariyle onunla alakaları yoktur. O velinin evladı denilen azizler de onun gibi olamamıĢlardır"". 19. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir? Önce Ģunu belirtelim ki, bu konuda dillerde dolaĢan, Sultân Orhan veya Sultân 17 Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 52-62; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-205; ġemseddin Sami, Kamus'ül-A'lâm I-VI, Ġstanbul 1308, c. II, sh. 1332; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî I-IV, Ġstanbul 1308-1315, c. II, sh. 22; Sezgin, Abdülkadir, Hacı BektaĢ-ı Veli ve BektaĢilik, Ġstanbul 1990; Hacı BektaĢ-ı Veli, Makâlât, (nĢr. Esad CoĢan) Ġstanbul 1986, sh. 17-61; Menakıb-ı Hacı BektaĢ-ı Veli, Vilâyet-nâme (Haz. Abdülbaki Gölpınarlı), Ġstanbul 1958: ġeyh Baba M. Süreyya, BektaĢilik ve BektaĢiler, Ġstanbul 1332; Öztürk, Mürsel, "Hacı BektaĢ-ı Veli", Belleten, c. L, sayı 198(1986), sh. 885-894. . 52 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN; Murad'ın Hacı BektaĢ-ı Veli ile bir araya geldiği, Hıristiyan asıllı gençlerden yeni teĢkil olunan askere onun eliyle börk giydirildiği, hayır dua edildiği ve hatta yeniçeri adının da Hacı BektaĢ tarafından verildiği tarzındaki açıklamalar tamamen asılsızdır. Elimizde Hacı BektaĢ-ı Veli ile yeniçeri teĢkilâtının münasebetlerini aydınlatan gayet açık kaynaklar yani Yeniçeri Kanunnâmesi vardır. Zaten baĢta ÂĢıkpaĢa-zâde olmak üzere, ilk dönem Osmanlı kaynaklan da, Kanunnâmedeki bilgileri doğrular mahiyettedir. Kanunnâmedeki hükümlerden anladığımıza göre, Hıristiyan gençlerinin genç ve dinç olanlarından yeni ve muvazzaf bir ordu teĢkili fikri, Bolayır Fâtihi Süleyman PaĢa'nın fermanıyla baĢlamıĢ ve Bilecik Kadısı olan Kara Halil ile meĢveret neticesi buna karar verilmiĢtir. Daha sonra Kara Halil (Çandarlı Halil Hayreddin PaĢa)'in ilgili devlet erkânı ile görüĢüp yeniçeri teĢkilâtını düzene soktuğu bilinmektedir. Bu erkan arasında Hacı BektaĢ PaĢa isimli bir devlet adamı da vardır. Bunun isim benzerliği dıĢında Hacı BektaĢ ile alakası yoktur. Yeniçerilerin elbisesi ise, o zamanda keĢif ve kerametleri bilinen Hacı BektaĢ-ı Veli evladından TimurtaĢ Dede ve Mevlana evladından Emir ġah Efendi'ye danıĢılarak dualar ile giydirilmiĢtir. Mevlana'nın torunlarından olan zat Mevlana elbisesini giydirmeyince, kepenek denilen Hacı BektaĢ-ı Veli elbisesi giydirildi. O halde yeniçerilerin giydiği kisveyi Hacı BektaĢ-ı Veli giymiĢ olabilir; ancak Hacı BektaĢ-ı Veli yeniçeri kurulmadan vefat ettiğinden o giydirmemiĢtir. Bu muvazzaf yeni ordu, kul olduğundan dolayı yeniçeri adı verilmiĢtir; yoksa Hacı BektaĢ-ı Veli'nin isimlendirmesi değildir. Nitekim ÂĢıkpaĢa-zâde meseleyi Ģöyle açıklamaktadır:

"Bu BektaĢiler ederler kim, 'Yeniçerilerin baĢındaki tac Hacı BektaĢ'ındır' derler. Cevab: Yalandır ve bu börk hod Bilecik'de Orhan zamanında zahir oldu; yukaru bâbda beyân edüb dururun ve illa BektaĢiler giymeğe sebep, Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü ve bir yeniçeriden bir eski börk diledi. Yeniçeri ana verdi. Yeniçeri üsküfini çıkardı; bunun baĢına giydirdi. Abdal Musa Vilâyetine geldi, ol börk bile baĢında, sordular kim, 'Bu baĢındaki nedir?' Ol etdi: 'Buna elf derler' dedi. Vallahi bunların taçlarının hakikati budur". Sonuç olarak, mesele yukarıda özetlendiği gibidir. Hacı BektaĢ-ı Veli, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda emeği geçen maneviyat erlerinden ve Horasan erenlerinden biridir. Kisve olarak da onun elbisesi tercih olunmuĢ bulunabilir. Bu tercihte onun evladından birinin duası bulununca ve yeniçeriler de ocaklarını onun manevi himayesinde görünce, yeniçerilere tâife-i BektaĢiyân ve ağalarına da Ağayân-ı BektaĢiyân denmiĢtir. Sonradan bu Horasan erenlerinden olması halini kötüye kullananlar ve meseleyi saptırılan BektaĢilik mecrasına çevirmek isteyenler elbette olmuĢtur. Zaman zaman aldatılan yeniçeri bölükleri de ortaya çıkmıĢtır. Celâlî isyanlarında bu anlayıĢın büyük etkisi vardır. Hatta sonradan Yeniçerilerin ahlaken bozulmalarında da bu anlayıĢın etkisi vardır. Bu olumsuz etkilerin izlerini Yeniçeri Kanunnâmesinde görmek mümkündür. ĠĢte bu olumsuz yansımalarından dolayı, 1826 yılında II. Mahmûd Yeniçeri TeĢkilatı ile beraber, BektaĢi Dergahlarını da kapatmıĢtır. Hedef bu suiistimalleri önlemektir. Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı, hele hele halkın anladığı olumsuz anlamda amelsiz bir BektaĢi grubu asla olmamıĢtır. Gerçek manada Hacı BektaĢ'ın eserleri ve asıl tuttuğu yol ise, Ġslâm'dan baĢka bir Ģey değildir18. 20. Osmanlı 1 levî gelen levî aslı var ı Bu iddia, Alevîliğin ne ; Medresesinden I memekten kay a) Osmanlı I (elerini göğüsley«t| Ġbn-i Kemal'e kaleme alan ve 81 i tenler aleyhinde I den Ġznik Müdenrii lir); ilk Osmanlı ( j Kâdizâde-i Rumi,! ¦ rinden i . Hadis'de : Fusûleyn f çalıĢan ı • II. Murad < \ Fâtih ı elimizdeki jZenbilllAIII j net dairi Alevî olan 1 I ni göstermek jj b) Bilin Ifların hürmeti i babası ġeyh t Ġ özellikle I I sevgisi, bil (dır: ġf'a-il Ibiyle Yezkh I Daha sonra d ĠPeyganibazı fikin lg Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, Kavânîn-1 Yeniçeriyân, c. IX, sh. 169-170, md. 191-197; UzunçarĢılı, Kapukulu Ocakları, c. I, 147-150; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 205-206; Ahmed Cevad, Tarih-i Askerî-i Osmanî, sh. 8-9. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 53 20. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve A-levî geleneğine bağlı olduğu, Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve A-levî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın aslı var mıdır? Bu iddia, Osmanlı Devleti'ne ilham kaynağı olan maneviyât erlerini tanımamak; Alevîliğin ne zaman tarih sahnesine çıktığını; Osmanlı hukuk kaynaklarını; ilk Ġznik Medresesinden beri Osmanlı medreselerinde okutulan itikâdî ve amelî kaynakları bilmemekten kaynaklanmaktadır. ġöyle ki: a) Osmanlı Devleti'nin Osman Gâzî'den Yavuz zamanına kadar dinî ve ilmî meselelerini göğüsleyen kadrosu, ilk fetva makamına gelen ġeyh Edebalı'dan ta ġeyhülislâm Ġbn-i Kemal'e

kadar, tamamen ehl-i sünnet dairesinde yaĢayan; eserlerini bu ruhla kaleme alan ve en önemlisi de BektaĢilik adı altında Hacı BektaĢ-ı Veli'nin ruhunu incitenler aleyhinde fetvalar veren âlimlerden meydana gelmektedir. Sultân Orhan devrinden Ġznik Müderrisi Davud-ı Kayseri ve kaleme aldığı eserler (Kara Davud incelenebilir); ilk Osmanlı Kazaskeri Çandarlı Kara Halil; I. Murad devrinin resmi otoritesi olan Kâdizâde-i Rumi, Seyyid ġerif Cürcani ve Mevlânâ Kâdi Mahmûd; Yıldırım Bâyezid devrinden ilk ġeyhülislâm Molla Fenâri ve elimizde bulunan fıkha ve itikada dair eserleri; Hadis'de zirveye yükselen Ġbn-i Melek ve eserleri; hatta ġeyh Bedreddin'in Câmi'ul-Fusûleyn ve benzeri eserleri; Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı Devleti'ne girmeye çalıĢan dalâlet fırkalarını temizleyen Mevlânâ Fahreddin Acemi ve Burhâneddin Herevî; II. Murad devrinin ilim güneĢlerinden Hıdır Beğ ve Alâ'addin Tûsî ve bunların eserleri; Fâtih devrinin fıkıh ve hadis yıldızları olan Molla Hüsrev, AkĢemseddin, Molla Gürani ve elimizdeki eserleri ve nihayet ġî'a ve BektaĢilerle alakalı aleyhte fetvaları bulunan Zenbilli Ali Efendi ve eserleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ devrinin tamamen ehl-i sünnet dairesinde geçtiğinin delilleridir. Aksi görüĢleri ileri sürenler, BektaĢi veya Alevî olan bir âlimin, kuruluĢ döneminde dinî veya kazâi bir göreve getirildiğini göstermek mecburiyetindedirler. b) Bilindiği gibi, ehl-i sünnet de, en az BektaĢi ve Alevîler kadar, Hz. Ali'yi ve onların hürmet ettikleri 12 Ġmamı severler ve hürmet gösterirler. Hatta ġah Ġsmail'in babası ġeyh Haydar ve onun babası ġeyh Cüneyd, Ģeyhliğe Ģahlığı karıĢtırana kadar, özellikle tasavvuf ehlinin manevi reisleri Âl-i Beyt'ten çıktığı içindir ki, On Ġki Ġmam sevgisi, bütün ehl-i iman arasında yaygındır. Hatta ġî'a'yı bazı âlimler ikiye ayırmaktadır: ġî'a-i Velayet ve ġî'a-i Siyâset. ġî'a-i Velayet, sadece Âl-i Beyte muhabbet sebebiyle Yezid ve taraftarlarına karĢı çıktıkları için ġî'a diye bilinen bazı tasavvuf ehlidir. Daha sonra da açıklayacağımız üzere, bu manada Erdebil'de toplanan tasavvuf ehli, Hz. Peygamber'in torunları olan kutubların çevresinde bir daire teĢkil etmiĢlerdir. Bunların bazı fikirlerinin, Kur'ân ve Sünnete aykırı olmamak üzere, BektaĢilerin veya Alevîlerin kanaatleriyle aynı olması, bunların da BektaĢi veya Alevî olduğunu göstermez. Tıpkı 12 Ġmamı medheden Yunus Emre'nin asla Alevî ve BektaĢi olmaması gibi. ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve kendinden sonra 5. ġeyh olan ġah Ġsmail'in dedesi ġeyh Cüneyd (1447-1460), ġi'î mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd, Anadolu'ya sürüldü. Sultân II. Murad'a kadar geldi ve ondan bazı siyasi 54 BĠLĠNMEYEN OSMANLI taleplerde bulundu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındı. Bütün bunları, bizzat olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar, ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca, oradan da kaçar gibi ayrılmıĢtır. Yani ġeyh Cüneyd, bazı bozuk fikirleriyle Osmanlı Devleti'ne hulul etmek istemiĢse de, PadiĢah'ın çevresindeki âlimler bu manadaki dalâlet fırkalarına geçit vermemiĢlerdir. c) Abdalân-ı Rum'un BektaĢi babaları ve Alevî dedeleri olduğu; Osman Bey zamanında yaĢayan ve hatta onunla ve oğlu Orhan Bey ile birlikte gazalara katılan Baba Ġlyas, Muhlis Baba, ġeyh Edebalı, Geyikli Baba, Ahi Evran, Abdal Musa ve Abdal Murad'ın bunların baĢında geldiği; bu zikredilenlerin Osmanlı Devleti'ne BektaĢi ve Alevî geleneğini aĢıladığı ve en azından Osmanlı Sünnî anlayıĢının daha sonrakinden daha müsamahalı olduğu iddiasına gelince, bütün bu iddialar, Alevîlik ve BektaĢiliğin asıl mahiyetinin bilinmemesinden kaynaklanan iddialardır. Bugün Alevîlik diye bilinen itikadî mezhep, aslında XV. yüzyıla kadar ġî'a'nın ta kendisidir. Ancak Alevîlik ve KızılbaĢlık tabirleri, ġeyh Cüneyd ve ġeyh Haydar ile ortaya çıkan tabirlerdir. Aynı Ģey BektaĢilik için de geçerlidir; zira Hacı BektaĢ bir görüĢe göre 1271 ve diğer bir görüĢe göre de 1337'de vefat etmiĢtir. Bu tabirler ortaya çıkmadan evvel, ehl-i sünnet ile ġî'a'nın arasındaki ihtilâflar zaten bilinmektedir. Ehl-i tasavvufun bir kısmı ise, bir nevi ġî'a-i Velayet durumundadır. Abdalân-ı Rum denilen yukarıdaki Ģahsiyetlerin, Âl-i Beyt muhabbetiyle yanıp tutuĢan ve ġî'a'nın ma'sum kabul ettiği 12 Ġmamı medheden davranıĢları ve Ģiirleri de olabilir. Sırf bu yüzden, zaten Ehl-i Beyti seven Osmanlı Hanedanının bunlarla olan münasebetlerini ve hatta bu Horasan Erenlerinin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢuna olan katkılarını baĢka türlü değerlendirmek yanlıĢ olur.

d) ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçiler, Hacı BektaĢ-ı Veli ile Osmanlı Hanedanının ciddi bir alakasının dahi olmadığını iddia etmektedirler. "Bu Hacı BektaĢ, âı-i Osman neslinden hiç kimse ile musâhabet etmedi ve andan ötürü anmadım. Yeniçerilerin baĢındaki Hacı BektaĢ'ındır derler; yalandır. Börk Orhan zamanında zahir oldu. Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü". Alakası olsa bile, Hacı BektaĢ'ın kendisi ile BektaĢi diye bilinen bazı kimselerin onunla ne derece ilgili olduklarını biraz evvel anlatmaya çalıĢtık. e) Hacı BektaĢ Zaviyesinden olduğu ifade edilen Geyikli Baba'nm Sultân Orhan ile kısa bir müddet için de olsa bir araya geldiği doğrudur. Osmanlı kaynaklarında bu konuda yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Zaten Osman Bey ve Orhan Bey zamanının maneviyât erleri olarak zikrettiğimiz Ģeyhlerden çoğu hakkında, gerçek ismi gibi çok açık konularda dahi yeterli bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla, sonradan uydurulan BektaĢi menkıbelerinden birini yansıtan bir kaynağın, Orhan Bey'in Geyikli Baba'ya rakı ve Ģarap gönderdiği yolundaki bir ifadeyi kaynak kabul ederek, ilk Osmanlı PadiĢahlarının sonrakiler gibi katı Sünnî olmadıklarını ve rakı hediye gönderecek kadar müsamahalı olduklarını söylemek, uydurma BektaĢi menkıbelerini arĢiv vesikaları gibi kabul etmek demektir. Netice olarak, Osmanlı Devleti ve onun Hanedanı, kuruluĢ gününden beri, Âl-i Beyt BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ âĢıkıdırlar; ancak t IV-1 21. Osmanlı Pıd dirim Bây durumu ile 1 Osmanlı Pa Bâyezid olduğu ı birliğini kurup devietf| tekrar baĢa dönü kayınpeder olması Vll Bâyezid'i tanıyalım, 1387 tarihin* Ġ dirim lakabıyla anMf babasının tahta | ve 791/1389 ' mıĢtır. PadiĢahı ği gibi tecri Osmanlı Karaman gören Yıldırım, hemen bu WSI{ Devleti'ne kıĢlasını kurdu, i bölgesine geçti j etmiĢti. Ege/ yen Yıldırım'm i olan Ġstanbul I olmadı. Rumeli'n* j Karamanoğlü-1392'de BurhâneddlJ mandasır kendisi I Osmanlıya t Bütün! 88-95; MwJ8 AMgl&HMf yatı'nda IStM BĠLĠNMEYEN OSMANLI âĢıkıdırlar; ancak Alevî veya BektaĢi değildirler". IV- YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ 21. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti, çocukları, döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz? Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok konuĢulan PadiĢahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti geniĢletmesine rağmen, 1402'de Ankara'da Timur'a yenilerek tekrar baĢa dönülmesine sebep olmasıdır. Ġkincisi de, hem Emir Sultân Buharî'ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid'i tanıyalım. 1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Murad'ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa'da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan dünyaya gelmiĢ ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beĢinde de babasının Ģahadeti üzerine tahta çıkmıĢtır. PadiĢah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid Ġli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Kosova'da haçlı ordularıyla meĢgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne ait sancak ve kazalara hücum baĢlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, MenteĢe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kıĢında Ankara'ya gelerek orada kıĢlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans Ġmparatoru II. Manuel'i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ'addin Bey de firar etmiĢti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet'ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım'ın bütün hayali Ġstanbul'u fethetmek idi. Bu sebeple 1391'de 7 ay sürecek olan Ġstanbul kuĢatmasına baĢladı. Bizans'ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı. Rumeli'nde gayr-i müslimlerle uğraĢan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen KaramanoğluCandaroğlu ve Sivas'daki Kadı Burhâneddin'in ittifak yaptığı duyuldu. 1392'de Candaroğlu halledildi; Ġsfendiyaroğulları da Osmanlı'ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaĢ daha dehĢetli

idi. Yıldırım'ın oğlu ġehzade Ertuğrul'un kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düĢtü. Bu arada Yıldırım'ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392'de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu. Bütün bu geliĢmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı " ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-206; Ġbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, II. Defter, (neĢr. ġerafettin Turan), sh. 88-95; Mecdî Efendi, Hadâık, c. I, sh. 22-380; Ocak, Ahmed Ya'Ģâr, "Osmanlı Beyliği Topraklarında Sufı Çevreler ve Abdalân-ı Rum Sorunu", Osman Gâzî ve Dönemi Sempozyumu, Bursa 1996, sh. 53-72; Köprülü, Fuad, Türk Edebl-yatı'nda Ġlk Mutasavvıflar, Ankara 1981, sh. 291 vd.; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd. : : . . ,«?Vj56 BĠLĠNMEYEN OSMANLI seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeĢit düĢman milletin yer aldığı 70.000 kiĢilik orduyla Tuna'yı geçerek Niğbolu'yu kuĢattı ve düĢman kuvvetler 130.000'e ulaĢtı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı Ġklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya baĢlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmiĢlerdi ve gerçekten 1397'de Konya'ya giren Yıldırım eniĢtesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya'yı Osmanlı Devleti'nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmıĢ ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti'nin olmuĢtu. Rumeli'de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmiĢti. ĠĢte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadolu'yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur'u tahrik ettikleri gibi, Timur'un düĢmanları olan bazı beyler de Yıldırım'a sığınmıĢ bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım'dan bu beyleri salıvermesini ve kendisine tabi olmasını, Ģartlarının kabulü halinde, gayr -i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, "Rum Meliki Yıldırm Bayezid' diye baĢlamaktadır). Buna karĢı Yıldırım'ın cevabı çok sert ve hatta hakaret-âmiz oldu (Mektup, %Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam' diye baĢlamaktadır). Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım'ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düĢtü ve PadiĢah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmıĢ ve yeniden baĢa dönmüĢtü. Zira bu savaĢı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadolu'da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403'de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeĢit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem baĢladı. Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takva cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali PaĢa, TimurtaĢ PaĢa, Süleyman PaĢa, Ġshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, ġemseddin Fenari, oğlu Muhammed ġah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, ġeyh Kutbuddin Ġznikî ve ġihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin baĢında, Emir Sultân denen Bâyezid'in damadı ġemseddin Muhammed Hüseynî, Hacı Bayram ve ġeyh Abdurrahman-ı Erzincan! gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük Ģairlerdendir. ZEVCELERĠ: 1- Germiyanoğlu Devlet ġah Hâtûn; Ġsa, Mustafa ve Musa'nın annesi. 2- Devlet Hâtûn; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultân. 3- Hafsa Hâtûn; Aydınoğlu Ġsa Bey'in kızı. 4- Sultân Hâtûn; Dulkadiroğlu Süleyman ġah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar'ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ettuğrul Çelebi. 2- Ġsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (TartıĢmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- Ġbrahim Çelebi. 6- Kasım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtûn. 10- Fatma Hâtûn. 11- PaĢa Melek Hâtûn. 12- Oruz .BĠÜNMEVENO™ Hâtûn. 22. Osmaniı ı Saray'dı] Bunlai \

Burada Ģuj AJOsı [ I. Murad, II. I i bulunduğu \ [plânda tslâff (tatbikatta I î Ġnkâr etmek! [ vardır, I [içindir ki, I f etmiĢtir, ı ellerinden i | ne muhalefeti I gayreti gft B) Jtl'nde içkin I Ġstenmekteki i baĢında s iler, içki ve I |- mânâsı, I | ma ve I (halde, bu 1 ' fikirlilik ı | deliller vars "Siki" i i üslerinde i mevlidde s [lir. SâKĠ* nümüzde I kullandı 131 155 1 ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57 Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- ġehzade Mehmed21 22. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. Bunlar hakkında ne dersiniz? Burada Ģu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz: A) Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ıma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devle-ti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek Ģekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. "îĢ ü iĢret", bunların baĢında gelmekte ve tarihlerdeki "padiĢah, îĢ ü iĢreti severdi " tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaĢardı Ģeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îĢ=yaĢama, iĢret=keyifli hayat ve eğlence demektir. YaĢamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meĢru dairede olduğu gibi, gayr -i meĢru dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, baĢka karîne olmadan gayr-i meĢru hayat diye izah etmek, peĢin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu baĢka türlü yorumlamak da doğru olmaz. "Sâkî" kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek Ģeyleri takdim eden Ģahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde Ģerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhanede Ģarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peĢin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kiĢiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir Ģekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur. "ġarap" kelimesi de öyledir. Aslında her çeĢit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da "hamr" kelimesiyle ifade edilen içki karĢılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, Ģerbet ve su da dahil olmak üzere bütün 20 NeĢrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 311-355; Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 78-116; Ahmed Uğur neĢri, sh. 131- 195; Tarih-i Solakzâde, Ġstanbul 1297, sh. 51-91; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 65 vd; Lütfi PaĢa, Tevârih-i Âl-i Osman, sh. 44 vd.; Kantemir, c. I, sh. 95-105; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 71-90; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hanedanlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı I-IV, Ġstanbul 1332/1923, c. I, sh. 22-25. 58

içilecek Ģeylere yani bugünkü karĢılığıyla meĢrubata "Ģarap" dendiği bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunun yasakladığı sarhoĢluk verici içkileri içenlere, hadd-i Ģirb denilen Ģer1? cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili iĢlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili iĢleseler bile, bunun açıktan iĢlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir'in II. Se-lim'le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir. Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir. C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, Ġslâm'a muhalif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmiĢlerdir. Ġslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki Ģu cümleler, bunun en bariz misâlidir: "Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri Ģarabın tadına ulaĢırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket iĢini düĢünmeğe ne zaman fırsat kalır?". Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģer'î hükümler ortaya koymaktadır. Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde Ġslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemiĢlerdir. Bütün Ġslâm hukukçuları ise, baĢta Ģarap (hamr) olmak üzere, sarhoĢluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmiĢlerdir. Ancak Ġslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun tarifinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Ġmam-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre, az veya çok Ģarap (hamr) içmek yahut sarhoĢ edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer Ġslâm hukukçuları ise, her çeĢit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamıĢlardır. Ebu Hanife Ģarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer Ġslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar. Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüĢe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna Ģirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa Ģarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoĢ olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teĢekkülünde küçük bir görüĢ ayrılığı vardır. Ġkincisi, cezaî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta'zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eks ik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır. Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, Ġslâm'ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiĢtir. Bunu Ģer'îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nde konuyla ilgili Ģer'î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle "1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuĢtur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyatta kuvvetine riâyet olunmuĢtur". AraĢtırmalar, Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında kabul edilen Men'-i Müskirat Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiĢ ve bunlardan birini de hadd-i Ģer'î olarak zikretmiĢtir. Bu kanun, devletin OSMANLI BĠLĠNMFVfM t içinde ve dıĢında ço-Osmanlı padiĢ • lâm'ın getirdiği içki birleri almıĢlardır. B II. Bayezid'e seleyi bütün y. "1. Dergâhıma jrj ¦ benzeri yerlerde, ani» . irtikâb edildiği ' fiillerinden, bütün:...... 3. Emrim size ulaji' zat bu ĠĢin üzerinde dur; yasak edesiniz, 4. Bundan sonra h'.. gibi ri'âyet edeler, 5. Sen ki, s;:1 kından gelip, Ģer Osmanlı PadiĢa men, açıkça Ģer'i hı. maktadır ki, Osman? gibi ithamlar, t. ġunu da <• ve IV. Murad'n açıklanmaktad termek değildir 23. Yıldırım Bi< Ģahitliğinin dur? Bursa'da Ulu aykırı iĢlere mani Bâyezid'in, bir içki Sultân'ın, içki içtljjf değildir. Belki Moll»; terk etmesinden nın yanına ceı Acaba içki manii Padi"1"'" gülerdir, i mükâfatın da mu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI

. Emrim size ulaĢınca. NeĢreden: ReĢit Rahmeti Arat. 21 Fermanın Orijinali. Timur'un Semerkand'a gidelim teklifine. 69-70. Asıl meseleye gelince. Molla Hüsrev. Sen ki. manevi alemde. Selim ve IV. . Bayezid'e ait olan bir fermanın. 338/B. Ayrıca Ġslâm'ın Ģe'âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meĢru fiillerinden. Osmanlı sultanlarının Osman Bey'den ta Sultân Murad zamanına kadar. Peygamberlerin masum olduğu gibi. 157-158.-. Kutadgu Bilig. vrk. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân'ın. Her musibet. 3. sh. ancak bunlardan II. Akgündüz.59 içinde ve dıĢında çok büyük tartıĢmalara yol açmıĢtır. ġöyle bilesiniz ve alâmet-i Ģerife itimat edesiniz". tamamen iftiradır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır. sizlere takdim ederek. 4. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. Sen ki. Osmanlı PadiĢahları. II. nr. Ģer'î hükümleri ve emirlerimi icra edesin. . 14-1540. Ahmed. meseleyi bütün yönleriyle vuzuha kavuĢturmak istiyoruz: "1. Ġstanbul 1995. tamamen masum insanlar değillerdir. toplantılarda ve benzeri yerlerde. Ģehirlerde. ġunu da önemle belirtelim ki. Acaba içki iddiası nereden çıkmıĢtır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi. kasaba ve köylerde.. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inĢa ettirmiĢtir.. bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. sancak beğisin. her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüĢtür. Dergâhıma arz olundu ki. bir konuda Ģahitliği arzu edilen Yıldırım'ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı Ģahitliğini kabul etmediği doğrudur.Akgündüz. Bütün Osmanlı PadiĢahları bu konuda hassastırlar. çok az istisnalar dıĢında. Türk Hukuk Tarihi I-II. fâsıklar toplanıp açıkça günâh iĢlemeyeler ve Ġslâm'ın Ģe'âirine gereği gibi ri'âyet edeler. BA. Yusuf Has Hâcib. Bundan sonra hiç bir yerde. 53-54. c. Murad'ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari. Bursa ġer'iyye Sicilleri. düğünlerde. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir. sancak beğisin. Osmanlı PadiĢahlarının bu yasaklarına ve Ģerî'ate karĢı bu hassasiyetlerine rağmen. Onların da günahları bulunabilir. teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler. köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdit ile yasak edesiniz. 267-268. Ahmed. Emir Sultân Buhari'nin kayınpederi olan ve Ġslâm'a aykırı iĢlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkıĢan Yıldırım Bâyezid'in. bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. Osmanlı Devleti'nin 30-40 sene sonra yeniden Ģahlanacağını müĢahede ettiklerinden. 90. sh. 34-38. Cin. Baskı. c. Belki Molla Fenari. açıkça Ģer'î hükümleri çiğnemeleri nasıl düĢünülebilir? Bu misâlden de anlaĢılmaktadır ki. Osmanlı padiĢahları. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı PadiĢahlarını ma'sum göstermek değildir21. L 60 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Bunda kader-i ilahiye fetva verdirten hatalar mutlaka vardır. Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir Ģekilde. bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. Dürer ve Gurer. A 33/21. çeĢitli sarhoĢ edici içkiler kullanıldığı. Kur'ân. içki içtiği için Yıldırım Bâyezid'in Ģahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. kadılarsınız. -•--. sh. II. 1. 5. kendileri içki içmedikleri gibi. Ġstanbul 1997. sancağınıza bağlı Ģehir. 23. bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiĢtir. sh.. açıkça Ģarap içildiği. Halil. sadeleĢtirilmiĢ metnini. YEE. nr. Bizzat bu iĢin üzerinde durub kazanızdaki halka. I. bütün bu izahların yanında I. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez. Mâide. hem fiilen ve hem de kavlen Ġslâm'ın getirdiği içki yasağına uymuĢlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almıĢlardır. kendi zamanlarında içki . Osmanlı PadiĢahları hakkında söylenen "sarhoĢ" ve "aile hayatı berbat" gibi ithamlar. Bâyezid Han. Bütün bu iddialar doğru mudur? Bursa'da Ulu Cami'yi yapan. bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip. Ankara 1959.

c. 99-100. 148-158. Yıldırım Bâyezid'in Ģiddetli sıtma. 110112. nefes darlığı ve keder dolu hayattan meydana gelen çeĢitli hastalıkların bir araya gelmesinden vefat ettiğini açıkça ifade etmektedirler . I. sh. bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi. 19(96). Solakzâde. Lütfi PaĢa. 368-384. 18(95). Belleten. az bir süre için de olsa.içilmesine de Ģiddetle karĢı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. Hatta zamanın âlimleri. sh. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek. memleketinde durmayız' derlerdi. Maalesef geçici bir süre de olsa. c. sh. Bütün bunlar. yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. 565. 332-333. I. 1391'de bu kadınla evlenmiĢtir. etmektedir Yıldırım gibi dit sinin tamw isimlerinden &A] dikten sonra. Yıldırım gibi dindar bir PadiĢaha. 109. Ġnalcık. Bu yüzden Ģer'an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. Uluçay. UzunçarĢılı. sh. c. Sultân'ın kapısına gelerek. Hüseyin Hüsameddin. sh. Yıldırım Bâyezid'in Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra. sh. Öztuna. 'Eğer ma'rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen. sh. ġayet geçici bir süre içki içmiĢ olsa bile. Çev. Kanaatimize göre doğru olan da budur. meydana . Aksun. Hammer ve Gibbons gibi Garb Tarihçilerinin tamamına yakını. veziri Çandarlı Ali PaĢa'nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler. 89-90. sh. bu sebep de dinî.. Künh'ül-Ahbâr. bu konularda gevĢeklik gördükleri zaman. Yıldırım'ın içki içtiğini göstermez. II. bu kadının Müslüman olmaması veya baĢka sebeplerle. VVĠttek. Osmanlı Tarihi. Bu. Konyalı Mehmed bin Hacı Halil ve Ġdris-i Bitlisî gibi ilk dönem Osmanlı tarihçilerinin kahir ekseriyeti. içki kullandığını. Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu iĢin biraz gevĢediğini kaynaklar yazmıĢlardır. II. ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami'yi inĢaya baĢladığı ise. sh. 103-105. 45. 260-323. "Molla Fenan". c. siyasî veya malî konulardaki gevĢekliğidir Ģeklinde de izah edilmiĢ olunabilir22. kızı Marya'yı Bâyezid'e göndererek Osmanlı PadiĢahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıĢtır. Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? mueılı Yıldırım Bâyezid'in vefatı ile ilgili üç rivayet bulunmaktadır: Birincisi. Hatta bazı kaynaklar.„ baĢta < BĠLĠNMEYEN OSMANLI 61 kânüvisleri. ġükrullah. Kitâb-ı Cihân-nümâ. Tarih-i Bursa (Güldeste-i Beliğ). 7-10. sh. . Kısaca. Tevârih-i Âl-i Osman. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". Ahmed Refik. kânüvlslen. Osmanlı Tarihi. c. Türkiye Tarihi. Kadınlar Saltanatı. TTEM. c. V. göre bu konu "Her ne i söyleseler ( vefat« mak niyetini Semerkand'a ( ümitsizliğe etmektedir! ÂĢıkpaĢa-i etdi. Tlmuı r'ml kuft! di" Ģekltı nakleden Ġft SUSĠĠCĠĠ64 zarı belli O ve i na tuW 24. sh. Âli. Ġstanbul 1286. Osmanlı . c. ne zaman içki içmeye baĢladığı belli değildir. Sırp Kralı. Enverî. c. Paul. 306-352. 22-25. nr. Devletler ve Hanedanlar. haram olan böyle bir günahın isnad edilmesinin tamamen iftira olduğunu açıkça beyan eylemiĢlerdir. VII. I. bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. tarihçilerin çoğu. sayı 27 (1943). nr. Halil. PadiĢah ve diğer Osmanlı devlet erkânı ile yakın temas halinde bulunan ve memleketine döndükten sonra Timur Tarihini yazan Ġbn-i ArabĢah baĢta olmak üzere Timur devrinin bütün Van NeĢri. bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. 51-91. Kaldı ki. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. 25. Karamanî Mehmed PaĢa. sh. I. 10 sene kadar Bursa ve Edirne'de oturup Çelebi Sultân Mehmed'in çocuklarına hocalık eden. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. Acem Hamidî.

Lütfi 62 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ_ V. Âli. 217. Ġsa Çelebi (1378-1405). Aynî gibi bazı müellifler de. Bunlardan açıkça kendini zehirleyerek intihar ettiğini anlamak mümkün olmadığı gibi. Yüzüğünün kaĢında bulunan zehirle intihar ettiğini nakleden ilk döneme ait tek kaynak. Kanaatimize göre bu konuda son sözü Âli söylemektedir: "Her ne kadar bazı tarihçiler Timur'un hekimlerinin zehir içirdiğini veya kendi kendisine zehir içtiğini söyleseler de. sadece Hadîdî Vekâyinâmesi'dir. ayrılırken de muhabbetle ayrılmıĢlardır". sh. gayet melûl oldu ve hem gayret etdi. onu Semerkand'a götürdükten sonra oradan geri göndereceğini söylediğini. "bazılar eder ki.FETRET DEVRĠ 25. Hatta fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya harp . bundan vaz geçip. Yıldırım'ın intiharı iddiası. Fetret Devri ne demektir? Osmanlı Devleti'nin 1402'deki Ankara mağlubiyetinden sonra dağılması ile baĢlayan. 87-89. Osmanlı tarihi ile ilgili bazı kaynaklar. Mehmed Çelebi (1382-1421). 101-103. Yıldırım Bayezid'in vefatından sonra hayatta olan çocukları yaĢ sırasıyla Ģunlardır: Süleyman ġah (1375-1410). Üçüncüsü. hastalığının tedavisi için Timur'un saray tabiplerinden Celaleddin Arabî ve Ġzzeddin Mes'ûd eĢ-ġirazî'yi tayin ettiğini belirtmektedirler. c. Süleyman)? 1402 mağlubiyetinden sonra Vezir Çandarlı Ali PaĢa ile kaçarak canını kurtaran ġehzade Süleyman. Ġkincisi. "düĢman elinde zebûn olub memleketi eller elinde görmeden ölem yeğdür" deyüb kendü nefsini helak eyledi demektedir. 358-363. Yıldırım'ın çocukları arasındaki saltanat mücadelesi ile devam eden ve 1413 yılında I." kaydını düĢerek. muteber yerli veya yabancı kaynaklarda yer almamaktadır. tamamen hata üzerinedirler. 23 NeĢrî. neman maslahatın gördü" veya "bu cevâbı iĢitti.. Doğru olan Yıldırım'ın yukarıda zikredilen hastalıklar sebebiyle vefat ettiğidir. Timur'un zehirlettiği Ģeklindeki bir iddiadır ki.tarihinin dev isimlerinden Âli ve Hoca Sa'deddin Efendi gibi tarihçiler. I. bu tür iddiaların bir rivayetten öteye gitmediği de malumdur. sh. Saltanat mücadeleleri nasıl yürüdü? Yani Emir Süleyman ve Mûsâ Çelebi'nin sultanlığı var mıdır?24 26. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I. Lütfi PaĢa. Anonim Tevârih-i Âl-i Osman gibi müellifler ittifakla "Bâyezid Hân iĢitti kim. Bunun tam aksine MüneccimbaĢı baĢta olmak üzere çoğu müellifler. NeĢrî. Bir de kendi hususi kütüphanesinde bulunduğunu iddia ettiği Fuad Köprülü'ye ait bir anonim yani yazarı belli olmayan bir Tevârih-i Âl-i Osman nüshasıdır. Timur'un iline varmasına hemandem kendü kaydın görüb Allah Te'âlâ rahmetine vâsıl oldu" ifadelerini kullanmıĢlardır ki.. zehirletildiğini söylemektedirler. Bâyezid Hân'ın "tez canlu ve gayretlü kiĢi" olmasından dolayı Timur'un mu'âmeleleri karĢısında sıtma hastalığına tutulduğunu ve günden güne zayıfladığını belirttikten iki sayfa sonra. 1380-1422). Musa Çelebi (1388-1413) ve ġehzade Kasım (1397-1417). Semerkand'a gideceğin. Âli ve Hoca Sa'deddin gibi kaynaklar tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. Bu iddiayı naklettiği söylenen ilk dönem tarihçilerinden. V. Künh'ül-Ahbâr. I. Ġstanbul 1279-80. Hoca Sa'deddin Efendi. mevcut rivayetleri değerlendirdikten sonra. ÂĢıkpaĢa-zâde. sh. bu iddianın tamamen yanlıĢ olduğunu delilleriyle ortaya koymuĢlardır23. Solakzâde. c. Kuvvetli kaynakların izahları karĢısında bu ifadeler. Bütün bu rivayetler. Zira Yıldırım'a Timur her türlü iltifatı yaptığı gibi. Ahmed Uğur neĢri. onunla yaptığı bir mülakat neticesinde. Mehmed Çelebi'nin tartıĢmasız tek sultan olarak kabul edilmesiyle sona eren verimsiz ve uğursuz ara döneme denmektedir. sh. Kitâb-ı Cihân-nümâ. I. Sadece Fuad Köprülü'nün bazı zayıf rivayetleri zorlama yorumlara tabi tutarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu iddiayı gündeme getirmesinden sonra mesele tekrar alevlenmiĢtir. Timur'un Bâyezid'i serbest bırakmak niyetinde iken. Mükrimin Halil Yinanç ve UzunçarĢılı gibi tarihçiler. 11 yıl sürmüĢtür. aksi iddiaların iftira ve yalan olduğunu açıklamaktadırlar. çok önemli gördüğü eĢyalarını aldıktan sonra hemen Edirne'ye canını attı ve orada padiĢahlığını ilan etti. 172-173. bu söz üzerine ümitsizliğe düĢen Osmanlı PadiĢahının yüzük kaĢındaki zehirle intihar ettiğini iddia etmektedirler. Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa diye bilinir. "âhiret hazırlığını gördü. bu ifadeleri intihar etti diye açıklamak da doğru değildir. sh. arkasından hemen Bursa'ya geldi. Netice olarak. ölümünü istedi" Ģeklinde de yorumlanabilir. c. bunun tarihçiler tarafından kale bile alınmadığını ifade etmekle yetiniyoruz. Tâc'üt-Tevârih I-II.

. Ġntihar Meselesi". MüneccimbaĢı. Aksun. Ġnsanları galip veya mağlup edenlerin mesaî arkadaĢları olduğu. Aksun. Ġstanbul 1279. VII. Sultân Süleyman'ın Edirne'yi taht Ģehri ilan etmesi. I. sh. Ģâirler arasında. ancak Mehmed Çelebi tarafından tasfiye olunmuĢtu.. ele geçirmiĢ.. sh. sh. 117-144. Devletler ve Hanedanlar. I. II. Sultân Süleyman'ın halinden de anlaĢılabilir25. sh. I. 132. maneviyât erenleri arasında ise Yunus Emre'yi. c. Sultân Musa Çelebi kimdir? 1410 yılında Edirne'de padiĢahlığını ilan eden Musa Çelebi. "Bâyezid II".. 91-98. Mlhll| zaskeri olan i man'ın! olmasına k i 28. müftilik yapan Necmüddin Hanefî'yi. I. Belleten. c. Tevârih-i Âl-i Osman. M. Yinanç. "Yıldırım Bayezid'in Ġntiharı Meselesi". oğlu Muhammed. c. âlimler arasında Ġbn-i Melek diye meĢhur olan Ġzzüddin Abdüllatif. Fuad. Demir Kafes Rivayeti. . sh. Solakzâde. Osmanlı Tarihi. c. kendisinin diğer Osmanlı Sultânlarına kıyasla. Kantemir.1. (F. sayı 27(1943). Osmanlı Tarihi. 260323. Ġstanbul 1991 (Necdet Öztürk neĢri). sh. 591-599. 59-60. Belleten. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. I Ġskendernâme rttö Mevlânâ Hamza'yı i lan olduğu. Ġstanbul'u 5. UzunçarĢılı. Musa Çelebi mütereddit idi ve hatta ağabeyinin padiĢahlığını tanıyordu. II. OfflM BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 kaynaklarda ifade edilmektedir. sh.-. NiĢancı Tarihi. . Sultân Süleyman'ın 8 yıl kadar süren saltanatı 35 yaĢındayken sona erdi. Sultân Süleyman. Osmanlı Tarihi. c. Köprülü.ûlM*« 345.ilan eden Macarları dahi yendi. tarihçiler tarafından beğenilmeyen ve mağlubiyetine sebep gösterilen Çandarlı Ali PaĢa. I. Mu» | saltanatını 1 »vlriH/ĠHfl |45. Musa Çelebi.. Fuad. Anonim. sert bir asker ama iyi bir diplomat değildi. Tevârih-i Âl-i Osman. Sahâifu'l-Ahbar I-III. Mehmed (. Künh'ül-Ahbâr. 131. Bursa'nın bu özelliğini ortadan kaldırdı ve 51 yıl devam edecek olan Edirne devri baĢladı. I. c. Ancak Osmanlının en büyük toprakları Amasya'da bulunan Mehmed Çelebi'nin elindeydi. Ġstanbul 1285. sh. Bursa.. defa muhasara altına alarak Bizans'ı karĢısına aldı. manevî yönünün o kadar mükemmel olmadığı bazı PaĢa. UzunçarĢılı. ' Sultân Süleyman devrinin en önemli devlet adamı. Tarih-i Bursa. sh. V. 49. sayı 2 (1937). 591-603.< kaynaklarda ifade < Sultân Süleyman ı meyen ve mağlub Melek diye meĢM Necmüddin Hanefî'yi. sh. "Yıldırım Bayezid'in Esareti ve Ġntihan Hakkında. I Üzerine gelen Men Mehmed Çelebi I ğutunca bunu fırsat! Sırbistan PrensI'nM geldi ve Sultân I süren saltanatı da! (1413). ĠA.' 27. Ġzmir ve Ankara'yı aldı. I. sh. IlıĢ-Ġ13) 27. Hadidî. sh. M. Fetreti Sultân Mus MelikĢah.. Bazı komutanlar ve fitne için hazır bekleyen Romanya Prensi'nin de desteğiyle. sh. Mehmed Çelebi adına Rumeli'ye geçmesine rağmen. Maalesef. Diğer tarafdan Ġsa Çelebi bir ara Bursa'yı kuĢatmıĢ. takva cihetiyle pek kuvvetli olmayan Vezir Ali PaĢa'nın da etkisiyle. su kabul» 781/1380 yıl» yava< fından 0» Babasının ı gitti ve | Ankara'ya i mattı. Köprülü. sh.. 3. 86-90. Tevârih-i Âl-i Osman. . Ġskendernâme müellifi Ahmedî ile tarihçilerin mazbut bir Ģair olarak anmadıkları Mevlânâ Hamza'yı zikr edebiliriz.. Bu arada Anadolu beylikleri Süleyman'a karĢı Mehmed Çelebi'yi desteklemeye baĢlayınca Musa Çelebi de ona itaat etti ve Süleyman'ı takip için Rumeli'ye geçti. Sultân Mun< 1410 yılında! bir diplomat değildi. sh. 91-124. 325-345. 24 Âli. sh. Anadolu'ya geçti ve Bizans Ġmparatoru ile kurduğu dostlukların da yardımıyla. Osmanlı Tarihi.. Öztuna. kendi sultanlığını ilana hazırlanıyordu ve Sultân Süleyman'ı Edirne'de kıstırarak hayatına son verdi (1410). Üzerine gelen Mehmed Çelebi'yi mağlup etti ve bu olaydan sonra iyi bir diplomat olan Mehmed Çelebi Ġmparator'a sığındı. c. 113-116._. . c. 28-29. Ġstanbul 1992. Sultân. c. Giese neĢrinden Nihad Azamat). 313. c. Mükrimin Halil. . 109-120.

c. c. Sultân Musa zamanında ona destek olan devlet adamları arasında veziri Kör MelikĢah. Aydın ve Ġzmir taraflarında fesada baĢlayan Börklü-ce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski iliĢkilerinden korkarak. UzunçarĢılı. Künh'ül-Ahbâr. bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu ve 9. UzunçarĢılı. c. ikinci defa. KastamonuSinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı. ĠĢte bu kargaĢa içinde Sultanlık koltuğuna oturaf Mehmed Çelebi. Musa Çelebi'nin Kazaskeri ve birj nevi ġeyhülislâmı olan bu ilim adamı. sh. Osmanlı Tarihi. sh. Lütfi PaĢa. 28. Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise. sh. 113-116. 113-116. 26 Âli. 204-241. V. Kantemir. Bu arada Venedik donanmasına karĢı 1416 yılında Çalı Bey ko) mutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti. Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun'da. V. c. c. iç ve dıĢ düĢmanlar. Sultân Musa'nın evladı yok idi26. II. Mehmed Çelebi'nin bir paĢası olan Gâzî Ġsha| Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. sh.115-120. 91-124. Bunlardan birincisi. sh. Ġyi bir diplomattı.109-114. Osmanlı Tarihi. Kantemir. . sh. Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. Ahmed Uğur neĢri. 325-345. sh. Osmanlı Devleti. sh. 1413 yılında kardeĢi Musa Çelebi'nin öldürülme25 Âli. Ancak Sultânf Mehmed'in fevkalade basiretli idaresi ve Allah'ın yardımıyla bu iki büyük bela da aĢıldı. Sultân Süleyman'ın ġehzade Orhan. Aksun. Daha önce ġeyh Bedreddin'in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa. Fetret Devri de böyle sona erdi. c. sh. Ancak 1410 yılında Rumeli'de saltanatını ilan edince durum değiĢti. sh. c. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi. ġeyh Bedreddin isyanı idi. sh. Aksun. ancak mağlup oldu. Devletler ve Hanedanlar. 61-68. I. II. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir. âlimler arasında Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin-i Simâvî'yi zikretmemiz gerekmektedir. Aydın'daki Candaroğullarımn da tabiiyetini kabul ettikten sonıj Karamanoğlu'nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. sh. ġehzade Mehmed ġah ve PaĢa Melek Hâtûn adında üç çocuğu olmasına karĢılık. Musa Çelebi'nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaĢ verilerek Ġznik'te mecburi 1 ikamete zorlanan ġeyh Bedreddin. Karamanoğlu yine hareke! geçti. sh. Ahmed Uğur neĢri. 198. I. c. c. Çelebi Mehmed Rumeli'ndeki olaylarla uğraĢırken. 91-98. 117-144. Sonra affetti. sh. 64 BĠLĠNMEYEN OSMAĠ sinden sonra. KardeĢi Ġsa Çelebi'yi tasfiye etti. Tevârih-i Âl-i Osman. Hacı Ġvaz PaĢa'nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid'in sur dıĢııf da kalan kabrine hakaret bile etti. ġeyh Bedreddin'in de Rumeli'de bu tür hareketlere giriĢme teĢebbüsleri bardağı taĢıran son damla oldu. Manisa'nın KızılbaĢlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti'nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı. Solakzâde. Rumeli beylerini de kendisinden soğutunca bunu fırsat bilen Mehmed Çelebi. Öztuna. I. 117-144. I. Ġzmir'de. Ġshakl Bey'in Rumeli'deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. Böylece 25 yaĢında 3 yıl kadar süren saltanatı da sona erdi ve Osmanlı tahtı sadece Mehmed Çelebi'ye kalmıĢ oldu (1413). Germiyanoğlu Yakub Bey'in Mehmed Çelebi'ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa'j kuĢattı. Ġshak Bey'in 1415 muharebesin den sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı'nın eline geçti. asrın müceddidi kabul edilmektedir. Devletler ve Hanedanlar. sh. Künh'ül-Ahbâr. hem Rumeli beylerinin ve hem de Sırbistan Prensi'nin desteğini alarak kardeĢi Musa ile Çamurlu Derbend'de karĢı karĢıya geldi ve Sultân Musa ağabeyine yenilerek öldürüldü. iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti'nin baĢına açmakta gecikmediler. yeniden eski ihtiĢamına kavuĢmak üzere iken. Lütfi PaĢa. I. belli çevrelerce kullanıldı. 91-124. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir? 1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi. c. Osmanlı Tarihi. 61-68. bunun kardeĢi Bahsi Beğ'i. Buna karĢılık Mac Kralı Sigismund'un haçlı seferi teĢebbüsü. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi'ye itaat etti. Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. 325-345. Osmanlı Tarihi. I. 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman ġah'ın kızı Devlet Hâtun'dan dünyaya gelmiĢtir. I. 91-98. Solakzâde. Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid PaĢa'nın tavsiyelerine uyarak Amasya'ya gitti ve padiĢahlığını ilan etti.Musa Çelebi. Mehmed esir aldı. Öztuna. Mihal oğlu Muhammed Beğ. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. Osmanlı tarihçileri tarafından ye| asrın yani Hicrî 9.j Sultân Mehmed de boĢ durmuyor ve Sinop'daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını} Osmanlı Devleti'ne ilhak ediyordu. Ancak Süleyman Bey'in Ankara'ya kadar gelmesi üzerine.

Tarih. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur? ġeyh Bedreddin meselesi. 1420'de Ġstanbul'da Ġmparator II.Emine Hâtûn. ancak sonradan ġeyh'likden Ģahlığa heveslendiğini ve devlete isyan ettiği için idam edildiğini ifade etmiĢlerdir. II. 517-555. Kara Ya'kub lakabıyla meĢhur olan Ya'kub bin Ġdris'i. 2ġehzade II. 2. 1420 yılında bu olay da kapatılmıĢtır. Ordularının sayısı 5. baĢtan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid PaĢa'yı. Ġdamına fetva veren ise.Evvel .000 akçe ödenmek Ģartıyla anlaĢma yapıldı ve hatta bu anlaĢmanın da etkisiyle Sultân Mehmed. c. Osmanlı tarihçilerinin mühim bir kısmı. Lütfl PaĢa. dürüst. Dulkadır oğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. Bunun yanında. Acaba hangisi doğrudur? 27 ÂĢıkpaĢa-zâde. Manuel'i ziyaret bile etti. sh.ġehzade Yusuf. "kadın hariç her Ģey ortaktır" dediğini iddia ederek. Osmanlı Devleti'ne isyan eden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in haline bakarak onu bir Alevî Dedesi olarak görmüĢlerdir. Sa'deddin Teftezâni'nin talebelerinden olan Herat'lı Mevlânâ Haydar'dır. zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle ġeyh Abdüllatif'i. Ģâirlerden ise sadece Hüsrev ü ġirin müellifi ġeyhi ile Molla Ezherî ve ġair Zihni'yi sayabiliriz27. Amasyalı Pir Ġlyas'ı ve ġeyh Muslihuddin Halife'yi. 6876. ilmiyeden gelen Ġbrahim PaĢa'yı ve Bursa kahramanı Hacı Ġvaz PaĢa'yı. Mevlânâ Sarı Ya'kub'u. 24 kere savaĢa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıĢtı. Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında. tarihin ilk Türk komünisti diye Nazım Hikmet'e manzum medhiye bile yazdırmıĢlardır. 244-326. Amasyalı bir PaĢa'nın torunu. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd'in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa. Ahmed Tevhld. Künh'ülAhbâr. Solakzâde. Bunu Torlak Kemal'in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti'nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmıĢ oldu. Üzerinde çok söz söylenmiĢtir. Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dıĢ düĢmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla orta29. Murâd. 5-ġehzâde Ahmed. Tevârîh-i Âl-i Osman. Ahmed Uğur neĢri. Osmanlı tarihi açısından tam bir bilmecedir. Bunun üzerine Rumeli'deki Deliorman'da yerleĢen ġeyh Bedreddin isyanı geniĢletme çabalarını sürdürdü. Kitâb-ı Cihânnümâ. sh. c. "Bursa'da Çelebi Sultân Mehmed Han.000 ve 10.ġehzade Mahmûd. ÇOCUKLARI: 1.ġeh-zâde Kumru Hâtûn. Bir kısım peĢin hükümlü tarihçiler ġeyh Bedreddin'i. ZEVCELERĠ: 1. baĢlangıçta ġeyh Bedreddin'in büyük bir Ġslâm âlimi ve hukukçusu olduğunu. asrındaki büyük âlimler arasında Sa'deddin Teftezânî'nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar'ı. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 65 »yeni pırını ĠTorya çıkan Yıldırım'ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa'dır. Normalde Sultân Mehmed'in ağabeyidir. dindar ve diplomat bir devlet adamıydı. Sultân Mehmed'in ikinci belası ise. Mehmed Çelebi'nin oğlu ġehzade Murâd. olayı duyunca hemen Serez'e geldi ve Bâyezid PaĢa'nın gayretiyle ġeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarĢısında idam edildi. sh. Samimi. sh. TimurtaĢ PaĢa-zade Ali Bey'in de mağlup olmasıyla ciddileĢti.Bizans bunları Ģiddetle destekliyordu. Osmanlı döneminin Cumhuriyetçisi ve ihtilalcisi diye baĢlarına tac etmiĢlerdir. V. 4. 3. 124-138. ġeyh Bedreddin'in baĢından beri Bâtınî fikirlere sahip bir ehl-i dalâlet olduğunu hükme bağlamıĢlardır. Kâfiyeci lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhyiddin'i ve Bâyezid-i Sofî'yi. sh. Sultân Mehmed Çelebi 39 yaĢında vefat etti ve Bursa'daki YeĢil Türbeye defn o-lundu. Alevî grup ise. Murad'ın annesi. 85-94. 29. Bâyezid PaĢa'nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi. sh. 144-194. Âli.000'lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa'nın isyanı.ġeh-zâde Küçük Mustafa. Vefatında Osmanlı devleti eski geniĢliğine ve kuvvetine ulaĢmıĢtı. Komünizm'in revaçta olduğu günlerde. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meĢgul olan Sultân Mehmed. hatta kendilerine rehber edinenleri bile çıkmıĢtır. Bazı samimi araĢtırmacılar ise. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karĢılık Ġmparatora yılda 300. Sultân Mehmed'e yenildi ve Bizans Ġmparatoruna sığındı. NeĢrî.

Meseleyi olduğu gibi yansıtmaya çalıĢmak en güzelidir.:. bazı yerlerde vahdet'ül-vücud'dan ziyâde vahdet'ül-mevcud nazariyesiyle tam bir materyalist gibi hareket Cer. 99-106. Geriye Varidat adlı ona isnad edilen tasavvufa dair bir eser kalmaktadır. nr. 347-375. Bu kitabın ona ait olmadığı ve hatta onu isyan için kullanan bazı bozuk fikirli insanlar tarafından uydurulduğu. sh. I. Hanefi mezhebi ile alakalı mükemmel bir mukayeseli hukuk kitabıdır. Öztuna. mezhebin!1 kik zort. 1000 akçe maaĢla Ġznik'e getirilmiĢ ve gereken saygı gösterilmekle beraber. ġeyh Bedreddin hakkında Ģunları biliyoruz: Asıl adı Mahmûd olan bu zatın babası Ġsrail.. ileri sürülen iddialar arasındadır. 1397 yılında Ģeyhi Hüseyin Ahlâtî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen ġeyh Bedreddin. 17-120. orada bazı nakillere göre Bâtınîlik fikirlerinin etkisinde az da olsa kalmıĢtır. Eflak Beyine sığınmasına ve neticede ortaya çıkan bu Alevî isyanının reisi gibi görünmesine yol açmıĢtır. Tahsilini Kadi-zâde-i Rumî ile birlikte onun babasının yanında yapan ve sonra da Kahire'ye giderek baĢta Seyyid ġerif Cürcânî olmak üzere büyük âlimlerden ders okuyan Mahmûd. 39.. TOEM. Bunun tek istisnası Varidat adlı eseridir ki.. sh. esasian t* Ġslatat. I. hem neslinin ortada oluĢu ve hem de telif ettiği eserleridir. sh. Kantemir. Bunu Câmi'ul-Fusûleyn adlı ÜstrûĢenî ve Ġmâdî isimli büyük Hanefi hukukçularının kaleme aldığı Fusûl isimli hukuk eserlerini birleĢtirerek ve asrın meselelerini de ilave ederek telif ettiği mükemmel bir hukuk kitabı takip eder. 187-189.. Gerçek olan ġeyh'in Ģahlığa heveslenmesi. c. Ġslâm'ın temel esaslarına ters düĢen ve insanı tamamen dinden çıkarabilecek hususlar bulunmaktadır. II. I. Bunun en büyük delili. Kahire'de inzivada olan Hüseyin-i Ahlâtî'den tasavvuf dersi almıĢ ve Timur'un huzurunda yapılan ilmî tartıĢmada Ġslâmî ilimlere olan vukufunu ispatlamıĢtır. Aksun. bunu Torlak Kemal denilen bir Yahudi dönmesinin takip etmesi ve ġeyh Bedreddin'in de bunlarla olan irtibatı. Ancak bu kitaba baktığımızda. Ġslâm Hukukuna dair Letâif ül-ĠĢârât baĢta gelir.. Osmanlı Tarihi. Devletler ve Hanedanlar.Hazretlerinin Kerimelerinden Hafsa Sultân Namına bir Kitabe". Börklüce Mustafa denilen ve Dede Sultân diye de bilinen alevi dedesinin isyanı. Burada kadılık yaparken oğlu Mahmûd dünyaya gelmiĢ ve adına Ġbn-i Kâdî Simavna veya Simavna Kadısı oğlu denmiĢtir. Ġznik'te göz hapsinde iken kaleme aldığı bu eser. ġeyh Bedreddin'in öteki eserlerinin tam tersine. ġeyh Bedreddin'in eserlerine baktığımızda. Bu eserin bazı yerlerinde Allah'dan ve O'nun peygamberlerinden bahsederken. bir gazi ve de 1361'de Edirne fethedildikten sonra ele geçirilen Dimetoka'ya bağlı Simavna veya Samavna denilen beldenin de ilk kadısıdır. Bu zikredilenler ve edilmeyenler. sh.. göz hapsinde tutulmuĢtur. ġeyh'in gizli bir Ģekilde Rumeli'ye geçmesine. Bunun Kütahya Simav ile ilgisi yoktur. UzunçarĢılı. daha sonra Anadolu'ya gelmiĢ ve nihayet özellikle Ġslâm Hukuku konusundaki uzmanlığından dolayı Sultân Musa'nın Kazaskerliğine tayin edilmiĢtir. fesad grubunun içinde yer alması ve de Sultân Mehmed'e isyan edenlerin manevi reisi durumuna düĢmesidir. Hayatı hakkında en geniĢ bilgiyi torunu Halil tarafından Menâkıb-ı ġeyh Bedreddin adıyla kaleme alınan eserden öğreniyoruz. Bu sebeple ġeyh Bedreddin'i yakından tanımak en doğrusudur. bunun gerçekten onun tarafından yazılıp yazılmadığı da tartıĢmalıdır. Bunlarda Bâtınîlik. Alevîlik veya materyalist bir vahdet'ül-mevcudculukla alakalı tek bir cümle yoktur. c. bir Osmanlı emiri. ġeyh Bedreddin aslında alevi falan değildir. tamamen Sünnî ve Hanefî esaslarına göre kaleme alınmıĢ eserlerdir... Önemle ifade edelim ki." 'esc de' OĠâiı ricvni sünnet w . Osmanlı Tarihi. m BĠLĠNMEYEN OSMANLI UlLlNMfcYEN Kanaatimize göre ifrat da tefrit de doğru değildir. c.115-127.. Daha evvel anlattığımız gibi. Sultân Musa tasfiye edilince ġeyh Bedreddin çoluk çocuğuyla birlikte. Bu arada Tebriz ve ilim merkezi Kazvin'e uğrayan ġeyh.

devlete isyanının çevresinin planlarına ve yapılan isnadlara dayandığını açıkça ifade etmekte ve ġeyh Bedreddin'i övmektedirler28. ısrarla "insanları bilerek dalâlete sevk edenlerden olduğunu isbat etmesi" de önemlidir. Peygamber ve ahiret inancı olmayan. ilim meclisinde ġeyh Bedreddin ile tartıĢmıĢ. Osmanlının kargaĢa döneminde tahriklere aldanmıĢ ve isyancı Alevîlerin ve hatta Alevîlerin de kabul edemeyeceği vahdet'ül-mevcudcu bir dalalet grubunun dairesine girmiĢ ve neticede kamu düzeni gereği isyanı sebebiyle idama mahkum edilmiĢt ir. Acaba ġeyh Bedreddin bu mudur? Bu soruya hemen evet diye cevap vermek çok zordur. Cennet ve cehennemin de inkâr edildiği eserde. Ebüssuud'un sorulan bir soruya verdiği cevapta "Anın müridlerinden olan kâfirlerdir' demek lâzımdır. Çoğu Osmanlı tarihçilerinin kanaati de bu yöndedir. Âli ve benzeri tarihçiler. O halde karĢımızda bir kaç tane ġeyh Bedreddin vardır: Birincisi. Vâridât'ın böyle bir âlimin eseri olmasını akıl kabul etmemektedir. Ġkincisi. Nitekim Sa'deddin Teftezânî'nin talebesi olan Mevlânâ Haydar Herevî. Kur'ân.keı deıv islâm Hıfc-Çe»" de: be-""1)' h BĠLĠNMEYEN OSMANLI 67 »aya ĠSeyh pnI2i ve reya ımûd iîtlr. . kıyamet inkâr edilmekte ve buna bağlı olarak haĢr-i cismânî denilen haĢir redd olunmaktadır. Eğer bu eser. Sünnî-Hanefi Ġslâm Hukukçusu ve eserleri âlimlerce asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve Musa Çelebi'nin Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin'dir. alevî değildir. Alemin ezeli ve ebedi olduğu ileri sürülen aynı eserde. ġâir kefere gibi adın anmayub la'net etmeyüb kendi halinde olan Müslüman kâfir olmaz" demesi çok manidardır. bu vesileyle aslında Alevî olmadığı halde Anadolu'da isyan eden Alevî grupların mercii haline gelen ve Ģeyhliği ġahlığa değiĢtirmek isteyen ihtilâlci ġeyh Bedreddin'dir. eskilerin tabiriyle kadınlar dıĢında her Ģeyin insanlar arasında ortak olduğuna inanan Ġbâhiyye mezhebinin mensubu bulunan bir zındık ve mülhid karĢımızda demektir. Üçüncüsü. Zira hapisteyken yani idamından bir kaç sene önce kaleme aldığı Ġslâm Hukuku eserinde tam bir ehl-i sünnet gibi Ġslâm'ın esaslarını anlatan bir âlimin bir iki sene içinde bu hale gelmiĢ olması akla zor gelmektedir. Herevî'nin idam fetvasında. kerametleri olan veli ve mutasavvıf bir ġeyh Bedreddin'dir. cin ve Ģeytanla alakalı Ġslâm'ın esasları da tamamen saptırılmaktadır. ġeyh Bedreddin'e ait ise. Dördüncüsü ise. ¦onun ttânî m tiye inin ettiği görülmektedir. Simavîler diye bilinen müritleri namaz ve oruç gibi Ġslâm'ın hükümlerinden habersiz bulunan ve en önemlisi de vahdet'ül-mevcudcu yani neredeyse panteist ve inkarcı bir ġeyh Bedreddin'dir. Fakat. toplumda karıĢıklık çıkaranların rehberi olan. melek. Ġslâm'ın temel esaslarını reddeden. büyük bir Ġslâm âlimidir. Yani ġeyh Bedreddin. Kazvin'de Bâtınîlikden etkilenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Bedreddin'in büyük bir âlim olduğunu. Ġslâmiyetin telkin ettiği Ģekliyle Allah. Osmanlı kaynaklarından ve Ebüssuud'un fetvasından anladığımız. ġeyh Bedreddin'e ait gibi görünen bu Ģahsiyetlerden birincisi ve dördüncüsünün birleĢtirilerek kabul edilmesi Ģeklindedir. sünnet ve diğer kaynaklara dayanarak ġeyh'i ilzam etmiĢ ve bizzat ġeyh Bedreddin'in kendi suçunun cezasını ikrar ettikten sonra ıslâh-ı âlem ve hıfz-ı nizâm-ı Beni Â-dem için idamına fetva vermiĢtir.

Fâtih'in babası Sultân II. UzunçarĢılı. Hem Osmanlı ordusunun yenilgisinden ve hem de Fâtih'in 14 yaĢında bir genç PadiĢah olmasından heveslenen Papa. 1404 yılında Dulkadiroğlu Emine Hâtun'dan Amasya'da dünyaya geldi. MenteĢe ve Germiyan Oğulları beyliklerini tarihten silerek tamamen Osmanlı Devleti'ne ilhak etti. Kilisli Rıfat). yapılan meĢveretler ve özellikle Vezir-i Azam Çandarlı-zade Halil PaĢa'nın ısrarlarıyla. annesinin s-OrtRf Hatn. Murad'ı yani babasını tahta davet etti. Bizans Ġmparatoru tarafından serbest bırakılınca büyük bir sıkıntıyla karĢı karĢıya geldi. Bu zaferler devam ederken. 71-73. böylece Av tam. da <!• Koso. sh. 134-136. 73-74. Ahmed Ya'Ģâr. I. c. Yüzyıllar). 11-Sultân . 185-188.. hemen Edirne'ye geldi ve 40.. Ocak.SULTÂN II. Ġstanbul 1998. 360-367. Osmanlı Tarihi. Mustafa Çelebi. Ġstanbul 1998.. 1444 Ağustos'unda oğlu Mehmed'i tahta geçirerek. Edirne'ye gelerek padiĢahlığını ilan etti ve bununla da kalmayarak ordusuyla Bursa'daki II. Murad'ın üzerine yürüdü. Belgelerle Osmanlı Tarihi MI. c. Mahmûd Esat. Yaltkaya. c. 1551.000 askeriyle Varna önlerine ilerledi ve sadece 150 Ģehidle haçlı ordusunu darmadağın etti. Uyanık. sh. I. Tuna'yı geçerek Varna'yı kuĢattılar. c. c.000 askerle Ġstanbul'u kuĢattı. Aslında düzmece olmadığını daha evvel ifade etmiĢtik. sh. . Teke. Sultân Murad'ın Anadolu'daki sıkıntıları devam ederken Macarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti'ni rahatsız ediyorlardı. 566. sh. Ġbrahim Bey ile de sulh andlaĢması imzalandı. Ġstanbul 1971.28 Âli. KeĢf'üz-Zunûn. Künh'ül-Ahbâr. Macaristan'la Segedin AndlaĢmasını imzalamak durumunda kaldı (1444). hemen 30. 1444 yılında ikinci defa sultan olan II. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15. Murad yeniden yani ikinci defa oğlunu tahta çıkardı (1445). 136-202. LV. 341-349. 1422'de Sultân Murad'a mağlup olan amca Mustafa. Tevârîh-i Âl-i Osman. V. II. Solakzâde. Limni'de göz hapsinde bulunan amcası Düzmece Mustafa. I. Devlet adamları ve yeniçeri bu duruma razı olmadı ve Sultân Murad'ın yeniden tahta geçim-çıktı SOP: Fâtır. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir? Bazı tarihçilerin Osman Bey'den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. c. II. MURÂD DEVRĠ 30. sh. en önemlisi Ġzladi mevkiindeki 1443 yılındaki yenilgi olmak üzere. 68 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'VI. sh. Ömer Faruk. c. Bu arada fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya problem çıkaran Anadolu beyliklerinin de üzerine gitti ve sırasıyla Aydın. 142-144. Murâd. sh. sh. sh. düzmece olduğu iddiasıyla idam edildi. !¦')¦ Sultân. Bizans'ın ihanetini gören Sultân Murad. Mecdî Efendi. sayı 212214(1991). Ortodoks oi a Bror 3-i. ġerafettin. Orhan. "Osmanlı DüĢünce Tarihinde Toplumsal Bir Muhalefet Olarak ġeyh Bedreddin ve Haraketinin Tahlili". Ayrıntılı bilgi için bkz. Aksun. Murâd. Tahtta oturan II. (neĢr. -17. 99-106. Lütfl PaĢa. Mısır'daki Ġslâm âlimlerinin de manevi desteği alınarak Karamanoğlu II. 1421 yılında babasının vefatından 41 gün sonra gelip Edirne'de tahta oturur oturmaz. Aynı yıl. Ġstanbul 1997. 13 yaĢındaki Küçük Mustafa'nın Ġznik'de Bizansın tahrikiyle saltanat ilan ettiğini duydu ve hemen ona yöneldi. Bunun üzerine Sultân Murâd. Osmanlı ordusu Hıristiyan kuvvetler karĢısında bir kaç defa mağlup duruma düĢtü. yeni bir haçlı seferi için kollan sıvadı ve haçlı orduları Osmanlı Devleti aleyhinde Ak ġövalye diye bilinen Erdel Voyvodası Hunyadi YanoĢ kumandanlığında bir araya geldiler. Kâtip Çelebi. Maddi sebepler açısından teslim almayı ümit ederken.-Oğlu yı'nda vefa: ZEVCE! bey'in kızı. Bozkurt. Murad. 104-106. Bütün Ġslâm âleminde ve özellikle Kahire'de dualarla yâd edilen bu zafer.Bilge. Osmanlı Devleti'nin Balkanların sahibi olduğunu tescil etmiĢti. Osmanlı Tarihi. I. Belleten. Mevlüt. Inkılâb Tarihi. Edirne'ye dönen II. 1426'da Macar ordusunu bozdu ve fetihlere devam etti. Yılmaz. I. 40 yaĢına gelen ve gerçekten de yıpranan II. c. Mehmed.. sh. Hadâık. 1425'de Venedik ile sulh yapan Sultân Murad. kendisi ibadet ve taatle meĢgul olmak üzere Manisa'ya çekildi ve Fâtih Sultân Mehmed birinci defa Osmanlı Sultânı oldu.

129-147. c. Bu ısrar karĢısında üçüncü defa II. Damad Karaca PaĢa. 555-681. Murad. Osmanlı Tarihi. 70 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' PaĢa gibi bir vezir-i a'zam. 194-246. Molla ġemseddin Gürânî. Çandarlı-zâde Halil 29 ÂĢıkpaĢa-zâde. 138-188.Çar nos. Bunda dost düĢman ittifak halindedir. oğlu Fâtih'i de alarak Arnavutluk seferine çıktı. sh.Dulkadiroğlu Alîme Hâtûn. Resimli Tarih Mecmuası IV. 3. Zağanos PaĢa ve Kasım PaĢa'yı. 8.ġehzade Selçuk Sultân. c. c. Oğlu Mehmed'i. Yılmaz. sh. Bu durumu fırsat bilen Ak ġövalye. 148-150. 3 ġubat 1451 sabahı Edirne Sara-yı'nda vefat eyledi. Ģâirlerden Hacı Ġvaz PaĢa'nın oğlu Atâyî ve Ģiirlerinden dolayı idam edilen Nesîmî'yi mutlaka zikretmeliyiz29. 13-18. Solakzâde. 9. 12. bu soruya olumlu cevap veremez. Sultân Murâd'm kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur? Sultân Murâd'm hayatını az da olsa bilen bir insan. 2. sh. Timur PaĢa'nın oğlu Gazi Umur PaĢa. sh. Candaroğlu Ġsfendiyar Bey'in kızı. 5.. 4. Çekilmesinin sebebi.mez. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ahmed Uğur neĢri. sh. 11.Erhondu Sultân. Amasyalı Mahmûd bey'in kızı.ġehzade Küçük Ahmed. Papanın da desteğini alarak bir diğer haçlı seferi daha düzenledi ve Osmanlı sınırlarını geçerek Kosova Ovasına kadar geldi. Künh'ülAhbâr. sh. c.¦¦ i. Sırbistan Despotu George Bronkoviç'in kızı.Hüma Hâtûn: Abdullah isimli bir Ģahsın kızı ve Fâtih'in annesi. Uluçay.Yeni Hâtûn. Çocuksuz ve Ortodoks olarak ölen ve Fâtih'in üvey annesi olan bu kadın. Buradan Edirne'ye dönen II. II. 17 Ekim 1448 tarihinde II. 4-Tâcünnisâ Hatice Halîme Hâtûn. 195-268. II. Kitâb-ı Cihânnümâ. V. Kantemir. NeĢri. 31. Kosova Zaferini kazandı ve böylece Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atmak için giriĢtikleri son seferi de zaferle tamamlamıĢ oldu.ġehzade Hüseyin. sh. 13. bazı araĢtırmacıların. 6ġehzade Orhan. 95-139.Fatma Sultân. Zira 30 yıl boyunca saltanatını büyük bir ciddiyetle. Hızır Beğ ve Alâ'addin Tûsî'yi. Tarih. sh. 2. Ancak Müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hâtûn ile Fâtih'in üvey annelik dıĢında alakası yoktur. Ġstanbul 1953. 10. 107126. 14. Osmanlı Tarihi. Devletler ve Hanedanlar.. devĢirmelerden ġihâbüddin PaĢa. Aksun. I. Envâr'ül-ÂĢıkîn adlı eserin müellifi Ahmed-i Bîcan ve ġeyh Muslıhuddin'i. sh. maneviyât erenlerinden Hacı Bayram'ın halifelerinden Ak Bıyık. Fâtih'in annesinin devĢirme olduğu nakledilmektedir. Murad 1449 yılında oğlunu evlendirdi. I.. I. 121-124. sh.¦¦¦¦ ^ ¦¦¦¦-. mut'. ġihâbüddin PaĢa ve Saruca PaĢa gibi komutanlar ve Molla Hüsrev gibi bir Kazaskerle birlikte tahta geçirmiĢ ve kendisi de Hamza Beğ ve Ġshak PaĢa gibi dostlarıyla birlikte Manisa'ya çekilmiĢlerdir. Ziraî yurt: ta* i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 69 tahta geçmesini ısrarla arzu ettiler.Hatice Sultân. Ali Rıza. Sağman. ZEVCELERĠ: 1. 2312. asrının meĢhur âlimlerinden Molla Fenari'den sonra müftülük makamına gelen Molla Yegân lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhammed. lüle 1ĠfĠ'. Âli. 3.Hafsa Sultân. bir kısım tarihçilerin kullandığı îĢ ü nûĢ tabirlerini içki ve eğlence diye yorumladıkları gibi asla nefsî arzular ve .ġehzade Ġsfendiyar.Ulu ġehzade Alaaddin Bey.Fâtih Sultân Mehmed. Çandarlı-zâde Halil PaĢa. 326-417. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. 7-ġehzâde Hasan.¦¦¦-. Öztuna. UzunçarĢılı.Yusuf Âdil ġah. sh.ġehzade Büyük Ahmed. 5-Mara Hâtûn. Oğlunu Manisa Sancakbeyliğine gönderen II. sh. Muhammediyye müellifi Yazıcızâde. Seyyid Alâ'addin Semerkandî. 366-451. Asrındaki büyük devlet adamları arasında. I. Tevârîh-i Âl-i Osman. ¦. Murad tahta çıktı ve oğlu da böylece iki defa tahta çıkıp inmiĢ oldu (1446). Murâd.. Lütfi PaĢa. ÇOCUKLARI: 1. "Fâtih'in Anası". c. istikametle ve dürüstlükle yürütmüĢtür. Varna zaferinden sonra Arnavutluk'da Ġskender denilen bir mürtedle baĢı belaya giren II.

' . Edirne'ye giderken Muhammediyye müellifi Yazıcızâde'nin de kendisine intisab ettiği Hacı Bayram. r. hem vâki Ģikâyetleri tahkik ve hem de devletin emniyeti açısından yeni bir ġeyh Bedreddin olayının yaĢanmaması için tedbir olarak. sh. II. . Osmanlı Devleti Osmanlı Devle Ģekilde cihan devletfj Devleti'nin fetih pollt bepler. 211-212. Murad'ın vefatından kısa bir süre öncesine rastlayan ikinci ziyaretinde. Süleymaniye Kütp. 360-362. Yılında bazı devlet adamlarımızın "Osmanlı Devleti zamanında Kur'ân Türkçeye tercüme edilmediği gibi. Ġstanbul 1288. öldürsem Hüdavendigar "Yi olmuĢtur. Hacı Bayram Veli'nin. Kantemir. Murad'ın Ġstanbul'un fethi ile alakalı Ģiddetli arzularını görünce. de ciddi olarak baĢ "Osmanlı Devleti zamanını Ģeklinde bir cümle inektedir31. Zira Sultân Murâd. nr. Ġstanbul'un fethi olayıdır. II. 1783. Murad da. bu Ģerefin Ak ġemseddin ile oğ lu Mehmed'e nasip olacağını müjdelediği. Hacı Mahmûd Bölümü. Bize göre bir diğer önemli ve manevî sebep de. VII. V. Murad'ın. 16/a-b. Murad'ın teĢvikleriyle ortaya çıkmıĢ eserlerdendir. vrk. Risâle-i BeĢlr Çelebi. oğlu Mehmed'e saltanatı terketmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Kur'ân'ın ilk Türkçe tercümeleri de bu dönem30 Âli. Bir kiĢi olsa da bu kitabı açık tercüme etse" sözü üzerine yapılmıĢtır ve dili bugünkü Türkçeden daha arıdır. ancak açık değil. hatta daha sonraki kayıtlardan anlaĢıldığına göre. I. dalma \ saf kalpli olan ı Ģey gösterilebilir? H ahiret Ġnancından 1 rebilir? Tarih bize j bağlanmıĢ Ġsek j sizdir.ıv .140. Bir diğer önemli sebep de manevidir. harp meydanlarında aĢırı yorulmuĢtur. Hazine. Kur'ân'ın dağıtılması da yasaktı" Ģeklinde bir cümle sarfetmesi. aynı zaman ayrı olarak ele aln özetlemek mümkfl 1) En önemli < kelimetüllah ruhu* nisbetindedir. Murad'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir. Orhan Gâzî. I. Hüseyin Enîsî. 174. c. II. bu eserin kaleme alınmasının lüzumunu da teyid etmektedir31. Sarı Abdullah Efendi. £ ġûrası Miinı Tercümesi. r sunu teçhiz etme. sh. köĢesine çekilip ibâdet ve ta'at ile meĢgul olma arzusudur ki. c. Murâd ile bir araya gelince.OSMAf 33. ĠĢte Hacı Bayram gibi maneviyât erenlerinden böyle bir manevî iĢareti alan II. Kimin I himmeti milleti olal tını milletin hayatın»! kuvvetli bağlar. Solakzâde. II. 217. sh. bu mutlu haberin gerçekleĢtiğini görmek ümidiyle. özellikle II. 0 zam bizi hiç bir 2 göstererek I 31 Aksun.eğlenceler değildir. Bu arada Yazıcızâde Ali Efendi'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı tarihi. sh. 32. Yazıcızâde Mehmed Efendi'nin Muhammediyye'si ve Ahmed-i Bîcan'ın Envâr'ülÂĢıkîn adlı eserleri II. Yılmaz. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Murâd. 4666. sürdüremez. vrk. Künh'ül-Ahbâr. Hacıbayramoğlu. Kaynaklar bu menkıbeyi ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar30. Bu doğru mudur? Bütün Osmanlı PadiĢahları gibi. 215-216. 143-144. sh. Yıldırım Bâyezid ve Çelebi Mehmed devirlerine yetiĢen ve kurduğu Bayrâmîlik tarikatıyla Anadolu'nun manevî yapısına damgasını vuran Hacı Bayram-ı Veli'nin müridlerinin Anadolu'da alabildiğine çoğalması üzerine. Bayramiyye tarikatı mensuplarına vergi muafiyeti getirmiĢ ve hakkındaki iddiaların iftira olduğunu anlayarak fazlasıyla hürmet etmiĢtir. Bu ziyaret sırasında (bazı araĢtırmacılar bu ziyaretin saltanatın ilk yıllarında yani 1421-1424 tarihleri arasında gerçekleĢtiğini zikretmektedirler) veya daha sonra yapılan. Hacı Bayram-ı Veli. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini Edirne'ye davet etmiĢtir. Bu ruh lif j rek bakmıĢ. Türkçenin geliĢmesi için gayret sarfetmiĢ bir devlet adamıdır. Ahmed Uğur neĢri. I lANLI Ifi Molla lishak tır-lije yoBĠLĠNMEYEN OSMANLI 71 de ciddi olarak baĢlamıĢtır. Murâd. Semerât'ül-Fuâd. H Ahmed. c. sh. nr. 252-256. 143. Menâkıb-ı AkĢemseddin. II. Soyu-YaĢamı-Vakfı MI. kaynakların naklettiği olaylardandır. Ģu C dim. Murad'ın "Bir kiĢi Türkçeye tercüme etmiĢ. 141. II. tarihçiler bunu açıkça ifade etmiĢlerdir. I. onun nasıl büyük bir veli olduğunu anlamıĢ. Belki çekilmesinin sebeplerinden biri maddidir. Osmanlı Devleti'nin 700. Mercümek Ahmed'in Kabusnâme tercümesi. Topkapı Sarayı Müzesi Kütp. Bu / Devleti'nin bir 2 devam ettiren. Fuat. 3/b-5/b.. II.

BaĢbakan'ın Din ġûrası Münasebetiyle Yaptığı KonuĢma. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. Yüz Hadis Tercümesi. Kâbûs-nâme (Tere. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebepleri nelerdir? pa Ü3Ġ3Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini aynı zamanda fetih politikası ve hızlı bir Ģekilde cihan devleti olmasının sebeplerinde aramak gerektir. Bir ferdin himmeti milleti olabilmesi için. Daima tehlikeyi. Osmanlı Devleti'nin Gazneliler. Bunu i'lây-ı kelimetüllah ruhu diye de ifade edebilirsiniz. Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢdir. c.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ 33. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. Bilesiniz ki. ġer'iye Bölümü." Sultân Aziz devrinde. Ģu devletin ordusundaki Kur'ândan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Ancak yine de konuyu. biz Müslüman Türkler. 262-263. "millî ananelerin düĢmanı ve atalarının papuçları olamayacak bir hale gelmiĢlerdi'. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. ••¦¦. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. o kimse tek baĢına bir millettir. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova meydan muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar "Yarab beni din yolunda Ģehid. Diyanet Dergisi. Rus elçisinin dediği gibi. Ali Emirî. aynı zamanda yükseliĢ sebepleri olarak zikredilebilir. mukavemetli. dinî metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle ulvi fedakarlığa sebebiyet verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Allah ve ahiret inancından baĢka hangi Ģey. Bu sebeple. Emir Keykavus. hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir? Tarih bize gösteriyor ki. Bu önemli sebepler ve kuvvetli bağlar. Çünkü Türkler. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır. düĢman bizi hiç bir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. gelecekte her an tehlikelere maruz kalır ve varlığını sürdüremez. Kimin himmeti milleti ise. Yılmaz. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. Osmanlı Devleti'nin fetih politikası ve küçük bir beyliği kısa zamanda cihan devleti yapan sebepler. Ġbn-i Kemal de. Mercimek Ahmed. Bu sebeple. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. Belgelerle Osmanlı Tarihi. ayrı olarak ele almakta yarar vardır. Osmanlı Devleti'nin bir zamanlar. Mesela bkz. Osmanlı Tarihi. Bu mânâyı târihe bakarak. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". 72 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dem silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. neĢr. Millet Kütüphanesi. o ferdi milletine bağlayan kuvvetli bağlar ve Ģahsî hayatını milletin hayatına tercih ettiren önemli sebepler bulunmalıdır. Orhan Saik Gökyay. II. ahirette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur.. Bu hasletleri. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. Müslüman devletlerle mücadele ederek ve kendi mevlâlarına isyan ederek . I. Mustafa Darir bin Yusuf. Selçuklular ve Harzemîler gibi. Murad'ın emriyle). Yapılacak olan. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. Vatana ihanet suçuyla 1821 yılında Patrikhanenin orta kapısı önünde asılmıĢ bulunan Ġstanbul'daki Fener Patnki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Osmanlı Devletin'i tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. Maneviyatları sarsıldığı gün. manevi değerlerden baĢkası olamaz. manevî değerlerine ve Ġslama olan bağlılıklarıdır. O zaman düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar mo31 Aksun. 1287/1. Ankara 1974. Evet maalesef bu oyunlara gelen Tanzimat gençliği. 125-26. sabırlı. Size de soruyorum. c. gerilemi-Ģizdir. daha da müĢahhas hale getirebiliriz. Ocak 1999. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) En önemli sebep. nr. O halde manevî değerleri ile ordusunu teçhiz etmeyen bir millet. I.VII. sh.

Asker ise. mal ve ırzlarımız gibi korumakla mükellefiz. aklı ve ruhu ilim ve ma'rifettir. Zira PadiĢahın emriyle nâ-meĢrû' olan Ģey meĢru' olmaz.!/ :-'t nete' t* BĠLĠNMEYEN OSMANLI 73 ĠÛlEvet Ġlle 3) Devletin devam ve bekasına sebep olan para ve askerin mükemmel oluĢudur. Bir türlü dahi değildir. halktan zorla toplanan para değil. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ. 2) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerin ikincisi. Yıldırım Bâyezid. onların can. kanunnamelere bakarak grafikle göstermek mümkündür. hem gayr-ı müslimlerin Ģahsî hak ve hürriyetlerine gösterdiğimiz hürmeti ve hem de meĢru1 sınırlar içinde kalmak Ģartıyla din ve vicdan hürriyetine gösterdiğimiz saygıyı anlatan Zenbilli Ali Efendiler. Günümüzde de devletin hanedanlarla sıkıntıda olduğu ortadadır.olan Harzemiler eliyle yıkılmıĢlardır. bu izaha çalıĢtığımız hukuk ve adalet devletinin sacayakları olmuĢlardır. Ama her yerden zafer haberleri gelmektedir. Endülüs Emevilerinin baĢlangıçtaki idarecileri ve ilk Osmanlı PadiĢahları. dînimize muhâiifdir" diyerek. ĠĢte vatandaĢı böyle bir inanca sahip devletin yükselmesi mukadderdir. Viyana bozgununda bu sayı 50 binlere ulaĢmıĢtır. III. 1700-1800 yılları arası Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olmaktan çıkma tehlikeleri yaĢadığı dönemdir. Kur'ân'daki bir âyetin tehdidine maruz kalmaktır" diyen EbÜSSUud'lar. Abbasî Devleti kendi elleriyle büyüttükleri aristokrat aileler eliyle. Fâtih'den itibaren zirvededir. duraklama. Memleket ve vatan bir vücuda benzer. Osmanlı Kanunnâmeleri. gerileme ve yıkılıĢını. Bu iki unsur arasında muvâzenenin te'min edildiği dönemlerde. bu sıkıntılardan kurtulmak için. yeniçerinin adedi en fazla 10-12 bin kadardır. sistemi t aeMa. "Ve kiliseleri ellerinde ola. Bu dönemde. içinde 763 Kanunnâmeyi neĢrettiğimiz Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizi inceleyenler göreceklerdir ki. Ancak mal toplamaktan baĢka kayguları yoktur. Gerçekten de. Büyük Selçuklu Devleti mevâlî. belki tamamen yukarıda anlatılan gaza ruhuyla ve yüksek bir himmetle yükseldiğini misâller vererek açıklamaktadır. PadiĢah fermanıyla kira bedellerinin olduğu gibi bırakılması olmaz. yükselme döneminde Müslüman olsun gayr-i müslim olsun. sonra da Adâletnâmeler'le örtülemeyecek kadar gedikler açılmıĢtır. bu muvâzeneyi . devletin yükseliĢ sebeplerinin baĢında gelmektedir. vemfi-r-1-ir. Bu hususlarda emr-i Ģer'-i Ģerif budur. Amma çan ve nâkus çalmayalar. ailesi ve yakın çevresi bulunmayan devĢirme ve köle asıllı insanları Enderun denilen özel mektepte bir devlet adamı gibi yetiĢtirerek onları devletin yükselmesinde istihdam etmiĢ ve baĢlangıçta muvaffak da olmuĢtur. tekâlîf -i örfiyye neredeyse yok gibidir. Selim'den itibaren durgunluk baĢlamıĢtır. Bu dediklerimize Yeniçeri Kanunnâmesi en canlı Ģahittir. Murad zamanında durmuĢtur.( kırtıdao yakın ç Fâtih" •¦.¦ -. ġer'i hükümlere vâkıf iken onları ketmetmek. haram olan nesne helâl olmak yokdur. Osmanlı Devleti'nin özellikle yükselme dönemlerinde tam bir hukuk devleti olması yani Ģer'-i Ģerif ve kanun-ı münifin esas kabul edilmesidir. II. I De*W i mevSfl. Osmanlı vatandaĢı. mal ve ırzlarını kendi can. tam bir hukuk devleti olduğuna ve ayırım yapılmaksızın adaletin icra edildiğine inanmaktadır. Abbasî Devleti'nin ilk halifeleri. Kanuni devrine kadar. kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. okuyalar âyinlerince. terakki ve refah görülmüĢtür. onlar ra'iyyetliği kabul etmiĢler. En önemlisi de. ehliyetli ve vasıflıdır. cesedi ve bedeni de siyâset ve idaredir. ĠĢte Osmanlı Devleti. Çünkü tam bir gaza aĢkıyla eğitimli askerler yetiĢmektedir. memleketin mamur olmasından ortaya çıkan paradır. 4) Günümüzde bazı araĢtırmacıların tenkit ettiği gılmân sistemi yani kapıkulu sistemi de. bu ruhu açıklamak için zikredilmiĢlerdir. kanun yapma ve kanunu uygulama görevleri ehil ellerdedir. yükselme döneminde asker siyâsetin ve idarenin içinde değildir. Bu yolda onlara cebretmek. kadıların davacı ve davalılardan aldıkları harçları rüĢvet sayarak buna vesile olan kadıları idam etmeye kalkıĢacak kadar hassastır. Daha sonra ise. Dinimiz gereği. dâima medeniyet. Zira tarihde çoğu büyük devletler. Osmanlı parasının kaynakları tamamen ĢerT vergiler ve meĢru gelir kaynaklarıdır. Osmanlı Devleti'nin yükselmesine sebep olan para. 5) Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemlerinde tam manasıyla hür bir ilmin de ö-nemli etkisi olduğunu ifade etmekte yarar vardır.yükselmediğini. önce gerilemiĢ. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem" diyen Fâtihler ve nihayet "Madem ki. Kanuni devrine kadar. Osmanlı Tarihlerinin mukaddimelerinde zikrettikleri bazı menkıbeler de.

aranırsa mutlaka bu iki vasıftan birinin veya ikisinin yokluğunun yattığı esefle müĢahede olunur. yânı hamiyetle fazileti birleĢtiren. Bu vasıfları beraberce bulunduran insanlar yeterli sayıda değilse. Kanuni'nin sadrazamının dilinden bir sadrazamın nasıl olması gerektiğini yine onun kaleme aldığı "Asâfnâme"den ibretle okuyunca ve bakanlar kurulu demek olan Divan-ı Hümâyun'un "hâcegân-ı divan" olmadan toplanmadığını kanunnâmelerden öğrenince. Allah size ne güzel öğüt veriyor. uzman ve kabiliyetli olmasıdır. salâhat ve maharet birbirinden ayrıdır. hem de mahir olanlar. Ancak. ister ilmiyede. Devleti haricî münâsebetlerde temsil eden niĢancıların. salâhatın meyvesidir ve o bahçede yetiĢir. hem sâlih. bu iki vasfı kendinde birleĢtiren milletler nice medeniyetler 74 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMEYf K C kurmuĢlar ve daima payidar olmuĢlardır. Olmaz. Bir Osmanlı Kanunnâmesinde bu önemli muvazene düsturu Ģu Ģekilde ifade edilmektedir: "Kadılar. hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. Ġlim adamları bilmelidirler ki. Tarihe bakıldığında görülecektir ki. Bir kısım Ġslâm hukukçuları ve tefsirciler tarafından. vatanperverlik. Ġslâm'a göre ikisini birleĢtiren bir eleman yoksa. diplomatik ve diplomasi ilminin mütehassısları ve kazaskerlerden titizlikle seçildiğini müĢahede edince. Bu sebebledir ki. Hakk'ın hatırı âlidir. Ebüssuud'un biraz önce zikrettiğimiz ġU cümleleri bunu aksettirmektedir: "El-Cevab. Rasûlullah'in (S. ister seyfiyede ve isterse de kalemiyede olsun. Salâhat ise. Hamiyet. Macar ve muhtelif kavimlerin kendi arzuları ile neden Osmanlı hâkimiyetini tercih ettiklerinin sebebini. ilim adamlarına düĢmektedir. ayyaĢ bir adam ayık olduğu zamanlarda iyi saat tamir edebilir. Hz. kabiliyet ve benzeri hususlar ise. biri de insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hareket etmenizdir.. sadakat ve adalet beklenilemez. bu takdirde ya maharet ya da salâhat esas alınacaktır. Rumeli'deki Sırp. vazifelere yapılan tayinlerde.. Maharet. sâlih olmayan bir adam güzel çobanlık yapabilir. Kalb ve vicdanı manevî duygularla bezenmeyen bir insandan hakikî mânâda hamiyet. Yani bu noktada salâhat ayrıdır. Ancak memleketin nizâmı. ilim adamlarına ise erbâb-ı kalem demiĢlerdir. Zira Ģüphesiz ki. . (Her halde bu emirleri tutmalısınız). Medeniyetlerin kurulmasında ve yıkılmasında maharet ile salâhatın önemi inkâr edilemez. Haram olan nesne helâl olmak yoktur'*! 6) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerden birisi de vazifelerin. maharet bahçesinden derlenebilen meyvelerdir. Hakk'a ve hakikata âĢık bir ilim adamı. maharet ayrı. hiçbir hatıra feda edilmemek icabeder. Zira hakk'ı tanıyan. san'at ve kabiliyet baĢka Ģeyler olduğu için. bu konuda çok manidardır: "Haberiniz olsun ki. diğer taraftan Fâtih'i tekyesine de kabul etmeyen Molla Güranî. Allah verdiğiniz kararları iĢitir ve emânetler hakkında yaptıklarınızı görür". Yıkılan bütün medeniyet ve devletlerin altında ise. san'at. bu mânâyı teyid etmektedir. Fâtih Sultân Mehmed'in vezirlik ve kazaskerlik teklifini reddeden. Fâtih sarayında ve kendisi de tekye ve medresesinde kaldığı müddetçe. Elbette ki. hakperest ve cesur padiĢah Yavuz kadar Zenbilli Ali Efendi'de ve MuhteĢem Süleyman kadar Osmanlı hukuk âbidesi Ebûssuud'da da aramak icab eder. kiĢinin kendi mesleğinde ehil. PadiĢah'ın emri ile nâmeĢru1 olan Ģey meĢru' olmaz. iĢ. Zikredilen bu muvâzeneyi sağlamada en önemli vazife. Osmanlı PadiĢahlarının neden ve nasıl zaferden zafere at koĢturduğunu daha iyi anlıyoruz. dünyada en yüksek rütbe ve Ģeref. ĠĢ. Ģer'î hükümleri icra edeceklerdir. sadâkat ve adalet gibi ulvî duygular.) "Emaneti ehline ver ve sana hainlik edene hıyanetle mukabele etme" hadisi de. devlet adamlarına erbâb-ı seyf. ġunu önemle belirtelim ki. san'at'ta ve iĢde maharet tercih sebebidir. ilmin rütbesi ve Ģerefidir. hakk'dan baĢkasına tâbi olmaz. eskiler. bu dengenin korunabileceğinin çok iyi idrâki içindedir.V. neden kısa bir zamanda dünya devleti haline geldiğini ve salâhat ile maharete ne derece riâyet ettiklerini çok iyi bilirler. kalbi ve fikri münevver olanlar tercih edilecektir. korunması ve vatandaĢın idaresi ile alâkalı hususları hükkâm-ı seyf ve siyâset olan vükelâ-yı devlete havale edeceklerdir". ehil olanlara verilmesidir. özellikle idarî yetkiye sahip devlet ricaline hitaben nazil olduğu söylenen Kur'ân'ın Ģu âyeti. kiĢinin din ve ahlâkça yüksek bir seviyeye ulaĢmasıdır.A.temin eden en müĢahhas misâllerdir. Allah sizlere muhakkak Ģunları emrediyor: Biri emânetleri ehline vermeniz. Osmanlı Devleti'nin yükselme devrini tetkik edenler.

Osmanlı Devleti'ni kısa zamanda yükseltmiĢtir32. ı lüklerin c 34. suiistimal. ehliyetli bir kaç adayı düĢünerek seçip. 1452'de Boğazkesen Hisarı dediği Rumelihisârını inĢa ettirdi. Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Halic'e girmesiyle parçalanmıĢtı. vezir-i a'zamına bu hakikati. hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne baĢladı. vatandaĢa zulüm ve benzeri kötülüklerin olmayıĢı. her birinde türlü türlü uygunsuz tavırlar varken. niçin tarafıma ifade etmezsin? Hep "benden olmasın" diye diye devletimiz bu hale geldi. israf ve gayr-i meĢru masraflar. 53 gün süren muhasara sırasında Fâtih'in ordusu. yükseliĢ dönemindeki Osmanlı idaresinde rüĢvet. i karadan) gambertıH sesleriyle! ierce im uygulandı t Fât Bu iĢi I eyledi. baĢkalarını terbiye etmeye yüzümüz kalmıyor. Bir görüĢe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaĢında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna'dan Kızılırmak'a kadar geniĢleyen Devletinin baĢĢehri olarak Ġstanbul'u almak ve Hz. 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun'dan dünyaya geldi. Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi. yanı ı sahip ¦i-Mı Fâtih Sultân Mehmed. Ġstanbul'u almak için Boğaz'a hâkim olmanın Ģart olduğunu bilen Sultân Mehmed. Ġsfendiy Trabzon! Kornul TevkSS BĠLĠNMEYEN OSMANLI 75 suiistimal. 34. Ancak 1453 ġubatında Edirne'den yola çıkan toplar 5 Nisanda Ġstanbul önlerine geldi. Ben senin kimseye iltimas yapmayacağını biliyorum. "Bizans'ta Latin Ģapkası görmektense. Bundan sonra vâkıf olduğun kötü hareket her kimden zuhur ederse. . bana arzet. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve o-nun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlan özetler misiniz? r. ehil olmayan insanların göreve getiriliĢinin yattığını çok iyi idrâk eden Osmanlı PadiĢahı. 1 Bizanslılar. Bizans'ın Galata ile Saraybumu arasına gerdiği zincirler. Muhasaranın 53. 53 J yazdı. Edirne'den J baĢladı. sefâhet. Sultân'ın iĢlerini kolaylaĢtırıyor ve Bizans BaĢbakanı Notaras. bir tayin fermanı münâsebetiyle Ģöyle ifade ediyor: "Benim Vezirim. tarafıma bildiresin. Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu. Gerek bu çeĢit fiillere ve gerek tamah ve rüĢvete cesaret edenleri. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefat eyledi. 6 Nisan'da muhasara baĢladı. Avrupa. Önce kendi devlet adamlarımızı terbiye etmeyip. yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. zira Bizans ikiye ayrılmıĢtı. 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da Katolik ayini yapılması." 7) Bütün bu sebeplerin etkisiyle. Planı sezen Ġmparator zor durumdaydı. 1 Eylül 1452'de Edirne'ye dönen Sultân Mehmed. Meryem'e güveniyorlardı. Fâtih) BU I Fâtih! dünyaya s görü saltd baĢĢehri olarak! buy1 1452'de I inĢa geçmek ı kendlslnt) 1 harp aletleri I Planı! için Ayasofya'dSĠ m Notam. Bizanslılar parlayan ateĢlerine ve Hz.Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve gerilemesinde. ĠĢte sana tenbih ediyorum. Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi. KarĢısında Yıldırım'ın inĢa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. Tezkireciiik görevi için. tarihe geçen kahramanlıklar yazdı.

14 devlet ve 200 Ģehir fethederek Fâtih unvanını Hz. Defter. Farsça. Fâtih'in fetihten sonra yaptığı ilk iĢ. 246-280. 541.. Mora Despotu Demetrus'un kızıdır. sh.Gevher Sultân. devlet adamı ve âlimi olduğunu. El-Câml' Li Ahkâm-il-Kur'ân. c. Çev. sayı I. Kırım'ı aldı. Molla Gürânî. sh. Bediüzzaman Sald Nursi. Molla Vildân ve Molla ġeyh Vefa ve benzeri zatları zikretmek icabeder.214. sh. Franz. Tevârihi Âl-i Osman. 4. Kurtubi. sh. I.Anna Hâtûn. Kltâb-ı Cihânnümâ. Ġstanbul . Balistikteki keĢifleri.Ġsmi bilinmeyen iki kızı. (neĢr. Yunanca. Molla Hüsrev. sh. akla gelen ve dermeyan edilen en büyük meseledir. sh. c. V.Günü Hz. Fâtih'i iki sayfada değil. Peygamber'in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleĢti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden Ġstanbul'a girdi. III. Solakzâde. Milli Kültür. Ġdeal Türk Gençliği. sh. sh.Helene Hâtûn. 3ġehzade Cem Hân. Gözler. ġerif. Iorga. H. ReĢid Efendi. 5. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. MTM. 104-105. Mayıs 1985. "Ġstanbul'un Zabtı Hakkında Ġhmal EdilmiĢ Bir Kaynak". Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir. sayı 65 (1953). sayı 49(1949). Mahmûd PaĢa. 69-70. 4. Bekir Sıtkı Baykal. Tevkiî Kanunnâmesi. nr. Peygam-ber'den alan Sultân Mehmed. LI vd. II. ancak 2000 sayfada anlatmak mümkün olduğundan. Fâtih Sultân Mehmed. sh. Bunun üzerine Erzincan civarındaki Otlukbeli denilen yerde 1473 tarihinde bu sıkıntı da bertaraf edildi ve artık Osmanlı devleti Toroslara kadar geniĢledi. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Fâtih'e kafa tutuyordu. Dülkadiroğlu Süleyman Bey'in kızıdır. II. Karaman Oğullarından Ġbrahim Beğ'in kızıdır. yeni bir harbin hazırlığında iken. 23581.000 krm2'ye geniĢletmiĢti ki. Hocazâde Efendi. Tarih. Molla Zeyrek. Ankara 1991. kendisine pürüz çıkaran Karamanoğulları ve Ġsfendiyaroğulları Beyliklerini tamamen ortadan kaldırdı. NeĢrî. Sırpça. I. Kantemir. Âli. BaĢtav. Kutay. Çev. 170-190. Bütün bu fetihler. 149-166. 180183.. Süleymaniye Kütp. 27 vd. Ġshak PaĢa. 28 yıllık padiĢahlığı süresince 2 Ġmparatorluk. sh. 10. > 76 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI lirken. 539 vd. Balaban Bey. Tarih KonuĢuyor Dergisi. XIII. Münâzarat. Türkmen Beyi kızıdır. 3. Ġstanbul'un maddi ve manevi imar edilmesidir.. Süleymaniye Kütp. manevi komutanlar arasında ise. 2-GülĢah Hâtûn. Künh'ül-Ahbâr. sh.. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Kanunnâmelerinden bahis açılan her mecliste. Zağanos Mehmed PaĢa. 417 vd. Ahmed Uğur neĢri. Bizans Prenseslerindendir. Matematik ilmindeki dehası. 2162. "XIV. Nisa. nr. Ahmed. 35.Gülbahar Hâtûn. Trabzon Ġmparatorunun kızıdır. Belleten.. VII. asrının büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden. c.Sitti Mükrime Hâtûn.Fazıl IĢıközlü. 5. Ġbrahim. Komutanlarından Gedik Ahmed PaĢa. Gedik Ahmed PaĢa. 140-219. "Fâtih Sultân Mehmed ve Ġtalya". Bâyezid ile Gevher Sultân'ın annesi. VII. Tevârih-i Âl-i Osman. ġerâfettln). düĢmana ve dosta söyletmiĢtir. Fethi. 6. sh. Akgündüz. Adnan Sadık Erzi. Es'ad Efendi. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. dinî ilimlerde büyük bir âlim olması. Lütfi PaĢa. Bunun 33 ÂĢıkpaĢa-zâde. Belleten. Çandarlı Halil PaĢa. Ġzmir 1989-92. 683-843. ZEVCELERĠ: 1.Alexias Hâtûn. Cemal. Ġbn-i Kemal. vrk. sh.ġehzade Sultân Mustafa Hân. nr. Babinger. AkĢemseddin. Tevârîh-i Âl-i Osman. Turan. 2. II. Ġtalyanca ve benzeri önemli dünya dillerinden dokuzuna vâkıf olması. Bu iĢi tamamladıktan sonra Belgrad hariç bütün Balkanları Osmanlı Devleti'ne ilhak eyledi. XVII. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli meselesi ve bu meseleyi gündeme getiren Fâtih'e ait bir kanunnâmenin sıhhat durumu. 107-147. BA. vrk.Çiçek Hâtûn. Ġstanbul 1982. Bali Bey ve benzeri çok sayıda devlet adamı ve komutanları saymak mümkün olduğu gibi.ġehzade Bâyezid Hân. sh. 48/a-49/a. 41-82. Ona bu büyük fetihte yardımcı olan devlet adamları arasında. onu Osmanlı tarihinin en büyük askeri. sh. ÇOCUKLARI: 1. Batıyı emniyete aldıktan sonra. 7. N. Rum Mehmed PaĢa. Asırda YazılmıĢ Grekçe . Defter. devletin sınırlarını 2. Hızır Bey. Canan. Âyet: 58. c. c. . 1481 yılında 51 yaĢında Gebze'de vefat etti. bu 3 Türkiye Cumhuriyeti eder demektir.. Hatt-ı Hümâyûn. Bu arada Bizans'ın artığı olan Trabzon'daki Pontus Ġmparatorluğu da 1461 yılında tamamen tasfiye edilmiĢ oldu. Arapça. 189-269. c. baĢta Abbasî Halifesi olmak üzere herkes tarafından takdir edi32 Kur'ân. V/255 vd. Ġbn-i Kemal. sh. Ayasofya'ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve Ġslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı. onu anlatmaktan ziyade onunla alakalı iddiaları cevaplamayı tercih ediyoruz33. evlilikleri kısa sürmüĢtür. 1/b-163/a. c.1036.

sh.Anonim Osmanlı Tarihine Göre Ġstanbul'un Muhasarası ve Zabtı". ZlriJ sadece ı ğimiz kanun zans'tan alıı dıĢında Kanı Kanunnârr SHANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 77 ¦Cem en önemli sebebi. II. 51-82. imanından ve Osmanlıya olan muhabbetinden . Viyana Kraliyet Kütüphanesinde bulunsa ve bu nüshayı ilk neĢreden yabancı bir tarihçi olsa da. . Sıhhati konusundaki fikirleri. ancak uygulamada Ġslâm Hukukuna da kanun hükmüne de aykırı olaylar bulunabilir demek istiyoruz. Kanunnâmenin tamamının inkârı yoluna gitmektedirler. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1959. Belgelerle Osmanlı Tarihi.F. Bu 75 kanuni bir tartıĢma söz konusuj rinin sıhhatinde Ģüphe I hiç bir müstenedâta daj olan kanunnâme. Fil nüsha olan ı nüshası daha J yersizdir. 1-157. Bu iddia sahipleri gayet iyi niyet sahibidirler ve kardeĢ katli maddesinin tamamen Ġslâm hukukuna aykırı olduğu varsayımından hareket ederek. c. ne bir Ģüphe ve ne de bir tartıĢma söz konusu değildir. Harem'den Mektuplar. 18-21. sayı 82(1957). YaĢar. Devletler ve Hanedanlar. c. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed" . sh. Yoksa inkâr etmekle mesele çözülmüĢ olmamaktadır. Baykal. Hakkında farklı fikirler ileri sürülen ve tartıĢmalı olan kanunnâme. Belleten. c. kardeĢ katli meselesini kötüye yorumlayanlara kesin cevap verebilmek için müdafaa edilen. Ancak bu maddenin bulunduğu nüsha. aynı Kütüph hükmün tatbik edilı bilgiler yer alması. 261-284. . üç gruba ayırmak mümkündür: Birincisi. 452-493. Belleten. c. 105. c. "Uzun Hasan'ın Osmanlılara KarĢı Kafi Mücadeleye Hazırlıkları ve Osmanlı. Belleten. I. Tarih Dergisi. bu kanunnamenin tamamının uydurma olduğu görüĢüdür. sayı 14. manın daha makul \ istiyoruz. sh. 127-173. Biz de bu yolu tercih etmek istiyoruz. Söz konusu ihtilaflı maddenin bulunduğu ve Fâtih tarafından Osmanlı idarî teĢkilâtını tanzim etmek üzere hazırlanan bu kanunnâmenin sıhhati tartıĢmalıdır. Cildinde. II. Bekir Sıtkı. Yılmaz. sh. sade dir. Yani Ġslâm Hukukuna da I inkâr etmekle me Söz konusu I tını tanzim etmek i nusundaki fikirl Birincisi. sh. Bunlara j uydurulmuĢtur. Aksun. bir çok ilim adamları. . LV. de bir Ģekilde. X. Fâtih devrinde hazırlanmıĢ 75 kanunnâmeyi neĢretmiĢ bulunuyoruz. Öztuna. sh. Bunların en büyük delili. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 269-378. 79-86. . c. I. meselenin hususan Cumhuriyet döneminde hep keyfî yorumlara tabi tutulması ve Ġslâm hukukunun hükümlerine göre meselenin değerlendirilemeyiĢidir. bu kanun hükmünü i muĢlardır ve çoğu da I yana Kraliyet Kütüph olsa da. Bu 75 kanunnameden 74'ünün Fâtih'e ait olduğunda. Uluçay. Yücel. XXI. Bazı muhterem insanların. Ġstanbul 1956. böyle bir kanun hükmünü inkâr etmek yerine. Osmanlı Tarihi.. Yani kanun hükmü Ġslâm Hukukuna aykırı olmayabilir. me tutulması ve Ġslâm Burada önemle Ģu hu adlı kitabımızın 1.Akkoyunlu Harbinin BaĢlaması". XVIII.deki nüshada görülen Ģüphelerdir. . sh. bu nüsha uydurmadır ve Osmanlı düĢmanı batılılar tarafından uydurulmuĢtur. sayı 212-214(1991). Kanunnâmenin sahte olduğunu ileri süren baĢta Ali Himmet Berki olmak üzere. Kanunnâmenin ı bir çok ilim adamları. i sahipleri gayet iyi ı kuna aykırı olc yoluna gitmekti tek nüsha olan l helerdir.. değerli hukukçu Ali Himmet Berki tarafından ortaya atılan ve hamiyetli bir Ģekilde. I. . sayı 69(1954). sh.1 nuyoruz. "Bâyezid H'nin Ailesi". Ciltte 1 numara olarak neĢrettiğimiz teĢkilât kanunnâmesi-dir. Bunlara göre. / gelen bir aĢk I üslubunu nazara a Bu iddia. bütün Fâtih Kanunnâmelerinin sıhhatinde Ģüphe bulunduğu Ģeklindeki izah ve beyanları. Burada önemle Ģu hususu belirtmekte yarar görüyoruz: "Osmanlı Kanunnâmeleri" adlı kitabımızın I. kendi zamanlarında kanunnâmeye ait tek nüsha olan Viyana Kütüphâne-i Kralîsi No 554 A. c. en önemli sebebi. Ali Himmet Berki hoca. hukukî tahlilini yapmanın daha makul ve ilmî olacağını ortaya koymaktadır. 125-135. Fâtih Sultân Mehmed'e böyle bir zulmü yakıĢtıramadıklarından ve bu kanun hükmünü Ġslâm Hukukuna göre yorumlayamadıklarından böyle bir yolu tutmuĢlardır ve çoğu da iyi niyetli insanlardır. 18-20. kardeĢi müdafaa edilen. ne ilmî ve ne de mantıkî hiç bir müstenedâta dayanmamaktadır. aynı Kütüphanede ikinci bir nüshanın daha bulunması ve en önemlisi de bu hükmün tatbik edildiğine dair Osmanlı Tarihçilerinin muteber kaynaklarında açıkça bilgiler yer alması. sadece I.

Zaten Konrad'ın inkâr ettiği maddeler arasında. 1022 yani birinci nüshadan 5 sene önce. ġimdi ise üç nüshası elimizde mevcuttur: Birincisi. Viyana Kütüphanesi. Bu görüĢün gerekçeleri Ģunlardır: A) Kanunnâmeyi inkâr etmekle mesele halledilmemektedir. Bu arada muhtevasının tamamen Bizans'tan alındığı Ģeklindeki itiraz da. Osmanlı Reisülküttâblarından Bosnalı Koca Müverrih Hüseyin Efendi tarafından Bedâyi'ül-Vakâyi' adlı tarih kitabında dere edilen nüshadır. bu görüĢün en nirengi noktasını teĢkil etmektedir. kardeĢ katli meselesinin Ģer'î izahını yapamama teĢkil etmektedir. Hem bazı üslûb ve ifadelerin Fâtih devrine izafe edilemeyecek Ģekilde olması ve hem de bazı müesseselerin. henüz Fâtih devrinde bulunmayıĢı iddiası. Kanunnâmenin elimizde orijinal ve Hizâne-i Âmire'de muhafaza edilen aslı bulunmadığından. hangi Ģer'î hükme dayandığını. No: 554 A. Kur'ân'dan sonra en sahih kitap olan Buhari'de dahi nüsha farkları bulunması. mezkûr eserin I. sonradan üç nüshası daha bulunmuĢtur.gelen bir aĢk ile. Ġkincisi. Fâtih'e isnad edilen Kanunâme'nin sıhhatini kabul eden ve metnin inkârı yerine maddedeki meselelerin Ģer'i tahlilinin yapılmasına taraf olan görüĢtür.F. meselenin üzerinde ayrıntılı olarak durmuyoruz. Bütün bunları biraz sonra tafsilatıyla izah edeceğiz. konuyla alâkalı çok ciddî bir araĢtırma yapan değerli tarihçi Abdülkadir Özcan da bunların içindedir. Kanunnâmenin aslı ve orijinali değil. Üslûbuna ve Türkçesine yapılan itirazlar ise. orijinalini göremediğimiz kanunnâmeye hamletmek doğru değildir. aralarında yüzlerce ve belki binlerce. Tatbikatla madde metnini karıĢtırmamak icabeder. tamamen yersizdir. Çoğu araĢtırmacılar bu kanaattedirler ve bazılarının ileri sürdüğü hilâf-ı hakikat beyanların aksine. sadece ve sadece suretidir. bu görüĢün esasını. Bu iddia. Üçüncüsü ise. ileride yapılacak Ģer'î tahlillerden anlaĢılacağı üzere. Kanunnâmenin tamamını reddetmektedir. Zira bu nüshaların hepsi de. Yani istinsah edilmiĢ Ģeklidir. Fâtih'i ve Osmanlı Devleti'ni müdafaada yeterli olamayacaktır. Kanaatimize göre. Konuyla alâkalı araĢtırma yapan Abdülkadir Özcan. Aydın Taneri ve Ahmed Mumcu gibi ilim adamları. Müellif bu nüshayı. B) Kanunnâmeyi inkâr eden Ali Himmet Berki zamanında Kanunnâmenin tek nüshası biliniyordu. onun sıhhatine en küçük bir Ģüphe irad etmez. kardeĢ katli dıĢında Kanunnâmenin diğer bütün hükümleri. Burada Ģunu da ifade edelim ki. Her müessesenin. Ġkincisi ise. Zira Allah'ın Kitabından baĢka her kitabın. MüsteĢrik Konrad Dilger'e ait bulunan ve Kanunnâmenin bir kısmının sonradan yazılıp Fâtih'e izafe edildiği Ģeklinde özetlenebilecek olan görüĢtür. hiç bir ilmî değere hâiz değildir. bazı Osmanlı düĢmanlarının iddia ettiği gibi. Kâtibin hatalarını. haĢa. ancak kelime yahut harf seviyesinde nüsha farkları bulunacağını. daha sonraki bütün Osmanlı TeĢkilat Kanunnâmelerinde tekrar edilegelmiĢtir. Ġslâm hukukundaki ' Siyâset-i ġer'iye kitaplarından alınmıĢtır. Ģer'î hükümlere ve hukukun yüce düsturlarına aykırı değildir. hükümlerin izahında ve kelimelerin tanziminde. Fakat metni inkâr ederek bir yere varılacağı da Ģüphelidir. Bu durum hem konuyla alâkalı ilmî makalesinden ve hem de bir günlük gazetede aksi iddiaları yalanlayan beyanlarından anlaĢılmaktadır. tamamen Selçuklu ve Abbasî devletleri vasıtasıyla.'de bulunan ve hem Mehmed Arif Bey tarafından neĢir ve istinsah edilen nüshadır. 1029/1620'dir. Kanunnâmedeki metin. hem sadece bir nüshasının bulunmasını ve hem de kanunnâmenin üslubunu nazara alarak. Zira. sıhhatine engel teĢkil etmez. Bu nüshanın istinsah tarihi. kanunnâmenin nüshaları arasında 242 nüsha farkının bulunması. her zaman kesin konuĢmak da doğru değildir. Mühim olan meselenin Ģer'î izahını yapmaktır. bir kısım iddialarına hak vererek ve bir kısım iddialarını da reddederek bu görüĢü cevaplandırdıklarından ve bu ilim adamı Kanunnâmenin aslını inkâr etmediğinden. Ancak Ģunu ifade edelim ki. PadiĢaha has divandaki özel ve asıl nüshaki bozuk i BĠLĠNMEYEN OSMANLI . cildinin idare hukuku ile alakalı hükümlerinin Ģer'i tahlilinde izah edilmiĢtir. birden fazla nüshası bulunduğu takdirde. Zira. Ayrıca bu Kanunnâmedeki teĢkilât hükümleri78 BĠLĠNMEYEN OSMANLI nin esasları. tenkidli basım iĢini bilenler çok iyi takdir edeceklerdir. tek nüsha olan kanunnâmenin üçüncü görüĢün izahında görüleceği üzere. kardeĢ katli ile alâkalı madde de yoktur.

istinsah edilmiĢ suretleridirler. Bu sebeple ayrıntıya tekrar girmiyoruz. 1083/1672 tarihli nüshanın diğerlerinden farkı. Ayrıca kardeĢ katli ile alakalı her yerde Kanun-ı Osmânî üzere diyerek meseleyi izah ve teyid etmektedir. Hezarfen Hüseyin Efendi'nin bazılarının iddia ettiği gibi tarih kitabına değil. Ayrıca. neredeyse tam olarak geniĢ bir özetlemeyle vermiĢ ve Fâtih'e isnad etmiĢtir. Elbette ki bozuk ifadeler ve nüsha farklılıkları bulunacaktır. eldeki belgeler. onun dayandığı Ģer'î esas ve hükümleri izah etmek. Üçüncüsü ise.79 sıın-tet-ikdirlere licZI Ġz dan çıkararak istinsah ettiğini bizzat ifade etmektedir. Fâtih Kanunnâmesinin muhtevasını. kuru iddialardır. Bunlardan bazılarını zikretmek faydalı olacaktır: -Yavuz devrinin büyük tarihçisi Ġdris-i Bitlisî. çok meĢhur kitapların dahi inkâr edilmesi sonucunu doğurur ve tenkidli basımın ne demek olduğunu bilmemenin alameti olarak kabul edilir. Biz. Abbasî Devleti gibi sadece Müslüman ve Selçuklu Devleti gibi hem Türk ve hem de Müslüman olan devletlerin devlet anlayıĢı ve siyâset-i Ģer'iye 80 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSHKk. kitaplarının izi vardır34. Netice olarak. Nüshalar arasındaki farkların çokluğunu. yine aynı müellifin Kanun-ı ġehinĢahî adlı eseri de. Burada muhtevası ile alâkalı düĢülen büyük bir hatayı da belirttikten sonra. Ancak Ģu soruları sormak istiyoruz: Abbasîlerdeki Divan'üs-Saltanat ve Divan-ı Mezâlim'in daha da geliĢtirilmiĢ Ģekli olan Divan-ı Hümâyûn mu Bizans'tan alınmıĢtır? Yoksa tamamen Ġslâmî bir gelenek olan elkâb bölümü veya kadıların dereceleri mi Bizans'tan alınmıĢtır? Bütün bunlar. bizim kütüphanelerimizdeki kaynaklarda. Cildde esas aldığımız nüsha da budur. kanunnâmenin aslı değillerdir. Bizim. c) Kanunnâme. Fâtih Kanunnâmesinin bir nevi tekrarı ve geniĢletilmiĢ Ģeklidir. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır. Osmanlı Kanunlarını derlediği Telhîs'ül Beyân Fî Kavanin-i Al-i Osman adlı eserine dere ettiği nüshadır. bu üç nüsha. kısmen. KardeĢ katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır? Kanunnâmenin ihtilâfa yol açan ve farklı fikirlerin doğmasına sebep olan asıl maddesi. Bizans müesseselerinin gerçek bir restorasyonu olarak değerlendirmek büyük bir hatadır. O halde. bizim de memnun ve mütehassis olacağımızı Ģimdiden ifade ediyoruz. kanunnâmenin varlığını inkâr etmek yerine. . ya Siyâset-i ġer'iye kitaplarındaki Ģer'î hükümlere dayanan Abbasî Devleti baĢta olmak üzere Müslüman devletlerden veyahut Ġslâm'a muhalif olmamak Ģartıyla eski Türk Devlet geleneklerinden etkilendiğini. -Gelibolulu Ali Mustafa Efendi'nin. tamamen olmasa da. Ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi. kimin tarafından ve nasıl aynı yazılarla uydurulduğunu isbat etmeleri gerekmez mi? Eğer isbat ederlerse. hülasa olarak yahut tamamına yakın Ģekilde. bu kanunnâmeden bahsedilmiyor demek. Bütün bu zikredilenler gösteriyor ki. kanunnâmedeki her müessesenin. Osmanlı devlet teĢkilâtının temelinde. baĢka yerde uzun uzadıya izah ettik. kardeĢ katli meselesi üzerinde durmak istiyoruz. kaynakları görmeden veya görenlerin araĢtırmalarını incelemeden. kardeĢ katli meselesinin burada bulunmayıĢıdır. Osmanlı Kanunnâmeleri I. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli. diğer Osmanlı tarihlerinde ve kütüphanelerimizdeki kitaplarda da mevcuttur. Ġtiraz edenler sadece kardeĢ katli meselesine değil. kardeĢ katli meselesi ile alâkalı Ģu maddedir: "ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola. bizlere düĢen en büyük vazife olacaktır. 36. sahteliğe delil göstermek ise. HeĢt BihiĢt adlı tarih kitabında kanunnâmeyi. Fâtih'e ait bu kanunnâmenin sıhhati lehindeki görüĢleri teyid etmektedir. Ebül-Feth Kanunu adıyla Kanunnâmeyi Künh'ül-Ahbâr adlı eserinde aynen nakletmesi de bu meselenin mühim delillerindendir. bu üç nüshanın da aynı zamanda ve aynı Ģekillerde. bütün kanunnâmeye itiraz ettiklerine göre. ilmî olmaktan da öte gülünçtür.

zina (hadd-i zina). 287. 34 vd. Md.D. ĠĢte unsurları teĢekkül etmeyen bu suçlara tatbik edilecek cezalara ta'zîr cezaları denir. dört Ģahidle zina yaptığı isbat edilemeyen suçluya. maddeleri arasındaki bütün hükümleri. yapabiliriz: Her hukuk sisteminde. Alderson. da bâği ( inu. maddeleri arı suçları tanzim dağıtmaya ve Mlır Dünyadaki bütün < lerle önlenmeye ( ġimdi bu tür r tih'in kanunnârr A) Bağy (Devlet* I Meselesi: KardeĢ • devlete isyan suç-' kunda. Abdülkadir. 10 vd. trılırlar. b) ġahsa karĢı iĢlenen cinayet suçlarıdır ki. 37. ancak ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zîr cezaları uygulanır. 37. sh. âlemin nizâmı. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem yani 34 Berki.. 2. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nlzâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. unsurlanmnj Ilsyan grubu teĢkili Ġmalıdır. Özcan. dinden dönmek (irtidâd) ve devlete isyan (bağy) suçlarından ibaret olan bu suçların. Meselâ. değiĢme : ittifak ed \ suçu I sindeki kart yat bu olu '• tatbikat. KardeĢ katli meselesinin Ģer'î dayanağı var mıdır? Bu sorunun cevabı. sh. cezaları kısas veya diyettir. Devlete ĠS) I bunlar Müslüman) ! maz. 5 vd. Osmanlı tatbikatı mıdır yoksa bu kanun maddesi midir? Bütün bu ve benzeri suallerin doğru cevabı nedir? Bütün bu konuları. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. önemine binâen. 1/114-117. kardeĢ katli ve bunu emreden kanun maddesinin tahlilini. 328. Ġstanbul'un 500. içki içmek (hadd-i Ģirb).. Bunlara \ Ġ âlemi korunaktır.karındaĢların nizâm-ı âlem içiin katletmek münâsibdir. 142-148.. Osmanlı Kanunnâmeleri. Baskı. sh. I. Önce Ġslâm hukukundaki suç ve cezaları görelim: Bilindiği gibi Ġslâm Hukukunda. c) Tazir suç ve cezalarıdır ki. 30-31. ĠĢte bu bölümde ülü'l-emrin tesbit ettiği veya kadı tarafından takdir edilen cezalar tatbik edilecektir. Himmet. devlete yani âlemin nizâmına karĢı iĢlenen suçları tanzim etmekte ve daha birinci . Ekseri ulemâ dahi tecviz etmiĢtir. Acaba bu maddenin mânâ ve mefhumunun Ġslâm hukukundaki izahı nasıldır? ġayet bu madde sahih ve Ġslâm Hukukuna uygun ise. Connecticut 1982. sh. Unsurlardan birisi eksik olursa had cezası tatbik edilmez. ayrı ayrı sorularım cevaplarında tartıĢalım. A. München 1967. unsurları teĢekkül ettiği takdirde.. biraz önce zikredilen had veya cinayet gruplarına girmeyen (esrar içmek gibi) yahut girdiği halde o cezaların tatbiki için gerekli unsurlara sahip olmayan (üç Ģahitle isbat edilen zina suçu gibi) suç ve cezalardır. A. sayı 33(1980-81). Biraz sonra açıklayacağımız veçhile. c. bütün bütün cezasız da bırakılmayacaktır. üç çeĢit suç ve ceza vardır: a) Had suç ve cezalarıdır. The Structure of the Ottoman Dynasty. sh. tatbik edilecek cezaları Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. Dllger. I 163. Bunlarda mühim olan. Ġstanbul 1953. Jahrhundert. c. gun idam cezalan vardır. had suç ve c tahakkuk ettiği' devlete (imama. 311 vd. ilgili maddenin de izahı demektir. Akgündüz. ı t amaçlamak: (n [cezalan. Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. ĠĢte C i umumi ı • çıkarma I .. Ancak üç Ģahitle zina yaptığı isbat edilen suçlu. herj den idamlar* yahut buna j durumu d Osmanlı S olan bağy ı mak i ar lir BĠLĠNMEYEN OSMANLI âlemin nizâmı. Konrad. günümüzdeki ifadesiyle kamu düzeni ve kamu yararı için vaz'edilen idam cezaları vardır. zina haddi tatbik edilmeyecektir. ĠÜEFTD. Osmanlı tatbikatındaki örnekler. und 16. Prop. yol kesmek (kat'-ı tarik). II. 12-13. Bu kısa mukaddimeden sonra. Hırsızlık (hadd-i sirkat). Anınla âmil olalar". Bunların da çoğu cezaları. bu kanuna ne derece uygundur? ġer'î hükümlere ters düĢen. Türk Ceza kanunun 125 ile 163. sh. unsurların teĢekkülüdür.

bazen bağy denilen had suçunun Ģartları teĢekkül etmediği halde. Ġslâm hukukunda nasıl yer aldığını ve bu hükümlerin Fâtih'in kanunnâmesindeki hükümle nasıl bağdaĢtırılabildiğini açıklamaya çalıĢalım. I. Ancak Ġslâm hukukunun hükümlerine aykırı olarak. Murad'ın kardeĢleri Halil Ve Ġbrahim. fetvalarında açıklamıĢlardır. II. Devlete isyan ettikleri an. bağy ve isyanda ısrar ederlerse. idam cezası ile cezalandırmaktadır. elbette ki Ģer'î değildir. tamamen Ģer'îdir. Yalnız bunlar Müslüman oldukları için. Ancak Ģunu da hatırlatmak istiyoruz ki. unsurlarının tahakkukuna göre değiĢir: Sultândan farklı düĢündüğü halde bir isyan grubu teĢkil etmeyen ve bir yerde toplanarak baĢ kaldırmayanlara dokunulma-malıdır. Bunlara verilen ölüm cezası bir had cezasıdır ve hikmeti de devleti yani nizâm-ı âlemi korumaktır. umumi rahatı ve nizâm-ı âlemi ihlal edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarĢi çıkarma hareketlerini (fesâd bis-sa'y). fitne. Murad'ın amcası Düzme Mustafa. devlete isyan suçu. bu tip hâdiseler teĢkil etmektedir. çoluk-çocukları esir edilmez ve malları ganimet sayılmaz. savaĢla yola getirilirler ve cezaları idamdır. ġeyhülislâmlardan bağy suçu imiĢ gibi fetva alındığı da görülmüĢtür. Murad'ın oğlu Savcı Bey. Ancak Fâtih. benzeri hükümlerle önlenmeye çalıĢılmıĢtır. Meselâ Yavuz Sultân Selim'in. Murad'ın kardeĢi Mustafa. Osmanlı tarihindeki kardeĢ katilleri ve idamların yarıya yakınının. Bağy suçunun cezaları. mevcut hükümete ve PadiĢaha karĢı Müslümanlardan bir veya bir kaç kiĢi isyan etmeleri ve hükümetin emirlerine itaat etmemelerinden ibarettir. fesad. Biraz önce açıkladığımız gibi. her zaman nazariyatı takip etmemiĢ. Ancak fitneyi teskin için idamdan hafif cezalar yeterli ise. devlete (imama. bir had cezası olan bağy suçuna sokulduğunu verilen fetvalardan anlıyoruz.maddesinde devletin toprağı ve bağımsızlığını dağıtmaya ve bölmeye ma'tuf bütün hareketleri. malları gasp ve devlet iĢlerini engelleme gibi halleri. BeĢikteki bir bebeğin öldürülmesini. Aksini kim iddia edebilir ki? Osmanlı Devletinde devlete isyan suçunun cezası olarak ortaya çıkan öldürme vak'alarından bazıları Ģunlardır: Osman Bey'in Amcası Dündar Bey (Hâdise kesin değildir). hareket. Propaganda yaparlarsa ikaz edilirler. ġimdi bu tür hükümlerin. Bağy suçunun unsurları. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu. kanunnâmesinde böyle bir durumu da emretmemektedir. ileri giderlerse ta'zîr cezaları ile cezalandırılırlar. devlete isyan suçları. Ġslâm hukukunda. padiĢahın meĢru emirlerine yapılan her çeĢit itaatsizliği. kuvvet kullanarak iktidarı ele geçirmeyi amaçlamak (muğâlebe) ve açık bir isyan kasdı içinde bulunmaktır. II. Netice olarak bağy suçunu iĢleyen PadiĢahın kardeĢi de olsa. birisi ġi'îlerle ve bir diğeri de eĢkiya ile ittifak ederek Devlete isyan eden ve bağy suçunda aranan Ģartlara uygun bir Ģekilde bu suçu iĢleyen kardeĢlerine karĢı olan tutumu. insanları kati. Kanunî'nin oğlu ġehzade Mustafa hakkındaki fetvalar buna misâl teĢkil etmektedir. . bağy saymıĢlardır". Ģartlar teĢekkül etmeden idamlar verilmiĢtir. gereken cezayı vermek. Dünyadaki bütün ceza hukuku sistemlerinde de. I. çok geniĢ mânâlar vermiĢlerdir. eğer suçun unsurları tahakkuk etmiĢse. bunlar tatbik olunmalıdır. idam olunurlar. Mülteka ve benzen fıkıh kitaplarına göre. Müslümanlar. Ancak nazariyat bu olmakla beraber ve söz konusu madde bu Ģekilde tefsir edilebilmekle birlikte. ĠĢte Osmanlı hukukçuları. elbette ki Ģer'îdir. Fâtih'in kanun maddesindeki kardeĢ katlinin birinci grubunu. Ģunun-bunun tahrikiyle unsurları tam teĢekkül etmeden insanları dünyevî saltanat uğruna idam etmek. Meselâ PadiĢah'ın meĢru emirlerine karĢı her nevi itaatsizliği ve umumi rahatı (nizâm -ı âlemi) ihlal edecek her çeĢit kıyam. tatbikat. bağy suçu kabul etmiĢ ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmıĢlardır. her hukuk nizâmında bulunan devlete isyan suçudur. Mülteka'yı Ģerheden âlimler. araya giren jurnalcilerin ve yalancı Ģahitlerin beyanıyla. A) Bağy (Devlete Ġsyan) Suçunun Tatbiki Sonucu KardeĢlerin Katledilme Meselesi: KardeĢ katli meselesinin birinci Ģer'î dayanağı. bağilerin cinayetleri hakkında. ġurası dikkat çekicidir ki. elbette ki müdafaa etmek yahut buna uyuyor demek de mümkün değildir. kanuna rağmen. Bu konuda BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivinde bulunan Ģu belgenin izahları enteresandır: 82 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ "Buğat yani âsiler ise. Ģer'î hüküm değiĢmeyecektir. had suç ve cezaları arasında yer alan bağy adı altında düzenlenmiĢ ve unsurları tahakkuk ettiği takdirde idam cezası ile cezalandırılmıĢtır. Ġsyan eden PadiĢahın kardeĢi de olsa. sultana) karĢı ayaklanmak.

genel ahlâk.•¦¦ bulunanlar için de aynının.. md. kanunun ve fıkıhçıların vaz'ettiği siyâseten kati prensibinin hatası değil.. Hanefi hukukçulara göre. elbette ki kötüdür ve yapanlar da manen mes'uldürler.). konuyla alakalı fıkhî malumatı. Önce Hanefi fıkı' izahlarını özetleyerek bir özetleme yapıyor "Ta'zir. ulûl-emr tarafından tesbit edilir. Fâtih'in Kanunnâmesindeki hüküm ise. bazı safdillerin. hülasa eliyle ve dMjA| ile vazgeçmeyen bir* Cevap: tasdik ediyorsa. Aynı Ģekilde fiilen isyan etmese bile isyana hazırlandığı her halinden belli olan bir insanın. Dede Efendi'nin Siyâsetname'sînden naklettiğimizden. Üzülerek ifade edeyim • Siyâsetname'sindr olduğu ve onun da U. Osmanlı Kanunnâmelerinde bulununca. bu. bâği olarak kabul edip idam ettirmek mümkün değildir. Delilsiz ve. Ancak unsurları tam teĢekkül etmese de. Türk Ceza kanununda bulununca adalet oluyor da. fıkıh kitaplarında aranan fesadın kuvvetle muhtemel olması yani nizâm-ı âlem Ģartına uymadan. PadiĢahın keyfî adam öldürmesi mi oluyor? Böyle bir iddia çifte standartlılık olur. kamu düzenini (maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem) bozan bazı hareket ve fiiller. ulûlemr tarafından ta'zîr yoluyla ve idam cezasıyla cezalandırılamaz mı? Hanefi ve Hanbelî hukukçularının çoğunluğu.. Ancak bu. sırf keyfî ve menfaati için böyle bir yola baĢ vuruyorsa. Bu suiistimal. hiç suç değildir anlamına alınmamalıdır. Böylesine bir çirkef iĢi âdet haline getiren insanın. OD "NIzâriHĠ kati ve lı yola girm*... olsa bile onun fetvasının ne değer ifade edeceği Ģeklindeki yorumlarına Ģahit olduk ve üzüldük. fıkıh kitaplarında aranan Ģartlar gerçekleĢmeden infaz edilen idam kararları maalesef olmuĢtur. Ancak bugün aynı madde suiistimal edilerek bazen masumların canları yakıldığı gibi. Halbuki Dede Efendi. siyâseten kati fesad çıkaranlar.Yavuz Sultân Selim'in kardeĢleri Korkut ve Ahmed. had cezasını gerektiren bir zina suçu değildir. ta'zîr yoluyla idam edilebileceğini. Üzülerek ifade edeyim ki. fesada sa'y edenleri men' ve maslahat-i âmme tabirleriyle ifade edilen durum. B) Siyâseten Katl=Ta'zîr Bil-Katl: Bu konunun giriĢinde açıkladığımız gibi. ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in "ekseri ulema tecviz etmiĢlerdir" diyerek ifade ettiği durum budur. fıkıh kitaplarındaki ifadelere uygundur. kati ıi> nefi hukukçularını: imâm yani ülü'l-c! verme esasını. kararı ve yargı. . Hanefi hukukçuların çoğunluğu kabul etmektedir. âdâb ve kamu düzeni icabı ta'zir yoluyla idam edilebileceğini Ġslâm hukukçuları kabul etmiĢlerdir. Osmanlı tarihi boyunca da. ġimdi bu hüküm. âmme maslahatı ve âlemin nizâmı düĢünülerek. bu görüĢün Dede Efendi'ye ait olduğu ve onun da böyle bir fetvaya yetkili olmadığı. ta'zîr yoluyla idam cezasının verilebileceğini kabul etmiĢlerdir ki. H. de Osmanlı kanunnıtr Ġbn-i Abldif' maktadır: "Soruldu: Fewt{ fitne uyandıran. Bu suçun cezası. Meselâ. belki Ģer'i bir hükmün suiistimalidir ve iĢlenen bir günahdır. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem. bugün devletin birlik ve beraberliği olarak ifade olunmakta ve bunun aleyhinde harekette bulunanlar.. livâta suçu. Bu sebeple konuyu biraz daha derinlemesine tahkik etmek ve uygulama örneklerinden bazılarını takdim etmek istiyoruz. Bu suiistirr Kanunnâmesindeki h. fesadın tahakkuku hususunda kesin delillerin bulunması icabeder. o meselede sadece fukahanın görüĢlerini nakletmektedir. buna siyâseten kati denmektedir. Eğer bir fâsık. k ĠĢte bu vt| teker teker ı Ģöyledir: "Nizâm-ı n lemedikleri vaki hakkının tatbMlj da Ģart o [emdir Bir i âlem Ġçin. 125 vd. Kanunî Sultân Süleyman'ın oğlu Bâyezid ve bunun beĢ oğlu. maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem gerektirdiği takdirde. bağy suçunun unsurları tahakkuk etmediği takdirde. idam cezası ile mahkûm edilmektedir (TCK. ifade edeceği Ģeklindeki< meselede sadece fut derinlemesine tahkik ruz.. Ancak bunun için de.| lâmlarınınft BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 talarĢı Sırlan unun isen ia l»cı olmuĢtur. saltanat aleyhinde olanları. Yani had cezası olarak idam cezası tatbik edilmez. ..

Zira vukuundan evvel def'-i fesâd. dükkân soyanlar. Dürer ve Gurer". Zeyd'in âdet-i müstemirresi sâ'î bil-fesâd olduğu Ģer'an sabit olub ve ibadullaha mazarratı icabeder mevâdd-ı münkerâtın dahi kendüden sudun tevâtüren isbât olundukda. kati ile de olabilir. Bir bld'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için. kısaca idam edilmesinde âmme maslahatı bulunanlar için de aynı hükümler geçerlidir". Zira onlar siyâseti daha iyi bilirler. . Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak. hem bütün fıkıh kitapları ve hem de Osmanlı kanunnameleri kaydetmektedirler. Bütün bunlardan anlaĢılmaktadır ki. imâm yani ülü'l-emr suçluyu katledebilir. nefy. Osmanlı ġeyhülislâmlarına ait fetvalardan sadece birini kaydededlim: "Bu mes'ele beyânında Eimme-i Hanefiyeden cevâb ne veçhiledir ki. cemiyetin nizâmını bozarak fesad çıkaranlar. Harrereh'ul-Fakîr Hacı Muhammed El-Müfti Bi Harpud-Ufiye Anhu. . te'dîb. 84 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYE!. Bunlara benzer arĢivlerimizde çok sayıda fetva vardır. bâtıl yollarla insanların mallarını zabtetmeye gayret eden insanların canlarına kıyan ve hülasa eliyle ve diliyle Müslümanları her zaman rahatsız edip de bu huyundan da idam dıĢında hiç bir ceza ile vazgeçmeyen bir adamın hükmü nedir? Cevap: Böyle olduğu kesin ise ve yalan söylemeleri mümkün olmayacak kadar çok Müslüman da bunu tasdik ediyorsa. Kaynak teĢkil eden ibarelerin tercümesi: "Kim bunu âdet haline getirirse. "Ta'zir Yoluyla Kati" baĢlığı altında bakınız ne güzel bir özetleme yapıyor: "Ta'zir. Osmanlı tatbikatının hep Ģer'î hükümlere uygun cereyan ettiğini söylemek safdillik olur. "Nizâm-ı âlem için Ģer ve fesadını defetmek üzere. ehl-i fesadı darb. "Gayr-i meĢru ĠĢlerin kati ve idam cezası ile define. imam (sultan) ve hulefâsı daha evlâdır. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. ta'zir yoluyla idam cezası verme esasını. fitne ve fesada teĢvik edenler. Ancak meselenin hukukî yönünü ortaya koymak için bunları da nakletmek durumundayız. Delilsiz ve mesnedsiz bazı iddiaların aksine. bütün bu cezalar. emr-i veliyyül-emr munzam ise. ġimdi de aynı mes'eleyi fıkıh kitaplarındaki Ģartlara göre tanzim eden. zâlimler ve fesad çıkaranlara yardımcı olanlar. Zira o yeryüzünde fesad için sa'y etmektedir. Kati ile Ģerri def edilir. bu uygulamaya siyâseten kati demektedirler. s Ġbn-i Abidin'in Ģu fetvası da bu meseleyi gayet açık bir Ģekilde vuzuha kavuĢturmaktadır: "Soruldu: Fesad çıkaran.. Vecîhüddin'in MeĢârık'ul-Envâr Ģerhinden". Osmanlı ġeyhülislâmlarının fetvalarından anlaĢılan da budur". Ġbn-i Teymiyye'nin Es-Sârim'ül-Meslûl adlı eserinde gördüm ki. Âmme maslahatı gerektirdiği takdirde. âlet-i câriha dıĢında adam öldürme ve benzeri suçlar tekerrür ettiğinde. ĠĢte bu ve benzeri fıkıh kitaplarındaki Ģer'î hükümleri nakleden ve kaynaklarını da teker teker gösteren Dede Efendi'nin Siyâsetnâme tercümesinden bazı parçalar Ģöyledir: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan. diyor: Hanefi hukukçularına göre. siyaseten katlin de belli Ģartları ve Ģer'î hükümleri mevcuttur. yeryüzünde fesad için koĢuĢturan...Önce Hanefi fıkıhçılarının son zamandaki en meĢhurlarından olan Ġbn-i Abidin'in izahlarını özetleyerek zikredelim. livâta. idam edilir. El-Cevâb: MeĢrû'dur. kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Zeyd-i müfsid-i merkumun vech-i arzdan izâlesiyçün katli meĢru' mudur? Beyân buyurula. bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi. o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Bütün yazılanlara ve nakledilenlere rağmen. jurnalcilik yapan. tek kiĢinin veya yalancıların jurnali ile bu yola girmek caiz değildir. Hz. ancak mahkeme kararı ve yargılamadan sonra mümkün olduğunu da. kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. insanlar arasında Ģer ve fitne uyandıran. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerîr ve müttehem olması da Ģart değildir. vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Soyguncular. tağrîb. katledilir ve Ģerrini Allah'ın kullarından def ettiği için vesile olana sevap ve mükâfat verilir". Fesada gayret ettiği ve sebep olduğu Ģer'an sabit olmalıdır. hapis ve hatta kati ve idam tarzında ta'zir yoluyla cezalandırmak meĢru ise de. Peygamber ve ashabının tatbikatına hamleden Hanefî hukukçular. yol kesenler.

ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?" Ģeklindeki sözünü. Fâtih'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle Uzun Hasan üzerine giderken. bunun kimlere yarayacağının ve i'lây-ı kelimetullâh hizmetinin nasıl sekteye uğrayacağının çok iyi farkında idiler. Lem'alar. nr. Ayrıca "emr-i veliyy'ülemr ile katl"den kasıt. ĠĢte onlar. sh. uygulamada suiistimal yapılsa bile. as "Mücrim oKlti madan. vrk. Netice olarak. bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler. sh. Siyâsetname. önemli bir I pa'nın 20. 358/a vd. Bu ne demektir? Konuyu tarih ilmi ve devlet siyâseti açısından değerlendiren bir araĢtırmacının görüĢlerini özetleyerek bitirelim: Osmanlı Devleti'ni tehdid eden en büyük tehlike. mahkeme kararı olmadan ve yargılama yapılmadan sırf saltanat ve dünyevi menfaat uğruna PadiĢahın adam öldürmesi olarak anlayanlar. Zira nizâm-ı âlem içün siyâseten katlin. hem fıkıh kitaplarında ve hem de fetvalarda uygulanması için "Ģer'an sabit" olması yani Ġslâm muhakeme usulü kaidelerine göre yargılanıp suçun sabit görülmesi Ģartının tahakkuku aranmaktadır. 38. kardeĢ katli meselesini.709. ilây-ı kelimetullâhın en büyük temsilcisi kabul etmiĢlerdir. Reddu'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr I-VI. ġeyhülislâmdan aldıkları fetvalarla. sadece mahkeme kararının yeterli görülmemesi ve bu tip cezaların infazında veliyy'ülemrin yani Sultânın tasdikinin de Ģart koĢulmasıdır. Bazan Ģer'î esasın tatbikinde. Mısır 1967. YEE. cihâd sevabına nail olub. 337-338 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 85 »ġerri I ıslar tatbiki tarzında değerlendirmek icabeder. yabancılara sığınan Ģehzade veya diğer hanedan mensuplarının. sh. araya giren jurnalcilerin te'siriyle hata etmiĢ olabilirler. 50-51. bu manayı nerden çıkardıklarını isbat etmek zorundadırlar. "Bu hanedanın maksad-ı a'lâsı. ġeyh Mehmed Arif. Peygamber'in senasına mazhar olan Fâtih. Tere. IV. 6. yargılama konusunda Avrupa'nın 20. Ġstanbul Fâtih'i: "valide. c. sancaktujl j adamları mücrim H veya müfettiĢ t örf te'addidir ¦ para cezası 1 Fıkıh! muhterem I verilmemiĢtir" ( Eğer bundan. bir çok idam hadiselerinde bu esaslara ri'âyet edilmemiĢ ve jurnalcilerin tahriki ile nice zulümlere sebep olunmuĢtur. Ġbn-i Âbldin. Ġslâm dinini dünyanın her tarafına yaymayı gaye edinen. Sözler Yayınevi. 3209. 62-65. tahtın mirasçısı olduklarını iddia etmeleri ve baĢta Bizans ve Ġran olmak üzere. keyfî iradeyi hâkim kılmak Ģeklinde değil. Ancak ister PadiĢahların kardeĢlerini. Ancak kendilerini. Osmanlı Devleti'nde mahkemeden ilâm ve ġeyhülislâmdan fetva alınmadan idam cezasının uygulanmadığını arĢivlerden öğ reniyoruz35. böyle bir duruma fırsat vermemek için. asırda ulaĢtığı seviyeyi göstermektedir: . sh. bizim davamız kuru kavga değildir" Ģeklinde cevablandirmiĢtir. nr. BA. ülkenin parçalanıp. 1/707. seyf-i islâm bizim elimizde. Osmanlı sultanları ve bilhassa Hz. Bir kısım tarihçiler. nr. 25-35 . bu manayı j içün siyaseten I tehlikeye rinden dolayı ı larda uygulan göre yargılanıl veliyy'ülemrilei cezaların infaz. Ġstanbul 1995. Süleymaniye kütp. keyfe mâyeĢâ hareket edemediklerini. Mecma'ül-Enhür. Esad Efendi. Bu da önemli bir husustur. Netice olarak. Nuruosmanlye kütp. vatanın ve devletin birliğini tehlikeye sokacak ve emniyet ve asayiĢi altüst edecek kimselerin fesada sa'y etmelerinden dolayı verilecek bir idam cezası olduğu. kardeĢlerini bile feda etmiĢlerdir.1 35 Konuyla ilgili bazı fetvalar. fetvasını v yen Hoca! veyahut > kimselere 39. Allah'ın rızâsını tahsilden baĢka gayemiz yoktur. isterse de sadrazamlarını katletmede. "validem" diye hitâb ettiği bu Akkoyunlu hükümdarının anası Sara Hâtun'a verdiği cevap çok manidardır. düĢman ülkelerin de bu fırsattan yararlanmak arzusudur. Kanunnâmelerde yer alan Ģu ifade. Bediüzzaman Said Nursi. 1888. nizâm-ı âlemi devam ettirmek için Ģer'î hükümlerin tatbiki tarzında idamla cezaland Netice otodan sırf saltan» ( yanlar. I nunnamelerdtl "ehven-lĢarl mânâyı ve Osmanlı it hukuk niz araĢtırmacı/ fetvası.. 14-1540.Ne acıdır ki. Trabzon üzerine giderken yollarda her türlü zahmete göğüs geren ve bazan atından inip yaya yürümek zorunda kalan Fâtih'e Sara Hâtun'un "Oğul. Vatana ihanet suçunun her hukuk nizâmında idamla cezalandırıldığını da unutmamak gerekir. ilây-ı kelimetullâh'dır" ifâdesi de Fâtih'e aittir. Damad. "siyâseten kati"i.

onun kadıları ve ġeyhülislâmları. en az bizim kadar Ġslâm'a ve onun hukuk nizâmının kaynakları olan fıkıh kitaplarına hürmet duyan insanlardır. "ehven-i Ģer ihtiyar olunur" kaidesine uyularak yapılmıĢtır. gayrın müdâhelesini reddir". Osmanlı tarihçilerinin saltanat uğruna öldürülen ilk insan olarak tesbitleri doğrudur. Değerli araĢtırmacı Abdülkadir Özcan'ın yerinde tesbitleri gibi. Ancak saltanat iddiasına kalkıĢmadan evvel idam edilmiĢse. Ve cezası idamdır. Ġsterseniz Bediüzzaman'ın tesbitlerini tekrar ettikten sonra bazılarına beraberce bir göz atalım: "Hâkimiyetin en esaslı hâssası istiklâldir. doğrusu biz de tesbit edemedik. Eğer bundan. Bunun cezası. b) Yıldırım Bâyezid devrinde ilk defa siyâseten kati veya Ģayet siyâseten katlin Ģartları gerçekleĢmemiĢse ki bunu tam olarak bilmiyoruz. Bazı araĢtırmacılar. PadiĢahın keyfî adam asması kasdediliyorsa. ayrıca kendi oğlu Savcı Beyi de. Zira Orhan Bey'in kardeĢleri Halil ve Ġbrahim'in PadiĢaha isyan ettikleri ve saltanat mücadelesine giriĢtikleri bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunda idam cezasıdır.o takdirde bir nevi zulüm yaĢanmıĢtır. Demek. ġehzade isyanlarının ve Ģehzadeler arasındaki saltanat mücadelelerinin Osmanlı tarihinde önemli bir yer iĢgal ettiğini bilmeyen yoktur. siyâseten çok idamların icra edildiğini ve bu fiillerin ehliyetsiz bir kısım fakih ve kadılar tarafından meĢruiyet kalıbına sokulduğunu. henüz herhangi bir isyana yahut saltanat kavgasına giriĢmeyen kardeĢi Ya'kub'u. ceza uygulayamazlar". Yapılan suiistimaller dahi. Çok PadiĢahlar. Fıkıh kitaplarında yapılan bu açık izahlara ve Ģer'î hükümlere rağmen. infirâddır. nazariyata uygun yürümüĢ müdür? Bu soruya cevap verebilmek için bazı önemli tatbikat örneklerini incelemek icab etmektedir. bu sözlerini ġeyhülislâmlık veyahut kazaskerlik gibi fetva ve kaza makamının en yüksek makamlarında bulunmuĢ kimseler olarak söylemektedirler. ġunu unutmayalım ki. tarih bize göstermektedir. Kendüler mahall-i töhmet ve adamları mücrim ve müstahakk-ı ikâb olur. Hem kasdedilen bu menfi mânâyı ve hem de suiistimalleri tasvip etmek mümkün değildir. hakiki hâkimiyetin en esaslı hâssası ve infikâk kabul etmez bir lâzımı ve daimî bir muktezâsı. Ve her mücrim-i müttehemin cerimesi kâdî-i vilâyet katında veya müfettiĢ huzurunda sabit ve zahir olub ehl-i örfe teslim etmedin dutub siyâset eylemek hılâf-ı Ģer1 ve örf te'addîdir = Suçlu yargılanmadan veya kendisine isnâd edilen suçlar hukuken sabit olmadan. ileride saltanat iddiasına kalkıĢmasın diye kati ettirmiĢtir. Her Ģeyden önce Ģunu tebellür ettirmekte yarar vardır. âciz insanlarda dahi istiklâliyetini muhafaza etmek için. Ancak tatbikatta suiistimallerin yapıldığını. Bir Ģehzadenin. 39. Orhan Bey. kadıların kararı ve PadiĢahın tasdikiyle icra edilen siyâseten kati cezalarının fetvasını veren. Hatta hâkimiyetin zayıf bir gölgesi. bir kısım muhterem insanların "1400 yıllık tarihimizde yazılan fıkıh kitaplarının hiç birinde böyle fetva verilmemiĢtir" diyebilmeleri. gayrın müdâhelesini Ģiddetle reddeder ve 86 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠl ĠNMFYEN Cf ¦ kendi vazifesine baĢkasının karıĢmasına müsaade etmez. bu redd-i müdâhele haysiyetiyle ma'sum evlâtlarını ve sevdiği kardeĢlerini merhametsizce kesmiĢler. neyin verdiği cesarettir. yetkililer para cezası alarak salıveremezler. bizzat kendisine isyan ettiği ve ordu toplayarak babası ile savaĢmaya bile cesaret ettiği için idam ettirmiĢtir. Orhan Bey istemese dahi."Mücrim olan kimesne teftiĢ olunmadan veyahud üzerine zahir olan Ģenâyi1 Ģer'le ve örfle yerine varmadan. Hatta Bizans veliahdı Andronikos ile dahi babası aleyhine ittifak kurduğunu tarih kitapları kaydetmektedir. istiklâldir. . böyle bir Ģeyden ne kanunnamelerde ve ne de fıkıh kitaplarında bahsedilmemiĢtir. infirâddır. Osmanlı devleti. sultanlığını ilân etmiĢ bir diğer Ģehzadeye karĢı gelmesi ve saltanat iddia etmesi. Zira Yıldırım Bâyezid. ġimdi bu gözlükle hâdiselere bakalım: a) Orhan Bey zamanında üç idam hâdisesi yaĢanmıĢtır. Ġsyan sonucunda katledilmiĢlerdir ve siyâseten kati ile hiç bir münasebeti yoktur. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat. çevresinin tahriki ile. tamamen bir bağy suçu mahiyetindedir. kararını yazan yahut en azından "nizâm-ı âlem içün öldürüldü" diyen Hoca Sa'deddin Efendiler. ya siyâseten kati yani fesadın kuvvetle muhtemel olmasından dolayı nizâm-ı âlem içün yahut zulmen idam edilmiĢtir. Bostan-Zâde Yahya Efendiler. sancakbeği ve subaĢı ve adamları nesne alub salıvermek memnû'dur. ġeyhülislâm veya diğer kadıların fetvası. Bunların her üçü de had cezası mahiyetinde yani bağy devlete isyan suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢlerdir.

kendisini tahttan indirmeye azmettiği ve PadiĢah olmak isteği ile isyan ettiği Ģayiasına inanarak. rakipsiz sultan olduğu için. Ġran'a iltica eden Bâyezid. e) Yavuz Sultân Selim. II. hem kararı veren kadının ve hem de bunları tasdik edip icrası için emir veren Kanunî'nin.^ Ij lere ı siyâseten 1 istemese i kısım uyı ri ulemj yulmak k Kanuı tadır. ordu toplayarak kardeĢi Selim'in üzerine yürüdü. Ancak bu meselede hem fetvayı veren müftünün. Neticede yakalanarak.! BĠLĠNMEYEN OSMANLI 87 pilim Ġn Km fena tayrıca bu mevzuda Osmanlı'nın can düĢmanı olan Safevî devleti ile de ittifak kurmuĢtur. Yani bu dönemde de.-de Mustafa cezası olara? kararı veren ¦ yanıldıkları \ Diğer trtrî oğlu olani saltanat hu ordu l iltica eden I nun had ctıui yukarıda z III. Bunların idamlarında siyâseten kati söz konusu değildir. f) Kanunî Sultân Süleyman. iki kardeĢini. 1558 yılına kadar iyi geçindikleri halde. ayrıca bu w:-tur. Netoiv p olmamıĢtır. Diğer bir hazin tablo da ġehzade Bayezid'in idamında yaĢanmıĢtır. Bu hareketi isyan kabul edildi. Osmanlı tarihçilerinin tesbiti doğrudur. bâğî vasfıyla ġehzade Mustafa'yı idama mahkûm eylemiĢtir. Aradaki jurnalcilerin tahriki ile ġehzade Bâyezid. Karısı Hürrem Sultân ve çevresinin tahriki ile. kendi çocuklarının idamına karar veren bahtsız PadiĢahlardandır. u-zun süren saltanat mücadelesine giriĢmiĢ ve hatta Osmanlı ülkesinin Bizans ile paylaĢılmasını da göze alarak imparator Manuel ile gizli ittifak dahi kurmuĢtur. kardeĢi Selim'e teslim . Düzmece Mustafa). Ancak Kanunî.hukukî cihetini bilmediklerinden bunu tenkid etmiĢlerdir. Diğer kardeĢi Ahmed ise. kardeĢleri Ġsa Çelebi ile Musa Çelebi'yi kendisine isyan ettikleri ve hatta saltanat için orduları karĢı karĢıya geldiği için bağy suçunun had cezası olan idam cezası ile cezalandırmıĢtır. Ancak I darıdır. topladığı ordu ile PadiĢah'a isyan etmiĢ ve sonunda yakalanarak cezası olan idama Ģer'an mahkum edilmiĢtir. siyâseten kati cezası mevcut değildir. ilerde fesada sebep olur korkusuyla siyâseten kati yoluyla idam ettirilmiĢtir. Murad'ın küçük kardeĢi Mustafa Çelebi de. Uzun mücadelelerden sonra yakalanarak bâği muamelesi görmüĢ ve idam edilmiĢtir. Zira daha önceki idamlar had cezasıdır ve bağy suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢtir. bu tarihten sonra saltanat hırsıyla araları bozulmuĢtur. sızca ya h)I. had cezası olan idam cezasıyla cezalandırmıĢtır. kardeĢ katli mevzu bahis olmamıĢtır. d) Fâtih'in babası II. kendisine isyan ettikleri ve bâğî oldukları için. Bu ise. Bu bir had cezasıdır. görünürde bağy suçunun cezası olarak had cezasıdır. sadece saltanat mücadelesine kalkıĢmamıĢ. KarıĢ mettiği ve P. yanıldıkları veya yanıltıldıkları bir vâkı'adır. Murad'ın amcası Mustafa Çelebi (II. c) Osmanlı Devleti'nin en karıĢık devresi olan Fetret Devrinde. Bu idam kararı. Gerçekten Sultân Korkut. sonradan ortaya çıkan kardeĢi Mustafa Çelebi için de geçerlidir. had cezası olan idam cezasına çarptırılmıĢtır. Kanunî'nin iki oğlu olan Selim ve Bâyezid. Karamanoğulları ve Germiyanoğullarının tahrikiyle Bursa'ya yürümüĢ ve had cezası olarak idam edilmiĢtir. Aynı Ģey. Mehmed Çelebi.ı amûd-ı ı kabul edlln ailenin kardeĢ I azaltmıĢtır.

Mehmed. Murad vefat ettiğinde ġehzade Mehmed dıĢındaki bütün evlâdının vefat ettiğini ve bu arada ġehzade Ahmed'in de Amasya'da vali bulunduğu sırada öldüğünü yazmaktadır ki. Mehmed'in tahta çıkmasından kısa bir zaman sonra kati olunduğu kaydedilmektedir. Ancak diğer Ģehzade katilleri gibi. Zira Kantemir gibi yabancı tarihçiler dahi. 36 Berki. siyaseten kati müessesesine yani Fâtih'in Kanunnâmesinde "ekseri ulemâ tecviz etmiĢdür" dediği usule uygundur ve fıkıh kitaplarında Ģartlarına u-yulmak kaydıyla açıklanmıĢtır.. Artık amûd-ı nesebî yani Osmanlı sülalesinden en büyük olanının padiĢah yapılması usulü kabul edilmiĢtir. sh. tamamen Ģer'î hükümlere uygun olarak bağy suçunun had cezasını tatbik etmekten ibarettir ve bunlara siyaseten kati demek hatalıdır ve meseleyi bilmemekten ileri gelmektedir. Mehmed. Ayrıca Babinger'in altı ya da sekiz aylık olduğu konusundaki beyanı dıĢında. Osmanlı kaynaklarının bir kısmında Sultân Murâd'ın Ġsfendiyar Bey torunu Hatice Hâlime Hatun'dan doğma Ahmed isimli bir Ģehzadesi olduğu ve yaĢı küçük olan bu Ģehzadenin II. sh. ġehzade Ahmed'i haksız olarak katleden Evrenos-zâde Ali Bey olduğunu ve bu sebeple Fâtih tarafından idam ettirildiğini kaydetmektedirler. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. sh. ĠĢte görüldüğü gibi tatbikattaki durum farklıdır. 287. Bu son eser.. kardeĢ katli hadisesini tamamen ortadan kaldıramamıĢsa da. Zira asıl haksızca yapılanlar bunlardır. Aktan. Tevârih-i Al-i Osman. olayı doğrulamakla beraber. Ankara 1978. "Osmanlı Hanedanı Ġçinde Saltanat Mücadelesi ve KardeĢ Katli". Ģehzadeleri bulunmasına rağmen. Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nizâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". Jahrhundert. Ahmed devrinde saltanat usûlünde ciddî bir değiĢiklik mevzubahistir. Bu hâdiseyle alakalı örnek fetvaları yukarıda zikretmiĢtik. The Structure of the Ottoman Dynasty. Aydın.328. ġayet vâki ise. II. 5 vd. sh. 37. I. sh. Murad devrindeki olayları yerinde inceleyeceğiz.. I. Bir diğer grup ise. Bizans'ın Ģehzadeleri kullanarak Osmanlı Devleti'ni yıkma planları herkesçe bilinmektedir ve fetret devri de canlı Ģahitlerle doludur. Ġkinci olarak. c. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? Burada meseleye değiĢik yönlerden bakmak gerekir: Evvela. Defter. München 1967. Ġstanbul'un 500. Zira PadiĢah istemese de bu ceza mukadderdir. bu zamana kadar yapılan en kapsamlı çalıĢmadır. II. Murâd'ın vefatından sonra. Osmanlı Devletinin KuruluĢ Döneminde Hükümranlık Kurumunun GeliĢmesi ve Saray Hayatı-TeĢkilatı. sh. Connecticut 1982. Md. 184 vd. Dilger. II. 8. A. Gerçekten I. Elbette ki bu uygulamalar. Namık Kemal de. 10 vd. yukarıda anlatılan hükümler. sh. fıkıh kitaplarında da tecvîz edilen siyaseten katle uymaktadır. c. sayı 10 (Ekim 1987). Bu hadisenin meydana geldiği Ģüphelidir. und 16. Alderson. Böyle bir zulme. Türk Dünyası Tarih Dergisi. 30-31. h) I. 1/114-117. 12-13. Bu kaide.. bu ihtimalin doğru olması halinde. 142-148. gayr-ı meĢrû'dur. ailenin en büyük ferdi olan amcaları ġehzade Mustafa tahta geçirilmiĢtir. Ġstanbul 1953. 34 vd. Himmet. Fâtih için de geçerlidir. Fâtih Sultân Mehmed'in razı olamayacağını ısrarla savunmaktadır. Baskı. Ģehzade Ahmed'in kati edildiği iddiasını sadece bir iftiradan ibaret görmektedir. sh. Bir kısmı. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. Akgündüz. çok büyük sıkıntılar içinde tahta geçmiĢtir. Üçüncü olarak. Mehmed ve III. Abdülkadir. Bazı kaynaklar da.edilince. Ali. Osmanlı Kanunnâmeleri. ĠÜEFTD. Ancak hangi gruba girmektedir? Bunun tesbit edilmesi gerekir. sn. Taneri. kaynaklarda mevcut değildir. babası II. henüz bebek iken öldürülme iddiaları da ortadan kalkar. yaĢının ne kadar olduğu da kesin değildir. . Devlete isyan edenin cezası elbette ki idamdır. Ahmed vefat edince. 88 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 40. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. A.. sayı 33 (1980-81). 129. Bir kısım uygulama ise. Akman. Konrad. Ebüssuud'un fetvasıyla bağy suçunun had cezası olan idam cezasına mahkûm edildi. 2.D. gevĢetmiĢ ve son derece azaltmıĢtır. Özcan. 311 vd. ayrıntılı bilgiler. Nitekim Fâtih'in PadiĢah olması üzerine. ne Ģer'î hükümlere ve ne de Fâtih'in Kanunnâmesinde ifade ettiği. 36 Ġbn-i Kemal. III. Fâtih'in Kanunnâmesi de bunu emretmemektedir36.

sanki Ģehzadelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması için kullanıldığını bilmiyormuĢ gibi. Fâtih Sultân Mehmed.". ne derece gerçekleĢtiğini bilmiyoruz. ĠĢte böylesine bir dönemde. Ģartlan tahakkuk etmeyen bir cezayı tatbik edeceğine de ihtimal vermiyoruz. Belki nizâm-ı âlem için siyâseten kati müessesesine girmektedir. Konuyu daha ayrıntılı olarak görelim ve 1. aynı zamanda II. Tahta çıktığında. yaĢının ne kadar olduğu belli olmayan ve ama küçük yaĢta bulunduğu kesin olan ġehzade Ahmed'i. Eğer bir kusur iĢlenmiĢ ise. isyan tahakkuk etmediğinden. sh. Ġslâm ceza hukukunu ve bu ilahî nizâmın Osmanlı Devleti'ndeki tatbikat Ģeklini. yeterince ı faslı. Ģartları ruz. Yavuz ve Kanunî'ye ait Umumî Kanunnâmelerin de 1. Sultân Ffitilll ceza hukuku I söylenmektedir. I Bizim Osmanlı! nunnâme neĢredilm^J ve itiraz edilen nunnâmeden nak Kanunnâmelerin de: Bizans Ceza Kanun ve Berkes gibi. Bu doğru mudur? Bizim Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizde. I. devlete isyan suçuna teĢebbüs etmeden. 140. Peygamber'in medhine layık olmuĢ bir padiĢahı hunharlıkla suçlamak ve hele bu konuda Bizans Ġmparatorları ile birlikte hareket eden Bizans tarihçilerini onaylamak mümkün değildir. i Ģeklini. bunu savunmanın manası yoktur. kendi koyduğu kanunun nizâm-ı âlem için fesada sa'y ihtimalinin bulunması sebebiyle siyâseten kati müessesesini ilk defa kendisi tatbik etmiĢ ve küçük kardeĢi Ahmed'i kati ettirmiĢti. Önemle ifade <-inanmak istemiyoruz. ceza hukukuna aittir ve daha ziyade ta'zîr cezalarını tanzim etmektedir. Ben sana ne talimat verirsem.^ olmadan böyle bire 41. had ve kısas cezalarını uygulamak için gerekli unsurlar bulunmadığı zaman. 37 Pala. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak.. bin akçeye d akçeye mâlik ola. sh. Burada aran. I. Köprülü ve Berkes gibi. 5 vd. Bunlardan ilk ikisi umumi kanun mahiyetindedir ve itiraz edilen hükümler de burada yer almaktadır. t Tarih. tıpkı Barkan. Önemle ifade edelim ki. lbn-1 K II. Göreyim seni. tıpkı diğer un cezalarını tanzim ı kısas cezalarını uy edilecek ta'zîr cezi olarak görelim ve I Kanunnâmenin! cezalarını tanzim ı bilakis bu cezalan rak uygulanacak | mal denmektedir)) Kanunnâmesinin'. nizâm-ı âlem için diyerek katletmiĢ olabilir. Anw> : PadiĢah'ın. Ancak bu ayrıntıları tam bilinmeyen olaydan dolayı. Zaten Evrenoszâde Ali Bey isimli bir zatın PadiĢah'ın haberi olmadan böyle bir cinayeti iĢlediğini bazı kaynaklar haber vermektedirler37. yeterince değerlendirememek demektir. ben var i-ken bu taht sana neden müstehakdır deyü dava edince. \ ifâdeler de kan. Ġslâm hukukuna aykırı ve Bizans Ceza Kanununun restorasyonu olarak takdim etmek ise. öyle hareket eyle. Hammer ve benzeri tarihçiler. Fâtih'e ait 2 numaralı kanunnâmeden nakledilen. Bu. Maddeyi okuyalım: . bir had cezası değildir. ülü'l-emrce tanzim edilecek ta'zîr cezalarının devreye gireceğini hemen hatırlatalım. nice padiĢah olursun. 147. 11 aylık bir bebenin öldürülmesini Fâtih'in idam ettirdiğine inanmak istemiyoruz. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir. Özetleyecek olursak. maddesini teĢkil eden ilk maddeyi. tıpkı diğer umumî kanunnameler gibi. C aĢağa hallü olursa. Fâtih gibi Hz. ikincisi hadd-isirlü "1. sh. değerlendirme. Fâtih Sultân Mehmed'e ait 75 Kanunnâme neĢredilmiĢ bulunmaktadır. Madde: EJtf| ursa ki. 407. bunu vesile ederek Fâtih Sultân Mehmed'e hücum etmiĢlerdir. Burada aranan fesadın Ģer' ile tahakkuku Ģartının. bu taht benimdür deyü dava eyle. Namık K c.-ni bilmiyoruz. Ancak tekrar ediyoruz ki. Mel» c. Bâyezid. I adam öldürse. Bu tamamen üçüncü guruba girmektedir. Ġslâm Hukukunda üç grup ceza bulunduğunu. '" Osmanl zalarının altemıtlffld Pil?" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 89 girmektedir. I 41. kulağın bende olsun. Ben Âl-i Osman nesliyim. Fâtih'e ait 2 nolu Kanunnâmenin ilk üç faslı.Bizans Ġmparatorunun elinde tutsak olarak tuttuğu Süleyman Çelebi'nin oğlu olması kuvvetle muhtemel bulunan ġehzade Orhan'a aynen Ģöyle söylediği kaynaklarca ifade edilmektedir: "Haydi göreyim seni. Hz. HammerJ Murâd Han b. cümle beğler ve paĢalar sana dönüb ve tahtı sana teslim ederler. Peygamber'in senasına mazhar olmuĢ bir PadiĢah'ın.

Fâtih'in Kazaskerliğini yapmıĢ olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı iki ciltlik hukuk eserine ve de bu hükümlerin uygulama örnekleri demek olan Bursa'daki Fâtih dönemine ait binlerce mahkeme kararlarına havale ediyoruz39. Eğer kesmezlerse yani uygulanmazsa." gibi ifâdeler de kanaatimizi teyîd etmektedir. sh. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. Bu durumda mirasçı diyetini alacak ve suçlu salı mı verilecektir? Hayır. Aktan. A. 407. Mevlûd. Kantemir. Defter. elli akçe. bu durumda ta'zîr cezası olarak 200 akçe para cezası alalar. yerine kısas etmeseler. kesmezlerse 200 akçe cürm alına" denilmektedir. ĠĢte Kanunnâme. sh. ceza hukukuna aittir ve daha ziyâde ta'zir cezalarını tanzim etmektedir.. Ġnsanlar 90 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU Bu üç fasıldaki kanun maddeleri de. Büyük Osmanlı Tarihi. kan cürmi. Bu üç fasılda had ve kısas cezalarının kaldırılmadığını. Ġstanbul 1998. Akgündüz. Bu sebeple Fâtih Kanunnâmesi'nin Ġslâm hukukundaki had ve kısas cezalarını değiĢtirdiği Ģeklindeki değerlendirme. gayette fakır'ül-hal olursa. c. sh. 38 Osmanlı kanunnâmelerindeki ceza hükümleriyle alâkalı genel esaslara bu maddede de uyulmuĢtur. Mehemmed Hân. cürm üç yüz akçe alına. 16. 187. Fâtih devrindeki Ģer'iye sicillerinde görülen ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. elin keseler. uygulanacak ta'zîr cezalarını tesbit etmektedir. Tâc'üt-Tevârîh. Madde: Eğer bir kiĢi zina kılsa. 110. Gazavât-ı Sultân Murâd Han b. II. Cildinin mukaddimesine koyduğumuz zina suçu ile alakalı Ģer'iye sicil örneğinden de bunu anlıyoruz. Ankara 1978. 14-15. Bu ve benzeri konularda itirazlarını devam ettirenleri. VII. maddede "Eğer at uğurlasa. Andan aĢağa gücü yeterse. Tazir cezalarının alternatifli olması ve hâkime takdir hakkı tanınması Ģeklindeki esaslar aynen tatbik edilmiĢtir. Meselâ Kanunnâmenin 1. 37 Pala. ÂĢıkpaĢa-zâde. Halil-Oğuz. Halil. kırk akçe cürm alına38". cezası da kısasdır. bin akçeye dahi ziyâdeye gücü yeterse. Osmanlı Devleti'nin bir Ġslâm devleti olduğunu. bu hak ortadan kalkacaktı. Ģerî'at huzurunda sabit olsa. KardeĢ Katli." denilmektedir. Diyelim ki. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir. sh. Ankara 1954. Yani hırsızlık suçunun unsurları tam olursa. Tarih. Devletin de kamu davası açarak yargılayıp ta'zîr cezası verme hakkı vardır. Fâtih Devri Üzerinde Tedkikler ve Vesikalar I. II. 42. Eğer kısas yapılsaydı. "eğer had urulmazsa" denilerek açıklandığı gibi. sh. 105-106. Mümin Çevik neĢri. aynı maddeyi tekrarlayan diğer kanunname maddelerinde. bilakis bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde ta'zir cezası olarak uygulanacak para cezalarının yani cürm ü cinayet cezalarının (ki buna ta'zir bil-mal denmektedir) tesbit edildiğini madde hükümlerinden anlıyoruz. I. Ġnalcık. 8-9. Andan dahi aĢağa hallü olursa. belki bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde. Ġnalcık. ilâh. c. "1. maddesinde zina suçunun ta'zîr cezaları yani fıkıh kitaplarında ta'zir bilmal denilen cürm ü cinayet yani para cezaları tayin olunmaktadır. Ġbn-I Kemal. ik incisi hadd-i sirkatin cezası olan el kesme cezasını düzenlemektedir. elin keseler yani had cezasını uygulayalar. 64-69. cürm iki yüz akçe alına..Kanunnâmenin ilk üç faslı (md. yukarıda isimleri sayılan bazı ilim adamlarının iddialarının tersine Ġslâm Hukukunu hayatın her safhasında uyguladıklarını ve aksi görüĢlerin belgelere dayanmadığını isbat için kaleme alınmıĢtır. Ancak maktulün velileri afv ettiklerinden kısas etmediler." "eğer at uğurlarsa. sh. Çünkü birincisi kısas cezasını tanzim ederken. 147. Akman. sh. sh. I. I-X... had ve kısas cezalarını kaldırmamaktadır. 258. Zina suçunun unsurları tam olmadığı ve had cezaları tatbik edilemediği takdirde bu cezaların gündeme geleceği. c.:. ta'zîr cezası olarak 400 ila 50 akçe arasında para cezasına çarptırılmasını emretmektedir. 5 vd. adam öldürdü. Bu iddialar doğru mudur? . Hoca Sa'deddin. Önemle ifade edelim ki. ol zina kılan evlü olsa ve dahi bay o-lursa ki. Zaten Fâtih'in kendi kanunnamesinde de benzeri ifadeler vardır. c. yerine kısas etmeseler. Osmanlı Kanunnâmeleri. Evsat'ül-hâl olursa kim. 13. altı yüz akçeye mâlik ola. Haz. Namık Kemal'in Tarihî Biyografileri. maddede de "Eğer adam öldürse.1-27). sh. andan dahi aĢağa ki. Zaten Kanunnâmede bulunan "eğer adam öldürse. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eser.. Hammer. 140. elin keseler. sh. Solakzâde. 37-38. cürm yüz akçe alına.

KrĢ. Hz. sh. 18. ] edici ve övücü i Veren havasıylaj ebebiyle ĠM i Bunları ku yapmak. kelimenin takdir edici ve övücü anlamı ile tevriye sanatı yapılır. 279-281).„:>¦.. sevgili için kullanıldığında. • . . Fâtih'in aĢk Ģiirleri. Fâtih. I.. Avnî mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan ve hatta bir divanı bulunan büyük bir divan Ģâiridir. 69. Türk Hukuk Tarihi. Cin-Akgündüz. olsa ( Ġsinde. sh. buna cerime de denir. bu tarz bir I mahrum bir kuru I kısaca Ģunlardır: 1) Fâtihin! tiyanlığa meyle olduğunu. Bu esassız iddiaların dayandığı çürük deliller ve cevapları kısaca Ģunlardır: 1) Fâtih'in annesinin Mara Despina olduğunu ileri sürerek. aĢkı ve sevgiliyi her saltanatın üstünde tutan bir incelik vardır. adamına. genç ı ^sevgileri gönü Ģiirlerde Ģahane I Vardır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi.--. 13. Zengin demektir. Kanunnâme.•. Bütün bunlar. Fâtih bir Ģiirini Ģöyle kaleme almıĢtır: Bağlamaz Firdevs'e gönlüni Galata'yı gören Servi anmaz anda ol serv-i dil-ârâyı gören. Kâfir.¦. 3) Yoksul. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan. Divan Ģiirinde bazan kâfir. sevgilinin saçına zünnar ve zülfüne de çelipa yani haç denilir.•. 2) Orta Halli veya Evsatiil-Hâl. c. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor... 122 vd. sh. 4) Fakir'til-Hâl veya Gayet Fakir. 346 vd. Bunları kullanan ve sevgili hayaliyle Ġsayı öven bir divan Ģairine Hıristiyan suçlamasını yapmak. Fâtih bir» Bağlamaz t Servi animi BirFIrenjlf Lebleri d BirFIrutjU Belünüb Sevgiliyi I |zeten Fâtih. ¦„-. Bunun ne kadar esassız ve yalan olduğunu. Ceza Hukuku.: -••. divan Ģiirinde yerleĢmiĢ olan mazmunlardır. III.Böyle bir iddianın gülünç olduğu ortadadır. ĠĢte bu kurallar çerçevesinde. I.. sevgilinin dudağını can veren havasıyla Ġsa'ya benzetirler ve sevgiliden gelen sabâ yeline de diriltici özelliği sebebiyle Ġsa adı verirler. GiriĢ. sh.. -. Bu Ģiirlerde Ģahane bir tevazu'. Ancak bazı tarihden ve bilimden habersiz kimseler. Akgündüz. annesi tarafından Hıristiyanlığa meylettirilmiĢ olabileceğine dair iddiadır.. her zaman Ġslâm'ın hükümlerini uygulamak için emirler veren ve en önemlisi de Uzun Hasan'ın annesi Sara Hâtun'a söylediği gibi i'lây-ı kelimetullahı yani Lâ ilahe illallah davasını yaymak için didinen bir devlet dört guruba ayrılmıĢtır: 1) Bay veya Ganî: Müslüman ve gayr-ı müslime göre. sh.-. 73vd. c. Ankara 1937. Divan Ģairleri. Bu manada kullanıldığı Ģiirlerde. 2) Ġkinci iddia. j Galata'pf Oselvlb Orada tüg Dudakl Avnl. Baha. Maddede zina suçuna ait ta'zir cezası olan cürm yani cürm ü cinayet de denen para cezası tesbit olunmaktadır ki. c. kasden bu iddiaları ellerindeki medya imkânları ile kamuoyuna yaydıkları için. Osmanlı Kanunnâmeleri. âĢıkına yaptığı zulümlerden dolayı sevgiliye de denilir.•„-¦¦:¦¦¦¦•. md. bu tarz bir isnadda bulunmak gerçekten üzücüdür ve tamamen delilden mahrum bir kuru iddiadır. sevgileri gönüllerde sıcak ürperiĢler uyandıran manevî güzeller için söylenmiĢtir.*. . 39 Kantar.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI (kla'zîr ıta'zîr »cezainin | madamına. Fâtih'in Ģiirlerinde tasavvuf? aĢklar da yer almaktadır. ayrı bir i 2) Ġkinci I larak yazdığı bir j zeller ve kasideler) aĢk Ģiirleri. . genç ve güzel bir padiĢahın her emrine âmâde kolay sevgiler için değil. . olsa olsa divan Ģiirini bilmeyen cahillere mahsustur. 16. Fâtih Devri Kanunnâmeleri. I. Fâtih'in j Divan Ģiiri t Bu manada kuı [denilir.. c. Ġsevî veya benzeri kelimeler. Kâfir. ayrı bir sorunun cevabında açıkladık. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen divan Ģiirinin kuralları içinde kalarak yazdığı bir Ģiirdir. ayrıca iktisadî Ģartlar açısından farklı tarifler verilmiĢtir.. mutlaka cevaplandırılması gerekir. MflbH Belindik! K 3) BU* nen Ġslim M em del gösterdiği i gerektin Patrikli) bul paganda i tih'e y derilmemifH zaman. ...

Çandarlı Halil PaĢa'yı. yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Ben dahi üzerlerine varub karalarını yıkub harâb etmeyem". Mektubunda "Hıristiyan olmakla bütün Avrupa senin olacak. Böylesine büyük bir devlet adamına. Hatta Roma'daki Katolik Papa'nın Fâtih'e yazdığı mektuptan da bahsedilmektedir. gösterdiği anlayıĢ ve müsamahadır. kılıç hakkîçün. Belindeki saçların ve boynundaki zülfünü gören bunu red edemezdi. Önemle ifade edelim ki. aynen Ģöyle demektedir: "Ben Ulu PâdiĢâh ve ulu ĢehinĢâh Sultân Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım. Ģöyle demektedir: Galata'yı gören gönlünü Firdevs denilen cennete bile bağlamaz. Yemin ederim ki. tamamen gülünçtür. Fâtih'e Hıristiyanlık ithamını yapmak. Gönderilse bile. Seni Yunanlıların ve Doğu'nun Ġmparatoru yapacağız" Ģeklinde teklif ve tahriklerde de bulunmuĢtur. Kabul eyledim ki. dedem ruhîçün ve babam ruhîçün. mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün. 3) Bu iddiayı isbat için getirilen bir çürük delil de.Bir Firengi Ģivelü Ġsa'yı gördüm anda kim Lebleri dirisidür der idi tsa'yı gören Bir Firengi kâfir olduğun bilürdi Avniyâ Belün ü boynunda zünnar ü çelipayı gören. Fâtih'in ağzından cevaplar bile yazılmıĢ olabileceğini ilâve etmektedirler. Bu mektup yazılmıĢ olabilir. her zaman. Trabzon Rum Ġmparatorluğunun da Fâtih eliyle yıkıldığını gören ve silahla karĢı duramayan Avrupa ve onun ruhani reisi olan Papa II. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen Ġslâm Hukukunun kurallarına uyarak. ancak gönderilmemiĢtir. Sevgiliyi âĢıkına yaptığı eziyetlerden dolayı divan Ģiirindeki ifadeleriyle kâfire benzeten Fâtih. Ancak hiç bir ferdini ve hatta kendilerinden Hanedana gelin gelen kızlarını dahi aldatamamıĢlardır. bu iddiaları ileri sürenleri tokatlar-casına. benim baĢım içün ve oğlanların baĢîçün. Mesela Jaspart'ın "Büyük Türk tarafından Aziz Peder Papa'ya gönderilen mektuplar" adlı kitabının bu çeĢit hayali eserlere örnek olarak verilebileceğini kaydetmektedirler. senin âĢıkına zulmeden bir sevgili (Kâfir) olduğunu bilirdi. Osmanlı Hanedan üyelerini her açıdan kendilerine 92 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ çekmek ve kandırmak istemiĢlerdir. hem Ġstanbul'da yeni tayin ettiği Patrik'e ve hem de bütün Hıristiyan ve Yahudiler gibi azınlıklara tanıdığı hak ve hürriyetlerdir. Avni. tayin edilen Patrik'in bu konuda propaganda yapmıĢ olabileceğini ifade etmektedirler. o tarihlerde Türklere yazılan mektupların bir moda haline geldiğini. Böyle bir hadiseye dayanarak. Pierre ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve belki Hıristiyanlığa meylettiririm ümidiyle Fâtih'e bir mektup yazmıĢtır. Orada Ġsa gibi insana hayat veren. kabul etmek tamamen ayrıdır. O selvi boylu sevgiliyi gören artık baĢka bir selvinin adını anmaz. Fâtih'in Ġslâmiyetle alakalı yaptıkları ve kendisinin büyük bir Ġslâm âlimi olduğu ise gün gibi ortadadır. münevver. zira tam tersi sebeplerle Halil PaĢa'nın . Batılı kaynaklar bile (BaĢta Clot olmak üzere). Halbuki propaganda ayrıdır. ancak Fâtih'e bu mektubun gelip gelmediği belli olmadığı gibi. Ġslâm Hukukunun emirleri. aĢırı Hıristiyanlık düĢmanı olduğundan idam ettirdiğine dair iddialar ise. Dudaklarının insana verdiği canlılık ve dirilik Ġsa'nınkine benzemektedir. Hatta Osmanlıların ağzından ve tabii ki. Papa'nın mektubunun Fâtih'e ulaĢtığının ve hatta gönderildiğinin dahi Ģüpheli olduğunu. Maalesef. ama Firengî Ģiveli olan bir sevgili gördüm. 4) Bazı ilimden mahrum insanların. böyle bir etki söz konusu değildir. böyle davranmasını gerektirmektedir. Cem olayında olduğu gibi. Papa'nın mektubunun da edebî bir çalıĢma veya Hıristiyanlığı tehdit eden bir felâketi uzaklaĢtırma dıĢında bir gaye taĢımadığını açıkça ifade etmektedirler. tarihi bilmemek olur. Ģimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Papaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kalâ-i mezûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermiĢler. ancak ajanları vasıtasıyla Fâtih'in bu tür mektuplardan haberdar olmuĢ olabileceğini delilleriyle anlatmaktadırlar. Fâtih hak ve hürriyetler verdiği fermanda dahi. Ben dahi. kendülerin âyinleri ve erkânları ne veçhile câri ola-gelirse. Papa'nın böyle bir teklifde bulunması normaldir. yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resulün -Aleyh'is Salâtü Ve's-Selâm-pâk. bazı Bizans tarihçileri ve bu arada Hammer. Bizans cephesi.

kendisi büyük bir Ġslâm âlimi olması ve hem de Ortodoks mezhebi ile Katolik Mezhebi arasındaki dengeyi siyâset açısından istemesi sebebiyle. Bu evi 40 Clot. Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimlerden istifade etmesini bilmiĢtir. Murad vefat edince. Ancak Fâtih'in durumunda böyle bir Ģey de söz konusu değildir. Fâtih Sultân I Hıristiyanlığı a sı nedir? Önce Ģunu I yani Hıristiyan' babasının hail. Hele bu devlet adamı Fâtih gibi âlim ve Hz. Ġstanbul'un fethinden sonra. Ayrıca Hıristiyanlığın ikinci merkezi sayılan Ġstanbul'u fetheden bir devlet adamının Hıristiyanlığa dair nadide Ģeyleri toplaması ve hatta bu konuda bir koleksiyon oluĢturması çok normal bir Ģeydir. Bunun için yeni tayin ettiği ve Ortodoksları temsil eden Patrik Gennadios'dan yazılı bilgi istemiĢ. kendisinin iyi bir Müslüman ve hatta veli bir insan olmasına mani değildir. Patrik Maksimos ile Patrik Manuel'in Hıristiyanlık ile ilgili ilmî tartıĢma yapmalarını da istediği. Müslüman bir kadındır ve son yapılan araĢtırmalar. Bunlardan birincisi. Fâtih'in Hıristiyan olduğuna delil göstermek (bazıları da fetihden sonra gayr-i müslimlere tanıdığı hakları sebep olarak zikretmektedir).j Zünnar. yani Hıristiyan veya Yahudi asıllı olabilir.] Hâtuniye Türl lunduğu malı tarihçiler. bugüne kadar . ġöyle ki. t Edebiyatı Tarihi. bazı batılı kaynaklarda kaydedilmektedir. olduğunu ifade < evlenir. Patrik de "Hıristiyanlığa Dair" isimli bir Risale ile dini hakkında bilgiler ihtiva eden bir eser kaleme almıĢ ve bu eser Karaferye Kadısı Molla Ahmed tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. Nitekim temliknâmeleri vardır ve bu belgelerde edeb gereği validem de demiĢ olabilir. bir Müslümanın annesi aslen ehl-i kitabtan olabilir. Meselenin esası nedir? Önce Ģunu belirtmek gerekir ki. belgelerin ıĢığında türbesinin Muradiye Camisinin doğusunda Hâtuniye Türbesi diye adıyla anılan yerde olduğunu ortaya koymaktadır. Çocuksuzdur ve ömrünün sonuna kadar Ortodoks olarak yaĢamıĢtır. 43.Hıristiyan âlemini küstürmemeye gayret gösterdiği için idam ettirdiği bazı kaynaklarda açıklanmaktadır. Sonra 1457'de Ġstanbul'a kaçmıĢ ve Fâtih de üvey annesine her türlü yardımı yapmıĢtır. Selanik'teki Manastır'ın üvey annesine tahsisini ifade eden fermanı. Fâtih'in öz annesi olan Hüma Hâtûn ise. II. Ebu Cehil'in oğlu Ġkrime gibi. baĢkasıyla evlenmeyi kabul etmeyip Sırbistan'a dönmüĢtür. A) Fâtih'in üvey annesi Mara ile öz annesi Hiima Hâtûn bazılarınca yanlıĢlıkla ve bazılarınca da kasden birbirine karıĢtırılmaktadır. I d ir. Me A) Fâtih'in ( bazılarınca da ¦ annesidir ve Sırp I kadar Ortodoks] etmeyip Sırl annesine heri edeb gereği ı 1487 yılında 1 nik'teki Manastırl ğuna delil gösteri bep olarak z-kretrn Fâtih'in öz J rın farklı yon yapılan araĢtır™»'. tarihi çarpıtmaktan baĢka bir Ģey değildir. 5) Fâtih Sultân Mehmed. Babinger gibi bazı yabancı araĢtırmacıların farklı yorumlarına rağmen. Anne veya babasının hali. hatta dininde devam da edebilir. böyle Ģeyleri farklı r Fâtih'in niyetli keı Ġmtisâl-i 'Câhldü filltk'l Din-I Ġslâmın mücerredi Fazl-ı Hakk u hlm Ehl-I küfri ser-te-Mr| Enbiyâ vü evliyayı t Lütf-i Hak'dandurh Nefsü malllen'oll» Hamdü li'llah varg Ey Muhammed i Umarım gâlib ola t'S 43. Çdlpl Ġ Ankara 1946. Fâtih'i ve Ġslamiyeti bilmemek demek olur Fâtih'in niyetini kendi dilinden öğrenmek daha doğru olsa gerektir: Ġmtisâl-i 'Câhidû fillah' olubdur niyyetüm Din-i Ġslâmın mücerred gayretidür gayretlim Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricâlullah ile Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm Enbiyâ vü evliyaya istinadım var benüm Lütf-i Hak'dandur hemân ümmid-i feth ü nusretüm Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihâd Hamdü li'llah var gazaya sad-hezârân rağbetlim Ey Muhammed mu'cizât-ı Ahmed-i Muhtar ile Umarım gâlib ola a'dây-ı dine devletlim40. böyle Ģeyleri farklı noktalara çekmek. Latin Kilisesinin aleyhinde olan Patrikden. Ebu Cehlimi su değildir. Fâtih'in üvey annesidir ve Sırp Kralı George Bronkoviç'in kızıdır. Bâyezid devrinde vefat edince Kornea Manastırına gömülmüĢtür. Ġsa ile Hz. Meryem'e inanan bir Müslüman ise. Mesele tamamen çarpıtılmaktadır. B BĠLĠNMEYEN OSMANLI 93 ise. Sonra da Serez'deki bir Manastır'a çekilmiĢ ve 1487 yılında II.1 Hammer. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. aslı nereden gelirse gelsin. Türbenin bulunduğu mahalle de.

Lütfi PaĢa. DaniĢmend. böyle bir sonuca ulaĢman Ģ-: mizde de kesin bir I beytini aktararak bu I Yahudi'nin açı ve ı rekabetten de söylenmiĢ Tabibler Ģerbeti kim. Bu doğru mu? Venedik'e satılmıĢ bir. UzunçarĢılı. baĢlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve baĢlayınca. hakkındaki ithamların doğruluğunu Ģüpheye düĢürmektedir. Hekimler konsültasyon yaptılar. Çetin. 2312. Fâtih tarafından Ġshak PaĢa ile evlendirilen bu hanımın Fâtih'in öz annesi değil. sh. Ayağından rahatsızlığı vardı. I. verilen ilaçlar neticesinde fenalaĢıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub PaĢa'nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed PaĢa ile Hekim Lari Acemî'nin kasden Fâtih'in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. 13-16. vrk. bazı tarihçiler de. 81. 28. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. Bazı tarihçiler. 94 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI gelir" demektedir. Fransız asıllı bir mühtedi de olabilir. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde. onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed PaĢa'nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî'yi devreye soktuğunu. 178179. Ünsel. sh. 345-346. Çelipa ve Ġsa maddeleri. Avrupa'nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. 154-156. Andre. sh. Halil. Ġstanbul 1998. bu hanım. 155. Fâtih Divanı. "Karaman! Mehmet/Plft£ mansız bir derde tutuldu» O da tedaviye baĢladı. Fâtih Sultân Mehmed. Nihad Sami. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor. Ġskender. Müslüman olmuĢ olan Hüma Hâtûn olmasıdır. Fâtih'in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düĢmezler. Bursa ġer'iye Sicillerindeki kayıtlar ve arĢiv kaynakları. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır. 378. II. 4. I. Ġstanbul 1971-1972. Altan. Bursa ġer'iye Sicilleri. Babinger. Ġlacın dozunu arttırdılar. sh. Buna karĢılık.Hüma Hâtûn Mahallesi diye bilinmektedir. sh. Bazı tarihçiler. Ansiklopedik Divan ġiiri Sözlüğü. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. nr. c. sh. Ġsmail Hami. c. 64. V Fâtih Sultân Mehmed'in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır: Birincisi. 1. Saffet Sıdkı. i Mehmed vefat evte*. Solakzâde. Mühim olan annesinin Mara değil. Ġnalcık. Bizans Tarihi ve Hıristiyanlığın belası kesilen Büyük Mehmed dünyaya 40 Clot. Acı artınca Ģarâb-ı fariğ (acıyı gideren Ģerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. nr. Hekim Yakub PaĢa'nın II. Uluçay. Fâtih'in Hıristiyanlığı Öven Gazeli. . Fâtih'in annesinin Abdullah isminde birinin kızı olduğunu ifade etmektedir. Ġkincisi ise. Büyük Osmanlı Tarihi. Kâfir. Hammer. II. Zira Fâtih'in tuğrasını taĢıyan ve kazaskerlerinin kaleme aldığı vakfiye. Murad Ġsfendiyar Bey'in kızıyla evlenir. 8 Mart 1996. Zünnar. Ġstanbul 1971. üvey annesi olması daha doğrudur. sh. 8380. Hekim Yakub PaĢa'nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih'in Ġtalya'ya kadar uzanmasından ve Ġtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı. 126-130. c. NeĢrî. Pala. Hekim Yakub PaĢa'nın Fâtih'i tedaviye devam ederken. Bu evlilikten 6 yıl sonra. Ankara 1946. 44. c. 427. Öztuna. Fâtih'in annesinin Hıristiyan olduğu iddiası doğru değildir ve üvey annesine validem demesi de onun annesi olduğunu göstermez41. Ġstanbul 1944. 442-447. ÂĢıkpaĢa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri. Hekim Ya'kub'un 41 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ġstanbul 1994. 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar'a çıktı. vrk. 34. 31. Hekim Yakub PaĢa. 8361. vrk. Fâtih Sultân Mehmed. "832/1428'de II. Fâtih'in ġiirleri. Sağman. Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıĢtır. Ancak sonradan Müslüman olmuĢ ve vezirlikle taltif olunmuĢtur. Bazıları nıkris illeti demektedirler. Fâtih'in zehirlendiğine dair rivayetdir. Ancak sefere çıktığında hasta idi. hastalığı Ģiddetlendi. Bu iki ihtimalde de Fâtih. 201. Hürriyet Gazetesi. Fâtih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar I. . Ġzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV. nr. Resimli Tarih Mecmuası. 8-11. sh. Hüma Hâtun'un Ġsfendiyaroğlu Ġbrahim Bey'in kızı Hatice Hâlime Hâtûn Olduğunu ifade etmiĢlerdir. Âli. 151-152. v Ciğerin doğradı Ģerbet 0§ Dedi niçün bana kıydı t Âli'nin Ģu tesb\tt«\. Osmanlı Tarihi. "Fâtih'in Anası". Bâyezid'in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi. Bunlara göre Hekim Yakub PaĢa'nın öldürme kasdı mevcut değildir. 202. Peçevî'nin ifade ettiği gibi. Hatta Kantemir. Ali Rıza. Peçevi. zehirlenmiĢ olmaktadır. c. Banarlı. Tarih. 6254. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında otur du. II. nr. Yani devĢirmeden birinin kızı olması da muhtemeldir. Devletler ve Hanedanlar. Kemal Edip. Netice olarak.

ceza olarak. Hekim Ya'kub asrının Sokrat ve Bokrat'ı idi. c Fâtih. levĢir-JKĠĠiman I:üvey Venedik'e satılmıĢ bir casus olduğunu iddia ediyorsa da. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II. Mitler ve Gerçekler. Ġslâm Hukukunda resim (gölgeli gölgesiz) yapmanın hükümlerini özetleyelim. ġafii hukukçuların çoğunluğu baĢta olmak üzere. sh. Mehmed PaĢa Hekîm Lârî'yi tavsiye eyledi. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız? K olan ive-La Uji'ran Kim ¦sûre Konuyu değiĢik açılardan ele almakta yarar vardır: Evvela. bu da CĠĠ2Ġ kukçularının W#| lar yani kılacak bütün i üzere. manzara ve benzeri Ģeylerin resimleri kesinlikle mübâhdır. Konu ile ilgili hayat vermesini I içinde resim. Erdoğan. Ayrıca vesikalık fotoğraflar gibi. Bazı mühürler ve paralardaki resimler gibi. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine astırdığını duyuyoruz. Kantemir. 134'de böyle bir iftira yer almaktadır. I Tarihi. 45. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. Ġstanbul 1997. Fâtih ve Fetih. Tam bu sırada PadiĢah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya'kub tedavisini yaparken. Ģahsî bir rekabetten de söylenmiĢ olabilir. periyle nüs-nde45. Dedi niçün bana kıydı tabibler — Boyadılar ciğeri canı kana.O Hân içdi Ģarâbı kana kana. islâm I yelim. O da tedaviye baĢladı. Ciğerin doğradı Ģerbet o Hân'ın — Hemîn dem zârî etdi yana yana. köpek ve cünüp insan bulunan evlere girmezler" ve benzeri manalarda hadisler bulunmaktadır. 194 vd. suretin görülemeyecek kadar küçük olmasıdır ki.122-123. Tabibler Ģerbeti kim. bu da caiz görülmektedir. I. Bazı iftiralar için bkz. I hadisler bulun Bu hadis yen müçtehld r da ittifak hato mübâhdır. sadece ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Ģu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: 'Hekim Ya'kub kim. Ali Kemal. ait olan canlıların! de kullanılmaları e dır ki.. ne kadar Yahudi'nin açı ve devletsizi varsa. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise. dağ. Meram. içinde resim. Yılmaz. sh. K Es'ad Solakzâde. Konu ile ilgili "Allah kıyamette resim yapanlardan. Fâtih baĢta olmak ressamlar gt. I.. bir kısnB| baĢını çektiği I Ģartıyla mekı n NeĢri. c. PadiĢahın iĢine karıĢtılar". kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaĢmak zor görünüyor. 136. ġüphesiz iki ilaç birbirine karĢı menfi etki yaptı. 271-272. sh. sh. insan olsun) resimlerinin de hem yapılmaları ve hem de kullanılmaları caizdir. PadiĢah Anaları ve 600 Yıl Bizi Yöneten DevĢirmeler. "Melekler. bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir: "Karamam Mehmed PaĢa vezir-i a'zam olunca Ya'kub ona hased eyledi. yaptığı Ģeye hayat vermesini isteyecektir. Ankara 1997. fakat o buna asla muvaffak olamayacaktır". Bu söz. Hanefi hukukçuların baĢını çektiği bazı . Bir diğer konu da. 3 ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 95 ivin öz kafclv kaymedir. Ġslâm hukukçularının fikir ayrılığına düĢtükleri konu ise Ģudur: Canlı varlıkların hilkati tam olanlar yani bedeni tam yansıtan resimler (fıkıh kitaplarındaki ifadesiyle hayatı mümkün kılacak bütün azaları ihtiva eden resimler). neticede Ģu kararı vermiĢlerdir: Bütün müctehidler Ģu noktada ittifak halindedirler: Ağaç. Mahmûd'un kendi i Bunlar doğru ı ile ilgili Ģer'i I Konuyu değiĢik a Evvela. Aydın. taĢ. Bu hadisleri değerlendiren ve Ġslâm Hukukunun resmi neden yasakladığını inceleyen müçtehid hukukçular. vezir oldu. hilkati tam olmayarak bedenin bir kısmına ait olan canlıların (hayvan olsun. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Âli'nin Ģu tesbitleri. verdi Han'a -. bir kısım Ġslâm Hukukçuları tarafından caiz görülmemiĢtir."42.

169-170. sh. 219. Bütün bu saydığımız san'atkârların eserleri. c. halkın tabiriyle alafrangaya ait herĢeyi almak Ģeklindeki aĢırılık neticesinde. Kitap içinde kapalı bulunan bu gibi canlı resimlerin evlerde bulunmasının dine karĢı bir zararı var mıdır? Cevâb: Caiz olmayan. Bildiğimiz kadarıyla. c. I. sh. 340.-. Abdülgani ve DerviĢ Bey. Osmanlı Tarihi. sh. Fâtih. PadiĢah'ın hazırlanan portrelerinin resmî dairelere asılması olayıdır. Osmanlı Tarihi. II. Clot. kapalı kalmak ve asılmamak Ģartıyla. UzunçarĢılı. Burada Ģunu nazara vermek gerekir ki. caizdir. Mahmûd'un devrinde AvrupalılaĢmak adı altında. 165. Ġslamın ilk yıllarında Ģirke sebep olabileceğinden dolayı kabir ziyaretini yasak etmesi ve sonra serbest kılması buna misal olabilir. sh. c. ÂĢıkpaĢa-zâde. resim ve ressamlara karĢı muamele yürütülmüĢtür. eğer resim Ģeklinde ise. bütün Osmanlı tarihi boyunca. eski fetvaları aĢacak Ģekilde Ģu görüĢleri beyân etmiĢlerdir: Yasak olan sadece gölgeli resimlerdir. nr. Tevârîh-i Âl-i Osman. c. XXXIX. 473-482. sayı 155 (1975). Hadâık. Kitapta kalmak Ģartıyla. sh. II.Ġslâm hukukçuları ise. Osmanlı tarihi boyunca resim ve minyatürle meĢgul olan çok sayıdaki san'atkârlardan bazılarıdır.. Ġtalya'dan getirttiği Matteo Pasti ve Konstaniço ve 1479 yılında talep üzerine Venedik'ten gelen Jantil Bellini. vrk. Hürmet ve tazim maksadıyla suret bulunan odaya ise. 266. zikr olunan saat musallada olmakla Salâtına kerahet terettüb eder mi? El-Cevâb: Suret büyük olmayıcak olmaz". Yılmaz. 752. 236-239. XXXIV. resimle aynı tutulmamıĢ ve Ġslâm hukukçularının caizdir dediği azaları tam belli olmayan gruba sokulmak istenmiĢtir. bu manada canlı resimlerin. 143-144. resimlere. c.. Yasağın tek sebebi. II. ¦ ¦ . Asrımızdaki bazı Mısır âlimleri ise. Bu esas fikirlere dayanan Ebüssuud Efendi Ģu fetvasını kaleme almıĢtır: "Bazı zî ruh Ģekli filoride tasvir olunduğu gibi. yani heykellerdir. Fıkha ait bazı hükümlerde zamanın tesiri önemlidir. Mahmûd'dan itibaren yapılan bazı icraatlar dıĢında. ayakla basılan yerde nakıĢ olarak yer alması caizdir. bazı Efrencî saatlerde tasvir olunmuĢ olsa. rahmet melekleri girmez". I. 96 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU4 cak yerlerle alakalı yasak ile karıĢtırılmaması gerekmektedir. Zira yukarıdaki fetvada bunu anlatan cümleler. sh. Belleten. zannediyoruz ki. 190. Minyatür ise.¦. Mühim olan tabloların tam resim olmamasıdır. konumuz açısından önemlidir. sh. tablo Ģeklinde tam resim bulunmamaktadır. "Fâtih Sultân Mehmed'in Ölümü". sh. Fâtih'in Sinan Bey isminde bir nakkaĢı. I. Yavuz'un Ġran Seferinden dönerken getirdiği ġah Mehmed. Mecdi Efendi. c. namaz kılınacak yerde sureti açık olarak bir tarafa asmaktır. Aslında son naklettiğimiz fetva. Ġslâm Hukukunun resim yasağının altında yatan en önemli sebep. Bir de gayet küçük olup uzaktan bakıldığında azaları belli olmazsa yahut azalan tam olarak tasvir edilmiĢ değilse. Ġkinci olarak. azaları tam olsa da yapılması caizdir diyen âlimlerin fetvaları esas alınmıĢtır. zaman iyi bir müfessirdir. 155/b. putperestliği andıracak Ģekilde saygı için resim yapılması ve aĢılmasıdır. namaz kılına42 NeĢri. 301-302. c. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki Ģu fetva ise. I. kalemle çizilen veya makinayla çekilen fotoğraflar gibi gölgesiz resimler. Aksun. sh. Her ne kadar. bütün azalan gösterecek Ģekilde yapılmamıĢ ve böylece ĢerT sınırlar içinde kalınmaya çalıĢılmıĢtır. devleti tecdid eden bir insanın nam ve Ģanını . UzunçarĢılı. sh. 840-843. Künh'ül-Ahbâr. Selim-nâme'deki minyatürleriyle bilinen NakkaĢ ġükrü. biraz evvel zikrettiğimiz Ġslâm Hukukunun kaideleri açıktan ihlal edilmeyecek Ģekilde. Ahmed Uğur neĢri. Ġsmail Hakkı. meseleyi bütün yönleriyle halletmiĢ bulunmaktadır. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 191-192. Kltâb-ı Cihânnümâ. Es'ad Efendi. Kantemir. Tarih. daha ayrıntılı olarak konuyu izah etmektedir: "Edebi ve ilmî makalelerden istifade maksadıyla Resimli Kitap gibi resimli mecmuaları evlerimizde bulunduruyoruz. Fâtih Sultân Mehmed'den itibaren Osmanlı Sarayı' na nakkaĢ denen ressâmiar vazifeli olarak girmiĢlerdir. Sultân II. c. Üçüncü olarak. suretlere ve heykellere tapmak yahut tapar derecede saygı göstermek endiĢesidir. Solakzâde. o zaman alel-ıtlak mekruh kabul edilmez. En azından. Âli. zaten fetva verilmiĢtir. 425. ġemâil-i Osmaniye'yi kaleme alan NakkaĢ Osman ve Surnâme'deki minyatürleri çizen NakkaĢ Levnî. kaydını izhâr etse itiraz edilmez. Lütfi PaĢa. hürmet ve ta'zim manasını ifade etmemek Ģartıyla mekruh görmekle beraber caizdir demiĢlerdir. 231-234.. 2162. Ancak bu hususun. sayı 134(1970). Ama kapalı olarak evlerde bulunması. sh.

c. kumaĢ gibi bir Ģeye nakĢedilmiĢ ola. riyaya ve hevâya. II. c. Fâtih I mudur vt ı bep olabülf s Çandarlı ı hizmetinde W müstakim kim Ģüphe yok ise dul " Elmalılı H Sıtkı Gülle. ilk Çandarlı olan Halil Hayreddin PaĢa'dan beri Osmanlı Devleti'nin hizmetinde bulunan Ģerefli bir ailedir. Ġstanbul 1241. sn. I. "Sur Avrupa f Sultân S: Cemin k • »OSMANLI ¦ir olunan S konuyu I hale buta zararı jlm kapalı I olup ıılel-ıöak BĠLĠNMEYEN OSMANLI 97 bulunmayarak ve maalesef zamanın ġeyhülislâmı ve bazı âlimlerinden de fetva alınarak yapıldığı söylense de. Çandarlı ailesinden 43 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır. Avrupa medeniyeti ise. Sırât-ı Müstakim. sh. V. put-perestliği yasakladığı gibi. Daha sonraları ise. sert sınırları geçen resimleri kabul etmemiĢlerdir. Fetâvâ. sh. Ahmed Lütfi. Ayntâbî Münîb Efendi. resimleri kendi güzelliklerinden sayıp Kur'ân'a karĢı çıkmaktadır. Süleymaniye kütp. Feild ' (27 Muh Ünver. . Son zamanlardaki sapmalar istisnalardır. Sıtkı Gülle. 93-95. II. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler. Mahmûd zamanında olduğu gibi. Ressam NakĢî. Süheyl. resim yaptırmak ve fotoğraf çekmek moda haline gelmiĢ ise de. resim ve suret elbise. Kanaatimize göre. verilen fetvadaki ve yapılan resmî yorumlardaki izahlar. sayı: 26 (27 Muharrem 1327). ya taĢ h aline gelmiĢ bir zulüm (Lenin'in heykelleri gibi). putperestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de yasaklamaktadır. eski san'at eserlerinin korunması ve hatıraların yâd edilmesi hikmetine dayanarak. Osmanlı âlimleri. Sultân Abdülaziz devrinde. hem Anadolu'daki ve hem de Arap alemindeki Ġslâm hukukçuları tarafından Ģiddetle tenkit edilmesidir. hevesi kamçılayıp teĢvik e-der43. TurĢucu-zâde bu fetvasını Ģu hadise dayandırmıĢtır: "Resim bulunan eve melekler girmez. V. hem Ģiddetle tenkit < bulunan eve ı ola. Ġslâmî hükümlerin yorum sınırlarını aĢmıĢ ve zaten dindar halk tarafından da çirkin karĢılanmıĢtır. Ayasofya içindeki melek suretlerini muhafaza ettiğini ve sadece üstünü sıva ile kapladığını söylese de. Tarihçi Ahmed Lütfi.| Efendi. ta'abbüd manasını taĢıyacak saygı ve tazim kasdı bulunmayarak ver yapıldığı söylense ( hükümlerin yorum ı mıĢtır. 46. istikameti konusunda bazı dedikodular mevcuttur. 416. bu ve benzeri zayıf fetvalarla amel etmesinin büyük etkisi bulunmaktadır. dua ve resmi törenle aĢılmadığından fazla sıkıntı meydana getirmemiĢtir. vrk. Siyer-i Kebir Tercümesi. c. 252-262. Son zarr gibi.gelecek nesillere anlatmak için sadece eski eserlerin korunması hikmeti esas alınarak. Mahmûd vefat ettiğinde. J ki gölgeli gölgeslzf cesed elbisesini ( deki fotoğraflar J der43. sh. Tarih-i Lütfi. bu surette glrtr^ II. 274/b. Ġstanbul 1997. Meğer ki. Haz. bu surette girer". Bunun en acıf bu Ģekilde tablo di'nin. Ġstanbul 1327. 46. I-VIII. ya cesed elbisesini giymiĢ riya veyahut tecessüm etmiĢ bir hevesdir (müstehcen dergilerdeki fotoğraflar gibi) ki. Zira Kur'ân. saygı amaçlı olmamak kaydıyla bu Ģekilde tablolara fetva veren ġeyhülislâm TurĢucu-zâde Ahmed Muhtar Efen-di'nin. 50-52. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandark Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi? Çandarlı ailesi. Mahmûd'un i nezdindeki itibarım». Fâtih Sultân Mehmed'in de. II. Ġstanbul 12901328. Mahmûd'un AvrupalılaĢma uğruna. A Bediüzzsman I VVensInk. beĢeri. Ünver. c.! etmesinin büyük ı Fâtih Sultân Mel» si hikmetine da1 ce üstünü sıva Ġleli herkesçe indirilerek gizle haline gelmiĢ ise( dığından fazla s Kanaatimize t lerdir. Alfabetik Ġslâm Hukuku ve Fıkıh Istılahları Kâmûsu I-V. meseleyi yumuĢatmak için. Bunun en acı misâli. asılan resimleri indirilerek gizlenmiĢtir. ġehid Ali PaĢa 1028. Nitekim Sultân II. zulme. putperf medeniyeti Ġse. c. Çandarlı Ali PaĢa dıĢında. V. Ebüssuud Efendi. hepsinin de mazbut ve müstakim kimseler olduğunda tarihçiler müttefiktirler. halk nezdindeki itibarının gün geçtikçe azalmasında da. Fâtih'in yaptığının Ġslama göre yasak olmadığı herkesçe bilinmektedir. Ali PaĢa'nın devlet adamlığında Ģüphe yok ise de. A. yaptığı bütün güzel hizmetlere rağmen.

Cemil. XXXVII. II. . sh. vrk. Ġstanbul'un fethinden sonra. Tevârih-i Âl-i Osman. Wittek. Halil PaĢa... A. bu idamı Fâtih'in bir hatası olarak kabul ederler44. Âli. 58-60. 1-49. Çandarlı Vezir Ailesi. Es'ad Efendi. 2) Ġstanbul'un fethi meĢveretinde AkĢemseddin. bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas. Ġbn-i Kemal.. c. MenĢe'iTahsili-Kadılığı. "Çandarlı (Cendereli) Kara Halil Hayreddin PaĢa. XXXV. Bunun efsane olduğunu söyleyenler. Mehmed'i tahta geçirmesinden sonra tekrar PadiĢah olmasında rol oynayan devlet adamlarının baĢında Çandarlı Halil PaĢa gelmektedir. 90..¦-. Hatta bizim bir türlü inana-madığımız. c.. Aydın. Mitler ve Gerçekler. idamından sonra. 32-38. sayı 138(1971). Tarihçinin yakın tanıdığı Halil PaĢa'ya özel bir husumeti olduğunu düĢünmek mümkündür. I. sayı 91(1959). Böyle olsaydı.-... nakiller arasındadır45. 58-59 ve diğer yerler. e XXXII. Atasoy. 1453'de Ġstanbul feth edildikten sonra önce zindana konulmuĢ ve 40 gün kadar sonra da idam edilmiĢtir. Belleten. Semavi. muhasaranın kalkması yolunda Bizans devlet adamlarıyla iĢbirliğine dahi gitmiĢtir ve hatta ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçilere göre rüĢvet bile almıĢtır. Ġstanbul 1333. J. Glück. sh. UzunçarĢılı... Sözler Yayınevi. ĠA. Belleten. defa Edirne'ye gelerek tekrar tahta geçmiĢtir. Halil PaĢa'nın Rumlara taraftar olduğu ve rüĢvet aldığı Ģeklindeki iddialar da. Erdoğan. 141-142. Ancak Zağanos PaĢa gibi Halil PaĢa'nın muhalifi olan devlet adamlarının devĢirme olması ve Fâtih devrinden sonra devĢirme devlet adamlarının Osmanlı Devleti'ne hâkim olması böyle bir dedikodunun ortaya çıkmasına sebep olmuĢtur. Nurhan. Çandarlı Halil PaĢa Niçin Öldürüldü?. BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU biri de Fâtih zamanında Vezir-i A'zam olan torun Halil PaĢa'dır. c. Belleten. Bazı iftiralar için bkz. II. 355-380.. Sözler. Osmanlı Tarihi.. sh. Önemle ifade edelim ki. Fâtih ve Fetih. Eyice. Savunmanın temel direği olan Venedikli General 44 ÂĢıkpaĢa-zâde.¦-.. 568.-¦. Heinrich.„¦ Giustiniani'nin yaralanıp ( Fâtih'den dördüncü saf C sıyla birlikte Ulubatlı maiyyetindeki 30 askerle| Buarada önemli olan. Paul. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)".. 193.. ĠĢte bütün bu sebepler bir araya gelince. sh. sevmeyenleri tarafından abartılmıĢ ve Fâtih Sultân tarafından 1453'de idam edilmesine yol açmıĢtır.Kazaskerliği Vezirliği ve Kumandanlığı". Ġstanbul 1949. "Tasvir". Murad'ın iki defa saltanattan çekilip oğlu II.. sayı 127(1968). Sebeplerini Ģöylece sıralamak mümkündür: 1) Bilindiği gibi. c.. . Eyice. Françis ve Got'un beyanlarını da inkâr edememektedirler. ĠA. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir? Hayır değildir. Çandarlı ailesinin hem ilmiyeden gelmeleri ve hem de öz be öz Türk olmaları. sh. sh. Ġsmail Hakkı.. Solakzâde. c. VVensink. Tarih.Hayatı ve Eserleri. sh. Bâyezid zamanında da Vezir-i A'zamlığa kadar yükselemezlerdi. sh.. c. sh. "Suret". Ġstanbul'un fetil | olmadığını ı inektedir? . 48. nr. Künh'ül-Ahbâr. UzunçarĢılı. Defter. . XXIII.. Bediüzzaman Said Nursi. ama yerli ve yabancı tarihçilerden bazısının ifade ettikleri gibi. UzunçarĢılı. VII. Yüzyıllarda Saray Sanatı ve Sanatçılarıyla Osmanlıların Avrupa Sanatları Bakımından Önemi. . Fâtih. Bu yüzden Fâtih Sultân Mehmed'in haklı olarak ona gücenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. 2162. 213-215. sh.. Mehmed. Clot. Belleten. sh. Halil PaĢa'nın teĢvikiyle II. 616-621. -. sh. Ankara 1988. 558-560. Semavi. AkĢemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih'i teĢvik etmeleri üzerine. "16-18. UzunçarĢılı.! ve bu konuda dost dit konuda ayrıntılı bilgi ı meleri veya yanlıĢ ve Nitekim beraberindeki. sh.-. Osmanlı Tarihi. I. Aksun. . . 145. 156/a. "Sultân Cem'in Portreleri Hakkında". gerçekten de kendilerinden sonra gelenlerin ulaĢamayacağı önemli özelliklerdi. geçmiĢteki üç haçlı seferini bilen bir devlet adamı olarak ısrarla fethe karĢı çıkmıĢ ve muhasaranın kaldırılmaması halinde bütün Avrupa'nın asırlar boyunca Osmanlı düĢmanı olacağını iddia etmiĢtir... sh.. "Kanunî Sultân Süleyman'ın Yeni Bir Portresi". Süleyman Çelebi adındaki oğlu Kazaskerliğe ve bir diğer oğlu Ġbrahim Çelebi de Fâtih zamanında Edirne kadılığına ve II. Bazı tarihçiler.. 457477. Molla Güranî ve vezir Zağanos PaĢa ısrarla feth-i mübinin nasib olacağı ümidiyle Ġstanbul'un muhasara ve fethini teĢvik ederken.. 398-399. Ġsmail Hakkı... 48-51. Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karĢı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücum baĢlatmıĢlardır. II. Murad. 9-11... Halil PaĢa'nın Türk bir aileden gelmesinin veya benzeri iftiraların idamında rolü yoktur. 47. sayı 145(1973). II. Osmanlı Tarihi.

TOEM Ġlavesi. Yapılan ölçümlerde. 217/a. Müslüman askerleri heyecana getirmesi ve Fatih'den dördüncü saf Osmanlı askerinin de Topkapı surlarına tırmanması emrini almasıyla birlikte Ulubatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç bir asker veya subay. 271. c. Mitler»! uzatmamak 0tf HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 99 tu! feth mistir. c. 2720/14. M. 138-139. c. nr. Aydın. sh. KarĢı görüĢ için bkz. Ancak uzatmamak için bu kadarla yetiniyoruz. Fâtih. Tâcîzâde Ca'fer Çelebi. Âli. Mitler ve Gerçekler. Ġstanbul'un fethedilmesi için bazı gemilerin Halic'e indirilmesinin zaruret olduğu görüldü. Süleymaniye Kütp. History of Mehmed the Conqueror. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir? IPaĠstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesi hadisesi. Ġstanbul 1328. Önce gemilerin karadan çekileceği yer tesbit edildi. Osmanlı Tarihi. Osmanlı bayrağını surlara dikmiĢlerdir. Hazırlık 21-22 Nisan i vaĢta hazır olan i dırlar46. sh. 86 vd. 63-65. 487-488. 48. sh. Osmanlı Tarihi. Tarih VII. Mitler ve Gerçekler. Aksun. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. olayın yani bir Müslüman askerin sancağı surlara dikmesidir ve bu konuda dost düĢman bütün tarihçiler ittifak halindedirler. 4205. hem savaĢta hazır olan Bizans tarihçileri ve hem de Osmanlı tarihçileri ittifakla açıklamaktadırlar46. V. Fâtih ve Fetih. I. 52-55. Bucarest. sh. hemen hemen yerli ve yabancı kaynakların ittifakı ile sabit bir olaydır. Süleymaniye Kütp. 141-142. 21-22 Nisan gecesinde KasımpaĢa'ya kadar indirildi. Dukas da olayı doğrulamaktadır. M. Tophane'den dört yol ağzına 980 adım ve buradan TepebaĢı'na kadar 240 ve KasımpaĢa'ya kadar da 906 adım ki. Fâtih. 9-11. 46 KemalpaĢazâde. Önemli olan böyle bir olayın yaĢanmasıdır. 15. 45 KemalpaĢazâde. atılan ok ve ateĢlerle. I: Conqueror. f tahta ında me'ye «ona lîağaGiustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketmesi. I.. Hazırlıklar tamamlandı. Tarlh-i Sultân Mehmed Hân-ı Sânî. 64/a. 1 Fetihname. 6. Tarihçi Françes bu konuda ayrıntılı bilgi verdiği gibi. Ġstoria Turca-bizantina (Türk-Bizans Tarihi). sh. Dukas. Ġsmini tam vermemeleri veya yanlıĢ vermeleri önemli değildir.-*¦¦¦ >¦¦¦ . Tarih-i Feth-i Kostantınıyye. Clot. sh. Mahrûse-i Ġstanbul Fetihnamesi. UzunçarĢılı. sh. I.Ġstanbul'un fethi s yerli ve yabancı kaynı yin Osmanlı kontrol etmiĢler ve j karĢı yapılan blrr lerde ormanlık < farklı görüĢler buluı Ġstanbul'un I görüldü. Ahbâr.: c. nr. Ancak sabaha karĢı yapılan bir harp planı olması hasebiyle ve de gemilerin geçirildiği bölgenin o günlerde ormanlık olması sebebiyle. sh. c. Osmanlı Tarihi. Fâtih ve Fetih. Hatta Bizans askerleri. KarĢı görüĢ için bkz. Solakzâde. Aydın.. Burası Tophane önündeki sahilden baĢlayarak Boğazkesen'den geçiyor ve buradan güney batıya dönüp sırtları aĢarak Löbon Pastahanesi tarafına çıkıyor ve tepeyi aĢarak Perapalas yanından KasımpaĢa'ya yani Haliç sahiline çekiliyordu. Yılmaz. . sh. Bölüm'dekl basit Ġddialar. Tophane'den ayrılan 50 ila 70 adet arasındaki gemi. Princeton 1964. Buarada önemli olan. Hemen hemen bütün kaynaklar burada zikredilebilir. 63-65. toplam 2156 adımdır ve bu da yaklaĢık 3 mil kadar tutmaktadır. Erdoğan. Zira Hal luĢmasına mani tefi I Burası Tophane ı güney batıya dönüpJ Perapalas yanındtıtj Tophane'den dört y Ģa'ya kadar da i maktadır. c. 47! Fetih. sabahleyin Osmanlı gemilerini Haliç'te görünce. maiyyetindeki 30 askerle beraber. 299-303. sh. ġehit Ali PaĢa. Zira Halic'e gerilen zincir Hasköy ile Ayvansaray'da bulunan iki ordunun buluĢmasına mani teĢkil ediyordu. 1958. sh. Ducas. Osmanlı Tarihi. 479-482. Bu olayın doğruluğunu. c.. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Nitekim beraberindeki 30 kiĢiden. 18'inin Ģehid olduğu gelen nakiller arasındadır45. Fâtih. Clot. ġerafettin Turan neĢri. UzunçarĢılı. P 46 Kem Kritovulos. sh. 66. * Ducas. Erdoğan. c. I. herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye zincirleri kontrol etmiĢler ve gördükleri manzara karĢısında hayrete düĢmüĢlerdir. Kritovulos. I. vrk. Künh'ül-Ahbâr. I. II. 52 vd. V. vrk. 253-254. Fâtih. 1331. Kritobulos d'Imbros. 196. güzergâhı ve karadan yürütülen gemilerin sayılarında farklı görüĢler bulunmaktadır. Türk-Bizans Tarihi. Aksun. sh. n Kemalpasad* ġ Clot.

Allah. Divan edebiyatını bilenlerin hiçbiri. Yıldırım Bâyezid ile ilgili iddialara cevap verirken ö -zetledik. Peygamberi ve onun dostlarıdır. Ġstanbul'un fethinden dolayı gururları incinen bazı Batılı tarihçilerin. bunların uygulama örnekleri olan Ģer'iye sicilleri ve en önemlisi de Fâtih'in tasdikinden geçerek yürürlüğe giren Fâtih Kanunnâmesindeki hükümler. içki içenlere uygulanacak ta'zîr cezalarını düzenleyen Fâtih'e ait bir kanun hükmü aynen Ģöyledir: "ıs. Mesela. hadd cezası uygulanması için gerekli-Ģartları oluĢmadığı zamanlarda. kendilerine göre yorumlan vardır. 3) Fâtih'in Ģiirlerindeki bazı ifadelere gelince. hiç bir güvenilir kaynakta yeri yoktur ve Hz. bir kiĢi içki içse. Sadece ve sadece. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. içki içenleri cezalandırdığını anlatmaktadır. Ancak bunların divan edebiyatında kendine mahsus manaları vardır. Ġç oğlan ki çarpıtmalara öı Bir kısım meĢru mün. Bir divan Ģairinin. elbette ki Ģiirini bu mazmunlar üzerinde kuracaktır. divan edebiyatımızdaki mecaz ve istiare gibi kurallar çerçevesinde söylenmiĢtir ve bunların özel manaları mevcuttur. Ancak Fâtih'in Avnî mahlasıyla Ģiirler yazdığı doğrudur ve o Ģiirlerde kadından ve Ģaraptan da bahsetmiĢtir. bu konuyu. Ġddia sampie-Ģahların v> olan erkek ¦ zihinleri iyice M iddiasına ce. kadı ta'zir ura. Peygamber'in övdüğü bir devlet adamına. Onun Ģarafc sinde demlenmekted> 50. Fâtih'in Ģiirlerinden yola çıkarak. bir gün lâle-zâr elden gider Çü erer fasl-ı hazân bâğ u bahar elden gider. aĢk. Fâtih'in içki içtiğine dair yazılı belge sayılabilecek bir bilgi bulunmamaktadır. Bu yayınlara karĢı söylenmesi gerekenler Ģunlardır: 1) Elimizde mevcut olan Osmanlı tarihlerinin hiç birinde ve buna ilaveten Bizans tarihçilerinin hiç bir eserinde. bu Ģiirlere bakarak Fâtih'e böyle bir iftirada bulunmamıĢtır. Ģöylece özetlemek mümkündür: Fetih kutlamalarına rastlayan günlerde. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir. gazelinde bu tabirleri kullanacaktır. Divan Ģiirinin manzumeleri içinde özellikle gazel tarzının konulan daima bellidir: tabî'at. Ancak bu tabirler. Kısaca elimizdeki bütün arĢiv vesikaları. belli çevrelerin kasıtlı yayınları olarak değerlendirilmelidir. tç oğlan kavramı! ve oğlancı olı bile bu konuda ı tarihçilerinin meselenin aılı WI Batılı bir kısım I PadiĢahlarının gayr-ı leri tarafından uzun Ġçoğlan. özellikle Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı Osmanlı Devleti'nin yarı resmî kanun kitabı. Yani. ir delile Ġr. biraz sonra değerli bir divan edebiyatçımızın değerlendirmelerinden iktibasda bulunacağımız satırlarda görüleceği gibi. Eğer biregû hamr içse. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Ģiirinde Ģarabdan bahsetmesi san'atın ve zarafetin gereğidir ve manası da bizim bildiğimiz içki değildir. Bir ġeyhülislâm mesela ġeyhülislâm Yahya Efendi de gazel yazacaksa.. #i diyecektir. Bu konuda neler söylenebilir? Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi. Sâkıyâ mey sun ki. Bu . Fâtih'in içki içtiğini değil. kadın ve benzeri tabirler. Ģarab. Ġki ağaca bir akçe cürm alına".100 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 49. Fâtih'in Ģiirlerinde geçen bazı tabirleri. bu manada iftira ve isnâdları hiç bir delile dayanmadan yapmak ise. Fâtih'le alakalı iddiaların ise. onu ayyaĢ gösterme gayretinde olanlar vardır. Topkapı ray'da çalıĢan it baĢkanlığı personelin* kullanılır. ġimdi iddia al lim'in kızı Fatma ledilen cimrin da bun. 2) Elimizdeki Fâtih dönemine dair Ġslâm Hukuku kaynakları. Fâtih yazdığı gaz< mecazî mana ve ma/' özürlü insanların bu * edemezdi. açıkça içkiyi yasaklamakta ve bu suçu iĢleyene uygulanacak cezaları düzenlemektedir. Türk veya Ģehirlü olsa. durduklarını ve dahi örttürdükl nı utanmadan Meme: saçmadır. ĠĢte gazel yazacak kadar divan Ģiirine vâkıf olan Fâtih.r -ı Ziyar ' lOSMANLI h iddia ren o-Ġve Hz. 500 yıl boyunca. AĢk ve sevgiliden kasıt. Merak inceleyebilirler. Mesela.

99-114. PadiĢahların Enderun denilen Ġç Saray'da kendileriyle gayr-i meĢru münâsebette bulundukları iç oğlanları denilen genç ve güzel delikanlıları bulundurduklarını ve hatta bunları baĢkalarından kıskandıklarından dolayı bazılarının yüzlerini dahi örttürdüklerini. ince remizler ve mecazî mana ve mazmunlar yüklerken. Tarih ve Medeniyet Dergisi. burada kısaca cevap vermek ve çarpıtmalara örnek olarak okuyucuların da nazarlarına takdim etmek icabedecektir. "Osmanlı Hanedanının ġairliği ve Fâtih". ġimdi iddia sahiplerinin delil olmak üzere Kâbusnâme'den ve Yavuz Sultân Se-lim'in kızı Fatma Sultân'a ait kocası Mustafa PaĢa'd an yakındığı bir mektuptan nakledilen cümleleri ve bunları nasıl çarpıttıklarını gözler önüne sererek. Merak edenler. bazı Osmanlı PadiĢahlarının ise tamamen erkek düĢkünü olduklarını utanmadan kaleme almaktadırlar. Aydın. Ayrıca Kâbûsnâme ile ilgili iddialar da bunun gibi saçmadır. 193 vd. Evrâk-ı PeriĢan (Namık Kemal'in Tarihi Biyografileri).ĠSĠzans |: bilgi mızın |Siirle-itarihm KaItaıun ana^ Eğer Isça Hım BĠLĠNMEYEN OSMANLI 101 diyecektir. sayı 40 (1997). Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. Mitler ve Gerçekler. sh. Ġçoğlan. Ġç oğlan kelimesini rezil hallere yorumlayanlara. diğer çarpıtmaların da bunlar gibi olduğunu okuyucuya anlatmak istiyoruz: . Mustafa. Fâtih'in ġiirleri. Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. Onun Ģarabı Mevlânâ'nın. Erdoğan. Osmanlı PadiĢahları tarafından da benimsenen bu Kitap'taki öğütlerden kadınlarla cinsî münâsebetle ilgili olanlarından birisi Ģudur: "ve yaz olunca avretlere meylet. Çünkü oğlan teni sıcaktır. 102 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU hat-nâme tarzında telif edilen Kâbûs-nâme adlı bir kitabdan alınan bir iftiradır. IV. 8-10. 50. Bu meselenin aslı ve esası nedir? Batılı bir kısım tarihçiler ve günümüzdeki bazı kitap yazarları. kıĢın oğlanlara ki. Ankara 1989. sh.Ġddia sahiplerine göre. Murad bunlardan biriydi. Ġddiaya göre. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapu Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. Ġddialarını isbat için getirdikleri önemli bir delil Ģu: Ziyar Oğullarından Emîr Keykavus tarafından 475/1082 tarihinde oğlu için Nasi47 Namık Kemal. Bir kısım yazarlar. Fâtih ve Fetih. Ankara 1946: Saffet Sıdkı. Cinsel. Fâtih yazdığı gazellerde kullandığı Ģarab ve benzeri kelimelere. Ġsen. Hacı BektaĢ Veli'nin ve Hacı Bayram Veli'nin kâsesinde demlenmektedir ve ilahî aĢkın mest eden Ģarâbıdır47. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa . biz tasvir yerine bunların iddiasına cevap vermek istiyoruz. sağlık ve esenlik içinde olasın. Fâtih Divanı. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Osmanlı Hareminde bütün çarpık iliĢkilerin yanında PadiĢahların ve Enderûn halkının erkeklerle ve hem de iç oğlan denilen Saray Hizmetlisi olan erkeklerle çarpık iliĢkileri vardı. bir gün gelip de bir takım araĢtırma ve ilim özürlü insanların bu kelimelere gayr-i meĢru manaları yükleyeceklerini tahmin dahi edemezdi. enderûn personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. neĢreden: Ġskender Pala. "Bâtılı tasvir. Kemal Edip. Ġstanbul 1944. Bu konudaki çarpıtmalar için bkz. safi zihinleri iyice tadlîl edeceğinden yani sapıtacağından". bir kısım Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru' iliĢkiler içine girdiklerini iddia etmiĢler ve Osmanlı Tarihçileri tarafından uzun uzadıya incelenen iç oğlan meselesini dillerine dolamıĢlardır.

Ġddiacılara göre. Ancak bu mektubun XV. en| Kâbûsnâme'nin Türkçü sindeki Ģu ifadedir: "I avretler ile kim.! rak. bu iĢin Osmanlı damadlarına kadar uzandığını ve hatta Yavuz'un kızı Fatma Sultân'ın bu yüzden ilk kocası Antalya Sancak Beği Mustafa PaĢa'dan Ģikâyet ettiğini iddia etmektedirler. Murad zaır üzere. dedikodulara önemi yatının Ġç Yüzü adlıl dir. Bilindiği gibi. yine erkek olsun kız olsun "genç" demektir. asır Türkçe metinlerde oğlan kelimesinin manası. Daha da ileri giderek. "Kulluğun edeyim" demektedirler. Fatma Sultân'ın bir mektubundan aldıkları Ģu cümleyle iddialarını isbât etmeye kalkıĢırlar. bugün kullanılan manadan önemli derecede farklıdır. Kur'ân. uğurlamak manası anlaĢılmalıdır. . O asırda oğlan kelimenin manasının genç kız ve erkek demek olduğunu ise. her zamanın bir lehçesi ve konuĢma ağzı vardır. beni bir kelb (köpek) hesabına saymaz.Iddia-ıtaı katet. ikinci manası ise. Lut'un bu sözlerinden sonra kavminin kendisini memleketten çıkarmak üzere harekete geçtiklerini ve ancak Yüce Allah'ın böylesine aĢırılığa giderek livâta suçunu iĢleyen Lut Kavmini Ģiddetli bir azapla azaplandırdığını beyân buyurmaktadır. sana nasıl yardımcı olabilirim manasına olduğu açıktır. bazı Osmanlı PadiĢahlarının yazları kadınlarla ve kıĢları da erkeklerle beraber oldukları nakledilmektedir. konuyla ilgili çarpıtmaların baĢına bir yazarın "Çünkü siz kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız" mealindeki ayeti koyması ve d ipnotta da 8084. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". Ayrıca Ģu cümle <St 1 südün emzireler. Gerçekten de siz aĢırılıklar ve günahlar içine giren bir milletsiniz". erden kaçmu t çokluğu Ġle fahrlanurun kaçmayan hanımlar Tesbitlerimizi tey Yüz Hadis Tercümesini) bası II. bu asırlar da "oğlan" kelimesinin iki temel manası vardır: "oğlan" kelimesinin birinci manası. erkeklerle i olmamak t Fatma i ğini yazı beni biri dan alur. lügatlerden anlıyoruz. kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız. Buna delil çok ise de. Nakledilen âyet meali ile konunun hiç bir münâsebet ve alakası olmadığı açıkça görülmektedir. Do. "Misafiri yola vurmak" tabirini kullanırlar. ĠĢte hem Kâbusname'de ve hem de Fatma Sultân'ın Mektubunda geçen oğlan kelimesinin de manası çarpıtılmaktadır. herhalde bundan. Osmanlı beylerinin erkekler ile iliĢki kurduklarını isbat etmektedir. Bu giriĢten s anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. yüzyıl yani Fâtih'in babası II. Azeriler. misafiri kaldırıp yola çarpmak değil.zarar verir. yazılij teni soğuktur. Bu kelimenin sırf erkek cinsini karĢılamaya baĢlaması. Murad zamanında Mercimek Ahmed tarafından yapılan tercüme olduğunu ve o zamanki ifadeler kullanıldığını kendileri de kabul etmektedirler. t Her konuda âyet ve* rek evladına Kâbûsnâme'nin i Kötüsü) hakkın birden fazla I yaz olıcak avn yazın iki ısı kurudur. Erzurumlular. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. Hz. Bu arada Ģunu da ifade edelim ki. Kâbûsnâme'nin XIV. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur". cins ayırt etmeksizin "çocuk". bile koyrc olduğunu Ġl ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 103 r. Dirliğim yoktur. ġimdi gelelim meselenin izahına: Önce bir konunun izahı gerekiyor: Kur'ân'dan nakledilen âyet. ejjeri ve XV. Yani kelimeler farklı zamanlarda farklı manalarda kullanılmaktadır. baĢta IV. filolojik I tarihi ve Ġ slâmiyet! I de bulunmamaktadır. Hz. bundan sonraki devirlerde söz konusudur. Murad olmak üzere. Gelelim ikinci hususa. Cümle Ģudur: "Benim Devietlü Sultân Babam. yüzyıla ait olduğunu kendileri de kabul etmektedirler. ve XV. asırlarda ı için kullanılmaktadır^ karĢılığı bulunan < genç demektir. âyetleri vermesi çok manidardır. kıĢın ssağlı-3 göre. Ġddiacılara göre. Bir kiĢiye düĢtüm ki. V Yani I da genç kadın sıcaktır. sizden evvelki insanların iĢlemediği bir fuhĢu ve büyük günahı mı iĢliyeceksiniz? Çünkü siz. Lut'un livâta günahını iĢleyen kendi milletine söylediği bir sözün parçasıdır. bu Cümleler. Zira XIV. Ve avret teni soğuktur. bunun manası da senin kölen olayım değil. Temel kaynaklardan anladığımıza göre. Tamamı Ģöyledir: "siz.

kıĢın iki sovuk bir yere gelse teni kurudur. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur. eğer er ise er oğlan doğurmuĢ avrat südün emzireler". erden kaçmaz ola. en güzel delil. oğlan teni ıssıdur. Bu giriĢten sonra Kâbûsnâme'deki ve Fatma Sultân mektubundaki ifadeler daha iyi anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. Bu cümlelerle kendisini bir köpek yerine bile koymadığını. yazın iki ıssı bir yere gelse teni azıdur ve avret teni sovuktur. sağlık ve esenlik içinde olasın. ĠĢte Kâbusnâme'nin 15. . Çünkü genç kadının teni sıcaktır. ve XV. filolojik kaynaklar da bu dediklerimizi doğrulamaktadır. Ancak kelime oyunlarıyla tarihi ve Ġslâmiyeti kötülemek istiyenlere. biraz evvel de belirttiğimiz gibi.vâta > "Siz. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. kocasının. Fatma Sultân da. Vesselam". Zaten Tarama Sözlüğü baĢta olmak üzere. erkeklerle beraber olmayı tavsiye manasını çıkarmak. Bizi asıl üzen husus ise. yüzyılda yani Kâbusnâme'nin Türkçe'ye tercüme edildiği asırda kaleme alınan Yüz Hadis Tercüme-sindeki Ģu ifadedir: "Bu kez Resul Hazreti cevâb verdi. taklar ini Buna delil çok ise de. ben ümmetimin çokluğu ile fahrlanurum yarın kıyamet gününde". ilimden ve dilden haberdar olmamak demektir. Kâbus-nâme'yi tercüme eden mütercim ile Yüz Hadis Tercümesini yapan mütercimin aynı asırda yani Fâtih Sultân Mehmed'in babası II. birden fazla hanımı bulunan ve cariyeleri de var olan oğluna yaptığı Ģu tavsiyedir: "ve yaz olıcak avretlere meylet ve kıĢın oğlanlara. Murad zamanında yaĢamıĢ olmalarıdır. ten-dürüst olasın. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". Çocuk ve genç demektir. Tesbitlerimizi teyid eden bir husus da. yazın kısmen yaĢlı kadınlarla ve kıĢın da genç kadınlarla beraber ol ki. Nitekim Kâbusnâme'nin asıl dili olan Farsça'daki oğlan kelimesinin karĢılığı bulunan gulam kelimesinin de manası böyle zikredilmiĢtir: "Gulâm. oğlan doğurgan ola. ta ki. beni bir kelb (Köpek) hesabına saymaz. elbette ki diyebileceğimiz fazla bir Ģey yine de bulunmamaktadır. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Buradaki tavsiyelerden biri de. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa zarar verir. Zira ki. buyurdı kim. Bu iddiaları ileri süren yazarlar da biliyor ki. ġimdi bu manayı çarpıtarak. Kitabı. "Evienün Ģunun bigi avretler ile kim. "Benim Devletlü Sultân Babam. Dirliğim yoktur. bir Nasihat-nâme mahiyetindedir. anasından babasından zorla câriye diye aldığı genç kadınlarla beraber olduğunu babası olan Osmanlı PadiĢahına Ģikâyet etmektedir. asırlarda oğlan tabiri genç kız ve erkekler için ve avrat tabiri ise yaĢlı kadınlar için kullanılmaktadır . «Sil. DoğuĢtan gençlik dönemine kadarki safha". Yani "çocuk doğuran ve erkeğinden kaçmayan hanımlarla evlenin". Ancak söz konusu mektubun manasını anlamıyanlar. genç cariyelerle beraber olup kendisine iltifat etmediğini yazmaktadır.! kıĢları ĠFâloMyğupzann fc. bırakınız bir Osmanlı damadının çarpık iliĢki kurmasını. Erzurum'lu Mustafa Darir'in XIV. Genç cariyeler ile beraber 104 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI olmak demek olan "iĢi gücü oğlanlar derdinde olmak" manası nerede? Erkeklerle beraber olmak manası nerede?. ahlakî bir konu olan Karı-Koca Münâsebeti (Cimâ'ın Ġyisi ve Kötüsü) hakkındaki tavsiyeleri ihtiva eylemektedir. bir kısım ifadeleri kendilerine göre yorumlamaya kalkıĢmıĢlardır48. ümmetim çok ola kim. Uluçay gibi bir araĢtırmacının da aynı dedikodulara önem vermesidir ve hatta Harem II Kitabında yalanladığını Harem Hayatının Ġç Yüzü adlı eserde doğrulama veya sadece nakilde bulunma yoluna girmesidir. kız doğurmuĢ avrat südün emzireler. Yani birden fazla kadınların olması halinde. Ve genç olmayan kadının teni soğuktur. O halde XIV. Ayrıca Ģu cümle de bu konuda açıktır: "Eğer oğlan kızsa. Sultânlar ile evli iken baĢka kadınlar ile evlenmeleri dahi fiilen yasaklanmıĢtır. Konuyu Sultânların evlenmeleri bahsinde ele alacağız. Her konuda âyet ve hadislerle veya eski devlet büyüklerinin ahlakî esaslarıyla süsleyerek evladına nasihatta bulunan bir devlet adamının nasihatları durumundadır.

c. Ġçoğlanı. Ferheng-i Nizâm. sayı XX. nr. Topkapı. c. Tarama Sözlüğü. Âlî. toplumdaki ı toplumu1 rın PadiĢ lere ayın ğunu. ĠĢte Enderun 48 Kur'ân. Emir Keykavus. sh. Türkiyat Mecmuası. Mustafa Darir bin Yusuf. 345. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız? Evvelâ. EĢref bin Mehmed. 10/B. V. illa da kötü niyetle seçilmiĢ genç çocuk manasına gelmez. bunları Saraydakilerden ayırmak için Sadi adı verilmektedir. Enderun denilen Ġç Saray'da çalıĢan özenle ve dikkatle seçilmiĢ saray görevlilerine denmektedir. aslında bunlara iç oğlanı dense de. vrk. Duman. 2923-2926. ı kadın personel ayrıntılı olarak an Üçüncü Ola bebiyle. 112-113. Aga Seyyld Muhammed Ali. Ayrıca burada istihdam edilecek devĢirmeler. nr. Haydarabad 1934. Ġbrahim PaĢa ve Edirne Saraylarında yetiĢtirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devĢirmeler olarak tarif edilmektedir. sır tutmalı. 2923-2926. 336 vd. III. vrk. Hazâin'üs-Sa'âdât. 24/B-25/A. Belki Enderun denilen Ġç Saray'da istihdam edilmek üzere seçilen devĢirmelere de denmektedir. Ali Emirî. sn. (neĢr. Belki Ġç Saray yani Osmanlı Devleti'nin en geniĢ sınırlara ulaĢtığı dönemlerde toprak alanı 24 milyon km2yi bulan bu muhteĢem devletin Devlet BaĢkanlığı sarayı demek olan bu mahalde çalıĢacak personel dikkatle seçilmeliydi. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Bugün bile baĢbakanlık ile cumhurbaĢkanlığı KöĢkünde çalıĢan personel ile normal bir devlet dairesinde çalıĢan personelin aynı özelliklere sahip olmadığını. aslında bu iftiraları kitaplarına alanlar da bilirler. Ġkinci olarak. Türk Dil Kurumu Yay. 737. Oğlan kelimesi Ġle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. O halde iç oğlanı. Elinin. PadiĢahların gayr-i meĢru arzularını tatmin için değildir.. denilen Ġç Saray'd«| seçilmekteydi. Millet Kütüphanesi.51. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı. Nitekim buradan yetiĢen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıĢtır. Osmanlı tarihinde. I memek mümkün ( 4 Gerçek Has| personel me tarafından genlf ka-ı Sa'âdetvet de Hırka-ı Sa'ft larla donatr görmek yani i Özellikle I Erico'nun meĢinden dolayı i dir ve hiç biri Bütün bu t ların durumunu I Mustafa / lerle ilgili ve bunun ı ve hatta! yazar. 1287/1. V. gözünün ve kulağının özelliklerine göre. PadiĢah e sakınmak için çok < lir. Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır. 557. Tarama Bözlüğü I-VIII. Kâbûs-nâme. Enderun yani Ġç Saray'da çalıĢmak üzere yetiĢtirilen Ġç Oğlanlarının yakıĢıklı olması. 365. Ankara 1997. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. eli ayağı düzgün olmalı. bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. Ahmed. Yüz Hadis Tercümesi. Gerçekten Ġç Saray'da çalıĢacak personel. pıdı ve15 genç t üzere ¦ûn o bir k çok . ġer'iye Bölümü. bazı yabancı seyyahların ve bir kısım Ġslâm düĢmanı tarihçilerin anlattıkları gibi. iç oğlan kelimesini tarif etmek gerekmektedir. c. Padlf mekân değildir. sh. Ġç oğlan denmesi. Mevâld'ün-Nefâls Fî Kavâ'id'il-Mecâlis. sh. 167 vd. Ancak bu Padl} serî bir hükmün I vardır: "Gençbirli zira nefis Ġnsanı I Bu tür gençler* ı Osmanlı PadiĢahĠ! ile örtmelerini < bu hassasiyet ı mamen ı Dördüncü ı hizmetleri görnr Has Oda. ı kızı Ġle] BĠLĠNMEYEN OSMANLI îtis trle beraın çarpık syasak-ı konusu ulamaya H kısaca i denilen I Osmanlı Ismanla n Saray Kvardır. Mehmed ġeker). ĠĢte bütün bu özelliklere sahip devĢirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de Ġlm-i Sîmâ veya Ġlm-i Kıyafet denilen bir ilim dalı vardı.. Enderun Mektebinde yetiĢmektedirler. Musa. ayağının. A'râf. O zaman. 80-84. Âyet. Oğlan kelimesi. bir terimdir. Galata. Yani Enderun aynı zamanda devlet adamı yetiĢtiren bir fakülte durumundadır. sh. III. Ġç Saray'da istihdam edilmelerinden kaynaklanmaktadır..

ġimdi soruyoruz. Osmanlı'da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlattık. bu rezillere ayırdığı kısa bahiste. gay'likle itham etmektedirler. erkek ve kadın hizmetkârlar ve cariyelerle ilgili verdiği bilgileri ve özellikle de genç kız ve erkek manasında kullanılan gulâm ve bunun çoğulu olan gılmân k elimesini dillerine dolayarak. bu ahlaksızlıkların PadiĢahlara ve âlimlere de isnad edilmesidir. Hatta bu tür gençler. Halbuki aynı yazar.1 52. hizmetkârlar hakkında bilgi verdikten sonra. Ġstanbul'u fethetmesinden dolayı duydukları kızgınlığın yalancı bir sonucu olmaktan öteye gitmemektedir ve hiç bir delile dayanmamaktadır. Osmanlı devlet adamlarını ve hatta ġeyhülislâm ve kazaskerlerini bile. Osmanlı Devleti'nde herkes meyhaneye giderdi mi diyeceğiz?49. bazı Osmanlı PadiĢahları uymuĢlar ve bir kısım Ġç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmiĢlerdir. Gılmân veya Ġç oğlan denilmesinin bir sebebi de. hâlâ Ġslamcı Gay'ler diye haber yapanların durumunu ilimden anlayanlar daha iyi takdir edebileceklerdir. tamamen Ġslâm Hukukunun hükümleri çerçevesinde yapmıĢtır. bu baĢlığı okudukdan sonra. Gerçek Has Oda. Kur'ân-ı Kerim okumak. bu konudaki Ģer'î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir. Özellikle Fâtih Sultân Mehmed ile alakalı olarak Notaras'ın ve Franzes'in oğlu ve Erico'nun kızı ile ilgili isnatlar ise. zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir. Bunu. Büyük Osmanlı Tarihçisi Âlî. Bunlar. Has Oda'da Hır-ka-ı Sa'âdet ve diğer mukaddes emânetler bulunmaktadır. Ġç Saray'da çalıĢan iç oğlanları yakıĢıklı gençlerden oluĢması sebebiyle. Gelibolulu Mustafa Âlî'nin tıpkı Kâbusnâme'de olduğu gibi. Acaba böyle bir bölümde gayr-i müslimlerin meyhaneleri anlatıldığı ortada olduğu halde. Ġslâm Hukukuna göre. PadiĢah açısından değil. Osmanlı toplumunda tümüyle bu ahlaksızlıklar yok idi denilemez. bizzat fethe katılan Bizans tarihçileri bile söylemeye cesaret edememiĢtir. toplumdaki grupları sayarken gayet açık beyan eylemektedir. Has Oda. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u küıç gücüyle aldığı. Biraz sonra Has Oda'nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titrememek mümkün değildir. mevt. değiĢik hizmetleri görmektedirler. bu tür iddiaları. KarĢı çıkılan. tıpkı Kabusnâmenin yaptığı gibi. Harem'de değil Enderun'da yer almaktadır. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere. PadiĢahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meĢru hayat yaĢadığı bir mekân değildir. Ancak bu PadiĢahın onları baĢkalarından kıskanmalarından dolayı değil. bil-fiil harp . Üçüncü Olarak. Zaten. Has Odalıların asıl vazifeleri de Hırka-ı Sa'âdet Dâiresini süpürmek. Bizans tarihçilerinden bazılarının. Enderun odalarının birincisi ve en itibarlısı olup Fâtih tarafından personel mevcudu otuz kiĢi olmak üzere kurulmuĢtur. toplumdaki ahlaksızlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunmaktadır. Bunlar doğru mudur? Hemen Ģunu ifade edelim ki. Bu tür gençlere Ģâbb-ı emred denilir". Zira Fâtih Sultân Mehmed. lezbiyenlerin ve homoseksüellerin de bunlar gibi reziller grubunda yer aldığını. nefislerine mağlup olan 106 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtÜWF-'" 'i* reziller grubunu teĢkil ettiğini. Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme. bu konuda uzman olan kiĢilerce seçilmekteydi. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir. gay tabir edilen cinsî sapıkların dinimize göre suçlular olduğunu. Bütün bu bilimsel açıklamalara rağmen. Kur'ân'ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dıĢı yorumlara gitmek nerede? Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar. mübarek gecelerde güzel kokularla donatmak ve gül suyu serpmek. Daha sonra diğer PadiĢahlar tarafından geniĢletilmiĢtir. fazla yalnız kalmasın. genç ve bıyığı bitmemiĢ çocuklarla. kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meĢru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği. PadiĢaha ait hizmetleri görmek yani Saray içinde PadiĢahın hususî personeli olmaktır. tozunu almak. Gerçekten Ġslâm hukukunda bir hüküm vardır: "Genç bir hoca veya terbiyeci. Ġstanbul'un fethini de ve diğer fetihlerini de. haram helal demeden kadınlarla beraber olanların ise. yüzlerine peçe bile örtebilirler. Aynı eserde. Bu hizmetlerden biri de Has Oda'nın hizmetlerini görmektir. burada bugünkü gibi kadın personel çalıĢtırılmamasındandır.denilen Ġç Saray'da çalıĢacak iç oğlan denilen personel. meyhanelere ayrılan bir bölüm de vardır.

sh.. (neĢr. Ahmed. Ankara 1974. Haydarabad 1934. I -II. Zaten zaferler. Osmanlıda Harem. sh. VI. Duman. ġubat 1999. Ankara 1997. 382.halinde bile. sh. Mustafa Darir bin Yusuf. Gelelim Ġstanbul'un fethinin hangi yolla olduğuna ve Ayasofya meselesine. vrk. 345. öldü-rülebilirler. V. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. Ġstanbul çapında tatbik edilseydi. 2923-2926. isterse. muharip sınıfına girmeyen kadınları. 163-165. 2923-2926. fikri ve malı ile savaĢa katılırsa. sadece delilsiz konuĢmanın kötü örneklerini teĢkil eder. Bu hükümleri resmi kanun hükümleri olarak kabul ve tatbik eden bir devlet adamına. sayı XX. Verilen söze veya muahedeye aykırı hareket yasaktır. durum tam tersinedir. r rakip BĠLĠNMEYEN OSMANLI 107 Ġslâm devletler hukukunun hükümlerine göre. kendilerine ve ma'bedlerine karĢı Ġstanbul'un sulh yolu ile fethetmiĢ gibi kabul etmesini ve geç de olsa toplu halde huzuruna geliĢlerini bu mânâya vesile saymasını ısrarla talep etmiĢlerdir. Mercimek Ahmed (II. Ġstanbul 1959. Musa. Ecdadımızı zaferden zafere koĢturan en önemli sebeplerden biri. 49 Kur'ân. Osmanlı Devleti'nin Ģanlı ġeyhülislâmı Ebüssuud Efendi. c. Bu hüküm. dilerse Ġstanbul'da hiçbir kilise ve havra bırakmayacağını bu durumun devletler hukukundan doğan bir hakkı olduğunu Fâtih'e ifade ederler. sh. Meral. Aga Seyyid Muhammed Ali. bu isteklerini geri çevirmemiĢ ve camiye çevrilenlerin dıĢında kalan kilise ve havralara. sahiplerine hizmet için gelmiĢ köleleri. 24/B-25/A. nr. ĠĢte Ġstanbul. verdiği bir fetvada vuzuha kavuĢturmaktadır. sh. Ferheng-i Nizâm. UzunçarĢılı. Murad'ın emriyle). nr. Bu hükümleri. Kâbûs-nâme. bu esaslara uymaları ile doğru orantılıdır. 10/B. Yani Ġslâm hükümdarı. c. bu esaslara harfiyyen uymalarıdır. orman ve ağaçlar yakılmaz. 336 vd. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Altındal. sh. Âlî. Mitler ve Gerçekler. 31. III. A'râf. akıl hastalarını ve dünyadan el etek çekmiĢ din adamlarını öldürmek yasaktır. Ali Emirî. 112-113. ancak yenilerinin inĢasına da müsaade edilmez. Daha baĢka yasaklar da bulunmakla beraber. Osmanlı Tarih Lügati. Bu fetvanın aslı aynen Ģöyledir: . Fâtih'in din ve vicdan hürriyeti anlayıĢı oluğunu. Ġnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi (müsle) de yasaktır. Âyet. 37-40. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. Bu konudaki çarpıtmaların en çirkin olanları Ġçin bkz. Günümüze kadar yaĢayan kilise ve havraların gerçek sırrının. NeĢre hazırlayan: Orhan Saik Gökyay. Ayasofya'nın ve benzeri bazı kiliselerin camiye çevriliĢinin meĢruiyet sebebi zikredilen hükümdür. PadiĢah Anaları. Ġstanbul 1993. III. EĢref bin Mehmed. Kerâhiyye ve Ġstihsân Bahsi. Türk Dil Kurumu Yay. Aktüel.. Ġstanbul'u savaĢla fethettiğini. Tarama Sözlüğü. Ġstanbul'u Allah'ın yardımı ve kılıcının kuvvetiyle fetheden Fâtih Sultân Mehmed. Erdoğan. biz bu kadarıyla iktifa ediyoruz. Fâtih ve Fetih. Kapukulu Ocakları. sh. 128-129. Yüz Hadis Tercümesi. 159. 557. Millet Kütüphanesi. 167 vd. Hazâin'üs-Sa'âdât. baĢka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. sh. 49 vd. savaĢla ilgisi olmayan esnaf ve tüccarlar öldürülmez. Oğlan kelimesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Zina ve gayr-i meĢru münasebetler yasaktır. hastaları. Yasak fiilleri kısaca sayalım: Zulüm ve iĢkence ile öldürmek. SavaĢ yoluyla fethedilen topraklarda ise. Türkiyat Mecmuası. BaĢta baba olmak üzere yakın akraba. yaĢlıları. tere. 737. tamamen savaĢ yoluyla feth olunmuĢtur. vrk. Mevâld'ün-Nefâis Fi Kavâ'id'il-Mecâlis. Ġbn-i Âbidin. Ancak bunlardan biri bedeni. sh. küçükleri. Sertoğlu. sakat ve müzminleri. KrĢ. Papaz ve hahamlar heyeti. sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitaba ait ma'bedlere asla dokunulmaz. V. hakkı olduğu halde müdahale etmemiĢtir. sh. Reddu'l-Muhtâr. Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının Ġç Yüzü. Aydın. ı sonra. Uluçay. ancak kendisine. ġer'iye Bölümü. Ġslamcı Gay'ler baĢlıklı haber. Emir Keykavus. 1287/1. c. Mehmed ġeker). Tarama Bözlüğü I-VIII. Ali Kemal Meram. 80-84. Ayasofya'yı cami haline getirdikten sonra. c. c.. Rehineler öldürülemez. ölülerin baĢı ve uzuvları kesilemez ve katliam yapılamaz. Ġstanbul'u ve içindekileri yaktı yıktı gibi isnâdlarda bulunmak. papaz ve hahamlardan oluĢan bir heyeti huzurunda kabul eder. Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in kitabından naklediyoruz. SavaĢ zarureti bulunmadan ziraî mahsuller. yasaklanmıĢtır. 365. Ġstanbul'daki bütün kilise ve havraların yıkılması gerekirdi. muhtelif yerler. Ġslâm ordularına düĢmanın Ģahıs ve mallarına karĢı bazı fiillerin icrası. Çevresindeki din âlimlerine danıĢan Fâtih Sultân Mehmed.

bu görüĢleriyle. Fener'de Abdi SubaĢı Mahallesindeki Caminin bitiĢiğinde Rum Patrikhanesi ile kilisenin mevcudiyeti. Ġslâm Hukukunun kuralları gereği. Kalenderîleri. yüzyıl boyunca Anadolu ve Rumeli'de Hurûfîlerin takibatı devam etmiĢtir. Anadolu'da çok sayıda halife yetiĢtirdiği gibi. 130 yaĢında bir kimesne ve 110 yaĢında bir kimesne bulunup Yehud ve Nasara taifesi el altından Sultân Muhammed Hân ile ittifak edüb Tekfur'a nusret etmeyecek olub Sultân Muhammed dahi anları seby etmeyüb (esir almayub) halleri üzere mukarrer edecek olub bu veçhile feth olundu deyu Ģahadet edüb bu Ģahadet ile kenâis-i kadîme hali üzere kalmıĢtır. Ġstanbul'un fethini geçen bin yılın en önemli yüz olayı arasında zikreden CNN. Fâtih Sultân Mehmed. 14. ve 16. Amma kenais-i kadime (eski kiliseler) sulhen fethe delâlet eder. Bu anlattıklarımızı. Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var. tarihçilerin verdiği bilgi de doğrulamaktadır. Hurûfîlerin gerçekten hulul inancına sahip oldukları anlaĢılınca. Hatta fetvayı veren Molla Fahreddin-i Acemî'nin Ali Tûsî'ye olan Ģu vasiyyeti her zaman için bir ibret dersi olarak kalmıĢtır: "Avamın sırtından Ģerî'at asasını eksik etme". hem Avrupa'nın ve hem de Müslüman memleketlerin ticâret merkezi ve mamur bir dünya Ģehri haline geldi. Türkiye'de belli çevreler. cebr ile fethedilirse. harflere bazı manalar yüklemenin yanında. Allah'ın da yardımıyla. bâtıl bir mezhep olan Hurufîlik . Time ve benzeri kuruluĢların yaptıkları tesbitden bir cümle nakledelim: Ġstanbul. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıĢ. Ġstanbul'da da tatbik olunmuĢtur. 15. Bundan sonra 16. Ayasofya'daki mozaikleri tamamen tahrip etmemesi ve Ġstanbul surlarını yıkmaması. Netice itibariyle tamamen kötü niyetlerle genç PadiĢah'a sokulmak isteyen bu fitne ve dalâlet grubu. en küçük bir zarar vermeden Saray'dan ve Osmanlı akîde dairesinden silinmiĢtir. Osmanlı Devleti'nin gerçek mânâda din ve vicdan hürriyetini göstermiyor mu? Edirnekapı Caddesinin son kısmında yer alan Mihrimah Sultân Camii'-nin hemen karĢısında bir Rum kilisesinin inĢasına müsaade etmek. tam bir harabe ve ölü Ģehir idi. kendisi de Hacı Bayram Veli ile dahi görüĢmeye çalıĢmıĢtır. Eğer sulh yolu ile teslim olurlarsa. 1408)'dir. yani hâĢâ Allah Fazlullah'ın bedeninde görüntülenmektedir ve kıyamet gününe yakın. Ketebehu Ebüssuud". Hıristiyanları ve Yahudileri kurtaracak Mehdi olduğuna inanılmaktadır. Hurufîliğin Anadolu'da yayılmasına sebep Azerî Ģâiri Ġmâdüddin Nesîmî (ö. Mahmiye-i Ġstanbul'u ve etrafındaki karyeleri unveten feth eylemiĢ midir? El-Cevab: Ma'ruf olan unveten (cebr ile) fetihdir. Nitekim Rus tarihçi Ouspensky bile "Türkler 1453'te. Bunlara göre. Fâtih'in onları koruması diye bir Ģeyin olmadığı yapılan izahlarla ortaya çıkmıĢ bulunmaktadır. Anadolu ve Rumelideki Bayrâmî Melâmîlerini. Maalesef bu habere rağmen sulhu kabul etmeyince cebr ile feth olunmuĢ ve buna rağmen yine de anlattığımız gibi muamele yapılmıĢtır. Bunların en önemli bâtıl inançları. bu hürriyetin maddî delillerinden değil midir? Ġstanbul'un harap edilmesi iddiası da doğru değildir. Fazlullah Allah'ın mazharıdır. hem kan döküleceğini ve hem de sorumluluk kabul etmeyeceğini bilmelidir. can ve mala asla zarar verilmeyeceğini. 1394'de idam edilen Fazlullah Esterâbâdî tarafından kurulan ve Bâtı-nîliğin kolu olan bir bâtıl mezhepdir. Bundan rahatsız olan ve Fâtih'in bunları tanımamasından korkan Veziriazam Mahmûd PaĢa. Görülüyor ki. Maalesef. Buna ayrıntılı cevap vermek 108 BĠLĠNMEYEN OSMANLI yerine."Merhum Sultân Muhammed Hân hazretleri. 23 Mayıs'da Ġsfendiyar oğlu Damad Kasım Bey'i elçi olarak Bizans'a göndermiĢ ve kendisine Ģu haberleri yollamıĢtır: Ġlk umumi hücumda Ģehir düĢecektir. Fâtih tarafından fethedilmeden evvel. Fâtih'in bu konudaki tavrını ortaya koymaktadır. Bu iddiaların aslı nedir? Hurufîlik. ġunu da ifade edelim ki. Haçlıların 1204'te yaptıklarından çok daha insanca ve hoĢgörüyle davrandılar" diyebilmektedir50. Fazlullah-ı Esterâbâdî'nin halifelerinden biri. asırlarda Anadolu ve Rumeli'de ciddi etkiler yapmıĢ ve hatta Fâtih zamanında Saray'a kadar girmeye çalıĢmıĢtır. Müslümanları. ısrarla ve kasıtlı olarak. hemen tutuklanmıĢlar ve haklarında verilen idam edilerek yakılmaları fetvası hemen tatbik edilmiĢtir. Nesîmî. Fetihden sonra. Edirne'de iken genç Sultân Fâtih'i etkilemek için Saraya yerleĢecek kadar ileri gitmiĢtir. Fâtih Sultân Mehmed'in Sırbistan'da tatbik edeceğini va'd ettiği "Her caminin yanında birer kilise inĢasına müsaade" durumu. PadiĢah huzurunda bu meseleyi tartıĢmak üzere bir zemin hazırlamıĢtır. BektaĢîleri ve KızılbaĢlığı derinden etkilemiĢtir. 945 tarihinde bu husus teftiĢ olunmuĢtur. hemen büyük âlim Müftü Molla Fahreddin-i Acemî'yi devreye sokmuĢ ve bu büyük âlim de bunların hulul inancına sahip olduklarını bildiğinden dolayı. 53. Bu gerçeği tam bir asker olan Ġmparator da kabul etmelidir. hulul inancı ve buna bağlı olarak mehdîlik anlayıĢıdır.

"Hangi dindensin?" sorusuna. Nitekim Ģu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları. bir baĢka cahilliktir.. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eĢ anlamlı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. ikinciyi ilmin dıĢında kabul etmek. Zamanla! olarak kullanılmaya)! "Hangi dindensin?*! Pakistandaki sflzlûl meleriyle açıklanmak! Bu kısa izahdan i geçebiliriz. hattı I ve müĢkil hakikatları Ġst 54. asırda bu ilmi hakkıylaj Tayyibetün ifadesiyle | 1971 hâdiselerine iĢan baĢka cahilliktir. Bediüzzaman'dır. nr. Fâtih ve Fetih. 141-143. Ġbn-i Kemal. sh.ilimlerin tasnifinde kendisinden bahsettikleri "cifir ve camia ilmi" diye bir ilim vardır. 191-201. Ma'ruzat. 448 vd. BĠLĠNMEYEN OSMANLI Risalesinde bu farkı açk Bütün ilim tarihçild sinden bahsettikleri' fından suiistimal edlln levhası. Dürer ve Gurer. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi. kaza levhası. Ali'nin.! Zunûn. "Beldetün Tayyibetün" ifadesiyle Ġstanbul'un fethine iĢaret ettiği gibi. VII. Belgele' Terimleri Sözlüğü I-ÎJi j(ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 109 FStih I tem toya t Bu E. Türk Hukuk Tarihi. Bu ilmin Hurufîlik. camia ise ka olmuĢ yahut olacak bazl| ya çıkarma ilmine clfir I yoktur. 1. 251-260. 1/643 vd. Mitler ve Gerçekler. ve ¦SaRisâlesinde bu farkı açıklamaktadır. Cin-Akgündüz.ile ilm-i cifiri birbirine karıĢtırmaktadırlar. c. Âli.. hatta her kelimesinden ve harfinden ve hatta Resûlullah'ın hadislerinden bazı mühim ve müĢkil hakikatları istihraç etmiĢlerdir. Yani evliyalar.8)"51. 1798. Defter. Mecma'ul-Enhür ġerhu Mülteka'l-Ebhur. 51-82. Künh'ül-tt»:* Vakayl'. vrk. V. BaĢtav. Kısaca Allah'ın kader ve kaza levhlerinde olmuĢ yahut olacak bazı Ģeyleri. Halbuki ikincisi bir ilimdir ve Ġbn-i Kemal çok açık bir Ģekilde bir 50 Molla Hüsrev. Solakzâde. Çünkü Ġmam-ı Gazâlî ve Ġbn-i Kemâl gibi bu ilmi hakkıyla bilen zatlar tarafından da kullanılmıĢtır. Mu'avvizeteyn süresiyle de 1971 hâdiselerine iĢaret etmiĢtir. Ġbn-i Kemâl bu ilmin ehemmiyetini "Er-Risâlet'ül-Münîre" adlı eserinde Ģöyle belirtmektedir: "Büyük evliyaların kerametleri de böyledir. Son asırda bu ilmi hakkıyla kullananlardan biri de. 60 vd. "Elhamdülillah . sh. 62 vd. bu ilmi Resûlullah'dan öğrendiği nakledilmektedir. Mevkufati.l. 54. Mülteka Tercümesi. Bu ilim. sh.. KarĢı görüĢ için bkz. sh S'î Akgündüz. Ġst. nüshacılık ve üfürükçülükle ilgisi yoktur. 127-128. ÂĢıkpaĢa-zâde. 1/282 vd. c. Bu onlara ilham nuruyla müyesser olur (sh. tamamen inkârı da mümkün değildir. 130/a-b. yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eĢ anlamlı olarak kullanmıĢlardır. Erdoğan. MüĢkil ve zor meselelerin istihracı gibi. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. camia ise kader levhası demektir. Tevârih-i ÂH Osman. 94-95. Ebüssuud. bazı câhiller tarafından suiistimal edilmiĢ olsa bile.. Kur'ân âyetlerinden. Kur'ân. sh. tarr Fâtih'in Ceza Kanu ura. Hz. Aydın. Damad. yine Allah'ın koyduğu iĢaret ve gösterdiği yollarla ortaya çıkarma ilmine cifir ilmi denir. c. Bütün ilim tarihçilerinin -özellikle Müslüman âlimlerin. Clot. Fâ-tih'den veya Osmanlı PadiĢahlarından bahsederken de Büyük Türk tabirini kullanmaktadırlar. Moskova 19K. Bazı Türk'e sövmtt yer alan ' bilir? Önemle ifade < anlamlı olarak kullanın tih'den veya Osmanlı I maktadırlar. Künh'ül-Ahbâr. Ġbn-I I rinde Ģöyle belirtmek "Büyük evliyaların keı Kur'ân âyetlerinden. Asırda yazılmıĢ Grekçe Anonim Osmanlı tarihine göre Ġstanbul'un muhasarası ve zabtı". ġerif. "XIV. iki ağaca t nasına kullanılmak yanında para cezas| de para cezası u "Âlî. Fâtih. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir? Önemle ifade edelim ki. Ty. 1/343. ( Türk tabiri. Ünlv. 66-67. Birinciyi ilim. Evvela. Cifir. Hz. Kütp.. Çünkü tmam-ı( da kullanılmıĢtır.

Kürd. II. kadı ta'zir ura. Fâtih'in Ceza Kanunnâmesinde. sh. muhtelif yerler. bir kiĢi içki içse. 110 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN (KMAK. Mesela.Türk'üm" cevabını vermektedirler. Zındıklar ve Mülhidler. Türk'ü Müslüman anlamında kullanarak ve hür insanların bu teĢkilâta alınmalarını tenkit ederek Ģöyle demektedir: "80. "15. ġu madde daha da enteresandır ve aslından okumak zaruridir: . ġimdiki hâl ise ekseri Ġstanbul'un Ģehir oğlanları ve Türk ve dahi Kürd ve Ermeni ve Arab ve Çingâne ve Yehûd oğlanları olub on oğlandan bir sahîhce devĢirme veyâhûd kul cinsi yokdur. Türk veya Ģehirlü olsa. Numuneleri dahi görülmüĢ ve görülür. kapı kulu ocaklarına Müslümanların a-lınması baĢtan beri yasaktır. vrk. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. Yukarıdaki ifadeler çok açık bir Ģekilde bunu anlattığından dolayı. "mahbûb ve müslim" kelimeleriyle açıklanmaktadır. Acemilerin ocağa alınmalarından evvel Anadolu'da Türk çiftçisinin yanına verilerek zirâ'at iĢlerinde kullanılmaları ve bu arada Türkçe'yi ve Ġslâm ahlakını öğrenip benimsemeleri gayesiyle Türk ailelere muvakkaten verilmelerine Türk'e vermek denirdi. I. MüslümanlaĢtırmak ve Türkçe öğretmek üzere. dır: 37. ĠĢte bu konuyu dile getiren Koçi Bey. Osmanlı Devleti. c. Zira baĢlangıçta. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Moskova 1961. Bedâyi'ul-Vakayi'. c." Koçibey'in. Hadâık. Mecdî Efendi. meselenin üzerinde durmak istemiyoruz. Pakalın. c. V. KeĢf-üz-Zunûn. tamamen Müslüman kelimesine eĢ anlamlı olarak kullanılmaktadır. Pakistandaki sözlüklerde de. Ġkinci olarak. 591-592. Ġmdi eğer bu makûle eĢhâs-ı muhtelife Saray'a kullanmak câ'iz olsa idi. Mehmed Zeki. 40-53. Türk üzerine verilmeğe Türk'e vermek de denir. Bir diğer misâl. Kapıkulu ocaklarındaki sistemi bozan sebepleri anlatırken Kapıkuluna yasak olduğu halde son zamanlarda alınan grupların arasında yer alan Türk. Maddede ".. 82. Bu kısa izahdan sonra Osmanlı kaynaklarındaki ve Kanunnâmelerindeki izahlara geçebiliriz." diye izah getirilmektedir.. Burada Ģunu da belirtmekte fayda vardır ki. Nitekim 38. Ve acemi oğlanının cem' olunub bir uğurdan ikiĢer akçe ile yeniçeri olmak Sultân Murâd Hân zamanında ref olunub birer akçe ulufe ile acemi oğlanı eyledikleri gibi birer akçe ile bir uğurdan acemi oğlanı olmak dahi ref olunub Türk üzerine verilmek dahi Fâtih-i Ġslâmbol Sultân Muhammed Hân zamanında olmuĢdur". 1. sh. Kâtip Çelebi. özellikle hakkında en çok dedikodu edilen Fâtih devri Kanunnâmelerinde. sh. sh. 153/b-154/a. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. sh. I. Böylesi bir yorum. kapıkulu sistemini bilmemek demektir. Bu takdirce ol makûle oğlanlar taĢraya çıkub Kul tâ'ifesine zabit olub ağa oldukda veyâhûd bir memlekete vâlî olduklarında ahvâlleri ma'lûm ve ehl-i basîret katında hafî değildir. sh. Koca Müverrih Hüseyin. 182-183. Künh'ül-Ahbâr. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III. Bu kanun. sistem bozulmuĢ ve bazan paĢaların çocukları dahi torpille kapı kulu ocaklarına alınır olmuĢtur. Ocak. Müslüman gençler bu teĢkilâta alınmamaktadırlar. c.kâfir evlâdın cem' eylemekte fâide odur kim. buradaki Türk'den kasdın Müslüman olduğunu biliyoruz. Sikke-i Tasdik-i Gaybî. Hemân Ġstanbul'dan ve sâ'ir kasabalardan buldukları eĢhası alub pîĢkeĢ deyû Saray'a koyarlardı. Türk kelimesi açıklanırken. 131-135. iki ağaca bir akçe cürm alına". Bediüzzaman Said Nursi. Türk düĢmanı diye ifade edilen Fâtih zamanında kanun hükmü haline getirilmiĢtir. Yahudi ve Çingene'yi yan yana zikretmesi. Evvela. Arab. Eğer biregû hamr içse. 856-858.. Maddede Türk evlâdının acemi oğlanları arasına ve dolayısıyla yeniçeri teĢkilâtına alınmasına karĢı çıkılırken. Türk tabiri. I. Yani. Kânun ve zabt ve edeb ahvâllerinden evvelâ iç oğlanları kadîmü'l-eyyâmdan devĢirme veyâhûd sahîh kul cinsi pîĢkeĢ ola-gelmiĢdir. Gerçekten bu kural çiğnenmeye baĢlanınca. Ġstanbul 1960. Akgündüz. Yeniçeri Kanunnâmesinde bulunmakta51 Âlî. Türk üzerine verilmesini kanun haline getirmiĢtir. Türk'ü Çingene ve Yahudi ile eĢ tutması manasına alınamaz. c.. yeniçeri olmak üzere toplanan gençlerin acemi o-cağında eğitilmesinden evvel. Kanun maddesi Ģöyledir: "24. Ġstanbul 1983. selefde olan sâhib-i ukalâ-i devlet devĢirme ve kul cinsini kânun etmezlerdi.

Bizce asıl ö-nemli olan. Bununla Türklerin veya Kürtlerin idrâkli veya idraksiz olanlarının bulunacağını ve isyan eden gruplara bu sıfatın verildiğini hemen anlamak mümkündür. Anadoluda Celâlî isyanlarını çıkartan ve Osmanlı Devleti'nin ayak bağı bulunan ġii Türkmenler için kullanıldığını gayet açık bir Ģekilde kanunname metinlerinden anlayabilmemizdir. Ierdlr? I Fâtih ( ile evle denilen < zamanına I tih'den evlenmeleri! 1-FJl ile evlen 2-C kâh akdi) 3. Amma kaçan bu denlü Türkçe bilmemek ne âlemi vardır? Bunları bari cem' eyledikden sonra Türk üzerine verüb Türkçe'yi öğrense ve !*gj| dahi sefer-l zater-MMĠ Üçüncü¦ siz Türkler ifa avamdan ola kullanılmıĢtırj nemli olan.] birleri kulların ntn bulunacağ dür. Sultânu Selâtîn'il-Arab ve'l-Acem ve't-Türk unvanını sahiplenmez. bunun yerine Kadın Efendi. Ve olmağa bâ'is oldur kim. Türk milletine düĢman olan bir devlet. Bu sıfatı I Burada ! Türk çe ey ailelere ve ayrıca kanunu 55. Osmanlı Devleti'nin yıkımına sebep olan isyancı gruplar için ve özellikle de ġi'î grupları kasdederek. t Akgiindöı 0 J997. Nitekim benzeri bir tabir de Ekrâd-ı bî idrâk Ģeklindedir. bu tabirin. ı 4-C nikâh akı "TM* s« mesl. sa'âdetle Ġslâmbol'u feth eyledikleri zamanda Eğri Kapu" kurbünde Tekfur-ı makhûrun sarayına konub Ayasofya Câmi"inin çanların yıkub minarelerin bina edüb cum'a namazına azîmet buyurub geri saraylarına döndüklerinde yeniçeri ocağı yoldaĢları PadiĢah-ı cihân-penâh Hazretlerini selâma durduklarında PadiĢah-ı âlem-penâh Hazretleri sağına ve soluna selâm vericek içlerinden birisi "Aleyküm'üs-selâm Muhammed BeĢe53" dedi. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur? Fâtih devrinden itibaren Osmanlı PadiĢahları. Üçüncü olarak. Ekrâd-ı bî akl u din. Ġkbal. ol zaman kim. Osmanlı PadiĢahları. müfsid-i fâsid-i'tikâd ve benzeri tabirleri kullanmaktadırlar. topladığı Hıristiyan gençleri.* kavuĢtun evlenmesi. I bağı bulunan] lerinden anfe tarihçileri. dediğin gerçekdir. bu tabir daha ziyade göçebe halinde yaĢayan ve genellikle avamdan olan bazı Türkmenler ile Anadolu'da ġi'anın tahrikiyle isyan eden Celaliler için kullanılmıĢtır. bütün muteber Osmanlı tarihçileri. ahlakını ve lisanını öğrenmek üzere Türk ailelere vermez. m). 55. nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmiĢler. Mahmûd PaĢa bunların kâfirden müselmân olub ümmî olduklarını ve bunların yanında "BeĢe" demekden azîm ta'zîm olmaduğunı bir bir beyân edicek PadiĢah Hazretleri dahi etti: "Lala. cemâ'at-ı kallaĢ. 53 BeĢe: PaĢa kelimesinin muhaffef Ģeklidir ve daha ziyâde yeniçeriler arasında kullanılır. bazı tarih ve fıkıh kitaplarında geçen Etrâk-i bî idrâk yani idraksiz Türkler ifadesine gelince. Burada Ģunu ifade edelim ki. #| muhtelif teVM Î5HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 111 ir ınpna çe'yi öğrense ve belâya mu'tâd olub ba'dehû ulufeye yazdırub ve ba'dehû kapuya çık arsalar. Gözde veya Peyk denilen cariyeler ile yaĢamayı . ġii gruplan I bî akl u din. KızılbaĢ-ı EvbaĢ. Ģeytan kulu. ayrıca kanunnamelerinde Türk kelimesini Müslüman ile eĢ anlamlı olarak kullanmaz55. resmî dilini Türkçe eylemez. s». Etrâk-i Nâ-pâk. Etrâk-i bî idrâk. Ġbn-i Kemal baĢta olmak üzere. dahi sefer-i zafer-âsâra gönderseler olmaz mı? idi"54. Bu sıfatı bütün bir millet için kullandıklarını söylemek mümkün değildir. PâdiĢâh dahi Saray'a gelicek ol zamanda Düstur-i a'zamları olan Mahmûd PaĢa'yı da'vet edüb "Lala! Bu oğlan benim selâmımı aleyküm selâm Muhammed BeĢe deyü almakdan murâd nedir? Ve bu nasıl selâm almakdır?" deyicek."25. 52 Eğri Kapı: Edirne Kapı yakınlarında bir sur kapısıdır.

55 Fâtih Ceza Kanunnâmesi. Muhtelif yerler.Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki de denen HümaĢah'ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eĢliğine kabul etmesi de önemli bir istisnadır. Harem'deki kadınlar saltanatı da devĢirmeler ve dıĢarıdan satın alınan değiĢik milletlere mensup cariyelere terk edilmiĢtir. I. Yılmaz. nikâh akdiyle ve hür kadınlarla evlenmeyi terk etmiĢler ve bunun yerini cariyelerle ve nikâh akdi yapmadan karı-koca hayatı yaĢama usulü almıĢtır. Peygamber. hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için. hür bir kadınla evlenme imkânları bulunmasına rağmen. hür bir kadınla evlenme imkânı bulunsa dahi. 99. 4. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. ehl-i kitap veya Müslüman olan bir câriye ile evlenmesi. Ġstanbul 1997. 135 vd. "Hür bir kadın üzerine câriye ile evlenmek sahih olmaz" buyurmuĢlardır. Hür bir kadınla evli olan hür erkeğin bir câriye ile evlenmesi ise sahih değildir. halbuki hür bir kadınla evlenme imkânı varken câriye ile evlenmesinin sahih ve caiz olduğunu ifade etmektedirler. Bir kısım hukukçular. Ġbn-i Kemal ve DüĢünce Tarihimiz. 3. Fâtih devrinden Osmanlı Devletinin yıkılıĢına kadar. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı Kanunnâmeleri. md. Akgündüz. bu madde en güzel Ģekilde anlatmaktadır. Fâtih Sultân Mehmed'den sonra. Yeniçeri Kanunnâmesi. Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama Ģartına bağlamaktadır. cariyelerle evlenmeyi âdet haline getirmiĢlerdir. Mısırlı Bezmiârâ Hanım'ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuĢtur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiĢtir. kahir ekseriyetle Osmanlı PadiĢahları. 37. Bâyezid'in Karaman Oğlu Nasuh Bey'in kızı HüsnüĢah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnadır denilebilir. Sayın. 6. saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir. Osmanlı PadiĢahları. nasıl devlet ve kapıkulu kadroları. muhtelif yerler. IV. devĢirme erkeklere bırakılmıĢsa. Me ram. Ancak câriye olan bu kadını. Akgündüz. md. ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları Ģartı aranmaktadır. 56. 54 Türk üzerine vermenin ne demek olduğunu. 15. Bu istisnalar Ģunlardır: 1. Fâtih'den itibaren hür kadınlar ile veya cariyeler ile nikâh akdi icra ederek PadiĢahların evlenmeleri tamamen istisnai bir durum haline gelmiĢtir. hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini. Bu hususda Ġmâm Mâlik. md. Akgündüz. önemli bir olaydır. Dalkıran. daha evvel evlendiği hür bir kadın yoksa. sh. Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir? Kur'ân-ı Kerim. 112 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 5. âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir. 24-30.Fâtih'in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ'in kızı Sitti Hâtûn ile evlenmesi. 349. Zira Hz. Fetvaya esas olan da bu olduğundan dolayı. hür kadının rızasıyla böyle bir evliliğin caiz olacağını ifade ederken. PadiĢah Anaları. sh. söz konusu kaidenin ilk cariyeden olan istisnasıdır. Bazı farklı yorumlar için bkz. sh. bu durumun hür erkeğin birinci Hanım'ının hür bir kadın olması halinde söz konusu olduğunu.tercih etmiĢlerdir.Sultân Abdülmecid. Siyâsetnâme. sh.Kanunî'nin câriye olan Hürrem Sultânı. Bkz. IX. Hanefi hukukçular. bir görüĢe göre âzâd edip hürriyetine kavuĢturdukdan sonra ve bir görüĢe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi. Sultân Abdülaziz'in Mehmed Ali PaĢa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad PaĢa engellemiĢtir.Genç Osman'ın ġeyhül-Ġslâm Esad Efendi'nin kızı Âkile Hanım'ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması Ģeklinde değerlendirirsek. Bu teamülün Osmanlı Devletinin yıkılıĢ zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnalarının bulunduğunu görüyoruz. hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını. c. sahih ve caizdir. Ġmâm ġâfi'î de kocanın köle olması halinde böyle bir evliliğin caiz olduğunu söylemektedir". c. Ġslâm . 163.. 57.Oğlu II. Osmanlı Devletinin resmî Kanun-ı Umûmîsi sayılan Mültekâ'daki ifade aynen Ģöyledir: "Hür bir erkeğin. Mevlüt Uluğtekin. 2. aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına göre de mekruh görüldüğünü beyân etmektedirler. Bkz. Ankara 1988. Bu Ģart gerçekleĢmesi halinde de. Bkz. Osmanlı Kanunnâmeleri. 38. c.

PadiĢah nikâh akdiyle onunla evlenir. Kanunî Sultân Süleyman. Efendi için sabit olan bu hakka istifraĢ hakkı denmektedir. istifraĢ hakkının Ģer'î dayanağını açıklamaktadır. Ancak çoğu tarihçiler. o zaman ehl-i kitap veya Müslüman olmaları Ģartıyla câriyesiyle nikâh akdiyle evlenebilecektir. bu istifraĢ hakkı da.r bu durumda >>¦ kadınla evli olmasp. t takdim edilenı ve Fâtih zam. Ġkincisi. Hürrem Sultân'ınkinin bu gruba girdiği ve cariyelikten kurtulamadığı daha evvel ifade olunmuĢtu. b) Cariyesi câriye statüsünde kalmakla beraber. d&ti meĢine mânı! evlendiği diğer araĢtırmacılara göre. I hükmü gereği r nı ifade etrr Müslüman olu evlilik akdi I ğan çocukları i kurtulamadığı! lklnciıi)t yesi ile heı olan bu hakka Ġ Kur'ân.' bozmuĢtur. Kur'-an'ın ifadesiyle zinaya yol açmaması ve gizli metres hayatına dönüĢmemesi için önemli kaidelere bağlanmıĢtır. Kur'ân. Asıl câriye hukuku burada söz konusudur. Bu durumda nikâh ihtiyatî bir nikâh olacaktır. Eğer PadiĢah hür bir kadınla evli değilse. hür ve evli bir kadın ile istifraĢ hakkına dayanılarak karı-koca hayatı yaĢanan câriye arasındaki en önemli fark. Ostlerle Mya) PadiĢah evlenmeden önce cariyesini âzâd eder yani hürriyetine kavuĢturur ve bu durumda hür bir kadınla evlenmiĢ olur. Bu durumda. âzâd ederek evlendiği câriye ile hür olarak evlendiği diğer hanımları arasında hiçbir hüküm ve statü farkı mevcut değildir. Bu durı kadınla evli ise. cariyesini âzâd ederek evlenmesine mâni teĢkil etmez. köle veya hür baĢka erkekler ile evli olmayan cariyeler. Bir kısım araĢtırmacılara göre. bazı hukukçular câriye ile olan nikâh akdinin. iki Ģekilde PadiĢahlar ile karı-koca hayatı yaĢayabilirler: Birincisi. Bu tesbitten de anlaĢılacağı üzere. Ayrıca efendi daha evvel hür bir kadınla evli ise. Ġslâm Hukukunun câriye kabul ettiği kadın kölelerin bir statüsü de. bu kaidenin Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki'yi önce âzâd edip sonra da nikâh akdi ile onunla evlenmesi ile bozulduğunu ifade etmektedirler. baĢka bir erkek ile evli olmayan bir cariyesi ile herhangi bir nikâh akdi olmadan karı-koca hayatı yaĢayabilir. bir akın sırasında esir edilerek PadiĢah'a takdim edilen Hürrem Sultan'ı önce âzâd etmiĢ ve sonra da nikâh akdi ile eĢliğine almıĢ ve Fâtih zamanından beri devam eden cariyelerin nikâhsız istifraĢ edilmesi kaidesini bozmuĢtur. "Onlar namuslarını korurlar. PadiĢahın eli altındaki cariyesi ile nikâh akdi yaparak evlenmesidir. PadiĢah. Bu da iki Ģekilde olur. Her ikisinde de doğan çocukları hür olarak doğar. Ancak önemle belirtelim ki. sadece eĢleri ve cariyeleri ile iliĢki kurarlar. a) PadiĢ. Çünkü bunu yapanlar ayıplanmazlar" buyurarak. AncaK âzâd edip som b) Câriylenir. hal tedir. Ġslâm hukukuna göre. Hatta öylesine kaideler konulmuĢtur ki. nikâh akdi yapmadan istifrâĢ hakkını kullanarak yine karı-koca hayatı yaĢamak mümkündür. Her iki halde de evlilik akdi ihtiyatî bir akittir ve hukukî sonuçlarını tam doğurmaz. daha evvel hür bir kadınla evli olması. Nisa Süresindeki âyetin hükmü gereği mekruh olacağını ve bir kısım hukukçular ise bu akdin sahih olmayacağını ifade etmiĢlerdir. Çünkü i yanağını açıkl ifadesiyle ı delere bağlat istifrâĢ hakkmı| cariyenin ı bazı cüz'i f ma poligam leme sürt me konu» etkileme ÖnemJj'J yaptığı takı ile kan-kı istifra. cariyelerle nikâh akdi ile evlenmek caiz ise de. cariyenin efendisinin mirasından istifâde edememesidir. ( hakkı I ya ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 113 (i ile ve Ġhı ka10laI. "OnlırĠ lar. Böyle bir evlilik halinde. eĢ statüsündeki veya istifrâĢ hakkı bulunan cariyeliktir. Miras münâsebetinin dıĢında bazı cüz'i farklar da . dört sınırını aĢmamıĢ olmak Ģartıyla.Hukukuna göre.

Nikâh ile alınması. Ġslâm hukuku.vardır. Kısaca ifade etmek gerekirse. Nikâh akdi yaparak evlendikleri hemen kadın efendi unvanını alırlar. dört gruba ayırmak mümkündür: Birinci Grup: Nikâh akdi yaparak eĢ kabul ettikleri kadınlardır ki. en fazla sekize çıkmıĢtır. Kadın Efendilerin sayısı yediye kadar çıkmıĢtır. En önemlisi de. Çocuk sahibi olmadan karı-koca iliĢkisini devam ettirebilir. Önemle ifade edelim ki. Ancak birisinden boĢandıktan sonra diğerini nikahlayabilir. Efendi'nin istifraĢ hakkına dayanarak cariyesi ile karıkoca hayatı yaĢamasına teserrî de denmektedir. bekleme süresi bitince yeni efendi ile karıkoca hayatı yaĢamaya baĢlayabilir. Efendisi dıĢında kimse ile karı-koca hayatı yaĢayamaz. Bunların sayıları. efendi. Halbuki bu statüde olunca. Halbuki bir anda dörtten fazla câriye ile Kadın Efendiler olarak hayat yaĢayan PadiĢahlar vardır. Üçüncü Grup: Beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk saf . Hanefi hukukçulara göre. tstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir? îstifraĢ hakkının ve buna dayanılarak teserrî yani câriye ile karı-koca hayatı yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları Ģu Ģekilde özetlenebilir: PadiĢah ile karı-koca hayatı yaĢayan câriye. Bunun yolu azldir. böyle bir cariyeyi baĢka bir efendiye satabilmesi ve Efendi'nin istifrâĢ hakkını elde edebilmesi için. istifraĢ hakkı bulunan bir kısım cariyeleri ile de teserrî yani nikâh olmadan karı-koca hayatı yaĢamıĢtır. Müslüman veya ehl-i kitap olan câriye ile istifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢayabilir. câriye statüsünü bile köle kadınların hürriyetlerine kavuĢmaları için vesile kılmıĢtır. ayrılığın üzerinden iki hayız müddetinin geçmesi gerekir. Bu sebeple özellikle Kadın Efendiler. câriye de ümm-i veled statüsüne geçer. karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden çocuk sahibi olmayabilir. Mesela istifraĢ hakkı ile bir câriye ile karı-koca hayatı yaĢama poligami = birden fazla kadınla evlilik sınırına tâbi olmama. PadiĢahların kendileriyle cinsi münâsebette bulundukları ikballer ve son zamanlarda ortaya çıkan gözdeler ve peykler bu statüdedirler. birinci Ģıkta belirttiğimiz ümm-i veled hükümleri devreye girer. Bu durumda. iddet ve boĢamada bekleme sürelerinin yarıya indirilmesi ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi cariyenin örtünme konusunda hür kadınlar gibi olmaması gibi farklar. Bu kaideye uygun olarak Osmanlı tarihinde PadiĢah'dan hâmile kalan bir câriye. PadiĢahın karısı gibi olur. AyĢe Osmanoğlu'na göre bunların çoğu nikâh ile alınmaktadır. Böyle bir cariyenin baĢka biriyle karı-koca münasebetine giriĢmesi zina sayılır. Zira tam zevce kabul edilince. Ġkinci Grup: Nikâh akdi yapmadan beraber oldukları ve ancak ümm-i veled statüsündeki yani çocuk sahibi oldukları Kadın Efendilerdir. Osmanlı PadiĢahlarının aile hayatlarında ri'âyet ettikleri hukukî statü çoğunlukla budur. böyle bir sınır mevzubahis değildir. mutlaka nikâh ile evlendiği câriye demek değildir. ġayet câriye hamile ise. tam zevce olarak kabul edilmemeleridir. aile içerisindeki statüyü fazla etkilemeyen hallerdir. böyle bir iddia bütün kadın efendiler için doğru değildir. O halde Osmanlı PadiĢahlarının Fâtihden itibaren beraber oldukları kadınları. iki kız kardeĢi câriye olarak eli altında ve bu statüde bulundaramaz. Ancak dört kadın sınırını zorlamadıkça kadın efendiler ile nikâh akdi yaptığı da doğrudur. Bu sebeple birden fazla evlenme konusundaki sınıra riâyet edilmeye ihtiyaç kalmamıĢtır. Kadın Efendi demek. kendi cariyesi dıĢında bir câriye ile nikâh akdi yaptığı takdirde birden fazla evlenmenin sınırına riâyet edecektir. evlenilen kadın câriye de olsa. bunların sayısı mahduttur. PadiĢah. Bu duruma göre. PadiĢahın zevceleri gibi dememizin sebebi. daha önceden olmasa bile. b) PadiĢah. PadiĢah. Osmanlı PadiĢahları bir kısım cariyeleri ile nikâh akdi yapmasına karĢılık. aynı anda dört kadından fazla olanı haram haline getirir. Ayrıca Efendi'nin ölümüne bağlı olarak annesini de hürriyetine kavuĢturur. dört kadın sınırı söz konusudur. Ancak bunun da bazı kaideleri vardır. 114 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57. hemen Kadın statüsüne geçer. Ancak istifraĢ hakkı ile karı-koca hayatı yaĢaması halinde. PadiĢahların zevceleri yani eĢleri olarak takdim edilmiĢtir ve doğru olan da budur. Hamile değilse. Efendi'nin cariyeden doğan çocuğu hür olarak dünyaya gelir. PadiĢahların zevceleri gibi sayılırdı. Böyle bir cariyenin PadiĢah ile yaĢadığı karı-koca hayatının akıbetini de ikili bir ayırıma giderek izah edelim: a) ĠstifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden efendi çocuk sahibi olunca.

25. Buhari. Bugün böyle olduğu gibi. II. I. yakınlarının iĢe karıĢtığı ve devlet pastasından pay talep ettikleri bir vakıadır. peykler ve has odalıklardır. Akgündüz. Böyle olmasa bile. Mecma'ül-Enhür. Her birinin ayrı ayrı hanımlarını ve çocuklarını liste halinde inceleyince. Bunun da yolu Harem'den baĢka varacağı yer olmayan cariyelerle aile hayatını devam ettirmektir. sh.Bugün Türkiye'de» hadise devleti yönetenleri»! nn eĢlerinin adlan. Bizce bazı sebepleri Ģunlardır: 1. Osman» S (ANLI ĠRltüBĠLĠNMEYEN OSMANLI 115 hibi olmadıkları cariyelerdir ki. Bugün böyle oldujjuj nan Hürrem Sultân'uij mektedir. 34-35. OsmanoJM Çağatay. Dünyada bazı baĢbakanların eĢlerinin adları.. Uluçay.. Böylesine geniĢ bir ülkeyi idare etmek devlet sırlarının dıĢarıya sızmamasını gerektirmektedir. 121. Yani PadiĢahların Kadın Efendi ve Ġkballer dıĢında karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerin sayıları sınırlıdır. Bunun için de PadiĢah'ın ailesinin taĢra ile alakasının olmaması gerekmektedir. farklı Ģekillerde cevaplandırılmıĢtır. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Bazı Osmanlı PadiĢahları. neden dev56 Kur'ân. Mü'minûn. dayılardan ve amcalardan korumak için böyle bir riske girmemeyi tercih etmiĢtir.Osmanlı Devleti'nin sınırları bir zamanlar 24 milyon km2yi bulmuĢtur. 2. Yani PadiĢahların | cariyelerin sayılan siniri Osmanlı PadiĢahlarının! çok azdır. Damad. 116 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Tarih Deyimleri. Aynı Ģey Sultân Ġbrahim'in nikâh akdi ile aldığı HümaĢah Hanım için de söz konusudur. Itk. Babam Sultân Abdülhamid. 2. sh. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. c. 3. 58. AyĢe. Ġstanbul 1994. Dördüncü Grup: Her PadiĢahın olmamakla birlikte. Nikâh akdiyle alınan Hürrem Sultân'ın devletin baĢına açılan ilk ve en büyük gaile olduğu çok iyi bilinmektedir. Osmanlı tarihinde de böyle olmuĢtur.. yakınlarınııt(| dır. 542 vd.Bugün Türkiye'de ve baĢka dünya devletlerinde.. kayınbiraderlerden. Mafya liderlerinin isimleriyle birlikte telaffuz edilmektedir. Osmanlı Tarih Lügati. Her birinin ayn I dediğimiz daha Ġyi anlaĢıl) 58. II. Aynı Ģey. Sertoğlu. Harem II. 364 vd. Osmanlı Devletinin yıkılıĢ sebeplerinin baĢında. 49. sh.Osmanlı l geniĢ bir ülkeyi we Bunun için de Paı da yolu Harem'd mektir. Ġkballer ço< bazan da nikâh akdi ile / Dördüncü Grup: i ikbal adayları demek olan ^ dörttür. Bazı O™ lardır.Birden I devletin kaçınma sel» düğünlerde hedlptl 56 Kur'ân. Nisa. 38-42. c. c. Düğün törenlerine yapılacak masraflar ve bu düğünlerde hediye adı altında dönecek dolapları da bir hesaba katarsanız. bunlara ikbal adı verilmiĢtir ve II. sh. Fâtih döneminden i meyi neden terk < cih etmiĢlerdir? girme fırsatı eldd i Bu soru.' konusudur. 5-6. Osmanlı PadiĢahları.. Pakalın. Osmanlı! ve amcalardan I tinin yıkılıĢ sebepleı mektedir. Harem II. devleti. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. farklı < 1. 3. sh. devletin baĢını en çok ağrıtan hadise devleti yönetenlerin ailesi ve hanedan söylentileridir. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır? Bu soru. 311 vd. Ankara 1992. yeğenlerden. Osmanoğlu. Osmanlı Kanunnâmeleri. son zamanlarda görülen ve ikbal adayları demek olan gözdeler. devletin bütçesini sarsacak düğün ve nikâh masraflarından ve yapılacak israflardan kaçınma sebebini de ihtiva etmektedir. ĠM vd. olmasa bile. Çağatay.hibi olmadıkları cariyelerdir ki. 40-41. Bunların azami sınırı da dörttür. 126-127. Harem j) Akgündüz. bu tür hanedan görüntülerinden açıkça yakınmıĢ-lardır. 328 vd. sh. PadiĢah kızları ile evlenen damadların suiistimali gelmektedir.Birden fazla evli olan Osmanlı PadiĢahlarının nikâh ve düğün yapmamaları. baĢlamıĢtır. Osmanlı PadiĢahlarının aynı anda dört beĢ kadın ile beraber olanları ve yaĢayanları çok azdır. bu dediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır56.

4. Kadınlar Saltanatı. c. kapıkulu sisteminin devletin istikrar ve devamını sağlayan bir müessese olduğunu. Bu açıdan bakıldığında. 939. devlet idare etmenin ve özetle menfaat ve yetkinin paylaĢılmasının bulunduğu her yerde. Uluçay. Ġbnül-Emin Saray. en az bir sefer masrafı kadar düğün için masraf yapılmıĢtır. 141. daha evvel kapıkulu arasına alınması caiz olmayan Türkler. devlet siyâsetinin gereğidir57.Bu arada. tenkit edilebilir. 59. Lale devrinde yapılan düğünlerin çoğu bu dediklerimizi teyit edecek mahiyettedir. biri be!! etrayn bağı. yakın devlet olarak Ġran ve benzeri Osmanlıların sevmediği sülalelerin bulunması da. Ġbrahim'in Telli Haseki ile yaptığı evliliktir ve maalesef devlet para darlığı içinde olmasına rağmen. bunlardan birisinin vali veya benzeri memuriyete geldiklerinde nasıl isyan ettiklerinin gayet iyi bilindiğini açıkça beyan etmektedir. Bâyezid arasındaki mücadeleyi. Abbasîler. Fâtih'den itibaren Osmanlı Devleti'nin bir kanun ve anane haline getirdiği devĢirme sisteminin (gılmân sistemi ve kapıkulu sistemi de denmektedir) veyahut bir diğer ifadeyle haremden ve kapıkulundan çıkanların devlet idaresinde Türk ve Ģehirlü olanlara tercih edilmesinin yanlıĢ yönlere çekilmesini doğru bulmuyoruz. I. Zira böyle davranmaları Allah'ın ve dinin emri değil.. selefdeki devlet adamları zikredilen kanunu koymazlardı. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. sh. tarihde bir çok devletlerin kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkıldıklarını verdiği misâllerle anlatmaktadır. Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını. her Ģerefi devlette bulmuĢ olan köle asıllı kiĢilerin devlete isyan edemedikleri ilave olunmaktadır. Ahmed Refik. kendi zamanında. 16-17.. Ġstanbul 1997. Türk düĢmanlığından değil. gayr-i müslimlerden de alınmaları yasak olan Yahudi ve Çingenelerin alınmaya baĢlandığını. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var. Zad tay»rrc in1 I-2-m. Devlet adamları arasında her . Baskı. Harem II. iç oğlanlarının ve Enderun'a alınan insanların eskiden beri devĢirme veyahut gerçekten köle asıllı olanlardan seçildiğini. bu manadaki aristokratların isyanıyla. PadiĢahın Kadınları ve Kızları. Bu iddialar doğru mudur? Saltanatın. 57 Akgündüz. Türk aristokrasi part isi ile devĢirmeler arasındaki mücadele gibi göstermek doğru değildir. 315 vd. Koçibey de. bir. Ancak böyle bir siyâset. eğer bu grupları kapıkulu sınıfına dahil etmek caiz olsaydı. BA. Ancak sadece Osmanlı Devleti'ni tenkit uğruna. devletin devam ve bekasının böyle bir sistemde görülmesinden kaynaklanmaktadır. 4. Sîman-oğulları Devleti bir asilzade olan Mahmûd Sebüktekin'in isyanıyla ve Büyük Selçuklu Devleti de Harizm-Ģah'ların isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. Veziriazam Karamanı Mehmed PaĢa ile Ġshak PaĢa veya Cem Sultân ile II. kapıkulu sistemi ile. Koçi Bey'e göre. Ġbn-i Kemal konuyu açıklarken. 37-39. Ġbn-i Kemal'e göre. eski bey ve kral kızları ile evlenme âdetini ortadan kaldıran sebepler arasında sayılabilir Dolayısıyla Osmanlı PadiĢahlarının özellikle câriye asıllı hanımlarla evlenmesinin sebebi. Sh. nr. 61-62. Bunun en acı misâli. Ġbn-i Kemal'e göre. Kul sistemiyle aristokrat bir sınıf kabul etmeyen Osmanlı Devlet sisteminde. sh. Ahmed. Kürdler ve Araplar gibi Müslüman unsurlar yanında. çevrede beylik ve fethedilecek memleketin kalmaması.BĠLĠNE Ģirme yani câriye usulüne dönüldüğünün sebebini kolay anlarsınız. 131. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 117 itelet ley ve e ve ItnüO halde bu sistem. Türk unsurunun Saray'dan uzaklaĢtırılması değildir. 40-41. bazı mücadelelerin bulunması reddedilemez bir gerçektir. III.

bazı irsâdî vakıfları neshederek tîmara çevirmesi ve yeni vergiler koyarak hazineyi güçlendirmeye çaılĢması sebebiyle. Burada sadece özetleyeceğiz. cildinde "Osmanlı Kanunnâmelerinde ġer'îliği TartıĢmalı Olan Mes'eleler" baĢlığı altında yaptık. Muhtelif yerler. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir. Karamanî Mehmed PaĢa. Muteber tarihçilerin ittifakla beyanına göre. Kaderin çoğu peygamberleri Ģarkta göndermesi iĢaret ediyor ki. meseleyi çok açık bir Ģekilde takdim etmektedir: "Sultân Selim'e bî'at etmiĢim. halk ve asker tarafından sevilmemektedir. Asr-ı saadet ve Osmanlı dönemi bunun en bariz misâlidir. Osmanlı Ģöyle düĢünmüĢtür: devletin belkemiğini teĢkil eden Müslümanlar ayrı ayrı milletlerden ve kabilelerden olabilirler. Sultân Cem'i tahta çıkarma ve hatta Fâtih'i zehirletme isnadlarının yapılmasına sebep olmuĢtur. Bazı farklı yorumları için bkz. Muhtelif yerler. tahsis edilen cihetin beytülmaldan istihkakı bulunan bir hayır ciheti olmasıdır. 79-86. Ta birbirinizi tanımalısınız. kardeĢliği. Osmanlı Kanunnâmeleri. Belki din. X. sh. Ancak bu çeĢit vakıfların da en önemli Ģartı. Karaman? Mehmed PaĢa'nın yeniçeriler tarafından katledilmesini. ÂĢıkpaĢa-zâde. gayr-ı sahih vakıf. sizi. kıbleleri bir. taife taife. Zira o. muhabbeti ve birliği iktiza etmektedir. Ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz ve birbirinize yardım edesiniz. c. . I. Mevlüt Uluğtekin. söz konusu sorunun gündeme gelmesine sebep olmuĢtur. Bunun aslı nedir? Tek nüshası Bursa ġer'iye Sicilleri. beytülmaldan istihkakı bulunan hayır cihetlerine vakıf adıyla tahsis edilebileceğine fetva vermiĢtir. Bu kadar bir birler. sh. gerçek anlamda bir vakıf olmadığını ve bir kamu tahsisinin adı olarak devamında da sakınca bulunmadığını kabul etmiĢlerdir. sorulan bir suâl üzerine Ġbn-i Ebî Asrûn isimli bir âlim. vatanları bir. 5/b. PadiĢah Anaları. Ġslâm hukukunda vakfın bir Ģartı da. yapılan tahsisin gayr-ı sahih tahsis olacağı ve bunun iptal edilmesi gerektiği ifâde edilmiĢtir. oğlu Bâyezid Veli devrinde tekrar vakfa verildiği" ısrarla belirtilmektedir. bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Hucurât Suresi. o zamandaki Ģarklılardır"58. Âyet 13. ġarklılar. Defter. 303/b'de bulunan ve 885/1480 tarihinde yazılan Fâtih'e ait bir ferman. kabile kabile yarattık. Bu isnadlar sonucunda Yeniçerilerin ellerinden kurtulamamıĢtır. Zaten Kur'ân da aynı hakikati beliğine Ģöyle ifade etmektedir: "Sizi. Ancak Eyyubî Devleti zamanında. 118 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BU: Maalesef bu fermanın hukukî tahlili. Aralarında itibarî ve arızî bir ayrılık var. Yücel. garplılar gibi değildir. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1.zaman görüĢ ayrılığı bulunabilir. 60. Ancak aralarında binbirler adedince birlik bağları vardır. onun ittihâd-ı Ġslâm'daki fikrini kabul ettim. vrk. baĢlangıçta hatalı yapıldığı için bütün efkâr-ı âmmede de aynı yanlıĢ kanâat devam etmekte ve "Fütuhat için çok askere ihtiyâcı olan Fâtih'in bir çok vakıfları "mensûh" sayarak tımara çevirdiği ve bunların. kitapları bir. Ģarkı uyandıracak ve terakki ettirecek sadece ve sadece din duygusudur. Ġstanbul 1985. onlar da ona bî'at ettiler. A 3/3. bizzat müttehiddir. sh. vakfedilen malın mülk olmasıdır. onun son derece namuslu olduğunu ve rüĢvet yemediğini kabul etmektedir. tbn-i Kemal. 285. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. Bu Ģarta riâyet edilmediği takdirde. Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi. Akgündüz. Safa. Nitekim 1382 yılında Sultân Berkuk'un huzurunda toplanan Ġslâm hukukçuları da. bu tür tahsisatın iptal edilebileceğini kabul etmiĢlerse de. Ya'Ģâr. Yoksa. husumet edesiniz diye değildir" Müslümanlar indinde ve yanında din ve milliyet. Devlete ait bir mal veya menfaatin vakfedilmesi sahih değildir. peygamberleri bir. Meram. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed". Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II. ancak te'vil ve fermandaki açık izaha rağmen vakıf kelimesinin bütün vakıflara teĢmîl edilmesi yanlıĢtır. söz konusu partilerin mücadelesi gibi göstermek de mümkün değildir. Bu sevilmeyiĢi.. ġerâfettin Turan neĢri. Konunun ayrıntılı izahını. ġimdiki Ģarklılar. Yaratanları bir. diğer mezheplerin görüĢlerini esas alarak. sh. Koçi Bey Risalesi. devlete ait vergi gelirlerinin. yek diğerinize karĢı inkâr ile yabanî bakasınız. Tevârîh-i Âl-i Osman. irsadî vakıf veya tahsisat kabilinden vakıf dedikleri bu çeĢit vakfın. Karamanî Mehmed PaĢa'yı sevmediğini her ifadesiyle belli etmesine rağmen. 27-29. 58 Kur'ân. Ġslâm hukukçuları da.. millet millet. iptaline cesaret edememiĢlerdir. 80. Bilindiği gibi. kabile kabile yaptım ki. Ġçlerinde ve kalblerinde hâkim olan din duygusudur. Rezzâkları bir. Ģark vilâyetlerini ikaz etti. Yılmaz. Mürsel. Hâdiseler doğrudur. milliyetin hayatı ve ruhudur. md. Bu hakikati bir asır önce gören büyük âlim Bediüzzaman.

çift %"J I vergide «is * Hz. Ömer. sh. Karamam NiĢancı Mehmed PaĢa'yı anlatırken. sh. Tarih. 251-255. vakıf adıyla yapılan tahsislerin asla bozulmaması gerektiğine yönelik fetvaları da ÂĢıkpaĢa-zâde'yi desteklemektedir. ancak mîrî arazinin tımara çevrilebileceği de unutulmamalıdır. 2. bir milletin devlet idaresi. irsâdî vakıflar olmasıdır. defterlerde testti nemli yani ı KöĢkü tapu kanunu. Halil. Risale Fî Emvâl-I Beytilmal ve Aksâmihâ ve Ahkâmihâ. devletin zaruri görevi olduğunu anlamıĢ. dünya ilim âlemi çok iyi bilmektedir. c. sahih vakıflar değil. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserde neĢrettiğimiz Kanun metni de bunu isbat etmektedir. Hatta . Osmanlı Kanunnâmeleri. kısaca S olduğunu t tapu-kadastro \ olduğunu da!ı Müslümanlm «ti da ilk tapu t âlemi çok iyi 6 karĢıya gelra&J Ġslâm d t. bunlar aslı mülk mal olduğundan sahih vakıflardır. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir. Ġnalcık. zeri kart ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 119 61. t kanunudu' 22» tapu islerr-CTüĠ nunnimt-i II liriz. tikleri mttnltMftj (Jevletin zaruri { Imek olanDIvMi ¦kadastrosunu y iyerıerin aljnlın» t i-yerleri. Bilindiği gibi Anadolu Arazîsi tamamen mîrî arazidir. maddede bağ. sh. 61. 702-703. Zaten bazı Ġslâm hukukçularının. nr. Osman Gâzî zamanından beri tahsis edilen yerlerin bunun yaptığı düzenlemeler ile geri alındığını. maddede ise. nüfusunu ve diğer coğrafi durumunu bilmenin. 146. UzunçarĢılı. güzel yurdumuzun tapu-kadastro iĢlemlerini bitiremediğimizi ve bu yüzden çok kimselerin haklarının zayi olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz. Vakıf köy ve yerlerin vakfından kasıt. 525-561. (WllĠ i etmiĢ ve bıi!ust| . Zaten mülk bir arazinin değil. sh. ancak bu uygulamanın yanlıĢ olduğunu ifade etmektedir. sahih vakıflar değil. Her güzel Ģeyde olduğu gibi. kısaca hukuk ve iktisât sistemi açısından ne kadar büyük bir ehemmiyete haiz olduğunu belirtmekte fayda vardır kanaatindeyiz. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür? ¦olacağı ĠMân rtileardeTapu ve kadastro iĢlemlerinin. Esad Efendi. tekrar mirî arazi olduğundan tapu ile isteyene verildiğini. Belleten. köy ve yer yani arazi ve akar (burada arsa kasdedilmektedir) nev'inden olan tahsisat kabilinden vakıfların mensûh sayılmasını emretmektedir. bahçe. ÂĢıkpaĢa-zâde'nin tesbitleridir. bizi ĢaĢırtacak hakikatlarla karĢı karĢıya geleceğiz. Dü&yuual manındı I Devleti'sAi Tapu ve I kontrolü. ÂĢıkpaĢa-zâde. Müslümanların ve bilhassa da Müslüman Türklerin rehberlik etmiĢ olduklarını ve dünyada ilk tapu kanununun Fâtih Sultân Mehmed tarafından hazırlandığını. Müslümanların feth ettikleri memleketin gelir ve giderini. c. Zira I. XI/44. Ayrıca 60 senedir. bu mevzuda da. Bu dediklerimizi teyid eden bir kayıt da. 583-585. Öteki mesele zaten tartıĢmalıdır59. Meseleyi biraz daha açarsak. gelir ve giderlerinin kontrolü. Osmanlı Tarihi. ġöyle ki. "Bursa ġer'iyye Sicillerinde Fâtih Sultân Mehmed'in Fermanları". I. 3560. ilk gelir-gider defterleri ve tapu kayıtları demek olan Divan usulünü geliĢtirmiĢtir. Fakat önemli olan. Fâtih'in nesh yani iptal ettiği vakıfların. belki gayr -ı sahih yani tahsisat kabilinden vakıfların da sahih olmayan tahsis kısmıdır. II. 192. sh. değirmen ve kısaca müsakkafât yani çatılı mal türünden vakıflara müdâhale edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır ki. Ġbrahim bin Bahsi.ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in de iptal etmek istediği ve ettiği. Süleymaniye kütp. Fethe: «I yesi ile resnij defterlere lı resmi ı 59 Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. Dede Halife. buralardan elde edilen vergi gelirlerinin vakfı yani gayr-ı sahih yahut tahsisat kabilinden vakıfdır. Ġslâm devletini bir dünya devleti hâline getiren Hz. Ġstanbul 1997.

Hazırlanan defterler. Sultân II. MemluMtt! lüs'de de ed. Fethedilen bütün arazilerin nüfusu. Ġlgili bulunduğu bölgenin köyleri. Tahrir neticelerini iki ayrı defterde toplarlar: Birincisi.'NMEYENfi Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. sadece Osmanlı Devleti'nin değil. Fâtih zamanında hazırlanmıĢtır. ormanları. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. meraları. zirâat edilen veya edilebilecek olan araziyi tesbit ediniz. sakat. arazisi tahrir edilen yerlerin re'âyâsı. Topraklı topraksız. evli ve bekar. Kısaca umûmî esaslarıyla Ģöyle özetleyebiliriz. bataklıkları ve sazlıkları ve benzeri araziyi vergide esas alınacak arazi arasına katmayınız". niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. BAYEZID DEVRĠ 62. Defter eminine muharrir-i memâlik. 1750'yi bulmuĢtur. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. Ġkincisi. Tahrir iĢlerini iki resmi görevli yürütür: Defter Emini ve Vilâyet Kâtibi. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. Arazînin bu Ģekilde yazım iĢlemine tahrir denilir. 149! sil salt! karĢı t manlık I sıyla 1499f Venedik I Osmanlı 1 na'da y VIII. Kanunnâmenin orijinal adı "Kanunnâme-i Kitâbet-i Vilâyet" Ģeklindedir. Ömer'in bu tatbikat ve talimatı. Bâyezid. kalmaıcuztft. Bunlar görevli oldukları bölgelere giderler. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60.II. Mufassal defterlerdir. ormanları. tescil gayesi ile resmî görevliler tarafından muntazam bir Ģekilde resmî muhafaza altına alınan defterlere ka ydedilir. tımar ve ze'âmet olduğu ve bunların sahipleri kaydedilir. tepeleri. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. diğer bütün Müslüman devletlere örnek teĢkil etmiĢ ve bilhassa Osmanlı Devleti yeni fethedilen arazilerin tapu-tahririni yazma ve defterlerde tesbit etme hususunda zirveye yükselmiĢlerdir. muharrir veya il yazıcı da denir. Verimsiz ve çorak yerleri. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BlL. bütün dünya hukuk tarihinin ilk tapu kanunudur. Bu mevzuda ilk ve en ö-nemli yazılı hukukî düzenleme. mezraları. gelir çeĢitleri ve ödeyecekleri vergiler kaydedilen defterlere mufassal defter adı verilir. Hz. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. arazinin durumu ve benzeri hususlar. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. icmal defterleridir ki. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. 22 madde halinde yayına hazırladığımız bu kanun. san'at sahibi vesaire benzeri kayıtlar deftere geçirilir. Bu bin küsur defter. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. ihtiyar. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. bunlarda sadece arazilerin has. Topkapı Sarayı Revan KöĢkü kitapları arasında 1935 ve 1936 nolu kanun mecmualarında yer alan bu tapu kanunu. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? ciddi t» S Sultân II. Bütün bu araĢtırmalar. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım.Osman bin Hanif'i Irak arazisinin tapu kadastrosunu yapmak için görevlendirdiğinde Ģu talimatı vermiĢtir: "Ģen ve ma'mûr olan yerlerin alanlarını ölçünüz. Bazı tarihçilerin. kıĢlakları ve diğer araziler ile bunların kime ait olduğu. Osmanlı Devleti'ndeki tapu iĢlemlerinin temel esaslarını ihtiva etmektedir. çift sürülmesi kabil olmayan öyükleri. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır.] erdi. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru . Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Özellikle mufassal defterlerde ahalinin fertlerine ait bütün vasıflar da zikredilir. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu sever di" Ģeklindeki ifadelerini.

onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır.. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu severdi" Ģeklindeki ifadelerini. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. Hazırlanan defterler. Telhis'ül. 81/b-85/a. Bütün bu sıkıntılara rağmen. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. I. i il'ln c ciddi W S Anaı istemesi* deri v manltJ Sultân II. 1935 vrk. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. Sultân II. 1750'yi bulmuĢtur. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. Akgündüz. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Sultân Bâyezid. nr. Hezarfen. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. 1) sil sa'tı sıyla v. 41 vd. dünyanın 1. 1485 yılından itibaren. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı.ereö Osmanlı I na'da) M Ģeyht nndeıut 1460'dJ S götürdü. 1483'de 1. Maalesef düĢmanlar. R. 60 Ebüssuud. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. nr. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. Risale-i Araz!. 1036. 367 vd. 75/b. . ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. vrk. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. BÂYEZĠD DEVRĠ 62. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Sultân Bâyezid. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. Sultân Bâyezid. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. vrk. Hüseyin Efendi. Bu bin küsur defter. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. Osmanlı Kanunnâmeleri. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. ReĢit Efendi. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. Bazı tarihçilerin. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. ve 2. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? MemlükHI i lüs'de ) de eöiyı kalmak i erdi. c. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı.değildir.II. Bâyezid. VIII. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Bütün bu araĢtırmalar.

devrân senindir" türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu. 1036. Aynı yıl ġehzade Ahmed bu kargaĢadan yararlanarak Konya'da sultanlığını ilan etti. Hezarfen. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. seferini. Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla ġehzade Selim'i istediğini bilen Sultân Bâyezid. ve 2. Bununla da kalmadı. Babaya kılıç çekilmez diyerek. II. Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). baĢka çare olmadığını anlamıĢtı. Ve 5. baĢta Mora ve Yunanistan olmak üzere. I. Venedik. Yavuz adına "Yürü Sultân Selim. ġehzade Ahmed'in. 4 yıl süren savaĢlar neticesinde. Maalesef düĢmanlar. 1460'da ġeyh Cüneyd katledildi. dünyanın 1. Macaristan ve zaten arada düĢmanlık bulunan Ġspanya ile fiilen savaĢ hali baĢladı. Telhis'ül. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı'da kalmak üzere. Bu sefer sonucunda. Zor olan nokta ġah Ġsmail'in Ģahlığı ve Ģeyhliği beraber götürmesiydi. nr. ama yerine geçen ġeyh Haydar. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. birer ġi'î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu'ya gönderiliyordu. Maalesef. çünkü bundan Endü-lüs'de Müslümanlara zulmeden Ġspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu. nr.Gܦfaeı: ve itler BĠLĠNMEYEN OSMANLI 121 Memlüklü Sultânı Kayıtbay düĢmanlığın devamını istemiyordu. 81/b-85/a. 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon'dan yani Yavuz'dan geldi ve ġehzade Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. bu baĢarıların ardından. Risale-i Arazî. 1483'de 1. 41 vd. Tepki. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil'e giderek tam bir ġi'i mollası haline gelen ġah Kulu isimli halifesi. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. vrk. üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. Bâyezid 4. Osmanlı orduları. Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini. Halk. Macaristan ve Bosna'da yaptıkları savaĢlarda da önemli fetihler elde ettiler. R. Bâyezid. evvela Boğdan'a musallat olan Polonya'ya karĢı haretekete giriĢti. 60 Ebüssuud. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. II. Akgündüz. 367 vd. 1935 vrk. c. Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları. Bâyezid'in kayınpederi ve Yavuz'un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme baĢladı.. ġah Ġsmail'in oğlu Ġbrahim Mirza'nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında periĢan etti. ġah Ġsmail'in desteğiyle Anadolu'dan toplanan Türkmen gençleri. Osmanlı Devleti'nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice Ģımardı. çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin baĢına yeniden gaile açmaya hazırlanıyordu.Bütün bu sıkıntılara rağmen. 75/b. Osmanlı Kanunnâmeleri. Uzun Hasan'ın da torunu olan ġah Ġsmail ile baĢladı. Osmanlı Devleti'ne teslim mecburiyetinde kaldı. sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı. onun oğlu ġeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti'ni fetihlerinden uzak tutan ġah Ġsmail ve onun ġi'i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı. ġehzade Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. 1507'de ġah Ġsmail'in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir ġi'îye kızını vermek istememesi üzerine. Erdebil'deki Safevî tarikatının Ģeyhlerinden ġeyh Cüneyd. Hüseyin Efendi. Sultân Bâyezid. Asıl problem. ReĢit Efendi. 1495'de Cem Sultân'ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden a-sıl saltanat yıllarına baĢlayan II. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Veziriazam Ali PaĢa. I» eOsj) yüksek inden ulardan s kal-tlardan fe. Erdebil'e götürülüyor ve orada ciddi bir ġî'a eğitimi verildikten sonra. Bu arada önce Kırım'a geçen ve ardından da Edirne'ye gelerek babasıyla görüĢmek isteyen Selim'e. MeĢru veliahdlıktan düĢtü ve ġehzade Korkut veliahd oldu. vrk. ġah Ġsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin . Nitekim Çorlu'da babasının ordusuyla ġehzade Se-lim'in ordusunu karĢı karĢıya getirdiler. 1485 yılından itibaren. yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaĢ yılları sona erdi. iĢi daha da ileriye götürdü.

11.Fatma Sultân. c.. sh. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. 161-248. 185-236. sh.. 15. c. I. 269349. c. sh. Ġsmail Hakkı. kendi zamanında sadece 160. 17-ġah Sultân. Belleten. KardeĢlerim 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. Sarı Gürz. sayı 106(1963).Hatice Sultân. Devletler ve Hanedanlar. 19. I..Hundi Sultân. Ġbn-i Kemal.Hüma Sultân. Gâzî. VIII. Uluçay. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar.Yavuz Sultân Selim Hân. 1. Tarih. 105-107. Belleten. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. X. sayı 97(1961). Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. Kendisine 122 BĠLĠNMEYEN OSNMU tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. 11 gün Eski Saray'da ikamet ettikten sonra. Bâyezid. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. 136-148. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. Bu hadiseler üzerine.. 5. 174-203. Âli. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. Ahmed Uğur neĢri. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. II. Solakzâde. c. sh. Ankara 1997. II. Osmanlı Tarihi. 13. Osmanlı Tarihi. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. Tevârih-i Âl-i Osman. XXVII.000 km2/lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. 21-29. 24 Nisan 1512 tarihinde ġehzade Selim lehine tahttan feragat eden II. 122 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Künh'ül-Ahbâr.HüsnüĢah Hâtûn. Tarih Dergisi. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. 18. 8-AyĢe Hâtûn.Bülbül Hâtûn. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. c. sh. iĢleri vezirlere havale etti. UzunçarĢılı.Amasya ve Tokat'da kargaĢa çıkarmasına rağmen. 10. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. 16. PadiĢahların Kadınları ve Kızları..FerâhĢâd Hâtûn.Kamer Sultân.AyĢe Sultân. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. c. II.Selçuk Sultân. Niyâzî-i Mısrî. sh. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. Ahmed Uğur). Lütfi PaĢa. II. 75-77.ġirin Hâtûn. 63. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. sayı 14. Öztuna. Kantemir. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 12. Ġstanbul 1959. (neĢr. 14. 191-203. hattat. 183/a-213/b. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. "Bâyezid Il'nin Ailesi". Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. 2. Es'ad Efendi. Zülkadiroğiu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. Molla Lütfi Efendi. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 3-Gülruh Hâtûn. c. 2. Aksun. UzunçarĢılı.Nigâr Hâtûn. sh. Selâhattin. sh. âlim. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. Muslihuddin bin Sinan Efendi. 6. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. 955 vd.Ayn-i ġah Sultân.. c. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. XXV. I. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. 220-269. Bâyezid'in. bunun baĢlıca sebeplerindendir61.167-188. karĢı gelemeyerek Konya'ya gelmesi. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. ZEVCELERĠ: 1. ilim ve maneviyât erbabından ise. 379-421. Ġdris-i Bitlisî. . 2162. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Defter. sh. Ģâir. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası".Ġlaldı Sultân. sh. sh.Gevher Mülûk Sultân. 5. Yılmaz. vrk. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. 4. 7. Dimetoka'ya gitmek üzere yola çıktı. Bâyezid. 3ġehzade Sultân Korkut Hân. nr. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. sh. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. Selim'in iĢini kolaylaĢtırıyordu.Gülbahar Hâtûn. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. Tansel.

Aksun. Osmanlı Tarihi. Ahmed Uğur). 2. Molla Lütfi Efendi. Ģâir. 12. I. 21-29. 379-421. 11.Gevher Mülûk Sultân. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân.Hundi Sultân. II. I. 4. sh. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. sayı 106(1963). istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. I. 19. (neĢr. X. Lütfi PaĢa. Es'ad Efendi. c. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. II. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. Osmanlı Tarihi. 5. Defter. sh. Ġdris-i Bitlisî.Ayn-i ġah Sultân. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. tır. Belleten. XXV. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. 955 vd. Muslihuddin bin Sinan Efendi. Uluçay. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi.Yavuz Sultân Selim Hân. c.Nigâr Hâtûn. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân.Hüma Sultân. 2. Tevârih-i Âl-i Osman. VIII.Fatma Sultân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.000 km2'lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. c. Gâzî. nr.tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti.HüsnüĢah Hâtûn. c.167-188. 191-203. Niyâzî-i Mısrî.Bülbül Hâ tun. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". sh. Selâhattin. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. c. 1.Gülbahar Hâtûn. sh. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. 15.FerâhĢâd Hâtûn.AyĢe Sultân. sh. 185-236. 13. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. sh. 269349. 63. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. UzunçarĢılı. *) I lan* nal manevi Ģa ettiğini bf D)F tahta çe .. sayı 14. sh. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. Tarih Dergisi. 105-107.Kamer Sultân. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. Devletler ve Hanedanlar.ġirin Hâtûn. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. 5. 17-ġah Sultân.Ġlaldı Sultân. Solakzâde. Ahmed Uğur neĢri. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. 3ġehzâde Sultân Korkut Hân. hattat. iĢleri vezirlere havale etti. sh. Künh'ül-Ahbâr. Tevârih-i Âl-i Osman. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. A' fimi!' ZOfl. Kantemir. UzunçarĢılı. 220-269. 174-203. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. Öztuna. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. Sarı Gürz. Belleten. âlim. 3-Gülruh Hâtûn. sh. Bâyezid.Hatice Sultân. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. Tarih. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Âli. 18. Tansel. 136-148. KardeĢlerim I 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. Ġsmail Hakkı. 2162. c. II. Yılmaz. II. "Bâyezid H'nin Ailesi". c. ZEVCELERĠ: 1. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. 10. Ġbn-i Kemal. : . 183/a-213/b. Ankara 1997. sh. sayı 97(1961). "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". 16. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. XXVII. ilim ve maneviyât erbabından ise. 7. c. 14. sh. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. sh. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. sh. Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 161-248. 75-77. Ġstanbul 1959. Bâyezid'in. 6. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. 8-AyĢe Hâtûn.Selçuk Sultân. kendi zamanında sadece 160. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. vrk.

2162. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Süleymaniye kütp. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. nr. Lütfi PaĢa. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. Kader böyleymiĢ. vrk. Ancak Hz. f afyon »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 Ifve Abis. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Ne yapalım. 348-349. IV. bu dilekçesinde. Solakzâde. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. yaĢlılık. II. UzunçarĢılı. en doğru kaynak. Peçevî Ġbrahim Efendi. 72-76. 3-I Hâ-lâun. Büyük Osmanlı Tarihi. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. 140/b. 3062. Ġstanbul 1338. Hammer. ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 . ancak halk arasında. 245. H. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. Bu Ģahadet. sh. vrk. sh. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. FjörüĢe tsi. 430. 732. bazı kaynaklarda ise. Elbet te ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. Bizim kanaatimize göre. Yunan ve Bizans tarihçileri. Hezarfen Hüseyin Efendi. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. Ġ-Fatma p en de hevâ ve heveslerinde olup. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". sh. esrar ve kokain yasak mıdır? II. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. 203. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. c. Tevârîh-i Âl-i Osman. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. Ali PaĢa. Osmanlı Hukukunda afyon. Bu tür uyuĢturucular Hz. Es'ad Efendi. bu tür maddelerin. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. nr. Âli. sh. Tarih. Süleymaniye Kütp. sh. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. c. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Akman. Osmanlı Tarihi. afyon. Mürî'üt-Tevârîh. kSultân (Sultân. 3-nHân. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. 86. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. I-II. 64. Ġstanbul 1281-83. 213/b. 8-Huz'un Ön.Y. Künh'ül-Ahbâr. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. nr. II. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. 507. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. Bir rak vefa1 64. sh. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. KardeĢ Katli. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? Önce Ģunu ifade etmeliyiz ki. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. sh. c. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. I.

Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. Elbette ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. 64. bu dilekçesinde. Osmanlı Tarihi. Âli. Solakzâde. 245. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. Yunan ve Bizans tarihçileri. Bizim kanaatimize göre. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. ĠSultân IMtân. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Kader böyleymiĢ. IjörüĢe . Süleymaniye Kütp. vrk. Tevârîh-i Âl-i Osman. sh.3lil HâI Hatun. 203. Süleymaniye kütp. c. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Ġstanbul 1338. sh. II. sh. afyon. 430. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? ir]. 213/b. sh. UzunçarĢılı.8-jz'un . Tarih. Künh'ül-Ahbâr. Mürî'üt-Tevârîh. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. esrar ve kokain yasak mıdır? II. Ali PaĢa. 72-76. Hezarfen Hüseyin Efendi. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. nr. yaĢlılık. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise.3im Hân. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. Bu Ģahadet. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 348-349. Es'ad Efendi. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. Ancak Hz. KardeĢ Katli. c. 2162. 732. c. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. sh. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. MI. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. Ne yapalım. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. bazı kaynaklarda ise. vrk. en doğru kaynak. bu tür maddelerin. sh. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. 3062. I. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. II. Lütfi PaĢa. H. nr. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. sh.ĠreAb-. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. 140/b. Anliotfi idi ĠPadiÖnce Ģunu ifade etmeliyiz ki. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. 86. 124 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . nr. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. Peçevî Ġbrahim Efendi. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. Akman. »Fatma ı en de hevâ ve heveslerinde olup. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. Bu tür uyuĢturucular Hz. Ġstanbul 1281-83. Hammer. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. ancak halk arasında. Büyük Osmanlı Tarihi. Osmanlı Hukukunda afyon. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 507. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. IV.

Kendisi. esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullanmak üzere teĢvik edildiği bazı Osmanlı kaynaklarında rivayet edilmektedir. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli iki arkadaĢı tarafından.BĠLĠNMEYEN 0SM/W. böyle ahlaksızların elinden kurtarmak için ellerinden geleni yapmıĢlardır. Ayrıca böyle bir ferman padiĢahların çocukları hakkında ne kadar hassas olduklarını göstermektedir. Ahmed Bey'in cevabı daha önemlidir. her çeĢit uyuĢturucu maddeyi yasakladıkları gibi. "BerĢ ve afyon ve ma'cun ki. Hakkında kullanılan. ancak Ģehzadenin onlarla PadiĢah'a arz edildiği kadar beraberlikleri bulunmadığını ve Ģehzadenin hikmetle terbiye olunması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. bir rivayete göre. "Devitti lerdir" diyerek. Selim hakkındaki bazı isnadları nakletmektedir. "gençliğinde îĢ ü nûĢu severdi. S . ġehzade Bâyezid'in durumu bildiğinden dolayı. Zira TaĢköprü-zâde. II. Aslında özellikle Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi'nin ve arkadaĢının böyle bir çirkinliği iĢledikleri de Ģüphelidir. sadece keyif için kullanmaları arasındaki sınırı her zaman korumak kolay olmamıĢtır. onun. takva ve ibadetiyle adaĢı olan Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri gibi büyük bir veliyyullah olduğu da kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir. Fermanda oğlunun zikredilen iki kötü insanın teĢvikiyle esrar ve benzeri uyuĢturucu madde kullandığı ve böylece selim fıtratının bozulduğuna dair bazı dedikoduların kulağına geldiğini. Tansel. cevabında. Bu kısa giriĢten sonra Ģunu ifade edelim ki. ma'cûn ve esrar adıyla bilinen bütün uyuĢturucu maddelerin. PadiĢahlar arasında. ( tirdiği gibi. 65. Bâyezid'in padiĢahlığı döneminde değil. I ücreti takdim eden I mektedir. < maktadır63. ülkesi II. Bâyezid'in. 1 mükemmel w < MünĢe'ât-ı S 2162. Bâyezid'in böyle bir rahatsızlığı varsa tedavi yoluna gidilmesini. yapılan ikazlar ve özellikle de Ebüssuud'un babası ġeyh Muhyiddin Yevsî'nin irĢadı üzerine kendisini tamamen takva ve ibadete verdi" Ģeklindeki değerlendirmeyi. dıĢ ve iç düĢmanlar tarafından saltanat. mertebe-i sekre varmayıcak haram olur mu? El-Cevap: Fâsıklar ve hevâ ehli yeyiĢi üzerine (hastaların ilaç olarak kullanmaları dıĢında) hiç bir Ģekilde helâl değildir". vrk. Ancak bu iddianın doğruluğunda da Ģüphe bulunmaktadır. 8j| olan bir diplomattı. Ġtti ri hazırlanıl zikrederek I Evet ( Bursa. büyük bir âlim olan Mü'eyyed-zâde'nin. Bâyezid'i j Ģeklindeki iddialar^ rihçileri. bu kötü âdetlerinden dolayı topluma zarar vereceklerinden hemen cezalandırılmalarını. K sn. 1479 yılında Kastamonu'da sancak Beyi olan oğlunun Lalası Fenârî-zâde Ahmed Bey'e hemen ferman göndermiĢtir. hemen Lalası olarak duruma müdahale etmesi gerektiğini ve o iki hâinin de. sadece Yıldırım Bâyezid ve II. tamamen içki ve gayr-i meĢru eğlence diye yorumlamanın hatalı olacağını daha evvel açıklamıĢtık. Bâyezid l manii tarihinin ( nunları. berĢ (afyonlu Ģurup). idam fermanı gelmeden onun Kastamonu'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu anlatmaktadır. Batı dilleri I olan Bâyezid. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli arkadaĢları tarafından uyuĢturucu kullanmaya zorlandığını ve gayr -i meĢru hayata girme tehlikesinin bulunduğunu haber alan Fâtih Sultân Mehmed. Ġçki içtiğine dair açık bir ifade yoktur. ancak gençlik döneminde ve sancak beği iken.^ sebebiyle. Netice dair olan söylentiler. 18i M ÂN. Osmanlı padiĢahları ile alakalı yaptığı genel bir değerlendirmede. kem yıllarına ait bire unutulmamalıda. Böylesine bir Ģehzadenin. Nitekim Âli. Nitekim Ahmed Bey. her zaman oyuna getirilmek istenen Osmanlı Hanedan mensuplarını da. Osmanlı Ģehrinin I donanmasını bir katli tesis etmiĢtir. Bâyezid'in 1 diği söylenmek II. adı zikredilen bedbahtlar hakkındaki ihbarın doğru olduğunu. 66. bene (haĢhaĢ). açıkça haram olduğuna dair fetvalar vermiĢlerdir. II. afyon. esrar içinde ola. Sadece bu fermanı görüp de hüküm vermek doğru değildir. II. Ebiissuud Efendi ve benzeri Osmanlı ġeyhülislâmları. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Osmanlı PadiĢahları. çok sayıda fetvalarıyla. Gerçekten de ZemahĢerî'nin Mufassal adlı eserini Arap âleminde ders okutacak kadar i ne kadar yükselen bir ı mektedir. bütün Ģiddetiyle emretmektedir. böyle bir Ģey doğruysa. Fâtih'ten sonra en büyük âlimlerden biri olarak bilinen II. ĠL I ve yay imalatçısı t tır. Bâyezldd Kanunları. ahlâkî zaaflar ve kadın gibi hilelerle. tamamen bir iftiraya kurban gittiğini.

ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir. Bâyezid'i tavsif etmiĢlerdir. 245246. Edirne ve Bursa gibi üç büyük Osmanlı Ģehrinin belediye kanunları. dünyanın en mükemmel ve en geniĢ belediye kanunu olmakla kalmamakta. 263-264.187. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar. Netice olarak. c. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz? Evet doğrudur. 236. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi Ģüphesiz ki. 245-248. 308-311. vrk. ilk tüfekli piyadeyi de kendisi tesis etmiĢtir. hattat. nr. 64 Âli. babasının fetihlerini hazmettirdiği gibi. Bâyezid'in uyuĢturucu kullandığı ve içki içtiğine dair olan söylentiler. kocu BĠLĠNMEYEN OSMANLI 125 okutacak kadar ilim adamı olan ve sonra da Ġstanbul kadılığına ve Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir zatın. c. Mecdi. Bâyezid'i gözden düĢürmek için söylenen bu sözler. ' 126 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN . 183/a-b. onun zamanında tanzim olunmuĢtur. Âli. sh. Es'ad Efendi. II. sh.. Gerçekten öyle midir? II. fermanda bahsi geçen rezaleti iĢlemesi akla uzak görünmektedir. c. 66. MünĢe'ât-ı Salâtin. {. sh. Âlim. Ömrünün sonuna doğru. 65. Ġstanbul ve Edirne Ġhtisâb Kanunnâmeleridir. yani devleti idare edemedi Ģeklindeki iddialar doğru değildir. 223. Fetâvâ. 260/a-261/b. Ġstanbul. Ģâir. böyle Jıfaminde hman |t benzeri keyif i rivayet | içki içtiğine I genel bir lan nak-lıt özellikle s takva ve nce diye I Fâtih'ten jMyle adaĢı darda ittiıan ve pıiiB Fâtih »Fenârî-t: ¦ <c:j |r—a: ı. Kendisi. Süleymaniye kütp. V. Kantemir. o zamanın güçlü devletleri olan Ġtalya ve Venedik'te nüfuz sahibi olan bir diplomattı. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu. doğuda ve batıdaki menfi Ģartlara rağmen. c. nr. I. doğu dillerine ve mesela Arapça. Osmanlı ordu ve donanmasını bir kat daha güçlendiren Sultân Bâyezid. sh.EN OSMANLI (olmamıĢtır. Bursa. Tansel. sh. 183/a-b. lyla. onun zamanında hazırlanmıĢtır. Süleymaniye kütp. Farsça ve Uygurca'ya da vakıf olan Bâyezid. Künh'ül-Ahbâr. dünya hukuk tarihinin ilk belediye kanunları ve ilk standart kanunları. II (Bâyezid Devri Kanunnâmeleri). II. 2162. 662-664. . UzunçarĢılı. Hadâık. sh. Osmanlı tahtında 31 yıl oturduğu ve asla toprak kaybı olmadığı unutulmamalıdır64. I. Bâyezid zamanında 85 adet Kanunnâme neĢr olunmuĢ ve özellikle sadece Osmanlı tarihinin değil. II. UzunçarĢılı. Ġsmihan Sultân. olaylar tahkik edildiğinde. vatandaĢlarının kalblerinde sevilenlerdir" diyerek. müzehhib ve yay imalatçısı olan Bâyezid. c. sh. II. "Devlet adamlarının en hayırlısı. yaĢlılık ve hadiselerin verdiği yorgunluk sebebiyle. 2162. kendinden bekleneni veremediğine dair Yavuz'un tesbitleri. Osmanlı Tarihi. II. Es'ad Efendi. Akgündüz. tamamen son yıllarına ait bir olaydır. II. Süleymaniye kütp. vrk. çok büyük âlim ve komutanlardan hususi dersler almıĢtır. Künh'ül-Ahbâr. Osmanlı Kanunnâmeleri. Batı dilleri kadar. I. sn. aynı zamanda dünyada 63 Ebüssuud Efendi. c. Osmanlı tarihçileri. c. Ancak hâlim ve selim olduğu doğrudur. bestekâr. ilk Belediye Kanunları. Selâhattin. Kendisine takdim olunan bütün eserleri okuyan ve kıymetine göre telif ücreti takdim eden Sofi Bâyezid. II. Osmanlı Tarihi. delilsiz isnâdlar Ģeklinde kalmaktadır63. Feridun Bey. 124-125. vrk. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir. bene »uyuĢturucu «vema'cun Ifiehevâ ehli I maddeyi yap kadın gibi m da. devrinin yabancı tarihçileri tarafından da medh edilmektedir. nr. ülkesinin sınırlarını az da olsa geniĢletmiĢtir. Bu kanunnâme. II.

gözedilüb her meslek sahibi teftiĢ oluna. Biz. Usturası keskin ola. E-198. . sâde iĢi dirhemine bir akçe. E-196. HazırlanıĢ tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır. AĢçılar biĢürdükleri aĢı pâk biĢüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini. onun on bire satalar. eksik ve çiğ olmaya. Tâ ki. Ve ayağı yaramaz bârgiri iĢletmeyeler. müĢebbek iĢde miskâline beĢ akçe ve gümüĢ düğmeler iriyi ve hurdayı gayet eyü hâlis iĢleyeler. hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de Ġslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıĢtır. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. kâfir baĢın tıraĢ etdükleri ustura ile Müslüman baĢın tıraĢ etmeyeler. hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyan olmaya. Olursa hakkından geleler. standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk iĢleyeler. Ve iç yağiyle nesne biĢürmeyeler. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Bursa. ĠĢleyenin muhtesib (belediye baĢkanı) gereği gibi haklarından gele. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa. eksüği bulunanın hakkından geleler. Kuyumcular. Ġ-38. Ve astar ki. ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Ve her etmekçinin elinde iki aylık. usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nazır olan fotaları pâk duta. bakır koyub iĢlemeyeler. cezalandırıla. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beĢ pare olur. Ġ-24. değirmende tavuk beslemeyeler ki. zira dilsüz canavardır. E Edirne ve Ġ Ġstanbul Kanununa iĢaret etmektedir): "Ġ-45. Cem? Edirne'nin aĢçıları ittifakiyle teftiĢ olundı. Berber gözlene. ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi. Ve kile ve arĢun ve dirhem gözlemle. ġöyle ki. eksük olursa tahta külah uralar veyahud para cezası alalar. Değirmenciler gözlene. Ġ-33. kabul etmedikleri kimesneleri men' edeler.ilk tüketici haklarını koruyan kanun. gezdireler. muhtesib (belediye baĢkanı) dutub te'dîb ede. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Ġ-29. Ġ-66. Ġ-42. Eyle olıcak ekmek gayet eyü ve arı olmak gerekdir E-7. Usturaları keskün ola. minekâri iĢde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe. Bakkallar ve attârlar ve bezzazlar ve takyeciler. Ġ-21. Ġki pulluk dahi etmek vereler. Hammâmcılar. mahkeme kararıyla muhtesib (belediye baĢkanı) dâim görüb gözede. Ve ağır yük urmayalar. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hububat ki. Eğer terâzûda ve kilede ve arĢunda eksük bulunursa. E-58. ma'kul üzerine ola Ġ-40. B-74. Un kapanında olan kapan taĢlarını. ziyâdeye satmaya-lar. boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler. Ġ-4. görse ve gözetse gerekdir. Amma bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. Ve at ve katır ve eĢek ayağını gözedeler ve semerin gö-reler. Ve hammâllar ağır yük urmayalar. sekiz arĢun ola. muhtesib (belediye baĢkanı) haklarından gele. imtihan edeler. Her kangısında eksük bulunursa. Ziyâdeye satarlarsa. Ve boyacıları dahi gözedeler. tüketici haklan açısından arz ediyoruz (Maddenin baĢındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B. Eğer muhalefet edecek olurlarsa. bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler. çarĢıda ve pazarda vardır. Etmekçiler. hâmmâmları gözedeler. eksük olmaya. en az bir aylık un buluna. bu hisâb üzerine vereler. Bu kanun. halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. muhtesib (belediye baĢkanıjin hükmi vardır. tabanına let uralar. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar. Ve camilerde dilenci taifesin yürütmeyeler. Tabibler dahi gözlene. Ġ-5. Ģehirde iĢlene. Su katılmıĢ olub bulunursa. E-194. teĢhir edeler veyahud tahta külah uralar. aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. ilk standartlar kanunu. Bir akçelik aĢ alanın aĢına bir pare koyalar. Cerrahlar dahi gözlene. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine beraber ola. yunmuĢ ola. Tâ ki. Ve hamallar na'lsuz at istihdam etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. Ġ-46. Ve dahi hekimlere ve attârlara ve cerrahlara. kalb boyamayalar. ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. sahibine tamam etdüre. Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. E-195. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiĢtirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. san'atlarında kâmil oialar.

Her kangısı kim ta'yin olunan narhdan eksük sata. Ģehzadelere yazılacak elkâbla ilgili bölümde Sultân Cem'in ismi zikredilmiĢ ve Karamanî Mehmed PaĢa'nın arzusu da hep bu olmuĢtur..-. halası Selçuk Sultân baĢkanlığında ağabeyine gönderdiği heyetin diliyle Osmanlı Devleti'nin ikiye bölünmesini. Bu t Mevlânâ |»7 tarihleri îmaddele-IrKanun madBĠLĠNMEYEN OSMANLI 127 Ġ-70. . ġöyle bileler. anlaĢtığı Üstâd-ı A'zam Fransız Pierre d'Aubusson sözünde durmadı ve Cem'i Nice'ye götürerek ġövalyelere teslim etti...-. hepsini de muhtesib (belediye baĢkanı) görüb gözetse gerekdir. (I Ġ-73. eksük Bin cest Ġt fotaları ... her kim muhalefet ve inâd ederse. . . bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayıĢının mahsulü olduğu daha iyi anlaĢılır. Bâyezkiî pazarlık yaptılar»! pa'ya teslim edil*! aleyhine kullan Roma'ya ayakbas&ı landığı Roma'da 1* hem Papa VIII. Etmek jM. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allah ü Te'âlâ yaratmıĢdır.. .S'ud para ¦ bizara un iöfrolma-|)ittoiur Bir jeksük ¦ :s: ise Heyıi hâlis Ġ Ġlli.1 Yılma:.. Kahire'de I gitti ve 1482 yılında | rini reddeden Süit sır'a dönmek i zünde durmadı \ leti'nin baĢını i II.. Daha da ileri giderek. Ve her «an'atı ı lunan narhdan eksük sata. Hatta ağabeyi Sultân Bâyezid'in AyaĢ PaĢa komutasında gönderdiği kuvvetleri yendi ve 1481'de Bursa'da adına para kestirip hutbe okuttu ve saltanatını ilan etti. Ve her san'atı aydan aya kadı ile teftiĢ ede ve dahi göre ve gözede... ı. 1 papa da kendisine il "Değil Osmanlı ı ğiĢtirmem". .. Kahire'de büyük ilgi gören Sultân Cem.. Bu paĢanın vefatından sonra.....-. Bâyezid'in sulh tekliflerini reddeden Sultân Cem'i Anadolu'da Karamanoğlu Kasım Bey karĢıladı. Bunuı eyledi ve Cem de < sığındı.. Hedef Osmanlı Devleti'nin baĢını ağrıtmaktı ve Sultân Cem de bunu biliyordu.. Ġ-70. Anadolu'da kendisinin ve Rumeli'de ise Bâyezid'in sultân olmasını teklif eyledi. Sultân Cem < Fâtih Sultân Meh delere yazılacak elk Mehmed PaĢanın an gelen Cem Sultân'a Bâyezid'in AyaĢ adına para kestirip I Selçuk Sultân baĢ ikiye bölünmesini... itaba ve ikâba müstahak olur 67. kuvvetli ordusuyla Cem'i YeniĢehir'de mağlûp eyledi ve Cem de evvela Konya'ya ve sonra da Memlüklü Sultânı Sultân Kayıtbay'a sığındı. hükmi vardır.. ı teklif eyledi. ... Bunu duyan Sultân Bâyezid. B pOSMANLI |t standartlar Ġiodudur. yüzyılın baĢında savunulmaya baĢlandığı düĢünülürse. buradan bir ilke imza basarak hacca gitti ve 1482 yılında yeniden Adana yoluyla Anadolu'ya döndü. herkimi 67.12. Fâtih Sultân Mehmed hayatta iken tanzim edilen meĢhur Kanunnâmesinde. Sultân Cem olayının esası nedir? öve pazarda mursa. Ġ-73.. Yeniden Mısır'a dönmek istediyse de... Fll-ciimlebUZĠkf» (belediye baĢkanı) görüb J ġöyle blleler..65 Hayvan haklarının 20.irdir. 1495) yaptı ve zehirlemesi i vefatı üzerine J mak istediler ( olundu (M Ģâir bir Ġm "Akı 6? il 10.-. Bursa'ya gelen Cem Sultân'a buranın halkı büyük alaka göstermiĢti.. muhtesib (belediye baĢkanı) hakkından gelüb teĢhîr ede.

Defter. Innocentius ve hem de VI. Kemal Reis Güney Ġtalya'yı vurarak Ġspanya sularına kadar geldi ve Malaga'yı tekrar aldı. 12. Âli. yani tam Müslümanlar yok edilmeye çalıĢıldığı günlerde. Türkçe ve Farsça Divan telif edecek kadar âlim. Tabutunu bile Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanmak istediler ve ancak 4 yıl bekletildikten sonra Napoli'den Bursa'ya getirilerek defn olundu (1499). Avrupa'yı Rönesans'a taĢıyan Endülüs'teki Müslüman devleti. Tevârih-i Âl-i Osman. sadece onları katliamdan kurtarmaya yetmiĢtir. 26-27. Osmanlı Donanması Fransızlara kolaylık gösteren Tunus Hafsî Sultanlığı ile de uğraĢıyordu. Kemal Reis'in komutasındaki Osmanlı Donanması 1487'de Ġspanya seferine çıktı. Ahmed Uğur neĢri. 1487'de 776 yıllık Müslüman bir Ģehir olan Malağa düĢtü. Bâyezid ve Sultân Kayıtbay. 1469 yılında Ġspanya'daki iki Katolik devlet olan Kastilya ve Argon Krallıkları resmen birleĢtiler.. bunları koruması muhtemel olan Müslüman devletler saf dıĢı edilmiĢtir. Müslümanların kendileri gibi katliam yapmayacaklarını bildiklerinden aldırmadılar. Tunus Hafsî Sultanlığı ve Merînîler yardım edebilirlerdi. bunların Akdeniz ile ve Müslüman devletlerle olan bağlarını kestiler. sonra ermek üzereydi. 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır? Sultân Cem olayından sonra bu soruyu cevaplandırmak daha kolaydır. I. Tarih. hem uzak idiler ve hem de birbirine düĢürülmüĢlerdi. ancak gücü ve siyasi durumu. ġöyle ki: Maalesef. Osmanlı Kanunnâmeleri. 17. sh. 286-304. Charles. edîb ve Ģâir bir insandı67. Yılmaz. nr. Sultân Cem. bütün dünyanın sultanlığını da verseniz. sh. Osmanlı Sultânı vefatı üzerine üç gün yas ilan etti. Ancak Papa'nın zehirlemesi sebebiyle Napoli'ye giderken yolda vefat etti (25. 2162.. 143. Osmanlı Tarihi. I. dinimi değiĢtirmem". resmen her ikisinden de yardım istedi. 184/a vd. Es'ad Efendi. Memlüklüler ve Osmanlılar ise.II.2. 37-39. Ġbn-i Kemal. VIII. Zira Osmanlı Devleti'ne Cem olayı ile problem çıkarılmasının da Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti'nin arasının açılmasının da tek sebebi. Kudüs'teki Hıristiyanları sürgün edeceğini söyledi ise de.<: = . Ġspanyollar. II. Divan-ı Hümâyûn'u toplayarak durumu müzâkere etti ve Batı Akdeniz'e donanma gönderilmesi kararlaĢtırıldı. s-'J 128 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI I 68.. Sultân Kayıtbay. sh. -. Gırnata'ya hücum etmeleri halinde. Hatta Gırnata Meliki XI. c. 382-386. sh. 1485-1491 yılları arasında. Buna verdiği cevap Ģu oldu: "Değil Osmanlı saltanatı. Gırnata baĢĢehirleriydi ve gittikçe de sınırları dara-lıyordu. 10. c. 220-221. Endülüs'teki Müslümanların oralardan kovulmasıdır. Böylece Osmanlı Devleti. II. 1492 yılında Endülüs'teki son Müslüman devletine son verilmeden evvel. c. 364-384. Bu hücumlar. adı geçen üstâd-ı azamla Cem'i teslim etmesi için pazarlık yaptılarsa da. Ebu Abdillah Muhammed. Kastilya. Osmanlı devleti. sh. Bâyezid. Osmanlı-Memlüklü harbi devam etmektedir. 1495 yılında Fransa Kralı VIII.. Alessandro Borgia ile görüĢtü. Bunlara en yakınları olan Fas Sultanlığı. Endülüs'te tek Müslüman devlet kalmıĢtır: Nasrîler veya Benî Ahmer. 387-402. Kantemir. Büyük bir merasimle karĢılandığı Roma'da 1495 yılına kadar 6 yıl kaldı. c. Aragon. UzunçarĢılı. Gırnata'ya hücumda tek çekindikleri Osmanlı Devleti ve Memlüklüler idi. 66 Akgündüz. Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanılacak bir kozdu ve kendisi de asla bunu arzu etmiyordu. sh. Solakzâde. 163-177. Cem'i kendilerine teslimi için Papa'ya baskı yaptı ve Sultân Cem maalesef Krala teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. Ne acıdır ki. 1489 yılında Roma'ya ayak bastı ve ikinci sürgün hayatı baĢlamıĢ oldu. Artık Sultân Cem. Avrupa'daki diğer Hıristiyanların da yardımıyla baĢta Cebel-i Târik Boğazı olmak üzere. hem Papa VIII. vrk. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 67 ÂĢıkpaĢa-zâde. 188-230. Kendisine San Angelo Sarayı tahsis edildi. muvaffak olamadılar ve maalesef Sultân Cem 1488 yılında Pa-pa'ya teslim edildi. Hıristiyan dünyasının elinde. Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmıĢtır. II. Memlüklülerle de uğraĢan Osmanlı Devleti'nin iki ateĢ arasında kalmasından dolayı. netice vermedi ve 1492 yılında Gırnata teslim oldu ve Endülüs'teki Ġslâm . Her iki papa da kendisine dinini değiĢtirmesi için baskılar yaptılar. Künh'ül-Ahbâr.-.1495). 711 yıldır devam eden Ġslâm hâkimiyetini sona erdirmek için fır sat beklediler. Napoli ve Sicilya Krallıklarına karĢı harp ilan etmiĢ oluyordu. Bu tarihlerde.

UzunçarĢılı. XXIV. 539-551. Yılmaz.000. Katoliklerin Protestanlara ve Protestanların Katoliklere hayat hakkı tanımadığı Hıristiyan Avrupa'da elbette ki Yahudilere de hayat hakkı tanımayacaklar idi.. sh. Av-di... ġerafettin. vrt. 1510 yılın Reis Komutasındaki dona cak.:. 185-236. "Barak Reis'in ġehzade Cem Mes'elesiyle Ġlgili Olarak Savoie'ya Gönderilmesi". Osmanlı Devleti.„¦ _ . kendi arala lere karĢı da tam bir s Katoliklere hayat hakkı I hakkı tanımayacaklarIdU Ġslâm tarihçilerinin I Endülüs Emevilerinin ( emân altında ya zimmî sayılıyor ve Ġsi Endülüs'te bulunan MS zihniyetine hâkim I mensupları büyük biri larını aldılar ve hatta > lumlar içinde itlin men bulamıyorlardı i dönemde mazlum i leti kucak açtı. kıyardım |?(düĢü-«Kral-|ı düĢtü. Katolik olmakla ölmek arasında tercihde bulunmaları için emirler çıkardılar.. .¦¦¦¦¦-? ¦¦. Turan. II. Osmanlı donanması. insanlar arasında ayırım ve nihayet bunların neticesi olarak engizisyon mahkemelerinin zâlim kararları kınla gidiyordu. Endülüs'teki baĢarılarında Ģımararak. Hıristiyan olmayan milletlere karĢı da tam bir savaĢ ilan etmiĢlerdi. Renk. sayı 95(1960). Bâyezid döneminde... halkı dinlerini değiĢtirmeleri için ateĢle yaktılar. Belleten. sayı 103(1962). Zimmeti MÂĢıkpaĢa-z8de. II. Kemal ve Ba*)l S OSMANLI lıeden sat. Bâyezid dön rafından katliam»' topraklarına yerli Ecdadımızın "Ģer'-l < ve Ġslâm Devleti'nin hâle Renk. Müslümanlarla sulh yapan ve Ġslâm Devleti'nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i müslimlere "zimmr adı verilir. .¦. Kemal Reis Komutasındaki donanmasıyla Ġspanyollara karĢı 23 defa saldırı düzenlediler. Biz Ġstanbul'u aldığımız vakit. sh. Buran Kemal Reis I Müslümanları.000 Müslümanı katlettiler. Belleten. 457-483. her din sahibine dinini yaĢayabilmesi için tam bir din hürriyeti tanıdık".. XV. 1. Aynı yıl Amerika'ya da Colombus ile çıkan Ġspanyollar. Yahudiler de zimmî sayılıyor ve Ġslâm ..|| fendi.000'i bulan Musevilere ise sn. 69.. Nitekim tanımadılar da. Endülüs hadisesi sebebiyle. ..w---> Katolik olmakla ölmek ara Devleti'nin bunlara da I larına rağmen. Bel}*»| Rıza Seyfl..••¦«•-..». hem yerli Müslüman devletlerin destek yerine köstek olmaları ve hem de Memlüklülerle olan savaĢ sebebiyle tam netice alamadılar68. c. kendi aralarında kanlı çatıĢmalara girdikleri gibi. Avrupalılar. 170-175. Ġslâm tarihçilerinin Endülüs ve Avrupalıların da Ġspanya dedikleri yarım adada Endülüs Emevilerinin kurdukları Ġslâm Medeniyeti sayesinde tam bir hürriyet içinde ve emân altında yaĢayan diğer din mensupları arasında Yahudiler de vardı. hem yerli Müslürt Memlüklülerle olan savaĢ s 69. "Cem Sultân'a Dair BeĢ Orijinal Vesika". öyle muamele yapılır.Hâkimiyeti sona erdi.. .! Osmanlı Devleti. Ġsmail Hakkı... "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar".. dil ve ırk farkı gö. Ancak. Selâhattin.-. Bilindiği gibi. Osmanlı Devleti'nin bunlara da kucak açtıklarını çok iyi biliyoruz. Sayıları 300.¦-¦¦¦... Tansel. Endülüs'ün bu düĢüĢünü Namık Kemal Ģu cümlelerle özetliyordu: "Ġspanyollar Gırnata'yı aldıkları zaman. gemiMsI manii ülkesine getiri ve hem de Yahudiler.--. nr.. sh.000 kadar Müslümanı Fâs ve Cezayir'e nakletti. ISırnata i Sultân tağini ferinden BĠLĠNMEYEN OSMANLI 129 11 siı. bütün sıkıntılarına rağmen.Trt.. Bilindiği gibi. i tır? Bu sorunun < bulabiliriz. yollara düĢen 300...-> ¦. XV. 2162.c... asırda Avrupa'da kölelik.-.. IĠS5-b.. 1510 yılındaki son seferlerine kadar. .. 1 201-210. Yahudiler de bu hükümlere tabi idi. bunların neticesi olarak ı Avrupalılar. Zira Osli Osmanlı (oralardan i gücü ve to evvel. 5-1491 k Osmanhtkal-n cfara-:TAnk t kesti-er. Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur? Ecdadımızın "Ģer'-i Ģerif dediği Ġslâm hukukuna göre. XXVI. dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı Ģekilde ve "Ģer'-i Ģerif" ne diyorsa öyle muamele yapılır. c.

Ülkesi olan Endülüs'te huzur içinde yaĢıyorlardı. o zaman Hıristiyanlık dıĢındaki din mensupları büyük bir zulme maruz kalmaya baĢladılar. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır? . UzunçarĢılı. 4. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de. Yavuz Döneminde ve 927/1520 tarihinde Ģu anda Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Ağriboz Sancağına bağlı Livâdiye Kazasının Kanunnâmesi hazırlanmıĢtır. vrk. Her ülkeden insan hakları konusunda âbide vesika sayılacak dokümanlar istenmiĢtir. c. harâc ve yirmi beĢer akçe ispençe verürler. 197-206. Cumhuriyet Döneminde ve özellikle resmî mahfillerde. Ne zaman ki. Âli. Bilindiği gibi. TOEM . kendilerine yeni bir yurt aramalarına rağmen bulamıyorlardı. 70. Bu belgede yer alan aile reisi Yahudilerin sayısı 40 küsurdur. Maalesef toplumlar içinde itibarları zayıf olan Yahudiler. 1492 senesi ilk baharında Ġspanya'dan tardedilen Yahudileri. Belgelerle Osmanlı Tarihi. I. iĢte bu insan hakları binasında teĢhir edilmek üzere hazırlatıp göndermiĢtir. Kantemir. Es'ad E-fendi. Yani 40 küsur aile bu bölgeye yerleĢtirilmiĢtir. zimmet akdinin hükümlerine uymak Ģartıyla Osmanlı Ülkesinin belirli yerlerine ve özellikle de Ģu anda Yunanistan'da bulunan Selanik. Halbuki 18 Mayıs 1993 tarihinde DıĢiĢleri Bakanlığımızın aldığı bir karar yetmiĢ seksen yıldır anlatılanları yalanlar mahiyettedir. >. Avrupa Konseyi 1993'de yeni bir Ġnsan Haklan Binası inĢa ettirmiĢtir. Edirne. Ġslâm hukukundaki zimmet andlaĢması ile ilgili hükümlerde bulabiliriz. Osmanlı Dev-leti'nin insan haklarına ri'âyet etmediği ve insanların canlarının PadiĢahın iki dudağı arasında olduğu anlatıla ve yazıla gelmiĢtir. 2162. Yahudilere neden ve hangi Ģer'î hükme dayanarak kucak açmıĢtır? Bu sorunun cevabını." Mağrib'den kasıt Endülüs yani Ġspanya'dır. 178-179. gemilerle taĢıyarak daha emin bölgelere ve özellikle de Yahudileri Osmanlı ülkesine getiriyorlardı. Bunun ayrıntılarına girmiyoruz. sayfasında "CenuTat-i Ġspanya" baĢlığı altında Ġspanya'dan sürgün edildikten sonra Edirne'ye yerleĢtirilen Yahudi aile reislerinin adları yazılmaktadır. sh. sh. ehl-i kitâb kabul edilen Yahudi veya 68 ÂĢıkpaĢa-zâde.¦¦¦-• ¦ ¦¦¦ 130 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMĠ Hıristiyanlar!. 250-251. Efdaleddin. en çok tenkit ettiği Osmanlı Dönemine ait ve XV. büyük zulümlere maruz kalmıĢlardı. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir. nr. Osmanlı Devleti. Ali Rıza Seyfi. Ġslâm halifesi veya naibi. Solakzâde. Bâyezid idi. sh. Herkes bunlara sırtlarını dönüyordu. katliama maruz kalan Yahudi ve Müslümanları. Süleymaniye kütp. Endülüs'te bulunan Müslüman devlet 1492 tarihinde yıkıldı ve yerine tamamen Roma zihniyetine hâkim Hıristiyan kuvvetler hâkim oldu. yüzyılda Ġspanya'dan atılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına zimmî olarak kabulüne dair belgeyi. Bu defterin 40. belli Ģartlar ve mükellefiyetler karĢılığında kabul edebilmesi demektir. Hepimiz biliyoruz ki. 925/1519 tarihinde ve Yavuz Sultân Selim'in emirleriyle tahrir olunan Edirne Tapu Tahrir Defteri bunu açıkça göstermektedir. Yahudiler de diğer gayr-i müslimler gibi. Ġstanbul 1325. Ġslâm ülkesi vatandaĢı olmalarını.Ve Mağrib'den gelen Yahudiler. Yahudi olsalar da aslında o dönemde mazlum durumuna düĢen Yahudilere bir Müslüman devlet olan Osmanlı Devleti kucak açtı. sh. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. 390-392. Türkiye Avrupa Konseyi Üyesidir. 201-210. Künh'ül-Ahbâr. hem Müslümanlar ve hem de Yahudiler. "Bir Veslka-ı Müellim". Osmanlı Tarihi. Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanması.. Bâyezid. Yahudiler de bu zulümden paylarını aldılar ve hatta vatanları olan Ġspanya'dan sürülmeye baĢlandılar. c. II. Yılmaz. ĠĢte bu Ģer'î hükme dayanan Osmanlı PadiĢahlarından II. 199/a vd. Yahudilerin zimmet akdiyle nasıl Osmanlı ülkesine alındıklarını açıkça ortaya koymaktadır: "Madde 57. gelirlerine göre oranı tesbit edilen harâc-ı mukâseme ve maktu' olarak verilen harâc-ı muvazzaf yani maddedeki tabiriyle ispençe vermekle mükellef tutulmuĢlardır69. Tarih. I. 364-384. Kemal ve Baba Oruç. c. sh. nr. Bilindiği gibi. Çünkü Gırnata 1492 yılında düĢünce. Zimmet akdi. sh. Ağriboz'a bağlı Livâdiye ve Tırhala çevresine yerleĢtirmiĢti. Bu Kanunnâmede yer alan Ģu hüküm. Bunu yapan da II. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd.

"Bir vesika-ı müellim".. II. I. Erdebil'de ehl-i ma'rifetin mercii ve melcei olmuĢtur. Dayısı Uzun Hasan. eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis. 1460 yılında katledildiğinde. KızılbaĢ denmesinin sebebi. Baku ve ġiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi. 637 vd. Zeydan.. c. . bir zamanlar bütün Ġran'a hâkim olan ġPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. Bu Ģahsa. baĢtan beri beyaz renkli baĢlık giymekteydiler. Ahkâmü'z. Hedefini iyi tesbit etmiĢti. Akkoyunlulara isyan eden ġeyh Ġsmail. çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada baĢladı. unvanlar* ve Tur S OSMANLI ikarĢılıIsmesi ilk rak Ģar-tataan ğı ItoprakIjflmek Ġre BĠLĠNMEYEN OSMANLI 131 de ġeyh ġah diye bilinen oğlu Ġbrahim Erdebîlî (851/1447) mürĢidlik makamına geçmiĢtir. ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca. sh.Erdebil. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir. 1477 yılında Uzun Hasan'ın kızı Hâlime AlemĢah Beğim ile evlendi ve oğlu Ġsmail dünyaya geldi. . ġeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak. ġii olduğunu bile bile. ġah Ġsmail'in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin baĢlarına kırmızı serpuĢ takmalarındandır. olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Abdulkerim. II. sh. Bağdat 1963. bir kısmını Erdebil'e göndererek ġiileĢtiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalıĢıyordu. oradan da kaçar gibi ayrıldı. c.. Tabular Yıkılıyor I-II. Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor.Zimmiyyîn Ve'l-Müste'menin. c. oğlu Ġsmail hem ġeyh ve hem de ġah olma sevdasına düĢtü. Anadolu'ya sürüldü. Vezir-i A'zam Ali PaĢa. c.. Ancak kendisi de Ģehid oldu. o da öldürülünce. 118. Erdebil'e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden ġah Kulu isimli Ģahıs. . 1502 tarihinde onları Tebriz'den kovarak ġah oldu. ġii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. . sh. askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti'nden sonra ikinci güç haline geldi. 178-179. . bu aile. Bu hanımdan oğlu ġeyh Haydar dünyaya geldi. Bâyezid'in za'fından da istifade etti. sh. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra. ġfa'nın siyâsî âleti olana kadar. oğlu Haydar onun yerine Ģeyhlik makamına geçti. Ġstanbul 1996-97. sırf ġii olan Karakoyunlulara karĢı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. Efdaleddin. ġah Ġsmail'in daveti üzerine Erdebil'e çağrıldı ve yüksek seviyede bir ġii Molla yani halife olarak yetiĢtirildi. Akkoyunlular bu yüzden onları takibe baĢladı. sh. Osmanlı kaynaklarında ġeytan Kulu veya KızılbaĢ Reisi gibi unvanlar verilmektedir. 201-210. onun yerine de oğlu Hâce Alâ'addin Ali Erdebîlî (833/1429). sh. ĠĢte ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve 5.. III. yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındığını.. Osmanlı Türkleri ise. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan'ın kız kardeĢi Hatice Beğim ile evlenmiĢti. Önce Anadolu'dan topladığı ve Erdebil'e göndererek ġii-leĢtirdiği Türkmen gençlerini.. 1488 yılında çıkardığı kargaĢalar sebebiyle. Akgündüz. ġeyhi olan ġeyh Cüneyd (1447-1460). Türkistan Hâkânı ġaybak Hân'ı da mağlûp edince. onun yerine 69 Kantemir. Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511'de ġah Kulu ve müritlerini imha etti. Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu'ya fikrî propaganda için gönderdi. Murad'a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu. Hedefi Osmanlı devleti idi. 393. Osmanlı Kanunnâmeleri. Sultân II. VI.133.. Safiyyüddin'in yerine oğlu ġeyh Sadreddin Musa Erdebîlî. Artık Ġran Safevî Devleti diye anılan ġii bir devlet haline gelmiĢti. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar. 22 vd. Gizlice Anadolu'ya gelen ġah Kulu.. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd.

Molla Ahaveyn ve Efdal-zâde baĢlangıçta verilen bu hükmü kabul etmemelerine rağmen. Hacı Bayram-ı Veli. davranan i sona ermemljftî deAhmedilM Yavuz'a I ġehzade / "Ocak. burada bulunan nadir eserleri inceleme fırsatını yakalamıĢtır. Peygamberliği inkâr edK^fe evvel de darb ve haplsflp*-zofların sözlerine ttNMfJ lete götürdüğü" anla Kısaca. 225-231. ulemâdan bir grubun II. sh. bu büyük âlimin zulme maruz kaldığına inanmıĢtır. ahlâkî zaafları bs yapan bir Ģahıs olar. Âli. Tokat'tan Ġstanbul'a gelerek. Yılmaz. Silsile-i Tarîk-i Celvetî. ancak Fâtih Sultân Mehmed'e "Sahn medreselerinde her ilmi okutabilirim" diyecek kadar da meslektaĢlarını küçümseyen ve gururlu olan bir yapıya sahiptir.. Molla Lütfi'nin ölçüsüz hareketleri. Sefine-i Evliya. Halkın bir kesimi. sonradan ikna edilmiĢler ve idamı konusunda ulemanın icma'ı meydana gelince. Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu â-limi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur? Molla Lütfi. ĠĢte ġah Ġsmail fitnesinin baĢlangıç Ģekli. meseleyi Divan-ı Hümâyûn'a sevk etti. Ancak bu kararı. kamu oyunda tepkiler doğurmuĢtur. Deli Lütfi ve Sarı Lütfi diye de bilinen. Hoca PaĢa diye bilinir) gibi meĢhur Osmanlı âlimlerinden ders alan bir âlimdir. "hocalar arasında Deli Lütfi demekle ma'rüf" bir laubali olarak kötü bir Ģöhrete kavuĢmuĢtu. Künh'ül-Ahbâr. konuyla alakalı eser. 408 vd. Ancak Osmanlı tarihinde mülhidlik ve zındıklık ile suçlanarak idam edilen ilk âlim olarak da tarihe geçmiĢtir. Molla Lütfi gibi bir âlimden bunları beklemeyen PadiĢah. 71. vrk. II. TD. 2162. Tarih. c. En büyük iddi-a. Hüseyin Vassâf. 264-269. c. Es'ad E-fendi. Solakzâde. dürüst bir âlim c. 72.: devrinin âlimleri ve' suçlamalarını çürutt ki. Herkesin ortasında yaptığı kaba Ģakalardan dolayı. ĠĢte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti.Maalesef olan bitenlere karĢı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid. 2 siye olunur). c. Ġdarecilerin yaptıkları hataların 132 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cezasını. Belgelerle Osmanlı Tarihi. nr. I. vrk. UzunçarĢılı. Molla Lütfi'nin tacizleri neticesinde. II. "katlini gerektiren söz ve fiilleri müĢahede ettiklerini" Ģikâyet edecek kadar ileri gitmelerine sebep oldu. Sahn Müderrislerinden Molla Arap ve Molla Ġzârî diye bilinen Kâsım-ı Germiyânî ile Hatip-zâde Molla Muhyiddin Mehmed aleyhine geçtiler. 51/a-54/b. 315-342. Ģahitlerin aleyhteki beyânları üzerine idama mahkûm edildi. Erdebil'deki ġeyh Safiyyüddin neslinin ġeyhlik'den ġahlığa geçiĢi ve de Anadolu'da Alevî veya KızılbaĢ adıyla yeni bir ġii Kolunun ortaya çıkıĢının hikâyesi kısaca budur70. Bâyezid de kararı tasdik etmiĢtir. 63-64. H Sarayı Muml* Osmanlı T Bir Not. Anadolu'nun ġiileĢmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. Molla Lütflj nu bu cezaya mahkûmj düĢmanı olarak ı açıdan da zayıf birisi 0 70 ÂĢıkpaĢa-zâde. Osmanlı ulemâsının akla karĢ» Lütfi'yi idam etmek k PaĢa'nın kardeĢi Atını da. 25 Rebî'ülâhir 899/2 ġubat 1494 Pazar günü At Meydanında infaz olunmuĢtur. Fâtih Sultân Mehmed'in özel kütüphanesinde hâfız-ı kütüb olarak görev yapan Molla Lütfi. 204/a vd. Verilen bu idam kararı. Süleymaniye kütp. Molla Lütfi'nin namaz için "bir kuru kıyam ve eğilmedir. sh. sh. Molla Hüsrev ve Sinan PaĢa (Sinânüddin Yusuf. hidâyet yolundan çıktığı hususundaki bütün iddiaları reddetmesine rağmen. KesinleĢen hüküm. Hoca PaĢa ile birlikte Seferihisar'a giden Molla Lütfi'nin dönüĢünde ilmiye mertebelerinin en yükseklerinden olan sahn müderrisliğine kadar yükseldiğini görüyoruz. hem ġi'î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. II. Kabiliyeti ve dönemin ilimlerine vâkıf oluĢu noktasında ittifak vardır. kısmen de olsa. sh. sh. Bâyezid'e kadar çıkarak. 253-254. Aynî. K ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ġsmail Hakkı. Bahsedilen suçlamalarla mezkûr âlimlerin huzurunda yargılanan Molla Lütfi. Bunlara fevkalade tarafsız ve insaflı âlimler olarak bilinen Molla Ahaveyn ve ġeyhülislâm Efdal-zâde de katıldı. Osmanlı Tarihi. Yavuz Sultân! devlet nırlar hakkuıâ) Karakterinin! nen Sultân! bu tahtta otu Alâüddevle'nln I parlak olduğunu| Anadolu'm manda dedesi ( Sancakbeyi olan! yaptığı mu kezin ika.. andan fayda yoktur" tarzında bir ifade kullanmıĢ olmasıydı.

Süleymaniye Kütüphanesi. nr. E. Peygamberliği inkâr edici söz ve fiillerinden bahsedilmekte. 53. merkezin ikazlarına rağmen ġî'a ile olan mücadelesine devam etti ve bu mevzuda ihmalkâr davranan babası II. önceleri Yavuz'la anlaĢtığı ve kendisine Teke=Antalya. 8101. Zira Molla Lütfi. Gürcülerle yaptığı muharebeler sonucunda halkın nazarında manevi destek kazanan Yavuz. Bunu. Ģehzadeliğinden beri. vrk. 5778. Kısaca. 296-298. 10160/80. 205-227 (Bu konuda doyurucu bilgi verilmektedir. ġakayık. Ġstanbul 1970. 6345. babasının ihmali ve aynı zamanda dedesi olan Alâüddevle'nin aczi karĢısında Ģahlanan ve o dönemde Trabzon Sancakbeyi olan Yavuz. isnâd edilen zındıklık ve mülhidlik suçlamalarını çürütecek bilgileri ortaya koymuĢlardır. Erünsal. yaptığı yolsuzluklarla daha evvel de darb ve hapis cezasına çarptırıldığı gündeme getirilmekte ve neticede "filozofların sözlerine itibar ederek hem dalalete gittiği ve hem de insanları dalalete götürdüğü" anlatılmaktadır. Molla Lütfi gibi bir âlimi idama mahkûm etmek ne kadar doğru değilse. E. Ġsmail. ahlâkî zaafları bulunan ve Fâtih'in Kütüphanesinde hâfız-ı kütüb iken yolsuzluklar yapan bir Ģahıs olarak tavsif edilmektedir. Mevcut manileri bertaraf eden Yavuz. Bu hadiseden 38 gün önce de. 20/a-25/a. Bayburt. o-nu bu cezaya mahkûm eden Efdal-zâde ve Molla Ahaveyn gibi âlimleri de akıl ve ilim düĢmanı olarak görmek de o kadar doğru değildir. Kemah. nr. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Risale. istikbalinin parlak olduğunu gösteren bir hayat çizgisi takip etmiĢti. 9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 ġevval 926/ 21 Eylül 1520'de vefat etmiĢtir: Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı AyĢe Hâtun'un oğlu olan Yavuz.YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ Ġ 72. Hamîd = Ġsparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyan eden diğer ağabeyi Korkut da aynı akıbete uğramıĢtı. Osmanlı Türklerinde Ġlim. TaĢköprülüzâde. aynı yıl Çaldıran zaferinden dönerken üzerine gidilen . Adıvar. 7 Safer 918/Nisan 1512'de Osmanlı padiĢahı olmuĢ ve 8 sene. Ġran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi ġehzade Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan ġehzade Korkut ile anlaĢması icab ediyordu. Anadolu'nun Safevî devletinin iĢgali tehlikesine karĢı. 859. Hem devrinin âlimleri ve hem de asrımızdaki araĢtırmalar. E. Adnan. Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lütfi Hakkında Bir Not. sh. Laubali ve kibirli olduğu da kesindir. Bayezid'i tahttan indirerek yerine kendisi oturdu. IX. en az Molla Lütfi'yi idam etmek kadar yanlıĢ bir harekettir. Yavuz'a karĢı ġah Ġsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkıĢan ġehzade Ahmed. 1513'de Bursa YeniĢehir'de maslub edildi ve bağy= devlete isyan 71 Ocak. sh. Zındıklar ve Mülhldler. : 134 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*'. TD. Ġbn-i Kemal gibi allâmelerden bu fitnenin defi için fetva alan Yavuz. Ancak mücâdele sona ermemiĢti. sh. dürüst bir âlim olan ve Molla Ahaveyn diye bilinen Molla Muhyiddin bin Mehmed'in konuyla alakalı eserinde. Molla Lütfi'nin sıra dıĢı ve ahlakî açıdan da zayıf birisi olduğu çoğu kaynaklarca kabul edilmektedir71. 33 (1982). 920/1514'de Çaldıran zaferini kazandı ve Ģarkın kapılarını Osmanlı Devleti'ne açtı. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki. Molla Lütfi'nin fazilet ve maharetleri kabul edilmekle beraber. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi. Ġbrahim Efendi Böl. sh. bizzat Hocası olan Sinan PaĢa'nın kardeĢi Ahmed PaĢa tarafından II. meraklılara Ģiddetle tavsiye olunur). ġia'ya karĢı Anadolu'yu müdâfaa hareketine giriĢti. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? Karakterinin sertliğinden dolayı "Yavuz" ve Ģehzadeliğinden beri "Selim ġah" denen Sultân Selim. Molla Ahaveyn.133 i Sultân (I birinci | «eslinin iKoluulemâsının akla karĢı çıkması ve açık bir zulüm olarak değerlendirmek de. Bâyezid'e gönderilen Ģikâyet mektuplarında. ittihâd-ı Ġslâm'ın mühim mani'i olan Safevî Devleti'ni ve onun sinsî reisi ġah Ġsmail'i halletmek üzere maddî ve manevî hazırlıklara baĢladı. suçunun had cezası olarak idam olundu. A. Erzincan ve Kiğı Osmanlı Devleti'ne 921/1515'de ilhak edildi.

Malatya. böylece Ģarkta tam bir ittihâd-ı Ġslâm kahramanı oldu. 94J Ahmed U Uzur Tarih. Doğuda ittihâd-ı Ġslâmı tahakkuk ettiren Sultân Selim. Nablus. Suriye ve' ker de divan-ı i" ġah Efendi ge1 muamelâtı Anaç Yavuz döne-sek-zâde Ahmed I damları arasında Mü'eyyed-zâdeJ ZEVCELERĠ: 1 nesi. Darende. istimâlet ile yani kendi arzu ve istekleri ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylediler. Mütevekkil Alellâh'dan Ayasofya'da yapılan bir dinî merasimle halifelik unvanını da kazanan Yavuz. Aynı yıl (922).Zulkadiroğullarının Osmanlı Devleti'ne ilhakı ta'kip etti. Son Abbasî halifesi III. Bütün bu gayretlere rağmen. Mekke ġerifi Ebul-Berekât'ın oğlu ġerif Ebu Nümey vasıtasıyla Mekke'nin anahtarlarını kendisine göndermesiyle de hâdim'ül-Haremeyn vasfını elde etmiĢti. Safevilerden de Erbil. 8 sene gibi kısa bir zamanda iki katına çıkardı. Malatya . Dâr-üs-Selâm ġam'a girildi ve birçok Arab ġeyhi kendi arzuları ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eyledi. Bu zafer. Gazze ve kısaca Suriye ve Filistin'i de yol üzerinde feth eyledi. Karaman. sh. Mısır. Devin ġi'a klıyıklı •yılarMerkez teĢkilatındaki en önemli değiĢiklik. 922/1516'da Kansu'nun yerine geçen Tomanbay'a bir nâme gönderen ve Mısır'a yürüyeceğini belirten Yavuz Sultân Selim. ancak 8 ġevval 926'da yakalandığı bir hastalıkla manevi Ģehid oldu. 923'de Kahire ve Mısır'ı. Böylece Haleb. Son zamanlarına doğru te'sis edilen Cezayir Eyâleti de hesaba katılırsa. Antakya. S 34. Bunların samimi gayretleri sonucu. Haleb. Osmanlı Devleti'ne. m Merkez teĢ-MaraĢ. Rûm ve Rumeli eyâletlerine ilâveten Osmanlı Devleti'ne Diyarbekir. bu dönemde beĢ eyâlet daha ilave edilmiĢ oldu. Kerkük ve Musul alınmıĢ ve Bağdat Eyâleti'nin temelleri atılmıĢtır. Kudüs. Haleb ileri gelenleri. Safed. Aclûn. Divriği. ġam ve Zülkadriye Eyâletini de ilâve etmiĢ oldu. Bu durumu hisseden ve Memlüklülere Ġslâm birliğini bozdurmak istemeyen Yavuz. Ridâniye harbini zaferle kazanarak Osmanlı topraklarına ilhak eden Yavuz. doğu ve güneydoğu bölgeleri ġi'a tehlikesinden kurtulamamıĢtı. Yavuz Sultân Selim'in ġarkî Anadolu ile MaraĢ. erkân-ı devleti ve ulemâsı ile Yavuz'a itaat ve teslimiyet mektubu gönderdiler.29i. S 434. Herhangi bir harb olmadan Doğu Anadolu'nun Osmanlı Devleti'ne iltihâkı ve ġah Ġsmail'in mağlûbiyeti Memlüklüleri ve Sultânları Kansu Gavri'yi rahatsız etmiĢti. Memlüklülerin üzerine yürüdü ve 922/1516 yılında Mercidabık'da Kansu Gavri karĢısında büyük bir zafer kazandı. Suriye ve Mısır da Osmanlı Devleti'ne tamamen . Netice olarak eyâlet sayısı dört olan Osmanlı Devleti'ni. kadınlar. mühim Kürt ve Türkmen beylikleri. Böylece Anadolu. Gevher h 73. kerliği ünvamy. ıKejftau. ĠĢte bu iĢi.AyĢe ÇOCUKLARI: I Korkut. 1516 ve ta'kip eden yıllarda. Malatya ve havalisini fethetmesi üzerine. kazaskerliğe me-sidir. Hama ve Humus kaleleri de Osmanlı Devleti'ne ilhak olundu ve eyâlet haline getirildikten sonra Haleb Beylerbeyliğine Karaca Ahmed PaĢa getirildi. ( bütün korr maneviyâtı ] diyen bir g öğrenmek Ģ Daha I Ģahlık I ne geçen ġî'alaĢtırt düğü ı öldüri lu'ya ( miyeti "lütJ» ter. Böylece Doğu Anadolu top yekûn Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kaldı. H "Yavuz S ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 135 fi Yanakları rSafevî ifara fi Yavuz. Yavu* I ru mudur? Osmanlı f kukunu tatbike Ham yani so1 lar. baĢta 26 aĢiret olmak üzere. Besni. Birecik ve Anteb'in de yeniden ve sağlam bir Ģekilde fethine yol açtı. büyük âlim Ġdris-i Bitlisi ve Bıyıklı Mehmed PaĢa üstlendi. 2. 922/1516'da Arap ve Acem Kazaskerliği unvanıyla Divan'a dâhil olmayan bir kazaskerliğin ihdas edilip Diyarbakır'ın bu kazaskerliğe merkez olması ve bu hizmete de meĢhur tarihçi Ġdris-i Bitlisî'nin getirilmesidir. Gerger. ^l. Daha sonra ise. Batıdaki Ġslâm düĢmanlarına da dersini vermek üzere 2 ġa'ban 926/1520'de sefere çıktı. Kâhta.

295. Daha sonra Pîrî PaĢa zamanında bu makam kaldırılmıĢ ve muamelâtı Anadolu Kazaskerliği'ne devredilmiĢtir. . Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi ve Kara Muhyiddin Efendi zikredilebilir. Yerine geçen ġah Ġsmail ise. ilim a-damları arasında ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi. 73. sh. 37-44. Beyhan. sh. 1-86. sh. Kanunî. Her-sek-zâde Ahmed PaĢa. X. ġah Ġsmail'in taraftarları olan askerler. ġehzade Musa. 1507 yılında üzerine yürüdüğü Alâüddevle Bey'in mağlubiyeti üzerine Elbistan. nr. Nitekim temkinli davranmayan 72 Lütfi PaĢa. vrk. Osmanlı Tarihi. Harput ve Diyarbekir'i yakmıĢ ve yıkmıĢtır. Bundan sonra sırasıyla Kızılcakaya. 44-47. . 2629. ĠA. Defter. baĢ kâdî ile birlikte çok sayıda insanı katletmiĢtir.•. Ġstanos. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. bu üçüncü kazasker de divan-ı hümâyûn hey'etine dâhil edilmiĢ ve bu hizmete Fenarî-zâde Mehmed ġah Efendi getirilmiĢtir. Peygamber. 9-13. Altundağ. 1049 vd. Zira Hz. ġinasi. c. Uluçay. Bu doğru mudur? Osmanlı PadiĢahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de Ġslâm Hukukunu tatbik etmiĢlerdir. 3079. Tevârîh-i Âl-I Osman. Hafsa. VI. torunları olan ġah Ġsmail tarafından ortadan kaldırılmıĢtır. Öztuna. Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüĢtür. Yavuz dönemindeki devlet adamları arasında Sadrazam Koca Mustafa PaĢa. Pîrî Mehmed PaĢa ve niĢancı Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi..-. Burdur . Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem Ģeyhliği ve hem de Ģahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen ġah Ġsmail. Belgelerle Osmanlı Tarihi.115/b-119/a. Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince. 2162. sh. ZEVCELERĠ: 1. UzunçarĢılı. Harem'den Mektuplar.. . Erdebil ġeyhlerinden ġeyh Cüneyd Ģeyhliğine Ģahlık katmak istemiĢ ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında kati edilmiĢtir. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). kâfirlerle yapılan savaĢlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. kadınlar. Yılmaz. c. c. Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu'ya göndererek. ġehzade Korkut. 204 vd. Fatma ve Hafsa Sultânların annesi. c.AyĢe Hâtûn. 232/a-293/a. 7351. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir. Akkoyunlu Devleti.AyĢe Hafsa Hâtûn. Antalya'dan Manisa'ya dönen ġehzade Korkut'un hazinesini vuran ġahkulu. Maalesef ġehzade Ahmed üzerlerine ordu göndermiĢse de muvaffak olamamıĢtır. ġöyle ki. Gevher Hân. Hatice. Devletler ve Hanedanlar. Belleten. sh. 189-211. 244-306. sh. I. Süleymaniye kütp. Mü'ey yed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz'un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karĢı yapmıĢ olması mümkün değildir. 2. hem Anadolu'yu ġî'alaĢtırmayı ve hem de böylece Anadolu'yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiĢtir. c. Bu arada Erdebil Sofuları da Anadolu'da anarĢi çıkarmaya baĢlamıĢlardır. Ġslâm Hukukunda ise. kırmızı çuhadan taçlar giydiklerinden dolayı onun taraftarı olan herkese Sürhser yani KızılbaĢ denmiĢtir. ġeyhülislâm Kemal PaĢa-zâde. 229. Karal. Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile ġah Sultân'ın annesi. "Yavuz Sultân Selim'in oğlu ġehzade Süleyman'a Manisa Sancağını Ġdare Etmesi Ġçin Gönderdiği Siyâsetnâme". nr. Ancak tarihî olayları doğru olarak öğrenmek Ģarttır. din adamları ve yaĢlılar gibi yedi grup insanı katletmenin caiz olmadığını bütün komutanlarına talimat olarak vermiĢtir. Künh'ül-Ahbâr. Daha önce de açıkladığımız gibi. Hatice. Tevârlh-i Âl-i Osman. 350-431. Tokat'a saldırmıĢlar ve yüzlerce insanı kılıçtan geçirmiĢlerdir. bununla da yetinmeyerek Antalya'yı basmıĢ. Ahmed Uğur neĢri. Yerine geçen oğlu ġeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiĢ ve Anadolu'yu ġî'alaĢtırmak metodunu kullanarak Ģahlığını pekiĢtirmek istemiĢtir. 29-34. halifeleri vasıtasıyla Anadolu'yu tam bir anarĢiye sürüklemekte maalesef muvaffak olmuĢtur. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sayı 21-22(1942). ÇOCUKLARI: Kanunî Sultân Süleyman Hân. Solakzâde. II. . 136 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Rll ĠNMFYFt. Elmalı. c. nr. "Selim I". sh. vrk. 423-434. Bu arada Antalyalı Hasan Halife ve oğlu ġahkulu veya Osmanlı tarihçilerinin ifadesiyle ġeytan Kulu (ġahkulu Baba Tekeli veya Karabıyıkoğlu da denmektedir) eliyle Anadolu'daki Alevileri Osmanlı Devleti aleyhinde teĢkilâtlandırmaya baĢlamıĢtır. sh. II. sh. ġehzade Orhan.. Âli. X.'. sh. savaĢ halinde dahi. ġah Ġsmail'in halifelerinden olan Rumiyeli Nur Ali Halife baĢkanlığındaki Erdebil sofu ve müritleri. Kantemir. ¦-. Es'ad Efendi.. çocuklar. Anonim Tarih.ilhak edilince. Fatma ve Devlet-ġahî Sultân72. Enver Ziya. sh. sh. 97-99. Süleymaniye kütp. E. . II. Osmanlı Devletl'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. 2362. Es'ad Efendi. 149-154.

ġah Ġsmail'in üzerine gitmenin tamamen yararsız olduğu da gün gibi ortadadır. ġu cümleler bunlardan sadece biridir: "Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. idarecilerinin yaptıkları hata ve zulümleri tamim etmek çok yanlıĢtır73. IV. Yüzyılın baĢında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gazi. ġunu da belirtmeliyiz ki. Allah. Yüzyılın baĢında Çelebi Mehmed ve IX. Ġslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri Ģöyle sıralamaktadırlar: Hicrî tarih esas alınmak üzere. Ġslama hizmet edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar. ve zt 74. Çubukova'da 1511 yılında ġahkulu'nun bir okla öldürülmesinden sonra da ġiî'lerin Anadolu'daki tahribatları devam etmiĢtir. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız" ĠĢte 918/1512 yılında Anadolu'yu ġi'a tehlikesinden kurtarmak üzere PadiĢah o-lan Yavuz. VI. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. komĢudur ve hatta karıĢıktır. Amasya'da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehĢet saçmaya baĢlamıĢlardır. Osmanlı Devleti.ve Keçiborlu kasabalarını yakıp yıkan ġahkulu Kütahya'ya kadar gelmiĢtir. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre yaklaĢık 40. Sizin inayetleriniz olmazsa. I iyi devleti IAıNLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 137 da tedbirler almıĢtır. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Mu'tasım. ġah Ġsmail'in üzerine gitmeden evvel. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Kadir billah Ahmed bin Emir Ġshak. polis74. her yüz yılın baĢında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir" buyurmaktadır. III. V. Nice yıllar bu mülhidler. Bunların Müslümanları nasıl kırıp geçirdiklerini. Yivi bul Blllı dinini tecdidi met e siyâset ı sadrazamı ı müceddidlerfj Hicri t) lın baĢındı d Ahmed l Melik^J Devle»1*! baĢındık! I Osun yari Allah k birincisi. Ancak bu isyancı grupların bastırılmaması halinde. "ġüphesiz ki. siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. uslanmayanlarının kati edilmelerini ve uslanması muhtemel olanlarının ise haps edilmelerini emr etmiĢtir. KızılbaĢların ne kadar insan öldürdüğüne dair binleri bulan rakamlar verdikten sonra. Ġslâm âlimleri. Yavuz'un baĢka çaresi yoktu demektedir. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur? Bilindiği gibi. Anadolu'yu kasıp kavuran ve KızılbaĢ adı altında her yerde Osmanlı Devleti'ne karĢı kıyam eden bu insanların teftiĢ ve tahkik olunarak. Ġbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra. yüzyılın baĢında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin MelikĢah. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Yüzyılın baĢında Ömer bin Abdülaziz. VII. yukarıdan beri vesikalar ıĢığında anlattığımız olayları biliyordu ve Anadolu'daki ġii Türkmenlerin binlerce insanı katlettiklerinin de farkındaydı. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Yüzyılın baĢındaki müceddid ise Yavuz Sultân Selimdir. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi PaĢa'nın naklettiğine göre.000 kiĢidir ve bunlardan ne kadarının öldürüldüğü de kesin belli değildir. Peygamber. II. Anadolu beylerbeyisi Karagöz Ahmed PaĢa da öldürülenler arasındadır. Diyarbekir ve çevresindeki Kürt beylerinin mektuplarından da anlıyoruz. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıĢtır. Ancak dinî inançlar kullanılarak devletin arkadan vurulması tehlikesi karĢısında t. Hem ġiiler ve hem de Sünnîler için. Yüzyılın baĢında Ġlhanlı Sultânı Gazan Hân. Bu yaraya parmak basmak için. Olayı inceleyen UzunçarĢılı. meseleyi müzâkere etmek gayesiyle bir Divan toplantısı yapmıĢ ve baĢta Ġbn-i Kemal olmak üzere büyük âlimlerin de katıldığı bu toplantıda KızılbaĢlarla ilgili neler yapılmasını kararlaĢtırmıĢtır. herkesi zorla Sünnî yapmak için zorla-mamıĢtır. . VIII. Hz. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir.

Hz. Yavuz'un müceddid olduğunu I 73 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Koca Müverrih. Ġran'da kısa bir zamanda Safevî Devletini kurmuĢ ve Doğuda hem Osmanlı Devleti için ve hem de âlem-i Ġslâm'ın birlik ve beraberliği için. ġah Ġsmail. 2162. ġiilerin tahrikiyle çıkarılan ġah Kulı isyanını da önleyememiĢti. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan Fâtih'tir. Ġslâm tarihinde ittihâd-ı Ġslama önem veren nadir devlet adamlarından biridir. Tâc'üt-Tevârîh. 253-270. KûĢe-i kabrimde dahi bî-karar eyler beni. hem Ġslâm birliğini bozan ve hem de Doğudaki Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiretlerini rahatsız eden Safevî tehlikesini bertaraf etmeye azmetti. Yani Yavuz olmasaydı." Ģuuruyla hareket eden Yavuz. Anadolu'nun ve hatta Musul ve Kerkük civarının da Osmanlı Devleti'ne katılması gerekiyordu. 245 vd. Âli.. ġî'a'nın tasallutu altında olurlardı. Osmanlı Tarihi. 359 vd. vrk. nr. Ġkincisi ise. vrk. Fakat. hem siyasî ve hem de dinî açıdan tehlike arz eder hale gelmiĢtir. II. 5035. Yavuz'a müceddidlik vasfını kazandıran. Ġttihâd etmezse millet. ġah Ġsmail'in hem mürĢidlik ve hem de ġahlık unvanları ile tahrik ettiği Anadolu'daki isyanları bastırarak Anadolu birliğini ve Memlüklüleri ortadan kaldırarak Ġslâm birliğini temin etmesidir. Acem ve Arab memleketlerine hâkim olacaktır" ifadesinin geçtiği nakl olunmaktadır. Zira bunlar da hem Müslüman ve hem de ehl-i sünnet vel-cemaat idiler. dağıdâr eyler beni. Es'ad Efendi. Bedâyi'. Bâyezid. ġehzade Selim. II. Bilindiği gibi. 233/a vd. Bu mühim zaferin kazanılmasında tamamen Sünnî olan ve gazada Yavuz Selim'in yanında yer alan Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiret beylerinin de büyük rolü vardı. 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır.. 6636. Nihayet Yavuz Sultân Selim PadiĢah olunca. Ali'ye ait bir kasidede "Mutlaka Âı-î Osman'dan Selim isimli birisi. Hatta Ġbn-i Kemal dahi. Memlüklüler üzerine giderken de. sh. . bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Kürtler. yüzyıla kadar uzanır. c. Yavuz'un Hz. XV. hem mahallî halkın güvenliği açısından tehlikeli ve hem de Osmanlı Devleti'nin de Müslüman bir ülke olması. Ġttihâdken savlet-i a'dâyı defa çaremiz.. Bunlardan birincisi. Ģuurlu âlim Ġbn-i Kemal'in de yerinde ikazlarıyla. Rum.. c. Osmanlı padiĢahlarından iki kiĢinin mü'eyyed min indillah yani Allah katından teyid edilmiĢ PadiĢahlar olduklarını ifade etmektedirler. Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur? Bu iddianın tam tersi doğrudur. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı. Yavuz Sultân Selim'dir. bu bölgenin kendi baĢına kalması. onun müslümanlara yaptığı iki hizmettir: Birincisi. 3062. 5812. Ġbn-i Kemal ve Zenbilli Ali Efendi gibi büyük Ġslâm hukukçularından fetva alarak hareket etmiĢtir. ciddi bir ehl-i sünnet bendini teĢkil etmesidir. babaları Bâyezid-i Veli'nin yaratılıĢındaki tevazudan yararlanarak Anadolu'yu hâkimiyeti altına almak isteyen ġah Ġsmail liderliğindeki ġi'a seline karĢı. ġah Ġsmail'in Anadolu üzerindeki siyasî ve dinî emellerine son verildi. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası. sh. Ġkincisi. 5321. UzunçarĢılı. Künh'ül-Ahbâr. c. Bununla beraber. 75. 225231. Bu iĢ nasıl yapılmalıydı? Kılıçla ve savaĢ yoluyla bu mümkün değildi. tedbir alamamanın yanında. Mısır'ın Yavuz tarafından fethedileceğini. nr. ġah Ġsmail üzerine giderken de. Ali tarafından müj-delendiğini dahi ifade etmektedirler. 452/a-b. Ġstanbul'u fethederek Hz. Çaldıran zaferi bu fitneyi önlemiĢtir. bazı âyetlere dayanarak çıkarmıĢtır ve bu konuda hususi bir Risalesi vardır. 138 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN* yaptığı hizmetleri ve ilgili hadisi zikrederek kaydetmektedir74. bu iki yönlü tehlikeyi henüz Trabzon Sancakbeyi iken fark etmiĢ ve babasını Ġstanbul'da ikaz dahi eylemiĢti. II. Allah'ın yardımıyla 1514 tarihinde kazanılan Çaldıran Zaferi ile. II. bir türlü durdurulamıyordu. Tarihçi Âli ve Lütfü PaĢa. "Ġhtilâf u tefrika endiĢesi. Hoca Sa'deddin Efendi. Ġslâm'ın kahramanca müdafaasını yapan böyle bir devlete itaat etmenin siyasî ve hukukî açıdan bir farklılık meydana getirmeyeceği ve hem de Ġslâm birliğinin teĢekkülü gibi gayelerle münferiden hareket edilemeyeceği ortadadır.Osmanlı tarihçileri. Anadolu'yu ġiîleĢtirme hedefini güden ve her geçen gün bu hedefine daha da yaklaĢan ġah Ġsmail. Bazı mana adamları. 6522. Solakzâde.

ırka ve maddî sömürüye dayanan bir ayırıma gitmiyordu. oldukları için. Süleymaniye kütp. 7-16. Osmanlı topraklarında yaĢayan insanların arasında düĢünülebilecek en önemli farklılıklar. bir iki ay içinde Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢti. V.'Ġ| sebeple de. Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan bir Müslüman beylik. içmede ve hatta giymede dahi aynı dinin esaslarına tabi' oldukları için. aralarında ihtilafa vesile olacak ciddî bir Ģey mevcut değildi. c. Osmanlı Devleti. ĠĢte Osmanlıya bağlılığın sırrı burada yatıyordu. sh. arata Müslüman Türklerle I Ģında. Doğu ve Güneydoğu bölgesinin tamamı. sünnet. Daha önce de izah ettiğimiz gibi. Mesela. Osmanlı Devleti'ne iltihak etmekle bir Ģey 74 Lütfi PaĢa. tandaĢı kabul edillyortğ buydu. Tevârîh-i Âl-i Osman. icmâ' ve kıyas yoluyla vaz' edilen hukukî hükümler yanında. Mısır 1938.ı ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 139 % ilhakı ¦erinde saĢi-»yla ii ve «re I Bilal'ın dan kaybetmemiĢlerdi. Müslüman Türklerle Kürtler arasında mevcut olan bazı ufak ve önemsiz farklılıklar dıĢında. Rengi ve Ģekli farklı olsa da. Matbu nüsha. 259/a-260/a. Mesela. Münâvî. aralarında dlnt. Solakzâde. Büyük âlim Ġdris-i Bitlisi tarafından PadiĢah'a yapılan telkinler neticesinde. Bu sebeple. Osmanlı Devleti'ne itaat etmenin zaruretini anlamıĢlardır. II. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. 232/b-233/a. Es'ad Efendi. istimâlet ile yani kendi meyil ve arzuları ile. vrk. I Ġmâdiye Hâkimi! Osmanlı Devletl'n sarası için ı lerle hezimete uj)ı altına almaları i dım talep etmek 1 etmek gayesiyle j "Can u gonuMmJ baĢların r Ġslâm Sultânı'» gösterdik ve ti Bu muhlis v komĢudur ve lı Sadece tslâm S kurtarmayı r bunlara karĢı ( Allah'ı bir bilip D uymamız mûmW*ı| Bu mel Bltlisî'nin ı Diyarbı olan I reislerine! "Altıyı yarlanan Ġl ma'rlfetlnı kuvveti. 350-431. 2162. Kur'ân. sh. 40-53. Osmanlı Devleti'nin değiĢmeyen siyâsetinin kaynağı ve dayandığı hukukî temeli. belki kazanmıĢlardı. 25. farklı bir sistemle karĢılaĢmıyordu. sh. II. c. Zira topraklarının dahilinde bulunan her yer dâr'ül-Ġslâm sayılıyor ve bütün Müslüman ahali de bu ülkenin aslî vatandaĢı kabul ediliyordu. bazı örf âdetlere münhasırdı. dâhilde ve hâriçte. Muhammed Abdürraûf. 234/a (Müceddidlik meselesi burada ĠĢlenmektedir). Künh'ül-Ahbâr. 263/a-b. bütün Müslüman Osmanlı ahalisi. bazı I Osmanlı ahalisi. c. 281-282. Feyz'ül-Kadîr ġarh'ul-Câmi'-is-Sağîr.ĠĢte bu hakikati idrâk eden Kürt ve Türkmen Beyleri. yemede. Ġslâmiyetin getirdiği hükümlerdi. nr. Doğu ı parçalamak müessir olması çokj Çaldıran Zaf< nadolu'nun fethe Güneydoğu bölgel hemmiyetli bir ġerefüddin Bey. t Bu azmim hayat din: s. Doğudaki Kürt ve Türkmen AĢiretleri. Osmanlı Devleti sahip olduğu topraklar üzerinde. Osmanlı ı farklılıklar. . sh. Ġslâm hukukunun müsaade ettiği ölçüde her mahallin örf ve âdetlerine de hürmet gösteriyordu. Zaten Osmanlıyı Avrupa'dan ayıran en önemli hususiyet de buydu. Âl!. Daha önce de ıım t ırka ve maddî sömürû|je bulunan her yer <rfr8&|s. sh. kaybetmemiĢlerdi. Akgündüz.

ahlakî. Ġttifakta kuvvet var. komĢudur ve hatta karıĢıktır. Sünnetullah bizde böyle câri olmuĢdur". Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Bu azmimizle baĢka milletlere ibret dersi vereceğiz. ġah Ġsmail'in Diyarbekir'i muhasara altına alan ordularını tarumar eylemiĢtir. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir. Zira Kürtler. Halil. Cihada gayret gösterdik ve Ġslâm PadiĢahı'nın yollarını bekledik. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. biz onların kuvveti. Sadece Allah'ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz. Hizan Meliki Emir Davud. Doğu Anadolu'nun siyasî. Ġyi evlâd böyle olur. gönderilen tuğralı beyaz kâğıtlar kullanılarak onlara berâtlarının yazılmasını emreder. Ġmâdiye Hâkimi Sultân Hüseyin olmak üzere 25-30 tane Kürt beyi (ümerây-ı ekrâd). hükümete itaatte selâmet var.. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Ona bedel. Ġslâm Sultânı'nın namı ile Ģeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda baĢladık.. . Bu sebeple de. Türkler bizim aklımız. XX. Ġlhâdları zahir olan KızılbaĢlar'dan teberri eyledik. kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. bölge halkı arasında müessir olması çok zordu. Elhâsıl. Nice yıllar bu mülhidler.aralarında dinî. ġah Ġsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu on bin kiĢilik Ġdris-i Bitlisî kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı beyler. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. kültürel ve coğrafî çok büyük azamî müĢterekler vardı. Sizin inayetleriniz olmazsa." 140 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMM Diyarbekir'in Safevî Devleti'nden alınmasından sonra Kürt Beyleri arasındaki gayretlerini sürdüren büyük âlim Ġdris-i Bitlisî. ittihâdda hayat var. bu faaliyetlerinin neticesinde kısa zamanda Doğu ve Güneydoğudaki Kürt ve Türkmen Beylerinin Osmanlı Devleti'ne itaatlerini temin eylemiĢtir. Böylesine e-hemmiyetli bir zamanda Ġslâm birliğinin zaruretine inanan baĢta Bitlis Hâkimi ġerefüddin Bey. Yavuz Sultân Selim'e tarihçe müsellem olan tarihî arîzayı. Bu mektûb üzerine Konya Beylerbeyisi Hüsrev PaĢa kumandasında ve Ġdris-i Bitlisî'nin manevî yardımlarıyla toplanan on bin kiĢilik gönüllüler ordusu. Ġdris-i Bitlisî vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kısa bir zaman i-çinde ve hem de yerli beğierin istek ve arzularıyla Osmanlı Devleti'ne ilhak edildiğinin haberini alan Yavuz Sultân Selim. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin Osmanlı Devleti'ne ilhakı için vazife veriyordu. onların akıl ve ma'rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. hep beraber bir iyi insan oluruz. yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermiĢlerdir. Dik baĢlılık etmeyeceğiz ve kendi baĢına hareket yapmayacağız. Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını padiĢaha iletmiĢlerdi. Kızıl-baĢların neĢrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve ġafii mezhebini icra eyledik. Osmanlı Devleti'ne kendi arzularıyla tâbi olan beylerin ve bunlara bağlı olan sancakların mikdarlarını ve tahrîrî bilgileri hazırlamasını emreder. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. Sonra da manevi takdirleri yanında ona gönderdiği bazı maddî hediyeleri zikreder. dinî. kendi arzu ve istekleriyle ve hem de birer mektup ile Osmanlı Devleti'ne bağlanmaktadır. Diyarbekir Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed PaĢa'ya beyaz hükm -i Ģerifler gönderdiğini ve Osmanlı Devleti'ne bundan sonra da tâbi olacak olan bey olursa. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız. kültürel ve idarî bütünlüğünü bozmak ve parçalamak maksadıyla içerde ve dıĢarıda yapılan faaliyetlerin. Yani bugünün vilâyetleri ve hatta devletleri. bu hâdiseden önce ġiflerin Diyarbekir'i muhasara altına almaları üzerine. Mektubunun baĢında Diyarbekir Vilâyeti'nin sulh ile ve istimâlet yolu ile fethine vesile olduğu için Ġdris-i Bitlisî'ye teĢekkür eder. asrın Ġdris-i Bitlisî'si olan Bediuzzaman 1910'larda Osmanlı Devleti'ne karĢı isyan etmek isteyen Kürt aĢiret reislerine hitaben diyor: "Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karĢı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim Ģanlı Türk pederlerimize. uhuvvette saadet var. "Can ü gönülden Ġslâm Sultânı'na bî'at eyledik. Hısn-ı Keyfâ Emiri Eyyubîlerden II. Devlete bağlanan beyler arasında ihtilaf ve ihtilal vuku bulmaması için gereken tedbirlerin alınmasını ve in'âm ve ihsanların da ona göre yapılmasını ister. ayrı ayrı kabile ve aĢiret tarzında yaĢamaktadırlar. bu büyük âlimi taltif etmek üzere kendisine bir ferman gönderir. Ġttihadın sağlam ipine ve muhabbet Ģeridine sarılmak zaruridir. Yavuz Sultân Selim. kendisine Doğu A-nadolu'nun fethedilmesini tavsiye eden meĢhur âlim ve tarihçi Ġdris-i Bitlisî'ye. Çaldıran Zaferini takip eden 1516 yılında.

273 vd. sh. Süleymaniye Kütp. Cezire Hâkimi ġah Ali Bey. Osmanlı Devlet teĢkilâtını bilmemekten ve konu ile ilgili bazı belgeleri yanlıĢ yorumlamaktan kaynaklanmaktadır. sancak ve eyâletler teĢkil ediyordu. Anonim Tarih. Hizan Meliki Emir Davud. Yani eyalet ve sancakların Ġstanbul'a olan bağlarında ayrı ayrı statüler söz konusuydu. ĠĢte Osmanlı Devleti. Künh'ül-Ahbâr.. 2362. Safed ve Gazze Ģeyhleri ile Haleb ileri gelenlerinin bulunduğu seçkin bir temsilciler heyetinin Yavuz'a takdim ettikleri ve aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Ģu itâ'at mektubu çok manidardır: "Bizler. Nutuk (Osm. Siirt. Benî Sâyim. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. Anadolu'yu ĢnieĢtirmek isteyen ġah Ġsmail'in kendisine elçiler gönderdiğini. Urmiye. bugünün Amerika'sı gibi. Bilindiği gibi. Osmanlı Tarihi. Eğil. Aralarında Ġbn-i HarkuĢ. vrk. 452/a-b. 76. Çaldıran Zaf eri'nden sonra Doğu Anadolu'da Diyarbekir merkez kabul edilerek Musul. 1019. vrk. 11634/26. çeĢitli özelliklerine göre farklı idare tarzlarına tabi tutuyordu. bin bir türlü yağcılıklar yapıp sulh istediğini. Malatya. Ayrıca ġuran. Atak. I genellikle i darılara ti rineo 75 Koca Müverrih. yanlıĢ yon sının teır nün Ait ve idaresi a na tabi t ler söz I Diyarbekir Ij bütün Dojıijj devrinde J Doj guruba! Biri diğer t merkezden t tımar sis aĢiret \ Amid. ancak onun sözlerine ve ıslah olduğuna inanılmaması icab ettiğini belirterek gerekli tedbirlerin ihmal edilmemesini emretmektedir. Bayram. üç ana guruba ayırmak mümkündü. nr. iyâlimiz ve dinimizin emniyeti için size itaati arzuluyoruz. Sultân II.). Sincar. I Van Eyı teĢkil i Ġkindi beylere t edilmiĢtir. Ancak Osmanlı Devleti. ÇemiĢgezek Hâkimi Melik Halil. sh. Bu iltihâklardan bazılarını beraber görelim: 1) Kürt ve Türkmen beylerinden istimâlet ile kendi meyil ve arzuları ile itaat eden 25'den fazla aĢiretten ve reislerinden bazıları Ģunlardır: Bitlis Hâkimi Emir ġerefüddin. Ġmadiye Hâkimi Sultân Hüseyin. Musul ve Kerkük'den itibaren Kuzey Irak ve Haleb'i de içine alan Kuzey Suriye bölgelerinde yaĢayan çok sayıda Arap.. Besni. güneyde yer alan Arap aĢiretleri de yine kendi iradeleriyle Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. Meyyafarakin. Mardin ve Harput da dahil olmak üzere bütün Doğu Anadolu'da gayet geniĢ bir eyâlet meydana getirmiĢti. 249/a-251/a. Solakzâde. sh. Yani Osmanlı Devleti'nin diğer bölgelerinde tatbik edilen idare usulü burada da cari idi. Pertek Hâkimi Kasım Bey. c. Urfa. nr. Ġbn-i Said. E. Mardin ve benzeri yerlerdeki aĢiretler de arka arkaya Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. 112/a-113/a. Esad Efendi. yıllar sürecek harplerle elde edilemeyecek zaferlere u-laĢıldı. Cizre. UzunçarĢılı. Âli. Doğu Anadolu'daki sancakları. Bu gayretlerin neticesinde. I denmekte*. Sason. klasik Osmanlı Sancakları Ģeklindeydi. Harput. 8 memlekr sancaklar âl Ey. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. ve bu I Bu iddia. mallarımız. c. Sancakbeyleri doğrudan merkezden tayin olunurlardı . Benî Ġbrahim. Bunları kısaca özetlemekte yarar görüyoruz. Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu? Bu iddia. Kodaman.. her iki eyâlette de. Birinci gurup. Kanunî Süleyman devrinde yeni bir düzenleme yapılarak Van'da ayrı bir eyâlet daha teĢkil olundu. mutlak bir merkeziyetçilikten tamamıyla uzak bir anlayıĢa sahipti ve idaresi altına aldığı bölge ve cemiyetleri." nâsındı i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 141 Ijınm 76. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. mütudtl edilme. Bediüzzaman Said Nursi. Ġslâmı tatbik ve adaleti te'sis için sizin hâkimiyetinizi zaruri görüyoruz75". II. nr. 2) Kürt ve Türkmen aĢiretleri gibi. Garzan. Osmanlı Devleti'nin idarî yapısının temelini kaza. Es'ad Efendi. Çermik. Benî Atâ aĢiretleri. 378-383. vrk. ġark diye adlandırabileceğimiz ve bugün Doğu Anadolu. canlarımız. II. Türkmen ve Kürt aĢiretleri Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylemiĢtir. Bitlis. idare tarzı açısından. sh. Ankara 1987. 20. Bedâyi'. Yavuz. Hısn-ı Keyfâ Emîri Melik Halid. 2162. Güneydoğu Anadolu.Mektubun sonuna doğru. Palu.

sadece icranın baĢı olan beyin tayini ile arazinin statüsünün tesbitinde müstakil yetkilerle donatılmıĢlardır. sh. Bunlardan ikisini zikredelim: "Hz. Eğil. Fetih esnasında bazı beylere hizmet ve itaatleri karĢılığında. Mihrani. Çermik. devamlı olarak sancak ve has Ģeklinde tevcih edilmiĢtir. Zira sancakların idaresi genellikle bölgeye eskiden beri hâkim ola-gelen nüfuzlu. Kısaca özetlediğimiz bu sistem. emîr'ül-mü'minin ve imam. yerlerine oğullan veya diğer yakınlarından biri geçmektedir. Ömer olmuĢ ve daha sonraki devlet reisleri bu unvanı "mü'minlerin emiri" manasında halifenin eĢ anlamlısı olarak kullanmıĢlardır. bağımsız birer devlet tarzında değil. Diyarbekir eyâletinde Hazzo. Arazîleri tımar nizâmına tabidir. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir.ve herhangi bir imtiyaza sahip değillerdi. Ġstanbul 1996. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). 142 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU{ cakbeylerinin tayinine merkezî idare asla karıĢmaz ve ellerine verilen ahidnâmeler gereğince. Ergani ve ÇemiĢkezek sancakları ile Van Eyaleti'ndeki ErciĢ ve Adilcevaz sancakları. Tercil. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse. Ġmtiyazlı sancaklar da diyebileceğimiz bu sancaklardan Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı 13 ve Van Eyaletine bağlı olarak da 9 adet mevcut idi. aslında bir kimseye halef olmak. hariçte yani askeri ve siyasi alanda bölgedeki Osmanlı beylerbeyine tabidirler. Pey-gamber'e halef olduğu için kendisine halife denmiĢtir. 197-213. aslında öne geçmek ve lider olmak demektir. Halifeye "imam" veya "imam'ül-müslimin" denmesi de bundan kaynaklanmaktadır. Bunların idaresi. Harput. Yani kısaca Müslümanların devlet reisliği demektir. Ġkinci gurup. "Müslümanlar üzerinde umumî tasarruf hakkına sahip olmak yetkisi". Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yollan. Bunlara Ekrâd Sancakları da denir. Hatta Kürdistan Eyâleti sancakları da denmektedir. Pertek. SanI •ı vd: Akgündüz. Hilâfete imamet de denir ve namazdaki imamlık görevinden ayırmak için buna "imâmet-i kübrâ" adı verilir. Müküs ve Bargiri de Van'a bağlı bu tür sancaklardandırlar. Sincar. onu temsil etmek demektir. Hakkari ve Mahmûdi sancakları bu mahiyette Osmanlı Sancaklarıdır. Hayat boyu sancakbeyi olan bu idareciler vefat ettiğinde. Bu unvanı taĢıyan âmme müessesesi yani hilâfet ise. Seferde Beylerbeyi'nin hizmetine girmekle mükelleftirler ve bu memleketlere merkezden kadı tayin edilir. Van Eyaletinde ise. Kulp. Peygamberin halefi olarak dinî ve dünyevî meselelerde bütün Müslümanları temsil etmek". Arazîsinde tımar nizâmı cari değildir. . umumiyetle aĢiret yapısı kuvvetli olmayan yerlerde teĢkil edilmiĢtir. Zaho. Bitlis. Yurtluk ve Ocaklık tarzındaki sancaklardır. Dahilde tamamen müstakil olan bu bölgeler. c. BaĢlangıçta hizmet ve sadakat karĢılığı verilen bu sancakların durumu. Diyarbekir ve Van eyaletlerindeki bu tür sancaklar. bunlar azl ve nasb edilemezler. Palu ve Genç sancakları. fetih esnasında gösterdikleri hizmetlerden dolayı tamamen yerli beylere terkedilmiĢtir. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır? Ġslâm hukukunda icranın baĢı olan Ģahıs için üç unvan zikredilmektedir. hem itikadî açıdan ve hem de amelî açıdan. Cizre. Diyarbekir Eyâleti'nde merkez Amid. Siirt ve Atak Diyarbekir'e bağlı bu tür sancaklardandırlar. Akçakale. Müslümanların lideri olan Ģahıs da Ģerl hükümlerin icrasında Hz. Osmanlı PadiĢahları. Osmanlı Devleti ile aralarında herhangi bir farkın bulunmamasıdır. Emir'ül-mü'minin unvanını ise ilk kullanan Hz. Üçüncü gurup ise. Bunlar klasik Osmanlı sancaklarından farklıdırlar. Hizan. daha sonra ailelerin tasarrufuna bırakılmıĢ ve Tanzîmât dönemine yani 1840'lara kadar bu hal aynen devam etmiĢtir76. Yani bunlar. sh. Halife. Bu sancaklar tımar sistemine dahildi. Diyarbekir veya Van Eyâletinin içine serpiĢtirilmiĢlerdir. 30 vd. Osmanlı Kanunnâmeleri. eski mahallî beyler ve hanedanlara terk edilmiĢtir. Devlete ihanet ettikleri takdirde değiĢtirilebilmektedirler. Ġmamet. 77. Zaten toprak itibariyle de. bu tür sancakların baĢlıca örneklerini teĢkil ederdi. Sebebi bu bölgede daha önce müstakil veya Ġran'a bağlı beylerin fetih esnasında Osmanlı Devleti'ne sadakat göstermeleri ve en önemlisi de. daha ziyade Doğu Anadolu'da uygulana gelmiĢtir. Hasankeyf. Hükümet adı verilen sancaklardır. Hilâfet.

cebir ve istilâ suretiyle elde edilen imamettir. Hz. Nutuk (Osm. 40 vd. 747/1346). 2362. sh. Ayrıca Yavuz'dan itibaren bütün Osmanlı PadiĢahları. Zamanımızda KureyĢilik Ģartı da ortadan kalkmıĢtır".). 20. Âli. Hz. Solakzâde. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). en az on defa halife ve hilafet unvanları kullanılmıĢtır. Mısır'dan beraberinde getirdiği son Abbasî Halifesi Mütevekkil Alellah'a Ayasofya Camiinde hilâfeti kendisine devrettirdiği zaman. I inkılabı halife I Abbasi lı olarak I baren Hz.'sS da 1519 ti ünvanlanl aldığı I ümem. Ebubekir'den itibaren Hz. Hz. nr. çoğunluğun bu Ģartı kabul etmesi uygulamada zorluk çıkarmıĢtır. Yavuz Sultân Selim'den itibaren. Haleb'in fethinden itibaren halife unvanını kullandığına delil. Türkistan'ın yetiĢtirdiği büyük Hanefi hukukçusu Buhara'lı Sadr'üĢ-ġerî'a (öl. 452/a-b. Bu sebepledir ki 923/1517 tarihinde Yavuz Sultân Selim. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 143 KureyĢ'tendir" hadisine dayanmaktadırlar. Kodaman. . Hasan'ın altı aydan ibaret bulunan hilâf et süresiyle sona ermektedir. sh. 213 vd. c. Çoğunluk "imamlar KureyĢ'tendir" f kukçusu Buharaltî rarak Osmanlı P« ortadan kalkan ı sebepledr ki < son Abbasi I rettirdiği ! ġunu ( ve onu t yonunu her | kısma i kikiy«)'dlrl çim ve I hilâfet-l ı gerekil \ suretiyle ( dır. nr. vrk. maalesef bu mana ve fonksiyonunu her zaman devam ettirememiĢtir. Osmanlı PadiĢahları. \: PadiĢah! yetkileri I nasında Ġl Osı Müslimiı o da hilâfet" bütün CsımiII Haleb'in h Semend. Es'ad Efendi. Esad Efendi. gerçek hilâfet (hilâfet-i kâmile veya hilâfet-i ha-kikiye)'dir ki. Künh'ül-Ahbâr. I Kavinin* Haremeyn^ SultSnS I» yacak fa 76 Koca Müverrih. Bir kısım Ġslâm hukukçuları halifenin KureyĢ'den olmasının Ģart olmadığını ve hilâfet gibi âmmeye ait bir meselede nesebin tesiri olamayacağını ileri sürerken. c. mevcut âlimler bunu caiz görmüĢtü. Bedâyi'. Sultân II. vrk. sh. Hz. nr. yukarıda zikredilen Ģartlara haiz ve Müslümanların rızası ile yapılan seçim ve bî'at sonucu elde edilen hilâfettir. Ġkincisi.II. ondan sonra saltanata inkılab eder" hadisinin iĢareti ve bütün Ġslâm hukukçularının ittifakıyla gerçek manada halife hülefâ-i râĢidin'dir. sh. 2162. 12 vd: Akgündüz. Mesela. 112/a-113/a. c. Bediüzzaman Said Nursi. Anonim Tarih. 11634/26. Süleymaniye Kütp. sh. 249/a-251/a. 1019. Peygamber'in bahsettiği 30 sene. bütün hak ve yetkilere hâiz olan halifelik manasında halifedirler. 273 vd. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. Halife Ömer bin Abdülaziz bir tarafa bırakılırsa. 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasıyla ilgili kanun bunun en son delilidir. halife ve Ġmâm'ül-Müslimîn unvanlarını son halife Abdülmecid Efendi'ye kadar kullanmıĢlardır. 378-383. Büyük Türk Hukukçusu SadrüĢĢeria. Bunda saltanat ve hükümdarlık manası ağır basmaktadır.Halife olmanın bazı Ģartları vardır. Peygamber'in "Benden sonra hilâfet otuz senedir. II. Peygamber'in izinden yürüyecek ve onu temsil edecek makam demek olan hilâfet makamı. Ģeklî hilâfet (hilâfet-i sûriye)'dir ki. ġunu da bilmekte fayda vardır: Her konuda Hz. Osmanlı Tarihi. buna hilâfet-i nübüvvet de demektedir. Osmanlı Kanunnâmeleri. UzunçarĢılı. vrk. Osmanlı tatbikatında kendisine uyulmayan ve en çok tartıĢmalı olan bir Ģartı da. sh. gerekli Ģartları hâiz olmayan veya milletin seçim ve bî'atıyla değil de. Ayrıca. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Daha sonra da 1519 tarihli TrablusĢam Kanunnâmesinin baĢında ise. bir baĢka ifadeyle Ģeklen ve hükmî halifeler olarak kabul edilmiĢlerdir. Ebüssuud gibi bir Ġslâm Hukukçusunun kaleme aldığı Budin Kanunnâmesinin baĢında. halifenin KureyĢ kabilesinden olması Ģartıdır. Oğlu Kanuni ise. Osmanlı PadiĢahlarının en az ikinci manada halife olduklarında Ģüphe yoktur. Bu sebeple bazı araĢtırmacılar hilâfeti iki kısma ayırmaktadırlar: Birincisi. Yavuz Sultân Selim. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yolları. Emevi ve Abbasî halifeleri hep ikinci grupta kalmıĢlar. E. bu meseleyi Ģöylece vuzuha kavuĢturarak Osmanlı PadiĢahlarına hilâfet yolunu açmıĢtır: "Zikredilen Ģartlardan zaruret gereği ortadan kalkan Ģartlar aranmayacaktır. 1516 yılında tahrir edilen Semendire Sancağı Kanunnâmesinin baĢında yer alan Halifetüllah tabiridir. halife unvanını kullanmıĢlardır. hak ve yetkileri bulunmayan Ģeklî halifelik değil.

7885. Belki. IH. muasır kaynaklardan hiç birinde hilâfetle ilgili kayıt olmadığını söylemek ciddi bir hatadır. Bu taksime göre Osmanlı idaresi. kılıca dayalı ve sömürgeci bir imparatorluk değil. Ancak kader-i ilâhinin bu kadar uzun seneler yaĢamasını takdir ettiği bu devletin. Muhammed. zorla ve zulümle hâkimiyetini mazlum milletlere kabul ettiren bir imparatorluk değildir. eĢine tarihte ender rastlanacak olan bir Ġslâm devletidir.. kilise kayıt defterinin orijinalinden bir müzede bizzat okumuĢ ve bize nakletmiĢti. Altı yüz sene yaĢayan bir devletin elbette haseneleri de seyyieleri de olacaktır. Tezâkir I-IV. sh. 14-15. 497-498. bu konuda fazla bir Ģey söylemeye ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. 4. 1298. nr. Kahire. III. Osmanlı Devleti. 1167-1175. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir. Hz. 11. Zaten Yavuz'un Kahire ve Mekke'de bulunan Mukaddes Emânetleri Ġstanbul'daki Topkapı Sarayı'na taĢıması ve bunlar için Hırka-i ġerif Dairesinin yapılması ve nihayet Kudüs. nr. 212213. Mehmed Hatiboğlu Hilâfetin kureyĢliliği Ġle ilgili olarak yazdığı uzun bir monografisinde konuyu ayrıntılı olarak incelemiĢtir. I. Mehmed Said. ilmî olmaktan ziyade siyasîdir. I. hasenatı herhalde seyyiâtına gâlibdir. Muhammed. sh. Mısır. 2. Prof. 208-228. Burada Muhammed Abduh'un Ģu sözlerini zikr etmeden geçemeyeceğiz (PadiĢah Abdulhamid'e yazdığı bir layihada diyor): 77 BA. "Ya Rab! Bize de Osmanlı hâkimiyetinin altına girmeyi nasib et ki. Bu konuda önemli bir izah da Eyüp Sabri PaĢa'ya aittir. mümehhidü kavâ'id'iĢ-Ģer'il-mübîn ve Zıllulâh'iz-zalîli alâ kâffet'ilümem. III. AÜ Ġlahiyat Fakültesi Dergisi. sh. buna da tabiT hükümet denmektedir. "Hilâfetin KureyĢliliği". Osmanlı Devleti'nin idaresi altında asırlarca yaĢayan topraklar üzerinde iktidarı elinde bulunduran siyasî güçler kendi suiistimallerini örtmek için böyle bir propagandaya baĢ vurmaktadırlar. Ona göre üç çeĢit hükümet vardır: Birincisi. Ġkincisi. Akgündüz. Risâletü Halâs'il-Ümme Fî Ma'rifet'il-E'imme adlı eseriyle mukni cevaplar vermeye çalıĢmıĢtır. Sultân'ül-Arabi ve'l-Acem ve'r-Rûm. Ġbn-i Iyâz. sh. Osmanlı PadiĢahlarının halifeliği konusunda Ģüphesi 144 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP*N'. Ahkâm'üs-Sultâniyye. Abu'l-Hasan Ali b. IV. Bedâyi'uz-Zuhûr. Tapu-Tahrir Defteri. Vâris'ül-Hilâfet'il-Kübrâ kâbiren an kabir. Bu kaynaklardan sonra. Yavuz'un muasırı olan Mısır'lı tarihçi Ġbn-i Iyâz da. Lütfi PaĢa. 6 vd. kendi yaptıkları kanunlar ile idareyi yürüten siyâset hükümetidir. Amerika'da araĢtırma yapan bir arkadaĢım. Üçüncüsü ise. 1007. birinci gruba girmektedir . El-Ferrâ. Konu ile Ġlgili olarak bkz. hilâfet veya imamet hükümetidir ki. (neĢr. Medine ve Mekke'nin Osmanlı Devleti'nin eline geçerek padiĢahların Hâdim'ül-Haremeyn olarak ilan edilmesi ile halife sıfatı perçinlenmiĢtir. O halde Osmanlı Devleti. Peygamber'in vekili olarak ġer'-i Ģerifi uygulayan her hükümet bu gruba girer. âĢir'ül-Havâkîn'il-Osmaniyye. Hatipoğlu. hilâfetin Yavuz'a devrini. sh. Hâiz'ül-Ġmâmet'il-Uzmâ ve's-Sultân'ül-Bâhir. Bkz. 78. o günlerde kaleme aldığı eserinde açıklamaktadır. 1-2. c.. ilk dönem Osmanlı tarihini yazan muteber ve Yavuz'a muasır bir tarihçi ve devlet adamıdır.I bulunanlara. Ahmed Cevdet PaĢa. Hilâfet ve Hâki-miyet-i Milliye. c."Halîfe-i Resûl-i Rabb'il-Âlemîn. sh. sh. Bilindiği gibi. EI-Mâverdî. Ebu Ya'lâ. Dr. Cin-Akgündüz. sh. Ayrıca aynı ciltteki Dede Efendi'nin Risale'sinde de halife tabiri Osmanlı PadiĢahları için çokça kullanılmıĢtır. 449. 502-503. eski tâbirle istimâlet ile yani kendi meyil ve arzularıyla. c. 451. Mir'ât'ül-Haremeyn. Kanuni Sultân Süleyman'ın Sadrazamı olan Lütfi PaĢa. Seyyid Bey. c. c. 19 vd. 98-99. XXIII (Ankara 1978) . 1357. c. Ġstanbul 1301. sh. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır? Maalesef bu tür iddialar. dinimizi huzur içinde yaĢayalım". kiliselerde yaptıkları âyinlerde papazlar tarafından Ģöyle duâ ettirildiğini. Balkanlardaki bazı Hıristiyan gruplara. sh. NâĢir'ül-Kavânîn'is-Sultâniye. Ġstanbul 1306. Hami hıme'l-Haremeyn'il-Muhteremeyni ve'l-makâmeyn'il-mu'azzameyn'il-mufahhameyn es-Sultân ibn'üs-Sultân Es-Sultân Süleyman Hân ibn'üs-Sultân Selim Hân" unvanlarını kullanmaktadır ki. El-Ahkâmu's-Sultânlyye ve'l-Velâyâtu'd-Diniyye. Osmanlı Kanunnâmeleri. adaletinden ve huzurundan istifade etmek gayesiyle hâkimiyeti altına girmeyi arzuladıkları ve vardıkları her yere i'lây-ı kelimetullah gayesiyle ayak basan bir Ġslâm devletidir. Kaldı ki. Müslümanların ve gayrimüslimlerin. 20-24. Türk Hukuk Tarihi. akıl ve Ģer'i nazara almadan cebirle ve zulümle idareyi yürütenlerin hükümetidir ki. Eyüp Sabri PaĢa. Ġbn-i Haldun. . Mukaddime.

bu zamanda imanın Ģartlarının birincisi Allah'a imandır. Osmanlı Ġmparatorluğunda Ġslâm. Ġnalcık. kadılar. ler. kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüĢlerdir. "BĠZ 0117111* Ġ künse Hızır Rıtfld Kuzey/ nunî'ye ı nülden Ġsi araĢtırmaları. Muhammed Harb ve Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili araĢtırmaları. Gerçekten Yavuz'un seferi öncesinde. XVI. Osmanlı Devleti'nin Ģemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istedikleri gibi. (Tarih Risaleleri. ( maktadır: Evet1 misler ve cesinden ı Ġslâm'ı t ğu'dakl I nin zulmü Abdu'ud 1 Osmanlı ı muhalif I fethetmesini Ġl dan farklı ( Kansu Sultân! BuradaH Yavuz Sulta»! Muhamır Saraydılar. Ġstanbul 1328-30. Yılmaz. El-Irâk Beyn'el-Memâlîki ve'l-Osmâniyyîn'il-Etrâk. Üçüncüsü de. bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arızada Osmanlı Sultânı Selim'e hitaben istediklerini dile getirmelerini kararlaĢtırmıĢlardır. asrın ilk çeyreğinde Mağrib ülkeleri Hıristiyan istilasına maruz kalmıĢ ve kendi devletleri zayıf düĢmüĢtür. sh. Alem -i Ġslâm periĢan olacak ve sahipsiz kalacaktır. Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde. Muhammed Harb tarafından özeti Arapça'ya tercüme edilen bu belgenin aslı. 148-149. Osmanlı Devleti'nin bekasına imandır. c tartıĢn halka \ dikle. Ankara 1986). Ġstanbul 1995. Ortadoğu'daki Araplar. Mısır'dan yola çıkarak ġam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb giriĢinde. Der. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. "îtlkad edi. Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüĢtüklerini ve ona Sultân Gavri'nin Ģerv-i Ģerife muhalif hareket ettiğini Ģikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir. c. Mısır âlimlerinin. Suriye . Halep'te âlimler. Osmanlı Devleti'ni. sh. 299. kısa zamanda Hıristiyanları durdurma ve iç ihtilafları önlemek üzere gayret göstermiĢler ve bunda da muvaffak olmuĢlardır. Ahmed Cevdet PaĢa. c. Ġstanbul 1271-1301. Avrupalılar'ın Mağrib Müslü-manlarını canavar gibi parçalamayı beklediğini çok iyi bilen Cezayirli Müslümanlar ve bunları birliğe davet eden Oruç ve Hızır kardeĢler çareyi Osmanlı Sultânı Yavuz Sultân Selim'e mektup yazmakta bulmuĢlardır. I. Burada Halep âlimleri. II. Bahadır kardeĢler. belki çok daha evvel baĢlamıĢtır. Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Ka-nunî'ye mektuplar göndererek. Muhammed bin Mahmûd. a'yânlar. Mektubun gayesini tek cümleyle özetlemek mümkündür. I. Bu durum. Belgelerle Osmanlı Tarihi. tıpkı Mağribliler gibi. sh. Ġbn-i Ece. sh. "Biz Osmanlı Devleti'ne tâbi olmayı ve o devletin bir vilayeti olarak kalmayı istiyoruz. I. eĢraf ve ileri gelenler bir araya gelmiĢler ve kendi durumlarını aralarında tartıĢmıĢlardır. Alem-! Ġslim pe'ijMfl Mesela Kuzey* na maruz kalmıĢ» Oruç Reis ve Htarl Bahadır kardeĢler.". Bir tımarlı sipahinin çocukları olan Oruç Reis ve Hızır Reis de. k gayret gösten inanlarını bunları bıriıjjet Selim'e mümkündür. Peygambere ir sa. c. Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil. Ahmed Râsim. Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi I-IV. 24 vd. Mustafa Özel).Cavid Baysun). bu bölgeye Fâtih zamanında gelmiĢler ve yerleĢmiĢlerdir. 278-279. 19. Alınan kararlara göre. 61-66. kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultân Selim'e takdim edilen bir arîza yani dilekçeyi de değerlendirmek istiyoruz. SulĠÎ geldiniz d nunla dayı dermesi ffl hukukçutal BĠLĠNMEYEN OSMANLI Ġ45 hk ¦•ildi t \ "Ġtikad ediyorum ki. çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultân Selim" sesleriyle ĢaĢkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir. ġam 1986. Neticede dört mezhebin kadısının ve Ģehrin ileri gelenlerinin. Ġkincisi Peygamber'e imandır. Mesela Kuzey Afrika'da. Mümkünse Hızır Reis'i de bize Beylerbeyi (vali) olarak tayin ediniz". Târih-i Ahmed Cevdet (Vekâyi'-i Devlet-i Aliyye) I-XII. Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. Ġslâm'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi' olmayı baĢından beri istemektedir. Ortadoğu'daki Araplar açısından da durumun aynı olduğunu ortaya koymaktadır: Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi. sh. Zira bu devlet yıkılırsa. Osmanlı Devleti'ni davet etmiĢler ve onlara merhaba demiĢlerdir. Özellikle Mısır'daki Müslüman ahali. c.

Mazide Ġslâm'ın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler. Bu Risalede Yavuz'un Mısır'ı fethedeceği ve hatta ġam'a gelerek kendi kabrini keĢfedeceği âyetlere ve manevî iĢaretlere dayanılarak anlatılmaktadır. Es'ad Efendi. bu tür eserlerin sıhhatini hemen kabul etmek de doğru değildir. nr. Burada "her Ģeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Bu doğ: Konuyu birkaça 1) islâm Hul ması. nr. müceddid olmasa bile mü'eyyed min indillah olduğu konusunda ciddi bilgiler bulunduğunu. bu eseri Ģerh etmiĢ ve Risalede yer alan iĢaretleri daha ayrıntılı olarak anlatmaya çalıĢmıĢtır. 38- . 168-171. Araplar. YEE. "Sin. nr. erkek çocukların i zamanında yapıldıjıj erkeklerin kulakl bazılarına göre Ġse 0 ĠĢte bu Ģerif timal dahi vermiy selerini görünce. Bu tür meselelerde hemen inkâr etmek de doğru değildir. Bu kitabenin Mısır'dan mukaddes emânetlerle birlikte getirildiği ifade olunmaktadır. Ancak tartıĢılması gereken bu Kitabenin sahih olup olmadığıdır. Muhammed Harb. Yavuz'dan 40 küsur sene önce hazırlanan 880/1475 tarihli bu kitabede Yavuz'un Mısır'a geleceği haber verilmektedir. Yavuz Sult. Tarihçe-i Hayat. Osmanlı Tarihi. 3) t ahlaksız I edilmesi lı nı mesel alâmeti c 78 Âli. tur. vrk. 364 vd. 79. Beyrut 1989. Yavuz. Netice olarak. Halk arasında bu mesele. El-Osmâniyyûn. Sultân Selim. Memlüklülere harp açılabileceğine dair fetvalar neĢretmiĢlerdir. Davud'a ait kılıcın sergilendiği yerde sergilenen bir kitabe bulunmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 93-94 (Hutbe-i ġâmiye'den). Bu fetva146 BĠLĠNMEYEN OSMANLI lan Ali'nin Tarihinde görmek mümkündür.. Kendisini karĢılamak üzere Anteb'e kadar geleceklerdir.halkı Memlûklu zulmünden bıkmıĢtır. Memlûklu idarecileri Ģerv-i Ģerife muhalefet etmektedirler. UzunçarĢılı. ¦¦ biliyor ve onun j ruz. bu eserden bir sayfayı Mir'ât'ül-Haremeyn adlı eserine almıĢtır. Ġslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip. ġunu da ilave etmekte yarar bulunmaktadır ki. Memlûklu saltanatına son vermek isterse. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir. Künh'ül-Ahbâr. Abdullah bin Rıdvan. Bu Risalenin gerçekten Muhyiddin-i Arabî'ye ait olup olmadığını bilmiyoruz. Tarih-i Mısır. Kur'ân'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalanyla herkese duyurmaya çalıĢmıĢlardır. Bu kitabenin bulunduğu bir gerçektir. Bâyezid Kütp. Hicrî 671 tarihinde vefat eden ve Muhyiddin-i Arabi'nin talebesi olan Sadreddin Konevî de. Bediüzzaman Said Nursi. Nitekim ġah Ġsmail'e açıkça destek verdiğinden dolayı. AraĢtırmacıların bir çoğu kitabeyi okumuĢ ve değerlendirmiĢlerdir. 97/a-100/a. Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir"78. ümitsizliği bırakıp. 258/a-b. meseleyi Ģöyle özetleyebiliriz: 1) Topkapı Sarayında Hz. 2162. Suriye halkı kendisine hoĢ geldiniz demeye hazırdır. süs \ pala bıyıklar vaı 2) ġu anda 1 ebadında bulunan lı peli resme < bunun gib= küpeli 0 da resmi nakkaĢjarj tamamen hayati v Ilınmaktadır. kadınlar Ġçin ( lar. 1 uydurmaı boynunda I fetleri Ġle t Zaten 1926 ] zaman I resim ġah! üzerinde I mektedir. Bu durumu nazara alırsak. E-11634. Bunlar doğru mudur? Yavuz'un müceddid olduğu hususunda bilgi verirken. 6456. Yazma nr. vrk. Ġstanbul'daki yazma kütüphanelerde bulunmaktadır. sh.II. c. 2) 638 Hicrî yılında yani Yavuz'dan yaklaĢık 250 sene önce vefat eden Muhyiddin-i Arabî'ye ait EĢ-ġeceret'ün-Nu'mâniyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye isimli bir Risale. elele vererek. 4971. Yavuz'un mü'eyyed min indillah olduğunu reddetmek mümkün değildir. "ĠnĢâallah yine. sh. muteber kaynaklardan nakillerde bulunarak anlatmıĢtık. BA. Ancak Ġbn-i Kemal'in ve hatta ġam'da bir maneviyât erinin de aynı iĢaretleri Kur'ân âyetlerinden istihraç eylediklerini kaynaklardan öğreniyoruz. Osmanlı hukukçuları. Nitekim Eyüp Sabri PaĢa. ġın'a girdiğinde kabrim ortaya çıkacaktır" Ģeklinde yayılmıĢtır. göz ise maBĠLĠNMEYEN OSMANLI neviyâtta kördür 80. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabi'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir.

.. . Envanter nr. etmektadlf. II. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. c. bu resimler arasında resmî nakkaĢlar tarafından yapılanları vardır. Veliyyüddin Efendi. 295. Yavuz'un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları. 262/a-264/a. Mısır Seferi dönüĢünde oğlu Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce. kadınlar için caiz görülmüĢ. nr. IV. 1-39. Üçüncüsü. 30-39. 2294/7. Akgündüz Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V.. nr. c. Ayrıca küpe de ġi'a mezhebinde caiz görülmektedir. boynunda incili madalyon... Bu eserde. Evvela. M 7482. 3) Küpeli resmin Yavuz'a ait olmadığı ortadadır. sarığında tac bulunmaktadır.. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur. Ait olsa bile. sh. Zira baĢında ġii Mezhebinin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde Ġran ġahlarına mahsus taç vardır. Künh'ül-Ahbâr. 7482. I.. sen böyle giyinirsen. son zamanların bazı ahlaksız insanlarının bunu. i bir tap neviyâtta kördür" hakikatini unutmamak gerekir79. Tek kulağında olduğu hiç mevVl 79 Âli. c. Bâyezid kütp. Sadreddin Konevî'nln mezkûr Ģerhinden bir sayfa alınmıĢtır. pala bıyıklar vardır. lı hakiki Iıtaklerbhatta ı bile ierkayKtır.. sh.. Dolma Bahçe Sarayına ne zaman konulduğu da bilinmemektedir. erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhdur. 'Bre Süleyman. nr. I. bazı kölelerin. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. EĢ-ġeceret'ün-Nu'mânlyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye. 2162. yani kısaca caiz değildir. anan ne giysin?' dediğini biliyor ve onun Ģahsî hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz. II.. tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. 21/578. süs ve ihtiĢamdan hoĢlanmayan bir PadiĢahtır. Es'ad Efendi. Ġkincisi. vrfc* »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 147 ĠKurân'ın pırlardır. Mir'ât'ülHaremeyn. Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. vrk.. Bu son eserde. 81-87. Kantemir. ama erkekler için caiz görülmemiĢtir. bazı araĢtırmacılara göre. Bazı hukukçular. 2292/1. gay'liğe yorumlamaları. Zat en 1926 yılında Dolmabahçe Sarayından getirilmiĢtir. ama tamamen hayalî ve uydurma olan Avrupalı ve Ġranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır.. sh. iç oğlanı meselesinde uzun uzadıya açıklamıĢ bulunuyoruz. Zira Sultânın kulağında küpe. en az bu resmin Yavuz'a isnad edilmesi kadar yanlıĢtır.. UzunçarĢılı. . bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır. Muhylddin-i Arabî. c. Kaldı ki. vrk. Yavuz. Ġstanbul 1997. Bu küpeli resmin de. Âli. bu küpeli resim ġah Ġsmail'e aittir. Eyüp Sabri PaĢa.93-553/510. . 148 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ġsmail Hakkı. Doğru olan resimlerinde. 80. c. kölelik alâmeti olarak kulaklarına küpe taktıkları bilinmektedir. Osmanlı Tarihi. Yavuz'a isnad olunan. 1167-1175. 2) ġu anda Topkapı Sarayı'nın Portreler Bölümünde 17/66 numara ile 70 x 65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi ile Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince. Kaldı ki. . 80/b-140/b. . Zira Yavuz. Bu doğru mudur? Konuyu bir kaç açıdan ele almakta yarar vardır: 1) Ġslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması. meseleyi bütün yönleriyle tahlil etmektedir. Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir.162 vd. Ġstanbul 1301. I. 202-203. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Yavuz Sultân Selim'in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. Baskı. Doğru olsa bile böyle yorumlanmasının mantıksızlığını. ancak küpe yoktur. c. vrk. sh. Osmanlı PadiĢahlarının kıyafetleri ile bağdaĢmayan bu süsler.. sh. 5.

bertar.BĠLĠNME1*'. "Yavuz Selim Küpeli miydi?". Mesnûn olan kaĢ mikdârı kalınca almaktır. 788. II. Peygamber'in "Bıyıkları kısaltınız. Yavuz'un pala bıyıklarının Uz. Air . Ġstanbul 1983. Nitekim Ebüssuud Efendi de bir fetvasında bu hakikati dile getirmiĢtir: "Sûfiler bıyıkları dibinden kırkmak sünnetdir deyü i'tikad eyleseler. 719. X. sh. Ģairlik mahlası olarak Muhibbi. sayı 222. kurmuĢ olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir". c. sh. Fetâvâ. Gönenç. düĢmana heybetli görünmek için. 420. bıyıkların kısaltılması sünnettir. Günümüz Meselelerine Fetvalar. adüvve (düĢmana) heybetli görünmek içün". 725. Günümüz Meselelerine Fetvalar.KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ 82. lar üzerine du. 81 Ebüssuud. II. en alt katta muharebeleri. 176-177. Heyet. Dirier. 28-29. sh. Ġstanbul 1998. c. 52 vd. 81. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. I zubahis dahi edilmemiĢtir. 164. evvela baĢına gaile çıkarmak isteyen. 121-122. ĠĢte gerçek bir Gazi olan Yavuz'un pala bıyıklarının hikmeti ve Ģer'î dayanağı budur61. Ayten. Yavuz'un bu küpesini Allah'a kul olma özelliği olarak taktığını ve bununla Cihan hâkimi olmasına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalıĢmıĢlardır. ordu ile 929/ yılta' vezir« . sh. Zeki. 739. 717. getir).! F»'Vı Sefer SI. 725. Bu arada. Ġbn-i Âbidin. c. sakalları da bırakınız" manasını ifade eden hadisi sebebiyle. 731. dünyada görülen hükümdarların en muhteĢemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (MuhteĢem) ve Grand (Büyük). Ģer'an mezbûrlara nesne lâzım olur mı? El-Cevâb: Ġftiradan ictinâb etmek lâzımdır. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. c. Ġlhan. Yavuz'un ġah Ġsmail'in askerlerine Ģirin gözükmek için taktığını iddia edenler de bulunmaktadır80. Tılsımdan Takıya. Kanuni Sultân Süleyman. 788. sadece Osmanlı PadiĢahlarının değil.. 900/1494 yılında Hafsa Sultân'dan Trabzon'da dünyaya gelmiĢtir. Halil. Bize göre bu yorumlar kısmen zayıf yorumlardır. babası zamanında ġam Beylerbeyisi olan ve iktidar değiĢikliğinden istifâde ederek Melik EĢref 80 Ġbn-i Âbidin. takip e Avkoslovak. Halil. 276/b. Gönenç. Tarihten Bugüne 1982. küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar olduğu gibi. vrk. VI. 739. c. < Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî. sh. Bazı yazarlar. sh. B. dan öi: hutbe 2.r Belgrat sinde. gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. ġehid Ali PaĢa 1028. bir rivayete göre. 719. Ancak bunun tek istisnası. onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise. ünvâdi. i tindeki k rındaki 932/15261 Segedin. 717. M. 13 tane büyük gazaya fiilen iĢtirak etmiĢ olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı PadiĢahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman ġah denen Kanunî Sultân Süleyman. Gâzîler uzatmak mendûbdur. sh. VI.1 ' Hıristi) bir hayret ve dolu'rl. ¦ yılında ġ üzerine ( 3. nihâyr-tur. Redd'ülMuhtâr. 731. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. Bardakçı. Redd'ül-Muhtâr. c. Hz. KuĢoğlu. II. Ġstanbul 1958. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız? Kanunî Sultân Süleyman devrine Ģarkiyatçı Ortalon'un söylediği Ģu sözlerle baĢlamak Ġstiyoruz: "Sultân Süleyman'ın eserleri bir sıraya konulsa. Ġstanbul 1983. kaleler. 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene PadiĢahlık yapmıĢtır. 407. Süleymaniye kütp.! nir. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir? Ġslâm Hukukunda. II. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. 926/1520 yılında ve 26 yaĢında Osmanlı tahtına geçen Kanunî. Zafer Dergisi. sh. Heyet. Haziran 1995. sh.

Avrupa'da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıĢtır. ġopron. 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak Ġstanbul'a dönmüĢtür. Belgrat'ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma'rûz kalan Macaristan. Viyana Muhasarası. Budin'in tam karĢısında yer alan PeĢte ve benzeri çevre Ģehirlerin fetihleri takip eylemiĢtir. Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıĢtır. 3. Osmanlı orduları adaları fetihle meĢgul iken Anadolu'da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen ġehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de. Sefer-i Hümâyûn'unu Belgrâd üzerine yaptı. bu seferiyle Orta Avrupa'da dengeyi değiĢtirmiĢ ve artık Osmanlı Devleti'nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya'ya dayanmıĢtır. vefat eden Hayır Bey'in yerine evvela Mustafa PaĢa ve sonra da ikinci vezir Ahmed PaĢa getirilmiĢ ve memlekette huzur ve âsâyiĢ sağlanmıĢtır. Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde. evvela Siklos (ġikloĢ). Papoçe. Sefer-i Hümâyûn'unu da Macaristan'a düzenleyen Kanuni. Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi. 930/1523 yılında ġah Ġsmail'in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb'ın yerine Ģah olduğunu da kaydetmek isteriz. Ġyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmiĢlerdir. i . Hırvatistan. 1. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman ġarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî. eski baĢkentlerden GradcaĢ. Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra. Ferdinand'ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin'e yürümesi üzerine. 932/1526 yılının Eylül'ünde Macaristan'ın baĢĢehri olan Budin fethedilmiĢ ve bunu Segedin. 936/1529 tarihinde Budin'i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon'u ele geçirdikten sonra Ferdinand'ın gizlendiği Viyana'ya doğru yürüdü. 938/1532 tarihinde baĢladığı bu seferinde. Ferhad PaĢa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522'de bertaraf olunmuĢtur. Bu arada Mısır'da çıkan cüzi isyanlar da aynı yıl bastırılmıĢ. 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya baĢlanmıĢtır. kendi adamları tarafından öldürülerek. sırasıyla Böğürdelen (ġabaç). Ġstanbul'a Macaristan fâtihi unvanıyla dönen Kanuni. 2. Sefer-i hümâyûn. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları. S üzerine t Siklos(i kaleleri S kaçan J BĠLĠNMEYEN OSMANLI Î49 güzelliği u gös-iıjmktaktıkğu enler de ite olur Kinde r-3-¦sunvanıyla hükümdarlığını ilan eden Canberdi Gazâli'yi 1521'de idam ettirdi. 150 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*1.5. Meydandan kaçan ġarlken ve kardeĢi Ferdinand'a ağır nâmeier gönderen Kanunî. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. 4. Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiĢ ve nihayet daha sonraları Dâr'ül-Cihâd adını alan Belgrâd. daha sonra meĢhur seferlerinden 1. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiĢ ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum. Netice alınamayan I. Pojega. Hıristiyanlığın Ġslâm âlemine karĢı bir kalesi sayılan Rodos'un zabtı. Kanije ve nihayet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri baĢta olmak üzere on beĢten fazla kaleyi fethetmeyi baĢarmıĢtır. Zacisne. daha sonra da sırasıyla Sirem muhi-tindeki kaleleri. 927/1521'de feth olunmuĢtur. 5. Kazanılan Mohaç zaferinden sonra. Bu arada Yemen'de fitnelere yol açan Ġskender adlı Ģahıs. Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte Ġstanköy. Bu gaileyi bertaraf eden Kanunî. Budin'i geri aldığı gibi. Transilvanya ve Dalmaçya. 2. bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıĢtır.

Ġran Seferi de denir. Bu arada Barbaros Hayreddin PaĢa. ġah sulh istedi ve ort imzalanan andlaĢmaü ġehzade I son büyük! yaĢında iken ( Yavuz döneır devrinin sonunda i Devleti'nin sınırlan | tan. Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmayı âdet haline getiren Ġran'a yaptı. aynı yıl Tunus'u fethederek Osmanlı Devleti'ne bağlamıĢtı. ġarlken'den sonra Kanunî'nin ikinci büyük rakibi olan ġah Tahmasb. Bitlis Hâkimi ġeref Hân tutuyordu. Necd. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken. Yapılan andlaĢmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken. Almanların desteği ile yine Budin ve PeĢte'yi kuĢat-tıysa da. 940/1533 yılında sefer. Macaristan'da Osmanlıların himayesindeki Kral YanoĢ Zapolya'nın ölümüyle (1540). Ġmparator sıfatı. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan'ı Budin Eyâleti'nin bir parçası haline getirdi. 1553-1555 yılları arasında da 3. \ ve ġehzade) annesi. Erdel (Ro dana. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiĢ. Ġstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin'e bağlandı.6. Kuveyt. oradan Nahcivan'a giderek burayı feth eyledi. denizlerde Hadım Süleyman PaĢa. Osmanlı £ Kanun!! de eĢine enderi nan teĢkilât kaı Osmanlı Devleti! sı. sadece MuhteĢem Süleyman için kullanılabilecekti. Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz'e girildi. 7. Sefer-i hümâyûn. SüveyĢ'ten hareket ederek Yemen ve Aden'i almıĢ ve Hindistan'daki Diu Kalesini kuĢatmıĢtı. Katîf. Yemen. Sefer-i hümâyûn. Bu arada Doğu Hırvatistan'da Osiyek yakınlarındaki Vertizo'ya sokulan düĢman askerleri yok edildi. ErciĢ. Osmanlı Devleti'ni Olama Hân ve Safevi devletini ise. Tebriz geri alındı. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. Kema| adamları ar: Bey ve Ca'feri reislerinden I Molla AbdüllatlfB bunlardan ibareti ZEVCELR! bir Ortodoks ıimm câriyedir. Yine aynı yıl. sini . I Ali Efendi. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. 1554 Temmuz'unda Revan'a gelen PadiĢah. Kısa bir süre sonra Ferdinand. U 82 UM fa»» 201. fl Kantemlr. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. 8. Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında Ġstanbul'a dönüldü. Peç ve ġikloĢ. Irakeyn seferi veya Ġran seferi diye de meĢhurdur. geri alındı. Vezir-i A'zam Ġbrahim PaĢa komutasında baĢladı ve yol esnasında Adilcevaz. Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti'ne itaat edince bütün bunlar. Avusturyalı Ferdinand'ın buraları iĢgal etmek istemesi ve hatta Budin ve PeĢte'yi kuĢatması. Kanunî. tartıĢmasız "Cihan PadiĢahı" unvanını bu gaza ile kazandı.7.! Sahra'nın bazı \ hıttada hutbeıly Netice olarak K yani siyâsi ve c sından. Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi. Hırvatistan ġ Arabistan. 12. 9. Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti'nin baĢına doğuda gaileler açıyordu. MuhteĢem Süleyman. Osmanlı Devleti'ne Batı Cezayir'i kazandıran Barbaros Hayreddin PaĢa. Basra Eyâleti adı altında Osmanlı'ya bağlandı (24. hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan geniĢliyordu. Ġran seferini ve genelde ise. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir. Kara Boğdan seferi de. I Eritre. Buna 2. sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand'ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları. 1541'de yapılan Budin Seferi'dir. c. Solak*. Kanunî'yi tekrar bu bölgelere getirdi. 1548-1549 yıllarında gerçekleĢtirilen bu sefer ile. 11. Batı I olarak. Kanunî < dönemde zirve)Ġ| Kanuni ( Mehmed PaĢa. Korfu ve Otranto hücuma ma'rûz kalmıĢsa da. 4-tân MahmûdHkl Mehmed I II. «.ES BĠLĠNMEYEN OSMANLI 151 7öur. Güney Irak. her ne kadar sulh ile neticelendi ise de. Lahsâ. I. Kanunî Sultân Süleyman 10. 8ġehzâde S Sultân Cihangir. Batılı donanmalara karĢı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'i bir Osmanlı Gölü haline getirmiĢti. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan'a geçince. 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devle-ti'nden sulh andlaĢması istemeye mecbur etti.1538). sefer-i hümâyûnunu. Cibuti. Bu sefer neticesinde Macaristan'ın dinî merkezi olan Estergon. Daha sonra aynı yılın Eylül'ünde PadiĢah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı ġirin yoluyla Bağdat'a ulaĢıldı.

hem devletin sınırlarının geniĢlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim. Yemen. ġehzade Mustafa ve ġehzade Bâyezid meseleleriyle yıpranan haĢmetli PadiĢah. c.Fatma Sultân. Avrupa'da -bugünkü siyasi sınırlarla. Osmanlı Tarihi. Afrika'dan Eritre. Tevârih-i Âl-i Osman. Künh'ül-Ahbâr. 2. hukuk ve maliye gibi konular açısından. Yavuz döneminde 6. Koca NiĢancı Celâl-zâde Mustafa. Bu dehâsını. Tunus. 11-ġehzâde Sultân Cihangir. "islâm hukuku yani Ģer'î hukukun hükümlerini bir tarafa bırakıp kendi iradesiyle kanun yaptığından dolayı mı bu unvanı almıĢtır?" diye soruyorlar. Arabistan. 3-ġehzâde Murad. vrk. sh. Batı Gürcistan. c. Âli. c. Erdel (Romanya'da). sh. Osmanlı Devlet i'nin siyâsî. Çad ve Büyük Sahra'nın bazı kısımları dâhil olmuĢtu. ġehzade Mehmed ve Selim H'nin annesi. Bunu. Abdullah kızı ve ġehzade Mustafa'nın annesi. 2-ġehzâde Sultân Mustafa Hân. Osmanlı Devleti'nin sınırları içine. 4-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. UzunçarĢılı. diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin PaĢa. Kanunî'nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya Ġtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. Tevârîh-i Âl-i Osman. II. hem kudretli bir idareci ve hem de eĢine ender rastlanır bir devlet teĢkilâtçısı idi. Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi'yi zikredebiliriz.Eszak hariç Macaristan. 4. 87-178. X. 15 milyon km2ye yükseldi. ZEVCELERĠ: 1. Cariyelerden ve ġehzade Murad'ın annesi. Kanunî Sultân Süleyman. Es'ad Efendi. Kısaca "Bir sultân-ı azîm'üĢ-Ģan idi ki. doğrudan bu unvanın veriliĢinin sebebini sorarken. hem büyük bir asker. Denilebilir ki. Doğu Anadolu'nun geriye kalan kısmı. HabeĢistan'ın önemli bölgeleri.Hürrem Haseki Sultân.Gülfem Hâtûn. 5-ġehzâde Abdullah. 7-ġehzâde Sultân Selim Hân II. kültür. I 82 Lütfi PaĢa. 9. I. üç ciltte toplam 200'e yakın kendi devrinde hazırlanan Kanunnâme neĢrettiğimiz Sultân Süleyman'ın "Kanunî" unvanıyla alakalıdır. sosyal. Asya'da Rodos ve on iki ada. Bu iddianın aslı nedir? Hem ilim adamlarımızdan ve hem de diğer okuyucularımızdan aldığımız bir önemli soru. Hâce DerviĢ Mehmed Efendi. himaye bölgeleri olarak. nr. Cibuti. her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal'ada nevbeti vurulurdu.i? Hân sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya'ya çekildi. II. 431-575. Ġbn-i Kemal. Hadramut.Mihrimah Sultân. bir kısmı da. Banat (Romanya ve Yugoslavya'da). iktisadî. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler. Kemal PaĢazâde. NakĢibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd BedahĢî. Süleymaniye kütp. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler.". Kuveyt.Mahidevran Kadın. 12-ġehzâde Orhan82. 2162. Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed PaĢa. kültürel. 1555 yılında Amasya'da imzalanan andlaĢma ile Gürcistan paylaĢıldı ve Irak'da eski sınırlar muhafaza edildi. Bir kısım okuyucular. 3. Somali. son büyük seferini.Abdullah kızı ve ġehzade Mahmûd'un annesi. Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da. Bahreyn. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Katar ve daha nice yerler.5 milyon km^ olan Osmanlı Devleti'nin toprakları. Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir. sh. Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi. sh. adlî ve kısaca her çeĢit yapılanması. devletin merkezî ve taĢra teĢkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiĢtir. ilim ve maneviyât erbabı arasında ise. Osmanlı Devleti'nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır. hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 211-252. 152 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN n™ı 83. 10Râziye Sultân. ġeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi. Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi'yi. 293. 1566 yılında Zigetvar'a düzenledi ve burada kuĢatma sırasında 72 yaĢında iken çadırında vefat etti. Defter. Libya. Belgrad ve Voyvodana. Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri. Fâtih zamanında hazırlanan teĢkilât kanunlarını geliĢtirerek ve kısmen de değiĢtirerek gösterdi.456. 8-ġehzâde Sultân Bâyezid Hân. 9-36. Hatta bir kısım . 293/a-455/b. Kantemir. Solakzâde. Lütfi PaĢa ve Sokullu Mehmed PaĢa'yı. ġeyh Bâli Efendi. Yılmaz. 6. ġeydi Bey ve Ca'fer Ağa'yı. 197-201.

H iV. nr. Sultân Süleyman zamanında hazırlanmıĢtır. Ģer'î kanunlara aykırı ve kendi iradesiyle bazı Avrûpâî kanun vazr etmesinden kaynaklandığı kanaatini. ġehir ve Kasabaları".. Fâtih. Cildinde naklettiğimiz ve uzun uzadıya izahını yaptığımız.-945H. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Kanuni | hamt t de ı resi sh. Ġstanbul'a öyle bir pisledin ki. 5290. XX. büyük Ġslâm hukukçularının fetvalarına dayanarak ve Ġslâm Hukukunun kendisine tanıdığı sınırlı yasama yetkisini kullanarak. London 1936. 3362. Sultân Süleyman. sh. Kanunî'ye diğer PadiĢahlar gibi sıcak bakmadıklarını ifade ederek Osmanlı Kanunnâmelerinin I. açıktan Ģerîata aykırı kanunlar hazırlatmamıĢtır. nr. nın Ģerîata açıkçı) mümkün olan gedil bozan suçlan i mesi ve IrtM \ bunlarda. kanun hükümleri ortaya koydurtmuĢtur. "Kanun! Sultân Süleyman Devri BaĢlarında Rumeli Eyaleti. Livaları. gelmiĢ geçmiĢ PadiĢahlar içinde. onun bu unvanının. Ġslâm Hukukunda râcih kavil vardır. sınırlı yasama yetkisini kullanarak en çok ve en muntazam kanunların. 2362. sayı 78(1956). vrk.l20/b-143/a Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Sultân Süleyman zamanında tedvîn olunmasıdır.. 247-294. Mihail. asrımızda bir kısım insanlarımızın. Tayyib. _. yüz senede temizleyemez".. 12 ciltlik Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin üç cildini teĢkil etmesi ve 200'den fazla muntazam Kanunnâmenin bulunması da. D. sh. mercûh kavil vardır. I. bazı konularda.. The Harem. Avrupa'dan bazı kanunları getirdiği için Sultân Süleyman'ı tenkit etmeleri. Hemen Ģunu ifade edelim ki. Ahmed Refik. . bir kısım büyük Ġslâm âlimlerinin fevkalâde bir latife üslûbu içinde de olsa. Kadınlar Saltanatı. ancak Ģer'îliği tartıĢmalı olan bazı meselelerde. N. O hakikat da Ģu olsa gerektir: Kanunî Sultân Süleyman. II. Guboğlu. "Kanuni Sultân Süleyman'ın Boğdan Seferi ve Zaferi (1538M. Ġslâm ve dolayısıyla Osmanlı Hukuk tarihinde. sayı 198(1986). D. 89-90. NiĢancı Tarihi. bu dediklerimizi te'yîd eylemektedir. . c. o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse. 174-175. ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiĢ: Hilâf-ı Ģerîat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle. kesretli KırkçeĢme sularını Ġstanbul'a getirdiği vakit. manevî r ların kendisiyle! rindeki kanunimi m da burada h ġunu da I sisteminin'.i olan bir go* asrımızda bir k»-faiz vardı" demi nin ve icâreteyn. tan muhalif bir hükmü) zaruret veya vasıtasıyla sulh muhtemel ve ı ġunu ı mal etmek mün Bütün bunUnj nı. Devletler ve Hanedanlar. mercûh yani zayıf olan görüĢü. fıkıh lı de durum I Üçüncü e zetilmeksızın I Kanunnârr "Clnayı denî ve n olunan ceza ileeı 84. Ebüssuud gibi. 2497. Bu suallere kısa da olsa cevap vermek.)". 158-163. M. Saniyen. 306-527. sh. râcih yani kuvvetli olan bir görüĢe tercih yolunu ihtiyar eylemiĢtir. sn. Ģunu belirtelim ki. Sultân Süleyman'a "Kanunî" unvanının verilmesinin a-sıl ve birinci sebebi. . Zenbilli'nin biraz evvel naklettiğimiz sözü. c. M. en çok ve en derli toplu kanunlar. bir lâtifedir. Uluçay. Ġslâm Hukukunun ülü'l-emre tanıdığı sınırlı yasama yetkisi kullanılarak hazırlanan ve daha evvel neĢrettiğimiz Kanunnâmeler tedvîn edilmiĢ olsa da. Mes» ġule PLI I Bazı 1 nemiz i bu «MiBĠLĠNMEYEN OSMANLI 153 ri Ali Idır. Sultân Sulev Ebüssuud n. ancak bir hakikati da tazammun etmektedir. Penzer. yerinde olsa gerektir. 727-805. 34-40. 50. asrın maslahatlarını da göz önüne alarak. Gerçekten de. ġerlliği tartıĢılan bu meseleler arasında. meselenin aslını bilmeden "Osmanlı Devleti'nde de faiz vardı" demelerine sebep . Belleten. Ebüssuud gibi âlimlerin kanaatiyle. Zenbilli Ali Efendi'ye ait Ģu hakikatli fıkrayı dile getirmektedirler: "Sultân Süleyman Kanunî.L . E.okuyucularımız. Bâyezid ve Yavuz zamanında.. büyük Ġslâm âlimlerinin bu meseleden dolayı. II. L. Evvelâ. Belleten. Nitekim onun devrinde hazırlanan kanunnâmelerin. %90'ı. Öztuna. c. c. Gökbilgin. bazı ehl-i imânda doğurmuĢ bulunmaktadır. Es'ad Efendi.

Kanuni döneminde de durum böyledir. sh. gayr-i müslimlerin eğlenebilecekleri ve içki içebilecekleri meyhaneler de açılabilecektir. nr. Osmanlı Kanunnâmeleri. zira Kanunî ma'sûm değildir. Ġslâm hukukundaki hükümler bilinmeden istismar edilen bir konudur. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz. Ayrıca bkz. 223.. her kim ki bu suçlardan birisi ile mücrim ola. Bütün bunları yaparken de. sipahi.. VII (1-214 arası). V.. VI (1-812) ve c. Meselenin esası da Ģudur: A) Ġslâm Hukukuna göre sarhoĢluk veren bütün içkiler haramdır ve Osmanlı Devleti de bu yasağı Ģiddetle uygulamıĢtır. Osmanlı Hukukuna mal etmek mümkün olamaz. mukabelesinde ta'yin olunan ceza ile cezalandırılır"83. gayr-ı müslimlerin ürettikleri Ģaraplık Ģireden ve hamr ve benzeri içkilerden Ģire resmi veya hamr resmi denilen bir . Mesela mîrî arazi için bkz.teĢkil eden "mıTâmele-i Ģer'îyye" mevzuu. içki içmeyen ve bilakis takva ile hayatını devam ettiren bir devlet adamı83 Akgündüz. Ġslâm devleti vergi alabilecektir. ĠĢte Osmanlı Devleti de özellikle Ġmam Züfer'in içtihadını esas alarak. Osmanlı Hukuk sisteminin tamamı değildir. 5 vd. ra'iyyet. . fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģervî hükümler yani Ģerfattır. Mesela ancak nüfusunun kahir ekseriyeti gayr-i müslim olan mahallelerde satılabilmekte ve meyhane açılabilmektedir. Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî. ġunu da hatırlatalım ki. cinsî sapıklar ve benzeri cemiyet hayatını bozan suçları iĢlemeye devam edenlerin ta'zir bil-katl yetkisine dayanılarak idam edilmesi ve irsâdî vakıflar da denilen tahsisat kabilinden vakıflar bulunmaktadır. ġunu da hatırlatalım ki. IV (1-780). sh. gayr-i müslimler için belli Ģartlarla serbest bırakılan içki ve domuz gibi mallardan (gayr-i müslimlere göre maldır.154 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANl dır. Müslümanlara göre mal kabul edilmemektedir).. Bu sebeple.. 672673. 238 vd. Kantemir. zaruret veya âmme maslahatı gibi esâsları bazan bilmeyerek veya ilim adamlarının vasıtasıyla suiistimal ettiği ve dolayısıyla zımnen Ģer'î hükümlere aykırı davrandığı da muhtemel ve mümkündür. Mecma'ul-Enhür. tamamen müftülerin fetvalarına dayanan Sultân Süleyman'ın açıkça Ģerîata muhalif bir hükmü kanun haline getirttiği söylenemez. Ancak gayr-i müslim vatandaĢların belli kayıt ve Ģartlar altında kullanmalarına müsaade edilmiĢtir. zamanındaki Ebüssuud gibi Ġslâm âlimlerinin hazırladığını da burada hatırlatmak istiyoruz. bu sayıları 200'ü geçen Kanunnâmeler. Müslümanlara zarar verir hale gelmemesidir. sh. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki içtiği iddiası doğru mudur? Kanuni. c. c. Bu konu. Osmanlı Devleti'nde Müslümanların ve gayr-i müslimlerin mahallelerinin ayrı ayrı olmasının bir sırrı da budur. mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle iĢletmeye verilmesi. kanunların hiç bir fark gözetilmeksizin herkese âdil bir Ģekilde onun zamanında tatbik edilmesindendir. Zenbilli Ali Efendi'nin bir fetvası için bkz. B) Müslümanlar için caiz olmasa da. c. bazı esaslarının Ģerîata açıkça aykırı olmayacak Ģekilde Avrupa esnaf kaidelerinden alınmıĢ olması mümkün olan gedik müessesesi. Ġsmihan Sultân. Bedlüzzaman Said Nursi.. Hatta devletin sınırları içinde. Bütün bunlarda. Üçüncü olarak. Kanuni unvanının verilmesine sebep. 130. Ģerîata karĢı muhalefet olmaması için titiz davrandığını. Damad.¦¦•¦• " — • •= -. Ģerif. I. Ancak zayıf görüĢlerin kabulü. kalpazanlar. vefatı anında Ebüssuud'dan aldığı fetvaların kendisiyle beraber defnedilmesini vasiyet eylediğini ve en önemlisi de kendi devrindeki kanunları kendisi değil. Nitekim Kanunnâmesinde yer alan Ģu madde bu konuda iyi bir delil teĢkil eder: "Cinayetler karĢılığında vaz' olunan cezalar konusunda kaide sabit oldu ki. 16 vd. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki.248-249. ¦. c.. Ġslâm Hukukunun getirdiği Ģartlar dahilinde Osmanlı ülkesinde de hamr ve benzeri içkiler satılabilecek ve gayr-i müslimler tarafından kullanılabilecektir. vrk. sh. I. Özellikle Hanefi hukukçuların içtihadı bu Ģekildedir. Süleymaniye kütp. Zira Osmanlı Hukuk sisteminin %90'ı. c. vazî'. V (1-774). I. Bütün bunların tek Ģartı.. manevî mes'ûliyetten kurtulmak gayesiyle. I 84. tatbikattaki gayr-ı meĢru1 tasarrufları. Osmanlı Kanunnâmeleri. c. Belki %10'u bile değildir. c. denî ve mücrim arasında müĢterektir ki.

yüzyıldan itibaren. Çingene Sancağı Beğine Çingene Beği. Hiçbiri cemâ'atini terk edip gidemezdi. Hayrabolu. Örfî rüsûmde diğer re'âyâ gibi idiler. KeĢan ve Çorlu mıntıkalarını özellikle ihtiva eden bir Cingâne Sancağı ihdas edilmiĢtir. gayr-i müslimlerce açılan meyhanelere Müslümanların da gitmesinden ve de bazı Müslümanların yasak olarak içki kullanmaya baĢlamasından dolayı. Hatta Kanuni Sultân Süleyman. Zeydan Ahkâm'üz-Zimmiyyîn. Prevedi. Çingenelerden göçebe olanların hangi kazalar içinde göç edebilecekleri tesbit olunmuĢtu. Hayraimu. ihtiva eden birCingâr Çingene Sancağı kıptiyân denirdi. sh. Ferecik. Künh'ül-Ahbâr. tahminen ?. Döğenci Eli. Gümülcine. Selim zamanında kaldırılmıĢ ve gayr-i müslimlere müsaade edilmiĢtir.VI. Çingenelerden olunmuĢtu. müslimler ise 25'er al idiler. de Musi zade Bayı 85 AkgüraJûtÛi «SANLI nudur. Kanuni I tân'ınl ti'nin I men "Kader Midesi bura'" '¦ olayın tas. Çingenelerin Müslümanları her hâne baĢına 22 akçe ve gayr-i müslimler ise 25'er akçe harâc-ı muvazzaf verirlerdi. II. Müslümanların ve hele hele içkiyi gayr-i müslimlere bile yasaklayan Kanuni gibi bir devlet adamının içki içmesi manasına gelmez ve böyle bir iddia kesinlikle doğru değildir84. Bu arada içki içildiği ve gayr-i meĢru fiiller yapıldığı gerekçesiyle bütün meyhaneler ve kahvehaneler kapatılmıĢtır. nr. vrk. c. Tekâlif Kavâ'idi. 183. 34. . Âli. Pınarhisâr. c. II. Rumeli'deki çingeneleri. Es'ad Efendi. Müslüman çingeneler ile gayr-i müslim çingeneler arasında kız alıp verme yasaktı. 85. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 155 ırbest »zeri i dökeri maksatlarla bir teĢkilâtlandırmaya teĢvik etmiĢtir. Hiçbiri teslim olunurdu. Hamr Emâneti Mukata'asını kaldırmıĢ. D) O halde Osmanlı Devleti'nde hamr ve benzeri içkilerden vergi alınması veya bu vergilerin tahsili için maliye daireleri teĢkil olunması yahut da gayr-i müslimlere meyhane açmaya ve içki ticâreti yapmaya müsaade edilmesi. El-Fetâva'l-Hindiyye I. Merkezi Kırk Kilise olan ve Eski Hisâr-ı Zağra. Pınarhisâr. Osmanlı sınırlarına sokulan içkilere ve bunların üretimine ciddi yasaklar getirmiĢtir. 1591 yılından itibaren içkiden alınan vergiye zecriye resmi denmiĢtir. sh. Müslüman çingeneler' Çingenelerden bir kıs» Kanunî di zenleme. Ġncügöz. Solak-zâde. Terk ederse yakalanır ve kabilesine teslim olunurdu. as84 Kâsânî. Ancak daha sonra bu yasaklar II. Beyrut 1400/1980. sh. kerî maksatlarla bir t Hisâr-ı Zağra. I. Bedâyi'us-Sanâyl'. 38. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir? Bilindiği gibi Osmanlı Devleti. Çingene Sancağı Beği veya mîr-i kıptiyân denirdi. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir. yet-i Rumeli" yani"! Kanunnâmede bu esasa göre tanzim da gayr-ı müslimlenlM Asıl bizi ilgili ve Filibe ve Sofya'ı ayda yüzer akçe Ġslâm Hı Ģartları ve hüküm zahirde" gayr-ı meĢru' gayr-ı meĢru futaijj lek haline getirdikle! edilecek ta'zir iĢleyen ki olarak tesblt 86. Prevedl. Çingene kabilelerine katuna ve reislerine de katuna baĢı denirdi. C) Ġçkiden alınan bu vergiler Hamr Emâneti Mukata'atı denilen bir maliye dairesi tarafından tahsil edilmiĢtir. 403-405. Çingenelerden bir kısmı müsellem idi ve bazı örfî rüsumdan mu'âflardı. Nitekim Osmanlı Devleti domuzlardan da resm-i hınzır veya canavar adıyla vergi almıĢtır. sh. sh. XVI. 584-585. Ġpsala. III.. Abdurrahman Vefik Bey. Yanbolu. Heyet. 187-188. Dimetoka. 2162.vergi almıĢtır. I. Malkara. sh. Selim zamanında yeniden tanzim olunan zecriye resminin tahsili de yeni esaslara bağlanmıĢtır. 361/b-363/a. Ġstanbul 1328.

"Kanunnâme-i Kıbtıyân-ı Vilâ-yet-i Rumeli" yani "Rumeli Eyâleti Çingeneleri Kanunnâmesi" adını taĢımaktadır.. Hürrem Haseki'nin ve Kanuni'nin biricik kızı Mihrimah Sultân ile evlenen ve 1544 yılında Sadrazamlık makamına gelen Rüstem PaĢa. aslında ġehzade Mustafa yaĢı kırkı geçmiĢ. Aslında muhalif değildir.. . ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zir ve daha doğrusu ta'zir bil-mal olduğundan. yanlıĢ olur' dedikleri gibi. Kanunnâmede çingeneler Müslüman ve kâfir diye ikiye ayrılmıĢ ve bazı hükümler bu esasa göre tanzim olunmuĢtur. 511-514. sh.Zimmiyyîn. c. 384 vd. Taht iĢleri gündeme gelince de. Ġnsaf o ki.. . askerler. Asıl bizi ilgilendiren de bu Kanunnâmenin bir maddesidir: "2. ĠĢte bu dedikodular üzerine. fesad Ģebekeleri. Zira kendi sancağında. Kayınvalide ve kız bir plan hazırladılar. . Ģartları ve unsurları tamam olduğu takdirde. Kanuni Sultân Süleyman'ın. Ġslâm Hukukunda Ġslâm Ülkesinde yaĢayan gayr-ı müslimler de zina fiilini iĢleseler. oğlu ġehzade Mustafa'yı. askerin dilinde hiç hoĢ olmayan sözler dolaĢıyordu. 307 vd. ancak Rüstem PaĢa engel imiĢ'.. ġehzade Mustafa yerlerine tahta geçmek istiyormuĢ. ġehzade Mustafa'nın Ġran ġah'ı Tahmasb ile gizlice ittifak yaptığına ve onun damadı olup babasını devireceğine Kanu-ni'yi ikna ettiler.Kanunî devrinde Cingâne Livasını ve bütün çingeneleri ilgilendiren ilk hukukî düzenleme. tahmînen 937/1531 tarihinde yapılmıĢtır. ġehzade Cihangir ve ġehzade Selim. c. Özellikle gayr-i müslim çingenelerin bu gayr-i meĢru fiilleri meslek haline getirdikleri herkesin malumudur. Bu tür dedikodular tevatür derecesine geldi. 75. dans. çevresine toplanan musahiplerle eğlenceli bir hayat yaĢıyordu. hadd-i zina tatbik edilir. Onun için yerine Rüstem PaĢa'yı Anadolu'ya serdar tayin etti. 86.. Ahkâmü'z. Bu günden sonra sefere çıkamaz. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. Bu olaydan sonrasını Solak-zâde'den özetleyelim: "ġaĢılacak iĢtir ki.. Bazı gayr-ı makul sözler ile çadırlar dolup gizli ve aĢikâr söyleniyordu ki. Ancak bu olayın tasvip edilecek bir yönü de yoktur. sh. "Bakalım Mevlâ neyler?" diye lakayt kalıyordu. insanların basar ve basireti bağlanıyor" kaidesi burada da geçerlidir. ilim ve kahramanlık itibariyle Ģehzadeler arasından biricik idi. bu tür gayr-ı meĢru' fiilleri iĢleyen kadınlardan her ay belli bir para cezası kesim adı altında yüz akçe alınması ceza olarak tesbit ve ta'yîn olunmuĢtur85. 'PadiĢah gayet kocaldı. Maalesef bazı ahmaklar iyi niyetle ve bazıları ise kötü niyetle ġehzade Mustafa'ya bu sözleri ulaĢtırdılar ve onu isyan edecek merhaleye getirmeye çalıĢtılar". Sertoğlu. Hürrem Sul-tân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devle-ti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir. Osmanlı Devleti'ni en çok ürküten politik bir mevzu olan Anadolu'nun ġî'alaĢmasını vesile ettiler. PadiĢah. Asıl arzusu ġehzade Bâyezid'in tahta çıkmasıydı. Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. VI. Bunun için ġehzade Mustafa'nın tasfiyesi gerekiyordu. Bu gayeye ulaĢmak üzere Damad. oyun ve eğlence tarzındaki gayr-ı meĢru fiillerdir. Meseleyi hemen hükme bağlamak doğru değildir. Gayr-ı meĢru iĢ yani oyun eğlence ile meĢgul olanlar da gayr-ı müslimlerdir. ġehzade Mustafa hayatta iken onunla beraber hayatta olan üç Ģehzade daha vardır: ġehzade Bâyezid. Ve Ġstanbul ve Edirne ve Filibe ve Sofya'da olan cingânelerin nâ meĢru' fPle mübaĢeret eden avretlerinden her ayda yüzer akçe kesim deyü resm verirler". sh.-. fitne ateĢini körüklemeye baĢladı. Zeydan. Bunların cezası.. zina dıĢındaki fal bakma..-¦. 156 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMF' Hürrem Sultânın ve hatta bazı tarihçilere göre Kanuni'nin meyli ġehzade Bâyezid'e. Ancak Kanuni'nin hanımı Hürrem Haseki'nin ġehzade Bâyezid. harem halkının meyli ise babasıyla Saray'da beraber oturan ve sancağa çıkmayan ġehzade Cihangir'e idi. Kanuni Sadrazam Rüstem PaĢa'nın komutasında Ġran Seferine çıkmak üzere bir ordu çıkarmıĢtı. Ayrıca asker ve halk onu seviyor ve istiyordu. yaĢlılık vücudunu yıprattı. Ancak buradaki hüküm zahirde buna muhalif gibi görünmektedir. 'Söz yalan olmaz. Bu meseleyi özetler misiniz? "Kader hükmünü icra edince. ġehzade Mustafa'nın ise Mah-i Devrân Haseki'nin oğlu olması fitneyi ateĢlemeye yeterli bir sebepti. Sadrazam Rüstem PaĢa ve 85 Akgündüz. ġehzade Selim ve ġehzade Cihangir'in annesi olması. ġehzade Selim hiç kimsenin aklından bile geçmiyordu. âlimler ve meĢâyıhın meyli ġehzade Mustafa'ya. Her ne kadar .. II. Zira buradaki gayr-ı meĢru1 fiillerden kasıt.. Osmanlı Tarih Lügati.

M SMANLI • halkının •>angir'e ¦sa. Böylece araya giren müfsidlerin tahriki ile.-an [''¦>'•BĠLĠNMEYEN OSMANLI 157 Bu sefer de Lala Mustafa PaĢa. her ne kadar kanununa uydurulmuĢ ve sahte delillerle insanlar kandırılmıĢ dahi olsa. Bazı müfsidler kendi arzularını mülk ve saltanat ona kaimasun deyü iftira ederler" diye sert cevap vermesine rağmen. giderere< s. bazı dedikoduların da etkisiyle âsi oğlunu babası Kanuni'ye teslim edince. 1558 yılında ġehzade Bâyezid Kütahya'dan Amasya'ya ve ġehzade Selim ise Manisa'dan Konya'ya sancakbeyi olarak tayin edilmiĢlerdir. Piri I durulurken I için kimisi del muhasarac. Hadiseye üzülen ġehzade Cihangir. Ġdam fetvasını veren ise. bazı Ģahsî menfaatleri yüzünden iki öz kardeĢin arasını açmaya baĢlamıĢ ve ġehzade Bâyezid ile ġehzade Selim'in aralarına buz dağlarını sokmaya çalıĢmıĢtır. MeĢV hizmetine gmlj deni/ nndd gına getotajir. Bu fetva bile usulüne uygun alınmamıĢtır. Ghıii' Uzu:. sahte mektuplar ve benzeri desiselerle onun isyan edeceğine ve hıyanet ettiğine inandı. aynı yıl üzüntüsünden vefat etmiĢtir. çevri gelince I -e m ve seki'nin tai'nin fs gelen Kf tahta (ulaĢmak :< irkilten kitre bir h makul («dunu ¦i serdar i! ġah'ı ĠîKanui. ġeyhülislâm Ebüssuud . Osmanlı tarihinin en acı ve haksız bir idamı gerçekleĢtirilmiĢ ve 960/1553 yılının ġevval ayında Sultân Mustafa babası ile görüĢmek üzere geldiği çadırda boğdurulmuĢtur. Hatta 3. 4 oğlu ile birlikte ġehzade Bâyezid 1562 yılında idam edilmiĢlerdir. kendisine ilk olarak bu mevzu açıldığında. î. ona isyan için geliyor zannetti. binlerce insanı çevresine onun adıyla toplayabilmiĢtir. Sonunda ġah. En acısı da Ġran Seferinden vazgeçilmiĢtir. Halk arasında ġehzade Mustafa destanlaĢmıĢ ve adına çok önemli mersiyeler yazılmıĢtır.Kanuni. devlete isyan suçundan dolayıdır. isen.lj "Kon. PadiĢah'ın emriyle üzerine gelen orduya Konya'da mağlup düĢen Bâyezid. "HâĢâ il ona kSeferi . Rüstem PaĢa'nın tahrikleri kötü amacına ulaĢmıĢ ve maalesef ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi'den de devlete isyan ettiğinden dolayı idam fetvası kamufleli bir Ģekilde alınmıĢtı.000 kiĢilik bir orduyla katılmasını. Ġran'ın baĢĢehri Kazvin'e sığınmıĢ ve âsi hale gelmiĢtir. memleket içinde büyük sıkıntılar meydana getirmiĢtir. ancak deliller yanlıĢ ve Ģahitler yalancıdır. Bu arasını açmay» rını sokmaya ġehzade ġehzade emriyle Kazvin'e oğlunu babası idam edil fetvada bir isyan s ġehzade nin künhünö ġehzadı 87. Hatta Düzmece Mustafa adıyla ortaya çıkan birisi. Maalesef ġehzade Bâyezid. Katli. zira askerin ö-nemli bir kısmı karĢı tarafa meyletmeye baĢlamıĢtır. II Sent 1. ġehzade Mustafa'nın Konya Ereğlisi yakınlarında 30. ġehzade Mustafa'nın idam edilmesi. Asker çok ciddi manada rahatsız olmuĢ ve ısrarla Sadrazam Rüstem PaĢa'nın azli istenmiĢ ve mecburen azledilmiĢtir. "HâĢâ Mustafa Hânım bu küstahlığa cür'et ede. Ġran Seferi için yaptığı hazırlığa. At 600. bazı tahriklere aldanarak gelen bu fermanı dinlememiĢtir.

Ġstanbul ts. Piri Reis 1551'de otuz kadar gemiden oluĢan SüveyĢ donanması ile Hint denizine çıkarak Cidde'de üç gün kalır. UzunçarĢılı. Belleten. 597600. Tercüman 1001 Temel Eser. sayı 2. UzunçarĢılı. Bu bakımdan onun rüĢvet aldığı iddiası söz k onusu olamaz. Osmanlı devleti adına haraç aldığı muhtemeldir. "Babasından Sonra Saltanatı Elde Etmek Ġçin KardeĢi Selim'le ÇatıĢan ġehzade Bâyezid'in Amasya'dan Babası Kanunî Sultân Süleyman'a GöndermiĢ Olduğu Ariza". Ankara 1993. Belgelerle Osmanlı Tarihi. en son görev olarak 1547 yılında Kızıldeniz ve Hint sularında faaliyette bulunacak donanmanın amiralliği anlamına gelen SüveyĢ/Hint kaptanlığına getirilmiĢtir. sh. KardeĢ Katli. Busbecq. Türkiyeyi Böyle Gördüm. 1543 yılında SüveyĢ tersanesini iĢgal ile Türk donanmasını yakmak isteyen Portekizlilerin teĢebbüsleri akim kalacaktır. II. 300-305. Piri Reis Neden Katledildi? Büyük Türk denizcisi ve coğrafyacısı Piri Reis'i idama götüren sebepler üzerinde durulurken farklı yorumlar yapılmakta.37-40. c. Aysel Kurutluoğlu. sayı 96(1960). Sadece birer dörtlüklerini alıyoruz: ġehzade Bâyezid (ġâhî): Ey serâser âleme Sultân Süleyman'ım baba Tende canım canımın içinde canım baba . Mustafa. Çünkü Hint sularında bulunan bütün Portekiz filolarının birleĢerek üzerine geldiği haberini almıĢtı. sh. sh. 19-21. Yılmaz. kimisi devleti adına haraç ve hediye aldığını ve kimisi de bu para iĢinin imkansız olacağını belirterek stratejik sebeplere bağlı olarak muhasaradan vazgeçtiğini belirtiyorlar. sh. Ama onun. Hammer. Ġsen. 705-727. 521-533. c. Peçevî. meselenin künhünü anlatması açısından çok manidardır.Efendi'dir ve bu fetvada bir aykırılık bulunmamaktadır. 158 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' döneme rastlar. sh. 84-98. . vrk. Bu tayinin sebebi Aden'in Portekizlilerin eline geçmesi idi. 363/a vd. aldığı hediyelere meftun olarak muhasarayı kaldırdığını. Kanuni (Muhibbî): Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyanım oğul Takmayayım boynuna herkiz tavk-ı fermanım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânım oğul Bî günahım deme bârî tevbe kıl canım oğul86. 2162. "Konya Muharebesinden Sonra ġehzade Sultân Bâyezid'in Ġran'a Firarı". Piri Reis amcası Kemal Reis ile birlikte bir çok deniz seferlerinde bulunmuĢ. sh. ÖTEM. Haz. II. Peçevi'ye göre kalenin fethi yakın iken Piri Reis Portekizliler ile muhasaranın kaldırılması üzerinde anlaĢma yaparak onlardan devlet adına hediye ve haraç almıĢtır. Yani ġehzade Bâyezid'in katli tamamen devlete isyan suçundan dolayıdır ve bağy suçunun cezasıdır. II. Ġsmail Hakkı. Türk Edebiyatında Mersiye. Osmanlı Tarihi. XXIV. sh. 341-342. Ahmed Refik. mesela Kubad PaĢa ve diğerleri tarafından yapılan asılsız bir itham olarak değerlendirilmektedir. Akman. Sene 1. muhasarayı kaldırdıktan sonra Basra'ya geldiğinde Portekiz donanmasının Acem körfezini kapatmak için kendisine doğru ilerlediğini haber aldığını ve bunun üzerine sadece hazineleri yüklü üç kadırgayı yanına alarak ayrıldığını belirtir. Muhasarayı kaldırmak için rüĢvet aldığı yolundaki rivayete gelince düĢmanları. Ogier Ghiselin De. ġehzade Bâyezid ile babasının karĢılıklı olarak birbirine yazdıkları Ģu Ģiir. Tarih. 30 Nisan 1334. c. nr. 545-566. ancak bu muhasarayı geri çekti. Es'ad Efendi. sh. 87. Piri Reis bu sıralarda 80 yaĢına gelmiĢ bir ihtiyar ve hayli zengin bir kimse idi. 142-146. 401-408. kimisi onun Hürmüz'de muhasarayı kaldırmak için Portekizlilerden rüĢvet aldığını. Katip Çelebi ise Hürmüz'e Portekiz yardım kuvvetinin gelmekte olduğu söylentisi üzerine Piri PaĢa'nın muhasarayı kaldırmak mecburiyetinde olduğunu söyler. Hammer. nr. Bâyezid'ine kıyar mısın benim canım baba Bî günahım Hak bilir devletlü Sultânım baba. Âli.36. Büyük Türk denizcisi üzerindeki spekülasyonları gidererek sağlıklı düĢünmek gerekiyor. Piri Reis'in görevde bulunduğu dönem Portekizlilerin Hint sularında cirit attığı bir 86 Solakzâde. Acıyı Bal Eylemek. MeĢhur Osmanlı denizcilerinden olan Piri Reis. TOEM. Sonra Umman sahilini geçerek Arabistan yarımadasının güney doğusundaki Maskat'ı zaptedip Portekizlilerin yetmiĢ kadırgasıyla savaĢ ederek galebe çaldıktan sonra Hürmüz adasındaki Hürmüz kalesine kaçan düĢmanı orada muhasaraya baĢladı. Künh'ül-Ahbâr.. Bâyezid devrinde (1494) devlet hizmetine giren Kemal Reis'in yeğenidir. 125-165. Bu hareket esnasında Portekizliler Aden'i kısa bir süre zabtettilerse de SüveyĢ kaptanı Piri Reis'in bizzat donanması ile tazyiki neticesinde Aden kale ve limanı 1548'de Portekizlilerden geri alınmıĢtır. sh.

Muhasarayı niçin kaldırdığı sorusuna daha gerçekçi cevap Piri PaĢa'nın askeri strateji gereği kaldırdığı söylenebilir. muteber kaynakların anlattığına göre. Kuvvetli ihtimale göre Piri Reis kadırgalarını Portekizlilerin elinde bırakmadı. Piri Reis'in muhalifi olan Basra valisi Kubad PaĢa Mısır valisine bir mektup yazarak kaptanı gammazlayacaktır. 311. Uzun Reis".*. Gerek asker gerekse diğer gemiler Basra'dan çıkmamıĢlardı. 895/1489-1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiĢtir. Zira. 17 Ġmaret. Fevzi Kun 561-565. Ancak bu görüĢ kabul görmemiĢtir. 11. 35 i az farklarla nakle Mimar Sinan'ml meni olduğu idi Ģirme Kanunu ı nında devsin manii döneminde) Bazı Yahudi asıllı | Yahudi olduğunu II Babinger ise. Piri Reis burada bulunduğu sırada Portekizlilerin Basra körfezini kapamak istediklerini duyunca içerde mahsur kalmak istemeyerek donanma gemilerinin hepsini çağırmağa imkan olmadığından acele olarak kendisine tabi üç kadırga ile düĢman gemileri gelmeden önce denize açılmıĢtır. 7 Dâr'ül-Kurrâ. Ülkenin menfaatlerini ayaklar altına almak ve Osmanlı donanmasını kaderine bırakıp kaçmakla suçlandı. . sh. 80 küsur Mescid. 1 Cihannuma. vrU sh. Piri Reis kendisine emanet edilen filonun hesabını padiĢaha vermek zorunda olduğunun idraki içindeydi. Piri Reis'in Basra'da bulunan donanması amiralsiz kalmıĢ idi. M Künh'ül-Ahtör. 8 Yılmaz. Mimar Sinan'a Mimar Sinan vey| 1490 yılında Kayseri'nl göre. 1521'deki Belgrad ve 1522'deki Rodos seferlerine katılmıĢtır. Ġbrahim Hakkı Konyalı'ya göre. 1538 Kara Boğdan seferinde Prut Nehri üzerinde 13 günde bir köprü inĢâ edince PadiĢah'ın takdirini kazanmıĢ ve 1539 yılında da mimar-baĢı seçilmiĢtir. Ancak Piri Reis'in muhalifleri seferin baĢarısızlıkla geçtiği konusunda PadiĢahı ikna edeceklerdir. Ġbrahim PaĢa'n kısa hayat hikâyesi. 57 Meı kemeri. gereken ceza uygulanıyordu. Belleten. c. Abdülmennânc Kanuni zamanında) ne katılmıĢtır. Kanuni zamanında yeniçeri olan Sinan. 8 Köprü. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir. Yavuz zamanında devĢirme olarak Ġstanbul'a gelmiĢtir. I. Mısır valisi Piri I bir ariza Ġle sadarete I sarasını kaldırması ve ( diyetsizlik ve donanmanı^ lerek 1554 yılında MısırJ Hatayı kabul ı gibi dünya çapında blr| Ģu var ki Kubad PaĢa'rt rol oynadığını da belirt 88. Osmanlı Devleti'nin her bölgesinde. 57 Medrese. Mimar Sinan kimdir? Mimar Sinan veya Koca Sinan. Bu Ģekilde yola çıkan Piri Reis bir gemisini de yolda Bahreyn adaları yakınında kaybettikten sonra 960/1553 yılında SüveyĢ'e ve oradan da Mısır'a geldi. 22 Türbe. Doğru olan kısa hayat hikâyesi Ģöyledir: Abdülmennân oğlu Sinan. ĢaĢılacak bir sür'at ile sayısız eserler meydana getirmiĢtir. 35 yıl bu vazifede kalan Sinan. i elinde bir I ailesinden 87 Ahmeû Asrjr. Zira Piri Reis Hürmüz kuĢatmasını kaldırdıktan sonra buradan Basra'ya geçerek vali Kubad PaĢa'dan yardım istediyse de vali Müslümanlara zulmettiği ve mallarını yağmalattığı iddiasıyla Piri Reis'e yardım etmediği gibi mallarını da almak istemiĢtir.* ten. sjh 2 134(1970). Kaynaklar.»»" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 159 Mısır valisi Piri Reis'i orada alıkoyarak veya hapsederek seferin olumsuz neticesini bir ariza ile sadarete bildirdi. Mimar Sinan'ın 80 küsur Cami. Ham». Ġbrahim PaĢa'nın âzâdlı kölesidir. Bu durum Piri Reis'in muhaliflerinin eline fırsat verdi. Hürmüz muhasarasını kaldırması ve diğer gemiler ile askeri Basra'da bırakarak gelmesi vazifede ciddiyetsizlik ve donanmanın felaketine sebep olduğu Ģeklinde yorumlandı ve suçlu görülerek 1554 yılında Mısır divanında baĢı kesildi ve mallan müsadere edildi. Belgelerle 0 (neĢr. 88. 1538Ġ edince PadiĢah'ın I bu vazifede kalan! sayısız eserler meyi sur Mescid. Hatayı kabul etmeyen bir yönetim anlayıĢına sahip Osmanlı Devleti'nde Piri Reis gibi dünya çapında bir denizci de olsa affedilmiyor. Ancak Ģu var ki Kubad PaĢa'nın Piri Reis'e Ģahsi düĢmanlığının bu kararın verilmesinde önemli rol oynadığını da belirtmek gerekir87. Kanuni'nin cevabı Piri Reis'in idamı oldu. Bu gemiler sefer esnasında topladığı ganimet mallarıyla ağızlarına kadar doluydu ve Portekiz donanmasının ani hücumuna maruz kalıp mağlup olduğu takdirde bu servetin ellerine geçmesini istemiyordu. Halbuki Piri Reis seviyesinde tecrübeli bir kaptanın yeterli sebebler olmadan Osmanlı filosunu baĢka bir limanda bırakması mümkün değildir. Piri Reis Frenklere yardım ettiklerinden dolayı Hürmüz Ģehrini yağmalatmıĢ idi. Kaptan ile vali arasındaki husûmetin öncesi vardır.

diğer milletlere örnek olmuĢlardır. Ġstanbul 1975. sh. 89. Kitab-ı Bahriye. Tuhfetü'l.-. sayı 2(1937). ancak bu iddia tamamen yanlıĢtır. 515-523. Kltab-ı Cihannuma. Mimar Sinan'ın Yusuf Sinan olduğunu iddia ederek aslen Yahudi olduğunu ileri sürmüĢlerse de.. 20 Kervansaray. sh. Katip Çelebi. Ġst 1329. Yavuz zamanında devĢirmeden istisna edilmiĢlerdir. Bu memurlar. Belgelerle Osmanlı Tarihi. sh. Son zamanlarda bazı Ermeni yazarların. Ġstanbul 1943. Osmanlı Tarihi. 61. trc. 11. Sinan'ın nesli nereden gelirse gelsin. Bazı Yahudi asıllı yazarlar. Belleten.. Zira Ermeniler.--. sh. sayı 2(1937).•. II. Osmanlı Devletinde. (neĢr. Osmanlıların yerleĢim merkezlerinin emniyet. 317-356. Mehmed Ata. sonradan hem TürkleĢip ve hem de samimi bir Müslüman haline geldiğidir. . Sinan'ın Hıristiyan bir Türk ailesinden geldiği yönündedir. Belleten.. çok az farklarla nakletmektedirler. vrk. 295b. Er-Risâlet'ülMi'mâriyye'de Sinan-ı Kayserî diye anılmaktadır. her konuda olduğu gibi. Hammer. 397-398. s 119. Ağırnas Köyü mensuplarının bu karardan istisna edilmeleri için Mimar Sinan PadiĢah'a müracaat etmiĢ ve bu dilekçesi kabul edilmiĢtir. Piri Reis. Telif 1528". yine elinde bir belgesi bulunmamaktadır. kardeĢlerinden birini Kayseri'den getirdiği ve Müslüman yaptığı kayd olunmuĢtur. Bu konuda tarihimizin nelere sahip olduğunun bilinmediği de bir hakikattir. Mimar Sinan'ın Kayseri'ye bağlı Ağırnas Köyü'nden olması hasebiyle de aslen Ermeni olduğu iddia edilmiĢtir. Osmanlı Müellifleri I-III. Afet. c.-• -•. c. Osmanlı döneminde yaĢamıĢ meĢhur simaları Ermeni diye vasıflandırmaları ideolojiktir. Fevzi KurdoğluHaydar Alpagot). Çevre temizliği ile alâkalı tedbirlerin tarihini de. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur? * Çevre temizliği ve korumasının hukukî mevzuata konu teĢkil edecek kadar önemli olduğunun farkına varılması. babasının adı Abdülmennân ve dedesi87 Ahmed Asrar. c. 6 Mahzen ve 48 hamam inĢâ ettiğini. sh. 2.ĠA. (neĢr. sayı 134(1970). sh. Babinger ise. 2.. Köy ve kasabalardakine il subaĢıları. c. 561565. I. 35 Saray. Bu görüĢe göre. bunu teyit edecek bir delil ve belge de yoktur.Kibar. mesele daha iyi anlaĢılır. henüz iki veya üç senedir dersek. Bir diğer görüĢ ise. 8 Köprü. bir devĢirme olduğu ve aslen Hıristiyan bir aileden gelse bile. Tarihi. 1585 tarihli Sinan'a ait bir vakfiyede ise. c. IX. Bursalı Mehmed Tahir. bir asırdan öncesine götüremezsiniz. "Piri Rels". günümüzdeki zabıta. "Bir Türk Amirali. Selen. Devlet-i Osmaniye Tarihi. Sinan'ın. 3. sh. UzunçarĢılı. "Cengiz. Çevre ile ilgili hukukî düzenlemenin Türkiye'deki tarihi. Ġnan. . Bize göre doğru olan. maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususî memurlar vardır. Sinan'ın Hristo isminde bir Rum genci olduğunu iddia etmektedir. "Temizlik dinin yarısıdır" düstûrunu hayâtlarının en önemli esası olarak kabul eden ecdadımız. Ģehir. Bunlara subaĢı denmektedir. "Piri Reis'in ġimalî Amerika Haritası. tesbitlerimize göre 20. 296-338. > • . Sadi.. Künh'ül-Ahbâr. Biraz sonra zikredeceğimiz Nizâm -nâme bunun müĢahhas bir delilidir. Ġsmail Özen). sh. Kanuni Devrinde Osmanlıların Dinî Siyâseti ve Ġslâm Âlemi. emniyet görevlileri ve kısmen de belediyecilerin vazifelerini ifa ederler ve kadıların emri altında çalıĢırlardı. Yani fertlerin ve devletlerin bu mes'ele üzerinde önemle durmalarının tarihi yenidir. Orhonlu. sh. DevĢirme Kanunu gereği. Mehmed Süreyya Sicill-i Osmani. c. XVI. Asrın Büyük Geografı Piri Reis". XVI. 44. Âli. c. 5. Peçevi.'. mukaddime. kaza ve köylerde. Ġslâmiyet'e tam ma'nâsıyla sarıldıkları ve kudretli oldukları devirlerde. 160 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN nin adı da Doğan Yusuf'tur.. Hint Kaptanlığı ve Piri Reis". Osman Bey'in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaĢı olduğunu kaydedersek. o kabiliyete sahip çıkarak onu Koca Sinan yapan Osmanlı Devleti'nin ilme ve teknolojiye saygı duyan zihniyetidir88. Ġstanbul 1972. XXIV. c. asırdan öteye gitmemektedir.XVI. Belleten. 163-164. Ģehrin emniyet ve asayiĢini temin. maddî ve manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız. Katip Çelebi. sh. 311.3 Dâr'üĢ-ġifâ. Selim'in Karaman ve Kayseri'deki gayr-i müslimleri Kıbrıs'a nefyetmesi ile alakalı bir fermanı üzerine. diğer büyük merkezdekilerine ise Ģehir subaĢıları denirdi. çevre temizliği ve koruması hususunda da.I. Yılmaz. âsâyiĢ. I. . 350-352. 2. 7 Su yolu kemeri. c. sh. 235-254. Asra kadar Yeniçeri Ocağına alınmaktadırlar. Fuad Ezgü. . Ġstanbul 1330.l. c. H. sh.

sh. Çağırdub ve yasak ede. Washington 1987. Ankara 1965 (Bu eserde Er-Risâlet'ül-Mimâriyye ile Sâl Mustafa Çelebi'nin Tezkirat'ül-Ebniye adlı eseri de yer almaktadır). Aslanapa. 428-432. nr. ayırtlatduralar. Mimar Sinan'ın Aslı Hakkında. Mimar Sinan. en önemlisi de. Ġbrahim Hakkı. Yine de 450 sene önceki bu Nizâmnâme'de günümüzde dahi tatbik edilebilecek hükümlerin bulunması. Göyünç. Biraz sonra metnini zikredeceğimiz ve üslûbunun sade olması sebebiyle aynen aktaracağımız Nizâmnâme'nin hükümlerini. "Sinan" Article. çevre temizliğini te'min için uygulaması gereken hukukî esasları belirleyen bir Nizâmnâmeyi vermiĢ olmasıdır. TTK.2j (Md. kimin evine ve havlusuna yakın olursa anın döktüğü ma'lûm olıcak pâk etdüre. "Biz etmedük" derler ise. 'Edl kini XI. Mimar Koca Sinan. Babinger. ġimdi de Kanunî Sultân Süleyman devrinde Edirne çöplük subaĢısına verilmek ü-zere hazırlanan Çevre Temizliği Yasaknâmesinin metninden bazı hükümler nakledeceğiz. 655661. El. olursa gidereler. kimin evine ve havlusuna ve haremine yakın olursa. çöplük subaĢısıdır ve çevre temizliği ile alâkalı Nizâmnâme'nin ilki 88 Meriç. "Dewshirme". Eserlerine Dair Metinler. I. Yani PÇevre ile -eĢele ircesine r büyük i-ıni. X.3-4). Oktay. edeni bulıvereler.l). Mimar Sinan'ın Hayatına. sh.2). sh. tamamen boĢ yerlere ve Ģehir dıĢına taĢımaları mecburiyeti (Md. 38-40. 4. Mezkûr subaĢı.SU 90 sonra i '•NLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 161 ! Sinan Andığı C önemli Ġr. Nejat. bundan ı çevre Ta Biran aktara konusuyla I man farklıd bilecek t nn çe mes! (Md. II. sh. hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi (Md. 19. "Biz etmedük" derlerse. gerçekten dikkat çekicidir. Meselâ.Bizi asıl ĢaĢırtan husus ise. "Sinan" maddesi. 2. 1985. Rıfkı Melul. El. çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri ve pis sularını. bugün de muhtaç olduğumuz ve yürürlükte bulunan esaslardır. anun yasağı ana ola. Kuran. sh. Zira zemin ve zaman farklıdır.3-4). 'Edirne'nin Mahalleleri Ve Sokakları Ve ÇarĢılarının Temiz Etmesi Ġçün NiĢan-ı Hümayun 1.10).emri ise. Ve hamamların çirgâbı yolları mezbeleler ile tutulmuĢ ola.< ve Ģehir d de oto! özel parky yürürlükte t ġimdi i zere hazırt ceğiz. edeni bulı-vereler. Hayatı. ana pâk etdüre. arabacıların yani bugün de oto sahiplerinin arabalarını ev ve dükkanların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma mecburiyetleri (Md. V. görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettiril-mesi (Md. Ġstanbul 1948. IV (Leiden. ĠA. görevli memurun eline de. Tarih ve Toplum. evlerin ve dükkanların çevrelerinin temiz tutulması (Md. Osmanlı Devleti'nin sadece yerleĢim merkezlerinin çevre temizliği ve korumasıyla ilgilenmek üzere hususî bir memur tayin etmekle yetin-memesi. min ba'd hiç ehad evi yörelerin ve dükkânların nâ-pâk tutmayub mezbele ve anın emsalinden nesne vâki olmaya. sh. elbette ki günümüzdeki çevre temizliği konusuyla alâkalı hukukî düzenlemelerle kıyaslamak doğru değildir. Aptullah. Elimizdeki iki çevre Temizliği Nizâmnâmesinden sadece birisini bu yazımızda iktibas edeceğiz. bundan yaklaĢık 460 sene önce yani 1539 yılında hazırlanmıĢtır. Franz. L. bu bâbda kemâl-i ihtimam üzere olub çarĢularda ve mahallelerde dökülen mezbeleleri. 211. 1927). Sinan.6-7). Bu özel çevre temizliği görevlisinin adı. 78. The Grand Old Master of Ottoman Architecture. 23-37. Menage. ise. Eseri. . Konyalı.

II. Akgündüz. Aynı yıl Kurdoğlu Hızır Reis de Endenozya'ya sefer düzenlemiĢti. II. Selim yerine devleti idare ediyordu. Ordunun baĢında hiç bir sefere çıkmamıĢtır. Tarih Deyimleri. Ancak Kanuni Sultân Süleyman'ın dirayetli Vezir-i A'zamı Sokullu Mehmed PaĢa. arabacılar sığırların na'l-band dükkanında aleflemeyüb evvelden kanda alefler ise. Selim. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız? Sarı Sultân Selim diye de bilinen II. Daha sonra da bizzat Belgrad'a 89 Bâyezid kütp. Bunun üzerine Yemen Eyâleti tek eyâlet haline getirilerek 975 Zilhicce/1568 Haziran tarihinde Haleb Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman PaĢa Beylerbeyiliğe getirildi ve buradaki isyanı bastırdı. gerü anda alet ede. Bu arada 1569 yılında Astırhan'a ve Ruslara karĢı sefer düzenlendiyse de. c. anlara pâk etdüre. Kanunî devrinde iki beylerbeyilik haline getirilen Yemen'de zayıflayan Osmanlı idaresine karĢı. sh. Kıbrıs Müslüman Türklerin eline geçti. Selim devrinin parlak fetihlerinden biri de 1574 tarihinde Tunus'un kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmasıdır. 125/b-127/a. Yeniçeri teĢkilâtı cülus bahĢiĢinden dolayı ilk defa bu PadiĢah'a baĢ kaldırma belirtileri göstermiĢtir.10. 162 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNE gelerek ordunun huzurunda da cülus merasimini tekrarlamıĢtır.SULTAN II. 259-2261. Ancak înebahtı'da kaybedilen Osmanlı Donanması kısa bir zaman içerisinde yeniden inĢâ olundu. Selim devri. II. 8. c. Selim devrinde Osmanlı ordusu ilk defa Ġnebahtı'da Hıristiyan deniz donanması karĢısında mağlûbiyete uğradı. Cin. devleti bu sekiz sene içerisinde belki aynı huzurla idare edemezdi. Sokullu Mehmed PaĢa da olmasaydı.1571 tarihinde meydana gelen Ġnebahtı bozgunu. Veliyyüddin Ef. Bu arada 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alındı ve bir Hıristiyan Krallığa da son verilmiĢ oldu. sn. Kanu-nî'nin oğlu ġehzade Mustafa'yı bir kısım müzevvirlerin iftirasıyla idama mahkûm ettirmesiyle baĢlar ve II. Selim devrini aslında bir duraklama devri saymak mümkündür. I.. 101/a-102/b.Akgündüz. 7.5. vrk. Kale Ruslardan alınamadı. Selim. nr. Zeyd bin Ali neslinden gelen Topal Mutahhar isyan etti ve San'a ile Te'az taraflarına hâkim olan Murâd PaĢa'yı mağlûb ederek kati eyledi. Zira bizzat ordusunun baĢında mücâhid fî . sekiz senelik saltanatından sonra 50 küsur yaĢında Saray'da 18 ġaban 982/1574 tarihinde vefat etmiĢtir. sn. Pakalın. III. Osmanlı Devleti'nin duraklama devresi. Ve boyacıların ve aĢçıların ve baĢçıların ve semercilerin otların ve gübrelerin yol üstünde dökmekden tamam men' ve yasak edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. Selim 1566'da babasının vefatından 23 gün sonra Ġstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturmuĢtur. Bu arada Osmanlı ordularının desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân'ın 24. II. Bunun dıĢında II. fetihler ve zaferler devresi olmaktan ziyâde sulh ve mu'âhedeler devresi olmuĢtur. Ve câme-Ģûyların ve kan alıcıların kanların ve çirgâbların tarîk-i amma dökmekden men' edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. Daha evvel Karaman Eyâletinin PaĢa Sancağı olan Konya'da. uzun süre Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. II. Türk Hukuk Tarihi. na'l-band dükkânlarında aleflemelü olursa. Eğer zaruret olursa. 234. ġunu önemli ifâde edelim ki. II. Selim devrinde patlak veren hadiselerden birincisi Yemen Meselesi idi. Manisa'da ve Kütahya'da sancakbeyliği yapmıĢ ve 42 yaĢındayken PadiĢah olmuĢtu. Sokullu tarafından Yemen Serdârı olarak gönderilen Sinan PaĢa'nın gayretleri de eklenince. Ve yasak ede ki.6. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR) 90. c. hâricden ve hâli yerlere iletdüre. Fî Safer sene 946 (1539)" I» XI. diğer Osmanlı Sultânlarına benzemeyen ve hem dirayette ve hem ilim irfanda onların seviyesine çıkamayan bir Ģahsiyete sahiptir. 540-543. maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu vasfını bozdu. Ve mezbeleden ve sığırları tersinden ne olursa. Osmanlı Kanunnâmeleri. Yemen. 7.1571 tarihinde Moskova'yı alacak kadar Rusları periĢan ettiklerini burada kaydetmemiz gerekmektedir. VI. Sarı Selim diye de bilinen II. 1970.

Babasının zamanında getirilen ve gayr-i müslimlerce kullanılan hamr ithalat yasağını kaldırmıĢ ve gayr-i müslimler için de olsa meyhanelerin açılmasına tekrar ruhsat vermiĢtir. 11-ġah Sultân. Osmanlı tahtına oturan en ehliyetsiz insan olduğunda Ģüphe yoktur. ÇOCUKLARI: 1Sultân Murad III. 91. Meselenin özeti Ģudur: A) ġehzade Selim. Bu konudaki iddialar yanlıĢ ve iftiradır. Onun zamanında hizmet ifa eden Sadrazamlar arasında. Ġstanbul'da doğan ve Ġstanbul'da ölen ilk padiĢahtır. Tekrar önemle beyan ediyoruz ki. Atalarının kâbına ulaĢamayan ilk Osmanlı padiĢahıdır.Gevherhân Sultân. bütün bunlar gayr-i müslimler içindir. Bazı gayr-ı meĢru fiillere teĢebbüs ettiği mu'teber tarihçiler tarafından ifade olunmaktadır. 7-ġehzâde Cihangir. Lala Mustafa PaĢa ve Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı.Fatma Sultân90. sefahet ve cehalet gibi ana sebepler. Sarı Selim'lal madıgı ve t nunztn II. 6ġehzâde Mustafa.Ġsmihân Sultân. Ebüssuud gibi . ZEVCELERĠ: 1. Ancak bu. Nihâî. Maalesef. Kâsımî ve Nigâr gibi Ģâir ve ressamlar. Sarı Râmî. ( lere devri rçj razam I 575-597. Celâl Bey gibi musâhibler. 4-ġehzâde Ali. maalesef diğer Osmanlı PadiĢahları gibi müstakim bir hayat yaĢayamamıĢtır. 5-ġeh. Nitekim çok sevdiği Edirne'de Selimiye Camiini inĢâ ettirmiĢtir. Selim'in. Zira bütün devletleri yıkan istibdat (baskı idaresi). 12. Dahiler halkası onunla kesilmiĢ ve ancak arada sırada filizler verme dönemi baĢlamıĢtır. Dede Cöngi ZEVCV ÇOCUKU» Ali. devleti asıl yürüten insan diye bilinen Sokullu Mehmed PaĢa. manında: gayr-i mu önemle bı-man gençle™ bir yasağaj •)" girdiği c cehalet gW| nuni devlet ı istibdada i Koçi Bey v dır ki. Ancak hiç bir Osmanlı PadiĢahı zina fiilini iĢlememiĢtir. gençliğin ve çevresinin tesiriyle. Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptığı günlerde.* lerte C ArĢivi. Bu doğru mudur? ince. çevresine topladığı Sâmî. kendisine kadar gelen Osmanlı PadiĢahları arasında.' rının kâbına ula ancak arada sırada I ölen ilk pa Ģâir ve rts müzisyenler ve f deler ile > teĢebbüs PadiĢahı /:. 9-ġehzâde Osman. II. Murad'ın annesi ve Ġtalyan asıllı bir câriyedir. 8-ġehzâde Abdullah. Sokullu Mehmed PaĢa gibi dirayetli devlet adamları rüĢvet düĢmanına. Gülabi Bey ve Durak Çelebi gibi müzisyenler ve Mîrek çelebi ve Adanalı Tanburî ġehzade Mustafa Çelebiler gibi hanendeler ile eğlenceli ve Ģen Ģakrak bir hayatı tercih etmiĢtir. I KadınlanVı ĠSANLI |ı cülus BĠLĠNMEYEN OSMANLI 163 Dede Cöngî Efendi.Nurbânû Sultân. 10.sebîlillah bir PadiĢah yerine. 61569 ıması ıferler I ettiril. lah. Osmanlı Devleti'nin bir duraklama devrine girdiği doğrudur. ancak Kanuni devrinin ilim adamları cehalet düĢmanına. 3-ġehzâde Mehmed. Sarayından dıĢarıya çıkmayan ve sadece tenezzüh için Edirne ve benzeri yerlere giden bir PadiĢah anlayıĢı hâkim olmaya baĢlamıĢtır. YaratılıĢı itibariyle hâlim ve selimdi. Koca NiĢancı Celal-zâde Mustafa Çelebi ve Feridun Ahmed Bey'i ve ilim adamları arasında ise ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi. III. mütevekkil bir yapısı vardı.9-ġehzâdeC 91. Seltm'm oturan en tamamının A) ġehzade S ve çevresinin ı yaĢayamamıĢtır. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir. B) ĠĢte onun bu özellikleri sebebiyle. Ancak babası Müslüman gençlerin de kaçamak olarak bu yerlere gittiğini bildiğinden ve duyduğundan böyle bir yasağa gerek duymuĢtur. 2. hakkında söylenenlerin tamamının da doğru olduğu manasına alınmamalıdır. nr. Kınalı-zâde Ali Efendi ve Ġmam Muhammed Birgivî'yi zikredebiliriz. diğer devlet adamları meyânında Piyale PaĢa. rüĢvet. 5-ġehzâde Süleyman. Selim devrinde kendini göstermeye baĢlamıĢ.

D. Künh'ül-Ahbâr. sh. III. 1993. Murad bir cihetten de mutasavvıftır ve Fütûhât-ı Sıyâm ve Esrârnâme adlı iki tane tasavvufa dair eserleri de vardır. 585. bir kaç senedir ki. E. Selim'in sofuluk bahanesiyle. Öztuna.. sarayında münzevî bir hayat yaĢamıĢ. devlet kemâl-i kuvvette olmağla eseri ol zamanda duyulamayub. Murad devrinde vuku' bulan 91 Peçevî. UzunçarĢılı. sh. E. Solakzâde. nr. 7859. 40-42. Osmanlı Devleti'nin düĢmanı ve devlet adamı bir tarihçi olan Dimitri] Kantemir. Koçi Bey ve benzeri âlimler.. Osmanlı Tarihi. hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının O: kısımları Osmanlı hâkimiye devlet halinde bulunuyord XII. Moskova teslim alınmıĢ ve Yemen Osmanlı ülkesine ilhak edilmiĢtir. Murad zayıf iradeli ve muhtelif tesirler altında kalabilen bir Ģahsiyete sahipti.. Osmanlı tarihinde en fazla kadınla meĢru dairede yaĢayan padiĢah unvanını alabilir. c. Nitekim Koçi Bey Ģöyle demektedir: "Ma'lûm-ı hümâyûnları olduğu üzere. 21 sene kapalı bir hayat yaĢayan III. Tarih. bu kadına düĢkünlüğü gayr-i meĢru hayat yaĢıyor manasına alınmamalıdır.. c. c. M URA D DEVRĠ 92. sh. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. hakkında en çok dedikodu bulunan II. son zamanlarına doğru Cuma namazlarını dahi Saray Camiinde edâ etmeye baĢlamıĢtır. I. Yeni bir Ģey söylemiĢ olmak için okurlarına yaranmak isteyen bazı tarihçiler. babasının Saruhan Sancak Beğliği sırasında 5 Cemâziyel-evvel 953/4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa'nın Bozdağ Yaylağında dünyaya gelmiĢtir.SULTAN III.... Rüstem PaĢa'nın aldıklarının rüĢvet değil. sh. Fakat bütün bunlara karĢın. Tevârih-i Âl-i Osman. 250-263.. Kısım I. Âli.. 6877. Zatenj devrinde düzenlenen Kanunnâmeler de. X. sh. I.. Kadınlar Saltanatı. II.. MeĢru dairede kalmakla birlikte kadına düĢkün bir tabî'atı vardır. Yılmaz. sh.. elhak doğrudur. 34. nr. Murâd. Bütün bunlara rağmen. c..-15. Ģahsiyeti. 2162. V. III.. 455/b-504/a. c. sh.. Hemen belirtelim ki. 438-504. Tarih. Murad devri ile baĢlamıĢtır. sh. onun zamanında Kıbrıs fethedilmiĢ. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ġstanbul'a gelerek 28 yaĢında 1574 yılında tahta geçti. vrk.. Devletteki kadro yığılmaları ve bazı makamların ehliyetsiz kiĢilere devri ve benzeri hoĢ olmayan haller. Ahmed Refik. I.. Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlar. Zira aynı zamanda Ģair olan III. Selim'in ölüm haberi üzerine. silsile-i âliye-i Âl-i Osman PâdiĢâhlarından evvelâ vüs'at-i memleket ve kesret-i hazîne ve Ģevket cihetinden kemâl bulan merhum ve mağfur Sultân Süleyman Hân olub ve yine ihtilâl—i âleme bâ'is olan ahvâl dahi anların zamanında zuhur edüb.. Matbu Nüsha. Künh'ül-Ahbâr. Saray'ın gizli dairelerine çekildiğini söylerler. 438-439. 1562 tarihinde Manisa Sancak Beğliğine tayin edilmiĢ ve padiĢah oluncaya kadar bu vazifede kalmıĢtır. sh. Gerçek olan Ģudur ki. III. 95.. sh. Selim görünüĢte son derece dindar gözükürdü"91. 5. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. onun vefatından sonra devlet idaresi Valide Sultânların ve bazı menfaatperestlerin tesiriyle daima kötüye gitmiĢ ve Osmanlı Devleti'nin duraklaması tam manasıyla III.. c. II.kazayı elinde tutan büyük hukukçular istibdada kısmen sed teĢkil ettiklerinden. 179-206. Âli. eski gayretlerin devamı olarak. 165-168. c. 575-597. . Devletler ve Hanedanlar. 966/1558 tarihinde ġehzade Murad AkĢehir Sancak Beğliğine getirilmiĢ ve babasıyla amcasının taht mücadelesinde Konya Muhafızlığı görevini yürütmüĢtür. Es'ad Efendi. devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim a-damları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Selim II ile Hasekisi Nur-Bânû Sultânın oğulları olub. Defter. soytarılarla da eğlenmesini bilirdi... 164 BĠLĠNMEYEN OSMANLI gayet güzel anlaĢılmaktadır. zahir oldu". c.. beĢ vakit namazını da muntazaman yerine getirirdi. Ģehzadeler kavgasındaki rollerinden Ġnsan 90 Ġbn-i Kemal.. Peçevî. 163-167. BĠLĠNMEYEN OSMANLI. 1-42. Bu yüzden Sokullu Mehmed PaĢa'nın sadrazamlığı süresince iĢler iyi gitmiĢse de. Kantemir. D.. Selim ile ilgili Ģunları söylemektedir: "Âlimlerle konuĢup hoĢ vakit geçirmeyi çok sevdiği gibi.. bunların acı neticeleri fazlaca görülmemiĢtir. Babası II. Sadrazam Rüstem PaĢa'nın bunların baĢını çektiği. sırf Ģarap içmek ve baĢka dünya zevklerinden yararlanmak için.. Manisa Sancakbeyi bulunan oğlu Murad... Uluçay. yükselme hızının bütün bütün durmadığını i göstermektedir. sh.. I. Solakzâde. duraklamayı Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlatmıĢlardır ki. sh. Murad.. ihsan olduğu Ģeklindeki i-zahlar enteresandır.

125-126; Yazma Nüsha, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 455/b-456/a; Kantemir, c. I, sh. 263-264; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 205; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-41; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. VII, sh. 215-896; c. X, Koçi Bey Risalesi, md. 134. ¦¦'¦,-....-;-¦ --¦ ¦¦'.-. -.. ¦-PLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 165 luvk-l li ve l,wı laıır. lan l« Sili* hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının Osmanlı Hâkimiyetine Girmesi: Afrika kıtasının bütün kuzey kısımları Osmanlı hâkimiyetinde bulunmasına rağmen sadece Fas Sultanlığı müstakil bir devlet halinde bulunuyordu. Ancak son yıllarda Fas'ta taç ve taht kavgaları baĢ göstermiĢti. Fas Sultânı Mevlây Muhammed, Portekizlilerle iĢbirliğine baĢlamıĢ bulunuyordu. Buna karĢılık Fas tahtını ele geçiremeyen Abdülmelik, Osmanlılara sığınıp, kendisinin Fas Sultanlığına getirilmesini istemiĢti. Ġsteği kabul edilerek Cezayir Beylerbeyi Ramazan PaĢa'ya emir verildi. Fas ordusu mağlûp edilerek Abdülmelik, Fas Sultanlığına getirildi (1576). Bu tarihten sonra Fas'ta Osmanlı hâkimiyeti baĢladı. Bu sırada saltanat iddiasından vazgeçmeyen Mevlây Muhammed Portekizlilerden yardım istedi. Portekiz Kralı Sebastian 80 bin kiĢilik büyük bir kuvvetle Fas'a geldi. Ramazan PaĢa idaresinde Osmanlı ve Fas kuvvetleri 1578 yazında Portekizlileri Vadi's-sebil SavaĢı'nda fena halde bozguna uğrattılar. Kral Sebastian, muharebe meydanında öldü. Lehistan'daki Osmanlı Hâkimiyeti (1575): Lehistan Kralı Sigismund Ogüst ö-lünce, memleket taht kavgasına düĢmüĢtü. Avusturya ve Rusya kendilerinin gösterdikleri namzetlerin Leh Kralı olması için faaliyet gösteriyorlardı. Hattâ bu maksatla, Rusya kuvvet bile sokmaya kalkıĢtıysa da, Osmanlı kuvvetlerini karĢısında bulunca geri çekilmeye mecbur kaldı. Osmanlı Devleti için Lehistan çok ehemmiyetliydi. Bu yüzden diğer devletlerden daha atik davranıp, nüfuzunu kullanarak kendisine tâbi Erdel Beyi Bathory'yi Leh Krallığına seçtirdi (1575). Lehistan bundan sonra vergiye bağlandı ve 1578 yılına kadar Osmanlı himayesinde bir devlet olarak kaldı. Sokullu Mehmed PaĢa'nın Ölümü (1579): III. Murad'ın cülusundan sonra hükümet idaresinin baĢında yine Sokullu Mehmed PaĢa vardı. Ancak son zamanlarda saraydaki bazı Ģahısların tesiriyle Sokullu'ya olan itimad ve muhabbet azaldı ve hatta Sokullu'nun zevcesi Ġsmihan Sultân ve Valide Nurbânû Sultân olmasaydı belki de görevden azledilecekti. Üç padiĢah devrinde aralıksız sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed PaĢa, Osmanlı tarihinde ehemmiyetli yeri olan bir devlet adamıdır. Aslen Bosna'nın Sokkuloviçi köyünden alınmıĢ bir devĢirmedir. Zekâ ve kabiliyetiyle yükselmiĢ, kaptan-ı deryalık dâhil, devletin çeĢitli hizmetlerinde bulunmuĢtur. Bir savaĢ adamı olmaktan ziyâde, onun siyasi tarafının daha büyük olduğu görülür. Sultân III. Murad devrinde, Sokullu'nun eski nüfuzunun kalmadığı anlaĢılıyor. Ġran Harpleri ( 1578 = 1590): III. Murad, padiĢah olduğu zaman, Ġran Hükümdarı ġah Tahmasb, Tokmak Han idaresinde bir elçilik heyeti yollayarak tebriklerini ve hediyelerini sunmuĢtu. Elçilik heyeti Ġstanbul'da gayet iyi karĢılanmıĢtı. Fakat bir müddet sonra ġah Tahmasb'ın ölmesiyle Ġran'da taht kavgaları baĢladı. Bir ara Tahmasb'ın oğlu Ġsmail, Ģahlığı elde etti. Bunun zamanında Osmanlı-Ġran dostluğu bozuldu. Osmanlı Devleti Avrupa ile sulhlar yaparak Ġran ile meĢgul olmaya baĢladı. Çünkü ġah, Osmanlılarla süren barıĢı terk ederek, Doğudaki Kürtleri aleyhimize kıĢkırtıyordu. II. ġah Ġsmail de ölünce Ġran'da taht kavgalarının sürüp gitmesinden Osmanlılar istifade etmek istediler. Doğudaki valilerin de durumunu müsait görüp, Ġran'a saldırmanın vaktidir yollu haberler üzerine, Sultân III. Murad 1578 yılında Ġran'a harb açtı. O zaman Sokullu Mehmed Pasa daha sağdı ve Ġran savaĢına engel olmak istedi. Sokullu Mehmed PaĢa, Ġran'ın geniĢ bir ülke olduğunu, galip gelinse bile ġit olan halkının itaat altına alınamayacağını söylüyordu ki, bunda ne kadar haklı olduğu sonradan anlaĢıldı: PadiĢah, kendisi sefere gidecek karakterde bulunmadığından, ordunun baĢına Lala Mus166

BĠLĠNMEYEN OSMANLI tafa PaĢa'yı serdar tayin etti. Lala Mustafa PaĢa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere baĢlayan Lala Mustafa PaĢa, Tokmak Han idaresinde bir Ġran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karĢı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı yolladı. Osman PaĢa, Ġran kuvvetleriyle Çıldır'da karĢılaĢtı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa PaĢa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve ġirvan'a doğru ilerledi. ġirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. Ġran kuvvetleri Osman PaĢa üzerine taarruza geçtiierse de mağlûp olup çekildiler. Fakat Ġranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin Ġran lehine dönmeye baĢlaması üzerine Lala Mustafa PaĢa, azledilerek, yerine Koca Sinan PaĢa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle Ġran savaĢlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında MeĢ'ale SavaĢı denen savaĢta bir kere daha Ġranlıları yendi. MeĢ'ale SavaĢı'ndan sonra Ġranlılar, ġirvan bölgesini boĢaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad PaĢa, büyük kuvvetlerle Ġran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman PaĢa ile beraber Tebriz'i almayı baĢardılar. Osman PaĢa'nın vefatından sonra Ferhad PaĢa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad PaĢa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, Ġran'a saldırınca ġah Abbas, Osmanlılardan barıĢ istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad PaĢa AntlaĢmasına göre: Tebriz, ġirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karĢılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar Ġranlılara geçecektir. Yeniçeri ve Sipahi Ġsyanları: Ġran'la anlaĢma yapıldıktan sonra Ġstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulufe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaĢ) yüzünden çıkmıĢsa da, asıl sebebini devlet teĢkilâtının bozulmaya yüz tutmasında aramak daha doğru olacaktır. Ġlk defa III. Murad devrinde Yeniçeri Ocağına rast gele kimseler alınarak kanun bozuldu. Yine ilk defa rüĢvetle iĢ görülmeye baĢlandı. Askere ayarı düĢük akçeler verilmek istenince Yeniçeriler, isyan ederek saraya yürüdüler. Âsiler defterdarın baĢını istediler. Ġstekleri yerine getirilince büsbütün Ģımardılar. 1589 yılında meydana gelen bu olaya Beylerbeyi Vak'ası denmektedir. III. Murad devrinde 1593 yılında da sipahilerin isyanını görüyoruz. Ulufelerinin geri bırakılmasına kızan Sipahiler, saraya yürüyüp defterdarın kafasını istediler. Kendilerine nasihat etmek için gelenleri kovdular. Ġstanbul halkı da seyretmek için saraya dolmuĢtu. Halk dıĢarı çıkarılırken "Urun hâl..." diye bir ses duyuldu. Saray muhafızları bunu PadiĢahın emri sanarak âsilerin üzerine saldırdılar ve dört yüze yakın âsiyi öldürdüler. Diğerleri kaçarak kurtuldu. Yeni Bir Haçlı Ġttifakı Ve Nemçe (Avusturya) Harbleri (1593-1606): Bosna Beylerbeyi Telli Hasan PaĢa, Avusturya topraklarına 1593 yılında büyük bir akın harekâtına giriĢmiĢti. Avusturya valilerinin Osmanlı sınırlarına tecâvüzlerine karĢılık yapılan bu harekât, mağlûbiyetle neticelenmiĢ, komutanla birlikte çok Ģehid verilmiĢtir. Bu hadise Osmanlı-Nemçe harblerinin baĢlamasına sebep olmuĢtur. Nemçe savaĢına Sadrazam Dara" Kınm nal BĠLĠNMEYEN OSMANLI 167 Sinan PaĢa gönderilmiĢti. Budin Beylerbeyi imdada giderek Nemçe ordusuyla harbe girdi ve mağlub oldu. Nemçeliler çok sayıda Macaristan kalesini ele geçirdiler. 1594 yılı baharında da Estergon Kalesini muhasara altına aldılar; ancak muvaffak olamadılar. Kırım kuvvetlerinin yardıma gelmesine rağmen tam bu sırada Osmanlı Devleti'nin baĢına bir gaile daha çıktı: Osmanlı Devleti'ne tâbi olan Erdel, Eflak ve Boğdan Beyleri Papa'nın teĢvikiyle isyan edip Avusturya tarafına geçtiler. Tam bu sırada yani 1595 yılında PadiĢah III. Murad vefat eyledi. III. Murad'ın saltanatının sonuna doğru Osmanlı topraklan yaklaĢık 19.902.191 km2 idi. Buna Avrupa'da Polonya, Afrika'da Fas dâhildir. III. Murad zamanındaki sadrazamlar arasında, yılların sadrazamı Sokullu Mehmed PaĢa, Koca Sinan PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa ve Mesîh PaĢa'yı; diğer komutan ve devlet adamlarından Kaptanıderya Kılıç Ali PaĢa, Damad Ġbrahim PaĢa, Okçu-zâde Mehmed PaĢa ve Muallim-zâde NiĢanı Mahmûd Çelebi'yi; ġeyhülislâmlar arasında Hâmid Efendi,

Ma'lûl-zâde Mehmed Efendi, Müeyyed-zâde Abdülkadir Efendi, Bostan-zâde Mehmed Efendi ve Bayram-zâde Hacı Zekeriya Efendi'yi zikredebiliriz92. 93. Sultân III. Murad'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz. Bunlarda hakikat payı var mıdır? Osmanlı PadiĢahları içinde en çok cariyelerle münasebette bulunan (teserrî hakkını kullanan) ve en fazla çocuğu olan PadiĢah'dır. Biraz sonra sayacağımız tahmînen dört kadını dıĢında 40'a yakın haseki denilen gözdesi bulunduğu söylenmektedir. Çocuklarının sayısı 100'ü geçmektedir. Ancak bunlar bebekken veya küçük yaĢlarda öldüklerinden dolayı, ölümünde hayatta 19'u erkek ve 30'u kız olmak üzere 49 çocuğunun bulunduğu iddia edilmektedir. Maalesef 19 Ģehzadesi, Mehmed III PadiĢah olunca zayıf fetvalarla fitnenin defi için öldürüldü ve Ģehid sayıldıklarından cenaze namazlarını ġeyhülislâm Bostan-zâde Efendi kıldırdı. Önemle ifade edelim ki, III. Murad'ın 40'a yakın câriye ile yaĢaması, meĢru bir hakkın suiistimali veya ifrat sayılabilir. Ancak meĢru dairede kaldığı ve baĢkasının namusuna değil, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olduğu kesindir. Bunlardan aynı anda devamlı olarak hayat yaĢadığı 4 kadının olduğu ifade edilmektedir. III. Murad'ın bu hayatı yaĢamasında devlet iĢlerine karıĢan Safiye Sultân ile Valide Sultân Nurbânû'nun mühim rolü vardır. Kim, ne derse desin, Osmanlı PadiĢahları arasında her konuda en çok suiistimal yapan PadiĢah III. Murad ve oğlu III. Mehmed olmuĢtur. Buna rağmen, Farsça ve Arapça bir divan yazacak kadar âlim ve Ģair olan III. Murad, meĢru daire dıĢına çıkmamıĢtır. Bu hayatı yaĢamasında, cinsî hayatının da önceleri problemli olmasının tesiri bulunduğu ve neticede genç yaĢta, bu düzensiz hayatın etkisiyle vefat ettiği tarihçiler tarafından açıklanmaktadır. III. Murad'ın bu düzensiz hayatından istifade eden Valide Sultânlar ve hatta Kal92 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-163; Solakzâde, sh. 597-620; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-596/a; Kantemir, c. I, sh. 265-273; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 207-240; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, I, sh. 42-71, 114-115; Bekir Kütükoğlu, "Murad III", ĠA, sh. 615 vd.; BA, Kepeci, nr. 262, sh. 1 vd; Maliyeden Müdevver, nr. 563; Kunt, Metin, Sancaktan Eyâlete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerâsı ve Ġl Ġdaresi, Ġstanbul 1978, sh. 133 vd. ¦ - ¦- ¦¦•¦ - - ¦ ¦:.¦¦'•¦!•¦-¦.¦• -;¦,„,;„;.,, ¦,, ^^Hfti^^^^^^^ 168 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA falar bile, devlet idaresine karıĢır hale gelmiĢlerdir. ġöyle ki: Maalesef Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve hatta gerilemesinde en büyük rolü oynayan sebeplerden biri de, bir yüzyıla yakın, Kadın Efendilerin devlet iĢlerine karıĢmaları olmuĢtur. Özellikle Kanuni'nin karısı Hürrem Sultân, Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürüp baĢ kadınlığı ele geçirdikten sonra, bir zamanların Valide Sultânları gibi, haremin reisi haline gelmiĢ ve daha da ileri giderek devletin iĢlerine karıĢmıĢtır. ġehzade Mustafa'nın öldürülmesinde mühim rol oynamıĢtır denilirse, mesele daha iyi anlaĢılacaktır. Kanunî Sultân Süleyman'ın vefatından sonra PadiĢahların ordularının baĢına geçerek sefere gitmeyiĢlerinde ve Saraya kapanıp kalmalarında maalesef bu Ģekildeki Kadın Efendilerin mühim rolü olmuĢtur. III. Murad'ın baĢ kadını Safiye Sultan'ın ve bunu takip eden Kösem Sultan'ın hem baĢ Kadın Efendi ve hem de Valide Sultân sıfatlarıyla nasıl devleti idare etmeye kalkıĢtıkları, maalesef tarihin acı sayfalarında kötü örnekler olarak doludur. IV. Mehmed'i idare eden Turhan Sultân'dan sonra bu iĢin ortadan kalktığını söyleyebiliriz. III. Murad'ın annesi Nurbânû Sultân ile Safiye Sultân arasındaki çekiĢmeden istifâde eden Canfedâ Kalfa'nın bile, Nurbânû Sultan'ın yanında yer alarak III. Murad'a tesir ettiği ve hatta kardeĢi Ġbrahim'i liyâkati olmadığı halde Diyarbekir Beylerbeyliğine tayin ettirdiği nakledilmektedir. Kanunî Sultân Süleyman zamanından beri Harem'in dıĢiĢleriyle meĢgul olan ve Yahudi asıllı olduğu söylenen Esther Kira isimli Kalfa'nın da Sipahilerin isyanına sebep olduğu ve neticede çıkardığı fitne sebebiyle Sultân Ahmed Meydanında idam edildiği nakledilen acı olaylar arasında yer almaktadır. ZEVCELERĠ: 1- Safiye Valide Sultân (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile AyĢe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet iĢlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi. 2- ġems-i Ruhsâr Haseki; Rukıyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var. 3- ġâh-i Hûbân Haseki. 4-IMâz-perver Haseki. (MeĢru dairede beraber olduğu cariyelerin 4O'ı ve çocuklarının 100'ü aĢtığı söylenmektedir. Biz sadece bazılarını kaydetmekle yetindik.). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman. 2-

ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Cihangir. 4-ġehzâde Mahmûd. 5- Sultân Mehmed III. 6-ġehzâde Bâyezid. 7-ġehzâde Mustafa. 8-ġehzâde Abdullah. 9- AyĢe Sultân. 10- Fahri Sultân. 11- Fatma Sultân. 12- Mihriban Sultân. 13- Rukıyye Sultân. 14-ġehzâde Abdurrahman. III. Murad'ın babasından farkı, iki yönde kendini göstermektedir: Birincisi, babası kendi hayatını yaĢarken, devlet iĢlerini tamamen Sokullu Mehmed PaĢa gibi liyakatli devlet adamlarına bırakmıĢtı. III. Murad ise, hem Saray'da kendi hayatını yaĢıyor ve hem de devlet iĢlerini vasıflı devlet adamlarına bırakamıyordu. ĠĢte bu boĢluktan istifade eden Valide Sultân Nurbanu, Kadın efendi Safiye Sultân ve kalfa Canfedâ devlet iĢlerine de karıĢmaya baĢlamıĢlardı. Ġkincisi, babası II. Selim'in en azından gençliğinde de olsa gayr-i meĢru denebilecek bazı fiilleri iĢlediği söylenmektedir. Ancak III. Murad, babasından farklı olarak hem Arapça ve Farsça Ģiir yazacak kadar âlim ve hem de hayatında gayr-i meĢru hiç bir iĢ yapmayacak kadar da takva sahibi idi. Onun en büyük kusuru, meĢru daire içinde de kalsa, kadınlar konusundaki suiistimalidir93. 93 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-10; Solakzâde, sh. 597-600; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-500/a; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-44; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 43-46; Harem II, sh. 47-50, 145-147; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 99-134; Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, c. II, 170-173; Meselenin çarpıtılarak anlatılmasına misâl için bkz. Altında), Osmanlı'da Harem, 13-16. ;, ; 94. III. Murâı Ġslâm Hul Hayır edilen yandırarak beĢ I mahiyetinde değ diği de Ģüphelidiı yanmaktadır. III. Mehmed, bilir. Zira < makla ben tane erkekl günahsız biri Zira herhangi! safhasında de Bu kısa izi bir Ģeye da Bunlardan] "Nizâm-ı ı lemedikleri vakitli Ayrıca ülû'H Ģahsın fil-haklka f sonra refinden ( PadiĢahın kullana Dede Efeni (ettiğinin biz de f yapıldığını biz j diyoruz. istemly 95. III.) Buc Ma'rûf v dünyaya t ġam'dan .< Mısır'a döra dü ve 979/l| larınahızv 94 Sol*Ġ Efendi, SiyS PASLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI T69 irine 94. III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri, Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi? ibi, ĠSefeâHayır edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve siyâseten kati esasına dayandırarak beĢ kardeĢini idama mahkûm ettirmiĢtir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten kati kategorisine girdiği de Ģüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüĢe dayanmaktadır. III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve Ģer'î hükümlere aykırı davranandır denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, siyâseten kati müessesesinin suiistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira 19 tane erkek kardeĢini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (ġehzade Mahmûd), günahsız bir Ģekilde idam ettirmiĢtir. Bunun Ģer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir. Bu kısa izahtan sonra, Ģu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar hiç bir Ģeye dayanmadan mı bu fiili iĢlemiĢlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı Ġslâm Hukukçularının Ģu fetvalarıdır: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teĢvik edenler, bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi, kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerir ve müttehem olması da Ģart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının

yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kullan ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir diyoruz. Bu meseleyi bütün yönleriyle daha evvel izah ettiğimizden tekrara girmek istemiyoruz. Ancak o sorunun cevabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz94. 95. III. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasad-hânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldığı doğru mudur? Bu olayı ayrıntılarıyla anlatmakta yarar vardır. Asıl adı Takıyyuddin Mehmed bin Ma'rûf ve unvanı da er-Râsıd yani astronom olan Takıyyuddin, 1521 yılında ġam'da dünyaya gelmiĢtir. Babası da Mısır'ın ileri gelen âlimlerinden olan Takıyyuddin, Mısır ve ġam'dan sonra Ġstanbul'a gelerek meĢhur hocaların yanında ilmini tamamladı. Tekrar Mısır'a döndü ve astronomi dersleri de aldı. II. Selim zamanında tekrar Ġstanbul'a döndü ve 979/1571 yılında MüneccimbaĢılığa yükseltilerek Ġstanbul'da astronomi çalıĢmalarına hız verdi. Takıyyuddin, astronomik hesaplarda esas alınan eski Uluğ Bey Zîc'inin 94 Solak-zâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, KardeĢ Katli, sh. 98-105. 170 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN1, i tamamen eskidiğini ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini devlet ricaline anlatmaya çalıĢtı. ġeyhülislâm Hoca Sa'deddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve Ġstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde yani Ģu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında Ġstanbul Rasadhânesini kurdu. III. Murad'ın talimatıyla bu Rasadhânenin bütün masrafları devlet hazinesinden karĢılandı ve bunun için 10.000 altın harcandı. Kendisine de 3.000 altınlık bir ze'âmet verildi. Burası kuruluncaya kadar, Galata Kulesinde çalıĢmalarına devam etti. KuruluĢ tarihi 987/1579'dır. MüneccimbaĢı Takıyyuddin Efendi bu konuda bir ilke imza basıyordu. Zira Avrupa'da Danimarka Kralı II. Frederick'in teĢvikleriyle Tycho-Brahe'nin kurduğu rasadhâne ancak 1585 tarihinde tamamlanmıĢtı. Osmanlı Devleti 10 yıla yakın bir zaman önde gidiyordu. Takıyyuddin, bu sahada 20'ye yakın eser verdi ve çalıĢmaları engellenmek istese de, 1585 yılında vefat edinceye kadar araĢtırmalarını aralıksız sürdürdü. 1577-1580 yılları arasında Hoca Sa'deddin'den sonra ġeyhülislâmlık makamına o-turan Kâdî-zâde Ahmed ġemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. PadiĢahın bir çok fermanlarını Ģer' -i Ģerife aykırıdır diyerek reddetti. Yargı mensuplarını protokolde Beylerbeyilerin önüne geçirmek için elinden geleni yaptı. Ancak bazı meselelerde, Ģahsî anlaĢmazlıkların da etkisiyle, "astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalıĢmanın devlete uğursuzluk getireceği" gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inĢa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. ġeyhülislâmın ilamına uyan PadiĢah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali PaĢa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve Ġstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak ġeyhülislâmın karĢı çıktığı husus, müneccimlik yaparak geleceğe ait haberler vermektir. Bu konuyu Osmanlı Dev-leti'nin aleyhine kullanmaya çalıĢan yazarlar, baĢka meselelerde, müneccimliğe Ģiddetle karĢı çıkarlarken, burada farklı bir yaklaĢım sergilemektedirler. Çifte standartlı davranmamak gerektir. Ayrıca bu mesele, ġeyhülislâm ile diğer makamlar arasında bir çekememezlik konusu da olabilir. Sonradan Kâdîzâdelerin, aĢırı fikir ve tutumları sebebiyle, Osmanlı tarihinde soğuk bir taassup rüzgarının esmesine yol açtıklarını biliyoruz. ġeyhülislâm Kâdî-zâde'yi aynı kefeye koymak mümkün olmasa dahi, Kâdî-zâdeler ve benzeri soğuk taassup sahipleri için Kâtip Çelebi son noktayı koymaktadır ve biz de sonuna kadar bu görüĢün yanındayız: "Müslümanların sultânı bu makule soğuk taassup sahiplerini, kim olursa olsun, tedip etmesi dinî görevleri arasındadır. Çünkü seiefde bu çeĢit muta'aassıplar yüzünden çok fesadlar meydana gelmiĢtir. Gerek Halvetî ve gerek Kâdî-zâdeli bazı ahmakların görünürdeki salâhlarına bakılmayıp bunlara fırsat verilmeye. Nizâm-ı âlem ancak ve ancak halk haddinden tecâvüz etmemekle mümkündür".

Mahallî ve belli Ģahısların zihniyetine ait olan hatalar tamim edilmemelidir. Bu olayın Osmanlı'da ilmi geri bıraktığı doğrudur; ancak bunun Osmanlı Devleti'nde genel bir zihniyet olduğu doğru değildir. Çünkü ta Fâtih devrinden beri konu ile ilgili çalıĢmalar tarihçiler tarafından çok iyi bilinmektedir95. 95 Takıyyuddin, Cedâvil-i Rasadiye, Ġstanbul Rasathanesi kütp. nr. 378; Âlât'ür-Rasadiyye li Zîc-i ġehinĢâhiyye, ĠÜ. Ty. nr. 1993; Nevl-zâde Atâî, Hadâık, ġakâik Zeyli, c.II, sh. 286-287; Kâtip Çelebi, Mizan'-ül-Hakk, Ġstanbul 1286, sh. 122-123; Döğen, ġaban, Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi I-II, Ġstanbul 1992, c. II, sh. 633-643; Ünver, Süheyl, Ġstanbul Rasadhânesi, Ankara 1969; Meselenin çarpıtılması örneği için bkz. Yılmaz, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, sh. 82-90. 96. Sokullu Mek yaptığı ( Bosna'nın] devĢirmedir. Oğullarından j devĢirilerek Edlr hizmetiyle En rikâbdârlık, ı daha sonra < beyliği; Ġran s II. Selimin kızıl PaĢa'nın \ yıl II. Selimi müĢtür. Kanuni i tam bir basiret J kamındadır. PaĢa ve I III. Murad'ın i kullanamaz Ġl ve yakınları, Ġl Murad bütün-S Sokullu, I nak taraflı Peçevf, i çıktığı güm olmadığım i sahibi olan j diği nakl doğru olu Tl yönleri nacaktır, II vermesi} hissesi 1 sonra 9 Sadâretti Mekke'de takva lı idare e »OSMANLI "alıĢı çekti ıduMi.ıyıd bu ı10.000 Bit kadar, | Zira Avru-^tasadhâne ı önde gellenmek mına o-LPadiĢa-ıı proto-erde, kistik-Ģ#, III. i, ġey1i çıktığı iı DevBĠLĠNMEYEN OSMANLI 171 |'.!iz de t. Gerek 96. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur? Bosna'nın ViĢegard Kazasına bağlı Rudo Nahiyesinin Sokkuloviçi köyünden bir devĢirmedir. Sırp olması kuvvetle muhtemeldir. Sokullu Beğ neslinden yani ġahin Oğullarından gelmektedir. 1512 yılında dünyaya gelen Sokullu, YeĢilce Bey tarafından devĢirilerek Edirne Sarayı'na getirilmiĢtir. Oradan Ġstanbul'a nakledilmiĢ ve Küçük Oda hizmetiyle Enderun'a alınmıĢtır. Sırasıyla Hazine Odası ve Hasoda'ya alınan ve de rikâbdârlık, çuhadarlık ve silâhdarlık gibi Saray içi görevlere getirilen Sokullu Mehmed, daha sonra dıĢarı çıkarak ÇaĢnigirbaĢılık, Kapıcılar Kethüdalığı, 1550'de Rumeli Beylerbeyliği; Ġran seferindeki baĢarısı sebebiyle vezirlik makamına yükselmiĢtir. 1561 yılında II. Selim'in kızı Ġsmihan Sultân ile evlenen Sokullu, 1564 yılında II. Vezir ve Semiz Ali PaĢa'nın vefatından sonra da vezir-i azam olmuĢtur. Ġki sene Kanuni devrinde, sekiz yıl II. Selim zamanında ve 6 yıl da III. Murad zamanında bu görevi sürdürmüĢtür. Kanuni Sultân Süleyman'ın vefatı sırasında 40 gün kadar ölüm haberini gizleyerek tam bir basiret örneği haline gelen Sokullu, II. Selim zamanında manen PadiĢah ma-kamındadır. Sultân Murad'ın hocası Hoca Sa'deddin Efendi, musahibi ġemsi Ahmed PaĢa ve kethüdası Canfedâ Kadın ve benzeri kiĢilerin aleyhteki gayretleri neticesinde, III. Murad'ın nazarından düĢmüĢtür. Her ne kadar azledilmese de, fiilen yetkilerini kullanamaz hale gelmiĢtir. NiĢancı Feridun Bey baĢta olmak üzere en yakın arkadaĢları ve yakınları, kendisine sorulmadan görevden uzaklaĢtırılmıĢtır. Âdil bir PadiĢah olan III. Murad bütün tahriklere rağmen, Sokullu'ya zarar vermemekte direnmiĢtir. Ancak Sokullu, Kabasakal tarafındaki Sarayında Ġkindi Divanı halindeyken, meczup bir BoĢnak tarafından hançerle yaralanmıĢ ve 1579 yılında vefat etmiĢtir.

Peçevî, bizzat Tiryaki Hasan PaĢa'dan dinlediğini söyleyerek, III. Murad'ın tahta çıktığı günden beri Sokullu'yu sevmediğini ifade etmekteyse de, onun ölümünde dahli olmadığını da ilave etmektedir. Her gece teheccüd namazını kaçırmayacak kadar takva sahibi olan Sokullu Mehmed PaĢa'nın, vefatından kısa bir zaman evvel, Ģahadetini istediği nakledilmektedir. III. Murad'ın bu katil olayında dahli bulunduğu Ģeklindeki iddialar doğru olmasa gerektir. Bu görüĢü destekleyecek ciddi bir kaynak mevcut değildir. Tavîl yani Uzun Mehmed PaĢa diye de bilinen Sokullu'nun elbette ki iyi ve kötü yönleri olacak ve 14 yıllık sadrazamlığı döneminde tenkit edilebilecek tasarrufları bulunacaktır. Nitekim yakınlarını ve dostlarını fazlaca tutması ve makamları öncelikle onlara vermesi Ģeklindeki tenkit bunlardan biridir. Ayrıca Ġnebahtı felâketinde önemli derecede hissesi bulunmaktadır. Onun babasının bir papaz olması ise, Müslüman olduktan sonra ifa ettiği hizmetler karĢısında Ġslâmiyet açısından hiç bir önem arz etmemektedir. Sadâreti zamanında himaye ettiği Ġslâm âlimleri, inĢâ ettirdiği cami ve medreseler ve Mekke'de tesis ettiği hayır vakıfları ve en önemlisi de ömrünün sonuna kadar tam bir takva hayatı yaĢaması, bu tür iddiaların kasıtlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sokullu'nun müsbet yönleri arasında II. Selim ve III. Murad gibi atalarına asla benzemeyen iki zayıf PadiĢah zamanında, devleti dirayetle ve büyük bir tecrübe ile idare etmesi baĢta gelmektedir. Ayrıca Don ve Volga nehirlerinin birleĢtirilmesi ile so172 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN i nuçsuz kalan SüveyĢ Kanalı projesi de Sokullu'ya ait önemli ve ileriyi gördüğünün delili olan fikirlerindendir. Bu özellikleri sebebiyle Hammer ve onu takip eden bazı tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin duraklama ve hatta gerileme devrini, Sokullu'nun vefatı ile baĢlat-salar da, bunu aynıyla kabul etmek çok zordur. Sokullu'nun tenkit edilebilecek olan yönlerinin baĢında, 14 yıllık sadrazamlığı döneminde asla serdâr olarak ordunun baĢında sefere gitmemesi ve PadiĢahları da bu noktada teĢvik etmemesidir. Bu yüzden statükocu, hatta müstebid ve makamını korumakta hırslı bir devlet adamı olarak vasıflandıranlar olmuĢtur. II. Selim'in tahta çıkıĢında yeniçerilerin isyanına sebep olan tavırları ve III. Murad'ın tahta çıkıĢında gösterdiği temellük yani yapmacık tavırlar, onun değerini kısmen düĢürmüĢ olsa bile, bazı araĢtırmacıların onun hakkında söyledikleri Ģeyler kanaatimize göre doğru değildir96. XIII- SULTÂN III. MEHMED DEVRĠ 97. Sultân III. Mehmed, aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin tıkıĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mehmed, II. Murad'ın Safiye Sultân'dan 1566'da dünyaya gelen oğludur. Babasının vefatı üzerine sancak beyliğinden Osmanlı PadiĢahlığı tahtına oturan son Ģehzade olarak 1595'de Manisa'dan gelerek Ġstanbul'da cülus etti. Her padiĢah döneminde olduğu gibi, son zamanlarda âdet haline gelen yeniçerilerin baĢ kaldırmaları ve bahĢiĢ talebi kavgaları bunda da meydana geldi. Ferhad PaĢa'nın gayretleriyle zorbalar bastırıldı. Ancak Avusturya seferi uzayıp gidiyordu. Sadrazam Sinan PaĢa, Eflak üzerine yürüdü; BükreĢ'i aldı; ancak Yergöğü'nde dehĢetli bir mağlûbiyet tattı. PadiĢah Hocası Hoca Sa'deddin Efendi, Sinan PaĢa'nın fikrine katılarak PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu ediyordu. Bu arada vefat eden Sinan PaĢa'nın yerine Damad Ġbrahim PaĢa veziriazam olmuĢtu. Nihayet Yeniçerilerin de teĢvikiyle 21 Haziran 1596/24 ġevval 1004'de PadiĢah sefere çıkmak üzere hareket etti. Eğri Kalesi kuĢatılıp feth olundu ve bu sebeple III. Mehmed Eğri Fâtihi olarak anıldı. Daha sonra Macarların KereĢteĢ dedikleri Haçova'da zor da olsa büyük bir zafer kazanıldı. Bunda Hoca Sa'deddin'in büyük bir rolü vardı. Harpten dönen PadiĢah, Hoca Sa'deddin ve çevresindeki insanların tesiriyle Cığala-zâde'yi sadrazamlığa getirdi. Ancak hem Kırım Han'ı Gâzî Giray'ı azledip Kırım'da fitne çıkarmasıyla ve hem de muharebe gününün ertesi günü askeri yoklatarak dâhilde ihtilâfların ve isyanların baĢ göstermesine vesile olmasıyla fayda yerine zarar getirdi. Gerçekten Cağaloğlu Sinan PaĢa'nın bu hareketleri neticesinde Anadolu'da Celâlî denilen eĢkıya isyanları memleketi kasıp kavurmaya baĢladı. 1008/1599 yılında Damad Ġbrahim PaĢa yeniden Sadrazamlığa getirildi. 96 Peçevî, c. I, sh. 24-28; Solakzâde, sh. 572 vd; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 552; c. III, Kısım I, sh. 49-54; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, 388-389; Abdurrahman ġeref, "Sokullu Mehmed

PaĢa'nın Evâil-i Ahvali ve Ailesi Hakkında Bazı Malumat", TOEM, nr. 29, sh. 257-265; Ġnalcık, Halil, "Osmanlı-Rus Rekabetinin MenĢei ve Don-Volga Kanalı TeĢebbüsü (1569)", Belleten, c. XII, sayı 46(1948), sh. 349-402; Ahmed Refik, "Bahr-ı Hazar- Karadeniz Kanalı ve Ejderhan Seferi", TOEM, nr. 43, sh. 1-14; Yılmaz, Mevlüt Uluğtekin, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, 53-75; Bu eserde Sokullu'nun Türk olmaması esas alınarak, tarihçilerin verdiği bilgilerin kırınıtıları değerlenidlrlerek ve de abartılarak Sokullu, Türk ve Osmanlı düĢmanı bir ajan gibi gösterilmiĢtir ki, bu Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan farklı bir bakıĢ tarzının örneğidir. Nemçe Harbi I pa'da mühim] Bütün t harb Ġlan ettM Ģıklıklar ve I Mahmûd'un I baĢarılı s III. Fıtraten zayıf j kalıyordu. I padiĢahları arada, Mahmûd'udaK hatta gerilen» ı tin merkez t de görülen j lerdir. TaĢra \ merkeze I memurlarına ı yanların teyll emrin I Osmanlı [ Osmanlı 0 nunnameiervel da mazıiımlmj Adalet KöĢküd önlemek ü III.» ancak I sac be-Ha-zade ^ zikri ZEV( zaasıilıtı Selim a dugus BĠLĠNMEYEN OSMANLI ıçiler, jco-vî bu L'is Ġve Nemçe Harbi sürüp giderken Tiryaki Hasan PaĢa ve Kuyucu Murad PaĢa, Avrupa'da mühim zaferlere imza basıyorlardı. Uyvar üzerine gidilmesi de bu tarihlerde oldu. Bütün bu zorluklar içinde bir de Ġran ġahı andlaĢmayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ne harb ilan etti. Anadolu'yu Celâlî isyanları kasıp kavuruyordu. Osmanlı Devleti bu karıĢıklıklar ve ihtilâller içinde iken III. Mehmed 1603'de dünyaya gözlerini yumdu. Oğlu Mahmûd'un katli, Celâlî isyanları ve bunları tahrik eden Safeviler karĢısında ordunun baĢarılı sonuçlar alamaması, III. Mehmed'in ölümüne sebep olan en önemli olaylardı. III. Mehmed, sancağa çıkan ve oradan padiĢahlığa gelen son Osmanoğludur. Fıtraten zayıf iradeli ve saf idi. Vehhâmdı. Anası Safiye Sultân'm müthiĢ tesiri altında kalıyordu. Babası gibi III. Mehmed de, kardeĢ katli meselesini en çok suiistimal eden padiĢahlardan biriydi. 19 kardeĢini, aldığı zayıf fetvalara dayanarak idam ettirdi. Bu arada, baĢkalarıyla ittifak ettiği ve yazıĢmalarda bulunduğu jurnallenen oğlu ġehzade Mahmûd'u da idam ettirdi; sonra da jurnalleyen insanların hayatına son verdi. III. Murad devrinde de babasının zamanında olduğu gibi, devamlı bir duraklama ve hatta gerileme alâmetleri kendini göstermektedir. Düzenli kanunnameler yerine, devletin merkez teĢkilâtında ve özellikle ülü'l-emrin temelini teĢkil eden PadiĢah ve vezirlerde görülen Ģerv-i Ģerife muhalif halleri siyâsetnâmeler ile âlimler ikaz ve irĢâd eylemiĢlerdir. TaĢra teĢkilâtında meydana gelen zulümleri ve haksızlıkları ise, ya yerli âlimler merkeze bildirmiĢler veya halkın tazallüm ve Ģikâyeti üzerine merkez teĢkilâtı taĢra memurlarına adalete rPâyet etmeleri için emirnameler göndermiĢlerdir. ĠĢte Celâlî isyanlarının ortaya çıkıĢ sebebi de budur. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil eden görevlilerin, re%ayaya karĢı bu otoriteyi kötüye kullanmaları ve kanun, hak ve adalete aykırı davranmaları halinde, ülü'l-emrin hakkı ve kanunu hatırlatıcı mâhiyette düzenlediği hukukî düzenlemelerine denir. Osmanlı Devleti'nde padiĢahın hükmü tarzında kendisini göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nde, mezâlim divanının yerini Divan-ı Hümâyûn aldığı gibi, kanunnameler ve tezkire'lerin yerini de adâletnâmeler almıĢtır. Yani Divan-ı Hümâyûnda mazlumların Ģikâyeti bizzat

III. Belgeler. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün. Ġkinci safha ise.Haseki. c. Solak-zâde. Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiĢtir. c.. Zamanındaki sadrazamlar arasında Koca Sinan PaĢa. ġeyhülislâm Bostan-zâde Mehmed Efendi. Osmanlı Devleti'nin hukukî. Uluçay. Baba Zünnun. Osmanlı Devleti'nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıĢtır. Hadım Hüseyin PaĢa. ZEVCELERĠ: 1. Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı BektaĢ-ı Veli'nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. bir mezhep mücadelesi tarzında baĢlayan ve daha ziyade Ġran'ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti'ne fırsat buldukça isyan eden ġi'î Türkmenlerin hareketleridir. Celâlî isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir? 9Celâlî. Osmanlı Tarihi. Adlî mahlasıyla Ģiirler yazan. Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada. hiç kimsenin beğenmediği Cığala-zâde (Cağaloğlu) Sinan PaĢa ve Ġbrahim PaĢa'yı. I. Domuzoğlan. zulümlerin ve rüĢvetin artması üzerine. I. sosyal ve iktisadî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teĢkilâtında kayırmaların. sh. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince. ġehzade Mahmûd annesi. Divan görüĢmelerini Kasr-ı Adalet veya Adalet KöĢkü denilen yerde dinleyen PadiĢah tarafından. 1ġehzâde Sultân Selim Hân. E. 5-ġehzâde Mustafa. 4. Kısım I. sh. celâliği. 47. hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlıĢlıkların ve zulümlerin yaĢanmasına sebep olmuĢtur. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok'da 1519 yılında isyan eden KızılbaĢ ġeyh Celâlin isyanı üzerine. ĠĢte bu noktada devletin idaresinden hoĢlanmayan gruplar. daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiĢtir. Devletler ve Hanedanlar. 163-280. Mustafa validesi. 2768. laraı . 2. sh. devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. ġehzade Selim annesi. Ahmed'in annesi. 2-ġehzâde Sultân Cihangir Hân. II. Ferhad PaĢa. artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil. Halil. bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teĢkil eden mezhep mücadelesinin birleĢmesi safhasıdır. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519'da Yavuz tarafından bastırılan ġeyh Celâl isyanı ile. Bu manada en önemli isyan II. 176-177. 98. bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkıĢ yolu aramıĢlar ve devlete baĢ kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya baĢlamıĢlardır. Bu kontrolün kaybı. O halde. 1830. Bunlara Alevî veya KızılbaĢ isyanları da denmektedir. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi.Haseki. II. D. UzunçarĢılı. sh. 3-ġehzâde Mahmûd Hân. 7174 BĠLĠNMEYEN OSMANLI AyĢe Sultân97. ġehzade Bâyezid'in durumu ise. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında baĢlayan ġahkulu isyanı idi. Tayyib. 4-ġehzâde Ahmed. M.Hândan Valide Sultân. Bu ikisi baĢlayınca. ĠA. âlimler arasında Hasan Çan'ın oğlu Hoca Sa'deddin. artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiĢ oldu. 254-255. ÇOCUKLARI: (Ġsimleri bilinmeyen beĢ altı tane daha çocuğunun bulunduğu söylenmektedir). Adâletnâmeler. c. "Mehmed III". Ġnalcık. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Valide Sultân.dinlendiği gibi. Sertoğlu. c. c. Biraz evvel gördüğümüz gibi. Kantemir. 73-115. 6. Osmanlı Tarih Lügati. Öztuna. Safevi Devleti'nin himayesinde. geniĢ anlamda. 3. Abaza asıllı ve I. baskıların. Hoca-zâde Mehmed Efendi ve Ģeyhlerden ġeyh Muhyiddin Efendi ile ġeyh ġemseddin Sivâsî'yi zikretmeliyiz. 1-2. sh. Ġran ġahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüĢtü. 275-277.Hatice Sultân. 620-682. meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmeziiklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. III. ancak Osmanlı padiĢahları arasında en çok takva sahibi olanlardandır. sh. nr. Celâl'e mensup demektir. sh. nazik ruhlu ve zayıf iradeli bir padiĢah. Gökbilgin. mahallî idarecilere Ģikâyetleri önlemek üzere adâletnâmeler de gönderilmiĢtir. 49 vd. Bu sebeplerden bazılarını Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Osmanlı Devleti'ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların 97 Peçevî. Kanuni'nin zamanında da ġehzade Mustafa'nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler. Mehmed.

savaĢlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir. idarî. Ġsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla. Karayazıcı. bunların yanında vatandaĢın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması. Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. Osmanlı Devleti'nin beyni olan Anadolu. devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiĢtir. 2) Osmanlı iktisadî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi. vatandaĢ devletinden her geçen gün soğumuĢtur. Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. Canboladoğlu Ali PaĢa Ġsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi. teĢkilâtın baĢına oğlu Deli Hasan geçmiĢtir. Avusturya ve Ġran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karĢı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaĢını bu asilere karĢı koru-yamıyordu. Urfa civarını yağmalamıĢ (1596). halkı bıktırmıĢ ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuĢtur. babasının isyanını devam ettirerek Bağdad'ı teslim almıĢtır (1607). III.'¦ = ¦ Karayazıcı Ġsyanı: III. sosyal.¦. hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmiĢti98. Urfa'yı zapteden Karayazıcı. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti'ni periĢan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım: •¦' '. Bu yüzden yeniçeri isyanları da baĢlamıĢtır. . Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk. Hâlim ġah adıyla fermanlar bile göndermiĢtir. 99. Sokullu-zâde Hasan PaĢa'nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın yanlıĢ siyâsetinden rahatsız olan 30. Dedesi Canbolad Bey. Zira devlet görevlileri. Daha sonra Kuyucu Murad PaĢa bunu sindirmekte muvaffak olmuĢtur. Ancak oğlu Mustafa. tarihçiler tarafından. Tavîl Ahmed Ġsyanı: Sekbanlıktan yetiĢme olan Tavîl Ahmed de. Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaĢları sırasında ilk büyük Celâl? isyanını baĢlatan Karayazıcı Abdülhâlim. eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya baĢlamıĢlardır.99. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın kardeĢi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin PaĢa'yı idam etmesiyle birlikte. 4) Ġlmiye sınıfının bozulması ve devlet iĢlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi. bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle. Adına hutbe okutup para bastırdı. Murad devri Osmanlı Devleti'nde enflasyonun yaĢandığı ilk dönemdir. Sil BĠLĠNMEYEN OSMANLI 175 birinci sebebidir. Deli Hasan. Kısaca Celâlî isyanları. Sadrazam YemiĢçi Hasan PaĢa'nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiĢtir (1603). Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir. 1608 yılına kadar Anadolu'da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaĢandı ve halk periĢan oldu. Bu arada bir ateĢli silah olarak tüfeğin Anadolu'da bol miktarda bulunması da. Ahmed. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız? III. Yani Celâlîler. 3) Osmanlı Devleti'nin savaĢlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. III. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad PaĢa tarafından bastırıldı. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaĢmak için baĢvurulan rüĢvet yolu. Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti.000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıĢtır.:. 1605 yılında çevresine topladığı eĢkıya ile Gezdehan Ali PaĢa ve Nasuh PaĢa komutasındaki Osmanlı 176 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiĢtir. insanları isyana teĢvik ediyordu. Devlet hayatında yanlıĢ uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da. Buna çok üzülen I. celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir baĢka Celâli grubuna karıĢıyordu. adaleti arka plana itince ve re'âyâya ağır vergiler salmaya baĢlayınca. -. baĢa çıkamadığı Tavil Ahmed'i ġehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuĢtur. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaĢları. maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların baĢlarına geçebiliyorlardı. aslında Osmanlı Devleti'nde sekbanbaĢılık ve subaĢlık gibi görevlerde bulunan ve eĢkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaĢı olarak tayin edilen bir Ģahıstır.:.

bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baĢ kaldıran Dürzi eĢkıyalardır. III. Süleymaniye kütp. 1) Murad PaĢa'nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî. Osmanlı padiĢahının fermanıyla aĢağıdaki baĢarılara imza atmıĢtır. 83-87. Canbolad Oğlu'nun Ġstanbul'a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiĢtir. Konya'daki Saraçoğlu Ahmed'dir ve çevresine 30. Bunu Silifke ve Adana'yı iĢgal eden CemĢid ve Mush ÇavuĢ eĢkıyalarını temizlemek takip etmiĢtir. 303-316. 2236. ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30. 1604'de isyan etmiĢ ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıĢtı. 213-220. c. Kovalamacalar sonunda Murad PaĢa. Esad Efendi. c. 236-238. sh. sancak beği ve ardından Diyarbekir. VIII. Murad devrinde Anadolu'da baĢlayan Celâlî isyanları. 252. c. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında 93 Peçevî. Kuyucu Murad PaĢa. Anadolu'daki eĢkıyayı katletmiĢ ve katlettiği eĢkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıĢtır. 1608 yılında Göksün taraflarında Kalenderoğlu ile karĢı karĢıya gelmiĢ ve kuvvetlerini . 1-22. "Bu ol vezir-i azamdır ki. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuĢtur. c. TDVĠA. 335: Nâimâ Mustafa Efendi. Ġ Ġ MANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 177 pçtomaluĢtur. II. ĠĢte Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok AndlaĢmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine. Bu bozgun Ege'deki bir çok Ģehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuĢtur. c. p(1607). sh. Kısım I. I.000 kiĢi toplayacağını söyleyen bu eĢkıya hemen idam edilmiĢtir. kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu Ģahıs. 90 yaĢına kadar istikametli bir hayat yaĢamıĢ ve PadiĢah'ın Baba iltifatına mazhar olmuĢlardır. III. Ġstanbul 1280. bu büyük devlet adamını. sh. sh. Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir? Peçevî. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuĢulmaktadır? Bilindiği gibi. 204-205. nr. sh. Üzerine yürüyen Murad PaĢa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiĢ. c. sırasıyla kethüda. 223-225. UzunçarĢılı. 26-39. Memâlik-i Âl-i Osman'ı eĢkıyadan temizlemiĢdir ve 500 yıl önce ġeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona iĢaret ile kitabına yazmıĢtır" Ģeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. 2) Ġkinci önemli iĢi. 99-113. 281-284. sh. Anadolu yakılıp kavrulmaya baĢlamıĢtır. c. Müctebâ. V. Mehmed devrinde artarak devam etmiĢ ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu'nun isyanı ile.100. 3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed'e gelince. 252-257. II. III. Ahvâl-i Celâliyân. "Celâlî Ġsyanları". t Dedesi Ġûijala. Osmanlı Tarihi.000 kiĢilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıĢtır (1607). Ravzatu'l-Hüseyn fi Hulâsatı Ahbârı'l-Hâfikeyn (Tarih-i Naima) I-VI. III.siyle lı tertip |iı 1607 ta seli seHl I »tabî) Ġskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad PaĢa. Ġlgürel. aslında eski bir çavuĢ. Aslen Hırvat olan bu devlet adamı. Ġstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramıĢ ve komutanları öldürülmüĢtür. Bu olay Ġstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıĢtır.

Mehmed'in. Clement'in ajanı olduğunu. Ġkincisi. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle. 101. Daha sonra Yeniçeri ağalığı. Bunlar doğru mudur? Cigala. uzak durdun" gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir. Kuyucu Murad PaĢa'nın üç sene süren bu eĢkıya temizleme hareketi sırasında. Ancak 45 gün süren bu görev. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen. Cigala-zâde'nin. bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. sh.dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı Ġran'a sığınmıĢtır.000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öl^ Cı n. Ahmed. Haçova SavaĢına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray'ı azlederek yerine acemi olan kardeĢi Fetih Giray'ı getirmesi ve bunun da Kırım'da büyük kargaĢalara vesile olmasıdır. mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır". Ġtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala'dır. beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan PaĢa olan bu zat. 354. 50. I. 1026/1617 yılında 28 yaĢında vefat eylemiĢtir. onun ahlakı ile alakalı güzel Ģeyler söylenmese de. Osmanlı tarih kaynaklarında. Türk düĢmanı Papa VII. sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düĢmeyecek Ģekilde. "Yakın geldin. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında Ġslâm gazileri tarafından esir edilmiĢ ve Kanuni'nin döneminde Enderun'a verilmiĢtir. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. Cigala-zâde Sinan PaĢa'nın tenkit edilen üç ö-nemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi. 330-343. Kısım I. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad PaĢa sona erdirmiĢtir. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın. Üçüncüsü ve bizce en önemlisi. III. Yani Papa. UzunçarĢılı. Tarihçilerin kaydettiklerine göre. Osmanlı Tarihi. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? mt rai (iĢ yaniı gibi o-di. c. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30. Lala Mustafa PaĢa zamanında vezirlik makamına getirilmiĢ ve özellikle Ġran ile yapılan savaĢlarda büyük bahadırlıklar göstermiĢtir. Ancak 1593'de kardeĢi Carlo'nun Ġstanbul'a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina'ya gitmesi bu çeĢit dedikoduların çıkmasına sebep olmuĢtur100. böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiĢ olabilir. Clement ve Cağaloğlu Sinan PaĢa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler. Cağaloğhı (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var. Papa'nın Fâtih'e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. Hândan Sultân'dan Manisa'da 18 Nisan 1590/22 Cemâziyelâhir 998 tarihinde dünyaya gelen oğludur. III. 22 Kânun-ı sânî 1603/18 Receb 1012 . Bayburt'ta Murad Haniler ve BeyĢehir'de ise Emîr ġâhî denilen eĢkıyayı tamamen ortadan kaldırmıĢtır. Tarihlerin kaydettiğine göre. Ahmed. asker içinde büyük kargaĢalara sebep oldu.SULTÂN I. Hoca Sa'deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa'nın etkisi ile vezir-i azam olur. III. tekrar Ġbrahim PaĢa'ya iade edilir. XIV. 4) Murad PaĢa'nın görevi bununla da bitmemektedir.000 küsur eĢkıya öldürülmüĢtür. Özellikle Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti'nin ümmet anlayıĢını tenkit eden bazı araĢtırmacılar.? 178 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'' dürmesi. AHMED DEVRĠ 102. Nitekim ona destek veren Tavil'in kardeĢi Meymun ve benzeri eĢkıyalar da neticede Ġran ġah'ına iltica etmiĢlerdir. Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karĢı karĢıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıĢtı. Suitni bette ki i U devlet vfl) Sadra i Me üzer» 14 yaĢında hükümdar olub 14 sene PadiĢahlık etmiĢ bulunan I. ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir.

Ġstanbul'da At meydanında yaptırdığı ismi ile anılan (Sultanahmet CâmiM) yanındaki türbesine defnedildi (1616). Sultân Ahmed Câmi'ini o yaptırmıĢtır. Ahmed devri denilince akla gelen isimlerin baĢında. 3. meĢhur âlimlerden ġeyhülislâm Sun'ullah Efendi. kadınlara âlet olmamıĢtır. Celâlî Ġsyanlarını durduran. Böylelikle 15 yıldır sürüp giden Avusturya (Nemçe) harbleri sona ermiĢ oldu. ömrü vefa etmedi. UzunçarĢılı. .tarihinde babası yerine tahta çıktı. Bu andlaĢma Osmanlı Devletinin Avrupa'daki ilerleyiĢinin durduğunun bir vesikası olarak kabul edilir. sh. onun hukukî düzenlemeler üzerindeki fonksiyonunu da ortaya koymaktadır. 111-112. 94-101. ġâkiroğlu. Rinieri. elemente VIII Sinan Bassa Cicala. 204-206.Kösem Sultân (Mahpeyker Sultân). Osmanlı'nın Arka Bahçesi. imparator sulha yanaĢmak zorunda kaldı. devlet ve kanun nizâmının tesisi için yazılı ve fiilî tedbirler alan Vezir ve sonradan da Sadrazam olan Kuyucu Murâd PaĢa gelmektedir. Genç Osman'ın annesi. itimat ettiği değerli kimseleri devlet hizmetinde kullanmıĢtır.Fatma Haseki. savaĢlardan ve gailelerden ancak baĢını kurtarmıĢtı ki. DerviĢ PaĢa ve Nasuh PaĢa'yı. Bir diğer önemli hizmeti de. Kuyucu Murâd PaĢa. Cigala-zâde Sinan PaĢa". "Mahmûd H. lislâmSs Ha--E'. III. Tuna üzerindeki Zitvatorok denen yerde Osmanlılarla andlaĢma yapıldı (1606). sh. ġeyh Abdülmecid Sivâsî ve Cerrah PaĢa ġeyhi diye bilinen ġeyh Ġbrahim Efendi'yi zikredebiliriz. sh. Mevlüt Uluğtekin. Sokullu ailesinden Mehmed PaĢa. c. ġiire meraklı idi. sh. 2. Fakat üç sene sonra iki devlet arasında savaĢ yeniden baĢladı (1615). Yazdığı Ģiirlerde Bahtî mahlasını kullanırdı. 261-266. Roma 1898. VII. genç yaĢında öldü. Osmanlı Tarihi. Yılmaz. Nihayet 1612'de Ġranlılarla da sulh yapıldı. Etmekçi-zâde Ahmed PaĢa ve Sarıkçı Mustafa PaĢa'yı. Osmanlı Tarihi Kronolojisi.. ZEVCELERĠ: 1. saltanatın sülaleden en büyüğe geçmesi yani ekberiyyet ve erĢediyyet nizâmını koyması ve kardeĢi Mustafa'yı öldürmemesi gibi önemli icraatları vardır. sh. bu üç beğ Avusturya tarafını bırakıp tekrar Türklerle birlik olunca. I. Ahmed devrinin sadrazamları arasında Kasım PaĢa. ir. Ayrıca Yıldırım Bayezid'den beri sürüp gelen nizâm-ı âlem için kardeĢ katli meselesini düĢtüğü suiistimal çukurundan çıkarması ve bu usul yerine. IV. Hocazâde Mehmed Efendi. Kısım I. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdâr kadını. Celâlî denilen eĢkıya yer yer Anadolu'yu kaplamıĢtı. ĠOSHANLI ı/ı azleIrası ve rseîve '"in. muhitinin tesirine kapılan I. Elbette ki bunu. c. Bazı ithamlar için bkz. Ahmed zamanında Murâd Reis ve Halil PaĢa gibi deniz kahramanları Türk donanmasına zaferler kazandırmıĢlardır. 178-179. II. 22 «ve ĠtaBĠLĠNMEYEN OSMANLI 179 ma yapılır gibi olduysa da savaĢ gene devam etti. Ġran savaĢlarına gelince. BaĢta Muallim-i Sultanî Mustafa Efendi olmak üzere. icraatında azimli idi. Özellikle Venedikli Baffo veya Safiye Sultân diye bilinen siyâsî kadını Eski Saray'a göndermekle kadınların devlet iĢlerine fazla karıĢmalarını önlemiĢtir. Ġran Ģahı Büyük lakabıyla anılan ġah Abbas ile yapılan muharebelerde hiç de iyi neticeler alınmadı. Ġ. Tahta çıktığı zaman memleketin iç düzensizliklerinden baĢka Avusturya ve Ġran harbleri devam ediyordu. 235. Saraydaki kadın nüfuzunu önlemiĢ. I. 354. I. devrinde yaĢayan kanun-Ģinâs âlimlere borçludur. diğer devlet adamlarından Cigala-zâde Mahmûd PaĢa. c. Kırım Hânı süvarilerinin Boğdan ve Eflak'ı tahrip ve Erdel memleketini de sıkıĢtırmaları üzerine. Bir aralık anlaĢ100 Peçevî. DaniĢmend. o zamana kadar icra olunan Osmanlı Kanunlarını yeniden tertip ve tedvîn yoluna gitmiĢ olmasıdır. 284. Ayn Ali'nin her iki Kanunnâme Mecmuasını da Kuyucu Murâd PaĢa'ya takdim etmiĢ olması. 357. Gençliğine rağmen. TOVtA. PadiĢah. yıllarca uğraĢarak ve yakaladığı zorbaları kuyulara doldurarak Anadolu'yu temizledi ve halka geniĢ bir nefes aldırdı. PadiĢah olduğunda on dört yaĢında idi. Ahmed. Mu'allim-i Sultân Mustafa Efendi ve Ahi-zâde Hüseyin Efendi'yi ve maneviyat erenleri arasında Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri. III. 525-526.Hatice Mahfirûze Sultân.

"Ahmed I". 290-346. I. 15-ġehzâde Hüseyin101. kendi Ģehzadeleri henüz küçük idiler. Ancak II. I. 11. Osman'ın Ģahsiyetinden çekinen ve Kösem Sultân diye de bilinen Mâhpeyker Haseki'nin de etkisiyle. TrablusĢam Beylerbeyi Yusuf PaĢa ve Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed PaĢa. III. Bunun üzerine II. basiretiyle devlet adamlarını topladı ve Sultân Mustafa'nın saltanat koltuğunda kalmaması gerektiğine karar verildi. Ahmed devrinde devleti tek baĢına yürüten Dârüssa'âde Ağası Mustafa Ağa. Öztuna. 37. Uluçay. ĠA. sh. 12. giderek aklı baĢına gelir deyü doktorların tedaviye devam etmeleri kaydıyla ġeyhülislâm Es'ad Efendi kavliyle amel olunmuĢtur". sh. Sultân Mustafa'nın dünyevî saltanatı istemeyen bir hali olduğu kesindi.Fatma Sultân. 8ġehzâde Süleyman. M. Ġkincisi. 373-461. I. c. 116-126. 2-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. MUSTAFA DEVRĠ 103. II. I. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen a-kıl hastası olduğu doğru mudur? cut değı-dır Ut XVISultân Mustafa.Cariyelerdendir. 6-ġehzâde Bâyezid. Mehmed'in oğlu olan Sultân Mustafa'nın tesbit edilen kadını ve çocukları mev104. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman II.Sultân Ġbrahim. c. 14-ġehzâde Orhan. Cavld. III. Nâimâ. Aklının hafif.5 yıllık saltanattır. II. Yalnız bir mikdar aklı hafif olup buna hapiste uzun süre kalması sebep olmuĢtur. 5-ġehzâde Hasan. Ağustos 1623 yılında Sadrazamlığa getirilen KemankeĢ Ali PaĢa.Burnaz Atike Sultân. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Osman'ın ölümüne sebep olan yeniçerilerden ve Davud PaĢa'dan halk rahatsızdır. devlet ve ilim adamları iç huzuruyla bi'atı yapamadılar. 161-164. re'yinde ve iĢlerinde isabetsizlik bulunması hasebiyle. D. III. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. yeniçerilere kin kusarak isyan etmiĢler ve çok sayıda yeniçeriyi de katletmiĢlerdi. 7-ġehzâde Kasım. halk ayaklanmaya baĢlamıĢ ve ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Kara Davud PaĢa azledilerek yerine Mere Hüseyin PaĢa getirilmiĢtir. aklında hafiflik. 4-ġehzâde Cihangir Hân. 3831. Kantemir. sh. Osman'ı tahta çıkardılar. koyduğu ekberiyyet ve erĢediyyet kaidesine göre. sh. E. TDVĠA. Ahmed vefat ettiği zaman. c. iki defa Osmanlı tahtına oturmuĢtur: Birincisi: Kasım 1617-ġubat 1618 tarihleri arasındaki 3 aylık saltanattır. 101 Peçevî. KarıĢıklık devam edince sırasıyla Lefkeli Mustafa PaĢa ve Gürcü Mehmed PaĢa sadrazamlığa tayin olundu. II. 279-283. c. Kendisi saltanattan uzak kalmak istiyordu ve Osmanlı kaynaklarının ifadesine göre. 178-183. Osmanlı Tarihi. 3-ġehzâde Murad IV. Kısım I. tedbirinin zayıf ve saltanat koltuğunda dahi çocukça hareketlerde bulunan biri olduğu da doğruydu. Ahmed Refik. Tahttan sevinçle Eylül 1623 tarihinde ayrılan Sultân Mustafa. nr. Ġlgürel. 47-53. "Ahmed I".SULTÂN I. Ocak 1639 tarihinde vefat etti. c. ġeyhülislâm Es'ad Efendi. Ahmed'in oğlu II. E. Sultân I. Sipahiler. Konuyu Solak zâde'nin ifadeleriyle noktalamakta yarar görüyoruz: "26 yaĢında idiler. UzunçarĢılı. sh. Ġstanbul'a gelmek üzere hazırlık yapıyordu. Devletler ve Hanedanlar. Osman'ın büyük bir zulümle Mayıs 1622'de yani 4 yıl sonra tahttan indirilmesinden sonra. 8661. Osmanlı kaynakları açıkça akıl hastası demek olan mecnun tabirini kullanmamaktadırlar. sh. Mücteba. Ġç karıĢıklıktan istifade etmek isteyen iç ve dıĢ mihraklar Osmanlı Devleti'ni sarsıyordu.1 cı musibeti Sultân'danl gizliye Ġn m etmeye s Efendi <8 Mitimi . I. 9. Kâimmakam Sofi Mehmed PaĢa ve diğer yetkilileri ikna ederek hal'i için fetva aldılar ve I. Bu arada Saray'da bulunan Ģehzadelerin de öldürüleceği haberi alınınca. c. Baysun. II. Osman'ın katillerinin bulunması için baĢ kaldırdılar ve bunun üzerine Kasım 1622'de toplanan divan Davud PaĢa'nın idamına karar verdi. 13. sh. kardeĢi Sultân Mustafa tahta oturtuldu.Hân-zâde Sultân. II. 30-33. Kadınlar Saltanatı. 180 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C XV. Veziriazam Davud PaĢa kullanılarak Sultân Mustafa yeniden tahta çıkarılmıĢtır. Mayıs 1622-Eylül 1623 yani 1. 10-AyĢe Sultân. 8365.

Kaimmakam Sofi Mehmed Pa-Ģa'nın yerine Kara Mehmed PaĢa'yı getirdi. Eylül 1620 tarihinde baĢlayan Lehistan seferi.SULTÂN II. II. 3. Ġkballeri vardır. Ekim 1621 tarihinde barıĢ antlaĢması ile sona erdi. Süleyman Ağa ve Veziriazam Dilâver PaĢa'nın baĢını isteyerek baĢta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı araya soktular. ġeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. Budin Beylerbeyi KarakaĢ Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢ ve ordu moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememiĢti. Osman. 14 yaĢında yani ġubat 1618'de tahta geçen ve Genç Osman diye de bilinen II. 105. Latince. c. Sadrazam Halil PaĢa'yı yerinde bırakan PadiĢah. 720-736. I. bir zamanlar Osmanlı Devieti'nin yükselmesine sebep olan yeniçeri teĢkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıĢtı ve bu gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti.l{j manın ceı Aynı. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır? hacca tercih < iken hacca s rilen ı idare etme l. Hoca Ömer Efendi ve Müezzin-zâde Mahmûd Efendi'yi özellikle zikretmeliyiz. Hatta Halep. II. Osman'a kırılmıĢlardı. Yedikule'ye götürüldü ve maalesef Davud PaĢa'nın nezâretinde orada Ģehid edildi. II. Osman bazı ıslâhatları yapmak niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya baĢlayan kapı kulu ocaklarından baĢlamak niyetindeydi. 127. Devrinin sadrazamları arasında Halil PaĢa. yeniçerilerin kazan kaldırarak II. < kutbu Aziz t eylemiĢtir. ZEVCELERĠ: 1. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ 104. 182 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN fitnenin baĢında Sultân Mustafa'nın Valide Sultân'ı bulunmaktaydı. Pertev PaĢa'nın torunu.Âkile (Rukıyye) Hânım. Osman'ın canına kıydıkları a-cı musibet demektir. Osmanlı Tarihi. Hacca gitmesine. 360-362. 388-398. Kısım I. UzunçarĢılı. Kadın efendileri bilinmemektedir102. askerler. Kara Mehmed PaĢa ve Dilâver PaĢa'yı. Osman. ġeyhülislâm ve kayın pederi Es'ad Efendi'yi. (Mayıs 1622). ġam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek PadiĢah'a sadık yeni bir ordu teĢkili için gizliden gizliye hazırlıklara baĢlamıĢtı. c. 142-148. 2-ġehzâde Mustafa. Kantemir. Ahmed'in oğlu olup Hatice Mahfirûze Sultân'dan Kasım 1604 yılında dünyaya gelmiĢti. NiĢancı Okçu-zâde Mehmed Efendiyi ve ilim erbabından ise. Seferden önce Rumeli Kazaskeri TaĢköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi'den fetva alarak kardeĢi ġehzade Mehmed'i kati ettirdi ve ahım aldı. Sultân Mustafa'ya zorla bî'at gerçekleĢtikten sonra. Burada yeni Sadrazam olan Kara Davud PaĢa'nın talimatıyla kemend ile boğulmak istendi. Solak-zâde. bu 102 Peçevî. \ hedef olan ve 1 tamamen fıktımj . II. Osman'a fıkıhtaki bu f.Ihıed BĠLĠNMEYEN OSMANLI ĠSĠ cut değildir. c. Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan problemine gelmiĢti. Osman'ın öldürülmesi. I. 2. Farsça. III. II. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz? Hâile-i Osmaniye. II. 698-699. II. Muvaffak olunamayınca. sh. Ne yazık ki.Zeynep Sultân103. Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine inandığı için II. diğer erkân-ı devlet ise istemiyorlardı. XVI. Yunanca ve Ġtalyanca bilecek kadar âlim ve Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla Ģiir yazacak kadar da edibdi. 285-287. Vezir-i azam Ġstanköylü Ali PaĢa harp açılmasına taraftardı. Bilindiği gibi. Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi padiĢahı hacca gitmesi için ikna etmeye baĢladılar. mek evlâdır. Arapça. Osman. sh. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan ederek Bâb-ı Hümâyun'dan içeri girdiler. Osman Orta Camiye getirildi. ÇOCUKLARI: 1ġehzâde Ömer. sh.AyĢe Hanım. Ġlk iĢi 1612 Nasuh PaĢa anlaĢması ile sona ermiĢ gibi görünen ve ancak devam eden Ġran'la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül 1618'de anlaĢma imzalandı. Kayınpederi ve ġeyhülislâm Es'ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Ģiddetle karĢı çıkıyordu. sh. II. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve PadiĢah'ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi. Üzerinde müessir olan üç Ģahsiyetten birisi Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa ile Süleyman Ağa idi. Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni'nin oğlu ġehzade Mustafa olayı gibi tarihin akıĢını değiĢtirmiĢtir.

II. fert olarak Müslümanların hac ibadetine engel olmayacaktır. Zira II. Sebebi budur ki. Kayınpederi ve ġeyhülislâm olan Es'ad Efendi aynen Ģu fetvayı vermiĢ ve fıkıhtaki bu hükmü özetlemiĢtir: "PadiĢahlara hac lâzım değildir. Ġkinci Sultân Osman'ın ġehadeti Vak'asından Bahseder". 362-388. II. ġeyhülislâmlar fetva vermiĢlerdir. aksi takdirde düĢmanın cesaretlenerek Müslümanlara saldırmasına sebep olacağını ikaz eylemiĢlerdir. 53-54.». ecdadınız etmemiĢler. sh. c. Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik. ulema duacılarınız eĢkıyayı tahrik ede. Osmanlı PadiĢahlarının neden hacca gitmediklerinin cevabını arayalım: 1) Ġslâm Hukukuna göre. *. Sertoğlu. farz-ı ayn olan haccı farz-ı kifâye olan cihâda tercih edebilecektir. E Ġi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 183 (se! hır hacca tercih etmeleri için. 127-148. Kantemir. yol emniyeti bulunmak. c.! BedlüaaıMJj 1991. II. Belleten. Selim'e kadar gelenlerinin tamamı. Osman'a. sh. I kadaradır. MatıımS. Bu sebeple fert olarak bir Müslüman. Hz. Osmanlı PadiĢahlarının II. 285-287. UzunçarĢılı. düĢmanın bertaraf edilebilmesi için hacca gidecek Müslümanlara da ihtiyaç olmasıdır. akıllı olmak. Solak-zâde. bir fitne zuhur eyleye". Allah'a ve Peygamberine iman. Müslümanların canını. "Tuğî Tarihi=Ġbretnümâ. ĠĢte burada da durum budur. açık bir düĢman tehlikesi bulunmadığı müddetçe. hacca gitmeyi halka ve devleti idare etme iĢi olmayanlara bırakması icab ettiğini tavsiye etmiĢler. III. günahımız varsa ol kadarcadır. hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karĢılayabilecek kadar zengin olmak. Müslümanlar için farz-ı kifâyedir. Nitekim halk ve asker arasında yayılan dedikoduyu özetleyen Ģu cümleler de meseleyi açıklamaktadır: . Mithat. Bunun tek istisnası.". bu tarike gitmemiĢler. sh. n# Sh. Evvela haccın farz olmasının Ģartlarını özetleyelim: Müslüman olmak. Öztuna.istemezdik. XI. Hatta bu meseleden dolayı PadiĢah'ın askeri tahrik ettiniz tarzında tahkirine hedef olan ve sonradan ġeyhülislâmlık makamına gelen Yahya Efendi'nin ifadeleri de tamamen fıkhın ölçülerine uygundur: "PadiĢahım! HâĢâ ki.-tm lerinin yanı varmadıkta jj sefere gideni Ģah bir tutMBj duyduğu t Karamita g farz olm Ö! kendi Abdülai bunu d v^ c. sayı 43(1947). Bazan kamu haklarından olan bir mesele. farz-ı ayndır. hemen gelip tahta geçmesi gerektiğini.". sh. II. I. 489-514. Ģahsî farz olan seleyi ı "Nlı manlarınn 2)B tutuklu olm edasını ı mahbuı y lından I gideme liĢmedığı ve JıirTj hacca g. 185. Sebebi bellidir. Bu soru çokça sorulmaktadır. ömürlerinin yarısını Allah yolunda cihâd için seferlerde geçirmiĢlerdir. 699-720. malını ve namusunu korumak hukukullah da denilen kamu haklarındandır. Kısım I. c. Peygamber'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda. Osman'ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiĢtir. Osman'ı fetvaya uyması için ciddi ikaz eylemiĢtir. Cihâd. sh. haccın farz olduğ unu bilmek. Ģahsî farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmektedir. cihâd. Caiz ki. Bâyezid Amasya'da vali iken hacca gitmeye niyetlenirken. Müslüman fertlerden farklıdır ve onlar için cihâd yani düĢmanların hücumunu bertaraf ederek Müslümanların emniyetini sağlamak ve bunun için gerekirse savaĢmak. Aynı Ģekilde ısrarla hacca gitmek isteyen ve bu niyetinin bedelini canıyla ödeyen II. c. ergen olmak. oturup adi eylemek evlâdır. Verilen bu fetvayı tasdik eden asrının kutbu Aziz Mahmûd HUdâyî Hazretleri de. Uluçay. Bu kısa izahlardan sonra. yani cemiyete ait bir ibadettir. sadrazam ve diğer devlet erkânının imzası ile gönderilen mektupta. Osmanlı Tarihi. sırasıyla. Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer. Osman meselesidir. Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrûr cevabını vermiĢtir. ĠĢte bu noktada halife ve sultânların hükmü. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Üzerlerine farz-ı ayn olan ve hukukullah mahiyetinde bulunan cihâdı ve nizâm-ı âlemin devamını. Devletler ve Hanedanlar.

MURAD DEVRĠ 106. Sultân Murad. Sultân Osman'ın kanını isterim diyerek Genç . asrın maneviyat reislerinden Aziz Mahmûd Hüdâyî'nin eliyle kılıç kuĢanmıĢtır. DıĢ ve iç hazineler bomboĢ olduğundan ocaklara cülus bahĢiĢi bile verilememekteydi. c. Günümüzdeki gibi ulaĢım imkânlarının geliĢmediği ve bir hac görevinin en az üç ay süreceği bir asırda. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). 493514. 453-465.". II. Bunun en müĢahhas misâli II. IV. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildi. sh. Kantemir. 127. Özetle Osmanlı PadiĢahlarına dinen bizzat hacca gitmeleri farz olmamıĢtır. 2) Bazı Ġslâm hukukçuları. I. Osmanlı PadiĢahlarının hacca gitmeleri gerektiğini düĢünmek. haccın Ģartlarından olan yol emniyetini ihlal eden Karamita grubunun isyanı sebebiyle. II. Peçevî. Sözler Yayınevi. sh. çünkü yollarda anarĢi yaĢanabileceğini ifade etmiĢlerdir. Ancak kendi yerlerine bedel olarak baĢkalarını mutlaka göndermiĢlerdir. Sertoğlu. 383 vd. Ahmed'in Mah-peyker (Kösem) Sultân adlı hanımından 28 Cemaziyülevvel 1021 (27 Temmuz 1612) tarihinde Ġstanbul'da dünyaya gelmiĢ oğludur. Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa isyan etmiĢ ve eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye baĢlamıĢtı. sh. 104 Ġbn-i Âbidin. sadece beytülmal dıĢında kendine ait malından haccın farz olacağını ve bu özür devam ettiği müddetçe ölünceye kadar hacca gidemeyebileceğini hükme bağlamıĢlardır. I. sh. Yeniçeriler çok fazla ĢımarmıĢlardı. Ġstanbul 1991. Ġslâm âlimleri. 167. Sultân IV. Bu devre. sultân ve o manadaki devlet yetkililerinin de mahbus yani tutuklu gibi kabul edileceğini. Ġstanbul 1995. Bediüzzaman Said Nursi. Ancak elimizde bunu doğrulayacak bir vesika bulunmamaktadır104. 326/937 tarihinden itibaren 20 yıl kadar haccın farz olmadığını. 167-169. kendi Ģahsî ibadeti için üç ay memleketini yalnız bırakan padiĢah bir tutulamaz. c. PadiĢahın adamlarını katletmeye kadar iĢi vardırmıĢlardı. sh. bedeni sıhhatli olma Ģartını açarak. sıhhatli olsa bile tutuklu olma veya kendisini hacdan alıkoyan zâlim idareciden korkmanın da haccın edasını engelleyeceğini ifade ederken. Sözler Yayınevi. 184 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ XVII. Memlekette rüĢvet ve yolsuzluk aĢırı derecelere ulaĢmıĢtı. PadiĢahın huzuruna kadar giren yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları.. Süleymaniye kütp. c. Memâlik-i Mahrûse'yi koyup gitmek hatadır. Osman'a karĢı askerin ve hatta halkın duyduğu tepkidir. 212-213. ömürlerinin yarısını cephede geçiren PadiĢahların. Hacı Mahmûd. Lem'alar. Dördüncü Murad unvanıyla 11 yaĢını 1 ay 15 gün geçe tahta çıkmıĢtır. Tecrübeli devlet adamı Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa.SULTAN IV. Mithat. 2/a-b. c. Redd'ül-Muhtâr. Tarih. Mecnûnun yani akıl hastasının imameti yani Halife olması caiz görülmediğinden PadiĢah'ın hal'i gerektiğini ve oğluna dokunul-mayıp Saray'daki odasında göz hapsine alınacağını Validesine ilettiler ve 9 Eylül 1623 sabahı Sultân Murad'ı halife ve hükümdar ilan ettiler. Sultân Murad iĢbaĢına geldiğinde. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? I. Murad'ın saltanat devresini iki ana bölüme ayırmak icab etmektedir: ¦"•' Birinci Safha: IV. vrk. çocuk yaĢta olmasına rağmen Sultân Ahmed'in en büyük ve erĢed Ģehzadesi Murad'ın PadiĢah olmasını zaruri görmüĢlerdi. sh. IV. neden Mısır'a kadar cihâda gidip de hacca varmadıkları da ileri sürülemez.. "Tûğî Tarihi". Hac Risalesi. sh. sh. Ebâ Eyyub'ül-Ensârî türbesinde. 1093. Nâimâ. Hatta Enderun'daki altın ve gümüĢ eĢya Darphâneye gönderilerek cülus bahĢiĢi verilmeye çalıĢılmıĢtı. Ġslâm Hukukunu bilmemek olur. 8 küsur sene devam etti. Kaldı ki. zira ordunun baĢında mücahid bir komutan olarak sefere giden padiĢahla. Ayrıca Sultân Abdülaziz'in gizlice tebdil-i kıyafet ederek hacca gittiği söylenmektedir. 55. Kantemir. nr."Nizâm-ı âlem içün padiĢahlar haccı terk ede-gelmiĢtir. Sultân Mustafa'nın Ģuurdan mahrum bulunması ve Devletin de Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa'nın isyanı ve benzeri olaylar sebebiyle müthiĢ bir zaafa maruz kalmıĢ olmasıydı. 119 vd. II. sh. DüĢmanın ortaya çıkması ve düĢmanların memleketi karıĢtırma ihtimali var iken. ġeyhülislâm Yahya Efendi ve Kazaskerlerle de meĢveret ederek. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Tarihçe-i Hayat. Bunun en önemli sebebi. 1032/1623 tarihinde Veliahd ġehzade Murad.

Bağdad'da Bekir SubaĢı'nın çıkardığı isyanı bastırmak üzere Bağdad tarafına serdar-ı ekrem ve sadrazam olarak hareket etti. Ġran ġahı ġah Abbas Bağdad isyanını körüklüyor ve hatta gönderdiği askerlerle onları destekliyordu. Bunun yerine muhteris. bardağı taĢıran son damla oldu. ancak yolda vefat etti ve yerine Diyarbekir Beylerbeyisi Hafız Ahmed PaĢa tayin edildi.. Bütün arzuları kukla bir padiĢahla devleti idare etmekti. Bağdad Valiliği Bekir SubaĢı'ya verilerek mesele halledilmek istendi. ġeyhülislâm Yahya Efendi'yi görevden aldıran ve suiistimallere adı karıĢan KemankeĢ Ali PaĢa'nın PadiĢah'tan Bağdad'ın düĢmesini yalan söyleyerek saklaması. Abaza Mehmed PaĢa'yı takip için Doğu Anadolu'ya kadar gelmiĢti. 19 Receb isyanı diye bilinen bu isyan neticesinde Hafız Ahmed PaĢa.Osman olayını bahane edip Devlete kan kusturmaktaydı. Abaza Mehmed PaĢa'nın affedilip Erzurum Valiliğinde ibkası üzerine. Ancak bu sırada Ġran ġahı Bağdad'da ikinci isyanı çıkarmıĢ ve Bağdad üzerine yürüyerek burayı iĢgal etmiĢti.» yolda vefat e' Sultân'ın büyük i Abaza MehmedJ SubaĢı'nın ( zam olarak hart da azledildi. Murs isyana !¦¦ Sultân'ın Ga ı padiĢahla t Hafız / baĢı Receb fS Suî Hüsrev I PaĢa'nın 5 olan YalifJĠ Ahi-zâdtl Sultân H rilmesinll üzerine IS bilinen iift BĠLĠNMEYEN OSMANLI 185 I: Böylesine sıkıntılarla PadiĢah olan IV. durumu öğrenen Sadrazam hemen onun da aleyhine geçmiĢ ve dürüst ġeyhülislâm'ı bir kısım yalan ve iftiralarla görevinden aldırarak yerine biraz da sakin tabî'atlı olan Es'ad Efendi'yi tayin ettirmiĢtir. Maalesef bütün bu isyan tahriklerinde Nâibe-i Saltanat Kösem Sultân'ın da müdahalesi vardı ve isyancıları destekliyordu. Mesele de halledilmiĢ oldu. otoriter ve becerikli bir komutan olan Dâmâd Hüsrev PaĢa Sadrazamlığa getirdi. Kösem Sultân'ın büyük kızı AyĢe Sultân ile evlenip Damad sıfatını da alan Hafız Ahmed PaĢa. Ġyi bir komutan olmadığından muvaffak olamadı ve 1626 yılında azledildi. bizzat Bağdad üzerine yürüdü. Yerine de yine Dâmâd Hafız Ahmed PaĢa getirildi.'iel1* emniyet ve ismi bizzat Bağdanı bu görevder. ağabeyi Osman'ın kanı için mücadele eden bu komutanı Bosna Beylerbeyi yaparak taltif etti." birlikçisi o. bizzat hükmedemiyordu. Kısaca içeride celâlî denilen zorbalar ve dıĢarıda da Ġranlılar Osmanlı Devleti'ni sarsmaktaydı. Büyük biti askerleri Mis t man'ın kanı ıçm ¦ seledeha. ayında çözdü ve Abaza'nın askerleri terhis olundu ve kendisi de Ġstanbul'a getirildi. Verilen idam kararıyla hayatına son verilen Sadrazamın yerine tecrübeli devlet adamı ve Kubbealtı veziri ÇerkeĢ Mehmed PaĢa getirildi. Ancak Bağdad'ı alamadı ve 1631 yılının onuncu ayında bu görevden azledildi. Hâkim devlet ricali ve annesi idi. Zira IV. Murad. Böyle bir durumda IV. Diğer tarafdan fırsatı ganimet bilen Ġran da Bağdad'da isyan çıkartmıĢ ve hatta Bağdad'ı ele geçirmiĢti. Böylesine sıkı devlet ricali • lere adı kari' yerek saklarr verilen Sadra. Bunu fark eden ve hakkı söylemekten çekinmeyen ġeyhülislâm Yahya Efendi. Sultân Murad. Ancak bu da baĢarılı olamadı ve 1628 yılında görevden alındı. Iran S kerterle onla1 mek Ġstendi. Yeniçeriye dayanan ve emniyet ve asayiĢi temin ediyorum diyerek epeyce zulümler icra eden Hüsrev PaĢa. Gerçekten ikincisine sıra gelmeden hayatı sona erdi.:" Hafız i. Yerine ( isyanını basMMj yılında gorevdaıl Dâmâd Hüsrevf vardı. PaĢa getirildi. Bu da devlet için büyük bir problemdir. 1628 yılının 9. Murad'ın zorba baĢı dediği Damad Receb PaĢa yeniçeriyi ve kapıkulu sipahilerini isyana teĢvik etti. Bu Ġran'la savaĢ yapılacak demekti. Murad'ın tahta geçmesine vesile olan Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa da gururlanmıĢ ve suiistimallere baĢlamıĢtır. Büyük bir maharetle bu problemi.*:» karĢı ok' IV. Yerine Damad Halil PaĢa ikinci defa sadrazam oldu ve yeniden patlak veren Abaza isyanını bastırmak üzere Erzurum'a gönderildi. PadiĢah'ın gözü önünde isyancılar tarafından öldürüldü ve Zorbacı baĢı Receb PaĢa 1632 yılının bu zorlu günlerinde Sadrazamlığa getirildi. Zira hem Tokat'taki ma'zul sadrazam ve onun iĢbirlikçisi olan Damad Receb PaĢa ile uğraĢmak zorundaydı ve hem de Ġran Devletine karĢı olan savaĢı yönetecekti. Önünde Abaza isyanını bastırmak meselesi vardı. Hafız Ahmed PaĢa'nın iĢi zordu. 1032/1623 Ramazan Bayramında vâki olan ziyaretinde Sadrazamın rüĢvet ve zorbalıklara göz yumduğunu Padi-Ģah'a iĢ'âr edince. .

Solak-zâde. Sultân Murad. kendisine ve kanuna itaat etmeyen kim olursa olsun hakkından geleceğini bildirdi. Bunun üzerine Sultânahmed Meydanına toplanan isyancı askerler yeniden anarĢi çıkarmak istediler. Her iki hadiseyi de. Murad'ın ilk yaptığı icraat. tütün yasağı ile yetinmemiĢ ve o devirde zorbaların. Ancak Sultân Murad zeki davrandı ve açık bir divan yaparak âlimler. Bunlardan BeyĢehri. Bu fevkalade ikna edici konuĢmayı dinleyen halk ve devlet ricali. Ben ki. bunu da bahane eden IV. Murad'ın asıl saltanat yılları baĢlamıĢ oldu. Ġsteklerinin sonu gelmiyordu. tütün yüzünden katle Ģer'î cevaz veren ġeyhülislâm sonradan idam edilince. memleketin hali ne olur?". sonra da Devleti tehdit eden baĢta Ġran olmak üzere dıĢ tehlikelere yöneldi. zorbacı baĢı Receb PaĢa'nın entrikalarının ardında mâzul Sadrazam Hüsrev PaĢa'nın bulunduğunu biliyordu. Ģerî'ata. Son sekiz yıl Sultân Murad'ın asıl saltanat yıllarıdır. Veliahd ġehzade Bâyezid PadiĢah yapılmak istendi. Murad. bana itaat etmeyip celâliler ve haricîler mesabesindeki eĢkıyaları desteklerseniz. Yine Lübnan ve Suriye taraflarında zulüm rüzgarları estiren Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin ve oğlu Mes'ud da Ġstanbul'a celb olunduktan sonra 1635 yılında idam edildiler. tütün ekmeyi ve tütün içmeyi yasaklamıĢtır. Ancak ġeyhülislâmdan aldığı fetvayla bununla kalmamıĢ ve çıkarılan yasağa uymayanları. halifeyim. ġimdi bunları da çok kısa olarak özetleyelim: 1) IV. teslim olmadı ve sonra da öldürülüp halka cesedi teĢhir edildi. Ağabeyi Genç Osman'ın ölümüne yol açan ve memlekette huzuru bozan zorbacıların elebaĢılarını teker teker temizlemek oldu. Cadı Osman ve benzeri eĢkıya reisleri hemen idam edildi. sadece Ahmed PaĢa'nın öldürülmesiyle yetinmiyorlardı. Murad'ın ikinci ve asıl saltanat safhasıdır ki. ancak 186 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNtmuvaffak olunamadı. PadiĢah. Allah'ın emrine ve Resûlüllah'ın hadisine aykırı hareket edenleri des teklemeyesiniz. askerin siyâset ile uğraĢmaktan iĢini yapamadığını. devlete isyan etmiĢ kabul edip kati etmeye baĢlamıĢtır. Aranızdaki müfsidleri barındırmayasınız. zamanın ġeyhülislâmı Ahi-zâde Hüseyin Efendi'den de fetva alarak. Ġstanbul'a getirilerek kati olundu. Bunun üzerine Receb PaĢa yeniden kapıkulu askerlerini tahrik ederek 20 ġaban ihtilali diye bilinen ikinci isyanı çıkarttı. "Allah'a. Nitekim alındı ve yerine Ahi-zâde Hüseyin Efendi ġeyhülislâmlığa getirildi. Tabanı Yassı Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa getirdi. Murtaza PaĢa'yı tavzif ederek Tokat'taki Hüsrev PaĢa'nın ele geçirilmesini istedi. 2) Ġstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan ve Ġstanbul'un yaklaĢık beĢte birini yakıp yıkan büyük yangın üzerine. Ve sununla bağladı: "Sizin sadakatiniz Ģu vakit doğrudur ki. ipleri ele almaya baĢlamıĢtı ve hemen devleti tehlikeye sokan Recep PaĢa'yı 18 Mayıs 1632 tarihinde idam ettirdi. Es'ad Efendi'den sonra yeniden ġeyhülislâm olan Yahya Efendi'nin de bu görevden alınmasını istiyorlardı. iĢsizlerin ve de eĢkıyanın toplantı yerleri haline gelen kahvehaneleri de hem kapatmıĢ ve hem de yasağa rağmen içki içip sarhoĢ olanları gerekli cezalarla cezalandırmıĢtır. halkın da duyabileceği Ģekilde tarihî bir nutkunu îrâd eyledi. Receb PaĢa'nın katledilip zorbaların tasfiye edildiği 1041/1632 yılından baĢlar ve vefatına yani 1640 yılına kadar devam eder. devlet ricali ve askerlerin huzurunda. IV. memlekette kaybolan huzuru yeniden tesis etmek gayesiyle ve de eĢkıyanın gözünü korkutmak için yaptığı ifade edilen 19 de. PadiĢah lehine çok büyük tezahürat yaptılar ve IV. SeydiĢehri ve çevresini kasıp kavuran Deli Ġlâhî. rüĢvrtl . IV. devleti bir avuç zorba ve hırsıza yedirmeye-ceğini.Sultân Murad. kendisi hakkında "Cezây-ı sezasını buldu" ifadesini kullanmıĢtır. O'nun Peygamberine ve sizden olan ülü'l-emre itaat ediniz" mealindeki âyeti okudu ve tefsir etti. AnarĢinin devletin temellerine girdiğini. Gerçekten Saka Mehmed. Evvela devlet toprakları üzerindeki emniyet ve asayiĢi temin etmeye baĢladı. Ġkinci Safha: IV. Devletin idaresini ele alır almaz. ordunun savaĢamaz hale geldiğini. IV. aranızda tefrikaya mahal vermeyesiniz. Gürcü Rıdvan. Murad. Balıkesir çevresinde Solakoğlu diye bilinen Ġlyas PaĢa. Küçük Ahmed PaĢa'nın gayretleriyle ele geçirildi ve ortadan kaldırıldı. Arkasından "HabeĢli bir köle dahi olsa baĢınızdaki âmirlere itaat ediniz" manasını taĢıyan hadisi zikredip Ģerh etti. Sultân Murad evvela. Murad 21 yaĢına gelmiĢ ve çocukluk devresini bitirerek devleti idare edecek tecrübeye sahip olmuĢtu. Ayrıca isyan eden zorbalar.

c. "Murad IV".§ Revan'ı y Uzun s katılmıĢ! sonra H netice Bu i ti'nde ta mû| düĢen S üç atnf Ġslam:'1 10? Ji bir ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 187 kVe Ġki-\Sultân Murad. Umulur ki. I. günü yatağa düĢen Sultân. 16 yıl. Bu savaĢta Osmanlı Sadrazamı Tayyar Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢtur. siz kendilere nasihat buyurub âlimler zümresinin hayır duasını aldırasınız. Birinci Ġran Seferi. Revan (Erivan) alınarak Tebriz taraflarına da akın yapılmıĢtır. yeniden Bağdad'a saldırmıĢ ve Bağdad'ı ele geçirmiĢtir. 107. ve III. sh. Murad'ın dönemini incelerken temel kaynaklarımızın baĢında Naima'nın Tarihi gelmektedir. On ay sürmüĢtür. Uzun süren bir muhasaradan sonra 1639 yılında Bağdad yeniden Osmanlı Ülkesine katılmıĢtır. 1635 yılında yapılan bu sefer neticesinde. Bunun 9 yılını ^ c u( sn. Bağdad Seferi diye bilinmektedir. Ġslama kesin aykırı bir âdet de değildir105. 398-487. kardeĢ katline de karĢı çıkan ve bunu bizzat Sultân Murad'a hatırlatan cesur bir ilim adamıdır. IV. Nihayet tedaviler netice vermeyince. III. II. PadiĢah. Sultân Murad. Bu durumu. sh. M. Fâtih-i Bağdad unvanını kazanmıĢtır. IV. sadrazamları tarafından yapılan harekâtlar netice vermeyince. VIII. Ġranlıların Revan'ı yeniden ele geçirmeleri üzerine 1638 yılında PadiĢah Bağdad'a yürümüĢtür. Osmanlı Tarihi. 3) Sultân Murad'ın eski Osmanlı PadiĢahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat da. UzunçarĢılı. Murad. I. Baysun. c. Elbette ki bütün tasfiyeler sırasında bazı mazlumlar da zulme maruz kalmıĢ olabilir. Valide Sulan tarafından hemen menfi ithamlarla PadiĢah'a ihbar edilmiĢtir. ġeyhülislâmı PadiĢaha isyan hazırlığı suçundan idam ettirmiĢtir. sh. Murad. Cenaze merasiminde gazalarda bindiği üç atının eğerleri ters takılarak cenazenin önünde yürütülmesi.1640 tarihinde vefat eyledi. bizzat kendisi Ġran üzerine iki ayrı sefer düzenlemiĢtir. Revan Seferi diye meĢhurdur. 289-299. Ramazan Bayramının 2. sh. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır. 1-452. bazı tarihçilere göre. ciltler). Artık. 737-766. Murad'a ayrılmıĢtır (II. Ġznik ve Bursa taraflarına doğru düzenlediği teftiĢ seyahatinde.durumu beddu ecdadının r> lâmP ihbarı idame Murad'aii 4)C niden6 yapılan lı lemistir I sefer n sürmüĢtür.2. Ġkinci Ġran seferi ise. ulemâ sınıfından bazı insanları da idam ettirmesidir. Gâzî. Kısım. ancak kati olunmaz" diye bilinen kuralı çiğneyerek. Naima. 4) Osmanlı Devleti'nin iç ahvâlindeki bu karıĢıklıktan istifade eden Ġran ġah'ı. 1043/1633 yılında Ġzmit. 8. rüĢvet iddiaları ve yolsuzluk ithamları yüzünden Ġznik Kadısını idam ettirmiĢtir. Daha sonra KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığında yürütülen sulh müzâkereleri neticesinde Ġranlılarla Kasr-ı ġirin AndlaĢması yapılmıĢ ve savaĢlara son verilmiĢtir. IV. ĠA. Bu antlaĢma ile Erivan ve Azerbaycan Ġran'da. Ġslâmiyet'te yok ise de. ecdadının hürmet gösterdiği bu zümreye PadiĢah da hürmet göstere" ifadelerini kullanan ġeyhülislâm Ahi-zâde Hüseyin Efendi. Ancak nikris hastalığına müptelâ idi. bütün Osmanlı arazilerinde yaklaĢık 20. III. büyük bir karĢılama ile Ġstanbul'a döndü. Zira 6 ciltlik bu tarihin iki cilde yakın bir kısmı IV. c. Konuyu özetler misiniz? I in l'ia Bağdad Fâtihi. 263-451. sh. c. 148-206. Maalesef Sultân Murad. Sâhib-kırân ve benzeri unvanlarla anılan ve ancak 28 yıllık bir ömür süren IV. . o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir. Solak-zâde. Cavid. Bu ġeyhülislâm. Bağdad ve havalisi ise Osmanlı Devle-ti'nde kalmıĢtır. Kantemir.000 eĢkıyayı ortadan kaldırmıĢtır. 4 ay ve 28 gün Osmanlı tahtında kaldı. teessüfle Valide Sultân'a bir tezkire ile duyuran ve tezkiresinde "Kendülerini bedduadan sakınırız.

maliye periĢan ve hazine bomboĢtu. nerdeyse hiç bir iĢe karıĢmadı. bazan ona Ģerî'ata uymayan iĢleri yaptırdıkları da nakledilmektedir. korku hissine tamamen yabancı olması. büyük devlet adamı ve büyük diplomat demek mümkündür. Ancak her konuda Ģerî'atın emirlerine uygun hareket ettiği ve kanun hükümlerini aynen tatbik eylediği de söylenemezdi. sh. kalın kemikli. Ancak hem askerlik ve hem de devlet idaresi sahasında büyük baĢarı kazandı. Bazan zulme varacak kadar sertti. 134. Ġki büyük sefere çıkan Sultân Murad. fesâd Ģebekelerini ve zorbaları ortadan kaldırması. 185. Zaten IV. bizzat sürdürdü. onun d ancak bazan om» gürzleri h •¦ öğrenmiĢ' '. en büyük PadiĢahlardan biri olurdu denilen tarafı. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. sh. Ancak Yavuz'dan ayrıldığı iki önemli noktası mevcut idi: Birincisi. Çoğu meselelerde ecdadının koyduğu kanunlara fazla itibar etmedi. Bazı zulümlerine rağmen. Siyâset kılıcıyla serkeĢleri korkuttu. Yavuz gibi cihangir olamadı."Vj "kurĢun ve I elçinin gözü! olarak müH binasından 1 etmiĢtir. her türlü meĢakkate tahammül etmesi. Mühimme Defteri. etrafına bir takım sefil insanları yaklaĢtırmasıydı. zulmedenleri. Avrupa'daki haber alma teĢkilâtını düzenleyerek Kanunî devrindeki duruma yükseltti. hep ehl-i kemal olsaydı. Hatta 1043/1633 tarihinde Sultân Ahmed'teki mevlidde karĢılıklı tartıĢmalar vâki olmuĢ ve PadiĢah her ikisine de hürmeti devam ettirmiĢtir. BA. 85. Yavuz'u Yavuz yapan yakın devlet ve ilim adamları onun için vardı denilemez. Murad. Mesela ehl-i tarikatın kısmen aleyhinde olan Kâdî-zâde Mehmed Efen-di'nin tesiri altında kalmasına rağmen. Murad'in dehâsı. Devletin yularını eline aldı ve yedi sene kadar istediği gibi devleti idare etti.000 hicrî yılından sonra gelen PadiĢahların en büyüğü idi. c. Emir güne Oğlu Yusuf. Ayrıca Ģahsiyetaftitibariyle dedesi Yavuz Sultân Selim'e benzetilmektedir. cihanın en büyük vurucu kuvveti halinde düzenlediği ordu. Naima'nın tesbiti ile 1. IV. derin zekâsı. ĢiĢmanca vefl sinden uzağa i Naima. ömrünün kısalığına sebep oldu denilmektedir. Murad'in en çok tenkid edilen bu kusuru olmasaydı. ordu disiplinini kaybetmiĢti.630 vd. bir çok konuda yeni kanun ve usuller ihdas eyledi. âsâyiĢ bozuktu. Muı yalanlardan! 108. 188 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYdu validesinin niyabeti ile yürüttü ve Osmanlı Devleti için anarĢi yılları oldu.. KĠ mi lebi ten sarayının meo . Ancak 1632 yılından 1640 yılına kadar müdebbir bir devlet adamı gibi devleti idare etti. Geriye kalan 8 yılını ise. Silahdar Mustafa PaĢa ve Bekri Mustafa gibilerin. nr.. En önemlisi de "çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. En güzel tarafı. EĢkıyayı bertaraf edeceğim derken. Fakat haklı söze gücenmez ve ilim adamlarının haklı mütalaalarından memnun olurdu. Ona büyük kumandan. Vefat ettiği zaman hazinede 15 milyon altın ve bir o kadar da diğer servet vasıtaları bulunuyordu. 127 vd. Ġkincisi. II. Tütün Yasağı için bkz. ıslâh edilmiĢ bir maliye bıraktı. Sohbetlerinde Yavuz gibi. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". bazılarının da zulmen kanına girmiĢ olması ihtimali. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının yardımıyla (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Osmanlı Tarihi. Hilelerin peĢinde koĢan Ali PaĢa ile Yavuz'un veziri Pîrî Mehmed PaĢa'yı kıyaslamak mümkün değildi. Aksun. dıĢarıya karĢı korkutucu Ģevkette bir devlet. Uzun boylu. Zira sadrazamlar liyakatsizdi. çok ağır Ģartlarda çocuk yaĢında tahta geçti.] sertliğinden \ larında Avı ps'dâ rpııhiffl Ki): ve I adıyla yad e Hamm IV. saltanatı devraldığında. orduyu büyülemiĢtir. r Ölümliı kıyla kabul} yarım asır t baĢlayacaktı. Maalesef Musa Çelebi. 1041/1632 yılına kadar selefleri gibi. rakipleri durumunda bulunan Sultân Ahmed Camii Vaizi Sivâsî Abdülmecid Efendi ve Galata Mevlevîhânesi postniĢini Ġsmail Dede'yi hürmetle dinlerdi. Bu hususta çok misâller gösterilebilir. yaygınlaĢan zulüm ve suiistimalleri önlemiĢ olmasıydı. Yavuz gibi 42 yaĢında değil. Osmanlı Devleti içerisinde huzur ve asayiĢi sağladı.

Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitaplarının. 338. Ankaravî Mehmed Efendi eliyle yapmıĢtı. bu bir teĢbihtir.. yollar ve büyük köprülerle ihya etmiĢti. . aslı astarı olmayan yalanlardan ibarettir106. IV. I-II. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Bu iĢi. camileri ve diğer müĢtemilâtı ile birlikte Kazak taarruzlarına karĢı yapmıĢtı. Bilhassa son zamanlarında Avrupa'ya yönelik akınlar yaparak. Sel suları ile harabe olan Kavbeyi o tamir ettirmiĢti. Murad'ın sefâhet içinde olduğunu söylemek tamamen yanlıĢtır ve hiç bir temel tarih kitabında. ta'lik yazısı üstadı ve büyük bestekâr idi. sh. c. I. Ģer'an yasak olan Ģeylere. Murad'ın Mûsâ Çelebi ile böyle bir iliĢkisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. IV.. yarım asır önce yıkılmaya baĢlayacaktı. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere.. kalkan hatıra olarak müzelik eĢya arasına koyuldu. III. Osmanlı'da Harem. Enderun personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. 399 vd. zevk ve eğlenceye dalma manasına gelmektedir.. ĠA. Zira Hammer'in ifadesiyle. ¦ •¦. 346-350. . 107 UzunçarĢılı. II. Bayezid Camiinin minarelerinden birinin altındaki hedefe isabet etmiĢtir. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu hanlar. Konuyu iki açıdan incelemek yerinde olacaktır: Birincisi. Bu zikredilen manada IV. Seyahatname I-X."¦ . IV. Merak edenler. I. 164. IV. elçinin gözü önünde. 642 vd. ancak bu kısım okunduktan sonra. Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Kaynakları yorumlamakta kasıtlı davranan bazı tarihçiler. Peçevî. Ölümünün Batı devletlerinde memnuniyetle karĢılandığı. Fırat'ın büyük kollarından biri hâlâ bu sebeble onun adıyla yad edilmektedir. Bağdad ve Revan KöĢklerini o yaptırmıĢtı. . nükteye. Timur neslinden ġâh-ı Cihan'ın elçisi Zarif Bey'in Hindistan PadiĢahından "kurĢun ve kılıç kâr eylemez" diye hediye getirdiği gergedan derisi kaplı kalkanı. Öztuna. devletin hayatını ve büyüklüğünü yarım asır uzatmıĢtır. yayını çektiği ok.daha öl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 189 ĢiĢmanca ve fakat çevikti.297-299.. Daha 17 yaĢındayken kendisini gören Venedik Büyükelçisi. Aksun. "Ģakaya. Baysun. Ġç oğlan. kervansaraylar.-•. c. IV. sefâhet. sh. Murad'ın saçlarını at kuyruğu gibi yaptığı ve benzen iddialar. tesiri büyük oldu. Aynı zamanda Ģair. c. c. sh. Eski Saray denilen Ġstanbul Üniversitesi merkez binasından attığı cirit. iki yerden deldi.¦¦¦•¦ 190 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/' 109. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Yıldırım Bâyezid ile ilgili sorularda uzun uzadıya konuyu incelediğimizden dolayı. böyle bir Ģey kayd edilmemiĢtir. Cavid. Ġstanbul 1314-1938. eğlenceye ve maalesef sefâhete düĢkündü" demeleri. Evliya Çelebi. 106 Naima. ancak bazan okka bir kilo karĢılığında da kullanılmaktadır ki. VIII. Kantemir. Bugün ifade ettiği manayla. Eserleri ve hayratı ile de Anadolu hâlâ hatıraları ile doludur. önce mızrak ve sonra da ok atarak. c. sh. II. Bilindiği gibi. 248 vd. Ayrıntılı bilgi Fâtih dönemi soruları a-rasında verilmiĢtir.. onun kuvvetini Ġfade edebilmek için "200 okkalık (yani yaklaĢık 600 kiloluk ağırlık eder. I. Hastalık derecesinde ata düĢkündü. Murad'ın sefîh olduğu iddiasıdır. c. 108. c. Devrinin büyük okçularından okçuluk öğrenmiĢti. Konuyu daha önce bütün ayrıntılarıyla açıkladığımızdan burada tekrar etmeyeceğiz107. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapı Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. tüfek mermisinden uzağa düĢerdi ve Hammer'in ifadesiyle attığı ciridin delmeyeceği madde yoktu. Tarihçilerin naklettiğine göre. o zaman 200 kilo olur ve makul hale gelir) gürzleri kaldırabilirdi" demektedir ki. zekâsından ve sertliğinden korkarak durumu Cumhuriyet Senatosuna bildirmiĢti. Murad'ın alkolik ve sefih olduğuna dair iddiaları daha yakından inceleyebiliriz. sn. o gelmeseydi devlet 1683'de değil. "MelâMb ve melâhîye" yani oyun ve . M. 159-162. -. buradan gelecek tehlikeleri önledi ve Avrupa'da mühim bir savaĢ yapmadığı halde. Hammer'in ifadesiyle "paslanmıĢ Ġslâm Kılınana kan ile su veren bir halife idi". Naima. "Murad IV". Rumeli ve Anadolu Kavağını. özellikle gayr -i meĢru kadınlarla düĢüp kalkmaya ve içkili alemlere katılmaya denir. IV. Ok Meydanı namazgahına minberi o koymuĢtu. Akgündüz. Kapukulu Ocakları. bütün kaynakların ittifakıyla kabul edilmektedir.

Ġkincisi. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının teĢvikiyle (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi).eğlencelere düĢkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyânları. Sohbetlerinde. istirahat «I fazlaca içki içti. bundan piĢmanlık duyduğunu anlıyoruz. Mty giderek. Ba'dehû ol biçare çıkub halâs buldı". Murad'ın ve bütün Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru kadınlarla beraber olmalarına ihtiyaç yoktur. Bunlara bir örnek verip konuyu kapatalım: "Murad IV. Ancak bunların açıktan içki kullandıklarına dair olan rivayetler de kesin doğru değildir. Murad'ın içki içtiğini kesin bir Ģekilde bilmiyoruz. Murad. M makamım| Bunlard hülislâmYahyıfe lislâm Zekenyıls-olması i anlaĢılınca! hülislâm'a e zamanda Wf Ġkincisi. "(Bir seferden) Ġstanbul'a dâhil olduklarında. Safiye Sultân ve Rukıyye Sultân dıĢındakiler. Nitekim IV. I fark olsa g 110. Murad'ın içkici ve sarhoĢ olduğuna dair iddialardır. 8u I gönlünü açmak k mak ve arzu'an h orada Fad-Ģahlara ft Ģiddetli hastalıktan^ ġimdi Ġki fazlaca içki I. hep ehl-i kemal bulunsaydı. hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu bâbda mübalağa olundu. vBile' diyoruz: çünkü IV. 11 oğlu ve 4 kızı olduğu nakledilmektedir. i günden-günefi Değeri! t Onun için akta saptırıldığını d "Ramazan t küne inip (okçuluk» 01 sâhib-kırSngOlj Silahdar PaĢa î tertip olundu. içkici ve sarhoĢ biri olduğunu söylemek çok zordur. Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki PadiĢahtırlar. hep gayr-i meĢru oyun. onun içkici birisi olduğu konusundaki izahlar gibidir. Murad'ın AyĢe Sultân isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaĢadığı yedi sekiz de cariyesi olduğu nakledilmektedir. meĢru dairede hayat yaĢamaları her zaman mümkündür. Gizlice içse dahi. Bu konuda en doğru ifade Naima'nın Ģu tesbitleridir: "Çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. 15 lerini seyredil!. Zira. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. Bunlardan Kaya Sultân. |tt iddiaları ifan yasak i malî katılmaya »tamamen 'sef ve eğ-ppgayr-i îsraber ol-yat yaĢananımı ve u ve 4 ı Sultân srçla evli fu yollarla BlhUSUılarına Hım Ģu |nâve i layık Mit »Hatta BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile. Fakat yine de gençliğinde böyle bir günaha girdiğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. Zira teserrî dediğimiz cariyelerle.* özellikle <{r«j| virleri neten Üçiıım-îj zatrr N OSMANLI ı ne derı dolayı. Bir kısım yazarların IV. Böylesine içki düĢmanı olan bir PadiĢahın. IV. gayr-i meĢru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir. ılamrafe IV. eğlence ve sefâhet olarak anlatılmıĢtır ki. tamamen yanlıĢtır. MeĢru dairede istediği ve baĢkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın. melerden anta alemi yapıp e gizliye içki i etmek ile. Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoĢu kati ederlerdi. IV. Sefih olması hususundaki yanlıĢ izahlar. Murad ile alakalı bazı kelimeleri ve tesbitleri yanlıĢ yorumladıkları da bir gerçektir. Bâyezid ve IV. küçük yaĢta vefat etmiĢlerdir. Murad. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". Osmanlı PadiĢahlarından I. Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düĢdükde helak oldu deyü geçdiler. açıktan içki içtiği ve bir sarhoĢ olduğu söylenemez.

Üçüncüsü de Es'ad Efendi'dir. 159-162. Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzulan harekete getirmek iddiasıyla hafif meĢrep arkadaĢ sohbetlerine onu teĢvik ettiler. Hepsinde de baĢarılı oldu.. Kendileri mu'tâd üzere deryada Sinan PaĢa KöĢküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan Ģahısların çeĢitli (harp) oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler. Büyük ziyafet tertip olundu. Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir mikdar at koĢturdular. IV. Ġlk önce Ok Meydanından kısa mesafeli dokuz deneme yaptı. Cavid.191 "Murad IV. Seyahatname.. Hoca Sa'deddin Efendi'nin oğludur.". c. Ġkincisi. sh. bu sefahat gecesinin ertesi günü hastalandı. içki meclisleri düzenleyip sefâhet alemlerinde yaĢadığını söylemek arasında fark olsa gerektir108. c. 110. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir. Acaba doğru mudur? Ġdam iddiası doğru değildir. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. Ġbnül-Emin-Saray. nr. Daha sonra At Meydanı'na nazır Silahdar PaĢa Sarayına varub meydana ve etrâf-ı âleme nazır KöĢk'de oturup hava aldılar. Murad'ın zamanında üç defa aynı makama getirilen ġeyhülislâm Yahya Efendi'dir. 213. tövbeyi bozarak fazlaca içki içti. Uluçay. Murad'ın hükümdarlık yaptığı yıllarda Hezarfen Ahmed Çelebi adında bir Türk bilgini uçma teĢebbüslerine giriĢti. biraz at koĢturduktan sonra Atmeydanı'nda Silâhtar Mustafa PaĢa'ya tahsis edilen saraya giderek. 449. 399 vd. sh. sh. c. IV. Osmanlı Devleti Tarihi. bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen. Bütün bu Ģeyhülislâm olan Ģahsiyetlerin eserleri ve ne yaptıkları ortada iken. 1 ġevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan PaĢa köĢkünde Ġç ağalarının türlü hünerlerini seyredip. 248 vd. sh. Yılmaz. ĠA. biz de sadeleĢtirerek nakledeceğiz ve meselenin nasıl saptırıldığını daha rahat anlayacağız: "Ramazan Bayramında erkân ve a'yân el öpüp gittiler. Aksun. 164 vd. RüĢvet ve suiistimallere karĢı dürüst bir ilim erbabı olması hasebiyle bazı müfsidlerin telkini ile iki defa bu görevden alınmıĢ ve dürüstlüğü anlaĢılınca yeniden aynı göreve iade olunmuĢtur. c. bu satırlardan sonra nasıl iddia edebilirsiniz? O halde gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden piĢmanlık duyarak tevbeyi arzuladığını ifade etmek ile. I-II. Milâdî takvim . Bu zat. O gün orada PadiĢahlara yakıĢır Ģekilde zevk ve sohbet edüp Saray'a geldiler. Yahya Efendi. 54-56. BA. Baysun. 108 Naima. II. Ahi-zâde Hüseyin Efendi'dir. I. Acaba ileri sürülen iddialar doğru mudur? IV. I. ancak sürgün edildiği doğrudur. M. ¦ 192 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAĠJj hayali olarak bunlara hilâf-ı hakikat Ģeyler isnâd etmek. 914. 297. Ģevkini ve neĢesini arttırmak ve gönlünü açmak kasdıyla. 346-350. 429-430. tarihi tahrif olur109. Kantemir. c. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır. Bu sırada Silahdar PaĢa ve bazı özel sohbet arkadaĢları. Murad devrinde yani 17 sene içerisinde üç önemli ilim adamı ġeyhülislâmlık makamını ihraz etmiĢlerdir. Onun için aktarma yaptığı yeri. Evliya Çelebi. Değerli tarihçi hocamız Cavit Baysun'un bu bilgileri Naima'dan aktardığı çok açık. günden-güne fenalaĢtı". 939. IV. III. ġöyle ki.. ġimdi ikisini mukayese edelim ve kendi kendimize soralım: Acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabilirsiniz? Sefâhet gecesi manasını hangi kelimelerden anlayabilirsiniz? Hele hele Ramazan Bayramında bir Osmanlı PadiĢahının içki alemi yapıp eğlendiğini. aynı zamanda büyük bir Divan Edebiyatçısıdır. VIII. gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler. daha evvel de ġeyhülislâmlık yapan ġeyhülislâm Zekeriya Efendi'nin oğludur. Ġstanbul 1986. Çağatay. Elimizde Fetâvâsı da bulunan bu ġey-hülislâm'a edepsizlik itham edenlerin tarihten bi haber oldukları ortadadır. IV. 338. II. sh.. Bunlardan birincisi. c. Ertesi günü durumları değiĢti ve Ģiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı. ġair ve edib bir zattır. 642 vd. c. "Murad IV". Peçevî. UzunçarĢılı. istirahat etti ve akĢam yemekte yakınlarının (Silâhtar ve Emirgûne-oğlu) teklifi ile. Kadı ve müftülerin idamına karĢı çıktığı ve özellikle kardeĢ katli meselesinde asla fetvaya yaklaĢmadığı için bazı müfsidlerin tezvirleri neticesinde idam edilmiĢtir. Öztuna. Kapukulu Ocakları. sh. 420-421. c. 111. sh. I.

Murad tarafından mükâfatlandırılmıĢ. Herkesi alabildiğine bir heyecan kaplamıĢ. misi Sulta::» cuğu ( tek Osmaıojıg Maalesef t ms rr b: gc 338. c. c. ona göre uçmasını gerçekleĢtirmiĢti. Murad. Evliya Çelebi. I. Tarih ve Edebiyat Mecmuası. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde anlattığına göre. Hadâlk'ul-Hakaık.". Bu gösteri üzerine IV. 110 Evliya Çelebi. Ersoylu. Halil. Sinan PaĢa Sarayı önünde denize inmiĢtir. Bir kese akçe Ġhsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı. 430. sh. Daha sonra Lagarî Hasan Çelebi Kırım'a gitmiĢ. Ġdam edildiği ve deryaya atıldığı iddiası asla doğru değildir. orada Selâmet Giray Hanın yanında ölmüĢtür. sh. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de i-dam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir. Ġsâ Nebî sana selam söyledi" diyerek Ģakaya baĢladı. Murad'ın kızı Kaya Sultân'ın doğduğu gece yapılan Ģenlikler sırasında füzeyle uçma hünerini gösterdi. Maalesef bu ihsanına rağmen "Böyle kimselerin bekası caiz değil" diye Cezâir'e sürgün ettiği ve orada vefat ettiği Evliya Çelebi'nin kayıtları arasındadır. Lagarî. Herkes hayretteydi. . Onun bu baĢarısından hoĢlanan Sultân IV. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". Seyahatname. Hasan Çelebi 50 okkalık barut macunuyla dolu 7 kollu. O gün Ġstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuĢtu. 110-114. c. Çünkü. Hezarfen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Fârâb Ģehrinde olan Ġsmail Cevheri'yi örnek almıĢtı110.y 113. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı. Döğen. Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiĢti. Bu Lagarî Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fiĢek îcad eyledi. Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleĢtiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken. 755-757. "Bismillah" deyip kendini boĢluğa bıraktı. Hezarfen Ahmed Çelebi Lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuĢ gibi uçup Ġstanbul Boğazını geçmiĢ. Seyahatnamesinde Roketle uçma olayını Ģu Ģekilde anlatmaktadır: "Murad Hân'ın Kaya Sultân isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı Ģenliği oldu. IV. Ġsa Nebi ile konuĢmağa gidiyorum" diyerek semaya fırladı. Nev'î-zâde Atâî. Vücuduna taktığı kanatlarıyla Boğaza doğru süzüldü. kendisine bir kese altın verdi. FiĢengi önünde c söyledi" d Bu Hezarfen'ln j diklerine c ne dair izahl dolayı ola iddia ettiği g ve teknolo tarihimize y Netice ( doğru taril Ancak I tâbi'ı Norveçli i kabul e 109 Naima. sh. 112. 670. Galata Kulesi'nin üstüne çıktı. Onun bu baĢarısını gören halk ona "bin fenli" mânâsında "Hezarfen" lâkabını taktı. Sultiıl. Nisan 1981. 691-692. II. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuĢunu yapmaya hazırlanmaya baĢladı. Hezarfen Ahmed Çelebi. füzeciliğin atası sayılmaktadır. Füze ile uçan ilk Türk'tür. bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiĢ. Yanında olan diğer fiĢekleri ateĢleyip rûy-u deryayı çırağan eyledi.1636 yılını gösteriyordu. sh. planörcülüğün de öncülüğünü yapmıĢ oluyordu. III. sh. Füzenin barutu bitince de daha önce hazırlamıĢ olduğu kanatları açmıĢ. ġeyhî Mehmed Efendi. 44-46. 1633 yılında IV. Sarayburnu'nda Hünkâr huzurunda fiĢenge bindi ve Ģakirtleri (yardımcıları) fitili ateĢlediler. Zemini bûs ederek. sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnu'ndaki Sinan PaĢa KöĢkünden olup bitenleri seyrediyordu. FiĢengi kebirinin barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan PaĢa KöĢkü önünde deryaya indi ve padiĢahın huzuruna geldi. Evliya ( "Murad i elli okka baruU ve Ģâklrtlerlf mağa. Kısa bir zamanda mahĢerî bir kalabalık toplandı. sipahi sınıfına yazdırılmıĢtır. c. Vakâyi'ül-Fuzalâ. Murad. kendini boĢluğa atacak kahramanı bekliyorlardı. sh. . I. 548-549. Gazev BĠLĠNMEYEN OSMANLI 193 rek yardımcılarının ateĢlemesiyle uçmayı baĢarmıĢtır. "PadiĢahım. o uçuĢunda bir planörcü gibi rüzgarın esiĢini dikkate almıĢ. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. Nihayet beklenen an geldi. Bu da doğru mudur? Lagari Hasan Çelebi. c. 337-338. kendi îcadı olan bir fiĢeğe binerek yardımcılar» l önce hazırlamıĢ c gösteri üzerine I Daha sonra I ölmüĢtür. "PadiĢahım seni Huda'ya ısmarladım. I.

¦ . 194 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA'. devlet ricali ve Valide Sultân'a mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta asla niyeti olmadığını ifade 111 Evliya Çelebi. Hazinenin gelir-gider muvâzenesini muhafazaya çalıĢmıĢ. Bkz.. ilim âĢıkı ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin böyle bir hadise ile alakalı ilmin ve teknolojinin aleyhinde bir fetvası da mevcut değildir. Ancak Bediüzzaman'ın yerinde tesbiti ile "herkes kendi âyinesinin müĢâhedâtına tâbi'dir". annesi ve Valide Sultân olan Kösem Sultân'ın varlığıdır. "KiĢi bilmediğinin düĢmanıdır" kaidesince. Hatta tam tersine. devletin kadınların. 14 Aralık 1998 tarihli Hürriyet Gazetesi. Ġbrahim. Zira hayatını zindan gibi olan kendi dairesinde geçirmiĢ. Halil. 670-671. Ersoylu. Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz? Sultân I. Aleyhinde olan durum. KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'yı 1644 yılında idam ettirmiĢtir. Katoliklerin zulmünden bıkan yerli Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da istifade edilerek. Döğen. Maalesef.¦•¦. Yusuf PaĢa'nın rüĢvet ve hediye düĢkünü bir devlet adamı olduğu yönünde ithamlar vardır. bu ilmî buluĢlarından dolayı idam edildiklerine dair bir kayda rastlanmamaktadır. VVeekly Word News Dergisinin neĢrettiğine göre. baĢta Valide Sultân olmak üzere. bunların taltif edildiklerine dair izahlar vardır. Kendisinden baĢka Osmanoğlu mevcud değil idi. c. Ģayet bunlardan biri idam edilmiĢse. Önemle ifade edelim ki.. . Biraz önce saydığımız olumsuzlukların baĢında da.-. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi.-¦•. Serdârlık Kaptan-ı . 44-46. sikke yani paranın değer ayarlamasını düzene sokmuĢ ve devlete ciddiyet getirmeye çalıĢmıĢtır. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve sonradan PaĢa'yı da ekleyebilirsiniz. Osman ve IV. doğru tarihimizi bilmeyenler.¦¦. 1644 yılında Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiĢtir. Lehinde olan durum. Ahmed'in Mahpeyker Kösem Sultân'dan 1615 yılında dünyaya gelen çocuğu olan I. I. ağaların ve ehliyetsiz kiĢilerin eline geçmesine sebep olmuĢtur. Seyahatname. 548-549. Önceleri.¦-¦ . sh. bu aleyhteki durumu daha da kötüleĢtiriyordu. baĢka bir sebepten dolayı olabilir. sh. ' eden Sultân Ġbrahim. O halde. Bir ay sonra ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de ölümü.Bu konudaki en önemli kaynağımız olan Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde ne Hezarfen'in ve ne de Lagarî Hasan Çelebi'nin. tarihimize ve medeniyetimize düĢman kesilmektedirler. zaten yetiĢmemiĢ olan PadiĢah'a kanunları çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu'lu Hüseyin Efendi'nin Hace-i Sultanî olarak tayin edilmesidir. Buna rikâbdarlıktan II.. Kendisini tahta davet eden ulemâ. "Elhamdülillah. Saltanat günlerimde milletimi hoĢ hal eyle ve birbirimizden hoĢnûd eyle" diye dua etmiĢtir. Bütün bunlar. ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de yardımlarıyla.SULTAN I. tahta oturduktan sonra da. Ayrıca bir takım müfterilerin iddia ettiği gibi. ilk uzay roketinin Türkler tarafından icad olunduğunu batıya kabul ettiren bir araĢtırma yapmıĢtır111. kendisi diğer Osmanlı PadiĢahları derecesinde tahsil ve terbiyesini tamamlamamıĢtı. Murad zamanlarında olan acı olayları da bizzat yaĢamıĢtı. Ey Rabbım! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün. . Kara Mustafa PaĢa'dan sonra vezir-i azam olan Semin Mehmed PaĢa da. aleyhle-rindeki bütün tahriklere rağmen.":-. II. Maalesef.-:¦¦. sh. Ancak muvaffak olduğunu söylemek mümkün değildir. Bütün bunlara rağmen. Ġbrahim. Cinci Hoca da denmektedir. Sultân I. ecdada ve tarihimize yapılan iftiralardan ibarettir. I. dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın veziriazam olmasıydı. ¦ . 337-338. 1645'de Malta üzerine sefere karar verildi. . dört ağabeyinin idamını bizzat yaĢadığı gibi. Maalesef. Norveçli âlim Roffavik. sh. Bunun en acı misâllerinden birisi.. Ġbrahim'in ilk yıllarında devlet idaresini epeyce rayına koymuĢtur. Bu tür iddialar.: . XVIII. bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının tahriklerine kapılan Sultân. Topkapı'dan Eski Saray'a göndererek bu dertten kurtulmak istemiĢtir. vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline göre Ģiddetli bir migrene yol açmıĢtı.: •• ¦-'¦¦> '. 24 yaĢında 1640 yılında ağabeyi IV. Netice olarak Ģunu ifade edelim ki. ĠBRAHĠM DEVRĠ 113.. I. . Ancak o sebebi de kesin belirlemek zordur. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". c. II. annesinin ihtirasını bildiği için. Sultân Ġbrahim. lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki durumla karĢı karĢıyaydı. c. maalesef bu kadın bulunmaktadır. Murad'ın vefatından sonra tek Osmanoğlu olarak tahta oturdu..

2. ZEVCELi ve uzun yıllar1^ Valide Sulta ce Muazzez Sui Sultân (Telli \ alındı. kendi hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale gelmesi. Gençliğinde buhranlı bir hayat yaĢaması. Sefer yapıldı. I. Kaptan-ı Derya Damad Fâzıl PaĢa ve NiĢancı Ahmed PaĢa'yı zikr edebiliriz. hem Ģer'-i Ģerife ve hem de kanuna aykırı olarak bî'at edildi. Ġbra? I. Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıĢtır. Haseki olduğu sanılıyor. 3. Bunlardan biri de. iĢi çığırından çıkarmıĢtır. israf ve bunun karĢılığında gelirlerin azalması devleti sarsmaya baĢladı. hem. Murad gibi otoriter. Haseki. Sultân Ġbrahim zamanında. sadrazamlığa getirildi. bu olumsuzluklardan sadece biridir. Sonra ġeyhülislâmın. Zira IV. 1648 Ağustosunda asilerin isteği üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed PaĢa azl edildi ve sonra asilerce öldürüldü. W. 5. Haseki. "Ġki halife bulunduğu zaman. 6. 7- .Derya Yusuf PaĢa'ya verildi.Hatice Turhan (Tarhân) Valide Sultân.Hüma ġah Haseki Sultân (Telli Haseki). II. 4.1. Ibralftı*" gururdan uzak. III. Bunların tahriki ile Sultân Ġbrahim'de baĢlayan lüzumsuz samur merakı. Mehmed'e. fendi ve Abam Hüseyin PaĢa. Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir. 3-ġehzâdeJ. 1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle sonuçlandı.AyĢe! Atîka Sultân18!" 114. Mehmed'in annesi. fitneyi önlemek için birini katlediniz" Ģeklindeki fetvasına dayanılarak I. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 195 Mm gibi irtbirbirij yanı niĢtir. lislâmın. 5. Ağaların adamı olan Sofu Koca Mehmed PaĢa. s' <** Sarayı Ml:o( Devletler . devlet idaresinde sıkıntılara yol açmıĢ. Zamanındaki sadrazamlar arasında KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa. Bütün bu olaylar. Sultân Ġbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. "Ġki haille j Ģeklindeki edildi. Mustafa gibi biçare ve III. olay duyuldu ve ihtilal çıktı. n fahiĢtir. 1646 yılında Deli Hüseyin PaĢa serdârlığında 2.| riz. (seden bici ıhta bir hayat yaĢadığı anlaĢılmamalıdır.Sâliha Dil-aĢûb Valide Sultân. Ġhtilâlin ı hülislâm Abdurı tarihinde hal' e Mehmed'e. IV. 7 Ağustos 1648'de henüz 7 yaĢındaki IV. PadiĢahın aile hayatına düĢkünlüğü. Haseki'dir ve II.AyĢe Sultân. Ahmed'in annesidir. Ġbrahim'in cidden eksik olan yönleridir. atın ve I. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu Girit'ten çekildi. 5. ZEVCELERĠ: 1. Zamanın PaĢa ve He. Ağustos 1648 tarihinde hal' edildi ve bir odaya haps olundu.Ayfe 1 Sultân. Hele Telli Haseki baĢta olmak üzere. Murad gibi fazla kadına düĢkün değildir. Zira özel hayata düĢkünlük ile. Sivas Valisi Varvar PaĢa'nın isyanıdır (1647). PadiĢah bunların haklarından gelmek istedi ise de. Ġhtilâlin arkasında nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır.Mâh-i Enver Sultân.| II. Semin Mehmed PaĢa ve Hezâr-pâre Ahmed PaĢa'yı. 7-ġehzâdej 11. Osmanlı neslinin devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata teĢvik edilmesi. sh. Nikâh ile kadınlığa alındı. ġeyhülislâm Abdurrahim Efendi'yi de yanına alan sadrazam tarafından. Valide Sultân kısmen devre dıĢı bırakılmıĢ ise de. 6. diğer sultânlar gibi kendini fazla yetiĢtirememesi. veya 7. Ġbrahim hal'inden 11 gün sonra boğularak Ģehid edildi. fe"j müttefiktirtolM kullanıldı ki Hasekisi j Kısım I. kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur etmekte kullanmaları. onu kadınların avucuna ister istemez itmiĢtir. devlet iĢlerine kadınların müdahalesi önlenememiĢtir. Ada ikiye bölünmüĢtü (1648). gayr-i meĢru hayat tamamen farklı Ģeylerdir. Önemle ifade edelim ki. Ocak ağaları yeniden cuntalaĢıp devleti soymaya baĢlayınca. Süleyman'ın annesi ve câriye. 4. II. ġeker-pare denilen musâhibeler gibi onu eğlenceye teĢvik eden cariyelerinin fazla oluĢu.Hatice Muazzez Sultân. I.e -IV. bütün bu anlatılanlardan Sultân Ġbrahim'in gayr-i meĢru bir hayat yaĢi tamamen farklı j Bütün bu olayl da gelirlerin az< PaĢa'nın isyanıdır! PadiĢah bunların I Ağustosunda asilerini sonra asilerce i getirildi. ancak Kandiye fethedilemedi. ġeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya E-fendi ve Abdurrahim Efendi'yi ve diğer devlet adamları arasında Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin PaĢa.

sh. elmas gibi yüreği olan ve hassas yapıda bir insan olduğunda tarihçiler müttefiktirler. Öztuna.Fatma Sultân. 196 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN. 3-ġehzâde Murad. sh. 7001-7002. 189. Eğitim-Bilim Dergisi. c. Ģahsiyetinin oturmayıĢı ve bunlarla birlikte sorumluluk duygusunun fazlalığı. 8-ġehzâde Bâyezid. onun zaman zaman hafakanlar içinde kaldığını ve yüreğinin sıkıldığını ifade etmektedirler. I. iyi bir eğitim görmemiĢ olması. Penzer. Bu hastalık. Sadrazama yazdığı hatt-ı hümâyûnları da bunu göstermektedir. 7-ġehzâde Süleyman. 766-773. 26-27. Hasekileri ve Saray'daki musâhibeleri. 6. uzmanlar belirtmektedirler. 115. Kaynaklar.ġivekâr Sultân. malî. zaten hayatı sıkıntılı olan Sultân Ġbrahim'in. çevresi. Osmanlı Tarihi. Uzmanların tesbitine göre. ona istediklerini yaptırır hale gelmiĢler ve bu da devlet içinde karmaĢaya. zayıf Ģahsiyetinden istifade etmiĢler ve tabir yerindeyse kanına girmiĢlerdir. kadınların dümen suyuna ister istemez girmiĢtir. Zaten hekimler de elem-i asabî teĢhisini koymuĢlardır ki. III. asker ve özellikle de saray. 257258. I. Kadınlar Saltanatı. 2457. Saygılı. Belgelerle Osmanlı Tarihi. sh.AyĢe Sultân. sh. II. Murad zamanında Ģehzadeler idam olunmuĢ ve Osmanlı tahtı. Tarih . Bu sebeple. 5-ġehzâde Osman. BaĢta Telli Haseki olmak üzere. Ġbrahim'in buhranlı bir hayatı bulunduğu.. 131-140. III. Uluçay. Çağatay. sh. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Devletler ve Hanedanlar. "Sultân Ġbrahim Deli miydi?". 4-ġehzâde Selim Hân. 301-303. Sadece son zamanlarda kaleme alınan bazı kaynaklar. 13-18. Her zaman hatalarını kabul eden bir Ģahıstır. Kısım I. 14. 12Gevher Hân Sultân. Sefa. Halk. c. 13. 452-460. 35-37. gururdan uzak. sh. Ancak baĢta Telli Haseki Hasekisi ve bazı musâhibeleri olmak üzere. Zira kendisinden baĢka Osmanlı Hanedanına mensup erkek çocuk mevcut değildir. adi? ve idarî ıslahatı için yaptıkları ve yapılanlara olan teĢvikleri. 114. böyle bir hayatın neticesi olarak. sh. ġubat 1999. 235-245. Acılı geçmiĢi. Gerçekten deli midir? I. III. Hasta mıydı?". Ahmed Refik. Mustafa ile ilgili söylenen hafif akıllılık gibi tabirler dahi. Bu lakabı ilk kullanan ve çevreye yayan katlini arzuladığı Kara Çele-bi-zâde Abdülaziz Efendi ile Anadolu'nun huzuru için idam ettirdiği ġi'î isyancılardan KesikbaĢ Emirgûneoğlu'dur. c. PadiĢah olmadan evvelki stresli hayatın da tesiriyle. III. Ġbrahim'in tahta çıktığı zaman hasta olduğu kesindir. hırs. anksite bozukluğu denilen nevroz türünde bir hastalıktır. Haseki. Bunlar doğru mudur? Maalesef kısmen de olsa doğrudur.Kaya Sultân. 6-ġehzâde Ahmed II. Psikotik ve deli değildir. sh. 15-Atîka Sultân112. c. UzunçarĢılı. c. meĢru dairede de olsa. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed IV. Valide Sultân baĢta olmak üzere. 192-197. Ġbrahim'in erkek çocuğu olmasını Ģiddetle arzu etmektedirler. bu sultân için kullanılmamıĢtır. sh. I. ġahsiyeti tam teĢekkül etmeyen ve diğer Osmanlı PadiĢahları gibi eğitimi de mükemmel olmayan Sultân Ġbrahim. 9. I. sade-dil. E. isnad edilen bu sıfatın doğru olmadığına yeterli bir delildir. Sultân Ġbrahim'in muhakemesinde ve idrâk melekelerinde bir bozukluk olmadığını. veya 7. c. Ġkincisi. c. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir. çevresindeki bazı insanlar. onun bu 112 Nalmâ. 327-344. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir. "Sultân Ġbrahim Deli. Solak-zâde. The Harem. Kantemir. sh. 298-334. M. kendisinin mütevazı. Bütün bunlara rağmen. mecburen gerçekten sıkıntılı bir hayatı bulunan I.Beyhan Sultân. sh. çok sayıda câriye ile beraber olmasını teĢvik etmiĢlerdir. 243-244. ısrarla bu lakabını ön plana çıkarmaktadırlar. 206-239. Uluçay. Yılmaz. 11. onun rahatsızlığı. onu bu hale sokan sebeplerdir. 124. rüĢvet alıp vermeye ve hatta 113 Naimâ. nr.Ümmü Gülsüm Sultân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Devrinin Ģartları göz önüne alındığında. onda samur merakının aĢırılığı ve bu yüzden samur vergisini koyması. sh. 56-65. E. aklı bozan cinnet türünde bir hastalık sayılmamaktadır. II. mücevherli kayıklar yaptırması ve doğruluğu Ģüpheli olmakla birlikte sakalının tellerine inciler dizdirmesi gibi garip davranıĢları bulunduğu söylenmektedir. 10. I. IV. Bilindiği gibi. sh. Kaynaklar onun kindar. O zaman Deli Ġbrahim isnadı yanlıĢtır113. c. IV. mal düĢkünü ve kıskanç olduğunu kabul etmektedirler. 3-333. c. mu'teber Osmanlı kaynaklarında onun için Deli lakabı kullanılmamaktadır. Halbuki onun devletin asker?. suiistimale. Ġbrahim'e kalmıĢtır. 5948. bu da yaygın anksieteden baĢkası değildir. IV. 2-ġehzâde Süleyman II. Burada iki durumu vuzuha kavuĢturmak gerekmektedir: Birincisi.

Ava merakı sebebiyle Avcı Mehmed de denen IV. MEHMED DEVRĠ 116. vatandaĢa yeni yeni vergiler konmaya baĢlanmıĢtır. lüksler ve bunu takip eden haksızlık ve suiistimaller. Ģahsiyeti. kesinlikle bugünkü anlamda gayr-i meĢru eğlenceler olarak anlamak doğru değildir. IV. Hasekilere paĢmaklık olarak verilmeye baĢlanınca. Ġbrahim'in Turhan Hatice Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelmiĢ ve 7 yaĢına basmadan Ağustos 1648'de PadiĢah olmuĢ müstesna bir Ģahsiyettir.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV. Buna I. Mehı kında bilgi» Osmanlı tali» i IV. ( tılmasına kadar varmıĢ. altı yediye varan Hasekilerinin mal varlıkları senelik 100.OSMANÎĠJ3 116.000 kuruĢu aĢmıĢ ve bunu fırsat bilen hâinler de devletin hazinesini alt üst etmiĢlerdir. Bu sebeple bazı batılı yazarların fırsatı ganimet bilerek anlattıkları gayr-i meĢru eğlence tarzları doğru değildir114. Bu da vatandaĢı bezdirmiĢtir. . ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz? Osmanlı tahtına. XIX. Bütün bu israflar. Mehmed.\ ::iıĢah tayüz-l:.:ne!ı : . XIX. ehliyetsizlerin iĢ baĢına gelmesi vazifelerin açık arttırmayla satılmasına kadar varmıĢ. Mehmed. Ertuğrul Gâzî. Kendisini devlet iĢlerinden uzaklaĢtırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultân. g den alınan bazan görevy Buna I. Ġslâm hukukunun aradığı Ģartların çoğunluğu bulunmadan gelen IV. devlet de sallanmaya ve cephelerde mağlubiyete alıĢmaya mecbur kalmıĢtır. devlet gor iltiması ortaya çıkmıĢ. IV. 7 yaĢındaki torununu tahta geçirmekle. Osmanlı Hazinesini batırma noktasına getirince. sh. MeĢru dairedeki keyfin suiistimali söz konusudur. Ġbrahim'in sanıtff Bütün bu israflar. 15 Temmuz-1 Ağustos. Ġbrahim'in samur aĢkı da katılınca. 15 Ağustos-1 Eylül 1950. Nitekim bu hal. Bu zevk ü salayı. Kösem Sultân'ın nâibe-i saltanat yani bir nevi padiĢah yerine padiĢahlık yaptığı dönemdir ki. Bu zevk ü safayı. lüksler o sini batırma noktasına} da vatandaĢı bezdirmiĢti alınca. devlet görevlerine gelmenin yolu olarak ehliyet yerine harem kadınlarının iltiması ortaya çıkmıĢ.iıldl|-Kte-l'«at¦p BĠLĠNMEYEN OSMANLI 197 bazan da zulme sebep olmuĢtur. Buna acı bir misâl olmak üzere. Mehmed. Telli Haseki'yi nikahlayan I. I. tarihten ibret almak için Ģarttır.. Devleti ayakta tutan hazine. istediğine kavuĢmuĢtur. 1 ġubat ve 15 Nisan 1951 tarihli sayıları.Dünyası. devlet de sallar Buna acı bir mislin! rak Mısır Hazinesi \ Ģenmesini zikredebilip» hem de kendisinin 0* mak için Ģarttır.:.i etI» plana bÇele-h-dan batı Una pjğu r./ yıllarını dört saüujiiif Birinci safln| i saltanat yani Ġti Ahmed Refs Kısım I. asker ve vatandaĢ üçlüsü yara alınca. Osman Gâzî ve Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı PadiĢahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıĢtır. onun isteği üzerine dairesinin kürkler ve samurlarla döĢenmesini zikr edebiliriz.%ı| batılı yazarların fırsat:» değildir114. i 7 yaĢına basmadan^ devlet iĢlerinden it yaĢındaki ta Gâzî ve Kanuni'*" 3 tahtta kalmıĢtır. Artık askerin maaĢı verilemez hale gelmiĢ. Mehmed'in saltanat yıllarını dört safhaya ayırmak icab etmektedir: Birinci safha. «s1 lamak doğru değildir. Ġbrahim'in mehir olarak Mısır Hazinesi vermesini. bazan da zulme serEyâletler ve sana yediye varan Hasekllf bilen hâinler de i: hale gelmiĢ. Osmanlı Devle- .-duğu |. hem ulemanın ve ocak ağalarının isyanına ve hem de kendisinin Ģehid edilmesine sebep olmuĢtur. Ağustos 1648-Eylül 1651 yılları arasında. artık bu devre Samur Devri bile denmiĢtir. görevliler sık sık değiĢtirildiğinden dolayı tayin edilen ile görevden alınan bazan görev yerlerine ulaĢmadan bir baĢka durumla karĢılaĢır olmuĢlardır. I. Eyâletler ve sancaklar. Bunları bilmek.

c. Mehmed'in annesi olan Turhan Hatice Sultan'ın Nâibe-i Saltanat olduğu dönemdir. Uluçay. Samur Devri. Tarhuncu Lâyihası diye meĢhur olan bütçesini hazırladı. Murad'ı kendine model alan Köprülü Mehmed PaĢa. Köprülü Mehmed PaĢa. Tecrübeli müĢavirlerinin Ģiddetli tavsiyeleri ile. tecrübeli ve yaĢlı vezir Köprülü Mehmed PaĢa. devleti tek baĢına idare etme emeline ulaĢmıĢ görünüyordu. 31 paĢanın idamıyla sonuçlanan bu isyanı bastırdı ve Anadolu'da Celâli isyanlarının sonunu getirdi. Ġbrahim'i tasfiye etmekle. Sipahiler ile Yeniçerilerin Sultânahmed Meydanında karĢı karĢıya gelecek kadar isyan etmeleri ile sarsıldı ve 1649 yılında azledilerek kati olundu. Osmanlı Devleti'ne rahat bir nefes aldırtan Köprülü'ler devridir (Eylül 1656-Ekim 1676). Kanuni devrini yeniden yaĢatmıĢtır denilebilir.114 Na'imâ. Bu ikinci safhada tek müessir olan Valide Sultân'dır. evvela isyan eden Erdel Prensinin üzerine yürüdü ve Balkanlarda önemli baĢarılara imza attı.. IV. UzunçarĢılı. Yani bir nevi Osmanlı PadiĢahlığı makamında PadiĢah'ın annesi oturmaktadır. devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle. 1659'da Kırım Tatarları ile mi olmayıĢrafc mıĢ old-. BaĢ Mimar Kasım Ağa. 227-228. sh. 56-62. Eylül 1651-Eylül 1656 tarihleri arasındaki IV. sh. (1658). Devleti. '¦ eriyor. 231-234. 1656 yılına kadar 10'a yakın sadrazam değiĢtirildi. Koçi Bey. Ahmed Refik. 16 vd. Arkasından Anadolu'da Beylerbeyilerin de desteklediği ve tamamen sadrazamı hedef alan yeni bir Celâlî Ġsyanı baĢlamıĢtı. 1652 yılının Haziran ayında Tarhuncu Ahmed PaĢa sadarete getirildi. sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultân öldürüldü. Ağalar isyanı devam ediyordu.303-304. sırasıyla Melek Ahmed PaĢa ve Abaza SiyavuĢ PaĢa'nın sadrazam olması da iĢi değiĢtiremedi. sh. kendisini Eski Saray'a süren ve hatta idamla tehdit eden I. Kösem Sultan'ın IV. Ġkinci safha. Artık Köprülü'ler devri baĢlıyordu. Çünkü Nâibe-i Saltanat olan Kösem Sultân. Ancak sonradan yaptıkları bunu telafi etmiĢtir. III. Bunları kullanan Kösem Sultân ise.-. Daha sonra. Kadınlar Saltanatı. c. Zira bu döneme Ağalar Saltanatı da denmiĢtir. Tamamen iflas noktasına gelen devlet hazinesine bir ayar verilmek üzere. Sofu Mehmed PaĢa ise. tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad PaĢa sadrazamlığa getirildi. Vec idare:"? :îıanlı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 199 ¦ ve . Ġstanbul 1927. Ģirazeden çıkmıĢtı ve dıĢ baskılar da artıyordu. malî konularda tam yetkili olmak Ģartıyla. IV. devleti tek baĢına idare etmek ve Valide Sultân iĢe karıĢmamak Ģartıyla. Ancak devlet. servetlerini arttırmak ve maalesef sefih sayılabilecek derecede hayatlarını yaĢamaktı. IV. 243-244. Böylece birinci dönem atlatıldı. Osmanlı Tarihi. c. Kısım I. Bunun üzerine. Köprülü Mehmed PaĢa (16561661) ve oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa (1661-1676). Ancak arkasında asıl Valide Sultân Turhan Sultan'ın bulunduğu ve bir nevi halk isyanına dönüĢen kargaĢa bastı-rılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. sh. Sofu Mehmed PaĢa da. Bu dönemde aynı aileden iki sadrazam iktidara gelmiĢtir. Uyvar fethedildi ve Erdel Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Ancak Turhan Sultân. Dertlere çare olamayınca. III. Makam korkusuyla Girit Serdârı Gâzî Hüseyin PaĢa'yı idam ettirmesi hatalı bir hareket olarak kabul edilmektedir. Mehmed sadece olan bitenleri seyrediyordu. Eylül 1656'da sadrazamlık makamına getirildi. Kantemir. ġâmî-zâde Mehmed Efendi ve lalası Ġbrahim Ağa müĢavirliğinde Turhan Sultân idare ediyordu. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Solak-zâde. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi. Atabekler ve Veliahdler gibi devleti idare etmek istedi ise de bu saltanatı. kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına son vermiĢtir. c. I. Girit'te devam eden savaĢa yardımı da engelliyordu. Ġçeride bu ihtilâllerin yaĢanması. 198 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtLĠNMEYFNi» ti'nin en acı günlerinden bir parçadır denilebilir. Üçüncü safha. kukla bir sadrazam durumundadır. Mehmed'i öldürüp yerine ġehzade Süleyman'ı getirmek istemesi. sh. iĢlerini ağalar eliyle yürütmüĢtür. BaĢlarını Kara Murad A-ğa'nın çektiği ağaların hedefi.

askerin sefih hayatının ve eski Osmanlı ordusunun olmayıĢının da büyük etkisi vardı. Onun döneminde 1661 Temmuz'unda Ġstanbul'un üçte birini yakan büyük yangın yaĢandı ve beĢ yıllık sadaretten sonra Ekim 1661'de Edirne'de vefat etti. Aralık 1683 tarihinde IV. Köprülülerden sonra sadrazamlığa getirilen bu büyük devlet adamı. Osmanlı Devlet ricalinin ikiye ayrılmasıyla sonuçlandı. Dördüncü safha. Yerine geçerek 26 yaĢında sadrazam olan oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa da. p. Almanya'nın taht Ģehri olan Viyana'nın alınmasını teklif ederken. sadece Yanıkkale'nın alınmasıyla yetinilmesini savunuyordu. zafere koĢamıyor ve maalesef Eylül 1686'da Budin düĢü200 . 1676-1683 yılları arasında devam eden Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa devridir. Rusya seferi. 1677 yılında Çehrin'deki zor kuĢatmada netice elde edilemeyince. Ukrayna meselesi yüzünden çıkan Polonya Harbi takip etti (1670). ilk problem olarak Ukrayna yüzünden patlak veren Rusya SavaĢı ile meĢgul oldu. Kırım Hanı Murad Giray. Fâzıl Ahmed PaĢa döneminde baĢarılan iĢlerden biri de yıllardır devam eden Girit seferinin sona ermesi ve Girit'in fethedilmesiydi (1670). Kanuni'den beri gelip giden duraklama devrini resmen baĢlatmıĢ oldu. babasının baĢarılarını sürdürdü. Bundan rahatsız olan ve tecavüzlere baĢlayan Almanlara da 1683 yılında harp ilan edildi ve IV. Mehmed'in de katıldığı bu sefer. Aynı yıl Fâzıl Ahmed PaĢa vefat etti. Osmanlı Devleti için büyük bir itibar kazanılmasına vesile oldu. I. bu da 1681 yılında imzalanan Edirne AndlaĢması ile tamamlanmıĢ oldu. Rusya seferi için 1678 yılında yola çıktılar. 1680 yılında Çehrin'in alınması ile zaferle sona erdi ve bunu aynı yıl baĢlayan 2. 1663'de Almanlara karĢı açılan harp 1664 yılının Ağustos Ayında Vasvar AndlaĢması ile sona erdi. Sadrazam Kara Ġbrahim PaĢa'nın beceriksiz idaresjndeki Osmanlı orduları.ilerin ı ve (•olarak kilde h isyan ı falliI 15 olan »ayan I*-Isak . Bu barıĢ tekrar bozuldu ve 16767 yılında imzalanan nihâî andlaĢma ile sulh uzun yıllar devam etti. Maalesef. Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak istika-metli sadrazamı azletti ve 50 yaĢını doldurmadan idam sehpasına yollandı. baĢını Kırım Hanı Murad Giray'ın çektiği diğer devlet ricali. IV. IV. Venediklilerin ve Almanların baĢını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek. Viyana bozgunu ile Karlofça AndlaĢması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu. Bu. Bu mağlubiyette. zaten ayağa kalkmıĢ olan Avrupa'nın Almanya'nın yanında yer alacağını belirterek. birlikte Rus ordusunu dağıttı.•alLir fer. Osmanlı tarihinin en ağır mağlubiyeti idi. Mehmed'in de katıldığı bu Lehistan seferinde. L Alı ». Bunu. 1684 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettiler. Rusya Seferi takip ettiyse de. 1672 yılında Kamaniçe Kalesi feth edilince. Artık Osmanlı tarihinde kaht-ı rical devri baĢlıyordu. Artık 1071'den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya baĢlıyordu. Bu arada devletin rükn-i azamı denilen Turhan Sultân Temmuz 1683'de vefat etmiĢti. Ģahsî sebeplerle ve neticeyi düĢünmeyerek ihanet etti ve Türklerin elindeki Tuna Köprüsünden düĢman askerlerinin geçiĢini uzaktan seyretti. Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa. Mehmed ve sadrazamı 1. VarĢova'da panik baĢladı ve aynı yıl barıĢ andlaĢması imzalandı. Kara Mustafa PaĢa'nın fikri ağır bastı ve onun serdârlığındaki Osmanlı ordusu 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana önlerinde müttefik haçlı seferleriyle karĢı karĢıya geldiler. Neticede 11 Eylül 1683 tarihinde beklenen hezimet geldi ve Osmanlı ordusu binlerce Ģehid vererek ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmeye mecbur oldu.. Viyana bozgunu. Bu geliĢmeler. Zitvatorok AndlaĢmasının tekrarı mahiyetindeydi.

Siclll-i Osmânî. IV. I. GülnûĢ Sultân diye bilinir. Tamamı. Mehmed'in geçirilmesi teklifi ile gelen âlimlerden eski Anadolu Kazaskeri olan Hanefi Efendi'ye. Ġstanbul 1928. Osmanlı Tarihi. sh. Mehmed Süreyya. V. II. 1-295. sh. Ravzat'ül-Ebrâr. Mehed'in saltanatı yaklaĢık 2. veziri iĢleri yürütür. 3-ġehzâde Bâyezid. Bu sert hükümlere göre. Ankara 1943. 2. Ama aklı olmayan tahtta oturmaya 115 Na'imâ. Zira halifenin Ģartlarından biri de. sh. c. c. halifenin kadı olabilecek sıfatlara sahip olması gerekir Ģeklinde özetlemiĢlerdir. Mısır 1248.Ümmî Sultân115.305 vd.. ĠF de riilirokü . Ahmed Refik.Kâniye Haseki. Tertip eden Faik ReĢit Unat.Fatma Sultân. 5. VI Tamamı.5 cildlik yer tutmuĢtur. sh.Meh-pâre Emetüllah RâbPa GülnûĢ Valide Sultân. akıl hastasının veya kölenin halife olması caiz değildir. c. 6. Uluçay. ancak Budin'de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları. Devletler ve Hanedanlar. Tamamı. Târlh-I Sultân Mehmed Hân-ı Râbi'. Çocuğun. II. c. 239-242. 117. 237-494. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı PadiĢahları gibi âlim değildi. 5-ġehzâde Süleyman. c. Liyakatsiz devlet adamlarının elinde periĢan olan devletin hali IV.! m iıl Mm Kanuni < geçmesi! Murâd w{ olan bu Ġt Ģah'tn * temek n Caiz değildir. Aklı baĢında olan küçüğün caizdir buyurdukları kitaplarımızda yazılıdır. Bâyezid kütp. Kadınlar Saltanatı. 60 -¦ ¦ . Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 1188. 39 yıllık IV. Yerine II. Ġçkiyi Osmanlı ülkesinde Ģiddetle yasaklamıĢtı. sh. Kahvehaneleri kapatmıĢtı. Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir? devaĢerifü son1 etmeye t 118. Silâhdâr Fındıklılı Mehmed Ağa.Hatice Sultân. c. Mehmed'i hasta etmiĢti. Nitekim bu manayı IV. Ġslâm hukukçuları bu ve benzeri Ģartları. Valide Sultân sormuĢtur: "Ama Ģimdi yedi yaĢında ma'sumun saltanatı nice mümkündür?". Ma'sum küçük de olsa tahta çıkar. Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi.Emetüllah Küçük Sultân. Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten av ibtilâsı dıĢında. 4-ġehzâde Ġbrahim. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa II. TTK. Valide Sultân'a. 334-465. Giritli bir ailenin kızıdır. Bu Ģekilde fetvalar verilüp maslahat tamam olmuĢtur. 9.Afife Kadın. Kantemir. Hal'inden 5 yıl sonra Edirne Sarayı'nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti. Ahmed'in annesidir. nr. E. Abdurrahman Abdi PaĢa. 10. c. Mustafa ve III.Fatma Sultân. 160 yıl önce periĢan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı. 145. Silâhdâr Tarihi. I. aklı bozulan baliğ insanların saltanatı caiz değildir.BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN1' yordu. Bu konuda en ayrınıtılı kaynak durumundadır. Osmanlı kuvvetleri Budin'i çok iyi müdafaa ediyordu. 200-204. sh. Ġbrahim'in hal' olunarak yerine 7 yaĢındaki oğlu IV. baliğ ve mümeyyiz (âkil) olması yani tam ehliyetli olmasıdır. sh. nr. Öztuna. IV. c. hiç bir kötü alıĢkanlığı yoktu. 4. Köprülü ailesini iktidardan düĢürdüğü için PadiĢah'dan rahatsız olan Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında hal' edildi ve ancak idam olunmadı. Tarih. 8. III. c.Gülnar Kadın. Süleyman tahta geçirildi. IV. aklı sıkıntıda olan I. Umumi Kısım. Kendisi beĢ vakit namazını cemaatle kılıyordu. ZEVCELERĠ: 1. c. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 2-ġehzâde Sultân Ahmed III. 7. Buna Hanefi Efendi'nin verdiği cevap enteresandır: "Mezhebimiz hukukçuları olan Hanefi âlimleri.SiyavuĢ Haseki. 65-70. I. ancak halife kabul edilmesi mümkün değildir. U. Mehmed'in cülusundan evvel Valide Sultân ile ilim adamları arasında geçen Ģu konuĢma da teyid etmektedir. 5154. Mehmed'in buluğa erinceye kadar sultân kabul edilmesi mümkündür. II. UzunçarĢılı. Kısım I. 3. E. IV.

4) Bütün bu anlatılanlardan. Kösem Sultân'ın eski dinine geri döndüğü veya iyi bir Müslüman olmadığı gibi yanlıĢ manalar çıkarılmamalıdır. sh. 4. Bu devre. Saray'daki hanımlar daha etkili olmaya baĢlayınca. Ancak plan duyuldu ve Kösem Sultân 3 Eylül 1651 gecesi PadiĢah ve Turhan Valide Sultân'ın adamları tarafından boğularak öldürüldü. 325 vd. onun tahttan indirilmesinde ve hatta 10 gün sonra idam edilmesinde birinci derecede rol oynadı. Bunun yanında Kösem Sultân. Kadınlar Saltanatı. Arkasındaki ağalarla birlikte devam ettirdiği idareye karĢı halk ayaklandı. Ġbrahim'e karĢı tavır aldı ve bazı tarihçilerin yorumlarına göre. Murad'ın birinci saltanat devresi yani IV. Bunun da sebebi. eski Osmanlı PadiĢahları gibi ehliyetli ve dirayetli olmamasıdır. sonra da Turhan Sultân. Seyyid Bey. IV. 202 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA siyle. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). El-Ahkâm'üsSultâniyye. çok zayıf da olsa Kanuni devrinde Hürrem Sultân ile baĢlamıĢ ve IV. Her sene hapishaneleri dolaĢır ve borçtan tutuklu olanları kurtarırdı. Artık Vâlide-i ġehîde veya Vâlide-i Maktule diye anılacaktı. Oğlu PadiĢah olunca Topkapı Sarayı'na getirilmiĢ ve bir daha Eski Saray'a dönmemiĢtir. Mehmed'in yerine önceleri Kösem Sultân. Sadrazamları bile tayin edip istifalarını kabul edecek kadar devlet iĢleriyle iç içeydi. 11 yıldan fazla Naibe sıfatıyla bir cihan devletini idare etti. c. Meh-peyker Sultân veya tüysüzlüğü yahut diğer hasekilerin önüne geçmesi sebebiyle Kösem Sultân diye adlandırılan I. Valide Sultân sıfatıyla devleti idare etmeye devam etti. Bundan sonraki geliĢmeleri Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) IV. PadiĢah Ġstanbul'da olmadığı zaman Nâibe-i Saltanat olarak iĢleri yürüttüğü gibi. Bu iddiaların aslı nedir? Maalesef bu iddiaların bir kısmı doğrudur. Mehmed'in Köprülü'leri iĢ baĢına getirmesine kadar devam etmiĢtir. sadece Ģeklen padiĢah idi. sh. PadiĢah tahtta olduğu vakitlerde de iĢlere karıĢmaya devam etti. Naima'nın ifade116 Naimâ. bu durum kana. iyi bir Müslüman idi. Asıl iĢleri yürüten ise Valide Sultân sıfatıyla Kösem Sultândı. . 3) Kösem Sultân'ın devlet iĢlerini PadiĢah gibi yürüttüğü asıl dönem. tahta geçen padiĢahların. EI-Mâverdi. 3 vd. Murad'ın gerçekten padiĢahlık yaptığı ikinci devrede de. IV. II. Murâd ve I. Fakat Sultân Ġbrahim'e baĢta en çok sevdiği Hasekisi Telli Haseki HümaĢah ve musâhibesi ġekerpare olmak üzere. 118. nâibe-i saltanat sıfatıyla iĢleri yürüttüğü gibi. Ģer'-i Ģerifin hükümleri külliyen iptal edilmiĢ olur". annesini dinlemedi.I1 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 201 devam ederse. IV. Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. sh. IV. Maalesef bu hadiseler sebebiyle oğlu olan I. Ġbrahim'in de annesidir. Süleyman'ı tahta geçirme planlarına baĢladı. Buna karĢı. Sofu Mehmed PaĢa. sh. cana ve ırza zarar verir. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Ancak I. 8 küsur sene devam etti. Kısaca formalite icabı tahta geçen IV. 7 yaĢında PadiĢah olan IV. herkes bu durumdan Ģikâyetçiydi. Ġbrahim'in hal'i ile alakalı âlimlerle yaptığı konuĢma bu iddiaları reddeder mahiyettedir. Fakirlere her . kadınların da saltanata karĢı ne kadar alakalı olduklarının delilleridirler ve aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde kadın dört duvar arasındaydı Ģeklindeki itirazlara karĢı da müĢahhas bir cevaptır. Osmanlı sarayına câriye olarak girmiĢ ve Müslüman olduktan sonra Padi-Ģah'ın kadın efendiliğine kadar yükselmiĢtir. Mehmed'in asıl validesi olan Turhan Sultân baĢta olmak üzere. dıĢarıdaki ağalarla ittifak ederek. Asıl adı Anastasia ve babası da bir Rum papazı olan bu kadın. torunu IV. Mehmed'i aradan kaldırıp yerine kardeĢi II. Mehmed devridir. hatta Saray'dan uzaklaĢtırıldı ve Rodos'a sürülmek istendi. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye.. El-Ferrâ. Ahmed'in kadın efendisi. Köprülü Mehmed PaĢa ve benzeri sadrazamlar da icranın baĢı olarak devleti idare etmeye baĢlamıĢlardır116. Ġbrahim sultân olunca. IV. Bütün bu anlatılanlar. 5. "elli yıl devlet ve saltanat sürüp bütün iĢlerde tasarruf sahibesi idi". 2) Diğer oğlu I. Bilindiği gibi. Valide Sultân ve hatta Nâibe-i Saltanat yani saltanatın vekili sıfatlarıyla devleti 8 yıl idare etti denilebilir. Mehmed. ona bir Ģey öğretmek de mümkün olmaz.

14. Ahmed Refik. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir. IV. 1683 Ey] olabilir? M eumeı 1 'aıH Her musibeti bu bozgun felakel bazı taktik ve j Osmanlı Va k'arl Bu görüĢler1 1) Bu sefa Topuyla tüfeğlyl tünlüğü mevaı lerine Ģükretn ve Ramazan Ģımardıkları ve j ifade edilmiĢtir. Saltanatı müddetince biriktirdiği servet ise. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 203 cidi ile beraber onun eseridir. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiĢ ve Yeni Cami'deki türbesine defn olunmuĢtur118. Mehmed'in de annesidir. ' müĢlervej gazi ruhu 4) t sinde I seferde ı tam ria 5)1 iki ayı t edem Hanı'nın r etmesi bu 117 Naimâ. Mehmed de. Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düĢünen bir hanım efendidir. sh. Aziller ve tayinler artık onun hatt-ı hümâyûnu ile yapılmaktadır. Turhan Sultân'ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıĢtır. E 2457. Hadisenin olduğu günlerde Osmanlı Vak'anüvis'i olan . 2477. Vâlide-i Muazzama unvanı ona aittir. Mührün üzerinde "Mazhar-ı Lütf-i Samed Vâlide-i Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıĢtır. O halde bu bozgun felaketinin de bir sebebi vardır. Dâr'ül-Hadisleri ve sebilleri bulunmaktadır. Bu da doğru mudur? Kısmen doğrudur. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır? Her musibet bir cinayetin neticesidir ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. III. dua ve hayra tahsis etmiĢtir. 56-59. 119. Uluçay. 5948. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlıĢlıklar yaptığı da olmuĢtur. Çanakkale'deki kaleler de mescidi ile beraber o türbesine defn olı 120. Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri baĢlamıĢ ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca. Mehmed 7 yaĢında PadiĢah olunca. sadece. Zaten oğlu IV. mektepleri. 120. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız. c. Kör Süleyman PaĢa tarafından Kösem Sultân'a hediye edilmiĢ ve daha sonra da Saray'da terbiye edilerek ve Müslüman olarak. III. nr. tam manasıyla bir PadiĢah gibidir. IV. kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiĢtir. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân. Osmanlı Devleti'nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiĢtir. Kadınlar Saltanatı. Bu sebebi. C. Zira 1656 yılında devleti Köprülü'lere devredinceye kadar. sh. sh. 107-123. ancak Hatice Turhan Sultân.zaman yardım ederdi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Murad'ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından baĢlatılan ve ancak inĢası tamamlanamayan Yeni Cami. tamamen hazineye devredilmiĢtir117. aynı yıl reĢîd ilan edilmiĢtir. Oğlu IV. V. Kadınlar WNLI 11651 tödü. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller. c. ibadet. sh. Hayır eserleri arasında medreseleri. Ġbrahim'e câriye verilmiĢtir. Kara Mustafa PaĢa'nın bazı taktik ve Ģahsiyet kusurlarına yüklemek doğru değildir. Kendisi de bütün vaktini. j hemen belirtelir "bu mertebe ı tedbirimizle elde I hezimete maruz k 2) Maalf pılmıĢ ve henvj riayet ediln sini ısrarla| 3)1 acı meyv binince. IV. Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile. I. tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere. devlet iĢlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed PaĢa'ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiĢtir. dıĢarıların K Refik. 235 vd.

II. 3831. Uluçay. 116-117. c. sh. Viyana'ya gelinceye kadar elde ettikleri ganimetin ve servetin derdine düĢmüĢler ve asıl gazayı unutmuĢlardır. Silahdâr Tarihi. Avusturya. 2) Maalesef. Süleyman. SÜLEYMAN DEVRĠ 121. sh. sh. c. Burada Kara Mustafa PaĢa'nın fevkalade istikametli bir hayatı olduğunu hemen belirtelim. Süleyman ve Avrupalı tarihçiler ise. ilk acı meyvesini Viyana bozgununda vermiĢtir. sh. Allah"n bu nimetlerine Ģükretmesini bilmemiĢtir. II. Macaristan'da kan gövdeyi götürüyor ve General Caraffa eyâlet merkezi Eğri'yi 1687'nin son ayında teslim alıyordu. Ġstanbul 1961. Osmanlı tarihçileri II. IV. harbin esasını teĢkil eden atların kısmen bakımsız kalmaları ve komutanların taktik hataları ve nihayet Kırım Hanı'nın neticenin bu kadar vahim olacağını hesap edemeyerek Mustafa PaĢa'ya ihanet etmesi bunlardan bazılarıdır. 124-149. neticesinde hilâf -ı me'mul olarak bu hezimete maruz kaldık". insanların mal ve ırzlarına göz dikmemek olan Osmanlı askerleri. Hocaları Arabzâde Abdülvehhâb Efendi ve Celvetî ġeyhi Atpazarî Osman Fâzıl Efendi'den ciddi bir eğitim görmesine rağmen. . Askerin çokluğunun değil. 204 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNME. 322-334. Süleyman'ın Ģahsiyeti. "bu mertebe ihsan olunan büyük nimetlerin kadrin bilmeyüp bu kuvvet-i kahireyi kendü hareket ve tedbirimizle elde ettiğimizi zannettik ve Allah'ın lütfü olduğunu unuttuk. Bu görüĢlerini de esas alarak bir iki noktayı açıklamakta yarar vardır. Almanlar. 239-242. Topuyla tüfeğiyle ve de ordunun diğer donanımı ile düĢman kuvvetlerine ezici bir üstünlüğü mevcuttur. 107-116. Süleyman derler. Sadrazam SiyavuĢ PaĢa katledildiği gibi. Ancak asıl can damarını teĢkil eden asker grubu. 4) Daha önceki gazalarda en büyük vasıfları. Ahmed Refik. Kadınlar Saltanatı. 5) Elbette ki bütün bunların yanında.. Osmanlı tarihçilerinin Emir Süleyman dediği Yıldırım'ın oğludur. III. ¦¦•<. c. Ġçerideki bu kargaĢayı fırsat bilen düĢman da dört cepheden Osmanlı Devleti'ne saldırıyordu.' deyiz. 48-49. ölürsem Ģehid kalırsam gazi ruhuna sahip olmanın önemi burada anlaĢılmaktadır. Ġçerde devletin yaya kuvvetleri olan yeniçeriler ve süvari kuvvetleri olan sipahiler. yaĢadığı kafes hayatının etkisiyle. sh. Zira her musibet bir cinayetin neticesidir119. asıl sebebin manevi sebepler olduğu kanaatin118 TSA. Ancak biz. Tekeli Ahmed ve Deli Pîrî gibi bazı zorba baĢları da istedikleri makamlara tayin edildiler. bir kısım devlet adamlarının görevden alınması bahanesiyle isyan halindeydiler. zorbacı baĢı Hacı Ali Yeniçeri Ağalığına. c. Her sene bir sadrazam ve serdâr değiĢikliğine gidiyordu. 1687 yılında isyancıların IV. Çünkü I. 3) Osmanlı ordusu ve özellikle de vasıfsız insanların yeniçeri ocağına alınıĢları. sh. Onlar Yanıkkale'nin fethedilerek Viyana'nın gelecek yıla bırakılmasını ısrarla tavsiye etmiĢlerdir. IV. Naimâ. Kasım 1687'den Mart 1688'e kadar 4 ay süren zorbaların isyan hareketleri neticesinde. Venedik ve Ruslar dörtlü müttefikler halinde Osmanlı topraklarına saldırıyorlardı. askerin çokluğuna ve intizamına bakarak gurura kapılmıĢ ve hem Kırım Hanı Murad Giray ve hem de Erdel Kralı Mihal'in ikazlarına riayet edilmemiĢtir. Ġslâm'ın tesbit ettiği usuller çerçevesinde harp etmek. Taht Uğrunda BaĢ Veren Sultânlar. ġaban ve Ramazan ayına rastlayan mübarek günlerde. Süleyman.SULTÂN II. XX. nr. Hatta sefer sırasında askerin ve hem de Recep. Çünkü askerin önemli bir kısmı. eski Osmanlı PadiĢahlarını andıran bir Ģahsiyeti yoktu. maddi sebepler de vardır. Maalesef cezasını da ağır bir Ģekilde ödemiĢlerdir. Mehmed'i tahttan indirmesiyle PadiĢah olmuĢtur. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. V.Silahdâr Mehmed Efendi bu noktayı çok güzel özetlemiĢtir. Almanya. nimetin Ģükrünü eda edecek yerde Ģımardıkları ve gayr-i meĢru fiilleri iĢledikleri bizzat Osmanlı tarihçileri tarafından açıkça ifade edilmiĢtir. PadiĢah olduğunda Osmanlı Devleti. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Silahdar'ın ifadesiyle. bu seferde geçtikleri yerlerde ciddi tahribatlar yapmıĢlar ve Ġslâm'ın bu ulvi düsturlarına tam riayet edememiĢlerdir. iĢ ciddiye binince. Bunların baĢında iki ayı bulan muhasara sırasında askerin yorgun ve bitkin düĢmesi. Sultân I. Ġbrahim'in Hasekisi Sâliha Dil-âĢûb Valide Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelen ikinci oğludur. içte ve dıĢta buhranlı günler yaĢamaktaydı. kurmay heyeti. 1) Bu sefere katılan Osmanlı ordusunun maddi hazırlığı son derece mükemmel idi.

Müslüman bir Ģehir olan Eğri'yi her Ģeyiyle Hıristiyan bir Ģehir haline getirdi ve yüzlerce cami harap edildi. Yerine sadrazamın da tesiriyle küçük kardeĢi II. Mehmed RaĢid. Kısım I. Ġstanbul'a geldiğinde PadiĢah bizzat karĢıladı ve sevincini belirtti. II. Müstakim bir padiĢah olan II. Polonya (Lehistan) ve Rusya cephelerinde ise. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Süleyman burada vefat etti. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 205 im 1:542 i* mak oldu. I. bütün bu sıkıntılar karĢısında. i II t dünyayaJ padiĢaiıS Ti laĢmakl beklemrtl Ģa'nın j Saadetü elden i ç-kas* I 119 Silahdar Fındıklı Mehmed Ağa. BtM yaptı Almanya s sadrazamın i ki. II. geri döndü. D. orduda isyan belirtilerinin baĢlaması ve de NiĢ'in düĢmesi üzerine. sancağı alarak Avusturya cephesine koĢan Fâzıl Mustafa PaĢa. Ancak Sofya'ya kadar gelen PadiĢah. sh. 17.^ bir hattatt terk eti tır121 122. Ģahsiyeti.Ġvaz Haseki. 621 vd. Mehmed ve II. Arkasından kendisi cepheye gitmek istediğinden.Zeyneb Haseki. ısrarla saltanatta değiĢiklik istiyorlardı. I-VI. Tarih-i RaĢid. BaĢ Kadın 2. Nisan 1690'da Kanije'nin düĢmesi haberi gelmesine rağmen. 3. ömründe bir tek vakit namazını terk etmemiĢtir. Mehmed Arif. IV. yersiz bazı vergileri kaldırarak re'âyâyı memnun etmek oldu. kendisi cephede iken Sultân'a etki edecek bütün ağaları devreden çıkarmak oldu. Osmanlı Tarihi. sh. Ahmed. c. Süleyman. TOEM. Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl Mustafa PaĢa. III. sh. XXI-SULTÂN II. serdâr Recep PaĢa'nın mağlubiyeti. II. Süleyman'ın küçüğüdür. 441-459. ağalar iĢlere karıĢmamak Ģartıyla sadrazamlığa getirdi (Ekim 1689). UzunçarĢılı. 6. II. kara gün dostu Kırım Hanı Selim Giray'ın kahramanlıklarıyla zafer Osmanlı Devleti'nin elindeydi. . Avusturya'nın sulha yanaĢmaması ve diğer haçlı kuvvetlerinin de onlara destek çıkması üzerine PadiĢah sefere çıktı. Oğludur ve Hatice Mu'azzez Hasekiden 1643 yılında dünyaya gelmiĢ olup. Mora'yı Osmanlı kuvvetlerinin elinden alıyordu. 391-433.Behzâd Haseki. I. Bu arada fitne ateĢi sönmüyordu. aynı zamanda meĢhur bir hattat idi. Aynı yıl Venediklilerin güçlü kumandanı Morosini de. Aslında gençliğinde iyi bir eğitim alan II. "Ġkinci Viyana Seferi Hakkında". Çocukları yoktur.Hatice Haseki. II. Zira Ģehzadeliğinde çocuk sahibi olmasına müsaade edilmemiĢ ve padiĢahlığında da çocuğu olmamıĢtır. 4-SÜI8M Ģehzadem/n olmamıĢtır. PadiĢah'ın hastalığından ve sadrazamın yaptıklarından rahatsız olan bazı çevreler. sh. Avusturya cephesi kumandanı Yeğen Osman PaĢa ile sadrazam Ġsmail PaĢa arasındaki kavgalardan istifade eden Avusturya (Nemçe) kuvvetleri 1688 Eylül'ünde Belgrad'ı zapt ettiler. 100'ün üzerinde cami kiliseye çevrildi. Köprülü'nün etkisiyle padiĢah olduğu ve Haziran 1691'de tahta oturduğu bilinmektedir. Zevceleri Ģunlardır: 1. ġer'-i Ģerife aykırı tek bir hali görülmemiĢ ve kimseye de kızmamıĢ-tır120.994-1016. Silahdar Tarihi. Ġbrahim'in 3. sh. Süleyman. Eylül 1690'da Semendire'yi ve Kasım 1690'da ise Belgrad'ı geri aldı. 1071-1075. c. AHMED DEVRĠ 122. sh. Ahmed. Kantemir.Sülün Haseki. II. Baden markisi Ludvvig'in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri Salankamen'de bir araya geldi. Almanya seferi için Sofya'ya u-laĢmak üzereydi. ġeyhülislâm Debbağ-zâde Mehmed Efendi'nin tavsiyeleriyle Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa'yı. 4. 16. I Avusturya ( 1690'daM ni belirtti. c. Ġstanbul 1928. Ahmed getirildi. Sadrazam'ın ilk icraatı. Almanya seferine çıkmak üzere Edirne'ye gelen II. Süleyman. Ġstanbul 1282. 89-94. 5-ġeh-süvâr Haseki. nr. nr. Burada PadiĢah'ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti.

Mustafa. c. 4-ġehzâde Selim.000'e yakın Ģehid vererek ve PadiĢah'ın canını da zor kurtararak mağlubiyet acısını tattı. Tek bir kadın efendisi bilinmektedir ki. Mustafa tekrar Edirne'ye döndü. Saadet Giray Han'ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği. Türkçe'yi iyi bilen Kont Marsigli'yi sulh için gönderdiler ise de. 6-ġehzâde Sultân Ġbrahim Hân121. Mustafa'nın katıldığı 3. III. Amcası II. sh. Venedikliler de boĢ durmuyordu. Osmanlı kuvvetlerini epeyce 120 Silahdar Tarihi. c. Ruslar tarafından iĢgal edildi. Mustafa'nın ilk icraatı Elmas Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa ve hocası eski ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'yi de ġeyhülislâmlığa getirmek oldu. XXII. Nisan 1696 yılında II. RâbPa Haseki Sultândır ve Haseki Sultân diye anılmaktadır. Devlet meseleleri ile diğer iki ağabeyinden daha ilgiliydi. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz? Sultân II. Osmanlı Tarihi. sayfada onun Ģahsiyeti anlatılmaktadır. Ancak düĢman durmuyordu.Âsiye Sultân. E. IV. Kantemir. Kısım I. tarihinde ilk defa. Ancak II. Bu iĢgal Ġstanbul'u hüzne gark etti. Mustafa 2. 5ġehzâde Abdullah. sh. nr. Murad'dan sonra gelen Osmanlı PadiĢahları içinde en liyakatlisi. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Osmanlı ordusunun kahramanca müdafaasına ve Çar Petro'yu geri çekilmeye mecbur bırakmalarına rağmen. 494-531. Köprülü-zâde'nin yerine vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali PaĢa sadrazam yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaĢlı vezirlerden Koca Halil PaĢa getirildi. Hatta bu zaferin Ģımarıklığı . Mustafa. 52 yaĢındaydı. Maalesef Eylül 1697 yılında PadiĢahın baĢ komutan olduğu bir Osmanlı ordusu. 70047005. 2.Âtika Sultân. 3.Hatice Sultân. II. Ahmed'in vefatının duyar duymaz. Azak önüne kadar geldi. Arapça ve Farsça'ya mükemmel denecek kadar vâkıftı. Kara Mustafa PaĢa ile Viyana önünde genç bir subay olarak savaĢan bu komutanın komutasındaki Avusturya kuvvetleri. Bizzat kendisinin yazdığı Kur'ân'ı ve hatıra defteri ile meĢhur olan II. 1691'e kadar devam eden savaĢta Almanlar bazı yenilgilere maruz kalınca. UzunçarĢılı. 1 yıl sonra tekrar hücum etti ve Azak. Belgrad'ı kuĢatan Alman kuvvetlerinin Cafer PaĢa tarafından periĢan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray'ın Erdel'e girmesi. II. Öztuna. 15. 295-576. Lipve. Özellikle 575. Macaristan'ın güneyinde yer alan Zenta'da Osmanlı ordusu ile karĢılaĢtı. Sultân II. Seferde. kalyonlar kaptanı Mezomorta Hüseyin PaĢa eliyle tahta çıktığı ay aldı ve Sakız Adasından Venediklileri kovdu. 206 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0S"MIW ümitlendirdi. Ancak haçlı kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694'de Sakız Adasını teslim almaları Ġstanbul'u endiĢeye düĢürdü. LügoĢ ve ġebeĢ Kaleleri feth olunarak TemeĢvar'a kadar gelindi (Aralık 1695).SULTÂN II. Bu sıkıntıya dayanamayan II. Edirne'deki Veliahd Dâiresinden Hünkâr Dâiresine gelerek tahta oturmuĢ ve kendisine bî'at etmeleri için devlet adamlarını çağırmıĢtır (ġubat 1695). Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. Sefer-i Hümâyuna çıktı ve OlaĢ Meydan Muharebesinde Avusturya Kralı Kral Elektör yenildi ve kaçtı. Devletler ve Hanedanlar. hem Fâzıl Mustafa Pa-Ģa'nın Ģehid olmasını ve hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). c. Ahmed. Papalık ve Floransa'nın desteğiyle Girid'e kadar gelip Hanya'yı kuĢattılarsa da. 70-71. Avusturya seferinde. IV. hazır bir zaferi elden kaçırmıĢtı. II.Ancak bazı Osmanlı kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken baĢlamaya ikna etmeleri. MUSTAFA DEVRĠ 123. Çevresindekilerin ısrarıyla Ġstanbul'a dönüldü. Çocukları ise Ģunlardır: 1. Mehmed'in Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan 1664 yılında dünyaya gelen oğludur. Sakız'ın geri alınıĢını göremeden Edirne'de ġubat 1695 yılında vefat etti. sh. Bu zaferin ardından II. karĢısında Savoie prensi MareĢal Eugen vardı. Açık denizlere inmeyi hedef edinen Rus Çarı Büyük Petro. en âlimi ve en kültürlüsü idi. Ahmed. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. c. Sakız Adasının geriye alınıĢını göremeden vefat eden amcasının intikamını. 717-752. sh. 205-206. Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa PaĢa'nın serdar-ı ekrem olarak sefere çıkması. Uluçay. II. anlaĢma sağlanamadı. Bazı devlet erkânının karĢı çıkmasına rağmen Avusturya üzerine çıktığı 1. Valide Sultân'ın da devlet iĢlerine karıĢmayarak kendini hayır hizmetlerine vermesi onun için iyi bir imkândı.

Venedikliler. Kantemir. Hanya'yı muhasara altına almalarına ve Bosna-Hersek cephesinde Osmanlı Devleti'ni rahatsız etmelerine rağmen. 532-555. Alım Fiilen s ġeyhü katlr sahibi o lamıĢtır. Öztuna. 207-208. yakınlarını devlet idaresinde belli makamlara getirmesi ve bu noktadaki hırsı onu milletin gözünden düĢürdü. ancak muvaffak olamadı. Ruslar ise. 753-781.01. 691. Osmanlı ordusunun bu mağlubiyeti sebebiyle kan ağlıyordu. Onun tezkiyesiyle sulh andlaĢmasının murahhası Rami Efendi. sh. M da nıkâlıaUl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 207 ile aynı prens bir ay sonra Bosnasaray'a hücum etti ve burayı harabeye çevirdi. Belgrad'ın 65 km kuzeybatısında yer alan Karlofça'da. Divan-ı Hümâyun. Ġslâm âlemi. Osmanlı Sadrazamı Amca-zâde Hüseyin PaĢa ve Reisül-Küttâb (DıĢiĢleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi'nin gayretleriyle. Lehistan bütün gayretiyle Kamaniçe'yi almak için uğraĢıyordı. sh. Devletler ve Hanedanlar. ile aynı prens bira Ġslâm âlemlfl biyle kan ağlı muhasara altına I etmelerine yorlardı. I. Yeni sınırlar kontrol altına alındı. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmıĢ ve Avrupa'daki hâkimiyet tamamen kaybedilmiĢti. sh. Ġstanbul'da kıyam eden . c. III. Edirne Vak'ası diye bilinen ayaklanmanın meydana gelmesine sebep oldu.121 Sllahdar Tarihi. Devletin müesseseleri yeniden tanzim olunmaya baĢlandı. Bunar Sava. Azak Kalesini almakla yetinmiyorlar ve açık denize inmek için daha da ileri gidiyorlardı. Uluçay. Mora'yı kaybedecekleri korkusuyla Viyana'yı sulh için teĢvik ediyorlardı. Üç devletle 25 yıllık sulh andlaĢması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütâreke imzalanmıĢtı. Avrupa'daki üstünlüğün Osmanlı Devleti'nden Avrupalı Devletlere geçtiğini ortaya koyan ve Osmanlı Devleti'nin gerileme devrini baĢlatan ilk andlaĢma imzalandı (Karlofça AndlaĢması.E.1 Ġstanbul'da] ve Ağu: III. c. Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaĢa son veriyordu. D. Ancak düĢman da kendinden emin değildi. nr. 7004. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. iç problemleri çözebilmek için bir dizi reforma giriĢti. Kamaniçe merkezli Podolya Eyâleti Lehlere ve 1700 yılında yapılan ilave Ġstanbul AndlaĢması ile de Azak Ruslara teslim ediliyordu. 71-72. ĠĢte böyle bir havada. II. Mora Venediklilere. Feyzullah Efendi.1699). Bu iki temel sebep 1. sh. PadiĢah'ın yarım asırdır Ġstanbul yerine Edirne'de oturması da merkezde bazı rahatsızlıklar meydana getiriyordu. Ġran da dahil olmak üzere. müstakim ve değerli bir insan olmasına rağmen. UzunçarĢılı. c. siz diyecekti. 576-804. Osmanlı Tarihi. azli için uğraĢtı. sh. Osmanlı PadiĢahı artık Avrupalı devlet baĢkanlarına sen değil. Fakat onun da Feyzullah Efendi ile arası açıldı. 26. sında yer alan i Devletlere ı andlaĢma nedlk ve I veriyordu. âlim. önce vezirliğe ve sonra da sadrazamlığa getirildi. c. AndlaĢma Avusturya. Buna rağmen 15 yıldır devam eden felâket yılları da sona ermiĢti. Devlet idaresinde ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin etkisi görülmeye baĢlandı. II. LehlS Azak Kalesini i ĠĢte böyle bir I (DıĢiĢleri Bakanı). bir nevi Feyzullah-zâdeler Divanı haline geldi. Bunu Ġstanbul AndlaĢması tamamlamıĢtır.'! merkezli I de Azak I pa'dakl I n irken tamamlaı çekti. ancak Macaristan tamamen Avusturya'ya. Kısım I. SavaĢ sıkıntılarından kurtulan Osmanlı idaresi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.i dizi reforma | tanzim olt görülmeye I önce i arası açı ve deı getirmesi w!»i nevi I Edirne'de! sebep 1.

Birinci Edirne Vak'ası'ından hemen sonra yani 1703'ün Ağustos ayında. 9.Rukıyye Sultân122. çok büyük hakaretlere maruz bırakıldıktan sonra kati olunmuĢ ve cesedi de Tunca Nehrine atılmıĢtır (Eylül 1703). Sonn Ali PaĢa'n«| ya'dan geril 5a nedlk ve ı dağh âsl!ertl ilan edilr Damad AH I sonra yanU savaĢa soı»J saltanat e Ġkindi NevĢehirli t vam eden ı 1730'dat Matbaan eğlencenin! ettiği Ġran'a ı ması. 4Hümâ ġah Haseki. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ) 124. bütün bu menfiliklere rağmen. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir.Hatice Haseki. ġeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiĢt ir. hattat. II. Mustafa ise. Çar. 8. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Hal' edilmesinin baĢ sebeplerinden olan ġeyhülislâm Feyzullah Efendi ise. Sokullu veya Köprülü gibi dirayetli bir sadrazam arayıĢındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanb. Osman'ın annesi. Çok sayıda sadrazam değiĢikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali PaĢa'da karar kıldı ve devlet iĢlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti. Mustafa. Ağabeyi kadar olmasa dahi. XXIII. 5-ġehzâde Süleyman. 2-ġehzâde Sultân Osman III. 10.000'i buldular ve Ağustos 1703 tarihinde PadiĢah'ı tahttan indirdiler. 9. Bu arada Avrupa'da Ġsveç Kralı Carl'ın Deli Petro'ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması. 3.Safiyye Sultân. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711'de harp baĢlamasına sebep oldu. Ahmed'i tahta geçirdiler. Ağabeyi ile ahenk içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam ettirmiĢtir. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. III.Hanife Hâtûn. Fiilen sefere çıkan son Osmanlı PadiĢahı oldu. Ģâir ve müziğe meyli bulunan kültürlü bir padiĢahtır.Hafsa Sultân. Ahmed dönemini ana hatlarıyla Ģöylece özetlemek mümkündür: Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında. Mahmûd'un annesi. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. 7-ġehzâde Selim. Hocaları Hafız Osman Efendi. Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetle muhtemeldir.SULTÂN III. 5.Afîfe Haseki. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. Osmanlı hareminde beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk sahibi olmadıkları cariyeler demek olan ikbal müessesesi. 14. Cariyelerden ve I. Ahmed. yine de dünyada bir numaralı 208 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN güçlü devlet idi ve onu yine Müslüman bir devlet olan Timuroğullarının Hindistan'da devam ettirdikleri devlet takip ediyordu. 71 Tebrlzl I 1727'deî kabul f Devleti'm 17231 maki durum j isyan har* deki . IV. Feyzullah Efendi ve Hoca-zâde Mehmed Efendi gibi âlimlerden ders alarak yetiĢen II. Aksi sesler duyulsa da kardeĢi III. 12-ġehzâde Hasan Hân. 6. III. Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir havada.AyĢe Sultân. 11. Ģahsiyeti. hadise uzt PadiĢah'ı ı di. 2-ġeh-süvâr Valide Sultân. 8-ġehzâde Ali. Mehmed'in 1674 yılında yine Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan dünyaya gelen ikinci oğludur. Haseki ve III. Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. 3-ġehzâde Murad. 13.Zeyneb Sultân. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaĢta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed PaĢa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. Ģair ve büyük bir Ġslâm âlimi idi. hattat. ĠKBALLERĠ: 7. mağlup olacağını anlayınca. hal'ından 4 ay sonra kederinden vefat etti. II. 4-ġehzâde Mehmed. 4.200 kadar cebeci Edirne'ye gelinceye kadar 80. Osmanlı Devleti.Sâliha Sebkatî Valide Sultân.Âli-cenâb BaĢ Haseki. önce iç huzuru sağlamaya çalıĢmıĢ ve Edirne Vak'asmın failleri teker teker cezalandırılmıĢtır. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd I.Emetüllah Sultân. Ahmed. 6-ġehzâde Hüseyin.Fatma ġahin Hâtûn. aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? III.

2. Ġkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718'de sadrazamlığa getirilen NevĢehirli Damad Ġbrahim PaĢa'nın sadrazamlığı ile baĢlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz. daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. 338. IV.Emîne Musalli Kadın. tarihin en kötü isyanı olacak Ģekilde geniĢledi. 3362. Mustafa'nın annesi.. asilerin PadiĢah'dan kellelerini istedikleri Damad Ġbrahim PaĢa ve yakınlarından olan bazı paĢalar idam edildiler. 9210 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 6. ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaĢadı ve 62 yaĢında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti. savaĢı yeniden baĢlattı. Uluçay. Yağmalar. Damad Ġbrahim PaĢa'nın aleyhindeki bu rüzgar. 1-46. Osmanlı Tarihi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1Emetüllah BaĢ Kadın. kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peĢkeĢ çekmesi de ilave edilince. PadiĢah ile sadrazamın Ġran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karĢılandı. Kısım I. 73-79. RâĢld Tarihi. Rusya'nın Ġran'a girmesi ve Osmanlı Devleti'nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması. Her çeĢit kültür faaliyetlerinin arttığı. c. 10. II. c. c. BaĢ Haseki. (SadeleĢtiren: Ġsmet Parmaksızoğlu). Temmuz 1711). 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaĢa son verildi. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. sh. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. 315 vd. II. Ancak ġi'î olan Nâdir Hân'ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti'nden geri alması. 4. III. hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca. Baltacı Mehmed PaĢa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve PadiĢah'ı etkilemeye baĢladılar. II. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil'in baĢını çektiği bu isyan hareketi. Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik. Ahmed. 9988. 5"' |t 0' rıyetim küsur ji IslâmaĠ ] lanıujj bildij. Bu hadise üzerine muhalifleri. c. nr. III.Hanife Kadın.Zeyneb Kadın. Köprülü-zâde Abdullah PaĢa'nın Tebriz'i fethetmesi ve Ġran'a ait beĢ eyâletin Osmanlı Devleti'ne ilhak edilmesi. UzunçarĢılı. Biz. 1723'de baĢlayan Ġran SavaĢları bu dönemin 1730'da tamamen sona ermesine sebep olmuĢtur. Sadrazam Silâhdâr Ali PaĢa'nın. 211-215. II.Hatice Ġkinci Kadın. 783 vd. UzunçarĢılı. 1 Ekim 1730 günü. Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düĢünce.122 Silahdâr. 3-139. Kısım. 5-RâbPa ġermi Kadın. Maalesef ihtiva ettiği bazı gayr-i meĢru sayfalar sebebiyle bu huzur devam edememiĢtir. maalesef Damad Ali PaĢa'nın Ģehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716).. Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır. 3. c. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmud'u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar. Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe baĢladığı ve harpten ziyade sulh. Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca. III. D. bir huzur dönemini daha sona erdiriyordu. E. sh. Kantemir. Venedik ve Avusturya'dan da alınması gerekir Ģeklindeki düĢüncesi ve Venedik'in Karadağlı âsileri himaye etmesi. 7. sh. c. âsiler bununla da yetinmeyip PadiĢah'ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III. Artık yeni bir dönem baĢlıyordu ve III. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ZEVCELERĠ: (III. 7 sene sürecek olan Ġran SavaĢlarını baĢlattı. Kısım I.). 555-595. Ahmed'in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13'ü ve bazılarına göre de 18'i bulmuĢtur. Ekim 1727'de yapılan Hemedân AndlaĢması ile Sünnî olan EĢref ġah Üveysî tarafından kabul edildi. Ahmed'i o gece biraderi II.f Kaini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 209 rak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. sh. 28-29. Ahmed'in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu. 8. sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem. Avusturya'nın da Venedik'i desteklemesi üzerine. sh. Karlofça'da verilenler Rusya'dan alındığı gibi. IV. D. aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik'e harp ilan edilmesine sebep oldu. Ġstanbul 1962. sh. Osmanlı Tarihi. Nusretnâme.Rukıyye Ġkinci Kadın. I. yeni bir savaĢ baĢlamadan bitti ve ġehid Ali PaĢa'nın 1713'de imzaladığı Edirne AndlaĢması ile Karlofça'da verilen yerler Rusya'dan geri alındı. Devletler ve Hanedanlar. 23. c. Az da olsa Ġslama aykırı olan fiiller. I. Öztuna.Emîne MihriĢah Ġkinci Kadın. 1-421. 20.

Çar. Kantemir.Emetüllah Sultân.. Ġmrahor'luğa getirilen Mehmed PaĢa. II. IV. 16. Sevmedikleri hakkında dili uzun olan ve yeterli tahsili olması hasebiyle konuĢmasını da iyi beceren Mehmed PaĢa. 17-AyĢe Hanım. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Katerina ile gayr-i meĢru bir iliĢkide bulunduğu veya en azından Rus Çarı ve hanımının bu savaĢın yapıldığı mekâna geldikleri yazılı değildir. Ruslar.Âtike Sultân. 25..). VI.Fatma Sultân. gizli anlaĢ da aleyhte I sında ikame'3) Dikkat a Osmanlı kaynaU lunmadığı gibi. 20-ġehzâde Sultân Nu'man Hân.AyĢe Sultân. Prut Zaferine imza basan komutan sıfatıyla. 10.t/" Netice ola*. sh. 15. c. PadiĢahıngı iltifat ve ikramlaril nâ-meĢkûrota. UzunçarĢılı. 11. 2-395. RâĢid Tarihi. sh. sh. musikiye meyli ve sesinin güzelliği sebebiyle Pâkçe Müezzin lakabı ile anılmıĢtır. c.Emine Sultân123. 26. 18. 2-450. 15. Rus ordusunun komutanı ġermetivef'di ve Deli Petro ile hanımı asla harp meydanına gelmemiĢti. 10. Ahmed devrine 4 cilt ayırdığı meĢhur tarihidir. defa sadrazamlığa getirilmiĢtir. 21-ġehzâde Ġbrahim. Öztuna. ĠKBALLERĠ: 16-ġâyeste Sultân. III.Zeyneb Sultân. c. Olayın aslı Ģudur: Çorum'un Osmancık Kasabasından olan Mehmed PaĢa. 2-390. IV. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1287. 1710 Eylül'ünde tekrar sadrazamlık makamına gelen Baltacı. 216-227.Esma Sultân. k iddiaların fe Ģu cümlelerle ¦. VI. 13. V.BĠLĠNMEYEN OSMANL1 Gülsen Kadın. 17. sh. III. 4-ġehzâde Mehmed Hân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 22-Abdülhamid I. "Rikâb-ı h_-m rından. Baltacı'nın m ve Osman Efendi'iltlj PadiĢat. açlık ve düzensizlik sebebiyle Petro'nun savaĢ meydanına gelmeyerek uzaktan idare ettiği ordusu mağlubiyetle karĢı karĢıya gelmiĢtir. 7-ġehzâde Selim. dilinin cezasını çekerek. 23-ġehzâde Seyfeddin. 849 vd. I yeniden han geldiğini do. 24. c. Ġsveç Kralı'nın ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı 123 Silahdâr. Ahmed. 1-ġehzâde Mehmed. 140-420. Biz sadece bilinen ve meĢhur olanlarını zikrettik. 45-209. sh. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zafe-ri'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir. sh. soi 2) Baltacı Metim hülislâm PaĢmakçı leyman Ağa.Hatice Sultân. 79-95. c. 14-Sâliha Sultân. 6-ġehzâde Mustafa III. 2-ġehzâde Abdülmelik. 9. Kısım I. Nusretnâme. 13. Tarih. ÇOCUKLARI: (III. sh. 19.?^ cede bu fırsatı ti hinde kampanyıl gönderdiğini deww BĠLĠNMEYEN OSMANLI 211 . mağlup olacağını anlayınca. kendisini tezkiye eden Kalyakoz Ahmed PaĢa'nın aleyhine çalıĢmıĢ ve ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi'nin tavsiyesi ile 1704 yılında 1..Hürrem Kadın. c. 5-ġehzâde Süleyman Hân.Nazîfe Kadın. 18 -Hâtem Hâtûn. Bu kaynakların hiç birinde. Küçük Çelebi-zâde Ġsmail Âsim Efendi. sh. 11. 2-454. II.¦ nin doğru <¦ aleyhtarları. müĢavirlerinin s.Ümmü Gülsüm Kadın. Bu olayın aslı nedir? Prut zaferini en ince ayrıntılarıyla anlatan tarih kaynakları elimizdedir ve bunların en ayrıntılı olanı da RâĢid'in sadece III. kanaatlerini dinlerr cazip Ģartlarla sulh t yola çıktı (Prut Hu Burada bilin 1) Ġsveç Kraıı ġjj reddetmesini ve I masını müd rudur. RâĢid Zeyli. Kısım I.Nazife Sultân. 12-ġehzâde Bâyezid Hân.Meylî Kadın. 125. II.Zübeyde Sultân. Ahmed'in padiĢah olmasıyla 1. 14. 3-ġehzâde Murad. 12. henüz Ġstanbul'a gelmeden itibar kazanmaya baĢlamıĢtır.. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. 8-ġehzâde Ali. sert t hindeki faaliyet ve p sözünde durmaması #| lan. c.Fatma Hümâġah Kadın. Uluçay.AyĢe Sultân (Küçük). Baltacı'nın Ġsveç| Rus Çarını diri diıjjj lar sebebiyle s tek kabahatin j için bir sebep bul karısı Katerina'mn «l| Osmanlı komuta h ması için Vezir-i A'a çiler de. Bilindiği gibi 1710 yılında Ruslara karĢı ilan edilen harpte. c. c.Ümmü Gülsüm Sultân. Osmanlı PadiĢahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50'yi bulmaktadır. Devletler ve Hanedanlar.Nijad Kadın. fazla becerikli bir k umandan olmamasına rağmen. 1706 yılında azl olunmuĢtur.

bunun da Darüssa'ade Ağası 212 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMP1. Bu sefer PadiĢah'a. Baltacı'nın sulh teklifini reddetmesini ve Rusların sıkıĢtığı böyle bir dönemde kolay Ģartlarla andlaĢma yapılmamasını müdafaa ediyorlardı. sonradan sözlerinde durmamakla bu görüĢü teyid etmiĢlerdir. Veziriazam meydana gelen büyük hizmetleri mukabelesinde çeĢitli iltifat ve ikramlar beklerken. Edirne'de vezir-i azamın kapıkulu maaĢlarını vermeye baĢlaması üzerine yeniden harekete geçtiler. Bunların görüĢü haklıdır ve Baltacı'nın acele ettiği de doğrudur. Baltacı'nın Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı'nın sözlerine önem vermediğini. Zira baskı sanatı 8. PadiĢahın gadabını tahrik ettiler. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi.kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir? Bu konu her zaman dillere dolandığından ve maalesef hep aleyhte kullanıldığından dolayı. hemen aleyhte bir plan hazırladılar. PadiĢahın hakem kabul ettiği ġeyhülislâm da aleyhte beyan verince Baltacı Mehmed PaĢa azledilerek (Kasım 1711) Midilli Adasında ikamete memur edildi. Rus Çarı tarafından gönderilen paralar sebebiyle sulh yolunu tercih ettiğini ısrarla PadiĢah'a anlatmak oldu. belki müĢavirlerinden Ömer Efendi ve Osman Efendi'nin bu hediyeleri kabul ettiğini kaydetmektedirler. Osmanlı tarihçileri. 3) Dikkat edilirse. ġöyle ki: 1) Önemle ifade edelim ki. matbaayı 1455 yılında icad etmemiĢtir. Çinlilerden ziyade Uygur Türklerinin payı olduğu. Baltacı'nın asla rüĢvet almadığını. Bazı çağdaĢ tarihçiler de.'. Edirne'de ulufe vermesinin ne manaya geldiğini dostlarına sorması icab ettiğini. kaynaklarda Çar ve hanımının asla harp yerine gelmediğini ve bu tür iddiaların tamamen yalan olduğunu ifade eden beyanlar yer almaktadır. henüz Ġstanbul'a gelmeden Rus Çarı'nın sözünde durmamasını da bahane ederek. Katerina'nın mücevher ve mektup gönderdiğini de kabul etmektedirler. Netice olarak. ilk etapta gelen ithamları reddetti. tarihçiler tarafından eksiklik olarak kabul edilmektedir. Damad Ali PaĢa ve Darüssa'ade Ağası Süleyman Ağa. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum. Katerina'nın harp meydanına geldiğini yazmamıĢtır ve bu sadece kuru bir iftiradan ibarettir124. artık ilim alemi tarafından kabul edilmektedir. Ġlk planları. 126. Yüzyılda Çin'de ve bazı araĢtırmacılara göre özellikle Uygur Türklerinde ortaya çıkmıĢtır. ĠĢte bu noktada Hammer. 2) Baltacı Mehmed PaĢa'nın zaten aleyhinde olan ve PadiĢahın çok sevdiği ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi. meseleyi. Zira bunu 14. sert hareketlerinden ve patavatsız sözlerinden dolayı. PaĢa. böylesine bir zafere imza atan Sadrazamın bu ithamlarla azledilmesinin doğru olmayacağını ifade ederek. Temmuz 1711). PadiĢah da. her Ģeyi ben bilirim havasına girmesi ve neticede bu fırsatı kaçırması. Baltacı'nın aleyhindeki faaliyet ve planlarına hız verdiler. Aleyhinde kampanya baĢlatanlar ve bazı Batılı tarihçiler. Ancak hiç bir tarihçi ve hatta Rus Vekâyi'nâmeleri bile. Bu manada baskı Avrupa'ya 14. müĢavirlerinin sözleriyle hareket etmesi. Gutenberg. Burada bilinmesi gereken gerçekler Ģunlardır: 1) Ġsveç Kralı XII. olmayan hıyanet suçlamasıyla karĢı karĢıya kalmıĢ ve kıskançların hileleri ile nâ-meĢkûr olmuĢtur". Yüzyılda ilk kullanan Uygurlar ve Koreliler olmuĢtur. biraz ayrıntılı da olsa inceleme zarureti bulunmaktadır. Baltacı'nın Katerina ile çadırda beraber olduğuna dair. Yüzyılda . RâĢid meseleyi Ģu cümlelerle özetlemektedir: "Rikâb-ı hümâyûn tarafında olanlar dahi sadrazam hakkında gizlice nice kale gelmez nesneler yazdıklarından. Ancak Baltacı aleyhtarları. yaptığı hataları affettirmek için Kapıkulu ile gizli anlaĢmalar içinde olduğunu arz ettiler. Ruslar. muteber Osmanlı kaynaklarında ve hatta çağdaĢ tarihçilerin eserlerinde en küçük bir bilgi bulunmadığı gibi. yoksa Çarı yakalamamak için bir sebep bulunmadığını ilave ettiler. ile yakınlarının ithamları olduğunu açıkça belirtmiĢlerdir. vermiĢ olsaydı Rus Çarını diri diri yakalama fırsatı elde edildiğini. Cari ve Kırım Hanı Devlet Giray. Rus Çarı'nın karısı Katerina'nın sulh andlaĢması uğruna bütün kıymetli mücevherlerini Osmanlı komuta heyetine gönderdiğini ve ġermetivef vasıtasıyla sulhu sağlaması için Vezir-i A'zama mektup ilettiğini ifade etmektedir. Gutenberg hareketli harfleri de icad eden birisi değildir. Taraftarları da. Blok baskının Avrupa'ya taĢınmasında. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Ġsveç Kralı ile Kırım Hanı'nı dinlememesi. tek kabahatin gece ile gelen altın arabaları olduğunu.

2) Osmanlı Devleti'ne matbaa 1727 yılında değil. Gutenberg'in gayretleriyle Ġncil'in de basılabileceği bir matbaa haline ancak 1455 yılında yani 15. Yoksa matbaa Avrupa'da Gutenberg tarafından kurulan müesseseden 33 yıl sonra Osmanlı ülkesine girmiĢ ve çok sayıda kitap da basılmıĢtır. IV. sh. sh. Murad zamanında Ġstanbul'da bir matbaa kurulması için izin istendiğini ve bu iznin verildiğini Mustafa Nuri PaĢa kaydederken. III. 1727 > bile doğru kabul( lemciler. mü'cı sinde önemli ı tedir: "Ger. sh. nr. yine de büyük bir rakamdır. Osmanlı padiĢahlarının matbaa aleyhinde oldukları görüĢünü reddetmektedir. Mehmed zamanında baĢladığını ve ancak neticeye 1727 yılında ulaĢıldığını anlatmaktadır. III. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye ve yeni fenlere uzak kalması mazur gösterilemez. 268-275. yüzyılda gelen baskı teknikleri. 1727 yılında Ġstanbul'da 90. Osmanlı Devleti'ndeki matbaanın değil. Hatta II. dünyadaki iktisadî ve ilmî geliĢmelere lakayt kaldığı ve bunun cezasını da daha sonraları gördüğü bir hakikattir. sh. III. nr. sh. sh. c. kendi kitaplarını bastırmazlar. resmî matbaanın gecikmesinde önemli rol oynamıĢtır. 46. Kont Marsigli. IV. C. Kısaca Arap harfleriyle olmak üzere XV. yarısı bile doğru kabul edilse. Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilmektedir. dünyadaki her yeni güzellik gibi. Ahmed Muhtar. 4) Üzülerek ifade edelim ki. dinî taassuba bağlamak doğru değildir.45 (1333). 35-36. Enderun Tarihçisi Atâ da. yasak bir iĢ ( masının geclkı 4) Üzülerek! sâdî ve ilmî g hakikattir. ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 213 susların özellikle belirtilmesinde yarar vardır. c. c. Osmanlı Devleti.gelebilmiĢtir. ilk resmî matbaa teĢebbüslerinin IV. Yüzyılda gelebilmiĢtir. V. VIII. 83-95. KıĢımı II. Murad.! yayınlanan I kitap basanları lı 5) Bütün Ihı i yani Müteferrika'» basılmıĢtır. Tarih. Maalesef. 14. Kont Marsigli'nin Ģu cümleleri dediklerimizi teyit etmektedir: "Gerçekten Türkler. susların özellikle I mürĢidi olması ha Osmanlı Devleti. Bâyezid'in himayelerinde basılmıĢtır" ibaresi yer almaktadır. "Rus Menâbiine Göre Baltacı Mehmed PaĢa'nın Prut Seferi". kalemciler. sh. TOEM. Bu sebeplerin bir kısmını biraz sonra zikr edeceğiz. Osmanlı Devleti'nin Kanuni'den sonra. Osmanlı Tarihi. Mustafa Nur! PaĢa. Bunları özetlerken Ģu hu124 RâĢid. Münir. Bunlara bağlı olarak sahaflar. "Baltacı Mehmed PaĢa". Bâyezid zamanında 19. 20-22. UzunçarĢılı. Netâic'ül-Vukû'ât. mücellitler. TDVĠA. O halde. Kısım 2. IV. sh. 366-372 (Konu bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır). Kısım I. 1720 yıtöjj görevlendirilen \ babasıyla berata celeme in kurma gayrdı rek Müslüman t samimi bir (i rek Sald I aldıkları ı takdim t açıklanan I YeniĢehirli f "Basma a la rak basması. Ancak bu sebepler ne olursa olsun. Halep'te ve 1514'den itibaren de bazı Avrupa Ģehirlerinde kitaplar basılmıĢtır. "II. belki resmî matbaanın kuruluĢunun tarihi 1727'dir. a 6) Düzenli (i netice vermedf (¦ 1 muĢtur. gtfsrtğ gibi. Bu hali Ġslâmiyet de tasvip etmemektedir. Bu kitapların üzerinde. Ermeniler 1567 yılından itibaren ve Rumlar da 1627 yılından itibaren matbaalarını kurmuĢlardır. herhangi bir bilimsel yeniliğe karĢı çıkması mümkün değildir. c. Hatta matbaanın caiz olmadığını iddia eden ve maalesef sağını solundan ayıramayan bazı âlimlerin . Bu bilgiler. bütün ilimlerin efendisi ve mürĢidi olması hasebiyle. Ancak Yahudiler 1488 yılından itibaren. Arap harfleriyle basılan Geometriye dair Usul'ül-Oklidis kitabının serbestçe satılması için 996/1588 tarihli fermanla izin ve müsaade vermiĢtir. 280-285. 160-185. M kimselerin tasKĠ Buf kurulan ı Ģimdilik tefe I fetvaya kar hizmetler.000 hattatın bulunduğunu söylemektedir ki. Hatta ı ayıramayan bini da yaĢanmıĢtır. matbaadan ı mektedir. Maalesef bu konuda Osmanlı Devleti'ndeki esnaf teĢkilâtları demek olan loncaların ve bu loncalara bağlı hattatların menfi anlamda rolleri olmuĢtur. Müslümanların eserlerini bastıkları ilk resmî matbaanın tarihi 1727'dir. Aktepe. Silahdâr. Bu dahi zannedildiği gibi. 238-256. O halde. matbaadan da yeterince yararlanamamıĢtır. 3) Müslümanların ve de resmen devletin bu teknolojiye sıcak bakmamasının sebepleri ise. c. gerileme ve duraklama devrine girince. Maa1""" loncaların ve Marsigli. II. Asırdan itibaren Ġstanbul'da. Nusretnâme. matbaanın onlar için yasak bir iĢ olduğundan ileri geldiği kesinlikle doğru değildir". daha erken tarihlerde gelmiĢtir. Ġslâmiyet. divitçiler ve benzeri esnafın baskısı da. Yavuz Selim zamanında 33 kitap basılmıĢtır. matbaanın resmen kurulmasının gecikmesini.

sulha meyilli. 1718-1730 tarihleri arasında. III. fıkıh ve kelâm kitaplarının basılmaması açıkça belirtilmiĢtir. matbaa. Avrupa'da da yaĢanmıĢtır. Mehmed (1648-1687) devrinde yani Müteferrika'nm matbaasından yaklaĢık bir asır evvel kurulmuĢ ve bazı kitaplar da basılmıĢtır. Ahmed ve hem de damadı ve sadrazamı olan Ġbrahim PaĢa. 5) Bütün bu geliĢmelerden sonra ilk matbaa IV. 127. Ġstanbul'da bu dönemde insanların barıĢ ve huzurun kıymetini bilmeyerek. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢına kadar. 214 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN ¦ 7) Önemle ifade edelim ki. kitapların nüshalarının çoğalmasına. belli sebeplerle nasıl açıklanıyorsa. Bu bakıĢ açısından Lale Devri değerlendirildiğinde Ģu manzara ortaya çıkmaktadır: A) Lale Devri denilen bu devrede. Geri döndüğünde meseleyi devlet yetkililerine açınca. sakin ve eğlenceli hayatı seven. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır? Hem III. Bu ikisini birbirine karıĢtırmak tarihe iftira olur. ruhsatsız kitap basanları idamla tehdit etmiĢtir. Matbaanın kurulması için dinen ve aklen hiç bir engelin bulunmadığı açıklanan Layiha üzerine. Ġkisi birlikte. büyük masraflarla inĢa edilen Kağıthane'deki Sa'dâbâd KöĢkünde. Yoksa Ġslâmiyetin ilme ve teknolojiye karĢı çıkma iddialarıyla bunun ilgisi yoktur125. tashihli ve hatasız olarak. Murad dıĢarıda basılan bu Kur'ân ve diğer dinî eserlerin devlet sınırları içerisinde serbestçe yayılmasına izin vermiĢtir. Bu yaratılıĢları gereği olarak. Beylerbeyindeki Bağ-ı Ferah Bahçesinde. Ancak PadiĢah ve Sadrazamın meĢru dairede de olsa eğlence ve ziyafetlerde fazla vakit geçirmeleri. 272 sene değil 33 sene sonra Osmanlı Devleti'ne girmiĢtir. Ancak âlim kimselerin tashih etmesi gerekir".çıkmıĢ olması da mümkündür. Henry de. PadiĢah'ın da ara sıra katıldığı helva sohbetleri ve Lâle eğlencelerinin . hadis. elbette ki insanların da gayr-i meĢru iĢlere girmesine zımnî bir sebep olarak algılanabilir. 1720 yılında Sadrazam Ġbrahim PaĢa tarafından Paris'e Osmanlı sefiri olarak görevlendirilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin oğlu Said Mehmed Çelebi. gayr-i meĢru eğlencelere dalacak kadar aĢırıya gitmiĢ olmaları tamamen ayrı Ģeydir. elimizdeki tarih kitaplarının da ortaya koyduğu gibi. Bu arada Macaristan'da doğan ve 1693 yılında esir edilerek Müslüman olan Ġbrahim Müteferrika. Üsküdar'daki ġeref-âbâd'da. Ancak aynı hadise. yazdığı Risâle-i Ġslâmiye adlı eseriyle samimi bir Müslüman olduğunu ispatlamıĢ ve Damad Ġbrahim PaĢa'nın dikkatini çekerek Said Mehmed Çelebi'ye yardım etmesi karar altına alınmıĢtır. Mehmed devrindeki teĢebbüs tam netice vermediği için. matbaanın gecikmesi de öylece açıklanabilir. Fransız Kralı II. Papa Alexandre VI. Çırağan Bahçesinde. 1501 yılında yayınladığı emirname ile ruhsatsız yayınlanan kitapların yakılmasını emr ettiği gibi. Avrupa'da Kur'ân ve diğer dinî eserler 1514 yılında Ġ-talya'da basılmaya baĢlanmıĢ ve III. sevimli ve mülayim insanlar idiler. mesele ġeyhülislâmlık makamına sorulmuĢ ve ġeyhülislâm YeniĢehirli Abdullah Efendi de Ģu tarihî cevabı vermiĢtir: "Basma san'atında mahareti olan kimesnenin. ucuz fiyatlarla yayılmasına sebep olur. bu hizmetler. kaleme aldıkları matbaa ile ilgili Vesîlet'Ut-Tıbâ'a adlı layihalarını sadrazama 1726 yılında takdim etmiĢlerdir. 6) Düzenli çalıĢır halde ilk resmî matbaa ise. Bu fetvaya karĢı çıkanlar elbette ki olmuĢtur. daha da modern Ģekillere girerek devam etmiĢtir. Ahmed devrinde Damad Ġbrahim PaĢa'nın teĢvikleriyle kurulmuĢtur. hemen kurma gayretleri baĢlamıĢtır. Ġbrahim PaĢa'nın BeĢiktaĢ Mevlevihanesine bitiĢik özel Yalısında ve benzeri çok sayıda saray ve bahçelerde. IV. ancak harfleri hakkıyla tanzim edilemediğinden devam ettirilememiĢtir. Bu fetvadan sonra Zilka'de 1139/Temmuz 1727 tarihli PadiĢah Fermanı çıkmıĢ ve kurulan matbaada ilk olarak 1729 tarihinde Vankulu Lügati basılmıĢtır. ziyafetten ziyafete koĢturdukları ve meĢru dairede eğlenceli bir hayat yaĢadıkları görülmektedir. babasıyla beraber Paris'e gitmiĢ ve orada bulundukları yıllarda matbaayı yakından inceleme imkânı bulmuĢtur. zikredilen sebeplerle maalesef 200 yıl veya düzenli matbaa hesaba katılırsa 272 yıl gecikmiĢtir. Yüzyılda elli sene geciktiği ve Intemet'in ancak 5-10 yıl gecikmeyle ülkemize girdiği. Netice olarak. Televizyonun Türkiye'de ve hem de 20. Ancak resmî matbaanın kurulması ve kitap basılması. Burada önemle vurgulanması gereken Ģudur: PadiĢah ve sadrazamının meĢru dairede neĢeli ve eğlenceli hayat yaĢaması ayrı Ģeydir. kısa zamanda ve zahmetsiz o-larak basması. Fermanda Ģimdilik tefsir.

135. XXVI. lan ge-aya koydu-ıtyaĢadık-t sadraza-bu ieğlencelere ¦e karıĢtır-peğlence ve regirmesi-P#ildiğinjjlıane'deki |ı Ferah s bitiĢik »çelerin Ġ! eğlenilir. 724-736. M. 158-162. PadiĢahın buna özel önem verip ferman yayınladığı da doğrudur. Tarih (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). Ankara 1982. Matbaacı Ġbrahim Müteferrika ve Risâle-i Ġslâmlyye (Tenkitli Metin). c.yapıldığı doğrudur. 470-473. sh. |724-736. Halil. Tayyâr-zâde Ahmed Atâ. Ankara 1934.de nyla buıceler a meyilli. IV. 335-350. "Dünyada Basılan Ġlk Türkçe Kitap". Ankara 1978. XII.Türker. 157-158. Rumeli ve Anadolu Kazaskerlerinin ve Ġstanbul . ġeyhülislâmın. ġuna da dikkat çekelim ki. c. Tarih-i Atâ'da belirtilen hususa daha önceki araĢtırmacılar dikkat çekmemiĢlerdir.Nazmi). sh. Mahmûd. gayr -i meĢru olduğu düĢünülemez ve zaten tarih kitapları bu eğlence ve ziyafetlerde neler yapıldığını bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar. baĢta ġeyhülislâm olmak üzere. Belleten. lale eğlenceleri ve diğer tertip edilen ziyafetlere. sh. Ġstanbul 1198. sadrazam huzurunda da. ötıkları |lew York ti Berkes. PadiĢah huzurunda da. fikir ve edebiyat adamları da mutlaka katılmıĢtır. Ancak bu l lenceleri ve ( ilim. The Invention of Printing in China and ıts Spread Westward. Müteferrlka'dan Birinci MeĢrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar. sh. Gündüz. Subhi Tarihi. Niyazi. Baysal. sazendeler de davet edilmiĢtir. o devrin ilim. Nazmi). Mukaddime'deki Matbaa ile alakalı Lâyiha. jĢ. 'edAtâ. i: eğlen rin meĢru t de Ġstan! maz. Jsi. ancak biz bu kadarla iktifa ediyoruz. I fet me birer t Tebriz* âlimdir. Ayrıca yapılan eğlence ve sohbetler sadece bunlardan ibaret değildir. Comte. Thomas Francis. Vakıflar Dergisi. "arsigli. "Matbaanın Tarihçesi ve Ġlk Kur'ân-ı Kerim Basmaları". Acaroğlu. Osmanlı Ġmparatorluğunun Zuhur ve Terakkisinden Ġnhitatı Zamanına Kadar Askerî Vaziyeti (Çev. Berkes. Buğra. Lale eğlenceleri sebebiyle laleye düĢkünlük artmıĢ ve hatta lalenin 234 çeĢidi yetiĢtirilmiĢtir. Küçük Çelebi-zâde. UzunçarĢılı. Mühimime Defteri. c. sayı 197(1986). nr. sh. Tarih-i Atâ I-V. c. fikir ve e ziyafet ve I eğlence v«| tıların i 1 zurundal nin ve 1 hem de! edenler. sh. Ġstanbul 1968. I konuda a daha BĠLĠNMEYEN OSMANLI 215 Ancak bu ziyafetleri anlatan tarih kitapları tetkik edilirse. 125 BA. sh. Bu konuda kaynak fazladır. 303. 134. I. Kısım I. XII. ġeyhülislâmın da içinde yer aldığı ziyafet ve eğlencelerin. New York 1955. c. 507-530. nr. sh. I esrar K ġe vâda. Necatioğlu.ı get< tanbul'dali zulduğu« meĢine manasa Tarihi (?«<> 259» (Sa'd» 162-Î71 N OSMANLI §314 yılında Ġ-p»t diğer dinî niĢtir. L. PadiIt-iRâĢid). Belleten c. Bu ayrıntıların içinde haram olan bir Ģey göze çarpmamaktadır. 156. sayı 104 (1962). 49. Hatta bu eğlencelerin bazılarına meĢru dairede kalmak Ģartıyla. Marsigli. Osmanlı Tarihi. VI. helva sohbetleri. ^'esef Türki-ecik. Ġstanbul 1293. sh. "Ġlk Türk Matbaası Kurucusunun Dinî ve Fikrî Kimliği".

Osmanlı Tarihi. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır? 129. Merak edenler. Tarih-i Subhî. 88.çevresinde meĢhur olan âlimlerin de huzurunda. halk arasında bazı gençlerin afyon ve esrar kullanmasına yol açmıĢ ve meselenin çok ciddi bir noktaya ulaĢmasından dolayı. Halep Kadılığına kadar yükselen bir âlimdir. Ancak bu ziyafet ve eğlenceler. Eğer Osmanlı vekâyi'nüvislerinin Ġbrahim PaĢa dönemini anlatan yüzlerce sayfalık tarih kitaplarını ve mesela Çelebi-zâde'nin RâĢid Tarihi Zeylini incelerseniz.. 190. 366. hem Saray'larda ve hem de Sadrazam KöĢklerinde. Mesela. Mühimme Defteri. kullanılmasının helal olduğunu iddia ederek teĢvikte bulunanların idam edilmesi gerektiğini ifade etmiĢtir.._¦ . . Kendisi tamamen sulh taraftarı ve sakin yaĢamayı seven bir insandır. Bu dönem sadece eğlence ile geçmemiĢtir. 134. Bu arada bu ziyafet meclislerinin müdavimi olan Nedim ve Seyyid Vehbi gibi Ģairlerin. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi.. 162-171. 233-234. B) PadiĢah ve sadrazamın meĢru dairede de olsa. Zira Matbaanın açılması baĢta olmak ü-zere... Bunların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz. Saraya girdiği manası asla çıkarılamaz126.. eğlenceli ve ziyafetli hayatlar. hem PadiĢah'm ve hem de Ġbrahim PaĢa'nın dinî ilimler ve diğer ilimlerde uzman olan âlimlerle hususi dersler . 126 BA. 29.... 134-135. V. . 177. Lale Devrinde Ġstanbul'da gayr-i meĢru hayatın. 265.. 42-43. RâĢid Tarihi. 363-364. Bu olaylar. Ahmed'in 1718-1730 tarihleri arasında ve NevĢehirli Ġbrahim PaĢa'nın sadâreti ile geçen devresine Lale Devri dendiğini daha evvel ifade etmiĢtik.. Mayıs 1718 tarihinde sadrazamlığa getirilmiĢtir.. IV. Mesela Seyyid Vehbi. vrk. halk arasında. Ahmed'in çok güvendiği Ġbrahim PaĢa. sh.... 377.. bir ara Tebriz Kadılığına tayin edilmiĢtir.. Osmanlı Devleti'nin fikir ve kültür hayatına dair çok önemli katkılar bu devirde sağlanmıĢtır.. c. 223-224.. kendisi de tahsilli olan Ġbrahim PaĢa... Patrona Halil ri ile ilgisi var S I ' III. 555. nr. halk arasında bazı gayr-i meĢru alıĢkanlıkların yerleĢmesine yol açtığını açıkça göstermektedir. Küçük Çelebizâde. 453.. 34/a-b. Ancak bu gayr-i meĢru iĢlerin. fıkıh ve tarih dersleri yapılmıĢtır. Tarihçi RâĢid de. VI. ilim ve san'at adamlarını sonuna kadar desteklemiĢtir. 100-101.. aynı zamanda birer Ġslâm âlimi olduklarını da eklememiz gerekmektedir. hadis. halkın içinde ahlaksızlığı bir nevi teĢvik etmesinden ve daha sonra da Damad Ġbrahim PaĢa aleyhtarlarının (Eski Ġstanbul Kadısı Zülalî Hasan Efendi ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde gibi) onu yıpratma kampanyası baĢlatmasından dolayı. bu konuyu ayrıntıları ile veren..... UzunçarĢılı. tır.. Acaba bu devir sadece eğlencelerle mi geçmiĢtir? Bu sorunun cevabı verilmelidir.. Evvela. Ġstanbul 1198. Kısım I. III.. 384. vaktinin çoğunu ziyafetler ve eğlencelerde geçirmesi. O halde.. bu dönem Lale devri olarak tarihe geçmiĢtir. III.. diğer dönemlere oranla arttığı asla inkâr olunamaz. 7737.. Lale Devrinde. 444 (Sa'dâbâd)... hakkında bazı gayr-i meĢru iĢlere karıĢtığı iddiaları da bulunmaktadır. ġeyhülislâm da verdiği fetvada. ġeyhülislâmdan bu konuda fetva talebinde bulunulmuĢtur. c. 259-260 (Tefsir Dersi). maalesef ahlaksızlığın yayılmasına ve eğlencelerin meĢru daireden gayr-i meĢru daireye kaymasına yol açmıĢtır. 216 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ 128. Âsim Tarihi (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). 464. kullananların ve satanların sürgün ve para cezası gibi çok Ģiddetli ta'zîr cezaları ile cezalandırılmalarını.. Buna Ģunu da ilave etmek gerekmektedir: 1144/1731 tarihli bir fermana göre. sh. 370. bu sebeple Ġslama aykırı giyimlerin yasaklanması ve bunun yol açtığı ahlaksızlıkların önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gereği hükme bağlanmıĢtır. tefsir. c.... 527-528.. afyon ve esrar kullanmanın Ġslâm Hukukuna göre haram olduğunu. Ahmed'in kızı Fatma Sultân ile de evlenince iyice PadiĢah'm gözüne girmeye baĢlamıĢtır.. Âsim Tarihi'ne bakabilirler. sh.. 1689 yılında Saray'a intisap etmiĢ ve 1717 yılında III. 137 (Esrar ve Afyon Yasağı). . Ġstanbul'da kadınların giyim ve kuĢamlarının gayr-i meĢru fiillere yol açacak Ģekilde bozulduğu ve bu yüzden Ġstanbul'da bazı gayr-i meĢru fiillerin meydana geldiği. Eski adı MuĢkara olan ve Ġbrahim PaĢa'nın gayretiyle köyden Ģehire dönüĢen NevĢehir'de doğan Ġbrahim PaĢa. Ahmed'in de Ģahsiyeti buna uyum sağlayınca. 45.. . 19.

244 (1726 tarihli hüküm). sadrazamın aleyhine bazı Ģeyler yaymaya baĢladığı gibi. 185. yakınlarını devlet kademelerine getirmesinden rahatsız olanlar. Ayrıca devleti idaresinde Sokullu ve Köp-rülü'ye ulaĢması mümkün olmayan bu devlet adamının. Aynî'nin Ikd'ül-Cümân isimli meĢhur tarihi. sh. "her musibet. nr. bize ulaĢan kaynaklardaki bilgilere göre. baĢta damatları olmak üzere. Osmanlı Tarihi. Osmanlı ve Türk Tarihi ile ilg ili en önemli çalıĢmalar bu dönemde yapılmıĢtır. c. Kısım II.düzenlediğini. 2-625. ilim ve teknoloji konusunda. 310-316. 127 BA. Kısım I. 133. c. "ġer' ile davamız vardır. Ġkinci olarak. ĠĢte Lale Devri için de söz konusu olan budur. Hondmir'in Farsça çok geniĢ bir tarih olan Habîb'üs-Siyer adlı eseri. altı yedi aydır bu fitneyi ateĢlemek için uğraĢan bahriyeli. sh. baĢta çinicilik olmak üzere kaybolmaya yüz tutan bazı Türk sanatlarını ihyaya çalıĢması ve nihayet Matbaa gibi önemli bir müesseseyi yerleĢtirmesi. hemen mağlubiyet ve açlık gibi umumi felaketlerle cezalandırılmaktadır. Damad Ġbrahim PaĢa tarihe çok meraklı olduğundan. VI. Iste. Bâyezid Câmiinin KaĢıkçılar Kapısı tarafında. Nahîfî ve Ahmed Neylî gibi edip ve Ģairler. c. PadiĢah Saraylarında ve Sadrazam KöĢklerinde. Üçüncü olarak. tanzim edilen ziyafetlerde ġeyhülislâm ve benzeri Ģahsiyetlerin daima hazır bulunduğunu görürsünüz. Mühimme Defteri. Dördüncü olarak. hal malar ve de son bı bilgilen feü BĠLĠNMEYEN OSMANLI 217 129. onun sadece eğlence ve ziyafetlerle vakit geçirmediğini açıkça göstermektedir. Tarihçi RâĢid. Ancak Ģahsiyeti ve alıĢtığı hayat itibariyle buna hazır olmayan PadiĢah. 159-160. 1143/1730'da Sadrazam Ġbrahim PaĢa. hep bu dönemde kurulan ilim heyetleri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. sh. IV. gayr-i meĢru bir fiil görülmese ve hatta sadece dedikodu halinde kalsa bile. Bu olayı da. 129. nr. Gerileme Devrinden beri. Damad Ġbrahim PaĢa'nın himayesiyle ölmez eserlerini vermiĢlerdir. Atâ Tarihi. Ġslâmi açıdan istikameti ve dindarlığı itibariyle onlar gibi olduğu tarihçilerin verdiği bilgiler arasındadır127. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır? Bu olayı da. Tam bunu fırsat bilen fitne ateĢi. PadiĢah aleyhinde de "mahmûd'ül-hisâl bir PadiĢah isteriz" diye dedikodu yaptırmak Ģeklinde alevlenmeye baĢlamıĢtır. bu dönemde yapılan eğlenceler ve ziyafetler yüzünden bunların gayr-i meĢru olduğunu ileri sürenler. bir nefer olan Patrona Halil ve arkadaĢlarının. Ġran SavaĢı için PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu etmektedir. Seyyid Vehbi. c. bir mükâfatın çekten Lale De kaynaklardaki bil halinde kalsa bile< meĢru eğlen mağlubiyet ve söz konusu olan Ġran 1143/1730'da masını arzu PadiĢah. Sadrazam da yetinmedi'-: Zülâlî Hasaı ¦: küstah tavırlarıyla istediler. Gerçekten Lale Devrinde. Tarih (Zeyl-i Tarihi RâĢid). UzunçarĢılı. baĢta Ġstanbul'daki Dâr'ül-Hadis Medresesi olmak üzere çok sayıda vakıf eserler meydana getirmesi. . nr. buna gönülsüzdür ve red cevabı vermekte gecikmemiĢtir. Osmanlı Devleti. 91 (1724 tarihli hüküm).e Mustafa'nın 05 Âsiler !K9] baĢta Sa'dâbâd sürerek yıkılmasıyla. sh. sh. Nedim. sh. o dönemin Ġstanbul'unda halk arasında bazı ahlaksızlıkların ve gayr-i meĢru eğlencelerin yayıldığı kesindir. Ümmet-i Muhammed'den olanlar dükkânlarını kapayıp bizimle gelsin" demeleriyle birlikte. sh. II. buna bilen fitne hinde de' alevlenmeye kademelerine fetler yüzünden ateĢlemek için Câmiinin KaĢ Muhammed'den tarihe Patrona Bu isyanın Çınar Ahmed ve önce Damad Ġbı Hâriç Müde fendi gibi I teĢebbüsleri ii ve Ġbrahim edildi. 237. Küçük Çelebi-zâde. Sadrazamın. IV. Mevlevi Ahmed Dede'nin Câmi'ud-Düvel adlı muazzam eseri. 147-162. 132. ilk defa bu dönemde Avrupa'yı takip eder hale gelmiĢtir. 45. Ġslama sımsıkı sarılmayan devletler. tarihe Patrona Halil Ġsyanı diye geçecek olan kargaĢayı baĢlatmıĢlardır. Damad Ġbrahim PaĢa'nın bir küçük köy olan MuĢkara'yı bir Ģehir haline getirerek imar etmesi. geçmiĢteki bir cinayetin neticesi ve gelecekteki bir mükâfatın da mukaddimesidir" kaidesine göre açıklamak gerekmektedir. Ġran cephesinden Osmanlı Devleti aleyhinde haberler gelmeye baĢlamıĢtır.

Babasının ve amcasının akıbetlerinden ve özellikle de III. Âsiler bununla da kalmadılar. ihtiyatlı. büyük kumandan Topal Osman PaĢa tarafından Temmuz 1733'de büyük bir hezîmete mahkûm edildi ve bu sefer sebebiyle I. Ġbrahim PaĢa aleyhine kadına düĢkünlüğünü ve baĢta Sa'dâbâd olmak üzere köĢkler aleyhine de fitne ve fesada vesile olduklarını ileri sürerek bu köĢklerin yakılmasını istediler. Ġki Osmanlı PaĢa'sını Ģehid eden ve Revan. Rumeli Kazaskeri Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi baĢta olmak üzere çeĢitli hocalardan dersler alan I. Ancak Patrona Halil ve arkadaĢlarının da.SULTÂN I. Mustafa'nın Sâliha Sebkatî Sultan'dan 1696 yılında dünyaya gelen oğludur. Ģahsiyeti. devlet iĢlerinden anlamadığı I 218 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP. Yakılmasına gönlü razı olmayan ve ancak yıkılmasına izin veren PadiĢah'ın fermanı ve Ġstanbul Kadısı Ġbrahim Efendi'nin fetvasıyla. Ahmed ÇeĢmesinin yanına atılmıĢtır. 1731'deki ikinci bir isyan hareketi ise sonuçsuz kalmıĢtır. Mahmûd'un. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. ilk iĢi Patrona Halil baĢta olmak üzere. Küçük Muslu. bu inancını hâkim kılmaya kalkıĢtıysa da. Sebkatî mahlasıyla Ģiirler yazmıĢtır. Ġran'da Safevi Hanedanına son vererek AvĢar Hanedanını baĢlatan Nâdir ġah. Sadrazam iki damadı ile birlikte boğuldu. Neticede 13 gün süren isyan 11 Ekim 1730 tarihinde son buldu. yine durmadı ve Kerkük'e girdi. ileri sürülerek Revan Seraskerliğine tayin edilmiĢtir. Çınar Ahmed ve Ali Usta gibi ayak takımları ile bunların fikir babası olan ve daha önce Damad Ġbrahim PaĢa'dan zarar gören eski Ġstanbul Kadısı Zülâlî Hasan Efendi. Mahmûd. Akıllı. I. Kasım 1730'da Sofa KöĢküne davet edilen zorbacıların baĢı Patrona Halil ile MuslubeĢe hemen katledilmiĢ ve asi liderlerinden 18'inin cesedi III. Biraz önce anlattığımız gibi. Ancak Kasım 1730'un sonuna doğru Patrona Halil baĢta olmak üzere bütün âsileri ortadan kaldırmıĢ ve devleti huzura kavuĢturmuĢtur. Ġçteki kargaĢaya son veren I. Mahmûd. Kağıthane'deki yüzlerce köĢkü yıktılar. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmûd'a terk etti. Ģâir ve bestekârdır. Ġslama hizmet gayesiyle değil. Aslında Sünnî ve Hanefi olan Nâdir ġah. ġeyhülislâm Abdullah Efendi'nin Ģerî'at adına araya girme teĢebbüsleri de fayda vermeyince. kendi adamları olan ve Rumeli Kazaskerliğine getirilmesini istedikleri Zülâlî Hasan Efendi ile Ġstanbul Kadılığına getirilmesini arzu ettikleri Ġbrahim Efendi'nin küstah tavırlarıyla PadiĢah'ın feragat ederek yerine Sultân Mahmûd'un padiĢah olmasını istediler. bu avantajdan yararlanarak sulh istedi. 2 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını biraderi II. ġeyhülislâmlık makamına ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin iki oğlunu getiren I. dikkatli. Ahmed'in kendisine olan vasiyetinden ders alarak. Gence ve Tiflis'i Osmanlı Devleti'nin elinden geri alan ġah. 1639 tarihinde yapılan Kasr-ı ġirin AndlaĢması esasları üzerine kurulan Ġstanbul AndlaĢması Ekim 1736 yılında imzalandı. MuslubeĢe. Ġsyan süresince yağmalamalar ve her türlü rezalet yaĢandı. meĢverete ehemmiyet veren ve kültürü yüksek olan bir padiĢahtır. halk ve devlet. âsilerin isteklerine uyularak sadrazam. Kutucu Hacı Hüseyin. kendi Ģahsî kin ve menfaatlerini tatmin gayesiyle bu iĢe kalkıĢtıkları da gün gibi ortadadır. Ġstekleri üzerine. Mahmûd. Mahmûd'a gâzî unvanı verildi. III.. çok sayıda sadrazamları arasında en önemli yeri Hekimoğiu Ali PaĢa ihraz etmiĢtir. iç kargaĢadan korkarak geri durdu ve ancak . Önce sadrazamlığa göz diken Patrona Halil. Erbil'i alarak Bağdad'ı kuĢatma altına alan Nâdir ġah. ġeyhülislâm ve Ġbrahim PaĢa'nın yakınları olan bütün damatları görevden alındı ve çoğu sürgün edildi. 2 Ekim 1730 tarihinde III. ayak takımından oluĢan isyancıların isteklerini yerine getirmek ve Ġbrahim PaĢa ile yakınlarını devletin önemli makamlarından bertaraf etmek olmuĢtur. XXIV. Hekimoğiu Ali PaĢa'nın 1731'de Urmiye'yi feth edip Tebriz'i istirdâd etmesi üzerine Ocak 1732'de Ġran ile Sulh AndlaĢması imzalanmıĢ ise de. âlim. Hadisenin. Lale devrinde yaĢanan Ġslama aykırı hallerin bir cezası olduğu açıktır. Ahmed. Ahmed'in yerine tahta geçmiĢtir. Ġbret alınırsa önemli bir olaydır128.Bu isyanın baĢını çekenler. yıllardır devam eden Ġran Harbini ele almıĢtır. Nâdir Hân bununla yetinmedi ve 1733'deki taarruzuyla harbi devam ettirdi. Hâriç Müderrislerinden Deli Ġbrahim ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde Ahmed E-fendi gibi insanlardır. MAHMUD DEVRĠ 130. At Meydanında toplanan asiler bununla da yetinmediler. Ancak Kırım Hanı ve ġeyhülislâmın da yardımıyla. ġeyhülislâmlık ve sadrazamlık makamında uzun süre kimseyi durdurmamıĢtır.

büyük gücü olan Fransa da bazı imtiyazlar yani kapitülasyonlar elde ediyordu. devamlı savaĢ halinde bulunduğu için. Necid'de ortaya çıkan Vehhâbî meselesi de. Sırbistan ve Bosna'ya giren Avusturya orduları. Ġran'ın Osmanlı Devleti'ne saldırılarından memnun olan Rusya." Ruslar. nr. Osmanlı Devleti aynı anda. Ġstanbul 1198. Bu arada Osmanlı Devleti'ne yardımlarından dolayı. Kırım'a giren ve büyük tahribat yapan Ruslar. sh. Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. l/a-34/a. tinde kaldı. Osrutl beyi. Ġran. Neticede Ġran. Mide kanamasından muzdarip olan I. 1744'de Kars'ı muhasara etti.! da dev'o'f' mektec problem . 5. Belgrad Muahedesi. Subhî Tarihi. Osmanlı Devleti'nin hâlâ dünyanın birinci devleti olduğunu isbat ediyordu.! 1732 tarifti Vehhâbi" Mideiaı tarafından S KADIMI Verd-i t Râziye Kafel baldir.Hâce Verd-i Nâz Dördüncü Kadın. fırsatı ganimet bilerek 1736 yılında Azak Kalesini ele geçirdi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1.i Ġran'ı mu'tedıl biri Osmanlı Devletı'm! ġeyhülislâmın ve j barıĢ halin Irak cephesini Nâdir ġal" buyiıKl olamadı. NiĢ'i düĢüren. Dünyanın 2. 128 BA. yeniden Irak cephesinden Osmanlıya saldırdı (1743). vrk. 1746 Ġstanbul Muahedesi ile sona erdi. Aydın taraflarındaki Sarı Beyoğlu bunların baĢında gelmektedir.9-» U99. 7 yıl süren barıĢ halinden sonra. Belgrad AnlaĢması ile Osmanlı Devleti 28 yıllık bir barıĢ dönemine imza atmıĢ oluyordu.¦ Devleti'. 136. Haziran 1740 tarihli Adâletnâmesiyle bu problemi de halletmeye çalıĢıyordu. Iranın Osw-lerek 1". IV. ġeyhülislâmın ve âlimlerin muhalefet etmesi üzerine muvaffak olamadı. 3. Musul Ģehri kahramanca savunuldu ve Nâdir ġah büyük kayıplarla geri çekildi.. alınıyordu manii manii De imtiyazlar ( Osmanlı! Belgn yordu. Müzâkerelerini bizzat Sadrazam Hacı Ġvaz Mehmed PaĢa'nm yürüttüğü sulh teĢebbüsleri.. Üç imparatorluk ile aynı anda savaĢan Osmanlı Devleti. 4. Karadeniz Osmanlı Gölü olarak devam edecekti.Hâce Âlî-cenâb BaĢ Kadın. Yeniden sulh istedi ve 1723'den beri çok sayıda Müslümanın kanının akmasına sebep olan bu harp. ancak muvaffak olamadı. Ağustos 1737'de ġehid Ali PaĢa'ya Banyaluka'da yenildiler. Bu arada bozulan tımar ve ze'âmet usulünü ıslah etmek üzere Ocak 1732 tarihinde yeni bir tîmâr kanunu çıkarmayı ihmal etmedi. tine inan™-:. Eflak. Mühimime Defteri.Hâce AyĢe Kadın. -müttefıV ti'ne harp e c« ve BosnaVrr* yenildik 1739 y Müzâkc ri. Osmanlı Devleti'ne ĠsnâaĢeriyyeyi yine hak mezhep olarak kabul ettiremedi. 2. c. hepsinde de galip olarak sulh müzâkerelerine katılıyordu. Polonya'yı paylaĢmak ümidiyle 1737 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti ve üç koldan Osmanlı ülkesine saldırdı. 204-218. sh. 1718 Pasarofça AndlaĢması ile Avusturya'ya bırakılan yerlerin bir kısmı geri alınıyor ve Azak Kalesi de Ruslardan geri alınıyordu. Osmanlı Devleti. . Osmanlı Devleti'ne bu mezhebin hak bir mezheb olduğunu tasdik ettirmek istediyse de. Doğuda Timuroğullarına büyük zararlar veren Nâdir ġah. Bu arada Rusya'nın müttefiki olan Avusturya.. Kısım I. 1739 yılında Belgrad'a yürüyen Osmanlı ordularından çekinen Avusturya sulh istedi.Hâtem Ġkinci Kadın.'. HumbaracıbaĢı Ahmed PaĢa'nm gayretiyle 1734'de MaaĢlı Humbaracı Ocağını teĢkil etmiĢ ve yeni askerî düzenlemelerin zaruretine inanmıĢtır. Bunların bir kısmı devlete itaat adı altında halka zulm ediyordu ve bir kısmı da devlete baĢ kaldırıyordu. 6-Râziye Kadın. Sultân Mahmûd'un meĢgul olduğu problemlerdendi.Hatice Rami Altıncı Haseki. I BĠLĠNMEYEN OSMANLI 219 Ġran'ı mu'tedil bir Ġmâmiyye-i ĠsnâaĢeriyye ve Ca'ferî mezhebi çizgisine getirdi. içeride de halkın derebeyi adını verdiği a'yân denilen bazı mahallî mütegallibelerle de uğraĢmak mecburiyetinde kaldı. 13 Aralık 1754 tarihinde Demirkapı tarafından Saray'a girdiğinde vefat etti. Eylül 1739'da Belgrad Muahedesi ile neticelendi. 218.sU-»J ĠFA'. Eylu1 Avusturya. DıĢ problemleri halleden PadiĢah. Osmanlı Tarihi. Mahmûd. Kırım Hanı Fetih Giray tarafından Kırım'dan kovuldular. Yenıde'£ sebep o'. UzunçarĢılı.

III. I. D. Osman. c. c. ı*rı-Koyun Adaıan i sonra da ÇeĢra:'fl verdirdiler. çok insanın ölümüne sebep olan veba salgını ve denizleri donduran müthiĢ kıĢlar gibi dahili hâdiselerdir. 2 yıldan biraz fazla sürecek olan saltanat tahtına ağabeyinin vefatı üzerine 13 Aralık 1754 yılında oturdu.Sırrî Hanım.Meyyâse Hanım.Zevkî Üçüncü Kadın. Kadınların sokaklarda serbestçe dolaĢmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutmuĢtu. 3. 2-289. sh. akıllı bir vezirdir ve PadiĢahın harp ilanı arzularını 6 yıl boyunca dirayetle reddetmiĢtir. KADIN EFENDĠLERĠ: 1.MihrlıraH Kadınları ten . Kısaca III. çok yönleriyle diğer padiĢahlara benzemeyen farklı bir insandır ve 30 Ekim 1756 tarihinde Ģirpençeden dolayı vefat etmiĢtir. Ekim 1756 yılında III. Devletler ve Hanedanlar. vrk. 337-341. Uluçay. BaĢ hocası Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi olan III. Ağabeyinin aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. sh. 8. Subhî Tarihi. sh.:::< Hasan Pas ĠĢte I per güç olal erdi. sh. OSMAN DEVRĠ 131. c.ĠKBALLERĠ: 7. Osman zamanının hatırlanacak olan en önemli olayları. nr. SULTÂN III. 228-229. asabî ve geçimsiz bir devlet adamı olduğu ve sadrazamlardan hiç biri ile geçinemediği söylenmektedir. Tebdil gezmek en önemli merakı idi. IV. Ġzzî Tarihi. Hekimoğlu Ali PaĢa. c. 44-45. Osmanlı Tarihi. 1757'de son cülus Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 130 Vâsıf Tarihi. Mahmüd'un kardeĢi olup II. ġiĢman. Sadrazamları arasında yer alan Hekimoğlu Ali PaĢa.Leyla BaĢ Kadın. sh. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. I. l/a-238/b.Fehmî Hanım. UzunçarĢılı. Osman. Ġstanbul'un büyük bir kısmını ve hatta PaĢakapısını dahi yok eden HocapaĢa ve Cibali yangınları. 95-96. III. sh. c. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mühlmme Defteri. hattat ve âlim bir padiĢah olan III.SULTAN III. bahĢiĢini veren ve da^g ki problemleri ı devlet adamla: çalıĢmıĢ. Osman. Ġstanbul 1219. piyadeye fi Berrî-i Hümâyûn i 1766 yılında büyük 1 depremleri olurken. sh. Ġstanbul 1199. nr. ġâir. Çün (Larga) t mağlup ı rım'ın kap devlet olarak! buren özelliğini! sından devletin tojıral soktu Devleti'™ j tından sonra ti ZEVı Kadın Efenin çüncü I ÇOCUKUM :jj hân Sulta». Öztuna. Öztuna. Müneccimlik ve ilm-i nücûma aĢırı bir ilgisi olduğu söylenmektedir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Ferhunde Emîne Dördüncü Kadın. I. sh. Çocukları olmamıĢtır130. sadrazamı Koca Râgıb PaĢa olması hasebiyle. Laleli Camiinin banisi olan III. 2-40. Ġstanbul 1198. sh. i 129 BA. 45-92. padiĢahın bazı makul olmayan tekliflerini Ģiddetle reddedecek kadar dirayet sahibiydi ve arada sırada onunla tartıĢırdı. 9. Kısım I. XXVI. Mustafa'nın 1699 yılında ġehsiivâr Valide Sultân'dan doğma oğludur.97. 230. Mustafa. gerçekten değerli olan devlet adamlarındandır. Mustafa. Karasr-Î sürpriz bir seki* • <g Ģan edildiler. IV. MUSTAFA DEVRĠ 132. Ġkinci Ġkbaldir. Osmanlı Tarihi. Mustafa. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Habbâbe Hanım.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI.ġ Rusların i etmesi ve Pa dilmesine sebepe Han'ı Giray Han'ıni hazırlıksız olması fc almıĢlardır. 210-336.:¦< 9. ÇOCUKLARI: Hiç çocukları olmamıĢtır129. Yirmisekizçelebi-zâde Mehmed Said PaĢa ve son sadrazamı olan Koca Mehmed Râgıb PaĢa. 10. Ahmed'in 1717 yılında Emine MihrîĢah Sultân'dan dünyaya gelen oğludur. UzunçarĢılı. Osman'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına oturmuĢ ve 1769 tarihinden itibaren de Gazi unvanını kullanmıĢtır. Uluçay. Devletler ve Hanedanlar. III. saltanatının ilk on yılını huzur içinde devam ettirmiĢtir. sh.'. 8075. Kısım I. *. 126. BaĢ Ġkbal. II. II. 220 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/" XXV. Vâsıf Tarihi. c. 2. Râgıb PaĢa.

SüveyĢ Kanalını açmayı düĢünen devlet adamlarındandır. 6. Karadeniz Osmanlı Gölü olması sebebiyle Fin Körfezinden Akdeniz yoluyla sürpriz bir Ģekilde Mora'ya Rumlarla birlikte asker çıkaran Ruslar. 8 . III. Abdülhamid devrinde imzalanacaktı. Mustafa Nuri PaĢa. 43-54. malî konularda hassastır. 341-420. kerametleri halk arasında yayılacak kadar mütedeyyin ve devlet iĢleriyle de yakından ilgilenen bir padiĢahtır. c. c. ĠĢte Osmanlı Devleti'nin asırlardır. Abdülhamid. III. 4. Netâyic'ül-Vukû'ât. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. BaĢ Kadın Efendi ve III. Osmanlı Tarihi. sh.Fehîme Üçüncü Kadın Efendi. Avrupa'da iktidar depremleri olurken. halka karĢı merhametli. 2-278. ZEVCELERĠ: 1. Ekim 1768'de Rusya'ya karĢı harp ilan e-dilmesine sebep olmuĢtur. Ahmed'in Râbi'a ġermî Kadın'dan 1725 yılında dünyaya gelen I. 5. Osmanlı ordusunun tecrübesiz ve hazırlıksız olması hasebiyle. 1771 yılı içinde Ruslar Eflak'i yani Romanya'yı iĢgal ettier.Mihr-i ġâh Valide Sultân. Artık Osmanlı Devleti dünyanın 1. 22 Mayıs 1766 yılında büyük Ġstanbul depremi onun zamanında olmuĢtur. II. sh. Uluçay.Mihrimah Sultân. 2ġehzâde Sultân Selim III. Abdülhamid Hân. II. 279-282. I. Çariçe. Rusya bununla da kalmadı ve Kırım'ın kapısı olan Orkapı'yı kuĢattı. sh. UzunçarĢılı. 2. 10.Hibetullüh Sultân. 3-ġah Sultân. 92-327.Beyhan Sultân. 1769 son baharında Polonya'nın kapısı olan Hotin'i teslim almıĢlardır. günümüze kadar Osmanlı soyunu devam ettiren bir padiĢah olarak Ocak 1774'de Osmanlı tahtına oturdu. 231-236. Sh. 222 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0^ XXVII. Çariçe II. Fransızların teĢvik etmesi ve PadiĢah'ın savaĢa meyilli olması. açtığı harp sebebiyle devletin baĢına büyük felâketlerin gelmesine sebep olduğunu düĢünen PadiĢah'ı zora soktu ve sıkıntılar içinde nüzul hastalığına tutularak vefat etti (Ocak 1774). 6. 7Hatice Sultân. Devleti olma özelliğini kaybetmiĢti. Çünkü Kont Romanzov komutasındaki Rus kara askerleri Boğdan'ın Kartal (Larga) denilen bir mevkiinde Sadrazam Ġvaz-zâde Halil PaĢa'yı Ağustos 1770 yılında mağlup ediyor ve Bender Rusların eline geçiyordu. Öztuna.AyĢe Âdil-Ģah Ü-çüncü Kadın Efendi. yani en az 1453 yılından beri dünyada tek süper güç olarak hayatını devam ettirmesi. Osmanlı Devleti'nden ayrılırsa bağımsız bir devlet olarak kabul edeceğini söyleyerek Kırım'ı ikiye böldü ve Kırım Rus iĢgaline mecburen boyun eğdi (Temmuz 1771). 4. Mustafa'nın vefatından sonra I. Özellikle hayatı için bkz. IV. sh. YaratılıĢı itibariyle saf. 1770 Nisan'ında periĢan edildiler.Ayn'ül-Hayât BaĢ Kadın Efendi.SULTAN I. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz? III. I. Kapıkulu Ocaklarını rahatsız etmeden bazı reformlar yapmaya çalıĢmıĢ.BĠLĠNMEYEN OSMANLI 221 ¦:¦fcve ĠP MI ĠlabahĢiĢini veren ve daha sonra bu âdeti ortadan kaldıran III. 5.Rifat Ġkinci Kadın Efendi. 131 Vâsıf Tarihi. ancak Baltık Filosu ile Ege'ye yönelen Rus kuvvetlen Temmuz 1770'de Koyun Adaları açıklarında Osmanlı gemilerine karĢı büyük kayıplar vererek çekildi. Kısım I. Katerina komutasındaki Rus orduları. Arkasından Dobruca'dan Bulgaristan'a giren Rusların bu ilerlemeleri. önce Kırım Han'ı Giray Han'ın darbelerine maruz kalmıĢlar ise de. sh. Devletler ve Hanedanlar. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed. devlet hayatındaki problemleri ıslaha meyilli. Mustafa. Rusların andlaĢmalara aykırı olarak Polonya'ya asker sokması. sonra da ÇeĢme Limanında Osmanlı gemilerine baskın düzenleyerek çok büyük kayıp verdirdiler. Hayatı boyunca dirayetli sadrazamları ve devlet . piyadeye dokunmadan topçu ve bahriye subayları yetiĢtiren Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn'u kurmuĢtur. Osmanlı Devleti bu depremlerden etkilenmemiĢtir. c.Binnaz Üçüncü Kadın Efendi. bundan sonra meydana gelecek olaylarla sona erdi. 98-105. ABDULHAMID DEVRĠ 133. Selim'in annesi. sh. 3. 9.Fatma Sultân. Avrupa'da büyük akisler uyandıran ÇeĢme Baskınının intikamı Cezayirli Hasan PaĢa tarafından alındı. c.Hatice Sultân. Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemini baĢlatan Kaynarca AndlaĢması.MihriĢah Sultân131.

Bahadır Giray'ı tahta oturttu ise de. ancak üç yıl sonra geri alınabildi. her türlü gayr-i meĢru iĢlere dalarak ve Çariçe'nin imkânlarını kullanarak. Kırım'daki bu keĢmekeĢi kabul etmeyen Osmanlı Devleti harbe karar verince. Osmanlı Devleti'nin Kırım'daki hâkimiyeti 310 yıl devam etmiĢti. 5-ġ ġehzade Mel Esma Sultan.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 223 artık Kırım Müslümanların değil Ortodoks Rusların hâkimiyetine girdi. Osmanlı taraftarı IV. 1683 Viyana Bozgunundan sonra. A-vusturyalılar da kendilerine pay çıkarmak için Boğdan'ın kuzeyindeki Bukovina'yı iĢgal ettiler ve 1775 yılında yapılan bir andlaĢma ile bu da kabul edildi. Kırımlılar. Müslüman Türklerin karĢı karĢıya kaldıkları en büyük hezimetti. Kırımlılar. dığı hatt-ı hû yeniden ke zun eyledi. Rusya içindeki karıĢıklıkların da yardımıyla. Maalesef. Çariçe'nin Temmuz 1783 tarihli fermanıyla Kırım Rusya'nın bir eyâleti oldu ve artık Kırım merkezi olar. Fransa'nın araya girmesiyle. Ağustos 1774'de Kaynarca Muahedesinin üzüntüsüyle vefat eden Sadrazam Muhsin-zâde Mehmed PaĢa'nın yerine gelen sadrazamlar bir türlü dikiĢ tutturamıyorlar-dı. 8 Ocak 1784 tarihli AndlaĢmayla Kırım'ın Rusya'ya ilhakını kabul etti. Rusyayı Prens Renin ve MareĢal Romanzov. tamamen Müslüman olan Kırım'ı RuslaĢtıran ve burayı ikinci bir Endülüs yapan Ruslarla baĢbaĢa kaldılar. Devlet Giray'ın yerine Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturmuĢtu (1775). Yaran geçtiğini bana ZEVCELI tafa'nın annesi ve önce Ġkinci ġah BaĢ Kadın Dilpezîr Kadın di. zira Ruslar söz vermelerine rağmen askerlerini Kırım'dan çekmemiĢlerdi. bir kaç ay sonra da Ġran ile yüz yüze geldi. 1774 baharında Tuna yakınlarındaki Küçük Kaynarca Kasabasında sulh müzâkereleri baĢladı. Rus vilayet merkezi olan Akmescid'e taĢınıyordu. AndlaĢma Osmanlı Devleti'nin aleyhine iĢledi ve neticede Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturdu. mürteci diyecek kadar hakaret ettiği Osmanlılardan intikam alıyordu. 1782'de kahraman Kırım halkı bu hâine karĢı ayaklandı ve II. 10. . Osmanlı'yı ise. Josf. Rusçuk ile Silistre'yi muhasara etmiĢlerdi. Josef'i mağlup etmesi üzerine Gazi unvanını kullanmaya baĢlamıĢtır. Mayıs 1776'da Ġran'a harb ilan edildi. ġumnu'daki Osmanlı ordugâhına kadar gelmiĢler.M Dördüncü fendi. Bu akılsız Hân. 16-f. Kırımlılar Osmanlı Devleti'ne yaptıkları ihanetin cezasını çekiyorlardı. Öztun. tân. BaĢ ikbal tân Mustafa Mehmed. üç asır boyunca hâkimiyetlerine karıĢmayan Osmanlı Devleti yerine. Cenı türbesine defn Sultân I. 1776'da Ġranlıların eline geçen Basra. Ruslar. ġahin Giray'ın gafleti ile Rusya tekrar Kırım'a girdi. Bu arada iç karıĢıklıklar da devam ediyordu. bu da devam etmedi. Osmanlı Devleti'nin muhtâc olduğu ıslâhatı yapmaya uğraĢmıĢtır. Osmanlı Devleti. 1775'de Basra'yı muhasara altına alınca. uç men Müslur baĢbaĢa kaim yeti 310 Rusya'ya Çariçe olan Osmanlı arasında d günden mil içindi ve h harb ilan c : 1788'de II. Tahta çıktığında bütün cephelerde Osmanlı kuvvetleri büyük sıkıntılarla karĢı karĢıyaydılar. ya'yı berta Müslüman olan Hotın'i de kederinden 1789). 28 madde ve 2 ilaveden meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni dünyada dördüncü devlet haline getiren muahede 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı. lî Sultân.ricalini iĢ baĢına getirerek. Uzunç. Binlerce Müslüman öldürüldü. Bu kritik günlerde. sadâret kethüdası Resmi Ahmed Efendi ile Reisülküttâb Ġbrahim Münîb Efendi temsil ediyordu. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa'nın 1788'de Avusturya Ġmparatoru II. Kaçarlar'ın rakibi olan Kerim Han Zend. Tahta geçtikten 6 ay sonra Kaynarca Muahedesini imzalayan PadiĢah. Artık saltanat merkezi olan Bağçesaray. 202-364. Rusya ile Aynalıkavak'ta yeni bir andlaĢma imzalandı (Mart 1779).

bununla da yetinmeyerek Podolya'nın merkezi olan Hotin'i de teslim aldı. Bahçekapıdaki Ġmaretinin yani Ģimdiki 4.' . sh. bundan rahatsız olan Osmanlı Devleti Ağustos 1787 tarihinde yeniden harp ilan etti. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Binnaz Ġkinci Kadın Efendi. 4-21. 126.Ayn-i ġah Sultân.RâbPa Sultân132. Vâsıf Tarihi. Netâyic'ül-Vukû'ât. Vakıf Han'ın karĢısındaki türbesine defn edildi. 13. ve 4. 5. Ancak bu yeni harp Müslüman Kırım'ı kurtarmak içindi ve herkes Ruslara diĢ biliyordu. Devlet haline geldi. küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi.Çariçe 1787'de 60. Kaynarca AndlaĢmasının asıl önemli olan maddesi buydu ve daha sonraki bütün azınlık ayaklanmalarında Rusya bu maddeyi kullanarak Osmanlı Devlet'ini rahatsız etmiĢti (7. c. 10. ölmeden bu beldeleri tekrar Müslümanların eline geçtiğini bana göster". c. c.NakĢ-ı Dil Valide Sultân.lükten 3. 12Fatma ġeb-safâ Dördüncü Kadın Efendi. Osmanlı PadiĢahının kederinden dolayı beyin kanaması geçirerek vefat etmesine sebep oldu (7 Nisan 1789). II.RâbPa Sultân. 8.AyĢe Hanımefendi. 18. 6-ġehzâde Abdülaziz. bu kadar Müslüman erkek. kadın. IV. Sultân I. En önemli hükümleri arasında Ģunlar bulunmaktadır: 1) Kırım Hanlığı artık müstakil bir devlet haline geliyordu. 3.lüğe yükseldi.Misl-i Nâ-yâb Kadın Efendi. Senden niyazım. ġubat 1788'de Avusturya da Osmanlıya karĢı harb ilan etti. Polonya'nın istiklâli için yapılmıĢ göründüğünden millete mal edilememiĢti. 11-Esmâ Sultân. 132 BA. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar a-leyhte yorumlanmaktadır? 17 Temmuz 1774 (8 Cemaziyülevvel 1188) tarihinde imzalanan ve Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kaynarca AndlaĢması. 3. 16. 4-ġehzâde Mehmed. 5) Rusya da. 2) Eflak ve Boğdan'ın muhtariyeti geniĢliyordu (Romanya). IV. 4. III. 17. Abdülhamid'in Hotin ve Özi'nin düĢmesi münasebetiyle bizzat kaleme aldığı hatt-ı hümâyûn insanı ağlatacak kadar manalıdır: "özi'nin düĢtüğü takriri alimallah beni yeniden kederlendirdi. Ġkinci Ġkbaldir. Kısım I. 20. c.Sâliha Sultân. bütün Müslümanlar gibi Kırımlıların da halifesi kabul ediliyordu. 3) Rusya. 3-ġehzâde Abdullah. Kaynarca Mu'âhedesi.Nevres Üçüncü Kadın Efendi. 14.000 askeriyle Kırım'a geldi ve zaferini kutladı. Rusya ise 4. Aralık 1788'de Özi Kalesini alarak burada Müslüman katliamı yapan Rus ordusu. 7-ġehzâde Abdurrahman.Hatice Ruh-Ģah BaĢ Kadın Efendi. 2334. II. 6. 9.Fatma Sultân.Nükhet-sezâ Hanımefendi. sh. 15. . c. c. 5-ġehzâde Ahmed. 2) Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıktı ve Rusya burada sahil edindi. 237-241. Devletler ve Hanedanlar. 12. Hatt-ı Hümâyûn. 10.Hümâ ġah BaĢ Kadın Efendi. 282-315. 11. 7-Dilpezîr Kadın Efendi. Bu mu'âhede ile ne oldu? 1) Osmanlı Devleti. nr. III. Devleti olmaktan çıkıp Ġngiltere. ve 14. ¦¦¦¦¦-'¦•-. 54-72.Ermîne Sultân.AyĢe BaĢ Kadın Efendi. sh. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa IV. Târih. c. Ancak Osmanlı Halifesi. Joseph komutasındaki Alman ordusunu bozdu ve Osmanlı ordusu Avusturya'yı bertaraf ederek Ruslarla baĢbaĢa kaldı. I. sh. ¦¦224 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C""' 134. c. II. 105-115. 2-242.Mehtâbe Dördüncü Kadın Efendi.AyĢe Sine-perver Valide Sultân. 2-439. sh. Osmanlı Devleti'nin toprak kaybından ziyade. diğer hükümleri açısından Osmanlı Devleti için bir intihar andlaĢması olmuĢtur.Âlem-ġah Sultân. 13. c. Kadınefendi. Hotin ve Özi'deki Müslüman katliamları.Mu'teber Kadın Efendi. Mahmûd'un annesi ve önce Ġkinci Ġkbal sonra Kadın Efendi. 4) KarĢılıklı toprak alıveriĢleri tanzim edilmiĢti. Fransa ve Rusya'dan sonra 4. Maddeler). 19. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Osmanlı Devleti'nin Ģefkatli davranmasını istiyor ve bu konuda makul bir isteği olursa.. 8-ġehzâde Mehmed Nusret. 2-ġehzâde Sultân Mahmûd II. Bize göre Kaynarca AndlaĢmasının en önemli maddeleri. Cenazesi.Hatice Sultân. Yârab! Sen Mâlik'ül-mülksün. Cevdet PaĢa. Eylül 1788'de II. sh. Mustafa Nuri PaĢa. UzunçarĢılı. IV. Uluçay. 9-AhterMelek Hanım. hami sıfatıyla Ģikâyetlerini Bâb-ı Âli'ye iletebilme hakkını elde ediyordu. BaĢ ikbal. 1768-1774 tarihleri arasında devam eden Osmanlı-Rus Harbi. 15. II. 14.AyĢe Dürr-i ġehvar Sultân. Mustafa'nın annesi ve IV. 2-364. 8. dünyanın 1. 28 maddeden ibarettir. özellikle Eflak ve Boğdan'la ilgili olarak ve ancak kapalı ifadelerle bütün Osmanlı topraklarını kapsayarak. Osmanlı Tarihi.Mihribân Üçüncü Kadın Efendi. sh. Ġngiltere ve Fransa gibi Osmanlı Devleti'ndeki adlî ve iktisadî kapitülâsyonlardan faydalanacaktı. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri. Kaynarca . sh.Hibetullah Sultân. 420-546. 3) Rusya Ortodoks olan Osmanlı tebaasına yani Rumlara ve Ermenilere. Ģıktaki hükümleri düzenleyen maddeleri idi. sh. sh. 2. IV. Öztuna.

1790). Selim. Osmanlı Tarihi. merhametli ve ıslâhata taraftar olan bir PadiĢahtır. sh. ( da uzun çalıĢması. Zira devlet. Zira Rus ve Avusturya cephelerinde savaĢ bütün hızıyla devam ediyordu.SULTÂN III. IV. Osmanlı devleti için sonun baĢlangıcı oldu133. Ġslâmî ilimlere vukufu. Eflak'a bağlı Yerköyü'nde Avusturya kuvvetlerini mağlup etseler de. Anadolu'da derebeyleri. III. Hıristiyan dininin hakkına ve kiliselerine kuvvetli bir Ģekilde himaye göstere ve Rusya Devleti'nin elçilerine ruhsat vere ki. bu zamana kadar iĢletilemedi. Cephelerde kaybeden Osmanlı Devleti.! PadiĢahtır. Kısaca Kaynarca Mu'âhedesi. c. Geldiğinde sadrazamlık koltuğunda Koca Yusuf PaĢa'nm bulunması ve sonra da uzun müddet Kaptan-ı Deryalık görevinde bulunan Cezayirli Gâzî Hasan PaĢa ile çalıĢması. III. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. Ġsveç'le yapılan ittifak Osmanlı Devleti'nin hiç iĢine yaramadı. Bu sırada 1789 Fransız Ġhtilalinin olması. c. Osmanlı Devleti'ni rahatlattı ve Avusturya sulh andlaĢması istedi. Osmanlı kuvvetleri. Ağustos 1791'de imzalanan ZiĢtovi Muahedesi ile Avusturya-Osmanlı Harbi sona erdi. Damad Melek Ahmed PaĢa ise. Madde teĢkil ettiğinden. SELĠM DEVRĠ 135. KemankeĢ Mustafa PaĢa kumandasındaki Osmanlı orduları. iktisadî ve özellikle de mağlubiyetlerin birinci sebebi sayıldığından askerî ıslâhatları düĢünmeye baĢladı. Tuna'nı arasındaki ter i geçirmiĢ oldu (ip hiç iĢine yaram»! lattı ve A«ıstwsl desl ile Avu sona erdffic!H manlıla1 Ocak 1792 tam sahil Ģeiırti 133 Vâsıf Tarihi. c. Ģiir. Alman kuvvetler. Rus t uğradılar (li mağlubiyet!! vusturyalılsrJ kaleme aldıfy *| di. Mustafa Nuri PaĢa. Kaynarca AndlaĢmasının temelini 7. 54-72. Ruslar Boğdan'ın baĢĢehri YaĢ'ı iĢgal ederken. için büyük! düzenlenmesi}^. Selim'in askerlere hitaben kaleme aldığı ve Ġslâm'daki gaza ruhunu hatırlatan hatt-ı hümâyûnu da müessir olamadı. sh. Besarabya ile Dobruca arasındaki Osmanlı savunma merkezlerini. denilebilir ki. Mustafa'nın MihriĢah Sultân'dan Aralık 1761 yılında dünyaya gelen III. onun için büyük bir fırsat olmuĢtur. ( ile birlikte ı Saltanat! Avusturya FokĢani Meydan fi orduları. III. Böylece tarihteki son Alman-Türk savaĢı sona erdiği gibi. Bunu Rusların galibiyeti ile sonuçlanan Boza (Buzaov) mağlubiyeti takip etti (Eylül 1789). gerek 14. Rusya bu maddeyi Demoklesin kılıcı gibi kullanmıĢtır. Tuna'nm güneyine çekilmek durumunda kaldılar. Selim'e intikal ettiğinde. A-vusturyalılar da BükreĢ'i teslim alıyorlardı (Ekim 1789). sosyal. gerileme . Osmanlı Devleti ile baĢbaĢa kalan Rusya da sulha yanaĢtı ve Ocak 1792 tarihinde imzalanan YaĢ AndlaĢması ile Özü ve HocapaĢa (Odesa) gibi bazı sahil Ģehirleri Ruslara bırakılarak. UzunçarĢılı. Selim. i denilebilir ki. II. iç durum hiç de iyi değildi. bazı kayıplar ve mağlubiyetlerle birlikte ele geçirmiĢ oldu (Ġsmail. Osmanlı Devleti. 72-80. ] maradır. Rumeli'de a'yânlar ve cephelerde savaĢan yeniçeri grubu. yıkılmanın m[ Kura lerf/f duygular»" 1| manii Deve i nasıl yap1* esas alıMıtl edildi. I. Belgrad baĢta olmak üzere iĢgal ettikleri yerleri Osmanlılara iade ettiler. Murad'dan sonra gelen PadiĢahlar içinde bir numaradır. Netâyic'ül-Vukû'ât. XXVIII. devlet için büyük bir belâ haline gelmiĢti. hat ve diğer güzel san'atlardaki mahareti ve kısaca kültürü açısından. 422-427. aynı zamanda dirayetli. Maddede zikr olunan Ġstanbul'daki Kilise ve gerek hademesinin korunmasına yönelik giriĢimlerde bulunabile". 302-315. Osmanlı-Rus savaĢına da son verildi. Kili. amcasının cephelerdeki duruma üzülerek beyin kanaması geçirmesi ve vefat etmesi üzerine Osmanlı t vukufu. Cevdet PaĢa. Osmanlı li de. 1595'de vefat eden III. Rus ve Avusturya kuvvetlerinin iki taraflı saldırıları üzerine ağır bir hezimete uğradılar (1203/Ağustos 1789). Saltanat III. 279-294. c. Tulça gibi. Ruslar. 4) Önlenemeyen dev bir Rusya dünya hakimiyetindeki yerini almıĢ oldu. bunu özetle zikretmek istiyoruz: "Deviet-i AMyyemiz taahhüd eder ki. III. dıĢ düĢmanlara karĢı vatanı müdafaa ederken. cephelerde durum çok kötüydü. sn. Kısım I. sh. III. hukukî. Târih. III. Selim. ta? I Nldfrü yıldır dost s Bonapar»:! Ģu halin! <f BĠLĠNMEYEN OSMANLI 225 üzerine Osmanlı tahtına Recep 1203/Nisan 1789 tarihinde oturdu. Selim ile birlikte nizâm-ı cedîd mücadelesini veren sadrazamdır. Osmanlı ordusunun ve hatta bütün devletin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. Boğdan sınırlarındaki FokĢani Meydan Muharebesinde.AndlaĢmasındaki Ortodoks ifadelerine ve ilgili hükümlere dayanarak. Osmanlı Devleti'ne istediği zaman müdahale imkânını elde etti. Ģiir. 5) AndlaĢma ile Kırım üzerinde Osmanlı Devleti'ne verilen haklar ve Kırım'ın bağımsızlığı gibi lehte hükümler.

Böylece III. Mısır'a gittiğinde (1799) asla Arapça bilmeyen ve Arnavud olan Mehmed Ali Ağa. Silistre valisi Alemdar Mustafa PaĢa.Nef-i Zâr BaĢ Kadın Efendi. Hotin. hemen geri döndü ve bu sefer Mısır'a yönelerek Ġskenderiye'yi iĢgal etti (Mart 1807). ĠĢ çığırından çıktı ve PadiĢah.Hüsn-i Mâh BaĢ Kadın Efendi. Bu arada. Zaten Rumeli'de hâkim olan da devlet değil. Resmen Osmanlı-Rus SavaĢı baĢladı. Haziran 1801'de Mısır'ın Tahliyesi Mukavelesi imzalandı ve Osmanlı ordusu Mısır'a girdi. 3. kız kardeĢlerinin ve hanımlarının Avrupai bir hayat yaĢamaya baĢlamaları gibi) suçlandı. Rusları iki defa yenince. 2. âlimleri Nizâm-ı Cedid grubuna ve hatta PadiĢah'a karĢı tahrik etti. Bu arada Arabistan'da ortaya çıkan Vehhâbîlik hareketi de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada rahatsız ediyordu. 19 yıl sürecek olan bir iç isyanı baĢlattılar. Osmanlı Devleti devamlı kan kaybediyordu. Önceleri Nizâm-ı Cedid'e taraftar olan ve en azından ses çıkarmayan âlimler. Nizâm-ı Cedid ricalinin suiistimallerini ve ahlaksızlıklarını görünce. Bunu ayrıca inceleyeceğiz. Nizâm-ı Cedid de fayda vermedi. Bender. Osmanlı Devleti. PadiĢaha itaat etmeyen Memluk Beylerini cezalandırmak için gelmiĢti. Ġslama aykırı bazı fiilleri yapmakla (mesela ney üflemesi ve tanbur çalması. DüĢman vatanı iĢgal ederken. Bununla da kalmadı ve harp ilan etmeden Mısır Ġskenderiye önlerine ii: 226 BĠLĠNMEYEN OSMANLI geldi (Temmuz 1798). Bunu. Ruscuk'da Tirsiniklioğlu Ġsmail Ağa ve benzeri zorbalar büyük güç kazanmıĢlardı. Aralık 1806'da Belgrad'ı ele geçirdi ve Rusya da. 1804'de Ruslara yanaĢtı. Fransız ihtilâlinin milliyetçiliği tahrik etmesi sebebiyle 1806 yılında Sırplar ihtilâl çıkardılar.Âfitâb Üçüncü Kadın Efendi. Akkerman ve Kili iĢgal edildi. Bu yıkılıĢ emarelerinin sebeplerinin Kur'ân'a aykırı olarak yaĢanan sefâhet. Bunların üzerine gönderilen ve kısa zamanda haklarından da gelen Kadı Abdurrahman PaĢa geri çekilince. aleyhe geçmeye baĢladılar.Zîb-i Fer1 Ġkinci Kadın Efendi. kan dökmeğe değil taviz vermeğe taraftardı. nizâm-ı cedîd tabir edilen yeni bir düzenlemeye muhtâc idi. bu beylikleri bertaraf etmek ve Hicaz'daki problemi çözmek için kullanıldı. müminlerin kalbinden devlete muhabbetin çıkması ve yardım duygulan yerine kin ve nefret duygularının fıĢkırmaya baĢlaması olduğunu. 5. Bunda yeniçerilerin Hıristiyan tebe'aya kötü muamelesinin de etkisi vardı. Görünürde. Avusturya bu ihtilâli kıĢkırtıyordu. KADIN EFENDĠLERĠ: 1.Re'fet Dör- . a'yân denilen zorbalar idi. Ġngiltere Rusların yanında savaĢa girdi. Ordu. Bunun üzerinde ayrıca duracağımızdan ayrıntıya girmiyoruz. Yerine PadiĢahın amca-zâdesi olan IV. Ancak lider Kara Yorgi. Mustafa tahta çıkarıldı. Bunu gören Osmanlı Devleti. Nizâm-ı Cedidci Gâlib PaĢa'nın Haziran 1802 tarihinde imzaladığı Paris Mu'âhedesi takip etti. 400 yıldır dost devlet olarak bilinen Fransa'nın baĢına geçen General Napolyon Bonaparte. Bu sebeple 28 Mayıs 1807'de Nizâm-ı Cedid'i ilga etti ve bir gün sonra da kendisi tahttan indirildi. "Akka'da durdurulmasaydım. Vehhâbileri bertaraf etmek ümidiyle kendisine Temmuz 1807 yılında Mısır Beylerbeyiliği verildi. Mehmed Ali PaĢa Ġngilizleri durdurdu. Ancak bu nasıl yapılacaktı? Bu konuda tamamen mevcut düzeni değiĢtirmek isteyenlerin görüĢü esas alındı ve 24 ġubat 1793'de Nizâm-ı Cedid resmen bir Hatt-ı Hümâyûn ile ilan edildi. Mısır'da Memluk Beyleri nasıl bertaraf edilir diye düĢünülürken. Diğer taraftan Rus cephesine gönderilmek istenen Nizâm-ı Cedid askerlerini kapıkulu ocağı neferleri kabul etmiyordu. Akka'da Cezzâr Ahmed PaĢa tarafından durduruldu. Kaynarca'daki hakkını kullanarak Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti. Ġstanbul'dan bir ordunun Mısır'a doğru geldiğini duyunca Paris'e döndü. aklı baĢında olan herkes biliyordu. Kasım 1806'da ġeyhülislâm olan Ġshak-zâde Mehmed Atâullah Efendi. Eylül 1798'de Fransa'ya harb ilan etti. ancak buradan Kahire'ye hareket etti. 1797 yılında Venedik Cumhuriyet'ine son vererek Osmanlı Devleti'ne komĢu haline gelmiĢti. bütün Ģarkı ele geçirirdim" diyen General. Ġngilizler de tabiî müttefik oldu. Selim'e de Gazi unvanı verildi. Vidin'de Pazvandoğlu Osman Ağa. Selim hâlim ve selim birisi olduğu için. III. 25 Mayıs 1807'de Kastamonulu Kabakçı Mustafa denilen bir neferi kendilerine reis tayin eden yeniçeri yamakları.devrini tamamlayarak artık yıkılmanın sancılarını çekmeye baĢlamıĢtı. ordu birbirine girmiĢti. ġubat 1807'de Ġngiliz donanması Ġstanbul önlerine kadar geldiyse de. hem halk rahatsız oldu ve hem de Sırp Ġhtilâli azıttı. ġubat 1799'da Filistin'e doğru ilerleyen ve Gazze ile Yafa'yı teslim alan Bonaparte. 4. halkın vergi yükünün altında ezilmesi. devletin baĢına belâ olmuĢtu. Mısır Beylerbeyisi Ebu Bekir PaĢa ile yaptığı Ehramlar Muharebesini de kazandı.

9. Tarih. c. Belleten. VI. c. sh. Çocukları olmadı134. Kara mühendisliği (1210/1795 tarihli Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn) ve Topçu okulları ile Donanmay-ı Hümâyûn hakkındaki nizâmlar (1222/1808). Beylerbeyiler ve sancak beyleri. 135 Karakoç. sh. 2. Osmanlı Devleti'ni bir zamanlar en yüksek devlet haline getiren esaslar. vezirlere (sudûr-ı kiram) ve ileri gelen devlet adamlarına ait olmadığını ve halkın da devlet idaresine en azından fikirleriyle katılması gerektiğini samimiyetle savunan III. 7. "¦¦. hazinenin malî krize girmesi ve devlet adamlarının ehil olmayanlardan seçilmesi ve benzeri sebeplerle. IV. I. hukuk devleti anlayıĢını devam ettirememesi. nr. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". 2781. Mustafa Nuri PaĢa. nr. sadrazama. Valiler ve mutasarrıflar. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. UzunçarĢılı. istenen neticeyi vermemiĢtir. Ancak. 14. yavaĢ yavaĢ terk ediliyor ve sözde kalıyordu. sh. III. 6. 10. Saltanat erkânı ile devletin ileri gelenlerinden oluĢacak bir meclis-i meĢveret'in (danıĢma meclisi) kurulmasını ve kendi baĢkanlığı altında toplanmasını istemiĢtir. Târih. 1. 137. c.. ĠĢte Osmanlı Devle-ti'nin cephelerde arka arkaya sıkıntılara maruz kalması. sh. c. .Nûr-i ġems Kadın Efendi. 4-455. III. sh. Karal. 13. sh. Kısım I. Selim'le baĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir? i ire Osmanlı Devleti'nin idarî teĢkilâtında icranın ve sınırlı yasama yetkisine sahip organın baĢı padiĢah olmasına rağmen. sh.Fatma Fer'-i cihan Hanım Efendi. 12(89). Karal. 134 Asım Tarihi. 136. VII. 21-46. 395-401. Okandan.Gonca-nigâr Kadın Efendi. sayı 23-24(1942). ĠKBALLERĠ: 12. sh. 8. Recai Galip. Selim'in de sonu olmuĢtur135. asırlarca Divan-ı Hümâyûn isimli yüksek kurul. c. yeniçeri ocağını kaldırma teĢebbüsleri. 51-55. sh.Mihribân Hanımefendi. 34 vd.. Bunları özetle Ģu Ģekilde toparlayabiliriz: Divan-ı Hümayun'un önemini kaybetmesinin tehlikesini sezen ve devletin sadece padiĢaha. TTEM. XVII. Küliyât-ı Kavânin. Devletler ve Hanedanlar. IV. sh.Mahbûbe Kadın Efendi. c. sh. III. Avrupa tarzında modern bir ordunun tanzimi için eğitime de büyük önem vermiĢtir. Necib Asım. Selim. c. sancak ve kaza üçlüsü teĢkil etmektedir.. Enver Ziya. Uluçay. Osmanlı Tarihi. yüzyılın sonlarına doğru Divan -ı Hümâyûn'un önemi azalmaya ve icra yetkilerinin çoğu padiĢah veya sadrazamın Ģahsında toplanmaya baĢlamıĢtır. merkezdeki sadrazamlar gibi devletin kanunlarını icra ile mükelleftirler. sh. V.•¦'¦¦ 228 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN Eyâletin baĢında beylerbeyi (sonradan eyâlete vilâyet ve beylerbeyine de vali denmiĢtir) ve sancakların baĢında ise sancak beyleri (sonradan sancak beyi yerine mutasarrıf tabiri kullanılmıĢtır) bulunmaktadır. 349 vd.Tab'-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi. Serkiz. Cevdet PaĢa. Meclis-i meĢveretin ilk gayesi askerî alanda bazı yenilikler yapmaktır. 242-521. 2381.Meryem Hanımefendi. Ankara 1942. Ġslâm hukukunun tavsiye ettiği Ģûra meclisinin fonksiyonlarını ifa etmiĢtir.Dem-hoĢ Kadın Efendi. 11. Osmanlı Devleti'nde III. c. 6050. sh. 4-318. 238 vd. Netâyic'ül-Vukû'ât. sh. "Üçüncü Selim Devrine Alt Vesikalar". 116-118. Öztuna. Sadece devletin siyasî. 253261. 242-244. 112 vd. sh. c. 113 vd. UzunçarĢılı. Bu doğru mudur? Osmanlı taĢra teĢkilâtının temelini eyâlet.I'ĠLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 227 tele pıca düncü Kadın Efendi. sh. Bu kötü gidiĢe Nizâm-ı Cedid= Yeni Düzen devrini açarak dur demek isteyen III. Cevdet PaĢa. III.. Ġsmail Hakkı. IV. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Âmme Hukukumuzun Anahatları I-II. III. c. c. Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir. Ahmed devrinden II. 546-634.Ayn-ı Safa Kadın Efendi. II. sh. 4-456. Selim (17891808)'in gayretleri de. VI. 4-492. IV. Ġstanbul 1977. VIII. malî ve hukukî yapısında önemli değiĢiklikler yapılmaya çalıĢılmıĢtır. bu gayretlere verilecek en güzel misâllerdir. ġeyhülislâma. Selim Devri Belgeleri. vilâyetlerdeki valilerini ve sancaklardaki mutasarrıflarını ihmâle ve gevĢekliğe itmiĢtir. c. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları.

Kara Osman-zâdeler ile Sirozî Ġsmail Bey. Aydın tarafları Karaosman-zâdelerin (Karaosmanoğulları) ve diğer Ģehir ve beldeler de derebeyleri tabir edilen mütegallibe zorbaların istilası altındaydı. Cezâyir-i Garb Ocakları diye bilinen Tunus ve Cezayir bölgelerinde dayılar denilen derebeyleri artık Osmanlı valilerini dinlemez hale gelmiĢlerdi. Böylece a'yânlar ahalinin vekili ve hâkim ile ahali arasında vâsıta haline geldiler.. hem a'yânın ileri gelenlerinden ve hem de PadiĢahın e-mirlerini icraya önem veren itaatkâr gruptan idiler. Osmanlı devleti bazılarına. hukukî meseleler ve narh iĢleri kadılara. memleketin te| imzaladığı K bozukluklar. hem valileri ve hem de kadıları hoĢnud etmekle. Ġl tenleri yaj Birincili yapmak ve I manii asken4 olan veni fc özellikte tieH nizâm-ı i mana ani III. müteselllimler ve voyvodalara. Seferlerde Osmanlı PadiĢahının fermanı ile kendi askerleriyle bulunurlar ve çok hizmetler ifa ederlerdi. Kısaca derebeyler ve a'yânlar. valilere ve mutasarrıflara. Ġçlerinden liyakat ve dirayeti bulunanlar. c| Tarihi. ahali tarafından seçilen bir de a'yân (yani halkın ileri gelenleri) bulunmaktaydı. Bunların içinde iyiler bulunmakla beraber. otoritelerini sağlamlaĢtırmaya sarfettiler ve neticede halka zulm etmeye baĢladılar. hakları olmadığı halde hür insanların mallarını ve hatta terekelerini müsadere etmeye ve kısaca tarihe geçen derebeyliği icra etmeye baĢladılar. mutasarrıflar. Bu yüzden bunları tasfiye yerine. Zamanla valileri ellerine alarak vilayet ve sancak idaresini bizzat yürütmeye baĢladılar. NizâmıQ dinmiĢ?' Bir ı tutarak vatani karĢı savunma. Kürdistân eyâletleri Kürt beyleri denilen asilerin ellerindeydi. Osmanlı Devle-ti'nin merkezden tayin ettiği valiler ve mutasarrıflar. Haremeyn Vehhâbîlerin iĢgali altında. Mısır Mehmed Ali PaĢa'nın hâkimiyetinde. kötüler de yer aldılar. eskilerin tavâif-i mülûk dediği Anadolu Beylikleri dönemini hatırlatıyorlardı. devletin sahipsizliğinden dolayı. sadece eyâlet merkezi olan yerlerde oturuyor ve 0 Kısaca den ri dönemini i Bu dert zadeler ile Siro mirlerim icraya i fermanı ile ke. bulundukları vilâyet veya sancağın ileri gelenleri ile bir araya gelerek yürütmeye baĢladılar. ĠĢte devletin hukukî ve idarî açıdan zaafa uğramasından dolayı.bazan tayin edildikleri yerlere gitmeden kendi adlarına yetkili kıldıkları mütesellimler ve yargı konusunda yetkili olan voyvodalarla iĢi yürütmeye baĢlamıĢlardır. Mahmûd zamanında Arnavutluğun bir tarafı önce a'yân iken sonradan vali olan Tepedelenli Ali PaĢa ve bir tarafı ise ĠĢkodra Valiliğine kadar yükselen Kara Mahmûd PaĢa hanedanının idaresi altında. hatta bazı yerlerde devletin kendilerini vali veya mutasarrıf olarak tayin ettiği bu yerli idarecilere. Abdülhamid. Anadolu'nun Bozok tarafları Cabbâr-zâdelerin (Çapanoğulları). TSĠ. A'yânlar da bu iĢleri. Artık kendilerine karĢı gelenleri kati etmeye. Çapanoğulların-dan Süleyman Bey Rus-Avusturya seferinde ve Karaosmanoğullarından Hacı Mehmed Ağa ve kardeĢi Ömer Ağa ise 1787 harbinde büyük yararlılıklar göstermiĢlerdir. Memleketin idaresi ve emniyetin temini valiler. Rumeli'de a'yân ve Anadolu'da ise genellikle derebeyleri denmiĢtir. Bu derebeyler ve a'yânlardan bazıları ve mesela Cabbâr-zâdeler. kendilerini devlete kabul ettirip seferde ve hazarda bazı güzel hizmetler de ifa ederek günden güne müstakil hükümetler haline geldiler. Bağdad Memlüklü beyleri ve paĢalarının idaresinde.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI 229 de oturuyor ve bunlara yağcılık ederek çoğu menfaat celbi ile günlerini geçiriyorlardı. i. A'yânlar bulundukları memleketin haysiyet ve nüfuz itibariyle en etkili Ģahısları olmaları hasebiyle. devlete ait gelirlerin tahsili ve icab eden yerlere harcanması için tevzii iĢleri vali ve mutasarrıflara muhatap olan a'yânlara havale edilmiĢti.-< dan Süleyman i Ağa ve kardeĢi! yüzden bunları Ġ Celâlüddln! dan Zaten sened-IB vükelây-ı devlet j Sened-i ĠttifıM mak açısından! Osmanlı sınırianl mektir. rumak için çere d 138. aileden birileri bu makamlara gelmeye baĢladılar. Her Ģehir ve kasabada. s Adâletnâmelenr. Buna. Siroz ve Selanik tarafları Sirozlu Ġsmail Bey uhdesinde ve Rumeli'nin diğer beldeleri de a'yân denilen mütegallibe (zorba) Ġerin emri altındaydı. vilâyetlerde ve sancaklarda idareyi ele geçiren. mesela . Mesela I. S bu PaĢa. Kendileri vefat ettiğinde. umduklarından fazla menfaatler temin ederek mütesellimliği ve voyvodalığı haksız yere almağa baĢladılar. bütün gayretlerini servetlerini arttırmaya.

Selim'in fermanı üzerine ikisi yabancı olmak üzere 21 mütehassıs Osmanlı askerî kanunları ve diğer örfî kanunları üzerinde kanaatlerini açıklayan lâyihaları hazırladılar. o zaman Defterdar olan ġerif Efendi. Mustafa Nuri PaĢa. Sadr-ı Âli Kethüdası Mustafa ReĢîd Efendi (Köse Kethüda) ve Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi gibi Ģahsiyetler bulunmaktadır. Rusçuk ayânındandır. 332-338. Yeniçeri ocağına Kanuni kanunlarındaki gibi itibar edilmesini ve ancak Avrupa'daki yeni harp teknolojisinin ve eğitim usullerinin bu kanunlara adapte edilerek alınmasını savunmuĢlardır. 603-618. ÇavuĢbaĢı RâĢid Efendi. Birincisini yapabilmenin Ģartı hukukî. Mühlmme Defteri. Belge: 810. yeniçeri engelinden dolayı istenilenleri yapamadılar. Sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Alemdar Mustafa PaĢa da. Osmanlı Tarihi. nr.Cabbâr-zâde Ceialüddin Bey ve Kara Osman-zâde Ya'kub Ağa'ya vezirlik payesi de vermiĢtir. sh. III. Ali Emiri . 178. 2-10. 230 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dönmek üzere olan Sadrazama ve yetkili zatlara. nr. ĠĢte bu alanlarda yapılacak olan yeni düzenlemelere ve ıslâhata nizâm-ı cedîd adı verildi ve bu düzenlemelerden özellikle askerî alanda yeniden tertip edilen ve Avrupa usulü eğitilen düzenli orduya nizâm-ı cedîd askerleri denmesi hasebiyle. Mustafa ve I. UzunçarĢılı.I. memleketin her tarafına yayılan derebeylik ve a'yânlar idaresiyle birinci vazifesini ve imzaladığı Küçük Kaynarca AndlaĢması ile de ikincisini yapamaz hale gelmiĢti. Bütün bu bozukluklar. 98-101. taraftar olanları radikal ve devrimci ve ortada olanları da bazan muhafazakâr diye ĠsimlendirmiĢlerdir. Kısım I. Dolayısıyla. Cevdet PaĢa. c. III. Abdülhamid. bu problemi de aynı yolla çözüme kavuĢturmak istiyordu. 1808'de imzalanan Sened-i Ġttifak'dan maksat. sh. IV. ancak Tanzîmât ile kısmen muvaffak olunmuĢtur. değiĢikliğe karĢı çıkanları mürteci. 842. 4. 344. III. Bunun için henüz seferden 136 BA. Osmanlı Devleti'nin zaafa uğrayan askerî meselelerini ve buna ilâveten diğer problemlerini çözme tekliflerini ihtiva eden lâyihalar hazırlamalarını ve bu layihaların tartıĢılarak en iyi metodun tesbit olunarak hemen uygulamaya geçilmesini emreden hatt-ı hümâyûnlar gönderdi. Bazı tarihçiler (Yılmaz Öztuna ve Enver Ziya Karal gibi). Osmanlı Devleti'ndeki Adâletnâmelerin çoğunluğu bu derebeyler ve a'yânların zulümlerine karĢı re'âyâyı korumak için çevre eyâletlere gönderilmiĢtir136. Mahmûd. c. yapılacak yeni düzenlemelere ordudan baĢlanmasıdır. bu senedi vükelây-ı devlet yanında a'yânlarla da bir araya gelerek imzalama yoluna gitmiĢtir. IX. Târih. 997. 316-319. Zaten sened-i ittifak ile devlete bir düzen vermek isteyen Osmanlı Devleti. pı Isı 138. TartıĢılan Ġslâm Hukukunun hükümleri değil. Sadrazam Yusuf PaĢa. sh. Osmanlı sınırları içinde varlığı herkesçe kabul edilen a'yân ve devlet ikiliiiğine son vermektir. Osmanlı Devleti. 1264. Lale Devrinden beri devam edip gidiyordu. artık savaĢ yapamaz hale gelen Osmanlı askerini yani kapıkullarını yeniden düzenlemek idi. III. Bunları üç grupta toplamak mümkündür: 1) Tatarcık Abdullah Efendi'nin baĢını çektiği bir grup. Burada önemle belirtmemiz gereken bir husus vardır. III. Nizâmı Cedid ne demektir? III. Bunların tamamının ittifak ettiği nokta. I. Halbuki bu tamamen yanlıĢtır. muhafazakâr diye bilinen Rumeli Kazaskeri pâyelisi Tatarcık Abdullah Efendi. Netâyic'ül-Vukû'ât. kanunnamelerdir. açılan bu teklifin bütün Osmanlı Kanunlarına Ģamil olduğunu zannetmiĢler ve netice olarak da. Ġslâm Hukukunun ülü'lemre verdiği yetkiye dayanılarak tedvîn edilen ve Kanuni devrinde kemâlini bulan kanun hükümleridir. bu tabirden birinci derecede bu ikinci mana anlaĢılmaya baĢlandı. c. IV. Selim tahta çıktığında yani 1789 yılında. memleket içinde adaleti ayakta tutarak vatandaĢların haklarını korumak ve ikincisi de. a'yânlar ve derebeylerinin Osmanlı tarihinde oynadıkları rolü anlatmak açısından önemli bir belgedir. Ancak tekliflerin ayrıntılarında farklılık vardır. Bunların arasında. bunların farkına varmalarına rağmen. idarî ve iktisadî hayata ait köklü ıslâhatlar yapmak ve ikincisini yerine getirmenin Ģartı da. tesis ettiği güzel bir adetle Meclis-i MeĢveret ile devleti yönettiğinden. Abdülhamid. sh. . Buna. Selim bu yeni düzenle neyi gaye e-dinmiĢtir? Bir devletin iki temel vazifesi vardır: Birincisi. Sened-i Ġttifak. vatanın sınırlarını düĢmana karĢı savunmaktır. Selim. Selim'i yüzünü batıya çeviren ve Ģerî'attan yüz çeviren bir padiĢah olarak vasıflandırmak mümkün değildir.

Bu görüĢ ayrılıkları. III. 8) Topçu ve Arabacı Kanunları kabul edilmiĢtir. Bunu. Nizâm-ı Cedid Islâhatından kasıt. avâm-ı nâsın ondan . yeniçeriler gibi halkı rahatsız eden hallerinin görülmemesi ve asâkir-i Ģâhâne a-dıyla anılmaya baĢlanmaları. Bunun üzerine ġubat 1793'de Levend Çiftliğindeki Bostancı Ocağına bağlı olarak.2) Sadrazam Yusuf PaĢa'nın baĢını çektiği bir grup ise. askerin mutlaka tanzim edilmesini.. tamamen yeni bir ordu tanzim edilerek ve Avrupa orduların-daki yeni eğitim metotları da esas alınarak mevcut sistemin değiĢmesini müdâfaa etmektedirler. Selim'in tahtına ve canına mal olmuĢtur. Bu üç görüĢten de anlaĢılacağı gibi. Nitekim konuyu daha sonra tekrar ele alan Ahmed Cevdet PaĢa. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir? Üzülerek ifade edelim ki. ikinci Ģıkkı esas almıĢ ve Osmanlı ordusunun tamamen Ģirazeden çıktığını bildiğinden dolayı. tamamen. 3) Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi ve Reisül-Küttâb Abdullah Berrî Efendilerin baĢını çektiği bir grup ise. Osmanlı Devleti'nin esas kabul ettiği ġer'-i Ģerifden taviz manasına almak ve muhalif olanları irtica ile suçlamak. 2) Gemicilik mesleği teĢvik edilmesi için nizâmnâme yapılmıĢtır. Yoksa. ne kadar yerinde olursa olsun. aklı baĢında olan hiç kimse tarafından reddedilemezdi. III. "Eski köyde yeni âdet. tarihi anlamamak demektir. ġubat 1793 yılında bütün lâyihaları özetleyerek bir Risâle'de toplatmıĢ ve temel olarak Ģu kararları almıĢtır: a) Mevcut asker nizâmı yeniden düzenlenecek. yeniçeri ocağının ıslâhının mümkün olmadığını. 9) Ġrâd-ı Cedid Hazinesi kurulmuĢtur. 139. Selim'in de Ģefkatinden dolayı bu rezilleri cezalandırmayarak sonunda canından olduğunu gayet açık anlatmaktadır137. bunu Kaynarca AndlaĢması ile sonuçlanan son seferde yeniçeriler de itiraf etmiĢlerdir. Kabakçı Ġsyanı. 10) Asâkir-i Mu'alleme Kanunu çıkarılmıĢtır. rejim değiĢikliği demek değildir. Avrupa usulüne göre eğitimli asker yetiĢtirecek Nizâm-ı Cedid kurulmuĢtur. Günden güne baĢarılarının artması. askerî hukuk ve teĢkilât ile yani kanunnamelerdeki hükümlerle alakalıdır. Bunlardan bazıları Ģunlardır: 1) TaĢradan Ġstanbul'a olan göç yeniden düzenlenerek teftiĢi sıkı kurallara bağlanmıĢtır. bütün bir Osmanlı hukuk sistemine teĢmil ederek. Ancak usullerde ayrılmaktadır. Bu nizâm-ı cedid rüzgarı bununla da kalmamıĢtır.000 kese toplanmıĢ ve bu da hem Nizâm-ı Cedid Askerinin çoğalmasına ve hem de yeniçerilerin gözlerine batmasına sebep olmuĢtur. Yeniçerilerin bütçesine dokunmamak üzere. Yeni vergilerle zenginleĢtirilen bu hazinede 1212 senesi itibariyle 60. herkes bu düzenlemenin yapılmasında müttefiktir. söz verdikleri halde buna yaklaĢmamıĢlardır. Yeniçeri teĢkilâtının tamamen çalıĢmaz hale geldiği. öyle anlatıldığı gibi değildir. Selim. Selim. aradaki rekabeti iyice arttırmıĢtır. 4) Yeniçeri ocağının ıslâhı için tedbirler alınmıĢtır. Ancak uygulanmasında problemler çıkmıĢ ve III. bu askerle Osmanlı Devleti'nin bir adım müsbet adım atmasının mümkün olmadığı herkesin kabul ettiği gerçeklerdir. ancak hakikat-ı halden habersiz bir takım rezillerin bu askerlere dil uzattıklarını ve maalesef III. Yani Avrupa usulü eğitimli askere Osmanlı Devleti acilen muhtaç durumdadır. b) Avrupa'daki eğitimli askerler benzeri yeni bir ordu kurulacak (nizâm-ı cedid askeri) ve c) SavaĢ teknikleri ve askerî eğitim yeniden tanzim olunacak. Halbuki olay. Bu ıslâhat. nizâm-ı cedid nizâmının Ģer'an ve aklen gerekli olduğunu. bir irtica hareketi midir? III. 5) Asker maaĢları düzenlenmiĢtir. Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin önemli bir kısmında Kabakçı Mustafa isyanı. Gerçekten 1206 ve 1207 hicrî (ya-. düzeni değiĢtirmeyi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 231 yıllarında yeni düzenlemeler olmak üzere gördüğümüz bir dizi ıslâhat yapılmıĢtır. 6) Bahriye Zabitleri Kanunu çıkarılmıĢtır. Ġrâd-ı Cedid Hazinesi de bu maksatla tesis edilmiĢtir. ancak bunun için yeniçeri kanunlarının iptali yönüne gidilmesinin doğru olmadığını arzu etmiĢlerdir. Meseleyi olduğu gibi aktaran muteber Osmanlı kaynaklarından özetleme yoluna gideceğiz. evvela yeniçeriyi eğitmeyi amaçlamıĢ ise de. 3) Resmi elbiseler ve protokol kaideleri yeniden tanzim olunmuĢtur. yeni usul tâlim ve terbiyeye de yeniçerilerin rıza göstermek istemeyerek iĢi yokuĢa sürdükleri. sadece bir irtica hareketi olarak ele alınmaktadır. ĠĢte nizâm-ı cedid deyince akla gelmesi gereken bunlardır. 7) Yargı Islâhatı yapılmıĢtır.

yeni vergilerle bunalan halk geçim derdine düĢünce. Nizâm-ı Cedid taraftarları ve yeniçeri taraftarları. Nizâm-ı Cedidciler ise gündüz yârân sohbetine çevirdikleri Bâb-ı Âli'ye ve geceleri de kayıklarla mehtaba çıkar olmuĢlar. Bunlara Osmanlı tarihçileri saltanatın atabekleri demektedirler. yakınları da bu fırsatı değerlendirince. Lale Devrindeki musiki sohbetleri. 171-183. Nizâm-ı Cedid askerleri belli bir meblağa ulaĢınca. sh. "Moskof olurum. Osmanlı Tarihi. Bu lâyihalardaki ma'kul ve gayr-ı makul bütün teklifler. sayı 14-15(1940). sh. rüĢvet kapıları sonuna kadar açılmıĢ. c. Karal. 113. Nizâm-ı Cedid'in temelinde bir sakatlık bulunmaktadır. bu hareketi servet yığma vesilesi olarak görmüĢler. devletin hazinesini boĢaltmaktan baĢka bir iĢe yaramayan yeniçeri güruhu. II. 125. Halbuki yeni nizâmları uygulamak. itiraz edilen Avrupa usulü giyim ve hatta tranpet çalm anın dahi dinen caiz olduğunu açıklayarak bunları susturmuĢlar. Halk. bu iĢi kendileri için menfaat kapısı görenler. sh. Selim'e benzetir hale gelmiĢtir. 349 vd. Târih. Osmanlı Devleti Tarihi. I. Bu arada nizâm-ı cedid sebebiyle ikbal ve itibar sahibi olan insanları kıskananlar da boĢ durmamıĢlardır. hem nizâm-ı cedidin ve hem de yeni vergilerin aleyhinde konuĢmaya baĢlamıĢlardır.I 137 Asım Tarihi. gayr-i müslimlere teĢebbüh ile onlardaki ilim ve fennin alınmasını birbirinden ayırmıĢlardır. Ankara 1988. III. Bunun üzerine Nizâm-ı Cedidin âĢıkı olan ulema ve devlet ricali kenara çekilirken. Kâğıthane gezileri ve helva sohbetleri gittikçe artar hale gelmiĢtir. sh. neticede Nizâm-ı Cedid adına toplanan paralarla. c. 279-280. Selim'in yakınları.Osmanlı Devleti'nin Durumuna Dair Rapor". 187-253. Halbuki ilim ve hakikat ehli olanlar. 175-189. Memleket içte ve dıĢta isyanlar ve harplerle kavrulurken. c. bu yeni sisteme Ģer'-i cedid ve kâfirleri taklid nazarıyla bakarak. sh. saltanatın atabekleri denilen III. ı gelen he'jtrî yanlıĢ t" ai . tam bir baĢıbozukluk içinde halkın içine karıĢmıĢlar. Bu eğlenceden sadece gençler değil. V.Nizâm-ı Cedid Hakkında Vesikalar. nizâm-ı cedid olmam" diyerek iĢi istismar etme fırsatı bulmuĢlardır. servet yığmaya ve bu malları hesapsızca harcamaya devam edince. Cevdet PaĢa. iĢi yürüten saltanat atabeklerinin aleyhine geçmiĢlerdir. 464-467. sh. 107-109. ĠĢte baĢlangıçta Nizâm-ı Cedid'in lehinde olanlar. Bu sebeple halka mal olamamıĢtır. 1. Karal. Sultân Selim de yakınlarına fazla itimad ederek devletin ruhu mesabesinde olan devlet sırlarını bu yakınlarına sohbetlerde fâĢ etmeye baĢlamıĢtır. fedâkârlık ve Ģahsî menfaatlerini ve rahatını terk ile mümkündür. 20. Nizâm-ı Cedidci yeni zenginler "Ġstanbul zengin beldesidir. 268-269. devletin en yüksek tepesindeki insanlar da nasibini almıĢtır. Enver Zıya. sh. Ġstanbul'da görülmedik tarzda villalar ve yalılar yaptırmıĢlar. Bunu fırsat bilen saray hizmetlileri. Enver Ziya. meĢveretle değerlendirilip neticeye gidilecek yerde. Yılmaz. Nizâm-ı Cedid'i yürütüyor görünenler. Nizâm-ı Cedidi teĢvik eden devlet adamları servet yığmaya devam ettikleri gibi. BaĢlangıçta çok güzel bir Ģekilde ulemâ ve devlet ricalinden bu konuda lâyihalar istenmiĢtir. halktan haksız yere bol bol paralar toplayarak sefih bir hayat için harcama manasına alınır Ģekilde anlaĢılmaya baĢlanmıĢtır. c. Peki iĢin bu raddeye gelmesinin asıl sebepleri nelerdir? Bunun bazı tarihçiler tarafından görülmek istenmeyen dört önemli sebebi vardır: Birincisi. "Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar. 438-453. aleyhteki telkinlerin tesiriyle. Belleten c. PadiĢahın mahrem olan yakınları ve müĢavirlerinin ve hatta saray personelinin eline ve diline düĢmüĢtür. Öztuna. 2. 26-31. VIII. Bonneval'in Osmanlı Bahriyesine Dair Raporu. Selim'i. c. Ġstanbul'daki devlet adamları da ikiye ayrılmıĢlardır. artık nizâm-ı cedid. " devlet na • Bu!/ ::i ssndan ve "t Selirr v zumsj baĢlacia' i. bir takım hayır ve Ģerri birbirinden ayıramayan. devir dönmeye baĢlamıĢtır. IV. devlet ve millet gayreti gözetmeyen bazı cahiller. Bunların içinde her ne kadar Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi. dirayetli insanlar da bulunsa da. Nizâm-ı Cedidci olarak görünmeye baĢlamıĢlardır.. 232 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEK' nefreti bu âlemin bir eski âdetidir" kuralınca. ĠhtiĢam ve sefâhet çoğalınca. V. 55-76. c. fakirler ve r ve halk I atabeklerine j mamak gittin ġahviM» Z'KT.

Artık hem Rumeli'ye doğru sefere çıkan ordu içinde ve hem de Ġstanbul'daki kahve köĢelerinde. Her ikisi de yanlıĢ bir yola girdiler.isyanı her tarafa yaymıĢlardı. Selim Ģehid edildi. yeniçeri güruhu eğitimli askerlerin günden güne artmasından ve itibar kazanmasından dolayı.ne. Selim ve çevresi ise. ikbalden dolayı ne yapacaklarını ĢaĢırdılar. Kastamonulu Kabakçı Mustafa adındaki bir neferi baĢlarına geçirerek. medeniyetin gereği olan Ģeyleri aĢarak. saltanata fazlaca haris olduğundan. âlimler. bazı menfaat gruplarının lehine ve ama devlet ile milletin aleyhine . 234 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI Netice olarak. Selim'e karĢı tavır aldı ve yukarıdaki sebepleri çok iyi kullanmaya baĢladı. ġah vâkıf gerekdir ahvâle * Vükelâya kal ursa vay hâle Zikredilen sebeplerden dolayı. Selim'in aleyhine çevirdiler. III. hedefe PadiĢah da girmiĢtir. devleti istila edercesine. ötekiler de Avrupa'dan gelen her Ģeyi reddettiklerinden dolayı karĢı tarafı taassupla suçlar oldular. Kadı Abdurrahman PaĢa komutasındaki Nizâm-ı Cedid ordusunun geri dönmesi ve bu isyancıların istediklerini elde etmeleri. Osmanlı Devleti'nin kuvvetli olmasını istemeyen Fransız Elçisi Sabastiyani. Bunu fırsat bilen bazı geri kafalılar da. Sonra da IV. avam onları tekfir eder. Mücâzât ve mükâfat gibi devlet terazisinin birini ihmal. Maalesef olanlar. Mustafa'nın tahrikleriyle. yeniçerileri Nizâm-ı Cedid aleyhine kıĢkırtmaya baĢladı. a'yânları ve Ġstanbul'daki yeniçerileri yanlarına alarak Ġkinci Edirne Vak'asının meydana gelmesine sebep oldular. Atâullah Efendi ve Köse Musa'nın tahrikleriyle ilga etmesi de. Bütün bunların etkisiyle. Temmuz 1808'de III. AvrupalılaĢma adı altında. baĢta kendi sadrazamı olmak üzere. akıllı devlet adamları ve halk Nizâm -ı Cedid'in aleyhine geçmiĢlerdir. hiçbir zaman tasvip edilemeyecek olan bu çirkin olayları meydana getirmiĢlerdir. onları daha da azdırdı (1807). güzel bir baĢlangıçtır. Buna PadiĢah'ın yakınındaki saltanat atabeklerine güvenerek. Selim de tahttan indirilmiĢti. Selim kimseyi incitmek istemeyen ve yeri gelince azl ve ceza kurumlarını iĢletemeyen bir yaratılıĢta idi. BeĢincisi. Selim'in Nizâm-ı Cedid'i. Bu sırada nizâm-ı cedidin azılı düĢmanı olan Topal Atâullah Efendi ġeyhülislâmlık makamına geldi. lect PaĢa 5 larınj ı M cılarınl din azil Devlet'* Cedid a ve I1 ısyanc na»: Ces-: ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 233 ler ve müflisler buradan ayrılsın" demeye baĢlayınca. Köse Musa'nın Nizâm-ı Cedid birliklerini hileyle durdurmasından da yararla-narak. güzel projeleri kendilerine vesile ederek servetlerini arttıran ve bunu gayr-i meĢru yollarla yemeyi âdet haline getiren bir grup. Selim'in güvendiği yakınları ve müĢavirleri. Nizâm-ı Cedidcileri tahkir ve tekfir ettikleri halde. iyilik gördüğü III. Yakınları ne derse yapan ve fikrinde sebat etmeyen bir Ģahsiyete sahipti. cezalandırılmayınca tam manasıyla Ģımardılar ve azıttılar. diğerini de tehlikeye atacağının farkında değildi. ġehzade Mustafa. III. Nizâm-ı Cedid. Selim. III. Selim. III. devlet ricalinin ve halkın itimadını kaybetmiĢtir. halka ve devlete ait her bilgiyi bunların vasıtası olmadan alamamak gibi büyük hatası de eklenince. Ġkincisi. Bu isyanı durdurmak isteyen III. Bu sırada III. Sefâhet ve ihtiĢamda haddi aĢtılar. Dördüncüsü. Üçüncüsü. Bir gün sonra III. saltanatın aleyhine her türlü dedikodu yapılıyordu. Böylece kamuoyunu III. Bütün bu sebeplerle muhalif grup iyice cesaretlenerek ve baĢta Sadrazam Ġsmail PaĢa olmak üzere küskün devlet adamlarını. isyana baĢlamıĢlardı. alafranga adıyla çok lüzumsuz Ģeylere sarılır oldular. her türlü iftirayı yapar bir hale geldiler. Yeniçeriler. Bu ikisinin fitne ateĢini alevlendirmesiyle ayaklanan yeniçeri yamakları. fayda sağlamamıĢtı. Lüzumlu lüzumsuz her konuda Avrupa mukallidi olmaya baĢladılar. Boğaz Nâzın Mahmûd Râif (Ġngiliz Mahmûd diye meĢhurdur) PaĢa'yı parçalayan isyancılar. hem meĢru-gayr-i meĢru demeden tam bir Frenk hayatı yaĢamaya baĢlamıĢlar ve hem de hakir gördükleri halkı yeni yeni vergilerle periĢan etmiĢlerdir. Bu aĢırılıklarından dolayı. Topal ve riyakâr olan Atâullah Efendi'yi meĢihata getirmekle kalmamıĢ ve müfsid birisi olan Köse Musa PaĢa'yı da sadâret kaymakamlığına getirmiĢ.

ama teı çevreye akınlar il lenin ciddiyetini J deleleri . inceleyerek ciddiyetinin Vehhâbi han diyor. 253-261. Arabistan de Basra veya I du. vs derek halkı ¦ Suûd'un da Vehhâbf* ne gelmiĢtir. 41-43. sh. bu görüĢlerini müdâfaa için kitaplar kaleme aldığı gibi. XXIX. Bunlar. taassup diyerek Nizâm-ı Cedidcilerin yaptıkları gayr-i meĢru iĢleri tasvip etmek ve bu hareketi sadece bir irtica hareketi olarak takdim etmek de yanlıĢtır138. 473-475. kabir ziya dilemenin asla cJ/ZJ tazim konusun ifrat etmiĢlerdir. Netâlc'ül-Vukû'ât. Necid ġeyhi diye bilinen Muhammed bin Abdülvehhâb. ( ların baĢında yordu. sh. Öztuna. Bilindiği gibi. 140. sh. UzunçarĢılı. Vehhâbîller kendilerine Selefiye adını vermekte ve hedeflerinin Ġslâmı Hz. O halde AvrupalılaĢmak diyerek Nizâm-ı Cedide körü körüne karĢı çıkmak da. VIII. Ġsmail Hakkı. çevreye tebliğ için mektuplar da göndermiĢtir. 77-85. sh. c. Tamamen tek taraflı olarak anlatılan Ģekli için bkz. I. sh. Selim'in bizzat Nizâm-ı Cedid askerinin baĢına geçip de âsileri te'dip ile devleti esasından ıslah ve tanzim etmesi mümkün iken. c. Ġbn-i TeymyyeJ peygamberler ve ev binde bulunmanın a olarak. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür? Bilindiği gibi. c. 599-604. bu sebeple malları ve kanlarının helal olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini söylemeye baĢladı. sayı 116(1965). 138 Cevdet PaĢa.olmuĢtur. kendi içlerinden çıkmıĢ ve ġam ile Kahire gibi ilim merkezlerinde tahsil görmüĢ olan bu âlime önce iyi bir nazarla bakmadılar. c. Enver Zıya. 1766'da 39 yıldır Osmanlı Devleti'nin tayin ettiği Necid Emîri ve Der'iyye ġeyhi Muhammed bin Suûd'a müracaat etti. Her konuda cahil ve bedevî olan Necid Arapları. "Kabakçı Vak'asına Dair Bir Mektup". Belleten. c. Buna göre enbiya ve evliyanın birinden manen yardım talep edenler. Karal. Tarih. Peygamber zamanındaki safiyetine kavuĢturmak olduğunu iddia etmektedirler. Hatta tasvip edenlerin yanında. Vehhâbîlerin ketfk uzaklaĢan ve ifrata p fetvalarıdır. maalesef nezâket ve yumuĢaklığı tercih etmesiyle ve karĢılıklı hatalarla. Vehhâbîlerin temel inançları Ģöyledir: Allah'a doğrudan doğruya ibâdet etmek farzdır. Muhammed bin Abdülvehhâb. Müseylemet'ül-Kezzâb'ın memleketi olan Yemâme'ye bağlı olan Ayniyye'de 1143/1730 yılından itibaren kendi mezhebini yaymaya baĢladı. Osmanlı Tarihi. Müseylemet'ülKezzâb nazarıyla bakanlar da çıktı. Osmanlı Devleti Tarihi. sh. dolayısıyla bu konuda bir Ģeyi vesile kabul etmek caiz değildir (tevhid esası). Buna karĢı ehl-i sünnet âlimleri de cevap ve reddiye mahiyetinde eserler kaleme almıĢlardır. asıl itibariyle Necid ahalisinden ve Hanbeli mezhebinin âlimlerinden olan Muhammed bin Abdülvehhâb'dır. Mezhebine uyduğu takdirde büyük bir saltanata kavuĢacağını ifade ederek ve kızını da ona vererek. 600 seneden beri insanların dalalette kaldığını. yerli em?*! HâĢimiler neslı«ta| Osmanlı Devlet! ve vicdan hı. Müslüman denilenlerin müĢrik olduklarını. V. 186-230 (Meseleyi bütün yönleriyle anlatmaktadır. I ĠĢte Necid ġeyttJ Ġbn-i Teymiyye Ġle I gerektiren Ģeyler ı tekfir etmeyenleri de I geçen Ġslâm davranmakla suç! Müseylimet'ül-Kenfcf Necid ġeyhi. adak ve tasadduk ve benzeri yollarla türbelere hürmet edenler hep müĢriktir. Bu mezhebin kurucusu. UzunçarĢıh. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". Emir'i kandırdı. Mustafa Nuri PaĢa. III. IV. bunca emekler sarf edilerek meydana getirilen Nizâm-ı Cedid bir anda mahv edildi.

Bilindiği gibi. Arabistan'ın batı kesimini Cidde'de oturan Osmanlı beylerbeyisi ve doğu kesimini de Basra veya Bağdad beylerbeyisi ve bir zamanlar da Lahsâ beylerbeyisi idare ediyordu. 1795 ve 1798 yılında Vehhâbiler üzerine düzenlediği hareketler ciddi bir netice vermedi. kabir ziyaretinin aleyhinde Ģiddetli fetvalar verdiği gibi. bu tasallut Ġslâm âleminde onların tanınmasına sebep oldu. Hatta bu fiilleri Ģirk kabul edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. tamamen HâĢimîler neslinden gelen ve ġerîf denilen idareciler tarafından yönetiliyordu. Hatta kazaskerlik makamına gelmiĢ bazı âlimler dahi. kabir ziyaretinin. sahabelerden nicelerini da hatalı davranmakla suçlamıĢtır. Vehhâbi hareketinin mahiyetini anlamakta âciz idiler. Vehhâbi hareketiII 236 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY . i da. 1803 yılında Hicaz'a girdiler. Maalesef gittikçe güçlenen hükümeti ile. Temmuz 1805 tarihinde. Hatta bu fiilleri iĢleyenleri tekfir etmeyenleri de kâfir ilan etmeye baĢlamıĢlardır. ĠĢte Necid ġeyhi Muhammed bin Abdülvehhâb. Vehhâbîlik hem dinî ve hem de siyasî bir hareket haline gelmiĢtir. kabirlerde kurban kesmenin ve ehl-i kuburdan manen yardım dilemenin asla caiz olmadığını ısrarla ve sert bir üslupla anlatmıĢtır. yerli emir ve Ģeyhleri sadece koordine etmekteydiler. ancak Mekke âlimleri durumlarını inceleyerek bâtıl itikâdlarından dolayı bunlara izin vermedi. 7 yıl Mekke'mi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 235 Vehhâbilerin kendilerine kaynak aldıkları görüĢler. Hicaz Beylerbeyi ġerif PaĢa. durum değiĢti ve Vehhâbiler Arabistan'da müstakil bir hükümet tesis etmeye muvaffak oldular. Osmanlı Devleti. Hatta 1798 yılında ġerif Gâlib ile Abdülaziz arasında hac için bir andlaĢma yapıldı. Tâif'i ve Mekke'yi ele geçirdiler. Bunlar. Ġbn-i Kayyım da. Önce hac için izin istediler. ġerif Gâlib'in 1790. üstadına tabi olarak. Kısaca türbelere tazim konusunda halkın ifratına karĢılık. ama tedbir almak kimsenin aklından geçmiyordu. Artık 1745 yılında Necid Emiri Muhammed bin Suûd'un da Vehhâbî olmasıyla. Osmanlı Devleti. asırlardır gelip geçen Ġslâm âlimlerini dalâletle suçlamakla kalmamıĢ.için bir andlaĢm^ düzenlediği Abdülazlz bin I hükümet tes/sâ ele geçirdiler. 1805-1812 yılları arasında 7 yıl Medine'ye ve 1806-1813 yılları arasında ise 7 yıl Mekke'ye hâkim oldu. Bu Necid ġeyhi. Zira tam bir din ve vicdan hürriyeti vardı. yerli hanedanlar ve bunların baĢında bulunan Ģeyh veya emîr denilen mahalli idareciler tarafından idare ediliyordu. bu konularda iyice yolunu ĢaĢırarak Ġbn-i Teymiyye ile Ġbn'ül-Kayyım'ın Ģer'an yasaktır dedikleri fiilleri. kısa bir zaman sonra Mekke'yi geri aldıysa da. tamamen küfrü gerektiren Ģeyler olarak takdim ve ilan etmeye baĢlamıĢtır. vatandaĢtan alınan zekât dıĢındaki vergilerin de caiz olmadığını iddia e-derek halkı yanına çekmeyi planlamıĢtır. durumun ciddiyetinin farkında değildi. Göz göre göre tehlike geliyorum diyor. peygamberler ve evliya kabirlerinde namaz kılmanın ve bunlardan manevi yardım talebinde bulunmanın asla caiz olmadığını müdâfaa etmiĢtir. Osmanlı Devleti. bu tasallut Ġl Kasım i Vehhâblle kümeti ile. Ġbn-i Teymiyye. baĢlangıçta Vehhâbi hareketine tepki göstermedi. bazı meselelerde itidal yolundan uzaklaĢan ve ifrata giden Ġbn-i Teymiyye ve onun talebesi Ġbn'ül-Kayyım'ın bazı fetvalarıdır. Arada sırada Vehhâbilerin çevreye akınlar düzenlemesi ve hatta Fas Hâkiminin onlarla akraba olması dahi meselenin ciddiyetini gösterememiĢti. Nihayet Emir Muhammed'in yerine Abdülaziz bin Suud geçince. Mekke ise. Osmanlı Devleti zamanında asıl Arabistan. Kasım 1803'de Abdülaziz vefat etti ve yerine 1787'den beri babasına vekâleten Vehhâbilerin reisi olan oğlu Su'ud bin Es-Su'ûd geçti. Kendisinin müctehid-i mutlak olduğunu iddia eden ve Müseylimet'ül-Kezzâb ile yapılan harpte Ģehid düĢen sahabelerin kabirlerini yıktıran Necid ġeyhi. Ġbn-i Teymiyye ve Ġbn'ül-Kayyım da ifrat etmiĢlerdir. Mekke ġeriflerinin mesela ġerif Gâlib'in karĢı mücadeleleri muvakkat tedbirlerdi.

kültürü zayıf ve saltanata karĢı haris bir insandı. arkasından Topkapı Sarayına geldi. Mustafa. l\ III. 28.Seyyare Üçüncü Kadın Efendi. Ġhtilâlcilerin baskısından bıkan IV. Mahmûd'un Ģahsiyeti. MUSTAFA DEVRĠ Sultân is (YENĠL! 142. Selim ile II. Ancak bunu dinlemeyen Alemdar. PadiĢahın Hatt-ı Hümâyûnu ile birlikte elde ettiler (Rebiülevvel 1222/1807). Harem hüddâmınm yardımı ile kurtarıldı ve Alemdâr'ın desteğiyle kendisine bî'at olundu. PadiĢah Alemdâr'a teĢekkür ediyor ve Tuna Beylerini boĢ bırakmayarak dönmesini arzuluyordu. Selir-epeyce c unvanım 4 yüzünü I padiĢah ı büslerlnı hayrfyea Birinci i bulunduğu «| cezalandın1"!?! gerekli ısfcsj idareyi del alındı ve Wl Mustafa Pî)<*| de Sen«R& imzalandı. Temmuz 1808'de Ġstanbul'a gelen Alemdar. Kısaca basit bir fikir hareketi olarak baĢlayan Vehhâbilik.Dil-pezîr Ġkinci Kadın Efendi. Behîç ve Tahsin Beylerden oluĢan bu ekibe Rusçuk Yârânı denmektedir). XXIX. foğludur. Mustafa. Maalesef bu talimatı alan Enderûnlular. Bu arada Nizâm-ı Cedidcilerin bir kısmı öldürülmüĢ ve bir kısmı ise Rusçuk A'yânlarından vezir Alemdar Mustafa PaĢa'ya sığınmıĢlardı (Galip.Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi.7. Mustafa. Abdülhamid'in AyĢe Sîneperver Valide Sultân'dan doğan büyük oğludur. Bazı tarihçiler onu Kanuni'den sonra en büyük padiĢah olarak vasıflandırırken. Abdülhamid'in NakĢ-ı Dil Valide Sultân'dan dünyaya gelen küçük oğludur. musiki ve devlet adamlarıyla münasebetler konusunda epeyce ders almıĢtı. sh.4. 470-471. Selim'in tekrar tahta çıkarılacağını anlayan IV. Mahmûd ise. IV. c.ġevk-i Nûr BaĢ Kadın Efendi. Nizâm-ı Cedidin gayr-i meĢru olduğunu ve PadiĢahın asla yeniçerilere müdahale etmemesi gerektiğini ihtiva eden taahhüdnâme mahiyetinde bir hücceti. Selim'e karĢı vefalı davranamadı. Ġlk olarak ihtilâlcilerin arzularını yerine getirdi ve Kabakçı Mustafa. Emîne II. Ġhtilâlciler. Nizâm-ı Cedid aleyhinde olanların yanında göründü ve 29 Mayıs 1807'de Osmanlı tahtına çıktı. saf. Oğlu Ġbrahim PaĢa'nın 1830'da Der'iyye'yi iĢgal etmesi ile Vehhâbi meselesini halleden Mehmed Ali PaĢa. ih. yolda iken Kabakçı Mustafa'yı katletmiĢti ve bu sebeple de Davud PaĢa Sarayı'nda PadiĢah tarafından karĢılandı. Mahmûd. 141.SULTÂN IV. XXX. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ) 142. sh. Mustafa. II. -i yenicenle 139 Cevdet PaĢa. 3. Selim'den devlet idaresi. manii I II. Selim'i Ģehid ettiler. yaptığı ıslâhatlarla ve özellikle de Osmanlı Devleti'nin yüzünü batıya çevirmekle meĢhurdur. Rusçuk Yârânı-na burada PadiĢahı tevkif etmesini tavsiye ettilerse de. Kabakçı Mustafa baĢta olmak üzere. II. Ģahsiyeti. 1.SULTÂN II. Tarih. ihtilâlcileri tasfiye gayesiyle Alemdar Mustafa PaĢa'yı ordusuyla beraber Ġstanbul'a davet etti. Dünya SavaĢında. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? II. bazıları da batılılaĢma yolundaki . 28 Temmuz 1808'de Bâb-ı Âli'yi basarak sadrazamdan mührü aldı. I. ġeyhülislâm Atâullah Efendi ve Sadâret Kaymakamı Musa PaĢa'nın isteklerine göre devleti yönetmeye baĢladı. Hal' edileceğini ve III. MBĠLĠNMEYEN OSMANLI 237 Sultân isminde bir tek kızı vardı ve o da hemen vefat etmiĢtir140. Amca-zâdesi III. Mustafa. Râmiz. Alemdar buna yaklaĢmadı. Osmanlı Devleti Tarihi. Refik. 2. 282-325. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 1831 yılında bu sefer kendisi isyan etti. Adlî mahlası ile Ģiirler yazan ve Mayıs 1813'den itibaren Gazi unvanını kullanan II. Mahmûd'un öldürülmesi için talimat verdi. Hep iyilik gördüğü amca-zâdesi III. I. I.1808 tarihinde Osmanlı tahtına sıkıntılı bir Ģekilde oturdu. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz? IV. dairesini basarak III.! sadece o ve deı gelen C Alemdlrl Sekbân-ı Efendi Ġter j ntv Selim'ing Mahmûdl bite. VIII.ni tasfiyeye söz veren Mehmed Ali Ağa'yı Mehmed Ali PaĢa sıfatıyla Mısır'a beylerbeyi olarak tayin etti. c. Öztuna. adı geçen Suu-dîlerin torunlarının ipleri ele almasıyla Suudi Arabistan Hükümetinin resmî mezhebi oldu139. 2 gün sonra vasıfsız bir ġeyhülislâm olan Atâullah Efendi azl edildi ve ekibi de tasfiye edildi. hemen karĢı planını uyguladı ve III. IV. Mahmûd.

1812 tarihinde Ruslarla BükreĢ Muahedesini imzaladı. devlet namına asker toplanacak ve ancak a'yân ve derebeylerin haklarına da müdahale edilmeyecekti.Ģekilde kalmıĢ teĢebbüslerinde dolayı tenkit etmektedirler. sh. III. IX. Ġyi niyetli ama kültürü zayıf olan bu devlet adamı. asırlarca Müslümanlar gibi hak ve hürriyetlerine riâyet ettiği Rumların böyle bir isyan çıkarmalarına ĢaĢırdı ve yüzlerce Müslümanın kanının akmasına yol açan bu hareketi tahrik eden Cihan Patriğini. Selim'in Ģahadetine engel olamadığı için çevresi tarafından tenkit ediliyor idiyse de. II. ancak sonradan tecâvüzlerini sürdürerek Poti'ye kadar geldi. Ancak Rusya'nın desteğini arkasına alan Rumlar. 2. Kasım 1808'de yeniçeriler sarayını bastılar. Buna göre her yerde devletin kanunları ve emirleri geçerli olacak. Mahmûd ona güveniyordu. 34-42. Patras BaĢpiskoposu Germanos'un liderliğinde 12 ġubat 1821'de Rum Ġsyanının yani Yunan Ġhtilâlinin baĢlamasına sebep oldu. Alemdar Mustafa PaĢa'nın arzusuyla Ekim 1808'de Nizâm-ı Cedid'i ihya manasına gelen Sekbân-ı Cedid askerinin kurulması takip etti ve baĢına da Rusçuk Yaranından Behîc Efendi Umûr-ı Cihâdiye Nâzın olarak tayin edildi. II.8. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa. sh. Yeniçeri ise ona karĢı bileniyordu. vergiler sadece devlet hazinesinde toplanacak. güvenilmeyen kiĢiliğinden dolayı menfi cevap veren Osmanlı Devleti. Karal. devlete itaat eder hale getirme meselesi ele alındı ve davet edilince askerleriyle Ġstanbul'a gelen a'yân ve derebeylerinin. iç karıĢıklıkları fırsat bilerek. Tarih. iĢi azıttı ve Topkapı Sarayı'na hücum ettiler. Ulemâ sınıfı. Tohumları daha önceleri atılan bu ihtilâl neticesinde Yunanlılar. vak'a-i hayriye adı verilen yeniçeri ocağının kaldırılıĢına göre iki safhaya ayırmak yerinde olur: Birinci Saltanat Safhası: Tahta çıktığında devletin halletmek mecburiyetinde bulunduğu iki mesele vardı: Birincisi. ĠĢin arkasında 1814'de gizli olarak Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria ve Fener Patriği Gregorios ile Fener Beyleri vardı. BükreĢ çevresinde bir Sırp Prensliği kurdurulmasını kabul ettirmekle asıl tavizini almıĢtı. Alemdar Mustafa PaĢa'ya olan güvenleri sebebiyle umumi bir meĢveret meclisi toplandı. kendini hapsetti ve cephanenin bulunduğu binayı tabancasıyla ateĢe vererek Ģehid oldu. sh. 2-41.119. III. Osmanlı Tarihi. Napolyon Bonapart'ın ısrarla Rusların iĢini bitirelim teklifine. 230-456. c. c. Yunan Ġhtilâlinin de çıkmasına sebep oldu. Bunun üzerine 4000 kiĢilik sekbân-ı cedid askeri yanında donanmay-ı hümâyûna bağlı gemilerden Yeniçeri Ağasının bulunduğu yere toplar atılarak saltanat muhafaza edilmeye çalıĢıldı ve hatta Süleymaniye Camiinin bir minaresi yara aldı. Haziran 1827'de Yunan Ġhtilâli bastırıldı. Önce devletin eyaletlerdeki elini gevĢetmesinden dolayı idareyi ele alan derebeyler ve a'yânları. önce geri çekildi. VIII. Bu olay. 28. Fener Patrikhanesinin Orta Kapısı önünde Nisan 1821 tarihinde idam etti. 191-208. Öztuna. V. 84-88. Temmuz 1809'da Sadrazam Yusuf Ziyâeddin PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusuna yenilen Rus ordusu. Hadise karıĢınca. Mahmûd'un saltanat yıllarını. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Romanya'yı iade eden Ruslar. bazı çiğ hareketleri sebebiyle aleyhine geçtiler.1807) Osmanlı ile mütâreke imzalayan Rusya. Cevdet PaĢa. Neticede ulemânın tavassutu ile 18 Kasım 1808'de sekbân-ı cedid lağvedildi ve kısmî tavizlerle isyan bastırıldı. Ġsyan eden yeniçeriler. Mustafa da boğduruldu (Ka140 Asım Tarihi.5. Sırpların muhtariyet elde etmesi. Kavalalı Mehmed Ali PaĢa'nın oğlu Ġbrahim PaĢa'yı kuvvetleriyle yardıma göndermesi üzerine. baĢlarına Prens Mavrokordato'yu geçirerek. Osmanlı Devleti. Selim'in Ģahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması ve ikincisi de devletin içine düĢtüğü sıkıntıdan kurtulabilmesi için gerekli ıslâhatın yapılması. ġeyhülislâmın fetvası alınarak IV. Devletler ve Hanedanlar. 245 238 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 05MMJ sim 1808). Neticede Sened-i Ġttifak adıyla devletin vükelâsıyla a'yân ve derebeyler arasında bir sened imzalandı. IV. c. Bunu. Ağustos 1810'da Varna'yı almak istediler. Mora'yı ele geçirdiler. II. yeniden büyük devlet olmaya söz veriyordu (Eylül 1808). usul ve âdâb bilmediğinden dolayı. baĢarılı olamayıp geri çekildiler. Rusçuk Yârânı denilen ekibin elemanlarını ö-nemli makamlara getirmiĢti. Kısaca Anadolu Beylikleri haline gelen Osmanlı Devleti. c. sh. Uluçay. kendi adamları dıĢında savunmaya yardım gelmeyince. Romanya'yı elde etmek ümidiyle Osmanlı Devleti'ne karĢı savaĢ ilan etti. sh. sh. . c. Yeniçeri yine beceriksizliğini ortaya koymuĢtu. Fransa ile olan savaĢına rağmen. Ocak 1822'de Yunanistan'ı kurduklarını ilan ettiler. Mustafa zamanında (25.

Trablus. Çar'dan yardım istedi. Mahmûd'un 17. ġam. Mehmed Ali PaĢa Anadolu'dan çekildi ve kendisine yedi Osmanlı eyâleti birden verildi (Mısır. Artık Cezayir Fransa'nın sömürgesi oluyordu. Üç devlet de özür diledi. Fakat Ruslar. ĢımarmıĢtı. Osmanlı Devleti'ni meĢgul etmek için yeterliydi. Bunun üzerine duruma Ġngiltere. 12-2 14. Maalesef bu arada Fransa 1797'de Cezayir'den aldığı borcu ödemediği için 1827 yılında bölgeyi idare eden ve dayı denilen Osmanlı Beylerbeyi Ġzmirli Hüseyin PaĢa'nm Fransız Konsolosunu tokatlaması üzerine. Haleb ve Adana). Rus mağlubiyetinden yeni çıkan Osmanlı Devleti. Temmuz 1833'de imzalanan Hünkâr Ġskelesi Muahedesi ile Rusya da bazı tavizler kopardı. PadiĢah.Artık halk ve devlet nezdinde yeniçerinin sonu gelmiĢti. Artık müstakil olan Eflak ve Boğdan. Batıda Silistre'yi ve doğuda ise Erzurum'u teslim alan Ruslar. Mahmûd'un inkılâblarına kırgın olan halk.i ve Ġzmir'e vsi'i'I misini boğaza f düĢünmeye b dolu'dan çekilft Trablus. devletin içerdeki problemlerinden biri ortadan kalkmıĢ oldu.i si milletlerarss :i| gibi davranan?.: kaldı ve bu «¦ lanan Eylül 1 Ruslara bırakı Osmanlı I lan ilk de 1913'de Yunanı* Maalesef 6y ı yılında bölgeyi ida Fransız Koni kardı ve Temmu! Devleti. Fransa'nın tehdidi üzerine donanmasını bile gönderemedi. Saltanat yılında Vak'a-i Hayriye adıyla yeniçeri ocağı lağv edildi. Fransa ve Prusya müdahale ettiler. Fransa ve Ġngiltere'nin araya girmesiyle. Fransa Cezayir'e Haziran 1830'da asker çıkardı ve Temmuz 1830'da Ģehri teslim aldı. Mısır'ı gerçekten imar etmiĢ ve orada itibar kazanmıĢtı. Ancak Fransa Eylül 1829'da Mora'yı iĢgal etmiĢ % *î< manii Devleti J^. Tamamen Osmanlı Devleti'nin bir veziri gibi davranan ve halka zarar vermeyen Ġbrahim PaĢa. ancak ordusuz olmasına rağmen Osmanlı Devleti Rusya'ya harb ilan etti (Nisan 1828). Sayda. Osmanlı sadrazamı olarak devlete hâkim olmak istiyordu. Osmanlı Devleti'nin eyâlet askerleri dıĢında düzenli bir ordusu kalmadığını gören Rusya durumdan istifade etmek istedi. Ġbrahim PaĢa'yı sevinçle karĢıladı. Filistin'e kaçan fellâhları geri göndermeyen Sayda Valisi Abdullah PaĢa'nm tavrını sebep göstererek oğlu Ġbrahim PaĢa'yı Filistin'e gönderdi ve burayı iĢgal etti. Ġbrahim K Osmanlı ordua. ĢımarmıĢtı. 'M çekten imaret". Sulh halinde oldukları bir devlete aniden yaptıkları Navarin Baskını ile Osmanlı Donanmasını hatırdılar (Ekim 1827). sadrazam esir alınınca geri döndü ve Mısır meselesi milletlerarası bir problem olmaya baĢladı. Bunu diğer ıslâhatlar takip etti. Sadrazam ReĢîd Mehmed PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusu üzerine geldiyse de. Ağustos 1829'da Edirne'ye girdiler. o da 10 harb gemisini boğaza gönderdi. sırasıyla Akka. Fransa ve Rusya. Ekim 1827 tarihli Akkerman Muahedesini imzalayarak Sırbistan ve Romanya'nın muhtariyetlerini biraz daha arttırıp tehlikeyi önlemeye çalıĢtı. diğer devletler de bu fırsatı nasıl değerlendirebileceklerini düĢünmeye baĢladılar. Rus harbine asker göndermeyen Mısır Beylerbeyisi Kavalalı Mehmed Ali PaĢa da. Haziran 1826'da yani II. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Ağustos 1829 tarihinde Londra Muahedesini imzalamak mecburiyetinde kaldı ve bu andlaĢma ile bağımsız bir Yunanistan Prensliği kuruluyordu. ancak Osmanlı Devleti. Yunanistan Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk devlet oldu.* yen Sayda Va»r tin'e gönderdi >:aj alarak Konya'ya« halk. II. Bu arada Sisam adasına da Aralık 1832'de otonom verildi ve 1913'de Yunanistan'a katılıncaya kadar bu statü devam etti. doğuda Ahıska'ya ve batıda ise Varna'ya kadar gelince durum tehlike arz etmeye baĢladı. aralarında Temmuz 1827 tarihli Londra Protokolünü imzalayarak Yunan meselesini kaĢımaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne otonom bir Yunan Prensliği için tazyik etmek üzere donanmalarıyla Ġyonya Denizine kadar geldiler. Bu arada düvel-i mu'azzama adı verilen Ġngiltere. öl hedesi ile Un MehmedH AndlaĢmasi i Büyükelçisi« istediği sonıfl| Osmanlı ord ğindeydiveljl KADIN 8 Ġkinci Kadı BeĢinci Kadına BaĢ Kadın E Hâciye Hosii Ġkinci Kac Efendi. Sırp ve Yunanistan prenslikleri. ġubat 1833'de Kütahya'ya girdi ve Ġzmir'e vali tayin etmeye kalkıĢtı. ġam.Hüsn-IĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI 239 iĢgal etmiĢ ve Kavalalı'nın oğlu Ġbrahim PaĢa Mora'dan ayrılmıĢtı. Ġbrahim PaĢa. Osmanlı sanayiini engelleyen ve Osmanlı topraklarını Ġngiliz mallarına açık . 1838'de Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticâret AndlaĢması ile müthiĢ tavizler kopardı. ġam. Haleb ve Hatay'ı alarak Konya'ya kadar geldi (Kasım 1332). Mehmed Ali isyanını kullanan Ġngiltere. Ġkinci Saltanat Safhası: Yeniçeri ocağı lağvedilip yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla eğitimli ve düzenli bir askerî teĢkilât kurulunca. Fransa'm sa'nın sömürgs'Ġ Rus harljid da. Cidde. Ruslarla imzalanan Eylül 1829 tarihli Edirne Muahedesi ile de Tuna Deltası ve Kafkasya tamamen Ruslara bırakıldı.

Âdile Sultân. 143. sadrazamlık tarafından adı geçen a'yânlara ve benzerlerine da'vetnâmeler gönderildi. Üçüncü Ġkbal. 6) A'yân 141 Asım Tarihi. Nitekim Osmanlı Devleti. Netâyic'ül-Vukû'ât.' tır . BaĢ ikbal. sh. Tarih. Sultân Abdülaziz'in annesi ve BeĢinci Kadın Efendi. c.Zer-nigâr Üçüncü Kadın Efendi. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa'nın kendisinin de a'yân olması ve bu konudaki samimiyeti. 2268. 17.120-138. Abdülmecid'in annesi ve Ġkinci Kadınefendi.ġehzade Murad. 2-374. X. 10.Münîre Sultân.Nurtâb Dördüncü Kadın Efendi. c.Hamide Sultân. 16-Tiryâl Hanımefendi. 10. Dördüncü Ġkbâl. Alemdar PaĢa'ya güvenmeleri ve merkeze geldiklerinde tutuklanmamalarına olan inançları bu harekette mühim rol oynadı. 8. 11.Hayriye Sultân. 2-332.Vuslat Üçüncü Kadın Efendi. 4) Bunlara muhalefet edilirse.Mihrimah Sultân. Ġkinci Ġkbal240 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. 2-184 (1255'e kadar) Karal. IV. Tarih. sh. V. 7-Hâciye HoĢ-yâr Ġkinci Kadın Efendi. sh. Osmanlı Tarihi. 9. c. 14. Uluçay. c. gayet açık sözlü olarak ve biraz da patavatsızca bir açılıĢ konuĢması yaptı ve bu samimi konuĢması herkesçe takdir edildi. büyük bir eyâlette bağımsız bir hükümet gibi davranmakta ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti'nin emirleri geçerli olmamaktaydı. 15-RâbPa Sultân. 5. sh. 6. sh. Nizâm-ı Cedid'in ilgasından sonra dağılan eğitimli askerlerden beĢ altı bin kiĢinin baĢı olarak Kâdî Abdurrahman PaĢa da davet edildi. c. Ahmed Lütfi. Anadolu'da Bozok Mutasarrıfı Cabbar-zâde Süleyman Bey ve Saruhan Mutasarrıfı Karaosmanoğlu Ö-mer Ağa gibi a'yânlar. Mesela Rumeli'de Sirozlu Ġsmail Bey. IX. bütün a'yân ve hanedanlar devletin yanında yer alacak. 11.ġehzade Sultân Abdülaziz.Fatma Sultân. 3Hâciye Pertev-Piyâle Nev-fidân BaĢ Kadın Efendi. 4. 15. 246-254. Tek hedef. 2. II. Mahmûd ölüm döĢe-ğindeydi ve 7 gün sonra Temmuz 1839'da vefat eyledi.bir Pazar haline getiren bu andlaĢmanın mimarı. 23. Ġstanbul 1291. V.Pertev-niyâl (Nihâi) Valide Sultân. 20. X. Bu bozgun sırasında II. 13.ġehzade Mehmed. 3) Sadece ve sadece Devlet adına asker toplanabilecek. Ġstanbul 1302. 2-382. . XII. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Kalyoncu Mustafa dahil olmak üzere. c. 21. sh. 2-382. 2-200 (1255'ye kadar). ĠĢte bu a'yân ve derebeylerin itaat altına alınmaları için Ġstanbul'da umumi bir meĢveret yapılarak herkesin ittifakıyla gereken ıslâhatı yapmak ve devlete iĢlerlik kazandırmak üzere. Mısır krizi devam ediyordu. Hatta Bilecik Derebeyi Kalyoncu Mustafa. 12. 19. Buna karĢılık a'yân ve derebeylerinin de emin olmaları gerekiyor ve devletten taahhüt istiyorlardı. c.Misl-i Nâ-yâb Ġkinci Kadın Efendi. al.Pervîz-felek Dördüncü Kadın Efendi.AyĢe Sultân. sh.Sâliha Sultân. 9. I.ġehzade Bâyezid. Cevdet PaĢa. Neticede Ģu esasları taĢıyan bir sened-i ittifak hazırlanmasına karar verildi: 1) Her halükârda devletin emirlerine uyulacak. II. te'dibi için bütün a'yân ve hanedanlar da'vacı olabilecek. 5) Ġsyan eden ocaklara karĢı. 17-Lebrîz-Felek Hanımefefendi. baĢlıca a'yânların askerlerini alarak Ġstanbul'a gelmelerine vesile oldu. Ebr-i Reftâr Ġkinci Kadın Efendi. 16. devlete itaatlerini temin etmek ve devletin emirlerinin her yerde geçerliliğini sağlamaktı. 87-167.Cemîle Sultân141. yer yer ortaya çıkan a'yân ve derebeylerin kimi bir kazada. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir? Bilindiği gibi. c. c. c. uzun zamandır Osmanlı Devleti'nde eyâletlerle saltanat merkezi arasındaki idarî bağ tamamen zayıflamıĢ. 6. 2-214. sh. sh. Devletler ve Hanedanlar. bu andlaĢmadan istediği sonucu alamadı ve Mehmed Ali PaĢa 6 yıl sonra tekrar Nizip'e kadar geldi ve Osmanlı ordusunu yendi (Haziran 1839). 5. Öztuna.ġehzade Sultân Abdülmecid I. 2) Her yerde kamu gelirleri Hazine adına toplanacak.Hüsn-i Melek Hanımefendi. 22. Londra Büyükelçisi olan Mustafa ReĢid PaĢa idi. 2310.Âlî-cenâb BaĢ Kadın Efendi.Ayn-i ġah Sultân. sh. 2-420. 12. ĠKBALLERĠ: 14. 2. c.Atiyye Sultân. sh.Zeyn-i Felek Hanımefendi. Mustafa Nuri PaĢa.ġehzade Ahmed. 7.Bezm-i Âlem Valide Sultân.ġehzade Nizâmeddin. XI. 18. 3-ġehzâde Abdülhamid. II. sh.Fatma BaĢ Kadın Efendi. Ġstanbul 1293.ġâh Sultân. c.ġehzade Mehmed. 191-208. 4. birkaç defa PadiĢah fermanını dinlememiĢ ve getirenleri azarlamıĢtı. III. I. 53-93. Alemdar Mustafa PaĢa. IV. c.Zeyneb Sultân. kimi sancakta ve kimi de bir eyâlet çevresinde diledikleri gibi idareyi yürütür olmuĢlardı.ÂĢûb-i Can Ġkinci Kadın Efendi. Ġstanbul 1292. 8. sh. Bağımsızlık sevdasına düĢmüĢ bu a'yânların davet ile gelmeleri zor görünse de. ÇOCUKLARI: 1. c.

Anadolu Beylerbeyi. Yeniçeri Ağası. Ġstanbul Kadısı. ancak bağımsızlığın tamamen kaybedilmesine göre daha az zararlı olan bir düzenlemedir142. Umûr-ı Bahriye Nâzın. ReisülKüttâb.s • Yi' s a. ka. Kara Osman-zâde Ömer. Divan-ı Hümayun'un yasama yetkisini ve kazaî görevini ifa etmek üzere kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'dir. Nakîb'ül-EĢrâf. Lüzumlu görülen kanunları. ĠL t la-olar. hiçbir Ģekilde anayasal bir belge değildir. Yaptığı yeniliklerin çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin merkez teĢkilâtına aittir. sh.• lerire ¦<"¦: BĠLĠNMEYEN OSMANLI 241 ve hanedanlara ittifakdaki bu Ģartlara aykırı davranmadıkları sürece taarruz ve müdâhele edilmeyecek.. cu * manii t tıktan s değiĢil Hüm dır. etkili bazı millet temsilcileri ile devletin temsilcileri arasında yapılmıĢ bir kamu sözleĢmesi mahiyetindedir. 144. V. 5-' c E. [. Sened-i Ġttifak. Ancak Avrupa'yı kuru kuruya taklitten ibaret olan bu rüzgar. Karal.1808'de imzalanan bu Sened-i Ġttifak'ın altında baĢta Sadrazam. c. Yani her iki kurul da yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıĢlardır. sh. Sirozlu Ġsmail ve Çirmen Mutasarrıfı Mustafa gibi a'yân ve devlet ricalinin imzası bulunmaktaydı. 90-94. 11 Muharrem 1254/1837'de kurulan bu müesseseler. 144. 29. Ġkincisi ise. 242 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ . Devletin idarî fonksiyonunu icra görevi tamamen bu müesseseye devredilmiĢtir. Târih. uzun zamandır meydana gelen suiistimaller ile devlet bünyesinde açılan yaraların baĢka türlü tedavisine imkân bulunmuyordu. Defterdar. Ģeklî olmaktan öteye geçememiĢtir. ġeyhülislâm. Mahmut. c. Gerçi devlet ile kendi vatandaĢlarından olan bir grup bey ve ağalar arasında bu Ģekilde bir ittifâknâme tanzim olunması ve yürütme gücünün belli Ģartlarla kayıt altına alınması.r ı. Osmanlı Tarihi.I '. Bu meclis. eski Divan-ı Hümayun'un görevlerini üstlenmiĢ ve baĢta yeni ihdas edilen nezâretlerin reisleri olmak üzere büyük devlet adamları bu kurulların üyesi olarak toplantılarına katılmıĢlardır. 400 senelik Osmanlı idarî teĢkilâtını Tanzimat'tan sonra kemalini bulacak olan yeni Ģekle sokmayı baĢarmıĢtır.9. Cabbâr-zâde Süleyman. yürütmenin yüksek bir kurulu mahiyetinde bulunan Dâr-ı ġûrây-ı Bâb-ı Ali'dir.Cevdet PaĢa. Böyle bir sözleĢme. merkezî teĢkilâtta Ģu önemli değiĢiklikleri yapmıĢtır: Merkezî teĢkilâtın çekirdeğini oluĢturan Divan-ı Hümayun'un bir Ģûra meclisi olma özelliğini kaybetmesinden dolayı meĢveret usulünü yeniden canlandırmak ve Divan-ı Hümayun'un daha önceleri ifa ettiği icra ve yargı görevini birbirinden ayırmak üzere iki önemli yüksek kurul teĢkil edilmiĢtir: Birincisi. bağımsızlık anlayıĢına aykırı görünse de. Kazaskerler. Mahmut. 1241/1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapattıktan sonra kendisini daha güçlü hisseden II. Divan-ı Hümâyûn fonksiyonunu kaybedince onu teĢkil eden idarî birimler de önemlerini yitirmiĢler ve bu gün de devam eden nezâret usulü (bakanlar ve bakanlar kurulu i. gerçi devletin bağımsızlığını zedeler. belki zayıflayan icra gücünü yeniden kuvvetlendirmek ve iĢlerlik kazandırmak üzere. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte e-dilmiĢtir? II. adlî ve malî konularda gerekli düzenlemeleri yapma görevi bu meclise verilmiĢtir. memleketin ihtiyaç duyduğu çeĢitli idarî. 3-9. Divan-ı Hümayun'un adlî yönünü devam ettirmiĢtir. II. IX.. Sadâret Kethüdası. 332-339.

ġeyhülislâmlığın da bir nezâret gibi kabul edilmesinden sonra.. Ayrıca Dâr-ı ġûrây-ı Askerî oluĢturulmuĢtur. Mahmut. setre. I.iıt| Osmanlı [ Yunan Ġ aynı kapınıııSj ve bugüne | FenerP 143 Cevdet PaĢa. . Tanzîmât hareketinin de hazırlayıcısı olmuĢtur. Avrupa'nın ilim. Mahmûd döneminde kendi yürüyüĢünü terk etti. sh. 193 vd. bu basit ve öze yönelik olmayan batılılaĢma örneklerindendir. 277-278. kuĢam ve diğer pek de güzel olmayan âdetleri taklid edilir hale gelmiĢtir. edildi ve önai Patrikti diler taraftnö fazlasını da fi Rusların i. . II. Mahmûd'un resimlerinin asılması. Mahmûd zamanındaki ıslâhat bir iki mesele dıĢında ö-ze değil. 1 mümkün olacıtej dir. XII.Sarayın iç idaresine bakan idarî üniteler Enderûn-u Hümâyûn Nezâreti adı altında yeni bir yapıya kavuĢturulmuĢtur (1249/1833).ÇeĢitli vakıflara ait idarî teĢkilâtlar birleĢtirilerek 1242/1826'da Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti kurulmuĢtur. 1254/1838 tarihinde sadrazam ve sadâret tabirlerinin yerine baĢvekil ve baĢvekâlet ifâdeleri ikâme edilmiĢtir. R.Ģekli) benimsenmeye baĢlanmıĢtır. 374-375. » münâsebetleriK Çarı Aleksanttj "Türkleri n ve izzet-i nefisi Ji nelerinin k duygusunu k sarsıldığı gün. 142-146. Bu sebepledir ki. c. hem yapılanları halk destekleyecek idi ve hem de Kavalalı oğlu Ġbrahim PaĢa Kütahya'ya kadar geldiğinde. . AıteıĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI .ahir 1255/1839). Yani devletin yürütme fonksiyonu çeĢitli bakanlıklar arasında paylaĢılma yoluna gidilmiĢtir. Ter. n sesesi. Yapılacak ol Sultân A rettikten sontıl Bu ih. Mahmûd dönemi baĢarılar ve zaferler devri değil. hatta sadece yeniçeriler kullandı diye mehterin ve mehterhanenin ilga olunması ve en önemlisi de sadâret ve sadrazam tabirleri yerine baĢvekâlet ve baĢvekil tabirlerinin kullanılmaya baĢlanması. Halbuki akıllı ıslâhat yapılsaydı ve halkın inançlarına aykırı hareketlere gidilmeseydi. Ahmed Lütfi. Damad Halil Rif'at PaĢa'nın "Avrupa'ya benzemezsek. II. Kısaca Osmanlı Devleti. -Bâb-ı Âli ÇavuĢbaĢılık unvanı De'âvî Nazırlığına (Adliye Bakanlığı) dönüĢtürülmüĢtür (1252/1836). sh. giyim. 253-259. 145.Sadâret Kethüdâlığı ilga edilerek Umûr-i Mülkiye Nazırlığı (içiĢleri Bakanı) ihdas edilmiĢtir (1251/1835). 1254/1838 tarihli Tarîk -i Ġlmîye Dair Ceza Kanunnâme-i Hümâyun'u ile de. fen ve teknolojisi alınacak yerde. Tarih. 311-322. UzunçarĢılı. Ģekle yönelik olarak yapılmıĢtır. II. -Reis'ül-Küttabiık unvanı Hariciye Nezâreti unvanına çevrilmiĢtir (1251/1836). sh. Fener Pıtfi Orta Kapmst| Küçük Kayrası himaye hakkı s içinde oldukta i cemiyet bunun l$l| tanıdığı Feneri soyluları ellyl Prens Ġpsi! ġubat 18/ koposu G( Mora manii Devle türlü i ne ve han Gregorios.Defterhane'nin yerine 1253/1838 yılında Maliye Nezâreti teĢkil edilmiĢtir. halk onu alkıĢlamayacaktı. 177-179. Devlet dairelerinde II. Ġlk resmî gazete olan Takvim-i Vakayi'i de çıkaran ve baĢta Kanunnâme-i Cezây-ı Askerî olmak üzere devletin askerî ve sivil memurları ile ilgili hukukî düzenlemeleri yaptıran II. I I. -Zahire Nezâreti ve Meclis-i Umûr-i Nâfia lağvedilerek yerine Ticâret Nezâreti ihdas edilmiĢtir (6. Merkez TeĢkilâtı. c. . Asya'ya çekilmeye mecburuz" sözü yanlıĢ tatbik edilmiĢtir. 297-306. III. tam manasıyla bir çöküĢ ve yıkılıĢ devri olmuĢtur. pantolon ve fes giyilmesinin mecburi hale getirilmesi. c. Tarih. ama baĢkasının yürüyüĢünü de öğrenemedi143. Karakoç. ¦ . 205-216. yargı görevini yerine getiren adliye ve ilmiye mensupları düzene sokulmak istenmiĢtir. halk tarafından beğenilmemiĢtir. bütün ıslâhat hareketlerine rağmen. sh. Üzülerek ifade edelim ki. Bütün bu nazırlardan meydana gelen kurula da bakanlar kurulu anlamında meclis-i vükelâ ve heyet-i vekile denmiĢtir.Baruthaneler Nezâreti ve benzeri askeri idareler ilga edilerek Harbiye Nezâreti te'sis edilmiĢtir (1251/1835). Bu yüzden yapılan ıslâhat. Külliyât-ı Kavânin. 156-160.

bu ocağın kanunları ayaklar altına alındığından ve en önemlisi de yeniçeri ocağı askerleri. Mahmut Dönemi Belgelen. 61 vd. dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. mal ve ırzlarının korunmasında ve kısaca 24 milyon km2/lik Osmanlı diyarının fethedilmesin-de büyük payı olan Yeniçeri Ocağı. bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi. Bu hasletleri. sh. Bu tarihten sonra. Rum isyancılar tarafından Ekim 1821'de tamamen iĢgal edilince. tamamen çürümüĢtü. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır". her ne kadar daha fazlasını da hak etmiĢ olmasına rağmen. 142-167. Çünkü Osmanlı Devleti. Akgündüz. Ankara 1988. 244 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ğı bir mekân olmuĢtur144. Çünkü Türkler. defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios'un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi. sadrazam tarafından Bâb-ı Âli'ye davet edildi ve önce sorgulandı. 180. ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuĢtu.243 145. mukavemetli. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. sh. Mayıs 1825'de EĢkinci Ocağı denilen eğitimli ve düzenli bir ordunun . II. Takvim-I Vakayi. askerliği bırakıp siyâsete. artık bu teĢkilâtın yürümeyeceğinde müttefik idiler. nr. II. Yunan Ġhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır. Sultân Aziz devrinde. Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi. 163. servete ve sefâhete bulaĢtıklarından dolayı. bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe. Karal. önce Osmanlı Devleti ĢaĢırdı. PadiĢah da. Hatta idam önlenebilseydi. V. Bu sebeple. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. onların Katolikler tarafından hor görülmelerine. Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. Rumlar. 1814'de Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuĢtu. Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi. Okandan. Mahmûd zeki bir devlet adamıydı ve tarihden de ders almıĢtı. hem Çar'ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821'deki baĢkanıydı. c. 146. 328 vd. III. yine bu Patriğe bağlı olan Patras baĢpiskoposu Germanos'du. I. 12 ġubat 1821 günü Yunan Ġhtilâlini baĢlatan da. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir? 465 yıl. I. Müslümanların can. Mesela Fener Beylerinden Prens Ġpsilanti. Maneviyatları sarsıldığı gün. Fâtih'in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi. Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıĢtırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı. bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen Ġstanbul'lu Rum soyluları eliyle. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. Fener Patrikhânesi. devlet ricali de ve hatta yeniçeri ağaları da. kapının açılmayacağına söz vermiĢler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmiĢlerdir. Osmanlı Devleti'ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir.. Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios. 106. Önce neferlerini ocağından seçerek ve ġeyhülislâm Tâhir Efendi'den ilga fetvasını alarak. Osmanlı Devleti'nin zaferden zafere koĢmasında. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". Yapılacak olan. Ahmed Cevdet PaĢa gibi bazı tarihçiler. c. Mora. 140. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. Osmanlı Tarihi. Ahmed. Yeniçeri ocağına yaklaĢık 200 senedir vasıfsız insanlar alındığından. sabırlı. Hemen bu teĢkilâtı kaldırmayı denemedi ve 17 yıl bekledi. 125. Ter. Nitekim Ġstanbul'daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. 73. son Rus Harbinde patır patır dökülmüĢlerdi. Fener Patriği Gregorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir? Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya'ya Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri. her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldıKavânin. böyle kritik bir anda Patrik'in idam ediliĢinin Rusların iĢine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyet-i diniye ile tamamen Osmanlı Devleti'nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler. Âmme Hukukumuzun Anahatlan. sh.

Mahmûd'un Bezm-i Âlem Valide Sultân'dan doğma büyük oğludur ve babasının 1 Temmuz 1839 tarihinde vefat etmesi üzerine Osmanlı tahtına 16 yaĢındayken oturdu. PadiĢah. Kutay. Et Meydanında (Aksaray Meydanı) ayaklanan yeniçerilere karĢı II. Canan. bütün vezirler. Ġbrahim. Ancak ReĢid PaĢa ve ekibinin muhalifleri ilk yıllarında daha da hâkim durumdaydılar. Nizâm-ı Cedid ve teceddüd hareketi. Hüsrev PaĢa'ya düĢman olan Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi PaĢa'nın Osmanlı donanmasını Çanakkale'den alarak Ġskenderiye'ye götürüp Mehmed Ali PaĢa'ya teslim etmesi gibi bir felâketi doğurdu. Beğlikçi Pertev Efendi'nin kaleme aldığı ve Reisül-küttâb Seydâ Efendi'nin okuduğu ilâve kararı ittifakla kabul edildi. yeniçeriler âdetleri üzere kazan kaldırıp isyan ettiler. Artık yeniçeriler. Sadrazam . zeki ve merhametli idi. bütün propagandalarına rağmen. 14 Haziran 1826 günü akĢamı ayaklanan yeniçerilerin elinden son yeniçeri ağası olan Celâleddin Ağa zor kurtulabildi. Cemal. Mahmûd ve Pertev PaĢa tarafından yetiĢtirilen ReĢid PaĢa. ulemâ da dahil bütün destekçilerini kaybetmiĢlerdi. Yeniçeri ağalığı yerine seraskerlik makamı ihdas olundu ve Ağa Hüseyin PaĢa ilk 144 Cevdet PaĢa. Doğu dillerinden Arapça ve Farsça'yı. Kazaskerler. "Fener Patrikhanesi ve Bulgar Kilisesi". Tarih KonuĢuyor Dergisi. ġeyhülislâm. 232-236. Halk ve asker yeniçeri ocağının bulunduğu Aksaray Meydanına geldiler ve binlerce yeniçeriyi katlederek ocağı tasfiye ettiler. 112-116. Tanzîmât'a soğuk olan ihtiyar Hüsrev PaĢa'nın zorla sadrazam olması ve PadiĢahın da buna ses çıkarmaması (Temmuz 1839). Tarih. ReĢid PaĢa ve Tanzimatçı ekibi idi. Devleti kendisi değil. *£^ XXXI. Batı Musikisine âĢinâydı. sh. sayı I. babasının aksine nazik. Hocalar ve büyük cami imamlarının da katıldığı bir meĢveret meclisini topladı. Gönüllü yeniçerilerden oluĢan bu askerler eğitime baĢlayınca. Abdülmecîd. diplomasiden gelen ReĢid PaĢa liderliğinde kuvvetleniyordu. II. Tahta çıktığı zaman devlet Nizip bozgunu gibi acı bir olayla dertli idi. devlet ricali ve yeniçeri dıĢındaki Kapıkulu Ocakları PadiĢahın yanında yer aldı. Tanzîmât hareketini hazırlayan bürokrasi yönetmiĢ idi. II. 69-70. batı dillerinden ise Fransızca'yı çok iyi biliyordu. Mesela kabristanlardaki âbidevî yeniçeri baĢlıklarının tahrip edilmesi. c. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 245 serasker oldu. ABDÜLMECĠD DEVRĠ 147. iyi bir hattat idi. yeniçeri teĢekkülü diye muhteĢem Osmanlı askeri muzıkası olan Mehterhanenin ilga olunması manasız hareketlerdi. Ahmed Refik. Bürokrasinin en ileri gelenleri ise. TOEM. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. 15 Haziran 1826 günü Ġstanbul'un fetih gününü hatırlatan bir gün oldu. Bu yüzden Hâin veya Firârî diye meĢhur oldu. 113. Diğer Osmanlı padiĢahlarından farklı olarak memleketi çeĢitli yönlerine düzenlediği altı seyahatle dolaĢmıĢtı. aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Halk arasında Sultân Mecîd diye bilinen I. Ġsyancı bir beylerbeyinin askerleri. Mevlevî tarikatına mensuptu. YakıĢıklı olan Sultân Abdülmecîd. Ağa Hüseyin ve Ġzzet PaĢalara askerleri ile birlikte Ģehre inmeleri için emir verildi. Bu karar herkesin kabul ettiği bir karardı ve ittifakla vak'a-i hayriye =hayırlı olay diye tarihe geçti. V. BaĢta ġeyhülislâm ve Kazaskerler olmak üzere bütün ulemâ. Mahmûd Sancağ -ı ġerifi Sultân Ahmed Meydanına dikerek halkı itaate davet etti. sh. 363-365. Yeni bir Osmanlı ordusu kurularak adına Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adı verildi. halkı rahatsız etmeye baĢladı. c. Mevleviyet Kadıları. sh. Osmanlı ordusunu periĢan etmiĢti. 73-84. Sadrazam Benderli Selim PaĢa. Abdülmecid'in Ģahsiyeti. I. Karal.TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I. Artık Mehmed Ali PaĢa. sh. nr. sh. Ağa Kapısı meĢîhata devredildi ve seraskerlik makamı da Bâb-ı Seraskerî adıyla Eski Saray denilen Ģimdiki Ġstanbul Üniversitesi merkez binasına taĢındı. ĠĢte tarihte vak'a-i hayriye denilen hadisenin temeli budur145. Bu arada baĢta Yeniçeri ağası Celâleddin Ağa olmak üzere. Yeniçerilerin manevi dayanağı gibi görülen BektaĢî dergâhları kapatıldı ve ileri gelen Ģeyhleri sürgün edildi. Ġngiltere'den sonra en kuvvetli donanmanın sahibiydi. 8(85). Osmanlı Tarihi. XI. kendi ağalarının çoğunluğu da PadiĢahın yakın adamları ve nizâm-ı cedidin taraftarları idiler. Tercüme Odasından gelen Mehmed Emin Âli PaĢa ile Tıbbiye'den çıkma Keçeci-zâde Fuad PaĢa'yı ekibine katmıĢtır. I. Ancak bundan sonra yapılanlar. c. sadrazam.çekirdeğini teĢkil etti. 104-105.

c. Mustafa Naili PaĢa sadrazam ve ReĢid PaĢa da Hâriciye Nâzın iken. V. Ancak Ġngiltere bu teklifi gizlice Osmanlıya bildirdi. 297-309 (EĢkinciler Lâyihası). Rusya'nın yanında yer alan Yunanistan. Notayı çok sert bir Ģekilde reddeden Çar. : : . Napolyon sulh için Rusya'ya nota verdi. Nikolay öldü. Ağustos 1854'de alkıĢlarla BükreĢ'e giren Osmanlı ordusu. sh. müttefik kuvvetlerle birlikte Eylül 1854'de Kırım'a girdiler. Fransa ve Ġngiltere'nin desteğini alarak Ekim 1853'de karĢı harb ilan eyledi. Fransızların Pire'ye asker çıkarmasıyla cezalandırıldı ve Atina iĢgal edildi. Bu Ģartlara uyulmazsa. 4 devlet askerini Mehmed Ali PaĢa'ya karĢı Osmanlı'nın emrine verecekti. 168-197. Ancak Rusya emeline ulaĢmak için Osmanlı Devi