NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?

Bilindiği gibi, 1999 yılı, 600 küsur sene Müslüman Türk Devleti olarak üç kıtada hâkimiyetini sürdüren Osmanlı Devleti'nin 700. kuruluĢ yıldönümüdür. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıldönümü münasebetiyle, Ģu anda 35 küsur devletin eski mirası olan Osmanlı Devleti ile alakalı lehte ve aleyhte çeĢitli etkinliklerin düzenlenmesi kaçınılmazdır. Amerika BirleĢik Devletlerinde misafir Profesör olarak bulunduğum 1997-1998 ders yılında, baĢta Princeton Üniversitesi olmak üzere, Amerikan bilim kuruluĢlarının da bu kutlamalara etkin olarak katılmayı düĢündüklerini müĢahede ettim. Paris'teki meĢhur mağazaların Osmanlı Katı döĢediklerini ise basından öğreniyoruz. Bu arada 700. yıldönümü münasebetiyle, ülkemizin iç ve dıĢ düĢmanlarının da, baĢta Ermeniler olmak üzere, bu vesileyle tarihî iftiralarını tekrarlamak üzere çeĢitli platformlar oluĢturacağı da, kulağımıza gelen duyumlar arasındadır. Bir çeĢit Osmanlı ile Cumhuriyetin buluĢması yani milli buluĢma olması gereken bu yıldönümünde, vatanını, milletini, devletini ve milli tarihini seven herkesin, bu kutlamaların milli buluĢma haline gelmesi için elinden gelen gayreti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. Sağı ile solu ile her kesim kabul etmektedir ki, millet olarak bizim üç büyük düĢmanımız vardır: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. ĠĢte Osmanlı ile Cumhuriyet'in buluĢmasını engelleyen en büyük maniin milli düĢmanımız olan cehalet yani doğru tarihi bilmemek olduğu kanaatindeyiz. Her gittiğimiz toplantı ve uğradığımız mecliste, bakkalından da ilim adamından da bize yöneltilen sorulardan ve bizim de verdiğimiz cevaplar faslından sonra, mutlaka ortaya çıkan bir rica ve istek var: Acaba Osmanlı Devleti ile alakalı çokça sorulan ve Türk vatandaĢıyım diyen herkesin mutlaka bilmesi gereken soruların cevaplarını ihtiva eden bir el kitabı hazırlayamaz mısınız? Maalesef toplumumuz az okuyan bir toplum. Mevcut eserler, ya toplumun çoğu kesimlerinin anlayamayacağı kadar bilimsel ve ağır ya da sorulara cevap veremeyecek kadar doğrulardan mahrum. Bu, milli bir görevdir. ĠĢte bu arzuyu dile getirenlerden biri de, haseneleri ve seyyieleri ile ahirete intikal eden rahmetli Adnan Kahvecidir. Maliye Bakanı olduğu ilk günlerde beni Ankara'ya çağırmıĢ ve Ģu tesbitleri bir istirham mahiyetinde yapmıĢtı:

"Muhterem Hocam! Eğitim hayatımda Osmanlı Devleti ile ilgili doğru bilgileri öğrenememiĢ ve aleyhte öğrendiğim bilgilerin yanlıĢlığını ve tarihimizi toptan inkârın zararlarını ancak Amerika'daki tahsil hayatımda anlamıĢtım. Bizim Osmanlı'yı batıran kurum diye gördüğümüz 'iltizam' usulünü Amerika'nın vergi toplamada kullanmak istediği modern bir iktisat teorisi olarak mastır derslerimde görünce ĢaĢırdım ve tekrar Osmanlı'yı incelemeye baĢladım. Ġlk iĢim sizin Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserin 1. Cildini okumak oldu. Ancak bu tür eserleri herkesin okuması mümkün değil. KeĢke Osmanlı devleti ile ilgili önemli soruları, bu eserlerinizin özeti olmak üzere 500 sayfa halinde özetleseniz ve adını da "BĠLĠNMEYEN OSMANLI" koysanız, ben de en az 500.000 adet bastırıp bütün meraklı insanlara dağıtsam.".

SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ? Böyle bir eserin telif edilmesine vesile olan sorular, 1983 yılından beri yürüttüğümüz ilmî araĢtırmalar ve Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde verdiğimiz yüzlerce konferanslar neticesinde ortaya çıktı. Soru bankamızda yaklaĢık, okuyuculardan ve dinleyicilerden yazılı olarak bize tevcih edilen 5000 soru birikti. Bunları tasnife tabi tuttuk. Mesela 503 soruyla harem konusu sorulan konuların baĢında geliyordu. BaĢta Yıldırım Bayezid olmak üzere, Osmanlı PadiĢahlarının içki içip içmemeleri, 276 soruyla ikinci sıradaydı. Bunları, kardeĢ katli, Osmanlı devleti'nde hak ve hürriyetler, PadiĢahların hac meselesi, Sultân Vahidüddin'in vatan hâini olup olmadığı gibi sorular takip ediyordu. Tabii ki, bu alanda yapılmıĢ benzeri araĢtırmalar da bizim için ilham kaynağı oldu. Sonradan karĢılaĢtığımız insanlar da bu isteği tekrarlayınca, 700. YIL MÜNASEBETĠYLE 700 SORUDA BĠLĠNMEYEN OSMANLI kitabını hazırlamanın ve çok sayıda basarak bütün muhtaç ellere ulaĢtırmanın milli bir görev olduğunu düĢündük. Ancak dostların ikazıyla bunun da fazla kabarık olacağı, ayrıca bu da yayınlansa dahi, bunlardan 300 sorunun hassasiyetle seçilerek "Bilinmeyen Osmanlı" el kitabının mutlaka neĢredilmesi gerektiği kanaatine vardık. Yıllar önce böyle bir eseri telife Ahmed Akgündüz olarak baĢladım. Ancak bu projenin çok yönlü olduğunu görünce, değerli meslektaĢım Ġktisat Tarihçisi Doç. Dr. Said Öztürk'ün de, birikimiyle birlikte, özellikle Dördüncü Bölümdeki Osmanlı Ġktisadı konularını kaleme alarak bu projeye katılmasını arzu ettim. MeslektaĢımın Osmanlı iktisad tarihi ile ilgili katkıları; eserin daha mükemmel olması için kaynaklara müracaat etme ve yazılanları gözden geçirme gibi yardımları, böyle bir eserin iki imza tarafından yayınlanması imkânını doğurdu. ESERDE TAKIP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER Önemle ifade edelim ki, bu eser kronolojik anlamda bir tarih eseri değildir. Mutlak manada bir tarih felsefesi kitabı da değildir. Doğrudan doğruya bir fikir tarihi eseri de değildir. Hukukî değerlendirmeler her satırında bulunsa bile, bu kitap bir Osmanlı Hukuk Tarihi de değildir. Bu eser, tarih, hukuk, kültür, medeniyet ve iktisat tarihi gibi çeĢitli alanlarda, Osmanlı Tarihi ve Devleti ile alakalı olarak sorulan veya bazı kesimler tarafından kasden ortaya atılan soruların cevapları olan bir el kitabıdır. Bu eser; bir Osmanlı tarihçisinin müstağni kalamayacağı kadar ele aldığı bazı konuları derinlemesine irdelemekten geri kalmamıĢtır; bir Ġslâm Hukukçusunun merak edebileceği kadar hukukun bazı uygulamalarına ayrıntılı olarak girmiĢtir; bir esnafın ilgi duyacağı kadar ilginç sorulara cevaplar aramıĢtır; bir öğrencinin okuyacağı kadar anlaĢılabilecek bir dille kaleme

alınmıĢtır; bir tarih hocasının el kitabı olarak kullanabileceği kadar öğrencilerinin merak ettiği ve kendisine sorduğu konulan tartıĢmaktadır; kısaca, her Müslüman Osmanlı torununun okumaktan uzak kalamayacağı kadar doğru tarihi anlatmaya çalıĢmıĢtır ve nihayet Osmanlı tarihine ilgi duyan yerli ve yabancıları celb edecek kadar bakir mevzuları konu edinmiĢtir. Eserde, bazılarının belki de fazlalık kabul edebileceği Osmanlı PadiĢahlarının hayat hikâyelerine de girdik; ancak bu, hem diğer soruların anlaĢılabilmesi için zaruri idi ve hem de anlatıĢ tarzı konuyu bilenleri dahi cezbedecek kadar farklı oldu. Niyetimiz, tarihin tashih edilmesidir. Bu tashihi toplumun kahir ekseriyeti arzulamaktadır. ĠĢte bu eser, mezkûr arzunun meyvesi olmuĢtur. Her eserin yazarı, kaleme aldığı kitapta vazgeçemeyeceği bazı prensipleri ortaya kor; üslubunu ve muhtevayı o prensiplere göre tanzim eder. Elbette ki, bizim de bu eseri kaleme alırken devamlı müracaat ettiğimiz vazgeçilmez düsturlarımız ve prensiplerimiz vardır.

Okuyucuları hazırlamak açısından, bu prensiplerden bazılarını zikretmek istiyoruz:

1)
Günümüzde, Osmanlı Devleti'ne cephe alan belli mihraklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü Ġslâm Devleti olan Osmanlı Devleti'ne hücum etmektedirler: Birinci kol, Ġslâm'a düĢmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düĢmanlığı adı altında yürüten din ve tarih düĢmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, Ġslâm'ı hayatın bütün safhalarında yaĢayan ve yaĢatmaya çalıĢan Osmanlı Devleti'ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları Ġslâm düĢmanlığını böylece yapmıĢ oluyorlar.

Ġkinci kol ise, altı yüz sene, Ġslâm'ı neĢretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuĢ, Ġslâm'ı kendi safiyetinden çıkarmaya çalıĢmıĢ bir devletin fikir propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti'nin bütün Müslümanları kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayıĢına karĢı çıkan ve yanlıĢ olarak Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı gibi göstermeye çalıĢan belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih'in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi baĢka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar.

Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzulardan biri, Osmanlı padiĢahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, Ġslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aĢırı bir içki mübtelâsı olmaları Ģeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaĢın önüne çıkarılmak istenmektedir. ĠĢte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuĢturulacaktır.

2)
Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iĢtir. Büyük iĢlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin Ģanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiĢ gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düĢer. ĠĢte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2'lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karĢılaĢırsınız. Cerbeze, bütün çeĢitleriyle garip Ģeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âĢıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaĢmakta ve gülüĢmektedir; ama çocuğunun vefatıyla matem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaĢmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir. Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıĢtırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köĢelerinde pis ve murdar Ģeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi'atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüĢ ve kokuĢmuĢ Ģeylere gözü takılır. Sanki o bahçede baĢka bir Ģey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakıĢı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düĢünür; güzel düĢünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır. ĠĢte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar Ģeylere değil; açmıĢ çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetva veren TurĢucuzâdelerin yanında Kanuni'ye karĢı çekinmeden 'PadiĢah emriyle nâ-meĢrû' olan nesne meĢru' olmaz' diyerek haykıran Ebüssuud'dan; Torlak Kemal ve Mithat PaĢaların yanında Molla Fenari'den ve Ahmed Cevdet PaĢa'dan; devleti periĢan eden Tal'at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed PaĢa ve Köprülü Mehmed PaĢa'dan; körü körüne ilmî geliĢmelere karĢı gelen Kâdîzâde'lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve Ġsmail Gelenbevî'den de bahsedeceğiz

. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver PaĢa'ya ve Venizeios ile beraber Said Hâlim PaĢa'ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

3)
Tarihe bakıĢ açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. Ġyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, baĢkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakıĢ açısı olanlardan biri bin sene yaĢayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer'in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah'ın haĢirdeki adaleti de böyle hükmedecektir. Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı Ģer'-i Ģerife bağlılığını Ģöyle açıklıyor: "cümlemizin baĢı Ģeri'at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i eral ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa'y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberi dahi hoĢnud ve razı olarak Cenab-ı

Hayr'un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz'de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kafa Ģüphe yokdur".

4)
Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği Ģeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düĢmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kiĢiye karĢı beslediği Ģefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi.

ĠĢte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlıĢ olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım'm intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları , iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise Ģefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım'ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek Ģefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden Ģey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır. Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu iĢletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaĢtırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; Ģefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

5)
Son 100 yıldır Türkiye'deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa'nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı Ģahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve Ġslâmiyetin düĢmanı olan geri kalmayı Ġslâm'a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalıĢmaktadır. ĠĢte biz bu eserle, bu yanlıĢ kıyasları düzeltmeye çalıĢacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen Ģeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı'daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa'sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa'ya çok Ģiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa'nın nâ-meĢru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmiĢine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karĢı dinen ve aklen mükellef olduğu Ģefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmiĢini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye baĢlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris'te gayr-ı meĢru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmıĢ olan muhterem bir hocanın veya kâdî'nin elbisesini yererler. Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeĢit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare'i överken yaptıkları aĢırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeĢit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. ĠĢte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aĢırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalıĢacağız. Kitabımız Dört Bölümden teĢekkül edecektir. Birinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nin Siyasi Tarihi ile ilgili önemli sorulara ve cevaplarına yer vereceğiz. Ancak her PadiĢah ile ilgili, çokça sorulan soruları, hukuk veya iktisadı ilgilendirse dahi, bu kısımda cevaplandıracağız. Mesela, Fâtih'i anlatırken Kanunnâmesinde yer alan kardeĢ katlini ve Yavuz'u anlatırken ona isnad edilen Kürt Katliamı iddiasını cevaplandırmadan geçmeyeceğiz. Ġkinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nde Sosyal Hayat ve Haremle ilgili soruları cevaplandıracağız. Üçüncü Bölümde, Osmanlı Hukuk Sistemi ve Devlet TeĢkilâtı ile alakalı meseleleri inceleyeceğiz. Son ve Dördüncü Bölümde ise, Osmanlı Ġktisadı ve Mali Hukuku ile ilgili bazı soruların cevaplarını zikr edeceğiz. Maalesef, bu dört alanda da, bize ulaĢan sorulara, yerimizin darlığı sebebiyle, istediğimiz gibi yer veremedik. Ancak bir Ģey tamamen elde edilemezse, tamamen de terk edilmemeli dedik ve bu kadarla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Allah ömür verirse, bütün sorulan kapsayacak bir eseri, 700 Soruda Bilinmeyen Osmanlı adı altında ve iki cilt halinde resimler ve belgelerle birlikte yayınlamak istiyoruz. Yeniden gözden geçirdiğimiz bu yeni baskıda, birinci baskının bazı maddi hatalarını ve imlâ hatalarını tesbit ettik ve tashih eyledik. Bütün titizliğimize rağmen, hatalardan kurtulamadığımızı gördük. Ancak okuyuculardan gelen yapıcı tenkitler de, bizim için Ģevk ve aĢk kaynağı oldu. Bunlardan özellikle Ģu tenkitleri zikretmekte yarar vardır: 1) PadiĢahların kendi cariyeleriyle evlilikleri, nikâh akdinin sonuçlarını doğurmadığından, dört kadınla evlenme sınırına da mani teĢkil etmeyeceğine dair olan tavzîhî tenkit bizim için birinci derecede önem arz etmektedir. Ancak hür kadın üzerine cariye evlenilmesini. Maliki hukukçular caiz görmektedirler.

2) Yavuz'un küpesinin ġii mezhebindeki insanlarla ülfet olsun diye takılmıĢ olması görüĢü biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor bizlere. 3) Maalesef Gazi Osman PaĢa'yı esir yerine Ģehid diye zikretmemiz mutlaka tashih edilmesi gereken bir maddi hata. BinbaĢı Çerkez Hasan ile alakalı hata da buna benzemektedir. 4) II. Süleyman'ın babası olarak I. Ġbrahim yerine I. Ahmed'in zikredilmesi de önemli bir maddi hatadır. Bunun dıĢındaki hatalar, imlâ hataları olmaktan öteye gitmiyorlar. Bunları da mümkün mertebe tashih eyledik. Böylesine konu yoğunluğu bulunan 528 sayfalık bir eserde, bu tür hatalar ister istemez oluyor. Okuyuculardan gelecek yeni tenkitleri nazara alarak bu tür hataları tashih etmeye hazır olduğumuzu hemen ilan edelim. Eserin sağcısıyla solcusuyla, dindarı ile dindar olmayanı ile, siyasetçisi ile memuru ile, öğrencisi ile öğretim üyesi ile, Cumhuriyet ile Osmanlı'nın aynı milletin eserleri olmaları noktasında bir köprü vazifesi gördüğü yolunda, herkesim tarafından tasvip edilmesi, bu gayeyi birinci hedef kabul eden müellifleri memnun etmiĢtir. Ayrıca Osmanlı Devletinde insanlar yakıldı mı? Osmanlı sadrazamları hep öldürüldü mü? gibi güncel konuların da mutlaka bu eserde yer alması gerektiği konusunda ittifak hasıl olmuĢtur. ĠnĢâallah gelecek baskılarda bunu da yapacağız. Bu eseri okuyuculara sunarken, eserin bu hale gelmesine vesile olan insanlara teĢekkür etmeyi vazife addediyoruz. Bunların baĢında eseri okuyarak kıymetli fikirlerini beyan eden EĢim Saime Belkıs Akgündüz Hanımefendiye; oğlum Emrullah Akgündüz'e; değerli büyüğüm Vahdet Yılmaz Ağabeye; değerli kardeĢim Mustafa Karaman Bey'e; teknik meselelerde bize yardım eden Osmanlı AraĢtırmaları Vakfı Müdürü Mehmed Emin ġahin Bey'e; maddi desteklerini esirgemeyen herkese ve Vakfımızın Mütevelli Heyetine teĢekkür ediyor; muvaffakiyet Allah'dan olduğuna gönülden inanıyoruz. 15.08.1999 Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

ĠÇĠNDEKĠLER NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?................................................................3 SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ?.................................................................4 ESERDE TAKĠP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER..................................................4 ĠÇĠNDEKĠLER................................................................................................9 BĠRĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLETĠ'NĠN SĠYASĠ TARĠHĠ I- OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ......................23 1. Osmanlı Devleti, Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır?.......................................................................................23 2. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur? Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir?.............26 3. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir?....................................................................................................28 4. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz?....................................................29

.................................................. özellikle VVittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı topraklan onun zamanında ne kadar büyüdü?. Karamanoğulları ve Germiyanoğullan gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz?................ 10......... Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır?.................. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir?...42 "'"• 13..............................................»....SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ. çocuklarını...........42 ¦'•'¦¦' 12.................. Koca Bizans'a karĢı..................... Murâd'ı.. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir?........31 6.................38 II-ORHAN BEY ZAMANI........... hakkında kısa bilgiler verir misiniz?.............. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı......5.....46 17.............37 9............... Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde.................... Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkilen hakkında neler biliyoruz?................................... hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları... Osmanlılar.............................45 16.......................... Yeniçerileri..................... Sultân Orhan.....50 19......34 7........................ Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti...... Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları.............. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere.51 20.............. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır?..................................................................................44 10 14.....39 11.... 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen..39 ......¦¦........44 15............. bunların Ağalarını Ve Merkezdeki Askerî TeĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız?............................... DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu?... Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir?...........41 III.............. Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve Alevî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia ................................. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır?......... Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir?................. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu ........ Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve Alevî geleneğine bağlı olduğu...... Sultân I......... Âhiyân-ı Rum......................................48 18..........................36 8............................. Özellikle bu olayı açıklar mısınız?....................... hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız?........... Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir...............

.... Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I............................................. yürümüĢ müdür?......... çocukları.62 25.....................................85 40...................................80 37.................. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti............ döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz?.......................................53 IV-YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ..................................................... Fetret Devri ne demektir?....................................55 22.....................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ71 33..60 V-FETRET DEVRĠ.....................59 24...........................68 30................................edilmektedir...... Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? ...........80 38................ Bu iddianın aslı var mıdır?......... Bir kısım tarihçiler.................... Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli............. Süleyman)?............... ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur?............................................................................63 28........... bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır......... KardeĢ katli meselesinin Ģerl dayanağı var mıdır?.............................................62 26....................................-........................................... I................... Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir........ Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplen nelerdir?........ KardeĢ Katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır?......................................... Bu doğru mudur?.......SULTÂN II.................. Fâtih Sultân Mehmed'in kardeĢi Ahmed'i katlettiği ı ............57 23.......... Sultân Murâd'ın kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur?.. Bu iddia doğru mudur?..68 31.............................................. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir...................... Bu ne demektir?........ Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir?....................................69 32........... Bütün bu iddialar doğru mudur?....... nazariyata uygun .................................... Fâtih'in babası Sultân II...............................................70 VII........ bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler............ Murâd'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir.......... Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir.............................................71 34.................. II.........................................63 29..............65 VI.............76 36............................84 39............................................................. Bunlar hakkında ne dersiniz?............. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat........................... Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları özetler misiniz?.......75 35................... Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir?............... Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir................. Sultân Musa Çelebi kimdir?....... MURÂD DEVRĠ......62 27.....................55 21....................................................................................

. Sultân II...... Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir................... Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir?.........90 43.......... Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor....89 42...... Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine . Meselenin esası nedir?............... Fâtih baĢta olmak üzere resimlerini yaptırdıklar............. I Devleti* u 63.......... Bazı I meselenin aslı ve e 51....95 46.............. 50.. 45........... Bu doğru mudur?.....97 47... Fâtih : babasının bu« 61.. Bu doğru mu?......... Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız?... Fâtih döneminde» Ġ Cariyelerle ali» ( Osmanlı Sarayın») 59........... Fâtih devrinden I aristokrat t aleyhinde temizlediği 60.. Hıristiyanlara j Ġstanbul'u yakıp yıkl 53. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II.......................n................98 .... Osmanlı C 52........... ...... Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir.................... Osmanlı Padlj! mudur?. I iddianın «ti BĠLĠNMEYEN OSMANLI 11 40............ Fâtih Sultân Mehmed'in Hı iddialar doğru mudur?............ Hür kadınlar yaĢamalarının Jtrt 1 57............ özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir........ Sultân Fâtih'in kendi kanı kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı 42..................... Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. Fâtih Sultân Mert Türk asıllı bir aile 47....... Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise........i 56..... II. 43..................................41............. Bu doğru mu?... astırdığını duyuyoruz...... Ġç oğlan kavramı kul edilmektedir... Fâtih Sultân Mehmed* 54. Fâtih Sultân Mehmed zehir........ O zaman.88 41......... Dünyanın i söylenmek! yürütülmujtur?"» vni. 62.... ĠstifrâĢ Hakkı veylj 58. Bu iddialar ti 49.......... Bunu nasıl izah ediyorsunuz?.................... Hattsj sürülmektedir...... Fâtih Sultân Mehmed'in Çandarlı Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi?... Ulubatlı Hasan olayı | 48........................................... Fâtih'in içki içtiği v«J neler söylenebilir?...... Ġstanbul'un fethi ! var.94 45......................................... Bu iddialar doğru mudur?...93 44.......................... Fâtih Sultân Mehrr üzere................ Fâtih Sultân Mehmed'in aı yazarlarca söylenmektedir... Bazı yazarların i Kanunnâmelerde vj tabirleri nasıl a 55.... Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak.... 44........................... astırdığını duyuyoru ilgili serî hükümlerle 46.....

...........................108 54. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir........120 62........ Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır?..........................117 61.......... Sultân II..................101 51............................................................ Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını........ Bunun aslı nedir?....... Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir?................. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u kılıç gücüyle aldığı................................. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız?................. O zaman................................... Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir...................115 59... Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II................................. .99 49.............................48........106 53.. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi...... II.............120 63......122 12 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0 .................. Bunlar doğru mudur?............. Bu iddiaların aslı nedir?............... Böyle bir iddianın aslı var mıdır?............................................II............ Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur?..... Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir.......... Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir?...................... Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir.............................. Bu meselenin aslı ve esası nedir?............. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir..... meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz?........ Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir.......... Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var..112 57.................................................................109 55......................... Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir?................... Bâyezid kimdir? Çocuklarını.......116 60.....................................................................................100 50......................... baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere.. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir........................104 52....... Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var.... Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği... Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. Bâyezid'in. 114 58........ Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür?........ Osmanlı PadiĢahları.................... Bu konuda neler söylenebilir?..........................................................119 VIII................................................... BÂYEZĠD DEVRĠ. Bu iddialar doğru mudur?................. ĠstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir?.............111 56.............................................

....................... Gerçekten öyle midir?.......... en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?................................... 137 75................................................................. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse...123 65......... Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir................................................................ II............................................................ Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu âlimi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur?................. Bu doğru mudur?..................................... Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur?........ Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd........ 74..............125 67......148 X................147 81............................................................... Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?. esrar ve kokain yasak mıdır? II........................... 128 69.. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi.................. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur....125 66........64.....146 80......127 68.................133 72.......................... ilk Belediye Kanunları.. II..... 71.................... Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir............................... Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?.........................................YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır?..... Sultân Cem olayının esası nedir?..135 .............................................................. Osmanlı PadiĢahları..............148 ...... Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur?.................. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır?.................... Bâyezid döneminde...........................144 79...KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ........ Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir.............. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir?.....................................132 IX.. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir...130 ..............142 78................... Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu?.................129 70............................ 133 73..................... Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır?............. Yavuz'un pala bıyıklarının Hz..141 77........... 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır?... Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur?......... ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir................. Bunlar doğru mudur?.. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabî'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir........................ II.. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir...... oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâd-ı Resul oldukları da iddia edilmektedir......................... Bu doğru mudur?... Osmanlı Hukukunda afyon.......138 76............................................... Halbuki ilk Alevî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir...................... Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu...............

........................SMS ma i92..................161 90..........152 84........... i....... Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz........................................................ Bu iddianın aslı nedir?... SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR)... Hürrem Sultân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devleti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir........ Bu meseleyi özetler misiniz?........................... oğlu ġehzade Mustafa'yı....................» XN-5 xv...............SULTÂN II........................................ Sarı Selim diye de bilinen II....... Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız?.................................. III..san BĠLĠNMEYEN OSMANLI 13 87........160 XI..............................153 85................. S XIII...................................... bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki 1 içtiği iddiası doğru mudur?.......... Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler.................................... Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur?...........................................157 88......................155 •SULTANI Ġ90................. Kanuni Sultân Süleyman'ın............. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir................... Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir..................................... Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir?...............................164 92...................... Piri Reis Neden Katledildi?.... Murâd.........................154 86...... * mi 95 II! I ( 96................................................. MURÂD DEVRĠ............ Mimar Sinan kimdir?............ Ģahsiyeti............. S Ġl 94.................164 ......................... devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim adamları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.......................SUtfi tsnf »o...................161 91....... Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler.... Bu doğru mudur?.....SULTÂN III.........................148 83............ El v 93................. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir..... 163 XII..........................................82. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız?.........159 89........ Acaba içki caiz mi görülmektedir ki.................

........187 108............SULTÂN III......................................................... Bunlarda hakikat payı var mıdır?............ IV................169 ....................................................................... Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?........ Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız?.SULTÂN I.................................. MURAD DEVRĠ......175 100.................... OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ.................................. MUSTAFA DEVRĠ............................................................ Bunlar doğru mudur?...........................SULTÂN II.............. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır............... III................. 95............. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasadhânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldıgı doğru mudur?169 ¦ 96........SULTÂN IV............ Mehmed.......................................176 101...................................................... AHMED DEVRĠ.. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır.... Sultân IV...........191 .......................... Ahmed.......... Celâli isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir?........181 104..167 94.184 ¦c 106... IV.178 102...........................................181 ' 105.......... Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz?.............................. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur?...184 14 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 8ĠUNI 107.. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri... Murâd'ın ve oğlu III........... IV............SULTÂN I.........171 XIII......................................... I.................................... MEHMED DEVRĠ. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?............... Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?..174 99..180 XVI.........189 109....... aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?..172 98.......... III.....................................................................................................................180 103............ Sultân III........................ Konuyu özetler misiniz?......... Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâli isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var...... Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?.......................177 XIV................. III.................... Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen akıl hastası olduğu doğru mudur?................................... Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır?................. ........................172 97.....178 XV........... Sultân I.... mudur?.... Acaba ileri sürülen iddialar doğru ...................... Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir?..93........190 110...................... IV..... Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?................... Murâd'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların " :idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz............................. Sultân III.....................182 XVII.....

............................... IV....................197 117.............. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum..........202 120. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir?....... Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir.... Sultân I.......208 s 125......193 114............................ 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır?........... MUSTAFA DEVRĠ.................................. Ģahsiyeti................. III...........................................196 XIX............................... Ahmed............... ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz?........................ Ahmed........................... II.......... Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de idam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir.................. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz?........ II...............SULTÂN II.......... IV........................212 127.......206 123................... IV....................... MEHMED DEVRĠ...............195 115.. AHMED DEVRĠ........ Acaba doğru mudur?..................... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?..................................... Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile bulunan padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir?........... Mustafa........... Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir................................................. II.................................... Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır?....................................................................201 119.. I............... AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ)...192 XVIII....... aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?................ Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz?............... Bu olayın aslı nedir?.................210 126............ Ģahsiyeti........ Gerçekten deli midir?.......................................................... Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir............ ĠBRAHĠM DEVRĠ.... Mehmed...206 XXIII....................................193 113............SULTÂN II...........205 XXII...................... Bu da doğru mudur?..................................................204 121......... Bunlar doğru mudur?................................208 124....................... Bu iddiaların aslı nedir?.....111......... Süleyman'ın Ģahsiyeti.................SütT/ .... IV...205 122.............203 XX. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........................SULTÂN II....................200 '• 118..... Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir............................. Sultân II....OSMANLI DEVLETĠNĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV.... Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zaferi'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir................................SULTÂN III...................................214 !28l*i XXIV....197 116............... Ģahsiyeti............................204 XXI.................................................. Ġbrahim..............192 112.SULTÂN I.... Bu da doğru mudur?.............. SÜLEYMAN DEVRĠ.................

.............. III................... Kaynarca Mu'âhedesi. Mustafa..................... ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? .......................224 135.... IV...229 139...SULTÂN IV............ Mahmûd'un Ģahsiyeti.....222 133............SULTÂN I........220 131........................................ ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?................. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz?..............220 XXVI.............227 137....... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ........218 XXV..............................SULTÂN II............................................. Ģahsiyeti......... ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz?... Selim'le BaĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir?....... MUSTAFA DEVRĠ..................... MAHMUD DEVRĠ............................ Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir?.................. Bu doğru mudur?.......................... Ahmed devrinden II... Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır?...................... Ģahsiyeti.........................237 143........................SULTA 131........ Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir?...................................... Osmanlı Devleti'nde III.......... Kabakçı Ġsyanı.......................1 XXIX-SIS Ki »I m-1 TN ÎtĠDüJ^ÜÜ OSMANU 15 128.......... SELĠM DEVRĠ...SULTÂN I..........................................SULTÂN III.........................234 XXIX.......... ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?.............. II......................220 XXVII........... Selim bu yeni düzenle neyi gaye edinmiĢtir?...............................231 140.......................................................217 XXIV............216 129.................... III. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır?.............................................................227 138..............................................................................240 .................... MUSTAFA DEVRĠ.220 132............................ neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar aleyhte yorumlanmaktadır?224 XXVIII.............................................................. SULTÂN III...................................................218 130.............. II.............236 141....1 inak XXV.. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür?........222 134.......... III........ Abdülhamid Hân.SULTÂN III............................ III.......... Nizâm-ı Cedid ne demektir? III...............237 142............................. bir irtica hareketi midir? III....... Selim........... MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ).................. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz?236 XXX........................... Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...................1» 1.... OSMAN DEVRĠ........................................................................ Mahmûd.. I........ Mustafa...... Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir.......................................224 136.........OSMANLI DEVLETĠNĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI....... I................

.......265 158......... 1293/1876 Tarihli Kanun-ı Esâsî'yi Hazırlayan Sebepler nelerdir? Ġslâm Hukukuna göre böyle bir Anayasayı ilan etmek meĢru mudur?..........................................................265 159...........241 145.......................................................... ABDÜLMECĠD DEVRĠ.......... Genç Osmanlılar Osmanlı Cemiyeti'ni kimler ve hangi gayelerle kurmuĢlardır? Namık Kemal ve Ziya PaĢa bu derneğe neden girmiĢlerdir?... ABDÜLAZĠZ DEVRĠ............. Abdülhamid demokrasi düĢmanı mıydı?.................262 156................ I.. aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.............................. Mithat PaĢa hakkında çeĢitli dedikodular bulunmaktadır? Mason olduğu ve Ġngilizlerin adamı olarak çalıĢtığı bu iddialar arasındadır..................263 XXXIV............257 154............. V........... Ģahsiyeti.259 155... II.............. Abdülmecid'in Ģahsiyeti.... Sultân Abdülhamid'e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?...................... Tanzimat devri ne demektir? Tanzimat'tan sonra yapılan idarî değiĢiklikler (1839-1920) nelerdir?......TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I...KANUN-I ESASĠ..............SULTÂN V................262 157..274 ... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.................................................. MURAD DEVRĠ..................261 XXXIII....256 XXXII..............................................250 151........................ Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir?.............253 152............... 273 162..................................................................... MEġRÛTĠYETĠN ĠLANI VE SULTÂN II.................................................... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ.............. Sultân Abdülaziz'in Ģahsiyeti.........144............................................................................269 160.....257 153................... Murad.......... ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........ 1856 (1272) tarihli Islâhat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir? Neden hem Müslümanlar ve hem de gayr-i müslimler bu fermandan memnun olmamıĢlardır?..... 93 Harbi nedir ve sebep olanlar kimlerdir? Berlin Muahedesi bu sebeple mi imzalanmıĢtır?......... Tanzimat sonrası taĢra teĢkilatındaki değiĢiklikler kısaca nasıl geliĢmiĢtir?................................... I.................................................... ailesi ve zamanındaki olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?.......................243 146................245 147...........244 16 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI XXXI........ Sultân Abdülaziz intihar mı etmiĢtir yoksa Ģehid mi edilmiĢtir?............. Mustafa ReĢid PaĢa kimdir? Sadece Tanzimatçı mı yoksa mason bir din düĢmanı mıdır?........................................... 1839 tarihli Tanzimat Fermanının mahiyeti nedir? Osmanlı Devleti'nde hak ve hürriyetler hareketi ilk defa bu fermanla mı baĢlamıĢtır?.................................................................................... Fener Patriği Grigorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir?.....................249 150................................SULTÂN I.................................. 1877 Martında açılabilen Meclis-i Meb'ûsân neden ġubat 1878'de kapatıldı? II............... Bunların aslı esası var mıdr?................................... Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte edilmiĢtir?............................... Sultân Abdülhamid'in Ģahsiyeti...................................................................270 161........................245 148........................................248 149..............................................

. Bir asra yakındır irtica olayı denilerek hep dindar insanların üzerine yıkılan 31 Mart Hadisesi'nin iç yüzü nedir? Ne değildir?...' 163................1 midirler?............................ 180............. 173................................ Osmanlı Devi 184....... Abdülhamid'in muhalifleri tarafından kullanılan Yıldız Mahkemesi olayının aslı ve kararları hakkında hukukçu olarak neler diyebilirsiniz?.287 XXXVOSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMAYA BAġLAMASI....... Abdülhamid'in Ģahsî idare devrinin temel özellikleri nelerdir? Özellikle ittihâd-ı Ġslâm siyâsetinin bu idarede rolü var mıdır?..... Ġttihâd ve Terakki adı verilen siyâsî cemiyet nasıl teĢekkül etti ve nasıl iktidara geldi? Bunların fikrî yapıları nedir?.... XXXVII........................................ Osmanlı Hâl Ģu 182...................... Bediüzzaman Said Nursi gibi Ġslâm âlimlerinin de Sultân Abdülhamid'e muhalif olduğu ve hatta hal' fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir.279 168...............................SULTÂN VI...... II..............................289 ............281 169...... Halife Abdulmeddj bilgiler verir mis 181... MEġRÛTĠYET'ĠN ĠLANI VE SULTÂN V........... Sultân V. 174........ II............ Kölelik Ufl koyı 187.... Osmanlı Devleti'ni 1..... Abdülhamid devrinin "Devr-i Ġstibdâd" olduğu söylenmektedir....... Ermenilerin Sultân Abdülhamid'i öldürmek üzere planladıkları Bomba Olayının aslı ve esası nedir?.............................. 1915 tarihli Ermeni Ti Ermenilerin ve Batılı baz 175..................................................... nelen(W........ Sultân Vahîdüddin'ınj 179. Her ikisi de Mü*:------sebep olan olayla 176... Suriyelilerin Fransızlara Âliye Divan-ı Harbi »¦¦ XXXVI.. Bu iddia doğru mudur ve gerçekten II.....................OSMANLI | DEVRĠ....278 167....................284 170....... Ġttihâd ve Terakki mensuplarının hepsini..... II.......................... Sultân Vahidüddln I Samsun'a çıkmıĢtır?............. II.................... Mehmed Ki neler söyleyebilirsiniz?........ Osmanlı 1 sebeple de dıj ( kimler ma» GSMA/Uf I-OSMANLI W 185............. Osmanlı Kapitülasyonlara 183............ Bediüzzaman Sald hatta hal' fetvasını Abdülhamid'in hal' fet XXXVOSMANLI MEġRÛTĠYETĠN (ĠTTĠHÂD VE TERĠ 172......................................« BĠLĠNMEYEN OSMANLI 17 171............................................ ġerif Hüseyin I' neden dillere dest 177. Kölelik W fl 186........... Abdülhamid................ Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid'in hal' fetvasını kim vermiĢtir?.................. MEHMED REġÂD DEVRĠ (ĠTTĠHAD VE TERAKKĠ ĠKTĠDARLARI).........278 166....................285 171....... bu anlattığınız çerçevede kabul etmek doğru olur mu?.................................................................. Filistin'de bir Yahudi Devleti'nin kurulmaması için ne gibi tedbirler almıĢtır? Ġsrail Devleti'ni kendi zamanında engellediği doğru mudur?............277 5 165................... Ġkinci Abdülhamid neden Hamidiye Alaylarını kurmuĢtur?.. MEH» 178.. I 186....275 164...................

..305 183...........................................................................................................299 179...292 174..............314 ....... Halife Abdülmecid Efendi'nin Ģahsiyeti......................296 177....................... Kölelik ve cariyelik kavramlarını açıklar mısınız?.......................................................................... 188.................................................... Sultân V.... ġerif Hüseyin PaĢa'nın çıkardığı Arab Ġhtilâli nedir? Fahreddin PaĢa'nın Medine Müdafaası neden dillere destan olmuĢtur?......... Suriyelilerin Fransızlar tarafından kandırılmasını ve Cemal PaĢa'nın hatalı kararı ile kurulan Âliye Divan-ı Harbî Meselesinin Araplarla Türklerin arasını açmasını kısaca izah eder misiniz? .. Kapitülasyonlar ne demektir ve Ġslama uygun mudur?............................ MEHMED VAHĠDÜDDĠN DEVRĠ.. Sultân Vahîdüddin'in Ģahsiyeti.........................................299 178.............. Ġslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?....OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMASI VE SULTÂN II............................................. Osmanlı Devleti'nin yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir.303 180.......................................................... Cihan Harbine sokan Enver-Tal'at ve Cemal PaĢa üçlüsü vatan hâini midirler?.172..............312 185........................ ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında neler söyleyebilirsiniz?.............................. .................... Ġslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı .. Sultân Vahidüddin vatan hâini midir? Mustafa Kemal kendi baĢına mı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıĢtır?.................. ABDÜLMECĠD DEVRĠ................................................................... Ġslâmiyet Kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiĢtir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?......................................... Osmanlı Hanedanı.................................... 1915 tarihli Ermeni Tehcir'ini Ermeni soykırımı olarak görmek mümkün müdür? Bu konuda Ermenilerin ve Batılı bazı yazarların iddialarına nasıl cevap verebiliriz?..................304 182....... Mehmed ReĢâd Hân'ın Ģahsiyeti......................................297 XXXVI.. Osmanlı Devleti'nin duraklama...............289 173.... çocukları ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Osmanoğullarının Türkiye dıĢına ihracı nasıl olmuĢtur?...................310 ĠKĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLFITNDE SOSYAL HAYAT VE HAREM I....................303 181.......312 186......................................................300 XXXVII....................... Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢını hazırlayan Ġttihada kadronun çoğunlukla mason oldukları ve bu sebeple de dıĢ güçlerin kuklası haline geldikleri söylenmektedir....................................................... daha sonra ne zaman anayurtlarına dönme imkânlarını elde etmiĢlerdir ve Ģu anda yaĢayan Osmanlı ġehzadeleri var mıdır?....SULTÂN VI..................................... Osmanlı Devleti'ni I.296 176.............. Bu iddia doğru mudur ve kimler masondur?................ Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karĢılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?..294 175.........314 B&&5 18 ġĠLĠNMEYEN OSMANLI 189.........................................................OSMANLI HUKUKUNDA KÖLELĠK VE CARĠYELĠK.......................................................313 187............................ ailesi ve zamanındaki mühim olayları özetler misiniz?.................................... gerileme ve yıkılıĢ sebeplerini kısaca özetler misiniz?................... Kölelik ve cariyeliği ilk defa Ġslâm Hukuku mu vaz' etmiĢ ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuĢtur?.......................................306 184.....

...................................... Durumu fıkıh kitapları açısından izah eder misiniz?......................................331 204.. havuz safalarını da buna bağlamaktadırlar.......338 ..................... peykler ve has odalıklar ne demektir?..........326 200.......................319 : 193..............325 199.....329 203...338 209.............................................. Harem'e aitmiĢ gibi gösterilen çıplak resimlerin Osmanlı kadınlarına ait olduğu doğru mudur? Yoksa bunlar da Batılı ressamların hayalî ürünleri midir?..... OSMANLI'DA MÜZĠK VE EĞLENCE.................. 334 III.......... Osmanlı PadiĢahlarının eĢleri sayılan cariyelerden kadınefendiler kimlerdir?.................... Halbuki Ġslâm'da musikinin hükmü buna mani değil midir?............ Saray'daki câriyeler'in hepsi PadiĢahların hanımları mıydı? Yoksa görevleri nelerdi?.................................... Osmanlı Devleti'nde çeĢitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiĢ midir?.......... Osmanlı Devleti'nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz............... 327 201........ Efendilerin cariyelerin avret yerlerini görmeleri caiz midir? Caiz olduğunu iddia edenler.................................. Harem'deki kadınlardan PadiĢahlara veya Devlet Adamlarına........................................................................................ Osmanlı PadiĢahlarının karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?............................. yansıtıyor mu?...331 205........322 196......................................................336 208..................................315 :i 190.................................. Halbuki altın ve gümüĢ kap-kacak kullanmak dinen yasaktır........ Bunu nasıl izah ediyorsunuz?.......... PadiĢah ve devlet adamlarından da Harem'deki bazı kadınlara veya sultânlara aĢk mektupları yazıldığı söyleniyor.................................. Batılı bir kısım yazarların Harem'le ilgili kitapları hakkında neler söylenebilir? Bunlar gerçekleri ¦".. Hizmetçi Statüsündeki Cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca iliĢkisi mümkün değil midir?316 191.................321 195......... PadiĢahların Harem'in bahçesinde bulunan havuzlarda cariyeleri çırılçıplak soyduğu ve bunlara süt banyosu yaptırarak bununla eğlendiği iddia edilmektedir? Bunun hakkında ne C dersiniz?...... 206.............yaĢayabilirler mi? Bunun kaynağı nedir?................. Gözdeler.................. Harem'de ve Topkapı Sarayı 'nın sofralarında altın ve gümüĢ kapların kullanıldığını duyuyoruz............ Hizmetçi statüsündeki cariyeler..... Osmanlı Haremindeki erkek personeli kısaca anlatır mısınız ve görevlerini açıklar mısınız? ............. kiminle karı-koca hayatı ya'Ģârlar?..................................................................335 207......... Harem'de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeĢit eğlencenin meĢru'-gayr-i meĢru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir............. Hünkâr Sofası denilen Harem'in salonunda gayr-i meĢru eğlencelerin yapıldığı söylenmekte ve çirkin iftiralar yapılmaktadır? Bunlar doğru mudur?....................319 192................................................................................ Doğru mu?. Harem ne demektir?..317 II-OSMANLI'DA HAREM.......................... Harem'deki cariyeler evlenebilirler miydi?......... Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dıĢlı mıydılar?................................................................................ Bu doğru mudur?....324 ¦ 198.......... Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı PadiĢahları zorla insanları hadım ettirmiĢ midir? Hadımlar.............................335 -..•'-'...............323 197.......................320 194............................:...............329 202......

........................... Osmanlı r> W OSMAltîHfif? I............... Hûbân-nâme'si. "Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir......... Osm-220 ........................................................................... Osmanlı Devleti'nde Batılı anlamda sosyal tabakalaĢmadan ve sosyal sınıflardan söz edilebilir mi?.357 . Osmanlı 1 bll9i verir r 217......... Osmanlı Devleti'nde Ģehir hayatını düzenleyen Belediye (ihtisâb) TeĢkilâtı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?......................................................................... 227 ..........................346 215....... Tûsî'nin Behnâme'si hakkında neler diyeceksiniz?................. 219 ....................... Devlet... Osma' sistem............. yani Defter-i AĢk'ı............... Batılıların Pax Ottoman dediği Osmanlı BarıĢı ve hoĢgörüsü ne anlama geliyor?.... ....OSMANLI HÜK........................ Osm islim <¦ 222 ............................... 0 zar meyve 223 ............210. Bu kt: 225 .........339 211...............OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ... Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıllarında toplumu ve özellikle esnafı harekete getiren fütüvvet ve Ahi TeĢkilatı ne demektir?................................ 224 ....................................... Ov Ahi 218.. ġER'Ġ VE ÖRFĠ HUKUK TARTIġMALARI.....................OSMANLI DEVLETĠNDE RE'ÂYÂ VE SOSYAL SINIFLAR......... Osmanlı yönetim anlayıĢında soy asaleti'nin bir önemi var mıydı? KiĢinin ehliyeti ne derece önem arz ediyordu?.341 IV....343 213............ Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?...................343 214....................................... Ġslim • mıdır? 226 ............350 218......348 217..................... Harem'de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı PadiĢahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?................ Batıl 221 ........................... Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaĢandığı bilinmektedir.......348 BĠLĠNMEYEN OSMAN 216..352 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ VE DEVLET TEġKĠLÂTI I.. Osmanlı Devleti'nde Esnafın kümeleĢtiği teĢkilâtlar var mıydı? Esnaf hakkını nasıl arıyordu?.....340 212. Gerçekten Enderûnlu Fâzıl'ın eserleri.... Osnuni hic M ! ¦ 22« 229 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 19 216........... Osmanlı Devleti'nde vatandaĢlara sürü nazarıyla bakıldığı için mi re'âyâ tabiri kullanılmıĢtır?.... Osmanlı hukuk sistemi çok hukuklu bir hukuk sistemi midir yoksa hukuk birliği mi hâkimdir? 354 220........................354 219..............

...............375 II.........y........ Devletin yasama yetkilerinden olan "Caiz olan konularda Nizâm-ı Âlem için kural koyabilir" ne demektir?.................. Bu izahlar neticesinde Osmanlı Hukuk Mevzuatı deyince ne anlamamız gerekmektedir?........................................................................................yı .381 239....... Bu iddialar doğru mudur ve ġeyhülislâm'ın Osmanlı Devleti'ndeki statüsü nedir?.................................. Osmanlı Devleti.....OSMANLI KANUNNAMELERĠ VE YASAMA ORGANI ĠLE ĠLGĠLĠ TARTIġMALAR.... O zaman Kanunnâmelerin tanzim ettiği hukuk dalları nelerdir? Kanunnâmeler.......376 236.......................................... Bu iddialar doğru mudur?.............. mevcut Ģerl hükümleri kanun haline getirebilir mi? Bunun tarihte misâlleri var mıdır?368 227...... Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda Devletin sınırlı yasama yetkileri var mıdır?................................364 223...... Devletin yasama organı... kamu hizmetlerinin ifası için her çeĢit adlî................ Osmanlı Devleti laik bir devlet midir? Osmanlı Hukuk sistemi deyince ne akla gelmelidir? Ġslâm Hukukundan ayrı bir hukuk sistemi var mıdır? Din ve devlet münâsebeti nedir?.....................................382 20 MyM............................................374 232..................... Osmanlı Hukukunda Devletin yasama yetkilerinden olan "Devlete karĢı iĢlenen suçlarla ta'zir suçlarının cezalarını tesbit eder" kuralını açıklar mısınız? Fâtih'in bazı ceza kanunları yapması bu esasa mı dayanmaktadır?....................... Osmanlı Devleti'nin "Ülül-emr................................................... laik hukukun meyveleri değil midir?..... Osmanlı PadiĢahlarının Hak ve Yetkileri nelerdir? Sınırsız yasama.................... Osmanlı Devleti'nde resmî mezhebin Hanefi mezhebi olduğu ve diğer mezhep mensuplarına hiç hak tanınmadığı iddia edilmektedir................................................. Devlet..................... Osmanlı Kanunnâmelerini kısaca nasıl anlatabilirsiniz?..... Osmanlı Hukukunda doğrudan Devlete yani Ülül-emr'e tanınan yasama yetkileri yok muydu?373 231.....369 228............ bu Ģerl yetkiye dayanılarak mı hazırlanmıĢtır diyeceğiz?......................... Osmanlı Kanunnâmeleri ġerî'at ve Fetva süzgecinden geçirilmiĢ midir?......365 224..........................9...................368 226.371 230.....................374 233............................. idarî...........................................................221................... Osmanlı dönemindeki mahkeme kararları demek olan ġer'iye Sicillerine göre Osmanlı Hukuk sistemi nedir?...... Osmanlı Hukukunda Kanunnâmeler nasıl ve kimler tarafından hazırlanırdı?........................................................................ Osmanlı Devleti'nde ġeyhülislâmlar'ın Divan-ı Hümâyûn üyesi olmadığı ve kendilerine etkili bir görev verilmediği iddia edilmektedir........ malî ve askerî düzenlemeleri yapabilir' mi? Kanunnâmeler bu kuralın sonuçları mıdır?..........................378 237....................... yürütme ve yargı yetkileri var mıdır?.................................... Bazı araĢtırmacılar... Mîrî Arazî ve Tımar sistemi ile Ġlgili kuralları kor" Ģeklindeki yetkisini açıklar mısınız? O zaman tımar sistemi ile alakalı bütün kanunlar....................................................................... Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki bir kısım kanunları hazırlarken eski gayr-i müslim devletlerin kanunlarından iktibâsda bulunduklarını ve dolayısıyla Ģeriata aykırı kanunları yürürlüğe soktuklarını iddia etmektedirler?....................................379 238................... içtihâdî mevzularda ictihâdlardan birini tercih ederek nasıl kanunlaĢtırabilir? Bu konuda ġeyhülislâmların yetkileri nelerdir?...................367 225..............361 222...........................................................376 235.Ģ.......375 234........................370 229.

........................................ Tanzimat sonrası ġer'iye Mahkemeleri kaldırılmıĢ mıdır veya Bunları n Yetkilerinin Sınırlandırılması söz konusu mudur?.......387 244..................................................................................405 252.......................................................... Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce yargı görevini yerine getiren mahkemeler yani ġer'iye Mahkemeleri nasıldı?......385 243................ Osmanlı hukukunda sınırlı yasama yetkisini Divan-ı Hümâyundan baĢka kimler kullanmıĢtır? Divan-ı Hümâyûn önemini kaybedince............240........................404 V.................................................OSMANLI DEVLET TEġKĠLÂTI VE SALTANAT USULÜ........................................................................400 IV..................... Osmanlı devlet Ģeklini Batıdaki anlamıyla mutlakıyet olarak vasıflandırmak mümkün müdür? ġayet doğru değilse....412 258.............401 251...................................405 253..... 1862'de kurulan Divan-ı Muhasebat ile mi baĢlamaktadır? Yoksa daha evvel de böyle bir müessese var mıdır?....401 ¦ 250.......383 III..........................406 254......... Osmanlı Devleti'nde hâkimlerin dereceleri ve tayin usulleri nasıldır? Günümüzdeki gibi hâkimlerin sınıflandırılmaları mevcut mudur?...............OSMANLI DEVLETĠNDE EĞĠTĠM VE YARGI.........................................397 248.......... Osmanlı Devleti'nde temyiz makamları var mıdır? ġer'iye Mahkemeleri dıĢında yargı organları bulunmakta mıdır?. Osmanlı Hukukunda vatandaĢların temel hak ve hürriyetleri kabul edilmiĢ midir? Yoksa 1839 tarihli Tanzimat Fermanıyla mı kabul edilmeye baĢlanmıĢtır?................ Osmanlı Hukukuna göre devletin unsurları nelerdir?........... Nizamiye Mahkemeleri Avrupa kanunlarını mı uygulamıĢtır? TeĢkilatlanması ve temyiz usulleri nasıldır?................................................. Osmanlı Devleti'nde ulül-emr veya Ģûra meclisinin yerini alan ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu görevini de ifa eden Divan-ı Hümâyûnu kısaca anlatır mısınız?..................................................392 245. Osmanlı Devlet sisteminin temel özelliklerini özetleyebilir misiniz?.384 ¦ 242................384 241.........................................................................................................................................................409 256.................... Yürütmenin baĢı olan PadiĢahların tayin usulleri ve saltanatın verasetle intikali meselesi Ġslama göre izah edilebilir mi?................... Ġslâm'ın tavsiye ettiği Ģûra esasına ri'âyet edilmiĢ midir?......................399 249............ Bu izahlar karĢısında Osmanlı Devleti'nin Despotik olduğu iddiaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?............ Osmanlı Devleti'nde baĢbakan demek olan Vezir'-i A'zam (Sadrazam)ın hak ve yetkileri nelerdir?..................... Osmanlı Medreselerini ve ilmiye sınıfını kısaca anlatır mısınız?................................................... Osmanlı Devleti'nde insanı insan yapan ġahsî Hak ve Hürriyetlerin korunması ve Güvenlik Ġlkesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?..............414 ....................395 247..............393 246.................................. Devletin gelir-giderlerini kontrol eden SayıĢtay..........................................410 257............................................... Osmanlı PadiĢahları herhangi bir makama karĢı sorumlu mudurlar? Yoksa bazılarının dedikleri gibi astıkları astık ve kestikleri kestik midir?..........................................................................................408 255..........................OSMANLI DEVLETĠ'NDE TEMEL HAK VE HÜRRĠYETLER... Osmanlı Devleti'ndeki taĢra teĢkilâtı yani eyâlet ve sancak sistemi nasıl çalıĢıyordu?.............................................................. 1876 yılına kadar ve özellikle de Tanzimat'tan sonra yasama faaliyeti nasıl devam etmiĢtir?.......................................................

......... Osmanlı Devleti'nin miras hukuku konusunda Ģerl hükümleri terk ettiğini göstermekte midir?.425 265..OSMANLI AĠLE. Osmanlı Devleti'nin 1876 tarihinden itibaren Medeni Kanunu olan Mecelle hakkında ne diyorsunuz? Mecelle ile Ġslâm Hukuku terk edilerek yeni bir Avrupaî kanun mu yapılmıĢtır?............. ( II-05 278............ S 282......... Osmanlı Hukukunda gayr-i menkul mülkiyeti var mıdır? Arazî Hukukunun Ģerl dayanağı nedir? Bütün Osmanlı toprakları sadece mir! arazi midir?....0 277.............. CEZA........... Osmanlı Devleti'nde evlenme akdi nasıl bir sözleĢmedir? Ġmam Nikâhı ne demektir?....................................434 DÖRDÜNCÜ BOLUM OSMANLI DEVLEIÎNDE MALĠ HUKUK.............. Osmanlı Miras Hukukunda Ģer'i ve âdi intikal diye bir düalizmin yer aldığını biliyoruz.......433 270...... Ta'addüd-i zevcât yani birden fazla kadınla evlenme meselesinin Osmanlı Devleti'ndeki uygulanıĢı nasıldı?......... MĠRAS...........................................259..................... 1868 yılında kurulan ve DanıĢtay'a benzeyen ġûrây-ı Devlet ile mi baĢlamıĢtır? Yoksa daha evvel buna benzer yargı organları var mıdır?............................ Mîrî arazi ne demektir? Osmanlı ülkesinde bütün arazinin mâlikinin PadiĢah olduğu iddiası doru mudur?............... Fâtih'in azınlık hak ve hürriyetleri ile ilgili fermanını kısaca anlatır mısınız?.......................... Osmanlı Devleti'nde azınlıklara tanınan hakları kısaca özetler misiniz? Neden azınlıklara bazı elbiselerin giyilmesi ve evlerinin yüksek binası müsaadesi verilmiyordu?.422 RIH' el k«a|| VIl-OSMMUS OSMAfUS I-OSMANLĠ» 272 ( 273 0*mt*8 274 275.................... ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT I............................. Bu durum....427 267.. t BĠLĠNMEYEN OSMANLI 264................................................. Osmanlı Hukukunda Kadının boĢama hakkı var mıdır?..........................................................416 260................. Osmanlı Devleti'nde azınlıkların görev ve yükümlülükleri nelerdi?........... Osmanlı Devleti'nde idarî yargı.......................... zina suçunun cezası olan recm............ Tanzimat'tan sonra azınlık hakları ile ilgili ne gibi geliĢmeler olmuĢtur?.421 263.......................433 271.........................OSMANLI VERGĠ SĠSTEMĠ VE ġER'Ġ DAYANAKLARI......436 ..........................OSMANLI DEVLETĠ'NDE AZINLIKLARA TANINAN HAKLAR...............................415 VI........................................ K 276...................429 VII....430 268.......................416 261...........................426 266................ Osmanlı Devleti............. hırsızlık suçunun cezası olan kat'-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamıĢ mıdır?..... EġYA VE BORÇLAR HUKUKUYLA ĠLGĠLĠ ÖNEMLĠ SORULAR............419 262...............436 272............. Osmanlı Hukukunda vergi ne demektir? ÇeĢitleri nelerdir? ġerî'atın dıĢında vergi var mıdır?.430 269............................

....... Müsadere ne demektir? Osmanlı Devleti'nde mülkiyet hakkına saygı yok mudur?........ Cumhuriyet'in Osmanlıdan devraldığı sınai mirasdan söz edilebilir mi?.............................................................................................486 ... Kendine has bir Osmanlı üretim tarzından söz edilebilir mi?...................461 287...........448 283................... Osmanlı Devleti'nde servet birikiminden söz edilebir mi?......442 II......... ġer'î Bütçe ne demektir? Osmanlı Devleti bu bütçenin esaslarına uymuĢ mudur?................OSMANLI DEVLETĠ'NDE ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT......... 16...... Osmanlı Bütçelerinin tarihî geliĢimi nasıldır? Bütçe Tarhuncu Lâyihası ile mi baĢlamıĢtır?..........443 278........ Osmanlı muhasebe kültüründen söz edilebilir mi?............ Haraç vergisi ne demektir? Kimlerden alınmıĢtır?..........440 276........ Kanunnâmelerde çokça geçen Çift Akçesi ne demektir? ġerl bir vergi midir?. Yüzyılda Avrupa'da fiyat devrimi olarak nitelenen geliĢmenin Osmanlı Devleti'nde ne tür etkileri görüldü açıklar mısınız?.................................471 291... Bu doğru mudur?.............467 289............................................................................OSMANLI BÜTÇELERĠ VE KAYNAKLARI.............. Osmanlılar ticârete önem vermiyorlar mıydı? Bir diğer ifadeyle Osmanlılar ticâretten anlamıyorlar mıydı?.........452 285................................476 .......................... 293.....................................441 277....................................470 290..................................437 274...........................473 292..........483 * 295......457 286.. Osmanlı Devleti'nde sanayiden söz edilebilir mi? Sanayiin geliĢimi hakkında bilgi verir misiniz?........... Osmanlı Devleti'nde tüketicinin korunmasına iliĢkin düzenlemeler nelerdir?............................ Osmanlı Devleti neden son yüzyılda sınai geliĢmelere ayak uyduramadı? Osmanlı yöneticileri bu konuda hiç gayret göstermedi mi?........... Tanzîmât sonrası Osmanlı Mali Hukukunda meydana gelen temel değiĢiklikleri özetler misiniz?447 III...........................................445 281...................................... Osmanlı Devleti'ndeki örfî vergilerin Ģerl dayanağı (Tekâlif-i Örfiyye) nedir? Bunları kısaca anlatır mısınız?.......................................... Ġltizam sistemi nedir?....................................................... Osmanlı Bütçe Hukukunun temeli sayılan kamu hizmetlerinin finansman Ģekilleri nelerdir?........................................................................448 284................464 22 ?M^lEf......439 275...............447 282. Osmanlı yöneticileri ticâret yollarının değiĢiminin ne derece farkındaydı? Osmanlı Devleti'nin Hind Deniz Yollarına iliĢkin politikası ne Ġdi?........... Osmanlı para ve finansman sisteminin esasları Nedir?..............................................................................273... Osmanlı Devleti'nde dıĢ ticâret politikasının esasları nelerdir?....................................................................479 294........M ġ^My................443 279........................................................ Osmanlı Hukukunda Cizye ne demektir? Gayr-i müslimlere ilave bir yük değil midir?........ 288......444 280.. Osmanlı Devleti'ndeki öĢür vergisinin manası nedir? Osmanlı Devleti'nin öĢür diyerek zulmen altıda bir yedide bir vergi aldığı söylenmektedir....................................................

....................... Osmanlı müesseselerinin....... kendi geleneği içinde geliĢtiğini gösteren ve peĢin hükümlerle değil................. Batılı olan Busbecq gibi seyyahların..502 BĠBLĠYOGRAFYA.. Feodalite sistemi ile tîmâr sistemi arasındaki farklar nelerdir?............. Müslüman bir devlettir......... Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır? Bu iddia......... Bu iddialara karĢı özetle Ģunları söylemek icab etmektedir: A) Osmanlı Devleti................................. Tîmâr Nizâmı ne demektir?.......... 1838'de Ġngiltere ile Balta Limanı'nda imzalanan Ticâret AnlaĢması hangi Ģartlarda yapıldı............ Osmanlı Devleti..... Feodalitenin siyasî ve sosyal mahiyeti nasıldır?................................................ sağlam bir tarih metoduyla ve ilmî delillerle bunu ispat eden Fuad Köprü-lü'nün Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Te'siri adlı eserine..... Dolayısıyla bu devletin hukuk.....505 KAVRAM FĠHRĠSTĠ.........492 ı 298...................... ileri sürülen bütün iddiaları.. ileri sürdükleri........................... III...................................... Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp... Osmanlı demiryollarını finanse eden Batılı Ülkeler ile Osmanlı Devleti'nin beklentileri nelerdi? -. Maalesef. sadece bu soruya cevap veren ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 11.......................... Ġslâm Dininin esasları ve Müslüman devletlerin tesiri..........OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ 1............ Buna misâl olarak ........................498 302.. meseleyi özetlemekte yarar vardır... Rambaud ve Gibbons gibi tarihçilerin......501 303... Böyle bir iddiayı ileri atanların en büyük delilleri.............. Ahmed'in fermanıyla kaleme alınan..... bu iddiaların tamamen hayalî ve esassız olduklarını ispat ettikleri ve Fuad Köprülü gibi araĢtırmacılar da................................ bütün Osmanlı hukuk sistemi ve devlet teĢkilâtı ile ilgili arĢiv belgeleri......... Fâtih'in Kanunnâmesindeki bazı hükümlerin Bizans Hukukundan adapte edilmiĢ olması.................. Osmanlı Devleti'nin teĢkilâtında iki önemli etki söz konusudur.... Sonuçları ne oldu?..........................................OSMANLI TIMAR SĠSTEMĠ VE FEOADALITE. Avrupalı bazı tarihçilerin iddialarını sürdüren bazı tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız hâlâ bulunmaktadır....... Düyun-ı Umumiye Ġdaresi niçin kuruldu? Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢında nasıl bir etki yaptı? ..............495 ... Bu sebeple.......................... tıpkı Ġslâm Hukukunun Roma Hukukunun aynen devamı olduğuna dair iddialarda bulunan MüsteĢrikler gibi.... Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri... Birincisi............. 300.... delilden mahrum bir iddiadır...... Osmanlı Devleti'ni dıĢ borçlanmaya iten sebepler nelerdir? DıĢ borçlanmanın sonuçları nelerdir?................. müsbet katkısından Söz edilebilir mi?..... tamamen.................... Cildinde neĢredilecek olan Kanun-ı TeĢrifat ve TeĢkilât adlı Kanunnâmeye havale ediyoruz........................................ Defterdarlığın ve hatta PadiĢahların her hafta Ġstanbul'daki camilerden birine gitmesinin bile Bizans'tan taklid edildiği Ģeklindeki hayali sözlerdir. idare ve kısaca bütün müesseselerinde Ġslâm'ın esasları etkili olmuĢtur.................. Osmanlı Devleti'nde para vakıflarıyla Ġslâm'ın faiz yasağının delindiği söylenmektedir..... kısa da olsa.....498 301.....................517 BĠRĠNCĠ BOLUM OSMANLI DEVLETĠNĠN SĠYASÎ TARĠHĠ I.....................489 297......497 IV...... Kazaskerliğin............................................... Buna ne dersiniz?. Anadolu-Rumeli Beylikleri ikilisinin............ satır satır delillerle çürüttükleri halde........................493 299...... vsonuçları ne oldu.....296..

mesela Ġlhanlı Devleti'nin müesseselerinden ciddi manada etkilenmiĢtir. Abbasîler'den I rinde bulunan Dlvan'ların devan tefviz makamının sadece olduğu hemen anlaĢılacaktı beylerbeyillk usulünü I ti'nde de olduğunu A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Hz. Bu manada. Kaldı ki. Ömer'in Ġran'daki bazı vergilerin. Eski Türk kurultay ananesinin de tesiriyle. Türk Devletlerinde aynen korunmuĢtur. Ġkincisi. solaklar ve peykler gibi bazı giyim ve protokol kurallarının Bizans'tan ilham alınarak düzenlenmiĢ bulunması. Osmanlı I tertip ve tanzim ed Bizans'tan etkilenerek I na-gelen kanun hfikı Osmanlı Devleti'nin I mıĢtır. Hele hele öĢür vergisinin Bizans'tan alındığını iddia etmek. bu iktibas iddiaları da doğru değildir. baĢta Abbasî Devleti olmak üzere Müslüman devletlerden alındığı kesindir. vergi tahsili için âmillerin (vergi memurlarının) çevreye gönderilmesi. Özellikle bazı örfî vergilerin Bizans yahut bir baĢka devletten alınması ise. Abbasî Devletinin idarî teĢkilâtı. Osmanlı Devleti'nin Bizans'a ait muhâberât sisteminden yararlanmıĢ olması. ġerâ'iu Men Kablenâ yani eski hukuk sistemleridir. yürütme ve yargının baĢıdır. eski Ġslâm Devletlerinden. Ġslâm Hukukundan haberdar olmamak demektir. Asr-ı Sa'âdette de önemli bir devlet teĢkilâtının bulunduğunu göstermektedir. Yapılan incelemek!"»} ğini göstermektedir. Sasânî devletinde bulunan divan sisteminin benimsenmesi. her Ģeyde olduğu gibi siyasî. Peygamber kendi devrinde yasama. bütün Müslüman Türk Devletlerinde devlet merkezinde bulunan ve devletin iĢlerini birinci derecede görmeye yetkili kılınan bir divan. Bu uygulamalar. Ġslâm hukıi farklı bir yol izlememiĢtir. Ġslâm devlet teĢkilâtında önemli bir geliĢme olmuĢtur. Divan-ı Hümâyûn'un da. kendisine danıĢmanlık yapan kimselerin tayin edilmesi. hukukî ve askerî bir teĢkilât olan devletin geliĢmesinde de tedrîcilik esastır. A gördüğü yeni bir müesseseyi I Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile 112 mukayese ederseniz. Ġslâm'a aykırı olmamak Ģartıyla eski Türk Devletlerinden ve özellikle de Anadolu Selçuklu Devleti ila Anadolu Beylikleri'nin siyasî ve idarî teĢkilâtından ve ayrıca Moğol asıllı Müslüman devletlerin. sorguçlar. Bizans veya baĢka bir devlette gördüğü yeni bir müesseseyi tadil ederek kabul ettiği de bir gerçektir. Bazı ifade değiĢiklikleri dıĢında. diğer devletlerin idarî teĢkilâtlarının ve askerî-malî kanunlarının Müslüman devletler tarafından alınmasında beis görmemiĢtir. Kur'ân ve Sünnet'in esaslarına aykırı olmamak Ģartıyla. Ġslâm Hukuku tarafından caiz görülmektedir. Mesela. çeĢitli milletlerin elinde geliĢip büyüyen Ġslâm Devletidir. bu söyleı lirsiniz. Selmân-ı Fârisi'nin tavsiyesi üzerine Divan sisteminin Sasanîlerden alınması ve Hz. Eğer Nizâm'ül-Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile . hep bu esasların bir meyvesidir. ( ve zaten daha ı lâmlaĢmıĢ hail diyet ciddi manada etkilenmiĢtir. Ġslâm'ın esaslarına uymak Ģartıyla. mahiyetleri Ģerl hükümlere aykırı olmamak Ģartıyla aynen bırakılmasını emretmesi bunun en müĢahhas misâlidir. Sırbistan'ı fethettiklerinde. Ömer zamanında devletin malî ve askerî meselelerinin yürütülmesi için. Her Ģey gibi Ġslâm devleti de basitten daha mükemmele doğru geliĢmiĢtir. Osmanlı Devleti'nin örnek aldığı devlet. daima bulunmuĢtur. ihtiyaçlara göre devlet teĢkilâtını da kurabilmiĢtir. Hz. Bizans'tan gelmesi Ġse. eski Türk Devlet teĢkilâtı. "mirî arazi üzerindeki madenlerin iĢletme esasları ülü'l-emr tarafından tanzim olunur" Ģer'î hükmüne uyularak. Ancak kendini yenilediği. Osmanlı Devleti'nin hukuk ve devlet teĢkilâtını Bizans'tan aynen aldığı manasına da gelmemektedir. eski Sırp Kanunlarının tadil edilerek kabul edilmesi. belli merkezlere kadı tayini yapılması ve benzeri hususlar. Osmanlı mâyûn. C) Tamamen faraziyeler halinde kalan ve ama ispat edilmiĢ mesele olarak takdim edilen bu görüĢlerin aksine. eyâlet sisteminin de. Ġslâm'ın esaslarına aykırı olmayan hususlar. kendisinden sonraki bütün Ġslâm devletlerini ve özellikle de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada etkilemiĢtir. Bilindiği üzere.Abbasî Devletini zikredebiliriz. Bizans'tan değil.. B) Ġslâm Hukuku. Osmanlı Devleti'nin müesseseleri. Nitekim Ġslâm Hukukunun kaynaklarından biri de. Kazaskerlik müessesesinin de. Ġdarî teĢkilâtın oturması Abbasîlerde mümkün olmuĢtur.f Nihayet hukuk ılı manii Devleti. Ġlk yazılı anayasayı kendisi hazırladığı gibi.] kitaplarındaki Hanefi muhalif bir görüĢü ı mayı bile çok ciddi Ģekil j ye (ülü'l-emre) içi boĢ) takip ederek örfi hukuk < kullarının maslahatlarını i lıkları "Ģer'-l Ģerif ve I Mültek'al-Ebhur 1648 ve j kodu olarak kabul edilir Kısaca. Kur'ân'ı ve önemli belgeleri kaleme alan vahiy kâtiplerinin tesbiti.

Ġstanbul. Fâtih devrinde Osmanlı Devleti'nin hukuk sistemi veya müesseseleri köklü bir değiĢikliğe tabi olmamıĢtır. belli bir yasama formalitesini takip ederek örfî hukuk diye bilinen kanunnâmeleri de tanzim etmiĢlerdir. 14. 1981. Kısaca. Ömer Lütfü. 346 vd. 1 BaĢbakanlı Osmanlı ArĢivi. ve XVI. 1337. Nihayet hukuk sistemi ile ilgili olarak da Ģunları söylemek yerinde olacaktır: Osmanlı Devleti. daha önce aktardığımız Ġslâm Hukuku kuralına dayanmaktadır ve zaten daha önceki dönemlerde geçmiĢtir. Ġslâm Hukukunun açıkça hüküm vaz' ettiği alanlarda fıkıh kitaplarındaki Hanefi görüĢleri esas alınarak uygulamaya gidilmiĢtir. Togan. 498-500. eğer Ġslâm hukuku eserleri incelenirse. Ergin. Ġsmail Hakkı. Ġstanbul'un fethinden sonra yeni baĢtan tertip ve tanzim edildiğini söylemek. Ġstanbul. Ġstanbul. sh. Merak edenleri. En çok itiraz edilen ve Bizans'tan alındığı iddia edilen iki beylerbeyilik usulünü ise. YEE. 338 vd. 3-199. EI-Ferrâ. 26 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ . Yapılan incelemeler. 1/225 vd. 1346/1296.. Abbasîler'den itibaren Anadolu Selçuklularına kadar bütün Müslüman devletlerinde bulunan Divan'ların devamıdır. Ġslâm Hukukuna muhalif bir görüĢü uygulamak Ģöyle dursun. 14-1540 sn. Barkan. Memlüklüler'de ve Altınordu Devle-ti'nde de olduğunu söylemek yeterlidir. KrĢ. sh..UzunçarĢılı'nın Osmanlı Devlet TeĢkilâtı ile alakalı eserlerini mukayese ederseniz. (bundan sonra BA). Zeki Velidi.. Rabat. 1334. El-Kettâni. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. Tevkiî Abdurrahman PaĢa Kanunnâmesi MTM. 1 vd. belki o zamana kadar uygula-na-gelen kanun hükümlerinin resmi bir Ģekilde tedvîn edilmiĢ bir halidir. Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. 1/273 vd. Et Terâtib'ülĠdâriyye Nizâm-u Hükûmetln-Nebeviyye. Ġlmiye Salnamesi. vezâret-i tefvîz makamının sadece isim değiĢikliğiyle Osmanlı Devleti'ndeki sadrazamlık makamı olduğu hemen anlaĢılacaktır. Kafesoğlu. 220 vd. Ġbrahim. Asırlarda Osmanlı Ġmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları. Ebû Ya'lâ Muhammed bin El-Hüseyin. bu söylenenlerin ne derece doğru olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. MI. Fuad. Türk Millî Kültürü. sh. Umumî Türk Tarihine GiriĢ... Öyleyse. IX vd. tarihî vakıalara terstir. Anadolu Selçuklularında.. XV. "Allah'ın kullarının maslahatlarını Ģer' ve kanun üzere" görmüĢler. Kahire 1938. Osmanlı Devleti müesseselerinin. UzunçarĢılı. c I. 1983. Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri.. Osmanlı Devleti'nin asırlarca en mühim devlet organı olan Divan-ı Hümâyûn. 316 vd. Osman Nuri. bütün hukukî anlaĢmazlıkları "Ģer'-i Ģerif ve kanun üzere ahkâm-ı Ģerife" vererek halletmiĢlerdir. Bizans müesseselerinin Osmanlı müesseselerine etki etmediğini göstermektedir. KalkaĢandî'nin Subh'ül-A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Ankara. Köprülü. Ġslâm hukukunu tatbik hususunda diğer Müslüman Türk Devletlerinden farklı bir yol izlememiĢtir. sh. Alay ve efendi gibi bazı tabirlerin yahut bazı giyim tarzlarının Bizans'tan gelmesi ise. Mesela. tarihi bilmemek demektir1. 1943. Ġstanbul. Ancak Ġslâm Hukukunun yüksek otoriteye (ülü'l-emre) içi boĢ yasama yetkisi tanıdığı sahalarda. sh. Ġstanbul 1986. Mecelle-i Umûr-i Belediye. nr. Zaten Mültek'al-Ebhur 1648 ve 1687 tarihli fermanlarla Osmanlı Devleti'nin resmî hukuk kodu olarak kabul edilmiĢtir. Hanefi mezhebine aykırı görüĢleri uygulamayı bile çok ciddi Ģekil Ģartlarına bağlamıĢtır. Osmanlı Devleti'ni Bizans'ın Ġs-lâmlaĢmıĢ hali diye takdim etmek. Fâtih Kanunnâmesi de. Bizans'tan etkilenerek hazırlanmıĢ bir Kanunnâme değil. 1984. Ġstanbul.

Müdafaa. "Dinde ikrah ve icbar yoktur". DüĢman Ġslâm ülkesine hücum ettiği zamanlarda ise savaĢa ehil her Müslümanın zaruri görevi haline (farz-ı ayn) gelir. normal zamanlarda Müslüman toplumun dinî görevidir (farz-ı kifâye). Kısaca cihadın gayesi. Allah yolunda can.2. Bu manada harp. Papa'nın tahrikiyle den haçlı ordular. saf Ġslâm inancının sapık inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. Eğer vazgeçerler ise. Allah'tan afiyet ve huzur dileyin. cihad ve kıtal gibi kelimelerle ifade edilen harb. Peygamber'in Ģu hadisi bunu gayet güzel açıklamaktadır: "Ey insanlar! DüĢmanla karĢılaĢıp savaĢmayı arzu etmeyin. cizye ve haraç vermek Ģartıyla tekrar eski Hıristiyan idarecilere teslim etmesi. Bu konuda Halil Ġnalcık Hocamızın Balkanlardaki fetih politikası ile ilgili makalelerine bakılabilir. Osmanlı Hukukunda meĢru addedilen harplerin gerekçelerini Ģu haller teĢkil eder: 1) Ġ'lây-ı kelimetullâh veya fî sebilillâh cihâd dedikleri. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur?Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek için. cennet. Bu manâda Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi. düĢmanlık ancak zâlimlere karĢıdır". Osmanlı Hukukunda gaza. aile. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Nitekim Yavuz'un Ġran'a karĢı ilan ettiği savaĢ. din veya vatan için olabilir. son sebebe dayanmaktadır. Bunun içine. bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. Osmanlı PadiĢahlarının fethettikleri toprakları. Osmanlı Hukukunda harbin yani cihadın tarifini ve sebeplerini özetlemek gerekir. aĢağıda belirtilen usule riayet etmek Ģartıyla. Hukukî yönünü ortaya koyduktan sonra. Hz. tarihî olaylarla meseleyi izah etmek daha kolay olacaktır. Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaĢtır. manevî değerler ve bütün insanlığın iki dünya mutluluğunu temin etme mefkuresi üzerine kurulmuĢ bir devlettir. Harbin gayesi ile ilgili olarak Ģunlar söylenebilir: Bilindiği gibi Osmanlı devleti (umumî manâda). Bu gibi durumlarda nefîr-i âmm (umumî seferberlik) dinî ve zarurî bir görevdir. netice itibariyle sulhdur ve tevhid inancının düsturları ile insanlığı daimi bir barıĢa davettir. Amaç. mal. can. kılıçların gölgesi altındadır". vatan ve ırk gibi maddî değerler üzerine değil. sabır ve sebat gösterin ve bilin ki. Zaten cihada müsaade eden Kur'ân âyeti de buna dikkat çekmektedir: "Artık saldırıya uğrayan mü'mlnlere zulmedlldljj! I tamamen sulha tarafta Segedin'e göndermiĢ id mez. dil ve diğer vasıtalarla savaĢmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak Ģeklindeki tarif cihadın umumî tarifidir. Ölçü Ģu âyetlerdir: "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaĢın. DüĢmanla karĢılaĢınca da. istemeyenlerin ise Ġslâm'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaĢamalarını temindir. son baĢvurulacak çare cihaddır. Harbin karĢılığı olan cihâd ise. müdafaa harbi yapmak gerekir. Bunu kısaca nefsi müdafaa diye özetlemek mümkündür. isteyenlerin Ġslâm'a girmelerini. bu dediklerimizin en büyük delilidir. Ġnsanları zorla Müslüman yapmak için savaĢ yapılmadığı ortadadır. Bu yüce gayeye ulaĢmak için. bilin ki. Ġbn-i Kemal'in yerinde ifadesiyle. Özellikle yükselme döneminde bazı harplerin. Mohaç seferlerin olarak iptal yolı . 2) DüĢmanın Ġslâm toprağını istila etmesi veya tahammül edilemez bir Ģekilde hareket etmesi halinde. Ġslâm'a davet ve bu daveti kabul etmeyenlerle savaĢ diye tanımlanmıĢtır. Ġslâm'ın davetini yaymak için yapıldığını ifade etmek gerekmektedir. Kosova Meydan M önemli bir kısmı. Ġslâm'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi.

Papa'nın tahrikiyle II. mesela Karan devleti mağlup ı rarlanarak. Osmanlı orduları Bizans'ı veya bir baĢka gayr-i müslim devleti mağlup edeceği çok kritik zamanlarda. Hususî hükümlerin dıĢında genel harp hükümleri tatbik edilir. D) Muhariplere yani milletlerarası haydut ve korsanlara karĢı yapılan harpler. Murad. Bizi burada asıl ilgilendiren birinci harp çeĢididir. Kendisi oğlu Mehmed'i tahta oturtarak Manisa'ya çekilir çekilmez. isyancıları ve andlaĢmayı bozanları cezalandırma gayesi de meĢru' bir harbin gerekçeleridir. Karamanoglunun Osmanlı topraklarına girmesi üzerine muhasarayı terk ederek Anadolu'ya geçmek mecburiyetinde kalmıĢtır. Bu iĢleme istitâbe denir. Buna biz. Nitekim gayr -i müslim tarihçiler dahi. Mevcut bir nizâma isyan eden âsiler. Kısaca Osmanlı Devleti'nin yaptığı harplerin önemli bir kısmı. tam Ġstanbul'u muhasara altına almıĢken. düĢmanın yapılan andlaĢmanın Ģartlarını tek taraflı olarak iptal yoluna gitmeleridir. Kanuni zamanında yapılan Belgrad ve Mohaç seferlerinin sebepleri ise. Ġslâm Dinini terk edenlere mürted veya ehl-i ridde denilir. Bunlara karĢı silaha müracaat etmeden önce. Ġslâm'ın kesin emirlerini (zekât gibi) inkâr edenleri. askerî hareketleri I ler. Mesela Yıldırım Bâyezid. Gerçekten Osmanlı tarihini inceleyenler. B) Mürtedlerle yapılan savaĢ. savaĢ ilân edilir. tamamen sulha taraftar olarak. sulh yolu ile itaat etmezlerse. Osmanlı Hukukçuları düĢman Ģahıslara göre harbi dörde ayırmıĢlardır: A) Gayr i müslimlerle yapılan savaĢ. Bizans'ın zulmünden dolayı çok sayıda Hıristiyan re'âyânın Osmanlı askerinden yardım istediğini açıkça ifade etmektedirler. Murad'dan kendileri barıĢ isteyen Macarlar ve Sırplar yeniden haçlı orduları teĢkil ederek Osmanlı Devleti'ne hücum etmiĢlerdir. Kısaca insanî sebepler de demek mümkündür. Diğerlerinin kendilerine mahsus bazı hükümleri vardır. murahhaslarını barıĢ antlaĢmasını imzalamak üzere Segedin'e göndermiĢ idi. C) Bâğilere (isyancılara) karĢı yapılan savaĢ. . Bursa i çaktır. 4) Münafıkları. isyancıları' rekçeleridir. Kosova Meydan Muharebesi takip etmiĢtir. adada esir tutmuĢlar. den yardım ist 4) Münafıkla leri. Ģüpheleri izale edilerek Ġslâm'a dönmeleri için gayret gösterilir. Osmanlı hanedanı arasındaki savaĢlar ile isyancıları bastırma hareketleri (Celâlî isyanları) bu gruba girmektedir. Mesela Karamanoğlunun I lu'ya geçmek r Osmanlı Hut müslimlerle ya lere mürted veya ı neleri izale edıif Vazgeçmezler»^ Mevcut bir nizJır Osmanlı hanedanı | lan) bu gruba j lara karĢı' ceğini Kur'ân i Bizi bazı hükümleri v Ġslâm I kanunu ne i mü'miniere zulmediidiği için cihada izin verildi". Mohaç Seferinin sebeplerinden biri olarak Macar Valilerinin ahaliye yaptıkları zulmü göstermektedir. gündüz boyunları bukağıda ve gece ise ayakları zincirde iĢkenceli bir hayata mecbur etmiĢlerdir. Buna en güzel misâl Ģu olaydır: II. Yol kesme suçlarını iĢleyenlere karĢı savaĢ ilân edilebileceğini Kur'ân açıklamaktadır. 3) Gayr-i müslim bir ülkede azınlık halinde bulunan Müslümanların yardım istemeleri de meĢru bir harbin gerekçesini teĢkil eder. müdafaa harbi niteliğindedir.3) Gayr-I meleri de meĢru I yet altına almak destek olmak Rodos'un fethi on ahaliye bile zuln adada esir tutmu bir hayata mecb Macar Valilerinin i çiler dahi. mesela Karamanoğullarının. Bursa gibi Müslüman bir Ģehri defalarca yakıp yıktıklarını çok iyi hatırlayacaktır. dinden dönenleri. Ġslâm'ın davetini emniyet altına almak ve bu davete icabet etmek isteyen güçsüz ve zayıf kimselere destek olmak da diyebiliriz. Ġbn-i Kemal. Mesela Rodos'un fethi orada bulunan 5-6 bin kadar Müslümana zulüm yapılması ve hatta yerli ahaliye bile zulmedilmesidir. Vazgeçmezlerse savaĢ ilân edilir. ordunun Avrupa'da bulunmasından yararlanarak. Gerçekten buradaki Müslümanları. Bunu bilinen II. Hıristiyan idareciler. Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylikleri ve Celâlî isyanları ile ilgili bütün askerî hareketleri bu manada harbe girmektedir.

GâĢiye. IX. 425-438. 4 Cemâzîyelûlâ 6 99 tarihini vermektedirler ki. ġefaettin Severcan). Bu muameleler Ģunlardır: SavaĢa baĢlamadan önce gayr-i müslimler mutlaka Ġslâm'a davet edilmeli. Ġstanbul 1331.. sh. DoğuĢtan Günümüze Büyük Ġslâm Tarihi. Studia Islamica. Her ne kadar( önce meyda. 1317. Ġnalcık. sh. (neĢr. "Kötülüğü en güzel bir Ģekilde bertaraf ediniz" hadisi ve "Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" âyetinin emirlerine uyulduğunu açıkça beyan etmektedirler.. 66-75. LV vd. Bu iki teklife müsbet cevap alınamadığı takdirde fiilen harp baĢlar. Ayasofya Bölümü. alem ve III. Ġbn-i Kemal. "Ottoman Methods of Conquest". Turnagil. Ġstanbul 1302. "Türklerde Cihad ve Fütuhat AnlayıĢı". Molla Hüsrev. Ġslâmiyet ve Milletler Hukuku. 21/b-24/b. Osmanlı Devleti'nin 400 atlı ile birden bire cihan devleti oluĢunun izahı da sorumuzun cevabını teĢkil etmektedir2. Ġnalcık. konuyu 28 Kânun-ı Sâni 1329 tarihli tezkire ile Tarih-i Osmanî Encümeni BaĢkanlığına havale eylemiĢtir. Ayrıca düĢman gayr-i müslimler. meĢru olan harp kanunlarını çok ciddi bir Ģekilde uygulaya gelmiĢlerdir. 688. 21-22. Kısaca Osmanlı Devleti'nin kuvvetle değil davetle yayıldığını ve diğer milletlerle o-lan savaĢlarının. 1954.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 256. Ġslâm ile kılıç arasında değil. Muhammed. Ġslâm devletinin hâkimiyeti altına girmeleri teklif edilir. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). sh. Ahmed ReĢit. Nicara. Mecma ül-Enhür ġerhu Mültek'al-Ebhur I-II. 9/b. Nit ekim Petervaradin'in fethinden evvel. Ankara 1996. nr. BaĢkasının malına müdahale etmeme yasağını çiğneyen bazı Sırp asıllı askerleri hemen idam ettiren I. her SavaĢ Öncesi. Kur'ân ve Sünnetin emrine uyularak sulh içinde itaatleri istenmiĢ ve Ġbn-i Kemal'in kaydına göre isyan ve zulümde inad edince cihad ilan edilmiĢtir. Ġslâm'ı kabul etmemeleri halinde cizye vererek. Mültekâ Tercümesi. Tevârîh-i Âl-i Osman. Ġstanbul 1972. Alâ'addin Devleti fiilen iv. «„ . aksi takdirde savaĢ yapılacağı ihtar edilmelidir. yüzlerce misâllerden biridir. I. 1/642. Bu dediğimiz hususu. Ġbrahim'in sadrazamı Mustafa PaĢa'nın talimatıyla bu tercüme yapılmıĢtır). Nazmi. 8/b. Beldiceanu. 153 vd. 1/282. Encümenin görevlendirdiği tarihçi Efdalüddin konuyu bütün kaynaklardan araĢtırmıĢ ve bazı sonuçlara ulaĢtıktan sonra bu tarih yani 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi istiklâl kazanılan gün olarak kutlanmaya baĢlanmıĢtır. Dürer ve Gurer. Ancak 699 yılının hangi ayıdır? Elimizdeki bazı kaynaklar. 10/a. Osman. Ġslâm ile cizye arasında serbest bırakmıĢlardır. 3318. Ġl/b. sayı 106. Eroğlu. OınuaMâra OimittlıltfU ıınıo nlıkltn araĢtır bulunr. Mesela Alman Tarihçi Lies aynen Ģunu söylemektedir: "Rum ve Acem ülkeleri feth edilince. ĠA. Bu husus methe layıktır". Ġnsanî esasları temel kabul eden Ġslâm orduları ve özellikle de Osmanlı orduları. sh. Halil. Ekim 1992. Osmanlı Maârif Nezâreti. Ġstiklâl-i Osmânînin tam gününü tesbit etmek üzere.. 2 Kur'ân. Bu izahlara ( dikleri 1299 yılı. ne Romalılarda ve ne de baĢka bir millette mevcuttu. Ġslâm hukukunun emrettiği muamelelerin ifası demektir. Müslüman ordular bu ülkelerin insanlarını. Tevârîh-i Âl-i Osman X. "Rumeli".Ġslâm hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde. Miladi karĢılığı 27 Ocak 1300 etmektedir ve Sultân Abdülhamid Hân'ın tesbit ettirdiği tarih de budur. 1-Cihâd. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Müslim.. 190. 103-129. "Osmanlı Ġmparatorluğunda ġeneltme. yukarıda zikredilen sebeplerle meydana geldiğini görüyoruz. Defter. tarihçilerin çı tabi. Bakara. 12/a.1/340 vd. 707. Anadolu'da Ġslâmiyetin YayılıĢı. eğer zimmî olabilecek grupdan iseler. Batılı tarihçiler de kabul etmektedirler. Mevkufatî. 14/b. Çetin. 3. Murad Hüdâvendigâr'ın bu hali. Ġstanbul 1990. 6. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir? Osmanlı tarih kaynaklarının bu konuda iki ayrı nakilleri bulunmaktadır: 1) Hicrî 699 yılını esas alan görüĢtür. Köprü. vrk. TürkleĢtirme ve ĠslâmlaĢtırma". II. Heyet. Cihadın ilânı. Sonbahar 1994. c. Hac.. { Safer ve flebi veya bel ayrıntıda ¦ 2) Hicri 700 mi I hatta Tanmanasına c ifade etme*/ mkeitiıMlt 4. Birinci ko ti'ni kuran Osr vi. ti. sayı 48. Damad. ı aldığı bütün ı belirten vesika I 1300 tarihi ( 2000 yılıdır. c. 39-40. Tarih ve Toplum. Osmanlı tarihleri. Süleymaniye Kütp. Ġstanbul.Gâzî'yi saltanat! imanlı De Bu gün imi belge. insanî esaslarla bağdaĢan bir harp kanunu ne Sâsanilerde.

Gün Han'ın Kayı. Kayılara mensup bir aĢiretin baĢında bulunduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. I. Ġstanbul 1998. 104 vd. 67. ÂĢıkpaĢa-zâde. c. I. 4. Tarihen sabit olmadığı gibi. sh. Salnamenin bu bilgiyi nereden aldığı bütün araĢtırmalara rağmen elde edilememiĢtir.. Ancak bu gün hangi gündür? Bu günün Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 olduğuna dair elimizde bulunan tek resmi belge. Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin bu zamana kadar nakl ede geldikleri 1299 yılı. 1994. sh. sadece menkıbevî kıymete haizdirler. Adem'e kadar giden Ģecereleri ile ilgili izahlar. Osmanlı Ġmparatorluğunun YükseliĢ ve ÇöküĢ Tarihi. ġerafettin Turan). ġöyle ki: Birinci konuda. Mehmed Ali ġevki. sh. Hicrî yüzyılın müceddididir3. Kitâbu't-Târîh-i Künhü'l-Ahbâr. I. baĢta Gibbons olmak üzere bazı batılı yazarlar. Ġbn-i Kemal. Ancak kutlamalar. Bu izahlara göre. Ahmed Uğur vd. Yeni Seri. Ġstanbul 1932. Mehmed. 8. Kayıların Hz. Oğuz boyunun Gün. Tevârih-1 Âl-i Osman. Osmanlı Devleti'nin istiklâl günü olarak kabul edilmelidir. Bu yıl içinde Osman Bey'e tabi. Kantemir. UzunçarĢılı. Sağlam ve kudret sahibi demek olan Kayı Boyunun sembolü (ongun) Ģahindir ve Osmanlılar da Kayı Boyundandırlar. Ġstanbul 1265. Burada ay yoktur ve hatta Tarihçi Âli. 56. Öztuna. Kitâb-ı Cihân-nümâ I-II. 111-113. Tevârîh-i Âl-i Osman. 250 vd. Ancak bu manada söylenenler. TOEM.29 Her ne kadar Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığına alâmet olacak bazı olaylar daha önce meydana gelmiĢse de -688/1288-1289'de tabi ve alemin gelmesi gibi-. c. Osmanlı Tarihi. (neĢr. Gerçekten Lütfi PaĢa'ya göre. Bayat. 25.Faik ReĢit Unat). Büyük Türkiye Tarihi. sadece menkıbe kabilinden bazı olayların.. 5. 1999 değil 2000 yılıdır. son yapılan ilmî araĢtırmalar ve de ortaya çıkan bazı Osmanlı sikkeleri. Ġstanbul 1341. Selçuklu Devleti fiilen sona ermiĢ ve uç gazileri (Serhad Ümerâsı) de bir araya gelerek Osman Gâzî'yi saltanat tahtına oturtmuĢlardır. Ay ve Yıldız Hanlarından meydana gelen kollarına Bozoklar denmektedir. c. sh. Köymen. Bu resmi kaynaktan baĢka günü belirten vesika bulunmadığına göre. 30 BĠLĠNMEYEN OSMANLI çeklerini ileri sürmüĢler ve hatta bazı tarihçiler. sh. Defter. Efdaleddin. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". c. Ankara 1994. Osman Bey. sh. problemi hemen hemen çözmüĢ bulunmaktadır. Aksun. sadece 1263/1847 tarihli Sâlnâme'dir. bu tarihin. Osmanlı Tarihi. 106-108. Lütfi PaĢa. 48. sh. çok zorlamalarla yorumundan ibaret olduğunu. 36-48. 17-27. Tevârih-i Âl-i Osman. doğru olanın 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi olduğudur ve netice olarak Osmanlı Devleti'nin 700. (neĢr. 2) Hicrî 700 yani 1300 yılını esas kabul eden görüĢtür. I. 3051. Elkaevli ve Karaevli ismiyle dört boyu bulunmaktadır. Mehmed A. I. belki Moğol neslinden olabile3 NeĢri. Alâ'addin Keykubad'ın Gazan Han tarafından azl ve hapsedilmesi üzerine. sh. sh. sh. sadece merasim gününün 699 yılının ilk üç ayında yani Muharrem. sembolik Ģeyler olması hasebiyle. c.). Fermanları nereden temin ettiği Ģüpheli olmakla beraber. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz? Her iki konu da bazı batılı tarihçiler tarafından tartıĢılmıĢ ise de. Osmanlı Devleti'ni kuran ve ona adını veren Osman Bey'in ve babası Ertuğrul Gâzî'nin. Feridun Bey. 61. alem ve tuğ gibi saltanat alametlerini gönderen Anadolu Selçuklu Sultânı Sultân III. Ġsmail Hakkı. Osmanlı Devle-ti'ni kuran Osmanlı Hanedanının aslen Türk olmadıklarını. Yılı. 41. Ġstanbul 1983. Ġstanbul. Ankara 1987. yerli ve yabancı bilim adamları ortaya koymuĢlardır. ġurası açıktır ki. Buna dair bir kaynak veya belge yoktur. Ziya Nur. bu ince ayrıntıda boğulmaya gerek yoktur. Müslümanlıklarının dahi Anadolu'ya geldikten sonra gerçekleĢtiğini söyleyecek kadar ileri gitmiĢlerdir. 64. El öpülerek bî'atın yapıldığı bu merasimin günü. Dimitri. (neĢr. her yüzyılda bir müceddid geleceğini ifade eden hadisin manasına Osman Gâzi'nin mâsadak olması için böyle bir yola baĢvurulduğunu açıkça ifade etmektedir. I. Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. nr. Bunun dıĢında. ne kadar küçük olursa olsun. I. "Ġstiklâl-i Osmanî Tarih ve Günü Hakkında Tedkikât". c. Yılmaz. MünĢe'ât-ı Salâtin. sh. Safer ve Rebiülevvel aylarında olması halinde doğru olabilecektir. nr. Ġstanbul 1998 I-II. bütün Ģecerelerin . ancak tarihçilerin çoğunluğu 699 yılı üzerinde ittifak halindedirler. Ankara 1991. TTEM. 16-21. 7 vd. Kayseri 1997.

Gündüz Alp'in kabrinin Ankara yakınlarında olduğu ve gerçekten Süleyman ġah'ın oğlu Selçuklu Sultânı I. Osmanlıların soyu. daha evvel Ġran'da Manan denilen yerde Süleyman ġah idaresinde yaĢayan Kayılar. Fuad Köprülü'nün ve H. II. belki planlı bir yerleĢmedir. Hatta bazı kaynaklarda. A. Yüzyılın baĢında yerli ve yabancı araĢtırmacılar çokça durmuĢlar ve 400 atlıdan cihan devletine geçiĢin sırlarını araĢtırmıĢlardır. Dolayısıyla Osmanlılar Türk'türler. hâlâ Türk Mezarı diye bilinmektedir ve toprağı Türkiye Cumhuriyetine aittir. Sözün özünü Ahmed Cevdet PaĢa söylemiĢtir: "Devlet-i Aliyye. Selçuklular zamanında doğudan batıya ve nihayet Anadolu'ya göç etmeye baĢlamıĢlardır. imtiyazlı bir toplum içinden ortaya çıkıp da hazır millet ve memleket bulmuĢ bir devlet değildi. özellikle 20. kendisinde Ġslâm milletinin birliğine vesile olmak gibi bir kabiliyet vardı. Ancak Ertuğrul Gâzî'nin babası konusunda farklı görüĢler bulunmaktadır. Ġdris-i Bitlisî'nin HeĢt BehiĢt'i ve ġükrullah'ın Behcet'üt-Tevârîh'i gibi ilk dönem kaynakları da ifade etmektedir. tavır ve ahlakları ayrı ayrı çeĢitli milletlerin en güzel edeb ve tavırlarından seçilmiĢ üstün ve güzel bir topluluktur. ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu'daki topraklarını geniĢletebilmiĢlerdir. Eskiden beri Oğuzların bir Ģubesi olan Kayılar. Buraya kadar doğrulara . baĢlangıçta. Bilindiği gibi Süleyman ġah. onun isminden kalan bir hatıra olarak zikredilmesi kuvvetle muhtemeldir. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen. Zira Enverî'nin Düstûr-nâme'si ve Tevkil Mehmed PaĢa'nın Tarihi gibi önemli Osmanlı kaynakları bunu ifade ettiği gibi. Gibbons'un aynı adı taĢıyan Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu adlı eserleri. dilleri farklı. Karamanoğulları ve Germiyanoğulları gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz? Osmanlı Devleti'nin kuruluĢu üzerinde. çok eski zamanlardan beri Türkistan'da dahi han ve sultan olarak el-hakk asîl ve soylu bir Türk hanedanıdır". Ertuğrul Gâzî'nin annesinin ise. bu önemli hatıraların tesiriyle Süleyman ġah adının Seiçukoğuiiarmdan Osmanoğullarına geçiĢin bir sembolü olduğu düĢünülebilir4. Osmanlılar. Fuad Köprülü'nün Gibbons'a ait görüĢün tenkidine yüzde yüz katılırken. Kılıçarslan'ın da tarihî Türk Mezarına yakın bir yerde Dicle'nin Habur koluna düĢerek vefat ettiği nakilleri nazara alındığında. oradan da Mardin'e 250 km kadar güney-batıda yer alan Caber Kalesi yakınında Fırat nehrini geçmeye çalıĢırken. Bunların dedeleri de. Ertuğrul'un babasının Gündüz Alp olduğu Ģeklindeki ikinci görüĢtür. ilim adamları tarafından son zamanlarda bulunan "Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp" Ģeklindeki bir sikke de açıkça bu görüĢü teyit etmektedir. Caber Kalesi yanındaki bu menkıbevî mezar. belki yeni topraklar feth ederek. MeĢhur olan birinci rivayet. Osman Bey'in babasının Ertuğrul Gâzî olduğu. ancak büyük devlet olmalarını. Bunların ilmî değerleri yoktur. Osmanlılar. bunlara misâl olarak zikredilebilir. Ģu anda Domaniç'de medfûn buluBĠLĠNMEYEN OSMANLI 31 nan Hayme Ana olduğu ifade edilmektedir. Anadolu Fâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk sultânı olması hasebiyle. Klasik nakillere göre. Moğol istilasının etkisiyle Anadolu'ya ve Ahlat'a gelmiĢler. lakin Türklüğe mahsus olan üstün sıfatlar ile Ġslâmî Ģecâ'at ve dindarlığı kendisinde toplamıĢ bir kabile olduğundan. Ahmed Cevdet PaĢa ve benzeri bir çok son dönem tarihçileri de bunu ifade etmiĢlerdir. Abdülhamid'in emriyle türbe yapılmıĢtır. diğer Oğuz boylarının göç hareketlerine benzer Ģekilde. aynı zamanda Ġslâm'dan aldıkları ve Osmanlı adı altında aynı pota altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüĢüne borçludurlar. diğer devletler gibi. Bu görüĢleri bir iki cümle ile özetledikten sonra kendi kanaatimizi zikredeceğiz.de birbirini tutmadığı açıkça görülür. kendine yer edinmiĢ ve teĢkil ettiği Osmanlı Milleti dahi. aynı yazarın Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda söz ettiği Ġslâm Milleti veya tarihî ifadesiyle Osmanlı Milleti izahını yabana atmak da mümkün değildir. Peygamber'e bile isnâd olunmaktadır. Koca Bizans'a karĢı. Süleyman ġah'ın boğulması üzerine kollara ayrılarak Anadolu'ya yayılmıĢlardır. tahrip ve yağma maksadıyla yapılmıĢ bir akın değildir. Bu Devlet-i Aliyye. her ne kadar bir küçük hükümet Ģeklinde idi. ilk dönem tarih kaynaklarının çoğunun ve hatta elimizdeki Ģecerelerin ifadesine göre Süleyman ġah'dır. Bu sebeple. Balkanlardaki fetihleri. ortaya çıkan Osman Bey'e ait bir sikkeyle ve kaynakların ittifakı ile kesinlik kazanmıĢtır. Bu dediklerimizi. sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil. 5. A) Bu konuda Gibbons'un baĢını çektiği bir nazariyeye göre. Yazıcıoğlu'nun Selçuknâmesi. Ancak doğru olan. Hz. Ġkinci konuya yani Ertuğrul Gâzî'nin babası meselesine gelince.

D) Balkan tarihçileri. kültür. Osmanlı kabilesinin asil oluĢunun. M. "Kavı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar". Bütün bu görüĢleri değerlendirdiğimizde. Köprülü. 29-41. Giese ise. Defter. sn. hatta Moğolların elinden kaçtıktan sonra Anadolu'ya geliĢlerinde Müslüman olmuĢ olabileceklerini. ânî bir fetih ve yerleĢme mevzubahis olamayacağını. c. Ahmed Uğur neĢri. sh. kuruluĢda. sayı 31(1944). teĢkil ettiği uc kültürü ile Osmanlıların fethedilen yerler halkına tam bir müsamaha içinde yaklaĢtıklarını ve bunun da kaynaĢmayı kolaylaĢtırdığını ifade etmektedir. daha sonra Osmanlı aĢiretinin küçük bir aĢiret olduğunu. 201-204. .. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda ve inkiĢâfında önemli rolleri olduğunu uzun uzadıya açıklamaktadır. Fuad. aslında kendi nüfuslarının az olduğunu. Gibbons. özellikle Fuad Köprülü tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. Fuad. UzunçarĢılı. 93-103. Gibbons'un Osmanlı AĢiretinin önemsiz bir aĢiret olduğu görüĢü ile yeni ihtida iddiasını haklı sebeplerle reddederken. problemin Ġslâm'ın fetih ve harble ilgili hükümlerinin incelemeden meseleye yaklaĢmak olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Osmanlı Devleti'nin tamamen dinî sebeplerle olan yükseliĢ tarzına. sn. E) Bütün bu görüĢleri yazdığı önemli eseriyle tahkik ve tenkit eden Fuad Köprülü. bütün meseleyi. sh. H. Sırp ve Arnavut asil sınıfları ve askerî zümrelerinin (voynuklar ve lagatorlar gibi) yerlerinde bırakılarak mühim bir kısmının Hıristiyan tımar erleri olarak Osmanlı tımar kadrosuna sokulduğunu. doğru Ġslâmiyet'i ve Ġslâmiyet'e layık doğruluğu yaĢamaları ve ilk fetih yıllarında Ġslâm'a olan bağlılıklarının tam olarak devam etmesidir. baĢta Iorga olmak üzere. delilleriyle anlatmaktadır. yeni Müslüman olmanın heyecanıyla gayr-i müslimleri de zorla ĠslâmlaĢtırdıklarını. I. Ahlat'tan Domaniç'e gelen Ertuğrul Bey ve neslinin insan yapısına bağlamaya çalıĢmaktadır. I. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun Etnik MenĢei Mes'elesi".-. Künhü'l-Ahbâr. ancak dine dayanan yeni bir Osmanlı ırkı meydana getirerek yerli Rumları da yanlarına aldıklarını. Osmanlının kuruluĢunun maneviyat erenlerinin gayretiyle mümkün olduğunu ve ahilerin rolünün asla inkâr edilemeyeceğini açıklamaktadır. Belleten. Osmanlı Devleti'nin hiçbir zaman ĠslâmlaĢtırma politikası gütmediği Ģeklindeki görüĢün ise. Bu görüĢ daha sonra gelen tarihçiler tarafından. /¦ = ¦ ¦-. sn. Ankara 1994. Anadolu'da oluĢan Gâziyân-ı Rum. VIII. Tevârîh-i Âl-i Osman. Bu arada Ahilerin Giese tarafından ifade edilen kuruluĢtaki rollerini mübalağalı bulmaktadır. 17-27. Balkanlarda Osmanlı'nın yayılıĢının tamamıyla muhafazakâr bir karakter taĢıdığını. Osmanlı Tarihi. Fuad Köprülü. 421-452. Köprülü. Âlî. sayı 28(1943). harb esirlerinin Ġslâm'ı kabul etmesinin onlar için imtiyaz olduğunu ve kısaca Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunu yeni bir dinle yeni bir ırk ortaya çıkarmaya borçlu bulunduğunu açıklamaktadır. sh. 79.32 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI C) F. VII. düĢünmeden ve kitleler halinde Osmanlı'ya teslim olduklarını açıkça beyan etmiĢlerdir.tercüman olan Gibbons. sosyal ve iktisadî grupların. bazen aĢırıya varan tarzda itiraz etmektedir. kısmen yanlıĢ anlaĢıldığı kanaatindeyiz. chapter I. I. F) Bu arada son zamanlardaki görüĢleri de özetleyen Halil Ġnalcık. Lütfi PaĢa. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Tevkil Mehmed PaĢa Tarihi. nr. ancak asıl mesele Osmanlıların devlet kurma ve idare etmedeki ilahi kabiliyetlerinin yanında. Âhiyân-ı Rum. Osmanlı Devleti'nin tam bir gazi devlet özelliğini taĢıdığını. eski Rum. 68-73.. Köprülü. Belleten. 4 Ġbn-i Kemal... diğer beyliklerin Osmanlı Beyliğine karĢı hasmâne tutum içine girmemelerinin ve benzeri sebeplerin. c. din ve medeniyet konusundaki devamlılığı da müĢahede edince. c. Bâciyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi askerî. 219-313. . -¦¦'. Fuad Köprülü'nün gaza ruhunun ve i'lây-ı kelimetullah gayesinin bu konudaki rolünü küçümsediği kanaatindeyiz. Türklerin sahip olduğu etnik özelliklerin. VVittek. c. 57-58. The Foundation of the Ottoman Empire. . Bizans'ın anarĢi ve terör havasından bıkmıĢ köylü ve askerlerinin (akritoi). sh. Fuad. M. TOEM. Selçuklu Devletinin zaafa düĢmesi ve Anadolu Beyliklerinin kurulması gibi bu dönemde meydana gelen büyük siyasi olayların. Gibbons'u Ģiddetle tenkit ettikten sonra. nihayet Osmanlı Beyliğinin bulunduğu yerin jeopolitik durumunun. -. Kantemlr. Köprülü. 87 vd. 3-5. Zikredilen sebeplerin elbette ki Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda büyük etkileri olduğunu.. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. sh. A. B) P. Moğolların baskısı sonucu Anadolu'ya göç eden Türkmenlerin gaza ruhu ile Bizans topraklarını Dâr'ül-Ġslâm yapmak üzere gayretlerinin. Osmanlı Devleti'nin vahdetçi ve muhafazakâr tavrı sebebiyle.

Alparslan'dan dinleye1 -düĢersem vurulduğum yre• gibi din ve devlet Ġçin dovu Osman Bey de olum ı mesleğimiz Allah \ Tarih bize gö bağlanmıĢ isek sizdir ve düĢnv zaman açık savaĢta yf. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. i pa'dan deste-destekleyeni. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢtir. 1071'de Malazgirt'te konuĢan ve sesi tarihin derinliklerinden bize akseden Alparslan'dan dinleyelim: "Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaĢacağız. elbette ki yukarıda zikredilen sebepleri destekleyen etkenler olmuĢtur. Ġslâm Hukukundaki din hürriyeti prensibinin aynıyla uygulanmasıdır. düĢman bizi hiçbir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. gerilemi-Ģizdir ve düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. yayma gayes ğı yok etme girdikleri olmı .Bilindm ¦•fi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 33 le Ie verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Bu iman ve idealin istikametinde yürüyen "devlet-i ebed-müddet" asırlarca dört kıt'aya hükmetmiĢtir ve medeniyet götürmüĢtür. bir adım geriye bile değil. bizi içimizden h-mücehhez o/urs.Çünkü Ģu Müslüman Türk Devletinin bir zamanlar. aslında Osmanlı Devleti'nin doğru bir Ģekilde Ġslâm Hukukunun hükümlerini uygulamalarıdır Ģeklinde özetlemek daha doğru olsa gerektir kanaatindeyiz. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. Ancak Müslüman olması ile. hükümdar olarak değil. aslında Gibbons'un. Mer ak edenlere sormak istiyorum. dinlerine müdahale edilmesi ve hele Ġslâm'a girmeye zorlanması mümkün değildir. Bu Ģanlı tarihin temelinin nasıl atıldığını ise. "Yârab! beni din yolunda Ģehid. Bizanslılar. "Oğlum. Müslümanlara ait bazı imtiyazlı haklar (mesela vali. kuruluĢ ve geliĢmelerinde mühim rol oynamıĢtır. Bilesiniz ki. bazen Avrupa'dan destek yerine köstekle karĢılaĢmaları.c) Anca? etkileyen hai1 Ģekild! olsa gr ¦Osman: din hürriyeti : edilen zimrtv mümkün dec (mesela vali. b. sancak beyi ve hatta sadrazam olabilme hakları) elde etmesi. edilebilir? Bu iman ve ide kıt'aya hükmetmiĢtir ğını ise. bataryaları boĢ oldu§u mw Hamaset gı? sedip de ifade c sonra bazı hususi. bir er gibi din ve devlet için dövüĢeceğim".. kendini iktisadî açıdan devam ettirebilmesi için vergi ve idare açısından kendi vatandaĢlarına zulmetmesi. Su arada t iktisadî açıcfa zulmetmesi. Sırplar ve Bulgarların Ortodoks olmaları hasebiyle. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar modern silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin.-mühlmrofe. a) Osmanlıla bulundukları •"'-. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle manevi ve yüksek fedakarlığa sebebiyet verecek ham. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. Bir Ġslâm ülkesinde vatandaĢlığa kabul edilen zimmîlerin. zorla Ġs! . Bu genel giriĢten sonra bazı hususları ifade edeceğiz. a) Osmanlıların hem Allah'ın kendilerine ihsan ettiği etnik özellikleri ve hem de bulundukları mevkiin her açıdan fetih ruhuna uygun olması. Bu sesi duyan ve bu ruhla Osmanlı Devletini kuran Osman Bey de ölüm döĢeğinde aynı ruhu oğlu Orhan'a da aĢılamaktadır. Osmanlıların bu tutumunu gören gayr -i müslimlerde olumlu etkiler yapmıĢtır. c) Ancak yerli ve yabancı tarihçilerin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ ve geliĢmesini etkileyen haller olarak açıkladıkları sebeplerin. biz Müslüman Türkler.. mesleğimiz Allah yoludur. Osmanlıların Mihaller ve b> lar. elbette ki. VVittek'in ve Giese'nin hissedip de ifade edemedikleri duygular olduğu kanaatini taĢıyoruz. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar. b) Bu arada kendilerine düĢman olan Bizans'ın yıkılma noktasına gelmesi. ah ir ette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. Gâzî Mihaller ve benzeri Hıristiyan asıllı kahramanlar bunun . 107l'de M-1 ¦••. Hamaset gibi görülen bu cümleler. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. devletin ordusundaki Kur'ân'dan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. Tarih bize gösteriyor ki. -Osmanlı Devleti'nin din hürriyeti konusundaki müsamahası. Daima tehlikeyi. Kuru kavga değildir". Eğer Ģehid düĢersem vurulduğum yere gömünüz.

Ġslâmiyet. baĢka dinlere ve milletlere ait olsa da. Molla Muhammed Cemâlüddin Aksarayî'lere. Bu sebeple. . Kutlu Beğlere. Sultân Murâd Hüdâvendigâr Kosova'da Ģehâmet destanları yazarken. gayr-i müslimlere kadılık) sakınca görmemiĢtir. Molla Fenarî'lere. Ġslâm âleminin değiĢik bölgelerinden ve özellikle Horasan'dan gelen erenlerin yani Sadreddin Konevî'ler. bu. TOEM. . 19. kendilerine tımar ve ze'âmet de verilmesi ihmal edilmemiĢtir. Ahmed Tevhid. Gerçekten küfür âleminin ve Hıristiyan dünyasının sinsî siyâsetleri ile Ġslâmiyet'in güneĢini söndürmek için vâki olan müthiĢ hücumlarını. liyakatli âmirler ve ilmiyle amel eden âlim ve meĢâyıhların da desteğiyle. "Stefan DuĢan'dan Osmanlı Ġmparatorluğuna. Osmanlılar kuruluĢ döneminde bu prensibi eksiksiz uygulamıĢlardır. chapter I. Bu üçlü. denen ġeyh Tapduk Emf Molla ġemse: ĠĢte ÂĢr müstakil teĢt A) 6izl> diye bilinen c unvanıyla anıl. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde. Mevlânâ Celâleddin Rûmîler. nr. Ġslâm âleminin içinde kudsî bir rabıta olan kardeĢliğin inkiĢâfına ve geliĢmesine en önemli sebep olmuĢlardır. BektaĢ Velilere dt Hıristiyan â:< Ali PaĢalar. Ahi Evran'lar ve ġeyh Baba Ġlyas'ların bulunduğunu baĢta Osman Bey olmak üzere bütün Osmanlı PadiĢahları görmüĢ ve hissetmiĢtir. zaten Müslüman Türk kültürünün bir parçasıdır. Âhiyân-ı Rum. The Ottoman Empire. Okyay. yedi düvele karĢı cihad yürüten Osmanlı Devleti'ni durdurmak mümkün olmamıĢtır. Ġslâm'a aykırı olmayan ve ama insanlığa yararlı olan müesseselerin ve kanunların. Sonradan buna riayet edilmediyse. Osmanlıya ve Ġslâm'a kitleler halinde girdikleri olmuĢtur. tasavvuf vasıtasıyla.neticesidir. elbette ki Lala ġahin ve Hayreddin PaĢa'lar kadar Molla Davud-ı Kayserî'lerin. The Foundation of the Ottoman Empire.. ġeyh Edebali'ler. Gibbons. yanında cihâd eden Gâzî Evrenos'lara.. zorla ĠslâmlaĢtırmamıĢlardır. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Karaca Ahmed'lerin ve Geyikli Baba'ların da payları vardır. Sultân Orhan Gâzî'nin Bursa'yı fethedip Rumeli'ye yöneliĢinde. Toplum ve Ekonomi. üç mühim ve sarsılmaz kale olan medrese. Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkileri hakkında neler biliyoruz? Osmanlı Devleti'nin ulu çınarı. Osmanlı ulu çınarı kendi zamanında Osman Bey'in koskoca Bizans Ġmparatorluğu karĢısındaki fetih ve zaferlerinin arkasında.Osmanlı Devleti. Kara TimurtaĢ ve Hacı Ġl Begi'ne dayandığı kadar.. sh. medrese. Bu sebeple Sırplar. Ġstanbul. sonrakilerin hatasıdır. A. Çandarlı Kara Halil'lerin.Bütün bunlara maneviyât erenlerinin gayretleri de ilave edilince. Ġstanbul 1993. .Bilindiği gibi. bazıiçisyae lirgin '¦ Iriiği ku bunların ¦¦ ¦ ne. 67-108. bu müsamahayı ve Hıristiyanlığı yok etme gibi planlarının olmadığını görünce... 1200-1204. subaĢı. re'îs'ül-fityJn. gayr-i müslimlere sadrazamlık.1 . Rıfat. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Meseleye böyle bakmak ger ekir kanaatindeyiz5.. 58. Ġ-nalcık.. cami ve tekke üçlüsü koruyabilmiĢtir. Phoenix 1994. 6. 20-44. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". H. The Classical Age 1300-1600. Halil. Alp Gündüz.. lag ator ve martoloslar adı altında askerî ve idarî görevlerde istihdam edildikleri gibi. Yerli halk. belli 34 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN' yerlerde kadılık ve devlet baĢkanlığı gibi görevlerin dıĢında (vezâret-i tefvîz manasını taĢıyan görevler). Osmanlı Ġmparatorluğu". sancakbeylik. bazı tarihçilerin ifade ettiği uc kültürü. B)* ırafıno. ancak i'lây-ı kelimetullah diye ifade edilen Ġslâm'ı yayma gayesinden asla taviz vermemiĢlerdir.. Dolayısıyla Osmanlılar. Akça Koca ve Köse Mihal gibi büyük gaziler kadar. diğer vazifelerin verilmesinde (vezâret-i tenfîz manasını taĢıyan görevler. Bulgarlar ve diğer Balkan milletleri. voynuk. Koca Efendi'lere ve ġeyh Hacı 5 Köprülü. Dursun Fakih'ler. Gazi Rahman. valilik. . sh. özellikle Wittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum. Bu sebepledir ki.. tımar eri. sh. cami ve tekke üçlüsünden aldığı iman suyu ile büyümüĢ ve 600 sene hayatiyetini devam ettirmiĢtir. iktibas edilmesinde veya vatandaĢ olan gayr-i müslim tebaanın kendi inanç ve âdetleriyle baĢbaĢa bırakılmasında hiçbir mahzur görmemiĢtir. devam rını ve .

ahlakla san'atın ahenkli bir birleĢimi olan ahi teĢkilâtını kurmuĢ ve o denli itibarlı bir hale getirmiĢtir ki. gayretleri neticesinde Osmanlı Devleti gibi büyük bir devlet ortaya çıkmıĢtır". Yunus Emre ve Ahî Evran da bunların ileri gelenleridir. ġeyh Kutbuddin Ġznikî'ler. Tapduk Emre'ler. Müslüman Türkler. Ön Asya'daki yerliler karĢısında tutunabilmeleri ve beraber yaĢayabilmeleri. Moğol istilası ve bazı iç isyanlar sebebiyle Müslüman Türklerin birliği bozulmuĢ ve halk önemli ölçüde tedirgin olmuĢtu. çalıĢma esaslarını. Kısaca Asya'dan gelen san'atkâr ve tüccar Türkler'in. Osman Gâzî. Yunus Emre'ler.. gayret mıĢtır". ĠĢte bu zaruret. ĠĢte ÂĢıkpaĢa-zâde. Reislerine Ģeyh veya ihtiyar da derler. Türkler Müslüman oldukdan sonra Gazi unvanıyla anılır olmuĢlardır. zaviye ve tekkeleri birer meslek kuruluĢları haline getirerek bu görevi ifa etmiĢtir. ordu ve Ģehirlerdeki belli sınıf kahramanlardır. Fütüvetnâmelerden öğrendiğimize göre. vatan. bunların da toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdir. ġu anda KırĢehir'de medfûn olan Ahi Evran (1306 yılına kadar hayatta olduğu sanılmaktadır). Bu reisin baĢkanlığında bütün üyeler. hanımları ks fil iLj L' lariîi. giyimlerini ve hareket tarzlarını teĢkilâtın nizâmlarına uydurmak mecburiyetindedirler. tutun nıĢma sat Fûtu teĢk. Bunlara re'îs'ül-fityân. Anadolu Selçuklularının yer yer Alp unvanını kullanmaya devam ettikleri anlaĢılmaktadır. Ahi Evran esnafın birlik ve beraberliğini.reis tayir fütik kurmuĢ ve. millet ve din uğruna canlarını ve mallarını feda eden erler. 740 maddeyi bulan fütüvvet nizâmnâmeleri vardır. yeletopla kank_ nizâmlanra Kısa. bunlar sırasıyla Ģunlardır: A) Gâziyân-ı Rum = Gâzîler ve Alpler: Daha evvel Türk toplumlarında Alpler diye bilinen bu mana ve madde kahramanları. kılıcını ahi usulüne göre kuĢanmıĢ ve Orhan Gâzî ise ahiliğin önemli bir savunucusu olmuĢtur. Emir Sultân denen ġeyh ġemseddin Muhammed Buhârî'ler. Zaviyeler bir merkezde toplanmıĢtır. bu maneviyât erenlerinden Anadolu'da bulunan büyük ve müstakil teĢkilâtlar tarzında bahsetmektedir ki. Ali PaĢalar ve TimurtaĢ PaĢalar kadar. Bunlarla kastedilen. olup. Mevlâna. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 35 BektaĢ Velilere de dayanmıĢ ve onlardan manevî imdâd taleb eylemiĢtir. ancak aralarında bir teĢkilât kurarak dayanıĢma sağlamalarıyla mümkündü. ĠĢte böyle bir buhran döneminde halkı birbirine sevdiren ve yeniden birliği kuran manevî liderler ortaya çıkmıĢtır. ayyârların baĢı veya sipâhsâlâr-ı gâziyân da denmektedir. B) Âhiyân-ı Rum: Anadolu Ahileri: Ahî teĢkilâtı. genellikle bekâr gençlerden san'at ve meslek sahibi olanların bir araya gelerek kendilerine reis tayin ettikleri Ģahsa ahi adını vermiĢler ve bu cemiyete de eskiden olduğu gibi fütüvvet demiĢlerdir. dinî ahlâkî kaideleri . esnaf . ġeyh Abdurrahman-ı Erzincânî'ler. Hacı Bayram Veli'ler ve Molla ġemseddin Fenarî'lerden manevi yardımlar almıĢtır. ġeyh Hâmid bin Musa Kayserî'ler. Kısaca "ahilik millî bir birlik olup. fütüvvet teĢkilâtının Türkler tarafından geliĢtirilen ve özellikle Anadolu'da yayılmıĢ bulunan bir Ģeklidir. bu durum yüz yıllar süresince bütün esnaf ve san'atkârlara yön vermiĢtir. Her meslek erbabının bir ahi baba denen reisi mevcuttur. C)Mcı. Ve nihayet Hıristiyan âleminin korkulu rüyası Sultân Yıldırım Bâyezid Niğbolu Zaferini kazanırken.

"Anadolu Türklerinin Ekonomik YaĢamları Üzerine Gözlemler (Bu alanda ahiliğin etkileri)". vefatından sonra Hân ve Sultân denmiĢtir. 457-472. sh. önce Kastamonu'daki Çobanoğullarına. nr. Osman Gâzî. bir görüĢe göre. Çev. 1/537-551. Tarih. 7. Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun'dur. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi".. sh. Kısaca bu dört teĢkilât Osmanlı Devleti'nin kısa zamanda kurulmasında ve maddi-manevî açılardan fethedilen toprakların ihya olunmasında çok etkili rol oynamıĢlardır6. Bu tarih. Osmanlı kaynaklarında zikredilen abdal ve baba lakabını taĢıyan ve ilk Osmanlı sultanlarıyla beraber 36 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI harblere katılan tahta kılıçlı ve cezbeli derviĢler bu gruba girdiği gibi. Paul. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. Süleymaniye Kütp. XXVII. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar..86/b-91/b. XLV-2. 1289 yılına doğru ġeyh Edebali'nin kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn ile evlenince. 204-206. A-lâ'addin Keykubad'ın saltanat alâmeti olan tabi. hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıĢtır. sh. Bu hanımından da ġehzade Alâ'addin dünyaya geldi. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr'ı fethetmesi ve Dursun Fakih'e kendi adına hutbe okutması. 203-236. Kendisine Kara Osman. nüfuzu ve kudreti arttı. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı toprakları onun zamanında ne kadar büyüdü? Osman Bey. Osmanlı Devleti'ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiĢ bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. sayı 203(1988). Selçuklu Sultânı II. tuğ ve mehterhane ile uc beyi olmuĢtur. Bu dönemdeki maneviyât erenleri için bkz. BektaĢi Babaları veya Alevî Dedeleri diye açıklamak. Belleten c. Çağatay. sh. 24 yaĢındayken babasının yerine geçti. 1280 civarında. bunların Ġslâmi eserleri ve Ģahsiyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. ÂĢıkpaĢa-zâde. sh. 2362. "Anadolu Selçukluları Devrinde Anadolu Bacıları (Baciyan-ı Rum) Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir? ". sh. "Ġslâmda Fütüvvet TeĢkilâtının DoğuĢu Meselesi ve Tarihî Ana Çizgileri". 56-90. c. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuĢtur. alem ve tuğu Osman Beye bir ferman 6 Köprülü. mesela ġakâık'da. Gıyâseddin Mes'ûd'un 1284'de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak. London 1938. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey. 3051. Ankara 1974. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ safhasında. Zira. . ile göndermesi ile artık yakın bir yerde YeniĢehi bu fetihlerde kendisine ' . 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik'i fethetti ve beylik merkezini Bilecik'e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer'i (Holofura'yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. Ġlk evliliği. D) Abdalân-ı Rum: Bunlara biz Horasan Erenleri de diyoruz. Belleten. Ergin. The Rise of the Ottoman Empire. Taeschner. 485-500. Bayram. sayı 180(1981). LII. c. 1258 tarihinde Söğüd'de veya Osmancık'da dünyaya geldi. Franz. Wittek. C) Bâcıyân-ı Rum: Bu tabir ile uc beyliklerindeki Türkmen kabilelerinin cengâver hanımları kasdedilebileceği gibi. hanımlara ait tekke mensupları da kasdedilmiĢ olabilir. Esad Efendi. Çağatay. 83-102. NeĢet. 27 Ocak 1300'de Selçuklu Sultânı III. vrk. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. sh. Semahat Yüksel. Bir Türk Kurumu Olan Ahilik. cevabın baĢında zikredilen maneviyât erenleri de bu gruba girmektedir. Osman Gâzi'nin Bizans sınır Ģehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâĢa düĢen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. Osmanlı tarihini bilmemek olur. kimlerin etkili oldukları. Osman Bey.Fütüvvetnâmelerde zaten mevcut olan bir esnaf ve san'atkârlar kaynaĢma ve kontrol teĢkilâtının yani ahiliğin kurulması sonucunu doğurdu. Sultân Orhan'ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtûn iledir. Bu tabiri. Mecelle-I Umûr-i Belediye. Osman Bey'in yarı istiklâlini kazanması demektir. Mehmed Ali ġevki. Fahruddin ve Mu'înüddin de denmiĢtir. Osman Gâzî. NeĢet. daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yılı kabul edildi. Mikail. sayı 142(1972). Ahmed Tevhid. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". 1281 yılında babasının yerine aĢiret beyi olan Osman Bey. 1200-1204. Belleten. sh. sonra da Kütahya'daki Germiyanoğullarına bağlı idi.

Bilecik. ġeyh ÂĢık PaĢa. Maneviyât reislerinden ise.. Zira idam hadisesi meydana geldiğinde. Özellikle bu olayı a-çıklar mısınız? Evvela bu olayın. E "4 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 37 ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuĢtu. ġeyh Hasan Çelebi ve Baba Ġlyas mutlaka zikredilmelidir7. EskiĢehir merkez. Osman Bey ( tesirler gösterî dan ve nihayet Ġbft-ll ' Ġbn-l Kemal. sh. Savcı Bey. 1308 yılında Ġlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. ġeyh Edebalı'ya Bilecik'i ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü verdi ve Edebalı'nın torunu Alâ'addin'i yanında götürdü.. 1. Osman Bey zamanında^ yarar vardır: Âlimlerden en I bin Ebî Kasım Karahisâ'-'-PaĢa. geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd'den alınarak 2. 1301 yılında Bursa'ya yakın bir yerde YeniĢehir'i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kasım Karahisârî'dir. 8.' diyerek bir dedikoduya dikkat çekmiĢlerdir.. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeĢi Gündüz Bey'e EskiĢehir'i. t. Künhü'l-Ahbâr. Ġbn-i Kemal gibi olayı nakleden tarihçiler. oğlu Orhan Bey'e Sultânönü'nü. oğlu Orhan Bey'e ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü yılında Ġlhanlı Hükümdaı Osmanlı Devleti tamamen Bey'in Müslüman olması/ yılından itibaren çevrede / Bey'e devretti. ġeyh Ulvân Çelet 8. 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey'e devretti. 1313'de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey'in Müslüman olmasıyla Mekece.5 yıl sonra 1326 yılında Bursa'daki GümüĢ Künbed'e defn olunmuĢtur. ġeyh Ulvân Çelebi. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir. 1324 yılı ġubat ayında Bursa'nın fethini görmeden 67 yaĢında vefat eden Osman Bey. Tev Âlî.' # ġayet çok zayıf i halinde. ĠA. Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya. vasiyeti 2. Osmanlı tarihçileri tarafından meydana geldiği dahi ittifakla kabul. ġeyh Muhlis Baba. Pazarlı Be] zamanında Osmanoğullarınıı Akyazı ve Hendek. Kütahy ilçelerini kapsıyordu. YeniĢehir ve Ġnegöl ilçelerini kapsıyordu. Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi. Osmanlı Devleti1 Dündar'ı öldürme çıklar mısınız? Evvela bu olayın. Amca Dün. Bugünkü mülkî taksimata göre. Hamîd Bey. Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16. c. Hamîd Bey. Akyazı ve Hendek. Hasan Alp'a Yarhisâr'ı. Amca Dündar Bey. d 24. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey. 100 yaĢına yaklaĢmak üzereydi diyen tarihçiler vardır.. 1324 yılı eden Osman Bey. 1 "Osman I". ı bul edilmeyen bir göri geldiğinde. Pazarlı Bey ve Çoban Bey. Amca Dündar Bey'in Söğüd'e gelmeden vefat ettiğini belirtmektedirler. Demek ki. . edilmeyen bir görüĢ olduğunu ifade etmek istiyoruz. Ayrıca Dimitri Kanteır vefat ettiğini belirtme Kemal gibi olayı nakle râviler eder ki. Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve Ģeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ ġeyh Edebalı. böyle bir olayın vukuu dahi Ģüphelidir.' Tarihi. vasiyeti üzerine. Mehmed Zeki.000 km2'ye çıkaran Osman Bey'in Orhan ve Alâ'addin dıĢındaki çocukları Ģunlardır: Fatma Hâtûn.5 yıl sonra 1326 yılında £ Babasından 4800 km Bey'in Orhan ve Alâ'addin c Bey. Sakarya'ya bağlı Geyve. Melik Bey.hir'i. bu olaya olmuĢ gibi bakmamıĢlar ve sadece 'bazı râviler eder ki. Akhisar ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti. Ayrıca Dimitri Kantemir gibi bazı tarihçiler.

Konunun asıl ayrıntılı izahını ise. 1300-1389. ġeyh'in taleb<. diğimize göre. B« (ıĢtır. Netice olarak. Bir seferinde Osman Bey. sh. sh. Vefâilik is ile hiç bir ilgisi yoktur. zira Türkler toparlandılar. bu olayın meydana geldiğini kabul etmemiz halinde. zaten had cezası olarak idam cezasının verildiğini söylemek mümkündür8. 327-335. Bu rüyasını ġeyh Edebalı'ya anlatan Osman Gâzî'ye ġeyh'in cevabı aynen Ģöyledir: "Hak Te'âlâ sana ve nesline padiĢahlık verecek. ġey Sultân Orhan'ın annesi. Orada o kadar akıllı ve cesur Roma Ġmparatorları gelip geçtiler ki. Yani Yunanlı tarihçi. 11(88). Burada had suçu söz konusudur. 41-67. 9. "Osman I".. Karaman'da dünyaya gelmiĢtir. sh. 1289 veya 1302 yılında meydana geldiği bazı tarihçiler tarafından zayıf bir rivayet olarak nakledilen bu olayda. Gökbilgin. Zira devlete isyan mevzubahistir. tarihçilerin nakline göre bu zayıf rivayet Ģöyledir: Osman Bey devrinde. Lütfi PaĢa. 102-116. sonradan ġam'a giderek oradaki âlimlerden Ġslâmî ilimler dersini tamamladı. Mecdî Mehmed Efendi. ġeyh Edebalı'nın Osman Gâzî ile evlendirdiği kızının a öğrendiğimize göre.ġayet çok zayıf bir ihtimal ile de olsa. Zachariadou. Dündar Bey'in Osman Bey aleyhinde faaliyetlerde bulunmasından ve nihayet Ġbni Kemal'in zayıf bir rivayeti naklederken verdiği bilgilere göre. giriĢtikleri bu iĢleri daha evvel Timur'un Bâyezid'le harb ettiği. Künhü'l-Ahbâr. aynı anda göbeğinde bir ağaç biter ve gölgesi bütün dünyaya yayılır. ġeyh Edebalı'nın zaviyesinde misafir kaldığında. TTEM. Dündar Bey olayının meydana gelmediği kanaatindeyiz. Bizans ve benzeri düĢmanlar tarafından Osmanlı Devleti'ne karĢı kullanıldıklarını açıkça göstermektedir: "Akıllı Romalıların. Hanefi hukukçusu Necmeddin Ez-Zâhidî'den fıkıh ilmini öğrenen Edebalı. Tevârih-i Âl-i Osman. 20-24. Osmanlı Devleti'nin Fakih. II. aralarındaki saltanat kavgasının menfî tesirler göstermesinden. Asıl adının Ġmâdüddin Mustafa bin Ġbrahim bin Ġnac el-KırĢehrî olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. M. Osmanlı Tarihi. geçmiĢ Ġmparatorlar adına bir nevi hayıflanmaktadır. Öztuna. nr. 196-201. onu yakaladığı ve ordusunu imha ederek onu mağlup ettiği zaman yapmaları zarureti vardı. Kızım da senin helâlin olacak". Osmanlı Hânedânındaki erkek evlâtların ne kadar merhametsiz bir Ģekilde. Osmanlı Beyliği. neden Roma Ġmparatorlarının Düzmece Mustafa olayı gibi diğer Osmanlı çocuklarını da Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanamadılar diyerek. 70 vd. c. Ġstanbul 1989. sh. Daha önce belirttiğimiz gibi. eğer anlatılan olaylar doğru ise. Bu rüyaya göre. amcası Dündar Bey. ġayet gelmiĢ olsa dahi. Vefa) reislerindendir. bâği add edilerek idam edilmiĢtir. Fâtih devri soruları içinde bulunan KardeĢ Katli ile alakalı soruların cevabında yapacağız. Devletler ve Hanedanlar I-V. herkesin dilden dile naklettiği ve bazı tarihçilerin de Ertuğrul Gâzî'ye isnad ettiği meĢhur rüyasını görmüĢtür. ne diyeyim?". 1. Düzmece Mustafa olayı sebebiyle bir Yunan tarihçisinin kaleme aldığı Ģu satırlar. sh. "Köse Mlhal ve Mihal Gâzî aynı adam mıdır". Mehmed Zeki. Ahmed Uğur neĢri. ġeyhin koynundan çıkan bir ay Osman Gâzî'nin koynuna girer. ġam'dan döndükten sonra kendisini tasavvufa veren ġeyh Edebalı. kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu is ġeyh Edebalı. Bilecik'te bir zaviye kurdu ve halkı irĢada baĢladı. Bile7 Ġbn-i Kemal. Elizabeth A. Tevârîh-i Âl-i Osman. Defter. Dündar Bey'in Bilecik ve Yarhisar Tekfurlarının. c. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir? Kaynaklarda Ede ġeyh diye de geçen bu maneviyât eri. 101-102. ağacın altından dağlar yükselir ve dağlardan da ırmaklar akmaya baĢlar.. sh. Ġstanbul 1997. bazı kaynaklara göre. I. 38 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cik tekfurunun yakalanmasına fiilen engel olduğundan dolayı. Osman Beyi öldürmek üzere tertip ettikleri plandan ve hileden haberdar olduğu ve Osman Bey'in karĢı planla olayı bastırdıkdan sonra amcasını öldürdüğü nakl olunmaktadır. Âlî. son i Edebalı'ya Kozağa burayı vakfetmiĢtir^ Gâzî'nin hanımı ile I büyüklerinden MollJ yakınları defn olunmff . ĠĢte bu sırada âlimleri ve maneviyât erlerini çok seven Osman Bey ile tanıĢtı ve o-na dinî ve idarî konularda danıĢmanlık yaptı. Tayyib. 17 vd. UzunçarĢılı. Mübarek olsun. Ankara 1996. Hadâik'uĢ-ġakâık. ġimdi değil.J:-de bu zatın taleb-Edebalı'nın BektaĢilif ġeyh Edebalı. ĠA.

Netice olarak.. Dursun Fakih. 20-21. 18. Ġstanbul 1998. Vefâiyye tarikatına mensuptur ve aynı zamanda Anadolu Ahilerinin reislerindendir. Ġbn-i Kemal. Ancak Sultân Orhan'a ait bir vakfiyeden öğrendiğimize göre. 1 Hacı Kemâlüddlnı gelen Molla Tâceddfnf Bilecik sonra da I meĢveret etme Devleti.: ğimiz gibi. c. Seyfüddin ve ġücâ'uddin gibi unvanları ilk olarak hakkıyla elde eden ve kullanan zattır. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. Dolayısıyla Sultân Orhan'ın annesi.. . Defter. Vefâilik ise. ġeyh Edebalı'nın kızının adı Rabî'a Bâlâ Hâtun'dur. sh. (neĢr. nr. Mehmed. X. Zira Dursun Fakih. 42. zamanının büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisarî. Hayrullah E-fendi. 428. sh 107-108. . I. ¦ ¦¦ ¦ .. bir Selçuklu veziri olan Ömer Bey'in kızıdır.* 40 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . ġerafettin Turan). XXXI. Defter-i Evkaf-ı Hüdâvendlgâr. vrk. 4 sh 107-108. Gâzî Mihal Bey ve Ahi Hasan gibi kahramanların gayretiyle. c. ÂĢıkpaĢa-zâde. Çandarlı Kara Halil'in de bu zatın talebeleri arasında bulunduğu söylenmektedir. Orhan i Orhan Bey.. Bilecik'te ġeyh Edebalı Zaviyesinde türbesi olup burada Osman Gâzî'nin hanımı ile birlikte Edebalı'nın hanımı. ġeyh Edebalı'nın kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu ise ġehzade Alâ'addin'dir. TDVĠA. sh. kardeĢi ve veziri Alâ'addin PaĢa. .. Ġstanbul 1864. I. ġeyh Edebalı. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. Amasya Tarihi. T Defter. ġeyh Edebalı 1326 veya 1327 yılında Bilecik'te vefat etmiĢtir. BektaĢi menkıbelerine dayanarak böyle bir irtibat kurmak yanlıĢtır. : * BA. 130-131. UzunçarĢılı. Osmanlı padiĢahlarından Sultân. Belgelerden öğrendiğimize göre. ġahin. 43-46. sh. annesi I Abdülaziz Bey'in ġücâ'uddin gibi E 36 veya 43 yafl olan Orhan Bey. 95. 282/b283/a. Askerî bir deha olan Orhan Bey. Kâmil. I.. TaĢköprüzâde. vezir Lala ġahin PaĢa ve de önce Bilecik sonra da Bursa Kadılığına getirilen Çandarlı Kara Halil gibi devlet adamları ile meĢveret etmesine ve onların tecrübelerinden yararlanmasına borçludur. son zamanlarında kızı ve torunu Alâ'addin Bey ile Bilecik'te oturan ġeyh Edebalı'ya Kozağaç Köyünün vergi gelirleri tahsis edilmiĢ ve kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn da burayı vakfetmiĢtir. "Edebalı". ġâzelî Tarikatının bir koludur. 585. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Orhan Bey. 6. sh. 1324 yılında 36 veya 43 yaĢında babasının yerine Osmanlı Beyliğinin uc beyi oldu. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. Mal Hâtun'dur. TK. kısa zamanda Ģöhretini dünyaya duyurmasını. sh.. 20.. 1281 (veya 1288) de Söğüt'te dünyaya geldi. Mühimme Defteri. sh. Kitâb-ı Cihânnümâ. BektaĢi veya Haydarî tarikatı ile hiç bir ilgisi yoktur. 92-95. Tevârih-i Âl-i Osman. yine ilmiyeden gelen Molla Tâceddin Kürdî ve Vezir Hayreddin PaĢa. senelerdir çevreden kuĢattığı Bursa'yı 6 Nisan 1326 9 BA. MüMmmtt ÂĢıkpaĢa-zMe. Turgut Alp. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. 99. gibi kahramanlar»! 8 NeĢri. Defter. nr. (neĢr.. ilmiyeden gelen vezir Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 39 ile evlendirdiği kızının adı. Orhan Bey. ġeyh Mahmûd. II. 68-75.. ġeyh Edebalı'nın BektaĢilik veya Alevîlikle ilgisi yoktur. Tarih. Hüseyin Hüsâmeddin. 33 vd. sh. Orhan Bey zamanında kurulmuĢtur. Akman. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Efendi. ! Tevârih-i Âl-l Osm».. EĢ-ġekâık. I.. Sultân Orh zamanında hem de ¦ misiniz? Orhan Bey. 393-394. 217.10. Köse Mihal. ġeyh Muhlis Baba ve ġeyh Edebalı'nın bazı yakınları defn olunmuĢlardır9. II-ORHAN BEY ZAMANI 10. Hân. annesi Mal Hâtûn Osman Bey'in ilk hanımı ve Selçuklu Vezirlerinden Ömer Abdülaziz Bey'in kızıdır. Osmanlı Devleti'nin ilk kadı ve müftüsüdür demek daha doğrudur. ġeyh Edebalı. II.. Osmanlı Tarihi. sh. Lütfi PaĢa. ġeyh'in talebesidir ve Osmanlı Devleti'nin ikinci kadısıdır.. 4-5.. Tevârih-i Âl-i Osman. Osmanlı Devleti. sh. Ġbn-i Kemal. c. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları. c.

C Tarihi. sonradan onun halefi olan ve yaya ile . Güneyde Çandarlı Körfezine dayanan Osmanlılar. artık Osmanlı Beyliği. Üsküdar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Çandarlı J eden Türkmenler* ğından. 1329 veya nihâî olarak 1331'de Ġznik'i fethetmiĢlerdir. 2) Asporça Hâtûn: Bizans Ġmparatoru'nun kızıdır. AndronikosA BĠLĠNMEYEN OSMANLI 41 Sultân Orhan zamanındaki büyük ilim adamları ve maneviyât reisleri arasında. Bu hadiseden sonra. ra'iyyetlljl J tayinatlan ve t '" NeĢri. Tevârlh-IÂI-lfl sh. 1353 tarihinde. Lüleburgaz ve Çorlu'yu da fethettikten sonra. böylece 1335'e doğru bütün Ġslâm âleminde ve Avrupa'da Sultân unvanıyla anılmaya baĢlandı. Çanakkale Boğazının Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa'ya geçerken kolaylık olsun diye Süleyman PaĢa'ya hediye etti. Ġz-nik'deki ilk yüksek tahsil müessesesinin müderrisi Davud-ı Kayserî. 1349 yılında yardım için Rumeli'ye geçti. Marmara Denizinin güneyindeki son toprakları da Bizans'ın elinden aldı. Türk tarihinin önemli olaylarından olan Rumeli'ye geçiĢin kahramanı Süleyman PaĢa. Candaroğullarma bağlı Uluğ Beyoğulları Beyliği de Osmanlı Devleti'ne katıldı. re. Kayınpederi olan Bizans Ġmparatoru'nun kendisine saldıran Slavlar ve Bulgarlara karĢı Orhan Bey'den yardım istemesi üzerine Osmanlı ordusu. Müslüman olup Nilüfer adını almıĢtır. sh. 1327 senesinde Bursa Kadısı Cendereli (Çandarlı) Kara Halil ve vezir Alâ'addin'in tavsiyeleri ile saltanatın en önemli alâmeti olan ilk Osmanlı akçesini (son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikke de bulunduğundan bu görüĢ nakz olunmuĢtur) yani sikkesini bastırmıĢtır. Osmanlı Devleti'n Kayseri ve maneviyât re Ahi Evran ve Musa Abdal 11. imza attığı ilk Sultân Orhan'ın Devleti'nin bir > dan dolayıdır. Sultân Orhan zama nik'deki ilk yüksek tahs halefi olan ve yaya ile Hoca. Gelibolu yarım adasında. Sult 1) Orhan Bey. / UzunçarĢılı. ġehzade Halil'in annesidir. kaynaklardan öğrendiğimize göre hayatı boyunca 4 hanımla evlendi. Ġlk darbhane de Bursa'da kurulmuĢtur. Ġznik'i kurtarmak için hücuma geçen Bizans Ġmparatorunu. buradaki Ayasofya isimli Kiliseyi camiye çevirdi ve burada Osmanlı Devleti'nin ilk Üniversitesini kurarak baĢına da büyük âlim Kayserili Molla Davud'u tayin etti. 1347'de Süleyman PaĢa.tarihinde fethetmiĢ ve Bey Sancağı adıyla oğlu Murad'a vermiĢtir. 1362 yılında Nisan ayının sonlarına doğru vefat etti.! 2) Osmanlı I Bey'in zamanında 1 Alâ'addin PaĢa leyman PaĢa da Alp. bu acıya dayanamayan 81 yaĢındaki Sultân Orhan. tarafından bastırıldı} sikkenin bulunması. Bu hanımları ve bunlardan doğan çocukları sırasıyla Ģunlardır: 1) Nilüfer Hâtûn (Holofira): Yarhisar Tekfu'runun kızıdır. I. Orhan Bey. Ġmroz'a çıkartma yapmak istedi. KÖtH(] mal. Kara Mürsel. Bizans açısından kudsî bir değere haizdi ve bunun farkında olan Orhan Bey. Sonra döndü. Bizans ile sulh yapan Sultân Orhan. Rumeli fetihlerini onun yerine ġehzade Murâd devam ettirdiyse de. Daha önceki geçiĢlerden farklı olarak. m bul edilmektedir. Murad ve ġehzade Kasım'ın annesidir. 3) Theodora Hâtûn: Müslüman olmadığı ve evliliğin kısa sürdüğü anlaĢılıyor. Rumeli'nde hukuken ve fiilen var olmuĢlardı. Bu arada Bizans Ġmparatorunun kızı Prenses Theodora ile evlendi. Artık Osmanlının merkezi YeniĢehir değil Bursa'dır. 40-65. Müslüman olmuĢtur. Süleyman PaĢa. kaçmaya mahkum eden Orhan Bey. Bunların aynı zamanda hanımları olduğu düĢünülmemelidir. 4) Eftandise Hâtûn: Mahmûd Alp'in kızıdır. 1357 yılında atının ayağının sürçmesi sonucunda düĢerek vefat etti. PaĢa'nın yardım ordusunun öncüsü Gâzî Umur Bey'dir. bu yardıma minnettar olan Ġmparator. Osmanlı I Bey tesis etmlj ve itaatsizlik < teĢkili. evvela 3 ġubat 1347 yılında Ġstanbul'a girdi. Osmanlı sınırlarının Karadeniz ve Ġstanbul Boğazına doğru ilerlediğini gören Bizanslılar. ġehzade Ġbrahim ve Fatma Sultân'ın annesidir. Sultân Orhan. lerinden olan akçe)* Kara Halil'in tavsly halifenin adı. \ 3) Sultân Ort dına yaya adını \ da müsellem ad tayinine giriĢti' Kara Halil'i tay 4) Osmanlı t se de. 3 Tarih ve tik S III. sonra da sulh yolunu tercih etti. ancak püskürtüldü. Selanik'e kadar geldi ve Ģehri Slavlardan kurtararak geri döndü. Ġznik. bu sefer Anadolu fetihlerine yöneldi ve 1345'e doğru ilk olarak bir Anadolu Beyliğini yani Balıkesir merkezli Karesi Beyliğini Osmanlı Devleti'ne ilhak etti ve Anadolu'da 1354 yılında Ankara'ya kadar ilerledi ve orayı fethetti. Darıca ile Eskihisar arasında bir yer olan Pelekanon'da Osmanlı ordularıyla karĢılaĢmıĢlar ve Osmanlılar Ġmparatoru yaraladıkları gibi.

V. 2) Osmanlı Devleti'nin en yüksek idarî. elimizde Sultân Orhan devrine ait Türkçe i'lâm. c. Ġsmail Hakkı. vakfiye. Kara Mürsel. 117-162. Öztuna. UzunçarĢılı. I. bir Manastır da medreseye çevrilerek müderrisliğine de Fakîh Davud-ı Kayseri tayin olunmuĢtur. Ġki büyük Hıristiyan Konsül'ünün toplandığı Ġznik fethedilince. c. I. c. 36-50. Ahi Evran ve Musa Abdal baĢta gelen simalardandır10. tapu kayıtları ve benzeri Türkçe yazılı belgeler az da olsa mevcuttur) Karamanoğlu . UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. 195196. "Orhan". Zira Orhan Bey zamanından itibaren ilk defa. sh. Ankara 1991. II. Tevârih-i Âl-i Osman. Hammer gibi bazı batılı tarihçiler itiraz etse de. sh. Hasan-ı Kayserî ve maneviyât reislerinden ise.müsellemin teĢkilinde fikir veren Alâ'addin Esved veya Kara Hoca. II. sh. ĠA. ġarl'ın Frank-ArĢır adıyla adlandırdığı muvazzaf asker takip etmektedir. Dünya askerî tarihinde bunu. 147-191. Hıristiyan esirlerden devĢirilmiĢ muvazzaf bir ordu teĢkili. hüccet. Âlî. 1327 yılında Bursa'da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in tavsiyeleriyle bastırdı. . . Kantemir. Tevârih-i Âl-i Osman. ġerafettin Turan). Aksun. Konur Alp. I. 207-211. c. Orhan Bey zamanında Ġznik'te açılmıĢtır.. Dolayısıyla bu görüĢ doğru kabul edildiği takdirde. Bu arada Alâ'addin Esved adlı âlime danıĢarak bir ordu kadısı tayinine giriĢti ve Osmanlı Devleti'nin ilk kazaskeri olarak da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'i tayin etti. 120 sene sonra 1447 tarihinde VII. 198208. 4) Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. Devletler ve Hanedanlar. Defter. 103-105. Ayrıca Sultân Orhan'ın oğulları Alâ'addin PaĢa ile Süleyman PaĢa da vezirler arasında yer almaktadır. Seyyid Ahmed-i Kebîr-i Rufâ'î. Murad devrinde esas teĢkilât10 NeĢri. sh. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti'nin bir devlet olarak bütün müesseseleriyle onun zamanında ortaya çıkmasından dolayıdır. Karaca Ahmed. Evrenos Gâzî ve Akça Koca bulunmaktadır. 67-108. 309-321. c. 27-31. sh. bin kadar da süvari yani atlı asker tertip ederek adlarına da müsellem adını verdi. Son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikkenin bulunması. c.. yaya ve müsellemlerin suiistimale baĢlamaları ve itaatsizlik göstermeleri üzerine. ra'iyyetliği kabul eden Hıristiyanların dinç ve gençlerinden birkaç yılda bir bin nefer kadar alınıp tayinatian ve ulufeleri verilmesi kararlaĢtırıldı". yeniçeri adıyla adlandırılması yoluna gidildi. bu ilki ortadan kaldırmaktadır. Neticede.. sayı 50(1949). Ġbn-i Kemal. Önemli beyler arasında ise. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere. adlî ve siyasî makamı olan Divan da Orhan Bey'in zamanında temellendirilmeye baĢlanmıĢtır. Türkçe'nin ilk resmî dil olarak kabulü de Orhan Bey zamanında olmuĢtur. 11. c. sh. Daha sonra da I. Defter. XIII. bir devletin yürütmeye ve yargıya ait yazılı belgeleri Türkçe yazılmaya baĢlanmıĢtır. sh. Kitâb-ı Cihânnümâ. (neĢr. 1326 yılında yeniçeri teĢkilâtını tesis eden Osmanlı Devleti olmuĢtur. 40-65. Sultân Orhan. Gökbilgin.çünki Rumeiierinde akmcıiık eden Türkmenler ve daha önce ihdas olunan yaya ve müsellemlerle Âl-i Osman'ın ayakta durması zorlaĢtığından. (ki tarihî belgeler bunu doğrulamaktadır. Belleten. Böylece askerî tarih açısından dünyada ilk muvazzaf orduyu kuran. 3) Sultân Orhan ilk defa bin kadar Türk gencinden daimî bir ordu teĢkil ederek a-dına yaya adını verdiği gibi. Bursa ve Ġznik'i fethettikten sonra bağımsızlığın en önemli alâmetlerinden olan akçeyi yani gümüĢ sikkeyi. VL. sh. Künh'ül-Ahbâr. sh. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir? Sultân Orhan'ın Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu kabul edilmesi. Bu sikkenin bir tarafında kelime-i Ģahadet ve dört halifenin adı. 6) Bazı kaynaklara göre. Çandarlı Kara Halil tarafından tavsiye edildi. Andronikos Arasındaki Pelekano Muharebesi". 73-86. Belleten. M. Zira kaynaklara göre. 5) Osmanlı eğitim tarihinde ilk yüksek eğitim müessesesi de. Hacı Ġl Bey. Ahmed Uğur neĢri. Ayasofya Kilisesi Camiye çevrilmiĢ. "Orhan Bey ile Bizans Ġmparatoru III. . I. IX. sh. Lütfi PaĢa. diğer tarafında ise 727 hicrî tarihi ve Kayı Boyu iĢareti ile Bursa'da kimin tarafından bastırıldığına dair bilgi bulunmaktadır. sayı 34(1945). sh. Osmanlı Devleti'nin ilk Bursa Kadısı ve Kazaskeri Çandarlı Kara Halil. Osmanlı Devleti'ndeki ilk muvazzaf asker olan yeniçeri teĢkilâtını da Orhan Bey tesis etmiĢtir. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". Ġbn-i Kemal. Tayyib. 42 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI landırılmasına ve hatta bazı tarihçilere göre. Tevârîh-i Âl-i Osman. ". Mırmıroğlu. Ġlk vezîr olarak Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa tayin edilmiĢtir. . Sultân Orhan'ın imza attığı ilkleri Ģöylece özetlememiz mümkündür: 1) Orhan Bey.

. sh. I. 277-288.. . 207-211.. UzunçarĢılı.. Lütfi PaĢa. hükümdar demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti'nin baĢĢehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa'ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi. V.. Her ı asıl yeniçeri ve i ilk kuĢatan Osı Murâd Hû ehliyetli devleti tân Murâd zarr zikretmek gen Maliye te. sh. c..SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ 12. Osmanlı açısından farklı bir yöne çekilmektedir". çocuklarını. -. 40-44. Sultân I. 124-128.. Acemioğlanlan 1 Vezir o!du ve i arasında ise... 7-8.! oğullarını dağıtıp) Osmanlı'nın bozguna uğrattı Bulgari Ġle Ulahı Kosova'da 20 H« ordusu. .". 4-1 Yıldırım f Bey.. c. sh.. Tarih-i Askerî-i Osmanî.. 724 Rebîülevvel-1324 Mart. Ahmed Cevâd.. . 1362 Temmuz'unda Edirne'yi zabtetti ve kendisine yeni baĢĢehir yaptı. 27-31. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". Kitab-ı Evvel. Tevârîh-i Âl-i Osman. 11 Âlî. Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe'nin fethi takip etti (1363). .000 kiĢilik Hacı Ġlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363). UzunçarĢılı.„... 7"IMIft [»i. 1... I. sh. III. Osmanlı Tarihi. Her ne kadar. Ġsmail Hakkı.tl iffetti BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında bu ilerleyiĢi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V. Murâd'ı.. Künh'ül-Ahbâr. sh. Ġsmail Hakkı.. Ġstanbul 1297.. V. Bunu Sırbistan'ın bir kısmı ile Bulgaristan'ın Osmanlı'ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaĢma imzalandı.Mehmed Bey'in ilk resmî olarak Türkçe'yi kullandığına dair izah tarzı.. c...000 kiĢilik haçlı ordusu 10. .. Urbanus'un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı. Murâd Hüdâvendigâr ve Gazi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd. 1383'de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı'yı metbû' tanıyınca. t tında büyükf hur SaruaJ zikn Asrındakfî kadılarınd sı unvanı ZE Marya' kızı. t llfcıınçuıO |l73-188. 36-50. sh. 1375'de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiĢ oldu. "Gâzî Orhan Bey vakfiyesi.. Murâd.1 kadar sürecek < MiloĢ Oblllç adlı) larak Ģehid edildi j haz/resine gömü Osmanlı'nın eline i bede bizzat bulu 500. hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız? Osmanlı tarihinde I. Osmanlı Tarihi. 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaĢlarında iken Osmanlı PadiĢahı olarak tahta geçti.. Karaman oğulları rahatsız olmaya baĢladı ve 1386'da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı baĢladı.„.. UzunçarĢılı.000 km!'lfk t Batılı tarih ğer din mensuı hasebiyle dost < zirvedeydi. Seferlerine Ankara'nın yeniden fethiyle baĢlayan Sultân Murâd. sh.. Belleten. Ancak 60. Hüdâvendigâr. Aksun. sayı 17-18 (1941). c.

sh.000 km2'lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu. Bunların baĢında.Candar Oğullarından bir beyin kızı. acemi oğlanı veya devĢirme oğlanı ifadeleriyle anlatılan ve halk ile Batılılar arasında Hıristiyan ailelerin çocuklarının zorla alınarak önce köle yapılması.87-93. Tevârîh-i Âl-i Osman. 7. c. sayı 81-84 (1957). sh. Künh'ül-Ahbâr. Bulgaristan tamamen Osmanlı'nın eline geçerken Sırbistan'ın da önemli bir kısmı feth edilmiĢti. Ankara 1992. UzunçarĢılı. Sırpı ile Bulgari ile Ulahı ile. Osmanlı Tarihi. 5. bu meselenin izahını zaruri hale getirmektedirler. 13. 8. 3. bütün devlet memurlarının PadiĢahın köleleri olduklarını ileri sürenler ise. Karamanlı Kara Rüstem'in de yardımıyla Maliye teĢkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında baĢlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları TeĢkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu. PaĢa Yiğit. Öztuna. Batılı tarihçilerin de itirafıyla. 65-77. ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid. V. Baskı. Ahmed Uğur neĢri. I.6. II. 31 vd.Gülçiçek Hâtûn. 284-305. Devlet teĢkilâtçılığında da zirvedeydi. 44 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY?:. 1387). fethettiği topraklarda Ortodokslara. Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaĢlarından daha iyi davrandı.YahĢi Bey.Sultân Hâtûn. Kızıl Murad bey'in kızı. asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teĢkilâtlarını kuran ve geliĢtiren kendisi oldu. Önemle ifade edelim ki. Yıldırım Bâyezid'in ve YahĢi Bey'in Annesi. 6. c. Belleten. Evrenos Beğ.Bulgar Beyinin kızı. sh. c.Halil Bey. sh. I. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düĢman herkes tarafından sevilir hale geldi. Uluçay. ZEVCELERĠ: 1. UzunçarĢılı. Bu sebeple özellikle devĢirme usulünün hukukî ve tarihî gerekçelerini bilmek icab eder. sh. Osmanlı Tarih!. Osmanlı Devletinde pençik oğlanı.PaĢa Melek Hâtûn. Kapı kulları tabirini bahane ederek. Her ne kadar yeniçeri teĢkilâtı babası zamanında kurulmaya baĢlansa da. Halil Hayreddin PaĢa'nın oğlu Ali PaĢa'yı. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuĢ. 2-Marya Thamara Hâtûn. Büyük Türkiye Tarihi. 12 Lütfi PaĢa. bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı'nın üzerine yürüdü ve hatta TimurtaĢ PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (PloĢnik Olayı. I. 173-188. 9. Müstecap SubaĢı ve Hacı Ġlbeğ'i zikretmek gerekmektedir. yeniçeri ve acemi oğlan teĢkilâtında büyük payı bulunan TimurtaĢ PaĢa ve Lala ġahin PaĢa'yı. 2-Ya'kub Çelebi.43 Her ne kadar. 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500. c. I. kahramanlıkları ile meĢhur Saruca PaĢa. 3. Sultân Murad'ın oğlu ġehzade Bâyezid kahramanca savaĢarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım unvanını aldıysa da. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır? Bugün Avrupalılar kadar memleketimizde de en çok merak edilen ve meselenin e-sası bilinmeden değiĢik yorumlar yapılan ve çarpıtılan konulardan biri de kapu kulları ve bunun kaynağını teĢkil eden devĢirme usulüdür. Asrındaki âlimlerden ise Aksaray'lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed. 4. Murâd Hüdâvendigâr'ı muvaffak eden sebeplerin baĢında onunla birlikte çalıĢan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor. I.Ġbrahim Bey.Özer Hâtûn. MiloĢ Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak Ģehid edildi (20. 6-7. sonra da Osmanlı ordusunda görev verilmesi ve çocukların eliyle ana ve . 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin PaĢa diye anılmaya baĢlandı. Bundan cesaret alan haçlı orduları. Ġstanbul'u ilk kuĢatan Osmanlı PadiĢahı da kendisiydi. hep birlikte Osmanlı Devleti'nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova'da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karĢı karĢıya geldiler. sh. sh. 5. Alî. 162-186. bir görüĢe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi'yi zikretmek gerekiyor. 51-70. 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. 4. Diğer devlet adamları arasında ise.. Devletler ve Hanedanlar. XXI. Alî. Osmanlı ordusu. Kantemlr. Bu vazifeye g elir gelmez. Ancak bu güzellikler arasında.1389) ve Bursa'ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü. Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî'nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı unvanıyla meĢhur Mevlânâ Burhânüddin'i zikretmek gerekmektedir. 108-131. "Osmanlı tarihinin Ġlk Devirlerine Ait Bazı YanlıĢlıkların Tashihi". Aksun.Savcı Bey. c. Çağatay. c. Ġne Beğ. Bulgar Kralının kızı. Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini baĢlatmıĢ oldu. 107-108. 3.Nefise Melek Sultân Hâtûn'2.

sosyal ve idarî imtiyazlardan dolayı. Osmanlı Devleti. . Yeniçeri TeĢkilâtıdır. 14. bedel (fidye) karĢılığı onları salıverebilir. 2) Müslümanlara hizmet etmeleri için onları köle olarak kullandırabilir. harpte esir alınan erkeklerden beĢte birini devlet hesabına ve asker ihtiyacını karĢılamak üzere almayı kanun haline getirmiĢ ve bu tarihten sonra. ancak kendilerine köle muamelesi yapılmıyordu. Pençik oğlanları adıyla toplanan bu savaĢ esiri gençler. hem de kendi rızalarıyla Müslüman olmalarını sağlamıĢtır. devletin yükselme devirlerinde. Devlet. Herkesin bildiği gibi. ĠĢte I. Ġslâm Hukukuna göre. ġimdi bunları aĢağıdaki soruların cevaplarından daha iyi öğrenelim. 4) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Ġslâm'a göre savaĢ esirleri ganimetlerden sayılmaktadır. alınanlara: Toyca memur tarr yordu. Evvela Gelibolu'da ve sonra da Ġstanbul'da teĢkil olunan Acemi Ocaklarına verilmeden evvel Müslüman ve Türk ailelerin yanına veriliyordu. Murad'dan Fâtih Sultân Mehmed zamanına kadar Yeniçeri TeĢkilâtının ihtiyâcı olan gençleri temine yarayan pençik oğlanlarıdır. Bu tür anlayıĢın nasıl hatalı olduğu. Ganimetin beĢte biri ise. Burada askerî eğitim gören ve dolayısıyla yarı hürriyetine de kavuĢan bu gençler. zulümle veya haksızlıkla alakası yoktur. savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda Müslüman devlet idaresi. Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocaklarına asker temin eden iki önemli kaynak vardır: A) Pençik Oğlanları ve Acemi Ocakları. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır? I. Müslüman olup Türk terbiyesi aldıktan sonra da Acemi Ocaklarında askerî eğitim görüyorlardı. süper ç almak ¦:. statüsüne . Toyca denilen akıncı subaylarının ve akıncıların aldığı esirler. asker olarak alınanlara pençik oğlanı denmiĢtir. bir nevi devletin köleleri statüsüne sahip oluyor. biraz sonraki izahlardan daha iyi anlaĢılacaktır. Bu Ģekilde devĢirilen pençik oğlanlarının.. en azından Ģu seçimlik haklara sahiptir: 1) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak gayesiyle gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. De.. Murad Hüdâvendigâr. ĠĢte genel olarak Osmanlı hukukunda devletin bu beĢte birlik Kur'ân'la sabit olan hakkına Farsça olarak penç-yek (1/5) ve halk dilindeki ifadesiyle pençik adı verilmiĢtir. 3) Onlarla zimmîlik anlaĢması yapabilir. Devlet. bolu'da ve: lüman ve T. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti. Ki serimizde ııçıt. Zira devletin askerî ve mülkî erkânının çoğu da bu ocaktan yetiĢmedir. bu usule yanlıĢ telâffuzla pençik adı verilmiĢtir.•. Kapı Kulu Ocakları ve bunların baĢında gelen Yeniçeri TeĢkilâtı.. çok büyük zulümler . mala1 alaka:. Pençik oğlanları ne demektir ve nasıl devĢirilir? Bunu biraz izah etmeliyiz. Acemi ocağının temelini bu pençik oğlanları teĢkil ediyordu. Ancak duraklama ve gerileme dönemlerinde. Pen. Kur'ân'ın emriyle devlete aittir. B) DevĢirme Usûlü ve Acemi Oğlanları. hem onlara bir nevi yarı hürriyetlerini kazandırmıĢ. esirleri köle yapmak veya Avrupalılar gibi satmak yerine. Yeniçerilerin sahip oldukları iktisadî.babalarının öldürülmesi Ģeklinde takdim edilen askerî müessese. bu beĢte birlik hakkında. Bu sebeple de Kapıkulu Ocakları denilen askerî teĢkilâtın çekirdek kısmıdır. dünya . 15. Osmanlı Devleti'nin merkezî ordusundaki vurucu güçtür. Bilindiği gibi. Müslüman ve gayr-i müslim herkes için bir Ģereftir. Osmanlı Devletinin Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak. Devi1 D muvak' arttıır. büyük hukukçu Karamanlı Rüstem'in teklifi ve Çandariı r erkeklerdi kanun hai ¦ mistir. Bunun Kanunnâmesini neĢretmiĢ bulunuyoruz. askerliğe elveriĢli olmayanlardan da pençik resmi almıĢ. î)Ģı cizye PNLI uuBĠLĠNMEYEN OSMANLI Çandarlı Kara Halil Efendi'nin meĢruiyetini izah etmesi üzerine. da Acemi 0' sıyla yan Ġv nü ît?-"'' onlara bir n.. kamu yararına uygun olarak istediği gibi tasarrufda bulunur. asırlarca Osmanlı Devletinin vurucu gücünü teĢkil eden Yeniçeri Ocağının çekirdeğini oluĢturmuĢlardır. gerileme <fc okuy bir on. pençikçi denilen bir memur tarafından toplanıyordu.

ailelerden zulmen oğlan aldıkları çokça meydana gelen bir olay olmuĢtur. 123-127. Rus ve Rumlardan neden bizden de almıyorsunuz? Ģeklinde sitemli arzuları vardır. ĠS. Hatta Müslüman BoĢnaklar. Müslümanlardan sadece BoĢnaklar devĢirme kanununa tabi olmuĢlardır.yapıldığını Osmanlı Siyâsetnâmeleri'nden okuyoruz. Belki devĢirmeye tâbi olmayan Yahudi. Usûl hakkında bilgi vermeden evvel Ģu bir kaç hususun bilinmesinin zaruret olduğu kanaatindeyiz: A) Yeniçeri teĢkilâtına girmek veya Saraya girmek önemli bir Ģeref olmasından ve hatta bu yolla Yeniçeri olan yahut Saray'a girenler. Diyârbekir Beylerbeyi ve sonradan da Mısır Beylerbeyi olan Hüsrev PaĢa bu yükselenlere verilecek en bariz misâldir. gayr-i müslimler ve özellikle Osmanlı hayranı Bulgar. Maalesef. maalesef doğrudur. Avrupalıların anlattığı tarzda. 16. Israrlı arzuları üzerine. kendi elleriyle ve hile yaparak ve hatta devĢirme memuruna rüĢvet vererek çocuğunu Acemi Oğlanı yapmaya çalıĢmıĢlardır. 3) Bir diğer önemli sebeb de gayr-i müslimlerin askerlik edemeyiĢleri ve buna karĢı cizye vergisi ödemeleri söz konusu olduğundan. mı-. 2) Ayrıca bugün Amerikan ordusunda asker olmak için can atan çok sayıda üçüncü dünya ülkesi vatandaĢı insanların mevcut olduğu inkâr edilemediği gibi. sh. Ġstanbul 1990-1996. Âli. Müslüman olduklarından dolayı kendi çocukları devĢirilmeye tâbi tutulmadığından. Nasihat'üs-Selâtîn. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır? DevĢirmenin baĢlama sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Yıldırım Bâyezid'in Ankara mağlûbiyetinden sonra fetihlerin duraklaması. her kırk haneden bir tane 14 ila 18 yaĢ arasında genci. bu konuda da bazı suiistimaller olmuĢ olabilir14. Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri I-IX.' yar:: tayıden: Ağatest dan • ve e. 46 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLlNMflîII • vesinde. sadece gayr-i müslim Bulgar. Pençik Kanunnâmesi. o günün tek süper gücü olan Osmanlı Devletinin en önemli ordusu olan Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak için Müslüman ve Hıristiyan her çevreden talepler gelmeye baĢlamıĢtır. yükselme dönemi içindir. Bosna yerlileri ve Ermenilerden. Bu söylediklerimiz. hem rızâları dahilinde olmak ve hem de belli bir kaide dâhilinde yapılmak Ģartıyla. 311. Bosnalı ve Ermenilerin Osmanlı Ordusunda görev alma arzuları gittikçe artıĢ göstermiĢtir. Arnavut. Ahmed. Bu usule devĢirme adının verildiğini ve bunun Kanunnâmesinin hazırlandığını görüyoruz. c. rızâsı dairesinde kalmak Ģartıyla önce Müslüman Türk a-ilelerin yanına verilerek MüslümanlaĢtırmak ve TürkleĢtirmektir. II. Kanunla düzenlenen bu mevzuyu merak edenler. vrk. 92/a-93/a. gerileme döneminde devĢirmecile-rin türlü türlü zulümler yaptıkları. belli bir müddet sonra önemli mülkî ve askerî makamlara geldiklerinden dolayı. Tevârîh-i Âl-i Osman. Osmanlı Ordusunun temelini teĢkil eden Yeniçeri TeĢkilâtına girmek veya Saray'da önemli vazifeler yapmak üzere devĢirmeye baĢlamıĢtır. sh. C) Biraz sonra zikr edeceğimiz gibi. 128-134. belli bir kanun ve kaide çerçe13 Lütfi PaĢa. pençikçiler. DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu? . Ancak bunun zorla ve cebirle yapıldığına dair bir Ģikâyet söz konusu değildir. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. DevĢirme Kanunnâmesi. hattâ muvakkaten gerilemesi sebebiyle yeniden esir elde edilememesi Acemi oğlan ihtiyacını arttırmıĢtır. B) Bu devĢirmeden kasıt. Belki 14-18 yaĢları arasındaki delikanlılar alınmaktadır. E) Bütün bunların yanında insan unsurunun girdiği hiç bir iĢte suiistimal olmaması mümkün görülmediğinden. ısrarla bu kanun gereği çocuklarının toplanmasını kendileri arzu etmiĢlerdir. Arnavut. D) En önemlisi de devĢirme yoluyla Acemi Ocağına çocuğunu veren gayr -i müslimler belli vergilerden mu'âf tutulduklarından. 34. Akgündüz. ĠĢte bütün bu sebeblere dayanan Osmanlı Devleti. nr. Mimar Sinan devĢirme yoluyla MimarbaĢlılığa kadar yükselmiĢtir. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı e-serimizde neĢrettiğimiz DevĢirme ve Pençik Kanunnâmelerini tetkik edebilirler13. gayr-i müslim gençler ve ailelerin bunu arzuladıklarını açıkça görüyoruz. küçük çocuklar ana ve babalarından zorla alınıyor değildir. Bunlara Poturoğulları denmektedir.

yaĢı. sh. Bulgaristan'dan. Yüzyılın sonlarında gene konmuĢtu. Bu yazılmaya Torba yazısı. DevĢirmenin kadıların kontrolünde yapıldığı kesindir. doğuĢtan sünnetli. oğlanlara Ģahadet getirtilip Müslüman edilirdi. 134-136. gürbüzceleri Bostancı Ocağı için ayrılır. Fermanda. Bunun üzerine devĢirilecek mıntıkalara emirler gönderilerek Sancakbeyi. baba ve anasının ve sipahinin isimleri. Çingene ve Acemlerden oğlan devĢirmek katiyen yasak idi. Sancakbeyi ve benzeri mülkî ve askerî makamlara yükselenler çoğunluktaydı. Sâmiha. Sonra Yeniçeri Ağası tarafından teftiĢ olunur. yazılanlara da Torba oğlanı denirdi. sancağı. Yüzyılda ise umumi olarak bütün Osmanlı 4 Ayverdi. DevĢirilen oğlanlar devlet merkezine gelince iki üç gün istirahat eder. Yahudiler hiç alınmazdı. Orada muayyen bir müddet hizmet ettikten ve hem Ġslâm'ı ve hem de Türkçe'yi öğrendikten sonra eĢkali yoklanıp Acemi Oğlanı yazılırlardı. devĢirme kanunlarının uygulamasında da ciddi manada aksaklıklar ve hatta zulümler yaĢandığını maalesef 48 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . kabiliyetlerine göre Yeniçeri TeĢkilâtına. hükümet merkezine sevk olunurdu. Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde. birkaç çocuğu olanın en güzeli ve sıhhatlisi seçilirdi. Yalnız Bosnalı olan ve Poturoğulları denilen Müslüman çocuklarının saray ve Bostancı Ocağı için devĢirilmelerine müsaade edilmiĢti. Enderun Mektebine veya baĢka yerlere alınırdı. Buna Türk'e vermek denirdi. DevĢirilen çocuklar. Yüzyılın sonlarından itibaren yavaĢ yavaĢ Anadolu'daki Hıristiyan tebaadan. muhafaza ettikleri. her mıntıkadan alınacak oğlan adedi kazalara göre tesbit edilmiĢti. papaz çocukları. Bunu müteakip becerikli ve seviyeli olanlar saray için. daha sonraları Sırbistan ve Bosna-Hersek'ten ve Macaristan'dan XV. çok uzun veya çok kısa boylu olanlar da devĢirilmezdi. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Ġstanbul'a gelip gitmiĢ. Trabzon Hıristiyanlarından da oğlan devĢirilmezdi. DevĢirme Ağası da denilen DevĢirme memurunun eline ferman ile birlikte aynı Ģeyleri bildiren bir Yeniçeri Ağası mektubu verilirdi. biri DevĢirme memurunda. sanat sahibi. iki çocuğu olanın biri. biri Sürücü denilen görevlide bulunurdu. DevĢirme memuru bu mıntıkaları bizzat gezerek evsafı haiz çocuklardan kırk evden bir oğlan hesabıyla devĢirirdi. kazası. bütün eĢkâli ve Sürücü denilen sevk memurunun adı bir deftere yazılır. DevĢirilen oğlanın köyü. atlara bakıp daha bazı hizmetler gördükleri için Ġstanbul civarında Kartal ve Kadıköy Hıristiyanları da devĢirme vermekten muaf tutulmuĢlardı. Bu para ilk zamanlar yüz akçe kadarken XVII. ayrıca Ocaktan bir DevĢirme emini ile bir DevĢirme memuru tâyin edilirdi. köse. Türkçe bilen.Ġhtiyaca göre üç beĢ senede bir ve bazen daha uzun fasılalarla Hıristiyanlardan (Yahudilerden alınmazdı) 14-18 yaĢ arasındaki çocukların gürbüz ve sağlam olanları alınırdı. Alınacak olanların orta boylu olmasına dikkat edilirdi. Ailenin tek çocuğu alınmazdı. Arnavutluk. Yüzyılda 600 akçeye kadar çıkmıĢtı. kel. Yunanistan. SOK da T: BĠLĠNMEYEN OSMANLI V7 memleketlerindeki Hıristiyan tebaadan devĢirme alındı. uygun çıkanlar eĢkâl defterine kaydolu-nup Acemi Ocağı cerrahı tarafından sünnet edilirlerdi. Yahudi ve evlilerden baĢka köy kethüdası oğlu. Uzun boylulardan ise vücudu mütenasip olanlar saray için devĢirilirdi. Rus. Yavuz Selim devĢirme usulünü kaldırmıĢsa da. 14-18 yaĢ arasında olanlar tercih olunur ve evliler alınmazdı. bu defter iki nüsha olur. öbürleri Anadolu ve Rumeli ağaları vasıtasıyla Türk köylülerine dağıtılırdı. XVI. çoban ve sığırtmaç. içlerinde sünnetli bulunup bulunmadığına bakılır. Istabl-ı âmireye ait çayırları biçtikleri. Kanun mucibince çocukların en asilleri. Bunlardan sadrazam. paĢa. XVII. Evvelâ. Tek oğul. Çocukların devĢirildiği yerden sevk masrafı ve Kızıl aba ile Sivri külah'dan ibaret elbise paraları için beher oğlan baĢına Hil'at-baha veya Kul akçesi adıyla bir miktar para alınırdı. DevĢirmeye lüzum hâsıl olunca Yeniçeri Ağası Divana baĢ vurarak ihtiyaç miktarını bildirir ve devĢirmeye gidecek olan Ocak Ağalarını seçerdi. Acemi Ocağında askerî ve meslekî eğitim görenler. Kadılar ve Topraklı süvarilerin yardımı temin olunur. Ġstanbul 1999.

Osmanlı Devleti'nin ikinci padiĢahı olan Orhan Gâzî. 54-55. A) Kapı Kulu Askerleri ve Yeniçeri Ağası: Bizzat devlet reisi demek olan padiĢaha bağlı olmak üzere daimî ve maaĢlı (ulûfeli) bir yaya ve atlı ordusu demek olan kapı kulu askerleridir. Kendi aralarında cemaat ortaları (ser piyâdegân). sh. "DevĢirme Sorunu. daha sonraki dönemlerde bunlara köle muamelesi yapılmadığı gibi. Müsellem ise. Bu iki kaynak suiistimal ile bozulunca Yeniçeri TeĢkilâtı ve Devlet TeĢkilâtı da bozulmuĢtu15. Zamanla devletin en önemli vurucu gücü haline gelen bu askerî grubun ilk çekirdeği "esirlerin Müslümanlar yararına kul (köle) olarak istihdamı" Ģeklindeki Ģer'î hükümden kaynaklandığı için kapıkulu askerleri adını almıĢsa da. ler ayrıten. Belleten c. Yayalar. b) Müslümanlara yararlı olması için onları köle olarak kullandırabilir. c) Onlarla zimmîlik andlaĢması yapabilir. Osmanlı Tarih Lügati. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere koĢturan ve ancak bir buçuk asırda teĢkilâtı tamamlanabilen bu yeni düzenlemeye göre Osmanlı ordusu iki kısımdı. benzeri özelliklere sahip muvazzaf süvarilere denmekteydi. sh.. nr. Bu sebeple malî hukukunu.. 311. DevĢirme ve BoĢnak Maddeleri. bedel karĢılığı onları salıverebilir. seferden sonra ise ziraat iĢine dönen ve vergiden muaf olan daimî ve ücretli bir piyade ordusuydu. d) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. devlet erkânının hizmetine ve acemi ocaklarına tevzi edilirdi. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. c. Osmanlı ordusunu yeniden tanzim etmiĢti. Akgündüz. 92/a-93/a. Sertoğlu. Nasihat'üs-Selâtîn. kanunen bir oğlu olan zimmîden devĢirme yapılamamasına rağmen. a) Yayalar: Bunların en önemlileri. Osmanlı Kanunnâmeleri. Bunlara kapı kulu denmesinin sebebi Ģudur: Ġslâm hukukuna göre savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda devlet baĢkanı Ģu seçimlik haklara sahiptir: a) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak amacıyla gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir.. Yeniçerileri. Ulûfeli askerler de denen kapı kulu askerleri yayalar ve süvariler " Âli. aynı zamanda fethedilen ülkelerin MüslümanlaĢtırılması ve TürkleĢtirilmesine hizmet eden devĢirme usulüyle. rüĢvet alarak ve zulmen bu yola baĢvurduklarını. 134-136. Ayverdi. (*S nn< hV Öze. bunların ağalarını ve merkezdeki askerî teĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız? Türk milleti asker bir millettir. sh. 84-85. ağa bölükleri ve sekbanlar diye üçe ayrılmıĢlardı. BaĢta Gelibolu ve Ġstanbul Acemi Ocağı olmak üzere Acemi Ocaklarında yetiĢtirildikten sonra. Ġstanbul 1986. 679-725. itiraz eden erkekleri ayaklarından ve kadınları da saçlarından astıklarını ve buna benzer ciddi hatalar yapıldığını Tarihçi Âli anlatmaktadır. Ent nuMJ BĠLĠNMEYEN OSMANLI diye ikiye ayrılmıĢtır.Siyâsetnâmelerden okuyoruz. sh. Belli bir hizmet müddetinden sonra acemi oğlanı olur ve yeniçeriliğe geçmeye hak kazanırlardı. I. Acemi Oğlanları: Rumeli ve Anadolu eyâletlerinden devĢirilen yarar oğlanlar. Yeniçeriler: Bunlar Osmanlı ordusunun temelini teĢkil ediyordu. Oğlan devĢirmeye memur olan zağarcı veya sekbanların kendi keyifleriyle iĢler yaptıklarını. Murad. 127-415 (Yeniçeri Kanunnâmesi). ĠĢte Yeniçeri TeĢkilâtının iki önemli kaynağı bunlardı. sayı 198(1986). Yavuz. L. babasının bu çeĢit askerlerini aynen korumakla birlikte. toprak rejimini ve devlet teĢkilâtını askerî gayelere uygun olarak tanzim etmiĢtir. 17. Çandarlı Kara Halil'in gayretleriyle Yeniçeri adıyla padiĢahın daimî hassa ordusu haline getirilmiĢlerdir. -. Yaya ve Müsellem denilen piyade ve süvari teĢkilâtını kurmuĢtu. Ercan. IX. vrk. DevĢirmenin Anadolu ve Balkanlardaki TürkleĢme ve ĠslâmlaĢmaya Etkisi". Osmanlı Devleti de selefi olan diğer Türk Devletleri gibi asker bir devlet olmuĢtur. esir olan ve olmayan Hıristiyan çocukları da Yeniçeri Ocağı'nın önemli kaynağı haline gelmiĢlerdir.. . sefer zamanlarında günde iki akçe yevmiye ile hizmet eden. Mithat. Cebeciler: Orduya harp malzemelerini temin eden bir askerî sınıftı.

Evvela. Divan Ağa Kapusu denen yerde toplanır ve dava. yörük ve müsellem gibi gruplar artık üçüncü plândaydı. ocağın iĢlerine. Üçüncüsü de. Osmanlı Devleti TeĢkilatında Kapukulu Ocakları. 1 vd. 1/379 vd. Yeniçeri ağası. Aslen ġi'îlerin 12 Ġmam kabul ettikleri Ģahsiyetlerden bulunan Ġmam Musa Kâzım yoluyla Peygamber'in nesline dayanmaktadır. Ocağın ilga ediliĢine vak'a-i hayriye adı verilmiĢtir. Hüseyin Efendi. Yeniçeri ağası. Ġsmail Hakkı.. Akıncılar. UzunçarĢılı. 88. 79/A vd. Ocaktan ise sadrazamdan izin almak Ģartıyla ölüm cezasını da kendisi verir. Osmanlı Devleti'nin önce geniĢlemesine ve sonra da gerilemesine vesile olan Yeniçeri Ocağı. Yayalar. Azep (hafif piyade) ve Akıncılar gibi kısımlara ayrılmıĢlardı.. Nasâyih ve Fatiha Tefsiri gibi eserleri bulunmaktadır (Bu eserlerin Hacı BektaĢ'tan 200 yıl sonra yazılmıĢ nüshaları vardır). vrk. Telhls'ül Beyan Fî Kavanin-i Al-i Osman. c. Ayrıca divanda görevli olan ve Rikâb-ı Hümâyûn veya Özengi Ağaları denen ağaların reisidir. Osmanlı ordusunun ilk kısmını teĢkil eden ulûfeli yani millî ve profesyonel askerler üç kısımdı. yoksa bizzat Ģer'î cezalarını verir. Hacı BektaĢ-ı Veli diye meĢhur olan büyük velilerden biridir. 16 Molla Hüsrev. Silâhtar (sarı bayrak bölüğü). Babasının adı Seyyid Muhammed bin Seyyid Ġbrahim es-Sânî veya Seyyid Musa olarak geçmektedir. En önemli yetki ve vazifeleri Ģunlardır: Ġstanbul'da ve çevresinde Ģer'e ve kanuna aykırı gördüğü Ģeyleri yasaklar.b) Süvariler: Bunlar da Sipah (kırmızı bayrak bölüğü). Tevârih-i Âl-i Osman. MTM. Horasan'daki Nisabur Ģehrinde dünyaya gelmiĢtir. Tutukladığı suçlular Yeniçeri ocağından değilse ve cezaları idam ise sadrazama gönderir. Kapıkulu askerleriydi. suçluları. sh. ocağın bütün idarî iĢlerini yürütmeye ve tayinleri yapmaya da yetkilidir. Bu bir çeĢit askerî mahkemeydi. Vezirlik rütbesine sahip olan Yeniçeri Ağaları. sh. Çoğu kaynaklar doğum . Hafif piyade demek olan Azepler. yeniçerilerin maaĢ ve terfilerine. 134-136. Hacı BektaĢ-ı Veli ile ilgili. Bunun için her ÇarĢamba sadrazama gelir.. saray halkı ve iç halkı da denen saray askerleriydi. manzum ve karıĢık nüshaları elimizde mevcuttur. Elimizde kendisine ait olduğu söylenen ve ancak kendi döneminde yazılı nüshaları bulunmayan Makamât. Hacı BektaĢ isimli zat. ocak güvenliğine ve yeniçeriler arasındaki davalara bakan ve Ģikâyetleri dinleyen Ağa Divanının da reisidir. kaptan-ı deryanın emrindeki tersane halkıydı. Dürer ve Gurer. Divanın üyeleri arasında SekbanbaĢı. Ayrıca Hacı BektaĢ-ı Veli'ye ait menkıbeleri anlatan Hacı BektaĢ Vilâyetnâmesinin mensur.. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir? Bu konu Osmanlı tarihinde ve Ġslâm düĢünce tarihinde hâlâ tartıĢılan ve ideolojik sebeplerle istismar edilen bir konudur. 1/285-286. Osmanlı tarihini ve bazı müesseseleri de yakından ilgilendirdiği için. I-II. B) Eyâlet Askerleri: Bunların baĢında tımarlı veya topraklı süvariler de denilen sipahiler gelmektedir. Ankara. Lütfi PaĢa. Yeniçeri ocağı ve Acemi ocaklarından sorumlu tek yetkilidir. Yeniçeri ağası. 34. Ayverdi. Bu açıdan Yeniçeri ağasının askerî yargı yetkisinin de olduğu görülmektedir. Annesi de Nisabur âlimlerinden ġeyh Ahmed'in kızı Hâtem veya Hatme Hâtun'dur. Kapıkulu askerlerinin temelini teĢkil eden Yeniçerilerin âmiri Yeniçeri Ağasıdır. Yörükler ve Müsellemler de bu gruba dahildir16. Birincisi. Yaya. 1/177 vd. Tevkiî Kanunnâmesi. 1/524-527.1241/1826 yılında ilga edilmiĢtir. 1984. (Ağay-ı Yeniçeriyân-ı Dergâh-ı Ali). Osmanlı kaynaklarının kabul ve naklettiklerine göre.. sh. eğer bağlı bulunduğu bir daire varsa yetkililere teslim eder. I. Bu arada ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Tevârih-i Âl-i Osman'ında ve daha sonraki kaynaklardan ise. Kantemir. Paris Bibllotique National nüshası. Âli'nin Künh'ül-Ahbâr'ında. ikincisi. sh. Ancak önemli meseleleri sadrazama arz etmekle memurdur. Bu bilgiler kesin değildir. Divan-ı Hümâyûn'un üyesidirler. Kul Kethüdası ve Ġstanbul Ağası gibi zabitler bulunmaktadır. 464 yıllık uzun bir ömürden sonra. Hezarfen. kısaca mevcut görüĢleri özetlemekte yarar vardır. ġehrin asayiĢini temin için daima kol dolaĢıp gezer. Özetlemek gerekirse. Sicill-i Osmânî'de ve de Osmanlı'nın son zamanlarında BektaĢi Babalarından biri tarafından kaleme alınan BektaĢilik ve BektaĢiler adlı eserde ve benzeri kaynaklarda bazı ipuçları bulmak mümkündür. Ģer'î bir meseleye taalluk ediyorsa kadıya havale olunurdu. Bu hususlarda padiĢahın vekilidir. 50 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 18. Ģahsiyetine ve Ģöhretine uygun sağlam kaynaklara sahip değiliz. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Ġkinci olarak. 1/548 vd.

tarihini zikretmez-ken, BektaĢi Babalarından ġeyh Baba M. Süreyya, 645/1247 tarihini zikretmektedir. Horasan'da Hoca Ahmed Yesevî'nin halifesi olduğu söylenen ġeyh Lokman'dan zahirî ve batınî ilimleri tahsil eden ve halifelik makamına kadar gelen Hacı BektaĢ-ı Veli, hicrî VIII. Asrın baĢlarında (veya bir kayda göre 680/1281'de yani Osmanlı Devleti'nin ilk nüvelerinin atıldığı günlerde) Anadolu'ya gelmiĢ ve Kayseri'ye yerleĢmiĢtir. Rum erenlerinin namdan olan ve Sivrihisar'da oturan Karaca Ahmed Sultân ile karĢılaĢmıĢ ve onun iltifatına mazhar olmuĢtur. Anadolu'ya gelmeden hacca gittiği ve hacı unvanını aldığı söylenmektedir. Daha sonra KırĢehri Kazasının Hacım veya Suluca Karahöyük (HacıbektaĢ) yöresine gelerek kendi adına bir dergah bina etmiĢ ve müridlerini irĢada baĢlamıĢtır. Buradaki irĢad faaliyetlerine devam eden Hacı BektaĢ-ı Veli, Sicill-i Osmânî'nin de katıldığı bir görüĢe göre, 738/1337 tarihinde ve bazı araĢtırmacıların tesbitine göre ise 669/1271 tarihinde vefat eylemiĢtir. Hacı BektaĢ-ı Veli'nin evlenip evlenmediği de tartıĢmalıdır. Ancak bazı kaynaklar, Kutlu Ana ve Kadıncık Ana diye meĢhur olan Fatma Nuriye Hanımla evlendiğini ve çocuklarının dahi olduğunu kaydetmektedirler. Bu bilgilerden anlaĢılmaktadır ki, Hacı BektaĢ-ı Veli Hazretlerinin Ahmed Yesevî ile buluĢtuğu ve hatta Sultân Murâd ile yeniçeri meĢvereti için bir araya geldiği Ģeklindeki rivayetler tamamen yanlıĢtır ve asılsız iddialardır. Hatta ÂĢıkpaĢa-zâde, konuyu daha farklı bir Ģekilde anlatmakta ve Hacı BektaĢ Veli ile Osmanlı Devleti arasında bağ kurmanın yanlıĢlığını vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönem olaylarını bizzat yaĢayan ve en önemlisi de Ebül-Vefâ'nın Halifesi Baba Ġlyas'ın torunu olan ÂĢıkpaĢaBĠÜNMEYENOSMANI! zâde'nin söylec Üçüncü o BektaĢ-ı Vell'n; 1) Özellik: 'erilen bir inan taĢ'ta her sene Hacı BektaĢ, B» • ilk çeyreğinden muyla meĢhur ¦ Veli'yi gerçek r meyenleri de vj 2) Bir oru: tarikatın : Yesevilik sonradan ¦ Babal isyanım ı Anadolu'n tur. XVI, !.., ğiyle HacıbektaĢ BektaĢi D' teĢkilâtla'1 zamanla var old, 3)G Ģekliyle bu,u.,. tadır. Eserleri, o: teĢkilâtın ¦¦¦ Kur'ân ve mislerdir. gelmeyeci mek en ıyv "Zamar olmayan t>;< Ġnanç itibar1, 19. Ye; ¦'M VI. !s AMıilkıftĠ 1986, sn. I! M SDRM'I BĠLĠNMEYEN OSMANLI SI zâde'nin söyledikleri, Ģüphesiz BektaĢi Menkıbelerinden daha doğrudur. Üçüncü olarak, kısaca doğruya en yakın bilgileri vermeye çalıĢtığımız Hacı BektaĢ-ı Veli'nin meslek ve meĢrebi hakkındaki farklı görüĢleri de aktaralım. ġöyle ki: 1) Özellikle Alevî ve ġi'î gruplar, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin tamamen BektaĢilik adı verilen bir inanç ekolünün kurucusu olduğunu ifade etmektedirler. ġu anda HacıbektaĢ'ta her sene kutlandığı ve maalesef amelsiz bir Ġslâmiyet anlayıĢını yansıtan Ģekliyle Hacı BektaĢ, BektaĢilik adlı bir tarikatın piri kabul edilmekte ve bu anlayıĢ XIV. Yüzyılın ilk çeyreğinden sonra Hacı BektaĢ-ı Veli Tekkesinin Ģeyhi olan Abdal Musa'nın yorumuyla meĢhur olmaya baĢlamıĢ bulunmaktadır. Önemle ifade edelim ki, Hacı BektaĢ Veli'yi gerçek manada tanıyan BektaĢilerin namaz ve oruç gibi dinin emirlerini reddet-meyenleri de vardır.

2) Bir grup araĢtırmacıya göre (Ahmed YaĢar Ocak gibi), Hacı BektaĢ, herhangi bir tarikatın piri ve kurucusu değildir. BektaĢilik diye bir tarikat kurmamıĢtır. Sadece Yesevilik ile Kalenderiliğin karıĢımından oluĢan Haydarîlik tarikatının bir mensubudur; sonradan Baba Ġlyas-ı Horasan? çevresine girerek Vefâilik tarikatına intisap etmiĢtir. Baba'î isyanını benimsememiĢ ve onun ölümünden sonra da yerine geçmiĢtir. Ancak Anadolu'da Suluca Karahöyük merkezli mitolojik bir Hacı BektaĢ-ı Veli kültü oluĢmuĢtur. XVI. Yüzyılın baĢına (907/1501) gelindiğinde, Balım Sultân II. Bâyezid'in de desteğiyle HacıbektaĢ'taki meĢihat postuna oturmuĢ ve II. Mahmûd tarafından 1826 yılında BektaĢi Dergahları lağvedilinceye kadar bu anane devam ettirilmiĢtir. Balım Sultân'ın teĢkilâtlandırdığı BektaĢilik anlayıĢına aykırı ve tamamen amelden uzak bir anlayıĢın da zamanla var olduğunu burada belirtmemiz gerekmektedir. 3) Özetle, bu tarihî zat, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin kısa hayat hikayesinde anlattığımız Ģekliyle büyük bir velidir. Anlatılan çoğu menkıbeler, sağlam kaynaklara dayanmamaktadır. Eserleri, onun ehl-i sünnete aykırı olmadığını göstermektedir. Bu yönüyle yeniçeri teĢkilâtının manevi ilham kaynağı olmuĢ olabilir. Ancak müntesipleri zamanla, onu Kur'ân ve Sünnetten uzak ve tamamen amelden mahrum bir tarikat Ģeyhi haline getirmiĢlerdir. Onun için de bu müridlerini nazara alan halk, BektaĢi ismine akla ve hayale gelmeyecek manaları yüklemeye baĢlamıĢtır. Bu konuda son sözü tarihçi Âli'ye söyletmek en iyisidir: "Zamanımızda BektaĢi derviĢleri, baĢtan baĢa namazdan ve oruçdan uzak, mezhepleri ne olduğu belli olmayan bir bölük ortada gezenlerdir. Hacı BektaĢ-ı Veli'ye intisapları sadece sözleriyledir; fiil, amel ve inanç itibariyle onunla alakaları yoktur. O velinin evladı denilen azizler de onun gibi olamamıĢlardır"". 19. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir? Önce Ģunu belirtelim ki, bu konuda dillerde dolaĢan, Sultân Orhan veya Sultân 17 Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 52-62; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-205; ġemseddin Sami, Kamus'ül-A'lâm I-VI, Ġstanbul 1308, c. II, sh. 1332; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî I-IV, Ġstanbul 1308-1315, c. II, sh. 22; Sezgin, Abdülkadir, Hacı BektaĢ-ı Veli ve BektaĢilik, Ġstanbul 1990; Hacı BektaĢ-ı Veli, Makâlât, (nĢr. Esad CoĢan) Ġstanbul 1986, sh. 17-61; Menakıb-ı Hacı BektaĢ-ı Veli, Vilâyet-nâme (Haz. Abdülbaki Gölpınarlı), Ġstanbul 1958: ġeyh Baba M. Süreyya, BektaĢilik ve BektaĢiler, Ġstanbul 1332; Öztürk, Mürsel, "Hacı BektaĢ-ı Veli", Belleten, c. L, sayı 198(1986), sh. 885-894. . 52 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN; Murad'ın Hacı BektaĢ-ı Veli ile bir araya geldiği, Hıristiyan asıllı gençlerden yeni teĢkil olunan askere onun eliyle börk giydirildiği, hayır dua edildiği ve hatta yeniçeri adının da Hacı BektaĢ tarafından verildiği tarzındaki açıklamalar tamamen asılsızdır. Elimizde Hacı BektaĢ-ı Veli ile yeniçeri teĢkilâtının münasebetlerini aydınlatan gayet açık kaynaklar yani Yeniçeri Kanunnâmesi vardır. Zaten baĢta ÂĢıkpaĢa-zâde olmak üzere, ilk dönem Osmanlı kaynaklan da, Kanunnâmedeki bilgileri doğrular mahiyettedir. Kanunnâmedeki hükümlerden anladığımıza göre, Hıristiyan gençlerinin genç ve dinç olanlarından yeni ve muvazzaf bir ordu teĢkili fikri, Bolayır Fâtihi Süleyman PaĢa'nın fermanıyla baĢlamıĢ ve Bilecik Kadısı olan Kara Halil ile meĢveret neticesi buna karar verilmiĢtir. Daha sonra Kara Halil (Çandarlı Halil Hayreddin PaĢa)'in ilgili devlet erkânı ile görüĢüp yeniçeri teĢkilâtını düzene soktuğu bilinmektedir. Bu erkan arasında Hacı BektaĢ PaĢa isimli bir devlet adamı da vardır. Bunun isim benzerliği dıĢında Hacı BektaĢ ile alakası yoktur. Yeniçerilerin elbisesi ise, o zamanda keĢif ve kerametleri bilinen Hacı BektaĢ-ı Veli evladından TimurtaĢ Dede ve Mevlana evladından Emir ġah Efendi'ye danıĢılarak dualar ile giydirilmiĢtir. Mevlana'nın torunlarından olan zat Mevlana elbisesini giydirmeyince, kepenek denilen Hacı BektaĢ-ı Veli elbisesi giydirildi. O halde yeniçerilerin giydiği kisveyi Hacı BektaĢ-ı Veli giymiĢ olabilir; ancak Hacı BektaĢ-ı Veli yeniçeri kurulmadan vefat ettiğinden o giydirmemiĢtir. Bu muvazzaf yeni ordu, kul olduğundan dolayı yeniçeri adı verilmiĢtir; yoksa Hacı BektaĢ-ı Veli'nin isimlendirmesi değildir. Nitekim ÂĢıkpaĢa-zâde meseleyi Ģöyle açıklamaktadır:

"Bu BektaĢiler ederler kim, 'Yeniçerilerin baĢındaki tac Hacı BektaĢ'ındır' derler. Cevab: Yalandır ve bu börk hod Bilecik'de Orhan zamanında zahir oldu; yukaru bâbda beyân edüb dururun ve illa BektaĢiler giymeğe sebep, Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü ve bir yeniçeriden bir eski börk diledi. Yeniçeri ana verdi. Yeniçeri üsküfini çıkardı; bunun baĢına giydirdi. Abdal Musa Vilâyetine geldi, ol börk bile baĢında, sordular kim, 'Bu baĢındaki nedir?' Ol etdi: 'Buna elf derler' dedi. Vallahi bunların taçlarının hakikati budur". Sonuç olarak, mesele yukarıda özetlendiği gibidir. Hacı BektaĢ-ı Veli, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda emeği geçen maneviyat erlerinden ve Horasan erenlerinden biridir. Kisve olarak da onun elbisesi tercih olunmuĢ bulunabilir. Bu tercihte onun evladından birinin duası bulununca ve yeniçeriler de ocaklarını onun manevi himayesinde görünce, yeniçerilere tâife-i BektaĢiyân ve ağalarına da Ağayân-ı BektaĢiyân denmiĢtir. Sonradan bu Horasan erenlerinden olması halini kötüye kullananlar ve meseleyi saptırılan BektaĢilik mecrasına çevirmek isteyenler elbette olmuĢtur. Zaman zaman aldatılan yeniçeri bölükleri de ortaya çıkmıĢtır. Celâlî isyanlarında bu anlayıĢın büyük etkisi vardır. Hatta sonradan Yeniçerilerin ahlaken bozulmalarında da bu anlayıĢın etkisi vardır. Bu olumsuz etkilerin izlerini Yeniçeri Kanunnâmesinde görmek mümkündür. ĠĢte bu olumsuz yansımalarından dolayı, 1826 yılında II. Mahmûd Yeniçeri TeĢkilatı ile beraber, BektaĢi Dergahlarını da kapatmıĢtır. Hedef bu suiistimalleri önlemektir. Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı, hele hele halkın anladığı olumsuz anlamda amelsiz bir BektaĢi grubu asla olmamıĢtır. Gerçek manada Hacı BektaĢ'ın eserleri ve asıl tuttuğu yol ise, Ġslâm'dan baĢka bir Ģey değildir18. 20. Osmanlı 1 levî gelen levî aslı var ı Bu iddia, Alevîliğin ne ; Medresesinden I memekten kay a) Osmanlı I (elerini göğüsley«t| Ġbn-i Kemal'e kaleme alan ve 81 i tenler aleyhinde I den Ġznik Müdenrii lir); ilk Osmanlı ( j Kâdizâde-i Rumi,! ¦ rinden i . Hadis'de : Fusûleyn f çalıĢan ı • II. Murad < \ Fâtih ı elimizdeki jZenbilllAIII j net dairi Alevî olan 1 I ni göstermek jj b) Bilin Ifların hürmeti i babası ġeyh t Ġ özellikle I I sevgisi, bil (dır: ġf'a-il Ibiyle Yezkh I Daha sonra d ĠPeyganibazı fikin lg Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, Kavânîn-1 Yeniçeriyân, c. IX, sh. 169-170, md. 191-197; UzunçarĢılı, Kapukulu Ocakları, c. I, 147-150; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 205-206; Ahmed Cevad, Tarih-i Askerî-i Osmanî, sh. 8-9. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 53 20. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve A-levî geleneğine bağlı olduğu, Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve A-levî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın aslı var mıdır? Bu iddia, Osmanlı Devleti'ne ilham kaynağı olan maneviyât erlerini tanımamak; Alevîliğin ne zaman tarih sahnesine çıktığını; Osmanlı hukuk kaynaklarını; ilk Ġznik Medresesinden beri Osmanlı medreselerinde okutulan itikâdî ve amelî kaynakları bilmemekten kaynaklanmaktadır. ġöyle ki: a) Osmanlı Devleti'nin Osman Gâzî'den Yavuz zamanına kadar dinî ve ilmî meselelerini göğüsleyen kadrosu, ilk fetva makamına gelen ġeyh Edebalı'dan ta ġeyhülislâm Ġbn-i Kemal'e

kadar, tamamen ehl-i sünnet dairesinde yaĢayan; eserlerini bu ruhla kaleme alan ve en önemlisi de BektaĢilik adı altında Hacı BektaĢ-ı Veli'nin ruhunu incitenler aleyhinde fetvalar veren âlimlerden meydana gelmektedir. Sultân Orhan devrinden Ġznik Müderrisi Davud-ı Kayseri ve kaleme aldığı eserler (Kara Davud incelenebilir); ilk Osmanlı Kazaskeri Çandarlı Kara Halil; I. Murad devrinin resmi otoritesi olan Kâdizâde-i Rumi, Seyyid ġerif Cürcani ve Mevlânâ Kâdi Mahmûd; Yıldırım Bâyezid devrinden ilk ġeyhülislâm Molla Fenâri ve elimizde bulunan fıkha ve itikada dair eserleri; Hadis'de zirveye yükselen Ġbn-i Melek ve eserleri; hatta ġeyh Bedreddin'in Câmi'ul-Fusûleyn ve benzeri eserleri; Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı Devleti'ne girmeye çalıĢan dalâlet fırkalarını temizleyen Mevlânâ Fahreddin Acemi ve Burhâneddin Herevî; II. Murad devrinin ilim güneĢlerinden Hıdır Beğ ve Alâ'addin Tûsî ve bunların eserleri; Fâtih devrinin fıkıh ve hadis yıldızları olan Molla Hüsrev, AkĢemseddin, Molla Gürani ve elimizdeki eserleri ve nihayet ġî'a ve BektaĢilerle alakalı aleyhte fetvaları bulunan Zenbilli Ali Efendi ve eserleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ devrinin tamamen ehl-i sünnet dairesinde geçtiğinin delilleridir. Aksi görüĢleri ileri sürenler, BektaĢi veya Alevî olan bir âlimin, kuruluĢ döneminde dinî veya kazâi bir göreve getirildiğini göstermek mecburiyetindedirler. b) Bilindiği gibi, ehl-i sünnet de, en az BektaĢi ve Alevîler kadar, Hz. Ali'yi ve onların hürmet ettikleri 12 Ġmamı severler ve hürmet gösterirler. Hatta ġah Ġsmail'in babası ġeyh Haydar ve onun babası ġeyh Cüneyd, Ģeyhliğe Ģahlığı karıĢtırana kadar, özellikle tasavvuf ehlinin manevi reisleri Âl-i Beyt'ten çıktığı içindir ki, On Ġki Ġmam sevgisi, bütün ehl-i iman arasında yaygındır. Hatta ġî'a'yı bazı âlimler ikiye ayırmaktadır: ġî'a-i Velayet ve ġî'a-i Siyâset. ġî'a-i Velayet, sadece Âl-i Beyte muhabbet sebebiyle Yezid ve taraftarlarına karĢı çıktıkları için ġî'a diye bilinen bazı tasavvuf ehlidir. Daha sonra da açıklayacağımız üzere, bu manada Erdebil'de toplanan tasavvuf ehli, Hz. Peygamber'in torunları olan kutubların çevresinde bir daire teĢkil etmiĢlerdir. Bunların bazı fikirlerinin, Kur'ân ve Sünnete aykırı olmamak üzere, BektaĢilerin veya Alevîlerin kanaatleriyle aynı olması, bunların da BektaĢi veya Alevî olduğunu göstermez. Tıpkı 12 Ġmamı medheden Yunus Emre'nin asla Alevî ve BektaĢi olmaması gibi. ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve kendinden sonra 5. ġeyh olan ġah Ġsmail'in dedesi ġeyh Cüneyd (1447-1460), ġi'î mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd, Anadolu'ya sürüldü. Sultân II. Murad'a kadar geldi ve ondan bazı siyasi 54 BĠLĠNMEYEN OSMANLI taleplerde bulundu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındı. Bütün bunları, bizzat olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar, ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca, oradan da kaçar gibi ayrılmıĢtır. Yani ġeyh Cüneyd, bazı bozuk fikirleriyle Osmanlı Devleti'ne hulul etmek istemiĢse de, PadiĢah'ın çevresindeki âlimler bu manadaki dalâlet fırkalarına geçit vermemiĢlerdir. c) Abdalân-ı Rum'un BektaĢi babaları ve Alevî dedeleri olduğu; Osman Bey zamanında yaĢayan ve hatta onunla ve oğlu Orhan Bey ile birlikte gazalara katılan Baba Ġlyas, Muhlis Baba, ġeyh Edebalı, Geyikli Baba, Ahi Evran, Abdal Musa ve Abdal Murad'ın bunların baĢında geldiği; bu zikredilenlerin Osmanlı Devleti'ne BektaĢi ve Alevî geleneğini aĢıladığı ve en azından Osmanlı Sünnî anlayıĢının daha sonrakinden daha müsamahalı olduğu iddiasına gelince, bütün bu iddialar, Alevîlik ve BektaĢiliğin asıl mahiyetinin bilinmemesinden kaynaklanan iddialardır. Bugün Alevîlik diye bilinen itikadî mezhep, aslında XV. yüzyıla kadar ġî'a'nın ta kendisidir. Ancak Alevîlik ve KızılbaĢlık tabirleri, ġeyh Cüneyd ve ġeyh Haydar ile ortaya çıkan tabirlerdir. Aynı Ģey BektaĢilik için de geçerlidir; zira Hacı BektaĢ bir görüĢe göre 1271 ve diğer bir görüĢe göre de 1337'de vefat etmiĢtir. Bu tabirler ortaya çıkmadan evvel, ehl-i sünnet ile ġî'a'nın arasındaki ihtilâflar zaten bilinmektedir. Ehl-i tasavvufun bir kısmı ise, bir nevi ġî'a-i Velayet durumundadır. Abdalân-ı Rum denilen yukarıdaki Ģahsiyetlerin, Âl-i Beyt muhabbetiyle yanıp tutuĢan ve ġî'a'nın ma'sum kabul ettiği 12 Ġmamı medheden davranıĢları ve Ģiirleri de olabilir. Sırf bu yüzden, zaten Ehl-i Beyti seven Osmanlı Hanedanının bunlarla olan münasebetlerini ve hatta bu Horasan Erenlerinin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢuna olan katkılarını baĢka türlü değerlendirmek yanlıĢ olur.

d) ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçiler, Hacı BektaĢ-ı Veli ile Osmanlı Hanedanının ciddi bir alakasının dahi olmadığını iddia etmektedirler. "Bu Hacı BektaĢ, âı-i Osman neslinden hiç kimse ile musâhabet etmedi ve andan ötürü anmadım. Yeniçerilerin baĢındaki Hacı BektaĢ'ındır derler; yalandır. Börk Orhan zamanında zahir oldu. Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü". Alakası olsa bile, Hacı BektaĢ'ın kendisi ile BektaĢi diye bilinen bazı kimselerin onunla ne derece ilgili olduklarını biraz evvel anlatmaya çalıĢtık. e) Hacı BektaĢ Zaviyesinden olduğu ifade edilen Geyikli Baba'nm Sultân Orhan ile kısa bir müddet için de olsa bir araya geldiği doğrudur. Osmanlı kaynaklarında bu konuda yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Zaten Osman Bey ve Orhan Bey zamanının maneviyât erleri olarak zikrettiğimiz Ģeyhlerden çoğu hakkında, gerçek ismi gibi çok açık konularda dahi yeterli bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla, sonradan uydurulan BektaĢi menkıbelerinden birini yansıtan bir kaynağın, Orhan Bey'in Geyikli Baba'ya rakı ve Ģarap gönderdiği yolundaki bir ifadeyi kaynak kabul ederek, ilk Osmanlı PadiĢahlarının sonrakiler gibi katı Sünnî olmadıklarını ve rakı hediye gönderecek kadar müsamahalı olduklarını söylemek, uydurma BektaĢi menkıbelerini arĢiv vesikaları gibi kabul etmek demektir. Netice olarak, Osmanlı Devleti ve onun Hanedanı, kuruluĢ gününden beri, Âl-i Beyt BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ âĢıkıdırlar; ancak t IV-1 21. Osmanlı Pıd dirim Bây durumu ile 1 Osmanlı Pa Bâyezid olduğu ı birliğini kurup devietf| tekrar baĢa dönü kayınpeder olması Vll Bâyezid'i tanıyalım, 1387 tarihin* Ġ dirim lakabıyla anMf babasının tahta | ve 791/1389 ' mıĢtır. PadiĢahı ği gibi tecri Osmanlı Karaman gören Yıldırım, hemen bu WSI{ Devleti'ne kıĢlasını kurdu, i bölgesine geçti j etmiĢti. Ege/ yen Yıldırım'm i olan Ġstanbul I olmadı. Rumeli'n* j Karamanoğlü-1392'de BurhâneddlJ mandasır kendisi I Osmanlıya t Bütün! 88-95; MwJ8 AMgl&HMf yatı'nda IStM BĠLĠNMEYEN OSMANLI âĢıkıdırlar; ancak Alevî veya BektaĢi değildirler". IV- YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ 21. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti, çocukları, döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz? Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok konuĢulan PadiĢahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti geniĢletmesine rağmen, 1402'de Ankara'da Timur'a yenilerek tekrar baĢa dönülmesine sebep olmasıdır. Ġkincisi de, hem Emir Sultân Buharî'ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid'i tanıyalım. 1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Murad'ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa'da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan dünyaya gelmiĢ ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beĢinde de babasının Ģahadeti üzerine tahta çıkmıĢtır. PadiĢah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid Ġli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Kosova'da haçlı ordularıyla meĢgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne ait sancak ve kazalara hücum baĢlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, MenteĢe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kıĢında Ankara'ya gelerek orada kıĢlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans Ġmparatoru II. Manuel'i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ'addin Bey de firar etmiĢti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet'ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım'ın bütün hayali Ġstanbul'u fethetmek idi. Bu sebeple 1391'de 7 ay sürecek olan Ġstanbul kuĢatmasına baĢladı. Bizans'ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı. Rumeli'nde gayr-i müslimlerle uğraĢan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen KaramanoğluCandaroğlu ve Sivas'daki Kadı Burhâneddin'in ittifak yaptığı duyuldu. 1392'de Candaroğlu halledildi; Ġsfendiyaroğulları da Osmanlı'ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaĢ daha dehĢetli

idi. Yıldırım'ın oğlu ġehzade Ertuğrul'un kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düĢtü. Bu arada Yıldırım'ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392'de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu. Bütün bu geliĢmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı " ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-206; Ġbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, II. Defter, (neĢr. ġerafettin Turan), sh. 88-95; Mecdî Efendi, Hadâık, c. I, sh. 22-380; Ocak, Ahmed Ya'Ģâr, "Osmanlı Beyliği Topraklarında Sufı Çevreler ve Abdalân-ı Rum Sorunu", Osman Gâzî ve Dönemi Sempozyumu, Bursa 1996, sh. 53-72; Köprülü, Fuad, Türk Edebl-yatı'nda Ġlk Mutasavvıflar, Ankara 1981, sh. 291 vd.; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd. : : . . ,«?Vj56 BĠLĠNMEYEN OSMANLI seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeĢit düĢman milletin yer aldığı 70.000 kiĢilik orduyla Tuna'yı geçerek Niğbolu'yu kuĢattı ve düĢman kuvvetler 130.000'e ulaĢtı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı Ġklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya baĢlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmiĢlerdi ve gerçekten 1397'de Konya'ya giren Yıldırım eniĢtesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya'yı Osmanlı Devleti'nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmıĢ ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti'nin olmuĢtu. Rumeli'de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmiĢti. ĠĢte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadolu'yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur'u tahrik ettikleri gibi, Timur'un düĢmanları olan bazı beyler de Yıldırım'a sığınmıĢ bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım'dan bu beyleri salıvermesini ve kendisine tabi olmasını, Ģartlarının kabulü halinde, gayr -i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, "Rum Meliki Yıldırm Bayezid' diye baĢlamaktadır). Buna karĢı Yıldırım'ın cevabı çok sert ve hatta hakaret-âmiz oldu (Mektup, %Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam' diye baĢlamaktadır). Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım'ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düĢtü ve PadiĢah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmıĢ ve yeniden baĢa dönmüĢtü. Zira bu savaĢı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadolu'da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403'de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeĢit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem baĢladı. Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takva cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali PaĢa, TimurtaĢ PaĢa, Süleyman PaĢa, Ġshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, ġemseddin Fenari, oğlu Muhammed ġah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, ġeyh Kutbuddin Ġznikî ve ġihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin baĢında, Emir Sultân denen Bâyezid'in damadı ġemseddin Muhammed Hüseynî, Hacı Bayram ve ġeyh Abdurrahman-ı Erzincan! gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük Ģairlerdendir. ZEVCELERĠ: 1- Germiyanoğlu Devlet ġah Hâtûn; Ġsa, Mustafa ve Musa'nın annesi. 2- Devlet Hâtûn; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultân. 3- Hafsa Hâtûn; Aydınoğlu Ġsa Bey'in kızı. 4- Sultân Hâtûn; Dulkadiroğlu Süleyman ġah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar'ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ettuğrul Çelebi. 2- Ġsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (TartıĢmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- Ġbrahim Çelebi. 6- Kasım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtûn. 10- Fatma Hâtûn. 11- PaĢa Melek Hâtûn. 12- Oruz .BĠÜNMEVENO™ Hâtûn. 22. Osmaniı ı Saray'dı] Bunlai \

Burada Ģuj AJOsı [ I. Murad, II. I i bulunduğu \ [plânda tslâff (tatbikatta I î Ġnkâr etmek! [ vardır, I [içindir ki, I f etmiĢtir, ı ellerinden i | ne muhalefeti I gayreti gft B) Jtl'nde içkin I Ġstenmekteki i baĢında s iler, içki ve I |- mânâsı, I | ma ve I (halde, bu 1 ' fikirlilik ı | deliller vars "Siki" i i üslerinde i mevlidde s [lir. SâKĠ* nümüzde I kullandı 131 155 1 ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57 Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- ġehzade Mehmed21 22. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. Bunlar hakkında ne dersiniz? Burada Ģu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz: A) Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ıma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devle-ti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek Ģekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. "îĢ ü iĢret", bunların baĢında gelmekte ve tarihlerdeki "padiĢah, îĢ ü iĢreti severdi " tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaĢardı Ģeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îĢ=yaĢama, iĢret=keyifli hayat ve eğlence demektir. YaĢamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meĢru dairede olduğu gibi, gayr -i meĢru dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, baĢka karîne olmadan gayr-i meĢru hayat diye izah etmek, peĢin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu baĢka türlü yorumlamak da doğru olmaz. "Sâkî" kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek Ģeyleri takdim eden Ģahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde Ģerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhanede Ģarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peĢin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kiĢiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir Ģekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur. "ġarap" kelimesi de öyledir. Aslında her çeĢit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da "hamr" kelimesiyle ifade edilen içki karĢılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, Ģerbet ve su da dahil olmak üzere bütün 20 NeĢrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 311-355; Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 78-116; Ahmed Uğur neĢri, sh. 131- 195; Tarih-i Solakzâde, Ġstanbul 1297, sh. 51-91; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 65 vd; Lütfi PaĢa, Tevârih-i Âl-i Osman, sh. 44 vd.; Kantemir, c. I, sh. 95-105; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 71-90; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hanedanlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı I-IV, Ġstanbul 1332/1923, c. I, sh. 22-25. 58

içilecek Ģeylere yani bugünkü karĢılığıyla meĢrubata "Ģarap" dendiği bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunun yasakladığı sarhoĢluk verici içkileri içenlere, hadd-i Ģirb denilen Ģer1? cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili iĢlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili iĢleseler bile, bunun açıktan iĢlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir'in II. Se-lim'le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir. Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir. C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, Ġslâm'a muhalif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmiĢlerdir. Ġslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki Ģu cümleler, bunun en bariz misâlidir: "Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri Ģarabın tadına ulaĢırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket iĢini düĢünmeğe ne zaman fırsat kalır?". Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģer'î hükümler ortaya koymaktadır. Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde Ġslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemiĢlerdir. Bütün Ġslâm hukukçuları ise, baĢta Ģarap (hamr) olmak üzere, sarhoĢluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmiĢlerdir. Ancak Ġslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun tarifinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Ġmam-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre, az veya çok Ģarap (hamr) içmek yahut sarhoĢ edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer Ġslâm hukukçuları ise, her çeĢit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamıĢlardır. Ebu Hanife Ģarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer Ġslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar. Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüĢe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna Ģirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa Ģarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoĢ olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teĢekkülünde küçük bir görüĢ ayrılığı vardır. Ġkincisi, cezaî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta'zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eks ik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır. Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, Ġslâm'ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiĢtir. Bunu Ģer'îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nde konuyla ilgili Ģer'î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle "1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuĢtur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyatta kuvvetine riâyet olunmuĢtur". AraĢtırmalar, Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında kabul edilen Men'-i Müskirat Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiĢ ve bunlardan birini de hadd-i Ģer'î olarak zikretmiĢtir. Bu kanun, devletin OSMANLI BĠLĠNMFVfM t içinde ve dıĢında ço-Osmanlı padiĢ • lâm'ın getirdiği içki birleri almıĢlardır. B II. Bayezid'e seleyi bütün y. "1. Dergâhıma jrj ¦ benzeri yerlerde, ani» . irtikâb edildiği ' fiillerinden, bütün:...... 3. Emrim size ulaji' zat bu ĠĢin üzerinde dur; yasak edesiniz, 4. Bundan sonra h'.. gibi ri'âyet edeler, 5. Sen ki, s;:1 kından gelip, Ģer Osmanlı PadiĢa men, açıkça Ģer'i hı. maktadır ki, Osman? gibi ithamlar, t. ġunu da <• ve IV. Murad'n açıklanmaktad termek değildir 23. Yıldırım Bi< Ģahitliğinin dur? Bursa'da Ulu aykırı iĢlere mani Bâyezid'in, bir içki Sultân'ın, içki içtljjf değildir. Belki Moll»; terk etmesinden nın yanına ceı Acaba içki manii Padi"1"'" gülerdir, i mükâfatın da mu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI

Emir Sultân Buhari'nin kayınpederi olan ve Ġslâm'a aykırı iĢlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkıĢan Yıldırım Bâyezid'in. c. 23. Bundan sonra hiç bir yerde. A 33/21. Dürer ve Gurer. Halil. Osmanlı PadiĢahlarının bu yasaklarına ve Ģerî'ate karĢı bu hassasiyetlerine rağmen. köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdit ile yasak edesiniz. Sen ki.. içki içtiği için Yıldırım Bâyezid'in Ģahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. Bayezid'e ait olan bir fermanın. bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip.59 içinde ve dıĢında çok büyük tartıĢmalara yol açmıĢtır. 3. nr. 267-268. Ahmed. Cin. fâsıklar toplanıp açıkça günâh iĢlemeyeler ve Ġslâm'ın Ģe'âirine gereği gibi ri'âyet edeler. Osmanlı sultanlarının Osman Bey'den ta Sultân Murad zamanına kadar. sh. 90. Yusuf Has Hâcib. Baskı.. kendileri içki içmedikleri gibi. açıkça Ģarap içildiği. Belki Molla Fenari. Selim ve IV. Her musibet. Osmanlı padiĢahları. bütün bu izahların yanında I. vrk. Türk Hukuk Tarihi I-II. 21 Fermanın Orijinali. sh. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. sadeleĢtirilmiĢ metnini. Molla Hüsrev. 4. -•--. BA. nr. 69-70. Acaba içki iddiası nereden çıkmıĢtır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi.. kadılarsınız. 1. Ahmed. Bütün bu iddialar doğru mudur? Bursa'da Ulu Cami'yi yapan.-. Kur'ân. bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez. bir konuda Ģahitliği arzu edilen Yıldırım'ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı Ģahitliğini kabul etmediği doğrudur. Murad'ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları. Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir Ģekilde. I. II. hem fiilen ve hem de kavlen Ġslâm'ın getirdiği içki yasağına uymuĢlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almıĢlardır. Dergâhıma arz olundu ki. L 60 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Bunda kader-i ilahiye fetva verdirten hatalar mutlaka vardır. Mâide. açıkça Ģer'î hükümleri çiğnemeleri nasıl düĢünülebilir? Bu misâlden de anlaĢılmaktadır ki. 157-158. 338/B. ġöyle bilesiniz ve alâmet-i Ģerife itimat edesiniz". Bizzat bu iĢin üzerinde durub kazanızdaki halka. Akgündüz. çok az istisnalar dıĢında. kendi zamanlarında içki . sancak beğisin. Onların da günahları bulunabilir. ġunu da önemle belirtelim ki. Osmanlı PadiĢahları. Bursa ġer'iyye Sicilleri. sizlere takdim ederek. toplantılarda ve benzeri yerlerde. Timur'un Semerkand'a gidelim teklifine. 14-1540. Bütün Osmanlı PadiĢahları bu konuda hassastırlar. Ankara 1959. çeĢitli sarhoĢ edici içkiler kullanıldığı. Sen ki. bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. . Peygamberlerin masum olduğu gibi. Osmanlı Devleti'nin 30-40 sene sonra yeniden Ģahlanacağını müĢahede ettiklerinden. kasaba ve köylerde. YEE. Ģehirlerde. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân'ın. teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler. Ġstanbul 1995. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir.. bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. sh. c. Ayrıca Ġslâm'ın Ģe'âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meĢru fiillerinden. her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüĢtür. Ģer'î hükümleri ve emirlerimi icra edesin. 5. sancağınıza bağlı Ģehir. düğünlerde. Osmanlı PadiĢahları hakkında söylenen "sarhoĢ" ve "aile hayatı berbat" gibi ithamlar. NeĢreden: ReĢit Rahmeti Arat. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı PadiĢahlarını ma'sum göstermek değildir21. meseleyi bütün yönleriyle vuzuha kavuĢturmak istiyoruz: "1. . Bâyezid Han. sh. Kutadgu Bilig. ancak bunlardan II. bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiĢtir. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inĢa ettirmiĢtir. Ġstanbul 1997. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari. bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. 53-54. Asıl meseleye gelince. Emrim size ulaĢınca. sancak beğisin. tamamen masum insanlar değillerdir. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. 34-38.Akgündüz. II. tamamen iftiradır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır. manevi alemde.

Halil. 51-91. Enverî. etmektedir Yıldırım gibi dit sinin tamw isimlerinden &A] dikten sonra. sh. I. tarihçilerin çoğu. c.„ baĢta < BĠLĠNMEYEN OSMANLI 61 kânüvisleri. 1391'de bu kadınla evlenmiĢtir. Yıldırım'ın içki içtiğini göstermez. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. II. 19(96). 7-10. c. VII. sh. Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu iĢin biraz gevĢediğini kaynaklar yazmıĢlardır. 148-158. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. Bu yüzden Ģer'an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. Kaldı ki. Bu. Hüseyin Hüsameddin. ne zaman içki içmeye baĢladığı belli değildir. bu konularda gevĢeklik gördükleri zaman. Tevârih-i Âl-i Osman. Yıldırım Bâyezid'in Ģiddetli sıtma. Karamanî Mehmed PaĢa.. içki kullandığını. Uluçay. 45. nr. "Molla Fenan". Kitâb-ı Cihân-nümâ. 99-100. Kadınlar Saltanatı. 10 sene kadar Bursa ve Edirne'de oturup Çelebi Sultân Mehmed'in çocuklarına hocalık eden. sh. Öztuna. II. Türkiye Tarihi. Osmanlı Tarihi. sh. 260-323. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek. Hatta zamanın âlimleri. meydana . Hatta bazı kaynaklar. 368-384. yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. Yıldırım gibi dindar bir PadiĢaha. Acem Hamidî. 110112. Ġstanbul 1286. sh. sh. V. c. Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. Kısaca. Hammer ve Gibbons gibi Garb Tarihçilerinin tamamına yakını. az bir süre için de olsa. sh. c. 109. Maalesef geçici bir süre de olsa. Sultân'ın kapısına gelerek. bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi. Aksun. . Osmanlı . bu sebep de dinî. TTEM. 89-90. VVĠttek. ġayet geçici bir süre içki içmiĢ olsa bile. nr. Kanaatimize göre doğru olan da budur. sh. bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. Yıldırım Bâyezid'in Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra. c. göre bu konu "Her ne i söyleseler ( vefat« mak niyetini Semerkand'a ( ümitsizliğe etmektedir! ÂĢıkpaĢa-i etdi. Tlmuı r'ml kuft! di" Ģekltı nakleden Ġft SUSĠĠCĠĠ64 zarı belli O ve i na tuW 24. I. 18(95). Ġnalcık. 'Eğer ma'rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen. siyasî veya malî konulardaki gevĢekliğidir Ģeklinde de izah edilmiĢ olunabilir22. Belleten. Çev. sh. Künh'ül-Ahbâr. 565. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? mueılı Yıldırım Bâyezid'in vefatı ile ilgili üç rivayet bulunmaktadır: Birincisi. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". PadiĢah ve diğer Osmanlı devlet erkânı ile yakın temas halinde bulunan ve memleketine döndükten sonra Timur Tarihini yazan Ġbn-i ArabĢah baĢta olmak üzere Timur devrinin bütün Van NeĢri.içilmesine de Ģiddetle karĢı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. Konyalı Mehmed bin Hacı Halil ve Ġdris-i Bitlisî gibi ilk dönem Osmanlı tarihçilerinin kahir ekseriyeti. 22-25. sayı 27 (1943). UzunçarĢılı. I. sh. sh. kızı Marya'yı Bâyezid'e göndererek Osmanlı PadiĢahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıĢtır. memleketinde durmayız' derlerdi. ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami'yi inĢaya baĢladığı ise. kânüvlslen. c. haram olan böyle bir günahın isnad edilmesinin tamamen iftira olduğunu açıkça beyan eylemiĢlerdir. Solakzâde. 25. 306-352. c. I. bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. sh. ġükrullah. Osmanlı Tarihi. Ahmed Refik. Devletler ve Hanedanlar. Lütfi PaĢa. Âli. sh. nefes darlığı ve keder dolu hayattan meydana gelen çeĢitli hastalıkların bir araya gelmesinden vefat ettiğini açıkça ifade etmektedirler . veziri Çandarlı Ali PaĢa'nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler. Bütün bunlar. Sırp Kralı. 103-105. Tarih-i Bursa (Güldeste-i Beliğ). bu kadının Müslüman olmaması veya baĢka sebeplerle. c. 332-333. Paul.

Musa Çelebi (1388-1413) ve ġehzade Kasım (1397-1417). 1380-1422). bu tür iddiaların bir rivayetten öteye gitmediği de malumdur. Saltanat mücadeleleri nasıl yürüdü? Yani Emir Süleyman ve Mûsâ Çelebi'nin sultanlığı var mıdır?24 26.. Lütfi PaĢa. Yüzüğünün kaĢında bulunan zehirle intihar ettiğini nakleden ilk döneme ait tek kaynak. "bazılar eder ki. "âhiret hazırlığını gördü. sh. Yıldırım Bayezid'in vefatından sonra hayatta olan çocukları yaĢ sırasıyla Ģunlardır: Süleyman ġah (1375-1410). bu söz üzerine ümitsizliğe düĢen Osmanlı PadiĢahının yüzük kaĢındaki zehirle intihar ettiğini iddia etmektedirler. Bu iddiayı naklettiği söylenen ilk dönem tarihçilerinden. 101-103. 23 NeĢrî. 11 yıl sürmüĢtür. Osmanlı tarihi ile ilgili bazı kaynaklar. Tâc'üt-Tevârih I-II. bu iddianın tamamen yanlıĢ olduğunu delilleriyle ortaya koymuĢlardır23. bundan vaz geçip. Hoca Sa'deddin Efendi. Hatta fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya harp . Mehmed Çelebi (1382-1421). mevcut rivayetleri değerlendirdikten sonra. Bunun tam aksine MüneccimbaĢı baĢta olmak üzere çoğu müellifler. çok önemli gördüğü eĢyalarını aldıktan sonra hemen Edirne'ye canını attı ve orada padiĢahlığını ilan etti. Fetret Devri ne demektir? Osmanlı Devleti'nin 1402'deki Ankara mağlubiyetinden sonra dağılması ile baĢlayan. Timur'un Bâyezid'i serbest bırakmak niyetinde iken. I. zehirletildiğini söylemektedirler. Anonim Tevârih-i Âl-i Osman gibi müellifler ittifakla "Bâyezid Hân iĢitti kim. sh. 217. Bunlardan açıkça kendini zehirleyerek intihar ettiğini anlamak mümkün olmadığı gibi. Âli ve Hoca Sa'deddin gibi kaynaklar tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. onunla yaptığı bir mülakat neticesinde. Ġstanbul 1279-80. Sadece Fuad Köprülü'nün bazı zayıf rivayetleri zorlama yorumlara tabi tutarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu iddiayı gündeme getirmesinden sonra mesele tekrar alevlenmiĢtir. 358-363. Lütfi 62 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ_ V. ayrılırken de muhabbetle ayrılmıĢlardır". Kitâb-ı Cihân-nümâ. Solakzâde. muteber yerli veya yabancı kaynaklarda yer almamaktadır. NeĢrî. Kuvvetli kaynakların izahları karĢısında bu ifadeler. V." kaydını düĢerek. Zira Yıldırım'a Timur her türlü iltifatı yaptığı gibi. c. Yıldırım'ın çocukları arasındaki saltanat mücadelesi ile devam eden ve 1413 yılında I. c. Ġsa Çelebi (1378-1405). Semerkand'a gideceğin. hastalığının tedavisi için Timur'un saray tabiplerinden Celaleddin Arabî ve Ġzzeddin Mes'ûd eĢ-ġirazî'yi tayin ettiğini belirtmektedirler. onu Semerkand'a götürdükten sonra oradan geri göndereceğini söylediğini. Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa diye bilinir.tarihinin dev isimlerinden Âli ve Hoca Sa'deddin Efendi gibi tarihçiler. neman maslahatın gördü" veya "bu cevâbı iĢitti. aksi iddiaların iftira ve yalan olduğunu açıklamaktadırlar. Künh'ül-Ahbâr. ölümünü istedi" Ģeklinde de yorumlanabilir. I. Doğru olan Yıldırım'ın yukarıda zikredilen hastalıklar sebebiyle vefat ettiğidir. Yıldırım'ın intiharı iddiası. sadece Hadîdî Vekâyinâmesi'dir. Ġkincisi. Netice olarak. bunun tarihçiler tarafından kale bile alınmadığını ifade etmekle yetiniyoruz.. tamamen hata üzerinedirler. Süleyman)? 1402 mağlubiyetinden sonra Vezir Çandarlı Ali PaĢa ile kaçarak canını kurtaran ġehzade Süleyman. Aynî gibi bazı müellifler de. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I. Mükrimin Halil Yinanç ve UzunçarĢılı gibi tarihçiler. Bütün bu rivayetler. Bir de kendi hususi kütüphanesinde bulunduğunu iddia ettiği Fuad Köprülü'ye ait bir anonim yani yazarı belli olmayan bir Tevârih-i Âl-i Osman nüshasıdır. gayet melûl oldu ve hem gayret etdi. Ahmed Uğur neĢri. sh. Mehmed Çelebi'nin tartıĢmasız tek sultan olarak kabul edilmesiyle sona eren verimsiz ve uğursuz ara döneme denmektedir. bu ifadeleri intihar etti diye açıklamak da doğru değildir. 172-173. Timur'un iline varmasına hemandem kendü kaydın görüb Allah Te'âlâ rahmetine vâsıl oldu" ifadelerini kullanmıĢlardır ki. c. Kanaatimize göre bu konuda son sözü Âli söylemektedir: "Her ne kadar bazı tarihçiler Timur'un hekimlerinin zehir içirdiğini veya kendi kendisine zehir içtiğini söyleseler de. 87-89. arkasından hemen Bursa'ya geldi. ÂĢıkpaĢa-zâde.FETRET DEVRĠ 25. sh. sh. Bâyezid Hân'ın "tez canlu ve gayretlü kiĢi" olmasından dolayı Timur'un mu'âmeleleri karĢısında sıtma hastalığına tutulduğunu ve günden güne zayıfladığını belirttikten iki sayfa sonra. Timur'un zehirlettiği Ģeklindeki bir iddiadır ki. I. Âli. Üçüncüsü. "düĢman elinde zebûn olub memleketi eller elinde görmeden ölem yeğdür" deyüb kendü nefsini helak eyledi demektedir.

. Ġstanbul'u 5. 86-90. Musa Çelebi. sayı 2 (1937). II. "Yıldırım Bayezid'in Ġntiharı Meselesi". sh. Ġntihar Meselesi". Ġstanbul 1279. NiĢancı Tarihi. 91-98.' 27.. ancak Mehmed Çelebi tarafından tasfiye olunmuĢtu. âlimler arasında Ġbn-i Melek diye meĢhur olan Ġzzüddin Abdüllatif. tarihçiler tarafından beğenilmeyen ve mağlubiyetine sebep gösterilen Çandarlı Ali PaĢa. UzunçarĢılı. . Künh'ül-Ahbâr. sh. sh. "Bâyezid II". . ele geçirmiĢ. Osmanlı Tarihi. Belleten. sayı 27(1943). Öztuna. I Ġskendernâme rttö Mevlânâ Hamza'yı i lan olduğu. sh. Sultân. ĠA. c. Tevârih-i Âl-i Osman. 591-603.ilan eden Macarları dahi yendi. Tevârih-i Âl-i Osman. Aksun.. Devletler ve Hanedanlar. sh. Mu» | saltanatını 1 »vlriH/ĠHfl |45. Bu arada Anadolu beylikleri Süleyman'a karĢı Mehmed Çelebi'yi desteklemeye baĢlayınca Musa Çelebi de ona itaat etti ve Süleyman'ı takip için Rumeli'ye geçti. 591-599. Diğer tarafdan Ġsa Çelebi bir ara Bursa'yı kuĢatmıĢ. Üzerine gelen Mehmed Çelebi'yi mağlup etti ve bu olaydan sonra iyi bir diplomat olan Mehmed Çelebi Ġmparator'a sığındı. 113-116. I. c. c. Ġstanbul 1992. Sahâifu'l-Ahbar I-III. Ġsmail Belîğ-i Bursevî.-. 28-29.. sh. I. I. "Yıldırım Bayezid'in Esareti ve Ġntihan Hakkında. 91-124. Belleten. Mükrimin Halil. kendisinin diğer Osmanlı Sultânlarına kıyasla. 325-345. c. Tarih-i Bursa. 109-120. Yinanç.ûlM*« 345. I Üzerine gelen Men Mehmed Çelebi I ğutunca bunu fırsat! Sırbistan PrensI'nM geldi ve Sultân I süren saltanatı da! (1413). Demir Kafes Rivayeti. manevî yönünün o kadar mükemmel olmadığı bazı PaĢa. Ġskendernâme müellifi Ahmedî ile tarihçilerin mazbut bir Ģair olarak anmadıkları Mevlânâ Hamza'yı zikr edebiliriz.. sh. 117-144. Giese neĢrinden Nihad Azamat). ' Sultân Süleyman devrinin en önemli devlet adamı. sert bir asker ama iyi bir diplomat değildi. defa muhasara altına alarak Bizans'ı karĢısına aldı. sh. Ancak Osmanlının en büyük toprakları Amasya'da bulunan Mehmed Çelebi'nin elindeydi. I. (F. Sultân Süleyman'ın 8 yıl kadar süren saltanatı 35 yaĢındayken sona erdi. sh. Bursa. Anadolu'ya geçti ve Bizans Ġmparatoru ile kurduğu dostlukların da yardımıyla. I. Musa Çelebi mütereddit idi ve hatta ağabeyinin padiĢahlığını tanıyordu. I. c. maneviyât erenleri arasında ise Yunus Emre'yi. M. Sultân Süleyman'ın Edirne'yi taht Ģehri ilan etmesi. sh. VII. Mlhll| zaskeri olan i man'ın! olmasına k i 28. oğlu Muhammed. Fuad. . Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1285. 59-60. Sultân Süleyman. Anonim. Osmanlı Tarihi.. Solakzâde. sh. Sultân Süleyman'ın halinden de anlaĢılabilir25. 313. 132. . Kantemir. sh. c. UzunçarĢılı. Bazı komutanlar ve fitne için hazır bekleyen Romanya Prensi'nin de desteğiyle. Köprülü. c. Mehmed Çelebi adına Rumeli'ye geçmesine rağmen.< kaynaklarda ifade < Sultân Süleyman ı meyen ve mağlub Melek diye meĢM Necmüddin Hanefî'yi. Bursa'nın bu özelliğini ortadan kaldırdı ve 51 yıl devam edecek olan Edirne devri baĢladı. . OfflM BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 kaynaklarda ifade edilmektedir. Osmanlı Tarihi. 260323. c. IlıĢ-Ġ13) 27. c. Sultân Musa Çelebi kimdir? 1410 yılında Edirne'de padiĢahlığını ilan eden Musa Çelebi. kendi sultanlığını ilana hazırlanıyordu ve Sultân Süleyman'ı Edirne'de kıstırarak hayatına son verdi (1410). c. Maalesef. Sultân Mun< 1410 yılında! bir diplomat değildi. müftilik yapan Necmüddin Hanefî'yi.. Mehmed (.1. Fetreti Sultân Mus MelikĢah. 3. II. Hadidî. Tevârih-i Âl-i Osman. takva cihetiyle pek kuvvetli olmayan Vezir Ali PaĢa'nın da etkisiyle. MüneccimbaĢı. I. Ġstanbul 1991 (Necdet Öztürk neĢri). Köprülü. su kabul» 781/1380 yıl» yava< fından 0» Babasının ı gitti ve | Ankara'ya i mattı. .. sh. M. Ģâirler arasında. Aksun. sh. Fuad. Ġnsanları galip veya mağlup edenlerin mesaî arkadaĢları olduğu. V. sh.. 131._. 49. Ġzmir ve Ankara'yı aldı. sh. 24 Âli.

II. I. Ġshak Bey'in 1415 muharebesin den sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı'nın eline geçti. 198. iç ve dıĢ düĢmanlar. Ahmed Uğur neĢri. c. sh. Lütfi PaĢa. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi'ye itaat etti. Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise. Tevârih-i Âl-i Osman. hem Rumeli beylerinin ve hem de Sırbistan Prensi'nin desteğini alarak kardeĢi Musa ile Çamurlu Derbend'de karĢı karĢıya geldi ve Sultân Musa ağabeyine yenilerek öldürüldü. Manisa'nın KızılbaĢlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti'nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı. sh. bunun kardeĢi Bahsi Beğ'i. asrın müceddidi kabul edilmektedir. UzunçarĢılı. iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti'nin baĢına açmakta gecikmediler. KastamonuSinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı. 28. I. Daha önce ġeyh Bedreddin'in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa. V. Buna karĢılık Mac Kralı Sigismund'un haçlı seferi teĢebbüsü. 113-116. c. 113-116. Aydın ve Ġzmir taraflarında fesada baĢlayan Börklü-ce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski iliĢkilerinden korkarak. Solakzâde. I. Sultân Musa'nın evladı yok idi26. Rumeli beylerini de kendisinden soğutunca bunu fırsat bilen Mehmed Çelebi. Sultân Musa zamanında ona destek olan devlet adamları arasında veziri Kör MelikĢah. Lütfi PaĢa. Ahmed Uğur neĢri. Devletler ve Hanedanlar. ġeyh Bedreddin isyanı idi. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir? 1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi. Öztuna. sh. sh. Fetret Devri de böyle sona erdi. I. ġehzade Mehmed ġah ve PaĢa Melek Hâtûn adında üç çocuğu olmasına karĢılık. Ġyi bir diplomattı. Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. 91-124. Musa Çelebi'nin Kazaskeri ve birj nevi ġeyhülislâmı olan bu ilim adamı. c. c. âlimler arasında Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin-i Simâvî'yi zikretmemiz gerekmektedir. 61-68. Bunlardan birincisi. sh. 64 BĠLĠNMEYEN OSMAĠ sinden sonra. Böylece 25 yaĢında 3 yıl kadar süren saltanatı da sona erdi ve Osmanlı tahtı sadece Mehmed Çelebi'ye kalmıĢ oldu (1413). Ancak Sultânf Mehmed'in fevkalade basiretli idaresi ve Allah'ın yardımıyla bu iki büyük bela da aĢıldı. Sultân Süleyman'ın ġehzade Orhan. Osmanlı Tarihi. sh. Bu arada Venedik donanmasına karĢı 1416 yılında Çalı Bey ko) mutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti. sh. sh. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir. Musa Çelebi'nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaĢ verilerek Ġznik'te mecburi 1 ikamete zorlanan ġeyh Bedreddin. c. Künh'ül-Ahbâr. I. Osmanlı Devleti.109-114. c. Solakzâde. bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu ve 9. Karamanoğlu yine hareke! geçti.115-120. Kantemir. Öztuna. Kantemir. Aydın'daki Candaroğullarımn da tabiiyetini kabul ettikten sonıj Karamanoğlu'nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. sh. I. Çelebi Mehmed Rumeli'ndeki olaylarla uğraĢırken. 1413 yılında kardeĢi Musa Çelebi'nin öldürülme25 Âli. Aksun. Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun'da. Sonra affetti. ġeyh Bedreddin'in de Rumeli'de bu tür hareketlere giriĢme teĢebbüsleri bardağı taĢıran son damla oldu. ancak mağlup oldu. 91-124. Aksun. Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid PaĢa'nın tavsiyelerine uyarak Amasya'ya gitti ve padiĢahlığını ilan etti. 117-144. V. Ġzmir'de. Ancak Süleyman Bey'in Ankara'ya kadar gelmesi üzerine. UzunçarĢılı. . c.Musa Çelebi. Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. Tevârih-i Âl-i Osman. belli çevrelerce kullanıldı. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi. Osmanlı tarihçileri tarafından ye| asrın yani Hicrî 9. 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman ġah'ın kızı Devlet Hâtun'dan dünyaya gelmiĢtir. 204-241. Devletler ve Hanedanlar. ikinci defa. sh. 91-98. Osmanlı Tarihi. Ġshakl Bey'in Rumeli'deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. Hacı Ġvaz PaĢa'nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid'in sur dıĢııf da kalan kabrine hakaret bile etti. Osmanlı Tarihi. sh. sh. 117-144. sh. II. 325-345. Mehmed esir aldı. Germiyanoğlu Yakub Bey'in Mehmed Çelebi'ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa'j kuĢattı. Mihal oğlu Muhammed Beğ. Künh'ül-Ahbâr. ĠĢte bu kargaĢa içinde Sultanlık koltuğuna oturaf Mehmed Çelebi. 61-68. Osmanlı Tarihi. I. 325-345. yeniden eski ihtiĢamına kavuĢmak üzere iken. sh. Ancak 1410 yılında Rumeli'de saltanatını ilan edince durum değiĢti. 91-98. c. c. c. Mehmed Çelebi'nin bir paĢası olan Gâzî Ġsha| Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. sh. 26 Âli. sh. KardeĢi Ġsa Çelebi'yi tasfiye etti.j Sultân Mehmed de boĢ durmuyor ve Sinop'daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını} Osmanlı Devleti'ne ilhak ediyordu.

sh. Solakzâde. asrındaki büyük âlimler arasında Sa'deddin Teftezânî'nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar'ı. 24 kere savaĢa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıĢtı. ZEVCELERĠ: 1. 1420 yılında bu olay da kapatılmıĢtır. 29. Ģâirlerden ise sadece Hüsrev ü ġirin müellifi ġeyhi ile Molla Ezherî ve ġair Zihni'yi sayabiliriz27. 244-326. Murad'ın annesi. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur? ġeyh Bedreddin meselesi. Bunun üzerine Rumeli'deki Deliorman'da yerleĢen ġeyh Bedreddin isyanı geniĢletme çabalarını sürdürdü. 2. "Bursa'da Çelebi Sultân Mehmed Han. sh. 6876. olayı duyunca hemen Serez'e geldi ve Bâyezid PaĢa'nın gayretiyle ġeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarĢısında idam edildi. Osmanlı tarihçilerinin mühim bir kısmı. Tarih. Ahmed Uğur neĢri. Sa'deddin Teftezâni'nin talebelerinden olan Herat'lı Mevlânâ Haydar'dır. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd'in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa.Bizans bunları Ģiddetle destekliyordu. 144-194. sh. 4.ġeh-zâde Kumru Hâtûn. Mehmed Çelebi'nin oğlu ġehzade Murâd.ġehzade Mahmûd. sh. sh. 517-555. Osmanlı döneminin Cumhuriyetçisi ve ihtilalcisi diye baĢlarına tac etmiĢlerdir. Bunun yanında. ancak sonradan ġeyh'likden Ģahlığa heveslendiğini ve devlete isyan ettiği için idam edildiğini ifade etmiĢlerdir. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karĢılık Ġmparatora yılda 300. c. Alevî grup ise. TimurtaĢ PaĢa-zade Ali Bey'in de mağlup olmasıyla ciddileĢti. 3.ġehzade Yusuf. tarihin ilk Türk komünisti diye Nazım Hikmet'e manzum medhiye bile yazdırmıĢlardır. Osmanlı Devleti'ne isyan eden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in haline bakarak onu bir Alevî Dedesi olarak görmüĢlerdir. Osmanlı tarihi açısından tam bir bilmecedir. Künh'ülAhbâr. 124-138.000'lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa'nın isyanı. dürüst. Murâd. Acaba hangisi doğrudur? 27 ÂĢıkpaĢa-zâde. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meĢgul olan Sultân Mehmed. Kara Ya'kub lakabıyla meĢhur olan Ya'kub bin Ġdris'i. sh. Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dıĢ düĢmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla orta29. Tevârîh-i Âl-i Osman. Kitâb-ı Cihânnümâ. ilmiyeden gelen Ġbrahim PaĢa'yı ve Bursa kahramanı Hacı Ġvaz PaĢa'yı. V. Kâfiyeci lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhyiddin'i ve Bâyezid-i Sofî'yi. NeĢrî. Üzerinde çok söz söylenmiĢtir. ġeyh Bedreddin'in baĢından beri Bâtınî fikirlere sahip bir ehl-i dalâlet olduğunu hükme bağlamıĢlardır. Ordularının sayısı 5. Bâyezid PaĢa'nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi.000 ve 10. Âli. zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle ġeyh Abdüllatif'i. Samimi. Sultân Mehmed Çelebi 39 yaĢında vefat etti ve Bursa'daki YeĢil Türbeye defn o-lundu. Amasyalı Pir Ġlyas'ı ve ġeyh Muslihuddin Halife'yi. Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında. Bir kısım peĢin hükümlü tarihçiler ġeyh Bedreddin'i. Manuel'i ziyaret bile etti. Mevlânâ Sarı Ya'kub'u. 5-ġehzâde Ahmed. 1420'de Ġstanbul'da Ġmparator II. 85-94. dindar ve diplomat bir devlet adamıydı. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 65 »yeni pırını ĠTorya çıkan Yıldırım'ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa'dır.ġeh-zâde Küçük Mustafa. Sultân Mehmed'in ikinci belası ise. ÇOCUKLARI: 1. II.000 akçe ödenmek Ģartıyla anlaĢma yapıldı ve hatta bu anlaĢmanın da etkisiyle Sultân Mehmed. Bazı samimi araĢtırmacılar ise. Lütfl PaĢa. "kadın hariç her Ģey ortaktır" dediğini iddia ederek. baĢtan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid PaĢa'yı. Amasyalı bir PaĢa'nın torunu. Bunu Torlak Kemal'in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti'nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmıĢ oldu. Sultân Mehmed'e yenildi ve Bizans Ġmparatoruna sığındı. Normalde Sultân Mehmed'in ağabeyidir.Evvel . Vefatında Osmanlı devleti eski geniĢliğine ve kuvvetine ulaĢmıĢtı. Ġdamına fetva veren ise. 2ġehzade II. Komünizm'in revaçta olduğu günlerde.Emine Hâtûn. Ahmed Tevhld. c. Dulkadır oğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. baĢlangıçta ġeyh Bedreddin'in büyük bir Ġslâm âlimi ve hukukçusu olduğunu. hatta kendilerine rehber edinenleri bile çıkmıĢtır.

Gerçek olan ġeyh'in Ģahlığa heveslenmesi. 1000 akçe maaĢla Ġznik'e getirilmiĢ ve gereken saygı gösterilmekle beraber. bir gazi ve de 1361'de Edirne fethedildikten sonra ele geçirilen Dimetoka'ya bağlı Simavna veya Samavna denilen beldenin de ilk kadısıdır. Ġslâm'ın temel esaslarına ters düĢen ve insanı tamamen dinden çıkarabilecek hususlar bulunmaktadır. bir Osmanlı emiri. göz hapsinde tutulmuĢtur. Kantemir.. Alevîlik veya materyalist bir vahdet'ül-mevcudculukla alakalı tek bir cümle yoktur. Öztuna. Tahsilini Kadi-zâde-i Rumî ile birlikte onun babasının yanında yapan ve sonra da Kahire'ye giderek baĢta Seyyid ġerif Cürcânî olmak üzere büyük âlimlerden ders okuyan Mahmûd. Bu arada Tebriz ve ilim merkezi Kazvin'e uğrayan ġeyh. ileri sürülen iddialar arasındadır. I. esasian t* Ġslatat.:. 39. Ancak bu kitaba baktığımızda. 17-120. 99-106. ġeyh Bedreddin hakkında Ģunları biliyoruz: Asıl adı Mahmûd olan bu zatın babası Ġsrail.. Eflak Beyine sığınmasına ve neticede ortaya çıkan bu Alevî isyanının reisi gibi görünmesine yol açmıĢtır. sh. Meseleyi olduğu gibi yansıtmaya çalıĢmak en güzelidir. UzunçarĢılı. orada bazı nakillere göre Bâtınîlik fikirlerinin etkisinde az da olsa kalmıĢtır. bazı yerlerde vahdet'ül-vücud'dan ziyâde vahdet'ül-mevcud nazariyesiyle tam bir materyalist gibi hareket Cer. Ġslâm Hukukuna dair Letâif ül-ĠĢârât baĢta gelir.. Börklüce Mustafa denilen ve Dede Sultân diye de bilinen alevi dedesinin isyanı. Geriye Varidat adlı ona isnad edilen tasavvufa dair bir eser kalmaktadır. Osmanlı Tarihi. Devletler ve Hanedanlar..115-127. Bu kitabın ona ait olmadığı ve hatta onu isyan için kullanan bazı bozuk fikirli insanlar tarafından uydurulduğu. 347-375. sh. Kahire'de inzivada olan Hüseyin-i Ahlâtî'den tasavvuf dersi almıĢ ve Timur'un huzurunda yapılan ilmî tartıĢmada Ġslâmî ilimlere olan vukufunu ispatlamıĢtır. tamamen Sünnî ve Hanefî esaslarına göre kaleme alınmıĢ eserlerdir." 'esc de' OĠâiı ricvni sünnet w . Ġznik'te göz hapsinde iken kaleme aldığı bu eser. m BĠLĠNMEYEN OSMANLI UlLlNMfcYEN Kanaatimize göre ifrat da tefrit de doğru değildir. Bu zikredilenler ve edilmeyenler. Bunun en büyük delili.... Bunun Kütahya Simav ile ilgisi yoktur. daha sonra Anadolu'ya gelmiĢ ve nihayet özellikle Ġslâm Hukuku konusundaki uzmanlığından dolayı Sultân Musa'nın Kazaskerliğine tayin edilmiĢtir. sh. Sultân Musa tasfiye edilince ġeyh Bedreddin çoluk çocuğuyla birlikte.. ġeyh Bedreddin aslında alevi falan değildir. c. Önemle ifade edelim ki.. I. Aksun. mezhebin!1 kik zort. sh. ġeyh Bedreddin'in eserlerine baktığımızda. Daha evvel anlattığımız gibi. nr. fesad grubunun içinde yer alması ve de Sultân Mehmed'e isyan edenlerin manevi reisi durumuna düĢmesidir. Burada kadılık yaparken oğlu Mahmûd dünyaya gelmiĢ ve adına Ġbn-i Kâdî Simavna veya Simavna Kadısı oğlu denmiĢtir. hem neslinin ortada oluĢu ve hem de telif ettiği eserleridir. bunu Torlak Kemal denilen bir Yahudi dönmesinin takip etmesi ve ġeyh Bedreddin'in de bunlarla olan irtibatı. Bu sebeple ġeyh Bedreddin'i yakından tanımak en doğrusudur. ġeyh Bedreddin'in öteki eserlerinin tam tersine. Bunu Câmi'ul-Fusûleyn adlı ÜstrûĢenî ve Ġmâdî isimli büyük Hanefi hukukçularının kaleme aldığı Fusûl isimli hukuk eserlerini birleĢtirerek ve asrın meselelerini de ilave ederek telif ettiği mükemmel bir hukuk kitabı takip eder. c. TOEM. Bunun tek istisnası Varidat adlı eseridir ki. 1397 yılında Ģeyhi Hüseyin Ahlâtî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen ġeyh Bedreddin.Hazretlerinin Kerimelerinden Hafsa Sultân Namına bir Kitabe". bunun gerçekten onun tarafından yazılıp yazılmadığı da tartıĢmalıdır. ġeyh'in gizli bir Ģekilde Rumeli'ye geçmesine. Osmanlı Tarihi. 187-189. Bu eserin bazı yerlerinde Allah'dan ve O'nun peygamberlerinden bahsederken. II. Hanefi mezhebi ile alakalı mükemmel bir mukayeseli hukuk kitabıdır. I. Hayatı hakkında en geniĢ bilgiyi torunu Halil tarafından Menâkıb-ı ġeyh Bedreddin adıyla kaleme alınan eserden öğreniyoruz. Bunlarda Bâtınîlik. c.

Vâridât'ın böyle bir âlimin eseri olmasını akıl kabul etmemektedir. Nitekim Sa'deddin Teftezânî'nin talebesi olan Mevlânâ Haydar Herevî. alevî değildir. Cennet ve cehennemin de inkâr edildiği eserde. ¦onun ttânî m tiye inin ettiği görülmektedir. Çoğu Osmanlı tarihçilerinin kanaati de bu yöndedir. melek. devlete isyanının çevresinin planlarına ve yapılan isnadlara dayandığını açıkça ifade etmekte ve ġeyh Bedreddin'i övmektedirler28. toplumda karıĢıklık çıkaranların rehberi olan. Ġslâmiyetin telkin ettiği Ģekliyle Allah. O halde karĢımızda bir kaç tane ġeyh Bedreddin vardır: Birincisi. Acaba ġeyh Bedreddin bu mudur? Bu soruya hemen evet diye cevap vermek çok zordur. ġâir kefere gibi adın anmayub la'net etmeyüb kendi halinde olan Müslüman kâfir olmaz" demesi çok manidardır. Bedreddin'in büyük bir âlim olduğunu. ilim meclisinde ġeyh Bedreddin ile tartıĢmıĢ. Ebüssuud'un sorulan bir soruya verdiği cevapta "Anın müridlerinden olan kâfirlerdir' demek lâzımdır. ısrarla "insanları bilerek dalâlete sevk edenlerden olduğunu isbat etmesi" de önemlidir. Yani ġeyh Bedreddin. Alemin ezeli ve ebedi olduğu ileri sürülen aynı eserde. Zira hapisteyken yani idamından bir kaç sene önce kaleme aldığı Ġslâm Hukuku eserinde tam bir ehl-i sünnet gibi Ġslâm'ın esaslarını anlatan bir âlimin bir iki sene içinde bu hale gelmiĢ olması akla zor gelmektedir. . ġeyh Bedreddin'e ait ise. sünnet ve diğer kaynaklara dayanarak ġeyh'i ilzam etmiĢ ve bizzat ġeyh Bedreddin'in kendi suçunun cezasını ikrar ettikten sonra ıslâh-ı âlem ve hıfz-ı nizâm-ı Beni Â-dem için idamına fetva vermiĢtir. ġeyh Bedreddin'e ait gibi görünen bu Ģahsiyetlerden birincisi ve dördüncüsünün birleĢtirilerek kabul edilmesi Ģeklindedir. Ġslâm'ın temel esaslarını reddeden. Sünnî-Hanefi Ġslâm Hukukçusu ve eserleri âlimlerce asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve Musa Çelebi'nin Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin'dir. Osmanlının kargaĢa döneminde tahriklere aldanmıĢ ve isyancı Alevîlerin ve hatta Alevîlerin de kabul edemeyeceği vahdet'ül-mevcudcu bir dalalet grubunun dairesine girmiĢ ve neticede kamu düzeni gereği isyanı sebebiyle idama mahkum edilmiĢt ir. Üçüncüsü. Herevî'nin idam fetvasında. Dördüncüsü ise. Ġkincisi. Kazvin'de Bâtınîlikden etkilenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Eğer bu eser. Fakat. büyük bir Ġslâm âlimidir. kıyamet inkâr edilmekte ve buna bağlı olarak haĢr-i cismânî denilen haĢir redd olunmaktadır. eskilerin tabiriyle kadınlar dıĢında her Ģeyin insanlar arasında ortak olduğuna inanan Ġbâhiyye mezhebinin mensubu bulunan bir zındık ve mülhid karĢımızda demektir. Âli ve benzeri tarihçiler. Simavîler diye bilinen müritleri namaz ve oruç gibi Ġslâm'ın hükümlerinden habersiz bulunan ve en önemlisi de vahdet'ül-mevcudcu yani neredeyse panteist ve inkarcı bir ġeyh Bedreddin'dir. Peygamber ve ahiret inancı olmayan. Kur'ân. Osmanlı kaynaklarından ve Ebüssuud'un fetvasından anladığımız. cin ve Ģeytanla alakalı Ġslâm'ın esasları da tamamen saptırılmaktadır. bu vesileyle aslında Alevî olmadığı halde Anadolu'da isyan eden Alevî grupların mercii haline gelen ve Ģeyhliği ġahlığa değiĢtirmek isteyen ihtilâlci ġeyh Bedreddin'dir.keı deıv islâm Hıfc-Çe»" de: be-""1)' h BĠLĠNMEYEN OSMANLI 67 »aya ĠSeyh pnI2i ve reya ımûd iîtlr. kerametleri olan veli ve mutasavvıf bir ġeyh Bedreddin'dir.

c. 142-144. Mısır'daki Ġslâm âlimlerinin de manevi desteği alınarak Karamanoğlu II. sh. Yüzyıllar). Ocak. Murad yeniden yani ikinci defa oğlunu tahta çıkardı (1445). Ahmed Ya'Ģâr. c. Lütfl PaĢa. ġerafettin. yapılan meĢveretler ve özellikle Vezir-i Azam Çandarlı-zade Halil PaĢa'nın ısrarlarıyla. Murad'ın üzerine yürüdü..SULTÂN II. Mecdî Efendi. Murad. Maddi sebepler açısından teslim almayı ümit ederken. Mehmed. 1421 yılında babasının vefatından 41 gün sonra gelip Edirne'de tahta oturur oturmaz.. Edirne'ye gelerek padiĢahlığını ilan etti ve bununla da kalmayarak ordusuyla Bursa'daki II. 73-74. KeĢf'üz-Zunûn. da <!• Koso. I. 11-Sultân . Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir? Bazı tarihçilerin Osman Bey'den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. Osmanlı ordusu Hıristiyan kuvvetler karĢısında bir kaç defa mağlup duruma düĢtü. 341-349. c. Osmanlı Devleti'nin Balkanların sahibi olduğunu tescil etmiĢti. II. Ġstanbul 1998. 136-202. Tevârîh-i Âl-i Osman. 1422'de Sultân Murad'a mağlup olan amca Mustafa. c. sh. sh. Bu arada fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya problem çıkaran Anadolu beyliklerinin de üzerine gitti ve sırasıyla Aydın.. Bunun üzerine Sultân Murâd. I. Limni'de göz hapsinde bulunan amcası Düzmece Mustafa. Ömer Faruk. Kilisli Rıfat). 134-136. c. V. 1426'da Macar ordusunu bozdu ve fetihlere devam etti. I. Mahmûd Esat.-Oğlu yı'nda vefa: ZEVCE! bey'in kızı.000 askerle Ġstanbul'u kuĢattı. Uyanık. 1551. -17.Bilge. Ortodoks oi a Bror 3-i. "Osmanlı DüĢünce Tarihinde Toplumsal Bir Muhalefet Olarak ġeyh Bedreddin ve Haraketinin Tahlili". Solakzâde. 1425'de Venedik ile sulh yapan Sultân Murad. 360-367. Hadâık. 68 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'VI. 566. Tahtta oturan II. Yaltkaya. sh. Murâd. II. annesinin s-OrtRf Hatn. hemen Edirne'ye geldi ve 40.000 askeriyle Varna önlerine ilerledi ve sadece 150 Ģehidle haçlı ordusunu darmadağın etti. Macaristan'la Segedin AndlaĢmasını imzalamak durumunda kaldı (1444). Aslında düzmece olmadığını daha evvel ifade etmiĢtik. Inkılâb Tarihi. Künh'ül-Ahbâr. MURÂD DEVRĠ 30. Ġstanbul 1971. 40 yaĢına gelen ve gerçekten de yıpranan II. Ayrıntılı bilgi için bkz. sh. MenteĢe ve Germiyan Oğulları beyliklerini tarihten silerek tamamen Osmanlı Devleti'ne ilhak etti. Kâtip Çelebi. Aynı yıl. 104-106. Mevlüt. !¦')¦ Sultân. (neĢr. Bütün Ġslâm âleminde ve özellikle Kahire'de dualarla yâd edilen bu zafer. UzunçarĢılı. Tuna'yı geçerek Varna'yı kuĢattılar. Osmanlı Tarihi. hemen 30. Orhan. Sultân Murad'ın Anadolu'daki sıkıntıları devam ederken Macarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti'ni rahatsız ediyorlardı. 1444 Ağustos'unda oğlu Mehmed'i tahta geçirerek. sayı 212214(1991). 1404 yılında Dulkadiroğlu Emine Hâtun'dan Amasya'da dünyaya geldi. sh. c. Mustafa Çelebi. c.. 185-188. Devlet adamları ve yeniçeri bu duruma razı olmadı ve Sultân Murad'ın yeniden tahta geçim-çıktı SOP: Fâtır. sh. LV. Bu zaferler devam ederken. I. sh. düzmece olduğu iddiasıyla idam edildi. . en önemlisi Ġzladi mevkiindeki 1443 yılındaki yenilgi olmak üzere. Murâd.28 Âli. 71-73. Belleten. kendisi ibadet ve taatle meĢgul olmak üzere Manisa'ya çekildi ve Fâtih Sultân Mehmed birinci defa Osmanlı Sultânı oldu. 1444 yılında ikinci defa sultan olan II. sh. Fâtih'in babası Sultân II. Osmanlı Tarihi. böylece Av tam. 99-106. Hem Osmanlı ordusunun yenilgisinden ve hem de Fâtih'in 14 yaĢında bir genç PadiĢah olmasından heveslenen Papa. c. Teke. yeni bir haçlı seferi için kollan sıvadı ve haçlı orduları Osmanlı Devleti aleyhinde Ak ġövalye diye bilinen Erdel Voyvodası Hunyadi YanoĢ kumandanlığında bir araya geldiler. Bizans Ġmparatoru tarafından serbest bırakılınca büyük bir sıkıntıyla karĢı karĢıya geldi. Ġbrahim Bey ile de sulh andlaĢması imzalandı. Yılmaz. Ġstanbul 1998. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15. Murad'ı yani babasını tahta davet etti. 13 yaĢındaki Küçük Mustafa'nın Ġznik'de Bizansın tahrikiyle saltanat ilan ettiğini duydu ve hemen ona yöneldi. Bozkurt. I. Belgelerle Osmanlı Tarihi MI. Bizans'ın ihanetini gören Sultân Murad. Edirne'ye dönen II. Ġstanbul 1997. Aksun. sh.

366-451. Murad tahta çıktı ve oğlu da böylece iki defa tahta çıkıp inmiĢ oldu (1446). Uluçay. Oğlunu Manisa Sancakbeyliğine gönderen II. 10. c. I. 13-18. 31. UzunçarĢılı. sh. II. 5-Mara Hâtûn. II.Hafsa Sultân. Bu ısrar karĢısında üçüncü defa II.ġehzade Büyük Ahmed. Envâr'ül-ÂĢıkîn adlı eserin müellifi Ahmed-i Bîcan ve ġeyh Muslıhuddin'i. 4. ZEVCELERĠ: 1. Candaroğlu Ġsfendiyar Bey'in kızı. Timur PaĢa'nın oğlu Gazi Umur PaĢa.. Ancak Müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hâtûn ile Fâtih'in üvey annelik dıĢında alakası yoktur. Kitâb-ı Cihânnümâ. 2312. 555-681. 138-188.Fâtih Sultân Mehmed. 2. Lütfi PaĢa.Erhondu Sultân. 148-150. Ģâirlerden Hacı Ġvaz PaĢa'nın oğlu Atâyî ve Ģiirlerinden dolayı idam edilen Nesîmî'yi mutlaka zikretmeliyiz29. Asrındaki büyük devlet adamları arasında. Zira 30 yıl boyunca saltanatını büyük bir ciddiyetle. Ziraî yurt: ta* i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 69 tahta geçmesini ısrarla arzu ettiler. Molla ġemseddin Gürânî.. Buradan Edirne'ye dönen II. 195-268. c. Murâd. 11. 194-246. sh. c. sh.. 107126. Sırbistan Despotu George Bronkoviç'in kızı. Osmanlı Tarihi.¦¦¦¦ ^ ¦¦¦¦-.ġehzade Hüseyin.. 12. 3. Çandarlı-zâde Halil 29 ÂĢıkpaĢa-zâde. I. Aksun. 3. Tarih.Ulu ġehzade Alaaddin Bey. sh. sh. Ali Rıza. Resimli Tarih Mecmuası IV. V. 9.ġehzade Selçuk Sultân. sh. sh. 13.¦¦¦-. Solakzâde. Papanın da desteğini alarak bir diğer haçlı seferi daha düzenledi ve Osmanlı sınırlarını geçerek Kosova Ovasına kadar geldi. 95-139. 6ġehzade Orhan. Fâtih'in annesinin devĢirme olduğu nakledilmektedir. 4-Tâcünnisâ Hatice Halîme Hâtûn. oğlu Fâtih'i de alarak Arnavutluk seferine çıktı.Yeni Hâtûn. Oğlu Mehmed'i. Hızır Beğ ve Alâ'addin Tûsî'yi. Muhammediyye müellifi Yazıcızâde.Dulkadiroğlu Alîme Hâtûn. Bu durumu fırsat bilen Ak ġövalye. Varna zaferinden sonra Arnavutluk'da Ġskender denilen bir mürtedle baĢı belaya giren II.Fatma Sultân. Zağanos PaĢa ve Kasım PaĢa'yı.Hüma Hâtûn: Abdullah isimli bir Ģahsın kızı ve Fâtih'in annesi. mut'. Öztuna. Sultân Murâd'm kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur? Sultân Murâd'm hayatını az da olsa bilen bir insan. Ġstanbul 1953. Bunda dost düĢman ittifak halindedir. I. Çandarlı-zâde Halil PaĢa. sh. 17 Ekim 1448 tarihinde II. maneviyât erenlerinden Hacı Bayram'ın halifelerinden Ak Bıyık. lüle 1ĠfĠ'. sh. sh. asrının meĢhur âlimlerinden Molla Fenari'den sonra müftülük makamına gelen Molla Yegân lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhammed. Belgelerle Osmanlı Tarihi. istikametle ve dürüstlükle yürütmüĢtür. I. 8. Seyyid Alâ'addin Semerkandî. Osmanlı Tarihi.Hatice Sultân.¦¦ i. ÇOCUKLARI: 1. 121-124. 7-ġehzâde Hasan. Sağman. 326-417. Çekilmesinin sebebi. "Fâtih'in Anası". 70 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' PaĢa gibi bir vezir-i a'zam. sh. c. ¦. 5. c. bir kısım tarihçilerin kullandığı îĢ ü nûĢ tabirlerini içki ve eğlence diye yorumladıkları gibi asla nefsî arzular ve . NeĢri. Devletler ve Hanedanlar. Âli. Amasyalı Mahmûd bey'in kızı. bu soruya olumlu cevap veremez. Künh'ülAhbâr. Murad 1449 yılında oğlunu evlendirdi. 129-147. bazı araĢtırmacıların. c. Murad. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Yılmaz. sh.Yusuf Âdil ġah. Kosova Zaferini kazandı ve böylece Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atmak için giriĢtikleri son seferi de zaferle tamamlamıĢ oldu. devĢirmelerden ġihâbüddin PaĢa. Çocuksuz ve Ortodoks olarak ölen ve Fâtih'in üvey annesi olan bu kadın. ġihâbüddin PaĢa ve Saruca PaĢa gibi komutanlar ve Molla Hüsrev gibi bir Kazaskerle birlikte tahta geçirmiĢ ve kendisi de Hamza Beğ ve Ġshak PaĢa gibi dostlarıyla birlikte Manisa'ya çekilmiĢlerdir. 14. Tevârîh-i Âl-i Osman.mez.ġehzade Küçük Ahmed. Kantemir. 2.Çar nos. Damad Karaca PaĢa. Ahmed Uğur neĢri. 3 ġubat 1451 sabahı Edirne Sara-yı'nda vefat eyledi.ġehzade Ġsfendiyar.

. c. Hacı Bayram-ı Veli. Süleymaniye Kütp. Bu ziyaret sırasında (bazı araĢtırmacılar bu ziyaretin saltanatın ilk yıllarında yani 1421-1424 tarihleri arasında gerçekleĢtiğini zikretmektedirler) veya daha sonra yapılan. Künh'ül-Ahbâr. Risâle-i BeĢlr Çelebi. sh. sürdüremez. II. tarihçiler bunu açıkça ifade etmiĢlerdir. hatta daha sonraki kayıtlardan anlaĢıldığına göre. Kaynaklar bu menkıbeyi ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar30. Murad'ın. I. öldürsem Hüdavendigar "Yi olmuĢtur. I. Orhan Gâzî. Osmanlı Devleti'nin 700. köĢesine çekilip ibâdet ve ta'at ile meĢgul olma arzusudur ki. bu eserin kaleme alınmasının lüzumunu da teyid etmektedir31. Sarı Abdullah Efendi. aynı zaman ayrı olarak ele aln özetlemek mümkfl 1) En önemli < kelimetüllah ruhu* nisbetindedir. 143-144. Menâkıb-ı AkĢemseddin. 0 zam bizi hiç bir 2 göstererek I 31 Aksun. Murad'ın teĢvikleriyle ortaya çıkmıĢ eserlerdendir. 217.140. I. harp meydanlarında aĢırı yorulmuĢtur. Ġstanbul 1288. vrk. 252-256. Bu doğru mudur? Bütün Osmanlı PadiĢahları gibi. Bayramiyye tarikatı mensuplarına vergi muafiyeti getirmiĢ ve hakkındaki iddiaların iftira olduğunu anlayarak fazlasıyla hürmet etmiĢtir. II. 360-362. I lANLI Ifi Molla lishak tır-lije yoBĠLĠNMEYEN OSMANLI 71 de ciddi olarak baĢlamıĢtır. II. 174. Kur'ân'ın dağıtılması da yasaktı" Ģeklinde bir cümle sarfetmesi. sh. Hacı Bayram Veli'nin. kaynakların naklettiği olaylardandır. Murad da. vrk. II. £ ġûrası Miinı Tercümesi. Ġstanbul'un fethi olayıdır. oğlu Mehmed'e saltanatı terketmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. ancak açık değil. dalma \ saf kalpli olan ı Ģey gösterilebilir? H ahiret Ġnancından 1 rebilir? Tarih bize j bağlanmıĢ Ġsek j sizdir. Hazine. 3/b-5/b. 16/a-b. onun nasıl büyük bir veli olduğunu anlamıĢ.ıv . 1783. Hacı Mahmûd Bölümü. 4666. r sunu teçhiz etme. Kur'ân'ın ilk Türkçe tercümeleri de bu dönem30 Âli.eğlenceler değildir. Ahmed Uğur neĢri. Yıldırım Bâyezid ve Çelebi Mehmed devirlerine yetiĢen ve kurduğu Bayrâmîlik tarikatıyla Anadolu'nun manevî yapısına damgasını vuran Hacı Bayram-ı Veli'nin müridlerinin Anadolu'da alabildiğine çoğalması üzerine. nr. Solakzâde. H Ahmed. c. Murad'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir. Zira Sultân Murâd. Yılında bazı devlet adamlarımızın "Osmanlı Devleti zamanında Kur'ân Türkçeye tercüme edilmediği gibi. Soyu-YaĢamı-Vakfı MI. Bir kiĢi olsa da bu kitabı açık tercüme etse" sözü üzerine yapılmıĢtır ve dili bugünkü Türkçeden daha arıdır. Bu / Devleti'nin bir 2 devam ettiren. r. 215-216. Yılmaz. nr.OSMAf 33. 32. Murâd ile bir araya gelince. sh. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini Edirne'ye davet etmiĢtir. sh. . II. Semerât'ül-Fuâd. Murad'ın "Bir kiĢi Türkçeye tercüme etmiĢ. ĠĢte Hacı Bayram gibi maneviyât erenlerinden böyle bir manevî iĢareti alan II. Ģu C dim. Bir diğer önemli sebep de manevidir. VII. Türkçenin geliĢmesi için gayret sarfetmiĢ bir devlet adamıdır. Bu arada Yazıcızâde Ali Efendi'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı tarihi. Murâd. Kimin I himmeti milleti olal tını milletin hayatın»! kuvvetli bağlar. 143. Bize göre bir diğer önemli ve manevî sebep de. Hacıbayramoğlu. II. 211-212. bu Ģerefin Ak ġemseddin ile oğ lu Mehmed'e nasip olacağını müjdelediği. Belki çekilmesinin sebeplerinden biri maddidir. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Bu ruh lif j rek bakmıĢ. Hüseyin Enîsî. c. bu mutlu haberin gerçekleĢtiğini görmek ümidiyle. II. sh. hem vâki Ģikâyetleri tahkik ve hem de devletin emniyeti açısından yeni bir ġeyh Bedreddin olayının yaĢanmaması için tedbir olarak. Edirne'ye giderken Muhammediyye müellifi Yazıcızâde'nin de kendisine intisab ettiği Hacı Bayram. Osmanlı Devleti Osmanlı Devle Ģekilde cihan devletfj Devleti'nin fetih pollt bepler. Kantemir. Fuat. sh. Yazıcızâde Mehmed Efendi'nin Muhammediyye'si ve Ahmed-i Bîcan'ın Envâr'ülÂĢıkîn adlı eserleri II. 141. Murâd. de ciddi olarak baĢ "Osmanlı Devleti zamanını Ģeklinde bir cümle inektedir31. Topkapı Sarayı Müzesi Kütp. V. ' . Murad'ın vefatından kısa bir süre öncesine rastlayan ikinci ziyaretinde. Murad'ın Ġstanbul'un fethi ile alakalı Ģiddetli arzularını görünce. Mercümek Ahmed'in Kabusnâme tercümesi. özellikle II.

Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle ulvi fedakarlığa sebebiyet verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Allah ve ahiret inancından baĢka hangi Ģey. Bu sebeple. Orhan Saik Gökyay. Maneviyatları sarsıldığı gün. Bu önemli sebepler ve kuvvetli bağlar. Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. manevî değerlerine ve Ġslama olan bağlılıklarıdır. Yılmaz. Yüz Hadis Tercümesi. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. "millî ananelerin düĢmanı ve atalarının papuçları olamayacak bir hale gelmiĢlerdi'. Bu hasletleri. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebepleri nelerdir? pa Ü3Ġ3Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini aynı zamanda fetih politikası ve hızlı bir Ģekilde cihan devleti olmasının sebeplerinde aramak gerektir. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. 72 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dem silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. biz Müslüman Türkler. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". neĢr. dinî metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Ali Emirî. ahirette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. Size de soruyorum. Murad'ın emriyle). Evet maalesef bu oyunlara gelen Tanzimat gençliği. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır.VII. aynı zamanda yükseliĢ sebepleri olarak zikredilebilir. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢdir. Mustafa Darir bin Yusuf. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) En önemli sebep. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. ġer'iye Bölümü. Diyanet Dergisi. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. I. ayrı olarak ele almakta yarar vardır. sabırlı. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ 33. Bilesiniz ki.. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Emir Keykavus. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. Osmanlı Devleti'nin bir zamanlar. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. 262-263. gelecekte her an tehlikelere maruz kalır ve varlığını sürdüremez. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova meydan muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar "Yarab beni din yolunda Ģehid. Ġbn-i Kemal de. I. o ferdi milletine bağlayan kuvvetli bağlar ve Ģahsî hayatını milletin hayatına tercih ettiren önemli sebepler bulunmalıdır. Millet Kütüphanesi. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar mo31 Aksun. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. Osmanlı Devleti'nin fetih politikası ve küçük bir beyliği kısa zamanda cihan devleti yapan sebepler. Mesela bkz. mukavemetli. Bu mânâyı târihe bakarak. nr. Bu sebeple. Ģu devletin ordusundaki Kur'ândan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. gerilemi-Ģizdir. daha da müĢahhas hale getirebiliriz. Osmanlı Tarihi. BaĢbakan'ın Din ġûrası Münasebetiyle Yaptığı KonuĢma. Müslüman devletlerle mücadele ederek ve kendi mevlâlarına isyan ederek . Vatana ihanet suçuyla 1821 yılında Patrikhanenin orta kapısı önünde asılmıĢ bulunan Ġstanbul'daki Fener Patnki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Selçuklular ve Harzemîler gibi. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. Mercimek Ahmed. o kimse tek baĢına bir millettir. II. Çünkü Türkler. Osmanlı Devletin'i tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. O zaman düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. Ankara 1974. c. Daima tehlikeyi. manevi değerlerden baĢkası olamaz. ••¦¦. Ocak 1999. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir? Tarih bize gösteriyor ki. düĢman bizi hiç bir zaman açık savaĢta yenememiĢtir." Sultân Aziz devrinde. Bir ferdin himmeti milleti olabilmesi için. O halde manevî değerleri ile ordusunu teçhiz etmeyen bir millet. 125-26. Kâbûs-nâme (Tere. Kimin himmeti milleti ise. sh. c. Bunu i'lây-ı kelimetüllah ruhu diye de ifade edebilirsiniz. Ancak yine de konuyu. 1287/1. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. Rus elçisinin dediği gibi. Osmanlı Devleti'nin Gazneliler. Yapılacak olan.

bu izaha çalıĢtığımız hukuk ve adalet devletinin sacayakları olmuĢlardır. terakki ve refah görülmüĢtür. PadiĢah fermanıyla kira bedellerinin olduğu gibi bırakılması olmaz. aklı ve ruhu ilim ve ma'rifettir. ehliyetli ve vasıflıdır. belki tamamen yukarıda anlatılan gaza ruhuyla ve yüksek bir himmetle yükseldiğini misâller vererek açıklamaktadır. Zira PadiĢahın emriyle nâ-meĢrû' olan Ģey meĢru' olmaz. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem" diyen Fâtihler ve nihayet "Madem ki. kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkılmıĢlardır.olan Harzemiler eliyle yıkılmıĢlardır. Selim'den itibaren durgunluk baĢlamıĢtır. Dinimiz gereği. III. hem gayr-ı müslimlerin Ģahsî hak ve hürriyetlerine gösterdiğimiz hürmeti ve hem de meĢru1 sınırlar içinde kalmak Ģartıyla din ve vicdan hürriyetine gösterdiğimiz saygıyı anlatan Zenbilli Ali Efendiler.yükselmediğini. sonra da Adâletnâmeler'le örtülemeyecek kadar gedikler açılmıĢtır. Bu iki unsur arasında muvâzenenin te'min edildiği dönemlerde. onlar ra'iyyetliği kabul etmiĢler. bu muvâzeneyi . vemfi-r-1-ir. 1700-1800 yılları arası Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olmaktan çıkma tehlikeleri yaĢadığı dönemdir. Kanuni devrine kadar. sistemi t aeMa. okuyalar âyinlerince. memleketin mamur olmasından ortaya çıkan paradır. 4) Günümüzde bazı araĢtırmacıların tenkit ettiği gılmân sistemi yani kapıkulu sistemi de. Osmanlı Tarihlerinin mukaddimelerinde zikrettikleri bazı menkıbeler de. Murad zamanında durmuĢtur. kanun yapma ve kanunu uygulama görevleri ehil ellerdedir. Osmanlı Devleti'nin yükselmesine sebep olan para. bu sıkıntılardan kurtulmak için. dînimize muhâiifdir" diyerek. Ama her yerden zafer haberleri gelmektedir. "Ve kiliseleri ellerinde ola. mal ve ırzlarımız gibi korumakla mükellefiz. kadıların davacı ve davalılardan aldıkları harçları rüĢvet sayarak buna vesile olan kadıları idam etmeye kalkıĢacak kadar hassastır. II. cesedi ve bedeni de siyâset ve idaredir. Asker ise. haram olan nesne helâl olmak yokdur. Endülüs Emevilerinin baĢlangıçtaki idarecileri ve ilk Osmanlı PadiĢahları. Osmanlı parasının kaynakları tamamen ĢerT vergiler ve meĢru gelir kaynaklarıdır. Ancak mal toplamaktan baĢka kayguları yoktur. Daha sonra ise.!/ :-'t nete' t* BĠLĠNMEYEN OSMANLI 73 ĠÛlEvet Ġlle 3) Devletin devam ve bekasına sebep olan para ve askerin mükemmel oluĢudur. Zira tarihde çoğu büyük devletler. dâima medeniyet. önce gerilemiĢ. Bir türlü dahi değildir. yükselme döneminde asker siyâsetin ve idarenin içinde değildir. Yıldırım Bâyezid. yeniçerinin adedi en fazla 10-12 bin kadardır. Çünkü tam bir gaza aĢkıyla eğitimli askerler yetiĢmektedir. Viyana bozgununda bu sayı 50 binlere ulaĢmıĢtır. Bu dediklerimize Yeniçeri Kanunnâmesi en canlı Ģahittir. 5) Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemlerinde tam manasıyla hür bir ilmin de ö-nemli etkisi olduğunu ifade etmekte yarar vardır. Bu hususlarda emr-i Ģer'-i Ģerif budur. Kanuni devrine kadar. yükselme döneminde Müslüman olsun gayr-i müslim olsun. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ. Osmanlı Devleti'nin özellikle yükselme dönemlerinde tam bir hukuk devleti olması yani Ģer'-i Ģerif ve kanun-ı münifin esas kabul edilmesidir. halktan zorla toplanan para değil. kanunnamelere bakarak grafikle göstermek mümkündür. ĠĢte vatandaĢı böyle bir inanca sahip devletin yükselmesi mukadderdir. Osmanlı Kanunnâmeleri. tam bir hukuk devleti olduğuna ve ayırım yapılmaksızın adaletin icra edildiğine inanmaktadır. Amma çan ve nâkus çalmayalar. Abbasî Devleti kendi elleriyle büyüttükleri aristokrat aileler eliyle. duraklama. Bu dönemde. Büyük Selçuklu Devleti mevâlî. ailesi ve yakın çevresi bulunmayan devĢirme ve köle asıllı insanları Enderun denilen özel mektepte bir devlet adamı gibi yetiĢtirerek onları devletin yükselmesinde istihdam etmiĢ ve baĢlangıçta muvaffak da olmuĢtur. Memleket ve vatan bir vücuda benzer. Kur'ân'daki bir âyetin tehdidine maruz kalmaktır" diyen EbÜSSUud'lar. Fâtih'den itibaren zirvededir. devletin yükseliĢ sebeplerinin baĢında gelmektedir. En önemlisi de. onların can. mal ve ırzlarını kendi can. ĠĢte Osmanlı Devleti. bu ruhu açıklamak için zikredilmiĢlerdir. ġer'i hükümlere vâkıf iken onları ketmetmek. Gerçekten de. Osmanlı vatandaĢı. Bu yolda onlara cebretmek. I De*W i mevSfl. gerileme ve yıkılıĢını.( kırtıdao yakın ç Fâtih" •¦. içinde 763 Kanunnâmeyi neĢrettiğimiz Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizi inceleyenler göreceklerdir ki. tekâlîf -i örfiyye neredeyse yok gibidir. Günümüzde de devletin hanedanlarla sıkıntıda olduğu ortadadır. 2) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerin ikincisi. Abbasî Devleti'nin ilk halifeleri.¦ -.

Hamiyet.temin eden en müĢahhas misâllerdir. vatanperverlik. ister seyfiyede ve isterse de kalemiyede olsun. dünyada en yüksek rütbe ve Ģeref. biri de insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hareket etmenizdir. Zikredilen bu muvâzeneyi sağlamada en önemli vazife. devlet adamlarına erbâb-ı seyf.. kiĢinin din ve ahlâkça yüksek bir seviyeye ulaĢmasıdır. Hz. Fâtih sarayında ve kendisi de tekye ve medresesinde kaldığı müddetçe. hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. Macar ve muhtelif kavimlerin kendi arzuları ile neden Osmanlı hâkimiyetini tercih ettiklerinin sebebini. Osmanlı PadiĢahlarının neden ve nasıl zaferden zafere at koĢturduğunu daha iyi anlıyoruz. Medeniyetlerin kurulmasında ve yıkılmasında maharet ile salâhatın önemi inkâr edilemez. Elbette ki. Devleti haricî münâsebetlerde temsil eden niĢancıların. Yıkılan bütün medeniyet ve devletlerin altında ise. ilmin rütbesi ve Ģerefidir. hakk'dan baĢkasına tâbi olmaz. Bu vasıfları beraberce bulunduran insanlar yeterli sayıda değilse. kiĢinin kendi mesleğinde ehil. bu iki vasfı kendinde birleĢtiren milletler nice medeniyetler 74 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMEYf K C kurmuĢlar ve daima payidar olmuĢlardır. Bir Osmanlı Kanunnâmesinde bu önemli muvazene düsturu Ģu Ģekilde ifade edilmektedir: "Kadılar. Ģer'î hükümleri icra edeceklerdir. Rasûlullah'in (S. aranırsa mutlaka bu iki vasıftan birinin veya ikisinin yokluğunun yattığı esefle müĢahede olunur. ehil olanlara verilmesidir. Hakk'a ve hakikata âĢık bir ilim adamı. yânı hamiyetle fazileti birleĢtiren. Ancak. özellikle idarî yetkiye sahip devlet ricaline hitaben nazil olduğu söylenen Kur'ân'ın Ģu âyeti. Ancak memleketin nizâmı. kalbi ve fikri münevver olanlar tercih edilecektir. bu dengenin korunabileceğinin çok iyi idrâki içindedir. kabiliyet ve benzeri hususlar ise. Rumeli'deki Sırp. Olmaz. (Her halde bu emirleri tutmalısınız). eskiler. Hakk'ın hatırı âlidir. Kanuni'nin sadrazamının dilinden bir sadrazamın nasıl olması gerektiğini yine onun kaleme aldığı "Asâfnâme"den ibretle okuyunca ve bakanlar kurulu demek olan Divan-ı Hümâyun'un "hâcegân-ı divan" olmadan toplanmadığını kanunnâmelerden öğrenince. Ġslâm'a göre ikisini birleĢtiren bir eleman yoksa. Kalb ve vicdanı manevî duygularla bezenmeyen bir insandan hakikî mânâda hamiyet. korunması ve vatandaĢın idaresi ile alâkalı hususları hükkâm-ı seyf ve siyâset olan vükelâ-yı devlete havale edeceklerdir". Haram olan nesne helâl olmak yoktur'*! 6) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerden birisi de vazifelerin. iĢ. Tarihe bakıldığında görülecektir ki.. . ilim adamlarına ise erbâb-ı kalem demiĢlerdir. hiçbir hatıra feda edilmemek icabeder. bu takdirde ya maharet ya da salâhat esas alınacaktır. san'at. Yani bu noktada salâhat ayrıdır. vazifelere yapılan tayinlerde. diğer taraftan Fâtih'i tekyesine de kabul etmeyen Molla Güranî.) "Emaneti ehline ver ve sana hainlik edene hıyanetle mukabele etme" hadisi de. ayyaĢ bir adam ayık olduğu zamanlarda iyi saat tamir edebilir. ilim adamlarına düĢmektedir. Allah size ne güzel öğüt veriyor. PadiĢah'ın emri ile nâmeĢru1 olan Ģey meĢru' olmaz. maharet ayrı. Bu sebebledir ki. sâlih olmayan bir adam güzel çobanlık yapabilir. Ebüssuud'un biraz önce zikrettiğimiz ġU cümleleri bunu aksettirmektedir: "El-Cevab. maharet bahçesinden derlenebilen meyvelerdir.V. uzman ve kabiliyetli olmasıdır. san'at ve kabiliyet baĢka Ģeyler olduğu için.A. Ġlim adamları bilmelidirler ki. sadâkat ve adalet gibi ulvî duygular. Maharet. Allah verdiğiniz kararları iĢitir ve emânetler hakkında yaptıklarınızı görür". hakperest ve cesur padiĢah Yavuz kadar Zenbilli Ali Efendi'de ve MuhteĢem Süleyman kadar Osmanlı hukuk âbidesi Ebûssuud'da da aramak icab eder. Osmanlı Devleti'nin yükselme devrini tetkik edenler. Zira hakk'ı tanıyan. sadakat ve adalet beklenilemez. Bir kısım Ġslâm hukukçuları ve tefsirciler tarafından. Salâhat ise. salâhatın meyvesidir ve o bahçede yetiĢir. san'at'ta ve iĢde maharet tercih sebebidir. Fâtih Sultân Mehmed'in vezirlik ve kazaskerlik teklifini reddeden. Zira Ģüphesiz ki. ġunu önemle belirtelim ki. ĠĢ. hem de mahir olanlar. bu konuda çok manidardır: "Haberiniz olsun ki. diplomatik ve diplomasi ilminin mütehassısları ve kazaskerlerden titizlikle seçildiğini müĢahede edince. Allah sizlere muhakkak Ģunları emrediyor: Biri emânetleri ehline vermeniz. ister ilmiyede. salâhat ve maharet birbirinden ayrıdır. bu mânâyı teyid etmektedir. hem sâlih. neden kısa bir zamanda dünya devleti haline geldiğini ve salâhat ile maharete ne derece riâyet ettiklerini çok iyi bilirler.

zira Bizans ikiye ayrılmıĢtı. tarihe geçen kahramanlıklar yazdı. 53 gün süren muhasara sırasında Fâtih'in ordusu. KarĢısında Yıldırım'ın inĢa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. Önce kendi devlet adamlarımızı terbiye etmeyip. Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi. i karadan) gambertıH sesleriyle! ierce im uygulandı t Fât Bu iĢi I eyledi. Ancak 1453 ġubatında Edirne'den yola çıkan toplar 5 Nisanda Ġstanbul önlerine geldi. yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. Ġstanbul'u almak için Boğaz'a hâkim olmanın Ģart olduğunu bilen Sultân Mehmed. . Ġsfendiy Trabzon! Kornul TevkSS BĠLĠNMEYEN OSMANLI 75 suiistimal. Meryem'e güveniyorlardı. Ben senin kimseye iltimas yapmayacağını biliyorum. 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da Katolik ayini yapılması. Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Halic'e girmesiyle parçalanmıĢtı. israf ve gayr-i meĢru masraflar. 1452'de Boğazkesen Hisarı dediği Rumelihisârını inĢa ettirdi. Bizans'ın Galata ile Saraybumu arasına gerdiği zincirler. yükseliĢ dönemindeki Osmanlı idaresinde rüĢvet. 6 Nisan'da muhasara baĢladı. Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu. baĢkalarını terbiye etmeye yüzümüz kalmıyor. Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi. suiistimal. vezir-i a'zamına bu hakikati. Bizanslılar parlayan ateĢlerine ve Hz. Gerek bu çeĢit fiillere ve gerek tamah ve rüĢvete cesaret edenleri. Edirne'den J baĢladı. 1 Bizanslılar. 34. niçin tarafıma ifade etmezsin? Hep "benden olmasın" diye diye devletimiz bu hale geldi. ehliyetli bir kaç adayı düĢünerek seçip. Sultân'ın iĢlerini kolaylaĢtırıyor ve Bizans BaĢbakanı Notaras. ehil olmayan insanların göreve getiriliĢinin yattığını çok iyi idrâk eden Osmanlı PadiĢahı. Bir görüĢe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaĢında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna'dan Kızılırmak'a kadar geniĢleyen Devletinin baĢĢehri olarak Ġstanbul'u almak ve Hz. Bundan sonra vâkıf olduğun kötü hareket her kimden zuhur ederse. yanı ı sahip ¦i-Mı Fâtih Sultân Mehmed. sefâhet. ĠĢte sana tenbih ediyorum. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefat eyledi. bir tayin fermanı münâsebetiyle Ģöyle ifade ediyor: "Benim Vezirim." 7) Bütün bu sebeplerin etkisiyle. 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun'dan dünyaya geldi. 1 Eylül 1452'de Edirne'ye dönen Sultân Mehmed. 53 J yazdı. her birinde türlü türlü uygunsuz tavırlar varken. hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne baĢladı. tarafıma bildiresin. Osmanlı Devleti'ni kısa zamanda yükseltmiĢtir32. Tezkireciiik görevi için. Fâtih) BU I Fâtih! dünyaya s görü saltd baĢĢehri olarak! buy1 1452'de I inĢa geçmek ı kendlslnt) 1 harp aletleri I Planı! için Ayasofya'dSĠ m Notam. vatandaĢa zulüm ve benzeri kötülüklerin olmayıĢı. bana arzet. Planı sezen Ġmparator zor durumdaydı. "Bizans'ta Latin Ģapkası görmektense. ı lüklerin c 34.Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve gerilemesinde. Avrupa. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve o-nun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlan özetler misiniz? r. Muhasaranın 53.

Kutay. "Fâtih Sultân Mehmed ve Ġtalya". Molla Vildân ve Molla ġeyh Vefa ve benzeri zatları zikretmek icabeder. Peygam-ber'den alan Sultân Mehmed. Ankara 1991. Hatt-ı Hümâyûn.. ġerâfettln). Tevârih-i Âl-i Osman. . Fâtih'i iki sayfada değil. sh. Ġdeal Türk Gençliği. Künh'ül-Ahbâr. yeni bir harbin hazırlığında iken. XVII.. II. Kltâb-ı Cihânnümâ. AkĢemseddin. sh.Gevher Sultân. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli meselesi ve bu meseleyi gündeme getiren Fâtih'e ait bir kanunnâmenin sıhhat durumu. Çev. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Kanunnâmelerinden bahis açılan her mecliste. Bekir Sıtkı Baykal. sh. Solakzâde. Defter.Anna Hâtûn. 140-219. 1481 yılında 51 yaĢında Gebze'de vefat etti. 189-269. Mayıs 1985. BaĢtav. 35.Fazıl IĢıközlü. V/255 vd. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. Babinger. Turan. sh. nr. Bali Bey ve benzeri çok sayıda devlet adamı ve komutanları saymak mümkün olduğu gibi. Kırım'ı aldı. Nisa. Bediüzzaman Sald Nursi. Ayasofya'ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve Ġslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı. "Ġstanbul'un Zabtı Hakkında Ġhmal EdilmiĢ Bir Kaynak". Molla Zeyrek. NeĢrî. XIII. Gedik Ahmed PaĢa. Fâtih Sultân Mehmed. sh. c. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. Ġstanbul 1982. Sırpça. ancak 2000 sayfada anlatmak mümkün olduğundan. 10. manevi komutanlar arasında ise. Bunun üzerine Erzincan civarındaki Otlukbeli denilen yerde 1473 tarihinde bu sıkıntı da bertaraf edildi ve artık Osmanlı devleti Toroslara kadar geniĢledi. 5. Âyet: 58. Canan. vrk. sh. sh. Fâtih'in fetihten sonra yaptığı ilk iĢ. sayı 65 (1953).Günü Hz. MTM. c. El-Câml' Li Ahkâm-il-Kur'ân. I. Tevârihi Âl-i Osman. Mahmûd PaĢa. Akgündüz. 246-280. VII.. sh. Ġzmir 1989-92. vrk. Defter. 417 vd. Tevârîh-i Âl-i Osman. Trabzon Ġmparatorunun kızıdır. 539 vd. Çev. VII. sh. Asırda YazılmıĢ Grekçe . V. Ona bu büyük fetihte yardımcı olan devlet adamları arasında. Komutanlarından Gedik Ahmed PaĢa. Belleten. sh. Milli Kültür.. sh. BA. Tevkiî Kanunnâmesi. Bu arada Bizans'ın artığı olan Trabzon'daki Pontus Ġmparatorluğu da 1461 yılında tamamen tasfiye edilmiĢ oldu. Arapça. Süleymaniye Kütp. 3. Farsça. Lütfi PaĢa. 2-GülĢah Hâtûn. LI vd. Ġtalyanca ve benzeri önemli dünya dillerinden dokuzuna vâkıf olması. ÇOCUKLARI: 1. 180183. 104-105. 4.Helene Hâtûn. Molla Gürânî. Hızır Bey. Belleten.1036. Matematik ilmindeki dehası. Türkmen Beyi kızıdır. bu 3 Türkiye Cumhuriyeti eder demektir. nr. (neĢr. asrının büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden. Franz.Gülbahar Hâtûn. Fethi.214. 5. Dülkadiroğlu Süleyman Bey'in kızıdır.Sitti Mükrime Hâtûn. dinî ilimlerde büyük bir âlim olması. Mora Despotu Demetrus'un kızıdır. düĢmana ve dosta söyletmiĢtir. 2162. devlet adamı ve âlimi olduğunu. sh. Karaman Oğullarından Ġbrahim Beğ'in kızıdır. Tarih KonuĢuyor Dergisi. baĢta Abbasî Halifesi olmak üzere herkes tarafından takdir edi32 Kur'ân. akla gelen ve dermeyan edilen en büyük meseledir. Çandarlı Halil PaĢa. 170-190.000 krm2'ye geniĢletmiĢti ki. 7. c. 541.ġehzade Bâyezid Hân. 4.. Gözler. Balistikteki keĢifleri. 41-82. "XIV. Bâyezid ile Gevher Sultân'ın annesi. 3ġehzade Cem Hân. Rum Mehmed PaĢa. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Fâtih'e kafa tutuyordu. onu anlatmaktan ziyade onunla alakalı iddiaları cevaplamayı tercih ediyoruz33. 69-70.Ġsmi bilinmeyen iki kızı. Bütün bu fetihler. II. 1/b-163/a. c. 14 devlet ve 200 Ģehir fethederek Fâtih unvanını Hz. sh. Ġshak PaĢa. 683-843. Ġbn-i Kemal. N.Alexias Hâtûn. II. nr. Tarih. Ahmed. Batıyı emniyete aldıktan sonra. sh. Bu iĢi tamamladıktan sonra Belgrad hariç bütün Balkanları Osmanlı Devleti'ne ilhak eyledi. Bunun 33 ÂĢıkpaĢa-zâde. onu Osmanlı tarihinin en büyük askeri. Kantemir. Süleymaniye Kütp. 28 yıllık padiĢahlığı süresince 2 Ġmparatorluk. Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir. Ahmed Uğur neĢri. Ġstanbul . ReĢid Efendi.Çiçek Hâtûn. Ġbn-i Kemal. Hocazâde Efendi. Molla Hüsrev. Cemal. Balaban Bey. > 76 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI lirken. devletin sınırlarını 2. Iorga. c. 6. 48/a-49/a. 2. III. Zağanos Mehmed PaĢa. Münâzarat. Adnan Sadık Erzi. Ġbrahim. sh. Bizans Prenseslerindendir. sh. c.. 27 vd. Ġstanbul'un maddi ve manevi imar edilmesidir. Âli. sayı 49(1949).ġehzade Sultân Mustafa Hân. Es'ad Efendi. c. ZEVCELERĠ: 1. 149-166. sayı I. Yunanca. Peygamber'in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleĢti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden Ġstanbul'a girdi. ġerif. kendisine pürüz çıkaran Karamanoğulları ve Ġsfendiyaroğulları Beyliklerini tamamen ortadan kaldırdı. I. evlilikleri kısa sürmüĢtür. H. 23581. 107-147. Kurtubi.

Ancak bu maddenin bulunduğu nüsha. sh. . üç gruba ayırmak mümkündür: Birincisi.Anonim Osmanlı Tarihine Göre Ġstanbul'un Muhasarası ve Zabtı". Bu 75 kanunnameden 74'ünün Fâtih'e ait olduğunda. Bunlara göre. Ciltte 1 numara olarak neĢrettiğimiz teĢkilât kanunnâmesi-dir. sh.1 nuyoruz. 105. Tarih Dergisi. Viyana Kraliyet Kütüphanesinde bulunsa ve bu nüshayı ilk neĢreden yabancı bir tarihçi olsa da. c. 125-135. 452-493. 269-378. c. değerli hukukçu Ali Himmet Berki tarafından ortaya atılan ve hamiyetli bir Ģekilde. sayı 82(1957). Fâtih Sultân Mehmed'e böyle bir zulmü yakıĢtıramadıklarından ve bu kanun hükmünü Ġslâm Hukukuna göre yorumlayamadıklarından böyle bir yolu tutmuĢlardır ve çoğu da iyi niyetli insanlardır. Osmanlı Tarihi. Hakkında farklı fikirler ileri sürülen ve tartıĢmalı olan kanunnâme. ne bir Ģüphe ve ne de bir tartıĢma söz konusu değildir. Uluçay. II. XVIII. Belleten. en önemli sebebi. bir çok ilim adamları. böyle bir kanun hükmünü inkâr etmek yerine. Öztuna. sayı 14. Aksun. Fil nüsha olan ı nüshası daha J yersizdir. Ġstanbul 1959. 127-173. Osmanlı Tarihi. II. sh. Kanunnâmenin ı bir çok ilim adamları. Bu 75 kanuni bir tartıĢma söz konusuj rinin sıhhatinde Ģüphe I hiç bir müstenedâta daj olan kanunnâme. 51-82. c. c. "Uzun Hasan'ın Osmanlılara KarĢı Kafi Mücadeleye Hazırlıkları ve Osmanlı. kendi zamanlarında kanunnâmeye ait tek nüsha olan Viyana Kütüphâne-i Kralîsi No 554 A. 261-284. Fâtih devrinde hazırlanmıĢ 75 kanunnâmeyi neĢretmiĢ bulunuyoruz. ancak uygulamada Ġslâm Hukukuna da kanun hükmüne de aykırı olaylar bulunabilir demek istiyoruz. bu kanunnamenin tamamının uydurma olduğu görüĢüdür. . Yani kanun hükmü Ġslâm Hukukuna aykırı olmayabilir. sh. hukukî tahlilini yapmanın daha makul ve ilmî olacağını ortaya koymaktadır. c. Baykal. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. de bir Ģekilde. sh. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed" . Yoksa inkâr etmekle mesele çözülmüĢ olmamaktadır. Yılmaz. "Bâyezid H'nin Ailesi". c. bu kanun hükmünü i muĢlardır ve çoğu da I yana Kraliyet Kütüph olsa da.Akkoyunlu Harbinin BaĢlaması". Biz de bu yolu tercih etmek istiyoruz. Cildinde.. Bazı muhterem insanların. 1-157. XXI. sayı 69(1954). aynı Kütüphanede ikinci bir nüshanın daha bulunması ve en önemlisi de bu hükmün tatbik edildiğine dair Osmanlı Tarihçilerinin muteber kaynaklarında açıkça bilgiler yer alması. i sahipleri gayet iyi ı kuna aykırı olc yoluna gitmekti tek nüsha olan l helerdir. . c. sadece I. YaĢar. Bunların en büyük delili. Bu iddia sahipleri gayet iyi niyet sahibidirler ve kardeĢ katli maddesinin tamamen Ġslâm hukukuna aykırı olduğu varsayımından hareket ederek. Bekir Sıtkı. Ali Himmet Berki hoca. kardeĢi müdafaa edilen. Kanunnâmenin tamamının inkârı yoluna gitmektedirler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. meselenin hususan Cumhuriyet döneminde hep keyfî yorumlara tabi tutulması ve Ġslâm hukukunun hükümlerine göre meselenin değerlendirilemeyiĢidir.deki nüshada görülen Ģüphelerdir. Kanunnâmenin sahte olduğunu ileri süren baĢta Ali Himmet Berki olmak üzere.. / gelen bir aĢk I üslubunu nazara a Bu iddia. Söz konusu ihtilaflı maddenin bulunduğu ve Fâtih tarafından Osmanlı idarî teĢkilâtını tanzim etmek üzere hazırlanan bu kanunnâmenin sıhhati tartıĢmalıdır. I. sh. . X. manın daha makul \ istiyoruz. Belleten. sayı 212-214(1991). ZlriJ sadece ı ğimiz kanun zans'tan alıı dıĢında Kanı Kanunnârr SHANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 77 ¦Cem en önemli sebebi. Bunlara j uydurulmuĢtur. me tutulması ve Ġslâm Burada önemle Ģu hu adlı kitabımızın 1. bu nüsha uydurmadır ve Osmanlı düĢmanı batılılar tarafından uydurulmuĢtur. I. bütün Fâtih Kanunnâmelerinin sıhhatinde Ģüphe bulunduğu Ģeklindeki izah ve beyanları. ne ilmî ve ne de mantıkî hiç bir müstenedâta dayanmamaktadır. sh. LV. 18-21.F. 18-20. 79-86. I. UzunçarĢılı. . Devletler ve Hanedanlar. . Belleten. Yücel. aynı Kütüph hükmün tatbik edilı bilgiler yer alması. Sıhhati konusundaki fikirleri. sade dir. Yani Ġslâm Hukukuna da I inkâr etmekle me Söz konusu I tını tanzim etmek i nusundaki fikirl Birincisi. Ġstanbul 1956. imanından ve Osmanlıya olan muhabbetinden . kardeĢ katli meselesini kötüye yorumlayanlara kesin cevap verebilmek için müdafaa edilen. Harem'den Mektuplar. Burada önemle Ģu hususu belirtmekte yarar görüyoruz: "Osmanlı Kanunnâmeleri" adlı kitabımızın I. sh.

bu görüĢün esasını. kardeĢ katli ile alâkalı madde de yoktur. Müellif bu nüshayı. No: 554 A. Ġslâm hukukundaki ' Siyâset-i ġer'iye kitaplarından alınmıĢtır. Fâtih'e isnad edilen Kanunâme'nin sıhhatini kabul eden ve metnin inkârı yerine maddedeki meselelerin Ģer'i tahlilinin yapılmasına taraf olan görüĢtür. Tatbikatla madde metnini karıĢtırmamak icabeder. hem sadece bir nüshasının bulunmasını ve hem de kanunnâmenin üslubunu nazara alarak. Zira Allah'ın Kitabından baĢka her kitabın. ileride yapılacak Ģer'î tahlillerden anlaĢılacağı üzere. Bu iddia. Fakat metni inkâr ederek bir yere varılacağı da Ģüphelidir.'de bulunan ve hem Mehmed Arif Bey tarafından neĢir ve istinsah edilen nüshadır. Viyana Kütüphanesi. Her müessesenin. Kur'ân'dan sonra en sahih kitap olan Buhari'de dahi nüsha farkları bulunması. kardeĢ katli meselesinin Ģer'î izahını yapamama teĢkil etmektedir. Burada Ģunu da ifade edelim ki. her zaman kesin konuĢmak da doğru değildir. Kanunnâmenin elimizde orijinal ve Hizâne-i Âmire'de muhafaza edilen aslı bulunmadığından. tenkidli basım iĢini bilenler çok iyi takdir edeceklerdir. 1029/1620'dir. cildinin idare hukuku ile alakalı hükümlerinin Ģer'i tahlilinde izah edilmiĢtir. hükümlerin izahında ve kelimelerin tanziminde. Fâtih'i ve Osmanlı Devleti'ni müdafaada yeterli olamayacaktır. Ġkincisi ise. orijinalini göremediğimiz kanunnâmeye hamletmek doğru değildir. tamamen Selçuklu ve Abbasî devletleri vasıtasıyla. sıhhatine engel teĢkil etmez. Hem bazı üslûb ve ifadelerin Fâtih devrine izafe edilemeyecek Ģekilde olması ve hem de bazı müesseselerin. hangi Ģer'î hükme dayandığını. Kanunnâmenin tamamını reddetmektedir.F. Kanunnâmedeki metin. kardeĢ katli dıĢında Kanunnâmenin diğer bütün hükümleri. hiç bir ilmî değere hâiz değildir. daha sonraki bütün Osmanlı TeĢkilat Kanunnâmelerinde tekrar edilegelmiĢtir. tamamen yersizdir. Yani istinsah edilmiĢ Ģeklidir. mezkûr eserin I. bazı Osmanlı düĢmanlarının iddia ettiği gibi. Bu arada muhtevasının tamamen Bizans'tan alındığı Ģeklindeki itiraz da. birden fazla nüshası bulunduğu takdirde. 1022 yani birinci nüshadan 5 sene önce. haĢa. Kanunnâmenin aslı ve orijinali değil. PadiĢaha has divandaki özel ve asıl nüshaki bozuk i BĠLĠNMEYEN OSMANLI . aralarında yüzlerce ve belki binlerce. Bütün bunları biraz sonra tafsilatıyla izah edeceğiz. bir kısım iddialarına hak vererek ve bir kısım iddialarını da reddederek bu görüĢü cevaplandırdıklarından ve bu ilim adamı Kanunnâmenin aslını inkâr etmediğinden. Konuyla alâkalı araĢtırma yapan Abdülkadir Özcan. Üslûbuna ve Türkçesine yapılan itirazlar ise. Ancak Ģunu ifade edelim ki. kanunnâmenin nüshaları arasında 242 nüsha farkının bulunması. onun sıhhatine en küçük bir Ģüphe irad etmez. Bu nüshanın istinsah tarihi. Osmanlı Reisülküttâblarından Bosnalı Koca Müverrih Hüseyin Efendi tarafından Bedâyi'ül-Vakâyi' adlı tarih kitabında dere edilen nüshadır. Aydın Taneri ve Ahmed Mumcu gibi ilim adamları. henüz Fâtih devrinde bulunmayıĢı iddiası. sadece ve sadece suretidir. Kanaatimize göre. konuyla alâkalı çok ciddî bir araĢtırma yapan değerli tarihçi Abdülkadir Özcan da bunların içindedir. meselenin üzerinde ayrıntılı olarak durmuyoruz. Ayrıca bu Kanunnâmedeki teĢkilât hükümleri78 BĠLĠNMEYEN OSMANLI nin esasları. Bu durum hem konuyla alâkalı ilmî makalesinden ve hem de bir günlük gazetede aksi iddiaları yalanlayan beyanlarından anlaĢılmaktadır. Zira bu nüshaların hepsi de. Zaten Konrad'ın inkâr ettiği maddeler arasında. Mühim olan meselenin Ģer'î izahını yapmaktır. Zira. ġimdi ise üç nüshası elimizde mevcuttur: Birincisi.gelen bir aĢk ile. ancak kelime yahut harf seviyesinde nüsha farkları bulunacağını. Ġkincisi. Kâtibin hatalarını. B) Kanunnâmeyi inkâr eden Ali Himmet Berki zamanında Kanunnâmenin tek nüshası biliniyordu. sonradan üç nüshası daha bulunmuĢtur. Zira. Üçüncüsü ise. tek nüsha olan kanunnâmenin üçüncü görüĢün izahında görüleceği üzere. bu görüĢün en nirengi noktasını teĢkil etmektedir. MüsteĢrik Konrad Dilger'e ait bulunan ve Kanunnâmenin bir kısmının sonradan yazılıp Fâtih'e izafe edildiği Ģeklinde özetlenebilecek olan görüĢtür. Ģer'î hükümlere ve hukukun yüce düsturlarına aykırı değildir. Bu görüĢün gerekçeleri Ģunlardır: A) Kanunnâmeyi inkâr etmekle mesele halledilmemektedir. Çoğu araĢtırmacılar bu kanaattedirler ve bazılarının ileri sürdüğü hilâf-ı hakikat beyanların aksine.

Bizans müesseselerinin gerçek bir restorasyonu olarak değerlendirmek büyük bir hatadır. 36. Üçüncüsü ise. tamamen olmasa da. Fâtih Kanunnâmesinin muhtevasını. . Fâtih Kanunnâmesinin bir nevi tekrarı ve geniĢletilmiĢ Ģeklidir. bütün kanunnâmeye itiraz ettiklerine göre. Ġtiraz edenler sadece kardeĢ katli meselesine değil. bizim de memnun ve mütehassis olacağımızı Ģimdiden ifade ediyoruz. onun dayandığı Ģer'î esas ve hükümleri izah etmek. Netice olarak. Bunlardan bazılarını zikretmek faydalı olacaktır: -Yavuz devrinin büyük tarihçisi Ġdris-i Bitlisî. kitaplarının izi vardır34. c) Kanunnâme. Osmanlı devlet teĢkilâtının temelinde. Ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi. kaynakları görmeden veya görenlerin araĢtırmalarını incelemeden. Biz. istinsah edilmiĢ suretleridirler. kuru iddialardır. Bizim. bizim kütüphanelerimizdeki kaynaklarda. kardeĢ katli meselesi üzerinde durmak istiyoruz. HeĢt BihiĢt adlı tarih kitabında kanunnâmeyi. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır. Abbasî Devleti gibi sadece Müslüman ve Selçuklu Devleti gibi hem Türk ve hem de Müslüman olan devletlerin devlet anlayıĢı ve siyâset-i Ģer'iye 80 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSHKk.79 sıın-tet-ikdirlere licZI Ġz dan çıkararak istinsah ettiğini bizzat ifade etmektedir. -Gelibolulu Ali Mustafa Efendi'nin. Ebül-Feth Kanunu adıyla Kanunnâmeyi Künh'ül-Ahbâr adlı eserinde aynen nakletmesi de bu meselenin mühim delillerindendir. Osmanlı Kanunlarını derlediği Telhîs'ül Beyân Fî Kavanin-i Al-i Osman adlı eserine dere ettiği nüshadır. kardeĢ katli meselesi ile alâkalı Ģu maddedir: "ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola. hülasa olarak yahut tamamına yakın Ģekilde. Fâtih'e ait bu kanunnâmenin sıhhati lehindeki görüĢleri teyid etmektedir. diğer Osmanlı tarihlerinde ve kütüphanelerimizdeki kitaplarda da mevcuttur. yine aynı müellifin Kanun-ı ġehinĢahî adlı eseri de. kimin tarafından ve nasıl aynı yazılarla uydurulduğunu isbat etmeleri gerekmez mi? Eğer isbat ederlerse. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli. sahteliğe delil göstermek ise. KardeĢ katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır? Kanunnâmenin ihtilâfa yol açan ve farklı fikirlerin doğmasına sebep olan asıl maddesi. bu üç nüshanın da aynı zamanda ve aynı Ģekillerde. kanunnâmenin aslı değillerdir. Cildde esas aldığımız nüsha da budur. baĢka yerde uzun uzadıya izah ettik. Bu sebeple ayrıntıya tekrar girmiyoruz. Nüshalar arasındaki farkların çokluğunu. Burada muhtevası ile alâkalı düĢülen büyük bir hatayı da belirttikten sonra. kanunnâmedeki her müessesenin. Ayrıca. eldeki belgeler. Osmanlı Kanunnâmeleri I. neredeyse tam olarak geniĢ bir özetlemeyle vermiĢ ve Fâtih'e isnad etmiĢtir. kısmen. kardeĢ katli meselesinin burada bulunmayıĢıdır. Ayrıca kardeĢ katli ile alakalı her yerde Kanun-ı Osmânî üzere diyerek meseleyi izah ve teyid etmektedir. Bütün bu zikredilenler gösteriyor ki. O halde. bu kanunnâmeden bahsedilmiyor demek. bizlere düĢen en büyük vazife olacaktır. Hezarfen Hüseyin Efendi'nin bazılarının iddia ettiği gibi tarih kitabına değil. bu üç nüsha. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. 1083/1672 tarihli nüshanın diğerlerinden farkı. kanunnâmenin varlığını inkâr etmek yerine. ya Siyâset-i ġer'iye kitaplarındaki Ģer'î hükümlere dayanan Abbasî Devleti baĢta olmak üzere Müslüman devletlerden veyahut Ġslâm'a muhalif olmamak Ģartıyla eski Türk Devlet geleneklerinden etkilendiğini. Elbette ki bozuk ifadeler ve nüsha farklılıkları bulunacaktır. çok meĢhur kitapların dahi inkâr edilmesi sonucunu doğurur ve tenkidli basımın ne demek olduğunu bilmemenin alameti olarak kabul edilir. Ancak Ģu soruları sormak istiyoruz: Abbasîlerdeki Divan'üs-Saltanat ve Divan-ı Mezâlim'in daha da geliĢtirilmiĢ Ģekli olan Divan-ı Hümâyûn mu Bizans'tan alınmıĢtır? Yoksa tamamen Ġslâmî bir gelenek olan elkâb bölümü veya kadıların dereceleri mi Bizans'tan alınmıĢtır? Bütün bunlar.

Bu kısa mukaddimeden sonra. Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. 1/114-117. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem yani 34 Berki. yol kesmek (kat'-ı tarik). KardeĢ katli meselesinin Ģer'î dayanağı var mıdır? Bu sorunun cevabı. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. The Structure of the Ottoman Dynasty. Connecticut 1982. önemine binâen. c.. Özcan. München 1967. üç çeĢit suç ve ceza vardır: a) Had suç ve cezalarıdır. devlete yani âlemin nizâmına karĢı iĢlenen suçları tanzim etmekte ve daha birinci . Türk Ceza kanunun 125 ile 163. yapabiliriz: Her hukuk sisteminde. 328. Ancak üç Ģahitle zina yaptığı isbat edilen suçlu. II. değiĢme : ittifak ed \ suçu I sindeki kart yat bu olu '• tatbikat. had suç ve c tahakkuk ettiği' devlete (imama. Md. Alderson. gun idam cezalan vardır. sh. Hırsızlık (hadd-i sirkat). b) ġahsa karĢı iĢlenen cinayet suçlarıdır ki. âlemin nizâmı. ĠÜEFTD. 30-31. ı t amaçlamak: (n [cezalan. içki içmek (hadd-i Ģirb). bu kanuna ne derece uygundur? ġer'î hükümlere ters düĢen. Dllger. sh. 37. unsurların teĢekkülüdür. dinden dönmek (irtidâd) ve devlete isyan (bağy) suçlarından ibaret olan bu suçların. ilgili maddenin de izahı demektir. unsurlanmnj Ilsyan grubu teĢkili Ġmalıdır. A. sh. 5 vd. c. c) Tazir suç ve cezalarıdır ki. sh. 287. Abdülkadir. ĠĢte bu bölümde ülü'l-emrin tesbit ettiği veya kadı tarafından takdir edilen cezalar tatbik edilecektir. zina (hadd-i zina). ancak ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zîr cezaları uygulanır. da bâği ( inu. Ġstanbul 1953. ĠĢte C i umumi ı • çıkarma I . Anınla âmil olalar". trılırlar.. cezaları kısas veya diyettir. sh.karındaĢların nizâm-ı âlem içiin katletmek münâsibdir.. ĠĢte unsurları teĢekkül etmeyen bu suçlara tatbik edilecek cezalara ta'zîr cezaları denir. Bunların da çoğu cezaları. günümüzdeki ifadesiyle kamu düzeni ve kamu yararı için vaz'edilen idam cezaları vardır. herj den idamlar* yahut buna j durumu d Osmanlı S olan bağy ı mak i ar lir BĠLĠNMEYEN OSMANLI âlemin nizâmı. und 16. unsurları teĢekkül ettiği takdirde. Unsurlardan birisi eksik olursa had cezası tatbik edilmez. 37. Ekseri ulemâ dahi tecviz etmiĢtir. Prop.. biraz önce zikredilen had veya cinayet gruplarına girmeyen (esrar içmek gibi) yahut girdiği halde o cezaların tatbiki için gerekli unsurlara sahip olmayan (üç Ģahitle isbat edilen zina suçu gibi) suç ve cezalardır. Devlete ĠS) I bunlar Müslüman) ! maz. tatbik edilecek cezaları Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. Himmet.. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nlzâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". zina haddi tatbik edilmeyecektir. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. 2. 12-13. dört Ģahidle zina yaptığı isbat edilemeyen suçluya. Biraz sonra açıklayacağımız veçhile. I 163. ayrı ayrı sorularım cevaplarında tartıĢalım. I. Meselâ. Acaba bu maddenin mânâ ve mefhumunun Ġslâm hukukundaki izahı nasıldır? ġayet bu madde sahih ve Ġslâm Hukukuna uygun ise. maddeleri arasındaki bütün hükümleri. Jahrhundert. 10 vd. maddeleri arı suçları tanzim dağıtmaya ve Mlır Dünyadaki bütün < lerle önlenmeye ( ġimdi bu tür r tih'in kanunnârr A) Bağy (Devlet* I Meselesi: KardeĢ • devlete isyan suç-' kunda. A. 142-148. Osmanlı tatbikatındaki örnekler. Önce Ġslâm hukukundaki suç ve cezaları görelim: Bilindiği gibi Ġslâm Hukukunda. sayı 33(1980-81). 311 vd. Ġstanbul'un 500. Osmanlı tatbikatı mıdır yoksa bu kanun maddesi midir? Bütün bu ve benzeri suallerin doğru cevabı nedir? Bütün bu konuları.D. Baskı. 34 vd. Osmanlı Kanunnâmeleri. Konrad. bütün bütün cezasız da bırakılmayacaktır. sh. Bunlarda mühim olan. kardeĢ katli ve bunu emreden kanun maddesinin tahlilini. Bunlara \ Ġ âlemi korunaktır. Akgündüz.

Aksini kim iddia edebilir ki? Osmanlı Devletinde devlete isyan suçunun cezası olarak ortaya çıkan öldürme vak'alarından bazıları Ģunlardır: Osman Bey'in Amcası Dündar Bey (Hâdise kesin değildir). Yalnız bunlar Müslüman oldukları için. Murad'ın oğlu Savcı Bey. gereken cezayı vermek. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu. padiĢahın meĢru emirlerine yapılan her çeĢit itaatsizliği. II. fetvalarında açıklamıĢlardır. malları gasp ve devlet iĢlerini engelleme gibi halleri. Propaganda yaparlarsa ikaz edilirler. benzeri hükümlerle önlenmeye çalıĢılmıĢtır. Ġslâm hukukunda nasıl yer aldığını ve bu hükümlerin Fâtih'in kanunnâmesindeki hükümle nasıl bağdaĢtırılabildiğini açıklamaya çalıĢalım. Ancak fitneyi teskin için idamdan hafif cezalar yeterli ise. fitne. ġurası dikkat çekicidir ki. . Müslümanlar. her hukuk nizâmında bulunan devlete isyan suçudur. had suç ve cezaları arasında yer alan bağy adı altında düzenlenmiĢ ve unsurları tahakkuk ettiği takdirde idam cezası ile cezalandırılmıĢtır. Meselâ Yavuz Sultân Selim'in. savaĢla yola getirilirler ve cezaları idamdır. elbette ki müdafaa etmek yahut buna uyuyor demek de mümkün değildir.maddesinde devletin toprağı ve bağımsızlığını dağıtmaya ve bölmeye ma'tuf bütün hareketleri. II. Ancak Fâtih. insanları kati. tamamen Ģer'îdir. kuvvet kullanarak iktidarı ele geçirmeyi amaçlamak (muğâlebe) ve açık bir isyan kasdı içinde bulunmaktır. A) Bağy (Devlete Ġsyan) Suçunun Tatbiki Sonucu KardeĢlerin Katledilme Meselesi: KardeĢ katli meselesinin birinci Ģer'î dayanağı. umumi rahatı ve nizâm-ı âlemi ihlal edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarĢi çıkarma hareketlerini (fesâd bis-sa'y). bağy saymıĢlardır". Ancak Ġslâm hukukunun hükümlerine aykırı olarak. devlete isyan suçu. Ġslâm hukukunda. Ancak Ģunu da hatırlatmak istiyoruz ki. bağy ve isyanda ısrar ederlerse. Osmanlı tarihindeki kardeĢ katilleri ve idamların yarıya yakınının. sultana) karĢı ayaklanmak. Murad'ın amcası Düzme Mustafa. eğer suçun unsurları tahakkuk etmiĢse. bazen bağy denilen had suçunun Ģartları teĢekkül etmediği halde. BeĢikteki bir bebeğin öldürülmesini. Bunlara verilen ölüm cezası bir had cezasıdır ve hikmeti de devleti yani nizâm-ı âlemi korumaktır. Fâtih'in kanun maddesindeki kardeĢ katlinin birinci grubunu. ileri giderlerse ta'zîr cezaları ile cezalandırılırlar. Biraz önce açıkladığımız gibi. elbette ki Ģer'î değildir. Mülteka'yı Ģerheden âlimler. çoluk-çocukları esir edilmez ve malları ganimet sayılmaz. Netice olarak bağy suçunu iĢleyen PadiĢahın kardeĢi de olsa. araya giren jurnalcilerin ve yalancı Ģahitlerin beyanıyla. bu tip hâdiseler teĢkil etmektedir. bağilerin cinayetleri hakkında. Ancak nazariyat bu olmakla beraber ve söz konusu madde bu Ģekilde tefsir edilebilmekle birlikte. ĠĢte Osmanlı hukukçuları. Ģer'î hüküm değiĢmeyecektir. I. kanuna rağmen. Devlete isyan ettikleri an. Ģunun-bunun tahrikiyle unsurları tam teĢekkül etmeden insanları dünyevî saltanat uğruna idam etmek. idam cezası ile cezalandırmaktadır. bunlar tatbik olunmalıdır. hareket. Bağy suçunun unsurları. Bu konuda BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivinde bulunan Ģu belgenin izahları enteresandır: 82 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ "Buğat yani âsiler ise. her zaman nazariyatı takip etmemiĢ. ġeyhülislâmlardan bağy suçu imiĢ gibi fetva alındığı da görülmüĢtür. elbette ki Ģer'îdir. Murad'ın kardeĢi Mustafa. idam olunurlar. Bağy suçunun cezaları. bağy suçu kabul etmiĢ ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmıĢlardır. çok geniĢ mânâlar vermiĢlerdir. unsurlarının tahakkukuna göre değiĢir: Sultândan farklı düĢündüğü halde bir isyan grubu teĢkil etmeyen ve bir yerde toplanarak baĢ kaldırmayanlara dokunulma-malıdır. Kanunî'nin oğlu ġehzade Mustafa hakkındaki fetvalar buna misâl teĢkil etmektedir. Dünyadaki bütün ceza hukuku sistemlerinde de. Murad'ın kardeĢleri Halil Ve Ġbrahim. birisi ġi'îlerle ve bir diğeri de eĢkiya ile ittifak ederek Devlete isyan eden ve bağy suçunda aranan Ģartlara uygun bir Ģekilde bu suçu iĢleyen kardeĢlerine karĢı olan tutumu. devlete (imama. fesad. Ģartlar teĢekkül etmeden idamlar verilmiĢtir. mevcut hükümete ve PadiĢaha karĢı Müslümanlardan bir veya bir kaç kiĢi isyan etmeleri ve hükümetin emirlerine itaat etmemelerinden ibarettir. devlete isyan suçları. tatbikat. bir had cezası olan bağy suçuna sokulduğunu verilen fetvalardan anlıyoruz. Mülteka ve benzen fıkıh kitaplarına göre. ġimdi bu tür hükümlerin. Ġsyan eden PadiĢahın kardeĢi de olsa. I. Meselâ PadiĢah'ın meĢru emirlerine karĢı her nevi itaatsizliği ve umumi rahatı (nizâm -ı âlemi) ihlal edecek her çeĢit kıyam. kanunnâmesinde böyle bir durumu da emretmemektedir.

. Ancak bunun için de. siyâseten kati fesad çıkaranlar. kati ıi> nefi hukukçularını: imâm yani ülü'l-c! verme esasını. Bu sebeple konuyu biraz daha derinlemesine tahkik etmek ve uygulama örneklerinden bazılarını takdim etmek istiyoruz. kararı ve yargı. fıkıh kitaplarında aranan fesadın kuvvetle muhtemel olması yani nizâm-ı âlem Ģartına uymadan. Hanefi hukukçuların çoğunluğu kabul etmektedir. elbette ki kötüdür ve yapanlar da manen mes'uldürler. Ancak bugün aynı madde suiistimal edilerek bazen masumların canları yakıldığı gibi. bazı safdillerin.. Bu suiistimal. Üzülerek ifade edeyim • Siyâsetname'sindr olduğu ve onun da U. âmme maslahatı ve âlemin nizâmı düĢünülerek. Üzülerek ifade edeyim ki. fesadın tahakkuku hususunda kesin delillerin bulunması icabeder. âdâb ve kamu düzeni icabı ta'zir yoluyla idam edilebileceğini Ġslâm hukukçuları kabul etmiĢlerdir.. Ancak bu. . ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in "ekseri ulema tecviz etmiĢlerdir" diyerek ifade ettiği durum budur.. Bu suiistirr Kanunnâmesindeki h. sırf keyfî ve menfaati için böyle bir yola baĢ vuruyorsa. Bu suçun cezası. bugün devletin birlik ve beraberliği olarak ifade olunmakta ve bunun aleyhinde harekette bulunanlar. bâği olarak kabul edip idam ettirmek mümkün değildir. Osmanlı Kanunnâmelerinde bulununca. de Osmanlı kanunnıtr Ġbn-i Abldif' maktadır: "Soruldu: Fewt{ fitne uyandıran. hülasa eliyle ve dMjA| ile vazgeçmeyen bir* Cevap: tasdik ediyorsa. bu. H.. B) Siyâseten Katl=Ta'zîr Bil-Katl: Bu konunun giriĢinde açıkladığımız gibi. kamu düzenini (maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem) bozan bazı hareket ve fiiller. Böylesine bir çirkef iĢi âdet haline getiren insanın. idam cezası ile mahkûm edilmektedir (TCK.. ulûlemr tarafından ta'zîr yoluyla ve idam cezasıyla cezalandırılamaz mı? Hanefi ve Hanbelî hukukçularının çoğunluğu. genel ahlâk. fıkıh kitaplarında aranan Ģartlar gerçekleĢmeden infaz edilen idam kararları maalesef olmuĢtur.Yavuz Sultân Selim'in kardeĢleri Korkut ve Ahmed. Ancak unsurları tam teĢekkül etmese de. maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem gerektirdiği takdirde.. had cezasını gerektiren bir zina suçu değildir. bu görüĢün Dede Efendi'ye ait olduğu ve onun da böyle bir fetvaya yetkili olmadığı. konuyla alakalı fıkhî malumatı. Fâtih'in Kanunnâmesindeki hüküm ise. buna siyâseten kati denmektedir. md. Eğer bir fâsık. Meselâ.•¦¦ bulunanlar için de aynının. 125 vd.). bağy suçunun unsurları tahakkuk etmediği takdirde. Hanefi hukukçulara göre. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem. Aynı Ģekilde fiilen isyan etmese bile isyana hazırlandığı her halinden belli olan bir insanın. kanunun ve fıkıhçıların vaz'ettiği siyâseten kati prensibinin hatası değil. livâta suçu. Yani had cezası olarak idam cezası tatbik edilmez. Halbuki Dede Efendi. ifade edeceği Ģeklindeki< meselede sadece fut derinlemesine tahkik ruz.. ġimdi bu hüküm. PadiĢahın keyfî adam öldürmesi mi oluyor? Böyle bir iddia çifte standartlılık olur. ta'zîr yoluyla idam edilebileceğini.| lâmlarınınft BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 talarĢı Sırlan unun isen ia l»cı olmuĢtur. Türk Ceza kanununda bulununca adalet oluyor da. ulûl-emr tarafından tesbit edilir. OD "NIzâriHĠ kati ve lı yola girm*. fıkıh kitaplarındaki ifadelere uygundur. hiç suç değildir anlamına alınmamalıdır. Osmanlı tarihi boyunca da. k ĠĢte bu vt| teker teker ı Ģöyledir: "Nizâm-ı n lemedikleri vaki hakkının tatbMlj da Ģart o [emdir Bir i âlem Ġçin. fesada sa'y edenleri men' ve maslahat-i âmme tabirleriyle ifade edilen durum. olsa bile onun fetvasının ne değer ifade edeceği Ģeklindeki yorumlarına Ģahit olduk ve üzüldük. belki Ģer'i bir hükmün suiistimalidir ve iĢlenen bir günahdır. Önce Hanefi fıkı' izahlarını özetleyerek bir özetleme yapıyor "Ta'zir. o meselede sadece fukahanın görüĢlerini nakletmektedir. Kanunî Sultân Süleyman'ın oğlu Bâyezid ve bunun beĢ oğlu.. ta'zîr yoluyla idam cezasının verilebileceğini kabul etmiĢlerdir ki. Dede Efendi'nin Siyâsetname'sînden naklettiğimizden. saltanat aleyhinde olanları. Delilsiz ve.

"Ta'zir Yoluyla Kati" baĢlığı altında bakınız ne güzel bir özetleme yapıyor: "Ta'zir. Osmanlı ġeyhülislâmlarının fetvalarından anlaĢılan da budur". Fesada gayret ettiği ve sebep olduğu Ģer'an sabit olmalıdır. zâlimler ve fesad çıkaranlara yardımcı olanlar. imâm yani ülü'l-emr suçluyu katledebilir. ancak mahkeme kararı ve yargılamadan sonra mümkün olduğunu da. yeryüzünde fesad için koĢuĢturan. Harrereh'ul-Fakîr Hacı Muhammed El-Müfti Bi Harpud-Ufiye Anhu. ta'zir yoluyla idam cezası verme esasını. Ġbn-i Teymiyye'nin Es-Sârim'ül-Meslûl adlı eserinde gördüm ki. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerîr ve müttehem olması da Ģart değildir. bütün bu cezalar. emr-i veliyyül-emr munzam ise. Osmanlı ġeyhülislâmlarına ait fetvalardan sadece birini kaydededlim: "Bu mes'ele beyânında Eimme-i Hanefiyeden cevâb ne veçhiledir ki. tağrîb. Zira onlar siyâseti daha iyi bilirler. Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak. imam (sultan) ve hulefâsı daha evlâdır. hem bütün fıkıh kitapları ve hem de Osmanlı kanunnameleri kaydetmektedirler. bâtıl yollarla insanların mallarını zabtetmeye gayret eden insanların canlarına kıyan ve hülasa eliyle ve diliyle Müslümanları her zaman rahatsız edip de bu huyundan da idam dıĢında hiç bir ceza ile vazgeçmeyen bir adamın hükmü nedir? Cevap: Böyle olduğu kesin ise ve yalan söylemeleri mümkün olmayacak kadar çok Müslüman da bunu tasdik ediyorsa. kati ile de olabilir. ehl-i fesadı darb.. vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. El-Cevâb: MeĢrû'dur. Zeyd'in âdet-i müstemirresi sâ'î bil-fesâd olduğu Ģer'an sabit olub ve ibadullaha mazarratı icabeder mevâdd-ı münkerâtın dahi kendüden sudun tevâtüren isbât olundukda. bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi. fitne ve fesada teĢvik edenler. cemiyetin nizâmını bozarak fesad çıkaranlar. yol kesenler. hapis ve hatta kati ve idam tarzında ta'zir yoluyla cezalandırmak meĢru ise de. Zeyd-i müfsid-i merkumun vech-i arzdan izâlesiyçün katli meĢru' mudur? Beyân buyurula. ġimdi de aynı mes'eleyi fıkıh kitaplarındaki Ģartlara göre tanzim eden. s Ġbn-i Abidin'in Ģu fetvası da bu meseleyi gayet açık bir Ģekilde vuzuha kavuĢturmaktadır: "Soruldu: Fesad çıkaran.Önce Hanefi fıkıhçılarının son zamandaki en meĢhurlarından olan Ġbn-i Abidin'in izahlarını özetleyerek zikredelim. Hz. âlet-i câriha dıĢında adam öldürme ve benzeri suçlar tekerrür ettiğinde. siyaseten katlin de belli Ģartları ve Ģer'î hükümleri mevcuttur. idam edilir. diyor: Hanefi hukukçularına göre. 84 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYE!. kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. kısaca idam edilmesinde âmme maslahatı bulunanlar için de aynı hükümler geçerlidir". te'dîb. jurnalcilik yapan. Soyguncular. Peygamber ve ashabının tatbikatına hamleden Hanefî hukukçular. bu uygulamaya siyâseten kati demektedirler. livâta. Vecîhüddin'in MeĢârık'ul-Envâr Ģerhinden". Âmme maslahatı gerektirdiği takdirde. Bunlara benzer arĢivlerimizde çok sayıda fetva vardır. tek kiĢinin veya yalancıların jurnali ile bu yola girmek caiz değildir. o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Kaynak teĢkil eden ibarelerin tercümesi: "Kim bunu âdet haline getirirse. .. nefy. Kati ile Ģerri def edilir. Bütün yazılanlara ve nakledilenlere rağmen. Zira o yeryüzünde fesad için sa'y etmektedir.. Delilsiz ve mesnedsiz bazı iddiaların aksine. . insanlar arasında Ģer ve fitne uyandıran. ĠĢte bu ve benzeri fıkıh kitaplarındaki Ģer'î hükümleri nakleden ve kaynaklarını da teker teker gösteren Dede Efendi'nin Siyâsetnâme tercümesinden bazı parçalar Ģöyledir: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan. Dürer ve Gurer". Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Bütün bunlardan anlaĢılmaktadır ki. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd. Ancak meselenin hukukî yönünü ortaya koymak için bunları da nakletmek durumundayız. "Gayr-i meĢru ĠĢlerin kati ve idam cezası ile define. katledilir ve Ģerrini Allah'ın kullarından def ettiği için vesile olana sevap ve mükâfat verilir". "Nizâm-ı âlem için Ģer ve fesadını defetmek üzere. kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Osmanlı tatbikatının hep Ģer'î hükümlere uygun cereyan ettiğini söylemek safdillik olur. Bir bld'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için. dükkân soyanlar.

1888. bu manayı nerden çıkardıklarını isbat etmek zorundadırlar. ilây-ı kelimetullâhın en büyük temsilcisi kabul etmiĢlerdir. böyle bir duruma fırsat vermemek için. Vatana ihanet suçunun her hukuk nizâmında idamla cezalandırıldığını da unutmamak gerekir. kardeĢlerini bile feda etmiĢlerdir. 1/707. fetvasını v yen Hoca! veyahut > kimselere 39. Bu da önemli bir husustur. keyfe mâyeĢâ hareket edemediklerini. ġeyh Mehmed Arif. yabancılara sığınan Ģehzade veya diğer hanedan mensuplarının. Damad. 50-51. Fâtih'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle Uzun Hasan üzerine giderken. bir çok idam hadiselerinde bu esaslara ri'âyet edilmemiĢ ve jurnalcilerin tahriki ile nice zulümlere sebep olunmuĢtur. seyf-i islâm bizim elimizde. Ancak kendilerini. Peygamber'in senasına mazhar olan Fâtih. vatanın ve devletin birliğini tehlikeye sokacak ve emniyet ve asayiĢi altüst edecek kimselerin fesada sa'y etmelerinden dolayı verilecek bir idam cezası olduğu.Ne acıdır ki. Netice olarak. 38. ilây-ı kelimetullâh'dır" ifâdesi de Fâtih'e aittir. Bu ne demektir? Konuyu tarih ilmi ve devlet siyâseti açısından değerlendiren bir araĢtırmacının görüĢlerini özetleyerek bitirelim: Osmanlı Devleti'ni tehdid eden en büyük tehlike. IV. yargılama konusunda Avrupa'nın 20. tahtın mirasçısı olduklarını iddia etmeleri ve baĢta Bizans ve Ġran olmak üzere. sancaktujl j adamları mücrim H veya müfettiĢ t örf te'addidir ¦ para cezası 1 Fıkıh! muhterem I verilmemiĢtir" ( Eğer bundan. ülkenin parçalanıp. ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?" Ģeklindeki sözünü. Mecma'ül-Enhür. ġeyhülislâmdan aldıkları fetvalarla. 3209. hem fıkıh kitaplarında ve hem de fetvalarda uygulanması için "Ģer'an sabit" olması yani Ġslâm muhakeme usulü kaidelerine göre yargılanıp suçun sabit görülmesi Ģartının tahakkuku aranmaktadır. düĢman ülkelerin de bu fırsattan yararlanmak arzusudur. Esad Efendi. Lem'alar. keyfî iradeyi hâkim kılmak Ģeklinde değil. Ġbn-i Âbldin. Nuruosmanlye kütp. YEE. araya giren jurnalcilerin te'siriyle hata etmiĢ olabilirler.709. nr. bizim davamız kuru kavga değildir" Ģeklinde cevablandirmiĢtir. bu manayı j içün siyaseten I tehlikeye rinden dolayı ı larda uygulan göre yargılanıl veliyy'ülemrilei cezaların infaz. I nunnamelerdtl "ehven-lĢarl mânâyı ve Osmanlı it hukuk niz araĢtırmacı/ fetvası. Süleymaniye kütp. Ġslâm dinini dünyanın her tarafına yaymayı gaye edinen. bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler. Zira nizâm-ı âlem içün siyâseten katlin.. Reddu'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr I-VI. Kanunnâmelerde yer alan Ģu ifade. 25-35 . Siyâsetname. isterse de sadrazamlarını katletmede. BA. Ancak ister PadiĢahların kardeĢlerini. Allah'ın rızâsını tahsilden baĢka gayemiz yoktur. sadece mahkeme kararının yeterli görülmemesi ve bu tip cezaların infazında veliyy'ülemrin yani Sultânın tasdikinin de Ģart koĢulmasıdır. 6.1 35 Konuyla ilgili bazı fetvalar. nr. Ġstanbul Fâtih'i: "valide. Bazan Ģer'î esasın tatbikinde. sh. sh. "Bu hanedanın maksad-ı a'lâsı. Ġstanbul 1995. 14-1540. Osmanlı Devleti'nde mahkemeden ilâm ve ġeyhülislâmdan fetva alınmadan idam cezasının uygulanmadığını arĢivlerden öğ reniyoruz35. nr. "validem" diye hitâb ettiği bu Akkoyunlu hükümdarının anası Sara Hâtun'a verdiği cevap çok manidardır. Tere. mahkeme kararı olmadan ve yargılama yapılmadan sırf saltanat ve dünyevi menfaat uğruna PadiĢahın adam öldürmesi olarak anlayanlar. önemli bir I pa'nın 20. sh. Osmanlı sultanları ve bilhassa Hz. sh. Mısır 1967. "siyâseten kati"i. uygulamada suiistimal yapılsa bile. 62-65. Ayrıca "emr-i veliyy'ülemr ile katl"den kasıt. nizâm-ı âlemi devam ettirmek için Ģer'î hükümlerin tatbiki tarzında idamla cezaland Netice otodan sırf saltan» ( yanlar. vrk. 337-338 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 85 »ġerri I ıslar tatbiki tarzında değerlendirmek icabeder. as "Mücrim oKlti madan. 358/a vd. c. cihâd sevabına nail olub. Bediüzzaman Said Nursi. ĠĢte onlar. Bir kısım tarihçiler. kardeĢ katli meselesini. Netice olarak. Sözler Yayınevi. asırda ulaĢtığı seviyeyi göstermektedir: . Trabzon üzerine giderken yollarda her türlü zahmete göğüs geren ve bazan atından inip yaya yürümek zorunda kalan Fâtih'e Sara Hâtun'un "Oğul. bunun kimlere yarayacağının ve i'lây-ı kelimetullâh hizmetinin nasıl sekteye uğrayacağının çok iyi farkında idiler.

henüz herhangi bir isyana yahut saltanat kavgasına giriĢmeyen kardeĢi Ya'kub'u. Her Ģeyden önce Ģunu tebellür ettirmekte yarar vardır. kararını yazan yahut en azından "nizâm-ı âlem içün öldürüldü" diyen Hoca Sa'deddin Efendiler. "ehven-i Ģer ihtiyar olunur" kaidesine uyularak yapılmıĢtır. Ancak tatbikatta suiistimallerin yapıldığını. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat. Bazı araĢtırmacılar. sultanlığını ilân etmiĢ bir diğer Ģehzadeye karĢı gelmesi ve saltanat iddia etmesi."Mücrim olan kimesne teftiĢ olunmadan veyahud üzerine zahir olan Ģenâyi1 Ģer'le ve örfle yerine varmadan. infirâddır.o takdirde bir nevi zulüm yaĢanmıĢtır. ġehzade isyanlarının ve Ģehzadeler arasındaki saltanat mücadelelerinin Osmanlı tarihinde önemli bir yer iĢgal ettiğini bilmeyen yoktur. ġunu unutmayalım ki. . Değerli araĢtırmacı Abdülkadir Özcan'ın yerinde tesbitleri gibi. b) Yıldırım Bâyezid devrinde ilk defa siyâseten kati veya Ģayet siyâseten katlin Ģartları gerçekleĢmemiĢse ki bunu tam olarak bilmiyoruz. Ġsterseniz Bediüzzaman'ın tesbitlerini tekrar ettikten sonra bazılarına beraberce bir göz atalım: "Hâkimiyetin en esaslı hâssası istiklâldir. 39. ġimdi bu gözlükle hâdiselere bakalım: a) Orhan Bey zamanında üç idam hâdisesi yaĢanmıĢtır. Çok PadiĢahlar. kadıların kararı ve PadiĢahın tasdikiyle icra edilen siyâseten kati cezalarının fetvasını veren. Bostan-Zâde Yahya Efendiler. PadiĢahın keyfî adam asması kasdediliyorsa. ya siyâseten kati yani fesadın kuvvetle muhtemel olmasından dolayı nizâm-ı âlem içün yahut zulmen idam edilmiĢtir. Hatta hâkimiyetin zayıf bir gölgesi. neyin verdiği cesarettir. nazariyata uygun yürümüĢ müdür? Bu soruya cevap verebilmek için bazı önemli tatbikat örneklerini incelemek icab etmektedir. ayrıca kendi oğlu Savcı Beyi de. yetkililer para cezası alarak salıveremezler. Orhan Bey. Bir Ģehzadenin. infirâddır. âciz insanlarda dahi istiklâliyetini muhafaza etmek için. ġeyhülislâm veya diğer kadıların fetvası. gayrın müdâhelesini reddir". Ġslâm hukukunda idam cezasıdır. bu redd-i müdâhele haysiyetiyle ma'sum evlâtlarını ve sevdiği kardeĢlerini merhametsizce kesmiĢler. çevresinin tahriki ile. Zira Yıldırım Bâyezid. Orhan Bey istemese dahi. Fıkıh kitaplarında yapılan bu açık izahlara ve Ģer'î hükümlere rağmen. tarih bize göstermektedir. Osmanlı tarihçilerinin saltanat uğruna öldürülen ilk insan olarak tesbitleri doğrudur. ileride saltanat iddiasına kalkıĢmasın diye kati ettirmiĢtir. ceza uygulayamazlar". Ġsyan sonucunda katledilmiĢlerdir ve siyâseten kati ile hiç bir münasebeti yoktur. bizzat kendisine isyan ettiği ve ordu toplayarak babası ile savaĢmaya bile cesaret ettiği için idam ettirmiĢtir. siyâseten çok idamların icra edildiğini ve bu fiillerin ehliyetsiz bir kısım fakih ve kadılar tarafından meĢruiyet kalıbına sokulduğunu. Bunların her üçü de had cezası mahiyetinde yani bağy devlete isyan suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢlerdir. hakiki hâkimiyetin en esaslı hâssası ve infikâk kabul etmez bir lâzımı ve daimî bir muktezâsı. onun kadıları ve ġeyhülislâmları. Kendüler mahall-i töhmet ve adamları mücrim ve müstahakk-ı ikâb olur. gayrın müdâhelesini Ģiddetle reddeder ve 86 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠl ĠNMFYEN Cf ¦ kendi vazifesine baĢkasının karıĢmasına müsaade etmez. Bunun cezası. Osmanlı devleti. Ancak saltanat iddiasına kalkıĢmadan evvel idam edilmiĢse. Ve cezası idamdır. Eğer bundan. Ve her mücrim-i müttehemin cerimesi kâdî-i vilâyet katında veya müfettiĢ huzurunda sabit ve zahir olub ehl-i örfe teslim etmedin dutub siyâset eylemek hılâf-ı Ģer1 ve örf te'addîdir = Suçlu yargılanmadan veya kendisine isnâd edilen suçlar hukuken sabit olmadan. Zira Orhan Bey'in kardeĢleri Halil ve Ġbrahim'in PadiĢaha isyan ettikleri ve saltanat mücadelesine giriĢtikleri bir vâkı'adır. Demek. böyle bir Ģeyden ne kanunnamelerde ve ne de fıkıh kitaplarında bahsedilmemiĢtir. doğrusu biz de tesbit edemedik. sancakbeği ve subaĢı ve adamları nesne alub salıvermek memnû'dur. bu sözlerini ġeyhülislâmlık veyahut kazaskerlik gibi fetva ve kaza makamının en yüksek makamlarında bulunmuĢ kimseler olarak söylemektedirler. istiklâldir. Hem kasdedilen bu menfi mânâyı ve hem de suiistimalleri tasvip etmek mümkün değildir. en az bizim kadar Ġslâm'a ve onun hukuk nizâmının kaynakları olan fıkıh kitaplarına hürmet duyan insanlardır. bir kısım muhterem insanların "1400 yıllık tarihimizde yazılan fıkıh kitaplarının hiç birinde böyle fetva verilmemiĢtir" diyebilmeleri. tamamen bir bağy suçu mahiyetindedir. Hatta Bizans veliahdı Andronikos ile dahi babası aleyhine ittifak kurduğunu tarih kitapları kaydetmektedir. Yapılan suiistimaller dahi.

ı amûd-ı ı kabul edlln ailenin kardeĢ I azaltmıĢtır. Mehmed Çelebi. Yani bu dönemde de. Diğer kardeĢi Ahmed ise. Zira daha önceki idamlar had cezasıdır ve bağy suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢtir. Karamanoğulları ve Germiyanoğullarının tahrikiyle Bursa'ya yürümüĢ ve had cezası olarak idam edilmiĢtir. Uzun mücadelelerden sonra yakalanarak bâği muamelesi görmüĢ ve idam edilmiĢtir. Murad'ın amcası Mustafa Çelebi (II. ordu toplayarak kardeĢi Selim'in üzerine yürüdü. Ancak bu meselede hem fetvayı veren müftünün. Gerçekten Sultân Korkut. Bu bir had cezasıdır. ilerde fesada sebep olur korkusuyla siyâseten kati yoluyla idam ettirilmiĢtir. Ġran'a iltica eden Bâyezid. sadece saltanat mücadelesine kalkıĢmamıĢ. kardeĢi Selim'e teslim . sızca ya h)I. Düzmece Mustafa). f) Kanunî Sultân Süleyman. topladığı ordu ile PadiĢah'a isyan etmiĢ ve sonunda yakalanarak cezası olan idama Ģer'an mahkum edilmiĢtir. Kanunî'nin iki oğlu olan Selim ve Bâyezid. Ancak I darıdır. iki kardeĢini. bâğî vasfıyla ġehzade Mustafa'yı idama mahkûm eylemiĢtir. had cezası olan idam cezasıyla cezalandırmıĢtır. kardeĢ katli mevzu bahis olmamıĢtır.-de Mustafa cezası olara? kararı veren ¦ yanıldıkları \ Diğer trtrî oğlu olani saltanat hu ordu l iltica eden I nun had ctıui yukarıda z III. c) Osmanlı Devleti'nin en karıĢık devresi olan Fetret Devrinde. Murad'ın küçük kardeĢi Mustafa Çelebi de. Neticede yakalanarak.^ Ij lere ı siyâseten 1 istemese i kısım uyı ri ulemj yulmak k Kanuı tadır.! BĠLĠNMEYEN OSMANLI 87 pilim Ġn Km fena tayrıca bu mevzuda Osmanlı'nın can düĢmanı olan Safevî devleti ile de ittifak kurmuĢtur. Aynı Ģey. yanıldıkları veya yanıltıldıkları bir vâkı'adır. u-zun süren saltanat mücadelesine giriĢmiĢ ve hatta Osmanlı ülkesinin Bizans ile paylaĢılmasını da göze alarak imparator Manuel ile gizli ittifak dahi kurmuĢtur. Bu hareketi isyan kabul edildi. had cezası olan idam cezasına çarptırılmıĢtır. Diğer bir hazin tablo da ġehzade Bayezid'in idamında yaĢanmıĢtır. KarıĢ mettiği ve P. Bunların idamlarında siyâseten kati söz konusu değildir. Netoiv p olmamıĢtır. kardeĢleri Ġsa Çelebi ile Musa Çelebi'yi kendisine isyan ettikleri ve hatta saltanat için orduları karĢı karĢıya geldiği için bağy suçunun had cezası olan idam cezası ile cezalandırmıĢtır. Aradaki jurnalcilerin tahriki ile ġehzade Bâyezid. rakipsiz sultan olduğu için. Ancak Kanunî. ayrıca bu w:-tur. kendi çocuklarının idamına karar veren bahtsız PadiĢahlardandır. Bu idam kararı. d) Fâtih'in babası II. bu tarihten sonra saltanat hırsıyla araları bozulmuĢtur. siyâseten kati cezası mevcut değildir. Osmanlı tarihçilerinin tesbiti doğrudur. Bu ise. hem kararı veren kadının ve hem de bunları tasdik edip icrası için emir veren Kanunî'nin. II. Karısı Hürrem Sultân ve çevresinin tahriki ile. e) Yavuz Sultân Selim. görünürde bağy suçunun cezası olarak had cezasıdır. 1558 yılına kadar iyi geçindikleri halde. kendisine isyan ettikleri ve bâğî oldukları için. sonradan ortaya çıkan kardeĢi Mustafa Çelebi için de geçerlidir.hukukî cihetini bilmediklerinden bunu tenkid etmiĢlerdir. kendisini tahttan indirmeye azmettiği ve PadiĢah olmak isteği ile isyan ettiği Ģayiasına inanarak.

Ancak hangi gruba girmektedir? Bunun tesbit edilmesi gerekir. Mehmed. kardeĢ katli hadisesini tamamen ortadan kaldıramamıĢsa da. Namık Kemal de. Bizans'ın Ģehzadeleri kullanarak Osmanlı Devleti'ni yıkma planları herkesçe bilinmektedir ve fetret devri de canlı Ģahitlerle doludur. Aktan. ĠĢte görüldüğü gibi tatbikattaki durum farklıdır. ne Ģer'î hükümlere ve ne de Fâtih'in Kanunnâmesinde ifade ettiği. 287. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nizâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". A.edilince. Türk Dünyası Tarih Dergisi.. 30-31. Bir diğer grup ise. Ebüssuud'un fetvasıyla bağy suçunun had cezası olan idam cezasına mahkûm edildi. sh. Taneri. 88 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 40. sh. babası II. 1/114-117. Alderson. und 16. ailenin en büyük ferdi olan amcaları ġehzade Mustafa tahta geçirilmiĢtir. Baskı. sh. III. Bu son eser. Connecticut 1982. Jahrhundert. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. Bazı kaynaklar da. ayrıntılı bilgiler. I. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli.328. yukarıda anlatılan hükümler. Özcan. München 1967. Zira Kantemir gibi yabancı tarihçiler dahi. Elbette ki bu uygulamalar.. . c. Ġstanbul'un 500. Ahmed devrinde saltanat usûlünde ciddî bir değiĢiklik mevzubahistir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı kaynaklarının bir kısmında Sultân Murâd'ın Ġsfendiyar Bey torunu Hatice Hâlime Hatun'dan doğma Ahmed isimli bir Ģehzadesi olduğu ve yaĢı küçük olan bu Ģehzadenin II. II. Defter. Ahmed vefat edince. sh. I. Dilger. II. Akgündüz. Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. Murâd'ın vefatından sonra. Mehmed'in tahta çıkmasından kısa bir zaman sonra kati olunduğu kaydedilmektedir. II. bu zamana kadar yapılan en kapsamlı çalıĢmadır. sn. Bir kısmı. Ayrıca Babinger'in altı ya da sekiz aylık olduğu konusundaki beyanı dıĢında. Konrad. kaynaklarda mevcut değildir. Nitekim Fâtih'in PadiĢah olması üzerine. 34 vd. Md. gayr-ı meĢrû'dur. Bir kısım uygulama ise. ġayet vâki ise. Üçüncü olarak. Bu hadisenin meydana geldiği Ģüphelidir. gevĢetmiĢ ve son derece azaltmıĢtır. 37. Böyle bir zulme. 129. Zira asıl haksızca yapılanlar bunlardır. Ģehzadeleri bulunmasına rağmen. Mehmed ve III. Devlete isyan edenin cezası elbette ki idamdır. ĠÜEFTD. bu ihtimalin doğru olması halinde. 184 vd. Ģehzade Ahmed'in kati edildiği iddiasını sadece bir iftiradan ibaret görmektedir. 311 vd. sh. 10 vd. Fâtih Sultân Mehmed'in razı olamayacağını ısrarla savunmaktadır. 36 Berki. sh. ġehzade Ahmed'i haksız olarak katleden Evrenos-zâde Ali Bey olduğunu ve bu sebeple Fâtih tarafından idam ettirildiğini kaydetmektedirler. Fâtih'in Kanunnâmesi de bunu emretmemektedir36. Fâtih için de geçerlidir.. Zira PadiĢah istemese de bu ceza mukadderdir. Himmet. The Structure of the Ottoman Dynasty. Murad devrindeki olayları yerinde inceleyeceğiz. fıkıh kitaplarında da tecvîz edilen siyaseten katle uymaktadır. Gerçekten I. Aydın. h) I. çok büyük sıkıntılar içinde tahta geçmiĢtir. 2. Murad vefat ettiğinde ġehzade Mehmed dıĢındaki bütün evlâdının vefat ettiğini ve bu arada ġehzade Ahmed'in de Amasya'da vali bulunduğu sırada öldüğünü yazmaktadır ki. "Osmanlı Hanedanı Ġçinde Saltanat Mücadelesi ve KardeĢ Katli". 142-148. sayı 10 (Ekim 1987). Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. tamamen Ģer'î hükümlere uygun olarak bağy suçunun had cezasını tatbik etmekten ibarettir ve bunlara siyaseten kati demek hatalıdır ve meseleyi bilmemekten ileri gelmektedir. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? Burada meseleye değiĢik yönlerden bakmak gerekir: Evvela. Ġstanbul 1953. Mehmed. Akman. 12-13.. sh.. Abdülkadir. Ali. 8. c. henüz bebek iken öldürülme iddiaları da ortadan kalkar. Ankara 1978. Ancak diğer Ģehzade katilleri gibi. 5 vd. Artık amûd-ı nesebî yani Osmanlı sülalesinden en büyük olanının padiĢah yapılması usulü kabul edilmiĢtir. sayı 33 (1980-81). Bu kaide. sh. olayı doğrulamakla beraber. Bu hâdiseyle alakalı örnek fetvaları yukarıda zikretmiĢtik. siyaseten kati müessesesine yani Fâtih'in Kanunnâmesinde "ekseri ulemâ tecviz etmiĢdür" dediği usule uygundur ve fıkıh kitaplarında Ģartlarına u-yulmak kaydıyla açıklanmıĢtır.D. yaĢının ne kadar olduğu da kesin değildir. A. Osmanlı Devletinin KuruluĢ Döneminde Hükümranlık Kurumunun GeliĢmesi ve Saray Hayatı-TeĢkilatı. Tevârih-i Al-i Osman. Ġkinci olarak. 36 Ġbn-i Kemal.

Ģartlan tahakkuk etmeyen bir cezayı tatbik edeceğine de ihtimal vermiyoruz. Bunlardan ilk ikisi umumi kanun mahiyetindedir ve itiraz edilen hükümler de burada yer almaktadır. Tahta çıktığında. Bu tamamen üçüncü guruba girmektedir. Fâtih'e ait 2 nolu Kanunnâmenin ilk üç faslı. cümle beğler ve paĢalar sana dönüb ve tahtı sana teslim ederler. 407. Ben sana ne talimat verirsem. Fâtih'e ait 2 numaralı kanunnâmeden nakledilen. HammerJ Murâd Han b. 11 aylık bir bebenin öldürülmesini Fâtih'in idam ettirdiğine inanmak istemiyoruz. Zaten Evrenoszâde Ali Bey isimli bir zatın PadiĢah'ın haberi olmadan böyle bir cinayeti iĢlediğini bazı kaynaklar haber vermektedirler37. Ģartları ruz. ĠĢte böylesine bir dönemde. Bu doğru mudur? Bizim Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizde. 37 Pala. t Tarih. Ġslâm hukukuna aykırı ve Bizans Ceza Kanununun restorasyonu olarak takdim etmek ise. ben var i-ken bu taht sana neden müstehakdır deyü dava edince. Eğer bir kusur iĢlenmiĢ ise. Sultân Ffitilll ceza hukuku I söylenmektedir. tıpkı diğer un cezalarını tanzim ı kısas cezalarını uy edilecek ta'zîr cezi olarak görelim ve I Kanunnâmenin! cezalarını tanzim ı bilakis bu cezalan rak uygulanacak | mal denmektedir)) Kanunnâmesinin'. Ancak bu ayrıntıları tam bilinmeyen olaydan dolayı. I adam öldürse. bunu vesile ederek Fâtih Sultân Mehmed'e hücum etmiĢlerdir. tıpkı diğer umumî kanunnameler gibi. i Ģeklini. Ġslâm Hukukunda üç grup ceza bulunduğunu. Önemle ifade <-inanmak istemiyoruz. Özetleyecek olursak. öyle hareket eyle. Burada aran. Madde: EJtf| ursa ki. bin akçeye d akçeye mâlik ola. ülü'l-emrce tanzim edilecek ta'zîr cezalarının devreye gireceğini hemen hatırlatalım. \ ifâdeler de kan. Peygamber'in medhine layık olmuĢ bir padiĢahı hunharlıkla suçlamak ve hele bu konuda Bizans Ġmparatorları ile birlikte hareket eden Bizans tarihçilerini onaylamak mümkün değildir. isyan tahakkuk etmediğinden. Ancak tekrar ediyoruz ki. yeterince ı faslı. Fâtih gibi Hz. 147. Bâyezid. lbn-1 K II.^ olmadan böyle bire 41. nizâm-ı âlem için diyerek katletmiĢ olabilir.". Konuyu daha ayrıntılı olarak görelim ve 1. I. devlete isyan suçuna teĢebbüs etmeden. I Bizim Osmanlı! nunnâme neĢredilm^J ve itiraz edilen nunnâmeden nak Kanunnâmelerin de: Bizans Ceza Kanun ve Berkes gibi. Ġslâm ceza hukukunu ve bu ilahî nizâmın Osmanlı Devleti'ndeki tatbikat Ģeklini. sh. maddesini teĢkil eden ilk maddeyi. bir had cezası değildir.Bizans Ġmparatorunun elinde tutsak olarak tuttuğu Süleyman Çelebi'nin oğlu olması kuvvetle muhtemel bulunan ġehzade Orhan'a aynen Ģöyle söylediği kaynaklarca ifade edilmektedir: "Haydi göreyim seni.. bunu savunmanın manası yoktur. Ben Âl-i Osman nesliyim. I 41. Maddeyi okuyalım: . Fâtih Sultân Mehmed. sh. Burada aranan fesadın Ģer' ile tahakkuku Ģartının. Belki nizâm-ı âlem için siyâseten kati müessesesine girmektedir.-ni bilmiyoruz. sh. had ve kısas cezalarını uygulamak için gerekli unsurlar bulunmadığı zaman. aynı zamanda II. C aĢağa hallü olursa. değerlendirme. I. ne derece gerçekleĢtiğini bilmiyoruz. Bu. yaĢının ne kadar olduğu belli olmayan ve ama küçük yaĢta bulunduğu kesin olan ġehzade Ahmed'i. tıpkı Barkan. sanki Ģehzadelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması için kullanıldığını bilmiyormuĢ gibi. Mel» c. ceza hukukuna aittir ve daha ziyade ta'zîr cezalarını tanzim etmektedir. Yavuz ve Kanunî'ye ait Umumî Kanunnâmelerin de 1. Hz. Göreyim seni. 5 vd. yeterince değerlendirememek demektir. Köprülü ve Berkes gibi. kendi koyduğu kanunun nizâm-ı âlem için fesada sa'y ihtimalinin bulunması sebebiyle siyâseten kati müessesesini ilk defa kendisi tatbik etmiĢ ve küçük kardeĢi Ahmed'i kati ettirmiĢti. Peygamber'in senasına mazhar olmuĢ bir PadiĢah'ın. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. '" Osmanl zalarının altemıtlffld Pil?" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 89 girmektedir. Önemle ifade edelim ki. Fâtih Sultân Mehmed'e ait 75 Kanunnâme neĢredilmiĢ bulunmaktadır. Namık K c. bu taht benimdür deyü dava eyle. nice padiĢah olursun. 140. kulağın bende olsun. Anw> : PadiĢah'ın. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir. ikincisi hadd-isirlü "1. Hammer ve benzeri tarihçiler.

c. gayette fakır'ül-hal olursa. Cildinin mukaddimesine koyduğumuz zina suçu ile alakalı Ģer'iye sicil örneğinden de bunu anlıyoruz. Fâtih devrindeki Ģer'iye sicillerinde görülen ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. Ģerî'at huzurunda sabit olsa. Zina suçunun unsurları tam olmadığı ve had cezaları tatbik edilemediği takdirde bu cezaların gündeme geleceği.. bu durumda ta'zîr cezası olarak 200 akçe para cezası alalar. elin keseler yani had cezasını uygulayalar. II. belki bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde. 105-106. kırk akçe cürm alına38". 37 Pala. sh. Devletin de kamu davası açarak yargılayıp ta'zîr cezası verme hakkı vardır. Aktan. Mevlûd. Ġnalcık. Fâtih Devri Üzerinde Tedkikler ve Vesikalar I. 42. bin akçeye dahi ziyâdeye gücü yeterse. ceza hukukuna aittir ve daha ziyâde ta'zir cezalarını tanzim etmektedir.. sh. Bu iddialar doğru mudur? . bilakis bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde ta'zir cezası olarak uygulanacak para cezalarının yani cürm ü cinayet cezalarının (ki buna ta'zir bil-mal denmektedir) tesbit edildiğini madde hükümlerinden anlıyoruz. ol zina kılan evlü olsa ve dahi bay o-lursa ki. Halil. elin keseler. yerine kısas etmeseler. 37-38. Önemle ifade edelim ki. 64-69. Zaten Fâtih'in kendi kanunnamesinde de benzeri ifadeler vardır.:. 407. sh. Akman. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eser. Diyelim ki. had ve kısas cezalarını kaldırmamaktadır.Kanunnâmenin ilk üç faslı (md. Tazir cezalarının alternatifli olması ve hâkime takdir hakkı tanınması Ģeklindeki esaslar aynen tatbik edilmiĢtir. Mehemmed Hân. Meselâ Kanunnâmenin 1. Tarih. Ġstanbul 1998. Osmanlı Devleti'nin bir Ġslâm devleti olduğunu. II. cezası da kısasdır. c. ta'zîr cezası olarak 400 ila 50 akçe arasında para cezasına çarptırılmasını emretmektedir.1-27). A. 13. bu hak ortadan kalkacaktı. 8-9." denilmektedir. Akgündüz. sh. Eğer kısas yapılsaydı. Çünkü birincisi kısas cezasını tanzim ederken. Fâtih'in Kazaskerliğini yapmıĢ olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı iki ciltlik hukuk eserine ve de bu hükümlerin uygulama örnekleri demek olan Bursa'daki Fâtih dönemine ait binlerce mahkeme kararlarına havale ediyoruz39. Halil-Oğuz. uygulanacak ta'zîr cezalarını tesbit etmektedir. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. 5 vd. yerine kısas etmeseler. "1. 38 Osmanlı kanunnâmelerindeki ceza hükümleriyle alâkalı genel esaslara bu maddede de uyulmuĢtur. elin keseler. ik incisi hadd-i sirkatin cezası olan el kesme cezasını düzenlemektedir. sh. Kantemir. I. Bu durumda mirasçı diyetini alacak ve suçlu salı mı verilecektir? Hayır. sh. Zaten Kanunnâmede bulunan "eğer adam öldürse. 187. Madde: Eğer bir kiĢi zina kılsa. altı yüz akçeye mâlik ola. Ġnsanlar 90 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU Bu üç fasıldaki kanun maddeleri de. Gazavât-ı Sultân Murâd Han b. Hammer. Büyük Osmanlı Tarihi. Yani hırsızlık suçunun unsurları tam olursa. Ġbn-I Kemal. maddede de "Eğer adam öldürse. aynı maddeyi tekrarlayan diğer kanunname maddelerinde. Bu ve benzeri konularda itirazlarını devam ettirenleri. 140. KardeĢ Katli." gibi ifâdeler de kanaatimizi teyîd etmektedir. sh.. 147. Ankara 1954. Defter. elli akçe. sh. Ġnalcık.. kan cürmi. 258. 14-15. yukarıda isimleri sayılan bazı ilim adamlarının iddialarının tersine Ġslâm Hukukunu hayatın her safhasında uyguladıklarını ve aksi görüĢlerin belgelere dayanmadığını isbat için kaleme alınmıĢtır. "eğer had urulmazsa" denilerek açıklandığı gibi. maddesinde zina suçunun ta'zîr cezaları yani fıkıh kitaplarında ta'zir bilmal denilen cürm ü cinayet yani para cezaları tayin olunmaktadır. Mümin Çevik neĢri. adam öldürdü. 110. Bu üç fasılda had ve kısas cezalarının kaldırılmadığını. Haz. andan dahi aĢağa ki. ĠĢte Kanunnâme. Solakzâde. ilâh. c. Osmanlı Kanunnâmeleri. VII. cürm yüz akçe alına. 16. Evsat'ül-hâl olursa kim. Andan aĢağa gücü yeterse. cürm üç yüz akçe alına.. sh. Tâc'üt-Tevârîh. Hoca Sa'deddin. sh. c. cürm iki yüz akçe alına. Andan dahi aĢağa hallü olursa. I. maddede "Eğer at uğurlasa. Eğer kesmezlerse yani uygulanmazsa. kesmezlerse 200 akçe cürm alına" denilmektedir. Bu sebeple Fâtih Kanunnâmesi'nin Ġslâm hukukundaki had ve kısas cezalarını değiĢtirdiği Ģeklindeki değerlendirme. I-X. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir." "eğer at uğurlarsa. Ancak maktulün velileri afv ettiklerinden kısas etmediler. ÂĢıkpaĢa-zâde. Ankara 1978. Namık Kemal'in Tarihî Biyografileri.

ayrı bir sorunun cevabında açıkladık. .•„-¦¦:¦¦¦¦•.„:>¦. Ancak bazı tarihden ve bilimden habersiz kimseler.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI (kla'zîr ıta'zîr »cezainin | madamına. Fâtih'in Ģiirlerinde tasavvuf? aĢklar da yer almaktadır. Ġsevî veya benzeri kelimeler. Kâfir. Bunun ne kadar esassız ve yalan olduğunu. Maddede zina suçuna ait ta'zir cezası olan cürm yani cürm ü cinayet de denen para cezası tesbit olunmaktadır ki. 18. 13. Zengin demektir. adamına. Bu manada kullanıldığı Ģiirlerde.. . • . 279-281). sevgileri gönüllerde sıcak ürperiĢler uyandıran manevî güzeller için söylenmiĢtir. Kâfir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi.-. Fâtih Devri Kanunnâmeleri. 2) Ġkinci iddia. ¦„-. her zaman Ġslâm'ın hükümlerini uygulamak için emirler veren ve en önemlisi de Uzun Hasan'ın annesi Sara Hâtun'a söylediği gibi i'lây-ı kelimetullahı yani Lâ ilahe illallah davasını yaymak için didinen bir devlet dört guruba ayrılmıĢtır: 1) Bay veya Ganî: Müslüman ve gayr-ı müslime göre. mutlaka cevaplandırılması gerekir. . genç ve güzel bir padiĢahın her emrine âmâde kolay sevgiler için değil. Bu Ģiirlerde Ģahane bir tevazu'.¦. divan Ģiirinde yerleĢmiĢ olan mazmunlardır.•. 39 Kantar. GiriĢ. bu tarz bir isnadda bulunmak gerçekten üzücüdür ve tamamen delilden mahrum bir kuru iddiadır. -.. Divan Ģiirinde bazan kâfir. sh. Baha. Fâtih'in j Divan Ģiiri t Bu manada kuı [denilir. bu tarz bir I mahrum bir kuru I kısaca Ģunlardır: 1) Fâtihin! tiyanlığa meyle olduğunu.Böyle bir iddianın gülünç olduğu ortadadır. olsa ( Ġsinde. genç ı ^sevgileri gönü Ģiirlerde Ģahane I Vardır. Bütün bunlar.: -••. Kanunnâme..•. c. âĢıkına yaptığı zulümlerden dolayı sevgiliye de denilir. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen divan Ģiirinin kuralları içinde kalarak yazdığı bir Ģiirdir. Fâtih bir Ģiirini Ģöyle kaleme almıĢtır: Bağlamaz Firdevs'e gönlüni Galata'yı gören Servi anmaz anda ol serv-i dil-ârâyı gören..--. Fâtih bir» Bağlamaz t Servi animi BirFIrenjlf Lebleri d BirFIrutjU Belünüb Sevgiliyi I |zeten Fâtih. sh. 346 vd.. sh. Bunları kullanan ve sevgili hayaliyle Ġsayı öven bir divan Ģairine Hıristiyan suçlamasını yapmak. kelimenin takdir edici ve övücü anlamı ile tevriye sanatı yapılır.. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan. aĢkı ve sevgiliyi her saltanatın üstünde tutan bir incelik vardır. I. I. md. kasden bu iddiaları ellerindeki medya imkânları ile kamuoyuna yaydıkları için. ayrıca iktisadî Ģartlar açısından farklı tarifler verilmiĢtir. j Galata'pf Oselvlb Orada tüg Dudakl Avnl. KrĢ. c. annesi tarafından Hıristiyanlığa meylettirilmiĢ olabileceğine dair iddiadır. c. Cin-Akgündüz. Fâtih'in aĢk Ģiirleri. olsa olsa divan Ģiirini bilmeyen cahillere mahsustur. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor.*. III.. Divan Ģairleri. buna cerime de denir. Bu esassız iddiaların dayandığı çürük deliller ve cevapları kısaca Ģunlardır: 1) Fâtih'in annesinin Mara Despina olduğunu ileri sürerek. MflbH Belindik! K 3) BU* nen Ġslim M em del gösterdiği i gerektin Patrikli) bul paganda i tih'e y derilmemifH zaman. Akgündüz. ] edici ve övücü i Veren havasıylaj ebebiyle ĠM i Bunları ku yapmak. Türk Hukuk Tarihi. sevgili için kullanıldığında.. sevgilinin dudağını can veren havasıyla Ġsa'ya benzetirler ve sevgiliden gelen sabâ yeline de diriltici özelliği sebebiyle Ġsa adı verirler. Ankara 1937. sevgilinin saçına zünnar ve zülfüne de çelipa yani haç denilir. 16. . Fâtih. sh. sh. I. . 4) Fakir'til-Hâl veya Gayet Fakir. Ceza Hukuku. 122 vd.. 3) Yoksul. 2) Orta Halli veya Evsatiil-Hâl. Osmanlı Kanunnâmeleri. c. Avnî mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan ve hatta bir divanı bulunan büyük bir divan Ģâiridir. ĠĢte bu kurallar çerçevesinde.. 73vd. ayrı bir i 2) Ġkinci I larak yazdığı bir j zeller ve kasideler) aĢk Ģiirleri. Hz.. 69.

tarihi bilmemek olur. 4) Bazı ilimden mahrum insanların. yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Hatta Roma'daki Katolik Papa'nın Fâtih'e yazdığı mektuptan da bahsedilmektedir. bazı Bizans tarihçileri ve bu arada Hammer. tayin edilen Patrik'in bu konuda propaganda yapmıĢ olabileceğini ifade etmektedirler. Pierre ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve belki Hıristiyanlığa meylettiririm ümidiyle Fâtih'e bir mektup yazmıĢtır. Fâtih'in ağzından cevaplar bile yazılmıĢ olabileceğini ilâve etmektedirler. Cem olayında olduğu gibi.Bir Firengi Ģivelü Ġsa'yı gördüm anda kim Lebleri dirisidür der idi tsa'yı gören Bir Firengi kâfir olduğun bilürdi Avniyâ Belün ü boynunda zünnar ü çelipayı gören. ancak ajanları vasıtasıyla Fâtih'in bu tür mektuplardan haberdar olmuĢ olabileceğini delilleriyle anlatmaktadırlar. ama Firengî Ģiveli olan bir sevgili gördüm. kabul etmek tamamen ayrıdır. Bu mektup yazılmıĢ olabilir. Osmanlı Hanedan üyelerini her açıdan kendilerine 92 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ çekmek ve kandırmak istemiĢlerdir. aĢırı Hıristiyanlık düĢmanı olduğundan idam ettirdiğine dair iddialar ise. Papa'nın böyle bir teklifde bulunması normaldir. Sevgiliyi âĢıkına yaptığı eziyetlerden dolayı divan Ģiirindeki ifadeleriyle kâfire benzeten Fâtih. aynen Ģöyle demektedir: "Ben Ulu PâdiĢâh ve ulu ĢehinĢâh Sultân Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım. münevver. Fâtih hak ve hürriyetler verdiği fermanda dahi. ancak Fâtih'e bu mektubun gelip gelmediği belli olmadığı gibi. yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resulün -Aleyh'is Salâtü Ve's-Selâm-pâk. hem Ġstanbul'da yeni tayin ettiği Patrik'e ve hem de bütün Hıristiyan ve Yahudiler gibi azınlıklara tanıdığı hak ve hürriyetlerdir. Seni Yunanlıların ve Doğu'nun Ġmparatoru yapacağız" Ģeklinde teklif ve tahriklerde de bulunmuĢtur. Fâtih'in Ġslâmiyetle alakalı yaptıkları ve kendisinin büyük bir Ġslâm âlimi olduğu ise gün gibi ortadadır. tamamen gülünçtür. Hatta Osmanlıların ağzından ve tabii ki. Mesela Jaspart'ın "Büyük Türk tarafından Aziz Peder Papa'ya gönderilen mektuplar" adlı kitabının bu çeĢit hayali eserlere örnek olarak verilebileceğini kaydetmektedirler. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen Ġslâm Hukukunun kurallarına uyarak. 3) Bu iddiayı isbat için getirilen bir çürük delil de. böyle davranmasını gerektirmektedir. zira tam tersi sebeplerle Halil PaĢa'nın . bu iddiaları ileri sürenleri tokatlar-casına. benim baĢım içün ve oğlanların baĢîçün. Böylesine büyük bir devlet adamına. Trabzon Rum Ġmparatorluğunun da Fâtih eliyle yıkıldığını gören ve silahla karĢı duramayan Avrupa ve onun ruhani reisi olan Papa II. Papa'nın mektubunun Fâtih'e ulaĢtığının ve hatta gönderildiğinin dahi Ģüpheli olduğunu. o tarihlerde Türklere yazılan mektupların bir moda haline geldiğini. Kabul eyledim ki. Ģöyle demektedir: Galata'yı gören gönlünü Firdevs denilen cennete bile bağlamaz. Ben dahi. Dudaklarının insana verdiği canlılık ve dirilik Ġsa'nınkine benzemektedir. Halbuki propaganda ayrıdır. Ben dahi üzerlerine varub karalarını yıkub harâb etmeyem". Maalesef. Batılı kaynaklar bile (BaĢta Clot olmak üzere). Mektubunda "Hıristiyan olmakla bütün Avrupa senin olacak. her zaman. Orada Ġsa gibi insana hayat veren. Papa'nın mektubunun da edebî bir çalıĢma veya Hıristiyanlığı tehdit eden bir felâketi uzaklaĢtırma dıĢında bir gaye taĢımadığını açıkça ifade etmektedirler. Belindeki saçların ve boynundaki zülfünü gören bunu red edemezdi. Çandarlı Halil PaĢa'yı. Yemin ederim ki. Böyle bir hadiseye dayanarak. kılıç hakkîçün. mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün. dedem ruhîçün ve babam ruhîçün. kendülerin âyinleri ve erkânları ne veçhile câri ola-gelirse. senin âĢıkına zulmeden bir sevgili (Kâfir) olduğunu bilirdi. Gönderilse bile. Bizans cephesi. Önemle ifade edelim ki. böyle bir etki söz konusu değildir. gösterdiği anlayıĢ ve müsamahadır. ancak gönderilmemiĢtir. Ġslâm Hukukunun emirleri. O selvi boylu sevgiliyi gören artık baĢka bir selvinin adını anmaz. Ancak hiç bir ferdini ve hatta kendilerinden Hanedana gelin gelen kızlarını dahi aldatamamıĢlardır. Avni. Ģimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Papaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kalâ-i mezûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermiĢler. Fâtih'e Hıristiyanlık ithamını yapmak.

Bâyezid devrinde vefat edince Kornea Manastırına gömülmüĢtür. Latin Kilisesinin aleyhinde olan Patrikden. Meryem'e inanan bir Müslüman ise. Çocuksuzdur ve ömrünün sonuna kadar Ortodoks olarak yaĢamıĢtır. Nitekim temliknâmeleri vardır ve bu belgelerde edeb gereği validem de demiĢ olabilir. Türbenin bulunduğu mahalle de. Patrik de "Hıristiyanlığa Dair" isimli bir Risale ile dini hakkında bilgiler ihtiva eden bir eser kaleme almıĢ ve bu eser Karaferye Kadısı Molla Ahmed tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. I d ir. tarihi çarpıtmaktan baĢka bir Ģey değildir. Ġsa ile Hz. Ebu Cehil'in oğlu Ġkrime gibi. bazı batılı kaynaklarda kaydedilmektedir. Meselenin esası nedir? Önce Ģunu belirtmek gerekir ki. kendisinin iyi bir Müslüman ve hatta veli bir insan olmasına mani değildir. bir Müslümanın annesi aslen ehl-i kitabtan olabilir. Bunlardan birincisi. Ġstanbul'un fethinden sonra. Babinger gibi bazı yabancı araĢtırmacıların farklı yorumlarına rağmen. Fâtih'in Hıristiyan olduğuna delil göstermek (bazıları da fetihden sonra gayr-i müslimlere tanıdığı hakları sebep olarak zikretmektedir). belgelerin ıĢığında türbesinin Muradiye Camisinin doğusunda Hâtuniye Türbesi diye adıyla anılan yerde olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak Fâtih'in durumunda böyle bir Ģey de söz konusu değildir. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimlerden istifade etmesini bilmiĢtir. 43. aslı nereden gelirse gelsin.Hıristiyan âlemini küstürmemeye gayret gösterdiği için idam ettirdiği bazı kaynaklarda açıklanmaktadır. Müslüman bir kadındır ve son yapılan araĢtırmalar. Fâtih Sultân I Hıristiyanlığı a sı nedir? Önce Ģunu I yani Hıristiyan' babasının hail. ġöyle ki. Selanik'teki Manastır'ın üvey annesine tahsisini ifade eden fermanı. yani Hıristiyan veya Yahudi asıllı olabilir. Murad vefat edince. B BĠLĠNMEYEN OSMANLI 93 ise.] Hâtuniye Türl lunduğu malı tarihçiler. böyle Ģeyleri farklı noktalara çekmek. Hele bu devlet adamı Fâtih gibi âlim ve Hz. Sonra da Serez'deki bir Manastır'a çekilmiĢ ve 1487 yılında II. Sonra 1457'de Ġstanbul'a kaçmıĢ ve Fâtih de üvey annesine her türlü yardımı yapmıĢtır. Anne veya babasının hali. Fâtih'in öz annesi olan Hüma Hâtûn ise.j Zünnar. Fâtih'i ve Ġslamiyeti bilmemek demek olur Fâtih'in niyetini kendi dilinden öğrenmek daha doğru olsa gerektir: Ġmtisâl-i 'Câhidû fillah' olubdur niyyetüm Din-i Ġslâmın mücerred gayretidür gayretlim Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricâlullah ile Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm Enbiyâ vü evliyaya istinadım var benüm Lütf-i Hak'dandur hemân ümmid-i feth ü nusretüm Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihâd Hamdü li'llah var gazaya sad-hezârân rağbetlim Ey Muhammed mu'cizât-ı Ahmed-i Muhtar ile Umarım gâlib ola a'dây-ı dine devletlim40. Ayrıca Hıristiyanlığın ikinci merkezi sayılan Ġstanbul'u fetheden bir devlet adamının Hıristiyanlığa dair nadide Ģeyleri toplaması ve hatta bu konuda bir koleksiyon oluĢturması çok normal bir Ģeydir. olduğunu ifade < evlenir. A) Fâtih'in üvey annesi Mara ile öz annesi Hiima Hâtûn bazılarınca yanlıĢlıkla ve bazılarınca da kasden birbirine karıĢtırılmaktadır. Fâtih'in üvey annesidir ve Sırp Kralı George Bronkoviç'in kızıdır. Me A) Fâtih'in ( bazılarınca da ¦ annesidir ve Sırp I kadar Ortodoks] etmeyip Sırl annesine heri edeb gereği ı 1487 yılında 1 nik'teki Manastırl ğuna delil gösteri bep olarak z-kretrn Fâtih'in öz J rın farklı yon yapılan araĢtır™»'. baĢkasıyla evlenmeyi kabul etmeyip Sırbistan'a dönmüĢtür. hatta dininde devam da edebilir. Mesele tamamen çarpıtılmaktadır. Bunun için yeni tayin ettiği ve Ortodoksları temsil eden Patrik Gennadios'dan yazılı bilgi istemiĢ. t Edebiyatı Tarihi. Patrik Maksimos ile Patrik Manuel'in Hıristiyanlık ile ilgili ilmî tartıĢma yapmalarını da istediği. Bu evi 40 Clot. Çdlpl Ġ Ankara 1946. II. 5) Fâtih Sultân Mehmed. böyle Ģeyleri farklı r Fâtih'in niyetli keı Ġmtisâl-i 'Câhldü filltk'l Din-I Ġslâmın mücerredi Fazl-ı Hakk u hlm Ehl-I küfri ser-te-Mr| Enbiyâ vü evliyayı t Lütf-i Hak'dandurh Nefsü malllen'oll» Hamdü li'llah varg Ey Muhammed i Umarım gâlib ola t'S 43. kendisi büyük bir Ġslâm âlimi olması ve hem de Ortodoks mezhebi ile Katolik Mezhebi arasındaki dengeyi siyâset açısından istemesi sebebiyle. bugüne kadar .1 Hammer. Ebu Cehlimi su değildir.

Uluçay. Ali Rıza. nr. II. vrk. Buna karĢılık. Bu doğru mu? Venedik'e satılmıĢ bir. zehirlenmiĢ olmaktadır. sh. Ġkincisi ise. sh. onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed PaĢa'nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî'yi devreye soktuğunu. 202. sh. Bazıları nıkris illeti demektedirler. hakkındaki ithamların doğruluğunu Ģüpheye düĢürmektedir. V Fâtih Sultân Mehmed'in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır: Birincisi. Çetin. Banarlı. Tarih. Fâtih'in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düĢmezler. Solakzâde. bazı tarihçiler de. Bursa ġer'iye Sicillerindeki kayıtlar ve arĢiv kaynakları. 8-11. "Karaman! Mehmet/Plft£ mansız bir derde tutuldu» O da tedaviye baĢladı. Ancak sonradan Müslüman olmuĢ ve vezirlikle taltif olunmuĢtur. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. verilen ilaçlar neticesinde fenalaĢıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub PaĢa'nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed PaĢa ile Hekim Lari Acemî'nin kasden Fâtih'in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. Fâtih'in ġiirleri. 201. 44. v Ciğerin doğradı Ģerbet 0§ Dedi niçün bana kıydı t Âli'nin Ģu tesb\tt«\. Bursa ġer'iye Sicilleri. 126-130. Devletler ve Hanedanlar. Ünsel. 8 Mart 1996. 154-156. 442-447. Ġstanbul 1971. . c. Peçevî'nin ifade ettiği gibi. c. DaniĢmend. Ġstanbul 1944. 31. Fâtih Sultân Mehmed. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde. Saffet Sıdkı. I. Murad Ġsfendiyar Bey'in kızıyla evlenir. ÂĢıkpaĢa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri. 4. Ġstanbul 1971-1972. 13-16. 378. baĢlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve baĢlayınca. Fransız asıllı bir mühtedi de olabilir. Fâtih tarafından Ġshak PaĢa ile evlendirilen bu hanımın Fâtih'in öz annesi değil. böyle bir sonuca ulaĢman Ģ-: mizde de kesin bir I beytini aktararak bu I Yahudi'nin açı ve ı rekabetten de söylenmiĢ Tabibler Ģerbeti kim. Ġstanbul 1994. 427. 8361.Hüma Hâtûn Mahallesi diye bilinmektedir. 155. Hekimler konsültasyon yaptılar. II. sh. Hekim Ya'kub'un 41 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Bu evlilikten 6 yıl sonra. Çelipa ve Ġsa maddeleri. "Fâtih'in Anası". nr. 34. 2312. Netice olarak. II. 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar'a çıktı. 28. Kemal Edip. Yani devĢirmeden birinin kızı olması da muhtemeldir. Mühim olan annesinin Mara değil. c. "832/1428'de II. üvey annesi olması daha doğrudur. Ġnalcık. Hekim Yakub PaĢa. Halil. c. Babinger. Avrupa'nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. nr. Zira Fâtih'in tuğrasını taĢıyan ve kazaskerlerinin kaleme aldığı vakfiye. Ayağından rahatsızlığı vardı. sh. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. Pala. Hekim Yakub PaĢa'nın II. Ġsmail Hami. nr. Ġstanbul 1998. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor. Bunlara göre Hekim Yakub PaĢa'nın öldürme kasdı mevcut değildir. Ġskender. bu hanım. Hürriyet Gazetesi. Öztuna. 6254. Bu iki ihtimalde de Fâtih. Hekim Yakub PaĢa'nın Fâtih'i tedaviye devam ederken. Bâyezid'in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi. Fâtih Sultân Mehmed. Ankara 1946. Ancak sefere çıktığında hasta idi. c. Resimli Tarih Mecmuası. 178179. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında otur du. Ġzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV. Âli. 8380. vrk. Fâtih'in zehirlendiğine dair rivayetdir. hastalığı Ģiddetlendi. Ġlacın dozunu arttırdılar. Peçevi. Bazı tarihçiler. i Mehmed vefat evte*. vrk. Hatta Kantemir. I. Altan. sh. Müslüman olmuĢ olan Hüma Hâtûn olmasıdır. Nihad Sami. Acı artınca Ģarâb-ı fariğ (acıyı gideren Ģerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. sh. Hekim Yakub PaĢa'nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih'in Ġtalya'ya kadar uzanmasından ve Ġtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı. Fâtih'in annesinin Abdullah isminde birinin kızı olduğunu ifade etmektedir. Lütfi PaĢa. Fâtih'in Hıristiyanlığı Öven Gazeli. Fâtih'in annesinin Hıristiyan olduğu iddiası doğru değildir ve üvey annesine validem demesi de onun annesi olduğunu göstermez41. Fâtih Divanı. sh. Kâfir. Büyük Osmanlı Tarihi. Zünnar. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır. 94 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI gelir" demektedir. Sağman. Ansiklopedik Divan ġiiri Sözlüğü. 64. 81. Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıĢtır. Hüma Hâtun'un Ġsfendiyaroğlu Ġbrahim Bey'in kızı Hatice Hâlime Hâtûn Olduğunu ifade etmiĢlerdir. Bazı tarihçiler. Andre. Bizans Tarihi ve Hıristiyanlığın belası kesilen Büyük Mehmed dünyaya 40 Clot. NeĢrî. 1. . Fâtih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar I. 151-152. Hammer. 345-346.

. yaptığı Ģeye hayat vermesini isteyecektir. Bu söz. PadiĢah Anaları ve 600 Yıl Bizi Yöneten DevĢirmeler. Bu hadisleri değerlendiren ve Ġslâm Hukukunun resmi neden yasakladığını inceleyen müçtehid hukukçular. c. Mitler ve Gerçekler. Meram.122-123. Konu ile ilgili "Allah kıyamette resim yapanlardan. c Fâtih. taĢ. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine astırdığını duyuyoruz. sh. "Melekler. kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaĢmak zor görünüyor. Ġslâm Hukukunda resim (gölgeli gölgesiz) yapmanın hükümlerini özetleyelim. Ciğerin doğradı Ģerbet o Hân'ın — Hemîn dem zârî etdi yana yana. PadiĢahın iĢine karıĢtılar". levĢir-JKĠĠiman I:üvey Venedik'e satılmıĢ bir casus olduğunu iddia ediyorsa da. hilkati tam olmayarak bedenin bir kısmına ait olan canlıların (hayvan olsun. Bir diğer konu da. Erdoğan. Mahmûd'un kendi i Bunlar doğru ı ile ilgili Ģer'i I Konuyu değiĢik a Evvela. Tabibler Ģerbeti kim. Ġslâm hukukçularının fikir ayrılığına düĢtükleri konu ise Ģudur: Canlı varlıkların hilkati tam olanlar yani bedeni tam yansıtan resimler (fıkıh kitaplarındaki ifadesiyle hayatı mümkün kılacak bütün azaları ihtiva eden resimler). Aydın. 136. bir kısnB| baĢını çektiği I Ģartıyla mekı n NeĢri. Ankara 1997. Ali Kemal. Kantemir. ait olan canlıların! de kullanılmaları e dır ki. Ģahsî bir rekabetten de söylenmiĢ olabilir. vezir oldu. ġüphesiz iki ilaç birbirine karĢı menfi etki yaptı. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Hanefi hukukçuların baĢını çektiği bazı . Bazı iftiralar için bkz. 3 ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 95 ivin öz kafclv kaymedir. Ġstanbul 1997. 45. sh. bu da caiz görülmektedir. Hekim Ya'kub asrının Sokrat ve Bokrat'ı idi. Konu ile ilgili hayat vermesini I içinde resim. bu da CĠĠ2Ġ kukçularının W#| lar yani kılacak bütün i üzere. sadece ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Ģu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: 'Hekim Ya'kub kim. periyle nüs-nde45. Yılmaz.. bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir: "Karamam Mehmed PaĢa vezir-i a'zam olunca Ya'kub ona hased eyledi. Dedi niçün bana kıydı tabibler — Boyadılar ciğeri canı kana. içinde resim. sh. bir kısım Ġslâm Hukukçuları tarafından caiz görülmemiĢtir. köpek ve cünüp insan bulunan evlere girmezler" ve benzeri manalarda hadisler bulunmaktadır. I hadisler bulun Bu hadis yen müçtehld r da ittifak hato mübâhdır.O Hân içdi Ģarâbı kana kana. verdi Han'a -. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. Fâtih ve Fetih. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II. O da tedaviye baĢladı. K Es'ad Solakzâde. Bazı mühürler ve paralardaki resimler gibi. Fâtih baĢta olmak ressamlar gt. suretin görülemeyecek kadar küçük olmasıdır ki. sh. Âli'nin Ģu tesbitleri. ne kadar Yahudi'nin açı ve devletsizi varsa. Ayrıca vesikalık fotoğraflar gibi. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından."42. fakat o buna asla muvaffak olamayacaktır". I Tarihi. Tam bu sırada PadiĢah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya'kub tedavisini yaparken. ġafii hukukçuların çoğunluğu baĢta olmak üzere. Mehmed PaĢa Hekîm Lârî'yi tavsiye eyledi. ceza olarak. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız? K olan ive-La Uji'ran Kim ¦sûre Konuyu değiĢik açılardan ele almakta yarar vardır: Evvela. insan olsun) resimlerinin de hem yapılmaları ve hem de kullanılmaları caizdir. neticede Ģu kararı vermiĢlerdir: Bütün müctehidler Ģu noktada ittifak halindedirler: Ağaç. 134'de böyle bir iftira yer almaktadır. I. dağ. manzara ve benzeri Ģeylerin resimleri kesinlikle mübâhdır. islâm I yelim. 194 vd. I. 271-272.

UzunçarĢılı. ayakla basılan yerde nakıĢ olarak yer alması caizdir. c. sayı 134(1970). Ġslâm Hukukunun resim yasağının altında yatan en önemli sebep. Tarih. II. Mühim olan tabloların tam resim olmamasıdır. Mahmûd'un devrinde AvrupalılaĢmak adı altında. 266. kaydını izhâr etse itiraz edilmez. Hürmet ve tazim maksadıyla suret bulunan odaya ise. nr. sh. Kantemir. Üçüncü olarak. Ġkinci olarak. XXXIX. Bütün bu saydığımız san'atkârların eserleri. I. 840-843. halkın tabiriyle alafrangaya ait herĢeyi almak Ģeklindeki aĢırılık neticesinde. Mahmûd'dan itibaren yapılan bazı icraatlar dıĢında. hürmet ve ta'zim manasını ifade etmemek Ģartıyla mekruh görmekle beraber caizdir demiĢlerdir.. meseleyi bütün yönleriyle halletmiĢ bulunmaktadır. azaları tam olsa da yapılması caizdir diyen âlimlerin fetvaları esas alınmıĢtır. Osmanlı Tarihi. Fâtih. bütün Osmanlı tarihi boyunca. eski fetvaları aĢacak Ģekilde Ģu görüĢleri beyân etmiĢlerdir: Yasak olan sadece gölgeli resimlerdir. namaz kılına42 NeĢri. 425. Selim-nâme'deki minyatürleriyle bilinen NakkaĢ ġükrü. Her ne kadar. Lütfi PaĢa. zannediyoruz ki. zaman iyi bir müfessirdir. Ġsmail Hakkı. Ahmed Uğur neĢri.-. sh. c. tablo Ģeklinde tam resim bulunmamaktadır. Abdülgani ve DerviĢ Bey. Osmanlı Tarihi. XXXIV. namaz kılınacak yerde sureti açık olarak bir tarafa asmaktır. Osmanlı tarihi boyunca resim ve minyatürle meĢgul olan çok sayıdaki san'atkârlardan bazılarıdır. vrk. Fâtih Sultân Mehmed'den itibaren Osmanlı Sarayı' na nakkaĢ denen ressâmiar vazifeli olarak girmiĢlerdir. 96 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU4 cak yerlerle alakalı yasak ile karıĢtırılmaması gerekmektedir. bazı Efrencî saatlerde tasvir olunmuĢ olsa. sh. putperestliği andıracak Ģekilde saygı için resim yapılması ve aĢılmasıdır. 169-170. "Fâtih Sultân Mehmed'in Ölümü". Fıkha ait bazı hükümlerde zamanın tesiri önemlidir. rahmet melekleri girmez". Es'ad Efendi. bütün azalan gösterecek Ģekilde yapılmamıĢ ve böylece ĢerT sınırlar içinde kalınmaya çalıĢılmıĢtır. caizdir. Bildiğimiz kadarıyla. I. Kltâb-ı Cihânnümâ. devleti tecdid eden bir insanın nam ve Ģanını . sh. 219. 165. 191-192. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Sultân II. c. c. I. 190. ¦ ¦ . sh. 340. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki Ģu fetva ise. bu manada canlı resimlerin. yani heykellerdir. Zira yukarıdaki fetvada bunu anlatan cümleler. Künh'ül-Ahbâr.. eğer resim Ģeklinde ise.. Yavuz'un Ġran Seferinden dönerken getirdiği ġah Mehmed. biraz evvel zikrettiğimiz Ġslâm Hukukunun kaideleri açıktan ihlal edilmeyecek Ģekilde. Ancak bu hususun. 301-302.Ġslâm hukukçuları ise. resimle aynı tutulmamıĢ ve Ġslâm hukukçularının caizdir dediği azaları tam belli olmayan gruba sokulmak istenmiĢtir. zaten fetva verilmiĢtir. Ġtalya'dan getirttiği Matteo Pasti ve Konstaniço ve 1479 yılında talep üzerine Venedik'ten gelen Jantil Bellini. ÂĢıkpaĢa-zâde. Aslında son naklettiğimiz fetva. zikr olunan saat musallada olmakla Salâtına kerahet terettüb eder mi? El-Cevâb: Suret büyük olmayıcak olmaz". konumuz açısından önemlidir. resim ve ressamlara karĢı muamele yürütülmüĢtür. 143-144. sh. sh. Fâtih'in Sinan Bey isminde bir nakkaĢı. Kitap içinde kapalı bulunan bu gibi canlı resimlerin evlerde bulunmasının dine karĢı bir zararı var mıdır? Cevâb: Caiz olmayan. sayı 155 (1975). sh. sh. Ġslamın ilk yıllarında Ģirke sebep olabileceğinden dolayı kabir ziyaretini yasak etmesi ve sonra serbest kılması buna misal olabilir. 231-234. UzunçarĢılı. Bir de gayet küçük olup uzaktan bakıldığında azaları belli olmazsa yahut azalan tam olarak tasvir edilmiĢ değilse. 752. Belleten. daha ayrıntılı olarak konuyu izah etmektedir: "Edebi ve ilmî makalelerden istifade maksadıyla Resimli Kitap gibi resimli mecmuaları evlerimizde bulunduruyoruz. En azından. c. Hadâık. Ama kapalı olarak evlerde bulunması. kapalı kalmak ve asılmamak Ģartıyla. Asrımızdaki bazı Mısır âlimleri ise. c. 2162. Clot. Bu esas fikirlere dayanan Ebüssuud Efendi Ģu fetvasını kaleme almıĢtır: "Bazı zî ruh Ģekli filoride tasvir olunduğu gibi. Mecdi Efendi. Burada Ģunu nazara vermek gerekir ki. 473-482.¦. Âli. Kitapta kalmak Ģartıyla. c. 155/b. Tevârîh-i Âl-i Osman. resimlere. sh. II. Aksun. II. suretlere ve heykellere tapmak yahut tapar derecede saygı göstermek endiĢesidir. c. Yılmaz. kalemle çizilen veya makinayla çekilen fotoğraflar gibi gölgesiz resimler. I. ġemâil-i Osmaniye'yi kaleme alan NakkaĢ Osman ve Surnâme'deki minyatürleri çizen NakkaĢ Levnî. Minyatür ise. PadiĢah'ın hazırlanan portrelerinin resmî dairelere asılması olayıdır. 236-239. Solakzâde. sh. Yasağın tek sebebi. o zaman alel-ıtlak mekruh kabul edilmez.

c. 274/b. riyaya ve hevâya. asılan resimleri indirilerek gizlenmiĢtir. saygı amaçlı olmamak kaydıyla bu Ģekilde tablolara fetva veren ġeyhülislâm TurĢucu-zâde Ahmed Muhtar Efen-di'nin. hepsinin de mazbut ve müstakim kimseler olduğunda tarihçiler müttefiktirler. c. Sultân Abdülaziz devrinde. Fâtih'in yaptığının Ġslama göre yasak olmadığı herkesçe bilinmektedir.! etmesinin büyük ı Fâtih Sultân Mel» si hikmetine da1 ce üstünü sıva Ġleli herkesçe indirilerek gizle haline gelmiĢ ise( dığından fazla s Kanaatimize t lerdir. Tarih-i Lütfi. hevesi kamçılayıp teĢvik e-der43. resim yaptırmak ve fotoğraf çekmek moda haline gelmiĢ ise de. ġehid Ali PaĢa 1028. Meğer ki. Süheyl. Ġstanbul 12901328. A Bediüzzsman I VVensInk. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandark Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi? Çandarlı ailesi. c.| Efendi. yaptığı bütün güzel hizmetlere rağmen. Mahmûd'un AvrupalılaĢma uğruna. c. halk nezdindeki itibarının gün geçtikçe azalmasında da. Nitekim Sultân II. sh. Tarihçi Ahmed Lütfi. Zira Kur'ân. sh.gelecek nesillere anlatmak için sadece eski eserlerin korunması hikmeti esas alınarak. 93-95. II. 46. I-VIII. Mahmûd'un i nezdindeki itibarım». putperf medeniyeti Ġse. Süleymaniye kütp. . kumaĢ gibi bir Ģeye nakĢedilmiĢ ola. Haz. Ġstanbul 1327. J ki gölgeli gölgeslzf cesed elbisesini ( deki fotoğraflar J der43. 50-52. I. 46. hem Ģiddetle tenkit < bulunan eve ı ola. resim ve suret elbise. ya cesed elbisesini giymiĢ riya veyahut tecessüm etmiĢ bir hevesdir (müstehcen dergilerdeki fotoğraflar gibi) ki. V. Ġstanbul 1241. Ebüssuud Efendi. Mahmûd zamanında olduğu gibi. Feild ' (27 Muh Ünver. put-perestliği yasakladığı gibi. Ġstanbul 1997. Son zamanlardaki sapmalar istisnalardır. istikameti konusunda bazı dedikodular mevcuttur. bu ve benzeri zayıf fetvalarla amel etmesinin büyük etkisi bulunmaktadır. verilen fetvadaki ve yapılan resmî yorumlardaki izahlar. "Sur Avrupa f Sultân S: Cemin k • »OSMANLI ¦ir olunan S konuyu I hale buta zararı jlm kapalı I olup ıılel-ıöak BĠLĠNMEYEN OSMANLI 97 bulunmayarak ve maalesef zamanın ġeyhülislâmı ve bazı âlimlerinden de fetva alınarak yapıldığı söylense de. Daha sonraları ise. 252-262. ta'abbüd manasını taĢıyacak saygı ve tazim kasdı bulunmayarak ver yapıldığı söylense ( hükümlerin yorum ı mıĢtır. eski san'at eserlerinin korunması ve hatıraların yâd edilmesi hikmetine dayanarak. sayı: 26 (27 Muharrem 1327). Bunun en acı misâli. Ali PaĢa'nın devlet adamlığında Ģüphe yok ise de. Ayntâbî Münîb Efendi. Ayasofya içindeki melek suretlerini muhafaza ettiğini ve sadece üstünü sıva ile kapladığını söylese de. Sırât-ı Müstakim. putperestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de yasaklamaktadır. beĢeri. Mahmûd vefat ettiğinde. Sıtkı Gülle. II. Fetâvâ. Fâtih Sultân Mehmed'in de. sn. V. A. sert sınırları geçen resimleri kabul etmemiĢlerdir. Ġslâmî hükümlerin yorum sınırlarını aĢmıĢ ve zaten dindar halk tarafından da çirkin karĢılanmıĢtır. Bunun en acıf bu Ģekilde tablo di'nin. bu surette girer". Fâtih I mudur vt ı bep olabülf s Çandarlı ı hizmetinde W müstakim kim Ģüphe yok ise dul " Elmalılı H Sıtkı Gülle. meseleyi yumuĢatmak için. TurĢucu-zâde bu fetvasını Ģu hadise dayandırmıĢtır: "Resim bulunan eve melekler girmez. Ressam NakĢî. vrk. Ahmed Lütfi. Osmanlı âlimleri. Çandarlı ailesinden 43 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır. Alfabetik Ġslâm Hukuku ve Fıkıh Istılahları Kâmûsu I-V. ilk Çandarlı olan Halil Hayreddin PaĢa'dan beri Osmanlı Devleti'nin hizmetinde bulunan Ģerefli bir ailedir. Siyer-i Kebir Tercümesi. bu surette glrtr^ II. ya taĢ h aline gelmiĢ bir zulüm (Lenin'in heykelleri gibi). 416. resimleri kendi güzelliklerinden sayıp Kur'ân'a karĢı çıkmaktadır. Ünver. II. sh. Avrupa medeniyeti ise. Son zarr gibi. Çandarlı Ali PaĢa dıĢında. V. Kanaatimize göre. dua ve resmi törenle aĢılmadığından fazla sıkıntı meydana getirmemiĢtir. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler. zulme. c. hem Anadolu'daki ve hem de Arap alemindeki Ġslâm hukukçuları tarafından Ģiddetle tenkit edilmesidir.

sh. Bunun efsane olduğunu söyleyenler.-. Françis ve Got'un beyanlarını da inkâr edememektedirler. Bu yüzden Fâtih Sultân Mehmed'in haklı olarak ona gücenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Âli. Belleten. sh. ĠA. UzunçarĢılı. Sözler Yayınevi. J. 193. 2162. vrk. Ġstanbul'un fetil | olmadığını ı inektedir? . Fâtih ve Fetih.. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". geçmiĢteki üç haçlı seferini bilen bir devlet adamı olarak ısrarla fethe karĢı çıkmıĢ ve muhasaranın kaldırılmaması halinde bütün Avrupa'nın asırlar boyunca Osmanlı düĢmanı olacağını iddia etmiĢtir. Erdoğan. 616-621.. MenĢe'iTahsili-Kadılığı. 47. Osmanlı Tarihi. Aydın. sayı 91(1959)..Hayatı ve Eserleri. Hatta bizim bir türlü inana-madığımız. Bâyezid zamanında da Vezir-i A'zamlığa kadar yükselemezlerdi. Sebeplerini Ģöylece sıralamak mümkündür: 1) Bilindiği gibi. Halil PaĢa. nakiller arasındadır45. -. .. sh.. Mehmed'i tahta geçirmesinden sonra tekrar PadiĢah olmasında rol oynayan devlet adamlarının baĢında Çandarlı Halil PaĢa gelmektedir. . c. 398-399. sh. Glück.! ve bu konuda dost dit konuda ayrıntılı bilgi ı meleri veya yanlıĢ ve Nitekim beraberindeki. II.. Osmanlı Tarihi. Fâtih. Ancak Zağanos PaĢa gibi Halil PaĢa'nın muhalifi olan devlet adamlarının devĢirme olması ve Fâtih devrinden sonra devĢirme devlet adamlarının Osmanlı Devleti'ne hâkim olması böyle bir dedikodunun ortaya çıkmasına sebep olmuĢtur. 355-380. bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas. Tarih. Ankara 1988.¦-.. "Kanunî Sultân Süleyman'ın Yeni Bir Portresi". Tarihçinin yakın tanıdığı Halil PaĢa'ya özel bir husumeti olduğunu düĢünmek mümkündür. Bazı iftiralar için bkz.. c. I. idamından sonra. sayı 145(1973).. Semavi. ama yerli ve yabancı tarihçilerden bazısının ifade ettikleri gibi.. UzunçarĢılı. sh. sh.-¦.. muhasaranın kalkması yolunda Bizans devlet adamlarıyla iĢbirliğine dahi gitmiĢtir ve hatta ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçilere göre rüĢvet bile almıĢtır. Bediüzzaman Said Nursi. 1-49. sh. Atasoy. Halil PaĢa'nın teĢvikiyle II.. 58-59 ve diğer yerler. Çandarlı ailesinin hem ilmiyeden gelmeleri ve hem de öz be öz Türk olmaları. sh.¦-. "Suret". Heinrich.. Süleyman Çelebi adındaki oğlu Kazaskerliğe ve bir diğer oğlu Ġbrahim Çelebi de Fâtih zamanında Edirne kadılığına ve II. 457477. Künh'ül-Ahbâr. UzunçarĢılı.. Belleten. Aksun. Murad'ın iki defa saltanattan çekilip oğlu II. Molla Güranî ve vezir Zağanos PaĢa ısrarla feth-i mübinin nasib olacağı ümidiyle Ġstanbul'un muhasara ve fethini teĢvik ederken. "16-18. . c. e XXXII. Böyle olsaydı. Mehmed. Mitler ve Gerçekler.. Ġsmail Hakkı. Halil PaĢa'nın Rumlara taraftar olduğu ve rüĢvet aldığı Ģeklindeki iddialar da.. 156/a. Ġbn-i Kemal. . Semavi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU biri de Fâtih zamanında Vezir-i A'zam olan torun Halil PaĢa'dır. bu idamı Fâtih'in bir hatası olarak kabul ederler44. sh. Yüzyıllarda Saray Sanatı ve Sanatçılarıyla Osmanlıların Avrupa Sanatları Bakımından Önemi. Es'ad Efendi.. sayı 127(1968). Ġstanbul 1949. Paul. sh. Halil PaĢa'nın Türk bir aileden gelmesinin veya benzeri iftiraların idamında rolü yoktur. sh. sayı 138(1971).„¦ Giustiniani'nin yaralanıp ( Fâtih'den dördüncü saf C sıyla birlikte Ulubatlı maiyyetindeki 30 askerle| Buarada önemli olan. nr.. I.. A... XXIII.. c. Nurhan. UzunçarĢılı. 1453'de Ġstanbul feth edildikten sonra önce zindana konulmuĢ ve 40 gün kadar sonra da idam edilmiĢtir. 568. Murad. Eyice. II. Wittek... sh.Kazaskerliği Vezirliği ve Kumandanlığı". ĠA. 90. gerçekten de kendilerinden sonra gelenlerin ulaĢamayacağı önemli özelliklerdi. Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karĢı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücum baĢlatmıĢlardır. 48. 213-215. c. Eyice. Ġstanbul 1333.. "Sultân Cem'in Portreleri Hakkında". Osmanlı Tarihi. 9-11. Çandarlı Vezir Ailesi.. 48-51. Cemil. Bazı tarihçiler. . "Tasvir". 145. II.. Ġstanbul'un fethinden sonra. II. . "Çandarlı (Cendereli) Kara Halil Hayreddin PaĢa. XXXV. defa Edirne'ye gelerek tekrar tahta geçmiĢtir.. sh. Belleten. sevmeyenleri tarafından abartılmıĢ ve Fâtih Sultân tarafından 1453'de idam edilmesine yol açmıĢtır. XXXVII. 32-38. 58-60. VVensink. VII. ĠĢte bütün bu sebepler bir araya gelince. Çandarlı Halil PaĢa Niçin Öldürüldü?. Ġsmail Hakkı. Belleten. Tevârih-i Âl-i Osman. 2) Ġstanbul'un fethi meĢveretinde AkĢemseddin. Solakzâde. sh.-. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir? Hayır değildir.. AkĢemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih'i teĢvik etmeleri üzerine. Önemle ifade edelim ki. Savunmanın temel direği olan Venedikli General 44 ÂĢıkpaĢa-zâde. Clot. 141-142. Defter. c. Sözler. 558-560.

V. Erdoğan. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Fâtih. 63-65. sh. 2720/14. toplam 2156 adımdır ve bu da yaklaĢık 3 mil kadar tutmaktadır. sh. 45 KemalpaĢazâde. Bölüm'dekl basit Ġddialar. Tarlh-i Sultân Mehmed Hân-ı Sânî. 52-55. 86 vd. sh. hem savaĢta hazır olan Bizans tarihçileri ve hem de Osmanlı tarihçileri ittifakla açıklamaktadırlar46. Burası Tophane önündeki sahilden baĢlayarak Boğazkesen'den geçiyor ve buradan güney batıya dönüp sırtları aĢarak Löbon Pastahanesi tarafına çıkıyor ve tepeyi aĢarak Perapalas yanından KasımpaĢa'ya yani Haliç sahiline çekiliyordu. sh. Nitekim beraberindeki 30 kiĢiden. Süleymaniye Kütp. I: Conqueror. 64/a. ġerafettin Turan neĢri. Osmanlı Tarihi. f tahta ında me'ye «ona lîağaGiustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketmesi. I. Türk-Bizans Tarihi. Aydın. sh. Buarada önemli olan. 487-488. 196. c. nr. . 48. Tarihçi Françes bu konuda ayrıntılı bilgi verdiği gibi. Yapılan ölçümlerde. Fâtih. atılan ok ve ateĢlerle. Aydın. UzunçarĢılı. Hazırlıklar tamamlandı. 299-303. Osmanlı Tarihi. Yılmaz. Süleymaniye Kütp. sh. 141-142. 479-482. Künh'ül-Ahbâr. ġehit Ali PaĢa. Kritobulos d'Imbros. Zira Halic'e gerilen zincir Hasköy ile Ayvansaray'da bulunan iki ordunun buluĢmasına mani teĢkil ediyordu. Princeton 1964. History of Mehmed the Conqueror. 52 vd. UzunçarĢılı. olayın yani bir Müslüman askerin sancağı surlara dikmesidir ve bu konuda dost düĢman bütün tarihçiler ittifak halindedirler. Tarih-i Feth-i Kostantınıyye. Ġstoria Turca-bizantina (Türk-Bizans Tarihi). Mitler»! uzatmamak 0tf HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 99 tu! feth mistir.: c. sh. c. güzergâhı ve karadan yürütülen gemilerin sayılarında farklı görüĢler bulunmaktadır. 1331. Ancak uzatmamak için bu kadarla yetiniyoruz. Müslüman askerleri heyecana getirmesi ve Fatih'den dördüncü saf Osmanlı askerinin de Topkapı surlarına tırmanması emrini almasıyla birlikte Ulubatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç bir asker veya subay.. Bucarest. Mitler ve Gerçekler. nr.. Tarih VII. 46 KemalpaĢazâde. Tophane'den dört yol ağzına 980 adım ve buradan TepebaĢı'na kadar 240 ve KasımpaĢa'ya kadar da 906 adım ki. c.Ġstanbul'un fethi s yerli ve yabancı kaynı yin Osmanlı kontrol etmiĢler ve j karĢı yapılan blrr lerde ormanlık < farklı görüĢler buluı Ġstanbul'un I görüldü. Mitler ve Gerçekler. Erdoğan. P 46 Kem Kritovulos. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir? IPaĠstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesi hadisesi. 271. Ducas. 21-22 Nisan gecesinde KasımpaĢa'ya kadar indirildi. sh. Önce gemilerin karadan çekileceği yer tesbit edildi. Bu olayın doğruluğunu. I. 9-11. I. 138-139. Ġsmini tam vermemeleri veya yanlıĢ vermeleri önemli değildir. sh. 1 Fetihname. 6. KarĢı görüĢ için bkz. sh. c. Önemli olan böyle bir olayın yaĢanmasıdır. Ahbâr. Aksun. hemen hemen yerli ve yabancı kaynakların ittifakı ile sabit bir olaydır. Fâtih. 66. 15. 47! Fetih. Osmanlı Tarihi. I. Dukas. * Ducas. Osmanlı Tarihi.-*¦¦¦ >¦¦¦ . Fâtih ve Fetih. TOEM Ġlavesi. c. I. Mahrûse-i Ġstanbul Fetihnamesi. Ancak sabaha karĢı yapılan bir harp planı olması hasebiyle ve de gemilerin geçirildiği bölgenin o günlerde ormanlık olması sebebiyle. vrk. vrk. Osmanlı bayrağını surlara dikmiĢlerdir. M. Tophane'den ayrılan 50 ila 70 adet arasındaki gemi. Aksun. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. c. Ġstanbul 1328. sh.. Solakzâde. Hazırlık 21-22 Nisan i vaĢta hazır olan i dırlar46. herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye zincirleri kontrol etmiĢler ve gördükleri manzara karĢısında hayrete düĢmüĢlerdir. sh. maiyyetindeki 30 askerle beraber. Âli. Ġstanbul'un fethedilmesi için bazı gemilerin Halic'e indirilmesinin zaruret olduğu görüldü. I. Clot. 18'inin Ģehid olduğu gelen nakiller arasındadır45. c. V. sh. Hemen hemen bütün kaynaklar burada zikredilebilir. n Kemalpasad* ġ Clot. M. II. sabahleyin Osmanlı gemilerini Haliç'te görünce. Zira Hal luĢmasına mani tefi I Burası Tophane ı güney batıya dönüpJ Perapalas yanındtıtj Tophane'den dört y Ģa'ya kadar da i maktadır. 4205. Hatta Bizans askerleri. 217/a. 253-254. 63-65. Fâtih. Kritovulos. Fâtih ve Fetih. 1958. KarĢı görüĢ için bkz. Clot. Dukas da olayı doğrulamaktadır. Tâcîzâde Ca'fer Çelebi.

Mesela. Peygamber'in övdüğü bir devlet adamına. Bir divan Ģairinin. Fâtih'in Ģiirlerinde geçen bazı tabirleri. Ģarab. hiç bir güvenilir kaynakta yeri yoktur ve Hz. Ġç oğlan ki çarpıtmalara öı Bir kısım meĢru mün. kendilerine göre yorumlan vardır. 3) Fâtih'in Ģiirlerindeki bazı ifadelere gelince. Ġstanbul'un fethinden dolayı gururları incinen bazı Batılı tarihçilerin. bu konuyu. Bu yayınlara karĢı söylenmesi gerekenler Ģunlardır: 1) Elimizde mevcut olan Osmanlı tarihlerinin hiç birinde ve buna ilaveten Bizans tarihçilerinin hiç bir eserinde. kadı ta'zir ura. Ancak Fâtih'in Avnî mahlasıyla Ģiirler yazdığı doğrudur ve o Ģiirlerde kadından ve Ģaraptan da bahsetmiĢtir. Topkapı ray'da çalıĢan it baĢkanlığı personelin* kullanılır. biraz sonra değerli bir divan edebiyatçımızın değerlendirmelerinden iktibasda bulunacağımız satırlarda görüleceği gibi. bunların uygulama örnekleri olan Ģer'iye sicilleri ve en önemlisi de Fâtih'in tasdikinden geçerek yürürlüğe giren Fâtih Kanunnâmesindeki hükümler. tç oğlan kavramı! ve oğlancı olı bile bu konuda ı tarihçilerinin meselenin aılı WI Batılı bir kısım I PadiĢahlarının gayr-ı leri tarafından uzun Ġçoğlan. Türk veya Ģehirlü olsa. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir. Divan Ģiirinin manzumeleri içinde özellikle gazel tarzının konulan daima bellidir: tabî'at. Yani. Merak inceleyebilirler. 500 yıl boyunca. belli çevrelerin kasıtlı yayınları olarak değerlendirilmelidir. ir delile Ġr. içki içenleri cezalandırdığını anlatmaktadır. gazelinde bu tabirleri kullanacaktır. Bu . içki içenlere uygulanacak ta'zîr cezalarını düzenleyen Fâtih'e ait bir kanun hükmü aynen Ģöyledir: "ıs. ġimdi iddia al lim'in kızı Fatma ledilen cimrin da bun.100 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 49. Yıldırım Bâyezid ile ilgili iddialara cevap verirken ö -zetledik. bir gün lâle-zâr elden gider Çü erer fasl-ı hazân bâğ u bahar elden gider. Allah. Ancak bunların divan edebiyatında kendine mahsus manaları vardır. özellikle Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı Osmanlı Devleti'nin yarı resmî kanun kitabı. Sadece ve sadece. Peygamberi ve onun dostlarıdır. Bu konuda neler söylenebilir? Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi. AĢk ve sevgiliden kasıt. Ġddia sampie-Ģahların v> olan erkek ¦ zihinleri iyice M iddiasına ce. bu Ģiirlere bakarak Fâtih'e böyle bir iftirada bulunmamıĢtır. Onun Ģarafc sinde demlenmekted> 50. Fâtih'in içki içtiğine dair yazılı belge sayılabilecek bir bilgi bulunmamaktadır. kadın ve benzeri tabirler. Ġki ağaca bir akçe cürm alına". açıkça içkiyi yasaklamakta ve bu suçu iĢleyene uygulanacak cezaları düzenlemektedir. durduklarını ve dahi örttürdükl nı utanmadan Meme: saçmadır. bu manada iftira ve isnâdları hiç bir delile dayanmadan yapmak ise. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. Fâtih'in içki içtiğini değil. Divan edebiyatını bilenlerin hiçbiri. Ģiirinde Ģarabdan bahsetmesi san'atın ve zarafetin gereğidir ve manası da bizim bildiğimiz içki değildir.r -ı Ziyar ' lOSMANLI h iddia ren o-Ġve Hz. Ģöylece özetlemek mümkündür: Fetih kutlamalarına rastlayan günlerde. bir kiĢi içki içse. aĢk. Bir ġeyhülislâm mesela ġeyhülislâm Yahya Efendi de gazel yazacaksa. Mesela. Fâtih'in Ģiirlerinden yola çıkarak. elbette ki Ģiirini bu mazmunlar üzerinde kuracaktır. 2) Elimizdeki Fâtih dönemine dair Ġslâm Hukuku kaynakları. hadd cezası uygulanması için gerekli-Ģartları oluĢmadığı zamanlarda. Ancak bu tabirler. onu ayyaĢ gösterme gayretinde olanlar vardır. Eğer biregû hamr içse. Fâtih'le alakalı iddiaların ise. divan edebiyatımızdaki mecaz ve istiare gibi kurallar çerçevesinde söylenmiĢtir ve bunların özel manaları mevcuttur.. ĠĢte gazel yazacak kadar divan Ģiirine vâkıf olan Fâtih. Kısaca elimizdeki bütün arĢiv vesikaları. #i diyecektir. Sâkıyâ mey sun ki. Fâtih yazdığı gaz< mecazî mana ve ma/' özürlü insanların bu * edemezdi. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa.

Bu konudaki çarpıtmalar için bkz. 193 vd. Çünkü oğlan teni sıcaktır. Mustafa. Bir kısım yazarlar. 50. Osmanlı Hareminde bütün çarpık iliĢkilerin yanında PadiĢahların ve Enderûn halkının erkeklerle ve hem de iç oğlan denilen Saray Hizmetlisi olan erkeklerle çarpık iliĢkileri vardı. Cinsel. Ġçoğlan. diğer çarpıtmaların da bunlar gibi olduğunu okuyucuya anlatmak istiyoruz: . sh. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir. Fâtih ve Fetih. Hacı BektaĢ Veli'nin ve Hacı Bayram Veli'nin kâsesinde demlenmektedir ve ilahî aĢkın mest eden Ģarâbıdır47. Ġstanbul 1944. bir gün gelip de bir takım araĢtırma ve ilim özürlü insanların bu kelimelere gayr-i meĢru manaları yükleyeceklerini tahmin dahi edemezdi. Ankara 1946: Saffet Sıdkı. bir kısım Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru' iliĢkiler içine girdiklerini iddia etmiĢler ve Osmanlı Tarihçileri tarafından uzun uzadıya incelenen iç oğlan meselesini dillerine dolamıĢlardır. Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. 8-10. 99-114. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa . Ġddialarını isbat için getirdikleri önemli bir delil Ģu: Ziyar Oğullarından Emîr Keykavus tarafından 475/1082 tarihinde oğlu için Nasi47 Namık Kemal. Onun Ģarabı Mevlânâ'nın. IV. Fâtih yazdığı gazellerde kullandığı Ģarab ve benzeri kelimelere.ĠSĠzans |: bilgi mızın |Siirle-itarihm KaItaıun ana^ Eğer Isça Hım BĠLĠNMEYEN OSMANLI 101 diyecektir. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. sayı 40 (1997). ince remizler ve mecazî mana ve mazmunlar yüklerken. Tarih ve Medeniyet Dergisi. Merak edenler. Kemal Edip. Ġç oğlan kelimesini rezil hallere yorumlayanlara.Ġddia sahiplerine göre. biz tasvir yerine bunların iddiasına cevap vermek istiyoruz. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapu Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. ġimdi iddia sahiplerinin delil olmak üzere Kâbusnâme'den ve Yavuz Sultân Se-lim'in kızı Fatma Sultân'a ait kocası Mustafa PaĢa'd an yakındığı bir mektuptan nakledilen cümleleri ve bunları nasıl çarpıttıklarını gözler önüne sererek. burada kısaca cevap vermek ve çarpıtmalara örnek olarak okuyucuların da nazarlarına takdim etmek icabedecektir. Ayrıca Kâbûsnâme ile ilgili iddialar da bunun gibi saçmadır. Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. "Bâtılı tasvir. Fâtih Divanı. bazı Osmanlı PadiĢahlarının ise tamamen erkek düĢkünü olduklarını utanmadan kaleme almaktadırlar. safi zihinleri iyice tadlîl edeceğinden yani sapıtacağından". Murad bunlardan biriydi. PadiĢahların Enderun denilen Ġç Saray'da kendileriyle gayr-i meĢru münâsebette bulundukları iç oğlanları denilen genç ve güzel delikanlıları bulundurduklarını ve hatta bunları baĢkalarından kıskandıklarından dolayı bazılarının yüzlerini dahi örttürdüklerini. Ankara 1989. Bu meselenin aslı ve esası nedir? Batılı bir kısım tarihçiler ve günümüzdeki bazı kitap yazarları. "Osmanlı Hanedanının ġairliği ve Fâtih". Aydın. Osmanlı PadiĢahları tarafından da benimsenen bu Kitap'taki öğütlerden kadınlarla cinsî münâsebetle ilgili olanlarından birisi Ģudur: "ve yaz olunca avretlere meylet. neĢreden: Ġskender Pala. Mitler ve Gerçekler. sh. 102 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU hat-nâme tarzında telif edilen Kâbûs-nâme adlı bir kitabdan alınan bir iftiradır. enderûn personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. Erdoğan. sağlık ve esenlik içinde olasın. Ġsen. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. Evrâk-ı PeriĢan (Namık Kemal'in Tarihi Biyografileri). kıĢın oğlanlara ki. Fâtih'in ġiirleri. Ġddiaya göre.

filolojik I tarihi ve Ġ slâmiyet! I de bulunmamaktadır. Dirliğim yoktur. bazı Osmanlı PadiĢahlarının yazları kadınlarla ve kıĢları da erkeklerle beraber oldukları nakledilmektedir. bugün kullanılan manadan önemli derecede farklıdır. Zira XIV. dedikodulara önemi yatının Ġç Yüzü adlıl dir. Murad zamanında Mercimek Ahmed tarafından yapılan tercüme olduğunu ve o zamanki ifadeler kullanıldığını kendileri de kabul etmektedirler. Buna delil çok ise de. uğurlamak manası anlaĢılmalıdır. Kur'ân. Yani kelimeler farklı zamanlarda farklı manalarda kullanılmaktadır. Bilindiği gibi. yine erkek olsun kız olsun "genç" demektir. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. kıĢın ssağlı-3 göre. yüzyıla ait olduğunu kendileri de kabul etmektedirler. Ancak bu mektubun XV. sizden evvelki insanların iĢlemediği bir fuhĢu ve büyük günahı mı iĢliyeceksiniz? Çünkü siz. cins ayırt etmeksizin "çocuk". ġimdi gelelim meselenin izahına: Önce bir konunun izahı gerekiyor: Kur'ân'dan nakledilen âyet. ve XV. yazılij teni soğuktur. Ve avret teni soğuktur. Erzurumlular. asır Türkçe metinlerde oğlan kelimesinin manası. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". ejjeri ve XV.! rak. herhalde bundan. bundan sonraki devirlerde söz konusudur. . erkeklerle i olmamak t Fatma i ğini yazı beni biri dan alur. Murad olmak üzere. Temel kaynaklardan anladığımıza göre. V Yani I da genç kadın sıcaktır. Lut'un bu sözlerinden sonra kavminin kendisini memleketten çıkarmak üzere harekete geçtiklerini ve ancak Yüce Allah'ın böylesine aĢırılığa giderek livâta suçunu iĢleyen Lut Kavmini Ģiddetli bir azapla azaplandırdığını beyân buyurmaktadır. Gelelim ikinci hususa. lügatlerden anlıyoruz.zarar verir. Gerçekten de siz aĢırılıklar ve günahlar içine giren bir milletsiniz". baĢta IV. Hz.Iddia-ıtaı katet. beni bir kelb (köpek) hesabına saymaz. sana nasıl yardımcı olabilirim manasına olduğu açıktır. Bu giriĢten s anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. bile koyrc olduğunu Ġl ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 103 r. Nakledilen âyet meali ile konunun hiç bir münâsebet ve alakası olmadığı açıkça görülmektedir. Fatma Sultân'ın bir mektubundan aldıkları Ģu cümleyle iddialarını isbât etmeye kalkıĢırlar. Bu arada Ģunu da ifade edelim ki. bu iĢin Osmanlı damadlarına kadar uzandığını ve hatta Yavuz'un kızı Fatma Sultân'ın bu yüzden ilk kocası Antalya Sancak Beği Mustafa PaĢa'dan Ģikâyet ettiğini iddia etmektedirler. âyetleri vermesi çok manidardır. konuyla ilgili çarpıtmaların baĢına bir yazarın "Çünkü siz kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız" mealindeki ayeti koyması ve d ipnotta da 8084. yüzyıl yani Fâtih'in babası II. Ġddiacılara göre. Bu kelimenin sırf erkek cinsini karĢılamaya baĢlaması. Osmanlı beylerinin erkekler ile iliĢki kurduklarını isbat etmektedir. misafiri kaldırıp yola çarpmak değil. Ayrıca Ģu cümle <St 1 südün emzireler. her zamanın bir lehçesi ve konuĢma ağzı vardır. Hz. Do. ĠĢte hem Kâbusname'de ve hem de Fatma Sultân'ın Mektubunda geçen oğlan kelimesinin de manası çarpıtılmaktadır. Kâbûsnâme'nin XIV. bu asırlar da "oğlan" kelimesinin iki temel manası vardır: "oğlan" kelimesinin birinci manası. Cümle Ģudur: "Benim Devietlü Sultân Babam. Tamamı Ģöyledir: "siz. Ġddiacılara göre. kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız. erden kaçmu t çokluğu Ġle fahrlanurun kaçmayan hanımlar Tesbitlerimizi tey Yüz Hadis Tercümesini) bası II. asırlarda ı için kullanılmaktadır^ karĢılığı bulunan < genç demektir. Azeriler. bu Cümleler. bunun manası da senin kölen olayım değil. Murad zaır üzere. "Misafiri yola vurmak" tabirini kullanırlar. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Daha da ileri giderek. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur". "Kulluğun edeyim" demektedirler. en| Kâbûsnâme'nin Türkçü sindeki Ģu ifadedir: "I avretler ile kim. O asırda oğlan kelimenin manasının genç kız ve erkek demek olduğunu ise. Lut'un livâta günahını iĢleyen kendi milletine söylediği bir sözün parçasıdır. t Her konuda âyet ve* rek evladına Kâbûsnâme'nin i Kötüsü) hakkın birden fazla I yaz olıcak avn yazın iki ısı kurudur. ikinci manası ise.

DoğuĢtan gençlik dönemine kadarki safha". Ancak söz konusu mektubun manasını anlamıyanlar. Bu giriĢten sonra Kâbûsnâme'deki ve Fatma Sultân mektubundaki ifadeler daha iyi anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme.vâta > "Siz. Ancak kelime oyunlarıyla tarihi ve Ġslâmiyeti kötülemek istiyenlere. oğlan doğurgan ola. filolojik kaynaklar da bu dediklerimizi doğrulamaktadır. yüzyılda yani Kâbusnâme'nin Türkçe'ye tercüme edildiği asırda kaleme alınan Yüz Hadis Tercüme-sindeki Ģu ifadedir: "Bu kez Resul Hazreti cevâb verdi. asırlarda oğlan tabiri genç kız ve erkekler için ve avrat tabiri ise yaĢlı kadınlar için kullanılmaktadır . Sultânlar ile evli iken baĢka kadınlar ile evlenmeleri dahi fiilen yasaklanmıĢtır. Erzurum'lu Mustafa Darir'in XIV. Zira ki. Vesselam". Çünkü genç kadının teni sıcaktır. kocasının. Çocuk ve genç demektir. ilimden ve dilden haberdar olmamak demektir. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". Ve genç olmayan kadının teni soğuktur. Nitekim Kâbusnâme'nin asıl dili olan Farsça'daki oğlan kelimesinin karĢılığı bulunan gulam kelimesinin de manası böyle zikredilmiĢtir: "Gulâm. Yani birden fazla kadınların olması halinde. Ayrıca Ģu cümle de bu konuda açıktır: "Eğer oğlan kızsa. Her konuda âyet ve hadislerle veya eski devlet büyüklerinin ahlakî esaslarıyla süsleyerek evladına nasihatta bulunan bir devlet adamının nasihatları durumundadır. «Sil. Uluçay gibi bir araĢtırmacının da aynı dedikodulara önem vermesidir ve hatta Harem II Kitabında yalanladığını Harem Hayatının Ġç Yüzü adlı eserde doğrulama veya sadece nakilde bulunma yoluna girmesidir. ta ki. ĠĢte Kâbusnâme'nin 15. Yani "çocuk doğuran ve erkeğinden kaçmayan hanımlarla evlenin". yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa zarar verir. taklar ini Buna delil çok ise de. kız doğurmuĢ avrat südün emzireler. bir kısım ifadeleri kendilerine göre yorumlamaya kalkıĢmıĢlardır48. Bu cümlelerle kendisini bir köpek yerine bile koymadığını. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. yazın iki ıssı bir yere gelse teni azıdur ve avret teni sovuktur. Konuyu Sultânların evlenmeleri bahsinde ele alacağız. biraz evvel de belirttiğimiz gibi. Dirliğim yoktur. ve XV. "Evienün Ģunun bigi avretler ile kim. buyurdı kim. Kâbus-nâme'yi tercüme eden mütercim ile Yüz Hadis Tercümesini yapan mütercimin aynı asırda yani Fâtih Sultân Mehmed'in babası II. Bu iddiaları ileri süren yazarlar da biliyor ki. ben ümmetimin çokluğu ile fahrlanurum yarın kıyamet gününde". beni bir kelb (Köpek) hesabına saymaz. eğer er ise er oğlan doğurmuĢ avrat südün emzireler". bırakınız bir Osmanlı damadının çarpık iliĢki kurmasını. O halde XIV. oğlan teni ıssıdur. bir Nasihat-nâme mahiyetindedir. Bir kiĢiye düĢtüm ki. sağlık ve esenlik içinde olasın.! kıĢları ĠFâloMyğupzann fc. elbette ki diyebileceğimiz fazla bir Ģey yine de bulunmamaktadır. Fatma Sultân da. anasından babasından zorla câriye diye aldığı genç kadınlarla beraber olduğunu babası olan Osmanlı PadiĢahına Ģikâyet etmektedir. Bizi asıl üzen husus ise. Genç cariyeler ile beraber 104 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI olmak demek olan "iĢi gücü oğlanlar derdinde olmak" manası nerede? Erkeklerle beraber olmak manası nerede?. "Benim Devletlü Sultân Babam. ahlakî bir konu olan Karı-Koca Münâsebeti (Cimâ'ın Ġyisi ve Kötüsü) hakkındaki tavsiyeleri ihtiva eylemektedir. erden kaçmaz ola. ten-dürüst olasın. . yazın kısmen yaĢlı kadınlarla ve kıĢın da genç kadınlarla beraber ol ki. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur. birden fazla hanımı bulunan ve cariyeleri de var olan oğluna yaptığı Ģu tavsiyedir: "ve yaz olıcak avretlere meylet ve kıĢın oğlanlara. erkeklerle beraber olmayı tavsiye manasını çıkarmak. Murad zamanında yaĢamıĢ olmalarıdır. ümmetim çok ola kim. Kitabı. Zaten Tarama Sözlüğü baĢta olmak üzere. ġimdi bu manayı çarpıtarak. Buradaki tavsiyelerden biri de. genç cariyelerle beraber olup kendisine iltifat etmediğini yazmaktadır. kıĢın iki sovuk bir yere gelse teni kurudur. Tesbitlerimizi teyid eden bir husus da. en güzel delil.

ayağının. Ali Emirî. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Ayrıca burada istihdam edilecek devĢirmeler. Duman. iç oğlan kelimesini tarif etmek gerekmektedir. I memek mümkün ( 4 Gerçek Has| personel me tarafından genlf ka-ı Sa'âdetvet de Hırka-ı Sa'ft larla donatr görmek yani i Özellikle I Erico'nun meĢinden dolayı i dir ve hiç biri Bütün bu t ların durumunu I Mustafa / lerle ilgili ve bunun ı ve hatta! yazar. Belki Enderun denilen Ġç Saray'da istihdam edilmek üzere seçilen devĢirmelere de denmektedir. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız? Evvelâ. aslında bunlara iç oğlanı dense de. Nitekim buradan yetiĢen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıĢtır. sn. Ġçoğlanı. 80-84. Türk Dil Kurumu Yay. Belki Ġç Saray yani Osmanlı Devleti'nin en geniĢ sınırlara ulaĢtığı dönemlerde toprak alanı 24 milyon km2yi bulan bu muhteĢem devletin Devlet BaĢkanlığı sarayı demek olan bu mahalde çalıĢacak personel dikkatle seçilmeliydi. 112-113. 345. 167 vd. Ġbrahim PaĢa ve Edirne Saraylarında yetiĢtirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devĢirmeler olarak tarif edilmektedir. 1287/1. 737. Oğlan kelimesi Ġle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Musa. Yüz Hadis Tercümesi. (neĢr. vrk. ĠĢte bütün bu özelliklere sahip devĢirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de Ġlm-i Sîmâ veya Ġlm-i Kıyafet denilen bir ilim dalı vardı. ı kızı Ġle] BĠLĠNMEYEN OSMANLI îtis trle beraın çarpık syasak-ı konusu ulamaya H kısaca i denilen I Osmanlı Ismanla n Saray Kvardır. O halde iç oğlanı. Türkiyat Mecmuası. 2923-2926. Yani Enderun aynı zamanda devlet adamı yetiĢtiren bir fakülte durumundadır. Gerçekten Ġç Saray'da çalıĢacak personel. Ancak bu Padl} serî bir hükmün I vardır: "Gençbirli zira nefis Ġnsanı I Bu tür gençler* ı Osmanlı PadiĢahĠ! ile örtmelerini < bu hassasiyet ı mamen ı Dördüncü ı hizmetleri görnr Has Oda. eli ayağı düzgün olmalı. bazı yabancı seyyahların ve bir kısım Ġslâm düĢmanı tarihçilerin anlattıkları gibi. sır tutmalı. nr.. PadiĢah e sakınmak için çok < lir. III. Emir Keykavus. Haydarabad 1934. Âlî. III. vrk. V. Ferheng-i Nizâm. Tarama Sözlüğü. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. Oğlan kelimesi. 24/B-25/A. Bugün bile baĢbakanlık ile cumhurbaĢkanlığı KöĢkünde çalıĢan personel ile normal bir devlet dairesinde çalıĢan personelin aynı özelliklere sahip olmadığını. Enderun Mektebinde yetiĢmektedirler. Millet Kütüphanesi. nr. Ġç oğlan denmesi. Padlf mekân değildir. PadiĢahların gayr-i meĢru arzularını tatmin için değildir. toplumdaki ı toplumu1 rın PadiĢ lere ayın ğunu. bir terimdir. ĠĢte Enderun 48 Kur'ân. ġer'iye Bölümü. bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. gözünün ve kulağının özelliklerine göre. sh. sh. Ahmed. Enderun denilen Ġç Saray'da çalıĢan özenle ve dikkatle seçilmiĢ saray görevlilerine denmektedir. c. bunları Saraydakilerden ayırmak için Sadi adı verilmektedir. Galata. Topkapı. Enderun yani Ġç Saray'da çalıĢmak üzere yetiĢtirilen Ġç Oğlanlarının yakıĢıklı olması. Aga Seyyld Muhammed Ali. Ankara 1997. Âyet. sayı XX. aslında bu iftiraları kitaplarına alanlar da bilirler. sh. Ġç Saray'da istihdam edilmelerinden kaynaklanmaktadır. 336 vd... Tarama Bözlüğü I-VIII. c. O zaman. A'râf. Elinin. illa da kötü niyetle seçilmiĢ genç çocuk manasına gelmez. 2923-2926. c. Hazâin'üs-Sa'âdât. Ġkinci olarak. Mustafa Darir bin Yusuf. Mehmed ġeker). Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır. Kâbûs-nâme. sh. denilen Ġç Saray'd«| seçilmekteydi. pıdı ve15 genç t üzere ¦ûn o bir k çok . Osmanlı tarihinde. EĢref bin Mehmed. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. ı kadın personel ayrıntılı olarak an Üçüncü Ola bebiyle. yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı.51. 365. V. Mevâld'ün-Nefâls Fî Kavâ'id'il-Mecâlis. 557. 10/B.

Osmanlı devlet adamlarını ve hatta ġeyhülislâm ve kazaskerlerini bile. bu tür iddiaları. Büyük Osmanlı Tarihçisi Âlî. Bunlar. değiĢik hizmetleri görmektedirler. bu baĢlığı okudukdan sonra. Ġslâm Hukukuna göre. Biraz sonra Has Oda'nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titrememek mümkün değildir. bu ahlaksızlıkların PadiĢahlara ve âlimlere de isnad edilmesidir. Gerçekten Ġslâm hukukunda bir hüküm vardır: "Genç bir hoca veya terbiyeci. bu konuda uzman olan kiĢilerce seçilmekteydi. bu rezillere ayırdığı kısa bahiste. burada bugünkü gibi kadın personel çalıĢtırılmamasındandır. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği. Gılmân veya Ġç oğlan denilmesinin bir sebebi de. erkek ve kadın hizmetkârlar ve cariyelerle ilgili verdiği bilgileri ve özellikle de genç kız ve erkek manasında kullanılan gulâm ve bunun çoğulu olan gılmân k elimesini dillerine dolayarak. Osmanlı toplumunda tümüyle bu ahlaksızlıklar yok idi denilemez. zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir. hizmetkârlar hakkında bilgi verdikten sonra. Gelibolulu Mustafa Âlî'nin tıpkı Kâbusnâme'de olduğu gibi. Has Oda. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere. fazla yalnız kalmasın. Bunlar doğru mudur? Hemen Ģunu ifade edelim ki. Kur'ân'ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dıĢı yorumlara gitmek nerede? Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar. bil-fiil harp . Ġstanbul'u fethetmesinden dolayı duydukları kızgınlığın yalancı bir sonucu olmaktan öteye gitmemektedir ve hiç bir delile dayanmamaktadır. Bunu. tozunu almak. toplumdaki grupları sayarken gayet açık beyan eylemektedir. tıpkı Kabusnâmenin yaptığı gibi. Zira Fâtih Sultân Mehmed. Halbuki aynı yazar. Üçüncü Olarak. Kur'ân-ı Kerim okumak. meyhanelere ayrılan bir bölüm de vardır. Bizans tarihçilerinden bazılarının. Özellikle Fâtih Sultân Mehmed ile alakalı olarak Notaras'ın ve Franzes'in oğlu ve Erico'nun kızı ile ilgili isnatlar ise. bizzat fethe katılan Bizans tarihçileri bile söylemeye cesaret edememiĢtir. Enderun odalarının birincisi ve en itibarlısı olup Fâtih tarafından personel mevcudu otuz kiĢi olmak üzere kurulmuĢtur. Osmanlı Devleti'nde herkes meyhaneye giderdi mi diyeceğiz?49. Ġç Saray'da çalıĢan iç oğlanları yakıĢıklı gençlerden oluĢması sebebiyle. Hatta bu tür gençler. Osmanlı'da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlattık. bu konudaki Ģer'î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir. yüzlerine peçe bile örtebilirler. KarĢı çıkılan. Gerçek Has Oda. hâlâ Ġslamcı Gay'ler diye haber yapanların durumunu ilimden anlayanlar daha iyi takdir edebileceklerdir. bazı Osmanlı PadiĢahları uymuĢlar ve bir kısım Ġç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmiĢlerdir. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir. Ancak bu PadiĢahın onları baĢkalarından kıskanmalarından dolayı değil. PadiĢaha ait hizmetleri görmek yani Saray içinde PadiĢahın hususî personeli olmaktır. Has Oda'da Hır-ka-ı Sa'âdet ve diğer mukaddes emânetler bulunmaktadır. Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme. PadiĢahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meĢru hayat yaĢadığı bir mekân değildir. Acaba böyle bir bölümde gayr-i müslimlerin meyhaneleri anlatıldığı ortada olduğu halde. nefislerine mağlup olan 106 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtÜWF-'" 'i* reziller grubunu teĢkil ettiğini. PadiĢah açısından değil. lezbiyenlerin ve homoseksüellerin de bunlar gibi reziller grubunda yer aldığını. tamamen Ġslâm Hukukunun hükümleri çerçevesinde yapmıĢtır. genç ve bıyığı bitmemiĢ çocuklarla. Aynı eserde. ġimdi soruyoruz. Daha sonra diğer PadiĢahlar tarafından geniĢletilmiĢtir. gay tabir edilen cinsî sapıkların dinimize göre suçlular olduğunu. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u küıç gücüyle aldığı. kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meĢru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir. Ġstanbul'un fethini de ve diğer fetihlerini de. Has Odalıların asıl vazifeleri de Hırka-ı Sa'âdet Dâiresini süpürmek. Bu hizmetlerden biri de Has Oda'nın hizmetlerini görmektir. Zaten. Bütün bu bilimsel açıklamalara rağmen. haram helal demeden kadınlarla beraber olanların ise. mübarek gecelerde güzel kokularla donatmak ve gül suyu serpmek. toplumdaki ahlaksızlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunmaktadır. mevt.1 52. Harem'de değil Enderun'da yer almaktadır.denilen Ġç Saray'da çalıĢacak iç oğlan denilen personel. Bu tür gençlere Ģâbb-ı emred denilir". gay'likle itham etmektedirler.

Ġstanbul çapında tatbik edilseydi. fikri ve malı ile savaĢa katılırsa. sakat ve müzminleri. 49 vd. III. EĢref bin Mehmed. Altındal. 80-84. 128-129. Ali Kemal Meram. Mercimek Ahmed (II. Yüz Hadis Tercümesi. Osmanlı Devleti'nin Ģanlı ġeyhülislâmı Ebüssuud Efendi. 31. Ġstanbul 1959. 159. ölülerin baĢı ve uzuvları kesilemez ve katliam yapılamaz. Ġslâm ordularına düĢmanın Ģahıs ve mallarına karĢı bazı fiillerin icrası. 112-113. Çevresindeki din âlimlerine danıĢan Fâtih Sultân Mehmed. Türk Dil Kurumu Yay. Zaten zaferler. muharip sınıfına girmeyen kadınları. A'râf. Günümüze kadar yaĢayan kilise ve havraların gerçek sırrının. tamamen savaĢ yoluyla feth olunmuĢtur. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. isterse. 167 vd. verdiği bir fetvada vuzuha kavuĢturmaktadır. Kerâhiyye ve Ġstihsân Bahsi. ı sonra. vrk.. Ankara 1997. tere. bu esaslara harfiyyen uymalarıdır. Papaz ve hahamlar heyeti. Kâbûs-nâme. Uluçay. sh. nr. Bu hüküm. Zina ve gayr-i meĢru münasebetler yasaktır. 345. Aga Seyyid Muhammed Ali. 2923-2926. Ġslamcı Gay'ler baĢlıklı haber. Ancak bunlardan biri bedeni. Ġstanbul'u ve içindekileri yaktı yıktı gibi isnâdlarda bulunmak. sh. sh. öldü-rülebilirler. ġer'iye Bölümü. c. V. Ġbn-i Âbidin. Erdoğan.. c. Millet Kütüphanesi. UzunçarĢılı. bu isteklerini geri çevirmemiĢ ve camiye çevrilenlerin dıĢında kalan kilise ve havralara. sh. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. hakkı olduğu halde müdahale etmemiĢtir. VI. Kapukulu Ocakları. sadece delilsiz konuĢmanın kötü örneklerini teĢkil eder. 2923-2926. vrk. dilerse Ġstanbul'da hiçbir kilise ve havra bırakmayacağını bu durumun devletler hukukundan doğan bir hakkı olduğunu Fâtih'e ifade ederler. Mehmed ġeker). Ankara 1974. hastaları. Ġstanbul'daki bütün kilise ve havraların yıkılması gerekirdi.halinde bile. ancak yenilerinin inĢasına da müsaade edilmez. Bu fetvanın aslı aynen Ģöyledir: . Emir Keykavus. durum tam tersinedir. küçükleri. 1287/1. Hazâin'üs-Sa'âdât. Osmanlı Tarih Lügati. Âyet. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. Türkiyat Mecmuası. Duman. Bu konudaki çarpıtmaların en çirkin olanları Ġçin bkz. PadiĢah Anaları. Ecdadımızı zaferden zafere koĢturan en önemli sebeplerden biri. savaĢla ilgisi olmayan esnaf ve tüccarlar öldürülmez. sh. Rehineler öldürülemez. Bu hükümleri. Reddu'l-Muhtâr. Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının Ġç Yüzü. sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitaba ait ma'bedlere asla dokunulmaz. sh. 10/B. Daha baĢka yasaklar da bulunmakla beraber. Mustafa Darir bin Yusuf. Yasak fiilleri kısaca sayalım: Zulüm ve iĢkence ile öldürmek. Aydın. Verilen söze veya muahedeye aykırı hareket yasaktır. baĢka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. (neĢr. 336 vd. Ġnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi (müsle) de yasaktır. V. Sertoğlu. 49 Kur'ân. Mitler ve Gerçekler. 382. Ferheng-i Nizâm. BaĢta baba olmak üzere yakın akraba. ancak kendisine. sh. Tarama Bözlüğü I-VIII. 737. Fâtih'in din ve vicdan hürriyeti anlayıĢı oluğunu. nr. sh. c. Ahmed. SavaĢ yoluyla fethedilen topraklarda ise. Bu hükümleri resmi kanun hükümleri olarak kabul ve tatbik eden bir devlet adamına. SavaĢ zarureti bulunmadan ziraî mahsuller. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Tarama Sözlüğü. Âlî. bu esaslara uymaları ile doğru orantılıdır. Ġstanbul 1993. I -II. NeĢre hazırlayan: Orhan Saik Gökyay. Ayasofya'yı cami haline getirdikten sonra. sahiplerine hizmet için gelmiĢ köleleri. Gelelim Ġstanbul'un fethinin hangi yolla olduğuna ve Ayasofya meselesine. Fâtih ve Fetih. ĠĢte Ġstanbul. c. 24/B-25/A. c. 163-165. orman ve ağaçlar yakılmaz. KrĢ. papaz ve hahamlardan oluĢan bir heyeti huzurunda kabul eder. akıl hastalarını ve dünyadan el etek çekmiĢ din adamlarını öldürmek yasaktır. muhtelif yerler. sh. Meral. ġubat 1999. Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in kitabından naklediyoruz. yasaklanmıĢtır.. sayı XX. Yani Ġslâm hükümdarı. yaĢlıları. Osmanlıda Harem. Aktüel. Ayasofya'nın ve benzeri bazı kiliselerin camiye çevriliĢinin meĢruiyet sebebi zikredilen hükümdür. 37-40. Murad'ın emriyle). 557. 365. Ali Emirî. Oğlan kelimesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Ġstanbul'u savaĢla fethettiğini. Musa. Mevâld'ün-Nefâis Fi Kavâ'id'il-Mecâlis. biz bu kadarıyla iktifa ediyoruz. III. kendilerine ve ma'bedlerine karĢı Ġstanbul'un sulh yolu ile fethetmiĢ gibi kabul etmesini ve geç de olsa toplu halde huzuruna geliĢlerini bu mânâya vesile saymasını ısrarla talep etmiĢlerdir. r rakip BĠLĠNMEYEN OSMANLI 107 Ġslâm devletler hukukunun hükümlerine göre. Haydarabad 1934. Ġstanbul'u Allah'ın yardımı ve kılıcının kuvvetiyle fetheden Fâtih Sultân Mehmed.

PadiĢah huzurunda bu meseleyi tartıĢmak üzere bir zemin hazırlamıĢtır. Ġslâm Hukukunun kuralları gereği. Buna ayrıntılı cevap vermek 108 BĠLĠNMEYEN OSMANLI yerine. Ġstanbul'da da tatbik olunmuĢtur. Hurufîliğin Anadolu'da yayılmasına sebep Azerî Ģâiri Ġmâdüddin Nesîmî (ö. Osmanlı Devleti'nin gerçek mânâda din ve vicdan hürriyetini göstermiyor mu? Edirnekapı Caddesinin son kısmında yer alan Mihrimah Sultân Camii'-nin hemen karĢısında bir Rum kilisesinin inĢasına müsaade etmek. Bundan sonra 16. Nitekim Rus tarihçi Ouspensky bile "Türkler 1453'te. Maalesef bu habere rağmen sulhu kabul etmeyince cebr ile feth olunmuĢ ve buna rağmen yine de anlattığımız gibi muamele yapılmıĢtır. Görülüyor ki. ısrarla ve kasıtlı olarak. Haçlıların 1204'te yaptıklarından çok daha insanca ve hoĢgörüyle davrandılar" diyebilmektedir50. Mahmiye-i Ġstanbul'u ve etrafındaki karyeleri unveten feth eylemiĢ midir? El-Cevab: Ma'ruf olan unveten (cebr ile) fetihdir. Fetihden sonra. 23 Mayıs'da Ġsfendiyar oğlu Damad Kasım Bey'i elçi olarak Bizans'a göndermiĢ ve kendisine Ģu haberleri yollamıĢtır: Ġlk umumi hücumda Ģehir düĢecektir. tarihçilerin verdiği bilgi de doğrulamaktadır. en küçük bir zarar vermeden Saray'dan ve Osmanlı akîde dairesinden silinmiĢtir. Bundan rahatsız olan ve Fâtih'in bunları tanımamasından korkan Veziriazam Mahmûd PaĢa. Fâtih Sultân Mehmed. Ayasofya'daki mozaikleri tamamen tahrip etmemesi ve Ġstanbul surlarını yıkmaması. Bunlara göre. Eğer sulh yolu ile teslim olurlarsa. bu hürriyetin maddî delillerinden değil midir? Ġstanbul'un harap edilmesi iddiası da doğru değildir."Merhum Sultân Muhammed Hân hazretleri. hem Avrupa'nın ve hem de Müslüman memleketlerin ticâret merkezi ve mamur bir dünya Ģehri haline geldi. Fâtih Sultân Mehmed'in Sırbistan'da tatbik edeceğini va'd ettiği "Her caminin yanında birer kilise inĢasına müsaade" durumu. hem kan döküleceğini ve hem de sorumluluk kabul etmeyeceğini bilmelidir. Edirne'de iken genç Sultân Fâtih'i etkilemek için Saraya yerleĢecek kadar ileri gitmiĢtir. Allah'ın da yardımıyla. 1408)'dir. Nesîmî. tam bir harabe ve ölü Ģehir idi. yani hâĢâ Allah Fazlullah'ın bedeninde görüntülenmektedir ve kıyamet gününe yakın. cebr ile fethedilirse. ve 16. yüzyıl boyunca Anadolu ve Rumeli'de Hurûfîlerin takibatı devam etmiĢtir. Ġstanbul'un fethini geçen bin yılın en önemli yüz olayı arasında zikreden CNN. Fâtih'in onları koruması diye bir Ģeyin olmadığı yapılan izahlarla ortaya çıkmıĢ bulunmaktadır. 14. Anadolu ve Rumelideki Bayrâmî Melâmîlerini. Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var. Ketebehu Ebüssuud". hemen büyük âlim Müftü Molla Fahreddin-i Acemî'yi devreye sokmuĢ ve bu büyük âlim de bunların hulul inancına sahip olduklarını bildiğinden dolayı. bâtıl bir mezhep olan Hurufîlik . Maalesef. 1394'de idam edilen Fazlullah Esterâbâdî tarafından kurulan ve Bâtı-nîliğin kolu olan bir bâtıl mezhepdir. bu görüĢleriyle. Fâtih tarafından fethedilmeden evvel. Fâtih'in bu konudaki tavrını ortaya koymaktadır. BektaĢîleri ve KızılbaĢlığı derinden etkilemiĢtir. Time ve benzeri kuruluĢların yaptıkları tesbitden bir cümle nakledelim: Ġstanbul. harflere bazı manalar yüklemenin yanında. Hatta fetvayı veren Molla Fahreddin-i Acemî'nin Ali Tûsî'ye olan Ģu vasiyyeti her zaman için bir ibret dersi olarak kalmıĢtır: "Avamın sırtından Ģerî'at asasını eksik etme". Fazlullah Allah'ın mazharıdır. Kalenderîleri. ġunu da ifade edelim ki. asırlarda Anadolu ve Rumeli'de ciddi etkiler yapmıĢ ve hatta Fâtih zamanında Saray'a kadar girmeye çalıĢmıĢtır. Fazlullah-ı Esterâbâdî'nin halifelerinden biri. 53. hulul inancı ve buna bağlı olarak mehdîlik anlayıĢıdır. Bu anlattıklarımızı. Bunların en önemli bâtıl inançları. Hıristiyanları ve Yahudileri kurtaracak Mehdi olduğuna inanılmaktadır. Türkiye'de belli çevreler. 130 yaĢında bir kimesne ve 110 yaĢında bir kimesne bulunup Yehud ve Nasara taifesi el altından Sultân Muhammed Hân ile ittifak edüb Tekfur'a nusret etmeyecek olub Sultân Muhammed dahi anları seby etmeyüb (esir almayub) halleri üzere mukarrer edecek olub bu veçhile feth olundu deyu Ģahadet edüb bu Ģahadet ile kenâis-i kadîme hali üzere kalmıĢtır. Müslümanları. hemen tutuklanmıĢlar ve haklarında verilen idam edilerek yakılmaları fetvası hemen tatbik edilmiĢtir. kendisi de Hacı Bayram Veli ile dahi görüĢmeye çalıĢmıĢtır. Amma kenais-i kadime (eski kiliseler) sulhen fethe delâlet eder. can ve mala asla zarar verilmeyeceğini. 15. 945 tarihinde bu husus teftiĢ olunmuĢtur. Bu iddiaların aslı nedir? Hurufîlik. Bu gerçeği tam bir asker olan Ġmparator da kabul etmelidir. Hurûfîlerin gerçekten hulul inancına sahip oldukları anlaĢılınca. Netice itibariyle tamamen kötü niyetlerle genç PadiĢah'a sokulmak isteyen bu fitne ve dalâlet grubu. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıĢ. Anadolu'da çok sayıda halife yetiĢtirdiği gibi. Fener'de Abdi SubaĢı Mahallesindeki Caminin bitiĢiğinde Rum Patrikhanesi ile kilisenin mevcudiyeti.

Fâtih ve Fetih. 141-143.l. Künh'ül-tt»:* Vakayl'. Fâtih. 94-95. nüshacılık ve üfürükçülükle ilgisi yoktur. bir baĢka cahilliktir.. KarĢı görüĢ için bkz. Çünkü Ġmam-ı Gazâlî ve Ġbn-i Kemâl gibi bu ilmi hakkıyla bilen zatlar tarafından da kullanılmıĢtır. sh. camia ise kader levhası demektir. Belgele' Terimleri Sözlüğü I-ÎJi j(ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 109 FStih I tem toya t Bu E. VII. hatta her kelimesinden ve harfinden ve hatta Resûlullah'ın hadislerinden bazı mühim ve müĢkil hakikatları istihraç etmiĢlerdir. Ebüssuud. tarr Fâtih'in Ceza Kanu ura.. iki ağaca t nasına kullanılmak yanında para cezas| de para cezası u "Âlî. Hz. Birinciyi ilim. vrk. Mecma'ul-Enhür ġerhu Mülteka'l-Ebhur. Ma'ruzat. BaĢtav. 130/a-b. Bu ilim. Ali'nin. "XIV. yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eĢ anlamlı olarak kullanmıĢlardır. hattı I ve müĢkil hakikatları Ġst 54. Kısaca Allah'ın kader ve kaza levhlerinde olmuĢ yahut olacak bazı Ģeyleri. V. Ġbn-I I rinde Ģöyle belirtmek "Büyük evliyaların keı Kur'ân âyetlerinden. ikinciyi ilmin dıĢında kabul etmek. camia ise ka olmuĢ yahut olacak bazl| ya çıkarma ilmine clfir I yoktur. Clot. 1/282 vd.. Zamanla! olarak kullanılmaya)! "Hangi dindensin?*! Pakistandaki sflzlûl meleriyle açıklanmak! Bu kısa izahdan i geçebiliriz. MüĢkil ve zor meselelerin istihracı gibi. Mitler ve Gerçekler.ile ilm-i cifiri birbirine karıĢtırmaktadırlar.! Zunûn. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eĢ anlamlı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. 66-67. Bediüzzaman'dır. Mülteka Tercümesi. Bu onlara ilham nuruyla müyesser olur (sh. 448 vd. ÂĢıkpaĢa-zâde. Mevkufati. Solakzâde. sh. 251-260.ilimlerin tasnifinde kendisinden bahsettikleri "cifir ve camia ilmi" diye bir ilim vardır. Defter. Tevârih-i ÂH Osman. Âli. Fâ-tih'den veya Osmanlı PadiĢahlarından bahsederken de Büyük Türk tabirini kullanmaktadırlar. kaza levhası. Ünlv. 1/643 vd. Kütp. Dürer ve Gurer. Cifir. 1798. Yani evliyalar. 62 vd. Kur'ân âyetlerinden. "Elhamdülillah . 127-128. BĠLĠNMEYEN OSMANLI Risalesinde bu farkı açk Bütün ilim tarihçild sinden bahsettikleri' fından suiistimal edlln levhası. Damad. Moskova 19K. Halbuki ikincisi bir ilimdir ve Ġbn-i Kemal çok açık bir Ģekilde bir 50 Molla Hüsrev. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. Kur'ân.8)"51. Ty. yine Allah'ın koyduğu iĢaret ve gösterdiği yollarla ortaya çıkarma ilmine cifir ilmi denir. bazı câhiller tarafından suiistimal edilmiĢ olsa bile. bu ilmi Resûlullah'dan öğrendiği nakledilmektedir. 54. nr. Asırda yazılmıĢ Grekçe Anonim Osmanlı tarihine göre Ġstanbul'un muhasarası ve zabtı". Bütün ilim tarihçilerinin -özellikle Müslüman âlimlerin. Mu'avvizeteyn süresiyle de 1971 hâdiselerine iĢaret etmiĢtir. Cin-Akgündüz. asırda bu ilmi hakkıylaj Tayyibetün ifadesiyle | 1971 hâdiselerine iĢan baĢka cahilliktir. Ġbn-i Kemal. Çünkü tmam-ı( da kullanılmıĢtır. Nitekim Ģu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları. ve ¦SaRisâlesinde bu farkı açıklamaktadır. sh S'î Akgündüz. Türk Hukuk Tarihi. ġerif. Ġbn-i Kemâl bu ilmin ehemmiyetini "Er-Risâlet'ül-Münîre" adlı eserinde Ģöyle belirtmektedir: "Büyük evliyaların kerametleri de böyledir. Son asırda bu ilmi hakkıyla kullananlardan biri de. Bu ilmin Hurufîlik. tamamen inkârı da mümkün değildir.. Künh'ül-Ahbâr. sh. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir? Önemle ifade edelim ki. Aydın. c. 191-201. c. "Hangi dindensin?" sorusuna. 60 vd. 1/343. Erdoğan. c. Bazı Türk'e sövmtt yer alan ' bilir? Önemle ifade < anlamlı olarak kullanın tih'den veya Osmanlı I maktadırlar. sh. Ġst. Evvela.. "Beldetün Tayyibetün" ifadesiyle Ġstanbul'un fethine iĢaret ettiği gibi. ( Türk tabiri. 51-82. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi. 1. Hz.

Koca Müverrih Hüseyin. I.. "mahbûb ve müslim" kelimeleriyle açıklanmaktadır. Bu kısa izahdan sonra Osmanlı kaynaklarındaki ve Kanunnâmelerindeki izahlara geçebiliriz. Türk tabiri. kadı ta'zir ura. MüslümanlaĢtırmak ve Türkçe öğretmek üzere. I. Yahudi ve Çingene'yi yan yana zikretmesi. selefde olan sâhib-i ukalâ-i devlet devĢirme ve kul cinsini kânun etmezlerdi.kâfir evlâdın cem' eylemekte fâide odur kim. Bir diğer misâl. KeĢf-üz-Zunûn. Zira baĢlangıçta. vrk. "15. Kânun ve zabt ve edeb ahvâllerinden evvelâ iç oğlanları kadîmü'l-eyyâmdan devĢirme veyâhûd sahîh kul cinsi pîĢkeĢ ola-gelmiĢdir. yeniçeri olmak üzere toplanan gençlerin acemi o-cağında eğitilmesinden evvel. kapıkulu sistemini bilmemek demektir. muhtelif yerler. sh. c. 110 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN (KMAK. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. ĠĢte bu konuyu dile getiren Koçi Bey. 131-135. Türk'ü Çingene ve Yahudi ile eĢ tutması manasına alınamaz. sh. Bu takdirce ol makûle oğlanlar taĢraya çıkub Kul tâ'ifesine zabit olub ağa oldukda veyâhûd bir memlekete vâlî olduklarında ahvâlleri ma'lûm ve ehl-i basîret katında hafî değildir. Türk veya Ģehirlü olsa. c. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III. dır: 37. Moskova 1961. V. I. Künh'ül-Ahbâr. sistem bozulmuĢ ve bazan paĢaların çocukları dahi torpille kapı kulu ocaklarına alınır olmuĢtur. Eğer biregû hamr içse. Maddede ". Acemilerin ocağa alınmalarından evvel Anadolu'da Türk çiftçisinin yanına verilerek zirâ'at iĢlerinde kullanılmaları ve bu arada Türkçe'yi ve Ġslâm ahlakını öğrenip benimsemeleri gayesiyle Türk ailelere muvakkaten verilmelerine Türk'e vermek denirdi. buradaki Türk'den kasdın Müslüman olduğunu biliyoruz. iki ağaca bir akçe cürm alına". Yani. Fâtih'in Ceza Kanunnâmesinde. Müslüman gençler bu teĢkilâta alınmamaktadırlar.Türk'üm" cevabını vermektedirler. Ġstanbul 1983. Nitekim 38. Böylesi bir yorum. Hemân Ġstanbul'dan ve sâ'ir kasabalardan buldukları eĢhası alub pîĢkeĢ deyû Saray'a koyarlardı. Bu kanun. Ocak. sh. c. 82. sh. Mehmed Zeki. Kapıkulu ocaklarındaki sistemi bozan sebepleri anlatırken Kapıkuluna yasak olduğu halde son zamanlarda alınan grupların arasında yer alan Türk. 40-53. Numuneleri dahi görülmüĢ ve görülür. 591-592. II. 1. Türk kelimesi açıklanırken. Yeniçeri Kanunnâmesinde bulunmakta51 Âlî. Bedâyi'ul-Vakayi'. Kanun maddesi Ģöyledir: "24. sh. Ve acemi oğlanının cem' olunub bir uğurdan ikiĢer akçe ile yeniçeri olmak Sultân Murâd Hân zamanında ref olunub birer akçe ulufe ile acemi oğlanı eyledikleri gibi birer akçe ile bir uğurdan acemi oğlanı olmak dahi ref olunub Türk üzerine verilmek dahi Fâtih-i Ġslâmbol Sultân Muhammed Hân zamanında olmuĢdur". Maddede Türk evlâdının acemi oğlanları arasına ve dolayısıyla yeniçeri teĢkilâtına alınmasına karĢı çıkılırken. Sikke-i Tasdik-i Gaybî. Arab. tamamen Müslüman kelimesine eĢ anlamlı olarak kullanılmaktadır. Kâtip Çelebi. Türk düĢmanı diye ifade edilen Fâtih zamanında kanun hükmü haline getirilmiĢtir. Pakalın. Bediüzzaman Said Nursi.. Ġstanbul 1960. özellikle hakkında en çok dedikodu edilen Fâtih devri Kanunnâmelerinde. Osmanlı Devleti. 856-858. c. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. Kürd. bir kiĢi içki içse. Mesela." Koçibey'in. Burada Ģunu da belirtmekte fayda vardır ki. Türk üzerine verilmeğe Türk'e vermek de denir. Yukarıdaki ifadeler çok açık bir Ģekilde bunu anlattığından dolayı. Ġkinci olarak. c. ġu madde daha da enteresandır ve aslından okumak zaruridir: . Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa." diye izah getirilmektedir. Hadâık. Evvela. ġimdiki hâl ise ekseri Ġstanbul'un Ģehir oğlanları ve Türk ve dahi Kürd ve Ermeni ve Arab ve Çingâne ve Yehûd oğlanları olub on oğlandan bir sahîhce devĢirme veyâhûd kul cinsi yokdur. Zındıklar ve Mülhidler. Pakistandaki sözlüklerde de. 182-183. kapı kulu ocaklarına Müslümanların a-lınması baĢtan beri yasaktır.. sh.. Ġmdi eğer bu makûle eĢhâs-ı muhtelife Saray'a kullanmak câ'iz olsa idi. Akgündüz. meselenin üzerinde durmak istemiyoruz. Mecdî Efendi. Türk üzerine verilmesini kanun haline getirmiĢtir. 153/b-154/a. Türk'ü Müslüman anlamında kullanarak ve hür insanların bu teĢkilâta alınmalarını tenkit ederek Ģöyle demektedir: "80. Gerçekten bu kural çiğnenmeye baĢlanınca.

Etrâk-i bî idrâk.] birleri kulların ntn bulunacağ dür. Üçüncü olarak. bu tabir daha ziyade göçebe halinde yaĢayan ve genellikle avamdan olan bazı Türkmenler ile Anadolu'da ġi'anın tahrikiyle isyan eden Celaliler için kullanılmıĢtır. 55. ġii gruplan I bî akl u din. dediğin gerçekdir. ahlakını ve lisanını öğrenmek üzere Türk ailelere vermez. KızılbaĢ-ı EvbaĢ. dahi sefer-i zafer-âsâra gönderseler olmaz mı? idi"54. bazı tarih ve fıkıh kitaplarında geçen Etrâk-i bî idrâk yani idraksiz Türkler ifadesine gelince. PâdiĢâh dahi Saray'a gelicek ol zamanda Düstur-i a'zamları olan Mahmûd PaĢa'yı da'vet edüb "Lala! Bu oğlan benim selâmımı aleyküm selâm Muhammed BeĢe deyü almakdan murâd nedir? Ve bu nasıl selâm almakdır?" deyicek. Osmanlı PadiĢahları. Ierdlr? I Fâtih ( ile evle denilen < zamanına I tih'den evlenmeleri! 1-FJl ile evlen 2-C kâh akdi) 3. I bağı bulunan] lerinden anfe tarihçileri. resmî dilini Türkçe eylemez. bütün muteber Osmanlı tarihçileri. nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmiĢler. 52 Eğri Kapı: Edirne Kapı yakınlarında bir sur kapısıdır. cemâ'at-ı kallaĢ. Ġkbal. topladığı Hıristiyan gençleri."25. sa'âdetle Ġslâmbol'u feth eyledikleri zamanda Eğri Kapu" kurbünde Tekfur-ı makhûrun sarayına konub Ayasofya Câmi"inin çanların yıkub minarelerin bina edüb cum'a namazına azîmet buyurub geri saraylarına döndüklerinde yeniçeri ocağı yoldaĢları PadiĢah-ı cihân-penâh Hazretlerini selâma durduklarında PadiĢah-ı âlem-penâh Hazretleri sağına ve soluna selâm vericek içlerinden birisi "Aleyküm'üs-selâm Muhammed BeĢe53" dedi. Ģeytan kulu. Bu sıfatı I Burada ! Türk çe ey ailelere ve ayrıca kanunu 55. Mahmûd PaĢa bunların kâfirden müselmân olub ümmî olduklarını ve bunların yanında "BeĢe" demekden azîm ta'zîm olmaduğunı bir bir beyân edicek PadiĢah Hazretleri dahi etti: "Lala. 53 BeĢe: PaĢa kelimesinin muhaffef Ģeklidir ve daha ziyâde yeniçeriler arasında kullanılır. ı 4-C nikâh akı "TM* s« mesl. m). bu tabirin. Türk milletine düĢman olan bir devlet. ol zaman kim.* kavuĢtun evlenmesi. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur? Fâtih devrinden itibaren Osmanlı PadiĢahları. #| muhtelif teVM Î5HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 111 ir ınpna çe'yi öğrense ve belâya mu'tâd olub ba'dehû ulufeye yazdırub ve ba'dehû kapuya çık arsalar. Bizce asıl ö-nemli olan. Bu sıfatı bütün bir millet için kullandıklarını söylemek mümkün değildir. Bununla Türklerin veya Kürtlerin idrâkli veya idraksiz olanlarının bulunacağını ve isyan eden gruplara bu sıfatın verildiğini hemen anlamak mümkündür. ayrıca kanunnamelerinde Türk kelimesini Müslüman ile eĢ anlamlı olarak kullanmaz55. Nitekim benzeri bir tabir de Ekrâd-ı bî idrâk Ģeklindedir. Gözde veya Peyk denilen cariyeler ile yaĢamayı . bunun yerine Kadın Efendi. Etrâk-i Nâ-pâk. t Akgiindöı 0 J997. Anadoluda Celâlî isyanlarını çıkartan ve Osmanlı Devleti'nin ayak bağı bulunan ġii Türkmenler için kullanıldığını gayet açık bir Ģekilde kanunname metinlerinden anlayabilmemizdir. müfsid-i fâsid-i'tikâd ve benzeri tabirleri kullanmaktadırlar. Ve olmağa bâ'is oldur kim. Amma kaçan bu denlü Türkçe bilmemek ne âlemi vardır? Bunları bari cem' eyledikden sonra Türk üzerine verüb Türkçe'yi öğrense ve !*gj| dahi sefer-l zater-MMĠ Üçüncü¦ siz Türkler ifa avamdan ola kullanılmıĢtırj nemli olan. s». Ġbn-i Kemal baĢta olmak üzere. Osmanlı Devleti'nin yıkımına sebep olan isyancı gruplar için ve özellikle de ġi'î grupları kasdederek. Ekrâd-ı bî akl u din. Burada Ģunu ifade edelim ki. Sultânu Selâtîn'il-Arab ve'l-Acem ve't-Türk unvanını sahiplenmez.

hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini. kahir ekseriyetle Osmanlı PadiĢahları. Hanefi hukukçular. 54 Türk üzerine vermenin ne demek olduğunu. Yılmaz. Akgündüz. Sayın. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. Harem'deki kadınlar saltanatı da devĢirmeler ve dıĢarıdan satın alınan değiĢik milletlere mensup cariyelere terk edilmiĢtir. önemli bir olaydır. aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına göre de mekruh görüldüğünü beyân etmektedirler. Akgündüz. Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir? Kur'ân-ı Kerim. Sultân Abdülaziz'in Mehmed Ali PaĢa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad PaĢa engellemiĢtir. cariyelerle evlenmeyi âdet haline getirmiĢlerdir. saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir.Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki de denen HümaĢah'ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eĢliğine kabul etmesi de önemli bir istisnadır. Siyâsetnâme. Ġmâm ġâfi'î de kocanın köle olması halinde böyle bir evliliğin caiz olduğunu söylemektedir". Ancak câriye olan bu kadını. 55 Fâtih Ceza Kanunnâmesi.tercih etmiĢlerdir. md. Osmanlı Devletinin resmî Kanun-ı Umûmîsi sayılan Mültekâ'daki ifade aynen Ģöyledir: "Hür bir erkeğin. hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını.Genç Osman'ın ġeyhül-Ġslâm Esad Efendi'nin kızı Âkile Hanım'ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması Ģeklinde değerlendirirsek. devĢirme erkeklere bırakılmıĢsa. Zira Hz. 163. 135 vd. 57. 37. Bkz. hür kadının rızasıyla böyle bir evliliğin caiz olacağını ifade ederken.. hür bir kadınla evlenme imkânı bulunsa dahi. Bâyezid'in Karaman Oğlu Nasuh Bey'in kızı HüsnüĢah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnadır denilebilir. Fâtih'den itibaren hür kadınlar ile veya cariyeler ile nikâh akdi icra ederek PadiĢahların evlenmeleri tamamen istisnai bir durum haline gelmiĢtir. bir görüĢe göre âzâd edip hürriyetine kavuĢturdukdan sonra ve bir görüĢe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi. Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama Ģartına bağlamaktadır. "Hür bir kadın üzerine câriye ile evlenmek sahih olmaz" buyurmuĢlardır. I. sh.Sultân Abdülmecid. Bu hususda Ġmâm Mâlik. Mısırlı Bezmiârâ Hanım'ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuĢtur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiĢtir. nasıl devlet ve kapıkulu kadroları. IV. Bazı farklı yorumlar için bkz. sahih ve caizdir. bu madde en güzel Ģekilde anlatmaktadır. muhtelif yerler. md. sh.Fâtih'in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ'in kızı Sitti Hâtûn ile evlenmesi. Bu Ģart gerçekleĢmesi halinde de. sh. c. c. Muhtelif yerler. Bu teamülün Osmanlı Devletinin yıkılıĢ zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnalarının bulunduğunu görüyoruz. daha evvel evlendiği hür bir kadın yoksa.Kanunî'nin câriye olan Hürrem Sultânı. PadiĢah Anaları. hür bir kadınla evlenme imkânları bulunmasına rağmen. Ġslâm . 2. Ġstanbul 1997. Ankara 1988. hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için. Osmanlı Kanunnâmeleri. Hür bir kadınla evli olan hür erkeğin bir câriye ile evlenmesi ise sahih değildir. 56. Yeniçeri Kanunnâmesi. Fetvaya esas olan da bu olduğundan dolayı. ehl-i kitap veya Müslüman olan bir câriye ile evlenmesi. 4. Peygamber. ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları Ģartı aranmaktadır. Bu istisnalar Ģunlardır: 1. sh. nikâh akdiyle ve hür kadınlarla evlenmeyi terk etmiĢler ve bunun yerini cariyelerle ve nikâh akdi yapmadan karı-koca hayatı yaĢama usulü almıĢtır. Bkz. Akgündüz. Ġbn-i Kemal ve DüĢünce Tarihimiz. Fâtih Sultân Mehmed'den sonra. 99. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı PadiĢahları. söz konusu kaidenin ilk cariyeden olan istisnasıdır. Me ram. Bir kısım hukukçular. 3. IX. Fâtih devrinden Osmanlı Devletinin yıkılıĢına kadar. 112 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 5. âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir. 15. halbuki hür bir kadınla evlenme imkânı varken câriye ile evlenmesinin sahih ve caiz olduğunu ifade etmektedirler. 38. 349. Dalkıran.Oğlu II. Bkz. Osmanlı Kanunnâmeleri. 6. 24-30. Mevlüt Uluğtekin. md. c. bu durumun hür erkeğin birinci Hanım'ının hür bir kadın olması halinde söz konusu olduğunu.

Hürrem Sultân'ınkinin bu gruba girdiği ve cariyelikten kurtulamadığı daha evvel ifade olunmuĢtu. bu kaidenin Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki'yi önce âzâd edip sonra da nikâh akdi ile onunla evlenmesi ile bozulduğunu ifade etmektedirler. hal tedir. Asıl câriye hukuku burada söz konusudur. nikâh akdi yapmadan istifrâĢ hakkını kullanarak yine karı-koca hayatı yaĢamak mümkündür. o zaman ehl-i kitap veya Müslüman olmaları Ģartıyla câriyesiyle nikâh akdiyle evlenebilecektir. cariyesini âzâd ederek evlenmesine mâni teĢkil etmez. Nisa Süresindeki âyetin hükmü gereği mekruh olacağını ve bir kısım hukukçular ise bu akdin sahih olmayacağını ifade etmiĢlerdir. Çünkü bunu yapanlar ayıplanmazlar" buyurarak. bir akın sırasında esir edilerek PadiĢah'a takdim edilen Hürrem Sultan'ı önce âzâd etmiĢ ve sonra da nikâh akdi ile eĢliğine almıĢ ve Fâtih zamanından beri devam eden cariyelerin nikâhsız istifraĢ edilmesi kaidesini bozmuĢtur. daha evvel hür bir kadınla evli olması. Bu durumda. Bu da iki Ģekilde olur. cariyelerle nikâh akdi ile evlenmek caiz ise de. Eğer PadiĢah hür bir kadınla evli değilse. I hükmü gereği r nı ifade etrr Müslüman olu evlilik akdi I ğan çocukları i kurtulamadığı! lklnciıi)t yesi ile heı olan bu hakka Ġ Kur'ân. bazı hukukçular câriye ile olan nikâh akdinin. köle veya hür baĢka erkekler ile evli olmayan cariyeler. Her iki halde de evlilik akdi ihtiyatî bir akittir ve hukukî sonuçlarını tam doğurmaz. Ancak önemle belirtelim ki. eĢ statüsündeki veya istifrâĢ hakkı bulunan cariyeliktir.' bozmuĢtur. Ġslâm Hukukunun câriye kabul ettiği kadın kölelerin bir statüsü de. PadiĢah. Ancak çoğu tarihçiler. b) Cariyesi câriye statüsünde kalmakla beraber. baĢka bir erkek ile evli olmayan bir cariyesi ile herhangi bir nikâh akdi olmadan karı-koca hayatı yaĢayabilir. Ayrıca efendi daha evvel hür bir kadınla evli ise. Kur'-an'ın ifadesiyle zinaya yol açmaması ve gizli metres hayatına dönüĢmemesi için önemli kaidelere bağlanmıĢtır. hür ve evli bir kadın ile istifraĢ hakkına dayanılarak karı-koca hayatı yaĢanan câriye arasındaki en önemli fark. PadiĢah nikâh akdiyle onunla evlenir.r bu durumda >>¦ kadınla evli olmasp. âzâd ederek evlendiği câriye ile hür olarak evlendiği diğer hanımları arasında hiçbir hüküm ve statü farkı mevcut değildir. Bu durumda nikâh ihtiyatî bir nikâh olacaktır. Kur'ân. Ġkincisi. Bu tesbitten de anlaĢılacağı üzere. Çünkü i yanağını açıkl ifadesiyle ı delere bağlat istifrâĢ hakkmı| cariyenin ı bazı cüz'i f ma poligam leme sürt me konu» etkileme ÖnemJj'J yaptığı takı ile kan-kı istifra. iki Ģekilde PadiĢahlar ile karı-koca hayatı yaĢayabilirler: Birincisi. dört sınırını aĢmamıĢ olmak Ģartıyla. "Onlar namuslarını korurlar. t takdim edilenı ve Fâtih zam. cariyenin efendisinin mirasından istifâde edememesidir. Ġslâm hukukuna göre. Her ikisinde de doğan çocukları hür olarak doğar. PadiĢahın eli altındaki cariyesi ile nikâh akdi yaparak evlenmesidir. Böyle bir evlilik halinde. ( hakkı I ya ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 113 (i ile ve Ġhı ka10laI. sadece eĢleri ve cariyeleri ile iliĢki kurarlar. Efendi için sabit olan bu hakka istifraĢ hakkı denmektedir. "OnlırĠ lar. Hatta öylesine kaideler konulmuĢtur ki. Kanunî Sultân Süleyman. Miras münâsebetinin dıĢında bazı cüz'i farklar da .Hukukuna göre. d&ti meĢine mânı! evlendiği diğer araĢtırmacılara göre. AncaK âzâd edip som b) Câriylenir. a) PadiĢ. Bu durı kadınla evli ise. Bir kısım araĢtırmacılara göre. istifraĢ hakkının Ģer'î dayanağını açıklamaktadır. bu istifraĢ hakkı da. Ostlerle Mya) PadiĢah evlenmeden önce cariyesini âzâd eder yani hürriyetine kavuĢturur ve bu durumda hür bir kadınla evlenmiĢ olur.

En önemlisi de. câriye statüsünü bile köle kadınların hürriyetlerine kavuĢmaları için vesile kılmıĢtır. Halbuki bir anda dörtten fazla câriye ile Kadın Efendiler olarak hayat yaĢayan PadiĢahlar vardır. böyle bir cariyeyi baĢka bir efendiye satabilmesi ve Efendi'nin istifrâĢ hakkını elde edebilmesi için. Bu sebeple özellikle Kadın Efendiler. Efendisi dıĢında kimse ile karı-koca hayatı yaĢayamaz. Efendi'nin istifraĢ hakkına dayanarak cariyesi ile karıkoca hayatı yaĢamasına teserrî de denmektedir. Kadın Efendi demek. PadiĢahların zevceleri gibi sayılırdı. Kadın Efendilerin sayısı yediye kadar çıkmıĢtır. PadiĢahın karısı gibi olur. Mesela istifraĢ hakkı ile bir câriye ile karı-koca hayatı yaĢama poligami = birden fazla kadınla evlilik sınırına tâbi olmama. Ancak istifraĢ hakkı ile karı-koca hayatı yaĢaması halinde. Ancak birisinden boĢandıktan sonra diğerini nikahlayabilir. câriye de ümm-i veled statüsüne geçer. Hamile değilse. evlenilen kadın câriye de olsa. böyle bir sınır mevzubahis değildir. Böyle bir cariyenin PadiĢah ile yaĢadığı karı-koca hayatının akıbetini de ikili bir ayırıma giderek izah edelim: a) ĠstifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden efendi çocuk sahibi olunca. daha önceden olmasa bile. b) PadiĢah. Nikâh ile alınması. mutlaka nikâh ile evlendiği câriye demek değildir. Müslüman veya ehl-i kitap olan câriye ile istifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢayabilir. Bunun yolu azldir. Efendi'nin cariyeden doğan çocuğu hür olarak dünyaya gelir. AyĢe Osmanoğlu'na göre bunların çoğu nikâh ile alınmaktadır. Çocuk sahibi olmadan karı-koca iliĢkisini devam ettirebilir. istifraĢ hakkı bulunan bir kısım cariyeleri ile de teserrî yani nikâh olmadan karı-koca hayatı yaĢamıĢtır. Osmanlı PadiĢahları bir kısım cariyeleri ile nikâh akdi yapmasına karĢılık. tstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir? îstifraĢ hakkının ve buna dayanılarak teserrî yani câriye ile karı-koca hayatı yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları Ģu Ģekilde özetlenebilir: PadiĢah ile karı-koca hayatı yaĢayan câriye. dört kadın sınırı söz konusudur. Ġslâm hukuku. Ancak dört kadın sınırını zorlamadıkça kadın efendiler ile nikâh akdi yaptığı da doğrudur. Ġkinci Grup: Nikâh akdi yapmadan beraber oldukları ve ancak ümm-i veled statüsündeki yani çocuk sahibi oldukları Kadın Efendilerdir. Kısaca ifade etmek gerekirse. Bu duruma göre. PadiĢah. ġayet câriye hamile ise. Halbuki bu statüde olunca. hemen Kadın statüsüne geçer. bunların sayısı mahduttur. iddet ve boĢamada bekleme sürelerinin yarıya indirilmesi ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi cariyenin örtünme konusunda hür kadınlar gibi olmaması gibi farklar. Osmanlı PadiĢahlarının aile hayatlarında ri'âyet ettikleri hukukî statü çoğunlukla budur. PadiĢahların kendileriyle cinsi münâsebette bulundukları ikballer ve son zamanlarda ortaya çıkan gözdeler ve peykler bu statüdedirler. Bu durumda. 114 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57. en fazla sekize çıkmıĢtır. iki kız kardeĢi câriye olarak eli altında ve bu statüde bulundaramaz. Ancak bunun da bazı kaideleri vardır. Nikâh akdi yaparak evlendikleri hemen kadın efendi unvanını alırlar. Hanefi hukukçulara göre. aile içerisindeki statüyü fazla etkilemeyen hallerdir. birinci Ģıkta belirttiğimiz ümm-i veled hükümleri devreye girer. Zira tam zevce kabul edilince. Bu kaideye uygun olarak Osmanlı tarihinde PadiĢah'dan hâmile kalan bir câriye. PadiĢahların zevceleri yani eĢleri olarak takdim edilmiĢtir ve doğru olan da budur. Böyle bir cariyenin baĢka biriyle karı-koca münasebetine giriĢmesi zina sayılır. ayrılığın üzerinden iki hayız müddetinin geçmesi gerekir. Üçüncü Grup: Beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk saf . karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden çocuk sahibi olmayabilir. kendi cariyesi dıĢında bir câriye ile nikâh akdi yaptığı takdirde birden fazla evlenmenin sınırına riâyet edecektir. aynı anda dört kadından fazla olanı haram haline getirir. Bunların sayıları. PadiĢahın zevceleri gibi dememizin sebebi. Önemle ifade edelim ki. dört gruba ayırmak mümkündür: Birinci Grup: Nikâh akdi yaparak eĢ kabul ettikleri kadınlardır ki. bekleme süresi bitince yeni efendi ile karıkoca hayatı yaĢamaya baĢlayabilir. efendi.vardır. O halde Osmanlı PadiĢahlarının Fâtihden itibaren beraber oldukları kadınları. Bu sebeple birden fazla evlenme konusundaki sınıra riâyet edilmeye ihtiyaç kalmamıĢtır. tam zevce olarak kabul edilmemeleridir. PadiĢah. Ayrıca Efendi'nin ölümüne bağlı olarak annesini de hürriyetine kavuĢturur. böyle bir iddia bütün kadın efendiler için doğru değildir.

Mecma'ül-Enhür. c. 40-41. Aynı Ģey Sultân Ġbrahim'in nikâh akdi ile aldığı HümaĢah Hanım için de söz konusudur.. farklı < 1. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır? Bu soru. Osmanlı PadiĢahları. 116 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Itk. Yani PadiĢahların Kadın Efendi ve Ġkballer dıĢında karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerin sayıları sınırlıdır. sh. PadiĢah kızları ile evlenen damadların suiistimali gelmektedir. sh.. Osmanlı! ve amcalardan I tinin yıkılıĢ sebepleı mektedir. Mü'minûn. Fâtih döneminden i meyi neden terk < cih etmiĢlerdir? girme fırsatı eldd i Bu soru. peykler ve has odalıklardır. baĢlamıĢtır. 3. Osmanlı Tarih Lügati. Bazı Osmanlı PadiĢahları.. olmasa bile. OsmanoJM Çağatay. sh.Osmanlı l geniĢ bir ülkeyi we Bunun için de Paı da yolu Harem'd mektir. farklı Ģekillerde cevaplandırılmıĢtır. devletin bütçesini sarsacak düğün ve nikâh masraflarından ve yapılacak israflardan kaçınma sebebini de ihtiva etmektedir. Her birinin ayn I dediğimiz daha Ġyi anlaĢıl) 58. 3. Bazı O™ lardır. Ġstanbul 1994. Dördüncü Grup: Her PadiĢahın olmamakla birlikte. I. 126-127.hibi olmadıkları cariyelerdir ki. dayılardan ve amcalardan korumak için böyle bir riske girmemeyi tercih etmiĢtir. Mafya liderlerinin isimleriyle birlikte telaffuz edilmektedir. ĠM vd. Böylesine geniĢ bir ülkeyi idare etmek devlet sırlarının dıĢarıya sızmamasını gerektirmektedir.Birden fazla evli olan Osmanlı PadiĢahlarının nikâh ve düğün yapmamaları. yakınlarının iĢe karıĢtığı ve devlet pastasından pay talep ettikleri bir vakıadır. Osman» S (ANLI ĠRltüBĠLĠNMEYEN OSMANLI 115 hibi olmadıkları cariyelerdir ki.. Osmanlı Devletinin yıkılıĢ sebeplerinin baĢında. Bunun da yolu Harem'den baĢka varacağı yer olmayan cariyelerle aile hayatını devam ettirmektir. Ġkballer ço< bazan da nikâh akdi ile / Dördüncü Grup: i ikbal adayları demek olan ^ dörttür. devletin baĢını en çok ağrıtan hadise devleti yönetenlerin ailesi ve hanedan söylentileridir. yeğenlerden. Harem II. Damad. Sertoğlu.Bugün Türkiye'de» hadise devleti yönetenleri»! nn eĢlerinin adlan. Uluçay. Harem II. 311 vd. 364 vd. Yani PadiĢahların | cariyelerin sayılan siniri Osmanlı PadiĢahlarının! çok azdır. neden dev56 Kur'ân. yakınlarınııt(| dır. c. Bizce bazı sebepleri Ģunlardır: 1. AyĢe. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. bunlara ikbal adı verilmiĢtir ve II. Akgündüz. 328 vd. Nikâh akdiyle alınan Hürrem Sultân'ın devletin baĢına açılan ilk ve en büyük gaile olduğu çok iyi bilinmektedir.Birden I devletin kaçınma sel» düğünlerde hedlptl 56 Kur'ân. Böyle olmasa bile. Düğün törenlerine yapılacak masraflar ve bu düğünlerde hediye adı altında dönecek dolapları da bir hesaba katarsanız.Bugün Türkiye'de ve baĢka dünya devletlerinde. Tarih Deyimleri. son zamanlarda görülen ve ikbal adayları demek olan gözdeler. Buhari. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. II. sh. Osmanlı Kanunnâmeleri. 49. Bunun için de PadiĢah'ın ailesinin taĢra ile alakasının olmaması gerekmektedir. 542 vd. 121. Aynı Ģey. bu dediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır56.' konusudur. Osmanlı tarihinde de böyle olmuĢtur. 38-42. 58. 5-6. Ankara 1992. Bunların azami sınırı da dörttür. 2. Dünyada bazı baĢbakanların eĢlerinin adları. Babam Sultân Abdülhamid. sh. Bugün böyle oldujjuj nan Hürrem Sultân'uij mektedir. Harem j) Akgündüz. kayınbiraderlerden. II. 25. Her birinin ayrı ayrı hanımlarını ve çocuklarını liste halinde inceleyince. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.. devleti. 2.Osmanlı Devleti'nin sınırları bir zamanlar 24 milyon km2yi bulmuĢtur. bu tür hanedan görüntülerinden açıkça yakınmıĢ-lardır. Osmanlı PadiĢahlarının aynı anda dört beĢ kadın ile beraber olanları ve yaĢayanları çok azdır. Nisa. 34-35. Bugün böyle olduğu gibi. Çağatay. Pakalın. Osmanoğlu. c.

III. BA. Devlet adamları arasında her . selefdeki devlet adamları zikredilen kanunu koymazlardı. yakın devlet olarak Ġran ve benzeri Osmanlıların sevmediği sülalelerin bulunması da. 37-39. Abbasîler. Sh. bu manadaki aristokratların isyanıyla. Kürdler ve Araplar gibi Müslüman unsurlar yanında. Lale devrinde yapılan düğünlerin çoğu bu dediklerimizi teyit edecek mahiyettedir. çevrede beylik ve fethedilecek memleketin kalmaması. 141. tarihde bir çok devletlerin kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkıldıklarını verdiği misâllerle anlatmaktadır. Koçi Bey'e göre. 16-17. devletin devam ve bekasının böyle bir sistemde görülmesinden kaynaklanmaktadır. kapıkulu sistemi ile. eski bey ve kral kızları ile evlenme âdetini ortadan kaldıran sebepler arasında sayılabilir Dolayısıyla Osmanlı PadiĢahlarının özellikle câriye asıllı hanımlarla evlenmesinin sebebi. Ahmed Refik. kendi zamanında. kapıkulu sisteminin devletin istikrar ve devamını sağlayan bir müessese olduğunu. Bu iddialar doğru mudur? Saltanatın. her Ģerefi devlette bulmuĢ olan köle asıllı kiĢilerin devlete isyan edemedikleri ilave olunmaktadır. Ġstanbul 1997. Kul sistemiyle aristokrat bir sınıf kabul etmeyen Osmanlı Devlet sisteminde. Türk düĢmanlığından değil. 4. Bunun en acı misâli. Bâyezid arasındaki mücadeleyi. Kadınlar Saltanatı. c. 131. eğer bu grupları kapıkulu sınıfına dahil etmek caiz olsaydı. Baskı. Ġbrahim'in Telli Haseki ile yaptığı evliliktir ve maalesef devlet para darlığı içinde olmasına rağmen. iç oğlanlarının ve Enderun'a alınan insanların eskiden beri devĢirme veyahut gerçekten köle asıllı olanlardan seçildiğini. devlet idare etmenin ve özetle menfaat ve yetkinin paylaĢılmasının bulunduğu her yerde. Veziriazam Karamanı Mehmed PaĢa ile Ġshak PaĢa veya Cem Sultân ile II. nr. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. Zad tay»rrc in1 I-2-m. Ġbnül-Emin Saray. bir. Ġbn-i Kemal'e göre.. Uluçay. bazı mücadelelerin bulunması reddedilemez bir gerçektir. PadiĢahın Kadınları ve Kızları. I. Türk unsurunun Saray'dan uzaklaĢtırılması değildir. gayr-i müslimlerden de alınmaları yasak olan Yahudi ve Çingenelerin alınmaya baĢlandığını. sh. bunlardan birisinin vali veya benzeri memuriyete geldiklerinde nasıl isyan ettiklerinin gayet iyi bilindiğini açıkça beyan etmektedir. Türk aristokrasi part isi ile devĢirmeler arasındaki mücadele gibi göstermek doğru değildir. 59. sh.BĠLĠNE Ģirme yani câriye usulüne dönüldüğünün sebebini kolay anlarsınız. Sîman-oğulları Devleti bir asilzade olan Mahmûd Sebüktekin'in isyanıyla ve Büyük Selçuklu Devleti de Harizm-Ģah'ların isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. Koçibey de. Ġbn-i Kemal konuyu açıklarken. Harem II. 315 vd. 57 Akgündüz. Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını. Ġbn-i Kemal'e göre. tenkit edilebilir.Bu arada. en az bir sefer masrafı kadar düğün için masraf yapılmıĢtır.. Fâtih'den itibaren Osmanlı Devleti'nin bir kanun ve anane haline getirdiği devĢirme sisteminin (gılmân sistemi ve kapıkulu sistemi de denmektedir) veyahut bir diğer ifadeyle haremden ve kapıkulundan çıkanların devlet idaresinde Türk ve Ģehirlü olanlara tercih edilmesinin yanlıĢ yönlere çekilmesini doğru bulmuyoruz. 40-41. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var. Zira böyle davranmaları Allah'ın ve dinin emri değil. Ancak böyle bir siyâset. 939. Bu açıdan bakıldığında. Ancak sadece Osmanlı Devleti'ni tenkit uğruna. 4. devlet siyâsetinin gereğidir57. biri be!! etrayn bağı. daha evvel kapıkulu arasına alınması caiz olmayan Türkler. Ahmed. 61-62. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 117 itelet ley ve e ve ItnüO halde bu sistem.

yapılan tahsisin gayr-ı sahih tahsis olacağı ve bunun iptal edilmesi gerektiği ifâde edilmiĢtir. Ġslâm hukukçuları da. sizi. md. Bu hakikati bir asır önce gören büyük âlim Bediüzzaman. Defter.. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. kitapları bir. 79-86. Yaratanları bir. Koçi Bey Risalesi. husumet edesiniz diye değildir" Müslümanlar indinde ve yanında din ve milliyet. Yücel. Karamanî Mehmed PaĢa. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir. Muteber tarihçilerin ittifakla beyanına göre. Hucurât Suresi. Zaten Kur'ân da aynı hakikati beliğine Ģöyle ifade etmektedir: "Sizi. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II. sh. Meram. Ġçlerinde ve kalblerinde hâkim olan din duygusudur. Sultân Cem'i tahta çıkarma ve hatta Fâtih'i zehirletme isnadlarının yapılmasına sebep olmuĢtur. Konunun ayrıntılı izahını. Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi. meseleyi çok açık bir Ģekilde takdim etmektedir: "Sultân Selim'e bî'at etmiĢim. tahsis edilen cihetin beytülmaldan istihkakı bulunan bir hayır ciheti olmasıdır. kıbleleri bir. kabile kabile yaptım ki. irsadî vakıf veya tahsisat kabilinden vakıf dedikleri bu çeĢit vakfın. garplılar gibi değildir. kardeĢliği. gayr-ı sahih vakıf. bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. baĢlangıçta hatalı yapıldığı için bütün efkâr-ı âmmede de aynı yanlıĢ kanâat devam etmekte ve "Fütuhat için çok askere ihtiyâcı olan Fâtih'in bir çok vakıfları "mensûh" sayarak tımara çevirdiği ve bunların. tbn-i Kemal. sh. Ancak bu çeĢit vakıfların da en önemli Ģartı. Zira o. Yoksa. Ancak Eyyubî Devleti zamanında. Ta birbirinizi tanımalısınız. Asr-ı saadet ve Osmanlı dönemi bunun en bariz misâlidir. taife taife.zaman görüĢ ayrılığı bulunabilir. onun ittihâd-ı Ġslâm'daki fikrini kabul ettim. Devlete ait bir mal veya menfaatin vakfedilmesi sahih değildir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Bilindiği gibi. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. cildinde "Osmanlı Kanunnâmelerinde ġer'îliği TartıĢmalı Olan Mes'eleler" baĢlığı altında yaptık. Karaman? Mehmed PaĢa'nın yeniçeriler tarafından katledilmesini. Mevlüt Uluğtekin. PadiĢah Anaları. beytülmaldan istihkakı bulunan hayır cihetlerine vakıf adıyla tahsis edilebileceğine fetva vermiĢtir. onlar da ona bî'at ettiler. 27-29. Tevârîh-i Âl-i Osman. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed". sh. . Ya'Ģâr. c. Hâdiseler doğrudur. Bu isnadlar sonucunda Yeniçerilerin ellerinden kurtulamamıĢtır. bizzat müttehiddir. Bu sevilmeyiĢi. Ancak aralarında binbirler adedince birlik bağları vardır. bu tür tahsisatın iptal edilebileceğini kabul etmiĢlerse de. muhabbeti ve birliği iktiza etmektedir. ġimdiki Ģarklılar. iptaline cesaret edememiĢlerdir. 80. Ġstanbul 1985. 60. onun son derece namuslu olduğunu ve rüĢvet yemediğini kabul etmektedir. vatanları bir. Belki din. Âyet 13. vakfedilen malın mülk olmasıdır. Ģark vilâyetlerini ikaz etti. kabile kabile yarattık. 58 Kur'ân. Bunun aslı nedir? Tek nüshası Bursa ġer'iye Sicilleri. Rezzâkları bir. Osmanlı Ģöyle düĢünmüĢtür: devletin belkemiğini teĢkil eden Müslümanlar ayrı ayrı milletlerden ve kabilelerden olabilirler. Aralarında itibarî ve arızî bir ayrılık var.. Muhtelif yerler. Ģarkı uyandıracak ve terakki ettirecek sadece ve sadece din duygusudur. peygamberleri bir. Bu kadar bir birler. bazı irsâdî vakıfları neshederek tîmara çevirmesi ve yeni vergiler koyarak hazineyi güçlendirmeye çaılĢması sebebiyle. diğer mezheplerin görüĢlerini esas alarak. Safa. Ġslâm hukukunda vakfın bir Ģartı da. söz konusu sorunun gündeme gelmesine sebep olmuĢtur. 303/b'de bulunan ve 885/1480 tarihinde yazılan Fâtih'e ait bir ferman. vrk. 118 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BU: Maalesef bu fermanın hukukî tahlili. Muhtelif yerler. Burada sadece özetleyeceğiz. gerçek anlamda bir vakıf olmadığını ve bir kamu tahsisinin adı olarak devamında da sakınca bulunmadığını kabul etmiĢlerdir. I. Akgündüz. Karamanî Mehmed PaĢa'yı sevmediğini her ifadesiyle belli etmesine rağmen. 285. Yılmaz. A 3/3. devlete ait vergi gelirlerinin. Bu Ģarta riâyet edilmediği takdirde. X. ġerâfettin Turan neĢri. sh. 5/b. ÂĢıkpaĢa-zâde. oğlu Bâyezid Veli devrinde tekrar vakfa verildiği" ısrarla belirtilmektedir. Kaderin çoğu peygamberleri Ģarkta göndermesi iĢaret ediyor ki. millet millet. ġarklılar. Nitekim 1382 yılında Sultân Berkuk'un huzurunda toplanan Ġslâm hukukçuları da. Mürsel. sorulan bir suâl üzerine Ġbn-i Ebî Asrûn isimli bir âlim. söz konusu partilerin mücadelesi gibi göstermek de mümkün değildir. o zamandaki Ģarklılardır"58. ancak te'vil ve fermandaki açık izaha rağmen vakıf kelimesinin bütün vakıflara teĢmîl edilmesi yanlıĢtır. Bazı farklı yorumları için bkz. Ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz ve birbirinize yardım edesiniz. milliyetin hayatı ve ruhudur. halk ve asker tarafından sevilmemektedir. yek diğerinize karĢı inkâr ile yabanî bakasınız.

Müslümanların ve bilhassa da Müslüman Türklerin rehberlik etmiĢ olduklarını ve dünyada ilk tapu kanununun Fâtih Sultân Mehmed tarafından hazırlandığını. II. 192. Meseleyi biraz daha açarsak. Bilindiği gibi Anadolu Arazîsi tamamen mîrî arazidir. ÂĢıkpaĢa-zâde'nin tesbitleridir. Risale Fî Emvâl-I Beytilmal ve Aksâmihâ ve Ahkâmihâ. Dede Halife. tekrar mirî arazi olduğundan tapu ile isteyene verildiğini. Öteki mesele zaten tartıĢmalıdır59. 702-703. Dü&yuual manındı I Devleti'sAi Tapu ve I kontrolü. Süleymaniye kütp. Fâtih'in nesh yani iptal ettiği vakıfların. I. Ömer.ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in de iptal etmek istediği ve ettiği. Osmanlı Tarihi. Ayrıca 60 senedir. "Bursa ġer'iyye Sicillerinde Fâtih Sultân Mehmed'in Fermanları". Halil. Fakat önemli olan. sahih vakıflar değil. bizi ĢaĢırtacak hakikatlarla karĢı karĢıya geleceğiz. Ġnalcık. 146. Hatta . bu mevzuda da. 251-255. kısaca S olduğunu t tapu-kadastro \ olduğunu da!ı Müslümanlm «ti da ilk tapu t âlemi çok iyi 6 karĢıya gelra&J Ġslâm d t. dünya ilim âlemi çok iyi bilmektedir. sahih vakıflar değil. Fethe: «I yesi ile resnij defterlere lı resmi ı 59 Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. çift %"J I vergide «is * Hz. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserde neĢrettiğimiz Kanun metni de bunu isbat etmektedir. bahçe. buralardan elde edilen vergi gelirlerinin vakfı yani gayr-ı sahih yahut tahsisat kabilinden vakıfdır. maddede ise. sh. maddede bağ. ġöyle ki. bir milletin devlet idaresi. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir. belki gayr -ı sahih yani tahsisat kabilinden vakıfların da sahih olmayan tahsis kısmıdır. (WllĠ i etmiĢ ve bıi!ust| . Her güzel Ģeyde olduğu gibi. Karamam NiĢancı Mehmed PaĢa'yı anlatırken. nüfusunu ve diğer coğrafi durumunu bilmenin. Tarih. ÂĢıkpaĢa-zâde. Vakıf köy ve yerlerin vakfından kasıt. 583-585. zeri kart ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 119 61. t kanunudu' 22» tapu islerr-CTüĠ nunnimt-i II liriz. c. Zaten mülk bir arazinin değil. ilk gelir-gider defterleri ve tapu kayıtları demek olan Divan usulünü geliĢtirmiĢtir. XI/44. sh. Ġslâm devletini bir dünya devleti hâline getiren Hz. güzel yurdumuzun tapu-kadastro iĢlemlerini bitiremediğimizi ve bu yüzden çok kimselerin haklarının zayi olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz. Osmanlı Kanunnâmeleri. vakıf adıyla yapılan tahsislerin asla bozulmaması gerektiğine yönelik fetvaları da ÂĢıkpaĢa-zâde'yi desteklemektedir. Müslümanların feth ettikleri memleketin gelir ve giderini. 61. devletin zaruri görevi olduğunu anlamıĢ. sh. Ġstanbul 1997. Esad Efendi. ancak bu uygulamanın yanlıĢ olduğunu ifade etmektedir. 525-561. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür? ¦olacağı ĠMân rtileardeTapu ve kadastro iĢlemlerinin. Ġbrahim bin Bahsi. bunlar aslı mülk mal olduğundan sahih vakıflardır. irsâdî vakıflar olmasıdır. 3560. ancak mîrî arazinin tımara çevrilebileceği de unutulmamalıdır. değirmen ve kısaca müsakkafât yani çatılı mal türünden vakıflara müdâhale edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır ki. sh. köy ve yer yani arazi ve akar (burada arsa kasdedilmektedir) nev'inden olan tahsisat kabilinden vakıfların mensûh sayılmasını emretmektedir. Osman Gâzî zamanından beri tahsis edilen yerlerin bunun yaptığı düzenlemeler ile geri alındığını. Bu dediklerimizi teyid eden bir kayıt da. kısaca hukuk ve iktisât sistemi açısından ne kadar büyük bir ehemmiyete haiz olduğunu belirtmekte fayda vardır kanaatindeyiz. Belleten. tikleri mttnltMftj (Jevletin zaruri { Imek olanDIvMi ¦kadastrosunu y iyerıerin aljnlın» t i-yerleri. Zira I. nr. UzunçarĢılı. gelir ve giderlerinin kontrolü. 2. defterlerde testti nemli yani ı KöĢkü tapu kanunu. Zaten bazı Ġslâm hukukçularının. sh. c.

Ġkincisi. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. arazinin durumu ve benzeri hususlar. BAYEZID DEVRĠ 62. tımar ve ze'âmet olduğu ve bunların sahipleri kaydedilir. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Fethedilen bütün arazilerin nüfusu. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. 22 madde halinde yayına hazırladığımız bu kanun. Ġlgili bulunduğu bölgenin köyleri. Arazînin bu Ģekilde yazım iĢlemine tahrir denilir. Tahrir neticelerini iki ayrı defterde toplarlar: Birincisi. bunlarda sadece arazilerin has. mezraları. meraları. kıĢlakları ve diğer araziler ile bunların kime ait olduğu. kalmaıcuztft. Bu bin küsur defter. diğer bütün Müslüman devletlere örnek teĢkil etmiĢ ve bilhassa Osmanlı Devleti yeni fethedilen arazilerin tapu-tahririni yazma ve defterlerde tesbit etme hususunda zirveye yükselmiĢlerdir. Bâyezid. tepeleri. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. evli ve bekar. Topkapı Sarayı Revan KöĢkü kitapları arasında 1935 ve 1936 nolu kanun mecmualarında yer alan bu tapu kanunu. Kanunnâmenin orijinal adı "Kanunnâme-i Kitâbet-i Vilâyet" Ģeklindedir.'NMEYENfi Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. san'at sahibi vesaire benzeri kayıtlar deftere geçirilir. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru . Bunlar görevli oldukları bölgelere giderler. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BlL. Mufassal defterlerdir.II.Osman bin Hanif'i Irak arazisinin tapu kadastrosunu yapmak için görevlendirdiğinde Ģu talimatı vermiĢtir: "Ģen ve ma'mûr olan yerlerin alanlarını ölçünüz. MemluMtt! lüs'de de ed. Ömer'in bu tatbikat ve talimatı. muharrir veya il yazıcı da denir.] erdi. bütün dünya hukuk tarihinin ilk tapu kanunudur. sadece Osmanlı Devleti'nin değil. Tahrir iĢlerini iki resmi görevli yürütür: Defter Emini ve Vilâyet Kâtibi. Defter eminine muharrir-i memâlik. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. zirâat edilen veya edilebilecek olan araziyi tesbit ediniz. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. Bu mevzuda ilk ve en ö-nemli yazılı hukukî düzenleme. Kısaca umûmî esaslarıyla Ģöyle özetleyebiliriz. Hazırlanan defterler. ihtiyar. 149! sil salt! karĢı t manlık I sıyla 1499f Venedik I Osmanlı 1 na'da y VIII. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. Topraklı topraksız. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu sever di" Ģeklindeki ifadelerini. sakat. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. 1750'yi bulmuĢtur. icmal defterleridir ki. Bütün bu araĢtırmalar. Sultân II. bataklıkları ve sazlıkları ve benzeri araziyi vergide esas alınacak arazi arasına katmayınız". Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. tescil gayesi ile resmî görevliler tarafından muntazam bir Ģekilde resmî muhafaza altına alınan defterlere ka ydedilir. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Fâtih zamanında hazırlanmıĢtır. Osmanlı Devleti'ndeki tapu iĢlemlerinin temel esaslarını ihtiva etmektedir. gelir çeĢitleri ve ödeyecekleri vergiler kaydedilen defterlere mufassal defter adı verilir. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Özellikle mufassal defterlerde ahalinin fertlerine ait bütün vasıflar da zikredilir. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. ormanları. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. Verimsiz ve çorak yerleri. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? ciddi t» S Sultân II. Bazı tarihçilerin. arazisi tahrir edilen yerlerin re'âyâsı. Hz. ormanları. çift sürülmesi kabil olmayan öyükleri.

1750'yi bulmuĢtur. Hüseyin Efendi. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. Sultân Bâyezid. nr. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. Sultân Bâyezid. . Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? MemlükHI i lüs'de ) de eöiyı kalmak i erdi. c. 81/b-85/a. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. i il'ln c ciddi W S Anaı istemesi* deri v manltJ Sultân II.II. Hezarfen. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. 41 vd. I. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. 60 Ebüssuud. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. VIII. vrk. ReĢit Efendi. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. 1036. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. R. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. Akgündüz. Hazırlanan defterler. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. 1485 yılından itibaren. Osmanlı Kanunnâmeleri. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. Bazı tarihçilerin.ereö Osmanlı I na'da) M Ģeyht nndeıut 1460'dJ S götürdü. Sultân II. Maalesef düĢmanlar. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. ve 2. Risale-i Araz!. 1) sil sa'tı sıyla v. vrk. dünyanın 1. Bâyezid. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar.. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. 367 vd. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu severdi" Ģeklindeki ifadelerini. Bu bin küsur defter. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. 75/b. Telhis'ül. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. Bütün bu araĢtırmalar. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. BÂYEZĠD DEVRĠ 62. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Bütün bu sıkıntılara rağmen. 1483'de 1. Sultân Bâyezid. 1935 vrk.değildir. nr. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir.

Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. Bu sefer sonucunda. R. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Telhis'ül. 1036. evvela Boğdan'a musallat olan Polonya'ya karĢı haretekete giriĢti. Macaristan ve zaten arada düĢmanlık bulunan Ġspanya ile fiilen savaĢ hali baĢladı. Nitekim Çorlu'da babasının ordusuyla ġehzade Se-lim'in ordusunu karĢı karĢıya getirdiler. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Erdebil'deki Safevî tarikatının Ģeyhlerinden ġeyh Cüneyd. Bâyezid'in kayınpederi ve Yavuz'un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme baĢladı. nr. 367 vd. Macaristan ve Bosna'da yaptıkları savaĢlarda da önemli fetihler elde ettiler. ġah Ġsmail'in desteğiyle Anadolu'dan toplanan Türkmen gençleri. II. nr. çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin baĢına yeniden gaile açmaya hazırlanıyordu. ġehzade Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. 1507'de ġah Ġsmail'in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir ġi'îye kızını vermek istememesi üzerine. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil'e giderek tam bir ġi'i mollası haline gelen ġah Kulu isimli halifesi. 75/b. yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaĢ yılları sona erdi. Bu arada önce Kırım'a geçen ve ardından da Edirne'ye gelerek babasıyla görüĢmek isteyen Selim'e. ve 2. dünyanın 1. birer ġi'î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu'ya gönderiliyordu. Aynı yıl ġehzade Ahmed bu kargaĢadan yararlanarak Konya'da sultanlığını ilan etti. vrk. Halk. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. I. Tepki. Veziriazam Ali PaĢa. Hezarfen. 4 yıl süren savaĢlar neticesinde. vrk. seferini. çünkü bundan Endü-lüs'de Müslümanlara zulmeden Ġspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu. II. 81/b-85/a. Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları. 60 Ebüssuud. Bâyezid. 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon'dan yani Yavuz'dan geldi ve ġehzade Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. Babaya kılıç çekilmez diyerek. Maalesef düĢmanlar.Gܦfaeı: ve itler BĠLĠNMEYEN OSMANLI 121 Memlüklü Sultânı Kayıtbay düĢmanlığın devamını istemiyordu. Ve 5. Maalesef. baĢta Mora ve Yunanistan olmak üzere. Hüseyin Efendi. onun oğlu ġeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti'ni fetihlerinden uzak tutan ġah Ġsmail ve onun ġi'i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı. Zor olan nokta ġah Ġsmail'in Ģahlığı ve Ģeyhliği beraber götürmesiydi. ġah Ġsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin . üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. Bâyezid 4. 1460'da ġeyh Cüneyd katledildi. Risale-i Arazî. Uzun Hasan'ın da torunu olan ġah Ġsmail ile baĢladı. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı'da kalmak üzere. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. ġah Ġsmail'in oğlu Ġbrahim Mirza'nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında periĢan etti. ReĢit Efendi. Akgündüz. 41 vd. 1935 vrk. ġehzade Ahmed'in. sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı. Osmanlı Devleti'nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice Ģımardı. 1495'de Cem Sultân'ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden a-sıl saltanat yıllarına baĢlayan II. ama yerine geçen ġeyh Haydar. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı Devleti'ne teslim mecburiyetinde kaldı. Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla ġehzade Selim'i istediğini bilen Sultân Bâyezid. Erdebil'e götürülüyor ve orada ciddi bir ġî'a eğitimi verildikten sonra. c. Yavuz adına "Yürü Sultân Selim. I» eOsj) yüksek inden ulardan s kal-tlardan fe. Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini. Venedik.Bütün bu sıkıntılara rağmen. 1485 yılından itibaren. Asıl problem. bu baĢarıların ardından. Sultân Bâyezid. MeĢru veliahdlıktan düĢtü ve ġehzade Korkut veliahd oldu.. 1483'de 1. Bununla da kalmadı. baĢka çare olmadığını anlamıĢtı. devrân senindir" türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu. iĢi daha da ileriye götürdü. Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). Osmanlı orduları.

sh. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. sh. 3ġehzade Sultân Korkut Hân. 3-Gülruh Hâtûn. sh. I. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. sh. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. 6. c. c. XXVII. sayı 97(1961).ġirin Hâtûn. Tansel. Lütfi PaĢa. c. 13. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. sayı 14. Ģâir. 18.Ġlaldı Sultân. Ahmed Uğur neĢri. 75-77.FerâhĢâd Hâtûn. UzunçarĢılı. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. hattat. Aksun. XXV. II. 185-236. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". Kantemir.Hüma Sultân. 7. 269349. vrk. Belgelerle Osmanlı Tarihi.. 14.Yavuz Sultân Selim Hân. Bâyezid. II. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. 11 gün Eski Saray'da ikamet ettikten sonra. Öztuna. II. Osmanlı Tarihi. VIII. Belleten. 955 vd. 2162. Sarı Gürz. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. 220-269. KardeĢlerim 61 ÂĢıkpaĢa-zâde.000 km2/lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. Defter. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı.. Solakzâde. Tevârih-i Âl-i Osman.Bülbül Hâtûn. Molla Lütfi Efendi. c. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. II. Bu hadiseler üzerine. c. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. sh.. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Künh'ül-Ahbâr. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi.Hundi Sultân. Tevârih-i Âl-i Osman. 183/a-213/b. 8-AyĢe Hâtûn. Ġbn-i Kemal. c. 4. sh. Âli. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. Belleten. sh.Gevher Mülûk Sultân. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. (neĢr. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. Tarih Dergisi. 63. 17-ġah Sultân. sh. Es'ad Efendi. 122 BĠLĠNMEYEN OSMANLI .HüsnüĢah Hâtûn. Bâyezid. 15. 10. sh. Selim'in iĢini kolaylaĢtırıyordu. . sh. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında.Nigâr Hâtûn.Kamer Sultân. 1. sh. UzunçarĢılı. 174-203. ilim ve maneviyât erbabından ise.AyĢe Sultân. c. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. Osmanlı Tarihi.167-188. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. iĢleri vezirlere havale etti. 161-248. karĢı gelemeyerek Konya'ya gelmesi.. Ġdris-i Bitlisî. 12.. X. 105-107. Tarih. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. Zülkadiroğiu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 379-421. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II.Fatma Sultân. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. "Bâyezid Il'nin Ailesi". kendi zamanında sadece 160. Yılmaz. 21-29. 191-203. I. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. I. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi.Gülbahar Hâtûn. Devletler ve Hanedanlar. Muslihuddin bin Sinan Efendi.Hatice Sultân. 16. nr.Amasya ve Tokat'da kargaĢa çıkarmasına rağmen. sayı 106(1963). Selâhattin. Gâzî. 24 Nisan 1512 tarihinde ġehzade Selim lehine tahttan feragat eden II. 19. 5.. Bâyezid'in. 5. Kendisine 122 BĠLĠNMEYEN OSNMU tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. Ġsmail Hakkı. Dimetoka'ya gitmek üzere yola çıktı. sh. sh. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. âlim.Selçuk Sultân. Ankara 1997. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi.Ayn-i ġah Sultân. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. Uluçay. 2. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. 2. 136-148. Niyâzî-i Mısrî. c. Ġstanbul 1959. Ahmed Uğur). 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. ZEVCELERĠ: 1. 11.

3-Gülruh Hâtûn. c. 16. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. Yılmaz. XXVII.Kamer Sultân. 5. XXV. Tarih. II. sayı 97(1961). sh. tır. hattat. II. 6. sh. 13. c. sayı 14. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. sh. Ġdris-i Bitlisî. Kantemir. c.Gülbahar Hâtûn. UzunçarĢılı.167-188. Osmanlı Tarihi. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. 220-269. Devletler ve Hanedanlar. c. Belleten. Ahmed Uğur). Belgelerle Osmanlı Tarihi. 21-29. Gâzî.AyĢe Sultân. 17-ġah Sultân. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. 3ġehzâde Sultân Korkut Hân. Belleten. 955 vd. Âli. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. II. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. 19. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. Bâyezid.Ayn-i ġah Sultân. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. Tansel. VIII.Hatice Sultân. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. âlim. Selâhattin. sh. KardeĢlerim I 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. Muslihuddin bin Sinan Efendi. 105-107. 12. Ankara 1997. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. Ġstanbul 1959. Osmanlı Tarihi. 10.Hüma Sultân. Sarı Gürz. 11.. Solakzâde. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. 2162. 136-148. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Ahmed Uğur neĢri. sh. Ġsmail Hakkı. Es'ad Efendi.HüsnüĢah Hâtûn. Aksun. sh. Ģâir. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. Defter. 161-248. Künh'ül-Ahbâr. ZEVCELERĠ: 1. Tevârih-i Âl-i Osman. Tevârih-i Âl-i Osman. 183/a-213/b. X.Fatma Sultân.Gevher Mülûk Sultân. 5. Öztuna. UzunçarĢılı. iĢleri vezirlere havale etti. sh. *) I lan* nal manevi Ģa ettiğini bf D)F tahta çe . Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar.ġirin Hâtûn. 379-421. c. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. Uluçay. c. c. 18. : . sh. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. Bâyezid'in. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. 7.FerâhĢâd Hâtûn. Niyâzî-i Mısrî. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. 4. kendi zamanında sadece 160. Ġbn-i Kemal. 1. sh. 191-203. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. nr. 15.Selçuk Sultân.Bülbül Hâ tun. sh.000 km2'lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. I.Ġlaldı Sultân. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. vrk. sh. 185-236. 63. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. "Bâyezid H'nin Ailesi". ilim ve maneviyât erbabından ise. A' fimi!' ZOfl. I. Tarih Dergisi. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. I. 14. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. 8-AyĢe Hâtûn. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. sh.Yavuz Sultân Selim Hân. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. 2. 174-203. c.Hundi Sultân.Nigâr Hâtûn. Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. (neĢr. Molla Lütfi Efendi. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. sayı 106(1963). 269349. 75-77. 2. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. sh. Lütfi PaĢa.tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. II.

yaĢlılık. vrk. esrar ve kokain yasak mıdır? II. 430. Büyük Osmanlı Tarihi. Bir rak vefa1 64. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. II. Yunan ve Bizans tarihçileri. c. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. Süleymaniye kütp. afyon. 86. UzunçarĢılı. I-II. 140/b. Akman. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. 3-nHân. sh. sh. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. nr. Peçevî Ġbrahim Efendi. f afyon »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 Ifve Abis. 3062. Tevârîh-i Âl-i Osman. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Ancak Hz. c. Ġstanbul 1338. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. vrk. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. sh. 245. Es'ad Efendi. bazı kaynaklarda ise. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. I. 2162. Bu tür uyuĢturucular Hz. 213/b. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Kader böyleymiĢ. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. sh. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. 348-349. Tarih. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. kSultân (Sultân. sh. Solakzâde. Ġ-Fatma p en de hevâ ve heveslerinde olup. nr. Bizim kanaatimize göre. sh. Lütfi PaĢa. bu dilekçesinde. 8-Huz'un Ön. 732. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. 203. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Künh'ül-Ahbâr. 3-I Hâ-lâun. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. II. en doğru kaynak. Mürî'üt-Tevârîh. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini.Y. sh. bu tür maddelerin. nr. Osmanlı Tarihi. IV. 72-76. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. Süleymaniye Kütp. FjörüĢe tsi. KardeĢ Katli. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. 507. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. Ne yapalım. Elbet te ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. Hammer. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Ġstanbul 1281-83. H. 64. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? Önce Ģunu ifade etmeliyiz ki. Osmanlı Hukukunda afyon. Ali PaĢa. c. ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 . Âli. ancak halk arasında. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. Bu Ģahadet. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. Hezarfen Hüseyin Efendi. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz".

»Fatma ı en de hevâ ve heveslerinde olup. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. Künh'ül-Ahbâr. 348-349. 86. 124 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". H. Kader böyleymiĢ. Tarih.ĠreAb-. 430. Mürî'üt-Tevârîh. Bizim kanaatimize göre. Osmanlı Tarihi. Anliotfi idi ĠPadiÖnce Ģunu ifade etmeliyiz ki. bu tür maddelerin. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. sh.3lil HâI Hatun. II. Ġstanbul 1281-83. c. IjörüĢe . II. sh. nr. sh. 732. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. 507. IV. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. nr. bazı kaynaklarda ise. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? ir]. Hammer. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. 2162. Yunan ve Bizans tarihçileri. Bu Ģahadet. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. UzunçarĢılı. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. ancak halk arasında. c.8-jz'un . Es'ad Efendi. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. 140/b. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Peçevî Ġbrahim Efendi. bu dilekçesinde. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. Solakzâde. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu.3im Hân. ĠSultân IMtân. sh. afyon. nr. en doğru kaynak. sh. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. 203. sh. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. sh. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. yaĢlılık. Elbette ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. 3062. Süleymaniye Kütp. Ne yapalım. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. Âli. Süleymaniye kütp. Akman. Tevârîh-i Âl-i Osman. esrar ve kokain yasak mıdır? II. KardeĢ Katli. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. 213/b. vrk. 64. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. 245. MI. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. vrk. c. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Ali PaĢa. Ġstanbul 1338. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. Lütfi PaĢa. Büyük Osmanlı Tarihi. Bu tür uyuĢturucular Hz. Osmanlı Hukukunda afyon. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. Ancak Hz. I. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. 72-76. Hezarfen Hüseyin Efendi. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu.

II.^ sebebiyle. Ayrıca böyle bir ferman padiĢahların çocukları hakkında ne kadar hassas olduklarını göstermektedir. ahlâkî zaaflar ve kadın gibi hilelerle. tamamen bir iftiraya kurban gittiğini. I ücreti takdim eden I mektedir. 18i M ÂN. vrk. ma'cûn ve esrar adıyla bilinen bütün uyuĢturucu maddelerin. ancak Ģehzadenin onlarla PadiĢah'a arz edildiği kadar beraberlikleri bulunmadığını ve Ģehzadenin hikmetle terbiye olunması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. Böylesine bir Ģehzadenin. Bâyezid'in böyle bir rahatsızlığı varsa tedavi yoluna gidilmesini. Bâyezid l manii tarihinin ( nunları. açıkça haram olduğuna dair fetvalar vermiĢlerdir. K sn. onun. 8j| olan bir diplomattı. 66. böyle bir Ģey doğruysa. II. 1479 yılında Kastamonu'da sancak Beyi olan oğlunun Lalası Fenârî-zâde Ahmed Bey'e hemen ferman göndermiĢtir. tamamen içki ve gayr-i meĢru eğlence diye yorumlamanın hatalı olacağını daha evvel açıklamıĢtık. esrar içinde ola. Netice dair olan söylentiler. hemen Lalası olarak duruma müdahale etmesi gerektiğini ve o iki hâinin de. Ahmed Bey'in cevabı daha önemlidir. "Devitti lerdir" diyerek. ancak gençlik döneminde ve sancak beği iken. Gerçekten de ZemahĢerî'nin Mufassal adlı eserini Arap âleminde ders okutacak kadar i ne kadar yükselen bir ı mektedir. Osmanlı padiĢahları ile alakalı yaptığı genel bir değerlendirmede. Bu kısa giriĢten sonra Ģunu ifade edelim ki. Bâyezid'in 1 diği söylenmek II. "gençliğinde îĢ ü nûĢu severdi. Bâyezid'i j Ģeklindeki iddialar^ rihçileri. takva ve ibadetiyle adaĢı olan Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri gibi büyük bir veliyyullah olduğu da kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Osmanlı PadiĢahları. Nitekim Âli. S . Fâtih'ten sonra en büyük âlimlerden biri olarak bilinen II. ġehzade Bâyezid'in durumu bildiğinden dolayı. afyon. Fermanda oğlunun zikredilen iki kötü insanın teĢvikiyle esrar ve benzeri uyuĢturucu madde kullandığı ve böylece selim fıtratının bozulduğuna dair bazı dedikoduların kulağına geldiğini. böyle ahlaksızların elinden kurtarmak için ellerinden geleni yapmıĢlardır. dıĢ ve iç düĢmanlar tarafından saltanat. her çeĢit uyuĢturucu maddeyi yasakladıkları gibi. büyük bir âlim olan Mü'eyyed-zâde'nin. kem yıllarına ait bire unutulmamalıda. Kendisi. < maktadır63. ülkesi II. Ġçki içtiğine dair açık bir ifade yoktur. bu kötü âdetlerinden dolayı topluma zarar vereceklerinden hemen cezalandırılmalarını. Batı dilleri I olan Bâyezid. Nitekim Ahmed Bey. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli arkadaĢları tarafından uyuĢturucu kullanmaya zorlandığını ve gayr -i meĢru hayata girme tehlikesinin bulunduğunu haber alan Fâtih Sultân Mehmed.BĠLĠNMEYEN 0SM/W. her zaman oyuna getirilmek istenen Osmanlı Hanedan mensuplarını da. Ġtti ri hazırlanıl zikrederek I Evet ( Bursa. 65. II. Selim hakkındaki bazı isnadları nakletmektedir. Bâyezid'in padiĢahlığı döneminde değil. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli iki arkadaĢı tarafından. Hakkında kullanılan. mertebe-i sekre varmayıcak haram olur mu? El-Cevap: Fâsıklar ve hevâ ehli yeyiĢi üzerine (hastaların ilaç olarak kullanmaları dıĢında) hiç bir Ģekilde helâl değildir". ( tirdiği gibi. Zira TaĢköprü-zâde. Aslında özellikle Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi'nin ve arkadaĢının böyle bir çirkinliği iĢledikleri de Ģüphelidir. yapılan ikazlar ve özellikle de Ebüssuud'un babası ġeyh Muhyiddin Yevsî'nin irĢadı üzerine kendisini tamamen takva ve ibadete verdi" Ģeklindeki değerlendirmeyi. adı zikredilen bedbahtlar hakkındaki ihbarın doğru olduğunu. bütün Ģiddetiyle emretmektedir. Osmanlı Ģehrinin I donanmasını bir katli tesis etmiĢtir. berĢ (afyonlu Ģurup). idam fermanı gelmeden onun Kastamonu'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu anlatmaktadır. Bâyezldd Kanunları. Bâyezid'in. cevabında. bene (haĢhaĢ). çok sayıda fetvalarıyla. PadiĢahlar arasında. Sadece bu fermanı görüp de hüküm vermek doğru değildir. "BerĢ ve afyon ve ma'cun ki. sadece Yıldırım Bâyezid ve II. esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullanmak üzere teĢvik edildiği bazı Osmanlı kaynaklarında rivayet edilmektedir. Ebiissuud Efendi ve benzeri Osmanlı ġeyhülislâmları. ĠL I ve yay imalatçısı t tır. Ancak bu iddianın doğruluğunda da Ģüphe bulunmaktadır. Tansel. sadece keyif için kullanmaları arasındaki sınırı her zaman korumak kolay olmamıĢtır. 1 mükemmel w < MünĢe'ât-ı S 2162. bir rivayete göre.

c. vatandaĢlarının kalblerinde sevilenlerdir" diyerek. Es'ad Efendi. 263-264. Bâyezid zamanında 85 adet Kanunnâme neĢr olunmuĢ ve özellikle sadece Osmanlı tarihinin değil. Gerçekten öyle midir? II. II. Süleymaniye kütp. babasının fetihlerini hazmettirdiği gibi. Künh'ül-Ahbâr. Ancak hâlim ve selim olduğu doğrudur. Bâyezid'i tavsif etmiĢlerdir. doğuda ve batıdaki menfi Ģartlara rağmen.187. sh. {. c. 223. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu. delilsiz isnâdlar Ģeklinde kalmaktadır63. kendinden bekleneni veremediğine dair Yavuz'un tesbitleri. UzunçarĢılı.EN OSMANLI (olmamıĢtır. c. II. Hadâık. 236. 662-664. Osmanlı Tarihi. Bu kanunnâme. dünyanın en mükemmel ve en geniĢ belediye kanunu olmakla kalmamakta. fermanda bahsi geçen rezaleti iĢlemesi akla uzak görünmektedir. Osmanlı ordu ve donanmasını bir kat daha güçlendiren Sultân Bâyezid. doğu dillerine ve mesela Arapça.. sh. Ġstanbul. nr. ilk tüfekli piyadeyi de kendisi tesis etmiĢtir. I. Bâyezid'in uyuĢturucu kullandığı ve içki içtiğine dair olan söylentiler. c. II. 64 Âli. sh. Osmanlı tarihçileri. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz? Evet doğrudur. dünya hukuk tarihinin ilk belediye kanunları ve ilk standart kanunları. bestekâr. vrk. nr. II. aynı zamanda dünyada 63 Ebüssuud Efendi. Bâyezid'i gözden düĢürmek için söylenen bu sözler. Mecdi. yani devleti idare edemedi Ģeklindeki iddialar doğru değildir. Akgündüz. Selâhattin. Ġstanbul ve Edirne Ġhtisâb Kanunnâmeleridir. Âli. onun zamanında tanzim olunmuĢtur. Farsça ve Uygurca'ya da vakıf olan Bâyezid. Âlim. onun zamanında hazırlanmıĢtır. ülkesinin sınırlarını az da olsa geniĢletmiĢtir. yaĢlılık ve hadiselerin verdiği yorgunluk sebebiyle. II. Tansel. c. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar. sh. sh. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi Ģüphesiz ki. Edirne ve Bursa gibi üç büyük Osmanlı Ģehrinin belediye kanunları. nr. Kendisine takdim olunan bütün eserleri okuyan ve kıymetine göre telif ücreti takdim eden Sofi Bâyezid. bene »uyuĢturucu «vema'cun Ifiehevâ ehli I maddeyi yap kadın gibi m da. tamamen son yıllarına ait bir olaydır. o zamanın güçlü devletleri olan Ġtalya ve Venedik'te nüfuz sahibi olan bir diplomattı. c. Ģâir. 2162. Feridun Bey. II. böyle Jıfaminde hman |t benzeri keyif i rivayet | içki içtiğine I genel bir lan nak-lıt özellikle s takva ve nce diye I Fâtih'ten jMyle adaĢı darda ittiıan ve pıiiB Fâtih »Fenârî-t: ¦ <c:j |r—a: ı. Osmanlı Kanunnâmeleri. çok büyük âlim ve komutanlardan hususi dersler almıĢtır. 2162. . II. hattat. 245-248. Kantemir. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir. Kendisi. Es'ad Efendi. olaylar tahkik edildiğinde. sh. V. c. Osmanlı Tarihi. kocu BĠLĠNMEYEN OSMANLI 125 okutacak kadar ilim adamı olan ve sonra da Ġstanbul kadılığına ve Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir zatın. ' 126 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN . Fetâvâ. II (Bâyezid Devri Kanunnâmeleri). ilk Belediye Kanunları. sh. ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir. Ġsmihan Sultân. devrinin yabancı tarihçileri tarafından da medh edilmektedir. UzunçarĢılı. lyla. "Devlet adamlarının en hayırlısı. 124-125. I. 183/a-b. sn. müzehhib ve yay imalatçısı olan Bâyezid. Ömrünün sonuna doğru. 65. MünĢe'ât-ı Salâtin. vrk. II. vrk. I. Bursa. Osmanlı tahtında 31 yıl oturduğu ve asla toprak kaybı olmadığı unutulmamalıdır64. 183/a-b. 308-311. Netice olarak. 245246. Süleymaniye kütp. Künh'ül-Ahbâr. Batı dilleri kadar. 260/a-261/b. 66. Süleymaniye kütp.

boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler. Ġ-33. Ziyâdeye satarlarsa. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiĢtirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Ġ-42. eksüği bulunanın hakkından geleler. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hububat ki. ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Kuyumcular. Su katılmıĢ olub bulunursa. Ġ-29. Un kapanında olan kapan taĢlarını. zira dilsüz canavardır. sahibine tamam etdüre. eksik ve çiğ olmaya. Ve ayağı yaramaz bârgiri iĢletmeyeler. Ve hammâllar ağır yük urmayalar. Usturası keskin ola. Bu kanun. Olursa hakkından geleler. cezalandırıla. ĠĢleyenin muhtesib (belediye baĢkanı) gereği gibi haklarından gele. E-196. imtihan edeler. Ve at ve katır ve eĢek ayağını gözedeler ve semerin gö-reler. gezdireler. E-198. kabul etmedikleri kimesneleri men' edeler. değirmende tavuk beslemeyeler ki. eksük olmaya. Ġ-21. Tabibler dahi gözlene. teĢhir edeler veyahud tahta külah uralar. Ve her etmekçinin elinde iki aylık. bakır koyub iĢlemeyeler. Eğer muhalefet edecek olurlarsa. Ve ağır yük urmayalar. ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beĢ pare olur. hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de Ġslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıĢtır. her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini. Cem? Edirne'nin aĢçıları ittifakiyle teftiĢ olundı. .ilk tüketici haklarını koruyan kanun. muhtesib (belediye baĢkanı) haklarından gele. Biz. B-74. Ġki pulluk dahi etmek vereler. hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyan olmaya. Ve iç yağiyle nesne biĢürmeyeler. Ġ-4. Ve hamallar na'lsuz at istihdam etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. Bir akçelik aĢ alanın aĢına bir pare koyalar. ġöyle ki. Ve boyacıları dahi gözedeler. halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. san'atlarında kâmil oialar. çarĢıda ve pazarda vardır. Ve astar ki. Eyle olıcak ekmek gayet eyü ve arı olmak gerekdir E-7. kalb boyamayalar. eksük olursa tahta külah uralar veyahud para cezası alalar. Ġ-38. E-58. Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. Tâ ki. E-194. E Edirne ve Ġ Ġstanbul Kanununa iĢaret etmektedir): "Ġ-45. yunmuĢ ola. Ve kile ve arĢun ve dirhem gözlemle. Ģehirde iĢlene. Değirmenciler gözlene. Bursa. Eğer terâzûda ve kilede ve arĢunda eksük bulunursa. sâde iĢi dirhemine bir akçe. en az bir aylık un buluna. tüketici haklan açısından arz ediyoruz (Maddenin baĢındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. hâmmâmları gözedeler. ziyâdeye satmaya-lar. bu hisâb üzerine vereler. ilk standartlar kanunu. standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk iĢleyeler. görse ve gözetse gerekdir. mahkeme kararıyla muhtesib (belediye baĢkanı) dâim görüb gözede. Ġ-24. müĢebbek iĢde miskâline beĢ akçe ve gümüĢ düğmeler iriyi ve hurdayı gayet eyü hâlis iĢleyeler. Cerrahlar dahi gözlene. HazırlanıĢ tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır. tabanına let uralar. bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler. Hammâmcılar. Berber gözlene. Etmekçiler. E-195. usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nazır olan fotaları pâk duta. ma'kul üzerine ola Ġ-40. sekiz arĢun ola. minekâri iĢde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe. Ġ-66. Usturaları keskün ola. aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. Her kangısında eksük bulunursa. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar. AĢçılar biĢürdükleri aĢı pâk biĢüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine beraber ola. Tâ ki. Ve dahi hekimlere ve attârlara ve cerrahlara. Amma bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. muhtesib (belediye baĢkanı) dutub te'dîb ede. Ġ-5. Ve camilerde dilenci taifesin yürütmeyeler. kâfir baĢın tıraĢ etdükleri ustura ile Müslüman baĢın tıraĢ etmeyeler. Ġ-46. ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. muhtesib (belediye baĢkanıjin hükmi vardır. Bakkallar ve attârlar ve bezzazlar ve takyeciler. onun on bire satalar. gözedilüb her meslek sahibi teftiĢ oluna.

. itaba ve ikâba müstahak olur 67.. herkimi 67.. Ve her san'atı aydan aya kadı ile teftiĢ ede ve dahi göre ve gözede. Bunu duyan Sultân Bâyezid.-. Etmek jM. B pOSMANLI |t standartlar Ġiodudur. Bursa'ya gelen Cem Sultân'a buranın halkı büyük alaka göstermiĢti. . Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allah ü Te'âlâ yaratmıĢdır.. eksük Bin cest Ġt fotaları .. (I Ġ-73.. Daha da ileri giderek.-. Kahire'de I gitti ve 1482 yılında | rini reddeden Süit sır'a dönmek i zünde durmadı \ leti'nin baĢını i II. Ve her «an'atı ı lunan narhdan eksük sata.. Kahire'de büyük ilgi gören Sultân Cem.. Yeniden Mısır'a dönmek istediyse de.. 1 papa da kendisine il "Değil Osmanlı ı ğiĢtirmem".-.12. ... her kim muhalefet ve inâd ederse... Her kangısı kim ta'yin olunan narhdan eksük sata. Ġ-70. bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayıĢının mahsulü olduğu daha iyi anlaĢılır.... . Fll-ciimlebUZĠkf» (belediye baĢkanı) görüb J ġöyle blleler. ı. Bâyezid'in sulh tekliflerini reddeden Sultân Cem'i Anadolu'da Karamanoğlu Kasım Bey karĢıladı. muhtesib (belediye baĢkanı) hakkından gelüb teĢhîr ede. anlaĢtığı Üstâd-ı A'zam Fransız Pierre d'Aubusson sözünde durmadı ve Cem'i Nice'ye götürerek ġövalyelere teslim etti. . hükmi vardır.1 Yılma:. Ģehzadelere yazılacak elkâbla ilgili bölümde Sultân Cem'in ismi zikredilmiĢ ve Karamanî Mehmed PaĢa'nın arzusu da hep bu olmuĢtur. halası Selçuk Sultân baĢkanlığında ağabeyine gönderdiği heyetin diliyle Osmanlı Devleti'nin ikiye bölünmesini. . yüzyılın baĢında savunulmaya baĢlandığı düĢünülürse.-.S'ud para ¦ bizara un iöfrolma-|)ittoiur Bir jeksük ¦ :s: ise Heyıi hâlis Ġ Ġlli. Bunuı eyledi ve Cem de < sığındı.. kuvvetli ordusuyla Cem'i YeniĢehir'de mağlûp eyledi ve Cem de evvela Konya'ya ve sonra da Memlüklü Sultânı Sultân Kayıtbay'a sığındı. Sultân Cem olayının esası nedir? öve pazarda mursa. Bâyezkiî pazarlık yaptılar»! pa'ya teslim edil*! aleyhine kullan Roma'ya ayakbas&ı landığı Roma'da 1* hem Papa VIII. hepsini de muhtesib (belediye baĢkanı) görüb gözetse gerekdir. Anadolu'da kendisinin ve Rumeli'de ise Bâyezid'in sultân olmasını teklif eyledi.... ġöyle bileler. . Fâtih Sultân Mehmed hayatta iken tanzim edilen meĢhur Kanunnâmesinde.. Hedef Osmanlı Devleti'nin baĢını ağrıtmaktı ve Sultân Cem de bunu biliyordu...irdir.65 Hayvan haklarının 20.... Bu paĢanın vefatından sonra.. 1495) yaptı ve zehirlemesi i vefatı üzerine J mak istediler ( olundu (M Ģâir bir Ġm "Akı 6? il 10. ı teklif eyledi. Sultân Cem < Fâtih Sultân Meh delere yazılacak elk Mehmed PaĢanın an gelen Cem Sultân'a Bâyezid'in AyaĢ adına para kestirip I Selçuk Sultân baĢ ikiye bölünmesini.. buradan bir ilke imza basarak hacca gitti ve 1482 yılında yeniden Adana yoluyla Anadolu'ya döndü. Hatta ağabeyi Sultân Bâyezid'in AyaĢ PaĢa komutasında gönderdiği kuvvetleri yendi ve 1481'de Bursa'da adına para kestirip hutbe okuttu ve saltanatını ilan etti. Ġ-73. Bu t Mevlânâ |»7 tarihleri îmaddele-IrKanun madBĠLĠNMEYEN OSMANLI 127 Ġ-70.

<: = . netice vermedi ve 1492 yılında Gırnata teslim oldu ve Endülüs'teki Ġslâm . Bâyezid ve Sultân Kayıtbay. Divan-ı Hümâyûn'u toplayarak durumu müzâkere etti ve Batı Akdeniz'e donanma gönderilmesi kararlaĢtırıldı. Aragon. bütün dünyanın sultanlığını da verseniz. 17. Her iki papa da kendisine dinini değiĢtirmesi için baskılar yaptılar. sonra ermek üzereydi. Osmanlı devleti. 382-386. I.-. Memlüklüler ve Osmanlılar ise.. II. Alessandro Borgia ile görüĢtü. Hıristiyan dünyasının elinde. Buna verdiği cevap Ģu oldu: "Değil Osmanlı saltanatı. Kemal Reis Güney Ġtalya'yı vurarak Ġspanya sularına kadar geldi ve Malaga'yı tekrar aldı. 66 Akgündüz. nr. 711 yıldır devam eden Ġslâm hâkimiyetini sona erdirmek için fır sat beklediler. bunların Akdeniz ile ve Müslüman devletlerle olan bağlarını kestiler. 12. Âli. 387-402. Solakzâde. Napoli ve Sicilya Krallıklarına karĢı harp ilan etmiĢ oluyordu.. 143.2. sh. dinimi değiĢtirmem". Ġbn-i Kemal. Osmanlı Kanunnâmeleri. Kendisine San Angelo Sarayı tahsis edildi. 220-221. edîb ve Ģâir bir insandı67.II. II. Gırnata'ya hücumda tek çekindikleri Osmanlı Devleti ve Memlüklüler idi. Gırnata baĢĢehirleriydi ve gittikçe de sınırları dara-lıyordu. hem Papa VIII. 188-230. Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanılacak bir kozdu ve kendisi de asla bunu arzu etmiyordu. Müslümanların kendileri gibi katliam yapmayacaklarını bildiklerinden aldırmadılar. II. 2162. 37-39. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Kantemir. Bâyezid. Gırnata'ya hücum etmeleri halinde. 184/a vd. resmen her ikisinden de yardım istedi. 163-177. Charles. 67 ÂĢıkpaĢa-zâde. Innocentius ve hem de VI. Kemal Reis'in komutasındaki Osmanlı Donanması 1487'de Ġspanya seferine çıktı. Hatta Gırnata Meliki XI. VIII. Cem'i kendilerine teslimi için Papa'ya baskı yaptı ve Sultân Cem maalesef Krala teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. Osmanlı-Memlüklü harbi devam etmektedir. Tarih. Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmıĢtır. hem uzak idiler ve hem de birbirine düĢürülmüĢlerdi. c. Tunus Hafsî Sultanlığı ve Merînîler yardım edebilirlerdi. Avrupa'daki diğer Hıristiyanların da yardımıyla baĢta Cebel-i Târik Boğazı olmak üzere. c. Türkçe ve Farsça Divan telif edecek kadar âlim. Bu hücumlar. Memlüklülerle de uğraĢan Osmanlı Devleti'nin iki ateĢ arasında kalmasından dolayı. Sultân Cem. Böylece Osmanlı Devleti. Endülüs'teki Müslümanların oralardan kovulmasıdır. sh. 1487'de 776 yıllık Müslüman bir Ģehir olan Malağa düĢtü. Künh'ül-Ahbâr. muvaffak olamadılar ve maalesef Sultân Cem 1488 yılında Pa-pa'ya teslim edildi. c. Ne acıdır ki. vrk. ġöyle ki: Maalesef. 364-384. sh. Ancak Papa'nın zehirlemesi sebebiyle Napoli'ye giderken yolda vefat etti (25. 1469 yılında Ġspanya'daki iki Katolik devlet olan Kastilya ve Argon Krallıkları resmen birleĢtiler. adı geçen üstâd-ı azamla Cem'i teslim etmesi için pazarlık yaptılarsa da. 1492 yılında Endülüs'teki son Müslüman devletine son verilmeden evvel. s-'J 128 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI I 68. sadece onları katliamdan kurtarmaya yetmiĢtir. ancak gücü ve siyasi durumu. yani tam Müslümanlar yok edilmeye çalıĢıldığı günlerde. Osmanlı Sultânı vefatı üzerine üç gün yas ilan etti. 1485-1491 yılları arasında. Yılmaz. Ġspanyollar. Kastilya. 26-27. Tevârih-i Âl-i Osman.. sh. Tabutunu bile Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanmak istediler ve ancak 4 yıl bekletildikten sonra Napoli'den Bursa'ya getirilerek defn olundu (1499). bunları koruması muhtemel olan Müslüman devletler saf dıĢı edilmiĢtir. Bu tarihlerde. Avrupa'yı Rönesans'a taĢıyan Endülüs'teki Müslüman devleti. Zira Osmanlı Devleti'ne Cem olayı ile problem çıkarılmasının da Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti'nin arasının açılmasının da tek sebebi. Es'ad Efendi. 1489 yılında Roma'ya ayak bastı ve ikinci sürgün hayatı baĢlamıĢ oldu. I. 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır? Sultân Cem olayından sonra bu soruyu cevaplandırmak daha kolaydır..1495). 286-304. Artık Sultân Cem. Büyük bir merasimle karĢılandığı Roma'da 1495 yılına kadar 6 yıl kaldı. sh. Bunlara en yakınları olan Fas Sultanlığı. Ebu Abdillah Muhammed. c. -. Osmanlı Donanması Fransızlara kolaylık gösteren Tunus Hafsî Sultanlığı ile de uğraĢıyordu. 10. Osmanlı Tarihi. sh. Ahmed Uğur neĢri. UzunçarĢılı. Defter. Endülüs'te tek Müslüman devlet kalmıĢtır: Nasrîler veya Benî Ahmer. Kudüs'teki Hıristiyanları sürgün edeceğini söyledi ise de. Sultân Kayıtbay. 1495 yılında Fransa Kralı VIII.

-. Tansel. Aynı yıl Amerika'ya da Colombus ile çıkan Ġspanyollar.».¦¦¦¦¦-? ¦¦. Katoliklerin Protestanlara ve Protestanların Katoliklere hayat hakkı tanımadığı Hıristiyan Avrupa'da elbette ki Yahudilere de hayat hakkı tanımayacaklar idi.. Yılmaz. 2162.. XV. Renk. II. Yahudiler de zimmî sayılıyor ve Ġslâm .. Ġsmail Hakkı..Hâkimiyeti sona erdi. vrt. bunların neticesi olarak ı Avrupalılar.|| fendi. Belleten. 170-175.••¦«•-. 185-236. Osmanlı Devleti'nin bunlara da kucak açtıklarını çok iyi biliyoruz. ġerafettin. gemiMsI manii ülkesine getiri ve hem de Yahudiler. nr. hem yerli Müslüman devletlerin destek yerine köstek olmaları ve hem de Memlüklülerle olan savaĢ sebebiyle tam netice alamadılar68. sayı 95(1960). "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar".„¦ _ . 5-1491 k Osmanhtkal-n cfara-:TAnk t kesti-er.. 1510 yılındaki son seferlerine kadar. .-> ¦. 1510 yılın Reis Komutasındaki dona cak. yollara düĢen 300. "Barak Reis'in ġehzade Cem Mes'elesiyle Ġlgili Olarak Savoie'ya Gönderilmesi"..-.. 69.. Endülüs'teki baĢarılarında Ģımararak. . dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı Ģekilde ve "Ģer'-i Ģerif" ne diyorsa öyle muamele yapılır.. Zimmeti MÂĢıkpaĢa-z8de. Bilindiği gibi. asırda Avrupa'da kölelik. Kemal ve Ba*)l S OSMANLI lıeden sat..w---> Katolik olmakla ölmek ara Devleti'nin bunlara da I larına rağmen. Bâyezid döneminde.:. Ġslâm tarihçilerinin Endülüs ve Avrupalıların da Ġspanya dedikleri yarım adada Endülüs Emevilerinin kurdukları Ġslâm Medeniyeti sayesinde tam bir hürriyet içinde ve emân altında yaĢayan diğer din mensupları arasında Yahudiler de vardı.! Osmanlı Devleti. XXVI. insanlar arasında ayırım ve nihayet bunların neticesi olarak engizisyon mahkemelerinin zâlim kararları kınla gidiyordu. Bâyezid dön rafından katliam»' topraklarına yerli Ecdadımızın "Ģer'-l < ve Ġslâm Devleti'nin hâle Renk. Endülüs'ün bu düĢüĢünü Namık Kemal Ģu cümlelerle özetliyordu: "Ġspanyollar Gırnata'yı aldıkları zaman.Trt... Zira Osli Osmanlı (oralardan i gücü ve to evvel. IĠS5-b.... XV.000 kadar Müslümanı Fâs ve Cezayir'e nakletti. Bilindiği gibi.000 Müslümanı katlettiler. ISırnata i Sultân tağini ferinden BĠLĠNMEYEN OSMANLI 129 11 siı. Osmanlı Devleti..000. sh.. kendi aralarında kanlı çatıĢmalara girdikleri gibi. Müslümanlarla sulh yapan ve Ġslâm Devleti'nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i müslimlere "zimmr adı verilir.. Kemal Reis Komutasındaki donanmasıyla Ġspanyollara karĢı 23 defa saldırı düzenlediler. c. öyle muamele yapılır. Biz Ġstanbul'u aldığımız vakit. . hem yerli Müslürt Memlüklülerle olan savaĢ s 69. sh. Sayıları 300. 1 201-210.--.. . Av-di. 1.c. Nitekim tanımadılar da. Osmanlı donanması. Bel}*»| Rıza Seyfl. Endülüs hadisesi sebebiyle. kendi arala lere karĢı da tam bir s Katoliklere hayat hakkı I hakkı tanımayacaklarIdU Ġslâm tarihçilerinin I Endülüs Emevilerinin ( emân altında ya zimmî sayılıyor ve Ġsi Endülüs'te bulunan MS zihniyetine hâkim I mensupları büyük biri larını aldılar ve hatta > lumlar içinde itlin men bulamıyorlardı i dönemde mazlum i leti kucak açtı. Ancak. i tır? Bu sorunun < bulabiliriz... halkı dinlerini değiĢtirmeleri için ateĢle yaktılar. dil ve ırk farkı gö.. XXIV.. Selâhattin. Avrupalılar. Turan. Buran Kemal Reis I Müslümanları. sh. Yahudiler de bu hükümlere tabi idi. her din sahibine dinini yaĢayabilmesi için tam bir din hürriyeti tanıdık"... 539-551. Hıristiyan olmayan milletlere karĢı da tam bir savaĢ ilan etmiĢlerdi.¦-¦¦¦. Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur? Ecdadımızın "Ģer'-i Ģerif dediği Ġslâm hukukuna göre. sayı 103(1962). "Cem Sultân'a Dair BeĢ Orijinal Vesika". bütün sıkıntılarına rağmen. UzunçarĢılı... II. Belleten. 457-483. Katolik olmakla ölmek arasında tercihde bulunmaları için emirler çıkardılar.000'i bulan Musevilere ise sn.¦. . c. kıyardım |?(düĢü-«Kral-|ı düĢtü.

197-206. yüzyılda Ġspanya'dan atılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına zimmî olarak kabulüne dair belgeyi. Osmanlı Tarihi. gelirlerine göre oranı tesbit edilen harâc-ı mukâseme ve maktu' olarak verilen harâc-ı muvazzaf yani maddedeki tabiriyle ispençe vermekle mükellef tutulmuĢlardır69. Yahudiler de diğer gayr-i müslimler gibi. Âli. sh. Tarih. Bunun ayrıntılarına girmiyoruz.Ve Mağrib'den gelen Yahudiler. Ġslâm ülkesi vatandaĢı olmalarını. Solakzâde. Herkes bunlara sırtlarını dönüyordu. Bâyezid idi. Es'ad E-fendi. Künh'ül-Ahbâr. vrk. Bu Kanunnâmede yer alan Ģu hüküm. 925/1519 tarihinde ve Yavuz Sultân Selim'in emirleriyle tahrir olunan Edirne Tapu Tahrir Defteri bunu açıkça göstermektedir. Halbuki 18 Mayıs 1993 tarihinde DıĢiĢleri Bakanlığımızın aldığı bir karar yetmiĢ seksen yıldır anlatılanları yalanlar mahiyettedir. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd. "Bir Veslka-ı Müellim". I. Yani 40 küsur aile bu bölgeye yerleĢtirilmiĢtir. iĢte bu insan hakları binasında teĢhir edilmek üzere hazırlatıp göndermiĢtir. Bâyezid. Bu defterin 40. 178-179. Kemal ve Baba Oruç. Hepimiz biliyoruz ki. Yılmaz. 199/a vd. 2162. o zaman Hıristiyanlık dıĢındaki din mensupları büyük bir zulme maruz kalmaya baĢladılar. belli Ģartlar ve mükellefiyetler karĢılığında kabul edebilmesi demektir. Zimmet akdi. kendilerine yeni bir yurt aramalarına rağmen bulamıyorlardı. Yahudilere neden ve hangi Ģer'î hükme dayanarak kucak açmıĢtır? Bu sorunun cevabını. Endülüs'te bulunan Müslüman devlet 1492 tarihinde yıkıldı ve yerine tamamen Roma zihniyetine hâkim Hıristiyan kuvvetler hâkim oldu. >. c. zimmet akdinin hükümlerine uymak Ģartıyla Osmanlı Ülkesinin belirli yerlerine ve özellikle de Ģu anda Yunanistan'da bulunan Selanik. Bunu yapan da II. sayfasında "CenuTat-i Ġspanya" baĢlığı altında Ġspanya'dan sürgün edildikten sonra Edirne'ye yerleĢtirilen Yahudi aile reislerinin adları yazılmaktadır. Osmanlı Dev-leti'nin insan haklarına ri'âyet etmediği ve insanların canlarının PadiĢahın iki dudağı arasında olduğu anlatıla ve yazıla gelmiĢtir. sh. c. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. 250-251. sh. Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanması. II. TOEM . Avrupa Konseyi 1993'de yeni bir Ġnsan Haklan Binası inĢa ettirmiĢtir. harâc ve yirmi beĢer akçe ispençe verürler. Maalesef toplumlar içinde itibarları zayıf olan Yahudiler. hem Müslümanlar ve hem de Yahudiler. Yahudiler de bu zulümden paylarını aldılar ve hatta vatanları olan Ġspanya'dan sürülmeye baĢlandılar. UzunçarĢılı. Türkiye Avrupa Konseyi Üyesidir. sh. Yavuz Döneminde ve 927/1520 tarihinde Ģu anda Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Ağriboz Sancağına bağlı Livâdiye Kazasının Kanunnâmesi hazırlanmıĢtır. sh. ĠĢte bu Ģer'î hükme dayanan Osmanlı PadiĢahlarından II. 364-384. 1492 senesi ilk baharında Ġspanya'dan tardedilen Yahudileri. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır? . Cumhuriyet Döneminde ve özellikle resmî mahfillerde. 201-210. sh. Yahudilerin zimmet akdiyle nasıl Osmanlı ülkesine alındıklarını açıkça ortaya koymaktadır: "Madde 57. Ġslâm hukukundaki zimmet andlaĢması ile ilgili hükümlerde bulabiliriz. Ġstanbul 1325. Ne zaman ki. Bilindiği gibi. Kantemir." Mağrib'den kasıt Endülüs yani Ġspanya'dır. nr. 4.. I. Süleymaniye kütp. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de. Ağriboz'a bağlı Livâdiye ve Tırhala çevresine yerleĢtirmiĢti. Çünkü Gırnata 1492 yılında düĢünce. en çok tenkit ettiği Osmanlı Dönemine ait ve XV. Ġslâm halifesi veya naibi. nr. Yahudi olsalar da aslında o dönemde mazlum durumuna düĢen Yahudilere bir Müslüman devlet olan Osmanlı Devleti kucak açtı. Ali Rıza Seyfi. Efdaleddin. büyük zulümlere maruz kalmıĢlardı. ehl-i kitâb kabul edilen Yahudi veya 68 ÂĢıkpaĢa-zâde.¦¦¦-• ¦ ¦¦¦ 130 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMĠ Hıristiyanlar!.Ülkesi olan Endülüs'te huzur içinde yaĢıyorlardı. c. 390-392. Belgelerle Osmanlı Tarihi. gemilerle taĢıyarak daha emin bölgelere ve özellikle de Yahudileri Osmanlı ülkesine getiriyorlardı. Osmanlı Devleti. Her ülkeden insan hakları konusunda âbide vesika sayılacak dokümanlar istenmiĢtir. katliama maruz kalan Yahudi ve Müslümanları. Edirne. 70. Bilindiği gibi. Bu belgede yer alan aile reisi Yahudilerin sayısı 40 küsurdur.

yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındığını.. olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. ġfa'nın siyâsî âleti olana kadar. bir zamanlar bütün Ġran'a hâkim olan ġPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. . 178-179. ĠĢte ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve 5. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir. unvanlar* ve Tur S OSMANLI ikarĢılıIsmesi ilk rak Ģar-tataan ğı ItoprakIjflmek Ġre BĠLĠNMEYEN OSMANLI 131 de ġeyh ġah diye bilinen oğlu Ġbrahim Erdebîlî (851/1447) mürĢidlik makamına geçmiĢtir. Baku ve ġiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi. 22 vd. Efdaleddin. 118. Vezir-i A'zam Ali PaĢa. Artık Ġran Safevî Devleti diye anılan ġii bir devlet haline gelmiĢti.133..... . onun yerine de oğlu Hâce Alâ'addin Ali Erdebîlî (833/1429). Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu'ya fikrî propaganda için gönderdi. 1460 yılında katledildiğinde. c. sırf ġii olan Karakoyunlulara karĢı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. Akkoyunlulara isyan eden ġeyh Ġsmail. 1488 yılında çıkardığı kargaĢalar sebebiyle. Önce Anadolu'dan topladığı ve Erdebil'e göndererek ġii-leĢtirdiği Türkmen gençlerini.. Osmanlı Türkleri ise. sh. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra. Zeydan. ġah Ġsmail'in daveti üzerine Erdebil'e çağrıldı ve yüksek seviyede bir ġii Molla yani halife olarak yetiĢtirildi.. ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca. sh. Ahkâmü'z. ġii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. Bağdat 1963. bir kısmını Erdebil'e göndererek ġiileĢtiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalıĢıyordu. Safiyyüddin'in yerine oğlu ġeyh Sadreddin Musa Erdebîlî. KızılbaĢ denmesinin sebebi. II. I. eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis. "Bir vesika-ı müellim". o da öldürülünce. Erdebil'de ehl-i ma'rifetin mercii ve melcei olmuĢtur. Osmanlı kaynaklarında ġeytan Kulu veya KızılbaĢ Reisi gibi unvanlar verilmektedir. . oğlu Ġsmail hem ġeyh ve hem de ġah olma sevdasına düĢtü. sh. ġii olduğunu bile bile. Sultân II. c. 637 vd. . ġah Ġsmail'in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin baĢlarına kırmızı serpuĢ takmalarındandır. c.Erdebil. Bu Ģahsa. Murad'a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu. askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti'nden sonra ikinci güç haline geldi. VI. çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada baĢladı. Abdulkerim. Anadolu'ya sürüldü. 1477 yılında Uzun Hasan'ın kızı Hâlime AlemĢah Beğim ile evlendi ve oğlu Ġsmail dünyaya geldi. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden ġah Kulu isimli Ģahıs. sh. oradan da kaçar gibi ayrıldı. III. Bu hanımdan oğlu ġeyh Haydar dünyaya geldi. ġeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak. Türkistan Hâkânı ġaybak Hân'ı da mağlûp edince. Akgündüz. Hedefini iyi tesbit etmiĢti. II. onun yerine 69 Kantemir. Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan'ın kız kardeĢi Hatice Beğim ile evlenmiĢti. 201-210.. baĢtan beri beyaz renkli baĢlık giymekteydiler. Bâyezid'in za'fından da istifade etti. Tabular Yıkılıyor I-II. c. Ġstanbul 1996-97.Zimmiyyîn Ve'l-Müste'menin. Osmanlı Kanunnâmeleri. Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511'de ġah Kulu ve müritlerini imha etti. oğlu Haydar onun yerine Ģeyhlik makamına geçti. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar. bu aile. sh. Gizlice Anadolu'ya gelen ġah Kulu. Erdebil'e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu. Dayısı Uzun Hasan. sh. ġeyhi olan ġeyh Cüneyd (1447-1460). Ancak kendisi de Ģehid oldu. .. Hedefi Osmanlı devleti idi. Akkoyunlular bu yüzden onları takibe baĢladı. 1502 tarihinde onları Tebriz'den kovarak ġah oldu. 393.

Ġsmail Hakkı. nr. Bâyezid'e kadar çıkarak. sh. davranan i sona ermemljftî deAhmedilM Yavuz'a I ġehzade / "Ocak. 2 siye olunur). Âli. Künh'ül-Ahbâr. Tarih. Sahn Müderrislerinden Molla Arap ve Molla Ġzârî diye bilinen Kâsım-ı Germiyânî ile Hatip-zâde Molla Muhyiddin Mehmed aleyhine geçtiler. Süleymaniye kütp. Osmanlı ulemâsının akla karĢ» Lütfi'yi idam etmek k PaĢa'nın kardeĢi Atını da. Hoca PaĢa ile birlikte Seferihisar'a giden Molla Lütfi'nin dönüĢünde ilmiye mertebelerinin en yükseklerinden olan sahn müderrisliğine kadar yükseldiğini görüyoruz. Deli Lütfi ve Sarı Lütfi diye de bilinen. andan fayda yoktur" tarzında bir ifade kullanmıĢ olmasıydı. Hoca PaĢa diye bilinir) gibi meĢhur Osmanlı âlimlerinden ders alan bir âlimdir. 408 vd. Peygamberliği inkâr edK^fe evvel de darb ve haplsflp*-zofların sözlerine ttNMfJ lete götürdüğü" anla Kısaca. Hüseyin Vassâf. Ancak bu kararı.Maalesef olan bitenlere karĢı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid. 51/a-54/b.. Anadolu'nun ġiileĢmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. kısmen de olsa. 2162. Bahsedilen suçlamalarla mezkûr âlimlerin huzurunda yargılanan Molla Lütfi. II. 71. En büyük iddi-a. Molla Ahaveyn ve Efdal-zâde baĢlangıçta verilen bu hükmü kabul etmemelerine rağmen. Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu â-limi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur? Molla Lütfi. 225-231. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Osmanlı Tarihi. Halkın bir kesimi. Yılmaz. 25 Rebî'ülâhir 899/2 ġubat 1494 Pazar günü At Meydanında infaz olunmuĢtur. Aynî. KesinleĢen hüküm. Erdebil'deki ġeyh Safiyyüddin neslinin ġeyhlik'den ġahlığa geçiĢi ve de Anadolu'da Alevî veya KızılbaĢ adıyla yeni bir ġii Kolunun ortaya çıkıĢının hikâyesi kısaca budur70. ahlâkî zaafları bs yapan bir Ģahıs olar. 204/a vd. c. sh. Molla Lütflj nu bu cezaya mahkûmj düĢmanı olarak ı açıdan da zayıf birisi 0 70 ÂĢıkpaĢa-zâde. Bunlara fevkalade tarafsız ve insaflı âlimler olarak bilinen Molla Ahaveyn ve ġeyhülislâm Efdal-zâde de katıldı. ancak Fâtih Sultân Mehmed'e "Sahn medreselerinde her ilmi okutabilirim" diyecek kadar da meslektaĢlarını küçümseyen ve gururlu olan bir yapıya sahiptir. Fâtih Sultân Mehmed'in özel kütüphanesinde hâfız-ı kütüb olarak görev yapan Molla Lütfi. Ancak Osmanlı tarihinde mülhidlik ve zındıklık ile suçlanarak idam edilen ilk âlim olarak da tarihe geçmiĢtir. ulemâdan bir grubun II.. H Sarayı Muml* Osmanlı T Bir Not. 72. II. Molla Lütfi'nin tacizleri neticesinde. Molla Lütfi'nin namaz için "bir kuru kıyam ve eğilmedir. Ġdarecilerin yaptıkları hataların 132 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cezasını. sh. "katlini gerektiren söz ve fiilleri müĢahede ettiklerini" Ģikâyet edecek kadar ileri gitmelerine sebep oldu. burada bulunan nadir eserleri inceleme fırsatını yakalamıĢtır. c. Tokat'tan Ġstanbul'a gelerek. vrk. ĠĢte ġah Ġsmail fitnesinin baĢlangıç Ģekli. UzunçarĢılı.: devrinin âlimleri ve' suçlamalarını çürutt ki. konuyla alakalı eser. c. Molla Lütfi gibi bir âlimden bunları beklemeyen PadiĢah. 63-64. Yavuz Sultân! devlet nırlar hakkuıâ) Karakterinin! nen Sultân! bu tahtta otu Alâüddevle'nln I parlak olduğunu| Anadolu'm manda dedesi ( Sancakbeyi olan! yaptığı mu kezin ika. 253-254. Es'ad E-fendi. ĠĢte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti. I. Sefine-i Evliya. Kabiliyeti ve dönemin ilimlerine vâkıf oluĢu noktasında ittifak vardır. hidâyet yolundan çıktığı hususundaki bütün iddiaları reddetmesine rağmen. Herkesin ortasında yaptığı kaba Ģakalardan dolayı. 315-342. hem ġi'î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. TD. Ģahitlerin aleyhteki beyânları üzerine idama mahkûm edildi. Molla Lütfi'nin ölçüsüz hareketleri. Hacı Bayram-ı Veli. vrk. kamu oyunda tepkiler doğurmuĢtur. 264-269. sonradan ikna edilmiĢler ve idamı konusunda ulemanın icma'ı meydana gelince. Molla Hüsrev ve Sinan PaĢa (Sinânüddin Yusuf. dürüst bir âlim c. K ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Silsile-i Tarîk-i Celvetî. Solakzâde. "hocalar arasında Deli Lütfi demekle ma'rüf" bir laubali olarak kötü bir Ģöhrete kavuĢmuĢtu. bu büyük âlimin zulme maruz kaldığına inanmıĢtır. sh. meseleyi Divan-ı Hümâyûn'a sevk etti. Verilen bu idam kararı. II. Bâyezid de kararı tasdik etmiĢtir. sh.

9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 ġevval 926/ 21 Eylül 1520'de vefat etmiĢtir: Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı AyĢe Hâtun'un oğlu olan Yavuz. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki. Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lütfi Hakkında Bir Not. 6345. Hamîd = Ġsparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyan eden diğer ağabeyi Korkut da aynı akıbete uğramıĢtı. sh. ittihâd-ı Ġslâm'ın mühim mani'i olan Safevî Devleti'ni ve onun sinsî reisi ġah Ġsmail'i halletmek üzere maddî ve manevî hazırlıklara baĢladı. Ġbn-i Kemal gibi allâmelerden bu fitnenin defi için fetva alan Yavuz. ġia'ya karĢı Anadolu'yu müdâfaa hareketine giriĢti. Molla Ahaveyn. sh. 7 Safer 918/Nisan 1512'de Osmanlı padiĢahı olmuĢ ve 8 sene. Ġbrahim Efendi Böl. Bayburt. vrk. Kemah.133 i Sultân (I birinci | «eslinin iKoluulemâsının akla karĢı çıkması ve açık bir zulüm olarak değerlendirmek de. Yavuz'a karĢı ġah Ġsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkıĢan ġehzade Ahmed. Ġsmail. yaptığı yolsuzluklarla daha evvel de darb ve hapis cezasına çarptırıldığı gündeme getirilmekte ve neticede "filozofların sözlerine itibar ederek hem dalalete gittiği ve hem de insanları dalalete götürdüğü" anlatılmaktadır. Gürcülerle yaptığı muharebeler sonucunda halkın nazarında manevi destek kazanan Yavuz. 296-298. TaĢköprülüzâde. Molla Lütfi'nin fazilet ve maharetleri kabul edilmekle beraber. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? Karakterinin sertliğinden dolayı "Yavuz" ve Ģehzadeliğinden beri "Selim ġah" denen Sultân Selim. en az Molla Lütfi'yi idam etmek kadar yanlıĢ bir harekettir. Adıvar. Bunu. nr. Molla Lütfi gibi bir âlimi idama mahkûm etmek ne kadar doğru değilse. 10160/80. sh. Mevcut manileri bertaraf eden Yavuz. Bayezid'i tahttan indirerek yerine kendisi oturdu. 1513'de Bursa YeniĢehir'de maslub edildi ve bağy= devlete isyan 71 Ocak. meraklılara Ģiddetle tavsiye olunur). 8101. sh. Ancak mücâdele sona ermemiĢti. 33 (1982). 859. Zira Molla Lütfi. suçunun had cezası olarak idam olundu. Erünsal. ġakayık. Laubali ve kibirli olduğu da kesindir. merkezin ikazlarına rağmen ġî'a ile olan mücadelesine devam etti ve bu mevzuda ihmalkâr davranan babası II. Anadolu'nun Safevî devletinin iĢgali tehlikesine karĢı. Süleymaniye Kütüphanesi. Ġran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi ġehzade Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan ġehzade Korkut ile anlaĢması icab ediyordu. Ġstanbul 1970. ahlâkî zaafları bulunan ve Fâtih'in Kütüphanesinde hâfız-ı kütüb iken yolsuzluklar yapan bir Ģahıs olarak tavsif edilmektedir. aynı yıl Çaldıran zaferinden dönerken üzerine gidilen . A. : 134 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*'. dürüst bir âlim olan ve Molla Ahaveyn diye bilinen Molla Muhyiddin bin Mehmed'in konuyla alakalı eserinde. IX. önceleri Yavuz'la anlaĢtığı ve kendisine Teke=Antalya. babasının ihmali ve aynı zamanda dedesi olan Alâüddevle'nin aczi karĢısında Ģahlanan ve o dönemde Trabzon Sancakbeyi olan Yavuz. istikbalinin parlak olduğunu gösteren bir hayat çizgisi takip etmiĢti. Zındıklar ve Mülhldler. Erzincan ve Kiğı Osmanlı Devleti'ne 921/1515'de ilhak edildi. 53. E. 920/1514'de Çaldıran zaferini kazandı ve Ģarkın kapılarını Osmanlı Devleti'ne açtı. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi. nr. Osmanlı Türklerinde Ġlim. Risale. Molla Lütfi'nin sıra dıĢı ve ahlakî açıdan da zayıf birisi olduğu çoğu kaynaklarca kabul edilmektedir71. Kısaca. E. TD.YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ Ġ 72. Adnan. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 205-227 (Bu konuda doyurucu bilgi verilmektedir. Peygamberliği inkâr edici söz ve fiillerinden bahsedilmekte. isnâd edilen zındıklık ve mülhidlik suçlamalarını çürütecek bilgileri ortaya koymuĢlardır. bizzat Hocası olan Sinan PaĢa'nın kardeĢi Ahmed PaĢa tarafından II. Ģehzadeliğinden beri. 5778. 20/a-25/a. E. o-nu bu cezaya mahkûm eden Efdal-zâde ve Molla Ahaveyn gibi âlimleri de akıl ve ilim düĢmanı olarak görmek de o kadar doğru değildir. Bu hadiseden 38 gün önce de. Bâyezid'e gönderilen Ģikâyet mektuplarında. Hem devrinin âlimleri ve hem de asrımızdaki araĢtırmalar.

Besni. erkân-ı devleti ve ulemâsı ile Yavuz'a itaat ve teslimiyet mektubu gönderdiler. kazaskerliğe me-sidir. ( bütün korr maneviyâtı ] diyen bir g öğrenmek Ģ Daha I Ģahlık I ne geçen ġî'alaĢtırt düğü ı öldüri lu'ya ( miyeti "lütJ» ter. Kerkük ve Musul alınmıĢ ve Bağdat Eyâleti'nin temelleri atılmıĢtır. Daha sonra ise.AyĢe ÇOCUKLARI: I Korkut. kadınlar. Yavuz Sultân Selim'in ġarkî Anadolu ile MaraĢ. m Merkez teĢ-MaraĢ. S 434. ıKejftau. Ridâniye harbini zaferle kazanarak Osmanlı topraklarına ilhak eden Yavuz. Darende. 8 sene gibi kısa bir zamanda iki katına çıkardı. Mütevekkil Alellâh'dan Ayasofya'da yapılan bir dinî merasimle halifelik unvanını da kazanan Yavuz. 922/1516'da Kansu'nun yerine geçen Tomanbay'a bir nâme gönderen ve Mısır'a yürüyeceğini belirten Yavuz Sultân Selim. Birecik ve Anteb'in de yeniden ve sağlam bir Ģekilde fethine yol açtı. Yavu* I ru mudur? Osmanlı f kukunu tatbike Ham yani so1 lar. Gerger. Netice olarak eyâlet sayısı dört olan Osmanlı Devleti'ni. 1516 ve ta'kip eden yıllarda. Mısır. baĢta 26 aĢiret olmak üzere. böylece Ģarkta tam bir ittihâd-ı Ġslâm kahramanı oldu. Böylece Anadolu. Suriye ve Mısır da Osmanlı Devleti'ne tamamen . büyük âlim Ġdris-i Bitlisi ve Bıyıklı Mehmed PaĢa üstlendi. Bütün bu gayretlere rağmen. 2. Gazze ve kısaca Suriye ve Filistin'i de yol üzerinde feth eyledi. Memlüklülerin üzerine yürüdü ve 922/1516 yılında Mercidabık'da Kansu Gavri karĢısında büyük bir zafer kazandı. Herhangi bir harb olmadan Doğu Anadolu'nun Osmanlı Devleti'ne iltihâkı ve ġah Ġsmail'in mağlûbiyeti Memlüklüleri ve Sultânları Kansu Gavri'yi rahatsız etmiĢti. Doğuda ittihâd-ı Ġslâmı tahakkuk ettiren Sultân Selim. Haleb. mühim Kürt ve Türkmen beylikleri. Malatya .29i. 94J Ahmed U Uzur Tarih. Son zamanlarına doğru te'sis edilen Cezayir Eyâleti de hesaba katılırsa. Dâr-üs-Selâm ġam'a girildi ve birçok Arab ġeyhi kendi arzuları ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eyledi. ġam ve Zülkadriye Eyâletini de ilâve etmiĢ oldu. Safevilerden de Erbil. Bunların samimi gayretleri sonucu. Batıdaki Ġslâm düĢmanlarına da dersini vermek üzere 2 ġa'ban 926/1520'de sefere çıktı. Suriye ve' ker de divan-ı i" ġah Efendi ge1 muamelâtı Anaç Yavuz döne-sek-zâde Ahmed I damları arasında Mü'eyyed-zâdeJ ZEVCELERĠ: 1 nesi. doğu ve güneydoğu bölgeleri ġi'a tehlikesinden kurtulamamıĢtı. Hama ve Humus kaleleri de Osmanlı Devleti'ne ilhak olundu ve eyâlet haline getirildikten sonra Haleb Beylerbeyliğine Karaca Ahmed PaĢa getirildi. Mekke ġerifi Ebul-Berekât'ın oğlu ġerif Ebu Nümey vasıtasıyla Mekke'nin anahtarlarını kendisine göndermesiyle de hâdim'ül-Haremeyn vasfını elde etmiĢti. kerliği ünvamy. Bu durumu hisseden ve Memlüklülere Ġslâm birliğini bozdurmak istemeyen Yavuz. Osmanlı Devleti'ne. Bu zafer. Böylece Haleb. Böylece Doğu Anadolu top yekûn Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kaldı. Nablus. Aynı yıl (922). bu dönemde beĢ eyâlet daha ilave edilmiĢ oldu. ĠĢte bu iĢi. H "Yavuz S ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 135 fi Yanakları rSafevî ifara fi Yavuz. Aclûn. Malatya.Zulkadiroğullarının Osmanlı Devleti'ne ilhakı ta'kip etti. Antakya. 923'de Kahire ve Mısır'ı. Son Abbasî halifesi III. Karaman. Divriği. ancak 8 ġevval 926'da yakalandığı bir hastalıkla manevi Ģehid oldu. Rûm ve Rumeli eyâletlerine ilâveten Osmanlı Devleti'ne Diyarbekir. Devin ġi'a klıyıklı •yılarMerkez teĢkilatındaki en önemli değiĢiklik. Gevher h 73. Kâhta. istimâlet ile yani kendi arzu ve istekleri ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylediler. Malatya ve havalisini fethetmesi üzerine. S 34. 922/1516'da Arap ve Acem Kazaskerliği unvanıyla Divan'a dâhil olmayan bir kazaskerliğin ihdas edilip Diyarbakır'ın bu kazaskerliğe merkez olması ve bu hizmete de meĢhur tarihçi Ġdris-i Bitlisî'nin getirilmesidir. Safed. sh. Haleb ileri gelenleri. Kudüs. ^l.

Hatice. Altundağ. 350-431. ġeyhülislâm Kemal PaĢa-zâde. II. sh. Yerine geçen ġah Ġsmail ise. çocuklar. sh. 44-47. Peygamber. vrk. Zira Hz. 37-44. Osmanlı Devletl'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı.•. . I. nr. Süleymaniye kütp. ġah Ġsmail'in halifelerinden olan Rumiyeli Nur Ali Halife baĢkanlığındaki Erdebil sofu ve müritleri. c. Solakzâde. ĠA. Yılmaz. 1049 vd. Hatice. ġinasi. Devletler ve Hanedanlar. Ġstanos. Bu arada Erdebil Sofuları da Anadolu'da anarĢi çıkarmaya baĢlamıĢlardır. II. Kantemir. Harem'den Mektuplar. Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi ve Kara Muhyiddin Efendi zikredilebilir. Uluçay. Fatma ve Hafsa Sultânların annesi. Enver Ziya. sh. 229. E. Akkoyunlu Devleti. kadınlar. Osmanlı Tarihi. sh. Tevârlh-i Âl-i Osman. c. ġehzade Orhan. vrk. Öztuna. c. Es'ad Efendi. c. sayı 21-22(1942).'. 1-86. hem Anadolu'yu ġî'alaĢtırmayı ve hem de böylece Anadolu'yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiĢtir. kâfirlerle yapılan savaĢlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. sh. 29-34. ġehzade Korkut. Gevher Hân. Tokat'a saldırmıĢlar ve yüzlerce insanı kılıçtan geçirmiĢlerdir. Maalesef ġehzade Ahmed üzerlerine ordu göndermiĢse de muvaffak olamamıĢtır. Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem Ģeyhliği ve hem de Ģahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen ġah Ġsmail.. ġehzade Musa. 1507 yılında üzerine yürüdüğü Alâüddevle Bey'in mağlubiyeti üzerine Elbistan. sh. Yavuz dönemindeki devlet adamları arasında Sadrazam Koca Mustafa PaĢa. "Yavuz Sultân Selim'in oğlu ġehzade Süleyman'a Manisa Sancağını Ġdare Etmesi Ġçin Gönderdiği Siyâsetnâme". Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). sh. Âli. Fatma ve Devlet-ġahî Sultân72.ilhak edilince. Es'ad Efendi. Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu'ya göndererek.115/b-119/a. sh. Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince. . Pîrî Mehmed PaĢa ve niĢancı Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi. Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile ġah Sultân'ın annesi. ġah Ġsmail'in taraftarları olan askerler. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir. Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüĢtür. Elmalı. nr. Kanunî. bununla da yetinmeyerek Antalya'yı basmıĢ. c. savaĢ halinde dahi. 2162. 9-13. halifeleri vasıtasıyla Anadolu'yu tam bir anarĢiye sürüklemekte maalesef muvaffak olmuĢtur. X. 204 vd. X. sh.. Nitekim temkinli davranmayan 72 Lütfi PaĢa. torunları olan ġah Ġsmail tarafından ortadan kaldırılmıĢtır. Daha önce de açıkladığımız gibi. Ancak tarihî olayları doğru olarak öğrenmek Ģarttır. baĢ kâdî ile birlikte çok sayıda insanı katletmiĢtir. Harput ve Diyarbekir'i yakmıĢ ve yıkmıĢtır. Karal.. sh. 423-434. 3079. Burdur . "Selim I". 97-99. Yerine geçen oğlu ġeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiĢ ve Anadolu'yu ġî'alaĢtırmak metodunu kullanarak Ģahlığını pekiĢtirmek istemiĢtir.. c. kırmızı çuhadan taçlar giydiklerinden dolayı onun taraftarı olan herkese Sürhser yani KızılbaĢ denmiĢtir. 232/a-293/a. 73. din adamları ve yaĢlılar gibi yedi grup insanı katletmenin caiz olmadığını bütün komutanlarına talimat olarak vermiĢtir.-. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Süleymaniye kütp. ġöyle ki. ¦-. bu üçüncü kazasker de divan-ı hümâyûn hey'etine dâhil edilmiĢ ve bu hizmete Fenarî-zâde Mehmed ġah Efendi getirilmiĢtir. ÇOCUKLARI: Kanunî Sultân Süleyman Hân. 2629. 7351. 295.AyĢe Hâtûn. 244-306. sh. VI. Beyhan. Daha sonra Pîrî PaĢa zamanında bu makam kaldırılmıĢ ve muamelâtı Anadolu Kazaskerliği'ne devredilmiĢtir. 2. . Anonim Tarih. Belgelerle Osmanlı Tarihi.AyĢe Hafsa Hâtûn. Defter. Hafsa. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. . Erdebil ġeyhlerinden ġeyh Cüneyd Ģeyhliğine Ģahlık katmak istemiĢ ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında kati edilmiĢtir. II. 2362. . sh. Her-sek-zâde Ahmed PaĢa. ilim a-damları arasında ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi. Künh'ül-Ahbâr. Bu doğru mudur? Osmanlı PadiĢahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de Ġslâm Hukukunu tatbik etmiĢlerdir. ZEVCELERĠ: 1. 136 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Rll ĠNMFYFt. Bu arada Antalyalı Hasan Halife ve oğlu ġahkulu veya Osmanlı tarihçilerinin ifadesiyle ġeytan Kulu (ġahkulu Baba Tekeli veya Karabıyıkoğlu da denmektedir) eliyle Anadolu'daki Alevileri Osmanlı Devleti aleyhinde teĢkilâtlandırmaya baĢlamıĢtır. Tevârîh-i Âl-I Osman. UzunçarĢılı. 149-154. Bundan sonra sırasıyla Kızılcakaya. 189-211. Antalya'dan Manisa'ya dönen ġehzade Korkut'un hazinesini vuran ġahkulu. Mü'ey yed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz'un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karĢı yapmıĢ olması mümkün değildir. nr. Belleten. Ġslâm Hukukunda ise. Ahmed Uğur neĢri.

Hem ġiiler ve hem de Sünnîler için. Hz. Yivi bul Blllı dinini tecdidi met e siyâset ı sadrazamı ı müceddidlerfj Hicri t) lın baĢındı d Ahmed l Melik^J Devle»1*! baĢındık! I Osun yari Allah k birincisi. uslanmayanlarının kati edilmelerini ve uslanması muhtemel olanlarının ise haps edilmelerini emr etmiĢtir. yukarıdan beri vesikalar ıĢığında anlattığımız olayları biliyordu ve Anadolu'daki ġii Türkmenlerin binlerce insanı katlettiklerinin de farkındaydı. Yüzyılın baĢında Ġlhanlı Sultânı Gazan Hân. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre yaklaĢık 40.000 kiĢidir ve bunlardan ne kadarının öldürüldüğü de kesin belli değildir. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Ġslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri Ģöyle sıralamaktadırlar: Hicrî tarih esas alınmak üzere. ġunu da belirtmeliyiz ki. II. III. idarecilerinin yaptıkları hata ve zulümleri tamim etmek çok yanlıĢtır73. Diyarbekir ve çevresindeki Kürt beylerinin mektuplarından da anlıyoruz. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. I iyi devleti IAıNLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 137 da tedbirler almıĢtır. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız" ĠĢte 918/1512 yılında Anadolu'yu ġi'a tehlikesinden kurtarmak üzere PadiĢah o-lan Yavuz. Sizin inayetleriniz olmazsa. Ġbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra. Nice yıllar bu mülhidler. Çubukova'da 1511 yılında ġahkulu'nun bir okla öldürülmesinden sonra da ġiî'lerin Anadolu'daki tahribatları devam etmiĢtir. Yavuz'un baĢka çaresi yoktu demektedir. Bu yaraya parmak basmak için. komĢudur ve hatta karıĢıktır. Anadolu beylerbeyisi Karagöz Ahmed PaĢa da öldürülenler arasındadır. VI. ġah Ġsmail'in üzerine gitmeden evvel. KızılbaĢların ne kadar insan öldürdüğüne dair binleri bulan rakamlar verdikten sonra. polis74. Ġslama hizmet edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar.ve Keçiborlu kasabalarını yakıp yıkan ġahkulu Kütahya'ya kadar gelmiĢtir. Osmanlı Devleti. herkesi zorla Sünnî yapmak için zorla-mamıĢtır. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. VII. yüzyılın baĢında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin MelikĢah. Anadolu'yu kasıp kavuran ve KızılbaĢ adı altında her yerde Osmanlı Devleti'ne karĢı kıyam eden bu insanların teftiĢ ve tahkik olunarak. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Mu'tasım. her yüz yılın baĢında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir" buyurmaktadır. ġu cümleler bunlardan sadece biridir: "Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Kadir billah Ahmed bin Emir Ġshak. Yüzyılın baĢında Çelebi Mehmed ve IX. ġah Ġsmail'in üzerine gitmenin tamamen yararsız olduğu da gün gibi ortadadır. Yüzyılın baĢında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gazi. "ġüphesiz ki. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıĢtır. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur? Bilindiği gibi. Olayı inceleyen UzunçarĢılı. . meseleyi müzâkere etmek gayesiyle bir Divan toplantısı yapmıĢ ve baĢta Ġbn-i Kemal olmak üzere büyük âlimlerin de katıldığı bu toplantıda KızılbaĢlarla ilgili neler yapılmasını kararlaĢtırmıĢtır. ve zt 74. Allah. Bunların Müslümanları nasıl kırıp geçirdiklerini. Ancak bu isyancı grupların bastırılmaması halinde. Yüzyılın baĢındaki müceddid ise Yavuz Sultân Selimdir. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi PaĢa'nın naklettiğine göre. siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Ancak dinî inançlar kullanılarak devletin arkadan vurulması tehlikesi karĢısında t. VIII. Ġslâm âlimleri. IV. Peygamber. Yüzyılın baĢında Ömer bin Abdülaziz. Amasya'da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehĢet saçmaya baĢlamıĢlardır. V.

. hem Ġslâm birliğini bozan ve hem de Doğudaki Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiretlerini rahatsız eden Safevî tehlikesini bertaraf etmeye azmetti. Hz. ġî'a'nın tasallutu altında olurlardı. Ģuurlu âlim Ġbn-i Kemal'in de yerinde ikazlarıyla. c. Ġkincisi. Bu iĢ nasıl yapılmalıydı? Kılıçla ve savaĢ yoluyla bu mümkün değildi. Osmanlı padiĢahlarından iki kiĢinin mü'eyyed min indillah yani Allah katından teyid edilmiĢ PadiĢahlar olduklarını ifade etmektedirler.. c. Fakat. dağıdâr eyler beni. ġah Ġsmail'in hem mürĢidlik ve hem de ġahlık unvanları ile tahrik ettiği Anadolu'daki isyanları bastırarak Anadolu birliğini ve Memlüklüleri ortadan kaldırarak Ġslâm birliğini temin etmesidir. ġiilerin tahrikiyle çıkarılan ġah Kulı isyanını da önleyememiĢti. Ġbn-i Kemal ve Zenbilli Ali Efendi gibi büyük Ġslâm hukukçularından fetva alarak hareket etmiĢtir. Künh'ül-Ahbâr. ġah Ġsmail'in Anadolu üzerindeki siyasî ve dinî emellerine son verildi. Solakzâde.Osmanlı tarihçileri. sh. 233/a vd. Yavuz'un Hz. Bu mühim zaferin kazanılmasında tamamen Sünnî olan ve gazada Yavuz Selim'in yanında yer alan Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiret beylerinin de büyük rolü vardı. 359 vd. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı. bazı âyetlere dayanarak çıkarmıĢtır ve bu konuda hususi bir Risalesi vardır. 245 vd. ġah Ġsmail üzerine giderken de. tedbir alamamanın yanında. bu iki yönlü tehlikeyi henüz Trabzon Sancakbeyi iken fark etmiĢ ve babasını Ġstanbul'da ikaz dahi eylemiĢti. Memlüklüler üzerine giderken de. . Ġstanbul'u fethederek Hz. Anadolu'nun ve hatta Musul ve Kerkük civarının da Osmanlı Devleti'ne katılması gerekiyordu. hem mahallî halkın güvenliği açısından tehlikeli ve hem de Osmanlı Devleti'nin de Müslüman bir ülke olması. Ġkincisi ise. bu bölgenin kendi baĢına kalması. Yavuz'un müceddid olduğunu I 73 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. babaları Bâyezid-i Veli'nin yaratılıĢındaki tevazudan yararlanarak Anadolu'yu hâkimiyeti altına almak isteyen ġah Ġsmail liderliğindeki ġi'a seline karĢı. Bununla beraber. Bazı mana adamları. Ġslâm'ın kahramanca müdafaasını yapan böyle bir devlete itaat etmenin siyasî ve hukukî açıdan bir farklılık meydana getirmeyeceği ve hem de Ġslâm birliğinin teĢekkülü gibi gayelerle münferiden hareket edilemeyeceği ortadadır. Yavuz'a müceddidlik vasfını kazandıran. Koca Müverrih. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası. ciddi bir ehl-i sünnet bendini teĢkil etmesidir. 452/a-b. bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Kürtler. 253-270. vrk. II. ġehzade Selim. KûĢe-i kabrimde dahi bî-karar eyler beni. Ġttihâdken savlet-i a'dâyı defa çaremiz. Bunlardan birincisi. Hatta Ġbn-i Kemal dahi." Ģuuruyla hareket eden Yavuz. 225231.. Allah'ın yardımıyla 1514 tarihinde kazanılan Çaldıran Zaferi ile. Bilindiği gibi. Yani Yavuz olmasaydı. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan Fâtih'tir. 5035. hem siyasî ve hem de dinî açıdan tehlike arz eder hale gelmiĢtir. Ġttihâd etmezse millet. Tarihçi Âli ve Lütfü PaĢa. Tâc'üt-Tevârîh. Âli. 75. UzunçarĢılı. 5321.. II. Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur? Bu iddianın tam tersi doğrudur. Anadolu'yu ġiîleĢtirme hedefini güden ve her geçen gün bu hedefine daha da yaklaĢan ġah Ġsmail. ġah Ġsmail. 6522. 138 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN* yaptığı hizmetleri ve ilgili hadisi zikrederek kaydetmektedir74. Çaldıran zaferi bu fitneyi önlemiĢtir. XV. sh. nr. Rum. II. yüzyıla kadar uzanır. 6636. vrk. Es'ad Efendi. Yavuz Sultân Selim'dir. bir türlü durdurulamıyordu. 3062. II. Bâyezid. "Ġhtilâf u tefrika endiĢesi. Hoca Sa'deddin Efendi. Nihayet Yavuz Sultân Selim PadiĢah olunca. nr. 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır. 2162. Mısır'ın Yavuz tarafından fethedileceğini. Ali'ye ait bir kasidede "Mutlaka Âı-î Osman'dan Selim isimli birisi. onun müslümanlara yaptığı iki hizmettir: Birincisi. Ġran'da kısa bir zamanda Safevî Devletini kurmuĢ ve Doğuda hem Osmanlı Devleti için ve hem de âlem-i Ġslâm'ın birlik ve beraberliği için. Bedâyi'. c. Acem ve Arab memleketlerine hâkim olacaktır" ifadesinin geçtiği nakl olunmaktadır. 5812. Ali tarafından müj-delendiğini dahi ifade etmektedirler. Zira bunlar da hem Müslüman ve hem de ehl-i sünnet vel-cemaat idiler. Ġslâm tarihinde ittihâd-ı Ġslama önem veren nadir devlet adamlarından biridir. Osmanlı Tarihi.

icmâ' ve kıyas yoluyla vaz' edilen hukukî hükümler yanında. Akgündüz. Osmanlı ı farklılıklar. 25. Doğudaki Kürt ve Türkmen AĢiretleri. Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan bir Müslüman beylik. 263/a-b. aralarında dlnt. vrk. Doğu ve Güneydoğu bölgesinin tamamı. Mesela. 350-431. Künh'ül-Ahbâr. Daha önce de izah ettiğimiz gibi. 234/a (Müceddidlik meselesi burada ĠĢlenmektedir). istimâlet ile yani kendi meyil ve arzuları ile. 40-53. içmede ve hatta giymede dahi aynı dinin esaslarına tabi' oldukları için. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. farklı bir sistemle karĢılaĢmıyordu. Münâvî.'Ġ| sebeple de. tandaĢı kabul edillyortğ buydu. 281-282. Kur'ân. II. Büyük âlim Ġdris-i Bitlisi tarafından PadiĢah'a yapılan telkinler neticesinde. Mesela. c. arata Müslüman Türklerle I Ģında. Muhammed Abdürraûf. Mısır 1938. Müslüman Türklerle Kürtler arasında mevcut olan bazı ufak ve önemsiz farklılıklar dıĢında. yemede. bütün Müslüman Osmanlı ahalisi. Feyz'ül-Kadîr ġarh'ul-Câmi'-is-Sağîr. nr. Rengi ve Ģekli farklı olsa da. Ġslâmiyetin getirdiği hükümlerdi. Daha önce de ıım t ırka ve maddî sömürû|je bulunan her yer <rfr8&|s. sh. sünnet. Süleymaniye kütp.ı ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 139 % ilhakı ¦erinde saĢi-»yla ii ve «re I Bilal'ın dan kaybetmemiĢlerdi. aralarında ihtilafa vesile olacak ciddî bir Ģey mevcut değildi. Osmanlı topraklarında yaĢayan insanların arasında düĢünülebilecek en önemli farklılıklar. bazı I Osmanlı ahalisi. oldukları için. Bu sebeple. 7-16. 2162. sh. c. ırka ve maddî sömürüye dayanan bir ayırıma gitmiyordu. sh. V. sh. c. I Ġmâdiye Hâkimi! Osmanlı Devletl'n sarası için ı lerle hezimete uj)ı altına almaları i dım talep etmek 1 etmek gayesiyle j "Can u gonuMmJ baĢların r Ġslâm Sultânı'» gösterdik ve ti Bu muhlis v komĢudur ve lı Sadece tslâm S kurtarmayı r bunlara karĢı ( Allah'ı bir bilip D uymamız mûmW*ı| Bu mel Bltlisî'nin ı Diyarbı olan I reislerine! "Altıyı yarlanan Ġl ma'rlfetlnı kuvveti.ĠĢte bu hakikati idrâk eden Kürt ve Türkmen Beyleri. Osmanlı Devleti sahip olduğu topraklar üzerinde. kaybetmemiĢlerdi. sh. . Zaten Osmanlıyı Avrupa'dan ayıran en önemli hususiyet de buydu. dâhilde ve hâriçte. Doğu ı parçalamak müessir olması çokj Çaldıran Zaf< nadolu'nun fethe Güneydoğu bölgel hemmiyetli bir ġerefüddin Bey. Osmanlı Devleti'ne itaat etmenin zaruretini anlamıĢlardır. Tevârîh-i Âl-i Osman. Es'ad Efendi. belki kazanmıĢlardı. II. t Bu azmim hayat din: s. Osmanlı Devleti'nin değiĢmeyen siyâsetinin kaynağı ve dayandığı hukukî temeli. Solakzâde. Âl!. 259/a-260/a. Osmanlı Devleti. ĠĢte Osmanlıya bağlılığın sırrı burada yatıyordu. bazı örf âdetlere münhasırdı. Osmanlı Devleti'ne iltihak etmekle bir Ģey 74 Lütfi PaĢa. bir iki ay içinde Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢti. Ġslâm hukukunun müsaade ettiği ölçüde her mahallin örf ve âdetlerine de hürmet gösteriyordu. Matbu nüsha. Zira topraklarının dahilinde bulunan her yer dâr'ül-Ġslâm sayılıyor ve bütün Müslüman ahali de bu ülkenin aslî vatandaĢı kabul ediliyordu. 232/b-233/a.

Diyarbekir Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed PaĢa'ya beyaz hükm -i Ģerifler gönderdiğini ve Osmanlı Devleti'ne bundan sonra da tâbi olacak olan bey olursa. kültürel ve idarî bütünlüğünü bozmak ve parçalamak maksadıyla içerde ve dıĢarıda yapılan faaliyetlerin. Yavuz Sultân Selim'e tarihçe müsellem olan tarihî arîzayı. Böylesine e-hemmiyetli bir zamanda Ġslâm birliğinin zaruretine inanan baĢta Bitlis Hâkimi ġerefüddin Bey. hep beraber bir iyi insan oluruz. komĢudur ve hatta karıĢıktır. Ona bedel. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Çaldıran Zaferini takip eden 1516 yılında. Hısn-ı Keyfâ Emiri Eyyubîlerden II. kendi arzu ve istekleriyle ve hem de birer mektup ile Osmanlı Devleti'ne bağlanmaktadır. Osmanlı Devleti'ne kendi arzularıyla tâbi olan beylerin ve bunlara bağlı olan sancakların mikdarlarını ve tahrîrî bilgileri hazırlamasını emreder. Ġttihadın sağlam ipine ve muhabbet Ģeridine sarılmak zaruridir. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir. Kızıl-baĢların neĢrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve ġafii mezhebini icra eyledik. kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. Halil. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız. Sadece Allah'ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz. Sonra da manevi takdirleri yanında ona gönderdiği bazı maddî hediyeleri zikreder. "Can ü gönülden Ġslâm Sultânı'na bî'at eyledik. hükümete itaatte selâmet var. ġah Ġsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu on bin kiĢilik Ġdris-i Bitlisî kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı beyler. Cihada gayret gösterdik ve Ġslâm PadiĢahı'nın yollarını bekledik. uhuvvette saadet var. Ġttifakta kuvvet var. Nice yıllar bu mülhidler. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin Osmanlı Devleti'ne ilhakı için vazife veriyordu. Zira Kürtler. Bu sebeple de. Yani bugünün vilâyetleri ve hatta devletleri. XX. ittihâdda hayat var. kültürel ve coğrafî çok büyük azamî müĢterekler vardı.. dinî. asrın Ġdris-i Bitlisî'si olan Bediuzzaman 1910'larda Osmanlı Devleti'ne karĢı isyan etmek isteyen Kürt aĢiret reislerine hitaben diyor: "Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karĢı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim Ģanlı Türk pederlerimize. bölge halkı arasında müessir olması çok zordu.. bu faaliyetlerinin neticesinde kısa zamanda Doğu ve Güneydoğudaki Kürt ve Türkmen Beylerinin Osmanlı Devleti'ne itaatlerini temin eylemiĢtir. yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermiĢlerdir. Bu mektûb üzerine Konya Beylerbeyisi Hüsrev PaĢa kumandasında ve Ġdris-i Bitlisî'nin manevî yardımlarıyla toplanan on bin kiĢilik gönüllüler ordusu. Doğu Anadolu'nun siyasî. . bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Ġlhâdları zahir olan KızılbaĢlar'dan teberri eyledik. Bu azmimizle baĢka milletlere ibret dersi vereceğiz. Mektubunun baĢında Diyarbekir Vilâyeti'nin sulh ile ve istimâlet yolu ile fethine vesile olduğu için Ġdris-i Bitlisî'ye teĢekkür eder. Hizan Meliki Emir Davud. Yavuz Sultân Selim. ahlakî. Ġslâm Sultânı'nın namı ile Ģeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda baĢladık. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. biz onların kuvveti. ayrı ayrı kabile ve aĢiret tarzında yaĢamaktadırlar. bu büyük âlimi taltif etmek üzere kendisine bir ferman gönderir. onların akıl ve ma'rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. Dik baĢlılık etmeyeceğiz ve kendi baĢına hareket yapmayacağız. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Sünnetullah bizde böyle câri olmuĢdur". Devlete bağlanan beyler arasında ihtilaf ve ihtilal vuku bulmaması için gereken tedbirlerin alınmasını ve in'âm ve ihsanların da ona göre yapılmasını ister. Türkler bizim aklımız. Elhâsıl. Ġmâdiye Hâkimi Sultân Hüseyin olmak üzere 25-30 tane Kürt beyi (ümerây-ı ekrâd). Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını padiĢaha iletmiĢlerdi." 140 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMM Diyarbekir'in Safevî Devleti'nden alınmasından sonra Kürt Beyleri arasındaki gayretlerini sürdüren büyük âlim Ġdris-i Bitlisî. ġah Ġsmail'in Diyarbekir'i muhasara altına alan ordularını tarumar eylemiĢtir. kendisine Doğu A-nadolu'nun fethedilmesini tavsiye eden meĢhur âlim ve tarihçi Ġdris-i Bitlisî'ye. bu hâdiseden önce ġiflerin Diyarbekir'i muhasara altına almaları üzerine. Ġyi evlâd böyle olur.aralarında dinî. Sizin inayetleriniz olmazsa. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. gönderilen tuğralı beyaz kâğıtlar kullanılarak onlara berâtlarının yazılmasını emreder. Ġdris-i Bitlisî vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kısa bir zaman i-çinde ve hem de yerli beğierin istek ve arzularıyla Osmanlı Devleti'ne ilhak edildiğinin haberini alan Yavuz Sultân Selim.

Hısn-ı Keyfâ Emîri Melik Halid. Mardin ve Harput da dahil olmak üzere bütün Doğu Anadolu'da gayet geniĢ bir eyâlet meydana getirmiĢti. Anadolu'yu ĢnieĢtirmek isteyen ġah Ġsmail'in kendisine elçiler gönderdiğini. Eğil. Bilindiği gibi. Osmanlı Tarihi. canlarımız. klasik Osmanlı Sancakları Ģeklindeydi. yanlıĢ yon sının teır nün Ait ve idaresi a na tabi t ler söz I Diyarbekir Ij bütün Dojıijj devrinde J Doj guruba! Biri diğer t merkezden t tımar sis aĢiret \ Amid. Cizre. 76. Bayram. Sincar. sh. idare tarzı açısından. güneyde yer alan Arap aĢiretleri de yine kendi iradeleriyle Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. 378-383. c. nr. Çaldıran Zaf eri'nden sonra Doğu Anadolu'da Diyarbekir merkez kabul edilerek Musul. I genellikle i darılara ti rineo 75 Koca Müverrih. Urmiye. yıllar sürecek harplerle elde edilemeyecek zaferlere u-laĢıldı. Güneydoğu Anadolu. vrk. vrk. II. mutlak bir merkeziyetçilikten tamamıyla uzak bir anlayıĢa sahipti ve idaresi altına aldığı bölge ve cemiyetleri. Bunları kısaca özetlemekte yarar görüyoruz. UzunçarĢılı. ĠĢte Osmanlı Devleti. sh. Ancak Osmanlı Devleti. Ankara 1987. Doğu Anadolu'daki sancakları. çeĢitli özelliklerine göre farklı idare tarzlarına tabi tutuyordu.. mallarımız. vrk. 11634/26. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. sh. Cezire Hâkimi ġah Ali Bey. Aralarında Ġbn-i HarkuĢ. Kanunî Süleyman devrinde yeni bir düzenleme yapılarak Van'da ayrı bir eyâlet daha teĢkil olundu. sancak ve eyâletler teĢkil ediyordu. I Van Eyı teĢkil i Ġkindi beylere t edilmiĢtir. Osmanlı Devlet teĢkilâtını bilmemekten ve konu ile ilgili bazı belgeleri yanlıĢ yorumlamaktan kaynaklanmaktadır. ancak onun sözlerine ve ıslah olduğuna inanılmaması icab ettiğini belirterek gerekli tedbirlerin ihmal edilmemesini emretmektedir. Besni. ve bu I Bu iddia. 2162. Es'ad Efendi. 1019. Kodaman. E.. Solakzâde. Ġslâmı tatbik ve adaleti te'sis için sizin hâkimiyetinizi zaruri görüyoruz75". Mardin ve benzeri yerlerdeki aĢiretler de arka arkaya Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. Sultân II. bugünün Amerika'sı gibi. Çermik. Âli. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. Bu iltihâklardan bazılarını beraber görelim: 1) Kürt ve Türkmen beylerinden istimâlet ile kendi meyil ve arzuları ile itaat eden 25'den fazla aĢiretten ve reislerinden bazıları Ģunlardır: Bitlis Hâkimi Emir ġerefüddin. Süleymaniye Kütp.. Urfa. II. Meyyafarakin. Türkmen ve Kürt aĢiretleri Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylemiĢtir. Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu? Bu iddia. Garzan. ġark diye adlandırabileceğimiz ve bugün Doğu Anadolu. Anonim Tarih. Osmanlı Devleti'nin idarî yapısının temelini kaza. Yani Osmanlı Devleti'nin diğer bölgelerinde tatbik edilen idare usulü burada da cari idi. 452/a-b. Bitlis. Bedâyi'. Bediüzzaman Said Nursi." nâsındı i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 141 Ijınm 76. Atak. Sancakbeyleri doğrudan merkezden tayin olunurlardı . Pertek Hâkimi Kasım Bey. Malatya. 273 vd. Palu. Sason. Ġbn-i Said. Yavuz. 2362. Esad Efendi. 2) Kürt ve Türkmen aĢiretleri gibi. 249/a-251/a. Benî Atâ aĢiretleri. Birinci gurup. Benî Ġbrahim. Künh'ül-Ahbâr. Musul ve Kerkük'den itibaren Kuzey Irak ve Haleb'i de içine alan Kuzey Suriye bölgelerinde yaĢayan çok sayıda Arap. Bu gayretlerin neticesinde. nr. Siirt. Ayrıca ġuran. 8 memlekr sancaklar âl Ey. c. iyâlimiz ve dinimizin emniyeti için size itaati arzuluyoruz. ÇemiĢgezek Hâkimi Melik Halil. I denmekte*. 112/a-113/a. Nutuk (Osm. Benî Sâyim. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. üç ana guruba ayırmak mümkündü. bin bir türlü yağcılıklar yapıp sulh istediğini. mütudtl edilme. nr. Yani eyalet ve sancakların Ġstanbul'a olan bağlarında ayrı ayrı statüler söz konusuydu. Harput. sh. Hizan Meliki Emir Davud. 20. Safed ve Gazze Ģeyhleri ile Haleb ileri gelenlerinin bulunduğu seçkin bir temsilciler heyetinin Yavuz'a takdim ettikleri ve aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Ģu itâ'at mektubu çok manidardır: "Bizler. Ġmadiye Hâkimi Sultân Hüseyin. her iki eyâlette de.Mektubun sonuna doğru.).

Pertek. Diyarbekir Eyâleti'nde merkez Amid. yerlerine oğullan veya diğer yakınlarından biri geçmektedir. sh. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Zaten toprak itibariyle de. Peygamberin halefi olarak dinî ve dünyevî meselelerde bütün Müslümanları temsil etmek". Arazîleri tımar nizâmına tabidir. devamlı olarak sancak ve has Ģeklinde tevcih edilmiĢtir. Osmanlı PadiĢahları. Arazîsinde tımar nizâmı cari değildir. 30 vd. Harput. Hakkari ve Mahmûdi sancakları bu mahiyette Osmanlı Sancaklarıdır. Pey-gamber'e halef olduğu için kendisine halife denmiĢtir. fetih esnasında gösterdikleri hizmetlerden dolayı tamamen yerli beylere terkedilmiĢtir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Halifeye "imam" veya "imam'ül-müslimin" denmesi de bundan kaynaklanmaktadır. Zira sancakların idaresi genellikle bölgeye eskiden beri hâkim ola-gelen nüfuzlu. Kısaca özetlediğimiz bu sistem. Hayat boyu sancakbeyi olan bu idareciler vefat ettiğinde. bu tür sancakların baĢlıca örneklerini teĢkil ederdi. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yollan. Devlete ihanet ettikleri takdirde değiĢtirilebilmektedirler. Ġkinci gurup. Diyarbekir eyâletinde Hazzo. aslında öne geçmek ve lider olmak demektir. daha sonra ailelerin tasarrufuna bırakılmıĢ ve Tanzîmât dönemine yani 1840'lara kadar bu hal aynen devam etmiĢtir76. 197-213. aslında bir kimseye halef olmak. Üçüncü gurup ise. Hilâfet. Ergani ve ÇemiĢkezek sancakları ile Van Eyaleti'ndeki ErciĢ ve Adilcevaz sancakları. bunlar azl ve nasb edilemezler. Tercil. Yani kısaca Müslümanların devlet reisliği demektir. Bunlar klasik Osmanlı sancaklarından farklıdırlar. 77. Eğil. Çermik. 142 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU{ cakbeylerinin tayinine merkezî idare asla karıĢmaz ve ellerine verilen ahidnâmeler gereğince. Bu unvanı taĢıyan âmme müessesesi yani hilâfet ise. Fetih esnasında bazı beylere hizmet ve itaatleri karĢılığında. Yurtluk ve Ocaklık tarzındaki sancaklardır. umumiyetle aĢiret yapısı kuvvetli olmayan yerlerde teĢkil edilmiĢtir. Bunların idaresi. Sebebi bu bölgede daha önce müstakil veya Ġran'a bağlı beylerin fetih esnasında Osmanlı Devleti'ne sadakat göstermeleri ve en önemlisi de. Bitlis. hem itikadî açıdan ve hem de amelî açıdan. Sincar. Müslümanların lideri olan Ģahıs da Ģerl hükümlerin icrasında Hz. hariçte yani askeri ve siyasi alanda bölgedeki Osmanlı beylerbeyine tabidirler. Hükümet adı verilen sancaklardır. . Hasankeyf. Van Eyaletinde ise. Kulp. Hilâfete imamet de denir ve namazdaki imamlık görevinden ayırmak için buna "imâmet-i kübrâ" adı verilir. Diyarbekir ve Van eyaletlerindeki bu tür sancaklar. Hizan. eski mahallî beyler ve hanedanlara terk edilmiĢtir. Akçakale. Ġmamet. Siirt ve Atak Diyarbekir'e bağlı bu tür sancaklardandırlar. Ömer olmuĢ ve daha sonraki devlet reisleri bu unvanı "mü'minlerin emiri" manasında halifenin eĢ anlamlısı olarak kullanmıĢlardır. Ġmtiyazlı sancaklar da diyebileceğimiz bu sancaklardan Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı 13 ve Van Eyaletine bağlı olarak da 9 adet mevcut idi. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse. Cizre. sh. SanI •ı vd: Akgündüz. Emir'ül-mü'minin unvanını ise ilk kullanan Hz. bağımsız birer devlet tarzında değil. Bu sancaklar tımar sistemine dahildi.ve herhangi bir imtiyaza sahip değillerdi. Ġstanbul 1996. Bunlardan ikisini zikredelim: "Hz. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır? Ġslâm hukukunda icranın baĢı olan Ģahıs için üç unvan zikredilmektedir. BaĢlangıçta hizmet ve sadakat karĢılığı verilen bu sancakların durumu. onu temsil etmek demektir. Mihrani. emîr'ül-mü'minin ve imam. Osmanlı Devleti ile aralarında herhangi bir farkın bulunmamasıdır. Dahilde tamamen müstakil olan bu bölgeler. Yani bunlar. c. Halife. "Müslümanlar üzerinde umumî tasarruf hakkına sahip olmak yetkisi". sadece icranın baĢı olan beyin tayini ile arazinin statüsünün tesbitinde müstakil yetkilerle donatılmıĢlardır. daha ziyade Doğu Anadolu'da uygulana gelmiĢtir. Diyarbekir veya Van Eyâletinin içine serpiĢtirilmiĢlerdir. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Hatta Kürdistan Eyâleti sancakları da denmektedir. Palu ve Genç sancakları. Müküs ve Bargiri de Van'a bağlı bu tür sancaklardandırlar. Bunlara Ekrâd Sancakları da denir. Seferde Beylerbeyi'nin hizmetine girmekle mükelleftirler ve bu memleketlere merkezden kadı tayin edilir. Zaho.

Oğlu Kanuni ise. c. Büyük Türk Hukukçusu SadrüĢĢeria. Nutuk (Osm. Hz. vrk. ondan sonra saltanata inkılab eder" hadisinin iĢareti ve bütün Ġslâm hukukçularının ittifakıyla gerçek manada halife hülefâ-i râĢidin'dir. 112/a-113/a. Mısır'dan beraberinde getirdiği son Abbasî Halifesi Mütevekkil Alellah'a Ayasofya Camiinde hilâfeti kendisine devrettirdiği zaman. cebir ve istilâ suretiyle elde edilen imamettir. Bunda saltanat ve hükümdarlık manası ağır basmaktadır. nr. Osmanlı Tarihi. Künh'ül-Ahbâr. nr. Çoğunluk "imamlar KureyĢ'tendir" f kukçusu Buharaltî rarak Osmanlı P« ortadan kalkan ı sebepledr ki < son Abbasi I rettirdiği ! ġunu ( ve onu t yonunu her | kısma i kikiy«)'dlrl çim ve I hilâfet-l ı gerekil \ suretiyle ( dır. Bu sebeple bazı araĢtırmacılar hilâfeti iki kısma ayırmaktadırlar: Birincisi.Halife olmanın bazı Ģartları vardır. 213 vd. maalesef bu mana ve fonksiyonunu her zaman devam ettirememiĢtir. Hz. 20. mevcut âlimler bunu caiz görmüĢtü. Ayrıca. Yavuz Sultân Selim'den itibaren. Âli. buna hilâfet-i nübüvvet de demektedir. Osmanlı PadiĢahları. en az on defa halife ve hilafet unvanları kullanılmıĢtır. 40 vd. sh. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. \: PadiĢah! yetkileri I nasında Ġl Osı Müslimiı o da hilâfet" bütün CsımiII Haleb'in h Semend.II. Mesela. 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasıyla ilgili kanun bunun en son delilidir. Es'ad Efendi. vrk. Peygamber'in izinden yürüyecek ve onu temsil edecek makam demek olan hilâfet makamı. sh. Bedâyi'.'sS da 1519 ti ünvanlanl aldığı I ümem. II. Ebubekir'den itibaren Hz. 249/a-251/a. hak ve yetkileri bulunmayan Ģeklî halifelik değil. Sultân II. bu meseleyi Ģöylece vuzuha kavuĢturarak Osmanlı PadiĢahlarına hilâfet yolunu açmıĢtır: "Zikredilen Ģartlardan zaruret gereği ortadan kalkan Ģartlar aranmayacaktır. Daha sonra da 1519 tarihli TrablusĢam Kanunnâmesinin baĢında ise. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yolları. c. 12 vd: Akgündüz. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). 2162. 378-383. Zamanımızda KureyĢilik Ģartı da ortadan kalkmıĢtır". bir baĢka ifadeyle Ģeklen ve hükmî halifeler olarak kabul edilmiĢlerdir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Emevi ve Abbasî halifeleri hep ikinci grupta kalmıĢlar. I inkılabı halife I Abbasi lı olarak I baren Hz. . sh. 1516 yılında tahrir edilen Semendire Sancağı Kanunnâmesinin baĢında yer alan Halifetüllah tabiridir. E. sh. sh. ġunu da bilmekte fayda vardır: Her konuda Hz. Süleymaniye Kütp. sh. 747/1346). Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Anonim Tarih. Solakzâde. Bu sebepledir ki 923/1517 tarihinde Yavuz Sultân Selim. c. halife unvanını kullanmıĢlardır. Peygamber'in "Benden sonra hilâfet otuz senedir. Hasan'ın altı aydan ibaret bulunan hilâf et süresiyle sona ermektedir. Bediüzzaman Said Nursi. gerekli Ģartları hâiz olmayan veya milletin seçim ve bî'atıyla değil de. Hz. I Kavinin* Haremeyn^ SultSnS I» yacak fa 76 Koca Müverrih. Halife Ömer bin Abdülaziz bir tarafa bırakılırsa. yukarıda zikredilen Ģartlara haiz ve Müslümanların rızası ile yapılan seçim ve bî'at sonucu elde edilen hilâfettir. halifenin KureyĢ kabilesinden olması Ģartıdır. 2362. 1019. Esad Efendi. Osmanlı PadiĢahlarının en az ikinci manada halife olduklarında Ģüphe yoktur. Ayrıca Yavuz'dan itibaren bütün Osmanlı PadiĢahları. Ebüssuud gibi bir Ġslâm Hukukçusunun kaleme aldığı Budin Kanunnâmesinin baĢında. bütün hak ve yetkilere hâiz olan halifelik manasında halifedirler. Türkistan'ın yetiĢtirdiği büyük Hanefi hukukçusu Buhara'lı Sadr'üĢ-ġerî'a (öl. UzunçarĢılı. çoğunluğun bu Ģartı kabul etmesi uygulamada zorluk çıkarmıĢtır. 452/a-b. Bir kısım Ġslâm hukukçuları halifenin KureyĢ'den olmasının Ģart olmadığını ve hilâfet gibi âmmeye ait bir meselede nesebin tesiri olamayacağını ileri sürerken. Haleb'in fethinden itibaren halife unvanını kullandığına delil. gerçek hilâfet (hilâfet-i kâmile veya hilâfet-i ha-kikiye)'dir ki. Yavuz Sultân Selim. Hz. Peygamber'in bahsettiği 30 sene. 11634/26. vrk. halife ve Ġmâm'ül-Müslimîn unvanlarını son halife Abdülmecid Efendi'ye kadar kullanmıĢlardır. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 143 KureyĢ'tendir" hadisine dayanmaktadırlar. Kodaman. nr. Osmanlı tatbikatında kendisine uyulmayan ve en çok tartıĢmalı olan bir Ģartı da.). Ġkincisi. Ģeklî hilâfet (hilâfet-i sûriye)'dir ki. 273 vd.

19 vd. Burada Muhammed Abduh'un Ģu sözlerini zikr etmeden geçemeyeceğiz (PadiĢah Abdulhamid'e yazdığı bir layihada diyor): 77 BA. sh. nr. III. Osmanlı Devleti'nin idaresi altında asırlarca yaĢayan topraklar üzerinde iktidarı elinde bulunduran siyasî güçler kendi suiistimallerini örtmek için böyle bir propagandaya baĢ vurmaktadırlar. Osmanlı Devleti. o günlerde kaleme aldığı eserinde açıklamaktadır. 1357. Abu'l-Hasan Ali b. hilâfet veya imamet hükümetidir ki. akıl ve Ģer'i nazara almadan cebirle ve zulümle idareyi yürütenlerin hükümetidir ki. Muhammed. "Ya Rab! Bize de Osmanlı hâkimiyetinin altına girmeyi nasib et ki. IH. Muhammed. Seyyid Bey. sh. Bu taksime göre Osmanlı idaresi. birinci gruba girmektedir . Osmanlı Kanunnâmeleri. Bkz. c. NâĢir'ül-Kavânîn'is-Sultâniye. 497-498."Halîfe-i Resûl-i Rabb'il-Âlemîn. 20-24. Mehmed Hatiboğlu Hilâfetin kureyĢliliği Ġle ilgili olarak yazdığı uzun bir monografisinde konuyu ayrıntılı olarak incelemiĢtir. Peygamber'in vekili olarak ġer'-i Ģerifi uygulayan her hükümet bu gruba girer. Mir'ât'ül-Haremeyn. Bu konuda önemli bir izah da Eyüp Sabri PaĢa'ya aittir. Tapu-Tahrir Defteri. Sultân'ül-Arabi ve'l-Acem ve'r-Rûm. 1167-1175. Ahmed Cevdet PaĢa. sh. Vâris'ül-Hilâfet'il-Kübrâ kâbiren an kabir. Hami hıme'l-Haremeyn'il-Muhteremeyni ve'l-makâmeyn'il-mu'azzameyn'il-mufahhameyn es-Sultân ibn'üs-Sultân Es-Sultân Süleyman Hân ibn'üs-Sultân Selim Hân" unvanlarını kullanmaktadır ki. Belki. EI-Mâverdî. "Hilâfetin KureyĢliliği". 2. 98-99. Prof. mümehhidü kavâ'id'iĢ-Ģer'il-mübîn ve Zıllulâh'iz-zalîli alâ kâffet'ilümem. Lütfi PaĢa. El-Ferrâ. Ġstanbul 1306. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir. O halde Osmanlı Devleti. 6 vd. (neĢr.. sh. kilise kayıt defterinin orijinalinden bir müzede bizzat okumuĢ ve bize nakletmiĢti. XXIII (Ankara 1978) . IV. Cin-Akgündüz. Bedâyi'uz-Zuhûr. kılıca dayalı ve sömürgeci bir imparatorluk değil. nr. 7885. Kahire. kiliselerde yaptıkları âyinlerde papazlar tarafından Ģöyle duâ ettirildiğini. Balkanlardaki bazı Hıristiyan gruplara. Mısır. c. sh. Bu kaynaklardan sonra. I. sh. Konu ile Ġlgili olarak bkz. bu konuda fazla bir Ģey söylemeye ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. 212213. Müslümanların ve gayrimüslimlerin. Akgündüz. 11. Ġkincisi. eĢine tarihte ender rastlanacak olan bir Ġslâm devletidir. hasenatı herhalde seyyiâtına gâlibdir. El-Ahkâmu's-Sultânlyye ve'l-Velâyâtu'd-Diniyye. AÜ Ġlahiyat Fakültesi Dergisi. 1298. Üçüncüsü ise. c. 78. sh. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır? Maalesef bu tür iddialar. muasır kaynaklardan hiç birinde hilâfetle ilgili kayıt olmadığını söylemek ciddi bir hatadır. c. III. Hilâfet ve Hâki-miyet-i Milliye. I. Ġstanbul 1301. buna da tabiT hükümet denmektedir. ilk dönem Osmanlı tarihini yazan muteber ve Yavuz'a muasır bir tarihçi ve devlet adamıdır. Risâletü Halâs'il-Ümme Fî Ma'rifet'il-E'imme adlı eseriyle mukni cevaplar vermeye çalıĢmıĢtır. Dr. 1-2.I bulunanlara. Bilindiği gibi.. Medine ve Mekke'nin Osmanlı Devleti'nin eline geçerek padiĢahların Hâdim'ül-Haremeyn olarak ilan edilmesi ile halife sıfatı perçinlenmiĢtir. Mehmed Said. Kanuni Sultân Süleyman'ın Sadrazamı olan Lütfi PaĢa. zorla ve zulümle hâkimiyetini mazlum milletlere kabul ettiren bir imparatorluk değildir. dinimizi huzur içinde yaĢayalım". Tezâkir I-IV. Zaten Yavuz'un Kahire ve Mekke'de bulunan Mukaddes Emânetleri Ġstanbul'daki Topkapı Sarayı'na taĢıması ve bunlar için Hırka-i ġerif Dairesinin yapılması ve nihayet Kudüs. Yavuz'un muasırı olan Mısır'lı tarihçi Ġbn-i Iyâz da. Amerika'da araĢtırma yapan bir arkadaĢım. Hâiz'ül-Ġmâmet'il-Uzmâ ve's-Sultân'ül-Bâhir. sh. 502-503. c. Eyüp Sabri PaĢa. Türk Hukuk Tarihi. 4. eski tâbirle istimâlet ile yani kendi meyil ve arzularıyla. 14-15. kendi yaptıkları kanunlar ile idareyi yürüten siyâset hükümetidir. sh. Altı yüz sene yaĢayan bir devletin elbette haseneleri de seyyieleri de olacaktır. Osmanlı PadiĢahlarının halifeliği konusunda Ģüphesi 144 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP*N'. adaletinden ve huzurundan istifade etmek gayesiyle hâkimiyeti altına girmeyi arzuladıkları ve vardıkları her yere i'lây-ı kelimetullah gayesiyle ayak basan bir Ġslâm devletidir. Mukaddime. 208-228. sh. Kaldı ki. Ancak kader-i ilâhinin bu kadar uzun seneler yaĢamasını takdir ettiği bu devletin. Ġbn-i Iyâz. hilâfetin Yavuz'a devrini. âĢir'ül-Havâkîn'il-Osmaniyye. Ebu Ya'lâ. c. 449. Ġbn-i Haldun. Ona göre üç çeĢit hükümet vardır: Birincisi. 451. Ahkâm'üs-Sultâniyye. 1007. Hatipoğlu. Hz. ilmî olmaktan ziyade siyasîdir. Ayrıca aynı ciltteki Dede Efendi'nin Risale'sinde de halife tabiri Osmanlı PadiĢahları için çokça kullanılmıĢtır. .

Ġstanbul 1995. I. "BĠZ 0117111* Ġ künse Hızır Rıtfld Kuzey/ nunî'ye ı nülden Ġsi araĢtırmaları. sh. Târih-i Ahmed Cevdet (Vekâyi'-i Devlet-i Aliyye) I-XII. Mısır âlimlerinin. I. Özellikle Mısır'daki Müslüman ahali. bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arızada Osmanlı Sultânı Selim'e hitaben istediklerini dile getirmelerini kararlaĢtırmıĢlardır. Osmanlı Devleti'ni davet etmiĢler ve onlara merhaba demiĢlerdir. Mısır'dan yola çıkarak ġam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb giriĢinde. k gayret gösten inanlarını bunları bıriıjjet Selim'e mümkündür. Mektubun gayesini tek cümleyle özetlemek mümkündür. sh.". tıpkı Mağribliler gibi. sh. ler. Ahmed Râsim. Bir tımarlı sipahinin çocukları olan Oruç Reis ve Hızır Reis de. belki çok daha evvel baĢlamıĢtır. Alınan kararlara göre. Üçüncüsü de. kadılar. Mesela Kuzey Afrika'da. eĢraf ve ileri gelenler bir araya gelmiĢler ve kendi durumlarını aralarında tartıĢmıĢlardır. Ġstanbul 1328-30. Bahadır kardeĢler. Muhammed bin Mahmûd. kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüĢlerdir. bu bölgeye Fâtih zamanında gelmiĢler ve yerleĢmiĢlerdir. Alem -i Ġslâm periĢan olacak ve sahipsiz kalacaktır. SulĠÎ geldiniz d nunla dayı dermesi ffl hukukçutal BĠLĠNMEYEN OSMANLI Ġ45 hk ¦•ildi t \ "Ġtikad ediyorum ki. c. Avrupalılar'ın Mağrib Müslü-manlarını canavar gibi parçalamayı beklediğini çok iyi bilen Cezayirli Müslümanlar ve bunları birliğe davet eden Oruç ve Hızır kardeĢler çareyi Osmanlı Sultânı Yavuz Sultân Selim'e mektup yazmakta bulmuĢlardır. kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultân Selim'e takdim edilen bir arîza yani dilekçeyi de değerlendirmek istiyoruz. Halep'te âlimler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ġbn-i Ece. Osmanlı Devleti'nin Ģemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istedikleri gibi. Ahmed Cevdet PaĢa. 148-149. Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüĢtüklerini ve ona Sultân Gavri'nin Ģerv-i Ģerife muhalif hareket ettiğini Ģikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir. c. "îtlkad edi. Gerçekten Yavuz'un seferi öncesinde. Neticede dört mezhebin kadısının ve Ģehrin ileri gelenlerinin. Muhammed Harb tarafından özeti Arapça'ya tercüme edilen bu belgenin aslı. Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde. Alem-! Ġslim pe'ijMfl Mesela Kuzey* na maruz kalmıĢ» Oruç Reis ve Htarl Bahadır kardeĢler. asrın ilk çeyreğinde Mağrib ülkeleri Hıristiyan istilasına maruz kalmıĢ ve kendi devletleri zayıf düĢmüĢtür. kısa zamanda Hıristiyanları durdurma ve iç ihtilafları önlemek üzere gayret göstermiĢler ve bunda da muvaffak olmuĢlardır. Mümkünse Hızır Reis'i de bize Beylerbeyi (vali) olarak tayin ediniz". 19. Osmanlı Devleti'nin bekasına imandır. c tartıĢn halka \ dikle. Ġslâm'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi' olmayı baĢından beri istemektedir. a'yânlar. Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. Ġkincisi Peygamber'e imandır. I. Ortadoğu'daki Araplar. sh. Ġstanbul 1271-1301. 61-66. Zira bu devlet yıkılırsa. El-Irâk Beyn'el-Memâlîki ve'l-Osmâniyyîn'il-Etrâk.Cavid Baysun). Der. Ortadoğu'daki Araplar açısından da durumun aynı olduğunu ortaya koymaktadır: Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi. c. "Biz Osmanlı Devleti'ne tâbi olmayı ve o devletin bir vilayeti olarak kalmayı istiyoruz. Ġnalcık. Osmanlı Ġmparatorluğunda Ġslâm. Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi I-IV. Ankara 1986). XVI. ġam 1986. çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultân Selim" sesleriyle ĢaĢkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir. Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Ka-nunî'ye mektuplar göndererek. Bu durum. 24 vd. II. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. bu zamanda imanın Ģartlarının birincisi Allah'a imandır. Burada Halep âlimleri. Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil. Suriye . 299. sh. Yılmaz. ( maktadır: Evet1 misler ve cesinden ı Ġslâm'ı t ğu'dakl I nin zulmü Abdu'ud 1 Osmanlı ı muhalif I fethetmesini Ġl dan farklı ( Kansu Sultân! BuradaH Yavuz Sulta»! Muhamır Saraydılar. Mustafa Özel). (Tarih Risaleleri. 278-279. Osmanlı Devleti'ni. c. Muhammed Harb ve Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili araĢtırmaları. Peygambere ir sa.

Bâyezid Kütp. Beyrut 1989.halkı Memlûklu zulmünden bıkmıĢtır. 97/a-100/a. Ancak tartıĢılması gereken bu Kitabenin sahih olup olmadığıdır. 364 vd. Araplar. Ancak Ġbn-i Kemal'in ve hatta ġam'da bir maneviyât erinin de aynı iĢaretleri Kur'ân âyetlerinden istihraç eylediklerini kaynaklardan öğreniyoruz. bu eserden bir sayfayı Mir'ât'ül-Haremeyn adlı eserine almıĢtır. Halk arasında bu mesele. müceddid olmasa bile mü'eyyed min indillah olduğu konusunda ciddi bilgiler bulunduğunu. 4971.. ¦¦ biliyor ve onun j ruz. Netice olarak. Künh'ül-Ahbâr. Kur'ân'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalanyla herkese duyurmaya çalıĢmıĢlardır. elele vererek. 38- . Bu Risalede Yavuz'un Mısır'ı fethedeceği ve hatta ġam'a gelerek kendi kabrini keĢfedeceği âyetlere ve manevî iĢaretlere dayanılarak anlatılmaktadır. c. nr. Tarih-i Mısır. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 258/a-b.II. Bu durumu nazara alırsak. 1 uydurmaı boynunda I fetleri Ġle t Zaten 1926 ] zaman I resim ġah! üzerinde I mektedir. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir. Muhammed Harb. ümitsizliği bırakıp. bu eseri Ģerh etmiĢ ve Risalede yer alan iĢaretleri daha ayrıntılı olarak anlatmaya çalıĢmıĢtır. nr. Burada "her Ģeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Abdullah bin Rıdvan. Bu doğ: Konuyu birkaça 1) islâm Hul ması. Nitekim Eyüp Sabri PaĢa. Yavuz Sult. 2162. 6456. El-Osmâniyyûn. Sultân Selim. Memlûklu idarecileri Ģerv-i Ģerife muhalefet etmektedirler. Mazide Ġslâm'ın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler. 168-171. UzunçarĢılı. Bediüzzaman Said Nursi. göz ise maBĠLĠNMEYEN OSMANLI neviyâtta kördür 80. Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir"78. Hicrî 671 tarihinde vefat eden ve Muhyiddin-i Arabi'nin talebesi olan Sadreddin Konevî de. BA. Bu kitabenin bulunduğu bir gerçektir. Yavuz. vrk. Ġslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip. E-11634. Davud'a ait kılıcın sergilendiği yerde sergilenen bir kitabe bulunmaktadır. ġın'a girdiğinde kabrim ortaya çıkacaktır" Ģeklinde yayılmıĢtır. 3) t ahlaksız I edilmesi lı nı mesel alâmeti c 78 Âli. Bu fetva146 BĠLĠNMEYEN OSMANLI lan Ali'nin Tarihinde görmek mümkündür. Nitekim ġah Ġsmail'e açıkça destek verdiğinden dolayı. AraĢtırmacıların bir çoğu kitabeyi okumuĢ ve değerlendirmiĢlerdir. Suriye halkı kendisine hoĢ geldiniz demeye hazırdır. Es'ad Efendi. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabi'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir. muteber kaynaklardan nakillerde bulunarak anlatmıĢtık. meseleyi Ģöyle özetleyebiliriz: 1) Topkapı Sarayında Hz. Osmanlı Tarihi. 79. Tarihçe-i Hayat. Yavuz'un mü'eyyed min indillah olduğunu reddetmek mümkün değildir. Memlüklülere harp açılabileceğine dair fetvalar neĢretmiĢlerdir. "Sin. Bu Risalenin gerçekten Muhyiddin-i Arabî'ye ait olup olmadığını bilmiyoruz. Osmanlı hukukçuları. YEE. Bunlar doğru mudur? Yavuz'un müceddid olduğu hususunda bilgi verirken. 93-94 (Hutbe-i ġâmiye'den). vrk. erkek çocukların i zamanında yapıldıjıj erkeklerin kulakl bazılarına göre Ġse 0 ĠĢte bu Ģerif timal dahi vermiy selerini görünce. Yazma nr. Bu tür meselelerde hemen inkâr etmek de doğru değildir. nr. Kendisini karĢılamak üzere Anteb'e kadar geleceklerdir. sh. Bu kitabenin Mısır'dan mukaddes emânetlerle birlikte getirildiği ifade olunmaktadır. Memlûklu saltanatına son vermek isterse. Yavuz'dan 40 küsur sene önce hazırlanan 880/1475 tarihli bu kitabede Yavuz'un Mısır'a geleceği haber verilmektedir. süs \ pala bıyıklar vaı 2) ġu anda 1 ebadında bulunan lı peli resme < bunun gib= küpeli 0 da resmi nakkaĢjarj tamamen hayati v Ilınmaktadır. sh. tur. bu tür eserlerin sıhhatini hemen kabul etmek de doğru değildir. 2) 638 Hicrî yılında yani Yavuz'dan yaklaĢık 250 sene önce vefat eden Muhyiddin-i Arabî'ye ait EĢ-ġeceret'ün-Nu'mâniyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye isimli bir Risale. "ĠnĢâallah yine. Ġstanbul'daki yazma kütüphanelerde bulunmaktadır. ġunu da ilave etmekte yarar bulunmaktadır ki. kadınlar Ġçin ( lar.

Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. Mir'ât'ülHaremeyn. vrk. Ġstanbul 1301. Dolma Bahçe Sarayına ne zaman konulduğu da bilinmemektedir.. c. 148 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . bazı araĢtırmacılara göre. sh. Bâyezid kütp. kölelik alâmeti olarak kulaklarına küpe taktıkları bilinmektedir.. . 80/b-140/b. sen böyle giyinirsen. I. erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. Ġkincisi. kadınlar için caiz görülmüĢ. Kaldı ki. Kaldı ki. Zira Sultânın kulağında küpe. Üçüncüsü. Evvela. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. 2162. nr. bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır. Ġsmail Hakkı. süs ve ihtiĢamdan hoĢlanmayan bir PadiĢahtır. Bu doğru mudur? Konuyu bir kaç açıdan ele almakta yarar vardır: 1) Ġslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması. etmektadlf. Es'ad Efendi. bazı kölelerin. sh. tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. Ait olsa bile. Envanter nr. meseleyi bütün yönleriyle tahlil etmektedir. Baskı.. yani kısaca caiz değildir. sh. çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhdur. gay'liğe yorumlamaları. vrfc* »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 147 ĠKurân'ın pırlardır. iç oğlanı meselesinde uzun uzadıya açıklamıĢ bulunuyoruz. Yavuz'un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde. nr. vrk. . Sadreddin Konevî'nln mezkûr Ģerhinden bir sayfa alınmıĢtır. uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir. . Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur. Mısır Seferi dönüĢünde oğlu Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce. 81-87. Topkapı Sarayı Müzesi kütp... 1-39. Ayrıca küpe de ġi'a mezhebinde caiz görülmektedir. 80. Bazı hukukçular. Doğru olsa bile böyle yorumlanmasının mantıksızlığını. vrk. Kantemir. ama tamamen hayalî ve uydurma olan Avrupalı ve Ġranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır. 202-203.. Yavuz'a isnad olunan. Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. UzunçarĢılı. ama erkekler için caiz görülmemiĢtir. sarığında tac bulunmaktadır. Zira baĢında ġii Mezhebinin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde Ġran ġahlarına mahsus taç vardır. 295. M 7482. en az bu resmin Yavuz'a isnad edilmesi kadar yanlıĢtır.. 7482.. lı hakiki Iıtaklerbhatta ı bile ierkayKtır.. c. Künh'ül-Ahbâr. II. IV. Yavuz. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Yavuz Sultân Selim'in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. bu küpeli resim ġah Ġsmail'e aittir. Muhylddin-i Arabî. EĢ-ġeceret'ün-Nu'mânlyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye. c. Doğru olan resimlerinde. son zamanların bazı ahlaksız insanlarının bunu. Bu küpeli resmin de. Ġstanbul 1997. ... 262/a-264/a. bu resimler arasında resmî nakkaĢlar tarafından yapılanları vardır. 30-39. sh.. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları. 1167-1175. ancak küpe yoktur. nr. 2292/1. i bir tap neviyâtta kördür" hakikatini unutmamak gerekir79. 2) ġu anda Topkapı Sarayı'nın Portreler Bölümünde 17/66 numara ile 70 x 65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi ile Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince. 5. . 2294/7. Bu son eserde. boynunda incili madalyon. c. Akgündüz Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. Eyüp Sabri PaĢa. I. 21/578. anan ne giysin?' dediğini biliyor ve onun Ģahsî hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz..162 vd. Osmanlı PadiĢahlarının kıyafetleri ile bağdaĢmayan bu süsler. pala bıyıklar vardır. 'Bre Süleyman. sh. Tek kulağında olduğu hiç mevVl 79 Âli. Âli. c. Zat en 1926 yılında Dolmabahçe Sarayından getirilmiĢtir. 3) Küpeli resmin Yavuz'a ait olmadığı ortadadır. Bu eserde.93-553/510. Zira Yavuz. Osmanlı Tarihi. II. I. Veliyyüddin Efendi. c..

sh. Halil. VI. sh. 407. B. c. Fetâvâ. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. i tindeki k rındaki 932/15261 Segedin. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız? Kanunî Sultân Süleyman devrine Ģarkiyatçı Ortalon'un söylediği Ģu sözlerle baĢlamak Ġstiyoruz: "Sultân Süleyman'ın eserleri bir sıraya konulsa. düĢmana heybetli görünmek için. II. c. 731. Dirier. M. dünyada görülen hükümdarların en muhteĢemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (MuhteĢem) ve Grand (Büyük). küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar olduğu gibi. sh. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. 788. Hz. ünvâdi. kaleler. 926/1520 yılında ve 26 yaĢında Osmanlı tahtına geçen Kanunî. Heyet. Peygamber'in "Bıyıkları kısaltınız. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir? Ġslâm Hukukunda. 739.. 176-177. Ayten. 420.r Belgrat sinde. getir). Yavuz'un ġah Ġsmail'in askerlerine Ģirin gözükmek için taktığını iddia edenler de bulunmaktadır80. c. Nitekim Ebüssuud Efendi de bir fetvasında bu hakikati dile getirmiĢtir: "Sûfiler bıyıkları dibinden kırkmak sünnetdir deyü i'tikad eyleseler. Kanuni Sultân Süleyman. Mesnûn olan kaĢ mikdârı kalınca almaktır. c. Yavuz'un pala bıyıklarının Uz. 725. 788. VI.! F»'Vı Sefer SI. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. Zafer Dergisi. 717.BĠLĠNME1*'. 276/b. II. ġehid Ali PaĢa 1028. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi.KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ 82. sh. kurmuĢ olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir". II. bertar. "Yavuz Selim Küpeli miydi?". c. lar üzerine du. dan öi: hutbe 2. Günümüz Meselelerine Fetvalar. 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene PadiĢahlık yapmıĢtır. ĠĢte gerçek bir Gazi olan Yavuz'un pala bıyıklarının hikmeti ve Ģer'î dayanağı budur61. 121-122. 719. Haziran 1995. Air . Ġbn-i Âbidin. Tarihten Bugüne 1982. 164. 13 tane büyük gazaya fiilen iĢtirak etmiĢ olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı PadiĢahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman ġah denen Kanunî Sultân Süleyman. nihâyr-tur. Tılsımdan Takıya. Ġlhan. Redd'ül-Muhtâr. Gönenç. onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise. sh. I zubahis dahi edilmemiĢtir. bir rivayete göre. 717. Ġstanbul 1983. II. Ġstanbul 1998. ordu ile 929/ yılta' vezir« . Halil. vrk. 81 Ebüssuud. babası zamanında ġam Beylerbeyisi olan ve iktidar değiĢikliğinden istifâde ederek Melik EĢref 80 Ġbn-i Âbidin. X. Bardakçı. Ģairlik mahlası olarak Muhibbi. sayı 222. 719. Gâzîler uzatmak mendûbdur. sh. 900/1494 yılında Hafsa Sultân'dan Trabzon'da dünyaya gelmiĢtir. sh. Ģer'an mezbûrlara nesne lâzım olur mı? El-Cevâb: Ġftiradan ictinâb etmek lâzımdır. ¦ yılında ġ üzerine ( 3. sadece Osmanlı PadiĢahlarının değil. Yavuz'un bu küpesini Allah'a kul olma özelliği olarak taktığını ve bununla Cihan hâkimi olmasına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalıĢmıĢlardır. 81. Redd'ülMuhtâr. sh. KuĢoğlu. 739. Heyet.! nir. adüvve (düĢmana) heybetli görünmek içün". Süleymaniye kütp. Bazı yazarlar. Ġstanbul 1958. 725. Gönenç. takip e Avkoslovak. bıyıkların kısaltılması sünnettir. Ġstanbul 1983. Günümüz Meselelerine Fetvalar. 28-29. Bize göre bu yorumlar kısmen zayıf yorumlardır. gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. Zeki. sakalları da bırakınız" manasını ifade eden hadisi sebebiyle. sh. c. evvela baĢına gaile çıkarmak isteyen. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. Bu arada. Ancak bunun tek istisnası. en alt katta muharebeleri. < Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî. 731. 52 vd.1 ' Hıristi) bir hayret ve dolu'rl.

bu seferiyle Orta Avrupa'da dengeyi değiĢtirmiĢ ve artık Osmanlı Devleti'nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya'ya dayanmıĢtır. Kanije ve nihayet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri baĢta olmak üzere on beĢten fazla kaleyi fethetmeyi baĢarmıĢtır. 938/1532 tarihinde baĢladığı bu seferinde. kendi adamları tarafından öldürülerek. Transilvanya ve Dalmaçya. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman ġarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî. Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde. Ġstanbul'a Macaristan fâtihi unvanıyla dönen Kanuni. Hıristiyanlığın Ġslâm âlemine karĢı bir kalesi sayılan Rodos'un zabtı. 936/1529 tarihinde Budin'i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon'u ele geçirdikten sonra Ferdinand'ın gizlendiği Viyana'ya doğru yürüdü.5. 5. i . bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıĢtır. Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra. sırasıyla Böğürdelen (ġabaç). Sefer-i Hümâyûn'unu Belgrâd üzerine yaptı. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiĢ ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum. vefat eden Hayır Bey'in yerine evvela Mustafa PaĢa ve sonra da ikinci vezir Ahmed PaĢa getirilmiĢ ve memlekette huzur ve âsâyiĢ sağlanmıĢtır. Bu arada Yemen'de fitnelere yol açan Ġskender adlı Ģahıs. S üzerine t Siklos(i kaleleri S kaçan J BĠLĠNMEYEN OSMANLI Î49 güzelliği u gös-iıjmktaktıkğu enler de ite olur Kinde r-3-¦sunvanıyla hükümdarlığını ilan eden Canberdi Gazâli'yi 1521'de idam ettirdi. Netice alınamayan I. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak Ġstanbul'a dönmüĢtür. daha sonra da sırasıyla Sirem muhi-tindeki kaleleri. Budin'i geri aldığı gibi. eski baĢkentlerden GradcaĢ. Osmanlı orduları adaları fetihle meĢgul iken Anadolu'da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen ġehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de. 1. 150 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*1. Avrupa'da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıĢtır. 2. Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiĢ ve nihayet daha sonraları Dâr'ül-Cihâd adını alan Belgrâd. 4. Budin'in tam karĢısında yer alan PeĢte ve benzeri çevre Ģehirlerin fetihleri takip eylemiĢtir. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları. Zacisne. ġopron. Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıĢtır. 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya baĢlanmıĢtır. Ferdinand'ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin'e yürümesi üzerine. Sefer-i hümâyûn. Kazanılan Mohaç zaferinden sonra. Bu gaileyi bertaraf eden Kanunî. 932/1526 yılının Eylül'ünde Macaristan'ın baĢĢehri olan Budin fethedilmiĢ ve bunu Segedin. 927/1521'de feth olunmuĢtur. evvela Siklos (ġikloĢ). Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte Ġstanköy. Viyana Muhasarası. 2. Ġyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmiĢlerdir. Pojega. Bu arada Mısır'da çıkan cüzi isyanlar da aynı yıl bastırılmıĢ. 930/1523 yılında ġah Ġsmail'in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb'ın yerine Ģah olduğunu da kaydetmek isteriz. daha sonra meĢhur seferlerinden 1. Papoçe. Ferhad PaĢa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522'de bertaraf olunmuĢtur. Hırvatistan. Sefer-i Hümâyûn'unu da Macaristan'a düzenleyen Kanuni. Meydandan kaçan ġarlken ve kardeĢi Ferdinand'a ağır nâmeier gönderen Kanunî. 3. Belgrat'ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma'rûz kalan Macaristan. Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi.

Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi. Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti'ne itaat edince bütün bunlar. I Ali Efendi. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. 940/1533 yılında sefer. Batı I olarak. Korfu ve Otranto hücuma ma'rûz kalmıĢsa da. \ ve ġehzade) annesi. Güney Irak. Yemen. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan'ı Budin Eyâleti'nin bir parçası haline getirdi.! Sahra'nın bazı \ hıttada hutbeıly Netice olarak K yani siyâsi ve c sından.6. ġah sulh istedi ve ort imzalanan andlaĢmaü ġehzade I son büyük! yaĢında iken ( Yavuz döneır devrinin sonunda i Devleti'nin sınırlan | tan. Peç ve ġikloĢ. 12. Kara Boğdan seferi de. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiĢ. Cibuti. Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında Ġstanbul'a dönüldü. MuhteĢem Süleyman. Sefer-i hümâyûn. Kanunî'yi tekrar bu bölgelere getirdi. Vezir-i A'zam Ġbrahim PaĢa komutasında baĢladı ve yol esnasında Adilcevaz. 1554 Temmuz'unda Revan'a gelen PadiĢah. SüveyĢ'ten hareket ederek Yemen ve Aden'i almıĢ ve Hindistan'daki Diu Kalesini kuĢatmıĢtı. Kema| adamları ar: Bey ve Ca'feri reislerinden I Molla AbdüllatlfB bunlardan ibareti ZEVCELR! bir Ortodoks ıimm câriyedir. Osmanlı Devleti'ni Olama Hân ve Safevi devletini ise. I Eritre. Yapılan andlaĢmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken. oradan Nahcivan'a giderek burayı feth eyledi. sini . Macaristan'da Osmanlıların himayesindeki Kral YanoĢ Zapolya'nın ölümüyle (1540). ġarlken'den sonra Kanunî'nin ikinci büyük rakibi olan ġah Tahmasb. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. her ne kadar sulh ile neticelendi ise de. Sefer-i hümâyûn. Tebriz geri alındı. denizlerde Hadım Süleyman PaĢa. Bu sefer neticesinde Macaristan'ın dinî merkezi olan Estergon. 4-tân MahmûdHkl Mehmed I II. Lahsâ. Kısa bir süre sonra Ferdinand. 7. Ġran Seferi de denir. Yine aynı yıl. Irakeyn seferi veya Ġran seferi diye de meĢhurdur. geri alındı. Ġran seferini ve genelde ise. Almanların desteği ile yine Budin ve PeĢte'yi kuĢat-tıysa da. Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti'nin baĢına doğuda gaileler açıyordu. Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmayı âdet haline getiren Ġran'a yaptı. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken. Daha sonra aynı yılın Eylül'ünde PadiĢah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı ġirin yoluyla Bağdat'a ulaĢıldı. 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devle-ti'nden sulh andlaĢması istemeye mecbur etti. 1553-1555 yılları arasında da 3. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan'a geçince. Kuveyt. Batılı donanmalara karĢı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'i bir Osmanlı Gölü haline getirmiĢti. Bu arada Barbaros Hayreddin PaĢa. U 82 UM fa»» 201. 8.7.ES BĠLĠNMEYEN OSMANLI 151 7öur. Bitlis Hâkimi ġeref Hân tutuyordu. I. Osmanlı £ Kanun!! de eĢine enderi nan teĢkilât kaı Osmanlı Devleti! sı. Hırvatistan ġ Arabistan. Avusturyalı Ferdinand'ın buraları iĢgal etmek istemesi ve hatta Budin ve PeĢte'yi kuĢatması. sefer-i hümâyûnunu. Katîf. hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan geniĢliyordu. Osmanlı Devleti'ne Batı Cezayir'i kazandıran Barbaros Hayreddin PaĢa. Kanunî Sultân Süleyman 10. Buna 2. 8ġehzâde S Sultân Cihangir. sadece MuhteĢem Süleyman için kullanılabilecekti. fl Kantemlr. Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz'e girildi. sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand'ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları. Erdel (Ro dana. 1548-1549 yıllarında gerçekleĢtirilen bu sefer ile. aynı yıl Tunus'u fethederek Osmanlı Devleti'ne bağlamıĢtı. Bu arada Doğu Hırvatistan'da Osiyek yakınlarındaki Vertizo'ya sokulan düĢman askerleri yok edildi. Solak*. Ġmparator sıfatı. «. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir. Ġstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin'e bağlandı.1538). tartıĢmasız "Cihan PadiĢahı" unvanını bu gaza ile kazandı. Kanunî < dönemde zirve)Ġ| Kanuni ( Mehmed PaĢa. 1541'de yapılan Budin Seferi'dir. c. 11. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. Kanunî. Basra Eyâleti adı altında Osmanlı'ya bağlandı (24. 9. ErciĢ. Necd.

Âli. Defter.Gülfem Hâtûn. son büyük seferini. Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler. 5-ġehzâde Abdullah. Hatta bir kısım . kültürel. Hadramut. sh.Abdullah kızı ve ġehzade Mahmûd'un annesi. Osmanlı Devleti'nin sınırları içine.Hürrem Haseki Sultân. Hâce DerviĢ Mehmed Efendi. bir kısmı da. ġeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi. sh. adlî ve kısaca her çeĢit yapılanması.Eszak hariç Macaristan. Cariyelerden ve ġehzade Murad'ın annesi. Ġbn-i Kemal. Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da. Katar ve daha nice yerler. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler. üç ciltte toplam 200'e yakın kendi devrinde hazırlanan Kanunnâme neĢrettiğimiz Sultân Süleyman'ın "Kanunî" unvanıyla alakalıdır. II. Batı Gürcistan. kültür. Denilebilir ki. Osmanlı Devlet i'nin siyâsî. Arabistan. 3-ġehzâde Murad. ZEVCELERĠ: 1. 431-575. Bu dehâsını. Tunus. 87-178. hukuk ve maliye gibi konular açısından. Kemal PaĢazâde. Kanunî'nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya Ġtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. sosyal. ilim ve maneviyât erbabı arasında ise. I. Çad ve Büyük Sahra'nın bazı kısımları dâhil olmuĢtu. 12-ġehzâde Orhan82. Solakzâde. Abdullah kızı ve ġehzade Mustafa'nın annesi. Banat (Romanya ve Yugoslavya'da). iktisadî.Mihrimah Sultân. Osmanlı Tarihi. Asya'da Rodos ve on iki ada. Süleymaniye kütp. Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed PaĢa. 1566 yılında Zigetvar'a düzenledi ve burada kuĢatma sırasında 72 yaĢında iken çadırında vefat etti. Tevârîh-i Âl-i Osman. 10Râziye Sultân. ġeyh Bâli Efendi. sh. Yemen. 9. "islâm hukuku yani Ģer'î hukukun hükümlerini bir tarafa bırakıp kendi iradesiyle kanun yaptığından dolayı mı bu unvanı almıĢtır?" diye soruyorlar. Lütfi PaĢa ve Sokullu Mehmed PaĢa'yı. UzunçarĢılı. Yavuz döneminde 6. Fâtih zamanında hazırlanan teĢkilât kanunlarını geliĢtirerek ve kısmen de değiĢtirerek gösterdi. Afrika'dan Eritre. doğrudan bu unvanın veriliĢinin sebebini sorarken. himaye bölgeleri olarak. Kısaca "Bir sultân-ı azîm'üĢ-Ģan idi ki.5 milyon km^ olan Osmanlı Devleti'nin toprakları. ġehzade Mehmed ve Selim H'nin annesi. c. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Avrupa'da -bugünkü siyasi sınırlarla.i? Hân sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya'ya çekildi. Belgelerle Osmanlı Tarihi. hem büyük bir asker. II. Kanunî Sultân Süleyman. Bir kısım okuyucular. 15 milyon km2ye yükseldi. Kantemir. devletin merkezî ve taĢra teĢkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiĢtir. Somali.". Cibuti. 4-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. ġeydi Bey ve Ca'fer Ağa'yı. Libya. diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin PaĢa. X. Es'ad Efendi. Kuveyt. 9-36.Mahidevran Kadın. Bahreyn. vrk. 293/a-455/b. 152 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN n™ı 83. 293. Erdel (Romanya'da). 1555 yılında Amasya'da imzalanan andlaĢma ile Gürcistan paylaĢıldı ve Irak'da eski sınırlar muhafaza edildi. Doğu Anadolu'nun geriye kalan kısmı. Koca NiĢancı Celâl-zâde Mustafa. 2-ġehzâde Sultân Mustafa Hân. 197-201. ġehzade Mustafa ve ġehzade Bâyezid meseleleriyle yıpranan haĢmetli PadiĢah. Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi. Künh'ül-Ahbâr. c. her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal'ada nevbeti vurulurdu. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler. 3. 11-ġehzâde Sultân Cihangir. nr. 211-252. Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi'yi. Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri. Belgrad ve Voyvodana. Tevârih-i Âl-i Osman. HabeĢistan'ın önemli bölgeleri. sh.Fatma Sultân. hem kudretli bir idareci ve hem de eĢine ender rastlanır bir devlet teĢkilâtçısı idi. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir. Bunu. Yılmaz. I 82 Lütfi PaĢa.456. 7-ġehzâde Sultân Selim Hân II. 8-ġehzâde Sultân Bâyezid Hân. 2162. 6. 4. hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır. Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi'yi zikredebiliriz. hem devletin sınırlarının geniĢlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim. NakĢibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd BedahĢî. c. Bu iddianın aslı nedir? Hem ilim adamlarımızdan ve hem de diğer okuyucularımızdan aldığımız bir önemli soru. 2.

l20/b-143/a Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. E. Belleten. yerinde olsa gerektir. c. Evvelâ. vrk. büyük Ġslâm hukukçularının fetvalarına dayanarak ve Ġslâm Hukukunun kendisine tanıdığı sınırlı yasama yetkisini kullanarak. Sultân Süleyman'a "Kanunî" unvanının verilmesinin a-sıl ve birinci sebebi. M. ... Gerçekten de. 12 ciltlik Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin üç cildini teĢkil etmesi ve 200'den fazla muntazam Kanunnâmenin bulunması da.-945H. asrın maslahatlarını da göz önüne alarak. 247-294. mercûh yani zayıf olan görüĢü. Ġslâm Hukukunda râcih kavil vardır. râcih yani kuvvetli olan bir görüĢe tercih yolunu ihtiyar eylemiĢtir. Ebüssuud gibi. XX. manevî r ların kendisiyle! rindeki kanunimi m da burada h ġunu da I sisteminin'. Ġslâm Hukukunun ülü'l-emre tanıdığı sınırlı yasama yetkisi kullanılarak hazırlanan ve daha evvel neĢrettiğimiz Kanunnâmeler tedvîn edilmiĢ olsa da. Mes» ġule PLI I Bazı 1 nemiz i bu «MiBĠLĠNMEYEN OSMANLI 153 ri Ali Idır. 2362. 306-527. bazı konularda. Nitekim onun devrinde hazırlanan kanunnâmelerin. The Harem. gelmiĢ geçmiĢ PadiĢahlar içinde. 89-90. Sultân Süleyman. 727-805. Avrupa'dan bazı kanunları getirdiği için Sultân Süleyman'ı tenkit etmeleri. ġerlliği tartıĢılan bu meseleler arasında. Bu suallere kısa da olsa cevap vermek. Devletler ve Hanedanlar. tan muhalif bir hükmü) zaruret veya vasıtasıyla sulh muhtemel ve ı ġunu ı mal etmek mün Bütün bunUnj nı. Ġslâm ve dolayısıyla Osmanlı Hukuk tarihinde. en çok ve en derli toplu kanunlar.L . bu dediklerimizi te'yîd eylemektedir. bazı ehl-i imânda doğurmuĢ bulunmaktadır.i olan bir go* asrımızda bir k»-faiz vardı" demi nin ve icâreteyn. meselenin aslını bilmeden "Osmanlı Devleti'nde de faiz vardı" demelerine sebep . "Kanun! Sultân Süleyman Devri BaĢlarında Rumeli Eyaleti. büyük Ġslâm âlimlerinin bu meseleden dolayı. Kanunî'ye diğer PadiĢahlar gibi sıcak bakmadıklarını ifade ederek Osmanlı Kanunnâmelerinin I. Ebüssuud gibi âlimlerin kanaatiyle. II. nr. 5290. II. asrımızda bir kısım insanlarımızın. Ģer'î kanunlara aykırı ve kendi iradesiyle bazı Avrûpâî kanun vazr etmesinden kaynaklandığı kanaatini. Fâtih.)". PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Cildinde naklettiğimiz ve uzun uzadıya izahını yaptığımız. ġehir ve Kasabaları". NiĢancı Tarihi. sh. 174-175. c. Öztuna. 34-40. Ġstanbul'a öyle bir pisledin ki. Belleten. kesretli KırkçeĢme sularını Ġstanbul'a getirdiği vakit. 50.. . O hakikat da Ģu olsa gerektir: Kanunî Sultân Süleyman. Saniyen. Sultân Sulev Ebüssuud n.. bir kısım büyük Ġslâm âlimlerinin fevkalâde bir latife üslûbu içinde de olsa. L. "Kanuni Sultân Süleyman'ın Boğdan Seferi ve Zaferi (1538M. Ģunu belirtelim ki. Uluçay. sayı 78(1956). 3362. 2497. Guboğlu. fıkıh lı de durum I Üçüncü e zetilmeksızın I Kanunnârr "Clnayı denî ve n olunan ceza ileeı 84.okuyucularımız. Gökbilgin. Bâyezid ve Yavuz zamanında. D. yüz senede temizleyemez". 158-163. Zenbilli Ali Efendi'ye ait Ģu hakikatli fıkrayı dile getirmektedirler: "Sultân Süleyman Kanunî. ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiĢ: Hilâf-ı Ģerîat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle. I. c. Hemen Ģunu ifade edelim ki. M. Zenbilli'nin biraz evvel naklettiğimiz sözü. %90'ı. London 1936. H iV. sınırlı yasama yetkisini kullanarak en çok ve en muntazam kanunların. kanun hükümleri ortaya koydurtmuĢtur. mercûh kavil vardır. sh. ancak bir hakikati da tazammun etmektedir. bir lâtifedir. açıktan Ģerîata aykırı kanunlar hazırlatmamıĢtır.. Es'ad Efendi. Livaları. c. sh. Tayyib. Sultân Süleyman zamanında tedvîn olunmasıdır. Ahmed Refik. nr. sn. Sultân Süleyman zamanında hazırlanmıĢtır. N. Kadınlar Saltanatı. sayı 198(1986). D. Mihail. . o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse. Penzer. nın Ģerîata açıkçı) mümkün olan gedil bozan suçlan i mesi ve IrtM \ bunlarda. _. ancak Ģer'îliği tartıĢmalı olan bazı meselelerde. Kanuni | hamt t de ı resi sh. onun bu unvanının.

gayr-i müslimlerin eğlenebilecekleri ve içki içebilecekleri meyhaneler de açılabilecektir. ¦. kanunların hiç bir fark gözetilmeksizin herkese âdil bir Ģekilde onun zamanında tatbik edilmesindendir. Meselenin esası da Ģudur: A) Ġslâm Hukukuna göre sarhoĢluk veren bütün içkiler haramdır ve Osmanlı Devleti de bu yasağı Ģiddetle uygulamıĢtır. Osmanlı Hukukuna mal etmek mümkün olamaz. Hatta devletin sınırları içinde. Mesela mîrî arazi için bkz.248-249. c. Ayrıca bkz. nr. Üçüncü olarak. 238 vd. c. . tatbikattaki gayr-ı meĢru1 tasarrufları. tamamen müftülerin fetvalarına dayanan Sultân Süleyman'ın açıkça Ģerîata muhalif bir hükmü kanun haline getirttiği söylenemez. V. c. mukabelesinde ta'yin olunan ceza ile cezalandırılır"83. Damad. cinsî sapıklar ve benzeri cemiyet hayatını bozan suçları iĢlemeye devam edenlerin ta'zir bil-katl yetkisine dayanılarak idam edilmesi ve irsâdî vakıflar da denilen tahsisat kabilinden vakıflar bulunmaktadır. zaruret veya âmme maslahatı gibi esâsları bazan bilmeyerek veya ilim adamlarının vasıtasıyla suiistimal ettiği ve dolayısıyla zımnen Ģer'î hükümlere aykırı davrandığı da muhtemel ve mümkündür. Bütün bunların tek Ģartı. I 84. vazî'. ġunu da hatırlatalım ki. c. Osmanlı Hukuk sisteminin tamamı değildir. Özellikle Hanefi hukukçuların içtihadı bu Ģekildedir. Ġslâm Hukukunun getirdiği Ģartlar dahilinde Osmanlı ülkesinde de hamr ve benzeri içkiler satılabilecek ve gayr-i müslimler tarafından kullanılabilecektir. Osmanlı Devleti'nde Müslümanların ve gayr-i müslimlerin mahallelerinin ayrı ayrı olmasının bir sırrı da budur. Bu sebeple. ra'iyyet. Süleymaniye kütp. Ġslâm hukukundaki hükümler bilinmeden istismar edilen bir konudur. I. B) Müslümanlar için caiz olmasa da. c.¦¦•¦• " — • •= -.... denî ve mücrim arasında müĢterektir ki. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz. vefatı anında Ebüssuud'dan aldığı fetvaların kendisiyle beraber defnedilmesini vasiyet eylediğini ve en önemlisi de kendi devrindeki kanunları kendisi değil. ĠĢte Osmanlı Devleti de özellikle Ġmam Züfer'in içtihadını esas alarak.154 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANl dır. her kim ki bu suçlardan birisi ile mücrim ola. Ģerîata karĢı muhalefet olmaması için titiz davrandığını. 223. c. Bütün bunları yaparken de.teĢkil eden "mıTâmele-i Ģer'îyye" mevzuu. Osmanlı Kanunnâmeleri. Ģerif. gayr-i müslimler için belli Ģartlarla serbest bırakılan içki ve domuz gibi mallardan (gayr-i müslimlere göre maldır. Kantemir. mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle iĢletmeye verilmesi. bazı esaslarının Ģerîata açıkça aykırı olmayacak Ģekilde Avrupa esnaf kaidelerinden alınmıĢ olması mümkün olan gedik müessesesi. IV (1-780). Mecma'ul-Enhür. sh. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki içtiği iddiası doğru mudur? Kanuni. I. sh. Zenbilli Ali Efendi'nin bir fetvası için bkz.. sh. sipahi. Müslümanlara zarar verir hale gelmemesidir. manevî mes'ûliyetten kurtulmak gayesiyle. Mesela ancak nüfusunun kahir ekseriyeti gayr-i müslim olan mahallelerde satılabilmekte ve meyhane açılabilmektedir. Nitekim Kanunnâmesinde yer alan Ģu madde bu konuda iyi bir delil teĢkil eder: "Cinayetler karĢılığında vaz' olunan cezalar konusunda kaide sabit oldu ki. Ancak zayıf görüĢlerin kabulü.. gayr-ı müslimlerin ürettikleri Ģaraplık Ģireden ve hamr ve benzeri içkilerden Ģire resmi veya hamr resmi denilen bir . bu sayıları 200'ü geçen Kanunnâmeler. 5 vd. Bütün bunlarda. Belki %10'u bile değildir. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki. VI (1-812) ve c. zira Kanunî ma'sûm değildir. 672673. Osmanlı Kanunnâmeleri.. c. Müslümanlara göre mal kabul edilmemektedir). Ġsmihan Sultân. ġunu da hatırlatalım ki. Zira Osmanlı Hukuk sisteminin %90'ı. fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģervî hükümler yani Ģerfattır. Ġslâm devleti vergi alabilecektir. Kanuni döneminde de durum böyledir. Bedlüzzaman Said Nursi. Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî.. sh.. vrk. I. 130. Kanuni unvanının verilmesine sebep. Ancak gayr-i müslim vatandaĢların belli kayıt ve Ģartlar altında kullanmalarına müsaade edilmiĢtir. Bu konu. 16 vd. içki içmeyen ve bilakis takva ile hayatını devam ettiren bir devlet adamı83 Akgündüz. zamanındaki Ebüssuud gibi Ġslâm âlimlerinin hazırladığını da burada hatırlatmak istiyoruz. VII (1-214 arası). V (1-774). kalpazanlar.

Hayrabolu. Dimetoka. Zeydan Ahkâm'üz-Zimmiyyîn. Âli. Beyrut 1400/1980. sh. c. 2162. Çingene Sancağı Beği veya mîr-i kıptiyân denirdi. Çingene kabilelerine katuna ve reislerine de katuna baĢı denirdi. gayr-i müslimlerce açılan meyhanelere Müslümanların da gitmesinden ve de bazı Müslümanların yasak olarak içki kullanmaya baĢlamasından dolayı. 361/b-363/a. Prevedl. vrk. sh. de Musi zade Bayı 85 AkgüraJûtÛi «SANLI nudur. Prevedi. 38. Abdurrahman Vefik Bey. nr. Nitekim Osmanlı Devleti domuzlardan da resm-i hınzır veya canavar adıyla vergi almıĢtır. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir? Bilindiği gibi Osmanlı Devleti. Osmanlı sınırlarına sokulan içkilere ve bunların üretimine ciddi yasaklar getirmiĢtir. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir. XVI. Müslüman çingeneler ile gayr-i müslim çingeneler arasında kız alıp verme yasaktı. Malkara. tahminen ?. Hiçbiri teslim olunurdu. Bedâyi'us-Sanâyl'. 1591 yılından itibaren içkiden alınan vergiye zecriye resmi denmiĢtir. Ġncügöz. Çingenelerden olunmuĢtu.. Çingenelerden bir kısmı müsellem idi ve bazı örfî rüsumdan mu'âflardı. Bu arada içki içildiği ve gayr-i meĢru fiiller yapıldığı gerekçesiyle bütün meyhaneler ve kahvehaneler kapatılmıĢtır. Hiçbiri cemâ'atini terk edip gidemezdi. II. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 155 ırbest »zeri i dökeri maksatlarla bir teĢkilâtlandırmaya teĢvik etmiĢtir. Yanbolu. Örfî rüsûmde diğer re'âyâ gibi idiler. as84 Kâsânî. Es'ad Efendi. . Kanuni I tân'ınl ti'nin I men "Kader Midesi bura'" '¦ olayın tas. Hamr Emâneti Mukata'asını kaldırmıĢ.VI. Müslümanların ve hele hele içkiyi gayr-i müslimlere bile yasaklayan Kanuni gibi bir devlet adamının içki içmesi manasına gelmez ve böyle bir iddia kesinlikle doğru değildir84. sh. müslimler ise 25'er al idiler. 584-585. I. Hayraimu. Ġpsala. Terk ederse yakalanır ve kabilesine teslim olunurdu. D) O halde Osmanlı Devleti'nde hamr ve benzeri içkilerden vergi alınması veya bu vergilerin tahsili için maliye daireleri teĢkil olunması yahut da gayr-i müslimlere meyhane açmaya ve içki ticâreti yapmaya müsaade edilmesi. Hatta Kanuni Sultân Süleyman. sh. III. sh. yüzyıldan itibaren. Pınarhisâr. Ferecik. 85. Ancak daha sonra bu yasaklar II. kerî maksatlarla bir t Hisâr-ı Zağra. Selim zamanında kaldırılmıĢ ve gayr-i müslimlere müsaade edilmiĢtir. C) Ġçkiden alınan bu vergiler Hamr Emâneti Mukata'atı denilen bir maliye dairesi tarafından tahsil edilmiĢtir. sh. Künh'ül-Ahbâr. yet-i Rumeli" yani"! Kanunnâmede bu esasa göre tanzim da gayr-ı müslimlenlM Asıl bizi ilgili ve Filibe ve Sofya'ı ayda yüzer akçe Ġslâm Hı Ģartları ve hüküm zahirde" gayr-ı meĢru' gayr-ı meĢru futaijj lek haline getirdikle! edilecek ta'zir iĢleyen ki olarak tesblt 86. Rumeli'deki çingeneleri. Selim zamanında yeniden tanzim olunan zecriye resminin tahsili de yeni esaslara bağlanmıĢtır. Çingene Sancağı Beğine Çingene Beği. II. Çingenelerin Müslümanları her hâne baĢına 22 akçe ve gayr-i müslimler ise 25'er akçe harâc-ı muvazzaf verirlerdi. Çingenelerden göçebe olanların hangi kazalar içinde göç edebilecekleri tesbit olunmuĢtu. 183. 34. c. ihtiva eden birCingâr Çingene Sancağı kıptiyân denirdi. Gümülcine. El-Fetâva'l-Hindiyye I. Ġstanbul 1328. Müslüman çingeneler' Çingenelerden bir kıs» Kanunî di zenleme. Tekâlif Kavâ'idi. 187-188. Döğenci Eli. KeĢan ve Çorlu mıntıkalarını özellikle ihtiva eden bir Cingâne Sancağı ihdas edilmiĢtir. Solak-zâde. I. Heyet. Pınarhisâr.vergi almıĢtır. Merkezi Kırk Kilise olan ve Eski Hisâr-ı Zağra. 403-405.

Bu günden sonra sefere çıkamaz. Osmanlı Kanunnâmeleri. c. 'PadiĢah gayet kocaldı. zina dıĢındaki fal bakma. Sadrazam Rüstem PaĢa ve 85 Akgündüz. Bazı gayr-ı makul sözler ile çadırlar dolup gizli ve aĢikâr söyleniyordu ki.. ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zir ve daha doğrusu ta'zir bil-mal olduğundan.. Asıl bizi ilgilendiren de bu Kanunnâmenin bir maddesidir: "2. c. Bunların cezası.. Ģartları ve unsurları tamam olduğu takdirde. dans. askerin dilinde hiç hoĢ olmayan sözler dolaĢıyordu. ancak Rüstem PaĢa engel imiĢ'. Bu gayeye ulaĢmak üzere Damad. aslında ġehzade Mustafa yaĢı kırkı geçmiĢ. Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. ġehzade Selim ve ġehzade Cihangir'in annesi olması. ġehzade Cihangir ve ġehzade Selim. bu tür gayr-ı meĢru' fiilleri iĢleyen kadınlardan her ay belli bir para cezası kesim adı altında yüz akçe alınması ceza olarak tesbit ve ta'yîn olunmuĢtur85... Kanuni Sadrazam Rüstem PaĢa'nın komutasında Ġran Seferine çıkmak üzere bir ordu çıkarmıĢtı. Hürrem Haseki'nin ve Kanuni'nin biricik kızı Mihrimah Sultân ile evlenen ve 1544 yılında Sadrazamlık makamına gelen Rüstem PaĢa. sh. Ancak bu olayın tasvip edilecek bir yönü de yoktur. 511-514. oğlu ġehzade Mustafa'yı. Zira buradaki gayr-ı meĢru1 fiillerden kasıt. Onun için yerine Rüstem PaĢa'yı Anadolu'ya serdar tayin etti. tahmînen 937/1531 tarihinde yapılmıĢtır. Bunun için ġehzade Mustafa'nın tasfiyesi gerekiyordu.. 75. Bu meseleyi özetler misiniz? "Kader hükmünü icra edince. ĠĢte bu dedikodular üzerine.. "Kanunnâme-i Kıbtıyân-ı Vilâ-yet-i Rumeli" yani "Rumeli Eyâleti Çingeneleri Kanunnâmesi" adını taĢımaktadır. Ġnsaf o ki. Ancak Kanuni'nin hanımı Hürrem Haseki'nin ġehzade Bâyezid. Osmanlı Tarih Lügati.Zimmiyyîn. Ve Ġstanbul ve Edirne ve Filibe ve Sofya'da olan cingânelerin nâ meĢru' fPle mübaĢeret eden avretlerinden her ayda yüzer akçe kesim deyü resm verirler". . âlimler ve meĢâyıhın meyli ġehzade Mustafa'ya. Bu tür dedikodular tevatür derecesine geldi.. ġehzade Mustafa'nın Ġran ġah'ı Tahmasb ile gizlice ittifak yaptığına ve onun damadı olup babasını devireceğine Kanu-ni'yi ikna ettiler. . Maalesef bazı ahmaklar iyi niyetle ve bazıları ise kötü niyetle ġehzade Mustafa'ya bu sözleri ulaĢtırdılar ve onu isyan edecek merhaleye getirmeye çalıĢtılar". Osmanlı Devleti'ni en çok ürküten politik bir mevzu olan Anadolu'nun ġî'alaĢmasını vesile ettiler. 156 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMF' Hürrem Sultânın ve hatta bazı tarihçilere göre Kanuni'nin meyli ġehzade Bâyezid'e. 307 vd. ġehzade Mustafa'nın ise Mah-i Devrân Haseki'nin oğlu olması fitneyi ateĢlemeye yeterli bir sebepti. ġehzade Selim hiç kimsenin aklından bile geçmiyordu. 86. Ancak buradaki hüküm zahirde buna muhalif gibi görünmektedir. askerler. ġehzade Mustafa hayatta iken onunla beraber hayatta olan üç Ģehzade daha vardır: ġehzade Bâyezid. Ayrıca asker ve halk onu seviyor ve istiyordu. Kanuni Sultân Süleyman'ın. . Kayınvalide ve kız bir plan hazırladılar. ġehzade Mustafa yerlerine tahta geçmek istiyormuĢ. Zeydan. hadd-i zina tatbik edilir. PadiĢah. Bu olaydan sonrasını Solak-zâde'den özetleyelim: "ġaĢılacak iĢtir ki. 384 vd. 'Söz yalan olmaz. Meseleyi hemen hükme bağlamak doğru değildir. fitne ateĢini körüklemeye baĢladı. Taht iĢleri gündeme gelince de. VI. Zira kendi sancağında. fesad Ģebekeleri. harem halkının meyli ise babasıyla Saray'da beraber oturan ve sancağa çıkmayan ġehzade Cihangir'e idi. Ahkâmü'z. II. "Bakalım Mevlâ neyler?" diye lakayt kalıyordu. sh. Hürrem Sul-tân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devle-ti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir..-¦. sh. çevresine toplanan musahiplerle eğlenceli bir hayat yaĢıyordu.-. Asıl arzusu ġehzade Bâyezid'in tahta çıkmasıydı.. yanlıĢ olur' dedikleri gibi. Gayr-ı meĢru iĢ yani oyun eğlence ile meĢgul olanlar da gayr-ı müslimlerdir. Her ne kadar . Kanunnâmede çingeneler Müslüman ve kâfir diye ikiye ayrılmıĢ ve bazı hükümler bu esasa göre tanzim olunmuĢtur. ilim ve kahramanlık itibariyle Ģehzadeler arasından biricik idi. insanların basar ve basireti bağlanıyor" kaidesi burada da geçerlidir. Sertoğlu. Ġslâm Hukukunda Ġslâm Ülkesinde yaĢayan gayr-ı müslimler de zina fiilini iĢleseler.Kanunî devrinde Cingâne Livasını ve bütün çingeneleri ilgilendiren ilk hukukî düzenleme. Aslında muhalif değildir. sh. oyun ve eğlence tarzındaki gayr-ı meĢru fiillerdir. yaĢlılık vücudunu yıprattı. Özellikle gayr-i müslim çingenelerin bu gayr-i meĢru fiilleri meslek haline getirdikleri herkesin malumudur.

binlerce insanı çevresine onun adıyla toplayabilmiĢtir. devlete isyan suçundan dolayıdır. 1558 yılında ġehzade Bâyezid Kütahya'dan Amasya'ya ve ġehzade Selim ise Manisa'dan Konya'ya sancakbeyi olarak tayin edilmiĢlerdir.000 kiĢilik bir orduyla katılmasını. sahte mektuplar ve benzeri desiselerle onun isyan edeceğine ve hıyanet ettiğine inandı. Hadiseye üzülen ġehzade Cihangir. î.-an [''¦>'•BĠLĠNMEYEN OSMANLI 157 Bu sefer de Lala Mustafa PaĢa. Bu arasını açmay» rını sokmaya ġehzade ġehzade emriyle Kazvin'e oğlunu babası idam edil fetvada bir isyan s ġehzade nin künhünö ġehzadı 87. Osmanlı tarihinin en acı ve haksız bir idamı gerçekleĢtirilmiĢ ve 960/1553 yılının ġevval ayında Sultân Mustafa babası ile görüĢmek üzere geldiği çadırda boğdurulmuĢtur. PadiĢah'ın emriyle üzerine gelen orduya Konya'da mağlup düĢen Bâyezid. ġehzade Mustafa'nın idam edilmesi. Bazı müfsidler kendi arzularını mülk ve saltanat ona kaimasun deyü iftira ederler" diye sert cevap vermesine rağmen. ancak deliller yanlıĢ ve Ģahitler yalancıdır. Hatta Düzmece Mustafa adıyla ortaya çıkan birisi. Ġran'ın baĢĢehri Kazvin'e sığınmıĢ ve âsi hale gelmiĢtir. Bu fetva bile usulüne uygun alınmamıĢtır. Maalesef ġehzade Bâyezid. Sonunda ġah. Piri I durulurken I için kimisi del muhasarac. "HâĢâ il ona kSeferi . 4 oğlu ile birlikte ġehzade Bâyezid 1562 yılında idam edilmiĢlerdir. MeĢV hizmetine gmlj deni/ nndd gına getotajir. Asker çok ciddi manada rahatsız olmuĢ ve ısrarla Sadrazam Rüstem PaĢa'nın azli istenmiĢ ve mecburen azledilmiĢtir. "HâĢâ Mustafa Hânım bu küstahlığa cür'et ede. isen. zira askerin ö-nemli bir kısmı karĢı tarafa meyletmeye baĢlamıĢtır. çevri gelince I -e m ve seki'nin tai'nin fs gelen Kf tahta (ulaĢmak :< irkilten kitre bir h makul («dunu ¦i serdar i! ġah'ı ĠîKanui. her ne kadar kanununa uydurulmuĢ ve sahte delillerle insanlar kandırılmıĢ dahi olsa. Rüstem PaĢa'nın tahrikleri kötü amacına ulaĢmıĢ ve maalesef ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi'den de devlete isyan ettiğinden dolayı idam fetvası kamufleli bir Ģekilde alınmıĢtı. At 600. Ġran Seferi için yaptığı hazırlığa. II Sent 1. kendisine ilk olarak bu mevzu açıldığında.lj "Kon. memleket içinde büyük sıkıntılar meydana getirmiĢtir. Katli. M SMANLI • halkının •>angir'e ¦sa. En acısı da Ġran Seferinden vazgeçilmiĢtir. Ġdam fetvasını veren ise. Hatta 3. bazı Ģahsî menfaatleri yüzünden iki öz kardeĢin arasını açmaya baĢlamıĢ ve ġehzade Bâyezid ile ġehzade Selim'in aralarına buz dağlarını sokmaya çalıĢmıĢtır. bazı tahriklere aldanarak gelen bu fermanı dinlememiĢtir. bazı dedikoduların da etkisiyle âsi oğlunu babası Kanuni'ye teslim edince. aynı yıl üzüntüsünden vefat etmiĢtir. Halk arasında ġehzade Mustafa destanlaĢmıĢ ve adına çok önemli mersiyeler yazılmıĢtır.Kanuni. ona isyan için geliyor zannetti. Ghıii' Uzu:. Böylece araya giren müfsidlerin tahriki ile. giderere< s. ġehzade Mustafa'nın Konya Ereğlisi yakınlarında 30. ġeyhülislâm Ebüssuud .

Peçevi'ye göre kalenin fethi yakın iken Piri Reis Portekizliler ile muhasaranın kaldırılması üzerinde anlaĢma yaparak onlardan devlet adına hediye ve haraç almıĢtır. 84-98. sh. UzunçarĢılı. Bâyezid'ine kıyar mısın benim canım baba Bî günahım Hak bilir devletlü Sultânım baba. Akman. Piri Reis'in görevde bulunduğu dönem Portekizlilerin Hint sularında cirit attığı bir 86 Solakzâde. Ankara 1993. Busbecq. Tercüman 1001 Temel Eser. Sadece birer dörtlüklerini alıyoruz: ġehzade Bâyezid (ġâhî): Ey serâser âleme Sultân Süleyman'ım baba Tende canım canımın içinde canım baba .Efendi'dir ve bu fetvada bir aykırılık bulunmamaktadır. Ġsmail Hakkı. sh. Bu hareket esnasında Portekizliler Aden'i kısa bir süre zabtettilerse de SüveyĢ kaptanı Piri Reis'in bizzat donanması ile tazyiki neticesinde Aden kale ve limanı 1548'de Portekizlilerden geri alınmıĢtır. Yani ġehzade Bâyezid'in katli tamamen devlete isyan suçundan dolayıdır ve bağy suçunun cezasıdır. nr. sh.36. sh. Ogier Ghiselin De. Türkiyeyi Böyle Gördüm. KardeĢ Katli. Hammer. kimisi devleti adına haraç ve hediye aldığını ve kimisi de bu para iĢinin imkansız olacağını belirterek stratejik sebeplere bağlı olarak muhasaradan vazgeçtiğini belirtiyorlar. II. vrk. ġehzade Bâyezid ile babasının karĢılıklı olarak birbirine yazdıkları Ģu Ģiir. mesela Kubad PaĢa ve diğerleri tarafından yapılan asılsız bir itham olarak değerlendirilmektedir. 30 Nisan 1334. TOEM.37-40. sh. Türk Edebiyatında Mersiye. Künh'ül-Ahbâr. Âli. 142-146. Peçevî. Bu tayinin sebebi Aden'in Portekizlilerin eline geçmesi idi. Muhasarayı kaldırmak için rüĢvet aldığı yolundaki rivayete gelince düĢmanları. Osmanlı devleti adına haraç aldığı muhtemeldir. . Ahmed Refik. sh. sh. Bu bakımdan onun rüĢvet aldığı iddiası söz k onusu olamaz. Piri Reis 1551'de otuz kadar gemiden oluĢan SüveyĢ donanması ile Hint denizine çıkarak Cidde'de üç gün kalır.. XXIV. 87. Katip Çelebi ise Hürmüz'e Portekiz yardım kuvvetinin gelmekte olduğu söylentisi üzerine Piri PaĢa'nın muhasarayı kaldırmak mecburiyetinde olduğunu söyler. Ama onun. Belleten. Osmanlı Tarihi. sayı 2. 401-408. Piri Reis Neden Katledildi? Büyük Türk denizcisi ve coğrafyacısı Piri Reis'i idama götüren sebepler üzerinde durulurken farklı yorumlar yapılmakta. "Babasından Sonra Saltanatı Elde Etmek Ġçin KardeĢi Selim'le ÇatıĢan ġehzade Bâyezid'in Amasya'dan Babası Kanunî Sultân Süleyman'a GöndermiĢ Olduğu Ariza". Piri Reis bu sıralarda 80 yaĢına gelmiĢ bir ihtiyar ve hayli zengin bir kimse idi. c. Bâyezid devrinde (1494) devlet hizmetine giren Kemal Reis'in yeğenidir. Büyük Türk denizcisi üzerindeki spekülasyonları gidererek sağlıklı düĢünmek gerekiyor. Ġsen. 158 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' döneme rastlar. Çünkü Hint sularında bulunan bütün Portekiz filolarının birleĢerek üzerine geldiği haberini almıĢtı. Es'ad Efendi. 521-533. 545-566. Piri Reis amcası Kemal Reis ile birlikte bir çok deniz seferlerinde bulunmuĢ. Sene 1. Acıyı Bal Eylemek. Yılmaz. sayı 96(1960). 341-342. c. muhasarayı kaldırdıktan sonra Basra'ya geldiğinde Portekiz donanmasının Acem körfezini kapatmak için kendisine doğru ilerlediğini haber aldığını ve bunun üzerine sadece hazineleri yüklü üç kadırgayı yanına alarak ayrıldığını belirtir. sh. Hammer. kimisi onun Hürmüz'de muhasarayı kaldırmak için Portekizlilerden rüĢvet aldığını. nr. Tarih. Sonra Umman sahilini geçerek Arabistan yarımadasının güney doğusundaki Maskat'ı zaptedip Portekizlilerin yetmiĢ kadırgasıyla savaĢ ederek galebe çaldıktan sonra Hürmüz adasındaki Hürmüz kalesine kaçan düĢmanı orada muhasaraya baĢladı. 363/a vd. en son görev olarak 1547 yılında Kızıldeniz ve Hint sularında faaliyette bulunacak donanmanın amiralliği anlamına gelen SüveyĢ/Hint kaptanlığına getirilmiĢtir. sh. 705-727. "Konya Muharebesinden Sonra ġehzade Sultân Bâyezid'in Ġran'a Firarı". 300-305. Ġstanbul ts. UzunçarĢılı. c. 597600. Kanuni (Muhibbî): Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyanım oğul Takmayayım boynuna herkiz tavk-ı fermanım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânım oğul Bî günahım deme bârî tevbe kıl canım oğul86. 125-165. Belgelerle Osmanlı Tarihi. aldığı hediyelere meftun olarak muhasarayı kaldırdığını. 19-21. II. Mustafa. II. meselenin künhünü anlatması açısından çok manidardır. MeĢhur Osmanlı denizcilerinden olan Piri Reis. Haz. ancak bu muhasarayı geri çekti. Aysel Kurutluoğlu. 2162. 1543 yılında SüveyĢ tersanesini iĢgal ile Türk donanmasını yakmak isteyen Portekizlilerin teĢebbüsleri akim kalacaktır. ÖTEM.

Kaynaklar. Piri Reis burada bulunduğu sırada Portekizlilerin Basra körfezini kapamak istediklerini duyunca içerde mahsur kalmak istemeyerek donanma gemilerinin hepsini çağırmağa imkan olmadığından acele olarak kendisine tabi üç kadırga ile düĢman gemileri gelmeden önce denize açılmıĢtır. Doğru olan kısa hayat hikâyesi Ģöyledir: Abdülmennân oğlu Sinan.* ten. 8 Köprü. Piri Reis'in muhalifi olan Basra valisi Kubad PaĢa Mısır valisine bir mektup yazarak kaptanı gammazlayacaktır. Bu durum Piri Reis'in muhaliflerinin eline fırsat verdi. Kanuni'nin cevabı Piri Reis'in idamı oldu. 895/1489-1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiĢtir. Gerek asker gerekse diğer gemiler Basra'dan çıkmamıĢlardı. I. Mısır valisi Piri I bir ariza Ġle sadarete I sarasını kaldırması ve ( diyetsizlik ve donanmanı^ lerek 1554 yılında MısırJ Hatayı kabul ı gibi dünya çapında blr| Ģu var ki Kubad PaĢa'rt rol oynadığını da belirt 88. 311. 1538Ġ edince PadiĢah'ın I bu vazifede kalan! sayısız eserler meyi sur Mescid. muteber kaynakların anlattığına göre. Ülkenin menfaatlerini ayaklar altına almak ve Osmanlı donanmasını kaderine bırakıp kaçmakla suçlandı.*. sjh 2 134(1970). gereken ceza uygulanıyordu. Piri Reis'in Basra'da bulunan donanması amiralsiz kalmıĢ idi. Belleten. 57 Meı kemeri. ĢaĢılacak bir sür'at ile sayısız eserler meydana getirmiĢtir. Abdülmennânc Kanuni zamanında) ne katılmıĢtır. 88. Mimar Sinan'ın 80 küsur Cami. Kuvvetli ihtimale göre Piri Reis kadırgalarını Portekizlilerin elinde bırakmadı. M Künh'ül-Ahtör. vrU sh. Mimar Sinan kimdir? Mimar Sinan veya Koca Sinan. Ancak Piri Reis'in muhalifleri seferin baĢarısızlıkla geçtiği konusunda PadiĢahı ikna edeceklerdir. c. 22 Türbe. Ham». sh.»»" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 159 Mısır valisi Piri Reis'i orada alıkoyarak veya hapsederek seferin olumsuz neticesini bir ariza ile sadarete bildirdi. Ġbrahim PaĢa'nın âzâdlı kölesidir. Kanuni zamanında yeniçeri olan Sinan. 1 Cihannuma.Muhasarayı niçin kaldırdığı sorusuna daha gerçekçi cevap Piri PaĢa'nın askeri strateji gereği kaldırdığı söylenebilir. Piri Reis Frenklere yardım ettiklerinden dolayı Hürmüz Ģehrini yağmalatmıĢ idi. Belgelerle 0 (neĢr. Bu gemiler sefer esnasında topladığı ganimet mallarıyla ağızlarına kadar doluydu ve Portekiz donanmasının ani hücumuna maruz kalıp mağlup olduğu takdirde bu servetin ellerine geçmesini istemiyordu. 1521'deki Belgrad ve 1522'deki Rodos seferlerine katılmıĢtır. 80 küsur Mescid. Hürmüz muhasarasını kaldırması ve diğer gemiler ile askeri Basra'da bırakarak gelmesi vazifede ciddiyetsizlik ve donanmanın felaketine sebep olduğu Ģeklinde yorumlandı ve suçlu görülerek 1554 yılında Mısır divanında baĢı kesildi ve mallan müsadere edildi. 7 Dâr'ül-Kurrâ. Yavuz zamanında devĢirme olarak Ġstanbul'a gelmiĢtir. Fevzi Kun 561-565. 11. Halbuki Piri Reis seviyesinde tecrübeli bir kaptanın yeterli sebebler olmadan Osmanlı filosunu baĢka bir limanda bırakması mümkün değildir. 35 i az farklarla nakle Mimar Sinan'ml meni olduğu idi Ģirme Kanunu ı nında devsin manii döneminde) Bazı Yahudi asıllı | Yahudi olduğunu II Babinger ise. 57 Medrese. Uzun Reis". i elinde bir I ailesinden 87 Ahmeû Asrjr. Ancak bu görüĢ kabul görmemiĢtir. Mimar Sinan'a Mimar Sinan vey| 1490 yılında Kayseri'nl göre. Zira Piri Reis Hürmüz kuĢatmasını kaldırdıktan sonra buradan Basra'ya geçerek vali Kubad PaĢa'dan yardım istediyse de vali Müslümanlara zulmettiği ve mallarını yağmalattığı iddiasıyla Piri Reis'e yardım etmediği gibi mallarını da almak istemiĢtir. Ġbrahim PaĢa'n kısa hayat hikâyesi. Zira. 1538 Kara Boğdan seferinde Prut Nehri üzerinde 13 günde bir köprü inĢâ edince PadiĢah'ın takdirini kazanmıĢ ve 1539 yılında da mimar-baĢı seçilmiĢtir. Kaptan ile vali arasındaki husûmetin öncesi vardır. . 35 yıl bu vazifede kalan Sinan. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir. Bu Ģekilde yola çıkan Piri Reis bir gemisini de yolda Bahreyn adaları yakınında kaybettikten sonra 960/1553 yılında SüveyĢ'e ve oradan da Mısır'a geldi. Hatayı kabul etmeyen bir yönetim anlayıĢına sahip Osmanlı Devleti'nde Piri Reis gibi dünya çapında bir denizci de olsa affedilmiyor. Ancak Ģu var ki Kubad PaĢa'nın Piri Reis'e Ģahsi düĢmanlığının bu kararın verilmesinde önemli rol oynadığını da belirtmek gerekir87. Osmanlı Devleti'nin her bölgesinde. Ġbrahim Hakkı Konyalı'ya göre. 17 Ġmaret. Piri Reis kendisine emanet edilen filonun hesabını padiĢaha vermek zorunda olduğunun idraki içindeydi. 8 Yılmaz.

2. 160 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN nin adı da Doğan Yusuf'tur. sayı 2(1937). "Temizlik dinin yarısıdır" düstûrunu hayâtlarının en önemli esası olarak kabul eden ecdadımız. Belleten. Bize göre doğru olan. Osmanlı Tarihi. o kabiliyete sahip çıkarak onu Koca Sinan yapan Osmanlı Devleti'nin ilme ve teknolojiye saygı duyan zihniyetidir88. "Piri Reis'in ġimalî Amerika Haritası. (neĢr. c.l. 5. sh. 296-338. Piri Reis.ĠA. . Yılmaz. 8 Köprü. Bu memurlar. Kitab-ı Bahriye. sh. sh. sh. (neĢr. c. Son zamanlarda bazı Ermeni yazarların.I. 44. Belleten. Ġsmail Özen). 350-352.XVI. Bu görüĢe göre.. 163-164. sh. sayı 2(1937). Hint Kaptanlığı ve Piri Reis". . sh. çevre temizliği ve koruması hususunda da. Ağırnas Köyü mensuplarının bu karardan istisna edilmeleri için Mimar Sinan PadiĢah'a müracaat etmiĢ ve bu dilekçesi kabul edilmiĢtir. sh.--. Ġstanbul 1330. babasının adı Abdülmennân ve dedesi87 Ahmed Asrar. c. Fuad Ezgü. c. IX. 311. Osmanlı döneminde yaĢamıĢ meĢhur simaları Ermeni diye vasıflandırmaları ideolojiktir. Babinger ise. kardeĢlerinden birini Kayseri'den getirdiği ve Müslüman yaptığı kayd olunmuĢtur. Ġstanbul 1943. s 119. > • . Ġst 1329. sh. . Mimar Sinan'ın Yusuf Sinan olduğunu iddia ederek aslen Yahudi olduğunu ileri sürmüĢlerse de. Ģehrin emniyet ve asayiĢini temin. 35 Saray. diğer milletlere örnek olmuĢlardır.Kibar. Telif 1528". 20 Kervansaray. Biraz sonra zikredeceğimiz Nizâm -nâme bunun müĢahhas bir delilidir. 1585 tarihli Sinan'a ait bir vakfiyede ise. Osmanlı Müellifleri I-III. Belleten. Bursalı Mehmed Tahir. Bunlara subaĢı denmektedir. c. diğer büyük merkezdekilerine ise Ģehir subaĢıları denirdi. sh. âsâyiĢ. Sinan'ın Hristo isminde bir Rum genci olduğunu iddia etmektedir. 317-356. çok az farklarla nakletmektedirler. emniyet görevlileri ve kısmen de belediyecilerin vazifelerini ifa ederler ve kadıların emri altında çalıĢırlardı. Sinan'ın Hıristiyan bir Türk ailesinden geldiği yönündedir. vrk. Ġnan. kaza ve köylerde. Bu konuda tarihimizin nelere sahip olduğunun bilinmediği de bir hakikattir.3 Dâr'üĢ-ġifâ. Sinan'ın. Ġslâmiyet'e tam ma'nâsıyla sarıldıkları ve kudretli oldukları devirlerde. asırdan öteye gitmemektedir. trc. sh.. Afet. H. 2. Katip Çelebi. Orhonlu. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur? * Çevre temizliği ve korumasının hukukî mevzuata konu teĢkil edecek kadar önemli olduğunun farkına varılması. c. 397-398. Mehmed Ata. Bazı Yahudi asıllı yazarlar. UzunçarĢılı. bir asırdan öncesine götüremezsiniz. bunu teyit edecek bir delil ve belge de yoktur. tesbitlerimize göre 20. "Cengiz. Asra kadar Yeniçeri Ocağına alınmaktadırlar. Tarihi.. ancak bu iddia tamamen yanlıĢtır. 11. Köy ve kasabalardakine il subaĢıları. XVI. c. sh. Sadi. Mehmed Süreyya Sicill-i Osmani. yine elinde bir belgesi bulunmamaktadır. her konuda olduğu gibi. c. . Yani fertlerin ve devletlerin bu mes'ele üzerinde önemle durmalarının tarihi yenidir.. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Künh'ül-Ahbâr. 515-523. 3. c. Sinan'ın nesli nereden gelirse gelsin. mesele daha iyi anlaĢılır. "Bir Türk Amirali.-• -•. Osmanlı Devletinde. henüz iki veya üç senedir dersek.. 295b. II. XVI. sh.'. Çevre temizliği ile alâkalı tedbirlerin tarihini de. Ģehir. "Piri Rels". Hammer. 61.•. Selen. sayı 134(1970). Kltab-ı Cihannuma. 561565. XXIV. c. 7 Su yolu kemeri. Devlet-i Osmaniye Tarihi. Çevre ile ilgili hukukî düzenlemenin Türkiye'deki tarihi.-. Âli. Selim'in Karaman ve Kayseri'deki gayr-i müslimleri Kıbrıs'a nefyetmesi ile alakalı bir fermanı üzerine. Kanuni Devrinde Osmanlıların Dinî Siyâseti ve Ġslâm Âlemi. DevĢirme Kanunu gereği. günümüzdeki zabıta. bir devĢirme olduğu ve aslen Hıristiyan bir aileden gelse bile. Ġstanbul 1975. Osman Bey'in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaĢı olduğunu kaydedersek. 2. sonradan hem TürkleĢip ve hem de samimi bir Müslüman haline geldiğidir. 6 Mahzen ve 48 hamam inĢâ ettiğini. Ġstanbul 1972. Fevzi KurdoğluHaydar Alpagot). Zira Ermeniler. Yavuz zamanında devĢirmeden istisna edilmiĢlerdir. 235-254. I. 89.. maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususî memurlar vardır. Mimar Sinan'ın Kayseri'ye bağlı Ağırnas Köyü'nden olması hasebiyle de aslen Ermeni olduğu iddia edilmiĢtir. Katip Çelebi. Tuhfetü'l. Bir diğer görüĢ ise. mukaddime. Peçevi. Asrın Büyük Geografı Piri Reis". maddî ve manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız. Osmanlıların yerleĢim merkezlerinin emniyet. I. Er-Risâlet'ülMi'mâriyye'de Sinan-ı Kayserî diye anılmaktadır.

Biraz sonra metnini zikredeceğimiz ve üslûbunun sade olması sebebiyle aynen aktaracağımız Nizâmnâme'nin hükümlerini. 19. El. edeni bulı-vereler. sh. Sinan. evlerin ve dükkanların çevrelerinin temiz tutulması (Md. 1985. Ve hamamların çirgâbı yolları mezbeleler ile tutulmuĢ ola. Hayatı. Ġstanbul 1948. kimin evine ve havlusuna yakın olursa anın döktüğü ma'lûm olıcak pâk etdüre. sh. 428-432. V. Washington 1987. ise. "Biz etmedük" derler ise. "Sinan" maddesi. Rıfkı Melul. Göyünç. Ġbrahim Hakkı. The Grand Old Master of Ottoman Architecture.l). ġimdi de Kanunî Sultân Süleyman devrinde Edirne çöplük subaĢısına verilmek ü-zere hazırlanan Çevre Temizliği Yasaknâmesinin metninden bazı hükümler nakledeceğiz. Yani PÇevre ile -eĢele ircesine r büyük i-ıni. 4. çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri ve pis sularını. en önemlisi de. görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettiril-mesi (Md. olursa gidereler. Zira zemin ve zaman farklıdır. Osmanlı Devleti'nin sadece yerleĢim merkezlerinin çevre temizliği ve korumasıyla ilgilenmek üzere hususî bir memur tayin etmekle yetin-memesi.2). çöplük subaĢısıdır ve çevre temizliği ile alâkalı Nizâmnâme'nin ilki 88 Meriç.emri ise. "Sinan" Article. "Dewshirme". L. 23-37.< ve Ģehir d de oto! özel parky yürürlükte t ġimdi i zere hazırt ceğiz. nr. "Biz etmedük" derlerse. TTK. Ankara 1965 (Bu eserde Er-Risâlet'ül-Mimâriyye ile Sâl Mustafa Çelebi'nin Tezkirat'ül-Ebniye adlı eseri de yer almaktadır). Aslanapa. 'Edirne'nin Mahalleleri Ve Sokakları Ve ÇarĢılarının Temiz Etmesi Ġçün NiĢan-ı Hümayun 1. Aptullah. edeni bulıvereler. Franz. Babinger. Çağırdub ve yasak ede. sh. sh. 'Edl kini XI. ĠA. Mezkûr subaĢı. 78. 2. Mimar Sinan'ın Aslı Hakkında. min ba'd hiç ehad evi yörelerin ve dükkânların nâ-pâk tutmayub mezbele ve anın emsalinden nesne vâki olmaya. Mimar Koca Sinan. Mimar Sinan.10). Mimar Sinan'ın Hayatına. El. Oktay. anun yasağı ana ola. Menage. 1927). bundan yaklaĢık 460 sene önce yani 1539 yılında hazırlanmıĢtır. elbette ki günümüzdeki çevre temizliği konusuyla alâkalı hukukî düzenlemelerle kıyaslamak doğru değildir. sh. bu bâbda kemâl-i ihtimam üzere olub çarĢularda ve mahallelerde dökülen mezbeleleri. Eserlerine Dair Metinler. ayırtlatduralar. Eseri. hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi (Md. kimin evine ve havlusuna ve haremine yakın olursa. .6-7). II. X. ana pâk etdüre. Konyalı. 211.3-4). görevli memurun eline de. tamamen boĢ yerlere ve Ģehir dıĢına taĢımaları mecburiyeti (Md. Tarih ve Toplum. 655661. bundan ı çevre Ta Biran aktara konusuyla I man farklıd bilecek t nn çe mes! (Md. sh. arabacıların yani bugün de oto sahiplerinin arabalarını ev ve dükkanların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma mecburiyetleri (Md. Elimizdeki iki çevre Temizliği Nizâmnâmesinden sadece birisini bu yazımızda iktibas edeceğiz.Bizi asıl ĢaĢırtan husus ise. Meselâ. Nejat. Yine de 450 sene önceki bu Nizâmnâme'de günümüzde dahi tatbik edilebilecek hükümlerin bulunması. bugün de muhtaç olduğumuz ve yürürlükte bulunan esaslardır.SU 90 sonra i '•NLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 161 ! Sinan Andığı C önemli Ġr. Kuran. gerçekten dikkat çekicidir. çevre temizliğini te'min için uygulaması gereken hukukî esasları belirleyen bir Nizâmnâmeyi vermiĢ olmasıdır.2j (Md.3-4). I. IV (Leiden. Bu özel çevre temizliği görevlisinin adı. 38-40.

sn. Zeyd bin Ali neslinden gelen Topal Mutahhar isyan etti ve San'a ile Te'az taraflarına hâkim olan Murâd PaĢa'yı mağlûb ederek kati eyledi. nr. arabacılar sığırların na'l-band dükkanında aleflemeyüb evvelden kanda alefler ise. 540-543. Türk Hukuk Tarihi. Ve yasak ede ki. 162 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNE gelerek ordunun huzurunda da cülus merasimini tekrarlamıĢtır. VI. I. vrk. Bunun üzerine Yemen Eyâleti tek eyâlet haline getirilerek 975 Zilhicce/1568 Haziran tarihinde Haleb Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman PaĢa Beylerbeyiliğe getirildi ve buradaki isyanı bastırdı. maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu vasfını bozdu. 7. sekiz senelik saltanatından sonra 50 küsur yaĢında Saray'da 18 ġaban 982/1574 tarihinde vefat etmiĢtir. Selim 1566'da babasının vefatından 23 gün sonra Ġstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturmuĢtur.1571 tarihinde meydana gelen Ġnebahtı bozgunu. Sokullu Mehmed PaĢa da olmasaydı. 7. Kanunî devrinde iki beylerbeyilik haline getirilen Yemen'de zayıflayan Osmanlı idaresine karĢı. Cin. II. Osmanlı Kanunnâmeleri. Yemen. ġunu önemli ifâde edelim ki. Selim. Ve mezbeleden ve sığırları tersinden ne olursa. Eğer zaruret olursa.SULTAN II. Ve câme-Ģûyların ve kan alıcıların kanların ve çirgâbların tarîk-i amma dökmekden men' edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. Osmanlı Devleti'nin duraklama devresi. Fî Safer sene 946 (1539)" I» XI. 1970. Kanu-nî'nin oğlu ġehzade Mustafa'yı bir kısım müzevvirlerin iftirasıyla idama mahkûm ettirmesiyle baĢlar ve II. c. Selim yerine devleti idare ediyordu. fetihler ve zaferler devresi olmaktan ziyâde sulh ve mu'âhedeler devresi olmuĢtur. Pakalın. Daha evvel Karaman Eyâletinin PaĢa Sancağı olan Konya'da. Veliyyüddin Ef. Kıbrıs Müslüman Türklerin eline geçti.1571 tarihinde Moskova'yı alacak kadar Rusları periĢan ettiklerini burada kaydetmemiz gerekmektedir.Akgündüz.. anlara pâk etdüre. Selim devri. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız? Sarı Sultân Selim diye de bilinen II. Ancak înebahtı'da kaybedilen Osmanlı Donanması kısa bir zaman içerisinde yeniden inĢâ olundu. Daha sonra da bizzat Belgrad'a 89 Bâyezid kütp. Ordunun baĢında hiç bir sefere çıkmamıĢtır. Sokullu tarafından Yemen Serdârı olarak gönderilen Sinan PaĢa'nın gayretleri de eklenince. II. 234. devleti bu sekiz sene içerisinde belki aynı huzurla idare edemezdi. Selim devrinde Osmanlı ordusu ilk defa Ġnebahtı'da Hıristiyan deniz donanması karĢısında mağlûbiyete uğradı. uzun süre Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. Selim devrini aslında bir duraklama devri saymak mümkündür. sh. II. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR) 90.5. sn. na'l-band dükkânlarında aleflemelü olursa. 125/b-127/a. diğer Osmanlı Sultânlarına benzemeyen ve hem dirayette ve hem ilim irfanda onların seviyesine çıkamayan bir Ģahsiyete sahiptir. Ancak Kanuni Sultân Süleyman'ın dirayetli Vezir-i A'zamı Sokullu Mehmed PaĢa. Manisa'da ve Kütahya'da sancakbeyliği yapmıĢ ve 42 yaĢındayken PadiĢah olmuĢtu. 101/a-102/b. Bu arada Osmanlı ordularının desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân'ın 24. Ve boyacıların ve aĢçıların ve baĢçıların ve semercilerin otların ve gübrelerin yol üstünde dökmekden tamam men' ve yasak edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. 8. hâricden ve hâli yerlere iletdüre. Tarih Deyimleri. gerü anda alet ede. Bu arada 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alındı ve bir Hıristiyan Krallığa da son verilmiĢ oldu. Sarı Selim diye de bilinen II.6. Zira bizzat ordusunun baĢında mücâhid fî . II. Aynı yıl Kurdoğlu Hızır Reis de Endenozya'ya sefer düzenlemiĢti. Kale Ruslardan alınamadı. II. Selim. III. II. Bu arada 1569 yılında Astırhan'a ve Ruslara karĢı sefer düzenlendiyse de. 259-2261.10. c. Selim devrinde patlak veren hadiselerden birincisi Yemen Meselesi idi. Akgündüz. c. Yeniçeri teĢkilâtı cülus bahĢiĢinden dolayı ilk defa bu PadiĢah'a baĢ kaldırma belirtileri göstermiĢtir. Selim devrinin parlak fetihlerinden biri de 1574 tarihinde Tunus'un kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmasıdır. Bunun dıĢında II.

Onun zamanında hizmet ifa eden Sadrazamlar arasında. 9-ġehzâde Osman. Nitekim çok sevdiği Edirne'de Selimiye Camiini inĢâ ettirmiĢtir. 12. 91. Osmanlı Devleti'nin bir duraklama devrine girdiği doğrudur. Selim devrinde kendini göstermeye baĢlamıĢ. Atalarının kâbına ulaĢamayan ilk Osmanlı padiĢahıdır.' rının kâbına ula ancak arada sırada I ölen ilk pa Ģâir ve rts müzisyenler ve f deler ile > teĢebbüs PadiĢahı /:.* lerte C ArĢivi. hakkında söylenenlerin tamamının da doğru olduğu manasına alınmamalıdır. ZEVCELERĠ: 1. 7-ġehzâde Cihangir. 61569 ıması ıferler I ettiril.Nurbânû Sultân.Ġsmihân Sultân. Ġstanbul'da doğan ve Ġstanbul'da ölen ilk padiĢahtır. ( lere devri rçj razam I 575-597. nr. I KadınlanVı ĠSANLI |ı cülus BĠLĠNMEYEN OSMANLI 163 Dede Cöngî Efendi. 4-ġehzâde Ali. mütevekkil bir yapısı vardı. rüĢvet. Celâl Bey gibi musâhibler. Maalesef. III. manında: gayr-i mu önemle bı-man gençle™ bir yasağaj •)" girdiği c cehalet gW| nuni devlet ı istibdada i Koçi Bey v dır ki. 11-ġah Sultân.Fatma Sultân90. Dahiler halkası onunla kesilmiĢ ve ancak arada sırada filizler verme dönemi baĢlamıĢtır. Murad'ın annesi ve Ġtalyan asıllı bir câriyedir. Tekrar önemle beyan ediyoruz ki. Kâsımî ve Nigâr gibi Ģâir ve ressamlar. Lala Mustafa PaĢa ve Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı. gençliğin ve çevresinin tesiriyle. sefahet ve cehalet gibi ana sebepler. Ancak babası Müslüman gençlerin de kaçamak olarak bu yerlere gittiğini bildiğinden ve duyduğundan böyle bir yasağa gerek duymuĢtur. Bu doğru mudur? ince. Sarayından dıĢarıya çıkmayan ve sadece tenezzüh için Edirne ve benzeri yerlere giden bir PadiĢah anlayıĢı hâkim olmaya baĢlamıĢtır. 5-ġehzâde Süleyman. Bu konudaki iddialar yanlıĢ ve iftiradır. Ebüssuud gibi . Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptığı günlerde. Seltm'm oturan en tamamının A) ġehzade S ve çevresinin ı yaĢayamamıĢtır. Zira bütün devletleri yıkan istibdat (baskı idaresi). devleti asıl yürüten insan diye bilinen Sokullu Mehmed PaĢa. 6ġehzâde Mustafa. Dede Cöngi ZEVCV ÇOCUKU» Ali. kendisine kadar gelen Osmanlı PadiĢahları arasında.Gevherhân Sultân. bütün bunlar gayr-i müslimler içindir. Sarı Selim'lal madıgı ve t nunztn II. 5-ġeh. diğer devlet adamları meyânında Piyale PaĢa.sebîlillah bir PadiĢah yerine. Ancak bu. çevresine topladığı Sâmî. ancak Kanuni devrinin ilim adamları cehalet düĢmanına.9-ġehzâdeC 91. ÇOCUKLARI: 1Sultân Murad III. Gülabi Bey ve Durak Çelebi gibi müzisyenler ve Mîrek çelebi ve Adanalı Tanburî ġehzade Mustafa Çelebiler gibi hanendeler ile eğlenceli ve Ģen Ģakrak bir hayatı tercih etmiĢtir. Meselenin özeti Ģudur: A) ġehzade Selim. maalesef diğer Osmanlı PadiĢahları gibi müstakim bir hayat yaĢayamamıĢtır. 2. 3-ġehzâde Mehmed. lah. 10. Kınalı-zâde Ali Efendi ve Ġmam Muhammed Birgivî'yi zikredebiliriz. Selim'in. 8-ġehzâde Abdullah. Nihâî. Babasının zamanında getirilen ve gayr-i müslimlerce kullanılan hamr ithalat yasağını kaldırmıĢ ve gayr-i müslimler için de olsa meyhanelerin açılmasına tekrar ruhsat vermiĢtir. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir. Bazı gayr-ı meĢru fiillere teĢebbüs ettiği mu'teber tarihçiler tarafından ifade olunmaktadır. Ancak hiç bir Osmanlı PadiĢahı zina fiilini iĢlememiĢtir. B) ĠĢte onun bu özellikleri sebebiyle. Osmanlı tahtına oturan en ehliyetsiz insan olduğunda Ģüphe yoktur. Sarı Râmî. II. Koca NiĢancı Celal-zâde Mustafa Çelebi ve Feridun Ahmed Bey'i ve ilim adamları arasında ise ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi. YaratılıĢı itibariyle hâlim ve selimdi. Sokullu Mehmed PaĢa gibi dirayetli devlet adamları rüĢvet düĢmanına.

163-167. Künh'ül-Ahbâr... E. Öztuna. 34. onun vefatından sonra devlet idaresi Valide Sultânların ve bazı menfaatperestlerin tesiriyle daima kötüye gitmiĢ ve Osmanlı Devleti'nin duraklaması tam manasıyla III... elhak doğrudur.. Zatenj devrinde düzenlenen Kanunnâmeler de. Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlar. c. bu kadına düĢkünlüğü gayr-i meĢru hayat yaĢıyor manasına alınmamalıdır. sh.. Selim görünüĢte son derece dindar gözükürdü"91.. son zamanlarına doğru Cuma namazlarını dahi Saray Camiinde edâ etmeye baĢlamıĢtır. Bu yüzden Sokullu Mehmed PaĢa'nın sadrazamlığı süresince iĢler iyi gitmiĢse de. 40-42. sh. 438-439.. soytarılarla da eğlenmesini bilirdi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI. D. onun zamanında Kıbrıs fethedilmiĢ. sh. Bütün bunlara rağmen. Osmanlı tarihinde en fazla kadınla meĢru dairede yaĢayan padiĢah unvanını alabilir. Âli. c. bunların acı neticeleri fazlaca görülmemiĢtir. Hemen belirtelim ki. 1993. Yeni bir Ģey söylemiĢ olmak için okurlarına yaranmak isteyen bazı tarihçiler. sh. hakkında en çok dedikodu bulunan II.. devlet kemâl-i kuvvette olmağla eseri ol zamanda duyulamayub.. Manisa Sancakbeyi bulunan oğlu Murad. ihsan olduğu Ģeklindeki i-zahlar enteresandır. X. Kadınlar Saltanatı. sh... Es'ad Efendi. Osmanlı Devleti'nin düĢmanı ve devlet adamı bir tarihçi olan Dimitri] Kantemir. eski gayretlerin devamı olarak. sırf Ģarap içmek ve baĢka dünya zevklerinden yararlanmak için. I. Moskova teslim alınmıĢ ve Yemen Osmanlı ülkesine ilhak edilmiĢtir. Murad bir cihetten de mutasavvıftır ve Fütûhât-ı Sıyâm ve Esrârnâme adlı iki tane tasavvufa dair eserleri de vardır. MeĢru dairede kalmakla birlikte kadına düĢkün bir tabî'atı vardır. 250-263. 7859. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi.. 966/1558 tarihinde ġehzade Murad AkĢehir Sancak Beğliğine getirilmiĢ ve babasıyla amcasının taht mücadelesinde Konya Muhafızlığı görevini yürütmüĢtür. Zira aynı zamanda Ģair olan III.. duraklamayı Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlatmıĢlardır ki. Saray'ın gizli dairelerine çekildiğini söylerler.. sh. V.. Matbu Nüsha. Murad. 575-597. 5. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. I. 179-206. c.. Tarih.kazayı elinde tutan büyük hukukçular istibdada kısmen sed teĢkil ettiklerinden. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının O: kısımları Osmanlı hâkimiye devlet halinde bulunuyord XII. c. 21 sene kapalı bir hayat yaĢayan III. Ġstanbul'a gelerek 28 yaĢında 1574 yılında tahta geçti. c. Solakzâde. Kısım I.... Selim'in sofuluk bahanesiyle. sh. vrk.. I. beĢ vakit namazını da muntazaman yerine getirirdi. c. Devletteki kadro yığılmaları ve bazı makamların ehliyetsiz kiĢilere devri ve benzeri hoĢ olmayan haller. Sadrazam Rüstem PaĢa'nın bunların baĢını çektiği. sarayında münzevî bir hayat yaĢamıĢ.. Solakzâde. Defter. Murad devri ile baĢlamıĢtır.. 6877. 585. . D. II. 95. Yılmaz. sh. Devletler ve Hanedanlar.. M URA D DEVRĠ 92. Murad devrinde vuku' bulan 91 Peçevî.-15. Âli.. sh. c. sh. Uluçay.. Fakat bütün bunlara karĢın. Kantemir. Murad zayıf iradeli ve muhtelif tesirler altında kalabilen bir Ģahsiyete sahipti. Koçi Bey ve benzeri âlimler. c. Babası II. Ahmed Refik.. nr.SULTAN III. Peçevî. Nitekim Koçi Bey Ģöyle demektedir: "Ma'lûm-ı hümâyûnları olduğu üzere... 2162. 1562 tarihinde Manisa Sancak Beğliğine tayin edilmiĢ ve padiĢah oluncaya kadar bu vazifede kalmıĢtır. 438-504. II. E. babasının Saruhan Sancak Beğliği sırasında 5 Cemâziyel-evvel 953/4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa'nın Bozdağ Yaylağında dünyaya gelmiĢtir. 1-42. Gerçek olan Ģudur ki. Osmanlı Tarihi. 164 BĠLĠNMEYEN OSMANLI gayet güzel anlaĢılmaktadır. Selim ile ilgili Ģunları söylemektedir: "Âlimlerle konuĢup hoĢ vakit geçirmeyi çok sevdiği gibi. bir kaç senedir ki. Künh'ül-Ahbâr. III. Murâd. III. 455/b-504/a. Ģahsiyeti.. Rüstem PaĢa'nın aldıklarının rüĢvet değil. 165-168. UzunçarĢılı. yükselme hızının bütün bütün durmadığını i göstermektedir. nr.. silsile-i âliye-i Âl-i Osman PâdiĢâhlarından evvelâ vüs'at-i memleket ve kesret-i hazîne ve Ģevket cihetinden kemâl bulan merhum ve mağfur Sultân Süleyman Hân olub ve yine ihtilâl—i âleme bâ'is olan ahvâl dahi anların zamanında zuhur edüb. zahir oldu". Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ģehzadeler kavgasındaki rollerinden Ġnsan 90 Ġbn-i Kemal. I. Tarih. Selim'in ölüm haberi üzerine. devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim a-damları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Selim II ile Hasekisi Nur-Bânû Sultânın oğulları olub. III. sh.

125-126; Yazma Nüsha, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 455/b-456/a; Kantemir, c. I, sh. 263-264; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 205; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-41; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. VII, sh. 215-896; c. X, Koçi Bey Risalesi, md. 134. ¦¦'¦,-....-;-¦ --¦ ¦¦'.-. -.. ¦-PLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 165 luvk-l li ve l,wı laıır. lan l« Sili* hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının Osmanlı Hâkimiyetine Girmesi: Afrika kıtasının bütün kuzey kısımları Osmanlı hâkimiyetinde bulunmasına rağmen sadece Fas Sultanlığı müstakil bir devlet halinde bulunuyordu. Ancak son yıllarda Fas'ta taç ve taht kavgaları baĢ göstermiĢti. Fas Sultânı Mevlây Muhammed, Portekizlilerle iĢbirliğine baĢlamıĢ bulunuyordu. Buna karĢılık Fas tahtını ele geçiremeyen Abdülmelik, Osmanlılara sığınıp, kendisinin Fas Sultanlığına getirilmesini istemiĢti. Ġsteği kabul edilerek Cezayir Beylerbeyi Ramazan PaĢa'ya emir verildi. Fas ordusu mağlûp edilerek Abdülmelik, Fas Sultanlığına getirildi (1576). Bu tarihten sonra Fas'ta Osmanlı hâkimiyeti baĢladı. Bu sırada saltanat iddiasından vazgeçmeyen Mevlây Muhammed Portekizlilerden yardım istedi. Portekiz Kralı Sebastian 80 bin kiĢilik büyük bir kuvvetle Fas'a geldi. Ramazan PaĢa idaresinde Osmanlı ve Fas kuvvetleri 1578 yazında Portekizlileri Vadi's-sebil SavaĢı'nda fena halde bozguna uğrattılar. Kral Sebastian, muharebe meydanında öldü. Lehistan'daki Osmanlı Hâkimiyeti (1575): Lehistan Kralı Sigismund Ogüst ö-lünce, memleket taht kavgasına düĢmüĢtü. Avusturya ve Rusya kendilerinin gösterdikleri namzetlerin Leh Kralı olması için faaliyet gösteriyorlardı. Hattâ bu maksatla, Rusya kuvvet bile sokmaya kalkıĢtıysa da, Osmanlı kuvvetlerini karĢısında bulunca geri çekilmeye mecbur kaldı. Osmanlı Devleti için Lehistan çok ehemmiyetliydi. Bu yüzden diğer devletlerden daha atik davranıp, nüfuzunu kullanarak kendisine tâbi Erdel Beyi Bathory'yi Leh Krallığına seçtirdi (1575). Lehistan bundan sonra vergiye bağlandı ve 1578 yılına kadar Osmanlı himayesinde bir devlet olarak kaldı. Sokullu Mehmed PaĢa'nın Ölümü (1579): III. Murad'ın cülusundan sonra hükümet idaresinin baĢında yine Sokullu Mehmed PaĢa vardı. Ancak son zamanlarda saraydaki bazı Ģahısların tesiriyle Sokullu'ya olan itimad ve muhabbet azaldı ve hatta Sokullu'nun zevcesi Ġsmihan Sultân ve Valide Nurbânû Sultân olmasaydı belki de görevden azledilecekti. Üç padiĢah devrinde aralıksız sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed PaĢa, Osmanlı tarihinde ehemmiyetli yeri olan bir devlet adamıdır. Aslen Bosna'nın Sokkuloviçi köyünden alınmıĢ bir devĢirmedir. Zekâ ve kabiliyetiyle yükselmiĢ, kaptan-ı deryalık dâhil, devletin çeĢitli hizmetlerinde bulunmuĢtur. Bir savaĢ adamı olmaktan ziyâde, onun siyasi tarafının daha büyük olduğu görülür. Sultân III. Murad devrinde, Sokullu'nun eski nüfuzunun kalmadığı anlaĢılıyor. Ġran Harpleri ( 1578 = 1590): III. Murad, padiĢah olduğu zaman, Ġran Hükümdarı ġah Tahmasb, Tokmak Han idaresinde bir elçilik heyeti yollayarak tebriklerini ve hediyelerini sunmuĢtu. Elçilik heyeti Ġstanbul'da gayet iyi karĢılanmıĢtı. Fakat bir müddet sonra ġah Tahmasb'ın ölmesiyle Ġran'da taht kavgaları baĢladı. Bir ara Tahmasb'ın oğlu Ġsmail, Ģahlığı elde etti. Bunun zamanında Osmanlı-Ġran dostluğu bozuldu. Osmanlı Devleti Avrupa ile sulhlar yaparak Ġran ile meĢgul olmaya baĢladı. Çünkü ġah, Osmanlılarla süren barıĢı terk ederek, Doğudaki Kürtleri aleyhimize kıĢkırtıyordu. II. ġah Ġsmail de ölünce Ġran'da taht kavgalarının sürüp gitmesinden Osmanlılar istifade etmek istediler. Doğudaki valilerin de durumunu müsait görüp, Ġran'a saldırmanın vaktidir yollu haberler üzerine, Sultân III. Murad 1578 yılında Ġran'a harb açtı. O zaman Sokullu Mehmed Pasa daha sağdı ve Ġran savaĢına engel olmak istedi. Sokullu Mehmed PaĢa, Ġran'ın geniĢ bir ülke olduğunu, galip gelinse bile ġit olan halkının itaat altına alınamayacağını söylüyordu ki, bunda ne kadar haklı olduğu sonradan anlaĢıldı: PadiĢah, kendisi sefere gidecek karakterde bulunmadığından, ordunun baĢına Lala Mus166

BĠLĠNMEYEN OSMANLI tafa PaĢa'yı serdar tayin etti. Lala Mustafa PaĢa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere baĢlayan Lala Mustafa PaĢa, Tokmak Han idaresinde bir Ġran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karĢı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı yolladı. Osman PaĢa, Ġran kuvvetleriyle Çıldır'da karĢılaĢtı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa PaĢa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve ġirvan'a doğru ilerledi. ġirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. Ġran kuvvetleri Osman PaĢa üzerine taarruza geçtiierse de mağlûp olup çekildiler. Fakat Ġranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin Ġran lehine dönmeye baĢlaması üzerine Lala Mustafa PaĢa, azledilerek, yerine Koca Sinan PaĢa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle Ġran savaĢlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında MeĢ'ale SavaĢı denen savaĢta bir kere daha Ġranlıları yendi. MeĢ'ale SavaĢı'ndan sonra Ġranlılar, ġirvan bölgesini boĢaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad PaĢa, büyük kuvvetlerle Ġran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman PaĢa ile beraber Tebriz'i almayı baĢardılar. Osman PaĢa'nın vefatından sonra Ferhad PaĢa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad PaĢa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, Ġran'a saldırınca ġah Abbas, Osmanlılardan barıĢ istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad PaĢa AntlaĢmasına göre: Tebriz, ġirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karĢılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar Ġranlılara geçecektir. Yeniçeri ve Sipahi Ġsyanları: Ġran'la anlaĢma yapıldıktan sonra Ġstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulufe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaĢ) yüzünden çıkmıĢsa da, asıl sebebini devlet teĢkilâtının bozulmaya yüz tutmasında aramak daha doğru olacaktır. Ġlk defa III. Murad devrinde Yeniçeri Ocağına rast gele kimseler alınarak kanun bozuldu. Yine ilk defa rüĢvetle iĢ görülmeye baĢlandı. Askere ayarı düĢük akçeler verilmek istenince Yeniçeriler, isyan ederek saraya yürüdüler. Âsiler defterdarın baĢını istediler. Ġstekleri yerine getirilince büsbütün Ģımardılar. 1589 yılında meydana gelen bu olaya Beylerbeyi Vak'ası denmektedir. III. Murad devrinde 1593 yılında da sipahilerin isyanını görüyoruz. Ulufelerinin geri bırakılmasına kızan Sipahiler, saraya yürüyüp defterdarın kafasını istediler. Kendilerine nasihat etmek için gelenleri kovdular. Ġstanbul halkı da seyretmek için saraya dolmuĢtu. Halk dıĢarı çıkarılırken "Urun hâl..." diye bir ses duyuldu. Saray muhafızları bunu PadiĢahın emri sanarak âsilerin üzerine saldırdılar ve dört yüze yakın âsiyi öldürdüler. Diğerleri kaçarak kurtuldu. Yeni Bir Haçlı Ġttifakı Ve Nemçe (Avusturya) Harbleri (1593-1606): Bosna Beylerbeyi Telli Hasan PaĢa, Avusturya topraklarına 1593 yılında büyük bir akın harekâtına giriĢmiĢti. Avusturya valilerinin Osmanlı sınırlarına tecâvüzlerine karĢılık yapılan bu harekât, mağlûbiyetle neticelenmiĢ, komutanla birlikte çok Ģehid verilmiĢtir. Bu hadise Osmanlı-Nemçe harblerinin baĢlamasına sebep olmuĢtur. Nemçe savaĢına Sadrazam Dara" Kınm nal BĠLĠNMEYEN OSMANLI 167 Sinan PaĢa gönderilmiĢti. Budin Beylerbeyi imdada giderek Nemçe ordusuyla harbe girdi ve mağlub oldu. Nemçeliler çok sayıda Macaristan kalesini ele geçirdiler. 1594 yılı baharında da Estergon Kalesini muhasara altına aldılar; ancak muvaffak olamadılar. Kırım kuvvetlerinin yardıma gelmesine rağmen tam bu sırada Osmanlı Devleti'nin baĢına bir gaile daha çıktı: Osmanlı Devleti'ne tâbi olan Erdel, Eflak ve Boğdan Beyleri Papa'nın teĢvikiyle isyan edip Avusturya tarafına geçtiler. Tam bu sırada yani 1595 yılında PadiĢah III. Murad vefat eyledi. III. Murad'ın saltanatının sonuna doğru Osmanlı topraklan yaklaĢık 19.902.191 km2 idi. Buna Avrupa'da Polonya, Afrika'da Fas dâhildir. III. Murad zamanındaki sadrazamlar arasında, yılların sadrazamı Sokullu Mehmed PaĢa, Koca Sinan PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa ve Mesîh PaĢa'yı; diğer komutan ve devlet adamlarından Kaptanıderya Kılıç Ali PaĢa, Damad Ġbrahim PaĢa, Okçu-zâde Mehmed PaĢa ve Muallim-zâde NiĢanı Mahmûd Çelebi'yi; ġeyhülislâmlar arasında Hâmid Efendi,

Ma'lûl-zâde Mehmed Efendi, Müeyyed-zâde Abdülkadir Efendi, Bostan-zâde Mehmed Efendi ve Bayram-zâde Hacı Zekeriya Efendi'yi zikredebiliriz92. 93. Sultân III. Murad'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz. Bunlarda hakikat payı var mıdır? Osmanlı PadiĢahları içinde en çok cariyelerle münasebette bulunan (teserrî hakkını kullanan) ve en fazla çocuğu olan PadiĢah'dır. Biraz sonra sayacağımız tahmînen dört kadını dıĢında 40'a yakın haseki denilen gözdesi bulunduğu söylenmektedir. Çocuklarının sayısı 100'ü geçmektedir. Ancak bunlar bebekken veya küçük yaĢlarda öldüklerinden dolayı, ölümünde hayatta 19'u erkek ve 30'u kız olmak üzere 49 çocuğunun bulunduğu iddia edilmektedir. Maalesef 19 Ģehzadesi, Mehmed III PadiĢah olunca zayıf fetvalarla fitnenin defi için öldürüldü ve Ģehid sayıldıklarından cenaze namazlarını ġeyhülislâm Bostan-zâde Efendi kıldırdı. Önemle ifade edelim ki, III. Murad'ın 40'a yakın câriye ile yaĢaması, meĢru bir hakkın suiistimali veya ifrat sayılabilir. Ancak meĢru dairede kaldığı ve baĢkasının namusuna değil, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olduğu kesindir. Bunlardan aynı anda devamlı olarak hayat yaĢadığı 4 kadının olduğu ifade edilmektedir. III. Murad'ın bu hayatı yaĢamasında devlet iĢlerine karıĢan Safiye Sultân ile Valide Sultân Nurbânû'nun mühim rolü vardır. Kim, ne derse desin, Osmanlı PadiĢahları arasında her konuda en çok suiistimal yapan PadiĢah III. Murad ve oğlu III. Mehmed olmuĢtur. Buna rağmen, Farsça ve Arapça bir divan yazacak kadar âlim ve Ģair olan III. Murad, meĢru daire dıĢına çıkmamıĢtır. Bu hayatı yaĢamasında, cinsî hayatının da önceleri problemli olmasının tesiri bulunduğu ve neticede genç yaĢta, bu düzensiz hayatın etkisiyle vefat ettiği tarihçiler tarafından açıklanmaktadır. III. Murad'ın bu düzensiz hayatından istifade eden Valide Sultânlar ve hatta Kal92 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-163; Solakzâde, sh. 597-620; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-596/a; Kantemir, c. I, sh. 265-273; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 207-240; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, I, sh. 42-71, 114-115; Bekir Kütükoğlu, "Murad III", ĠA, sh. 615 vd.; BA, Kepeci, nr. 262, sh. 1 vd; Maliyeden Müdevver, nr. 563; Kunt, Metin, Sancaktan Eyâlete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerâsı ve Ġl Ġdaresi, Ġstanbul 1978, sh. 133 vd. ¦ - ¦- ¦¦•¦ - - ¦ ¦:.¦¦'•¦!•¦-¦.¦• -;¦,„,;„;.,, ¦,, ^^Hfti^^^^^^^ 168 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA falar bile, devlet idaresine karıĢır hale gelmiĢlerdir. ġöyle ki: Maalesef Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve hatta gerilemesinde en büyük rolü oynayan sebeplerden biri de, bir yüzyıla yakın, Kadın Efendilerin devlet iĢlerine karıĢmaları olmuĢtur. Özellikle Kanuni'nin karısı Hürrem Sultân, Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürüp baĢ kadınlığı ele geçirdikten sonra, bir zamanların Valide Sultânları gibi, haremin reisi haline gelmiĢ ve daha da ileri giderek devletin iĢlerine karıĢmıĢtır. ġehzade Mustafa'nın öldürülmesinde mühim rol oynamıĢtır denilirse, mesele daha iyi anlaĢılacaktır. Kanunî Sultân Süleyman'ın vefatından sonra PadiĢahların ordularının baĢına geçerek sefere gitmeyiĢlerinde ve Saraya kapanıp kalmalarında maalesef bu Ģekildeki Kadın Efendilerin mühim rolü olmuĢtur. III. Murad'ın baĢ kadını Safiye Sultan'ın ve bunu takip eden Kösem Sultan'ın hem baĢ Kadın Efendi ve hem de Valide Sultân sıfatlarıyla nasıl devleti idare etmeye kalkıĢtıkları, maalesef tarihin acı sayfalarında kötü örnekler olarak doludur. IV. Mehmed'i idare eden Turhan Sultân'dan sonra bu iĢin ortadan kalktığını söyleyebiliriz. III. Murad'ın annesi Nurbânû Sultân ile Safiye Sultân arasındaki çekiĢmeden istifâde eden Canfedâ Kalfa'nın bile, Nurbânû Sultan'ın yanında yer alarak III. Murad'a tesir ettiği ve hatta kardeĢi Ġbrahim'i liyâkati olmadığı halde Diyarbekir Beylerbeyliğine tayin ettirdiği nakledilmektedir. Kanunî Sultân Süleyman zamanından beri Harem'in dıĢiĢleriyle meĢgul olan ve Yahudi asıllı olduğu söylenen Esther Kira isimli Kalfa'nın da Sipahilerin isyanına sebep olduğu ve neticede çıkardığı fitne sebebiyle Sultân Ahmed Meydanında idam edildiği nakledilen acı olaylar arasında yer almaktadır. ZEVCELERĠ: 1- Safiye Valide Sultân (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile AyĢe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet iĢlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi. 2- ġems-i Ruhsâr Haseki; Rukıyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var. 3- ġâh-i Hûbân Haseki. 4-IMâz-perver Haseki. (MeĢru dairede beraber olduğu cariyelerin 4O'ı ve çocuklarının 100'ü aĢtığı söylenmektedir. Biz sadece bazılarını kaydetmekle yetindik.). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman. 2-

ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Cihangir. 4-ġehzâde Mahmûd. 5- Sultân Mehmed III. 6-ġehzâde Bâyezid. 7-ġehzâde Mustafa. 8-ġehzâde Abdullah. 9- AyĢe Sultân. 10- Fahri Sultân. 11- Fatma Sultân. 12- Mihriban Sultân. 13- Rukıyye Sultân. 14-ġehzâde Abdurrahman. III. Murad'ın babasından farkı, iki yönde kendini göstermektedir: Birincisi, babası kendi hayatını yaĢarken, devlet iĢlerini tamamen Sokullu Mehmed PaĢa gibi liyakatli devlet adamlarına bırakmıĢtı. III. Murad ise, hem Saray'da kendi hayatını yaĢıyor ve hem de devlet iĢlerini vasıflı devlet adamlarına bırakamıyordu. ĠĢte bu boĢluktan istifade eden Valide Sultân Nurbanu, Kadın efendi Safiye Sultân ve kalfa Canfedâ devlet iĢlerine de karıĢmaya baĢlamıĢlardı. Ġkincisi, babası II. Selim'in en azından gençliğinde de olsa gayr-i meĢru denebilecek bazı fiilleri iĢlediği söylenmektedir. Ancak III. Murad, babasından farklı olarak hem Arapça ve Farsça Ģiir yazacak kadar âlim ve hem de hayatında gayr-i meĢru hiç bir iĢ yapmayacak kadar da takva sahibi idi. Onun en büyük kusuru, meĢru daire içinde de kalsa, kadınlar konusundaki suiistimalidir93. 93 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-10; Solakzâde, sh. 597-600; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-500/a; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-44; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 43-46; Harem II, sh. 47-50, 145-147; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 99-134; Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, c. II, 170-173; Meselenin çarpıtılarak anlatılmasına misâl için bkz. Altında), Osmanlı'da Harem, 13-16. ;, ; 94. III. Murâı Ġslâm Hul Hayır edilen yandırarak beĢ I mahiyetinde değ diği de Ģüphelidiı yanmaktadır. III. Mehmed, bilir. Zira < makla ben tane erkekl günahsız biri Zira herhangi! safhasında de Bu kısa izi bir Ģeye da Bunlardan] "Nizâm-ı ı lemedikleri vakitli Ayrıca ülû'H Ģahsın fil-haklka f sonra refinden ( PadiĢahın kullana Dede Efeni (ettiğinin biz de f yapıldığını biz j diyoruz. istemly 95. III.) Buc Ma'rûf v dünyaya t ġam'dan .< Mısır'a döra dü ve 979/l| larınahızv 94 Sol*Ġ Efendi, SiyS PASLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI T69 irine 94. III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri, Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi? ibi, ĠSefeâHayır edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve siyâseten kati esasına dayandırarak beĢ kardeĢini idama mahkûm ettirmiĢtir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten kati kategorisine girdiği de Ģüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüĢe dayanmaktadır. III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve Ģer'î hükümlere aykırı davranandır denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, siyâseten kati müessesesinin suiistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira 19 tane erkek kardeĢini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (ġehzade Mahmûd), günahsız bir Ģekilde idam ettirmiĢtir. Bunun Ģer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir. Bu kısa izahtan sonra, Ģu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar hiç bir Ģeye dayanmadan mı bu fiili iĢlemiĢlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı Ġslâm Hukukçularının Ģu fetvalarıdır: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teĢvik edenler, bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi, kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerir ve müttehem olması da Ģart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının

yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kullan ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir diyoruz. Bu meseleyi bütün yönleriyle daha evvel izah ettiğimizden tekrara girmek istemiyoruz. Ancak o sorunun cevabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz94. 95. III. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasad-hânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldığı doğru mudur? Bu olayı ayrıntılarıyla anlatmakta yarar vardır. Asıl adı Takıyyuddin Mehmed bin Ma'rûf ve unvanı da er-Râsıd yani astronom olan Takıyyuddin, 1521 yılında ġam'da dünyaya gelmiĢtir. Babası da Mısır'ın ileri gelen âlimlerinden olan Takıyyuddin, Mısır ve ġam'dan sonra Ġstanbul'a gelerek meĢhur hocaların yanında ilmini tamamladı. Tekrar Mısır'a döndü ve astronomi dersleri de aldı. II. Selim zamanında tekrar Ġstanbul'a döndü ve 979/1571 yılında MüneccimbaĢılığa yükseltilerek Ġstanbul'da astronomi çalıĢmalarına hız verdi. Takıyyuddin, astronomik hesaplarda esas alınan eski Uluğ Bey Zîc'inin 94 Solak-zâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, KardeĢ Katli, sh. 98-105. 170 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN1, i tamamen eskidiğini ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini devlet ricaline anlatmaya çalıĢtı. ġeyhülislâm Hoca Sa'deddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve Ġstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde yani Ģu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında Ġstanbul Rasadhânesini kurdu. III. Murad'ın talimatıyla bu Rasadhânenin bütün masrafları devlet hazinesinden karĢılandı ve bunun için 10.000 altın harcandı. Kendisine de 3.000 altınlık bir ze'âmet verildi. Burası kuruluncaya kadar, Galata Kulesinde çalıĢmalarına devam etti. KuruluĢ tarihi 987/1579'dır. MüneccimbaĢı Takıyyuddin Efendi bu konuda bir ilke imza basıyordu. Zira Avrupa'da Danimarka Kralı II. Frederick'in teĢvikleriyle Tycho-Brahe'nin kurduğu rasadhâne ancak 1585 tarihinde tamamlanmıĢtı. Osmanlı Devleti 10 yıla yakın bir zaman önde gidiyordu. Takıyyuddin, bu sahada 20'ye yakın eser verdi ve çalıĢmaları engellenmek istese de, 1585 yılında vefat edinceye kadar araĢtırmalarını aralıksız sürdürdü. 1577-1580 yılları arasında Hoca Sa'deddin'den sonra ġeyhülislâmlık makamına o-turan Kâdî-zâde Ahmed ġemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. PadiĢahın bir çok fermanlarını Ģer' -i Ģerife aykırıdır diyerek reddetti. Yargı mensuplarını protokolde Beylerbeyilerin önüne geçirmek için elinden geleni yaptı. Ancak bazı meselelerde, Ģahsî anlaĢmazlıkların da etkisiyle, "astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalıĢmanın devlete uğursuzluk getireceği" gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inĢa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. ġeyhülislâmın ilamına uyan PadiĢah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali PaĢa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve Ġstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak ġeyhülislâmın karĢı çıktığı husus, müneccimlik yaparak geleceğe ait haberler vermektir. Bu konuyu Osmanlı Dev-leti'nin aleyhine kullanmaya çalıĢan yazarlar, baĢka meselelerde, müneccimliğe Ģiddetle karĢı çıkarlarken, burada farklı bir yaklaĢım sergilemektedirler. Çifte standartlı davranmamak gerektir. Ayrıca bu mesele, ġeyhülislâm ile diğer makamlar arasında bir çekememezlik konusu da olabilir. Sonradan Kâdîzâdelerin, aĢırı fikir ve tutumları sebebiyle, Osmanlı tarihinde soğuk bir taassup rüzgarının esmesine yol açtıklarını biliyoruz. ġeyhülislâm Kâdî-zâde'yi aynı kefeye koymak mümkün olmasa dahi, Kâdî-zâdeler ve benzeri soğuk taassup sahipleri için Kâtip Çelebi son noktayı koymaktadır ve biz de sonuna kadar bu görüĢün yanındayız: "Müslümanların sultânı bu makule soğuk taassup sahiplerini, kim olursa olsun, tedip etmesi dinî görevleri arasındadır. Çünkü seiefde bu çeĢit muta'aassıplar yüzünden çok fesadlar meydana gelmiĢtir. Gerek Halvetî ve gerek Kâdî-zâdeli bazı ahmakların görünürdeki salâhlarına bakılmayıp bunlara fırsat verilmeye. Nizâm-ı âlem ancak ve ancak halk haddinden tecâvüz etmemekle mümkündür".

Mahallî ve belli Ģahısların zihniyetine ait olan hatalar tamim edilmemelidir. Bu olayın Osmanlı'da ilmi geri bıraktığı doğrudur; ancak bunun Osmanlı Devleti'nde genel bir zihniyet olduğu doğru değildir. Çünkü ta Fâtih devrinden beri konu ile ilgili çalıĢmalar tarihçiler tarafından çok iyi bilinmektedir95. 95 Takıyyuddin, Cedâvil-i Rasadiye, Ġstanbul Rasathanesi kütp. nr. 378; Âlât'ür-Rasadiyye li Zîc-i ġehinĢâhiyye, ĠÜ. Ty. nr. 1993; Nevl-zâde Atâî, Hadâık, ġakâik Zeyli, c.II, sh. 286-287; Kâtip Çelebi, Mizan'-ül-Hakk, Ġstanbul 1286, sh. 122-123; Döğen, ġaban, Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi I-II, Ġstanbul 1992, c. II, sh. 633-643; Ünver, Süheyl, Ġstanbul Rasadhânesi, Ankara 1969; Meselenin çarpıtılması örneği için bkz. Yılmaz, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, sh. 82-90. 96. Sokullu Mek yaptığı ( Bosna'nın] devĢirmedir. Oğullarından j devĢirilerek Edlr hizmetiyle En rikâbdârlık, ı daha sonra < beyliği; Ġran s II. Selimin kızıl PaĢa'nın \ yıl II. Selimi müĢtür. Kanuni i tam bir basiret J kamındadır. PaĢa ve I III. Murad'ın i kullanamaz Ġl ve yakınları, Ġl Murad bütün-S Sokullu, I nak taraflı Peçevf, i çıktığı güm olmadığım i sahibi olan j diği nakl doğru olu Tl yönleri nacaktır, II vermesi} hissesi 1 sonra 9 Sadâretti Mekke'de takva lı idare e »OSMANLI "alıĢı çekti ıduMi.ıyıd bu ı10.000 Bit kadar, | Zira Avru-^tasadhâne ı önde gellenmek mına o-LPadiĢa-ıı proto-erde, kistik-Ģ#, III. i, ġey1i çıktığı iı DevBĠLĠNMEYEN OSMANLI 171 |'.!iz de t. Gerek 96. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur? Bosna'nın ViĢegard Kazasına bağlı Rudo Nahiyesinin Sokkuloviçi köyünden bir devĢirmedir. Sırp olması kuvvetle muhtemeldir. Sokullu Beğ neslinden yani ġahin Oğullarından gelmektedir. 1512 yılında dünyaya gelen Sokullu, YeĢilce Bey tarafından devĢirilerek Edirne Sarayı'na getirilmiĢtir. Oradan Ġstanbul'a nakledilmiĢ ve Küçük Oda hizmetiyle Enderun'a alınmıĢtır. Sırasıyla Hazine Odası ve Hasoda'ya alınan ve de rikâbdârlık, çuhadarlık ve silâhdarlık gibi Saray içi görevlere getirilen Sokullu Mehmed, daha sonra dıĢarı çıkarak ÇaĢnigirbaĢılık, Kapıcılar Kethüdalığı, 1550'de Rumeli Beylerbeyliği; Ġran seferindeki baĢarısı sebebiyle vezirlik makamına yükselmiĢtir. 1561 yılında II. Selim'in kızı Ġsmihan Sultân ile evlenen Sokullu, 1564 yılında II. Vezir ve Semiz Ali PaĢa'nın vefatından sonra da vezir-i azam olmuĢtur. Ġki sene Kanuni devrinde, sekiz yıl II. Selim zamanında ve 6 yıl da III. Murad zamanında bu görevi sürdürmüĢtür. Kanuni Sultân Süleyman'ın vefatı sırasında 40 gün kadar ölüm haberini gizleyerek tam bir basiret örneği haline gelen Sokullu, II. Selim zamanında manen PadiĢah ma-kamındadır. Sultân Murad'ın hocası Hoca Sa'deddin Efendi, musahibi ġemsi Ahmed PaĢa ve kethüdası Canfedâ Kadın ve benzeri kiĢilerin aleyhteki gayretleri neticesinde, III. Murad'ın nazarından düĢmüĢtür. Her ne kadar azledilmese de, fiilen yetkilerini kullanamaz hale gelmiĢtir. NiĢancı Feridun Bey baĢta olmak üzere en yakın arkadaĢları ve yakınları, kendisine sorulmadan görevden uzaklaĢtırılmıĢtır. Âdil bir PadiĢah olan III. Murad bütün tahriklere rağmen, Sokullu'ya zarar vermemekte direnmiĢtir. Ancak Sokullu, Kabasakal tarafındaki Sarayında Ġkindi Divanı halindeyken, meczup bir BoĢnak tarafından hançerle yaralanmıĢ ve 1579 yılında vefat etmiĢtir.

Peçevî, bizzat Tiryaki Hasan PaĢa'dan dinlediğini söyleyerek, III. Murad'ın tahta çıktığı günden beri Sokullu'yu sevmediğini ifade etmekteyse de, onun ölümünde dahli olmadığını da ilave etmektedir. Her gece teheccüd namazını kaçırmayacak kadar takva sahibi olan Sokullu Mehmed PaĢa'nın, vefatından kısa bir zaman evvel, Ģahadetini istediği nakledilmektedir. III. Murad'ın bu katil olayında dahli bulunduğu Ģeklindeki iddialar doğru olmasa gerektir. Bu görüĢü destekleyecek ciddi bir kaynak mevcut değildir. Tavîl yani Uzun Mehmed PaĢa diye de bilinen Sokullu'nun elbette ki iyi ve kötü yönleri olacak ve 14 yıllık sadrazamlığı döneminde tenkit edilebilecek tasarrufları bulunacaktır. Nitekim yakınlarını ve dostlarını fazlaca tutması ve makamları öncelikle onlara vermesi Ģeklindeki tenkit bunlardan biridir. Ayrıca Ġnebahtı felâketinde önemli derecede hissesi bulunmaktadır. Onun babasının bir papaz olması ise, Müslüman olduktan sonra ifa ettiği hizmetler karĢısında Ġslâmiyet açısından hiç bir önem arz etmemektedir. Sadâreti zamanında himaye ettiği Ġslâm âlimleri, inĢâ ettirdiği cami ve medreseler ve Mekke'de tesis ettiği hayır vakıfları ve en önemlisi de ömrünün sonuna kadar tam bir takva hayatı yaĢaması, bu tür iddiaların kasıtlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sokullu'nun müsbet yönleri arasında II. Selim ve III. Murad gibi atalarına asla benzemeyen iki zayıf PadiĢah zamanında, devleti dirayetle ve büyük bir tecrübe ile idare etmesi baĢta gelmektedir. Ayrıca Don ve Volga nehirlerinin birleĢtirilmesi ile so172 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN i nuçsuz kalan SüveyĢ Kanalı projesi de Sokullu'ya ait önemli ve ileriyi gördüğünün delili olan fikirlerindendir. Bu özellikleri sebebiyle Hammer ve onu takip eden bazı tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin duraklama ve hatta gerileme devrini, Sokullu'nun vefatı ile baĢlat-salar da, bunu aynıyla kabul etmek çok zordur. Sokullu'nun tenkit edilebilecek olan yönlerinin baĢında, 14 yıllık sadrazamlığı döneminde asla serdâr olarak ordunun baĢında sefere gitmemesi ve PadiĢahları da bu noktada teĢvik etmemesidir. Bu yüzden statükocu, hatta müstebid ve makamını korumakta hırslı bir devlet adamı olarak vasıflandıranlar olmuĢtur. II. Selim'in tahta çıkıĢında yeniçerilerin isyanına sebep olan tavırları ve III. Murad'ın tahta çıkıĢında gösterdiği temellük yani yapmacık tavırlar, onun değerini kısmen düĢürmüĢ olsa bile, bazı araĢtırmacıların onun hakkında söyledikleri Ģeyler kanaatimize göre doğru değildir96. XIII- SULTÂN III. MEHMED DEVRĠ 97. Sultân III. Mehmed, aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin tıkıĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mehmed, II. Murad'ın Safiye Sultân'dan 1566'da dünyaya gelen oğludur. Babasının vefatı üzerine sancak beyliğinden Osmanlı PadiĢahlığı tahtına oturan son Ģehzade olarak 1595'de Manisa'dan gelerek Ġstanbul'da cülus etti. Her padiĢah döneminde olduğu gibi, son zamanlarda âdet haline gelen yeniçerilerin baĢ kaldırmaları ve bahĢiĢ talebi kavgaları bunda da meydana geldi. Ferhad PaĢa'nın gayretleriyle zorbalar bastırıldı. Ancak Avusturya seferi uzayıp gidiyordu. Sadrazam Sinan PaĢa, Eflak üzerine yürüdü; BükreĢ'i aldı; ancak Yergöğü'nde dehĢetli bir mağlûbiyet tattı. PadiĢah Hocası Hoca Sa'deddin Efendi, Sinan PaĢa'nın fikrine katılarak PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu ediyordu. Bu arada vefat eden Sinan PaĢa'nın yerine Damad Ġbrahim PaĢa veziriazam olmuĢtu. Nihayet Yeniçerilerin de teĢvikiyle 21 Haziran 1596/24 ġevval 1004'de PadiĢah sefere çıkmak üzere hareket etti. Eğri Kalesi kuĢatılıp feth olundu ve bu sebeple III. Mehmed Eğri Fâtihi olarak anıldı. Daha sonra Macarların KereĢteĢ dedikleri Haçova'da zor da olsa büyük bir zafer kazanıldı. Bunda Hoca Sa'deddin'in büyük bir rolü vardı. Harpten dönen PadiĢah, Hoca Sa'deddin ve çevresindeki insanların tesiriyle Cığala-zâde'yi sadrazamlığa getirdi. Ancak hem Kırım Han'ı Gâzî Giray'ı azledip Kırım'da fitne çıkarmasıyla ve hem de muharebe gününün ertesi günü askeri yoklatarak dâhilde ihtilâfların ve isyanların baĢ göstermesine vesile olmasıyla fayda yerine zarar getirdi. Gerçekten Cağaloğlu Sinan PaĢa'nın bu hareketleri neticesinde Anadolu'da Celâlî denilen eĢkıya isyanları memleketi kasıp kavurmaya baĢladı. 1008/1599 yılında Damad Ġbrahim PaĢa yeniden Sadrazamlığa getirildi. 96 Peçevî, c. I, sh. 24-28; Solakzâde, sh. 572 vd; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 552; c. III, Kısım I, sh. 49-54; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, 388-389; Abdurrahman ġeref, "Sokullu Mehmed

PaĢa'nın Evâil-i Ahvali ve Ailesi Hakkında Bazı Malumat", TOEM, nr. 29, sh. 257-265; Ġnalcık, Halil, "Osmanlı-Rus Rekabetinin MenĢei ve Don-Volga Kanalı TeĢebbüsü (1569)", Belleten, c. XII, sayı 46(1948), sh. 349-402; Ahmed Refik, "Bahr-ı Hazar- Karadeniz Kanalı ve Ejderhan Seferi", TOEM, nr. 43, sh. 1-14; Yılmaz, Mevlüt Uluğtekin, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, 53-75; Bu eserde Sokullu'nun Türk olmaması esas alınarak, tarihçilerin verdiği bilgilerin kırınıtıları değerlenidlrlerek ve de abartılarak Sokullu, Türk ve Osmanlı düĢmanı bir ajan gibi gösterilmiĢtir ki, bu Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan farklı bir bakıĢ tarzının örneğidir. Nemçe Harbi I pa'da mühim] Bütün t harb Ġlan ettM Ģıklıklar ve I Mahmûd'un I baĢarılı s III. Fıtraten zayıf j kalıyordu. I padiĢahları arada, Mahmûd'udaK hatta gerilen» ı tin merkez t de görülen j lerdir. TaĢra \ merkeze I memurlarına ı yanların teyll emrin I Osmanlı [ Osmanlı 0 nunnameiervel da mazıiımlmj Adalet KöĢküd önlemek ü III.» ancak I sac be-Ha-zade ^ zikri ZEV( zaasıilıtı Selim a dugus BĠLĠNMEYEN OSMANLI ıçiler, jco-vî bu L'is Ġve Nemçe Harbi sürüp giderken Tiryaki Hasan PaĢa ve Kuyucu Murad PaĢa, Avrupa'da mühim zaferlere imza basıyorlardı. Uyvar üzerine gidilmesi de bu tarihlerde oldu. Bütün bu zorluklar içinde bir de Ġran ġahı andlaĢmayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ne harb ilan etti. Anadolu'yu Celâlî isyanları kasıp kavuruyordu. Osmanlı Devleti bu karıĢıklıklar ve ihtilâller içinde iken III. Mehmed 1603'de dünyaya gözlerini yumdu. Oğlu Mahmûd'un katli, Celâlî isyanları ve bunları tahrik eden Safeviler karĢısında ordunun baĢarılı sonuçlar alamaması, III. Mehmed'in ölümüne sebep olan en önemli olaylardı. III. Mehmed, sancağa çıkan ve oradan padiĢahlığa gelen son Osmanoğludur. Fıtraten zayıf iradeli ve saf idi. Vehhâmdı. Anası Safiye Sultân'm müthiĢ tesiri altında kalıyordu. Babası gibi III. Mehmed de, kardeĢ katli meselesini en çok suiistimal eden padiĢahlardan biriydi. 19 kardeĢini, aldığı zayıf fetvalara dayanarak idam ettirdi. Bu arada, baĢkalarıyla ittifak ettiği ve yazıĢmalarda bulunduğu jurnallenen oğlu ġehzade Mahmûd'u da idam ettirdi; sonra da jurnalleyen insanların hayatına son verdi. III. Murad devrinde de babasının zamanında olduğu gibi, devamlı bir duraklama ve hatta gerileme alâmetleri kendini göstermektedir. Düzenli kanunnameler yerine, devletin merkez teĢkilâtında ve özellikle ülü'l-emrin temelini teĢkil eden PadiĢah ve vezirlerde görülen Ģerv-i Ģerife muhalif halleri siyâsetnâmeler ile âlimler ikaz ve irĢâd eylemiĢlerdir. TaĢra teĢkilâtında meydana gelen zulümleri ve haksızlıkları ise, ya yerli âlimler merkeze bildirmiĢler veya halkın tazallüm ve Ģikâyeti üzerine merkez teĢkilâtı taĢra memurlarına adalete rPâyet etmeleri için emirnameler göndermiĢlerdir. ĠĢte Celâlî isyanlarının ortaya çıkıĢ sebebi de budur. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil eden görevlilerin, re%ayaya karĢı bu otoriteyi kötüye kullanmaları ve kanun, hak ve adalete aykırı davranmaları halinde, ülü'l-emrin hakkı ve kanunu hatırlatıcı mâhiyette düzenlediği hukukî düzenlemelerine denir. Osmanlı Devleti'nde padiĢahın hükmü tarzında kendisini göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nde, mezâlim divanının yerini Divan-ı Hümâyûn aldığı gibi, kanunnameler ve tezkire'lerin yerini de adâletnâmeler almıĢtır. Yani Divan-ı Hümâyûnda mazlumların Ģikâyeti bizzat

I. 620-682. I. sh. Divan görüĢmelerini Kasr-ı Adalet veya Adalet KöĢkü denilen yerde dinleyen PadiĢah tarafından. 7174 BĠLĠNMEYEN OSMANLI AyĢe Sultân97. ZEVCELERĠ: 1. 254-255. ġehzade Mahmûd annesi. Osmanlı Devleti'nin hukukî. devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. baskıların. âlimler arasında Hasan Çan'ın oğlu Hoca Sa'deddin. Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı BektaĢ-ı Veli'nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. III. Ferhad PaĢa. sh. Mehmed. Uluçay. hiç kimsenin beğenmediği Cığala-zâde (Cağaloğlu) Sinan PaĢa ve Ġbrahim PaĢa'yı. II. artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiĢ oldu. c. Öztuna. Biraz evvel gördüğümüz gibi. Zamanındaki sadrazamlar arasında Koca Sinan PaĢa. ġeyhülislâm Bostan-zâde Mehmed Efendi. Belgeler. Bu kontrolün kaybı. Sertoğlu. laraı . Adlî mahlasıyla Ģiirler yazan. ĠA. 2-ġehzâde Sultân Cihangir Hân. sh. geniĢ anlamda. II. M. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Kanuni'nin zamanında da ġehzade Mustafa'nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler. Adâletnâmeler. Osmanlı Tarih Lügati. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519'da Yavuz tarafından bastırılan ġeyh Celâl isyanı ile. III. Bu manada en önemli isyan II. Osmanlı Tarihi. 5-ġehzâde Mustafa. 47. 4-ġehzâde Ahmed. Domuzoğlan. Osmanlı Devleti'nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıĢtır. Ġkinci safha ise. Solak-zâde.Haseki.. 2. 163-280. c. Bu sebeplerden bazılarını Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Osmanlı Devleti'ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların 97 Peçevî. ancak Osmanlı padiĢahları arasında en çok takva sahibi olanlardandır. nazik ruhlu ve zayıf iradeli bir padiĢah. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün. daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiĢtir. c. Bunlara Alevî veya KızılbaĢ isyanları da denmektedir. Baba Zünnun. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında baĢlayan ġahkulu isyanı idi. Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. Ahmed'in annesi. 3. 1830. Hadım Hüseyin PaĢa. sosyal ve iktisadî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teĢkilâtında kayırmaların. Devletler ve Hanedanlar. "Mehmed III". 1ġehzâde Sultân Selim Hân. sh. ĠĢte bu noktada devletin idaresinden hoĢlanmayan gruplar. artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil. 176-177. 2768. zulümlerin ve rüĢvetin artması üzerine. Ġnalcık. 6.Hatice Sultân. Gökbilgin. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Haseki. Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince. Safevi Devleti'nin himayesinde. 4. mahallî idarecilere Ģikâyetleri önlemek üzere adâletnâmeler de gönderilmiĢtir. Tayyib.Valide Sultân. Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiĢtir.Hândan Valide Sultân. 275-277.dinlendiği gibi. 3-ġehzâde Mahmûd Hân. ÇOCUKLARI: (Ġsimleri bilinmeyen beĢ altı tane daha çocuğunun bulunduğu söylenmektedir). Abaza asıllı ve I. 73-115. UzunçarĢılı. E. Celâl'e mensup demektir. ġehzade Selim annesi. Kantemir. meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmeziiklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. 49 vd. celâliği. O halde. Halil. sh. Mustafa validesi. sh. bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkıĢ yolu aramıĢlar ve devlete baĢ kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya baĢlamıĢlardır. c. bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teĢkil eden mezhep mücadelesinin birleĢmesi safhasıdır. 1-2. c. D. Kısım I. 98. Ġran ġahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüĢtü. ġehzade Bâyezid'in durumu ise. Bu ikisi baĢlayınca. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok'da 1519 yılında isyan eden KızılbaĢ ġeyh Celâlin isyanı üzerine. hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlıĢlıkların ve zulümlerin yaĢanmasına sebep olmuĢtur. bir mezhep mücadelesi tarzında baĢlayan ve daha ziyade Ġran'ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti'ne fırsat buldukça isyan eden ġi'î Türkmenlerin hareketleridir. nr. Celâlî isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir? 9Celâlî. Hoca-zâde Mehmed Efendi ve Ģeyhlerden ġeyh Muhyiddin Efendi ile ġeyh ġemseddin Sivâsî'yi zikretmeliyiz.

Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaĢları. Avusturya ve Ġran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karĢı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaĢını bu asilere karĢı koru-yamıyordu. 1605 yılında çevresine topladığı eĢkıya ile Gezdehan Ali PaĢa ve Nasuh PaĢa komutasındaki Osmanlı 176 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiĢtir. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad PaĢa tarafından bastırıldı. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız? III. tarihçiler tarafından. Ancak oğlu Mustafa. Ahmed. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti'ni periĢan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım: •¦' '. Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir baĢka Celâli grubuna karıĢıyordu. insanları isyana teĢvik ediyordu. Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. 99. Sadrazam YemiĢçi Hasan PaĢa'nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiĢtir (1603). Karayazıcı. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın kardeĢi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin PaĢa'yı idam etmesiyle birlikte. 2) Osmanlı iktisadî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi. eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya baĢlamıĢlardır. idarî. Canboladoğlu Ali PaĢa Ġsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi. Buna çok üzülen I. Sil BĠLĠNMEYEN OSMANLI 175 birinci sebebidir. devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiĢtir. Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir. . Adına hutbe okutup para bastırdı. halkı bıktırmıĢ ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuĢtur. Urfa civarını yağmalamıĢ (1596). maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların baĢlarına geçebiliyorlardı. baĢa çıkamadığı Tavil Ahmed'i ġehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuĢtur. -. Tavîl Ahmed Ġsyanı: Sekbanlıktan yetiĢme olan Tavîl Ahmed de. Kısaca Celâlî isyanları. III.'¦ = ¦ Karayazıcı Ġsyanı: III. Ġsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla. sosyal.:. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaĢmak için baĢvurulan rüĢvet yolu. Urfa'yı zapteden Karayazıcı. savaĢlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir. Osmanlı Devleti'nin beyni olan Anadolu. bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle. Devlet hayatında yanlıĢ uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da. Bu arada bir ateĢli silah olarak tüfeğin Anadolu'da bol miktarda bulunması da. Sokullu-zâde Hasan PaĢa'nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra. Zira devlet görevlileri.:. bunların yanında vatandaĢın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması.¦. Dedesi Canbolad Bey. 1608 yılına kadar Anadolu'da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaĢandı ve halk periĢan oldu. Murad devri Osmanlı Devleti'nde enflasyonun yaĢandığı ilk dönemdir. III.99. Hâlim ġah adıyla fermanlar bile göndermiĢtir. 3) Osmanlı Devleti'nin savaĢlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. Deli Hasan. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın yanlıĢ siyâsetinden rahatsız olan 30. adaleti arka plana itince ve re'âyâya ağır vergiler salmaya baĢlayınca. aslında Osmanlı Devleti'nde sekbanbaĢılık ve subaĢlık gibi görevlerde bulunan ve eĢkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaĢı olarak tayin edilen bir Ģahıstır. Yani Celâlîler. teĢkilâtın baĢına oğlu Deli Hasan geçmiĢtir. vatandaĢ devletinden her geçen gün soğumuĢtur. Daha sonra Kuyucu Murad PaĢa bunu sindirmekte muvaffak olmuĢtur. babasının isyanını devam ettirerek Bağdad'ı teslim almıĢtır (1607). 4) Ġlmiye sınıfının bozulması ve devlet iĢlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi. Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk. Bu yüzden yeniçeri isyanları da baĢlamıĢtır.000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıĢtır. hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmiĢti98. Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaĢları sırasında ilk büyük Celâl? isyanını baĢlatan Karayazıcı Abdülhâlim.

"Celâlî Ġsyanları". Bunu Silifke ve Adana'yı iĢgal eden CemĢid ve Mush ÇavuĢ eĢkıyalarını temizlemek takip etmiĢtir. Müctebâ. bu büyük devlet adamını. Kovalamacalar sonunda Murad PaĢa. c. Ġstanbul 1280. kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu Ģahıs. nr. Esad Efendi.000 kiĢi toplayacağını söyleyen bu eĢkıya hemen idam edilmiĢtir. 26-39. Aslen Hırvat olan bu devlet adamı. III.siyle lı tertip |iı 1607 ta seli seHl I »tabî) Ġskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad PaĢa. Canbolad Oğlu'nun Ġstanbul'a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiĢtir. Memâlik-i Âl-i Osman'ı eĢkıyadan temizlemiĢdir ve 500 yıl önce ġeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona iĢaret ile kitabına yazmıĢtır" Ģeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. 252. p(1607). Murad devrinde Anadolu'da baĢlayan Celâlî isyanları. t Dedesi Ġûijala. Ġlgürel. Osmanlı padiĢahının fermanıyla aĢağıdaki baĢarılara imza atmıĢtır. Ġstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramıĢ ve komutanları öldürülmüĢtür. 335: Nâimâ Mustafa Efendi. Osmanlı Tarihi. 1604'de isyan etmiĢ ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıĢtı. Üzerine yürüyen Murad PaĢa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiĢ. Konya'daki Saraçoğlu Ahmed'dir ve çevresine 30. 2) Ġkinci önemli iĢi. Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir? Peçevî. UzunçarĢılı. sancak beği ve ardından Diyarbekir. III. 2236. sh. 83-87. Ġ Ġ MANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 177 pçtomaluĢtur. aslında eski bir çavuĢ. sırasıyla kethüda. "Bu ol vezir-i azamdır ki. I. 90 yaĢına kadar istikametli bir hayat yaĢamıĢ ve PadiĢah'ın Baba iltifatına mazhar olmuĢlardır. Kuyucu Murad PaĢa. Ravzatu'l-Hüseyn fi Hulâsatı Ahbârı'l-Hâfikeyn (Tarih-i Naima) I-VI. TDVĠA. 3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed'e gelince. 1-22. c. c. Bu bozgun Ege'deki bir çok Ģehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuĢtur. Mehmed devrinde artarak devam etmiĢ ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu'nun isyanı ile.000 kiĢilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıĢtır (1607). 252-257. II. 204-205. sh. III. V. Anadolu yakılıp kavrulmaya baĢlamıĢtır. 281-284. III. c. sh. Bu olay Ġstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıĢtır. 213-220. VIII. 236-238. 303-316. bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baĢ kaldıran Dürzi eĢkıyalardır. Süleymaniye kütp. 99-113. Ahvâl-i Celâliyân. 1608 yılında Göksün taraflarında Kalenderoğlu ile karĢı karĢıya gelmiĢ ve kuvvetlerini . sh. c. ĠĢte Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok AndlaĢmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine. II.100. sh. 223-225. Anadolu'daki eĢkıyayı katletmiĢ ve katlettiği eĢkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıĢtır. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuĢulmaktadır? Bilindiği gibi. c. Kısım I. c. 1) Murad PaĢa'nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî. ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30. sh. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında 93 Peçevî. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuĢtur.

Osmanlı Tarihi. Cağaloğhı (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var.000 küsur eĢkıya öldürülmüĢtür. 50. Ahmed. "Yakın geldin. Türk düĢmanı Papa VII. Mehmed'in. 4) Murad PaĢa'nın görevi bununla da bitmemektedir.SULTÂN I. Ancak 1593'de kardeĢi Carlo'nun Ġstanbul'a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina'ya gitmesi bu çeĢit dedikoduların çıkmasına sebep olmuĢtur100. Suitni bette ki i U devlet vfl) Sadra i Me üzer» 14 yaĢında hükümdar olub 14 sene PadiĢahlık etmiĢ bulunan I.? 178 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'' dürmesi. XIV. tekrar Ġbrahim PaĢa'ya iade edilir. Hândan Sultân'dan Manisa'da 18 Nisan 1590/22 Cemâziyelâhir 998 tarihinde dünyaya gelen oğludur. Özellikle Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti'nin ümmet anlayıĢını tenkit eden bazı araĢtırmacılar. Nitekim ona destek veren Tavil'in kardeĢi Meymun ve benzeri eĢkıyalar da neticede Ġran ġah'ına iltica etmiĢlerdir. Ahmed. c. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30. Kuyucu Murad PaĢa'nın üç sene süren bu eĢkıya temizleme hareketi sırasında. Osmanlı tarih kaynaklarında. Clement'in ajanı olduğunu.000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öl^ Cı n. mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır". Üçüncüsü ve bizce en önemlisi. 101. Yani Papa. uzak durdun" gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir. Hoca Sa'deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa'nın etkisi ile vezir-i azam olur. 22 Kânun-ı sânî 1603/18 Receb 1012 . III. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? mt rai (iĢ yaniı gibi o-di. sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düĢmeyecek Ģekilde. Clement ve Cağaloğlu Sinan PaĢa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler.dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı Ġran'a sığınmıĢtır. asker içinde büyük kargaĢalara sebep oldu. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında Ġslâm gazileri tarafından esir edilmiĢ ve Kanuni'nin döneminde Enderun'a verilmiĢtir. Tarihlerin kaydettiğine göre. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir. Papa'nın Fâtih'e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. I. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad PaĢa sona erdirmiĢtir. böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiĢ olabilir. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. Ġtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala'dır. bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. UzunçarĢılı. Lala Mustafa PaĢa zamanında vezirlik makamına getirilmiĢ ve özellikle Ġran ile yapılan savaĢlarda büyük bahadırlıklar göstermiĢtir. Cigala-zâde Sinan PaĢa'nın tenkit edilen üç ö-nemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi. Cigala-zâde'nin. sh. 1026/1617 yılında 28 yaĢında vefat eylemiĢtir. 330-343. Tarihçilerin kaydettiklerine göre. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen. beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan PaĢa olan bu zat. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın. Bayburt'ta Murad Haniler ve BeyĢehir'de ise Emîr ġâhî denilen eĢkıyayı tamamen ortadan kaldırmıĢtır. III. Haçova SavaĢına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray'ı azlederek yerine acemi olan kardeĢi Fetih Giray'ı getirmesi ve bunun da Kırım'da büyük kargaĢalara vesile olmasıdır. onun ahlakı ile alakalı güzel Ģeyler söylenmese de. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle. Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karĢı karĢıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıĢtı. ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir. AHMED DEVRĠ 102. Bunlar doğru mudur? Cigala. Ġkincisi. 354. Kısım I. Ancak 45 gün süren bu görev. Daha sonra Yeniçeri ağalığı. III.

ir. Ahmed devri denilince akla gelen isimlerin baĢında. 2. c.Fatma Haseki. Özellikle Venedikli Baffo veya Safiye Sultân diye bilinen siyâsî kadını Eski Saray'a göndermekle kadınların devlet iĢlerine fazla karıĢmalarını önlemiĢtir. Mevlüt Uluğtekin. ġiire meraklı idi. Bir aralık anlaĢ100 Peçevî. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdâr kadını. Ġran savaĢlarına gelince. Kırım Hânı süvarilerinin Boğdan ve Eflak'ı tahrip ve Erdel memleketini de sıkıĢtırmaları üzerine. elemente VIII Sinan Bassa Cicala. Yılmaz. Ġstanbul'da At meydanında yaptırdığı ismi ile anılan (Sultanahmet CâmiM) yanındaki türbesine defnedildi (1616). II. Hocazâde Mehmed Efendi.Hatice Mahfirûze Sultân. Kuyucu Murâd PaĢa. 525-526. BaĢta Muallim-i Sultanî Mustafa Efendi olmak üzere. genç yaĢında öldü. Elbette ki bunu. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. imparator sulha yanaĢmak zorunda kaldı. sh. bu üç beğ Avusturya tarafını bırakıp tekrar Türklerle birlik olunca. Tuna üzerindeki Zitvatorok denen yerde Osmanlılarla andlaĢma yapıldı (1606). Rinieri. 357. I. III. UzunçarĢılı. Ġ. DerviĢ PaĢa ve Nasuh PaĢa'yı. icraatında azimli idi. yıllarca uğraĢarak ve yakaladığı zorbaları kuyulara doldurarak Anadolu'yu temizledi ve halka geniĢ bir nefes aldırdı. Yazdığı Ģiirlerde Bahtî mahlasını kullanırdı. VII. c. TOVtA. itimat ettiği değerli kimseleri devlet hizmetinde kullanmıĢtır. sh. 178-179. ĠOSHANLI ı/ı azleIrası ve rseîve '"in. Celâlî Ġsyanlarını durduran. Celâlî denilen eĢkıya yer yer Anadolu'yu kaplamıĢtı. I.Kösem Sultân (Mahpeyker Sultân). Bu andlaĢma Osmanlı Devletinin Avrupa'daki ilerleyiĢinin durduğunun bir vesikası olarak kabul edilir. Ayrıca Yıldırım Bayezid'den beri sürüp gelen nizâm-ı âlem için kardeĢ katli meselesini düĢtüğü suiistimal çukurundan çıkarması ve bu usul yerine. Fakat üç sene sonra iki devlet arasında savaĢ yeniden baĢladı (1615). Ahmed. meĢhur âlimlerden ġeyhülislâm Sun'ullah Efendi. DaniĢmend. Roma 1898. Mu'allim-i Sultân Mustafa Efendi ve Ahi-zâde Hüseyin Efendi'yi ve maneviyat erenleri arasında Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri. Genç Osman'ın annesi. sh. c. Nihayet 1612'de Ġranlılarla da sulh yapıldı. 235. kadınlara âlet olmamıĢtır. . diğer devlet adamlarından Cigala-zâde Mahmûd PaĢa. Sokullu ailesinden Mehmed PaĢa. Böylelikle 15 yıldır sürüp giden Avusturya (Nemçe) harbleri sona ermiĢ oldu. ġeyh Abdülmecid Sivâsî ve Cerrah PaĢa ġeyhi diye bilinen ġeyh Ġbrahim Efendi'yi zikredebiliriz. Ahmed zamanında Murâd Reis ve Halil PaĢa gibi deniz kahramanları Türk donanmasına zaferler kazandırmıĢlardır. "Mahmûd H. Gençliğine rağmen. saltanatın sülaleden en büyüğe geçmesi yani ekberiyyet ve erĢediyyet nizâmını koyması ve kardeĢi Mustafa'yı öldürmemesi gibi önemli icraatları vardır. Etmekçi-zâde Ahmed PaĢa ve Sarıkçı Mustafa PaĢa'yı. Osmanlı Tarihi Kronolojisi. 204-206. 111-112.tarihinde babası yerine tahta çıktı. III. ömrü vefa etmedi. sh. savaĢlardan ve gailelerden ancak baĢını kurtarmıĢtı ki. Tahta çıktığı zaman memleketin iç düzensizliklerinden baĢka Avusturya ve Ġran harbleri devam ediyordu. ZEVCELERĠ: 1. 3. I. 261-266. 354. 284. ġâkiroğlu. devrinde yaĢayan kanun-Ģinâs âlimlere borçludur. IV. 22 «ve ĠtaBĠLĠNMEYEN OSMANLI 179 ma yapılır gibi olduysa da savaĢ gene devam etti. Osmanlı Tarihi. lislâmSs Ha--E'. Ahmed devrinin sadrazamları arasında Kasım PaĢa. Ġran Ģahı Büyük lakabıyla anılan ġah Abbas ile yapılan muharebelerde hiç de iyi neticeler alınmadı.. onun hukukî düzenlemeler üzerindeki fonksiyonunu da ortaya koymaktadır. 94-101. Saraydaki kadın nüfuzunu önlemiĢ. muhitinin tesirine kapılan I. o zamana kadar icra olunan Osmanlı Kanunlarını yeniden tertip ve tedvîn yoluna gitmiĢ olmasıdır. Ayn Ali'nin her iki Kanunnâme Mecmuasını da Kuyucu Murâd PaĢa'ya takdim etmiĢ olması. sh. Sultân Ahmed Câmi'ini o yaptırmıĢtır. PadiĢah olduğunda on dört yaĢında idi. Cigala-zâde Sinan PaĢa". devlet ve kanun nizâmının tesisi için yazılı ve fiilî tedbirler alan Vezir ve sonradan da Sadrazam olan Kuyucu Murâd PaĢa gelmektedir. PadiĢah. Bir diğer önemli hizmeti de. Bazı ithamlar için bkz. Kısım I.

Kadınlar Saltanatı. Sultân Mustafa'nın dünyevî saltanatı istemeyen bir hali olduğu kesindi. III. Kantemir. 14-ġehzâde Orhan. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ĠA. Konuyu Solak zâde'nin ifadeleriyle noktalamakta yarar görüyoruz: "26 yaĢında idiler. Aklının hafif. Yalnız bir mikdar aklı hafif olup buna hapiste uzun süre kalması sebep olmuĢtur. sh. KarıĢıklık devam edince sırasıyla Lefkeli Mustafa PaĢa ve Gürcü Mehmed PaĢa sadrazamlığa tayin olundu. TDVĠA. giderek aklı baĢına gelir deyü doktorların tedaviye devam etmeleri kaydıyla ġeyhülislâm Es'ad Efendi kavliyle amel olunmuĢtur". I. koyduğu ekberiyyet ve erĢediyyet kaidesine göre. 6-ġehzâde Bâyezid. E. 10-AyĢe Sultân. 279-283. I. Devletler ve Hanedanlar. 5-ġehzâde Hasan. Osman'ın büyük bir zulümle Mayıs 1622'de yani 4 yıl sonra tahttan indirilmesinden sonra. Ġstanbul'a gelmek üzere hazırlık yapıyordu. 37. c. Ancak II. yeniçerilere kin kusarak isyan etmiĢler ve çok sayıda yeniçeriyi de katletmiĢlerdi. 161-164.SULTÂN I. sh. Baysun. Sultân I. M. 2-ġehzâde Sultân Mehmed Hân.Hân-zâde Sultân. Ahmed Refik. sh. Ahmed'in oğlu II. II.Fatma Sultân. c. Ahmed vefat ettiği zaman. III. sh. I.Sultân Ġbrahim.Burnaz Atike Sultân.1 cı musibeti Sultân'danl gizliye Ġn m etmeye s Efendi <8 Mitimi . 12. basiretiyle devlet adamlarını topladı ve Sultân Mustafa'nın saltanat koltuğunda kalmaması gerektiğine karar verildi. TrablusĢam Beylerbeyi Yusuf PaĢa ve Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed PaĢa. sh. 13.Cariyelerdendir. 373-461. Ġlgürel. MUSTAFA DEVRĠ 103. "Ahmed I". Osmanlı kaynakları açıkça akıl hastası demek olan mecnun tabirini kullanmamaktadırlar. tedbirinin zayıf ve saltanat koltuğunda dahi çocukça hareketlerde bulunan biri olduğu da doğruydu. Nâimâ. II. E. 8ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Murad IV. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Mücteba. 30-33. Osman'ın Ģahsiyetinden çekinen ve Kösem Sultân diye de bilinen Mâhpeyker Haseki'nin de etkisiyle. Bu arada Saray'da bulunan Ģehzadelerin de öldürüleceği haberi alınınca. Osman'ı tahta çıkardılar. kendi Ģehzadeleri henüz küçük idiler. Mayıs 1622-Eylül 1623 yani 1. Cavld. UzunçarĢılı. Kendisi saltanattan uzak kalmak istiyordu ve Osmanlı kaynaklarının ifadesine göre. kardeĢi Sultân Mustafa tahta oturtuldu. Osman'ın ölümüne sebep olan yeniçerilerden ve Davud PaĢa'dan halk rahatsızdır. 47-53. Uluçay. Sipahiler. c. c. 116-126. 8661. 3831. 101 Peçevî. II. Ahmed devrinde devleti tek baĢına yürüten Dârüssa'âde Ağası Mustafa Ağa. Kısım I. 15-ġehzâde Hüseyin101. III. nr. 290-346. Osmanlı Tarihi. sh. sh. iki defa Osmanlı tahtına oturmuĢtur: Birincisi: Kasım 1617-ġubat 1618 tarihleri arasındaki 3 aylık saltanattır. Kâimmakam Sofi Mehmed PaĢa ve diğer yetkilileri ikna ederek hal'i için fetva aldılar ve I. Tahttan sevinçle Eylül 1623 tarihinde ayrılan Sultân Mustafa. Ġkincisi. Ağustos 1623 yılında Sadrazamlığa getirilen KemankeĢ Ali PaĢa.5 yıllık saltanattır. Ġç karıĢıklıktan istifade etmek isteyen iç ve dıĢ mihraklar Osmanlı Devleti'ni sarsıyordu. Osman'ın katillerinin bulunması için baĢ kaldırdılar ve bunun üzerine Kasım 1622'de toplanan divan Davud PaĢa'nın idamına karar verdi. 180 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C XV. 8365. Veziriazam Davud PaĢa kullanılarak Sultân Mustafa yeniden tahta çıkarılmıĢtır. Öztuna. Mehmed'in oğlu olan Sultân Mustafa'nın tesbit edilen kadını ve çocukları mev104. c. 9. D. Ocak 1639 tarihinde vefat etti. re'yinde ve iĢlerinde isabetsizlik bulunması hasebiyle. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman II. 4-ġehzâde Cihangir Hân. c. 178-183. I. II. "Ahmed I". 11. halk ayaklanmaya baĢlamıĢ ve ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Kara Davud PaĢa azledilerek yerine Mere Hüseyin PaĢa getirilmiĢtir. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen a-kıl hastası olduğu doğru mudur? cut değı-dır Ut XVISultân Mustafa. II. I. aklında hafiflik. devlet ve ilim adamları iç huzuruyla bi'atı yapamadılar. 7-ġehzâde Kasım. ġeyhülislâm Es'ad Efendi. Bunun üzerine II.

Süleyman Ağa ve Veziriazam Dilâver PaĢa'nın baĢını isteyerek baĢta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı araya soktular. Kayınpederi ve ġeyhülislâm Es'ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Ģiddetle karĢı çıkıyordu. mek evlâdır. < kutbu Aziz t eylemiĢtir. diğer erkân-ı devlet ise istemiyorlardı. askerler. Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan problemine gelmiĢti. II. Ne yazık ki. Osman Orta Camiye getirildi. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ 104. Osman'ın canına kıydıkları a-cı musibet demektir. ġam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek PadiĢah'a sadık yeni bir ordu teĢkili için gizliden gizliye hazırlıklara baĢlamıĢtı.SULTÂN II. Kara Mehmed PaĢa ve Dilâver PaĢa'yı.AyĢe Hanım. NiĢancı Okçu-zâde Mehmed Efendiyi ve ilim erbabından ise. sh. Hatta Halep. Yunanca ve Ġtalyanca bilecek kadar âlim ve Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla Ģiir yazacak kadar da edibdi. Hoca Ömer Efendi ve Müezzin-zâde Mahmûd Efendi'yi özellikle zikretmeliyiz. 388-398.Zeynep Sultân103. Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine inandığı için II. Kadın efendileri bilinmemektedir102. Osmanlı Tarihi. c. Arapça. Osman'a fıkıhtaki bu f. Kısım I. Ġlk iĢi 1612 Nasuh PaĢa anlaĢması ile sona ermiĢ gibi görünen ve ancak devam eden Ġran'la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül 1618'de anlaĢma imzalandı. Eylül 1620 tarihinde baĢlayan Lehistan seferi. Üzerinde müessir olan üç Ģahsiyetten birisi Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa ile Süleyman Ağa idi. 14 yaĢında yani ġubat 1618'de tahta geçen ve Genç Osman diye de bilinen II. 142-148. Bilindiği gibi. 3. 2. c. 2-ġehzâde Mustafa. ZEVCELERĠ: 1. 285-287. Latince. ġeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. bir zamanlar Osmanlı Devieti'nin yükselmesine sebep olan yeniçeri teĢkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıĢtı ve bu gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti. II. II. II. yeniçerilerin kazan kaldırarak II. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz? Hâile-i Osmaniye.Âkile (Rukıyye) Hânım. I. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve PadiĢah'ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi. Osman. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan ederek Bâb-ı Hümâyun'dan içeri girdiler. Kantemir. Muvaffak olunamayınca. ġeyhülislâm ve kayın pederi Es'ad Efendi'yi. Vezir-i azam Ġstanköylü Ali PaĢa harp açılmasına taraftardı. I. Burada yeni Sadrazam olan Kara Davud PaĢa'nın talimatıyla kemend ile boğulmak istendi. Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni'nin oğlu ġehzade Mustafa olayı gibi tarihin akıĢını değiĢtirmiĢtir. Ahmed'in oğlu olup Hatice Mahfirûze Sultân'dan Kasım 1604 yılında dünyaya gelmiĢti. Sultân Mustafa'ya zorla bî'at gerçekleĢtikten sonra. Ekim 1621 tarihinde barıĢ antlaĢması ile sona erdi. II. Osman bazı ıslâhatları yapmak niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya baĢlayan kapı kulu ocaklarından baĢlamak niyetindeydi. Seferden önce Rumeli Kazaskeri TaĢköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi'den fetva alarak kardeĢi ġehzade Mehmed'i kati ettirdi ve ahım aldı. III. Osman'ın öldürülmesi. Solak-zâde. Osman. Hacca gitmesine. XVI. 127. (Mayıs 1622). Budin Beylerbeyi KarakaĢ Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢ ve ordu moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememiĢti. sh. ÇOCUKLARI: 1ġehzâde Ömer. Ġkballeri vardır. sh. Yedikule'ye götürüldü ve maalesef Davud PaĢa'nın nezâretinde orada Ģehid edildi. c. II. Pertev PaĢa'nın torunu. 698-699. UzunçarĢılı. Farsça. Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi padiĢahı hacca gitmesi için ikna etmeye baĢladılar. sh. bu 102 Peçevî. II. Osman. 105. 720-736. Osman'a kırılmıĢlardı. \ hedef olan ve 1 tamamen fıktımj . Sadrazam Halil PaĢa'yı yerinde bırakan PadiĢah. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır? hacca tercih < iken hacca s rilen ı idare etme l. Kaimmakam Sofi Mehmed Pa-Ģa'nın yerine Kara Mehmed PaĢa'yı getirdi. II. Devrinin sadrazamları arasında Halil PaĢa. 182 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN fitnenin baĢında Sultân Mustafa'nın Valide Sultân'ı bulunmaktaydı.Ihıed BĠLĠNMEYEN OSMANLI ĠSĠ cut değildir.l{j manın ceı Aynı. 360-362.

Nitekim halk ve asker arasında yayılan dedikoduyu özetleyen Ģu cümleler de meseleyi açıklamaktadır: . 185. ĠĢte burada da durum budur. I kadaradır.». "Tuğî Tarihi=Ġbretnümâ. farz-ı ayndır. Öztuna. malını ve namusunu korumak hukukullah da denilen kamu haklarındandır. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Zira II. fert olarak Müslümanların hac ibadetine engel olmayacaktır. Devletler ve Hanedanlar. sh. Osman'ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiĢtir. III. 699-720. Belleten. Müslümanların canını. Cihâd. aksi takdirde düĢmanın cesaretlenerek Müslümanlara saldırmasına sebep olacağını ikaz eylemiĢlerdir. açık bir düĢman tehlikesi bulunmadığı müddetçe. UzunçarĢılı. cihâd.! BedlüaaıMJj 1991. II. Hz. akıllı olmak. sırasıyla. Kısım I. Caiz ki. c. sh. sh. Müslümanlar için farz-ı kifâyedir. Bu kısa izahlardan sonra. II. I. Allah'a ve Peygamberine iman.". Aynı Ģekilde ısrarla hacca gitmek isteyen ve bu niyetinin bedelini canıyla ödeyen II. Müslüman fertlerden farklıdır ve onlar için cihâd yani düĢmanların hücumunu bertaraf ederek Müslümanların emniyetini sağlamak ve bunun için gerekirse savaĢmak. hemen gelip tahta geçmesi gerektiğini. 285-287. II. Kantemir. ġeyhülislâmlar fetva vermiĢlerdir. sadrazam ve diğer devlet erkânının imzası ile gönderilen mektupta.istemezdik. Osmanlı PadiĢahlarının neden hacca gitmediklerinin cevabını arayalım: 1) Ġslâm Hukukuna göre. c. Verilen bu fetvayı tasdik eden asrının kutbu Aziz Mahmûd HUdâyî Hazretleri de. sh. Peygamber'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda. n# Sh. farz-ı ayn olan haccı farz-ı kifâye olan cihâda tercih edebilecektir. Osmanlı Tarihi. Selim'e kadar gelenlerinin tamamı. yani cemiyete ait bir ibadettir. hacca gitmeyi halka ve devleti idare etme iĢi olmayanlara bırakması icab ettiğini tavsiye etmiĢler. Sertoğlu. Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrûr cevabını vermiĢtir. Bunun tek istisnası. ĠĢte bu noktada halife ve sultânların hükmü. Kayınpederi ve ġeyhülislâm olan Es'ad Efendi aynen Ģu fetvayı vermiĢ ve fıkıhtaki bu hükmü özetlemiĢtir: "PadiĢahlara hac lâzım değildir. Ģahsî farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmektedir. oturup adi eylemek evlâdır.-tm lerinin yanı varmadıkta jj sefere gideni Ģah bir tutMBj duyduğu t Karamita g farz olm Ö! kendi Abdülai bunu d v^ c. Ġkinci Sultân Osman'ın ġehadeti Vak'asından Bahseder". Bu sebeple fert olarak bir Müslüman. MatıımS. Evvela haccın farz olmasının Ģartlarını özetleyelim: Müslüman olmak. Solak-zâde.". ecdadınız etmemiĢler. c. Sebebi budur ki. 489-514. ergen olmak. sayı 43(1947). Bu soru çokça sorulmaktadır. II. Hatta bu meseleden dolayı PadiĢah'ın askeri tahrik ettiniz tarzında tahkirine hedef olan ve sonradan ġeyhülislâmlık makamına gelen Yahya Efendi'nin ifadeleri de tamamen fıkhın ölçülerine uygundur: "PadiĢahım! HâĢâ ki. Mithat. Uluçay. Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer. Osman meselesidir. 127-148. hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karĢılayabilecek kadar zengin olmak. Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik. yol emniyeti bulunmak. 362-388. Osman'ı fetvaya uyması için ciddi ikaz eylemiĢtir. bu tarike gitmemiĢler. Bâyezid Amasya'da vali iken hacca gitmeye niyetlenirken. Osmanlı PadiĢahlarının II. Sebebi bellidir. haccın farz olduğ unu bilmek. bir fitne zuhur eyleye". c. XI. sh. Ģahsî farz olan seleyi ı "Nlı manlarınn 2)B tutuklu olm edasını ı mahbuı y lından I gideme liĢmedığı ve JıirTj hacca g. ömürlerinin yarısını Allah yolunda cihâd için seferlerde geçirmiĢlerdir. 53-54. Bazan kamu haklarından olan bir mesele. günahımız varsa ol kadarcadır. Osman'a. *. düĢmanın bertaraf edilebilmesi için hacca gidecek Müslümanlara da ihtiyaç olmasıdır. Üzerlerine farz-ı ayn olan ve hukukullah mahiyetinde bulunan cihâdı ve nizâm-ı âlemin devamını. ulema duacılarınız eĢkıyayı tahrik ede. E Ġi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 183 (se! hır hacca tercih etmeleri için.

haccın Ģartlarından olan yol emniyetini ihlal eden Karamita grubunun isyanı sebebiyle. II. Tecrübeli devlet adamı Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa.". Osman'a karĢı askerin ve hatta halkın duyduğu tepkidir. 1032/1623 tarihinde Veliahd ġehzade Murad. Osmanlı PadiĢahlarının hacca gitmeleri gerektiğini düĢünmek. Ġstanbul 1995. Sultân Osman'ın kanını isterim diyerek Genç . Sultân Murad. 8 küsur sene devam etti. Sultân IV. IV. Memâlik-i Mahrûse'yi koyup gitmek hatadır. Ġslâm âlimleri. 383 vd. Redd'ül-Muhtâr. ömürlerinin yarısını cephede geçiren PadiĢahların. Dördüncü Murad unvanıyla 11 yaĢını 1 ay 15 gün geçe tahta çıkmıĢtır. zira ordunun baĢında mücahid bir komutan olarak sefere giden padiĢahla. 167-169. 119 vd. PadiĢahın adamlarını katletmeye kadar iĢi vardırmıĢlardı. 104 Ġbn-i Âbidin. Hacı Mahmûd."Nizâm-ı âlem içün padiĢahlar haccı terk ede-gelmiĢtir. Hatta Enderun'daki altın ve gümüĢ eĢya Darphâneye gönderilerek cülus bahĢiĢi verilmeye çalıĢılmıĢtı. 127. c. sh. Süleymaniye kütp. MURAD DEVRĠ 106. Bunun en önemli sebebi. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildi. DüĢmanın ortaya çıkması ve düĢmanların memleketi karıĢtırma ihtimali var iken. vrk. Sözler Yayınevi. Bu devre. c. Ebâ Eyyub'ül-Ensârî türbesinde. Lem'alar. ġeyhülislâm Yahya Efendi ve Kazaskerlerle de meĢveret ederek. DıĢ ve iç hazineler bomboĢ olduğundan ocaklara cülus bahĢiĢi bile verilememekteydi. I. 453-465. Ayrıca Sultân Abdülaziz'in gizlice tebdil-i kıyafet ederek hacca gittiği söylenmektedir. Ahmed'in Mah-peyker (Kösem) Sultân adlı hanımından 28 Cemaziyülevvel 1021 (27 Temmuz 1612) tarihinde Ġstanbul'da dünyaya gelmiĢ oğludur.SULTAN IV. Hac Risalesi. Ancak elimizde bunu doğrulayacak bir vesika bulunmamaktadır104. asrın maneviyat reislerinden Aziz Mahmûd Hüdâyî'nin eliyle kılıç kuĢanmıĢtır. sadece beytülmal dıĢında kendine ait malından haccın farz olacağını ve bu özür devam ettiği müddetçe ölünceye kadar hacca gidemeyebileceğini hükme bağlamıĢlardır. Ġslâm Hukukunu bilmemek olur. sh. Ancak kendi yerlerine bedel olarak baĢkalarını mutlaka göndermiĢlerdir. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Bunun en müĢahhas misâli II. sıhhatli olsa bile tutuklu olma veya kendisini hacdan alıkoyan zâlim idareciden korkmanın da haccın edasını engelleyeceğini ifade ederken. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? I. Sözler Yayınevi. Kantemir. sh. 1093. c. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). sh. Sultân Murad iĢbaĢına geldiğinde. 167. bedeni sıhhatli olma Ģartını açarak. PadiĢahın huzuruna kadar giren yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları. çocuk yaĢta olmasına rağmen Sultân Ahmed'in en büyük ve erĢed Ģehzadesi Murad'ın PadiĢah olmasını zaruri görmüĢlerdi. sh. Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa isyan etmiĢ ve eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye baĢlamıĢtı. 184 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ XVII. Ġstanbul 1991. sh. kendi Ģahsî ibadeti için üç ay memleketini yalnız bırakan padiĢah bir tutulamaz. 2/a-b. Murad'ın saltanat devresini iki ana bölüme ayırmak icab etmektedir: ¦"•' Birinci Safha: IV. Günümüzdeki gibi ulaĢım imkânlarının geliĢmediği ve bir hac görevinin en az üç ay süreceği bir asırda. Peçevî.. Özetle Osmanlı PadiĢahlarına dinen bizzat hacca gitmeleri farz olmamıĢtır. Bediüzzaman Said Nursi. sultân ve o manadaki devlet yetkililerinin de mahbus yani tutuklu gibi kabul edileceğini. neden Mısır'a kadar cihâda gidip de hacca varmadıkları da ileri sürülemez. Mithat. c. 493514. Tarihçe-i Hayat. sh. 212-213. Tarih. Nâimâ. 2) Bazı Ġslâm hukukçuları. sh. sh. II.. "Tûğî Tarihi". I. IV. nr. Sultân Mustafa'nın Ģuurdan mahrum bulunması ve Devletin de Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa'nın isyanı ve benzeri olaylar sebebiyle müthiĢ bir zaafa maruz kalmıĢ olmasıydı. Yeniçeriler çok fazla ĢımarmıĢlardı. 326/937 tarihinden itibaren 20 yıl kadar haccın farz olmadığını. çünkü yollarda anarĢi yaĢanabileceğini ifade etmiĢlerdir. Sertoğlu. 55. Kantemir. Memlekette rüĢvet ve yolsuzluk aĢırı derecelere ulaĢmıĢtı. Kaldı ki. Mecnûnun yani akıl hastasının imameti yani Halife olması caiz görülmediğinden PadiĢah'ın hal'i gerektiğini ve oğluna dokunul-mayıp Saray'daki odasında göz hapsine alınacağını Validesine ilettiler ve 9 Eylül 1623 sabahı Sultân Murad'ı halife ve hükümdar ilan ettiler. II.

Ancak bu da baĢarılı olamadı ve 1628 yılında görevden alındı." birlikçisi o.Osman olayını bahane edip Devlete kan kusturmaktaydı. bizzat hükmedemiyordu. bizzat Bağdad üzerine yürüdü.. Ġran ġahı ġah Abbas Bağdad isyanını körüklüyor ve hatta gönderdiği askerlerle onları destekliyordu. Yeniçeriye dayanan ve emniyet ve asayiĢi temin ediyorum diyerek epeyce zulümler icra eden Hüsrev PaĢa. Bu da devlet için büyük bir problemdir. Bunun yerine muhteris. Diğer tarafdan fırsatı ganimet bilen Ġran da Bağdad'da isyan çıkartmıĢ ve hatta Bağdad'ı ele geçirmiĢti. ağabeyi Osman'ın kanı için mücadele eden bu komutanı Bosna Beylerbeyi yaparak taltif etti. . Abaza Mehmed PaĢa'yı takip için Doğu Anadolu'ya kadar gelmiĢti. bardağı taĢıran son damla oldu.'iel1* emniyet ve ismi bizzat Bağdanı bu görevder. Abaza Mehmed PaĢa'nın affedilip Erzurum Valiliğinde ibkası üzerine. 1628 yılının 9. 1032/1623 Ramazan Bayramında vâki olan ziyaretinde Sadrazamın rüĢvet ve zorbalıklara göz yumduğunu Padi-Ģah'a iĢ'âr edince. Mesele de halledilmiĢ oldu. Verilen idam kararıyla hayatına son verilen Sadrazamın yerine tecrübeli devlet adamı ve Kubbealtı veziri ÇerkeĢ Mehmed PaĢa getirildi. Bağdad Valiliği Bekir SubaĢı'ya verilerek mesele halledilmek istendi. Sultân Murad. Kısaca içeride celâlî denilen zorbalar ve dıĢarıda da Ġranlılar Osmanlı Devleti'ni sarsmaktaydı. Kösem Sultân'ın büyük kızı AyĢe Sultân ile evlenip Damad sıfatını da alan Hafız Ahmed PaĢa. Bu Ġran'la savaĢ yapılacak demekti. Bunu fark eden ve hakkı söylemekten çekinmeyen ġeyhülislâm Yahya Efendi. Ġyi bir komutan olmadığından muvaffak olamadı ve 1626 yılında azledildi. Gerçekten ikincisine sıra gelmeden hayatı sona erdi.» yolda vefat e' Sultân'ın büyük i Abaza MehmedJ SubaĢı'nın ( zam olarak hart da azledildi. Büyük biti askerleri Mis t man'ın kanı ıçm ¦ seledeha. Ancak Bağdad'ı alamadı ve 1631 yılının onuncu ayında bu görevden azledildi. PaĢa getirildi. Böylesine sıkı devlet ricali • lere adı kari' yerek saklarr verilen Sadra. Zira IV. Bağdad'da Bekir SubaĢı'nın çıkardığı isyanı bastırmak üzere Bağdad tarafına serdar-ı ekrem ve sadrazam olarak hareket etti.:" Hafız i. Ancak bu sırada Ġran ġahı Bağdad'da ikinci isyanı çıkarmıĢ ve Bağdad üzerine yürüyerek burayı iĢgal etmiĢti. Yerine de yine Dâmâd Hafız Ahmed PaĢa getirildi. Iran S kerterle onla1 mek Ġstendi. ancak yolda vefat etti ve yerine Diyarbekir Beylerbeyisi Hafız Ahmed PaĢa tayin edildi. Murs isyana !¦¦ Sultân'ın Ga ı padiĢahla t Hafız / baĢı Receb fS Suî Hüsrev I PaĢa'nın 5 olan YalifJĠ Ahi-zâdtl Sultân H rilmesinll üzerine IS bilinen iift BĠLĠNMEYEN OSMANLI 185 I: Böylesine sıkıntılarla PadiĢah olan IV. Hâkim devlet ricali ve annesi idi.*:» karĢı ok' IV. Yerine Damad Halil PaĢa ikinci defa sadrazam oldu ve yeniden patlak veren Abaza isyanını bastırmak üzere Erzurum'a gönderildi. ayında çözdü ve Abaza'nın askerleri terhis olundu ve kendisi de Ġstanbul'a getirildi. Yerine ( isyanını basMMj yılında gorevdaıl Dâmâd Hüsrevf vardı. durumu öğrenen Sadrazam hemen onun da aleyhine geçmiĢ ve dürüst ġeyhülislâm'ı bir kısım yalan ve iftiralarla görevinden aldırarak yerine biraz da sakin tabî'atlı olan Es'ad Efendi'yi tayin ettirmiĢtir. Hafız Ahmed PaĢa'nın iĢi zordu. Böyle bir durumda IV. ġeyhülislâm Yahya Efendi'yi görevden aldıran ve suiistimallere adı karıĢan KemankeĢ Ali PaĢa'nın PadiĢah'tan Bağdad'ın düĢmesini yalan söyleyerek saklaması. Maalesef bütün bu isyan tahriklerinde Nâibe-i Saltanat Kösem Sultân'ın da müdahalesi vardı ve isyancıları destekliyordu. Murad'ın tahta geçmesine vesile olan Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa da gururlanmıĢ ve suiistimallere baĢlamıĢtır. Önünde Abaza isyanını bastırmak meselesi vardı. Zira hem Tokat'taki ma'zul sadrazam ve onun iĢbirlikçisi olan Damad Receb PaĢa ile uğraĢmak zorundaydı ve hem de Ġran Devletine karĢı olan savaĢı yönetecekti. 19 Receb isyanı diye bilinen bu isyan neticesinde Hafız Ahmed PaĢa. Murad'ın zorba baĢı dediği Damad Receb PaĢa yeniçeriyi ve kapıkulu sipahilerini isyana teĢvik etti. Murad. otoriter ve becerikli bir komutan olan Dâmâd Hüsrev PaĢa Sadrazamlığa getirdi. Bütün arzuları kukla bir padiĢahla devleti idare etmekti. PadiĢah'ın gözü önünde isyancılar tarafından öldürüldü ve Zorbacı baĢı Receb PaĢa 1632 yılının bu zorlu günlerinde Sadrazamlığa getirildi. Büyük bir maharetle bu problemi.

Arkasından "HabeĢli bir köle dahi olsa baĢınızdaki âmirlere itaat ediniz" manasını taĢıyan hadisi zikredip Ģerh etti. Murad. Es'ad Efendi'den sonra yeniden ġeyhülislâm olan Yahya Efendi'nin de bu görevden alınmasını istiyorlardı. bana itaat etmeyip celâliler ve haricîler mesabesindeki eĢkıyaları desteklerseniz. Solak-zâde. Veliahd ġehzade Bâyezid PadiĢah yapılmak istendi. tütün yasağı ile yetinmemiĢ ve o devirde zorbaların. tütün yüzünden katle Ģer'î cevaz veren ġeyhülislâm sonradan idam edilince. rüĢvrtl . Sultân Murad evvela. askerin siyâset ile uğraĢmaktan iĢini yapamadığını. zorbacı baĢı Receb PaĢa'nın entrikalarının ardında mâzul Sadrazam Hüsrev PaĢa'nın bulunduğunu biliyordu. PadiĢah lehine çok büyük tezahürat yaptılar ve IV. ġimdi bunları da çok kısa olarak özetleyelim: 1) IV. halkın da duyabileceği Ģekilde tarihî bir nutkunu îrâd eyledi. O'nun Peygamberine ve sizden olan ülü'l-emre itaat ediniz" mealindeki âyeti okudu ve tefsir etti. Allah'ın emrine ve Resûlüllah'ın hadisine aykırı hareket edenleri des teklemeyesiniz. Son sekiz yıl Sultân Murad'ın asıl saltanat yıllarıdır. sadece Ahmed PaĢa'nın öldürülmesiyle yetinmiyorlardı. Küçük Ahmed PaĢa'nın gayretleriyle ele geçirildi ve ortadan kaldırıldı. AnarĢinin devletin temellerine girdiğini. bunu da bahane eden IV. IV. 2) Ġstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan ve Ġstanbul'un yaklaĢık beĢte birini yakıp yıkan büyük yangın üzerine. aranızda tefrikaya mahal vermeyesiniz. sonra da Devleti tehdit eden baĢta Ġran olmak üzere dıĢ tehlikelere yöneldi. Bunun üzerine Sultânahmed Meydanına toplanan isyancı askerler yeniden anarĢi çıkarmak istediler. zamanın ġeyhülislâmı Ahi-zâde Hüseyin Efendi'den de fetva alarak. Murad'ın ilk yaptığı icraat. PadiĢah. Ġkinci Safha: IV. Tabanı Yassı Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa getirdi. Ancak ġeyhülislâmdan aldığı fetvayla bununla kalmamıĢ ve çıkarılan yasağa uymayanları. kendisine ve kanuna itaat etmeyen kim olursa olsun hakkından geleceğini bildirdi. Bu fevkalade ikna edici konuĢmayı dinleyen halk ve devlet ricali. Murad'ın asıl saltanat yılları baĢlamıĢ oldu. Evvela devlet toprakları üzerindeki emniyet ve asayiĢi temin etmeye baĢladı. Cadı Osman ve benzeri eĢkıya reisleri hemen idam edildi. Murad 21 yaĢına gelmiĢ ve çocukluk devresini bitirerek devleti idare edecek tecrübeye sahip olmuĢtu. ordunun savaĢamaz hale geldiğini. Sultân Murad. Ve sununla bağladı: "Sizin sadakatiniz Ģu vakit doğrudur ki. Gerçekten Saka Mehmed. iĢsizlerin ve de eĢkıyanın toplantı yerleri haline gelen kahvehaneleri de hem kapatmıĢ ve hem de yasağa rağmen içki içip sarhoĢ olanları gerekli cezalarla cezalandırmıĢtır. Ağabeyi Genç Osman'ın ölümüne yol açan ve memlekette huzuru bozan zorbacıların elebaĢılarını teker teker temizlemek oldu. Ben ki. Ancak Sultân Murad zeki davrandı ve açık bir divan yaparak âlimler. Ayrıca isyan eden zorbalar. memlekette kaybolan huzuru yeniden tesis etmek gayesiyle ve de eĢkıyanın gözünü korkutmak için yaptığı ifade edilen 19 de. Her iki hadiseyi de. "Allah'a. Bunun üzerine Receb PaĢa yeniden kapıkulu askerlerini tahrik ederek 20 ġaban ihtilali diye bilinen ikinci isyanı çıkarttı. Ġsteklerinin sonu gelmiyordu. Aranızdaki müfsidleri barındırmayasınız. kendisi hakkında "Cezây-ı sezasını buldu" ifadesini kullanmıĢtır. devlete isyan etmiĢ kabul edip kati etmeye baĢlamıĢtır. tütün ekmeyi ve tütün içmeyi yasaklamıĢtır. ipleri ele almaya baĢlamıĢtı ve hemen devleti tehlikeye sokan Recep PaĢa'yı 18 Mayıs 1632 tarihinde idam ettirdi. Ġstanbul'a getirilerek kati olundu. Murad'ın ikinci ve asıl saltanat safhasıdır ki. Yine Lübnan ve Suriye taraflarında zulüm rüzgarları estiren Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin ve oğlu Mes'ud da Ġstanbul'a celb olunduktan sonra 1635 yılında idam edildiler. Murtaza PaĢa'yı tavzif ederek Tokat'taki Hüsrev PaĢa'nın ele geçirilmesini istedi. halifeyim. Ģerî'ata. IV. teslim olmadı ve sonra da öldürülüp halka cesedi teĢhir edildi. Bunlardan BeyĢehri. SeydiĢehri ve çevresini kasıp kavuran Deli Ġlâhî. Devletin idaresini ele alır almaz. Murad. ancak 186 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNtmuvaffak olunamadı. IV. devleti bir avuç zorba ve hırsıza yedirmeye-ceğini.Sultân Murad. memleketin hali ne olur?". Gürcü Rıdvan. devlet ricali ve askerlerin huzurunda. Balıkesir çevresinde Solakoğlu diye bilinen Ġlyas PaĢa. Nitekim alındı ve yerine Ahi-zâde Hüseyin Efendi ġeyhülislâmlığa getirildi. Receb PaĢa'nın katledilip zorbaların tasfiye edildiği 1041/1632 yılından baĢlar ve vefatına yani 1640 yılına kadar devam eder.

Konuyu özetler misiniz? I in l'ia Bağdad Fâtihi. sh. Fâtih-i Bağdad unvanını kazanmıĢtır. rüĢvet iddiaları ve yolsuzluk ithamları yüzünden Ġznik Kadısını idam ettirmiĢtir. Nihayet tedaviler netice vermeyince. II. Gâzî. Uzun süren bir muhasaradan sonra 1639 yılında Bağdad yeniden Osmanlı Ülkesine katılmıĢtır. M. sh. c.§ Revan'ı y Uzun s katılmıĢ! sonra H netice Bu i ti'nde ta mû| düĢen S üç atnf Ġslam:'1 10? Ji bir ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 187 kVe Ġki-\Sultân Murad. kardeĢ katline de karĢı çıkan ve bunu bizzat Sultân Murad'a hatırlatan cesur bir ilim adamıdır. Revan (Erivan) alınarak Tebriz taraflarına da akın yapılmıĢtır. Bu savaĢta Osmanlı Sadrazamı Tayyar Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢtur. Bağdad ve havalisi ise Osmanlı Devle-ti'nde kalmıĢtır. Daha sonra KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığında yürütülen sulh müzâkereleri neticesinde Ġranlılarla Kasr-ı ġirin AndlaĢması yapılmıĢ ve savaĢlara son verilmiĢtir.2. c. Valide Sulan tarafından hemen menfi ithamlarla PadiĢah'a ihbar edilmiĢtir. IV. VIII. Bu ġeyhülislâm. 398-487. I. günü yatağa düĢen Sultân. ecdadının hürmet gösterdiği bu zümreye PadiĢah da hürmet göstere" ifadelerini kullanan ġeyhülislâm Ahi-zâde Hüseyin Efendi. I. Sâhib-kırân ve benzeri unvanlarla anılan ve ancak 28 yıllık bir ömür süren IV. Bu antlaĢma ile Erivan ve Azerbaycan Ġran'da. Zira 6 ciltlik bu tarihin iki cilde yakın bir kısmı IV. ġeyhülislâmı PadiĢaha isyan hazırlığı suçundan idam ettirmiĢtir. sh. 148-206. Ġslama kesin aykırı bir âdet de değildir105. IV. o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir. PadiĢah. 107. ve III. 3) Sultân Murad'ın eski Osmanlı PadiĢahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat da. Ġznik ve Bursa taraflarına doğru düzenlediği teftiĢ seyahatinde. 289-299. Elbette ki bütün tasfiyeler sırasında bazı mazlumlar da zulme maruz kalmıĢ olabilir. 1-452. Revan Seferi diye meĢhurdur. Osmanlı Tarihi. Murad. ciltler). c. Bu durumu. ĠA. bazı tarihçilere göre. büyük bir karĢılama ile Ġstanbul'a döndü. Bunun 9 yılını ^ c u( sn. Cavid. III. Murad'a ayrılmıĢtır (II. yeniden Bağdad'a saldırmıĢ ve Bağdad'ı ele geçirmiĢtir. Sultân Murad. Bağdad Seferi diye bilinmektedir. Ġranlıların Revan'ı yeniden ele geçirmeleri üzerine 1638 yılında PadiĢah Bağdad'a yürümüĢtür. UzunçarĢılı. Kantemir. Umulur ki. Birinci Ġran Seferi.durumu beddu ecdadının r> lâmP ihbarı idame Murad'aii 4)C niden6 yapılan lı lemistir I sefer n sürmüĢtür. On ay sürmüĢtür. 737-766. c. Naima. IV. 1043/1633 yılında Ġzmit. ulemâ sınıfından bazı insanları da idam ettirmesidir. 8. sadrazamları tarafından yapılan harekâtlar netice vermeyince. siz kendilere nasihat buyurub âlimler zümresinin hayır duasını aldırasınız.1640 tarihinde vefat eyledi. Artık. Ġkinci Ġran seferi ise. 4) Osmanlı Devleti'nin iç ahvâlindeki bu karıĢıklıktan istifade eden Ġran ġah'ı. 1635 yılında yapılan bu sefer neticesinde. Solak-zâde. 4 ay ve 28 gün Osmanlı tahtında kaldı. Murad'ın dönemini incelerken temel kaynaklarımızın baĢında Naima'nın Tarihi gelmektedir. Ramazan Bayramının 2. sh. Baysun. Kısım. sh. ancak kati olunmaz" diye bilinen kuralı çiğneyerek. Ġslâmiyet'te yok ise de. "Murad IV". Maalesef Sultân Murad. bütün Osmanlı arazilerinde yaklaĢık 20. teessüfle Valide Sultân'a bir tezkire ile duyuran ve tezkiresinde "Kendülerini bedduadan sakınırız. Cenaze merasiminde gazalarda bindiği üç atının eğerleri ters takılarak cenazenin önünde yürütülmesi. bizzat kendisi Ġran üzerine iki ayrı sefer düzenlemiĢtir. III.000 eĢkıyayı ortadan kaldırmıĢtır. . Ancak nikris hastalığına müptelâ idi. 263-451. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır. Murad. 16 yıl.

hep ehl-i kemal olsaydı. nr. sh. Murad. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". Osmanlı Tarihi. zulmedenleri.. Çoğu meselelerde ecdadının koyduğu kanunlara fazla itibar etmedi. âsâyiĢ bozuktu. r Ölümliı kıyla kabul} yarım asır t baĢlayacaktı. BA. orduyu büyülemiĢtir. fesâd Ģebekelerini ve zorbaları ortadan kaldırması. ıslâh edilmiĢ bir maliye bıraktı. Ġkincisi. Ancak Yavuz'dan ayrıldığı iki önemli noktası mevcut idi: Birincisi. Mesela ehl-i tarikatın kısmen aleyhinde olan Kâdî-zâde Mehmed Efen-di'nin tesiri altında kalmasına rağmen. c. bir çok konuda yeni kanun ve usuller ihdas eyledi. Osmanlı Devleti içerisinde huzur ve asayiĢi sağladı. nerdeyse hiç bir iĢe karıĢmadı. 185. 127 vd. EĢkıyayı bertaraf edeceğim derken. derin zekâsı. Sohbetlerinde Yavuz gibi. Hilelerin peĢinde koĢan Ali PaĢa ile Yavuz'un veziri Pîrî Mehmed PaĢa'yı kıyaslamak mümkün değildi. Siyâset kılıcıyla serkeĢleri korkuttu. Ancak hem askerlik ve hem de devlet idaresi sahasında büyük baĢarı kazandı. büyük devlet adamı ve büyük diplomat demek mümkündür. 134. bazan ona Ģerî'ata uymayan iĢleri yaptırdıkları da nakledilmektedir. ordu disiplinini kaybetmiĢti. korku hissine tamamen yabancı olması. Avrupa'daki haber alma teĢkilâtını düzenleyerek Kanunî devrindeki duruma yükseltti. Ayrıca Ģahsiyetaftitibariyle dedesi Yavuz Sultân Selim'e benzetilmektedir. Uzun boylu. Emir güne Oğlu Yusuf. bizzat sürdürdü. sh. Tütün Yasağı için bkz. Hatta 1043/1633 tarihinde Sultân Ahmed'teki mevlidde karĢılıklı tartıĢmalar vâki olmuĢ ve PadiĢah her ikisine de hürmeti devam ettirmiĢtir. 85. yaygınlaĢan zulüm ve suiistimalleri önlemiĢ olmasıydı. Muı yalanlardan! 108. Vefat ettiği zaman hazinede 15 milyon altın ve bir o kadar da diğer servet vasıtaları bulunuyordu. Ancak 1632 yılından 1640 yılına kadar müdebbir bir devlet adamı gibi devleti idare etti. maliye periĢan ve hazine bomboĢtu. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. cihanın en büyük vurucu kuvveti halinde düzenlediği ordu.. onun d ancak bazan om» gürzleri h •¦ öğrenmiĢ' '. KĠ mi lebi ten sarayının meo . Murad'in en çok tenkid edilen bu kusuru olmasaydı. saltanatı devraldığında. Bazan zulme varacak kadar sertti. Yavuz gibi 42 yaĢında değil. Silahdar Mustafa PaĢa ve Bekri Mustafa gibilerin. Ancak her konuda Ģerî'atın emirlerine uygun hareket ettiği ve kanun hükümlerini aynen tatbik eylediği de söylenemezdi. Zaten IV.630 vd. Bazı zulümlerine rağmen. Yavuz gibi cihangir olamadı.000 hicrî yılından sonra gelen PadiĢahların en büyüğü idi. Yavuz'u Yavuz yapan yakın devlet ve ilim adamları onun için vardı denilemez. Naima'nın tesbiti ile 1. çok ağır Ģartlarda çocuk yaĢında tahta geçti. En önemlisi de "çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. ömrünün kısalığına sebep oldu denilmektedir. Aksun. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının yardımıyla (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). 1041/1632 yılına kadar selefleri gibi. Fakat haklı söze gücenmez ve ilim adamlarının haklı mütalaalarından memnun olurdu. Zira sadrazamlar liyakatsizdi. Mühimme Defteri. Ġki büyük sefere çıkan Sultân Murad. rakipleri durumunda bulunan Sultân Ahmed Camii Vaizi Sivâsî Abdülmecid Efendi ve Galata Mevlevîhânesi postniĢini Ġsmail Dede'yi hürmetle dinlerdi. Ona büyük kumandan. dıĢarıya karĢı korkutucu Ģevkette bir devlet. 188 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYdu validesinin niyabeti ile yürüttü ve Osmanlı Devleti için anarĢi yılları oldu. En güzel tarafı. Maalesef Musa Çelebi.] sertliğinden \ larında Avı ps'dâ rpııhiffl Ki): ve I adıyla yad e Hamm IV. II. en büyük PadiĢahlardan biri olurdu denilen tarafı. Murad'in dehâsı. ĢiĢmanca vefl sinden uzağa i Naima. Geriye kalan 8 yılını ise. her türlü meĢakkate tahammül etmesi. bazılarının da zulmen kanına girmiĢ olması ihtimali."Vj "kurĢun ve I elçinin gözü! olarak müH binasından 1 etmiĢtir. kalın kemikli. IV. Devletin yularını eline aldı ve yedi sene kadar istediği gibi devleti idare etti. etrafına bir takım sefil insanları yaklaĢtırmasıydı. Bu hususta çok misâller gösterilebilir.

"Ģakaya. Kapukulu Ocakları. Hastalık derecesinde ata düĢkündü. Ġstanbul 1314-1938. Zira Hammer'in ifadesiyle. IV. Eserleri ve hayratı ile de Anadolu hâlâ hatıraları ile doludur. I. III. buradan gelecek tehlikeleri önledi ve Avrupa'da mühim bir savaĢ yapmadığı halde. II. Tarihçilerin naklettiğine göre. eğlenceye ve maalesef sefâhete düĢkündü" demeleri. Ok Meydanı namazgahına minberi o koymuĢtu."¦ . Aksun. aslı astarı olmayan yalanlardan ibarettir106. I. .daha öl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 189 ĢiĢmanca ve fakat çevikti. ancak bu kısım okunduktan sonra. zekâsından ve sertliğinden korkarak durumu Cumhuriyet Senatosuna bildirmiĢti. Ayrıntılı bilgi Fâtih dönemi soruları a-rasında verilmiĢtir. VIII. ta'lik yazısı üstadı ve büyük bestekâr idi. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Yıldırım Bâyezid ile ilgili sorularda uzun uzadıya konuyu incelediğimizden dolayı. IV. Ankaravî Mehmed Efendi eliyle yapmıĢtı. I-II. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. Hammer'in ifadesiyle "paslanmıĢ Ġslâm Kılınana kan ile su veren bir halife idi". M. Seyahatname I-X. Bilindiği gibi. kalkan hatıra olarak müzelik eĢya arasına koyuldu. Fırat'ın büyük kollarından biri hâlâ bu sebeble onun adıyla yad edilmektedir. onun kuvvetini Ġfade edebilmek için "200 okkalık (yani yaklaĢık 600 kiloluk ağırlık eder. Murad'ın Mûsâ Çelebi ile böyle bir iliĢkisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. 106 Naima. yarım asır önce yıkılmaya baĢlayacaktı. bütün kaynakların ittifakıyla kabul edilmektedir. 338.. sefâhet. . IV. c. "Murad IV". ¦ •¦. Naima.-•. Kantemir. Bayezid Camiinin minarelerinden birinin altındaki hedefe isabet etmiĢtir. tüfek mermisinden uzağa düĢerdi ve Hammer'in ifadesiyle attığı ciridin delmeyeceği madde yoktu.¦¦¦•¦ 190 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/' 109. yollar ve büyük köprülerle ihya etmiĢti. Evliya Çelebi. iki yerden deldi. c. Bağdad ve Revan KöĢklerini o yaptırmıĢtı. sh. ĠA. Murad'ın sefâhet içinde olduğunu söylemek tamamen yanlıĢtır ve hiç bir temel tarih kitabında. Baysun. Bugün ifade ettiği manayla. Ölümünün Batı devletlerinde memnuniyetle karĢılandığı. I. Cavid. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu hanlar. 248 vd.. kervansaraylar. Ģer'an yasak olan Ģeylere. nükteye. zevk ve eğlenceye dalma manasına gelmektedir.. Öztuna. özellikle gayr -i meĢru kadınlarla düĢüp kalkmaya ve içkili alemlere katılmaya denir. devletin hayatını ve büyüklüğünü yarım asır uzatmıĢtır. Ġç oğlan. Konuyu daha önce bütün ayrıntılarıyla açıkladığımızdan burada tekrar etmeyeceğiz107. yayını çektiği ok. -. elçinin gözü önünde. camileri ve diğer müĢtemilâtı ile birlikte Kazak taarruzlarına karĢı yapmıĢtı. Aynı zamanda Ģair. IV. o gelmeseydi devlet 1683'de değil. Eski Saray denilen Ġstanbul Üniversitesi merkez binasından attığı cirit. böyle bir Ģey kayd edilmemiĢtir.. Murad'ın alkolik ve sefih olduğuna dair iddiaları daha yakından inceleyebiliriz. 642 vd. Akgündüz. . Daha 17 yaĢındayken kendisini gören Venedik Büyükelçisi.. 164. sn. c. II. tesiri büyük oldu. Konuyu iki açıdan incelemek yerinde olacaktır: Birincisi. sh. 159-162. 107 UzunçarĢılı. IV. IV. Peçevî. ancak bazan okka bir kilo karĢılığında da kullanılmaktadır ki. c. Sel suları ile harabe olan Kavbeyi o tamir ettirmiĢti. Bilhassa son zamanlarında Avrupa'ya yönelik akınlar yaparak. 108. Bu zikredilen manada IV. bu bir teĢbihtir. Timur neslinden ġâh-ı Cihan'ın elçisi Zarif Bey'in Hindistan PadiĢahından "kurĢun ve kılıç kâr eylemez" diye hediye getirdiği gergedan derisi kaplı kalkanı. c. "MelâMb ve melâhîye" yani oyun ve . Rumeli ve Anadolu Kavağını. sh. c. Devrinin büyük okçularından okçuluk öğrenmiĢti. sh. Merak edenler. 346-350. Enderun personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir.297-299. Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitaplarının. Bu iĢi. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapı Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Osmanlı'da Harem. o zaman 200 kilo olur ve makul hale gelir) gürzleri kaldırabilirdi" demektedir ki. c. Murad'ın sefîh olduğu iddiasıdır. Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Kaynakları yorumlamakta kasıtlı davranan bazı tarihçiler. 399 vd.. önce mızrak ve sonra da ok atarak. Murad'ın saçlarını at kuyruğu gibi yaptığı ve benzen iddialar.

Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoĢu kati ederlerdi. Murad'ın içki içtiğini kesin bir Ģekilde bilmiyoruz. 15 lerini seyredil!. hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu bâbda mübalağa olundu. tamamen yanlıĢtır. hep ehl-i kemal bulunsaydı. istirahat «I fazlaca içki içti. Murad'ın içkici ve sarhoĢ olduğuna dair iddialardır. Mty giderek. Ba'dehû ol biçare çıkub halâs buldı". Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düĢdükde helak oldu deyü geçdiler. gayr-i meĢru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir. IV. melerden anta alemi yapıp e gizliye içki i etmek ile. 8u I gönlünü açmak k mak ve arzu'an h orada Fad-Ģahlara ft Ģiddetli hastalıktan^ ġimdi Ġki fazlaca içki I. Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki PadiĢahtırlar. Osmanlı PadiĢahlarından I. Murad'ın AyĢe Sultân isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaĢadığı yedi sekiz de cariyesi olduğu nakledilmektedir. Sefih olması hususundaki yanlıĢ izahlar. Murad'ın ve bütün Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru kadınlarla beraber olmalarına ihtiyaç yoktur. M makamım| Bunlard hülislâmYahyıfe lislâm Zekenyıls-olması i anlaĢılınca! hülislâm'a e zamanda Wf Ġkincisi. Murad ile alakalı bazı kelimeleri ve tesbitleri yanlıĢ yorumladıkları da bir gerçektir. Ancak bunların açıktan içki kullandıklarına dair olan rivayetler de kesin doğru değildir. hep gayr-i meĢru oyun. Zira. Zira teserrî dediğimiz cariyelerle. Gizlice içse dahi. Murad. eğlence ve sefâhet olarak anlatılmıĢtır ki. "(Bir seferden) Ġstanbul'a dâhil olduklarında. Bir kısım yazarların IV. küçük yaĢta vefat etmiĢlerdir. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. açıktan içki içtiği ve bir sarhoĢ olduğu söylenemez. vBile' diyoruz: çünkü IV. Bâyezid ve IV.* özellikle <{r«j| virleri neten Üçiıım-îj zatrr N OSMANLI ı ne derı dolayı. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". 11 oğlu ve 4 kızı olduğu nakledilmektedir. I fark olsa g 110. Safiye Sultân ve Rukıyye Sultân dıĢındakiler. i günden-günefi Değeri! t Onun için akta saptırıldığını d "Ramazan t küne inip (okçuluk» 01 sâhib-kırSngOlj Silahdar PaĢa î tertip olundu. Böylesine içki düĢmanı olan bir PadiĢahın. MeĢru dairede istediği ve baĢkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın. Sohbetlerinde. Nitekim IV. Ġkincisi. onun içkici birisi olduğu konusundaki izahlar gibidir. bundan piĢmanlık duyduğunu anlıyoruz. |tt iddiaları ifan yasak i malî katılmaya »tamamen 'sef ve eğ-ppgayr-i îsraber ol-yat yaĢananımı ve u ve 4 ı Sultân srçla evli fu yollarla BlhUSUılarına Hım Ģu |nâve i layık Mit »Hatta BĠLĠNMEYEN OSMANLI . içkici ve sarhoĢ biri olduğunu söylemek çok zordur. Bu konuda en doğru ifade Naima'nın Ģu tesbitleridir: "Çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. meĢru dairede hayat yaĢamaları her zaman mümkündür. Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile. Murad. Bunlara bir örnek verip konuyu kapatalım: "Murad IV.eğlencelere düĢkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyânları. Fakat yine de gençliğinde böyle bir günaha girdiğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. ılamrafe IV. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının teĢvikiyle (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Bunlardan Kaya Sultân. IV.

Acaba ileri sürülen iddialar doğru mudur? IV. VIII. Murad'ın hükümdarlık yaptığı yıllarda Hezarfen Ahmed Çelebi adında bir Türk bilgini uçma teĢebbüslerine giriĢti. sh. 111. Yılmaz. istirahat etti ve akĢam yemekte yakınlarının (Silâhtar ve Emirgûne-oğlu) teklifi ile. Evliya Çelebi. Bu zat. Murad'ın zamanında üç defa aynı makama getirilen ġeyhülislâm Yahya Efendi'dir. biz de sadeleĢtirerek nakledeceğiz ve meselenin nasıl saptırıldığını daha rahat anlayacağız: "Ramazan Bayramında erkân ve a'yân el öpüp gittiler. 429-430. I. II. sh. Aksun. sh. ġair ve edib bir zattır. 108 Naima.. bu sefahat gecesinin ertesi günü hastalandı. 297. sh. Yahya Efendi. Bunlardan birincisi. Ġlk önce Ok Meydanından kısa mesafeli dokuz deneme yaptı. Baysun. Daha sonra At Meydanı'na nazır Silahdar PaĢa Sarayına varub meydana ve etrâf-ı âleme nazır KöĢk'de oturup hava aldılar. Elimizde Fetâvâsı da bulunan bu ġey-hülislâm'a edepsizlik itham edenlerin tarihten bi haber oldukları ortadadır. 642 vd. Değerli tarihçi hocamız Cavit Baysun'un bu bilgileri Naima'dan aktardığı çok açık. daha evvel de ġeyhülislâmlık yapan ġeyhülislâm Zekeriya Efendi'nin oğludur. Büyük ziyafet tertip olundu. biraz at koĢturduktan sonra Atmeydanı'nda Silâhtar Mustafa PaĢa'ya tahsis edilen saraya giderek. c. günden-güne fenalaĢtı". c. Kadı ve müftülerin idamına karĢı çıktığı ve özellikle kardeĢ katli meselesinde asla fetvaya yaklaĢmadığı için bazı müfsidlerin tezvirleri neticesinde idam edilmiĢtir. 1 ġevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan PaĢa köĢkünde Ġç ağalarının türlü hünerlerini seyredip. Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzulan harekete getirmek iddiasıyla hafif meĢrep arkadaĢ sohbetlerine onu teĢvik ettiler. UzunçarĢılı. Osmanlı Devleti Tarihi. I. c. 159-162. M. IV. IV. c. I. Kantemir. BA. tarihi tahrif olur109. bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen. 420-421. içki meclisleri düzenleyip sefâhet alemlerinde yaĢadığını söylemek arasında fark olsa gerektir108. Ahi-zâde Hüseyin Efendi'dir. IV. c. 164 vd. III. Hepsinde de baĢarılı oldu. gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler. nr. Ġbnül-Emin-Saray. c. IV. bu satırlardan sonra nasıl iddia edebilirsiniz? O halde gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden piĢmanlık duyarak tevbeyi arzuladığını ifade etmek ile. Kendileri mu'tâd üzere deryada Sinan PaĢa KöĢküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan Ģahısların çeĢitli (harp) oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler. 914. 939. ġöyle ki. ¦ 192 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAĠJj hayali olarak bunlara hilâf-ı hakikat Ģeyler isnâd etmek. O gün orada PadiĢahlara yakıĢır Ģekilde zevk ve sohbet edüp Saray'a geldiler. tövbeyi bozarak fazlaca içki içti. Ertesi günü durumları değiĢti ve Ģiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı.. 54-56. II. Üçüncüsü de Es'ad Efendi'dir. 338. Seyahatname. 399 vd. sh. 346-350. Murad devrinde yani 17 sene içerisinde üç önemli ilim adamı ġeyhülislâmlık makamını ihraz etmiĢlerdir. Kapukulu Ocakları. sh. Bu sırada Silahdar PaĢa ve bazı özel sohbet arkadaĢları. Hoca Sa'deddin Efendi'nin oğludur. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir. I-II. ġimdi ikisini mukayese edelim ve kendi kendimize soralım: Acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabilirsiniz? Sefâhet gecesi manasını hangi kelimelerden anlayabilirsiniz? Hele hele Ramazan Bayramında bir Osmanlı PadiĢahının içki alemi yapıp eğlendiğini. c. Öztuna. Çağatay. Peçevî. Ģevkini ve neĢesini arttırmak ve gönlünü açmak kasdıyla. Milâdî takvim . Cavid. c. Ġkincisi. Ġstanbul 1986. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır. 248 vd..". Uluçay. Onun için aktarma yaptığı yeri. Acaba doğru mudur? Ġdam iddiası doğru değildir. "Murad IV". 213. RüĢvet ve suiistimallere karĢı dürüst bir ilim erbabı olması hasebiyle bazı müfsidlerin telkini ile iki defa bu görevden alınmıĢ ve dürüstlüğü anlaĢılınca yeniden aynı göreve iade olunmuĢtur. 110. ancak sürgün edildiği doğrudur.. sh. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. aynı zamanda büyük bir Divan Edebiyatçısıdır. Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir mikdar at koĢturdular. 449.191 "Murad IV. Bütün bu Ģeyhülislâm olan Ģahsiyetlerin eserleri ve ne yaptıkları ortada iken. ĠA.

sh. Füzenin barutu bitince de daha önce hazırlamıĢ olduğu kanatları açmıĢ. Tarih ve Edebiyat Mecmuası. Füze ile uçan ilk Türk'tür. 112.1636 yılını gösteriyordu. Çünkü. 430. Onun bu baĢarısından hoĢlanan Sultân IV. Yanında olan diğer fiĢekleri ateĢleyip rûy-u deryayı çırağan eyledi. Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiĢti. 337-338. IV. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de i-dam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir. II. I. Evliya Çelebi. misi Sulta::» cuğu ( tek Osmaıojıg Maalesef t ms rr b: gc 338. 548-549. Vücuduna taktığı kanatlarıyla Boğaza doğru süzüldü. c. Bu Lagarî Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fiĢek îcad eyledi. ona göre uçmasını gerçekleĢtirmiĢti. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde anlattığına göre. orada Selâmet Giray Hanın yanında ölmüĢtür. Bu da doğru mudur? Lagari Hasan Çelebi. Nev'î-zâde Atâî.". Murad tarafından mükâfatlandırılmıĢ. c. Sinan PaĢa Sarayı önünde denize inmiĢtir. sipahi sınıfına yazdırılmıĢtır. 44-46. "PadiĢahım.y 113. Vakâyi'ül-Fuzalâ. kendisine bir kese altın verdi. c. sh. 110-114. FiĢengi önünde c söyledi" d Bu Hezarfen'ln j diklerine c ne dair izahl dolayı ola iddia ettiği g ve teknolo tarihimize y Netice ( doğru taril Ancak I tâbi'ı Norveçli i kabul e 109 Naima. Herkesi alabildiğine bir heyecan kaplamıĢ. "PadiĢahım seni Huda'ya ısmarladım. Hezarfen Ahmed Çelebi. Maalesef bu ihsanına rağmen "Böyle kimselerin bekası caiz değil" diye Cezâir'e sürgün ettiği ve orada vefat ettiği Evliya Çelebi'nin kayıtları arasındadır. I. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". 755-757. FiĢengi kebirinin barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan PaĢa KöĢkü önünde deryaya indi ve padiĢahın huzuruna geldi. Gazev BĠLĠNMEYEN OSMANLI 193 rek yardımcılarının ateĢlemesiyle uçmayı baĢarmıĢtır. Hasan Çelebi 50 okkalık barut macunuyla dolu 7 kollu. Ġdam edildiği ve deryaya atıldığı iddiası asla doğru değildir. Bir kese akçe Ġhsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı. füzeciliğin atası sayılmaktadır. bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiĢ. Hezarfen Ahmed Çelebi Lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuĢ gibi uçup Ġstanbul Boğazını geçmiĢ. Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleĢtiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken. Sarayburnu'nda Hünkâr huzurunda fiĢenge bindi ve Ģakirtleri (yardımcıları) fitili ateĢlediler. Murad. Hadâlk'ul-Hakaık. III. kendini boĢluğa atacak kahramanı bekliyorlardı. Sultiıl. c. Seyahatnamesinde Roketle uçma olayını Ģu Ģekilde anlatmaktadır: "Murad Hân'ın Kaya Sultân isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı Ģenliği oldu. Murad'ın kızı Kaya Sultân'ın doğduğu gece yapılan Ģenlikler sırasında füzeyle uçma hünerini gösterdi. Ġsâ Nebî sana selam söyledi" diyerek Ģakaya baĢladı. I. 691-692. Halil. sh. O gün Ġstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuĢtu. Döğen. 1633 yılında IV. Nisan 1981. Nihayet beklenen an geldi. Zemini bûs ederek. Hezarfen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Fârâb Ģehrinde olan Ġsmail Cevheri'yi örnek almıĢtı110. Onun bu baĢarısını gören halk ona "bin fenli" mânâsında "Hezarfen" lâkabını taktı. kendi îcadı olan bir fiĢeğe binerek yardımcılar» l önce hazırlamıĢ c gösteri üzerine I Daha sonra I ölmüĢtür. Ġsa Nebi ile konuĢmağa gidiyorum" diyerek semaya fırladı. planörcülüğün de öncülüğünü yapmıĢ oluyordu. Evliya ( "Murad i elli okka baruU ve Ģâklrtlerlf mağa. o uçuĢunda bir planörcü gibi rüzgarın esiĢini dikkate almıĢ. . sh. Lagarî. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuĢunu yapmaya hazırlanmaya baĢladı. Daha sonra Lagarî Hasan Çelebi Kırım'a gitmiĢ. Ersoylu. 110 Evliya Çelebi. sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnu'ndaki Sinan PaĢa KöĢkünden olup bitenleri seyrediyordu. 670. c. Bu gösteri üzerine IV. ġeyhî Mehmed Efendi. sh. "Bismillah" deyip kendini boĢluğa bıraktı. . Galata Kulesi'nin üstüne çıktı. Herkes hayretteydi. Murad. Seyahatname. Kısa bir zamanda mahĢerî bir kalabalık toplandı. sh.

annesi ve Valide Sultân olan Kösem Sultân'ın varlığıdır. ecdada ve tarihimize yapılan iftiralardan ibarettir. kendisi diğer Osmanlı PadiĢahları derecesinde tahsil ve terbiyesini tamamlamamıĢtı. 670-671. Hatta tam tersine. doğru tarihimizi bilmeyenler. 337-338.. Bütün bunlar. dört ağabeyinin idamını bizzat yaĢadığı gibi. vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline göre Ģiddetli bir migrene yol açmıĢtı. .¦¦. Sultân I.. 1645'de Malta üzerine sefere karar verildi. Norveçli âlim Roffavik. sh. sh. Ġbrahim. baĢka bir sebepten dolayı olabilir. Halil. Murad zamanlarında olan acı olayları da bizzat yaĢamıĢtı. Ġbrahim.Bu konudaki en önemli kaynağımız olan Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde ne Hezarfen'in ve ne de Lagarî Hasan Çelebi'nin. 14 Aralık 1998 tarihli Hürriyet Gazetesi.. Aleyhinde olan durum. . ilim âĢıkı ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin böyle bir hadise ile alakalı ilmin ve teknolojinin aleyhinde bir fetvası da mevcut değildir.SULTAN I. XVIII. Bkz. Bunun en acı misâllerinden birisi.¦•¦. O halde.. annesinin ihtirasını bildiği için. Maalesef. Biraz önce saydığımız olumsuzlukların baĢında da. Ģayet bunlardan biri idam edilmiĢse. Netice olarak Ģunu ifade edelim ki. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve sonradan PaĢa'yı da ekleyebilirsiniz. Ey Rabbım! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün. sh. 548-549. Kara Mustafa PaĢa'dan sonra vezir-i azam olan Semin Mehmed PaĢa da. Seyahatname. II. Osman ve IV. bu aleyhteki durumu daha da kötüleĢtiriyordu. ĠBRAHĠM DEVRĠ 113. bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının tahriklerine kapılan Sultân. Maalesef. Buna rikâbdarlıktan II. Ancak o sebebi de kesin belirlemek zordur. sh. c. 44-46. Kendisini tahta davet eden ulemâ.: •• ¦-'¦¦> '. Maalesef.-¦•. baĢta Valide Sultân olmak üzere.":-. aleyhle-rindeki bütün tahriklere rağmen. c. ağaların ve ehliyetsiz kiĢilerin eline geçmesine sebep olmuĢtur. I. dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın veziriazam olmasıydı. tarihimize ve medeniyetimize düĢman kesilmektedirler. Katoliklerin zulmünden bıkan yerli Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da istifade edilerek. Ġbrahim'in ilk yıllarında devlet idaresini epeyce rayına koymuĢtur. Serdârlık Kaptan-ı . KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'yı 1644 yılında idam ettirmiĢtir. Zira hayatını zindan gibi olan kendi dairesinde geçirmiĢ. Bütün bunlara rağmen. .. Ersoylu. c. Hazinenin gelir-gider muvâzenesini muhafazaya çalıĢmıĢ. ' eden Sultân Ġbrahim. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi.: .-. Topkapı'dan Eski Saray'a göndererek bu dertten kurtulmak istemiĢtir. devletin kadınların. Sultân Ġbrahim. lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki durumla karĢı karĢıyaydı. Ahmed'in Mahpeyker Kösem Sultân'dan 1615 yılında dünyaya gelen çocuğu olan I. 24 yaĢında 1640 yılında ağabeyi IV. tahta oturduktan sonra da. Murad'ın vefatından sonra tek Osmanoğlu olarak tahta oturdu. . ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de yardımlarıyla. Yusuf PaĢa'nın rüĢvet ve hediye düĢkünü bir devlet adamı olduğu yönünde ithamlar vardır. "KiĢi bilmediğinin düĢmanıdır" kaidesince. Lehinde olan durum.-:¦¦. Saltanat günlerimde milletimi hoĢ hal eyle ve birbirimizden hoĢnûd eyle" diye dua etmiĢtir. I. II. 1644 yılında Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiĢtir. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". ¦ . ilk uzay roketinin Türkler tarafından icad olunduğunu batıya kabul ettiren bir araĢtırma yapmıĢtır111. Bu tür iddialar. Döğen.¦-¦ . bu ilmî buluĢlarından dolayı idam edildiklerine dair bir kayda rastlanmamaktadır. Ancak muvaffak olduğunu söylemek mümkün değildir. devlet ricali ve Valide Sultân'a mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta asla niyeti olmadığını ifade 111 Evliya Çelebi. bunların taltif edildiklerine dair izahlar vardır. sikke yani paranın değer ayarlamasını düzene sokmuĢ ve devlete ciddiyet getirmeye çalıĢmıĢtır. maalesef bu kadın bulunmaktadır. Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz? Sultân I. ¦ . 194 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA'. Önemle ifade edelim ki. Bir ay sonra ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de ölümü. "Elhamdülillah. VVeekly Word News Dergisinin neĢrettiğine göre. Önceleri.. I. Ayrıca bir takım müfterilerin iddia ettiği gibi. zaten yetiĢmemiĢ olan PadiĢah'a kanunları çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu'lu Hüseyin Efendi'nin Hace-i Sultanî olarak tayin edilmesidir. Cinci Hoca da denmektedir. Ancak Bediüzzaman'ın yerinde tesbiti ile "herkes kendi âyinesinin müĢâhedâtına tâbi'dir". Kendisinden baĢka Osmanoğlu mevcud değil idi.

Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir. n fahiĢtir. devlet iĢlerine kadınların müdahalesi önlenememiĢtir. kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur etmekte kullanmaları.Mâh-i Enver Sultân. fitneyi önlemek için birini katlediniz" Ģeklindeki fetvasına dayanılarak I. 1646 yılında Deli Hüseyin PaĢa serdârlığında 2. IV. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu Girit'ten çekildi. Mehmed'e. veya 7. PadiĢahın aile hayatına düĢkünlüğü. iĢi çığırından çıkarmıĢtır. lislâmın. Haseki. ġeker-pare denilen musâhibeler gibi onu eğlenceye teĢvik eden cariyelerinin fazla oluĢu. Ocak ağaları yeniden cuntalaĢıp devleti soymaya baĢlayınca. Hele Telli Haseki baĢta olmak üzere. Zira özel hayata düĢkünlük ile. devlet idaresinde sıkıntılara yol açmıĢ. Haseki. ġeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya E-fendi ve Abdurrahim Efendi'yi ve diğer devlet adamları arasında Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin PaĢa.Derya Yusuf PaĢa'ya verildi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 195 Mm gibi irtbirbirij yanı niĢtir. hem Ģer'-i Ģerife ve hem de kanuna aykırı olarak bî'at edildi. 4. 2. israf ve bunun karĢılığında gelirlerin azalması devleti sarsmaya baĢladı.1. Gençliğinde buhranlı bir hayat yaĢaması. Önemle ifade edelim ki. I.e -IV. Ada ikiye bölünmüĢtü (1648). Semin Mehmed PaĢa ve Hezâr-pâre Ahmed PaĢa'yı. bu olumsuzluklardan sadece biridir. Sivas Valisi Varvar PaĢa'nın isyanıdır (1647). ZEVCELi ve uzun yıllar1^ Valide Sulta ce Muazzez Sui Sultân (Telli \ alındı. PadiĢah bunların haklarından gelmek istedi ise de. olay duyuldu ve ihtilal çıktı. Murad gibi fazla kadına düĢkün değildir. "Ġki halife bulunduğu zaman.AyĢe! Atîka Sultân18!" 114. Süleyman'ın annesi ve câriye. 1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle sonuçlandı.Ayfe 1 Sultân. kendi hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale gelmesi. Murad gibi otoriter.Hatice Turhan (Tarhân) Valide Sultân. fe"j müttefiktirtolM kullanıldı ki Hasekisi j Kısım I. Ağaların adamı olan Sofu Koca Mehmed PaĢa. onu kadınların avucuna ister istemez itmiĢtir. Mustafa gibi biçare ve III. III. II.Hatice Muazzez Sultân. 7 Ağustos 1648'de henüz 7 yaĢındaki IV. W. sadrazamlığa getirildi. Ġhtilâlin ı hülislâm Abdurı tarihinde hal' e Mehmed'e. Ġbra? I. Bütün bu olaylar. Ahmed'in annesidir. ancak Kandiye fethedilemedi. Sonra ġeyhülislâmın. "Ġki haille j Ģeklindeki edildi. 5. Zamanın PaĢa ve He. Ġbrahim hal'inden 11 gün sonra boğularak Ģehid edildi. Zira IV. Ġhtilâlin arkasında nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır. Ġbrahim'in cidden eksik olan yönleridir. ZEVCELERĠ: 1. 1648 Ağustosunda asilerin isteği üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed PaĢa azl edildi ve sonra asilerce öldürüldü. Haseki olduğu sanılıyor. sh. diğer sultânlar gibi kendini fazla yetiĢtirememesi. Ağustos 1648 tarihinde hal' edildi ve bir odaya haps olundu. I. Zamanındaki sadrazamlar arasında KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa. (seden bici ıhta bir hayat yaĢadığı anlaĢılmamalıdır.| II.Sâliha Dil-aĢûb Valide Sultân. 6. 7- .| riz. Valide Sultân kısmen devre dıĢı bırakılmıĢ ise de. hem.AyĢe Sultân. Sefer yapıldı. 3. Sultân Ġbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. bütün bu anlatılanlardan Sultân Ġbrahim'in gayr-i meĢru bir hayat yaĢi tamamen farklı j Bütün bu olayl da gelirlerin az< PaĢa'nın isyanıdır! PadiĢah bunların I Ağustosunda asilerini sonra asilerce i getirildi. Bunlardan biri de. Ibralftı*" gururdan uzak. gayr-i meĢru hayat tamamen farklı Ģeylerdir. 4. Haseki'dir ve II. Nikâh ile kadınlığa alındı. Kaptan-ı Derya Damad Fâzıl PaĢa ve NiĢancı Ahmed PaĢa'yı zikr edebiliriz. Mehmed'in annesi.Hüma ġah Haseki Sultân (Telli Haseki). fendi ve Abam Hüseyin PaĢa. Osmanlı neslinin devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata teĢvik edilmesi. 3-ġehzâdeJ. 5. Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıĢtır. ġeyhülislâm Abdurrahim Efendi'yi de yanına alan sadrazam tarafından. 7-ġehzâdej 11. 6. Sultân Ġbrahim zamanında. atın ve I. 5. II. s' <** Sarayı Ml:o( Devletler . Bunların tahriki ile Sultân Ġbrahim'de baĢlayan lüzumsuz samur merakı.

onun zaman zaman hafakanlar içinde kaldığını ve yüreğinin sıkıldığını ifade etmektedirler. elmas gibi yüreği olan ve hassas yapıda bir insan olduğunda tarihçiler müttefiktirler. sade-dil. 257258. sh. PadiĢah olmadan evvelki stresli hayatın da tesiriyle. sh. Valide Sultân baĢta olmak üzere. sh. UzunçarĢılı. 6. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bu lakabı ilk kullanan ve çevreye yayan katlini arzuladığı Kara Çele-bi-zâde Abdülaziz Efendi ile Anadolu'nun huzuru için idam ettirdiği ġi'î isyancılardan KesikbaĢ Emirgûneoğlu'dur. 124. onun rahatsızlığı. Ġbrahim'in erkek çocuğu olmasını Ģiddetle arzu etmektedirler. 13-18. III. 766-773. 9. 7001-7002. zaten hayatı sıkıntılı olan Sultân Ġbrahim'in. M. sh. malî. 7-ġehzâde Süleyman. "Sultân Ġbrahim Deli miydi?". Bu hastalık. ona istediklerini yaptırır hale gelmiĢler ve bu da devlet içinde karmaĢaya. Her zaman hatalarını kabul eden bir Ģahıstır. çevresindeki bazı insanlar. 452-460. meĢru dairede de olsa. Ahmed Refik. onu bu hale sokan sebeplerdir. mal düĢkünü ve kıskanç olduğunu kabul etmektedirler. 327-344. gururdan uzak. çok sayıda câriye ile beraber olmasını teĢvik etmiĢlerdir. 206-239. I. Kadınlar Saltanatı. Bu sebeple. Ģahsiyetinin oturmayıĢı ve bunlarla birlikte sorumluluk duygusunun fazlalığı. Ġbrahim'e kalmıĢtır. III. Ġkincisi. Gerçekten deli midir? I. 15-Atîka Sultân112. Yılmaz. 2-ġehzâde Süleyman II. Sadece son zamanlarda kaleme alınan bazı kaynaklar. Ġbrahim'in buhranlı bir hayatı bulunduğu. 196 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN.ġivekâr Sultân. 12Gevher Hân Sultân. iyi bir eğitim görmemiĢ olması. Psikotik ve deli değildir. c. Mustafa ile ilgili söylenen hafif akıllılık gibi tabirler dahi. 243-244. kadınların dümen suyuna ister istemez girmiĢtir. Saygılı. 10. bu da yaygın anksieteden baĢkası değildir. 2457. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 114. II. sh. c. BaĢta Telli Haseki olmak üzere. 298-334. c. 14. Osmanlı Tarihi. II. Devrinin Ģartları göz önüne alındığında. sh. Kaynaklar onun kindar. Sefa. 115. I. Burada iki durumu vuzuha kavuĢturmak gerekmektedir: Birincisi. uzmanlar belirtmektedirler. sh. adi? ve idarî ıslahatı için yaptıkları ve yapılanlara olan teĢvikleri. Solak-zâde. IV. Uluçay.Kaya Sultân. Belgelerle Osmanlı Tarihi. E. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed IV. Sultân Ġbrahim'in muhakemesinde ve idrâk melekelerinde bir bozukluk olmadığını. The Harem. rüĢvet alıp vermeye ve hatta 113 Naimâ. veya 7. 301-303. Eğitim-Bilim Dergisi.Beyhan Sultân. IV. asker ve özellikle de saray. sh. Halk. 5-ġehzâde Osman. Hasekileri ve Saray'daki musâhibeleri. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir. c. Bütün bunlara rağmen. sh. 4-ġehzâde Selim Hân. 56-65.AyĢe Sultân. 13. O zaman Deli Ġbrahim isnadı yanlıĢtır113. suiistimale. Uluçay. III. 35-37. Haseki. Devletler ve Hanedanlar. sh.Fatma Sultân. Tarih . ısrarla bu lakabını ön plana çıkarmaktadırlar. I. Zaten hekimler de elem-i asabî teĢhisini koymuĢlardır ki. Sadrazama yazdığı hatt-ı hümâyûnları da bunu göstermektedir. Kaynaklar. sh. Bilindiği gibi. ġahsiyeti tam teĢekkül etmeyen ve diğer Osmanlı PadiĢahları gibi eğitimi de mükemmel olmayan Sultân Ġbrahim. Uzmanların tesbitine göre. "Sultân Ġbrahim Deli. Zira kendisinden baĢka Osmanlı Hanedanına mensup erkek çocuk mevcut değildir.Ümmü Gülsüm Sultân. c. Ġbrahim'in tahta çıktığı zaman hasta olduğu kesindir. III. Kısım I. sh. Çağatay. c. 3-333. Halbuki onun devletin asker?. çevresi. Bunlar doğru mudur? Maalesef kısmen de olsa doğrudur. kendisinin mütevazı. zayıf Ģahsiyetinden istifade etmiĢler ve tabir yerindeyse kanına girmiĢlerdir. 5948. 3-ġehzâde Murad. bu sultân için kullanılmamıĢtır. Penzer. 8-ġehzâde Bâyezid. 6-ġehzâde Ahmed II. c. onun bu 112 Nalmâ. E. onda samur merakının aĢırılığı ve bu yüzden samur vergisini koyması. nr. isnad edilen bu sıfatın doğru olmadığına yeterli bir delildir. sh. Ancak baĢta Telli Haseki Hasekisi ve bazı musâhibeleri olmak üzere. aklı bozan cinnet türünde bir hastalık sayılmamaktadır. mecburen gerçekten sıkıntılı bir hayatı bulunan I. hırs. ġubat 1999. 192-197. Murad zamanında Ģehzadeler idam olunmuĢ ve Osmanlı tahtı. I. 235-245. IV. mücevherli kayıklar yaptırması ve doğruluğu Ģüpheli olmakla birlikte sakalının tellerine inciler dizdirmesi gibi garip davranıĢları bulunduğu söylenmektedir. 11. c. mu'teber Osmanlı kaynaklarında onun için Deli lakabı kullanılmamaktadır. 189. 26-27. c. Hasta mıydı?". Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir.. Öztuna. anksite bozukluğu denilen nevroz türünde bir hastalıktır. 131-140. I. Acılı geçmiĢi. Kantemir. böyle bir hayatın neticesi olarak.

XIX. Mehmed. sh. tarihten ibret almak için Ģarttır. Eyâletler ve sancaklar. Artık askerin maaĢı verilemez hale gelmiĢ. 15 Ağustos-1 Eylül 1950. IV. Kösem Sultân'ın nâibe-i saltanat yani bir nevi padiĢah yerine padiĢahlık yaptığı dönemdir ki. hem ulemanın ve ocak ağalarının isyanına ve hem de kendisinin Ģehid edilmesine sebep olmuĢtur.:. devlet de sallar Buna acı bir mislin! rak Mısır Hazinesi \ Ģenmesini zikredebilip» hem de kendisinin 0* mak için Ģarttır. istediğine kavuĢmuĢtur. onun isteği üzerine dairesinin kürkler ve samurlarla döĢenmesini zikr edebiliriz. görevliler sık sık değiĢtirildiğinden dolayı tayin edilen ile görevden alınan bazan görev yerlerine ulaĢmadan bir baĢka durumla karĢılaĢır olmuĢlardır. Hasekilere paĢmaklık olarak verilmeye baĢlanınca. Ġbrahim'in mehir olarak Mısır Hazinesi vermesini. Osmanlı Hazinesini batırma noktasına getirince./ yıllarını dört saüujiiif Birinci safln| i saltanat yani Ġti Ahmed Refs Kısım I. Bu da vatandaĢı bezdirmiĢtir. Ģahsiyeti. Buna acı bir misâl olmak üzere.:ne!ı : . Bu zevk ü safayı.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV. Kendisini devlet iĢlerinden uzaklaĢtırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultân. Ağustos 1648-Eylül 1651 yılları arasında.Dünyası. Bu sebeple bazı batılı yazarların fırsatı ganimet bilerek anlattıkları gayr-i meĢru eğlence tarzları doğru değildir114. artık bu devre Samur Devri bile denmiĢtir. ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz? Osmanlı tahtına. «s1 lamak doğru değildir. lüksler ve bunu takip eden haksızlık ve suiistimaller. Nitekim bu hal. XIX. Devleti ayakta tutan hazine. MeĢru dairedeki keyfin suiistimali söz konusudur. vatandaĢa yeni yeni vergiler konmaya baĢlanmıĢtır.000 kuruĢu aĢmıĢ ve bunu fırsat bilen hâinler de devletin hazinesini alt üst etmiĢlerdir. kesinlikle bugünkü anlamda gayr-i meĢru eğlenceler olarak anlamak doğru değildir.OSMANÎĠJ3 116. 7 yaĢındaki torununu tahta geçirmekle.. devlet görevlerine gelmenin yolu olarak ehliyet yerine harem kadınlarının iltiması ortaya çıkmıĢ.-duğu |. Ava merakı sebebiyle Avcı Mehmed de denen IV. Osmanlı Devle- . Buna I. g den alınan bazan görevy Buna I. Telli Haseki'yi nikahlayan I. asker ve vatandaĢ üçlüsü yara alınca. . Mehmed'in saltanat yıllarını dört safhaya ayırmak icab etmektedir: Birinci safha. 1 ġubat ve 15 Nisan 1951 tarihli sayıları. Ġslâm hukukunun aradığı Ģartların çoğunluğu bulunmadan gelen IV. Bu zevk ü salayı. IV. lüksler o sini batırma noktasına} da vatandaĢı bezdirmiĢti alınca. MEHMED DEVRĠ 116.\ ::iıĢah tayüz-l:. devlet gor iltiması ortaya çıkmıĢ. devlet de sallanmaya ve cephelerde mağlubiyete alıĢmaya mecbur kalmıĢtır. ( tılmasına kadar varmıĢ.%ı| batılı yazarların fırsat:» değildir114. I. Ġbrahim'in Turhan Hatice Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelmiĢ ve 7 yaĢına basmadan Ağustos 1648'de PadiĢah olmuĢ müstesna bir Ģahsiyettir. Mehmed. i 7 yaĢına basmadan^ devlet iĢlerinden it yaĢındaki ta Gâzî ve Kanuni'*" 3 tahtta kalmıĢtır.iıldl|-Kte-l'«at¦p BĠLĠNMEYEN OSMANLI 197 bazan da zulme sebep olmuĢtur. Ġbrahim'in sanıtff Bütün bu israflar. Osman Gâzî ve Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı PadiĢahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıĢtır. Ertuğrul Gâzî. Mehmed. altı yediye varan Hasekilerinin mal varlıkları senelik 100. Bütün bu israflar. ehliyetsizlerin iĢ baĢına gelmesi vazifelerin açık arttırmayla satılmasına kadar varmıĢ.i etI» plana bÇele-h-dan batı Una pjğu r. 15 Temmuz-1 Ağustos. Mehı kında bilgi» Osmanlı tali» i IV. I. bazan da zulme serEyâletler ve sana yediye varan Hasekllf bilen hâinler de i: hale gelmiĢ. Bunları bilmek. Ġbrahim'in samur aĢkı da katılınca.

Atabekler ve Veliahdler gibi devleti idare etmek istedi ise de bu saltanatı. iĢlerini ağalar eliyle yürütmüĢtür. III. Ancak sonradan yaptıkları bunu telafi etmiĢtir. devleti tek baĢına idare etme emeline ulaĢmıĢ görünüyordu. Dertlere çare olamayınca. Arkasından Anadolu'da Beylerbeyilerin de desteklediği ve tamamen sadrazamı hedef alan yeni bir Celâlî Ġsyanı baĢlamıĢtı. Uluçay. sırasıyla Melek Ahmed PaĢa ve Abaza SiyavuĢ PaĢa'nın sadrazam olması da iĢi değiĢtiremedi. Samur Devri. Köprülü Mehmed PaĢa. Eylül 1651-Eylül 1656 tarihleri arasındaki IV. IV. Ġbrahim'i tasfiye etmekle. devleti tek baĢına idare etmek ve Valide Sultân iĢe karıĢmamak Ģartıyla. Solak-zâde. Yani bir nevi Osmanlı PadiĢahlığı makamında PadiĢah'ın annesi oturmaktadır. Ağalar isyanı devam ediyordu. 1652 yılının Haziran ayında Tarhuncu Ahmed PaĢa sadarete getirildi. Kadınlar Saltanatı. sh. Mehmed'in annesi olan Turhan Hatice Sultan'ın Nâibe-i Saltanat olduğu dönemdir. Osmanlı Devleti'ne rahat bir nefes aldırtan Köprülü'ler devridir (Eylül 1656-Ekim 1676). I. 243-244. sh. Artık Köprülü'ler devri baĢlıyordu. 31 paĢanın idamıyla sonuçlanan bu isyanı bastırdı ve Anadolu'da Celâli isyanlarının sonunu getirdi. BaĢlarını Kara Murad A-ğa'nın çektiği ağaların hedefi. Kanuni devrini yeniden yaĢatmıĢtır denilebilir. III. Kösem Sultan'ın IV. Sofu Mehmed PaĢa da. IV. BaĢ Mimar Kasım Ağa. tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad PaĢa sadrazamlığa getirildi. Ġçeride bu ihtilâllerin yaĢanması.. (1658). Çünkü Nâibe-i Saltanat olan Kösem Sultân. Eylül 1656'da sadrazamlık makamına getirildi. Sofu Mehmed PaĢa ise. Daha sonra. Mehmed sadece olan bitenleri seyrediyordu. Tamamen iflas noktasına gelen devlet hazinesine bir ayar verilmek üzere. Murad'ı kendine model alan Köprülü Mehmed PaĢa. UzunçarĢılı. Ġstanbul 1927. sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultân öldürüldü.114 Na'imâ. Bunları kullanan Kösem Sultân ise. c.-. malî konularda tam yetkili olmak Ģartıyla. sh. c. Bunun üzerine. Ģirazeden çıkmıĢtı ve dıĢ baskılar da artıyordu. 1656 yılına kadar 10'a yakın sadrazam değiĢtirildi. Böylece birinci dönem atlatıldı. evvela isyan eden Erdel Prensinin üzerine yürüdü ve Balkanlarda önemli baĢarılara imza attı. Kısım I. 227-228. tecrübeli ve yaĢlı vezir Köprülü Mehmed PaĢa. '¦ eriyor. Ahmed Refik. sh. devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle. 1659'da Kırım Tatarları ile mi olmayıĢrafc mıĢ old-. Ġkinci safha. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. c. IV. Koçi Bey. Uyvar fethedildi ve Erdel Osmanlı Devleti'ne bağlandı. 231-234.303-304. Sipahiler ile Yeniçerilerin Sultânahmed Meydanında karĢı karĢıya gelecek kadar isyan etmeleri ile sarsıldı ve 1649 yılında azledilerek kati olundu. Zira bu döneme Ağalar Saltanatı da denmiĢtir. kukla bir sadrazam durumundadır. servetlerini arttırmak ve maalesef sefih sayılabilecek derecede hayatlarını yaĢamaktı. Ancak devlet. Bu dönemde aynı aileden iki sadrazam iktidara gelmiĢtir. Vec idare:"? :îıanlı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 199 ¦ ve . Kantemir. c. Osmanlı Tarihi. 56-62. 198 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtLĠNMEYFNi» ti'nin en acı günlerinden bir parçadır denilebilir. Tarhuncu Lâyihası diye meĢhur olan bütçesini hazırladı. Köprülü Mehmed PaĢa (16561661) ve oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa (1661-1676). Tecrübeli müĢavirlerinin Ģiddetli tavsiyeleri ile. sh. kendisini Eski Saray'a süren ve hatta idamla tehdit eden I. Ancak Turhan Sultân. Bu ikinci safhada tek müessir olan Valide Sultân'dır. Üçüncü safha. Makam korkusuyla Girit Serdârı Gâzî Hüseyin PaĢa'yı idam ettirmesi hatalı bir hareket olarak kabul edilmektedir. ġâmî-zâde Mehmed Efendi ve lalası Ġbrahim Ağa müĢavirliğinde Turhan Sultân idare ediyordu. Devleti. Girit'te devam eden savaĢa yardımı da engelliyordu. Ancak arkasında asıl Valide Sultân Turhan Sultan'ın bulunduğu ve bir nevi halk isyanına dönüĢen kargaĢa bastı-rılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. 16 vd. kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına son vermiĢtir. Mehmed'i öldürüp yerine ġehzade Süleyman'ı getirmek istemesi. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi.

Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak istika-metli sadrazamı azletti ve 50 yaĢını doldurmadan idam sehpasına yollandı. Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa. Bu barıĢ tekrar bozuldu ve 16767 yılında imzalanan nihâî andlaĢma ile sulh uzun yıllar devam etti.•alLir fer. Osmanlı tarihinin en ağır mağlubiyeti idi. Yerine geçerek 26 yaĢında sadrazam olan oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa da. Artık 1071'den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya baĢlıyordu. Aralık 1683 tarihinde IV. zaten ayağa kalkmıĢ olan Avrupa'nın Almanya'nın yanında yer alacağını belirterek. Mehmed'in de katıldığı bu sefer. Dördüncü safha. Zitvatorok AndlaĢmasının tekrarı mahiyetindeydi. Neticede 11 Eylül 1683 tarihinde beklenen hezimet geldi ve Osmanlı ordusu binlerce Ģehid vererek ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmeye mecbur oldu. Bu mağlubiyette. Bu arada devletin rükn-i azamı denilen Turhan Sultân Temmuz 1683'de vefat etmiĢti. Venediklilerin ve Almanların baĢını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek. babasının baĢarılarını sürdürdü. Maalesef. p. Bundan rahatsız olan ve tecavüzlere baĢlayan Almanlara da 1683 yılında harp ilan edildi ve IV. Aynı yıl Fâzıl Ahmed PaĢa vefat etti. VarĢova'da panik baĢladı ve aynı yıl barıĢ andlaĢması imzalandı. Viyana bozgunu ile Karlofça AndlaĢması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu. askerin sefih hayatının ve eski Osmanlı ordusunun olmayıĢının da büyük etkisi vardı. IV. Bu. Rusya seferi için 1678 yılında yola çıktılar. Bu geliĢmeler. baĢını Kırım Hanı Murad Giray'ın çektiği diğer devlet ricali. Osmanlı Devleti için büyük bir itibar kazanılmasına vesile oldu. Rusya seferi. I. 1663'de Almanlara karĢı açılan harp 1664 yılının Ağustos Ayında Vasvar AndlaĢması ile sona erdi. Onun döneminde 1661 Temmuz'unda Ġstanbul'un üçte birini yakan büyük yangın yaĢandı ve beĢ yıllık sadaretten sonra Ekim 1661'de Edirne'de vefat etti. Rusya Seferi takip ettiyse de.. Ukrayna meselesi yüzünden çıkan Polonya Harbi takip etti (1670). Almanya'nın taht Ģehri olan Viyana'nın alınmasını teklif ederken. zafere koĢamıyor ve maalesef Eylül 1686'da Budin düĢü200 . bu da 1681 yılında imzalanan Edirne AndlaĢması ile tamamlanmıĢ oldu. Kırım Hanı Murad Giray. 1680 yılında Çehrin'in alınması ile zaferle sona erdi ve bunu aynı yıl baĢlayan 2. Kanuni'den beri gelip giden duraklama devrini resmen baĢlatmıĢ oldu. Mehmed'in de katıldığı bu Lehistan seferinde. 1677 yılında Çehrin'deki zor kuĢatmada netice elde edilemeyince. sadece Yanıkkale'nın alınmasıyla yetinilmesini savunuyordu. 1676-1683 yılları arasında devam eden Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa devridir. 1684 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettiler. Mehmed ve sadrazamı 1. Ģahsî sebeplerle ve neticeyi düĢünmeyerek ihanet etti ve Türklerin elindeki Tuna Köprüsünden düĢman askerlerinin geçiĢini uzaktan seyretti. Kara Mustafa PaĢa'nın fikri ağır bastı ve onun serdârlığındaki Osmanlı ordusu 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana önlerinde müttefik haçlı seferleriyle karĢı karĢıya geldiler. Bunu. birlikte Rus ordusunu dağıttı. ilk problem olarak Ukrayna yüzünden patlak veren Rusya SavaĢı ile meĢgul oldu. Viyana bozgunu. Fâzıl Ahmed PaĢa döneminde baĢarılan iĢlerden biri de yıllardır devam eden Girit seferinin sona ermesi ve Girit'in fethedilmesiydi (1670). Sadrazam Kara Ġbrahim PaĢa'nın beceriksiz idaresjndeki Osmanlı orduları. Köprülülerden sonra sadrazamlığa getirilen bu büyük devlet adamı. Artık Osmanlı tarihinde kaht-ı rical devri baĢlıyordu. L Alı ».ilerin ı ve (•olarak kilde h isyan ı falliI 15 olan »ayan I*-Isak . Osmanlı Devlet ricalinin ikiye ayrılmasıyla sonuçlandı. IV. 1672 yılında Kamaniçe Kalesi feth edilince.

sh. Ġbrahim'in hal' olunarak yerine 7 yaĢındaki oğlu IV. aklı bozulan baliğ insanların saltanatı caiz değildir. c. Aklı baĢında olan küçüğün caizdir buyurdukları kitaplarımızda yazılıdır.5 cildlik yer tutmuĢtur. 3. c. 7. Tamamı. Silâhdâr Tarihi. III. c.Emetüllah Küçük Sultân. 1188. 39 yıllık IV. ancak halife kabul edilmesi mümkün değildir. 60 -¦ ¦ . 2. Uluçay. Târlh-I Sultân Mehmed Hân-ı Râbi'. Tamamı. halifenin kadı olabilecek sıfatlara sahip olması gerekir Ģeklinde özetlemiĢlerdir. Köprülü ailesini iktidardan düĢürdüğü için PadiĢah'dan rahatsız olan Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında hal' edildi ve ancak idam olunmadı. 65-70. sh. Kahvehaneleri kapatmıĢtı. Osmanlı Tarihi.SiyavuĢ Haseki. 160 yıl önce periĢan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı. I. II. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Kadınlar Saltanatı. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı PadiĢahları gibi âlim değildi. sh. 3-ġehzâde Bâyezid. I.Afife Kadın. ancak Budin'de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları. Zira halifenin Ģartlarından biri de. Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir? devaĢerifü son1 etmeye t 118. Valide Sultân'a. Ġstanbul 1928. c. Liyakatsiz devlet adamlarının elinde periĢan olan devletin hali IV. ĠF de riilirokü . 8. Ġçkiyi Osmanlı ülkesinde Ģiddetle yasaklamıĢtı. TTK. sh. Abdurrahman Abdi PaĢa. IV. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. c. Ahmed Refik. Mehed'in saltanatı yaklaĢık 2.BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN1' yordu. 117. Öztuna. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa II. Kantemir. Kendisi beĢ vakit namazını cemaatle kılıyordu. II. Silâhdâr Fındıklılı Mehmed Ağa. Umumi Kısım. c. Bâyezid kütp. 334-465. nr. 5154. 4-ġehzâde Ġbrahim. Mehmed'in geçirilmesi teklifi ile gelen âlimlerden eski Anadolu Kazaskeri olan Hanefi Efendi'ye. Ankara 1943. GülnûĢ Sultân diye bilinir. Ma'sum küçük de olsa tahta çıkar. Mehmed'in cülusundan evvel Valide Sultân ile ilim adamları arasında geçen Ģu konuĢma da teyid etmektedir. baliğ ve mümeyyiz (âkil) olması yani tam ehliyetli olmasıdır. Mehmed'in buluğa erinceye kadar sultân kabul edilmesi mümkündür. Bu Ģekilde fetvalar verilüp maslahat tamam olmuĢtur. 10. 2-ġehzâde Sultân Ahmed III. Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi. Ama aklı olmayan tahtta oturmaya 115 Na'imâ. Bu sert hükümlere göre. hiç bir kötü alıĢkanlığı yoktu. Bu konuda en ayrınıtılı kaynak durumundadır. 6.! m iıl Mm Kanuni < geçmesi! Murâd w{ olan bu Ġt Ģah'tn * temek n Caiz değildir. V. sh. IV. ZEVCELERĠ: 1. c. VI Tamamı. 200-204. Osmanlı kuvvetleri Budin'i çok iyi müdafaa ediyordu. aklı sıkıntıda olan I.Ümmî Sultân115. Tarih. Çocuğun. sh. Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten av ibtilâsı dıĢında.305 vd. Buna Hanefi Efendi'nin verdiği cevap enteresandır: "Mezhebimiz hukukçuları olan Hanefi âlimleri. c. Ahmed'in annesidir. IV. Siclll-i Osmânî. 5-ġehzâde Süleyman. 145. Giritli bir ailenin kızıdır. Valide Sultân sormuĢtur: "Ama Ģimdi yedi yaĢında ma'sumun saltanatı nice mümkündür?". E. Mehmed Süreyya. Kısım I. U. 9. akıl hastasının veya kölenin halife olması caiz değildir. I. 5. c. 237-494. Mısır 1248.Gülnar Kadın. Tertip eden Faik ReĢit Unat. II. Devletler ve Hanedanlar. Nitekim bu manayı IV. 239-242. veziri iĢleri yürütür. 1-295.Fatma Sultân.Meh-pâre Emetüllah RâbPa GülnûĢ Valide Sultân.Kâniye Haseki. UzunçarĢılı. E. Yerine II. c. Hal'inden 5 yıl sonra Edirne Sarayı'nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti.Fatma Sultân. Mustafa ve III.Hatice Sultân.. sh. nr. Süleyman tahta geçirildi. Mehmed'i hasta etmiĢti. Ġslâm hukukçuları bu ve benzeri Ģartları. Ravzat'ül-Ebrâr. IV. 4.

Fakat Sultân Ġbrahim'e baĢta en çok sevdiği Hasekisi Telli Haseki HümaĢah ve musâhibesi ġekerpare olmak üzere. tahta geçen padiĢahların. Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. Bunun da sebebi. EI-Mâverdi. 8 küsur sene devam etti. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). El-Ahkâm'üsSultâniyye. Bu iddiaların aslı nedir? Maalesef bu iddiaların bir kısmı doğrudur. 325 vd. Ģer'-i Ģerifin hükümleri külliyen iptal edilmiĢ olur". Buna karĢı. Köprülü Mehmed PaĢa ve benzeri sadrazamlar da icranın baĢı olarak devleti idare etmeye baĢlamıĢlardır116. Murâd ve I. Sofu Mehmed PaĢa. "elli yıl devlet ve saltanat sürüp bütün iĢlerde tasarruf sahibesi idi". Mehmed devridir. Oğlu PadiĢah olunca Topkapı Sarayı'na getirilmiĢ ve bir daha Eski Saray'a dönmemiĢtir. bu durum kana. Ġbrahim sultân olunca. II. Naima'nın ifade116 Naimâ. Murad'ın gerçekten padiĢahlık yaptığı ikinci devrede de. Mehmed'in asıl validesi olan Turhan Sultân baĢta olmak üzere. dıĢarıdaki ağalarla ittifak ederek. Kısaca formalite icabı tahta geçen IV. Bunun yanında Kösem Sultân. ona bir Ģey öğretmek de mümkün olmaz. Ġbrahim'in hal'i ile alakalı âlimlerle yaptığı konuĢma bu iddiaları reddeder mahiyettedir. Bundan sonraki geliĢmeleri Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) IV. Mehmed'i aradan kaldırıp yerine kardeĢi II. Süleyman'ı tahta geçirme planlarına baĢladı. IV. Her sene hapishaneleri dolaĢır ve borçtan tutuklu olanları kurtarırdı. herkes bu durumdan Ģikâyetçiydi. Fakirlere her . eski Osmanlı PadiĢahları gibi ehliyetli ve dirayetli olmamasıdır. Bütün bu anlatılanlar. Ahmed'in kadın efendisi. Ġbrahim'in de annesidir. 11 yıldan fazla Naibe sıfatıyla bir cihan devletini idare etti. Osmanlı sarayına câriye olarak girmiĢ ve Müslüman olduktan sonra Padi-Ģah'ın kadın efendiliğine kadar yükselmiĢtir. 5. sh. Kadınlar Saltanatı. El-Ferrâ. 2) Diğer oğlu I. Valide Sultân ve hatta Nâibe-i Saltanat yani saltanatın vekili sıfatlarıyla devleti 8 yıl idare etti denilebilir. kadınların da saltanata karĢı ne kadar alakalı olduklarının delilleridirler ve aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde kadın dört duvar arasındaydı Ģeklindeki itirazlara karĢı da müĢahhas bir cevaptır. Ancak I. iyi bir Müslüman idi. sh. PadiĢah Ġstanbul'da olmadığı zaman Nâibe-i Saltanat olarak iĢleri yürüttüğü gibi. 202 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA siyle. sadece Ģeklen padiĢah idi. 4) Bütün bu anlatılanlardan. Mehmed. Saray'daki hanımlar daha etkili olmaya baĢlayınca. IV. sonra da Turhan Sultân. sh. 4. Arkasındaki ağalarla birlikte devam ettirdiği idareye karĢı halk ayaklandı. Maalesef bu hadiseler sebebiyle oğlu olan I. Asıl adı Anastasia ve babası da bir Rum papazı olan bu kadın.I1 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 201 devam ederse. IV. Murad'ın birinci saltanat devresi yani IV. IV. annesini dinlemedi. Ġbrahim'e karĢı tavır aldı ve bazı tarihçilerin yorumlarına göre. Ancak plan duyuldu ve Kösem Sultân 3 Eylül 1651 gecesi PadiĢah ve Turhan Valide Sultân'ın adamları tarafından boğularak öldürüldü. 7 yaĢında PadiĢah olan IV. sh. Valide Sultân sıfatıyla devleti idare etmeye devam etti. torunu IV. 3 vd. Mehmed'in yerine önceleri Kösem Sultân. nâibe-i saltanat sıfatıyla iĢleri yürüttüğü gibi. hatta Saray'dan uzaklaĢtırıldı ve Rodos'a sürülmek istendi. c. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Bu devre. Kösem Sultân'ın eski dinine geri döndüğü veya iyi bir Müslüman olmadığı gibi yanlıĢ manalar çıkarılmamalıdır. . Meh-peyker Sultân veya tüysüzlüğü yahut diğer hasekilerin önüne geçmesi sebebiyle Kösem Sultân diye adlandırılan I. Sadrazamları bile tayin edip istifalarını kabul edecek kadar devlet iĢleriyle iç içeydi. 3) Kösem Sultân'ın devlet iĢlerini PadiĢah gibi yürüttüğü asıl dönem. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. 118. Asıl iĢleri yürüten ise Valide Sultân sıfatıyla Kösem Sultândı. Mehmed'in Köprülü'leri iĢ baĢına getirmesine kadar devam etmiĢtir. IV. çok zayıf da olsa Kanuni devrinde Hürrem Sultân ile baĢlamıĢ ve IV. onun tahttan indirilmesinde ve hatta 10 gün sonra idam edilmesinde birinci derecede rol oynadı. Bilindiği gibi.. cana ve ırza zarar verir. PadiĢah tahtta olduğu vakitlerde de iĢlere karıĢmaya devam etti. Artık Vâlide-i ġehîde veya Vâlide-i Maktule diye anılacaktı. Seyyid Bey.

Dâr'ül-Hadisleri ve sebilleri bulunmaktadır. Kör Süleyman PaĢa tarafından Kösem Sultân'a hediye edilmiĢ ve daha sonra da Saray'da terbiye edilerek ve Müslüman olarak. Ahmed Refik. Oğlu IV. Bu sebebi. tamamen hazineye devredilmiĢtir117. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller. 5948. ancak Hatice Turhan Sultân. mektepleri. Ġbrahim'e câriye verilmiĢtir. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiĢ ve Yeni Cami'deki türbesine defn olunmuĢtur118. ibadet. III. 119. sh. dıĢarıların K Refik. Hayır eserleri arasında medreseleri. Kadınlar Saltanatı. tam manasıyla bir PadiĢah gibidir. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız. devlet iĢlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed PaĢa'ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiĢtir. Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile. Çanakkale'deki kaleler de mescidi ile beraber o türbesine defn olı 120. Mehmed de. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.zaman yardım ederdi. aynı yıl reĢîd ilan edilmiĢtir. Saltanatı müddetince biriktirdiği servet ise. O halde bu bozgun felaketinin de bir sebebi vardır. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Bu da doğru mudur? Kısmen doğrudur. Turhan Sultân'ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıĢtır. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân. Zira 1656 yılında devleti Köprülü'lere devredinceye kadar. nr. IV. Kara Mustafa PaĢa'nın bazı taktik ve Ģahsiyet kusurlarına yüklemek doğru değildir. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 203 cidi ile beraber onun eseridir. ' müĢlervej gazi ruhu 4) t sinde I seferde ı tam ria 5)1 iki ayı t edem Hanı'nın r etmesi bu 117 Naimâ. Mehmed 7 yaĢında PadiĢah olunca. dua ve hayra tahsis etmiĢtir. I. IV. 14. tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere. Kendisi de bütün vaktini. Hadisenin olduğu günlerde Osmanlı Vak'anüvis'i olan . 1683 Ey] olabilir? M eumeı 1 'aıH Her musibeti bu bozgun felakel bazı taktik ve j Osmanlı Va k'arl Bu görüĢler1 1) Bu sefa Topuyla tüfeğlyl tünlüğü mevaı lerine Ģükretn ve Ramazan Ģımardıkları ve j ifade edilmiĢtir. Vâlide-i Muazzama unvanı ona aittir. 2477. c. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlıĢlıklar yaptığı da olmuĢtur. Osmanlı Devleti'nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiĢtir. sh. Aziller ve tayinler artık onun hatt-ı hümâyûnu ile yapılmaktadır. 120. sh. Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düĢünen bir hanım efendidir. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir. 56-59. Mehmed'in de annesidir. Mührün üzerinde "Mazhar-ı Lütf-i Samed Vâlide-i Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıĢtır. sadece. IV. V. Uluçay. Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri baĢlamıĢ ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca. E 2457. j hemen belirtelir "bu mertebe ı tedbirimizle elde I hezimete maruz k 2) Maalf pılmıĢ ve henvj riayet ediln sini ısrarla| 3)1 acı meyv binince. III. Kadınlar WNLI 11651 tödü. 235 vd. sh. C. 107-123. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır? Her musibet bir cinayetin neticesidir ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. Murad'ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından baĢlatılan ve ancak inĢası tamamlanamayan Yeni Cami. c. kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiĢtir. Zaten oğlu IV.

iĢ ciddiye binince. Ġstanbul 1961. 48-49. sh. XX. sh. Maalesef cezasını da ağır bir Ģekilde ödemiĢlerdir. Süleyman ve Avrupalı tarihçiler ise. 4) Daha önceki gazalarda en büyük vasıfları. c. 204 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNME. Hocaları Arabzâde Abdülvehhâb Efendi ve Celvetî ġeyhi Atpazarî Osman Fâzıl Efendi'den ciddi bir eğitim görmesine rağmen. 5) Elbette ki bütün bunların yanında. 1) Bu sefere katılan Osmanlı ordusunun maddi hazırlığı son derece mükemmel idi. eski Osmanlı PadiĢahlarını andıran bir Ģahsiyeti yoktu. Avusturya. bu seferde geçtikleri yerlerde ciddi tahribatlar yapmıĢlar ve Ġslâm'ın bu ulvi düsturlarına tam riayet edememiĢlerdir. ölürsem Ģehid kalırsam gazi ruhuna sahip olmanın önemi burada anlaĢılmaktadır. Ancak biz. Süleyman. nimetin Ģükrünü eda edecek yerde Ģımardıkları ve gayr-i meĢru fiilleri iĢledikleri bizzat Osmanlı tarihçileri tarafından açıkça ifade edilmiĢtir. yaĢadığı kafes hayatının etkisiyle. kurmay heyeti. Almanya. 322-334. Ġslâm'ın tesbit ettiği usuller çerçevesinde harp etmek. c. Burada Kara Mustafa PaĢa'nın fevkalade istikametli bir hayatı olduğunu hemen belirtelim. Sultân I. 2) Maalesef. sh. Sadrazam SiyavuĢ PaĢa katledildiği gibi. Her sene bir sadrazam ve serdâr değiĢikliğine gidiyordu.Silahdâr Mehmed Efendi bu noktayı çok güzel özetlemiĢtir. harbin esasını teĢkil eden atların kısmen bakımsız kalmaları ve komutanların taktik hataları ve nihayet Kırım Hanı'nın neticenin bu kadar vahim olacağını hesap edemeyerek Mustafa PaĢa'ya ihanet etmesi bunlardan bazılarıdır. Ġçerde devletin yaya kuvvetleri olan yeniçeriler ve süvari kuvvetleri olan sipahiler. . Çünkü I. sh. Topuyla tüfeğiyle ve de ordunun diğer donanımı ile düĢman kuvvetlerine ezici bir üstünlüğü mevcuttur. asıl sebebin manevi sebepler olduğu kanaatin118 TSA. Ġçerideki bu kargaĢayı fırsat bilen düĢman da dört cepheden Osmanlı Devleti'ne saldırıyordu. Kasım 1687'den Mart 1688'e kadar 4 ay süren zorbaların isyan hareketleri neticesinde. Askerin çokluğunun değil. Ahmed Refik. Allah"n bu nimetlerine Ģükretmesini bilmemiĢtir. Almanlar. 116-117. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 3) Osmanlı ordusu ve özellikle de vasıfsız insanların yeniçeri ocağına alınıĢları. II. IV. Süleyman derler. zorbacı baĢı Hacı Ali Yeniçeri Ağalığına. c. Ancak asıl can damarını teĢkil eden asker grubu. Zira her musibet bir cinayetin neticesidir119. Naimâ. Ġbrahim'in Hasekisi Sâliha Dil-âĢûb Valide Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelen ikinci oğludur. 239-242. insanların mal ve ırzlarına göz dikmemek olan Osmanlı askerleri. Süleyman'ın Ģahsiyeti. Taht Uğrunda BaĢ Veren Sultânlar. "bu mertebe ihsan olunan büyük nimetlerin kadrin bilmeyüp bu kuvvet-i kahireyi kendü hareket ve tedbirimizle elde ettiğimizi zannettik ve Allah'ın lütfü olduğunu unuttuk. V. 107-116. 1687 yılında isyancıların IV. Bu görüĢlerini de esas alarak bir iki noktayı açıklamakta yarar vardır. SÜLEYMAN DEVRĠ 121. 124-149. III. Çünkü askerin önemli bir kısmı. sh.SULTÂN II. Bunların baĢında iki ayı bulan muhasara sırasında askerin yorgun ve bitkin düĢmesi. nr.. sh. Kadınlar Saltanatı. Venedik ve Ruslar dörtlü müttefikler halinde Osmanlı topraklarına saldırıyorlardı. maddi sebepler de vardır. bir kısım devlet adamlarının görevden alınması bahanesiyle isyan halindeydiler. Macaristan'da kan gövdeyi götürüyor ve General Caraffa eyâlet merkezi Eğri'yi 1687'nin son ayında teslim alıyordu. ilk acı meyvesini Viyana bozgununda vermiĢtir. II. Onlar Yanıkkale'nin fethedilerek Viyana'nın gelecek yıla bırakılmasını ısrarla tavsiye etmiĢlerdir. Mehmed'i tahttan indirmesiyle PadiĢah olmuĢtur. 3831. Silahdâr Tarihi. IV. ¦¦•<. ġaban ve Ramazan ayına rastlayan mübarek günlerde.' deyiz. Hatta sefer sırasında askerin ve hem de Recep. içte ve dıĢta buhranlı günler yaĢamaktaydı. PadiĢah olduğunda Osmanlı Devleti. Süleyman. Tekeli Ahmed ve Deli Pîrî gibi bazı zorba baĢları da istedikleri makamlara tayin edildiler. Silahdar'ın ifadesiyle. Viyana'ya gelinceye kadar elde ettikleri ganimetin ve servetin derdine düĢmüĢler ve asıl gazayı unutmuĢlardır. Osmanlı tarihçilerinin Emir Süleyman dediği Yıldırım'ın oğludur. Osmanlı tarihçileri II. neticesinde hilâf -ı me'mul olarak bu hezimete maruz kaldık". askerin çokluğuna ve intizamına bakarak gurura kapılmıĢ ve hem Kırım Hanı Murad Giray ve hem de Erdel Kralı Mihal'in ikazlarına riayet edilmemiĢtir. c. Uluçay.

Süleyman. ısrarla saltanatta değiĢiklik istiyorlardı. sancağı alarak Avusturya cephesine koĢan Fâzıl Mustafa PaĢa. Sadrazam'ın ilk icraatı. Ġstanbul 1928. Ahmed. II. sh. Ġstanbul'a geldiğinde PadiĢah bizzat karĢıladı ve sevincini belirtti. 4-SÜI8M Ģehzadem/n olmamıĢtır. orduda isyan belirtilerinin baĢlaması ve de NiĢ'in düĢmesi üzerine. 391-433. Avusturya'nın sulha yanaĢmaması ve diğer haçlı kuvvetlerinin de onlara destek çıkması üzerine PadiĢah sefere çıktı. Almanya seferine çıkmak üzere Edirne'ye gelen II. "Ġkinci Viyana Seferi Hakkında". kendisi cephede iken Sultân'a etki edecek bütün ağaları devreden çıkarmak oldu. Kısım I. sh. aynı zamanda meĢhur bir hattat idi. BaĢ Kadın 2.Zeyneb Haseki. I. Tarih-i RaĢid. Köprülü'nün etkisiyle padiĢah olduğu ve Haziran 1691'de tahta oturduğu bilinmektedir. Süleyman'ın küçüğüdür. bütün bu sıkıntılar karĢısında. i II t dünyayaJ padiĢaiıS Ti laĢmakl beklemrtl Ģa'nın j Saadetü elden i ç-kas* I 119 Silahdar Fındıklı Mehmed Ağa. IV. AHMED DEVRĠ 122. II. c. 89-94. PadiĢah'ın hastalığından ve sadrazamın yaptıklarından rahatsız olan bazı çevreler.Behzâd Haseki. 621 vd. sh. Ahmed getirildi. D. . Mehmed Arif. geri döndü. Ģahsiyeti. ağalar iĢlere karıĢmamak Ģartıyla sadrazamlığa getirdi (Ekim 1689). nr. I. ġeyhülislâm Debbağ-zâde Mehmed Efendi'nin tavsiyeleriyle Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa'yı. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Zevceleri Ģunlardır: 1.994-1016. Almanya seferi için Sofya'ya u-laĢmak üzereydi. Süleyman burada vefat etti. Aslında gençliğinde iyi bir eğitim alan II. Ġstanbul 1282. Arkasından kendisi cepheye gitmek istediğinden. Müstakim bir padiĢah olan II. Mora'yı Osmanlı kuvvetlerinin elinden alıyordu. Silahdar Tarihi. 1071-1075. I-VI. ġer'-i Ģerife aykırı tek bir hali görülmemiĢ ve kimseye de kızmamıĢ-tır120. kara gün dostu Kırım Hanı Selim Giray'ın kahramanlıklarıyla zafer Osmanlı Devleti'nin elindeydi.Sülün Haseki. BtM yaptı Almanya s sadrazamın i ki. Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl Mustafa PaĢa. Süleyman. Avusturya cephesi kumandanı Yeğen Osman PaĢa ile sadrazam Ġsmail PaĢa arasındaki kavgalardan istifade eden Avusturya (Nemçe) kuvvetleri 1688 Eylül'ünde Belgrad'ı zapt ettiler. Eylül 1690'da Semendire'yi ve Kasım 1690'da ise Belgrad'ı geri aldı. TOEM. Çocukları yoktur. XXI-SULTÂN II. Yerine sadrazamın da tesiriyle küçük kardeĢi II. 16.Ġvaz Haseki. Mehmed ve II. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 205 im 1:542 i* mak oldu. 100'ün üzerinde cami kiliseye çevrildi. 3. Baden markisi Ludvvig'in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri Salankamen'de bir araya geldi. II. Ancak Sofya'ya kadar gelen PadiĢah. Zira Ģehzadeliğinde çocuk sahibi olmasına müsaade edilmemiĢ ve padiĢahlığında da çocuğu olmamıĢtır. Oğludur ve Hatice Mu'azzez Hasekiden 1643 yılında dünyaya gelmiĢ olup. c. Ġbrahim'in 3. 5-ġeh-süvâr Haseki. Kantemir.Müslüman bir Ģehir olan Eğri'yi her Ģeyiyle Hıristiyan bir Ģehir haline getirdi ve yüzlerce cami harap edildi. Süleyman. II. c. Nisan 1690'da Kanije'nin düĢmesi haberi gelmesine rağmen. II. sh. Mehmed RaĢid. III.^ bir hattatt terk eti tır121 122. ömründe bir tek vakit namazını terk etmemiĢtir. Bu arada fitne ateĢi sönmüyordu. yersiz bazı vergileri kaldırarak re'âyâyı memnun etmek oldu. nr. 17. sh. UzunçarĢılı. 4. sh. Aynı yıl Venediklilerin güçlü kumandanı Morosini de. serdâr Recep PaĢa'nın mağlubiyeti. Ahmed. 441-459.Hatice Haseki. 6. II. Polonya (Lehistan) ve Rusya cephelerinde ise. Osmanlı Tarihi. Burada PadiĢah'ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti. I Avusturya ( 1690'daM ni belirtti.

Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa PaĢa'nın serdar-ı ekrem olarak sefere çıkması. Köprülü-zâde'nin yerine vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali PaĢa sadrazam yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaĢlı vezirlerden Koca Halil PaĢa getirildi. c. Osmanlı kuvvetlerini epeyce 120 Silahdar Tarihi. Ancak haçlı kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694'de Sakız Adasını teslim almaları Ġstanbul'u endiĢeye düĢürdü. Mustafa. 1 yıl sonra tekrar hücum etti ve Azak. Kısım I. II. E. IV. Ahmed. Ahmed'in vefatının duyar duymaz. Maalesef Eylül 1697 yılında PadiĢahın baĢ komutan olduğu bir Osmanlı ordusu. tarihinde ilk defa. 206 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0S"MIW ümitlendirdi. Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. Bazı devlet erkânının karĢı çıkmasına rağmen Avusturya üzerine çıktığı 1. nr. Ancak II.Hatice Sultân. kalyonlar kaptanı Mezomorta Hüseyin PaĢa eliyle tahta çıktığı ay aldı ve Sakız Adasından Venediklileri kovdu. sh. Sefer-i Hümâyuna çıktı ve OlaĢ Meydan Muharebesinde Avusturya Kralı Kral Elektör yenildi ve kaçtı. 3. Mehmed'in Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan 1664 yılında dünyaya gelen oğludur. Devlet meseleleri ile diğer iki ağabeyinden daha ilgiliydi. Bizzat kendisinin yazdığı Kur'ân'ı ve hatıra defteri ile meĢhur olan II. II. IV. Bu zaferin ardından II. Hatta bu zaferin Ģımarıklığı . RâbPa Haseki Sultândır ve Haseki Sultân diye anılmaktadır. 15. sh. II. Mustafa'nın katıldığı 3. 494-531. 205-206. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Tek bir kadın efendisi bilinmektedir ki. Edirne'deki Veliahd Dâiresinden Hünkâr Dâiresine gelerek tahta oturmuĢ ve kendisine bî'at etmeleri için devlet adamlarını çağırmıĢtır (ġubat 1695). Açık denizlere inmeyi hedef edinen Rus Çarı Büyük Petro. Mustafa'nın ilk icraatı Elmas Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa ve hocası eski ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'yi de ġeyhülislâmlığa getirmek oldu. 2. Sakız Adasının geriye alınıĢını göremeden vefat eden amcasının intikamını. Mustafa tekrar Edirne'ye döndü. Mustafa. sh. 717-752. anlaĢma sağlanamadı. Türkçe'yi iyi bilen Kont Marsigli'yi sulh için gönderdiler ise de.SULTÂN II. hazır bir zaferi elden kaçırmıĢtı. hem Fâzıl Mustafa Pa-Ģa'nın Ģehid olmasını ve hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). Ancak düĢman durmuyordu. Sultân II. c. 52 yaĢındaydı. en âlimi ve en kültürlüsü idi. Arapça ve Farsça'ya mükemmel denecek kadar vâkıftı. UzunçarĢılı. 70047005. 4-ġehzâde Selim. LügoĢ ve ġebeĢ Kaleleri feth olunarak TemeĢvar'a kadar gelindi (Aralık 1695).Ancak bazı Osmanlı kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken baĢlamaya ikna etmeleri. sh. Amcası II. Çocukları ise Ģunlardır: 1. Murad'dan sonra gelen Osmanlı PadiĢahları içinde en liyakatlisi. Devletler ve Hanedanlar. Papalık ve Floransa'nın desteğiyle Girid'e kadar gelip Hanya'yı kuĢattılarsa da. 1691'e kadar devam eden savaĢta Almanlar bazı yenilgilere maruz kalınca. Belgrad'ı kuĢatan Alman kuvvetlerinin Cafer PaĢa tarafından periĢan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray'ın Erdel'e girmesi. Ahmed. sh. Uluçay. 6-ġehzâde Sultân Ġbrahim Hân121.000'e yakın Ģehid vererek ve PadiĢah'ın canını da zor kurtararak mağlubiyet acısını tattı. Mustafa 2. sayfada onun Ģahsiyeti anlatılmaktadır. Valide Sultân'ın da devlet iĢlerine karıĢmayarak kendini hayır hizmetlerine vermesi onun için iyi bir imkândı. Saadet Giray Han'ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği. Çevresindekilerin ısrarıyla Ġstanbul'a dönüldü. 295-576. Seferde. 70-71. Özellikle 575. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Öztuna. Kantemir. Venedikliler de boĢ durmuyordu. Avusturya seferinde. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz? Sultân II. karĢısında Savoie prensi MareĢal Eugen vardı. c. c. Azak önüne kadar geldi. Ruslar tarafından iĢgal edildi.Âtika Sultân. Osmanlı ordusunun kahramanca müdafaasına ve Çar Petro'yu geri çekilmeye mecbur bırakmalarına rağmen.Âsiye Sultân. MUSTAFA DEVRĠ 123. 5ġehzâde Abdullah. Lipve. Sakız'ın geri alınıĢını göremeden Edirne'de ġubat 1695 yılında vefat etti. Macaristan'ın güneyinde yer alan Zenta'da Osmanlı ordusu ile karĢılaĢtı. XXII. Bu sıkıntıya dayanamayan II. Osmanlı Tarihi. III. II. Kara Mustafa PaĢa ile Viyana önünde genç bir subay olarak savaĢan bu komutanın komutasındaki Avusturya kuvvetleri. Bu iĢgal Ġstanbul'u hüzne gark etti. Nisan 1696 yılında II.

'! merkezli I de Azak I pa'dakl I n irken tamamlaı çekti. Avrupa'daki üstünlüğün Osmanlı Devleti'nden Avrupalı Devletlere geçtiğini ortaya koyan ve Osmanlı Devleti'nin gerileme devrini baĢlatan ilk andlaĢma imzalandı (Karlofça AndlaĢması. Feyzullah Efendi. 207-208. 532-555.i dizi reforma | tanzim olt görülmeye I önce i arası açı ve deı getirmesi w!»i nevi I Edirne'de! sebep 1. azli için uğraĢtı. Devlet idaresinde ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin etkisi görülmeye baĢlandı. bir nevi Feyzullah-zâdeler Divanı haline geldi.1 Ġstanbul'da] ve Ağu: III. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Osmanlı Tarihi. Mora Venediklilere.121 Sllahdar Tarihi. ĠĢte böyle bir havada. 71-72. sh. sh. siz diyecekti. Bu iki temel sebep 1.01.E. Bunu Ġstanbul AndlaĢması tamamlamıĢtır. Kısım I. Venedikliler. Lehistan bütün gayretiyle Kamaniçe'yi almak için uğraĢıyordı. Osmanlı Sadrazamı Amca-zâde Hüseyin PaĢa ve Reisül-Küttâb (DıĢiĢleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi'nin gayretleriyle. SavaĢ sıkıntılarından kurtulan Osmanlı idaresi. Ġslâm âlemi. Osmanlı PadiĢahı artık Avrupalı devlet baĢkanlarına sen değil. önce vezirliğe ve sonra da sadrazamlığa getirildi. II. I.1699). Öztuna. AndlaĢma Avusturya. Osmanlı ordusunun bu mağlubiyeti sebebiyle kan ağlıyordu. Buna rağmen 15 yıldır devam eden felâket yılları da sona ermiĢti. Bunar Sava. yakınlarını devlet idaresinde belli makamlara getirmesi ve bu noktadaki hırsı onu milletin gözünden düĢürdü. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmıĢ ve Avrupa'daki hâkimiyet tamamen kaybedilmiĢti. iç problemleri çözebilmek için bir dizi reforma giriĢti. III. ancak muvaffak olamadı. Divan-ı Hümâyun. sh. Uluçay. 576-804. Edirne Vak'ası diye bilinen ayaklanmanın meydana gelmesine sebep oldu. Ġstanbul'da kıyam eden . c. Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaĢa son veriyordu. c. 26. c. c. 691. Ġran da dahil olmak üzere. D. ile aynı prens bira Ġslâm âlemlfl biyle kan ağlı muhasara altına I etmelerine yorlardı. nr. UzunçarĢılı. müstakim ve değerli bir insan olmasına rağmen. Devletin müesseseleri yeniden tanzim olunmaya baĢlandı. PadiĢah'ın yarım asırdır Ġstanbul yerine Edirne'de oturması da merkezde bazı rahatsızlıklar meydana getiriyordu. Yeni sınırlar kontrol altına alındı. II. sh. Hanya'yı muhasara altına almalarına ve Bosna-Hersek cephesinde Osmanlı Devleti'ni rahatsız etmelerine rağmen. Fakat onun da Feyzullah Efendi ile arası açıldı. Mora'yı kaybedecekleri korkusuyla Viyana'yı sulh için teĢvik ediyorlardı. 753-781. Azak Kalesini almakla yetinmiyorlar ve açık denize inmek için daha da ileri gidiyorlardı. sh. Devletler ve Hanedanlar. sında yer alan i Devletlere ı andlaĢma nedlk ve I veriyordu. ancak Macaristan tamamen Avusturya'ya. 7004. Onun tezkiyesiyle sulh andlaĢmasının murahhası Rami Efendi. Üç devletle 25 yıllık sulh andlaĢması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütâreke imzalanmıĢtı. LehlS Azak Kalesini i ĠĢte böyle bir I (DıĢiĢleri Bakanı). Ancak düĢman da kendinden emin değildi. Alım Fiilen s ġeyhü katlr sahibi o lamıĢtır. Kantemir. Ruslar ise. âlim. Belgrad'ın 65 km kuzeybatısında yer alan Karlofça'da. M da nıkâlıaUl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 207 ile aynı prens bir ay sonra Bosnasaray'a hücum etti ve burayı harabeye çevirdi. Kamaniçe merkezli Podolya Eyâleti Lehlere ve 1700 yılında yapılan ilave Ġstanbul AndlaĢması ile de Azak Ruslara teslim ediliyordu. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.

Emetüllah Sultân. mağlup olacağını anlayınca. 8. 14. III. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ) 124. 4-ġehzâde Mehmed. 9. 71 Tebrlzl I 1727'deî kabul f Devleti'm 17231 maki durum j isyan har* deki .Safiyye Sultân. Osmanlı hareminde beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk sahibi olmadıkları cariyeler demek olan ikbal müessesesi. Aksi sesler duyulsa da kardeĢi III. Osmanlı Devleti. Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 7-ġehzâde Selim. 3. Ahmed dönemini ana hatlarıyla Ģöylece özetlemek mümkündür: Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında.Sâliha Sebkatî Valide Sultân. hadise uzt PadiĢah'ı ı di. III. Ģahsiyeti. Hal' edilmesinin baĢ sebeplerinden olan ġeyhülislâm Feyzullah Efendi ise. IV. ġeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiĢt ir. Haseki ve III. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd I. 2-ġeh-süvâr Valide Sultân. çok büyük hakaretlere maruz bırakıldıktan sonra kati olunmuĢ ve cesedi de Tunca Nehrine atılmıĢtır (Eylül 1703). 5. önce iç huzuru sağlamaya çalıĢmıĢ ve Edirne Vak'asmın failleri teker teker cezalandırılmıĢtır. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Bu arada Avrupa'da Ġsveç Kralı Carl'ın Deli Petro'ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması. hattat. Mehmed'in 1674 yılında yine Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan dünyaya gelen ikinci oğludur. 6-ġehzâde Hüseyin. 12-ġehzâde Hasan Hân. Ahmed.200 kadar cebeci Edirne'ye gelinceye kadar 80. Feyzullah Efendi ve Hoca-zâde Mehmed Efendi gibi âlimlerden ders alarak yetiĢen II. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. 10.Rukıyye Sultân122. 13.AyĢe Sultân. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711'de harp baĢlamasına sebep oldu.Afîfe Haseki. ĠKBALLERĠ: 7. Ģâir ve müziğe meyli bulunan kültürlü bir padiĢahtır. Çar. Çok sayıda sadrazam değiĢikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali PaĢa'da karar kıldı ve devlet iĢlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. 8-ġehzâde Ali. Fiilen sefere çıkan son Osmanlı PadiĢahı oldu.000'i buldular ve Ağustos 1703 tarihinde PadiĢah'ı tahttan indirdiler.Zeyneb Sultân. Ahmed. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaĢta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed PaĢa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. Hocaları Hafız Osman Efendi.Âli-cenâb BaĢ Haseki. yine de dünyada bir numaralı 208 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN güçlü devlet idi ve onu yine Müslüman bir devlet olan Timuroğullarının Hindistan'da devam ettirdikleri devlet takip ediyordu. Ağabeyi kadar olmasa dahi.Hafsa Sultân. aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? III. Sokullu veya Köprülü gibi dirayetli bir sadrazam arayıĢındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. Cariyelerden ve I. Ahmed'i tahta geçirdiler.Hatice Haseki.Fatma ġahin Hâtûn. Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetle muhtemeldir. 6. 9. 11. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. Ģair ve büyük bir Ġslâm âlimi idi. 4. 3-ġehzâde Murad. Ağabeyi ile ahenk içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam ettirmiĢtir. XXIII. Mustafa ise. Mahmûd'un annesi. Mustafa. Birinci Edirne Vak'ası'ından hemen sonra yani 1703'ün Ağustos ayında. Osman'ın annesi. II. 5-ġehzâde Süleyman. 4Hümâ ġah Haseki. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanb.Hanife Hâtûn. hattat. hal'ından 4 ay sonra kederinden vefat etti. bütün bu menfiliklere rağmen. Sonn Ali PaĢa'n«| ya'dan geril 5a nedlk ve ı dağh âsl!ertl ilan edilr Damad AH I sonra yanU savaĢa soı»J saltanat e Ġkindi NevĢehirli t vam eden ı 1730'dat Matbaan eğlencenin! ettiği Ġran'a ı ması. II.SULTÂN III. 2-ġehzâde Sultân Osman III. Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir havada.

PadiĢah ile sadrazamın Ġran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karĢılandı. 5-RâbPa ġermi Kadın. c. 4. Ancak ġi'î olan Nâdir Hân'ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti'nden geri alması. Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe baĢladığı ve harpten ziyade sulh. Kısım. Uluçay. c. II. III. 73-79. II. II. Öztuna. Damad Ġbrahim PaĢa'nın aleyhindeki bu rüzgar. Rusya'nın Ġran'a girmesi ve Osmanlı Devleti'nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması. Temmuz 1711). Biz. sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem. kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peĢkeĢ çekmesi de ilave edilince. E. aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik'e harp ilan edilmesine sebep oldu. Ġkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718'de sadrazamlığa getirilen NevĢehirli Damad Ġbrahim PaĢa'nın sadrazamlığı ile baĢlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz. Ahmed'in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13'ü ve bazılarına göre de 18'i bulmuĢtur. Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düĢünce. RâĢld Tarihi. 211-215. 3362. c. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil'in baĢını çektiği bu isyan hareketi. tarihin en kötü isyanı olacak Ģekilde geniĢledi. Mustafa'nın annesi. c.Hatice Ġkinci Kadın. sh. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Karlofça'da verilenler Rusya'dan alındığı gibi.Emîne Musalli Kadın. Ahmed'i o gece biraderi II. daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. I. asilerin PadiĢah'dan kellelerini istedikleri Damad Ġbrahim PaĢa ve yakınlarından olan bazı paĢalar idam edildiler. Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca. II. Bu hadise üzerine muhalifleri. sh. 23. 315 vd. 20. c. Avusturya'nın da Venedik'i desteklemesi üzerine.Rukıyye Ġkinci Kadın. Her çeĢit kültür faaliyetlerinin arttığı.. IV. ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaĢadı ve 62 yaĢında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti. KADIN EFENDĠLERĠ: 1Emetüllah BaĢ Kadın. D. Kantemir. III. D. 555-595. Artık yeni bir dönem baĢlıyordu ve III. Ġstanbul 1962. Osmanlı Tarihi. 338. Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır. 7 sene sürecek olan Ġran SavaĢlarını baĢlattı. 783 vd.f Kaini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 209 rak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi.. Venedik ve Avusturya'dan da alınması gerekir Ģeklindeki düĢüncesi ve Venedik'in Karadağlı âsileri himaye etmesi. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmud'u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar.). UzunçarĢılı. Sadrazam Silâhdâr Ali PaĢa'nın. bir huzur dönemini daha sona erdiriyordu. âsiler bununla da yetinmeyip PadiĢah'ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III. 1 Ekim 1730 günü. 7. ZEVCELERĠ: (III. savaĢı yeniden baĢlattı. Devletler ve Hanedanlar. sh. Nusretnâme. Ahmed'in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu. 2. 1723'de baĢlayan Ġran SavaĢları bu dönemin 1730'da tamamen sona ermesine sebep olmuĢtur. Osmanlı Tarihi. Kısım I. (SadeleĢtiren: Ġsmet Parmaksızoğlu). hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca. nr.Emîne MihriĢah Ġkinci Kadın. Ekim 1727'de yapılan Hemedân AndlaĢması ile Sünnî olan EĢref ġah Üveysî tarafından kabul edildi. 10. IV. 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaĢa son verildi. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. sh. Maalesef ihtiva ettiği bazı gayr-i meĢru sayfalar sebebiyle bu huzur devam edememiĢtir. 8. BaĢ Haseki. 9988. Kısım I. III. maalesef Damad Ali PaĢa'nın Ģehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716). UzunçarĢılı. Baltacı Mehmed PaĢa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve PadiĢah'ı etkilemeye baĢladılar. Az da olsa Ġslama aykırı olan fiiller. 1-46. 3. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. I.122 Silahdâr. c. Yağmalar. yeni bir savaĢ baĢlamadan bitti ve ġehid Ali PaĢa'nın 1713'de imzaladığı Edirne AndlaĢması ile Karlofça'da verilen yerler Rusya'dan geri alındı. 3-139.Hanife Kadın. Köprülü-zâde Abdullah PaĢa'nın Tebriz'i fethetmesi ve Ġran'a ait beĢ eyâletin Osmanlı Devleti'ne ilhak edilmesi. c. Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik. sh.Zeyneb Kadın. 28-29. 1-421. 5"' |t 0' rıyetim küsur ji IslâmaĠ ] lanıujj bildij. 6. Ahmed. 9210 BĠLĠNMEYEN OSMANLI .

26. 20-ġehzâde Sultân Nu'man Hân. 2-390. Öztuna. sh. Sevmedikleri hakkında dili uzun olan ve yeterli tahsili olması hasebiyle konuĢmasını da iyi beceren Mehmed PaĢa. 16. c. Biz sadece bilinen ve meĢhur olanlarını zikrettik. Çar. 25. 125. II. Ahmed. 1706 yılında azl olunmuĢtur. V.Fatma Sultân. 18 -Hâtem Hâtûn. 8-ġehzâde Ali. VI.Zübeyde Sultân. 11. 12. 19. c. Kantemir. sert t hindeki faaliyet ve p sözünde durmaması #| lan.). 22-Abdülhamid I. k iddiaların fe Ģu cümlelerle ¦. dilinin cezasını çekerek. müĢavirlerinin s. Rus ordusunun komutanı ġermetivef'di ve Deli Petro ile hanımı asla harp meydanına gelmemiĢti. 3-ġehzâde Murad. ÇOCUKLARI: (III.¦ nin doğru <¦ aleyhtarları. Bilindiği gibi 1710 yılında Ruslara karĢı ilan edilen harpte. III. c. 23-ġehzâde Seyfeddin. 15.Meylî Kadın. 216-227. 17-AyĢe Hanım. 1-ġehzâde Mehmed. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Ümmü Gülsüm Sultân. Kısım I.Fatma Hümâġah Kadın. 14. Ġstanbul 1287. Uluçay. sh. Ruslar. c. 21-ġehzâde Ġbrahim. 14-Sâliha Sultân. henüz Ġstanbul'a gelmeden itibar kazanmaya baĢlamıĢtır. 9. Kısım I. Ahmed'in padiĢah olmasıyla 1. c.BĠLĠNMEYEN OSMANL1 Gülsen Kadın. musikiye meyli ve sesinin güzelliği sebebiyle Pâkçe Müezzin lakabı ile anılmıĢtır. c. 5-ġehzâde Süleyman Hân. 18. kendisini tezkiye eden Kalyakoz Ahmed PaĢa'nın aleyhine çalıĢmıĢ ve ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi'nin tavsiyesi ile 1704 yılında 1. Ġmrahor'luğa getirilen Mehmed PaĢa.?^ cede bu fırsatı ti hinde kampanyıl gönderdiğini deww BĠLĠNMEYEN OSMANLI 211 .Emine Sultân123. RâĢid Zeyli. 2-ġehzâde Abdülmelik.Âtike Sultân. 2-395. fazla becerikli bir k umandan olmamasına rağmen. 6-ġehzâde Mustafa III. UzunçarĢılı. Bu kaynakların hiç birinde. soi 2) Baltacı Metim hülislâm PaĢmakçı leyman Ağa.Hürrem Kadın. Baltacı'nın Ġsveç| Rus Çarını diri diıjjj lar sebebiyle s tek kabahatin j için bir sebep bul karısı Katerina'mn «l| Osmanlı komuta h ması için Vezir-i A'a çiler de. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. Prut Zaferine imza basan komutan sıfatıyla. açlık ve düzensizlik sebebiyle Petro'nun savaĢ meydanına gelmeyerek uzaktan idare ettiği ordusu mağlubiyetle karĢı karĢıya gelmiĢtir. sh. 13. Devletler ve Hanedanlar. 15. II. IV. c.Hatice Sultân. RâĢid Tarihi.. sh. I yeniden han geldiğini do. Olayın aslı Ģudur: Çorum'un Osmancık Kasabasından olan Mehmed PaĢa.. 79-95. Osmanlı PadiĢahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50'yi bulmaktadır. 13.. "Rikâb-ı h_-m rından.Nazîfe Kadın. sh. Baltacı'nın m ve Osman Efendi'iltlj PadiĢat. PadiĢahıngı iltifat ve ikramlaril nâ-meĢkûrota. 17. sh. Ahmed devrine 4 cilt ayırdığı meĢhur tarihidir.Esma Sultân. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Katerina ile gayr-i meĢru bir iliĢkide bulunduğu veya en azından Rus Çarı ve hanımının bu savaĢın yapıldığı mekâna geldikleri yazılı değildir. 12-ġehzâde Bâyezid Hân. 10. Ġsveç Kralı'nın ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı 123 Silahdâr. kanaatlerini dinlerr cazip Ģartlarla sulh t yola çıktı (Prut Hu Burada bilin 1) Ġsveç Kraıı ġjj reddetmesini ve I masını müd rudur. Osmanlı Tarihi. 24. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. 1710 Eylül'ünde tekrar sadrazamlık makamına gelen Baltacı. ĠKBALLERĠ: 16-ġâyeste Sultân. c. 45-209. 7-ġehzâde Selim.Emetüllah Sultân. Bu olayın aslı nedir? Prut zaferini en ince ayrıntılarıyla anlatan tarih kaynakları elimizdedir ve bunların en ayrıntılı olanı da RâĢid'in sadece III.Zeyneb Sultân. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zafe-ri'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir. 4-ġehzâde Mehmed Hân. mağlup olacağını anlayınca. 2-454. Tarih. Küçük Çelebi-zâde Ġsmail Âsim Efendi. sh. 11.AyĢe Sultân.Nazife Sultân. 10.. Nusretnâme. sh. IV. 140-420.t/" Netice ola*. 2-450. defa sadrazamlığa getirilmiĢtir. 849 vd.Nijad Kadın.AyĢe Sultân (Küçük). gizli anlaĢ da aleyhte I sında ikame'3) Dikkat a Osmanlı kaynaU lunmadığı gibi.Ümmü Gülsüm Kadın. II. c. III. VI.

sert hareketlerinden ve patavatsız sözlerinden dolayı. Veziriazam meydana gelen büyük hizmetleri mukabelesinde çeĢitli iltifat ve ikramlar beklerken. Osmanlı tarihçileri. Temmuz 1711). Rus Çarı'nın karısı Katerina'nın sulh andlaĢması uğruna bütün kıymetli mücevherlerini Osmanlı komuta heyetine gönderdiğini ve ġermetivef vasıtasıyla sulhu sağlaması için Vezir-i A'zama mektup ilettiğini ifade etmektedir. her Ģeyi ben bilirim havasına girmesi ve neticede bu fırsatı kaçırması. tek kabahatin gece ile gelen altın arabaları olduğunu. Baltacı'nın asla rüĢvet almadığını. Aleyhinde kampanya baĢlatanlar ve bazı Batılı tarihçiler. Yüzyılda ilk kullanan Uygurlar ve Koreliler olmuĢtur. Cari ve Kırım Hanı Devlet Giray. 2) Baltacı Mehmed PaĢa'nın zaten aleyhinde olan ve PadiĢahın çok sevdiği ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi. RâĢid meseleyi Ģu cümlelerle özetlemektedir: "Rikâb-ı hümâyûn tarafında olanlar dahi sadrazam hakkında gizlice nice kale gelmez nesneler yazdıklarından. ĠĢte bu noktada Hammer. Ancak Baltacı aleyhtarları. henüz Ġstanbul'a gelmeden Rus Çarı'nın sözünde durmamasını da bahane ederek. Yüzyılda . Bu sefer PadiĢah'a. bunun da Darüssa'ade Ağası 212 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMP1. Rus Çarı tarafından gönderilen paralar sebebiyle sulh yolunu tercih ettiğini ısrarla PadiĢah'a anlatmak oldu. vermiĢ olsaydı Rus Çarını diri diri yakalama fırsatı elde edildiğini. Katerina'nın harp meydanına geldiğini yazmamıĢtır ve bu sadece kuru bir iftiradan ibarettir124. Katerina'nın mücevher ve mektup gönderdiğini de kabul etmektedirler. artık ilim alemi tarafından kabul edilmektedir. Ancak hiç bir tarihçi ve hatta Rus Vekâyi'nâmeleri bile. muteber Osmanlı kaynaklarında ve hatta çağdaĢ tarihçilerin eserlerinde en küçük bir bilgi bulunmadığı gibi. meseleyi. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir? Bu konu her zaman dillere dolandığından ve maalesef hep aleyhte kullanıldığından dolayı. Edirne'de vezir-i azamın kapıkulu maaĢlarını vermeye baĢlaması üzerine yeniden harekete geçtiler. PadiĢah da.kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. Netice olarak. Bu manada baskı Avrupa'ya 14. PadiĢahın hakem kabul ettiği ġeyhülislâm da aleyhte beyan verince Baltacı Mehmed PaĢa azledilerek (Kasım 1711) Midilli Adasında ikamete memur edildi. Gutenberg. Edirne'de ulufe vermesinin ne manaya geldiğini dostlarına sorması icab ettiğini. hemen aleyhte bir plan hazırladılar. Bazı çağdaĢ tarihçiler de. Çinlilerden ziyade Uygur Türklerinin payı olduğu. Baltacı'nın Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı'nın sözlerine önem vermediğini. 3) Dikkat edilirse. Ruslar. Baltacı'nın Katerina ile çadırda beraber olduğuna dair. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Ġsveç Kralı ile Kırım Hanı'nı dinlememesi. olmayan hıyanet suçlamasıyla karĢı karĢıya kalmıĢ ve kıskançların hileleri ile nâ-meĢkûr olmuĢtur". yoksa Çarı yakalamamak için bir sebep bulunmadığını ilave ettiler. PaĢa. matbaayı 1455 yılında icad etmemiĢtir. Baltacı'nın aleyhindeki faaliyet ve planlarına hız verdiler. ile yakınlarının ithamları olduğunu açıkça belirtmiĢlerdir. Taraftarları da. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum. ilk etapta gelen ithamları reddetti. Zira bunu 14. sonradan sözlerinde durmamakla bu görüĢü teyid etmiĢlerdir. Yüzyılda Çin'de ve bazı araĢtırmacılara göre özellikle Uygur Türklerinde ortaya çıkmıĢtır. ġöyle ki: 1) Önemle ifade edelim ki. Zira baskı sanatı 8. tarihçiler tarafından eksiklik olarak kabul edilmektedir. belki müĢavirlerinden Ömer Efendi ve Osman Efendi'nin bu hediyeleri kabul ettiğini kaydetmektedirler. Damad Ali PaĢa ve Darüssa'ade Ağası Süleyman Ağa.'. 126. müĢavirlerinin sözleriyle hareket etmesi. Bunların görüĢü haklıdır ve Baltacı'nın acele ettiği de doğrudur. PadiĢahın gadabını tahrik ettiler. biraz ayrıntılı da olsa inceleme zarureti bulunmaktadır. Burada bilinmesi gereken gerçekler Ģunlardır: 1) Ġsveç Kralı XII. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. yaptığı hataları affettirmek için Kapıkulu ile gizli anlaĢmalar içinde olduğunu arz ettiler. böylesine bir zafere imza atan Sadrazamın bu ithamlarla azledilmesinin doğru olmayacağını ifade ederek. Ġlk planları. Gutenberg hareketli harfleri de icad eden birisi değildir. Blok baskının Avrupa'ya taĢınmasında. kaynaklarda Çar ve hanımının asla harp yerine gelmediğini ve bu tür iddiaların tamamen yalan olduğunu ifade eden beyanlar yer almaktadır. Baltacı'nın sulh teklifini reddetmesini ve Rusların sıkıĢtığı böyle bir dönemde kolay Ģartlarla andlaĢma yapılmamasını müdafaa ediyorlardı.

Bunları özetlerken Ģu hu124 RâĢid. Bu bilgiler. III. 268-275. 366-372 (Konu bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır). Hatta II. Kont Marsigli. nr. sh. 3) Müslümanların ve de resmen devletin bu teknolojiye sıcak bakmamasının sebepleri ise. Yüzyılda gelebilmiĢtir. sh. c. 14. susların özellikle I mürĢidi olması ha Osmanlı Devleti. a 6) Düzenli (i netice vermedf (¦ 1 muĢtur. Silahdâr. matbaanın onlar için yasak bir iĢ olduğundan ileri geldiği kesinlikle doğru değildir". VIII. Hatta ı ayıramayan bini da yaĢanmıĢtır.gelebilmiĢtir. yine de büyük bir rakamdır. c. II. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye ve yeni fenlere uzak kalması mazur gösterilemez. Kısım 2. 2) Osmanlı Devleti'ne matbaa 1727 yılında değil. resmî matbaanın gecikmesinde önemli rol oynamıĢtır. dünyadaki iktisadî ve ilmî geliĢmelere lakayt kaldığı ve bunun cezasını da daha sonraları gördüğü bir hakikattir. Gutenberg'in gayretleriyle Ġncil'in de basılabileceği bir matbaa haline ancak 1455 yılında yani 15. TOEM. matbaanın resmen kurulmasının gecikmesini. nr. O halde. "II. V. Bu hali Ġslâmiyet de tasvip etmemektedir. Kısım I. c. Murad. Osmanlı padiĢahlarının matbaa aleyhinde oldukları görüĢünü reddetmektedir. c. Mustafa Nur! PaĢa. yasak bir iĢ ( masının geclkı 4) Üzülerek! sâdî ve ilmî g hakikattir. Osmanlı Tarihi. 1727 yılında Ġstanbul'da 90. sh. Osmanlı Devleti. herhangi bir bilimsel yeniliğe karĢı çıkması mümkün değildir. Murad zamanında Ġstanbul'da bir matbaa kurulması için izin istendiğini ve bu iznin verildiğini Mustafa Nuri PaĢa kaydederken. Tarih. yarısı bile doğru kabul edilse. IV. Ahmed Muhtar. Osmanlı Devleti'ndeki matbaanın değil. 1720 yıtöjj görevlendirilen \ babasıyla berata celeme in kurma gayrdı rek Müslüman t samimi bir (i rek Sald I aldıkları ı takdim t açıklanan I YeniĢehirli f "Basma a la rak basması. sh. bütün ilimlerin efendisi ve mürĢidi olması hasebiyle. Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilmektedir. UzunçarĢılı. "Rus Menâbiine Göre Baltacı Mehmed PaĢa'nın Prut Seferi". 238-256. mü'cı sinde önemli ı tedir: "Ger. Halep'te ve 1514'den itibaren de bazı Avrupa Ģehirlerinde kitaplar basılmıĢtır. dünyadaki her yeni güzellik gibi. Arap harfleriyle basılan Geometriye dair Usul'ül-Oklidis kitabının serbestçe satılması için 996/1588 tarihli fermanla izin ve müsaade vermiĢtir. sh. Netâic'ül-Vukû'ât. 46. Müslümanların eserlerini bastıkları ilk resmî matbaanın tarihi 1727'dir. matbaadan ı mektedir. Aktepe. Bu dahi zannedildiği gibi. Bu kitapların üzerinde. belki resmî matbaanın kuruluĢunun tarihi 1727'dir. "Baltacı Mehmed PaĢa". IV. ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 213 susların özellikle belirtilmesinde yarar vardır. Ġslâmiyet. C. dinî taassuba bağlamak doğru değildir. 20-22. gtfsrtğ gibi. Münir. Kont Marsigli'nin Ģu cümleleri dediklerimizi teyit etmektedir: "Gerçekten Türkler. KıĢımı II. Asırdan itibaren Ġstanbul'da. 1727 > bile doğru kabul( lemciler. Bâyezid zamanında 19. Maalesef. O halde. TDVĠA. Maalesef bu konuda Osmanlı Devleti'ndeki esnaf teĢkilâtları demek olan loncaların ve bu loncalara bağlı hattatların menfi anlamda rolleri olmuĢtur. daha erken tarihlerde gelmiĢtir. Kısaca Arap harfleriyle olmak üzere XV. 280-285.! yayınlanan I kitap basanları lı 5) Bütün Ihı i yani Müteferrika'» basılmıĢtır. III. 35-36.45 (1333). Bunlara bağlı olarak sahaflar. kalemciler. Yoksa matbaa Avrupa'da Gutenberg tarafından kurulan müesseseden 33 yıl sonra Osmanlı ülkesine girmiĢ ve çok sayıda kitap da basılmıĢtır. IV. sh. Bâyezid'in himayelerinde basılmıĢtır" ibaresi yer almaktadır. III. Ermeniler 1567 yılından itibaren ve Rumlar da 1627 yılından itibaren matbaalarını kurmuĢlardır. Yavuz Selim zamanında 33 kitap basılmıĢtır. 83-95. Osmanlı Devleti'nin Kanuni'den sonra. ilk resmî matbaa teĢebbüslerinin IV. Bu sebeplerin bir kısmını biraz sonra zikr edeceğiz.000 hattatın bulunduğunu söylemektedir ki. 160-185. Hatta matbaanın caiz olmadığını iddia eden ve maalesef sağını solundan ayıramayan bazı âlimlerin . yüzyılda gelen baskı teknikleri. Ancak Yahudiler 1488 yılından itibaren. 4) Üzülerek ifade edelim ki. c. sh. Enderun Tarihçisi Atâ da. Mehmed zamanında baĢladığını ve ancak neticeye 1727 yılında ulaĢıldığını anlatmaktadır. divitçiler ve benzeri esnafın baskısı da. matbaadan da yeterince yararlanamamıĢtır. gerileme ve duraklama devrine girince. M kimselerin tasKĠ Buf kurulan ı Ģimdilik tefe I fetvaya kar hizmetler. Nusretnâme. kendi kitaplarını bastırmazlar. mücellitler. Maa1""" loncaların ve Marsigli. sh. Ancak bu sebepler ne olursa olsun.

fıkıh ve kelâm kitaplarının basılmaması açıkça belirtilmiĢtir. Ġkisi birlikte. Beylerbeyindeki Bağ-ı Ferah Bahçesinde. sulha meyilli. 1720 yılında Sadrazam Ġbrahim PaĢa tarafından Paris'e Osmanlı sefiri olarak görevlendirilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin oğlu Said Mehmed Çelebi. Bu arada Macaristan'da doğan ve 1693 yılında esir edilerek Müslüman olan Ġbrahim Müteferrika. Matbaanın kurulması için dinen ve aklen hiç bir engelin bulunmadığı açıklanan Layiha üzerine. Çırağan Bahçesinde. Mehmed devrindeki teĢebbüs tam netice vermediği için. Henry de. Bu bakıĢ açısından Lale Devri değerlendirildiğinde Ģu manzara ortaya çıkmaktadır: A) Lale Devri denilen bu devrede. ziyafetten ziyafete koĢturdukları ve meĢru dairede eğlenceli bir hayat yaĢadıkları görülmektedir. 6) Düzenli çalıĢır halde ilk resmî matbaa ise. babasıyla beraber Paris'e gitmiĢ ve orada bulundukları yıllarda matbaayı yakından inceleme imkânı bulmuĢtur. Yüzyılda elli sene geciktiği ve Intemet'in ancak 5-10 yıl gecikmeyle ülkemize girdiği. yazdığı Risâle-i Ġslâmiye adlı eseriyle samimi bir Müslüman olduğunu ispatlamıĢ ve Damad Ġbrahim PaĢa'nın dikkatini çekerek Said Mehmed Çelebi'ye yardım etmesi karar altına alınmıĢtır. Ahmed ve hem de damadı ve sadrazamı olan Ġbrahim PaĢa. bu hizmetler. elbette ki insanların da gayr-i meĢru iĢlere girmesine zımnî bir sebep olarak algılanabilir. Ancak aynı hadise. Fransız Kralı II. Ġbrahim PaĢa'nın BeĢiktaĢ Mevlevihanesine bitiĢik özel Yalısında ve benzeri çok sayıda saray ve bahçelerde. Avrupa'da da yaĢanmıĢtır. 127. Avrupa'da Kur'ân ve diğer dinî eserler 1514 yılında Ġ-talya'da basılmaya baĢlanmıĢ ve III. Bu yaratılıĢları gereği olarak. 214 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN ¦ 7) Önemle ifade edelim ki. Bu ikisini birbirine karıĢtırmak tarihe iftira olur. 1501 yılında yayınladığı emirname ile ruhsatsız yayınlanan kitapların yakılmasını emr ettiği gibi. daha da modern Ģekillere girerek devam etmiĢtir. Üsküdar'daki ġeref-âbâd'da. gayr-i meĢru eğlencelere dalacak kadar aĢırıya gitmiĢ olmaları tamamen ayrı Ģeydir. hadis. elimizdeki tarih kitaplarının da ortaya koyduğu gibi. Yoksa Ġslâmiyetin ilme ve teknolojiye karĢı çıkma iddialarıyla bunun ilgisi yoktur125. Ancak âlim kimselerin tashih etmesi gerekir". Ancak resmî matbaanın kurulması ve kitap basılması. IV.çıkmıĢ olması da mümkündür. 5) Bütün bu geliĢmelerden sonra ilk matbaa IV. ruhsatsız kitap basanları idamla tehdit etmiĢtir. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır? Hem III. Burada önemle vurgulanması gereken Ģudur: PadiĢah ve sadrazamının meĢru dairede neĢeli ve eğlenceli hayat yaĢaması ayrı Ģeydir. sevimli ve mülayim insanlar idiler. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢına kadar. Fermanda Ģimdilik tefsir. Murad dıĢarıda basılan bu Kur'ân ve diğer dinî eserlerin devlet sınırları içerisinde serbestçe yayılmasına izin vermiĢtir. sakin ve eğlenceli hayatı seven. ucuz fiyatlarla yayılmasına sebep olur. zikredilen sebeplerle maalesef 200 yıl veya düzenli matbaa hesaba katılırsa 272 yıl gecikmiĢtir. Ġstanbul'da bu dönemde insanların barıĢ ve huzurun kıymetini bilmeyerek. Papa Alexandre VI. Televizyonun Türkiye'de ve hem de 20. kısa zamanda ve zahmetsiz o-larak basması. Netice olarak. Bu fetvaya karĢı çıkanlar elbette ki olmuĢtur. Ahmed devrinde Damad Ġbrahim PaĢa'nın teĢvikleriyle kurulmuĢtur. matbaa. ancak harfleri hakkıyla tanzim edilemediğinden devam ettirilememiĢtir. matbaanın gecikmesi de öylece açıklanabilir. Bu fetvadan sonra Zilka'de 1139/Temmuz 1727 tarihli PadiĢah Fermanı çıkmıĢ ve kurulan matbaada ilk olarak 1729 tarihinde Vankulu Lügati basılmıĢtır. III. hemen kurma gayretleri baĢlamıĢtır. 272 sene değil 33 sene sonra Osmanlı Devleti'ne girmiĢtir. tashihli ve hatasız olarak. PadiĢah'ın da ara sıra katıldığı helva sohbetleri ve Lâle eğlencelerinin . kitapların nüshalarının çoğalmasına. büyük masraflarla inĢa edilen Kağıthane'deki Sa'dâbâd KöĢkünde. Ancak PadiĢah ve Sadrazamın meĢru dairede de olsa eğlence ve ziyafetlerde fazla vakit geçirmeleri. Geri döndüğünde meseleyi devlet yetkililerine açınca. kaleme aldıkları matbaa ile ilgili Vesîlet'Ut-Tıbâ'a adlı layihalarını sadrazama 1726 yılında takdim etmiĢlerdir. belli sebeplerle nasıl açıklanıyorsa. 1718-1730 tarihleri arasında. mesele ġeyhülislâmlık makamına sorulmuĢ ve ġeyhülislâm YeniĢehirli Abdullah Efendi de Ģu tarihî cevabı vermiĢtir: "Basma san'atında mahareti olan kimesnenin. Mehmed (1648-1687) devrinde yani Müteferrika'nm matbaasından yaklaĢık bir asır evvel kurulmuĢ ve bazı kitaplar da basılmıĢtır.

fikir ve e ziyafet ve I eğlence v«| tıların i 1 zurundal nin ve 1 hem de! edenler. IV. Gündüz. Belleten.Türker. PadiĢahın buna özel önem verip ferman yayınladığı da doğrudur. Mahmûd. nr. lan ge-aya koydu-ıtyaĢadık-t sadraza-bu ieğlencelere ¦e karıĢtır-peğlence ve regirmesi-P#ildiğinjjlıane'deki |ı Ferah s bitiĢik »çelerin Ġ! eğlenilir. XII. "Matbaanın Tarihçesi ve Ġlk Kur'ân-ı Kerim Basmaları". 135. "arsigli. 507-530. fikir ve edebiyat adamları da mutlaka katılmıĢtır. PadiĢah huzurunda da. Baysal. Mühimime Defteri. ġeyhülislâmın. sadrazam huzurunda da. helva sohbetleri.de nyla buıceler a meyilli. sh. Ġstanbul 1293. Rumeli ve Anadolu Kazaskerlerinin ve Ġstanbul . Matbaacı Ġbrahim Müteferrika ve Risâle-i Ġslâmlyye (Tenkitli Metin). PadiIt-iRâĢid). i: eğlen rin meĢru t de Ġstan! maz.ı get< tanbul'dali zulduğu« meĢine manasa Tarihi (?«<> 259» (Sa'd» 162-Î71 N OSMANLI §314 yılında Ġ-p»t diğer dinî niĢtir. Jsi. sayı 197(1986). Ayrıca yapılan eğlence ve sohbetler sadece bunlardan ibaret değildir. sh. "Dünyada Basılan Ġlk Türkçe Kitap". 49.yapıldığı doğrudur. sh. o devrin ilim. I konuda a daha BĠLĠNMEYEN OSMANLI 215 Ancak bu ziyafetleri anlatan tarih kitapları tetkik edilirse. ġeyhülislâmın da içinde yer aldığı ziyafet ve eğlencelerin. sh. 134. Niyazi. ancak biz bu kadarla iktifa ediyoruz. c. "Ġlk Türk Matbaası Kurucusunun Dinî ve Fikrî Kimliği". Osmanlı Ġmparatorluğunun Zuhur ve Terakkisinden Ġnhitatı Zamanına Kadar Askerî Vaziyeti (Çev. nr. sazendeler de davet edilmiĢtir. 157-158. Comte. Ankara 1978. 303. Ankara 1934. lale eğlenceleri ve diğer tertip edilen ziyafetlere. 470-473. I esrar K ġe vâda. Mukaddime'deki Matbaa ile alakalı Lâyiha. Hatta bu eğlencelerin bazılarına meĢru dairede kalmak Ģartıyla. sh. jĢ. 158-162. The Invention of Printing in China and ıts Spread Westward. Nazmi). Kısım I. baĢta ġeyhülislâm olmak üzere. Ġstanbul 1968. Buğra. Subhi Tarihi. I fet me birer t Tebriz* âlimdir. c. VI. Halil. sh. Tayyâr-zâde Ahmed Atâ. ötıkları |lew York ti Berkes. |724-736. Lale eğlenceleri sebebiyle laleye düĢkünlük artmıĢ ve hatta lalenin 234 çeĢidi yetiĢtirilmiĢtir. Vakıflar Dergisi. Tarih (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). Ankara 1982. 156. ġuna da dikkat çekelim ki. Marsigli. Bu konuda kaynak fazladır. Bu ayrıntıların içinde haram olan bir Ģey göze çarpmamaktadır. sh. 335-350. UzunçarĢılı. Müteferrlka'dan Birinci MeĢrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar. c. I. 724-736. L. Belleten c. c. XII. Thomas Francis. M. gayr -i meĢru olduğu düĢünülemez ve zaten tarih kitapları bu eğlence ve ziyafetlerde neler yapıldığını bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar. Acaroğlu. Osmanlı Tarihi.Nazmi). New York 1955. Necatioğlu. 'edAtâ. 125 BA. sh. XXVI. ^'esef Türki-ecik. sh. Küçük Çelebi-zâde. c. Ġstanbul 1198. Berkes. Ancak bu l lenceleri ve ( ilim. sayı 104 (1962). Tarih-i Atâ I-V. Tarih-i Atâ'da belirtilen hususa daha önceki araĢtırmacılar dikkat çekmemiĢlerdir.

hakkında bazı gayr-i meĢru iĢlere karıĢtığı iddiaları da bulunmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ahmed'in de Ģahsiyeti buna uyum sağlayınca. ġeyhülislâm da verdiği fetvada. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır? 129.. bu konuyu ayrıntıları ile veren. bu dönem Lale devri olarak tarihe geçmiĢtir.. afyon ve esrar kullanmanın Ġslâm Hukukuna göre haram olduğunu.. 384. Tarihçi RâĢid de.. Ahmed'in kızı Fatma Sultân ile de evlenince iyice PadiĢah'm gözüne girmeye baĢlamıĢtır. 126 BA.... III. vrk. RâĢid Tarihi. UzunçarĢılı.. 29. diğer dönemlere oranla arttığı asla inkâr olunamaz. Âsim Tarihi (Zeyl-i Tarih-i RâĢid).. 259-260 (Tefsir Dersi). 137 (Esrar ve Afyon Yasağı). Mesela Seyyid Vehbi. V. Ahmed'in çok güvendiği Ġbrahim PaĢa. Kendisi tamamen sulh taraftarı ve sakin yaĢamayı seven bir insandır. ġeyhülislâmdan bu konuda fetva talebinde bulunulmuĢtur.. halkın içinde ahlaksızlığı bir nevi teĢvik etmesinden ve daha sonra da Damad Ġbrahim PaĢa aleyhtarlarının (Eski Ġstanbul Kadısı Zülalî Hasan Efendi ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde gibi) onu yıpratma kampanyası baĢlatmasından dolayı.. Ġstanbul'da kadınların giyim ve kuĢamlarının gayr-i meĢru fiillere yol açacak Ģekilde bozulduğu ve bu yüzden Ġstanbul'da bazı gayr-i meĢru fiillerin meydana geldiği. c. hem PadiĢah'm ve hem de Ġbrahim PaĢa'nın dinî ilimler ve diğer ilimlerde uzman olan âlimlerle hususi dersler . Bu arada bu ziyafet meclislerinin müdavimi olan Nedim ve Seyyid Vehbi gibi Ģairlerin. bir ara Tebriz Kadılığına tayin edilmiĢtir. Eğer Osmanlı vekâyi'nüvislerinin Ġbrahim PaĢa dönemini anlatan yüzlerce sayfalık tarih kitaplarını ve mesela Çelebi-zâde'nin RâĢid Tarihi Zeylini incelerseniz. Mayıs 1718 tarihinde sadrazamlığa getirilmiĢtir. kullanılmasının helal olduğunu iddia ederek teĢvikte bulunanların idam edilmesi gerektiğini ifade etmiĢtir. 88. 444 (Sa'dâbâd). hadis.. Halep Kadılığına kadar yükselen bir âlimdir. fıkıh ve tarih dersleri yapılmıĢtır. Tarih-i Subhî. Lale Devrinde Ġstanbul'da gayr-i meĢru hayatın. sh... 453. Eski adı MuĢkara olan ve Ġbrahim PaĢa'nın gayretiyle köyden Ģehire dönüĢen NevĢehir'de doğan Ġbrahim PaĢa. 177. Acaba bu devir sadece eğlencelerle mi geçmiĢtir? Bu sorunun cevabı verilmelidir. aynı zamanda birer Ġslâm âlimi olduklarını da eklememiz gerekmektedir. Ancak bu ziyafet ve eğlenceler. 366. Mühimme Defteri... 1689 yılında Saray'a intisap etmiĢ ve 1717 yılında III. nr. Küçük Çelebizâde. 223-224. c. halk arasında...çevresinde meĢhur olan âlimlerin de huzurunda.. O halde. Patrona Halil ri ile ilgisi var S I ' III.. c. . 134.._¦ . 370.. 45. Âsim Tarihi'ne bakabilirler.. eğlenceli ve ziyafetli hayatlar. . Saraya girdiği manası asla çıkarılamaz126. Lale Devrinde.... 527-528..... Merak edenler. VI. kullananların ve satanların sürgün ve para cezası gibi çok Ģiddetli ta'zîr cezaları ile cezalandırılmalarını. 190. Ancak bu gayr-i meĢru iĢlerin. tır. IV. bu sebeple Ġslama aykırı giyimlerin yasaklanması ve bunun yol açtığı ahlaksızlıkların önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gereği hükme bağlanmıĢtır. B) PadiĢah ve sadrazamın meĢru dairede de olsa. 7737.. Bu olaylar... Ġstanbul 1198.. . Ahmed'in 1718-1730 tarihleri arasında ve NevĢehirli Ġbrahim PaĢa'nın sadâreti ile geçen devresine Lale Devri dendiğini daha evvel ifade etmiĢtik.. 377. 134-135. vaktinin çoğunu ziyafetler ve eğlencelerde geçirmesi. Zira Matbaanın açılması baĢta olmak ü-zere. Bunların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz. Kısım I. maalesef ahlaksızlığın yayılmasına ve eğlencelerin meĢru daireden gayr-i meĢru daireye kaymasına yol açmıĢtır. Osmanlı Devleti'nin fikir ve kültür hayatına dair çok önemli katkılar bu devirde sağlanmıĢtır. 19. Mesela.. Buna Ģunu da ilave etmek gerekmektedir: 1144/1731 tarihli bir fermana göre. ilim ve san'at adamlarını sonuna kadar desteklemiĢtir. hem Saray'larda ve hem de Sadrazam KöĢklerinde. III. halk arasında bazı gençlerin afyon ve esrar kullanmasına yol açmıĢ ve meselenin çok ciddi bir noktaya ulaĢmasından dolayı.. 42-43.. . halk arasında bazı gayr-i meĢru alıĢkanlıkların yerleĢmesine yol açtığını açıkça göstermektedir.. 555. 216 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ 128. tefsir. 34/a-b. Osmanlı Tarihi. sh. Bu dönem sadece eğlence ile geçmemiĢtir. 162-171.. Evvela. 363-364.. sh. 233-234.. 464. 265. 100-101.. kendisi de tahsilli olan Ġbrahim PaĢa.

Damad Ġbrahim PaĢa'nın himayesiyle ölmez eserlerini vermiĢlerdir. sadrazamın aleyhine bazı Ģeyler yaymaya baĢladığı gibi. Tarihçi RâĢid. Osmanlı Tarihi. Atâ Tarihi. 159-160. Bâyezid Câmiinin KaĢıkçılar Kapısı tarafında. buna bilen fitne hinde de' alevlenmeye kademelerine fetler yüzünden ateĢlemek için Câmiinin KaĢ Muhammed'den tarihe Patrona Bu isyanın Çınar Ahmed ve önce Damad Ġbı Hâriç Müde fendi gibi I teĢebbüsleri ii ve Ġbrahim edildi. Ġslâmi açıdan istikameti ve dindarlığı itibariyle onlar gibi olduğu tarihçilerin verdiği bilgiler arasındadır127. baĢta damatları olmak üzere. ĠĢte Lale Devri için de söz konusu olan budur. 45. geçmiĢteki bir cinayetin neticesi ve gelecekteki bir mükâfatın da mukaddimesidir" kaidesine göre açıklamak gerekmektedir. baĢta Ġstanbul'daki Dâr'ül-Hadis Medresesi olmak üzere çok sayıda vakıf eserler meydana getirmesi. 1143/1730'da Sadrazam Ġbrahim PaĢa. ilim ve teknoloji konusunda. 185. "ġer' ile davamız vardır. hemen mağlubiyet ve açlık gibi umumi felaketlerle cezalandırılmaktadır. 132. tanzim edilen ziyafetlerde ġeyhülislâm ve benzeri Ģahsiyetlerin daima hazır bulunduğunu görürsünüz. nr. Tarih (Zeyl-i Tarihi RâĢid). 310-316. Dördüncü olarak. bu dönemde yapılan eğlenceler ve ziyafetler yüzünden bunların gayr-i meĢru olduğunu ileri sürenler. c. tarihe Patrona Halil Ġsyanı diye geçecek olan kargaĢayı baĢlatmıĢlardır. Tam bunu fırsat bilen fitne ateĢi. sh. Mühimme Defteri. 133. Ümmet-i Muhammed'den olanlar dükkânlarını kapayıp bizimle gelsin" demeleriyle birlikte. Sadrazam da yetinmedi'-: Zülâlî Hasaı ¦: küstah tavırlarıyla istediler. altı yedi aydır bu fitneyi ateĢlemek için uğraĢan bahriyeli. bir nefer olan Patrona Halil ve arkadaĢlarının. Sadrazamın. sh. buna gönülsüzdür ve red cevabı vermekte gecikmemiĢtir. Hondmir'in Farsça çok geniĢ bir tarih olan Habîb'üs-Siyer adlı eseri. Osmanlı Devleti. nr. 129. Iste. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır? Bu olayı da. nr. Ġslama sımsıkı sarılmayan devletler. IV. 244 (1726 tarihli hüküm).düzenlediğini. PadiĢah aleyhinde de "mahmûd'ül-hisâl bir PadiĢah isteriz" diye dedikodu yaptırmak Ģeklinde alevlenmeye baĢlamıĢtır. Bu olayı da. bir mükâfatın çekten Lale De kaynaklardaki bil halinde kalsa bile< meĢru eğlen mağlubiyet ve söz konusu olan Ġran 1143/1730'da masını arzu PadiĢah. VI. Ġkinci olarak. yakınlarını devlet kademelerine getirmesinden rahatsız olanlar. Damad Ġbrahim PaĢa tarihe çok meraklı olduğundan. sh. PadiĢah Saraylarında ve Sadrazam KöĢklerinde. Gerileme Devrinden beri. 2-625. c. Kısım II. hal malar ve de son bı bilgilen feü BĠLĠNMEYEN OSMANLI 217 129. 147-162. Ġran SavaĢı için PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu etmektedir. Küçük Çelebi-zâde. sh. Damad Ġbrahim PaĢa'nın bir küçük köy olan MuĢkara'yı bir Ģehir haline getirerek imar etmesi. o dönemin Ġstanbul'unda halk arasında bazı ahlaksızlıkların ve gayr-i meĢru eğlencelerin yayıldığı kesindir.e Mustafa'nın 05 Âsiler !K9] baĢta Sa'dâbâd sürerek yıkılmasıyla. Ġran cephesinden Osmanlı Devleti aleyhinde haberler gelmeye baĢlamıĢtır. Gerçekten Lale Devrinde. ilk defa bu dönemde Avrupa'yı takip eder hale gelmiĢtir. 237. sh. c. bize ulaĢan kaynaklardaki bilgilere göre. . Ayrıca devleti idaresinde Sokullu ve Köp-rülü'ye ulaĢması mümkün olmayan bu devlet adamının. Aynî'nin Ikd'ül-Cümân isimli meĢhur tarihi. onun sadece eğlence ve ziyafetlerle vakit geçirmediğini açıkça göstermektedir. 91 (1724 tarihli hüküm). UzunçarĢılı. sh. hep bu dönemde kurulan ilim heyetleri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. Osmanlı ve Türk Tarihi ile ilg ili en önemli çalıĢmalar bu dönemde yapılmıĢtır. Ancak Ģahsiyeti ve alıĢtığı hayat itibariyle buna hazır olmayan PadiĢah. Üçüncü olarak. sh. gayr-i meĢru bir fiil görülmese ve hatta sadece dedikodu halinde kalsa bile. Kısım I. II. Nahîfî ve Ahmed Neylî gibi edip ve Ģairler. baĢta çinicilik olmak üzere kaybolmaya yüz tutan bazı Türk sanatlarını ihyaya çalıĢması ve nihayet Matbaa gibi önemli bir müesseseyi yerleĢtirmesi. IV. Mevlevi Ahmed Dede'nin Câmi'ud-Düvel adlı muazzam eseri. c. "her musibet. Seyyid Vehbi. 127 BA. Nedim.

Ahmed. ilk iĢi Patrona Halil baĢta olmak üzere. Ġstekleri üzerine. Âsiler bununla da kalmadılar.. Hâriç Müderrislerinden Deli Ġbrahim ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde Ahmed E-fendi gibi insanlardır. ġeyhülislâm ve Ġbrahim PaĢa'nın yakınları olan bütün damatları görevden alındı ve çoğu sürgün edildi. Sadrazam iki damadı ile birlikte boğuldu. Hekimoğiu Ali PaĢa'nın 1731'de Urmiye'yi feth edip Tebriz'i istirdâd etmesi üzerine Ocak 1732'de Ġran ile Sulh AndlaĢması imzalanmıĢ ise de. Küçük Muslu. Kasım 1730'da Sofa KöĢküne davet edilen zorbacıların baĢı Patrona Halil ile MuslubeĢe hemen katledilmiĢ ve asi liderlerinden 18'inin cesedi III. Mahmûd. ġeyhülislâm Abdullah Efendi'nin Ģerî'at adına araya girme teĢebbüsleri de fayda vermeyince. Babasının ve amcasının akıbetlerinden ve özellikle de III. At Meydanında toplanan asiler bununla da yetinmediler. Ģâir ve bestekârdır. Ġran'da Safevi Hanedanına son vererek AvĢar Hanedanını baĢlatan Nâdir ġah. Ģahsiyeti. Aslında Sünnî ve Hanefi olan Nâdir ġah. âsilerin isteklerine uyularak sadrazam. 1639 tarihinde yapılan Kasr-ı ġirin AndlaĢması esasları üzerine kurulan Ġstanbul AndlaĢması Ekim 1736 yılında imzalandı. kendi Ģahsî kin ve menfaatlerini tatmin gayesiyle bu iĢe kalkıĢtıkları da gün gibi ortadadır. XXIV. Ahmed'in kendisine olan vasiyetinden ders alarak. Ġki Osmanlı PaĢa'sını Ģehid eden ve Revan. büyük kumandan Topal Osman PaĢa tarafından Temmuz 1733'de büyük bir hezîmete mahkûm edildi ve bu sefer sebebiyle I. Ġbrahim PaĢa aleyhine kadına düĢkünlüğünü ve baĢta Sa'dâbâd olmak üzere köĢkler aleyhine de fitne ve fesada vesile olduklarını ileri sürerek bu köĢklerin yakılmasını istediler. Rumeli Kazaskeri Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi baĢta olmak üzere çeĢitli hocalardan dersler alan I. Erbil'i alarak Bağdad'ı kuĢatma altına alan Nâdir ġah.SULTÂN I. Mahmûd. bu avantajdan yararlanarak sulh istedi. Çınar Ahmed ve Ali Usta gibi ayak takımları ile bunların fikir babası olan ve daha önce Damad Ġbrahim PaĢa'dan zarar gören eski Ġstanbul Kadısı Zülâlî Hasan Efendi. Yakılmasına gönlü razı olmayan ve ancak yıkılmasına izin veren PadiĢah'ın fermanı ve Ġstanbul Kadısı Ġbrahim Efendi'nin fetvasıyla. III. Mahmûd'un. Ancak Kasım 1730'un sonuna doğru Patrona Halil baĢta olmak üzere bütün âsileri ortadan kaldırmıĢ ve devleti huzura kavuĢturmuĢtur. Önce sadrazamlığa göz diken Patrona Halil. devlet iĢlerinden anlamadığı I 218 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP. Hadisenin. I. bu inancını hâkim kılmaya kalkıĢtıysa da. Nâdir Hân bununla yetinmedi ve 1733'deki taarruzuyla harbi devam ettirdi. Mahmûd'a gâzî unvanı verildi. dikkatli. Mustafa'nın Sâliha Sebkatî Sultan'dan 1696 yılında dünyaya gelen oğludur. halk ve devlet. Ġslama hizmet gayesiyle değil. meĢverete ehemmiyet veren ve kültürü yüksek olan bir padiĢahtır. MuslubeĢe. 2 Ekim 1730 tarihinde III. Sebkatî mahlasıyla Ģiirler yazmıĢtır. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmûd'a terk etti. ihtiyatlı. Ahmed'in yerine tahta geçmiĢtir. Lale devrinde yaĢanan Ġslama aykırı hallerin bir cezası olduğu açıktır. yine durmadı ve Kerkük'e girdi. Gence ve Tiflis'i Osmanlı Devleti'nin elinden geri alan ġah. ġeyhülislâmlık ve sadrazamlık makamında uzun süre kimseyi durdurmamıĢtır. 2 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını biraderi II. Kutucu Hacı Hüseyin. Biraz önce anlattığımız gibi. kendi adamları olan ve Rumeli Kazaskerliğine getirilmesini istedikleri Zülâlî Hasan Efendi ile Ġstanbul Kadılığına getirilmesini arzu ettikleri Ġbrahim Efendi'nin küstah tavırlarıyla PadiĢah'ın feragat ederek yerine Sultân Mahmûd'un padiĢah olmasını istediler. MAHMUD DEVRĠ 130. Ġbret alınırsa önemli bir olaydır128. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. âlim. Akıllı. Ancak Kırım Hanı ve ġeyhülislâmın da yardımıyla. ileri sürülerek Revan Seraskerliğine tayin edilmiĢtir. yıllardır devam eden Ġran Harbini ele almıĢtır. Ġçteki kargaĢaya son veren I. iç kargaĢadan korkarak geri durdu ve ancak .Bu isyanın baĢını çekenler. Neticede 13 gün süren isyan 11 Ekim 1730 tarihinde son buldu. Ġsyan süresince yağmalamalar ve her türlü rezalet yaĢandı. Kağıthane'deki yüzlerce köĢkü yıktılar. Ahmed ÇeĢmesinin yanına atılmıĢtır. Ancak Patrona Halil ve arkadaĢlarının da. Mahmûd. 1731'deki ikinci bir isyan hareketi ise sonuçsuz kalmıĢtır. ġeyhülislâmlık makamına ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin iki oğlunu getiren I. çok sayıda sadrazamları arasında en önemli yeri Hekimoğiu Ali PaĢa ihraz etmiĢtir. ayak takımından oluĢan isyancıların isteklerini yerine getirmek ve Ġbrahim PaĢa ile yakınlarını devletin önemli makamlarından bertaraf etmek olmuĢtur.

Hatice Rami Altıncı Haseki. Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi.! da dev'o'f' mektec problem . Ağustos 1737'de ġehid Ali PaĢa'ya Banyaluka'da yenildiler. devamlı savaĢ halinde bulunduğu için. Bu arada bozulan tımar ve ze'âmet usulünü ıslah etmek üzere Ocak 1732 tarihinde yeni bir tîmâr kanunu çıkarmayı ihmal etmedi. 218. HumbaracıbaĢı Ahmed PaĢa'nm gayretiyle 1734'de MaaĢlı Humbaracı Ocağını teĢkil etmiĢ ve yeni askerî düzenlemelerin zaruretine inanmıĢtır. Sırbistan ve Bosna'ya giren Avusturya orduları. büyük gücü olan Fransa da bazı imtiyazlar yani kapitülasyonlar elde ediyordu. Iranın Osw-lerek 1". 5. Mide kanamasından muzdarip olan I. Osmanlı Devleti'nin hâlâ dünyanın birinci devleti olduğunu isbat ediyordu. Mahmûd. 128 BA. Eylu1 Avusturya. NiĢ'i düĢüren.sU-»J ĠFA'. Ġran'ın Osmanlı Devleti'ne saldırılarından memnun olan Rusya. Musul Ģehri kahramanca savunuldu ve Nâdir ġah büyük kayıplarla geri çekildi. l/a-34/a.! 1732 tarifti Vehhâbi" Mideiaı tarafından S KADIMI Verd-i t Râziye Kafel baldir. alınıyordu manii manii De imtiyazlar ( Osmanlı! Belgn yordu. 3. 1739 yılında Belgrad'a yürüyen Osmanlı ordularından çekinen Avusturya sulh istedi.. Karadeniz Osmanlı Gölü olarak devam edecekti. Belgrad Muahedesi. Yeniden sulh istedi ve 1723'den beri çok sayıda Müslümanın kanının akmasına sebep olan bu harp. Eylül 1739'da Belgrad Muahedesi ile neticelendi. Neticede Ġran. içeride de halkın derebeyi adını verdiği a'yân denilen bazı mahallî mütegallibelerle de uğraĢmak mecburiyetinde kaldı. Mühimime Defteri. Osmanlı Tarihi. 204-218. Doğuda Timuroğullarına büyük zararlar veren Nâdir ġah. Osmanlı Devleti. Yenıde'£ sebep o'. Osmanlı Devleti'ne ĠsnâaĢeriyyeyi yine hak mezhep olarak kabul ettiremedi..i Ġran'ı mu'tedıl biri Osmanlı Devletı'm! ġeyhülislâmın ve j barıĢ halin Irak cephesini Nâdir ġal" buyiıKl olamadı. Eflak. -müttefıV ti'ne harp e c« ve BosnaVrr* yenildik 1739 y Müzâkc ri." Ruslar. Bu arada Osmanlı Devleti'ne yardımlarından dolayı. Bunların bir kısmı devlete itaat adı altında halka zulm ediyordu ve bir kısmı da devlete baĢ kaldırıyordu. Müzâkerelerini bizzat Sadrazam Hacı Ġvaz Mehmed PaĢa'nm yürüttüğü sulh teĢebbüsleri.Hâce Verd-i Nâz Dördüncü Kadın. tine inan™-:. ancak muvaffak olamadı. tinde kaldı. nr.¦ Devleti'. sh. 1744'de Kars'ı muhasara etti. 1718 Pasarofça AndlaĢması ile Avusturya'ya bırakılan yerlerin bir kısmı geri alınıyor ve Azak Kalesi de Ruslardan geri alınıyordu. Bu arada Rusya'nın müttefiki olan Avusturya. Kırım'a giren ve büyük tahribat yapan Ruslar. Osmanlı Devleti aynı anda. ġeyhülislâmın ve âlimlerin muhalefet etmesi üzerine muvaffak olamadı. Necid'de ortaya çıkan Vehhâbî meselesi de. Belgrad AnlaĢması ile Osmanlı Devleti 28 yıllık bir barıĢ dönemine imza atmıĢ oluyordu.Hâce AyĢe Kadın. 6-Râziye Kadın. IV. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Ġstanbul 1198. Aydın taraflarındaki Sarı Beyoğlu bunların baĢında gelmektedir. Ġran.Hâce Âlî-cenâb BaĢ Kadın. sh. Dünyanın 2.9-» U99. Kısım I. Osmanlı Devleti'ne bu mezhebin hak bir mezheb olduğunu tasdik ettirmek istediyse de. c. Osrutl beyi. Üç imparatorluk ile aynı anda savaĢan Osmanlı Devleti. 13 Aralık 1754 tarihinde Demirkapı tarafından Saray'a girdiğinde vefat etti.'. Haziran 1740 tarihli Adâletnâmesiyle bu problemi de halletmeye çalıĢıyordu. Sultân Mahmûd'un meĢgul olduğu problemlerdendi. I BĠLĠNMEYEN OSMANLI 219 Ġran'ı mu'tedil bir Ġmâmiyye-i ĠsnâaĢeriyye ve Ca'ferî mezhebi çizgisine getirdi. UzunçarĢılı. yeniden Irak cephesinden Osmanlıya saldırdı (1743).. Polonya'yı paylaĢmak ümidiyle 1737 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti ve üç koldan Osmanlı ülkesine saldırdı. vrk. 4. Kırım Hanı Fetih Giray tarafından Kırım'dan kovuldular. . 2. hepsinde de galip olarak sulh müzâkerelerine katılıyordu. 136. 1746 Ġstanbul Muahedesi ile sona erdi. 7 yıl süren barıĢ halinden sonra. fırsatı ganimet bilerek 1736 yılında Azak Kalesini ele geçirdi. Subhî Tarihi. DıĢ problemleri halleden PadiĢah.Hâtem Ġkinci Kadın.

Ekim 1756 yılında III. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ġstanbul 1219. SULTÂN III. ġiĢman. Kısım I. 45-92. 8. c.Ferhunde Emîne Dördüncü Kadın. sh. çok yönleriyle diğer padiĢahlara benzemeyen farklı bir insandır ve 30 Ekim 1756 tarihinde Ģirpençeden dolayı vefat etmiĢtir. III. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 130 Vâsıf Tarihi. Osman zamanının hatırlanacak olan en önemli olayları. piyadeye fi Berrî-i Hümâyûn i 1766 yılında büyük 1 depremleri olurken. Osman'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına oturmuĢ ve 1769 tarihinden itibaren de Gazi unvanını kullanmıĢtır. UzunçarĢılı. Sadrazamları arasında yer alan Hekimoğlu Ali PaĢa. bahĢiĢini veren ve da^g ki problemleri ı devlet adamla: çalıĢmıĢ. Tebdil gezmek en önemli merakı idi. IV. nr. hattat ve âlim bir padiĢah olan III. sh. gerçekten değerli olan devlet adamlarındandır.97. I. Mustafa'nın 1699 yılında ġehsiivâr Valide Sultân'dan doğma oğludur. sh. 9. Devletler ve Hanedanlar. II. Müneccimlik ve ilm-i nücûma aĢırı bir ilgisi olduğu söylenmektedir.'. sh. Kadınların sokaklarda serbestçe dolaĢmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutmuĢtu. nr. Laleli Camiinin banisi olan III. Öztuna. Osmanlı Tarihi. 10. Râgıb PaĢa. 2-40. 230.Habbâbe Hanım. c. ÇOCUKLARI: Hiç çocukları olmamıĢtır129. c. Mühlmme Defteri. BaĢ hocası Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi olan III. Devletler ve Hanedanlar. I. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. l/a-238/b. c. II. 228-229. Uluçay. Ġstanbul'un büyük bir kısmını ve hatta PaĢakapısını dahi yok eden HocapaĢa ve Cibali yangınları. ı*rı-Koyun Adaıan i sonra da ÇeĢra:'fl verdirdiler. Yirmisekizçelebi-zâde Mehmed Said PaĢa ve son sadrazamı olan Koca Mehmed Râgıb PaĢa.Leyla BaĢ Kadın.:::< Hasan Pas ĠĢte I per güç olal erdi. 1757'de son cülus Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Uluçay. sh.Fehmî Hanım. Çocukları olmamıĢtır130.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI. Subhî Tarihi. Ahmed'in 1717 yılında Emine MihrîĢah Sultân'dan dünyaya gelen oğludur. Kısım I. Osman. sh. sh. Kısaca III. sh. I. vrk.ġ Rusların i etmesi ve Pa dilmesine sebepe Han'ı Giray Han'ıni hazırlıksız olması fc almıĢlardır. *. sh. Ġkinci Ġkbaldir. sadrazamı Koca Râgıb PaĢa olması hasebiyle.SULTAN III.Zevkî Üçüncü Kadın. IV. 337-341. III. c. Mustafa. padiĢahın bazı makul olmayan tekliflerini Ģiddetle reddedecek kadar dirayet sahibiydi ve arada sırada onunla tartıĢırdı. çok insanın ölümüne sebep olan veba salgını ve denizleri donduran müthiĢ kıĢlar gibi dahili hâdiselerdir. Ġzzî Tarihi. Osman. Osmanlı Tarihi. BaĢ Ġkbal. Öztuna. 220 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/" XXV. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III.:¦< 9.Sırrî Hanım.Meyyâse Hanım. 95-96. 3. Çün (Larga) t mağlup ı rım'ın kap devlet olarak! buren özelliğini! sından devletin tojıral soktu Devleti'™ j tından sonra ti ZEVı Kadın Efenin çüncü I ÇOCUKUM :jj hân Sulta». KADIN EFENDĠLERĠ: 1. UzunçarĢılı. III. i 129 BA. sh. Mustafa. 2. Ġstanbul 1198. 2-289. OSMAN DEVRĠ 131. 210-336. 2 yıldan biraz fazla sürecek olan saltanat tahtına ağabeyinin vefatı üzerine 13 Aralık 1754 yılında oturdu. 126. Mahmüd'un kardeĢi olup II. c. akıllı bir vezirdir ve PadiĢahın harp ilanı arzularını 6 yıl boyunca dirayetle reddetmiĢtir. Ağabeyinin aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. MUSTAFA DEVRĠ 132. 44-45. 8075. D. Mustafa. Hekimoğlu Ali PaĢa.MihrlıraH Kadınları ten . ġâir.ĠKBALLERĠ: 7. Osman. Karasr-Î sürpriz bir seki* • <g Ģan edildiler. asabî ve geçimsiz bir devlet adamı olduğu ve sadrazamlardan hiç biri ile geçinemediği söylenmektedir. saltanatının ilk on yılını huzur içinde devam ettirmiĢtir. Vâsıf Tarihi. XXVI. Ġstanbul 1199.

2-278. IV.Hibetullüh Sultân. Devleti olma özelliğini kaybetmiĢti. 22 Mayıs 1766 yılında büyük Ġstanbul depremi onun zamanında olmuĢtur. c. Rusların andlaĢmalara aykırı olarak Polonya'ya asker sokması. Karadeniz Osmanlı Gölü olması sebebiyle Fin Körfezinden Akdeniz yoluyla sürpriz bir Ģekilde Mora'ya Rumlarla birlikte asker çıkaran Ruslar. Osmanlı Devleti'nden ayrılırsa bağımsız bir devlet olarak kabul edeceğini söyleyerek Kırım'ı ikiye böldü ve Kırım Rus iĢgaline mecburen boyun eğdi (Temmuz 1771). Sh. 2ġehzâde Sultân Selim III. 6. piyadeye dokunmadan topçu ve bahriye subayları yetiĢtiren Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn'u kurmuĢtur. Artık Osmanlı Devleti dünyanın 1. malî konularda hassastır. devlet hayatındaki problemleri ıslaha meyilli. 2. Abdülhamid. 3-ġah Sultân. Osmanlı Devleti bu depremlerden etkilenmemiĢtir. 10. sh.BĠLĠNMEYEN OSMANLI 221 ¦:¦fcve ĠP MI ĠlabahĢiĢini veren ve daha sonra bu âdeti ortadan kaldıran III. ABDULHAMID DEVRĠ 133. günümüze kadar Osmanlı soyunu devam ettiren bir padiĢah olarak Ocak 1774'de Osmanlı tahtına oturdu. c. 9. sh. Çariçe II. Mustafa. Fransızların teĢvik etmesi ve PadiĢah'ın savaĢa meyilli olması. 98-105.Hatice Sultân.Ayn'ül-Hayât BaĢ Kadın Efendi. 1771 yılı içinde Ruslar Eflak'i yani Romanya'yı iĢgal ettier. 5. Uluçay. 92-327. 5. 7Hatice Sultân. 222 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0^ XXVII. ancak Baltık Filosu ile Ege'ye yönelen Rus kuvvetlen Temmuz 1770'de Koyun Adaları açıklarında Osmanlı gemilerine karĢı büyük kayıplar vererek çekildi. Özellikle hayatı için bkz. 231-236. 4. Netâyic'ül-Vukû'ât. c. Abdülhamid devrinde imzalanacaktı. Avrupa'da iktidar depremleri olurken. BaĢ Kadın Efendi ve III. 8 . Hayatı boyunca dirayetli sadrazamları ve devlet . kerametleri halk arasında yayılacak kadar mütedeyyin ve devlet iĢleriyle de yakından ilgilenen bir padiĢahtır.Rifat Ġkinci Kadın Efendi. Ekim 1768'de Rusya'ya karĢı harp ilan e-dilmesine sebep olmuĢtur. II. III. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz? III. 1770 Nisan'ında periĢan edildiler. II. sh. Çariçe. ĠĢte Osmanlı Devleti'nin asırlardır. sh. Osmanlı Tarihi. Kısım I. SüveyĢ Kanalını açmayı düĢünen devlet adamlarındandır. sh. açtığı harp sebebiyle devletin baĢına büyük felâketlerin gelmesine sebep olduğunu düĢünen PadiĢah'ı zora soktu ve sıkıntılar içinde nüzul hastalığına tutularak vefat etti (Ocak 1774). Rusya bununla da kalmadı ve Kırım'ın kapısı olan Orkapı'yı kuĢattı. Mustafa Nuri PaĢa. 279-282. Avrupa'da büyük akisler uyandıran ÇeĢme Baskınının intikamı Cezayirli Hasan PaĢa tarafından alındı. Selim'in annesi. önce Kırım Han'ı Giray Han'ın darbelerine maruz kalmıĢlar ise de.Beyhan Sultân. Devletler ve Hanedanlar. ZEVCELERĠ: 1.Binnaz Üçüncü Kadın Efendi. 6. 131 Vâsıf Tarihi. 43-54. sh. Çünkü Kont Romanzov komutasındaki Rus kara askerleri Boğdan'ın Kartal (Larga) denilen bir mevkiinde Sadrazam Ġvaz-zâde Halil PaĢa'yı Ağustos 1770 yılında mağlup ediyor ve Bender Rusların eline geçiyordu. bundan sonra meydana gelecek olaylarla sona erdi. Kapıkulu Ocaklarını rahatsız etmeden bazı reformlar yapmaya çalıĢmıĢ. UzunçarĢılı. Katerina komutasındaki Rus orduları. Osmanlı ordusunun tecrübesiz ve hazırlıksız olması hasebiyle.Fatma Sultân. Mustafa'nın vefatından sonra I. sonra da ÇeĢme Limanında Osmanlı gemilerine baskın düzenleyerek çok büyük kayıp verdirdiler. yani en az 1453 yılından beri dünyada tek süper güç olarak hayatını devam ettirmesi. Ahmed'in Râbi'a ġermî Kadın'dan 1725 yılında dünyaya gelen I. III.Mihr-i ġâh Valide Sultân.Mihrimah Sultân. c. Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemini baĢlatan Kaynarca AndlaĢması. 4. I.MihriĢah Sultân131. halka karĢı merhametli. I. Öztuna.AyĢe Âdil-Ģah Ü-çüncü Kadın Efendi. 1769 son baharında Polonya'nın kapısı olan Hotin'i teslim almıĢlardır. 341-420. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Arkasından Dobruca'dan Bulgaristan'a giren Rusların bu ilerlemeleri. YaratılıĢı itibariyle saf.SULTAN I. 3. Abdülhamid Hân. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed.Fehîme Üçüncü Kadın Efendi.

ġumnu'daki Osmanlı ordugâhına kadar gelmiĢler. Yaran geçtiğini bana ZEVCELI tafa'nın annesi ve önce Ġkinci ġah BaĢ Kadın Dilpezîr Kadın di. Osmanlı Devleti. ya'yı berta Müslüman olan Hotın'i de kederinden 1789). Cenı türbesine defn Sultân I. Öztun. 1775'de Basra'yı muhasara altına alınca. tamamen Müslüman olan Kırım'ı RuslaĢtıran ve burayı ikinci bir Endülüs yapan Ruslarla baĢbaĢa kaldılar. Kırımlılar. Tahta çıktığında bütün cephelerde Osmanlı kuvvetleri büyük sıkıntılarla karĢı karĢıyaydılar. Bu kritik günlerde. Rusçuk ile Silistre'yi muhasara etmiĢlerdi. ġahin Giray'ın gafleti ile Rusya tekrar Kırım'a girdi. Müslüman Türklerin karĢı karĢıya kaldıkları en büyük hezimetti. Kırımlılar. AndlaĢma Osmanlı Devleti'nin aleyhine iĢledi ve neticede Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturdu. Ruslar. Bahadır Giray'ı tahta oturttu ise de. 10. Tahta geçtikten 6 ay sonra Kaynarca Muahedesini imzalayan PadiĢah. Rusyayı Prens Renin ve MareĢal Romanzov. 1782'de kahraman Kırım halkı bu hâine karĢı ayaklandı ve II. dığı hatt-ı hû yeniden ke zun eyledi. 5-ġ ġehzade Mel Esma Sultan. 8 Ocak 1784 tarihli AndlaĢmayla Kırım'ın Rusya'ya ilhakını kabul etti.M Dördüncü fendi. Osmanlı Devleti'nin muhtâc olduğu ıslâhatı yapmaya uğraĢmıĢtır. Osmanlı'yı ise. uç men Müslur baĢbaĢa kaim yeti 310 Rusya'ya Çariçe olan Osmanlı arasında d günden mil içindi ve h harb ilan c : 1788'de II. Uzunç. bir kaç ay sonra da Ġran ile yüz yüze geldi. Devlet Giray'ın yerine Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturmuĢtu (1775). Mayıs 1776'da Ġran'a harb ilan edildi. Fransa'nın araya girmesiyle. Bu akılsız Hân. Kaçarlar'ın rakibi olan Kerim Han Zend. Rusya ile Aynalıkavak'ta yeni bir andlaĢma imzalandı (Mart 1779). 1683 Viyana Bozgunundan sonra. BaĢ ikbal tân Mustafa Mehmed. Binlerce Müslüman öldürüldü. tân. Ağustos 1774'de Kaynarca Muahedesinin üzüntüsüyle vefat eden Sadrazam Muhsin-zâde Mehmed PaĢa'nın yerine gelen sadrazamlar bir türlü dikiĢ tutturamıyorlar-dı. Kırım'daki bu keĢmekeĢi kabul etmeyen Osmanlı Devleti harbe karar verince.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 223 artık Kırım Müslümanların değil Ortodoks Rusların hâkimiyetine girdi. 28 madde ve 2 ilaveden meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni dünyada dördüncü devlet haline getiren muahede 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı. bu da devam etmedi. lî Sultân. Rus vilayet merkezi olan Akmescid'e taĢınıyordu. A-vusturyalılar da kendilerine pay çıkarmak için Boğdan'ın kuzeyindeki Bukovina'yı iĢgal ettiler ve 1775 yılında yapılan bir andlaĢma ile bu da kabul edildi. 1774 baharında Tuna yakınlarındaki Küçük Kaynarca Kasabasında sulh müzâkereleri baĢladı. Osmanlı taraftarı IV. 202-364. . Kırımlılar Osmanlı Devleti'ne yaptıkları ihanetin cezasını çekiyorlardı. Maalesef. üç asır boyunca hâkimiyetlerine karıĢmayan Osmanlı Devleti yerine.ricalini iĢ baĢına getirerek. Josf. her türlü gayr-i meĢru iĢlere dalarak ve Çariçe'nin imkânlarını kullanarak. sadâret kethüdası Resmi Ahmed Efendi ile Reisülküttâb Ġbrahim Münîb Efendi temsil ediyordu. Rusya içindeki karıĢıklıkların da yardımıyla. 1776'da Ġranlıların eline geçen Basra. 16-f. Artık saltanat merkezi olan Bağçesaray. Osmanlı Devleti'nin Kırım'daki hâkimiyeti 310 yıl devam etmiĢti. Çariçe'nin Temmuz 1783 tarihli fermanıyla Kırım Rusya'nın bir eyâleti oldu ve artık Kırım merkezi olar. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa'nın 1788'de Avusturya Ġmparatoru II. mürteci diyecek kadar hakaret ettiği Osmanlılardan intikam alıyordu. Bu arada iç karıĢıklıklar da devam ediyordu. zira Ruslar söz vermelerine rağmen askerlerini Kırım'dan çekmemiĢlerdi. ancak üç yıl sonra geri alınabildi. Josef'i mağlup etmesi üzerine Gazi unvanını kullanmaya baĢlamıĢtır.

¦¦¦¦¦-'¦•-. bundan rahatsız olan Osmanlı Devleti Ağustos 1787 tarihinde yeniden harp ilan etti. sh.AyĢe Hanımefendi. Yârab! Sen Mâlik'ül-mülksün. Mustafa'nın annesi ve IV. 19. Ģıktaki hükümleri düzenleyen maddeleri idi. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa IV. Sultân I. 12.Çariçe 1787'de 60. Vâsıf Tarihi. Abdülhamid'in Hotin ve Özi'nin düĢmesi münasebetiyle bizzat kaleme aldığı hatt-ı hümâyûn insanı ağlatacak kadar manalıdır: "özi'nin düĢtüğü takriri alimallah beni yeniden kederlendirdi. c. Hatt-ı Hümâyûn. 4-ġehzâde Mehmed. Öztuna. 18. sh. bu kadar Müslüman erkek. sh. sh. Uluçay. kadın. sh. ölmeden bu beldeleri tekrar Müslümanların eline geçtiğini bana göster". . 2-ġehzâde Sultân Mahmûd II.AyĢe BaĢ Kadın Efendi.Nükhet-sezâ Hanımefendi. 16. 10.lükten 3. sh. 17. Kadınefendi. IV. 3) Rusya Ortodoks olan Osmanlı tebaasına yani Rumlara ve Ermenilere.Sâliha Sultân.NakĢ-ı Dil Valide Sultân. sh. c. 4. Târih.Hatice Ruh-Ģah BaĢ Kadın Efendi. 5-ġehzâde Ahmed. 8.Hümâ ġah BaĢ Kadın Efendi. Ġngiltere ve Fransa gibi Osmanlı Devleti'ndeki adlî ve iktisadî kapitülâsyonlardan faydalanacaktı. c. c. 2) Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıktı ve Rusya burada sahil edindi. sh. Eylül 1788'de II. Netâyic'ül-Vukû'ât.RâbPa Sultân. 6. II. 28 maddeden ibarettir. III. 4) KarĢılıklı toprak alıveriĢleri tanzim edilmiĢti. 132 BA. 7-ġehzâde Abdurrahman. 2) Eflak ve Boğdan'ın muhtariyeti geniĢliyordu (Romanya). Kaynarca AndlaĢmasının asıl önemli olan maddesi buydu ve daha sonraki bütün azınlık ayaklanmalarında Rusya bu maddeyi kullanarak Osmanlı Devlet'ini rahatsız etmiĢti (7. 2-439. 12Fatma ġeb-safâ Dördüncü Kadın Efendi. I. III. 282-315. nr.' . Kaynarca Mu'âhedesi. ve 4. 5. 10. ¦¦224 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C""' 134. 2-242. 3. 14. 9.Ayn-i ġah Sultân.Misl-i Nâ-yâb Kadın Efendi. II. sh. 14. 5) Rusya da. ġubat 1788'de Avusturya da Osmanlıya karĢı harb ilan etti. 420-546. Cevdet PaĢa.Mu'teber Kadın Efendi. Osmanlı Devleti'nin Ģefkatli davranmasını istiyor ve bu konuda makul bir isteği olursa.AyĢe Dürr-i ġehvar Sultân. Osmanlı Devleti'nin toprak kaybından ziyade. Mahmûd'un annesi ve önce Ġkinci Ġkbal sonra Kadın Efendi. 8.Hibetullah Sultân. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri. II. 4-21. c. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar a-leyhte yorumlanmaktadır? 17 Temmuz 1774 (8 Cemaziyülevvel 1188) tarihinde imzalanan ve Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kaynarca AndlaĢması. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Devletler ve Hanedanlar. En önemli hükümleri arasında Ģunlar bulunmaktadır: 1) Kırım Hanlığı artık müstakil bir devlet haline geliyordu. diğer hükümleri açısından Osmanlı Devleti için bir intihar andlaĢması olmuĢtur. hami sıfatıyla Ģikâyetlerini Bâb-ı Âli'ye iletebilme hakkını elde ediyordu. 9-AhterMelek Hanım. dünyanın 1. Devleti olmaktan çıkıp Ġngiltere. Joseph komutasındaki Alman ordusunu bozdu ve Osmanlı ordusu Avusturya'yı bertaraf ederek Ruslarla baĢbaĢa kaldı. 8-ġehzâde Mehmed Nusret. sh. 105-115. Fransa ve Rusya'dan sonra 4. 13. 2334. Mustafa Nuri PaĢa. IV. 54-72. Kaynarca . 7-Dilpezîr Kadın Efendi.Binnaz Ġkinci Kadın Efendi. 3-ġehzâde Abdullah. bununla da yetinmeyerek Podolya'nın merkezi olan Hotin'i de teslim aldı. c. bütün Müslümanlar gibi Kırımlıların da halifesi kabul ediliyordu. 3. Ancak bu yeni harp Müslüman Kırım'ı kurtarmak içindi ve herkes Ruslara diĢ biliyordu.Nevres Üçüncü Kadın Efendi. Hotin ve Özi'deki Müslüman katliamları. 2.000 askeriyle Kırım'a geldi ve zaferini kutladı. Ġkinci Ġkbaldir. c. 20. Osmanlı PadiĢahının kederinden dolayı beyin kanaması geçirerek vefat etmesine sebep oldu (7 Nisan 1789). IV. Rusya ise 4. 2-364.Mehtâbe Dördüncü Kadın Efendi. Bu mu'âhede ile ne oldu? 1) Osmanlı Devleti.Ermîne Sultân.AyĢe Sine-perver Valide Sultân.lüğe yükseldi. II. 11-Esmâ Sultân. c. Maddeler). BaĢ ikbal. özellikle Eflak ve Boğdan'la ilgili olarak ve ancak kapalı ifadelerle bütün Osmanlı topraklarını kapsayarak. Vakıf Han'ın karĢısındaki türbesine defn edildi.Hatice Sultân. küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi. 15. IV. Polonya'nın istiklâli için yapılmıĢ göründüğünden millete mal edilememiĢti. Devlet haline geldi. 1768-1774 tarihleri arasında devam eden Osmanlı-Rus Harbi. Aralık 1788'de Özi Kalesini alarak burada Müslüman katliamı yapan Rus ordusu. c. 11. 3) Rusya. 6-ġehzâde Abdülaziz. Ancak Osmanlı Halifesi..Fatma Sultân.Mihribân Üçüncü Kadın Efendi.Âlem-ġah Sultân. Bize göre Kaynarca AndlaĢmasının en önemli maddeleri. Osmanlı Tarihi. Cenazesi. Kısım I. 13. 126. Bahçekapıdaki Ġmaretinin yani Ģimdiki 4. 237-241. ve 14. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. UzunçarĢılı.RâbPa Sultân132. 15. Senden niyazım.

Murad'dan sonra gelen PadiĢahlar içinde bir numaradır. A-vusturyalılar da BükreĢ'i teslim alıyorlardı (Ekim 1789). Osmanlı-Rus savaĢına da son verildi. II. 1595'de vefat eden III. sh. cephelerde durum çok kötüydü. dıĢ düĢmanlara karĢı vatanı müdafaa ederken. hukukî. Ruslar Boğdan'ın baĢĢehri YaĢ'ı iĢgal ederken. Mustafa'nın MihriĢah Sultân'dan Aralık 1761 yılında dünyaya gelen III. Maddede zikr olunan Ġstanbul'daki Kilise ve gerek hademesinin korunmasına yönelik giriĢimlerde bulunabile". Zira Rus ve Avusturya cephelerinde savaĢ bütün hızıyla devam ediyordu. XXVIII.! PadiĢahtır. sn. 1790). UzunçarĢılı. iç durum hiç de iyi değildi. 302-315. Zira devlet. gerileme . Osmanlı Tarihi. c. bu zamana kadar iĢletilemedi. Ġslâmî ilimlere vukufu. III. hat ve diğer güzel san'atlardaki mahareti ve kısaca kültürü açısından. Osmanlı Devleti'ne istediği zaman müdahale imkânını elde etti.AndlaĢmasındaki Ortodoks ifadelerine ve ilgili hükümlere dayanarak. i denilebilir ki. c. Cevdet PaĢa. Kısım I. Ağustos 1791'de imzalanan ZiĢtovi Muahedesi ile Avusturya-Osmanlı Harbi sona erdi. 4) Önlenemeyen dev bir Rusya dünya hakimiyetindeki yerini almıĢ oldu. Ġsveç'le yapılan ittifak Osmanlı Devleti'nin hiç iĢine yaramadı. onun için büyük bir fırsat olmuĢtur. Mustafa Nuri PaĢa. c. Ruslar. 72-80.SULTÂN III. Hıristiyan dininin hakkına ve kiliselerine kuvvetli bir Ģekilde himaye göstere ve Rusya Devleti'nin elçilerine ruhsat vere ki. Osmanlı Devleti. III. Osmanlı kuvvetleri. sh. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. Osmanlı ordusunun ve hatta bütün devletin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. Selim. Ģiir. Besarabya ile Dobruca arasındaki Osmanlı savunma merkezlerini. ( da uzun çalıĢması. sosyal. denilebilir ki. 54-72. Madde teĢkil ettiğinden. III. iktisadî ve özellikle de mağlubiyetlerin birinci sebebi sayıldığından askerî ıslâhatları düĢünmeye baĢladı. ta? I Nldfrü yıldır dost s Bonapar»:! Ģu halin! <f BĠLĠNMEYEN OSMANLI 225 üzerine Osmanlı tahtına Recep 1203/Nisan 1789 tarihinde oturdu. Anadolu'da derebeyleri. gerek 14. Osmanlı Devleti'ni rahatlattı ve Avusturya sulh andlaĢması istedi. IV. 279-294. Böylece tarihteki son Alman-Türk savaĢı sona erdiği gibi. Rusya bu maddeyi Demoklesin kılıcı gibi kullanmıĢtır. Alman kuvvetler. Netâyic'ül-Vukû'ât. yıkılmanın m[ Kura lerf/f duygular»" 1| manii Deve i nasıl yap1* esas alıMıtl edildi. için büyük! düzenlenmesi}^. aynı zamanda dirayetli. Ģiir. devlet için büyük bir belâ haline gelmiĢti. ] maradır. Rus t uğradılar (li mağlubiyet!! vusturyalılsrJ kaleme aldıfy *| di. sh. ( ile birlikte ı Saltanat! Avusturya FokĢani Meydan fi orduları. Kili. bazı kayıplar ve mağlubiyetlerle birlikte ele geçirmiĢ oldu (Ġsmail. Selim'in askerlere hitaben kaleme aldığı ve Ġslâm'daki gaza ruhunu hatırlatan hatt-ı hümâyûnu da müessir olamadı. Saltanat III. Tuna'nı arasındaki ter i geçirmiĢ oldu (ip hiç iĢine yaram»! lattı ve A«ıstwsl desl ile Avu sona erdffic!H manlıla1 Ocak 1792 tam sahil Ģeiırti 133 Vâsıf Tarihi. Târih. Bu sırada 1789 Fransız Ġhtilalinin olması. Selim ile birlikte nizâm-ı cedîd mücadelesini veren sadrazamdır. Tuna'nm güneyine çekilmek durumunda kaldılar. Geldiğinde sadrazamlık koltuğunda Koca Yusuf PaĢa'nm bulunması ve sonra da uzun müddet Kaptan-ı Deryalık görevinde bulunan Cezayirli Gâzî Hasan PaĢa ile çalıĢması. c. amcasının cephelerdeki duruma üzülerek beyin kanaması geçirmesi ve vefat etmesi üzerine Osmanlı t vukufu. merhametli ve ıslâhata taraftar olan bir PadiĢahtır. bunu özetle zikretmek istiyoruz: "Deviet-i AMyyemiz taahhüd eder ki. III. Kaynarca AndlaĢmasının temelini 7. Osmanlı devleti için sonun baĢlangıcı oldu133. Osmanlı li de. Rumeli'de a'yânlar ve cephelerde savaĢan yeniçeri grubu. 5) AndlaĢma ile Kırım üzerinde Osmanlı Devleti'ne verilen haklar ve Kırım'ın bağımsızlığı gibi lehte hükümler. KemankeĢ Mustafa PaĢa kumandasındaki Osmanlı orduları. Boğdan sınırlarındaki FokĢani Meydan Muharebesinde. 422-427. Selim. Selim. I. Rus ve Avusturya kuvvetlerinin iki taraflı saldırıları üzerine ağır bir hezimete uğradılar (1203/Ağustos 1789). Cephelerde kaybeden Osmanlı Devleti. Belgrad baĢta olmak üzere iĢgal ettikleri yerleri Osmanlılara iade ettiler. Eflak'a bağlı Yerköyü'nde Avusturya kuvvetlerini mağlup etseler de. Selim'e intikal ettiğinde. Tulça gibi. Damad Melek Ahmed PaĢa ise. III. Osmanlı Devleti ile baĢbaĢa kalan Rusya da sulha yanaĢtı ve Ocak 1792 tarihinde imzalanan YaĢ AndlaĢması ile Özü ve HocapaĢa (Odesa) gibi bazı sahil Ģehirleri Ruslara bırakılarak. Bunu Rusların galibiyeti ile sonuçlanan Boza (Buzaov) mağlubiyeti takip etti (Eylül 1789). Kısaca Kaynarca Mu'âhedesi. III. SELĠM DEVRĠ 135.

Görünürde. Osmanlı Devleti devamlı kan kaybediyordu. ġubat 1807'de Ġngiliz donanması Ġstanbul önlerine kadar geldiyse de. nizâm-ı cedîd tabir edilen yeni bir düzenlemeye muhtâc idi. Bu sebeple 28 Mayıs 1807'de Nizâm-ı Cedid'i ilga etti ve bir gün sonra da kendisi tahttan indirildi. ĠĢ çığırından çıktı ve PadiĢah. Bunların üzerine gönderilen ve kısa zamanda haklarından da gelen Kadı Abdurrahman PaĢa geri çekilince. kan dökmeğe değil taviz vermeğe taraftardı.Re'fet Dör- . DüĢman vatanı iĢgal ederken. 4. Bunda yeniçerilerin Hıristiyan tebe'aya kötü muamelesinin de etkisi vardı. bütün Ģarkı ele geçirirdim" diyen General. Ancak bu nasıl yapılacaktı? Bu konuda tamamen mevcut düzeni değiĢtirmek isteyenlerin görüĢü esas alındı ve 24 ġubat 1793'de Nizâm-ı Cedid resmen bir Hatt-ı Hümâyûn ile ilan edildi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Resmen Osmanlı-Rus SavaĢı baĢladı. Mısır Beylerbeyisi Ebu Bekir PaĢa ile yaptığı Ehramlar Muharebesini de kazandı. Ġngilizler de tabiî müttefik oldu. müminlerin kalbinden devlete muhabbetin çıkması ve yardım duygulan yerine kin ve nefret duygularının fıĢkırmaya baĢlaması olduğunu. kız kardeĢlerinin ve hanımlarının Avrupai bir hayat yaĢamaya baĢlamaları gibi) suçlandı. Vidin'de Pazvandoğlu Osman Ağa. 400 yıldır dost devlet olarak bilinen Fransa'nın baĢına geçen General Napolyon Bonaparte. Mehmed Ali PaĢa Ġngilizleri durdurdu.Nef-i Zâr BaĢ Kadın Efendi. Kaynarca'daki hakkını kullanarak Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti. Bu arada. Nizâm-ı Cedid ricalinin suiistimallerini ve ahlaksızlıklarını görünce. Böylece III. Bununla da kalmadı ve harp ilan etmeden Mısır Ġskenderiye önlerine ii: 226 BĠLĠNMEYEN OSMANLI geldi (Temmuz 1798). ġubat 1799'da Filistin'e doğru ilerleyen ve Gazze ile Yafa'yı teslim alan Bonaparte. Akkerman ve Kili iĢgal edildi. Bunu. Aralık 1806'da Belgrad'ı ele geçirdi ve Rusya da. 1804'de Ruslara yanaĢtı. Eylül 1798'de Fransa'ya harb ilan etti. Mustafa tahta çıkarıldı. PadiĢaha itaat etmeyen Memluk Beylerini cezalandırmak için gelmiĢti. Zaten Rumeli'de hâkim olan da devlet değil. Ġslama aykırı bazı fiilleri yapmakla (mesela ney üflemesi ve tanbur çalması. Yerine PadiĢahın amca-zâdesi olan IV. Osmanlı Devleti. 3. hemen geri döndü ve bu sefer Mısır'a yönelerek Ġskenderiye'yi iĢgal etti (Mart 1807). Selim hâlim ve selim birisi olduğu için. Ancak lider Kara Yorgi. 5.devrini tamamlayarak artık yıkılmanın sancılarını çekmeye baĢlamıĢtı. Silistre valisi Alemdar Mustafa PaĢa. Ruscuk'da Tirsiniklioğlu Ġsmail Ağa ve benzeri zorbalar büyük güç kazanmıĢlardı. Hotin. devletin baĢına belâ olmuĢtu. Bu yıkılıĢ emarelerinin sebeplerinin Kur'ân'a aykırı olarak yaĢanan sefâhet. Haziran 1801'de Mısır'ın Tahliyesi Mukavelesi imzalandı ve Osmanlı ordusu Mısır'a girdi. Mısır'da Memluk Beyleri nasıl bertaraf edilir diye düĢünülürken. aklı baĢında olan herkes biliyordu. Fransız ihtilâlinin milliyetçiliği tahrik etmesi sebebiyle 1806 yılında Sırplar ihtilâl çıkardılar. Avusturya bu ihtilâli kıĢkırtıyordu. III. âlimleri Nizâm-ı Cedid grubuna ve hatta PadiĢah'a karĢı tahrik etti. bu beylikleri bertaraf etmek ve Hicaz'daki problemi çözmek için kullanıldı.Hüsn-i Mâh BaĢ Kadın Efendi. Mısır'a gittiğinde (1799) asla Arapça bilmeyen ve Arnavud olan Mehmed Ali Ağa. Nizâm-ı Cedidci Gâlib PaĢa'nın Haziran 1802 tarihinde imzaladığı Paris Mu'âhedesi takip etti. Nizâm-ı Cedid de fayda vermedi. "Akka'da durdurulmasaydım. Önceleri Nizâm-ı Cedid'e taraftar olan ve en azından ses çıkarmayan âlimler. 25 Mayıs 1807'de Kastamonulu Kabakçı Mustafa denilen bir neferi kendilerine reis tayin eden yeniçeri yamakları. ordu birbirine girmiĢti. Ġstanbul'dan bir ordunun Mısır'a doğru geldiğini duyunca Paris'e döndü. Bunu ayrıca inceleyeceğiz. Diğer taraftan Rus cephesine gönderilmek istenen Nizâm-ı Cedid askerlerini kapıkulu ocağı neferleri kabul etmiyordu. Bunu gören Osmanlı Devleti. Ġngiltere Rusların yanında savaĢa girdi. Rusları iki defa yenince. Bender.Âfitâb Üçüncü Kadın Efendi. 2. hem halk rahatsız oldu ve hem de Sırp Ġhtilâli azıttı. Akka'da Cezzâr Ahmed PaĢa tarafından durduruldu. aleyhe geçmeye baĢladılar. halkın vergi yükünün altında ezilmesi. 1797 yılında Venedik Cumhuriyet'ine son vererek Osmanlı Devleti'ne komĢu haline gelmiĢti. Bunun üzerinde ayrıca duracağımızdan ayrıntıya girmiyoruz. Selim'e de Gazi unvanı verildi. Vehhâbileri bertaraf etmek ümidiyle kendisine Temmuz 1807 yılında Mısır Beylerbeyiliği verildi. Kasım 1806'da ġeyhülislâm olan Ġshak-zâde Mehmed Atâullah Efendi. 19 yıl sürecek olan bir iç isyanı baĢlattılar. ancak buradan Kahire'ye hareket etti.Zîb-i Fer1 Ġkinci Kadın Efendi. Bu arada Arabistan'da ortaya çıkan Vehhâbîlik hareketi de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada rahatsız ediyordu. a'yân denilen zorbalar idi. Ordu.

VI. ĠĢte Osmanlı Devle-ti'nin cephelerde arka arkaya sıkıntılara maruz kalması. yüzyılın sonlarına doğru Divan -ı Hümâyûn'un önemi azalmaya ve icra yetkilerinin çoğu padiĢah veya sadrazamın Ģahsında toplanmaya baĢlamıĢtır. III. nr. III. sh. sh. Sadece devletin siyasî.•¦'¦¦ 228 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN Eyâletin baĢında beylerbeyi (sonradan eyâlete vilâyet ve beylerbeyine de vali denmiĢtir) ve sancakların baĢında ise sancak beyleri (sonradan sancak beyi yerine mutasarrıf tabiri kullanılmıĢtır) bulunmaktadır. sayı 23-24(1942). IV... c. 238 vd. Bu doğru mudur? Osmanlı taĢra teĢkilâtının temelini eyâlet. sh.Ayn-ı Safa Kadın Efendi. 2381. 4-492. c. 9. Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir. sh. sh. VII.. Okandan. 116-118. 12(89). Meclis-i meĢveretin ilk gayesi askerî alanda bazı yenilikler yapmaktır. Uluçay.Meryem Hanımefendi. c. Osmanlı Tarihi. 14. Karal. IV. sh. hazinenin malî krize girmesi ve devlet adamlarının ehil olmayanlardan seçilmesi ve benzeri sebeplerle. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". 2. 349 vd. sh. 7. UzunçarĢılı. Târih. Selim (17891808)'in gayretleri de. III. 242-521. UzunçarĢılı. V. sh. Selim Devri Belgeleri. Saltanat erkânı ile devletin ileri gelenlerinden oluĢacak bir meclis-i meĢveret'in (danıĢma meclisi) kurulmasını ve kendi baĢkanlığı altında toplanmasını istemiĢtir. c. VI. Necib Asım. Serkiz. 13. 253261. c.Mihribân Hanımefendi.Nûr-i ġems Kadın Efendi. c. Bu kötü gidiĢe Nizâm-ı Cedid= Yeni Düzen devrini açarak dur demek isteyen III. c. Kara mühendisliği (1210/1795 tarihli Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn) ve Topçu okulları ile Donanmay-ı Hümâyûn hakkındaki nizâmlar (1222/1808). Selim. I.I'ĠLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 227 tele pıca düncü Kadın Efendi.Dem-hoĢ Kadın Efendi. sh. Avrupa tarzında modern bir ordunun tanzimi için eğitime de büyük önem vermiĢtir. c. Ancak. 6. istenen neticeyi vermemiĢtir. 4-455. 34 vd. Ġsmail Hakkı. Cevdet PaĢa. Recai Galip. sh. 112 vd. 137. vezirlere (sudûr-ı kiram) ve ileri gelen devlet adamlarına ait olmadığını ve halkın da devlet idaresine en azından fikirleriyle katılması gerektiğini samimiyetle savunan III. 51-55. Çocukları olmadı134. sancak ve kaza üçlüsü teĢkil etmektedir. XVII.Mahbûbe Kadın Efendi.Tab'-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi. sh. Selim'in de sonu olmuĢtur135. Ahmed devrinden II. Kısım I. vilâyetlerdeki valilerini ve sancaklardaki mutasarrıflarını ihmâle ve gevĢekliğe itmiĢtir. . III. Devletler ve Hanedanlar. Karal. "¦¦. 6050. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Cevdet PaĢa. merkezdeki sadrazamlar gibi devletin kanunlarını icra ile mükelleftirler. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Ġstanbul 1977. Beylerbeyiler ve sancak beyleri. hukuk devleti anlayıĢını devam ettirememesi. Selim'le baĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir? i ire Osmanlı Devleti'nin idarî teĢkilâtında icranın ve sınırlı yasama yetkisine sahip organın baĢı padiĢah olmasına rağmen. sh. yavaĢ yavaĢ terk ediliyor ve sözde kalıyordu. 1. malî ve hukukî yapısında önemli değiĢiklikler yapılmaya çalıĢılmıĢtır. Belleten. TTEM. II.. 10. 8. 242-244. III. Mustafa Nuri PaĢa. asırlarca Divan-ı Hümâyûn isimli yüksek kurul. sh. Ġslâm hukukunun tavsiye ettiği Ģûra meclisinin fonksiyonlarını ifa etmiĢtir. 135 Karakoç. c. Enver Ziya. Valiler ve mutasarrıflar. IV. c. VIII. 395-401. Osmanlı Devleti'nde III. "Üçüncü Selim Devrine Alt Vesikalar". Netâyic'ül-Vukû'ât. 136. c. sh. yeniçeri ocağını kaldırma teĢebbüsleri. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. c. IV. Tarih. 4-456. Öztuna. Osmanlı Devleti'ni bir zamanlar en yüksek devlet haline getiren esaslar. sh. 546-634. 2781. 11. Âmme Hukukumuzun Anahatları I-II. 113 vd. sadrazama. sh.Gonca-nigâr Kadın Efendi. 21-46. bu gayretlere verilecek en güzel misâllerdir. nr. Ankara 1942. 134 Asım Tarihi. ġeyhülislâma. ĠKBALLERĠ: 12.Fatma Fer'-i cihan Hanım Efendi. Küliyât-ı Kavânin. Bunları özetle Ģu Ģekilde toparlayabiliriz: Divan-ı Hümayun'un önemini kaybetmesinin tehlikesini sezen ve devletin sadece padiĢaha. 4-318. sh.

. Bağdad Memlüklü beyleri ve paĢalarının idaresinde. Mahmûd zamanında Arnavutluğun bir tarafı önce a'yân iken sonradan vali olan Tepedelenli Ali PaĢa ve bir tarafı ise ĠĢkodra Valiliğine kadar yükselen Kara Mahmûd PaĢa hanedanının idaresi altında. hakları olmadığı halde hür insanların mallarını ve hatta terekelerini müsadere etmeye ve kısaca tarihe geçen derebeyliği icra etmeye baĢladılar. Çapanoğulların-dan Süleyman Bey Rus-Avusturya seferinde ve Karaosmanoğullarından Hacı Mehmed Ağa ve kardeĢi Ömer Ağa ise 1787 harbinde büyük yararlılıklar göstermiĢlerdir. ĠĢte devletin hukukî ve idarî açıdan zaafa uğramasından dolayı. aileden birileri bu makamlara gelmeye baĢladılar. valilere ve mutasarrıflara. Artık kendilerine karĢı gelenleri kati etmeye.-< dan Süleyman i Ağa ve kardeĢi! yüzden bunları Ġ Celâlüddln! dan Zaten sened-IB vükelây-ı devlet j Sened-i ĠttifıM mak açısından! Osmanlı sınırianl mektir. vilâyetlerde ve sancaklarda idareyi ele geçiren. kendilerini devlete kabul ettirip seferde ve hazarda bazı güzel hizmetler de ifa ederek günden güne müstakil hükümetler haline geldiler. Kürdistân eyâletleri Kürt beyleri denilen asilerin ellerindeydi. TSĠ. Buna. NizâmıQ dinmiĢ?' Bir ı tutarak vatani karĢı savunma. Osmanlı Devle-ti'nin merkezden tayin ettiği valiler ve mutasarrıflar. memleketin te| imzaladığı K bozukluklar. Mesela I.bazan tayin edildikleri yerlere gitmeden kendi adlarına yetkili kıldıkları mütesellimler ve yargı konusunda yetkili olan voyvodalarla iĢi yürütmeye baĢlamıĢlardır. Abdülhamid. devlete ait gelirlerin tahsili ve icab eden yerlere harcanması için tevzii iĢleri vali ve mutasarrıflara muhatap olan a'yânlara havale edilmiĢti. s Adâletnâmelenr. mutasarrıflar. Cezâyir-i Garb Ocakları diye bilinen Tunus ve Cezayir bölgelerinde dayılar denilen derebeyleri artık Osmanlı valilerini dinlemez hale gelmiĢlerdi. kötüler de yer aldılar. Rumeli'de a'yân ve Anadolu'da ise genellikle derebeyleri denmiĢtir. A'yânlar bulundukları memleketin haysiyet ve nüfuz itibariyle en etkili Ģahısları olmaları hasebiyle. A'yânlar da bu iĢleri. bütün gayretlerini servetlerini arttırmaya. Anadolu'nun Bozok tarafları Cabbâr-zâdelerin (Çapanoğulları). Bu derebeyler ve a'yânlardan bazıları ve mesela Cabbâr-zâdeler.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI 229 de oturuyor ve bunlara yağcılık ederek çoğu menfaat celbi ile günlerini geçiriyorlardı. Memleketin idaresi ve emniyetin temini valiler. Kendileri vefat ettiğinde. Seferlerde Osmanlı PadiĢahının fermanı ile kendi askerleriyle bulunurlar ve çok hizmetler ifa ederlerdi. hatta bazı yerlerde devletin kendilerini vali veya mutasarrıf olarak tayin ettiği bu yerli idarecilere. Kara Osman-zâdeler ile Sirozî Ġsmail Bey. ahali tarafından seçilen bir de a'yân (yani halkın ileri gelenleri) bulunmaktaydı. devletin sahipsizliğinden dolayı. S bu PaĢa. Ġçlerinden liyakat ve dirayeti bulunanlar. müteselllimler ve voyvodalara. Haremeyn Vehhâbîlerin iĢgali altında. rumak için çere d 138. Bunların içinde iyiler bulunmakla beraber. eskilerin tavâif-i mülûk dediği Anadolu Beylikleri dönemini hatırlatıyorlardı. hukukî meseleler ve narh iĢleri kadılara. bulundukları vilâyet veya sancağın ileri gelenleri ile bir araya gelerek yürütmeye baĢladılar. Her Ģehir ve kasabada. mesela . umduklarından fazla menfaatler temin ederek mütesellimliği ve voyvodalığı haksız yere almağa baĢladılar. Böylece a'yânlar ahalinin vekili ve hâkim ile ahali arasında vâsıta haline geldiler. Bu yüzden bunları tasfiye yerine. Kısaca derebeyler ve a'yânlar. Siroz ve Selanik tarafları Sirozlu Ġsmail Bey uhdesinde ve Rumeli'nin diğer beldeleri de a'yân denilen mütegallibe (zorba) Ġerin emri altındaydı. Osmanlı devleti bazılarına. sadece eyâlet merkezi olan yerlerde oturuyor ve 0 Kısaca den ri dönemini i Bu dert zadeler ile Siro mirlerim icraya i fermanı ile ke. Zamanla valileri ellerine alarak vilayet ve sancak idaresini bizzat yürütmeye baĢladılar. Aydın tarafları Karaosman-zâdelerin (Karaosmanoğulları) ve diğer Ģehir ve beldeler de derebeyleri tabir edilen mütegallibe zorbaların istilası altındaydı. i. Ġl tenleri yaj Birincili yapmak ve I manii asken4 olan veni fc özellikte tieH nizâm-ı i mana ani III. c| Tarihi. hem valileri ve hem de kadıları hoĢnud etmekle. Mısır Mehmed Ali PaĢa'nın hâkimiyetinde. otoritelerini sağlamlaĢtırmaya sarfettiler ve neticede halka zulm etmeye baĢladılar. hem a'yânın ileri gelenlerinden ve hem de PadiĢahın e-mirlerini icraya önem veren itaatkâr gruptan idiler.

178. değiĢikliğe karĢı çıkanları mürteci. Bunun için henüz seferden 136 BA. açılan bu teklifin bütün Osmanlı Kanunlarına Ģamil olduğunu zannetmiĢler ve netice olarak da. 344. Selim.Cabbâr-zâde Ceialüddin Bey ve Kara Osman-zâde Ya'kub Ağa'ya vezirlik payesi de vermiĢtir. bu senedi vükelây-ı devlet yanında a'yânlarla da bir araya gelerek imzalama yoluna gitmiĢtir. Mustafa ve I. Bunların arasında. memleket içinde adaleti ayakta tutarak vatandaĢların haklarını korumak ve ikincisi de. memleketin her tarafına yayılan derebeylik ve a'yânlar idaresiyle birinci vazifesini ve imzaladığı Küçük Kaynarca AndlaĢması ile de ikincisini yapamaz hale gelmiĢti.I. IV. Selim tahta çıktığında yani 1789 yılında. Bunları üç grupta toplamak mümkündür: 1) Tatarcık Abdullah Efendi'nin baĢını çektiği bir grup. Osmanlı Devleti. 332-338. UzunçarĢılı. Târih. yeniçeri engelinden dolayı istenilenleri yapamadılar. 1808'de imzalanan Sened-i Ġttifak'dan maksat. Selim'i yüzünü batıya çeviren ve Ģerî'attan yüz çeviren bir padiĢah olarak vasıflandırmak mümkün değildir. IV. III. Belge: 810. Mahmûd. Osmanlı Tarihi. Kısım I. Abdülhamid. Abdülhamid. c. sh. bunların farkına varmalarına rağmen. Birincisini yapabilmenin Ģartı hukukî. Sadr-ı Âli Kethüdası Mustafa ReĢîd Efendi (Köse Kethüda) ve Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi gibi Ģahsiyetler bulunmaktadır. 997. Mustafa Nuri PaĢa. Selim'in fermanı üzerine ikisi yabancı olmak üzere 21 mütehassıs Osmanlı askerî kanunları ve diğer örfî kanunları üzerinde kanaatlerini açıklayan lâyihaları hazırladılar. Bunların tamamının ittifak ettiği nokta. 4. yapılacak yeni düzenlemelere ordudan baĢlanmasıdır. bu problemi de aynı yolla çözüme kavuĢturmak istiyordu. IX. tesis ettiği güzel bir adetle Meclis-i MeĢveret ile devleti yönettiğinden. Burada önemle belirtmemiz gereken bir husus vardır. c. Sened-i Ġttifak. Halbuki bu tamamen yanlıĢtır. sh. sh. Bazı tarihçiler (Yılmaz Öztuna ve Enver Ziya Karal gibi). III. sh. III. artık savaĢ yapamaz hale gelen Osmanlı askerini yani kapıkullarını yeniden düzenlemek idi. . idarî ve iktisadî hayata ait köklü ıslâhatlar yapmak ve ikincisini yerine getirmenin Ģartı da. Yeniçeri ocağına Kanuni kanunlarındaki gibi itibar edilmesini ve ancak Avrupa'daki yeni harp teknolojisinin ve eğitim usullerinin bu kanunlara adapte edilerek alınmasını savunmuĢlardır. 98-101. muhafazakâr diye bilinen Rumeli Kazaskeri pâyelisi Tatarcık Abdullah Efendi. Osmanlı Devleti'nin zaafa uğrayan askerî meselelerini ve buna ilâveten diğer problemlerini çözme tekliflerini ihtiva eden lâyihalar hazırlamalarını ve bu layihaların tartıĢılarak en iyi metodun tesbit olunarak hemen uygulamaya geçilmesini emreden hatt-ı hümâyûnlar gönderdi. Bütün bu bozukluklar. kanunnamelerdir. Zaten sened-i ittifak ile devlete bir düzen vermek isteyen Osmanlı Devleti. nr. 603-618. ÇavuĢbaĢı RâĢid Efendi. Ancak tekliflerin ayrıntılarında farklılık vardır. Selim bu yeni düzenle neyi gaye e-dinmiĢtir? Bir devletin iki temel vazifesi vardır: Birincisi. o zaman Defterdar olan ġerif Efendi. taraftar olanları radikal ve devrimci ve ortada olanları da bazan muhafazakâr diye ĠsimlendirmiĢlerdir. Buna. Rusçuk ayânındandır. Lale Devrinden beri devam edip gidiyordu. Nizâmı Cedid ne demektir? III. Sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Alemdar Mustafa PaĢa da. bu tabirden birinci derecede bu ikinci mana anlaĢılmaya baĢlandı. 1264. 2-10. 230 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dönmek üzere olan Sadrazama ve yetkili zatlara. III. Mühlmme Defteri. TartıĢılan Ġslâm Hukukunun hükümleri değil. ancak Tanzîmât ile kısmen muvaffak olunmuĢtur. nr. Osmanlı sınırları içinde varlığı herkesçe kabul edilen a'yân ve devlet ikiliiiğine son vermektir. Osmanlı Devleti'ndeki Adâletnâmelerin çoğunluğu bu derebeyler ve a'yânların zulümlerine karĢı re'âyâyı korumak için çevre eyâletlere gönderilmiĢtir136. Cevdet PaĢa. c. III. Dolayısıyla. a'yânlar ve derebeylerinin Osmanlı tarihinde oynadıkları rolü anlatmak açısından önemli bir belgedir. 842. pı Isı 138. I. vatanın sınırlarını düĢmana karĢı savunmaktır. 316-319. Ġslâm Hukukunun ülü'lemre verdiği yetkiye dayanılarak tedvîn edilen ve Kanuni devrinde kemâlini bulan kanun hükümleridir. Netâyic'ül-Vukû'ât. ĠĢte bu alanlarda yapılacak olan yeni düzenlemelere ve ıslâhata nizâm-ı cedîd adı verildi ve bu düzenlemelerden özellikle askerî alanda yeniden tertip edilen ve Avrupa usulü eğitilen düzenli orduya nizâm-ı cedîd askerleri denmesi hasebiyle. Ali Emiri . Sadrazam Yusuf PaĢa.

Günden güne baĢarılarının artması. 4) Yeniçeri ocağının ıslâhı için tedbirler alınmıĢtır. ikinci Ģıkkı esas almıĢ ve Osmanlı ordusunun tamamen Ģirazeden çıktığını bildiğinden dolayı. Bu nizâm-ı cedid rüzgarı bununla da kalmamıĢtır. 2) Gemicilik mesleği teĢvik edilmesi için nizâmnâme yapılmıĢtır. yeni usul tâlim ve terbiyeye de yeniçerilerin rıza göstermek istemeyerek iĢi yokuĢa sürdükleri. Yeni vergilerle zenginleĢtirilen bu hazinede 1212 senesi itibariyle 60. 3) Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi ve Reisül-Küttâb Abdullah Berrî Efendilerin baĢını çektiği bir grup ise. tarihi anlamamak demektir. askerin mutlaka tanzim edilmesini. Bunun üzerine ġubat 1793'de Levend Çiftliğindeki Bostancı Ocağına bağlı olarak. bütün bir Osmanlı hukuk sistemine teĢmil ederek. aradaki rekabeti iyice arttırmıĢtır. 8) Topçu ve Arabacı Kanunları kabul edilmiĢtir. Ancak uygulanmasında problemler çıkmıĢ ve III. Selim. "Eski köyde yeni âdet. Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin önemli bir kısmında Kabakçı Mustafa isyanı. Selim'in tahtına ve canına mal olmuĢtur.000 kese toplanmıĢ ve bu da hem Nizâm-ı Cedid Askerinin çoğalmasına ve hem de yeniçerilerin gözlerine batmasına sebep olmuĢtur. Selim'in de Ģefkatinden dolayı bu rezilleri cezalandırmayarak sonunda canından olduğunu gayet açık anlatmaktadır137. Bunlardan bazıları Ģunlardır: 1) TaĢradan Ġstanbul'a olan göç yeniden düzenlenerek teftiĢi sıkı kurallara bağlanmıĢtır. 6) Bahriye Zabitleri Kanunu çıkarılmıĢtır. ġubat 1793 yılında bütün lâyihaları özetleyerek bir Risâle'de toplatmıĢ ve temel olarak Ģu kararları almıĢtır: a) Mevcut asker nizâmı yeniden düzenlenecek. III. ancak bunun için yeniçeri kanunlarının iptali yönüne gidilmesinin doğru olmadığını arzu etmiĢlerdir. yeniçeriler gibi halkı rahatsız eden hallerinin görülmemesi ve asâkir-i Ģâhâne a-dıyla anılmaya baĢlanmaları. rejim değiĢikliği demek değildir. nizâm-ı cedid nizâmının Ģer'an ve aklen gerekli olduğunu.. tamamen yeni bir ordu tanzim edilerek ve Avrupa orduların-daki yeni eğitim metotları da esas alınarak mevcut sistemin değiĢmesini müdâfaa etmektedirler. Meseleyi olduğu gibi aktaran muteber Osmanlı kaynaklarından özetleme yoluna gideceğiz. Avrupa usulüne göre eğitimli asker yetiĢtirecek Nizâm-ı Cedid kurulmuĢtur. 10) Asâkir-i Mu'alleme Kanunu çıkarılmıĢtır. aklı baĢında olan hiç kimse tarafından reddedilemezdi. Gerçekten 1206 ve 1207 hicrî (ya-. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir? Üzülerek ifade edelim ki. Osmanlı Devleti'nin esas kabul ettiği ġer'-i Ģerifden taviz manasına almak ve muhalif olanları irtica ile suçlamak. askerî hukuk ve teĢkilât ile yani kanunnamelerdeki hükümlerle alakalıdır. 139. Ġrâd-ı Cedid Hazinesi de bu maksatla tesis edilmiĢtir. Kabakçı Ġsyanı. avâm-ı nâsın ondan .2) Sadrazam Yusuf PaĢa'nın baĢını çektiği bir grup ise. Bu ıslâhat. düzeni değiĢtirmeyi. herkes bu düzenlemenin yapılmasında müttefiktir. ne kadar yerinde olursa olsun. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 231 yıllarında yeni düzenlemeler olmak üzere gördüğümüz bir dizi ıslâhat yapılmıĢtır. bir irtica hareketi midir? III. ancak hakikat-ı halden habersiz bir takım rezillerin bu askerlere dil uzattıklarını ve maalesef III. yeniçeri ocağının ıslâhının mümkün olmadığını. Selim. Yeniçerilerin bütçesine dokunmamak üzere. b) Avrupa'daki eğitimli askerler benzeri yeni bir ordu kurulacak (nizâm-ı cedid askeri) ve c) SavaĢ teknikleri ve askerî eğitim yeniden tanzim olunacak. ĠĢte nizâm-ı cedid deyince akla gelmesi gereken bunlardır. tamamen. bunu Kaynarca AndlaĢması ile sonuçlanan son seferde yeniçeriler de itiraf etmiĢlerdir. III. öyle anlatıldığı gibi değildir. 5) Asker maaĢları düzenlenmiĢtir. Yani Avrupa usulü eğitimli askere Osmanlı Devleti acilen muhtaç durumdadır. Yoksa. 9) Ġrâd-ı Cedid Hazinesi kurulmuĢtur. 3) Resmi elbiseler ve protokol kaideleri yeniden tanzim olunmuĢtur. söz verdikleri halde buna yaklaĢmamıĢlardır. Bu üç görüĢten de anlaĢılacağı gibi. 7) Yargı Islâhatı yapılmıĢtır. Halbuki olay. Nizâm-ı Cedid Islâhatından kasıt. sadece bir irtica hareketi olarak ele alınmaktadır. Ancak usullerde ayrılmaktadır. bu askerle Osmanlı Devleti'nin bir adım müsbet adım atmasının mümkün olmadığı herkesin kabul ettiği gerçeklerdir. evvela yeniçeriyi eğitmeyi amaçlamıĢ ise de. Nitekim konuyu daha sonra tekrar ele alan Ahmed Cevdet PaĢa. Yeniçeri teĢkilâtının tamamen çalıĢmaz hale geldiği. Bu görüĢ ayrılıkları. Bunu.

Ġstanbul'da görülmedik tarzda villalar ve yalılar yaptırmıĢlar. Sultân Selim de yakınlarına fazla itimad ederek devletin ruhu mesabesinde olan devlet sırlarını bu yakınlarına sohbetlerde fâĢ etmeye baĢlamıĢtır. Osmanlı Devleti Tarihi. Halbuki ilim ve hakikat ehli olanlar. Halk. 349 vd. c. IV. ı gelen he'jtrî yanlıĢ t" ai . c. artık nizâm-ı cedid. Öztuna. 1. tam bir baĢıbozukluk içinde halkın içine karıĢmıĢlar. Nizâm-ı Cedid askerleri belli bir meblağa ulaĢınca. meĢveretle değerlendirilip neticeye gidilecek yerde. PadiĢahın mahrem olan yakınları ve müĢavirlerinin ve hatta saray personelinin eline ve diline düĢmüĢtür. 20. devlet ve millet gayreti gözetmeyen bazı cahiller. Bonneval'in Osmanlı Bahriyesine Dair Raporu. V.. 26-31. bu iĢi kendileri için menfaat kapısı görenler. Bunun üzerine Nizâm-ı Cedidin âĢıkı olan ulema ve devlet ricali kenara çekilirken. 113. 232 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEK' nefreti bu âlemin bir eski âdetidir" kuralınca. c. sh. Lale Devrindeki musiki sohbetleri. 187-253. devir dönmeye baĢlamıĢtır. Peki iĢin bu raddeye gelmesinin asıl sebepleri nelerdir? Bunun bazı tarihçiler tarafından görülmek istenmeyen dört önemli sebebi vardır: Birincisi. 55-76. "Moskof olurum. sh. Selim'i. sh. Selim'in yakınları. Yılmaz. Nizâm-ı Cedidi teĢvik eden devlet adamları servet yığmaya devam ettikleri gibi. Bunların içinde her ne kadar Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi. "Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar.Osmanlı Devleti'nin Durumuna Dair Rapor". gayr-i müslimlere teĢebbüh ile onlardaki ilim ve fennin alınmasını birbirinden ayırmıĢlardır. nizâm-ı cedid olmam" diyerek iĢi istismar etme fırsatı bulmuĢlardır. Enver Ziya. 279-280. yakınları da bu fırsatı değerlendirince. Nizâm-ı Cedidciler ise gündüz yârân sohbetine çevirdikleri Bâb-ı Âli'ye ve geceleri de kayıklarla mehtaba çıkar olmuĢlar. Târih. hem nizâm-ı cedidin ve hem de yeni vergilerin aleyhinde konuĢmaya baĢlamıĢlardır. Nizâm-ı Cedid taraftarları ve yeniçeri taraftarları. Selim'e benzetir hale gelmiĢtir. sayı 14-15(1940). bu hareketi servet yığma vesilesi olarak görmüĢler. iĢi yürüten saltanat atabeklerinin aleyhine geçmiĢlerdir. Karal. Bu arada nizâm-ı cedid sebebiyle ikbal ve itibar sahibi olan insanları kıskananlar da boĢ durmamıĢlardır. V. dirayetli insanlar da bulunsa da. bir takım hayır ve Ģerri birbirinden ayıramayan. saltanatın atabekleri denilen III. Ġstanbul'daki devlet adamları da ikiye ayrılmıĢlardır. sh. Bu sebeple halka mal olamamıĢtır. aleyhteki telkinlerin tesiriyle. 2. bu yeni sisteme Ģer'-i cedid ve kâfirleri taklid nazarıyla bakarak. fedâkârlık ve Ģahsî menfaatlerini ve rahatını terk ile mümkündür. Ankara 1988. Nizâm-ı Cedid'i yürütüyor görünenler. 464-467. 175-189. rüĢvet kapıları sonuna kadar açılmıĢ. Belleten c. " devlet na • Bu!/ ::i ssndan ve "t Selirr v zumsj baĢlacia' i. devletin hazinesini boĢaltmaktan baĢka bir iĢe yaramayan yeniçeri güruhu. Nizâm-ı Cedidci olarak görünmeye baĢlamıĢlardır. fakirler ve r ve halk I atabeklerine j mamak gittin ġahviM» Z'KT. Halbuki yeni nizâmları uygulamak. Cevdet PaĢa. I. 125. Bu eğlenceden sadece gençler değil. Karal. 438-453. 268-269. sh. VIII. Nizâm-ı Cedid'in temelinde bir sakatlık bulunmaktadır. 107-109. 171-183. III. Bunu fırsat bilen saray hizmetlileri. neticede Nizâm-ı Cedid adına toplanan paralarla.I 137 Asım Tarihi. c. Bunlara Osmanlı tarihçileri saltanatın atabekleri demektedirler. Nizâm-ı Cedidci yeni zenginler "Ġstanbul zengin beldesidir. yeni vergilerle bunalan halk geçim derdine düĢünce. c. itiraz edilen Avrupa usulü giyim ve hatta tranpet çalm anın dahi dinen caiz olduğunu açıklayarak bunları susturmuĢlar.Nizâm-ı Cedid Hakkında Vesikalar. Osmanlı Tarihi. Kâğıthane gezileri ve helva sohbetleri gittikçe artar hale gelmiĢtir. servet yığmaya ve bu malları hesapsızca harcamaya devam edince. sh. II. Memleket içte ve dıĢta isyanlar ve harplerle kavrulurken. ĠhtiĢam ve sefâhet çoğalınca. c. Enver Zıya. sh. BaĢlangıçta çok güzel bir Ģekilde ulemâ ve devlet ricalinden bu konuda lâyihalar istenmiĢtir. ĠĢte baĢlangıçta Nizâm-ı Cedid'in lehinde olanlar. halktan haksız yere bol bol paralar toplayarak sefih bir hayat için harcama manasına alınır Ģekilde anlaĢılmaya baĢlanmıĢtır. Bu lâyihalardaki ma'kul ve gayr-ı makul bütün teklifler. devletin en yüksek tepesindeki insanlar da nasibini almıĢtır.

Selim ve çevresi ise. Maalesef olanlar. BeĢincisi. saltanata fazlaca haris olduğundan.ne. AvrupalılaĢma adı altında. Selim de tahttan indirilmiĢti. Selim kimseyi incitmek istemeyen ve yeri gelince azl ve ceza kurumlarını iĢletemeyen bir yaratılıĢta idi. Selim Ģehid edildi. Bütün bunların etkisiyle. Artık hem Rumeli'ye doğru sefere çıkan ordu içinde ve hem de Ġstanbul'daki kahve köĢelerinde. yeniçerileri Nizâm-ı Cedid aleyhine kıĢkırtmaya baĢladı. Yakınları ne derse yapan ve fikrinde sebat etmeyen bir Ģahsiyete sahipti. fayda sağlamamıĢtı. bazı menfaat gruplarının lehine ve ama devlet ile milletin aleyhine . Bu aĢırılıklarından dolayı. devleti istila edercesine. yeniçeri güruhu eğitimli askerlerin günden güne artmasından ve itibar kazanmasından dolayı. III. Selim'in Nizâm-ı Cedid'i. halka ve devlete ait her bilgiyi bunların vasıtası olmadan alamamak gibi büyük hatası de eklenince. lect PaĢa 5 larınj ı M cılarınl din azil Devlet'* Cedid a ve I1 ısyanc na»: Ces-: ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 233 ler ve müflisler buradan ayrılsın" demeye baĢlayınca. diğerini de tehlikeye atacağının farkında değildi. III. hedefe PadiĢah da girmiĢtir. devlet ricalinin ve halkın itimadını kaybetmiĢtir. Buna PadiĢah'ın yakınındaki saltanat atabeklerine güvenerek. Topal ve riyakâr olan Atâullah Efendi'yi meĢihata getirmekle kalmamıĢ ve müfsid birisi olan Köse Musa PaĢa'yı da sadâret kaymakamlığına getirmiĢ. ikbalden dolayı ne yapacaklarını ĢaĢırdılar. Boğaz Nâzın Mahmûd Râif (Ġngiliz Mahmûd diye meĢhurdur) PaĢa'yı parçalayan isyancılar. Atâullah Efendi ve Köse Musa'nın tahrikleriyle ilga etmesi de. Sefâhet ve ihtiĢamda haddi aĢtılar. Ġkincisi. Üçüncüsü. Osmanlı Devleti'nin kuvvetli olmasını istemeyen Fransız Elçisi Sabastiyani. hem meĢru-gayr-i meĢru demeden tam bir Frenk hayatı yaĢamaya baĢlamıĢlar ve hem de hakir gördükleri halkı yeni yeni vergilerle periĢan etmiĢlerdir. III. saltanatın aleyhine her türlü dedikodu yapılıyordu. Böylece kamuoyunu III. baĢta kendi sadrazamı olmak üzere. Bir gün sonra III. Bu isyanı durdurmak isteyen III. akıllı devlet adamları ve halk Nizâm -ı Cedid'in aleyhine geçmiĢlerdir. Her ikisi de yanlıĢ bir yola girdiler. Selim'e karĢı tavır aldı ve yukarıdaki sebepleri çok iyi kullanmaya baĢladı. Bu ikisinin fitne ateĢini alevlendirmesiyle ayaklanan yeniçeri yamakları. Sonra da IV. Bu sırada nizâm-ı cedidin azılı düĢmanı olan Topal Atâullah Efendi ġeyhülislâmlık makamına geldi. güzel projeleri kendilerine vesile ederek servetlerini arttıran ve bunu gayr-i meĢru yollarla yemeyi âdet haline getiren bir grup. Selim'in güvendiği yakınları ve müĢavirleri. iyilik gördüğü III. âlimler. Selim. Bunu fırsat bilen bazı geri kafalılar da. Yeniçeriler. Selim'in aleyhine çevirdiler. Dördüncüsü. Mustafa'nın tahrikleriyle. alafranga adıyla çok lüzumsuz Ģeylere sarılır oldular. Kadı Abdurrahman PaĢa komutasındaki Nizâm-ı Cedid ordusunun geri dönmesi ve bu isyancıların istediklerini elde etmeleri. Temmuz 1808'de III. hiçbir zaman tasvip edilemeyecek olan bu çirkin olayları meydana getirmiĢlerdir. cezalandırılmayınca tam manasıyla Ģımardılar ve azıttılar.isyanı her tarafa yaymıĢlardı. her türlü iftirayı yapar bir hale geldiler. Mücâzât ve mükâfat gibi devlet terazisinin birini ihmal. Bütün bu sebeplerle muhalif grup iyice cesaretlenerek ve baĢta Sadrazam Ġsmail PaĢa olmak üzere küskün devlet adamlarını. a'yânları ve Ġstanbul'daki yeniçerileri yanlarına alarak Ġkinci Edirne Vak'asının meydana gelmesine sebep oldular. medeniyetin gereği olan Ģeyleri aĢarak. Kastamonulu Kabakçı Mustafa adındaki bir neferi baĢlarına geçirerek. Bu sırada III. ötekiler de Avrupa'dan gelen her Ģeyi reddettiklerinden dolayı karĢı tarafı taassupla suçlar oldular. onları daha da azdırdı (1807). Nizâm-ı Cedid. Lüzumlu lüzumsuz her konuda Avrupa mukallidi olmaya baĢladılar. ġah vâkıf gerekdir ahvâle * Vükelâya kal ursa vay hâle Zikredilen sebeplerden dolayı. III. isyana baĢlamıĢlardı. Köse Musa'nın Nizâm-ı Cedid birliklerini hileyle durdurmasından da yararla-narak. 234 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI Netice olarak. ġehzade Mustafa. Selim. güzel bir baĢlangıçtır. avam onları tekfir eder. Nizâm-ı Cedidcileri tahkir ve tekfir ettikleri halde.

bunca emekler sarf edilerek meydana getirilen Nizâm-ı Cedid bir anda mahv edildi. Mezhebine uyduğu takdirde büyük bir saltanata kavuĢacağını ifade ederek ve kızını da ona vererek. bu görüĢlerini müdâfaa için kitaplar kaleme aldığı gibi. Belleten. 599-604. sh. maalesef nezâket ve yumuĢaklığı tercih etmesiyle ve karĢılıklı hatalarla. Netâlc'ül-Vukû'ât. Bu mezhebin kurucusu. 77-85. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". Müslüman denilenlerin müĢrik olduklarını. Osmanlı Tarihi. Buna karĢı ehl-i sünnet âlimleri de cevap ve reddiye mahiyetinde eserler kaleme almıĢlardır. kabir ziya dilemenin asla cJ/ZJ tazim konusun ifrat etmiĢlerdir. Arabistan de Basra veya I du. Vehhâbîlerin temel inançları Ģöyledir: Allah'a doğrudan doğruya ibâdet etmek farzdır. VIII. sh. Ġsmail Hakkı. Vehhâbîlerin ketfk uzaklaĢan ve ifrata p fetvalarıdır. Tamamen tek taraflı olarak anlatılan Ģekli için bkz. I. Müseylemet'ül-Kezzâb'ın memleketi olan Yemâme'ye bağlı olan Ayniyye'de 1143/1730 yılından itibaren kendi mezhebini yaymaya baĢladı. Her konuda cahil ve bedevî olan Necid Arapları. 473-475. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür? Bilindiği gibi. "Kabakçı Vak'asına Dair Bir Mektup". III. XXIX. Necid ġeyhi diye bilinen Muhammed bin Abdülvehhâb. UzunçarĢıh. Hatta tasvip edenlerin yanında. c. adak ve tasadduk ve benzeri yollarla türbelere hürmet edenler hep müĢriktir. Vehhâbîller kendilerine Selefiye adını vermekte ve hedeflerinin Ġslâmı Hz. Osmanlı Devleti Tarihi. c. 1766'da 39 yıldır Osmanlı Devleti'nin tayin ettiği Necid Emîri ve Der'iyye ġeyhi Muhammed bin Suûd'a müracaat etti. kendi içlerinden çıkmıĢ ve ġam ile Kahire gibi ilim merkezlerinde tahsil görmüĢ olan bu âlime önce iyi bir nazarla bakmadılar. ama teı çevreye akınlar il lenin ciddiyetini J deleleri . Tarih. çevreye tebliğ için mektuplar da göndermiĢtir. Karal. Selim'in bizzat Nizâm-ı Cedid askerinin baĢına geçip de âsileri te'dip ile devleti esasından ıslah ve tanzim etmesi mümkün iken. Müseylemet'ülKezzâb nazarıyla bakanlar da çıktı. asıl itibariyle Necid ahalisinden ve Hanbeli mezhebinin âlimlerinden olan Muhammed bin Abdülvehhâb'dır. IV. Ġbn-i TeymyyeJ peygamberler ve ev binde bulunmanın a olarak. V. Buna göre enbiya ve evliyanın birinden manen yardım talep edenler. 253-261. sh. ( ların baĢında yordu. O halde AvrupalılaĢmak diyerek Nizâm-ı Cedide körü körüne karĢı çıkmak da. taassup diyerek Nizâm-ı Cedidcilerin yaptıkları gayr-i meĢru iĢleri tasvip etmek ve bu hareketi sadece bir irtica hareketi olarak takdim etmek de yanlıĢtır138. UzunçarĢılı. Enver Zıya. 140. c. I ĠĢte Necid ġeyttJ Ġbn-i Teymiyye Ġle I gerektiren Ģeyler ı tekfir etmeyenleri de I geçen Ġslâm davranmakla suç! Müseylimet'ül-Kenfcf Necid ġeyhi. 600 seneden beri insanların dalalette kaldığını. sh. Peygamber zamanındaki safiyetine kavuĢturmak olduğunu iddia etmektedirler. dolayısıyla bu konuda bir Ģeyi vesile kabul etmek caiz değildir (tevhid esası). vs derek halkı ¦ Suûd'un da Vehhâbf* ne gelmiĢtir. Öztuna. sayı 116(1965). c. sh. Muhammed bin Abdülvehhâb. 138 Cevdet PaĢa.olmuĢtur. inceleyerek ciddiyetinin Vehhâbi han diyor. yerli em?*! HâĢimiler neslı«ta| Osmanlı Devlet! ve vicdan hı. Emir'i kandırdı. sh. Bunlar. 186-230 (Meseleyi bütün yönleriyle anlatmaktadır. c. bu sebeple malları ve kanlarının helal olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini söylemeye baĢladı. 41-43. Mustafa Nuri PaĢa. Bilindiği gibi.

Osmanlı Devleti zamanında asıl Arabistan. Arada sırada Vehhâbilerin çevreye akınlar düzenlemesi ve hatta Fas Hâkiminin onlarla akraba olması dahi meselenin ciddiyetini gösterememiĢti. bazı meselelerde itidal yolundan uzaklaĢan ve ifrata giden Ġbn-i Teymiyye ve onun talebesi Ġbn'ül-Kayyım'ın bazı fetvalarıdır. Artık 1745 yılında Necid Emiri Muhammed bin Suûd'un da Vehhâbî olmasıyla. tamamen küfrü gerektiren Ģeyler olarak takdim ve ilan etmeye baĢlamıĢtır. Kasım 1803'de Abdülaziz vefat etti ve yerine 1787'den beri babasına vekâleten Vehhâbilerin reisi olan oğlu Su'ud bin Es-Su'ûd geçti. yerli hanedanlar ve bunların baĢında bulunan Ģeyh veya emîr denilen mahalli idareciler tarafından idare ediliyordu. Hicaz Beylerbeyi ġerif PaĢa. Bilindiği gibi. Osmanlı Devleti. kabir ziyaretinin. peygamberler ve evliya kabirlerinde namaz kılmanın ve bunlardan manevi yardım talebinde bulunmanın asla caiz olmadığını müdâfaa etmiĢtir. Hatta kazaskerlik makamına gelmiĢ bazı âlimler dahi. Kendisinin müctehid-i mutlak olduğunu iddia eden ve Müseylimet'ül-Kezzâb ile yapılan harpte Ģehid düĢen sahabelerin kabirlerini yıktıran Necid ġeyhi. Ġbn-i Teymiyye ve Ġbn'ül-Kayyım da ifrat etmiĢlerdir. yerli emir ve Ģeyhleri sadece koordine etmekteydiler. Osmanlı Devleti. durumun ciddiyetinin farkında değildi. 7 yıl Mekke'mi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 235 Vehhâbilerin kendilerine kaynak aldıkları görüĢler. baĢlangıçta Vehhâbi hareketine tepki göstermedi. Hatta bu fiilleri iĢleyenleri tekfir etmeyenleri de kâfir ilan etmeye baĢlamıĢlardır. ġerif Gâlib'in 1790. Tâif'i ve Mekke'yi ele geçirdiler. Göz göre göre tehlike geliyorum diyor. 1795 ve 1798 yılında Vehhâbiler üzerine düzenlediği hareketler ciddi bir netice vermedi. Temmuz 1805 tarihinde. ĠĢte Necid ġeyhi Muhammed bin Abdülvehhâb. sahabelerden nicelerini da hatalı davranmakla suçlamıĢtır. Vehhâbîlik hem dinî ve hem de siyasî bir hareket haline gelmiĢtir. Mekke ise. kabir ziyaretinin aleyhinde Ģiddetli fetvalar verdiği gibi. vatandaĢtan alınan zekât dıĢındaki vergilerin de caiz olmadığını iddia e-derek halkı yanına çekmeyi planlamıĢtır. 1805-1812 yılları arasında 7 yıl Medine'ye ve 1806-1813 yılları arasında ise 7 yıl Mekke'ye hâkim oldu. Hatta 1798 yılında ġerif Gâlib ile Abdülaziz arasında hac için bir andlaĢma yapıldı. ama tedbir almak kimsenin aklından geçmiyordu. Vehhâbi hareketinin mahiyetini anlamakta âciz idiler. Mekke ġeriflerinin mesela ġerif Gâlib'in karĢı mücadeleleri muvakkat tedbirlerdi. Kısaca türbelere tazim konusunda halkın ifratına karĢılık. Osmanlı Devleti. Hatta bu fiilleri Ģirk kabul edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. üstadına tabi olarak. Vehhâbi hareketiII 236 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY . kabirlerde kurban kesmenin ve ehl-i kuburdan manen yardım dilemenin asla caiz olmadığını ısrarla ve sert bir üslupla anlatmıĢtır. bu tasallut Ġslâm âleminde onların tanınmasına sebep oldu. bu tasallut Ġl Kasım i Vehhâblle kümeti ile. kısa bir zaman sonra Mekke'yi geri aldıysa da. Zira tam bir din ve vicdan hürriyeti vardı. Ġbn-i Kayyım da. ancak Mekke âlimleri durumlarını inceleyerek bâtıl itikâdlarından dolayı bunlara izin vermedi.için bir andlaĢm^ düzenlediği Abdülazlz bin I hükümet tes/sâ ele geçirdiler. Ġbn-i Teymiyye. Bunlar. tamamen HâĢimîler neslinden gelen ve ġerîf denilen idareciler tarafından yönetiliyordu. Bu Necid ġeyhi. bu konularda iyice yolunu ĢaĢırarak Ġbn-i Teymiyye ile Ġbn'ül-Kayyım'ın Ģer'an yasaktır dedikleri fiilleri. 1803 yılında Hicaz'a girdiler. asırlardır gelip geçen Ġslâm âlimlerini dalâletle suçlamakla kalmamıĢ. Arabistan'ın batı kesimini Cidde'de oturan Osmanlı beylerbeyisi ve doğu kesimini de Basra veya Bağdad beylerbeyisi ve bir zamanlar da Lahsâ beylerbeyisi idare ediyordu. Önce hac için izin istediler. Nihayet Emir Muhammed'in yerine Abdülaziz bin Suud geçince. Maalesef gittikçe güçlenen hükümeti ile. i da. durum değiĢti ve Vehhâbiler Arabistan'da müstakil bir hükümet tesis etmeye muvaffak oldular.

ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz? IV. Adlî mahlası ile Ģiirler yazan ve Mayıs 1813'den itibaren Gazi unvanını kullanan II.! sadece o ve deı gelen C Alemdlrl Sekbân-ı Efendi Ġter j ntv Selim'ing Mahmûdl bite. Osmanlı Devleti Tarihi. c. 28 Temmuz 1808'de Bâb-ı Âli'yi basarak sadrazamdan mührü aldı. Ģahsiyeti. 470-471. II. adı geçen Suu-dîlerin torunlarının ipleri ele almasıyla Suudi Arabistan Hükümetinin resmî mezhebi oldu139. Ġlk olarak ihtilâlcilerin arzularını yerine getirdi ve Kabakçı Mustafa. Ġhtilâlciler. sh. Oğlu Ġbrahim PaĢa'nın 1830'da Der'iyye'yi iĢgal etmesi ile Vehhâbi meselesini halleden Mehmed Ali PaĢa. I. yaptığı ıslâhatlarla ve özellikle de Osmanlı Devleti'nin yüzünü batıya çevirmekle meĢhurdur. Selim ile II. MBĠLĠNMEYEN OSMANLI 237 Sultân isminde bir tek kızı vardı ve o da hemen vefat etmiĢtir140. XXX.4. I. arkasından Topkapı Sarayına geldi. IV. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? II. MUSTAFA DEVRĠ Sultân is (YENĠL! 142. dairesini basarak III. Kabakçı Mustafa baĢta olmak üzere.ni tasfiyeye söz veren Mehmed Ali Ağa'yı Mehmed Ali PaĢa sıfatıyla Mısır'a beylerbeyi olarak tayin etti. Selim'in tekrar tahta çıkarılacağını anlayan IV. Selim'e karĢı vefalı davranamadı. 141. Hal' edileceğini ve III. bazıları da batılılaĢma yolundaki . Selir-epeyce c unvanım 4 yüzünü I padiĢah ı büslerlnı hayrfyea Birinci i bulunduğu «| cezalandın1"!?! gerekli ısfcsj idareyi del alındı ve Wl Mustafa Pî)<*| de Sen«R& imzalandı. manii I II. Mahmûd. Mahmûd. Temmuz 1808'de Ġstanbul'a gelen Alemdar. Refik.SULTÂN IV. Bazı tarihçiler onu Kanuni'den sonra en büyük padiĢah olarak vasıflandırırken. yolda iken Kabakçı Mustafa'yı katletmiĢti ve bu sebeple de Davud PaĢa Sarayı'nda PadiĢah tarafından karĢılandı. Abdülhamid'in AyĢe Sîneperver Valide Sultân'dan doğan büyük oğludur. I. Nizâm-ı Cedidin gayr-i meĢru olduğunu ve PadiĢahın asla yeniçerilere müdahale etmemesi gerektiğini ihtiva eden taahhüdnâme mahiyetinde bir hücceti. Tarih. II. Maalesef bu talimatı alan Enderûnlular. Nizâm-ı Cedid aleyhinde olanların yanında göründü ve 29 Mayıs 1807'de Osmanlı tahtına çıktı. Abdülhamid'in NakĢ-ı Dil Valide Sultân'dan dünyaya gelen küçük oğludur. 28. Selim'den devlet idaresi. Hep iyilik gördüğü amca-zâdesi III. Kısaca basit bir fikir hareketi olarak baĢlayan Vehhâbilik. foğludur.ġevk-i Nûr BaĢ Kadın Efendi. Rusçuk Yârânı-na burada PadiĢahı tevkif etmesini tavsiye ettilerse de. Ġhtilâlcilerin baskısından bıkan IV. Mustafa. 2. 282-325. Mahmûd ise. hemen karĢı planını uyguladı ve III. ġeyhülislâm Atâullah Efendi ve Sadâret Kaymakamı Musa PaĢa'nın isteklerine göre devleti yönetmeye baĢladı. Behîç ve Tahsin Beylerden oluĢan bu ekibe Rusçuk Yârânı denmektedir). kültürü zayıf ve saltanata karĢı haris bir insandı. ih. 2 gün sonra vasıfsız bir ġeyhülislâm olan Atâullah Efendi azl edildi ve ekibi de tasfiye edildi.Dil-pezîr Ġkinci Kadın Efendi. Selim'i Ģehid ettiler. Öztuna. Mustafa. Dünya SavaĢında. -i yenicenle 139 Cevdet PaĢa. VIII. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Emîne II. ihtilâlcileri tasfiye gayesiyle Alemdar Mustafa PaĢa'yı ordusuyla beraber Ġstanbul'a davet etti.Seyyare Üçüncü Kadın Efendi. XXIX. Bu arada Nizâm-ı Cedidcilerin bir kısmı öldürülmüĢ ve bir kısmı ise Rusçuk A'yânlarından vezir Alemdar Mustafa PaĢa'ya sığınmıĢlardı (Galip. sh. PadiĢah Alemdâr'a teĢekkür ediyor ve Tuna Beylerini boĢ bırakmayarak dönmesini arzuluyordu. 1. Mahmûd'un Ģahsiyeti. Mustafa. Ancak bunu dinlemeyen Alemdar. Alemdar buna yaklaĢmadı. saf. Amca-zâdesi III. l\ III. 1831 yılında bu sefer kendisi isyan etti. PadiĢahın Hatt-ı Hümâyûnu ile birlikte elde ettiler (Rebiülevvel 1222/1807). Mustafa. c.SULTÂN II.1808 tarihinde Osmanlı tahtına sıkıntılı bir Ģekilde oturdu. Râmiz. 3.Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi. Harem hüddâmınm yardımı ile kurtarıldı ve Alemdâr'ın desteğiyle kendisine bî'at olundu. musiki ve devlet adamlarıyla münasebetler konusunda epeyce ders almıĢtı. IV. Mustafa. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ) 142.7. Mahmûd'un öldürülmesi için talimat verdi.

II. ġeyhülislâmın fetvası alınarak IV. Ocak 1822'de Yunanistan'ı kurduklarını ilan ettiler. 2-41.8. Devletler ve Hanedanlar. Kavalalı Mehmed Ali PaĢa'nın oğlu Ġbrahim PaĢa'yı kuvvetleriyle yardıma göndermesi üzerine. sh. Neticede Sened-i Ġttifak adıyla devletin vükelâsıyla a'yân ve derebeyler arasında bir sened imzalandı. asırlarca Müslümanlar gibi hak ve hürriyetlerine riâyet ettiği Rumların böyle bir isyan çıkarmalarına ĢaĢırdı ve yüzlerce Müslümanın kanının akmasına yol açan bu hareketi tahrik eden Cihan Patriğini. Cevdet PaĢa. Yunan Ġhtilâlinin de çıkmasına sebep oldu. c. Önce devletin eyaletlerdeki elini gevĢetmesinden dolayı idareyi ele alan derebeyler ve a'yânları. c.1812 tarihinde Ruslarla BükreĢ Muahedesini imzaladı. Kasım 1808'de yeniçeriler sarayını bastılar. 28. Ancak Rusya'nın desteğini arkasına alan Rumlar. iĢi azıttı ve Topkapı Sarayı'na hücum ettiler. Sırpların muhtariyet elde etmesi. ancak sonradan tecâvüzlerini sürdürerek Poti'ye kadar geldi.119. Mahmûd'un saltanat yıllarını. Tohumları daha önceleri atılan bu ihtilâl neticesinde Yunanlılar. Bunu. . Yeniçeri ise ona karĢı bileniyordu. Romanya'yı elde etmek ümidiyle Osmanlı Devleti'ne karĢı savaĢ ilan etti. Fener Patrikhanesinin Orta Kapısı önünde Nisan 1821 tarihinde idam etti. 191-208. Osmanlı Tarihi. VIII. devlet namına asker toplanacak ve ancak a'yân ve derebeylerin haklarına da müdahale edilmeyecekti. Haziran 1827'de Yunan Ġhtilâli bastırıldı. Ġyi niyetli ama kültürü zayıf olan bu devlet adamı. kendi adamları dıĢında savunmaya yardım gelmeyince. c. III. kendini hapsetti ve cephanenin bulunduğu binayı tabancasıyla ateĢe vererek Ģehid oldu. II. devlete itaat eder hale getirme meselesi ele alındı ve davet edilince askerleriyle Ġstanbul'a gelen a'yân ve derebeylerinin.Ģekilde kalmıĢ teĢebbüslerinde dolayı tenkit etmektedirler. Temmuz 1809'da Sadrazam Yusuf Ziyâeddin PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusuna yenilen Rus ordusu. Mustafa da boğduruldu (Ka140 Asım Tarihi. IX. sh. Kısaca Anadolu Beylikleri haline gelen Osmanlı Devleti. Hadise karıĢınca. Ağustos 1810'da Varna'yı almak istediler. Romanya'yı iade eden Ruslar. Alemdar Mustafa PaĢa'nın arzusuyla Ekim 1808'de Nizâm-ı Cedid'i ihya manasına gelen Sekbân-ı Cedid askerinin kurulması takip etti ve baĢına da Rusçuk Yaranından Behîc Efendi Umûr-ı Cihâdiye Nâzın olarak tayin edildi. Karal. baĢarılı olamayıp geri çekildiler. Uluçay. Buna göre her yerde devletin kanunları ve emirleri geçerli olacak. Alemdar Mustafa PaĢa'ya olan güvenleri sebebiyle umumi bir meĢveret meclisi toplandı. IV. baĢlarına Prens Mavrokordato'yu geçirerek. vergiler sadece devlet hazinesinde toplanacak. güvenilmeyen kiĢiliğinden dolayı menfi cevap veren Osmanlı Devleti. III. Ġsyan eden yeniçeriler. Osmanlı Devleti. Tarih. 230-456. 2. Ulemâ sınıfı. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. yeniden büyük devlet olmaya söz veriyordu (Eylül 1808). II. usul ve âdâb bilmediğinden dolayı. 84-88. Selim'in Ģahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması ve ikincisi de devletin içine düĢtüğü sıkıntıdan kurtulabilmesi için gerekli ıslâhatın yapılması. ĠĢin arkasında 1814'de gizli olarak Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria ve Fener Patriği Gregorios ile Fener Beyleri vardı. Yeniçeri yine beceriksizliğini ortaya koymuĢtu. c. Mahmûd ona güveniyordu. Öztuna. Bu olay. V. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa. Patras BaĢpiskoposu Germanos'un liderliğinde 12 ġubat 1821'de Rum Ġsyanının yani Yunan Ġhtilâlinin baĢlamasına sebep oldu. vak'a-i hayriye adı verilen yeniçeri ocağının kaldırılıĢına göre iki safhaya ayırmak yerinde olur: Birinci Saltanat Safhası: Tahta çıktığında devletin halletmek mecburiyetinde bulunduğu iki mesele vardı: Birincisi. Selim'in Ģahadetine engel olamadığı için çevresi tarafından tenkit ediliyor idiyse de. iç karıĢıklıkları fırsat bilerek. Rusçuk Yârânı denilen ekibin elemanlarını ö-nemli makamlara getirmiĢti. bazı çiğ hareketleri sebebiyle aleyhine geçtiler. BükreĢ çevresinde bir Sırp Prensliği kurdurulmasını kabul ettirmekle asıl tavizini almıĢtı. Napolyon Bonapart'ın ısrarla Rusların iĢini bitirelim teklifine. önce geri çekildi. Mora'yı ele geçirdiler.1807) Osmanlı ile mütâreke imzalayan Rusya.5. sh. c. Mustafa zamanında (25. sh. 34-42. sh. sh. Neticede ulemânın tavassutu ile 18 Kasım 1808'de sekbân-ı cedid lağvedildi ve kısmî tavizlerle isyan bastırıldı. Fransa ile olan savaĢına rağmen. 245 238 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 05MMJ sim 1808). Bunun üzerine 4000 kiĢilik sekbân-ı cedid askeri yanında donanmay-ı hümâyûna bağlı gemilerden Yeniçeri Ağasının bulunduğu yere toplar atılarak saltanat muhafaza edilmeye çalıĢıldı ve hatta Süleymaniye Camiinin bir minaresi yara aldı.

Bu arada düvel-i mu'azzama adı verilen Ġngiltere. Fransa'm sa'nın sömürgs'Ġ Rus harljid da. Ġkinci Saltanat Safhası: Yeniçeri ocağı lağvedilip yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla eğitimli ve düzenli bir askerî teĢkilât kurulunca. öl hedesi ile Un MehmedH AndlaĢmasi i Büyükelçisi« istediği sonıfl| Osmanlı ord ğindeydiveljl KADIN 8 Ġkinci Kadı BeĢinci Kadına BaĢ Kadın E Hâciye Hosii Ġkinci Kac Efendi. PadiĢah. Sayda.i ve Ġzmir'e vsi'i'I misini boğaza f düĢünmeye b dolu'dan çekilft Trablus. Bu arada Sisam adasına da Aralık 1832'de otonom verildi ve 1913'de Yunanistan'a katılıncaya kadar bu statü devam etti. Bunu diğer ıslâhatlar takip etti. Cidde. Ġbrahim PaĢa. Saltanat yılında Vak'a-i Hayriye adıyla yeniçeri ocağı lağv edildi. devletin içerdeki problemlerinden biri ortadan kalkmıĢ oldu. Temmuz 1833'de imzalanan Hünkâr Ġskelesi Muahedesi ile Rusya da bazı tavizler kopardı. II. Rus mağlubiyetinden yeni çıkan Osmanlı Devleti.: kaldı ve bu «¦ lanan Eylül 1 Ruslara bırakı Osmanlı I lan ilk de 1913'de Yunanı* Maalesef 6y ı yılında bölgeyi ida Fransız Koni kardı ve Temmu! Devleti. ancak ordusuz olmasına rağmen Osmanlı Devleti Rusya'ya harb ilan etti (Nisan 1828). Ekim 1827 tarihli Akkerman Muahedesini imzalayarak Sırbistan ve Romanya'nın muhtariyetlerini biraz daha arttırıp tehlikeyi önlemeye çalıĢtı. Haleb ve Hatay'ı alarak Konya'ya kadar geldi (Kasım 1332).Artık halk ve devlet nezdinde yeniçerinin sonu gelmiĢti.* yen Sayda Va»r tin'e gönderdi >:aj alarak Konya'ya« halk. Mehmed Ali PaĢa Anadolu'dan çekildi ve kendisine yedi Osmanlı eyâleti birden verildi (Mısır.Hüsn-IĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI 239 iĢgal etmiĢ ve Kavalalı'nın oğlu Ġbrahim PaĢa Mora'dan ayrılmıĢtı. Fransa ve Ġngiltere'nin araya girmesiyle. Osmanlı Devleti'nin eyâlet askerleri dıĢında düzenli bir ordusu kalmadığını gören Rusya durumdan istifade etmek istedi. 1838'de Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticâret AndlaĢması ile müthiĢ tavizler kopardı. 12-2 14. sırasıyla Akka. aralarında Temmuz 1827 tarihli Londra Protokolünü imzalayarak Yunan meselesini kaĢımaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne otonom bir Yunan Prensliği için tazyik etmek üzere donanmalarıyla Ġyonya Denizine kadar geldiler. Yunanistan Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk devlet oldu. Bunun üzerine duruma Ġngiltere. Haleb ve Adana). ancak Osmanlı Devleti. Filistin'e kaçan fellâhları geri göndermeyen Sayda Valisi Abdullah PaĢa'nm tavrını sebep göstererek oğlu Ġbrahim PaĢa'yı Filistin'e gönderdi ve burayı iĢgal etti. Batıda Silistre'yi ve doğuda ise Erzurum'u teslim alan Ruslar. Haziran 1826'da yani II. ġam. Trablus. diğer devletler de bu fırsatı nasıl değerlendirebileceklerini düĢünmeye baĢladılar. Fransa ve Rusya. Maalesef bu arada Fransa 1797'de Cezayir'den aldığı borcu ödemediği için 1827 yılında bölgeyi idare eden ve dayı denilen Osmanlı Beylerbeyi Ġzmirli Hüseyin PaĢa'nm Fransız Konsolosunu tokatlaması üzerine. sadrazam esir alınınca geri döndü ve Mısır meselesi milletlerarası bir problem olmaya baĢladı. Tamamen Osmanlı Devleti'nin bir veziri gibi davranan ve halka zarar vermeyen Ġbrahim PaĢa. Fransa'nın tehdidi üzerine donanmasını bile gönderemedi. ġubat 1833'de Kütahya'ya girdi ve Ġzmir'e vali tayin etmeye kalkıĢtı. Mahmûd'un inkılâblarına kırgın olan halk. Ancak Fransa Eylül 1829'da Mora'yı iĢgal etmiĢ % *î< manii Devleti J^. Fransa ve Prusya müdahale ettiler. Osmanlı sanayiini engelleyen ve Osmanlı topraklarını Ġngiliz mallarına açık . ĢımarmıĢtı. 'M çekten imaret". Artık Cezayir Fransa'nın sömürgesi oluyordu. Rus harbine asker göndermeyen Mısır Beylerbeyisi Kavalalı Mehmed Ali PaĢa da. ĢımarmıĢtı. ġam. doğuda Ahıska'ya ve batıda ise Varna'ya kadar gelince durum tehlike arz etmeye baĢladı. o da 10 harb gemisini boğaza gönderdi. Sulh halinde oldukları bir devlete aniden yaptıkları Navarin Baskını ile Osmanlı Donanmasını hatırdılar (Ekim 1827). Mehmed Ali isyanını kullanan Ġngiltere. Sadrazam ReĢîd Mehmed PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusu üzerine geldiyse de. Fransa Cezayir'e Haziran 1830'da asker çıkardı ve Temmuz 1830'da Ģehri teslim aldı. Osmanlı sadrazamı olarak devlete hâkim olmak istiyordu. Üç devlet de özür diledi. ġam. Artık müstakil olan Eflak ve Boğdan.i si milletlerarss :i| gibi davranan?. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Ağustos 1829 tarihinde Londra Muahedesini imzalamak mecburiyetinde kaldı ve bu andlaĢma ile bağımsız bir Yunanistan Prensliği kuruluyordu. Fakat Ruslar. Ġbrahim PaĢa'yı sevinçle karĢıladı. Ağustos 1829'da Edirne'ye girdiler. Ġbrahim K Osmanlı ordua. Sırp ve Yunanistan prenslikleri. Osmanlı Devleti'ni meĢgul etmek için yeterliydi. Mısır'ı gerçekten imar etmiĢ ve orada itibar kazanmıĢtı. Çar'dan yardım istedi. Mahmûd'un 17. Ruslarla imzalanan Eylül 1829 tarihli Edirne Muahedesi ile de Tuna Deltası ve Kafkasya tamamen Ruslara bırakıldı.

sh. Nizâm-ı Cedid'in ilgasından sonra dağılan eğitimli askerlerden beĢ altı bin kiĢinin baĢı olarak Kâdî Abdurrahman PaĢa da davet edildi. 5. c. X.Hamide Sultân. c. yer yer ortaya çıkan a'yân ve derebeylerin kimi bir kazada. sh.Fatma Sultân. ĠKBALLERĠ: 14. Ahmed Lütfi. 16. 15-RâbPa Sultân. 23.Ayn-i ġah Sultân. c. 2-420. 2-382. Kalyoncu Mustafa dahil olmak üzere.ġâh Sultân. Hatta Bilecik Derebeyi Kalyoncu Mustafa. Ġstanbul 1302. 12. c. XI. birkaç defa PadiĢah fermanını dinlememiĢ ve getirenleri azarlamıĢtı. I. Bu bozgun sırasında II.Fatma BaĢ Kadın Efendi. büyük bir eyâlette bağımsız bir hükümet gibi davranmakta ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti'nin emirleri geçerli olmamaktaydı. sh. 5) Ġsyan eden ocaklara karĢı. Alemdar PaĢa'ya güvenmeleri ve merkeze geldiklerinde tutuklanmamalarına olan inançları bu harekette mühim rol oynadı. sh. Nitekim Osmanlı Devleti. 11. c. 10. Anadolu'da Bozok Mutasarrıfı Cabbar-zâde Süleyman Bey ve Saruhan Mutasarrıfı Karaosmanoğlu Ö-mer Ağa gibi a'yânlar. 4. 53-93.Sâliha Sultân.bir Pazar haline getiren bu andlaĢmanın mimarı. Tek hedef. 7-Hâciye HoĢ-yâr Ġkinci Kadın Efendi. 16-Tiryâl Hanımefendi. al. 14. 5. Ġstanbul 1292.ġehzade Mehmed. V.Zer-nigâr Üçüncü Kadın Efendi. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir? Bilindiği gibi.Vuslat Üçüncü Kadın Efendi. Ġstanbul 1293. II.Mihrimah Sultân. ĠĢte bu a'yân ve derebeylerin itaat altına alınmaları için Ġstanbul'da umumi bir meĢveret yapılarak herkesin ittifakıyla gereken ıslâhatı yapmak ve devlete iĢlerlik kazandırmak üzere. 19. Devletler ve Hanedanlar. Neticede Ģu esasları taĢıyan bir sened-i ittifak hazırlanmasına karar verildi: 1) Her halükârda devletin emirlerine uyulacak. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. IV. sh. 2268. Üçüncü Ġkbal.ÂĢûb-i Can Ġkinci Kadın Efendi. 18. 87-167.Atiyye Sultân. Sultân Abdülaziz'in annesi ve BeĢinci Kadın Efendi. 9. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 6. 2-214. Cevdet PaĢa.ġehzade Nizâmeddin.Bezm-i Âlem Valide Sultân. sadrazamlık tarafından adı geçen a'yânlara ve benzerlerine da'vetnâmeler gönderildi. 21. XII. Londra Büyükelçisi olan Mustafa ReĢid PaĢa idi. 3-ġehzâde Abdülhamid. IX. te'dibi için bütün a'yân ve hanedanlar da'vacı olabilecek. c. BaĢ ikbal. Mustafa Nuri PaĢa. sh. 8. 15. 9. sh. 10. uzun zamandır Osmanlı Devleti'nde eyâletlerle saltanat merkezi arasındaki idarî bağ tamamen zayıflamıĢ. c. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa'nın kendisinin de a'yân olması ve bu konudaki samimiyeti. 2310. 2-200 (1255'ye kadar). 7. Uluçay. 6. 246-254.Âdile Sultân. 8.Pervîz-felek Dördüncü Kadın Efendi. IV. 12.ġehzade Sultân Abdülmecid I. Osmanlı Tarihi. 3) Sadece ve sadece Devlet adına asker toplanabilecek. 2-332. ÇOCUKLARI: 1. II. c. I. gayet açık sözlü olarak ve biraz da patavatsızca bir açılıĢ konuĢması yaptı ve bu samimi konuĢması herkesçe takdir edildi. X.Hüsn-i Melek Hanımefendi. 3Hâciye Pertev-Piyâle Nev-fidân BaĢ Kadın Efendi. devlete itaatlerini temin etmek ve devletin emirlerinin her yerde geçerliliğini sağlamaktı. 191-208.Cemîle Sultân141. Tarih.' tır .Zeyn-i Felek Hanımefendi.Misl-i Nâ-yâb Ġkinci Kadın Efendi. Netâyic'ül-Vukû'ât. c.ġehzade Bâyezid. bütün a'yân ve hanedanlar devletin yanında yer alacak. Dördüncü Ġkbâl. Mısır krizi devam ediyordu. sh. 2-382. sh. 2. 4. c. Tarih.Hayriye Sultân. Ġkinci Ġkbal240 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dir.ġehzade Sultân Abdülaziz. .ġehzade Murad. sh. baĢlıca a'yânların askerlerini alarak Ġstanbul'a gelmelerine vesile oldu. 6) A'yân 141 Asım Tarihi.Zeyneb Sultân. c.Pertev-niyâl (Nihâi) Valide Sultân. 17-Lebrîz-Felek Hanımefefendi. kimi sancakta ve kimi de bir eyâlet çevresinde diledikleri gibi idareyi yürütür olmuĢlardı. sh. 2. bu andlaĢmadan istediği sonucu alamadı ve Mehmed Ali PaĢa 6 yıl sonra tekrar Nizip'e kadar geldi ve Osmanlı ordusunu yendi (Haziran 1839). 2-184 (1255'e kadar) Karal.AyĢe Sultân. sh. 22. 13. V. 2) Her yerde kamu gelirleri Hazine adına toplanacak.120-138. Mahmûd ölüm döĢe-ğindeydi ve 7 gün sonra Temmuz 1839'da vefat eyledi. Bağımsızlık sevdasına düĢmüĢ bu a'yânların davet ile gelmeleri zor görünse de. c. Alemdar Mustafa PaĢa.ġehzade Ahmed. 11. 143.Âlî-cenâb BaĢ Kadın Efendi. sh. Ebr-i Reftâr Ġkinci Kadın Efendi. c. 2-374.ġehzade Mehmed. Abdülmecid'in annesi ve Ġkinci Kadınefendi. II. Buna karĢılık a'yân ve derebeylerinin de emin olmaları gerekiyor ve devletten taahhüt istiyorlardı. III. 4) Bunlara muhalefet edilirse. Öztuna.Münîre Sultân. 17. c. Ġstanbul 1291. 20. sh. Mesela Rumeli'de Sirozlu Ġsmail Bey.Nurtâb Dördüncü Kadın Efendi.

c. ReisülKüttâb. Osmanlı Tarihi. adlî ve malî konularda gerekli düzenlemeleri yapma görevi bu meclise verilmiĢtir. 332-339. Ġstanbul Kadısı. 11 Muharrem 1254/1837'de kurulan bu müesseseler. hiçbir Ģekilde anayasal bir belge değildir. Bu meclis. Sadâret Kethüdası. [. Ancak Avrupa'yı kuru kuruya taklitten ibaret olan bu rüzgar.. 29.9. Divan-ı Hümâyûn fonksiyonunu kaybedince onu teĢkil eden idarî birimler de önemlerini yitirmiĢler ve bu gün de devam eden nezâret usulü (bakanlar ve bakanlar kurulu i.I '. Nakîb'ül-EĢrâf. 90-94. ka. gerçi devletin bağımsızlığını zedeler. 3-9.• lerire ¦<"¦: BĠLĠNMEYEN OSMANLI 241 ve hanedanlara ittifakdaki bu Ģartlara aykırı davranmadıkları sürece taarruz ve müdâhele edilmeyecek. 1241/1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapattıktan sonra kendisini daha güçlü hisseden II. Yeniçeri Ağası. Sened-i Ġttifak.. Yaptığı yeniliklerin çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin merkez teĢkilâtına aittir. Divan-ı Hümayun'un yasama yetkisini ve kazaî görevini ifa etmek üzere kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'dir. bağımsızlık anlayıĢına aykırı görünse de. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte e-dilmiĢtir? II. Divan-ı Hümayun'un adlî yönünü devam ettirmiĢtir. Lüzumlu görülen kanunları.1808'de imzalanan bu Sened-i Ġttifak'ın altında baĢta Sadrazam. Karal. 144. IX. merkezî teĢkilâtta Ģu önemli değiĢiklikleri yapmıĢtır: Merkezî teĢkilâtın çekirdeğini oluĢturan Divan-ı Hümayun'un bir Ģûra meclisi olma özelliğini kaybetmesinden dolayı meĢveret usulünü yeniden canlandırmak ve Divan-ı Hümayun'un daha önceleri ifa ettiği icra ve yargı görevini birbirinden ayırmak üzere iki önemli yüksek kurul teĢkil edilmiĢtir: Birincisi.s • Yi' s a. Defterdar. II. eski Divan-ı Hümayun'un görevlerini üstlenmiĢ ve baĢta yeni ihdas edilen nezâretlerin reisleri olmak üzere büyük devlet adamları bu kurulların üyesi olarak toplantılarına katılmıĢlardır. sh. memleketin ihtiyaç duyduğu çeĢitli idarî. cu * manii t tıktan s değiĢil Hüm dır. c. Devletin idarî fonksiyonunu icra görevi tamamen bu müesseseye devredilmiĢtir. 400 senelik Osmanlı idarî teĢkilâtını Tanzimat'tan sonra kemalini bulacak olan yeni Ģekle sokmayı baĢarmıĢtır. sh. belki zayıflayan icra gücünü yeniden kuvvetlendirmek ve iĢlerlik kazandırmak üzere. Târih. uzun zamandır meydana gelen suiistimaller ile devlet bünyesinde açılan yaraların baĢka türlü tedavisine imkân bulunmuyordu.Cevdet PaĢa. Kazaskerler. ancak bağımsızlığın tamamen kaybedilmesine göre daha az zararlı olan bir düzenlemedir142. 144. Anadolu Beylerbeyi. Mahmut. 5-' c E. Böyle bir sözleĢme. Ģeklî olmaktan öteye geçememiĢtir. Kara Osman-zâde Ömer. yürütmenin yüksek bir kurulu mahiyetinde bulunan Dâr-ı ġûrây-ı Bâb-ı Ali'dir. Yani her iki kurul da yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıĢlardır. Mahmut. etkili bazı millet temsilcileri ile devletin temsilcileri arasında yapılmıĢ bir kamu sözleĢmesi mahiyetindedir. ĠL t la-olar. ġeyhülislâm. Gerçi devlet ile kendi vatandaĢlarından olan bir grup bey ve ağalar arasında bu Ģekilde bir ittifâknâme tanzim olunması ve yürütme gücünün belli Ģartlarla kayıt altına alınması. Cabbâr-zâde Süleyman.r ı. V. Sirozlu Ġsmail ve Çirmen Mutasarrıfı Mustafa gibi a'yân ve devlet ricalinin imzası bulunmaktaydı. Umûr-ı Bahriye Nâzın. Ġkincisi ise. 242 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ .

halk tarafından beğenilmemiĢtir. Karakoç. I. Merkez TeĢkilâtı. ¦ . edildi ve önai Patrikti diler taraftnö fazlasını da fi Rusların i. Ayrıca Dâr-ı ġûrây-ı Askerî oluĢturulmuĢtur. kuĢam ve diğer pek de güzel olmayan âdetleri taklid edilir hale gelmiĢtir. c. c. II.Defterhane'nin yerine 1253/1838 yılında Maliye Nezâreti teĢkil edilmiĢtir. setre. . ġeyhülislâmlığın da bir nezâret gibi kabul edilmesinden sonra. halk onu alkıĢlamayacaktı. bu basit ve öze yönelik olmayan batılılaĢma örneklerindendir. 374-375. Mahmûd'un resimlerinin asılması. Külliyât-ı Kavânin. Yapılacak ol Sultân A rettikten sontıl Bu ih. . AıteıĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Avrupa'nın ilim.Ģekli) benimsenmeye baĢlanmıĢtır. ama baĢkasının yürüyüĢünü de öğrenemedi143. tam manasıyla bir çöküĢ ve yıkılıĢ devri olmuĢtur. Fener Pıtfi Orta Kapmst| Küçük Kayrası himaye hakkı s içinde oldukta i cemiyet bunun l$l| tanıdığı Feneri soyluları ellyl Prens Ġpsi! ġubat 18/ koposu G( Mora manii Devle türlü i ne ve han Gregorios. 311-322. 253-259. R. .. Bütün bu nazırlardan meydana gelen kurula da bakanlar kurulu anlamında meclis-i vükelâ ve heyet-i vekile denmiĢtir. hatta sadece yeniçeriler kullandı diye mehterin ve mehterhanenin ilga olunması ve en önemlisi de sadâret ve sadrazam tabirleri yerine baĢvekâlet ve baĢvekil tabirlerinin kullanılmaya baĢlanması.ÇeĢitli vakıflara ait idarî teĢkilâtlar birleĢtirilerek 1242/1826'da Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti kurulmuĢtur. hem yapılanları halk destekleyecek idi ve hem de Kavalalı oğlu Ġbrahim PaĢa Kütahya'ya kadar geldiğinde. Mahmûd dönemi baĢarılar ve zaferler devri değil.Sadâret Kethüdâlığı ilga edilerek Umûr-i Mülkiye Nazırlığı (içiĢleri Bakanı) ihdas edilmiĢtir (1251/1835). Tarih. -Reis'ül-Küttabiık unvanı Hariciye Nezâreti unvanına çevrilmiĢtir (1251/1836). Kısaca Osmanlı Devleti. II. 156-160. fen ve teknolojisi alınacak yerde.Baruthaneler Nezâreti ve benzeri askeri idareler ilga edilerek Harbiye Nezâreti te'sis edilmiĢtir (1251/1835).ahir 1255/1839). giyim. 177-179. Yani devletin yürütme fonksiyonu çeĢitli bakanlıklar arasında paylaĢılma yoluna gidilmiĢtir. Asya'ya çekilmeye mecburuz" sözü yanlıĢ tatbik edilmiĢtir. Damad Halil Rif'at PaĢa'nın "Avrupa'ya benzemezsek. pantolon ve fes giyilmesinin mecburi hale getirilmesi. sh. sh. Mahmûd döneminde kendi yürüyüĢünü terk etti. yargı görevini yerine getiren adliye ve ilmiye mensupları düzene sokulmak istenmiĢtir. 277-278. 142-146. 1 mümkün olacıtej dir. sh. Mahmut. Bu sebepledir ki. Ahmed Lütfi. Ter. c. 145. -Bâb-ı Âli ÇavuĢbaĢılık unvanı De'âvî Nazırlığına (Adliye Bakanlığı) dönüĢtürülmüĢtür (1252/1836). XII. Devlet dairelerinde II. 193 vd. Ģekle yönelik olarak yapılmıĢtır. sh.iıt| Osmanlı [ Yunan Ġ aynı kapınıııSj ve bugüne | FenerP 143 Cevdet PaĢa. 297-306.Sarayın iç idaresine bakan idarî üniteler Enderûn-u Hümâyûn Nezâreti adı altında yeni bir yapıya kavuĢturulmuĢtur (1249/1833). . » münâsebetleriK Çarı Aleksanttj "Türkleri n ve izzet-i nefisi Ji nelerinin k duygusunu k sarsıldığı gün. 1254/1838 tarihli Tarîk -i Ġlmîye Dair Ceza Kanunnâme-i Hümâyun'u ile de. bütün ıslâhat hareketlerine rağmen. 205-216. II. -Zahire Nezâreti ve Meclis-i Umûr-i Nâfia lağvedilerek yerine Ticâret Nezâreti ihdas edilmiĢtir (6. 1254/1838 tarihinde sadrazam ve sadâret tabirlerinin yerine baĢvekil ve baĢvekâlet ifâdeleri ikâme edilmiĢtir. Üzülerek ifade edelim ki. Ġlk resmî gazete olan Takvim-i Vakayi'i de çıkaran ve baĢta Kanunnâme-i Cezây-ı Askerî olmak üzere devletin askerî ve sivil memurları ile ilgili hukukî düzenlemeleri yaptıran II. Mahmûd zamanındaki ıslâhat bir iki mesele dıĢında ö-ze değil. Bu yüzden yapılan ıslâhat. Tanzîmât hareketinin de hazırlayıcısı olmuĢtur. Tarih. Halbuki akıllı ıslâhat yapılsaydı ve halkın inançlarına aykırı hareketlere gidilmeseydi. UzunçarĢılı. III. I I. n sesesi.

nr. askerliği bırakıp siyâsete. sabırlı. Okandan. II. c. Karal. Yeniçeri ocağına yaklaĢık 200 senedir vasıfsız insanlar alındığından. tamamen çürümüĢtü. Osmanlı Devleti'nin zaferden zafere koĢmasında. onların Katolikler tarafından hor görülmelerine. hem Çar'ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821'deki baĢkanıydı. bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe. Nitekim Ġstanbul'daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Maneviyatları sarsıldığı gün. V. Osmanlı Tarihi. Müslümanların can. 73. Çünkü Osmanlı Devleti. ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuĢtu. I. Ahmed Cevdet PaĢa gibi bazı tarihçiler. servete ve sefâhete bulaĢtıklarından dolayı. dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Bu sebeple. Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios. Mahmûd zeki bir devlet adamıydı ve tarihden de ders almıĢtı. sh. defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios'un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi. artık bu teĢkilâtın yürümeyeceğinde müttefik idiler. 61 vd. Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi. bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen Ġstanbul'lu Rum soyluları eliyle. son Rus Harbinde patır patır dökülmüĢlerdi. devlet ricali de ve hatta yeniçeri ağaları da. PadiĢah da. Rumlar. Önce neferlerini ocağından seçerek ve ġeyhülislâm Tâhir Efendi'den ilga fetvasını alarak. Hatta idam önlenebilseydi. Osmanlı Devleti'ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. II. Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. Mora. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. 142-167. mal ve ırzlarının korunmasında ve kısaca 24 milyon km2/lik Osmanlı diyarının fethedilmesin-de büyük payı olan Yeniçeri Ocağı. her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldıKavânin. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir? 465 yıl. Ankara 1988. 12 ġubat 1821 günü Yunan Ġhtilâlini baĢlatan da. 140. Yunan Ġhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır. yine bu Patriğe bağlı olan Patras baĢpiskoposu Germanos'du. önce Osmanlı Devleti ĢaĢırdı. Yapılacak olan. Takvim-I Vakayi. sh. Hemen bu teĢkilâtı kaldırmayı denemedi ve 17 yıl bekledi. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. 180.243 145. Mesela Fener Beylerinden Prens Ġpsilanti. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. Mayıs 1825'de EĢkinci Ocağı denilen eğitimli ve düzenli bir ordunun . kapının açılmayacağına söz vermiĢler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmiĢlerdir. Ter. Fener Patriği Gregorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir? Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya'ya Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri. sadrazam tarafından Bâb-ı Âli'ye davet edildi ve önce sorgulandı. Rum isyancılar tarafından Ekim 1821'de tamamen iĢgal edilince. I. Bu hasletleri. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. 163. Ahmed. 1814'de Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuĢtu. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". 328 vd. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. Sultân Aziz devrinde. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır". Çünkü Türkler. III. 106. Bu tarihten sonra. Fener Patrikhânesi. 125. sh. Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi. 244 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ğı bir mekân olmuĢtur144. Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıĢtırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı.. Fâtih'in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi. mukavemetli. bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi. her ne kadar daha fazlasını da hak etmiĢ olmasına rağmen. 146. böyle kritik bir anda Patrik'in idam ediliĢinin Rusların iĢine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyet-i diniye ile tamamen Osmanlı Devleti'nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler. c. Âmme Hukukumuzun Anahatlan. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. Akgündüz. bu ocağın kanunları ayaklar altına alındığından ve en önemlisi de yeniçeri ocağı askerleri. Mahmut Dönemi Belgelen.

73-84. Diğer Osmanlı padiĢahlarından farklı olarak memleketi çeĢitli yönlerine düzenlediği altı seyahatle dolaĢmıĢtı. bütün vezirler. Mahmûd Sancağ -ı ġerifi Sultân Ahmed Meydanına dikerek halkı itaate davet etti. Beğlikçi Pertev Efendi'nin kaleme aldığı ve Reisül-küttâb Seydâ Efendi'nin okuduğu ilâve kararı ittifakla kabul edildi. c. ABDÜLMECĠD DEVRĠ 147. iyi bir hattat idi. ġeyhülislâm. Bu arada baĢta Yeniçeri ağası Celâleddin Ağa olmak üzere. 112-116. sayı I. V. Hüsrev PaĢa'ya düĢman olan Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi PaĢa'nın Osmanlı donanmasını Çanakkale'den alarak Ġskenderiye'ye götürüp Mehmed Ali PaĢa'ya teslim etmesi gibi bir felâketi doğurdu. Ġsyancı bir beylerbeyinin askerleri. halkı rahatsız etmeye baĢladı. Yeniçerilerin manevi dayanağı gibi görülen BektaĢî dergâhları kapatıldı ve ileri gelen Ģeyhleri sürgün edildi. Bu yüzden Hâin veya Firârî diye meĢhur oldu. Mahmûd'un Bezm-i Âlem Valide Sultân'dan doğma büyük oğludur ve babasının 1 Temmuz 1839 tarihinde vefat etmesi üzerine Osmanlı tahtına 16 yaĢındayken oturdu. Mevlevî tarikatına mensuptu. 363-365. c. Sadrazam . Kutay. YakıĢıklı olan Sultân Abdülmecîd.TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I. Ancak ReĢid PaĢa ve ekibinin muhalifleri ilk yıllarında daha da hâkim durumdaydılar. ReĢid PaĢa ve Tanzimatçı ekibi idi. "Fener Patrikhanesi ve Bulgar Kilisesi". Mevleviyet Kadıları. Yeni bir Osmanlı ordusu kurularak adına Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adı verildi. PadiĢah. Tercüme Odasından gelen Mehmed Emin Âli PaĢa ile Tıbbiye'den çıkma Keçeci-zâde Fuad PaĢa'yı ekibine katmıĢtır. Abdülmecid'in Ģahsiyeti. 14 Haziran 1826 günü akĢamı ayaklanan yeniçerilerin elinden son yeniçeri ağası olan Celâleddin Ağa zor kurtulabildi. Halk ve asker yeniçeri ocağının bulunduğu Aksaray Meydanına geldiler ve binlerce yeniçeriyi katlederek ocağı tasfiye ettiler. Et Meydanında (Aksaray Meydanı) ayaklanan yeniçerilere karĢı II. Ġbrahim. Batı Musikisine âĢinâydı. Ahmed Refik. kendi ağalarının çoğunluğu da PadiĢahın yakın adamları ve nizâm-ı cedidin taraftarları idiler. II. Doğu dillerinden Arapça ve Farsça'yı. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 245 serasker oldu. II. Tanzîmât hareketini hazırlayan bürokrasi yönetmiĢ idi. yeniçeri teĢekkülü diye muhteĢem Osmanlı askeri muzıkası olan Mehterhanenin ilga olunması manasız hareketlerdi. Kazaskerler. Nizâm-ı Cedid ve teceddüd hareketi. sh. Bürokrasinin en ileri gelenleri ise. Gönüllü yeniçerilerden oluĢan bu askerler eğitime baĢlayınca. Canan. BaĢta ġeyhülislâm ve Kazaskerler olmak üzere bütün ulemâ. *£^ XXXI. Sadrazam Benderli Selim PaĢa. c. zeki ve merhametli idi. babasının aksine nazik. Artık yeniçeriler. Karal. diplomasiden gelen ReĢid PaĢa liderliğinde kuvvetleniyordu. ulemâ da dahil bütün destekçilerini kaybetmiĢlerdi. Ġngiltere'den sonra en kuvvetli donanmanın sahibiydi. Yeniçeri ağalığı yerine seraskerlik makamı ihdas olundu ve Ağa Hüseyin PaĢa ilk 144 Cevdet PaĢa. Bu karar herkesin kabul ettiği bir karardı ve ittifakla vak'a-i hayriye =hayırlı olay diye tarihe geçti. Ancak bundan sonra yapılanlar. Osmanlı Tarihi. Tarih KonuĢuyor Dergisi. sadrazam. Ağa Kapısı meĢîhata devredildi ve seraskerlik makamı da Bâb-ı Seraskerî adıyla Eski Saray denilen Ģimdiki Ġstanbul Üniversitesi merkez binasına taĢındı. Ağa Hüseyin ve Ġzzet PaĢalara askerleri ile birlikte Ģehre inmeleri için emir verildi. sh. TOEM. Mahmûd ve Pertev PaĢa tarafından yetiĢtirilen ReĢid PaĢa. Cemal. devlet ricali ve yeniçeri dıĢındaki Kapıkulu Ocakları PadiĢahın yanında yer aldı. batı dillerinden ise Fransızca'yı çok iyi biliyordu. 113. Abdülmecîd. Tarih. 232-236. ĠĢte tarihte vak'a-i hayriye denilen hadisenin temeli budur145. Osmanlı ordusunu periĢan etmiĢti. Mesela kabristanlardaki âbidevî yeniçeri baĢlıklarının tahrip edilmesi. sh. yeniçeriler âdetleri üzere kazan kaldırıp isyan ettiler. Devleti kendisi değil. Tanzîmât'a soğuk olan ihtiyar Hüsrev PaĢa'nın zorla sadrazam olması ve PadiĢahın da buna ses çıkarmaması (Temmuz 1839). 15 Haziran 1826 günü Ġstanbul'un fetih gününü hatırlatan bir gün oldu. Tahta çıktığı zaman devlet Nizip bozgunu gibi acı bir olayla dertli idi. sh. Hocalar ve büyük cami imamlarının da katıldığı bir meĢveret meclisini topladı. I. nr. 69-70. 8(85). Artık Mehmed Ali PaĢa. bütün propagandalarına rağmen. 104-105. I.çekirdeğini teĢkil etti. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. XI. sh. aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Halk arasında Sultân Mecîd diye bilinen I.

Sultân Mecîd'in padiĢah olmasıyla tekrar sadrazam olma hevesine kapıldı. 297-309 (EĢkinciler Lâyihası). Londra ve Paris'deki temasları neticesinde. c. Fransa'nın Mısır yanlısı tutumu üzerine Ġngiliz taraftan bir siyâseti tercih etti. Osmanlı Devleti'nin Tanzîmât ile kuvvet kazandığını ve iç problemlerini halletmeye baĢladığını gören Rus Çarı Nikolay. Ancak Ġngiltere bu teklifi gizlice Osmanlıya bildirdi. 316-322 (Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye Kanunnâmesi). Osmanlı Devleti