P. 1
Bilinmeyen Osmanli- Ahmet Akgunduz.pdf

Bilinmeyen Osmanli- Ahmet Akgunduz.pdf

|Views: 360|Likes:
Yayınlayan: Mehmet Erdivan

More info:

Published by: Mehmet Erdivan on Mar 28, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

06/08/2015

pdf

text

original

NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?

Bilindiği gibi, 1999 yılı, 600 küsur sene Müslüman Türk Devleti olarak üç kıtada hâkimiyetini sürdüren Osmanlı Devleti'nin 700. kuruluĢ yıldönümüdür. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıldönümü münasebetiyle, Ģu anda 35 küsur devletin eski mirası olan Osmanlı Devleti ile alakalı lehte ve aleyhte çeĢitli etkinliklerin düzenlenmesi kaçınılmazdır. Amerika BirleĢik Devletlerinde misafir Profesör olarak bulunduğum 1997-1998 ders yılında, baĢta Princeton Üniversitesi olmak üzere, Amerikan bilim kuruluĢlarının da bu kutlamalara etkin olarak katılmayı düĢündüklerini müĢahede ettim. Paris'teki meĢhur mağazaların Osmanlı Katı döĢediklerini ise basından öğreniyoruz. Bu arada 700. yıldönümü münasebetiyle, ülkemizin iç ve dıĢ düĢmanlarının da, baĢta Ermeniler olmak üzere, bu vesileyle tarihî iftiralarını tekrarlamak üzere çeĢitli platformlar oluĢturacağı da, kulağımıza gelen duyumlar arasındadır. Bir çeĢit Osmanlı ile Cumhuriyetin buluĢması yani milli buluĢma olması gereken bu yıldönümünde, vatanını, milletini, devletini ve milli tarihini seven herkesin, bu kutlamaların milli buluĢma haline gelmesi için elinden gelen gayreti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. Sağı ile solu ile her kesim kabul etmektedir ki, millet olarak bizim üç büyük düĢmanımız vardır: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. ĠĢte Osmanlı ile Cumhuriyet'in buluĢmasını engelleyen en büyük maniin milli düĢmanımız olan cehalet yani doğru tarihi bilmemek olduğu kanaatindeyiz. Her gittiğimiz toplantı ve uğradığımız mecliste, bakkalından da ilim adamından da bize yöneltilen sorulardan ve bizim de verdiğimiz cevaplar faslından sonra, mutlaka ortaya çıkan bir rica ve istek var: Acaba Osmanlı Devleti ile alakalı çokça sorulan ve Türk vatandaĢıyım diyen herkesin mutlaka bilmesi gereken soruların cevaplarını ihtiva eden bir el kitabı hazırlayamaz mısınız? Maalesef toplumumuz az okuyan bir toplum. Mevcut eserler, ya toplumun çoğu kesimlerinin anlayamayacağı kadar bilimsel ve ağır ya da sorulara cevap veremeyecek kadar doğrulardan mahrum. Bu, milli bir görevdir. ĠĢte bu arzuyu dile getirenlerden biri de, haseneleri ve seyyieleri ile ahirete intikal eden rahmetli Adnan Kahvecidir. Maliye Bakanı olduğu ilk günlerde beni Ankara'ya çağırmıĢ ve Ģu tesbitleri bir istirham mahiyetinde yapmıĢtı:

"Muhterem Hocam! Eğitim hayatımda Osmanlı Devleti ile ilgili doğru bilgileri öğrenememiĢ ve aleyhte öğrendiğim bilgilerin yanlıĢlığını ve tarihimizi toptan inkârın zararlarını ancak Amerika'daki tahsil hayatımda anlamıĢtım. Bizim Osmanlı'yı batıran kurum diye gördüğümüz 'iltizam' usulünü Amerika'nın vergi toplamada kullanmak istediği modern bir iktisat teorisi olarak mastır derslerimde görünce ĢaĢırdım ve tekrar Osmanlı'yı incelemeye baĢladım. Ġlk iĢim sizin Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserin 1. Cildini okumak oldu. Ancak bu tür eserleri herkesin okuması mümkün değil. KeĢke Osmanlı devleti ile ilgili önemli soruları, bu eserlerinizin özeti olmak üzere 500 sayfa halinde özetleseniz ve adını da "BĠLĠNMEYEN OSMANLI" koysanız, ben de en az 500.000 adet bastırıp bütün meraklı insanlara dağıtsam.".

SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ? Böyle bir eserin telif edilmesine vesile olan sorular, 1983 yılından beri yürüttüğümüz ilmî araĢtırmalar ve Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde verdiğimiz yüzlerce konferanslar neticesinde ortaya çıktı. Soru bankamızda yaklaĢık, okuyuculardan ve dinleyicilerden yazılı olarak bize tevcih edilen 5000 soru birikti. Bunları tasnife tabi tuttuk. Mesela 503 soruyla harem konusu sorulan konuların baĢında geliyordu. BaĢta Yıldırım Bayezid olmak üzere, Osmanlı PadiĢahlarının içki içip içmemeleri, 276 soruyla ikinci sıradaydı. Bunları, kardeĢ katli, Osmanlı devleti'nde hak ve hürriyetler, PadiĢahların hac meselesi, Sultân Vahidüddin'in vatan hâini olup olmadığı gibi sorular takip ediyordu. Tabii ki, bu alanda yapılmıĢ benzeri araĢtırmalar da bizim için ilham kaynağı oldu. Sonradan karĢılaĢtığımız insanlar da bu isteği tekrarlayınca, 700. YIL MÜNASEBETĠYLE 700 SORUDA BĠLĠNMEYEN OSMANLI kitabını hazırlamanın ve çok sayıda basarak bütün muhtaç ellere ulaĢtırmanın milli bir görev olduğunu düĢündük. Ancak dostların ikazıyla bunun da fazla kabarık olacağı, ayrıca bu da yayınlansa dahi, bunlardan 300 sorunun hassasiyetle seçilerek "Bilinmeyen Osmanlı" el kitabının mutlaka neĢredilmesi gerektiği kanaatine vardık. Yıllar önce böyle bir eseri telife Ahmed Akgündüz olarak baĢladım. Ancak bu projenin çok yönlü olduğunu görünce, değerli meslektaĢım Ġktisat Tarihçisi Doç. Dr. Said Öztürk'ün de, birikimiyle birlikte, özellikle Dördüncü Bölümdeki Osmanlı Ġktisadı konularını kaleme alarak bu projeye katılmasını arzu ettim. MeslektaĢımın Osmanlı iktisad tarihi ile ilgili katkıları; eserin daha mükemmel olması için kaynaklara müracaat etme ve yazılanları gözden geçirme gibi yardımları, böyle bir eserin iki imza tarafından yayınlanması imkânını doğurdu. ESERDE TAKIP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER Önemle ifade edelim ki, bu eser kronolojik anlamda bir tarih eseri değildir. Mutlak manada bir tarih felsefesi kitabı da değildir. Doğrudan doğruya bir fikir tarihi eseri de değildir. Hukukî değerlendirmeler her satırında bulunsa bile, bu kitap bir Osmanlı Hukuk Tarihi de değildir. Bu eser, tarih, hukuk, kültür, medeniyet ve iktisat tarihi gibi çeĢitli alanlarda, Osmanlı Tarihi ve Devleti ile alakalı olarak sorulan veya bazı kesimler tarafından kasden ortaya atılan soruların cevapları olan bir el kitabıdır. Bu eser; bir Osmanlı tarihçisinin müstağni kalamayacağı kadar ele aldığı bazı konuları derinlemesine irdelemekten geri kalmamıĢtır; bir Ġslâm Hukukçusunun merak edebileceği kadar hukukun bazı uygulamalarına ayrıntılı olarak girmiĢtir; bir esnafın ilgi duyacağı kadar ilginç sorulara cevaplar aramıĢtır; bir öğrencinin okuyacağı kadar anlaĢılabilecek bir dille kaleme

alınmıĢtır; bir tarih hocasının el kitabı olarak kullanabileceği kadar öğrencilerinin merak ettiği ve kendisine sorduğu konulan tartıĢmaktadır; kısaca, her Müslüman Osmanlı torununun okumaktan uzak kalamayacağı kadar doğru tarihi anlatmaya çalıĢmıĢtır ve nihayet Osmanlı tarihine ilgi duyan yerli ve yabancıları celb edecek kadar bakir mevzuları konu edinmiĢtir. Eserde, bazılarının belki de fazlalık kabul edebileceği Osmanlı PadiĢahlarının hayat hikâyelerine de girdik; ancak bu, hem diğer soruların anlaĢılabilmesi için zaruri idi ve hem de anlatıĢ tarzı konuyu bilenleri dahi cezbedecek kadar farklı oldu. Niyetimiz, tarihin tashih edilmesidir. Bu tashihi toplumun kahir ekseriyeti arzulamaktadır. ĠĢte bu eser, mezkûr arzunun meyvesi olmuĢtur. Her eserin yazarı, kaleme aldığı kitapta vazgeçemeyeceği bazı prensipleri ortaya kor; üslubunu ve muhtevayı o prensiplere göre tanzim eder. Elbette ki, bizim de bu eseri kaleme alırken devamlı müracaat ettiğimiz vazgeçilmez düsturlarımız ve prensiplerimiz vardır.

Okuyucuları hazırlamak açısından, bu prensiplerden bazılarını zikretmek istiyoruz:

1)
Günümüzde, Osmanlı Devleti'ne cephe alan belli mihraklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü Ġslâm Devleti olan Osmanlı Devleti'ne hücum etmektedirler: Birinci kol, Ġslâm'a düĢmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düĢmanlığı adı altında yürüten din ve tarih düĢmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, Ġslâm'ı hayatın bütün safhalarında yaĢayan ve yaĢatmaya çalıĢan Osmanlı Devleti'ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları Ġslâm düĢmanlığını böylece yapmıĢ oluyorlar.

Ġkinci kol ise, altı yüz sene, Ġslâm'ı neĢretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuĢ, Ġslâm'ı kendi safiyetinden çıkarmaya çalıĢmıĢ bir devletin fikir propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti'nin bütün Müslümanları kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayıĢına karĢı çıkan ve yanlıĢ olarak Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı gibi göstermeye çalıĢan belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih'in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi baĢka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar.

Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzulardan biri, Osmanlı padiĢahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, Ġslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aĢırı bir içki mübtelâsı olmaları Ģeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaĢın önüne çıkarılmak istenmektedir. ĠĢte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuĢturulacaktır.

2)
Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iĢtir. Büyük iĢlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin Ģanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiĢ gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düĢer. ĠĢte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2'lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karĢılaĢırsınız. Cerbeze, bütün çeĢitleriyle garip Ģeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âĢıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaĢmakta ve gülüĢmektedir; ama çocuğunun vefatıyla matem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaĢmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir. Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıĢtırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köĢelerinde pis ve murdar Ģeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi'atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüĢ ve kokuĢmuĢ Ģeylere gözü takılır. Sanki o bahçede baĢka bir Ģey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakıĢı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düĢünür; güzel düĢünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır. ĠĢte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar Ģeylere değil; açmıĢ çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetva veren TurĢucuzâdelerin yanında Kanuni'ye karĢı çekinmeden 'PadiĢah emriyle nâ-meĢrû' olan nesne meĢru' olmaz' diyerek haykıran Ebüssuud'dan; Torlak Kemal ve Mithat PaĢaların yanında Molla Fenari'den ve Ahmed Cevdet PaĢa'dan; devleti periĢan eden Tal'at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed PaĢa ve Köprülü Mehmed PaĢa'dan; körü körüne ilmî geliĢmelere karĢı gelen Kâdîzâde'lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve Ġsmail Gelenbevî'den de bahsedeceğiz

. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver PaĢa'ya ve Venizeios ile beraber Said Hâlim PaĢa'ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

3)
Tarihe bakıĢ açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. Ġyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, baĢkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakıĢ açısı olanlardan biri bin sene yaĢayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer'in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah'ın haĢirdeki adaleti de böyle hükmedecektir. Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı Ģer'-i Ģerife bağlılığını Ģöyle açıklıyor: "cümlemizin baĢı Ģeri'at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i eral ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa'y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberi dahi hoĢnud ve razı olarak Cenab-ı

Hayr'un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz'de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kafa Ģüphe yokdur".

4)
Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği Ģeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düĢmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kiĢiye karĢı beslediği Ģefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi.

ĠĢte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlıĢ olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım'm intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları , iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise Ģefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım'ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek Ģefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden Ģey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır. Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu iĢletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaĢtırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; Ģefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

5)
Son 100 yıldır Türkiye'deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa'nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı Ģahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve Ġslâmiyetin düĢmanı olan geri kalmayı Ġslâm'a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalıĢmaktadır. ĠĢte biz bu eserle, bu yanlıĢ kıyasları düzeltmeye çalıĢacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen Ģeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı'daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa'sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa'ya çok Ģiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa'nın nâ-meĢru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmiĢine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karĢı dinen ve aklen mükellef olduğu Ģefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmiĢini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye baĢlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris'te gayr-ı meĢru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmıĢ olan muhterem bir hocanın veya kâdî'nin elbisesini yererler. Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeĢit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare'i överken yaptıkları aĢırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeĢit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. ĠĢte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aĢırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalıĢacağız. Kitabımız Dört Bölümden teĢekkül edecektir. Birinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nin Siyasi Tarihi ile ilgili önemli sorulara ve cevaplarına yer vereceğiz. Ancak her PadiĢah ile ilgili, çokça sorulan soruları, hukuk veya iktisadı ilgilendirse dahi, bu kısımda cevaplandıracağız. Mesela, Fâtih'i anlatırken Kanunnâmesinde yer alan kardeĢ katlini ve Yavuz'u anlatırken ona isnad edilen Kürt Katliamı iddiasını cevaplandırmadan geçmeyeceğiz. Ġkinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nde Sosyal Hayat ve Haremle ilgili soruları cevaplandıracağız. Üçüncü Bölümde, Osmanlı Hukuk Sistemi ve Devlet TeĢkilâtı ile alakalı meseleleri inceleyeceğiz. Son ve Dördüncü Bölümde ise, Osmanlı Ġktisadı ve Mali Hukuku ile ilgili bazı soruların cevaplarını zikr edeceğiz. Maalesef, bu dört alanda da, bize ulaĢan sorulara, yerimizin darlığı sebebiyle, istediğimiz gibi yer veremedik. Ancak bir Ģey tamamen elde edilemezse, tamamen de terk edilmemeli dedik ve bu kadarla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Allah ömür verirse, bütün sorulan kapsayacak bir eseri, 700 Soruda Bilinmeyen Osmanlı adı altında ve iki cilt halinde resimler ve belgelerle birlikte yayınlamak istiyoruz. Yeniden gözden geçirdiğimiz bu yeni baskıda, birinci baskının bazı maddi hatalarını ve imlâ hatalarını tesbit ettik ve tashih eyledik. Bütün titizliğimize rağmen, hatalardan kurtulamadığımızı gördük. Ancak okuyuculardan gelen yapıcı tenkitler de, bizim için Ģevk ve aĢk kaynağı oldu. Bunlardan özellikle Ģu tenkitleri zikretmekte yarar vardır: 1) PadiĢahların kendi cariyeleriyle evlilikleri, nikâh akdinin sonuçlarını doğurmadığından, dört kadınla evlenme sınırına da mani teĢkil etmeyeceğine dair olan tavzîhî tenkit bizim için birinci derecede önem arz etmektedir. Ancak hür kadın üzerine cariye evlenilmesini. Maliki hukukçular caiz görmektedirler.

2) Yavuz'un küpesinin ġii mezhebindeki insanlarla ülfet olsun diye takılmıĢ olması görüĢü biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor bizlere. 3) Maalesef Gazi Osman PaĢa'yı esir yerine Ģehid diye zikretmemiz mutlaka tashih edilmesi gereken bir maddi hata. BinbaĢı Çerkez Hasan ile alakalı hata da buna benzemektedir. 4) II. Süleyman'ın babası olarak I. Ġbrahim yerine I. Ahmed'in zikredilmesi de önemli bir maddi hatadır. Bunun dıĢındaki hatalar, imlâ hataları olmaktan öteye gitmiyorlar. Bunları da mümkün mertebe tashih eyledik. Böylesine konu yoğunluğu bulunan 528 sayfalık bir eserde, bu tür hatalar ister istemez oluyor. Okuyuculardan gelecek yeni tenkitleri nazara alarak bu tür hataları tashih etmeye hazır olduğumuzu hemen ilan edelim. Eserin sağcısıyla solcusuyla, dindarı ile dindar olmayanı ile, siyasetçisi ile memuru ile, öğrencisi ile öğretim üyesi ile, Cumhuriyet ile Osmanlı'nın aynı milletin eserleri olmaları noktasında bir köprü vazifesi gördüğü yolunda, herkesim tarafından tasvip edilmesi, bu gayeyi birinci hedef kabul eden müellifleri memnun etmiĢtir. Ayrıca Osmanlı Devletinde insanlar yakıldı mı? Osmanlı sadrazamları hep öldürüldü mü? gibi güncel konuların da mutlaka bu eserde yer alması gerektiği konusunda ittifak hasıl olmuĢtur. ĠnĢâallah gelecek baskılarda bunu da yapacağız. Bu eseri okuyuculara sunarken, eserin bu hale gelmesine vesile olan insanlara teĢekkür etmeyi vazife addediyoruz. Bunların baĢında eseri okuyarak kıymetli fikirlerini beyan eden EĢim Saime Belkıs Akgündüz Hanımefendiye; oğlum Emrullah Akgündüz'e; değerli büyüğüm Vahdet Yılmaz Ağabeye; değerli kardeĢim Mustafa Karaman Bey'e; teknik meselelerde bize yardım eden Osmanlı AraĢtırmaları Vakfı Müdürü Mehmed Emin ġahin Bey'e; maddi desteklerini esirgemeyen herkese ve Vakfımızın Mütevelli Heyetine teĢekkür ediyor; muvaffakiyet Allah'dan olduğuna gönülden inanıyoruz. 15.08.1999 Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

ĠÇĠNDEKĠLER NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?................................................................3 SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ?.................................................................4 ESERDE TAKĠP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER..................................................4 ĠÇĠNDEKĠLER................................................................................................9 BĠRĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLETĠ'NĠN SĠYASĠ TARĠHĠ I- OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ......................23 1. Osmanlı Devleti, Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır?.......................................................................................23 2. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur? Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir?.............26 3. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir?....................................................................................................28 4. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz?....................................................29

........ özellikle VVittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum.. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. Yeniçerileri.........50 19.................................... Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve Alevî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia .......................... neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere................46 17............. çocuklarını................................ Koca Bizans'a karĢı....................5.34 7...................... Âhiyân-ı Rum....................... 10.................51 20......................................... Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı............................SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ..41 III. Özellikle bu olayı açıklar mısınız?....................36 8.................... DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır?.42 ¦'•'¦¦' 12.........45 16.. Murâd'ı.................. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir?................. Sultân I............ Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti.............................. Osmanlılar...... Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkilen hakkında neler biliyoruz?........................................ Karamanoğulları ve Germiyanoğullan gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz?........... Sultân Orhan.. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir?...... hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu ....»....37 9............................38 II-ORHAN BEY ZAMANI... Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir?......... bunların Ağalarını Ve Merkezdeki Askerî TeĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız?..........................¦¦........................ Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde................. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı topraklan onun zamanında ne kadar büyüdü?....42 "'"• 13...44 10 14........................... Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır?....31 6.......... DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu?..........39 11..... Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir.... hakkında kısa bilgiler verir misiniz?........................................................................................................ Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir?........ hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız?.............. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen....... Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları...48 18.........................................44 15.......39 ................... Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve Alevî geleneğine bağlı olduğu............ DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır?........

..........................62 27.........................................................68 30............................................................................. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir................... Bunlar hakkında ne dersiniz?......................................... Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları özetler misiniz?..... bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır............................... Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? ............................... döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz?.................................................................... Sultân Murâd'ın kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur?................................................................................... Bir kısım tarihçiler............... yürümüĢ müdür?... Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti......................76 36..... Bu iddianın aslı var mıdır?......................... nazariyata uygun .... Bu iddia doğru mudur?..........65 VI........... Bütün bu iddialar doğru mudur?..63 29...........................75 35.85 40................................................................71 34.................. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat..........................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ71 33..62 25...............................63 28.......... Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir?...............80 37................................ Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir................................................. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I........ II......84 39...... MURÂD DEVRĠ......... KardeĢ katli meselesinin Ģerl dayanağı var mıdır?... Süleyman)?......... Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir?........... Bu doğru mudur?.edilmektedir..... Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir......................................................................................69 32.....................SULTÂN II................ ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur?.......................... I........................... Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplen nelerdir?...........55 21.................. Bu ne demektir?.......................... Fâtih Sultân Mehmed'in kardeĢi Ahmed'i katlettiği ı .................................. Sultân Musa Çelebi kimdir?..........................62 26.................................................70 VII....................... Fetret Devri ne demektir?...60 V-FETRET DEVRĠ................................................................................... Fâtih'in babası Sultân II....................... Murâd'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir....80 38..........-.59 24.........68 31. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli....53 IV-YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ................... KardeĢ Katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır?......57 23...........................................55 22................................................... bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler............... çocukları....

II. astırdığını duyuyoruz.................................. Fâtih Sultân Mehmed'in aı yazarlarca söylenmektedir... Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir.............. Hattsj sürülmektedir...............................94 45.95 46..........90 43....... Osmanlı C 52.... ..... Hür kadınlar yaĢamalarının Jtrt 1 57...... 50.................... 62............... I Devleti* u 63... 45............................... Ġstanbul'un fethi ! var... Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir............ Fâtih devrinden I aristokrat t aleyhinde temizlediği 60...93 44...................... astırdığını duyuyoru ilgili serî hükümlerle 46......... Bunu nasıl izah ediyorsunuz?. Fâtih döneminde» Ġ Cariyelerle ali» ( Osmanlı Sarayın») 59. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir?..... I iddianın «ti BĠLĠNMEYEN OSMANLI 11 40.......... Fâtih Sultân Mehmed* 54............................ Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II.. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise...... Fâtih Sultân Mert Türk asıllı bir aile 47........... Bu doğru mudur?... Bu doğru mu?...... 43.....89 42................ Sultân Fâtih'in kendi kanı kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı 42.. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine ......... Bu doğru mu?..............i 56..... Ulubatlı Hasan olayı | 48.... Sultân II.. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir..... Meselenin esası nedir?...88 41...................... Fâtih Sultân Mehmed'in Çandarlı Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi?....... Osmanlı Padlj! mudur?............ Hıristiyanlara j Ġstanbul'u yakıp yıkl 53................ Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız?...98 ............ Bu iddialar doğru mudur?......... 44. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak.. Ġç oğlan kavramı kul edilmektedir.............................. Bazı I meselenin aslı ve e 51......n... ĠstifrâĢ Hakkı veylj 58....................97 47.......... Fâtih Sultân Mehrr üzere..................... Dünyanın i söylenmek! yürütülmujtur?"» vni.... Fâtih : babasının bu« 61. Fâtih baĢta olmak üzere resimlerini yaptırdıklar.... Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor....... Bu iddialar ti 49.......... Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir... Fâtih'in içki içtiği v«J neler söylenebilir?.... Bazı yazarların i Kanunnâmelerde vj tabirleri nasıl a 55..... O zaman.....................41....... Fâtih Sultân Mehmed zehir............. Fâtih Sultân Mehmed'in Hı iddialar doğru mudur?......

................................ Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u kılıç gücüyle aldığı.................... Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir?............ Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını..... Bunlar doğru mudur?............................ Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır............................112 57................................... .... Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği.......................... ĠstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir?...109 55........... baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere................... Bâyezid'in.99 49. BÂYEZĠD DEVRĠ..........115 59.......100 50.........................................120 62.............101 51. II................................ Bu konuda neler söylenebilir?........................... Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir.............111 56....II......................................... Bazı yazarların iddia ettikleri gibi....................................... 114 58....120 63........ meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz?.......... Osmanlı PadiĢahları......................................................................... Bunun aslı nedir?....... Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var..... Bu iddiaların aslı nedir?.......... Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız?........................... oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir.......117 61................ Bu meselenin aslı ve esası nedir?.................... Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var......119 VIII.104 52............................... Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır?. Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir...............................108 54...................... Bâyezid kimdir? Çocuklarını.. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir.............................. Bu iddialar doğru mudur?.......... O zaman....116 60.............................................................................48...................... Sultân II.......... Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur?. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir.............122 12 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0 ............... Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir?......... Böyle bir iddianın aslı var mıdır?......................106 53.................................................... Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür?............................. Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var.......................... Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir............ Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II.................. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir?. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir.......

...............148 .......... Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse.......... ilk Belediye Kanunları........132 IX............................. II............ Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir.. Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur?........................ 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır?.......133 72............ ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir........... Sultân Cem olayının esası nedir?...................................YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ.................. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâd-ı Resul oldukları da iddia edilmektedir................... Gerçekten öyle midir?.......................... Yavuz'un pala bıyıklarının Hz....................................... 137 75.... Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu?..... Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu.............................. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir..........125 67............................................................................. Bu doğru mudur?............127 68............. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi.............................................................142 78.................................................................147 81............. II........ Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu âlimi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur?..............................146 80..........................141 77..................KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ................ Bu doğru mudur?.123 65. Osmanlı PadiĢahları.... Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir......... Halbuki ilk Alevî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir..........................135 ... 71.......................... Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır?. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir................ Osmanlı Hukukunda afyon....... II...... Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir......................138 76.. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabî'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir.................. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur?.....................148 X......... Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir?.64.................................................... 128 69..... Bâyezid döneminde.................................. 74..144 79........................ esrar ve kokain yasak mıdır? II............. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?................. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır?..... Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur............ en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?....... Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır?.......................................... 133 73............ Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?............................... Bunlar doğru mudur?............ Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd.....130 ...................... Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur?....................................125 66......129 70.....

...............164 92......161 91...........153 85......... Piri Reis Neden Katledildi?..................................................... Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir..157 88............................ Bu iddianın aslı nedir?...................... Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur?........154 86.............148 83.................................... Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler............. oğlu ġehzade Mustafa'yı..................SMS ma i92........................... 163 XII.. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir................................... Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız?............SUtfi tsnf »o... S XIII................. Hürrem Sultân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devleti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir.... S Ġl 94....» XN-5 xv...159 89....................... Bu meseleyi özetler misiniz?... Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler.........161 90................................ Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir..... El v 93............................................. i... Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız?... Kanuni Sultân Süleyman'ın.. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz............. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR)...... devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim adamları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...............................................SULTÂN III....................................................................................................................................... Ģahsiyeti.................. Sarı Selim diye de bilinen II..SULTÂN II................. Bu doğru mudur?................................................ bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki 1 içtiği iddiası doğru mudur?.155 •SULTANI Ġ90............................ Mimar Sinan kimdir?.....82........san BĠLĠNMEYEN OSMANLI 13 87......................................... III....152 84................. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki......................... Murâd..........164 ........160 XI............... Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir?. MURÂD DEVRĠ................................................................. * mi 95 II! I ( 96.....

....................... Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?........................ Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır?.... IV..... Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur?................................... Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir?........SULTÂN I........ Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen akıl hastası olduğu doğru mudur?...................180 103.181 104...190 110........................... AHMED DEVRĠ.................... OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ.... MUSTAFA DEVRĠ.............. Konuyu özetler misiniz?............................ Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz?.......172 97..............................................177 XIV............ Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasadhânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldıgı doğru mudur?169 ¦ 96..........................................93........ 95...................................SULTÂN II.............176 101..................... aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?....... Mehmed................................................... I.................................... Murâd'ın ve oğlu III........................... III.......... Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?............................ Bunlarda hakikat payı var mıdır?.................. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız?.... Murâd'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların " :idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz.......175 100.......................................................................SULTÂN IV........... Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâli isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var...184 14 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 8ĠUNI 107.............. Acaba ileri sürülen iddialar doğru ....................................................... mudur?........ Ahmed................ MURAD DEVRĠ................... III.......... Sultân IV....................167 94.......169 .... Sultân III........................ Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri..........181 ' 105........180 XVI........ Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?... Sultân I...............182 XVII. Celâli isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir?......... Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır.184 ¦c 106...........187 108........SULTÂN I.....................178 102................... Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?.....178 XV...................................... Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır..... III.................................172 98..................................... IV..............SULTÂN III..........189 109.......191 .. Bunlar doğru mudur?.. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?..... Sultân III......................... MEHMED DEVRĠ................................... IV.....................................................................174 99........................... . IV...............171 XIII..............

.......197 117................................... ĠBRAHĠM DEVRĠ.....................111...................................... SÜLEYMAN DEVRĠ.....................................................................OSMANLI DEVLETĠNĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV................206 123......... Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir....208 124..SütT/ . 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır?.... Sultân II... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...214 !28l*i XXIV..........SULTÂN II...............................192 112.......................SULTÂN I............................................192 XVIII..................................... Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir............. Ahmed.......................................... I................................. II.....204 121..206 XXIII.. IV.202 120.............. Mustafa................................201 119........200 '• 118... Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz?.......193 113... Ahmed...196 XIX...... Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir..... Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de idam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir... Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır?............ Bu da doğru mudur?.............................................. Bu da doğru mudur?....SULTÂN II......... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.......................... IV.......... II.............................................SULTÂN II.............................................................. Mehmed.... Gerçekten deli midir?..... Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir...... IV.... AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ).......203 XX....... Ģahsiyeti....................... AHMED DEVRĠ........ Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir...............210 126............................................... Bu iddiaların aslı nedir?........................................... Bu olayın aslı nedir?........................... Ģahsiyeti... aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz?.......SULTÂN III.....208 s 125.................. Acaba doğru mudur?...................................... II..... Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zaferi'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir...........197 116.............................212 127......................................................................204 XXI........................ Süleyman'ın Ģahsiyeti...................................... Ģahsiyeti........ MUSTAFA DEVRĠ............... III................ Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile bulunan padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir?....... MEHMED DEVRĠ............ Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum............205 122............... Ġbrahim..205 XXII................ Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir?...........195 115....... Sultân I.......................... ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz?.............................. IV............ Bunlar doğru mudur?...193 114..................................................

........................SULTÂN III.................................................. OSMAN DEVRĠ..........217 XXIV.........................................SULTÂN I......................... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz?............................. Ģahsiyeti...... Abdülhamid Hân................................ Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür?....................... Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir.......... MAHMUD DEVRĠ.......................................................222 134........... Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.... I.......... Mustafa........ III...............1 inak XXV..... ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz?. I...................... III......... III......... Selim'le BaĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir?........................................................... Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir?.......................227 137........... Kaynarca Mu'âhedesi............... bir irtica hareketi midir? III......220 XXVI..... II.........................218 XXV.....OSMANLI DEVLETĠNĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI...................SULTÂN IV................................237 142.......... Ģahsiyeti...... Mahmûd'un Ģahsiyeti.220 XXVII. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? ........... neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar aleyhte yorumlanmaktadır?224 XXVIII.............................................216 129..........................234 XXIX......... IV. Kabakçı Ġsyanı...... Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır?........... II.............. III....240 ............ Bu doğru mudur?.... Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır?......... SELĠM DEVRĠ...................................... Mahmûd.... MUSTAFA DEVRĠ...........1» 1..................................................................229 139.................. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.................224 136................. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ)......... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ......... ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?................. MUSTAFA DEVRĠ................................ Nizâm-ı Cedid ne demektir? III................................ Osmanlı Devleti'nde III..........SULTÂN II...................231 140.........220 132....218 130........ ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz?236 XXX..................................................................SULTÂN III.... SULTÂN III...............227 138..........................................220 131.....................................................224 135........237 143... Ahmed devrinden II..236 141............222 133........SULTA 131............................................1 XXIX-SIS Ki »I m-1 TN ÎtĠDüJ^ÜÜ OSMANU 15 128.................................... Selim.................................. Mustafa.......... Selim bu yeni düzenle neyi gaye edinmiĢtir?.........................................SULTÂN I................ Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir?.........................

.................257 154....................... Abdülmecid'in Ģahsiyeti...... ailesi ve zamanındaki olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?........................ V. MEġRÛTĠYETĠN ĠLANI VE SULTÂN II.................... Sultân Abdülaziz intihar mı etmiĢtir yoksa Ģehid mi edilmiĢtir?.................................262 156........................270 161............................. aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?..............................274 ........ Sultân Abdülhamid'e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?.244 16 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI XXXI............................................. Fener Patriği Grigorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir?............261 XXXIII........... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ....................................... Murad.............................................. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?... Abdülhamid demokrasi düĢmanı mıydı?.................................... Sultân Abdülaziz'in Ģahsiyeti...... Tanzimat devri ne demektir? Tanzimat'tan sonra yapılan idarî değiĢiklikler (1839-1920) nelerdir?....263 XXXIV...................SULTÂN V.................................................... Ģahsiyeti......... Mustafa ReĢid PaĢa kimdir? Sadece Tanzimatçı mı yoksa mason bir din düĢmanı mıdır?....................................................256 XXXII.....241 145......269 160.....253 152............................................ Mithat PaĢa hakkında çeĢitli dedikodular bulunmaktadır? Mason olduğu ve Ġngilizlerin adamı olarak çalıĢtığı bu iddialar arasındadır......... 1877 Martında açılabilen Meclis-i Meb'ûsân neden ġubat 1878'de kapatıldı? II......................................... Bunların aslı esası var mıdr?... Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte edilmiĢtir?............................ Sultân Abdülhamid'in Ģahsiyeti..... I...........248 149.............245 147.............................. Tanzimat sonrası taĢra teĢkilatındaki değiĢiklikler kısaca nasıl geliĢmiĢtir?...... Genç Osmanlılar Osmanlı Cemiyeti'ni kimler ve hangi gayelerle kurmuĢlardır? Namık Kemal ve Ziya PaĢa bu derneğe neden girmiĢlerdir?....SULTÂN I........KANUN-I ESASĠ.............................................. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir?...................................................................265 158.....................................250 151.............144.................257 153.....262 157.......249 150.................... MURAD DEVRĠ.................................. ABDÜLAZĠZ DEVRĠ.......................................259 155....... 93 Harbi nedir ve sebep olanlar kimlerdir? Berlin Muahedesi bu sebeple mi imzalanmıĢtır?........................................................................................................................................................ I..... 1856 (1272) tarihli Islâhat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir? Neden hem Müslümanlar ve hem de gayr-i müslimler bu fermandan memnun olmamıĢlardır?....................243 146............TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I................................ 273 162.....................265 159......................... ABDÜLMECĠD DEVRĠ...............245 148.................... 1839 tarihli Tanzimat Fermanının mahiyeti nedir? Osmanlı Devleti'nde hak ve hürriyetler hareketi ilk defa bu fermanla mı baĢlamıĢtır?.......... 1293/1876 Tarihli Kanun-ı Esâsî'yi Hazırlayan Sebepler nelerdir? Ġslâm Hukukuna göre böyle bir Anayasayı ilan etmek meĢru mudur?................................ ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?............................................ II....

.......... Bir asra yakındır irtica olayı denilerek hep dindar insanların üzerine yıkılan 31 Mart Hadisesi'nin iç yüzü nedir? Ne değildir?............. Ġttihâd ve Terakki adı verilen siyâsî cemiyet nasıl teĢekkül etti ve nasıl iktidara geldi? Bunların fikrî yapıları nedir?........................... Sultân V............. Halife Abdulmeddj bilgiler verir mis 181......... Bediüzzaman Said Nursi gibi Ġslâm âlimlerinin de Sultân Abdülhamid'e muhalif olduğu ve hatta hal' fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir............................ I 186........ Her ikisi de Mü*:------sebep olan olayla 176........ nelen(W.. Abdülhamid'in Ģahsî idare devrinin temel özellikleri nelerdir? Özellikle ittihâd-ı Ġslâm siyâsetinin bu idarede rolü var mıdır?.1 midirler?.... Osmanlı Kapitülasyonlara 183.................287 XXXVOSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMAYA BAġLAMASI... ġerif Hüseyin I' neden dillere dest 177..281 169............285 171................. Mehmed Ki neler söyleyebilirsiniz?........................................ Bu iddia doğru mudur ve gerçekten II.....279 168............... Suriyelilerin Fransızlara Âliye Divan-ı Harbi »¦¦ XXXVI.............. Abdülhamid devrinin "Devr-i Ġstibdâd" olduğu söylenmektedir.......... XXXVII.................. II........... Ġttihâd ve Terakki mensuplarının hepsini........278 166........OSMANLI | DEVRĠ...................................... II...........289 ..............................' 163...................277 5 165.......................... 173.....SULTÂN VI.................................... 180.. Ermenilerin Sultân Abdülhamid'i öldürmek üzere planladıkları Bomba Olayının aslı ve esası nedir?.................... Kölelik Ufl koyı 187.......275 164.............. MEH» 178.... Osmanlı Devi 184............................... Filistin'de bir Yahudi Devleti'nin kurulmaması için ne gibi tedbirler almıĢtır? Ġsrail Devleti'ni kendi zamanında engellediği doğru mudur?................... Osmanlı Hâl Ģu 182......... MEHMED REġÂD DEVRĠ (ĠTTĠHAD VE TERAKKĠ ĠKTĠDARLARI).. Ġkinci Abdülhamid neden Hamidiye Alaylarını kurmuĢtur?........................................................... Osmanlı Devleti'ni 1..... Bediüzzaman Sald hatta hal' fetvasını Abdülhamid'in hal' fet XXXVOSMANLI MEġRÛTĠYETĠN (ĠTTĠHÂD VE TERĠ 172......... bu anlattığınız çerçevede kabul etmek doğru olur mu?........« BĠLĠNMEYEN OSMANLI 17 171... 1915 tarihli Ermeni Ti Ermenilerin ve Batılı baz 175...... Abdülhamid.................278 167..... MEġRÛTĠYET'ĠN ĠLANI VE SULTÂN V...................284 170........................... II. 174..... II. Sultân Vahîdüddin'ınj 179... Sultân Vahidüddln I Samsun'a çıkmıĢtır?............... Kölelik W fl 186....................... Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid'in hal' fetvasını kim vermiĢtir?.... Abdülhamid'in muhalifleri tarafından kullanılan Yıldız Mahkemesi olayının aslı ve kararları hakkında hukukçu olarak neler diyebilirsiniz?.................................. Osmanlı 1 sebeple de dıj ( kimler ma» GSMA/Uf I-OSMANLI W 185..............................

........................................ Sultân Vahîdüddin'in Ģahsiyeti..........300 XXXVII....................................... Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢını hazırlayan Ġttihada kadronun çoğunlukla mason oldukları ve bu sebeple de dıĢ güçlerin kuklası haline geldikleri söylenmektedir................... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında neler söyleyebilirsiniz?............310 ĠKĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLFITNDE SOSYAL HAYAT VE HAREM I.............................. Osmanlı Devleti'nin duraklama........................ 188.................................................................. çocukları ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Osmanoğullarının Türkiye dıĢına ihracı nasıl olmuĢtur?..314 B&&5 18 ġĠLĠNMEYEN OSMANLI 189.................................. Ġslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?............... Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karĢılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?........................................... Suriyelilerin Fransızlar tarafından kandırılmasını ve Cemal PaĢa'nın hatalı kararı ile kurulan Âliye Divan-ı Harbî Meselesinin Araplarla Türklerin arasını açmasını kısaca izah eder misiniz? ................................312 185.............172. Halife Abdülmecid Efendi'nin Ģahsiyeti...................299 178......................303 181.........313 187.............305 183....................... Osmanlı Devleti'ni I................................................................ Ġslâmiyet Kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiĢtir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?................................................................................................ Kölelik ve cariyeliği ilk defa Ġslâm Hukuku mu vaz' etmiĢ ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuĢtur?....................... Sultân Vahidüddin vatan hâini midir? Mustafa Kemal kendi baĢına mı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıĢtır?...................................................................... MEHMED VAHĠDÜDDĠN DEVRĠ.... Ġslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı ................... ailesi ve zamanındaki mühim olayları özetler misiniz?...292 174................ Kölelik ve cariyelik kavramlarını açıklar mısınız?......................................... Bu iddia doğru mudur ve kimler masondur?.........312 186... daha sonra ne zaman anayurtlarına dönme imkânlarını elde etmiĢlerdir ve Ģu anda yaĢayan Osmanlı ġehzadeleri var mıdır?. gerileme ve yıkılıĢ sebeplerini kısaca özetler misiniz?.............299 179............. Osmanlı Devleti'nin yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir.............OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMASI VE SULTÂN II..................294 175............ Osmanlı Hanedanı....................................................306 184................ Mehmed ReĢâd Hân'ın Ģahsiyeti... 1915 tarihli Ermeni Tehcir'ini Ermeni soykırımı olarak görmek mümkün müdür? Bu konuda Ermenilerin ve Batılı bazı yazarların iddialarına nasıl cevap verebiliriz?......................................................304 182............................... ...................... Kapitülasyonlar ne demektir ve Ġslama uygun mudur?....... Sultân V.........................296 176..............................SULTÂN VI....................... ġerif Hüseyin PaĢa'nın çıkardığı Arab Ġhtilâli nedir? Fahreddin PaĢa'nın Medine Müdafaası neden dillere destan olmuĢtur?..297 XXXVI......................................................... ABDÜLMECĠD DEVRĠ........OSMANLI HUKUKUNDA KÖLELĠK VE CARĠYELĠK...................289 173.............................................................. Cihan Harbine sokan Enver-Tal'at ve Cemal PaĢa üçlüsü vatan hâini midirler?.314 ...303 180........296 177..........................................

.................................315 :i 190............338 .................................................................................... yansıtıyor mu?.. PadiĢah ve devlet adamlarından da Harem'deki bazı kadınlara veya sultânlara aĢk mektupları yazıldığı söyleniyor...................... Harem ne demektir?................ Osmanlı Haremindeki erkek personeli kısaca anlatır mısınız ve görevlerini açıklar mısınız? ................... Osmanlı Devleti'nde çeĢitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiĢ midir?.......... 206.......319 192..................................... PadiĢahların Harem'in bahçesinde bulunan havuzlarda cariyeleri çırılçıplak soyduğu ve bunlara süt banyosu yaptırarak bununla eğlendiği iddia edilmektedir? Bunun hakkında ne C dersiniz?..335 207....................................•'-'.. Harem'deki kadınlardan PadiĢahlara veya Devlet Adamlarına. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?.......................326 200............................................................ Harem'deki cariyeler evlenebilirler miydi?....................................................................320 194.....335 -.. Batılı bir kısım yazarların Harem'le ilgili kitapları hakkında neler söylenebilir? Bunlar gerçekleri ¦".............. Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı PadiĢahları zorla insanları hadım ettirmiĢ midir? Hadımlar... kiminle karı-koca hayatı ya'Ģârlar?....................................................................... Efendilerin cariyelerin avret yerlerini görmeleri caiz midir? Caiz olduğunu iddia edenler............. Osmanlı Devleti'nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz................. Halbuki altın ve gümüĢ kap-kacak kullanmak dinen yasaktır............... Osmanlı PadiĢahlarının eĢleri sayılan cariyelerden kadınefendiler kimlerdir?........322 196................................................336 208.....................323 197....... Harem'de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeĢit eğlencenin meĢru'-gayr-i meĢru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir...................321 195............331 205..331 204................... Osmanlı PadiĢahlarının karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?.......... Saray'daki câriyeler'in hepsi PadiĢahların hanımları mıydı? Yoksa görevleri nelerdi?.................................... OSMANLI'DA MÜZĠK VE EĞLENCE......... Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dıĢlı mıydılar?...........................................338 209.............................................317 II-OSMANLI'DA HAREM. peykler ve has odalıklar ne demektir?.......yaĢayabilirler mi? Bunun kaynağı nedir?.... Bu doğru mudur?.........329 203. 327 201....... Durumu fıkıh kitapları açısından izah eder misiniz?..........................324 ¦ 198............................325 199................................. Hizmetçi statüsündeki cariyeler...................................329 202...... Hünkâr Sofası denilen Harem'in salonunda gayr-i meĢru eğlencelerin yapıldığı söylenmekte ve çirkin iftiralar yapılmaktadır? Bunlar doğru mudur?............... Harem'e aitmiĢ gibi gösterilen çıplak resimlerin Osmanlı kadınlarına ait olduğu doğru mudur? Yoksa bunlar da Batılı ressamların hayalî ürünleri midir?................... Halbuki Ġslâm'da musikinin hükmü buna mani değil midir?........................................................................ 334 III..... Doğru mu?........:........... Harem'de ve Topkapı Sarayı 'nın sofralarında altın ve gümüĢ kapların kullanıldığını duyuyoruz......................................... Gözdeler..................319 : 193..... Hizmetçi Statüsündeki Cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca iliĢkisi mümkün değil midir?316 191................. havuz safalarını da buna bağlamaktadırlar......

.............................................................. 0 zar meyve 223 .. Osnuni hic M ! ¦ 22« 229 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 19 216...... Osm-220 ........ Osmanlı Devleti'nde Batılı anlamda sosyal tabakalaĢmadan ve sosyal sınıflardan söz edilebilir mi?........................... Batıl 221 ... Devlet.......343 214...348 217.. Osma' sistem.................................. yani Defter-i AĢk'ı................OSMANLI DEVLETĠNDE RE'ÂYÂ VE SOSYAL SINIFLAR.. Gerçekten Enderûnlu Fâzıl'ın eserleri.......... 224 ...................... Osm islim <¦ 222 ........................... Bu kt: 225 ............... ġER'Ġ VE ÖRFĠ HUKUK TARTIġMALARI..............OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ.............. Osmanlı hukuk sistemi çok hukuklu bir hukuk sistemi midir yoksa hukuk birliği mi hâkimdir? 354 220............... Ov Ahi 218...357 .OSMANLI HÜK... Osmanlı Devleti'nde Esnafın kümeleĢtiği teĢkilâtlar var mıydı? Esnaf hakkını nasıl arıyordu?........................339 211...................341 IV........348 BĠLĠNMEYEN OSMAN 216................. Osmanlı Devleti'nde Ģehir hayatını düzenleyen Belediye (ihtisâb) TeĢkilâtı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?..................................210....... "Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir..... Osmanlı r> W OSMAltîHfif? I.. 219 .......................................... Hûbân-nâme'si..... Harem'de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı PadiĢahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?..................................................... Ġslim • mıdır? 226 ........................................................ 227 .........343 213.. Tûsî'nin Behnâme'si hakkında neler diyeceksiniz?...... Osmanlı Devleti'nde vatandaĢlara sürü nazarıyla bakıldığı için mi re'âyâ tabiri kullanılmıĢtır?.340 212................................... Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıllarında toplumu ve özellikle esnafı harekete getiren fütüvvet ve Ahi TeĢkilatı ne demektir?..........354 219...........................346 215....................350 218..... ..... Osmanlı 1 bll9i verir r 217.... Batılıların Pax Ottoman dediği Osmanlı BarıĢı ve hoĢgörüsü ne anlama geliyor?........ Osmanlı yönetim anlayıĢında soy asaleti'nin bir önemi var mıydı? KiĢinin ehliyeti ne derece önem arz ediyordu?........................... Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaĢandığı bilinmektedir........ Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?................352 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ VE DEVLET TEġKĠLÂTI I.

...................376 236..........221. Osmanlı Hukukunda Kanunnâmeler nasıl ve kimler tarafından hazırlanırdı?.............................. idarî............. Devlet.......... Osmanlı Devleti laik bir devlet midir? Osmanlı Hukuk sistemi deyince ne akla gelmelidir? Ġslâm Hukukundan ayrı bir hukuk sistemi var mıdır? Din ve devlet münâsebeti nedir?.......382 20 MyM.....................9.....................................yı ..................................................... Osmanlı Devleti'nin "Ülül-emr.....OSMANLI KANUNNAMELERĠ VE YASAMA ORGANI ĠLE ĠLGĠLĠ TARTIġMALAR...........................375 234.....................................................................................................368 226.. malî ve askerî düzenlemeleri yapabilir' mi? Kanunnâmeler bu kuralın sonuçları mıdır?...........381 239...................................367 225............. Devletin yasama organı............................................376 235............... bu Ģerl yetkiye dayanılarak mı hazırlanmıĢtır diyeceğiz?.....364 223.......374 233........................................................................................................370 229...... mevcut Ģerl hükümleri kanun haline getirebilir mi? Bunun tarihte misâlleri var mıdır?368 227............ Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki bir kısım kanunları hazırlarken eski gayr-i müslim devletlerin kanunlarından iktibâsda bulunduklarını ve dolayısıyla Ģeriata aykırı kanunları yürürlüğe soktuklarını iddia etmektedirler?.....................................371 230......... Osmanlı PadiĢahlarının Hak ve Yetkileri nelerdir? Sınırsız yasama...... laik hukukun meyveleri değil midir?....361 222....y... Mîrî Arazî ve Tımar sistemi ile Ġlgili kuralları kor" Ģeklindeki yetkisini açıklar mısınız? O zaman tımar sistemi ile alakalı bütün kanunlar. O zaman Kanunnâmelerin tanzim ettiği hukuk dalları nelerdir? Kanunnâmeler....................Ģ.. içtihâdî mevzularda ictihâdlardan birini tercih ederek nasıl kanunlaĢtırabilir? Bu konuda ġeyhülislâmların yetkileri nelerdir?............................... Osmanlı dönemindeki mahkeme kararları demek olan ġer'iye Sicillerine göre Osmanlı Hukuk sistemi nedir?......................... Bu izahlar neticesinde Osmanlı Hukuk Mevzuatı deyince ne anlamamız gerekmektedir?................................ Osmanlı Hukukunda Devletin yasama yetkilerinden olan "Devlete karĢı iĢlenen suçlarla ta'zir suçlarının cezalarını tesbit eder" kuralını açıklar mısınız? Fâtih'in bazı ceza kanunları yapması bu esasa mı dayanmaktadır?..................................................................................... Osmanlı Devleti'nde resmî mezhebin Hanefi mezhebi olduğu ve diğer mezhep mensuplarına hiç hak tanınmadığı iddia edilmektedir......378 237................ Osmanlı Hukukunda doğrudan Devlete yani Ülül-emr'e tanınan yasama yetkileri yok muydu?373 231............ Osmanlı Devleti'nde ġeyhülislâmlar'ın Divan-ı Hümâyûn üyesi olmadığı ve kendilerine etkili bir görev verilmediği iddia edilmektedir................................................................ yürütme ve yargı yetkileri var mıdır?.... Osmanlı Kanunnâmelerini kısaca nasıl anlatabilirsiniz?......365 224........ Osmanlı Kanunnâmeleri ġerî'at ve Fetva süzgecinden geçirilmiĢ midir?............................................. kamu hizmetlerinin ifası için her çeĢit adlî.......... Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda Devletin sınırlı yasama yetkileri var mıdır?.......................................................... Bazı araĢtırmacılar................ Bu iddialar doğru mudur?............................................................................. Osmanlı Devleti..........374 232........375 II............379 238.........369 228....................... Bu iddialar doğru mudur ve ġeyhülislâm'ın Osmanlı Devleti'ndeki statüsü nedir?... Devletin yasama yetkilerinden olan "Caiz olan konularda Nizâm-ı Âlem için kural koyabilir" ne demektir?....

.................................... 1876 yılına kadar ve özellikle de Tanzimat'tan sonra yasama faaliyeti nasıl devam etmiĢtir?.......OSMANLI DEVLETĠNDE EĞĠTĠM VE YARGI....... Osmanlı Devleti'nde ulül-emr veya Ģûra meclisinin yerini alan ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu görevini de ifa eden Divan-ı Hümâyûnu kısaca anlatır mısınız?.................................................................................... Osmanlı devlet Ģeklini Batıdaki anlamıyla mutlakıyet olarak vasıflandırmak mümkün müdür? ġayet doğru değilse........................383 III..........................................404 V..............................................384 241......................................................................................... 1862'de kurulan Divan-ı Muhasebat ile mi baĢlamaktadır? Yoksa daha evvel de böyle bir müessese var mıdır?........................ Osmanlı Devleti'nde hâkimlerin dereceleri ve tayin usulleri nasıldır? Günümüzdeki gibi hâkimlerin sınıflandırılmaları mevcut mudur?............................. Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce yargı görevini yerine getiren mahkemeler yani ġer'iye Mahkemeleri nasıldı?.....................405 252............................OSMANLI DEVLET TEġKĠLÂTI VE SALTANAT USULÜ.....................................414 ............................ Osmanlı Devleti'ndeki taĢra teĢkilâtı yani eyâlet ve sancak sistemi nasıl çalıĢıyordu?....................... Tanzimat sonrası ġer'iye Mahkemeleri kaldırılmıĢ mıdır veya Bunları n Yetkilerinin Sınırlandırılması söz konusu mudur?.....................412 258........................................... Ġslâm'ın tavsiye ettiği Ģûra esasına ri'âyet edilmiĢ midir?....................409 256.. Bu izahlar karĢısında Osmanlı Devleti'nin Despotik olduğu iddiaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?......................... Osmanlı PadiĢahları herhangi bir makama karĢı sorumlu mudurlar? Yoksa bazılarının dedikleri gibi astıkları astık ve kestikleri kestik midir?................OSMANLI DEVLETĠ'NDE TEMEL HAK VE HÜRRĠYETLER............................401 ¦ 250.......406 254........... Osmanlı Medreselerini ve ilmiye sınıfını kısaca anlatır mısınız?.... Osmanlı Devleti'nde temyiz makamları var mıdır? ġer'iye Mahkemeleri dıĢında yargı organları bulunmakta mıdır?.................240......................395 247.....................401 251........................................................................................................408 255....... Yürütmenin baĢı olan PadiĢahların tayin usulleri ve saltanatın verasetle intikali meselesi Ġslama göre izah edilebilir mi?.................393 246....................................................397 248......................................400 IV... Devletin gelir-giderlerini kontrol eden SayıĢtay.................... Osmanlı Devlet sisteminin temel özelliklerini özetleyebilir misiniz?................. Osmanlı Hukukunda vatandaĢların temel hak ve hürriyetleri kabul edilmiĢ midir? Yoksa 1839 tarihli Tanzimat Fermanıyla mı kabul edilmeye baĢlanmıĢtır?..................................385 243.................................... Osmanlı Devleti'nde baĢbakan demek olan Vezir'-i A'zam (Sadrazam)ın hak ve yetkileri nelerdir?.................................................384 ¦ 242...................387 244................................................399 249................................................. Nizamiye Mahkemeleri Avrupa kanunlarını mı uygulamıĢtır? TeĢkilatlanması ve temyiz usulleri nasıldır?.......................................... Osmanlı hukukunda sınırlı yasama yetkisini Divan-ı Hümâyundan baĢka kimler kullanmıĢtır? Divan-ı Hümâyûn önemini kaybedince..............410 257.................................................................. Osmanlı Devleti'nde insanı insan yapan ġahsî Hak ve Hürriyetlerin korunması ve Güvenlik Ġlkesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?........405 253..392 245......... Osmanlı Hukukuna göre devletin unsurları nelerdir?......................

.............................415 VI..... Osmanlı Devleti'nin miras hukuku konusunda Ģerl hükümleri terk ettiğini göstermekte midir?............................................OSMANLI AĠLE................ S 282...................... Mîrî arazi ne demektir? Osmanlı ülkesinde bütün arazinin mâlikinin PadiĢah olduğu iddiası doru mudur?.......... EġYA VE BORÇLAR HUKUKUYLA ĠLGĠLĠ ÖNEMLĠ SORULAR.....436 ..........422 RIH' el k«a|| VIl-OSMMUS OSMAfUS I-OSMANLĠ» 272 ( 273 0*mt*8 274 275...........430 268.......... Osmanlı Devleti........419 262....................436 272....................... Osmanlı Devleti'nin 1876 tarihinden itibaren Medeni Kanunu olan Mecelle hakkında ne diyorsunuz? Mecelle ile Ġslâm Hukuku terk edilerek yeni bir Avrupaî kanun mu yapılmıĢtır?.............. ( II-05 278................433 271. Osmanlı Miras Hukukunda Ģer'i ve âdi intikal diye bir düalizmin yer aldığını biliyoruz.....................427 267..........430 269... MĠRAS. 1868 yılında kurulan ve DanıĢtay'a benzeyen ġûrây-ı Devlet ile mi baĢlamıĢtır? Yoksa daha evvel buna benzer yargı organları var mıdır?...........................416 261................................................. Osmanlı Devleti'nde idarî yargı.......... t BĠLĠNMEYEN OSMANLI 264........... Osmanlı Hukukunda vergi ne demektir? ÇeĢitleri nelerdir? ġerî'atın dıĢında vergi var mıdır?... Bu durum.......... Osmanlı Devleti'nde evlenme akdi nasıl bir sözleĢmedir? Ġmam Nikâhı ne demektir?................ zina suçunun cezası olan recm................ Fâtih'in azınlık hak ve hürriyetleri ile ilgili fermanını kısaca anlatır mısınız?.... Osmanlı Devleti'nde azınlıklara tanınan hakları kısaca özetler misiniz? Neden azınlıklara bazı elbiselerin giyilmesi ve evlerinin yüksek binası müsaadesi verilmiyordu?...........................426 266....... Osmanlı Devleti'nde azınlıkların görev ve yükümlülükleri nelerdi?........259....................... K 276...................416 260.. Osmanlı Hukukunda Kadının boĢama hakkı var mıdır?................................................. Tanzimat'tan sonra azınlık hakları ile ilgili ne gibi geliĢmeler olmuĢtur?..................... Osmanlı Hukukunda gayr-i menkul mülkiyeti var mıdır? Arazî Hukukunun Ģerl dayanağı nedir? Bütün Osmanlı toprakları sadece mir! arazi midir?...........................OSMANLI VERGĠ SĠSTEMĠ VE ġER'Ġ DAYANAKLARI.....429 VII........OSMANLI DEVLETĠ'NDE AZINLIKLARA TANINAN HAKLAR... CEZA..............0 277.............................................434 DÖRDÜNCÜ BOLUM OSMANLI DEVLEIÎNDE MALĠ HUKUK.................................................425 265........ Ta'addüd-i zevcât yani birden fazla kadınla evlenme meselesinin Osmanlı Devleti'ndeki uygulanıĢı nasıldı?... ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT I.............433 270...................... hırsızlık suçunun cezası olan kat'-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamıĢ mıdır?..............421 263..............................................

........440 276......... Osmanlı yöneticileri ticâret yollarının değiĢiminin ne derece farkındaydı? Osmanlı Devleti'nin Hind Deniz Yollarına iliĢkin politikası ne Ġdi?.............................................. Kendine has bir Osmanlı üretim tarzından söz edilebilir mi?............. Osmanlı muhasebe kültüründen söz edilebilir mi?............452 285....................................273.................................443 279.............................476 ........................... Yüzyılda Avrupa'da fiyat devrimi olarak nitelenen geliĢmenin Osmanlı Devleti'nde ne tür etkileri görüldü açıklar mısınız?..........483 * 295.......................................479 294..................... Osmanlı para ve finansman sisteminin esasları Nedir?.......448 284.............................................................. 293...............................................................................442 II............. Cumhuriyet'in Osmanlıdan devraldığı sınai mirasdan söz edilebilir mi?.............467 289...................................439 275..437 274............. Tanzîmât sonrası Osmanlı Mali Hukukunda meydana gelen temel değiĢiklikleri özetler misiniz?447 III...................................M ġ^My.......OSMANLI DEVLETĠ'NDE ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT...... Osmanlılar ticârete önem vermiyorlar mıydı? Bir diğer ifadeyle Osmanlılar ticâretten anlamıyorlar mıydı?.............470 290.. Osmanlı Hukukunda Cizye ne demektir? Gayr-i müslimlere ilave bir yük değil midir?........................443 278...............461 287............. Osmanlı Devleti'ndeki öĢür vergisinin manası nedir? Osmanlı Devleti'nin öĢür diyerek zulmen altıda bir yedide bir vergi aldığı söylenmektedir......................................... Osmanlı Devleti neden son yüzyılda sınai geliĢmelere ayak uyduramadı? Osmanlı yöneticileri bu konuda hiç gayret göstermedi mi?............................................................................................. 288................471 291..........................................444 280.. Ġltizam sistemi nedir?. Müsadere ne demektir? Osmanlı Devleti'nde mülkiyet hakkına saygı yok mudur?..................................................................... ġer'î Bütçe ne demektir? Osmanlı Devleti bu bütçenin esaslarına uymuĢ mudur?...464 22 ?M^lEf................. Osmanlı Bütçelerinin tarihî geliĢimi nasıldır? Bütçe Tarhuncu Lâyihası ile mi baĢlamıĢtır?.................. Haraç vergisi ne demektir? Kimlerden alınmıĢtır?............ Bu doğru mudur?.445 281... 16...............................448 283.........................447 282................................................................................................................................ Osmanlı Bütçe Hukukunun temeli sayılan kamu hizmetlerinin finansman Ģekilleri nelerdir?...... Osmanlı Devleti'nde dıĢ ticâret politikasının esasları nelerdir?.....................457 286............... Kanunnâmelerde çokça geçen Çift Akçesi ne demektir? ġerl bir vergi midir?...OSMANLI BÜTÇELERĠ VE KAYNAKLARI....... Osmanlı Devleti'ndeki örfî vergilerin Ģerl dayanağı (Tekâlif-i Örfiyye) nedir? Bunları kısaca anlatır mısınız?.........473 292.... Osmanlı Devleti'nde sanayiden söz edilebilir mi? Sanayiin geliĢimi hakkında bilgi verir misiniz?......... Osmanlı Devleti'nde tüketicinin korunmasına iliĢkin düzenlemeler nelerdir?................ Osmanlı Devleti'nde servet birikiminden söz edilebir mi?..............441 277.........................486 ......

........ müsbet katkısından Söz edilebilir mi?.....................................................497 IV.............. Böyle bir iddiayı ileri atanların en büyük delilleri. bütün Osmanlı hukuk sistemi ve devlet teĢkilâtı ile ilgili arĢiv belgeleri............... Cildinde neĢredilecek olan Kanun-ı TeĢrifat ve TeĢkilât adlı Kanunnâmeye havale ediyoruz.......498 302... vsonuçları ne oldu.... Bu iddialara karĢı özetle Ģunları söylemek icab etmektedir: A) Osmanlı Devleti.. Birincisi..................................... Anadolu-Rumeli Beylikleri ikilisinin........... ileri sürülen bütün iddiaları....... 1838'de Ġngiltere ile Balta Limanı'nda imzalanan Ticâret AnlaĢması hangi Ģartlarda yapıldı.................. Osmanlı demiryollarını finanse eden Batılı Ülkeler ile Osmanlı Devleti'nin beklentileri nelerdi? -...... 300... III.................... tamamen......505 KAVRAM FĠHRĠSTĠ........................ Ġslâm Dininin esasları ve Müslüman devletlerin tesiri... sağlam bir tarih metoduyla ve ilmî delillerle bunu ispat eden Fuad Köprü-lü'nün Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Te'siri adlı eserine............................ Buna ne dersiniz?..... Bu sebeple...498 301. Avrupalı bazı tarihçilerin iddialarını sürdüren bazı tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız hâlâ bulunmaktadır.............. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri... Müslüman bir devlettir... Maalesef........................... Buna misâl olarak ........................... meseleyi özetlemekte yarar vardır.............. Ahmed'in fermanıyla kaleme alınan...296.................. Feodalitenin siyasî ve sosyal mahiyeti nasıldır?............. Düyun-ı Umumiye Ġdaresi niçin kuruldu? Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢında nasıl bir etki yaptı? ......................... Defterdarlığın ve hatta PadiĢahların her hafta Ġstanbul'daki camilerden birine gitmesinin bile Bizans'tan taklid edildiği Ģeklindeki hayali sözlerdir. Feodalite sistemi ile tîmâr sistemi arasındaki farklar nelerdir?............... Osmanlı müesseselerinin........ Sonuçları ne oldu?. satır satır delillerle çürüttükleri halde.............. Rambaud ve Gibbons gibi tarihçilerin................... Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp.....................501 303.. Osmanlı Devleti............... idare ve kısaca bütün müesseselerinde Ġslâm'ın esasları etkili olmuĢtur................ tıpkı Ġslâm Hukukunun Roma Hukukunun aynen devamı olduğuna dair iddialarda bulunan MüsteĢrikler gibi............ kısa da olsa. kendi geleneği içinde geliĢtiğini gösteren ve peĢin hükümlerle değil... Batılı olan Busbecq gibi seyyahların...517 BĠRĠNCĠ BOLUM OSMANLI DEVLETĠNĠN SĠYASÎ TARĠHĠ I. ileri sürdükleri........................ Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır? Bu iddia....... Dolayısıyla bu devletin hukuk......................... Tîmâr Nizâmı ne demektir?...... Osmanlı Devleti'ni dıĢ borçlanmaya iten sebepler nelerdir? DıĢ borçlanmanın sonuçları nelerdir?...... bu iddiaların tamamen hayalî ve esassız olduklarını ispat ettikleri ve Fuad Köprülü gibi araĢtırmacılar da.OSMANLI TIMAR SĠSTEMĠ VE FEOADALITE....489 297............ delilden mahrum bir iddiadır....... Fâtih'in Kanunnâmesindeki bazı hükümlerin Bizans Hukukundan adapte edilmiĢ olması.....................493 299.................... sadece bu soruya cevap veren ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 11...................... Osmanlı Devleti'nin teĢkilâtında iki önemli etki söz konusudur...........502 BĠBLĠYOGRAFYA................................ Kazaskerliğin.. Osmanlı Devleti'nde para vakıflarıyla Ġslâm'ın faiz yasağının delindiği söylenmektedir................................495 ................................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ 1....492 ı 298..............

Osmanlı Devleti'nin Bizans'a ait muhâberât sisteminden yararlanmıĢ olması. Türk Devletlerinde aynen korunmuĢtur. B) Ġslâm Hukuku. kendisine danıĢmanlık yapan kimselerin tayin edilmesi. Hz. Bu uygulamalar. Kur'ân'ı ve önemli belgeleri kaleme alan vahiy kâtiplerinin tesbiti. eski Türk Devlet teĢkilâtı. Eski Türk kurultay ananesinin de tesiriyle. Ancak kendini yenilediği. mahiyetleri Ģerl hükümlere aykırı olmamak Ģartıyla aynen bırakılmasını emretmesi bunun en müĢahhas misâlidir. Ömer zamanında devletin malî ve askerî meselelerinin yürütülmesi için. Ġslâm'a aykırı olmamak Ģartıyla eski Türk Devletlerinden ve özellikle de Anadolu Selçuklu Devleti ila Anadolu Beylikleri'nin siyasî ve idarî teĢkilâtından ve ayrıca Moğol asıllı Müslüman devletlerin. Ġslâm hukıi farklı bir yol izlememiĢtir. Özellikle bazı örfî vergilerin Bizans yahut bir baĢka devletten alınması ise. Selmân-ı Fârisi'nin tavsiyesi üzerine Divan sisteminin Sasanîlerden alınması ve Hz.Abbasî Devletini zikredebiliriz. bütün Müslüman Türk Devletlerinde devlet merkezinde bulunan ve devletin iĢlerini birinci derecede görmeye yetkili kılınan bir divan. Osmanlı mâyûn. Ġdarî teĢkilâtın oturması Abbasîlerde mümkün olmuĢtur. Osmanlı Devleti'nin hukuk ve devlet teĢkilâtını Bizans'tan aynen aldığı manasına da gelmemektedir. Kaldı ki. Eğer Nizâm'ül-Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile . C) Tamamen faraziyeler halinde kalan ve ama ispat edilmiĢ mesele olarak takdim edilen bu görüĢlerin aksine. Bizans'tan gelmesi Ġse. Osmanlı I tertip ve tanzim ed Bizans'tan etkilenerek I na-gelen kanun hfikı Osmanlı Devleti'nin I mıĢtır. eyâlet sisteminin de. Ġslâm Hukuku tarafından caiz görülmektedir. Ġslâm'ın esaslarına uymak Ģartıyla. Yapılan incelemek!"»} ğini göstermektedir. Sasânî devletinde bulunan divan sisteminin benimsenmesi. Divan-ı Hümâyûn'un da. her Ģeyde olduğu gibi siyasî. Bizans'tan değil. hep bu esasların bir meyvesidir. mesela Ġlhanlı Devleti'nin müesseselerinden ciddi manada etkilenmiĢtir. bu söyleı lirsiniz. Osmanlı Devleti'nin müesseseleri. Abbasî Devletinin idarî teĢkilâtı. Nitekim Ġslâm Hukukunun kaynaklarından biri de. Her Ģey gibi Ġslâm devleti de basitten daha mükemmele doğru geliĢmiĢtir. Mesela.f Nihayet hukuk ılı manii Devleti. "mirî arazi üzerindeki madenlerin iĢletme esasları ülü'l-emr tarafından tanzim olunur" Ģer'î hükmüne uyularak. Osmanlı Devleti'nin örnek aldığı devlet. Kazaskerlik müessesesinin de. Kur'ân ve Sünnet'in esaslarına aykırı olmamak Ģartıyla. Bilindiği üzere. diğer devletlerin idarî teĢkilâtlarının ve askerî-malî kanunlarının Müslüman devletler tarafından alınmasında beis görmemiĢtir. yürütme ve yargının baĢıdır. baĢta Abbasî Devleti olmak üzere Müslüman devletlerden alındığı kesindir. A gördüğü yeni bir müesseseyi I Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile 112 mukayese ederseniz. sorguçlar. Bazı ifade değiĢiklikleri dıĢında. ġerâ'iu Men Kablenâ yani eski hukuk sistemleridir. kendisinden sonraki bütün Ġslâm devletlerini ve özellikle de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada etkilemiĢtir. Ġkincisi. Abbasîler'den I rinde bulunan Dlvan'ların devan tefviz makamının sadece olduğu hemen anlaĢılacaktı beylerbeyillk usulünü I ti'nde de olduğunu A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Bu manada. ( ve zaten daha ı lâmlaĢmıĢ hail diyet ciddi manada etkilenmiĢtir. Ömer'in Ġran'daki bazı vergilerin. bu iktibas iddiaları da doğru değildir. Asr-ı Sa'âdette de önemli bir devlet teĢkilâtının bulunduğunu göstermektedir. Ġlk yazılı anayasayı kendisi hazırladığı gibi. Ġslâm devlet teĢkilâtında önemli bir geliĢme olmuĢtur. Hele hele öĢür vergisinin Bizans'tan alındığını iddia etmek. çeĢitli milletlerin elinde geliĢip büyüyen Ġslâm Devletidir. ihtiyaçlara göre devlet teĢkilâtını da kurabilmiĢtir.] kitaplarındaki Hanefi muhalif bir görüĢü ı mayı bile çok ciddi Ģekil j ye (ülü'l-emre) içi boĢ) takip ederek örfi hukuk < kullarının maslahatlarını i lıkları "Ģer'-l Ģerif ve I Mültek'al-Ebhur 1648 ve j kodu olarak kabul edilir Kısaca. hukukî ve askerî bir teĢkilât olan devletin geliĢmesinde de tedrîcilik esastır. eski Ġslâm Devletlerinden. solaklar ve peykler gibi bazı giyim ve protokol kurallarının Bizans'tan ilham alınarak düzenlenmiĢ bulunması. Peygamber kendi devrinde yasama. Bizans veya baĢka bir devlette gördüğü yeni bir müesseseyi tadil ederek kabul ettiği de bir gerçektir.. daima bulunmuĢtur. Ġslâm Hukukundan haberdar olmamak demektir. Hz. eski Sırp Kanunlarının tadil edilerek kabul edilmesi. belli merkezlere kadı tayini yapılması ve benzeri hususlar. Sırbistan'ı fethettiklerinde. vergi tahsili için âmillerin (vergi memurlarının) çevreye gönderilmesi. Ġslâm'ın esaslarına aykırı olmayan hususlar.

3-199.. Fâtih Kanunnâmesi de. eğer Ġslâm hukuku eserleri incelenirse. Et Terâtib'ülĠdâriyye Nizâm-u Hükûmetln-Nebeviyye. Ġstanbul. 220 vd. Ġstanbul 1986. Ġstanbul. "Allah'ın kullarının maslahatlarını Ģer' ve kanun üzere" görmüĢler. Ġslâm Hukukuna muhalif bir görüĢü uygulamak Ģöyle dursun. Ġstanbul'un fethinden sonra yeni baĢtan tertip ve tanzim edildiğini söylemek. 1 vd. En çok itiraz edilen ve Bizans'tan alındığı iddia edilen iki beylerbeyilik usulünü ise. 1337. 498-500. Zaten Mültek'al-Ebhur 1648 ve 1687 tarihli fermanlarla Osmanlı Devleti'nin resmî hukuk kodu olarak kabul edilmiĢtir. 346 vd. 1346/1296. Asırlarda Osmanlı Ġmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları. MI. Nihayet hukuk sistemi ile ilgili olarak da Ģunları söylemek yerinde olacaktır: Osmanlı Devleti. 26 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ . 1/273 vd. c I. Mesela.. ve XVI. Ankara. sh. bu söylenenlerin ne derece doğru olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. Ebû Ya'lâ Muhammed bin El-Hüseyin. IX vd.UzunçarĢılı'nın Osmanlı Devlet TeĢkilâtı ile alakalı eserlerini mukayese ederseniz. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. 1 BaĢbakanlı Osmanlı ArĢivi. Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. bütün hukukî anlaĢmazlıkları "Ģer'-i Ģerif ve kanun üzere ahkâm-ı Ģerife" vererek halletmiĢlerdir. (bundan sonra BA). Tevkiî Abdurrahman PaĢa Kanunnâmesi MTM. 14. Osmanlı Devleti'ni Bizans'ın Ġs-lâmlaĢmıĢ hali diye takdim etmek. KrĢ. Ġstanbul. sh. Köprülü. 1943. Ergin. Ġbrahim. 1983. Ġstanbul. 14-1540 sn. Yapılan incelemeler. Alay ve efendi gibi bazı tabirlerin yahut bazı giyim tarzlarının Bizans'tan gelmesi ise. Abbasîler'den itibaren Anadolu Selçuklularına kadar bütün Müslüman devletlerinde bulunan Divan'ların devamıdır. Merak edenleri. Ġsmail Hakkı. Bizans müesseselerinin Osmanlı müesseselerine etki etmediğini göstermektedir. Öyleyse. sh. 1984. Umumî Türk Tarihine GiriĢ. UzunçarĢılı. Ancak Ġslâm Hukukunun yüksek otoriteye (ülü'l-emre) içi boĢ yasama yetkisi tanıdığı sahalarda. belli bir yasama formalitesini takip ederek örfî hukuk diye bilinen kanunnâmeleri de tanzim etmiĢlerdir. 316 vd. Osmanlı Devleti müesseselerinin. 1981. Ġstanbul. 338 vd. Fuad. YEE.. Fâtih devrinde Osmanlı Devleti'nin hukuk sistemi veya müesseseleri köklü bir değiĢikliğe tabi olmamıĢtır. tarihi bilmemek demektir1.. tarihî vakıalara terstir. sh. Kahire 1938. daha önce aktardığımız Ġslâm Hukuku kuralına dayanmaktadır ve zaten daha önceki dönemlerde geçmiĢtir. vezâret-i tefvîz makamının sadece isim değiĢikliğiyle Osmanlı Devleti'ndeki sadrazamlık makamı olduğu hemen anlaĢılacaktır. Ömer Lütfü. Kısaca.. Memlüklüler'de ve Altınordu Devle-ti'nde de olduğunu söylemek yeterlidir. Kafesoğlu. nr. XV. Mecelle-i Umûr-i Belediye. Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri. Rabat. Barkan. Ġslâm Hukukunun açıkça hüküm vaz' ettiği alanlarda fıkıh kitaplarındaki Hanefi görüĢleri esas alınarak uygulamaya gidilmiĢtir. Ġslâm hukukunu tatbik hususunda diğer Müslüman Türk Devletlerinden farklı bir yol izlememiĢtir. 1/225 vd. Bizans'tan etkilenerek hazırlanmıĢ bir Kanunnâme değil. Türk Millî Kültürü. belki o zamana kadar uygula-na-gelen kanun hükümlerinin resmi bir Ģekilde tedvîn edilmiĢ bir halidir. Osmanlı Devleti'nin asırlarca en mühim devlet organı olan Divan-ı Hümâyûn. 1334.. Osman Nuri. Togan.. Ġlmiye Salnamesi. Zeki Velidi. KalkaĢandî'nin Subh'ül-A'Ģâ'sına havale ediyoruz. EI-Ferrâ. El-Kettâni. Hanefi mezhebine aykırı görüĢleri uygulamayı bile çok ciddi Ģekil Ģartlarına bağlamıĢtır. sh. Anadolu Selçuklularında.

Bu yüce gayeye ulaĢmak için. Ġslâm'ın davetini yaymak için yapıldığını ifade etmek gerekmektedir. Osmanlı Hukukunda harbin yani cihadın tarifini ve sebeplerini özetlemek gerekir. Bunun içine. bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. son sebebe dayanmaktadır. Allah yolunda can. müdafaa harbi yapmak gerekir. DüĢman Ġslâm ülkesine hücum ettiği zamanlarda ise savaĢa ehil her Müslümanın zaruri görevi haline (farz-ı ayn) gelir. cennet. Bu manâda Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi. Özellikle yükselme döneminde bazı harplerin. can. kılıçların gölgesi altındadır". manevî değerler ve bütün insanlığın iki dünya mutluluğunu temin etme mefkuresi üzerine kurulmuĢ bir devlettir. netice itibariyle sulhdur ve tevhid inancının düsturları ile insanlığı daimi bir barıĢa davettir. Osmanlı Hukukunda gaza. sabır ve sebat gösterin ve bilin ki.2. düĢmanlık ancak zâlimlere karĢıdır". aile. mal. Osmanlı Hukukunda meĢru addedilen harplerin gerekçelerini Ģu haller teĢkil eder: 1) Ġ'lây-ı kelimetullâh veya fî sebilillâh cihâd dedikleri. DüĢmanla karĢılaĢınca da. Ġbn-i Kemal'in yerinde ifadesiyle. isteyenlerin Ġslâm'a girmelerini. cihad ve kıtal gibi kelimelerle ifade edilen harb. Bu konuda Halil Ġnalcık Hocamızın Balkanlardaki fetih politikası ile ilgili makalelerine bakılabilir. vatan ve ırk gibi maddî değerler üzerine değil. Eğer vazgeçerler ise. Bu gibi durumlarda nefîr-i âmm (umumî seferberlik) dinî ve zarurî bir görevdir. Bunu kısaca nefsi müdafaa diye özetlemek mümkündür. Harbin karĢılığı olan cihâd ise. Hukukî yönünü ortaya koyduktan sonra. bilin ki. son baĢvurulacak çare cihaddır. Kosova Meydan M önemli bir kısmı. Zaten cihada müsaade eden Kur'ân âyeti de buna dikkat çekmektedir: "Artık saldırıya uğrayan mü'mlnlere zulmedlldljj! I tamamen sulha tarafta Segedin'e göndermiĢ id mez. Ġslâm'a davet ve bu daveti kabul etmeyenlerle savaĢ diye tanımlanmıĢtır. Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaĢtır. Müdafaa. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. istemeyenlerin ise Ġslâm'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaĢamalarını temindir. Hz. Amaç. Kısaca cihadın gayesi. dil ve diğer vasıtalarla savaĢmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak Ģeklindeki tarif cihadın umumî tarifidir. tarihî olaylarla meseleyi izah etmek daha kolay olacaktır. Nitekim Yavuz'un Ġran'a karĢı ilan ettiği savaĢ. Papa'nın tahrikiyle den haçlı ordular. cizye ve haraç vermek Ģartıyla tekrar eski Hıristiyan idarecilere teslim etmesi. Harbin gayesi ile ilgili olarak Ģunlar söylenebilir: Bilindiği gibi Osmanlı devleti (umumî manâda). bu dediklerimizin en büyük delilidir. Peygamber'in Ģu hadisi bunu gayet güzel açıklamaktadır: "Ey insanlar! DüĢmanla karĢılaĢıp savaĢmayı arzu etmeyin. Allah'tan afiyet ve huzur dileyin. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur?Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek için. normal zamanlarda Müslüman toplumun dinî görevidir (farz-ı kifâye). Mohaç seferlerin olarak iptal yolı . saf Ġslâm inancının sapık inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. 2) DüĢmanın Ġslâm toprağını istila etmesi veya tahammül edilemez bir Ģekilde hareket etmesi halinde. Ġslâm'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi. "Dinde ikrah ve icbar yoktur". Ġnsanları zorla Müslüman yapmak için savaĢ yapılmadığı ortadadır. aĢağıda belirtilen usule riayet etmek Ģartıyla. Ölçü Ģu âyetlerdir: "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaĢın. din veya vatan için olabilir. Osmanlı PadiĢahlarının fethettikleri toprakları. Bu manada harp.

Yol kesme suçlarını iĢleyenlere karĢı savaĢ ilân edilebileceğini Kur'ân açıklamaktadır. mesela Karamanoğullarının. mesela Karan devleti mağlup ı rarlanarak. Mesela Rodos'un fethi orada bulunan 5-6 bin kadar Müslümana zulüm yapılması ve hatta yerli ahaliye bile zulmedilmesidir. savaĢ ilân edilir. 3) Gayr-i müslim bir ülkede azınlık halinde bulunan Müslümanların yardım istemeleri de meĢru bir harbin gerekçesini teĢkil eder. Bizi burada asıl ilgilendiren birinci harp çeĢididir. den yardım ist 4) Münafıkla leri. 4) Münafıkları. Papa'nın tahrikiyle II. Kısaca insanî sebepler de demek mümkündür. Hıristiyan idareciler. Ġslâm Dinini terk edenlere mürted veya ehl-i ridde denilir. B) Mürtedlerle yapılan savaĢ. Ģüpheleri izale edilerek Ġslâm'a dönmeleri için gayret gösterilir. askerî hareketleri I ler. Mesela Yıldırım Bâyezid. adada esir tutmuĢlar. D) Muhariplere yani milletlerarası haydut ve korsanlara karĢı yapılan harpler. tamamen sulha taraftar olarak. Buna biz. Nitekim gayr -i müslim tarihçiler dahi. müdafaa harbi niteliğindedir. Bunlara karĢı silaha müracaat etmeden önce. Bursa i çaktır. C) Bâğilere (isyancılara) karĢı yapılan savaĢ. Vazgeçmezlerse savaĢ ilân edilir. Kosova Meydan Muharebesi takip etmiĢtir. . Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylikleri ve Celâlî isyanları ile ilgili bütün askerî hareketleri bu manada harbe girmektedir. Ġslâm'ın kesin emirlerini (zekât gibi) inkâr edenleri.3) Gayr-I meleri de meĢru I yet altına almak destek olmak Rodos'un fethi on ahaliye bile zuln adada esir tutmu bir hayata mecb Macar Valilerinin i çiler dahi. Hususî hükümlerin dıĢında genel harp hükümleri tatbik edilir. Kısaca Osmanlı Devleti'nin yaptığı harplerin önemli bir kısmı. Osmanlı Hukukçuları düĢman Ģahıslara göre harbi dörde ayırmıĢlardır: A) Gayr i müslimlerle yapılan savaĢ. gündüz boyunları bukağıda ve gece ise ayakları zincirde iĢkenceli bir hayata mecbur etmiĢlerdir. Diğerlerinin kendilerine mahsus bazı hükümleri vardır. düĢmanın yapılan andlaĢmanın Ģartlarını tek taraflı olarak iptal yoluna gitmeleridir. Gerçekten buradaki Müslümanları. tam Ġstanbul'u muhasara altına almıĢken. Murad'dan kendileri barıĢ isteyen Macarlar ve Sırplar yeniden haçlı orduları teĢkil ederek Osmanlı Devleti'ne hücum etmiĢlerdir. Osmanlı orduları Bizans'ı veya bir baĢka gayr-i müslim devleti mağlup edeceği çok kritik zamanlarda. sulh yolu ile itaat etmezlerse. isyancıları ve andlaĢmayı bozanları cezalandırma gayesi de meĢru' bir harbin gerekçeleridir. isyancıları' rekçeleridir. Bizans'ın zulmünden dolayı çok sayıda Hıristiyan re'âyânın Osmanlı askerinden yardım istediğini açıkça ifade etmektedirler. Buna en güzel misâl Ģu olaydır: II. Mesela Karamanoğlunun I lu'ya geçmek r Osmanlı Hut müslimlerle ya lere mürted veya ı neleri izale edıif Vazgeçmezler»^ Mevcut bir nizJır Osmanlı hanedanı | lan) bu gruba j lara karĢı' ceğini Kur'ân i Bizi bazı hükümleri v Ġslâm I kanunu ne i mü'miniere zulmediidiği için cihada izin verildi". ordunun Avrupa'da bulunmasından yararlanarak. Osmanlı hanedanı arasındaki savaĢlar ile isyancıları bastırma hareketleri (Celâlî isyanları) bu gruba girmektedir. Murad. Mohaç Seferinin sebeplerinden biri olarak Macar Valilerinin ahaliye yaptıkları zulmü göstermektedir. Bu iĢleme istitâbe denir. Bursa gibi Müslüman bir Ģehri defalarca yakıp yıktıklarını çok iyi hatırlayacaktır. Ġslâm'ın davetini emniyet altına almak ve bu davete icabet etmek isteyen güçsüz ve zayıf kimselere destek olmak da diyebiliriz. Bunu bilinen II. Gerçekten Osmanlı tarihini inceleyenler. Ġbn-i Kemal. Kendisi oğlu Mehmed'i tahta oturtarak Manisa'ya çekilir çekilmez. Kanuni zamanında yapılan Belgrad ve Mohaç seferlerinin sebepleri ise. Mevcut bir nizâma isyan eden âsiler. murahhaslarını barıĢ antlaĢmasını imzalamak üzere Segedin'e göndermiĢ idi. dinden dönenleri. Karamanoglunun Osmanlı topraklarına girmesi üzerine muhasarayı terk ederek Anadolu'ya geçmek mecburiyetinde kalmıĢtır.

10/a. sh. Müslim. Tevârîh-i Âl-i Osman X. Cihadın ilânı. Batılı tarihçiler de kabul etmektedirler. Ancak 699 yılının hangi ayıdır? Elimizdeki bazı kaynaklar. Ġnalcık. Bu husus methe layıktır". c.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI . I. Ġbn-i Kemal. 4 Cemâzîyelûlâ 6 99 tarihini vermektedirler ki. Bu iki teklife müsbet cevap alınamadığı takdirde fiilen harp baĢlar. Muhammed. Kur'ân ve Sünnetin emrine uyularak sulh içinde itaatleri istenmiĢ ve Ġbn-i Kemal'in kaydına göre isyan ve zulümde inad edince cihad ilan edilmiĢtir. Osmanlı tarihleri. Kısaca Osmanlı Devleti'nin kuvvetle değil davetle yayıldığını ve diğer milletlerle o-lan savaĢlarının. Ankara 1996. Mültekâ Tercümesi. "Türklerde Cihad ve Fütuhat AnlayıĢı". Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). Miladi karĢılığı 27 Ocak 1300 etmektedir ve Sultân Abdülhamid Hân'ın tesbit ettirdiği tarih de budur. { Safer ve flebi veya bel ayrıntıda ¦ 2) Hicri 700 mi I hatta Tanmanasına c ifade etme*/ mkeitiıMlt 4. Ġstiklâl-i Osmânînin tam gününü tesbit etmek üzere. 1954. 425-438. 3. Encümenin görevlendirdiği tarihçi Efdalüddin konuyu bütün kaynaklardan araĢtırmıĢ ve bazı sonuçlara ulaĢtıktan sonra bu tarih yani 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi istiklâl kazanılan gün olarak kutlanmaya baĢlanmıĢtır.. TürkleĢtirme ve ĠslâmlaĢtırma". yüzlerce misâllerden biridir. Birinci ko ti'ni kuran Osr vi. 103-129. Ġslâmiyet ve Milletler Hukuku. Her ne kadar( önce meyda. 8/b. 21/b-24/b. Damad. Nit ekim Petervaradin'in fethinden evvel. ne Romalılarda ve ne de baĢka bir millette mevcuttu. 9/b. "Osmanlı Ġmparatorluğunda ġeneltme. 153 vd. sayı 48. DoğuĢtan Günümüze Büyük Ġslâm Tarihi. 21-22. Ġstanbul 1972. Mevkufatî. ĠA. Ġstanbul 1302. 1317. II. Heyet. meĢru olan harp kanunlarını çok ciddi bir Ģekilde uygulaya gelmiĢlerdir.Ġslâm hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde. Ġslâm devletinin hâkimiyeti altına girmeleri teklif edilir. Osmanlı Maârif Nezâreti. Studia Islamica. Ġbrahim'in sadrazamı Mustafa PaĢa'nın talimatıyla bu tercüme yapılmıĢtır). sh. Tevârîh-i Âl-i Osman. 190. Osman. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir? Osmanlı tarih kaynaklarının bu konuda iki ayrı nakilleri bulunmaktadır: 1) Hicrî 699 yılını esas alan görüĢtür. Köprü.. 1/642. ı aldığı bütün ı belirten vesika I 1300 tarihi ( 2000 yılıdır. Alâ'addin Devleti fiilen iv.. GâĢiye. "Ottoman Methods of Conquest". Ġstanbul. alem ve III.1/340 vd. Bu izahlara ( dikleri 1299 yılı. Eroğlu. Nazmi. 256. Ġslâm ile kılıç arasında değil. tarihçilerin çı tabi. 6. Mesela Alman Tarihçi Lies aynen Ģunu söylemektedir: "Rum ve Acem ülkeleri feth edilince. Murad Hüdâvendigâr'ın bu hali. 688. ġefaettin Severcan). sayı 106. LV vd. Ġstanbul 1990. «„ . Turnagil. Ġslâm'ı kabul etmemeleri halinde cizye vererek. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Molla Hüsrev. "Kötülüğü en güzel bir Ģekilde bertaraf ediniz" hadisi ve "Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" âyetinin emirlerine uyulduğunu açıkça beyan etmektedirler. Ġstanbul 1331. Hac. IX. her SavaĢ Öncesi. Ġslâm hukukunun emrettiği muamelelerin ifası demektir. vrk. ti. Beldiceanu. Ahmed ReĢit. BaĢkasının malına müdahale etmeme yasağını çiğneyen bazı Sırp asıllı askerleri hemen idam ettiren I. Nicara. insanî esaslarla bağdaĢan bir harp kanunu ne Sâsanilerde. OınuaMâra OimittlıltfU ıınıo nlıkltn araĢtır bulunr. Bu muameleler Ģunlardır: SavaĢa baĢlamadan önce gayr-i müslimler mutlaka Ġslâm'a davet edilmeli. 39-40. 12/a. Ġl/b.. c. sh. Anadolu'da Ġslâmiyetin YayılıĢı. Çetin. Halil. 1-Cihâd. Müslüman ordular bu ülkelerin insanlarını. Ġnsanî esasları temel kabul eden Ġslâm orduları ve özellikle de Osmanlı orduları. sh. Dürer ve Gurer. 1/282. 707. 2 Kur'ân. "Rumeli". 14/b. 66-75. 3318. (neĢr. eğer zimmî olabilecek grupdan iseler. Ayasofya Bölümü. nr. yukarıda zikredilen sebeplerle meydana geldiğini görüyoruz. Osmanlı Devleti'nin 400 atlı ile birden bire cihan devleti oluĢunun izahı da sorumuzun cevabını teĢkil etmektedir2.. Sonbahar 1994. Bu dediğimiz hususu. Bakara. Ayrıca düĢman gayr-i müslimler. Ġnalcık. konuyu 28 Kânun-ı Sâni 1329 tarihli tezkire ile Tarih-i Osmanî Encümeni BaĢkanlığına havale eylemiĢtir. Ekim 1992. Ġslâm ile cizye arasında serbest bırakmıĢlardır. Mecma ül-Enhür ġerhu Mültek'al-Ebhur I-II. Tarih ve Toplum. aksi takdirde savaĢ yapılacağı ihtar edilmelidir. Defter. Süleymaniye Kütp.Gâzî'yi saltanat! imanlı De Bu gün imi belge.

Ġstanbul 1265. sadece menkıbevî kıymete haizdirler. Ankara 1987. baĢta Gibbons olmak üzere bazı batılı yazarlar. Ankara 1991.Faik ReĢit Unat). Bayat. sh. Bu izahlara göre. Sağlam ve kudret sahibi demek olan Kayı Boyunun sembolü (ongun) Ģahindir ve Osmanlılar da Kayı Boyundandırlar. Ġstanbul 1932. (neĢr. "Ġstiklâl-i Osmanî Tarih ve Günü Hakkında Tedkikât". sadece 1263/1847 tarihli Sâlnâme'dir. sh. ġöyle ki: Birinci konuda. bu ince ayrıntıda boğulmaya gerek yoktur. Büyük Türkiye Tarihi. c. 104 vd. 67. Burada ay yoktur ve hatta Tarihçi Âli. Defter. Fermanları nereden temin ettiği Ģüpheli olmakla beraber. Ġstanbul 1983. Gün Han'ın Kayı. Mehmed A. 111-113. bu tarihin. 3051. Buna dair bir kaynak veya belge yoktur. c. Ahmed Uğur vd. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz? Her iki konu da bazı batılı tarihçiler tarafından tartıĢılmıĢ ise de. Aksun. ancak tarihçilerin çoğunluğu 699 yılı üzerinde ittifak halindedirler. her yüzyılda bir müceddid geleceğini ifade eden hadisin manasına Osman Gâzi'nin mâsadak olması için böyle bir yola baĢvurulduğunu açıkça ifade etmektedir. Yılı. Hicrî yüzyılın müceddididir3. c. Osmanlı Devleti'nin istiklâl günü olarak kabul edilmelidir. 36-48. Kayılara mensup bir aĢiretin baĢında bulunduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Safer ve Rebiülevvel aylarında olması halinde doğru olabilecektir. Adem'e kadar giden Ģecereleri ile ilgili izahlar. Osmanlı Ġmparatorluğunun YükseliĢ ve ÇöküĢ Tarihi. (neĢr. Mehmed. 2) Hicrî 700 yani 1300 yılını esas kabul eden görüĢtür. 16-21. sh. Ancak bu manada söylenenler. problemi hemen hemen çözmüĢ bulunmaktadır. 64. El öpülerek bî'atın yapıldığı bu merasimin günü. Alâ'addin Keykubad'ın Gazan Han tarafından azl ve hapsedilmesi üzerine. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. c. yerli ve yabancı bilim adamları ortaya koymuĢlardır. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". TTEM. ġurası açıktır ki. sh. sh. Kantemir. Kitâbu't-Târîh-i Künhü'l-Ahbâr. 5. (neĢr. Ancak bu gün hangi gündür? Bu günün Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 olduğuna dair elimizde bulunan tek resmi belge. bütün Ģecerelerin . Dimitri. 56. Elkaevli ve Karaevli ismiyle dört boyu bulunmaktadır. 17-27. sembolik Ģeyler olması hasebiyle. Tevârîh-i Âl-i Osman. Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin bu zamana kadar nakl ede geldikleri 1299 yılı. Kitâb-ı Cihân-nümâ I-II. nr. Ġstanbul 1341. I. sh. Tarihen sabit olmadığı gibi. Gerçekten Lütfi PaĢa'ya göre. MünĢe'ât-ı Salâtin. ġerafettin Turan). sadece merasim gününün 699 yılının ilk üç ayında yani Muharrem. Ġstanbul 1998. ne kadar küçük olursa olsun. 1999 değil 2000 yılıdır. Oğuz boyunun Gün. Osman Bey. Ankara 1994. nr. Ay ve Yıldız Hanlarından meydana gelen kollarına Bozoklar denmektedir. alem ve tuğ gibi saltanat alametlerini gönderen Anadolu Selçuklu Sultânı Sultân III. Selçuklu Devleti fiilen sona ermiĢ ve uç gazileri (Serhad Ümerâsı) de bir araya gelerek Osman Gâzî'yi saltanat tahtına oturtmuĢlardır. I. Ġsmail Hakkı.). Tevârih-1 Âl-i Osman. Kayıların Hz. 41. Bu resmi kaynaktan baĢka günü belirten vesika bulunmadığına göre. I. Mehmed Ali ġevki.. çok zorlamalarla yorumundan ibaret olduğunu. Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. 61. Osmanlı Tarihi. Yılmaz. 7 vd. Öztuna. 4. 8. sadece menkıbe kabilinden bazı olayların. Feridun Bey. Ġstanbul. Ancak kutlamalar.29 Her ne kadar Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığına alâmet olacak bazı olaylar daha önce meydana gelmiĢse de -688/1288-1289'de tabi ve alemin gelmesi gibi-. I. Lütfi PaĢa. c. Salnamenin bu bilgiyi nereden aldığı bütün araĢtırmalara rağmen elde edilememiĢtir. son yapılan ilmî araĢtırmalar ve de ortaya çıkan bazı Osmanlı sikkeleri. sh.. Yeni Seri. I. 1994. Ziya Nur. 250 vd. Bu yıl içinde Osman Bey'e tabi. belki Moğol neslinden olabile3 NeĢri. Ġstanbul 1998 I-II. Osmanlı Devle-ti'ni kuran Osmanlı Hanedanının aslen Türk olmadıklarını. sh. ÂĢıkpaĢa-zâde. Osmanlı Tarihi. c. sh. 106-108. Osmanlı Devleti'ni kuran ve ona adını veren Osman Bey'in ve babası Ertuğrul Gâzî'nin. 25. 30 BĠLĠNMEYEN OSMANLI çeklerini ileri sürmüĢler ve hatta bazı tarihçiler. I. Kayseri 1997. Efdaleddin. doğru olanın 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi olduğudur ve netice olarak Osmanlı Devleti'nin 700. UzunçarĢılı. Bunun dıĢında. TOEM. Müslümanlıklarının dahi Anadolu'ya geldikten sonra gerçekleĢtiğini söyleyecek kadar ileri gitmiĢlerdir. Ġbn-i Kemal. 48. sh. Köymen. I.

5. Bu görüĢleri bir iki cümle ile özetledikten sonra kendi kanaatimizi zikredeceğiz. ilim adamları tarafından son zamanlarda bulunan "Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp" Ģeklindeki bir sikke de açıkça bu görüĢü teyit etmektedir. kendine yer edinmiĢ ve teĢkil ettiği Osmanlı Milleti dahi. ortaya çıkan Osman Bey'e ait bir sikkeyle ve kaynakların ittifakı ile kesinlik kazanmıĢtır. Yüzyılın baĢında yerli ve yabancı araĢtırmacılar çokça durmuĢlar ve 400 atlıdan cihan devletine geçiĢin sırlarını araĢtırmıĢlardır. Gibbons'un aynı adı taĢıyan Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu adlı eserleri. bu önemli hatıraların tesiriyle Süleyman ġah adının Seiçukoğuiiarmdan Osmanoğullarına geçiĢin bir sembolü olduğu düĢünülebilir4. Osman Bey'in babasının Ertuğrul Gâzî olduğu. Fuad Köprülü'nün Gibbons'a ait görüĢün tenkidine yüzde yüz katılırken. kendisinde Ġslâm milletinin birliğine vesile olmak gibi bir kabiliyet vardı. diğer Oğuz boylarının göç hareketlerine benzer Ģekilde. Fuad Köprülü'nün ve H. Ertuğrul Gâzî'nin annesinin ise. aynı zamanda Ġslâm'dan aldıkları ve Osmanlı adı altında aynı pota altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüĢüne borçludurlar. Karamanoğulları ve Germiyanoğulları gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz? Osmanlı Devleti'nin kuruluĢu üzerinde. Moğol istilasının etkisiyle Anadolu'ya ve Ahlat'a gelmiĢler. dilleri farklı. Sözün özünü Ahmed Cevdet PaĢa söylemiĢtir: "Devlet-i Aliyye. Ģu anda Domaniç'de medfûn buluBĠLĠNMEYEN OSMANLI 31 nan Hayme Ana olduğu ifade edilmektedir. Anadolu Fâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk sultânı olması hasebiyle. Osmanlılar. baĢlangıçta. tavır ve ahlakları ayrı ayrı çeĢitli milletlerin en güzel edeb ve tavırlarından seçilmiĢ üstün ve güzel bir topluluktur. hâlâ Türk Mezarı diye bilinmektedir ve toprağı Türkiye Cumhuriyetine aittir. Bu Devlet-i Aliyye.de birbirini tutmadığı açıkça görülür. Klasik nakillere göre. Peygamber'e bile isnâd olunmaktadır. Hatta bazı kaynaklarda. Süleyman ġah'ın boğulması üzerine kollara ayrılarak Anadolu'ya yayılmıĢlardır. Koca Bizans'a karĢı. aynı yazarın Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda söz ettiği Ġslâm Milleti veya tarihî ifadesiyle Osmanlı Milleti izahını yabana atmak da mümkün değildir. Selçuklular zamanında doğudan batıya ve nihayet Anadolu'ya göç etmeye baĢlamıĢlardır. Ahmed Cevdet PaĢa ve benzeri bir çok son dönem tarihçileri de bunu ifade etmiĢlerdir. tahrip ve yağma maksadıyla yapılmıĢ bir akın değildir. belki planlı bir yerleĢmedir. lakin Türklüğe mahsus olan üstün sıfatlar ile Ġslâmî Ģecâ'at ve dindarlığı kendisinde toplamıĢ bir kabile olduğundan. Ġkinci konuya yani Ertuğrul Gâzî'nin babası meselesine gelince. Ancak Ertuğrul Gâzî'nin babası konusunda farklı görüĢler bulunmaktadır. II. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen. Osmanlıların soyu. onun isminden kalan bir hatıra olarak zikredilmesi kuvvetle muhtemeldir. MeĢhur olan birinci rivayet. daha evvel Ġran'da Manan denilen yerde Süleyman ġah idaresinde yaĢayan Kayılar. çok eski zamanlardan beri Türkistan'da dahi han ve sultan olarak el-hakk asîl ve soylu bir Türk hanedanıdır". Balkanlardaki fetihleri. Ġdris-i Bitlisî'nin HeĢt BehiĢt'i ve ġükrullah'ın Behcet'üt-Tevârîh'i gibi ilk dönem kaynakları da ifade etmektedir. Buraya kadar doğrulara . Yazıcıoğlu'nun Selçuknâmesi. ilk dönem tarih kaynaklarının çoğunun ve hatta elimizdeki Ģecerelerin ifadesine göre Süleyman ġah'dır. Bunların dedeleri de. Kılıçarslan'ın da tarihî Türk Mezarına yakın bir yerde Dicle'nin Habur koluna düĢerek vefat ettiği nakilleri nazara alındığında. Bu sebeple. Caber Kalesi yanındaki bu menkıbevî mezar. ancak büyük devlet olmalarını. Dolayısıyla Osmanlılar Türk'türler. Eskiden beri Oğuzların bir Ģubesi olan Kayılar. oradan da Mardin'e 250 km kadar güney-batıda yer alan Caber Kalesi yakınında Fırat nehrini geçmeye çalıĢırken. ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu'daki topraklarını geniĢletebilmiĢlerdir. bunlara misâl olarak zikredilebilir. Gündüz Alp'in kabrinin Ankara yakınlarında olduğu ve gerçekten Süleyman ġah'ın oğlu Selçuklu Sultânı I. Bu dediklerimizi. Osmanlılar. Hz. Abdülhamid'in emriyle türbe yapılmıĢtır. özellikle 20. diğer devletler gibi. sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil. Ertuğrul'un babasının Gündüz Alp olduğu Ģeklindeki ikinci görüĢtür. Bunların ilmî değerleri yoktur. her ne kadar bir küçük hükümet Ģeklinde idi. belki yeni topraklar feth ederek. A) Bu konuda Gibbons'un baĢını çektiği bir nazariyeye göre. A. Bilindiği gibi Süleyman ġah. Ancak doğru olan. Zira Enverî'nin Düstûr-nâme'si ve Tevkil Mehmed PaĢa'nın Tarihi gibi önemli Osmanlı kaynakları bunu ifade ettiği gibi. imtiyazlı bir toplum içinden ortaya çıkıp da hazır millet ve memleket bulmuĢ bir devlet değildi.

Köprülü. 201-204. 421-452. Fuad Köprülü'nün gaza ruhunun ve i'lây-ı kelimetullah gayesinin bu konudaki rolünü küçümsediği kanaatindeyiz. Tevârîh-i Âl-i Osman. 29-41.-. 17-27. 79.. A. Lütfi PaĢa. I. Künhü'l-Ahbâr. ancak dine dayanan yeni bir Osmanlı ırkı meydana getirerek yerli Rumları da yanlarına aldıklarını. Fuad. Bu görüĢ daha sonra gelen tarihçiler tarafından. 219-313. Osmanlı Devleti'nin vahdetçi ve muhafazakâr tavrı sebebiyle. sh. I. M. Fuad. Ahlat'tan Domaniç'e gelen Ertuğrul Bey ve neslinin insan yapısına bağlamaya çalıĢmaktadır. 93-103. Balkanlarda Osmanlı'nın yayılıĢının tamamıyla muhafazakâr bir karakter taĢıdığını.. Köprülü. nihayet Osmanlı Beyliğinin bulunduğu yerin jeopolitik durumunun. harb esirlerinin Ġslâm'ı kabul etmesinin onlar için imtiyaz olduğunu ve kısaca Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunu yeni bir dinle yeni bir ırk ortaya çıkarmaya borçlu bulunduğunu açıklamaktadır. . c. Osmanlı kabilesinin asil oluĢunun. Moğolların baskısı sonucu Anadolu'ya göç eden Türkmenlerin gaza ruhu ile Bizans topraklarını Dâr'ül-Ġslâm yapmak üzere gayretlerinin. daha sonra Osmanlı aĢiretinin küçük bir aĢiret olduğunu. Belleten. . aslında kendi nüfuslarının az olduğunu. Anadolu'da oluĢan Gâziyân-ı Rum. eski Rum. sosyal ve iktisadî grupların. Ahmed Uğur neĢri. Osmanlının kuruluĢunun maneviyat erenlerinin gayretiyle mümkün olduğunu ve ahilerin rolünün asla inkâr edilemeyeceğini açıklamaktadır. . din ve medeniyet konusundaki devamlılığı da müĢahede edince. Selçuklu Devletinin zaafa düĢmesi ve Anadolu Beyliklerinin kurulması gibi bu dönemde meydana gelen büyük siyasi olayların. baĢta Iorga olmak üzere. yeni Müslüman olmanın heyecanıyla gayr-i müslimleri de zorla ĠslâmlaĢtırdıklarını. E) Bütün bu görüĢleri yazdığı önemli eseriyle tahkik ve tenkit eden Fuad Köprülü. 68-73. sh.32 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI C) F. Tevkil Mehmed PaĢa Tarihi. nr. Gibbons'u Ģiddetle tenkit ettikten sonra. 57-58. UzunçarĢılı. Âhiyân-ı Rum.. hatta Moğolların elinden kaçtıktan sonra Anadolu'ya geliĢlerinde Müslüman olmuĢ olabileceklerini. düĢünmeden ve kitleler halinde Osmanlı'ya teslim olduklarını açıkça beyan etmiĢlerdir. bütün meseleyi. sh. Zikredilen sebeplerin elbette ki Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda büyük etkileri olduğunu. sayı 28(1943).. VII. kuruluĢda. doğru Ġslâmiyet'i ve Ġslâmiyet'e layık doğruluğu yaĢamaları ve ilk fetih yıllarında Ġslâm'a olan bağlılıklarının tam olarak devam etmesidir. -. D) Balkan tarihçileri. Giese ise. chapter I. sayı 31(1944). delilleriyle anlatmaktadır. bazen aĢırıya varan tarzda itiraz etmektedir. problemin Ġslâm'ın fetih ve harble ilgili hükümlerinin incelemeden meseleye yaklaĢmak olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. 4 Ġbn-i Kemal. Bu arada Ahilerin Giese tarafından ifade edilen kuruluĢtaki rollerini mübalağalı bulmaktadır. Tevârih-i Âl-i Osman. c. Türklerin sahip olduğu etnik özelliklerin. Köprülü. c. c. TOEM. Köprülü. Fuad. Gibbons. Defter. VVittek. ancak asıl mesele Osmanlıların devlet kurma ve idare etmedeki ilahi kabiliyetlerinin yanında. sh. sn. ânî bir fetih ve yerleĢme mevzubahis olamayacağını. Fuad Köprülü. Osmanlı Tarihi. /¦ = ¦ ¦-. F) Bu arada son zamanlardaki görüĢleri de özetleyen Halil Ġnalcık. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. "Kavı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar". H. M. Belleten. özellikle Fuad Köprülü tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. Sırp ve Arnavut asil sınıfları ve askerî zümrelerinin (voynuklar ve lagatorlar gibi) yerlerinde bırakılarak mühim bir kısmının Hıristiyan tımar erleri olarak Osmanlı tımar kadrosuna sokulduğunu. Bütün bu görüĢleri değerlendirdiğimizde.. sh. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun Etnik MenĢei Mes'elesi". Kantemlr. kısmen yanlıĢ anlaĢıldığı kanaatindeyiz. -¦¦'. Osmanlı Devleti'nin tam bir gazi devlet özelliğini taĢıdığını. B) P. Gibbons'un Osmanlı AĢiretinin önemsiz bir aĢiret olduğu görüĢü ile yeni ihtida iddiasını haklı sebeplerle reddederken. kültür. sn. sn. Ankara 1994. teĢkil ettiği uc kültürü ile Osmanlıların fethedilen yerler halkına tam bir müsamaha içinde yaklaĢtıklarını ve bunun da kaynaĢmayı kolaylaĢtırdığını ifade etmektedir. diğer beyliklerin Osmanlı Beyliğine karĢı hasmâne tutum içine girmemelerinin ve benzeri sebeplerin. VIII. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda ve inkiĢâfında önemli rolleri olduğunu uzun uzadıya açıklamaktadır. 3-5.tercüman olan Gibbons. I. Osmanlı Devleti'nin hiçbir zaman ĠslâmlaĢtırma politikası gütmediği Ģeklindeki görüĢün ise. 87 vd. The Foundation of the Ottoman Empire. Bizans'ın anarĢi ve terör havasından bıkmıĢ köylü ve askerlerinin (akritoi). Bâciyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi askerî. Osmanlı Devleti'nin tamamen dinî sebeplerle olan yükseliĢ tarzına. Âlî. sh.

düĢman bizi hiçbir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. Bilesiniz ki. hükümdar olarak değil. Bu genel giriĢten sonra bazı hususları ifade edeceğiz. Alparslan'dan dinleye1 -düĢersem vurulduğum yre• gibi din ve devlet Ġçin dovu Osman Bey de olum ı mesleğimiz Allah \ Tarih bize gö bağlanmıĢ isek sizdir ve düĢnv zaman açık savaĢta yf. bazen Avrupa'dan destek yerine köstekle karĢılaĢmaları. Gâzî Mihaller ve benzeri Hıristiyan asıllı kahramanlar bunun . aslında Osmanlı Devleti'nin doğru bir Ģekilde Ġslâm Hukukunun hükümlerini uygulamalarıdır Ģeklinde özetlemek daha doğru olsa gerektir kanaatindeyiz. Eğer Ģehid düĢersem vurulduğum yere gömünüz. kendini iktisadî açıdan devam ettirebilmesi için vergi ve idare açısından kendi vatandaĢlarına zulmetmesi. bir adım geriye bile değil. dinlerine müdahale edilmesi ve hele Ġslâm'a girmeye zorlanması mümkün değildir. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. bataryaları boĢ oldu§u mw Hamaset gı? sedip de ifade c sonra bazı hususi. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar. VVittek'in ve Giese'nin hissedip de ifade edemedikleri duygular olduğu kanaatini taĢıyoruz. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle manevi ve yüksek fedakarlığa sebebiyet verecek ham. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren.. aslında Gibbons'un. Ancak Müslüman olması ile. b. zorla Ġs! . "Oğlum. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢtir. sancak beyi ve hatta sadrazam olabilme hakları) elde etmesi. edilebilir? Bu iman ve ide kıt'aya hükmetmiĢtir ğını ise. yayma gayes ğı yok etme girdikleri olmı . Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ.. "Yârab! beni din yolunda Ģehid. a) Osmanlıların hem Allah'ın kendilerine ihsan ettiği etnik özellikleri ve hem de bulundukları mevkiin her açıdan fetih ruhuna uygun olması. Osmanlıların bu tutumunu gören gayr -i müslimlerde olumlu etkiler yapmıĢtır. elbette ki. Su arada t iktisadî açıcfa zulmetmesi. a) Osmanlıla bulundukları •"'-. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. -Osmanlı Devleti'nin din hürriyeti konusundaki müsamahası.Bilindm ¦•fi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 33 le Ie verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Bu iman ve idealin istikametinde yürüyen "devlet-i ebed-müddet" asırlarca dört kıt'aya hükmetmiĢtir ve medeniyet götürmüĢtür. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. Daima tehlikeyi. bir er gibi din ve devlet için dövüĢeceğim". bizi içimizden h-mücehhez o/urs. devletin ordusundaki Kur'ân'dan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. c) Ancak yerli ve yabancı tarihçilerin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ ve geliĢmesini etkileyen haller olarak açıkladıkları sebeplerin. Bu sesi duyan ve bu ruhla Osmanlı Devletini kuran Osman Bey de ölüm döĢeğinde aynı ruhu oğlu Orhan'a da aĢılamaktadır. Bir Ġslâm ülkesinde vatandaĢlığa kabul edilen zimmîlerin.-mühlmrofe. Osmanlıların Mihaller ve b> lar. gerilemi-Ģizdir ve düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. ah ir ette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. Ġslâm Hukukundaki din hürriyeti prensibinin aynıyla uygulanmasıdır. 107l'de M-1 ¦••. Hamaset gibi görülen bu cümleler. Müslümanlara ait bazı imtiyazlı haklar (mesela vali. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar modern silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin.c) Anca? etkileyen hai1 Ģekild! olsa gr ¦Osman: din hürriyeti : edilen zimrtv mümkün dec (mesela vali. b) Bu arada kendilerine düĢman olan Bizans'ın yıkılma noktasına gelmesi. Mer ak edenlere sormak istiyorum. mesleğimiz Allah yoludur. i pa'dan deste-destekleyeni.Çünkü Ģu Müslüman Türk Devletinin bir zamanlar. Sırplar ve Bulgarların Ortodoks olmaları hasebiyle. Tarih bize gösteriyor ki. Bu Ģanlı tarihin temelinin nasıl atıldığını ise. 1071'de Malazgirt'te konuĢan ve sesi tarihin derinliklerinden bize akseden Alparslan'dan dinleyelim: "Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaĢacağız. kuruluĢ ve geliĢmelerinde mühim rol oynamıĢtır. elbette ki yukarıda zikredilen sebepleri destekleyen etkenler olmuĢtur. Kuru kavga değildir". biz Müslüman Türkler. Bizanslılar.

Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. diğer vazifelerin verilmesinde (vezâret-i tenfîz manasını taĢıyan görevler. Çandarlı Kara Halil'lerin. Molla Muhammed Cemâlüddin Aksarayî'lere.. Sultân Orhan Gâzî'nin Bursa'yı fethedip Rumeli'ye yöneliĢinde. ġeyh Edebali'ler. Sultân Murâd Hüdâvendigâr Kosova'da Ģehâmet destanları yazarken. bu.. re'îs'ül-fityJn. yedi düvele karĢı cihad yürüten Osmanlı Devleti'ni durdurmak mümkün olmamıĢtır. ancak i'lây-ı kelimetullah diye ifade edilen Ġslâm'ı yayma gayesinden asla taviz vermemiĢlerdir. baĢka dinlere ve milletlere ait olsa da. Alp Gündüz. lag ator ve martoloslar adı altında askerî ve idarî görevlerde istihdam edildikleri gibi. bazıiçisyae lirgin '¦ Iriiği ku bunların ¦¦ ¦ ne. BektaĢ Velilere dt Hıristiyan â:< Ali PaĢalar. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde. 20-44. tasavvuf vasıtasıyla. . B)* ırafıno.Bilindiği gibi.. Bulgarlar ve diğer Balkan milletleri. sancakbeylik. medrese. 67-108. subaĢı. sonrakilerin hatasıdır. Phoenix 1994. Akça Koca ve Köse Mihal gibi büyük gaziler kadar. Ġslâm âleminin içinde kudsî bir rabıta olan kardeĢliğin inkiĢâfına ve geliĢmesine en önemli sebep olmuĢlardır. valilik. Molla Fenarî'lere. Bu sebeple Sırplar. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". Ġslâm'a aykırı olmayan ve ama insanlığa yararlı olan müesseselerin ve kanunların. devam rını ve . A. . Kutlu Beğlere. Kara TimurtaĢ ve Hacı Ġl Begi'ne dayandığı kadar. H.. nr. gayr-i müslimlere kadılık) sakınca görmemiĢtir. The Foundation of the Ottoman Empire. elbette ki Lala ġahin ve Hayreddin PaĢa'lar kadar Molla Davud-ı Kayserî'lerin. Ġslâm âleminin değiĢik bölgelerinden ve özellikle Horasan'dan gelen erenlerin yani Sadreddin Konevî'ler. Mevlânâ Celâleddin Rûmîler. Âhiyân-ı Rum. Gibbons. 58. Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkileri hakkında neler biliyoruz? Osmanlı Devleti'nin ulu çınarı. liyakatli âmirler ve ilmiyle amel eden âlim ve meĢâyıhların da desteğiyle. Gazi Rahman.. . sh. Rıfat. Karaca Ahmed'lerin ve Geyikli Baba'ların da payları vardır. Ġstanbul 1993.Osmanlı Devleti. iktibas edilmesinde veya vatandaĢ olan gayr-i müslim tebaanın kendi inanç ve âdetleriyle baĢbaĢa bırakılmasında hiçbir mahzur görmemiĢtir.1 . Dolayısıyla Osmanlılar. zaten Müslüman Türk kültürünün bir parçasıdır.. The Classical Age 1300-1600.. Toplum ve Ekonomi.. Ġ-nalcık. kendilerine tımar ve ze'âmet de verilmesi ihmal edilmemiĢtir. Ġslâmiyet. . cami ve tekke üçlüsünden aldığı iman suyu ile büyümüĢ ve 600 sene hayatiyetini devam ettirmiĢtir. Ahi Evran'lar ve ġeyh Baba Ġlyas'ların bulunduğunu baĢta Osman Bey olmak üzere bütün Osmanlı PadiĢahları görmüĢ ve hissetmiĢtir. chapter I. Ahmed Tevhid. tımar eri.Bütün bunlara maneviyât erenlerinin gayretleri de ilave edilince. TOEM. The Ottoman Empire.. sh. zorla ĠslâmlaĢtırmamıĢlardır. Osmanlıya ve Ġslâm'a kitleler halinde girdikleri olmuĢtur. sh. Okyay. Osmanlılar kuruluĢ döneminde bu prensibi eksiksiz uygulamıĢlardır. Koca Efendi'lere ve ġeyh Hacı 5 Köprülü. üç mühim ve sarsılmaz kale olan medrese. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Bu üçlü. Dursun Fakih'ler. 1200-1204. 6. Bu sebepledir ki. Gerçekten küfür âleminin ve Hıristiyan dünyasının sinsî siyâsetleri ile Ġslâmiyet'in güneĢini söndürmek için vâki olan müthiĢ hücumlarını. Meseleye böyle bakmak ger ekir kanaatindeyiz5. yanında cihâd eden Gâzî Evrenos'lara. bazı tarihçilerin ifade ettiği uc kültürü. gayr-i müslimlere sadrazamlık. denen ġeyh Tapduk Emf Molla ġemse: ĠĢte ÂĢr müstakil teĢt A) 6izl> diye bilinen c unvanıyla anıl. belli 34 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN' yerlerde kadılık ve devlet baĢkanlığı gibi görevlerin dıĢında (vezâret-i tefvîz manasını taĢıyan görevler). Yerli halk. bu müsamahayı ve Hıristiyanlığı yok etme gibi planlarının olmadığını görünce. Osmanlı ulu çınarı kendi zamanında Osman Bey'in koskoca Bizans Ġmparatorluğu karĢısındaki fetih ve zaferlerinin arkasında.. Ġstanbul. Halil. Bu sebeple.neticesidir. "Stefan DuĢan'dan Osmanlı Ġmparatorluğuna. voynuk. 19. cami ve tekke üçlüsü koruyabilmiĢtir. Sonradan buna riayet edilmediyse. özellikle Wittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum. Osmanlı Ġmparatorluğu".

ĠĢte ÂĢıkpaĢa-zâde. giyimlerini ve hareket tarzlarını teĢkilâtın nizâmlarına uydurmak mecburiyetindedirler. ahlakla san'atın ahenkli bir birleĢimi olan ahi teĢkilâtını kurmuĢ ve o denli itibarlı bir hale getirmiĢtir ki. kılıcını ahi usulüne göre kuĢanmıĢ ve Orhan Gâzî ise ahiliğin önemli bir savunucusu olmuĢtur. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 35 BektaĢ Velilere de dayanmıĢ ve onlardan manevî imdâd taleb eylemiĢtir. Türkler Müslüman oldukdan sonra Gazi unvanıyla anılır olmuĢlardır. fütüvvet teĢkilâtının Türkler tarafından geliĢtirilen ve özellikle Anadolu'da yayılmıĢ bulunan bir Ģeklidir. gayretleri neticesinde Osmanlı Devleti gibi büyük bir devlet ortaya çıkmıĢtır". Zaviyeler bir merkezde toplanmıĢtır.. genellikle bekâr gençlerden san'at ve meslek sahibi olanların bir araya gelerek kendilerine reis tayin ettikleri Ģahsa ahi adını vermiĢler ve bu cemiyete de eskiden olduğu gibi fütüvvet demiĢlerdir. ġeyh Abdurrahman-ı Erzincânî'ler. ordu ve Ģehirlerdeki belli sınıf kahramanlardır. Anadolu Selçuklularının yer yer Alp unvanını kullanmaya devam ettikleri anlaĢılmaktadır. hanımları ks fil iLj L' lariîi. Ahi Evran esnafın birlik ve beraberliğini. ġeyh Kutbuddin Ġznikî'ler. bu durum yüz yıllar süresince bütün esnaf ve san'atkârlara yön vermiĢtir. tutun nıĢma sat Fûtu teĢk. çalıĢma esaslarını. 740 maddeyi bulan fütüvvet nizâmnâmeleri vardır. Kısaca Asya'dan gelen san'atkâr ve tüccar Türkler'in. Mevlâna. esnaf . ġeyh Hâmid bin Musa Kayserî'ler. Her meslek erbabının bir ahi baba denen reisi mevcuttur. Yunus Emre'ler. yeletopla kank_ nizâmlanra Kısa. zaviye ve tekkeleri birer meslek kuruluĢları haline getirerek bu görevi ifa etmiĢtir. B) Âhiyân-ı Rum: Anadolu Ahileri: Ahî teĢkilâtı. Bu reisin baĢkanlığında bütün üyeler. bunlar sırasıyla Ģunlardır: A) Gâziyân-ı Rum = Gâzîler ve Alpler: Daha evvel Türk toplumlarında Alpler diye bilinen bu mana ve madde kahramanları. gayret mıĢtır". Osman Gâzî. millet ve din uğruna canlarını ve mallarını feda eden erler. Kısaca "ahilik millî bir birlik olup. Tapduk Emre'ler. Bunlara re'îs'ül-fityân. Ve nihayet Hıristiyan âleminin korkulu rüyası Sultân Yıldırım Bâyezid Niğbolu Zaferini kazanırken. Bunlarla kastedilen. Moğol istilası ve bazı iç isyanlar sebebiyle Müslüman Türklerin birliği bozulmuĢ ve halk önemli ölçüde tedirgin olmuĢtu. ġu anda KırĢehir'de medfûn olan Ahi Evran (1306 yılına kadar hayatta olduğu sanılmaktadır). bunların da toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdir. C)Mcı. dinî ahlâkî kaideleri . Reislerine Ģeyh veya ihtiyar da derler. olup. Emir Sultân denen ġeyh ġemseddin Muhammed Buhârî'ler. ayyârların baĢı veya sipâhsâlâr-ı gâziyân da denmektedir. Yunus Emre ve Ahî Evran da bunların ileri gelenleridir. vatan. ĠĢte böyle bir buhran döneminde halkı birbirine sevdiren ve yeniden birliği kuran manevî liderler ortaya çıkmıĢtır. Ön Asya'daki yerliler karĢısında tutunabilmeleri ve beraber yaĢayabilmeleri. Ali PaĢalar ve TimurtaĢ PaĢalar kadar. Müslüman Türkler. ĠĢte bu zaruret. ancak aralarında bir teĢkilât kurarak dayanıĢma sağlamalarıyla mümkündü. bu maneviyât erenlerinden Anadolu'da bulunan büyük ve müstakil teĢkilâtlar tarzında bahsetmektedir ki. Hacı Bayram Veli'ler ve Molla ġemseddin Fenarî'lerden manevi yardımlar almıĢtır.reis tayir fütik kurmuĢ ve. Fütüvetnâmelerden öğrendiğimize göre.

nüfuzu ve kudreti arttı. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. sh. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar. Sultân Orhan'ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtûn iledir. NeĢet. 27 Ocak 1300'de Selçuklu Sultânı III. vefatından sonra Hân ve Sultân denmiĢtir. Taeschner. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey.86/b-91/b. Çağatay. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". 24 yaĢındayken babasının yerine geçti. bir görüĢe göre. BektaĢi Babaları veya Alevî Dedeleri diye açıklamak.Fütüvvetnâmelerde zaten mevcut olan bir esnaf ve san'atkârlar kaynaĢma ve kontrol teĢkilâtının yani ahiliğin kurulması sonucunu doğurdu. Osman Gâzî. Osman Bey'in yarı istiklâlini kazanması demektir. Gıyâseddin Mes'ûd'un 1284'de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak. ÂĢıkpaĢa-zâde. Belleten. Ergin. Osman Gâzî. Ġlk evliliği. Kısaca bu dört teĢkilât Osmanlı Devleti'nin kısa zamanda kurulmasında ve maddi-manevî açılardan fethedilen toprakların ihya olunmasında çok etkili rol oynamıĢlardır6. 1258 tarihinde Söğüd'de veya Osmancık'da dünyaya geldi. 204-206. alem ve tuğu Osman Beye bir ferman 6 Köprülü. sayı 203(1988). 1289 yılına doğru ġeyh Edebali'nin kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn ile evlenince. 1/537-551. Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun'dur.. c. sh. 485-500. 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik'i fethetti ve beylik merkezini Bilecik'e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer'i (Holofura'yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. sh. Kendisine Kara Osman. . 7. Osmanlı kaynaklarında zikredilen abdal ve baba lakabını taĢıyan ve ilk Osmanlı sultanlarıyla beraber 36 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI harblere katılan tahta kılıçlı ve cezbeli derviĢler bu gruba girdiği gibi. LII. hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıĢtır. XLV-2. C) Bâcıyân-ı Rum: Bu tabir ile uc beyliklerindeki Türkmen kabilelerinin cengâver hanımları kasdedilebileceği gibi. bunların Ġslâmi eserleri ve Ģahsiyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. 1281 yılında babasının yerine aĢiret beyi olan Osman Bey. Bu tarih. Bu tabiri. Bu dönemdeki maneviyât erenleri için bkz. "Ġslâmda Fütüvvet TeĢkilâtının DoğuĢu Meselesi ve Tarihî Ana Çizgileri". Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuĢtur. D) Abdalân-ı Rum: Bunlara biz Horasan Erenleri de diyoruz. Mikail. önce Kastamonu'daki Çobanoğullarına. London 1938. Ahmed Tevhid. vrk. Süleymaniye Kütp. 2362. 83-102. sh. sayı 180(1981). Bu hanımından da ġehzade Alâ'addin dünyaya geldi. Semahat Yüksel. kimlerin etkili oldukları. sh. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ safhasında. Osmanlı tarihini bilmemek olur. sayı 142(1972). The Rise of the Ottoman Empire.. XXVII. Osmanlı Devleti'ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiĢ bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. 1200-1204. Osman Bey. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr'ı fethetmesi ve Dursun Fakih'e kendi adına hutbe okutması. Belleten c. 457-472. Tarih. Mehmed Ali ġevki. c. Wittek. 56-90. Osman Gâzi'nin Bizans sınır Ģehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâĢa düĢen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. NeĢet. daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yılı kabul edildi. Zira. Esad Efendi. Selçuklu Sultânı II. sh. cevabın baĢında zikredilen maneviyât erenleri de bu gruba girmektedir. "Anadolu Türklerinin Ekonomik YaĢamları Üzerine Gözlemler (Bu alanda ahiliğin etkileri)". hanımlara ait tekke mensupları da kasdedilmiĢ olabilir. Fahruddin ve Mu'înüddin de denmiĢtir. Franz. Çev. Çağatay. "Anadolu Selçukluları Devrinde Anadolu Bacıları (Baciyan-ı Rum) Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir? ". Bayram. 1280 civarında. nr. mesela ġakâık'da. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı toprakları onun zamanında ne kadar büyüdü? Osman Bey. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. sh. tuğ ve mehterhane ile uc beyi olmuĢtur. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". 3051. Paul. 203-236. Belleten. sonra da Kütahya'daki Germiyanoğullarına bağlı idi. Bir Türk Kurumu Olan Ahilik. Ankara 1974. ile göndermesi ile artık yakın bir yerde YeniĢehi bu fetihlerde kendisine ' . sh. A-lâ'addin Keykubad'ın saltanat alâmeti olan tabi. Mecelle-I Umûr-i Belediye.

Ġbn-i Kemal gibi olayı nakleden tarihçiler.' diyerek bir dedikoduya dikkat çekmiĢlerdir. 1324 yılı eden Osman Bey. Pazarlı Bey ve Çoban Bey. vasiyeti 2. Tev Âlî. Mehmed Zeki.. Pazarlı Be] zamanında Osmanoğullarınıı Akyazı ve Hendek. Demek ki. oğlu Orhan Bey'e ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü yılında Ġlhanlı Hükümdaı Osmanlı Devleti tamamen Bey'in Müslüman olması/ yılından itibaren çevrede / Bey'e devretti. Amca Dündar Bey'in Söğüd'e gelmeden vefat ettiğini belirtmektedirler. Hasan Alp'a Yarhisâr'ı. Amca Dündar Bey.000 km2'ye çıkaran Osman Bey'in Orhan ve Alâ'addin dıĢındaki çocukları Ģunlardır: Fatma Hâtûn. ĠA. Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16. Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi. Akhisar ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti. 1324 yılı ġubat ayında Bursa'nın fethini görmeden 67 yaĢında vefat eden Osman Bey. 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey'e devretti. t.' Tarihi. böyle bir olayın vukuu dahi Ģüphelidir. Özellikle bu olayı a-çıklar mısınız? Evvela bu olayın. 1313'de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey'in Müslüman olmasıyla Mekece. c. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey.5 yıl sonra 1326 yılında £ Babasından 4800 km Bey'in Orhan ve Alâ'addin c Bey. 100 yaĢına yaklaĢmak üzereydi diyen tarihçiler vardır. Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve Ģeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ ġeyh Edebalı. Kütahy ilçelerini kapsıyordu.. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir. Hamîd Bey. vasiyeti üzerine. Osman Bey ( tesirler gösterî dan ve nihayet Ġbft-ll ' Ġbn-l Kemal. . ġeyh Edebalı'ya Bilecik'i ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü verdi ve Edebalı'nın torunu Alâ'addin'i yanında götürdü. geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd'den alınarak 2. Ayrıca Dimitri Kanteır vefat ettiğini belirtme Kemal gibi olayı nakle râviler eder ki. Savcı Bey. ġeyh Ulvân Çelebi. Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kasım Karahisârî'dir. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeĢi Gündüz Bey'e EskiĢehir'i. ġeyh Hasan Çelebi ve Baba Ġlyas mutlaka zikredilmelidir7. Bilecik. bu olaya olmuĢ gibi bakmamıĢlar ve sadece 'bazı râviler eder ki. YeniĢehir ve Ġnegöl ilçelerini kapsıyordu. sh. Osman Bey zamanında^ yarar vardır: Âlimlerden en I bin Ebî Kasım Karahisâ'-'-PaĢa. Hamîd Bey. ġeyh Muhlis Baba. Sakarya'ya bağlı Geyve. Osmanlı tarihçileri tarafından meydana geldiği dahi ittifakla kabul. edilmeyen bir görüĢ olduğunu ifade etmek istiyoruz. ġeyh Ulvân Çelet 8. Zira idam hadisesi meydana geldiğinde. oğlu Orhan Bey'e Sultânönü'nü. 8.. 1 "Osman I". EskiĢehir merkez. 1. Maneviyât reislerinden ise.' # ġayet çok zayıf i halinde. ġeyh ÂĢık PaĢa. Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya. Melik Bey. Ayrıca Dimitri Kantemir gibi bazı tarihçiler.hir'i. E "4 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 37 ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuĢtu. Osmanlı Devleti1 Dündar'ı öldürme çıklar mısınız? Evvela bu olayın. Akyazı ve Hendek..5 yıl sonra 1326 yılında Bursa'daki GümüĢ Künbed'e defn olunmuĢtur. 1301 yılında Bursa'ya yakın bir yerde YeniĢehir'i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. Amca Dün. Bugünkü mülkî taksimata göre. d 24. 1308 yılında Ġlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. ı bul edilmeyen bir göri geldiğinde. Künhü'l-Ahbâr.

Bile7 Ġbn-i Kemal. Gökbilgin. ne diyeyim?". Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir? Kaynaklarda Ede ġeyh diye de geçen bu maneviyât eri. ġeyh Edebalı'nın zaviyesinde misafir kaldığında. bâği add edilerek idam edilmiĢtir. herkesin dilden dile naklettiği ve bazı tarihçilerin de Ertuğrul Gâzî'ye isnad ettiği meĢhur rüyasını görmüĢtür. TTEM. Karaman'da dünyaya gelmiĢtir. Dündar Bey olayının meydana gelmediği kanaatindeyiz. c. 41-67. B« (ıĢtır. Dündar Bey'in Bilecik ve Yarhisar Tekfurlarının. ġimdi değil. Bizans ve benzeri düĢmanlar tarafından Osmanlı Devleti'ne karĢı kullanıldıklarını açıkça göstermektedir: "Akıllı Romalıların. 1300-1389. "Köse Mlhal ve Mihal Gâzî aynı adam mıdır". Zira devlete isyan mevzubahistir. ġeyhin koynundan çıkan bir ay Osman Gâzî'nin koynuna girer. son i Edebalı'ya Kozağa burayı vakfetmiĢtir^ Gâzî'nin hanımı ile I büyüklerinden MollJ yakınları defn olunmff . Tayyib. amcası Dündar Bey. diğimize göre. Düzmece Mustafa olayı sebebiyle bir Yunan tarihçisinin kaleme aldığı Ģu satırlar. 70 vd. 1289 veya 1302 yılında meydana geldiği bazı tarihçiler tarafından zayıf bir rivayet olarak nakledilen bu olayda. zira Türkler toparlandılar.ġayet çok zayıf bir ihtimal ile de olsa. Ankara 1996. M. 9. Netice olarak. Vefa) reislerindendir. Mecdî Mehmed Efendi. ġeyh'in taleb<. giriĢtikleri bu iĢleri daha evvel Timur'un Bâyezid'le harb ettiği. Ahmed Uğur neĢri. Yani Yunanlı tarihçi. Lütfi PaĢa. Osmanlı Devleti'nin Fakih. aralarındaki saltanat kavgasının menfî tesirler göstermesinden. geçmiĢ Ġmparatorlar adına bir nevi hayıflanmaktadır. Tevârih-i Âl-i Osman. Elizabeth A. Bu rüyaya göre. Devletler ve Hanedanlar I-V. sh. Ġstanbul 1997. Orada o kadar akıllı ve cesur Roma Ġmparatorları gelip geçtiler ki. Tevârîh-i Âl-i Osman. kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu is ġeyh Edebalı. neden Roma Ġmparatorlarının Düzmece Mustafa olayı gibi diğer Osmanlı çocuklarını da Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanamadılar diyerek. 101-102. ġeyh Edebalı'nın Osman Gâzî ile evlendirdiği kızının a öğrendiğimize göre. sh.. ġey Sultân Orhan'ın annesi. "Osman I". II. sh. tarihçilerin nakline göre bu zayıf rivayet Ģöyledir: Osman Bey devrinde. sh. ağacın altından dağlar yükselir ve dağlardan da ırmaklar akmaya baĢlar. Bilecik'te bir zaviye kurdu ve halkı irĢada baĢladı. Osman Beyi öldürmek üzere tertip ettikleri plandan ve hileden haberdar olduğu ve Osman Bey'in karĢı planla olayı bastırdıkdan sonra amcasını öldürdüğü nakl olunmaktadır. 327-335. Hadâik'uĢ-ġakâık. 11(88).J:-de bu zatın taleb-Edebalı'nın BektaĢilif ġeyh Edebalı. Ġstanbul 1989. 1. Daha önce belirttiğimiz gibi. 38 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cik tekfurunun yakalanmasına fiilen engel olduğundan dolayı. 20-24. Hanefi hukukçusu Necmeddin Ez-Zâhidî'den fıkıh ilmini öğrenen Edebalı. Âlî. Mehmed Zeki. Osmanlı Tarihi. Bu rüyasını ġeyh Edebalı'ya anlatan Osman Gâzî'ye ġeyh'in cevabı aynen Ģöyledir: "Hak Te'âlâ sana ve nesline padiĢahlık verecek. Asıl adının Ġmâdüddin Mustafa bin Ġbrahim bin Ġnac el-KırĢehrî olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. 102-116. Osmanlı Hânedânındaki erkek evlâtların ne kadar merhametsiz bir Ģekilde. eğer anlatılan olaylar doğru ise. Zachariadou. zaten had cezası olarak idam cezasının verildiğini söylemek mümkündür8. Dündar Bey'in Osman Bey aleyhinde faaliyetlerde bulunmasından ve nihayet Ġbni Kemal'in zayıf bir rivayeti naklederken verdiği bilgilere göre. aynı anda göbeğinde bir ağaç biter ve gölgesi bütün dünyaya yayılır. Öztuna. ġayet gelmiĢ olsa dahi. Defter. bazı kaynaklara göre. onu yakaladığı ve ordusunu imha ederek onu mağlup ettiği zaman yapmaları zarureti vardı. I. Osmanlı Beyliği. Kızım da senin helâlin olacak". Mübarek olsun. Fâtih devri soruları içinde bulunan KardeĢ Katli ile alakalı soruların cevabında yapacağız.. 196-201. Burada had suçu söz konusudur. Konunun asıl ayrıntılı izahını ise. Bir seferinde Osman Bey. sonradan ġam'a giderek oradaki âlimlerden Ġslâmî ilimler dersini tamamladı. ĠĢte bu sırada âlimleri ve maneviyât erlerini çok seven Osman Bey ile tanıĢtı ve o-na dinî ve idarî konularda danıĢmanlık yaptı. c. ġam'dan döndükten sonra kendisini tasavvufa veren ġeyh Edebalı. nr. Künhü'l-Ahbâr. ĠA. UzunçarĢılı. sh. bu olayın meydana geldiğini kabul etmemiz halinde. sh. Vefâilik is ile hiç bir ilgisi yoktur. 17 vd.

217. Lütfi PaĢa. Tevârih-i Âl-i Osman.. sh. II. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. sh 107-108. ġeyh'in talebesidir ve Osmanlı Devleti'nin ikinci kadısıdır. Bilecik'te ġeyh Edebalı Zaviyesinde türbesi olup burada Osman Gâzî'nin hanımı ile birlikte Edebalı'nın hanımı. 20.. ġerafettin Turan). Köse Mihal. sh. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. ġeyh Edebalı'nın kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu ise ġehzade Alâ'addin'dir. 1 Hacı Kemâlüddlnı gelen Molla Tâceddfnf Bilecik sonra da I meĢveret etme Devleti. TK. UzunçarĢılı. MüMmmtt ÂĢıkpaĢa-zMe.. Mehmed. Hüseyin Hüsâmeddin. sh. T Defter. c. Askerî bir deha olan Orhan Bey. 585. . ġâzelî Tarikatının bir koludur. kısa zamanda Ģöhretini dünyaya duyurmasını. . Çandarlı Kara Halil'in de bu zatın talebeleri arasında bulunduğu söylenmektedir. Dursun Fakih.. I. 43-46.10. Osmanlı Devleti'nin ilk kadı ve müftüsüdür demek daha doğrudur. Orhan Bey zamanında kurulmuĢtur. bir Selçuklu veziri olan Ömer Bey'in kızıdır. 393-394. ġeyh Edebalı. Defter-i Evkaf-ı Hüdâvendlgâr. XXXI. Seyfüddin ve ġücâ'uddin gibi unvanları ilk olarak hakkıyla elde eden ve kullanan zattır. 282/b283/a. Osmanlı Devleti. ! Tevârih-i Âl-l Osm». ÂĢıkpaĢa-zâde. Sultân Orh zamanında hem de ¦ misiniz? Orhan Bey. Tevârih-i Âl-i Osman. Kâmil. sh. Gâzî Mihal Bey ve Ahi Hasan gibi kahramanların gayretiyle. 1324 yılında 36 veya 43 yaĢında babasının yerine Osmanlı Beyliğinin uc beyi oldu. Ġstanbul 1998. sh. TDVĠA. : * BA. II. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Orhan Bey. 4-5. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 39 ile evlendirdiği kızının adı. zamanının büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisarî. vezir Lala ġahin PaĢa ve de önce Bilecik sonra da Bursa Kadılığına getirilen Çandarlı Kara Halil gibi devlet adamları ile meĢveret etmesine ve onların tecrübelerinden yararlanmasına borçludur. 6. Osmanlı padiĢahlarından Sultân.. Netice olarak.* 40 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 130-131. 92-95. I. Mühimme Defteri. Ġstanbul 1864. Akman. annesi Mal Hâtûn Osman Bey'in ilk hanımı ve Selçuklu Vezirlerinden Ömer Abdülaziz Bey'in kızıdır. Kitâb-ı Cihânnümâ. 99. X. 20-21. Vefâilik ise. Hân. c. Tarih. gibi kahramanlar»! 8 NeĢri. (neĢr. II-ORHAN BEY ZAMANI 10.. 68-75. 95. yine ilmiyeden gelen Molla Tâceddin Kürdî ve Vezir Hayreddin PaĢa. Hayrullah E-fendi. c. I.. Osmanlı Tarihi. c. nr. 18. ġeyh Edebalı'nın kızının adı Rabî'a Bâlâ Hâtun'dur. ġeyh Muhlis Baba ve ġeyh Edebalı'nın bazı yakınları defn olunmuĢlardır9. 1281 (veya 1288) de Söğüt'te dünyaya geldi. 428. kardeĢi ve veziri Alâ'addin PaĢa. sh. sh. BektaĢi menkıbelerine dayanarak böyle bir irtibat kurmak yanlıĢtır. (neĢr. sh. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Efendi. . sh. Defter. ġeyh Edebalı. Ġbn-i Kemal. ġeyh Edebalı 1326 veya 1327 yılında Bilecik'te vefat etmiĢtir. EĢ-ġekâık. Orhan Bey. BektaĢi veya Haydarî tarikatı ile hiç bir ilgisi yoktur.: ğimiz gibi. Amasya Tarihi. 4 sh 107-108. vrk. TaĢköprüzâde. "Edebalı". Turgut Alp. ilmiyeden gelen vezir Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa.. annesi I Abdülaziz Bey'in ġücâ'uddin gibi E 36 veya 43 yafl olan Orhan Bey. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları. ¦ ¦¦ ¦ .. Belgelerden öğrendiğimize göre. ġeyh Edebalı'nın BektaĢilik veya Alevîlikle ilgisi yoktur.. nr. ġahin. Vefâiyye tarikatına mensuptur ve aynı zamanda Anadolu Ahilerinin reislerindendir. Ġbn-i Kemal. Orhan i Orhan Bey. son zamanlarında kızı ve torunu Alâ'addin Bey ile Bilecik'te oturan ġeyh Edebalı'ya Kozağaç Köyünün vergi gelirleri tahsis edilmiĢ ve kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn da burayı vakfetmiĢtir... Ancak Sultân Orhan'a ait bir vakfiyeden öğrendiğimize göre.. Dolayısıyla Sultân Orhan'ın annesi. I. Mal Hâtun'dur. ġeyh Mahmûd. 33 vd.. senelerdir çevreden kuĢattığı Bursa'yı 6 Nisan 1326 9 BA.. Zira Dursun Fakih. 42. Defter. Tevârih-i Âl-i Osman. sh.

3 Tarih ve tik S III. 3) Theodora Hâtûn: Müslüman olmadığı ve evliliğin kısa sürdüğü anlaĢılıyor. Sultân Orhan. Ġznik. sonradan onun halefi olan ve yaya ile . Gelibolu yarım adasında. / UzunçarĢılı. artık Osmanlı Beyliği. re. 1327 senesinde Bursa Kadısı Cendereli (Çandarlı) Kara Halil ve vezir Alâ'addin'in tavsiyeleri ile saltanatın en önemli alâmeti olan ilk Osmanlı akçesini (son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikke de bulunduğundan bu görüĢ nakz olunmuĢtur) yani sikkesini bastırmıĢtır. Süleyman PaĢa. bu sefer Anadolu fetihlerine yöneldi ve 1345'e doğru ilk olarak bir Anadolu Beyliğini yani Balıkesir merkezli Karesi Beyliğini Osmanlı Devleti'ne ilhak etti ve Anadolu'da 1354 yılında Ankara'ya kadar ilerledi ve orayı fethetti. Orhan Bey. Daha önceki geçiĢlerden farklı olarak. buradaki Ayasofya isimli Kiliseyi camiye çevirdi ve burada Osmanlı Devleti'nin ilk Üniversitesini kurarak baĢına da büyük âlim Kayserili Molla Davud'u tayin etti. Ġznik'i kurtarmak için hücuma geçen Bizans Ġmparatorunu. ancak püskürtüldü. imza attığı ilk Sultân Orhan'ın Devleti'nin bir > dan dolayıdır. Sultân Orhan zama nik'deki ilk yüksek tahs halefi olan ve yaya ile Hoca. Çanakkale Boğazının Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa'ya geçerken kolaylık olsun diye Süleyman PaĢa'ya hediye etti. 1357 yılında atının ayağının sürçmesi sonucunda düĢerek vefat etti. KÖtH(] mal. 1362 yılında Nisan ayının sonlarına doğru vefat etti. Üsküdar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Kara Mürsel. PaĢa'nın yardım ordusunun öncüsü Gâzî Umur Bey'dir. Ġmroz'a çıkartma yapmak istedi. Rumeli'nde hukuken ve fiilen var olmuĢlardı. Güneyde Çandarlı Körfezine dayanan Osmanlılar. 1349 yılında yardım için Rumeli'ye geçti. Selanik'e kadar geldi ve Ģehri Slavlardan kurtararak geri döndü. Türk tarihinin önemli olaylarından olan Rumeli'ye geçiĢin kahramanı Süleyman PaĢa. tarafından bastırıldı} sikkenin bulunması. 40-65. bu acıya dayanamayan 81 yaĢındaki Sultân Orhan. Bunların aynı zamanda hanımları olduğu düĢünülmemelidir. m bul edilmektedir. 1347'de Süleyman PaĢa. Marmara Denizinin güneyindeki son toprakları da Bizans'ın elinden aldı. I. Müslüman olmuĢtur. 2) Asporça Hâtûn: Bizans Ġmparatoru'nun kızıdır. C Tarihi. Tevârlh-IÂI-lfl sh. böylece 1335'e doğru bütün Ġslâm âleminde ve Avrupa'da Sultân unvanıyla anılmaya baĢlandı. \ 3) Sultân Ort dına yaya adını \ da müsellem ad tayinine giriĢti' Kara Halil'i tay 4) Osmanlı t se de. Osmanlı I Bey tesis etmlj ve itaatsizlik < teĢkili. bu yardıma minnettar olan Ġmparator. Bu hanımları ve bunlardan doğan çocukları sırasıyla Ģunlardır: 1) Nilüfer Hâtûn (Holofira): Yarhisar Tekfu'runun kızıdır. Çandarlı J eden Türkmenler* ğından. 1353 tarihinde. Osmanlı Devleti'n Kayseri ve maneviyât re Ahi Evran ve Musa Abdal 11. Kayınpederi olan Bizans Ġmparatoru'nun kendisine saldıran Slavlar ve Bulgarlara karĢı Orhan Bey'den yardım istemesi üzerine Osmanlı ordusu. sh.tarihinde fethetmiĢ ve Bey Sancağı adıyla oğlu Murad'a vermiĢtir.! 2) Osmanlı I Bey'in zamanında 1 Alâ'addin PaĢa leyman PaĢa da Alp. Bu hadiseden sonra. evvela 3 ġubat 1347 yılında Ġstanbul'a girdi. kaynaklardan öğrendiğimize göre hayatı boyunca 4 hanımla evlendi. Lüleburgaz ve Çorlu'yu da fethettikten sonra. AndronikosA BĠLĠNMEYEN OSMANLI 41 Sultân Orhan zamanındaki büyük ilim adamları ve maneviyât reisleri arasında. Murad ve ġehzade Kasım'ın annesidir. Sonra döndü. ra'iyyetlljl J tayinatlan ve t '" NeĢri. Sult 1) Orhan Bey. 1329 veya nihâî olarak 1331'de Ġznik'i fethetmiĢlerdir. Bizans ile sulh yapan Sultân Orhan. Candaroğullarma bağlı Uluğ Beyoğulları Beyliği de Osmanlı Devleti'ne katıldı. Artık Osmanlının merkezi YeniĢehir değil Bursa'dır. Rumeli fetihlerini onun yerine ġehzade Murâd devam ettirdiyse de. 4) Eftandise Hâtûn: Mahmûd Alp'in kızıdır. kaçmaya mahkum eden Orhan Bey. ġehzade Halil'in annesidir. ġehzade Ġbrahim ve Fatma Sultân'ın annesidir. Ġz-nik'deki ilk yüksek tahsil müessesesinin müderrisi Davud-ı Kayserî. sonra da sulh yolunu tercih etti. Bizans açısından kudsî bir değere haizdi ve bunun farkında olan Orhan Bey. Ġlk darbhane de Bursa'da kurulmuĢtur. Bu arada Bizans Ġmparatorunun kızı Prenses Theodora ile evlendi. Osmanlı sınırlarının Karadeniz ve Ġstanbul Boğazına doğru ilerlediğini gören Bizanslılar. lerinden olan akçe)* Kara Halil'in tavsly halifenin adı. Müslüman olup Nilüfer adını almıĢtır. Darıca ile Eskihisar arasında bir yer olan Pelekanon'da Osmanlı ordularıyla karĢılaĢmıĢlar ve Osmanlılar Ġmparatoru yaraladıkları gibi.

147-191. I.. Âlî. Defter. Osmanlı Devleti'nin ilk Bursa Kadısı ve Kazaskeri Çandarlı Kara Halil. Ġsmail Hakkı. I. bu ilki ortadan kaldırmaktadır. Karaca Ahmed. VL. c. Mırmıroğlu. c. Osmanlı Devleti'nin bir devlet olarak bütün müesseseleriyle onun zamanında ortaya çıkmasından dolayıdır. Sultân Orhan. ġerafettin Turan). UzunçarĢılı. Zira kaynaklara göre. c. Ġlk vezîr olarak Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa tayin edilmiĢtir. c. sh. sh. 120 sene sonra 1447 tarihinde VII. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere. Orhan Bey zamanında Ġznik'te açılmıĢtır.müsellemin teĢkilinde fikir veren Alâ'addin Esved veya Kara Hoca. sh. 207-211. 195196. Ayasofya Kilisesi Camiye çevrilmiĢ. Türkçe'nin ilk resmî dil olarak kabulü de Orhan Bey zamanında olmuĢtur. Hammer gibi bazı batılı tarihçiler itiraz etse de. I. 1326 yılında yeniçeri teĢkilâtını tesis eden Osmanlı Devleti olmuĢtur. Daha sonra da I. V. sh. (ki tarihî belgeler bunu doğrulamaktadır. Kantemir. Aksun. Künh'ül-Ahbâr. Bu arada Alâ'addin Esved adlı âlime danıĢarak bir ordu kadısı tayinine giriĢti ve Osmanlı Devleti'nin ilk kazaskeri olarak da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'i tayin etti. . sh. . sh. Osmanlı Tarihi. Lütfi PaĢa. tapu kayıtları ve benzeri Türkçe yazılı belgeler az da olsa mevcuttur) Karamanoğlu . c. Devletler ve Hanedanlar. Hasan-ı Kayserî ve maneviyât reislerinden ise. Osmanlı Tarihi. XIII. Evrenos Gâzî ve Akça Koca bulunmaktadır. Zira Orhan Bey zamanından itibaren ilk defa. Böylece askerî tarih açısından dünyada ilk muvazzaf orduyu kuran. sh. Ġbn-i Kemal. 103-105. 2) Osmanlı Devleti'nin en yüksek idarî.. Gökbilgin. c. 11. yaya ve müsellemlerin suiistimale baĢlamaları ve itaatsizlik göstermeleri üzerine. Son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikkenin bulunması. c. Osmanlı Devleti'ndeki ilk muvazzaf asker olan yeniçeri teĢkilâtını da Orhan Bey tesis etmiĢtir. Tayyib.çünki Rumeiierinde akmcıiık eden Türkmenler ve daha önce ihdas olunan yaya ve müsellemlerle Âl-i Osman'ın ayakta durması zorlaĢtığından. 117-162. 5) Osmanlı eğitim tarihinde ilk yüksek eğitim müessesesi de. Dünya askerî tarihinde bunu. Bu sikkenin bir tarafında kelime-i Ģahadet ve dört halifenin adı. Konur Alp. Bursa ve Ġznik'i fethettikten sonra bağımsızlığın en önemli alâmetlerinden olan akçeyi yani gümüĢ sikkeyi. Dolayısıyla bu görüĢ doğru kabul edildiği takdirde. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir? Sultân Orhan'ın Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu kabul edilmesi. Kitâb-ı Cihânnümâ. Sultân Orhan'ın imza attığı ilkleri Ģöylece özetlememiz mümkündür: 1) Orhan Bey. Tevârîh-i Âl-i Osman. Kara Mürsel. Çandarlı Kara Halil tarafından tavsiye edildi. Önemli beyler arasında ise. bir Manastır da medreseye çevrilerek müderrisliğine de Fakîh Davud-ı Kayseri tayin olunmuĢtur. (neĢr. 309-321. yeniçeri adıyla adlandırılması yoluna gidildi. sh. vakfiye. Tevârih-i Âl-i Osman. Andronikos Arasındaki Pelekano Muharebesi". ". ġarl'ın Frank-ArĢır adıyla adlandırdığı muvazzaf asker takip etmektedir. Ayrıca Sultân Orhan'ın oğulları Alâ'addin PaĢa ile Süleyman PaĢa da vezirler arasında yer almaktadır. Hıristiyan esirlerden devĢirilmiĢ muvazzaf bir ordu teĢkili. 6) Bazı kaynaklara göre. Defter. 198208. ĠA. Hacı Ġl Bey. bin kadar da süvari yani atlı asker tertip ederek adlarına da müsellem adını verdi. elimizde Sultân Orhan devrine ait Türkçe i'lâm. Belleten. hüccet. 42 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI landırılmasına ve hatta bazı tarihçilere göre. II. diğer tarafında ise 727 hicrî tarihi ve Kayı Boyu iĢareti ile Bursa'da kimin tarafından bastırıldığına dair bilgi bulunmaktadır. Belleten. 40-65. sh. sh. Ahmed Uğur neĢri. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". Ahi Evran ve Musa Abdal baĢta gelen simalardandır10. sh. Öztuna. II. . 3) Sultân Orhan ilk defa bin kadar Türk gencinden daimî bir ordu teĢkil ederek a-dına yaya adını verdiği gibi. Seyyid Ahmed-i Kebîr-i Rufâ'î. 73-86. sayı 34(1945). Ankara 1991.. Ġki büyük Hıristiyan Konsül'ünün toplandığı Ġznik fethedilince. 27-31. I. 67-108. UzunçarĢılı. 36-50. IX. "Orhan". Ġbn-i Kemal. bir devletin yürütmeye ve yargıya ait yazılı belgeleri Türkçe yazılmaya baĢlanmıĢtır. 1327 yılında Bursa'da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in tavsiyeleriyle bastırdı. Murad devrinde esas teĢkilât10 NeĢri. M. Tevârih-i Âl-i Osman. sayı 50(1949). Neticede. 4) Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. . adlî ve siyasî makamı olan Divan da Orhan Bey'in zamanında temellendirilmeye baĢlanmıĢtır. ra'iyyetliği kabul eden Hıristiyanların dinç ve gençlerinden birkaç yılda bir bin nefer kadar alınıp tayinatian ve ulufeleri verilmesi kararlaĢtırıldı". "Orhan Bey ile Bizans Ġmparatoru III.

c. Ancak 60.000 km!'lfk t Batılı tarih ğer din mensuı hasebiyle dost < zirvedeydi..000 kiĢilik haçlı ordusu 10.. Ahmed Cevâd.. Lütfi PaĢa. c. 724 Rebîülevvel-1324 Mart.. Sultân I.. Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında bu ilerleyiĢi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V.. Ġstanbul 1297. UzunçarĢılı. 124-128.. . UzunçarĢılı. Hüdâvendigâr. 1375'de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiĢ oldu... hükümdar demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti'nin baĢĢehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa'ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi. sh.„. 207-211. Osmanlı açısından farklı bir yöne çekilmektedir"..". sh. Kitab-ı Evvel. I. sh.. 11 Âlî.! oğullarını dağıtıp) Osmanlı'nın bozguna uğrattı Bulgari Ġle Ulahı Kosova'da 20 H« ordusu. 7-8. Karaman oğulları rahatsız olmaya baĢladı ve 1386'da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı baĢladı. . Belleten. sh. çocuklarını.. Urbanus'un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı. c. 1362 Temmuz'unda Edirne'yi zabtetti ve kendisine yeni baĢĢehir yaptı. UzunçarĢılı.Mehmed Bey'in ilk resmî olarak Türkçe'yi kullandığına dair izah tarzı. Osmanlı Tarihi. t llfcıınçuıO |l73-188.. 36-50. Murâd..000 kiĢilik Hacı Ġlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363). ..tl iffetti BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 40-44... 1.... 1383'de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı'yı metbû' tanıyınca. Murâd Hüdâvendigâr ve Gazi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd. Aksun. . t tında büyükf hur SaruaJ zikn Asrındakfî kadılarınd sı unvanı ZE Marya' kızı. 4-1 Yıldırım f Bey. Tevârîh-i Âl-i Osman. sh.1 kadar sürecek < MiloĢ Oblllç adlı) larak Ģehid edildi j haz/resine gömü Osmanlı'nın eline i bede bizzat bulu 500.. sayı 17-18 (1941).. Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe'nin fethi takip etti (1363). 27-31. hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız? Osmanlı tarihinde I. Her ı asıl yeniçeri ve i ilk kuĢatan Osı Murâd Hû ehliyetli devleti tân Murâd zarr zikretmek gen Maliye te. V.. . sh. I. Seferlerine Ankara'nın yeniden fethiyle baĢlayan Sultân Murâd. Tarih-i Askerî-i Osmanî.„. Acemioğlanlan 1 Vezir o!du ve i arasında ise.. V. Ġsmail Hakkı. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". "Gâzî Orhan Bey vakfiyesi. 7"IMIft [»i. Her ne kadar. c. Ġsmail Hakkı.SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ 12.. Künh'ül-Ahbâr. Murâd'ı. Osmanlı Tarihi.. sh. Bunu Sırbistan'ın bir kısmı ile Bulgaristan'ın Osmanlı'ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaĢma imzalandı. III. -. 277-288.. 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaĢlarında iken Osmanlı PadiĢahı olarak tahta geçti..

I. c. PaĢa Yiğit. Osmanlı Tarihi. 2-Ya'kub Çelebi. 3. I. Batılı tarihçilerin de itirafıyla. "Osmanlı tarihinin Ġlk Devirlerine Ait Bazı YanlıĢlıkların Tashihi".Savcı Bey. sayı 81-84 (1957). Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaĢlarından daha iyi davrandı. kahramanlıkları ile meĢhur Saruca PaĢa. Ġne Beğ. Bu vazifeye g elir gelmez. c. 65-77. I. XXI. Çağatay. sonra da Osmanlı ordusunda görev verilmesi ve çocukların eliyle ana ve . sh. Murâd Hüdâvendigâr'ı muvaffak eden sebeplerin baĢında onunla birlikte çalıĢan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor. Yıldırım Bâyezid'in ve YahĢi Bey'in Annesi. sh. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuĢ. bütün devlet memurlarının PadiĢahın köleleri olduklarını ileri sürenler ise. acemi oğlanı veya devĢirme oğlanı ifadeleriyle anlatılan ve halk ile Batılılar arasında Hıristiyan ailelerin çocuklarının zorla alınarak önce köle yapılması.Bulgar Beyinin kızı. 13. Ahmed Uğur neĢri. Baskı. Önemle ifade edelim ki. 6-7. 4. Büyük Türkiye Tarihi.PaĢa Melek Hâtûn. 5. II.6. I. V. Bulgaristan tamamen Osmanlı'nın eline geçerken Sırbistan'ın da önemli bir kısmı feth edilmiĢti.000 km2'lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu. Ġstanbul'u ilk kuĢatan Osmanlı PadiĢahı da kendisiydi. c. 3. Künh'ül-Ahbâr. 2-Marya Thamara Hâtûn.Ġbrahim Bey. Bundan cesaret alan haçlı orduları. Müstecap SubaĢı ve Hacı Ġlbeğ'i zikretmek gerekmektedir. 8.Nefise Melek Sultân Hâtûn'2. sh. Ancak bu güzellikler arasında. Sırpı ile Bulgari ile Ulahı ile. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarih!. UzunçarĢılı. Ankara 1992. yeniçeri ve acemi oğlan teĢkilâtında büyük payı bulunan TimurtaĢ PaĢa ve Lala ġahin PaĢa'yı. 7. fethettiği topraklarda Ortodokslara. 284-305. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. 107-108. Belleten. 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin PaĢa diye anılmaya baĢlandı. Kızıl Murad bey'in kızı. MiloĢ Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak Ģehid edildi (20. 12 Lütfi PaĢa. Alî. sh. 6.YahĢi Bey. Asrındaki âlimlerden ise Aksaray'lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed. Osmanlı ordusu. Bunların baĢında. I.Candar Oğullarından bir beyin kızı. Devletler ve Hanedanlar. 108-131. 9. Uluçay.43 Her ne kadar. 44 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY?:. hep birlikte Osmanlı Devleti'nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova'da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karĢı karĢıya geldiler. 173-188. 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500.. sh. Her ne kadar yeniçeri teĢkilâtı babası zamanında kurulmaya baĢlansa da. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düĢman herkes tarafından sevilir hale geldi. Bu sebeple özellikle devĢirme usulünün hukukî ve tarihî gerekçelerini bilmek icab eder. c. asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teĢkilâtlarını kuran ve geliĢtiren kendisi oldu. Diğer devlet adamları arasında ise.Özer Hâtûn. Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî'nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı unvanıyla meĢhur Mevlânâ Burhânüddin'i zikretmek gerekmektedir. Öztuna. c. Kantemlr. Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini baĢlatmıĢ oldu. 1387). bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı'nın üzerine yürüdü ve hatta TimurtaĢ PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (PloĢnik Olayı. sh. 51-70. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır? Bugün Avrupalılar kadar memleketimizde de en çok merak edilen ve meselenin e-sası bilinmeden değiĢik yorumlar yapılan ve çarpıtılan konulardan biri de kapu kulları ve bunun kaynağını teĢkil eden devĢirme usulüdür. 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd. Karamanlı Kara Rüstem'in de yardımıyla Maliye teĢkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında baĢlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları TeĢkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu.Gülçiçek Hâtûn. Aksun. Kapı kulları tabirini bahane ederek. Tevârîh-i Âl-i Osman. bir görüĢe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi'yi zikretmek gerekiyor. Evrenos Beğ. ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid.87-93. 3.Sultân Hâtûn. Halil Hayreddin PaĢa'nın oğlu Ali PaĢa'yı. 5. Sultân Murad'ın oğlu ġehzade Bâyezid kahramanca savaĢarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım unvanını aldıysa da. 4. bu meselenin izahını zaruri hale getirmektedirler.Halil Bey. 162-186. ZEVCELERĠ: 1. Osmanlı Devletinde pençik oğlanı.1389) ve Bursa'ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü. Alî. Devlet teĢkilâtçılığında da zirvedeydi. 31 vd. sh. Bulgar Kralının kızı. c.

Burada askerî eğitim gören ve dolayısıyla yarı hürriyetine de kavuĢan bu gençler. Ancak duraklama ve gerileme dönemlerinde.. da Acemi 0' sıyla yan Ġv nü ît?-"'' onlara bir n. gerileme <fc okuy bir on. Bilindiği gibi. en azından Ģu seçimlik haklara sahiptir: 1) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak gayesiyle gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. De. Devi1 D muvak' arttıır. î)Ģı cizye PNLI uuBĠLĠNMEYEN OSMANLI Çandarlı Kara Halil Efendi'nin meĢruiyetini izah etmesi üzerine. Devlet. Kur'ân'ın emriyle devlete aittir. Herkesin bildiği gibi.•. savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda Müslüman devlet idaresi. Ġslâm'a göre savaĢ esirleri ganimetlerden sayılmaktadır. Müslüman olup Türk terbiyesi aldıktan sonra da Acemi Ocaklarında askerî eğitim görüyorlardı. Pen. Devlet. devletin yükselme devirlerinde. ĠĢte genel olarak Osmanlı hukukunda devletin bu beĢte birlik Kur'ân'la sabit olan hakkına Farsça olarak penç-yek (1/5) ve halk dilindeki ifadesiyle pençik adı verilmiĢtir.. Murad Hüdâvendigâr. Zira devletin askerî ve mülkî erkânının çoğu da bu ocaktan yetiĢmedir. Kapı Kulu Ocakları ve bunların baĢında gelen Yeniçeri TeĢkilâtı. ancak kendilerine köle muamelesi yapılmıyordu. Osmanlı Devletinin Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak. askerliğe elveriĢli olmayanlardan da pençik resmi almıĢ. Evvela Gelibolu'da ve sonra da Ġstanbul'da teĢkil olunan Acemi Ocaklarına verilmeden evvel Müslüman ve Türk ailelerin yanına veriliyordu. çok büyük zulümler . asker olarak alınanlara pençik oğlanı denmiĢtir. alınanlara: Toyca memur tarr yordu. süper ç almak ¦:. bolu'da ve: lüman ve T. 15. Osmanlı Devleti'nin merkezî ordusundaki vurucu güçtür. Toyca denilen akıncı subaylarının ve akıncıların aldığı esirler. 4) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Ġslâm Hukukuna göre. dünya .babalarının öldürülmesi Ģeklinde takdim edilen askerî müessese. bedel (fidye) karĢılığı onları salıverebilir. pençikçi denilen bir memur tarafından toplanıyordu. hem de kendi rızalarıyla Müslüman olmalarını sağlamıĢtır. Pençik oğlanları adıyla toplanan bu savaĢ esiri gençler.. bu beĢte birlik hakkında. biraz sonraki izahlardan daha iyi anlaĢılacaktır. hem onlara bir nevi yarı hürriyetlerini kazandırmıĢ. 14. mala1 alaka:. Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocaklarına asker temin eden iki önemli kaynak vardır: A) Pençik Oğlanları ve Acemi Ocakları. Acemi ocağının temelini bu pençik oğlanları teĢkil ediyordu. . esirleri köle yapmak veya Avrupalılar gibi satmak yerine. B) DevĢirme Usûlü ve Acemi Oğlanları. 3) Onlarla zimmîlik anlaĢması yapabilir. Bu sebeple de Kapıkulu Ocakları denilen askerî teĢkilâtın çekirdek kısmıdır. asırlarca Osmanlı Devletinin vurucu gücünü teĢkil eden Yeniçeri Ocağının çekirdeğini oluĢturmuĢlardır. ĠĢte I. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti. Bunun Kanunnâmesini neĢretmiĢ bulunuyoruz. Ki serimizde ııçıt. Murad'dan Fâtih Sultân Mehmed zamanına kadar Yeniçeri TeĢkilâtının ihtiyâcı olan gençleri temine yarayan pençik oğlanlarıdır. Yeniçerilerin sahip oldukları iktisadî. bir nevi devletin köleleri statüsüne sahip oluyor. harpte esir alınan erkeklerden beĢte birini devlet hesabına ve asker ihtiyacını karĢılamak üzere almayı kanun haline getirmiĢ ve bu tarihten sonra. Osmanlı Devleti. Ganimetin beĢte biri ise. Bu Ģekilde devĢirilen pençik oğlanlarının. ġimdi bunları aĢağıdaki soruların cevaplarından daha iyi öğrenelim. büyük hukukçu Karamanlı Rüstem'in teklifi ve Çandariı r erkeklerdi kanun hai ¦ mistir. zulümle veya haksızlıkla alakası yoktur. Pençik oğlanları ne demektir ve nasıl devĢirilir? Bunu biraz izah etmeliyiz. statüsüne . sosyal ve idarî imtiyazlardan dolayı. bu usule yanlıĢ telâffuzla pençik adı verilmiĢtir. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır? I. Yeniçeri TeĢkilâtıdır.. 2) Müslümanlara hizmet etmeleri için onları köle olarak kullandırabilir. Müslüman ve gayr-i müslim herkes için bir Ģereftir. kamu yararına uygun olarak istediği gibi tasarrufda bulunur. Bu tür anlayıĢın nasıl hatalı olduğu.

Âli. c. 2) Ayrıca bugün Amerikan ordusunda asker olmak için can atan çok sayıda üçüncü dünya ülkesi vatandaĢı insanların mevcut olduğu inkâr edilemediği gibi. ısrarla bu kanun gereği çocuklarının toplanmasını kendileri arzu etmiĢlerdir. Bunlara Poturoğulları denmektedir. rızâsı dairesinde kalmak Ģartıyla önce Müslüman Türk a-ilelerin yanına verilerek MüslümanlaĢtırmak ve TürkleĢtirmektir. Belki devĢirmeye tâbi olmayan Yahudi. Tevârîh-i Âl-i Osman. B) Bu devĢirmeden kasıt. Arnavut. vrk. DevĢirme Kanunnâmesi. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. Nasihat'üs-Selâtîn. Müslümanlardan sadece BoĢnaklar devĢirme kanununa tabi olmuĢlardır.' yar:: tayıden: Ağatest dan • ve e. Belki 14-18 yaĢları arasındaki delikanlılar alınmaktadır. Israrlı arzuları üzerine. küçük çocuklar ana ve babalarından zorla alınıyor değildir. ĠĢte bütün bu sebeblere dayanan Osmanlı Devleti. DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu? . Bu söylediklerimiz. pençikçiler. E) Bütün bunların yanında insan unsurunun girdiği hiç bir iĢte suiistimal olmaması mümkün görülmediğinden. nr. sh. Müslüman olduklarından dolayı kendi çocukları devĢirilmeye tâbi tutulmadığından. II. belli bir müddet sonra önemli mülkî ve askerî makamlara geldiklerinden dolayı. gerileme döneminde devĢirmecile-rin türlü türlü zulümler yaptıkları. Ancak bunun zorla ve cebirle yapıldığına dair bir Ģikâyet söz konusu değildir. Osmanlı Ordusunun temelini teĢkil eden Yeniçeri TeĢkilâtına girmek veya Saray'da önemli vazifeler yapmak üzere devĢirmeye baĢlamıĢtır. C) Biraz sonra zikr edeceğimiz gibi. gayr-i müslim gençler ve ailelerin bunu arzuladıklarını açıkça görüyoruz. Kanunla düzenlenen bu mevzuyu merak edenler. 46 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLlNMflîII • vesinde. Bosnalı ve Ermenilerin Osmanlı Ordusunda görev alma arzuları gittikçe artıĢ göstermiĢtir. Ahmed. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır? DevĢirmenin baĢlama sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Yıldırım Bâyezid'in Ankara mağlûbiyetinden sonra fetihlerin duraklaması. her kırk haneden bir tane 14 ila 18 yaĢ arasında genci. Bu usule devĢirme adının verildiğini ve bunun Kanunnâmesinin hazırlandığını görüyoruz. D) En önemlisi de devĢirme yoluyla Acemi Ocağına çocuğunu veren gayr -i müslimler belli vergilerden mu'âf tutulduklarından. 311. 16. mı-. ĠS. Maalesef. Hatta Müslüman BoĢnaklar. bu konuda da bazı suiistimaller olmuĢ olabilir14. Diyârbekir Beylerbeyi ve sonradan da Mısır Beylerbeyi olan Hüsrev PaĢa bu yükselenlere verilecek en bariz misâldir. kendi elleriyle ve hile yaparak ve hatta devĢirme memuruna rüĢvet vererek çocuğunu Acemi Oğlanı yapmaya çalıĢmıĢlardır. Rus ve Rumlardan neden bizden de almıyorsunuz? Ģeklinde sitemli arzuları vardır.yapıldığını Osmanlı Siyâsetnâmeleri'nden okuyoruz. maalesef doğrudur. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı e-serimizde neĢrettiğimiz DevĢirme ve Pençik Kanunnâmelerini tetkik edebilirler13. 34. Bosna yerlileri ve Ermenilerden. Mimar Sinan devĢirme yoluyla MimarbaĢlılığa kadar yükselmiĢtir. Arnavut. sh. sadece gayr-i müslim Bulgar. hattâ muvakkaten gerilemesi sebebiyle yeniden esir elde edilememesi Acemi oğlan ihtiyacını arttırmıĢtır. 128-134. Avrupalıların anlattığı tarzda. 3) Bir diğer önemli sebeb de gayr-i müslimlerin askerlik edemeyiĢleri ve buna karĢı cizye vergisi ödemeleri söz konusu olduğundan. o günün tek süper gücü olan Osmanlı Devletinin en önemli ordusu olan Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak için Müslüman ve Hıristiyan her çevreden talepler gelmeye baĢlamıĢtır. 123-127. gayr-i müslimler ve özellikle Osmanlı hayranı Bulgar. Pençik Kanunnâmesi. Akgündüz. ailelerden zulmen oğlan aldıkları çokça meydana gelen bir olay olmuĢtur. Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri I-IX. 92/a-93/a. hem rızâları dahilinde olmak ve hem de belli bir kaide dâhilinde yapılmak Ģartıyla. Ġstanbul 1990-1996. yükselme dönemi içindir. belli bir kanun ve kaide çerçe13 Lütfi PaĢa. Usûl hakkında bilgi vermeden evvel Ģu bir kaç hususun bilinmesinin zaruret olduğu kanaatindeyiz: A) Yeniçeri teĢkilâtına girmek veya Saraya girmek önemli bir Ģeref olmasından ve hatta bu yolla Yeniçeri olan yahut Saray'a girenler.

papaz çocukları. uygun çıkanlar eĢkâl defterine kaydolu-nup Acemi Ocağı cerrahı tarafından sünnet edilirlerdi. Yüzyılın sonlarından itibaren yavaĢ yavaĢ Anadolu'daki Hıristiyan tebaadan. 134-136. Acemi Ocağında askerî ve meslekî eğitim görenler. doğuĢtan sünnetli. Sonra Yeniçeri Ağası tarafından teftiĢ olunur. Sancakbeyi ve benzeri mülkî ve askerî makamlara yükselenler çoğunluktaydı. hükümet merkezine sevk olunurdu. XVI. kel. Evvelâ. Çingene ve Acemlerden oğlan devĢirmek katiyen yasak idi. Kanun mucibince çocukların en asilleri. sh. Ailenin tek çocuğu alınmazdı. Kadılar ve Topraklı süvarilerin yardımı temin olunur. Ġstanbul 1999. Tek oğul. köse. Trabzon Hıristiyanlarından da oğlan devĢirilmezdi. atlara bakıp daha bazı hizmetler gördükleri için Ġstanbul civarında Kartal ve Kadıköy Hıristiyanları da devĢirme vermekten muaf tutulmuĢlardı. DevĢirilen oğlanlar devlet merkezine gelince iki üç gün istirahat eder. bu defter iki nüsha olur. sancağı. biri Sürücü denilen görevlide bulunurdu. paĢa. Bu para ilk zamanlar yüz akçe kadarken XVII. yazılanlara da Torba oğlanı denirdi. Orada muayyen bir müddet hizmet ettikten ve hem Ġslâm'ı ve hem de Türkçe'yi öğrendikten sonra eĢkali yoklanıp Acemi Oğlanı yazılırlardı. Bu yazılmaya Torba yazısı. devĢirme kanunlarının uygulamasında da ciddi manada aksaklıklar ve hatta zulümler yaĢandığını maalesef 48 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Sâmiha. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. birkaç çocuğu olanın en güzeli ve sıhhatlisi seçilirdi. Buna Türk'e vermek denirdi. XVII. Arnavutluk. baba ve anasının ve sipahinin isimleri. biri DevĢirme memurunda. Türkçe bilen. kabiliyetlerine göre Yeniçeri TeĢkilâtına. öbürleri Anadolu ve Rumeli ağaları vasıtasıyla Türk köylülerine dağıtılırdı. Yüzyılda ise umumi olarak bütün Osmanlı 4 Ayverdi. Yahudi ve evlilerden baĢka köy kethüdası oğlu. her mıntıkadan alınacak oğlan adedi kazalara göre tesbit edilmiĢti. daha sonraları Sırbistan ve Bosna-Hersek'ten ve Macaristan'dan XV. yaĢı. çok uzun veya çok kısa boylu olanlar da devĢirilmezdi. gürbüzceleri Bostancı Ocağı için ayrılır. ayrıca Ocaktan bir DevĢirme emini ile bir DevĢirme memuru tâyin edilirdi. 14-18 yaĢ arasında olanlar tercih olunur ve evliler alınmazdı. Istabl-ı âmireye ait çayırları biçtikleri. Yavuz Selim devĢirme usulünü kaldırmıĢsa da. Enderun Mektebine veya baĢka yerlere alınırdı. Alınacak olanların orta boylu olmasına dikkat edilirdi. muhafaza ettikleri. DevĢirilen çocuklar. Bunlardan sadrazam. sanat sahibi. DevĢirme memuru bu mıntıkaları bizzat gezerek evsafı haiz çocuklardan kırk evden bir oğlan hesabıyla devĢirirdi. SOK da T: BĠLĠNMEYEN OSMANLI V7 memleketlerindeki Hıristiyan tebaadan devĢirme alındı. oğlanlara Ģahadet getirtilip Müslüman edilirdi. DevĢirmeye lüzum hâsıl olunca Yeniçeri Ağası Divana baĢ vurarak ihtiyaç miktarını bildirir ve devĢirmeye gidecek olan Ocak Ağalarını seçerdi. Ġstanbul'a gelip gitmiĢ. iki çocuğu olanın biri. Yalnız Bosnalı olan ve Poturoğulları denilen Müslüman çocuklarının saray ve Bostancı Ocağı için devĢirilmelerine müsaade edilmiĢti. kazası. DevĢirme Ağası da denilen DevĢirme memurunun eline ferman ile birlikte aynı Ģeyleri bildiren bir Yeniçeri Ağası mektubu verilirdi. Bulgaristan'dan.Ġhtiyaca göre üç beĢ senede bir ve bazen daha uzun fasılalarla Hıristiyanlardan (Yahudilerden alınmazdı) 14-18 yaĢ arasındaki çocukların gürbüz ve sağlam olanları alınırdı. Bunu müteakip becerikli ve seviyeli olanlar saray için. bütün eĢkâli ve Sürücü denilen sevk memurunun adı bir deftere yazılır. Yüzyılda 600 akçeye kadar çıkmıĢtı. Çocukların devĢirildiği yerden sevk masrafı ve Kızıl aba ile Sivri külah'dan ibaret elbise paraları için beher oğlan baĢına Hil'at-baha veya Kul akçesi adıyla bir miktar para alınırdı. Fermanda. DevĢirmenin kadıların kontrolünde yapıldığı kesindir. DevĢirilen oğlanın köyü. çoban ve sığırtmaç. Uzun boylulardan ise vücudu mütenasip olanlar saray için devĢirilirdi. Yahudiler hiç alınmazdı. Bunun üzerine devĢirilecek mıntıkalara emirler gönderilerek Sancakbeyi. Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde. Yunanistan. içlerinde sünnetli bulunup bulunmadığına bakılır. Rus. Yüzyılın sonlarında gene konmuĢtu.

. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. I. Yeniçeriler: Bunlar Osmanlı ordusunun temelini teĢkil ediyordu. Belleten c. sayı 198(1986). Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. nr. toprak rejimini ve devlet teĢkilâtını askerî gayelere uygun olarak tanzim etmiĢtir. 84-85. Osmanlı Devleti de selefi olan diğer Türk Devletleri gibi asker bir devlet olmuĢtur. ağa bölükleri ve sekbanlar diye üçe ayrılmıĢlardı. Acemi Oğlanları: Rumeli ve Anadolu eyâletlerinden devĢirilen yarar oğlanlar. sh. Osmanlı ordusunu yeniden tanzim etmiĢti. IX. A) Kapı Kulu Askerleri ve Yeniçeri Ağası: Bizzat devlet reisi demek olan padiĢaha bağlı olmak üzere daimî ve maaĢlı (ulûfeli) bir yaya ve atlı ordusu demek olan kapı kulu askerleridir. Murad.. bunların ağalarını ve merkezdeki askerî teĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız? Türk milleti asker bir millettir. b) Müslümanlara yararlı olması için onları köle olarak kullandırabilir. 679-725. Ercan. itiraz eden erkekleri ayaklarından ve kadınları da saçlarından astıklarını ve buna benzer ciddi hatalar yapıldığını Tarihçi Âli anlatmaktadır. sh. -. Mithat. (*S nn< hV Öze. devlet erkânının hizmetine ve acemi ocaklarına tevzi edilirdi. Osmanlı Tarih Lügati. 311. DevĢirmenin Anadolu ve Balkanlardaki TürkleĢme ve ĠslâmlaĢmaya Etkisi". d) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Bunlara kapı kulu denmesinin sebebi Ģudur: Ġslâm hukukuna göre savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda devlet baĢkanı Ģu seçimlik haklara sahiptir: a) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak amacıyla gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. a) Yayalar: Bunların en önemlileri. Ġstanbul 1986. Kendi aralarında cemaat ortaları (ser piyâdegân). Ayverdi. Yeniçerileri. Yavuz. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere koĢturan ve ancak bir buçuk asırda teĢkilâtı tamamlanabilen bu yeni düzenlemeye göre Osmanlı ordusu iki kısımdı. ĠĢte Yeniçeri TeĢkilâtının iki önemli kaynağı bunlardı. babasının bu çeĢit askerlerini aynen korumakla birlikte. Yaya ve Müsellem denilen piyade ve süvari teĢkilâtını kurmuĢtu. Osmanlı Devleti'nin ikinci padiĢahı olan Orhan Gâzî. c. BaĢta Gelibolu ve Ġstanbul Acemi Ocağı olmak üzere Acemi Ocaklarında yetiĢtirildikten sonra.. aynı zamanda fethedilen ülkelerin MüslümanlaĢtırılması ve TürkleĢtirilmesine hizmet eden devĢirme usulüyle. Cebeciler: Orduya harp malzemelerini temin eden bir askerî sınıftı. "DevĢirme Sorunu. Ulûfeli askerler de denen kapı kulu askerleri yayalar ve süvariler " Âli. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. 17. daha sonraki dönemlerde bunlara köle muamelesi yapılmadığı gibi. . Nasihat'üs-Selâtîn. 92/a-93/a. sh.. benzeri özelliklere sahip muvazzaf süvarilere denmekteydi. ler ayrıten. Belli bir hizmet müddetinden sonra acemi oğlanı olur ve yeniçeriliğe geçmeye hak kazanırlardı. Zamanla devletin en önemli vurucu gücü haline gelen bu askerî grubun ilk çekirdeği "esirlerin Müslümanlar yararına kul (köle) olarak istihdamı" Ģeklindeki Ģer'î hükümden kaynaklandığı için kapıkulu askerleri adını almıĢsa da. Müsellem ise. c) Onlarla zimmîlik andlaĢması yapabilir. sefer zamanlarında günde iki akçe yevmiye ile hizmet eden. Sertoğlu. Ent nuMJ BĠLĠNMEYEN OSMANLI diye ikiye ayrılmıĢtır. Bu iki kaynak suiistimal ile bozulunca Yeniçeri TeĢkilâtı ve Devlet TeĢkilâtı da bozulmuĢtu15. Bu sebeple malî hukukunu. esir olan ve olmayan Hıristiyan çocukları da Yeniçeri Ocağı'nın önemli kaynağı haline gelmiĢlerdir. Oğlan devĢirmeye memur olan zağarcı veya sekbanların kendi keyifleriyle iĢler yaptıklarını. Yayalar. Çandarlı Kara Halil'in gayretleriyle Yeniçeri adıyla padiĢahın daimî hassa ordusu haline getirilmiĢlerdir. vrk. 134-136. Akgündüz. 54-55. bedel karĢılığı onları salıverebilir.Siyâsetnâmelerden okuyoruz. kanunen bir oğlu olan zimmîden devĢirme yapılamamasına rağmen. L. seferden sonra ise ziraat iĢine dönen ve vergiden muaf olan daimî ve ücretli bir piyade ordusuydu. 127-415 (Yeniçeri Kanunnâmesi). DevĢirme ve BoĢnak Maddeleri. rüĢvet alarak ve zulmen bu yola baĢvurduklarını.

ocağın iĢlerine. Silâhtar (sarı bayrak bölüğü). Âli'nin Künh'ül-Ahbâr'ında. Bunun için her ÇarĢamba sadrazama gelir. Hüseyin Efendi. Vezirlik rütbesine sahip olan Yeniçeri Ağaları. ocak güvenliğine ve yeniçeriler arasındaki davalara bakan ve Ģikâyetleri dinleyen Ağa Divanının da reisidir. Yeniçeri ağası. (Ağay-ı Yeniçeriyân-ı Dergâh-ı Ali). kısaca mevcut görüĢleri özetlemekte yarar vardır. yoksa bizzat Ģer'î cezalarını verir. Nasâyih ve Fatiha Tefsiri gibi eserleri bulunmaktadır (Bu eserlerin Hacı BektaĢ'tan 200 yıl sonra yazılmıĢ nüshaları vardır).1241/1826 yılında ilga edilmiĢtir. I. Bu açıdan Yeniçeri ağasının askerî yargı yetkisinin de olduğu görülmektedir. Üçüncüsü de. Osmanlı kaynaklarının kabul ve naklettiklerine göre. UzunçarĢılı. suçluları. 1/177 vd. Tevârih-i Âl-i Osman. Ģahsiyetine ve Ģöhretine uygun sağlam kaynaklara sahip değiliz. Bu bilgiler kesin değildir. Tevkiî Kanunnâmesi. Divan Ağa Kapusu denen yerde toplanır ve dava. Ayrıca divanda görevli olan ve Rikâb-ı Hümâyûn veya Özengi Ağaları denen ağaların reisidir. Ġsmail Hakkı. c. Ankara. 1/379 vd.b) Süvariler: Bunlar da Sipah (kırmızı bayrak bölüğü). Annesi de Nisabur âlimlerinden ġeyh Ahmed'in kızı Hâtem veya Hatme Hâtun'dur. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir? Bu konu Osmanlı tarihinde ve Ġslâm düĢünce tarihinde hâlâ tartıĢılan ve ideolojik sebeplerle istismar edilen bir konudur. Osmanlı ordusunun ilk kısmını teĢkil eden ulûfeli yani millî ve profesyonel askerler üç kısımdı. yeniçerilerin maaĢ ve terfilerine. B) Eyâlet Askerleri: Bunların baĢında tımarlı veya topraklı süvariler de denilen sipahiler gelmektedir. 88. saray halkı ve iç halkı da denen saray askerleriydi. 1 vd. Yörükler ve Müsellemler de bu gruba dahildir16. 464 yıllık uzun bir ömürden sonra. Babasının adı Seyyid Muhammed bin Seyyid Ġbrahim es-Sânî veya Seyyid Musa olarak geçmektedir. Hacı BektaĢ-ı Veli ile ilgili... Birincisi.. Osmanlı tarihini ve bazı müesseseleri de yakından ilgilendirdiği için. Kantemir. kaptan-ı deryanın emrindeki tersane halkıydı. 1/524-527. yörük ve müsellem gibi gruplar artık üçüncü plândaydı. sh. ġehrin asayiĢini temin için daima kol dolaĢıp gezer.. 134-136. Kapıkulu askerleriydi. eğer bağlı bulunduğu bir daire varsa yetkililere teslim eder. Kapıkulu askerlerinin temelini teĢkil eden Yeniçerilerin âmiri Yeniçeri Ağasıdır. Hafif piyade demek olan Azepler. Divanın üyeleri arasında SekbanbaĢı. sh. ocağın bütün idarî iĢlerini yürütmeye ve tayinleri yapmaya da yetkilidir. Sicill-i Osmânî'de ve de Osmanlı'nın son zamanlarında BektaĢi Babalarından biri tarafından kaleme alınan BektaĢilik ve BektaĢiler adlı eserde ve benzeri kaynaklarda bazı ipuçları bulmak mümkündür. 1/548 vd. 50 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 18. I-II. Hezarfen. 16 Molla Hüsrev. En önemli yetki ve vazifeleri Ģunlardır: Ġstanbul'da ve çevresinde Ģer'e ve kanuna aykırı gördüğü Ģeyleri yasaklar. Hacı BektaĢ isimli zat. Ayverdi. Evvela. Kul Kethüdası ve Ġstanbul Ağası gibi zabitler bulunmaktadır. Yayalar. vrk. Yeniçeri ağası. manzum ve karıĢık nüshaları elimizde mevcuttur. Hacı BektaĢ-ı Veli diye meĢhur olan büyük velilerden biridir. Yaya. sh. 79/A vd. Aslen ġi'îlerin 12 Ġmam kabul ettikleri Ģahsiyetlerden bulunan Ġmam Musa Kâzım yoluyla Peygamber'in nesline dayanmaktadır. Bu bir çeĢit askerî mahkemeydi. MTM. Paris Bibllotique National nüshası. sh. Telhls'ül Beyan Fî Kavanin-i Al-i Osman. Osmanlı Devleti TeĢkilatında Kapukulu Ocakları. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. 1984. Ocaktan ise sadrazamdan izin almak Ģartıyla ölüm cezasını da kendisi verir. Bu hususlarda padiĢahın vekilidir.. Ġkinci olarak. 1/285-286. Bu arada ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Tevârih-i Âl-i Osman'ında ve daha sonraki kaynaklardan ise. Yeniçeri ocağı ve Acemi ocaklarından sorumlu tek yetkilidir. ikincisi. Osmanlı Devleti'nin önce geniĢlemesine ve sonra da gerilemesine vesile olan Yeniçeri Ocağı. 34. Ocağın ilga ediliĢine vak'a-i hayriye adı verilmiĢtir. Yeniçeri ağası. Ancak önemli meseleleri sadrazama arz etmekle memurdur. Divan-ı Hümâyûn'un üyesidirler. Elimizde kendisine ait olduğu söylenen ve ancak kendi döneminde yazılı nüshaları bulunmayan Makamât. Ģer'î bir meseleye taalluk ediyorsa kadıya havale olunurdu. Horasan'daki Nisabur Ģehrinde dünyaya gelmiĢtir. Azep (hafif piyade) ve Akıncılar gibi kısımlara ayrılmıĢlardı. Tutukladığı suçlular Yeniçeri ocağından değilse ve cezaları idam ise sadrazama gönderir. Özetlemek gerekirse. Lütfi PaĢa. Dürer ve Gurer. Çoğu kaynaklar doğum . Akıncılar. Ayrıca Hacı BektaĢ-ı Veli'ye ait menkıbeleri anlatan Hacı BektaĢ Vilâyetnâmesinin mensur.

tarihini zikretmez-ken, BektaĢi Babalarından ġeyh Baba M. Süreyya, 645/1247 tarihini zikretmektedir. Horasan'da Hoca Ahmed Yesevî'nin halifesi olduğu söylenen ġeyh Lokman'dan zahirî ve batınî ilimleri tahsil eden ve halifelik makamına kadar gelen Hacı BektaĢ-ı Veli, hicrî VIII. Asrın baĢlarında (veya bir kayda göre 680/1281'de yani Osmanlı Devleti'nin ilk nüvelerinin atıldığı günlerde) Anadolu'ya gelmiĢ ve Kayseri'ye yerleĢmiĢtir. Rum erenlerinin namdan olan ve Sivrihisar'da oturan Karaca Ahmed Sultân ile karĢılaĢmıĢ ve onun iltifatına mazhar olmuĢtur. Anadolu'ya gelmeden hacca gittiği ve hacı unvanını aldığı söylenmektedir. Daha sonra KırĢehri Kazasının Hacım veya Suluca Karahöyük (HacıbektaĢ) yöresine gelerek kendi adına bir dergah bina etmiĢ ve müridlerini irĢada baĢlamıĢtır. Buradaki irĢad faaliyetlerine devam eden Hacı BektaĢ-ı Veli, Sicill-i Osmânî'nin de katıldığı bir görüĢe göre, 738/1337 tarihinde ve bazı araĢtırmacıların tesbitine göre ise 669/1271 tarihinde vefat eylemiĢtir. Hacı BektaĢ-ı Veli'nin evlenip evlenmediği de tartıĢmalıdır. Ancak bazı kaynaklar, Kutlu Ana ve Kadıncık Ana diye meĢhur olan Fatma Nuriye Hanımla evlendiğini ve çocuklarının dahi olduğunu kaydetmektedirler. Bu bilgilerden anlaĢılmaktadır ki, Hacı BektaĢ-ı Veli Hazretlerinin Ahmed Yesevî ile buluĢtuğu ve hatta Sultân Murâd ile yeniçeri meĢvereti için bir araya geldiği Ģeklindeki rivayetler tamamen yanlıĢtır ve asılsız iddialardır. Hatta ÂĢıkpaĢa-zâde, konuyu daha farklı bir Ģekilde anlatmakta ve Hacı BektaĢ Veli ile Osmanlı Devleti arasında bağ kurmanın yanlıĢlığını vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönem olaylarını bizzat yaĢayan ve en önemlisi de Ebül-Vefâ'nın Halifesi Baba Ġlyas'ın torunu olan ÂĢıkpaĢaBĠÜNMEYENOSMANI! zâde'nin söylec Üçüncü o BektaĢ-ı Vell'n; 1) Özellik: 'erilen bir inan taĢ'ta her sene Hacı BektaĢ, B» • ilk çeyreğinden muyla meĢhur ¦ Veli'yi gerçek r meyenleri de vj 2) Bir oru: tarikatın : Yesevilik sonradan ¦ Babal isyanım ı Anadolu'n tur. XVI, !.., ğiyle HacıbektaĢ BektaĢi D' teĢkilâtla'1 zamanla var old, 3)G Ģekliyle bu,u.,. tadır. Eserleri, o: teĢkilâtın ¦¦¦ Kur'ân ve mislerdir. gelmeyeci mek en ıyv "Zamar olmayan t>;< Ġnanç itibar1, 19. Ye; ¦'M VI. !s AMıilkıftĠ 1986, sn. I! M SDRM'I BĠLĠNMEYEN OSMANLI SI zâde'nin söyledikleri, Ģüphesiz BektaĢi Menkıbelerinden daha doğrudur. Üçüncü olarak, kısaca doğruya en yakın bilgileri vermeye çalıĢtığımız Hacı BektaĢ-ı Veli'nin meslek ve meĢrebi hakkındaki farklı görüĢleri de aktaralım. ġöyle ki: 1) Özellikle Alevî ve ġi'î gruplar, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin tamamen BektaĢilik adı verilen bir inanç ekolünün kurucusu olduğunu ifade etmektedirler. ġu anda HacıbektaĢ'ta her sene kutlandığı ve maalesef amelsiz bir Ġslâmiyet anlayıĢını yansıtan Ģekliyle Hacı BektaĢ, BektaĢilik adlı bir tarikatın piri kabul edilmekte ve bu anlayıĢ XIV. Yüzyılın ilk çeyreğinden sonra Hacı BektaĢ-ı Veli Tekkesinin Ģeyhi olan Abdal Musa'nın yorumuyla meĢhur olmaya baĢlamıĢ bulunmaktadır. Önemle ifade edelim ki, Hacı BektaĢ Veli'yi gerçek manada tanıyan BektaĢilerin namaz ve oruç gibi dinin emirlerini reddet-meyenleri de vardır.

2) Bir grup araĢtırmacıya göre (Ahmed YaĢar Ocak gibi), Hacı BektaĢ, herhangi bir tarikatın piri ve kurucusu değildir. BektaĢilik diye bir tarikat kurmamıĢtır. Sadece Yesevilik ile Kalenderiliğin karıĢımından oluĢan Haydarîlik tarikatının bir mensubudur; sonradan Baba Ġlyas-ı Horasan? çevresine girerek Vefâilik tarikatına intisap etmiĢtir. Baba'î isyanını benimsememiĢ ve onun ölümünden sonra da yerine geçmiĢtir. Ancak Anadolu'da Suluca Karahöyük merkezli mitolojik bir Hacı BektaĢ-ı Veli kültü oluĢmuĢtur. XVI. Yüzyılın baĢına (907/1501) gelindiğinde, Balım Sultân II. Bâyezid'in de desteğiyle HacıbektaĢ'taki meĢihat postuna oturmuĢ ve II. Mahmûd tarafından 1826 yılında BektaĢi Dergahları lağvedilinceye kadar bu anane devam ettirilmiĢtir. Balım Sultân'ın teĢkilâtlandırdığı BektaĢilik anlayıĢına aykırı ve tamamen amelden uzak bir anlayıĢın da zamanla var olduğunu burada belirtmemiz gerekmektedir. 3) Özetle, bu tarihî zat, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin kısa hayat hikayesinde anlattığımız Ģekliyle büyük bir velidir. Anlatılan çoğu menkıbeler, sağlam kaynaklara dayanmamaktadır. Eserleri, onun ehl-i sünnete aykırı olmadığını göstermektedir. Bu yönüyle yeniçeri teĢkilâtının manevi ilham kaynağı olmuĢ olabilir. Ancak müntesipleri zamanla, onu Kur'ân ve Sünnetten uzak ve tamamen amelden mahrum bir tarikat Ģeyhi haline getirmiĢlerdir. Onun için de bu müridlerini nazara alan halk, BektaĢi ismine akla ve hayale gelmeyecek manaları yüklemeye baĢlamıĢtır. Bu konuda son sözü tarihçi Âli'ye söyletmek en iyisidir: "Zamanımızda BektaĢi derviĢleri, baĢtan baĢa namazdan ve oruçdan uzak, mezhepleri ne olduğu belli olmayan bir bölük ortada gezenlerdir. Hacı BektaĢ-ı Veli'ye intisapları sadece sözleriyledir; fiil, amel ve inanç itibariyle onunla alakaları yoktur. O velinin evladı denilen azizler de onun gibi olamamıĢlardır"". 19. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir? Önce Ģunu belirtelim ki, bu konuda dillerde dolaĢan, Sultân Orhan veya Sultân 17 Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 52-62; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-205; ġemseddin Sami, Kamus'ül-A'lâm I-VI, Ġstanbul 1308, c. II, sh. 1332; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî I-IV, Ġstanbul 1308-1315, c. II, sh. 22; Sezgin, Abdülkadir, Hacı BektaĢ-ı Veli ve BektaĢilik, Ġstanbul 1990; Hacı BektaĢ-ı Veli, Makâlât, (nĢr. Esad CoĢan) Ġstanbul 1986, sh. 17-61; Menakıb-ı Hacı BektaĢ-ı Veli, Vilâyet-nâme (Haz. Abdülbaki Gölpınarlı), Ġstanbul 1958: ġeyh Baba M. Süreyya, BektaĢilik ve BektaĢiler, Ġstanbul 1332; Öztürk, Mürsel, "Hacı BektaĢ-ı Veli", Belleten, c. L, sayı 198(1986), sh. 885-894. . 52 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN; Murad'ın Hacı BektaĢ-ı Veli ile bir araya geldiği, Hıristiyan asıllı gençlerden yeni teĢkil olunan askere onun eliyle börk giydirildiği, hayır dua edildiği ve hatta yeniçeri adının da Hacı BektaĢ tarafından verildiği tarzındaki açıklamalar tamamen asılsızdır. Elimizde Hacı BektaĢ-ı Veli ile yeniçeri teĢkilâtının münasebetlerini aydınlatan gayet açık kaynaklar yani Yeniçeri Kanunnâmesi vardır. Zaten baĢta ÂĢıkpaĢa-zâde olmak üzere, ilk dönem Osmanlı kaynaklan da, Kanunnâmedeki bilgileri doğrular mahiyettedir. Kanunnâmedeki hükümlerden anladığımıza göre, Hıristiyan gençlerinin genç ve dinç olanlarından yeni ve muvazzaf bir ordu teĢkili fikri, Bolayır Fâtihi Süleyman PaĢa'nın fermanıyla baĢlamıĢ ve Bilecik Kadısı olan Kara Halil ile meĢveret neticesi buna karar verilmiĢtir. Daha sonra Kara Halil (Çandarlı Halil Hayreddin PaĢa)'in ilgili devlet erkânı ile görüĢüp yeniçeri teĢkilâtını düzene soktuğu bilinmektedir. Bu erkan arasında Hacı BektaĢ PaĢa isimli bir devlet adamı da vardır. Bunun isim benzerliği dıĢında Hacı BektaĢ ile alakası yoktur. Yeniçerilerin elbisesi ise, o zamanda keĢif ve kerametleri bilinen Hacı BektaĢ-ı Veli evladından TimurtaĢ Dede ve Mevlana evladından Emir ġah Efendi'ye danıĢılarak dualar ile giydirilmiĢtir. Mevlana'nın torunlarından olan zat Mevlana elbisesini giydirmeyince, kepenek denilen Hacı BektaĢ-ı Veli elbisesi giydirildi. O halde yeniçerilerin giydiği kisveyi Hacı BektaĢ-ı Veli giymiĢ olabilir; ancak Hacı BektaĢ-ı Veli yeniçeri kurulmadan vefat ettiğinden o giydirmemiĢtir. Bu muvazzaf yeni ordu, kul olduğundan dolayı yeniçeri adı verilmiĢtir; yoksa Hacı BektaĢ-ı Veli'nin isimlendirmesi değildir. Nitekim ÂĢıkpaĢa-zâde meseleyi Ģöyle açıklamaktadır:

"Bu BektaĢiler ederler kim, 'Yeniçerilerin baĢındaki tac Hacı BektaĢ'ındır' derler. Cevab: Yalandır ve bu börk hod Bilecik'de Orhan zamanında zahir oldu; yukaru bâbda beyân edüb dururun ve illa BektaĢiler giymeğe sebep, Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü ve bir yeniçeriden bir eski börk diledi. Yeniçeri ana verdi. Yeniçeri üsküfini çıkardı; bunun baĢına giydirdi. Abdal Musa Vilâyetine geldi, ol börk bile baĢında, sordular kim, 'Bu baĢındaki nedir?' Ol etdi: 'Buna elf derler' dedi. Vallahi bunların taçlarının hakikati budur". Sonuç olarak, mesele yukarıda özetlendiği gibidir. Hacı BektaĢ-ı Veli, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda emeği geçen maneviyat erlerinden ve Horasan erenlerinden biridir. Kisve olarak da onun elbisesi tercih olunmuĢ bulunabilir. Bu tercihte onun evladından birinin duası bulununca ve yeniçeriler de ocaklarını onun manevi himayesinde görünce, yeniçerilere tâife-i BektaĢiyân ve ağalarına da Ağayân-ı BektaĢiyân denmiĢtir. Sonradan bu Horasan erenlerinden olması halini kötüye kullananlar ve meseleyi saptırılan BektaĢilik mecrasına çevirmek isteyenler elbette olmuĢtur. Zaman zaman aldatılan yeniçeri bölükleri de ortaya çıkmıĢtır. Celâlî isyanlarında bu anlayıĢın büyük etkisi vardır. Hatta sonradan Yeniçerilerin ahlaken bozulmalarında da bu anlayıĢın etkisi vardır. Bu olumsuz etkilerin izlerini Yeniçeri Kanunnâmesinde görmek mümkündür. ĠĢte bu olumsuz yansımalarından dolayı, 1826 yılında II. Mahmûd Yeniçeri TeĢkilatı ile beraber, BektaĢi Dergahlarını da kapatmıĢtır. Hedef bu suiistimalleri önlemektir. Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı, hele hele halkın anladığı olumsuz anlamda amelsiz bir BektaĢi grubu asla olmamıĢtır. Gerçek manada Hacı BektaĢ'ın eserleri ve asıl tuttuğu yol ise, Ġslâm'dan baĢka bir Ģey değildir18. 20. Osmanlı 1 levî gelen levî aslı var ı Bu iddia, Alevîliğin ne ; Medresesinden I memekten kay a) Osmanlı I (elerini göğüsley«t| Ġbn-i Kemal'e kaleme alan ve 81 i tenler aleyhinde I den Ġznik Müdenrii lir); ilk Osmanlı ( j Kâdizâde-i Rumi,! ¦ rinden i . Hadis'de : Fusûleyn f çalıĢan ı • II. Murad < \ Fâtih ı elimizdeki jZenbilllAIII j net dairi Alevî olan 1 I ni göstermek jj b) Bilin Ifların hürmeti i babası ġeyh t Ġ özellikle I I sevgisi, bil (dır: ġf'a-il Ibiyle Yezkh I Daha sonra d ĠPeyganibazı fikin lg Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, Kavânîn-1 Yeniçeriyân, c. IX, sh. 169-170, md. 191-197; UzunçarĢılı, Kapukulu Ocakları, c. I, 147-150; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 205-206; Ahmed Cevad, Tarih-i Askerî-i Osmanî, sh. 8-9. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 53 20. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve A-levî geleneğine bağlı olduğu, Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve A-levî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın aslı var mıdır? Bu iddia, Osmanlı Devleti'ne ilham kaynağı olan maneviyât erlerini tanımamak; Alevîliğin ne zaman tarih sahnesine çıktığını; Osmanlı hukuk kaynaklarını; ilk Ġznik Medresesinden beri Osmanlı medreselerinde okutulan itikâdî ve amelî kaynakları bilmemekten kaynaklanmaktadır. ġöyle ki: a) Osmanlı Devleti'nin Osman Gâzî'den Yavuz zamanına kadar dinî ve ilmî meselelerini göğüsleyen kadrosu, ilk fetva makamına gelen ġeyh Edebalı'dan ta ġeyhülislâm Ġbn-i Kemal'e

kadar, tamamen ehl-i sünnet dairesinde yaĢayan; eserlerini bu ruhla kaleme alan ve en önemlisi de BektaĢilik adı altında Hacı BektaĢ-ı Veli'nin ruhunu incitenler aleyhinde fetvalar veren âlimlerden meydana gelmektedir. Sultân Orhan devrinden Ġznik Müderrisi Davud-ı Kayseri ve kaleme aldığı eserler (Kara Davud incelenebilir); ilk Osmanlı Kazaskeri Çandarlı Kara Halil; I. Murad devrinin resmi otoritesi olan Kâdizâde-i Rumi, Seyyid ġerif Cürcani ve Mevlânâ Kâdi Mahmûd; Yıldırım Bâyezid devrinden ilk ġeyhülislâm Molla Fenâri ve elimizde bulunan fıkha ve itikada dair eserleri; Hadis'de zirveye yükselen Ġbn-i Melek ve eserleri; hatta ġeyh Bedreddin'in Câmi'ul-Fusûleyn ve benzeri eserleri; Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı Devleti'ne girmeye çalıĢan dalâlet fırkalarını temizleyen Mevlânâ Fahreddin Acemi ve Burhâneddin Herevî; II. Murad devrinin ilim güneĢlerinden Hıdır Beğ ve Alâ'addin Tûsî ve bunların eserleri; Fâtih devrinin fıkıh ve hadis yıldızları olan Molla Hüsrev, AkĢemseddin, Molla Gürani ve elimizdeki eserleri ve nihayet ġî'a ve BektaĢilerle alakalı aleyhte fetvaları bulunan Zenbilli Ali Efendi ve eserleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ devrinin tamamen ehl-i sünnet dairesinde geçtiğinin delilleridir. Aksi görüĢleri ileri sürenler, BektaĢi veya Alevî olan bir âlimin, kuruluĢ döneminde dinî veya kazâi bir göreve getirildiğini göstermek mecburiyetindedirler. b) Bilindiği gibi, ehl-i sünnet de, en az BektaĢi ve Alevîler kadar, Hz. Ali'yi ve onların hürmet ettikleri 12 Ġmamı severler ve hürmet gösterirler. Hatta ġah Ġsmail'in babası ġeyh Haydar ve onun babası ġeyh Cüneyd, Ģeyhliğe Ģahlığı karıĢtırana kadar, özellikle tasavvuf ehlinin manevi reisleri Âl-i Beyt'ten çıktığı içindir ki, On Ġki Ġmam sevgisi, bütün ehl-i iman arasında yaygındır. Hatta ġî'a'yı bazı âlimler ikiye ayırmaktadır: ġî'a-i Velayet ve ġî'a-i Siyâset. ġî'a-i Velayet, sadece Âl-i Beyte muhabbet sebebiyle Yezid ve taraftarlarına karĢı çıktıkları için ġî'a diye bilinen bazı tasavvuf ehlidir. Daha sonra da açıklayacağımız üzere, bu manada Erdebil'de toplanan tasavvuf ehli, Hz. Peygamber'in torunları olan kutubların çevresinde bir daire teĢkil etmiĢlerdir. Bunların bazı fikirlerinin, Kur'ân ve Sünnete aykırı olmamak üzere, BektaĢilerin veya Alevîlerin kanaatleriyle aynı olması, bunların da BektaĢi veya Alevî olduğunu göstermez. Tıpkı 12 Ġmamı medheden Yunus Emre'nin asla Alevî ve BektaĢi olmaması gibi. ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve kendinden sonra 5. ġeyh olan ġah Ġsmail'in dedesi ġeyh Cüneyd (1447-1460), ġi'î mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd, Anadolu'ya sürüldü. Sultân II. Murad'a kadar geldi ve ondan bazı siyasi 54 BĠLĠNMEYEN OSMANLI taleplerde bulundu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındı. Bütün bunları, bizzat olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar, ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca, oradan da kaçar gibi ayrılmıĢtır. Yani ġeyh Cüneyd, bazı bozuk fikirleriyle Osmanlı Devleti'ne hulul etmek istemiĢse de, PadiĢah'ın çevresindeki âlimler bu manadaki dalâlet fırkalarına geçit vermemiĢlerdir. c) Abdalân-ı Rum'un BektaĢi babaları ve Alevî dedeleri olduğu; Osman Bey zamanında yaĢayan ve hatta onunla ve oğlu Orhan Bey ile birlikte gazalara katılan Baba Ġlyas, Muhlis Baba, ġeyh Edebalı, Geyikli Baba, Ahi Evran, Abdal Musa ve Abdal Murad'ın bunların baĢında geldiği; bu zikredilenlerin Osmanlı Devleti'ne BektaĢi ve Alevî geleneğini aĢıladığı ve en azından Osmanlı Sünnî anlayıĢının daha sonrakinden daha müsamahalı olduğu iddiasına gelince, bütün bu iddialar, Alevîlik ve BektaĢiliğin asıl mahiyetinin bilinmemesinden kaynaklanan iddialardır. Bugün Alevîlik diye bilinen itikadî mezhep, aslında XV. yüzyıla kadar ġî'a'nın ta kendisidir. Ancak Alevîlik ve KızılbaĢlık tabirleri, ġeyh Cüneyd ve ġeyh Haydar ile ortaya çıkan tabirlerdir. Aynı Ģey BektaĢilik için de geçerlidir; zira Hacı BektaĢ bir görüĢe göre 1271 ve diğer bir görüĢe göre de 1337'de vefat etmiĢtir. Bu tabirler ortaya çıkmadan evvel, ehl-i sünnet ile ġî'a'nın arasındaki ihtilâflar zaten bilinmektedir. Ehl-i tasavvufun bir kısmı ise, bir nevi ġî'a-i Velayet durumundadır. Abdalân-ı Rum denilen yukarıdaki Ģahsiyetlerin, Âl-i Beyt muhabbetiyle yanıp tutuĢan ve ġî'a'nın ma'sum kabul ettiği 12 Ġmamı medheden davranıĢları ve Ģiirleri de olabilir. Sırf bu yüzden, zaten Ehl-i Beyti seven Osmanlı Hanedanının bunlarla olan münasebetlerini ve hatta bu Horasan Erenlerinin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢuna olan katkılarını baĢka türlü değerlendirmek yanlıĢ olur.

d) ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçiler, Hacı BektaĢ-ı Veli ile Osmanlı Hanedanının ciddi bir alakasının dahi olmadığını iddia etmektedirler. "Bu Hacı BektaĢ, âı-i Osman neslinden hiç kimse ile musâhabet etmedi ve andan ötürü anmadım. Yeniçerilerin baĢındaki Hacı BektaĢ'ındır derler; yalandır. Börk Orhan zamanında zahir oldu. Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü". Alakası olsa bile, Hacı BektaĢ'ın kendisi ile BektaĢi diye bilinen bazı kimselerin onunla ne derece ilgili olduklarını biraz evvel anlatmaya çalıĢtık. e) Hacı BektaĢ Zaviyesinden olduğu ifade edilen Geyikli Baba'nm Sultân Orhan ile kısa bir müddet için de olsa bir araya geldiği doğrudur. Osmanlı kaynaklarında bu konuda yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Zaten Osman Bey ve Orhan Bey zamanının maneviyât erleri olarak zikrettiğimiz Ģeyhlerden çoğu hakkında, gerçek ismi gibi çok açık konularda dahi yeterli bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla, sonradan uydurulan BektaĢi menkıbelerinden birini yansıtan bir kaynağın, Orhan Bey'in Geyikli Baba'ya rakı ve Ģarap gönderdiği yolundaki bir ifadeyi kaynak kabul ederek, ilk Osmanlı PadiĢahlarının sonrakiler gibi katı Sünnî olmadıklarını ve rakı hediye gönderecek kadar müsamahalı olduklarını söylemek, uydurma BektaĢi menkıbelerini arĢiv vesikaları gibi kabul etmek demektir. Netice olarak, Osmanlı Devleti ve onun Hanedanı, kuruluĢ gününden beri, Âl-i Beyt BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ âĢıkıdırlar; ancak t IV-1 21. Osmanlı Pıd dirim Bây durumu ile 1 Osmanlı Pa Bâyezid olduğu ı birliğini kurup devietf| tekrar baĢa dönü kayınpeder olması Vll Bâyezid'i tanıyalım, 1387 tarihin* Ġ dirim lakabıyla anMf babasının tahta | ve 791/1389 ' mıĢtır. PadiĢahı ği gibi tecri Osmanlı Karaman gören Yıldırım, hemen bu WSI{ Devleti'ne kıĢlasını kurdu, i bölgesine geçti j etmiĢti. Ege/ yen Yıldırım'm i olan Ġstanbul I olmadı. Rumeli'n* j Karamanoğlü-1392'de BurhâneddlJ mandasır kendisi I Osmanlıya t Bütün! 88-95; MwJ8 AMgl&HMf yatı'nda IStM BĠLĠNMEYEN OSMANLI âĢıkıdırlar; ancak Alevî veya BektaĢi değildirler". IV- YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ 21. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti, çocukları, döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz? Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok konuĢulan PadiĢahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti geniĢletmesine rağmen, 1402'de Ankara'da Timur'a yenilerek tekrar baĢa dönülmesine sebep olmasıdır. Ġkincisi de, hem Emir Sultân Buharî'ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid'i tanıyalım. 1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Murad'ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa'da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan dünyaya gelmiĢ ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beĢinde de babasının Ģahadeti üzerine tahta çıkmıĢtır. PadiĢah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid Ġli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Kosova'da haçlı ordularıyla meĢgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne ait sancak ve kazalara hücum baĢlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, MenteĢe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kıĢında Ankara'ya gelerek orada kıĢlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans Ġmparatoru II. Manuel'i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ'addin Bey de firar etmiĢti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet'ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım'ın bütün hayali Ġstanbul'u fethetmek idi. Bu sebeple 1391'de 7 ay sürecek olan Ġstanbul kuĢatmasına baĢladı. Bizans'ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı. Rumeli'nde gayr-i müslimlerle uğraĢan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen KaramanoğluCandaroğlu ve Sivas'daki Kadı Burhâneddin'in ittifak yaptığı duyuldu. 1392'de Candaroğlu halledildi; Ġsfendiyaroğulları da Osmanlı'ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaĢ daha dehĢetli

idi. Yıldırım'ın oğlu ġehzade Ertuğrul'un kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düĢtü. Bu arada Yıldırım'ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392'de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu. Bütün bu geliĢmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı " ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-206; Ġbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, II. Defter, (neĢr. ġerafettin Turan), sh. 88-95; Mecdî Efendi, Hadâık, c. I, sh. 22-380; Ocak, Ahmed Ya'Ģâr, "Osmanlı Beyliği Topraklarında Sufı Çevreler ve Abdalân-ı Rum Sorunu", Osman Gâzî ve Dönemi Sempozyumu, Bursa 1996, sh. 53-72; Köprülü, Fuad, Türk Edebl-yatı'nda Ġlk Mutasavvıflar, Ankara 1981, sh. 291 vd.; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd. : : . . ,«?Vj56 BĠLĠNMEYEN OSMANLI seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeĢit düĢman milletin yer aldığı 70.000 kiĢilik orduyla Tuna'yı geçerek Niğbolu'yu kuĢattı ve düĢman kuvvetler 130.000'e ulaĢtı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı Ġklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya baĢlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmiĢlerdi ve gerçekten 1397'de Konya'ya giren Yıldırım eniĢtesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya'yı Osmanlı Devleti'nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmıĢ ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti'nin olmuĢtu. Rumeli'de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmiĢti. ĠĢte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadolu'yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur'u tahrik ettikleri gibi, Timur'un düĢmanları olan bazı beyler de Yıldırım'a sığınmıĢ bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım'dan bu beyleri salıvermesini ve kendisine tabi olmasını, Ģartlarının kabulü halinde, gayr -i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, "Rum Meliki Yıldırm Bayezid' diye baĢlamaktadır). Buna karĢı Yıldırım'ın cevabı çok sert ve hatta hakaret-âmiz oldu (Mektup, %Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam' diye baĢlamaktadır). Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım'ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düĢtü ve PadiĢah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmıĢ ve yeniden baĢa dönmüĢtü. Zira bu savaĢı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadolu'da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403'de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeĢit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem baĢladı. Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takva cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali PaĢa, TimurtaĢ PaĢa, Süleyman PaĢa, Ġshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, ġemseddin Fenari, oğlu Muhammed ġah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, ġeyh Kutbuddin Ġznikî ve ġihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin baĢında, Emir Sultân denen Bâyezid'in damadı ġemseddin Muhammed Hüseynî, Hacı Bayram ve ġeyh Abdurrahman-ı Erzincan! gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük Ģairlerdendir. ZEVCELERĠ: 1- Germiyanoğlu Devlet ġah Hâtûn; Ġsa, Mustafa ve Musa'nın annesi. 2- Devlet Hâtûn; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultân. 3- Hafsa Hâtûn; Aydınoğlu Ġsa Bey'in kızı. 4- Sultân Hâtûn; Dulkadiroğlu Süleyman ġah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar'ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ettuğrul Çelebi. 2- Ġsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (TartıĢmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- Ġbrahim Çelebi. 6- Kasım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtûn. 10- Fatma Hâtûn. 11- PaĢa Melek Hâtûn. 12- Oruz .BĠÜNMEVENO™ Hâtûn. 22. Osmaniı ı Saray'dı] Bunlai \

Burada Ģuj AJOsı [ I. Murad, II. I i bulunduğu \ [plânda tslâff (tatbikatta I î Ġnkâr etmek! [ vardır, I [içindir ki, I f etmiĢtir, ı ellerinden i | ne muhalefeti I gayreti gft B) Jtl'nde içkin I Ġstenmekteki i baĢında s iler, içki ve I |- mânâsı, I | ma ve I (halde, bu 1 ' fikirlilik ı | deliller vars "Siki" i i üslerinde i mevlidde s [lir. SâKĠ* nümüzde I kullandı 131 155 1 ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57 Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- ġehzade Mehmed21 22. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. Bunlar hakkında ne dersiniz? Burada Ģu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz: A) Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ıma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devle-ti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek Ģekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. "îĢ ü iĢret", bunların baĢında gelmekte ve tarihlerdeki "padiĢah, îĢ ü iĢreti severdi " tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaĢardı Ģeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îĢ=yaĢama, iĢret=keyifli hayat ve eğlence demektir. YaĢamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meĢru dairede olduğu gibi, gayr -i meĢru dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, baĢka karîne olmadan gayr-i meĢru hayat diye izah etmek, peĢin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu baĢka türlü yorumlamak da doğru olmaz. "Sâkî" kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek Ģeyleri takdim eden Ģahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde Ģerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhanede Ģarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peĢin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kiĢiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir Ģekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur. "ġarap" kelimesi de öyledir. Aslında her çeĢit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da "hamr" kelimesiyle ifade edilen içki karĢılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, Ģerbet ve su da dahil olmak üzere bütün 20 NeĢrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 311-355; Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 78-116; Ahmed Uğur neĢri, sh. 131- 195; Tarih-i Solakzâde, Ġstanbul 1297, sh. 51-91; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 65 vd; Lütfi PaĢa, Tevârih-i Âl-i Osman, sh. 44 vd.; Kantemir, c. I, sh. 95-105; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 71-90; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hanedanlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı I-IV, Ġstanbul 1332/1923, c. I, sh. 22-25. 58

içilecek Ģeylere yani bugünkü karĢılığıyla meĢrubata "Ģarap" dendiği bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunun yasakladığı sarhoĢluk verici içkileri içenlere, hadd-i Ģirb denilen Ģer1? cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili iĢlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili iĢleseler bile, bunun açıktan iĢlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir'in II. Se-lim'le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir. Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir. C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, Ġslâm'a muhalif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmiĢlerdir. Ġslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki Ģu cümleler, bunun en bariz misâlidir: "Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri Ģarabın tadına ulaĢırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket iĢini düĢünmeğe ne zaman fırsat kalır?". Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģer'î hükümler ortaya koymaktadır. Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde Ġslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemiĢlerdir. Bütün Ġslâm hukukçuları ise, baĢta Ģarap (hamr) olmak üzere, sarhoĢluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmiĢlerdir. Ancak Ġslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun tarifinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Ġmam-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre, az veya çok Ģarap (hamr) içmek yahut sarhoĢ edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer Ġslâm hukukçuları ise, her çeĢit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamıĢlardır. Ebu Hanife Ģarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer Ġslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar. Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüĢe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna Ģirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa Ģarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoĢ olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teĢekkülünde küçük bir görüĢ ayrılığı vardır. Ġkincisi, cezaî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta'zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eks ik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır. Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, Ġslâm'ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiĢtir. Bunu Ģer'îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nde konuyla ilgili Ģer'î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle "1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuĢtur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyatta kuvvetine riâyet olunmuĢtur". AraĢtırmalar, Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında kabul edilen Men'-i Müskirat Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiĢ ve bunlardan birini de hadd-i Ģer'î olarak zikretmiĢtir. Bu kanun, devletin OSMANLI BĠLĠNMFVfM t içinde ve dıĢında ço-Osmanlı padiĢ • lâm'ın getirdiği içki birleri almıĢlardır. B II. Bayezid'e seleyi bütün y. "1. Dergâhıma jrj ¦ benzeri yerlerde, ani» . irtikâb edildiği ' fiillerinden, bütün:...... 3. Emrim size ulaji' zat bu ĠĢin üzerinde dur; yasak edesiniz, 4. Bundan sonra h'.. gibi ri'âyet edeler, 5. Sen ki, s;:1 kından gelip, Ģer Osmanlı PadiĢa men, açıkça Ģer'i hı. maktadır ki, Osman? gibi ithamlar, t. ġunu da <• ve IV. Murad'n açıklanmaktad termek değildir 23. Yıldırım Bi< Ģahitliğinin dur? Bursa'da Ulu aykırı iĢlere mani Bâyezid'in, bir içki Sultân'ın, içki içtljjf değildir. Belki Moll»; terk etmesinden nın yanına ceı Acaba içki manii Padi"1"'" gülerdir, i mükâfatın da mu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI

BA. 3. içki içtiği için Yıldırım Bâyezid'in Ģahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. sh. A 33/21. Baskı. her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüĢtür. Emrim size ulaĢınca. Her musibet. Belki Molla Fenari.-. nr. 157-158. tamamen iftiradır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır. Ġstanbul 1995. Bayezid'e ait olan bir fermanın. bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez. sh. açıkça Ģer'î hükümleri çiğnemeleri nasıl düĢünülebilir? Bu misâlden de anlaĢılmaktadır ki. c. c. Ģer'î hükümleri ve emirlerimi icra edesin. düğünlerde. teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler. 21 Fermanın Orijinali. sancak beğisin. hem fiilen ve hem de kavlen Ġslâm'ın getirdiği içki yasağına uymuĢlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almıĢlardır. Dergâhıma arz olundu ki. sh. Ayrıca Ġslâm'ın Ģe'âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meĢru fiillerinden. çeĢitli sarhoĢ edici içkiler kullanıldığı. L 60 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Bunda kader-i ilahiye fetva verdirten hatalar mutlaka vardır. kadılarsınız. Peygamberlerin masum olduğu gibi. Bütün Osmanlı PadiĢahları bu konuda hassastırlar. Emir Sultân Buhari'nin kayınpederi olan ve Ġslâm'a aykırı iĢlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkıĢan Yıldırım Bâyezid'in. Osmanlı sultanlarının Osman Bey'den ta Sultân Murad zamanına kadar. Acaba içki iddiası nereden çıkmıĢtır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi. 34-38. kasaba ve köylerde. bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiĢtir. Ahmed. 53-54. . sancağınıza bağlı Ģehir. toplantılarda ve benzeri yerlerde. Yusuf Has Hâcib. manevi alemde. çok az istisnalar dıĢında. YEE. 23. fâsıklar toplanıp açıkça günâh iĢlemeyeler ve Ġslâm'ın Ģe'âirine gereği gibi ri'âyet edeler. 14-1540. sadeleĢtirilmiĢ metnini. bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. II. Bundan sonra hiç bir yerde. Osmanlı PadiĢahlarının bu yasaklarına ve Ģerî'ate karĢı bu hassasiyetlerine rağmen. I. vrk. sizlere takdim ederek. Selim ve IV.. 4. Bütün bu iddialar doğru mudur? Bursa'da Ulu Cami'yi yapan. Ġstanbul 1997. Sen ki. Akgündüz. Kur'ân. bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. -•--. meseleyi bütün yönleriyle vuzuha kavuĢturmak istiyoruz: "1. Ankara 1959. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı PadiĢahlarını ma'sum göstermek değildir21.. 69-70. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. 90. Onların da günahları bulunabilir. .59 içinde ve dıĢında çok büyük tartıĢmalara yol açmıĢtır. kendileri içki içmedikleri gibi. II. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inĢa ettirmiĢtir. Türk Hukuk Tarihi I-II. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir. Dürer ve Gurer. bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. nr. bütün bu izahların yanında I. 1. Bizzat bu iĢin üzerinde durub kazanızdaki halka. Molla Hüsrev. Ģehirlerde. Ahmed. Osmanlı PadiĢahları. Timur'un Semerkand'a gidelim teklifine. bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem... Kutadgu Bilig. ġunu da önemle belirtelim ki. kendi zamanlarında içki . ancak bunlardan II. Sen ki. bir konuda Ģahitliği arzu edilen Yıldırım'ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı Ģahitliğini kabul etmediği doğrudur. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân'ın. açıkça Ģarap içildiği. köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdit ile yasak edesiniz. NeĢreden: ReĢit Rahmeti Arat. Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir Ģekilde. 267-268. Osmanlı padiĢahları. Bursa ġer'iyye Sicilleri. sh.Akgündüz. 5. Halil. ġöyle bilesiniz ve alâmet-i Ģerife itimat edesiniz". Bâyezid Han. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari. tamamen masum insanlar değillerdir. 338/B. Cin. Murad'ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları. Mâide. sancak beğisin. Asıl meseleye gelince. Osmanlı Devleti'nin 30-40 sene sonra yeniden Ģahlanacağını müĢahede ettiklerinden. Osmanlı PadiĢahları hakkında söylenen "sarhoĢ" ve "aile hayatı berbat" gibi ithamlar.

Ġstanbul 1286. az bir süre için de olsa. sh. 18(95). PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Yıldırım Bâyezid'in Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra. nefes darlığı ve keder dolu hayattan meydana gelen çeĢitli hastalıkların bir araya gelmesinden vefat ettiğini açıkça ifade etmektedirler . Künh'ül-Ahbâr. ne zaman içki içmeye baĢladığı belli değildir. bu kadının Müslüman olmaması veya baĢka sebeplerle. meydana . Hammer ve Gibbons gibi Garb Tarihçilerinin tamamına yakını. sh. 45. 306-352. bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. etmektedir Yıldırım gibi dit sinin tamw isimlerinden &A] dikten sonra. bu konularda gevĢeklik gördükleri zaman. kızı Marya'yı Bâyezid'e göndererek Osmanlı PadiĢahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıĢtır. sh. haram olan böyle bir günahın isnad edilmesinin tamamen iftira olduğunu açıkça beyan eylemiĢlerdir. yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi. Osmanlı Tarihi. I. Hatta bazı kaynaklar. tarihçilerin çoğu. Sultân'ın kapısına gelerek. 7-10. Hatta zamanın âlimleri. Ġnalcık. Belleten. Âli. II. I. içki kullandığını. . siyasî veya malî konulardaki gevĢekliğidir Ģeklinde de izah edilmiĢ olunabilir22. c. ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami'yi inĢaya baĢladığı ise. Osmanlı . göre bu konu "Her ne i söyleseler ( vefat« mak niyetini Semerkand'a ( ümitsizliğe etmektedir! ÂĢıkpaĢa-i etdi. Acem Hamidî. Uluçay. Tarih-i Bursa (Güldeste-i Beliğ). Osmanlı Tarihi. Çev.„ baĢta < BĠLĠNMEYEN OSMANLI 61 kânüvisleri. Sırp Kralı. 565. Kısaca. sh. Öztuna. ġayet geçici bir süre içki içmiĢ olsa bile. 109. sh. 1391'de bu kadınla evlenmiĢtir. sayı 27 (1943). Halil. Kanaatimize göre doğru olan da budur. sh. Paul. Enverî. II. I. UzunçarĢılı. 22-25. memleketinde durmayız' derlerdi.içilmesine de Ģiddetle karĢı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu iĢin biraz gevĢediğini kaynaklar yazmıĢlardır. sh. V. "Molla Fenan". c. TTEM. VVĠttek. 368-384. c. 99-100. sh. Devletler ve Hanedanlar. Yıldırım Bâyezid'in Ģiddetli sıtma. PadiĢah ve diğer Osmanlı devlet erkânı ile yakın temas halinde bulunan ve memleketine döndükten sonra Timur Tarihini yazan Ġbn-i ArabĢah baĢta olmak üzere Timur devrinin bütün Van NeĢri. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. sh. kânüvlslen. c. Ahmed Refik. VII. 'Eğer ma'rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen. 10 sene kadar Bursa ve Edirne'de oturup Çelebi Sultân Mehmed'in çocuklarına hocalık eden. 25.. bu sebep de dinî. sh. 89-90. veziri Çandarlı Ali PaĢa'nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler. Türkiye Tarihi. Kitâb-ı Cihân-nümâ. 110112. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. nr. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek. Kaldı ki. 51-91. nr. Hüseyin Hüsameddin. Aksun. 332-333. Lütfi PaĢa. c. Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. Solakzâde. 19(96). Karamanî Mehmed PaĢa. Konyalı Mehmed bin Hacı Halil ve Ġdris-i Bitlisî gibi ilk dönem Osmanlı tarihçilerinin kahir ekseriyeti. I. 148-158. c. Bu yüzden Ģer'an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. Yıldırım'ın içki içtiğini göstermez. sh. Kadınlar Saltanatı. c. Bu. Yıldırım gibi dindar bir PadiĢaha. ġükrullah. Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? mueılı Yıldırım Bâyezid'in vefatı ile ilgili üç rivayet bulunmaktadır: Birincisi. sh. 103-105. 260-323. Bütün bunlar. Tlmuı r'ml kuft! di" Ģekltı nakleden Ġft SUSĠĠCĠĠ64 zarı belli O ve i na tuW 24. bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. Maalesef geçici bir süre de olsa. c.

Bunun tam aksine MüneccimbaĢı baĢta olmak üzere çoğu müellifler. "düĢman elinde zebûn olub memleketi eller elinde görmeden ölem yeğdür" deyüb kendü nefsini helak eyledi demektedir. Bütün bu rivayetler. Kitâb-ı Cihân-nümâ. bunun tarihçiler tarafından kale bile alınmadığını ifade etmekle yetiniyoruz. bu ifadeleri intihar etti diye açıklamak da doğru değildir. ölümünü istedi" Ģeklinde de yorumlanabilir. neman maslahatın gördü" veya "bu cevâbı iĢitti. aksi iddiaların iftira ve yalan olduğunu açıklamaktadırlar. Ġkincisi. Âli ve Hoca Sa'deddin gibi kaynaklar tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. muteber yerli veya yabancı kaynaklarda yer almamaktadır. Timur'un Bâyezid'i serbest bırakmak niyetinde iken. Hoca Sa'deddin Efendi. sadece Hadîdî Vekâyinâmesi'dir. Mükrimin Halil Yinanç ve UzunçarĢılı gibi tarihçiler. Ġsa Çelebi (1378-1405). Bâyezid Hân'ın "tez canlu ve gayretlü kiĢi" olmasından dolayı Timur'un mu'âmeleleri karĢısında sıtma hastalığına tutulduğunu ve günden güne zayıfladığını belirttikten iki sayfa sonra. Mehmed Çelebi (1382-1421). c. "âhiret hazırlığını gördü. 172-173. c. ÂĢıkpaĢa-zâde. bu iddianın tamamen yanlıĢ olduğunu delilleriyle ortaya koymuĢlardır23. sh. hastalığının tedavisi için Timur'un saray tabiplerinden Celaleddin Arabî ve Ġzzeddin Mes'ûd eĢ-ġirazî'yi tayin ettiğini belirtmektedirler. bu tür iddiaların bir rivayetten öteye gitmediği de malumdur. Künh'ül-Ahbâr. Mehmed Çelebi'nin tartıĢmasız tek sultan olarak kabul edilmesiyle sona eren verimsiz ve uğursuz ara döneme denmektedir. Timur'un zehirlettiği Ģeklindeki bir iddiadır ki. Lütfi PaĢa. onu Semerkand'a götürdükten sonra oradan geri göndereceğini söylediğini. Osmanlı tarihi ile ilgili bazı kaynaklar. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I. Ġstanbul 1279-80. Süleyman)? 1402 mağlubiyetinden sonra Vezir Çandarlı Ali PaĢa ile kaçarak canını kurtaran ġehzade Süleyman.FETRET DEVRĠ 25. Saltanat mücadeleleri nasıl yürüdü? Yani Emir Süleyman ve Mûsâ Çelebi'nin sultanlığı var mıdır?24 26. Musa Çelebi (1388-1413) ve ġehzade Kasım (1397-1417). NeĢrî. Netice olarak. 87-89. I. Timur'un iline varmasına hemandem kendü kaydın görüb Allah Te'âlâ rahmetine vâsıl oldu" ifadelerini kullanmıĢlardır ki. Kanaatimize göre bu konuda son sözü Âli söylemektedir: "Her ne kadar bazı tarihçiler Timur'un hekimlerinin zehir içirdiğini veya kendi kendisine zehir içtiğini söyleseler de. 11 yıl sürmüĢtür. Bunlardan açıkça kendini zehirleyerek intihar ettiğini anlamak mümkün olmadığı gibi. bu söz üzerine ümitsizliğe düĢen Osmanlı PadiĢahının yüzük kaĢındaki zehirle intihar ettiğini iddia etmektedirler. Bir de kendi hususi kütüphanesinde bulunduğunu iddia ettiği Fuad Köprülü'ye ait bir anonim yani yazarı belli olmayan bir Tevârih-i Âl-i Osman nüshasıdır. Bu iddiayı naklettiği söylenen ilk dönem tarihçilerinden. 358-363. Tâc'üt-Tevârih I-II. sh. arkasından hemen Bursa'ya geldi. mevcut rivayetleri değerlendirdikten sonra. 23 NeĢrî. Anonim Tevârih-i Âl-i Osman gibi müellifler ittifakla "Bâyezid Hân iĢitti kim. Ahmed Uğur neĢri. Yüzüğünün kaĢında bulunan zehirle intihar ettiğini nakleden ilk döneme ait tek kaynak. I. 101-103. zehirletildiğini söylemektedirler. Semerkand'a gideceğin. sh. onunla yaptığı bir mülakat neticesinde.. Yıldırım'ın çocukları arasındaki saltanat mücadelesi ile devam eden ve 1413 yılında I. Aynî gibi bazı müellifler de. Âli. 1380-1422). Yıldırım'ın intiharı iddiası. Lütfi 62 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ_ V.tarihinin dev isimlerinden Âli ve Hoca Sa'deddin Efendi gibi tarihçiler. çok önemli gördüğü eĢyalarını aldıktan sonra hemen Edirne'ye canını attı ve orada padiĢahlığını ilan etti. ayrılırken de muhabbetle ayrılmıĢlardır". Üçüncüsü." kaydını düĢerek. Fetret Devri ne demektir? Osmanlı Devleti'nin 1402'deki Ankara mağlubiyetinden sonra dağılması ile baĢlayan. "bazılar eder ki. Solakzâde. Doğru olan Yıldırım'ın yukarıda zikredilen hastalıklar sebebiyle vefat ettiğidir. sh. tamamen hata üzerinedirler.. Yıldırım Bayezid'in vefatından sonra hayatta olan çocukları yaĢ sırasıyla Ģunlardır: Süleyman ġah (1375-1410). Hatta fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya harp . I. sh. gayet melûl oldu ve hem gayret etdi. bundan vaz geçip. V. Sadece Fuad Köprülü'nün bazı zayıf rivayetleri zorlama yorumlara tabi tutarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu iddiayı gündeme getirmesinden sonra mesele tekrar alevlenmiĢtir. 217. c. Kuvvetli kaynakların izahları karĢısında bu ifadeler. Zira Yıldırım'a Timur her türlü iltifatı yaptığı gibi. Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa diye bilinir.

Sultân Süleyman. Köprülü. sh. Anadolu'ya geçti ve Bizans Ġmparatoru ile kurduğu dostlukların da yardımıyla. Sahâifu'l-Ahbar I-III. Fuad. Devletler ve Hanedanlar. Köprülü. I. I. Musa Çelebi. müftilik yapan Necmüddin Hanefî'yi. c. Kantemir. su kabul» 781/1380 yıl» yava< fından 0» Babasının ı gitti ve | Ankara'ya i mattı. sayı 27(1943). oğlu Muhammed. VII. sh. Fuad.< kaynaklarda ifade < Sultân Süleyman ı meyen ve mağlub Melek diye meĢM Necmüddin Hanefî'yi. Hadidî. Ancak Osmanlının en büyük toprakları Amasya'da bulunan Mehmed Çelebi'nin elindeydi. Sultân Musa Çelebi kimdir? 1410 yılında Edirne'de padiĢahlığını ilan eden Musa Çelebi. Ġstanbul 1991 (Necdet Öztürk neĢri). 132. Sultân. Mehmed Çelebi adına Rumeli'ye geçmesine rağmen. Ġstanbul 1992. Sultân Süleyman'ın Edirne'yi taht Ģehri ilan etmesi.. sh.1. Sultân Süleyman'ın 8 yıl kadar süren saltanatı 35 yaĢındayken sona erdi. 113-116. . 28-29. defa muhasara altına alarak Bizans'ı karĢısına aldı. Anonim. Solakzâde. Belleten. 49.. Mu» | saltanatını 1 »vlriH/ĠHfl |45.. c. 325-345.. Fetreti Sultân Mus MelikĢah. sh. I. Ġnsanları galip veya mağlup edenlerin mesaî arkadaĢları olduğu. Mlhll| zaskeri olan i man'ın! olmasına k i 28. IlıĢ-Ġ13) 27. M. M. Sultân Mun< 1410 yılında! bir diplomat değildi. Ġstanbul 1279. 591-599. 91-124. Bursa'nın bu özelliğini ortadan kaldırdı ve 51 yıl devam edecek olan Edirne devri baĢladı. Tevârih-i Âl-i Osman. 3. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. c. sh... Belleten. 59-60. Musa Çelebi mütereddit idi ve hatta ağabeyinin padiĢahlığını tanıyordu. I. I.-. sayı 2 (1937). . Aksun. sh. 91-98. UzunçarĢılı. V. c. sh. Osmanlı Tarihi. I Üzerine gelen Men Mehmed Çelebi I ğutunca bunu fırsat! Sırbistan PrensI'nM geldi ve Sultân I süren saltanatı da! (1413)._. MüneccimbaĢı. (F.ilan eden Macarları dahi yendi. c. c. sh. Diğer tarafdan Ġsa Çelebi bir ara Bursa'yı kuĢatmıĢ. Ġntihar Meselesi". Osmanlı Tarihi. 109-120. I. Aksun. âlimler arasında Ġbn-i Melek diye meĢhur olan Ġzzüddin Abdüllatif. sh. Bazı komutanlar ve fitne için hazır bekleyen Romanya Prensi'nin de desteğiyle. kendi sultanlığını ilana hazırlanıyordu ve Sultân Süleyman'ı Edirne'de kıstırarak hayatına son verdi (1410). Osmanlı Tarihi.. c. ancak Mehmed Çelebi tarafından tasfiye olunmuĢtu. sh. 24 Âli. 313. Yinanç. 260323. Tevârih-i Âl-i Osman. c. . Üzerine gelen Mehmed Çelebi'yi mağlup etti ve bu olaydan sonra iyi bir diplomat olan Mehmed Çelebi Ġmparator'a sığındı. Öztuna. sert bir asker ama iyi bir diplomat değildi. Mükrimin Halil. . 117-144. 131. I. manevî yönünün o kadar mükemmel olmadığı bazı PaĢa. 86-90. II. . sh. Demir Kafes Rivayeti.. "Yıldırım Bayezid'in Ġntiharı Meselesi". sh. sh. Bursa. sh. 591-603. Bu arada Anadolu beylikleri Süleyman'a karĢı Mehmed Çelebi'yi desteklemeye baĢlayınca Musa Çelebi de ona itaat etti ve Süleyman'ı takip için Rumeli'ye geçti. Maalesef. I Ġskendernâme rttö Mevlânâ Hamza'yı i lan olduğu. Osmanlı Tarihi. Ģâirler arasında. ĠA. "Yıldırım Bayezid'in Esareti ve Ġntihan Hakkında.. UzunçarĢılı. II. Ġstanbul'u 5. Ġstanbul 1285. NiĢancı Tarihi. .ûlM*« 345. OfflM BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 kaynaklarda ifade edilmektedir. sh. tarihçiler tarafından beğenilmeyen ve mağlubiyetine sebep gösterilen Çandarlı Ali PaĢa. "Bâyezid II". Künh'ül-Ahbâr. Tevârih-i Âl-i Osman. ele geçirmiĢ. Mehmed (. Ġskendernâme müellifi Ahmedî ile tarihçilerin mazbut bir Ģair olarak anmadıkları Mevlânâ Hamza'yı zikr edebiliriz.' 27. Giese neĢrinden Nihad Azamat). Ġzmir ve Ankara'yı aldı. Sultân Süleyman'ın halinden de anlaĢılabilir25. c. kendisinin diğer Osmanlı Sultânlarına kıyasla. Tarih-i Bursa. takva cihetiyle pek kuvvetli olmayan Vezir Ali PaĢa'nın da etkisiyle. c. maneviyât erenleri arasında ise Yunus Emre'yi. sh. ' Sultân Süleyman devrinin en önemli devlet adamı.

26 Âli. c. I. Hacı Ġvaz PaĢa'nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid'in sur dıĢııf da kalan kabrine hakaret bile etti. c. V. II. bunun kardeĢi Bahsi Beğ'i. Rumeli beylerini de kendisinden soğutunca bunu fırsat bilen Mehmed Çelebi. Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. sh. Mehmed Çelebi'nin bir paĢası olan Gâzî Ġsha| Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. âlimler arasında Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin-i Simâvî'yi zikretmemiz gerekmektedir. sh. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir? 1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi. 325-345. ikinci defa. 91-124. Karamanoğlu yine hareke! geçti. c. Ahmed Uğur neĢri. Kantemir.Musa Çelebi.j Sultân Mehmed de boĢ durmuyor ve Sinop'daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını} Osmanlı Devleti'ne ilhak ediyordu. Sultân Musa'nın evladı yok idi26. Lütfi PaĢa. ĠĢte bu kargaĢa içinde Sultanlık koltuğuna oturaf Mehmed Çelebi. c. Osmanlı Tarihi. Sonra affetti. 28.109-114. 325-345. 61-68. Bu arada Venedik donanmasına karĢı 1416 yılında Çalı Bey ko) mutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti. Lütfi PaĢa. Aydın ve Ġzmir taraflarında fesada baĢlayan Börklü-ce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski iliĢkilerinden korkarak. iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti'nin baĢına açmakta gecikmediler. Böylece 25 yaĢında 3 yıl kadar süren saltanatı da sona erdi ve Osmanlı tahtı sadece Mehmed Çelebi'ye kalmıĢ oldu (1413). c. c. Manisa'nın KızılbaĢlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti'nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı. 1413 yılında kardeĢi Musa Çelebi'nin öldürülme25 Âli. I. sh. I. c. sh. ġeyh Bedreddin isyanı idi. Daha önce ġeyh Bedreddin'in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa. ġehzade Mehmed ġah ve PaĢa Melek Hâtûn adında üç çocuğu olmasına karĢılık. 61-68. Ġyi bir diplomattı. sh. sh. . Ahmed Uğur neĢri. Ġzmir'de. 204-241. Ancak 1410 yılında Rumeli'de saltanatını ilan edince durum değiĢti. sh. iç ve dıĢ düĢmanlar. I. Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun'da. hem Rumeli beylerinin ve hem de Sırbistan Prensi'nin desteğini alarak kardeĢi Musa ile Çamurlu Derbend'de karĢı karĢıya geldi ve Sultân Musa ağabeyine yenilerek öldürüldü. ancak mağlup oldu. Ancak Süleyman Bey'in Ankara'ya kadar gelmesi üzerine. Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. 117-144. Tevârih-i Âl-i Osman. Germiyanoğlu Yakub Bey'in Mehmed Çelebi'ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa'j kuĢattı. sh. 91-98. Sultân Musa zamanında ona destek olan devlet adamları arasında veziri Kör MelikĢah. Sultân Süleyman'ın ġehzade Orhan. Solakzâde. bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu ve 9. 91-124. belli çevrelerce kullanıldı. c. 198.115-120. sh. Ancak Sultânf Mehmed'in fevkalade basiretli idaresi ve Allah'ın yardımıyla bu iki büyük bela da aĢıldı. c. Osmanlı Tarihi. 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman ġah'ın kızı Devlet Hâtun'dan dünyaya gelmiĢtir. Bunlardan birincisi. sh. Mehmed esir aldı. yeniden eski ihtiĢamına kavuĢmak üzere iken. Musa Çelebi'nin Kazaskeri ve birj nevi ġeyhülislâmı olan bu ilim adamı. asrın müceddidi kabul edilmektedir. Öztuna. Aydın'daki Candaroğullarımn da tabiiyetini kabul ettikten sonıj Karamanoğlu'nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. 113-116. sh. Aksun. ġeyh Bedreddin'in de Rumeli'de bu tür hareketlere giriĢme teĢebbüsleri bardağı taĢıran son damla oldu. I. sh. Devletler ve Hanedanlar. Kantemir. sh. Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise. Osmanlı tarihçileri tarafından ye| asrın yani Hicrî 9. c. Çelebi Mehmed Rumeli'ndeki olaylarla uğraĢırken. 91-98. Ġshak Bey'in 1415 muharebesin den sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı'nın eline geçti. Mihal oğlu Muhammed Beğ. Künh'ül-Ahbâr. I. Fetret Devri de böyle sona erdi. I. II. Öztuna. 113-116. UzunçarĢılı. KardeĢi Ġsa Çelebi'yi tasfiye etti. Musa Çelebi'nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaĢ verilerek Ġznik'te mecburi 1 ikamete zorlanan ġeyh Bedreddin. Osmanlı Tarihi. Ġshakl Bey'in Rumeli'deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. sh. UzunçarĢılı. Devletler ve Hanedanlar. Osmanlı Tarihi. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi. Aksun. 117-144. Solakzâde. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi'ye itaat etti. Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid PaĢa'nın tavsiyelerine uyarak Amasya'ya gitti ve padiĢahlığını ilan etti. Künh'ül-Ahbâr. 64 BĠLĠNMEYEN OSMAĠ sinden sonra. Osmanlı Devleti. Tevârih-i Âl-i Osman. KastamonuSinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı. V. sh. Buna karĢılık Mac Kralı Sigismund'un haçlı seferi teĢebbüsü. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir. sh.

Ġdamına fetva veren ise.Evvel . Manuel'i ziyaret bile etti. sh. Tevârîh-i Âl-i Osman. Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dıĢ düĢmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla orta29. Bir kısım peĢin hükümlü tarihçiler ġeyh Bedreddin'i.ġehzade Mahmûd. Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında. ġeyh Bedreddin'in baĢından beri Bâtınî fikirlere sahip bir ehl-i dalâlet olduğunu hükme bağlamıĢlardır. V.ġeh-zâde Küçük Mustafa.000'lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa'nın isyanı. Ahmed Uğur neĢri. sh. Osmanlı tarihçilerinin mühim bir kısmı. Künh'ülAhbâr. Dulkadır oğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. Solakzâde. 29. sh. "Bursa'da Çelebi Sultân Mehmed Han. Kitâb-ı Cihânnümâ. TimurtaĢ PaĢa-zade Ali Bey'in de mağlup olmasıyla ciddileĢti. Bunun yanında. Osmanlı döneminin Cumhuriyetçisi ve ihtilalcisi diye baĢlarına tac etmiĢlerdir. 3. Mehmed Çelebi'nin oğlu ġehzade Murâd. 124-138. Acaba hangisi doğrudur? 27 ÂĢıkpaĢa-zâde. tarihin ilk Türk komünisti diye Nazım Hikmet'e manzum medhiye bile yazdırmıĢlardır. 517-555. Sultân Mehmed Çelebi 39 yaĢında vefat etti ve Bursa'daki YeĢil Türbeye defn o-lundu. Vefatında Osmanlı devleti eski geniĢliğine ve kuvvetine ulaĢmıĢtı. ancak sonradan ġeyh'likden Ģahlığa heveslendiğini ve devlete isyan ettiği için idam edildiğini ifade etmiĢlerdir. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 65 »yeni pırını ĠTorya çıkan Yıldırım'ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa'dır. Murad'ın annesi. Âli. NeĢrî. Sultân Mehmed'e yenildi ve Bizans Ġmparatoruna sığındı. Ahmed Tevhld. Osmanlı tarihi açısından tam bir bilmecedir. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meĢgul olan Sultân Mehmed.000 ve 10.ġeh-zâde Kumru Hâtûn. dindar ve diplomat bir devlet adamıydı. baĢtan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid PaĢa'yı.000 akçe ödenmek Ģartıyla anlaĢma yapıldı ve hatta bu anlaĢmanın da etkisiyle Sultân Mehmed. hatta kendilerine rehber edinenleri bile çıkmıĢtır. dürüst. asrındaki büyük âlimler arasında Sa'deddin Teftezânî'nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar'ı. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur? ġeyh Bedreddin meselesi. II. Amasyalı Pir Ġlyas'ı ve ġeyh Muslihuddin Halife'yi. Bâyezid PaĢa'nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi. 4. Kâfiyeci lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhyiddin'i ve Bâyezid-i Sofî'yi. 5-ġehzâde Ahmed. Osmanlı Devleti'ne isyan eden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in haline bakarak onu bir Alevî Dedesi olarak görmüĢlerdir. Kara Ya'kub lakabıyla meĢhur olan Ya'kub bin Ġdris'i.Bizans bunları Ģiddetle destekliyordu. Bunu Torlak Kemal'in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti'nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmıĢ oldu. "kadın hariç her Ģey ortaktır" dediğini iddia ederek. Sa'deddin Teftezâni'nin talebelerinden olan Herat'lı Mevlânâ Haydar'dır. Üzerinde çok söz söylenmiĢtir. ZEVCELERĠ: 1. 1420'de Ġstanbul'da Ġmparator II. 244-326. sh.ġehzade Yusuf. 85-94. Komünizm'in revaçta olduğu günlerde. Bunun üzerine Rumeli'deki Deliorman'da yerleĢen ġeyh Bedreddin isyanı geniĢletme çabalarını sürdürdü. ÇOCUKLARI: 1. 6876. 2ġehzade II. Tarih. 1420 yılında bu olay da kapatılmıĢtır. 24 kere savaĢa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıĢtı. c. Ordularının sayısı 5. sh. Murâd. Bazı samimi araĢtırmacılar ise. Ģâirlerden ise sadece Hüsrev ü ġirin müellifi ġeyhi ile Molla Ezherî ve ġair Zihni'yi sayabiliriz27. Mevlânâ Sarı Ya'kub'u. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karĢılık Ġmparatora yılda 300. Normalde Sultân Mehmed'in ağabeyidir. Lütfl PaĢa. Sultân Mehmed'in ikinci belası ise. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd'in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa. baĢlangıçta ġeyh Bedreddin'in büyük bir Ġslâm âlimi ve hukukçusu olduğunu. ilmiyeden gelen Ġbrahim PaĢa'yı ve Bursa kahramanı Hacı Ġvaz PaĢa'yı. olayı duyunca hemen Serez'e geldi ve Bâyezid PaĢa'nın gayretiyle ġeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarĢısında idam edildi.Emine Hâtûn. zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle ġeyh Abdüllatif'i. Samimi. Alevî grup ise. Amasyalı bir PaĢa'nın torunu. 2. c. 144-194. sh.

hem neslinin ortada oluĢu ve hem de telif ettiği eserleridir. UzunçarĢılı. bir Osmanlı emiri. göz hapsinde tutulmuĢtur. 187-189. Alevîlik veya materyalist bir vahdet'ül-mevcudculukla alakalı tek bir cümle yoktur. Bu eserin bazı yerlerinde Allah'dan ve O'nun peygamberlerinden bahsederken. ġeyh'in gizli bir Ģekilde Rumeli'ye geçmesine. m BĠLĠNMEYEN OSMANLI UlLlNMfcYEN Kanaatimize göre ifrat da tefrit de doğru değildir. TOEM. c. esasian t* Ġslatat. Bunlarda Bâtınîlik. c. mezhebin!1 kik zort. bir gazi ve de 1361'de Edirne fethedildikten sonra ele geçirilen Dimetoka'ya bağlı Simavna veya Samavna denilen beldenin de ilk kadısıdır. c. II. Aksun. 347-375. I. Bu arada Tebriz ve ilim merkezi Kazvin'e uğrayan ġeyh.. Bu kitabın ona ait olmadığı ve hatta onu isyan için kullanan bazı bozuk fikirli insanlar tarafından uydurulduğu.. Önemle ifade edelim ki.. 1000 akçe maaĢla Ġznik'e getirilmiĢ ve gereken saygı gösterilmekle beraber. Ġslâm'ın temel esaslarına ters düĢen ve insanı tamamen dinden çıkarabilecek hususlar bulunmaktadır. Ancak bu kitaba baktığımızda. Bu sebeple ġeyh Bedreddin'i yakından tanımak en doğrusudur. bunun gerçekten onun tarafından yazılıp yazılmadığı da tartıĢmalıdır. 1397 yılında Ģeyhi Hüseyin Ahlâtî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen ġeyh Bedreddin. Bu zikredilenler ve edilmeyenler. ġeyh Bedreddin hakkında Ģunları biliyoruz: Asıl adı Mahmûd olan bu zatın babası Ġsrail. sh.:. Kahire'de inzivada olan Hüseyin-i Ahlâtî'den tasavvuf dersi almıĢ ve Timur'un huzurunda yapılan ilmî tartıĢmada Ġslâmî ilimlere olan vukufunu ispatlamıĢtır. Gerçek olan ġeyh'in Ģahlığa heveslenmesi. Bunu Câmi'ul-Fusûleyn adlı ÜstrûĢenî ve Ġmâdî isimli büyük Hanefi hukukçularının kaleme aldığı Fusûl isimli hukuk eserlerini birleĢtirerek ve asrın meselelerini de ilave ederek telif ettiği mükemmel bir hukuk kitabı takip eder. Börklüce Mustafa denilen ve Dede Sultân diye de bilinen alevi dedesinin isyanı.Hazretlerinin Kerimelerinden Hafsa Sultân Namına bir Kitabe". Osmanlı Tarihi. daha sonra Anadolu'ya gelmiĢ ve nihayet özellikle Ġslâm Hukuku konusundaki uzmanlığından dolayı Sultân Musa'nın Kazaskerliğine tayin edilmiĢtir. Sultân Musa tasfiye edilince ġeyh Bedreddin çoluk çocuğuyla birlikte. I. Bunun en büyük delili. 99-106. ġeyh Bedreddin aslında alevi falan değildir. I. Ġslâm Hukukuna dair Letâif ül-ĠĢârât baĢta gelir. Bunun tek istisnası Varidat adlı eseridir ki. Kantemir. Bunun Kütahya Simav ile ilgisi yoktur. Devletler ve Hanedanlar. Daha evvel anlattığımız gibi. Geriye Varidat adlı ona isnad edilen tasavvufa dair bir eser kalmaktadır.. ġeyh Bedreddin'in öteki eserlerinin tam tersine. orada bazı nakillere göre Bâtınîlik fikirlerinin etkisinde az da olsa kalmıĢtır. bunu Torlak Kemal denilen bir Yahudi dönmesinin takip etmesi ve ġeyh Bedreddin'in de bunlarla olan irtibatı. 39.. nr. Meseleyi olduğu gibi yansıtmaya çalıĢmak en güzelidir.. sh. tamamen Sünnî ve Hanefî esaslarına göre kaleme alınmıĢ eserlerdir. sh. Osmanlı Tarihi. Tahsilini Kadi-zâde-i Rumî ile birlikte onun babasının yanında yapan ve sonra da Kahire'ye giderek baĢta Seyyid ġerif Cürcânî olmak üzere büyük âlimlerden ders okuyan Mahmûd. Burada kadılık yaparken oğlu Mahmûd dünyaya gelmiĢ ve adına Ġbn-i Kâdî Simavna veya Simavna Kadısı oğlu denmiĢtir.. Öztuna. sh. Hayatı hakkında en geniĢ bilgiyi torunu Halil tarafından Menâkıb-ı ġeyh Bedreddin adıyla kaleme alınan eserden öğreniyoruz. ġeyh Bedreddin'in eserlerine baktığımızda. Eflak Beyine sığınmasına ve neticede ortaya çıkan bu Alevî isyanının reisi gibi görünmesine yol açmıĢtır." 'esc de' OĠâiı ricvni sünnet w .. bazı yerlerde vahdet'ül-vücud'dan ziyâde vahdet'ül-mevcud nazariyesiyle tam bir materyalist gibi hareket Cer. Ġznik'te göz hapsinde iken kaleme aldığı bu eser.. Hanefi mezhebi ile alakalı mükemmel bir mukayeseli hukuk kitabıdır.115-127. 17-120. fesad grubunun içinde yer alması ve de Sultân Mehmed'e isyan edenlerin manevi reisi durumuna düĢmesidir. ileri sürülen iddialar arasındadır.

Çoğu Osmanlı tarihçilerinin kanaati de bu yöndedir. Peygamber ve ahiret inancı olmayan. Ġslâmiyetin telkin ettiği Ģekliyle Allah. ġeyh Bedreddin'e ait gibi görünen bu Ģahsiyetlerden birincisi ve dördüncüsünün birleĢtirilerek kabul edilmesi Ģeklindedir. kerametleri olan veli ve mutasavvıf bir ġeyh Bedreddin'dir. melek. Âli ve benzeri tarihçiler. eskilerin tabiriyle kadınlar dıĢında her Ģeyin insanlar arasında ortak olduğuna inanan Ġbâhiyye mezhebinin mensubu bulunan bir zındık ve mülhid karĢımızda demektir. ilim meclisinde ġeyh Bedreddin ile tartıĢmıĢ. Zira hapisteyken yani idamından bir kaç sene önce kaleme aldığı Ġslâm Hukuku eserinde tam bir ehl-i sünnet gibi Ġslâm'ın esaslarını anlatan bir âlimin bir iki sene içinde bu hale gelmiĢ olması akla zor gelmektedir. ¦onun ttânî m tiye inin ettiği görülmektedir. büyük bir Ġslâm âlimidir. Fakat. Cennet ve cehennemin de inkâr edildiği eserde. Ġslâm'ın temel esaslarını reddeden. Eğer bu eser. cin ve Ģeytanla alakalı Ġslâm'ın esasları da tamamen saptırılmaktadır. Kur'ân. Simavîler diye bilinen müritleri namaz ve oruç gibi Ġslâm'ın hükümlerinden habersiz bulunan ve en önemlisi de vahdet'ül-mevcudcu yani neredeyse panteist ve inkarcı bir ġeyh Bedreddin'dir. bu vesileyle aslında Alevî olmadığı halde Anadolu'da isyan eden Alevî grupların mercii haline gelen ve Ģeyhliği ġahlığa değiĢtirmek isteyen ihtilâlci ġeyh Bedreddin'dir.keı deıv islâm Hıfc-Çe»" de: be-""1)' h BĠLĠNMEYEN OSMANLI 67 »aya ĠSeyh pnI2i ve reya ımûd iîtlr. ġâir kefere gibi adın anmayub la'net etmeyüb kendi halinde olan Müslüman kâfir olmaz" demesi çok manidardır. Sünnî-Hanefi Ġslâm Hukukçusu ve eserleri âlimlerce asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve Musa Çelebi'nin Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin'dir. Osmanlının kargaĢa döneminde tahriklere aldanmıĢ ve isyancı Alevîlerin ve hatta Alevîlerin de kabul edemeyeceği vahdet'ül-mevcudcu bir dalalet grubunun dairesine girmiĢ ve neticede kamu düzeni gereği isyanı sebebiyle idama mahkum edilmiĢt ir. ısrarla "insanları bilerek dalâlete sevk edenlerden olduğunu isbat etmesi" de önemlidir. Nitekim Sa'deddin Teftezânî'nin talebesi olan Mevlânâ Haydar Herevî. Üçüncüsü. Alemin ezeli ve ebedi olduğu ileri sürülen aynı eserde. Acaba ġeyh Bedreddin bu mudur? Bu soruya hemen evet diye cevap vermek çok zordur. Herevî'nin idam fetvasında. Kazvin'de Bâtınîlikden etkilenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. devlete isyanının çevresinin planlarına ve yapılan isnadlara dayandığını açıkça ifade etmekte ve ġeyh Bedreddin'i övmektedirler28. Bedreddin'in büyük bir âlim olduğunu. O halde karĢımızda bir kaç tane ġeyh Bedreddin vardır: Birincisi. Dördüncüsü ise. ġeyh Bedreddin'e ait ise. Osmanlı kaynaklarından ve Ebüssuud'un fetvasından anladığımız. alevî değildir. Yani ġeyh Bedreddin. . Ebüssuud'un sorulan bir soruya verdiği cevapta "Anın müridlerinden olan kâfirlerdir' demek lâzımdır. toplumda karıĢıklık çıkaranların rehberi olan. Ġkincisi. kıyamet inkâr edilmekte ve buna bağlı olarak haĢr-i cismânî denilen haĢir redd olunmaktadır. Vâridât'ın böyle bir âlimin eseri olmasını akıl kabul etmemektedir. sünnet ve diğer kaynaklara dayanarak ġeyh'i ilzam etmiĢ ve bizzat ġeyh Bedreddin'in kendi suçunun cezasını ikrar ettikten sonra ıslâh-ı âlem ve hıfz-ı nizâm-ı Beni Â-dem için idamına fetva vermiĢtir.

böylece Av tam. Murad'ı yani babasını tahta davet etti. 1551. Künh'ül-Ahbâr. Ġstanbul 1971. Inkılâb Tarihi. 1421 yılında babasının vefatından 41 gün sonra gelip Edirne'de tahta oturur oturmaz.. da <!• Koso. Ġstanbul 1998. I. Mısır'daki Ġslâm âlimlerinin de manevi desteği alınarak Karamanoğlu II. sayı 212214(1991). Aynı yıl. !¦')¦ Sultân. yapılan meĢveretler ve özellikle Vezir-i Azam Çandarlı-zade Halil PaĢa'nın ısrarlarıyla. Murad'ın üzerine yürüdü. Mehmed. Ömer Faruk. Ayrıntılı bilgi için bkz. LV. c. Uyanık. Devlet adamları ve yeniçeri bu duruma razı olmadı ve Sultân Murad'ın yeniden tahta geçim-çıktı SOP: Fâtır. Murâd. 134-136. Sultân Murad'ın Anadolu'daki sıkıntıları devam ederken Macarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti'ni rahatsız ediyorlardı. 136-202. sh. II. Murâd. sh. Aslında düzmece olmadığını daha evvel ifade etmiĢtik. Bunun üzerine Sultân Murâd. Hadâık. Osmanlı ordusu Hıristiyan kuvvetler karĢısında bir kaç defa mağlup duruma düĢtü. 73-74. 142-144. c. Ocak. 185-188. sh. Ġstanbul 1998. Solakzâde. Edirne'ye dönen II. sh.-Oğlu yı'nda vefa: ZEVCE! bey'in kızı. c. 1444 Ağustos'unda oğlu Mehmed'i tahta geçirerek. 40 yaĢına gelen ve gerçekten de yıpranan II. Yüzyıllar).000 askerle Ġstanbul'u kuĢattı. MURÂD DEVRĠ 30. Edirne'ye gelerek padiĢahlığını ilan etti ve bununla da kalmayarak ordusuyla Bursa'daki II... .Bilge. I. Maddi sebepler açısından teslim almayı ümit ederken. kendisi ibadet ve taatle meĢgul olmak üzere Manisa'ya çekildi ve Fâtih Sultân Mehmed birinci defa Osmanlı Sultânı oldu. Bütün Ġslâm âleminde ve özellikle Kahire'de dualarla yâd edilen bu zafer. annesinin s-OrtRf Hatn. Limni'de göz hapsinde bulunan amcası Düzmece Mustafa. (neĢr. I. Osmanlı Tarihi. 1444 yılında ikinci defa sultan olan II.. 13 yaĢındaki Küçük Mustafa'nın Ġznik'de Bizansın tahrikiyle saltanat ilan ettiğini duydu ve hemen ona yöneldi. Orhan. düzmece olduğu iddiasıyla idam edildi. Lütfl PaĢa. Murad yeniden yani ikinci defa oğlunu tahta çıkardı (1445). Belleten. KeĢf'üz-Zunûn. II. MenteĢe ve Germiyan Oğulları beyliklerini tarihten silerek tamamen Osmanlı Devleti'ne ilhak etti. c. 360-367. 341-349. Teke. 99-106. Mahmûd Esat. Aksun. 11-Sultân . c. Bu arada fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya problem çıkaran Anadolu beyliklerinin de üzerine gitti ve sırasıyla Aydın. Bu zaferler devam ederken. I. 566. Yaltkaya. hemen 30. Kâtip Çelebi.000 askeriyle Varna önlerine ilerledi ve sadece 150 Ģehidle haçlı ordusunu darmadağın etti.SULTÂN II. 71-73. Fâtih'in babası Sultân II. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti'nin Balkanların sahibi olduğunu tescil etmiĢti. Mecdî Efendi. Tevârîh-i Âl-i Osman. sh. 1425'de Venedik ile sulh yapan Sultân Murad. c. Bizans Ġmparatoru tarafından serbest bırakılınca büyük bir sıkıntıyla karĢı karĢıya geldi. Hem Osmanlı ordusunun yenilgisinden ve hem de Fâtih'in 14 yaĢında bir genç PadiĢah olmasından heveslenen Papa. ġerafettin. Mevlüt. Ġstanbul 1997. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15. 1404 yılında Dulkadiroğlu Emine Hâtun'dan Amasya'da dünyaya geldi. 68 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'VI. Tuna'yı geçerek Varna'yı kuĢattılar. Ġbrahim Bey ile de sulh andlaĢması imzalandı. 1422'de Sultân Murad'a mağlup olan amca Mustafa. Kilisli Rıfat). Bozkurt. Bizans'ın ihanetini gören Sultân Murad.28 Âli. c. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir? Bazı tarihçilerin Osman Bey'den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. yeni bir haçlı seferi için kollan sıvadı ve haçlı orduları Osmanlı Devleti aleyhinde Ak ġövalye diye bilinen Erdel Voyvodası Hunyadi YanoĢ kumandanlığında bir araya geldiler. hemen Edirne'ye geldi ve 40. "Osmanlı DüĢünce Tarihinde Toplumsal Bir Muhalefet Olarak ġeyh Bedreddin ve Haraketinin Tahlili". Ahmed Ya'Ģâr. sh. UzunçarĢılı. I. 1426'da Macar ordusunu bozdu ve fetihlere devam etti. sh. Macaristan'la Segedin AndlaĢmasını imzalamak durumunda kaldı (1444). sh. en önemlisi Ġzladi mevkiindeki 1443 yılındaki yenilgi olmak üzere. c. Tahtta oturan II. Yılmaz. sh. V. Mustafa Çelebi. Ortodoks oi a Bror 3-i. -17. 104-106. sh. Murad. Belgelerle Osmanlı Tarihi MI.

c. Papanın da desteğini alarak bir diğer haçlı seferi daha düzenledi ve Osmanlı sınırlarını geçerek Kosova Ovasına kadar geldi.Ulu ġehzade Alaaddin Bey. c. 129-147. 70 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' PaĢa gibi bir vezir-i a'zam. sh.¦¦¦-. Hızır Beğ ve Alâ'addin Tûsî'yi. c.. Damad Karaca PaĢa. 8. Belgelerle Osmanlı Tarihi.. 366-451. Varna zaferinden sonra Arnavutluk'da Ġskender denilen bir mürtedle baĢı belaya giren II. 3. Ģâirlerden Hacı Ġvaz PaĢa'nın oğlu Atâyî ve Ģiirlerinden dolayı idam edilen Nesîmî'yi mutlaka zikretmeliyiz29.Erhondu Sultân. NeĢri.¦¦ i. Timur PaĢa'nın oğlu Gazi Umur PaĢa. sh. bu soruya olumlu cevap veremez. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. bazı araĢtırmacıların. Kosova Zaferini kazandı ve böylece Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atmak için giriĢtikleri son seferi de zaferle tamamlamıĢ oldu. 3. ġihâbüddin PaĢa ve Saruca PaĢa gibi komutanlar ve Molla Hüsrev gibi bir Kazaskerle birlikte tahta geçirmiĢ ve kendisi de Hamza Beğ ve Ġshak PaĢa gibi dostlarıyla birlikte Manisa'ya çekilmiĢlerdir. Osmanlı Tarihi. 6ġehzade Orhan. sh. Devletler ve Hanedanlar.Dulkadiroğlu Alîme Hâtûn. "Fâtih'in Anası". Kantemir. UzunçarĢılı. Murâd. sh. sh.ġehzade Selçuk Sultân. Zira 30 yıl boyunca saltanatını büyük bir ciddiyetle. 11. I. Öztuna. Çekilmesinin sebebi.Hüma Hâtûn: Abdullah isimli bir Ģahsın kızı ve Fâtih'in annesi. sh. c. Çandarlı-zâde Halil PaĢa. 555-681. asrının meĢhur âlimlerinden Molla Fenari'den sonra müftülük makamına gelen Molla Yegân lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhammed. Âli.ġehzade Büyük Ahmed. 13. 10. Osmanlı Tarihi. Molla ġemseddin Gürânî. 4-Tâcünnisâ Hatice Halîme Hâtûn. II. Yılmaz.Çar nos. Ahmed Uğur neĢri. Seyyid Alâ'addin Semerkandî. Sultân Murâd'm kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur? Sultân Murâd'm hayatını az da olsa bilen bir insan. devĢirmelerden ġihâbüddin PaĢa. V.Hafsa Sultân. Çocuksuz ve Ortodoks olarak ölen ve Fâtih'in üvey annesi olan bu kadın. Resimli Tarih Mecmuası IV. Envâr'ül-ÂĢıkîn adlı eserin müellifi Ahmed-i Bîcan ve ġeyh Muslıhuddin'i. I.. sh. Murad tahta çıktı ve oğlu da böylece iki defa tahta çıkıp inmiĢ oldu (1446). Zağanos PaĢa ve Kasım PaĢa'yı. sh. sh.ġehzade Ġsfendiyar. 13-18. Amasyalı Mahmûd bey'in kızı. c. bir kısım tarihçilerin kullandığı îĢ ü nûĢ tabirlerini içki ve eğlence diye yorumladıkları gibi asla nefsî arzular ve . sh.Fâtih Sultân Mehmed. 5-Mara Hâtûn. 121-124. Murad. mut'. oğlu Fâtih'i de alarak Arnavutluk seferine çıktı. Uluçay. ¦. Asrındaki büyük devlet adamları arasında. c. 31. I. Fâtih'in annesinin devĢirme olduğu nakledilmektedir.Yusuf Âdil ġah. Sağman.ġehzade Hüseyin. 195-268. istikametle ve dürüstlükle yürütmüĢtür. 148-150. 3 ġubat 1451 sabahı Edirne Sara-yı'nda vefat eyledi. 107126. Candaroğlu Ġsfendiyar Bey'in kızı. 12. Bu ısrar karĢısında üçüncü defa II.mez. 2312. ÇOCUKLARI: 1. 4. 326-417. maneviyât erenlerinden Hacı Bayram'ın halifelerinden Ak Bıyık. 95-139.. I.¦¦¦¦ ^ ¦¦¦¦-. Bu durumu fırsat bilen Ak ġövalye. Bunda dost düĢman ittifak halindedir. Solakzâde. ZEVCELERĠ: 1. Ali Rıza. 5.Fatma Sultân. Aksun. sh. 194-246.ġehzade Küçük Ahmed.Hatice Sultân. Buradan Edirne'ye dönen II. 14. Ziraî yurt: ta* i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 69 tahta geçmesini ısrarla arzu ettiler. Muhammediyye müellifi Yazıcızâde. lüle 1ĠfĠ'. 17 Ekim 1448 tarihinde II. Tevârîh-i Âl-i Osman. Kitâb-ı Cihânnümâ. 9. Oğlunu Manisa Sancakbeyliğine gönderen II. Ġstanbul 1953. 2. Tarih. 138-188. 7-ġehzâde Hasan. Ancak Müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hâtûn ile Fâtih'in üvey annelik dıĢında alakası yoktur. Murad 1449 yılında oğlunu evlendirdi. Künh'ülAhbâr. II. 2. Çandarlı-zâde Halil 29 ÂĢıkpaĢa-zâde.Yeni Hâtûn. Sırbistan Despotu George Bronkoviç'in kızı. Oğlu Mehmed'i. sh. Lütfi PaĢa.

Murad da. ĠĢte Hacı Bayram gibi maneviyât erenlerinden böyle bir manevî iĢareti alan II. 143-144. vrk. Orhan Gâzî. 32. I. sh.. Hacı Mahmûd Bölümü. Ģu C dim. Solakzâde. Belki çekilmesinin sebeplerinden biri maddidir. I lANLI Ifi Molla lishak tır-lije yoBĠLĠNMEYEN OSMANLI 71 de ciddi olarak baĢlamıĢtır. 3/b-5/b. 360-362.OSMAf 33. Kantemir. Yazıcızâde Mehmed Efendi'nin Muhammediyye'si ve Ahmed-i Bîcan'ın Envâr'ülÂĢıkîn adlı eserleri II. sh. Murâd ile bir araya gelince. Künh'ül-Ahbâr. 217. nr. II. II. sh. Bu arada Yazıcızâde Ali Efendi'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı tarihi. r. 16/a-b. c.ıv . vrk. Hacıbayramoğlu. özellikle II. de ciddi olarak baĢ "Osmanlı Devleti zamanını Ģeklinde bir cümle inektedir31. Bu ruh lif j rek bakmıĢ. Risâle-i BeĢlr Çelebi. onun nasıl büyük bir veli olduğunu anlamıĢ. harp meydanlarında aĢırı yorulmuĢtur.eğlenceler değildir. ancak açık değil. 0 zam bizi hiç bir 2 göstererek I 31 Aksun. II. Murad'ın vefatından kısa bir süre öncesine rastlayan ikinci ziyaretinde. köĢesine çekilip ibâdet ve ta'at ile meĢgul olma arzusudur ki. bu eserin kaleme alınmasının lüzumunu da teyid etmektedir31. Edirne'ye giderken Muhammediyye müellifi Yazıcızâde'nin de kendisine intisab ettiği Hacı Bayram. bu Ģerefin Ak ġemseddin ile oğ lu Mehmed'e nasip olacağını müjdelediği. 174. tarihçiler bunu açıkça ifade etmiĢlerdir. Soyu-YaĢamı-Vakfı MI. öldürsem Hüdavendigar "Yi olmuĢtur. Kimin I himmeti milleti olal tını milletin hayatın»! kuvvetli bağlar. Semerât'ül-Fuâd. Mercümek Ahmed'in Kabusnâme tercümesi. Sarı Abdullah Efendi. nr. Bize göre bir diğer önemli ve manevî sebep de. 143. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Bir diğer önemli sebep de manevidir. Murâd. Kaynaklar bu menkıbeyi ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar30. Bir kiĢi olsa da bu kitabı açık tercüme etse" sözü üzerine yapılmıĢtır ve dili bugünkü Türkçeden daha arıdır. II. Kur'ân'ın dağıtılması da yasaktı" Ģeklinde bir cümle sarfetmesi. Bayramiyye tarikatı mensuplarına vergi muafiyeti getirmiĢ ve hakkındaki iddiaların iftira olduğunu anlayarak fazlasıyla hürmet etmiĢtir. Murad'ın teĢvikleriyle ortaya çıkmıĢ eserlerdendir. Murad'ın Ġstanbul'un fethi ile alakalı Ģiddetli arzularını görünce. H Ahmed. Murâd. ' . II. Menâkıb-ı AkĢemseddin. Bu doğru mudur? Bütün Osmanlı PadiĢahları gibi. sh. sh. 215-216. Hazine. Yıldırım Bâyezid ve Çelebi Mehmed devirlerine yetiĢen ve kurduğu Bayrâmîlik tarikatıyla Anadolu'nun manevî yapısına damgasını vuran Hacı Bayram-ı Veli'nin müridlerinin Anadolu'da alabildiğine çoğalması üzerine. Ahmed Uğur neĢri. Osmanlı Devleti'nin 700. 252-256. 211-212. oğlu Mehmed'e saltanatı terketmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Murad'ın. £ ġûrası Miinı Tercümesi. Osmanlı Devleti Osmanlı Devle Ģekilde cihan devletfj Devleti'nin fetih pollt bepler. II. Türkçenin geliĢmesi için gayret sarfetmiĢ bir devlet adamıdır. Kur'ân'ın ilk Türkçe tercümeleri de bu dönem30 Âli. c. Ġstanbul 1288. c. I. Süleymaniye Kütp.140. kaynakların naklettiği olaylardandır. Topkapı Sarayı Müzesi Kütp. dalma \ saf kalpli olan ı Ģey gösterilebilir? H ahiret Ġnancından 1 rebilir? Tarih bize j bağlanmıĢ Ġsek j sizdir. r sunu teçhiz etme. bu mutlu haberin gerçekleĢtiğini görmek ümidiyle. Bu ziyaret sırasında (bazı araĢtırmacılar bu ziyaretin saltanatın ilk yıllarında yani 1421-1424 tarihleri arasında gerçekleĢtiğini zikretmektedirler) veya daha sonra yapılan. Ġstanbul'un fethi olayıdır. Hüseyin Enîsî. Bu / Devleti'nin bir 2 devam ettiren. Fuat. hem vâki Ģikâyetleri tahkik ve hem de devletin emniyeti açısından yeni bir ġeyh Bedreddin olayının yaĢanmaması için tedbir olarak. hatta daha sonraki kayıtlardan anlaĢıldığına göre. V. 141. 1783. aynı zaman ayrı olarak ele aln özetlemek mümkfl 1) En önemli < kelimetüllah ruhu* nisbetindedir. I. sh. Hacı Bayram Veli'nin. Yılında bazı devlet adamlarımızın "Osmanlı Devleti zamanında Kur'ân Türkçeye tercüme edilmediği gibi. II. sürdüremez. Murad'ın "Bir kiĢi Türkçeye tercüme etmiĢ. Hacı Bayram-ı Veli. 4666. Murad'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir. Zira Sultân Murâd. Yılmaz. VII. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini Edirne'ye davet etmiĢtir. .

. Ankara 1974. Mesela bkz. c. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. düĢman bizi hiç bir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. I. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebepleri nelerdir? pa Ü3Ġ3Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini aynı zamanda fetih politikası ve hızlı bir Ģekilde cihan devleti olmasının sebeplerinde aramak gerektir. aynı zamanda yükseliĢ sebepleri olarak zikredilebilir. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. Mustafa Darir bin Yusuf. Vatana ihanet suçuyla 1821 yılında Patrikhanenin orta kapısı önünde asılmıĢ bulunan Ġstanbul'daki Fener Patnki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. sh. Bu sebeple. c. nr. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. Yüz Hadis Tercümesi. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. Ancak yine de konuyu. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova meydan muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar "Yarab beni din yolunda Ģehid. Çünkü Türkler. II. Daima tehlikeyi. O halde manevî değerleri ile ordusunu teçhiz etmeyen bir millet. Ģu devletin ordusundaki Kur'ândan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. "millî ananelerin düĢmanı ve atalarının papuçları olamayacak bir hale gelmiĢlerdi'. Osmanlı Devleti'nin fetih politikası ve küçük bir beyliği kısa zamanda cihan devleti yapan sebepler. Ali Emirî. gerilemi-Ģizdir. Kâbûs-nâme (Tere. Bu mânâyı târihe bakarak. 262-263. hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir? Tarih bize gösteriyor ki. sabırlı. Osmanlı Devletin'i tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. Diyanet Dergisi. 72 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dem silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. o kimse tek baĢına bir millettir. neĢr. Evet maalesef bu oyunlara gelen Tanzimat gençliği. dinî metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Yapılacak olan. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle ulvi fedakarlığa sebebiyet verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Allah ve ahiret inancından baĢka hangi Ģey. Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. O zaman düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. 1287/1. Yılmaz. ••¦¦. Rus elçisinin dediği gibi. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. Ġbn-i Kemal de. Emir Keykavus. Osmanlı Tarihi. gelecekte her an tehlikelere maruz kalır ve varlığını sürdüremez. daha da müĢahhas hale getirebiliriz. 125-26. I. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) En önemli sebep. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. Ocak 1999." Sultân Aziz devrinde. Murad'ın emriyle). Bu önemli sebepler ve kuvvetli bağlar. BaĢbakan'ın Din ġûrası Münasebetiyle Yaptığı KonuĢma. Bu sebeple. Selçuklular ve Harzemîler gibi. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢdir. manevî değerlerine ve Ġslama olan bağlılıklarıdır. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. Bu hasletleri. Osmanlı Devleti'nin Gazneliler.VII. mukavemetli. Osmanlı Devleti'nin bir zamanlar. o ferdi milletine bağlayan kuvvetli bağlar ve Ģahsî hayatını milletin hayatına tercih ettiren önemli sebepler bulunmalıdır. biz Müslüman Türkler. Size de soruyorum. Bilesiniz ki. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ 33. Bir ferdin himmeti milleti olabilmesi için. Orhan Saik Gökyay. Maneviyatları sarsıldığı gün. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır. Kimin himmeti milleti ise. Millet Kütüphanesi. Mercimek Ahmed. manevi değerlerden baĢkası olamaz. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. ahirette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. ayrı olarak ele almakta yarar vardır. Bunu i'lây-ı kelimetüllah ruhu diye de ifade edebilirsiniz. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar mo31 Aksun. Müslüman devletlerle mücadele ederek ve kendi mevlâlarına isyan ederek . Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. ġer'iye Bölümü.

Zira PadiĢahın emriyle nâ-meĢrû' olan Ģey meĢru' olmaz. yükselme döneminde asker siyâsetin ve idarenin içinde değildir. tam bir hukuk devleti olduğuna ve ayırım yapılmaksızın adaletin icra edildiğine inanmaktadır. 5) Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemlerinde tam manasıyla hür bir ilmin de ö-nemli etkisi olduğunu ifade etmekte yarar vardır. gerileme ve yıkılıĢını. ĠĢte vatandaĢı böyle bir inanca sahip devletin yükselmesi mukadderdir. önce gerilemiĢ. dâima medeniyet. II. memleketin mamur olmasından ortaya çıkan paradır. mal ve ırzlarımız gibi korumakla mükellefiz.olan Harzemiler eliyle yıkılmıĢlardır. Osmanlı Kanunnâmeleri. haram olan nesne helâl olmak yokdur. ailesi ve yakın çevresi bulunmayan devĢirme ve köle asıllı insanları Enderun denilen özel mektepte bir devlet adamı gibi yetiĢtirerek onları devletin yükselmesinde istihdam etmiĢ ve baĢlangıçta muvaffak da olmuĢtur. Amma çan ve nâkus çalmayalar. Bu yolda onlara cebretmek. I De*W i mevSfl. ĠĢte Osmanlı Devleti. kanun yapma ve kanunu uygulama görevleri ehil ellerdedir. mal ve ırzlarını kendi can. Bu dönemde. duraklama. Çünkü tam bir gaza aĢkıyla eğitimli askerler yetiĢmektedir. Gerçekten de. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ. Viyana bozgununda bu sayı 50 binlere ulaĢmıĢtır. 4) Günümüzde bazı araĢtırmacıların tenkit ettiği gılmân sistemi yani kapıkulu sistemi de. kadıların davacı ve davalılardan aldıkları harçları rüĢvet sayarak buna vesile olan kadıları idam etmeye kalkıĢacak kadar hassastır. Endülüs Emevilerinin baĢlangıçtaki idarecileri ve ilk Osmanlı PadiĢahları. terakki ve refah görülmüĢtür. yeniçerinin adedi en fazla 10-12 bin kadardır. belki tamamen yukarıda anlatılan gaza ruhuyla ve yüksek bir himmetle yükseldiğini misâller vererek açıklamaktadır. Bu hususlarda emr-i Ģer'-i Ģerif budur.yükselmediğini. aklı ve ruhu ilim ve ma'rifettir. Ama her yerden zafer haberleri gelmektedir. Abbasî Devleti'nin ilk halifeleri.¦ -. yükselme döneminde Müslüman olsun gayr-i müslim olsun. Bu dediklerimize Yeniçeri Kanunnâmesi en canlı Ģahittir. okuyalar âyinlerince. sistemi t aeMa. Büyük Selçuklu Devleti mevâlî. ehliyetli ve vasıflıdır. En önemlisi de. Bir türlü dahi değildir.!/ :-'t nete' t* BĠLĠNMEYEN OSMANLI 73 ĠÛlEvet Ġlle 3) Devletin devam ve bekasına sebep olan para ve askerin mükemmel oluĢudur. bu izaha çalıĢtığımız hukuk ve adalet devletinin sacayakları olmuĢlardır. Asker ise. tekâlîf -i örfiyye neredeyse yok gibidir. Zira tarihde çoğu büyük devletler. Abbasî Devleti kendi elleriyle büyüttükleri aristokrat aileler eliyle. bu muvâzeneyi . Osmanlı Devleti'nin yükselmesine sebep olan para. kanunnamelere bakarak grafikle göstermek mümkündür. Selim'den itibaren durgunluk baĢlamıĢtır. halktan zorla toplanan para değil. hem gayr-ı müslimlerin Ģahsî hak ve hürriyetlerine gösterdiğimiz hürmeti ve hem de meĢru1 sınırlar içinde kalmak Ģartıyla din ve vicdan hürriyetine gösterdiğimiz saygıyı anlatan Zenbilli Ali Efendiler. Murad zamanında durmuĢtur. 2) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerin ikincisi. Osmanlı vatandaĢı. Kanuni devrine kadar. Memleket ve vatan bir vücuda benzer. Dinimiz gereği. PadiĢah fermanıyla kira bedellerinin olduğu gibi bırakılması olmaz. Osmanlı Tarihlerinin mukaddimelerinde zikrettikleri bazı menkıbeler de. III. devletin yükseliĢ sebeplerinin baĢında gelmektedir. kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. 1700-1800 yılları arası Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olmaktan çıkma tehlikeleri yaĢadığı dönemdir. cesedi ve bedeni de siyâset ve idaredir. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem" diyen Fâtihler ve nihayet "Madem ki. Kur'ân'daki bir âyetin tehdidine maruz kalmaktır" diyen EbÜSSUud'lar. Bu iki unsur arasında muvâzenenin te'min edildiği dönemlerde. Kanuni devrine kadar. ġer'i hükümlere vâkıf iken onları ketmetmek. Günümüzde de devletin hanedanlarla sıkıntıda olduğu ortadadır. içinde 763 Kanunnâmeyi neĢrettiğimiz Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizi inceleyenler göreceklerdir ki. Yıldırım Bâyezid. vemfi-r-1-ir. onların can. Ancak mal toplamaktan baĢka kayguları yoktur. onlar ra'iyyetliği kabul etmiĢler. Fâtih'den itibaren zirvededir. Osmanlı Devleti'nin özellikle yükselme dönemlerinde tam bir hukuk devleti olması yani Ģer'-i Ģerif ve kanun-ı münifin esas kabul edilmesidir. bu ruhu açıklamak için zikredilmiĢlerdir. bu sıkıntılardan kurtulmak için. Daha sonra ise.( kırtıdao yakın ç Fâtih" •¦. "Ve kiliseleri ellerinde ola. dînimize muhâiifdir" diyerek. sonra da Adâletnâmeler'le örtülemeyecek kadar gedikler açılmıĢtır. Osmanlı parasının kaynakları tamamen ĢerT vergiler ve meĢru gelir kaynaklarıdır.

san'at'ta ve iĢde maharet tercih sebebidir. bu iki vasfı kendinde birleĢtiren milletler nice medeniyetler 74 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMEYf K C kurmuĢlar ve daima payidar olmuĢlardır. kabiliyet ve benzeri hususlar ise. Olmaz. Haram olan nesne helâl olmak yoktur'*! 6) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerden birisi de vazifelerin. eskiler. aranırsa mutlaka bu iki vasıftan birinin veya ikisinin yokluğunun yattığı esefle müĢahede olunur. hem de mahir olanlar. Macar ve muhtelif kavimlerin kendi arzuları ile neden Osmanlı hâkimiyetini tercih ettiklerinin sebebini.) "Emaneti ehline ver ve sana hainlik edene hıyanetle mukabele etme" hadisi de. ilim adamlarına ise erbâb-ı kalem demiĢlerdir. Ġslâm'a göre ikisini birleĢtiren bir eleman yoksa. kalbi ve fikri münevver olanlar tercih edilecektir. Elbette ki. Yani bu noktada salâhat ayrıdır. maharet bahçesinden derlenebilen meyvelerdir. Hz. diğer taraftan Fâtih'i tekyesine de kabul etmeyen Molla Güranî. bu dengenin korunabileceğinin çok iyi idrâki içindedir. ister seyfiyede ve isterse de kalemiyede olsun.. Zira hakk'ı tanıyan. Hakk'a ve hakikata âĢık bir ilim adamı. sâlih olmayan bir adam güzel çobanlık yapabilir. devlet adamlarına erbâb-ı seyf. san'at ve kabiliyet baĢka Ģeyler olduğu için. bu mânâyı teyid etmektedir. Salâhat ise. uzman ve kabiliyetli olmasıdır. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Hamiyet.A. kiĢinin kendi mesleğinde ehil. Allah sizlere muhakkak Ģunları emrediyor: Biri emânetleri ehline vermeniz. san'at. Ġlim adamları bilmelidirler ki. özellikle idarî yetkiye sahip devlet ricaline hitaben nazil olduğu söylenen Kur'ân'ın Ģu âyeti. ilim adamlarına düĢmektedir. kiĢinin din ve ahlâkça yüksek bir seviyeye ulaĢmasıdır. Bu sebebledir ki. ehil olanlara verilmesidir. Ebüssuud'un biraz önce zikrettiğimiz ġU cümleleri bunu aksettirmektedir: "El-Cevab. Osmanlı Devleti'nin yükselme devrini tetkik edenler. salâhatın meyvesidir ve o bahçede yetiĢir. ilmin rütbesi ve Ģerefidir. ġunu önemle belirtelim ki. PadiĢah'ın emri ile nâmeĢru1 olan Ģey meĢru' olmaz. hem sâlih. hiçbir hatıra feda edilmemek icabeder. Zira Ģüphesiz ki. . Bir Osmanlı Kanunnâmesinde bu önemli muvazene düsturu Ģu Ģekilde ifade edilmektedir: "Kadılar. yânı hamiyetle fazileti birleĢtiren. Fâtih sarayında ve kendisi de tekye ve medresesinde kaldığı müddetçe. Allah verdiğiniz kararları iĢitir ve emânetler hakkında yaptıklarınızı görür". Zikredilen bu muvâzeneyi sağlamada en önemli vazife. vazifelere yapılan tayinlerde. Ancak memleketin nizâmı. salâhat ve maharet birbirinden ayrıdır. Maharet. Tarihe bakıldığında görülecektir ki. ayyaĢ bir adam ayık olduğu zamanlarda iyi saat tamir edebilir. maharet ayrı. Medeniyetlerin kurulmasında ve yıkılmasında maharet ile salâhatın önemi inkâr edilemez. hakperest ve cesur padiĢah Yavuz kadar Zenbilli Ali Efendi'de ve MuhteĢem Süleyman kadar Osmanlı hukuk âbidesi Ebûssuud'da da aramak icab eder. sadâkat ve adalet gibi ulvî duygular. bu takdirde ya maharet ya da salâhat esas alınacaktır. bu konuda çok manidardır: "Haberiniz olsun ki. Devleti haricî münâsebetlerde temsil eden niĢancıların. (Her halde bu emirleri tutmalısınız). Ģer'î hükümleri icra edeceklerdir. diplomatik ve diplomasi ilminin mütehassısları ve kazaskerlerden titizlikle seçildiğini müĢahede edince.. Kanuni'nin sadrazamının dilinden bir sadrazamın nasıl olması gerektiğini yine onun kaleme aldığı "Asâfnâme"den ibretle okuyunca ve bakanlar kurulu demek olan Divan-ı Hümâyun'un "hâcegân-ı divan" olmadan toplanmadığını kanunnâmelerden öğrenince. hakk'dan baĢkasına tâbi olmaz. Rasûlullah'in (S. Rumeli'deki Sırp. biri de insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hareket etmenizdir. ister ilmiyede. Hakk'ın hatırı âlidir. vatanperverlik. iĢ. Yıkılan bütün medeniyet ve devletlerin altında ise. Ancak. sadakat ve adalet beklenilemez.V. dünyada en yüksek rütbe ve Ģeref. korunması ve vatandaĢın idaresi ile alâkalı hususları hükkâm-ı seyf ve siyâset olan vükelâ-yı devlete havale edeceklerdir". Bir kısım Ġslâm hukukçuları ve tefsirciler tarafından. hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. Kalb ve vicdanı manevî duygularla bezenmeyen bir insandan hakikî mânâda hamiyet.temin eden en müĢahhas misâllerdir. Fâtih Sultân Mehmed'in vezirlik ve kazaskerlik teklifini reddeden. ĠĢ. Bu vasıfları beraberce bulunduran insanlar yeterli sayıda değilse. neden kısa bir zamanda dünya devleti haline geldiğini ve salâhat ile maharete ne derece riâyet ettiklerini çok iyi bilirler. Osmanlı PadiĢahlarının neden ve nasıl zaferden zafere at koĢturduğunu daha iyi anlıyoruz.

53 gün süren muhasara sırasında Fâtih'in ordusu. Bizans'ın Galata ile Saraybumu arasına gerdiği zincirler. her birinde türlü türlü uygunsuz tavırlar varken. Ben senin kimseye iltimas yapmayacağını biliyorum. Fâtih) BU I Fâtih! dünyaya s görü saltd baĢĢehri olarak! buy1 1452'de I inĢa geçmek ı kendlslnt) 1 harp aletleri I Planı! için Ayasofya'dSĠ m Notam. israf ve gayr-i meĢru masraflar. yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi. 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da Katolik ayini yapılması. ĠĢte sana tenbih ediyorum. KarĢısında Yıldırım'ın inĢa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. Sultân'ın iĢlerini kolaylaĢtırıyor ve Bizans BaĢbakanı Notaras. 1 Bizanslılar. 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun'dan dünyaya geldi. 1452'de Boğazkesen Hisarı dediği Rumelihisârını inĢa ettirdi. tarafıma bildiresin. yükseliĢ dönemindeki Osmanlı idaresinde rüĢvet. Muhasaranın 53. vezir-i a'zamına bu hakikati. Meryem'e güveniyorlardı. ehliyetli bir kaç adayı düĢünerek seçip. Edirne'den J baĢladı. Bizanslılar parlayan ateĢlerine ve Hz. Osmanlı Devleti'ni kısa zamanda yükseltmiĢtir32. Planı sezen Ġmparator zor durumdaydı. i karadan) gambertıH sesleriyle! ierce im uygulandı t Fât Bu iĢi I eyledi. niçin tarafıma ifade etmezsin? Hep "benden olmasın" diye diye devletimiz bu hale geldi. Ancak 1453 ġubatında Edirne'den yola çıkan toplar 5 Nisanda Ġstanbul önlerine geldi. hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne baĢladı. suiistimal. Avrupa." 7) Bütün bu sebeplerin etkisiyle. vatandaĢa zulüm ve benzeri kötülüklerin olmayıĢı. ehil olmayan insanların göreve getiriliĢinin yattığını çok iyi idrâk eden Osmanlı PadiĢahı. Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Halic'e girmesiyle parçalanmıĢtı. Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu. ı lüklerin c 34.Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve gerilemesinde. Önce kendi devlet adamlarımızı terbiye etmeyip. . bana arzet. Bir görüĢe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaĢında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna'dan Kızılırmak'a kadar geniĢleyen Devletinin baĢĢehri olarak Ġstanbul'u almak ve Hz. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve o-nun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlan özetler misiniz? r. Ġstanbul'u almak için Boğaz'a hâkim olmanın Ģart olduğunu bilen Sultân Mehmed. baĢkalarını terbiye etmeye yüzümüz kalmıyor. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefat eyledi. Gerek bu çeĢit fiillere ve gerek tamah ve rüĢvete cesaret edenleri. 1 Eylül 1452'de Edirne'ye dönen Sultân Mehmed. Tezkireciiik görevi için. 53 J yazdı. Ġsfendiy Trabzon! Kornul TevkSS BĠLĠNMEYEN OSMANLI 75 suiistimal. Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi. bir tayin fermanı münâsebetiyle Ģöyle ifade ediyor: "Benim Vezirim. tarihe geçen kahramanlıklar yazdı. Bundan sonra vâkıf olduğun kötü hareket her kimden zuhur ederse. zira Bizans ikiye ayrılmıĢtı. sefâhet. yanı ı sahip ¦i-Mı Fâtih Sultân Mehmed. 6 Nisan'da muhasara baĢladı. 34. "Bizans'ta Latin Ģapkası görmektense.

Akgündüz. LI vd. (neĢr. N. Süleymaniye Kütp. ġerâfettln). 2162. Fâtih'in fetihten sonra yaptığı ilk iĢ. Es'ad Efendi. "Ġstanbul'un Zabtı Hakkında Ġhmal EdilmiĢ Bir Kaynak".. Kurtubi. bu 3 Türkiye Cumhuriyeti eder demektir. I. Batıyı emniyete aldıktan sonra. sh. baĢta Abbasî Halifesi olmak üzere herkes tarafından takdir edi32 Kur'ân. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli meselesi ve bu meseleyi gündeme getiren Fâtih'e ait bir kanunnâmenin sıhhat durumu. sh. Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir. 14 devlet ve 200 Ģehir fethederek Fâtih unvanını Hz. Bali Bey ve benzeri çok sayıda devlet adamı ve komutanları saymak mümkün olduğu gibi. Bâyezid ile Gevher Sultân'ın annesi. Franz.Çiçek Hâtûn. Tevârîh-i Âl-i Osman. 140-219. Balaban Bey. c. 5. Peygamber'in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleĢti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden Ġstanbul'a girdi. MTM. c. c. asrının büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden.. Tarih.Sitti Mükrime Hâtûn. Tevârihi Âl-i Osman. 541. Hatt-ı Hümâyûn. Farsça. c. c. Gözler. Lütfi PaĢa. Âli. sayı 65 (1953). sh. Çev.Ġsmi bilinmeyen iki kızı. III. 149-166. 1481 yılında 51 yaĢında Gebze'de vefat etti. vrk. Ġtalyanca ve benzeri önemli dünya dillerinden dokuzuna vâkıf olması.Gülbahar Hâtûn. Zağanos Mehmed PaĢa. Solakzâde. onu anlatmaktan ziyade onunla alakalı iddiaları cevaplamayı tercih ediyoruz33. II. sh. Rum Mehmed PaĢa. Komutanlarından Gedik Ahmed PaĢa. Bekir Sıtkı Baykal. nr. Milli Kültür. 4. Dülkadiroğlu Süleyman Bey'in kızıdır. Molla Hüsrev. 683-843. Süleymaniye Kütp. V. sh. Ġdeal Türk Gençliği. sh. Defter. "XIV. düĢmana ve dosta söyletmiĢtir. Bediüzzaman Sald Nursi. Türkmen Beyi kızıdır. AkĢemseddin. Bunun 33 ÂĢıkpaĢa-zâde. ReĢid Efendi. Molla Vildân ve Molla ġeyh Vefa ve benzeri zatları zikretmek icabeder.. Cemal. Molla Gürânî. Fâtih Sultân Mehmed. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Kanunnâmelerinden bahis açılan her mecliste. XVII. Ona bu büyük fetihte yardımcı olan devlet adamları arasında. Künh'ül-Ahbâr. Tevkiî Kanunnâmesi. onu Osmanlı tarihinin en büyük askeri. XIII. Münâzarat. sh. nr. 10. V/255 vd. Mayıs 1985. Ayasofya'ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve Ġslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı. BA. Sırpça. ÇOCUKLARI: 1. Ġstanbul 1982. 2. Trabzon Ġmparatorunun kızıdır.000 krm2'ye geniĢletmiĢti ki. Ankara 1991. nr. 3ġehzade Cem Hân. I. Karaman Oğullarından Ġbrahim Beğ'in kızıdır. kendisine pürüz çıkaran Karamanoğulları ve Ġsfendiyaroğulları Beyliklerini tamamen ortadan kaldırdı. Bunun üzerine Erzincan civarındaki Otlukbeli denilen yerde 1473 tarihinde bu sıkıntı da bertaraf edildi ve artık Osmanlı devleti Toroslara kadar geniĢledi. Bu arada Bizans'ın artığı olan Trabzon'daki Pontus Ġmparatorluğu da 1461 yılında tamamen tasfiye edilmiĢ oldu. sh. 170-190. Ahmed Uğur neĢri. NeĢrî. c. 28 yıllık padiĢahlığı süresince 2 Ġmparatorluk. sayı 49(1949). Molla Zeyrek. > 76 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI lirken. sh. Tarih KonuĢuyor Dergisi.Anna Hâtûn. Çandarlı Halil PaĢa. Âyet: 58. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. 23581. devletin sınırlarını 2. 4. 7. Iorga. Babinger. sayı I. 35. 246-280. c. Balistikteki keĢifleri. Çev. VII. 539 vd. Kltâb-ı Cihânnümâ.. Arapça. 3. yeni bir harbin hazırlığında iken. Belleten. sh. ġerif. Yunanca. Ġshak PaĢa. Gedik Ahmed PaĢa. Canan. vrk. VII. 69-70. 48/a-49/a.214. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Fâtih'e kafa tutuyordu. Ġstanbul'un maddi ve manevi imar edilmesidir.ġehzade Bâyezid Hân. Bu iĢi tamamladıktan sonra Belgrad hariç bütün Balkanları Osmanlı Devleti'ne ilhak eyledi. 41-82. Asırda YazılmıĢ Grekçe .Gevher Sultân. Ġbrahim. "Fâtih Sultân Mehmed ve Ġtalya". sh.. Fethi. Ġbn-i Kemal. Turan.Fazıl IĢıközlü. El-Câml' Li Ahkâm-il-Kur'ân. Defter. Kırım'ı aldı. Hızır Bey. 5. H. Ġzmir 1989-92. BaĢtav.ġehzade Sultân Mustafa Hân. devlet adamı ve âlimi olduğunu. 1/b-163/a. Ġbn-i Kemal. sh. sh. .Günü Hz. dinî ilimlerde büyük bir âlim olması. 189-269. Mahmûd PaĢa. Kantemir. 180183.1036. 417 vd. II. sh. Bütün bu fetihler. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. Bizans Prenseslerindendir. Hocazâde Efendi. Tevârih-i Âl-i Osman. 2-GülĢah Hâtûn. akla gelen ve dermeyan edilen en büyük meseledir. Peygam-ber'den alan Sultân Mehmed.Helene Hâtûn. sh. 6. 107-147. manevi komutanlar arasında ise. Mora Despotu Demetrus'un kızıdır. sh. 27 vd. Ahmed. Belleten. 104-105. ancak 2000 sayfada anlatmak mümkün olduğundan. Kutay. evlilikleri kısa sürmüĢtür.Alexias Hâtûn. ZEVCELERĠ: 1. Ġstanbul . Nisa. Matematik ilmindeki dehası. Adnan Sadık Erzi. II.. Fâtih'i iki sayfada değil.

Ancak bu maddenin bulunduğu nüsha. Yoksa inkâr etmekle mesele çözülmüĢ olmamaktadır. 18-20. c. Bunlara göre. Fâtih Sultân Mehmed'e böyle bir zulmü yakıĢtıramadıklarından ve bu kanun hükmünü Ġslâm Hukukuna göre yorumlayamadıklarından böyle bir yolu tutmuĢlardır ve çoğu da iyi niyetli insanlardır. Tarih Dergisi. LV. XVIII. Ġstanbul 1959. bu nüsha uydurmadır ve Osmanlı düĢmanı batılılar tarafından uydurulmuĢtur. aynı Kütüphanede ikinci bir nüshanın daha bulunması ve en önemlisi de bu hükmün tatbik edildiğine dair Osmanlı Tarihçilerinin muteber kaynaklarında açıkça bilgiler yer alması. en önemli sebebi. kendi zamanlarında kanunnâmeye ait tek nüsha olan Viyana Kütüphâne-i Kralîsi No 554 A. 1-157. Aksun. Belgelerle Osmanlı Tarihi. me tutulması ve Ġslâm Burada önemle Ģu hu adlı kitabımızın 1. sadece I. Belleten. c. bir çok ilim adamları. Burada önemle Ģu hususu belirtmekte yarar görüyoruz: "Osmanlı Kanunnâmeleri" adlı kitabımızın I. sayı 212-214(1991). c. sh. ZlriJ sadece ı ğimiz kanun zans'tan alıı dıĢında Kanı Kanunnârr SHANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 77 ¦Cem en önemli sebebi. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed" .deki nüshada görülen Ģüphelerdir. . Devletler ve Hanedanlar.Anonim Osmanlı Tarihine Göre Ġstanbul'un Muhasarası ve Zabtı". 269-378. aynı Kütüph hükmün tatbik edilı bilgiler yer alması. sh. sade dir. 127-173. II. bütün Fâtih Kanunnâmelerinin sıhhatinde Ģüphe bulunduğu Ģeklindeki izah ve beyanları. I. X. i sahipleri gayet iyi ı kuna aykırı olc yoluna gitmekti tek nüsha olan l helerdir. sh. de bir Ģekilde. manın daha makul \ istiyoruz. böyle bir kanun hükmünü inkâr etmek yerine. Osmanlı Tarihi. hukukî tahlilini yapmanın daha makul ve ilmî olacağını ortaya koymaktadır. sh. Kanunnâmenin sahte olduğunu ileri süren baĢta Ali Himmet Berki olmak üzere. . 261-284. 18-21. / gelen bir aĢk I üslubunu nazara a Bu iddia. sh. Baykal. 105. Uluçay. . XXI. Hakkında farklı fikirler ileri sürülen ve tartıĢmalı olan kanunnâme. Biz de bu yolu tercih etmek istiyoruz. Bazı muhterem insanların. sayı 69(1954). Sıhhati konusundaki fikirleri. Harem'den Mektuplar. YaĢar. Söz konusu ihtilaflı maddenin bulunduğu ve Fâtih tarafından Osmanlı idarî teĢkilâtını tanzim etmek üzere hazırlanan bu kanunnâmenin sıhhati tartıĢmalıdır. Belleten. Belleten. . . c. Bu 75 kanunnameden 74'ünün Fâtih'e ait olduğunda. I. c. üç gruba ayırmak mümkündür: Birincisi. 79-86. sh. 125-135.F. sayı 82(1957). II. Bunlara j uydurulmuĢtur. Yani kanun hükmü Ġslâm Hukukuna aykırı olmayabilir.1 nuyoruz. "Uzun Hasan'ın Osmanlılara KarĢı Kafi Mücadeleye Hazırlıkları ve Osmanlı. bu kanunnamenin tamamının uydurma olduğu görüĢüdür. Ciltte 1 numara olarak neĢrettiğimiz teĢkilât kanunnâmesi-dir. Yılmaz. Viyana Kraliyet Kütüphanesinde bulunsa ve bu nüshayı ilk neĢreden yabancı bir tarihçi olsa da.. kardeĢ katli meselesini kötüye yorumlayanlara kesin cevap verebilmek için müdafaa edilen. Yani Ġslâm Hukukuna da I inkâr etmekle me Söz konusu I tını tanzim etmek i nusundaki fikirl Birincisi. Kanunnâmenin ı bir çok ilim adamları. ne bir Ģüphe ve ne de bir tartıĢma söz konusu değildir. Bunların en büyük delili. c. Fâtih devrinde hazırlanmıĢ 75 kanunnâmeyi neĢretmiĢ bulunuyoruz.Akkoyunlu Harbinin BaĢlaması". 452-493. Bu iddia sahipleri gayet iyi niyet sahibidirler ve kardeĢ katli maddesinin tamamen Ġslâm hukukuna aykırı olduğu varsayımından hareket ederek. meselenin hususan Cumhuriyet döneminde hep keyfî yorumlara tabi tutulması ve Ġslâm hukukunun hükümlerine göre meselenin değerlendirilemeyiĢidir. değerli hukukçu Ali Himmet Berki tarafından ortaya atılan ve hamiyetli bir Ģekilde. Fil nüsha olan ı nüshası daha J yersizdir. sh. UzunçarĢılı. Bekir Sıtkı. . Cildinde. Osmanlı Tarihi. ne ilmî ve ne de mantıkî hiç bir müstenedâta dayanmamaktadır. Kanunnâmenin tamamının inkârı yoluna gitmektedirler. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. bu kanun hükmünü i muĢlardır ve çoğu da I yana Kraliyet Kütüph olsa da. Yücel. ancak uygulamada Ġslâm Hukukuna da kanun hükmüne de aykırı olaylar bulunabilir demek istiyoruz. Öztuna. sh. 51-82. kardeĢi müdafaa edilen. c. imanından ve Osmanlıya olan muhabbetinden . sayı 14. "Bâyezid H'nin Ailesi". I. Bu 75 kanuni bir tartıĢma söz konusuj rinin sıhhatinde Ģüphe I hiç bir müstenedâta daj olan kanunnâme.. Ali Himmet Berki hoca. Ġstanbul 1956.

bazı Osmanlı düĢmanlarının iddia ettiği gibi. Müellif bu nüshayı. Çoğu araĢtırmacılar bu kanaattedirler ve bazılarının ileri sürdüğü hilâf-ı hakikat beyanların aksine. meselenin üzerinde ayrıntılı olarak durmuyoruz. Zira bu nüshaların hepsi de. Ģer'î hükümlere ve hukukun yüce düsturlarına aykırı değildir.F. Bütün bunları biraz sonra tafsilatıyla izah edeceğiz. ancak kelime yahut harf seviyesinde nüsha farkları bulunacağını. konuyla alâkalı çok ciddî bir araĢtırma yapan değerli tarihçi Abdülkadir Özcan da bunların içindedir. hangi Ģer'î hükme dayandığını. Ġslâm hukukundaki ' Siyâset-i ġer'iye kitaplarından alınmıĢtır. Zira. bir kısım iddialarına hak vererek ve bir kısım iddialarını da reddederek bu görüĢü cevaplandırdıklarından ve bu ilim adamı Kanunnâmenin aslını inkâr etmediğinden. henüz Fâtih devrinde bulunmayıĢı iddiası. Bu nüshanın istinsah tarihi. Viyana Kütüphanesi. tenkidli basım iĢini bilenler çok iyi takdir edeceklerdir. Her müessesenin. Osmanlı Reisülküttâblarından Bosnalı Koca Müverrih Hüseyin Efendi tarafından Bedâyi'ül-Vakâyi' adlı tarih kitabında dere edilen nüshadır.'de bulunan ve hem Mehmed Arif Bey tarafından neĢir ve istinsah edilen nüshadır. daha sonraki bütün Osmanlı TeĢkilat Kanunnâmelerinde tekrar edilegelmiĢtir. Fâtih'i ve Osmanlı Devleti'ni müdafaada yeterli olamayacaktır. sıhhatine engel teĢkil etmez. hükümlerin izahında ve kelimelerin tanziminde. Kanunnâmenin elimizde orijinal ve Hizâne-i Âmire'de muhafaza edilen aslı bulunmadığından. Bu iddia. 1022 yani birinci nüshadan 5 sene önce. Zaten Konrad'ın inkâr ettiği maddeler arasında. bu görüĢün en nirengi noktasını teĢkil etmektedir. Fâtih'e isnad edilen Kanunâme'nin sıhhatini kabul eden ve metnin inkârı yerine maddedeki meselelerin Ģer'i tahlilinin yapılmasına taraf olan görüĢtür. Üslûbuna ve Türkçesine yapılan itirazlar ise.gelen bir aĢk ile. Kâtibin hatalarını. sadece ve sadece suretidir. Kanunnâmenin aslı ve orijinali değil. haĢa. Kanaatimize göre. mezkûr eserin I. hem sadece bir nüshasının bulunmasını ve hem de kanunnâmenin üslubunu nazara alarak. Yani istinsah edilmiĢ Ģeklidir. PadiĢaha has divandaki özel ve asıl nüshaki bozuk i BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Konuyla alâkalı araĢtırma yapan Abdülkadir Özcan. Ġkincisi ise. Mühim olan meselenin Ģer'î izahını yapmaktır. Kanunnâmenin tamamını reddetmektedir. kardeĢ katli dıĢında Kanunnâmenin diğer bütün hükümleri. hiç bir ilmî değere hâiz değildir. kardeĢ katli ile alâkalı madde de yoktur. aralarında yüzlerce ve belki binlerce. Hem bazı üslûb ve ifadelerin Fâtih devrine izafe edilemeyecek Ģekilde olması ve hem de bazı müesseselerin. Tatbikatla madde metnini karıĢtırmamak icabeder. Zira. kardeĢ katli meselesinin Ģer'î izahını yapamama teĢkil etmektedir. tamamen Selçuklu ve Abbasî devletleri vasıtasıyla. onun sıhhatine en küçük bir Ģüphe irad etmez. Bu durum hem konuyla alâkalı ilmî makalesinden ve hem de bir günlük gazetede aksi iddiaları yalanlayan beyanlarından anlaĢılmaktadır. birden fazla nüshası bulunduğu takdirde. MüsteĢrik Konrad Dilger'e ait bulunan ve Kanunnâmenin bir kısmının sonradan yazılıp Fâtih'e izafe edildiği Ģeklinde özetlenebilecek olan görüĢtür. Burada Ģunu da ifade edelim ki. ileride yapılacak Ģer'î tahlillerden anlaĢılacağı üzere. 1029/1620'dir. Kur'ân'dan sonra en sahih kitap olan Buhari'de dahi nüsha farkları bulunması. tamamen yersizdir. Zira Allah'ın Kitabından baĢka her kitabın. B) Kanunnâmeyi inkâr eden Ali Himmet Berki zamanında Kanunnâmenin tek nüshası biliniyordu. Bu arada muhtevasının tamamen Bizans'tan alındığı Ģeklindeki itiraz da. Aydın Taneri ve Ahmed Mumcu gibi ilim adamları. Ayrıca bu Kanunnâmedeki teĢkilât hükümleri78 BĠLĠNMEYEN OSMANLI nin esasları. No: 554 A. bu görüĢün esasını. Ancak Ģunu ifade edelim ki. sonradan üç nüshası daha bulunmuĢtur. tek nüsha olan kanunnâmenin üçüncü görüĢün izahında görüleceği üzere. Ġkincisi. Bu görüĢün gerekçeleri Ģunlardır: A) Kanunnâmeyi inkâr etmekle mesele halledilmemektedir. cildinin idare hukuku ile alakalı hükümlerinin Ģer'i tahlilinde izah edilmiĢtir. orijinalini göremediğimiz kanunnâmeye hamletmek doğru değildir. Fakat metni inkâr ederek bir yere varılacağı da Ģüphelidir. her zaman kesin konuĢmak da doğru değildir. Üçüncüsü ise. ġimdi ise üç nüshası elimizde mevcuttur: Birincisi. kanunnâmenin nüshaları arasında 242 nüsha farkının bulunması. Kanunnâmedeki metin.

Ayrıca.79 sıın-tet-ikdirlere licZI Ġz dan çıkararak istinsah ettiğini bizzat ifade etmektedir. -Gelibolulu Ali Mustafa Efendi'nin. Ebül-Feth Kanunu adıyla Kanunnâmeyi Künh'ül-Ahbâr adlı eserinde aynen nakletmesi de bu meselenin mühim delillerindendir. Osmanlı devlet teĢkilâtının temelinde. bu üç nüshanın da aynı zamanda ve aynı Ģekillerde. . yine aynı müellifin Kanun-ı ġehinĢahî adlı eseri de. tamamen olmasa da. Bütün bu zikredilenler gösteriyor ki. Fâtih Kanunnâmesinin muhtevasını. diğer Osmanlı tarihlerinde ve kütüphanelerimizdeki kitaplarda da mevcuttur. kardeĢ katli meselesinin burada bulunmayıĢıdır. Netice olarak. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır. Burada muhtevası ile alâkalı düĢülen büyük bir hatayı da belirttikten sonra. O halde. 36. çok meĢhur kitapların dahi inkâr edilmesi sonucunu doğurur ve tenkidli basımın ne demek olduğunu bilmemenin alameti olarak kabul edilir. Abbasî Devleti gibi sadece Müslüman ve Selçuklu Devleti gibi hem Türk ve hem de Müslüman olan devletlerin devlet anlayıĢı ve siyâset-i Ģer'iye 80 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSHKk. ya Siyâset-i ġer'iye kitaplarındaki Ģer'î hükümlere dayanan Abbasî Devleti baĢta olmak üzere Müslüman devletlerden veyahut Ġslâm'a muhalif olmamak Ģartıyla eski Türk Devlet geleneklerinden etkilendiğini. neredeyse tam olarak geniĢ bir özetlemeyle vermiĢ ve Fâtih'e isnad etmiĢtir. Hezarfen Hüseyin Efendi'nin bazılarının iddia ettiği gibi tarih kitabına değil. Bizans müesseselerinin gerçek bir restorasyonu olarak değerlendirmek büyük bir hatadır. bizlere düĢen en büyük vazife olacaktır. c) Kanunnâme. HeĢt BihiĢt adlı tarih kitabında kanunnâmeyi. Ġtiraz edenler sadece kardeĢ katli meselesine değil. kitaplarının izi vardır34. Fâtih Kanunnâmesinin bir nevi tekrarı ve geniĢletilmiĢ Ģeklidir. Üçüncüsü ise. kardeĢ katli meselesi ile alâkalı Ģu maddedir: "ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola. bu kanunnâmeden bahsedilmiyor demek. Bizim. bu üç nüsha. baĢka yerde uzun uzadıya izah ettik. kimin tarafından ve nasıl aynı yazılarla uydurulduğunu isbat etmeleri gerekmez mi? Eğer isbat ederlerse. kanunnâmenin aslı değillerdir. Osmanlı Kanunnâmeleri I. Ayrıca kardeĢ katli ile alakalı her yerde Kanun-ı Osmânî üzere diyerek meseleyi izah ve teyid etmektedir. hülasa olarak yahut tamamına yakın Ģekilde. Bunlardan bazılarını zikretmek faydalı olacaktır: -Yavuz devrinin büyük tarihçisi Ġdris-i Bitlisî. bizim kütüphanelerimizdeki kaynaklarda. istinsah edilmiĢ suretleridirler. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli. Osmanlı Kanunlarını derlediği Telhîs'ül Beyân Fî Kavanin-i Al-i Osman adlı eserine dere ettiği nüshadır. Fâtih'e ait bu kanunnâmenin sıhhati lehindeki görüĢleri teyid etmektedir. Cildde esas aldığımız nüsha da budur. sahteliğe delil göstermek ise. kuru iddialardır. kardeĢ katli meselesi üzerinde durmak istiyoruz. kanunnâmenin varlığını inkâr etmek yerine. KardeĢ katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır? Kanunnâmenin ihtilâfa yol açan ve farklı fikirlerin doğmasına sebep olan asıl maddesi. 1083/1672 tarihli nüshanın diğerlerinden farkı. Biz. kısmen. bütün kanunnâmeye itiraz ettiklerine göre. Ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi. eldeki belgeler. Bu sebeple ayrıntıya tekrar girmiyoruz. Elbette ki bozuk ifadeler ve nüsha farklılıkları bulunacaktır. bizim de memnun ve mütehassis olacağımızı Ģimdiden ifade ediyoruz. Nüshalar arasındaki farkların çokluğunu. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. kaynakları görmeden veya görenlerin araĢtırmalarını incelemeden. onun dayandığı Ģer'î esas ve hükümleri izah etmek. Ancak Ģu soruları sormak istiyoruz: Abbasîlerdeki Divan'üs-Saltanat ve Divan-ı Mezâlim'in daha da geliĢtirilmiĢ Ģekli olan Divan-ı Hümâyûn mu Bizans'tan alınmıĢtır? Yoksa tamamen Ġslâmî bir gelenek olan elkâb bölümü veya kadıların dereceleri mi Bizans'tan alınmıĢtır? Bütün bunlar. kanunnâmedeki her müessesenin.

Anınla âmil olalar". 287... München 1967. A. maddeleri arasındaki bütün hükümleri. âlemin nizâmı. had suç ve c tahakkuk ettiği' devlete (imama. Ancak üç Ģahitle zina yaptığı isbat edilen suçlu.. Özcan. 30-31. bütün bütün cezasız da bırakılmayacaktır. Bu kısa mukaddimeden sonra.karındaĢların nizâm-ı âlem içiin katletmek münâsibdir. unsurları teĢekkül ettiği takdirde. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. 142-148. A. sayı 33(1980-81). Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. dört Ģahidle zina yaptığı isbat edilemeyen suçluya. ĠĢte bu bölümde ülü'l-emrin tesbit ettiği veya kadı tarafından takdir edilen cezalar tatbik edilecektir.. Ekseri ulemâ dahi tecviz etmiĢtir. unsurların teĢekkülüdür. c. II. gun idam cezalan vardır. tatbik edilecek cezaları Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. 311 vd. Akgündüz. I 163. Jahrhundert. dinden dönmek (irtidâd) ve devlete isyan (bağy) suçlarından ibaret olan bu suçların. 34 vd. b) ġahsa karĢı iĢlenen cinayet suçlarıdır ki. ı t amaçlamak: (n [cezalan. Devlete ĠS) I bunlar Müslüman) ! maz. Md. KardeĢ katli meselesinin Ģer'î dayanağı var mıdır? Bu sorunun cevabı. 5 vd. önemine binâen. Osmanlı tatbikatı mıdır yoksa bu kanun maddesi midir? Bütün bu ve benzeri suallerin doğru cevabı nedir? Bütün bu konuları. Unsurlardan birisi eksik olursa had cezası tatbik edilmez. zina haddi tatbik edilmeyecektir. Alderson. sh. ayrı ayrı sorularım cevaplarında tartıĢalım. ilgili maddenin de izahı demektir. da bâği ( inu. herj den idamlar* yahut buna j durumu d Osmanlı S olan bağy ı mak i ar lir BĠLĠNMEYEN OSMANLI âlemin nizâmı. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nlzâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". Connecticut 1982. Osmanlı Kanunnâmeleri. Meselâ. Abdülkadir. Ġstanbul 1953. 2. yol kesmek (kat'-ı tarik). biraz önce zikredilen had veya cinayet gruplarına girmeyen (esrar içmek gibi) yahut girdiği halde o cezaların tatbiki için gerekli unsurlara sahip olmayan (üç Ģahitle isbat edilen zina suçu gibi) suç ve cezalardır. und 16. yapabiliriz: Her hukuk sisteminde. c) Tazir suç ve cezalarıdır ki. cezaları kısas veya diyettir. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem yani 34 Berki. I. c. 10 vd. 37. sh. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. sh. Prop. Biraz sonra açıklayacağımız veçhile. içki içmek (hadd-i Ģirb). ĠÜEFTD. Osmanlı tatbikatındaki örnekler. maddeleri arı suçları tanzim dağıtmaya ve Mlır Dünyadaki bütün < lerle önlenmeye ( ġimdi bu tür r tih'in kanunnârr A) Bağy (Devlet* I Meselesi: KardeĢ • devlete isyan suç-' kunda. 1/114-117. devlete yani âlemin nizâmına karĢı iĢlenen suçları tanzim etmekte ve daha birinci . trılırlar. sh. kardeĢ katli ve bunu emreden kanun maddesinin tahlilini. 37. The Structure of the Ottoman Dynasty. Himmet. Konrad. Ġstanbul'un 500. 12-13. ĠĢte C i umumi ı • çıkarma I . zina (hadd-i zina). günümüzdeki ifadesiyle kamu düzeni ve kamu yararı için vaz'edilen idam cezaları vardır. ĠĢte unsurları teĢekkül etmeyen bu suçlara tatbik edilecek cezalara ta'zîr cezaları denir. Hırsızlık (hadd-i sirkat). Bunlara \ Ġ âlemi korunaktır. bu kanuna ne derece uygundur? ġer'î hükümlere ters düĢen. sh. ancak ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zîr cezaları uygulanır. Baskı. 328. Önce Ġslâm hukukundaki suç ve cezaları görelim: Bilindiği gibi Ġslâm Hukukunda.. unsurlanmnj Ilsyan grubu teĢkili Ġmalıdır. Dllger. Türk Ceza kanunun 125 ile 163.D. sh. Acaba bu maddenin mânâ ve mefhumunun Ġslâm hukukundaki izahı nasıldır? ġayet bu madde sahih ve Ġslâm Hukukuna uygun ise. üç çeĢit suç ve ceza vardır: a) Had suç ve cezalarıdır. Bunların da çoğu cezaları. değiĢme : ittifak ed \ suçu I sindeki kart yat bu olu '• tatbikat. Bunlarda mühim olan.

Osmanlı tarihindeki kardeĢ katilleri ve idamların yarıya yakınının. Bunlara verilen ölüm cezası bir had cezasıdır ve hikmeti de devleti yani nizâm-ı âlemi korumaktır. elbette ki Ģer'î değildir. Meselâ Yavuz Sultân Selim'in. Fâtih'in kanun maddesindeki kardeĢ katlinin birinci grubunu. padiĢahın meĢru emirlerine yapılan her çeĢit itaatsizliği. Mülteka'yı Ģerheden âlimler. fitne. Ġslâm hukukunda nasıl yer aldığını ve bu hükümlerin Fâtih'in kanunnâmesindeki hükümle nasıl bağdaĢtırılabildiğini açıklamaya çalıĢalım. bazen bağy denilen had suçunun Ģartları teĢekkül etmediği halde. Propaganda yaparlarsa ikaz edilirler. kuvvet kullanarak iktidarı ele geçirmeyi amaçlamak (muğâlebe) ve açık bir isyan kasdı içinde bulunmaktır. fetvalarında açıklamıĢlardır. idam olunurlar. Yalnız bunlar Müslüman oldukları için. hareket. bağilerin cinayetleri hakkında. I. BeĢikteki bir bebeğin öldürülmesini. A) Bağy (Devlete Ġsyan) Suçunun Tatbiki Sonucu KardeĢlerin Katledilme Meselesi: KardeĢ katli meselesinin birinci Ģer'î dayanağı. ġurası dikkat çekicidir ki. Dünyadaki bütün ceza hukuku sistemlerinde de. Aksini kim iddia edebilir ki? Osmanlı Devletinde devlete isyan suçunun cezası olarak ortaya çıkan öldürme vak'alarından bazıları Ģunlardır: Osman Bey'in Amcası Dündar Bey (Hâdise kesin değildir). sultana) karĢı ayaklanmak. Murad'ın kardeĢi Mustafa. Ancak fitneyi teskin için idamdan hafif cezalar yeterli ise. Bu konuda BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivinde bulunan Ģu belgenin izahları enteresandır: 82 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ "Buğat yani âsiler ise. Murad'ın oğlu Savcı Bey. unsurlarının tahakkukuna göre değiĢir: Sultândan farklı düĢündüğü halde bir isyan grubu teĢkil etmeyen ve bir yerde toplanarak baĢ kaldırmayanlara dokunulma-malıdır. Ģer'î hüküm değiĢmeyecektir. bu tip hâdiseler teĢkil etmektedir. elbette ki müdafaa etmek yahut buna uyuyor demek de mümkün değildir. Ancak Ģunu da hatırlatmak istiyoruz ki. birisi ġi'îlerle ve bir diğeri de eĢkiya ile ittifak ederek Devlete isyan eden ve bağy suçunda aranan Ģartlara uygun bir Ģekilde bu suçu iĢleyen kardeĢlerine karĢı olan tutumu. bunlar tatbik olunmalıdır. eğer suçun unsurları tahakkuk etmiĢse. savaĢla yola getirilirler ve cezaları idamdır. . bir had cezası olan bağy suçuna sokulduğunu verilen fetvalardan anlıyoruz. gereken cezayı vermek. tatbikat. kanunnâmesinde böyle bir durumu da emretmemektedir. idam cezası ile cezalandırmaktadır. devlete (imama. bağy ve isyanda ısrar ederlerse. Netice olarak bağy suçunu iĢleyen PadiĢahın kardeĢi de olsa. Kanunî'nin oğlu ġehzade Mustafa hakkındaki fetvalar buna misâl teĢkil etmektedir. bağy saymıĢlardır". ileri giderlerse ta'zîr cezaları ile cezalandırılırlar. benzeri hükümlerle önlenmeye çalıĢılmıĢtır. Ancak Ġslâm hukukunun hükümlerine aykırı olarak. çok geniĢ mânâlar vermiĢlerdir. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu. umumi rahatı ve nizâm-ı âlemi ihlal edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarĢi çıkarma hareketlerini (fesâd bis-sa'y). insanları kati. ġimdi bu tür hükümlerin. devlete isyan suçları. I. Ģartlar teĢekkül etmeden idamlar verilmiĢtir. Murad'ın kardeĢleri Halil Ve Ġbrahim. Ancak Fâtih. fesad. ĠĢte Osmanlı hukukçuları. çoluk-çocukları esir edilmez ve malları ganimet sayılmaz. bağy suçu kabul etmiĢ ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmıĢlardır. Mülteka ve benzen fıkıh kitaplarına göre. elbette ki Ģer'îdir. her zaman nazariyatı takip etmemiĢ. ġeyhülislâmlardan bağy suçu imiĢ gibi fetva alındığı da görülmüĢtür. had suç ve cezaları arasında yer alan bağy adı altında düzenlenmiĢ ve unsurları tahakkuk ettiği takdirde idam cezası ile cezalandırılmıĢtır. Biraz önce açıkladığımız gibi. Ġslâm hukukunda. Murad'ın amcası Düzme Mustafa.maddesinde devletin toprağı ve bağımsızlığını dağıtmaya ve bölmeye ma'tuf bütün hareketleri. Müslümanlar. Bağy suçunun cezaları. tamamen Ģer'îdir. Meselâ PadiĢah'ın meĢru emirlerine karĢı her nevi itaatsizliği ve umumi rahatı (nizâm -ı âlemi) ihlal edecek her çeĢit kıyam. Devlete isyan ettikleri an. devlete isyan suçu. malları gasp ve devlet iĢlerini engelleme gibi halleri. Bağy suçunun unsurları. araya giren jurnalcilerin ve yalancı Ģahitlerin beyanıyla. Ġsyan eden PadiĢahın kardeĢi de olsa. II. Ģunun-bunun tahrikiyle unsurları tam teĢekkül etmeden insanları dünyevî saltanat uğruna idam etmek. her hukuk nizâmında bulunan devlete isyan suçudur. Ancak nazariyat bu olmakla beraber ve söz konusu madde bu Ģekilde tefsir edilebilmekle birlikte. kanuna rağmen. mevcut hükümete ve PadiĢaha karĢı Müslümanlardan bir veya bir kaç kiĢi isyan etmeleri ve hükümetin emirlerine itaat etmemelerinden ibarettir. II.

Yani had cezası olarak idam cezası tatbik edilmez.. Bu sebeple konuyu biraz daha derinlemesine tahkik etmek ve uygulama örneklerinden bazılarını takdim etmek istiyoruz. ġimdi bu hüküm. Üzülerek ifade edeyim ki. âmme maslahatı ve âlemin nizâmı düĢünülerek. kararı ve yargı. bu. Meselâ. bağy suçunun unsurları tahakkuk etmediği takdirde. Osmanlı Kanunnâmelerinde bulununca. Halbuki Dede Efendi. Böylesine bir çirkef iĢi âdet haline getiren insanın. hiç suç değildir anlamına alınmamalıdır.. fıkıh kitaplarındaki ifadelere uygundur. Dede Efendi'nin Siyâsetname'sînden naklettiğimizden. sırf keyfî ve menfaati için böyle bir yola baĢ vuruyorsa. de Osmanlı kanunnıtr Ġbn-i Abldif' maktadır: "Soruldu: Fewt{ fitne uyandıran.). Önce Hanefi fıkı' izahlarını özetleyerek bir özetleme yapıyor "Ta'zir. B) Siyâseten Katl=Ta'zîr Bil-Katl: Bu konunun giriĢinde açıkladığımız gibi. kamu düzenini (maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem) bozan bazı hareket ve fiiller. ulûl-emr tarafından tesbit edilir. bu görüĢün Dede Efendi'ye ait olduğu ve onun da böyle bir fetvaya yetkili olmadığı. Aynı Ģekilde fiilen isyan etmese bile isyana hazırlandığı her halinden belli olan bir insanın. Hanefi hukukçuların çoğunluğu kabul etmektedir. Ancak unsurları tam teĢekkül etmese de. o meselede sadece fukahanın görüĢlerini nakletmektedir. ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in "ekseri ulema tecviz etmiĢlerdir" diyerek ifade ettiği durum budur. Ancak bunun için de. ulûlemr tarafından ta'zîr yoluyla ve idam cezasıyla cezalandırılamaz mı? Hanefi ve Hanbelî hukukçularının çoğunluğu. Kanunî Sultân Süleyman'ın oğlu Bâyezid ve bunun beĢ oğlu. md. Bu suçun cezası. kati ıi> nefi hukukçularını: imâm yani ülü'l-c! verme esasını. elbette ki kötüdür ve yapanlar da manen mes'uldürler. ta'zîr yoluyla idam cezasının verilebileceğini kabul etmiĢlerdir ki.. idam cezası ile mahkûm edilmektedir (TCK. Türk Ceza kanununda bulununca adalet oluyor da. fesadın tahakkuku hususunda kesin delillerin bulunması icabeder. Fâtih'in Kanunnâmesindeki hüküm ise. OD "NIzâriHĠ kati ve lı yola girm*. saltanat aleyhinde olanları. fıkıh kitaplarında aranan Ģartlar gerçekleĢmeden infaz edilen idam kararları maalesef olmuĢtur. . hülasa eliyle ve dMjA| ile vazgeçmeyen bir* Cevap: tasdik ediyorsa. bugün devletin birlik ve beraberliği olarak ifade olunmakta ve bunun aleyhinde harekette bulunanlar. bazı safdillerin. PadiĢahın keyfî adam öldürmesi mi oluyor? Böyle bir iddia çifte standartlılık olur. k ĠĢte bu vt| teker teker ı Ģöyledir: "Nizâm-ı n lemedikleri vaki hakkının tatbMlj da Ģart o [emdir Bir i âlem Ġçin... H. ta'zîr yoluyla idam edilebileceğini. Bu suiistirr Kanunnâmesindeki h. olsa bile onun fetvasının ne değer ifade edeceği Ģeklindeki yorumlarına Ģahit olduk ve üzüldük. Üzülerek ifade edeyim • Siyâsetname'sindr olduğu ve onun da U. konuyla alakalı fıkhî malumatı. had cezasını gerektiren bir zina suçu değildir. siyâseten kati fesad çıkaranlar. Eğer bir fâsık.Yavuz Sultân Selim'in kardeĢleri Korkut ve Ahmed.. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem. Delilsiz ve. Ancak bu. ifade edeceği Ģeklindeki< meselede sadece fut derinlemesine tahkik ruz. fesada sa'y edenleri men' ve maslahat-i âmme tabirleriyle ifade edilen durum. livâta suçu. Ancak bugün aynı madde suiistimal edilerek bazen masumların canları yakıldığı gibi.. belki Ģer'i bir hükmün suiistimalidir ve iĢlenen bir günahdır. Bu suiistimal. kanunun ve fıkıhçıların vaz'ettiği siyâseten kati prensibinin hatası değil. Osmanlı tarihi boyunca da. genel ahlâk. buna siyâseten kati denmektedir. maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem gerektirdiği takdirde..| lâmlarınınft BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 talarĢı Sırlan unun isen ia l»cı olmuĢtur. 125 vd. bâği olarak kabul edip idam ettirmek mümkün değildir. fıkıh kitaplarında aranan fesadın kuvvetle muhtemel olması yani nizâm-ı âlem Ģartına uymadan. . âdâb ve kamu düzeni icabı ta'zir yoluyla idam edilebileceğini Ġslâm hukukçuları kabul etmiĢlerdir. Hanefi hukukçulara göre.•¦¦ bulunanlar için de aynının.

tek kiĢinin veya yalancıların jurnali ile bu yola girmek caiz değildir. Harrereh'ul-Fakîr Hacı Muhammed El-Müfti Bi Harpud-Ufiye Anhu. Kati ile Ģerri def edilir. kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir.. . livâta. kati ile de olabilir. ancak mahkeme kararı ve yargılamadan sonra mümkün olduğunu da. "Ta'zir Yoluyla Kati" baĢlığı altında bakınız ne güzel bir özetleme yapıyor: "Ta'zir. hapis ve hatta kati ve idam tarzında ta'zir yoluyla cezalandırmak meĢru ise de. s Ġbn-i Abidin'in Ģu fetvası da bu meseleyi gayet açık bir Ģekilde vuzuha kavuĢturmaktadır: "Soruldu: Fesad çıkaran. Vecîhüddin'in MeĢârık'ul-Envâr Ģerhinden". jurnalcilik yapan. Zira onlar siyâseti daha iyi bilirler. yeryüzünde fesad için koĢuĢturan. vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Osmanlı tatbikatının hep Ģer'î hükümlere uygun cereyan ettiğini söylemek safdillik olur. Hz. yol kesenler. bu uygulamaya siyâseten kati demektedirler. insanlar arasında Ģer ve fitne uyandıran. 84 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYE!. bâtıl yollarla insanların mallarını zabtetmeye gayret eden insanların canlarına kıyan ve hülasa eliyle ve diliyle Müslümanları her zaman rahatsız edip de bu huyundan da idam dıĢında hiç bir ceza ile vazgeçmeyen bir adamın hükmü nedir? Cevap: Böyle olduğu kesin ise ve yalan söylemeleri mümkün olmayacak kadar çok Müslüman da bunu tasdik ediyorsa. Ġbn-i Teymiyye'nin Es-Sârim'ül-Meslûl adlı eserinde gördüm ki. âlet-i câriha dıĢında adam öldürme ve benzeri suçlar tekerrür ettiğinde. Zeyd-i müfsid-i merkumun vech-i arzdan izâlesiyçün katli meĢru' mudur? Beyân buyurula. emr-i veliyyül-emr munzam ise. hem bütün fıkıh kitapları ve hem de Osmanlı kanunnameleri kaydetmektedirler.Önce Hanefi fıkıhçılarının son zamandaki en meĢhurlarından olan Ġbn-i Abidin'in izahlarını özetleyerek zikredelim. tağrîb. Zeyd'in âdet-i müstemirresi sâ'î bil-fesâd olduğu Ģer'an sabit olub ve ibadullaha mazarratı icabeder mevâdd-ı münkerâtın dahi kendüden sudun tevâtüren isbât olundukda.. ehl-i fesadı darb. Fesada gayret ettiği ve sebep olduğu Ģer'an sabit olmalıdır. Soyguncular. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerîr ve müttehem olması da Ģart değildir. Osmanlı ġeyhülislâmlarına ait fetvalardan sadece birini kaydededlim: "Bu mes'ele beyânında Eimme-i Hanefiyeden cevâb ne veçhiledir ki. ĠĢte bu ve benzeri fıkıh kitaplarındaki Ģer'î hükümleri nakleden ve kaynaklarını da teker teker gösteren Dede Efendi'nin Siyâsetnâme tercümesinden bazı parçalar Ģöyledir: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan. cemiyetin nizâmını bozarak fesad çıkaranlar. nefy. El-Cevâb: MeĢrû'dur. Bir bld'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için.. Osmanlı ġeyhülislâmlarının fetvalarından anlaĢılan da budur". o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Ancak meselenin hukukî yönünü ortaya koymak için bunları da nakletmek durumundayız. Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak. Kaynak teĢkil eden ibarelerin tercümesi: "Kim bunu âdet haline getirirse. fitne ve fesada teĢvik edenler. Dürer ve Gurer". "Gayr-i meĢru ĠĢlerin kati ve idam cezası ile define. zâlimler ve fesad çıkaranlara yardımcı olanlar. te'dîb. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. . kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. kısaca idam edilmesinde âmme maslahatı bulunanlar için de aynı hükümler geçerlidir". Bütün bunlardan anlaĢılmaktadır ki. Delilsiz ve mesnedsiz bazı iddiaların aksine. bütün bu cezalar. ġimdi de aynı mes'eleyi fıkıh kitaplarındaki Ģartlara göre tanzim eden. bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi. Bütün yazılanlara ve nakledilenlere rağmen. imam (sultan) ve hulefâsı daha evlâdır. katledilir ve Ģerrini Allah'ın kullarından def ettiği için vesile olana sevap ve mükâfat verilir". dükkân soyanlar. Zira o yeryüzünde fesad için sa'y etmektedir. "Nizâm-ı âlem için Ģer ve fesadını defetmek üzere. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd. idam edilir. ta'zir yoluyla idam cezası verme esasını. Peygamber ve ashabının tatbikatına hamleden Hanefî hukukçular. siyaseten katlin de belli Ģartları ve Ģer'î hükümleri mevcuttur. diyor: Hanefi hukukçularına göre. Âmme maslahatı gerektirdiği takdirde. Bunlara benzer arĢivlerimizde çok sayıda fetva vardır. imâm yani ülü'l-emr suçluyu katledebilir.

yargılama konusunda Avrupa'nın 20. cihâd sevabına nail olub. Netice olarak. ĠĢte onlar. isterse de sadrazamlarını katletmede. 337-338 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 85 »ġerri I ıslar tatbiki tarzında değerlendirmek icabeder. asırda ulaĢtığı seviyeyi göstermektedir: . 358/a vd. c. Sözler Yayınevi. Trabzon üzerine giderken yollarda her türlü zahmete göğüs geren ve bazan atından inip yaya yürümek zorunda kalan Fâtih'e Sara Hâtun'un "Oğul. Tere. Osmanlı Devleti'nde mahkemeden ilâm ve ġeyhülislâmdan fetva alınmadan idam cezasının uygulanmadığını arĢivlerden öğ reniyoruz35. Bir kısım tarihçiler. sancaktujl j adamları mücrim H veya müfettiĢ t örf te'addidir ¦ para cezası 1 Fıkıh! muhterem I verilmemiĢtir" ( Eğer bundan. ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?" Ģeklindeki sözünü. nr. Osmanlı sultanları ve bilhassa Hz. I nunnamelerdtl "ehven-lĢarl mânâyı ve Osmanlı it hukuk niz araĢtırmacı/ fetvası. yabancılara sığınan Ģehzade veya diğer hanedan mensuplarının. fetvasını v yen Hoca! veyahut > kimselere 39. 3209. Ġslâm dinini dünyanın her tarafına yaymayı gaye edinen. Ayrıca "emr-i veliyy'ülemr ile katl"den kasıt. sh. Peygamber'in senasına mazhar olan Fâtih. Ġstanbul Fâtih'i: "valide. vrk. Bazan Ģer'î esasın tatbikinde. bunun kimlere yarayacağının ve i'lây-ı kelimetullâh hizmetinin nasıl sekteye uğrayacağının çok iyi farkında idiler. Esad Efendi. nr. Ancak kendilerini. Mecma'ül-Enhür. 1/707. Lem'alar. nizâm-ı âlemi devam ettirmek için Ģer'î hükümlerin tatbiki tarzında idamla cezaland Netice otodan sırf saltan» ( yanlar. seyf-i islâm bizim elimizde. sadece mahkeme kararının yeterli görülmemesi ve bu tip cezaların infazında veliyy'ülemrin yani Sultânın tasdikinin de Ģart koĢulmasıdır. Siyâsetname. mahkeme kararı olmadan ve yargılama yapılmadan sırf saltanat ve dünyevi menfaat uğruna PadiĢahın adam öldürmesi olarak anlayanlar. "Bu hanedanın maksad-ı a'lâsı. Reddu'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr I-VI. 62-65. 1888. kardeĢ katli meselesini. "siyâseten kati"i. YEE. bir çok idam hadiselerinde bu esaslara ri'âyet edilmemiĢ ve jurnalcilerin tahriki ile nice zulümlere sebep olunmuĢtur. sh.1 35 Konuyla ilgili bazı fetvalar. sh. BA. 6. ġeyhülislâmdan aldıkları fetvalarla. ülkenin parçalanıp.Ne acıdır ki. tahtın mirasçısı olduklarını iddia etmeleri ve baĢta Bizans ve Ġran olmak üzere. Bu da önemli bir husustur. 14-1540. Ġbn-i Âbldin. keyfe mâyeĢâ hareket edemediklerini. bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler. ilây-ı kelimetullâh'dır" ifâdesi de Fâtih'e aittir. bu manayı nerden çıkardıklarını isbat etmek zorundadırlar. Vatana ihanet suçunun her hukuk nizâmında idamla cezalandırıldığını da unutmamak gerekir. keyfî iradeyi hâkim kılmak Ģeklinde değil. Mısır 1967. 50-51. bu manayı j içün siyaseten I tehlikeye rinden dolayı ı larda uygulan göre yargılanıl veliyy'ülemrilei cezaların infaz. Kanunnâmelerde yer alan Ģu ifade. IV. Netice olarak. sh.709. Ġstanbul 1995. ġeyh Mehmed Arif. hem fıkıh kitaplarında ve hem de fetvalarda uygulanması için "Ģer'an sabit" olması yani Ġslâm muhakeme usulü kaidelerine göre yargılanıp suçun sabit görülmesi Ģartının tahakkuku aranmaktadır. araya giren jurnalcilerin te'siriyle hata etmiĢ olabilirler. Damad. vatanın ve devletin birliğini tehlikeye sokacak ve emniyet ve asayiĢi altüst edecek kimselerin fesada sa'y etmelerinden dolayı verilecek bir idam cezası olduğu. as "Mücrim oKlti madan. 25-35 . Zira nizâm-ı âlem içün siyâseten katlin.. 38. Ancak ister PadiĢahların kardeĢlerini. ilây-ı kelimetullâhın en büyük temsilcisi kabul etmiĢlerdir. Bu ne demektir? Konuyu tarih ilmi ve devlet siyâseti açısından değerlendiren bir araĢtırmacının görüĢlerini özetleyerek bitirelim: Osmanlı Devleti'ni tehdid eden en büyük tehlike. Fâtih'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle Uzun Hasan üzerine giderken. "validem" diye hitâb ettiği bu Akkoyunlu hükümdarının anası Sara Hâtun'a verdiği cevap çok manidardır. nr. bizim davamız kuru kavga değildir" Ģeklinde cevablandirmiĢtir. Bediüzzaman Said Nursi. Allah'ın rızâsını tahsilden baĢka gayemiz yoktur. uygulamada suiistimal yapılsa bile. böyle bir duruma fırsat vermemek için. Süleymaniye kütp. kardeĢlerini bile feda etmiĢlerdir. düĢman ülkelerin de bu fırsattan yararlanmak arzusudur. Nuruosmanlye kütp. önemli bir I pa'nın 20.

gayrın müdâhelesini Ģiddetle reddeder ve 86 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠl ĠNMFYEN Cf ¦ kendi vazifesine baĢkasının karıĢmasına müsaade etmez. doğrusu biz de tesbit edemedik. ġehzade isyanlarının ve Ģehzadeler arasındaki saltanat mücadelelerinin Osmanlı tarihinde önemli bir yer iĢgal ettiğini bilmeyen yoktur. bir kısım muhterem insanların "1400 yıllık tarihimizde yazılan fıkıh kitaplarının hiç birinde böyle fetva verilmemiĢtir" diyebilmeleri. neyin verdiği cesarettir. Yapılan suiistimaller dahi. kararını yazan yahut en azından "nizâm-ı âlem içün öldürüldü" diyen Hoca Sa'deddin Efendiler. ġimdi bu gözlükle hâdiselere bakalım: a) Orhan Bey zamanında üç idam hâdisesi yaĢanmıĢtır. sultanlığını ilân etmiĢ bir diğer Ģehzadeye karĢı gelmesi ve saltanat iddia etmesi. Eğer bundan. yetkililer para cezası alarak salıveremezler. ceza uygulayamazlar". infirâddır. PadiĢahın keyfî adam asması kasdediliyorsa. Bostan-Zâde Yahya Efendiler. Ġsyan sonucunda katledilmiĢlerdir ve siyâseten kati ile hiç bir münasebeti yoktur. böyle bir Ģeyden ne kanunnamelerde ve ne de fıkıh kitaplarında bahsedilmemiĢtir. Her Ģeyden önce Ģunu tebellür ettirmekte yarar vardır. Bunların her üçü de had cezası mahiyetinde yani bağy devlete isyan suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢlerdir. Ġslâm hukukunda idam cezasıdır. ayrıca kendi oğlu Savcı Beyi de. hakiki hâkimiyetin en esaslı hâssası ve infikâk kabul etmez bir lâzımı ve daimî bir muktezâsı. ġeyhülislâm veya diğer kadıların fetvası. Osmanlı tarihçilerinin saltanat uğruna öldürülen ilk insan olarak tesbitleri doğrudur. Hem kasdedilen bu menfi mânâyı ve hem de suiistimalleri tasvip etmek mümkün değildir. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat. "ehven-i Ģer ihtiyar olunur" kaidesine uyularak yapılmıĢtır. çevresinin tahriki ile. Hatta hâkimiyetin zayıf bir gölgesi. Bunun cezası. Değerli araĢtırmacı Abdülkadir Özcan'ın yerinde tesbitleri gibi. Hatta Bizans veliahdı Andronikos ile dahi babası aleyhine ittifak kurduğunu tarih kitapları kaydetmektedir. Çok PadiĢahlar.o takdirde bir nevi zulüm yaĢanmıĢtır. Orhan Bey istemese dahi. gayrın müdâhelesini reddir". Ancak saltanat iddiasına kalkıĢmadan evvel idam edilmiĢse. 39. nazariyata uygun yürümüĢ müdür? Bu soruya cevap verebilmek için bazı önemli tatbikat örneklerini incelemek icab etmektedir. istiklâldir. Ve her mücrim-i müttehemin cerimesi kâdî-i vilâyet katında veya müfettiĢ huzurunda sabit ve zahir olub ehl-i örfe teslim etmedin dutub siyâset eylemek hılâf-ı Ģer1 ve örf te'addîdir = Suçlu yargılanmadan veya kendisine isnâd edilen suçlar hukuken sabit olmadan. Zira Yıldırım Bâyezid. kadıların kararı ve PadiĢahın tasdikiyle icra edilen siyâseten kati cezalarının fetvasını veren. Bir Ģehzadenin. b) Yıldırım Bâyezid devrinde ilk defa siyâseten kati veya Ģayet siyâseten katlin Ģartları gerçekleĢmemiĢse ki bunu tam olarak bilmiyoruz. infirâddır. siyâseten çok idamların icra edildiğini ve bu fiillerin ehliyetsiz bir kısım fakih ve kadılar tarafından meĢruiyet kalıbına sokulduğunu. Osmanlı devleti. bu redd-i müdâhele haysiyetiyle ma'sum evlâtlarını ve sevdiği kardeĢlerini merhametsizce kesmiĢler. Kendüler mahall-i töhmet ve adamları mücrim ve müstahakk-ı ikâb olur. Ancak tatbikatta suiistimallerin yapıldığını. Bazı araĢtırmacılar. sancakbeği ve subaĢı ve adamları nesne alub salıvermek memnû'dur."Mücrim olan kimesne teftiĢ olunmadan veyahud üzerine zahir olan Ģenâyi1 Ģer'le ve örfle yerine varmadan. onun kadıları ve ġeyhülislâmları. bu sözlerini ġeyhülislâmlık veyahut kazaskerlik gibi fetva ve kaza makamının en yüksek makamlarında bulunmuĢ kimseler olarak söylemektedirler. tarih bize göstermektedir. Fıkıh kitaplarında yapılan bu açık izahlara ve Ģer'î hükümlere rağmen. henüz herhangi bir isyana yahut saltanat kavgasına giriĢmeyen kardeĢi Ya'kub'u. bizzat kendisine isyan ettiği ve ordu toplayarak babası ile savaĢmaya bile cesaret ettiği için idam ettirmiĢtir. ya siyâseten kati yani fesadın kuvvetle muhtemel olmasından dolayı nizâm-ı âlem içün yahut zulmen idam edilmiĢtir. . Ve cezası idamdır. ġunu unutmayalım ki. Ġsterseniz Bediüzzaman'ın tesbitlerini tekrar ettikten sonra bazılarına beraberce bir göz atalım: "Hâkimiyetin en esaslı hâssası istiklâldir. en az bizim kadar Ġslâm'a ve onun hukuk nizâmının kaynakları olan fıkıh kitaplarına hürmet duyan insanlardır. âciz insanlarda dahi istiklâliyetini muhafaza etmek için. Demek. Orhan Bey. Zira Orhan Bey'in kardeĢleri Halil ve Ġbrahim'in PadiĢaha isyan ettikleri ve saltanat mücadelesine giriĢtikleri bir vâkı'adır. tamamen bir bağy suçu mahiyetindedir. ileride saltanat iddiasına kalkıĢmasın diye kati ettirmiĢtir.

Ancak Kanunî. hem kararı veren kadının ve hem de bunları tasdik edip icrası için emir veren Kanunî'nin. rakipsiz sultan olduğu için. Karısı Hürrem Sultân ve çevresinin tahriki ile. bâğî vasfıyla ġehzade Mustafa'yı idama mahkûm eylemiĢtir. kendi çocuklarının idamına karar veren bahtsız PadiĢahlardandır. Ancak I darıdır. Diğer kardeĢi Ahmed ise. kendisine isyan ettikleri ve bâğî oldukları için. had cezası olan idam cezasına çarptırılmıĢtır. kardeĢi Selim'e teslim .^ Ij lere ı siyâseten 1 istemese i kısım uyı ri ulemj yulmak k Kanuı tadır. f) Kanunî Sultân Süleyman. iki kardeĢini. Bu hareketi isyan kabul edildi. Zira daha önceki idamlar had cezasıdır ve bağy suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢtir. sadece saltanat mücadelesine kalkıĢmamıĢ.-de Mustafa cezası olara? kararı veren ¦ yanıldıkları \ Diğer trtrî oğlu olani saltanat hu ordu l iltica eden I nun had ctıui yukarıda z III.ı amûd-ı ı kabul edlln ailenin kardeĢ I azaltmıĢtır.! BĠLĠNMEYEN OSMANLI 87 pilim Ġn Km fena tayrıca bu mevzuda Osmanlı'nın can düĢmanı olan Safevî devleti ile de ittifak kurmuĢtur. sonradan ortaya çıkan kardeĢi Mustafa Çelebi için de geçerlidir. c) Osmanlı Devleti'nin en karıĢık devresi olan Fetret Devrinde. u-zun süren saltanat mücadelesine giriĢmiĢ ve hatta Osmanlı ülkesinin Bizans ile paylaĢılmasını da göze alarak imparator Manuel ile gizli ittifak dahi kurmuĢtur. Ġran'a iltica eden Bâyezid. Mehmed Çelebi. Yani bu dönemde de. Aynı Ģey. sızca ya h)I. ordu toplayarak kardeĢi Selim'in üzerine yürüdü. kardeĢ katli mevzu bahis olmamıĢtır. ayrıca bu w:-tur. d) Fâtih'in babası II. e) Yavuz Sultân Selim. Düzmece Mustafa). görünürde bağy suçunun cezası olarak had cezasıdır.hukukî cihetini bilmediklerinden bunu tenkid etmiĢlerdir. Uzun mücadelelerden sonra yakalanarak bâği muamelesi görmüĢ ve idam edilmiĢtir. Bu ise. Aradaki jurnalcilerin tahriki ile ġehzade Bâyezid. siyâseten kati cezası mevcut değildir. II. KarıĢ mettiği ve P. Ancak bu meselede hem fetvayı veren müftünün. yanıldıkları veya yanıltıldıkları bir vâkı'adır. Osmanlı tarihçilerinin tesbiti doğrudur. kardeĢleri Ġsa Çelebi ile Musa Çelebi'yi kendisine isyan ettikleri ve hatta saltanat için orduları karĢı karĢıya geldiği için bağy suçunun had cezası olan idam cezası ile cezalandırmıĢtır. 1558 yılına kadar iyi geçindikleri halde. Murad'ın küçük kardeĢi Mustafa Çelebi de. had cezası olan idam cezasıyla cezalandırmıĢtır. Bunların idamlarında siyâseten kati söz konusu değildir. bu tarihten sonra saltanat hırsıyla araları bozulmuĢtur. ilerde fesada sebep olur korkusuyla siyâseten kati yoluyla idam ettirilmiĢtir. topladığı ordu ile PadiĢah'a isyan etmiĢ ve sonunda yakalanarak cezası olan idama Ģer'an mahkum edilmiĢtir. Neticede yakalanarak. Bu idam kararı. kendisini tahttan indirmeye azmettiği ve PadiĢah olmak isteği ile isyan ettiği Ģayiasına inanarak. Murad'ın amcası Mustafa Çelebi (II. Bu bir had cezasıdır. Kanunî'nin iki oğlu olan Selim ve Bâyezid. Netoiv p olmamıĢtır. Diğer bir hazin tablo da ġehzade Bayezid'in idamında yaĢanmıĢtır. Karamanoğulları ve Germiyanoğullarının tahrikiyle Bursa'ya yürümüĢ ve had cezası olarak idam edilmiĢtir. Gerçekten Sultân Korkut.

Ebüssuud'un fetvasıyla bağy suçunun had cezası olan idam cezasına mahkûm edildi. ailenin en büyük ferdi olan amcaları ġehzade Mustafa tahta geçirilmiĢtir. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. Bir kısmı. Böyle bir zulme. Connecticut 1982. Defter. henüz bebek iken öldürülme iddiaları da ortadan kalkar. yaĢının ne kadar olduğu da kesin değildir. Zira Kantemir gibi yabancı tarihçiler dahi. tamamen Ģer'î hükümlere uygun olarak bağy suçunun had cezasını tatbik etmekten ibarettir ve bunlara siyaseten kati demek hatalıdır ve meseleyi bilmemekten ileri gelmektedir. Md. sh. Gerçekten I. 36 Ġbn-i Kemal. siyaseten kati müessesesine yani Fâtih'in Kanunnâmesinde "ekseri ulemâ tecviz etmiĢdür" dediği usule uygundur ve fıkıh kitaplarında Ģartlarına u-yulmak kaydıyla açıklanmıĢtır. 184 vd. Bir diğer grup ise. Elbette ki bu uygulamalar. sh. Akgündüz. Mehmed'in tahta çıkmasından kısa bir zaman sonra kati olunduğu kaydedilmektedir. und 16. Osmanlı Devletinin KuruluĢ Döneminde Hükümranlık Kurumunun GeliĢmesi ve Saray Hayatı-TeĢkilatı.D. 311 vd. Murad vefat ettiğinde ġehzade Mehmed dıĢındaki bütün evlâdının vefat ettiğini ve bu arada ġehzade Ahmed'in de Amasya'da vali bulunduğu sırada öldüğünü yazmaktadır ki.. Türk Dünyası Tarih Dergisi. A. Ancak diğer Ģehzade katilleri gibi. Konrad. Fâtih'in Kanunnâmesi de bunu emretmemektedir36. Fâtih için de geçerlidir. Himmet. c. 36 Berki. Mehmed ve III. sh. II. Bizans'ın Ģehzadeleri kullanarak Osmanlı Devleti'ni yıkma planları herkesçe bilinmektedir ve fetret devri de canlı Ģahitlerle doludur. ĠĢte görüldüğü gibi tatbikattaki durum farklıdır. h) I. Zira PadiĢah istemese de bu ceza mukadderdir. Özcan. Baskı. Ġstanbul'un 500. sh. Osmanlı kaynaklarının bir kısmında Sultân Murâd'ın Ġsfendiyar Bey torunu Hatice Hâlime Hatun'dan doğma Ahmed isimli bir Ģehzadesi olduğu ve yaĢı küçük olan bu Ģehzadenin II. Bu hâdiseyle alakalı örnek fetvaları yukarıda zikretmiĢtik. yukarıda anlatılan hükümler. . Alderson. ĠÜEFTD. A. III. I. Devlete isyan edenin cezası elbette ki idamdır. Aktan. Bazı kaynaklar da. Jahrhundert. Dilger. Bu son eser. Ali. Namık Kemal de. The Structure of the Ottoman Dynasty. bu zamana kadar yapılan en kapsamlı çalıĢmadır. ne Ģer'î hükümlere ve ne de Fâtih'in Kanunnâmesinde ifade ettiği. Fâtih Sultân Mehmed'in razı olamayacağını ısrarla savunmaktadır. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. ġehzade Ahmed'i haksız olarak katleden Evrenos-zâde Ali Bey olduğunu ve bu sebeple Fâtih tarafından idam ettirildiğini kaydetmektedirler. Bir kısım uygulama ise. 142-148. Taneri. Bu hadisenin meydana geldiği Ģüphelidir. "Osmanlı Hanedanı Ġçinde Saltanat Mücadelesi ve KardeĢ Katli". Ahmed devrinde saltanat usûlünde ciddî bir değiĢiklik mevzubahistir. gevĢetmiĢ ve son derece azaltmıĢtır. 30-31. Ancak hangi gruba girmektedir? Bunun tesbit edilmesi gerekir. Artık amûd-ı nesebî yani Osmanlı sülalesinden en büyük olanının padiĢah yapılması usulü kabul edilmiĢtir. Ġkinci olarak. ġayet vâki ise. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? Burada meseleye değiĢik yönlerden bakmak gerekir: Evvela. 287. Akman. bu ihtimalin doğru olması halinde.. Murad devrindeki olayları yerinde inceleyeceğiz. sh. Ahmed vefat edince. 2. c. 8. Mehmed. 5 vd. I. II. fıkıh kitaplarında da tecvîz edilen siyaseten katle uymaktadır. kaynaklarda mevcut değildir. Aydın.edilince. Murâd'ın vefatından sonra. Zira asıl haksızca yapılanlar bunlardır. Ģehzadeleri bulunmasına rağmen. Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. 88 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 40. olayı doğrulamakla beraber. çok büyük sıkıntılar içinde tahta geçmiĢtir. gayr-ı meĢrû'dur. sayı 10 (Ekim 1987). Ankara 1978. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. 34 vd. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nizâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". sn. München 1967. 129. sh. Üçüncü olarak.. sh.328. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. 12-13.. sayı 33 (1980-81). Nitekim Fâtih'in PadiĢah olması üzerine.. Ġstanbul 1953. ayrıntılı bilgiler. 37. babası II. Ayrıca Babinger'in altı ya da sekiz aylık olduğu konusundaki beyanı dıĢında. Mehmed. Bu kaide. 1/114-117. 10 vd. Abdülkadir. Ģehzade Ahmed'in kati edildiği iddiasını sadece bir iftiradan ibaret görmektedir. Tevârih-i Al-i Osman. II. kardeĢ katli hadisesini tamamen ortadan kaldıramamıĢsa da.

had ve kısas cezalarını uygulamak için gerekli unsurlar bulunmadığı zaman. sanki Ģehzadelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması için kullanıldığını bilmiyormuĢ gibi. bin akçeye d akçeye mâlik ola. Fâtih'e ait 2 nolu Kanunnâmenin ilk üç faslı. Fâtih Sultân Mehmed. bunu savunmanın manası yoktur. 5 vd. Bunlardan ilk ikisi umumi kanun mahiyetindedir ve itiraz edilen hükümler de burada yer almaktadır. Konuyu daha ayrıntılı olarak görelim ve 1. yeterince değerlendirememek demektir. yeterince ı faslı. I Bizim Osmanlı! nunnâme neĢredilm^J ve itiraz edilen nunnâmeden nak Kanunnâmelerin de: Bizans Ceza Kanun ve Berkes gibi. sh. Ģartları ruz. I. bu taht benimdür deyü dava eyle.". ikincisi hadd-isirlü "1. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir. devlete isyan suçuna teĢebbüs etmeden. Ġslâm hukukuna aykırı ve Bizans Ceza Kanununun restorasyonu olarak takdim etmek ise. sh. Sultân Ffitilll ceza hukuku I söylenmektedir. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. Burada aranan fesadın Ģer' ile tahakkuku Ģartının. 140. Önemle ifade <-inanmak istemiyoruz. Anw> : PadiĢah'ın.^ olmadan böyle bire 41. 37 Pala. Fâtih'e ait 2 numaralı kanunnâmeden nakledilen. isyan tahakkuk etmediğinden. aynı zamanda II. Hz. Ben Âl-i Osman nesliyim. maddesini teĢkil eden ilk maddeyi. Bu doğru mudur? Bizim Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizde. Fâtih Sultân Mehmed'e ait 75 Kanunnâme neĢredilmiĢ bulunmaktadır. Ben sana ne talimat verirsem. kulağın bende olsun. '" Osmanl zalarının altemıtlffld Pil?" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 89 girmektedir. Namık K c. ceza hukukuna aittir ve daha ziyade ta'zîr cezalarını tanzim etmektedir. Zaten Evrenoszâde Ali Bey isimli bir zatın PadiĢah'ın haberi olmadan böyle bir cinayeti iĢlediğini bazı kaynaklar haber vermektedirler37. I. Mel» c. Peygamber'in senasına mazhar olmuĢ bir PadiĢah'ın. Ancak bu ayrıntıları tam bilinmeyen olaydan dolayı. 407.. Madde: EJtf| ursa ki. değerlendirme. öyle hareket eyle. yaĢının ne kadar olduğu belli olmayan ve ama küçük yaĢta bulunduğu kesin olan ġehzade Ahmed'i. cümle beğler ve paĢalar sana dönüb ve tahtı sana teslim ederler. Maddeyi okuyalım: . Önemle ifade edelim ki. nizâm-ı âlem için diyerek katletmiĢ olabilir. C aĢağa hallü olursa. Özetleyecek olursak. bunu vesile ederek Fâtih Sultân Mehmed'e hücum etmiĢlerdir. sh. Burada aran.-ni bilmiyoruz. Bâyezid.Bizans Ġmparatorunun elinde tutsak olarak tuttuğu Süleyman Çelebi'nin oğlu olması kuvvetle muhtemel bulunan ġehzade Orhan'a aynen Ģöyle söylediği kaynaklarca ifade edilmektedir: "Haydi göreyim seni. i Ģeklini. 11 aylık bir bebenin öldürülmesini Fâtih'in idam ettirdiğine inanmak istemiyoruz. Yavuz ve Kanunî'ye ait Umumî Kanunnâmelerin de 1. Göreyim seni. t Tarih. Bu tamamen üçüncü guruba girmektedir. Ġslâm Hukukunda üç grup ceza bulunduğunu. Ġslâm ceza hukukunu ve bu ilahî nizâmın Osmanlı Devleti'ndeki tatbikat Ģeklini. Hammer ve benzeri tarihçiler. bir had cezası değildir. Fâtih gibi Hz. Bu. ben var i-ken bu taht sana neden müstehakdır deyü dava edince. nice padiĢah olursun. tıpkı diğer umumî kanunnameler gibi. kendi koyduğu kanunun nizâm-ı âlem için fesada sa'y ihtimalinin bulunması sebebiyle siyâseten kati müessesesini ilk defa kendisi tatbik etmiĢ ve küçük kardeĢi Ahmed'i kati ettirmiĢti. Ģartlan tahakkuk etmeyen bir cezayı tatbik edeceğine de ihtimal vermiyoruz. \ ifâdeler de kan. Peygamber'in medhine layık olmuĢ bir padiĢahı hunharlıkla suçlamak ve hele bu konuda Bizans Ġmparatorları ile birlikte hareket eden Bizans tarihçilerini onaylamak mümkün değildir. Belki nizâm-ı âlem için siyâseten kati müessesesine girmektedir. Köprülü ve Berkes gibi. ülü'l-emrce tanzim edilecek ta'zîr cezalarının devreye gireceğini hemen hatırlatalım. HammerJ Murâd Han b. lbn-1 K II. ne derece gerçekleĢtiğini bilmiyoruz. Tahta çıktığında. tıpkı Barkan. Eğer bir kusur iĢlenmiĢ ise. Ancak tekrar ediyoruz ki. I 41. 147. I adam öldürse. tıpkı diğer un cezalarını tanzim ı kısas cezalarını uy edilecek ta'zîr cezi olarak görelim ve I Kanunnâmenin! cezalarını tanzim ı bilakis bu cezalan rak uygulanacak | mal denmektedir)) Kanunnâmesinin'. ĠĢte böylesine bir dönemde.

Devletin de kamu davası açarak yargılayıp ta'zîr cezası verme hakkı vardır. Meselâ Kanunnâmenin 1. I. Bu sebeple Fâtih Kanunnâmesi'nin Ġslâm hukukundaki had ve kısas cezalarını değiĢtirdiği Ģeklindeki değerlendirme. Halil-Oğuz. "1. sh. Mümin Çevik neĢri. 16. kırk akçe cürm alına38". 187. yerine kısas etmeseler. Cildinin mukaddimesine koyduğumuz zina suçu ile alakalı Ģer'iye sicil örneğinden de bunu anlıyoruz. 5 vd. had ve kısas cezalarını kaldırmamaktadır. bin akçeye dahi ziyâdeye gücü yeterse. Bu üç fasılda had ve kısas cezalarının kaldırılmadığını. ilâh. Ankara 1954. Tazir cezalarının alternatifli olması ve hâkime takdir hakkı tanınması Ģeklindeki esaslar aynen tatbik edilmiĢtir. Eğer kesmezlerse yani uygulanmazsa. bilakis bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde ta'zir cezası olarak uygulanacak para cezalarının yani cürm ü cinayet cezalarının (ki buna ta'zir bil-mal denmektedir) tesbit edildiğini madde hükümlerinden anlıyoruz. Büyük Osmanlı Tarihi. sh. altı yüz akçeye mâlik ola.. yerine kısas etmeseler. elin keseler. Madde: Eğer bir kiĢi zina kılsa. bu durumda ta'zîr cezası olarak 200 akçe para cezası alalar." gibi ifâdeler de kanaatimizi teyîd etmektedir. Andan aĢağa gücü yeterse. 8-9. Mevlûd. II. Ġstanbul 1998. sh.:. Zaten Kanunnâmede bulunan "eğer adam öldürse." denilmektedir. c. A. 140.Kanunnâmenin ilk üç faslı (md. Akgündüz. Osmanlı Devleti'nin bir Ġslâm devleti olduğunu. Bu durumda mirasçı diyetini alacak ve suçlu salı mı verilecektir? Hayır. Ancak maktulün velileri afv ettiklerinden kısas etmediler. maddede de "Eğer adam öldürse. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eser. Halil. bu hak ortadan kalkacaktı. 42. 110. Yani hırsızlık suçunun unsurları tam olursa. belki bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde. Zaten Fâtih'in kendi kanunnamesinde de benzeri ifadeler vardır. sh. Gazavât-ı Sultân Murâd Han b. Eğer kısas yapılsaydı. Defter." "eğer at uğurlarsa. sh. ol zina kılan evlü olsa ve dahi bay o-lursa ki. ĠĢte Kanunnâme. Ankara 1978. kan cürmi. Osmanlı Kanunnâmeleri. Fâtih'in Kazaskerliğini yapmıĢ olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı iki ciltlik hukuk eserine ve de bu hükümlerin uygulama örnekleri demek olan Bursa'daki Fâtih dönemine ait binlerce mahkeme kararlarına havale ediyoruz39. 14-15. Mehemmed Hân. Ġnalcık. I-X. KardeĢ Katli. II. Bu ve benzeri konularda itirazlarını devam ettirenleri. sh. ik incisi hadd-i sirkatin cezası olan el kesme cezasını düzenlemektedir. Andan dahi aĢağa hallü olursa.1-27). Akman.. Çünkü birincisi kısas cezasını tanzim ederken. sh. cürm üç yüz akçe alına. 147. maddesinde zina suçunun ta'zîr cezaları yani fıkıh kitaplarında ta'zir bilmal denilen cürm ü cinayet yani para cezaları tayin olunmaktadır. yukarıda isimleri sayılan bazı ilim adamlarının iddialarının tersine Ġslâm Hukukunu hayatın her safhasında uyguladıklarını ve aksi görüĢlerin belgelere dayanmadığını isbat için kaleme alınmıĢtır. sh. ÂĢıkpaĢa-zâde.. cezası da kısasdır. Hoca Sa'deddin. Önemle ifade edelim ki. c. cürm yüz akçe alına. Hammer. "eğer had urulmazsa" denilerek açıklandığı gibi. maddede "Eğer at uğurlasa. kesmezlerse 200 akçe cürm alına" denilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? . Tâc'üt-Tevârîh. c. Zina suçunun unsurları tam olmadığı ve had cezaları tatbik edilemediği takdirde bu cezaların gündeme geleceği. andan dahi aĢağa ki. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. 37 Pala. Solakzâde. Fâtih devrindeki Ģer'iye sicillerinde görülen ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. Kantemir. 64-69. cürm iki yüz akçe alına. ceza hukukuna aittir ve daha ziyâde ta'zir cezalarını tanzim etmektedir. Tarih. Ģerî'at huzurunda sabit olsa. Aktan. 37-38. sh. c. 105-106. adam öldürdü. Ġnsanlar 90 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU Bu üç fasıldaki kanun maddeleri de. 38 Osmanlı kanunnâmelerindeki ceza hükümleriyle alâkalı genel esaslara bu maddede de uyulmuĢtur. gayette fakır'ül-hal olursa. VII. aynı maddeyi tekrarlayan diğer kanunname maddelerinde. Fâtih Devri Üzerinde Tedkikler ve Vesikalar I. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir... Ġbn-I Kemal. elin keseler yani had cezasını uygulayalar. elin keseler. Diyelim ki. Haz. sh. Namık Kemal'in Tarihî Biyografileri. ta'zîr cezası olarak 400 ila 50 akçe arasında para cezasına çarptırılmasını emretmektedir. 13. 258. Evsat'ül-hâl olursa kim. elli akçe. Ġnalcık. uygulanacak ta'zîr cezalarını tesbit etmektedir. 407. I.

Fâtih'in aĢk Ģiirleri. Hz.. her zaman Ġslâm'ın hükümlerini uygulamak için emirler veren ve en önemlisi de Uzun Hasan'ın annesi Sara Hâtun'a söylediği gibi i'lây-ı kelimetullahı yani Lâ ilahe illallah davasını yaymak için didinen bir devlet dört guruba ayrılmıĢtır: 1) Bay veya Ganî: Müslüman ve gayr-ı müslime göre. 279-281).¦. 3) Yoksul. olsa ( Ġsinde. Bunun ne kadar esassız ve yalan olduğunu. sh. kelimenin takdir edici ve övücü anlamı ile tevriye sanatı yapılır. Ankara 1937. mutlaka cevaplandırılması gerekir. Fâtih'in Ģiirlerinde tasavvuf? aĢklar da yer almaktadır. 346 vd. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. adamına. Fâtih. 2) Orta Halli veya Evsatiil-Hâl. ayrı bir sorunun cevabında açıkladık. . bu tarz bir isnadda bulunmak gerçekten üzücüdür ve tamamen delilden mahrum bir kuru iddiadır. ayrıca iktisadî Ģartlar açısından farklı tarifler verilmiĢtir. 122 vd. Akgündüz. Kâfir. ĠĢte bu kurallar çerçevesinde. sevgili için kullanıldığında. Ġsevî veya benzeri kelimeler. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen divan Ģiirinin kuralları içinde kalarak yazdığı bir Ģiirdir.„:>¦. I. Baha. Kanunnâme. GiriĢ. ] edici ve övücü i Veren havasıylaj ebebiyle ĠM i Bunları ku yapmak.. sh.. c. 73vd. Maddede zina suçuna ait ta'zir cezası olan cürm yani cürm ü cinayet de denen para cezası tesbit olunmaktadır ki. md.•.: -••. I. III. Fâtih bir Ģiirini Ģöyle kaleme almıĢtır: Bağlamaz Firdevs'e gönlüni Galata'yı gören Servi anmaz anda ol serv-i dil-ârâyı gören. Fâtih'in j Divan Ģiiri t Bu manada kuı [denilir. .. Fâtih Devri Kanunnâmeleri. 39 Kantar. kasden bu iddiaları ellerindeki medya imkânları ile kamuoyuna yaydıkları için. c. aĢkı ve sevgiliyi her saltanatın üstünde tutan bir incelik vardır. sh. sh. genç ı ^sevgileri gönü Ģiirlerde Ģahane I Vardır. Bunları kullanan ve sevgili hayaliyle Ġsayı öven bir divan Ģairine Hıristiyan suçlamasını yapmak..*. genç ve güzel bir padiĢahın her emrine âmâde kolay sevgiler için değil. Kâfir. buna cerime de denir. 69. j Galata'pf Oselvlb Orada tüg Dudakl Avnl. Bu esassız iddiaların dayandığı çürük deliller ve cevapları kısaca Ģunlardır: 1) Fâtih'in annesinin Mara Despina olduğunu ileri sürerek. KrĢ. 16. divan Ģiirinde yerleĢmiĢ olan mazmunlardır. sevgilinin saçına zünnar ve zülfüne de çelipa yani haç denilir. .. ¦„-. Osmanlı Kanunnâmeleri. Cin-Akgündüz. Ancak bazı tarihden ve bilimden habersiz kimseler. bu tarz bir I mahrum bir kuru I kısaca Ģunlardır: 1) Fâtihin! tiyanlığa meyle olduğunu. Fâtih bir» Bağlamaz t Servi animi BirFIrenjlf Lebleri d BirFIrutjU Belünüb Sevgiliyi I |zeten Fâtih. 4) Fakir'til-Hâl veya Gayet Fakir. Divan Ģiirinde bazan kâfir.. Avnî mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan ve hatta bir divanı bulunan büyük bir divan Ģâiridir. annesi tarafından Hıristiyanlığa meylettirilmiĢ olabileceğine dair iddiadır. Bu Ģiirlerde Ģahane bir tevazu'. -. Zengin demektir. I. . 13..•. âĢıkına yaptığı zulümlerden dolayı sevgiliye de denilir.. Ceza Hukuku. Bu manada kullanıldığı Ģiirlerde. c. ..-. Türk Hukuk Tarihi.Böyle bir iddianın gülünç olduğu ortadadır. c. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. sevgilinin dudağını can veren havasıyla Ġsa'ya benzetirler ve sevgiliden gelen sabâ yeline de diriltici özelliği sebebiyle Ġsa adı verirler. 2) Ġkinci iddia. Divan Ģairleri. Bütün bunlar. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan. sevgileri gönüllerde sıcak ürperiĢler uyandıran manevî güzeller için söylenmiĢtir. ayrı bir i 2) Ġkinci I larak yazdığı bir j zeller ve kasideler) aĢk Ģiirleri. • . MflbH Belindik! K 3) BU* nen Ġslim M em del gösterdiği i gerektin Patrikli) bul paganda i tih'e y derilmemifH zaman.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI (kla'zîr ıta'zîr »cezainin | madamına.•„-¦¦:¦¦¦¦•.--. olsa olsa divan Ģiirini bilmeyen cahillere mahsustur. sh. 18..

3) Bu iddiayı isbat için getirilen bir çürük delil de. ancak Fâtih'e bu mektubun gelip gelmediği belli olmadığı gibi. gösterdiği anlayıĢ ve müsamahadır. Fâtih hak ve hürriyetler verdiği fermanda dahi. Böyle bir hadiseye dayanarak. Batılı kaynaklar bile (BaĢta Clot olmak üzere).Bir Firengi Ģivelü Ġsa'yı gördüm anda kim Lebleri dirisidür der idi tsa'yı gören Bir Firengi kâfir olduğun bilürdi Avniyâ Belün ü boynunda zünnar ü çelipayı gören. dedem ruhîçün ve babam ruhîçün. o tarihlerde Türklere yazılan mektupların bir moda haline geldiğini. Yemin ederim ki. Pierre ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve belki Hıristiyanlığa meylettiririm ümidiyle Fâtih'e bir mektup yazmıĢtır. tamamen gülünçtür. Osmanlı Hanedan üyelerini her açıdan kendilerine 92 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ çekmek ve kandırmak istemiĢlerdir. Gönderilse bile. Papa'nın mektubunun Fâtih'e ulaĢtığının ve hatta gönderildiğinin dahi Ģüpheli olduğunu. Ġslâm Hukukunun emirleri. Ģöyle demektedir: Galata'yı gören gönlünü Firdevs denilen cennete bile bağlamaz. Papa'nın böyle bir teklifde bulunması normaldir. kılıç hakkîçün. Hatta Osmanlıların ağzından ve tabii ki. bazı Bizans tarihçileri ve bu arada Hammer. hem Ġstanbul'da yeni tayin ettiği Patrik'e ve hem de bütün Hıristiyan ve Yahudiler gibi azınlıklara tanıdığı hak ve hürriyetlerdir. böyle bir etki söz konusu değildir. ama Firengî Ģiveli olan bir sevgili gördüm. Ģimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Papaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kalâ-i mezûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermiĢler. Böylesine büyük bir devlet adamına. Maalesef. Ben dahi. Orada Ġsa gibi insana hayat veren. tayin edilen Patrik'in bu konuda propaganda yapmıĢ olabileceğini ifade etmektedirler. O selvi boylu sevgiliyi gören artık baĢka bir selvinin adını anmaz. tarihi bilmemek olur. Belindeki saçların ve boynundaki zülfünü gören bunu red edemezdi. aynen Ģöyle demektedir: "Ben Ulu PâdiĢâh ve ulu ĢehinĢâh Sultân Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım. bu iddiaları ileri sürenleri tokatlar-casına. Mektubunda "Hıristiyan olmakla bütün Avrupa senin olacak. Avni. Papa'nın mektubunun da edebî bir çalıĢma veya Hıristiyanlığı tehdit eden bir felâketi uzaklaĢtırma dıĢında bir gaye taĢımadığını açıkça ifade etmektedirler. Ancak hiç bir ferdini ve hatta kendilerinden Hanedana gelin gelen kızlarını dahi aldatamamıĢlardır. ancak ajanları vasıtasıyla Fâtih'in bu tür mektuplardan haberdar olmuĢ olabileceğini delilleriyle anlatmaktadırlar. Hatta Roma'daki Katolik Papa'nın Fâtih'e yazdığı mektuptan da bahsedilmektedir. Trabzon Rum Ġmparatorluğunun da Fâtih eliyle yıkıldığını gören ve silahla karĢı duramayan Avrupa ve onun ruhani reisi olan Papa II. Dudaklarının insana verdiği canlılık ve dirilik Ġsa'nınkine benzemektedir. Ben dahi üzerlerine varub karalarını yıkub harâb etmeyem". 4) Bazı ilimden mahrum insanların. yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resulün -Aleyh'is Salâtü Ve's-Selâm-pâk. Cem olayında olduğu gibi. Halbuki propaganda ayrıdır. Çandarlı Halil PaĢa'yı. Sevgiliyi âĢıkına yaptığı eziyetlerden dolayı divan Ģiirindeki ifadeleriyle kâfire benzeten Fâtih. Fâtih'in Ġslâmiyetle alakalı yaptıkları ve kendisinin büyük bir Ġslâm âlimi olduğu ise gün gibi ortadadır. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen Ġslâm Hukukunun kurallarına uyarak. ancak gönderilmemiĢtir. Kabul eyledim ki. senin âĢıkına zulmeden bir sevgili (Kâfir) olduğunu bilirdi. Fâtih'in ağzından cevaplar bile yazılmıĢ olabileceğini ilâve etmektedirler. benim baĢım içün ve oğlanların baĢîçün. Mesela Jaspart'ın "Büyük Türk tarafından Aziz Peder Papa'ya gönderilen mektuplar" adlı kitabının bu çeĢit hayali eserlere örnek olarak verilebileceğini kaydetmektedirler. her zaman. Önemle ifade edelim ki. zira tam tersi sebeplerle Halil PaĢa'nın . mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün. Bizans cephesi. kabul etmek tamamen ayrıdır. Fâtih'e Hıristiyanlık ithamını yapmak. Seni Yunanlıların ve Doğu'nun Ġmparatoru yapacağız" Ģeklinde teklif ve tahriklerde de bulunmuĢtur. münevver. aĢırı Hıristiyanlık düĢmanı olduğundan idam ettirdiğine dair iddialar ise. yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. kendülerin âyinleri ve erkânları ne veçhile câri ola-gelirse. böyle davranmasını gerektirmektedir. Bu mektup yazılmıĢ olabilir.

Meryem'e inanan bir Müslüman ise. A) Fâtih'in üvey annesi Mara ile öz annesi Hiima Hâtûn bazılarınca yanlıĢlıkla ve bazılarınca da kasden birbirine karıĢtırılmaktadır. Ancak Fâtih'in durumunda böyle bir Ģey de söz konusu değildir. Bunlardan birincisi. belgelerin ıĢığında türbesinin Muradiye Camisinin doğusunda Hâtuniye Türbesi diye adıyla anılan yerde olduğunu ortaya koymaktadır.Hıristiyan âlemini küstürmemeye gayret gösterdiği için idam ettirdiği bazı kaynaklarda açıklanmaktadır. bir Müslümanın annesi aslen ehl-i kitabtan olabilir. tarihi çarpıtmaktan baĢka bir Ģey değildir. yani Hıristiyan veya Yahudi asıllı olabilir. Fâtih'in üvey annesidir ve Sırp Kralı George Bronkoviç'in kızıdır.j Zünnar. Fâtih'in öz annesi olan Hüma Hâtûn ise. Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimlerden istifade etmesini bilmiĢtir. ġöyle ki. B BĠLĠNMEYEN OSMANLI 93 ise. II. Babinger gibi bazı yabancı araĢtırmacıların farklı yorumlarına rağmen. Çocuksuzdur ve ömrünün sonuna kadar Ortodoks olarak yaĢamıĢtır. Mesele tamamen çarpıtılmaktadır. bugüne kadar . Çdlpl Ġ Ankara 1946. Sonra da Serez'deki bir Manastır'a çekilmiĢ ve 1487 yılında II. Nitekim temliknâmeleri vardır ve bu belgelerde edeb gereği validem de demiĢ olabilir.1 Hammer. Murad vefat edince. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. Ebu Cehil'in oğlu Ġkrime gibi. Meselenin esası nedir? Önce Ģunu belirtmek gerekir ki. Patrik Maksimos ile Patrik Manuel'in Hıristiyanlık ile ilgili ilmî tartıĢma yapmalarını da istediği. Ġsa ile Hz. Ayrıca Hıristiyanlığın ikinci merkezi sayılan Ġstanbul'u fetheden bir devlet adamının Hıristiyanlığa dair nadide Ģeyleri toplaması ve hatta bu konuda bir koleksiyon oluĢturması çok normal bir Ģeydir.] Hâtuniye Türl lunduğu malı tarihçiler. kendisinin iyi bir Müslüman ve hatta veli bir insan olmasına mani değildir. Fâtih'in Hıristiyan olduğuna delil göstermek (bazıları da fetihden sonra gayr-i müslimlere tanıdığı hakları sebep olarak zikretmektedir). baĢkasıyla evlenmeyi kabul etmeyip Sırbistan'a dönmüĢtür. t Edebiyatı Tarihi. bazı batılı kaynaklarda kaydedilmektedir. Latin Kilisesinin aleyhinde olan Patrikden. Hele bu devlet adamı Fâtih gibi âlim ve Hz. Bâyezid devrinde vefat edince Kornea Manastırına gömülmüĢtür. olduğunu ifade < evlenir. Selanik'teki Manastır'ın üvey annesine tahsisini ifade eden fermanı. Fâtih'i ve Ġslamiyeti bilmemek demek olur Fâtih'in niyetini kendi dilinden öğrenmek daha doğru olsa gerektir: Ġmtisâl-i 'Câhidû fillah' olubdur niyyetüm Din-i Ġslâmın mücerred gayretidür gayretlim Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricâlullah ile Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm Enbiyâ vü evliyaya istinadım var benüm Lütf-i Hak'dandur hemân ümmid-i feth ü nusretüm Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihâd Hamdü li'llah var gazaya sad-hezârân rağbetlim Ey Muhammed mu'cizât-ı Ahmed-i Muhtar ile Umarım gâlib ola a'dây-ı dine devletlim40. Sonra 1457'de Ġstanbul'a kaçmıĢ ve Fâtih de üvey annesine her türlü yardımı yapmıĢtır. böyle Ģeyleri farklı r Fâtih'in niyetli keı Ġmtisâl-i 'Câhldü filltk'l Din-I Ġslâmın mücerredi Fazl-ı Hakk u hlm Ehl-I küfri ser-te-Mr| Enbiyâ vü evliyayı t Lütf-i Hak'dandurh Nefsü malllen'oll» Hamdü li'llah varg Ey Muhammed i Umarım gâlib ola t'S 43. Patrik de "Hıristiyanlığa Dair" isimli bir Risale ile dini hakkında bilgiler ihtiva eden bir eser kaleme almıĢ ve bu eser Karaferye Kadısı Molla Ahmed tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. Anne veya babasının hali. 43. Bu evi 40 Clot. böyle Ģeyleri farklı noktalara çekmek. Müslüman bir kadındır ve son yapılan araĢtırmalar. Ġstanbul'un fethinden sonra. 5) Fâtih Sultân Mehmed. I d ir. Türbenin bulunduğu mahalle de. hatta dininde devam da edebilir. Me A) Fâtih'in ( bazılarınca da ¦ annesidir ve Sırp I kadar Ortodoks] etmeyip Sırl annesine heri edeb gereği ı 1487 yılında 1 nik'teki Manastırl ğuna delil gösteri bep olarak z-kretrn Fâtih'in öz J rın farklı yon yapılan araĢtır™»'. Ebu Cehlimi su değildir. Fâtih Sultân I Hıristiyanlığı a sı nedir? Önce Ģunu I yani Hıristiyan' babasının hail. kendisi büyük bir Ġslâm âlimi olması ve hem de Ortodoks mezhebi ile Katolik Mezhebi arasındaki dengeyi siyâset açısından istemesi sebebiyle. aslı nereden gelirse gelsin. Bunun için yeni tayin ettiği ve Ortodoksları temsil eden Patrik Gennadios'dan yazılı bilgi istemiĢ.

Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. sh. Bunlara göre Hekim Yakub PaĢa'nın öldürme kasdı mevcut değildir. hastalığı Ģiddetlendi. Âli. Andre. Hürriyet Gazetesi. Hammer. Fâtih tarafından Ġshak PaĢa ile evlendirilen bu hanımın Fâtih'in öz annesi değil. Altan. Bu evlilikten 6 yıl sonra. 4. Ġstanbul 1971-1972. Buna karĢılık. Hekim Yakub PaĢa. 8-11. Ġlacın dozunu arttırdılar. Çetin. 178179. Netice olarak. nr. Saffet Sıdkı. Lütfi PaĢa. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır. 94 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI gelir" demektedir. 44. 34. Bizans Tarihi ve Hıristiyanlığın belası kesilen Büyük Mehmed dünyaya 40 Clot. Halil. Fâtih'in Hıristiyanlığı Öven Gazeli. I. Fâtih'in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düĢmezler. sh. Bu doğru mu? Venedik'e satılmıĢ bir. 1. Nihad Sami. Uluçay. 28. 31. zehirlenmiĢ olmaktadır. Ancak sonradan Müslüman olmuĢ ve vezirlikle taltif olunmuĢtur. böyle bir sonuca ulaĢman Ģ-: mizde de kesin bir I beytini aktararak bu I Yahudi'nin açı ve ı rekabetten de söylenmiĢ Tabibler Ģerbeti kim. Mühim olan annesinin Mara değil. baĢlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve baĢlayınca. UzunçarĢılı. Ayağından rahatsızlığı vardı. Fâtih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar I. Hekim Yakub PaĢa'nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih'in Ġtalya'ya kadar uzanmasından ve Ġtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı. Ġstanbul 1944. Kâfir. Peçevî'nin ifade ettiği gibi. Fransız asıllı bir mühtedi de olabilir. 126-130. Hekimler konsültasyon yaptılar. 6254. 8 Mart 1996. Solakzâde. II. II. Bâyezid'in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi. Fâtih Sultân Mehmed. Tarih. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. "Karaman! Mehmet/Plft£ mansız bir derde tutuldu» O da tedaviye baĢladı. "832/1428'de II. Fâtih Sultân Mehmed. 201. sh. I. 8361. vrk. 155. . ÂĢıkpaĢa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri. 442-447. 64. c. Ġzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV. Öztuna. sh. Hekim Ya'kub'un 41 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ġskender. Fâtih'in annesinin Hıristiyan olduğu iddiası doğru değildir ve üvey annesine validem demesi de onun annesi olduğunu göstermez41. Bazı tarihçiler. Ġstanbul 1971. hakkındaki ithamların doğruluğunu Ģüpheye düĢürmektedir. Peçevi. Murad Ġsfendiyar Bey'in kızıyla evlenir. bu hanım. sh. Fâtih'in zehirlendiğine dair rivayetdir. c. Fâtih'in ġiirleri. DaniĢmend. 13-16. c. Ġkincisi ise. Acı artınca Ģarâb-ı fariğ (acıyı gideren Ģerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. Ali Rıza. Devletler ve Hanedanlar. Büyük Osmanlı Tarihi. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde. Müslüman olmuĢ olan Hüma Hâtûn olmasıdır. 154-156. Fâtih Divanı. Hekim Yakub PaĢa'nın II. Çelipa ve Ġsa maddeleri. Sağman. Pala. Zira Fâtih'in tuğrasını taĢıyan ve kazaskerlerinin kaleme aldığı vakfiye. Ansiklopedik Divan ġiiri Sözlüğü. Ankara 1946. Ġnalcık. Bursa ġer'iye Sicilleri. Ġstanbul 1998. Bazı tarihçiler. Ünsel. Avrupa'nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed PaĢa'nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî'yi devreye soktuğunu. V Fâtih Sultân Mehmed'in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır: Birincisi. Hekim Yakub PaĢa'nın Fâtih'i tedaviye devam ederken. Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıĢtır. üvey annesi olması daha doğrudur. nr. Fâtih'in annesinin Abdullah isminde birinin kızı olduğunu ifade etmektedir. "Fâtih'in Anası". bazı tarihçiler de. Osmanlı Tarihi. Hatta Kantemir. 81. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor. Bazıları nıkris illeti demektedirler.Hüma Hâtûn Mahallesi diye bilinmektedir. 2312. 427. verilen ilaçlar neticesinde fenalaĢıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub PaĢa'nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed PaĢa ile Hekim Lari Acemî'nin kasden Fâtih'in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. Banarlı. vrk. sh. c. Resimli Tarih Mecmuası. Ġstanbul 1994. sh. Hüma Hâtun'un Ġsfendiyaroğlu Ġbrahim Bey'in kızı Hatice Hâlime Hâtûn Olduğunu ifade etmiĢlerdir. Yani devĢirmeden birinin kızı olması da muhtemeldir. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında otur du. 8380. Babinger. sh. 345-346. Zünnar. Ancak sefere çıktığında hasta idi. II. nr. 378. 151-152. 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar'a çıktı. . i Mehmed vefat evte*. 202. NeĢrî. vrk. Bursa ġer'iye Sicillerindeki kayıtlar ve arĢiv kaynakları. nr. Kemal Edip. Ġsmail Hami. v Ciğerin doğradı Ģerbet 0§ Dedi niçün bana kıydı t Âli'nin Ģu tesb\tt«\. Bu iki ihtimalde de Fâtih. c.

I. I. I hadisler bulun Bu hadis yen müçtehld r da ittifak hato mübâhdır. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine astırdığını duyuyoruz. 3 ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 95 ivin öz kafclv kaymedir. Ġslâm Hukukunda resim (gölgeli gölgesiz) yapmanın hükümlerini özetleyelim. Meram. 45. Konu ile ilgili "Allah kıyamette resim yapanlardan. PadiĢahın iĢine karıĢtılar". Konu ile ilgili hayat vermesini I içinde resim. sadece ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Ģu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: 'Hekim Ya'kub kim. Dedi niçün bana kıydı tabibler — Boyadılar ciğeri canı kana. Bazı iftiralar için bkz.. Bu söz. PadiĢah Anaları ve 600 Yıl Bizi Yöneten DevĢirmeler. ne kadar Yahudi'nin açı ve devletsizi varsa. Tam bu sırada PadiĢah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya'kub tedavisini yaparken. 134'de böyle bir iftira yer almaktadır. Âli'nin Ģu tesbitleri. Aydın. Hanefi hukukçuların baĢını çektiği bazı . O da tedaviye baĢladı. suretin görülemeyecek kadar küçük olmasıdır ki. ġüphesiz iki ilaç birbirine karĢı menfi etki yaptı. Kantemir. Hekim Ya'kub asrının Sokrat ve Bokrat'ı idi. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. Yılmaz. 136. Fâtih ve Fetih. 271-272. kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaĢmak zor görünüyor. K Es'ad Solakzâde. levĢir-JKĠĠiman I:üvey Venedik'e satılmıĢ bir casus olduğunu iddia ediyorsa da. Bu hadisleri değerlendiren ve Ġslâm Hukukunun resmi neden yasakladığını inceleyen müçtehid hukukçular. Fâtih baĢta olmak ressamlar gt.O Hân içdi Ģarâbı kana kana. Ali Kemal. I Tarihi. fakat o buna asla muvaffak olamayacaktır". Ankara 1997.. yaptığı Ģeye hayat vermesini isteyecektir. Ġslâm hukukçularının fikir ayrılığına düĢtükleri konu ise Ģudur: Canlı varlıkların hilkati tam olanlar yani bedeni tam yansıtan resimler (fıkıh kitaplarındaki ifadesiyle hayatı mümkün kılacak bütün azaları ihtiva eden resimler). Mehmed PaĢa Hekîm Lârî'yi tavsiye eyledi. Erdoğan. bir kısım Ġslâm Hukukçuları tarafından caiz görülmemiĢtir. Ayrıca vesikalık fotoğraflar gibi. c. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız? K olan ive-La Uji'ran Kim ¦sûre Konuyu değiĢik açılardan ele almakta yarar vardır: Evvela. ait olan canlıların! de kullanılmaları e dır ki. neticede Ģu kararı vermiĢlerdir: Bütün müctehidler Ģu noktada ittifak halindedirler: Ağaç. "Melekler. sh. köpek ve cünüp insan bulunan evlere girmezler" ve benzeri manalarda hadisler bulunmaktadır. sh. ceza olarak. sh. dağ. bu da CĠĠ2Ġ kukçularının W#| lar yani kılacak bütün i üzere. hilkati tam olmayarak bedenin bir kısmına ait olan canlıların (hayvan olsun. ġafii hukukçuların çoğunluğu baĢta olmak üzere. verdi Han'a -. Ciğerin doğradı Ģerbet o Hân'ın — Hemîn dem zârî etdi yana yana. periyle nüs-nde45. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından. içinde resim. bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir: "Karamam Mehmed PaĢa vezir-i a'zam olunca Ya'kub ona hased eyledi. Ģahsî bir rekabetten de söylenmiĢ olabilir.122-123. Ġstanbul 1997. bir kısnB| baĢını çektiği I Ģartıyla mekı n NeĢri. manzara ve benzeri Ģeylerin resimleri kesinlikle mübâhdır. Mahmûd'un kendi i Bunlar doğru ı ile ilgili Ģer'i I Konuyu değiĢik a Evvela. Mitler ve Gerçekler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c Fâtih. Bir diğer konu da. sh. insan olsun) resimlerinin de hem yapılmaları ve hem de kullanılmaları caizdir. islâm I yelim."42. Bazı mühürler ve paralardaki resimler gibi. taĢ. Tabibler Ģerbeti kim. vezir oldu. 194 vd. bu da caiz görülmektedir. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II.

II. resimle aynı tutulmamıĢ ve Ġslâm hukukçularının caizdir dediği azaları tam belli olmayan gruba sokulmak istenmiĢtir. namaz kılınacak yerde sureti açık olarak bir tarafa asmaktır. Ġkinci olarak. c. PadiĢah'ın hazırlanan portrelerinin resmî dairelere asılması olayıdır. sh. Selim-nâme'deki minyatürleriyle bilinen NakkaĢ ġükrü. Ġslamın ilk yıllarında Ģirke sebep olabileceğinden dolayı kabir ziyaretini yasak etmesi ve sonra serbest kılması buna misal olabilir. sh. 752. 340. Lütfi PaĢa. Mecdi Efendi. 840-843. bu manada canlı resimlerin.. ÂĢıkpaĢa-zâde. Fâtih. Belleten. hürmet ve ta'zim manasını ifade etmemek Ģartıyla mekruh görmekle beraber caizdir demiĢlerdir. I. sayı 155 (1975). suretlere ve heykellere tapmak yahut tapar derecede saygı göstermek endiĢesidir. 2162. ġemâil-i Osmaniye'yi kaleme alan NakkaĢ Osman ve Surnâme'deki minyatürleri çizen NakkaĢ Levnî. Tevârîh-i Âl-i Osman. Hürmet ve tazim maksadıyla suret bulunan odaya ise. konumuz açısından önemlidir. sh. Ancak bu hususun. c. bütün Osmanlı tarihi boyunca. c. kaydını izhâr etse itiraz edilmez. Ġsmail Hakkı. ¦ ¦ . Clot. Osmanlı Tarihi. I. 143-144. Ahmed Uğur neĢri. 190. Kltâb-ı Cihânnümâ. zikr olunan saat musallada olmakla Salâtına kerahet terettüb eder mi? El-Cevâb: Suret büyük olmayıcak olmaz". "Fâtih Sultân Mehmed'in Ölümü". rahmet melekleri girmez". meseleyi bütün yönleriyle halletmiĢ bulunmaktadır. 219. Mahmûd'dan itibaren yapılan bazı icraatlar dıĢında. Mahmûd'un devrinde AvrupalılaĢmak adı altında. ayakla basılan yerde nakıĢ olarak yer alması caizdir. sh. sh. Mühim olan tabloların tam resim olmamasıdır. 266. UzunçarĢılı. 301-302. yani heykellerdir.¦. I.-. bütün azalan gösterecek Ģekilde yapılmamıĢ ve böylece ĢerT sınırlar içinde kalınmaya çalıĢılmıĢtır. XXXIX.. 155/b. c. Solakzâde. resimlere. biraz evvel zikrettiğimiz Ġslâm Hukukunun kaideleri açıktan ihlal edilmeyecek Ģekilde. sh. Yasağın tek sebebi. kapalı kalmak ve asılmamak Ģartıyla. zaten fetva verilmiĢtir. Tarih. UzunçarĢılı. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki Ģu fetva ise. halkın tabiriyle alafrangaya ait herĢeyi almak Ģeklindeki aĢırılık neticesinde. kalemle çizilen veya makinayla çekilen fotoğraflar gibi gölgesiz resimler. eski fetvaları aĢacak Ģekilde Ģu görüĢleri beyân etmiĢlerdir: Yasak olan sadece gölgeli resimlerdir. azaları tam olsa da yapılması caizdir diyen âlimlerin fetvaları esas alınmıĢtır. Burada Ģunu nazara vermek gerekir ki. Yavuz'un Ġran Seferinden dönerken getirdiği ġah Mehmed. 473-482. daha ayrıntılı olarak konuyu izah etmektedir: "Edebi ve ilmî makalelerden istifade maksadıyla Resimli Kitap gibi resimli mecmuaları evlerimizde bulunduruyoruz. 165. bazı Efrencî saatlerde tasvir olunmuĢ olsa. 96 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU4 cak yerlerle alakalı yasak ile karıĢtırılmaması gerekmektedir. Zira yukarıdaki fetvada bunu anlatan cümleler. sh. Kantemir. c. c. II. 169-170. sayı 134(1970). Aslında son naklettiğimiz fetva. Hadâık. Fâtih Sultân Mehmed'den itibaren Osmanlı Sarayı' na nakkaĢ denen ressâmiar vazifeli olarak girmiĢlerdir. c. Âli. sh. putperestliği andıracak Ģekilde saygı için resim yapılması ve aĢılmasıdır. 236-239. o zaman alel-ıtlak mekruh kabul edilmez. XXXIV. Aksun. Abdülgani ve DerviĢ Bey. sh. Minyatür ise. c. 191-192. 231-234. devleti tecdid eden bir insanın nam ve Ģanını . Belgelerle Osmanlı Tarihi. II. I. Fâtih'in Sinan Bey isminde bir nakkaĢı. tablo Ģeklinde tam resim bulunmamaktadır. Ama kapalı olarak evlerde bulunması. Osmanlı tarihi boyunca resim ve minyatürle meĢgul olan çok sayıdaki san'atkârlardan bazılarıdır. Üçüncü olarak. Yılmaz. 425. Bir de gayet küçük olup uzaktan bakıldığında azaları belli olmazsa yahut azalan tam olarak tasvir edilmiĢ değilse. eğer resim Ģeklinde ise. sh. Kitap içinde kapalı bulunan bu gibi canlı resimlerin evlerde bulunmasının dine karĢı bir zararı var mıdır? Cevâb: Caiz olmayan. Osmanlı Tarihi. caizdir. namaz kılına42 NeĢri. Fıkha ait bazı hükümlerde zamanın tesiri önemlidir.. zannediyoruz ki. Bildiğimiz kadarıyla. vrk. Sultân II. nr. Ġslâm Hukukunun resim yasağının altında yatan en önemli sebep. Künh'ül-Ahbâr. sh. Bütün bu saydığımız san'atkârların eserleri. Asrımızdaki bazı Mısır âlimleri ise. zaman iyi bir müfessirdir. Es'ad Efendi. Bu esas fikirlere dayanan Ebüssuud Efendi Ģu fetvasını kaleme almıĢtır: "Bazı zî ruh Ģekli filoride tasvir olunduğu gibi.Ġslâm hukukçuları ise. Ġtalya'dan getirttiği Matteo Pasti ve Konstaniço ve 1479 yılında talep üzerine Venedik'ten gelen Jantil Bellini. resim ve ressamlara karĢı muamele yürütülmüĢtür. En azından. Kitapta kalmak Ģartıyla. Her ne kadar.

saygı amaçlı olmamak kaydıyla bu Ģekilde tablolara fetva veren ġeyhülislâm TurĢucu-zâde Ahmed Muhtar Efen-di'nin. Siyer-i Kebir Tercümesi. ta'abbüd manasını taĢıyacak saygı ve tazim kasdı bulunmayarak ver yapıldığı söylense ( hükümlerin yorum ı mıĢtır.gelecek nesillere anlatmak için sadece eski eserlerin korunması hikmeti esas alınarak. Tarihçi Ahmed Lütfi. 416. Ġstanbul 1327.| Efendi. resimleri kendi güzelliklerinden sayıp Kur'ân'a karĢı çıkmaktadır. Osmanlı âlimleri. istikameti konusunda bazı dedikodular mevcuttur. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler. Bunun en acıf bu Ģekilde tablo di'nin. Bunun en acı misâli. 274/b. 93-95. Son zamanlardaki sapmalar istisnalardır. dua ve resmi törenle aĢılmadığından fazla sıkıntı meydana getirmemiĢtir. Tarih-i Lütfi. c. Fâtih I mudur vt ı bep olabülf s Çandarlı ı hizmetinde W müstakim kim Ģüphe yok ise dul " Elmalılı H Sıtkı Gülle. Meğer ki. Mahmûd vefat ettiğinde. resim yaptırmak ve fotoğraf çekmek moda haline gelmiĢ ise de. Ahmed Lütfi. sh. Ġstanbul 1241. resim ve suret elbise. II. beĢeri. bu ve benzeri zayıf fetvalarla amel etmesinin büyük etkisi bulunmaktadır. 46. kumaĢ gibi bir Ģeye nakĢedilmiĢ ola. Çandarlı ailesinden 43 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır. Sırât-ı Müstakim. put-perestliği yasakladığı gibi. Fetâvâ. ya taĢ h aline gelmiĢ bir zulüm (Lenin'in heykelleri gibi). "Sur Avrupa f Sultân S: Cemin k • »OSMANLI ¦ir olunan S konuyu I hale buta zararı jlm kapalı I olup ıılel-ıöak BĠLĠNMEYEN OSMANLI 97 bulunmayarak ve maalesef zamanın ġeyhülislâmı ve bazı âlimlerinden de fetva alınarak yapıldığı söylense de. zulme. ya cesed elbisesini giymiĢ riya veyahut tecessüm etmiĢ bir hevesdir (müstehcen dergilerdeki fotoğraflar gibi) ki. sayı: 26 (27 Muharrem 1327). Kanaatimize göre. eski san'at eserlerinin korunması ve hatıraların yâd edilmesi hikmetine dayanarak. hevesi kamçılayıp teĢvik e-der43. Haz.! etmesinin büyük ı Fâtih Sultân Mel» si hikmetine da1 ce üstünü sıva Ġleli herkesçe indirilerek gizle haline gelmiĢ ise( dığından fazla s Kanaatimize t lerdir. hem Ģiddetle tenkit < bulunan eve ı ola. Daha sonraları ise. hepsinin de mazbut ve müstakim kimseler olduğunda tarihçiler müttefiktirler. Avrupa medeniyeti ise. halk nezdindeki itibarının gün geçtikçe azalmasında da. Ressam NakĢî. Mahmûd'un i nezdindeki itibarım». TurĢucu-zâde bu fetvasını Ģu hadise dayandırmıĢtır: "Resim bulunan eve melekler girmez. II. Süheyl. Nitekim Sultân II. Fâtih Sultân Mehmed'in de. yaptığı bütün güzel hizmetlere rağmen. putperf medeniyeti Ġse. V. c. Ġstanbul 12901328. Çandarlı Ali PaĢa dıĢında. meseleyi yumuĢatmak için. Ayasofya içindeki melek suretlerini muhafaza ettiğini ve sadece üstünü sıva ile kapladığını söylese de. Mahmûd'un AvrupalılaĢma uğruna. 46. Süleymaniye kütp. Ayntâbî Münîb Efendi. Ünver. Ebüssuud Efendi. A. J ki gölgeli gölgeslzf cesed elbisesini ( deki fotoğraflar J der43. Sultân Abdülaziz devrinde. bu surette glrtr^ II. putperestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de yasaklamaktadır. sn. 50-52. I. c. sh. Fâtih'in yaptığının Ġslama göre yasak olmadığı herkesçe bilinmektedir. Mahmûd zamanında olduğu gibi. hem Anadolu'daki ve hem de Arap alemindeki Ġslâm hukukçuları tarafından Ģiddetle tenkit edilmesidir. Zira Kur'ân. V. sh. I-VIII. Feild ' (27 Muh Ünver. . vrk. bu surette girer". riyaya ve hevâya. Ali PaĢa'nın devlet adamlığında Ģüphe yok ise de. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandark Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi? Çandarlı ailesi. A Bediüzzsman I VVensInk. ilk Çandarlı olan Halil Hayreddin PaĢa'dan beri Osmanlı Devleti'nin hizmetinde bulunan Ģerefli bir ailedir. Sıtkı Gülle. 252-262. verilen fetvadaki ve yapılan resmî yorumlardaki izahlar. c. c. II. ġehid Ali PaĢa 1028. asılan resimleri indirilerek gizlenmiĢtir. V. Ġslâmî hükümlerin yorum sınırlarını aĢmıĢ ve zaten dindar halk tarafından da çirkin karĢılanmıĢtır. Ġstanbul 1997. Alfabetik Ġslâm Hukuku ve Fıkıh Istılahları Kâmûsu I-V. sert sınırları geçen resimleri kabul etmemiĢlerdir. Son zarr gibi.

Ġbn-i Kemal. Clot. Sözler Yayınevi. sh.. Sözler. Solakzâde. defa Edirne'ye gelerek tekrar tahta geçmiĢtir. Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karĢı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücum baĢlatmıĢlardır. idamından sonra. XXIII. UzunçarĢılı.-. Ġstanbul'un fetil | olmadığını ı inektedir? . c. Tarihçinin yakın tanıdığı Halil PaĢa'ya özel bir husumeti olduğunu düĢünmek mümkündür. -. Françis ve Got'un beyanlarını da inkâr edememektedirler. sh. 48-51... II. 616-621. "16-18.. 457477. Sebeplerini Ģöylece sıralamak mümkündür: 1) Bilindiği gibi. Paul. Aksun. sh.¦-.. sh. 558-560. Âli. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir? Hayır değildir.. Ġsmail Hakkı. Wittek.. sh. Molla Güranî ve vezir Zağanos PaĢa ısrarla feth-i mübinin nasib olacağı ümidiyle Ġstanbul'un muhasara ve fethini teĢvik ederken. Cemil. Belleten. Çandarlı Halil PaĢa Niçin Öldürüldü?. Ġstanbul 1333. ĠĢte bütün bu sebepler bir araya gelince. II. XXXV.. AkĢemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih'i teĢvik etmeleri üzerine. I. Bediüzzaman Said Nursi. MenĢe'iTahsili-Kadılığı.. Osmanlı Tarihi.. Tarih. Murad. nr. . Osmanlı Tarihi. VII. Semavi.-.Hayatı ve Eserleri. A. Heinrich. Mitler ve Gerçekler. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". 141-142. Belleten. sh. bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas. Mehmed'i tahta geçirmesinden sonra tekrar PadiĢah olmasında rol oynayan devlet adamlarının baĢında Çandarlı Halil PaĢa gelmektedir.. gerçekten de kendilerinden sonra gelenlerin ulaĢamayacağı önemli özelliklerdi.¦-. Fâtih. "Suret". Bazı tarihçiler. Semavi. sh.. Erdoğan.Kazaskerliği Vezirliği ve Kumandanlığı". Yüzyıllarda Saray Sanatı ve Sanatçılarıyla Osmanlıların Avrupa Sanatları Bakımından Önemi. XXXVII. Ġstanbul'un fethinden sonra. Savunmanın temel direği olan Venedikli General 44 ÂĢıkpaĢa-zâde. Bazı iftiralar için bkz. Osmanlı Tarihi. Defter. Belleten. Bu yüzden Fâtih Sultân Mehmed'in haklı olarak ona gücenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Böyle olsaydı.! ve bu konuda dost dit konuda ayrıntılı bilgi ı meleri veya yanlıĢ ve Nitekim beraberindeki. Çandarlı Vezir Ailesi.. Halil PaĢa'nın Rumlara taraftar olduğu ve rüĢvet aldığı Ģeklindeki iddialar da.. 2162. Aydın. 213-215. Eyice. . Eyice. 193. BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU biri de Fâtih zamanında Vezir-i A'zam olan torun Halil PaĢa'dır. Süleyman Çelebi adındaki oğlu Kazaskerliğe ve bir diğer oğlu Ġbrahim Çelebi de Fâtih zamanında Edirne kadılığına ve II. 1453'de Ġstanbul feth edildikten sonra önce zindana konulmuĢ ve 40 gün kadar sonra da idam edilmiĢtir. Halil PaĢa'nın teĢvikiyle II. Ancak Zağanos PaĢa gibi Halil PaĢa'nın muhalifi olan devlet adamlarının devĢirme olması ve Fâtih devrinden sonra devĢirme devlet adamlarının Osmanlı Devleti'ne hâkim olması böyle bir dedikodunun ortaya çıkmasına sebep olmuĢtur. . ĠA. Ġstanbul 1949.. VVensink. sevmeyenleri tarafından abartılmıĢ ve Fâtih Sultân tarafından 1453'de idam edilmesine yol açmıĢtır. c. Glück. 58-60. Bâyezid zamanında da Vezir-i A'zamlığa kadar yükselemezlerdi. UzunçarĢılı. muhasaranın kalkması yolunda Bizans devlet adamlarıyla iĢbirliğine dahi gitmiĢtir ve hatta ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçilere göre rüĢvet bile almıĢtır. Halil PaĢa. "Kanunî Sultân Süleyman'ın Yeni Bir Portresi". . c... sh.. II. Hatta bizim bir türlü inana-madığımız. sayı 127(1968).. c. e XXXII. Önemle ifade edelim ki. UzunçarĢılı. J. sh. Nurhan. vrk. sh.. bu idamı Fâtih'in bir hatası olarak kabul ederler44. Fâtih ve Fetih. 2) Ġstanbul'un fethi meĢveretinde AkĢemseddin. "Tasvir". Es'ad Efendi. Bunun efsane olduğunu söyleyenler.. ĠA. sh. Atasoy. ama yerli ve yabancı tarihçilerden bazısının ifade ettikleri gibi. geçmiĢteki üç haçlı seferini bilen bir devlet adamı olarak ısrarla fethe karĢı çıkmıĢ ve muhasaranın kaldırılmaması halinde bütün Avrupa'nın asırlar boyunca Osmanlı düĢmanı olacağını iddia etmiĢtir. 32-38. c. I. Ġsmail Hakkı.. UzunçarĢılı.. 48. 568. 1-49. 47. Ankara 1988.. Belleten... 156/a. sayı 145(1973). sayı 91(1959). sh. 145. 398-399. Murad'ın iki defa saltanattan çekilip oğlu II. c. sh. II.„¦ Giustiniani'nin yaralanıp ( Fâtih'den dördüncü saf C sıyla birlikte Ulubatlı maiyyetindeki 30 askerle| Buarada önemli olan. "Sultân Cem'in Portreleri Hakkında". Çandarlı ailesinin hem ilmiyeden gelmeleri ve hem de öz be öz Türk olmaları. . sayı 138(1971). 90. nakiller arasındadır45. 355-380. 58-59 ve diğer yerler. 9-11.. sh.-¦.. . Halil PaĢa'nın Türk bir aileden gelmesinin veya benzeri iftiraların idamında rolü yoktur. Mehmed. Tevârih-i Âl-i Osman.. "Çandarlı (Cendereli) Kara Halil Hayreddin PaĢa. Künh'ül-Ahbâr.

c. 63-65. I.-*¦¦¦ >¦¦¦ . sh. Tarlh-i Sultân Mehmed Hân-ı Sânî. Hemen hemen bütün kaynaklar burada zikredilebilir. sh. c. 253-254. sh. Fâtih ve Fetih. 63-65. 46 KemalpaĢazâde. Tâcîzâde Ca'fer Çelebi. Yapılan ölçümlerde. 86 vd. Âli. Kritobulos d'Imbros. 18'inin Ģehid olduğu gelen nakiller arasındadır45. Bucarest. c. Zira Halic'e gerilen zincir Hasköy ile Ayvansaray'da bulunan iki ordunun buluĢmasına mani teĢkil ediyordu. 45 KemalpaĢazâde. c. I: Conqueror. sh. Princeton 1964. 21-22 Nisan gecesinde KasımpaĢa'ya kadar indirildi. sh. Mitler»! uzatmamak 0tf HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 99 tu! feth mistir. Ġsmini tam vermemeleri veya yanlıĢ vermeleri önemli değildir. 15. 141-142.Ġstanbul'un fethi s yerli ve yabancı kaynı yin Osmanlı kontrol etmiĢler ve j karĢı yapılan blrr lerde ormanlık < farklı görüĢler buluı Ġstanbul'un I görüldü. I. 1958. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Tarihi. 217/a. c. f tahta ında me'ye «ona lîağaGiustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketmesi. TOEM Ġlavesi. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. Dukas da olayı doğrulamaktadır. nr. 47! Fetih. Hazırlık 21-22 Nisan i vaĢta hazır olan i dırlar46. Tarih-i Feth-i Kostantınıyye. Mitler ve Gerçekler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. M. Ducas. sh. 479-482. 6. Osmanlı Tarihi. Buarada önemli olan. Nitekim beraberindeki 30 kiĢiden. P 46 Kem Kritovulos. Fâtih. Dukas. 52 vd. sh. Ancak uzatmamak için bu kadarla yetiniyoruz. Tophane'den ayrılan 50 ila 70 adet arasındaki gemi. II. KarĢı görüĢ için bkz. Burası Tophane önündeki sahilden baĢlayarak Boğazkesen'den geçiyor ve buradan güney batıya dönüp sırtları aĢarak Löbon Pastahanesi tarafına çıkıyor ve tepeyi aĢarak Perapalas yanından KasımpaĢa'ya yani Haliç sahiline çekiliyordu. Ġstoria Turca-bizantina (Türk-Bizans Tarihi). . Hatta Bizans askerleri. I. Ġstanbul 1328. UzunçarĢılı. I. Ahbâr. V. Aydın.. hem savaĢta hazır olan Bizans tarihçileri ve hem de Osmanlı tarihçileri ittifakla açıklamaktadırlar46. Ġstanbul'un fethedilmesi için bazı gemilerin Halic'e indirilmesinin zaruret olduğu görüldü. Fâtih. 9-11. hemen hemen yerli ve yabancı kaynakların ittifakı ile sabit bir olaydır. Müslüman askerleri heyecana getirmesi ve Fatih'den dördüncü saf Osmanlı askerinin de Topkapı surlarına tırmanması emrini almasıyla birlikte Ulubatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç bir asker veya subay. I. 4205. 2720/14. sh. V. atılan ok ve ateĢlerle. sh. Tophane'den dört yol ağzına 980 adım ve buradan TepebaĢı'na kadar 240 ve KasımpaĢa'ya kadar da 906 adım ki. olayın yani bir Müslüman askerin sancağı surlara dikmesidir ve bu konuda dost düĢman bütün tarihçiler ittifak halindedirler. Solakzâde. M. 48.. c. c. Clot. n Kemalpasad* ġ Clot. 1331. sh. maiyyetindeki 30 askerle beraber. UzunçarĢılı. 52-55. Türk-Bizans Tarihi. sabahleyin Osmanlı gemilerini Haliç'te görünce. sh.: c. nr. 66. * Ducas. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir? IPaĠstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesi hadisesi. Fâtih. 64/a. Künh'ül-Ahbâr. Erdoğan. Fâtih ve Fetih. Ancak sabaha karĢı yapılan bir harp planı olması hasebiyle ve de gemilerin geçirildiği bölgenin o günlerde ormanlık olması sebebiyle. KarĢı görüĢ için bkz. sh. Aksun. 1 Fetihname. Zira Hal luĢmasına mani tefi I Burası Tophane ı güney batıya dönüpJ Perapalas yanındtıtj Tophane'den dört y Ģa'ya kadar da i maktadır. Önce gemilerin karadan çekileceği yer tesbit edildi. ġerafettin Turan neĢri. 271. herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye zincirleri kontrol etmiĢler ve gördükleri manzara karĢısında hayrete düĢmüĢlerdir. Hazırlıklar tamamlandı. Kritovulos.. Tarihçi Françes bu konuda ayrıntılı bilgi verdiği gibi. Önemli olan böyle bir olayın yaĢanmasıdır. ġehit Ali PaĢa. vrk. Bölüm'dekl basit Ġddialar. Mitler ve Gerçekler. güzergâhı ve karadan yürütülen gemilerin sayılarında farklı görüĢler bulunmaktadır. toplam 2156 adımdır ve bu da yaklaĢık 3 mil kadar tutmaktadır. Aydın. 196. 299-303. Süleymaniye Kütp. Erdoğan. Osmanlı bayrağını surlara dikmiĢlerdir. Mahrûse-i Ġstanbul Fetihnamesi. 138-139. 487-488. Yılmaz. Bu olayın doğruluğunu. History of Mehmed the Conqueror. sh. Aksun. Fâtih. Osmanlı Tarihi. Tarih VII. Clot. I. vrk. Süleymaniye Kütp.

Divan edebiyatını bilenlerin hiçbiri. aĢk. Fâtih'in içki içtiğini değil. AĢk ve sevgiliden kasıt. Türk veya Ģehirlü olsa. içki içenlere uygulanacak ta'zîr cezalarını düzenleyen Fâtih'e ait bir kanun hükmü aynen Ģöyledir: "ıs.. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. elbette ki Ģiirini bu mazmunlar üzerinde kuracaktır. Fâtih'in Ģiirlerinde geçen bazı tabirleri. bu manada iftira ve isnâdları hiç bir delile dayanmadan yapmak ise. Ancak bunların divan edebiyatında kendine mahsus manaları vardır. hiç bir güvenilir kaynakta yeri yoktur ve Hz. Peygamber'in övdüğü bir devlet adamına. belli çevrelerin kasıtlı yayınları olarak değerlendirilmelidir. Ģiirinde Ģarabdan bahsetmesi san'atın ve zarafetin gereğidir ve manası da bizim bildiğimiz içki değildir. açıkça içkiyi yasaklamakta ve bu suçu iĢleyene uygulanacak cezaları düzenlemektedir. Ġstanbul'un fethinden dolayı gururları incinen bazı Batılı tarihçilerin. Bu konuda neler söylenebilir? Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir. Sâkıyâ mey sun ki. #i diyecektir. Allah. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Ġç oğlan ki çarpıtmalara öı Bir kısım meĢru mün. Ġddia sampie-Ģahların v> olan erkek ¦ zihinleri iyice M iddiasına ce. Mesela. biraz sonra değerli bir divan edebiyatçımızın değerlendirmelerinden iktibasda bulunacağımız satırlarda görüleceği gibi. Kısaca elimizdeki bütün arĢiv vesikaları. durduklarını ve dahi örttürdükl nı utanmadan Meme: saçmadır.r -ı Ziyar ' lOSMANLI h iddia ren o-Ġve Hz. Ģarab. Ancak bu tabirler. Sadece ve sadece. Fâtih yazdığı gaz< mecazî mana ve ma/' özürlü insanların bu * edemezdi. özellikle Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı Osmanlı Devleti'nin yarı resmî kanun kitabı. hadd cezası uygulanması için gerekli-Ģartları oluĢmadığı zamanlarda. bu Ģiirlere bakarak Fâtih'e böyle bir iftirada bulunmamıĢtır. ġimdi iddia al lim'in kızı Fatma ledilen cimrin da bun. tç oğlan kavramı! ve oğlancı olı bile bu konuda ı tarihçilerinin meselenin aılı WI Batılı bir kısım I PadiĢahlarının gayr-ı leri tarafından uzun Ġçoğlan. Mesela. Fâtih'in içki içtiğine dair yazılı belge sayılabilecek bir bilgi bulunmamaktadır. içki içenleri cezalandırdığını anlatmaktadır. kadı ta'zir ura. divan edebiyatımızdaki mecaz ve istiare gibi kurallar çerçevesinde söylenmiĢtir ve bunların özel manaları mevcuttur. bir gün lâle-zâr elden gider Çü erer fasl-ı hazân bâğ u bahar elden gider. bu konuyu. Yıldırım Bâyezid ile ilgili iddialara cevap verirken ö -zetledik. Eğer biregû hamr içse. Bir divan Ģairinin. Peygamberi ve onun dostlarıdır. Ģöylece özetlemek mümkündür: Fetih kutlamalarına rastlayan günlerde. Topkapı ray'da çalıĢan it baĢkanlığı personelin* kullanılır. 3) Fâtih'in Ģiirlerindeki bazı ifadelere gelince. Bu yayınlara karĢı söylenmesi gerekenler Ģunlardır: 1) Elimizde mevcut olan Osmanlı tarihlerinin hiç birinde ve buna ilaveten Bizans tarihçilerinin hiç bir eserinde. 500 yıl boyunca. Fâtih'in Ģiirlerinden yola çıkarak.100 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 49. gazelinde bu tabirleri kullanacaktır. Onun Ģarafc sinde demlenmekted> 50. bir kiĢi içki içse. bunların uygulama örnekleri olan Ģer'iye sicilleri ve en önemlisi de Fâtih'in tasdikinden geçerek yürürlüğe giren Fâtih Kanunnâmesindeki hükümler. kendilerine göre yorumlan vardır. Yani. ĠĢte gazel yazacak kadar divan Ģiirine vâkıf olan Fâtih. 2) Elimizdeki Fâtih dönemine dair Ġslâm Hukuku kaynakları. Bu . Divan Ģiirinin manzumeleri içinde özellikle gazel tarzının konulan daima bellidir: tabî'at. Bir ġeyhülislâm mesela ġeyhülislâm Yahya Efendi de gazel yazacaksa. Merak inceleyebilirler. ir delile Ġr. Ancak Fâtih'in Avnî mahlasıyla Ģiirler yazdığı doğrudur ve o Ģiirlerde kadından ve Ģaraptan da bahsetmiĢtir. Fâtih'le alakalı iddiaların ise. onu ayyaĢ gösterme gayretinde olanlar vardır. kadın ve benzeri tabirler. Ġki ağaca bir akçe cürm alına".

Çünkü oğlan teni sıcaktır. Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. sayı 40 (1997). Fâtih yazdığı gazellerde kullandığı Ģarab ve benzeri kelimelere. diğer çarpıtmaların da bunlar gibi olduğunu okuyucuya anlatmak istiyoruz: . Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir. 50. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa . PadiĢahların Enderun denilen Ġç Saray'da kendileriyle gayr-i meĢru münâsebette bulundukları iç oğlanları denilen genç ve güzel delikanlıları bulundurduklarını ve hatta bunları baĢkalarından kıskandıklarından dolayı bazılarının yüzlerini dahi örttürdüklerini. Osmanlı PadiĢahları tarafından da benimsenen bu Kitap'taki öğütlerden kadınlarla cinsî münâsebetle ilgili olanlarından birisi Ģudur: "ve yaz olunca avretlere meylet. Ġç oğlan kelimesini rezil hallere yorumlayanlara. Ġsen. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. ġimdi iddia sahiplerinin delil olmak üzere Kâbusnâme'den ve Yavuz Sultân Se-lim'in kızı Fatma Sultân'a ait kocası Mustafa PaĢa'd an yakındığı bir mektuptan nakledilen cümleleri ve bunları nasıl çarpıttıklarını gözler önüne sererek. 193 vd. Fâtih'in ġiirleri. Merak edenler. Ġstanbul 1944. 99-114. bir kısım Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru' iliĢkiler içine girdiklerini iddia etmiĢler ve Osmanlı Tarihçileri tarafından uzun uzadıya incelenen iç oğlan meselesini dillerine dolamıĢlardır. Bu konudaki çarpıtmalar için bkz. Ayrıca Kâbûsnâme ile ilgili iddialar da bunun gibi saçmadır. Kemal Edip. Tarih ve Medeniyet Dergisi. sh. Fâtih ve Fetih. Bu meselenin aslı ve esası nedir? Batılı bir kısım tarihçiler ve günümüzdeki bazı kitap yazarları. ince remizler ve mecazî mana ve mazmunlar yüklerken. sh. Ġddialarını isbat için getirdikleri önemli bir delil Ģu: Ziyar Oğullarından Emîr Keykavus tarafından 475/1082 tarihinde oğlu için Nasi47 Namık Kemal. 8-10. Ġddiaya göre. Mitler ve Gerçekler. "Osmanlı Hanedanının ġairliği ve Fâtih". burada kısaca cevap vermek ve çarpıtmalara örnek olarak okuyucuların da nazarlarına takdim etmek icabedecektir. Ankara 1989. 102 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU hat-nâme tarzında telif edilen Kâbûs-nâme adlı bir kitabdan alınan bir iftiradır. Bir kısım yazarlar. Cinsel. enderûn personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. Hacı BektaĢ Veli'nin ve Hacı Bayram Veli'nin kâsesinde demlenmektedir ve ilahî aĢkın mest eden Ģarâbıdır47. Aydın. sağlık ve esenlik içinde olasın. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapu Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. Ankara 1946: Saffet Sıdkı. Ġçoğlan. Onun Ģarabı Mevlânâ'nın. Evrâk-ı PeriĢan (Namık Kemal'in Tarihi Biyografileri). Mustafa. Erdoğan. "Bâtılı tasvir. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. neĢreden: Ġskender Pala. Murad bunlardan biriydi.ĠSĠzans |: bilgi mızın |Siirle-itarihm KaItaıun ana^ Eğer Isça Hım BĠLĠNMEYEN OSMANLI 101 diyecektir. Fâtih Divanı. Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. kıĢın oğlanlara ki.Ġddia sahiplerine göre. safi zihinleri iyice tadlîl edeceğinden yani sapıtacağından". biz tasvir yerine bunların iddiasına cevap vermek istiyoruz. Osmanlı Hareminde bütün çarpık iliĢkilerin yanında PadiĢahların ve Enderûn halkının erkeklerle ve hem de iç oğlan denilen Saray Hizmetlisi olan erkeklerle çarpık iliĢkileri vardı. IV. bazı Osmanlı PadiĢahlarının ise tamamen erkek düĢkünü olduklarını utanmadan kaleme almaktadırlar. bir gün gelip de bir takım araĢtırma ve ilim özürlü insanların bu kelimelere gayr-i meĢru manaları yükleyeceklerini tahmin dahi edemezdi.

uğurlamak manası anlaĢılmalıdır. Ġddiacılara göre. Fatma Sultân'ın bir mektubundan aldıkları Ģu cümleyle iddialarını isbât etmeye kalkıĢırlar. yine erkek olsun kız olsun "genç" demektir. ĠĢte hem Kâbusname'de ve hem de Fatma Sultân'ın Mektubunda geçen oğlan kelimesinin de manası çarpıtılmaktadır. Bu kelimenin sırf erkek cinsini karĢılamaya baĢlaması. en| Kâbûsnâme'nin Türkçü sindeki Ģu ifadedir: "I avretler ile kim. bu iĢin Osmanlı damadlarına kadar uzandığını ve hatta Yavuz'un kızı Fatma Sultân'ın bu yüzden ilk kocası Antalya Sancak Beği Mustafa PaĢa'dan Ģikâyet ettiğini iddia etmektedirler. "Kulluğun edeyim" demektedirler. yüzyıl yani Fâtih'in babası II. yüzyıla ait olduğunu kendileri de kabul etmektedirler. Nakledilen âyet meali ile konunun hiç bir münâsebet ve alakası olmadığı açıkça görülmektedir.Iddia-ıtaı katet. O asırda oğlan kelimenin manasının genç kız ve erkek demek olduğunu ise. kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız. Hz. bunun manası da senin kölen olayım değil. Murad olmak üzere. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Murad zamanında Mercimek Ahmed tarafından yapılan tercüme olduğunu ve o zamanki ifadeler kullanıldığını kendileri de kabul etmektedirler. Hz. lügatlerden anlıyoruz. Do. yazılij teni soğuktur. ejjeri ve XV. konuyla ilgili çarpıtmaların baĢına bir yazarın "Çünkü siz kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız" mealindeki ayeti koyması ve d ipnotta da 8084. Yani kelimeler farklı zamanlarda farklı manalarda kullanılmaktadır. Dirliğim yoktur. filolojik I tarihi ve Ġ slâmiyet! I de bulunmamaktadır. asır Türkçe metinlerde oğlan kelimesinin manası. bundan sonraki devirlerde söz konusudur. Gerçekten de siz aĢırılıklar ve günahlar içine giren bir milletsiniz". bu asırlar da "oğlan" kelimesinin iki temel manası vardır: "oğlan" kelimesinin birinci manası. Kur'ân. . Azeriler. dedikodulara önemi yatının Ġç Yüzü adlıl dir. sana nasıl yardımcı olabilirim manasına olduğu açıktır. Lut'un bu sözlerinden sonra kavminin kendisini memleketten çıkarmak üzere harekete geçtiklerini ve ancak Yüce Allah'ın böylesine aĢırılığa giderek livâta suçunu iĢleyen Lut Kavmini Ģiddetli bir azapla azaplandırdığını beyân buyurmaktadır. Murad zaır üzere. baĢta IV. Kâbûsnâme'nin XIV. asırlarda ı için kullanılmaktadır^ karĢılığı bulunan < genç demektir. bazı Osmanlı PadiĢahlarının yazları kadınlarla ve kıĢları da erkeklerle beraber oldukları nakledilmektedir. Osmanlı beylerinin erkekler ile iliĢki kurduklarını isbat etmektedir. Bu giriĢten s anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. Ve avret teni soğuktur. Erzurumlular. t Her konuda âyet ve* rek evladına Kâbûsnâme'nin i Kötüsü) hakkın birden fazla I yaz olıcak avn yazın iki ısı kurudur. erden kaçmu t çokluğu Ġle fahrlanurun kaçmayan hanımlar Tesbitlerimizi tey Yüz Hadis Tercümesini) bası II. Ancak bu mektubun XV. Ġddiacılara göre.! rak. âyetleri vermesi çok manidardır. beni bir kelb (köpek) hesabına saymaz. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. bile koyrc olduğunu Ġl ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 103 r. sizden evvelki insanların iĢlemediği bir fuhĢu ve büyük günahı mı iĢliyeceksiniz? Çünkü siz. Ayrıca Ģu cümle <St 1 südün emzireler. erkeklerle i olmamak t Fatma i ğini yazı beni biri dan alur. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur".zarar verir. Buna delil çok ise de. Cümle Ģudur: "Benim Devietlü Sultân Babam. ve XV. ġimdi gelelim meselenin izahına: Önce bir konunun izahı gerekiyor: Kur'ân'dan nakledilen âyet. Zira XIV. cins ayırt etmeksizin "çocuk". kıĢın ssağlı-3 göre. Lut'un livâta günahını iĢleyen kendi milletine söylediği bir sözün parçasıdır. herhalde bundan. Temel kaynaklardan anladığımıza göre. misafiri kaldırıp yola çarpmak değil. Tamamı Ģöyledir: "siz. bu Cümleler. Gelelim ikinci hususa. bugün kullanılan manadan önemli derecede farklıdır. her zamanın bir lehçesi ve konuĢma ağzı vardır. "Misafiri yola vurmak" tabirini kullanırlar. Bu arada Ģunu da ifade edelim ki. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". V Yani I da genç kadın sıcaktır. Daha da ileri giderek. ikinci manası ise. Bilindiği gibi.

! kıĢları ĠFâloMyğupzann fc. bir kısım ifadeleri kendilerine göre yorumlamaya kalkıĢmıĢlardır48. filolojik kaynaklar da bu dediklerimizi doğrulamaktadır. ta ki. ben ümmetimin çokluğu ile fahrlanurum yarın kıyamet gününde". Zira ki. Erzurum'lu Mustafa Darir'in XIV. Çünkü genç kadının teni sıcaktır. Fatma Sultân da. "Evienün Ģunun bigi avretler ile kim. ġimdi bu manayı çarpıtarak. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur. Nitekim Kâbusnâme'nin asıl dili olan Farsça'daki oğlan kelimesinin karĢılığı bulunan gulam kelimesinin de manası böyle zikredilmiĢtir: "Gulâm. bir Nasihat-nâme mahiyetindedir. Kitabı. Çocuk ve genç demektir. Sultânlar ile evli iken baĢka kadınlar ile evlenmeleri dahi fiilen yasaklanmıĢtır. Yani "çocuk doğuran ve erkeğinden kaçmayan hanımlarla evlenin". Bu cümlelerle kendisini bir köpek yerine bile koymadığını. Ayrıca Ģu cümle de bu konuda açıktır: "Eğer oğlan kızsa. Buradaki tavsiyelerden biri de. Genç cariyeler ile beraber 104 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI olmak demek olan "iĢi gücü oğlanlar derdinde olmak" manası nerede? Erkeklerle beraber olmak manası nerede?. ilimden ve dilden haberdar olmamak demektir. eğer er ise er oğlan doğurmuĢ avrat südün emzireler". Ancak söz konusu mektubun manasını anlamıyanlar. Uluçay gibi bir araĢtırmacının da aynı dedikodulara önem vermesidir ve hatta Harem II Kitabında yalanladığını Harem Hayatının Ġç Yüzü adlı eserde doğrulama veya sadece nakilde bulunma yoluna girmesidir. elbette ki diyebileceğimiz fazla bir Ģey yine de bulunmamaktadır. ahlakî bir konu olan Karı-Koca Münâsebeti (Cimâ'ın Ġyisi ve Kötüsü) hakkındaki tavsiyeleri ihtiva eylemektedir. anasından babasından zorla câriye diye aldığı genç kadınlarla beraber olduğunu babası olan Osmanlı PadiĢahına Ģikâyet etmektedir. Ancak kelime oyunlarıyla tarihi ve Ġslâmiyeti kötülemek istiyenlere. ĠĢte Kâbusnâme'nin 15. oğlan doğurgan ola. bırakınız bir Osmanlı damadının çarpık iliĢki kurmasını. Kâbus-nâme'yi tercüme eden mütercim ile Yüz Hadis Tercümesini yapan mütercimin aynı asırda yani Fâtih Sultân Mehmed'in babası II. buyurdı kim. . erkeklerle beraber olmayı tavsiye manasını çıkarmak. taklar ini Buna delil çok ise de. Tesbitlerimizi teyid eden bir husus da. ümmetim çok ola kim. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. biraz evvel de belirttiğimiz gibi. Murad zamanında yaĢamıĢ olmalarıdır. "Benim Devletlü Sultân Babam. Konuyu Sultânların evlenmeleri bahsinde ele alacağız. kocasının. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". sağlık ve esenlik içinde olasın. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa zarar verir. en güzel delil. «Sil. Her konuda âyet ve hadislerle veya eski devlet büyüklerinin ahlakî esaslarıyla süsleyerek evladına nasihatta bulunan bir devlet adamının nasihatları durumundadır. ve XV. Vesselam". ten-dürüst olasın. birden fazla hanımı bulunan ve cariyeleri de var olan oğluna yaptığı Ģu tavsiyedir: "ve yaz olıcak avretlere meylet ve kıĢın oğlanlara. DoğuĢtan gençlik dönemine kadarki safha". genç cariyelerle beraber olup kendisine iltifat etmediğini yazmaktadır. Ve genç olmayan kadının teni soğuktur. Bu iddiaları ileri süren yazarlar da biliyor ki. kıĢın iki sovuk bir yere gelse teni kurudur. Zaten Tarama Sözlüğü baĢta olmak üzere. Bizi asıl üzen husus ise. yazın iki ıssı bir yere gelse teni azıdur ve avret teni sovuktur. erden kaçmaz ola. yüzyılda yani Kâbusnâme'nin Türkçe'ye tercüme edildiği asırda kaleme alınan Yüz Hadis Tercüme-sindeki Ģu ifadedir: "Bu kez Resul Hazreti cevâb verdi. Bir kiĢiye düĢtüm ki. kız doğurmuĢ avrat südün emzireler. Yani birden fazla kadınların olması halinde. oğlan teni ıssıdur. asırlarda oğlan tabiri genç kız ve erkekler için ve avrat tabiri ise yaĢlı kadınlar için kullanılmaktadır . Dirliğim yoktur.vâta > "Siz. O halde XIV. beni bir kelb (Köpek) hesabına saymaz. yazın kısmen yaĢlı kadınlarla ve kıĢın da genç kadınlarla beraber ol ki. Bu giriĢten sonra Kâbûsnâme'deki ve Fatma Sultân mektubundaki ifadeler daha iyi anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme.

737. PadiĢahların gayr-i meĢru arzularını tatmin için değildir. bir terimdir. Mustafa Darir bin Yusuf. nr. A'râf.51. Oğlan kelimesi. gözünün ve kulağının özelliklerine göre. c. 112-113. 557. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Ferheng-i Nizâm. ı kadın personel ayrıntılı olarak an Üçüncü Ola bebiyle. Osmanlı tarihinde. vrk. Duman. 345. Emir Keykavus. Ahmed. sır tutmalı. 1287/1. Hazâin'üs-Sa'âdât. Topkapı. Âyet. 80-84. PadiĢah e sakınmak için çok < lir. bazı yabancı seyyahların ve bir kısım Ġslâm düĢmanı tarihçilerin anlattıkları gibi. sayı XX. Ancak bu Padl} serî bir hükmün I vardır: "Gençbirli zira nefis Ġnsanı I Bu tür gençler* ı Osmanlı PadiĢahĠ! ile örtmelerini < bu hassasiyet ı mamen ı Dördüncü ı hizmetleri görnr Has Oda. Türkiyat Mecmuası. Ġbrahim PaĢa ve Edirne Saraylarında yetiĢtirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devĢirmeler olarak tarif edilmektedir. nr. Ali Emirî. c. sh. Elinin. Enderun denilen Ġç Saray'da çalıĢan özenle ve dikkatle seçilmiĢ saray görevlilerine denmektedir. Ġçoğlanı. O halde iç oğlanı. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. Ġç Saray'da istihdam edilmelerinden kaynaklanmaktadır. 2923-2926. 10/B. Tarama Sözlüğü. EĢref bin Mehmed. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız? Evvelâ.. aslında bunlara iç oğlanı dense de. Kâbûs-nâme. Bugün bile baĢbakanlık ile cumhurbaĢkanlığı KöĢkünde çalıĢan personel ile normal bir devlet dairesinde çalıĢan personelin aynı özelliklere sahip olmadığını. eli ayağı düzgün olmalı. ı kızı Ġle] BĠLĠNMEYEN OSMANLI îtis trle beraın çarpık syasak-ı konusu ulamaya H kısaca i denilen I Osmanlı Ismanla n Saray Kvardır. bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. 365. Gerçekten Ġç Saray'da çalıĢacak personel. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. Ayrıca burada istihdam edilecek devĢirmeler. Ankara 1997. (neĢr. Yani Enderun aynı zamanda devlet adamı yetiĢtiren bir fakülte durumundadır. Galata. denilen Ġç Saray'd«| seçilmekteydi. V. ĠĢte Enderun 48 Kur'ân. Musa. sn. ġer'iye Bölümü. Yüz Hadis Tercümesi. I memek mümkün ( 4 Gerçek Has| personel me tarafından genlf ka-ı Sa'âdetvet de Hırka-ı Sa'ft larla donatr görmek yani i Özellikle I Erico'nun meĢinden dolayı i dir ve hiç biri Bütün bu t ların durumunu I Mustafa / lerle ilgili ve bunun ı ve hatta! yazar. sh. Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır. pıdı ve15 genç t üzere ¦ûn o bir k çok . III. illa da kötü niyetle seçilmiĢ genç çocuk manasına gelmez. Oğlan kelimesi Ġle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Millet Kütüphanesi. Nitekim buradan yetiĢen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıĢtır. 336 vd. 167 vd. Belki Ġç Saray yani Osmanlı Devleti'nin en geniĢ sınırlara ulaĢtığı dönemlerde toprak alanı 24 milyon km2yi bulan bu muhteĢem devletin Devlet BaĢkanlığı sarayı demek olan bu mahalde çalıĢacak personel dikkatle seçilmeliydi. III. V. Aga Seyyld Muhammed Ali. aslında bu iftiraları kitaplarına alanlar da bilirler. sh. Tarama Bözlüğü I-VIII. 2923-2926. Padlf mekân değildir. c. Ġkinci olarak.. iç oğlan kelimesini tarif etmek gerekmektedir. toplumdaki ı toplumu1 rın PadiĢ lere ayın ğunu. ĠĢte bütün bu özelliklere sahip devĢirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de Ġlm-i Sîmâ veya Ġlm-i Kıyafet denilen bir ilim dalı vardı. ayağının. 24/B-25/A. Belki Enderun denilen Ġç Saray'da istihdam edilmek üzere seçilen devĢirmelere de denmektedir. Ġç oğlan denmesi. Mehmed ġeker). Türk Dil Kurumu Yay. Haydarabad 1934. Mevâld'ün-Nefâls Fî Kavâ'id'il-Mecâlis. vrk. Âlî. Enderun Mektebinde yetiĢmektedirler. bunları Saraydakilerden ayırmak için Sadi adı verilmektedir. sh.. O zaman. yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı. Enderun yani Ġç Saray'da çalıĢmak üzere yetiĢtirilen Ġç Oğlanlarının yakıĢıklı olması.

Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u küıç gücüyle aldığı. lezbiyenlerin ve homoseksüellerin de bunlar gibi reziller grubunda yer aldığını. Bunlar doğru mudur? Hemen Ģunu ifade edelim ki. gay'likle itham etmektedirler. KarĢı çıkılan. bil-fiil harp . haram helal demeden kadınlarla beraber olanların ise. burada bugünkü gibi kadın personel çalıĢtırılmamasındandır. bu rezillere ayırdığı kısa bahiste. hizmetkârlar hakkında bilgi verdikten sonra. Gelibolulu Mustafa Âlî'nin tıpkı Kâbusnâme'de olduğu gibi. meyhanelere ayrılan bir bölüm de vardır. fazla yalnız kalmasın. toplumdaki grupları sayarken gayet açık beyan eylemektedir.1 52. gay tabir edilen cinsî sapıkların dinimize göre suçlular olduğunu. mübarek gecelerde güzel kokularla donatmak ve gül suyu serpmek. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği. Hatta bu tür gençler. genç ve bıyığı bitmemiĢ çocuklarla. Osmanlı toplumunda tümüyle bu ahlaksızlıklar yok idi denilemez. Harem'de değil Enderun'da yer almaktadır. PadiĢahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meĢru hayat yaĢadığı bir mekân değildir. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir. Gerçek Has Oda. Büyük Osmanlı Tarihçisi Âlî. Bu hizmetlerden biri de Has Oda'nın hizmetlerini görmektir. ġimdi soruyoruz. mevt. Biraz sonra Has Oda'nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titrememek mümkün değildir. zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir. erkek ve kadın hizmetkârlar ve cariyelerle ilgili verdiği bilgileri ve özellikle de genç kız ve erkek manasında kullanılan gulâm ve bunun çoğulu olan gılmân k elimesini dillerine dolayarak. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere. Ġslâm Hukukuna göre. tozunu almak. Gılmân veya Ġç oğlan denilmesinin bir sebebi de. Ġstanbul'u fethetmesinden dolayı duydukları kızgınlığın yalancı bir sonucu olmaktan öteye gitmemektedir ve hiç bir delile dayanmamaktadır. PadiĢah açısından değil. bazı Osmanlı PadiĢahları uymuĢlar ve bir kısım Ġç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmiĢlerdir. Osmanlı Devleti'nde herkes meyhaneye giderdi mi diyeceğiz?49. değiĢik hizmetleri görmektedirler. Zaten. Halbuki aynı yazar. Gerçekten Ġslâm hukukunda bir hüküm vardır: "Genç bir hoca veya terbiyeci. Bütün bu bilimsel açıklamalara rağmen. yüzlerine peçe bile örtebilirler. toplumdaki ahlaksızlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunmaktadır. Bizans tarihçilerinden bazılarının. tıpkı Kabusnâmenin yaptığı gibi. Bunu. Daha sonra diğer PadiĢahlar tarafından geniĢletilmiĢtir. Özellikle Fâtih Sultân Mehmed ile alakalı olarak Notaras'ın ve Franzes'in oğlu ve Erico'nun kızı ile ilgili isnatlar ise. bizzat fethe katılan Bizans tarihçileri bile söylemeye cesaret edememiĢtir. bu konuda uzman olan kiĢilerce seçilmekteydi. Has Oda'da Hır-ka-ı Sa'âdet ve diğer mukaddes emânetler bulunmaktadır. bu konudaki Ģer'î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir. Bunlar. bu baĢlığı okudukdan sonra. bu tür iddiaları. Osmanlı'da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlattık. tamamen Ġslâm Hukukunun hükümleri çerçevesinde yapmıĢtır. Ancak bu PadiĢahın onları baĢkalarından kıskanmalarından dolayı değil. PadiĢaha ait hizmetleri görmek yani Saray içinde PadiĢahın hususî personeli olmaktır. Osmanlı devlet adamlarını ve hatta ġeyhülislâm ve kazaskerlerini bile. bu ahlaksızlıkların PadiĢahlara ve âlimlere de isnad edilmesidir. Has Oda. Ġstanbul'un fethini de ve diğer fetihlerini de.denilen Ġç Saray'da çalıĢacak iç oğlan denilen personel. Üçüncü Olarak. Has Odalıların asıl vazifeleri de Hırka-ı Sa'âdet Dâiresini süpürmek. hâlâ Ġslamcı Gay'ler diye haber yapanların durumunu ilimden anlayanlar daha iyi takdir edebileceklerdir. kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meĢru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir. Ġç Saray'da çalıĢan iç oğlanları yakıĢıklı gençlerden oluĢması sebebiyle. Kur'ân-ı Kerim okumak. nefislerine mağlup olan 106 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtÜWF-'" 'i* reziller grubunu teĢkil ettiğini. Acaba böyle bir bölümde gayr-i müslimlerin meyhaneleri anlatıldığı ortada olduğu halde. Kur'ân'ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dıĢı yorumlara gitmek nerede? Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar. Aynı eserde. Zira Fâtih Sultân Mehmed. Enderun odalarının birincisi ve en itibarlısı olup Fâtih tarafından personel mevcudu otuz kiĢi olmak üzere kurulmuĢtur. Bu tür gençlere Ģâbb-ı emred denilir".

EĢref bin Mehmed. Bu hükümleri. Ali Emirî. baĢka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. Uluçay. küçükleri. Ahmed. Mevâld'ün-Nefâis Fi Kavâ'id'il-Mecâlis. sh. Ġstanbul'u savaĢla fethettiğini. ölülerin baĢı ve uzuvları kesilemez ve katliam yapılamaz. Yüz Hadis Tercümesi. c. bu isteklerini geri çevirmemiĢ ve camiye çevrilenlerin dıĢında kalan kilise ve havralara. Aga Seyyid Muhammed Ali. 345. Osmanlı Devleti'nin Ģanlı ġeyhülislâmı Ebüssuud Efendi. Zaten zaferler. Verilen söze veya muahedeye aykırı hareket yasaktır. hastaları. SavaĢ zarureti bulunmadan ziraî mahsuller. yaĢlıları. PadiĢah Anaları. 1287/1. KrĢ. Ayasofya'nın ve benzeri bazı kiliselerin camiye çevriliĢinin meĢruiyet sebebi zikredilen hükümdür. c. Gelelim Ġstanbul'un fethinin hangi yolla olduğuna ve Ayasofya meselesine. sh. Emir Keykavus. Zina ve gayr-i meĢru münasebetler yasaktır. Ġstanbul 1959. Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının Ġç Yüzü. Ġslâm ordularına düĢmanın Ģahıs ve mallarına karĢı bazı fiillerin icrası. ĠĢte Ġstanbul. Sertoğlu. tamamen savaĢ yoluyla feth olunmuĢtur. Ankara 1997. Daha baĢka yasaklar da bulunmakla beraber. sahiplerine hizmet için gelmiĢ köleleri. 49 Kur'ân. III. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. 163-165. kendilerine ve ma'bedlerine karĢı Ġstanbul'un sulh yolu ile fethetmiĢ gibi kabul etmesini ve geç de olsa toplu halde huzuruna geliĢlerini bu mânâya vesile saymasını ısrarla talep etmiĢlerdir. Aydın. Hazâin'üs-Sa'âdât. sh. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. isterse. ġer'iye Bölümü. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. III. NeĢre hazırlayan: Orhan Saik Gökyay. sakat ve müzminleri.. Mustafa Darir bin Yusuf. Rehineler öldürülemez. UzunçarĢılı.halinde bile. 336 vd. Altındal. Çevresindeki din âlimlerine danıĢan Fâtih Sultân Mehmed. Ġbn-i Âbidin. vrk. 80-84. Meral. öldü-rülebilirler. V. Murad'ın emriyle). 49 vd.. 159. 365.. verdiği bir fetvada vuzuha kavuĢturmaktadır. Ayasofya'yı cami haline getirdikten sonra. Erdoğan. Âyet. 382. Tarama Sözlüğü. Ecdadımızı zaferden zafere koĢturan en önemli sebeplerden biri. Mitler ve Gerçekler. Ankara 1974. Ali Kemal Meram. ı sonra. sh. akıl hastalarını ve dünyadan el etek çekmiĢ din adamlarını öldürmek yasaktır. biz bu kadarıyla iktifa ediyoruz. durum tam tersinedir. Bu hüküm. Duman. Mehmed ġeker). papaz ve hahamlardan oluĢan bir heyeti huzurunda kabul eder. bu esaslara harfiyyen uymalarıdır. Ġstanbul'u ve içindekileri yaktı yıktı gibi isnâdlarda bulunmak. 737. Kapukulu Ocakları. I -II. Osmanlı Tarih Lügati. VI. Ġstanbul'u Allah'ın yardımı ve kılıcının kuvvetiyle fetheden Fâtih Sultân Mehmed. 37-40. dilerse Ġstanbul'da hiçbir kilise ve havra bırakmayacağını bu durumun devletler hukukundan doğan bir hakkı olduğunu Fâtih'e ifade ederler. orman ve ağaçlar yakılmaz. Ġnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi (müsle) de yasaktır. Millet Kütüphanesi. sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitaba ait ma'bedlere asla dokunulmaz. Günümüze kadar yaĢayan kilise ve havraların gerçek sırrının. c. nr. 128-129. 31. A'râf. Yasak fiilleri kısaca sayalım: Zulüm ve iĢkence ile öldürmek. SavaĢ yoluyla fethedilen topraklarda ise. Fâtih ve Fetih. Ancak bunlardan biri bedeni. Musa. Reddu'l-Muhtâr. Aktüel. 2923-2926. V. Ġstanbul'daki bütün kilise ve havraların yıkılması gerekirdi. sadece delilsiz konuĢmanın kötü örneklerini teĢkil eder. Türk Dil Kurumu Yay. Bu konudaki çarpıtmaların en çirkin olanları Ġçin bkz. fikri ve malı ile savaĢa katılırsa. nr. Bu fetvanın aslı aynen Ģöyledir: . Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in kitabından naklediyoruz. sh. Tarama Bözlüğü I-VIII. ancak kendisine. Fâtih'in din ve vicdan hürriyeti anlayıĢı oluğunu. sh. Ġstanbul 1993. sh. Papaz ve hahamlar heyeti. Kâbûs-nâme. 10/B. Ġstanbul çapında tatbik edilseydi. bu esaslara uymaları ile doğru orantılıdır. vrk. 112-113. hakkı olduğu halde müdahale etmemiĢtir. ġubat 1999. c. Âlî. c. sayı XX. (neĢr. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Haydarabad 1934. Bu hükümleri resmi kanun hükümleri olarak kabul ve tatbik eden bir devlet adamına. Ferheng-i Nizâm. savaĢla ilgisi olmayan esnaf ve tüccarlar öldürülmez. tere. Kerâhiyye ve Ġstihsân Bahsi. BaĢta baba olmak üzere yakın akraba. 2923-2926. Ġslamcı Gay'ler baĢlıklı haber. muharip sınıfına girmeyen kadınları. Mercimek Ahmed (II. Türkiyat Mecmuası. r rakip BĠLĠNMEYEN OSMANLI 107 Ġslâm devletler hukukunun hükümlerine göre. 557. sh. Osmanlıda Harem. yasaklanmıĢtır. sh. 24/B-25/A. ancak yenilerinin inĢasına da müsaade edilmez. sh. Yani Ġslâm hükümdarı. 167 vd. Oğlan kelimesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. muhtelif yerler.

Anadolu ve Rumelideki Bayrâmî Melâmîlerini. 130 yaĢında bir kimesne ve 110 yaĢında bir kimesne bulunup Yehud ve Nasara taifesi el altından Sultân Muhammed Hân ile ittifak edüb Tekfur'a nusret etmeyecek olub Sultân Muhammed dahi anları seby etmeyüb (esir almayub) halleri üzere mukarrer edecek olub bu veçhile feth olundu deyu Ģahadet edüb bu Ģahadet ile kenâis-i kadîme hali üzere kalmıĢtır. 53. Bu anlattıklarımızı. Nitekim Rus tarihçi Ouspensky bile "Türkler 1453'te. Fâtih'in onları koruması diye bir Ģeyin olmadığı yapılan izahlarla ortaya çıkmıĢ bulunmaktadır."Merhum Sultân Muhammed Hân hazretleri. bu hürriyetin maddî delillerinden değil midir? Ġstanbul'un harap edilmesi iddiası da doğru değildir. Bu iddiaların aslı nedir? Hurufîlik. Bunların en önemli bâtıl inançları. ısrarla ve kasıtlı olarak. Görülüyor ki. en küçük bir zarar vermeden Saray'dan ve Osmanlı akîde dairesinden silinmiĢtir. hulul inancı ve buna bağlı olarak mehdîlik anlayıĢıdır. hem kan döküleceğini ve hem de sorumluluk kabul etmeyeceğini bilmelidir. Türkiye'de belli çevreler. PadiĢah huzurunda bu meseleyi tartıĢmak üzere bir zemin hazırlamıĢtır. Fener'de Abdi SubaĢı Mahallesindeki Caminin bitiĢiğinde Rum Patrikhanesi ile kilisenin mevcudiyeti. 1408)'dir. bâtıl bir mezhep olan Hurufîlik . ve 16. Bundan sonra 16. Kalenderîleri. bu görüĢleriyle. Fazlullah Allah'ın mazharıdır. 1394'de idam edilen Fazlullah Esterâbâdî tarafından kurulan ve Bâtı-nîliğin kolu olan bir bâtıl mezhepdir. Fâtih Sultân Mehmed. Müslümanları. Osmanlı Devleti'nin gerçek mânâda din ve vicdan hürriyetini göstermiyor mu? Edirnekapı Caddesinin son kısmında yer alan Mihrimah Sultân Camii'-nin hemen karĢısında bir Rum kilisesinin inĢasına müsaade etmek. 14. Buna ayrıntılı cevap vermek 108 BĠLĠNMEYEN OSMANLI yerine. asırlarda Anadolu ve Rumeli'de ciddi etkiler yapmıĢ ve hatta Fâtih zamanında Saray'a kadar girmeye çalıĢmıĢtır. Ayasofya'daki mozaikleri tamamen tahrip etmemesi ve Ġstanbul surlarını yıkmaması. yüzyıl boyunca Anadolu ve Rumeli'de Hurûfîlerin takibatı devam etmiĢtir. Fâtih Sultân Mehmed'in Sırbistan'da tatbik edeceğini va'd ettiği "Her caminin yanında birer kilise inĢasına müsaade" durumu. Hurufîliğin Anadolu'da yayılmasına sebep Azerî Ģâiri Ġmâdüddin Nesîmî (ö. Hurûfîlerin gerçekten hulul inancına sahip oldukları anlaĢılınca. Haçlıların 1204'te yaptıklarından çok daha insanca ve hoĢgörüyle davrandılar" diyebilmektedir50. 945 tarihinde bu husus teftiĢ olunmuĢtur. Nesîmî. can ve mala asla zarar verilmeyeceğini. Maalesef bu habere rağmen sulhu kabul etmeyince cebr ile feth olunmuĢ ve buna rağmen yine de anlattığımız gibi muamele yapılmıĢtır. hemen büyük âlim Müftü Molla Fahreddin-i Acemî'yi devreye sokmuĢ ve bu büyük âlim de bunların hulul inancına sahip olduklarını bildiğinden dolayı. Mahmiye-i Ġstanbul'u ve etrafındaki karyeleri unveten feth eylemiĢ midir? El-Cevab: Ma'ruf olan unveten (cebr ile) fetihdir. Netice itibariyle tamamen kötü niyetlerle genç PadiĢah'a sokulmak isteyen bu fitne ve dalâlet grubu. 23 Mayıs'da Ġsfendiyar oğlu Damad Kasım Bey'i elçi olarak Bizans'a göndermiĢ ve kendisine Ģu haberleri yollamıĢtır: Ġlk umumi hücumda Ģehir düĢecektir. Ketebehu Ebüssuud". Edirne'de iken genç Sultân Fâtih'i etkilemek için Saraya yerleĢecek kadar ileri gitmiĢtir. yani hâĢâ Allah Fazlullah'ın bedeninde görüntülenmektedir ve kıyamet gününe yakın. ġunu da ifade edelim ki. Fazlullah-ı Esterâbâdî'nin halifelerinden biri. Fâtih'in bu konudaki tavrını ortaya koymaktadır. 15. Bunlara göre. harflere bazı manalar yüklemenin yanında. kendisi de Hacı Bayram Veli ile dahi görüĢmeye çalıĢmıĢtır. Bundan rahatsız olan ve Fâtih'in bunları tanımamasından korkan Veziriazam Mahmûd PaĢa. tam bir harabe ve ölü Ģehir idi. Anadolu'da çok sayıda halife yetiĢtirdiği gibi. hem Avrupa'nın ve hem de Müslüman memleketlerin ticâret merkezi ve mamur bir dünya Ģehri haline geldi. hemen tutuklanmıĢlar ve haklarında verilen idam edilerek yakılmaları fetvası hemen tatbik edilmiĢtir. Allah'ın da yardımıyla. Ġslâm Hukukunun kuralları gereği. tarihçilerin verdiği bilgi de doğrulamaktadır. Bu gerçeği tam bir asker olan Ġmparator da kabul etmelidir. Amma kenais-i kadime (eski kiliseler) sulhen fethe delâlet eder. Fâtih tarafından fethedilmeden evvel. Hıristiyanları ve Yahudileri kurtaracak Mehdi olduğuna inanılmaktadır. Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var. Ġstanbul'un fethini geçen bin yılın en önemli yüz olayı arasında zikreden CNN. Ġstanbul'da da tatbik olunmuĢtur. Time ve benzeri kuruluĢların yaptıkları tesbitden bir cümle nakledelim: Ġstanbul. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıĢ. Eğer sulh yolu ile teslim olurlarsa. cebr ile fethedilirse. Fetihden sonra. Maalesef. BektaĢîleri ve KızılbaĢlığı derinden etkilemiĢtir. Hatta fetvayı veren Molla Fahreddin-i Acemî'nin Ali Tûsî'ye olan Ģu vasiyyeti her zaman için bir ibret dersi olarak kalmıĢtır: "Avamın sırtından Ģerî'at asasını eksik etme".

( Türk tabiri. Künh'ül-tt»:* Vakayl'. sh. Kur'ân âyetlerinden. 54. nr. Nitekim Ģu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları. iki ağaca t nasına kullanılmak yanında para cezas| de para cezası u "Âlî. c. "Elhamdülillah . 130/a-b. Damad. bu ilmi Resûlullah'dan öğrendiği nakledilmektedir. 94-95. Zamanla! olarak kullanılmaya)! "Hangi dindensin?*! Pakistandaki sflzlûl meleriyle açıklanmak! Bu kısa izahdan i geçebiliriz. bir baĢka cahilliktir. bazı câhiller tarafından suiistimal edilmiĢ olsa bile. Ebüssuud.. tarr Fâtih'in Ceza Kanu ura. Türk Hukuk Tarihi. asırda bu ilmi hakkıylaj Tayyibetün ifadesiyle | 1971 hâdiselerine iĢan baĢka cahilliktir.. Fâtih. camia ise kader levhası demektir. Aydın. Bu ilim. MüĢkil ve zor meselelerin istihracı gibi. Çünkü tmam-ı( da kullanılmıĢtır. kaza levhası. BaĢtav. Kur'ân.. Bu ilmin Hurufîlik. Mülteka Tercümesi. 51-82. 66-67. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. camia ise ka olmuĢ yahut olacak bazl| ya çıkarma ilmine clfir I yoktur. 141-143. ve ¦SaRisâlesinde bu farkı açıklamaktadır. Dürer ve Gurer. Cin-Akgündüz. hatta her kelimesinden ve harfinden ve hatta Resûlullah'ın hadislerinden bazı mühim ve müĢkil hakikatları istihraç etmiĢlerdir. Mecma'ul-Enhür ġerhu Mülteka'l-Ebhur. nüshacılık ve üfürükçülükle ilgisi yoktur. "XIV. Bu onlara ilham nuruyla müyesser olur (sh. Moskova 19K.ilimlerin tasnifinde kendisinden bahsettikleri "cifir ve camia ilmi" diye bir ilim vardır. sh S'î Akgündüz. Ġbn-i Kemal. 1.. Fâ-tih'den veya Osmanlı PadiĢahlarından bahsederken de Büyük Türk tabirini kullanmaktadırlar. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi. sh. Mitler ve Gerçekler.. ÂĢıkpaĢa-zâde. Ali'nin. 1/282 vd. Kısaca Allah'ın kader ve kaza levhlerinde olmuĢ yahut olacak bazı Ģeyleri. Ġbn-I I rinde Ģöyle belirtmek "Büyük evliyaların keı Kur'ân âyetlerinden. Ġst. Evvela. "Beldetün Tayyibetün" ifadesiyle Ġstanbul'un fethine iĢaret ettiği gibi. vrk. Künh'ül-Ahbâr. Kütp. VII. yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eĢ anlamlı olarak kullanmıĢlardır. Ma'ruzat. Asırda yazılmıĢ Grekçe Anonim Osmanlı tarihine göre Ġstanbul'un muhasarası ve zabtı". KarĢı görüĢ için bkz. Âli. 251-260. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eĢ anlamlı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir? Önemle ifade edelim ki. yine Allah'ın koyduğu iĢaret ve gösterdiği yollarla ortaya çıkarma ilmine cifir ilmi denir. 448 vd. V. 191-201. 1798. Clot. Çünkü Ġmam-ı Gazâlî ve Ġbn-i Kemâl gibi bu ilmi hakkıyla bilen zatlar tarafından da kullanılmıĢtır. Ünlv. tamamen inkârı da mümkün değildir. Mevkufati. Tevârih-i ÂH Osman. Son asırda bu ilmi hakkıyla kullananlardan biri de. c. 62 vd. Defter. Fâtih ve Fetih. Bazı Türk'e sövmtt yer alan ' bilir? Önemle ifade < anlamlı olarak kullanın tih'den veya Osmanlı I maktadırlar. Ty. Solakzâde. sh. Bütün ilim tarihçilerinin -özellikle Müslüman âlimlerin. Erdoğan. ikinciyi ilmin dıĢında kabul etmek. sh.! Zunûn. Belgele' Terimleri Sözlüğü I-ÎJi j(ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 109 FStih I tem toya t Bu E. Mu'avvizeteyn süresiyle de 1971 hâdiselerine iĢaret etmiĢtir. ġerif.ile ilm-i cifiri birbirine karıĢtırmaktadırlar. c. Yani evliyalar. 1/343. hattı I ve müĢkil hakikatları Ġst 54. BĠLĠNMEYEN OSMANLI Risalesinde bu farkı açk Bütün ilim tarihçild sinden bahsettikleri' fından suiistimal edlln levhası. Bediüzzaman'dır. Cifir. "Hangi dindensin?" sorusuna.8)"51. Halbuki ikincisi bir ilimdir ve Ġbn-i Kemal çok açık bir Ģekilde bir 50 Molla Hüsrev. Ġbn-i Kemâl bu ilmin ehemmiyetini "Er-Risâlet'ül-Münîre" adlı eserinde Ģöyle belirtmektedir: "Büyük evliyaların kerametleri de böyledir. Birinciyi ilim. 127-128.l. 1/643 vd. 60 vd. Hz. Hz.

V. Ocak. Bu kısa izahdan sonra Osmanlı kaynaklarındaki ve Kanunnâmelerindeki izahlara geçebiliriz. sh. Kanun maddesi Ģöyledir: "24. c. Müslüman gençler bu teĢkilâta alınmamaktadırlar. Künh'ül-Ahbâr. Türk'ü Çingene ve Yahudi ile eĢ tutması manasına alınamaz. 82. MüslümanlaĢtırmak ve Türkçe öğretmek üzere. 856-858. Zira baĢlangıçta." Koçibey'in. Türk düĢmanı diye ifade edilen Fâtih zamanında kanun hükmü haline getirilmiĢtir. Bediüzzaman Said Nursi. Hemân Ġstanbul'dan ve sâ'ir kasabalardan buldukları eĢhası alub pîĢkeĢ deyû Saray'a koyarlardı. Acemilerin ocağa alınmalarından evvel Anadolu'da Türk çiftçisinin yanına verilerek zirâ'at iĢlerinde kullanılmaları ve bu arada Türkçe'yi ve Ġslâm ahlakını öğrenip benimsemeleri gayesiyle Türk ailelere muvakkaten verilmelerine Türk'e vermek denirdi. Gerçekten bu kural çiğnenmeye baĢlanınca. Kürd. sh. Maddede ". Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III. Mecdî Efendi. I. c. yeniçeri olmak üzere toplanan gençlerin acemi o-cağında eğitilmesinden evvel. sh. Türk üzerine verilmesini kanun haline getirmiĢtir. Fâtih'in Ceza Kanunnâmesinde. Türk veya Ģehirlü olsa. kadı ta'zir ura. 131-135.. Mehmed Zeki. Zındıklar ve Mülhidler. kapıkulu sistemini bilmemek demektir. Sikke-i Tasdik-i Gaybî. Türk tabiri. muhtelif yerler. Bir diğer misâl. "mahbûb ve müslim" kelimeleriyle açıklanmaktadır. ĠĢte bu konuyu dile getiren Koçi Bey. Böylesi bir yorum. Bedâyi'ul-Vakayi'. Kapıkulu ocaklarındaki sistemi bozan sebepleri anlatırken Kapıkuluna yasak olduğu halde son zamanlarda alınan grupların arasında yer alan Türk. Pakistandaki sözlüklerde de. buradaki Türk'den kasdın Müslüman olduğunu biliyoruz. Ġkinci olarak." diye izah getirilmektedir. c. tamamen Müslüman kelimesine eĢ anlamlı olarak kullanılmaktadır. Yahudi ve Çingene'yi yan yana zikretmesi. selefde olan sâhib-i ukalâ-i devlet devĢirme ve kul cinsini kânun etmezlerdi. Türk üzerine verilmeğe Türk'e vermek de denir. Mesela. 1. sh. sh. sistem bozulmuĢ ve bazan paĢaların çocukları dahi torpille kapı kulu ocaklarına alınır olmuĢtur. Koca Müverrih Hüseyin. II. c. Nitekim 38. Maddede Türk evlâdının acemi oğlanları arasına ve dolayısıyla yeniçeri teĢkilâtına alınmasına karĢı çıkılırken. iki ağaca bir akçe cürm alına". vrk. kapı kulu ocaklarına Müslümanların a-lınması baĢtan beri yasaktır. Pakalın. Bu kanun. Moskova 1961. Akgündüz.Türk'üm" cevabını vermektedirler. bir kiĢi içki içse. dır: 37. Yeniçeri Kanunnâmesinde bulunmakta51 Âlî. Ġstanbul 1983. sh. Ġmdi eğer bu makûle eĢhâs-ı muhtelife Saray'a kullanmak câ'iz olsa idi. Kâtip Çelebi. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. Kânun ve zabt ve edeb ahvâllerinden evvelâ iç oğlanları kadîmü'l-eyyâmdan devĢirme veyâhûd sahîh kul cinsi pîĢkeĢ ola-gelmiĢdir. "15. Arab..kâfir evlâdın cem' eylemekte fâide odur kim. c. Türk'ü Müslüman anlamında kullanarak ve hür insanların bu teĢkilâta alınmalarını tenkit ederek Ģöyle demektedir: "80. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. 40-53. Osmanlı Devleti. 182-183. KeĢf-üz-Zunûn. özellikle hakkında en çok dedikodu edilen Fâtih devri Kanunnâmelerinde. Evvela. ġimdiki hâl ise ekseri Ġstanbul'un Ģehir oğlanları ve Türk ve dahi Kürd ve Ermeni ve Arab ve Çingâne ve Yehûd oğlanları olub on oğlandan bir sahîhce devĢirme veyâhûd kul cinsi yokdur. Hadâık. ġu madde daha da enteresandır ve aslından okumak zaruridir: . Burada Ģunu da belirtmekte fayda vardır ki. meselenin üzerinde durmak istemiyoruz. 591-592.. Eğer biregû hamr içse.. Yani. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Bu takdirce ol makûle oğlanlar taĢraya çıkub Kul tâ'ifesine zabit olub ağa oldukda veyâhûd bir memlekete vâlî olduklarında ahvâlleri ma'lûm ve ehl-i basîret katında hafî değildir. 153/b-154/a. Ġstanbul 1960. I. Yukarıdaki ifadeler çok açık bir Ģekilde bunu anlattığından dolayı. 110 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN (KMAK. I. Ve acemi oğlanının cem' olunub bir uğurdan ikiĢer akçe ile yeniçeri olmak Sultân Murâd Hân zamanında ref olunub birer akçe ulufe ile acemi oğlanı eyledikleri gibi birer akçe ile bir uğurdan acemi oğlanı olmak dahi ref olunub Türk üzerine verilmek dahi Fâtih-i Ġslâmbol Sultân Muhammed Hân zamanında olmuĢdur". Numuneleri dahi görülmüĢ ve görülür. Türk kelimesi açıklanırken.

Türk milletine düĢman olan bir devlet. Bu sıfatı bütün bir millet için kullandıklarını söylemek mümkün değildir. Bununla Türklerin veya Kürtlerin idrâkli veya idraksiz olanlarının bulunacağını ve isyan eden gruplara bu sıfatın verildiğini hemen anlamak mümkündür. Etrâk-i bî idrâk.] birleri kulların ntn bulunacağ dür. nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmiĢler. bunun yerine Kadın Efendi. ayrıca kanunnamelerinde Türk kelimesini Müslüman ile eĢ anlamlı olarak kullanmaz55. Nitekim benzeri bir tabir de Ekrâd-ı bî idrâk Ģeklindedir. dediğin gerçekdir. m). I bağı bulunan] lerinden anfe tarihçileri. 53 BeĢe: PaĢa kelimesinin muhaffef Ģeklidir ve daha ziyâde yeniçeriler arasında kullanılır. cemâ'at-ı kallaĢ. Gözde veya Peyk denilen cariyeler ile yaĢamayı . t Akgiindöı 0 J997. Ekrâd-ı bî akl u din. Ġbn-i Kemal baĢta olmak üzere. Ierdlr? I Fâtih ( ile evle denilen < zamanına I tih'den evlenmeleri! 1-FJl ile evlen 2-C kâh akdi) 3. bu tabirin. s». bu tabir daha ziyade göçebe halinde yaĢayan ve genellikle avamdan olan bazı Türkmenler ile Anadolu'da ġi'anın tahrikiyle isyan eden Celaliler için kullanılmıĢtır. ġii gruplan I bî akl u din. Etrâk-i Nâ-pâk. 55. Ve olmağa bâ'is oldur kim. Mahmûd PaĢa bunların kâfirden müselmân olub ümmî olduklarını ve bunların yanında "BeĢe" demekden azîm ta'zîm olmaduğunı bir bir beyân edicek PadiĢah Hazretleri dahi etti: "Lala. Osmanlı Devleti'nin yıkımına sebep olan isyancı gruplar için ve özellikle de ġi'î grupları kasdederek. topladığı Hıristiyan gençleri. sa'âdetle Ġslâmbol'u feth eyledikleri zamanda Eğri Kapu" kurbünde Tekfur-ı makhûrun sarayına konub Ayasofya Câmi"inin çanların yıkub minarelerin bina edüb cum'a namazına azîmet buyurub geri saraylarına döndüklerinde yeniçeri ocağı yoldaĢları PadiĢah-ı cihân-penâh Hazretlerini selâma durduklarında PadiĢah-ı âlem-penâh Hazretleri sağına ve soluna selâm vericek içlerinden birisi "Aleyküm'üs-selâm Muhammed BeĢe53" dedi. Ġkbal. Ģeytan kulu. Bu sıfatı I Burada ! Türk çe ey ailelere ve ayrıca kanunu 55. KızılbaĢ-ı EvbaĢ. Sultânu Selâtîn'il-Arab ve'l-Acem ve't-Türk unvanını sahiplenmez. Anadoluda Celâlî isyanlarını çıkartan ve Osmanlı Devleti'nin ayak bağı bulunan ġii Türkmenler için kullanıldığını gayet açık bir Ģekilde kanunname metinlerinden anlayabilmemizdir. resmî dilini Türkçe eylemez. müfsid-i fâsid-i'tikâd ve benzeri tabirleri kullanmaktadırlar. Bizce asıl ö-nemli olan. bütün muteber Osmanlı tarihçileri. Üçüncü olarak. Osmanlı PadiĢahları. Burada Ģunu ifade edelim ki. ahlakını ve lisanını öğrenmek üzere Türk ailelere vermez.* kavuĢtun evlenmesi. bazı tarih ve fıkıh kitaplarında geçen Etrâk-i bî idrâk yani idraksiz Türkler ifadesine gelince. dahi sefer-i zafer-âsâra gönderseler olmaz mı? idi"54."25. Amma kaçan bu denlü Türkçe bilmemek ne âlemi vardır? Bunları bari cem' eyledikden sonra Türk üzerine verüb Türkçe'yi öğrense ve !*gj| dahi sefer-l zater-MMĠ Üçüncü¦ siz Türkler ifa avamdan ola kullanılmıĢtırj nemli olan. PâdiĢâh dahi Saray'a gelicek ol zamanda Düstur-i a'zamları olan Mahmûd PaĢa'yı da'vet edüb "Lala! Bu oğlan benim selâmımı aleyküm selâm Muhammed BeĢe deyü almakdan murâd nedir? Ve bu nasıl selâm almakdır?" deyicek. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur? Fâtih devrinden itibaren Osmanlı PadiĢahları. 52 Eğri Kapı: Edirne Kapı yakınlarında bir sur kapısıdır. #| muhtelif teVM Î5HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 111 ir ınpna çe'yi öğrense ve belâya mu'tâd olub ba'dehû ulufeye yazdırub ve ba'dehû kapuya çık arsalar. ol zaman kim. ı 4-C nikâh akı "TM* s« mesl.

PadiĢah Anaları. Osmanlı Kanunnâmeleri. Ankara 1988. Bu istisnalar Ģunlardır: 1. 55 Fâtih Ceza Kanunnâmesi. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. nasıl devlet ve kapıkulu kadroları. Bkz. "Hür bir kadın üzerine câriye ile evlenmek sahih olmaz" buyurmuĢlardır. Akgündüz. Siyâsetnâme. Me ram. hür bir kadınla evlenme imkânı bulunsa dahi. sh. söz konusu kaidenin ilk cariyeden olan istisnasıdır. 38. âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir. bu madde en güzel Ģekilde anlatmaktadır. 57. Dalkıran. Akgündüz. Yılmaz. aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına göre de mekruh görüldüğünü beyân etmektedirler. ehl-i kitap veya Müslüman olan bir câriye ile evlenmesi. Fâtih Sultân Mehmed'den sonra. c. Hür bir kadınla evli olan hür erkeğin bir câriye ile evlenmesi ise sahih değildir. halbuki hür bir kadınla evlenme imkânı varken câriye ile evlenmesinin sahih ve caiz olduğunu ifade etmektedirler. Ġstanbul 1997. Bu hususda Ġmâm Mâlik. Fetvaya esas olan da bu olduğundan dolayı. Ġbn-i Kemal ve DüĢünce Tarihimiz. 135 vd. Bazı farklı yorumlar için bkz. 112 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 5. Bkz. md. 163. Sultân Abdülaziz'in Mehmed Ali PaĢa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad PaĢa engellemiĢtir. sh. Osmanlı Kanunnâmeleri. 2. 24-30. Zira Hz. Harem'deki kadınlar saltanatı da devĢirmeler ve dıĢarıdan satın alınan değiĢik milletlere mensup cariyelere terk edilmiĢtir. Bir kısım hukukçular. Bu Ģart gerçekleĢmesi halinde de. Akgündüz. 6. devĢirme erkeklere bırakılmıĢsa.. Yeniçeri Kanunnâmesi. daha evvel evlendiği hür bir kadın yoksa. hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini. bir görüĢe göre âzâd edip hürriyetine kavuĢturdukdan sonra ve bir görüĢe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi. hür bir kadınla evlenme imkânları bulunmasına rağmen. IX. 3. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı PadiĢahları. Hanefi hukukçular. 99. hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını. Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir? Kur'ân-ı Kerim. I. md. önemli bir olaydır. 15. c. saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir.Kanunî'nin câriye olan Hürrem Sultânı. Ġslâm . Mısırlı Bezmiârâ Hanım'ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuĢtur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiĢtir. hür kadının rızasıyla böyle bir evliliğin caiz olacağını ifade ederken.Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki de denen HümaĢah'ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eĢliğine kabul etmesi de önemli bir istisnadır. 349. sahih ve caizdir. Fâtih'den itibaren hür kadınlar ile veya cariyeler ile nikâh akdi icra ederek PadiĢahların evlenmeleri tamamen istisnai bir durum haline gelmiĢtir.Genç Osman'ın ġeyhül-Ġslâm Esad Efendi'nin kızı Âkile Hanım'ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması Ģeklinde değerlendirirsek. Bâyezid'in Karaman Oğlu Nasuh Bey'in kızı HüsnüĢah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnadır denilebilir. cariyelerle evlenmeyi âdet haline getirmiĢlerdir. Muhtelif yerler. Ancak câriye olan bu kadını. hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için. ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları Ģartı aranmaktadır. muhtelif yerler.Sultân Abdülmecid. nikâh akdiyle ve hür kadınlarla evlenmeyi terk etmiĢler ve bunun yerini cariyelerle ve nikâh akdi yapmadan karı-koca hayatı yaĢama usulü almıĢtır. 56.Fâtih'in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ'in kızı Sitti Hâtûn ile evlenmesi. sh. 37. c. Sayın. Bu teamülün Osmanlı Devletinin yıkılıĢ zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnalarının bulunduğunu görüyoruz. bu durumun hür erkeğin birinci Hanım'ının hür bir kadın olması halinde söz konusu olduğunu.tercih etmiĢlerdir. 4. sh. 54 Türk üzerine vermenin ne demek olduğunu. Mevlüt Uluğtekin. Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama Ģartına bağlamaktadır.Oğlu II. Bkz. Ġmâm ġâfi'î de kocanın köle olması halinde böyle bir evliliğin caiz olduğunu söylemektedir". Peygamber. Osmanlı Devletinin resmî Kanun-ı Umûmîsi sayılan Mültekâ'daki ifade aynen Ģöyledir: "Hür bir erkeğin. md. Fâtih devrinden Osmanlı Devletinin yıkılıĢına kadar. kahir ekseriyetle Osmanlı PadiĢahları. IV.

cariyelerle nikâh akdi ile evlenmek caiz ise de. Nisa Süresindeki âyetin hükmü gereği mekruh olacağını ve bir kısım hukukçular ise bu akdin sahih olmayacağını ifade etmiĢlerdir. istifraĢ hakkının Ģer'î dayanağını açıklamaktadır.Hukukuna göre. Ġslâm hukukuna göre. Bu durumda. Ayrıca efendi daha evvel hür bir kadınla evli ise. a) PadiĢ. hal tedir. sadece eĢleri ve cariyeleri ile iliĢki kurarlar. Hürrem Sultân'ınkinin bu gruba girdiği ve cariyelikten kurtulamadığı daha evvel ifade olunmuĢtu. daha evvel hür bir kadınla evli olması. cariyenin efendisinin mirasından istifâde edememesidir. Eğer PadiĢah hür bir kadınla evli değilse. baĢka bir erkek ile evli olmayan bir cariyesi ile herhangi bir nikâh akdi olmadan karı-koca hayatı yaĢayabilir. "Onlar namuslarını korurlar. AncaK âzâd edip som b) Câriylenir. Her ikisinde de doğan çocukları hür olarak doğar. bir akın sırasında esir edilerek PadiĢah'a takdim edilen Hürrem Sultan'ı önce âzâd etmiĢ ve sonra da nikâh akdi ile eĢliğine almıĢ ve Fâtih zamanından beri devam eden cariyelerin nikâhsız istifraĢ edilmesi kaidesini bozmuĢtur. PadiĢah nikâh akdiyle onunla evlenir. Bu durumda nikâh ihtiyatî bir nikâh olacaktır. Efendi için sabit olan bu hakka istifraĢ hakkı denmektedir. Hatta öylesine kaideler konulmuĢtur ki. Kanunî Sultân Süleyman. eĢ statüsündeki veya istifrâĢ hakkı bulunan cariyeliktir. "OnlırĠ lar. d&ti meĢine mânı! evlendiği diğer araĢtırmacılara göre. âzâd ederek evlendiği câriye ile hür olarak evlendiği diğer hanımları arasında hiçbir hüküm ve statü farkı mevcut değildir.' bozmuĢtur. Asıl câriye hukuku burada söz konusudur. PadiĢahın eli altındaki cariyesi ile nikâh akdi yaparak evlenmesidir. Ġkincisi. dört sınırını aĢmamıĢ olmak Ģartıyla. Ġslâm Hukukunun câriye kabul ettiği kadın kölelerin bir statüsü de. Bir kısım araĢtırmacılara göre. nikâh akdi yapmadan istifrâĢ hakkını kullanarak yine karı-koca hayatı yaĢamak mümkündür. Bu tesbitten de anlaĢılacağı üzere. bu kaidenin Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki'yi önce âzâd edip sonra da nikâh akdi ile onunla evlenmesi ile bozulduğunu ifade etmektedirler. hür ve evli bir kadın ile istifraĢ hakkına dayanılarak karı-koca hayatı yaĢanan câriye arasındaki en önemli fark. Ostlerle Mya) PadiĢah evlenmeden önce cariyesini âzâd eder yani hürriyetine kavuĢturur ve bu durumda hür bir kadınla evlenmiĢ olur. ( hakkı I ya ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 113 (i ile ve Ġhı ka10laI. Bu durı kadınla evli ise.r bu durumda >>¦ kadınla evli olmasp. bazı hukukçular câriye ile olan nikâh akdinin. Kur'ân. cariyesini âzâd ederek evlenmesine mâni teĢkil etmez. Ancak çoğu tarihçiler. Böyle bir evlilik halinde. Bu da iki Ģekilde olur. b) Cariyesi câriye statüsünde kalmakla beraber. I hükmü gereği r nı ifade etrr Müslüman olu evlilik akdi I ğan çocukları i kurtulamadığı! lklnciıi)t yesi ile heı olan bu hakka Ġ Kur'ân. bu istifraĢ hakkı da. Miras münâsebetinin dıĢında bazı cüz'i farklar da . Kur'-an'ın ifadesiyle zinaya yol açmaması ve gizli metres hayatına dönüĢmemesi için önemli kaidelere bağlanmıĢtır. PadiĢah. t takdim edilenı ve Fâtih zam. Ancak önemle belirtelim ki. Çünkü i yanağını açıkl ifadesiyle ı delere bağlat istifrâĢ hakkmı| cariyenin ı bazı cüz'i f ma poligam leme sürt me konu» etkileme ÖnemJj'J yaptığı takı ile kan-kı istifra. Çünkü bunu yapanlar ayıplanmazlar" buyurarak. Her iki halde de evlilik akdi ihtiyatî bir akittir ve hukukî sonuçlarını tam doğurmaz. iki Ģekilde PadiĢahlar ile karı-koca hayatı yaĢayabilirler: Birincisi. köle veya hür baĢka erkekler ile evli olmayan cariyeler. o zaman ehl-i kitap veya Müslüman olmaları Ģartıyla câriyesiyle nikâh akdiyle evlenebilecektir.

Halbuki bu statüde olunca. Osmanlı PadiĢahları bir kısım cariyeleri ile nikâh akdi yapmasına karĢılık. Bu durumda. Önemle ifade edelim ki. Nikâh akdi yaparak evlendikleri hemen kadın efendi unvanını alırlar. tstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir? îstifraĢ hakkının ve buna dayanılarak teserrî yani câriye ile karı-koca hayatı yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları Ģu Ģekilde özetlenebilir: PadiĢah ile karı-koca hayatı yaĢayan câriye. böyle bir iddia bütün kadın efendiler için doğru değildir. Üçüncü Grup: Beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk saf . Ancak dört kadın sınırını zorlamadıkça kadın efendiler ile nikâh akdi yaptığı da doğrudur. câriye de ümm-i veled statüsüne geçer. Nikâh ile alınması. O halde Osmanlı PadiĢahlarının Fâtihden itibaren beraber oldukları kadınları. bunların sayısı mahduttur. Zira tam zevce kabul edilince. Ġkinci Grup: Nikâh akdi yapmadan beraber oldukları ve ancak ümm-i veled statüsündeki yani çocuk sahibi oldukları Kadın Efendilerdir. Böyle bir cariyenin baĢka biriyle karı-koca münasebetine giriĢmesi zina sayılır. Ġslâm hukuku. En önemlisi de. Hamile değilse. bekleme süresi bitince yeni efendi ile karıkoca hayatı yaĢamaya baĢlayabilir. dört gruba ayırmak mümkündür: Birinci Grup: Nikâh akdi yaparak eĢ kabul ettikleri kadınlardır ki. efendi. PadiĢahların zevceleri yani eĢleri olarak takdim edilmiĢtir ve doğru olan da budur. birinci Ģıkta belirttiğimiz ümm-i veled hükümleri devreye girer. Böyle bir cariyenin PadiĢah ile yaĢadığı karı-koca hayatının akıbetini de ikili bir ayırıma giderek izah edelim: a) ĠstifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden efendi çocuk sahibi olunca. Efendi'nin istifraĢ hakkına dayanarak cariyesi ile karıkoca hayatı yaĢamasına teserrî de denmektedir. Mesela istifraĢ hakkı ile bir câriye ile karı-koca hayatı yaĢama poligami = birden fazla kadınla evlilik sınırına tâbi olmama. Halbuki bir anda dörtten fazla câriye ile Kadın Efendiler olarak hayat yaĢayan PadiĢahlar vardır. Efendisi dıĢında kimse ile karı-koca hayatı yaĢayamaz. PadiĢahın zevceleri gibi dememizin sebebi. PadiĢahın karısı gibi olur. evlenilen kadın câriye de olsa. Bunların sayıları. böyle bir cariyeyi baĢka bir efendiye satabilmesi ve Efendi'nin istifrâĢ hakkını elde edebilmesi için. Hanefi hukukçulara göre. Kadın Efendilerin sayısı yediye kadar çıkmıĢtır. Kısaca ifade etmek gerekirse. en fazla sekize çıkmıĢtır. Ayrıca Efendi'nin ölümüne bağlı olarak annesini de hürriyetine kavuĢturur. ġayet câriye hamile ise.vardır. b) PadiĢah. AyĢe Osmanoğlu'na göre bunların çoğu nikâh ile alınmaktadır. tam zevce olarak kabul edilmemeleridir. PadiĢah. PadiĢahların zevceleri gibi sayılırdı. Bunun yolu azldir. Bu duruma göre. Ancak istifraĢ hakkı ile karı-koca hayatı yaĢaması halinde. câriye statüsünü bile köle kadınların hürriyetlerine kavuĢmaları için vesile kılmıĢtır. PadiĢahların kendileriyle cinsi münâsebette bulundukları ikballer ve son zamanlarda ortaya çıkan gözdeler ve peykler bu statüdedirler. Efendi'nin cariyeden doğan çocuğu hür olarak dünyaya gelir. Çocuk sahibi olmadan karı-koca iliĢkisini devam ettirebilir. kendi cariyesi dıĢında bir câriye ile nikâh akdi yaptığı takdirde birden fazla evlenmenin sınırına riâyet edecektir. Bu kaideye uygun olarak Osmanlı tarihinde PadiĢah'dan hâmile kalan bir câriye. Kadın Efendi demek. ayrılığın üzerinden iki hayız müddetinin geçmesi gerekir. iki kız kardeĢi câriye olarak eli altında ve bu statüde bulundaramaz. Ancak bunun da bazı kaideleri vardır. aynı anda dört kadından fazla olanı haram haline getirir. PadiĢah. Bu sebeple birden fazla evlenme konusundaki sınıra riâyet edilmeye ihtiyaç kalmamıĢtır. Ancak birisinden boĢandıktan sonra diğerini nikahlayabilir. Bu sebeple özellikle Kadın Efendiler. Osmanlı PadiĢahlarının aile hayatlarında ri'âyet ettikleri hukukî statü çoğunlukla budur. istifraĢ hakkı bulunan bir kısım cariyeleri ile de teserrî yani nikâh olmadan karı-koca hayatı yaĢamıĢtır. böyle bir sınır mevzubahis değildir. Müslüman veya ehl-i kitap olan câriye ile istifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢayabilir. 114 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57. mutlaka nikâh ile evlendiği câriye demek değildir. dört kadın sınırı söz konusudur. aile içerisindeki statüyü fazla etkilemeyen hallerdir. hemen Kadın statüsüne geçer. daha önceden olmasa bile. karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden çocuk sahibi olmayabilir. iddet ve boĢamada bekleme sürelerinin yarıya indirilmesi ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi cariyenin örtünme konusunda hür kadınlar gibi olmaması gibi farklar.

AyĢe. Pakalın. Yani PadiĢahların | cariyelerin sayılan siniri Osmanlı PadiĢahlarının! çok azdır. 2. ĠM vd. Babam Sultân Abdülhamid. Bazı O™ lardır.Osmanlı Devleti'nin sınırları bir zamanlar 24 milyon km2yi bulmuĢtur. Itk. 328 vd. c. Osmanlı PadiĢahları. I. devletin baĢını en çok ağrıtan hadise devleti yönetenlerin ailesi ve hanedan söylentileridir.. Mecma'ül-Enhür. PadiĢah kızları ile evlenen damadların suiistimali gelmektedir. 38-42. Osmanlı tarihinde de böyle olmuĢtur. 116 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Aynı Ģey. c. 58. Bizce bazı sebepleri Ģunlardır: 1. kayınbiraderlerden. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır? Bu soru. Ankara 1992. 2. 40-41. dayılardan ve amcalardan korumak için böyle bir riske girmemeyi tercih etmiĢtir. farklı < 1. bu dediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır56. Osmanlı PadiĢahlarının aynı anda dört beĢ kadın ile beraber olanları ve yaĢayanları çok azdır. Yani PadiĢahların Kadın Efendi ve Ġkballer dıĢında karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerin sayıları sınırlıdır. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.hibi olmadıkları cariyelerdir ki. Mü'minûn. 3. Bugün böyle oldujjuj nan Hürrem Sultân'uij mektedir. baĢlamıĢtır. Akgündüz. Çağatay. 34-35. Harem II. Nikâh akdiyle alınan Hürrem Sultân'ın devletin baĢına açılan ilk ve en büyük gaile olduğu çok iyi bilinmektedir. bu tür hanedan görüntülerinden açıkça yakınmıĢ-lardır. Harem j) Akgündüz. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. OsmanoJM Çağatay. Damad. Bugün böyle olduğu gibi. Osmanlı! ve amcalardan I tinin yıkılıĢ sebepleı mektedir. 542 vd. Buhari. sh. Dünyada bazı baĢbakanların eĢlerinin adları. Nisa. sh. Bunların azami sınırı da dörttür. 364 vd. Aynı Ģey Sultân Ġbrahim'in nikâh akdi ile aldığı HümaĢah Hanım için de söz konusudur. Her birinin ayrı ayrı hanımlarını ve çocuklarını liste halinde inceleyince.Bugün Türkiye'de» hadise devleti yönetenleri»! nn eĢlerinin adlan. II. Sertoğlu.Birden I devletin kaçınma sel» düğünlerde hedlptl 56 Kur'ân. Ġstanbul 1994. sh. Osmanlı Kanunnâmeleri.. Her birinin ayn I dediğimiz daha Ġyi anlaĢıl) 58. sh. peykler ve has odalıklardır. c. yakınlarının iĢe karıĢtığı ve devlet pastasından pay talep ettikleri bir vakıadır.Osmanlı l geniĢ bir ülkeyi we Bunun için de Paı da yolu Harem'd mektir. Mafya liderlerinin isimleriyle birlikte telaffuz edilmektedir. 121. II. 5-6. Tarih Deyimleri.. Bunun için de PadiĢah'ın ailesinin taĢra ile alakasının olmaması gerekmektedir. 49.Bugün Türkiye'de ve baĢka dünya devletlerinde. bunlara ikbal adı verilmiĢtir ve II. Fâtih döneminden i meyi neden terk < cih etmiĢlerdir? girme fırsatı eldd i Bu soru. Osmanlı Tarih Lügati. Dördüncü Grup: Her PadiĢahın olmamakla birlikte. Böyle olmasa bile. sh. devletin bütçesini sarsacak düğün ve nikâh masraflarından ve yapılacak israflardan kaçınma sebebini de ihtiva etmektedir. Osmanoğlu. Uluçay. Böylesine geniĢ bir ülkeyi idare etmek devlet sırlarının dıĢarıya sızmamasını gerektirmektedir. Osman» S (ANLI ĠRltüBĠLĠNMEYEN OSMANLI 115 hibi olmadıkları cariyelerdir ki. 126-127. yeğenlerden. olmasa bile. sh. Harem II. Düğün törenlerine yapılacak masraflar ve bu düğünlerde hediye adı altında dönecek dolapları da bir hesaba katarsanız. Ġkballer ço< bazan da nikâh akdi ile / Dördüncü Grup: i ikbal adayları demek olan ^ dörttür. 3. 311 vd. Bazı Osmanlı PadiĢahları.' konusudur.. Osmanlı Devletinin yıkılıĢ sebeplerinin baĢında. yakınlarınııt(| dır. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. devleti. Bunun da yolu Harem'den baĢka varacağı yer olmayan cariyelerle aile hayatını devam ettirmektir.. 25. son zamanlarda görülen ve ikbal adayları demek olan gözdeler. farklı Ģekillerde cevaplandırılmıĢtır.Birden fazla evli olan Osmanlı PadiĢahlarının nikâh ve düğün yapmamaları. neden dev56 Kur'ân.

devlet siyâsetinin gereğidir57. Kürdler ve Araplar gibi Müslüman unsurlar yanında. Koçibey de. Zira böyle davranmaları Allah'ın ve dinin emri değil. 131. 57 Akgündüz. I. Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını. III. Uluçay. Türk aristokrasi part isi ile devĢirmeler arasındaki mücadele gibi göstermek doğru değildir. Sîman-oğulları Devleti bir asilzade olan Mahmûd Sebüktekin'in isyanıyla ve Büyük Selçuklu Devleti de Harizm-Ģah'ların isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. daha evvel kapıkulu arasına alınması caiz olmayan Türkler. Bu açıdan bakıldığında.BĠLĠNE Ģirme yani câriye usulüne dönüldüğünün sebebini kolay anlarsınız. Ancak sadece Osmanlı Devleti'ni tenkit uğruna. tarihde bir çok devletlerin kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkıldıklarını verdiği misâllerle anlatmaktadır. Bâyezid arasındaki mücadeleyi. bazı mücadelelerin bulunması reddedilemez bir gerçektir. Kul sistemiyle aristokrat bir sınıf kabul etmeyen Osmanlı Devlet sisteminde. BA. Devlet adamları arasında her . Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var. iç oğlanlarının ve Enderun'a alınan insanların eskiden beri devĢirme veyahut gerçekten köle asıllı olanlardan seçildiğini. 315 vd. Koçi Bey'e göre. Bunun en acı misâli. sh. sh. Bu iddialar doğru mudur? Saltanatın. 4. devletin devam ve bekasının böyle bir sistemde görülmesinden kaynaklanmaktadır. PadiĢahın Kadınları ve Kızları. selefdeki devlet adamları zikredilen kanunu koymazlardı. kendi zamanında.. Ahmed Refik. Ġbn-i Kemal'e göre. nr. 61-62. Zad tay»rrc in1 I-2-m. c. bir. Türk düĢmanlığından değil. 40-41. Fâtih'den itibaren Osmanlı Devleti'nin bir kanun ve anane haline getirdiği devĢirme sisteminin (gılmân sistemi ve kapıkulu sistemi de denmektedir) veyahut bir diğer ifadeyle haremden ve kapıkulundan çıkanların devlet idaresinde Türk ve Ģehirlü olanlara tercih edilmesinin yanlıĢ yönlere çekilmesini doğru bulmuyoruz. Harem II. her Ģerefi devlette bulmuĢ olan köle asıllı kiĢilerin devlete isyan edemedikleri ilave olunmaktadır. eğer bu grupları kapıkulu sınıfına dahil etmek caiz olsaydı. 16-17. Ġbnül-Emin Saray. tenkit edilebilir. Veziriazam Karamanı Mehmed PaĢa ile Ġshak PaĢa veya Cem Sultân ile II. Ancak böyle bir siyâset. devlet idare etmenin ve özetle menfaat ve yetkinin paylaĢılmasının bulunduğu her yerde. Abbasîler. Sh. Ahmed. 4. 939. Lale devrinde yapılan düğünlerin çoğu bu dediklerimizi teyit edecek mahiyettedir. Türk unsurunun Saray'dan uzaklaĢtırılması değildir. yakın devlet olarak Ġran ve benzeri Osmanlıların sevmediği sülalelerin bulunması da. çevrede beylik ve fethedilecek memleketin kalmaması. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 117 itelet ley ve e ve ItnüO halde bu sistem.Bu arada. 141. Baskı. Ġbn-i Kemal konuyu açıklarken. eski bey ve kral kızları ile evlenme âdetini ortadan kaldıran sebepler arasında sayılabilir Dolayısıyla Osmanlı PadiĢahlarının özellikle câriye asıllı hanımlarla evlenmesinin sebebi.. bu manadaki aristokratların isyanıyla. 37-39. kapıkulu sistemi ile. en az bir sefer masrafı kadar düğün için masraf yapılmıĢtır. Ġbrahim'in Telli Haseki ile yaptığı evliliktir ve maalesef devlet para darlığı içinde olmasına rağmen. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. Ġbn-i Kemal'e göre. biri be!! etrayn bağı. gayr-i müslimlerden de alınmaları yasak olan Yahudi ve Çingenelerin alınmaya baĢlandığını. kapıkulu sisteminin devletin istikrar ve devamını sağlayan bir müessese olduğunu. bunlardan birisinin vali veya benzeri memuriyete geldiklerinde nasıl isyan ettiklerinin gayet iyi bilindiğini açıkça beyan etmektedir. Ġstanbul 1997. Kadınlar Saltanatı. 59.

Ġslâm hukukunda vakfın bir Ģartı da. Karamanî Mehmed PaĢa'yı sevmediğini her ifadesiyle belli etmesine rağmen. Osmanlı Kanunnâmeleri. tbn-i Kemal. kabile kabile yaptım ki. taife taife. Karamanî Mehmed PaĢa. vakfedilen malın mülk olmasıdır. Aralarında itibarî ve arızî bir ayrılık var. gerçek anlamda bir vakıf olmadığını ve bir kamu tahsisinin adı olarak devamında da sakınca bulunmadığını kabul etmiĢlerdir. Bazı farklı yorumları için bkz. husumet edesiniz diye değildir" Müslümanlar indinde ve yanında din ve milliyet. ġarklılar. Mürsel.zaman görüĢ ayrılığı bulunabilir. yapılan tahsisin gayr-ı sahih tahsis olacağı ve bunun iptal edilmesi gerektiği ifâde edilmiĢtir. Bu Ģarta riâyet edilmediği takdirde. sh. bizzat müttehiddir. meseleyi çok açık bir Ģekilde takdim etmektedir: "Sultân Selim'e bî'at etmiĢim. Hâdiseler doğrudur. Asr-ı saadet ve Osmanlı dönemi bunun en bariz misâlidir. onlar da ona bî'at ettiler. 5/b. Bu isnadlar sonucunda Yeniçerilerin ellerinden kurtulamamıĢtır. Burada sadece özetleyeceğiz. Rezzâkları bir. ġimdiki Ģarklılar. Zira o. Nitekim 1382 yılında Sultân Berkuk'un huzurunda toplanan Ġslâm hukukçuları da. Kaderin çoğu peygamberleri Ģarkta göndermesi iĢaret ediyor ki. kitapları bir. PadiĢah Anaları. o zamandaki Ģarklılardır"58. Muteber tarihçilerin ittifakla beyanına göre. Bu hakikati bir asır önce gören büyük âlim Bediüzzaman. Tevârîh-i Âl-i Osman. Ta birbirinizi tanımalısınız. Karaman? Mehmed PaĢa'nın yeniçeriler tarafından katledilmesini. söz konusu partilerin mücadelesi gibi göstermek de mümkün değildir. Devlete ait bir mal veya menfaatin vakfedilmesi sahih değildir. vrk. Bilindiği gibi. md. kardeĢliği. Ġçlerinde ve kalblerinde hâkim olan din duygusudur. Koçi Bey Risalesi. söz konusu sorunun gündeme gelmesine sebep olmuĢtur. 80. devlete ait vergi gelirlerinin. milliyetin hayatı ve ruhudur. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed". Bu sevilmeyiĢi. Sultân Cem'i tahta çıkarma ve hatta Fâtih'i zehirletme isnadlarının yapılmasına sebep olmuĢtur. bazı irsâdî vakıfları neshederek tîmara çevirmesi ve yeni vergiler koyarak hazineyi güçlendirmeye çaılĢması sebebiyle. Ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz ve birbirinize yardım edesiniz. Bu kadar bir birler. garplılar gibi değildir. millet millet. peygamberleri bir. cildinde "Osmanlı Kanunnâmelerinde ġer'îliği TartıĢmalı Olan Mes'eleler" baĢlığı altında yaptık. vatanları bir. tahsis edilen cihetin beytülmaldan istihkakı bulunan bir hayır ciheti olmasıdır. ancak te'vil ve fermandaki açık izaha rağmen vakıf kelimesinin bütün vakıflara teĢmîl edilmesi yanlıĢtır. Meram. Yoksa. Muhtelif yerler. Yücel. yek diğerinize karĢı inkâr ile yabanî bakasınız. Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir. irsadî vakıf veya tahsisat kabilinden vakıf dedikleri bu çeĢit vakfın. Zaten Kur'ân da aynı hakikati beliğine Ģöyle ifade etmektedir: "Sizi. oğlu Bâyezid Veli devrinde tekrar vakfa verildiği" ısrarla belirtilmektedir. bu tür tahsisatın iptal edilebileceğini kabul etmiĢlerse de. sh. Ġstanbul 1985. kabile kabile yarattık. diğer mezheplerin görüĢlerini esas alarak. Akgündüz. Ģark vilâyetlerini ikaz etti. Mevlüt Uluğtekin. gayr-ı sahih vakıf. A 3/3. iptaline cesaret edememiĢlerdir. Belki din. onun son derece namuslu olduğunu ve rüĢvet yemediğini kabul etmektedir. Âyet 13. ÂĢıkpaĢa-zâde. Bunun aslı nedir? Tek nüshası Bursa ġer'iye Sicilleri. Ģarkı uyandıracak ve terakki ettirecek sadece ve sadece din duygusudur. Ancak Eyyubî Devleti zamanında.. 118 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BU: Maalesef bu fermanın hukukî tahlili. sorulan bir suâl üzerine Ġbn-i Ebî Asrûn isimli bir âlim. . bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II. X. Hucurât Suresi. 60. Yılmaz. Konunun ayrıntılı izahını. Defter. 58 Kur'ân. muhabbeti ve birliği iktiza etmektedir.. ġerâfettin Turan neĢri. 79-86. 303/b'de bulunan ve 885/1480 tarihinde yazılan Fâtih'e ait bir ferman. onun ittihâd-ı Ġslâm'daki fikrini kabul ettim. sh. 285. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. Ancak aralarında binbirler adedince birlik bağları vardır. Osmanlı Ģöyle düĢünmüĢtür: devletin belkemiğini teĢkil eden Müslümanlar ayrı ayrı milletlerden ve kabilelerden olabilirler. c. 27-29. kıbleleri bir. halk ve asker tarafından sevilmemektedir. beytülmaldan istihkakı bulunan hayır cihetlerine vakıf adıyla tahsis edilebileceğine fetva vermiĢtir. Yaratanları bir. Safa. sizi. Ya'Ģâr. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. sh. Ancak bu çeĢit vakıfların da en önemli Ģartı. I. Ġslâm hukukçuları da. baĢlangıçta hatalı yapıldığı için bütün efkâr-ı âmmede de aynı yanlıĢ kanâat devam etmekte ve "Fütuhat için çok askere ihtiyâcı olan Fâtih'in bir çok vakıfları "mensûh" sayarak tımara çevirdiği ve bunların. Muhtelif yerler.

Karamam NiĢancı Mehmed PaĢa'yı anlatırken. 251-255. irsâdî vakıflar olmasıdır. sh. Osman Gâzî zamanından beri tahsis edilen yerlerin bunun yaptığı düzenlemeler ile geri alındığını. değirmen ve kısaca müsakkafât yani çatılı mal türünden vakıflara müdâhale edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır ki. II. devletin zaruri görevi olduğunu anlamıĢ. Zaten bazı Ġslâm hukukçularının. ilk gelir-gider defterleri ve tapu kayıtları demek olan Divan usulünü geliĢtirmiĢtir. Vakıf köy ve yerlerin vakfından kasıt. Tarih. Her güzel Ģeyde olduğu gibi. Müslümanların feth ettikleri memleketin gelir ve giderini. Esad Efendi. maddede ise. ġöyle ki. Hatta . UzunçarĢılı. t kanunudu' 22» tapu islerr-CTüĠ nunnimt-i II liriz. kısaca hukuk ve iktisât sistemi açısından ne kadar büyük bir ehemmiyete haiz olduğunu belirtmekte fayda vardır kanaatindeyiz.ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in de iptal etmek istediği ve ettiği. bir milletin devlet idaresi. (WllĠ i etmiĢ ve bıi!ust| . bizi ĢaĢırtacak hakikatlarla karĢı karĢıya geleceğiz. zeri kart ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 119 61. sahih vakıflar değil. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür? ¦olacağı ĠMân rtileardeTapu ve kadastro iĢlemlerinin. gelir ve giderlerinin kontrolü. Bu dediklerimizi teyid eden bir kayıt da. Dede Halife. sh. tikleri mttnltMftj (Jevletin zaruri { Imek olanDIvMi ¦kadastrosunu y iyerıerin aljnlın» t i-yerleri. Halil. sh. buralardan elde edilen vergi gelirlerinin vakfı yani gayr-ı sahih yahut tahsisat kabilinden vakıfdır. bahçe. sh. Ġbrahim bin Bahsi. Bilindiği gibi Anadolu Arazîsi tamamen mîrî arazidir. Ġslâm devletini bir dünya devleti hâline getiren Hz. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir. 2. Risale Fî Emvâl-I Beytilmal ve Aksâmihâ ve Ahkâmihâ. 525-561. Dü&yuual manındı I Devleti'sAi Tapu ve I kontrolü. 192. sh. vakıf adıyla yapılan tahsislerin asla bozulmaması gerektiğine yönelik fetvaları da ÂĢıkpaĢa-zâde'yi desteklemektedir. Osmanlı Tarihi. c. Fethe: «I yesi ile resnij defterlere lı resmi ı 59 Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. defterlerde testti nemli yani ı KöĢkü tapu kanunu. Zaten mülk bir arazinin değil. Ġstanbul 1997. bu mevzuda da. ÂĢıkpaĢa-zâde'nin tesbitleridir. çift %"J I vergide «is * Hz. 583-585. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserde neĢrettiğimiz Kanun metni de bunu isbat etmektedir. bunlar aslı mülk mal olduğundan sahih vakıflardır. Meseleyi biraz daha açarsak. "Bursa ġer'iyye Sicillerinde Fâtih Sultân Mehmed'in Fermanları". Ġnalcık. Belleten. 3560. Fakat önemli olan. I. 702-703. güzel yurdumuzun tapu-kadastro iĢlemlerini bitiremediğimizi ve bu yüzden çok kimselerin haklarının zayi olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz. sahih vakıflar değil. c. 146. XI/44. ancak mîrî arazinin tımara çevrilebileceği de unutulmamalıdır. kısaca S olduğunu t tapu-kadastro \ olduğunu da!ı Müslümanlm «ti da ilk tapu t âlemi çok iyi 6 karĢıya gelra&J Ġslâm d t. Müslümanların ve bilhassa da Müslüman Türklerin rehberlik etmiĢ olduklarını ve dünyada ilk tapu kanununun Fâtih Sultân Mehmed tarafından hazırlandığını. ÂĢıkpaĢa-zâde. Fâtih'in nesh yani iptal ettiği vakıfların. 61. nr. ancak bu uygulamanın yanlıĢ olduğunu ifade etmektedir. maddede bağ. Ömer. Ayrıca 60 senedir. nüfusunu ve diğer coğrafi durumunu bilmenin. köy ve yer yani arazi ve akar (burada arsa kasdedilmektedir) nev'inden olan tahsisat kabilinden vakıfların mensûh sayılmasını emretmektedir. Zira I. dünya ilim âlemi çok iyi bilmektedir. tekrar mirî arazi olduğundan tapu ile isteyene verildiğini. Süleymaniye kütp. Öteki mesele zaten tartıĢmalıdır59. belki gayr -ı sahih yani tahsisat kabilinden vakıfların da sahih olmayan tahsis kısmıdır. Osmanlı Kanunnâmeleri.

ormanları. arazisi tahrir edilen yerlerin re'âyâsı. 22 madde halinde yayına hazırladığımız bu kanun. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. kalmaıcuztft. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. Mufassal defterlerdir. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BlL. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. icmal defterleridir ki. Bu bin küsur defter. Ġkincisi. Hazırlanan defterler. diğer bütün Müslüman devletlere örnek teĢkil etmiĢ ve bilhassa Osmanlı Devleti yeni fethedilen arazilerin tapu-tahririni yazma ve defterlerde tesbit etme hususunda zirveye yükselmiĢlerdir. Fethedilen bütün arazilerin nüfusu. sakat. Bazı tarihçilerin. evli ve bekar. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. Bu mevzuda ilk ve en ö-nemli yazılı hukukî düzenleme. ormanları. BAYEZID DEVRĠ 62. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. Sultân II. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Kanunnâmenin orijinal adı "Kanunnâme-i Kitâbet-i Vilâyet" Ģeklindedir. bataklıkları ve sazlıkları ve benzeri araziyi vergide esas alınacak arazi arasına katmayınız". meraları. Ömer'in bu tatbikat ve talimatı. Tahrir neticelerini iki ayrı defterde toplarlar: Birincisi. Topkapı Sarayı Revan KöĢkü kitapları arasında 1935 ve 1936 nolu kanun mecmualarında yer alan bu tapu kanunu. bütün dünya hukuk tarihinin ilk tapu kanunudur. san'at sahibi vesaire benzeri kayıtlar deftere geçirilir. Topraklı topraksız. Osmanlı Devleti'ndeki tapu iĢlemlerinin temel esaslarını ihtiva etmektedir. Özellikle mufassal defterlerde ahalinin fertlerine ait bütün vasıflar da zikredilir. mezraları. muharrir veya il yazıcı da denir. Tahrir iĢlerini iki resmi görevli yürütür: Defter Emini ve Vilâyet Kâtibi. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. Ġlgili bulunduğu bölgenin köyleri. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Arazînin bu Ģekilde yazım iĢlemine tahrir denilir. Kısaca umûmî esaslarıyla Ģöyle özetleyebiliriz. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru . sadece Osmanlı Devleti'nin değil. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu sever di" Ģeklindeki ifadelerini.II. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları.] erdi. Bâyezid. Verimsiz ve çorak yerleri. tımar ve ze'âmet olduğu ve bunların sahipleri kaydedilir. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. kıĢlakları ve diğer araziler ile bunların kime ait olduğu. 1750'yi bulmuĢtur. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. bunlarda sadece arazilerin has. Bunlar görevli oldukları bölgelere giderler. Fâtih zamanında hazırlanmıĢtır. tescil gayesi ile resmî görevliler tarafından muntazam bir Ģekilde resmî muhafaza altına alınan defterlere ka ydedilir.Osman bin Hanif'i Irak arazisinin tapu kadastrosunu yapmak için görevlendirdiğinde Ģu talimatı vermiĢtir: "Ģen ve ma'mûr olan yerlerin alanlarını ölçünüz. Defter eminine muharrir-i memâlik. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. ihtiyar. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. zirâat edilen veya edilebilecek olan araziyi tesbit ediniz. gelir çeĢitleri ve ödeyecekleri vergiler kaydedilen defterlere mufassal defter adı verilir. 149! sil salt! karĢı t manlık I sıyla 1499f Venedik I Osmanlı 1 na'da y VIII. Hz. çift sürülmesi kabil olmayan öyükleri. tepeleri. arazinin durumu ve benzeri hususlar. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? ciddi t» S Sultân II. MemluMtt! lüs'de de ed.'NMEYENfi Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. Bütün bu araĢtırmalar.

Sultân Bâyezid. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. ReĢit Efendi. 1036. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. dünyanın 1. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Akgündüz. Risale-i Araz!. Bâyezid. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Hazırlanan defterler. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde.. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. Hüseyin Efendi. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. Sultân Bâyezid. nr. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. 1750'yi bulmuĢtur. BÂYEZĠD DEVRĠ 62. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu severdi" Ģeklindeki ifadelerini. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Bu bin küsur defter. ve 2. Sultân Bâyezid. 60 Ebüssuud. 1) sil sa'tı sıyla v. Telhis'ül. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. vrk. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir.II. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Bütün bu sıkıntılara rağmen. . i il'ln c ciddi W S Anaı istemesi* deri v manltJ Sultân II. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. 81/b-85/a. R. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. 1485 yılından itibaren. 1935 vrk. Osmanlı Kanunnâmeleri. 41 vd. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. vrk. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. 1483'de 1. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. Hezarfen. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Maalesef düĢmanlar. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. 367 vd. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? MemlükHI i lüs'de ) de eöiyı kalmak i erdi. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Bütün bu araĢtırmalar. Sultân II. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. I. Bazı tarihçilerin.ereö Osmanlı I na'da) M Ģeyht nndeıut 1460'dJ S götürdü.değildir. c. VIII. 75/b. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. nr. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir.

baĢka çare olmadığını anlamıĢtı. Osmanlı Devleti'ne teslim mecburiyetinde kaldı. onun oğlu ġeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti'ni fetihlerinden uzak tutan ġah Ġsmail ve onun ġi'i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı. 367 vd. sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı. R. II. Tepki. 1036. Bâyezid. 1483'de 1. ġah Ġsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin . Erdebil'deki Safevî tarikatının Ģeyhlerinden ġeyh Cüneyd. dünyanın 1. Bâyezid'in kayınpederi ve Yavuz'un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme baĢladı. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. Uzun Hasan'ın da torunu olan ġah Ġsmail ile baĢladı. 1485 yılından itibaren. çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin baĢına yeniden gaile açmaya hazırlanıyordu. Babaya kılıç çekilmez diyerek. üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. baĢta Mora ve Yunanistan olmak üzere.. evvela Boğdan'a musallat olan Polonya'ya karĢı haretekete giriĢti. devrân senindir" türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu. vrk. Veziriazam Ali PaĢa. I» eOsj) yüksek inden ulardan s kal-tlardan fe. çünkü bundan Endü-lüs'de Müslümanlara zulmeden Ġspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu. bu baĢarıların ardından. birer ġi'î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu'ya gönderiliyordu. Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla ġehzade Selim'i istediğini bilen Sultân Bâyezid. I. Hüseyin Efendi. ġehzade Ahmed'in. 75/b.Bütün bu sıkıntılara rağmen. ama yerine geçen ġeyh Haydar. ve 2.Gܦfaeı: ve itler BĠLĠNMEYEN OSMANLI 121 Memlüklü Sultânı Kayıtbay düĢmanlığın devamını istemiyordu. ġehzade Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. Bâyezid 4. 81/b-85/a. II. MeĢru veliahdlıktan düĢtü ve ġehzade Korkut veliahd oldu. Nitekim Çorlu'da babasının ordusuyla ġehzade Se-lim'in ordusunu karĢı karĢıya getirdiler. 1460'da ġeyh Cüneyd katledildi. Erdebil'e götürülüyor ve orada ciddi bir ġî'a eğitimi verildikten sonra. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı'da kalmak üzere. Akgündüz. Yavuz adına "Yürü Sultân Selim. Sultân Bâyezid. Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları. seferini. Telhis'ül. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Osmanlı Devleti'nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice Ģımardı. Osmanlı Kanunnâmeleri. 4 yıl süren savaĢlar neticesinde. yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaĢ yılları sona erdi. Maalesef düĢmanlar. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. Halk. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil'e giderek tam bir ġi'i mollası haline gelen ġah Kulu isimli halifesi. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. ġah Ġsmail'in oğlu Ġbrahim Mirza'nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında periĢan etti. 41 vd. Risale-i Arazî. Aynı yıl ġehzade Ahmed bu kargaĢadan yararlanarak Konya'da sultanlığını ilan etti. 1507'de ġah Ġsmail'in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir ġi'îye kızını vermek istememesi üzerine. iĢi daha da ileriye götürdü. ReĢit Efendi. Macaristan ve zaten arada düĢmanlık bulunan Ġspanya ile fiilen savaĢ hali baĢladı. Asıl problem. Macaristan ve Bosna'da yaptıkları savaĢlarda da önemli fetihler elde ettiler. Osmanlı orduları. Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). Maalesef. Hezarfen. Ve 5. 1495'de Cem Sultân'ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden a-sıl saltanat yıllarına baĢlayan II. ġah Ġsmail'in desteğiyle Anadolu'dan toplanan Türkmen gençleri. c. Bununla da kalmadı. Zor olan nokta ġah Ġsmail'in Ģahlığı ve Ģeyhliği beraber götürmesiydi. Venedik. vrk. 60 Ebüssuud. Bu sefer sonucunda. 1935 vrk. 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon'dan yani Yavuz'dan geldi ve ġehzade Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. nr. Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini. nr. Bu arada önce Kırım'a geçen ve ardından da Edirne'ye gelerek babasıyla görüĢmek isteyen Selim'e.

kendi zamanında sadece 160. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". sh. 13. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. 5.167-188. Ankara 1997. 12. Selâhattin. hattat. Muslihuddin bin Sinan Efendi. Bâyezid. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. Dimetoka'ya gitmek üzere yola çıktı. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. 8-AyĢe Hâtûn. 19. I. KardeĢlerim 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. 122 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Tarih. X. Künh'ül-Ahbâr. ilim ve maneviyât erbabından ise.Selçuk Sultân.Bülbül Hâtûn. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. 269349.Gülbahar Hâtûn. Ġdris-i Bitlisî.000 km2/lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. I. Belleten. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. Molla Lütfi Efendi. vrk. 174-203.ġirin Hâtûn. Kantemir. 2162.Yavuz Sultân Selim Hân. sayı 97(1961). Ahmed Uğur neĢri.Kamer Sultân. 16. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. 2. 11. II. Devletler ve Hanedanlar. sh.Amasya ve Tokat'da kargaĢa çıkarmasına rağmen. sh. 21-29. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. 105-107. XXVII. 3ġehzade Sultân Korkut Hân. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. Solakzâde. 15. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. II. 3-Gülruh Hâtûn.. 10. Yılmaz. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân.. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. sh. II. Ġsmail Hakkı. c.Fatma Sultân. Tarih Dergisi. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir.Hundi Sultân. Zülkadiroğiu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. II. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. (neĢr. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. âlim. "Bâyezid Il'nin Ailesi".. c. Ģâir. sh. iĢleri vezirlere havale etti.Gevher Mülûk Sultân. 220-269. Ahmed Uğur)..Ġlaldı Sultân. Sarı Gürz. c. Kendisine 122 BĠLĠNMEYEN OSNMU tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. Bâyezid. sh. 11 gün Eski Saray'da ikamet ettikten sonra. 379-421. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. Niyâzî-i Mısrî. 183/a-213/b. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. Aksun. Defter. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. Ġbn-i Kemal. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Tevârih-i Âl-i Osman. sh.Nigâr Hâtûn. 17-ġah Sultân. sh. I. 75-77. 24 Nisan 1512 tarihinde ġehzade Selim lehine tahttan feragat eden II. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. sh. sayı 14. c. 185-236. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. sh. VIII. sh. 7. 161-248. UzunçarĢılı. 14. 136-148.FerâhĢâd Hâtûn. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. c. ZEVCELERĠ: 1. sayı 106(1963). sh. Ġstanbul 1959.Hatice Sultân. c. Tevârih-i Âl-i Osman. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. Selim'in iĢini kolaylaĢtırıyordu. Âli. 191-203. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. 955 vd.HüsnüĢah Hâtûn.AyĢe Sultân. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. Bu hadiseler üzerine. UzunçarĢılı. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. 63. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin.Ayn-i ġah Sultân. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. Lütfi PaĢa..Hüma Sultân. Bâyezid'in. Öztuna. c. 5. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. Osmanlı Tarihi. Belleten. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. 18. c. Gâzî. 4.. Osmanlı Tarihi. Tansel. sh. . Uluçay. 1. 2. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". nr. Belgelerle Osmanlı Tarihi. karĢı gelemeyerek Konya'ya gelmesi. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Es'ad Efendi. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. 6. XXV.

FerâhĢâd Hâtûn. UzunçarĢılı. sh. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. c. 12. 955 vd. c. sh. Ġbn-i Kemal. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. I. sh. 185-236. sh. 161-248. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. Gâzî. Bâyezid'in. sh. Ġsmail Hakkı. Sarı Gürz. X. Belleten. 2162. sh. 136-148. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. Molla Lütfi Efendi. sh. XXVII. VIII. UzunçarĢılı. c. I. 13. hattat.HüsnüĢah Hâtûn. 75-77. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. Ahmed Uğur neĢri. Tevârih-i Âl-i Osman.Hatice Sultân. ilim ve maneviyât erbabından ise. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. Niyâzî-i Mısrî. 174-203. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. Aksun. Ġstanbul 1959. Tarih. Bâyezid. c. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması.. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. 6. 220-269. 4.Nigâr Hâtûn. sh. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. sh. sh. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. Tevârih-i Âl-i Osman. *) I lan* nal manevi Ģa ettiğini bf D)F tahta çe . PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 269349.167-188. Uluçay. Selâhattin. c. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık.Yavuz Sultân Selim Hân. : . Künh'ül-Ahbâr. Ģâir. 2. II. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. Tarih Dergisi. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. 16. sayı 97(1961). Yılmaz. Ankara 1997. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". Kantemir.AyĢe Sultân. 21-29. 7. "Bâyezid H'nin Ailesi". Muslihuddin bin Sinan Efendi. nr. sh. 2. 18. tır.ġirin Hâtûn. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz.Hüma Sultân. KardeĢlerim I 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. Ahmed Uğur). ZEVCELERĠ: 1. c.Bülbül Hâ tun. A' fimi!' ZOfl. sayı 106(1963). 19. II. 17-ġah Sultân. II. Lütfi PaĢa.Gevher Mülûk Sultân. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. Osmanlı Tarihi. Devletler ve Hanedanlar. 3-Gülruh Hâtûn. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. 379-421. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. (neĢr. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan.tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. 1. Belgelerle Osmanlı Tarihi.000 km2'lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. Es'ad Efendi. Tansel. kendi zamanında sadece 160.Selçuk Sultân. sh. c. iĢleri vezirlere havale etti. 11. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. 8-AyĢe Hâtûn. I.Fatma Sultân. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Solakzâde. 3ġehzâde Sultân Korkut Hân. Defter. sh.Ayn-i ġah Sultân. Belleten. 191-203. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. II. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". Öztuna. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân.Kamer Sultân. 105-107. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. Ġdris-i Bitlisî. 10. 14.Ġlaldı Sultân. vrk. XXV. 5. 183/a-213/b. Osmanlı Tarihi. c.Gülbahar Hâtûn. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. âlim. 63. sayı 14. Âli. 15. 5.Hundi Sultân.

afyon. I. bazı kaynaklarda ise. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. Hezarfen Hüseyin Efendi. 2162. 3-nHân. Bir rak vefa1 64. vrk. sh. Mürî'üt-Tevârîh. nr. Bizim kanaatimize göre. sh. 203. 213/b. c. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. Akman. sh. 64. Ali PaĢa. nr. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. II. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. sh. Yunan ve Bizans tarihçileri. 430. I-II. Ancak Hz. 8-Huz'un Ön. H. IV. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. 245. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? Önce Ģunu ifade etmeliyiz ki. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Künh'ül-Ahbâr. Kader böyleymiĢ. II. f afyon »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 Ifve Abis. kSultân (Sultân. esrar ve kokain yasak mıdır? II. 72-76. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. sh. Ġ-Fatma p en de hevâ ve heveslerinde olup. Osmanlı Tarihi. 3-I Hâ-lâun. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. 86. c. UzunçarĢılı. Osmanlı Hukukunda afyon. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. Lütfi PaĢa. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. bu tür maddelerin. Süleymaniye Kütp. Büyük Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1281-83. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. yaĢlılık. 507. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62.Y. Bu tür uyuĢturucular Hz. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. 140/b. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. nr. 348-349. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 3062. Solakzâde. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. Peçevî Ġbrahim Efendi. KardeĢ Katli. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Hammer. Es'ad Efendi. vrk. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. Tarih. bu dilekçesinde. en doğru kaynak. Tevârîh-i Âl-i Osman. ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 . Elbet te ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. sh. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. Ne yapalım. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. 732. ancak halk arasında. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Âli. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. Bu Ģahadet. Süleymaniye kütp. c. sh. FjörüĢe tsi. Ġstanbul 1338.

124 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . ancak halk arasında. c. II. en doğru kaynak. 72-76. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. Kader böyleymiĢ. esrar ve kokain yasak mıdır? II. 507. Solakzâde. Âli. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? ir]. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. Anliotfi idi ĠPadiÖnce Ģunu ifade etmeliyiz ki. Osmanlı Hukukunda afyon. nr. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. Ne yapalım. Hezarfen Hüseyin Efendi. Es'ad Efendi. Peçevî Ġbrahim Efendi. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. 2162. Ancak Hz. sh. »Fatma ı en de hevâ ve heveslerinde olup. afyon. sh. 203. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 732. bazı kaynaklarda ise. sh. yaĢlılık. vrk. IjörüĢe . Bu Ģahadet. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. 3062. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. KardeĢ Katli. Ġstanbul 1281-83. Tarih. 213/b. nr. Osmanlı Tarihi. II. Hammer. UzunçarĢılı. sh. 348-349. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. MI. Mürî'üt-Tevârîh. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. Lütfi PaĢa. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 140/b. sh.3lil HâI Hatun. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. sh. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Yunan ve Bizans tarihçileri. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. 245. Tevârîh-i Âl-i Osman.ĠreAb-. Süleymaniye Kütp. 430. sh. Büyük Osmanlı Tarihi. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. IV. nr.3im Hân. 64. vrk. ĠSultân IMtân. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Bu tür uyuĢturucular Hz. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. bu dilekçesinde. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir.8-jz'un . Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. c. Künh'ül-Ahbâr. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. Ali PaĢa. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. H. Ġstanbul 1338. bu tür maddelerin. 86. Süleymaniye kütp. Elbette ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. c. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Akman. Bizim kanaatimize göre. I.

onun. her çeĢit uyuĢturucu maddeyi yasakladıkları gibi. Osmanlı padiĢahları ile alakalı yaptığı genel bir değerlendirmede. ma'cûn ve esrar adıyla bilinen bütün uyuĢturucu maddelerin. ancak Ģehzadenin onlarla PadiĢah'a arz edildiği kadar beraberlikleri bulunmadığını ve Ģehzadenin hikmetle terbiye olunması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. "BerĢ ve afyon ve ma'cun ki. ülkesi II. her zaman oyuna getirilmek istenen Osmanlı Hanedan mensuplarını da. Nitekim Ahmed Bey. Ebiissuud Efendi ve benzeri Osmanlı ġeyhülislâmları. çok sayıda fetvalarıyla. Bâyezid'in 1 diği söylenmek II. I ücreti takdim eden I mektedir. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Osmanlı PadiĢahları. Bâyezid'i j Ģeklindeki iddialar^ rihçileri. Fermanda oğlunun zikredilen iki kötü insanın teĢvikiyle esrar ve benzeri uyuĢturucu madde kullandığı ve böylece selim fıtratının bozulduğuna dair bazı dedikoduların kulağına geldiğini. Ayrıca böyle bir ferman padiĢahların çocukları hakkında ne kadar hassas olduklarını göstermektedir. Sadece bu fermanı görüp de hüküm vermek doğru değildir. vrk. 66. mertebe-i sekre varmayıcak haram olur mu? El-Cevap: Fâsıklar ve hevâ ehli yeyiĢi üzerine (hastaların ilaç olarak kullanmaları dıĢında) hiç bir Ģekilde helâl değildir". bene (haĢhaĢ). bu kötü âdetlerinden dolayı topluma zarar vereceklerinden hemen cezalandırılmalarını. Netice dair olan söylentiler. Bâyezid'in padiĢahlığı döneminde değil. ahlâkî zaaflar ve kadın gibi hilelerle. 18i M ÂN. Ġtti ri hazırlanıl zikrederek I Evet ( Bursa. bütün Ģiddetiyle emretmektedir. S . açıkça haram olduğuna dair fetvalar vermiĢlerdir. Batı dilleri I olan Bâyezid. PadiĢahlar arasında. Bâyezid'in. takva ve ibadetiyle adaĢı olan Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri gibi büyük bir veliyyullah olduğu da kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir. ĠL I ve yay imalatçısı t tır. 1 mükemmel w < MünĢe'ât-ı S 2162. berĢ (afyonlu Ģurup). II. esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullanmak üzere teĢvik edildiği bazı Osmanlı kaynaklarında rivayet edilmektedir. Ġçki içtiğine dair açık bir ifade yoktur. Bu kısa giriĢten sonra Ģunu ifade edelim ki. Bâyezldd Kanunları. adı zikredilen bedbahtlar hakkındaki ihbarın doğru olduğunu. sadece Yıldırım Bâyezid ve II. idam fermanı gelmeden onun Kastamonu'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu anlatmaktadır. cevabında. Aslında özellikle Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi'nin ve arkadaĢının böyle bir çirkinliği iĢledikleri de Ģüphelidir. Osmanlı Ģehrinin I donanmasını bir katli tesis etmiĢtir. Ahmed Bey'in cevabı daha önemlidir. böyle ahlaksızların elinden kurtarmak için ellerinden geleni yapmıĢlardır.^ sebebiyle. Fâtih'ten sonra en büyük âlimlerden biri olarak bilinen II. Gerçekten de ZemahĢerî'nin Mufassal adlı eserini Arap âleminde ders okutacak kadar i ne kadar yükselen bir ı mektedir.BĠLĠNMEYEN 0SM/W. Tansel. Nitekim Âli. ancak gençlik döneminde ve sancak beği iken. Bâyezid l manii tarihinin ( nunları. < maktadır63. Zira TaĢköprü-zâde. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli arkadaĢları tarafından uyuĢturucu kullanmaya zorlandığını ve gayr -i meĢru hayata girme tehlikesinin bulunduğunu haber alan Fâtih Sultân Mehmed. tamamen bir iftiraya kurban gittiğini. II. hemen Lalası olarak duruma müdahale etmesi gerektiğini ve o iki hâinin de. Bâyezid'in böyle bir rahatsızlığı varsa tedavi yoluna gidilmesini. yapılan ikazlar ve özellikle de Ebüssuud'un babası ġeyh Muhyiddin Yevsî'nin irĢadı üzerine kendisini tamamen takva ve ibadete verdi" Ģeklindeki değerlendirmeyi. 65. Selim hakkındaki bazı isnadları nakletmektedir. kem yıllarına ait bire unutulmamalıda. ( tirdiği gibi. II. böyle bir Ģey doğruysa. dıĢ ve iç düĢmanlar tarafından saltanat. büyük bir âlim olan Mü'eyyed-zâde'nin. Ancak bu iddianın doğruluğunda da Ģüphe bulunmaktadır. tamamen içki ve gayr-i meĢru eğlence diye yorumlamanın hatalı olacağını daha evvel açıklamıĢtık. Kendisi. sadece keyif için kullanmaları arasındaki sınırı her zaman korumak kolay olmamıĢtır. esrar içinde ola. "gençliğinde îĢ ü nûĢu severdi. ġehzade Bâyezid'in durumu bildiğinden dolayı. Böylesine bir Ģehzadenin. K sn. 8j| olan bir diplomattı. 1479 yılında Kastamonu'da sancak Beyi olan oğlunun Lalası Fenârî-zâde Ahmed Bey'e hemen ferman göndermiĢtir. Hakkında kullanılan. afyon. bir rivayete göre. "Devitti lerdir" diyerek. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli iki arkadaĢı tarafından.

tamamen son yıllarına ait bir olaydır. Osmanlı tarihçileri. I. sh. Kantemir. 66. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz? Evet doğrudur. II. Künh'ül-Ahbâr. vatandaĢlarının kalblerinde sevilenlerdir" diyerek. Selâhattin. ilk tüfekli piyadeyi de kendisi tesis etmiĢtir. 183/a-b. 2162. olaylar tahkik edildiğinde. II. Osmanlı ordu ve donanmasını bir kat daha güçlendiren Sultân Bâyezid. Osmanlı Tarihi. Gerçekten öyle midir? II. Osmanlı Tarihi. Batı dilleri kadar. Künh'ül-Ahbâr. doğu dillerine ve mesela Arapça. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi Ģüphesiz ki. Mecdi. . c. 260/a-261/b. 64 Âli.187. Bursa. {. Kendisi. Farsça ve Uygurca'ya da vakıf olan Bâyezid. onun zamanında tanzim olunmuĢtur. c. Kendisine takdim olunan bütün eserleri okuyan ve kıymetine göre telif ücreti takdim eden Sofi Bâyezid. 662-664. delilsiz isnâdlar Ģeklinde kalmaktadır63. c. fermanda bahsi geçen rezaleti iĢlemesi akla uzak görünmektedir. UzunçarĢılı. sh. Ġstanbul ve Edirne Ġhtisâb Kanunnâmeleridir. Tansel. bene »uyuĢturucu «vema'cun Ifiehevâ ehli I maddeyi yap kadın gibi m da. çok büyük âlim ve komutanlardan hususi dersler almıĢtır. II (Bâyezid Devri Kanunnâmeleri). 124-125. Es'ad Efendi. onun zamanında hazırlanmıĢtır. vrk. Akgündüz. V. sh. nr. böyle Jıfaminde hman |t benzeri keyif i rivayet | içki içtiğine I genel bir lan nak-lıt özellikle s takva ve nce diye I Fâtih'ten jMyle adaĢı darda ittiıan ve pıiiB Fâtih »Fenârî-t: ¦ <c:j |r—a: ı. c. II. sh. lyla. nr. 308-311. 183/a-b. Ömrünün sonuna doğru. sh. Fetâvâ. hattat. 245-248. c. vrk. Osmanlı Kanunnâmeleri. Süleymaniye kütp. ' 126 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN . sn. Bâyezid'i gözden düĢürmek için söylenen bu sözler. dünya hukuk tarihinin ilk belediye kanunları ve ilk standart kanunları. MünĢe'ât-ı Salâtin. bestekâr. yaĢlılık ve hadiselerin verdiği yorgunluk sebebiyle. c. ilk Belediye Kanunları. Âli. I. müzehhib ve yay imalatçısı olan Bâyezid. II. nr. II. Osmanlı tahtında 31 yıl oturduğu ve asla toprak kaybı olmadığı unutulmamalıdır64. kocu BĠLĠNMEYEN OSMANLI 125 okutacak kadar ilim adamı olan ve sonra da Ġstanbul kadılığına ve Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir zatın. 65. ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir. Süleymaniye kütp. Ancak hâlim ve selim olduğu doğrudur. 2162. II. c. devrinin yabancı tarihçileri tarafından da medh edilmektedir. sh. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir. II. Feridun Bey. doğuda ve batıdaki menfi Ģartlara rağmen. sh. o zamanın güçlü devletleri olan Ġtalya ve Venedik'te nüfuz sahibi olan bir diplomattı. Ġstanbul. UzunçarĢılı. yani devleti idare edemedi Ģeklindeki iddialar doğru değildir. Netice olarak. dünyanın en mükemmel ve en geniĢ belediye kanunu olmakla kalmamakta. vrk. babasının fetihlerini hazmettirdiği gibi. Hadâık. Bâyezid zamanında 85 adet Kanunnâme neĢr olunmuĢ ve özellikle sadece Osmanlı tarihinin değil. II. aynı zamanda dünyada 63 Ebüssuud Efendi. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu. 223. Es'ad Efendi. Edirne ve Bursa gibi üç büyük Osmanlı Ģehrinin belediye kanunları. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar. "Devlet adamlarının en hayırlısı.EN OSMANLI (olmamıĢtır. Bâyezid'in uyuĢturucu kullandığı ve içki içtiğine dair olan söylentiler. kendinden bekleneni veremediğine dair Yavuz'un tesbitleri. I. Ģâir. ülkesinin sınırlarını az da olsa geniĢletmiĢtir. Süleymaniye kütp. 263-264. 236. 245246. Bu kanunnâme. Bâyezid'i tavsif etmiĢlerdir.. Ġsmihan Sultân. Âlim.

Ġ-38. Bu kanun. her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini. Ġ-4. Eğer muhalefet edecek olurlarsa. ilk standartlar kanunu. Usturası keskin ola. sâde iĢi dirhemine bir akçe. Ve kile ve arĢun ve dirhem gözlemle. Ve at ve katır ve eĢek ayağını gözedeler ve semerin gö-reler. gezdireler. Ģehirde iĢlene. yunmuĢ ola. ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. teĢhir edeler veyahud tahta külah uralar. minekâri iĢde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe. E-195. Eğer terâzûda ve kilede ve arĢunda eksük bulunursa. cezalandırıla. Ve ayağı yaramaz bârgiri iĢletmeyeler. mahkeme kararıyla muhtesib (belediye baĢkanı) dâim görüb gözede. tüketici haklan açısından arz ediyoruz (Maddenin baĢındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B. Tâ ki. standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk iĢleyeler. Bursa.ilk tüketici haklarını koruyan kanun. imtihan edeler. B-74. Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. Ġ-5. hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de Ġslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıĢtır. Ġ-66. muhtesib (belediye baĢkanıjin hükmi vardır. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiĢtirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. eksik ve çiğ olmaya. Bakkallar ve attârlar ve bezzazlar ve takyeciler. Ve camilerde dilenci taifesin yürütmeyeler. sahibine tamam etdüre. Ġ-24. usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nazır olan fotaları pâk duta. Su katılmıĢ olub bulunursa. onun on bire satalar. Ve dahi hekimlere ve attârlara ve cerrahlara. Etmekçiler. E-58. Ġ-46. en az bir aylık un buluna. ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi. Bir akçelik aĢ alanın aĢına bir pare koyalar. E-198. Hammâmcılar. müĢebbek iĢde miskâline beĢ akçe ve gümüĢ düğmeler iriyi ve hurdayı gayet eyü hâlis iĢleyeler. eksüği bulunanın hakkından geleler. E-196. Ziyâdeye satarlarsa. Ġ-21. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Cerrahlar dahi gözlene. ziyâdeye satmaya-lar. bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler. eksük olmaya. hâmmâmları gözedeler. Değirmenciler gözlene. Cem? Edirne'nin aĢçıları ittifakiyle teftiĢ olundı. sekiz arĢun ola. E-194. HazırlanıĢ tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır. Ġki pulluk dahi etmek vereler. san'atlarında kâmil oialar. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hububat ki. görse ve gözetse gerekdir. E Edirne ve Ġ Ġstanbul Kanununa iĢaret etmektedir): "Ġ-45. ma'kul üzerine ola Ġ-40. Usturaları keskün ola. muhtesib (belediye baĢkanı) dutub te'dîb ede. Eyle olıcak ekmek gayet eyü ve arı olmak gerekdir E-7. Ve iç yağiyle nesne biĢürmeyeler. Tabibler dahi gözlene. zira dilsüz canavardır. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa. Olursa hakkından geleler. Ġ-29. Ve hamallar na'lsuz at istihdam etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. Amma bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. bu hisâb üzerine vereler. tabanına let uralar. değirmende tavuk beslemeyeler ki. kâfir baĢın tıraĢ etdükleri ustura ile Müslüman baĢın tıraĢ etmeyeler. ĠĢleyenin muhtesib (belediye baĢkanı) gereği gibi haklarından gele. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine beraber ola. hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyan olmaya. Un kapanında olan kapan taĢlarını. Ġ-33. Berber gözlene. eksük olursa tahta külah uralar veyahud para cezası alalar. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar. çarĢıda ve pazarda vardır. Her kangısında eksük bulunursa. halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Kuyumcular. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beĢ pare olur. muhtesib (belediye baĢkanı) haklarından gele. kalb boyamayalar. aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. gözedilüb her meslek sahibi teftiĢ oluna. kabul etmedikleri kimesneleri men' edeler. boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler. Ġ-42. ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Biz. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Ve hammâllar ağır yük urmayalar. Ve her etmekçinin elinde iki aylık. bakır koyub iĢlemeyeler. Ve astar ki. Ve ağır yük urmayalar. Tâ ki. . ġöyle ki. AĢçılar biĢürdükleri aĢı pâk biĢüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve boyacıları dahi gözedeler.

. Bunuı eyledi ve Cem de < sığındı. Ġ-73. Etmek jM.12.. herkimi 67. . 1 papa da kendisine il "Değil Osmanlı ı ğiĢtirmem".. Hedef Osmanlı Devleti'nin baĢını ağrıtmaktı ve Sultân Cem de bunu biliyordu. . Bursa'ya gelen Cem Sultân'a buranın halkı büyük alaka göstermiĢti... Bunu duyan Sultân Bâyezid. itaba ve ikâba müstahak olur 67. yüzyılın baĢında savunulmaya baĢlandığı düĢünülürse. eksük Bin cest Ġt fotaları . Ģehzadelere yazılacak elkâbla ilgili bölümde Sultân Cem'in ismi zikredilmiĢ ve Karamanî Mehmed PaĢa'nın arzusu da hep bu olmuĢtur.. ġöyle bileler.. Fâtih Sultân Mehmed hayatta iken tanzim edilen meĢhur Kanunnâmesinde.. Sultân Cem < Fâtih Sultân Meh delere yazılacak elk Mehmed PaĢanın an gelen Cem Sultân'a Bâyezid'in AyaĢ adına para kestirip I Selçuk Sultân baĢ ikiye bölünmesini. hükmi vardır. Kahire'de büyük ilgi gören Sultân Cem.. Anadolu'da kendisinin ve Rumeli'de ise Bâyezid'in sultân olmasını teklif eyledi. Fll-ciimlebUZĠkf» (belediye baĢkanı) görüb J ġöyle blleler. (I Ġ-73. Bâyezid'in sulh tekliflerini reddeden Sultân Cem'i Anadolu'da Karamanoğlu Kasım Bey karĢıladı..65 Hayvan haklarının 20. 1495) yaptı ve zehirlemesi i vefatı üzerine J mak istediler ( olundu (M Ģâir bir Ġm "Akı 6? il 10... Sultân Cem olayının esası nedir? öve pazarda mursa. Yeniden Mısır'a dönmek istediyse de.irdir. Daha da ileri giderek.. ı teklif eyledi. Ġ-70.1 Yılma:.S'ud para ¦ bizara un iöfrolma-|)ittoiur Bir jeksük ¦ :s: ise Heyıi hâlis Ġ Ġlli. Ve her san'atı aydan aya kadı ile teftiĢ ede ve dahi göre ve gözede. Bâyezkiî pazarlık yaptılar»! pa'ya teslim edil*! aleyhine kullan Roma'ya ayakbas&ı landığı Roma'da 1* hem Papa VIII. .. hepsini de muhtesib (belediye baĢkanı) görüb gözetse gerekdir. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allah ü Te'âlâ yaratmıĢdır.-.-. B pOSMANLI |t standartlar Ġiodudur.-. Bu t Mevlânâ |»7 tarihleri îmaddele-IrKanun madBĠLĠNMEYEN OSMANLI 127 Ġ-70... . Hatta ağabeyi Sultân Bâyezid'in AyaĢ PaĢa komutasında gönderdiği kuvvetleri yendi ve 1481'de Bursa'da adına para kestirip hutbe okuttu ve saltanatını ilan etti. ..-. anlaĢtığı Üstâd-ı A'zam Fransız Pierre d'Aubusson sözünde durmadı ve Cem'i Nice'ye götürerek ġövalyelere teslim etti. bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayıĢının mahsulü olduğu daha iyi anlaĢılır... ı.. Bu paĢanın vefatından sonra.. Kahire'de I gitti ve 1482 yılında | rini reddeden Süit sır'a dönmek i zünde durmadı \ leti'nin baĢını i II. Her kangısı kim ta'yin olunan narhdan eksük sata. .. buradan bir ilke imza basarak hacca gitti ve 1482 yılında yeniden Adana yoluyla Anadolu'ya döndü..... kuvvetli ordusuyla Cem'i YeniĢehir'de mağlûp eyledi ve Cem de evvela Konya'ya ve sonra da Memlüklü Sultânı Sultân Kayıtbay'a sığındı. her kim muhalefet ve inâd ederse. Ve her «an'atı ı lunan narhdan eksük sata. halası Selçuk Sultân baĢkanlığında ağabeyine gönderdiği heyetin diliyle Osmanlı Devleti'nin ikiye bölünmesini. muhtesib (belediye baĢkanı) hakkından gelüb teĢhîr ede...

163-177. Tevârih-i Âl-i Osman. hem Papa VIII. ġöyle ki: Maalesef. 12. sh. Es'ad Efendi. Gırnata'ya hücumda tek çekindikleri Osmanlı Devleti ve Memlüklüler idi. c. 143. 711 yıldır devam eden Ġslâm hâkimiyetini sona erdirmek için fır sat beklediler. Osmanlı Tarihi. Böylece Osmanlı Devleti. dinimi değiĢtirmem". 2162. Gırnata'ya hücum etmeleri halinde. Ancak Papa'nın zehirlemesi sebebiyle Napoli'ye giderken yolda vefat etti (25. Bâyezid. Bunlara en yakınları olan Fas Sultanlığı.<: = . Bu hücumlar. Osmanlı Donanması Fransızlara kolaylık gösteren Tunus Hafsî Sultanlığı ile de uğraĢıyordu. sh. sh. Ġspanyollar. 382-386. -. s-'J 128 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI I 68. Innocentius ve hem de VI. 220-221. netice vermedi ve 1492 yılında Gırnata teslim oldu ve Endülüs'teki Ġslâm . bütün dünyanın sultanlığını da verseniz. 286-304. II. edîb ve Ģâir bir insandı67.. Tarih. UzunçarĢılı. Alessandro Borgia ile görüĢtü.-. 1469 yılında Ġspanya'daki iki Katolik devlet olan Kastilya ve Argon Krallıkları resmen birleĢtiler. 1487'de 776 yıllık Müslüman bir Ģehir olan Malağa düĢtü. Kendisine San Angelo Sarayı tahsis edildi. adı geçen üstâd-ı azamla Cem'i teslim etmesi için pazarlık yaptılarsa da. Bu tarihlerde. I. Sultân Kayıtbay. Artık Sultân Cem. Buna verdiği cevap Ģu oldu: "Değil Osmanlı saltanatı. yani tam Müslümanlar yok edilmeye çalıĢıldığı günlerde. Kemal Reis Güney Ġtalya'yı vurarak Ġspanya sularına kadar geldi ve Malaga'yı tekrar aldı. ancak gücü ve siyasi durumu. Osmanlı devleti. Osmanlı Kanunnâmeleri. 364-384.. Bâyezid ve Sultân Kayıtbay. 1485-1491 yılları arasında. Defter. Avrupa'daki diğer Hıristiyanların da yardımıyla baĢta Cebel-i Târik Boğazı olmak üzere. 184/a vd. VIII. Memlüklülerle de uğraĢan Osmanlı Devleti'nin iki ateĢ arasında kalmasından dolayı. hem uzak idiler ve hem de birbirine düĢürülmüĢlerdi. I. 67 ÂĢıkpaĢa-zâde. 387-402. sh. vrk. Osmanlı Sultânı vefatı üzerine üç gün yas ilan etti. Künh'ül-Ahbâr. Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmıĢtır. sh. Endülüs'te tek Müslüman devlet kalmıĢtır: Nasrîler veya Benî Ahmer. resmen her ikisinden de yardım istedi. c. Gırnata baĢĢehirleriydi ve gittikçe de sınırları dara-lıyordu. II. sh. c. 188-230. 17. Memlüklüler ve Osmanlılar ise. Zira Osmanlı Devleti'ne Cem olayı ile problem çıkarılmasının da Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti'nin arasının açılmasının da tek sebebi. bunların Akdeniz ile ve Müslüman devletlerle olan bağlarını kestiler.2. Hıristiyan dünyasının elinde. Müslümanların kendileri gibi katliam yapmayacaklarını bildiklerinden aldırmadılar. Tunus Hafsî Sultanlığı ve Merînîler yardım edebilirlerdi. Aragon. Belgelerle Osmanlı Tarihi. bunları koruması muhtemel olan Müslüman devletler saf dıĢı edilmiĢtir. Osmanlı-Memlüklü harbi devam etmektedir.1495). Avrupa'yı Rönesans'a taĢıyan Endülüs'teki Müslüman devleti. 1492 yılında Endülüs'teki son Müslüman devletine son verilmeden evvel. Kudüs'teki Hıristiyanları sürgün edeceğini söyledi ise de. Tabutunu bile Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanmak istediler ve ancak 4 yıl bekletildikten sonra Napoli'den Bursa'ya getirilerek defn olundu (1499). Endülüs'teki Müslümanların oralardan kovulmasıdır. Charles. Türkçe ve Farsça Divan telif edecek kadar âlim. Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanılacak bir kozdu ve kendisi de asla bunu arzu etmiyordu. 26-27.II. 66 Akgündüz. Her iki papa da kendisine dinini değiĢtirmesi için baskılar yaptılar.. 37-39. sadece onları katliamdan kurtarmaya yetmiĢtir. 1489 yılında Roma'ya ayak bastı ve ikinci sürgün hayatı baĢlamıĢ oldu. Divan-ı Hümâyûn'u toplayarak durumu müzâkere etti ve Batı Akdeniz'e donanma gönderilmesi kararlaĢtırıldı. 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır? Sultân Cem olayından sonra bu soruyu cevaplandırmak daha kolaydır. Büyük bir merasimle karĢılandığı Roma'da 1495 yılına kadar 6 yıl kaldı. Kastilya. Kemal Reis'in komutasındaki Osmanlı Donanması 1487'de Ġspanya seferine çıktı. Solakzâde. Hatta Gırnata Meliki XI. 1495 yılında Fransa Kralı VIII. Cem'i kendilerine teslimi için Papa'ya baskı yaptı ve Sultân Cem maalesef Krala teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. Ne acıdır ki. Ebu Abdillah Muhammed. Sultân Cem. sonra ermek üzereydi. Napoli ve Sicilya Krallıklarına karĢı harp ilan etmiĢ oluyordu. Ġbn-i Kemal.. II. Kantemir. Âli. muvaffak olamadılar ve maalesef Sultân Cem 1488 yılında Pa-pa'ya teslim edildi. c. Ahmed Uğur neĢri. Yılmaz. nr. 10.

sh. kendi aralarında kanlı çatıĢmalara girdikleri gibi.w---> Katolik olmakla ölmek ara Devleti'nin bunlara da I larına rağmen.--. "Cem Sultân'a Dair BeĢ Orijinal Vesika".. Zimmeti MÂĢıkpaĢa-z8de. 457-483.. Bilindiği gibi.. Bâyezid dön rafından katliam»' topraklarına yerli Ecdadımızın "Ģer'-l < ve Ġslâm Devleti'nin hâle Renk. bunların neticesi olarak ı Avrupalılar.. Yahudiler de zimmî sayılıyor ve Ġslâm . i tır? Bu sorunun < bulabiliriz.. Zira Osli Osmanlı (oralardan i gücü ve to evvel. dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı Ģekilde ve "Ģer'-i Ģerif" ne diyorsa öyle muamele yapılır.. hem yerli Müslürt Memlüklülerle olan savaĢ s 69. .¦. Tansel. her din sahibine dinini yaĢayabilmesi için tam bir din hürriyeti tanıdık". Yılmaz. Kemal ve Ba*)l S OSMANLI lıeden sat. c.¦-¦¦¦. hem yerli Müslüman devletlerin destek yerine köstek olmaları ve hem de Memlüklülerle olan savaĢ sebebiyle tam netice alamadılar68. sayı 103(1962). 1 201-210.. II. 69. nr... ġerafettin. Bel}*»| Rıza Seyfl. vrt. Av-di.. Osmanlı donanması. 1510 yılındaki son seferlerine kadar. Endülüs'ün bu düĢüĢünü Namık Kemal Ģu cümlelerle özetliyordu: "Ġspanyollar Gırnata'yı aldıkları zaman.Hâkimiyeti sona erdi. "Barak Reis'in ġehzade Cem Mes'elesiyle Ġlgili Olarak Savoie'ya Gönderilmesi". Kemal Reis Komutasındaki donanmasıyla Ġspanyollara karĢı 23 defa saldırı düzenlediler. Selâhattin.. sayı 95(1960).... . Aynı yıl Amerika'ya da Colombus ile çıkan Ġspanyollar. Bâyezid döneminde.. öyle muamele yapılır.••¦«•-. Endülüs'teki baĢarılarında Ģımararak.».. Katoliklerin Protestanlara ve Protestanların Katoliklere hayat hakkı tanımadığı Hıristiyan Avrupa'da elbette ki Yahudilere de hayat hakkı tanımayacaklar idi. halkı dinlerini değiĢtirmeleri için ateĢle yaktılar. . "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar".000. Renk. Buran Kemal Reis I Müslümanları.. 170-175. Katolik olmakla ölmek arasında tercihde bulunmaları için emirler çıkardılar. Belleten. XV. Sayıları 300. 539-551. c. Endülüs hadisesi sebebiyle.. Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur? Ecdadımızın "Ģer'-i Ģerif dediği Ġslâm hukukuna göre. Ancak.. Müslümanlarla sulh yapan ve Ġslâm Devleti'nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i müslimlere "zimmr adı verilir. gemiMsI manii ülkesine getiri ve hem de Yahudiler. dil ve ırk farkı gö. bütün sıkıntılarına rağmen. . Bilindiği gibi. UzunçarĢılı. sh. Ġslâm tarihçilerinin Endülüs ve Avrupalıların da Ġspanya dedikleri yarım adada Endülüs Emevilerinin kurdukları Ġslâm Medeniyeti sayesinde tam bir hürriyet içinde ve emân altında yaĢayan diğer din mensupları arasında Yahudiler de vardı.. 5-1491 k Osmanhtkal-n cfara-:TAnk t kesti-er. XXVI. sh. kıyardım |?(düĢü-«Kral-|ı düĢtü..000 kadar Müslümanı Fâs ve Cezayir'e nakletti.„¦ _ . insanlar arasında ayırım ve nihayet bunların neticesi olarak engizisyon mahkemelerinin zâlim kararları kınla gidiyordu. Osmanlı Devleti.. asırda Avrupa'da kölelik.. Ġsmail Hakkı.-. XV.! Osmanlı Devleti.Trt. Yahudiler de bu hükümlere tabi idi.c.. Hıristiyan olmayan milletlere karĢı da tam bir savaĢ ilan etmiĢlerdi. 2162. IĠS5-b.-.:. 1510 yılın Reis Komutasındaki dona cak.|| fendi. Nitekim tanımadılar da..¦¦¦¦¦-? ¦¦.000 Müslümanı katlettiler. . Osmanlı Devleti'nin bunlara da kucak açtıklarını çok iyi biliyoruz. kendi arala lere karĢı da tam bir s Katoliklere hayat hakkı I hakkı tanımayacaklarIdU Ġslâm tarihçilerinin I Endülüs Emevilerinin ( emân altında ya zimmî sayılıyor ve Ġsi Endülüs'te bulunan MS zihniyetine hâkim I mensupları büyük biri larını aldılar ve hatta > lumlar içinde itlin men bulamıyorlardı i dönemde mazlum i leti kucak açtı. XXIV. 1. yollara düĢen 300.. 185-236. Avrupalılar. Turan.000'i bulan Musevilere ise sn. Biz Ġstanbul'u aldığımız vakit.-> ¦. ISırnata i Sultân tağini ferinden BĠLĠNMEYEN OSMANLI 129 11 siı. Belleten. II..

201-210. Yahudi olsalar da aslında o dönemde mazlum durumuna düĢen Yahudilere bir Müslüman devlet olan Osmanlı Devleti kucak açtı. 1492 senesi ilk baharında Ġspanya'dan tardedilen Yahudileri.¦¦¦-• ¦ ¦¦¦ 130 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMĠ Hıristiyanlar!. Avrupa Konseyi 1993'de yeni bir Ġnsan Haklan Binası inĢa ettirmiĢtir. belli Ģartlar ve mükellefiyetler karĢılığında kabul edebilmesi demektir. 250-251. Ġslâm ülkesi vatandaĢı olmalarını. 364-384. hem Müslümanlar ve hem de Yahudiler. Maalesef toplumlar içinde itibarları zayıf olan Yahudiler. I. Cumhuriyet Döneminde ve özellikle resmî mahfillerde. Yahudiler de bu zulümden paylarını aldılar ve hatta vatanları olan Ġspanya'dan sürülmeye baĢlandılar. Yılmaz. Ne zaman ki.Ülkesi olan Endülüs'te huzur içinde yaĢıyorlardı. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd. 178-179. Yavuz Döneminde ve 927/1520 tarihinde Ģu anda Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Ağriboz Sancağına bağlı Livâdiye Kazasının Kanunnâmesi hazırlanmıĢtır. UzunçarĢılı. Her ülkeden insan hakları konusunda âbide vesika sayılacak dokümanlar istenmiĢtir. Hepimiz biliyoruz ki. nr. kendilerine yeni bir yurt aramalarına rağmen bulamıyorlardı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de. Edirne. Süleymaniye kütp. Herkes bunlara sırtlarını dönüyordu. Osmanlı Tarihi.. Ġslâm hukukundaki zimmet andlaĢması ile ilgili hükümlerde bulabiliriz. gelirlerine göre oranı tesbit edilen harâc-ı mukâseme ve maktu' olarak verilen harâc-ı muvazzaf yani maddedeki tabiriyle ispençe vermekle mükellef tutulmuĢlardır69. Yahudiler de diğer gayr-i müslimler gibi. 197-206. Es'ad E-fendi. en çok tenkit ettiği Osmanlı Dönemine ait ve XV. vrk. c. Künh'ül-Ahbâr. Bu Kanunnâmede yer alan Ģu hüküm. II. Bâyezid idi. Belgelerle Osmanlı Tarihi. ĠĢte bu Ģer'î hükme dayanan Osmanlı PadiĢahlarından II. Zimmet akdi. 70. Kemal ve Baba Oruç. 199/a vd. c." Mağrib'den kasıt Endülüs yani Ġspanya'dır. Bu defterin 40. sh.Ve Mağrib'den gelen Yahudiler. Endülüs'te bulunan Müslüman devlet 1492 tarihinde yıkıldı ve yerine tamamen Roma zihniyetine hâkim Hıristiyan kuvvetler hâkim oldu. katliama maruz kalan Yahudi ve Müslümanları. Solakzâde. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir. ehl-i kitâb kabul edilen Yahudi veya 68 ÂĢıkpaĢa-zâde. harâc ve yirmi beĢer akçe ispençe verürler. Ağriboz'a bağlı Livâdiye ve Tırhala çevresine yerleĢtirmiĢti. Yahudilere neden ve hangi Ģer'î hükme dayanarak kucak açmıĢtır? Bu sorunun cevabını. 4. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır? . Bâyezid. iĢte bu insan hakları binasında teĢhir edilmek üzere hazırlatıp göndermiĢtir. sayfasında "CenuTat-i Ġspanya" baĢlığı altında Ġspanya'dan sürgün edildikten sonra Edirne'ye yerleĢtirilen Yahudi aile reislerinin adları yazılmaktadır. 2162. c. Efdaleddin. zimmet akdinin hükümlerine uymak Ģartıyla Osmanlı Ülkesinin belirli yerlerine ve özellikle de Ģu anda Yunanistan'da bulunan Selanik. Kantemir. Halbuki 18 Mayıs 1993 tarihinde DıĢiĢleri Bakanlığımızın aldığı bir karar yetmiĢ seksen yıldır anlatılanları yalanlar mahiyettedir. >. 925/1519 tarihinde ve Yavuz Sultân Selim'in emirleriyle tahrir olunan Edirne Tapu Tahrir Defteri bunu açıkça göstermektedir. Bunu yapan da II. Ġstanbul 1325. Yani 40 küsur aile bu bölgeye yerleĢtirilmiĢtir. "Bir Veslka-ı Müellim". sh. Osmanlı Dev-leti'nin insan haklarına ri'âyet etmediği ve insanların canlarının PadiĢahın iki dudağı arasında olduğu anlatıla ve yazıla gelmiĢtir. Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanması. Türkiye Avrupa Konseyi Üyesidir. Osmanlı Devleti. Âli. büyük zulümlere maruz kalmıĢlardı. I. TOEM . yüzyılda Ġspanya'dan atılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına zimmî olarak kabulüne dair belgeyi. 390-392. sh. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. Tarih. Bilindiği gibi. sh. Bu belgede yer alan aile reisi Yahudilerin sayısı 40 küsurdur. Ali Rıza Seyfi. sh. Yahudilerin zimmet akdiyle nasıl Osmanlı ülkesine alındıklarını açıkça ortaya koymaktadır: "Madde 57. Bunun ayrıntılarına girmiyoruz. Çünkü Gırnata 1492 yılında düĢünce. o zaman Hıristiyanlık dıĢındaki din mensupları büyük bir zulme maruz kalmaya baĢladılar. Bilindiği gibi. Ġslâm halifesi veya naibi. nr. gemilerle taĢıyarak daha emin bölgelere ve özellikle de Yahudileri Osmanlı ülkesine getiriyorlardı. sh.

.. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan'ın kız kardeĢi Hatice Beğim ile evlenmiĢti. oradan da kaçar gibi ayrıldı. Hedefini iyi tesbit etmiĢti. . ġii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. Gizlice Anadolu'ya gelen ġah Kulu. 393. Vezir-i A'zam Ali PaĢa. sırf ġii olan Karakoyunlulara karĢı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. II. Önce Anadolu'dan topladığı ve Erdebil'e göndererek ġii-leĢtirdiği Türkmen gençlerini. Hedefi Osmanlı devleti idi.. 1460 yılında katledildiğinde. 118. Dayısı Uzun Hasan. oğlu Haydar onun yerine Ģeyhlik makamına geçti. ĠĢte ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve 5. Anadolu'ya sürüldü. sh. VI. Ancak kendisi de Ģehid oldu. Efdaleddin. ġfa'nın siyâsî âleti olana kadar. II. Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu'ya fikrî propaganda için gönderdi. KızılbaĢ denmesinin sebebi.133. Tabular Yıkılıyor I-II. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar. oğlu Ġsmail hem ġeyh ve hem de ġah olma sevdasına düĢtü. Akgündüz. c. askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti'nden sonra ikinci güç haline geldi. c. 637 vd. 1488 yılında çıkardığı kargaĢalar sebebiyle.. unvanlar* ve Tur S OSMANLI ikarĢılıIsmesi ilk rak Ģar-tataan ğı ItoprakIjflmek Ġre BĠLĠNMEYEN OSMANLI 131 de ġeyh ġah diye bilinen oğlu Ġbrahim Erdebîlî (851/1447) mürĢidlik makamına geçmiĢtir. Murad'a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu. ġeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak. Erdebil'e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu.. . sh. 201-210. olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis.Zimmiyyîn Ve'l-Müste'menin. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra. Bâyezid'in za'fından da istifade etti. Osmanlı Kanunnâmeleri. Baku ve ġiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi. Erdebil'de ehl-i ma'rifetin mercii ve melcei olmuĢtur. 1477 yılında Uzun Hasan'ın kızı Hâlime AlemĢah Beğim ile evlendi ve oğlu Ġsmail dünyaya geldi. Artık Ġran Safevî Devleti diye anılan ġii bir devlet haline gelmiĢti. Akkoyunlulara isyan eden ġeyh Ġsmail. bir kısmını Erdebil'e göndererek ġiileĢtiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalıĢıyordu. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd. Osmanlı Türkleri ise. I. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir.. Bağdat 1963. onun yerine de oğlu Hâce Alâ'addin Ali Erdebîlî (833/1429). bir zamanlar bütün Ġran'a hâkim olan ġPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. ġii olduğunu bile bile. Ġstanbul 1996-97. sh. 22 vd.. ġeyhi olan ġeyh Cüneyd (1447-1460). sh. Bu hanımdan oğlu ġeyh Haydar dünyaya geldi. o da öldürülünce. bu aile. Safiyyüddin'in yerine oğlu ġeyh Sadreddin Musa Erdebîlî. yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındığını. 1502 tarihinde onları Tebriz'den kovarak ġah oldu. Bu Ģahsa. Zeydan. Abdulkerim. . . ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca. Osmanlı kaynaklarında ġeytan Kulu veya KızılbaĢ Reisi gibi unvanlar verilmektedir. . Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511'de ġah Kulu ve müritlerini imha etti. ġah Ġsmail'in daveti üzerine Erdebil'e çağrıldı ve yüksek seviyede bir ġii Molla yani halife olarak yetiĢtirildi. c. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden ġah Kulu isimli Ģahıs. ġah Ġsmail'in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin baĢlarına kırmızı serpuĢ takmalarındandır. çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada baĢladı. "Bir vesika-ı müellim". Akkoyunlular bu yüzden onları takibe baĢladı.Erdebil. onun yerine 69 Kantemir.. c. Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor. sh. baĢtan beri beyaz renkli baĢlık giymekteydiler. Sultân II. III. 178-179.. sh. Türkistan Hâkânı ġaybak Hân'ı da mağlûp edince. Ahkâmü'z.

Hüseyin Vassâf. Bâyezid'e kadar çıkarak. Peygamberliği inkâr edK^fe evvel de darb ve haplsflp*-zofların sözlerine ttNMfJ lete götürdüğü" anla Kısaca. davranan i sona ermemljftî deAhmedilM Yavuz'a I ġehzade / "Ocak. sh. vrk. konuyla alakalı eser. Molla Lütfi gibi bir âlimden bunları beklemeyen PadiĢah. ahlâkî zaafları bs yapan bir Ģahıs olar.: devrinin âlimleri ve' suçlamalarını çürutt ki. ancak Fâtih Sultân Mehmed'e "Sahn medreselerinde her ilmi okutabilirim" diyecek kadar da meslektaĢlarını küçümseyen ve gururlu olan bir yapıya sahiptir. 264-269. Herkesin ortasında yaptığı kaba Ģakalardan dolayı. sonradan ikna edilmiĢler ve idamı konusunda ulemanın icma'ı meydana gelince. Deli Lütfi ve Sarı Lütfi diye de bilinen. Ancak bu kararı. Erdebil'deki ġeyh Safiyyüddin neslinin ġeyhlik'den ġahlığa geçiĢi ve de Anadolu'da Alevî veya KızılbaĢ adıyla yeni bir ġii Kolunun ortaya çıkıĢının hikâyesi kısaca budur70. Osmanlı ulemâsının akla karĢ» Lütfi'yi idam etmek k PaĢa'nın kardeĢi Atını da. ĠĢte ġah Ġsmail fitnesinin baĢlangıç Ģekli. meseleyi Divan-ı Hümâyûn'a sevk etti. Sahn Müderrislerinden Molla Arap ve Molla Ġzârî diye bilinen Kâsım-ı Germiyânî ile Hatip-zâde Molla Muhyiddin Mehmed aleyhine geçtiler. hem ġi'î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. Hoca PaĢa ile birlikte Seferihisar'a giden Molla Lütfi'nin dönüĢünde ilmiye mertebelerinin en yükseklerinden olan sahn müderrisliğine kadar yükseldiğini görüyoruz. Ġdarecilerin yaptıkları hataların 132 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cezasını. Aynî. Solakzâde. Ġsmail Hakkı. KesinleĢen hüküm. Molla Hüsrev ve Sinan PaĢa (Sinânüddin Yusuf. ulemâdan bir grubun II. hidâyet yolundan çıktığı hususundaki bütün iddiaları reddetmesine rağmen. Bâyezid de kararı tasdik etmiĢtir. 25 Rebî'ülâhir 899/2 ġubat 1494 Pazar günü At Meydanında infaz olunmuĢtur.. 204/a vd. Fâtih Sultân Mehmed'in özel kütüphanesinde hâfız-ı kütüb olarak görev yapan Molla Lütfi. nr. Halkın bir kesimi. ĠĢte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti. "hocalar arasında Deli Lütfi demekle ma'rüf" bir laubali olarak kötü bir Ģöhrete kavuĢmuĢtu. Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu â-limi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur? Molla Lütfi. II. Hacı Bayram-ı Veli. sh. Es'ad E-fendi. Tarih. bu büyük âlimin zulme maruz kaldığına inanmıĢtır. c. Silsile-i Tarîk-i Celvetî. Sefine-i Evliya. UzunçarĢılı. Ancak Osmanlı tarihinde mülhidlik ve zındıklık ile suçlanarak idam edilen ilk âlim olarak da tarihe geçmiĢtir. 2162. dürüst bir âlim c. Verilen bu idam kararı. 253-254. 225-231. kısmen de olsa. sh. Künh'ül-Ahbâr. Ģahitlerin aleyhteki beyânları üzerine idama mahkûm edildi. Yılmaz. "katlini gerektiren söz ve fiilleri müĢahede ettiklerini" Ģikâyet edecek kadar ileri gitmelerine sebep oldu. Hoca PaĢa diye bilinir) gibi meĢhur Osmanlı âlimlerinden ders alan bir âlimdir. c. 51/a-54/b. Yavuz Sultân! devlet nırlar hakkuıâ) Karakterinin! nen Sultân! bu tahtta otu Alâüddevle'nln I parlak olduğunu| Anadolu'm manda dedesi ( Sancakbeyi olan! yaptığı mu kezin ika. sh. burada bulunan nadir eserleri inceleme fırsatını yakalamıĢtır. Süleymaniye kütp. andan fayda yoktur" tarzında bir ifade kullanmıĢ olmasıydı. 315-342. Bunlara fevkalade tarafsız ve insaflı âlimler olarak bilinen Molla Ahaveyn ve ġeyhülislâm Efdal-zâde de katıldı. sh. I. Molla Ahaveyn ve Efdal-zâde baĢlangıçta verilen bu hükmü kabul etmemelerine rağmen. Osmanlı Tarihi. II. vrk. II. Tokat'tan Ġstanbul'a gelerek.Maalesef olan bitenlere karĢı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid. kamu oyunda tepkiler doğurmuĢtur. Molla Lütflj nu bu cezaya mahkûmj düĢmanı olarak ı açıdan da zayıf birisi 0 70 ÂĢıkpaĢa-zâde. En büyük iddi-a.. c. Bahsedilen suçlamalarla mezkûr âlimlerin huzurunda yargılanan Molla Lütfi. 63-64. Molla Lütfi'nin tacizleri neticesinde. Molla Lütfi'nin ölçüsüz hareketleri. K ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Belgelerle Osmanlı Tarihi. H Sarayı Muml* Osmanlı T Bir Not. 408 vd. 72. Âli. 71. 2 siye olunur). TD. Anadolu'nun ġiileĢmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. Molla Lütfi'nin namaz için "bir kuru kıyam ve eğilmedir. Kabiliyeti ve dönemin ilimlerine vâkıf oluĢu noktasında ittifak vardır.

Peygamberliği inkâr edici söz ve fiillerinden bahsedilmekte. 8101. Mevcut manileri bertaraf eden Yavuz. Ġbrahim Efendi Böl. Gürcülerle yaptığı muharebeler sonucunda halkın nazarında manevi destek kazanan Yavuz. önceleri Yavuz'la anlaĢtığı ve kendisine Teke=Antalya. Bayezid'i tahttan indirerek yerine kendisi oturdu. 20/a-25/a. 7 Safer 918/Nisan 1512'de Osmanlı padiĢahı olmuĢ ve 8 sene. ittihâd-ı Ġslâm'ın mühim mani'i olan Safevî Devleti'ni ve onun sinsî reisi ġah Ġsmail'i halletmek üzere maddî ve manevî hazırlıklara baĢladı. Hem devrinin âlimleri ve hem de asrımızdaki araĢtırmalar. en az Molla Lütfi'yi idam etmek kadar yanlıĢ bir harekettir. Süleymaniye Kütüphanesi. Laubali ve kibirli olduğu da kesindir. vrk. 5778. Kısaca. E. bizzat Hocası olan Sinan PaĢa'nın kardeĢi Ahmed PaĢa tarafından II.YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ Ġ 72. nr. Ġran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi ġehzade Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan ġehzade Korkut ile anlaĢması icab ediyordu. istikbalinin parlak olduğunu gösteren bir hayat çizgisi takip etmiĢti. sh. Erzincan ve Kiğı Osmanlı Devleti'ne 921/1515'de ilhak edildi. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi. Kemah. 6345. Molla Lütfi gibi bir âlimi idama mahkûm etmek ne kadar doğru değilse. ġia'ya karĢı Anadolu'yu müdâfaa hareketine giriĢti. o-nu bu cezaya mahkûm eden Efdal-zâde ve Molla Ahaveyn gibi âlimleri de akıl ve ilim düĢmanı olarak görmek de o kadar doğru değildir. Adnan. aynı yıl Çaldıran zaferinden dönerken üzerine gidilen . Ģehzadeliğinden beri. merkezin ikazlarına rağmen ġî'a ile olan mücadelesine devam etti ve bu mevzuda ihmalkâr davranan babası II. 10160/80.133 i Sultân (I birinci | «eslinin iKoluulemâsının akla karĢı çıkması ve açık bir zulüm olarak değerlendirmek de. Ġsmail. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Erünsal. ahlâkî zaafları bulunan ve Fâtih'in Kütüphanesinde hâfız-ı kütüb iken yolsuzluklar yapan bir Ģahıs olarak tavsif edilmektedir. : 134 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*'. E. 296-298. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki. Osmanlı Türklerinde Ġlim. ġakayık. Bayburt. Bâyezid'e gönderilen Ģikâyet mektuplarında. TaĢköprülüzâde. 859. A. sh. yaptığı yolsuzluklarla daha evvel de darb ve hapis cezasına çarptırıldığı gündeme getirilmekte ve neticede "filozofların sözlerine itibar ederek hem dalalete gittiği ve hem de insanları dalalete götürdüğü" anlatılmaktadır. E. Ġstanbul 1970. Zira Molla Lütfi. Ancak mücâdele sona ermemiĢti. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? Karakterinin sertliğinden dolayı "Yavuz" ve Ģehzadeliğinden beri "Selim ġah" denen Sultân Selim. Zındıklar ve Mülhldler. Molla Ahaveyn. Ġbn-i Kemal gibi allâmelerden bu fitnenin defi için fetva alan Yavuz. Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lütfi Hakkında Bir Not. Bunu. 1513'de Bursa YeniĢehir'de maslub edildi ve bağy= devlete isyan 71 Ocak. TD. babasının ihmali ve aynı zamanda dedesi olan Alâüddevle'nin aczi karĢısında Ģahlanan ve o dönemde Trabzon Sancakbeyi olan Yavuz. IX. 9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 ġevval 926/ 21 Eylül 1520'de vefat etmiĢtir: Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı AyĢe Hâtun'un oğlu olan Yavuz. Risale. Bu hadiseden 38 gün önce de. nr. 33 (1982). 205-227 (Bu konuda doyurucu bilgi verilmektedir. sh. sh. Molla Lütfi'nin sıra dıĢı ve ahlakî açıdan da zayıf birisi olduğu çoğu kaynaklarca kabul edilmektedir71. Hamîd = Ġsparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyan eden diğer ağabeyi Korkut da aynı akıbete uğramıĢtı. meraklılara Ģiddetle tavsiye olunur). 53. Yavuz'a karĢı ġah Ġsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkıĢan ġehzade Ahmed. Molla Lütfi'nin fazilet ve maharetleri kabul edilmekle beraber. 920/1514'de Çaldıran zaferini kazandı ve Ģarkın kapılarını Osmanlı Devleti'ne açtı. dürüst bir âlim olan ve Molla Ahaveyn diye bilinen Molla Muhyiddin bin Mehmed'in konuyla alakalı eserinde. suçunun had cezası olarak idam olundu. isnâd edilen zındıklık ve mülhidlik suçlamalarını çürütecek bilgileri ortaya koymuĢlardır. Anadolu'nun Safevî devletinin iĢgali tehlikesine karĢı. Adıvar.

Bunların samimi gayretleri sonucu. Gevher h 73. kadınlar. böylece Ģarkta tam bir ittihâd-ı Ġslâm kahramanı oldu. m Merkez teĢ-MaraĢ. Aynı yıl (922). Herhangi bir harb olmadan Doğu Anadolu'nun Osmanlı Devleti'ne iltihâkı ve ġah Ġsmail'in mağlûbiyeti Memlüklüleri ve Sultânları Kansu Gavri'yi rahatsız etmiĢti. Suriye ve Mısır da Osmanlı Devleti'ne tamamen . Malatya . doğu ve güneydoğu bölgeleri ġi'a tehlikesinden kurtulamamıĢtı. 8 sene gibi kısa bir zamanda iki katına çıkardı. Karaman. kazaskerliğe me-sidir. Batıdaki Ġslâm düĢmanlarına da dersini vermek üzere 2 ġa'ban 926/1520'de sefere çıktı. istimâlet ile yani kendi arzu ve istekleri ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylediler. Bu durumu hisseden ve Memlüklülere Ġslâm birliğini bozdurmak istemeyen Yavuz. 1516 ve ta'kip eden yıllarda. Gerger. Mekke ġerifi Ebul-Berekât'ın oğlu ġerif Ebu Nümey vasıtasıyla Mekke'nin anahtarlarını kendisine göndermesiyle de hâdim'ül-Haremeyn vasfını elde etmiĢti. ĠĢte bu iĢi. Böylece Doğu Anadolu top yekûn Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kaldı. sh. Kudüs. mühim Kürt ve Türkmen beylikleri. büyük âlim Ġdris-i Bitlisi ve Bıyıklı Mehmed PaĢa üstlendi. Son zamanlarına doğru te'sis edilen Cezayir Eyâleti de hesaba katılırsa. 922/1516'da Kansu'nun yerine geçen Tomanbay'a bir nâme gönderen ve Mısır'a yürüyeceğini belirten Yavuz Sultân Selim. Bu zafer. Suriye ve' ker de divan-ı i" ġah Efendi ge1 muamelâtı Anaç Yavuz döne-sek-zâde Ahmed I damları arasında Mü'eyyed-zâdeJ ZEVCELERĠ: 1 nesi. Rûm ve Rumeli eyâletlerine ilâveten Osmanlı Devleti'ne Diyarbekir. Böylece Anadolu. Doğuda ittihâd-ı Ġslâmı tahakkuk ettiren Sultân Selim. Kâhta. Memlüklülerin üzerine yürüdü ve 922/1516 yılında Mercidabık'da Kansu Gavri karĢısında büyük bir zafer kazandı. Haleb ileri gelenleri. Aclûn. Malatya. Netice olarak eyâlet sayısı dört olan Osmanlı Devleti'ni. ^l. 2. 923'de Kahire ve Mısır'ı. Malatya ve havalisini fethetmesi üzerine. bu dönemde beĢ eyâlet daha ilave edilmiĢ oldu. kerliği ünvamy.29i. ( bütün korr maneviyâtı ] diyen bir g öğrenmek Ģ Daha I Ģahlık I ne geçen ġî'alaĢtırt düğü ı öldüri lu'ya ( miyeti "lütJ» ter. Antakya. Divriği. erkân-ı devleti ve ulemâsı ile Yavuz'a itaat ve teslimiyet mektubu gönderdiler. Darende. ancak 8 ġevval 926'da yakalandığı bir hastalıkla manevi Ģehid oldu. ıKejftau. Mısır. Devin ġi'a klıyıklı •yılarMerkez teĢkilatındaki en önemli değiĢiklik. Gazze ve kısaca Suriye ve Filistin'i de yol üzerinde feth eyledi. S 434. Daha sonra ise. baĢta 26 aĢiret olmak üzere. S 34. Haleb.AyĢe ÇOCUKLARI: I Korkut. Safevilerden de Erbil. Böylece Haleb. Ridâniye harbini zaferle kazanarak Osmanlı topraklarına ilhak eden Yavuz. Birecik ve Anteb'in de yeniden ve sağlam bir Ģekilde fethine yol açtı. 922/1516'da Arap ve Acem Kazaskerliği unvanıyla Divan'a dâhil olmayan bir kazaskerliğin ihdas edilip Diyarbakır'ın bu kazaskerliğe merkez olması ve bu hizmete de meĢhur tarihçi Ġdris-i Bitlisî'nin getirilmesidir. Mütevekkil Alellâh'dan Ayasofya'da yapılan bir dinî merasimle halifelik unvanını da kazanan Yavuz. Nablus. Son Abbasî halifesi III. Bütün bu gayretlere rağmen. ġam ve Zülkadriye Eyâletini de ilâve etmiĢ oldu. Safed. Osmanlı Devleti'ne. Kerkük ve Musul alınmıĢ ve Bağdat Eyâleti'nin temelleri atılmıĢtır. Yavuz Sultân Selim'in ġarkî Anadolu ile MaraĢ. Besni. H "Yavuz S ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 135 fi Yanakları rSafevî ifara fi Yavuz. 94J Ahmed U Uzur Tarih. Yavu* I ru mudur? Osmanlı f kukunu tatbike Ham yani so1 lar. Hama ve Humus kaleleri de Osmanlı Devleti'ne ilhak olundu ve eyâlet haline getirildikten sonra Haleb Beylerbeyliğine Karaca Ahmed PaĢa getirildi. Dâr-üs-Selâm ġam'a girildi ve birçok Arab ġeyhi kendi arzuları ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eyledi.Zulkadiroğullarının Osmanlı Devleti'ne ilhakı ta'kip etti.

vrk. c. ġöyle ki. kadınlar. 232/a-293/a. Daha önce de açıkladığımız gibi. Karal. VI. 350-431. hem Anadolu'yu ġî'alaĢtırmayı ve hem de böylece Anadolu'yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiĢtir. Ancak tarihî olayları doğru olarak öğrenmek Ģarttır. Kantemir. ġah Ġsmail'in taraftarları olan askerler. kâfirlerle yapılan savaĢlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. ġehzade Musa. 149-154. Antalya'dan Manisa'ya dönen ġehzade Korkut'un hazinesini vuran ġahkulu. Ahmed Uğur neĢri. nr. Harput ve Diyarbekir'i yakmıĢ ve yıkmıĢtır. Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem Ģeyhliği ve hem de Ģahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen ġah Ġsmail. 37-44.. . Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi ve Kara Muhyiddin Efendi zikredilebilir. Es'ad Efendi. 244-306. .•. Osmanlı Devletl'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. . nr. Belleten.. vrk. E. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir. 9-13. 3079. 229. Tokat'a saldırmıĢlar ve yüzlerce insanı kılıçtan geçirmiĢlerdir. sh. sayı 21-22(1942). ġehzade Korkut. Bu doğru mudur? Osmanlı PadiĢahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de Ġslâm Hukukunu tatbik etmiĢlerdir. sh. nr.. Bu arada Erdebil Sofuları da Anadolu'da anarĢi çıkarmaya baĢlamıĢlardır. 189-211.'. ÇOCUKLARI: Kanunî Sultân Süleyman Hân. 295. ZEVCELERĠ: 1. 73. 423-434. Akkoyunlu Devleti. 2. II. c. sh. torunları olan ġah Ġsmail tarafından ortadan kaldırılmıĢtır. ġehzade Orhan. "Selim I". ĠA. Künh'ül-Ahbâr. Fatma ve Hafsa Sultânların annesi. 7351. Yerine geçen oğlu ġeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiĢ ve Anadolu'yu ġî'alaĢtırmak metodunu kullanarak Ģahlığını pekiĢtirmek istemiĢtir. Süleymaniye kütp. 1-86. Hatice. Ġstanos. Zira Hz. Devletler ve Hanedanlar. . kırmızı çuhadan taçlar giydiklerinden dolayı onun taraftarı olan herkese Sürhser yani KızılbaĢ denmiĢtir. Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile ġah Sultân'ın annesi. halifeleri vasıtasıyla Anadolu'yu tam bir anarĢiye sürüklemekte maalesef muvaffak olmuĢtur. 29-34. Harem'den Mektuplar. Âli. sh. Tevârlh-i Âl-i Osman. 136 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Rll ĠNMFYFt. Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu'ya göndererek. Uluçay. X. ġeyhülislâm Kemal PaĢa-zâde. c. Fatma ve Devlet-ġahî Sultân72. Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince. 2362. ilim a-damları arasında ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi. 2629. Bundan sonra sırasıyla Kızılcakaya. II. bu üçüncü kazasker de divan-ı hümâyûn hey'etine dâhil edilmiĢ ve bu hizmete Fenarî-zâde Mehmed ġah Efendi getirilmiĢtir. Yavuz dönemindeki devlet adamları arasında Sadrazam Koca Mustafa PaĢa. 204 vd. ġinasi. çocuklar. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). sh. sh. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 44-47. Bu arada Antalyalı Hasan Halife ve oğlu ġahkulu veya Osmanlı tarihçilerinin ifadesiyle ġeytan Kulu (ġahkulu Baba Tekeli veya Karabıyıkoğlu da denmektedir) eliyle Anadolu'daki Alevileri Osmanlı Devleti aleyhinde teĢkilâtlandırmaya baĢlamıĢtır. sh. 97-99. Maalesef ġehzade Ahmed üzerlerine ordu göndermiĢse de muvaffak olamamıĢtır. 2162. baĢ kâdî ile birlikte çok sayıda insanı katletmiĢtir. Altundağ. c. 1049 vd. . Elmalı. Yılmaz. Kanunî.ilhak edilince. c. Burdur . 1507 yılında üzerine yürüdüğü Alâüddevle Bey'in mağlubiyeti üzerine Elbistan. Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüĢtür. II. Öztuna..-.115/b-119/a. Erdebil ġeyhlerinden ġeyh Cüneyd Ģeyhliğine Ģahlık katmak istemiĢ ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında kati edilmiĢtir. Solakzâde. Süleymaniye kütp. Hatice.AyĢe Hâtûn. Peygamber. sh. sh. UzunçarĢılı.AyĢe Hafsa Hâtûn. c. Defter. Daha sonra Pîrî PaĢa zamanında bu makam kaldırılmıĢ ve muamelâtı Anadolu Kazaskerliği'ne devredilmiĢtir. sh. X. Enver Ziya. sh. Nitekim temkinli davranmayan 72 Lütfi PaĢa. Beyhan. ġah Ġsmail'in halifelerinden olan Rumiyeli Nur Ali Halife baĢkanlığındaki Erdebil sofu ve müritleri. Osmanlı Tarihi. din adamları ve yaĢlılar gibi yedi grup insanı katletmenin caiz olmadığını bütün komutanlarına talimat olarak vermiĢtir. Es'ad Efendi. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. sh. Ġslâm Hukukunda ise. ¦-. savaĢ halinde dahi. Mü'ey yed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz'un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karĢı yapmıĢ olması mümkün değildir. Her-sek-zâde Ahmed PaĢa. Yerine geçen ġah Ġsmail ise. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Tevârîh-i Âl-I Osman. Pîrî Mehmed PaĢa ve niĢancı Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi. bununla da yetinmeyerek Antalya'yı basmıĢ. "Yavuz Sultân Selim'in oğlu ġehzade Süleyman'a Manisa Sancağını Ġdare Etmesi Ġçin Gönderdiği Siyâsetnâme". Gevher Hân. Hafsa. I. Anonim Tarih.

komĢudur ve hatta karıĢıktır. Olayı inceleyen UzunçarĢılı. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Kadir billah Ahmed bin Emir Ġshak. V. Allah. herkesi zorla Sünnî yapmak için zorla-mamıĢtır. Ancak bu isyancı grupların bastırılmaması halinde. Bunların Müslümanları nasıl kırıp geçirdiklerini. Sizin inayetleriniz olmazsa. Yüzyılın baĢında Ġlhanlı Sultânı Gazan Hân. siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. II. Peygamber. Bu yaraya parmak basmak için. Diyarbekir ve çevresindeki Kürt beylerinin mektuplarından da anlıyoruz. ġunu da belirtmeliyiz ki. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur? Bilindiği gibi. Hz. Hem ġiiler ve hem de Sünnîler için. Çubukova'da 1511 yılında ġahkulu'nun bir okla öldürülmesinden sonra da ġiî'lerin Anadolu'daki tahribatları devam etmiĢtir. Osmanlı Devleti. ġah Ġsmail'in üzerine gitmeden evvel. yukarıdan beri vesikalar ıĢığında anlattığımız olayları biliyordu ve Anadolu'daki ġii Türkmenlerin binlerce insanı katlettiklerinin de farkındaydı. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre yaklaĢık 40. her yüz yılın baĢında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir" buyurmaktadır. idarecilerinin yaptıkları hata ve zulümleri tamim etmek çok yanlıĢtır73. ve zt 74. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Mu'tasım. polis74. IV. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıĢtır.ve Keçiborlu kasabalarını yakıp yıkan ġahkulu Kütahya'ya kadar gelmiĢtir. "ġüphesiz ki. ġu cümleler bunlardan sadece biridir: "Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. VIII. Yüzyılın baĢında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gazi. VII. Anadolu beylerbeyisi Karagöz Ahmed PaĢa da öldürülenler arasındadır. yüzyılın baĢında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin MelikĢah. Ġbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. meseleyi müzâkere etmek gayesiyle bir Divan toplantısı yapmıĢ ve baĢta Ġbn-i Kemal olmak üzere büyük âlimlerin de katıldığı bu toplantıda KızılbaĢlarla ilgili neler yapılmasını kararlaĢtırmıĢtır. Ġslama hizmet edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar. Ġslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri Ģöyle sıralamaktadırlar: Hicrî tarih esas alınmak üzere. uslanmayanlarının kati edilmelerini ve uslanması muhtemel olanlarının ise haps edilmelerini emr etmiĢtir. Yüzyılın baĢındaki müceddid ise Yavuz Sultân Selimdir. Yüzyılın baĢında Ömer bin Abdülaziz. I iyi devleti IAıNLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 137 da tedbirler almıĢtır.000 kiĢidir ve bunlardan ne kadarının öldürüldüğü de kesin belli değildir. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız" ĠĢte 918/1512 yılında Anadolu'yu ġi'a tehlikesinden kurtarmak üzere PadiĢah o-lan Yavuz. VI. Amasya'da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehĢet saçmaya baĢlamıĢlardır. III. Nice yıllar bu mülhidler. KızılbaĢların ne kadar insan öldürdüğüne dair binleri bulan rakamlar verdikten sonra. Yavuz'un baĢka çaresi yoktu demektedir. . Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi PaĢa'nın naklettiğine göre. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Ġslâm âlimleri. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Anadolu'yu kasıp kavuran ve KızılbaĢ adı altında her yerde Osmanlı Devleti'ne karĢı kıyam eden bu insanların teftiĢ ve tahkik olunarak. Yivi bul Blllı dinini tecdidi met e siyâset ı sadrazamı ı müceddidlerfj Hicri t) lın baĢındı d Ahmed l Melik^J Devle»1*! baĢındık! I Osun yari Allah k birincisi. ġah Ġsmail'in üzerine gitmenin tamamen yararsız olduğu da gün gibi ortadadır. Ancak dinî inançlar kullanılarak devletin arkadan vurulması tehlikesi karĢısında t. Yüzyılın baĢında Çelebi Mehmed ve IX.

Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur? Bu iddianın tam tersi doğrudur. II. Âli. Acem ve Arab memleketlerine hâkim olacaktır" ifadesinin geçtiği nakl olunmaktadır. XV. Koca Müverrih. ġî'a'nın tasallutu altında olurlardı. Yavuz'a müceddidlik vasfını kazandıran. Anadolu'yu ġiîleĢtirme hedefini güden ve her geçen gün bu hedefine daha da yaklaĢan ġah Ġsmail. . Ģuurlu âlim Ġbn-i Kemal'in de yerinde ikazlarıyla. sh. 233/a vd. KûĢe-i kabrimde dahi bî-karar eyler beni. Tâc'üt-Tevârîh. Ġslâm tarihinde ittihâd-ı Ġslama önem veren nadir devlet adamlarından biridir. 6522. ciddi bir ehl-i sünnet bendini teĢkil etmesidir. vrk. Bazı mana adamları. II. Bununla beraber. nr. bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Kürtler. Bâyezid. Rum. 225231. Fakat. c. Nihayet Yavuz Sultân Selim PadiĢah olunca. Bu mühim zaferin kazanılmasında tamamen Sünnî olan ve gazada Yavuz Selim'in yanında yer alan Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiret beylerinin de büyük rolü vardı. bu bölgenin kendi baĢına kalması. hem siyasî ve hem de dinî açıdan tehlike arz eder hale gelmiĢtir. II. Ġstanbul'u fethederek Hz. Çaldıran zaferi bu fitneyi önlemiĢtir. Ali'ye ait bir kasidede "Mutlaka Âı-î Osman'dan Selim isimli birisi. Allah'ın yardımıyla 1514 tarihinde kazanılan Çaldıran Zaferi ile. Künh'ül-Ahbâr. 3062. bu iki yönlü tehlikeyi henüz Trabzon Sancakbeyi iken fark etmiĢ ve babasını Ġstanbul'da ikaz dahi eylemiĢti." Ģuuruyla hareket eden Yavuz.. UzunçarĢılı. Hoca Sa'deddin Efendi. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası. Ġttihâdken savlet-i a'dâyı defa çaremiz. 6636. 359 vd.. vrk. Memlüklüler üzerine giderken de. Yani Yavuz olmasaydı. 5812. 245 vd. bazı âyetlere dayanarak çıkarmıĢtır ve bu konuda hususi bir Risalesi vardır. c. Ġslâm'ın kahramanca müdafaasını yapan böyle bir devlete itaat etmenin siyasî ve hukukî açıdan bir farklılık meydana getirmeyeceği ve hem de Ġslâm birliğinin teĢekkülü gibi gayelerle münferiden hareket edilemeyeceği ortadadır. babaları Bâyezid-i Veli'nin yaratılıĢındaki tevazudan yararlanarak Anadolu'yu hâkimiyeti altına almak isteyen ġah Ġsmail liderliğindeki ġi'a seline karĢı. Bedâyi'. Yavuz'un müceddid olduğunu I 73 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ġkincisi ise. yüzyıla kadar uzanır. Osmanlı padiĢahlarından iki kiĢinin mü'eyyed min indillah yani Allah katından teyid edilmiĢ PadiĢahlar olduklarını ifade etmektedirler. II. Bilindiği gibi. dağıdâr eyler beni. Hatta Ġbn-i Kemal dahi. hem Ġslâm birliğini bozan ve hem de Doğudaki Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiretlerini rahatsız eden Safevî tehlikesini bertaraf etmeye azmetti. ġah Ġsmail üzerine giderken de.Osmanlı tarihçileri. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan Fâtih'tir. Solakzâde. Tarihçi Âli ve Lütfü PaĢa. ġah Ġsmail'in hem mürĢidlik ve hem de ġahlık unvanları ile tahrik ettiği Anadolu'daki isyanları bastırarak Anadolu birliğini ve Memlüklüleri ortadan kaldırarak Ġslâm birliğini temin etmesidir. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı. 5035. Hz. Bu iĢ nasıl yapılmalıydı? Kılıçla ve savaĢ yoluyla bu mümkün değildi. sh. Yavuz'un Hz. Zira bunlar da hem Müslüman ve hem de ehl-i sünnet vel-cemaat idiler. Ġkincisi. 253-270. Ġbn-i Kemal ve Zenbilli Ali Efendi gibi büyük Ġslâm hukukçularından fetva alarak hareket etmiĢtir. 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır. 138 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN* yaptığı hizmetleri ve ilgili hadisi zikrederek kaydetmektedir74. ġah Ġsmail. Ġran'da kısa bir zamanda Safevî Devletini kurmuĢ ve Doğuda hem Osmanlı Devleti için ve hem de âlem-i Ġslâm'ın birlik ve beraberliği için. Mısır'ın Yavuz tarafından fethedileceğini. Osmanlı Tarihi. hem mahallî halkın güvenliği açısından tehlikeli ve hem de Osmanlı Devleti'nin de Müslüman bir ülke olması. ġiilerin tahrikiyle çıkarılan ġah Kulı isyanını da önleyememiĢti. Anadolu'nun ve hatta Musul ve Kerkük civarının da Osmanlı Devleti'ne katılması gerekiyordu. Ġttihâd etmezse millet. 452/a-b. Ali tarafından müj-delendiğini dahi ifade etmektedirler. 5321. nr. tedbir alamamanın yanında. onun müslümanlara yaptığı iki hizmettir: Birincisi. ġehzade Selim.. Es'ad Efendi. Bunlardan birincisi.. Yavuz Sultân Selim'dir. ġah Ġsmail'in Anadolu üzerindeki siyasî ve dinî emellerine son verildi. "Ġhtilâf u tefrika endiĢesi. c. 2162. bir türlü durdurulamıyordu. 75.

bazı I Osmanlı ahalisi. Osmanlı Devleti'nin değiĢmeyen siyâsetinin kaynağı ve dayandığı hukukî temeli. Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan bir Müslüman beylik. sh. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. I Ġmâdiye Hâkimi! Osmanlı Devletl'n sarası için ı lerle hezimete uj)ı altına almaları i dım talep etmek 1 etmek gayesiyle j "Can u gonuMmJ baĢların r Ġslâm Sultânı'» gösterdik ve ti Bu muhlis v komĢudur ve lı Sadece tslâm S kurtarmayı r bunlara karĢı ( Allah'ı bir bilip D uymamız mûmW*ı| Bu mel Bltlisî'nin ı Diyarbı olan I reislerine! "Altıyı yarlanan Ġl ma'rlfetlnı kuvveti. Künh'ül-Ahbâr. II. sh. bir iki ay içinde Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢti. 263/a-b. sh. Ġslâmiyetin getirdiği hükümlerdi. 232/b-233/a. 25. Bu sebeple. Osmanlı Devleti. Münâvî. 281-282. Akgündüz. bütün Müslüman Osmanlı ahalisi. kaybetmemiĢlerdi. sh. c. Âl!. içmede ve hatta giymede dahi aynı dinin esaslarına tabi' oldukları için. farklı bir sistemle karĢılaĢmıyordu. Müslüman Türklerle Kürtler arasında mevcut olan bazı ufak ve önemsiz farklılıklar dıĢında. Tevârîh-i Âl-i Osman. Zaten Osmanlıyı Avrupa'dan ayıran en önemli hususiyet de buydu. Osmanlı topraklarında yaĢayan insanların arasında düĢünülebilecek en önemli farklılıklar. Kur'ân. Doğudaki Kürt ve Türkmen AĢiretleri. Mısır 1938. c. dâhilde ve hâriçte. 259/a-260/a. Osmanlı Devleti'ne iltihak etmekle bir Ģey 74 Lütfi PaĢa. ĠĢte Osmanlıya bağlılığın sırrı burada yatıyordu. yemede. 7-16. 350-431. aralarında ihtilafa vesile olacak ciddî bir Ģey mevcut değildi. Osmanlı Devleti'ne itaat etmenin zaruretini anlamıĢlardır. Doğu ve Güneydoğu bölgesinin tamamı. Osmanlı Devleti sahip olduğu topraklar üzerinde.ĠĢte bu hakikati idrâk eden Kürt ve Türkmen Beyleri. tandaĢı kabul edillyortğ buydu. II. Es'ad Efendi. icmâ' ve kıyas yoluyla vaz' edilen hukukî hükümler yanında. Ġslâm hukukunun müsaade ettiği ölçüde her mahallin örf ve âdetlerine de hürmet gösteriyordu. . Daha önce de izah ettiğimiz gibi. aralarında dlnt.'Ġ| sebeple de. Süleymaniye kütp. Mesela. sünnet. Muhammed Abdürraûf. V. arata Müslüman Türklerle I Ģında. istimâlet ile yani kendi meyil ve arzuları ile. Matbu nüsha. oldukları için. Mesela. Zira topraklarının dahilinde bulunan her yer dâr'ül-Ġslâm sayılıyor ve bütün Müslüman ahali de bu ülkenin aslî vatandaĢı kabul ediliyordu. Solakzâde. Rengi ve Ģekli farklı olsa da.ı ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 139 % ilhakı ¦erinde saĢi-»yla ii ve «re I Bilal'ın dan kaybetmemiĢlerdi. Doğu ı parçalamak müessir olması çokj Çaldıran Zaf< nadolu'nun fethe Güneydoğu bölgel hemmiyetli bir ġerefüddin Bey. sh. 2162. c. belki kazanmıĢlardı. nr. Büyük âlim Ġdris-i Bitlisi tarafından PadiĢah'a yapılan telkinler neticesinde. Feyz'ül-Kadîr ġarh'ul-Câmi'-is-Sağîr. Osmanlı ı farklılıklar. Daha önce de ıım t ırka ve maddî sömürû|je bulunan her yer <rfr8&|s. bazı örf âdetlere münhasırdı. t Bu azmim hayat din: s. vrk. 234/a (Müceddidlik meselesi burada ĠĢlenmektedir). 40-53. ırka ve maddî sömürüye dayanan bir ayırıma gitmiyordu.

hükümete itaatte selâmet var. Yani bugünün vilâyetleri ve hatta devletleri. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Ġyi evlâd böyle olur. gönderilen tuğralı beyaz kâğıtlar kullanılarak onlara berâtlarının yazılmasını emreder. Ġttihadın sağlam ipine ve muhabbet Ģeridine sarılmak zaruridir. Hizan Meliki Emir Davud. bu faaliyetlerinin neticesinde kısa zamanda Doğu ve Güneydoğudaki Kürt ve Türkmen Beylerinin Osmanlı Devleti'ne itaatlerini temin eylemiĢtir. . Çaldıran Zaferini takip eden 1516 yılında. Yavuz Sultân Selim. kültürel ve idarî bütünlüğünü bozmak ve parçalamak maksadıyla içerde ve dıĢarıda yapılan faaliyetlerin. Osmanlı Devleti'ne kendi arzularıyla tâbi olan beylerin ve bunlara bağlı olan sancakların mikdarlarını ve tahrîrî bilgileri hazırlamasını emreder. Elhâsıl. kendi arzu ve istekleriyle ve hem de birer mektup ile Osmanlı Devleti'ne bağlanmaktadır. dinî. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. Ġdris-i Bitlisî vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kısa bir zaman i-çinde ve hem de yerli beğierin istek ve arzularıyla Osmanlı Devleti'ne ilhak edildiğinin haberini alan Yavuz Sultân Selim.. bölge halkı arasında müessir olması çok zordu. kendisine Doğu A-nadolu'nun fethedilmesini tavsiye eden meĢhur âlim ve tarihçi Ġdris-i Bitlisî'ye. Sizin inayetleriniz olmazsa. Sadece Allah'ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz.aralarında dinî." 140 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMM Diyarbekir'in Safevî Devleti'nden alınmasından sonra Kürt Beyleri arasındaki gayretlerini sürdüren büyük âlim Ġdris-i Bitlisî. Diyarbekir Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed PaĢa'ya beyaz hükm -i Ģerifler gönderdiğini ve Osmanlı Devleti'ne bundan sonra da tâbi olacak olan bey olursa. bu hâdiseden önce ġiflerin Diyarbekir'i muhasara altına almaları üzerine. Halil. Bu sebeple de. Cihada gayret gösterdik ve Ġslâm PadiĢahı'nın yollarını bekledik. Doğu Anadolu'nun siyasî. Ona bedel. Böylesine e-hemmiyetli bir zamanda Ġslâm birliğinin zaruretine inanan baĢta Bitlis Hâkimi ġerefüddin Bey. ġah Ġsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu on bin kiĢilik Ġdris-i Bitlisî kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı beyler. Bu mektûb üzerine Konya Beylerbeyisi Hüsrev PaĢa kumandasında ve Ġdris-i Bitlisî'nin manevî yardımlarıyla toplanan on bin kiĢilik gönüllüler ordusu.. Ġmâdiye Hâkimi Sultân Hüseyin olmak üzere 25-30 tane Kürt beyi (ümerây-ı ekrâd). Sonra da manevi takdirleri yanında ona gönderdiği bazı maddî hediyeleri zikreder. kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. Ġlhâdları zahir olan KızılbaĢlar'dan teberri eyledik. Devlete bağlanan beyler arasında ihtilaf ve ihtilal vuku bulmaması için gereken tedbirlerin alınmasını ve in'âm ve ihsanların da ona göre yapılmasını ister. asrın Ġdris-i Bitlisî'si olan Bediuzzaman 1910'larda Osmanlı Devleti'ne karĢı isyan etmek isteyen Kürt aĢiret reislerine hitaben diyor: "Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karĢı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim Ģanlı Türk pederlerimize. Dik baĢlılık etmeyeceğiz ve kendi baĢına hareket yapmayacağız. Ġttifakta kuvvet var. kültürel ve coğrafî çok büyük azamî müĢterekler vardı. "Can ü gönülden Ġslâm Sultânı'na bî'at eyledik. Hısn-ı Keyfâ Emiri Eyyubîlerden II. ġah Ġsmail'in Diyarbekir'i muhasara altına alan ordularını tarumar eylemiĢtir. Bu azmimizle baĢka milletlere ibret dersi vereceğiz. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir. uhuvvette saadet var. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Ġslâm Sultânı'nın namı ile Ģeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda baĢladık. ittihâdda hayat var. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin Osmanlı Devleti'ne ilhakı için vazife veriyordu. XX. komĢudur ve hatta karıĢıktır. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız. Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını padiĢaha iletmiĢlerdi. hep beraber bir iyi insan oluruz. biz onların kuvveti. Kızıl-baĢların neĢrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve ġafii mezhebini icra eyledik. Türkler bizim aklımız. onların akıl ve ma'rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. ayrı ayrı kabile ve aĢiret tarzında yaĢamaktadırlar. Yavuz Sultân Selim'e tarihçe müsellem olan tarihî arîzayı. bu büyük âlimi taltif etmek üzere kendisine bir ferman gönderir. Zira Kürtler. Mektubunun baĢında Diyarbekir Vilâyeti'nin sulh ile ve istimâlet yolu ile fethine vesile olduğu için Ġdris-i Bitlisî'ye teĢekkür eder. yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermiĢlerdir. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. ahlakî. Nice yıllar bu mülhidler. Sünnetullah bizde böyle câri olmuĢdur".

canlarımız. Garzan. sh. ġark diye adlandırabileceğimiz ve bugün Doğu Anadolu. Ġbn-i Said. 452/a-b. Meyyafarakin. Yavuz. Musul ve Kerkük'den itibaren Kuzey Irak ve Haleb'i de içine alan Kuzey Suriye bölgelerinde yaĢayan çok sayıda Arap. Sultân II. Harput. Süleymaniye Kütp. Cizre. Çermik..). c. Palu. UzunçarĢılı. Anonim Tarih. Bunları kısaca özetlemekte yarar görüyoruz. bugünün Amerika'sı gibi. nr. Anadolu'yu ĢnieĢtirmek isteyen ġah Ġsmail'in kendisine elçiler gönderdiğini. Safed ve Gazze Ģeyhleri ile Haleb ileri gelenlerinin bulunduğu seçkin bir temsilciler heyetinin Yavuz'a takdim ettikleri ve aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Ģu itâ'at mektubu çok manidardır: "Bizler. Güneydoğu Anadolu. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. Künh'ül-Ahbâr. Bu iltihâklardan bazılarını beraber görelim: 1) Kürt ve Türkmen beylerinden istimâlet ile kendi meyil ve arzuları ile itaat eden 25'den fazla aĢiretten ve reislerinden bazıları Ģunlardır: Bitlis Hâkimi Emir ġerefüddin. Benî Atâ aĢiretleri. Bilindiği gibi. Ankara 1987. bin bir türlü yağcılıklar yapıp sulh istediğini. Benî Ġbrahim. Urmiye. sh. Bedâyi'. 249/a-251/a. Yani Osmanlı Devleti'nin diğer bölgelerinde tatbik edilen idare usulü burada da cari idi. üç ana guruba ayırmak mümkündü. Osmanlı Tarihi. Sancakbeyleri doğrudan merkezden tayin olunurlardı . Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu? Bu iddia. Atak. Sason. Âli. ÇemiĢgezek Hâkimi Melik Halil. Besni. Ġslâmı tatbik ve adaleti te'sis için sizin hâkimiyetinizi zaruri görüyoruz75". yıllar sürecek harplerle elde edilemeyecek zaferlere u-laĢıldı. Es'ad Efendi. Pertek Hâkimi Kasım Bey. c. Çaldıran Zaf eri'nden sonra Doğu Anadolu'da Diyarbekir merkez kabul edilerek Musul. vrk. Solakzâde. 11634/26. 76. Osmanlı Devlet teĢkilâtını bilmemekten ve konu ile ilgili bazı belgeleri yanlıĢ yorumlamaktan kaynaklanmaktadır. idare tarzı açısından. her iki eyâlette de. Hısn-ı Keyfâ Emîri Melik Halid. E. 112/a-113/a. ve bu I Bu iddia. klasik Osmanlı Sancakları Ģeklindeydi. I genellikle i darılara ti rineo 75 Koca Müverrih. Malatya. Bitlis. 1019. yanlıĢ yon sının teır nün Ait ve idaresi a na tabi t ler söz I Diyarbekir Ij bütün Dojıijj devrinde J Doj guruba! Biri diğer t merkezden t tımar sis aĢiret \ Amid. vrk. 20. Bediüzzaman Said Nursi. 2362. sh. Aralarında Ġbn-i HarkuĢ. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Mardin ve benzeri yerlerdeki aĢiretler de arka arkaya Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. Kodaman. Hizan Meliki Emir Davud. Osmanlı Devleti'nin idarî yapısının temelini kaza. Kanunî Süleyman devrinde yeni bir düzenleme yapılarak Van'da ayrı bir eyâlet daha teĢkil olundu. nr... Mardin ve Harput da dahil olmak üzere bütün Doğu Anadolu'da gayet geniĢ bir eyâlet meydana getirmiĢti. nr. Ġmadiye Hâkimi Sultân Hüseyin.Mektubun sonuna doğru. Bayram. sancak ve eyâletler teĢkil ediyordu. Birinci gurup. ancak onun sözlerine ve ıslah olduğuna inanılmaması icab ettiğini belirterek gerekli tedbirlerin ihmal edilmemesini emretmektedir. I denmekte*. Türkmen ve Kürt aĢiretleri Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylemiĢtir. Nutuk (Osm. Eğil. mallarımız. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. 378-383. iyâlimiz ve dinimizin emniyeti için size itaati arzuluyoruz." nâsındı i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 141 Ijınm 76. Benî Sâyim. II. Bu gayretlerin neticesinde. I Van Eyı teĢkil i Ġkindi beylere t edilmiĢtir. Yani eyalet ve sancakların Ġstanbul'a olan bağlarında ayrı ayrı statüler söz konusuydu. Cezire Hâkimi ġah Ali Bey. 8 memlekr sancaklar âl Ey. çeĢitli özelliklerine göre farklı idare tarzlarına tabi tutuyordu. 2) Kürt ve Türkmen aĢiretleri gibi. mutlak bir merkeziyetçilikten tamamıyla uzak bir anlayıĢa sahipti ve idaresi altına aldığı bölge ve cemiyetleri. Ayrıca ġuran. Esad Efendi. sh. Sincar. güneyde yer alan Arap aĢiretleri de yine kendi iradeleriyle Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. 273 vd. Urfa. mütudtl edilme. Doğu Anadolu'daki sancakları. 2162. ĠĢte Osmanlı Devleti. Ancak Osmanlı Devleti. Siirt. vrk. II.

Siirt ve Atak Diyarbekir'e bağlı bu tür sancaklardandırlar. hariçte yani askeri ve siyasi alanda bölgedeki Osmanlı beylerbeyine tabidirler. aslında öne geçmek ve lider olmak demektir. bağımsız birer devlet tarzında değil. SanI •ı vd: Akgündüz. 142 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU{ cakbeylerinin tayinine merkezî idare asla karıĢmaz ve ellerine verilen ahidnâmeler gereğince. Diyarbekir ve Van eyaletlerindeki bu tür sancaklar. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yollan. Diyarbekir Eyâleti'nde merkez Amid. Hilâfet. hem itikadî açıdan ve hem de amelî açıdan. Ergani ve ÇemiĢkezek sancakları ile Van Eyaleti'ndeki ErciĢ ve Adilcevaz sancakları. "Müslümanlar üzerinde umumî tasarruf hakkına sahip olmak yetkisi". Cizre. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Van Eyaletinde ise. onu temsil etmek demektir. Eğil. Harput. bunlar azl ve nasb edilemezler. emîr'ül-mü'minin ve imam. BaĢlangıçta hizmet ve sadakat karĢılığı verilen bu sancakların durumu. Zaten toprak itibariyle de. Hizan. Ömer olmuĢ ve daha sonraki devlet reisleri bu unvanı "mü'minlerin emiri" manasında halifenin eĢ anlamlısı olarak kullanmıĢlardır. Ġstanbul 1996. Yurtluk ve Ocaklık tarzındaki sancaklardır. Diyarbekir veya Van Eyâletinin içine serpiĢtirilmiĢlerdir. sadece icranın baĢı olan beyin tayini ile arazinin statüsünün tesbitinde müstakil yetkilerle donatılmıĢlardır. devamlı olarak sancak ve has Ģeklinde tevcih edilmiĢtir. Zaho. Emir'ül-mü'minin unvanını ise ilk kullanan Hz. Müküs ve Bargiri de Van'a bağlı bu tür sancaklardandırlar. Bunlar klasik Osmanlı sancaklarından farklıdırlar. Zira sancakların idaresi genellikle bölgeye eskiden beri hâkim ola-gelen nüfuzlu. Halife. Sebebi bu bölgede daha önce müstakil veya Ġran'a bağlı beylerin fetih esnasında Osmanlı Devleti'ne sadakat göstermeleri ve en önemlisi de. Yani bunlar. Tercil. Fetih esnasında bazı beylere hizmet ve itaatleri karĢılığında. Ġkinci gurup. Hilâfete imamet de denir ve namazdaki imamlık görevinden ayırmak için buna "imâmet-i kübrâ" adı verilir. Diyarbekir eyâletinde Hazzo. Kısaca özetlediğimiz bu sistem. daha sonra ailelerin tasarrufuna bırakılmıĢ ve Tanzîmât dönemine yani 1840'lara kadar bu hal aynen devam etmiĢtir76. Müslümanların lideri olan Ģahıs da Ģerl hükümlerin icrasında Hz. Hakkari ve Mahmûdi sancakları bu mahiyette Osmanlı Sancaklarıdır. daha ziyade Doğu Anadolu'da uygulana gelmiĢtir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Pertek. Devlete ihanet ettikleri takdirde değiĢtirilebilmektedirler. Mihrani. Bu sancaklar tımar sistemine dahildi. Çermik. c. Arazîsinde tımar nizâmı cari değildir. Pey-gamber'e halef olduğu için kendisine halife denmiĢtir. Bu unvanı taĢıyan âmme müessesesi yani hilâfet ise. Ġmtiyazlı sancaklar da diyebileceğimiz bu sancaklardan Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı 13 ve Van Eyaletine bağlı olarak da 9 adet mevcut idi. Peygamberin halefi olarak dinî ve dünyevî meselelerde bütün Müslümanları temsil etmek". III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Hasankeyf. Dahilde tamamen müstakil olan bu bölgeler. Ġmamet. fetih esnasında gösterdikleri hizmetlerden dolayı tamamen yerli beylere terkedilmiĢtir. bu tür sancakların baĢlıca örneklerini teĢkil ederdi. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır? Ġslâm hukukunda icranın baĢı olan Ģahıs için üç unvan zikredilmektedir. Sincar. Bunlara Ekrâd Sancakları da denir. aslında bir kimseye halef olmak. Akçakale. Hükümet adı verilen sancaklardır. Bunların idaresi. Palu ve Genç sancakları. Seferde Beylerbeyi'nin hizmetine girmekle mükelleftirler ve bu memleketlere merkezden kadı tayin edilir. sh. Halifeye "imam" veya "imam'ül-müslimin" denmesi de bundan kaynaklanmaktadır. umumiyetle aĢiret yapısı kuvvetli olmayan yerlerde teĢkil edilmiĢtir. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse. Kulp. sh. 77. yerlerine oğullan veya diğer yakınlarından biri geçmektedir. 30 vd. Hatta Kürdistan Eyâleti sancakları da denmektedir. Hayat boyu sancakbeyi olan bu idareciler vefat ettiğinde. Bunlardan ikisini zikredelim: "Hz. Osmanlı PadiĢahları. 197-213. Bitlis. Osmanlı Devleti ile aralarında herhangi bir farkın bulunmamasıdır.ve herhangi bir imtiyaza sahip değillerdi. Üçüncü gurup ise. Yani kısaca Müslümanların devlet reisliği demektir. eski mahallî beyler ve hanedanlara terk edilmiĢtir. . Arazîleri tımar nizâmına tabidir.

sh. I Kavinin* Haremeyn^ SultSnS I» yacak fa 76 Koca Müverrih. nr. nr. \: PadiĢah! yetkileri I nasında Ġl Osı Müslimiı o da hilâfet" bütün CsımiII Haleb'in h Semend. 20. 1516 yılında tahrir edilen Semendire Sancağı Kanunnâmesinin baĢında yer alan Halifetüllah tabiridir. Osmanlı tatbikatında kendisine uyulmayan ve en çok tartıĢmalı olan bir Ģartı da. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). cebir ve istilâ suretiyle elde edilen imamettir. 2162. c.II. ġunu da bilmekte fayda vardır: Her konuda Hz. Hz. vrk. sh. Bu sebeple bazı araĢtırmacılar hilâfeti iki kısma ayırmaktadırlar: Birincisi. 12 vd: Akgündüz. maalesef bu mana ve fonksiyonunu her zaman devam ettirememiĢtir. Ayrıca Yavuz'dan itibaren bütün Osmanlı PadiĢahları. Osmanlı PadiĢahlarının en az ikinci manada halife olduklarında Ģüphe yoktur. buna hilâfet-i nübüvvet de demektedir. Ebubekir'den itibaren Hz. 11634/26.). Ġkincisi. Bedâyi'. 2362. Esad Efendi. I inkılabı halife I Abbasi lı olarak I baren Hz. Bir kısım Ġslâm hukukçuları halifenin KureyĢ'den olmasının Ģart olmadığını ve hilâfet gibi âmmeye ait bir meselede nesebin tesiri olamayacağını ileri sürerken. 452/a-b. Künh'ül-Ahbâr. bütün hak ve yetkilere hâiz olan halifelik manasında halifedirler. Osmanlı Tarihi. . BĠLĠNMEYEN OSMANLI 143 KureyĢ'tendir" hadisine dayanmaktadırlar. 1019. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. nr. Osmanlı Kanunnâmeleri. Mısır'dan beraberinde getirdiği son Abbasî Halifesi Mütevekkil Alellah'a Ayasofya Camiinde hilâfeti kendisine devrettirdiği zaman. Ayrıca. 378-383. gerçek hilâfet (hilâfet-i kâmile veya hilâfet-i ha-kikiye)'dir ki. gerekli Ģartları hâiz olmayan veya milletin seçim ve bî'atıyla değil de. hak ve yetkileri bulunmayan Ģeklî halifelik değil. Büyük Türk Hukukçusu SadrüĢĢeria. Âli. Solakzâde. Mesela. Ebüssuud gibi bir Ġslâm Hukukçusunun kaleme aldığı Budin Kanunnâmesinin baĢında.Halife olmanın bazı Ģartları vardır. Bunda saltanat ve hükümdarlık manası ağır basmaktadır. Anonim Tarih. 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasıyla ilgili kanun bunun en son delilidir. Hasan'ın altı aydan ibaret bulunan hilâf et süresiyle sona ermektedir. 112/a-113/a. Daha sonra da 1519 tarihli TrablusĢam Kanunnâmesinin baĢında ise. mevcut âlimler bunu caiz görmüĢtü. sh. bir baĢka ifadeyle Ģeklen ve hükmî halifeler olarak kabul edilmiĢlerdir. Türkistan'ın yetiĢtirdiği büyük Hanefi hukukçusu Buhara'lı Sadr'üĢ-ġerî'a (öl. sh. sh. Osmanlı PadiĢahları. halifenin KureyĢ kabilesinden olması Ģartıdır. Kodaman. vrk.'sS da 1519 ti ünvanlanl aldığı I ümem. Halife Ömer bin Abdülaziz bir tarafa bırakılırsa. 40 vd. UzunçarĢılı. Es'ad Efendi. halife unvanını kullanmıĢlardır. 747/1346). Hz. Emevi ve Abbasî halifeleri hep ikinci grupta kalmıĢlar. vrk. Hz. Haleb'in fethinden itibaren halife unvanını kullandığına delil. ondan sonra saltanata inkılab eder" hadisinin iĢareti ve bütün Ġslâm hukukçularının ittifakıyla gerçek manada halife hülefâ-i râĢidin'dir. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Çoğunluk "imamlar KureyĢ'tendir" f kukçusu Buharaltî rarak Osmanlı P« ortadan kalkan ı sebepledr ki < son Abbasi I rettirdiği ! ġunu ( ve onu t yonunu her | kısma i kikiy«)'dlrl çim ve I hilâfet-l ı gerekil \ suretiyle ( dır. Oğlu Kanuni ise. Bu sebepledir ki 923/1517 tarihinde Yavuz Sultân Selim. çoğunluğun bu Ģartı kabul etmesi uygulamada zorluk çıkarmıĢtır. c. Nutuk (Osm. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yolları. yukarıda zikredilen Ģartlara haiz ve Müslümanların rızası ile yapılan seçim ve bî'at sonucu elde edilen hilâfettir. Yavuz Sultân Selim'den itibaren. Yavuz Sultân Selim. Sultân II. c. Süleymaniye Kütp. sh. bu meseleyi Ģöylece vuzuha kavuĢturarak Osmanlı PadiĢahlarına hilâfet yolunu açmıĢtır: "Zikredilen Ģartlardan zaruret gereği ortadan kalkan Ģartlar aranmayacaktır. Peygamber'in bahsettiği 30 sene. Ģeklî hilâfet (hilâfet-i sûriye)'dir ki. 273 vd. E. Peygamber'in "Benden sonra hilâfet otuz senedir. Zamanımızda KureyĢilik Ģartı da ortadan kalkmıĢtır". Peygamber'in izinden yürüyecek ve onu temsil edecek makam demek olan hilâfet makamı. en az on defa halife ve hilafet unvanları kullanılmıĢtır. Hz. II. 249/a-251/a. halife ve Ġmâm'ül-Müslimîn unvanlarını son halife Abdülmecid Efendi'ye kadar kullanmıĢlardır. Bediüzzaman Said Nursi. 213 vd.

Belki. hasenatı herhalde seyyiâtına gâlibdir. 20-24. 502-503. Osmanlı Kanunnâmeleri. Burada Muhammed Abduh'un Ģu sözlerini zikr etmeden geçemeyeceğiz (PadiĢah Abdulhamid'e yazdığı bir layihada diyor): 77 BA. c. Zaten Yavuz'un Kahire ve Mekke'de bulunan Mukaddes Emânetleri Ġstanbul'daki Topkapı Sarayı'na taĢıması ve bunlar için Hırka-i ġerif Dairesinin yapılması ve nihayet Kudüs. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır? Maalesef bu tür iddialar. Osmanlı Devleti'nin idaresi altında asırlarca yaĢayan topraklar üzerinde iktidarı elinde bulunduran siyasî güçler kendi suiistimallerini örtmek için böyle bir propagandaya baĢ vurmaktadırlar. sh. 497-498. akıl ve Ģer'i nazara almadan cebirle ve zulümle idareyi yürütenlerin hükümetidir ki. Peygamber'in vekili olarak ġer'-i Ģerifi uygulayan her hükümet bu gruba girer. sh. c. sh. Hilâfet ve Hâki-miyet-i Milliye. c. 7885. 208-228. Ġstanbul 1301. O halde Osmanlı Devleti. kendi yaptıkları kanunlar ile idareyi yürüten siyâset hükümetidir. AÜ Ġlahiyat Fakültesi Dergisi.. kilise kayıt defterinin orijinalinden bir müzede bizzat okumuĢ ve bize nakletmiĢti. sh. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir. 212213. hilâfet veya imamet hükümetidir ki. adaletinden ve huzurundan istifade etmek gayesiyle hâkimiyeti altına girmeyi arzuladıkları ve vardıkları her yere i'lây-ı kelimetullah gayesiyle ayak basan bir Ġslâm devletidir. Kahire."Halîfe-i Resûl-i Rabb'il-Âlemîn. Muhammed. Ġbn-i Iyâz. 1007. 11. Abu'l-Hasan Ali b. III. Eyüp Sabri PaĢa. 2. c. NâĢir'ül-Kavânîn'is-Sultâniye. (neĢr. Hami hıme'l-Haremeyn'il-Muhteremeyni ve'l-makâmeyn'il-mu'azzameyn'il-mufahhameyn es-Sultân ibn'üs-Sultân Es-Sultân Süleyman Hân ibn'üs-Sultân Selim Hân" unvanlarını kullanmaktadır ki. buna da tabiT hükümet denmektedir. Osmanlı PadiĢahlarının halifeliği konusunda Ģüphesi 144 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP*N'. "Hilâfetin KureyĢliliği". Ġkincisi. XXIII (Ankara 1978) . 6 vd. Müslümanların ve gayrimüslimlerin.I bulunanlara. Medine ve Mekke'nin Osmanlı Devleti'nin eline geçerek padiĢahların Hâdim'ül-Haremeyn olarak ilan edilmesi ile halife sıfatı perçinlenmiĢtir. sh. âĢir'ül-Havâkîn'il-Osmaniyye. El-Ferrâ. Akgündüz. 1298. El-Ahkâmu's-Sultânlyye ve'l-Velâyâtu'd-Diniyye. Ona göre üç çeĢit hükümet vardır: Birincisi. Mısır. dinimizi huzur içinde yaĢayalım". Seyyid Bey. sh. sh. Tezâkir I-IV. Ġstanbul 1306. 14-15. Ayrıca aynı ciltteki Dede Efendi'nin Risale'sinde de halife tabiri Osmanlı PadiĢahları için çokça kullanılmıĢtır. 451. Altı yüz sene yaĢayan bir devletin elbette haseneleri de seyyieleri de olacaktır. Ahmed Cevdet PaĢa. IH. Yavuz'un muasırı olan Mısır'lı tarihçi Ġbn-i Iyâz da. Kanuni Sultân Süleyman'ın Sadrazamı olan Lütfi PaĢa. Cin-Akgündüz. Kaldı ki. EI-Mâverdî. Bkz. Bu kaynaklardan sonra. Üçüncüsü ise. eski tâbirle istimâlet ile yani kendi meyil ve arzularıyla. Hatipoğlu. Bu taksime göre Osmanlı idaresi. Dr. muasır kaynaklardan hiç birinde hilâfetle ilgili kayıt olmadığını söylemek ciddi bir hatadır. eĢine tarihte ender rastlanacak olan bir Ġslâm devletidir. sh. 1167-1175. birinci gruba girmektedir . zorla ve zulümle hâkimiyetini mazlum milletlere kabul ettiren bir imparatorluk değildir. c. nr. 19 vd. . Ġbn-i Haldun.. Türk Hukuk Tarihi. Bu konuda önemli bir izah da Eyüp Sabri PaĢa'ya aittir. Vâris'ül-Hilâfet'il-Kübrâ kâbiren an kabir. kılıca dayalı ve sömürgeci bir imparatorluk değil. I. Lütfi PaĢa. "Ya Rab! Bize de Osmanlı hâkimiyetinin altına girmeyi nasib et ki. Muhammed. ilk dönem Osmanlı tarihini yazan muteber ve Yavuz'a muasır bir tarihçi ve devlet adamıdır. Mukaddime. 98-99. 1-2. Konu ile Ġlgili olarak bkz. Ancak kader-i ilâhinin bu kadar uzun seneler yaĢamasını takdir ettiği bu devletin. Mir'ât'ül-Haremeyn. 1357. IV. Ahkâm'üs-Sultâniyye. Mehmed Said. Risâletü Halâs'il-Ümme Fî Ma'rifet'il-E'imme adlı eseriyle mukni cevaplar vermeye çalıĢmıĢtır. mümehhidü kavâ'id'iĢ-Ģer'il-mübîn ve Zıllulâh'iz-zalîli alâ kâffet'ilümem. sh. kiliselerde yaptıkları âyinlerde papazlar tarafından Ģöyle duâ ettirildiğini. I. Tapu-Tahrir Defteri. Mehmed Hatiboğlu Hilâfetin kureyĢliliği Ġle ilgili olarak yazdığı uzun bir monografisinde konuyu ayrıntılı olarak incelemiĢtir. Hz. Prof. III. 4. Amerika'da araĢtırma yapan bir arkadaĢım. Sultân'ül-Arabi ve'l-Acem ve'r-Rûm. sh. Bilindiği gibi. hilâfetin Yavuz'a devrini. Hâiz'ül-Ġmâmet'il-Uzmâ ve's-Sultân'ül-Bâhir. Balkanlardaki bazı Hıristiyan gruplara. Ebu Ya'lâ. bu konuda fazla bir Ģey söylemeye ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. 449. Bedâyi'uz-Zuhûr. o günlerde kaleme aldığı eserinde açıklamaktadır. Osmanlı Devleti. ilmî olmaktan ziyade siyasîdir. 78. c. nr.

kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüĢlerdir. ( maktadır: Evet1 misler ve cesinden ı Ġslâm'ı t ğu'dakl I nin zulmü Abdu'ud 1 Osmanlı ı muhalif I fethetmesini Ġl dan farklı ( Kansu Sultân! BuradaH Yavuz Sulta»! Muhamır Saraydılar. Mesela Kuzey Afrika'da. Osmanlı Devleti'ni davet etmiĢler ve onlara merhaba demiĢlerdir. Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. Burada Halep âlimleri. Bahadır kardeĢler. Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil. I. çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultân Selim" sesleriyle ĢaĢkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir. Alem -i Ġslâm periĢan olacak ve sahipsiz kalacaktır. I. Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüĢtüklerini ve ona Sultân Gavri'nin Ģerv-i Ģerife muhalif hareket ettiğini Ģikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir. Suriye . Ġstanbul 1328-30. Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi I-IV. "Biz Osmanlı Devleti'ne tâbi olmayı ve o devletin bir vilayeti olarak kalmayı istiyoruz. Ahmed Râsim. c tartıĢn halka \ dikle. kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultân Selim'e takdim edilen bir arîza yani dilekçeyi de değerlendirmek istiyoruz. Üçüncüsü de. Alem-! Ġslim pe'ijMfl Mesela Kuzey* na maruz kalmıĢ» Oruç Reis ve Htarl Bahadır kardeĢler. Ahmed Cevdet PaĢa. Avrupalılar'ın Mağrib Müslü-manlarını canavar gibi parçalamayı beklediğini çok iyi bilen Cezayirli Müslümanlar ve bunları birliğe davet eden Oruç ve Hızır kardeĢler çareyi Osmanlı Sultânı Yavuz Sultân Selim'e mektup yazmakta bulmuĢlardır. Muhammed Harb ve Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili araĢtırmaları. Osmanlı Ġmparatorluğunda Ġslâm. Yılmaz. asrın ilk çeyreğinde Mağrib ülkeleri Hıristiyan istilasına maruz kalmıĢ ve kendi devletleri zayıf düĢmüĢtür. Ġkincisi Peygamber'e imandır. c. bu zamanda imanın Ģartlarının birincisi Allah'a imandır. Alınan kararlara göre. (Tarih Risaleleri. Neticede dört mezhebin kadısının ve Ģehrin ileri gelenlerinin. 299. Ġstanbul 1995. Mustafa Özel). bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arızada Osmanlı Sultânı Selim'e hitaben istediklerini dile getirmelerini kararlaĢtırmıĢlardır. Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Ka-nunî'ye mektuplar göndererek. Bir tımarlı sipahinin çocukları olan Oruç Reis ve Hızır Reis de. Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde. SulĠÎ geldiniz d nunla dayı dermesi ffl hukukçutal BĠLĠNMEYEN OSMANLI Ġ45 hk ¦•ildi t \ "Ġtikad ediyorum ki. sh. Ġbn-i Ece. kısa zamanda Hıristiyanları durdurma ve iç ihtilafları önlemek üzere gayret göstermiĢler ve bunda da muvaffak olmuĢlardır. 19. Muhammed bin Mahmûd. Ġnalcık. c. sh. tıpkı Mağribliler gibi. Gerçekten Yavuz'un seferi öncesinde. Ankara 1986). eĢraf ve ileri gelenler bir araya gelmiĢler ve kendi durumlarını aralarında tartıĢmıĢlardır. Târih-i Ahmed Cevdet (Vekâyi'-i Devlet-i Aliyye) I-XII. sh. Mektubun gayesini tek cümleyle özetlemek mümkündür.". sh. a'yânlar. sh. "BĠZ 0117111* Ġ künse Hızır Rıtfld Kuzey/ nunî'ye ı nülden Ġsi araĢtırmaları. Mümkünse Hızır Reis'i de bize Beylerbeyi (vali) olarak tayin ediniz". Osmanlı Devleti'nin bekasına imandır. Ġstanbul 1271-1301. Özellikle Mısır'daki Müslüman ahali. XVI. Mısır'dan yola çıkarak ġam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb giriĢinde. 148-149. Belgelerle Osmanlı Tarihi. ġam 1986. Peygambere ir sa. c. 24 vd. 278-279. belki çok daha evvel baĢlamıĢtır. Ortadoğu'daki Araplar. kadılar. Muhammed Harb tarafından özeti Arapça'ya tercüme edilen bu belgenin aslı. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. Ortadoğu'daki Araplar açısından da durumun aynı olduğunu ortaya koymaktadır: Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi. 61-66. Osmanlı Devleti'ni. El-Irâk Beyn'el-Memâlîki ve'l-Osmâniyyîn'il-Etrâk. Ġslâm'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi' olmayı baĢından beri istemektedir. Der. II. Osmanlı Devleti'nin Ģemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istedikleri gibi. Bu durum. c. Zira bu devlet yıkılırsa. Mısır âlimlerinin. Halep'te âlimler. "îtlkad edi.Cavid Baysun). I. ler. k gayret gösten inanlarını bunları bıriıjjet Selim'e mümkündür. bu bölgeye Fâtih zamanında gelmiĢler ve yerleĢmiĢlerdir.

BA. Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir"78. Tarihçe-i Hayat. Ġstanbul'daki yazma kütüphanelerde bulunmaktadır. Bu fetva146 BĠLĠNMEYEN OSMANLI lan Ali'nin Tarihinde görmek mümkündür. Mazide Ġslâm'ın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler. 93-94 (Hutbe-i ġâmiye'den). ġunu da ilave etmekte yarar bulunmaktadır ki. Halk arasında bu mesele. Hicrî 671 tarihinde vefat eden ve Muhyiddin-i Arabi'nin talebesi olan Sadreddin Konevî de. Bu kitabenin bulunduğu bir gerçektir. Bu kitabenin Mısır'dan mukaddes emânetlerle birlikte getirildiği ifade olunmaktadır. sh. süs \ pala bıyıklar vaı 2) ġu anda 1 ebadında bulunan lı peli resme < bunun gib= küpeli 0 da resmi nakkaĢjarj tamamen hayati v Ilınmaktadır. Yavuz'dan 40 küsur sene önce hazırlanan 880/1475 tarihli bu kitabede Yavuz'un Mısır'a geleceği haber verilmektedir. 79. Bu tür meselelerde hemen inkâr etmek de doğru değildir. nr. Netice olarak. Davud'a ait kılıcın sergilendiği yerde sergilenen bir kitabe bulunmaktadır. Nitekim ġah Ġsmail'e açıkça destek verdiğinden dolayı. müceddid olmasa bile mü'eyyed min indillah olduğu konusunda ciddi bilgiler bulunduğunu. 258/a-b. Osmanlı hukukçuları. Bediüzzaman Said Nursi. nr. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. "Sin. 97/a-100/a. sh. AraĢtırmacıların bir çoğu kitabeyi okumuĢ ve değerlendirmiĢlerdir. YEE. Kendisini karĢılamak üzere Anteb'e kadar geleceklerdir. Es'ad Efendi. bu tür eserlerin sıhhatini hemen kabul etmek de doğru değildir. kadınlar Ġçin ( lar. 38- . vrk. erkek çocukların i zamanında yapıldıjıj erkeklerin kulakl bazılarına göre Ġse 0 ĠĢte bu Ģerif timal dahi vermiy selerini görünce. Abdullah bin Rıdvan. Ancak tartıĢılması gereken bu Kitabenin sahih olup olmadığıdır. Burada "her Ģeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Ġslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip. bu eserden bir sayfayı Mir'ât'ül-Haremeyn adlı eserine almıĢtır. Kur'ân'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalanyla herkese duyurmaya çalıĢmıĢlardır. Bu durumu nazara alırsak. 6456. 2) 638 Hicrî yılında yani Yavuz'dan yaklaĢık 250 sene önce vefat eden Muhyiddin-i Arabî'ye ait EĢ-ġeceret'ün-Nu'mâniyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye isimli bir Risale. nr. ümitsizliği bırakıp. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabi'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir. El-Osmâniyyûn. Sultân Selim. 364 vd. Yavuz'un mü'eyyed min indillah olduğunu reddetmek mümkün değildir. Bunlar doğru mudur? Yavuz'un müceddid olduğu hususunda bilgi verirken. Bu Risalenin gerçekten Muhyiddin-i Arabî'ye ait olup olmadığını bilmiyoruz. Tarih-i Mısır. göz ise maBĠLĠNMEYEN OSMANLI neviyâtta kördür 80. Suriye halkı kendisine hoĢ geldiniz demeye hazırdır. ġın'a girdiğinde kabrim ortaya çıkacaktır" Ģeklinde yayılmıĢtır.II. E-11634. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir. Muhammed Harb. 4971. elele vererek. muteber kaynaklardan nakillerde bulunarak anlatmıĢtık. Araplar. 1 uydurmaı boynunda I fetleri Ġle t Zaten 1926 ] zaman I resim ġah! üzerinde I mektedir. Yavuz. 3) t ahlaksız I edilmesi lı nı mesel alâmeti c 78 Âli. Yavuz Sult. "ĠnĢâallah yine. Ancak Ġbn-i Kemal'in ve hatta ġam'da bir maneviyât erinin de aynı iĢaretleri Kur'ân âyetlerinden istihraç eylediklerini kaynaklardan öğreniyoruz. ¦¦ biliyor ve onun j ruz. meseleyi Ģöyle özetleyebiliriz: 1) Topkapı Sarayında Hz. Memlûklu idarecileri Ģerv-i Ģerife muhalefet etmektedirler. Beyrut 1989. UzunçarĢılı. Künh'ül-Ahbâr. bu eseri Ģerh etmiĢ ve Risalede yer alan iĢaretleri daha ayrıntılı olarak anlatmaya çalıĢmıĢtır. Nitekim Eyüp Sabri PaĢa. c. tur. Memlûklu saltanatına son vermek isterse. Memlüklülere harp açılabileceğine dair fetvalar neĢretmiĢlerdir. Bu Risalede Yavuz'un Mısır'ı fethedeceği ve hatta ġam'a gelerek kendi kabrini keĢfedeceği âyetlere ve manevî iĢaretlere dayanılarak anlatılmaktadır.. 2162. Osmanlı Tarihi. Yazma nr. Bu doğ: Konuyu birkaça 1) islâm Hul ması. Bâyezid Kütp.halkı Memlûklu zulmünden bıkmıĢtır. vrk. 168-171.

. sh. 2162. Künh'ül-Ahbâr. Bâyezid kütp. 7482. 1-39. tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. Ġstanbul 1997. boynunda incili madalyon. ama tamamen hayalî ve uydurma olan Avrupalı ve Ġranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır. sh.. I. sen böyle giyinirsen. Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir. 262/a-264/a. Ġstanbul 1301. Evvela. Bu küpeli resmin de. süs ve ihtiĢamdan hoĢlanmayan bir PadiĢahtır. i bir tap neviyâtta kördür" hakikatini unutmamak gerekir79. 5. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur. Bu doğru mudur? Konuyu bir kaç açıdan ele almakta yarar vardır: 1) Ġslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması. I. 21/578.. Ait olsa bile.. c. yani kısaca caiz değildir. Kaldı ki. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. bu resimler arasında resmî nakkaĢlar tarafından yapılanları vardır. ancak küpe yoktur. çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhdur. Sadreddin Konevî'nln mezkûr Ģerhinden bir sayfa alınmıĢtır. kölelik alâmeti olarak kulaklarına küpe taktıkları bilinmektedir. 80/b-140/b. sarığında tac bulunmaktadır. 2292/1. Yavuz'un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde. 81-87. nr. bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır.93-553/510. bazı kölelerin. ama erkekler için caiz görülmemiĢtir. etmektadlf. vrk. sh.. Baskı. Yavuz'a isnad olunan. 2) ġu anda Topkapı Sarayı'nın Portreler Bölümünde 17/66 numara ile 70 x 65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi ile Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince. pala bıyıklar vardır. c. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Eyüp Sabri PaĢa. Osmanlı Tarihi. I. Akgündüz Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. Üçüncüsü. vrk.. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları. nr. iç oğlanı meselesinde uzun uzadıya açıklamıĢ bulunuyoruz. 148 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 2294/7. Âli.. lı hakiki Iıtaklerbhatta ı bile ierkayKtır. vrk. c. 30-39. Bu son eserde. Dolma Bahçe Sarayına ne zaman konulduğu da bilinmemektedir. 295. 202-203.. 80. M 7482.162 vd. kadınlar için caiz görülmüĢ. Kaldı ki. II. son zamanların bazı ahlaksız insanlarının bunu. Mısır Seferi dönüĢünde oğlu Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce. Osmanlı PadiĢahlarının kıyafetleri ile bağdaĢmayan bu süsler. . Kantemir. vrfc* »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 147 ĠKurân'ın pırlardır. Muhylddin-i Arabî. en az bu resmin Yavuz'a isnad edilmesi kadar yanlıĢtır. Bazı hukukçular. Ayrıca küpe de ġi'a mezhebinde caiz görülmektedir.. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Yavuz Sultân Selim'in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. gay'liğe yorumlamaları. Doğru olsa bile böyle yorumlanmasının mantıksızlığını.. 1167-1175. II. EĢ-ġeceret'ün-Nu'mânlyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye. . Veliyyüddin Efendi. erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. meseleyi bütün yönleriyle tahlil etmektedir. Yavuz. 'Bre Süleyman. Zat en 1926 yılında Dolmabahçe Sarayından getirilmiĢtir. Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. Bu eserde. Tek kulağında olduğu hiç mevVl 79 Âli. bazı araĢtırmacılara göre.. Envanter nr. nr. Ġkincisi. Doğru olan resimlerinde. Mir'ât'ülHaremeyn. c. Zira Yavuz.. . Ġsmail Hakkı. UzunçarĢılı. anan ne giysin?' dediğini biliyor ve onun Ģahsî hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz. c. Es'ad Efendi. c. Zira Sultânın kulağında küpe. 3) Küpeli resmin Yavuz'a ait olmadığı ortadadır. . sh... . IV. Zira baĢında ġii Mezhebinin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde Ġran ġahlarına mahsus taç vardır. bu küpeli resim ġah Ġsmail'e aittir. sh.

Ayten. Ġbn-i Âbidin. 725. Heyet. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. 52 vd. c. Yavuz'un pala bıyıklarının Uz. 725. 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene PadiĢahlık yapmıĢtır. Gönenç. ġehid Ali PaĢa 1028. Ġstanbul 1983. Halil. 176-177. vrk. B.r Belgrat sinde. c. Halil. 788. c.! nir.KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ 82. dan öi: hutbe 2. i tindeki k rındaki 932/15261 Segedin. VI. sh. < Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî. Günümüz Meselelerine Fetvalar. gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. II. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir? Ġslâm Hukukunda. sakalları da bırakınız" manasını ifade eden hadisi sebebiyle. 739. sh. ĠĢte gerçek bir Gazi olan Yavuz'un pala bıyıklarının hikmeti ve Ģer'î dayanağı budur61. 731. bıyıkların kısaltılması sünnettir. ordu ile 929/ yılta' vezir« . Zeki. 164. Ģer'an mezbûrlara nesne lâzım olur mı? El-Cevâb: Ġftiradan ictinâb etmek lâzımdır. sh. onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise. sh. Yavuz'un bu küpesini Allah'a kul olma özelliği olarak taktığını ve bununla Cihan hâkimi olmasına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalıĢmıĢlardır. Dirier. 276/b. 407. c. Tarihten Bugüne 1982. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. Bardakçı. ¦ yılında ġ üzerine ( 3. dünyada görülen hükümdarların en muhteĢemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (MuhteĢem) ve Grand (Büyük). sh. 926/1520 yılında ve 26 yaĢında Osmanlı tahtına geçen Kanunî. nihâyr-tur. sadece Osmanlı PadiĢahlarının değil. Nitekim Ebüssuud Efendi de bir fetvasında bu hakikati dile getirmiĢtir: "Sûfiler bıyıkları dibinden kırkmak sünnetdir deyü i'tikad eyleseler. Bu arada. kaleler. adüvve (düĢmana) heybetli görünmek içün". M. sh. Süleymaniye kütp. sh. Yavuz'un ġah Ġsmail'in askerlerine Ģirin gözükmek için taktığını iddia edenler de bulunmaktadır80. X.! F»'Vı Sefer SI. Peygamber'in "Bıyıkları kısaltınız. 719. Zafer Dergisi. sh. Redd'ülMuhtâr. takip e Avkoslovak. Kanuni Sultân Süleyman. babası zamanında ġam Beylerbeyisi olan ve iktidar değiĢikliğinden istifâde ederek Melik EĢref 80 Ġbn-i Âbidin. Ģairlik mahlası olarak Muhibbi. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. II. Haziran 1995. 739. 717. bertar. II. Air .. Tılsımdan Takıya. Ġlhan. evvela baĢına gaile çıkarmak isteyen. II. Hz. ünvâdi. 13 tane büyük gazaya fiilen iĢtirak etmiĢ olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı PadiĢahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman ġah denen Kanunî Sultân Süleyman. 731. "Yavuz Selim Küpeli miydi?". 28-29. Ancak bunun tek istisnası. Günümüz Meselelerine Fetvalar. Fetâvâ.1 ' Hıristi) bir hayret ve dolu'rl. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. Ġstanbul 1983. 81 Ebüssuud. getir). Bize göre bu yorumlar kısmen zayıf yorumlardır. 717. Redd'ül-Muhtâr. Ġstanbul 1998. küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar olduğu gibi. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız? Kanunî Sultân Süleyman devrine Ģarkiyatçı Ortalon'un söylediği Ģu sözlerle baĢlamak Ġstiyoruz: "Sultân Süleyman'ın eserleri bir sıraya konulsa. Ġstanbul 1958. 81. I zubahis dahi edilmemiĢtir. Gönenç. lar üzerine du. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. 121-122. c. kurmuĢ olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir". Gâzîler uzatmak mendûbdur. 719. en alt katta muharebeleri. VI. Bazı yazarlar. 900/1494 yılında Hafsa Sultân'dan Trabzon'da dünyaya gelmiĢtir. c. KuĢoğlu. 420. 788. bir rivayete göre.BĠLĠNME1*'. Heyet. düĢmana heybetli görünmek için. sayı 222. Mesnûn olan kaĢ mikdârı kalınca almaktır. sh.

Papoçe. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte Ġstanköy. sırasıyla Böğürdelen (ġabaç). bu seferiyle Orta Avrupa'da dengeyi değiĢtirmiĢ ve artık Osmanlı Devleti'nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya'ya dayanmıĢtır. 150 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*1. Bu gaileyi bertaraf eden Kanunî. ġopron. i . Viyana Muhasarası. Kazanılan Mohaç zaferinden sonra. Meydandan kaçan ġarlken ve kardeĢi Ferdinand'a ağır nâmeier gönderen Kanunî. 930/1523 yılında ġah Ġsmail'in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb'ın yerine Ģah olduğunu da kaydetmek isteriz. Transilvanya ve Dalmaçya. Pojega. 2. 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak Ġstanbul'a dönmüĢtür. kendi adamları tarafından öldürülerek. Sefer-i hümâyûn. Zacisne. Sefer-i Hümâyûn'unu da Macaristan'a düzenleyen Kanuni. Bu arada Yemen'de fitnelere yol açan Ġskender adlı Ģahıs. evvela Siklos (ġikloĢ). daha sonra meĢhur seferlerinden 1. Budin'in tam karĢısında yer alan PeĢte ve benzeri çevre Ģehirlerin fetihleri takip eylemiĢtir. 5.5. 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya baĢlanmıĢtır. Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra. 2. 927/1521'de feth olunmuĢtur. Ġyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmiĢlerdir. Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiĢ ve nihayet daha sonraları Dâr'ül-Cihâd adını alan Belgrâd. Netice alınamayan I. 1. 938/1532 tarihinde baĢladığı bu seferinde. Belgrat'ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma'rûz kalan Macaristan. Budin'i geri aldığı gibi. bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıĢtır. Avrupa'da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıĢtır. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiĢ ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum. Hıristiyanlığın Ġslâm âlemine karĢı bir kalesi sayılan Rodos'un zabtı. eski baĢkentlerden GradcaĢ. Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıĢtır. 4. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları. vefat eden Hayır Bey'in yerine evvela Mustafa PaĢa ve sonra da ikinci vezir Ahmed PaĢa getirilmiĢ ve memlekette huzur ve âsâyiĢ sağlanmıĢtır. Ferhad PaĢa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522'de bertaraf olunmuĢtur. 936/1529 tarihinde Budin'i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon'u ele geçirdikten sonra Ferdinand'ın gizlendiği Viyana'ya doğru yürüdü. Hırvatistan. 932/1526 yılının Eylül'ünde Macaristan'ın baĢĢehri olan Budin fethedilmiĢ ve bunu Segedin. Ġstanbul'a Macaristan fâtihi unvanıyla dönen Kanuni. Bu arada Mısır'da çıkan cüzi isyanlar da aynı yıl bastırılmıĢ. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman ġarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî. Osmanlı orduları adaları fetihle meĢgul iken Anadolu'da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen ġehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de. daha sonra da sırasıyla Sirem muhi-tindeki kaleleri. Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi. Sefer-i Hümâyûn'unu Belgrâd üzerine yaptı. Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde. Ferdinand'ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin'e yürümesi üzerine. S üzerine t Siklos(i kaleleri S kaçan J BĠLĠNMEYEN OSMANLI Î49 güzelliği u gös-iıjmktaktıkğu enler de ite olur Kinde r-3-¦sunvanıyla hükümdarlığını ilan eden Canberdi Gazâli'yi 1521'de idam ettirdi. 3. Kanije ve nihayet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri baĢta olmak üzere on beĢten fazla kaleyi fethetmeyi baĢarmıĢtır.

ErciĢ. Basra Eyâleti adı altında Osmanlı'ya bağlandı (24. 11. 1548-1549 yıllarında gerçekleĢtirilen bu sefer ile. Güney Irak. Bu arada Doğu Hırvatistan'da Osiyek yakınlarındaki Vertizo'ya sokulan düĢman askerleri yok edildi. c. oradan Nahcivan'a giderek burayı feth eyledi. hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan geniĢliyordu. Vezir-i A'zam Ġbrahim PaĢa komutasında baĢladı ve yol esnasında Adilcevaz. Sefer-i hümâyûn. Kanunî Sultân Süleyman 10. geri alındı. Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti'nin baĢına doğuda gaileler açıyordu. 1541'de yapılan Budin Seferi'dir. Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz'e girildi. MuhteĢem Süleyman.7.ES BĠLĠNMEYEN OSMANLI 151 7öur. 1554 Temmuz'unda Revan'a gelen PadiĢah. sini . U 82 UM fa»» 201. Hırvatistan ġ Arabistan. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. Korfu ve Otranto hücuma ma'rûz kalmıĢsa da. SüveyĢ'ten hareket ederek Yemen ve Aden'i almıĢ ve Hindistan'daki Diu Kalesini kuĢatmıĢtı. fl Kantemlr. Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında Ġstanbul'a dönüldü. Solak*. Almanların desteği ile yine Budin ve PeĢte'yi kuĢat-tıysa da. Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi. ġarlken'den sonra Kanunî'nin ikinci büyük rakibi olan ġah Tahmasb. Kuveyt. Bu sefer neticesinde Macaristan'ın dinî merkezi olan Estergon.6. Yine aynı yıl. Kısa bir süre sonra Ferdinand. Lahsâ. Daha sonra aynı yılın Eylül'ünde PadiĢah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı ġirin yoluyla Bağdat'a ulaĢıldı. Ġran Seferi de denir. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. 8.! Sahra'nın bazı \ hıttada hutbeıly Netice olarak K yani siyâsi ve c sından. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken. Ġmparator sıfatı. 12. her ne kadar sulh ile neticelendi ise de. Peç ve ġikloĢ. Yemen. Avusturyalı Ferdinand'ın buraları iĢgal etmek istemesi ve hatta Budin ve PeĢte'yi kuĢatması. Osmanlı Devleti'ni Olama Hân ve Safevi devletini ise. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir.1538). I Ali Efendi. I. Kanunî'yi tekrar bu bölgelere getirdi. Ġstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin'e bağlandı. Erdel (Ro dana. Osmanlı £ Kanun!! de eĢine enderi nan teĢkilât kaı Osmanlı Devleti! sı. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan'a geçince. Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti'ne itaat edince bütün bunlar. \ ve ġehzade) annesi. aynı yıl Tunus'u fethederek Osmanlı Devleti'ne bağlamıĢtı. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan'ı Budin Eyâleti'nin bir parçası haline getirdi. denizlerde Hadım Süleyman PaĢa. ġah sulh istedi ve ort imzalanan andlaĢmaü ġehzade I son büyük! yaĢında iken ( Yavuz döneır devrinin sonunda i Devleti'nin sınırlan | tan. I Eritre. Yapılan andlaĢmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken. Kanunî. Ġran seferini ve genelde ise. Irakeyn seferi veya Ġran seferi diye de meĢhurdur. Kanunî < dönemde zirve)Ġ| Kanuni ( Mehmed PaĢa. Osmanlı Devleti'ne Batı Cezayir'i kazandıran Barbaros Hayreddin PaĢa. sadece MuhteĢem Süleyman için kullanılabilecekti. Batı I olarak. Bitlis Hâkimi ġeref Hân tutuyordu. Sefer-i hümâyûn. Buna 2. Kara Boğdan seferi de. 4-tân MahmûdHkl Mehmed I II. Batılı donanmalara karĢı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'i bir Osmanlı Gölü haline getirmiĢti. Kema| adamları ar: Bey ve Ca'feri reislerinden I Molla AbdüllatlfB bunlardan ibareti ZEVCELR! bir Ortodoks ıimm câriyedir. Cibuti. Necd. 1553-1555 yılları arasında da 3. tartıĢmasız "Cihan PadiĢahı" unvanını bu gaza ile kazandı. «. 8ġehzâde S Sultân Cihangir. 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devle-ti'nden sulh andlaĢması istemeye mecbur etti. Katîf. Bu arada Barbaros Hayreddin PaĢa. 940/1533 yılında sefer. 7. 9. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiĢ. Tebriz geri alındı. sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand'ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları. Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmayı âdet haline getiren Ġran'a yaptı. sefer-i hümâyûnunu. Macaristan'da Osmanlıların himayesindeki Kral YanoĢ Zapolya'nın ölümüyle (1540).

Fatma Sultân. II. Afrika'dan Eritre. 9-36. Kemal PaĢazâde. 12-ġehzâde Orhan82. Solakzâde. ġeydi Bey ve Ca'fer Ağa'yı. Kısaca "Bir sultân-ı azîm'üĢ-Ģan idi ki. Doğu Anadolu'nun geriye kalan kısmı. Kanunî'nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya Ġtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi'yi. NakĢibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd BedahĢî. Bu iddianın aslı nedir? Hem ilim adamlarımızdan ve hem de diğer okuyucularımızdan aldığımız bir önemli soru. UzunçarĢılı. 2-ġehzâde Sultân Mustafa Hân. hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür. Belgrad ve Voyvodana. ġeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi. bir kısmı da. 15 milyon km2ye yükseldi. son büyük seferini. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler. Es'ad Efendi. Hâce DerviĢ Mehmed Efendi. Libya. adlî ve kısaca her çeĢit yapılanması. Defter. 2. Arabistan. sh. Erdel (Romanya'da). Katar ve daha nice yerler. Yavuz döneminde 6. sh. Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler. Kanunî Sultân Süleyman. Osmanlı Devlet i'nin siyâsî. hem kudretli bir idareci ve hem de eĢine ender rastlanır bir devlet teĢkilâtçısı idi. "islâm hukuku yani Ģer'î hukukun hükümlerini bir tarafa bırakıp kendi iradesiyle kanun yaptığından dolayı mı bu unvanı almıĢtır?" diye soruyorlar. vrk. diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin PaĢa. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. 197-201. Kuveyt. Osmanlı Tarihi. 9. 8-ġehzâde Sultân Bâyezid Hân. Banat (Romanya ve Yugoslavya'da). ġehzade Mustafa ve ġehzade Bâyezid meseleleriyle yıpranan haĢmetli PadiĢah. 3. Ġbn-i Kemal. kültür. ilim ve maneviyât erbabı arasında ise. sh. Hadramut. her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal'ada nevbeti vurulurdu. 7-ġehzâde Sultân Selim Hân II.Abdullah kızı ve ġehzade Mahmûd'un annesi. HabeĢistan'ın önemli bölgeleri. hem büyük bir asker. hukuk ve maliye gibi konular açısından. Künh'ül-Ahbâr. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir. Osmanlı Devleti'nin sınırları içine. Tunus. 293. ġeyh Bâli Efendi. 4-ġehzâde Sultân Mehmed Hân.Hürrem Haseki Sultân. Süleymaniye kütp. c. doğrudan bu unvanın veriliĢinin sebebini sorarken.Mihrimah Sultân.". II. 1555 yılında Amasya'da imzalanan andlaĢma ile Gürcistan paylaĢıldı ve Irak'da eski sınırlar muhafaza edildi. 152 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN n™ı 83. himaye bölgeleri olarak. Avrupa'da -bugünkü siyasi sınırlarla. Denilebilir ki.456. ZEVCELERĠ: 1. sh. Somali. Asya'da Rodos ve on iki ada.Gülfem Hâtûn. kültürel. Tevârîh-i Âl-i Osman. nr.i? Hân sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya'ya çekildi. üç ciltte toplam 200'e yakın kendi devrinde hazırlanan Kanunnâme neĢrettiğimiz Sultân Süleyman'ın "Kanunî" unvanıyla alakalıdır. Batı Gürcistan. Bahreyn. X. Lütfi PaĢa ve Sokullu Mehmed PaĢa'yı. c. hem devletin sınırlarının geniĢlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim. Yemen. Bunu. 10Râziye Sultân. Kantemir. Cibuti. devletin merkezî ve taĢra teĢkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiĢtir. Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed PaĢa. Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi. Bu dehâsını. Çad ve Büyük Sahra'nın bazı kısımları dâhil olmuĢtu. Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi'yi zikredebiliriz. sosyal. 3-ġehzâde Murad. I. Fâtih zamanında hazırlanan teĢkilât kanunlarını geliĢtirerek ve kısmen de değiĢtirerek gösterdi. Bir kısım okuyucular. Cariyelerden ve ġehzade Murad'ın annesi. 11-ġehzâde Sultân Cihangir.Mahidevran Kadın. Abdullah kızı ve ġehzade Mustafa'nın annesi. 2162. ġehzade Mehmed ve Selim H'nin annesi. Yılmaz. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler. 293/a-455/b. 87-178. 211-252. 431-575. 6. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. 4. Hatta bir kısım .5 milyon km^ olan Osmanlı Devleti'nin toprakları. 1566 yılında Zigetvar'a düzenledi ve burada kuĢatma sırasında 72 yaĢında iken çadırında vefat etti. Tevârih-i Âl-i Osman. 5-ġehzâde Abdullah.Eszak hariç Macaristan. Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri. iktisadî. Koca NiĢancı Celâl-zâde Mustafa. I 82 Lütfi PaĢa. Osmanlı Devleti'nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır. Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da. Âli.

râcih yani kuvvetli olan bir görüĢe tercih yolunu ihtiyar eylemiĢtir. Penzer. "Kanun! Sultân Süleyman Devri BaĢlarında Rumeli Eyaleti. H iV. yüz senede temizleyemez". sn. 50. I.L . 12 ciltlik Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin üç cildini teĢkil etmesi ve 200'den fazla muntazam Kanunnâmenin bulunması da. London 1936.i olan bir go* asrımızda bir k»-faiz vardı" demi nin ve icâreteyn... L. kanun hükümleri ortaya koydurtmuĢtur. bazı ehl-i imânda doğurmuĢ bulunmaktadır. Kanuni | hamt t de ı resi sh. Belleten. Belleten. The Harem. Ebüssuud gibi âlimlerin kanaatiyle. Uluçay. sayı 198(1986). II. Nitekim onun devrinde hazırlanan kanunnâmelerin. sayı 78(1956). Evvelâ. açıktan Ģerîata aykırı kanunlar hazırlatmamıĢtır. mercûh yani zayıf olan görüĢü. II. gelmiĢ geçmiĢ PadiĢahlar içinde. c.okuyucularımız.. 247-294.)". bir lâtifedir.. 89-90. büyük Ġslâm âlimlerinin bu meseleden dolayı. D. tan muhalif bir hükmü) zaruret veya vasıtasıyla sulh muhtemel ve ı ġunu ı mal etmek mün Bütün bunUnj nı. sınırlı yasama yetkisini kullanarak en çok ve en muntazam kanunların. Es'ad Efendi. Tayyib. Ahmed Refik. meselenin aslını bilmeden "Osmanlı Devleti'nde de faiz vardı" demelerine sebep . Kadınlar Saltanatı. 2497. Guboğlu. mercûh kavil vardır. asrımızda bir kısım insanlarımızın. Livaları. sh. Ebüssuud gibi. bir kısım büyük Ġslâm âlimlerinin fevkalâde bir latife üslûbu içinde de olsa. "Kanuni Sultân Süleyman'ın Boğdan Seferi ve Zaferi (1538M. Ġslâm Hukukunda râcih kavil vardır. Mihail. D. . Bu suallere kısa da olsa cevap vermek. Zenbilli Ali Efendi'ye ait Ģu hakikatli fıkrayı dile getirmektedirler: "Sultân Süleyman Kanunî. Sultân Süleyman zamanında tedvîn olunmasıdır. sh. nr. 34-40. Öztuna. Ġslâm ve dolayısıyla Osmanlı Hukuk tarihinde. NiĢancı Tarihi. M. büyük Ġslâm hukukçularının fetvalarına dayanarak ve Ġslâm Hukukunun kendisine tanıdığı sınırlı yasama yetkisini kullanarak. kesretli KırkçeĢme sularını Ġstanbul'a getirdiği vakit. bu dediklerimizi te'yîd eylemektedir. yerinde olsa gerektir. Fâtih. _. 3362. N. 2362. ġehir ve Kasabaları". 174-175. Bâyezid ve Yavuz zamanında. Ģer'î kanunlara aykırı ve kendi iradesiyle bazı Avrûpâî kanun vazr etmesinden kaynaklandığı kanaatini. O hakikat da Ģu olsa gerektir: Kanunî Sultân Süleyman. ancak Ģer'îliği tartıĢmalı olan bazı meselelerde. Avrupa'dan bazı kanunları getirdiği için Sultân Süleyman'ı tenkit etmeleri. Sultân Süleyman. sh. onun bu unvanının. c. fıkıh lı de durum I Üçüncü e zetilmeksızın I Kanunnârr "Clnayı denî ve n olunan ceza ileeı 84. Mes» ġule PLI I Bazı 1 nemiz i bu «MiBĠLĠNMEYEN OSMANLI 153 ri Ali Idır. Hemen Ģunu ifade edelim ki. nın Ģerîata açıkçı) mümkün olan gedil bozan suçlan i mesi ve IrtM \ bunlarda. Cildinde naklettiğimiz ve uzun uzadıya izahını yaptığımız. 727-805. vrk. ancak bir hakikati da tazammun etmektedir. Gerçekten de. en çok ve en derli toplu kanunlar. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiĢ: Hilâf-ı Ģerîat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle. c. o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse.. E. Kanunî'ye diğer PadiĢahlar gibi sıcak bakmadıklarını ifade ederek Osmanlı Kanunnâmelerinin I. ġerlliği tartıĢılan bu meseleler arasında. %90'ı. 306-527. . asrın maslahatlarını da göz önüne alarak. Saniyen. manevî r ların kendisiyle! rindeki kanunimi m da burada h ġunu da I sisteminin'. . Sultân Süleyman zamanında hazırlanmıĢtır. nr. XX. bazı konularda. c. Gökbilgin. Devletler ve Hanedanlar. Ġstanbul'a öyle bir pisledin ki. Ģunu belirtelim ki. Sultân Sulev Ebüssuud n.-945H. Sultân Süleyman'a "Kanunî" unvanının verilmesinin a-sıl ve birinci sebebi. Ġslâm Hukukunun ülü'l-emre tanıdığı sınırlı yasama yetkisi kullanılarak hazırlanan ve daha evvel neĢrettiğimiz Kanunnâmeler tedvîn edilmiĢ olsa da. Zenbilli'nin biraz evvel naklettiğimiz sözü. 158-163. M. 5290.l20/b-143/a Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi.

c. bazı esaslarının Ģerîata açıkça aykırı olmayacak Ģekilde Avrupa esnaf kaidelerinden alınmıĢ olması mümkün olan gedik müessesesi. Ġsmihan Sultân. 16 vd. ġunu da hatırlatalım ki. vefatı anında Ebüssuud'dan aldığı fetvaların kendisiyle beraber defnedilmesini vasiyet eylediğini ve en önemlisi de kendi devrindeki kanunları kendisi değil. bu sayıları 200'ü geçen Kanunnâmeler. 672673. c. mukabelesinde ta'yin olunan ceza ile cezalandırılır"83. Bedlüzzaman Said Nursi. Özellikle Hanefi hukukçuların içtihadı bu Ģekildedir.154 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANl dır.. sh. c. ĠĢte Osmanlı Devleti de özellikle Ġmam Züfer'in içtihadını esas alarak. Osmanlı Kanunnâmeleri. Osmanlı Devleti'nde Müslümanların ve gayr-i müslimlerin mahallelerinin ayrı ayrı olmasının bir sırrı da budur. fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģervî hükümler yani Ģerfattır. cinsî sapıklar ve benzeri cemiyet hayatını bozan suçları iĢlemeye devam edenlerin ta'zir bil-katl yetkisine dayanılarak idam edilmesi ve irsâdî vakıflar da denilen tahsisat kabilinden vakıflar bulunmaktadır. gayr-i müslimler için belli Ģartlarla serbest bırakılan içki ve domuz gibi mallardan (gayr-i müslimlere göre maldır. VII (1-214 arası). c. I 84. tamamen müftülerin fetvalarına dayanan Sultân Süleyman'ın açıkça Ģerîata muhalif bir hükmü kanun haline getirttiği söylenemez. Ġslâm devleti vergi alabilecektir. c.. B) Müslümanlar için caiz olmasa da. denî ve mücrim arasında müĢterektir ki. ra'iyyet. ..248-249. Ġslâm Hukukunun getirdiği Ģartlar dahilinde Osmanlı ülkesinde de hamr ve benzeri içkiler satılabilecek ve gayr-i müslimler tarafından kullanılabilecektir. sh. Ġslâm hukukundaki hükümler bilinmeden istismar edilen bir konudur. c.. Kantemir. Müslümanlara zarar verir hale gelmemesidir. Mesela mîrî arazi için bkz.. Kanuni unvanının verilmesine sebep. sipahi. Bütün bunları yaparken de. Süleymaniye kütp. zaruret veya âmme maslahatı gibi esâsları bazan bilmeyerek veya ilim adamlarının vasıtasıyla suiistimal ettiği ve dolayısıyla zımnen Ģer'î hükümlere aykırı davrandığı da muhtemel ve mümkündür. her kim ki bu suçlardan birisi ile mücrim ola. 238 vd. Kanuni döneminde de durum böyledir. Osmanlı Kanunnâmeleri. I. tatbikattaki gayr-ı meĢru1 tasarrufları. Zenbilli Ali Efendi'nin bir fetvası için bkz. kanunların hiç bir fark gözetilmeksizin herkese âdil bir Ģekilde onun zamanında tatbik edilmesindendir. nr. Belki %10'u bile değildir. mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle iĢletmeye verilmesi. Bütün bunların tek Ģartı. Bütün bunlarda. sh. 130. I. c. Nitekim Kanunnâmesinde yer alan Ģu madde bu konuda iyi bir delil teĢkil eder: "Cinayetler karĢılığında vaz' olunan cezalar konusunda kaide sabit oldu ki. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki içtiği iddiası doğru mudur? Kanuni. vazî'. Mesela ancak nüfusunun kahir ekseriyeti gayr-i müslim olan mahallelerde satılabilmekte ve meyhane açılabilmektedir. Bu sebeple. manevî mes'ûliyetten kurtulmak gayesiyle. gayr-ı müslimlerin ürettikleri Ģaraplık Ģireden ve hamr ve benzeri içkilerden Ģire resmi veya hamr resmi denilen bir . Ancak zayıf görüĢlerin kabulü. gayr-i müslimlerin eğlenebilecekleri ve içki içebilecekleri meyhaneler de açılabilecektir. Osmanlı Hukuk sisteminin tamamı değildir. ¦. Zira Osmanlı Hukuk sisteminin %90'ı. Damad. VI (1-812) ve c. vrk. Ģerîata karĢı muhalefet olmaması için titiz davrandığını. Mecma'ul-Enhür. Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî. Ayrıca bkz. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz. V.¦¦•¦• " — • •= -. Müslümanlara göre mal kabul edilmemektedir). Osmanlı Hukukuna mal etmek mümkün olamaz. içki içmeyen ve bilakis takva ile hayatını devam ettiren bir devlet adamı83 Akgündüz. Üçüncü olarak.. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki.. zira Kanunî ma'sûm değildir. zamanındaki Ebüssuud gibi Ġslâm âlimlerinin hazırladığını da burada hatırlatmak istiyoruz. sh. Ancak gayr-i müslim vatandaĢların belli kayıt ve Ģartlar altında kullanmalarına müsaade edilmiĢtir. kalpazanlar.teĢkil eden "mıTâmele-i Ģer'îyye" mevzuu. Meselenin esası da Ģudur: A) Ġslâm Hukukuna göre sarhoĢluk veren bütün içkiler haramdır ve Osmanlı Devleti de bu yasağı Ģiddetle uygulamıĢtır. Bu konu. V (1-774).. 5 vd. ġunu da hatırlatalım ki. I. Hatta devletin sınırları içinde. 223. Ģerif. IV (1-780).

. yüzyıldan itibaren. sh. 1591 yılından itibaren içkiden alınan vergiye zecriye resmi denmiĢtir. Müslümanların ve hele hele içkiyi gayr-i müslimlere bile yasaklayan Kanuni gibi bir devlet adamının içki içmesi manasına gelmez ve böyle bir iddia kesinlikle doğru değildir84. 85. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir? Bilindiği gibi Osmanlı Devleti. kerî maksatlarla bir t Hisâr-ı Zağra. Ferecik. tahminen ?. ihtiva eden birCingâr Çingene Sancağı kıptiyân denirdi. Ġncügöz. Yanbolu. de Musi zade Bayı 85 AkgüraJûtÛi «SANLI nudur. nr. Gümülcine. Çingene Sancağı Beği veya mîr-i kıptiyân denirdi. Çingenelerden bir kısmı müsellem idi ve bazı örfî rüsumdan mu'âflardı. Müslüman çingeneler ile gayr-i müslim çingeneler arasında kız alıp verme yasaktı. Selim zamanında kaldırılmıĢ ve gayr-i müslimlere müsaade edilmiĢtir. Ancak daha sonra bu yasaklar II. Ġpsala. sh. Hayraimu. Hiçbiri teslim olunurdu. 2162. Döğenci Eli. Âli. sh. Pınarhisâr. Bu arada içki içildiği ve gayr-i meĢru fiiller yapıldığı gerekçesiyle bütün meyhaneler ve kahvehaneler kapatılmıĢtır. c. Hamr Emâneti Mukata'asını kaldırmıĢ. C) Ġçkiden alınan bu vergiler Hamr Emâneti Mukata'atı denilen bir maliye dairesi tarafından tahsil edilmiĢtir. Tekâlif Kavâ'idi. 38. 187-188. Çingenelerden olunmuĢtu. as84 Kâsânî. Hiçbiri cemâ'atini terk edip gidemezdi. I. gayr-i müslimlerce açılan meyhanelere Müslümanların da gitmesinden ve de bazı Müslümanların yasak olarak içki kullanmaya baĢlamasından dolayı. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 155 ırbest »zeri i dökeri maksatlarla bir teĢkilâtlandırmaya teĢvik etmiĢtir. Çingenelerin Müslümanları her hâne baĢına 22 akçe ve gayr-i müslimler ise 25'er akçe harâc-ı muvazzaf verirlerdi. Osmanlı sınırlarına sokulan içkilere ve bunların üretimine ciddi yasaklar getirmiĢtir. XVI. Abdurrahman Vefik Bey. c. KeĢan ve Çorlu mıntıkalarını özellikle ihtiva eden bir Cingâne Sancağı ihdas edilmiĢtir. II. Hayrabolu. yet-i Rumeli" yani"! Kanunnâmede bu esasa göre tanzim da gayr-ı müslimlenlM Asıl bizi ilgili ve Filibe ve Sofya'ı ayda yüzer akçe Ġslâm Hı Ģartları ve hüküm zahirde" gayr-ı meĢru' gayr-ı meĢru futaijj lek haline getirdikle! edilecek ta'zir iĢleyen ki olarak tesblt 86. Ġstanbul 1328. Terk ederse yakalanır ve kabilesine teslim olunurdu. 403-405. 34. vrk. Pınarhisâr. El-Fetâva'l-Hindiyye I. Merkezi Kırk Kilise olan ve Eski Hisâr-ı Zağra. 584-585. Zeydan Ahkâm'üz-Zimmiyyîn. III. Künh'ül-Ahbâr. Malkara. Kanuni I tân'ınl ti'nin I men "Kader Midesi bura'" '¦ olayın tas. Selim zamanında yeniden tanzim olunan zecriye resminin tahsili de yeni esaslara bağlanmıĢtır.VI. 183. sh. D) O halde Osmanlı Devleti'nde hamr ve benzeri içkilerden vergi alınması veya bu vergilerin tahsili için maliye daireleri teĢkil olunması yahut da gayr-i müslimlere meyhane açmaya ve içki ticâreti yapmaya müsaade edilmesi. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir. Rumeli'deki çingeneleri. Prevedi. Beyrut 1400/1980. Heyet. Es'ad Efendi. 361/b-363/a. müslimler ise 25'er al idiler. I. sh. Dimetoka. Çingene kabilelerine katuna ve reislerine de katuna baĢı denirdi. Çingenelerden göçebe olanların hangi kazalar içinde göç edebilecekleri tesbit olunmuĢtu. . Nitekim Osmanlı Devleti domuzlardan da resm-i hınzır veya canavar adıyla vergi almıĢtır. Müslüman çingeneler' Çingenelerden bir kıs» Kanunî di zenleme. II. Solak-zâde. Hatta Kanuni Sultân Süleyman. Prevedl. Örfî rüsûmde diğer re'âyâ gibi idiler. Çingene Sancağı Beğine Çingene Beği. Bedâyi'us-Sanâyl'. sh.vergi almıĢtır.

sh. Ayrıca asker ve halk onu seviyor ve istiyordu. tahmînen 937/1531 tarihinde yapılmıĢtır. âlimler ve meĢâyıhın meyli ġehzade Mustafa'ya. ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zir ve daha doğrusu ta'zir bil-mal olduğundan. Bu gayeye ulaĢmak üzere Damad. askerler. "Kanunnâme-i Kıbtıyân-ı Vilâ-yet-i Rumeli" yani "Rumeli Eyâleti Çingeneleri Kanunnâmesi" adını taĢımaktadır. 307 vd.. Sadrazam Rüstem PaĢa ve 85 Akgündüz. 384 vd. Bunun için ġehzade Mustafa'nın tasfiyesi gerekiyordu... sh.Zimmiyyîn. Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. Kanuni Sadrazam Rüstem PaĢa'nın komutasında Ġran Seferine çıkmak üzere bir ordu çıkarmıĢtı. ilim ve kahramanlık itibariyle Ģehzadeler arasından biricik idi. çevresine toplanan musahiplerle eğlenceli bir hayat yaĢıyordu. Meseleyi hemen hükme bağlamak doğru değildir. 511-514. Osmanlı Devleti'ni en çok ürküten politik bir mevzu olan Anadolu'nun ġî'alaĢmasını vesile ettiler. bu tür gayr-ı meĢru' fiilleri iĢleyen kadınlardan her ay belli bir para cezası kesim adı altında yüz akçe alınması ceza olarak tesbit ve ta'yîn olunmuĢtur85.. Ve Ġstanbul ve Edirne ve Filibe ve Sofya'da olan cingânelerin nâ meĢru' fPle mübaĢeret eden avretlerinden her ayda yüzer akçe kesim deyü resm verirler". oyun ve eğlence tarzındaki gayr-ı meĢru fiillerdir. ĠĢte bu dedikodular üzerine. 'PadiĢah gayet kocaldı. Onun için yerine Rüstem PaĢa'yı Anadolu'ya serdar tayin etti. ġehzade Mustafa yerlerine tahta geçmek istiyormuĢ.. . sh. Asıl arzusu ġehzade Bâyezid'in tahta çıkmasıydı.-. II.. Hürrem Sul-tân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devle-ti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġehzade Selim ve ġehzade Cihangir'in annesi olması. 86. Zira kendi sancağında. askerin dilinde hiç hoĢ olmayan sözler dolaĢıyordu. 'Söz yalan olmaz. ġehzade Mustafa'nın Ġran ġah'ı Tahmasb ile gizlice ittifak yaptığına ve onun damadı olup babasını devireceğine Kanu-ni'yi ikna ettiler. Zeydan.. yanlıĢ olur' dedikleri gibi. ġehzade Cihangir ve ġehzade Selim. Ġslâm Hukukunda Ġslâm Ülkesinde yaĢayan gayr-ı müslimler de zina fiilini iĢleseler. Kayınvalide ve kız bir plan hazırladılar. Ģartları ve unsurları tamam olduğu takdirde. yaĢlılık vücudunu yıprattı. Özellikle gayr-i müslim çingenelerin bu gayr-i meĢru fiilleri meslek haline getirdikleri herkesin malumudur. . . Kanunnâmede çingeneler Müslüman ve kâfir diye ikiye ayrılmıĢ ve bazı hükümler bu esasa göre tanzim olunmuĢtur. Kanuni Sultân Süleyman'ın. c. ancak Rüstem PaĢa engel imiĢ'. 75. sh. Ancak Kanuni'nin hanımı Hürrem Haseki'nin ġehzade Bâyezid. "Bakalım Mevlâ neyler?" diye lakayt kalıyordu. 156 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMF' Hürrem Sultânın ve hatta bazı tarihçilere göre Kanuni'nin meyli ġehzade Bâyezid'e. Bazı gayr-ı makul sözler ile çadırlar dolup gizli ve aĢikâr söyleniyordu ki. Ancak buradaki hüküm zahirde buna muhalif gibi görünmektedir. oğlu ġehzade Mustafa'yı. Bunların cezası. fesad Ģebekeleri. Ahkâmü'z. Gayr-ı meĢru iĢ yani oyun eğlence ile meĢgul olanlar da gayr-ı müslimlerdir. Hürrem Haseki'nin ve Kanuni'nin biricik kızı Mihrimah Sultân ile evlenen ve 1544 yılında Sadrazamlık makamına gelen Rüstem PaĢa. insanların basar ve basireti bağlanıyor" kaidesi burada da geçerlidir. Asıl bizi ilgilendiren de bu Kanunnâmenin bir maddesidir: "2. harem halkının meyli ise babasıyla Saray'da beraber oturan ve sancağa çıkmayan ġehzade Cihangir'e idi.. Maalesef bazı ahmaklar iyi niyetle ve bazıları ise kötü niyetle ġehzade Mustafa'ya bu sözleri ulaĢtırdılar ve onu isyan edecek merhaleye getirmeye çalıĢtılar". Her ne kadar .Kanunî devrinde Cingâne Livasını ve bütün çingeneleri ilgilendiren ilk hukukî düzenleme. zina dıĢındaki fal bakma. Taht iĢleri gündeme gelince de. fitne ateĢini körüklemeye baĢladı. Bu günden sonra sefere çıkamaz. ġehzade Mustafa hayatta iken onunla beraber hayatta olan üç Ģehzade daha vardır: ġehzade Bâyezid. ġehzade Selim hiç kimsenin aklından bile geçmiyordu. Ġnsaf o ki. Zira buradaki gayr-ı meĢru1 fiillerden kasıt. Ancak bu olayın tasvip edilecek bir yönü de yoktur. aslında ġehzade Mustafa yaĢı kırkı geçmiĢ.-¦. Osmanlı Tarih Lügati. VI.. Aslında muhalif değildir. Bu meseleyi özetler misiniz? "Kader hükmünü icra edince. hadd-i zina tatbik edilir. ġehzade Mustafa'nın ise Mah-i Devrân Haseki'nin oğlu olması fitneyi ateĢlemeye yeterli bir sebepti.. PadiĢah. c. Sertoğlu. Bu tür dedikodular tevatür derecesine geldi. dans. Bu olaydan sonrasını Solak-zâde'den özetleyelim: "ġaĢılacak iĢtir ki.

"HâĢâ Mustafa Hânım bu küstahlığa cür'et ede. zira askerin ö-nemli bir kısmı karĢı tarafa meyletmeye baĢlamıĢtır. Ġran Seferi için yaptığı hazırlığa. kendisine ilk olarak bu mevzu açıldığında. çevri gelince I -e m ve seki'nin tai'nin fs gelen Kf tahta (ulaĢmak :< irkilten kitre bir h makul («dunu ¦i serdar i! ġah'ı ĠîKanui. Ġran'ın baĢĢehri Kazvin'e sığınmıĢ ve âsi hale gelmiĢtir. bazı Ģahsî menfaatleri yüzünden iki öz kardeĢin arasını açmaya baĢlamıĢ ve ġehzade Bâyezid ile ġehzade Selim'in aralarına buz dağlarını sokmaya çalıĢmıĢtır.Kanuni. giderere< s. 1558 yılında ġehzade Bâyezid Kütahya'dan Amasya'ya ve ġehzade Selim ise Manisa'dan Konya'ya sancakbeyi olarak tayin edilmiĢlerdir. "HâĢâ il ona kSeferi . î. Böylece araya giren müfsidlerin tahriki ile. Osmanlı tarihinin en acı ve haksız bir idamı gerçekleĢtirilmiĢ ve 960/1553 yılının ġevval ayında Sultân Mustafa babası ile görüĢmek üzere geldiği çadırda boğdurulmuĢtur. binlerce insanı çevresine onun adıyla toplayabilmiĢtir.000 kiĢilik bir orduyla katılmasını. Sonunda ġah. Halk arasında ġehzade Mustafa destanlaĢmıĢ ve adına çok önemli mersiyeler yazılmıĢtır. isen. M SMANLI • halkının •>angir'e ¦sa. bazı tahriklere aldanarak gelen bu fermanı dinlememiĢtir. Maalesef ġehzade Bâyezid. sahte mektuplar ve benzeri desiselerle onun isyan edeceğine ve hıyanet ettiğine inandı. devlete isyan suçundan dolayıdır. ġehzade Mustafa'nın Konya Ereğlisi yakınlarında 30. Piri I durulurken I için kimisi del muhasarac. Ġdam fetvasını veren ise. Hadiseye üzülen ġehzade Cihangir. En acısı da Ġran Seferinden vazgeçilmiĢtir. Bu arasını açmay» rını sokmaya ġehzade ġehzade emriyle Kazvin'e oğlunu babası idam edil fetvada bir isyan s ġehzade nin künhünö ġehzadı 87. ona isyan için geliyor zannetti. aynı yıl üzüntüsünden vefat etmiĢtir. At 600. ancak deliller yanlıĢ ve Ģahitler yalancıdır. MeĢV hizmetine gmlj deni/ nndd gına getotajir. ġeyhülislâm Ebüssuud . ġehzade Mustafa'nın idam edilmesi. PadiĢah'ın emriyle üzerine gelen orduya Konya'da mağlup düĢen Bâyezid. Rüstem PaĢa'nın tahrikleri kötü amacına ulaĢmıĢ ve maalesef ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi'den de devlete isyan ettiğinden dolayı idam fetvası kamufleli bir Ģekilde alınmıĢtı. II Sent 1. Bazı müfsidler kendi arzularını mülk ve saltanat ona kaimasun deyü iftira ederler" diye sert cevap vermesine rağmen. Ghıii' Uzu:. Bu fetva bile usulüne uygun alınmamıĢtır. bazı dedikoduların da etkisiyle âsi oğlunu babası Kanuni'ye teslim edince. memleket içinde büyük sıkıntılar meydana getirmiĢtir. 4 oğlu ile birlikte ġehzade Bâyezid 1562 yılında idam edilmiĢlerdir.-an [''¦>'•BĠLĠNMEYEN OSMANLI 157 Bu sefer de Lala Mustafa PaĢa. Hatta 3. Hatta Düzmece Mustafa adıyla ortaya çıkan birisi. Asker çok ciddi manada rahatsız olmuĢ ve ısrarla Sadrazam Rüstem PaĢa'nın azli istenmiĢ ve mecburen azledilmiĢtir.lj "Kon. her ne kadar kanununa uydurulmuĢ ve sahte delillerle insanlar kandırılmıĢ dahi olsa. Katli.

705-727. Yılmaz. 2162. 142-146. XXIV. Künh'ül-Ahbâr. c. 87. Osmanlı Tarihi. Tercüman 1001 Temel Eser. TOEM. c. 84-98. en son görev olarak 1547 yılında Kızıldeniz ve Hint sularında faaliyette bulunacak donanmanın amiralliği anlamına gelen SüveyĢ/Hint kaptanlığına getirilmiĢtir. sh. sh. 597600. Peçevî. nr. Sene 1. ancak bu muhasarayı geri çekti. Piri Reis'in görevde bulunduğu dönem Portekizlilerin Hint sularında cirit attığı bir 86 Solakzâde. Peçevi'ye göre kalenin fethi yakın iken Piri Reis Portekizliler ile muhasaranın kaldırılması üzerinde anlaĢma yaparak onlardan devlet adına hediye ve haraç almıĢtır. sh. Aysel Kurutluoğlu. Sadece birer dörtlüklerini alıyoruz: ġehzade Bâyezid (ġâhî): Ey serâser âleme Sultân Süleyman'ım baba Tende canım canımın içinde canım baba . Bâyezid'ine kıyar mısın benim canım baba Bî günahım Hak bilir devletlü Sultânım baba. Ġsen. sh. Kanuni (Muhibbî): Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyanım oğul Takmayayım boynuna herkiz tavk-ı fermanım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânım oğul Bî günahım deme bârî tevbe kıl canım oğul86. UzunçarĢılı. ġehzade Bâyezid ile babasının karĢılıklı olarak birbirine yazdıkları Ģu Ģiir.36. Mustafa. Haz. Belleten. Akman. Tarih. mesela Kubad PaĢa ve diğerleri tarafından yapılan asılsız bir itham olarak değerlendirilmektedir. Ama onun. Ġsmail Hakkı.. Çünkü Hint sularında bulunan bütün Portekiz filolarının birleĢerek üzerine geldiği haberini almıĢtı. 300-305. Hammer. vrk. Hammer. nr. Piri Reis Neden Katledildi? Büyük Türk denizcisi ve coğrafyacısı Piri Reis'i idama götüren sebepler üzerinde durulurken farklı yorumlar yapılmakta. Es'ad Efendi. 30 Nisan 1334. aldığı hediyelere meftun olarak muhasarayı kaldırdığını. Türk Edebiyatında Mersiye. meselenin künhünü anlatması açısından çok manidardır. Belgelerle Osmanlı Tarihi. II. Muhasarayı kaldırmak için rüĢvet aldığı yolundaki rivayete gelince düĢmanları. sh. . 401-408. Ġstanbul ts. 158 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' döneme rastlar. Büyük Türk denizcisi üzerindeki spekülasyonları gidererek sağlıklı düĢünmek gerekiyor. Katip Çelebi ise Hürmüz'e Portekiz yardım kuvvetinin gelmekte olduğu söylentisi üzerine Piri PaĢa'nın muhasarayı kaldırmak mecburiyetinde olduğunu söyler. sayı 2. sh. Piri Reis amcası Kemal Reis ile birlikte bir çok deniz seferlerinde bulunmuĢ. Busbecq. Bu bakımdan onun rüĢvet aldığı iddiası söz k onusu olamaz. "Babasından Sonra Saltanatı Elde Etmek Ġçin KardeĢi Selim'le ÇatıĢan ġehzade Bâyezid'in Amasya'dan Babası Kanunî Sultân Süleyman'a GöndermiĢ Olduğu Ariza". ÖTEM. Bu tayinin sebebi Aden'in Portekizlilerin eline geçmesi idi. Ankara 1993. II. Bâyezid devrinde (1494) devlet hizmetine giren Kemal Reis'in yeğenidir. kimisi onun Hürmüz'de muhasarayı kaldırmak için Portekizlilerden rüĢvet aldığını. Ahmed Refik. 341-342. Yani ġehzade Bâyezid'in katli tamamen devlete isyan suçundan dolayıdır ve bağy suçunun cezasıdır. 19-21. kimisi devleti adına haraç ve hediye aldığını ve kimisi de bu para iĢinin imkansız olacağını belirterek stratejik sebeplere bağlı olarak muhasaradan vazgeçtiğini belirtiyorlar. Bu hareket esnasında Portekizliler Aden'i kısa bir süre zabtettilerse de SüveyĢ kaptanı Piri Reis'in bizzat donanması ile tazyiki neticesinde Aden kale ve limanı 1548'de Portekizlilerden geri alınmıĢtır. 545-566. KardeĢ Katli. sh. Piri Reis 1551'de otuz kadar gemiden oluĢan SüveyĢ donanması ile Hint denizine çıkarak Cidde'de üç gün kalır. Ogier Ghiselin De. Türkiyeyi Böyle Gördüm. sayı 96(1960). Sonra Umman sahilini geçerek Arabistan yarımadasının güney doğusundaki Maskat'ı zaptedip Portekizlilerin yetmiĢ kadırgasıyla savaĢ ederek galebe çaldıktan sonra Hürmüz adasındaki Hürmüz kalesine kaçan düĢmanı orada muhasaraya baĢladı. II. 363/a vd. 125-165. Âli.Efendi'dir ve bu fetvada bir aykırılık bulunmamaktadır. UzunçarĢılı. 1543 yılında SüveyĢ tersanesini iĢgal ile Türk donanmasını yakmak isteyen Portekizlilerin teĢebbüsleri akim kalacaktır. Acıyı Bal Eylemek. "Konya Muharebesinden Sonra ġehzade Sultân Bâyezid'in Ġran'a Firarı". Osmanlı devleti adına haraç aldığı muhtemeldir. sh. c. MeĢhur Osmanlı denizcilerinden olan Piri Reis. sh. 521-533. Piri Reis bu sıralarda 80 yaĢına gelmiĢ bir ihtiyar ve hayli zengin bir kimse idi. muhasarayı kaldırdıktan sonra Basra'ya geldiğinde Portekiz donanmasının Acem körfezini kapatmak için kendisine doğru ilerlediğini haber aldığını ve bunun üzerine sadece hazineleri yüklü üç kadırgayı yanına alarak ayrıldığını belirtir.37-40.

Piri Reis Frenklere yardım ettiklerinden dolayı Hürmüz Ģehrini yağmalatmıĢ idi. 895/1489-1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiĢtir. 88. 1521'deki Belgrad ve 1522'deki Rodos seferlerine katılmıĢtır. Ġbrahim PaĢa'n kısa hayat hikâyesi. 11.* ten. Ülkenin menfaatlerini ayaklar altına almak ve Osmanlı donanmasını kaderine bırakıp kaçmakla suçlandı. Piri Reis burada bulunduğu sırada Portekizlilerin Basra körfezini kapamak istediklerini duyunca içerde mahsur kalmak istemeyerek donanma gemilerinin hepsini çağırmağa imkan olmadığından acele olarak kendisine tabi üç kadırga ile düĢman gemileri gelmeden önce denize açılmıĢtır. sjh 2 134(1970). 1 Cihannuma. 22 Türbe. Mimar Sinan'a Mimar Sinan vey| 1490 yılında Kayseri'nl göre. Mimar Sinan'ın 80 küsur Cami. Belleten. ĢaĢılacak bir sür'at ile sayısız eserler meydana getirmiĢtir. Halbuki Piri Reis seviyesinde tecrübeli bir kaptanın yeterli sebebler olmadan Osmanlı filosunu baĢka bir limanda bırakması mümkün değildir. Ancak Piri Reis'in muhalifleri seferin baĢarısızlıkla geçtiği konusunda PadiĢahı ikna edeceklerdir. Bu gemiler sefer esnasında topladığı ganimet mallarıyla ağızlarına kadar doluydu ve Portekiz donanmasının ani hücumuna maruz kalıp mağlup olduğu takdirde bu servetin ellerine geçmesini istemiyordu. Doğru olan kısa hayat hikâyesi Ģöyledir: Abdülmennân oğlu Sinan. Piri Reis kendisine emanet edilen filonun hesabını padiĢaha vermek zorunda olduğunun idraki içindeydi. Ġbrahim PaĢa'nın âzâdlı kölesidir. Mimar Sinan kimdir? Mimar Sinan veya Koca Sinan. 1538Ġ edince PadiĢah'ın I bu vazifede kalan! sayısız eserler meyi sur Mescid. i elinde bir I ailesinden 87 Ahmeû Asrjr. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir. Kuvvetli ihtimale göre Piri Reis kadırgalarını Portekizlilerin elinde bırakmadı. Bu Ģekilde yola çıkan Piri Reis bir gemisini de yolda Bahreyn adaları yakınında kaybettikten sonra 960/1553 yılında SüveyĢ'e ve oradan da Mısır'a geldi. I. Ham». Uzun Reis". Zira. c. Kanuni zamanında yeniçeri olan Sinan. Hürmüz muhasarasını kaldırması ve diğer gemiler ile askeri Basra'da bırakarak gelmesi vazifede ciddiyetsizlik ve donanmanın felaketine sebep olduğu Ģeklinde yorumlandı ve suçlu görülerek 1554 yılında Mısır divanında baĢı kesildi ve mallan müsadere edildi. 57 Medrese. Yavuz zamanında devĢirme olarak Ġstanbul'a gelmiĢtir. Fevzi Kun 561-565. 7 Dâr'ül-Kurrâ. Ancak bu görüĢ kabul görmemiĢtir.*. Mısır valisi Piri I bir ariza Ġle sadarete I sarasını kaldırması ve ( diyetsizlik ve donanmanı^ lerek 1554 yılında MısırJ Hatayı kabul ı gibi dünya çapında blr| Ģu var ki Kubad PaĢa'rt rol oynadığını da belirt 88. 8 Köprü. 17 Ġmaret. vrU sh. 35 yıl bu vazifede kalan Sinan. gereken ceza uygulanıyordu. . 35 i az farklarla nakle Mimar Sinan'ml meni olduğu idi Ģirme Kanunu ı nında devsin manii döneminde) Bazı Yahudi asıllı | Yahudi olduğunu II Babinger ise.Muhasarayı niçin kaldırdığı sorusuna daha gerçekçi cevap Piri PaĢa'nın askeri strateji gereği kaldırdığı söylenebilir. Kaynaklar. Piri Reis'in Basra'da bulunan donanması amiralsiz kalmıĢ idi. Bu durum Piri Reis'in muhaliflerinin eline fırsat verdi. 1538 Kara Boğdan seferinde Prut Nehri üzerinde 13 günde bir köprü inĢâ edince PadiĢah'ın takdirini kazanmıĢ ve 1539 yılında da mimar-baĢı seçilmiĢtir. Osmanlı Devleti'nin her bölgesinde. 8 Yılmaz. M Künh'ül-Ahtör. Ancak Ģu var ki Kubad PaĢa'nın Piri Reis'e Ģahsi düĢmanlığının bu kararın verilmesinde önemli rol oynadığını da belirtmek gerekir87. Kaptan ile vali arasındaki husûmetin öncesi vardır. Gerek asker gerekse diğer gemiler Basra'dan çıkmamıĢlardı. 57 Meı kemeri. sh. Piri Reis'in muhalifi olan Basra valisi Kubad PaĢa Mısır valisine bir mektup yazarak kaptanı gammazlayacaktır. 80 küsur Mescid. Zira Piri Reis Hürmüz kuĢatmasını kaldırdıktan sonra buradan Basra'ya geçerek vali Kubad PaĢa'dan yardım istediyse de vali Müslümanlara zulmettiği ve mallarını yağmalattığı iddiasıyla Piri Reis'e yardım etmediği gibi mallarını da almak istemiĢtir. Belgelerle 0 (neĢr. Kanuni'nin cevabı Piri Reis'in idamı oldu. 311. Ġbrahim Hakkı Konyalı'ya göre. Abdülmennânc Kanuni zamanında) ne katılmıĢtır.»»" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 159 Mısır valisi Piri Reis'i orada alıkoyarak veya hapsederek seferin olumsuz neticesini bir ariza ile sadarete bildirdi. Hatayı kabul etmeyen bir yönetim anlayıĢına sahip Osmanlı Devleti'nde Piri Reis gibi dünya çapında bir denizci de olsa affedilmiyor. muteber kaynakların anlattığına göre.

XVI. 311. c. 2. Köy ve kasabalardakine il subaĢıları. c. Ġsmail Özen). Osmanlı döneminde yaĢamıĢ meĢhur simaları Ermeni diye vasıflandırmaları ideolojiktir. maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususî memurlar vardır. Mehmed Ata.. s 119. Sinan'ın Hıristiyan bir Türk ailesinden geldiği yönündedir. babasının adı Abdülmennân ve dedesi87 Ahmed Asrar. Mimar Sinan'ın Kayseri'ye bağlı Ağırnas Köyü'nden olması hasebiyle de aslen Ermeni olduğu iddia edilmiĢtir. 89. sh. IX. Yani fertlerin ve devletlerin bu mes'ele üzerinde önemle durmalarının tarihi yenidir.l. 561565. "Piri Rels". tesbitlerimize göre 20. Ġstanbul 1972. sh. 7 Su yolu kemeri. sayı 134(1970). asırdan öteye gitmemektedir. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur? * Çevre temizliği ve korumasının hukukî mevzuata konu teĢkil edecek kadar önemli olduğunun farkına varılması. Zira Ermeniler. bir asırdan öncesine götüremezsiniz. c. Osmanlı Tarihi. 20 Kervansaray. Osmanlı Müellifleri I-III. Mimar Sinan'ın Yusuf Sinan olduğunu iddia ederek aslen Yahudi olduğunu ileri sürmüĢlerse de. sayı 2(1937). Hint Kaptanlığı ve Piri Reis". Mehmed Süreyya Sicill-i Osmani. Ġstanbul 1975. sh. 6 Mahzen ve 48 hamam inĢâ ettiğini. Devlet-i Osmaniye Tarihi. Yavuz zamanında devĢirmeden istisna edilmiĢlerdir. "Cengiz. Bunlara subaĢı denmektedir. Osmanlıların yerleĢim merkezlerinin emniyet. Bu görüĢe göre. sonradan hem TürkleĢip ve hem de samimi bir Müslüman haline geldiğidir. diğer büyük merkezdekilerine ise Ģehir subaĢıları denirdi.•. Belleten. . Sadi.XVI. Bu konuda tarihimizin nelere sahip olduğunun bilinmediği de bir hakikattir. > • .Kibar. Kltab-ı Cihannuma. sh. Sinan'ın Hristo isminde bir Rum genci olduğunu iddia etmektedir. sh. sh... 61. Katip Çelebi. 350-352. 295b. (neĢr.'. henüz iki veya üç senedir dersek. Hammer. c. Asra kadar Yeniçeri Ocağına alınmaktadırlar. çevre temizliği ve koruması hususunda da. 2. Ġstanbul 1330. Babinger ise. 8 Köprü. . Osman Bey'in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaĢı olduğunu kaydedersek. UzunçarĢılı. 163-164. . 44. sh. 35 Saray. Osmanlı Devletinde.3 Dâr'üĢ-ġifâ. sayı 2(1937). c.--. Peçevi. 2. emniyet görevlileri ve kısmen de belediyecilerin vazifelerini ifa ederler ve kadıların emri altında çalıĢırlardı. Bize göre doğru olan. Piri Reis. Asrın Büyük Geografı Piri Reis". I. sh. Ģehrin emniyet ve asayiĢini temin. Kanuni Devrinde Osmanlıların Dinî Siyâseti ve Ġslâm Âlemi. âsâyiĢ.. c. günümüzdeki zabıta. Bazı Yahudi asıllı yazarlar. Ģehir. Bursalı Mehmed Tahir. 11. sh. . Fevzi KurdoğluHaydar Alpagot). Telif 1528".. Afet. 1585 tarihli Sinan'a ait bir vakfiyede ise. Belgelerle Osmanlı Tarihi. mesele daha iyi anlaĢılır. Bir diğer görüĢ ise. "Piri Reis'in ġimalî Amerika Haritası. 5. "Temizlik dinin yarısıdır" düstûrunu hayâtlarının en önemli esası olarak kabul eden ecdadımız. Orhonlu. Âli. Yılmaz. Belleten.-. Selim'in Karaman ve Kayseri'deki gayr-i müslimleri Kıbrıs'a nefyetmesi ile alakalı bir fermanı üzerine.I. c. kaza ve köylerde. Sinan'ın nesli nereden gelirse gelsin. Katip Çelebi. Biraz sonra zikredeceğimiz Nizâm -nâme bunun müĢahhas bir delilidir. trc. Tuhfetü'l. maddî ve manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız. Bu memurlar. o kabiliyete sahip çıkarak onu Koca Sinan yapan Osmanlı Devleti'nin ilme ve teknolojiye saygı duyan zihniyetidir88. 397-398. Son zamanlarda bazı Ermeni yazarların. c.. Fuad Ezgü. vrk. XVI. sh. Kitab-ı Bahriye. Sinan'ın. 317-356. bunu teyit edecek bir delil ve belge de yoktur. sh. Selen. c. kardeĢlerinden birini Kayseri'den getirdiği ve Müslüman yaptığı kayd olunmuĢtur. Tarihi. 296-338. I. her konuda olduğu gibi. II. diğer milletlere örnek olmuĢlardır. çok az farklarla nakletmektedirler. Belleten. Çevre ile ilgili hukukî düzenlemenin Türkiye'deki tarihi. Ġstanbul 1943. 235-254. yine elinde bir belgesi bulunmamaktadır. (neĢr. Ġslâmiyet'e tam ma'nâsıyla sarıldıkları ve kudretli oldukları devirlerde. XXIV. Ağırnas Köyü mensuplarının bu karardan istisna edilmeleri için Mimar Sinan PadiĢah'a müracaat etmiĢ ve bu dilekçesi kabul edilmiĢtir. ancak bu iddia tamamen yanlıĢtır. Çevre temizliği ile alâkalı tedbirlerin tarihini de. "Bir Türk Amirali. 160 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN nin adı da Doğan Yusuf'tur. Künh'ül-Ahbâr. Ġst 1329. bir devĢirme olduğu ve aslen Hıristiyan bir aileden gelse bile. Er-Risâlet'ülMi'mâriyye'de Sinan-ı Kayserî diye anılmaktadır. DevĢirme Kanunu gereği. Ġnan. c.ĠA.-• -•. sh. 515-523. H. mukaddime. 3.

The Grand Old Master of Ottoman Architecture. Biraz sonra metnini zikredeceğimiz ve üslûbunun sade olması sebebiyle aynen aktaracağımız Nizâmnâme'nin hükümlerini. 'Edirne'nin Mahalleleri Ve Sokakları Ve ÇarĢılarının Temiz Etmesi Ġçün NiĢan-ı Hümayun 1. çevre temizliğini te'min için uygulaması gereken hukukî esasları belirleyen bir Nizâmnâmeyi vermiĢ olmasıdır. Çağırdub ve yasak ede. Ve hamamların çirgâbı yolları mezbeleler ile tutulmuĢ ola. Nejat. Mimar Koca Sinan. edeni bulıvereler. Mezkûr subaĢı. gerçekten dikkat çekicidir.2j (Md. El. Washington 1987. Aslanapa. . Yani PÇevre ile -eĢele ircesine r büyük i-ıni. Mimar Sinan'ın Aslı Hakkında. 38-40. Konyalı. Oktay.SU 90 sonra i '•NLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 161 ! Sinan Andığı C önemli Ġr. Göyünç. sh. bu bâbda kemâl-i ihtimam üzere olub çarĢularda ve mahallelerde dökülen mezbeleleri. sh. sh. Bu özel çevre temizliği görevlisinin adı. kimin evine ve havlusuna yakın olursa anın döktüğü ma'lûm olıcak pâk etdüre. en önemlisi de. 23-37. I.Bizi asıl ĢaĢırtan husus ise.10). sh. Menage. X. Kuran. ayırtlatduralar. elbette ki günümüzdeki çevre temizliği konusuyla alâkalı hukukî düzenlemelerle kıyaslamak doğru değildir. 211.2).< ve Ģehir d de oto! özel parky yürürlükte t ġimdi i zere hazırt ceğiz. Eseri. ise.3-4).3-4). Ankara 1965 (Bu eserde Er-Risâlet'ül-Mimâriyye ile Sâl Mustafa Çelebi'nin Tezkirat'ül-Ebniye adlı eseri de yer almaktadır). Babinger. "Biz etmedük" derlerse. anun yasağı ana ola. L. Franz. "Biz etmedük" derler ise. Zira zemin ve zaman farklıdır. 428-432. 19. 4. çöplük subaĢısıdır ve çevre temizliği ile alâkalı Nizâmnâme'nin ilki 88 Meriç. min ba'd hiç ehad evi yörelerin ve dükkânların nâ-pâk tutmayub mezbele ve anın emsalinden nesne vâki olmaya. 1985.6-7). evlerin ve dükkanların çevrelerinin temiz tutulması (Md. görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettiril-mesi (Md. Meselâ.l). bundan yaklaĢık 460 sene önce yani 1539 yılında hazırlanmıĢtır. Hayatı. bundan ı çevre Ta Biran aktara konusuyla I man farklıd bilecek t nn çe mes! (Md. El. sh. arabacıların yani bugün de oto sahiplerinin arabalarını ev ve dükkanların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma mecburiyetleri (Md. nr. Mimar Sinan'ın Hayatına. hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi (Md.emri ise. Mimar Sinan. Eserlerine Dair Metinler. Ġstanbul 1948. 1927). ġimdi de Kanunî Sultân Süleyman devrinde Edirne çöplük subaĢısına verilmek ü-zere hazırlanan Çevre Temizliği Yasaknâmesinin metninden bazı hükümler nakledeceğiz. Aptullah. "Dewshirme". edeni bulı-vereler. Tarih ve Toplum. IV (Leiden. bugün de muhtaç olduğumuz ve yürürlükte bulunan esaslardır. Osmanlı Devleti'nin sadece yerleĢim merkezlerinin çevre temizliği ve korumasıyla ilgilenmek üzere hususî bir memur tayin etmekle yetin-memesi. ana pâk etdüre. görevli memurun eline de. 2. Rıfkı Melul. Ġbrahim Hakkı. V. 78. "Sinan" Article. ĠA. 655661. 'Edl kini XI. Elimizdeki iki çevre Temizliği Nizâmnâmesinden sadece birisini bu yazımızda iktibas edeceğiz. tamamen boĢ yerlere ve Ģehir dıĢına taĢımaları mecburiyeti (Md. II. "Sinan" maddesi. Sinan. TTK. çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri ve pis sularını. kimin evine ve havlusuna ve haremine yakın olursa. olursa gidereler. Yine de 450 sene önceki bu Nizâmnâme'de günümüzde dahi tatbik edilebilecek hükümlerin bulunması. sh.

hâricden ve hâli yerlere iletdüre. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR) 90. 234. 540-543. Ordunun baĢında hiç bir sefere çıkmamıĢtır. devleti bu sekiz sene içerisinde belki aynı huzurla idare edemezdi. Ve boyacıların ve aĢçıların ve baĢçıların ve semercilerin otların ve gübrelerin yol üstünde dökmekden tamam men' ve yasak edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. 125/b-127/a. II. gerü anda alet ede. II. Manisa'da ve Kütahya'da sancakbeyliği yapmıĢ ve 42 yaĢındayken PadiĢah olmuĢtu. nr.5. Bunun dıĢında II. Yeniçeri teĢkilâtı cülus bahĢiĢinden dolayı ilk defa bu PadiĢah'a baĢ kaldırma belirtileri göstermiĢtir. II. arabacılar sığırların na'l-band dükkanında aleflemeyüb evvelden kanda alefler ise. c.1571 tarihinde Moskova'yı alacak kadar Rusları periĢan ettiklerini burada kaydetmemiz gerekmektedir.SULTAN II. Selim. maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu vasfını bozdu.Akgündüz.10. Eğer zaruret olursa. Ve yasak ede ki. Cin. Bu arada Osmanlı ordularının desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân'ın 24. Fî Safer sene 946 (1539)" I» XI. Pakalın. Tarih Deyimleri. Akgündüz. Türk Hukuk Tarihi. sh. Kale Ruslardan alınamadı. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız? Sarı Sultân Selim diye de bilinen II. c. Bunun üzerine Yemen Eyâleti tek eyâlet haline getirilerek 975 Zilhicce/1568 Haziran tarihinde Haleb Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman PaĢa Beylerbeyiliğe getirildi ve buradaki isyanı bastırdı. Ancak înebahtı'da kaybedilen Osmanlı Donanması kısa bir zaman içerisinde yeniden inĢâ olundu. Kanunî devrinde iki beylerbeyilik haline getirilen Yemen'de zayıflayan Osmanlı idaresine karĢı. Selim devrinin parlak fetihlerinden biri de 1574 tarihinde Tunus'un kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmasıdır. Sokullu Mehmed PaĢa da olmasaydı. Yemen. Veliyyüddin Ef. Daha evvel Karaman Eyâletinin PaĢa Sancağı olan Konya'da. Bu arada 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alındı ve bir Hıristiyan Krallığa da son verilmiĢ oldu. c.1571 tarihinde meydana gelen Ġnebahtı bozgunu. VI. fetihler ve zaferler devresi olmaktan ziyâde sulh ve mu'âhedeler devresi olmuĢtur. Sokullu tarafından Yemen Serdârı olarak gönderilen Sinan PaĢa'nın gayretleri de eklenince. sn. uzun süre Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. III. Ve mezbeleden ve sığırları tersinden ne olursa. II. 8. Kıbrıs Müslüman Türklerin eline geçti. ġunu önemli ifâde edelim ki. Selim.6. sn. I. 1970. diğer Osmanlı Sultânlarına benzemeyen ve hem dirayette ve hem ilim irfanda onların seviyesine çıkamayan bir Ģahsiyete sahiptir. vrk. sekiz senelik saltanatından sonra 50 küsur yaĢında Saray'da 18 ġaban 982/1574 tarihinde vefat etmiĢtir. Daha sonra da bizzat Belgrad'a 89 Bâyezid kütp. Selim devrinde Osmanlı ordusu ilk defa Ġnebahtı'da Hıristiyan deniz donanması karĢısında mağlûbiyete uğradı. Osmanlı Devleti'nin duraklama devresi. na'l-band dükkânlarında aleflemelü olursa. Sarı Selim diye de bilinen II. 101/a-102/b. Zeyd bin Ali neslinden gelen Topal Mutahhar isyan etti ve San'a ile Te'az taraflarına hâkim olan Murâd PaĢa'yı mağlûb ederek kati eyledi. Ancak Kanuni Sultân Süleyman'ın dirayetli Vezir-i A'zamı Sokullu Mehmed PaĢa. Kanu-nî'nin oğlu ġehzade Mustafa'yı bir kısım müzevvirlerin iftirasıyla idama mahkûm ettirmesiyle baĢlar ve II. II. II. Selim devri. Zira bizzat ordusunun baĢında mücâhid fî . Selim yerine devleti idare ediyordu. Selim devrinde patlak veren hadiselerden birincisi Yemen Meselesi idi. 259-2261. Aynı yıl Kurdoğlu Hızır Reis de Endenozya'ya sefer düzenlemiĢti. Osmanlı Kanunnâmeleri. 7.. 162 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNE gelerek ordunun huzurunda da cülus merasimini tekrarlamıĢtır. Selim devrini aslında bir duraklama devri saymak mümkündür. Ve câme-Ģûyların ve kan alıcıların kanların ve çirgâbların tarîk-i amma dökmekden men' edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. Selim 1566'da babasının vefatından 23 gün sonra Ġstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturmuĢtur. Bu arada 1569 yılında Astırhan'a ve Ruslara karĢı sefer düzenlendiyse de. anlara pâk etdüre. 7.

Atalarının kâbına ulaĢamayan ilk Osmanlı padiĢahıdır. bütün bunlar gayr-i müslimler içindir. Kınalı-zâde Ali Efendi ve Ġmam Muhammed Birgivî'yi zikredebiliriz. YaratılıĢı itibariyle hâlim ve selimdi. Bazı gayr-ı meĢru fiillere teĢebbüs ettiği mu'teber tarihçiler tarafından ifade olunmaktadır. 12. 11-ġah Sultân. 7-ġehzâde Cihangir. B) ĠĢte onun bu özellikleri sebebiyle.Ġsmihân Sultân. gençliğin ve çevresinin tesiriyle. Sokullu Mehmed PaĢa gibi dirayetli devlet adamları rüĢvet düĢmanına. Osmanlı Devleti'nin bir duraklama devrine girdiği doğrudur. çevresine topladığı Sâmî. Lala Mustafa PaĢa ve Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı. Maalesef.Fatma Sultân90. 2. Ancak babası Müslüman gençlerin de kaçamak olarak bu yerlere gittiğini bildiğinden ve duyduğundan böyle bir yasağa gerek duymuĢtur. Bu doğru mudur? ince. 6ġehzâde Mustafa.* lerte C ArĢivi. maalesef diğer Osmanlı PadiĢahları gibi müstakim bir hayat yaĢayamamıĢtır. Tekrar önemle beyan ediyoruz ki. II.sebîlillah bir PadiĢah yerine. Nihâî. ancak Kanuni devrinin ilim adamları cehalet düĢmanına. nr. Ġstanbul'da doğan ve Ġstanbul'da ölen ilk padiĢahtır. ( lere devri rçj razam I 575-597. 9-ġehzâde Osman. Koca NiĢancı Celal-zâde Mustafa Çelebi ve Feridun Ahmed Bey'i ve ilim adamları arasında ise ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi. 61569 ıması ıferler I ettiril. Dede Cöngi ZEVCV ÇOCUKU» Ali. Sarı Râmî. Babasının zamanında getirilen ve gayr-i müslimlerce kullanılan hamr ithalat yasağını kaldırmıĢ ve gayr-i müslimler için de olsa meyhanelerin açılmasına tekrar ruhsat vermiĢtir. 10. ÇOCUKLARI: 1Sultân Murad III. Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptığı günlerde. hakkında söylenenlerin tamamının da doğru olduğu manasına alınmamalıdır. lah. kendisine kadar gelen Osmanlı PadiĢahları arasında.Nurbânû Sultân. Zira bütün devletleri yıkan istibdat (baskı idaresi). mütevekkil bir yapısı vardı. Selim'in. 8-ġehzâde Abdullah. 5-ġehzâde Süleyman. 5-ġeh. diğer devlet adamları meyânında Piyale PaĢa. Seltm'm oturan en tamamının A) ġehzade S ve çevresinin ı yaĢayamamıĢtır. Kâsımî ve Nigâr gibi Ģâir ve ressamlar. devleti asıl yürüten insan diye bilinen Sokullu Mehmed PaĢa. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir. Bu konudaki iddialar yanlıĢ ve iftiradır. Murad'ın annesi ve Ġtalyan asıllı bir câriyedir. 4-ġehzâde Ali. rüĢvet. Celâl Bey gibi musâhibler. manında: gayr-i mu önemle bı-man gençle™ bir yasağaj •)" girdiği c cehalet gW| nuni devlet ı istibdada i Koçi Bey v dır ki. Sarı Selim'lal madıgı ve t nunztn II. I KadınlanVı ĠSANLI |ı cülus BĠLĠNMEYEN OSMANLI 163 Dede Cöngî Efendi. Osmanlı tahtına oturan en ehliyetsiz insan olduğunda Ģüphe yoktur. Dahiler halkası onunla kesilmiĢ ve ancak arada sırada filizler verme dönemi baĢlamıĢtır. Ancak bu. 3-ġehzâde Mehmed. III. Meselenin özeti Ģudur: A) ġehzade Selim. Ancak hiç bir Osmanlı PadiĢahı zina fiilini iĢlememiĢtir. ZEVCELERĠ: 1.Gevherhân Sultân. Gülabi Bey ve Durak Çelebi gibi müzisyenler ve Mîrek çelebi ve Adanalı Tanburî ġehzade Mustafa Çelebiler gibi hanendeler ile eğlenceli ve Ģen Ģakrak bir hayatı tercih etmiĢtir.' rının kâbına ula ancak arada sırada I ölen ilk pa Ģâir ve rts müzisyenler ve f deler ile > teĢebbüs PadiĢahı /:. Selim devrinde kendini göstermeye baĢlamıĢ. Onun zamanında hizmet ifa eden Sadrazamlar arasında. Nitekim çok sevdiği Edirne'de Selimiye Camiini inĢâ ettirmiĢtir. 91.9-ġehzâdeC 91. sefahet ve cehalet gibi ana sebepler. Ebüssuud gibi . Sarayından dıĢarıya çıkmayan ve sadece tenezzüh için Edirne ve benzeri yerlere giden bir PadiĢah anlayıĢı hâkim olmaya baĢlamıĢtır.

165-168. hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının O: kısımları Osmanlı hâkimiye devlet halinde bulunuyord XII. c. Saray'ın gizli dairelerine çekildiğini söylerler... onun vefatından sonra devlet idaresi Valide Sultânların ve bazı menfaatperestlerin tesiriyle daima kötüye gitmiĢ ve Osmanlı Devleti'nin duraklaması tam manasıyla III. Selim ile ilgili Ģunları söylemektedir: "Âlimlerle konuĢup hoĢ vakit geçirmeyi çok sevdiği gibi.-15.. 250-263. Kısım I. elhak doğrudur. I. 1993.. c. Selim'in ölüm haberi üzerine. Uluçay.. Ģehzadeler kavgasındaki rollerinden Ġnsan 90 Ġbn-i Kemal. sh. 164 BĠLĠNMEYEN OSMANLI gayet güzel anlaĢılmaktadır. Kadınlar Saltanatı. Murad bir cihetten de mutasavvıftır ve Fütûhât-ı Sıyâm ve Esrârnâme adlı iki tane tasavvufa dair eserleri de vardır. nr. Defter. 1562 tarihinde Manisa Sancak Beğliğine tayin edilmiĢ ve padiĢah oluncaya kadar bu vazifede kalmıĢtır. Sadrazam Rüstem PaĢa'nın bunların baĢını çektiği. 438-439. Âli. Murâd. X. sırf Ģarap içmek ve baĢka dünya zevklerinden yararlanmak için. Kantemir. sarayında münzevî bir hayat yaĢamıĢ. duraklamayı Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlatmıĢlardır ki. son zamanlarına doğru Cuma namazlarını dahi Saray Camiinde edâ etmeye baĢlamıĢtır. I.. BĠLĠNMEYEN OSMANLI.. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. E. sh. babasının Saruhan Sancak Beğliği sırasında 5 Cemâziyel-evvel 953/4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa'nın Bozdağ Yaylağında dünyaya gelmiĢtir. Yılmaz. yükselme hızının bütün bütün durmadığını i göstermektedir. devlet kemâl-i kuvvette olmağla eseri ol zamanda duyulamayub. Solakzâde. III. Selim görünüĢte son derece dindar gözükürdü"91. Moskova teslim alınmıĢ ve Yemen Osmanlı ülkesine ilhak edilmiĢtir. Osmanlı tarihinde en fazla kadınla meĢru dairede yaĢayan padiĢah unvanını alabilir.. soytarılarla da eğlenmesini bilirdi. beĢ vakit namazını da muntazaman yerine getirirdi.. c. II. 40-42.. ihsan olduğu Ģeklindeki i-zahlar enteresandır. 1-42. 2162. 6877.. vrk. sh.. D. Osmanlı Tarihi. Âli. Nitekim Koçi Bey Ģöyle demektedir: "Ma'lûm-ı hümâyûnları olduğu üzere.. Ģahsiyeti. sh. UzunçarĢılı.. c. III. Hemen belirtelim ki. Künh'ül-Ahbâr.. c. Bütün bunlara rağmen. sh.. 438-504. hakkında en çok dedikodu bulunan II. Tevârih-i Âl-i Osman. I. sh. Murad zayıf iradeli ve muhtelif tesirler altında kalabilen bir Ģahsiyete sahipti. Koçi Bey ve benzeri âlimler.kazayı elinde tutan büyük hukukçular istibdada kısmen sed teĢkil ettiklerinden.. Es'ad Efendi.. 585. Öztuna. 5. Yeni bir Ģey söylemiĢ olmak için okurlarına yaranmak isteyen bazı tarihçiler. 95. Ġstanbul'a gelerek 28 yaĢında 1574 yılında tahta geçti. c. Ahmed Refik. sh. Fakat bütün bunlara karĢın.. 455/b-504/a. onun zamanında Kıbrıs fethedilmiĢ. I... 21 sene kapalı bir hayat yaĢayan III. 34. V. D. 179-206. Rüstem PaĢa'nın aldıklarının rüĢvet değil. Manisa Sancakbeyi bulunan oğlu Murad. Babası II. Solakzâde... PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. sh. Tarih. devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim a-damları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Selim II ile Hasekisi Nur-Bânû Sultânın oğulları olub. Bu yüzden Sokullu Mehmed PaĢa'nın sadrazamlığı süresince iĢler iyi gitmiĢse de. 7859.. Zatenj devrinde düzenlenen Kanunnâmeler de. Devletler ve Hanedanlar..SULTAN III. Murad devri ile baĢlamıĢtır. III. bunların acı neticeleri fazlaca görülmemiĢtir. c. eski gayretlerin devamı olarak.. Belgelerle Osmanlı Tarihi.. Künh'ül-Ahbâr. sh. sh. Tarih. M URA D DEVRĠ 92. MeĢru dairede kalmakla birlikte kadına düĢkün bir tabî'atı vardır. E. bir kaç senedir ki. nr.. zahir oldu". Zira aynı zamanda Ģair olan III. sh.. II. 163-167.. 575-597. 966/1558 tarihinde ġehzade Murad AkĢehir Sancak Beğliğine getirilmiĢ ve babasıyla amcasının taht mücadelesinde Konya Muhafızlığı görevini yürütmüĢtür. Murad. Murad devrinde vuku' bulan 91 Peçevî. Osmanlı Devleti'nin düĢmanı ve devlet adamı bir tarihçi olan Dimitri] Kantemir. Devletteki kadro yığılmaları ve bazı makamların ehliyetsiz kiĢilere devri ve benzeri hoĢ olmayan haller. c. silsile-i âliye-i Âl-i Osman PâdiĢâhlarından evvelâ vüs'at-i memleket ve kesret-i hazîne ve Ģevket cihetinden kemâl bulan merhum ve mağfur Sultân Süleyman Hân olub ve yine ihtilâl—i âleme bâ'is olan ahvâl dahi anların zamanında zuhur edüb. Gerçek olan Ģudur ki.. Matbu Nüsha. sh. . bu kadına düĢkünlüğü gayr-i meĢru hayat yaĢıyor manasına alınmamalıdır. Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlar. Peçevî. Selim'in sofuluk bahanesiyle.

125-126; Yazma Nüsha, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 455/b-456/a; Kantemir, c. I, sh. 263-264; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 205; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-41; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. VII, sh. 215-896; c. X, Koçi Bey Risalesi, md. 134. ¦¦'¦,-....-;-¦ --¦ ¦¦'.-. -.. ¦-PLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 165 luvk-l li ve l,wı laıır. lan l« Sili* hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının Osmanlı Hâkimiyetine Girmesi: Afrika kıtasının bütün kuzey kısımları Osmanlı hâkimiyetinde bulunmasına rağmen sadece Fas Sultanlığı müstakil bir devlet halinde bulunuyordu. Ancak son yıllarda Fas'ta taç ve taht kavgaları baĢ göstermiĢti. Fas Sultânı Mevlây Muhammed, Portekizlilerle iĢbirliğine baĢlamıĢ bulunuyordu. Buna karĢılık Fas tahtını ele geçiremeyen Abdülmelik, Osmanlılara sığınıp, kendisinin Fas Sultanlığına getirilmesini istemiĢti. Ġsteği kabul edilerek Cezayir Beylerbeyi Ramazan PaĢa'ya emir verildi. Fas ordusu mağlûp edilerek Abdülmelik, Fas Sultanlığına getirildi (1576). Bu tarihten sonra Fas'ta Osmanlı hâkimiyeti baĢladı. Bu sırada saltanat iddiasından vazgeçmeyen Mevlây Muhammed Portekizlilerden yardım istedi. Portekiz Kralı Sebastian 80 bin kiĢilik büyük bir kuvvetle Fas'a geldi. Ramazan PaĢa idaresinde Osmanlı ve Fas kuvvetleri 1578 yazında Portekizlileri Vadi's-sebil SavaĢı'nda fena halde bozguna uğrattılar. Kral Sebastian, muharebe meydanında öldü. Lehistan'daki Osmanlı Hâkimiyeti (1575): Lehistan Kralı Sigismund Ogüst ö-lünce, memleket taht kavgasına düĢmüĢtü. Avusturya ve Rusya kendilerinin gösterdikleri namzetlerin Leh Kralı olması için faaliyet gösteriyorlardı. Hattâ bu maksatla, Rusya kuvvet bile sokmaya kalkıĢtıysa da, Osmanlı kuvvetlerini karĢısında bulunca geri çekilmeye mecbur kaldı. Osmanlı Devleti için Lehistan çok ehemmiyetliydi. Bu yüzden diğer devletlerden daha atik davranıp, nüfuzunu kullanarak kendisine tâbi Erdel Beyi Bathory'yi Leh Krallığına seçtirdi (1575). Lehistan bundan sonra vergiye bağlandı ve 1578 yılına kadar Osmanlı himayesinde bir devlet olarak kaldı. Sokullu Mehmed PaĢa'nın Ölümü (1579): III. Murad'ın cülusundan sonra hükümet idaresinin baĢında yine Sokullu Mehmed PaĢa vardı. Ancak son zamanlarda saraydaki bazı Ģahısların tesiriyle Sokullu'ya olan itimad ve muhabbet azaldı ve hatta Sokullu'nun zevcesi Ġsmihan Sultân ve Valide Nurbânû Sultân olmasaydı belki de görevden azledilecekti. Üç padiĢah devrinde aralıksız sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed PaĢa, Osmanlı tarihinde ehemmiyetli yeri olan bir devlet adamıdır. Aslen Bosna'nın Sokkuloviçi köyünden alınmıĢ bir devĢirmedir. Zekâ ve kabiliyetiyle yükselmiĢ, kaptan-ı deryalık dâhil, devletin çeĢitli hizmetlerinde bulunmuĢtur. Bir savaĢ adamı olmaktan ziyâde, onun siyasi tarafının daha büyük olduğu görülür. Sultân III. Murad devrinde, Sokullu'nun eski nüfuzunun kalmadığı anlaĢılıyor. Ġran Harpleri ( 1578 = 1590): III. Murad, padiĢah olduğu zaman, Ġran Hükümdarı ġah Tahmasb, Tokmak Han idaresinde bir elçilik heyeti yollayarak tebriklerini ve hediyelerini sunmuĢtu. Elçilik heyeti Ġstanbul'da gayet iyi karĢılanmıĢtı. Fakat bir müddet sonra ġah Tahmasb'ın ölmesiyle Ġran'da taht kavgaları baĢladı. Bir ara Tahmasb'ın oğlu Ġsmail, Ģahlığı elde etti. Bunun zamanında Osmanlı-Ġran dostluğu bozuldu. Osmanlı Devleti Avrupa ile sulhlar yaparak Ġran ile meĢgul olmaya baĢladı. Çünkü ġah, Osmanlılarla süren barıĢı terk ederek, Doğudaki Kürtleri aleyhimize kıĢkırtıyordu. II. ġah Ġsmail de ölünce Ġran'da taht kavgalarının sürüp gitmesinden Osmanlılar istifade etmek istediler. Doğudaki valilerin de durumunu müsait görüp, Ġran'a saldırmanın vaktidir yollu haberler üzerine, Sultân III. Murad 1578 yılında Ġran'a harb açtı. O zaman Sokullu Mehmed Pasa daha sağdı ve Ġran savaĢına engel olmak istedi. Sokullu Mehmed PaĢa, Ġran'ın geniĢ bir ülke olduğunu, galip gelinse bile ġit olan halkının itaat altına alınamayacağını söylüyordu ki, bunda ne kadar haklı olduğu sonradan anlaĢıldı: PadiĢah, kendisi sefere gidecek karakterde bulunmadığından, ordunun baĢına Lala Mus166

BĠLĠNMEYEN OSMANLI tafa PaĢa'yı serdar tayin etti. Lala Mustafa PaĢa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere baĢlayan Lala Mustafa PaĢa, Tokmak Han idaresinde bir Ġran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karĢı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı yolladı. Osman PaĢa, Ġran kuvvetleriyle Çıldır'da karĢılaĢtı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa PaĢa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve ġirvan'a doğru ilerledi. ġirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. Ġran kuvvetleri Osman PaĢa üzerine taarruza geçtiierse de mağlûp olup çekildiler. Fakat Ġranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin Ġran lehine dönmeye baĢlaması üzerine Lala Mustafa PaĢa, azledilerek, yerine Koca Sinan PaĢa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle Ġran savaĢlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında MeĢ'ale SavaĢı denen savaĢta bir kere daha Ġranlıları yendi. MeĢ'ale SavaĢı'ndan sonra Ġranlılar, ġirvan bölgesini boĢaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad PaĢa, büyük kuvvetlerle Ġran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman PaĢa ile beraber Tebriz'i almayı baĢardılar. Osman PaĢa'nın vefatından sonra Ferhad PaĢa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad PaĢa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, Ġran'a saldırınca ġah Abbas, Osmanlılardan barıĢ istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad PaĢa AntlaĢmasına göre: Tebriz, ġirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karĢılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar Ġranlılara geçecektir. Yeniçeri ve Sipahi Ġsyanları: Ġran'la anlaĢma yapıldıktan sonra Ġstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulufe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaĢ) yüzünden çıkmıĢsa da, asıl sebebini devlet teĢkilâtının bozulmaya yüz tutmasında aramak daha doğru olacaktır. Ġlk defa III. Murad devrinde Yeniçeri Ocağına rast gele kimseler alınarak kanun bozuldu. Yine ilk defa rüĢvetle iĢ görülmeye baĢlandı. Askere ayarı düĢük akçeler verilmek istenince Yeniçeriler, isyan ederek saraya yürüdüler. Âsiler defterdarın baĢını istediler. Ġstekleri yerine getirilince büsbütün Ģımardılar. 1589 yılında meydana gelen bu olaya Beylerbeyi Vak'ası denmektedir. III. Murad devrinde 1593 yılında da sipahilerin isyanını görüyoruz. Ulufelerinin geri bırakılmasına kızan Sipahiler, saraya yürüyüp defterdarın kafasını istediler. Kendilerine nasihat etmek için gelenleri kovdular. Ġstanbul halkı da seyretmek için saraya dolmuĢtu. Halk dıĢarı çıkarılırken "Urun hâl..." diye bir ses duyuldu. Saray muhafızları bunu PadiĢahın emri sanarak âsilerin üzerine saldırdılar ve dört yüze yakın âsiyi öldürdüler. Diğerleri kaçarak kurtuldu. Yeni Bir Haçlı Ġttifakı Ve Nemçe (Avusturya) Harbleri (1593-1606): Bosna Beylerbeyi Telli Hasan PaĢa, Avusturya topraklarına 1593 yılında büyük bir akın harekâtına giriĢmiĢti. Avusturya valilerinin Osmanlı sınırlarına tecâvüzlerine karĢılık yapılan bu harekât, mağlûbiyetle neticelenmiĢ, komutanla birlikte çok Ģehid verilmiĢtir. Bu hadise Osmanlı-Nemçe harblerinin baĢlamasına sebep olmuĢtur. Nemçe savaĢına Sadrazam Dara" Kınm nal BĠLĠNMEYEN OSMANLI 167 Sinan PaĢa gönderilmiĢti. Budin Beylerbeyi imdada giderek Nemçe ordusuyla harbe girdi ve mağlub oldu. Nemçeliler çok sayıda Macaristan kalesini ele geçirdiler. 1594 yılı baharında da Estergon Kalesini muhasara altına aldılar; ancak muvaffak olamadılar. Kırım kuvvetlerinin yardıma gelmesine rağmen tam bu sırada Osmanlı Devleti'nin baĢına bir gaile daha çıktı: Osmanlı Devleti'ne tâbi olan Erdel, Eflak ve Boğdan Beyleri Papa'nın teĢvikiyle isyan edip Avusturya tarafına geçtiler. Tam bu sırada yani 1595 yılında PadiĢah III. Murad vefat eyledi. III. Murad'ın saltanatının sonuna doğru Osmanlı topraklan yaklaĢık 19.902.191 km2 idi. Buna Avrupa'da Polonya, Afrika'da Fas dâhildir. III. Murad zamanındaki sadrazamlar arasında, yılların sadrazamı Sokullu Mehmed PaĢa, Koca Sinan PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa ve Mesîh PaĢa'yı; diğer komutan ve devlet adamlarından Kaptanıderya Kılıç Ali PaĢa, Damad Ġbrahim PaĢa, Okçu-zâde Mehmed PaĢa ve Muallim-zâde NiĢanı Mahmûd Çelebi'yi; ġeyhülislâmlar arasında Hâmid Efendi,

Ma'lûl-zâde Mehmed Efendi, Müeyyed-zâde Abdülkadir Efendi, Bostan-zâde Mehmed Efendi ve Bayram-zâde Hacı Zekeriya Efendi'yi zikredebiliriz92. 93. Sultân III. Murad'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz. Bunlarda hakikat payı var mıdır? Osmanlı PadiĢahları içinde en çok cariyelerle münasebette bulunan (teserrî hakkını kullanan) ve en fazla çocuğu olan PadiĢah'dır. Biraz sonra sayacağımız tahmînen dört kadını dıĢında 40'a yakın haseki denilen gözdesi bulunduğu söylenmektedir. Çocuklarının sayısı 100'ü geçmektedir. Ancak bunlar bebekken veya küçük yaĢlarda öldüklerinden dolayı, ölümünde hayatta 19'u erkek ve 30'u kız olmak üzere 49 çocuğunun bulunduğu iddia edilmektedir. Maalesef 19 Ģehzadesi, Mehmed III PadiĢah olunca zayıf fetvalarla fitnenin defi için öldürüldü ve Ģehid sayıldıklarından cenaze namazlarını ġeyhülislâm Bostan-zâde Efendi kıldırdı. Önemle ifade edelim ki, III. Murad'ın 40'a yakın câriye ile yaĢaması, meĢru bir hakkın suiistimali veya ifrat sayılabilir. Ancak meĢru dairede kaldığı ve baĢkasının namusuna değil, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olduğu kesindir. Bunlardan aynı anda devamlı olarak hayat yaĢadığı 4 kadının olduğu ifade edilmektedir. III. Murad'ın bu hayatı yaĢamasında devlet iĢlerine karıĢan Safiye Sultân ile Valide Sultân Nurbânû'nun mühim rolü vardır. Kim, ne derse desin, Osmanlı PadiĢahları arasında her konuda en çok suiistimal yapan PadiĢah III. Murad ve oğlu III. Mehmed olmuĢtur. Buna rağmen, Farsça ve Arapça bir divan yazacak kadar âlim ve Ģair olan III. Murad, meĢru daire dıĢına çıkmamıĢtır. Bu hayatı yaĢamasında, cinsî hayatının da önceleri problemli olmasının tesiri bulunduğu ve neticede genç yaĢta, bu düzensiz hayatın etkisiyle vefat ettiği tarihçiler tarafından açıklanmaktadır. III. Murad'ın bu düzensiz hayatından istifade eden Valide Sultânlar ve hatta Kal92 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-163; Solakzâde, sh. 597-620; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-596/a; Kantemir, c. I, sh. 265-273; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 207-240; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, I, sh. 42-71, 114-115; Bekir Kütükoğlu, "Murad III", ĠA, sh. 615 vd.; BA, Kepeci, nr. 262, sh. 1 vd; Maliyeden Müdevver, nr. 563; Kunt, Metin, Sancaktan Eyâlete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerâsı ve Ġl Ġdaresi, Ġstanbul 1978, sh. 133 vd. ¦ - ¦- ¦¦•¦ - - ¦ ¦:.¦¦'•¦!•¦-¦.¦• -;¦,„,;„;.,, ¦,, ^^Hfti^^^^^^^ 168 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA falar bile, devlet idaresine karıĢır hale gelmiĢlerdir. ġöyle ki: Maalesef Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve hatta gerilemesinde en büyük rolü oynayan sebeplerden biri de, bir yüzyıla yakın, Kadın Efendilerin devlet iĢlerine karıĢmaları olmuĢtur. Özellikle Kanuni'nin karısı Hürrem Sultân, Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürüp baĢ kadınlığı ele geçirdikten sonra, bir zamanların Valide Sultânları gibi, haremin reisi haline gelmiĢ ve daha da ileri giderek devletin iĢlerine karıĢmıĢtır. ġehzade Mustafa'nın öldürülmesinde mühim rol oynamıĢtır denilirse, mesele daha iyi anlaĢılacaktır. Kanunî Sultân Süleyman'ın vefatından sonra PadiĢahların ordularının baĢına geçerek sefere gitmeyiĢlerinde ve Saraya kapanıp kalmalarında maalesef bu Ģekildeki Kadın Efendilerin mühim rolü olmuĢtur. III. Murad'ın baĢ kadını Safiye Sultan'ın ve bunu takip eden Kösem Sultan'ın hem baĢ Kadın Efendi ve hem de Valide Sultân sıfatlarıyla nasıl devleti idare etmeye kalkıĢtıkları, maalesef tarihin acı sayfalarında kötü örnekler olarak doludur. IV. Mehmed'i idare eden Turhan Sultân'dan sonra bu iĢin ortadan kalktığını söyleyebiliriz. III. Murad'ın annesi Nurbânû Sultân ile Safiye Sultân arasındaki çekiĢmeden istifâde eden Canfedâ Kalfa'nın bile, Nurbânû Sultan'ın yanında yer alarak III. Murad'a tesir ettiği ve hatta kardeĢi Ġbrahim'i liyâkati olmadığı halde Diyarbekir Beylerbeyliğine tayin ettirdiği nakledilmektedir. Kanunî Sultân Süleyman zamanından beri Harem'in dıĢiĢleriyle meĢgul olan ve Yahudi asıllı olduğu söylenen Esther Kira isimli Kalfa'nın da Sipahilerin isyanına sebep olduğu ve neticede çıkardığı fitne sebebiyle Sultân Ahmed Meydanında idam edildiği nakledilen acı olaylar arasında yer almaktadır. ZEVCELERĠ: 1- Safiye Valide Sultân (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile AyĢe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet iĢlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi. 2- ġems-i Ruhsâr Haseki; Rukıyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var. 3- ġâh-i Hûbân Haseki. 4-IMâz-perver Haseki. (MeĢru dairede beraber olduğu cariyelerin 4O'ı ve çocuklarının 100'ü aĢtığı söylenmektedir. Biz sadece bazılarını kaydetmekle yetindik.). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman. 2-

ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Cihangir. 4-ġehzâde Mahmûd. 5- Sultân Mehmed III. 6-ġehzâde Bâyezid. 7-ġehzâde Mustafa. 8-ġehzâde Abdullah. 9- AyĢe Sultân. 10- Fahri Sultân. 11- Fatma Sultân. 12- Mihriban Sultân. 13- Rukıyye Sultân. 14-ġehzâde Abdurrahman. III. Murad'ın babasından farkı, iki yönde kendini göstermektedir: Birincisi, babası kendi hayatını yaĢarken, devlet iĢlerini tamamen Sokullu Mehmed PaĢa gibi liyakatli devlet adamlarına bırakmıĢtı. III. Murad ise, hem Saray'da kendi hayatını yaĢıyor ve hem de devlet iĢlerini vasıflı devlet adamlarına bırakamıyordu. ĠĢte bu boĢluktan istifade eden Valide Sultân Nurbanu, Kadın efendi Safiye Sultân ve kalfa Canfedâ devlet iĢlerine de karıĢmaya baĢlamıĢlardı. Ġkincisi, babası II. Selim'in en azından gençliğinde de olsa gayr-i meĢru denebilecek bazı fiilleri iĢlediği söylenmektedir. Ancak III. Murad, babasından farklı olarak hem Arapça ve Farsça Ģiir yazacak kadar âlim ve hem de hayatında gayr-i meĢru hiç bir iĢ yapmayacak kadar da takva sahibi idi. Onun en büyük kusuru, meĢru daire içinde de kalsa, kadınlar konusundaki suiistimalidir93. 93 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-10; Solakzâde, sh. 597-600; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-500/a; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-44; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 43-46; Harem II, sh. 47-50, 145-147; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 99-134; Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, c. II, 170-173; Meselenin çarpıtılarak anlatılmasına misâl için bkz. Altında), Osmanlı'da Harem, 13-16. ;, ; 94. III. Murâı Ġslâm Hul Hayır edilen yandırarak beĢ I mahiyetinde değ diği de Ģüphelidiı yanmaktadır. III. Mehmed, bilir. Zira < makla ben tane erkekl günahsız biri Zira herhangi! safhasında de Bu kısa izi bir Ģeye da Bunlardan] "Nizâm-ı ı lemedikleri vakitli Ayrıca ülû'H Ģahsın fil-haklka f sonra refinden ( PadiĢahın kullana Dede Efeni (ettiğinin biz de f yapıldığını biz j diyoruz. istemly 95. III.) Buc Ma'rûf v dünyaya t ġam'dan .< Mısır'a döra dü ve 979/l| larınahızv 94 Sol*Ġ Efendi, SiyS PASLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI T69 irine 94. III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri, Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi? ibi, ĠSefeâHayır edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve siyâseten kati esasına dayandırarak beĢ kardeĢini idama mahkûm ettirmiĢtir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten kati kategorisine girdiği de Ģüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüĢe dayanmaktadır. III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve Ģer'î hükümlere aykırı davranandır denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, siyâseten kati müessesesinin suiistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira 19 tane erkek kardeĢini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (ġehzade Mahmûd), günahsız bir Ģekilde idam ettirmiĢtir. Bunun Ģer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir. Bu kısa izahtan sonra, Ģu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar hiç bir Ģeye dayanmadan mı bu fiili iĢlemiĢlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı Ġslâm Hukukçularının Ģu fetvalarıdır: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teĢvik edenler, bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi, kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerir ve müttehem olması da Ģart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının

yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kullan ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir diyoruz. Bu meseleyi bütün yönleriyle daha evvel izah ettiğimizden tekrara girmek istemiyoruz. Ancak o sorunun cevabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz94. 95. III. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasad-hânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldığı doğru mudur? Bu olayı ayrıntılarıyla anlatmakta yarar vardır. Asıl adı Takıyyuddin Mehmed bin Ma'rûf ve unvanı da er-Râsıd yani astronom olan Takıyyuddin, 1521 yılında ġam'da dünyaya gelmiĢtir. Babası da Mısır'ın ileri gelen âlimlerinden olan Takıyyuddin, Mısır ve ġam'dan sonra Ġstanbul'a gelerek meĢhur hocaların yanında ilmini tamamladı. Tekrar Mısır'a döndü ve astronomi dersleri de aldı. II. Selim zamanında tekrar Ġstanbul'a döndü ve 979/1571 yılında MüneccimbaĢılığa yükseltilerek Ġstanbul'da astronomi çalıĢmalarına hız verdi. Takıyyuddin, astronomik hesaplarda esas alınan eski Uluğ Bey Zîc'inin 94 Solak-zâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, KardeĢ Katli, sh. 98-105. 170 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN1, i tamamen eskidiğini ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini devlet ricaline anlatmaya çalıĢtı. ġeyhülislâm Hoca Sa'deddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve Ġstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde yani Ģu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında Ġstanbul Rasadhânesini kurdu. III. Murad'ın talimatıyla bu Rasadhânenin bütün masrafları devlet hazinesinden karĢılandı ve bunun için 10.000 altın harcandı. Kendisine de 3.000 altınlık bir ze'âmet verildi. Burası kuruluncaya kadar, Galata Kulesinde çalıĢmalarına devam etti. KuruluĢ tarihi 987/1579'dır. MüneccimbaĢı Takıyyuddin Efendi bu konuda bir ilke imza basıyordu. Zira Avrupa'da Danimarka Kralı II. Frederick'in teĢvikleriyle Tycho-Brahe'nin kurduğu rasadhâne ancak 1585 tarihinde tamamlanmıĢtı. Osmanlı Devleti 10 yıla yakın bir zaman önde gidiyordu. Takıyyuddin, bu sahada 20'ye yakın eser verdi ve çalıĢmaları engellenmek istese de, 1585 yılında vefat edinceye kadar araĢtırmalarını aralıksız sürdürdü. 1577-1580 yılları arasında Hoca Sa'deddin'den sonra ġeyhülislâmlık makamına o-turan Kâdî-zâde Ahmed ġemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. PadiĢahın bir çok fermanlarını Ģer' -i Ģerife aykırıdır diyerek reddetti. Yargı mensuplarını protokolde Beylerbeyilerin önüne geçirmek için elinden geleni yaptı. Ancak bazı meselelerde, Ģahsî anlaĢmazlıkların da etkisiyle, "astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalıĢmanın devlete uğursuzluk getireceği" gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inĢa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. ġeyhülislâmın ilamına uyan PadiĢah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali PaĢa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve Ġstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak ġeyhülislâmın karĢı çıktığı husus, müneccimlik yaparak geleceğe ait haberler vermektir. Bu konuyu Osmanlı Dev-leti'nin aleyhine kullanmaya çalıĢan yazarlar, baĢka meselelerde, müneccimliğe Ģiddetle karĢı çıkarlarken, burada farklı bir yaklaĢım sergilemektedirler. Çifte standartlı davranmamak gerektir. Ayrıca bu mesele, ġeyhülislâm ile diğer makamlar arasında bir çekememezlik konusu da olabilir. Sonradan Kâdîzâdelerin, aĢırı fikir ve tutumları sebebiyle, Osmanlı tarihinde soğuk bir taassup rüzgarının esmesine yol açtıklarını biliyoruz. ġeyhülislâm Kâdî-zâde'yi aynı kefeye koymak mümkün olmasa dahi, Kâdî-zâdeler ve benzeri soğuk taassup sahipleri için Kâtip Çelebi son noktayı koymaktadır ve biz de sonuna kadar bu görüĢün yanındayız: "Müslümanların sultânı bu makule soğuk taassup sahiplerini, kim olursa olsun, tedip etmesi dinî görevleri arasındadır. Çünkü seiefde bu çeĢit muta'aassıplar yüzünden çok fesadlar meydana gelmiĢtir. Gerek Halvetî ve gerek Kâdî-zâdeli bazı ahmakların görünürdeki salâhlarına bakılmayıp bunlara fırsat verilmeye. Nizâm-ı âlem ancak ve ancak halk haddinden tecâvüz etmemekle mümkündür".

Mahallî ve belli Ģahısların zihniyetine ait olan hatalar tamim edilmemelidir. Bu olayın Osmanlı'da ilmi geri bıraktığı doğrudur; ancak bunun Osmanlı Devleti'nde genel bir zihniyet olduğu doğru değildir. Çünkü ta Fâtih devrinden beri konu ile ilgili çalıĢmalar tarihçiler tarafından çok iyi bilinmektedir95. 95 Takıyyuddin, Cedâvil-i Rasadiye, Ġstanbul Rasathanesi kütp. nr. 378; Âlât'ür-Rasadiyye li Zîc-i ġehinĢâhiyye, ĠÜ. Ty. nr. 1993; Nevl-zâde Atâî, Hadâık, ġakâik Zeyli, c.II, sh. 286-287; Kâtip Çelebi, Mizan'-ül-Hakk, Ġstanbul 1286, sh. 122-123; Döğen, ġaban, Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi I-II, Ġstanbul 1992, c. II, sh. 633-643; Ünver, Süheyl, Ġstanbul Rasadhânesi, Ankara 1969; Meselenin çarpıtılması örneği için bkz. Yılmaz, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, sh. 82-90. 96. Sokullu Mek yaptığı ( Bosna'nın] devĢirmedir. Oğullarından j devĢirilerek Edlr hizmetiyle En rikâbdârlık, ı daha sonra < beyliği; Ġran s II. Selimin kızıl PaĢa'nın \ yıl II. Selimi müĢtür. Kanuni i tam bir basiret J kamındadır. PaĢa ve I III. Murad'ın i kullanamaz Ġl ve yakınları, Ġl Murad bütün-S Sokullu, I nak taraflı Peçevf, i çıktığı güm olmadığım i sahibi olan j diği nakl doğru olu Tl yönleri nacaktır, II vermesi} hissesi 1 sonra 9 Sadâretti Mekke'de takva lı idare e »OSMANLI "alıĢı çekti ıduMi.ıyıd bu ı10.000 Bit kadar, | Zira Avru-^tasadhâne ı önde gellenmek mına o-LPadiĢa-ıı proto-erde, kistik-Ģ#, III. i, ġey1i çıktığı iı DevBĠLĠNMEYEN OSMANLI 171 |'.!iz de t. Gerek 96. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur? Bosna'nın ViĢegard Kazasına bağlı Rudo Nahiyesinin Sokkuloviçi köyünden bir devĢirmedir. Sırp olması kuvvetle muhtemeldir. Sokullu Beğ neslinden yani ġahin Oğullarından gelmektedir. 1512 yılında dünyaya gelen Sokullu, YeĢilce Bey tarafından devĢirilerek Edirne Sarayı'na getirilmiĢtir. Oradan Ġstanbul'a nakledilmiĢ ve Küçük Oda hizmetiyle Enderun'a alınmıĢtır. Sırasıyla Hazine Odası ve Hasoda'ya alınan ve de rikâbdârlık, çuhadarlık ve silâhdarlık gibi Saray içi görevlere getirilen Sokullu Mehmed, daha sonra dıĢarı çıkarak ÇaĢnigirbaĢılık, Kapıcılar Kethüdalığı, 1550'de Rumeli Beylerbeyliği; Ġran seferindeki baĢarısı sebebiyle vezirlik makamına yükselmiĢtir. 1561 yılında II. Selim'in kızı Ġsmihan Sultân ile evlenen Sokullu, 1564 yılında II. Vezir ve Semiz Ali PaĢa'nın vefatından sonra da vezir-i azam olmuĢtur. Ġki sene Kanuni devrinde, sekiz yıl II. Selim zamanında ve 6 yıl da III. Murad zamanında bu görevi sürdürmüĢtür. Kanuni Sultân Süleyman'ın vefatı sırasında 40 gün kadar ölüm haberini gizleyerek tam bir basiret örneği haline gelen Sokullu, II. Selim zamanında manen PadiĢah ma-kamındadır. Sultân Murad'ın hocası Hoca Sa'deddin Efendi, musahibi ġemsi Ahmed PaĢa ve kethüdası Canfedâ Kadın ve benzeri kiĢilerin aleyhteki gayretleri neticesinde, III. Murad'ın nazarından düĢmüĢtür. Her ne kadar azledilmese de, fiilen yetkilerini kullanamaz hale gelmiĢtir. NiĢancı Feridun Bey baĢta olmak üzere en yakın arkadaĢları ve yakınları, kendisine sorulmadan görevden uzaklaĢtırılmıĢtır. Âdil bir PadiĢah olan III. Murad bütün tahriklere rağmen, Sokullu'ya zarar vermemekte direnmiĢtir. Ancak Sokullu, Kabasakal tarafındaki Sarayında Ġkindi Divanı halindeyken, meczup bir BoĢnak tarafından hançerle yaralanmıĢ ve 1579 yılında vefat etmiĢtir.

Peçevî, bizzat Tiryaki Hasan PaĢa'dan dinlediğini söyleyerek, III. Murad'ın tahta çıktığı günden beri Sokullu'yu sevmediğini ifade etmekteyse de, onun ölümünde dahli olmadığını da ilave etmektedir. Her gece teheccüd namazını kaçırmayacak kadar takva sahibi olan Sokullu Mehmed PaĢa'nın, vefatından kısa bir zaman evvel, Ģahadetini istediği nakledilmektedir. III. Murad'ın bu katil olayında dahli bulunduğu Ģeklindeki iddialar doğru olmasa gerektir. Bu görüĢü destekleyecek ciddi bir kaynak mevcut değildir. Tavîl yani Uzun Mehmed PaĢa diye de bilinen Sokullu'nun elbette ki iyi ve kötü yönleri olacak ve 14 yıllık sadrazamlığı döneminde tenkit edilebilecek tasarrufları bulunacaktır. Nitekim yakınlarını ve dostlarını fazlaca tutması ve makamları öncelikle onlara vermesi Ģeklindeki tenkit bunlardan biridir. Ayrıca Ġnebahtı felâketinde önemli derecede hissesi bulunmaktadır. Onun babasının bir papaz olması ise, Müslüman olduktan sonra ifa ettiği hizmetler karĢısında Ġslâmiyet açısından hiç bir önem arz etmemektedir. Sadâreti zamanında himaye ettiği Ġslâm âlimleri, inĢâ ettirdiği cami ve medreseler ve Mekke'de tesis ettiği hayır vakıfları ve en önemlisi de ömrünün sonuna kadar tam bir takva hayatı yaĢaması, bu tür iddiaların kasıtlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sokullu'nun müsbet yönleri arasında II. Selim ve III. Murad gibi atalarına asla benzemeyen iki zayıf PadiĢah zamanında, devleti dirayetle ve büyük bir tecrübe ile idare etmesi baĢta gelmektedir. Ayrıca Don ve Volga nehirlerinin birleĢtirilmesi ile so172 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN i nuçsuz kalan SüveyĢ Kanalı projesi de Sokullu'ya ait önemli ve ileriyi gördüğünün delili olan fikirlerindendir. Bu özellikleri sebebiyle Hammer ve onu takip eden bazı tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin duraklama ve hatta gerileme devrini, Sokullu'nun vefatı ile baĢlat-salar da, bunu aynıyla kabul etmek çok zordur. Sokullu'nun tenkit edilebilecek olan yönlerinin baĢında, 14 yıllık sadrazamlığı döneminde asla serdâr olarak ordunun baĢında sefere gitmemesi ve PadiĢahları da bu noktada teĢvik etmemesidir. Bu yüzden statükocu, hatta müstebid ve makamını korumakta hırslı bir devlet adamı olarak vasıflandıranlar olmuĢtur. II. Selim'in tahta çıkıĢında yeniçerilerin isyanına sebep olan tavırları ve III. Murad'ın tahta çıkıĢında gösterdiği temellük yani yapmacık tavırlar, onun değerini kısmen düĢürmüĢ olsa bile, bazı araĢtırmacıların onun hakkında söyledikleri Ģeyler kanaatimize göre doğru değildir96. XIII- SULTÂN III. MEHMED DEVRĠ 97. Sultân III. Mehmed, aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin tıkıĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mehmed, II. Murad'ın Safiye Sultân'dan 1566'da dünyaya gelen oğludur. Babasının vefatı üzerine sancak beyliğinden Osmanlı PadiĢahlığı tahtına oturan son Ģehzade olarak 1595'de Manisa'dan gelerek Ġstanbul'da cülus etti. Her padiĢah döneminde olduğu gibi, son zamanlarda âdet haline gelen yeniçerilerin baĢ kaldırmaları ve bahĢiĢ talebi kavgaları bunda da meydana geldi. Ferhad PaĢa'nın gayretleriyle zorbalar bastırıldı. Ancak Avusturya seferi uzayıp gidiyordu. Sadrazam Sinan PaĢa, Eflak üzerine yürüdü; BükreĢ'i aldı; ancak Yergöğü'nde dehĢetli bir mağlûbiyet tattı. PadiĢah Hocası Hoca Sa'deddin Efendi, Sinan PaĢa'nın fikrine katılarak PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu ediyordu. Bu arada vefat eden Sinan PaĢa'nın yerine Damad Ġbrahim PaĢa veziriazam olmuĢtu. Nihayet Yeniçerilerin de teĢvikiyle 21 Haziran 1596/24 ġevval 1004'de PadiĢah sefere çıkmak üzere hareket etti. Eğri Kalesi kuĢatılıp feth olundu ve bu sebeple III. Mehmed Eğri Fâtihi olarak anıldı. Daha sonra Macarların KereĢteĢ dedikleri Haçova'da zor da olsa büyük bir zafer kazanıldı. Bunda Hoca Sa'deddin'in büyük bir rolü vardı. Harpten dönen PadiĢah, Hoca Sa'deddin ve çevresindeki insanların tesiriyle Cığala-zâde'yi sadrazamlığa getirdi. Ancak hem Kırım Han'ı Gâzî Giray'ı azledip Kırım'da fitne çıkarmasıyla ve hem de muharebe gününün ertesi günü askeri yoklatarak dâhilde ihtilâfların ve isyanların baĢ göstermesine vesile olmasıyla fayda yerine zarar getirdi. Gerçekten Cağaloğlu Sinan PaĢa'nın bu hareketleri neticesinde Anadolu'da Celâlî denilen eĢkıya isyanları memleketi kasıp kavurmaya baĢladı. 1008/1599 yılında Damad Ġbrahim PaĢa yeniden Sadrazamlığa getirildi. 96 Peçevî, c. I, sh. 24-28; Solakzâde, sh. 572 vd; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 552; c. III, Kısım I, sh. 49-54; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, 388-389; Abdurrahman ġeref, "Sokullu Mehmed

PaĢa'nın Evâil-i Ahvali ve Ailesi Hakkında Bazı Malumat", TOEM, nr. 29, sh. 257-265; Ġnalcık, Halil, "Osmanlı-Rus Rekabetinin MenĢei ve Don-Volga Kanalı TeĢebbüsü (1569)", Belleten, c. XII, sayı 46(1948), sh. 349-402; Ahmed Refik, "Bahr-ı Hazar- Karadeniz Kanalı ve Ejderhan Seferi", TOEM, nr. 43, sh. 1-14; Yılmaz, Mevlüt Uluğtekin, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, 53-75; Bu eserde Sokullu'nun Türk olmaması esas alınarak, tarihçilerin verdiği bilgilerin kırınıtıları değerlenidlrlerek ve de abartılarak Sokullu, Türk ve Osmanlı düĢmanı bir ajan gibi gösterilmiĢtir ki, bu Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan farklı bir bakıĢ tarzının örneğidir. Nemçe Harbi I pa'da mühim] Bütün t harb Ġlan ettM Ģıklıklar ve I Mahmûd'un I baĢarılı s III. Fıtraten zayıf j kalıyordu. I padiĢahları arada, Mahmûd'udaK hatta gerilen» ı tin merkez t de görülen j lerdir. TaĢra \ merkeze I memurlarına ı yanların teyll emrin I Osmanlı [ Osmanlı 0 nunnameiervel da mazıiımlmj Adalet KöĢküd önlemek ü III.» ancak I sac be-Ha-zade ^ zikri ZEV( zaasıilıtı Selim a dugus BĠLĠNMEYEN OSMANLI ıçiler, jco-vî bu L'is Ġve Nemçe Harbi sürüp giderken Tiryaki Hasan PaĢa ve Kuyucu Murad PaĢa, Avrupa'da mühim zaferlere imza basıyorlardı. Uyvar üzerine gidilmesi de bu tarihlerde oldu. Bütün bu zorluklar içinde bir de Ġran ġahı andlaĢmayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ne harb ilan etti. Anadolu'yu Celâlî isyanları kasıp kavuruyordu. Osmanlı Devleti bu karıĢıklıklar ve ihtilâller içinde iken III. Mehmed 1603'de dünyaya gözlerini yumdu. Oğlu Mahmûd'un katli, Celâlî isyanları ve bunları tahrik eden Safeviler karĢısında ordunun baĢarılı sonuçlar alamaması, III. Mehmed'in ölümüne sebep olan en önemli olaylardı. III. Mehmed, sancağa çıkan ve oradan padiĢahlığa gelen son Osmanoğludur. Fıtraten zayıf iradeli ve saf idi. Vehhâmdı. Anası Safiye Sultân'm müthiĢ tesiri altında kalıyordu. Babası gibi III. Mehmed de, kardeĢ katli meselesini en çok suiistimal eden padiĢahlardan biriydi. 19 kardeĢini, aldığı zayıf fetvalara dayanarak idam ettirdi. Bu arada, baĢkalarıyla ittifak ettiği ve yazıĢmalarda bulunduğu jurnallenen oğlu ġehzade Mahmûd'u da idam ettirdi; sonra da jurnalleyen insanların hayatına son verdi. III. Murad devrinde de babasının zamanında olduğu gibi, devamlı bir duraklama ve hatta gerileme alâmetleri kendini göstermektedir. Düzenli kanunnameler yerine, devletin merkez teĢkilâtında ve özellikle ülü'l-emrin temelini teĢkil eden PadiĢah ve vezirlerde görülen Ģerv-i Ģerife muhalif halleri siyâsetnâmeler ile âlimler ikaz ve irĢâd eylemiĢlerdir. TaĢra teĢkilâtında meydana gelen zulümleri ve haksızlıkları ise, ya yerli âlimler merkeze bildirmiĢler veya halkın tazallüm ve Ģikâyeti üzerine merkez teĢkilâtı taĢra memurlarına adalete rPâyet etmeleri için emirnameler göndermiĢlerdir. ĠĢte Celâlî isyanlarının ortaya çıkıĢ sebebi de budur. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil eden görevlilerin, re%ayaya karĢı bu otoriteyi kötüye kullanmaları ve kanun, hak ve adalete aykırı davranmaları halinde, ülü'l-emrin hakkı ve kanunu hatırlatıcı mâhiyette düzenlediği hukukî düzenlemelerine denir. Osmanlı Devleti'nde padiĢahın hükmü tarzında kendisini göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nde, mezâlim divanının yerini Divan-ı Hümâyûn aldığı gibi, kanunnameler ve tezkire'lerin yerini de adâletnâmeler almıĢtır. Yani Divan-ı Hümâyûnda mazlumların Ģikâyeti bizzat

Haseki. 2. 1ġehzâde Sultân Selim Hân. Kısım I. bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkıĢ yolu aramıĢlar ve devlete baĢ kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya baĢlamıĢlardır. Adlî mahlasıyla Ģiirler yazan. 254-255. Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı BektaĢ-ı Veli'nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. O halde. Abaza asıllı ve I. 98. sh. artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil. 6. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince. Ġkinci safha ise. c. nr. hiç kimsenin beğenmediği Cığala-zâde (Cağaloğlu) Sinan PaĢa ve Ġbrahim PaĢa'yı. sh.. sh. Ahmed'in annesi. UzunçarĢılı. bir mezhep mücadelesi tarzında baĢlayan ve daha ziyade Ġran'ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti'ne fırsat buldukça isyan eden ġi'î Türkmenlerin hareketleridir. 2768. Bunlara Alevî veya KızılbaĢ isyanları da denmektedir. Osmanlı Devleti'nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıĢtır. I. Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiĢtir. sosyal ve iktisadî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teĢkilâtında kayırmaların. "Mehmed III". 620-682. Öztuna. ġehzade Mahmûd annesi. M. Celâlî isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir? 9Celâlî. Halil. âlimler arasında Hasan Çan'ın oğlu Hoca Sa'deddin. Safevi Devleti'nin himayesinde. c. artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiĢ oldu. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519'da Yavuz tarafından bastırılan ġeyh Celâl isyanı ile. 3. Belgeler. Osmanlı Devleti'nin hukukî. ġehzade Bâyezid'in durumu ise. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Hatice Sultân. III. E. Kantemir. 7174 BĠLĠNMEYEN OSMANLI AyĢe Sultân97. Celâl'e mensup demektir. devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. nazik ruhlu ve zayıf iradeli bir padiĢah. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında baĢlayan ġahkulu isyanı idi. c. meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmeziiklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. ZEVCELERĠ: 1. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok'da 1519 yılında isyan eden KızılbaĢ ġeyh Celâlin isyanı üzerine. celâliği. daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiĢtir. 47. 4-ġehzâde Ahmed. c. sh. I. 73-115. Mehmed. Hadım Hüseyin PaĢa. D. Baba Zünnun. Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. Osmanlı Tarihi.Haseki. Solak-zâde. Bu kontrolün kaybı. Sertoğlu. Kanuni'nin zamanında da ġehzade Mustafa'nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler. bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teĢkil eden mezhep mücadelesinin birleĢmesi safhasıdır. baskıların. Bu manada en önemli isyan II. 163-280. geniĢ anlamda. ancak Osmanlı padiĢahları arasında en çok takva sahibi olanlardandır. Bu ikisi baĢlayınca. c. Bu sebeplerden bazılarını Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Osmanlı Devleti'ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların 97 Peçevî. ġeyhülislâm Bostan-zâde Mehmed Efendi. zulümlerin ve rüĢvetin artması üzerine. ÇOCUKLARI: (Ġsimleri bilinmeyen beĢ altı tane daha çocuğunun bulunduğu söylenmektedir). 3-ġehzâde Mahmûd Hân. Adâletnâmeler. 1830. ĠĢte bu noktada devletin idaresinden hoĢlanmayan gruplar. Ġran ġahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüĢtü. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. laraı . Biraz evvel gördüğümüz gibi. ĠA.Hândan Valide Sultân. Ġnalcık. Uluçay. 1-2. 4. Devletler ve Hanedanlar. Ferhad PaĢa.Valide Sultân. Osmanlı Tarih Lügati. 5-ġehzâde Mustafa. 275-277. Hoca-zâde Mehmed Efendi ve Ģeyhlerden ġeyh Muhyiddin Efendi ile ġeyh ġemseddin Sivâsî'yi zikretmeliyiz. Zamanındaki sadrazamlar arasında Koca Sinan PaĢa. sh. Domuzoğlan. mahallî idarecilere Ģikâyetleri önlemek üzere adâletnâmeler de gönderilmiĢtir. Divan görüĢmelerini Kasr-ı Adalet veya Adalet KöĢkü denilen yerde dinleyen PadiĢah tarafından. Tayyib. ġehzade Selim annesi. sh. 2-ġehzâde Sultân Cihangir Hân. hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlıĢlıkların ve zulümlerin yaĢanmasına sebep olmuĢtur. Mustafa validesi. 176-177. III.dinlendiği gibi. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün. Gökbilgin. sh. II. Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada. 49 vd. II.

Zira devlet görevlileri. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaĢları. Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti. Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk. aslında Osmanlı Devleti'nde sekbanbaĢılık ve subaĢlık gibi görevlerde bulunan ve eĢkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaĢı olarak tayin edilen bir Ģahıstır. Ancak oğlu Mustafa. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad PaĢa tarafından bastırıldı. Tavîl Ahmed Ġsyanı: Sekbanlıktan yetiĢme olan Tavîl Ahmed de. Sokullu-zâde Hasan PaĢa'nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra. 3) Osmanlı Devleti'nin savaĢlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. 4) Ġlmiye sınıfının bozulması ve devlet iĢlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi. idarî. Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir. Buna çok üzülen I. Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaĢları sırasında ilk büyük Celâl? isyanını baĢlatan Karayazıcı Abdülhâlim. Kısaca Celâlî isyanları. vatandaĢ devletinden her geçen gün soğumuĢtur. Canboladoğlu Ali PaĢa Ġsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi. . Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. 1605 yılında çevresine topladığı eĢkıya ile Gezdehan Ali PaĢa ve Nasuh PaĢa komutasındaki Osmanlı 176 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiĢtir. savaĢlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir. Yani Celâlîler. III. bunların yanında vatandaĢın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması. halkı bıktırmıĢ ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuĢtur. tarihçiler tarafından. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaĢmak için baĢvurulan rüĢvet yolu. eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya baĢlamıĢlardır. Ahmed.¦. celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir baĢka Celâli grubuna karıĢıyordu. III. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın kardeĢi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin PaĢa'yı idam etmesiyle birlikte. 1608 yılına kadar Anadolu'da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaĢandı ve halk periĢan oldu.'¦ = ¦ Karayazıcı Ġsyanı: III. Karayazıcı. devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiĢtir. Devlet hayatında yanlıĢ uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da.000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıĢtır. adaleti arka plana itince ve re'âyâya ağır vergiler salmaya baĢlayınca. Deli Hasan. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız? III. maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların baĢlarına geçebiliyorlardı. -. Hâlim ġah adıyla fermanlar bile göndermiĢtir. Daha sonra Kuyucu Murad PaĢa bunu sindirmekte muvaffak olmuĢtur. Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. sosyal. Ġsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla. baĢa çıkamadığı Tavil Ahmed'i ġehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuĢtur. Bu arada bir ateĢli silah olarak tüfeğin Anadolu'da bol miktarda bulunması da. Sil BĠLĠNMEYEN OSMANLI 175 birinci sebebidir. Adına hutbe okutup para bastırdı. 99. Dedesi Canbolad Bey. teĢkilâtın baĢına oğlu Deli Hasan geçmiĢtir.:. Urfa civarını yağmalamıĢ (1596). Avusturya ve Ġran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karĢı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaĢını bu asilere karĢı koru-yamıyordu. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti'ni periĢan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım: •¦' '. insanları isyana teĢvik ediyordu. 2) Osmanlı iktisadî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi.:. babasının isyanını devam ettirerek Bağdad'ı teslim almıĢtır (1607). Murad devri Osmanlı Devleti'nde enflasyonun yaĢandığı ilk dönemdir.99. bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle. Bu yüzden yeniçeri isyanları da baĢlamıĢtır. hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmiĢti98. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın yanlıĢ siyâsetinden rahatsız olan 30. Urfa'yı zapteden Karayazıcı. Sadrazam YemiĢçi Hasan PaĢa'nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiĢtir (1603). Osmanlı Devleti'nin beyni olan Anadolu.

1-22. "Bu ol vezir-i azamdır ki. III. 1608 yılında Göksün taraflarında Kalenderoğlu ile karĢı karĢıya gelmiĢ ve kuvvetlerini . sırasıyla kethüda. Bu bozgun Ege'deki bir çok Ģehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuĢtur. III. 236-238. TDVĠA. Memâlik-i Âl-i Osman'ı eĢkıyadan temizlemiĢdir ve 500 yıl önce ġeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona iĢaret ile kitabına yazmıĢtır" Ģeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. Ġstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramıĢ ve komutanları öldürülmüĢtür. c. c. Anadolu'daki eĢkıyayı katletmiĢ ve katlettiği eĢkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıĢtır. VIII. c. c. II. t Dedesi Ġûijala. Ġstanbul 1280. Kısım I. c. c. Ahvâl-i Celâliyân. sh. sh. 99-113. Murad devrinde Anadolu'da baĢlayan Celâlî isyanları. Ravzatu'l-Hüseyn fi Hulâsatı Ahbârı'l-Hâfikeyn (Tarih-i Naima) I-VI. I. Osmanlı Tarihi. 213-220. 26-39. Aslen Hırvat olan bu devlet adamı. Süleymaniye kütp. sancak beği ve ardından Diyarbekir. III. Mehmed devrinde artarak devam etmiĢ ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu'nun isyanı ile. nr. "Celâlî Ġsyanları". Osmanlı padiĢahının fermanıyla aĢağıdaki baĢarılara imza atmıĢtır.100. Anadolu yakılıp kavrulmaya baĢlamıĢtır. 1) Murad PaĢa'nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî. II. 335: Nâimâ Mustafa Efendi. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuĢulmaktadır? Bilindiği gibi. 204-205. 281-284. 223-225. Kuyucu Murad PaĢa. aslında eski bir çavuĢ. 83-87. sh. bu büyük devlet adamını. Bu olay Ġstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıĢtır. 252-257. 2) Ġkinci önemli iĢi. UzunçarĢılı. III. 90 yaĢına kadar istikametli bir hayat yaĢamıĢ ve PadiĢah'ın Baba iltifatına mazhar olmuĢlardır. c. Canbolad Oğlu'nun Ġstanbul'a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiĢtir. bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baĢ kaldıran Dürzi eĢkıyalardır. 252. Kovalamacalar sonunda Murad PaĢa. ĠĢte Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok AndlaĢmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine. Konya'daki Saraçoğlu Ahmed'dir ve çevresine 30.siyle lı tertip |iı 1607 ta seli seHl I »tabî) Ġskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad PaĢa. 303-316. 1604'de isyan etmiĢ ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıĢtı. Bunu Silifke ve Adana'yı iĢgal eden CemĢid ve Mush ÇavuĢ eĢkıyalarını temizlemek takip etmiĢtir. kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu Ģahıs. Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir? Peçevî. sh. Üzerine yürüyen Murad PaĢa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiĢ. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında 93 Peçevî.000 kiĢi toplayacağını söyleyen bu eĢkıya hemen idam edilmiĢtir. Esad Efendi. Ġ Ġ MANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 177 pçtomaluĢtur. ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30. V.000 kiĢilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıĢtır (1607). p(1607). Ġlgürel. sh. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuĢtur. sh. 3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed'e gelince. 2236. Müctebâ.

tekrar Ġbrahim PaĢa'ya iade edilir. Mehmed'in.000 küsur eĢkıya öldürülmüĢtür. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30. Lala Mustafa PaĢa zamanında vezirlik makamına getirilmiĢ ve özellikle Ġran ile yapılan savaĢlarda büyük bahadırlıklar göstermiĢtir. "Yakın geldin. Yani Papa. Ahmed. Daha sonra Yeniçeri ağalığı. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında Ġslâm gazileri tarafından esir edilmiĢ ve Kanuni'nin döneminde Enderun'a verilmiĢtir. Ancak 1593'de kardeĢi Carlo'nun Ġstanbul'a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina'ya gitmesi bu çeĢit dedikoduların çıkmasına sebep olmuĢtur100. Ġkincisi. Hândan Sultân'dan Manisa'da 18 Nisan 1590/22 Cemâziyelâhir 998 tarihinde dünyaya gelen oğludur. Türk düĢmanı Papa VII. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle. Papa'nın Fâtih'e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. Suitni bette ki i U devlet vfl) Sadra i Me üzer» 14 yaĢında hükümdar olub 14 sene PadiĢahlık etmiĢ bulunan I.000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öl^ Cı n.dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı Ġran'a sığınmıĢtır. III. 101. I. bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. Osmanlı tarih kaynaklarında. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen. Özellikle Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti'nin ümmet anlayıĢını tenkit eden bazı araĢtırmacılar. Tarihlerin kaydettiğine göre. 22 Kânun-ı sânî 1603/18 Receb 1012 . UzunçarĢılı.? 178 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'' dürmesi. 1026/1617 yılında 28 yaĢında vefat eylemiĢtir. asker içinde büyük kargaĢalara sebep oldu. Tarihçilerin kaydettiklerine göre. III. 354. Kısım I. sh. III. beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan PaĢa olan bu zat. mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır". AHMED DEVRĠ 102. Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karĢı karĢıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıĢtı. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad PaĢa sona erdirmiĢtir. 330-343. uzak durdun" gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. 4) Murad PaĢa'nın görevi bununla da bitmemektedir. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? mt rai (iĢ yaniı gibi o-di. ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir. c. sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düĢmeyecek Ģekilde. Cağaloğhı (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var. XIV. Kuyucu Murad PaĢa'nın üç sene süren bu eĢkıya temizleme hareketi sırasında. Haçova SavaĢına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray'ı azlederek yerine acemi olan kardeĢi Fetih Giray'ı getirmesi ve bunun da Kırım'da büyük kargaĢalara vesile olmasıdır. Nitekim ona destek veren Tavil'in kardeĢi Meymun ve benzeri eĢkıyalar da neticede Ġran ġah'ına iltica etmiĢlerdir. Clement'in ajanı olduğunu. Ġtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala'dır. Üçüncüsü ve bizce en önemlisi. 50. Hoca Sa'deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa'nın etkisi ile vezir-i azam olur. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir. böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiĢ olabilir. Ancak 45 gün süren bu görev. Osmanlı Tarihi. Ahmed. Cigala-zâde'nin. onun ahlakı ile alakalı güzel Ģeyler söylenmese de. Bunlar doğru mudur? Cigala.SULTÂN I. Bayburt'ta Murad Haniler ve BeyĢehir'de ise Emîr ġâhî denilen eĢkıyayı tamamen ortadan kaldırmıĢtır. Cigala-zâde Sinan PaĢa'nın tenkit edilen üç ö-nemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi. Clement ve Cağaloğlu Sinan PaĢa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler.

525-526. 357. Tuna üzerindeki Zitvatorok denen yerde Osmanlılarla andlaĢma yapıldı (1606). Sokullu ailesinden Mehmed PaĢa. itimat ettiği değerli kimseleri devlet hizmetinde kullanmıĢtır. 261-266. bu üç beğ Avusturya tarafını bırakıp tekrar Türklerle birlik olunca. 284. VII. sh. Ayn Ali'nin her iki Kanunnâme Mecmuasını da Kuyucu Murâd PaĢa'ya takdim etmiĢ olması. PadiĢah. icraatında azimli idi. . Osmanlı Tarihi Kronolojisi. o zamana kadar icra olunan Osmanlı Kanunlarını yeniden tertip ve tedvîn yoluna gitmiĢ olmasıdır.tarihinde babası yerine tahta çıktı. ömrü vefa etmedi. c. Genç Osman'ın annesi. Osmanlı Tarihi. ir. sh. Bazı ithamlar için bkz.Hatice Mahfirûze Sultân. savaĢlardan ve gailelerden ancak baĢını kurtarmıĢtı ki. Yılmaz. sh. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. I. ġiire meraklı idi. Böylelikle 15 yıldır sürüp giden Avusturya (Nemçe) harbleri sona ermiĢ oldu. IV. Ahmed. 204-206. Roma 1898. Cigala-zâde Sinan PaĢa". Celâlî denilen eĢkıya yer yer Anadolu'yu kaplamıĢtı. Bu andlaĢma Osmanlı Devletinin Avrupa'daki ilerleyiĢinin durduğunun bir vesikası olarak kabul edilir. lislâmSs Ha--E'. III. Gençliğine rağmen. Bir diğer önemli hizmeti de. muhitinin tesirine kapılan I. Sultân Ahmed Câmi'ini o yaptırmıĢtır. Ahmed devri denilince akla gelen isimlerin baĢında. kadınlara âlet olmamıĢtır. TOVtA. Kırım Hânı süvarilerinin Boğdan ve Eflak'ı tahrip ve Erdel memleketini de sıkıĢtırmaları üzerine. Ahmed zamanında Murâd Reis ve Halil PaĢa gibi deniz kahramanları Türk donanmasına zaferler kazandırmıĢlardır. ġâkiroğlu. ZEVCELERĠ: 1. I. sh. Bir aralık anlaĢ100 Peçevî. devlet ve kanun nizâmının tesisi için yazılı ve fiilî tedbirler alan Vezir ve sonradan da Sadrazam olan Kuyucu Murâd PaĢa gelmektedir.. sh. yıllarca uğraĢarak ve yakaladığı zorbaları kuyulara doldurarak Anadolu'yu temizledi ve halka geniĢ bir nefes aldırdı. c. Kısım I. "Mahmûd H. Kuyucu Murâd PaĢa. saltanatın sülaleden en büyüğe geçmesi yani ekberiyyet ve erĢediyyet nizâmını koyması ve kardeĢi Mustafa'yı öldürmemesi gibi önemli icraatları vardır. Ġstanbul'da At meydanında yaptırdığı ismi ile anılan (Sultanahmet CâmiM) yanındaki türbesine defnedildi (1616). Elbette ki bunu. DerviĢ PaĢa ve Nasuh PaĢa'yı. imparator sulha yanaĢmak zorunda kaldı. PadiĢah olduğunda on dört yaĢında idi. Etmekçi-zâde Ahmed PaĢa ve Sarıkçı Mustafa PaĢa'yı. meĢhur âlimlerden ġeyhülislâm Sun'ullah Efendi. Saraydaki kadın nüfuzunu önlemiĢ. genç yaĢında öldü. Fakat üç sene sonra iki devlet arasında savaĢ yeniden baĢladı (1615). UzunçarĢılı. Mu'allim-i Sultân Mustafa Efendi ve Ahi-zâde Hüseyin Efendi'yi ve maneviyat erenleri arasında Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri. BaĢta Muallim-i Sultanî Mustafa Efendi olmak üzere. 235. 354. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdâr kadını. c. II. Ġran savaĢlarına gelince. Ahmed devrinin sadrazamları arasında Kasım PaĢa. Ayrıca Yıldırım Bayezid'den beri sürüp gelen nizâm-ı âlem için kardeĢ katli meselesini düĢtüğü suiistimal çukurundan çıkarması ve bu usul yerine.Fatma Haseki. diğer devlet adamlarından Cigala-zâde Mahmûd PaĢa. 22 «ve ĠtaBĠLĠNMEYEN OSMANLI 179 ma yapılır gibi olduysa da savaĢ gene devam etti. onun hukukî düzenlemeler üzerindeki fonksiyonunu da ortaya koymaktadır.Kösem Sultân (Mahpeyker Sultân). I. 111-112. 178-179. devrinde yaĢayan kanun-Ģinâs âlimlere borçludur. Ġ. Tahta çıktığı zaman memleketin iç düzensizliklerinden baĢka Avusturya ve Ġran harbleri devam ediyordu. Yazdığı Ģiirlerde Bahtî mahlasını kullanırdı. 2. 94-101. elemente VIII Sinan Bassa Cicala. Ġran Ģahı Büyük lakabıyla anılan ġah Abbas ile yapılan muharebelerde hiç de iyi neticeler alınmadı. 3. ġeyh Abdülmecid Sivâsî ve Cerrah PaĢa ġeyhi diye bilinen ġeyh Ġbrahim Efendi'yi zikredebiliriz. Nihayet 1612'de Ġranlılarla da sulh yapıldı. Hocazâde Mehmed Efendi. ĠOSHANLI ı/ı azleIrası ve rseîve '"in. Özellikle Venedikli Baffo veya Safiye Sultân diye bilinen siyâsî kadını Eski Saray'a göndermekle kadınların devlet iĢlerine fazla karıĢmalarını önlemiĢtir. III. Celâlî Ġsyanlarını durduran. Rinieri. Mevlüt Uluğtekin. DaniĢmend.

Kantemir. kendi Ģehzadeleri henüz küçük idiler.SULTÂN I. Osman'ın Ģahsiyetinden çekinen ve Kösem Sultân diye de bilinen Mâhpeyker Haseki'nin de etkisiyle. Osmanlı Tarihi. Ahmed vefat ettiği zaman. kardeĢi Sultân Mustafa tahta oturtuldu. 279-283. sh. 11. Ġç karıĢıklıktan istifade etmek isteyen iç ve dıĢ mihraklar Osmanlı Devleti'ni sarsıyordu. 47-53. II. I. 15-ġehzâde Hüseyin101. D. 5-ġehzâde Hasan. nr. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Yalnız bir mikdar aklı hafif olup buna hapiste uzun süre kalması sebep olmuĢtur. aklında hafiflik. Ağustos 1623 yılında Sadrazamlığa getirilen KemankeĢ Ali PaĢa. basiretiyle devlet adamlarını topladı ve Sultân Mustafa'nın saltanat koltuğunda kalmaması gerektiğine karar verildi. Baysun. Konuyu Solak zâde'nin ifadeleriyle noktalamakta yarar görüyoruz: "26 yaĢında idiler. I. Sipahiler. sh. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen a-kıl hastası olduğu doğru mudur? cut değı-dır Ut XVISultân Mustafa. 4-ġehzâde Cihangir Hân. Nâimâ. Ahmed'in oğlu II. Osman'ın katillerinin bulunması için baĢ kaldırdılar ve bunun üzerine Kasım 1622'de toplanan divan Davud PaĢa'nın idamına karar verdi. 37. c. yeniçerilere kin kusarak isyan etmiĢler ve çok sayıda yeniçeriyi de katletmiĢlerdi. sh. c. "Ahmed I". devlet ve ilim adamları iç huzuruyla bi'atı yapamadılar. 7-ġehzâde Kasım. II. 10-AyĢe Sultân. Mehmed'in oğlu olan Sultân Mustafa'nın tesbit edilen kadını ve çocukları mev104.Hân-zâde Sultân. 373-461. Ahmed Refik. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman II. Kısım I. UzunçarĢılı. 180 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C XV. c. Kadınlar Saltanatı. Mayıs 1622-Eylül 1623 yani 1. Ġkincisi. Sultân Mustafa'nın dünyevî saltanatı istemeyen bir hali olduğu kesindi. koyduğu ekberiyyet ve erĢediyyet kaidesine göre. 178-183.Cariyelerdendir. 290-346. Ancak II. Mücteba. 8365. Uluçay. 2-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Veziriazam Davud PaĢa kullanılarak Sultân Mustafa yeniden tahta çıkarılmıĢtır. II. Ġstanbul'a gelmek üzere hazırlık yapıyordu. E. Osmanlı kaynakları açıkça akıl hastası demek olan mecnun tabirini kullanmamaktadırlar. Bu arada Saray'da bulunan Ģehzadelerin de öldürüleceği haberi alınınca. 101 Peçevî. 12. 3-ġehzâde Murad IV. TrablusĢam Beylerbeyi Yusuf PaĢa ve Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed PaĢa. ĠA. 116-126. ġeyhülislâm Es'ad Efendi. iki defa Osmanlı tahtına oturmuĢtur: Birincisi: Kasım 1617-ġubat 1618 tarihleri arasındaki 3 aylık saltanattır. E. c. c. tedbirinin zayıf ve saltanat koltuğunda dahi çocukça hareketlerde bulunan biri olduğu da doğruydu.Sultân Ġbrahim. 13. I. 3831. 9. Kâimmakam Sofi Mehmed PaĢa ve diğer yetkilileri ikna ederek hal'i için fetva aldılar ve I. TDVĠA. M. KarıĢıklık devam edince sırasıyla Lefkeli Mustafa PaĢa ve Gürcü Mehmed PaĢa sadrazamlığa tayin olundu. Ġlgürel. II.1 cı musibeti Sultân'danl gizliye Ġn m etmeye s Efendi <8 Mitimi . giderek aklı baĢına gelir deyü doktorların tedaviye devam etmeleri kaydıyla ġeyhülislâm Es'ad Efendi kavliyle amel olunmuĢtur". 8661. 14-ġehzâde Orhan.Burnaz Atike Sultân. sh. I. c. Ahmed devrinde devleti tek baĢına yürüten Dârüssa'âde Ağası Mustafa Ağa. re'yinde ve iĢlerinde isabetsizlik bulunması hasebiyle. II. Sultân I. Kendisi saltanattan uzak kalmak istiyordu ve Osmanlı kaynaklarının ifadesine göre. Tahttan sevinçle Eylül 1623 tarihinde ayrılan Sultân Mustafa.5 yıllık saltanattır. III. 161-164. Osman'ı tahta çıkardılar. sh. Osman'ın büyük bir zulümle Mayıs 1622'de yani 4 yıl sonra tahttan indirilmesinden sonra. Aklının hafif. sh. Bunun üzerine II. III. Osman'ın ölümüne sebep olan yeniçerilerden ve Davud PaĢa'dan halk rahatsızdır. 8ġehzâde Süleyman. halk ayaklanmaya baĢlamıĢ ve ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Kara Davud PaĢa azledilerek yerine Mere Hüseyin PaĢa getirilmiĢtir.Fatma Sultân. MUSTAFA DEVRĠ 103. I. Devletler ve Hanedanlar. III. "Ahmed I". Ocak 1639 tarihinde vefat etti. Cavld. 30-33. sh. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 6-ġehzâde Bâyezid. Öztuna.

142-148. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve PadiĢah'ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi. II. XVI. NiĢancı Okçu-zâde Mehmed Efendiyi ve ilim erbabından ise. Ġlk iĢi 1612 Nasuh PaĢa anlaĢması ile sona ermiĢ gibi görünen ve ancak devam eden Ġran'la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül 1618'de anlaĢma imzalandı. sh. UzunçarĢılı.l{j manın ceı Aynı. Budin Beylerbeyi KarakaĢ Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢ ve ordu moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememiĢti. Pertev PaĢa'nın torunu.Âkile (Rukıyye) Hânım. 2. ġeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. II. Osman. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan ederek Bâb-ı Hümâyun'dan içeri girdiler. ZEVCELERĠ: 1. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır? hacca tercih < iken hacca s rilen ı idare etme l. Solak-zâde. c. Osman'a fıkıhtaki bu f. Hacca gitmesine. Osman'ın öldürülmesi. Arapça. Osman'a kırılmıĢlardı. II. mek evlâdır. Ekim 1621 tarihinde barıĢ antlaĢması ile sona erdi. 3. Ġkballeri vardır. Yedikule'ye götürüldü ve maalesef Davud PaĢa'nın nezâretinde orada Ģehid edildi. Kaimmakam Sofi Mehmed Pa-Ģa'nın yerine Kara Mehmed PaĢa'yı getirdi. Osman. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz? Hâile-i Osmaniye. Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan problemine gelmiĢti. c.SULTÂN II. Muvaffak olunamayınca. Seferden önce Rumeli Kazaskeri TaĢköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi'den fetva alarak kardeĢi ġehzade Mehmed'i kati ettirdi ve ahım aldı. Bilindiği gibi. Hoca Ömer Efendi ve Müezzin-zâde Mahmûd Efendi'yi özellikle zikretmeliyiz. sh. ġeyhülislâm ve kayın pederi Es'ad Efendi'yi. bu 102 Peçevî. Devrinin sadrazamları arasında Halil PaĢa. Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni'nin oğlu ġehzade Mustafa olayı gibi tarihin akıĢını değiĢtirmiĢtir. \ hedef olan ve 1 tamamen fıktımj . Kadın efendileri bilinmemektedir102. Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi padiĢahı hacca gitmesi için ikna etmeye baĢladılar. 182 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN fitnenin baĢında Sultân Mustafa'nın Valide Sultân'ı bulunmaktaydı. c. Osman. 388-398. Kara Mehmed PaĢa ve Dilâver PaĢa'yı. Osman'ın canına kıydıkları a-cı musibet demektir. sh. Kısım I. Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine inandığı için II. ġam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek PadiĢah'a sadık yeni bir ordu teĢkili için gizliden gizliye hazırlıklara baĢlamıĢtı. 285-287.Zeynep Sultân103. Vezir-i azam Ġstanköylü Ali PaĢa harp açılmasına taraftardı. II. II. II. I. Sultân Mustafa'ya zorla bî'at gerçekleĢtikten sonra.Ihıed BĠLĠNMEYEN OSMANLI ĠSĠ cut değildir. Kayınpederi ve ġeyhülislâm Es'ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Ģiddetle karĢı çıkıyordu. Latince. III. 105. 720-736. bir zamanlar Osmanlı Devieti'nin yükselmesine sebep olan yeniçeri teĢkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıĢtı ve bu gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti. Osman Orta Camiye getirildi. 698-699. II. yeniçerilerin kazan kaldırarak II. I. Ahmed'in oğlu olup Hatice Mahfirûze Sultân'dan Kasım 1604 yılında dünyaya gelmiĢti. 14 yaĢında yani ġubat 1618'de tahta geçen ve Genç Osman diye de bilinen II. Üzerinde müessir olan üç Ģahsiyetten birisi Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa ile Süleyman Ağa idi. Sadrazam Halil PaĢa'yı yerinde bırakan PadiĢah. (Mayıs 1622). Eylül 1620 tarihinde baĢlayan Lehistan seferi. < kutbu Aziz t eylemiĢtir. Süleyman Ağa ve Veziriazam Dilâver PaĢa'nın baĢını isteyerek baĢta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı araya soktular. 2-ġehzâde Mustafa. Osmanlı Tarihi.AyĢe Hanım. Burada yeni Sadrazam olan Kara Davud PaĢa'nın talimatıyla kemend ile boğulmak istendi. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ 104. Yunanca ve Ġtalyanca bilecek kadar âlim ve Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla Ģiir yazacak kadar da edibdi. 360-362. Farsça. Kantemir. diğer erkân-ı devlet ise istemiyorlardı. Hatta Halep. sh. Osman bazı ıslâhatları yapmak niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya baĢlayan kapı kulu ocaklarından baĢlamak niyetindeydi. ÇOCUKLARI: 1ġehzâde Ömer. Ne yazık ki. askerler. II. 127.

Aynı Ģekilde ısrarla hacca gitmek isteyen ve bu niyetinin bedelini canıyla ödeyen II. bu tarike gitmemiĢler. yani cemiyete ait bir ibadettir. II. Bu kısa izahlardan sonra. ömürlerinin yarısını Allah yolunda cihâd için seferlerde geçirmiĢlerdir. Caiz ki.istemezdik. c. Ģahsî farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmektedir. Osman'ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiĢtir. bir fitne zuhur eyleye". ecdadınız etmemiĢler. Belleten. hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karĢılayabilecek kadar zengin olmak. II. Solak-zâde. sh. ĠĢte bu noktada halife ve sultânların hükmü. sh. Sebebi bellidir. Uluçay. sh.". oturup adi eylemek evlâdır. ĠĢte burada da durum budur. Üzerlerine farz-ı ayn olan ve hukukullah mahiyetinde bulunan cihâdı ve nizâm-ı âlemin devamını. Sertoğlu. XI. akıllı olmak. sadrazam ve diğer devlet erkânının imzası ile gönderilen mektupta. 285-287. farz-ı ayn olan haccı farz-ı kifâye olan cihâda tercih edebilecektir. Ģahsî farz olan seleyi ı "Nlı manlarınn 2)B tutuklu olm edasını ı mahbuı y lından I gideme liĢmedığı ve JıirTj hacca g. sayı 43(1947). sırasıyla. aksi takdirde düĢmanın cesaretlenerek Müslümanlara saldırmasına sebep olacağını ikaz eylemiĢlerdir. Müslümanların canını. ergen olmak.! BedlüaaıMJj 1991. Osman'a. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. "Tuğî Tarihi=Ġbretnümâ. Sebebi budur ki. Kayınpederi ve ġeyhülislâm olan Es'ad Efendi aynen Ģu fetvayı vermiĢ ve fıkıhtaki bu hükmü özetlemiĢtir: "PadiĢahlara hac lâzım değildir. I. Cihâd. Allah'a ve Peygamberine iman. c. sh. Bazan kamu haklarından olan bir mesele. II. n# Sh. Ġkinci Sultân Osman'ın ġehadeti Vak'asından Bahseder".-tm lerinin yanı varmadıkta jj sefere gideni Ģah bir tutMBj duyduğu t Karamita g farz olm Ö! kendi Abdülai bunu d v^ c. E Ġi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 183 (se! hır hacca tercih etmeleri için. hemen gelip tahta geçmesi gerektiğini. Osmanlı PadiĢahlarının II. 699-720. 185. Kısım I. I kadaradır. Verilen bu fetvayı tasdik eden asrının kutbu Aziz Mahmûd HUdâyî Hazretleri de. Bunun tek istisnası. yol emniyeti bulunmak. Osman'ı fetvaya uyması için ciddi ikaz eylemiĢtir. haccın farz olduğ unu bilmek. Nitekim halk ve asker arasında yayılan dedikoduyu özetleyen Ģu cümleler de meseleyi açıklamaktadır: . farz-ı ayndır. fert olarak Müslümanların hac ibadetine engel olmayacaktır. Mithat. ulema duacılarınız eĢkıyayı tahrik ede. Bu sebeple fert olarak bir Müslüman. Öztuna. 53-54. MatıımS. Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer. III. malını ve namusunu korumak hukukullah da denilen kamu haklarındandır. Bâyezid Amasya'da vali iken hacca gitmeye niyetlenirken. *. 127-148. Osmanlı PadiĢahlarının neden hacca gitmediklerinin cevabını arayalım: 1) Ġslâm Hukukuna göre. Müslümanlar için farz-ı kifâyedir. Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik. UzunçarĢılı. Müslüman fertlerden farklıdır ve onlar için cihâd yani düĢmanların hücumunu bertaraf ederek Müslümanların emniyetini sağlamak ve bunun için gerekirse savaĢmak. Kantemir. Evvela haccın farz olmasının Ģartlarını özetleyelim: Müslüman olmak. hacca gitmeyi halka ve devleti idare etme iĢi olmayanlara bırakması icab ettiğini tavsiye etmiĢler. Osmanlı Tarihi. Osman meselesidir. II. Zira II. Hz. Hatta bu meseleden dolayı PadiĢah'ın askeri tahrik ettiniz tarzında tahkirine hedef olan ve sonradan ġeyhülislâmlık makamına gelen Yahya Efendi'nin ifadeleri de tamamen fıkhın ölçülerine uygundur: "PadiĢahım! HâĢâ ki. Devletler ve Hanedanlar. düĢmanın bertaraf edilebilmesi için hacca gidecek Müslümanlara da ihtiyaç olmasıdır. cihâd. c. 489-514. c.». ġeyhülislâmlar fetva vermiĢlerdir. Peygamber'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda. sh. Bu soru çokça sorulmaktadır. günahımız varsa ol kadarcadır. Selim'e kadar gelenlerinin tamamı. Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrûr cevabını vermiĢtir.". açık bir düĢman tehlikesi bulunmadığı müddetçe. 362-388.

DüĢmanın ortaya çıkması ve düĢmanların memleketi karıĢtırma ihtimali var iken. PadiĢahın adamlarını katletmeye kadar iĢi vardırmıĢlardı. Memâlik-i Mahrûse'yi koyup gitmek hatadır. ġeyhülislâm Yahya Efendi ve Kazaskerlerle de meĢveret ederek. Günümüzdeki gibi ulaĢım imkânlarının geliĢmediği ve bir hac görevinin en az üç ay süreceği bir asırda. Tarih. sultân ve o manadaki devlet yetkililerinin de mahbus yani tutuklu gibi kabul edileceğini. 493514.. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. sh. Osman'a karĢı askerin ve hatta halkın duyduğu tepkidir. asrın maneviyat reislerinden Aziz Mahmûd Hüdâyî'nin eliyle kılıç kuĢanmıĢtır. Sertoğlu. Sultân Osman'ın kanını isterim diyerek Genç . sh. zira ordunun baĢında mücahid bir komutan olarak sefere giden padiĢahla. Peçevî. II. çünkü yollarda anarĢi yaĢanabileceğini ifade etmiĢlerdir. 453-465. 1093. 104 Ġbn-i Âbidin. bedeni sıhhatli olma Ģartını açarak. Mithat. sh. sh. Bediüzzaman Said Nursi. 119 vd. c. sh. Ancak elimizde bunu doğrulayacak bir vesika bulunmamaktadır104. PadiĢahın huzuruna kadar giren yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları. Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa isyan etmiĢ ve eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye baĢlamıĢtı. Tecrübeli devlet adamı Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa. Tarihçe-i Hayat. Ġstanbul 1995. 55. sh. Özetle Osmanlı PadiĢahlarına dinen bizzat hacca gitmeleri farz olmamıĢtır. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Redd'ül-Muhtâr. Kantemir. ömürlerinin yarısını cephede geçiren PadiĢahların. neden Mısır'a kadar cihâda gidip de hacca varmadıkları da ileri sürülemez. Sözler Yayınevi. Hatta Enderun'daki altın ve gümüĢ eĢya Darphâneye gönderilerek cülus bahĢiĢi verilmeye çalıĢılmıĢtı. 167. 212-213."Nizâm-ı âlem içün padiĢahlar haccı terk ede-gelmiĢtir. Sultân Murad iĢbaĢına geldiğinde. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildi. kendi Ģahsî ibadeti için üç ay memleketini yalnız bırakan padiĢah bir tutulamaz. Hacı Mahmûd. Ayrıca Sultân Abdülaziz'in gizlice tebdil-i kıyafet ederek hacca gittiği söylenmektedir. Sultân Mustafa'nın Ģuurdan mahrum bulunması ve Devletin de Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa'nın isyanı ve benzeri olaylar sebebiyle müthiĢ bir zaafa maruz kalmıĢ olmasıydı. c. c. haccın Ģartlarından olan yol emniyetini ihlal eden Karamita grubunun isyanı sebebiyle. 2/a-b. Sultân Murad. MURAD DEVRĠ 106. 326/937 tarihinden itibaren 20 yıl kadar haccın farz olmadığını.. I. Dördüncü Murad unvanıyla 11 yaĢını 1 ay 15 gün geçe tahta çıkmıĢtır. Ahmed'in Mah-peyker (Kösem) Sultân adlı hanımından 28 Cemaziyülevvel 1021 (27 Temmuz 1612) tarihinde Ġstanbul'da dünyaya gelmiĢ oğludur. Lem'alar. Mecnûnun yani akıl hastasının imameti yani Halife olması caiz görülmediğinden PadiĢah'ın hal'i gerektiğini ve oğluna dokunul-mayıp Saray'daki odasında göz hapsine alınacağını Validesine ilettiler ve 9 Eylül 1623 sabahı Sultân Murad'ı halife ve hükümdar ilan ettiler. sadece beytülmal dıĢında kendine ait malından haccın farz olacağını ve bu özür devam ettiği müddetçe ölünceye kadar hacca gidemeyebileceğini hükme bağlamıĢlardır. Yeniçeriler çok fazla ĢımarmıĢlardı. sıhhatli olsa bile tutuklu olma veya kendisini hacdan alıkoyan zâlim idareciden korkmanın da haccın edasını engelleyeceğini ifade ederken. 184 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ XVII.SULTAN IV. vrk. Osmanlı PadiĢahlarının hacca gitmeleri gerektiğini düĢünmek. 1032/1623 tarihinde Veliahd ġehzade Murad. 383 vd. Bunun en önemli sebebi. 167-169. sh. Murad'ın saltanat devresini iki ana bölüme ayırmak icab etmektedir: ¦"•' Birinci Safha: IV. Süleymaniye kütp.". Hac Risalesi. Kantemir. Ġslâm Hukukunu bilmemek olur. Ebâ Eyyub'ül-Ensârî türbesinde. çocuk yaĢta olmasına rağmen Sultân Ahmed'in en büyük ve erĢed Ģehzadesi Murad'ın PadiĢah olmasını zaruri görmüĢlerdi. Ancak kendi yerlerine bedel olarak baĢkalarını mutlaka göndermiĢlerdir. Memlekette rüĢvet ve yolsuzluk aĢırı derecelere ulaĢmıĢtı. Sözler Yayınevi. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? I. Ġslâm âlimleri. Kaldı ki. DıĢ ve iç hazineler bomboĢ olduğundan ocaklara cülus bahĢiĢi bile verilememekteydi. sh. 127. 8 küsur sene devam etti. Ġstanbul 1991. IV. sh. nr. c. 2) Bazı Ġslâm hukukçuları. Nâimâ. "Tûğî Tarihi". I. II. Bunun en müĢahhas misâli II. II. Sultân IV. IV. Bu devre.

Abaza Mehmed PaĢa'nın affedilip Erzurum Valiliğinde ibkası üzerine. Bütün arzuları kukla bir padiĢahla devleti idare etmekti. otoriter ve becerikli bir komutan olan Dâmâd Hüsrev PaĢa Sadrazamlığa getirdi. Murad'ın tahta geçmesine vesile olan Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa da gururlanmıĢ ve suiistimallere baĢlamıĢtır. Murad'ın zorba baĢı dediği Damad Receb PaĢa yeniçeriyi ve kapıkulu sipahilerini isyana teĢvik etti." birlikçisi o. Hâkim devlet ricali ve annesi idi.'iel1* emniyet ve ismi bizzat Bağdanı bu görevder. Zira IV. ağabeyi Osman'ın kanı için mücadele eden bu komutanı Bosna Beylerbeyi yaparak taltif etti. Abaza Mehmed PaĢa'yı takip için Doğu Anadolu'ya kadar gelmiĢti. Önünde Abaza isyanını bastırmak meselesi vardı. Kösem Sultân'ın büyük kızı AyĢe Sultân ile evlenip Damad sıfatını da alan Hafız Ahmed PaĢa.» yolda vefat e' Sultân'ın büyük i Abaza MehmedJ SubaĢı'nın ( zam olarak hart da azledildi. Büyük biti askerleri Mis t man'ın kanı ıçm ¦ seledeha. Iran S kerterle onla1 mek Ġstendi. PaĢa getirildi. bardağı taĢıran son damla oldu. Mesele de halledilmiĢ oldu. Kısaca içeride celâlî denilen zorbalar ve dıĢarıda da Ġranlılar Osmanlı Devleti'ni sarsmaktaydı. Ancak bu da baĢarılı olamadı ve 1628 yılında görevden alındı. Böylesine sıkı devlet ricali • lere adı kari' yerek saklarr verilen Sadra. ayında çözdü ve Abaza'nın askerleri terhis olundu ve kendisi de Ġstanbul'a getirildi. Ġran ġahı ġah Abbas Bağdad isyanını körüklüyor ve hatta gönderdiği askerlerle onları destekliyordu. Diğer tarafdan fırsatı ganimet bilen Ġran da Bağdad'da isyan çıkartmıĢ ve hatta Bağdad'ı ele geçirmiĢti. Yeniçeriye dayanan ve emniyet ve asayiĢi temin ediyorum diyerek epeyce zulümler icra eden Hüsrev PaĢa. Murs isyana !¦¦ Sultân'ın Ga ı padiĢahla t Hafız / baĢı Receb fS Suî Hüsrev I PaĢa'nın 5 olan YalifJĠ Ahi-zâdtl Sultân H rilmesinll üzerine IS bilinen iift BĠLĠNMEYEN OSMANLI 185 I: Böylesine sıkıntılarla PadiĢah olan IV. Sultân Murad. ġeyhülislâm Yahya Efendi'yi görevden aldıran ve suiistimallere adı karıĢan KemankeĢ Ali PaĢa'nın PadiĢah'tan Bağdad'ın düĢmesini yalan söyleyerek saklaması. 1628 yılının 9. Ancak Bağdad'ı alamadı ve 1631 yılının onuncu ayında bu görevden azledildi. bizzat Bağdad üzerine yürüdü. Yerine Damad Halil PaĢa ikinci defa sadrazam oldu ve yeniden patlak veren Abaza isyanını bastırmak üzere Erzurum'a gönderildi. Bunu fark eden ve hakkı söylemekten çekinmeyen ġeyhülislâm Yahya Efendi. durumu öğrenen Sadrazam hemen onun da aleyhine geçmiĢ ve dürüst ġeyhülislâm'ı bir kısım yalan ve iftiralarla görevinden aldırarak yerine biraz da sakin tabî'atlı olan Es'ad Efendi'yi tayin ettirmiĢtir. 19 Receb isyanı diye bilinen bu isyan neticesinde Hafız Ahmed PaĢa. ancak yolda vefat etti ve yerine Diyarbekir Beylerbeyisi Hafız Ahmed PaĢa tayin edildi. Zira hem Tokat'taki ma'zul sadrazam ve onun iĢbirlikçisi olan Damad Receb PaĢa ile uğraĢmak zorundaydı ve hem de Ġran Devletine karĢı olan savaĢı yönetecekti.. Büyük bir maharetle bu problemi.:" Hafız i. Maalesef bütün bu isyan tahriklerinde Nâibe-i Saltanat Kösem Sultân'ın da müdahalesi vardı ve isyancıları destekliyordu. Böyle bir durumda IV. Hafız Ahmed PaĢa'nın iĢi zordu. Yerine de yine Dâmâd Hafız Ahmed PaĢa getirildi. Bu da devlet için büyük bir problemdir.*:» karĢı ok' IV. Bağdad Valiliği Bekir SubaĢı'ya verilerek mesele halledilmek istendi. Bağdad'da Bekir SubaĢı'nın çıkardığı isyanı bastırmak üzere Bağdad tarafına serdar-ı ekrem ve sadrazam olarak hareket etti. bizzat hükmedemiyordu.Osman olayını bahane edip Devlete kan kusturmaktaydı. Bunun yerine muhteris. Murad. . Yerine ( isyanını basMMj yılında gorevdaıl Dâmâd Hüsrevf vardı. Bu Ġran'la savaĢ yapılacak demekti. Ġyi bir komutan olmadığından muvaffak olamadı ve 1626 yılında azledildi. PadiĢah'ın gözü önünde isyancılar tarafından öldürüldü ve Zorbacı baĢı Receb PaĢa 1632 yılının bu zorlu günlerinde Sadrazamlığa getirildi. Ancak bu sırada Ġran ġahı Bağdad'da ikinci isyanı çıkarmıĢ ve Bağdad üzerine yürüyerek burayı iĢgal etmiĢti. Gerçekten ikincisine sıra gelmeden hayatı sona erdi. Verilen idam kararıyla hayatına son verilen Sadrazamın yerine tecrübeli devlet adamı ve Kubbealtı veziri ÇerkeĢ Mehmed PaĢa getirildi. 1032/1623 Ramazan Bayramında vâki olan ziyaretinde Sadrazamın rüĢvet ve zorbalıklara göz yumduğunu Padi-Ģah'a iĢ'âr edince.

"Allah'a. Es'ad Efendi'den sonra yeniden ġeyhülislâm olan Yahya Efendi'nin de bu görevden alınmasını istiyorlardı. SeydiĢehri ve çevresini kasıp kavuran Deli Ġlâhî. zamanın ġeyhülislâmı Ahi-zâde Hüseyin Efendi'den de fetva alarak. devlet ricali ve askerlerin huzurunda. tütün ekmeyi ve tütün içmeyi yasaklamıĢtır. tütün yüzünden katle Ģer'î cevaz veren ġeyhülislâm sonradan idam edilince. zorbacı baĢı Receb PaĢa'nın entrikalarının ardında mâzul Sadrazam Hüsrev PaĢa'nın bulunduğunu biliyordu. sadece Ahmed PaĢa'nın öldürülmesiyle yetinmiyorlardı. Yine Lübnan ve Suriye taraflarında zulüm rüzgarları estiren Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin ve oğlu Mes'ud da Ġstanbul'a celb olunduktan sonra 1635 yılında idam edildiler. sonra da Devleti tehdit eden baĢta Ġran olmak üzere dıĢ tehlikelere yöneldi. PadiĢah lehine çok büyük tezahürat yaptılar ve IV. Murad. Evvela devlet toprakları üzerindeki emniyet ve asayiĢi temin etmeye baĢladı. tütün yasağı ile yetinmemiĢ ve o devirde zorbaların. Ġkinci Safha: IV. Murtaza PaĢa'yı tavzif ederek Tokat'taki Hüsrev PaĢa'nın ele geçirilmesini istedi. ancak 186 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNtmuvaffak olunamadı. Veliahd ġehzade Bâyezid PadiĢah yapılmak istendi. Murad'ın ikinci ve asıl saltanat safhasıdır ki. kendisi hakkında "Cezây-ı sezasını buldu" ifadesini kullanmıĢtır. Devletin idaresini ele alır almaz. Receb PaĢa'nın katledilip zorbaların tasfiye edildiği 1041/1632 yılından baĢlar ve vefatına yani 1640 yılına kadar devam eder. Ġsteklerinin sonu gelmiyordu. bunu da bahane eden IV. Gürcü Rıdvan. Murad 21 yaĢına gelmiĢ ve çocukluk devresini bitirerek devleti idare edecek tecrübeye sahip olmuĢtu. halifeyim. Bu fevkalade ikna edici konuĢmayı dinleyen halk ve devlet ricali. Solak-zâde. Ağabeyi Genç Osman'ın ölümüne yol açan ve memlekette huzuru bozan zorbacıların elebaĢılarını teker teker temizlemek oldu. Bunlardan BeyĢehri. Murad. IV. Arkasından "HabeĢli bir köle dahi olsa baĢınızdaki âmirlere itaat ediniz" manasını taĢıyan hadisi zikredip Ģerh etti. ipleri ele almaya baĢlamıĢtı ve hemen devleti tehlikeye sokan Recep PaĢa'yı 18 Mayıs 1632 tarihinde idam ettirdi. halkın da duyabileceği Ģekilde tarihî bir nutkunu îrâd eyledi. aranızda tefrikaya mahal vermeyesiniz. kendisine ve kanuna itaat etmeyen kim olursa olsun hakkından geleceğini bildirdi. Ve sununla bağladı: "Sizin sadakatiniz Ģu vakit doğrudur ki. IV. Son sekiz yıl Sultân Murad'ın asıl saltanat yıllarıdır. Ayrıca isyan eden zorbalar. memlekette kaybolan huzuru yeniden tesis etmek gayesiyle ve de eĢkıyanın gözünü korkutmak için yaptığı ifade edilen 19 de. Ancak Sultân Murad zeki davrandı ve açık bir divan yaparak âlimler. Ancak ġeyhülislâmdan aldığı fetvayla bununla kalmamıĢ ve çıkarılan yasağa uymayanları. devleti bir avuç zorba ve hırsıza yedirmeye-ceğini. AnarĢinin devletin temellerine girdiğini. 2) Ġstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan ve Ġstanbul'un yaklaĢık beĢte birini yakıp yıkan büyük yangın üzerine. teslim olmadı ve sonra da öldürülüp halka cesedi teĢhir edildi. memleketin hali ne olur?".Sultân Murad. Küçük Ahmed PaĢa'nın gayretleriyle ele geçirildi ve ortadan kaldırıldı. Her iki hadiseyi de. Balıkesir çevresinde Solakoğlu diye bilinen Ġlyas PaĢa. Murad'ın asıl saltanat yılları baĢlamıĢ oldu. Murad'ın ilk yaptığı icraat. Ġstanbul'a getirilerek kati olundu. ġimdi bunları da çok kısa olarak özetleyelim: 1) IV. Ben ki. Allah'ın emrine ve Resûlüllah'ın hadisine aykırı hareket edenleri des teklemeyesiniz. Ģerî'ata. devlete isyan etmiĢ kabul edip kati etmeye baĢlamıĢtır. Sultân Murad. Aranızdaki müfsidleri barındırmayasınız. iĢsizlerin ve de eĢkıyanın toplantı yerleri haline gelen kahvehaneleri de hem kapatmıĢ ve hem de yasağa rağmen içki içip sarhoĢ olanları gerekli cezalarla cezalandırmıĢtır. bana itaat etmeyip celâliler ve haricîler mesabesindeki eĢkıyaları desteklerseniz. Sultân Murad evvela. rüĢvrtl . Bunun üzerine Sultânahmed Meydanına toplanan isyancı askerler yeniden anarĢi çıkarmak istediler. ordunun savaĢamaz hale geldiğini. askerin siyâset ile uğraĢmaktan iĢini yapamadığını. PadiĢah. Gerçekten Saka Mehmed. O'nun Peygamberine ve sizden olan ülü'l-emre itaat ediniz" mealindeki âyeti okudu ve tefsir etti. Cadı Osman ve benzeri eĢkıya reisleri hemen idam edildi. Tabanı Yassı Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa getirdi. IV. Bunun üzerine Receb PaĢa yeniden kapıkulu askerlerini tahrik ederek 20 ġaban ihtilali diye bilinen ikinci isyanı çıkarttı. Nitekim alındı ve yerine Ahi-zâde Hüseyin Efendi ġeyhülislâmlığa getirildi.

289-299. 1043/1633 yılında Ġzmit. 1-452.1640 tarihinde vefat eyledi. siz kendilere nasihat buyurub âlimler zümresinin hayır duasını aldırasınız. 263-451. Kısım. II. Ramazan Bayramının 2. ecdadının hürmet gösterdiği bu zümreye PadiĢah da hürmet göstere" ifadelerini kullanan ġeyhülislâm Ahi-zâde Hüseyin Efendi. ve III.§ Revan'ı y Uzun s katılmıĢ! sonra H netice Bu i ti'nde ta mû| düĢen S üç atnf Ġslam:'1 10? Ji bir ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 187 kVe Ġki-\Sultân Murad. III. 148-206.durumu beddu ecdadının r> lâmP ihbarı idame Murad'aii 4)C niden6 yapılan lı lemistir I sefer n sürmüĢtür. ĠA. ulemâ sınıfından bazı insanları da idam ettirmesidir. bazı tarihçilere göre. Fâtih-i Bağdad unvanını kazanmıĢtır. 8. ġeyhülislâmı PadiĢaha isyan hazırlığı suçundan idam ettirmiĢtir. Sâhib-kırân ve benzeri unvanlarla anılan ve ancak 28 yıllık bir ömür süren IV. Valide Sulan tarafından hemen menfi ithamlarla PadiĢah'a ihbar edilmiĢtir. o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir.2. sh. Ġslama kesin aykırı bir âdet de değildir105. rüĢvet iddiaları ve yolsuzluk ithamları yüzünden Ġznik Kadısını idam ettirmiĢtir. I. Ancak nikris hastalığına müptelâ idi. Maalesef Sultân Murad. bütün Osmanlı arazilerinde yaklaĢık 20. 4) Osmanlı Devleti'nin iç ahvâlindeki bu karıĢıklıktan istifade eden Ġran ġah'ı. yeniden Bağdad'a saldırmıĢ ve Bağdad'ı ele geçirmiĢtir. Murad.000 eĢkıyayı ortadan kaldırmıĢtır. Revan (Erivan) alınarak Tebriz taraflarına da akın yapılmıĢtır. Nihayet tedaviler netice vermeyince. Bağdad Seferi diye bilinmektedir. IV. Zira 6 ciltlik bu tarihin iki cilde yakın bir kısmı IV. 16 yıl. sadrazamları tarafından yapılan harekâtlar netice vermeyince. 3) Sultân Murad'ın eski Osmanlı PadiĢahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat da. c. Osmanlı Tarihi. Murad'ın dönemini incelerken temel kaynaklarımızın baĢında Naima'nın Tarihi gelmektedir. bizzat kendisi Ġran üzerine iki ayrı sefer düzenlemiĢtir. Bunun 9 yılını ^ c u( sn. 737-766. Daha sonra KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığında yürütülen sulh müzâkereleri neticesinde Ġranlılarla Kasr-ı ġirin AndlaĢması yapılmıĢ ve savaĢlara son verilmiĢtir. c. 4 ay ve 28 gün Osmanlı tahtında kaldı. Artık. Gâzî. UzunçarĢılı. c. Ġznik ve Bursa taraflarına doğru düzenlediği teftiĢ seyahatinde. Baysun. Konuyu özetler misiniz? I in l'ia Bağdad Fâtihi. "Murad IV". . IV. sh. 107. Kantemir. kardeĢ katline de karĢı çıkan ve bunu bizzat Sultân Murad'a hatırlatan cesur bir ilim adamıdır. ciltler). c. VIII. Solak-zâde. Bu ġeyhülislâm. On ay sürmüĢtür. Sultân Murad. Murad. ancak kati olunmaz" diye bilinen kuralı çiğneyerek. sh. Naima. Ġkinci Ġran seferi ise. Bağdad ve havalisi ise Osmanlı Devle-ti'nde kalmıĢtır. IV. 398-487. I. Bu antlaĢma ile Erivan ve Azerbaycan Ġran'da. Bu durumu. Bu savaĢta Osmanlı Sadrazamı Tayyar Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢtur. Ġranlıların Revan'ı yeniden ele geçirmeleri üzerine 1638 yılında PadiĢah Bağdad'a yürümüĢtür. büyük bir karĢılama ile Ġstanbul'a döndü. sh. Cenaze merasiminde gazalarda bindiği üç atının eğerleri ters takılarak cenazenin önünde yürütülmesi. Murad'a ayrılmıĢtır (II. Elbette ki bütün tasfiyeler sırasında bazı mazlumlar da zulme maruz kalmıĢ olabilir. III. Ġslâmiyet'te yok ise de. M. sh. Cavid. Uzun süren bir muhasaradan sonra 1639 yılında Bağdad yeniden Osmanlı Ülkesine katılmıĢtır. Umulur ki. günü yatağa düĢen Sultân. Birinci Ġran Seferi. Revan Seferi diye meĢhurdur. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır. 1635 yılında yapılan bu sefer neticesinde. teessüfle Valide Sultân'a bir tezkire ile duyuran ve tezkiresinde "Kendülerini bedduadan sakınırız. PadiĢah.

fesâd Ģebekelerini ve zorbaları ortadan kaldırması. Muı yalanlardan! 108. her türlü meĢakkate tahammül etmesi."Vj "kurĢun ve I elçinin gözü! olarak müH binasından 1 etmiĢtir. Bazı zulümlerine rağmen. korku hissine tamamen yabancı olması. çok ağır Ģartlarda çocuk yaĢında tahta geçti. En önemlisi de "çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. zulmedenleri. Ancak Yavuz'dan ayrıldığı iki önemli noktası mevcut idi: Birincisi. ıslâh edilmiĢ bir maliye bıraktı. r Ölümliı kıyla kabul} yarım asır t baĢlayacaktı.630 vd. en büyük PadiĢahlardan biri olurdu denilen tarafı. Silahdar Mustafa PaĢa ve Bekri Mustafa gibilerin. KĠ mi lebi ten sarayının meo . bizzat sürdürdü. dıĢarıya karĢı korkutucu Ģevkette bir devlet. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının yardımıyla (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). maliye periĢan ve hazine bomboĢtu. orduyu büyülemiĢtir. Murad'in dehâsı. kalın kemikli. 85. ordu disiplinini kaybetmiĢti. sh. Osmanlı Devleti içerisinde huzur ve asayiĢi sağladı. 188 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYdu validesinin niyabeti ile yürüttü ve Osmanlı Devleti için anarĢi yılları oldu. Çoğu meselelerde ecdadının koyduğu kanunlara fazla itibar etmedi. Tütün Yasağı için bkz. Ancak hem askerlik ve hem de devlet idaresi sahasında büyük baĢarı kazandı. IV. EĢkıyayı bertaraf edeceğim derken. Naima'nın tesbiti ile 1. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. Murad'in en çok tenkid edilen bu kusuru olmasaydı. BA. Mühimme Defteri.000 hicrî yılından sonra gelen PadiĢahların en büyüğü idi. yaygınlaĢan zulüm ve suiistimalleri önlemiĢ olmasıydı. Sohbetlerinde Yavuz gibi. c. Fakat haklı söze gücenmez ve ilim adamlarının haklı mütalaalarından memnun olurdu. Devletin yularını eline aldı ve yedi sene kadar istediği gibi devleti idare etti. Yavuz gibi 42 yaĢında değil. Maalesef Musa Çelebi. Uzun boylu.] sertliğinden \ larında Avı ps'dâ rpııhiffl Ki): ve I adıyla yad e Hamm IV. sh. derin zekâsı. etrafına bir takım sefil insanları yaklaĢtırmasıydı. bazılarının da zulmen kanına girmiĢ olması ihtimali. 185. Ġki büyük sefere çıkan Sultân Murad. Vefat ettiği zaman hazinede 15 milyon altın ve bir o kadar da diğer servet vasıtaları bulunuyordu. Ona büyük kumandan. 127 vd.. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". Osmanlı Tarihi. Zaten IV. Bazan zulme varacak kadar sertti. Hilelerin peĢinde koĢan Ali PaĢa ile Yavuz'un veziri Pîrî Mehmed PaĢa'yı kıyaslamak mümkün değildi. Emir güne Oğlu Yusuf. nerdeyse hiç bir iĢe karıĢmadı. Murad. hep ehl-i kemal olsaydı. II.. Ġkincisi. Bu hususta çok misâller gösterilebilir. büyük devlet adamı ve büyük diplomat demek mümkündür. Ancak her konuda Ģerî'atın emirlerine uygun hareket ettiği ve kanun hükümlerini aynen tatbik eylediği de söylenemezdi. Siyâset kılıcıyla serkeĢleri korkuttu. Mesela ehl-i tarikatın kısmen aleyhinde olan Kâdî-zâde Mehmed Efen-di'nin tesiri altında kalmasına rağmen. ömrünün kısalığına sebep oldu denilmektedir. rakipleri durumunda bulunan Sultân Ahmed Camii Vaizi Sivâsî Abdülmecid Efendi ve Galata Mevlevîhânesi postniĢini Ġsmail Dede'yi hürmetle dinlerdi. bir çok konuda yeni kanun ve usuller ihdas eyledi. bazan ona Ģerî'ata uymayan iĢleri yaptırdıkları da nakledilmektedir. Geriye kalan 8 yılını ise. âsâyiĢ bozuktu. onun d ancak bazan om» gürzleri h •¦ öğrenmiĢ' '. Avrupa'daki haber alma teĢkilâtını düzenleyerek Kanunî devrindeki duruma yükseltti. Ayrıca Ģahsiyetaftitibariyle dedesi Yavuz Sultân Selim'e benzetilmektedir. Yavuz'u Yavuz yapan yakın devlet ve ilim adamları onun için vardı denilemez. ĢiĢmanca vefl sinden uzağa i Naima. Hatta 1043/1633 tarihinde Sultân Ahmed'teki mevlidde karĢılıklı tartıĢmalar vâki olmuĢ ve PadiĢah her ikisine de hürmeti devam ettirmiĢtir. En güzel tarafı. saltanatı devraldığında. Ancak 1632 yılından 1640 yılına kadar müdebbir bir devlet adamı gibi devleti idare etti. Yavuz gibi cihangir olamadı. Aksun. 1041/1632 yılına kadar selefleri gibi. cihanın en büyük vurucu kuvveti halinde düzenlediği ordu. nr. 134. Zira sadrazamlar liyakatsizdi.

c. sh..-•. Murad'ın saçlarını at kuyruğu gibi yaptığı ve benzen iddialar. buradan gelecek tehlikeleri önledi ve Avrupa'da mühim bir savaĢ yapmadığı halde. onun kuvvetini Ġfade edebilmek için "200 okkalık (yani yaklaĢık 600 kiloluk ağırlık eder. kervansaraylar. "MelâMb ve melâhîye" yani oyun ve . Eserleri ve hayratı ile de Anadolu hâlâ hatıraları ile doludur. Ankaravî Mehmed Efendi eliyle yapmıĢtı. Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitaplarının. ancak bazan okka bir kilo karĢılığında da kullanılmaktadır ki. Sel suları ile harabe olan Kavbeyi o tamir ettirmiĢti. Rumeli ve Anadolu Kavağını. Murad'ın alkolik ve sefih olduğuna dair iddiaları daha yakından inceleyebiliriz. Tarihçilerin naklettiğine göre.. Peçevî.. c. tüfek mermisinden uzağa düĢerdi ve Hammer'in ifadesiyle attığı ciridin delmeyeceği madde yoktu. 164. Konuyu daha önce bütün ayrıntılarıyla açıkladığımızdan burada tekrar etmeyeceğiz107. aslı astarı olmayan yalanlardan ibarettir106. Bağdad ve Revan KöĢklerini o yaptırmıĢtı. zekâsından ve sertliğinden korkarak durumu Cumhuriyet Senatosuna bildirmiĢti. Murad'ın Mûsâ Çelebi ile böyle bir iliĢkisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. elçinin gözü önünde. Seyahatname I-X. Baysun.. . Bilhassa son zamanlarında Avrupa'ya yönelik akınlar yaparak. tesiri büyük oldu. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapı Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. sh. 248 vd. yayını çektiği ok. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Yıldırım Bâyezid ile ilgili sorularda uzun uzadıya konuyu incelediğimizden dolayı. Kapukulu Ocakları. 642 vd. IV. Aynı zamanda Ģair. c.daha öl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 189 ĢiĢmanca ve fakat çevikti. c.297-299. zevk ve eğlenceye dalma manasına gelmektedir. Devrinin büyük okçularından okçuluk öğrenmiĢti. Murad'ın sefîh olduğu iddiasıdır. IV. Öztuna. I.¦¦¦•¦ 190 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/' 109.. 106 Naima. c. -. bu bir teĢbihtir. c. önce mızrak ve sonra da ok atarak. bütün kaynakların ittifakıyla kabul edilmektedir. Murad'ın sefâhet içinde olduğunu söylemek tamamen yanlıĢtır ve hiç bir temel tarih kitabında. Aksun. 346-350. Bu zikredilen manada IV. VIII. sn. M. IV. Akgündüz. III. II. 108. I-II. IV. ĠA. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. ta'lik yazısı üstadı ve büyük bestekâr idi. o zaman 200 kilo olur ve makul hale gelir) gürzleri kaldırabilirdi" demektedir ki. Ģer'an yasak olan Ģeylere."¦ . özellikle gayr -i meĢru kadınlarla düĢüp kalkmaya ve içkili alemlere katılmaya denir. Zira Hammer'in ifadesiyle. sefâhet. IV. Ġstanbul 1314-1938.. Ġç oğlan. "Ģakaya. Bu iĢi. yollar ve büyük köprülerle ihya etmiĢti. IV. Konuyu iki açıdan incelemek yerinde olacaktır: Birincisi. I. 338. eğlenceye ve maalesef sefâhete düĢkündü" demeleri. Daha 17 yaĢındayken kendisini gören Venedik Büyükelçisi. ancak bu kısım okunduktan sonra. camileri ve diğer müĢtemilâtı ile birlikte Kazak taarruzlarına karĢı yapmıĢtı. "Murad IV". Bayezid Camiinin minarelerinden birinin altındaki hedefe isabet etmiĢtir. Hammer'in ifadesiyle "paslanmıĢ Ġslâm Kılınana kan ile su veren bir halife idi". Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. Ayrıntılı bilgi Fâtih dönemi soruları a-rasında verilmiĢtir. Bilindiği gibi. 399 vd. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu hanlar. Hastalık derecesinde ata düĢkündü. kalkan hatıra olarak müzelik eĢya arasına koyuldu. ¦ •¦. Bugün ifade ettiği manayla. II. Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Kaynakları yorumlamakta kasıtlı davranan bazı tarihçiler. Ok Meydanı namazgahına minberi o koymuĢtu. Kantemir. yarım asır önce yıkılmaya baĢlayacaktı. Timur neslinden ġâh-ı Cihan'ın elçisi Zarif Bey'in Hindistan PadiĢahından "kurĢun ve kılıç kâr eylemez" diye hediye getirdiği gergedan derisi kaplı kalkanı. böyle bir Ģey kayd edilmemiĢtir. Eski Saray denilen Ġstanbul Üniversitesi merkez binasından attığı cirit. . Merak edenler. . sh. sh. Naima. 107 UzunçarĢılı. Cavid. Enderun personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. Osmanlı'da Harem. o gelmeseydi devlet 1683'de değil. 159-162. nükteye. Evliya Çelebi. c. iki yerden deldi. Ölümünün Batı devletlerinde memnuniyetle karĢılandığı. devletin hayatını ve büyüklüğünü yarım asır uzatmıĢtır. I. Fırat'ın büyük kollarından biri hâlâ bu sebeble onun adıyla yad edilmektedir.

Bunlardan Kaya Sultân. Sohbetlerinde. |tt iddiaları ifan yasak i malî katılmaya »tamamen 'sef ve eğ-ppgayr-i îsraber ol-yat yaĢananımı ve u ve 4 ı Sultân srçla evli fu yollarla BlhUSUılarına Hım Ģu |nâve i layık Mit »Hatta BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Murad. Bunlara bir örnek verip konuyu kapatalım: "Murad IV. "(Bir seferden) Ġstanbul'a dâhil olduklarında. içkici ve sarhoĢ biri olduğunu söylemek çok zordur. Gizlice içse dahi. Bâyezid ve IV. gayr-i meĢru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir. açıktan içki içtiği ve bir sarhoĢ olduğu söylenemez. i günden-günefi Değeri! t Onun için akta saptırıldığını d "Ramazan t küne inip (okçuluk» 01 sâhib-kırSngOlj Silahdar PaĢa î tertip olundu. Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoĢu kati ederlerdi. Murad'ın AyĢe Sultân isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaĢadığı yedi sekiz de cariyesi olduğu nakledilmektedir. I fark olsa g 110. Zira. Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile. Nitekim IV. melerden anta alemi yapıp e gizliye içki i etmek ile. tamamen yanlıĢtır. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. Osmanlı PadiĢahlarından I. Murad. Fakat yine de gençliğinde böyle bir günaha girdiğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının teĢvikiyle (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Ba'dehû ol biçare çıkub halâs buldı". IV. bundan piĢmanlık duyduğunu anlıyoruz. Zira teserrî dediğimiz cariyelerle. Sefih olması hususundaki yanlıĢ izahlar. ılamrafe IV. hep gayr-i meĢru oyun. Murad'ın ve bütün Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru kadınlarla beraber olmalarına ihtiyaç yoktur. Ancak bunların açıktan içki kullandıklarına dair olan rivayetler de kesin doğru değildir. Murad ile alakalı bazı kelimeleri ve tesbitleri yanlıĢ yorumladıkları da bir gerçektir. Mty giderek.eğlencelere düĢkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyânları. meĢru dairede hayat yaĢamaları her zaman mümkündür. küçük yaĢta vefat etmiĢlerdir. MeĢru dairede istediği ve baĢkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın. M makamım| Bunlard hülislâmYahyıfe lislâm Zekenyıls-olması i anlaĢılınca! hülislâm'a e zamanda Wf Ġkincisi. Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki PadiĢahtırlar. Safiye Sultân ve Rukıyye Sultân dıĢındakiler. onun içkici birisi olduğu konusundaki izahlar gibidir.* özellikle <{r«j| virleri neten Üçiıım-îj zatrr N OSMANLI ı ne derı dolayı. Murad'ın içkici ve sarhoĢ olduğuna dair iddialardır. Ġkincisi. Bu konuda en doğru ifade Naima'nın Ģu tesbitleridir: "Çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. Murad'ın içki içtiğini kesin bir Ģekilde bilmiyoruz. eğlence ve sefâhet olarak anlatılmıĢtır ki. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düĢdükde helak oldu deyü geçdiler. Böylesine içki düĢmanı olan bir PadiĢahın. IV. hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu bâbda mübalağa olundu. istirahat «I fazlaca içki içti. hep ehl-i kemal bulunsaydı. 15 lerini seyredil!. 8u I gönlünü açmak k mak ve arzu'an h orada Fad-Ģahlara ft Ģiddetli hastalıktan^ ġimdi Ġki fazlaca içki I. 11 oğlu ve 4 kızı olduğu nakledilmektedir. vBile' diyoruz: çünkü IV. Bir kısım yazarların IV.

c. III.. Ġlk önce Ok Meydanından kısa mesafeli dokuz deneme yaptı. c. Elimizde Fetâvâsı da bulunan bu ġey-hülislâm'a edepsizlik itham edenlerin tarihten bi haber oldukları ortadadır. IV. Büyük ziyafet tertip olundu. daha evvel de ġeyhülislâmlık yapan ġeyhülislâm Zekeriya Efendi'nin oğludur. 213. Murad'ın hükümdarlık yaptığı yıllarda Hezarfen Ahmed Çelebi adında bir Türk bilgini uçma teĢebbüslerine giriĢti. 642 vd. c. sh. sh. Çağatay. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir. Daha sonra At Meydanı'na nazır Silahdar PaĢa Sarayına varub meydana ve etrâf-ı âleme nazır KöĢk'de oturup hava aldılar. Acaba ileri sürülen iddialar doğru mudur? IV. 939. Ahi-zâde Hüseyin Efendi'dir. c. IV. 346-350. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. Hoca Sa'deddin Efendi'nin oğludur. I. ġimdi ikisini mukayese edelim ve kendi kendimize soralım: Acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabilirsiniz? Sefâhet gecesi manasını hangi kelimelerden anlayabilirsiniz? Hele hele Ramazan Bayramında bir Osmanlı PadiĢahının içki alemi yapıp eğlendiğini. BA. Onun için aktarma yaptığı yeri. nr. gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler. 399 vd. tövbeyi bozarak fazlaca içki içti. Uluçay. ġair ve edib bir zattır. bu satırlardan sonra nasıl iddia edebilirsiniz? O halde gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden piĢmanlık duyarak tevbeyi arzuladığını ifade etmek ile. 54-56. 297. aynı zamanda büyük bir Divan Edebiyatçısıdır.. Kapukulu Ocakları. Hepsinde de baĢarılı oldu. 111. VIII. Peçevî. sh. sh. Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzulan harekete getirmek iddiasıyla hafif meĢrep arkadaĢ sohbetlerine onu teĢvik ettiler.. I. O gün orada PadiĢahlara yakıĢır Ģekilde zevk ve sohbet edüp Saray'a geldiler. tarihi tahrif olur109. 338. IV. 449. biraz at koĢturduktan sonra Atmeydanı'nda Silâhtar Mustafa PaĢa'ya tahsis edilen saraya giderek. 1 ġevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan PaĢa köĢkünde Ġç ağalarının türlü hünerlerini seyredip. Yahya Efendi. Bu sırada Silahdar PaĢa ve bazı özel sohbet arkadaĢları. Ertesi günü durumları değiĢti ve Ģiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı. 164 vd. Cavid. 108 Naima. ĠA. II. istirahat etti ve akĢam yemekte yakınlarının (Silâhtar ve Emirgûne-oğlu) teklifi ile. IV. Üçüncüsü de Es'ad Efendi'dir. c. Ġkincisi. ¦ 192 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAĠJj hayali olarak bunlara hilâf-ı hakikat Ģeyler isnâd etmek. Murad'ın zamanında üç defa aynı makama getirilen ġeyhülislâm Yahya Efendi'dir. Osmanlı Devleti Tarihi. Ġbnül-Emin-Saray. Kantemir. ġöyle ki. bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen. 110. Değerli tarihçi hocamız Cavit Baysun'un bu bilgileri Naima'dan aktardığı çok açık. Ġstanbul 1986. içki meclisleri düzenleyip sefâhet alemlerinde yaĢadığını söylemek arasında fark olsa gerektir108. Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir mikdar at koĢturdular. I-II. Kendileri mu'tâd üzere deryada Sinan PaĢa KöĢküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan Ģahısların çeĢitli (harp) oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler. II. Murad devrinde yani 17 sene içerisinde üç önemli ilim adamı ġeyhülislâmlık makamını ihraz etmiĢlerdir. 914. M. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır. c. günden-güne fenalaĢtı". Baysun. bu sefahat gecesinin ertesi günü hastalandı. I. Evliya Çelebi.". sh. Aksun.. "Murad IV". Bütün bu Ģeyhülislâm olan Ģahsiyetlerin eserleri ve ne yaptıkları ortada iken. 429-430. Acaba doğru mudur? Ġdam iddiası doğru değildir. Bu zat. Ģevkini ve neĢesini arttırmak ve gönlünü açmak kasdıyla. c.191 "Murad IV. RüĢvet ve suiistimallere karĢı dürüst bir ilim erbabı olması hasebiyle bazı müfsidlerin telkini ile iki defa bu görevden alınmıĢ ve dürüstlüğü anlaĢılınca yeniden aynı göreve iade olunmuĢtur. Milâdî takvim . 159-162. UzunçarĢılı. Kadı ve müftülerin idamına karĢı çıktığı ve özellikle kardeĢ katli meselesinde asla fetvaya yaklaĢmadığı için bazı müfsidlerin tezvirleri neticesinde idam edilmiĢtir. Öztuna. sh. Yılmaz. Seyahatname. biz de sadeleĢtirerek nakledeceğiz ve meselenin nasıl saptırıldığını daha rahat anlayacağız: "Ramazan Bayramında erkân ve a'yân el öpüp gittiler. c. sh. ancak sürgün edildiği doğrudur. Bunlardan birincisi. 420-421. 248 vd.

110 Evliya Çelebi. planörcülüğün de öncülüğünü yapmıĢ oluyordu.1636 yılını gösteriyordu. 548-549. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuĢunu yapmaya hazırlanmaya baĢladı. 755-757. Çünkü. Döğen. Hasan Çelebi 50 okkalık barut macunuyla dolu 7 kollu. c. 1633 yılında IV. FiĢengi kebirinin barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan PaĢa KöĢkü önünde deryaya indi ve padiĢahın huzuruna geldi. Nihayet beklenen an geldi. Nev'î-zâde Atâî. I. Ġdam edildiği ve deryaya atıldığı iddiası asla doğru değildir. Seyahatnamesinde Roketle uçma olayını Ģu Ģekilde anlatmaktadır: "Murad Hân'ın Kaya Sultân isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı Ģenliği oldu. Hezarfen Ahmed Çelebi Lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuĢ gibi uçup Ġstanbul Boğazını geçmiĢ. Evliya Çelebi. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. 691-692. Onun bu baĢarısından hoĢlanan Sultân IV. 430. 337-338. Ġsa Nebi ile konuĢmağa gidiyorum" diyerek semaya fırladı. Murad'ın kızı Kaya Sultân'ın doğduğu gece yapılan Ģenlikler sırasında füzeyle uçma hünerini gösterdi. IV. sipahi sınıfına yazdırılmıĢtır. Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiĢti. orada Selâmet Giray Hanın yanında ölmüĢtür. II. Murad tarafından mükâfatlandırılmıĢ. misi Sulta::» cuğu ( tek Osmaıojıg Maalesef t ms rr b: gc 338. Daha sonra Lagarî Hasan Çelebi Kırım'a gitmiĢ. Galata Kulesi'nin üstüne çıktı. I. Lagarî. Bu gösteri üzerine IV. Bu Lagarî Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fiĢek îcad eyledi. c. sh. sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnu'ndaki Sinan PaĢa KöĢkünden olup bitenleri seyrediyordu. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde anlattığına göre.". Murad. Herkes hayretteydi. O gün Ġstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuĢtu. Onun bu baĢarısını gören halk ona "bin fenli" mânâsında "Hezarfen" lâkabını taktı. Sinan PaĢa Sarayı önünde denize inmiĢtir. Ersoylu. Murad. Kısa bir zamanda mahĢerî bir kalabalık toplandı. Vakâyi'ül-Fuzalâ. Zemini bûs ederek. füzeciliğin atası sayılmaktadır. "PadiĢahım. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı. Hezarfen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Fârâb Ģehrinde olan Ġsmail Cevheri'yi örnek almıĢtı110. Gazev BĠLĠNMEYEN OSMANLI 193 rek yardımcılarının ateĢlemesiyle uçmayı baĢarmıĢtır. c. sh. "Bismillah" deyip kendini boĢluğa bıraktı.y 113. kendini boĢluğa atacak kahramanı bekliyorlardı. Hezarfen Ahmed Çelebi. I. Bu da doğru mudur? Lagari Hasan Çelebi. Ġsâ Nebî sana selam söyledi" diyerek Ģakaya baĢladı. sh. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". . Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleĢtiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken. 112. Vücuduna taktığı kanatlarıyla Boğaza doğru süzüldü. Evliya ( "Murad i elli okka baruU ve Ģâklrtlerlf mağa. kendisine bir kese altın verdi. c. Yanında olan diğer fiĢekleri ateĢleyip rûy-u deryayı çırağan eyledi. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de i-dam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir. ġeyhî Mehmed Efendi. III. Hadâlk'ul-Hakaık. sh. Seyahatname. Füze ile uçan ilk Türk'tür. sh. kendi îcadı olan bir fiĢeğe binerek yardımcılar» l önce hazırlamıĢ c gösteri üzerine I Daha sonra I ölmüĢtür. Sarayburnu'nda Hünkâr huzurunda fiĢenge bindi ve Ģakirtleri (yardımcıları) fitili ateĢlediler. Bir kese akçe Ġhsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı. FiĢengi önünde c söyledi" d Bu Hezarfen'ln j diklerine c ne dair izahl dolayı ola iddia ettiği g ve teknolo tarihimize y Netice ( doğru taril Ancak I tâbi'ı Norveçli i kabul e 109 Naima. o uçuĢunda bir planörcü gibi rüzgarın esiĢini dikkate almıĢ. 670. 110-114. Nisan 1981. c. Sultiıl. 44-46. Herkesi alabildiğine bir heyecan kaplamıĢ. Tarih ve Edebiyat Mecmuası. "PadiĢahım seni Huda'ya ısmarladım. Halil. bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiĢ. ona göre uçmasını gerçekleĢtirmiĢti. sh. Füzenin barutu bitince de daha önce hazırlamıĢ olduğu kanatları açmıĢ. Maalesef bu ihsanına rağmen "Böyle kimselerin bekası caiz değil" diye Cezâir'e sürgün ettiği ve orada vefat ettiği Evliya Çelebi'nin kayıtları arasındadır. .

sh. Bu tür iddialar. Ey Rabbım! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün. doğru tarihimizi bilmeyenler. Ersoylu. sh. ' eden Sultân Ġbrahim. baĢka bir sebepten dolayı olabilir. zaten yetiĢmemiĢ olan PadiĢah'a kanunları çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu'lu Hüseyin Efendi'nin Hace-i Sultanî olarak tayin edilmesidir. 14 Aralık 1998 tarihli Hürriyet Gazetesi. Maalesef. Biraz önce saydığımız olumsuzlukların baĢında da. Osman ve IV. Ģayet bunlardan biri idam edilmiĢse. annesinin ihtirasını bildiği için. annesi ve Valide Sultân olan Kösem Sultân'ın varlığıdır. 548-549.: •• ¦-'¦¦> '. tahta oturduktan sonra da.-.: . Maalesef. dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın veziriazam olmasıydı. 1644 yılında Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiĢtir. ĠBRAHĠM DEVRĠ 113. Hatta tam tersine. kendisi diğer Osmanlı PadiĢahları derecesinde tahsil ve terbiyesini tamamlamamıĢtı.. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". O halde. I. c.-¦•. Yusuf PaĢa'nın rüĢvet ve hediye düĢkünü bir devlet adamı olduğu yönünde ithamlar vardır. maalesef bu kadın bulunmaktadır. 24 yaĢında 1640 yılında ağabeyi IV. Halil. Topkapı'dan Eski Saray'a göndererek bu dertten kurtulmak istemiĢtir. I. Ancak o sebebi de kesin belirlemek zordur. Bütün bunlar. 44-46. Sultân Ġbrahim. bunların taltif edildiklerine dair izahlar vardır. baĢta Valide Sultân olmak üzere. Ġbrahim'in ilk yıllarında devlet idaresini epeyce rayına koymuĢtur. Kara Mustafa PaĢa'dan sonra vezir-i azam olan Semin Mehmed PaĢa da. Seyahatname.":-.. vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline göre Ģiddetli bir migrene yol açmıĢtı. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve sonradan PaĢa'yı da ekleyebilirsiniz. Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz? Sultân I. 1645'de Malta üzerine sefere karar verildi. Norveçli âlim Roffavik. . Önemle ifade edelim ki.¦¦. Buna rikâbdarlıktan II. Maalesef. Ancak muvaffak olduğunu söylemek mümkün değildir. Döğen. Murad'ın vefatından sonra tek Osmanoğlu olarak tahta oturdu.Bu konudaki en önemli kaynağımız olan Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde ne Hezarfen'in ve ne de Lagarî Hasan Çelebi'nin. Serdârlık Kaptan-ı .. sh. Netice olarak Ģunu ifade edelim ki. c. devletin kadınların. ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de yardımlarıyla. bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının tahriklerine kapılan Sultân.. aleyhle-rindeki bütün tahriklere rağmen. 194 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA'. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. ilim âĢıkı ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin böyle bir hadise ile alakalı ilmin ve teknolojinin aleyhinde bir fetvası da mevcut değildir.. Bir ay sonra ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de ölümü. . Kendisini tahta davet eden ulemâ. Hazinenin gelir-gider muvâzenesini muhafazaya çalıĢmıĢ. II.¦-¦ . VVeekly Word News Dergisinin neĢrettiğine göre. Sultân I. Kendisinden baĢka Osmanoğlu mevcud değil idi. Ancak Bediüzzaman'ın yerinde tesbiti ile "herkes kendi âyinesinin müĢâhedâtına tâbi'dir". tarihimize ve medeniyetimize düĢman kesilmektedirler. Ayrıca bir takım müfterilerin iddia ettiği gibi. Bunun en acı misâllerinden birisi. sh. 670-671. Saltanat günlerimde milletimi hoĢ hal eyle ve birbirimizden hoĢnûd eyle" diye dua etmiĢtir. Aleyhinde olan durum. Bkz.. Ġbrahim. lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki durumla karĢı karĢıyaydı. I. Katoliklerin zulmünden bıkan yerli Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da istifade edilerek. "KiĢi bilmediğinin düĢmanıdır" kaidesince. 337-338. "Elhamdülillah. Ahmed'in Mahpeyker Kösem Sultân'dan 1615 yılında dünyaya gelen çocuğu olan I. ¦ .-:¦¦. Ġbrahim. ecdada ve tarihimize yapılan iftiralardan ibarettir. bu aleyhteki durumu daha da kötüleĢtiriyordu. ilk uzay roketinin Türkler tarafından icad olunduğunu batıya kabul ettiren bir araĢtırma yapmıĢtır111. .¦•¦. II. sikke yani paranın değer ayarlamasını düzene sokmuĢ ve devlete ciddiyet getirmeye çalıĢmıĢtır. Murad zamanlarında olan acı olayları da bizzat yaĢamıĢtı. Zira hayatını zindan gibi olan kendi dairesinde geçirmiĢ. bu ilmî buluĢlarından dolayı idam edildiklerine dair bir kayda rastlanmamaktadır. Bütün bunlara rağmen. devlet ricali ve Valide Sultân'a mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta asla niyeti olmadığını ifade 111 Evliya Çelebi. Önceleri. XVIII. Cinci Hoca da denmektedir. c. ağaların ve ehliyetsiz kiĢilerin eline geçmesine sebep olmuĢtur. ¦ . Lehinde olan durum. .SULTAN I. dört ağabeyinin idamını bizzat yaĢadığı gibi. KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'yı 1644 yılında idam ettirmiĢtir.

Ağaların adamı olan Sofu Koca Mehmed PaĢa. IV. Zira özel hayata düĢkünlük ile.e -IV. Sultân Ġbrahim zamanında. ancak Kandiye fethedilemedi. Sonra ġeyhülislâmın. kendi hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale gelmesi. sh. 1648 Ağustosunda asilerin isteği üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed PaĢa azl edildi ve sonra asilerce öldürüldü. 3. Ġhtilâlin ı hülislâm Abdurı tarihinde hal' e Mehmed'e. Bunların tahriki ile Sultân Ġbrahim'de baĢlayan lüzumsuz samur merakı. 1646 yılında Deli Hüseyin PaĢa serdârlığında 2. Ağustos 1648 tarihinde hal' edildi ve bir odaya haps olundu. 1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle sonuçlandı. 2. bu olumsuzluklardan sadece biridir. veya 7. devlet idaresinde sıkıntılara yol açmıĢ. Mehmed'e. Sefer yapıldı. Ahmed'in annesidir. 7- . 5. PadiĢah bunların haklarından gelmek istedi ise de. Ada ikiye bölünmüĢtü (1648). 3-ġehzâdeJ. Haseki. I. Ġbrahim'in cidden eksik olan yönleridir.Derya Yusuf PaĢa'ya verildi. ġeker-pare denilen musâhibeler gibi onu eğlenceye teĢvik eden cariyelerinin fazla oluĢu. Zamanındaki sadrazamlar arasında KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa. Murad gibi fazla kadına düĢkün değildir.Mâh-i Enver Sultân. iĢi çığırından çıkarmıĢtır. II. Ocak ağaları yeniden cuntalaĢıp devleti soymaya baĢlayınca. "Ġki haille j Ģeklindeki edildi. ġeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya E-fendi ve Abdurrahim Efendi'yi ve diğer devlet adamları arasında Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin PaĢa. 5. Mehmed'in annesi. 5. Ġbra? I. Zamanın PaĢa ve He. Murad gibi otoriter. hem Ģer'-i Ģerife ve hem de kanuna aykırı olarak bî'at edildi. Sultân Ġbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıĢtır. (seden bici ıhta bir hayat yaĢadığı anlaĢılmamalıdır.Sâliha Dil-aĢûb Valide Sultân.| riz. Nikâh ile kadınlığa alındı. fe"j müttefiktirtolM kullanıldı ki Hasekisi j Kısım I. Süleyman'ın annesi ve câriye.Hüma ġah Haseki Sultân (Telli Haseki). 6. Ġhtilâlin arkasında nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır. Haseki'dir ve II.AyĢe! Atîka Sultân18!" 114. fendi ve Abam Hüseyin PaĢa. Mustafa gibi biçare ve III. n fahiĢtir. bütün bu anlatılanlardan Sultân Ġbrahim'in gayr-i meĢru bir hayat yaĢi tamamen farklı j Bütün bu olayl da gelirlerin az< PaĢa'nın isyanıdır! PadiĢah bunların I Ağustosunda asilerini sonra asilerce i getirildi. devlet iĢlerine kadınların müdahalesi önlenememiĢtir. Ġbrahim hal'inden 11 gün sonra boğularak Ģehid edildi. 6.Ayfe 1 Sultân.Hatice Muazzez Sultân. I. Ibralftı*" gururdan uzak. diğer sultânlar gibi kendini fazla yetiĢtirememesi. sadrazamlığa getirildi.1. Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir. ġeyhülislâm Abdurrahim Efendi'yi de yanına alan sadrazam tarafından. Önemle ifade edelim ki. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 195 Mm gibi irtbirbirij yanı niĢtir. hem. 4. Sivas Valisi Varvar PaĢa'nın isyanıdır (1647). kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur etmekte kullanmaları. Haseki olduğu sanılıyor. "Ġki halife bulunduğu zaman.| II. II. PadiĢahın aile hayatına düĢkünlüğü. s' <** Sarayı Ml:o( Devletler . atın ve I.AyĢe Sultân. Haseki. Osmanlı neslinin devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata teĢvik edilmesi. W. ZEVCELERĠ: 1. Kaptan-ı Derya Damad Fâzıl PaĢa ve NiĢancı Ahmed PaĢa'yı zikr edebiliriz. Bunlardan biri de. 7-ġehzâdej 11. ZEVCELi ve uzun yıllar1^ Valide Sulta ce Muazzez Sui Sultân (Telli \ alındı. Hele Telli Haseki baĢta olmak üzere. Gençliğinde buhranlı bir hayat yaĢaması.Hatice Turhan (Tarhân) Valide Sultân. israf ve bunun karĢılığında gelirlerin azalması devleti sarsmaya baĢladı. Semin Mehmed PaĢa ve Hezâr-pâre Ahmed PaĢa'yı. olay duyuldu ve ihtilal çıktı. III. Valide Sultân kısmen devre dıĢı bırakılmıĢ ise de. lislâmın. 4. Bütün bu olaylar. gayr-i meĢru hayat tamamen farklı Ģeylerdir. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu Girit'ten çekildi. onu kadınların avucuna ister istemez itmiĢtir. fitneyi önlemek için birini katlediniz" Ģeklindeki fetvasına dayanılarak I. Zira IV. 7 Ağustos 1648'de henüz 7 yaĢındaki IV.

5-ġehzâde Osman. 3-ġehzâde Murad. c. 243-244.ġivekâr Sultân. Gerçekten deli midir? I. 13-18. Bu hastalık. aklı bozan cinnet türünde bir hastalık sayılmamaktadır. Çağatay.Kaya Sultân. Bilindiği gibi. Uluçay. 5948. M. Kadınlar Saltanatı. sh. 13. 2-ġehzâde Süleyman II. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed IV. ġahsiyeti tam teĢekkül etmeyen ve diğer Osmanlı PadiĢahları gibi eğitimi de mükemmel olmayan Sultân Ġbrahim. 131-140. 6-ġehzâde Ahmed II.Beyhan Sultân. Sadece son zamanlarda kaleme alınan bazı kaynaklar. IV. Murad zamanında Ģehzadeler idam olunmuĢ ve Osmanlı tahtı. uzmanlar belirtmektedirler. BaĢta Telli Haseki olmak üzere. Sadrazama yazdığı hatt-ı hümâyûnları da bunu göstermektedir. zaten hayatı sıkıntılı olan Sultân Ġbrahim'in. onun bu 112 Nalmâ. ısrarla bu lakabını ön plana çıkarmaktadırlar. c. Sultân Ġbrahim'in muhakemesinde ve idrâk melekelerinde bir bozukluk olmadığını.Ümmü Gülsüm Sultân. I. onun rahatsızlığı. asker ve özellikle de saray. Hasta mıydı?". çevresi. 206-239. 26-27. Acılı geçmiĢi.AyĢe Sultân. Burada iki durumu vuzuha kavuĢturmak gerekmektedir: Birincisi. sade-dil. 4-ġehzâde Selim Hân. 7-ġehzâde Süleyman. 6. sh. 114. 14. 452-460. sh. Haseki. IV. Ancak baĢta Telli Haseki Hasekisi ve bazı musâhibeleri olmak üzere. Psikotik ve deli değildir. 2457. 12Gevher Hân Sultân. mecburen gerçekten sıkıntılı bir hayatı bulunan I. 327-344. malî. Valide Sultân baĢta olmak üzere. Ġbrahim'in tahta çıktığı zaman hasta olduğu kesindir. Zira kendisinden baĢka Osmanlı Hanedanına mensup erkek çocuk mevcut değildir. çok sayıda câriye ile beraber olmasını teĢvik etmiĢlerdir. 7001-7002. hırs. iyi bir eğitim görmemiĢ olması. I. Tarih . Bu lakabı ilk kullanan ve çevreye yayan katlini arzuladığı Kara Çele-bi-zâde Abdülaziz Efendi ile Anadolu'nun huzuru için idam ettirdiği ġi'î isyancılardan KesikbaĢ Emirgûneoğlu'dur. sh. PadiĢah olmadan evvelki stresli hayatın da tesiriyle. I. onda samur merakının aĢırılığı ve bu yüzden samur vergisini koyması. bu da yaygın anksieteden baĢkası değildir. meĢru dairede de olsa. Devletler ve Hanedanlar. Ģahsiyetinin oturmayıĢı ve bunlarla birlikte sorumluluk duygusunun fazlalığı. Kantemir. III. Eğitim-Bilim Dergisi. 35-37. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Öztuna.. c. 298-334. 15-Atîka Sultân112. E. mücevherli kayıklar yaptırması ve doğruluğu Ģüpheli olmakla birlikte sakalının tellerine inciler dizdirmesi gibi garip davranıĢları bulunduğu söylenmektedir. Kaynaklar onun kindar. III. Her zaman hatalarını kabul eden bir Ģahıstır. anksite bozukluğu denilen nevroz türünde bir hastalıktır. c. sh. bu sultân için kullanılmamıĢtır. sh. Hasekileri ve Saray'daki musâhibeleri. 766-773. c. onun zaman zaman hafakanlar içinde kaldığını ve yüreğinin sıkıldığını ifade etmektedirler. 196 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN. böyle bir hayatın neticesi olarak. c. 192-197. kadınların dümen suyuna ister istemez girmiĢtir. gururdan uzak. Sefa. 56-65. I. kendisinin mütevazı. O zaman Deli Ġbrahim isnadı yanlıĢtır113. sh. Zaten hekimler de elem-i asabî teĢhisini koymuĢlardır ki. Bütün bunlara rağmen. sh. c. isnad edilen bu sıfatın doğru olmadığına yeterli bir delildir. 3-333. Uzmanların tesbitine göre. sh. 235-245. 301-303. 9. III. Halbuki onun devletin asker?. nr. Uluçay. 11. Osmanlı Tarihi. E. suiistimale. Ġbrahim'in buhranlı bir hayatı bulunduğu. Yılmaz. 115. sh. sh. "Sultân Ġbrahim Deli. 124. Saygılı. onu bu hale sokan sebeplerdir. adi? ve idarî ıslahatı için yaptıkları ve yapılanlara olan teĢvikleri. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. II. Devrinin Ģartları göz önüne alındığında. Halk. 8-ġehzâde Bâyezid. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ġbrahim'in erkek çocuğu olmasını Ģiddetle arzu etmektedirler. Solak-zâde. sh. Ġkincisi. çevresindeki bazı insanlar. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir. mu'teber Osmanlı kaynaklarında onun için Deli lakabı kullanılmamaktadır.Fatma Sultân. rüĢvet alıp vermeye ve hatta 113 Naimâ. ona istediklerini yaptırır hale gelmiĢler ve bu da devlet içinde karmaĢaya. UzunçarĢılı. Kısım I. 10. I. "Sultân Ġbrahim Deli miydi?". Penzer. mal düĢkünü ve kıskanç olduğunu kabul etmektedirler. IV. sh. elmas gibi yüreği olan ve hassas yapıda bir insan olduğunda tarihçiler müttefiktirler. Ahmed Refik. The Harem. zayıf Ģahsiyetinden istifade etmiĢler ve tabir yerindeyse kanına girmiĢlerdir. Mustafa ile ilgili söylenen hafif akıllılık gibi tabirler dahi. 189. 257258. Bu sebeple. ġubat 1999. II. Bunlar doğru mudur? Maalesef kısmen de olsa doğrudur. III. Ġbrahim'e kalmıĢtır. veya 7. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir. c. c. Kaynaklar.

Buna I. . Hasekilere paĢmaklık olarak verilmeye baĢlanınca. Ağustos 1648-Eylül 1651 yılları arasında. Mehı kında bilgi» Osmanlı tali» i IV. ( tılmasına kadar varmıĢ. Mehmed. Buna acı bir misâl olmak üzere. 15 Ağustos-1 Eylül 1950. 15 Temmuz-1 Ağustos. MEHMED DEVRĠ 116. Telli Haseki'yi nikahlayan I. Nitekim bu hal. Bu zevk ü salayı.iıldl|-Kte-l'«at¦p BĠLĠNMEYEN OSMANLI 197 bazan da zulme sebep olmuĢtur.i etI» plana bÇele-h-dan batı Una pjğu r.. görevliler sık sık değiĢtirildiğinden dolayı tayin edilen ile görevden alınan bazan görev yerlerine ulaĢmadan bir baĢka durumla karĢılaĢır olmuĢlardır. Ġbrahim'in samur aĢkı da katılınca. Mehmed. bazan da zulme serEyâletler ve sana yediye varan Hasekllf bilen hâinler de i: hale gelmiĢ. istediğine kavuĢmuĢtur.%ı| batılı yazarların fırsat:» değildir114. asker ve vatandaĢ üçlüsü yara alınca. onun isteği üzerine dairesinin kürkler ve samurlarla döĢenmesini zikr edebiliriz. Bunları bilmek. devlet görevlerine gelmenin yolu olarak ehliyet yerine harem kadınlarının iltiması ortaya çıkmıĢ. Devleti ayakta tutan hazine. Ġslâm hukukunun aradığı Ģartların çoğunluğu bulunmadan gelen IV. Bu zevk ü safayı. MeĢru dairedeki keyfin suiistimali söz konusudur. lüksler ve bunu takip eden haksızlık ve suiistimaller. Kösem Sultân'ın nâibe-i saltanat yani bir nevi padiĢah yerine padiĢahlık yaptığı dönemdir ki.000 kuruĢu aĢmıĢ ve bunu fırsat bilen hâinler de devletin hazinesini alt üst etmiĢlerdir. XIX./ yıllarını dört saüujiiif Birinci safln| i saltanat yani Ġti Ahmed Refs Kısım I. Artık askerin maaĢı verilemez hale gelmiĢ. devlet de sallar Buna acı bir mislin! rak Mısır Hazinesi \ Ģenmesini zikredebilip» hem de kendisinin 0* mak için Ģarttır.\ ::iıĢah tayüz-l:. i 7 yaĢına basmadan^ devlet iĢlerinden it yaĢındaki ta Gâzî ve Kanuni'*" 3 tahtta kalmıĢtır. Osmanlı Devle- . kesinlikle bugünkü anlamda gayr-i meĢru eğlenceler olarak anlamak doğru değildir. devlet de sallanmaya ve cephelerde mağlubiyete alıĢmaya mecbur kalmıĢtır. devlet gor iltiması ortaya çıkmıĢ. Eyâletler ve sancaklar. Ģahsiyeti. Mehmed'in saltanat yıllarını dört safhaya ayırmak icab etmektedir: Birinci safha. hem ulemanın ve ocak ağalarının isyanına ve hem de kendisinin Ģehid edilmesine sebep olmuĢtur. altı yediye varan Hasekilerinin mal varlıkları senelik 100. Osmanlı Hazinesini batırma noktasına getirince. 7 yaĢındaki torununu tahta geçirmekle. ehliyetsizlerin iĢ baĢına gelmesi vazifelerin açık arttırmayla satılmasına kadar varmıĢ. I. g den alınan bazan görevy Buna I.OSMANÎĠJ3 116. IV. 1 ġubat ve 15 Nisan 1951 tarihli sayıları.:ne!ı : . I. Bütün bu israflar.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV. Mehmed. vatandaĢa yeni yeni vergiler konmaya baĢlanmıĢtır.-duğu |. Ava merakı sebebiyle Avcı Mehmed de denen IV. lüksler o sini batırma noktasına} da vatandaĢı bezdirmiĢti alınca. IV. Bu da vatandaĢı bezdirmiĢtir. ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz? Osmanlı tahtına. Ġbrahim'in sanıtff Bütün bu israflar. Ġbrahim'in Turhan Hatice Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelmiĢ ve 7 yaĢına basmadan Ağustos 1648'de PadiĢah olmuĢ müstesna bir Ģahsiyettir. Osman Gâzî ve Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı PadiĢahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıĢtır. sh. «s1 lamak doğru değildir. Ġbrahim'in mehir olarak Mısır Hazinesi vermesini.Dünyası. artık bu devre Samur Devri bile denmiĢtir.:. tarihten ibret almak için Ģarttır. Bu sebeple bazı batılı yazarların fırsatı ganimet bilerek anlattıkları gayr-i meĢru eğlence tarzları doğru değildir114. XIX. Ertuğrul Gâzî. Kendisini devlet iĢlerinden uzaklaĢtırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultân.

Mehmed'i öldürüp yerine ġehzade Süleyman'ı getirmek istemesi. 198 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtLĠNMEYFNi» ti'nin en acı günlerinden bir parçadır denilebilir. Girit'te devam eden savaĢa yardımı da engelliyordu. Uluçay.303-304. UzunçarĢılı. Üçüncü safha. Tecrübeli müĢavirlerinin Ģiddetli tavsiyeleri ile. sh. Ġkinci safha. IV. kendisini Eski Saray'a süren ve hatta idamla tehdit eden I. Murad'ı kendine model alan Köprülü Mehmed PaĢa. 16 vd. devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle. 231-234. c. IV. tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad PaĢa sadrazamlığa getirildi. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi. BaĢlarını Kara Murad A-ğa'nın çektiği ağaların hedefi. Kösem Sultan'ın IV. Kantemir. Artık Köprülü'ler devri baĢlıyordu. Osmanlı Devleti'ne rahat bir nefes aldırtan Köprülü'ler devridir (Eylül 1656-Ekim 1676). IV. Ancak Turhan Sultân. Zira bu döneme Ağalar Saltanatı da denmiĢtir. Eylül 1651-Eylül 1656 tarihleri arasındaki IV. Sipahiler ile Yeniçerilerin Sultânahmed Meydanında karĢı karĢıya gelecek kadar isyan etmeleri ile sarsıldı ve 1649 yılında azledilerek kati olundu. BaĢ Mimar Kasım Ağa. Tarhuncu Lâyihası diye meĢhur olan bütçesini hazırladı. Samur Devri. sh. sh. Kısım I. malî konularda tam yetkili olmak Ģartıyla. 243-244. tecrübeli ve yaĢlı vezir Köprülü Mehmed PaĢa. Sofu Mehmed PaĢa ise. 1659'da Kırım Tatarları ile mi olmayıĢrafc mıĢ old-. 227-228. III. III.114 Na'imâ. Ancak arkasında asıl Valide Sultân Turhan Sultan'ın bulunduğu ve bir nevi halk isyanına dönüĢen kargaĢa bastı-rılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. Atabekler ve Veliahdler gibi devleti idare etmek istedi ise de bu saltanatı. Dertlere çare olamayınca.-. Yani bir nevi Osmanlı PadiĢahlığı makamında PadiĢah'ın annesi oturmaktadır. (1658). Bunun üzerine. Köprülü Mehmed PaĢa. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. devleti tek baĢına idare etmek ve Valide Sultân iĢe karıĢmamak Ģartıyla. c. Ġçeride bu ihtilâllerin yaĢanması. Çünkü Nâibe-i Saltanat olan Kösem Sultân. Bu dönemde aynı aileden iki sadrazam iktidara gelmiĢtir. kukla bir sadrazam durumundadır. Mehmed sadece olan bitenleri seyrediyordu. Ġbrahim'i tasfiye etmekle. servetlerini arttırmak ve maalesef sefih sayılabilecek derecede hayatlarını yaĢamaktı. Uyvar fethedildi ve Erdel Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Arkasından Anadolu'da Beylerbeyilerin de desteklediği ve tamamen sadrazamı hedef alan yeni bir Celâlî Ġsyanı baĢlamıĢtı. Köprülü Mehmed PaĢa (16561661) ve oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa (1661-1676). Mehmed'in annesi olan Turhan Hatice Sultan'ın Nâibe-i Saltanat olduğu dönemdir. c. Ancak sonradan yaptıkları bunu telafi etmiĢtir. Bunları kullanan Kösem Sultân ise. Ġstanbul 1927. kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına son vermiĢtir. sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultân öldürüldü. 1656 yılına kadar 10'a yakın sadrazam değiĢtirildi. Koçi Bey. Makam korkusuyla Girit Serdârı Gâzî Hüseyin PaĢa'yı idam ettirmesi hatalı bir hareket olarak kabul edilmektedir. Daha sonra. 56-62. sh. ġâmî-zâde Mehmed Efendi ve lalası Ġbrahim Ağa müĢavirliğinde Turhan Sultân idare ediyordu. iĢlerini ağalar eliyle yürütmüĢtür. '¦ eriyor. Sofu Mehmed PaĢa da. Kanuni devrini yeniden yaĢatmıĢtır denilebilir. Solak-zâde. Ahmed Refik. Osmanlı Tarihi. Ağalar isyanı devam ediyordu. 31 paĢanın idamıyla sonuçlanan bu isyanı bastırdı ve Anadolu'da Celâli isyanlarının sonunu getirdi. evvela isyan eden Erdel Prensinin üzerine yürüdü ve Balkanlarda önemli baĢarılara imza attı. Devleti.. I. Bu ikinci safhada tek müessir olan Valide Sultân'dır. sh. Böylece birinci dönem atlatıldı. sırasıyla Melek Ahmed PaĢa ve Abaza SiyavuĢ PaĢa'nın sadrazam olması da iĢi değiĢtiremedi. Tamamen iflas noktasına gelen devlet hazinesine bir ayar verilmek üzere. Eylül 1656'da sadrazamlık makamına getirildi. Ancak devlet. Ģirazeden çıkmıĢtı ve dıĢ baskılar da artıyordu. Vec idare:"? :îıanlı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 199 ¦ ve . c. devleti tek baĢına idare etme emeline ulaĢmıĢ görünüyordu. Kadınlar Saltanatı. 1652 yılının Haziran ayında Tarhuncu Ahmed PaĢa sadarete getirildi.

birlikte Rus ordusunu dağıttı. Osmanlı Devlet ricalinin ikiye ayrılmasıyla sonuçlandı. Bunu. Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak istika-metli sadrazamı azletti ve 50 yaĢını doldurmadan idam sehpasına yollandı. Sadrazam Kara Ġbrahim PaĢa'nın beceriksiz idaresjndeki Osmanlı orduları. Yerine geçerek 26 yaĢında sadrazam olan oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa da. Ukrayna meselesi yüzünden çıkan Polonya Harbi takip etti (1670). Viyana bozgunu ile Karlofça AndlaĢması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu. Venediklilerin ve Almanların baĢını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek. Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa. Köprülülerden sonra sadrazamlığa getirilen bu büyük devlet adamı. babasının baĢarılarını sürdürdü. 1684 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettiler.. Bu barıĢ tekrar bozuldu ve 16767 yılında imzalanan nihâî andlaĢma ile sulh uzun yıllar devam etti. Rusya Seferi takip ettiyse de. p. Bu. sadece Yanıkkale'nın alınmasıyla yetinilmesini savunuyordu. Bu mağlubiyette. IV. I. Kırım Hanı Murad Giray. L Alı ». baĢını Kırım Hanı Murad Giray'ın çektiği diğer devlet ricali. Mehmed ve sadrazamı 1. Ģahsî sebeplerle ve neticeyi düĢünmeyerek ihanet etti ve Türklerin elindeki Tuna Köprüsünden düĢman askerlerinin geçiĢini uzaktan seyretti. Aynı yıl Fâzıl Ahmed PaĢa vefat etti. Dördüncü safha. Bu geliĢmeler. 1680 yılında Çehrin'in alınması ile zaferle sona erdi ve bunu aynı yıl baĢlayan 2. IV. 1663'de Almanlara karĢı açılan harp 1664 yılının Ağustos Ayında Vasvar AndlaĢması ile sona erdi. Bundan rahatsız olan ve tecavüzlere baĢlayan Almanlara da 1683 yılında harp ilan edildi ve IV.•alLir fer. Rusya seferi için 1678 yılında yola çıktılar. Onun döneminde 1661 Temmuz'unda Ġstanbul'un üçte birini yakan büyük yangın yaĢandı ve beĢ yıllık sadaretten sonra Ekim 1661'de Edirne'de vefat etti. Fâzıl Ahmed PaĢa döneminde baĢarılan iĢlerden biri de yıllardır devam eden Girit seferinin sona ermesi ve Girit'in fethedilmesiydi (1670). 1676-1683 yılları arasında devam eden Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa devridir. Almanya'nın taht Ģehri olan Viyana'nın alınmasını teklif ederken. Mehmed'in de katıldığı bu sefer. Artık Osmanlı tarihinde kaht-ı rical devri baĢlıyordu. Kanuni'den beri gelip giden duraklama devrini resmen baĢlatmıĢ oldu. Rusya seferi. Neticede 11 Eylül 1683 tarihinde beklenen hezimet geldi ve Osmanlı ordusu binlerce Ģehid vererek ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmeye mecbur oldu. Artık 1071'den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya baĢlıyordu. bu da 1681 yılında imzalanan Edirne AndlaĢması ile tamamlanmıĢ oldu. ilk problem olarak Ukrayna yüzünden patlak veren Rusya SavaĢı ile meĢgul oldu. Osmanlı tarihinin en ağır mağlubiyeti idi. Aralık 1683 tarihinde IV.ilerin ı ve (•olarak kilde h isyan ı falliI 15 olan »ayan I*-Isak . askerin sefih hayatının ve eski Osmanlı ordusunun olmayıĢının da büyük etkisi vardı. Viyana bozgunu. Mehmed'in de katıldığı bu Lehistan seferinde. Zitvatorok AndlaĢmasının tekrarı mahiyetindeydi. zaten ayağa kalkmıĢ olan Avrupa'nın Almanya'nın yanında yer alacağını belirterek. 1672 yılında Kamaniçe Kalesi feth edilince. Bu arada devletin rükn-i azamı denilen Turhan Sultân Temmuz 1683'de vefat etmiĢti. Maalesef. Osmanlı Devleti için büyük bir itibar kazanılmasına vesile oldu. Kara Mustafa PaĢa'nın fikri ağır bastı ve onun serdârlığındaki Osmanlı ordusu 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana önlerinde müttefik haçlı seferleriyle karĢı karĢıya geldiler. VarĢova'da panik baĢladı ve aynı yıl barıĢ andlaĢması imzalandı. zafere koĢamıyor ve maalesef Eylül 1686'da Budin düĢü200 . 1677 yılında Çehrin'deki zor kuĢatmada netice elde edilemeyince.

sh. Yerine II. c. U.Fatma Sultân. ancak Budin'de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları. I. Bu konuda en ayrınıtılı kaynak durumundadır. Aklı baĢında olan küçüğün caizdir buyurdukları kitaplarımızda yazılıdır. 160 yıl önce periĢan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı. II. Silâhdâr Tarihi.5 cildlik yer tutmuĢtur. Siclll-i Osmânî. UzunçarĢılı. sh. 6. Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir? devaĢerifü son1 etmeye t 118. Bu Ģekilde fetvalar verilüp maslahat tamam olmuĢtur. nr. 8. IV. Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi. Ahmed'in annesidir. Ġbrahim'in hal' olunarak yerine 7 yaĢındaki oğlu IV. II. Mehmed Süreyya. sh. c. 2. Giritli bir ailenin kızıdır. E. Nitekim bu manayı IV.BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN1' yordu. II. c. Hal'inden 5 yıl sonra Edirne Sarayı'nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti. nr. ZEVCELERĠ: 1. 3.. c. sh. I. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı PadiĢahları gibi âlim değildi. Abdurrahman Abdi PaĢa. Mehmed'in cülusundan evvel Valide Sultân ile ilim adamları arasında geçen Ģu konuĢma da teyid etmektedir.Fatma Sultân. Kadınlar Saltanatı. Ma'sum küçük de olsa tahta çıkar. 3-ġehzâde Bâyezid. Valide Sultân sormuĢtur: "Ama Ģimdi yedi yaĢında ma'sumun saltanatı nice mümkündür?". 65-70. Valide Sultân'a. Kendisi beĢ vakit namazını cemaatle kılıyordu. Mısır 1248. Tamamı.Afife Kadın. V. c. Buna Hanefi Efendi'nin verdiği cevap enteresandır: "Mezhebimiz hukukçuları olan Hanefi âlimleri. I. aklı bozulan baliğ insanların saltanatı caiz değildir. TTK. 200-204. 9. c. sh. 5-ġehzâde Süleyman. c.Hatice Sultân. Ġstanbul 1928. 7. 1-295. 237-494. c. 10. Liyakatsiz devlet adamlarının elinde periĢan olan devletin hali IV. c. Kahvehaneleri kapatmıĢtı. III. Tertip eden Faik ReĢit Unat. Osmanlı Tarihi. akıl hastasının veya kölenin halife olması caiz değildir. Tamamı. Târlh-I Sultân Mehmed Hân-ı Râbi'. Kantemir. Kısım I. Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten av ibtilâsı dıĢında. Umumi Kısım. hiç bir kötü alıĢkanlığı yoktu. 1188. Köprülü ailesini iktidardan düĢürdüğü için PadiĢah'dan rahatsız olan Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında hal' edildi ve ancak idam olunmadı. 2-ġehzâde Sultân Ahmed III. Tarih. Bu sert hükümlere göre. c. 145.SiyavuĢ Haseki.Kâniye Haseki. Mehed'in saltanatı yaklaĢık 2. baliğ ve mümeyyiz (âkil) olması yani tam ehliyetli olmasıdır.Meh-pâre Emetüllah RâbPa GülnûĢ Valide Sultân. 4-ġehzâde Ġbrahim. VI Tamamı. IV. Osmanlı kuvvetleri Budin'i çok iyi müdafaa ediyordu. Zira halifenin Ģartlarından biri de. E. halifenin kadı olabilecek sıfatlara sahip olması gerekir Ģeklinde özetlemiĢlerdir. Ama aklı olmayan tahtta oturmaya 115 Na'imâ. 4. aklı sıkıntıda olan I. ancak halife kabul edilmesi mümkün değildir. IV. ĠF de riilirokü . Ġslâm hukukçuları bu ve benzeri Ģartları. Mehmed'i hasta etmiĢti. 334-465. Ahmed Refik. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa II. Öztuna. Ravzat'ül-Ebrâr.Emetüllah Küçük Sultân. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 5. GülnûĢ Sultân diye bilinir. 60 -¦ ¦ . Mustafa ve III. Süleyman tahta geçirildi. sh. 239-242. Çocuğun. 5154. Bâyezid kütp.Ümmî Sultân115. Silâhdâr Fındıklılı Mehmed Ağa. Ankara 1943. 117. IV.! m iıl Mm Kanuni < geçmesi! Murâd w{ olan bu Ġt Ģah'tn * temek n Caiz değildir. Uluçay. sh.305 vd. Devletler ve Hanedanlar. Ġçkiyi Osmanlı ülkesinde Ģiddetle yasaklamıĢtı. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 39 yıllık IV. Mehmed'in buluğa erinceye kadar sultân kabul edilmesi mümkündür.Gülnar Kadın. Mehmed'in geçirilmesi teklifi ile gelen âlimlerden eski Anadolu Kazaskeri olan Hanefi Efendi'ye. veziri iĢleri yürütür.

Saray'daki hanımlar daha etkili olmaya baĢlayınca. 2) Diğer oğlu I. El-Ahkâm'üsSultâniyye. herkes bu durumdan Ģikâyetçiydi. Mehmed devridir. Valide Sultân sıfatıyla devleti idare etmeye devam etti. Her sene hapishaneleri dolaĢır ve borçtan tutuklu olanları kurtarırdı. Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye.I1 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 201 devam ederse. IV. Artık Vâlide-i ġehîde veya Vâlide-i Maktule diye anılacaktı. Mehmed'in asıl validesi olan Turhan Sultân baĢta olmak üzere. PadiĢah Ġstanbul'da olmadığı zaman Nâibe-i Saltanat olarak iĢleri yürüttüğü gibi. bu durum kana. 5. sh. kadınların da saltanata karĢı ne kadar alakalı olduklarının delilleridirler ve aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde kadın dört duvar arasındaydı Ģeklindeki itirazlara karĢı da müĢahhas bir cevaptır. Ahmed'in kadın efendisi. Oğlu PadiĢah olunca Topkapı Sarayı'na getirilmiĢ ve bir daha Eski Saray'a dönmemiĢtir. Köprülü Mehmed PaĢa ve benzeri sadrazamlar da icranın baĢı olarak devleti idare etmeye baĢlamıĢlardır116. PadiĢah tahtta olduğu vakitlerde de iĢlere karıĢmaya devam etti. Seyyid Bey. Asıl iĢleri yürüten ise Valide Sultân sıfatıyla Kösem Sultândı. nâibe-i saltanat sıfatıyla iĢleri yürüttüğü gibi. ona bir Ģey öğretmek de mümkün olmaz. cana ve ırza zarar verir. Bundan sonraki geliĢmeleri Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) IV. Arkasındaki ağalarla birlikte devam ettirdiği idareye karĢı halk ayaklandı. Mehmed. Bu devre. tahta geçen padiĢahların. Buna karĢı. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Sofu Mehmed PaĢa. Bunun yanında Kösem Sultân. . c. hatta Saray'dan uzaklaĢtırıldı ve Rodos'a sürülmek istendi. Ancak plan duyuldu ve Kösem Sultân 3 Eylül 1651 gecesi PadiĢah ve Turhan Valide Sultân'ın adamları tarafından boğularak öldürüldü.. IV. Ģer'-i Ģerifin hükümleri külliyen iptal edilmiĢ olur". 4) Bütün bu anlatılanlardan. Ġbrahim'in de annesidir. Sadrazamları bile tayin edip istifalarını kabul edecek kadar devlet iĢleriyle iç içeydi. 202 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA siyle. IV. çok zayıf da olsa Kanuni devrinde Hürrem Sultân ile baĢlamıĢ ve IV. Bunun da sebebi. IV. Süleyman'ı tahta geçirme planlarına baĢladı. dıĢarıdaki ağalarla ittifak ederek. eski Osmanlı PadiĢahları gibi ehliyetli ve dirayetli olmamasıdır. Valide Sultân ve hatta Nâibe-i Saltanat yani saltanatın vekili sıfatlarıyla devleti 8 yıl idare etti denilebilir. sh. Murâd ve I. Asıl adı Anastasia ve babası da bir Rum papazı olan bu kadın. 3 vd. sh. Ancak I. Mehmed'in yerine önceleri Kösem Sultân. Osmanlı sarayına câriye olarak girmiĢ ve Müslüman olduktan sonra Padi-Ģah'ın kadın efendiliğine kadar yükselmiĢtir. 118. 8 küsur sene devam etti. 7 yaĢında PadiĢah olan IV. 4. Naima'nın ifade116 Naimâ. Mehmed'in Köprülü'leri iĢ baĢına getirmesine kadar devam etmiĢtir. 3) Kösem Sultân'ın devlet iĢlerini PadiĢah gibi yürüttüğü asıl dönem. 325 vd. sh. Fakirlere her . Murad'ın gerçekten padiĢahlık yaptığı ikinci devrede de. Meh-peyker Sultân veya tüysüzlüğü yahut diğer hasekilerin önüne geçmesi sebebiyle Kösem Sultân diye adlandırılan I. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Kösem Sultân'ın eski dinine geri döndüğü veya iyi bir Müslüman olmadığı gibi yanlıĢ manalar çıkarılmamalıdır. IV. sadece Ģeklen padiĢah idi. El-Ferrâ. Ġbrahim'e karĢı tavır aldı ve bazı tarihçilerin yorumlarına göre. sonra da Turhan Sultân. "elli yıl devlet ve saltanat sürüp bütün iĢlerde tasarruf sahibesi idi". Mehmed'i aradan kaldırıp yerine kardeĢi II. 11 yıldan fazla Naibe sıfatıyla bir cihan devletini idare etti. Fakat Sultân Ġbrahim'e baĢta en çok sevdiği Hasekisi Telli Haseki HümaĢah ve musâhibesi ġekerpare olmak üzere. Murad'ın birinci saltanat devresi yani IV. Ġbrahim'in hal'i ile alakalı âlimlerle yaptığı konuĢma bu iddiaları reddeder mahiyettedir. Ġbrahim sultân olunca. Bilindiği gibi. Bu iddiaların aslı nedir? Maalesef bu iddiaların bir kısmı doğrudur. onun tahttan indirilmesinde ve hatta 10 gün sonra idam edilmesinde birinci derecede rol oynadı. iyi bir Müslüman idi. torunu IV. Kadınlar Saltanatı. Kısaca formalite icabı tahta geçen IV. Bütün bu anlatılanlar. annesini dinlemedi. EI-Mâverdi. II. Maalesef bu hadiseler sebebiyle oğlu olan I.

sh. Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düĢünen bir hanım efendidir. tam manasıyla bir PadiĢah gibidir. 5948. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. IV. devlet iĢlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed PaĢa'ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiĢtir. tamamen hazineye devredilmiĢtir117. Dâr'ül-Hadisleri ve sebilleri bulunmaktadır. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 235 vd. sh. Kör Süleyman PaĢa tarafından Kösem Sultân'a hediye edilmiĢ ve daha sonra da Saray'da terbiye edilerek ve Müslüman olarak. Turhan Sultân'ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıĢtır. Kadınlar Saltanatı. Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile. Murad'ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından baĢlatılan ve ancak inĢası tamamlanamayan Yeni Cami. Hadisenin olduğu günlerde Osmanlı Vak'anüvis'i olan . sadece. 119. ancak Hatice Turhan Sultân. 14. Ahmed Refik. dua ve hayra tahsis etmiĢtir. Zaten oğlu IV. Çanakkale'deki kaleler de mescidi ile beraber o türbesine defn olı 120. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller. ibadet. E 2457. sh. c. kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiĢtir. nr. tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir. dıĢarıların K Refik. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlıĢlıklar yaptığı da olmuĢtur. Osmanlı Devleti'nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiĢtir. Bu sebebi. 1683 Ey] olabilir? M eumeı 1 'aıH Her musibeti bu bozgun felakel bazı taktik ve j Osmanlı Va k'arl Bu görüĢler1 1) Bu sefa Topuyla tüfeğlyl tünlüğü mevaı lerine Ģükretn ve Ramazan Ģımardıkları ve j ifade edilmiĢtir. Oğlu IV. sh. Mehmed 7 yaĢında PadiĢah olunca. Kadınlar WNLI 11651 tödü. mektepleri. IV. Bu da doğru mudur? Kısmen doğrudur. 107-123. V. Mehmed de. 2477. III. Mührün üzerinde "Mazhar-ı Lütf-i Samed Vâlide-i Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıĢtır. Aziller ve tayinler artık onun hatt-ı hümâyûnu ile yapılmaktadır. 120. c. IV. aynı yıl reĢîd ilan edilmiĢtir. Kara Mustafa PaĢa'nın bazı taktik ve Ģahsiyet kusurlarına yüklemek doğru değildir.zaman yardım ederdi. ' müĢlervej gazi ruhu 4) t sinde I seferde ı tam ria 5)1 iki ayı t edem Hanı'nın r etmesi bu 117 Naimâ. Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri baĢlamıĢ ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân. Mehmed'in de annesidir. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiĢ ve Yeni Cami'deki türbesine defn olunmuĢtur118. Ġbrahim'e câriye verilmiĢtir. j hemen belirtelir "bu mertebe ı tedbirimizle elde I hezimete maruz k 2) Maalf pılmıĢ ve henvj riayet ediln sini ısrarla| 3)1 acı meyv binince. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır? Her musibet bir cinayetin neticesidir ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. Saltanatı müddetince biriktirdiği servet ise. O halde bu bozgun felaketinin de bir sebebi vardır. Kendisi de bütün vaktini. Vâlide-i Muazzama unvanı ona aittir. I. C. Hayır eserleri arasında medreseleri. Uluçay. III. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 203 cidi ile beraber onun eseridir. 56-59. Zira 1656 yılında devleti Köprülü'lere devredinceye kadar.

Sultân I. . iĢ ciddiye binince. 3831. Burada Kara Mustafa PaĢa'nın fevkalade istikametli bir hayatı olduğunu hemen belirtelim. 124-149. Maalesef cezasını da ağır bir Ģekilde ödemiĢlerdir. Almanya. sh. 107-116. 322-334. Mehmed'i tahttan indirmesiyle PadiĢah olmuĢtur. Çünkü I. Osmanlı tarihçilerinin Emir Süleyman dediği Yıldırım'ın oğludur. II. 48-49. Sadrazam SiyavuĢ PaĢa katledildiği gibi. V. 116-117. 1687 yılında isyancıların IV. ġaban ve Ramazan ayına rastlayan mübarek günlerde. Uluçay. XX. Topuyla tüfeğiyle ve de ordunun diğer donanımı ile düĢman kuvvetlerine ezici bir üstünlüğü mevcuttur. c. Bunların baĢında iki ayı bulan muhasara sırasında askerin yorgun ve bitkin düĢmesi. II. SÜLEYMAN DEVRĠ 121. Viyana'ya gelinceye kadar elde ettikleri ganimetin ve servetin derdine düĢmüĢler ve asıl gazayı unutmuĢlardır. Bu görüĢlerini de esas alarak bir iki noktayı açıklamakta yarar vardır. c. Zira her musibet bir cinayetin neticesidir119. maddi sebepler de vardır. zorbacı baĢı Hacı Ali Yeniçeri Ağalığına. Silahdâr Tarihi. Allah"n bu nimetlerine Ģükretmesini bilmemiĢtir.. 3) Osmanlı ordusu ve özellikle de vasıfsız insanların yeniçeri ocağına alınıĢları. insanların mal ve ırzlarına göz dikmemek olan Osmanlı askerleri. askerin çokluğuna ve intizamına bakarak gurura kapılmıĢ ve hem Kırım Hanı Murad Giray ve hem de Erdel Kralı Mihal'in ikazlarına riayet edilmemiĢtir. 5) Elbette ki bütün bunların yanında. Süleyman derler. bu seferde geçtikleri yerlerde ciddi tahribatlar yapmıĢlar ve Ġslâm'ın bu ulvi düsturlarına tam riayet edememiĢlerdir. Ġbrahim'in Hasekisi Sâliha Dil-âĢûb Valide Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelen ikinci oğludur. nimetin Ģükrünü eda edecek yerde Ģımardıkları ve gayr-i meĢru fiilleri iĢledikleri bizzat Osmanlı tarihçileri tarafından açıkça ifade edilmiĢtir. Osmanlı tarihçileri II. Ancak asıl can damarını teĢkil eden asker grubu. sh. Silahdar'ın ifadesiyle. Hatta sefer sırasında askerin ve hem de Recep. sh. Askerin çokluğunun değil. Kadınlar Saltanatı. Hocaları Arabzâde Abdülvehhâb Efendi ve Celvetî ġeyhi Atpazarî Osman Fâzıl Efendi'den ciddi bir eğitim görmesine rağmen. yaĢadığı kafes hayatının etkisiyle. 239-242. IV.SULTÂN II. bir kısım devlet adamlarının görevden alınması bahanesiyle isyan halindeydiler. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Kasım 1687'den Mart 1688'e kadar 4 ay süren zorbaların isyan hareketleri neticesinde. Ġslâm'ın tesbit ettiği usuller çerçevesinde harp etmek. Ġçerde devletin yaya kuvvetleri olan yeniçeriler ve süvari kuvvetleri olan sipahiler. ¦¦•<. c. Süleyman ve Avrupalı tarihçiler ise. sh. Taht Uğrunda BaĢ Veren Sultânlar. Almanlar. ilk acı meyvesini Viyana bozgununda vermiĢtir. Venedik ve Ruslar dörtlü müttefikler halinde Osmanlı topraklarına saldırıyorlardı. Macaristan'da kan gövdeyi götürüyor ve General Caraffa eyâlet merkezi Eğri'yi 1687'nin son ayında teslim alıyordu. Tekeli Ahmed ve Deli Pîrî gibi bazı zorba baĢları da istedikleri makamlara tayin edildiler. Ġçerideki bu kargaĢayı fırsat bilen düĢman da dört cepheden Osmanlı Devleti'ne saldırıyordu. nr. Onlar Yanıkkale'nin fethedilerek Viyana'nın gelecek yıla bırakılmasını ısrarla tavsiye etmiĢlerdir. "bu mertebe ihsan olunan büyük nimetlerin kadrin bilmeyüp bu kuvvet-i kahireyi kendü hareket ve tedbirimizle elde ettiğimizi zannettik ve Allah'ın lütfü olduğunu unuttuk. harbin esasını teĢkil eden atların kısmen bakımsız kalmaları ve komutanların taktik hataları ve nihayet Kırım Hanı'nın neticenin bu kadar vahim olacağını hesap edemeyerek Mustafa PaĢa'ya ihanet etmesi bunlardan bazılarıdır. Çünkü askerin önemli bir kısmı.' deyiz. asıl sebebin manevi sebepler olduğu kanaatin118 TSA. Her sene bir sadrazam ve serdâr değiĢikliğine gidiyordu. Süleyman. neticesinde hilâf -ı me'mul olarak bu hezimete maruz kaldık". PadiĢahların Kadınları ve Kızları. sh. içte ve dıĢta buhranlı günler yaĢamaktaydı. Süleyman'ın Ģahsiyeti. Ġstanbul 1961. 204 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNME. 4) Daha önceki gazalarda en büyük vasıfları. III. ölürsem Ģehid kalırsam gazi ruhuna sahip olmanın önemi burada anlaĢılmaktadır. kurmay heyeti. Ahmed Refik. 2) Maalesef. Avusturya. Naimâ. 1) Bu sefere katılan Osmanlı ordusunun maddi hazırlığı son derece mükemmel idi. eski Osmanlı PadiĢahlarını andıran bir Ģahsiyeti yoktu. sh. Ancak biz. Süleyman. c. IV.Silahdâr Mehmed Efendi bu noktayı çok güzel özetlemiĢtir. PadiĢah olduğunda Osmanlı Devleti.

I. II. Zira Ģehzadeliğinde çocuk sahibi olmasına müsaade edilmemiĢ ve padiĢahlığında da çocuğu olmamıĢtır. Kantemir. sh. Mehmed RaĢid. 3. bütün bu sıkıntılar karĢısında. Ġstanbul 1282. yersiz bazı vergileri kaldırarak re'âyâyı memnun etmek oldu. IV. ömründe bir tek vakit namazını terk etmemiĢtir.Ġvaz Haseki. 441-459. sh. Süleyman'ın küçüğüdür. I. ısrarla saltanatta değiĢiklik istiyorlardı. Bu arada fitne ateĢi sönmüyordu. Eylül 1690'da Semendire'yi ve Kasım 1690'da ise Belgrad'ı geri aldı. Süleyman. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Kısım I. Avusturya cephesi kumandanı Yeğen Osman PaĢa ile sadrazam Ġsmail PaĢa arasındaki kavgalardan istifade eden Avusturya (Nemçe) kuvvetleri 1688 Eylül'ünde Belgrad'ı zapt ettiler. sh. XXI-SULTÂN II. Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl Mustafa PaĢa. Arkasından kendisi cepheye gitmek istediğinden. Mehmed Arif.Sülün Haseki. sh. Ġbrahim'in 3. II. Zevceleri Ģunlardır: 1. Ġstanbul 1928. serdâr Recep PaĢa'nın mağlubiyeti. Silahdar Tarihi. 391-433. Oğludur ve Hatice Mu'azzez Hasekiden 1643 yılında dünyaya gelmiĢ olup. Ancak Sofya'ya kadar gelen PadiĢah.^ bir hattatt terk eti tır121 122. Aynı yıl Venediklilerin güçlü kumandanı Morosini de.Behzâd Haseki. I Avusturya ( 1690'daM ni belirtti. Osmanlı Tarihi. 6. i II t dünyayaJ padiĢaiıS Ti laĢmakl beklemrtl Ģa'nın j Saadetü elden i ç-kas* I 119 Silahdar Fındıklı Mehmed Ağa. 1071-1075. 17. "Ġkinci Viyana Seferi Hakkında". ağalar iĢlere karıĢmamak Ģartıyla sadrazamlığa getirdi (Ekim 1689). Ahmed. orduda isyan belirtilerinin baĢlaması ve de NiĢ'in düĢmesi üzerine. Polonya (Lehistan) ve Rusya cephelerinde ise. Burada PadiĢah'ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti. aynı zamanda meĢhur bir hattat idi. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 205 im 1:542 i* mak oldu. Nisan 1690'da Kanije'nin düĢmesi haberi gelmesine rağmen. BtM yaptı Almanya s sadrazamın i ki. II. Tarih-i RaĢid. PadiĢah'ın hastalığından ve sadrazamın yaptıklarından rahatsız olan bazı çevreler. sh. ġer'-i Ģerife aykırı tek bir hali görülmemiĢ ve kimseye de kızmamıĢ-tır120. 4-SÜI8M Ģehzadem/n olmamıĢtır. Mora'yı Osmanlı kuvvetlerinin elinden alıyordu. Aslında gençliğinde iyi bir eğitim alan II. Avusturya'nın sulha yanaĢmaması ve diğer haçlı kuvvetlerinin de onlara destek çıkması üzerine PadiĢah sefere çıktı. I-VI.Zeyneb Haseki. D. UzunçarĢılı. Ahmed. sancağı alarak Avusturya cephesine koĢan Fâzıl Mustafa PaĢa. Ġstanbul'a geldiğinde PadiĢah bizzat karĢıladı ve sevincini belirtti. Ģahsiyeti.Hatice Haseki. Süleyman. nr. Yerine sadrazamın da tesiriyle küçük kardeĢi II. Ahmed getirildi. Köprülü'nün etkisiyle padiĢah olduğu ve Haziran 1691'de tahta oturduğu bilinmektedir. II. geri döndü. Süleyman.994-1016. . II. c. 100'ün üzerinde cami kiliseye çevrildi. Baden markisi Ludvvig'in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri Salankamen'de bir araya geldi. Çocukları yoktur. 89-94. II. Mehmed ve II. Müstakim bir padiĢah olan II. TOEM. BaĢ Kadın 2. ġeyhülislâm Debbağ-zâde Mehmed Efendi'nin tavsiyeleriyle Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa'yı. III. Almanya seferi için Sofya'ya u-laĢmak üzereydi. kara gün dostu Kırım Hanı Selim Giray'ın kahramanlıklarıyla zafer Osmanlı Devleti'nin elindeydi. 621 vd.Müslüman bir Ģehir olan Eğri'yi her Ģeyiyle Hıristiyan bir Ģehir haline getirdi ve yüzlerce cami harap edildi. 16. Sadrazam'ın ilk icraatı. c. c. Almanya seferine çıkmak üzere Edirne'ye gelen II. nr. Süleyman burada vefat etti. AHMED DEVRĠ 122. 5-ġeh-süvâr Haseki. 4. kendisi cephede iken Sultân'a etki edecek bütün ağaları devreden çıkarmak oldu. sh.

3.Hatice Sultân. en âlimi ve en kültürlüsü idi. Venedikliler de boĢ durmuyordu. 717-752. sayfada onun Ģahsiyeti anlatılmaktadır.Ancak bazı Osmanlı kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken baĢlamaya ikna etmeleri. Arapça ve Farsça'ya mükemmel denecek kadar vâkıftı. Ruslar tarafından iĢgal edildi. c. Edirne'deki Veliahd Dâiresinden Hünkâr Dâiresine gelerek tahta oturmuĢ ve kendisine bî'at etmeleri için devlet adamlarını çağırmıĢtır (ġubat 1695). IV. Çevresindekilerin ısrarıyla Ġstanbul'a dönüldü. 15. Lipve. E. c. nr. Köprülü-zâde'nin yerine vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali PaĢa sadrazam yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaĢlı vezirlerden Koca Halil PaĢa getirildi. 70047005. Mehmed'in Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan 1664 yılında dünyaya gelen oğludur. Nisan 1696 yılında II. 1 yıl sonra tekrar hücum etti ve Azak. Açık denizlere inmeyi hedef edinen Rus Çarı Büyük Petro.Âtika Sultân. sh. Öztuna. c. Maalesef Eylül 1697 yılında PadiĢahın baĢ komutan olduğu bir Osmanlı ordusu. Osmanlı kuvvetlerini epeyce 120 Silahdar Tarihi.Âsiye Sultân. Ancak II. Kara Mustafa PaĢa ile Viyana önünde genç bir subay olarak savaĢan bu komutanın komutasındaki Avusturya kuvvetleri. Özellikle 575. Mustafa'nın ilk icraatı Elmas Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa ve hocası eski ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'yi de ġeyhülislâmlığa getirmek oldu. Çocukları ise Ģunlardır: 1. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. anlaĢma sağlanamadı. XXII. hazır bir zaferi elden kaçırmıĢtı. 295-576. Sefer-i Hümâyuna çıktı ve OlaĢ Meydan Muharebesinde Avusturya Kralı Kral Elektör yenildi ve kaçtı. Azak önüne kadar geldi. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz? Sultân II. sh. Türkçe'yi iyi bilen Kont Marsigli'yi sulh için gönderdiler ise de. Osmanlı Tarihi. II. Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa PaĢa'nın serdar-ı ekrem olarak sefere çıkması. II. karĢısında Savoie prensi MareĢal Eugen vardı. Saadet Giray Han'ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği. Mustafa 2. sh. 4-ġehzâde Selim. Sultân II. II. Bu zaferin ardından II. Mustafa tekrar Edirne'ye döndü. Avusturya seferinde. Mustafa. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Macaristan'ın güneyinde yer alan Zenta'da Osmanlı ordusu ile karĢılaĢtı. 205-206. 494-531. 6-ġehzâde Sultân Ġbrahim Hân121. Devletler ve Hanedanlar. Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. 52 yaĢındaydı. Ahmed. II. Mustafa'nın katıldığı 3. Ancak düĢman durmuyordu. Osmanlı ordusunun kahramanca müdafaasına ve Çar Petro'yu geri çekilmeye mecbur bırakmalarına rağmen. sh. LügoĢ ve ġebeĢ Kaleleri feth olunarak TemeĢvar'a kadar gelindi (Aralık 1695).SULTÂN II. Seferde. Uluçay. 70-71. UzunçarĢılı. 1691'e kadar devam eden savaĢta Almanlar bazı yenilgilere maruz kalınca. kalyonlar kaptanı Mezomorta Hüseyin PaĢa eliyle tahta çıktığı ay aldı ve Sakız Adasından Venediklileri kovdu. Papalık ve Floransa'nın desteğiyle Girid'e kadar gelip Hanya'yı kuĢattılarsa da. III. 2.000'e yakın Ģehid vererek ve PadiĢah'ın canını da zor kurtararak mağlubiyet acısını tattı. hem Fâzıl Mustafa Pa-Ģa'nın Ģehid olmasını ve hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). Ahmed'in vefatının duyar duymaz. Tek bir kadın efendisi bilinmektedir ki. Ancak haçlı kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694'de Sakız Adasını teslim almaları Ġstanbul'u endiĢeye düĢürdü. Murad'dan sonra gelen Osmanlı PadiĢahları içinde en liyakatlisi. 206 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0S"MIW ümitlendirdi. Kantemir. RâbPa Haseki Sultândır ve Haseki Sultân diye anılmaktadır. Bizzat kendisinin yazdığı Kur'ân'ı ve hatıra defteri ile meĢhur olan II. tarihinde ilk defa. Kısım I. Bazı devlet erkânının karĢı çıkmasına rağmen Avusturya üzerine çıktığı 1. IV. Amcası II. MUSTAFA DEVRĠ 123. Bu sıkıntıya dayanamayan II. 5ġehzâde Abdullah. Bu iĢgal Ġstanbul'u hüzne gark etti. c. Mustafa. Ahmed. Devlet meseleleri ile diğer iki ağabeyinden daha ilgiliydi. sh. Hatta bu zaferin Ģımarıklığı . Sakız'ın geri alınıĢını göremeden Edirne'de ġubat 1695 yılında vefat etti. Belgrad'ı kuĢatan Alman kuvvetlerinin Cafer PaĢa tarafından periĢan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray'ın Erdel'e girmesi. Sakız Adasının geriye alınıĢını göremeden vefat eden amcasının intikamını. Valide Sultân'ın da devlet iĢlerine karıĢmayarak kendini hayır hizmetlerine vermesi onun için iyi bir imkândı.

II. önce vezirliğe ve sonra da sadrazamlığa getirildi. nr. Osmanlı Sadrazamı Amca-zâde Hüseyin PaĢa ve Reisül-Küttâb (DıĢiĢleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi'nin gayretleriyle. ĠĢte böyle bir havada. Ancak düĢman da kendinden emin değildi. Osmanlı Tarihi. c.i dizi reforma | tanzim olt görülmeye I önce i arası açı ve deı getirmesi w!»i nevi I Edirne'de! sebep 1. Belgrad'ın 65 km kuzeybatısında yer alan Karlofça'da.E. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Üç devletle 25 yıllık sulh andlaĢması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütâreke imzalanmıĢtı. Kamaniçe merkezli Podolya Eyâleti Lehlere ve 1700 yılında yapılan ilave Ġstanbul AndlaĢması ile de Azak Ruslara teslim ediliyordu. Edirne Vak'ası diye bilinen ayaklanmanın meydana gelmesine sebep oldu. UzunçarĢılı.121 Sllahdar Tarihi. Devletler ve Hanedanlar. ancak Macaristan tamamen Avusturya'ya. 26. Kantemir. I.1699). c. Ġran da dahil olmak üzere. Bunar Sava. Hanya'yı muhasara altına almalarına ve Bosna-Hersek cephesinde Osmanlı Devleti'ni rahatsız etmelerine rağmen. bir nevi Feyzullah-zâdeler Divanı haline geldi. Venedikliler. Devletin müesseseleri yeniden tanzim olunmaya baĢlandı. iç problemleri çözebilmek için bir dizi reforma giriĢti. siz diyecekti. Mora'yı kaybedecekleri korkusuyla Viyana'yı sulh için teĢvik ediyorlardı. Divan-ı Hümâyun. yakınlarını devlet idaresinde belli makamlara getirmesi ve bu noktadaki hırsı onu milletin gözünden düĢürdü. sh. Öztuna. Alım Fiilen s ġeyhü katlr sahibi o lamıĢtır. 753-781. Kısım I. 7004. Uluçay.1 Ġstanbul'da] ve Ağu: III. 691. AndlaĢma Avusturya. sh. II. Buna rağmen 15 yıldır devam eden felâket yılları da sona ermiĢti. Ruslar ise. Azak Kalesini almakla yetinmiyorlar ve açık denize inmek için daha da ileri gidiyorlardı. SavaĢ sıkıntılarından kurtulan Osmanlı idaresi. Avrupa'daki üstünlüğün Osmanlı Devleti'nden Avrupalı Devletlere geçtiğini ortaya koyan ve Osmanlı Devleti'nin gerileme devrini baĢlatan ilk andlaĢma imzalandı (Karlofça AndlaĢması. Devlet idaresinde ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin etkisi görülmeye baĢlandı. c. müstakim ve değerli bir insan olmasına rağmen. 207-208. Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaĢa son veriyordu.'! merkezli I de Azak I pa'dakl I n irken tamamlaı çekti. âlim. LehlS Azak Kalesini i ĠĢte böyle bir I (DıĢiĢleri Bakanı). Osmanlı PadiĢahı artık Avrupalı devlet baĢkanlarına sen değil. M da nıkâlıaUl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 207 ile aynı prens bir ay sonra Bosnasaray'a hücum etti ve burayı harabeye çevirdi. Onun tezkiyesiyle sulh andlaĢmasının murahhası Rami Efendi. PadiĢah'ın yarım asırdır Ġstanbul yerine Edirne'de oturması da merkezde bazı rahatsızlıklar meydana getiriyordu. sh. Bu iki temel sebep 1. III. Mora Venediklilere. D. Osmanlı ordusunun bu mağlubiyeti sebebiyle kan ağlıyordu. ancak muvaffak olamadı. azli için uğraĢtı. sh. 71-72. Fakat onun da Feyzullah Efendi ile arası açıldı. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmıĢ ve Avrupa'daki hâkimiyet tamamen kaybedilmiĢti. Ġstanbul'da kıyam eden . Ġslâm âlemi.01. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 576-804. Bunu Ġstanbul AndlaĢması tamamlamıĢtır. ile aynı prens bira Ġslâm âlemlfl biyle kan ağlı muhasara altına I etmelerine yorlardı. Feyzullah Efendi. 532-555. Lehistan bütün gayretiyle Kamaniçe'yi almak için uğraĢıyordı. c. sında yer alan i Devletlere ı andlaĢma nedlk ve I veriyordu. Yeni sınırlar kontrol altına alındı.

12-ġehzâde Hasan Hân. 4. Fiilen sefere çıkan son Osmanlı PadiĢahı oldu. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711'de harp baĢlamasına sebep oldu. mağlup olacağını anlayınca.Emetüllah Sultân. 71 Tebrlzl I 1727'deî kabul f Devleti'm 17231 maki durum j isyan har* deki . 6-ġehzâde Hüseyin. hadise uzt PadiĢah'ı ı di. Ģâir ve müziğe meyli bulunan kültürlü bir padiĢahtır. II. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaĢta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed PaĢa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. Osman'ın annesi. Bu arada Avrupa'da Ġsveç Kralı Carl'ın Deli Petro'ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması. aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? III. Çar. Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir havada.Safiyye Sultân. Feyzullah Efendi ve Hoca-zâde Mehmed Efendi gibi âlimlerden ders alarak yetiĢen II.Sâliha Sebkatî Valide Sultân. 9. yine de dünyada bir numaralı 208 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN güçlü devlet idi ve onu yine Müslüman bir devlet olan Timuroğullarının Hindistan'da devam ettirdikleri devlet takip ediyordu. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. 4Hümâ ġah Haseki. Ahmed. 7-ġehzâde Selim. 10. 5. Sonn Ali PaĢa'n«| ya'dan geril 5a nedlk ve ı dağh âsl!ertl ilan edilr Damad AH I sonra yanU savaĢa soı»J saltanat e Ġkindi NevĢehirli t vam eden ı 1730'dat Matbaan eğlencenin! ettiği Ġran'a ı ması. Mehmed'in 1674 yılında yine Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan dünyaya gelen ikinci oğludur. ĠKBALLERĠ: 7.AyĢe Sultân. Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd I. 13. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Ģair ve büyük bir Ġslâm âlimi idi. ġeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiĢt ir. 14. hal'ından 4 ay sonra kederinden vefat etti. 4-ġehzâde Mehmed. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ) 124. Mustafa ise. Ahmed dönemini ana hatlarıyla Ģöylece özetlemek mümkündür: Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında. 5-ġehzâde Süleyman. 11. 2-ġehzâde Sultân Osman III. Cariyelerden ve I. hattat. Ahmed. Osmanlı hareminde beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk sahibi olmadıkları cariyeler demek olan ikbal müessesesi.000'i buldular ve Ağustos 1703 tarihinde PadiĢah'ı tahttan indirdiler.Rukıyye Sultân122. 3. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanb. Ģahsiyeti. IV. Hal' edilmesinin baĢ sebeplerinden olan ġeyhülislâm Feyzullah Efendi ise.Âli-cenâb BaĢ Haseki. Ahmed'i tahta geçirdiler. 2-ġeh-süvâr Valide Sultân.Afîfe Haseki. XXIII. III. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. Aksi sesler duyulsa da kardeĢi III.200 kadar cebeci Edirne'ye gelinceye kadar 80. Ağabeyi kadar olmasa dahi. 8. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Mustafa. çok büyük hakaretlere maruz bırakıldıktan sonra kati olunmuĢ ve cesedi de Tunca Nehrine atılmıĢtır (Eylül 1703).Hafsa Sultân. 9.Zeyneb Sultân. Ağabeyi ile ahenk içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam ettirmiĢtir. 8-ġehzâde Ali. önce iç huzuru sağlamaya çalıĢmıĢ ve Edirne Vak'asmın failleri teker teker cezalandırılmıĢtır. Osmanlı Devleti.Hatice Haseki. 3-ġehzâde Murad. Sokullu veya Köprülü gibi dirayetli bir sadrazam arayıĢındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. 6. III. bütün bu menfiliklere rağmen.Hanife Hâtûn. Birinci Edirne Vak'ası'ından hemen sonra yani 1703'ün Ağustos ayında.Fatma ġahin Hâtûn. Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetle muhtemeldir. Çok sayıda sadrazam değiĢikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali PaĢa'da karar kıldı ve devlet iĢlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti. hattat. II. Mahmûd'un annesi. Haseki ve III.SULTÂN III. Hocaları Hafız Osman Efendi.

1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaĢa son verildi. asilerin PadiĢah'dan kellelerini istedikleri Damad Ġbrahim PaĢa ve yakınlarından olan bazı paĢalar idam edildiler. BaĢ Haseki. c.Emîne Musalli Kadın. 5"' |t 0' rıyetim küsur ji IslâmaĠ ] lanıujj bildij. savaĢı yeniden baĢlattı. 28-29. 1 Ekim 1730 günü. yeni bir savaĢ baĢlamadan bitti ve ġehid Ali PaĢa'nın 1713'de imzaladığı Edirne AndlaĢması ile Karlofça'da verilen yerler Rusya'dan geri alındı. Rusya'nın Ġran'a girmesi ve Osmanlı Devleti'nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmud'u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar. Kantemir. 23. Venedik ve Avusturya'dan da alınması gerekir Ģeklindeki düĢüncesi ve Venedik'in Karadağlı âsileri himaye etmesi. Köprülü-zâde Abdullah PaĢa'nın Tebriz'i fethetmesi ve Ġran'a ait beĢ eyâletin Osmanlı Devleti'ne ilhak edilmesi. kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peĢkeĢ çekmesi de ilave edilince. 555-595. sh. 783 vd. Damad Ġbrahim PaĢa'nın aleyhindeki bu rüzgar. UzunçarĢılı. c.Hanife Kadın. sh. Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca. Kısım. sh. II.Rukıyye Ġkinci Kadın. daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. tarihin en kötü isyanı olacak Ģekilde geniĢledi. 3. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Maalesef ihtiva ettiği bazı gayr-i meĢru sayfalar sebebiyle bu huzur devam edememiĢtir. D. PadiĢah ile sadrazamın Ġran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karĢılandı. 1723'de baĢlayan Ġran SavaĢları bu dönemin 1730'da tamamen sona ermesine sebep olmuĢtur. Ġstanbul 1962. 3-139.Zeyneb Kadın. Devletler ve Hanedanlar. II. c. 5-RâbPa ġermi Kadın. sh.f Kaini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 209 rak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. III. ZEVCELERĠ: (III.. E. 4. 1-421. II. sh. Avusturya'nın da Venedik'i desteklemesi üzerine.. Ahmed'in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13'ü ve bazılarına göre de 18'i bulmuĢtur. Her çeĢit kültür faaliyetlerinin arttığı. 9210 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . RâĢld Tarihi. c. 3362. hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca. Öztuna.122 Silahdâr. 7. nr. c. Ġkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718'de sadrazamlığa getirilen NevĢehirli Damad Ġbrahim PaĢa'nın sadrazamlığı ile baĢlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz. Bu hadise üzerine muhalifleri. 211-215. Nusretnâme. 1-46. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil'in baĢını çektiği bu isyan hareketi. 315 vd. c. Temmuz 1711).Emîne MihriĢah Ġkinci Kadın. IV. Ancak ġi'î olan Nâdir Hân'ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti'nden geri alması. Baltacı Mehmed PaĢa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve PadiĢah'ı etkilemeye baĢladılar. UzunçarĢılı. 10. Kısım I. Az da olsa Ġslama aykırı olan fiiller. I. Uluçay. Mustafa'nın annesi. 2. III. IV. Osmanlı Tarihi. Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik. 8. Sadrazam Silâhdâr Ali PaĢa'nın. Ahmed. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. c. bir huzur dönemini daha sona erdiriyordu. Yağmalar. (SadeleĢtiren: Ġsmet Parmaksızoğlu). 7 sene sürecek olan Ġran SavaĢlarını baĢlattı. Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe baĢladığı ve harpten ziyade sulh. Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düĢünce. 20. Karlofça'da verilenler Rusya'dan alındığı gibi. 73-79. Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır. KADIN EFENDĠLERĠ: 1Emetüllah BaĢ Kadın. 338. sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem. maalesef Damad Ali PaĢa'nın Ģehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716).Hatice Ġkinci Kadın. sh. Ahmed'i o gece biraderi II. 9988. Ekim 1727'de yapılan Hemedân AndlaĢması ile Sünnî olan EĢref ġah Üveysî tarafından kabul edildi. 6. ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaĢadı ve 62 yaĢında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti. âsiler bununla da yetinmeyip PadiĢah'ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III. Kısım I. Osmanlı Tarihi. II. III. aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik'e harp ilan edilmesine sebep oldu.). D. Artık yeni bir dönem baĢlıyordu ve III. Ahmed'in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu. I. Biz.

22-Abdülhamid I.Zeyneb Sultân. sh. sh. 9.. 125. IV.?^ cede bu fırsatı ti hinde kampanyıl gönderdiğini deww BĠLĠNMEYEN OSMANLI 211 . 20-ġehzâde Sultân Nu'man Hân. III. 2-ġehzâde Abdülmelik. soi 2) Baltacı Metim hülislâm PaĢmakçı leyman Ağa. açlık ve düzensizlik sebebiyle Petro'nun savaĢ meydanına gelmeyerek uzaktan idare ettiği ordusu mağlubiyetle karĢı karĢıya gelmiĢtir. Biz sadece bilinen ve meĢhur olanlarını zikrettik.Meylî Kadın. sh. 14-Sâliha Sultân. 140-420. c. Ahmed devrine 4 cilt ayırdığı meĢhur tarihidir. 4-ġehzâde Mehmed Hân. Küçük Çelebi-zâde Ġsmail Âsim Efendi. RâĢid Zeyli. 1-ġehzâde Mehmed. 11. 12-ġehzâde Bâyezid Hân. Öztuna. Baltacı'nın Ġsveç| Rus Çarını diri diıjjj lar sebebiyle s tek kabahatin j için bir sebep bul karısı Katerina'mn «l| Osmanlı komuta h ması için Vezir-i A'a çiler de. 10. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Katerina ile gayr-i meĢru bir iliĢkide bulunduğu veya en azından Rus Çarı ve hanımının bu savaĢın yapıldığı mekâna geldikleri yazılı değildir.Nijad Kadın. Ġsveç Kralı'nın ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı 123 Silahdâr. 13. c. Sevmedikleri hakkında dili uzun olan ve yeterli tahsili olması hasebiyle konuĢmasını da iyi beceren Mehmed PaĢa. 5-ġehzâde Süleyman Hân. 216-227. 12. sert t hindeki faaliyet ve p sözünde durmaması #| lan. 1706 yılında azl olunmuĢtur..Nazîfe Kadın. Ġmrahor'luğa getirilen Mehmed PaĢa. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. defa sadrazamlığa getirilmiĢtir.Emetüllah Sultân. PadiĢahıngı iltifat ve ikramlaril nâ-meĢkûrota.Ümmü Gülsüm Kadın. Uluçay. Ruslar.AyĢe Sultân (Küçük). 23-ġehzâde Seyfeddin. IV. 2-454. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zafe-ri'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir. Baltacı'nın m ve Osman Efendi'iltlj PadiĢat. sh. 2-395.Fatma Sultân. VI. Çar. I yeniden han geldiğini do. 15. müĢavirlerinin s. c. 19. 11. Osmanlı PadiĢahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50'yi bulmaktadır. Ahmed. 7-ġehzâde Selim. 6-ġehzâde Mustafa III.Ümmü Gülsüm Sultân.AyĢe Sultân. 13. 17. sh. Ġstanbul 1287. 2-390. Bilindiği gibi 1710 yılında Ruslara karĢı ilan edilen harpte. "Rikâb-ı h_-m rından. 15. 25. Prut Zaferine imza basan komutan sıfatıyla. 24. Bu olayın aslı nedir? Prut zaferini en ince ayrıntılarıyla anlatan tarih kaynakları elimizdedir ve bunların en ayrıntılı olanı da RâĢid'in sadece III. dilinin cezasını çekerek. 3-ġehzâde Murad. kendisini tezkiye eden Kalyakoz Ahmed PaĢa'nın aleyhine çalıĢmıĢ ve ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi'nin tavsiyesi ile 1704 yılında 1.Nazife Sultân. Rus ordusunun komutanı ġermetivef'di ve Deli Petro ile hanımı asla harp meydanına gelmemiĢti. c.Hatice Sultân. 1710 Eylül'ünde tekrar sadrazamlık makamına gelen Baltacı.). Kantemir. II. sh. 8-ġehzâde Ali. kanaatlerini dinlerr cazip Ģartlarla sulh t yola çıktı (Prut Hu Burada bilin 1) Ġsveç Kraıı ġjj reddetmesini ve I masını müd rudur. UzunçarĢılı. c. 18 -Hâtem Hâtûn. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. 849 vd..Esma Sultân. 2-450.. III. Kısım I. 26. k iddiaların fe Ģu cümlelerle ¦. musikiye meyli ve sesinin güzelliği sebebiyle Pâkçe Müezzin lakabı ile anılmıĢtır. gizli anlaĢ da aleyhte I sında ikame'3) Dikkat a Osmanlı kaynaU lunmadığı gibi. Kısım I. Bu kaynakların hiç birinde. sh. 79-95.t/" Netice ola*. Tarih.Zübeyde Sultân.Fatma Hümâġah Kadın. Devletler ve Hanedanlar. RâĢid Tarihi. fazla becerikli bir k umandan olmamasına rağmen.Hürrem Kadın. VI. ÇOCUKLARI: (III. c.Âtike Sultân. Osmanlı Tarihi. 21-ġehzâde Ġbrahim. Olayın aslı Ģudur: Çorum'un Osmancık Kasabasından olan Mehmed PaĢa. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. mağlup olacağını anlayınca. II. II. c. 18. 10. 17-AyĢe Hanım. ĠKBALLERĠ: 16-ġâyeste Sultân. c. Ahmed'in padiĢah olmasıyla 1. V. sh. 45-209. henüz Ġstanbul'a gelmeden itibar kazanmaya baĢlamıĢtır. c. 16. 14.¦ nin doğru <¦ aleyhtarları.Emine Sultân123. Nusretnâme.BĠLĠNMEYEN OSMANL1 Gülsen Kadın.

Rus Çarı tarafından gönderilen paralar sebebiyle sulh yolunu tercih ettiğini ısrarla PadiĢah'a anlatmak oldu. Bazı çağdaĢ tarihçiler de. Rus Çarı'nın karısı Katerina'nın sulh andlaĢması uğruna bütün kıymetli mücevherlerini Osmanlı komuta heyetine gönderdiğini ve ġermetivef vasıtasıyla sulhu sağlaması için Vezir-i A'zama mektup ilettiğini ifade etmektedir. Çinlilerden ziyade Uygur Türklerinin payı olduğu. Baltacı'nın aleyhindeki faaliyet ve planlarına hız verdiler.kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. Aleyhinde kampanya baĢlatanlar ve bazı Batılı tarihçiler. PaĢa. ĠĢte bu noktada Hammer. Baltacı'nın sulh teklifini reddetmesini ve Rusların sıkıĢtığı böyle bir dönemde kolay Ģartlarla andlaĢma yapılmamasını müdafaa ediyorlardı. henüz Ġstanbul'a gelmeden Rus Çarı'nın sözünde durmamasını da bahane ederek. RâĢid meseleyi Ģu cümlelerle özetlemektedir: "Rikâb-ı hümâyûn tarafında olanlar dahi sadrazam hakkında gizlice nice kale gelmez nesneler yazdıklarından. tek kabahatin gece ile gelen altın arabaları olduğunu. 3) Dikkat edilirse. müĢavirlerinin sözleriyle hareket etmesi. Veziriazam meydana gelen büyük hizmetleri mukabelesinde çeĢitli iltifat ve ikramlar beklerken. sonradan sözlerinde durmamakla bu görüĢü teyid etmiĢlerdir. Edirne'de vezir-i azamın kapıkulu maaĢlarını vermeye baĢlaması üzerine yeniden harekete geçtiler. PadiĢahın hakem kabul ettiği ġeyhülislâm da aleyhte beyan verince Baltacı Mehmed PaĢa azledilerek (Kasım 1711) Midilli Adasında ikamete memur edildi. Gutenberg hareketli harfleri de icad eden birisi değildir.'. Baltacı'nın asla rüĢvet almadığını. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum. Gutenberg. Bunların görüĢü haklıdır ve Baltacı'nın acele ettiği de doğrudur. sert hareketlerinden ve patavatsız sözlerinden dolayı. Taraftarları da. bunun da Darüssa'ade Ağası 212 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMP1. biraz ayrıntılı da olsa inceleme zarureti bulunmaktadır. Yüzyılda . 2) Baltacı Mehmed PaĢa'nın zaten aleyhinde olan ve PadiĢahın çok sevdiği ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi. PadiĢahın gadabını tahrik ettiler. her Ģeyi ben bilirim havasına girmesi ve neticede bu fırsatı kaçırması. Ancak hiç bir tarihçi ve hatta Rus Vekâyi'nâmeleri bile. Zira baskı sanatı 8. böylesine bir zafere imza atan Sadrazamın bu ithamlarla azledilmesinin doğru olmayacağını ifade ederek. matbaayı 1455 yılında icad etmemiĢtir. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. Katerina'nın harp meydanına geldiğini yazmamıĢtır ve bu sadece kuru bir iftiradan ibarettir124. Baltacı'nın Katerina ile çadırda beraber olduğuna dair. Zira bunu 14. meseleyi. hemen aleyhte bir plan hazırladılar. Baltacı'nın Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı'nın sözlerine önem vermediğini. ile yakınlarının ithamları olduğunu açıkça belirtmiĢlerdir. Temmuz 1711). yaptığı hataları affettirmek için Kapıkulu ile gizli anlaĢmalar içinde olduğunu arz ettiler. Netice olarak. ilk etapta gelen ithamları reddetti. Yüzyılda ilk kullanan Uygurlar ve Koreliler olmuĢtur. belki müĢavirlerinden Ömer Efendi ve Osman Efendi'nin bu hediyeleri kabul ettiğini kaydetmektedirler. tarihçiler tarafından eksiklik olarak kabul edilmektedir. olmayan hıyanet suçlamasıyla karĢı karĢıya kalmıĢ ve kıskançların hileleri ile nâ-meĢkûr olmuĢtur". Burada bilinmesi gereken gerçekler Ģunlardır: 1) Ġsveç Kralı XII. 126. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Ġsveç Kralı ile Kırım Hanı'nı dinlememesi. Edirne'de ulufe vermesinin ne manaya geldiğini dostlarına sorması icab ettiğini. artık ilim alemi tarafından kabul edilmektedir. Ruslar. ġöyle ki: 1) Önemle ifade edelim ki. Katerina'nın mücevher ve mektup gönderdiğini de kabul etmektedirler. vermiĢ olsaydı Rus Çarını diri diri yakalama fırsatı elde edildiğini. Blok baskının Avrupa'ya taĢınmasında. Bu sefer PadiĢah'a. Cari ve Kırım Hanı Devlet Giray. Damad Ali PaĢa ve Darüssa'ade Ağası Süleyman Ağa. Ġlk planları. Bu manada baskı Avrupa'ya 14. PadiĢah da. Ancak Baltacı aleyhtarları. kaynaklarda Çar ve hanımının asla harp yerine gelmediğini ve bu tür iddiaların tamamen yalan olduğunu ifade eden beyanlar yer almaktadır. Osmanlı tarihçileri. muteber Osmanlı kaynaklarında ve hatta çağdaĢ tarihçilerin eserlerinde en küçük bir bilgi bulunmadığı gibi. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir? Bu konu her zaman dillere dolandığından ve maalesef hep aleyhte kullanıldığından dolayı. yoksa Çarı yakalamamak için bir sebep bulunmadığını ilave ettiler. Yüzyılda Çin'de ve bazı araĢtırmacılara göre özellikle Uygur Türklerinde ortaya çıkmıĢtır.

000 hattatın bulunduğunu söylemektedir ki. Bu sebeplerin bir kısmını biraz sonra zikr edeceğiz. ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 213 susların özellikle belirtilmesinde yarar vardır. IV. Bâyezid zamanında 19. Tarih. VIII. Yüzyılda gelebilmiĢtir. sh. Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilmektedir. "II. dinî taassuba bağlamak doğru değildir. 3) Müslümanların ve de resmen devletin bu teknolojiye sıcak bakmamasının sebepleri ise.gelebilmiĢtir. "Baltacı Mehmed PaĢa". sh. Murad. Hatta II. Yavuz Selim zamanında 33 kitap basılmıĢtır. belki resmî matbaanın kuruluĢunun tarihi 1727'dir. Mustafa Nur! PaĢa. Kısım 2. II. Ancak Yahudiler 1488 yılından itibaren. sh. III. nr. Osmanlı Devleti'ndeki matbaanın değil. kendi kitaplarını bastırmazlar. matbaanın onlar için yasak bir iĢ olduğundan ileri geldiği kesinlikle doğru değildir". daha erken tarihlerde gelmiĢtir. O halde. Ġslâmiyet. Hatta ı ayıramayan bini da yaĢanmıĢtır. sh. sh. Osmanlı Devleti'nin Kanuni'den sonra. 238-256. Murad zamanında Ġstanbul'da bir matbaa kurulması için izin istendiğini ve bu iznin verildiğini Mustafa Nuri PaĢa kaydederken. Enderun Tarihçisi Atâ da. Arap harfleriyle basılan Geometriye dair Usul'ül-Oklidis kitabının serbestçe satılması için 996/1588 tarihli fermanla izin ve müsaade vermiĢtir. Bunları özetlerken Ģu hu124 RâĢid. c. Maa1""" loncaların ve Marsigli. Yoksa matbaa Avrupa'da Gutenberg tarafından kurulan müesseseden 33 yıl sonra Osmanlı ülkesine girmiĢ ve çok sayıda kitap da basılmıĢtır. UzunçarĢılı. yine de büyük bir rakamdır. Halep'te ve 1514'den itibaren de bazı Avrupa Ģehirlerinde kitaplar basılmıĢtır. TOEM. herhangi bir bilimsel yeniliğe karĢı çıkması mümkün değildir.45 (1333). 20-22. M kimselerin tasKĠ Buf kurulan ı Ģimdilik tefe I fetvaya kar hizmetler. susların özellikle I mürĢidi olması ha Osmanlı Devleti. Bu dahi zannedildiği gibi. Bu kitapların üzerinde. III. kalemciler. IV. c. Kısaca Arap harfleriyle olmak üzere XV. mücellitler. 268-275. Nusretnâme. Münir. matbaadan da yeterince yararlanamamıĢtır. 14. divitçiler ve benzeri esnafın baskısı da. Bâyezid'in himayelerinde basılmıĢtır" ibaresi yer almaktadır.! yayınlanan I kitap basanları lı 5) Bütün Ihı i yani Müteferrika'» basılmıĢtır. 280-285. yasak bir iĢ ( masının geclkı 4) Üzülerek! sâdî ve ilmî g hakikattir. Bunlara bağlı olarak sahaflar. Bu bilgiler. Mehmed zamanında baĢladığını ve ancak neticeye 1727 yılında ulaĢıldığını anlatmaktadır. matbaadan ı mektedir. O halde. mü'cı sinde önemli ı tedir: "Ger. gerileme ve duraklama devrine girince. V. 160-185. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti. a 6) Düzenli (i netice vermedf (¦ 1 muĢtur. 4) Üzülerek ifade edelim ki. Gutenberg'in gayretleriyle Ġncil'in de basılabileceği bir matbaa haline ancak 1455 yılında yani 15. gtfsrtğ gibi. 35-36. nr. 2) Osmanlı Devleti'ne matbaa 1727 yılında değil. 1720 yıtöjj görevlendirilen \ babasıyla berata celeme in kurma gayrdı rek Müslüman t samimi bir (i rek Sald I aldıkları ı takdim t açıklanan I YeniĢehirli f "Basma a la rak basması. Maalesef. KıĢımı II. Ancak bu sebepler ne olursa olsun. TDVĠA. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye ve yeni fenlere uzak kalması mazur gösterilemez. Asırdan itibaren Ġstanbul'da. Kısım I. Osmanlı padiĢahlarının matbaa aleyhinde oldukları görüĢünü reddetmektedir. Ahmed Muhtar. c. 1727 > bile doğru kabul( lemciler. "Rus Menâbiine Göre Baltacı Mehmed PaĢa'nın Prut Seferi". matbaanın resmen kurulmasının gecikmesini. dünyadaki her yeni güzellik gibi. Kont Marsigli. bütün ilimlerin efendisi ve mürĢidi olması hasebiyle. Aktepe. sh. Kont Marsigli'nin Ģu cümleleri dediklerimizi teyit etmektedir: "Gerçekten Türkler. c. sh. Netâic'ül-Vukû'ât. resmî matbaanın gecikmesinde önemli rol oynamıĢtır. sh. yarısı bile doğru kabul edilse. c. Müslümanların eserlerini bastıkları ilk resmî matbaanın tarihi 1727'dir. Maalesef bu konuda Osmanlı Devleti'ndeki esnaf teĢkilâtları demek olan loncaların ve bu loncalara bağlı hattatların menfi anlamda rolleri olmuĢtur. Ermeniler 1567 yılından itibaren ve Rumlar da 1627 yılından itibaren matbaalarını kurmuĢlardır. 366-372 (Konu bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır). IV. Bu hali Ġslâmiyet de tasvip etmemektedir. dünyadaki iktisadî ve ilmî geliĢmelere lakayt kaldığı ve bunun cezasını da daha sonraları gördüğü bir hakikattir. yüzyılda gelen baskı teknikleri. III. C. Silahdâr. 1727 yılında Ġstanbul'da 90. ilk resmî matbaa teĢebbüslerinin IV. 83-95. Hatta matbaanın caiz olmadığını iddia eden ve maalesef sağını solundan ayıramayan bazı âlimlerin . 46.

Ġkisi birlikte. Bu yaratılıĢları gereği olarak. Matbaanın kurulması için dinen ve aklen hiç bir engelin bulunmadığı açıklanan Layiha üzerine. fıkıh ve kelâm kitaplarının basılmaması açıkça belirtilmiĢtir. kısa zamanda ve zahmetsiz o-larak basması. sakin ve eğlenceli hayatı seven. Burada önemle vurgulanması gereken Ģudur: PadiĢah ve sadrazamının meĢru dairede neĢeli ve eğlenceli hayat yaĢaması ayrı Ģeydir. 1718-1730 tarihleri arasında. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢına kadar. Papa Alexandre VI. IV. 1720 yılında Sadrazam Ġbrahim PaĢa tarafından Paris'e Osmanlı sefiri olarak görevlendirilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin oğlu Said Mehmed Çelebi. Bu bakıĢ açısından Lale Devri değerlendirildiğinde Ģu manzara ortaya çıkmaktadır: A) Lale Devri denilen bu devrede. Ancak aynı hadise. Fermanda Ģimdilik tefsir. elimizdeki tarih kitaplarının da ortaya koyduğu gibi. babasıyla beraber Paris'e gitmiĢ ve orada bulundukları yıllarda matbaayı yakından inceleme imkânı bulmuĢtur. 272 sene değil 33 sene sonra Osmanlı Devleti'ne girmiĢtir. elbette ki insanların da gayr-i meĢru iĢlere girmesine zımnî bir sebep olarak algılanabilir. hemen kurma gayretleri baĢlamıĢtır. Üsküdar'daki ġeref-âbâd'da. hadis. bu hizmetler. Bu fetvadan sonra Zilka'de 1139/Temmuz 1727 tarihli PadiĢah Fermanı çıkmıĢ ve kurulan matbaada ilk olarak 1729 tarihinde Vankulu Lügati basılmıĢtır. belli sebeplerle nasıl açıklanıyorsa. Yüzyılda elli sene geciktiği ve Intemet'in ancak 5-10 yıl gecikmeyle ülkemize girdiği. Fransız Kralı II. gayr-i meĢru eğlencelere dalacak kadar aĢırıya gitmiĢ olmaları tamamen ayrı Ģeydir. 6) Düzenli çalıĢır halde ilk resmî matbaa ise. Netice olarak. 214 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN ¦ 7) Önemle ifade edelim ki. sevimli ve mülayim insanlar idiler. zikredilen sebeplerle maalesef 200 yıl veya düzenli matbaa hesaba katılırsa 272 yıl gecikmiĢtir. yazdığı Risâle-i Ġslâmiye adlı eseriyle samimi bir Müslüman olduğunu ispatlamıĢ ve Damad Ġbrahim PaĢa'nın dikkatini çekerek Said Mehmed Çelebi'ye yardım etmesi karar altına alınmıĢtır. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır? Hem III. matbaa. III. kaleme aldıkları matbaa ile ilgili Vesîlet'Ut-Tıbâ'a adlı layihalarını sadrazama 1726 yılında takdim etmiĢlerdir. ancak harfleri hakkıyla tanzim edilemediğinden devam ettirilememiĢtir. 1501 yılında yayınladığı emirname ile ruhsatsız yayınlanan kitapların yakılmasını emr ettiği gibi. Avrupa'da da yaĢanmıĢtır. tashihli ve hatasız olarak. Bu fetvaya karĢı çıkanlar elbette ki olmuĢtur. ucuz fiyatlarla yayılmasına sebep olur. ruhsatsız kitap basanları idamla tehdit etmiĢtir. büyük masraflarla inĢa edilen Kağıthane'deki Sa'dâbâd KöĢkünde. Avrupa'da Kur'ân ve diğer dinî eserler 1514 yılında Ġ-talya'da basılmaya baĢlanmıĢ ve III. Beylerbeyindeki Bağ-ı Ferah Bahçesinde. Ancak âlim kimselerin tashih etmesi gerekir". mesele ġeyhülislâmlık makamına sorulmuĢ ve ġeyhülislâm YeniĢehirli Abdullah Efendi de Ģu tarihî cevabı vermiĢtir: "Basma san'atında mahareti olan kimesnenin. Yoksa Ġslâmiyetin ilme ve teknolojiye karĢı çıkma iddialarıyla bunun ilgisi yoktur125. matbaanın gecikmesi de öylece açıklanabilir. Çırağan Bahçesinde. Henry de. Bu ikisini birbirine karıĢtırmak tarihe iftira olur. 5) Bütün bu geliĢmelerden sonra ilk matbaa IV. Mehmed (1648-1687) devrinde yani Müteferrika'nm matbaasından yaklaĢık bir asır evvel kurulmuĢ ve bazı kitaplar da basılmıĢtır. ziyafetten ziyafete koĢturdukları ve meĢru dairede eğlenceli bir hayat yaĢadıkları görülmektedir. Ahmed devrinde Damad Ġbrahim PaĢa'nın teĢvikleriyle kurulmuĢtur. Murad dıĢarıda basılan bu Kur'ân ve diğer dinî eserlerin devlet sınırları içerisinde serbestçe yayılmasına izin vermiĢtir. Geri döndüğünde meseleyi devlet yetkililerine açınca. 127. Ġbrahim PaĢa'nın BeĢiktaĢ Mevlevihanesine bitiĢik özel Yalısında ve benzeri çok sayıda saray ve bahçelerde. Ancak PadiĢah ve Sadrazamın meĢru dairede de olsa eğlence ve ziyafetlerde fazla vakit geçirmeleri. Ancak resmî matbaanın kurulması ve kitap basılması. PadiĢah'ın da ara sıra katıldığı helva sohbetleri ve Lâle eğlencelerinin . Ġstanbul'da bu dönemde insanların barıĢ ve huzurun kıymetini bilmeyerek. daha da modern Ģekillere girerek devam etmiĢtir. kitapların nüshalarının çoğalmasına. Mehmed devrindeki teĢebbüs tam netice vermediği için.çıkmıĢ olması da mümkündür. Televizyonun Türkiye'de ve hem de 20. Bu arada Macaristan'da doğan ve 1693 yılında esir edilerek Müslüman olan Ġbrahim Müteferrika. sulha meyilli. Ahmed ve hem de damadı ve sadrazamı olan Ġbrahim PaĢa.

125 BA. XII. 134. i: eğlen rin meĢru t de Ġstan! maz. Kısım I. o devrin ilim. Bu ayrıntıların içinde haram olan bir Ģey göze çarpmamaktadır. Berkes. Marsigli. lan ge-aya koydu-ıtyaĢadık-t sadraza-bu ieğlencelere ¦e karıĢtır-peğlence ve regirmesi-P#ildiğinjjlıane'deki |ı Ferah s bitiĢik »çelerin Ġ! eğlenilir. Osmanlı Tarihi. 135. Acaroğlu. Belleten c. sh. "Ġlk Türk Matbaası Kurucusunun Dinî ve Fikrî Kimliği". helva sohbetleri.ı get< tanbul'dali zulduğu« meĢine manasa Tarihi (?«<> 259» (Sa'd» 162-Î71 N OSMANLI §314 yılında Ġ-p»t diğer dinî niĢtir. Necatioğlu. ġeyhülislâmın da içinde yer aldığı ziyafet ve eğlencelerin. c. 158-162. 49. c. "arsigli. Belleten. Thomas Francis. I. Lale eğlenceleri sebebiyle laleye düĢkünlük artmıĢ ve hatta lalenin 234 çeĢidi yetiĢtirilmiĢtir. |724-736. Vakıflar Dergisi. sh. UzunçarĢılı. Tarih-i Atâ'da belirtilen hususa daha önceki araĢtırmacılar dikkat çekmemiĢlerdir. Rumeli ve Anadolu Kazaskerlerinin ve Ġstanbul . Ġstanbul 1293. M. I esrar K ġe vâda. I fet me birer t Tebriz* âlimdir. New York 1955. lale eğlenceleri ve diğer tertip edilen ziyafetlere. I konuda a daha BĠLĠNMEYEN OSMANLI 215 Ancak bu ziyafetleri anlatan tarih kitapları tetkik edilirse. The Invention of Printing in China and ıts Spread Westward. 470-473. sh. Halil. Niyazi. Nazmi). 335-350. sayı 197(1986). Ġstanbul 1198. Mahmûd. "Matbaanın Tarihçesi ve Ġlk Kur'ân-ı Kerim Basmaları". 724-736. 507-530. ötıkları |lew York ti Berkes.Nazmi). sh. PadiĢah huzurunda da. XXVI. PadiIt-iRâĢid). ġuna da dikkat çekelim ki. IV. Buğra.de nyla buıceler a meyilli. 303. Tarih (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). Bu konuda kaynak fazladır. sayı 104 (1962). c. Gündüz. sazendeler de davet edilmiĢtir. jĢ. Ankara 1934. Müteferrlka'dan Birinci MeĢrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar. 'edAtâ. nr. sh. Jsi. ancak biz bu kadarla iktifa ediyoruz. c. Subhi Tarihi. XII. Ġstanbul 1968. Tarih-i Atâ I-V. ^'esef Türki-ecik. sh. Ancak bu l lenceleri ve ( ilim. gayr -i meĢru olduğu düĢünülemez ve zaten tarih kitapları bu eğlence ve ziyafetlerde neler yapıldığını bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar. Osmanlı Ġmparatorluğunun Zuhur ve Terakkisinden Ġnhitatı Zamanına Kadar Askerî Vaziyeti (Çev. baĢta ġeyhülislâm olmak üzere. sh. Küçük Çelebi-zâde. Hatta bu eğlencelerin bazılarına meĢru dairede kalmak Ģartıyla. L. Baysal. Matbaacı Ġbrahim Müteferrika ve Risâle-i Ġslâmlyye (Tenkitli Metin). 157-158. Ankara 1978. ġeyhülislâmın. Mühimime Defteri. nr. Comte.Türker. fikir ve edebiyat adamları da mutlaka katılmıĢtır. VI. 156. fikir ve e ziyafet ve I eğlence v«| tıların i 1 zurundal nin ve 1 hem de! edenler. sh. Tayyâr-zâde Ahmed Atâ. sadrazam huzurunda da. c. Mukaddime'deki Matbaa ile alakalı Lâyiha. sh. PadiĢahın buna özel önem verip ferman yayınladığı da doğrudur.yapıldığı doğrudur. Ankara 1982. "Dünyada Basılan Ġlk Türkçe Kitap". Ayrıca yapılan eğlence ve sohbetler sadece bunlardan ibaret değildir.

. Merak edenler.. VI. 527-528. eğlenceli ve ziyafetli hayatlar. III. . Acaba bu devir sadece eğlencelerle mi geçmiĢtir? Bu sorunun cevabı verilmelidir.çevresinde meĢhur olan âlimlerin de huzurunda. diğer dönemlere oranla arttığı asla inkâr olunamaz. 190. Ancak bu ziyafet ve eğlenceler. fıkıh ve tarih dersleri yapılmıĢtır. Halep Kadılığına kadar yükselen bir âlimdir... tır. nr. Ġstanbul'da kadınların giyim ve kuĢamlarının gayr-i meĢru fiillere yol açacak Ģekilde bozulduğu ve bu yüzden Ġstanbul'da bazı gayr-i meĢru fiillerin meydana geldiği. Âsim Tarihi (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). 555.. B) PadiĢah ve sadrazamın meĢru dairede de olsa. Eğer Osmanlı vekâyi'nüvislerinin Ġbrahim PaĢa dönemini anlatan yüzlerce sayfalık tarih kitaplarını ve mesela Çelebi-zâde'nin RâĢid Tarihi Zeylini incelerseniz. III._¦ . UzunçarĢılı. . Bu arada bu ziyafet meclislerinin müdavimi olan Nedim ve Seyyid Vehbi gibi Ģairlerin... bu sebeple Ġslama aykırı giyimlerin yasaklanması ve bunun yol açtığı ahlaksızlıkların önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gereği hükme bağlanmıĢtır. halk arasında. 363-364. sh... 370.. Osmanlı Devleti'nin fikir ve kültür hayatına dair çok önemli katkılar bu devirde sağlanmıĢtır.. Lale Devrinde. 366.. Evvela. halk arasında bazı gençlerin afyon ve esrar kullanmasına yol açmıĢ ve meselenin çok ciddi bir noktaya ulaĢmasından dolayı... Âsim Tarihi'ne bakabilirler. c. kullananların ve satanların sürgün ve para cezası gibi çok Ģiddetli ta'zîr cezaları ile cezalandırılmalarını. RâĢid Tarihi. ġeyhülislâm da verdiği fetvada.. 29. maalesef ahlaksızlığın yayılmasına ve eğlencelerin meĢru daireden gayr-i meĢru daireye kaymasına yol açmıĢtır. Bu dönem sadece eğlence ile geçmemiĢtir.. Tarihçi RâĢid de.. Ahmed'in kızı Fatma Sultân ile de evlenince iyice PadiĢah'm gözüne girmeye baĢlamıĢtır. Bu olaylar. Zira Matbaanın açılması baĢta olmak ü-zere. Bunların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz. Ahmed'in de Ģahsiyeti buna uyum sağlayınca... Mayıs 1718 tarihinde sadrazamlığa getirilmiĢtir.. 126 BA. Tarih-i Subhî. Küçük Çelebizâde. ilim ve san'at adamlarını sonuna kadar desteklemiĢtir. 34/a-b.. 42-43.. Ancak bu gayr-i meĢru iĢlerin.. 453. Patrona Halil ri ile ilgisi var S I ' III... . vrk. O halde. sh. Ahmed'in 1718-1730 tarihleri arasında ve NevĢehirli Ġbrahim PaĢa'nın sadâreti ile geçen devresine Lale Devri dendiğini daha evvel ifade etmiĢtik.. Mühimme Defteri. Lale Devrinde Ġstanbul'da gayr-i meĢru hayatın. 177. 265. Saraya girdiği manası asla çıkarılamaz126. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi.. 233-234.... ġeyhülislâmdan bu konuda fetva talebinde bulunulmuĢtur. hadis. aynı zamanda birer Ġslâm âlimi olduklarını da eklememiz gerekmektedir..... 19. 444 (Sa'dâbâd). c. Ġstanbul 1198. 384. 134-135. bu konuyu ayrıntıları ile veren. Eski adı MuĢkara olan ve Ġbrahim PaĢa'nın gayretiyle köyden Ģehire dönüĢen NevĢehir'de doğan Ġbrahim PaĢa. . 88. hem Saray'larda ve hem de Sadrazam KöĢklerinde. 1689 yılında Saray'a intisap etmiĢ ve 1717 yılında III. sh.. 216 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ 128. Kendisi tamamen sulh taraftarı ve sakin yaĢamayı seven bir insandır.. hem PadiĢah'm ve hem de Ġbrahim PaĢa'nın dinî ilimler ve diğer ilimlerde uzman olan âlimlerle hususi dersler .. 45. IV. 377. V. tefsir. 134. Mesela Seyyid Vehbi. kendisi de tahsilli olan Ġbrahim PaĢa.. 7737. bir ara Tebriz Kadılığına tayin edilmiĢtir.. Buna Ģunu da ilave etmek gerekmektedir: 1144/1731 tarihli bir fermana göre. vaktinin çoğunu ziyafetler ve eğlencelerde geçirmesi. 464. hakkında bazı gayr-i meĢru iĢlere karıĢtığı iddiaları da bulunmaktadır. c.. halk arasında bazı gayr-i meĢru alıĢkanlıkların yerleĢmesine yol açtığını açıkça göstermektedir. 259-260 (Tefsir Dersi). 100-101. 223-224.. Osmanlı Tarihi. kullanılmasının helal olduğunu iddia ederek teĢvikte bulunanların idam edilmesi gerektiğini ifade etmiĢtir. afyon ve esrar kullanmanın Ġslâm Hukukuna göre haram olduğunu. 162-171.. 137 (Esrar ve Afyon Yasağı). bu dönem Lale devri olarak tarihe geçmiĢtir. Ahmed'in çok güvendiği Ġbrahim PaĢa. Kısım I.. Mesela. halkın içinde ahlaksızlığı bir nevi teĢvik etmesinden ve daha sonra da Damad Ġbrahim PaĢa aleyhtarlarının (Eski Ġstanbul Kadısı Zülalî Hasan Efendi ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde gibi) onu yıpratma kampanyası baĢlatmasından dolayı. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır? 129.

Damad Ġbrahim PaĢa'nın himayesiyle ölmez eserlerini vermiĢlerdir. sh. bize ulaĢan kaynaklardaki bilgilere göre. sh. Osmanlı ve Türk Tarihi ile ilg ili en önemli çalıĢmalar bu dönemde yapılmıĢtır. Seyyid Vehbi. Ġkinci olarak. ilim ve teknoloji konusunda. Mevlevi Ahmed Dede'nin Câmi'ud-Düvel adlı muazzam eseri. 185. 2-625. o dönemin Ġstanbul'unda halk arasında bazı ahlaksızlıkların ve gayr-i meĢru eğlencelerin yayıldığı kesindir. Gerileme Devrinden beri. "ġer' ile davamız vardır. Ümmet-i Muhammed'den olanlar dükkânlarını kapayıp bizimle gelsin" demeleriyle birlikte. Ġslâmi açıdan istikameti ve dindarlığı itibariyle onlar gibi olduğu tarihçilerin verdiği bilgiler arasındadır127. Gerçekten Lale Devrinde. geçmiĢteki bir cinayetin neticesi ve gelecekteki bir mükâfatın da mukaddimesidir" kaidesine göre açıklamak gerekmektedir. Kısım II. Tarih (Zeyl-i Tarihi RâĢid). baĢta damatları olmak üzere. Küçük Çelebi-zâde. Tarihçi RâĢid. c.e Mustafa'nın 05 Âsiler !K9] baĢta Sa'dâbâd sürerek yıkılmasıyla. hep bu dönemde kurulan ilim heyetleri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir.düzenlediğini. Osmanlı Devleti. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır? Bu olayı da. IV. Osmanlı Tarihi. tanzim edilen ziyafetlerde ġeyhülislâm ve benzeri Ģahsiyetlerin daima hazır bulunduğunu görürsünüz. Iste. Nedim. 147-162. 45. altı yedi aydır bu fitneyi ateĢlemek için uğraĢan bahriyeli. PadiĢah aleyhinde de "mahmûd'ül-hisâl bir PadiĢah isteriz" diye dedikodu yaptırmak Ģeklinde alevlenmeye baĢlamıĢtır. nr. gayr-i meĢru bir fiil görülmese ve hatta sadece dedikodu halinde kalsa bile. sadrazamın aleyhine bazı Ģeyler yaymaya baĢladığı gibi. Sadrazamın. 244 (1726 tarihli hüküm). hemen mağlubiyet ve açlık gibi umumi felaketlerle cezalandırılmaktadır. Atâ Tarihi. VI. 133. c. Dördüncü olarak. Kısım I. Mühimme Defteri. Nahîfî ve Ahmed Neylî gibi edip ve Ģairler. Ġran SavaĢı için PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu etmektedir. Aynî'nin Ikd'ül-Cümân isimli meĢhur tarihi. hal malar ve de son bı bilgilen feü BĠLĠNMEYEN OSMANLI 217 129. Ġslama sımsıkı sarılmayan devletler. sh. tarihe Patrona Halil Ġsyanı diye geçecek olan kargaĢayı baĢlatmıĢlardır. 1143/1730'da Sadrazam Ġbrahim PaĢa. bir nefer olan Patrona Halil ve arkadaĢlarının. nr. "her musibet. buna gönülsüzdür ve red cevabı vermekte gecikmemiĢtir. Sadrazam da yetinmedi'-: Zülâlî Hasaı ¦: küstah tavırlarıyla istediler. Ancak Ģahsiyeti ve alıĢtığı hayat itibariyle buna hazır olmayan PadiĢah. nr. c. II. IV. UzunçarĢılı. PadiĢah Saraylarında ve Sadrazam KöĢklerinde. 132. c. Ayrıca devleti idaresinde Sokullu ve Köp-rülü'ye ulaĢması mümkün olmayan bu devlet adamının. Damad Ġbrahim PaĢa'nın bir küçük köy olan MuĢkara'yı bir Ģehir haline getirerek imar etmesi. Tam bunu fırsat bilen fitne ateĢi. onun sadece eğlence ve ziyafetlerle vakit geçirmediğini açıkça göstermektedir. Üçüncü olarak. ilk defa bu dönemde Avrupa'yı takip eder hale gelmiĢtir. sh. 237. 310-316. ĠĢte Lale Devri için de söz konusu olan budur. Damad Ġbrahim PaĢa tarihe çok meraklı olduğundan. 129. bir mükâfatın çekten Lale De kaynaklardaki bil halinde kalsa bile< meĢru eğlen mağlubiyet ve söz konusu olan Ġran 1143/1730'da masını arzu PadiĢah. Bâyezid Câmiinin KaĢıkçılar Kapısı tarafında. sh. 159-160. Hondmir'in Farsça çok geniĢ bir tarih olan Habîb'üs-Siyer adlı eseri. sh. Bu olayı da. bu dönemde yapılan eğlenceler ve ziyafetler yüzünden bunların gayr-i meĢru olduğunu ileri sürenler. 91 (1724 tarihli hüküm). baĢta çinicilik olmak üzere kaybolmaya yüz tutan bazı Türk sanatlarını ihyaya çalıĢması ve nihayet Matbaa gibi önemli bir müesseseyi yerleĢtirmesi. yakınlarını devlet kademelerine getirmesinden rahatsız olanlar. . buna bilen fitne hinde de' alevlenmeye kademelerine fetler yüzünden ateĢlemek için Câmiinin KaĢ Muhammed'den tarihe Patrona Bu isyanın Çınar Ahmed ve önce Damad Ġbı Hâriç Müde fendi gibi I teĢebbüsleri ii ve Ġbrahim edildi. Ġran cephesinden Osmanlı Devleti aleyhinde haberler gelmeye baĢlamıĢtır. sh. 127 BA. baĢta Ġstanbul'daki Dâr'ül-Hadis Medresesi olmak üzere çok sayıda vakıf eserler meydana getirmesi.

ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Hekimoğiu Ali PaĢa'nın 1731'de Urmiye'yi feth edip Tebriz'i istirdâd etmesi üzerine Ocak 1732'de Ġran ile Sulh AndlaĢması imzalanmıĢ ise de. Ahmed ÇeĢmesinin yanına atılmıĢtır. I. 2 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını biraderi II. ġeyhülislâm Abdullah Efendi'nin Ģerî'at adına araya girme teĢebbüsleri de fayda vermeyince. Ġbrahim PaĢa aleyhine kadına düĢkünlüğünü ve baĢta Sa'dâbâd olmak üzere köĢkler aleyhine de fitne ve fesada vesile olduklarını ileri sürerek bu köĢklerin yakılmasını istediler. Aslında Sünnî ve Hanefi olan Nâdir ġah. Mahmûd. Rumeli Kazaskeri Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi baĢta olmak üzere çeĢitli hocalardan dersler alan I. yine durmadı ve Kerkük'e girdi. ġeyhülislâmlık makamına ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin iki oğlunu getiren I. Kasım 1730'da Sofa KöĢküne davet edilen zorbacıların baĢı Patrona Halil ile MuslubeĢe hemen katledilmiĢ ve asi liderlerinden 18'inin cesedi III. Babasının ve amcasının akıbetlerinden ve özellikle de III. Sebkatî mahlasıyla Ģiirler yazmıĢtır.SULTÂN I. Ahmed. bu inancını hâkim kılmaya kalkıĢtıysa da. ġeyhülislâm ve Ġbrahim PaĢa'nın yakınları olan bütün damatları görevden alındı ve çoğu sürgün edildi. Ġsyan süresince yağmalamalar ve her türlü rezalet yaĢandı. Yakılmasına gönlü razı olmayan ve ancak yıkılmasına izin veren PadiĢah'ın fermanı ve Ġstanbul Kadısı Ġbrahim Efendi'nin fetvasıyla. iç kargaĢadan korkarak geri durdu ve ancak . devlet iĢlerinden anlamadığı I 218 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP. Mahmûd'un. ayak takımından oluĢan isyancıların isteklerini yerine getirmek ve Ġbrahim PaĢa ile yakınlarını devletin önemli makamlarından bertaraf etmek olmuĢtur. kendi adamları olan ve Rumeli Kazaskerliğine getirilmesini istedikleri Zülâlî Hasan Efendi ile Ġstanbul Kadılığına getirilmesini arzu ettikleri Ġbrahim Efendi'nin küstah tavırlarıyla PadiĢah'ın feragat ederek yerine Sultân Mahmûd'un padiĢah olmasını istediler. ihtiyatlı. Mahmûd'a gâzî unvanı verildi. Çınar Ahmed ve Ali Usta gibi ayak takımları ile bunların fikir babası olan ve daha önce Damad Ġbrahim PaĢa'dan zarar gören eski Ġstanbul Kadısı Zülâlî Hasan Efendi. Akıllı. bu avantajdan yararlanarak sulh istedi. Ġran'da Safevi Hanedanına son vererek AvĢar Hanedanını baĢlatan Nâdir ġah. 1731'deki ikinci bir isyan hareketi ise sonuçsuz kalmıĢtır. Mahmûd. Lale devrinde yaĢanan Ġslama aykırı hallerin bir cezası olduğu açıktır. Mahmûd. Ġstekleri üzerine. 1639 tarihinde yapılan Kasr-ı ġirin AndlaĢması esasları üzerine kurulan Ġstanbul AndlaĢması Ekim 1736 yılında imzalandı. Âsiler bununla da kalmadılar. âlim. 2 Ekim 1730 tarihinde III. Ġslama hizmet gayesiyle değil. Ġbret alınırsa önemli bir olaydır128. Ancak Patrona Halil ve arkadaĢlarının da. Hâriç Müderrislerinden Deli Ġbrahim ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde Ahmed E-fendi gibi insanlardır. büyük kumandan Topal Osman PaĢa tarafından Temmuz 1733'de büyük bir hezîmete mahkûm edildi ve bu sefer sebebiyle I. Ġçteki kargaĢaya son veren I. Biraz önce anlattığımız gibi. Ģâir ve bestekârdır. Sadrazam iki damadı ile birlikte boğuldu. III. Kağıthane'deki yüzlerce köĢkü yıktılar. Ancak Kırım Hanı ve ġeyhülislâmın da yardımıyla. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmûd'a terk etti. Nâdir Hân bununla yetinmedi ve 1733'deki taarruzuyla harbi devam ettirdi. âsilerin isteklerine uyularak sadrazam. XXIV.Bu isyanın baĢını çekenler. MAHMUD DEVRĠ 130. Önce sadrazamlığa göz diken Patrona Halil. Küçük Muslu.. dikkatli. ġeyhülislâmlık ve sadrazamlık makamında uzun süre kimseyi durdurmamıĢtır. Neticede 13 gün süren isyan 11 Ekim 1730 tarihinde son buldu. Ancak Kasım 1730'un sonuna doğru Patrona Halil baĢta olmak üzere bütün âsileri ortadan kaldırmıĢ ve devleti huzura kavuĢturmuĢtur. Ģahsiyeti. Ahmed'in kendisine olan vasiyetinden ders alarak. At Meydanında toplanan asiler bununla da yetinmediler. Erbil'i alarak Bağdad'ı kuĢatma altına alan Nâdir ġah. meĢverete ehemmiyet veren ve kültürü yüksek olan bir padiĢahtır. halk ve devlet. Ahmed'in yerine tahta geçmiĢtir. MuslubeĢe. yıllardır devam eden Ġran Harbini ele almıĢtır. Gence ve Tiflis'i Osmanlı Devleti'nin elinden geri alan ġah. ileri sürülerek Revan Seraskerliğine tayin edilmiĢtir. Ġki Osmanlı PaĢa'sını Ģehid eden ve Revan. çok sayıda sadrazamları arasında en önemli yeri Hekimoğiu Ali PaĢa ihraz etmiĢtir. Kutucu Hacı Hüseyin. ilk iĢi Patrona Halil baĢta olmak üzere. Hadisenin. kendi Ģahsî kin ve menfaatlerini tatmin gayesiyle bu iĢe kalkıĢtıkları da gün gibi ortadadır. Mustafa'nın Sâliha Sebkatî Sultan'dan 1696 yılında dünyaya gelen oğludur.

4. Eylu1 Avusturya. 7 yıl süren barıĢ halinden sonra. tine inan™-:. . Osrutl beyi. Bunların bir kısmı devlete itaat adı altında halka zulm ediyordu ve bir kısmı da devlete baĢ kaldırıyordu. sh.Hatice Rami Altıncı Haseki. IV. c.Hâce AyĢe Kadın.! da dev'o'f' mektec problem . fırsatı ganimet bilerek 1736 yılında Azak Kalesini ele geçirdi. Osmanlı Devleti aynı anda. 128 BA. Doğuda Timuroğullarına büyük zararlar veren Nâdir ġah. 1718 Pasarofça AndlaĢması ile Avusturya'ya bırakılan yerlerin bir kısmı geri alınıyor ve Azak Kalesi de Ruslardan geri alınıyordu. -müttefıV ti'ne harp e c« ve BosnaVrr* yenildik 1739 y Müzâkc ri. Osmanlı Devleti'ne ĠsnâaĢeriyyeyi yine hak mezhep olarak kabul ettiremedi. ancak muvaffak olamadı. Haziran 1740 tarihli Adâletnâmesiyle bu problemi de halletmeye çalıĢıyordu. Mahmûd. büyük gücü olan Fransa da bazı imtiyazlar yani kapitülasyonlar elde ediyordu. alınıyordu manii manii De imtiyazlar ( Osmanlı! Belgn yordu. devamlı savaĢ halinde bulunduğu için. 6-Râziye Kadın. Osmanlı Devleti. Aydın taraflarındaki Sarı Beyoğlu bunların baĢında gelmektedir. Osmanlı Devleti'nin hâlâ dünyanın birinci devleti olduğunu isbat ediyordu. Dünyanın 2. nr. Eylül 1739'da Belgrad Muahedesi ile neticelendi.Hâce Âlî-cenâb BaĢ Kadın. 204-218. Kısım I. HumbaracıbaĢı Ahmed PaĢa'nm gayretiyle 1734'de MaaĢlı Humbaracı Ocağını teĢkil etmiĢ ve yeni askerî düzenlemelerin zaruretine inanmıĢtır. Ağustos 1737'de ġehid Ali PaĢa'ya Banyaluka'da yenildiler. Sırbistan ve Bosna'ya giren Avusturya orduları. I BĠLĠNMEYEN OSMANLI 219 Ġran'ı mu'tedil bir Ġmâmiyye-i ĠsnâaĢeriyye ve Ca'ferî mezhebi çizgisine getirdi. hepsinde de galip olarak sulh müzâkerelerine katılıyordu.Hâtem Ġkinci Kadın.Hâce Verd-i Nâz Dördüncü Kadın. Karadeniz Osmanlı Gölü olarak devam edecekti. ġeyhülislâmın ve âlimlerin muhalefet etmesi üzerine muvaffak olamadı. Polonya'yı paylaĢmak ümidiyle 1737 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti ve üç koldan Osmanlı ülkesine saldırdı. Kırım'a giren ve büyük tahribat yapan Ruslar. Neticede Ġran. DıĢ problemleri halleden PadiĢah.! 1732 tarifti Vehhâbi" Mideiaı tarafından S KADIMI Verd-i t Râziye Kafel baldir. 1739 yılında Belgrad'a yürüyen Osmanlı ordularından çekinen Avusturya sulh istedi. Ġran. 218. 5. vrk. KADIN EFENDĠLERĠ: 1.'. 1744'de Kars'ı muhasara etti. Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi.. Yeniden sulh istedi ve 1723'den beri çok sayıda Müslümanın kanının akmasına sebep olan bu harp. içeride de halkın derebeyi adını verdiği a'yân denilen bazı mahallî mütegallibelerle de uğraĢmak mecburiyetinde kaldı.sU-»J ĠFA'. Osmanlı Devleti'ne bu mezhebin hak bir mezheb olduğunu tasdik ettirmek istediyse de. Bu arada Rusya'nın müttefiki olan Avusturya. UzunçarĢılı. Bu arada Osmanlı Devleti'ne yardımlarından dolayı. 3. yeniden Irak cephesinden Osmanlıya saldırdı (1743). 1746 Ġstanbul Muahedesi ile sona erdi. Mide kanamasından muzdarip olan I. Subhî Tarihi. Belgrad AnlaĢması ile Osmanlı Devleti 28 yıllık bir barıĢ dönemine imza atmıĢ oluyordu. sh. Ġran'ın Osmanlı Devleti'ne saldırılarından memnun olan Rusya. 136. Necid'de ortaya çıkan Vehhâbî meselesi de. Belgrad Muahedesi. Kırım Hanı Fetih Giray tarafından Kırım'dan kovuldular. NiĢ'i düĢüren. tinde kaldı.. Yenıde'£ sebep o'. Sultân Mahmûd'un meĢgul olduğu problemlerdendi. l/a-34/a. Ġstanbul 1198.i Ġran'ı mu'tedıl biri Osmanlı Devletı'm! ġeyhülislâmın ve j barıĢ halin Irak cephesini Nâdir ġal" buyiıKl olamadı. 13 Aralık 1754 tarihinde Demirkapı tarafından Saray'a girdiğinde vefat etti.9-» U99. Eflak. Üç imparatorluk ile aynı anda savaĢan Osmanlı Devleti.. Müzâkerelerini bizzat Sadrazam Hacı Ġvaz Mehmed PaĢa'nm yürüttüğü sulh teĢebbüsleri. Osmanlı Tarihi. Mühimime Defteri. Iranın Osw-lerek 1". 2." Ruslar.¦ Devleti'. Bu arada bozulan tımar ve ze'âmet usulünü ıslah etmek üzere Ocak 1732 tarihinde yeni bir tîmâr kanunu çıkarmayı ihmal etmedi. Musul Ģehri kahramanca savunuldu ve Nâdir ġah büyük kayıplarla geri çekildi.

Mustafa'nın 1699 yılında ġehsiivâr Valide Sultân'dan doğma oğludur. hattat ve âlim bir padiĢah olan III. 1757'de son cülus Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. III. sh. sh. c.:::< Hasan Pas ĠĢte I per güç olal erdi.Leyla BaĢ Kadın. I. Uluçay. Ağabeyinin aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. 3. Mahmüd'un kardeĢi olup II. Mühlmme Defteri. I. Ġstanbul 1198. çok yönleriyle diğer padiĢahlara benzemeyen farklı bir insandır ve 30 Ekim 1756 tarihinde Ģirpençeden dolayı vefat etmiĢtir. Ġkinci Ġkbaldir. l/a-238/b. ġâir. Tebdil gezmek en önemli merakı idi. nr. IV. ÇOCUKLARI: Hiç çocukları olmamıĢtır129.Ferhunde Emîne Dördüncü Kadın. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.MihrlıraH Kadınları ten . 44-45. Osman'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına oturmuĢ ve 1769 tarihinden itibaren de Gazi unvanını kullanmıĢtır. Ġzzî Tarihi. Devletler ve Hanedanlar. sh. Ekim 1756 yılında III. Uluçay. saltanatının ilk on yılını huzur içinde devam ettirmiĢtir. 130 Vâsıf Tarihi. SULTÂN III. 220 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/" XXV. Osmanlı Tarihi.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI. Öztuna. Müneccimlik ve ilm-i nücûma aĢırı bir ilgisi olduğu söylenmektedir. UzunçarĢılı. Osman zamanının hatırlanacak olan en önemli olayları. 126. Karasr-Î sürpriz bir seki* • <g Ģan edildiler. 95-96. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 2 yıldan biraz fazla sürecek olan saltanat tahtına ağabeyinin vefatı üzerine 13 Aralık 1754 yılında oturdu. XXVI. gerçekten değerli olan devlet adamlarındandır.Sırrî Hanım. sh. Çocukları olmamıĢtır130. sadrazamı Koca Râgıb PaĢa olması hasebiyle. Râgıb PaĢa. Kısım I. IV. bahĢiĢini veren ve da^g ki problemleri ı devlet adamla: çalıĢmıĢ. Osman. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III.:¦< 9. akıllı bir vezirdir ve PadiĢahın harp ilanı arzularını 6 yıl boyunca dirayetle reddetmiĢtir. III.ĠKBALLERĠ: 7. II. Subhî Tarihi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Ġstanbul 1219. i 129 BA.97. 337-341. OSMAN DEVRĠ 131. Laleli Camiinin banisi olan III. nr. 9. I. III. ı*rı-Koyun Adaıan i sonra da ÇeĢra:'fl verdirdiler. D. 230. Sadrazamları arasında yer alan Hekimoğlu Ali PaĢa. piyadeye fi Berrî-i Hümâyûn i 1766 yılında büyük 1 depremleri olurken. 228-229. 45-92. 2-40. c.ġ Rusların i etmesi ve Pa dilmesine sebepe Han'ı Giray Han'ıni hazırlıksız olması fc almıĢlardır.Meyyâse Hanım. UzunçarĢılı. Kadınların sokaklarda serbestçe dolaĢmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutmuĢtu. çok insanın ölümüne sebep olan veba salgını ve denizleri donduran müthiĢ kıĢlar gibi dahili hâdiselerdir. Çün (Larga) t mağlup ı rım'ın kap devlet olarak! buren özelliğini! sından devletin tojıral soktu Devleti'™ j tından sonra ti ZEVı Kadın Efenin çüncü I ÇOCUKUM :jj hân Sulta». sh. BaĢ Ġkbal.Habbâbe Hanım. Devletler ve Hanedanlar. Mustafa. c. MUSTAFA DEVRĠ 132. c.Zevkî Üçüncü Kadın. 8. Vâsıf Tarihi. sh. Mustafa. ġiĢman. sh. Osmanlı Tarihi. Kısaca III. Hekimoğlu Ali PaĢa. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. Ġstanbul'un büyük bir kısmını ve hatta PaĢakapısını dahi yok eden HocapaĢa ve Cibali yangınları. sh. Ahmed'in 1717 yılında Emine MihrîĢah Sultân'dan dünyaya gelen oğludur.Fehmî Hanım. c. 10. c. *. II. 210-336. padiĢahın bazı makul olmayan tekliflerini Ģiddetle reddedecek kadar dirayet sahibiydi ve arada sırada onunla tartıĢırdı. Ġstanbul 1199. Mustafa. 8075.'. Öztuna. Kısım I. sh. Osman. BaĢ hocası Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi olan III. 2-289. Yirmisekizçelebi-zâde Mehmed Said PaĢa ve son sadrazamı olan Koca Mehmed Râgıb PaĢa. vrk. sh.SULTAN III. asabî ve geçimsiz bir devlet adamı olduğu ve sadrazamlardan hiç biri ile geçinemediği söylenmektedir. 2. Osman.

Netâyic'ül-Vukû'ât. III. 22 Mayıs 1766 yılında büyük Ġstanbul depremi onun zamanında olmuĢtur. Avrupa'da iktidar depremleri olurken. ĠĢte Osmanlı Devleti'nin asırlardır. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed. 10. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Çariçe. 5.Fatma Sultân.Beyhan Sultân. 8 .Mihrimah Sultân. 231-236. ancak Baltık Filosu ile Ege'ye yönelen Rus kuvvetlen Temmuz 1770'de Koyun Adaları açıklarında Osmanlı gemilerine karĢı büyük kayıplar vererek çekildi. Devleti olma özelliğini kaybetmiĢti. II. I. c. Abdülhamid devrinde imzalanacaktı.Mihr-i ġâh Valide Sultân. 1770 Nisan'ında periĢan edildiler. Fransızların teĢvik etmesi ve PadiĢah'ın savaĢa meyilli olması. 92-327. 222 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0^ XXVII. Karadeniz Osmanlı Gölü olması sebebiyle Fin Körfezinden Akdeniz yoluyla sürpriz bir Ģekilde Mora'ya Rumlarla birlikte asker çıkaran Ruslar. Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemini baĢlatan Kaynarca AndlaĢması. yani en az 1453 yılından beri dünyada tek süper güç olarak hayatını devam ettirmesi. 341-420. açtığı harp sebebiyle devletin baĢına büyük felâketlerin gelmesine sebep olduğunu düĢünen PadiĢah'ı zora soktu ve sıkıntılar içinde nüzul hastalığına tutularak vefat etti (Ocak 1774). sh.BĠLĠNMEYEN OSMANLI 221 ¦:¦fcve ĠP MI ĠlabahĢiĢini veren ve daha sonra bu âdeti ortadan kaldıran III. sh.MihriĢah Sultân131. ZEVCELERĠ: 1. 4. devlet hayatındaki problemleri ıslaha meyilli. c. Rusya bununla da kalmadı ve Kırım'ın kapısı olan Orkapı'yı kuĢattı. Osmanlı Devleti bu depremlerden etkilenmemiĢtir. BaĢ Kadın Efendi ve III. Mustafa'nın vefatından sonra I. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz? III. Kapıkulu Ocaklarını rahatsız etmeden bazı reformlar yapmaya çalıĢmıĢ. III. Hayatı boyunca dirayetli sadrazamları ve devlet . Abdülhamid. Selim'in annesi. Ahmed'in Râbi'a ġermî Kadın'dan 1725 yılında dünyaya gelen I. 98-105. halka karĢı merhametli. bundan sonra meydana gelecek olaylarla sona erdi. 279-282. Katerina komutasındaki Rus orduları. Osmanlı ordusunun tecrübesiz ve hazırlıksız olması hasebiyle. SüveyĢ Kanalını açmayı düĢünen devlet adamlarındandır. 43-54. 6. Uluçay.AyĢe Âdil-Ģah Ü-çüncü Kadın Efendi. Öztuna. UzunçarĢılı. Çünkü Kont Romanzov komutasındaki Rus kara askerleri Boğdan'ın Kartal (Larga) denilen bir mevkiinde Sadrazam Ġvaz-zâde Halil PaĢa'yı Ağustos 1770 yılında mağlup ediyor ve Bender Rusların eline geçiyordu. YaratılıĢı itibariyle saf. Arkasından Dobruca'dan Bulgaristan'a giren Rusların bu ilerlemeleri.Fehîme Üçüncü Kadın Efendi.Rifat Ġkinci Kadın Efendi. Avrupa'da büyük akisler uyandıran ÇeĢme Baskınının intikamı Cezayirli Hasan PaĢa tarafından alındı. IV. Sh. Devletler ve Hanedanlar. 4. Osmanlı Devleti'nden ayrılırsa bağımsız bir devlet olarak kabul edeceğini söyleyerek Kırım'ı ikiye böldü ve Kırım Rus iĢgaline mecburen boyun eğdi (Temmuz 1771). II. Artık Osmanlı Devleti dünyanın 1. c. Mustafa. malî konularda hassastır. 3. sh. 2-278. Çariçe II. 1771 yılı içinde Ruslar Eflak'i yani Romanya'yı iĢgal ettier.SULTAN I. sh. 2.Binnaz Üçüncü Kadın Efendi. 3-ġah Sultân. Abdülhamid Hân. ABDULHAMID DEVRĠ 133. günümüze kadar Osmanlı soyunu devam ettiren bir padiĢah olarak Ocak 1774'de Osmanlı tahtına oturdu. Ekim 1768'de Rusya'ya karĢı harp ilan e-dilmesine sebep olmuĢtur. sh. 9. sonra da ÇeĢme Limanında Osmanlı gemilerine baskın düzenleyerek çok büyük kayıp verdirdiler. piyadeye dokunmadan topçu ve bahriye subayları yetiĢtiren Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn'u kurmuĢtur. 7Hatice Sultân. 6. sh. Kısım I. 5.Hibetullüh Sultân.Hatice Sultân. Osmanlı Tarihi. 1769 son baharında Polonya'nın kapısı olan Hotin'i teslim almıĢlardır. Rusların andlaĢmalara aykırı olarak Polonya'ya asker sokması. 131 Vâsıf Tarihi. c.Ayn'ül-Hayât BaĢ Kadın Efendi. kerametleri halk arasında yayılacak kadar mütedeyyin ve devlet iĢleriyle de yakından ilgilenen bir padiĢahtır. Özellikle hayatı için bkz. Mustafa Nuri PaĢa. I. 2ġehzâde Sultân Selim III. önce Kırım Han'ı Giray Han'ın darbelerine maruz kalmıĢlar ise de.

uç men Müslur baĢbaĢa kaim yeti 310 Rusya'ya Çariçe olan Osmanlı arasında d günden mil içindi ve h harb ilan c : 1788'de II. bu da devam etmedi. Rusya içindeki karıĢıklıkların da yardımıyla. 8 Ocak 1784 tarihli AndlaĢmayla Kırım'ın Rusya'ya ilhakını kabul etti. Kaçarlar'ın rakibi olan Kerim Han Zend. Maalesef. ya'yı berta Müslüman olan Hotın'i de kederinden 1789). Öztun. bir kaç ay sonra da Ġran ile yüz yüze geldi. Osmanlı taraftarı IV. Osmanlı'yı ise. Kırımlılar.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 223 artık Kırım Müslümanların değil Ortodoks Rusların hâkimiyetine girdi. Mayıs 1776'da Ġran'a harb ilan edildi. Kırımlılar Osmanlı Devleti'ne yaptıkları ihanetin cezasını çekiyorlardı. 5-ġ ġehzade Mel Esma Sultan.M Dördüncü fendi.ricalini iĢ baĢına getirerek. Osmanlı Devleti'nin Kırım'daki hâkimiyeti 310 yıl devam etmiĢti. ġumnu'daki Osmanlı ordugâhına kadar gelmiĢler. Müslüman Türklerin karĢı karĢıya kaldıkları en büyük hezimetti. Fransa'nın araya girmesiyle. BaĢ ikbal tân Mustafa Mehmed. Rusya ile Aynalıkavak'ta yeni bir andlaĢma imzalandı (Mart 1779). Tahta geçtikten 6 ay sonra Kaynarca Muahedesini imzalayan PadiĢah. Osmanlı Devleti'nin muhtâc olduğu ıslâhatı yapmaya uğraĢmıĢtır. 1776'da Ġranlıların eline geçen Basra. . zira Ruslar söz vermelerine rağmen askerlerini Kırım'dan çekmemiĢlerdi. tân. dığı hatt-ı hû yeniden ke zun eyledi. Kırım'daki bu keĢmekeĢi kabul etmeyen Osmanlı Devleti harbe karar verince. Rusyayı Prens Renin ve MareĢal Romanzov. Yaran geçtiğini bana ZEVCELI tafa'nın annesi ve önce Ġkinci ġah BaĢ Kadın Dilpezîr Kadın di. AndlaĢma Osmanlı Devleti'nin aleyhine iĢledi ve neticede Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturdu. Josf. Tahta çıktığında bütün cephelerde Osmanlı kuvvetleri büyük sıkıntılarla karĢı karĢıyaydılar. 16-f. sadâret kethüdası Resmi Ahmed Efendi ile Reisülküttâb Ġbrahim Münîb Efendi temsil ediyordu. Artık saltanat merkezi olan Bağçesaray. Josef'i mağlup etmesi üzerine Gazi unvanını kullanmaya baĢlamıĢtır. Ruslar. 1774 baharında Tuna yakınlarındaki Küçük Kaynarca Kasabasında sulh müzâkereleri baĢladı. ġahin Giray'ın gafleti ile Rusya tekrar Kırım'a girdi. Uzunç. 1782'de kahraman Kırım halkı bu hâine karĢı ayaklandı ve II. 202-364. Cenı türbesine defn Sultân I. Rus vilayet merkezi olan Akmescid'e taĢınıyordu. 1775'de Basra'yı muhasara altına alınca. Ağustos 1774'de Kaynarca Muahedesinin üzüntüsüyle vefat eden Sadrazam Muhsin-zâde Mehmed PaĢa'nın yerine gelen sadrazamlar bir türlü dikiĢ tutturamıyorlar-dı. Bahadır Giray'ı tahta oturttu ise de. mürteci diyecek kadar hakaret ettiği Osmanlılardan intikam alıyordu. Rusçuk ile Silistre'yi muhasara etmiĢlerdi. her türlü gayr-i meĢru iĢlere dalarak ve Çariçe'nin imkânlarını kullanarak. tamamen Müslüman olan Kırım'ı RuslaĢtıran ve burayı ikinci bir Endülüs yapan Ruslarla baĢbaĢa kaldılar. üç asır boyunca hâkimiyetlerine karıĢmayan Osmanlı Devleti yerine. A-vusturyalılar da kendilerine pay çıkarmak için Boğdan'ın kuzeyindeki Bukovina'yı iĢgal ettiler ve 1775 yılında yapılan bir andlaĢma ile bu da kabul edildi. 28 madde ve 2 ilaveden meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni dünyada dördüncü devlet haline getiren muahede 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı. Kırımlılar. 1683 Viyana Bozgunundan sonra. Bu kritik günlerde. Osmanlı Devleti. lî Sultân. Devlet Giray'ın yerine Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturmuĢtu (1775). 10. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa'nın 1788'de Avusturya Ġmparatoru II. Bu akılsız Hân. Bu arada iç karıĢıklıklar da devam ediyordu. Binlerce Müslüman öldürüldü. Çariçe'nin Temmuz 1783 tarihli fermanıyla Kırım Rusya'nın bir eyâleti oldu ve artık Kırım merkezi olar. ancak üç yıl sonra geri alınabildi.

NakĢ-ı Dil Valide Sultân. Mustafa Nuri PaĢa. II. ¦¦224 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C""' 134. 14. Osmanlı Devleti'nin Ģefkatli davranmasını istiyor ve bu konuda makul bir isteği olursa. Târih. ve 14. 282-315.Hümâ ġah BaĢ Kadın Efendi. 11.lüğe yükseldi.Sâliha Sultân. UzunçarĢılı. Rusya ise 4. 237-241. 3. 132 BA. Ģıktaki hükümleri düzenleyen maddeleri idi. IV. Vâsıf Tarihi. ġubat 1788'de Avusturya da Osmanlıya karĢı harb ilan etti. Eylül 1788'de II. 3-ġehzâde Abdullah. Bahçekapıdaki Ġmaretinin yani Ģimdiki 4. 8-ġehzâde Mehmed Nusret. dünyanın 1. Kaynarca AndlaĢmasının asıl önemli olan maddesi buydu ve daha sonraki bütün azınlık ayaklanmalarında Rusya bu maddeyi kullanarak Osmanlı Devlet'ini rahatsız etmiĢti (7. 7-ġehzâde Abdurrahman. Devletler ve Hanedanlar. 2-364. Kadınefendi. bununla da yetinmeyerek Podolya'nın merkezi olan Hotin'i de teslim aldı. Cevdet PaĢa. c. 3) Rusya.Ayn-i ġah Sultân. 2-242. küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi. 54-72. 6. Yârab! Sen Mâlik'ül-mülksün. nr. 19.AyĢe Hanımefendi. bundan rahatsız olan Osmanlı Devleti Ağustos 1787 tarihinde yeniden harp ilan etti. 105-115. Netâyic'ül-Vukû'ât. Ancak bu yeni harp Müslüman Kırım'ı kurtarmak içindi ve herkes Ruslara diĢ biliyordu. 20. sh. Polonya'nın istiklâli için yapılmıĢ göründüğünden millete mal edilememiĢti. c. II. Bize göre Kaynarca AndlaĢmasının en önemli maddeleri. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1.Hibetullah Sultân.. Hatt-ı Hümâyûn. 11-Esmâ Sultân. II. 2334. c. diğer hükümleri açısından Osmanlı Devleti için bir intihar andlaĢması olmuĢtur. I. sh.Âlem-ġah Sultân. Mustafa'nın annesi ve IV. Ġngiltere ve Fransa gibi Osmanlı Devleti'ndeki adlî ve iktisadî kapitülâsyonlardan faydalanacaktı.Mihribân Üçüncü Kadın Efendi.Ermîne Sultân. c. 14. c. Devleti olmaktan çıkıp Ġngiltere. Hotin ve Özi'deki Müslüman katliamları. Sultân I. Kaynarca . 8. 17.AyĢe BaĢ Kadın Efendi.AyĢe Sine-perver Valide Sultân.Hatice Ruh-Ģah BaĢ Kadın Efendi. 6-ġehzâde Abdülaziz.Mu'teber Kadın Efendi. Ancak Osmanlı Halifesi. BaĢ ikbal. 10.Nevres Üçüncü Kadın Efendi. sh.000 askeriyle Kırım'a geldi ve zaferini kutladı. 2-439. 10. Cenazesi. Öztuna.Hatice Sultân. . ¦¦¦¦¦-'¦•-.' . kadın. 4) KarĢılıklı toprak alıveriĢleri tanzim edilmiĢti. c. sh. 5-ġehzâde Ahmed. IV. Maddeler). Abdülhamid'in Hotin ve Özi'nin düĢmesi münasebetiyle bizzat kaleme aldığı hatt-ı hümâyûn insanı ağlatacak kadar manalıdır: "özi'nin düĢtüğü takriri alimallah beni yeniden kederlendirdi.Fatma Sultân. Fransa ve Rusya'dan sonra 4. sh. 4-21. Aralık 1788'de Özi Kalesini alarak burada Müslüman katliamı yapan Rus ordusu. 3) Rusya Ortodoks olan Osmanlı tebaasına yani Rumlara ve Ermenilere.RâbPa Sultân132. 9-AhterMelek Hanım.RâbPa Sultân. 18. 12Fatma ġeb-safâ Dördüncü Kadın Efendi. 2) Eflak ve Boğdan'ın muhtariyeti geniĢliyordu (Romanya). 28 maddeden ibarettir. c. III. 15. Devlet haline geldi. 4. bu kadar Müslüman erkek. Uluçay. 3. Kaynarca Mu'âhedesi. 13. Osmanlı Devleti'nin toprak kaybından ziyade. Joseph komutasındaki Alman ordusunu bozdu ve Osmanlı ordusu Avusturya'yı bertaraf ederek Ruslarla baĢbaĢa kaldı. sh. hami sıfatıyla Ģikâyetlerini Bâb-ı Âli'ye iletebilme hakkını elde ediyordu. III. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar a-leyhte yorumlanmaktadır? 17 Temmuz 1774 (8 Cemaziyülevvel 1188) tarihinde imzalanan ve Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kaynarca AndlaĢması. ve 4.Mehtâbe Dördüncü Kadın Efendi.AyĢe Dürr-i ġehvar Sultân. II.lükten 3. ölmeden bu beldeleri tekrar Müslümanların eline geçtiğini bana göster". sh. bütün Müslümanlar gibi Kırımlıların da halifesi kabul ediliyordu. 7-Dilpezîr Kadın Efendi. 126. 1768-1774 tarihleri arasında devam eden Osmanlı-Rus Harbi. 2-ġehzâde Sultân Mahmûd II. 13. c. 420-546. Osmanlı Tarihi. Vakıf Han'ın karĢısındaki türbesine defn edildi. 5. IV.Binnaz Ġkinci Kadın Efendi. En önemli hükümleri arasında Ģunlar bulunmaktadır: 1) Kırım Hanlığı artık müstakil bir devlet haline geliyordu. Senden niyazım.Çariçe 1787'de 60. IV. 2. sh. 16. Ġkinci Ġkbaldir. 4-ġehzâde Mehmed.Misl-i Nâ-yâb Kadın Efendi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bu mu'âhede ile ne oldu? 1) Osmanlı Devleti. Kısım I. Mahmûd'un annesi ve önce Ġkinci Ġkbal sonra Kadın Efendi. sh. 2) Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıktı ve Rusya burada sahil edindi. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa IV. 5) Rusya da. c. 15. özellikle Eflak ve Boğdan'la ilgili olarak ve ancak kapalı ifadelerle bütün Osmanlı topraklarını kapsayarak. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri. sh. 9. 12. Osmanlı PadiĢahının kederinden dolayı beyin kanaması geçirerek vefat etmesine sebep oldu (7 Nisan 1789). 8.Nükhet-sezâ Hanımefendi.

Ģiir. Târih. A-vusturyalılar da BükreĢ'i teslim alıyorlardı (Ekim 1789). sn. iç durum hiç de iyi değildi. UzunçarĢılı. 1790). sh. gerileme . SELĠM DEVRĠ 135. hat ve diğer güzel san'atlardaki mahareti ve kısaca kültürü açısından. III. Tuna'nı arasındaki ter i geçirmiĢ oldu (ip hiç iĢine yaram»! lattı ve A«ıstwsl desl ile Avu sona erdffic!H manlıla1 Ocak 1792 tam sahil Ģeiırti 133 Vâsıf Tarihi. c. Damad Melek Ahmed PaĢa ise. Selim. Alman kuvvetler. bunu özetle zikretmek istiyoruz: "Deviet-i AMyyemiz taahhüd eder ki. bu zamana kadar iĢletilemedi. merhametli ve ıslâhata taraftar olan bir PadiĢahtır. Besarabya ile Dobruca arasındaki Osmanlı savunma merkezlerini. Tuna'nm güneyine çekilmek durumunda kaldılar. Osmanlı devleti için sonun baĢlangıcı oldu133. Rus t uğradılar (li mağlubiyet!! vusturyalılsrJ kaleme aldıfy *| di. i denilebilir ki. 5) AndlaĢma ile Kırım üzerinde Osmanlı Devleti'ne verilen haklar ve Kırım'ın bağımsızlığı gibi lehte hükümler. Osmanlı li de. Geldiğinde sadrazamlık koltuğunda Koca Yusuf PaĢa'nm bulunması ve sonra da uzun müddet Kaptan-ı Deryalık görevinde bulunan Cezayirli Gâzî Hasan PaĢa ile çalıĢması. Osmanlı Tarihi. Osmanlı-Rus savaĢına da son verildi. Saltanat III. IV.SULTÂN III. XXVIII. Hıristiyan dininin hakkına ve kiliselerine kuvvetli bir Ģekilde himaye göstere ve Rusya Devleti'nin elçilerine ruhsat vere ki. Ruslar. sh. denilebilir ki. sosyal. 302-315. cephelerde durum çok kötüydü. I. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. c. Ġslâmî ilimlere vukufu. Kısaca Kaynarca Mu'âhedesi. Netâyic'ül-Vukû'ât. Selim. 1595'de vefat eden III. bazı kayıplar ve mağlubiyetlerle birlikte ele geçirmiĢ oldu (Ġsmail. Boğdan sınırlarındaki FokĢani Meydan Muharebesinde. KemankeĢ Mustafa PaĢa kumandasındaki Osmanlı orduları. Osmanlı Devleti'ne istediği zaman müdahale imkânını elde etti. 54-72. Mustafa'nın MihriĢah Sultân'dan Aralık 1761 yılında dünyaya gelen III. ta? I Nldfrü yıldır dost s Bonapar»:! Ģu halin! <f BĠLĠNMEYEN OSMANLI 225 üzerine Osmanlı tahtına Recep 1203/Nisan 1789 tarihinde oturdu. Böylece tarihteki son Alman-Türk savaĢı sona erdiği gibi. Ruslar Boğdan'ın baĢĢehri YaĢ'ı iĢgal ederken. II. devlet için büyük bir belâ haline gelmiĢti. III. Kaynarca AndlaĢmasının temelini 7. Eflak'a bağlı Yerköyü'nde Avusturya kuvvetlerini mağlup etseler de. Rusya bu maddeyi Demoklesin kılıcı gibi kullanmıĢtır. Osmanlı kuvvetleri. Osmanlı Devleti'ni rahatlattı ve Avusturya sulh andlaĢması istedi. Belgrad baĢta olmak üzere iĢgal ettikleri yerleri Osmanlılara iade ettiler. Kili. Ģiir. ] maradır. sh. III. yıkılmanın m[ Kura lerf/f duygular»" 1| manii Deve i nasıl yap1* esas alıMıtl edildi. 72-80. Selim'e intikal ettiğinde. Osmanlı ordusunun ve hatta bütün devletin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. 422-427. Ağustos 1791'de imzalanan ZiĢtovi Muahedesi ile Avusturya-Osmanlı Harbi sona erdi. Selim. Bu sırada 1789 Fransız Ġhtilalinin olması. Bunu Rusların galibiyeti ile sonuçlanan Boza (Buzaov) mağlubiyeti takip etti (Eylül 1789). için büyük! düzenlenmesi}^. Tulça gibi. III.AndlaĢmasındaki Ortodoks ifadelerine ve ilgili hükümlere dayanarak. Zira Rus ve Avusturya cephelerinde savaĢ bütün hızıyla devam ediyordu. Murad'dan sonra gelen PadiĢahlar içinde bir numaradır. Madde teĢkil ettiğinden. ( ile birlikte ı Saltanat! Avusturya FokĢani Meydan fi orduları. dıĢ düĢmanlara karĢı vatanı müdafaa ederken. Rus ve Avusturya kuvvetlerinin iki taraflı saldırıları üzerine ağır bir hezimete uğradılar (1203/Ağustos 1789). Cevdet PaĢa. Rumeli'de a'yânlar ve cephelerde savaĢan yeniçeri grubu. Mustafa Nuri PaĢa. III. Zira devlet. Maddede zikr olunan Ġstanbul'daki Kilise ve gerek hademesinin korunmasına yönelik giriĢimlerde bulunabile". amcasının cephelerdeki duruma üzülerek beyin kanaması geçirmesi ve vefat etmesi üzerine Osmanlı t vukufu. Osmanlı Devleti ile baĢbaĢa kalan Rusya da sulha yanaĢtı ve Ocak 1792 tarihinde imzalanan YaĢ AndlaĢması ile Özü ve HocapaĢa (Odesa) gibi bazı sahil Ģehirleri Ruslara bırakılarak. c. Osmanlı Devleti. 279-294. Selim'in askerlere hitaben kaleme aldığı ve Ġslâm'daki gaza ruhunu hatırlatan hatt-ı hümâyûnu da müessir olamadı. Selim ile birlikte nizâm-ı cedîd mücadelesini veren sadrazamdır.! PadiĢahtır. Kısım I. aynı zamanda dirayetli. 4) Önlenemeyen dev bir Rusya dünya hakimiyetindeki yerini almıĢ oldu. onun için büyük bir fırsat olmuĢtur. hukukî. gerek 14. III. c. Anadolu'da derebeyleri. Cephelerde kaybeden Osmanlı Devleti. iktisadî ve özellikle de mağlubiyetlerin birinci sebebi sayıldığından askerî ıslâhatları düĢünmeye baĢladı. Ġsveç'le yapılan ittifak Osmanlı Devleti'nin hiç iĢine yaramadı. ( da uzun çalıĢması.

19 yıl sürecek olan bir iç isyanı baĢlattılar. a'yân denilen zorbalar idi. aklı baĢında olan herkes biliyordu. kan dökmeğe değil taviz vermeğe taraftardı. Bu sebeple 28 Mayıs 1807'de Nizâm-ı Cedid'i ilga etti ve bir gün sonra da kendisi tahttan indirildi. Diğer taraftan Rus cephesine gönderilmek istenen Nizâm-ı Cedid askerlerini kapıkulu ocağı neferleri kabul etmiyordu. Ġngiltere Rusların yanında savaĢa girdi. Bender. Bunu gören Osmanlı Devleti. Mustafa tahta çıkarıldı. Osmanlı Devleti devamlı kan kaybediyordu. Aralık 1806'da Belgrad'ı ele geçirdi ve Rusya da. hem halk rahatsız oldu ve hem de Sırp Ġhtilâli azıttı. Hotin. 4. Görünürde. Ruscuk'da Tirsiniklioğlu Ġsmail Ağa ve benzeri zorbalar büyük güç kazanmıĢlardı. Mısır'a gittiğinde (1799) asla Arapça bilmeyen ve Arnavud olan Mehmed Ali Ağa. halkın vergi yükünün altında ezilmesi. Avusturya bu ihtilâli kıĢkırtıyordu. Ancak lider Kara Yorgi. bütün Ģarkı ele geçirirdim" diyen General. Bunların üzerine gönderilen ve kısa zamanda haklarından da gelen Kadı Abdurrahman PaĢa geri çekilince. 25 Mayıs 1807'de Kastamonulu Kabakçı Mustafa denilen bir neferi kendilerine reis tayin eden yeniçeri yamakları. Vidin'de Pazvandoğlu Osman Ağa. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Bununla da kalmadı ve harp ilan etmeden Mısır Ġskenderiye önlerine ii: 226 BĠLĠNMEYEN OSMANLI geldi (Temmuz 1798). Selim hâlim ve selim birisi olduğu için. Rusları iki defa yenince. Bunun üzerinde ayrıca duracağımızdan ayrıntıya girmiyoruz. Zaten Rumeli'de hâkim olan da devlet değil. Akka'da Cezzâr Ahmed PaĢa tarafından durduruldu. kız kardeĢlerinin ve hanımlarının Avrupai bir hayat yaĢamaya baĢlamaları gibi) suçlandı. hemen geri döndü ve bu sefer Mısır'a yönelerek Ġskenderiye'yi iĢgal etti (Mart 1807). Bunu. Yerine PadiĢahın amca-zâdesi olan IV. 5.Zîb-i Fer1 Ġkinci Kadın Efendi.Âfitâb Üçüncü Kadın Efendi. Kasım 1806'da ġeyhülislâm olan Ġshak-zâde Mehmed Atâullah Efendi. Ġslama aykırı bazı fiilleri yapmakla (mesela ney üflemesi ve tanbur çalması. Akkerman ve Kili iĢgal edildi. 1797 yılında Venedik Cumhuriyet'ine son vererek Osmanlı Devleti'ne komĢu haline gelmiĢti. Selim'e de Gazi unvanı verildi. Kaynarca'daki hakkını kullanarak Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti. Ġngilizler de tabiî müttefik oldu.Re'fet Dör- . III. Haziran 1801'de Mısır'ın Tahliyesi Mukavelesi imzalandı ve Osmanlı ordusu Mısır'a girdi. aleyhe geçmeye baĢladılar. 1804'de Ruslara yanaĢtı. Eylül 1798'de Fransa'ya harb ilan etti.Hüsn-i Mâh BaĢ Kadın Efendi. ġubat 1807'de Ġngiliz donanması Ġstanbul önlerine kadar geldiyse de. Önceleri Nizâm-ı Cedid'e taraftar olan ve en azından ses çıkarmayan âlimler. ancak buradan Kahire'ye hareket etti. Bunu ayrıca inceleyeceğiz. devletin baĢına belâ olmuĢtu. Bunda yeniçerilerin Hıristiyan tebe'aya kötü muamelesinin de etkisi vardı. Mehmed Ali PaĢa Ġngilizleri durdurdu. Resmen Osmanlı-Rus SavaĢı baĢladı. "Akka'da durdurulmasaydım. Ġstanbul'dan bir ordunun Mısır'a doğru geldiğini duyunca Paris'e döndü. bu beylikleri bertaraf etmek ve Hicaz'daki problemi çözmek için kullanıldı. PadiĢaha itaat etmeyen Memluk Beylerini cezalandırmak için gelmiĢti. Fransız ihtilâlinin milliyetçiliği tahrik etmesi sebebiyle 1806 yılında Sırplar ihtilâl çıkardılar. Bu arada Arabistan'da ortaya çıkan Vehhâbîlik hareketi de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada rahatsız ediyordu. Bu yıkılıĢ emarelerinin sebeplerinin Kur'ân'a aykırı olarak yaĢanan sefâhet.devrini tamamlayarak artık yıkılmanın sancılarını çekmeye baĢlamıĢtı. Mısır Beylerbeyisi Ebu Bekir PaĢa ile yaptığı Ehramlar Muharebesini de kazandı. Bu arada. Böylece III. nizâm-ı cedîd tabir edilen yeni bir düzenlemeye muhtâc idi. 2. ĠĢ çığırından çıktı ve PadiĢah. Nizâm-ı Cedid de fayda vermedi. Nizâm-ı Cedidci Gâlib PaĢa'nın Haziran 1802 tarihinde imzaladığı Paris Mu'âhedesi takip etti. Silistre valisi Alemdar Mustafa PaĢa. ordu birbirine girmiĢti. 400 yıldır dost devlet olarak bilinen Fransa'nın baĢına geçen General Napolyon Bonaparte. âlimleri Nizâm-ı Cedid grubuna ve hatta PadiĢah'a karĢı tahrik etti. Vehhâbileri bertaraf etmek ümidiyle kendisine Temmuz 1807 yılında Mısır Beylerbeyiliği verildi.Nef-i Zâr BaĢ Kadın Efendi. Mısır'da Memluk Beyleri nasıl bertaraf edilir diye düĢünülürken. DüĢman vatanı iĢgal ederken. Ancak bu nasıl yapılacaktı? Bu konuda tamamen mevcut düzeni değiĢtirmek isteyenlerin görüĢü esas alındı ve 24 ġubat 1793'de Nizâm-ı Cedid resmen bir Hatt-ı Hümâyûn ile ilan edildi. müminlerin kalbinden devlete muhabbetin çıkması ve yardım duygulan yerine kin ve nefret duygularının fıĢkırmaya baĢlaması olduğunu. Ordu. 3. Osmanlı Devleti. Nizâm-ı Cedid ricalinin suiistimallerini ve ahlaksızlıklarını görünce. ġubat 1799'da Filistin'e doğru ilerleyen ve Gazze ile Yafa'yı teslim alan Bonaparte.

Ġstanbul 1977. 34 vd. TTEM. vezirlere (sudûr-ı kiram) ve ileri gelen devlet adamlarına ait olmadığını ve halkın da devlet idaresine en azından fikirleriyle katılması gerektiğini samimiyetle savunan III. VI. Çocukları olmadı134. Ahmed devrinden II. yavaĢ yavaĢ terk ediliyor ve sözde kalıyordu. 2781.Ayn-ı Safa Kadın Efendi. VII. Öztuna. 112 vd. c. nr. c. Belleten. "¦¦. sh. nr. c. Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir. Sadece devletin siyasî. sh. c. Bu kötü gidiĢe Nizâm-ı Cedid= Yeni Düzen devrini açarak dur demek isteyen III. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". Karal. sh. Recai Galip. IV. Netâyic'ül-Vukû'ât. Cevdet PaĢa. 7. sh. Ancak. sh. sh. Devletler ve Hanedanlar. "Üçüncü Selim Devrine Alt Vesikalar". Valiler ve mutasarrıflar. Târih. sh. sh. c. sh. Kara mühendisliği (1210/1795 tarihli Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn) ve Topçu okulları ile Donanmay-ı Hümâyûn hakkındaki nizâmlar (1222/1808). Serkiz.Tab'-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi. 12(89). 6050. XVII. c. Beylerbeyiler ve sancak beyleri. 10.. c. Selim. sh. asırlarca Divan-ı Hümâyûn isimli yüksek kurul. 11. 8. Ankara 1942. IV. 14. . hazinenin malî krize girmesi ve devlet adamlarının ehil olmayanlardan seçilmesi ve benzeri sebeplerle. hukuk devleti anlayıĢını devam ettirememesi.Dem-hoĢ Kadın Efendi.Meryem Hanımefendi. 2. c. Mustafa Nuri PaĢa. Selim (17891808)'in gayretleri de.Fatma Fer'-i cihan Hanım Efendi. VIII. ĠĢte Osmanlı Devle-ti'nin cephelerde arka arkaya sıkıntılara maruz kalması. Uluçay. malî ve hukukî yapısında önemli değiĢiklikler yapılmaya çalıĢılmıĢtır. Enver Ziya. UzunçarĢılı.Gonca-nigâr Kadın Efendi. c. 136. III. c.. Osmanlı Tarihi. vilâyetlerdeki valilerini ve sancaklardaki mutasarrıflarını ihmâle ve gevĢekliğe itmiĢtir. Saltanat erkânı ile devletin ileri gelenlerinden oluĢacak bir meclis-i meĢveret'in (danıĢma meclisi) kurulmasını ve kendi baĢkanlığı altında toplanmasını istemiĢtir.Nûr-i ġems Kadın Efendi. III. 395-401. 253261. Küliyât-ı Kavânin. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. yeniçeri ocağını kaldırma teĢebbüsleri. 4-492. 4-456. sh. 2381. UzunçarĢılı. Meclis-i meĢveretin ilk gayesi askerî alanda bazı yenilikler yapmaktır. 546-634.. c. Ġslâm hukukunun tavsiye ettiği Ģûra meclisinin fonksiyonlarını ifa etmiĢtir. 116-118. Osmanlı Devleti'nde III. 242-244. 349 vd. Selim Devri Belgeleri. I. sh.•¦'¦¦ 228 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN Eyâletin baĢında beylerbeyi (sonradan eyâlete vilâyet ve beylerbeyine de vali denmiĢtir) ve sancakların baĢında ise sancak beyleri (sonradan sancak beyi yerine mutasarrıf tabiri kullanılmıĢtır) bulunmaktadır. merkezdeki sadrazamlar gibi devletin kanunlarını icra ile mükelleftirler. Avrupa tarzında modern bir ordunun tanzimi için eğitime de büyük önem vermiĢtir. sh. 21-46. IV. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. sh. V. 113 vd. Âmme Hukukumuzun Anahatları I-II.Mihribân Hanımefendi. III. c. 6. sh. Kısım I. Bunları özetle Ģu Ģekilde toparlayabiliriz: Divan-ı Hümayun'un önemini kaybetmesinin tehlikesini sezen ve devletin sadece padiĢaha. 9. Necib Asım. IV. yüzyılın sonlarına doğru Divan -ı Hümâyûn'un önemi azalmaya ve icra yetkilerinin çoğu padiĢah veya sadrazamın Ģahsında toplanmaya baĢlamıĢtır. II. sh. Bu doğru mudur? Osmanlı taĢra teĢkilâtının temelini eyâlet. sh. Ġsmail Hakkı. 135 Karakoç. 51-55. 13. 4-318. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Selim'le baĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir? i ire Osmanlı Devleti'nin idarî teĢkilâtında icranın ve sınırlı yasama yetkisine sahip organın baĢı padiĢah olmasına rağmen. sancak ve kaza üçlüsü teĢkil etmektedir. 4-455. III. 238 vd. Selim'in de sonu olmuĢtur135. sayı 23-24(1942). 137. III. Karal. istenen neticeyi vermemiĢtir. Tarih. ġeyhülislâma.Mahbûbe Kadın Efendi.I'ĠLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 227 tele pıca düncü Kadın Efendi. sadrazama. Okandan. VI. 1. Cevdet PaĢa. ĠKBALLERĠ: 12. bu gayretlere verilecek en güzel misâllerdir. 242-521. Osmanlı Devleti'ni bir zamanlar en yüksek devlet haline getiren esaslar. 134 Asım Tarihi..

Artık kendilerine karĢı gelenleri kati etmeye. Her Ģehir ve kasabada. Çapanoğulların-dan Süleyman Bey Rus-Avusturya seferinde ve Karaosmanoğullarından Hacı Mehmed Ağa ve kardeĢi Ömer Ağa ise 1787 harbinde büyük yararlılıklar göstermiĢlerdir. ĠĢte devletin hukukî ve idarî açıdan zaafa uğramasından dolayı. hukukî meseleler ve narh iĢleri kadılara. Seferlerde Osmanlı PadiĢahının fermanı ile kendi askerleriyle bulunurlar ve çok hizmetler ifa ederlerdi.bazan tayin edildikleri yerlere gitmeden kendi adlarına yetkili kıldıkları mütesellimler ve yargı konusunda yetkili olan voyvodalarla iĢi yürütmeye baĢlamıĢlardır. memleketin te| imzaladığı K bozukluklar. hem a'yânın ileri gelenlerinden ve hem de PadiĢahın e-mirlerini icraya önem veren itaatkâr gruptan idiler. Osmanlı devleti bazılarına. Kürdistân eyâletleri Kürt beyleri denilen asilerin ellerindeydi. kötüler de yer aldılar. Bu yüzden bunları tasfiye yerine. Bunların içinde iyiler bulunmakla beraber. Abdülhamid.. sadece eyâlet merkezi olan yerlerde oturuyor ve 0 Kısaca den ri dönemini i Bu dert zadeler ile Siro mirlerim icraya i fermanı ile ke. A'yânlar da bu iĢleri. devlete ait gelirlerin tahsili ve icab eden yerlere harcanması için tevzii iĢleri vali ve mutasarrıflara muhatap olan a'yânlara havale edilmiĢti. eskilerin tavâif-i mülûk dediği Anadolu Beylikleri dönemini hatırlatıyorlardı. A'yânlar bulundukları memleketin haysiyet ve nüfuz itibariyle en etkili Ģahısları olmaları hasebiyle. Ġl tenleri yaj Birincili yapmak ve I manii asken4 olan veni fc özellikte tieH nizâm-ı i mana ani III. Rumeli'de a'yân ve Anadolu'da ise genellikle derebeyleri denmiĢtir. Mesela I. Böylece a'yânlar ahalinin vekili ve hâkim ile ahali arasında vâsıta haline geldiler. S bu PaĢa. mutasarrıflar. rumak için çere d 138. Mısır Mehmed Ali PaĢa'nın hâkimiyetinde. ahali tarafından seçilen bir de a'yân (yani halkın ileri gelenleri) bulunmaktaydı. Memleketin idaresi ve emniyetin temini valiler. hem valileri ve hem de kadıları hoĢnud etmekle. otoritelerini sağlamlaĢtırmaya sarfettiler ve neticede halka zulm etmeye baĢladılar. Bağdad Memlüklü beyleri ve paĢalarının idaresinde. devletin sahipsizliğinden dolayı. valilere ve mutasarrıflara. Aydın tarafları Karaosman-zâdelerin (Karaosmanoğulları) ve diğer Ģehir ve beldeler de derebeyleri tabir edilen mütegallibe zorbaların istilası altındaydı. hatta bazı yerlerde devletin kendilerini vali veya mutasarrıf olarak tayin ettiği bu yerli idarecilere. Ġçlerinden liyakat ve dirayeti bulunanlar. Anadolu'nun Bozok tarafları Cabbâr-zâdelerin (Çapanoğulları).-< dan Süleyman i Ağa ve kardeĢi! yüzden bunları Ġ Celâlüddln! dan Zaten sened-IB vükelây-ı devlet j Sened-i ĠttifıM mak açısından! Osmanlı sınırianl mektir. Kendileri vefat ettiğinde. bütün gayretlerini servetlerini arttırmaya. hakları olmadığı halde hür insanların mallarını ve hatta terekelerini müsadere etmeye ve kısaca tarihe geçen derebeyliği icra etmeye baĢladılar. s Adâletnâmelenr. Bu derebeyler ve a'yânlardan bazıları ve mesela Cabbâr-zâdeler. Haremeyn Vehhâbîlerin iĢgali altında. umduklarından fazla menfaatler temin ederek mütesellimliği ve voyvodalığı haksız yere almağa baĢladılar. aileden birileri bu makamlara gelmeye baĢladılar. müteselllimler ve voyvodalara. Cezâyir-i Garb Ocakları diye bilinen Tunus ve Cezayir bölgelerinde dayılar denilen derebeyleri artık Osmanlı valilerini dinlemez hale gelmiĢlerdi. c| Tarihi. Siroz ve Selanik tarafları Sirozlu Ġsmail Bey uhdesinde ve Rumeli'nin diğer beldeleri de a'yân denilen mütegallibe (zorba) Ġerin emri altındaydı. vilâyetlerde ve sancaklarda idareyi ele geçiren. mesela . kendilerini devlete kabul ettirip seferde ve hazarda bazı güzel hizmetler de ifa ederek günden güne müstakil hükümetler haline geldiler. NizâmıQ dinmiĢ?' Bir ı tutarak vatani karĢı savunma. Kısaca derebeyler ve a'yânlar.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI 229 de oturuyor ve bunlara yağcılık ederek çoğu menfaat celbi ile günlerini geçiriyorlardı. i. Kara Osman-zâdeler ile Sirozî Ġsmail Bey. Osmanlı Devle-ti'nin merkezden tayin ettiği valiler ve mutasarrıflar. bulundukları vilâyet veya sancağın ileri gelenleri ile bir araya gelerek yürütmeye baĢladılar. Mahmûd zamanında Arnavutluğun bir tarafı önce a'yân iken sonradan vali olan Tepedelenli Ali PaĢa ve bir tarafı ise ĠĢkodra Valiliğine kadar yükselen Kara Mahmûd PaĢa hanedanının idaresi altında. Buna. Zamanla valileri ellerine alarak vilayet ve sancak idaresini bizzat yürütmeye baĢladılar. TSĠ.

344.Cabbâr-zâde Ceialüddin Bey ve Kara Osman-zâde Ya'kub Ağa'ya vezirlik payesi de vermiĢtir. o zaman Defterdar olan ġerif Efendi. IV. Mustafa Nuri PaĢa. memleketin her tarafına yayılan derebeylik ve a'yânlar idaresiyle birinci vazifesini ve imzaladığı Küçük Kaynarca AndlaĢması ile de ikincisini yapamaz hale gelmiĢti. c. 842. Bunun için henüz seferden 136 BA. taraftar olanları radikal ve devrimci ve ortada olanları da bazan muhafazakâr diye ĠsimlendirmiĢlerdir. Mühlmme Defteri. 603-618. Kısım I. Osmanlı sınırları içinde varlığı herkesçe kabul edilen a'yân ve devlet ikiliiiğine son vermektir. ÇavuĢbaĢı RâĢid Efendi. Ancak tekliflerin ayrıntılarında farklılık vardır. 1808'de imzalanan Sened-i Ġttifak'dan maksat. III. idarî ve iktisadî hayata ait köklü ıslâhatlar yapmak ve ikincisini yerine getirmenin Ģartı da. Ġslâm Hukukunun ülü'lemre verdiği yetkiye dayanılarak tedvîn edilen ve Kanuni devrinde kemâlini bulan kanun hükümleridir. Osmanlı Tarihi. Rusçuk ayânındandır. Buna. 178. Dolayısıyla. sh. artık savaĢ yapamaz hale gelen Osmanlı askerini yani kapıkullarını yeniden düzenlemek idi. Selim'i yüzünü batıya çeviren ve Ģerî'attan yüz çeviren bir padiĢah olarak vasıflandırmak mümkün değildir. Osmanlı Devleti'ndeki Adâletnâmelerin çoğunluğu bu derebeyler ve a'yânların zulümlerine karĢı re'âyâyı korumak için çevre eyâletlere gönderilmiĢtir136. muhafazakâr diye bilinen Rumeli Kazaskeri pâyelisi Tatarcık Abdullah Efendi. değiĢikliğe karĢı çıkanları mürteci. Selim'in fermanı üzerine ikisi yabancı olmak üzere 21 mütehassıs Osmanlı askerî kanunları ve diğer örfî kanunları üzerinde kanaatlerini açıklayan lâyihaları hazırladılar. Lale Devrinden beri devam edip gidiyordu. memleket içinde adaleti ayakta tutarak vatandaĢların haklarını korumak ve ikincisi de. kanunnamelerdir. Halbuki bu tamamen yanlıĢtır.I. nr. Sadrazam Yusuf PaĢa. Sened-i Ġttifak. TartıĢılan Ġslâm Hukukunun hükümleri değil. bu tabirden birinci derecede bu ikinci mana anlaĢılmaya baĢlandı. ĠĢte bu alanlarda yapılacak olan yeni düzenlemelere ve ıslâhata nizâm-ı cedîd adı verildi ve bu düzenlemelerden özellikle askerî alanda yeniden tertip edilen ve Avrupa usulü eğitilen düzenli orduya nizâm-ı cedîd askerleri denmesi hasebiyle. 98-101. 1264. pı Isı 138. Netâyic'ül-Vukû'ât. Birincisini yapabilmenin Ģartı hukukî. c. Cevdet PaĢa. Mahmûd. Bazı tarihçiler (Yılmaz Öztuna ve Enver Ziya Karal gibi). Bunların arasında. Selim. III. c. Belge: 810. III. ancak Tanzîmât ile kısmen muvaffak olunmuĢtur. UzunçarĢılı. Selim bu yeni düzenle neyi gaye e-dinmiĢtir? Bir devletin iki temel vazifesi vardır: Birincisi. Abdülhamid. III. Selim tahta çıktığında yani 1789 yılında. 316-319. 230 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dönmek üzere olan Sadrazama ve yetkili zatlara. sh. Bunların tamamının ittifak ettiği nokta. Abdülhamid. Bunları üç grupta toplamak mümkündür: 1) Tatarcık Abdullah Efendi'nin baĢını çektiği bir grup. Bütün bu bozukluklar. Burada önemle belirtmemiz gereken bir husus vardır. yapılacak yeni düzenlemelere ordudan baĢlanmasıdır. 997. I. IX. bu problemi de aynı yolla çözüme kavuĢturmak istiyordu. 332-338. nr. . Osmanlı Devleti. bunların farkına varmalarına rağmen. açılan bu teklifin bütün Osmanlı Kanunlarına Ģamil olduğunu zannetmiĢler ve netice olarak da. Sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Alemdar Mustafa PaĢa da. 4. yeniçeri engelinden dolayı istenilenleri yapamadılar. sh. Sadr-ı Âli Kethüdası Mustafa ReĢîd Efendi (Köse Kethüda) ve Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi gibi Ģahsiyetler bulunmaktadır. Mustafa ve I. 2-10. IV. Ali Emiri . Yeniçeri ocağına Kanuni kanunlarındaki gibi itibar edilmesini ve ancak Avrupa'daki yeni harp teknolojisinin ve eğitim usullerinin bu kanunlara adapte edilerek alınmasını savunmuĢlardır. sh. Târih. Nizâmı Cedid ne demektir? III. III. tesis ettiği güzel bir adetle Meclis-i MeĢveret ile devleti yönettiğinden. bu senedi vükelây-ı devlet yanında a'yânlarla da bir araya gelerek imzalama yoluna gitmiĢtir. a'yânlar ve derebeylerinin Osmanlı tarihinde oynadıkları rolü anlatmak açısından önemli bir belgedir. vatanın sınırlarını düĢmana karĢı savunmaktır. Osmanlı Devleti'nin zaafa uğrayan askerî meselelerini ve buna ilâveten diğer problemlerini çözme tekliflerini ihtiva eden lâyihalar hazırlamalarını ve bu layihaların tartıĢılarak en iyi metodun tesbit olunarak hemen uygulamaya geçilmesini emreden hatt-ı hümâyûnlar gönderdi. Zaten sened-i ittifak ile devlete bir düzen vermek isteyen Osmanlı Devleti.

Nizâm-ı Cedid Islâhatından kasıt. öyle anlatıldığı gibi değildir. ancak hakikat-ı halden habersiz bir takım rezillerin bu askerlere dil uzattıklarını ve maalesef III. yeniçeri ocağının ıslâhının mümkün olmadığını. yeni usul tâlim ve terbiyeye de yeniçerilerin rıza göstermek istemeyerek iĢi yokuĢa sürdükleri. bütün bir Osmanlı hukuk sistemine teĢmil ederek. Avrupa usulüne göre eğitimli asker yetiĢtirecek Nizâm-ı Cedid kurulmuĢtur. Günden güne baĢarılarının artması. Kabakçı Ġsyanı. 10) Asâkir-i Mu'alleme Kanunu çıkarılmıĢtır. herkes bu düzenlemenin yapılmasında müttefiktir. Ancak uygulanmasında problemler çıkmıĢ ve III. ġubat 1793 yılında bütün lâyihaları özetleyerek bir Risâle'de toplatmıĢ ve temel olarak Ģu kararları almıĢtır: a) Mevcut asker nizâmı yeniden düzenlenecek. bir irtica hareketi midir? III. Bunlardan bazıları Ģunlardır: 1) TaĢradan Ġstanbul'a olan göç yeniden düzenlenerek teftiĢi sıkı kurallara bağlanmıĢtır. ne kadar yerinde olursa olsun. Gerçekten 1206 ve 1207 hicrî (ya-. 8) Topçu ve Arabacı Kanunları kabul edilmiĢtir. Meseleyi olduğu gibi aktaran muteber Osmanlı kaynaklarından özetleme yoluna gideceğiz.2) Sadrazam Yusuf PaĢa'nın baĢını çektiği bir grup ise. Nitekim konuyu daha sonra tekrar ele alan Ahmed Cevdet PaĢa. 3) Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi ve Reisül-Küttâb Abdullah Berrî Efendilerin baĢını çektiği bir grup ise. askerî hukuk ve teĢkilât ile yani kanunnamelerdeki hükümlerle alakalıdır. yeniçeriler gibi halkı rahatsız eden hallerinin görülmemesi ve asâkir-i Ģâhâne a-dıyla anılmaya baĢlanmaları. Osmanlı Devleti'nin esas kabul ettiği ġer'-i Ģerifden taviz manasına almak ve muhalif olanları irtica ile suçlamak. Selim'in de Ģefkatinden dolayı bu rezilleri cezalandırmayarak sonunda canından olduğunu gayet açık anlatmaktadır137. Selim. 2) Gemicilik mesleği teĢvik edilmesi için nizâmnâme yapılmıĢtır. Yeni vergilerle zenginleĢtirilen bu hazinede 1212 senesi itibariyle 60. Yeniçeri teĢkilâtının tamamen çalıĢmaz hale geldiği. 5) Asker maaĢları düzenlenmiĢtir. aklı baĢında olan hiç kimse tarafından reddedilemezdi. Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin önemli bir kısmında Kabakçı Mustafa isyanı. Bu nizâm-ı cedid rüzgarı bununla da kalmamıĢtır.000 kese toplanmıĢ ve bu da hem Nizâm-ı Cedid Askerinin çoğalmasına ve hem de yeniçerilerin gözlerine batmasına sebep olmuĢtur. ikinci Ģıkkı esas almıĢ ve Osmanlı ordusunun tamamen Ģirazeden çıktığını bildiğinden dolayı. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 231 yıllarında yeni düzenlemeler olmak üzere gördüğümüz bir dizi ıslâhat yapılmıĢtır. Bunun üzerine ġubat 1793'de Levend Çiftliğindeki Bostancı Ocağına bağlı olarak. Ġrâd-ı Cedid Hazinesi de bu maksatla tesis edilmiĢtir. ancak bunun için yeniçeri kanunlarının iptali yönüne gidilmesinin doğru olmadığını arzu etmiĢlerdir. söz verdikleri halde buna yaklaĢmamıĢlardır. evvela yeniçeriyi eğitmeyi amaçlamıĢ ise de. 6) Bahriye Zabitleri Kanunu çıkarılmıĢtır.. III. bunu Kaynarca AndlaĢması ile sonuçlanan son seferde yeniçeriler de itiraf etmiĢlerdir. aradaki rekabeti iyice arttırmıĢtır. tamamen yeni bir ordu tanzim edilerek ve Avrupa orduların-daki yeni eğitim metotları da esas alınarak mevcut sistemin değiĢmesini müdâfaa etmektedirler. avâm-ı nâsın ondan . nizâm-ı cedid nizâmının Ģer'an ve aklen gerekli olduğunu. Ancak usullerde ayrılmaktadır. Yoksa. Bu üç görüĢten de anlaĢılacağı gibi. rejim değiĢikliği demek değildir. Bu görüĢ ayrılıkları. b) Avrupa'daki eğitimli askerler benzeri yeni bir ordu kurulacak (nizâm-ı cedid askeri) ve c) SavaĢ teknikleri ve askerî eğitim yeniden tanzim olunacak. 7) Yargı Islâhatı yapılmıĢtır. tarihi anlamamak demektir. 3) Resmi elbiseler ve protokol kaideleri yeniden tanzim olunmuĢtur. Selim. 4) Yeniçeri ocağının ıslâhı için tedbirler alınmıĢtır. 139. Yani Avrupa usulü eğitimli askere Osmanlı Devleti acilen muhtaç durumdadır. 9) Ġrâd-ı Cedid Hazinesi kurulmuĢtur. Yeniçerilerin bütçesine dokunmamak üzere. "Eski köyde yeni âdet. tamamen. askerin mutlaka tanzim edilmesini. bu askerle Osmanlı Devleti'nin bir adım müsbet adım atmasının mümkün olmadığı herkesin kabul ettiği gerçeklerdir. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir? Üzülerek ifade edelim ki. Bu ıslâhat. düzeni değiĢtirmeyi. III. Halbuki olay. Selim'in tahtına ve canına mal olmuĢtur. Bunu. ĠĢte nizâm-ı cedid deyince akla gelmesi gereken bunlardır. sadece bir irtica hareketi olarak ele alınmaktadır.

V. Yılmaz. Karal. c. 107-109. devir dönmeye baĢlamıĢtır. yakınları da bu fırsatı değerlendirince. 1. Halbuki yeni nizâmları uygulamak. Osmanlı Tarihi. Ġstanbul'da görülmedik tarzda villalar ve yalılar yaptırmıĢlar. Enver Ziya. bir takım hayır ve Ģerri birbirinden ayıramayan. dirayetli insanlar da bulunsa da. neticede Nizâm-ı Cedid adına toplanan paralarla. Nizâm-ı Cedid askerleri belli bir meblağa ulaĢınca. PadiĢahın mahrem olan yakınları ve müĢavirlerinin ve hatta saray personelinin eline ve diline düĢmüĢtür. iĢi yürüten saltanat atabeklerinin aleyhine geçmiĢlerdir. Osmanlı Devleti Tarihi. Ġstanbul'daki devlet adamları da ikiye ayrılmıĢlardır. Karal. Halk. " devlet na • Bu!/ ::i ssndan ve "t Selirr v zumsj baĢlacia' i. Nizâm-ı Cedid'i yürütüyor görünenler. 113. Bu eğlenceden sadece gençler değil. bu hareketi servet yığma vesilesi olarak görmüĢler. Bu sebeple halka mal olamamıĢtır. 2. 20.. Belleten c. rüĢvet kapıları sonuna kadar açılmıĢ. sh. meĢveretle değerlendirilip neticeye gidilecek yerde. devletin en yüksek tepesindeki insanlar da nasibini almıĢtır. itiraz edilen Avrupa usulü giyim ve hatta tranpet çalm anın dahi dinen caiz olduğunu açıklayarak bunları susturmuĢlar. devlet ve millet gayreti gözetmeyen bazı cahiller. Nizâm-ı Cedid taraftarları ve yeniçeri taraftarları. sh. 349 vd. artık nizâm-ı cedid. "Moskof olurum. halktan haksız yere bol bol paralar toplayarak sefih bir hayat için harcama manasına alınır Ģekilde anlaĢılmaya baĢlanmıĢtır. Nizâm-ı Cedidci olarak görünmeye baĢlamıĢlardır. devletin hazinesini boĢaltmaktan baĢka bir iĢe yaramayan yeniçeri güruhu. Lale Devrindeki musiki sohbetleri. saltanatın atabekleri denilen III. Nizâm-ı Cedidi teĢvik eden devlet adamları servet yığmaya devam ettikleri gibi. "Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar. Enver Zıya.Nizâm-ı Cedid Hakkında Vesikalar. Halbuki ilim ve hakikat ehli olanlar. Selim'i. Selim'e benzetir hale gelmiĢtir. Memleket içte ve dıĢta isyanlar ve harplerle kavrulurken. 464-467. Bonneval'in Osmanlı Bahriyesine Dair Raporu. Sultân Selim de yakınlarına fazla itimad ederek devletin ruhu mesabesinde olan devlet sırlarını bu yakınlarına sohbetlerde fâĢ etmeye baĢlamıĢtır. sh. bu yeni sisteme Ģer'-i cedid ve kâfirleri taklid nazarıyla bakarak. gayr-i müslimlere teĢebbüh ile onlardaki ilim ve fennin alınmasını birbirinden ayırmıĢlardır. Ankara 1988. Öztuna. 232 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEK' nefreti bu âlemin bir eski âdetidir" kuralınca. Nizâm-ı Cedid'in temelinde bir sakatlık bulunmaktadır. servet yığmaya ve bu malları hesapsızca harcamaya devam edince. 187-253. aleyhteki telkinlerin tesiriyle. Bunların içinde her ne kadar Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi. ĠhtiĢam ve sefâhet çoğalınca. Bu arada nizâm-ı cedid sebebiyle ikbal ve itibar sahibi olan insanları kıskananlar da boĢ durmamıĢlardır. I. Nizâm-ı Cedidciler ise gündüz yârân sohbetine çevirdikleri Bâb-ı Âli'ye ve geceleri de kayıklarla mehtaba çıkar olmuĢlar. 175-189. c. 55-76. Bunun üzerine Nizâm-ı Cedidin âĢıkı olan ulema ve devlet ricali kenara çekilirken. hem nizâm-ı cedidin ve hem de yeni vergilerin aleyhinde konuĢmaya baĢlamıĢlardır. yeni vergilerle bunalan halk geçim derdine düĢünce. sayı 14-15(1940). Cevdet PaĢa. sh. 171-183. c. II. BaĢlangıçta çok güzel bir Ģekilde ulemâ ve devlet ricalinden bu konuda lâyihalar istenmiĢtir. Târih. Peki iĢin bu raddeye gelmesinin asıl sebepleri nelerdir? Bunun bazı tarihçiler tarafından görülmek istenmeyen dört önemli sebebi vardır: Birincisi. IV. ı gelen he'jtrî yanlıĢ t" ai . fedâkârlık ve Ģahsî menfaatlerini ve rahatını terk ile mümkündür. V. c. Selim'in yakınları. Bunlara Osmanlı tarihçileri saltanatın atabekleri demektedirler. nizâm-ı cedid olmam" diyerek iĢi istismar etme fırsatı bulmuĢlardır. Bu lâyihalardaki ma'kul ve gayr-ı makul bütün teklifler. tam bir baĢıbozukluk içinde halkın içine karıĢmıĢlar. 268-269. Kâğıthane gezileri ve helva sohbetleri gittikçe artar hale gelmiĢtir. sh.Osmanlı Devleti'nin Durumuna Dair Rapor". fakirler ve r ve halk I atabeklerine j mamak gittin ġahviM» Z'KT. Nizâm-ı Cedidci yeni zenginler "Ġstanbul zengin beldesidir. 279-280. III. c. Bunu fırsat bilen saray hizmetlileri. sh. 438-453. VIII. c.I 137 Asım Tarihi. sh. 125. ĠĢte baĢlangıçta Nizâm-ı Cedid'in lehinde olanlar. 26-31. bu iĢi kendileri için menfaat kapısı görenler.

Kadı Abdurrahman PaĢa komutasındaki Nizâm-ı Cedid ordusunun geri dönmesi ve bu isyancıların istediklerini elde etmeleri. Artık hem Rumeli'ye doğru sefere çıkan ordu içinde ve hem de Ġstanbul'daki kahve köĢelerinde. Bu sırada III. Selim ve çevresi ise. Selim de tahttan indirilmiĢti. âlimler. Bu sırada nizâm-ı cedidin azılı düĢmanı olan Topal Atâullah Efendi ġeyhülislâmlık makamına geldi. Temmuz 1808'de III. Selim kimseyi incitmek istemeyen ve yeri gelince azl ve ceza kurumlarını iĢletemeyen bir yaratılıĢta idi. iyilik gördüğü III. halka ve devlete ait her bilgiyi bunların vasıtası olmadan alamamak gibi büyük hatası de eklenince. Bir gün sonra III. Mücâzât ve mükâfat gibi devlet terazisinin birini ihmal. ikbalden dolayı ne yapacaklarını ĢaĢırdılar. Selim'in güvendiği yakınları ve müĢavirleri. Selim Ģehid edildi. Kastamonulu Kabakçı Mustafa adındaki bir neferi baĢlarına geçirerek. saltanatın aleyhine her türlü dedikodu yapılıyordu. Her ikisi de yanlıĢ bir yola girdiler. yeniçeri güruhu eğitimli askerlerin günden güne artmasından ve itibar kazanmasından dolayı. Yeniçeriler. Yakınları ne derse yapan ve fikrinde sebat etmeyen bir Ģahsiyete sahipti. ġehzade Mustafa. Ġkincisi. Bu isyanı durdurmak isteyen III. ġah vâkıf gerekdir ahvâle * Vükelâya kal ursa vay hâle Zikredilen sebeplerden dolayı. Köse Musa'nın Nizâm-ı Cedid birliklerini hileyle durdurmasından da yararla-narak. diğerini de tehlikeye atacağının farkında değildi. Selim'in aleyhine çevirdiler. alafranga adıyla çok lüzumsuz Ģeylere sarılır oldular. Atâullah Efendi ve Köse Musa'nın tahrikleriyle ilga etmesi de. III. Bu aĢırılıklarından dolayı. yeniçerileri Nizâm-ı Cedid aleyhine kıĢkırtmaya baĢladı. BeĢincisi. hem meĢru-gayr-i meĢru demeden tam bir Frenk hayatı yaĢamaya baĢlamıĢlar ve hem de hakir gördükleri halkı yeni yeni vergilerle periĢan etmiĢlerdir. Bütün bunların etkisiyle. III. avam onları tekfir eder. devleti istila edercesine. bazı menfaat gruplarının lehine ve ama devlet ile milletin aleyhine . hedefe PadiĢah da girmiĢtir. Buna PadiĢah'ın yakınındaki saltanat atabeklerine güvenerek. Dördüncüsü. Bunu fırsat bilen bazı geri kafalılar da. isyana baĢlamıĢlardı.isyanı her tarafa yaymıĢlardı. Mustafa'nın tahrikleriyle. baĢta kendi sadrazamı olmak üzere. Osmanlı Devleti'nin kuvvetli olmasını istemeyen Fransız Elçisi Sabastiyani. akıllı devlet adamları ve halk Nizâm -ı Cedid'in aleyhine geçmiĢlerdir. AvrupalılaĢma adı altında. medeniyetin gereği olan Ģeyleri aĢarak.ne. Bu ikisinin fitne ateĢini alevlendirmesiyle ayaklanan yeniçeri yamakları. Selim. Sonra da IV. Maalesef olanlar. her türlü iftirayı yapar bir hale geldiler. fayda sağlamamıĢtı. onları daha da azdırdı (1807). Boğaz Nâzın Mahmûd Râif (Ġngiliz Mahmûd diye meĢhurdur) PaĢa'yı parçalayan isyancılar. a'yânları ve Ġstanbul'daki yeniçerileri yanlarına alarak Ġkinci Edirne Vak'asının meydana gelmesine sebep oldular. ötekiler de Avrupa'dan gelen her Ģeyi reddettiklerinden dolayı karĢı tarafı taassupla suçlar oldular. Böylece kamuoyunu III. güzel bir baĢlangıçtır. Nizâm-ı Cedidcileri tahkir ve tekfir ettikleri halde. Nizâm-ı Cedid. devlet ricalinin ve halkın itimadını kaybetmiĢtir. Sefâhet ve ihtiĢamda haddi aĢtılar. III. Topal ve riyakâr olan Atâullah Efendi'yi meĢihata getirmekle kalmamıĢ ve müfsid birisi olan Köse Musa PaĢa'yı da sadâret kaymakamlığına getirmiĢ. Bütün bu sebeplerle muhalif grup iyice cesaretlenerek ve baĢta Sadrazam Ġsmail PaĢa olmak üzere küskün devlet adamlarını. cezalandırılmayınca tam manasıyla Ģımardılar ve azıttılar. saltanata fazlaca haris olduğundan. 234 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI Netice olarak. hiçbir zaman tasvip edilemeyecek olan bu çirkin olayları meydana getirmiĢlerdir. Selim'in Nizâm-ı Cedid'i. Üçüncüsü. Selim'e karĢı tavır aldı ve yukarıdaki sebepleri çok iyi kullanmaya baĢladı. Lüzumlu lüzumsuz her konuda Avrupa mukallidi olmaya baĢladılar. Selim. III. lect PaĢa 5 larınj ı M cılarınl din azil Devlet'* Cedid a ve I1 ısyanc na»: Ces-: ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 233 ler ve müflisler buradan ayrılsın" demeye baĢlayınca. güzel projeleri kendilerine vesile ederek servetlerini arttıran ve bunu gayr-i meĢru yollarla yemeyi âdet haline getiren bir grup.

sh. Öztuna. UzunçarĢılı. Belleten. 253-261. Arabistan de Basra veya I du. Emir'i kandırdı. Her konuda cahil ve bedevî olan Necid Arapları. c. Bilindiği gibi. Ġsmail Hakkı. IV. 138 Cevdet PaĢa. 140. Vehhâbîller kendilerine Selefiye adını vermekte ve hedeflerinin Ġslâmı Hz. Buna karĢı ehl-i sünnet âlimleri de cevap ve reddiye mahiyetinde eserler kaleme almıĢlardır. bu görüĢlerini müdâfaa için kitaplar kaleme aldığı gibi. Bunlar. asıl itibariyle Necid ahalisinden ve Hanbeli mezhebinin âlimlerinden olan Muhammed bin Abdülvehhâb'dır. bunca emekler sarf edilerek meydana getirilen Nizâm-ı Cedid bir anda mahv edildi. III. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". bu sebeple malları ve kanlarının helal olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini söylemeye baĢladı. Buna göre enbiya ve evliyanın birinden manen yardım talep edenler. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür? Bilindiği gibi. c. sh. 77-85. Selim'in bizzat Nizâm-ı Cedid askerinin baĢına geçip de âsileri te'dip ile devleti esasından ıslah ve tanzim etmesi mümkün iken. Ġbn-i TeymyyeJ peygamberler ve ev binde bulunmanın a olarak. Hatta tasvip edenlerin yanında. c. 1766'da 39 yıldır Osmanlı Devleti'nin tayin ettiği Necid Emîri ve Der'iyye ġeyhi Muhammed bin Suûd'a müracaat etti. 41-43. Muhammed bin Abdülvehhâb. vs derek halkı ¦ Suûd'un da Vehhâbf* ne gelmiĢtir. Osmanlı Tarihi. Müseylemet'ülKezzâb nazarıyla bakanlar da çıktı. maalesef nezâket ve yumuĢaklığı tercih etmesiyle ve karĢılıklı hatalarla. ama teı çevreye akınlar il lenin ciddiyetini J deleleri . kendi içlerinden çıkmıĢ ve ġam ile Kahire gibi ilim merkezlerinde tahsil görmüĢ olan bu âlime önce iyi bir nazarla bakmadılar. O halde AvrupalılaĢmak diyerek Nizâm-ı Cedide körü körüne karĢı çıkmak da. UzunçarĢıh. dolayısıyla bu konuda bir Ģeyi vesile kabul etmek caiz değildir (tevhid esası). Osmanlı Devleti Tarihi. Mezhebine uyduğu takdirde büyük bir saltanata kavuĢacağını ifade ederek ve kızını da ona vererek. VIII. 600 seneden beri insanların dalalette kaldığını. 599-604. V. Vehhâbîlerin temel inançları Ģöyledir: Allah'a doğrudan doğruya ibâdet etmek farzdır. ( ların baĢında yordu. Peygamber zamanındaki safiyetine kavuĢturmak olduğunu iddia etmektedirler. Tamamen tek taraflı olarak anlatılan Ģekli için bkz. Müslüman denilenlerin müĢrik olduklarını. Necid ġeyhi diye bilinen Muhammed bin Abdülvehhâb. I. Mustafa Nuri PaĢa. kabir ziya dilemenin asla cJ/ZJ tazim konusun ifrat etmiĢlerdir. c. I ĠĢte Necid ġeyttJ Ġbn-i Teymiyye Ġle I gerektiren Ģeyler ı tekfir etmeyenleri de I geçen Ġslâm davranmakla suç! Müseylimet'ül-Kenfcf Necid ġeyhi. XXIX. sh. Müseylemet'ül-Kezzâb'ın memleketi olan Yemâme'ye bağlı olan Ayniyye'de 1143/1730 yılından itibaren kendi mezhebini yaymaya baĢladı. Netâlc'ül-Vukû'ât.olmuĢtur. sayı 116(1965). Karal. c. taassup diyerek Nizâm-ı Cedidcilerin yaptıkları gayr-i meĢru iĢleri tasvip etmek ve bu hareketi sadece bir irtica hareketi olarak takdim etmek de yanlıĢtır138. adak ve tasadduk ve benzeri yollarla türbelere hürmet edenler hep müĢriktir. sh. Enver Zıya. sh. Vehhâbîlerin ketfk uzaklaĢan ve ifrata p fetvalarıdır. "Kabakçı Vak'asına Dair Bir Mektup". yerli em?*! HâĢimiler neslı«ta| Osmanlı Devlet! ve vicdan hı. çevreye tebliğ için mektuplar da göndermiĢtir. Tarih. 473-475. Bu mezhebin kurucusu. sh. 186-230 (Meseleyi bütün yönleriyle anlatmaktadır. inceleyerek ciddiyetinin Vehhâbi han diyor.

Arada sırada Vehhâbilerin çevreye akınlar düzenlemesi ve hatta Fas Hâkiminin onlarla akraba olması dahi meselenin ciddiyetini gösterememiĢti. Önce hac için izin istediler. Göz göre göre tehlike geliyorum diyor. vatandaĢtan alınan zekât dıĢındaki vergilerin de caiz olmadığını iddia e-derek halkı yanına çekmeyi planlamıĢtır. Vehhâbi hareketiII 236 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY . Artık 1745 yılında Necid Emiri Muhammed bin Suûd'un da Vehhâbî olmasıyla. tamamen HâĢimîler neslinden gelen ve ġerîf denilen idareciler tarafından yönetiliyordu. Temmuz 1805 tarihinde. 1795 ve 1798 yılında Vehhâbiler üzerine düzenlediği hareketler ciddi bir netice vermedi. Mekke ġeriflerinin mesela ġerif Gâlib'in karĢı mücadeleleri muvakkat tedbirlerdi. Bilindiği gibi. bazı meselelerde itidal yolundan uzaklaĢan ve ifrata giden Ġbn-i Teymiyye ve onun talebesi Ġbn'ül-Kayyım'ın bazı fetvalarıdır. Kısaca türbelere tazim konusunda halkın ifratına karĢılık. Ġbn-i Kayyım da. ama tedbir almak kimsenin aklından geçmiyordu. Vehhâbîlik hem dinî ve hem de siyasî bir hareket haline gelmiĢtir. Hatta kazaskerlik makamına gelmiĢ bazı âlimler dahi. bu konularda iyice yolunu ĢaĢırarak Ġbn-i Teymiyye ile Ġbn'ül-Kayyım'ın Ģer'an yasaktır dedikleri fiilleri. durumun ciddiyetinin farkında değildi. peygamberler ve evliya kabirlerinde namaz kılmanın ve bunlardan manevi yardım talebinde bulunmanın asla caiz olmadığını müdâfaa etmiĢtir. yerli hanedanlar ve bunların baĢında bulunan Ģeyh veya emîr denilen mahalli idareciler tarafından idare ediliyordu. Vehhâbi hareketinin mahiyetini anlamakta âciz idiler. Hicaz Beylerbeyi ġerif PaĢa. Hatta 1798 yılında ġerif Gâlib ile Abdülaziz arasında hac için bir andlaĢma yapıldı. sahabelerden nicelerini da hatalı davranmakla suçlamıĢtır. yerli emir ve Ģeyhleri sadece koordine etmekteydiler. durum değiĢti ve Vehhâbiler Arabistan'da müstakil bir hükümet tesis etmeye muvaffak oldular. bu tasallut Ġslâm âleminde onların tanınmasına sebep oldu. Osmanlı Devleti. 7 yıl Mekke'mi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 235 Vehhâbilerin kendilerine kaynak aldıkları görüĢler. kabirlerde kurban kesmenin ve ehl-i kuburdan manen yardım dilemenin asla caiz olmadığını ısrarla ve sert bir üslupla anlatmıĢtır. Ġbn-i Teymiyye ve Ġbn'ül-Kayyım da ifrat etmiĢlerdir. 1803 yılında Hicaz'a girdiler.için bir andlaĢm^ düzenlediği Abdülazlz bin I hükümet tes/sâ ele geçirdiler. Mekke ise. Osmanlı Devleti. ġerif Gâlib'in 1790. Hatta bu fiilleri iĢleyenleri tekfir etmeyenleri de kâfir ilan etmeye baĢlamıĢlardır. Osmanlı Devleti zamanında asıl Arabistan. Ġbn-i Teymiyye. Bunlar. Zira tam bir din ve vicdan hürriyeti vardı. bu tasallut Ġl Kasım i Vehhâblle kümeti ile. Hatta bu fiilleri Ģirk kabul edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. kabir ziyaretinin. Bu Necid ġeyhi. Osmanlı Devleti. Arabistan'ın batı kesimini Cidde'de oturan Osmanlı beylerbeyisi ve doğu kesimini de Basra veya Bağdad beylerbeyisi ve bir zamanlar da Lahsâ beylerbeyisi idare ediyordu. ĠĢte Necid ġeyhi Muhammed bin Abdülvehhâb. ancak Mekke âlimleri durumlarını inceleyerek bâtıl itikâdlarından dolayı bunlara izin vermedi. 1805-1812 yılları arasında 7 yıl Medine'ye ve 1806-1813 yılları arasında ise 7 yıl Mekke'ye hâkim oldu. asırlardır gelip geçen Ġslâm âlimlerini dalâletle suçlamakla kalmamıĢ. Kasım 1803'de Abdülaziz vefat etti ve yerine 1787'den beri babasına vekâleten Vehhâbilerin reisi olan oğlu Su'ud bin Es-Su'ûd geçti. Maalesef gittikçe güçlenen hükümeti ile. Tâif'i ve Mekke'yi ele geçirdiler. Nihayet Emir Muhammed'in yerine Abdülaziz bin Suud geçince. üstadına tabi olarak. Kendisinin müctehid-i mutlak olduğunu iddia eden ve Müseylimet'ül-Kezzâb ile yapılan harpte Ģehid düĢen sahabelerin kabirlerini yıktıran Necid ġeyhi. tamamen küfrü gerektiren Ģeyler olarak takdim ve ilan etmeye baĢlamıĢtır. baĢlangıçta Vehhâbi hareketine tepki göstermedi. i da. kabir ziyaretinin aleyhinde Ģiddetli fetvalar verdiği gibi. kısa bir zaman sonra Mekke'yi geri aldıysa da.

adı geçen Suu-dîlerin torunlarının ipleri ele almasıyla Suudi Arabistan Hükümetinin resmî mezhebi oldu139. 2 gün sonra vasıfsız bir ġeyhülislâm olan Atâullah Efendi azl edildi ve ekibi de tasfiye edildi. saf. 28. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? II. musiki ve devlet adamlarıyla münasebetler konusunda epeyce ders almıĢtı. Alemdar buna yaklaĢmadı. Tarih. 3.Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi. PadiĢah Alemdâr'a teĢekkür ediyor ve Tuna Beylerini boĢ bırakmayarak dönmesini arzuluyordu.SULTÂN II. Mahmûd'un Ģahsiyeti.4. Mahmûd. MUSTAFA DEVRĠ Sultân is (YENĠL! 142. Behîç ve Tahsin Beylerden oluĢan bu ekibe Rusçuk Yârânı denmektedir). hemen karĢı planını uyguladı ve III. c. Selim ile II.Seyyare Üçüncü Kadın Efendi. Mustafa. yaptığı ıslâhatlarla ve özellikle de Osmanlı Devleti'nin yüzünü batıya çevirmekle meĢhurdur. Mahmûd'un öldürülmesi için talimat verdi. kültürü zayıf ve saltanata karĢı haris bir insandı. Hep iyilik gördüğü amca-zâdesi III. Emîne II. Refik. Selir-epeyce c unvanım 4 yüzünü I padiĢah ı büslerlnı hayrfyea Birinci i bulunduğu «| cezalandın1"!?! gerekli ısfcsj idareyi del alındı ve Wl Mustafa Pî)<*| de Sen«R& imzalandı. Ancak bunu dinlemeyen Alemdar. Osmanlı Devleti Tarihi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Harem hüddâmınm yardımı ile kurtarıldı ve Alemdâr'ın desteğiyle kendisine bî'at olundu. Nizâm-ı Cedid aleyhinde olanların yanında göründü ve 29 Mayıs 1807'de Osmanlı tahtına çıktı. Selim'in tekrar tahta çıkarılacağını anlayan IV. Öztuna. XXIX. Abdülhamid'in NakĢ-ı Dil Valide Sultân'dan dünyaya gelen küçük oğludur. Selim'i Ģehid ettiler. foğludur. Temmuz 1808'de Ġstanbul'a gelen Alemdar. Hal' edileceğini ve III. Maalesef bu talimatı alan Enderûnlular. Adlî mahlası ile Ģiirler yazan ve Mayıs 1813'den itibaren Gazi unvanını kullanan II. 470-471. Ġhtilâlciler. bazıları da batılılaĢma yolundaki . MBĠLĠNMEYEN OSMANLI 237 Sultân isminde bir tek kızı vardı ve o da hemen vefat etmiĢtir140. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ) 142. Ġhtilâlcilerin baskısından bıkan IV. ih. Mustafa. I. 141. dairesini basarak III. 1. Mustafa. Mustafa. Nizâm-ı Cedidin gayr-i meĢru olduğunu ve PadiĢahın asla yeniçerilere müdahale etmemesi gerektiğini ihtiva eden taahhüdnâme mahiyetinde bir hücceti. Oğlu Ġbrahim PaĢa'nın 1830'da Der'iyye'yi iĢgal etmesi ile Vehhâbi meselesini halleden Mehmed Ali PaĢa. c. Abdülhamid'in AyĢe Sîneperver Valide Sultân'dan doğan büyük oğludur. 2. Kabakçı Mustafa baĢta olmak üzere. Râmiz. I. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz? IV. Ġlk olarak ihtilâlcilerin arzularını yerine getirdi ve Kabakçı Mustafa.Dil-pezîr Ġkinci Kadın Efendi. IV. Rusçuk Yârânı-na burada PadiĢahı tevkif etmesini tavsiye ettilerse de. yolda iken Kabakçı Mustafa'yı katletmiĢti ve bu sebeple de Davud PaĢa Sarayı'nda PadiĢah tarafından karĢılandı. Ģahsiyeti. II. Amca-zâdesi III. Selim'e karĢı vefalı davranamadı.ġevk-i Nûr BaĢ Kadın Efendi. XXX. I. sh.! sadece o ve deı gelen C Alemdlrl Sekbân-ı Efendi Ġter j ntv Selim'ing Mahmûdl bite.7. Mustafa. VIII. 282-325. PadiĢahın Hatt-ı Hümâyûnu ile birlikte elde ettiler (Rebiülevvel 1222/1807). -i yenicenle 139 Cevdet PaĢa. Kısaca basit bir fikir hareketi olarak baĢlayan Vehhâbilik. II. l\ III.1808 tarihinde Osmanlı tahtına sıkıntılı bir Ģekilde oturdu. arkasından Topkapı Sarayına geldi. IV. Mahmûd ise. Mahmûd. ihtilâlcileri tasfiye gayesiyle Alemdar Mustafa PaĢa'yı ordusuyla beraber Ġstanbul'a davet etti.ni tasfiyeye söz veren Mehmed Ali Ağa'yı Mehmed Ali PaĢa sıfatıyla Mısır'a beylerbeyi olarak tayin etti. Bu arada Nizâm-ı Cedidcilerin bir kısmı öldürülmüĢ ve bir kısmı ise Rusçuk A'yânlarından vezir Alemdar Mustafa PaĢa'ya sığınmıĢlardı (Galip. Bazı tarihçiler onu Kanuni'den sonra en büyük padiĢah olarak vasıflandırırken. sh.SULTÂN IV. Dünya SavaĢında. Selim'den devlet idaresi. 1831 yılında bu sefer kendisi isyan etti. ġeyhülislâm Atâullah Efendi ve Sadâret Kaymakamı Musa PaĢa'nın isteklerine göre devleti yönetmeye baĢladı. manii I II. 28 Temmuz 1808'de Bâb-ı Âli'yi basarak sadrazamdan mührü aldı.

iĢi azıttı ve Topkapı Sarayı'na hücum ettiler. bazı çiğ hareketleri sebebiyle aleyhine geçtiler. Buna göre her yerde devletin kanunları ve emirleri geçerli olacak. 230-456. Cevdet PaĢa. 34-42. Bunu. baĢlarına Prens Mavrokordato'yu geçirerek. Rusçuk Yârânı denilen ekibin elemanlarını ö-nemli makamlara getirmiĢti. sh. Osmanlı Tarihi. Yeniçeri ise ona karĢı bileniyordu. Selim'in Ģahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması ve ikincisi de devletin içine düĢtüğü sıkıntıdan kurtulabilmesi için gerekli ıslâhatın yapılması. Romanya'yı elde etmek ümidiyle Osmanlı Devleti'ne karĢı savaĢ ilan etti. Karal. c. Yunan Ġhtilâlinin de çıkmasına sebep oldu. Alemdar Mustafa PaĢa'nın arzusuyla Ekim 1808'de Nizâm-ı Cedid'i ihya manasına gelen Sekbân-ı Cedid askerinin kurulması takip etti ve baĢına da Rusçuk Yaranından Behîc Efendi Umûr-ı Cihâdiye Nâzın olarak tayin edildi. önce geri çekildi. usul ve âdâb bilmediğinden dolayı. II. Tohumları daha önceleri atılan bu ihtilâl neticesinde Yunanlılar. Napolyon Bonapart'ın ısrarla Rusların iĢini bitirelim teklifine. Devletler ve Hanedanlar. asırlarca Müslümanlar gibi hak ve hürriyetlerine riâyet ettiği Rumların böyle bir isyan çıkarmalarına ĢaĢırdı ve yüzlerce Müslümanın kanının akmasına yol açan bu hareketi tahrik eden Cihan Patriğini. Kısaca Anadolu Beylikleri haline gelen Osmanlı Devleti. c. kendi adamları dıĢında savunmaya yardım gelmeyince.119. Fransa ile olan savaĢına rağmen. 2-41. Temmuz 1809'da Sadrazam Yusuf Ziyâeddin PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusuna yenilen Rus ordusu. Ocak 1822'de Yunanistan'ı kurduklarını ilan ettiler. iç karıĢıklıkları fırsat bilerek. Ulemâ sınıfı. 245 238 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 05MMJ sim 1808). ĠĢin arkasında 1814'de gizli olarak Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria ve Fener Patriği Gregorios ile Fener Beyleri vardı.8. Hadise karıĢınca.Ģekilde kalmıĢ teĢebbüslerinde dolayı tenkit etmektedirler. vak'a-i hayriye adı verilen yeniçeri ocağının kaldırılıĢına göre iki safhaya ayırmak yerinde olur: Birinci Saltanat Safhası: Tahta çıktığında devletin halletmek mecburiyetinde bulunduğu iki mesele vardı: Birincisi. Yeniçeri yine beceriksizliğini ortaya koymuĢtu. sh. devlet namına asker toplanacak ve ancak a'yân ve derebeylerin haklarına da müdahale edilmeyecekti. Öztuna. Romanya'yı iade eden Ruslar. III. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa. IV. Mustafa zamanında (25. Kasım 1808'de yeniçeriler sarayını bastılar. sh. Ancak Rusya'nın desteğini arkasına alan Rumlar. Ġsyan eden yeniçeriler. Bunun üzerine 4000 kiĢilik sekbân-ı cedid askeri yanında donanmay-ı hümâyûna bağlı gemilerden Yeniçeri Ağasının bulunduğu yere toplar atılarak saltanat muhafaza edilmeye çalıĢıldı ve hatta Süleymaniye Camiinin bir minaresi yara aldı. sh. Alemdar Mustafa PaĢa'ya olan güvenleri sebebiyle umumi bir meĢveret meclisi toplandı. 2. 84-88. Uluçay. c.1807) Osmanlı ile mütâreke imzalayan Rusya. Fener Patrikhanesinin Orta Kapısı önünde Nisan 1821 tarihinde idam etti. Mora'yı ele geçirdiler. Osmanlı Devleti. Ġyi niyetli ama kültürü zayıf olan bu devlet adamı. devlete itaat eder hale getirme meselesi ele alındı ve davet edilince askerleriyle Ġstanbul'a gelen a'yân ve derebeylerinin. V. c. Mahmûd'un saltanat yıllarını. Ağustos 1810'da Varna'yı almak istediler. c. Mahmûd ona güveniyordu. VIII. . Mustafa da boğduruldu (Ka140 Asım Tarihi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. IX. Neticede Sened-i Ġttifak adıyla devletin vükelâsıyla a'yân ve derebeyler arasında bir sened imzalandı. Neticede ulemânın tavassutu ile 18 Kasım 1808'de sekbân-ı cedid lağvedildi ve kısmî tavizlerle isyan bastırıldı. vergiler sadece devlet hazinesinde toplanacak. kendini hapsetti ve cephanenin bulunduğu binayı tabancasıyla ateĢe vererek Ģehid oldu. Kavalalı Mehmed Ali PaĢa'nın oğlu Ġbrahim PaĢa'yı kuvvetleriyle yardıma göndermesi üzerine. Patras BaĢpiskoposu Germanos'un liderliğinde 12 ġubat 1821'de Rum Ġsyanının yani Yunan Ġhtilâlinin baĢlamasına sebep oldu. Tarih.1812 tarihinde Ruslarla BükreĢ Muahedesini imzaladı. II. 28. Haziran 1827'de Yunan Ġhtilâli bastırıldı. baĢarılı olamayıp geri çekildiler. II. Önce devletin eyaletlerdeki elini gevĢetmesinden dolayı idareyi ele alan derebeyler ve a'yânları.5. Bu olay. Sırpların muhtariyet elde etmesi. BükreĢ çevresinde bir Sırp Prensliği kurdurulmasını kabul ettirmekle asıl tavizini almıĢtı. güvenilmeyen kiĢiliğinden dolayı menfi cevap veren Osmanlı Devleti. yeniden büyük devlet olmaya söz veriyordu (Eylül 1808). Selim'in Ģahadetine engel olamadığı için çevresi tarafından tenkit ediliyor idiyse de. ancak sonradan tecâvüzlerini sürdürerek Poti'ye kadar geldi. sh. ġeyhülislâmın fetvası alınarak IV. III. sh. 191-208.

Fransa ve Prusya müdahale ettiler. öl hedesi ile Un MehmedH AndlaĢmasi i Büyükelçisi« istediği sonıfl| Osmanlı ord ğindeydiveljl KADIN 8 Ġkinci Kadı BeĢinci Kadına BaĢ Kadın E Hâciye Hosii Ġkinci Kac Efendi. Rus mağlubiyetinden yeni çıkan Osmanlı Devleti. Ruslarla imzalanan Eylül 1829 tarihli Edirne Muahedesi ile de Tuna Deltası ve Kafkasya tamamen Ruslara bırakıldı. Haleb ve Adana). Ġkinci Saltanat Safhası: Yeniçeri ocağı lağvedilip yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla eğitimli ve düzenli bir askerî teĢkilât kurulunca. Maalesef bu arada Fransa 1797'de Cezayir'den aldığı borcu ödemediği için 1827 yılında bölgeyi idare eden ve dayı denilen Osmanlı Beylerbeyi Ġzmirli Hüseyin PaĢa'nm Fransız Konsolosunu tokatlaması üzerine. Haleb ve Hatay'ı alarak Konya'ya kadar geldi (Kasım 1332). ĢımarmıĢtı. Rus harbine asker göndermeyen Mısır Beylerbeyisi Kavalalı Mehmed Ali PaĢa da. Fransa'm sa'nın sömürgs'Ġ Rus harljid da. doğuda Ahıska'ya ve batıda ise Varna'ya kadar gelince durum tehlike arz etmeye baĢladı. Ağustos 1829'da Edirne'ye girdiler. Mahmûd'un 17. diğer devletler de bu fırsatı nasıl değerlendirebileceklerini düĢünmeye baĢladılar. Filistin'e kaçan fellâhları geri göndermeyen Sayda Valisi Abdullah PaĢa'nm tavrını sebep göstererek oğlu Ġbrahim PaĢa'yı Filistin'e gönderdi ve burayı iĢgal etti.i ve Ġzmir'e vsi'i'I misini boğaza f düĢünmeye b dolu'dan çekilft Trablus. o da 10 harb gemisini boğaza gönderdi. devletin içerdeki problemlerinden biri ortadan kalkmıĢ oldu. ġam. Temmuz 1833'de imzalanan Hünkâr Ġskelesi Muahedesi ile Rusya da bazı tavizler kopardı. ĢımarmıĢtı. Fakat Ruslar. Ġbrahim PaĢa'yı sevinçle karĢıladı. 12-2 14. ġam. Saltanat yılında Vak'a-i Hayriye adıyla yeniçeri ocağı lağv edildi. Ġbrahim K Osmanlı ordua. 'M çekten imaret". Sadrazam ReĢîd Mehmed PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusu üzerine geldiyse de. sırasıyla Akka. Osmanlı Devleti'nin eyâlet askerleri dıĢında düzenli bir ordusu kalmadığını gören Rusya durumdan istifade etmek istedi. Ġbrahim PaĢa. Artık müstakil olan Eflak ve Boğdan. Fransa'nın tehdidi üzerine donanmasını bile gönderemedi. 1838'de Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticâret AndlaĢması ile müthiĢ tavizler kopardı. Bu arada düvel-i mu'azzama adı verilen Ġngiltere. Bunun üzerine duruma Ġngiltere. Cidde. Fransa ve Ġngiltere'nin araya girmesiyle. Sırp ve Yunanistan prenslikleri. Sulh halinde oldukları bir devlete aniden yaptıkları Navarin Baskını ile Osmanlı Donanmasını hatırdılar (Ekim 1827).i si milletlerarss :i| gibi davranan?. Artık Cezayir Fransa'nın sömürgesi oluyordu. Fransa ve Rusya. sadrazam esir alınınca geri döndü ve Mısır meselesi milletlerarası bir problem olmaya baĢladı.: kaldı ve bu «¦ lanan Eylül 1 Ruslara bırakı Osmanlı I lan ilk de 1913'de Yunanı* Maalesef 6y ı yılında bölgeyi ida Fransız Koni kardı ve Temmu! Devleti. aralarında Temmuz 1827 tarihli Londra Protokolünü imzalayarak Yunan meselesini kaĢımaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne otonom bir Yunan Prensliği için tazyik etmek üzere donanmalarıyla Ġyonya Denizine kadar geldiler. ancak Osmanlı Devleti. Osmanlı Devleti'ni meĢgul etmek için yeterliydi. ġam. Fransa Cezayir'e Haziran 1830'da asker çıkardı ve Temmuz 1830'da Ģehri teslim aldı. Osmanlı sanayiini engelleyen ve Osmanlı topraklarını Ġngiliz mallarına açık . Osmanlı sadrazamı olarak devlete hâkim olmak istiyordu. Sayda. Ekim 1827 tarihli Akkerman Muahedesini imzalayarak Sırbistan ve Romanya'nın muhtariyetlerini biraz daha arttırıp tehlikeyi önlemeye çalıĢtı. ġubat 1833'de Kütahya'ya girdi ve Ġzmir'e vali tayin etmeye kalkıĢtı.Hüsn-IĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI 239 iĢgal etmiĢ ve Kavalalı'nın oğlu Ġbrahim PaĢa Mora'dan ayrılmıĢtı. ancak ordusuz olmasına rağmen Osmanlı Devleti Rusya'ya harb ilan etti (Nisan 1828). Bunu diğer ıslâhatlar takip etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Ağustos 1829 tarihinde Londra Muahedesini imzalamak mecburiyetinde kaldı ve bu andlaĢma ile bağımsız bir Yunanistan Prensliği kuruluyordu. Trablus. Haziran 1826'da yani II. Mahmûd'un inkılâblarına kırgın olan halk. Yunanistan Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk devlet oldu. Tamamen Osmanlı Devleti'nin bir veziri gibi davranan ve halka zarar vermeyen Ġbrahim PaĢa. PadiĢah.Artık halk ve devlet nezdinde yeniçerinin sonu gelmiĢti. Bu arada Sisam adasına da Aralık 1832'de otonom verildi ve 1913'de Yunanistan'a katılıncaya kadar bu statü devam etti. Mehmed Ali PaĢa Anadolu'dan çekildi ve kendisine yedi Osmanlı eyâleti birden verildi (Mısır. Batıda Silistre'yi ve doğuda ise Erzurum'u teslim alan Ruslar.* yen Sayda Va»r tin'e gönderdi >:aj alarak Konya'ya« halk. Üç devlet de özür diledi. Ancak Fransa Eylül 1829'da Mora'yı iĢgal etmiĢ % *î< manii Devleti J^. Mehmed Ali isyanını kullanan Ġngiltere. Çar'dan yardım istedi. II. Mısır'ı gerçekten imar etmiĢ ve orada itibar kazanmıĢtı.

KADIN EFENDĠLERĠ: 1.AyĢe Sultân. 5.Pervîz-felek Dördüncü Kadın Efendi. sh. Cevdet PaĢa. 8. Londra Büyükelçisi olan Mustafa ReĢid PaĢa idi. Ġkinci Ġkbal240 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dir. Bağımsızlık sevdasına düĢmüĢ bu a'yânların davet ile gelmeleri zor görünse de. 2) Her yerde kamu gelirleri Hazine adına toplanacak. 10. Sultân Abdülaziz'in annesi ve BeĢinci Kadın Efendi. 12.ġehzade Nizâmeddin. Netâyic'ül-Vukû'ât.Ayn-i ġah Sultân. V.Zer-nigâr Üçüncü Kadın Efendi.Fatma Sultân. Ahmed Lütfi. 9. c. Buna karĢılık a'yân ve derebeylerinin de emin olmaları gerekiyor ve devletten taahhüt istiyorlardı. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir? Bilindiği gibi. sh. IV. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 2310. Nitekim Osmanlı Devleti. Ġstanbul 1291. büyük bir eyâlette bağımsız bir hükümet gibi davranmakta ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti'nin emirleri geçerli olmamaktaydı. 3) Sadece ve sadece Devlet adına asker toplanabilecek. V. Bu bozgun sırasında II. BaĢ ikbal. 2.ġehzade Mehmed.ġâh Sultân. 23. 7-Hâciye HoĢ-yâr Ġkinci Kadın Efendi. c. 6. 191-208. Uluçay. ĠKBALLERĠ: 14.ġehzade Murad. II. Ġstanbul 1292. 22. 12.Hayriye Sultân. 5) Ġsyan eden ocaklara karĢı. Osmanlı Tarihi. 3Hâciye Pertev-Piyâle Nev-fidân BaĢ Kadın Efendi. 3-ġehzâde Abdülhamid. yer yer ortaya çıkan a'yân ve derebeylerin kimi bir kazada. gayet açık sözlü olarak ve biraz da patavatsızca bir açılıĢ konuĢması yaptı ve bu samimi konuĢması herkesçe takdir edildi. kimi sancakta ve kimi de bir eyâlet çevresinde diledikleri gibi idareyi yürütür olmuĢlardı.' tır .ġehzade Ahmed. c.Âlî-cenâb BaĢ Kadın Efendi. te'dibi için bütün a'yân ve hanedanlar da'vacı olabilecek. Tarih. Üçüncü Ġkbal.Pertev-niyâl (Nihâi) Valide Sultân. 11. birkaç defa PadiĢah fermanını dinlememiĢ ve getirenleri azarlamıĢtı.Mihrimah Sultân.Âdile Sultân. c. c. devlete itaatlerini temin etmek ve devletin emirlerinin her yerde geçerliliğini sağlamaktı. al. ÇOCUKLARI: 1. Mahmûd ölüm döĢe-ğindeydi ve 7 gün sonra Temmuz 1839'da vefat eyledi. sh. c. 14. bu andlaĢmadan istediği sonucu alamadı ve Mehmed Ali PaĢa 6 yıl sonra tekrar Nizip'e kadar geldi ve Osmanlı ordusunu yendi (Haziran 1839). Neticede Ģu esasları taĢıyan bir sened-i ittifak hazırlanmasına karar verildi: 1) Her halükârda devletin emirlerine uyulacak. I. sh. 53-93.Misl-i Nâ-yâb Ġkinci Kadın Efendi. XII.Münîre Sultân. Dördüncü Ġkbâl. c. bütün a'yân ve hanedanlar devletin yanında yer alacak. c. c.bir Pazar haline getiren bu andlaĢmanın mimarı. ĠĢte bu a'yân ve derebeylerin itaat altına alınmaları için Ġstanbul'da umumi bir meĢveret yapılarak herkesin ittifakıyla gereken ıslâhatı yapmak ve devlete iĢlerlik kazandırmak üzere. 4. 15-RâbPa Sultân.Vuslat Üçüncü Kadın Efendi.ÂĢûb-i Can Ġkinci Kadın Efendi. 8. 4) Bunlara muhalefet edilirse. sh. 2-184 (1255'e kadar) Karal. Devletler ve Hanedanlar. 143. 4.ġehzade Sultân Abdülaziz. 16-Tiryâl Hanımefendi. Ġstanbul 1293. baĢlıca a'yânların askerlerini alarak Ġstanbul'a gelmelerine vesile oldu.ġehzade Sultân Abdülmecid I. c.Hüsn-i Melek Hanımefendi. XI. 2-200 (1255'ye kadar). Nizâm-ı Cedid'in ilgasından sonra dağılan eğitimli askerlerden beĢ altı bin kiĢinin baĢı olarak Kâdî Abdurrahman PaĢa da davet edildi. 9. c. Alemdar PaĢa'ya güvenmeleri ve merkeze geldiklerinde tutuklanmamalarına olan inançları bu harekette mühim rol oynadı. IX. Alemdar Mustafa PaĢa. sadrazamlık tarafından adı geçen a'yânlara ve benzerlerine da'vetnâmeler gönderildi. IV. 11. 2-382.Zeyneb Sultân. Ebr-i Reftâr Ġkinci Kadın Efendi. III. 2-382. 16. 10. sh. sh.Atiyye Sultân. sh. Hatta Bilecik Derebeyi Kalyoncu Mustafa. . sh. 7. 2-374. uzun zamandır Osmanlı Devleti'nde eyâletlerle saltanat merkezi arasındaki idarî bağ tamamen zayıflamıĢ. sh. Tek hedef. 21.120-138. c. I. Mısır krizi devam ediyordu. 2268. 2-332. Mesela Rumeli'de Sirozlu Ġsmail Bey. Kalyoncu Mustafa dahil olmak üzere.Hamide Sultân. Anadolu'da Bozok Mutasarrıfı Cabbar-zâde Süleyman Bey ve Saruhan Mutasarrıfı Karaosmanoğlu Ö-mer Ağa gibi a'yânlar. sh. 20.Nurtâb Dördüncü Kadın Efendi. 17-Lebrîz-Felek Hanımefefendi. 6) A'yân 141 Asım Tarihi. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa'nın kendisinin de a'yân olması ve bu konudaki samimiyeti.Bezm-i Âlem Valide Sultân. 5. 246-254. 17. 18. Öztuna.ġehzade Mehmed. c. II. Mustafa Nuri PaĢa.Sâliha Sultân. Ġstanbul 1302. 2-214.ġehzade Bâyezid.Zeyn-i Felek Hanımefendi. 2-420. Tarih. 6. sh. 15.Fatma BaĢ Kadın Efendi. Abdülmecid'in annesi ve Ġkinci Kadınefendi. c. 2. X. II. 13. 87-167.Cemîle Sultân141. X. sh. 19.

Divan-ı Hümayun'un adlî yönünü devam ettirmiĢtir. Mahmut. [. 144. Ġkincisi ise.r ı. Sirozlu Ġsmail ve Çirmen Mutasarrıfı Mustafa gibi a'yân ve devlet ricalinin imzası bulunmaktaydı. uzun zamandır meydana gelen suiistimaller ile devlet bünyesinde açılan yaraların baĢka türlü tedavisine imkân bulunmuyordu. ĠL t la-olar. II.• lerire ¦<"¦: BĠLĠNMEYEN OSMANLI 241 ve hanedanlara ittifakdaki bu Ģartlara aykırı davranmadıkları sürece taarruz ve müdâhele edilmeyecek. Böyle bir sözleĢme. Nakîb'ül-EĢrâf. sh. adlî ve malî konularda gerekli düzenlemeleri yapma görevi bu meclise verilmiĢtir. 144. ġeyhülislâm. ancak bağımsızlığın tamamen kaybedilmesine göre daha az zararlı olan bir düzenlemedir142.I '. eski Divan-ı Hümayun'un görevlerini üstlenmiĢ ve baĢta yeni ihdas edilen nezâretlerin reisleri olmak üzere büyük devlet adamları bu kurulların üyesi olarak toplantılarına katılmıĢlardır. 332-339. ka. ReisülKüttâb. memleketin ihtiyaç duyduğu çeĢitli idarî.. Defterdar.. etkili bazı millet temsilcileri ile devletin temsilcileri arasında yapılmıĢ bir kamu sözleĢmesi mahiyetindedir. Divan-ı Hümayun'un yasama yetkisini ve kazaî görevini ifa etmek üzere kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'dir.9. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte e-dilmiĢtir? II. Sened-i Ġttifak. gerçi devletin bağımsızlığını zedeler. Devletin idarî fonksiyonunu icra görevi tamamen bu müesseseye devredilmiĢtir.Cevdet PaĢa. 5-' c E. Mahmut. Ġstanbul Kadısı. Gerçi devlet ile kendi vatandaĢlarından olan bir grup bey ve ağalar arasında bu Ģekilde bir ittifâknâme tanzim olunması ve yürütme gücünün belli Ģartlarla kayıt altına alınması. Bu meclis. c. merkezî teĢkilâtta Ģu önemli değiĢiklikleri yapmıĢtır: Merkezî teĢkilâtın çekirdeğini oluĢturan Divan-ı Hümayun'un bir Ģûra meclisi olma özelliğini kaybetmesinden dolayı meĢveret usulünü yeniden canlandırmak ve Divan-ı Hümayun'un daha önceleri ifa ettiği icra ve yargı görevini birbirinden ayırmak üzere iki önemli yüksek kurul teĢkil edilmiĢtir: Birincisi. V. Ģeklî olmaktan öteye geçememiĢtir. Osmanlı Tarihi. Umûr-ı Bahriye Nâzın.s • Yi' s a. Kara Osman-zâde Ömer. Yani her iki kurul da yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıĢlardır. bağımsızlık anlayıĢına aykırı görünse de. IX. 1241/1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapattıktan sonra kendisini daha güçlü hisseden II. 11 Muharrem 1254/1837'de kurulan bu müesseseler. 90-94. 242 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ . cu * manii t tıktan s değiĢil Hüm dır. 400 senelik Osmanlı idarî teĢkilâtını Tanzimat'tan sonra kemalini bulacak olan yeni Ģekle sokmayı baĢarmıĢtır. Yeniçeri Ağası. Yaptığı yeniliklerin çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin merkez teĢkilâtına aittir. sh. 3-9. Ancak Avrupa'yı kuru kuruya taklitten ibaret olan bu rüzgar. Lüzumlu görülen kanunları.1808'de imzalanan bu Sened-i Ġttifak'ın altında baĢta Sadrazam. 29. Divan-ı Hümâyûn fonksiyonunu kaybedince onu teĢkil eden idarî birimler de önemlerini yitirmiĢler ve bu gün de devam eden nezâret usulü (bakanlar ve bakanlar kurulu i. Kazaskerler. Anadolu Beylerbeyi. Târih. Sadâret Kethüdası. belki zayıflayan icra gücünü yeniden kuvvetlendirmek ve iĢlerlik kazandırmak üzere. yürütmenin yüksek bir kurulu mahiyetinde bulunan Dâr-ı ġûrây-ı Bâb-ı Ali'dir. c. Karal. Cabbâr-zâde Süleyman. hiçbir Ģekilde anayasal bir belge değildir.

Bütün bu nazırlardan meydana gelen kurula da bakanlar kurulu anlamında meclis-i vükelâ ve heyet-i vekile denmiĢtir.iıt| Osmanlı [ Yunan Ġ aynı kapınıııSj ve bugüne | FenerP 143 Cevdet PaĢa. halk tarafından beğenilmemiĢtir. 311-322. XII. . -Reis'ül-Küttabiık unvanı Hariciye Nezâreti unvanına çevrilmiĢtir (1251/1836). II. bu basit ve öze yönelik olmayan batılılaĢma örneklerindendir.Sarayın iç idaresine bakan idarî üniteler Enderûn-u Hümâyûn Nezâreti adı altında yeni bir yapıya kavuĢturulmuĢtur (1249/1833). 1 mümkün olacıtej dir. sh. ¦ . tam manasıyla bir çöküĢ ve yıkılıĢ devri olmuĢtur. 1254/1838 tarihinde sadrazam ve sadâret tabirlerinin yerine baĢvekil ve baĢvekâlet ifâdeleri ikâme edilmiĢtir.ahir 1255/1839). setre. 205-216. yargı görevini yerine getiren adliye ve ilmiye mensupları düzene sokulmak istenmiĢtir. Kısaca Osmanlı Devleti. Tarih. . ama baĢkasının yürüyüĢünü de öğrenemedi143. -Bâb-ı Âli ÇavuĢbaĢılık unvanı De'âvî Nazırlığına (Adliye Bakanlığı) dönüĢtürülmüĢtür (1252/1836). Fener Pıtfi Orta Kapmst| Küçük Kayrası himaye hakkı s içinde oldukta i cemiyet bunun l$l| tanıdığı Feneri soyluları ellyl Prens Ġpsi! ġubat 18/ koposu G( Mora manii Devle türlü i ne ve han Gregorios. Ģekle yönelik olarak yapılmıĢtır. pantolon ve fes giyilmesinin mecburi hale getirilmesi. Bu sebepledir ki. I I. ġeyhülislâmlığın da bir nezâret gibi kabul edilmesinden sonra.Ģekli) benimsenmeye baĢlanmıĢtır. 297-306. Damad Halil Rif'at PaĢa'nın "Avrupa'ya benzemezsek. II. giyim. Mahmûd'un resimlerinin asılması. hatta sadece yeniçeriler kullandı diye mehterin ve mehterhanenin ilga olunması ve en önemlisi de sadâret ve sadrazam tabirleri yerine baĢvekâlet ve baĢvekil tabirlerinin kullanılmaya baĢlanması. c. 374-375. c. Mahmûd döneminde kendi yürüyüĢünü terk etti. kuĢam ve diğer pek de güzel olmayan âdetleri taklid edilir hale gelmiĢtir. Ter. II. Yani devletin yürütme fonksiyonu çeĢitli bakanlıklar arasında paylaĢılma yoluna gidilmiĢtir. Karakoç. Külliyât-ı Kavânin. halk onu alkıĢlamayacaktı. bütün ıslâhat hareketlerine rağmen. edildi ve önai Patrikti diler taraftnö fazlasını da fi Rusların i. 253-259. R. Bu yüzden yapılan ıslâhat.Sadâret Kethüdâlığı ilga edilerek Umûr-i Mülkiye Nazırlığı (içiĢleri Bakanı) ihdas edilmiĢtir (1251/1835). AıteıĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Halbuki akıllı ıslâhat yapılsaydı ve halkın inançlarına aykırı hareketlere gidilmeseydi. -Zahire Nezâreti ve Meclis-i Umûr-i Nâfia lağvedilerek yerine Ticâret Nezâreti ihdas edilmiĢtir (6. Ayrıca Dâr-ı ġûrây-ı Askerî oluĢturulmuĢtur. fen ve teknolojisi alınacak yerde. 277-278. n sesesi. Yapılacak ol Sultân A rettikten sontıl Bu ih.. Mahmûd zamanındaki ıslâhat bir iki mesele dıĢında ö-ze değil. 177-179. Asya'ya çekilmeye mecburuz" sözü yanlıĢ tatbik edilmiĢtir. . sh. Tanzîmât hareketinin de hazırlayıcısı olmuĢtur. » münâsebetleriK Çarı Aleksanttj "Türkleri n ve izzet-i nefisi Ji nelerinin k duygusunu k sarsıldığı gün. . Merkez TeĢkilâtı. Devlet dairelerinde II. c. Mahmûd dönemi baĢarılar ve zaferler devri değil. Ahmed Lütfi. I. sh.Defterhane'nin yerine 1253/1838 yılında Maliye Nezâreti teĢkil edilmiĢtir. Avrupa'nın ilim. 1254/1838 tarihli Tarîk -i Ġlmîye Dair Ceza Kanunnâme-i Hümâyun'u ile de. Mahmut. hem yapılanları halk destekleyecek idi ve hem de Kavalalı oğlu Ġbrahim PaĢa Kütahya'ya kadar geldiğinde.ÇeĢitli vakıflara ait idarî teĢkilâtlar birleĢtirilerek 1242/1826'da Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti kurulmuĢtur. III. UzunçarĢılı. Üzülerek ifade edelim ki. sh. Ġlk resmî gazete olan Takvim-i Vakayi'i de çıkaran ve baĢta Kanunnâme-i Cezây-ı Askerî olmak üzere devletin askerî ve sivil memurları ile ilgili hukukî düzenlemeleri yaptıran II. 156-160. 142-146.Baruthaneler Nezâreti ve benzeri askeri idareler ilga edilerek Harbiye Nezâreti te'sis edilmiĢtir (1251/1835). Tarih. 193 vd. 145.

bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". Bu tarihten sonra. Yeniçeri ocağına yaklaĢık 200 senedir vasıfsız insanlar alındığından. Osmanlı Devleti'ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. 12 ġubat 1821 günü Yunan Ġhtilâlini baĢlatan da. mukavemetli. böyle kritik bir anda Patrik'in idam ediliĢinin Rusların iĢine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyet-i diniye ile tamamen Osmanlı Devleti'nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler.. dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen Ġstanbul'lu Rum soyluları eliyle. devlet ricali de ve hatta yeniçeri ağaları da. Takvim-I Vakayi. servete ve sefâhete bulaĢtıklarından dolayı. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. 140. sh. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi. 328 vd. Fener Patrikhânesi. Âmme Hukukumuzun Anahatlan. sh. Okandan. 106. Sultân Aziz devrinde. Çünkü Türkler. sabırlı. kapının açılmayacağına söz vermiĢler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmiĢlerdir. 61 vd. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir? 465 yıl. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. Ankara 1988. 244 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ğı bir mekân olmuĢtur144. yine bu Patriğe bağlı olan Patras baĢpiskoposu Germanos'du. II. PadiĢah da. Çünkü Osmanlı Devleti. Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios. V. Nitekim Ġstanbul'daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Maneviyatları sarsıldığı gün. Osmanlı Devleti'nin zaferden zafere koĢmasında. tamamen çürümüĢtü. Bu hasletleri. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır". Rumlar. Osmanlı Tarihi. Ahmed. I. bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe. II. önce Osmanlı Devleti ĢaĢırdı. Yapılacak olan. Karal. hem Çar'ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821'deki baĢkanıydı. Rum isyancılar tarafından Ekim 1821'de tamamen iĢgal edilince. Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıĢtırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı. bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi. 163. sadrazam tarafından Bâb-ı Âli'ye davet edildi ve önce sorgulandı. her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldıKavânin. Mesela Fener Beylerinden Prens Ġpsilanti. mal ve ırzlarının korunmasında ve kısaca 24 milyon km2/lik Osmanlı diyarının fethedilmesin-de büyük payı olan Yeniçeri Ocağı. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. Ter. 146. ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuĢtu.243 145. 142-167. nr. Önce neferlerini ocağından seçerek ve ġeyhülislâm Tâhir Efendi'den ilga fetvasını alarak. sh. bu ocağın kanunları ayaklar altına alındığından ve en önemlisi de yeniçeri ocağı askerleri. I. Hemen bu teĢkilâtı kaldırmayı denemedi ve 17 yıl bekledi. son Rus Harbinde patır patır dökülmüĢlerdi. c. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. Akgündüz. Mayıs 1825'de EĢkinci Ocağı denilen eğitimli ve düzenli bir ordunun . 73. Mahmut Dönemi Belgelen. III. 1814'de Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuĢtu. Yunan Ġhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır. Mora. Müslümanların can. c. Hatta idam önlenebilseydi. Ahmed Cevdet PaĢa gibi bazı tarihçiler. her ne kadar daha fazlasını da hak etmiĢ olmasına rağmen. 125. Fâtih'in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi. defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios'un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi. Bu sebeple. askerliği bırakıp siyâsete. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. artık bu teĢkilâtın yürümeyeceğinde müttefik idiler. Mahmûd zeki bir devlet adamıydı ve tarihden de ders almıĢtı. Fener Patriği Gregorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir? Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya'ya Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri. 180. onların Katolikler tarafından hor görülmelerine. Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi.

sh. Yeniçerilerin manevi dayanağı gibi görülen BektaĢî dergâhları kapatıldı ve ileri gelen Ģeyhleri sürgün edildi. batı dillerinden ise Fransızca'yı çok iyi biliyordu. II. Et Meydanında (Aksaray Meydanı) ayaklanan yeniçerilere karĢı II. Tarih KonuĢuyor Dergisi. Ancak ReĢid PaĢa ve ekibinin muhalifleri ilk yıllarında daha da hâkim durumdaydılar. iyi bir hattat idi. yeniçeri teĢekkülü diye muhteĢem Osmanlı askeri muzıkası olan Mehterhanenin ilga olunması manasız hareketlerdi. ġeyhülislâm. 113. Tanzîmât hareketini hazırlayan bürokrasi yönetmiĢ idi. Mevlevî tarikatına mensuptu. Osmanlı ordusunu periĢan etmiĢti. Tanzîmât'a soğuk olan ihtiyar Hüsrev PaĢa'nın zorla sadrazam olması ve PadiĢahın da buna ses çıkarmaması (Temmuz 1839). Cemal. c. Kutay. Bu karar herkesin kabul ettiği bir karardı ve ittifakla vak'a-i hayriye =hayırlı olay diye tarihe geçti. 363-365. Tahta çıktığı zaman devlet Nizip bozgunu gibi acı bir olayla dertli idi. sh. Tarih. zeki ve merhametli idi. Bu yüzden Hâin veya Firârî diye meĢhur oldu. Sadrazam . Ancak bundan sonra yapılanlar. sadrazam. Devleti kendisi değil. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. ReĢid PaĢa ve Tanzimatçı ekibi idi. Hocalar ve büyük cami imamlarının da katıldığı bir meĢveret meclisini topladı. V. Abdülmecid'in Ģah