NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?

Bilindiği gibi, 1999 yılı, 600 küsur sene Müslüman Türk Devleti olarak üç kıtada hâkimiyetini sürdüren Osmanlı Devleti'nin 700. kuruluĢ yıldönümüdür. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıldönümü münasebetiyle, Ģu anda 35 küsur devletin eski mirası olan Osmanlı Devleti ile alakalı lehte ve aleyhte çeĢitli etkinliklerin düzenlenmesi kaçınılmazdır. Amerika BirleĢik Devletlerinde misafir Profesör olarak bulunduğum 1997-1998 ders yılında, baĢta Princeton Üniversitesi olmak üzere, Amerikan bilim kuruluĢlarının da bu kutlamalara etkin olarak katılmayı düĢündüklerini müĢahede ettim. Paris'teki meĢhur mağazaların Osmanlı Katı döĢediklerini ise basından öğreniyoruz. Bu arada 700. yıldönümü münasebetiyle, ülkemizin iç ve dıĢ düĢmanlarının da, baĢta Ermeniler olmak üzere, bu vesileyle tarihî iftiralarını tekrarlamak üzere çeĢitli platformlar oluĢturacağı da, kulağımıza gelen duyumlar arasındadır. Bir çeĢit Osmanlı ile Cumhuriyetin buluĢması yani milli buluĢma olması gereken bu yıldönümünde, vatanını, milletini, devletini ve milli tarihini seven herkesin, bu kutlamaların milli buluĢma haline gelmesi için elinden gelen gayreti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. Sağı ile solu ile her kesim kabul etmektedir ki, millet olarak bizim üç büyük düĢmanımız vardır: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. ĠĢte Osmanlı ile Cumhuriyet'in buluĢmasını engelleyen en büyük maniin milli düĢmanımız olan cehalet yani doğru tarihi bilmemek olduğu kanaatindeyiz. Her gittiğimiz toplantı ve uğradığımız mecliste, bakkalından da ilim adamından da bize yöneltilen sorulardan ve bizim de verdiğimiz cevaplar faslından sonra, mutlaka ortaya çıkan bir rica ve istek var: Acaba Osmanlı Devleti ile alakalı çokça sorulan ve Türk vatandaĢıyım diyen herkesin mutlaka bilmesi gereken soruların cevaplarını ihtiva eden bir el kitabı hazırlayamaz mısınız? Maalesef toplumumuz az okuyan bir toplum. Mevcut eserler, ya toplumun çoğu kesimlerinin anlayamayacağı kadar bilimsel ve ağır ya da sorulara cevap veremeyecek kadar doğrulardan mahrum. Bu, milli bir görevdir. ĠĢte bu arzuyu dile getirenlerden biri de, haseneleri ve seyyieleri ile ahirete intikal eden rahmetli Adnan Kahvecidir. Maliye Bakanı olduğu ilk günlerde beni Ankara'ya çağırmıĢ ve Ģu tesbitleri bir istirham mahiyetinde yapmıĢtı:

"Muhterem Hocam! Eğitim hayatımda Osmanlı Devleti ile ilgili doğru bilgileri öğrenememiĢ ve aleyhte öğrendiğim bilgilerin yanlıĢlığını ve tarihimizi toptan inkârın zararlarını ancak Amerika'daki tahsil hayatımda anlamıĢtım. Bizim Osmanlı'yı batıran kurum diye gördüğümüz 'iltizam' usulünü Amerika'nın vergi toplamada kullanmak istediği modern bir iktisat teorisi olarak mastır derslerimde görünce ĢaĢırdım ve tekrar Osmanlı'yı incelemeye baĢladım. Ġlk iĢim sizin Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserin 1. Cildini okumak oldu. Ancak bu tür eserleri herkesin okuması mümkün değil. KeĢke Osmanlı devleti ile ilgili önemli soruları, bu eserlerinizin özeti olmak üzere 500 sayfa halinde özetleseniz ve adını da "BĠLĠNMEYEN OSMANLI" koysanız, ben de en az 500.000 adet bastırıp bütün meraklı insanlara dağıtsam.".

SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ? Böyle bir eserin telif edilmesine vesile olan sorular, 1983 yılından beri yürüttüğümüz ilmî araĢtırmalar ve Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde verdiğimiz yüzlerce konferanslar neticesinde ortaya çıktı. Soru bankamızda yaklaĢık, okuyuculardan ve dinleyicilerden yazılı olarak bize tevcih edilen 5000 soru birikti. Bunları tasnife tabi tuttuk. Mesela 503 soruyla harem konusu sorulan konuların baĢında geliyordu. BaĢta Yıldırım Bayezid olmak üzere, Osmanlı PadiĢahlarının içki içip içmemeleri, 276 soruyla ikinci sıradaydı. Bunları, kardeĢ katli, Osmanlı devleti'nde hak ve hürriyetler, PadiĢahların hac meselesi, Sultân Vahidüddin'in vatan hâini olup olmadığı gibi sorular takip ediyordu. Tabii ki, bu alanda yapılmıĢ benzeri araĢtırmalar da bizim için ilham kaynağı oldu. Sonradan karĢılaĢtığımız insanlar da bu isteği tekrarlayınca, 700. YIL MÜNASEBETĠYLE 700 SORUDA BĠLĠNMEYEN OSMANLI kitabını hazırlamanın ve çok sayıda basarak bütün muhtaç ellere ulaĢtırmanın milli bir görev olduğunu düĢündük. Ancak dostların ikazıyla bunun da fazla kabarık olacağı, ayrıca bu da yayınlansa dahi, bunlardan 300 sorunun hassasiyetle seçilerek "Bilinmeyen Osmanlı" el kitabının mutlaka neĢredilmesi gerektiği kanaatine vardık. Yıllar önce böyle bir eseri telife Ahmed Akgündüz olarak baĢladım. Ancak bu projenin çok yönlü olduğunu görünce, değerli meslektaĢım Ġktisat Tarihçisi Doç. Dr. Said Öztürk'ün de, birikimiyle birlikte, özellikle Dördüncü Bölümdeki Osmanlı Ġktisadı konularını kaleme alarak bu projeye katılmasını arzu ettim. MeslektaĢımın Osmanlı iktisad tarihi ile ilgili katkıları; eserin daha mükemmel olması için kaynaklara müracaat etme ve yazılanları gözden geçirme gibi yardımları, böyle bir eserin iki imza tarafından yayınlanması imkânını doğurdu. ESERDE TAKIP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER Önemle ifade edelim ki, bu eser kronolojik anlamda bir tarih eseri değildir. Mutlak manada bir tarih felsefesi kitabı da değildir. Doğrudan doğruya bir fikir tarihi eseri de değildir. Hukukî değerlendirmeler her satırında bulunsa bile, bu kitap bir Osmanlı Hukuk Tarihi de değildir. Bu eser, tarih, hukuk, kültür, medeniyet ve iktisat tarihi gibi çeĢitli alanlarda, Osmanlı Tarihi ve Devleti ile alakalı olarak sorulan veya bazı kesimler tarafından kasden ortaya atılan soruların cevapları olan bir el kitabıdır. Bu eser; bir Osmanlı tarihçisinin müstağni kalamayacağı kadar ele aldığı bazı konuları derinlemesine irdelemekten geri kalmamıĢtır; bir Ġslâm Hukukçusunun merak edebileceği kadar hukukun bazı uygulamalarına ayrıntılı olarak girmiĢtir; bir esnafın ilgi duyacağı kadar ilginç sorulara cevaplar aramıĢtır; bir öğrencinin okuyacağı kadar anlaĢılabilecek bir dille kaleme

alınmıĢtır; bir tarih hocasının el kitabı olarak kullanabileceği kadar öğrencilerinin merak ettiği ve kendisine sorduğu konulan tartıĢmaktadır; kısaca, her Müslüman Osmanlı torununun okumaktan uzak kalamayacağı kadar doğru tarihi anlatmaya çalıĢmıĢtır ve nihayet Osmanlı tarihine ilgi duyan yerli ve yabancıları celb edecek kadar bakir mevzuları konu edinmiĢtir. Eserde, bazılarının belki de fazlalık kabul edebileceği Osmanlı PadiĢahlarının hayat hikâyelerine de girdik; ancak bu, hem diğer soruların anlaĢılabilmesi için zaruri idi ve hem de anlatıĢ tarzı konuyu bilenleri dahi cezbedecek kadar farklı oldu. Niyetimiz, tarihin tashih edilmesidir. Bu tashihi toplumun kahir ekseriyeti arzulamaktadır. ĠĢte bu eser, mezkûr arzunun meyvesi olmuĢtur. Her eserin yazarı, kaleme aldığı kitapta vazgeçemeyeceği bazı prensipleri ortaya kor; üslubunu ve muhtevayı o prensiplere göre tanzim eder. Elbette ki, bizim de bu eseri kaleme alırken devamlı müracaat ettiğimiz vazgeçilmez düsturlarımız ve prensiplerimiz vardır.

Okuyucuları hazırlamak açısından, bu prensiplerden bazılarını zikretmek istiyoruz:

1)
Günümüzde, Osmanlı Devleti'ne cephe alan belli mihraklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü Ġslâm Devleti olan Osmanlı Devleti'ne hücum etmektedirler: Birinci kol, Ġslâm'a düĢmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düĢmanlığı adı altında yürüten din ve tarih düĢmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, Ġslâm'ı hayatın bütün safhalarında yaĢayan ve yaĢatmaya çalıĢan Osmanlı Devleti'ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları Ġslâm düĢmanlığını böylece yapmıĢ oluyorlar.

Ġkinci kol ise, altı yüz sene, Ġslâm'ı neĢretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuĢ, Ġslâm'ı kendi safiyetinden çıkarmaya çalıĢmıĢ bir devletin fikir propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti'nin bütün Müslümanları kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayıĢına karĢı çıkan ve yanlıĢ olarak Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı gibi göstermeye çalıĢan belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih'in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi baĢka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar.

Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzulardan biri, Osmanlı padiĢahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, Ġslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aĢırı bir içki mübtelâsı olmaları Ģeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaĢın önüne çıkarılmak istenmektedir. ĠĢte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuĢturulacaktır.

2)
Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iĢtir. Büyük iĢlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin Ģanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiĢ gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düĢer. ĠĢte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2'lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karĢılaĢırsınız. Cerbeze, bütün çeĢitleriyle garip Ģeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âĢıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaĢmakta ve gülüĢmektedir; ama çocuğunun vefatıyla matem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaĢmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir. Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıĢtırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köĢelerinde pis ve murdar Ģeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi'atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüĢ ve kokuĢmuĢ Ģeylere gözü takılır. Sanki o bahçede baĢka bir Ģey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakıĢı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düĢünür; güzel düĢünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır. ĠĢte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar Ģeylere değil; açmıĢ çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetva veren TurĢucuzâdelerin yanında Kanuni'ye karĢı çekinmeden 'PadiĢah emriyle nâ-meĢrû' olan nesne meĢru' olmaz' diyerek haykıran Ebüssuud'dan; Torlak Kemal ve Mithat PaĢaların yanında Molla Fenari'den ve Ahmed Cevdet PaĢa'dan; devleti periĢan eden Tal'at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed PaĢa ve Köprülü Mehmed PaĢa'dan; körü körüne ilmî geliĢmelere karĢı gelen Kâdîzâde'lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve Ġsmail Gelenbevî'den de bahsedeceğiz

. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver PaĢa'ya ve Venizeios ile beraber Said Hâlim PaĢa'ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

3)
Tarihe bakıĢ açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. Ġyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, baĢkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakıĢ açısı olanlardan biri bin sene yaĢayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer'in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah'ın haĢirdeki adaleti de böyle hükmedecektir. Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı Ģer'-i Ģerife bağlılığını Ģöyle açıklıyor: "cümlemizin baĢı Ģeri'at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i eral ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa'y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberi dahi hoĢnud ve razı olarak Cenab-ı

Hayr'un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz'de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kafa Ģüphe yokdur".

4)
Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği Ģeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düĢmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kiĢiye karĢı beslediği Ģefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi.

ĠĢte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlıĢ olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım'm intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları , iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise Ģefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım'ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek Ģefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden Ģey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır. Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu iĢletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaĢtırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; Ģefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

5)
Son 100 yıldır Türkiye'deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa'nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı Ģahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve Ġslâmiyetin düĢmanı olan geri kalmayı Ġslâm'a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalıĢmaktadır. ĠĢte biz bu eserle, bu yanlıĢ kıyasları düzeltmeye çalıĢacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen Ģeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı'daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa'sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa'ya çok Ģiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa'nın nâ-meĢru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmiĢine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karĢı dinen ve aklen mükellef olduğu Ģefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmiĢini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye baĢlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris'te gayr-ı meĢru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmıĢ olan muhterem bir hocanın veya kâdî'nin elbisesini yererler. Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeĢit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare'i överken yaptıkları aĢırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeĢit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. ĠĢte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aĢırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalıĢacağız. Kitabımız Dört Bölümden teĢekkül edecektir. Birinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nin Siyasi Tarihi ile ilgili önemli sorulara ve cevaplarına yer vereceğiz. Ancak her PadiĢah ile ilgili, çokça sorulan soruları, hukuk veya iktisadı ilgilendirse dahi, bu kısımda cevaplandıracağız. Mesela, Fâtih'i anlatırken Kanunnâmesinde yer alan kardeĢ katlini ve Yavuz'u anlatırken ona isnad edilen Kürt Katliamı iddiasını cevaplandırmadan geçmeyeceğiz. Ġkinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nde Sosyal Hayat ve Haremle ilgili soruları cevaplandıracağız. Üçüncü Bölümde, Osmanlı Hukuk Sistemi ve Devlet TeĢkilâtı ile alakalı meseleleri inceleyeceğiz. Son ve Dördüncü Bölümde ise, Osmanlı Ġktisadı ve Mali Hukuku ile ilgili bazı soruların cevaplarını zikr edeceğiz. Maalesef, bu dört alanda da, bize ulaĢan sorulara, yerimizin darlığı sebebiyle, istediğimiz gibi yer veremedik. Ancak bir Ģey tamamen elde edilemezse, tamamen de terk edilmemeli dedik ve bu kadarla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Allah ömür verirse, bütün sorulan kapsayacak bir eseri, 700 Soruda Bilinmeyen Osmanlı adı altında ve iki cilt halinde resimler ve belgelerle birlikte yayınlamak istiyoruz. Yeniden gözden geçirdiğimiz bu yeni baskıda, birinci baskının bazı maddi hatalarını ve imlâ hatalarını tesbit ettik ve tashih eyledik. Bütün titizliğimize rağmen, hatalardan kurtulamadığımızı gördük. Ancak okuyuculardan gelen yapıcı tenkitler de, bizim için Ģevk ve aĢk kaynağı oldu. Bunlardan özellikle Ģu tenkitleri zikretmekte yarar vardır: 1) PadiĢahların kendi cariyeleriyle evlilikleri, nikâh akdinin sonuçlarını doğurmadığından, dört kadınla evlenme sınırına da mani teĢkil etmeyeceğine dair olan tavzîhî tenkit bizim için birinci derecede önem arz etmektedir. Ancak hür kadın üzerine cariye evlenilmesini. Maliki hukukçular caiz görmektedirler.

2) Yavuz'un küpesinin ġii mezhebindeki insanlarla ülfet olsun diye takılmıĢ olması görüĢü biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor bizlere. 3) Maalesef Gazi Osman PaĢa'yı esir yerine Ģehid diye zikretmemiz mutlaka tashih edilmesi gereken bir maddi hata. BinbaĢı Çerkez Hasan ile alakalı hata da buna benzemektedir. 4) II. Süleyman'ın babası olarak I. Ġbrahim yerine I. Ahmed'in zikredilmesi de önemli bir maddi hatadır. Bunun dıĢındaki hatalar, imlâ hataları olmaktan öteye gitmiyorlar. Bunları da mümkün mertebe tashih eyledik. Böylesine konu yoğunluğu bulunan 528 sayfalık bir eserde, bu tür hatalar ister istemez oluyor. Okuyuculardan gelecek yeni tenkitleri nazara alarak bu tür hataları tashih etmeye hazır olduğumuzu hemen ilan edelim. Eserin sağcısıyla solcusuyla, dindarı ile dindar olmayanı ile, siyasetçisi ile memuru ile, öğrencisi ile öğretim üyesi ile, Cumhuriyet ile Osmanlı'nın aynı milletin eserleri olmaları noktasında bir köprü vazifesi gördüğü yolunda, herkesim tarafından tasvip edilmesi, bu gayeyi birinci hedef kabul eden müellifleri memnun etmiĢtir. Ayrıca Osmanlı Devletinde insanlar yakıldı mı? Osmanlı sadrazamları hep öldürüldü mü? gibi güncel konuların da mutlaka bu eserde yer alması gerektiği konusunda ittifak hasıl olmuĢtur. ĠnĢâallah gelecek baskılarda bunu da yapacağız. Bu eseri okuyuculara sunarken, eserin bu hale gelmesine vesile olan insanlara teĢekkür etmeyi vazife addediyoruz. Bunların baĢında eseri okuyarak kıymetli fikirlerini beyan eden EĢim Saime Belkıs Akgündüz Hanımefendiye; oğlum Emrullah Akgündüz'e; değerli büyüğüm Vahdet Yılmaz Ağabeye; değerli kardeĢim Mustafa Karaman Bey'e; teknik meselelerde bize yardım eden Osmanlı AraĢtırmaları Vakfı Müdürü Mehmed Emin ġahin Bey'e; maddi desteklerini esirgemeyen herkese ve Vakfımızın Mütevelli Heyetine teĢekkür ediyor; muvaffakiyet Allah'dan olduğuna gönülden inanıyoruz. 15.08.1999 Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

ĠÇĠNDEKĠLER NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?................................................................3 SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ?.................................................................4 ESERDE TAKĠP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER..................................................4 ĠÇĠNDEKĠLER................................................................................................9 BĠRĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLETĠ'NĠN SĠYASĠ TARĠHĠ I- OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ......................23 1. Osmanlı Devleti, Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır?.......................................................................................23 2. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur? Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir?.............26 3. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir?....................................................................................................28 4. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz?....................................................29

.. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir?..................... Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir?................ Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde....................... neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere................46 17... Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir?........................................... kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı topraklan onun zamanında ne kadar büyüdü?..38 II-ORHAN BEY ZAMANI..................... Murâd'ı. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti................. Yeniçerileri............... Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları........................................42 "'"• 13.......... Koca Bizans'a karĢı................. bunların Ağalarını Ve Merkezdeki Askerî TeĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız?...................................5...................... hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları.....36 8. hakkında kısa bilgiler verir misiniz?......41 III......44 10 14.. Sultân I...... Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir...................................37 9....34 7..............»...SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ.............. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve Alevî geleneğine bağlı olduğu......................................... Sultân Orhan...............45 16................................. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen........ DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır?....................................50 19................................... DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu?...........39 11........... Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve Alevî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia ...........¦¦.....51 20....... Karamanoğulları ve Germiyanoğullan gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz?........................ Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkilen hakkında neler biliyoruz?...................42 ¦'•'¦¦' 12................. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir?.......... Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. 10...48 18................ DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır?. Âhiyân-ı Rum........................................44 15.........39 . özellikle VVittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum........ hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız?............................................... çocuklarını....31 6.......... Özellikle bu olayı açıklar mısınız?.. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır?................. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu .............................................. Osmanlılar.........

.............55 21........ çocukları............................ Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplen nelerdir?......................................................................62 27........................................ Bütün bu iddialar doğru mudur?........................ Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. Fetret Devri ne demektir?.............71 34.......... MURÂD DEVRĠ.......................57 23..........69 32......................62 26.....84 39.................................................................. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir?.............. Bir kısım tarihçiler...62 25.......76 36................................................80 38............................. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları özetler misiniz?..............................................53 IV-YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ.....55 22...................SULTÂN II..... bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler......................................................... Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? . KardeĢ Katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır?.........65 VI.............. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır... Sultân Murâd'ın kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur?. nazariyata uygun ......... Sultân Musa Çelebi kimdir?.. Bu doğru mudur?...... döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz?................ Bu iddia doğru mudur?..75 35.................................................................................. Bu ne demektir?............................ II..................-.................68 31................................. Bu iddianın aslı var mıdır?....63 28............ Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I.............................................. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir?.........................................63 29...............OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ71 33.......... Süleyman)?. Fâtih Sultân Mehmed'in kardeĢi Ahmed'i katlettiği ı ...................................70 VII................................................... Bunlar hakkında ne dersiniz?....... KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat........................... KardeĢ katli meselesinin Ģerl dayanağı var mıdır?.60 V-FETRET DEVRĠ.................................... Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir.........68 30............................................ I.......59 24.............................................................................80 37.............................................. yürümüĢ müdür?.................... Murâd'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir..............................85 40..... Fâtih'in babası Sultân II... Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir........................................................................................edilmektedir......................... Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti.................. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur?.............................. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli.................... Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir.........

................................. astırdığını duyuyoruz. Bu iddialar doğru mudur?............... Fâtih Sultân Mehrr üzere... Bu iddialar ti 49..............................98 ... 43. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor...... Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız?............. Sultân Fâtih'in kendi kanı kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı 42.......... Fâtih devrinden I aristokrat t aleyhinde temizlediği 60.. Fâtih döneminde» Ġ Cariyelerle ali» ( Osmanlı Sarayın») 59.. Hür kadınlar yaĢamalarının Jtrt 1 57......................97 47................... Bunu nasıl izah ediyorsunuz?... Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II. Fâtih Sultân Mehmed'in aı yazarlarca söylenmektedir.... Ġstanbul'un fethi ! var.....n...... Fâtih Sultân Mehmed'in Hı iddialar doğru mudur?...............94 45.... Bu doğru mudur?................... ... Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine . Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise.................... Fâtih Sultân Mehmed zehir........................ Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir................ O zaman......i 56...... 62. Osmanlı Padlj! mudur?............... Bazı I meselenin aslı ve e 51... astırdığını duyuyoru ilgili serî hükümlerle 46.... Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. Bazı yazarların i Kanunnâmelerde vj tabirleri nasıl a 55.... 50.. 45................................93 44................89 42.... Dünyanın i söylenmek! yürütülmujtur?"» vni......................................... Fâtih : babasının bu« 61...... Bu doğru mu?. Fâtih'in içki içtiği v«J neler söylenebilir?......................... Fâtih baĢta olmak üzere resimlerini yaptırdıklar..........................90 43.......... Hattsj sürülmektedir.................. Fâtih Sultân Mehmed* 54...88 41.. ĠstifrâĢ Hakkı veylj 58... Ulubatlı Hasan olayı | 48........ Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. Osmanlı C 52.... I iddianın «ti BĠLĠNMEYEN OSMANLI 11 40. Ġç oğlan kavramı kul edilmektedir.. Sultân II... I Devleti* u 63... özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir.......... Hıristiyanlara j Ġstanbul'u yakıp yıkl 53.. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir?.. II... Fâtih Sultân Mert Türk asıllı bir aile 47.. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandarlı Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi?............... Meselenin esası nedir?........41..................... 44............ Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir.............. Bu doğru mu?......95 46....

............. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II........122 12 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0 ........................99 49. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var............. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var..................................... Bâyezid kimdir? Çocuklarını.................................... Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir................. O zaman...........................119 VIII.. Bu iddiaların aslı nedir?.............................................117 61........... Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var...............101 51............109 55............................111 56. Bu meselenin aslı ve esası nedir?........................................................................... meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz?....................................... Sultân II............. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi...............II... Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u kılıç gücüyle aldığı..116 60.. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur?... Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır?.............106 53...................... Bu iddialar doğru mudur?. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir?.112 57.......................... Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir........................................... ĠstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir?.............. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir...........115 59. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere....................................................................... II...... Böyle bir iddianın aslı var mıdır?.................................. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür?... BÂYEZĠD DEVRĠ........ Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği.......... 114 58....................... Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir.... Bunlar doğru mudur?......100 50...120 63.............. ...............104 52...... oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir..................... Osmanlı PadiĢahları................. Bâyezid'in............ Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir?.............. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir?........................................................ Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir..................................48......... Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını........ Bu konuda neler söylenebilir?. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız?...120 62...108 54..... Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır......................... Bunun aslı nedir?....................... Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir....................................................................................

............................................. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse................................................................................................................ esrar ve kokain yasak mıdır? II............................147 81.... Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır?............................ Yavuz'un pala bıyıklarının Hz...... Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir...................130 ..................................127 68. Bu doğru mudur?............................................148 .............................. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir?........ Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur?.......... ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir.......................................................... Halbuki ilk Alevî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir....... Osmanlı PadiĢahları............................. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır?.................129 70................ Bu doğru mudur?.........125 66............ Sultân Cem olayının esası nedir?.......................... oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâd-ı Resul oldukları da iddia edilmektedir.... Gerçekten öyle midir?..KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ................... II..................... Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir...................... Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?...................................... 74..........138 76......148 X......... Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu âlimi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur?.. Osmanlı Hukukunda afyon.............125 67.................... en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?..........132 IX............... ilk Belediye Kanunları.. II. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir.......146 80.... Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur?.... Bâyezid döneminde.......... Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabî'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir.................... 128 69............. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi.. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd...... Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur?................................... Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir............... Bunlar doğru mudur?.....................123 65.............135 ..........141 77............ Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur............................144 79.. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir...................... 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır?................64. 71..... 137 75............... Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?.................. 133 73......... ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır?............................. Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu?.............................133 72......... Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu........ II............................................................YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ...........142 78.........

............ Piri Reis Neden Katledildi?............ Sarı Selim diye de bilinen II.......................155 •SULTANI Ġ90.................... bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki 1 içtiği iddiası doğru mudur?............................san BĠLĠNMEYEN OSMANLI 13 87...................... i............. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir.............. Ģahsiyeti............. Bu doğru mudur?... 163 XII..........159 89........... Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir?................................. III...................148 83........ oğlu ġehzade Mustafa'yı.............. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler....... SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR).....................164 ............................................................. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir....... S Ġl 94. Hürrem Sultân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devleti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir...... Acaba içki caiz mi görülmektedir ki...... S XIII....................................... * mi 95 II! I ( 96...................... Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz.........164 92.. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur?........................... Bu iddianın aslı nedir?........................................... Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler............154 86........................................................... Kanuni Sultân Süleyman'ın...................157 88....................... Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız?........... Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız?..SULTÂN III........» XN-5 xv.............160 XI..........82.. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir............................................................................... Bu meseleyi özetler misiniz?...............................................SULTÂN II.................................SUtfi tsnf »o......152 84...... MURÂD DEVRĠ..161 91................153 85.......... Mimar Sinan kimdir?............................. Murâd.....161 90.......SMS ma i92............... El v 93......... devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim adamları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........................................................

........ 95............... Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasadhânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldıgı doğru mudur?169 ¦ 96... Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız?... Konuyu özetler misiniz?........ ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.................... Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?.................................................................................. Murâd'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların " :idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz.................93...... aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?....176 101..............................187 108................SULTÂN I.............................................. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır........ Sultân IV....171 XIII........................181 104............180 103.................. IV........................................... I... Sultân I.......................................189 109............. III..... Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?......................174 99.. Bunlar doğru mudur?.......178 XV.... III................................ Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri......... Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz?......... MEHMED DEVRĠ............................................ Mehmed.....SULTÂN III...177 XIV............. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır?.................................. Sultân III.... Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?... IV. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur?..................169 ...................... III...............................................180 XVI.........................175 100.178 102...........................................................SULTÂN IV. AHMED DEVRĠ.................................................. IV..............172 97....................... Acaba ileri sürülen iddialar doğru .................................................191 .. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ............................. Celâli isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir?........................................................181 ' 105........ Murâd'ın ve oğlu III..184 ¦c 106...... Ahmed.............. Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâli isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var.172 98.. Sultân III................SULTÂN I............182 XVII..................... MURAD DEVRĠ............ Bunlarda hakikat payı var mıdır?....... MUSTAFA DEVRĠ..............................167 94...184 14 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 8ĠUNI 107.......... Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir?...............SULTÂN II............................. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen akıl hastası olduğu doğru mudur?......190 110......... .......................................................... Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır.. mudur?.................... IV................

.............................. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir............................ Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz?...SULTÂN II....................204 121....208 124...................................SütT/ ................................205 122....... Bunlar doğru mudur?................................197 117............. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ)........... IV.... IV................ Bu da doğru mudur?.. SÜLEYMAN DEVRĠ.... MEHMED DEVRĠ.............. II.................192 XVIII.................. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir.............201 119................193 113. II................................... Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zaferi'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir.................SULTÂN III.........................192 112................................210 126..... 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır?................. Gerçekten deli midir?.............195 115...... Sultân I............................................................... aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?.............................................. Bu olayın aslı nedir?.......204 XXI.... Ģahsiyeti.... Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de idam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir............................212 127.........OSMANLI DEVLETĠNĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV...............................SULTÂN II.............. II.....202 120................................. MUSTAFA DEVRĠ.SULTÂN II. AHMED DEVRĠ...................... Bu iddiaların aslı nedir?.....208 s 125.....................................................................206 XXIII....197 116......... Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile bulunan padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir?......... Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir............... IV.............................. III...............................196 XIX........................... Bu da doğru mudur?...............203 XX................................... Mustafa..................................... IV............. Süleyman'ın Ģahsiyeti............................ Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum..............................................200 '• 118...................... Ahmed......... Sultân II............ Ġbrahim............. Ahmed................. Ģahsiyeti... Acaba doğru mudur?........ I..............205 XXII...................193 114...........................214 !28l*i XXIV....SULTÂN I................................................111................. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir?... ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz?....... ĠBRAHĠM DEVRĠ........ Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir........... Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır?.206 123................. Mehmed................. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz?....... Ģahsiyeti................ Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir............ ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?................

.............................................................1» 1.... Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir............ Selim bu yeni düzenle neyi gaye edinmiĢtir?............................................ MUSTAFA DEVRĠ.... III........................................................SULTÂN I..................... Mahmûd'un Ģahsiyeti......... Ģahsiyeti..........224 136........................................ II............................................ ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz?.....SULTÂN III.......... SULTÂN III............1 inak XXV.....SULTÂN II............. Mustafa......236 141............................OSMANLI DEVLETĠNĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI.......... Kabakçı Ġsyanı........... II.. SELĠM DEVRĠ................................... Ahmed devrinden II.............234 XXIX...................... III.. Selim'le BaĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir?.................222 133..........218 XXV.......... Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır?....SULTÂN IV..................... Mustafa..........................SULTA 131...220 XXVI... Nizâm-ı Cedid ne demektir? III............. III............ IV.. OSMAN DEVRĠ.............................................. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir?.....................224 135.................. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür?....................................................................... Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir?.... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?............. I...............240 ....................... ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz?............................................................222 134.... III............... MUSTAFA DEVRĠ.......................................216 129.................. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ)..227 137.... Mahmûd.......SULTÂN III..................................... Selim.......... neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar aleyhte yorumlanmaktadır?224 XXVIII..................................................231 140......................... Osmanlı Devleti'nde III.....220 131.... MAHMUD DEVRĠ......... I..... ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?... Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?....217 XXIV......................................229 139..............SULTÂN I....................................220 XXVII.................. bir irtica hareketi midir? III..................227 138.......237 142..218 130.... Ģahsiyeti..220 132............................................... ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz?236 XXX................................... Bu doğru mudur?............................................................... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ..........237 143............................1 XXIX-SIS Ki »I m-1 TN ÎtĠDüJ^ÜÜ OSMANU 15 128...... ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? ........................... Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır?... Abdülhamid Hân............... Kaynarca Mu'âhedesi.......................

........................................ Tanzimat sonrası taĢra teĢkilatındaki değiĢiklikler kısaca nasıl geliĢmiĢtir?........................ ailesi ve zamanındaki olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?.......... aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?......262 157.................262 156........................... Bunların aslı esası var mıdr?.............................................144...............243 146................................. 1839 tarihli Tanzimat Fermanının mahiyeti nedir? Osmanlı Devleti'nde hak ve hürriyetler hareketi ilk defa bu fermanla mı baĢlamıĢtır?. Sultân Abdülhamid'in Ģahsiyeti......... Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir?...........265 158.........KANUN-I ESASĠ.SULTÂN I...............................244 16 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI XXXI.......... II..........................249 150.................. ABDÜLHAMĠD DEVRĠ..............................................................259 155...........................257 153.............................................................. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte edilmiĢtir?.. 1856 (1272) tarihli Islâhat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir? Neden hem Müslümanlar ve hem de gayr-i müslimler bu fermandan memnun olmamıĢlardır?............250 151............................................................248 149......................................241 145..................................... 1877 Martında açılabilen Meclis-i Meb'ûsân neden ġubat 1878'de kapatıldı? II. Genç Osmanlılar Osmanlı Cemiyeti'ni kimler ve hangi gayelerle kurmuĢlardır? Namık Kemal ve Ziya PaĢa bu derneğe neden girmiĢlerdir?..........................270 161......................................................................................... 93 Harbi nedir ve sebep olanlar kimlerdir? Berlin Muahedesi bu sebeple mi imzalanmıĢtır?....................................... Abdülmecid'in Ģahsiyeti. 1293/1876 Tarihli Kanun-ı Esâsî'yi Hazırlayan Sebepler nelerdir? Ġslâm Hukukuna göre böyle bir Anayasayı ilan etmek meĢru mudur?.......... Murad...................................... MEġRÛTĠYETĠN ĠLANI VE SULTÂN II...261 XXXIII............................. ABDÜLAZĠZ DEVRĠ.... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.........265 159...............................263 XXXIV....... Sultân Abdülhamid'e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?.... I........................ Sultân Abdülaziz intihar mı etmiĢtir yoksa Ģehid mi edilmiĢtir?.................................SULTÂN V................................................................ I............................................ Abdülhamid demokrasi düĢmanı mıydı?.......... MURAD DEVRĠ..... ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.................257 154......... Mithat PaĢa hakkında çeĢitli dedikodular bulunmaktadır? Mason olduğu ve Ġngilizlerin adamı olarak çalıĢtığı bu iddialar arasındadır.............................269 160...............................253 152................... Sultân Abdülaziz'in Ģahsiyeti..... V................ Fener Patriği Grigorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir?..... Tanzimat devri ne demektir? Tanzimat'tan sonra yapılan idarî değiĢiklikler (1839-1920) nelerdir?..... ABDÜLMECĠD DEVRĠ...................................................245 147.............. Ģahsiyeti....274 ....245 148..............TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I............................................................................................256 XXXII........................... 273 162. Mustafa ReĢid PaĢa kimdir? Sadece Tanzimatçı mı yoksa mason bir din düĢmanı mıdır?.....

...279 168........ II.... Mehmed Ki neler söyleyebilirsiniz?.............. XXXVII.. Osmanlı Hâl Ģu 182............................................... Ġttihâd ve Terakki mensuplarının hepsini.. MEHMED REġÂD DEVRĠ (ĠTTĠHAD VE TERAKKĠ ĠKTĠDARLARI).....1 midirler?...... Ermenilerin Sultân Abdülhamid'i öldürmek üzere planladıkları Bomba Olayının aslı ve esası nedir?................. Suriyelilerin Fransızlara Âliye Divan-ı Harbi »¦¦ XXXVI.....OSMANLI | DEVRĠ......... 173........ Sultân Vahidüddln I Samsun'a çıkmıĢtır?.. Osmanlı Devi 184.................................................... ġerif Hüseyin I' neden dillere dest 177.................... Ġttihâd ve Terakki adı verilen siyâsî cemiyet nasıl teĢekkül etti ve nasıl iktidara geldi? Bunların fikrî yapıları nedir?. Bediüzzaman Sald hatta hal' fetvasını Abdülhamid'in hal' fet XXXVOSMANLI MEġRÛTĠYETĠN (ĠTTĠHÂD VE TERĠ 172................................... MEH» 178................ Bediüzzaman Said Nursi gibi Ġslâm âlimlerinin de Sultân Abdülhamid'e muhalif olduğu ve hatta hal' fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir.............................. 180................... II.......... 174........................ Osmanlı Devleti'ni 1.... Filistin'de bir Yahudi Devleti'nin kurulmaması için ne gibi tedbirler almıĢtır? Ġsrail Devleti'ni kendi zamanında engellediği doğru mudur?.....................................................287 XXXVOSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMAYA BAġLAMASI.............................. Kölelik Ufl koyı 187... Osmanlı 1 sebeple de dıj ( kimler ma» GSMA/Uf I-OSMANLI W 185........ II.281 169..........................................' 163.......................... Kölelik W fl 186.... Her ikisi de Mü*:------sebep olan olayla 176..........SULTÂN VI... Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid'in hal' fetvasını kim vermiĢtir?............ II..........277 5 165....................284 170........ Halife Abdulmeddj bilgiler verir mis 181.......... Osmanlı Kapitülasyonlara 183......278 167........................ MEġRÛTĠYET'ĠN ĠLANI VE SULTÂN V..............275 164...................................289 .............................. Abdülhamid'in muhalifleri tarafından kullanılan Yıldız Mahkemesi olayının aslı ve kararları hakkında hukukçu olarak neler diyebilirsiniz?........... Ġkinci Abdülhamid neden Hamidiye Alaylarını kurmuĢtur?. 1915 tarihli Ermeni Ti Ermenilerin ve Batılı baz 175............. I 186. Abdülhamid....... nelen(W............278 166.. Abdülhamid'in Ģahsî idare devrinin temel özellikleri nelerdir? Özellikle ittihâd-ı Ġslâm siyâsetinin bu idarede rolü var mıdır?.... bu anlattığınız çerçevede kabul etmek doğru olur mu?... Bir asra yakındır irtica olayı denilerek hep dindar insanların üzerine yıkılan 31 Mart Hadisesi'nin iç yüzü nedir? Ne değildir?...... Abdülhamid devrinin "Devr-i Ġstibdâd" olduğu söylenmektedir............. Sultân V............. Bu iddia doğru mudur ve gerçekten II................« BĠLĠNMEYEN OSMANLI 17 171................................ Sultân Vahîdüddin'ınj 179.............285 171...........

...........................310 ĠKĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLFITNDE SOSYAL HAYAT VE HAREM I....................... Sultân Vahidüddin vatan hâini midir? Mustafa Kemal kendi baĢına mı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıĢtır?................304 182.............................305 183........... Sultân Vahîdüddin'in Ģahsiyeti...................... 1915 tarihli Ermeni Tehcir'ini Ermeni soykırımı olarak görmek mümkün müdür? Bu konuda Ermenilerin ve Batılı bazı yazarların iddialarına nasıl cevap verebiliriz?..........306 184......... Osmanlı Devleti'ni I..................................................................................299 179....................................... Kölelik ve cariyeliği ilk defa Ġslâm Hukuku mu vaz' etmiĢ ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuĢtur?. Ġslâmiyet Kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiĢtir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?..................................................294 175.............. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında neler söyleyebilirsiniz?.......... MEHMED VAHĠDÜDDĠN DEVRĠ....... Sultân V............ daha sonra ne zaman anayurtlarına dönme imkânlarını elde etmiĢlerdir ve Ģu anda yaĢayan Osmanlı ġehzadeleri var mıdır?..............................289 173......... çocukları ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Osmanoğullarının Türkiye dıĢına ihracı nasıl olmuĢtur?....... Suriyelilerin Fransızlar tarafından kandırılmasını ve Cemal PaĢa'nın hatalı kararı ile kurulan Âliye Divan-ı Harbî Meselesinin Araplarla Türklerin arasını açmasını kısaca izah eder misiniz? ...........312 185...............313 187.........................................................................296 176.................... 188....303 181.................................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMASI VE SULTÂN II.....................................................296 177.... Cihan Harbine sokan Enver-Tal'at ve Cemal PaĢa üçlüsü vatan hâini midirler?................ Ġslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?...........................................................312 186................. Halife Abdülmecid Efendi'nin Ģahsiyeti...303 180..................................SULTÂN VI................. Ġslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı ........ Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢını hazırlayan Ġttihada kadronun çoğunlukla mason oldukları ve bu sebeple de dıĢ güçlerin kuklası haline geldikleri söylenmektedir........................ ġerif Hüseyin PaĢa'nın çıkardığı Arab Ġhtilâli nedir? Fahreddin PaĢa'nın Medine Müdafaası neden dillere destan olmuĢtur?.............................................................................................................................................. Osmanlı Hanedanı... Kölelik ve cariyelik kavramlarını açıklar mısınız?.................................... gerileme ve yıkılıĢ sebeplerini kısaca özetler misiniz?.........................................297 XXXVI........ ABDÜLMECĠD DEVRĠ........................................................... Kapitülasyonlar ne demektir ve Ġslama uygun mudur?.....OSMANLI HUKUKUNDA KÖLELĠK VE CARĠYELĠK.. Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karĢılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?...................................... Bu iddia doğru mudur ve kimler masondur?...................300 XXXVII...........................................314 B&&5 18 ġĠLĠNMEYEN OSMANLI 189.. ailesi ve zamanındaki mühim olayları özetler misiniz?.................................... Osmanlı Devleti'nin yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir............................................... ...172........314 ..........292 174. Osmanlı Devleti'nin duraklama........ Mehmed ReĢâd Hân'ın Ģahsiyeti...........299 178............

..319 : 193..336 208.....321 195.............. Osmanlı Devleti'nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz.......... Osmanlı PadiĢahlarının eĢleri sayılan cariyelerden kadınefendiler kimlerdir?.......................................................................................................................•'-'................................................................................329 203......326 200.................................319 192......................................317 II-OSMANLI'DA HAREM.. Batılı bir kısım yazarların Harem'le ilgili kitapları hakkında neler söylenebilir? Bunlar gerçekleri ¦".....335 207......... Gözdeler.........................................323 197................. 206.................... Osmanlı PadiĢahlarının karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?.......... 327 201...........329 202.322 196...................320 194...................................... Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı PadiĢahları zorla insanları hadım ettirmiĢ midir? Hadımlar.......................331 204........... Hünkâr Sofası denilen Harem'in salonunda gayr-i meĢru eğlencelerin yapıldığı söylenmekte ve çirkin iftiralar yapılmaktadır? Bunlar doğru mudur?............... PadiĢahların Harem'in bahçesinde bulunan havuzlarda cariyeleri çırılçıplak soyduğu ve bunlara süt banyosu yaptırarak bununla eğlendiği iddia edilmektedir? Bunun hakkında ne C dersiniz?........................................... Durumu fıkıh kitapları açısından izah eder misiniz?........ Bunu nasıl izah ediyorsunuz?.......... Halbuki altın ve gümüĢ kap-kacak kullanmak dinen yasaktır.... Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dıĢlı mıydılar?..335 -..... Saray'daki câriyeler'in hepsi PadiĢahların hanımları mıydı? Yoksa görevleri nelerdi?.....................yaĢayabilirler mi? Bunun kaynağı nedir?. Doğru mu?....................325 199..... Hizmetçi statüsündeki cariyeler........ Harem'deki cariyeler evlenebilirler miydi?................................... OSMANLI'DA MÜZĠK VE EĞLENCE.......................... Harem ne demektir?.................... Osmanlı Haremindeki erkek personeli kısaca anlatır mısınız ve görevlerini açıklar mısınız? ...........:..................................................................................................................324 ¦ 198............. havuz safalarını da buna bağlamaktadırlar. Harem'de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeĢit eğlencenin meĢru'-gayr-i meĢru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir...................... Halbuki Ġslâm'da musikinin hükmü buna mani değil midir?............................ yansıtıyor mu?...................... Harem'de ve Topkapı Sarayı 'nın sofralarında altın ve gümüĢ kapların kullanıldığını duyuyoruz.................................................... Hizmetçi Statüsündeki Cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca iliĢkisi mümkün değil midir?316 191............................ Efendilerin cariyelerin avret yerlerini görmeleri caiz midir? Caiz olduğunu iddia edenler..315 :i 190.................................. 334 III....................................338 . Harem'e aitmiĢ gibi gösterilen çıplak resimlerin Osmanlı kadınlarına ait olduğu doğru mudur? Yoksa bunlar da Batılı ressamların hayalî ürünleri midir?.............. Harem'deki kadınlardan PadiĢahlara veya Devlet Adamlarına.. Osmanlı Devleti'nde çeĢitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiĢ midir?..... kiminle karı-koca hayatı ya'Ģârlar?....... PadiĢah ve devlet adamlarından da Harem'deki bazı kadınlara veya sultânlara aĢk mektupları yazıldığı söyleniyor.........331 205.................................... Bu doğru mudur?.................338 209........... peykler ve has odalıklar ne demektir?.......................

............... Osmanlı Devleti'nde Ģehir hayatını düzenleyen Belediye (ihtisâb) TeĢkilâtı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.............. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıllarında toplumu ve özellikle esnafı harekete getiren fütüvvet ve Ahi TeĢkilatı ne demektir?...... Osnuni hic M ! ¦ 22« 229 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 19 216............................................352 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ VE DEVLET TEġKĠLÂTI I......... 0 zar meyve 223 ................ Harem'de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı PadiĢahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?....... 227 .............. Osmanlı Devleti'nde vatandaĢlara sürü nazarıyla bakıldığı için mi re'âyâ tabiri kullanılmıĢtır?.................. "Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir........................OSMANLI DEVLETĠNDE RE'ÂYÂ VE SOSYAL SINIFLAR..... Osmanlı hukuk sistemi çok hukuklu bir hukuk sistemi midir yoksa hukuk birliği mi hâkimdir? 354 220.......... Osmanlı Devleti'nde Batılı anlamda sosyal tabakalaĢmadan ve sosyal sınıflardan söz edilebilir mi?.......................... Ov Ahi 218.... ġER'Ġ VE ÖRFĠ HUKUK TARTIġMALARI. Osmanlı 1 bll9i verir r 217....................210...................348 BĠLĠNMEYEN OSMAN 216.................................................. Devlet.......................................343 213.....................................OSMANLI HÜK........ Osmanlı Devleti'nde Esnafın kümeleĢtiği teĢkilâtlar var mıydı? Esnaf hakkını nasıl arıyordu?......................... yani Defter-i AĢk'ı....... Osmanlı r> W OSMAltîHfif? I........ Osma' sistem....... Osmanlı yönetim anlayıĢında soy asaleti'nin bir önemi var mıydı? KiĢinin ehliyeti ne derece önem arz ediyordu?. 219 .357 ....OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ............................348 217.. Tûsî'nin Behnâme'si hakkında neler diyeceksiniz?............340 212... Batılıların Pax Ottoman dediği Osmanlı BarıĢı ve hoĢgörüsü ne anlama geliyor?............. Bu kt: 225 ...... Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaĢandığı bilinmektedir..................... Gerçekten Enderûnlu Fâzıl'ın eserleri.....341 IV....... Ġslim • mıdır? 226 .....346 215..............................343 214........... Batıl 221 .350 218.................. Osm-220 .........................339 211.............................. Hûbân-nâme'si..................... Osm islim <¦ 222 ... 224 .. .........................354 219................................. Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?............

...........368 226......................376 235................ bu Ģerl yetkiye dayanılarak mı hazırlanmıĢtır diyeceğiz?............378 237........................... Osmanlı Devleti'nde resmî mezhebin Hanefi mezhebi olduğu ve diğer mezhep mensuplarına hiç hak tanınmadığı iddia edilmektedir.............364 223.................................................................................367 225.................... Osmanlı Devleti laik bir devlet midir? Osmanlı Hukuk sistemi deyince ne akla gelmelidir? Ġslâm Hukukundan ayrı bir hukuk sistemi var mıdır? Din ve devlet münâsebeti nedir?..........................381 239.......................................... Osmanlı PadiĢahlarının Hak ve Yetkileri nelerdir? Sınırsız yasama... Osmanlı Hukukunda Devletin yasama yetkilerinden olan "Devlete karĢı iĢlenen suçlarla ta'zir suçlarının cezalarını tesbit eder" kuralını açıklar mısınız? Fâtih'in bazı ceza kanunları yapması bu esasa mı dayanmaktadır?........... idarî. Bazı araĢtırmacılar....... Osmanlı Kanunnâmelerini kısaca nasıl anlatabilirsiniz?.369 228................. içtihâdî mevzularda ictihâdlardan birini tercih ederek nasıl kanunlaĢtırabilir? Bu konuda ġeyhülislâmların yetkileri nelerdir?...............................370 229............. malî ve askerî düzenlemeleri yapabilir' mi? Kanunnâmeler bu kuralın sonuçları mıdır?............................................................................. Bu iddialar doğru mudur?................yı ................. Devlet.......... Bu izahlar neticesinde Osmanlı Hukuk Mevzuatı deyince ne anlamamız gerekmektedir?......379 238............................................Ģ....376 236...... Osmanlı Hukukunda doğrudan Devlete yani Ülül-emr'e tanınan yasama yetkileri yok muydu?373 231......................... kamu hizmetlerinin ifası için her çeĢit adlî...................382 20 MyM...................371 230................................y............. mevcut Ģerl hükümleri kanun haline getirebilir mi? Bunun tarihte misâlleri var mıdır?368 227....... Osmanlı dönemindeki mahkeme kararları demek olan ġer'iye Sicillerine göre Osmanlı Hukuk sistemi nedir?..................................................9............................................. Osmanlı Devleti'nde ġeyhülislâmlar'ın Divan-ı Hümâyûn üyesi olmadığı ve kendilerine etkili bir görev verilmediği iddia edilmektedir....................... Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki bir kısım kanunları hazırlarken eski gayr-i müslim devletlerin kanunlarından iktibâsda bulunduklarını ve dolayısıyla Ģeriata aykırı kanunları yürürlüğe soktuklarını iddia etmektedirler?..........375 234... Osmanlı Hukukunda Kanunnâmeler nasıl ve kimler tarafından hazırlanırdı?.........OSMANLI KANUNNAMELERĠ VE YASAMA ORGANI ĠLE ĠLGĠLĠ TARTIġMALAR............................................................... Devletin yasama organı........ Devletin yasama yetkilerinden olan "Caiz olan konularda Nizâm-ı Âlem için kural koyabilir" ne demektir?....................221.............................. Osmanlı Devleti.........375 II. Mîrî Arazî ve Tımar sistemi ile Ġlgili kuralları kor" Ģeklindeki yetkisini açıklar mısınız? O zaman tımar sistemi ile alakalı bütün kanunlar............................ Osmanlı Devleti'nin "Ülül-emr...................................... Osmanlı Kanunnâmeleri ġerî'at ve Fetva süzgecinden geçirilmiĢ midir?........ laik hukukun meyveleri değil midir?..............374 233................. yürütme ve yargı yetkileri var mıdır?...... Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda Devletin sınırlı yasama yetkileri var mıdır?.................................361 222.................. Bu iddialar doğru mudur ve ġeyhülislâm'ın Osmanlı Devleti'ndeki statüsü nedir?...365 224................................................................................374 232........................................................................ O zaman Kanunnâmelerin tanzim ettiği hukuk dalları nelerdir? Kanunnâmeler.

Osmanlı Devleti'nde hâkimlerin dereceleri ve tayin usulleri nasıldır? Günümüzdeki gibi hâkimlerin sınıflandırılmaları mevcut mudur?....... Osmanlı Hukukuna göre devletin unsurları nelerdir?......392 245........................ Osmanlı Devleti'nde insanı insan yapan ġahsî Hak ve Hürriyetlerin korunması ve Güvenlik Ġlkesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?........384 241....................................................................................409 256..........................406 254............. 1862'de kurulan Divan-ı Muhasebat ile mi baĢlamaktadır? Yoksa daha evvel de böyle bir müessese var mıdır?........................................412 258..............................384 ¦ 242.................................................................................387 244.....................................401 251........408 255...............414 ...........................400 IV....................... Osmanlı Medreselerini ve ilmiye sınıfını kısaca anlatır mısınız?...................... Yürütmenin baĢı olan PadiĢahların tayin usulleri ve saltanatın verasetle intikali meselesi Ġslama göre izah edilebilir mi?..410 257.....................................383 III......................................OSMANLI DEVLET TEġKĠLÂTI VE SALTANAT USULÜ........................385 243........................................................................................404 V......... Osmanlı Devleti'ndeki taĢra teĢkilâtı yani eyâlet ve sancak sistemi nasıl çalıĢıyordu?.................... Osmanlı PadiĢahları herhangi bir makama karĢı sorumlu mudurlar? Yoksa bazılarının dedikleri gibi astıkları astık ve kestikleri kestik midir?............OSMANLI DEVLETĠNDE EĞĠTĠM VE YARGI......................................................................................................... Osmanlı Devleti'nde temyiz makamları var mıdır? ġer'iye Mahkemeleri dıĢında yargı organları bulunmakta mıdır?...........405 252....................393 246............... Osmanlı devlet Ģeklini Batıdaki anlamıyla mutlakıyet olarak vasıflandırmak mümkün müdür? ġayet doğru değilse.....................240........... Osmanlı Devleti'nde ulül-emr veya Ģûra meclisinin yerini alan ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu görevini de ifa eden Divan-ı Hümâyûnu kısaca anlatır mısınız?........ Ġslâm'ın tavsiye ettiği Ģûra esasına ri'âyet edilmiĢ midir?..................................................................................................................................................... Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce yargı görevini yerine getiren mahkemeler yani ġer'iye Mahkemeleri nasıldı?.OSMANLI DEVLETĠ'NDE TEMEL HAK VE HÜRRĠYETLER...........................397 248...395 247................................ Osmanlı Hukukunda vatandaĢların temel hak ve hürriyetleri kabul edilmiĢ midir? Yoksa 1839 tarihli Tanzimat Fermanıyla mı kabul edilmeye baĢlanmıĢtır?.... Osmanlı hukukunda sınırlı yasama yetkisini Divan-ı Hümâyundan baĢka kimler kullanmıĢtır? Divan-ı Hümâyûn önemini kaybedince................................ Devletin gelir-giderlerini kontrol eden SayıĢtay............................. Osmanlı Devlet sisteminin temel özelliklerini özetleyebilir misiniz?...........401 ¦ 250..........................399 249....................................................... 1876 yılına kadar ve özellikle de Tanzimat'tan sonra yasama faaliyeti nasıl devam etmiĢtir?............................................................................... Tanzimat sonrası ġer'iye Mahkemeleri kaldırılmıĢ mıdır veya Bunları n Yetkilerinin Sınırlandırılması söz konusu mudur?..................... Nizamiye Mahkemeleri Avrupa kanunlarını mı uygulamıĢtır? TeĢkilatlanması ve temyiz usulleri nasıldır?................................. Osmanlı Devleti'nde baĢbakan demek olan Vezir'-i A'zam (Sadrazam)ın hak ve yetkileri nelerdir?.................. Bu izahlar karĢısında Osmanlı Devleti'nin Despotik olduğu iddiaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?.......................405 253...

...0 277.......416 261.............................. Tanzimat'tan sonra azınlık hakları ile ilgili ne gibi geliĢmeler olmuĢtur?............................433 270................................421 263.......416 260.... EġYA VE BORÇLAR HUKUKUYLA ĠLGĠLĠ ÖNEMLĠ SORULAR........................................426 266... Osmanlı Hukukunda gayr-i menkul mülkiyeti var mıdır? Arazî Hukukunun Ģerl dayanağı nedir? Bütün Osmanlı toprakları sadece mir! arazi midir?...... hırsızlık suçunun cezası olan kat'-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamıĢ mıdır?............................OSMANLI DEVLETĠ'NDE AZINLIKLARA TANINAN HAKLAR..................................... Osmanlı Devleti'nin miras hukuku konusunda Ģerl hükümleri terk ettiğini göstermekte midir?............... Osmanlı Devleti'nin 1876 tarihinden itibaren Medeni Kanunu olan Mecelle hakkında ne diyorsunuz? Mecelle ile Ġslâm Hukuku terk edilerek yeni bir Avrupaî kanun mu yapılmıĢtır?. Osmanlı Devleti'nde azınlıklara tanınan hakları kısaca özetler misiniz? Neden azınlıklara bazı elbiselerin giyilmesi ve evlerinin yüksek binası müsaadesi verilmiyordu?.......................... Fâtih'in azınlık hak ve hürriyetleri ile ilgili fermanını kısaca anlatır mısınız?..425 265.......... Osmanlı Devleti..................................................................................................................434 DÖRDÜNCÜ BOLUM OSMANLI DEVLEIÎNDE MALĠ HUKUK.......................429 VII. 1868 yılında kurulan ve DanıĢtay'a benzeyen ġûrây-ı Devlet ile mi baĢlamıĢtır? Yoksa daha evvel buna benzer yargı organları var mıdır?.... Mîrî arazi ne demektir? Osmanlı ülkesinde bütün arazinin mâlikinin PadiĢah olduğu iddiası doru mudur?. ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT I........... Osmanlı Devleti'nde evlenme akdi nasıl bir sözleĢmedir? Ġmam Nikâhı ne demektir?.........422 RIH' el k«a|| VIl-OSMMUS OSMAfUS I-OSMANLĠ» 272 ( 273 0*mt*8 274 275................ Osmanlı Devleti'nde idarî yargı.............................................. CEZA.427 267....... S 282.. t BĠLĠNMEYEN OSMANLI 264......436 272................................................. Osmanlı Hukukunda vergi ne demektir? ÇeĢitleri nelerdir? ġerî'atın dıĢında vergi var mıdır?....... Bu durum..........................436 .. Osmanlı Devleti'nde azınlıkların görev ve yükümlülükleri nelerdi?..................419 262......433 271.........................415 VI..430 268............................... Osmanlı Miras Hukukunda Ģer'i ve âdi intikal diye bir düalizmin yer aldığını biliyoruz................OSMANLI AĠLE. Osmanlı Hukukunda Kadının boĢama hakkı var mıdır?.................. K 276.... ( II-05 278........................................................259.. MĠRAS.......OSMANLI VERGĠ SĠSTEMĠ VE ġER'Ġ DAYANAKLARI.. Ta'addüd-i zevcât yani birden fazla kadınla evlenme meselesinin Osmanlı Devleti'ndeki uygulanıĢı nasıldı?.430 269... zina suçunun cezası olan recm..........................................

.............................. 293........464 22 ?M^lEf..............................................473 292... Osmanlı para ve finansman sisteminin esasları Nedir?................................442 II...444 280..........................................448 283..................443 279....441 277.............................................273.......................445 281.... Osmanlı Devleti'ndeki öĢür vergisinin manası nedir? Osmanlı Devleti'nin öĢür diyerek zulmen altıda bir yedide bir vergi aldığı söylenmektedir........... Osmanlı Devleti'nde sanayiden söz edilebilir mi? Sanayiin geliĢimi hakkında bilgi verir misiniz?.....................................476 ....437 274............................... Osmanlılar ticârete önem vermiyorlar mıydı? Bir diğer ifadeyle Osmanlılar ticâretten anlamıyorlar mıydı?. Osmanlı yöneticileri ticâret yollarının değiĢiminin ne derece farkındaydı? Osmanlı Devleti'nin Hind Deniz Yollarına iliĢkin politikası ne Ġdi?................... Kendine has bir Osmanlı üretim tarzından söz edilebilir mi?.......................................... Tanzîmât sonrası Osmanlı Mali Hukukunda meydana gelen temel değiĢiklikleri özetler misiniz?447 III....457 286....................... ġer'î Bütçe ne demektir? Osmanlı Devleti bu bütçenin esaslarına uymuĢ mudur?............................. 288....................447 282........................... Osmanlı Devleti'nde dıĢ ticâret politikasının esasları nelerdir?.........467 289................................439 275.........471 291.................... Osmanlı muhasebe kültüründen söz edilebilir mi?............443 278...... Cumhuriyet'in Osmanlıdan devraldığı sınai mirasdan söz edilebilir mi?............................M ġ^My........ Haraç vergisi ne demektir? Kimlerden alınmıĢtır?.........452 285...................470 290.................................. Osmanlı Devleti'ndeki örfî vergilerin Ģerl dayanağı (Tekâlif-i Örfiyye) nedir? Bunları kısaca anlatır mısınız?....................................................................... Osmanlı Devleti'nde tüketicinin korunmasına iliĢkin düzenlemeler nelerdir?................................. Ġltizam sistemi nedir?.............................................................461 287.........448 284..................... Bu doğru mudur?....................... Osmanlı Devleti'nde servet birikiminden söz edilebir mi?................................ Müsadere ne demektir? Osmanlı Devleti'nde mülkiyet hakkına saygı yok mudur?................ Kanunnâmelerde çokça geçen Çift Akçesi ne demektir? ġerl bir vergi midir?..................... Yüzyılda Avrupa'da fiyat devrimi olarak nitelenen geliĢmenin Osmanlı Devleti'nde ne tür etkileri görüldü açıklar mısınız?............................................................ Osmanlı Bütçelerinin tarihî geliĢimi nasıldır? Bütçe Tarhuncu Lâyihası ile mi baĢlamıĢtır?.............................486 .....479 294....................... Osmanlı Devleti neden son yüzyılda sınai geliĢmelere ayak uyduramadı? Osmanlı yöneticileri bu konuda hiç gayret göstermedi mi?.....................OSMANLI BÜTÇELERĠ VE KAYNAKLARI................................................................ Osmanlı Bütçe Hukukunun temeli sayılan kamu hizmetlerinin finansman Ģekilleri nelerdir?..440 276......... Osmanlı Hukukunda Cizye ne demektir? Gayr-i müslimlere ilave bir yük değil midir?........................483 * 295..........OSMANLI DEVLETĠ'NDE ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT................... 16..............

................. Böyle bir iddiayı ileri atanların en büyük delilleri... satır satır delillerle çürüttükleri halde.................... Ġslâm Dininin esasları ve Müslüman devletlerin tesiri... Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır? Bu iddia......... Osmanlı Devleti.......... Buna ne dersiniz?............... delilden mahrum bir iddiadır.. Feodalite sistemi ile tîmâr sistemi arasındaki farklar nelerdir?....... Osmanlı Devleti'nde para vakıflarıyla Ġslâm'ın faiz yasağının delindiği söylenmektedir..........OSMANLI TIMAR SĠSTEMĠ VE FEOADALITE............. Sonuçları ne oldu?................... 300................................492 ı 298........................517 BĠRĠNCĠ BOLUM OSMANLI DEVLETĠNĠN SĠYASÎ TARĠHĠ I......... Rambaud ve Gibbons gibi tarihçilerin.........501 303.............. tamamen...........495 .. Müslüman bir devlettir.......... sağlam bir tarih metoduyla ve ilmî delillerle bunu ispat eden Fuad Köprü-lü'nün Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Te'siri adlı eserine.....498 302.... ileri sürdükleri..........498 301..... Feodalitenin siyasî ve sosyal mahiyeti nasıldır?....505 KAVRAM FĠHRĠSTĠ. Buna misâl olarak ........................ Bu sebeple.............. Osmanlı müesseselerinin.............. Cildinde neĢredilecek olan Kanun-ı TeĢrifat ve TeĢkilât adlı Kanunnâmeye havale ediyoruz........................489 297............................. bütün Osmanlı hukuk sistemi ve devlet teĢkilâtı ile ilgili arĢiv belgeleri.................. Birincisi......... Maalesef.............. Bu iddialara karĢı özetle Ģunları söylemek icab etmektedir: A) Osmanlı Devleti............... idare ve kısaca bütün müesseselerinde Ġslâm'ın esasları etkili olmuĢtur......493 299............... Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp............................ 1838'de Ġngiltere ile Balta Limanı'nda imzalanan Ticâret AnlaĢması hangi Ģartlarda yapıldı........ Ahmed'in fermanıyla kaleme alınan................... Osmanlı Devleti'ni dıĢ borçlanmaya iten sebepler nelerdir? DıĢ borçlanmanın sonuçları nelerdir?......497 IV............................ Batılı olan Busbecq gibi seyyahların....296..............................................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ 1........... sadece bu soruya cevap veren ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 11............. Osmanlı demiryollarını finanse eden Batılı Ülkeler ile Osmanlı Devleti'nin beklentileri nelerdi? -.. Dolayısıyla bu devletin hukuk. Fâtih'in Kanunnâmesindeki bazı hükümlerin Bizans Hukukundan adapte edilmiĢ olması..... Kazaskerliğin...... Osmanlı Devleti'nin teĢkilâtında iki önemli etki söz konusudur.................. kendi geleneği içinde geliĢtiğini gösteren ve peĢin hükümlerle değil..... bu iddiaların tamamen hayalî ve esassız olduklarını ispat ettikleri ve Fuad Köprülü gibi araĢtırmacılar da.......... ileri sürülen bütün iddiaları.502 BĠBLĠYOGRAFYA. Anadolu-Rumeli Beylikleri ikilisinin.............. meseleyi özetlemekte yarar vardır......... Defterdarlığın ve hatta PadiĢahların her hafta Ġstanbul'daki camilerden birine gitmesinin bile Bizans'tan taklid edildiği Ģeklindeki hayali sözlerdir.................................. Düyun-ı Umumiye Ġdaresi niçin kuruldu? Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢında nasıl bir etki yaptı? .......... Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri.......... tıpkı Ġslâm Hukukunun Roma Hukukunun aynen devamı olduğuna dair iddialarda bulunan MüsteĢrikler gibi.......... Tîmâr Nizâmı ne demektir?............ kısa da olsa.............. müsbet katkısından Söz edilebilir mi?....... III.............................................................. vsonuçları ne oldu.. Avrupalı bazı tarihçilerin iddialarını sürdüren bazı tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız hâlâ bulunmaktadır..........

Ġslâm Hukukundan haberdar olmamak demektir.] kitaplarındaki Hanefi muhalif bir görüĢü ı mayı bile çok ciddi Ģekil j ye (ülü'l-emre) içi boĢ) takip ederek örfi hukuk < kullarının maslahatlarını i lıkları "Ģer'-l Ģerif ve I Mültek'al-Ebhur 1648 ve j kodu olarak kabul edilir Kısaca. Yapılan incelemek!"»} ğini göstermektedir. Kaldı ki.. sorguçlar. Divan-ı Hümâyûn'un da. Ġslâm Hukuku tarafından caiz görülmektedir. Sasânî devletinde bulunan divan sisteminin benimsenmesi. Osmanlı Devleti'nin müesseseleri. Eski Türk kurultay ananesinin de tesiriyle. Osmanlı Devleti'nin Bizans'a ait muhâberât sisteminden yararlanmıĢ olması. mahiyetleri Ģerl hükümlere aykırı olmamak Ģartıyla aynen bırakılmasını emretmesi bunun en müĢahhas misâlidir. Eğer Nizâm'ül-Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile . bütün Müslüman Türk Devletlerinde devlet merkezinde bulunan ve devletin iĢlerini birinci derecede görmeye yetkili kılınan bir divan. eski Sırp Kanunlarının tadil edilerek kabul edilmesi. C) Tamamen faraziyeler halinde kalan ve ama ispat edilmiĢ mesele olarak takdim edilen bu görüĢlerin aksine. Ġkincisi. bu söyleı lirsiniz. vergi tahsili için âmillerin (vergi memurlarının) çevreye gönderilmesi. Ġslâm'ın esaslarına aykırı olmayan hususlar. ihtiyaçlara göre devlet teĢkilâtını da kurabilmiĢtir. Peygamber kendi devrinde yasama. bu iktibas iddiaları da doğru değildir. Osmanlı Devleti'nin örnek aldığı devlet. Hz. Hz. Ġlk yazılı anayasayı kendisi hazırladığı gibi. çeĢitli milletlerin elinde geliĢip büyüyen Ġslâm Devletidir. ġerâ'iu Men Kablenâ yani eski hukuk sistemleridir. Osmanlı mâyûn. Bilindiği üzere. Abbasî Devletinin idarî teĢkilâtı. yürütme ve yargının baĢıdır.Abbasî Devletini zikredebiliriz. Osmanlı I tertip ve tanzim ed Bizans'tan etkilenerek I na-gelen kanun hfikı Osmanlı Devleti'nin I mıĢtır. B) Ġslâm Hukuku. hukukî ve askerî bir teĢkilât olan devletin geliĢmesinde de tedrîcilik esastır. Ömer'in Ġran'daki bazı vergilerin. Ġdarî teĢkilâtın oturması Abbasîlerde mümkün olmuĢtur. Ġslâm'ın esaslarına uymak Ģartıyla. Selmân-ı Fârisi'nin tavsiyesi üzerine Divan sisteminin Sasanîlerden alınması ve Hz.f Nihayet hukuk ılı manii Devleti. diğer devletlerin idarî teĢkilâtlarının ve askerî-malî kanunlarının Müslüman devletler tarafından alınmasında beis görmemiĢtir. Bu uygulamalar. Sırbistan'ı fethettiklerinde. kendisinden sonraki bütün Ġslâm devletlerini ve özellikle de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada etkilemiĢtir. A gördüğü yeni bir müesseseyi I Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile 112 mukayese ederseniz. Ġslâm hukıi farklı bir yol izlememiĢtir. solaklar ve peykler gibi bazı giyim ve protokol kurallarının Bizans'tan ilham alınarak düzenlenmiĢ bulunması. Abbasîler'den I rinde bulunan Dlvan'ların devan tefviz makamının sadece olduğu hemen anlaĢılacaktı beylerbeyillk usulünü I ti'nde de olduğunu A'Ģâ'sına havale ediyoruz. kendisine danıĢmanlık yapan kimselerin tayin edilmesi. baĢta Abbasî Devleti olmak üzere Müslüman devletlerden alındığı kesindir. Her Ģey gibi Ġslâm devleti de basitten daha mükemmele doğru geliĢmiĢtir. daima bulunmuĢtur. Mesela. Nitekim Ġslâm Hukukunun kaynaklarından biri de. Kazaskerlik müessesesinin de. Hele hele öĢür vergisinin Bizans'tan alındığını iddia etmek. ( ve zaten daha ı lâmlaĢmıĢ hail diyet ciddi manada etkilenmiĢtir. her Ģeyde olduğu gibi siyasî. Ġslâm'a aykırı olmamak Ģartıyla eski Türk Devletlerinden ve özellikle de Anadolu Selçuklu Devleti ila Anadolu Beylikleri'nin siyasî ve idarî teĢkilâtından ve ayrıca Moğol asıllı Müslüman devletlerin. "mirî arazi üzerindeki madenlerin iĢletme esasları ülü'l-emr tarafından tanzim olunur" Ģer'î hükmüne uyularak. eyâlet sisteminin de. Bizans'tan gelmesi Ġse. Kur'ân ve Sünnet'in esaslarına aykırı olmamak Ģartıyla. eski Ġslâm Devletlerinden. Asr-ı Sa'âdette de önemli bir devlet teĢkilâtının bulunduğunu göstermektedir. Bizans'tan değil. Bu manada. Ömer zamanında devletin malî ve askerî meselelerinin yürütülmesi için. belli merkezlere kadı tayini yapılması ve benzeri hususlar. hep bu esasların bir meyvesidir. mesela Ġlhanlı Devleti'nin müesseselerinden ciddi manada etkilenmiĢtir. Kur'ân'ı ve önemli belgeleri kaleme alan vahiy kâtiplerinin tesbiti. Bazı ifade değiĢiklikleri dıĢında. Ancak kendini yenilediği. Ġslâm devlet teĢkilâtında önemli bir geliĢme olmuĢtur. Türk Devletlerinde aynen korunmuĢtur. eski Türk Devlet teĢkilâtı. Osmanlı Devleti'nin hukuk ve devlet teĢkilâtını Bizans'tan aynen aldığı manasına da gelmemektedir. Özellikle bazı örfî vergilerin Bizans yahut bir baĢka devletten alınması ise. Bizans veya baĢka bir devlette gördüğü yeni bir müesseseyi tadil ederek kabul ettiği de bir gerçektir.

Memlüklüler'de ve Altınordu Devle-ti'nde de olduğunu söylemek yeterlidir. Türk Millî Kültürü. 1337. 1943. tarihi bilmemek demektir1. XV. 1984. 220 vd. ve XVI. Ġstanbul 1986. vezâret-i tefvîz makamının sadece isim değiĢikliğiyle Osmanlı Devleti'ndeki sadrazamlık makamı olduğu hemen anlaĢılacaktır. Ġslâm Hukukunun açıkça hüküm vaz' ettiği alanlarda fıkıh kitaplarındaki Hanefi görüĢleri esas alınarak uygulamaya gidilmiĢtir. Fâtih Kanunnâmesi de.. Osmanlı Devleti müesseselerinin. Tevkiî Abdurrahman PaĢa Kanunnâmesi MTM. 316 vd. YEE. 1983. 14.. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. 1346/1296. c I. Bizans müesseselerinin Osmanlı müesseselerine etki etmediğini göstermektedir. Nihayet hukuk sistemi ile ilgili olarak da Ģunları söylemek yerinde olacaktır: Osmanlı Devleti. Asırlarda Osmanlı Ġmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları. UzunçarĢılı. Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri. Ġbrahim. Osmanlı Devleti'ni Bizans'ın Ġs-lâmlaĢmıĢ hali diye takdim etmek. Ġstanbul'un fethinden sonra yeni baĢtan tertip ve tanzim edildiğini söylemek. Osmanlı Devleti'nin asırlarca en mühim devlet organı olan Divan-ı Hümâyûn. Ancak Ġslâm Hukukunun yüksek otoriteye (ülü'l-emre) içi boĢ yasama yetkisi tanıdığı sahalarda. sh. belli bir yasama formalitesini takip ederek örfî hukuk diye bilinen kanunnâmeleri de tanzim etmiĢlerdir. 498-500. 338 vd. Ġstanbul. Ġsmail Hakkı. bütün hukukî anlaĢmazlıkları "Ģer'-i Ģerif ve kanun üzere ahkâm-ı Ģerife" vererek halletmiĢlerdir. bu söylenenlerin ne derece doğru olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. Ġstanbul. 1334. 1/273 vd. 1/225 vd. En çok itiraz edilen ve Bizans'tan alındığı iddia edilen iki beylerbeyilik usulünü ise. Togan.. EI-Ferrâ. Köprülü. El-Kettâni. Et Terâtib'ülĠdâriyye Nizâm-u Hükûmetln-Nebeviyye. Hanefi mezhebine aykırı görüĢleri uygulamayı bile çok ciddi Ģekil Ģartlarına bağlamıĢtır. Ömer Lütfü. belki o zamana kadar uygula-na-gelen kanun hükümlerinin resmi bir Ģekilde tedvîn edilmiĢ bir halidir. sh. KalkaĢandî'nin Subh'ül-A'Ģâ'sına havale ediyoruz.. Ġslâm hukukunu tatbik hususunda diğer Müslüman Türk Devletlerinden farklı bir yol izlememiĢtir. Kafesoğlu. 3-199. Zeki Velidi. daha önce aktardığımız Ġslâm Hukuku kuralına dayanmaktadır ve zaten daha önceki dönemlerde geçmiĢtir. Barkan. Alay ve efendi gibi bazı tabirlerin yahut bazı giyim tarzlarının Bizans'tan gelmesi ise. Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. Osman Nuri. Ebû Ya'lâ Muhammed bin El-Hüseyin. 1 BaĢbakanlı Osmanlı ArĢivi. nr. sh. Öyleyse. Fuad. Bizans'tan etkilenerek hazırlanmıĢ bir Kanunnâme değil. eğer Ġslâm hukuku eserleri incelenirse. Merak edenleri. Zaten Mültek'al-Ebhur 1648 ve 1687 tarihli fermanlarla Osmanlı Devleti'nin resmî hukuk kodu olarak kabul edilmiĢtir.. Ġlmiye Salnamesi. Abbasîler'den itibaren Anadolu Selçuklularına kadar bütün Müslüman devletlerinde bulunan Divan'ların devamıdır. Umumî Türk Tarihine GiriĢ. Ġslâm Hukukuna muhalif bir görüĢü uygulamak Ģöyle dursun. MI. Ġstanbul. 14-1540 sn. 1981. KrĢ.. Ġstanbul. Kahire 1938. 1 vd. sh. sh. Mesela. IX vd. Ankara. Anadolu Selçuklularında.UzunçarĢılı'nın Osmanlı Devlet TeĢkilâtı ile alakalı eserlerini mukayese ederseniz. Ergin.. Kısaca. Fâtih devrinde Osmanlı Devleti'nin hukuk sistemi veya müesseseleri köklü bir değiĢikliğe tabi olmamıĢtır. Mecelle-i Umûr-i Belediye. 26 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ . (bundan sonra BA). "Allah'ın kullarının maslahatlarını Ģer' ve kanun üzere" görmüĢler. 346 vd. tarihî vakıalara terstir. Rabat. Ġstanbul. Yapılan incelemeler.

isteyenlerin Ġslâm'a girmelerini. Bu konuda Halil Ġnalcık Hocamızın Balkanlardaki fetih politikası ile ilgili makalelerine bakılabilir. Müdafaa. Peygamber'in Ģu hadisi bunu gayet güzel açıklamaktadır: "Ey insanlar! DüĢmanla karĢılaĢıp savaĢmayı arzu etmeyin. son baĢvurulacak çare cihaddır. "Dinde ikrah ve icbar yoktur". aile. Harbin karĢılığı olan cihâd ise. son sebebe dayanmaktadır. cizye ve haraç vermek Ģartıyla tekrar eski Hıristiyan idarecilere teslim etmesi. Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaĢtır. Bu gibi durumlarda nefîr-i âmm (umumî seferberlik) dinî ve zarurî bir görevdir. Ġslâm'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi. Osmanlı Hukukunda meĢru addedilen harplerin gerekçelerini Ģu haller teĢkil eder: 1) Ġ'lây-ı kelimetullâh veya fî sebilillâh cihâd dedikleri. Hukukî yönünü ortaya koyduktan sonra. DüĢmanla karĢılaĢınca da. bilin ki. Osmanlı Hukukunda gaza. Kısaca cihadın gayesi. DüĢman Ġslâm ülkesine hücum ettiği zamanlarda ise savaĢa ehil her Müslümanın zaruri görevi haline (farz-ı ayn) gelir.2. Ġbn-i Kemal'in yerinde ifadesiyle. Bu manâda Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. dil ve diğer vasıtalarla savaĢmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak Ģeklindeki tarif cihadın umumî tarifidir. Papa'nın tahrikiyle den haçlı ordular. bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. saf Ġslâm inancının sapık inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. aĢağıda belirtilen usule riayet etmek Ģartıyla. Eğer vazgeçerler ise. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur?Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek için. can. müdafaa harbi yapmak gerekir. Bunun içine. Bu manada harp. Allah'tan afiyet ve huzur dileyin. Kosova Meydan M önemli bir kısmı. Bunu kısaca nefsi müdafaa diye özetlemek mümkündür. Ġslâm'a davet ve bu daveti kabul etmeyenlerle savaĢ diye tanımlanmıĢtır. Hz. sabır ve sebat gösterin ve bilin ki. Özellikle yükselme döneminde bazı harplerin. Ġslâm'ın davetini yaymak için yapıldığını ifade etmek gerekmektedir. Bu yüce gayeye ulaĢmak için. manevî değerler ve bütün insanlığın iki dünya mutluluğunu temin etme mefkuresi üzerine kurulmuĢ bir devlettir. Osmanlı PadiĢahlarının fethettikleri toprakları. Mohaç seferlerin olarak iptal yolı . Amaç. mal. Ġnsanları zorla Müslüman yapmak için savaĢ yapılmadığı ortadadır. normal zamanlarda Müslüman toplumun dinî görevidir (farz-ı kifâye). istemeyenlerin ise Ġslâm'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaĢamalarını temindir. bu dediklerimizin en büyük delilidir. din veya vatan için olabilir. netice itibariyle sulhdur ve tevhid inancının düsturları ile insanlığı daimi bir barıĢa davettir. Osmanlı Hukukunda harbin yani cihadın tarifini ve sebeplerini özetlemek gerekir. kılıçların gölgesi altındadır". Harbin gayesi ile ilgili olarak Ģunlar söylenebilir: Bilindiği gibi Osmanlı devleti (umumî manâda). cennet. Nitekim Yavuz'un Ġran'a karĢı ilan ettiği savaĢ. Allah yolunda can. vatan ve ırk gibi maddî değerler üzerine değil. düĢmanlık ancak zâlimlere karĢıdır". 2) DüĢmanın Ġslâm toprağını istila etmesi veya tahammül edilemez bir Ģekilde hareket etmesi halinde. tarihî olaylarla meseleyi izah etmek daha kolay olacaktır. Zaten cihada müsaade eden Kur'ân âyeti de buna dikkat çekmektedir: "Artık saldırıya uğrayan mü'mlnlere zulmedlldljj! I tamamen sulha tarafta Segedin'e göndermiĢ id mez. Ölçü Ģu âyetlerdir: "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaĢın. cihad ve kıtal gibi kelimelerle ifade edilen harb.

Murad. ordunun Avrupa'da bulunmasından yararlanarak. Osmanlı hanedanı arasındaki savaĢlar ile isyancıları bastırma hareketleri (Celâlî isyanları) bu gruba girmektedir. Karamanoglunun Osmanlı topraklarına girmesi üzerine muhasarayı terk ederek Anadolu'ya geçmek mecburiyetinde kalmıĢtır. savaĢ ilân edilir. Bursa gibi Müslüman bir Ģehri defalarca yakıp yıktıklarını çok iyi hatırlayacaktır. Bizi burada asıl ilgilendiren birinci harp çeĢididir. Buna biz. tam Ġstanbul'u muhasara altına almıĢken. dinden dönenleri. Ġbn-i Kemal. Kısaca insanî sebepler de demek mümkündür.3) Gayr-I meleri de meĢru I yet altına almak destek olmak Rodos'un fethi on ahaliye bile zuln adada esir tutmu bir hayata mecb Macar Valilerinin i çiler dahi. isyancıları' rekçeleridir. Mesela Karamanoğlunun I lu'ya geçmek r Osmanlı Hut müslimlerle ya lere mürted veya ı neleri izale edıif Vazgeçmezler»^ Mevcut bir nizJır Osmanlı hanedanı | lan) bu gruba j lara karĢı' ceğini Kur'ân i Bizi bazı hükümleri v Ġslâm I kanunu ne i mü'miniere zulmediidiği için cihada izin verildi". gündüz boyunları bukağıda ve gece ise ayakları zincirde iĢkenceli bir hayata mecbur etmiĢlerdir. Kendisi oğlu Mehmed'i tahta oturtarak Manisa'ya çekilir çekilmez. Bunlara karĢı silaha müracaat etmeden önce. Ġslâm'ın kesin emirlerini (zekât gibi) inkâr edenleri. Ġslâm'ın davetini emniyet altına almak ve bu davete icabet etmek isteyen güçsüz ve zayıf kimselere destek olmak da diyebiliriz. Bursa i çaktır. . Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylikleri ve Celâlî isyanları ile ilgili bütün askerî hareketleri bu manada harbe girmektedir. B) Mürtedlerle yapılan savaĢ. Mevcut bir nizâma isyan eden âsiler. Ģüpheleri izale edilerek Ġslâm'a dönmeleri için gayret gösterilir. düĢmanın yapılan andlaĢmanın Ģartlarını tek taraflı olarak iptal yoluna gitmeleridir. adada esir tutmuĢlar. Buna en güzel misâl Ģu olaydır: II. Hıristiyan idareciler. Bu iĢleme istitâbe denir. askerî hareketleri I ler. Bunu bilinen II. mesela Karamanoğullarının. Ġslâm Dinini terk edenlere mürted veya ehl-i ridde denilir. Mesela Rodos'un fethi orada bulunan 5-6 bin kadar Müslümana zulüm yapılması ve hatta yerli ahaliye bile zulmedilmesidir. mesela Karan devleti mağlup ı rarlanarak. Mohaç Seferinin sebeplerinden biri olarak Macar Valilerinin ahaliye yaptıkları zulmü göstermektedir. C) Bâğilere (isyancılara) karĢı yapılan savaĢ. Kosova Meydan Muharebesi takip etmiĢtir. Vazgeçmezlerse savaĢ ilân edilir. Osmanlı orduları Bizans'ı veya bir baĢka gayr-i müslim devleti mağlup edeceği çok kritik zamanlarda. Hususî hükümlerin dıĢında genel harp hükümleri tatbik edilir. Papa'nın tahrikiyle II. Bizans'ın zulmünden dolayı çok sayıda Hıristiyan re'âyânın Osmanlı askerinden yardım istediğini açıkça ifade etmektedirler. Gerçekten buradaki Müslümanları. murahhaslarını barıĢ antlaĢmasını imzalamak üzere Segedin'e göndermiĢ idi. Osmanlı Hukukçuları düĢman Ģahıslara göre harbi dörde ayırmıĢlardır: A) Gayr i müslimlerle yapılan savaĢ. D) Muhariplere yani milletlerarası haydut ve korsanlara karĢı yapılan harpler. den yardım ist 4) Münafıkla leri. 3) Gayr-i müslim bir ülkede azınlık halinde bulunan Müslümanların yardım istemeleri de meĢru bir harbin gerekçesini teĢkil eder. sulh yolu ile itaat etmezlerse. tamamen sulha taraftar olarak. müdafaa harbi niteliğindedir. Diğerlerinin kendilerine mahsus bazı hükümleri vardır. 4) Münafıkları. Kısaca Osmanlı Devleti'nin yaptığı harplerin önemli bir kısmı. Gerçekten Osmanlı tarihini inceleyenler. Mesela Yıldırım Bâyezid. Nitekim gayr -i müslim tarihçiler dahi. isyancıları ve andlaĢmayı bozanları cezalandırma gayesi de meĢru' bir harbin gerekçeleridir. Murad'dan kendileri barıĢ isteyen Macarlar ve Sırplar yeniden haçlı orduları teĢkil ederek Osmanlı Devleti'ne hücum etmiĢlerdir. Yol kesme suçlarını iĢleyenlere karĢı savaĢ ilân edilebileceğini Kur'ân açıklamaktadır. Kanuni zamanında yapılan Belgrad ve Mohaç seferlerinin sebepleri ise.

Ġstanbul 1302. I. "Türklerde Cihad ve Fütuhat AnlayıĢı". 256. 1-Cihâd. Mesela Alman Tarihçi Lies aynen Ģunu söylemektedir: "Rum ve Acem ülkeleri feth edilince. ĠA. { Safer ve flebi veya bel ayrıntıda ¦ 2) Hicri 700 mi I hatta Tanmanasına c ifade etme*/ mkeitiıMlt 4. Ġbrahim'in sadrazamı Mustafa PaĢa'nın talimatıyla bu tercüme yapılmıĢtır). Çetin. «„ . Kısaca Osmanlı Devleti'nin kuvvetle değil davetle yayıldığını ve diğer milletlerle o-lan savaĢlarının. Encümenin görevlendirdiği tarihçi Efdalüddin konuyu bütün kaynaklardan araĢtırmıĢ ve bazı sonuçlara ulaĢtıktan sonra bu tarih yani 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi istiklâl kazanılan gün olarak kutlanmaya baĢlanmıĢtır. 688. Osmanlı Maârif Nezâreti. Ġnalcık. "Osmanlı Ġmparatorluğunda ġeneltme. Ancak 699 yılının hangi ayıdır? Elimizdeki bazı kaynaklar. Studia Islamica. konuyu 28 Kânun-ı Sâni 1329 tarihli tezkire ile Tarih-i Osmanî Encümeni BaĢkanlığına havale eylemiĢtir. Ġstiklâl-i Osmânînin tam gününü tesbit etmek üzere. 21-22. Kur'ân ve Sünnetin emrine uyularak sulh içinde itaatleri istenmiĢ ve Ġbn-i Kemal'in kaydına göre isyan ve zulümde inad edince cihad ilan edilmiĢtir. Damad. 66-75. Ġslâm devletinin hâkimiyeti altına girmeleri teklif edilir. insanî esaslarla bağdaĢan bir harp kanunu ne Sâsanilerde. Tevârîh-i Âl-i Osman. sh. Mecma ül-Enhür ġerhu Mültek'al-Ebhur I-II. Osmanlı tarihleri. Defter. 1317. Turnagil. Batılı tarihçiler de kabul etmektedirler. 425-438. Miladi karĢılığı 27 Ocak 1300 etmektedir ve Sultân Abdülhamid Hân'ın tesbit ettirdiği tarih de budur. 1954. 12/a. Osman. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). tarihçilerin çı tabi. Ġbn-i Kemal. Ġstanbul 1972. sh. Muhammed. sh. Köprü. 4 Cemâzîyelûlâ 6 99 tarihini vermektedirler ki. 8/b. Bu iki teklife müsbet cevap alınamadığı takdirde fiilen harp baĢlar. Bu izahlara ( dikleri 1299 yılı.. meĢru olan harp kanunlarını çok ciddi bir Ģekilde uygulaya gelmiĢlerdir. Ġl/b. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir? Osmanlı tarih kaynaklarının bu konuda iki ayrı nakilleri bulunmaktadır: 1) Hicrî 699 yılını esas alan görüĢtür.. Murad Hüdâvendigâr'ın bu hali. Osmanlı Devleti'nin 400 atlı ile birden bire cihan devleti oluĢunun izahı da sorumuzun cevabını teĢkil etmektedir2. 103-129. Bu muameleler Ģunlardır: SavaĢa baĢlamadan önce gayr-i müslimler mutlaka Ġslâm'a davet edilmeli. DoğuĢtan Günümüze Büyük Ġslâm Tarihi. GâĢiye. vrk. Her ne kadar( önce meyda. nr. BaĢkasının malına müdahale etmeme yasağını çiğneyen bazı Sırp asıllı askerleri hemen idam ettiren I. Ġnsanî esasları temel kabul eden Ġslâm orduları ve özellikle de Osmanlı orduları. Ġslâm'ı kabul etmemeleri halinde cizye vererek. ı aldığı bütün ı belirten vesika I 1300 tarihi ( 2000 yılıdır. TürkleĢtirme ve ĠslâmlaĢtırma". Ġslâm ile cizye arasında serbest bırakmıĢlardır. Ġslâm hukukunun emrettiği muamelelerin ifası demektir. Tevârîh-i Âl-i Osman X. 2 Kur'ân. 10/a. Ġstanbul. 190. 1/282. Müslüman ordular bu ülkelerin insanlarını. 9/b. Ġslâmiyet ve Milletler Hukuku. 3. 153 vd. Bu husus methe layıktır".Gâzî'yi saltanat! imanlı De Bu gün imi belge. c.Ġslâm hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde. "Rumeli". 3318. Eroğlu. sayı 106. LV vd. II. (neĢr. Ayasofya Bölümü. Bakara. her SavaĢ Öncesi. 21/b-24/b. 39-40. Hac. Cihadın ilânı. 1/642. Ġslâm ile kılıç arasında değil. sh. c. ne Romalılarda ve ne de baĢka bir millette mevcuttu. Birinci ko ti'ni kuran Osr vi. Alâ'addin Devleti fiilen iv. Ankara 1996. yukarıda zikredilen sebeplerle meydana geldiğini görüyoruz. Ahmed ReĢit. Nazmi. aksi takdirde savaĢ yapılacağı ihtar edilmelidir. Müslim. 707. Ayrıca düĢman gayr-i müslimler. "Kötülüğü en güzel bir Ģekilde bertaraf ediniz" hadisi ve "Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" âyetinin emirlerine uyulduğunu açıkça beyan etmektedirler. Ġnalcık. alem ve III..1/340 vd. Mültekâ Tercümesi. 6. Süleymaniye Kütp. 14/b. Ekim 1992. sayı 48. Beldiceanu.. Dürer ve Gurer.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Mevkufatî. ti. eğer zimmî olabilecek grupdan iseler. Anadolu'da Ġslâmiyetin YayılıĢı. IX. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Molla Hüsrev. "Ottoman Methods of Conquest". Tarih ve Toplum. ġefaettin Severcan). Nit ekim Petervaradin'in fethinden evvel. Ġstanbul 1990. Halil. Sonbahar 1994. Heyet. yüzlerce misâllerden biridir. OınuaMâra OimittlıltfU ıınıo nlıkltn araĢtır bulunr. Nicara. Bu dediğimiz hususu. Ġstanbul 1331..

Ancak bu gün hangi gündür? Bu günün Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 olduğuna dair elimizde bulunan tek resmi belge. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti'ni kuran ve ona adını veren Osman Bey'in ve babası Ertuğrul Gâzî'nin. 25. Ankara 1991. Ankara 1994. Burada ay yoktur ve hatta Tarihçi Âli. doğru olanın 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi olduğudur ve netice olarak Osmanlı Devleti'nin 700. Osmanlı Ġmparatorluğunun YükseliĢ ve ÇöküĢ Tarihi. Adem'e kadar giden Ģecereleri ile ilgili izahlar. Kitâb-ı Cihân-nümâ I-II. 111-113. 1994. MünĢe'ât-ı Salâtin. Yılı. 41. 56. Ġstanbul 1998 I-II. Kayıların Hz. I. El öpülerek bî'atın yapıldığı bu merasimin günü. 7 vd. Mehmed Ali ġevki. TTEM. 61. sh. Osmanlı Devleti'nin istiklâl günü olarak kabul edilmelidir. Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin bu zamana kadar nakl ede geldikleri 1299 yılı. Büyük Türkiye Tarihi. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz? Her iki konu da bazı batılı tarihçiler tarafından tartıĢılmıĢ ise de. Ġstanbul 1932. bütün Ģecerelerin . belki Moğol neslinden olabile3 NeĢri. Mehmed A. 48. "Ġstiklâl-i Osmanî Tarih ve Günü Hakkında Tedkikât". 4. nr. sh. ne kadar küçük olursa olsun. ancak tarihçilerin çoğunluğu 699 yılı üzerinde ittifak halindedirler. Bayat. yerli ve yabancı bilim adamları ortaya koymuĢlardır. Bu resmi kaynaktan baĢka günü belirten vesika bulunmadığına göre. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". I. sh. Kayılara mensup bir aĢiretin baĢında bulunduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Mehmed. Ziya Nur. sadece menkıbevî kıymete haizdirler. Bunun dıĢında. sh. sadece menkıbe kabilinden bazı olayların. Ġsmail Hakkı. (neĢr. baĢta Gibbons olmak üzere bazı batılı yazarlar. Gerçekten Lütfi PaĢa'ya göre. Yeni Seri. sh. Ġstanbul 1265. Ankara 1987. 64. Fermanları nereden temin ettiği Ģüpheli olmakla beraber. sh. 5. Ġstanbul 1998. çok zorlamalarla yorumundan ibaret olduğunu. Bu izahlara göre. alem ve tuğ gibi saltanat alametlerini gönderen Anadolu Selçuklu Sultânı Sultân III. I. UzunçarĢılı.29 Her ne kadar Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığına alâmet olacak bazı olaylar daha önce meydana gelmiĢse de -688/1288-1289'de tabi ve alemin gelmesi gibi-. Yılmaz. 106-108. Oğuz boyunun Gün. sh. I. Ġstanbul 1341. bu tarihin. sembolik Ģeyler olması hasebiyle. Kantemir.). Ahmed Uğur vd. Feridun Bey. c. Safer ve Rebiülevvel aylarında olması halinde doğru olabilecektir. Tevârih-1 Âl-i Osman. 3051. Osmanlı Devle-ti'ni kuran Osmanlı Hanedanının aslen Türk olmadıklarını. sadece 1263/1847 tarihli Sâlnâme'dir. Buna dair bir kaynak veya belge yoktur. Ancak bu manada söylenenler. problemi hemen hemen çözmüĢ bulunmaktadır. sh. Müslümanlıklarının dahi Anadolu'ya geldikten sonra gerçekleĢtiğini söyleyecek kadar ileri gitmiĢlerdir. c. Aksun. 250 vd.Faik ReĢit Unat). 17-27. bu ince ayrıntıda boğulmaya gerek yoktur. ġöyle ki: Birinci konuda. 36-48. Kayseri 1997. ÂĢıkpaĢa-zâde. Tevârih-i Âl-i Osman. (neĢr. Alâ'addin Keykubad'ın Gazan Han tarafından azl ve hapsedilmesi üzerine. Lütfi PaĢa. Osmanlı Tarihi. Sağlam ve kudret sahibi demek olan Kayı Boyunun sembolü (ongun) Ģahindir ve Osmanlılar da Kayı Boyundandırlar. 67. Salnamenin bu bilgiyi nereden aldığı bütün araĢtırmalara rağmen elde edilememiĢtir. sadece merasim gününün 699 yılının ilk üç ayında yani Muharrem. 8. I. 2) Hicrî 700 yani 1300 yılını esas kabul eden görüĢtür. Tevârîh-i Âl-i Osman. c. Tarihen sabit olmadığı gibi. ġerafettin Turan). ġurası açıktır ki.. 30 BĠLĠNMEYEN OSMANLI çeklerini ileri sürmüĢler ve hatta bazı tarihçiler. c. son yapılan ilmî araĢtırmalar ve de ortaya çıkan bazı Osmanlı sikkeleri. I. (neĢr. 104 vd. Ay ve Yıldız Hanlarından meydana gelen kollarına Bozoklar denmektedir. Efdaleddin. Bu yıl içinde Osman Bey'e tabi. Kitâbu't-Târîh-i Künhü'l-Ahbâr. Öztuna. I. 16-21.. Osman Bey. Gün Han'ın Kayı. Ġstanbul. sh. Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. c. 1999 değil 2000 yılıdır. Köymen. Ġstanbul 1983. Hicrî yüzyılın müceddididir3. c. nr. Defter. Elkaevli ve Karaevli ismiyle dört boyu bulunmaktadır. sh. her yüzyılda bir müceddid geleceğini ifade eden hadisin manasına Osman Gâzi'nin mâsadak olması için böyle bir yola baĢvurulduğunu açıkça ifade etmektedir. Ancak kutlamalar. Dimitri. Selçuklu Devleti fiilen sona ermiĢ ve uç gazileri (Serhad Ümerâsı) de bir araya gelerek Osman Gâzî'yi saltanat tahtına oturtmuĢlardır. TOEM. sh. Ġbn-i Kemal.

de birbirini tutmadığı açıkça görülür. dilleri farklı. lakin Türklüğe mahsus olan üstün sıfatlar ile Ġslâmî Ģecâ'at ve dindarlığı kendisinde toplamıĢ bir kabile olduğundan. Ertuğrul Gâzî'nin annesinin ise. Anadolu Fâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk sultânı olması hasebiyle. aynı zamanda Ġslâm'dan aldıkları ve Osmanlı adı altında aynı pota altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüĢüne borçludurlar. Bu sebeple. Zira Enverî'nin Düstûr-nâme'si ve Tevkil Mehmed PaĢa'nın Tarihi gibi önemli Osmanlı kaynakları bunu ifade ettiği gibi. Bunların dedeleri de. imtiyazlı bir toplum içinden ortaya çıkıp da hazır millet ve memleket bulmuĢ bir devlet değildi. ilk dönem tarih kaynaklarının çoğunun ve hatta elimizdeki Ģecerelerin ifadesine göre Süleyman ġah'dır. Selçuklular zamanında doğudan batıya ve nihayet Anadolu'ya göç etmeye baĢlamıĢlardır. oradan da Mardin'e 250 km kadar güney-batıda yer alan Caber Kalesi yakınında Fırat nehrini geçmeye çalıĢırken. Ancak doğru olan. onun isminden kalan bir hatıra olarak zikredilmesi kuvvetle muhtemeldir. 5. bunlara misâl olarak zikredilebilir. Osmanlılar. Balkanlardaki fetihleri. Abdülhamid'in emriyle türbe yapılmıĢtır. belki yeni topraklar feth ederek. Klasik nakillere göre. ancak büyük devlet olmalarını. Ģu anda Domaniç'de medfûn buluBĠLĠNMEYEN OSMANLI 31 nan Hayme Ana olduğu ifade edilmektedir. Bu görüĢleri bir iki cümle ile özetledikten sonra kendi kanaatimizi zikredeceğiz. çok eski zamanlardan beri Türkistan'da dahi han ve sultan olarak el-hakk asîl ve soylu bir Türk hanedanıdır". bu önemli hatıraların tesiriyle Süleyman ġah adının Seiçukoğuiiarmdan Osmanoğullarına geçiĢin bir sembolü olduğu düĢünülebilir4. Hz. Osmanlıların soyu. belki planlı bir yerleĢmedir. Bilindiği gibi Süleyman ġah. diğer devletler gibi. Fuad Köprülü'nün Gibbons'a ait görüĢün tenkidine yüzde yüz katılırken. Hatta bazı kaynaklarda. ilim adamları tarafından son zamanlarda bulunan "Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp" Ģeklindeki bir sikke de açıkça bu görüĢü teyit etmektedir. kendine yer edinmiĢ ve teĢkil ettiği Osmanlı Milleti dahi. Peygamber'e bile isnâd olunmaktadır. Moğol istilasının etkisiyle Anadolu'ya ve Ahlat'a gelmiĢler. Ġkinci konuya yani Ertuğrul Gâzî'nin babası meselesine gelince. Ancak Ertuğrul Gâzî'nin babası konusunda farklı görüĢler bulunmaktadır. Sözün özünü Ahmed Cevdet PaĢa söylemiĢtir: "Devlet-i Aliyye. Bu dediklerimizi. ortaya çıkan Osman Bey'e ait bir sikkeyle ve kaynakların ittifakı ile kesinlik kazanmıĢtır. Fuad Köprülü'nün ve H. daha evvel Ġran'da Manan denilen yerde Süleyman ġah idaresinde yaĢayan Kayılar. aynı yazarın Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda söz ettiği Ġslâm Milleti veya tarihî ifadesiyle Osmanlı Milleti izahını yabana atmak da mümkün değildir. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen. Kılıçarslan'ın da tarihî Türk Mezarına yakın bir yerde Dicle'nin Habur koluna düĢerek vefat ettiği nakilleri nazara alındığında. Bu Devlet-i Aliyye. özellikle 20. Yazıcıoğlu'nun Selçuknâmesi. Süleyman ġah'ın boğulması üzerine kollara ayrılarak Anadolu'ya yayılmıĢlardır. sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil. Eskiden beri Oğuzların bir Ģubesi olan Kayılar. A) Bu konuda Gibbons'un baĢını çektiği bir nazariyeye göre. Ertuğrul'un babasının Gündüz Alp olduğu Ģeklindeki ikinci görüĢtür. kendisinde Ġslâm milletinin birliğine vesile olmak gibi bir kabiliyet vardı. Gibbons'un aynı adı taĢıyan Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu adlı eserleri. Karamanoğulları ve Germiyanoğulları gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz? Osmanlı Devleti'nin kuruluĢu üzerinde. Dolayısıyla Osmanlılar Türk'türler. tavır ve ahlakları ayrı ayrı çeĢitli milletlerin en güzel edeb ve tavırlarından seçilmiĢ üstün ve güzel bir topluluktur. Yüzyılın baĢında yerli ve yabancı araĢtırmacılar çokça durmuĢlar ve 400 atlıdan cihan devletine geçiĢin sırlarını araĢtırmıĢlardır. tahrip ve yağma maksadıyla yapılmıĢ bir akın değildir. baĢlangıçta. diğer Oğuz boylarının göç hareketlerine benzer Ģekilde. ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu'daki topraklarını geniĢletebilmiĢlerdir. Osman Bey'in babasının Ertuğrul Gâzî olduğu. Koca Bizans'a karĢı. Ahmed Cevdet PaĢa ve benzeri bir çok son dönem tarihçileri de bunu ifade etmiĢlerdir. Caber Kalesi yanındaki bu menkıbevî mezar. II. hâlâ Türk Mezarı diye bilinmektedir ve toprağı Türkiye Cumhuriyetine aittir. A. MeĢhur olan birinci rivayet. Osmanlılar. Ġdris-i Bitlisî'nin HeĢt BehiĢt'i ve ġükrullah'ın Behcet'üt-Tevârîh'i gibi ilk dönem kaynakları da ifade etmektedir. her ne kadar bir küçük hükümet Ģeklinde idi. Gündüz Alp'in kabrinin Ankara yakınlarında olduğu ve gerçekten Süleyman ġah'ın oğlu Selçuklu Sultânı I. Buraya kadar doğrulara . Bunların ilmî değerleri yoktur.

. sn. Fuad. c. A. din ve medeniyet konusundaki devamlılığı da müĢahede edince. c. düĢünmeden ve kitleler halinde Osmanlı'ya teslim olduklarını açıkça beyan etmiĢlerdir. sh.. Kantemlr. Sırp ve Arnavut asil sınıfları ve askerî zümrelerinin (voynuklar ve lagatorlar gibi) yerlerinde bırakılarak mühim bir kısmının Hıristiyan tımar erleri olarak Osmanlı tımar kadrosuna sokulduğunu. Bu arada Ahilerin Giese tarafından ifade edilen kuruluĢtaki rollerini mübalağalı bulmaktadır. Türklerin sahip olduğu etnik özelliklerin. kısmen yanlıĢ anlaĢıldığı kanaatindeyiz. 87 vd. chapter I.. Köprülü. sh. ancak dine dayanan yeni bir Osmanlı ırkı meydana getirerek yerli Rumları da yanlarına aldıklarını. sh. Osmanlı Devleti'nin vahdetçi ve muhafazakâr tavrı sebebiyle. yeni Müslüman olmanın heyecanıyla gayr-i müslimleri de zorla ĠslâmlaĢtırdıklarını. Âhiyân-ı Rum. Giese ise. Gibbons. 421-452.. bütün meseleyi. delilleriyle anlatmaktadır. Zikredilen sebeplerin elbette ki Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda büyük etkileri olduğunu. M. Fuad. Fuad Köprülü'nün gaza ruhunun ve i'lây-ı kelimetullah gayesinin bu konudaki rolünü küçümsediği kanaatindeyiz. Fuad. problemin Ġslâm'ın fetih ve harble ilgili hükümlerinin incelemeden meseleye yaklaĢmak olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Ahmed Uğur neĢri. Osmanlı kabilesinin asil oluĢunun. Tevârîh-i Âl-i Osman. 3-5. Fuad Köprülü. Moğolların baskısı sonucu Anadolu'ya göç eden Türkmenlerin gaza ruhu ile Bizans topraklarını Dâr'ül-Ġslâm yapmak üzere gayretlerinin. UzunçarĢılı.tercüman olan Gibbons. Defter. Belleten. I. kültür.32 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI C) F. M. baĢta Iorga olmak üzere. E) Bütün bu görüĢleri yazdığı önemli eseriyle tahkik ve tenkit eden Fuad Köprülü. Ankara 1994. Osmanlı Devleti'nin tam bir gazi devlet özelliğini taĢıdığını. VVittek. sh. B) P. sayı 28(1943). eski Rum. 29-41. sh. Bu görüĢ daha sonra gelen tarihçiler tarafından. VIII. /¦ = ¦ ¦-. Tevkil Mehmed PaĢa Tarihi. H. 93-103. nr. bazen aĢırıya varan tarzda itiraz etmektedir. özellikle Fuad Köprülü tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. ânî bir fetih ve yerleĢme mevzubahis olamayacağını. TOEM. c. Osmanlı Tarihi. F) Bu arada son zamanlardaki görüĢleri de özetleyen Halil Ġnalcık. c. hatta Moğolların elinden kaçtıktan sonra Anadolu'ya geliĢlerinde Müslüman olmuĢ olabileceklerini. sosyal ve iktisadî grupların. sh. sayı 31(1944). . kuruluĢda. 79. Köprülü. I. "Kavı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar". Selçuklu Devletinin zaafa düĢmesi ve Anadolu Beyliklerinin kurulması gibi bu dönemde meydana gelen büyük siyasi olayların. -. 219-313. Lütfi PaĢa.. Balkanlarda Osmanlı'nın yayılıĢının tamamıyla muhafazakâr bir karakter taĢıdığını. Anadolu'da oluĢan Gâziyân-ı Rum. doğru Ġslâmiyet'i ve Ġslâmiyet'e layık doğruluğu yaĢamaları ve ilk fetih yıllarında Ġslâm'a olan bağlılıklarının tam olarak devam etmesidir. Gibbons'un Osmanlı AĢiretinin önemsiz bir aĢiret olduğu görüĢü ile yeni ihtida iddiasını haklı sebeplerle reddederken. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun Etnik MenĢei Mes'elesi". Bâciyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi askerî. daha sonra Osmanlı aĢiretinin küçük bir aĢiret olduğunu. 68-73. -¦¦'. Künhü'l-Ahbâr. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda ve inkiĢâfında önemli rolleri olduğunu uzun uzadıya açıklamaktadır. Osmanlı Devleti'nin hiçbir zaman ĠslâmlaĢtırma politikası gütmediği Ģeklindeki görüĢün ise. nihayet Osmanlı Beyliğinin bulunduğu yerin jeopolitik durumunun. 4 Ġbn-i Kemal. The Foundation of the Ottoman Empire. sn. Belleten. Bütün bu görüĢleri değerlendirdiğimizde. Tevârih-i Âl-i Osman. Köprülü. VII. Ahlat'tan Domaniç'e gelen Ertuğrul Bey ve neslinin insan yapısına bağlamaya çalıĢmaktadır. 17-27. diğer beyliklerin Osmanlı Beyliğine karĢı hasmâne tutum içine girmemelerinin ve benzeri sebeplerin. . sn. D) Balkan tarihçileri. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. teĢkil ettiği uc kültürü ile Osmanlıların fethedilen yerler halkına tam bir müsamaha içinde yaklaĢtıklarını ve bunun da kaynaĢmayı kolaylaĢtırdığını ifade etmektedir. 57-58.. Gibbons'u Ģiddetle tenkit ettikten sonra. aslında kendi nüfuslarının az olduğunu. harb esirlerinin Ġslâm'ı kabul etmesinin onlar için imtiyaz olduğunu ve kısaca Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunu yeni bir dinle yeni bir ırk ortaya çıkarmaya borçlu bulunduğunu açıklamaktadır. I. Osmanlı Devleti'nin tamamen dinî sebeplerle olan yükseliĢ tarzına. Osmanlının kuruluĢunun maneviyat erenlerinin gayretiyle mümkün olduğunu ve ahilerin rolünün asla inkâr edilemeyeceğini açıklamaktadır. Âlî. 201-204. Bizans'ın anarĢi ve terör havasından bıkmıĢ köylü ve askerlerinin (akritoi). Köprülü. ancak asıl mesele Osmanlıların devlet kurma ve idare etmedeki ilahi kabiliyetlerinin yanında.-.

Bilindm ¦•fi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 33 le Ie verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Bu iman ve idealin istikametinde yürüyen "devlet-i ebed-müddet" asırlarca dört kıt'aya hükmetmiĢtir ve medeniyet götürmüĢtür. Bu Ģanlı tarihin temelinin nasıl atıldığını ise. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. dinlerine müdahale edilmesi ve hele Ġslâm'a girmeye zorlanması mümkün değildir. Ancak Müslüman olması ile. sancak beyi ve hatta sadrazam olabilme hakları) elde etmesi. Kuru kavga değildir". Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. hükümdar olarak değil. -Osmanlı Devleti'nin din hürriyeti konusundaki müsamahası. bizi içimizden h-mücehhez o/urs. Eğer Ģehid düĢersem vurulduğum yere gömünüz. Bilesiniz ki. b. a) Osmanlıla bulundukları •"'-. Tarih bize gösteriyor ki. "Yârab! beni din yolunda Ģehid.Çünkü Ģu Müslüman Türk Devletinin bir zamanlar. ah ir ette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. i pa'dan deste-destekleyeni. aslında Gibbons'un. Gâzî Mihaller ve benzeri Hıristiyan asıllı kahramanlar bunun . bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. düĢman bizi hiçbir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle manevi ve yüksek fedakarlığa sebebiyet verecek ham. Osmanlıların Mihaller ve b> lar. bataryaları boĢ oldu§u mw Hamaset gı? sedip de ifade c sonra bazı hususi. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar modern silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin.-mühlmrofe. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢtir. gerilemi-Ģizdir ve düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. mesleğimiz Allah yoludur. devletin ordusundaki Kur'ân'dan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. Müslümanlara ait bazı imtiyazlı haklar (mesela vali. c) Ancak yerli ve yabancı tarihçilerin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ ve geliĢmesini etkileyen haller olarak açıkladıkları sebeplerin. Bir Ġslâm ülkesinde vatandaĢlığa kabul edilen zimmîlerin. Hamaset gibi görülen bu cümleler. elbette ki yukarıda zikredilen sebepleri destekleyen etkenler olmuĢtur. yayma gayes ğı yok etme girdikleri olmı . "Oğlum. Bu genel giriĢten sonra bazı hususları ifade edeceğiz. Ġslâm Hukukundaki din hürriyeti prensibinin aynıyla uygulanmasıdır. aslında Osmanlı Devleti'nin doğru bir Ģekilde Ġslâm Hukukunun hükümlerini uygulamalarıdır Ģeklinde özetlemek daha doğru olsa gerektir kanaatindeyiz. Bizanslılar. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. biz Müslüman Türkler. 107l'de M-1 ¦••. bazen Avrupa'dan destek yerine köstekle karĢılaĢmaları. bir er gibi din ve devlet için dövüĢeceğim". zorla Ġs! . bir adım geriye bile değil. elbette ki. a) Osmanlıların hem Allah'ın kendilerine ihsan ettiği etnik özellikleri ve hem de bulundukları mevkiin her açıdan fetih ruhuna uygun olması. kendini iktisadî açıdan devam ettirebilmesi için vergi ve idare açısından kendi vatandaĢlarına zulmetmesi. kuruluĢ ve geliĢmelerinde mühim rol oynamıĢtır.. Sırplar ve Bulgarların Ortodoks olmaları hasebiyle. Bu sesi duyan ve bu ruhla Osmanlı Devletini kuran Osman Bey de ölüm döĢeğinde aynı ruhu oğlu Orhan'a da aĢılamaktadır. b) Bu arada kendilerine düĢman olan Bizans'ın yıkılma noktasına gelmesi. Daima tehlikeyi. daima Avrupa'yı titretmiĢtir.. 1071'de Malazgirt'te konuĢan ve sesi tarihin derinliklerinden bize akseden Alparslan'dan dinleyelim: "Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaĢacağız. Alparslan'dan dinleye1 -düĢersem vurulduğum yre• gibi din ve devlet Ġçin dovu Osman Bey de olum ı mesleğimiz Allah \ Tarih bize gö bağlanmıĢ isek sizdir ve düĢnv zaman açık savaĢta yf.c) Anca? etkileyen hai1 Ģekild! olsa gr ¦Osman: din hürriyeti : edilen zimrtv mümkün dec (mesela vali. Su arada t iktisadî açıcfa zulmetmesi. VVittek'in ve Giese'nin hissedip de ifade edemedikleri duygular olduğu kanaatini taĢıyoruz. Osmanlıların bu tutumunu gören gayr -i müslimlerde olumlu etkiler yapmıĢtır. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar. edilebilir? Bu iman ve ide kıt'aya hükmetmiĢtir ğını ise. Mer ak edenlere sormak istiyorum.

subaĢı. Yerli halk.. The Foundation of the Ottoman Empire. TOEM. cami ve tekke üçlüsü koruyabilmiĢtir. Kara TimurtaĢ ve Hacı Ġl Begi'ne dayandığı kadar. Alp Gündüz. H. Dursun Fakih'ler. Bu üçlü. sonrakilerin hatasıdır. Osmanlı ulu çınarı kendi zamanında Osman Bey'in koskoca Bizans Ġmparatorluğu karĢısındaki fetih ve zaferlerinin arkasında. . Osmanlıya ve Ġslâm'a kitleler halinde girdikleri olmuĢtur.. "Stefan DuĢan'dan Osmanlı Ġmparatorluğuna. liyakatli âmirler ve ilmiyle amel eden âlim ve meĢâyıhların da desteğiyle. Gibbons. Bulgarlar ve diğer Balkan milletleri. Gerçekten küfür âleminin ve Hıristiyan dünyasının sinsî siyâsetleri ile Ġslâmiyet'in güneĢini söndürmek için vâki olan müthiĢ hücumlarını. Ahi Evran'lar ve ġeyh Baba Ġlyas'ların bulunduğunu baĢta Osman Bey olmak üzere bütün Osmanlı PadiĢahları görmüĢ ve hissetmiĢtir. Okyay. 20-44. gayr-i müslimlere kadılık) sakınca görmemiĢtir. yedi düvele karĢı cihad yürüten Osmanlı Devleti'ni durdurmak mümkün olmamıĢtır. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". 6. sh. . re'îs'ül-fityJn. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Bu sebeple...Bütün bunlara maneviyât erenlerinin gayretleri de ilave edilince. üç mühim ve sarsılmaz kale olan medrese. tasavvuf vasıtasıyla. cami ve tekke üçlüsünden aldığı iman suyu ile büyümüĢ ve 600 sene hayatiyetini devam ettirmiĢtir. The Ottoman Empire. voynuk. devam rını ve . Ġslâm âleminin içinde kudsî bir rabıta olan kardeĢliğin inkiĢâfına ve geliĢmesine en önemli sebep olmuĢlardır. Âhiyân-ı Rum. baĢka dinlere ve milletlere ait olsa da. Koca Efendi'lere ve ġeyh Hacı 5 Köprülü. sh.Bilindiği gibi. valilik. yanında cihâd eden Gâzî Evrenos'lara. bu. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde. Akça Koca ve Köse Mihal gibi büyük gaziler kadar. iktibas edilmesinde veya vatandaĢ olan gayr-i müslim tebaanın kendi inanç ve âdetleriyle baĢbaĢa bırakılmasında hiçbir mahzur görmemiĢtir. Osmanlı Ġmparatorluğu". 1200-1204. Ġslâm âleminin değiĢik bölgelerinden ve özellikle Horasan'dan gelen erenlerin yani Sadreddin Konevî'ler.neticesidir. Gazi Rahman. Molla Fenarî'lere. Sultân Orhan Gâzî'nin Bursa'yı fethedip Rumeli'ye yöneliĢinde. gayr-i müslimlere sadrazamlık.Osmanlı Devleti. ġeyh Edebali'ler. lag ator ve martoloslar adı altında askerî ve idarî görevlerde istihdam edildikleri gibi. Ġslâm'a aykırı olmayan ve ama insanlığa yararlı olan müesseselerin ve kanunların. Ġ-nalcık. tımar eri. Karaca Ahmed'lerin ve Geyikli Baba'ların da payları vardır. bazıiçisyae lirgin '¦ Iriiği ku bunların ¦¦ ¦ ne. Meseleye böyle bakmak ger ekir kanaatindeyiz5. nr. 19. Çandarlı Kara Halil'lerin. Rıfat. 58. . kendilerine tımar ve ze'âmet de verilmesi ihmal edilmemiĢtir. A. Dolayısıyla Osmanlılar.. sh. Osmanlılar kuruluĢ döneminde bu prensibi eksiksiz uygulamıĢlardır. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. .1 . Sultân Murâd Hüdâvendigâr Kosova'da Ģehâmet destanları yazarken. bu müsamahayı ve Hıristiyanlığı yok etme gibi planlarının olmadığını görünce. belli 34 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN' yerlerde kadılık ve devlet baĢkanlığı gibi görevlerin dıĢında (vezâret-i tefvîz manasını taĢıyan görevler). diğer vazifelerin verilmesinde (vezâret-i tenfîz manasını taĢıyan görevler. Molla Muhammed Cemâlüddin Aksarayî'lere. zorla ĠslâmlaĢtırmamıĢlardır. Toplum ve Ekonomi. denen ġeyh Tapduk Emf Molla ġemse: ĠĢte ÂĢr müstakil teĢt A) 6izl> diye bilinen c unvanıyla anıl. özellikle Wittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum. zaten Müslüman Türk kültürünün bir parçasıdır. Halil. Mevlânâ Celâleddin Rûmîler. Bu sebepledir ki. Sonradan buna riayet edilmediyse.. Bu sebeple Sırplar. sancakbeylik. Ġstanbul 1993. Ahmed Tevhid. ancak i'lây-ı kelimetullah diye ifade edilen Ġslâm'ı yayma gayesinden asla taviz vermemiĢlerdir. 67-108. elbette ki Lala ġahin ve Hayreddin PaĢa'lar kadar Molla Davud-ı Kayserî'lerin. Ġstanbul. bazı tarihçilerin ifade ettiği uc kültürü.. medrese. Ġslâmiyet. BektaĢ Velilere dt Hıristiyan â:< Ali PaĢalar. Phoenix 1994. chapter I... The Classical Age 1300-1600. Kutlu Beğlere. B)* ırafıno.. Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkileri hakkında neler biliyoruz? Osmanlı Devleti'nin ulu çınarı.

reis tayir fütik kurmuĢ ve. ĠĢte ÂĢıkpaĢa-zâde. esnaf . Fütüvetnâmelerden öğrendiğimize göre. gayretleri neticesinde Osmanlı Devleti gibi büyük bir devlet ortaya çıkmıĢtır". dinî ahlâkî kaideleri . Emir Sultân denen ġeyh ġemseddin Muhammed Buhârî'ler. Zaviyeler bir merkezde toplanmıĢtır. Osman Gâzî. vatan. olup. fütüvvet teĢkilâtının Türkler tarafından geliĢtirilen ve özellikle Anadolu'da yayılmıĢ bulunan bir Ģeklidir. zaviye ve tekkeleri birer meslek kuruluĢları haline getirerek bu görevi ifa etmiĢtir. yeletopla kank_ nizâmlanra Kısa. genellikle bekâr gençlerden san'at ve meslek sahibi olanların bir araya gelerek kendilerine reis tayin ettikleri Ģahsa ahi adını vermiĢler ve bu cemiyete de eskiden olduğu gibi fütüvvet demiĢlerdir. Ön Asya'daki yerliler karĢısında tutunabilmeleri ve beraber yaĢayabilmeleri. Ve nihayet Hıristiyan âleminin korkulu rüyası Sultân Yıldırım Bâyezid Niğbolu Zaferini kazanırken. Ali PaĢalar ve TimurtaĢ PaĢalar kadar. Kısaca Asya'dan gelen san'atkâr ve tüccar Türkler'in. ordu ve Ģehirlerdeki belli sınıf kahramanlardır. çalıĢma esaslarını. Her meslek erbabının bir ahi baba denen reisi mevcuttur. ahlakla san'atın ahenkli bir birleĢimi olan ahi teĢkilâtını kurmuĢ ve o denli itibarlı bir hale getirmiĢtir ki. Hacı Bayram Veli'ler ve Molla ġemseddin Fenarî'lerden manevi yardımlar almıĢtır. Mevlâna.. Ahi Evran esnafın birlik ve beraberliğini. gayret mıĢtır". ġeyh Kutbuddin Ġznikî'ler. 740 maddeyi bulan fütüvvet nizâmnâmeleri vardır. B) Âhiyân-ı Rum: Anadolu Ahileri: Ahî teĢkilâtı. ancak aralarında bir teĢkilât kurarak dayanıĢma sağlamalarıyla mümkündü. Yunus Emre'ler. millet ve din uğruna canlarını ve mallarını feda eden erler. giyimlerini ve hareket tarzlarını teĢkilâtın nizâmlarına uydurmak mecburiyetindedirler. ayyârların baĢı veya sipâhsâlâr-ı gâziyân da denmektedir. Bu reisin baĢkanlığında bütün üyeler. Tapduk Emre'ler. C)Mcı. Bunlarla kastedilen. ġu anda KırĢehir'de medfûn olan Ahi Evran (1306 yılına kadar hayatta olduğu sanılmaktadır). Kısaca "ahilik millî bir birlik olup. Bunlara re'îs'ül-fityân. Reislerine Ģeyh veya ihtiyar da derler. bu maneviyât erenlerinden Anadolu'da bulunan büyük ve müstakil teĢkilâtlar tarzında bahsetmektedir ki. ġeyh Abdurrahman-ı Erzincânî'ler. Yunus Emre ve Ahî Evran da bunların ileri gelenleridir. Türkler Müslüman oldukdan sonra Gazi unvanıyla anılır olmuĢlardır. bu durum yüz yıllar süresince bütün esnaf ve san'atkârlara yön vermiĢtir. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 35 BektaĢ Velilere de dayanmıĢ ve onlardan manevî imdâd taleb eylemiĢtir. ġeyh Hâmid bin Musa Kayserî'ler. kılıcını ahi usulüne göre kuĢanmıĢ ve Orhan Gâzî ise ahiliğin önemli bir savunucusu olmuĢtur. tutun nıĢma sat Fûtu teĢk. hanımları ks fil iLj L' lariîi. Müslüman Türkler. Moğol istilası ve bazı iç isyanlar sebebiyle Müslüman Türklerin birliği bozulmuĢ ve halk önemli ölçüde tedirgin olmuĢtu. bunlar sırasıyla Ģunlardır: A) Gâziyân-ı Rum = Gâzîler ve Alpler: Daha evvel Türk toplumlarında Alpler diye bilinen bu mana ve madde kahramanları. Anadolu Selçuklularının yer yer Alp unvanını kullanmaya devam ettikleri anlaĢılmaktadır. ĠĢte bu zaruret. bunların da toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdir. ĠĢte böyle bir buhran döneminde halkı birbirine sevdiren ve yeniden birliği kuran manevî liderler ortaya çıkmıĢtır.

Ahmed Tevhid.. Çağatay. . sh. nr. Taeschner. Çev.86/b-91/b. 1280 civarında. Ergin. 1289 yılına doğru ġeyh Edebali'nin kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn ile evlenince. nüfuzu ve kudreti arttı. ile göndermesi ile artık yakın bir yerde YeniĢehi bu fetihlerde kendisine ' . Kendisine Kara Osman. Wittek. The Rise of the Ottoman Empire. XXVII. kimlerin etkili oldukları. sayı 142(1972). cevabın baĢında zikredilen maneviyât erenleri de bu gruba girmektedir. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr'ı fethetmesi ve Dursun Fakih'e kendi adına hutbe okutması. daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yılı kabul edildi. 7. 24 yaĢındayken babasının yerine geçti. Bu tabiri. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". bunların Ġslâmi eserleri ve Ģahsiyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. BektaĢi Babaları veya Alevî Dedeleri diye açıklamak. Mikail. sh. c. 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik'i fethetti ve beylik merkezini Bilecik'e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer'i (Holofura'yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. "Anadolu Selçukluları Devrinde Anadolu Bacıları (Baciyan-ı Rum) Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir? ". 83-102. sh. sh. Osmanlı kaynaklarında zikredilen abdal ve baba lakabını taĢıyan ve ilk Osmanlı sultanlarıyla beraber 36 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI harblere katılan tahta kılıçlı ve cezbeli derviĢler bu gruba girdiği gibi. sayı 180(1981). Sultân Orhan'ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtûn iledir. Belleten c. mesela ġakâık'da. Süleymaniye Kütp.Fütüvvetnâmelerde zaten mevcut olan bir esnaf ve san'atkârlar kaynaĢma ve kontrol teĢkilâtının yani ahiliğin kurulması sonucunu doğurdu. 3051. Osmanlı Devleti'ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiĢ bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı toprakları onun zamanında ne kadar büyüdü? Osman Bey. Osman Bey'in yarı istiklâlini kazanması demektir. NeĢet. London 1938. Bir Türk Kurumu Olan Ahilik. Belleten. Ġlk evliliği. Osman Bey. vefatından sonra Hân ve Sultân denmiĢtir. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuĢtur. tuğ ve mehterhane ile uc beyi olmuĢtur. NeĢet. 1281 yılında babasının yerine aĢiret beyi olan Osman Bey. Osman Gâzi'nin Bizans sınır Ģehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâĢa düĢen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. 1200-1204. vrk. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ safhasında. Bu hanımından da ġehzade Alâ'addin dünyaya geldi. Esad Efendi. Bu dönemdeki maneviyât erenleri için bkz. Osman Gâzî. ÂĢıkpaĢa-zâde. XLV-2. 56-90. Ankara 1974. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar. Fahruddin ve Mu'înüddin de denmiĢtir. bir görüĢe göre. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. Zira. Tarih. D) Abdalân-ı Rum: Bunlara biz Horasan Erenleri de diyoruz. Bayram. Belleten. sh. C) Bâcıyân-ı Rum: Bu tabir ile uc beyliklerindeki Türkmen kabilelerinin cengâver hanımları kasdedilebileceği gibi. A-lâ'addin Keykubad'ın saltanat alâmeti olan tabi. 457-472. önce Kastamonu'daki Çobanoğullarına. 203-236. Selçuklu Sultânı II. Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun'dur. sh. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". sh. sh. Çağatay. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. sonra da Kütahya'daki Germiyanoğullarına bağlı idi. 485-500. 1/537-551. c. Paul. Franz. "Anadolu Türklerinin Ekonomik YaĢamları Üzerine Gözlemler (Bu alanda ahiliğin etkileri)". 204-206. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey. "Ġslâmda Fütüvvet TeĢkilâtının DoğuĢu Meselesi ve Tarihî Ana Çizgileri".. Semahat Yüksel. Mecelle-I Umûr-i Belediye. alem ve tuğu Osman Beye bir ferman 6 Köprülü. LII. Mehmed Ali ġevki. hanımlara ait tekke mensupları da kasdedilmiĢ olabilir. Kısaca bu dört teĢkilât Osmanlı Devleti'nin kısa zamanda kurulmasında ve maddi-manevî açılardan fethedilen toprakların ihya olunmasında çok etkili rol oynamıĢlardır6. Bu tarih. hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıĢtır. sayı 203(1988). Osmanlı tarihini bilmemek olur. 1258 tarihinde Söğüd'de veya Osmancık'da dünyaya geldi. Osman Gâzî. Gıyâseddin Mes'ûd'un 1284'de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak. 27 Ocak 1300'de Selçuklu Sultânı III. 2362.

Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kasım Karahisârî'dir.5 yıl sonra 1326 yılında £ Babasından 4800 km Bey'in Orhan ve Alâ'addin c Bey. Hamîd Bey. ĠA. Hamîd Bey. 1301 yılında Bursa'ya yakın bir yerde YeniĢehir'i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. Bugünkü mülkî taksimata göre. vasiyeti üzerine. edilmeyen bir görüĢ olduğunu ifade etmek istiyoruz. YeniĢehir ve Ġnegöl ilçelerini kapsıyordu. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeĢi Gündüz Bey'e EskiĢehir'i. bu olaya olmuĢ gibi bakmamıĢlar ve sadece 'bazı râviler eder ki. ġeyh Edebalı'ya Bilecik'i ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü verdi ve Edebalı'nın torunu Alâ'addin'i yanında götürdü. Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi. Künhü'l-Ahbâr... sh. Sakarya'ya bağlı Geyve. Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya. Amca Dündar Bey'in Söğüd'e gelmeden vefat ettiğini belirtmektedirler. Osman Bey zamanında^ yarar vardır: Âlimlerden en I bin Ebî Kasım Karahisâ'-'-PaĢa. Pazarlı Be] zamanında Osmanoğullarınıı Akyazı ve Hendek. 1308 yılında Ġlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. Ayrıca Dimitri Kanteır vefat ettiğini belirtme Kemal gibi olayı nakle râviler eder ki. Akhisar ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey. ġeyh Hasan Çelebi ve Baba Ġlyas mutlaka zikredilmelidir7. ı bul edilmeyen bir göri geldiğinde. 1. 1313'de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey'in Müslüman olmasıyla Mekece. 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey'e devretti. Osmanlı Devleti1 Dündar'ı öldürme çıklar mısınız? Evvela bu olayın. böyle bir olayın vukuu dahi Ģüphelidir. Özellikle bu olayı a-çıklar mısınız? Evvela bu olayın. 1324 yılı eden Osman Bey. vasiyeti 2.hir'i. Tev Âlî. ġeyh Ulvân Çelet 8. Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16. . Osmanlı tarihçileri tarafından meydana geldiği dahi ittifakla kabul.. 1 "Osman I". EskiĢehir merkez. oğlu Orhan Bey'e ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü yılında Ġlhanlı Hükümdaı Osmanlı Devleti tamamen Bey'in Müslüman olması/ yılından itibaren çevrede / Bey'e devretti. Hasan Alp'a Yarhisâr'ı. Ġbn-i Kemal gibi olayı nakleden tarihçiler. Melik Bey.' # ġayet çok zayıf i halinde. 1324 yılı ġubat ayında Bursa'nın fethini görmeden 67 yaĢında vefat eden Osman Bey. d 24. Ayrıca Dimitri Kantemir gibi bazı tarihçiler. t. Savcı Bey. Kütahy ilçelerini kapsıyordu. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir.' Tarihi. 100 yaĢına yaklaĢmak üzereydi diyen tarihçiler vardır. Amca Dün. Pazarlı Bey ve Çoban Bey. ġeyh Muhlis Baba. 8. geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd'den alınarak 2. Osman Bey ( tesirler gösterî dan ve nihayet Ġbft-ll ' Ġbn-l Kemal. Demek ki. ġeyh ÂĢık PaĢa.000 km2'ye çıkaran Osman Bey'in Orhan ve Alâ'addin dıĢındaki çocukları Ģunlardır: Fatma Hâtûn. Zira idam hadisesi meydana geldiğinde. Bilecik.' diyerek bir dedikoduya dikkat çekmiĢlerdir.. Akyazı ve Hendek. Mehmed Zeki. ġeyh Ulvân Çelebi. Amca Dündar Bey.5 yıl sonra 1326 yılında Bursa'daki GümüĢ Künbed'e defn olunmuĢtur. E "4 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 37 ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuĢtu. c. oğlu Orhan Bey'e Sultânönü'nü. Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve Ģeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ ġeyh Edebalı. Maneviyât reislerinden ise.

M. c. 1. sh. 9. Osmanlı Hânedânındaki erkek evlâtların ne kadar merhametsiz bir Ģekilde. ĠA. Bilecik'te bir zaviye kurdu ve halkı irĢada baĢladı. ne diyeyim?". Mehmed Zeki. sonradan ġam'a giderek oradaki âlimlerden Ġslâmî ilimler dersini tamamladı. Bizans ve benzeri düĢmanlar tarafından Osmanlı Devleti'ne karĢı kullanıldıklarını açıkça göstermektedir: "Akıllı Romalıların. diğimize göre. ġayet gelmiĢ olsa dahi. II. Asıl adının Ġmâdüddin Mustafa bin Ġbrahim bin Ġnac el-KırĢehrî olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. ġeyh Edebalı'nın Osman Gâzî ile evlendirdiği kızının a öğrendiğimize göre. Ahmed Uğur neĢri. Mecdî Mehmed Efendi. Dündar Bey'in Osman Bey aleyhinde faaliyetlerde bulunmasından ve nihayet Ġbni Kemal'in zayıf bir rivayeti naklederken verdiği bilgilere göre. herkesin dilden dile naklettiği ve bazı tarihçilerin de Ertuğrul Gâzî'ye isnad ettiği meĢhur rüyasını görmüĢtür. Ankara 1996. 102-116. Zachariadou. 41-67. Mübarek olsun. Öztuna. Netice olarak. Osmanlı Tarihi. Vefâilik is ile hiç bir ilgisi yoktur. Hanefi hukukçusu Necmeddin Ez-Zâhidî'den fıkıh ilmini öğrenen Edebalı. Tevârîh-i Âl-i Osman. Ġstanbul 1989. "Osman I". Orada o kadar akıllı ve cesur Roma Ġmparatorları gelip geçtiler ki. Bu rüyaya göre. zira Türkler toparlandılar. sh. TTEM. Osmanlı Devleti'nin Fakih. sh. ağacın altından dağlar yükselir ve dağlardan da ırmaklar akmaya baĢlar. c. "Köse Mlhal ve Mihal Gâzî aynı adam mıdır". Lütfi PaĢa. nr. I. Elizabeth A. Bir seferinde Osman Bey. ġam'dan döndükten sonra kendisini tasavvufa veren ġeyh Edebalı. B« (ıĢtır. Karaman'da dünyaya gelmiĢtir. eğer anlatılan olaylar doğru ise. bazı kaynaklara göre. son i Edebalı'ya Kozağa burayı vakfetmiĢtir^ Gâzî'nin hanımı ile I büyüklerinden MollJ yakınları defn olunmff . onu yakaladığı ve ordusunu imha ederek onu mağlup ettiği zaman yapmaları zarureti vardı. aralarındaki saltanat kavgasının menfî tesirler göstermesinden.J:-de bu zatın taleb-Edebalı'nın BektaĢilif ġeyh Edebalı.ġayet çok zayıf bir ihtimal ile de olsa. Düzmece Mustafa olayı sebebiyle bir Yunan tarihçisinin kaleme aldığı Ģu satırlar. UzunçarĢılı. sh. ġeyh Edebalı'nın zaviyesinde misafir kaldığında. Daha önce belirttiğimiz gibi. giriĢtikleri bu iĢleri daha evvel Timur'un Bâyezid'le harb ettiği. Konunun asıl ayrıntılı izahını ise. 101-102. Ġstanbul 1997. 1300-1389. 11(88). ġeyhin koynundan çıkan bir ay Osman Gâzî'nin koynuna girer. Bu rüyasını ġeyh Edebalı'ya anlatan Osman Gâzî'ye ġeyh'in cevabı aynen Ģöyledir: "Hak Te'âlâ sana ve nesline padiĢahlık verecek. ĠĢte bu sırada âlimleri ve maneviyât erlerini çok seven Osman Bey ile tanıĢtı ve o-na dinî ve idarî konularda danıĢmanlık yaptı. bâği add edilerek idam edilmiĢtir.. 327-335. Defter. 20-24. tarihçilerin nakline göre bu zayıf rivayet Ģöyledir: Osman Bey devrinde. zaten had cezası olarak idam cezasının verildiğini söylemek mümkündür8. Burada had suçu söz konusudur. Osmanlı Beyliği. Tayyib. 1289 veya 1302 yılında meydana geldiği bazı tarihçiler tarafından zayıf bir rivayet olarak nakledilen bu olayda. 70 vd. bu olayın meydana geldiğini kabul etmemiz halinde. sh. Hadâik'uĢ-ġakâık. Vefa) reislerindendir. amcası Dündar Bey. Dündar Bey olayının meydana gelmediği kanaatindeyiz. aynı anda göbeğinde bir ağaç biter ve gölgesi bütün dünyaya yayılır. Âlî. neden Roma Ġmparatorlarının Düzmece Mustafa olayı gibi diğer Osmanlı çocuklarını da Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanamadılar diyerek. Tevârih-i Âl-i Osman. ġimdi değil. Dündar Bey'in Bilecik ve Yarhisar Tekfurlarının. Bile7 Ġbn-i Kemal. Yani Yunanlı tarihçi. ġey Sultân Orhan'ın annesi. Künhü'l-Ahbâr. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir? Kaynaklarda Ede ġeyh diye de geçen bu maneviyât eri.. 17 vd. Fâtih devri soruları içinde bulunan KardeĢ Katli ile alakalı soruların cevabında yapacağız. Gökbilgin. 196-201. 38 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cik tekfurunun yakalanmasına fiilen engel olduğundan dolayı. ġeyh'in taleb<. kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu is ġeyh Edebalı. Zira devlete isyan mevzubahistir. Kızım da senin helâlin olacak". geçmiĢ Ġmparatorlar adına bir nevi hayıflanmaktadır. Devletler ve Hanedanlar I-V. Osman Beyi öldürmek üzere tertip ettikleri plandan ve hileden haberdar olduğu ve Osman Bey'in karĢı planla olayı bastırdıkdan sonra amcasını öldürdüğü nakl olunmaktadır. sh.

217. I. sh. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. ! Tevârih-i Âl-l Osm». TK. Defter. sh. 43-46. Lütfi PaĢa. ġeyh Edebalı. sh. II.. 33 vd. kısa zamanda Ģöhretini dünyaya duyurmasını. zamanının büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisarî. senelerdir çevreden kuĢattığı Bursa'yı 6 Nisan 1326 9 BA. gibi kahramanlar»! 8 NeĢri. ġeyh Edebalı'nın kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu ise ġehzade Alâ'addin'dir.. Dursun Fakih. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları. ġeyh Mahmûd. kardeĢi ve veziri Alâ'addin PaĢa. sh. I. Ġstanbul 1998. Köse Mihal. 95.: ğimiz gibi. Orhan i Orhan Bey. XXXI. Turgut Alp. nr. bir Selçuklu veziri olan Ömer Bey'in kızıdır. ilmiyeden gelen vezir Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa. Ġbn-i Kemal. Belgelerden öğrendiğimize göre. sh 107-108. Osmanlı Devleti'nin ilk kadı ve müftüsüdür demek daha doğrudur. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 39 ile evlendirdiği kızının adı. Askerî bir deha olan Orhan Bey. c. Kâmil.. (neĢr. sh. annesi Mal Hâtûn Osman Bey'in ilk hanımı ve Selçuklu Vezirlerinden Ömer Abdülaziz Bey'in kızıdır.* 40 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . ġâzelî Tarikatının bir koludur. BektaĢi veya Haydarî tarikatı ile hiç bir ilgisi yoktur. Tevârih-i Âl-i Osman. . yine ilmiyeden gelen Molla Tâceddin Kürdî ve Vezir Hayreddin PaĢa. Sultân Orh zamanında hem de ¦ misiniz? Orhan Bey. 68-75. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. 20-21. sh.. annesi I Abdülaziz Bey'in ġücâ'uddin gibi E 36 veya 43 yafl olan Orhan Bey. vezir Lala ġahin PaĢa ve de önce Bilecik sonra da Bursa Kadılığına getirilen Çandarlı Kara Halil gibi devlet adamları ile meĢveret etmesine ve onların tecrübelerinden yararlanmasına borçludur.. Ġbn-i Kemal. (neĢr. Osmanlı padiĢahlarından Sultân. . ġeyh Edebalı.. c. Ancak Sultân Orhan'a ait bir vakfiyeden öğrendiğimize göre.. 92-95.. Ġstanbul 1864. Amasya Tarihi. II-ORHAN BEY ZAMANI 10. Kitâb-ı Cihânnümâ. MüMmmtt ÂĢıkpaĢa-zMe.. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Orhan Bey. sh. 130-131. c. : * BA. ÂĢıkpaĢa-zâde..10. Osmanlı Tarihi. 1281 (veya 1288) de Söğüt'te dünyaya geldi. 4 sh 107-108. 4-5. Gâzî Mihal Bey ve Ahi Hasan gibi kahramanların gayretiyle. EĢ-ġekâık. "Edebalı". sh. 1324 yılında 36 veya 43 yaĢında babasının yerine Osmanlı Beyliğinin uc beyi oldu. Hüseyin Hüsâmeddin.. Çandarlı Kara Halil'in de bu zatın talebeleri arasında bulunduğu söylenmektedir. BektaĢi menkıbelerine dayanarak böyle bir irtibat kurmak yanlıĢtır. Akman. 99. 42. Orhan Bey. Defter-i Evkaf-ı Hüdâvendlgâr. Vefâilik ise. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. 282/b283/a.. nr. sh.. ġeyh Edebalı'nın BektaĢilik veya Alevîlikle ilgisi yoktur. 20. c. Mühimme Defteri. T Defter. son zamanlarında kızı ve torunu Alâ'addin Bey ile Bilecik'te oturan ġeyh Edebalı'ya Kozağaç Köyünün vergi gelirleri tahsis edilmiĢ ve kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn da burayı vakfetmiĢtir. Hân. TDVĠA. Mehmed. ġerafettin Turan). 393-394. ġeyh Edebalı 1326 veya 1327 yılında Bilecik'te vefat etmiĢtir. vrk. Hayrullah E-fendi. sh. Mal Hâtun'dur. Osmanlı Devleti. Tevârih-i Âl-i Osman. ¦ ¦¦ ¦ . 18. Bilecik'te ġeyh Edebalı Zaviyesinde türbesi olup burada Osman Gâzî'nin hanımı ile birlikte Edebalı'nın hanımı. Zira Dursun Fakih. Dolayısıyla Sultân Orhan'ın annesi. ġeyh Muhlis Baba ve ġeyh Edebalı'nın bazı yakınları defn olunmuĢlardır9. 428. UzunçarĢılı. Tarih. I. . Orhan Bey zamanında kurulmuĢtur.. Vefâiyye tarikatına mensuptur ve aynı zamanda Anadolu Ahilerinin reislerindendir. Defter. I. ġeyh'in talebesidir ve Osmanlı Devleti'nin ikinci kadısıdır.. Tevârih-i Âl-i Osman. ġahin. 1 Hacı Kemâlüddlnı gelen Molla Tâceddfnf Bilecik sonra da I meĢveret etme Devleti. 585. Netice olarak. Seyfüddin ve ġücâ'uddin gibi unvanları ilk olarak hakkıyla elde eden ve kullanan zattır. 6. TaĢköprüzâde. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Efendi. X. II. ġeyh Edebalı'nın kızının adı Rabî'a Bâlâ Hâtun'dur.

Bizans açısından kudsî bir değere haizdi ve bunun farkında olan Orhan Bey. I. Murad ve ġehzade Kasım'ın annesidir. re. 1347'de Süleyman PaĢa. Bu hadiseden sonra. ġehzade Halil'in annesidir. Türk tarihinin önemli olaylarından olan Rumeli'ye geçiĢin kahramanı Süleyman PaĢa. Orhan Bey. 4) Eftandise Hâtûn: Mahmûd Alp'in kızıdır. Ġznik'i kurtarmak için hücuma geçen Bizans Ġmparatorunu. imza attığı ilk Sultân Orhan'ın Devleti'nin bir > dan dolayıdır. tarafından bastırıldı} sikkenin bulunması. 1357 yılında atının ayağının sürçmesi sonucunda düĢerek vefat etti. 3 Tarih ve tik S III. Gelibolu yarım adasında. Ġlk darbhane de Bursa'da kurulmuĢtur. 3) Theodora Hâtûn: Müslüman olmadığı ve evliliğin kısa sürdüğü anlaĢılıyor. Rumeli'nde hukuken ve fiilen var olmuĢlardı. Sult 1) Orhan Bey. Selanik'e kadar geldi ve Ģehri Slavlardan kurtararak geri döndü. bu acıya dayanamayan 81 yaĢındaki Sultân Orhan. Ġznik. Rumeli fetihlerini onun yerine ġehzade Murâd devam ettirdiyse de. Artık Osmanlının merkezi YeniĢehir değil Bursa'dır. Müslüman olmuĢtur. Candaroğullarma bağlı Uluğ Beyoğulları Beyliği de Osmanlı Devleti'ne katıldı. bu sefer Anadolu fetihlerine yöneldi ve 1345'e doğru ilk olarak bir Anadolu Beyliğini yani Balıkesir merkezli Karesi Beyliğini Osmanlı Devleti'ne ilhak etti ve Anadolu'da 1354 yılında Ankara'ya kadar ilerledi ve orayı fethetti. Daha önceki geçiĢlerden farklı olarak. Ġz-nik'deki ilk yüksek tahsil müessesesinin müderrisi Davud-ı Kayserî. Güneyde Çandarlı Körfezine dayanan Osmanlılar. 1329 veya nihâî olarak 1331'de Ġznik'i fethetmiĢlerdir. C Tarihi. Çandarlı J eden Türkmenler* ğından. Darıca ile Eskihisar arasında bir yer olan Pelekanon'da Osmanlı ordularıyla karĢılaĢmıĢlar ve Osmanlılar Ġmparatoru yaraladıkları gibi. 1353 tarihinde. Marmara Denizinin güneyindeki son toprakları da Bizans'ın elinden aldı. Kara Mürsel. 1327 senesinde Bursa Kadısı Cendereli (Çandarlı) Kara Halil ve vezir Alâ'addin'in tavsiyeleri ile saltanatın en önemli alâmeti olan ilk Osmanlı akçesini (son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikke de bulunduğundan bu görüĢ nakz olunmuĢtur) yani sikkesini bastırmıĢtır. Bu hanımları ve bunlardan doğan çocukları sırasıyla Ģunlardır: 1) Nilüfer Hâtûn (Holofira): Yarhisar Tekfu'runun kızıdır. Tevârlh-IÂI-lfl sh. lerinden olan akçe)* Kara Halil'in tavsly halifenin adı. Üsküdar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. sh. Bizans ile sulh yapan Sultân Orhan. \ 3) Sultân Ort dına yaya adını \ da müsellem ad tayinine giriĢti' Kara Halil'i tay 4) Osmanlı t se de. ġehzade Ġbrahim ve Fatma Sultân'ın annesidir. artık Osmanlı Beyliği. Ġmroz'a çıkartma yapmak istedi. ancak püskürtüldü. Sonra döndü. 1349 yılında yardım için Rumeli'ye geçti. KÖtH(] mal. Lüleburgaz ve Çorlu'yu da fethettikten sonra. Osmanlı Devleti'n Kayseri ve maneviyât re Ahi Evran ve Musa Abdal 11. / UzunçarĢılı. Sultân Orhan zama nik'deki ilk yüksek tahs halefi olan ve yaya ile Hoca. m bul edilmektedir. kaçmaya mahkum eden Orhan Bey.! 2) Osmanlı I Bey'in zamanında 1 Alâ'addin PaĢa leyman PaĢa da Alp. böylece 1335'e doğru bütün Ġslâm âleminde ve Avrupa'da Sultân unvanıyla anılmaya baĢlandı. sonradan onun halefi olan ve yaya ile . Bu arada Bizans Ġmparatorunun kızı Prenses Theodora ile evlendi. bu yardıma minnettar olan Ġmparator. Kayınpederi olan Bizans Ġmparatoru'nun kendisine saldıran Slavlar ve Bulgarlara karĢı Orhan Bey'den yardım istemesi üzerine Osmanlı ordusu. Çanakkale Boğazının Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa'ya geçerken kolaylık olsun diye Süleyman PaĢa'ya hediye etti. sonra da sulh yolunu tercih etti. ra'iyyetlljl J tayinatlan ve t '" NeĢri. 2) Asporça Hâtûn: Bizans Ġmparatoru'nun kızıdır. 40-65. buradaki Ayasofya isimli Kiliseyi camiye çevirdi ve burada Osmanlı Devleti'nin ilk Üniversitesini kurarak baĢına da büyük âlim Kayserili Molla Davud'u tayin etti. AndronikosA BĠLĠNMEYEN OSMANLI 41 Sultân Orhan zamanındaki büyük ilim adamları ve maneviyât reisleri arasında. Müslüman olup Nilüfer adını almıĢtır. Osmanlı sınırlarının Karadeniz ve Ġstanbul Boğazına doğru ilerlediğini gören Bizanslılar. PaĢa'nın yardım ordusunun öncüsü Gâzî Umur Bey'dir.tarihinde fethetmiĢ ve Bey Sancağı adıyla oğlu Murad'a vermiĢtir. Sultân Orhan. Osmanlı I Bey tesis etmlj ve itaatsizlik < teĢkili. Süleyman PaĢa. evvela 3 ġubat 1347 yılında Ġstanbul'a girdi. kaynaklardan öğrendiğimize göre hayatı boyunca 4 hanımla evlendi. Bunların aynı zamanda hanımları olduğu düĢünülmemelidir. 1362 yılında Nisan ayının sonlarına doğru vefat etti.

XIII. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere. Dünya askerî tarihinde bunu. . 36-50. Belleten. bir Manastır da medreseye çevrilerek müderrisliğine de Fakîh Davud-ı Kayseri tayin olunmuĢtur. Defter. Önemli beyler arasında ise. Bu sikkenin bir tarafında kelime-i Ģahadet ve dört halifenin adı. Lütfi PaĢa. c. Gökbilgin. Ahi Evran ve Musa Abdal baĢta gelen simalardandır10. 117-162. ġerafettin Turan). UzunçarĢılı. ". V.müsellemin teĢkilinde fikir veren Alâ'addin Esved veya Kara Hoca. yeniçeri adıyla adlandırılması yoluna gidildi. Ankara 1991. Hacı Ġl Bey. I. 1326 yılında yeniçeri teĢkilâtını tesis eden Osmanlı Devleti olmuĢtur. 1327 yılında Bursa'da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in tavsiyeleriyle bastırdı. 2) Osmanlı Devleti'nin en yüksek idarî. c. 147-191. Ġbn-i Kemal. sh. sh. Sultân Orhan. ra'iyyetliği kabul eden Hıristiyanların dinç ve gençlerinden birkaç yılda bir bin nefer kadar alınıp tayinatian ve ulufeleri verilmesi kararlaĢtırıldı". Çandarlı Kara Halil tarafından tavsiye edildi. 40-65. sayı 50(1949). Bu arada Alâ'addin Esved adlı âlime danıĢarak bir ordu kadısı tayinine giriĢti ve Osmanlı Devleti'nin ilk kazaskeri olarak da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'i tayin etti. 73-86. 309-321. Hammer gibi bazı batılı tarihçiler itiraz etse de. Sultân Orhan'ın imza attığı ilkleri Ģöylece özetlememiz mümkündür: 1) Orhan Bey. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Devleti'nin bir devlet olarak bütün müesseseleriyle onun zamanında ortaya çıkmasından dolayıdır. Hıristiyan esirlerden devĢirilmiĢ muvazzaf bir ordu teĢkili. c. sh. Osmanlı Devleti'nin ilk Bursa Kadısı ve Kazaskeri Çandarlı Kara Halil. Ahmed Uğur neĢri. hüccet. 67-108. Konur Alp. Ġsmail Hakkı. vakfiye. sh. Tevârîh-i Âl-i Osman. Osmanlı Tarihi. "Orhan Bey ile Bizans Ġmparatoru III.çünki Rumeiierinde akmcıiık eden Türkmenler ve daha önce ihdas olunan yaya ve müsellemlerle Âl-i Osman'ın ayakta durması zorlaĢtığından. (ki tarihî belgeler bunu doğrulamaktadır. Andronikos Arasındaki Pelekano Muharebesi". 42 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI landırılmasına ve hatta bazı tarihçilere göre. . adlî ve siyasî makamı olan Divan da Orhan Bey'in zamanında temellendirilmeye baĢlanmıĢtır. Dolayısıyla bu görüĢ doğru kabul edildiği takdirde. bu ilki ortadan kaldırmaktadır. Osmanlı Devleti'ndeki ilk muvazzaf asker olan yeniçeri teĢkilâtını da Orhan Bey tesis etmiĢtir. IX. II. M. Âlî. Tevârih-i Âl-i Osman. Kantemir. II. 6) Bazı kaynaklara göre. c. Neticede. Orhan Bey zamanında Ġznik'te açılmıĢtır. Kara Mürsel. c. ġarl'ın Frank-ArĢır adıyla adlandırdığı muvazzaf asker takip etmektedir. 198208. Defter. imza attığı ilklerden bazıları nelerdir? Sultân Orhan'ın Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu kabul edilmesi. diğer tarafında ise 727 hicrî tarihi ve Kayı Boyu iĢareti ile Bursa'da kimin tarafından bastırıldığına dair bilgi bulunmaktadır. Öztuna. Karaca Ahmed. Bursa ve Ġznik'i fethettikten sonra bağımsızlığın en önemli alâmetlerinden olan akçeyi yani gümüĢ sikkeyi. . Ġki büyük Hıristiyan Konsül'ünün toplandığı Ġznik fethedilince. Aksun. Tevârih-i Âl-i Osman. UzunçarĢılı. sh. sh. 207-211. Zira kaynaklara göre. 11. elimizde Sultân Orhan devrine ait Türkçe i'lâm. Türkçe'nin ilk resmî dil olarak kabulü de Orhan Bey zamanında olmuĢtur. Ġbn-i Kemal. Ayrıca Sultân Orhan'ın oğulları Alâ'addin PaĢa ile Süleyman PaĢa da vezirler arasında yer almaktadır. Murad devrinde esas teĢkilât10 NeĢri. Daha sonra da I. sh. 27-31. sayı 34(1945). sh. Ayasofya Kilisesi Camiye çevrilmiĢ.. ĠA. Böylece askerî tarih açısından dünyada ilk muvazzaf orduyu kuran. 3) Sultân Orhan ilk defa bin kadar Türk gencinden daimî bir ordu teĢkil ederek a-dına yaya adını verdiği gibi. sh. Kitâb-ı Cihânnümâ. c. Belleten. Ġlk vezîr olarak Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa tayin edilmiĢtir. "Orhan". I. Evrenos Gâzî ve Akça Koca bulunmaktadır. Künh'ül-Ahbâr. sh. sh. Mırmıroğlu. I. bir devletin yürütmeye ve yargıya ait yazılı belgeleri Türkçe yazılmaya baĢlanmıĢtır. c. I. Hasan-ı Kayserî ve maneviyât reislerinden ise. VL. 5) Osmanlı eğitim tarihinde ilk yüksek eğitim müessesesi de. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". bin kadar da süvari yani atlı asker tertip ederek adlarına da müsellem adını verdi. Son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikkenin bulunması. Zira Orhan Bey zamanından itibaren ilk defa. tapu kayıtları ve benzeri Türkçe yazılı belgeler az da olsa mevcuttur) Karamanoğlu . 120 sene sonra 1447 tarihinde VII.. 195196. Tayyib. (neĢr. . Seyyid Ahmed-i Kebîr-i Rufâ'î.. Devletler ve Hanedanlar. 103-105. 4) Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. yaya ve müsellemlerin suiistimale baĢlamaları ve itaatsizlik göstermeleri üzerine.

Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında bu ilerleyiĢi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V.. 7-8.. 40-44. Künh'ül-Ahbâr. Karaman oğulları rahatsız olmaya baĢladı ve 1386'da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı baĢladı. t llfcıınçuıO |l73-188. Ahmed Cevâd. Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe'nin fethi takip etti (1363).. sh. I.. hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız? Osmanlı tarihinde I. UzunçarĢılı. Ancak 60. 1362 Temmuz'unda Edirne'yi zabtetti ve kendisine yeni baĢĢehir yaptı. 4-1 Yıldırım f Bey.. 1375'de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiĢ oldu.. Kitab-ı Evvel. Lütfi PaĢa.. Aksun. c.. sh. 36-50. 724 Rebîülevvel-1324 Mart..... 124-128. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". Osmanlı Tarihi..000 km!'lfk t Batılı tarih ğer din mensuı hasebiyle dost < zirvedeydi. V. 27-31.000 kiĢilik Hacı Ġlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363). hükümdar demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti'nin baĢĢehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa'ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi. Her ne kadar. Murâd'ı. sh. t tında büyükf hur SaruaJ zikn Asrındakfî kadılarınd sı unvanı ZE Marya' kızı. UzunçarĢılı. III.. Murâd. c.tl iffetti BĠLĠNMEYEN OSMANLI . sayı 17-18 (1941). 207-211.. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. V..". 1.„. 7"IMIft [»i.. Urbanus'un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı. Tarih-i Askerî-i Osmanî.„. Ġsmail Hakkı. . .. I. -. Murâd Hüdâvendigâr ve Gazi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd. sh.. c. 1383'de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı'yı metbû' tanıyınca. Hüdâvendigâr. Bunu Sırbistan'ın bir kısmı ile Bulgaristan'ın Osmanlı'ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaĢma imzalandı. sh. c.. Ġstanbul 1297. Acemioğlanlan 1 Vezir o!du ve i arasında ise. Tevârîh-i Âl-i Osman.. çocuklarını..Mehmed Bey'in ilk resmî olarak Türkçe'yi kullandığına dair izah tarzı.SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ 12.! oğullarını dağıtıp) Osmanlı'nın bozguna uğrattı Bulgari Ġle Ulahı Kosova'da 20 H« ordusu. . sh. Seferlerine Ankara'nın yeniden fethiyle baĢlayan Sultân Murâd.1 kadar sürecek < MiloĢ Oblllç adlı) larak Ģehid edildi j haz/resine gömü Osmanlı'nın eline i bede bizzat bulu 500. Belleten.. Sultân I.. "Gâzî Orhan Bey vakfiyesi.... sh. 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaĢlarında iken Osmanlı PadiĢahı olarak tahta geçti. . 11 Âlî.000 kiĢilik haçlı ordusu 10. 277-288.. Ġsmail Hakkı. Her ı asıl yeniçeri ve i ilk kuĢatan Osı Murâd Hû ehliyetli devleti tân Murâd zarr zikretmek gen Maliye te. Osmanlı açısından farklı bir yöne çekilmektedir". .

I. Büyük Türkiye Tarihi. 12 Lütfi PaĢa. ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid. 5.Bulgar Beyinin kızı. c. Ankara 1992. 4. Bu sebeple özellikle devĢirme usulünün hukukî ve tarihî gerekçelerini bilmek icab eder. asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teĢkilâtlarını kuran ve geliĢtiren kendisi oldu. Asrındaki âlimlerden ise Aksaray'lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed. Belleten.Halil Bey. sh. Ġstanbul'u ilk kuĢatan Osmanlı PadiĢahı da kendisiydi.6. sh. Evrenos Beğ.Candar Oğullarından bir beyin kızı. 284-305. Ahmed Uğur neĢri. Devlet teĢkilâtçılığında da zirvedeydi. Osmanlı Tarih!. PaĢa Yiğit.YahĢi Bey. V. 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd. 7. Bu vazifeye g elir gelmez. 3. Diğer devlet adamları arasında ise. 6. sh. 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin PaĢa diye anılmaya baĢlandı. 6-7. Bulgar Kralının kızı. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuĢ. Karamanlı Kara Rüstem'in de yardımıyla Maliye teĢkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında baĢlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları TeĢkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu. Müstecap SubaĢı ve Hacı Ġlbeğ'i zikretmek gerekmektedir.Ġbrahim Bey. Kantemlr. 8. bu meselenin izahını zaruri hale getirmektedirler. 44 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY?:. c. yeniçeri ve acemi oğlan teĢkilâtında büyük payı bulunan TimurtaĢ PaĢa ve Lala ġahin PaĢa'yı. MiloĢ Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak Ģehid edildi (20. UzunçarĢılı. 4.000 km2'lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu. Her ne kadar yeniçeri teĢkilâtı babası zamanında kurulmaya baĢlansa da. II. UzunçarĢılı. 3.Özer Hâtûn. Sultân Murad'ın oğlu ġehzade Bâyezid kahramanca savaĢarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım unvanını aldıysa da. I. bir görüĢe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi'yi zikretmek gerekiyor. Osmanlı ordusu. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düĢman herkes tarafından sevilir hale geldi. fethettiği topraklarda Ortodokslara. XXI. sh. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır? Bugün Avrupalılar kadar memleketimizde de en çok merak edilen ve meselenin e-sası bilinmeden değiĢik yorumlar yapılan ve çarpıtılan konulardan biri de kapu kulları ve bunun kaynağını teĢkil eden devĢirme usulüdür. acemi oğlanı veya devĢirme oğlanı ifadeleriyle anlatılan ve halk ile Batılılar arasında Hıristiyan ailelerin çocuklarının zorla alınarak önce köle yapılması.Gülçiçek Hâtûn. Yıldırım Bâyezid'in ve YahĢi Bey'in Annesi. 9. 2-Marya Thamara Hâtûn.43 Her ne kadar. Osmanlı Tarihi.Nefise Melek Sultân Hâtûn'2. I. Bunların baĢında. kahramanlıkları ile meĢhur Saruca PaĢa. Murâd Hüdâvendigâr'ı muvaffak eden sebeplerin baĢında onunla birlikte çalıĢan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor. 173-188. 5. Sırpı ile Bulgari ile Ulahı ile. Ancak bu güzellikler arasında. Künh'ül-Ahbâr. Osmanlı Devletinde pençik oğlanı.87-93. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. Alî. bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı'nın üzerine yürüdü ve hatta TimurtaĢ PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (PloĢnik Olayı. Önemle ifade edelim ki.Sultân Hâtûn. c. 31 vd. Çağatay. "Osmanlı tarihinin Ġlk Devirlerine Ait Bazı YanlıĢlıkların Tashihi". Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini baĢlatmıĢ oldu. bütün devlet memurlarının PadiĢahın köleleri olduklarını ileri sürenler ise. Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî'nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı unvanıyla meĢhur Mevlânâ Burhânüddin'i zikretmek gerekmektedir. c. sh. Kızıl Murad bey'in kızı. Batılı tarihçilerin de itirafıyla. 3.. Baskı. Halil Hayreddin PaĢa'nın oğlu Ali PaĢa'yı. 108-131. Öztuna. Bundan cesaret alan haçlı orduları. Kapı kulları tabirini bahane ederek. sh. 162-186. 2-Ya'kub Çelebi. sayı 81-84 (1957). 65-77. Ġne Beğ. 107-108. Tevârîh-i Âl-i Osman. I. hep birlikte Osmanlı Devleti'nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova'da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karĢı karĢıya geldiler. sh. ZEVCELERĠ: 1.Savcı Bey. c. 13. 1387). Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaĢlarından daha iyi davrandı. Devletler ve Hanedanlar. I. c. 51-70.1389) ve Bursa'ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü. Bulgaristan tamamen Osmanlı'nın eline geçerken Sırbistan'ın da önemli bir kısmı feth edilmiĢti. Alî. Aksun. sonra da Osmanlı ordusunda görev verilmesi ve çocukların eliyle ana ve . 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500. Uluçay.PaĢa Melek Hâtûn.

ġimdi bunları aĢağıdaki soruların cevaplarından daha iyi öğrenelim. Toyca denilen akıncı subaylarının ve akıncıların aldığı esirler. Ġslâm'a göre savaĢ esirleri ganimetlerden sayılmaktadır. 14. ancak kendilerine köle muamelesi yapılmıyordu. en azından Ģu seçimlik haklara sahiptir: 1) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak gayesiyle gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. Acemi ocağının temelini bu pençik oğlanları teĢkil ediyordu. B) DevĢirme Usûlü ve Acemi Oğlanları. kamu yararına uygun olarak istediği gibi tasarrufda bulunur.. Bu Ģekilde devĢirilen pençik oğlanlarının. askerliğe elveriĢli olmayanlardan da pençik resmi almıĢ. 2) Müslümanlara hizmet etmeleri için onları köle olarak kullandırabilir. Osmanlı Devleti'nin merkezî ordusundaki vurucu güçtür. alınanlara: Toyca memur tarr yordu. Pen. De. Yeniçerilerin sahip oldukları iktisadî. Osmanlı Devleti. Bilindiği gibi. biraz sonraki izahlardan daha iyi anlaĢılacaktır. Ancak duraklama ve gerileme dönemlerinde. Burada askerî eğitim gören ve dolayısıyla yarı hürriyetine de kavuĢan bu gençler. savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda Müslüman devlet idaresi.. Murad Hüdâvendigâr. Müslüman olup Türk terbiyesi aldıktan sonra da Acemi Ocaklarında askerî eğitim görüyorlardı. bu beĢte birlik hakkında. da Acemi 0' sıyla yan Ġv nü ît?-"'' onlara bir n. gerileme <fc okuy bir on. asırlarca Osmanlı Devletinin vurucu gücünü teĢkil eden Yeniçeri Ocağının çekirdeğini oluĢturmuĢlardır. 4) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Herkesin bildiği gibi. zulümle veya haksızlıkla alakası yoktur. esirleri köle yapmak veya Avrupalılar gibi satmak yerine. Kur'ân'ın emriyle devlete aittir. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır? I. bedel (fidye) karĢılığı onları salıverebilir. Devlet. çok büyük zulümler . bolu'da ve: lüman ve T. Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocaklarına asker temin eden iki önemli kaynak vardır: A) Pençik Oğlanları ve Acemi Ocakları. hem de kendi rızalarıyla Müslüman olmalarını sağlamıĢtır. bu usule yanlıĢ telâffuzla pençik adı verilmiĢtir. statüsüne . harpte esir alınan erkeklerden beĢte birini devlet hesabına ve asker ihtiyacını karĢılamak üzere almayı kanun haline getirmiĢ ve bu tarihten sonra. büyük hukukçu Karamanlı Rüstem'in teklifi ve Çandariı r erkeklerdi kanun hai ¦ mistir. pençikçi denilen bir memur tarafından toplanıyordu. Bunun Kanunnâmesini neĢretmiĢ bulunuyoruz. Evvela Gelibolu'da ve sonra da Ġstanbul'da teĢkil olunan Acemi Ocaklarına verilmeden evvel Müslüman ve Türk ailelerin yanına veriliyordu. Pençik oğlanları adıyla toplanan bu savaĢ esiri gençler. Bu tür anlayıĢın nasıl hatalı olduğu. 3) Onlarla zimmîlik anlaĢması yapabilir. Yeniçeri TeĢkilâtıdır. Kapı Kulu Ocakları ve bunların baĢında gelen Yeniçeri TeĢkilâtı. bir nevi devletin köleleri statüsüne sahip oluyor. süper ç almak ¦:.. Ganimetin beĢte biri ise. Zira devletin askerî ve mülkî erkânının çoğu da bu ocaktan yetiĢmedir.•. mala1 alaka:. 15. Devlet. Bu sebeple de Kapıkulu Ocakları denilen askerî teĢkilâtın çekirdek kısmıdır. Müslüman ve gayr-i müslim herkes için bir Ģereftir. ĠĢte genel olarak Osmanlı hukukunda devletin bu beĢte birlik Kur'ân'la sabit olan hakkına Farsça olarak penç-yek (1/5) ve halk dilindeki ifadesiyle pençik adı verilmiĢtir. Devi1 D muvak' arttıır. Murad'dan Fâtih Sultân Mehmed zamanına kadar Yeniçeri TeĢkilâtının ihtiyâcı olan gençleri temine yarayan pençik oğlanlarıdır. . hem onlara bir nevi yarı hürriyetlerini kazandırmıĢ. î)Ģı cizye PNLI uuBĠLĠNMEYEN OSMANLI Çandarlı Kara Halil Efendi'nin meĢruiyetini izah etmesi üzerine. devletin yükselme devirlerinde. asker olarak alınanlara pençik oğlanı denmiĢtir. sosyal ve idarî imtiyazlardan dolayı. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti. Pençik oğlanları ne demektir ve nasıl devĢirilir? Bunu biraz izah etmeliyiz. dünya . Osmanlı Devletinin Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak. Ki serimizde ııçıt.babalarının öldürülmesi Ģeklinde takdim edilen askerî müessese.. ĠĢte I. Ġslâm Hukukuna göre.

Kanunla düzenlenen bu mevzuyu merak edenler. Hatta Müslüman BoĢnaklar. Usûl hakkında bilgi vermeden evvel Ģu bir kaç hususun bilinmesinin zaruret olduğu kanaatindeyiz: A) Yeniçeri teĢkilâtına girmek veya Saraya girmek önemli bir Ģeref olmasından ve hatta bu yolla Yeniçeri olan yahut Saray'a girenler. Bu söylediklerimiz. Mimar Sinan devĢirme yoluyla MimarbaĢlılığa kadar yükselmiĢtir. küçük çocuklar ana ve babalarından zorla alınıyor değildir. ĠĢte bütün bu sebeblere dayanan Osmanlı Devleti. pençikçiler. Ancak bunun zorla ve cebirle yapıldığına dair bir Ģikâyet söz konusu değildir. gerileme döneminde devĢirmecile-rin türlü türlü zulümler yaptıkları. C) Biraz sonra zikr edeceğimiz gibi. sh. c. B) Bu devĢirmeden kasıt. Bosna yerlileri ve Ermenilerden. hattâ muvakkaten gerilemesi sebebiyle yeniden esir elde edilememesi Acemi oğlan ihtiyacını arttırmıĢtır. kendi elleriyle ve hile yaparak ve hatta devĢirme memuruna rüĢvet vererek çocuğunu Acemi Oğlanı yapmaya çalıĢmıĢlardır. E) Bütün bunların yanında insan unsurunun girdiği hiç bir iĢte suiistimal olmaması mümkün görülmediğinden. 46 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLlNMflîII • vesinde. 92/a-93/a. Ahmed. Akgündüz.yapıldığını Osmanlı Siyâsetnâmeleri'nden okuyoruz. Ġstanbul 1990-1996. 128-134. Belki devĢirmeye tâbi olmayan Yahudi. Diyârbekir Beylerbeyi ve sonradan da Mısır Beylerbeyi olan Hüsrev PaĢa bu yükselenlere verilecek en bariz misâldir. Bunlara Poturoğulları denmektedir. Müslüman olduklarından dolayı kendi çocukları devĢirilmeye tâbi tutulmadığından. Arnavut. maalesef doğrudur. vrk. D) En önemlisi de devĢirme yoluyla Acemi Ocağına çocuğunu veren gayr -i müslimler belli vergilerden mu'âf tutulduklarından. o günün tek süper gücü olan Osmanlı Devletinin en önemli ordusu olan Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak için Müslüman ve Hıristiyan her çevreden talepler gelmeye baĢlamıĢtır. Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri I-IX. Israrlı arzuları üzerine. yükselme dönemi içindir. Tevârîh-i Âl-i Osman. 311. DevĢirme Kanunnâmesi. Âli. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı e-serimizde neĢrettiğimiz DevĢirme ve Pençik Kanunnâmelerini tetkik edebilirler13. Bu usule devĢirme adının verildiğini ve bunun Kanunnâmesinin hazırlandığını görüyoruz. hem rızâları dahilinde olmak ve hem de belli bir kaide dâhilinde yapılmak Ģartıyla. nr. 2) Ayrıca bugün Amerikan ordusunda asker olmak için can atan çok sayıda üçüncü dünya ülkesi vatandaĢı insanların mevcut olduğu inkâr edilemediği gibi. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır? DevĢirmenin baĢlama sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Yıldırım Bâyezid'in Ankara mağlûbiyetinden sonra fetihlerin duraklaması. sadece gayr-i müslim Bulgar. Maalesef. bu konuda da bazı suiistimaller olmuĢ olabilir14. belli bir kanun ve kaide çerçe13 Lütfi PaĢa. Rus ve Rumlardan neden bizden de almıyorsunuz? Ģeklinde sitemli arzuları vardır. 34. belli bir müddet sonra önemli mülkî ve askerî makamlara geldiklerinden dolayı.' yar:: tayıden: Ağatest dan • ve e. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. ısrarla bu kanun gereği çocuklarının toplanmasını kendileri arzu etmiĢlerdir. gayr-i müslimler ve özellikle Osmanlı hayranı Bulgar. gayr-i müslim gençler ve ailelerin bunu arzuladıklarını açıkça görüyoruz. sh. Avrupalıların anlattığı tarzda. Belki 14-18 yaĢları arasındaki delikanlılar alınmaktadır. 16. 3) Bir diğer önemli sebeb de gayr-i müslimlerin askerlik edemeyiĢleri ve buna karĢı cizye vergisi ödemeleri söz konusu olduğundan. Müslümanlardan sadece BoĢnaklar devĢirme kanununa tabi olmuĢlardır. her kırk haneden bir tane 14 ila 18 yaĢ arasında genci. Osmanlı Ordusunun temelini teĢkil eden Yeniçeri TeĢkilâtına girmek veya Saray'da önemli vazifeler yapmak üzere devĢirmeye baĢlamıĢtır. Bosnalı ve Ermenilerin Osmanlı Ordusunda görev alma arzuları gittikçe artıĢ göstermiĢtir. 123-127. mı-. Arnavut. II. DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu? . rızâsı dairesinde kalmak Ģartıyla önce Müslüman Türk a-ilelerin yanına verilerek MüslümanlaĢtırmak ve TürkleĢtirmektir. ailelerden zulmen oğlan aldıkları çokça meydana gelen bir olay olmuĢtur. Nasihat'üs-Selâtîn. Pençik Kanunnâmesi. ĠS.

kazası. DevĢirilen oğlanın köyü. Acemi Ocağında askerî ve meslekî eğitim görenler.Ġhtiyaca göre üç beĢ senede bir ve bazen daha uzun fasılalarla Hıristiyanlardan (Yahudilerden alınmazdı) 14-18 yaĢ arasındaki çocukların gürbüz ve sağlam olanları alınırdı. hükümet merkezine sevk olunurdu. DevĢirme Ağası da denilen DevĢirme memurunun eline ferman ile birlikte aynı Ģeyleri bildiren bir Yeniçeri Ağası mektubu verilirdi. DevĢirmenin kadıların kontrolünde yapıldığı kesindir. Kadılar ve Topraklı süvarilerin yardımı temin olunur. Yunanistan. Yüzyılda ise umumi olarak bütün Osmanlı 4 Ayverdi. Türkçe bilen. muhafaza ettikleri. Enderun Mektebine veya baĢka yerlere alınırdı. Yüzyılın sonlarından itibaren yavaĢ yavaĢ Anadolu'daki Hıristiyan tebaadan. Fermanda. ayrıca Ocaktan bir DevĢirme emini ile bir DevĢirme memuru tâyin edilirdi. Yahudiler hiç alınmazdı. devĢirme kanunlarının uygulamasında da ciddi manada aksaklıklar ve hatta zulümler yaĢandığını maalesef 48 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . atlara bakıp daha bazı hizmetler gördükleri için Ġstanbul civarında Kartal ve Kadıköy Hıristiyanları da devĢirme vermekten muaf tutulmuĢlardı. birkaç çocuğu olanın en güzeli ve sıhhatlisi seçilirdi. 134-136. Orada muayyen bir müddet hizmet ettikten ve hem Ġslâm'ı ve hem de Türkçe'yi öğrendikten sonra eĢkali yoklanıp Acemi Oğlanı yazılırlardı. uygun çıkanlar eĢkâl defterine kaydolu-nup Acemi Ocağı cerrahı tarafından sünnet edilirlerdi. DevĢirilen oğlanlar devlet merkezine gelince iki üç gün istirahat eder. yaĢı. Evvelâ. Trabzon Hıristiyanlarından da oğlan devĢirilmezdi. sancağı. yazılanlara da Torba oğlanı denirdi. XVII. Bulgaristan'dan. gürbüzceleri Bostancı Ocağı için ayrılır. oğlanlara Ģahadet getirtilip Müslüman edilirdi. Yüzyılın sonlarında gene konmuĢtu. iki çocuğu olanın biri. DevĢirme memuru bu mıntıkaları bizzat gezerek evsafı haiz çocuklardan kırk evden bir oğlan hesabıyla devĢirirdi. XVI. Bunlardan sadrazam. Bunun üzerine devĢirilecek mıntıkalara emirler gönderilerek Sancakbeyi. Buna Türk'e vermek denirdi. Istabl-ı âmireye ait çayırları biçtikleri. öbürleri Anadolu ve Rumeli ağaları vasıtasıyla Türk köylülerine dağıtılırdı. Yahudi ve evlilerden baĢka köy kethüdası oğlu. SOK da T: BĠLĠNMEYEN OSMANLI V7 memleketlerindeki Hıristiyan tebaadan devĢirme alındı. Sâmiha. Bu yazılmaya Torba yazısı. Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde. Alınacak olanların orta boylu olmasına dikkat edilirdi. içlerinde sünnetli bulunup bulunmadığına bakılır. Sancakbeyi ve benzeri mülkî ve askerî makamlara yükselenler çoğunluktaydı. bu defter iki nüsha olur. baba ve anasının ve sipahinin isimleri. kabiliyetlerine göre Yeniçeri TeĢkilâtına. Çocukların devĢirildiği yerden sevk masrafı ve Kızıl aba ile Sivri külah'dan ibaret elbise paraları için beher oğlan baĢına Hil'at-baha veya Kul akçesi adıyla bir miktar para alınırdı. Sonra Yeniçeri Ağası tarafından teftiĢ olunur. paĢa. Yavuz Selim devĢirme usulünü kaldırmıĢsa da. Uzun boylulardan ise vücudu mütenasip olanlar saray için devĢirilirdi. DevĢirmeye lüzum hâsıl olunca Yeniçeri Ağası Divana baĢ vurarak ihtiyaç miktarını bildirir ve devĢirmeye gidecek olan Ocak Ağalarını seçerdi. Ġstanbul'a gelip gitmiĢ. daha sonraları Sırbistan ve Bosna-Hersek'ten ve Macaristan'dan XV. papaz çocukları. sh. Bu para ilk zamanlar yüz akçe kadarken XVII. Çingene ve Acemlerden oğlan devĢirmek katiyen yasak idi. Ailenin tek çocuğu alınmazdı. kel. Yalnız Bosnalı olan ve Poturoğulları denilen Müslüman çocuklarının saray ve Bostancı Ocağı için devĢirilmelerine müsaade edilmiĢti. çoban ve sığırtmaç. DevĢirilen çocuklar. biri Sürücü denilen görevlide bulunurdu. Tek oğul. Ġstanbul 1999. köse. her mıntıkadan alınacak oğlan adedi kazalara göre tesbit edilmiĢti. Arnavutluk. bütün eĢkâli ve Sürücü denilen sevk memurunun adı bir deftere yazılır. Kanun mucibince çocukların en asilleri. çok uzun veya çok kısa boylu olanlar da devĢirilmezdi. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. 14-18 yaĢ arasında olanlar tercih olunur ve evliler alınmazdı. doğuĢtan sünnetli. Bunu müteakip becerikli ve seviyeli olanlar saray için. biri DevĢirme memurunda. sanat sahibi. Rus. Yüzyılda 600 akçeye kadar çıkmıĢtı.

. 84-85.. Ayverdi. sh. bunların ağalarını ve merkezdeki askerî teĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız? Türk milleti asker bir millettir. sh. c) Onlarla zimmîlik andlaĢması yapabilir. A) Kapı Kulu Askerleri ve Yeniçeri Ağası: Bizzat devlet reisi demek olan padiĢaha bağlı olmak üzere daimî ve maaĢlı (ulûfeli) bir yaya ve atlı ordusu demek olan kapı kulu askerleridir. aynı zamanda fethedilen ülkelerin MüslümanlaĢtırılması ve TürkleĢtirilmesine hizmet eden devĢirme usulüyle. devlet erkânının hizmetine ve acemi ocaklarına tevzi edilirdi. Nasihat'üs-Selâtîn. IX. Osmanlı ordusunu yeniden tanzim etmiĢti. 54-55. 127-415 (Yeniçeri Kanunnâmesi). Bu sebeple malî hukukunu. Yaya ve Müsellem denilen piyade ve süvari teĢkilâtını kurmuĢtu. b) Müslümanlara yararlı olması için onları köle olarak kullandırabilir. 92/a-93/a. Cebeciler: Orduya harp malzemelerini temin eden bir askerî sınıftı. Sertoğlu. sh. ağa bölükleri ve sekbanlar diye üçe ayrılmıĢlardı. 311. esir olan ve olmayan Hıristiyan çocukları da Yeniçeri Ocağı'nın önemli kaynağı haline gelmiĢlerdir. seferden sonra ise ziraat iĢine dönen ve vergiden muaf olan daimî ve ücretli bir piyade ordusuydu. Osmanlı Devleti de selefi olan diğer Türk Devletleri gibi asker bir devlet olmuĢtur. Akgündüz. Belli bir hizmet müddetinden sonra acemi oğlanı olur ve yeniçeriliğe geçmeye hak kazanırlardı.Siyâsetnâmelerden okuyoruz. 17. L. Osmanlı Kanunnâmeleri. nr. Yayalar. (*S nn< hV Öze.. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Çandarlı Kara Halil'in gayretleriyle Yeniçeri adıyla padiĢahın daimî hassa ordusu haline getirilmiĢlerdir. Oğlan devĢirmeye memur olan zağarcı veya sekbanların kendi keyifleriyle iĢler yaptıklarını. Belleten c. ler ayrıten. -. babasının bu çeĢit askerlerini aynen korumakla birlikte. . a) Yayalar: Bunların en önemlileri. Osmanlı Tarih Lügati. Mithat. Kendi aralarında cemaat ortaları (ser piyâdegân). Bu iki kaynak suiistimal ile bozulunca Yeniçeri TeĢkilâtı ve Devlet TeĢkilâtı da bozulmuĢtu15. Murad. Ercan.. Ġstanbul 1986. Zamanla devletin en önemli vurucu gücü haline gelen bu askerî grubun ilk çekirdeği "esirlerin Müslümanlar yararına kul (köle) olarak istihdamı" Ģeklindeki Ģer'î hükümden kaynaklandığı için kapıkulu askerleri adını almıĢsa da. "DevĢirme Sorunu. c. 134-136. kanunen bir oğlu olan zimmîden devĢirme yapılamamasına rağmen. BaĢta Gelibolu ve Ġstanbul Acemi Ocağı olmak üzere Acemi Ocaklarında yetiĢtirildikten sonra. Acemi Oğlanları: Rumeli ve Anadolu eyâletlerinden devĢirilen yarar oğlanlar. 679-725. Yeniçeriler: Bunlar Osmanlı ordusunun temelini teĢkil ediyordu. I. itiraz eden erkekleri ayaklarından ve kadınları da saçlarından astıklarını ve buna benzer ciddi hatalar yapıldığını Tarihçi Âli anlatmaktadır. Müsellem ise. rüĢvet alarak ve zulmen bu yola baĢvurduklarını. Yavuz. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere koĢturan ve ancak bir buçuk asırda teĢkilâtı tamamlanabilen bu yeni düzenlemeye göre Osmanlı ordusu iki kısımdı. Osmanlı Devleti'nin ikinci padiĢahı olan Orhan Gâzî. Yeniçerileri. sh. sefer zamanlarında günde iki akçe yevmiye ile hizmet eden. benzeri özelliklere sahip muvazzaf süvarilere denmekteydi. Ent nuMJ BĠLĠNMEYEN OSMANLI diye ikiye ayrılmıĢtır. toprak rejimini ve devlet teĢkilâtını askerî gayelere uygun olarak tanzim etmiĢtir. bedel karĢılığı onları salıverebilir. Bunlara kapı kulu denmesinin sebebi Ģudur: Ġslâm hukukuna göre savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda devlet baĢkanı Ģu seçimlik haklara sahiptir: a) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak amacıyla gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. sayı 198(1986). daha sonraki dönemlerde bunlara köle muamelesi yapılmadığı gibi. DevĢirmenin Anadolu ve Balkanlardaki TürkleĢme ve ĠslâmlaĢmaya Etkisi". DevĢirme ve BoĢnak Maddeleri. vrk. d) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. Ulûfeli askerler de denen kapı kulu askerleri yayalar ve süvariler " Âli. ĠĢte Yeniçeri TeĢkilâtının iki önemli kaynağı bunlardı.

ġehrin asayiĢini temin için daima kol dolaĢıp gezer. Bu bilgiler kesin değildir. Üçüncüsü de. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir? Bu konu Osmanlı tarihinde ve Ġslâm düĢünce tarihinde hâlâ tartıĢılan ve ideolojik sebeplerle istismar edilen bir konudur. Tutukladığı suçlular Yeniçeri ocağından değilse ve cezaları idam ise sadrazama gönderir. Ankara. eğer bağlı bulunduğu bir daire varsa yetkililere teslim eder. Yeniçeri ağası. Ocaktan ise sadrazamdan izin almak Ģartıyla ölüm cezasını da kendisi verir. Hafif piyade demek olan Azepler. Ocağın ilga ediliĢine vak'a-i hayriye adı verilmiĢtir. Telhls'ül Beyan Fî Kavanin-i Al-i Osman. Paris Bibllotique National nüshası. Ayrıca divanda görevli olan ve Rikâb-ı Hümâyûn veya Özengi Ağaları denen ağaların reisidir. yoksa bizzat Ģer'î cezalarını verir. I. Divan-ı Hümâyûn'un üyesidirler. Hüseyin Efendi. 16 Molla Hüsrev. Bu bir çeĢit askerî mahkemeydi. Nasâyih ve Fatiha Tefsiri gibi eserleri bulunmaktadır (Bu eserlerin Hacı BektaĢ'tan 200 yıl sonra yazılmıĢ nüshaları vardır). Osmanlı tarihini ve bazı müesseseleri de yakından ilgilendirdiği için. Horasan'daki Nisabur Ģehrinde dünyaya gelmiĢtir. c. 1/548 vd. yeniçerilerin maaĢ ve terfilerine. kısaca mevcut görüĢleri özetlemekte yarar vardır. UzunçarĢılı. Yayalar. B) Eyâlet Askerleri: Bunların baĢında tımarlı veya topraklı süvariler de denilen sipahiler gelmektedir. Osmanlı Devleti'nin önce geniĢlemesine ve sonra da gerilemesine vesile olan Yeniçeri Ocağı. Özetlemek gerekirse. Yaya. Ayverdi. Osmanlı Devleti TeĢkilatında Kapukulu Ocakları. 50 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 18. Çoğu kaynaklar doğum . Annesi de Nisabur âlimlerinden ġeyh Ahmed'in kızı Hâtem veya Hatme Hâtun'dur. Birincisi. Aslen ġi'îlerin 12 Ġmam kabul ettikleri Ģahsiyetlerden bulunan Ġmam Musa Kâzım yoluyla Peygamber'in nesline dayanmaktadır. sh. Ġkinci olarak. Hacı BektaĢ isimli zat. Tevkiî Kanunnâmesi. Tevârih-i Âl-i Osman. yörük ve müsellem gibi gruplar artık üçüncü plândaydı.b) Süvariler: Bunlar da Sipah (kırmızı bayrak bölüğü). Silâhtar (sarı bayrak bölüğü). MTM. 1/177 vd.. ocağın iĢlerine. (Ağay-ı Yeniçeriyân-ı Dergâh-ı Ali). En önemli yetki ve vazifeleri Ģunlardır: Ġstanbul'da ve çevresinde Ģer'e ve kanuna aykırı gördüğü Ģeyleri yasaklar. Bu hususlarda padiĢahın vekilidir. Bunun için her ÇarĢamba sadrazama gelir. 134-136. Ancak önemli meseleleri sadrazama arz etmekle memurdur.. Bu açıdan Yeniçeri ağasının askerî yargı yetkisinin de olduğu görülmektedir. ocağın bütün idarî iĢlerini yürütmeye ve tayinleri yapmaya da yetkilidir.. Kul Kethüdası ve Ġstanbul Ağası gibi zabitler bulunmaktadır. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Osmanlı ordusunun ilk kısmını teĢkil eden ulûfeli yani millî ve profesyonel askerler üç kısımdı. 1/379 vd. vrk. kaptan-ı deryanın emrindeki tersane halkıydı. Kapıkulu askerlerinin temelini teĢkil eden Yeniçerilerin âmiri Yeniçeri Ağasıdır. saray halkı ve iç halkı da denen saray askerleriydi. Âli'nin Künh'ül-Ahbâr'ında. Azep (hafif piyade) ve Akıncılar gibi kısımlara ayrılmıĢlardı. Evvela. 1/524-527. 79/A vd. ocak güvenliğine ve yeniçeriler arasındaki davalara bakan ve Ģikâyetleri dinleyen Ağa Divanının da reisidir. Yeniçeri ocağı ve Acemi ocaklarından sorumlu tek yetkilidir. sh. Kantemir. Ģer'î bir meseleye taalluk ediyorsa kadıya havale olunurdu. Ayrıca Hacı BektaĢ-ı Veli'ye ait menkıbeleri anlatan Hacı BektaĢ Vilâyetnâmesinin mensur. Divanın üyeleri arasında SekbanbaĢı. sh. Hacı BektaĢ-ı Veli ile ilgili. ikincisi. Ģahsiyetine ve Ģöhretine uygun sağlam kaynaklara sahip değiliz. Sicill-i Osmânî'de ve de Osmanlı'nın son zamanlarında BektaĢi Babalarından biri tarafından kaleme alınan BektaĢilik ve BektaĢiler adlı eserde ve benzeri kaynaklarda bazı ipuçları bulmak mümkündür. Lütfi PaĢa. Kapıkulu askerleriydi. Yeniçeri ağası. suçluları.. Hezarfen. 1 vd. 1984. Babasının adı Seyyid Muhammed bin Seyyid Ġbrahim es-Sânî veya Seyyid Musa olarak geçmektedir.1241/1826 yılında ilga edilmiĢtir. manzum ve karıĢık nüshaları elimizde mevcuttur. 88. sh. Akıncılar. Osmanlı kaynaklarının kabul ve naklettiklerine göre. Yörükler ve Müsellemler de bu gruba dahildir16.. Vezirlik rütbesine sahip olan Yeniçeri Ağaları. Ġsmail Hakkı. I-II. Divan Ağa Kapusu denen yerde toplanır ve dava. Yeniçeri ağası. Elimizde kendisine ait olduğu söylenen ve ancak kendi döneminde yazılı nüshaları bulunmayan Makamât. Hacı BektaĢ-ı Veli diye meĢhur olan büyük velilerden biridir. 34. Dürer ve Gurer. 464 yıllık uzun bir ömürden sonra. 1/285-286. Bu arada ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Tevârih-i Âl-i Osman'ında ve daha sonraki kaynaklardan ise.

tarihini zikretmez-ken, BektaĢi Babalarından ġeyh Baba M. Süreyya, 645/1247 tarihini zikretmektedir. Horasan'da Hoca Ahmed Yesevî'nin halifesi olduğu söylenen ġeyh Lokman'dan zahirî ve batınî ilimleri tahsil eden ve halifelik makamına kadar gelen Hacı BektaĢ-ı Veli, hicrî VIII. Asrın baĢlarında (veya bir kayda göre 680/1281'de yani Osmanlı Devleti'nin ilk nüvelerinin atıldığı günlerde) Anadolu'ya gelmiĢ ve Kayseri'ye yerleĢmiĢtir. Rum erenlerinin namdan olan ve Sivrihisar'da oturan Karaca Ahmed Sultân ile karĢılaĢmıĢ ve onun iltifatına mazhar olmuĢtur. Anadolu'ya gelmeden hacca gittiği ve hacı unvanını aldığı söylenmektedir. Daha sonra KırĢehri Kazasının Hacım veya Suluca Karahöyük (HacıbektaĢ) yöresine gelerek kendi adına bir dergah bina etmiĢ ve müridlerini irĢada baĢlamıĢtır. Buradaki irĢad faaliyetlerine devam eden Hacı BektaĢ-ı Veli, Sicill-i Osmânî'nin de katıldığı bir görüĢe göre, 738/1337 tarihinde ve bazı araĢtırmacıların tesbitine göre ise 669/1271 tarihinde vefat eylemiĢtir. Hacı BektaĢ-ı Veli'nin evlenip evlenmediği de tartıĢmalıdır. Ancak bazı kaynaklar, Kutlu Ana ve Kadıncık Ana diye meĢhur olan Fatma Nuriye Hanımla evlendiğini ve çocuklarının dahi olduğunu kaydetmektedirler. Bu bilgilerden anlaĢılmaktadır ki, Hacı BektaĢ-ı Veli Hazretlerinin Ahmed Yesevî ile buluĢtuğu ve hatta Sultân Murâd ile yeniçeri meĢvereti için bir araya geldiği Ģeklindeki rivayetler tamamen yanlıĢtır ve asılsız iddialardır. Hatta ÂĢıkpaĢa-zâde, konuyu daha farklı bir Ģekilde anlatmakta ve Hacı BektaĢ Veli ile Osmanlı Devleti arasında bağ kurmanın yanlıĢlığını vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönem olaylarını bizzat yaĢayan ve en önemlisi de Ebül-Vefâ'nın Halifesi Baba Ġlyas'ın torunu olan ÂĢıkpaĢaBĠÜNMEYENOSMANI! zâde'nin söylec Üçüncü o BektaĢ-ı Vell'n; 1) Özellik: 'erilen bir inan taĢ'ta her sene Hacı BektaĢ, B» • ilk çeyreğinden muyla meĢhur ¦ Veli'yi gerçek r meyenleri de vj 2) Bir oru: tarikatın : Yesevilik sonradan ¦ Babal isyanım ı Anadolu'n tur. XVI, !.., ğiyle HacıbektaĢ BektaĢi D' teĢkilâtla'1 zamanla var old, 3)G Ģekliyle bu,u.,. tadır. Eserleri, o: teĢkilâtın ¦¦¦ Kur'ân ve mislerdir. gelmeyeci mek en ıyv "Zamar olmayan t>;< Ġnanç itibar1, 19. Ye; ¦'M VI. !s AMıilkıftĠ 1986, sn. I! M SDRM'I BĠLĠNMEYEN OSMANLI SI zâde'nin söyledikleri, Ģüphesiz BektaĢi Menkıbelerinden daha doğrudur. Üçüncü olarak, kısaca doğruya en yakın bilgileri vermeye çalıĢtığımız Hacı BektaĢ-ı Veli'nin meslek ve meĢrebi hakkındaki farklı görüĢleri de aktaralım. ġöyle ki: 1) Özellikle Alevî ve ġi'î gruplar, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin tamamen BektaĢilik adı verilen bir inanç ekolünün kurucusu olduğunu ifade etmektedirler. ġu anda HacıbektaĢ'ta her sene kutlandığı ve maalesef amelsiz bir Ġslâmiyet anlayıĢını yansıtan Ģekliyle Hacı BektaĢ, BektaĢilik adlı bir tarikatın piri kabul edilmekte ve bu anlayıĢ XIV. Yüzyılın ilk çeyreğinden sonra Hacı BektaĢ-ı Veli Tekkesinin Ģeyhi olan Abdal Musa'nın yorumuyla meĢhur olmaya baĢlamıĢ bulunmaktadır. Önemle ifade edelim ki, Hacı BektaĢ Veli'yi gerçek manada tanıyan BektaĢilerin namaz ve oruç gibi dinin emirlerini reddet-meyenleri de vardır.

2) Bir grup araĢtırmacıya göre (Ahmed YaĢar Ocak gibi), Hacı BektaĢ, herhangi bir tarikatın piri ve kurucusu değildir. BektaĢilik diye bir tarikat kurmamıĢtır. Sadece Yesevilik ile Kalenderiliğin karıĢımından oluĢan Haydarîlik tarikatının bir mensubudur; sonradan Baba Ġlyas-ı Horasan? çevresine girerek Vefâilik tarikatına intisap etmiĢtir. Baba'î isyanını benimsememiĢ ve onun ölümünden sonra da yerine geçmiĢtir. Ancak Anadolu'da Suluca Karahöyük merkezli mitolojik bir Hacı BektaĢ-ı Veli kültü oluĢmuĢtur. XVI. Yüzyılın baĢına (907/1501) gelindiğinde, Balım Sultân II. Bâyezid'in de desteğiyle HacıbektaĢ'taki meĢihat postuna oturmuĢ ve II. Mahmûd tarafından 1826 yılında BektaĢi Dergahları lağvedilinceye kadar bu anane devam ettirilmiĢtir. Balım Sultân'ın teĢkilâtlandırdığı BektaĢilik anlayıĢına aykırı ve tamamen amelden uzak bir anlayıĢın da zamanla var olduğunu burada belirtmemiz gerekmektedir. 3) Özetle, bu tarihî zat, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin kısa hayat hikayesinde anlattığımız Ģekliyle büyük bir velidir. Anlatılan çoğu menkıbeler, sağlam kaynaklara dayanmamaktadır. Eserleri, onun ehl-i sünnete aykırı olmadığını göstermektedir. Bu yönüyle yeniçeri teĢkilâtının manevi ilham kaynağı olmuĢ olabilir. Ancak müntesipleri zamanla, onu Kur'ân ve Sünnetten uzak ve tamamen amelden mahrum bir tarikat Ģeyhi haline getirmiĢlerdir. Onun için de bu müridlerini nazara alan halk, BektaĢi ismine akla ve hayale gelmeyecek manaları yüklemeye baĢlamıĢtır. Bu konuda son sözü tarihçi Âli'ye söyletmek en iyisidir: "Zamanımızda BektaĢi derviĢleri, baĢtan baĢa namazdan ve oruçdan uzak, mezhepleri ne olduğu belli olmayan bir bölük ortada gezenlerdir. Hacı BektaĢ-ı Veli'ye intisapları sadece sözleriyledir; fiil, amel ve inanç itibariyle onunla alakaları yoktur. O velinin evladı denilen azizler de onun gibi olamamıĢlardır"". 19. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir? Önce Ģunu belirtelim ki, bu konuda dillerde dolaĢan, Sultân Orhan veya Sultân 17 Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 52-62; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-205; ġemseddin Sami, Kamus'ül-A'lâm I-VI, Ġstanbul 1308, c. II, sh. 1332; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî I-IV, Ġstanbul 1308-1315, c. II, sh. 22; Sezgin, Abdülkadir, Hacı BektaĢ-ı Veli ve BektaĢilik, Ġstanbul 1990; Hacı BektaĢ-ı Veli, Makâlât, (nĢr. Esad CoĢan) Ġstanbul 1986, sh. 17-61; Menakıb-ı Hacı BektaĢ-ı Veli, Vilâyet-nâme (Haz. Abdülbaki Gölpınarlı), Ġstanbul 1958: ġeyh Baba M. Süreyya, BektaĢilik ve BektaĢiler, Ġstanbul 1332; Öztürk, Mürsel, "Hacı BektaĢ-ı Veli", Belleten, c. L, sayı 198(1986), sh. 885-894. . 52 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN; Murad'ın Hacı BektaĢ-ı Veli ile bir araya geldiği, Hıristiyan asıllı gençlerden yeni teĢkil olunan askere onun eliyle börk giydirildiği, hayır dua edildiği ve hatta yeniçeri adının da Hacı BektaĢ tarafından verildiği tarzındaki açıklamalar tamamen asılsızdır. Elimizde Hacı BektaĢ-ı Veli ile yeniçeri teĢkilâtının münasebetlerini aydınlatan gayet açık kaynaklar yani Yeniçeri Kanunnâmesi vardır. Zaten baĢta ÂĢıkpaĢa-zâde olmak üzere, ilk dönem Osmanlı kaynaklan da, Kanunnâmedeki bilgileri doğrular mahiyettedir. Kanunnâmedeki hükümlerden anladığımıza göre, Hıristiyan gençlerinin genç ve dinç olanlarından yeni ve muvazzaf bir ordu teĢkili fikri, Bolayır Fâtihi Süleyman PaĢa'nın fermanıyla baĢlamıĢ ve Bilecik Kadısı olan Kara Halil ile meĢveret neticesi buna karar verilmiĢtir. Daha sonra Kara Halil (Çandarlı Halil Hayreddin PaĢa)'in ilgili devlet erkânı ile görüĢüp yeniçeri teĢkilâtını düzene soktuğu bilinmektedir. Bu erkan arasında Hacı BektaĢ PaĢa isimli bir devlet adamı da vardır. Bunun isim benzerliği dıĢında Hacı BektaĢ ile alakası yoktur. Yeniçerilerin elbisesi ise, o zamanda keĢif ve kerametleri bilinen Hacı BektaĢ-ı Veli evladından TimurtaĢ Dede ve Mevlana evladından Emir ġah Efendi'ye danıĢılarak dualar ile giydirilmiĢtir. Mevlana'nın torunlarından olan zat Mevlana elbisesini giydirmeyince, kepenek denilen Hacı BektaĢ-ı Veli elbisesi giydirildi. O halde yeniçerilerin giydiği kisveyi Hacı BektaĢ-ı Veli giymiĢ olabilir; ancak Hacı BektaĢ-ı Veli yeniçeri kurulmadan vefat ettiğinden o giydirmemiĢtir. Bu muvazzaf yeni ordu, kul olduğundan dolayı yeniçeri adı verilmiĢtir; yoksa Hacı BektaĢ-ı Veli'nin isimlendirmesi değildir. Nitekim ÂĢıkpaĢa-zâde meseleyi Ģöyle açıklamaktadır:

"Bu BektaĢiler ederler kim, 'Yeniçerilerin baĢındaki tac Hacı BektaĢ'ındır' derler. Cevab: Yalandır ve bu börk hod Bilecik'de Orhan zamanında zahir oldu; yukaru bâbda beyân edüb dururun ve illa BektaĢiler giymeğe sebep, Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü ve bir yeniçeriden bir eski börk diledi. Yeniçeri ana verdi. Yeniçeri üsküfini çıkardı; bunun baĢına giydirdi. Abdal Musa Vilâyetine geldi, ol börk bile baĢında, sordular kim, 'Bu baĢındaki nedir?' Ol etdi: 'Buna elf derler' dedi. Vallahi bunların taçlarının hakikati budur". Sonuç olarak, mesele yukarıda özetlendiği gibidir. Hacı BektaĢ-ı Veli, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda emeği geçen maneviyat erlerinden ve Horasan erenlerinden biridir. Kisve olarak da onun elbisesi tercih olunmuĢ bulunabilir. Bu tercihte onun evladından birinin duası bulununca ve yeniçeriler de ocaklarını onun manevi himayesinde görünce, yeniçerilere tâife-i BektaĢiyân ve ağalarına da Ağayân-ı BektaĢiyân denmiĢtir. Sonradan bu Horasan erenlerinden olması halini kötüye kullananlar ve meseleyi saptırılan BektaĢilik mecrasına çevirmek isteyenler elbette olmuĢtur. Zaman zaman aldatılan yeniçeri bölükleri de ortaya çıkmıĢtır. Celâlî isyanlarında bu anlayıĢın büyük etkisi vardır. Hatta sonradan Yeniçerilerin ahlaken bozulmalarında da bu anlayıĢın etkisi vardır. Bu olumsuz etkilerin izlerini Yeniçeri Kanunnâmesinde görmek mümkündür. ĠĢte bu olumsuz yansımalarından dolayı, 1826 yılında II. Mahmûd Yeniçeri TeĢkilatı ile beraber, BektaĢi Dergahlarını da kapatmıĢtır. Hedef bu suiistimalleri önlemektir. Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı, hele hele halkın anladığı olumsuz anlamda amelsiz bir BektaĢi grubu asla olmamıĢtır. Gerçek manada Hacı BektaĢ'ın eserleri ve asıl tuttuğu yol ise, Ġslâm'dan baĢka bir Ģey değildir18. 20. Osmanlı 1 levî gelen levî aslı var ı Bu iddia, Alevîliğin ne ; Medresesinden I memekten kay a) Osmanlı I (elerini göğüsley«t| Ġbn-i Kemal'e kaleme alan ve 81 i tenler aleyhinde I den Ġznik Müdenrii lir); ilk Osmanlı ( j Kâdizâde-i Rumi,! ¦ rinden i . Hadis'de : Fusûleyn f çalıĢan ı • II. Murad < \ Fâtih ı elimizdeki jZenbilllAIII j net dairi Alevî olan 1 I ni göstermek jj b) Bilin Ifların hürmeti i babası ġeyh t Ġ özellikle I I sevgisi, bil (dır: ġf'a-il Ibiyle Yezkh I Daha sonra d ĠPeyganibazı fikin lg Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, Kavânîn-1 Yeniçeriyân, c. IX, sh. 169-170, md. 191-197; UzunçarĢılı, Kapukulu Ocakları, c. I, 147-150; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 205-206; Ahmed Cevad, Tarih-i Askerî-i Osmanî, sh. 8-9. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 53 20. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve A-levî geleneğine bağlı olduğu, Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve A-levî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın aslı var mıdır? Bu iddia, Osmanlı Devleti'ne ilham kaynağı olan maneviyât erlerini tanımamak; Alevîliğin ne zaman tarih sahnesine çıktığını; Osmanlı hukuk kaynaklarını; ilk Ġznik Medresesinden beri Osmanlı medreselerinde okutulan itikâdî ve amelî kaynakları bilmemekten kaynaklanmaktadır. ġöyle ki: a) Osmanlı Devleti'nin Osman Gâzî'den Yavuz zamanına kadar dinî ve ilmî meselelerini göğüsleyen kadrosu, ilk fetva makamına gelen ġeyh Edebalı'dan ta ġeyhülislâm Ġbn-i Kemal'e

kadar, tamamen ehl-i sünnet dairesinde yaĢayan; eserlerini bu ruhla kaleme alan ve en önemlisi de BektaĢilik adı altında Hacı BektaĢ-ı Veli'nin ruhunu incitenler aleyhinde fetvalar veren âlimlerden meydana gelmektedir. Sultân Orhan devrinden Ġznik Müderrisi Davud-ı Kayseri ve kaleme aldığı eserler (Kara Davud incelenebilir); ilk Osmanlı Kazaskeri Çandarlı Kara Halil; I. Murad devrinin resmi otoritesi olan Kâdizâde-i Rumi, Seyyid ġerif Cürcani ve Mevlânâ Kâdi Mahmûd; Yıldırım Bâyezid devrinden ilk ġeyhülislâm Molla Fenâri ve elimizde bulunan fıkha ve itikada dair eserleri; Hadis'de zirveye yükselen Ġbn-i Melek ve eserleri; hatta ġeyh Bedreddin'in Câmi'ul-Fusûleyn ve benzeri eserleri; Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı Devleti'ne girmeye çalıĢan dalâlet fırkalarını temizleyen Mevlânâ Fahreddin Acemi ve Burhâneddin Herevî; II. Murad devrinin ilim güneĢlerinden Hıdır Beğ ve Alâ'addin Tûsî ve bunların eserleri; Fâtih devrinin fıkıh ve hadis yıldızları olan Molla Hüsrev, AkĢemseddin, Molla Gürani ve elimizdeki eserleri ve nihayet ġî'a ve BektaĢilerle alakalı aleyhte fetvaları bulunan Zenbilli Ali Efendi ve eserleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ devrinin tamamen ehl-i sünnet dairesinde geçtiğinin delilleridir. Aksi görüĢleri ileri sürenler, BektaĢi veya Alevî olan bir âlimin, kuruluĢ döneminde dinî veya kazâi bir göreve getirildiğini göstermek mecburiyetindedirler. b) Bilindiği gibi, ehl-i sünnet de, en az BektaĢi ve Alevîler kadar, Hz. Ali'yi ve onların hürmet ettikleri 12 Ġmamı severler ve hürmet gösterirler. Hatta ġah Ġsmail'in babası ġeyh Haydar ve onun babası ġeyh Cüneyd, Ģeyhliğe Ģahlığı karıĢtırana kadar, özellikle tasavvuf ehlinin manevi reisleri Âl-i Beyt'ten çıktığı içindir ki, On Ġki Ġmam sevgisi, bütün ehl-i iman arasında yaygındır. Hatta ġî'a'yı bazı âlimler ikiye ayırmaktadır: ġî'a-i Velayet ve ġî'a-i Siyâset. ġî'a-i Velayet, sadece Âl-i Beyte muhabbet sebebiyle Yezid ve taraftarlarına karĢı çıktıkları için ġî'a diye bilinen bazı tasavvuf ehlidir. Daha sonra da açıklayacağımız üzere, bu manada Erdebil'de toplanan tasavvuf ehli, Hz. Peygamber'in torunları olan kutubların çevresinde bir daire teĢkil etmiĢlerdir. Bunların bazı fikirlerinin, Kur'ân ve Sünnete aykırı olmamak üzere, BektaĢilerin veya Alevîlerin kanaatleriyle aynı olması, bunların da BektaĢi veya Alevî olduğunu göstermez. Tıpkı 12 Ġmamı medheden Yunus Emre'nin asla Alevî ve BektaĢi olmaması gibi. ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve kendinden sonra 5. ġeyh olan ġah Ġsmail'in dedesi ġeyh Cüneyd (1447-1460), ġi'î mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd, Anadolu'ya sürüldü. Sultân II. Murad'a kadar geldi ve ondan bazı siyasi 54 BĠLĠNMEYEN OSMANLI taleplerde bulundu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındı. Bütün bunları, bizzat olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar, ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca, oradan da kaçar gibi ayrılmıĢtır. Yani ġeyh Cüneyd, bazı bozuk fikirleriyle Osmanlı Devleti'ne hulul etmek istemiĢse de, PadiĢah'ın çevresindeki âlimler bu manadaki dalâlet fırkalarına geçit vermemiĢlerdir. c) Abdalân-ı Rum'un BektaĢi babaları ve Alevî dedeleri olduğu; Osman Bey zamanında yaĢayan ve hatta onunla ve oğlu Orhan Bey ile birlikte gazalara katılan Baba Ġlyas, Muhlis Baba, ġeyh Edebalı, Geyikli Baba, Ahi Evran, Abdal Musa ve Abdal Murad'ın bunların baĢında geldiği; bu zikredilenlerin Osmanlı Devleti'ne BektaĢi ve Alevî geleneğini aĢıladığı ve en azından Osmanlı Sünnî anlayıĢının daha sonrakinden daha müsamahalı olduğu iddiasına gelince, bütün bu iddialar, Alevîlik ve BektaĢiliğin asıl mahiyetinin bilinmemesinden kaynaklanan iddialardır. Bugün Alevîlik diye bilinen itikadî mezhep, aslında XV. yüzyıla kadar ġî'a'nın ta kendisidir. Ancak Alevîlik ve KızılbaĢlık tabirleri, ġeyh Cüneyd ve ġeyh Haydar ile ortaya çıkan tabirlerdir. Aynı Ģey BektaĢilik için de geçerlidir; zira Hacı BektaĢ bir görüĢe göre 1271 ve diğer bir görüĢe göre de 1337'de vefat etmiĢtir. Bu tabirler ortaya çıkmadan evvel, ehl-i sünnet ile ġî'a'nın arasındaki ihtilâflar zaten bilinmektedir. Ehl-i tasavvufun bir kısmı ise, bir nevi ġî'a-i Velayet durumundadır. Abdalân-ı Rum denilen yukarıdaki Ģahsiyetlerin, Âl-i Beyt muhabbetiyle yanıp tutuĢan ve ġî'a'nın ma'sum kabul ettiği 12 Ġmamı medheden davranıĢları ve Ģiirleri de olabilir. Sırf bu yüzden, zaten Ehl-i Beyti seven Osmanlı Hanedanının bunlarla olan münasebetlerini ve hatta bu Horasan Erenlerinin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢuna olan katkılarını baĢka türlü değerlendirmek yanlıĢ olur.

d) ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçiler, Hacı BektaĢ-ı Veli ile Osmanlı Hanedanının ciddi bir alakasının dahi olmadığını iddia etmektedirler. "Bu Hacı BektaĢ, âı-i Osman neslinden hiç kimse ile musâhabet etmedi ve andan ötürü anmadım. Yeniçerilerin baĢındaki Hacı BektaĢ'ındır derler; yalandır. Börk Orhan zamanında zahir oldu. Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü". Alakası olsa bile, Hacı BektaĢ'ın kendisi ile BektaĢi diye bilinen bazı kimselerin onunla ne derece ilgili olduklarını biraz evvel anlatmaya çalıĢtık. e) Hacı BektaĢ Zaviyesinden olduğu ifade edilen Geyikli Baba'nm Sultân Orhan ile kısa bir müddet için de olsa bir araya geldiği doğrudur. Osmanlı kaynaklarında bu konuda yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Zaten Osman Bey ve Orhan Bey zamanının maneviyât erleri olarak zikrettiğimiz Ģeyhlerden çoğu hakkında, gerçek ismi gibi çok açık konularda dahi yeterli bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla, sonradan uydurulan BektaĢi menkıbelerinden birini yansıtan bir kaynağın, Orhan Bey'in Geyikli Baba'ya rakı ve Ģarap gönderdiği yolundaki bir ifadeyi kaynak kabul ederek, ilk Osmanlı PadiĢahlarının sonrakiler gibi katı Sünnî olmadıklarını ve rakı hediye gönderecek kadar müsamahalı olduklarını söylemek, uydurma BektaĢi menkıbelerini arĢiv vesikaları gibi kabul etmek demektir. Netice olarak, Osmanlı Devleti ve onun Hanedanı, kuruluĢ gününden beri, Âl-i Beyt BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ âĢıkıdırlar; ancak t IV-1 21. Osmanlı Pıd dirim Bây durumu ile 1 Osmanlı Pa Bâyezid olduğu ı birliğini kurup devietf| tekrar baĢa dönü kayınpeder olması Vll Bâyezid'i tanıyalım, 1387 tarihin* Ġ dirim lakabıyla anMf babasının tahta | ve 791/1389 ' mıĢtır. PadiĢahı ği gibi tecri Osmanlı Karaman gören Yıldırım, hemen bu WSI{ Devleti'ne kıĢlasını kurdu, i bölgesine geçti j etmiĢti. Ege/ yen Yıldırım'm i olan Ġstanbul I olmadı. Rumeli'n* j Karamanoğlü-1392'de BurhâneddlJ mandasır kendisi I Osmanlıya t Bütün! 88-95; MwJ8 AMgl&HMf yatı'nda IStM BĠLĠNMEYEN OSMANLI âĢıkıdırlar; ancak Alevî veya BektaĢi değildirler". IV- YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ 21. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti, çocukları, döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz? Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok konuĢulan PadiĢahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti geniĢletmesine rağmen, 1402'de Ankara'da Timur'a yenilerek tekrar baĢa dönülmesine sebep olmasıdır. Ġkincisi de, hem Emir Sultân Buharî'ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid'i tanıyalım. 1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Murad'ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa'da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan dünyaya gelmiĢ ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beĢinde de babasının Ģahadeti üzerine tahta çıkmıĢtır. PadiĢah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid Ġli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Kosova'da haçlı ordularıyla meĢgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne ait sancak ve kazalara hücum baĢlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, MenteĢe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kıĢında Ankara'ya gelerek orada kıĢlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans Ġmparatoru II. Manuel'i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ'addin Bey de firar etmiĢti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet'ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım'ın bütün hayali Ġstanbul'u fethetmek idi. Bu sebeple 1391'de 7 ay sürecek olan Ġstanbul kuĢatmasına baĢladı. Bizans'ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı. Rumeli'nde gayr-i müslimlerle uğraĢan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen KaramanoğluCandaroğlu ve Sivas'daki Kadı Burhâneddin'in ittifak yaptığı duyuldu. 1392'de Candaroğlu halledildi; Ġsfendiyaroğulları da Osmanlı'ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaĢ daha dehĢetli

idi. Yıldırım'ın oğlu ġehzade Ertuğrul'un kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düĢtü. Bu arada Yıldırım'ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392'de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu. Bütün bu geliĢmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı " ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-206; Ġbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, II. Defter, (neĢr. ġerafettin Turan), sh. 88-95; Mecdî Efendi, Hadâık, c. I, sh. 22-380; Ocak, Ahmed Ya'Ģâr, "Osmanlı Beyliği Topraklarında Sufı Çevreler ve Abdalân-ı Rum Sorunu", Osman Gâzî ve Dönemi Sempozyumu, Bursa 1996, sh. 53-72; Köprülü, Fuad, Türk Edebl-yatı'nda Ġlk Mutasavvıflar, Ankara 1981, sh. 291 vd.; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd. : : . . ,«?Vj56 BĠLĠNMEYEN OSMANLI seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeĢit düĢman milletin yer aldığı 70.000 kiĢilik orduyla Tuna'yı geçerek Niğbolu'yu kuĢattı ve düĢman kuvvetler 130.000'e ulaĢtı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı Ġklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya baĢlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmiĢlerdi ve gerçekten 1397'de Konya'ya giren Yıldırım eniĢtesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya'yı Osmanlı Devleti'nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmıĢ ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti'nin olmuĢtu. Rumeli'de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmiĢti. ĠĢte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadolu'yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur'u tahrik ettikleri gibi, Timur'un düĢmanları olan bazı beyler de Yıldırım'a sığınmıĢ bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım'dan bu beyleri salıvermesini ve kendisine tabi olmasını, Ģartlarının kabulü halinde, gayr -i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, "Rum Meliki Yıldırm Bayezid' diye baĢlamaktadır). Buna karĢı Yıldırım'ın cevabı çok sert ve hatta hakaret-âmiz oldu (Mektup, %Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam' diye baĢlamaktadır). Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım'ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düĢtü ve PadiĢah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmıĢ ve yeniden baĢa dönmüĢtü. Zira bu savaĢı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadolu'da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403'de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeĢit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem baĢladı. Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takva cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali PaĢa, TimurtaĢ PaĢa, Süleyman PaĢa, Ġshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, ġemseddin Fenari, oğlu Muhammed ġah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, ġeyh Kutbuddin Ġznikî ve ġihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin baĢında, Emir Sultân denen Bâyezid'in damadı ġemseddin Muhammed Hüseynî, Hacı Bayram ve ġeyh Abdurrahman-ı Erzincan! gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük Ģairlerdendir. ZEVCELERĠ: 1- Germiyanoğlu Devlet ġah Hâtûn; Ġsa, Mustafa ve Musa'nın annesi. 2- Devlet Hâtûn; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultân. 3- Hafsa Hâtûn; Aydınoğlu Ġsa Bey'in kızı. 4- Sultân Hâtûn; Dulkadiroğlu Süleyman ġah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar'ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ettuğrul Çelebi. 2- Ġsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (TartıĢmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- Ġbrahim Çelebi. 6- Kasım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtûn. 10- Fatma Hâtûn. 11- PaĢa Melek Hâtûn. 12- Oruz .BĠÜNMEVENO™ Hâtûn. 22. Osmaniı ı Saray'dı] Bunlai \

Burada Ģuj AJOsı [ I. Murad, II. I i bulunduğu \ [plânda tslâff (tatbikatta I î Ġnkâr etmek! [ vardır, I [içindir ki, I f etmiĢtir, ı ellerinden i | ne muhalefeti I gayreti gft B) Jtl'nde içkin I Ġstenmekteki i baĢında s iler, içki ve I |- mânâsı, I | ma ve I (halde, bu 1 ' fikirlilik ı | deliller vars "Siki" i i üslerinde i mevlidde s [lir. SâKĠ* nümüzde I kullandı 131 155 1 ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57 Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- ġehzade Mehmed21 22. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. Bunlar hakkında ne dersiniz? Burada Ģu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz: A) Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ıma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devle-ti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek Ģekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. "îĢ ü iĢret", bunların baĢında gelmekte ve tarihlerdeki "padiĢah, îĢ ü iĢreti severdi " tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaĢardı Ģeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îĢ=yaĢama, iĢret=keyifli hayat ve eğlence demektir. YaĢamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meĢru dairede olduğu gibi, gayr -i meĢru dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, baĢka karîne olmadan gayr-i meĢru hayat diye izah etmek, peĢin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu baĢka türlü yorumlamak da doğru olmaz. "Sâkî" kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek Ģeyleri takdim eden Ģahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde Ģerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhanede Ģarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peĢin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kiĢiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir Ģekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur. "ġarap" kelimesi de öyledir. Aslında her çeĢit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da "hamr" kelimesiyle ifade edilen içki karĢılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, Ģerbet ve su da dahil olmak üzere bütün 20 NeĢrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 311-355; Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 78-116; Ahmed Uğur neĢri, sh. 131- 195; Tarih-i Solakzâde, Ġstanbul 1297, sh. 51-91; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 65 vd; Lütfi PaĢa, Tevârih-i Âl-i Osman, sh. 44 vd.; Kantemir, c. I, sh. 95-105; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 71-90; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hanedanlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı I-IV, Ġstanbul 1332/1923, c. I, sh. 22-25. 58

içilecek Ģeylere yani bugünkü karĢılığıyla meĢrubata "Ģarap" dendiği bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunun yasakladığı sarhoĢluk verici içkileri içenlere, hadd-i Ģirb denilen Ģer1? cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili iĢlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili iĢleseler bile, bunun açıktan iĢlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir'in II. Se-lim'le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir. Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir. C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, Ġslâm'a muhalif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmiĢlerdir. Ġslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki Ģu cümleler, bunun en bariz misâlidir: "Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri Ģarabın tadına ulaĢırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket iĢini düĢünmeğe ne zaman fırsat kalır?". Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģer'î hükümler ortaya koymaktadır. Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde Ġslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemiĢlerdir. Bütün Ġslâm hukukçuları ise, baĢta Ģarap (hamr) olmak üzere, sarhoĢluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmiĢlerdir. Ancak Ġslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun tarifinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Ġmam-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre, az veya çok Ģarap (hamr) içmek yahut sarhoĢ edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer Ġslâm hukukçuları ise, her çeĢit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamıĢlardır. Ebu Hanife Ģarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer Ġslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar. Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüĢe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna Ģirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa Ģarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoĢ olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teĢekkülünde küçük bir görüĢ ayrılığı vardır. Ġkincisi, cezaî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta'zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eks ik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır. Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, Ġslâm'ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiĢtir. Bunu Ģer'îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nde konuyla ilgili Ģer'î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle "1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuĢtur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyatta kuvvetine riâyet olunmuĢtur". AraĢtırmalar, Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında kabul edilen Men'-i Müskirat Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiĢ ve bunlardan birini de hadd-i Ģer'î olarak zikretmiĢtir. Bu kanun, devletin OSMANLI BĠLĠNMFVfM t içinde ve dıĢında ço-Osmanlı padiĢ • lâm'ın getirdiği içki birleri almıĢlardır. B II. Bayezid'e seleyi bütün y. "1. Dergâhıma jrj ¦ benzeri yerlerde, ani» . irtikâb edildiği ' fiillerinden, bütün:...... 3. Emrim size ulaji' zat bu ĠĢin üzerinde dur; yasak edesiniz, 4. Bundan sonra h'.. gibi ri'âyet edeler, 5. Sen ki, s;:1 kından gelip, Ģer Osmanlı PadiĢa men, açıkça Ģer'i hı. maktadır ki, Osman? gibi ithamlar, t. ġunu da <• ve IV. Murad'n açıklanmaktad termek değildir 23. Yıldırım Bi< Ģahitliğinin dur? Bursa'da Ulu aykırı iĢlere mani Bâyezid'in, bir içki Sultân'ın, içki içtljjf değildir. Belki Moll»; terk etmesinden nın yanına ceı Acaba içki manii Padi"1"'" gülerdir, i mükâfatın da mu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI

338/B. kendileri içki içmedikleri gibi. 90. Bundan sonra hiç bir yerde. tamamen masum insanlar değillerdir. Osmanlı Devleti'nin 30-40 sene sonra yeniden Ģahlanacağını müĢahede ettiklerinden. Timur'un Semerkand'a gidelim teklifine. Emir Sultân Buhari'nin kayınpederi olan ve Ġslâm'a aykırı iĢlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkıĢan Yıldırım Bâyezid'in. Osmanlı PadiĢahları hakkında söylenen "sarhoĢ" ve "aile hayatı berbat" gibi ithamlar. çeĢitli sarhoĢ edici içkiler kullanıldığı. Ahmed. Bütün Osmanlı PadiĢahları bu konuda hassastırlar. 21 Fermanın Orijinali. Ayrıca Ġslâm'ın Ģe'âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meĢru fiillerinden. 5. Yusuf Has Hâcib. c. Onların da günahları bulunabilir. sizlere takdim ederek. Bayezid'e ait olan bir fermanın. bütün bu izahların yanında I.. kasaba ve köylerde. ġöyle bilesiniz ve alâmet-i Ģerife itimat edesiniz". vrk. teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler. Ġstanbul 1997. . . Bâyezid Han. sancağınıza bağlı Ģehir. açıkça Ģer'î hükümleri çiğnemeleri nasıl düĢünülebilir? Bu misâlden de anlaĢılmaktadır ki. Her musibet. I. Ankara 1959. II. Kur'ân. Osmanlı sultanlarının Osman Bey'den ta Sultân Murad zamanına kadar. Kutadgu Bilig. manevi alemde. çok az istisnalar dıĢında.Akgündüz. YEE. Ahmed. -•--. Ġstanbul 1995. Peygamberlerin masum olduğu gibi. sh. Osmanlı padiĢahları. düğünlerde. köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdit ile yasak edesiniz. fâsıklar toplanıp açıkça günâh iĢlemeyeler ve Ġslâm'ın Ģe'âirine gereği gibi ri'âyet edeler. Bursa ġer'iyye Sicilleri. Mâide. sh.. kadılarsınız. nr. her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüĢtür. bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. A 33/21. bir konuda Ģahitliği arzu edilen Yıldırım'ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı Ģahitliğini kabul etmediği doğrudur. bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. Emrim size ulaĢınca. Osmanlı PadiĢahlarının bu yasaklarına ve Ģerî'ate karĢı bu hassasiyetlerine rağmen. toplantılarda ve benzeri yerlerde. sh. Asıl meseleye gelince. meseleyi bütün yönleriyle vuzuha kavuĢturmak istiyoruz: "1. ġunu da önemle belirtelim ki. NeĢreden: ReĢit Rahmeti Arat. sadeleĢtirilmiĢ metnini. içki içtiği için Yıldırım Bâyezid'in Ģahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. Molla Hüsrev.59 içinde ve dıĢında çok büyük tartıĢmalara yol açmıĢtır. bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. Osmanlı PadiĢahları. 267-268. ancak bunlardan II. hem fiilen ve hem de kavlen Ġslâm'ın getirdiği içki yasağına uymuĢlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almıĢlardır. tamamen iftiradır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır. 4. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân'ın. Bütün bu iddialar doğru mudur? Bursa'da Ulu Cami'yi yapan. 3. Akgündüz. Halil.. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı PadiĢahlarını ma'sum göstermek değildir21. Selim ve IV. 23. bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir. 1. 69-70. bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip. Ģer'î hükümleri ve emirlerimi icra edesin. BA. 14-1540. Türk Hukuk Tarihi I-II. bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiĢtir. 34-38. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari. nr. 53-54. Acaba içki iddiası nereden çıkmıĢtır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi. açıkça Ģarap içildiği. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. c. Sen ki. Bizzat bu iĢin üzerinde durub kazanızdaki halka.-. Sen ki. II. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inĢa ettirmiĢtir. Dergâhıma arz olundu ki. Baskı.. sh. Ģehirlerde. sancak beğisin. kendi zamanlarında içki . L 60 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Bunda kader-i ilahiye fetva verdirten hatalar mutlaka vardır. Belki Molla Fenari. Cin. Murad'ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları. Dürer ve Gurer. 157-158. sancak beğisin. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir Ģekilde.

I.. Künh'ül-Ahbâr. 'Eğer ma'rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen. Karamanî Mehmed PaĢa. 25. II. Devletler ve Hanedanlar.içilmesine de Ģiddetle karĢı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? mueılı Yıldırım Bâyezid'in vefatı ile ilgili üç rivayet bulunmaktadır: Birincisi. bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi. meydana . Kaldı ki. Bu. c. bu konularda gevĢeklik gördükleri zaman. kızı Marya'yı Bâyezid'e göndererek Osmanlı PadiĢahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıĢtır. Yıldırım'ın içki içtiğini göstermez. Öztuna. I. 368-384. göre bu konu "Her ne i söyleseler ( vefat« mak niyetini Semerkand'a ( ümitsizliğe etmektedir! ÂĢıkpaĢa-i etdi. Yıldırım Bâyezid'in Ģiddetli sıtma. 99-100. 51-91. bu kadının Müslüman olmaması veya baĢka sebeplerle. 110112. VII. 22-25. Osmanlı . Âli. bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. sh. 306-352. memleketinde durmayız' derlerdi. Tlmuı r'ml kuft! di" Ģekltı nakleden Ġft SUSĠĠCĠĠ64 zarı belli O ve i na tuW 24. sayı 27 (1943). yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. UzunçarĢılı. ġayet geçici bir süre içki içmiĢ olsa bile. Sırp Kralı. Hatta bazı kaynaklar. sh. içki kullandığını. az bir süre için de olsa. Belleten. Bu yüzden Ģer'an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. Yıldırım Bâyezid'in Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra. nr. sh. c. veziri Çandarlı Ali PaĢa'nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. sh. 565. Kısaca. Tarih-i Bursa (Güldeste-i Beliğ). Hüseyin Hüsameddin. Maalesef geçici bir süre de olsa. tarihçilerin çoğu. 19(96). ne zaman içki içmeye baĢladığı belli değildir. Enverî. etmektedir Yıldırım gibi dit sinin tamw isimlerinden &A] dikten sonra. sh. Hammer ve Gibbons gibi Garb Tarihçilerinin tamamına yakını. 10 sene kadar Bursa ve Edirne'de oturup Çelebi Sultân Mehmed'in çocuklarına hocalık eden. PadiĢah ve diğer Osmanlı devlet erkânı ile yakın temas halinde bulunan ve memleketine döndükten sonra Timur Tarihini yazan Ġbn-i ArabĢah baĢta olmak üzere Timur devrinin bütün Van NeĢri. sh. II. c. Acem Hamidî. 109. V. Ġnalcık. Solakzâde. nr. TTEM. sh. c. c. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek. Çev. 260-323. sh. Paul. 332-333. ġükrullah. 89-90. I. Kadınlar Saltanatı. Aksun. Türkiye Tarihi. 103-105. c. sh.„ baĢta < BĠLĠNMEYEN OSMANLI 61 kânüvisleri. Lütfi PaĢa. Konyalı Mehmed bin Hacı Halil ve Ġdris-i Bitlisî gibi ilk dönem Osmanlı tarihçilerinin kahir ekseriyeti. Bütün bunlar. Sultân'ın kapısına gelerek. I. 148-158. sh. bu sebep de dinî. sh. Halil. sh. sh. "Molla Fenan". kânüvlslen. 1391'de bu kadınla evlenmiĢtir. Yıldırım gibi dindar bir PadiĢaha. 7-10. . c. nefes darlığı ve keder dolu hayattan meydana gelen çeĢitli hastalıkların bir araya gelmesinden vefat ettiğini açıkça ifade etmektedirler . Osmanlı Tarihi. Ahmed Refik. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. VVĠttek. Kanaatimize göre doğru olan da budur. haram olan böyle bir günahın isnad edilmesinin tamamen iftira olduğunu açıkça beyan eylemiĢlerdir. 18(95). Ġsmail Belîğ-i Bursevî. ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami'yi inĢaya baĢladığı ise. Osmanlı Tarihi. siyasî veya malî konulardaki gevĢekliğidir Ģeklinde de izah edilmiĢ olunabilir22. 45. bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. Kitâb-ı Cihân-nümâ. Hatta zamanın âlimleri. Uluçay. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". c. Tevârih-i Âl-i Osman. Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. Ġstanbul 1286. Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu iĢin biraz gevĢediğini kaynaklar yazmıĢlardır.

87-89. Âli ve Hoca Sa'deddin gibi kaynaklar tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. Tâc'üt-Tevârih I-II. Osmanlı tarihi ile ilgili bazı kaynaklar. sh. 217. Aynî gibi bazı müellifler de. I. sh. ÂĢıkpaĢa-zâde. neman maslahatın gördü" veya "bu cevâbı iĢitti. Mehmed Çelebi'nin tartıĢmasız tek sultan olarak kabul edilmesiyle sona eren verimsiz ve uğursuz ara döneme denmektedir. Netice olarak. Zira Yıldırım'a Timur her türlü iltifatı yaptığı gibi. "düĢman elinde zebûn olub memleketi eller elinde görmeden ölem yeğdür" deyüb kendü nefsini helak eyledi demektedir. 1380-1422). Yıldırım'ın çocukları arasındaki saltanat mücadelesi ile devam eden ve 1413 yılında I. Hoca Sa'deddin Efendi. Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa diye bilinir." kaydını düĢerek. c. Solakzâde. Saltanat mücadeleleri nasıl yürüdü? Yani Emir Süleyman ve Mûsâ Çelebi'nin sultanlığı var mıdır?24 26. Mükrimin Halil Yinanç ve UzunçarĢılı gibi tarihçiler. arkasından hemen Bursa'ya geldi. sh. gayet melûl oldu ve hem gayret etdi.FETRET DEVRĠ 25. bu ifadeleri intihar etti diye açıklamak da doğru değildir. 172-173. c. Hatta fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya harp . Ġstanbul 1279-80. Üçüncüsü. bu iddianın tamamen yanlıĢ olduğunu delilleriyle ortaya koymuĢlardır23. Ġkincisi. Sadece Fuad Köprülü'nün bazı zayıf rivayetleri zorlama yorumlara tabi tutarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu iddiayı gündeme getirmesinden sonra mesele tekrar alevlenmiĢtir. Anonim Tevârih-i Âl-i Osman gibi müellifler ittifakla "Bâyezid Hân iĢitti kim. Yüzüğünün kaĢında bulunan zehirle intihar ettiğini nakleden ilk döneme ait tek kaynak. Ahmed Uğur neĢri. tamamen hata üzerinedirler.tarihinin dev isimlerinden Âli ve Hoca Sa'deddin Efendi gibi tarihçiler. V. "âhiret hazırlığını gördü. bundan vaz geçip. Timur'un Bâyezid'i serbest bırakmak niyetinde iken. Yıldırım'ın intiharı iddiası. Doğru olan Yıldırım'ın yukarıda zikredilen hastalıklar sebebiyle vefat ettiğidir. c. Yıldırım Bayezid'in vefatından sonra hayatta olan çocukları yaĢ sırasıyla Ģunlardır: Süleyman ġah (1375-1410). Bir de kendi hususi kütüphanesinde bulunduğunu iddia ettiği Fuad Köprülü'ye ait bir anonim yani yazarı belli olmayan bir Tevârih-i Âl-i Osman nüshasıdır. sh. Künh'ül-Ahbâr. Âli. Semerkand'a gideceğin. Bâyezid Hân'ın "tez canlu ve gayretlü kiĢi" olmasından dolayı Timur'un mu'âmeleleri karĢısında sıtma hastalığına tutulduğunu ve günden güne zayıfladığını belirttikten iki sayfa sonra. Lütfi 62 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ_ V. Bunun tam aksine MüneccimbaĢı baĢta olmak üzere çoğu müellifler. bu tür iddiaların bir rivayetten öteye gitmediği de malumdur. Süleyman)? 1402 mağlubiyetinden sonra Vezir Çandarlı Ali PaĢa ile kaçarak canını kurtaran ġehzade Süleyman.. 11 yıl sürmüĢtür. Bütün bu rivayetler. "bazılar eder ki. Fetret Devri ne demektir? Osmanlı Devleti'nin 1402'deki Ankara mağlubiyetinden sonra dağılması ile baĢlayan. muteber yerli veya yabancı kaynaklarda yer almamaktadır. NeĢrî. mevcut rivayetleri değerlendirdikten sonra. sh. Ġsa Çelebi (1378-1405). Kuvvetli kaynakların izahları karĢısında bu ifadeler. Lütfi PaĢa. hastalığının tedavisi için Timur'un saray tabiplerinden Celaleddin Arabî ve Ġzzeddin Mes'ûd eĢ-ġirazî'yi tayin ettiğini belirtmektedirler. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I. ölümünü istedi" Ģeklinde de yorumlanabilir. 101-103. Mehmed Çelebi (1382-1421). 23 NeĢrî.. ayrılırken de muhabbetle ayrılmıĢlardır". onunla yaptığı bir mülakat neticesinde. bu söz üzerine ümitsizliğe düĢen Osmanlı PadiĢahının yüzük kaĢındaki zehirle intihar ettiğini iddia etmektedirler. Timur'un zehirlettiği Ģeklindeki bir iddiadır ki. Kitâb-ı Cihân-nümâ. Bunlardan açıkça kendini zehirleyerek intihar ettiğini anlamak mümkün olmadığı gibi. I. onu Semerkand'a götürdükten sonra oradan geri göndereceğini söylediğini. zehirletildiğini söylemektedirler. Kanaatimize göre bu konuda son sözü Âli söylemektedir: "Her ne kadar bazı tarihçiler Timur'un hekimlerinin zehir içirdiğini veya kendi kendisine zehir içtiğini söyleseler de. sadece Hadîdî Vekâyinâmesi'dir. Bu iddiayı naklettiği söylenen ilk dönem tarihçilerinden. Musa Çelebi (1388-1413) ve ġehzade Kasım (1397-1417). bunun tarihçiler tarafından kale bile alınmadığını ifade etmekle yetiniyoruz. aksi iddiaların iftira ve yalan olduğunu açıklamaktadırlar. 358-363. çok önemli gördüğü eĢyalarını aldıktan sonra hemen Edirne'ye canını attı ve orada padiĢahlığını ilan etti. Timur'un iline varmasına hemandem kendü kaydın görüb Allah Te'âlâ rahmetine vâsıl oldu" ifadelerini kullanmıĢlardır ki. I.

M. su kabul» 781/1380 yıl» yava< fından 0» Babasının ı gitti ve | Ankara'ya i mattı. I. 59-60. Osmanlı Tarihi. 3. M. Ġnsanları galip veya mağlup edenlerin mesaî arkadaĢları olduğu. Sultân Mun< 1410 yılında! bir diplomat değildi. Sultân Süleyman'ın 8 yıl kadar süren saltanatı 35 yaĢındayken sona erdi. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. Belleten. c. Mu» | saltanatını 1 »vlriH/ĠHfl |45.. Ancak Osmanlının en büyük toprakları Amasya'da bulunan Mehmed Çelebi'nin elindeydi. Ġstanbul 1285. c. Belleten. Aksun. Yinanç. 591-603. Fuad. maneviyât erenleri arasında ise Yunus Emre'yi. Ġstanbul 1279. Ġstanbul 1992. sh. Ġstanbul'u 5. Fuad. NiĢancı Tarihi. Tarih-i Bursa. 49. sh. 131. Devletler ve Hanedanlar. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. Maalesef. 260323. Bursa. Sultân Süleyman'ın halinden de anlaĢılabilir25. UzunçarĢılı. defa muhasara altına alarak Bizans'ı karĢısına aldı. I. 325-345. kendisinin diğer Osmanlı Sultânlarına kıyasla. Mlhll| zaskeri olan i man'ın! olmasına k i 28. 113-116. 86-90. Sahâifu'l-Ahbar I-III.. "Yıldırım Bayezid'in Esareti ve Ġntihan Hakkında. c. Sultân. tarihçiler tarafından beğenilmeyen ve mağlubiyetine sebep gösterilen Çandarlı Ali PaĢa. VII.. Aksun. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. sert bir asker ama iyi bir diplomat değildi. Bazı komutanlar ve fitne için hazır bekleyen Romanya Prensi'nin de desteğiyle. Kantemir. I. kendi sultanlığını ilana hazırlanıyordu ve Sultân Süleyman'ı Edirne'de kıstırarak hayatına son verdi (1410). 109-120. Ġstanbul 1991 (Necdet Öztürk neĢri).< kaynaklarda ifade < Sultân Süleyman ı meyen ve mağlub Melek diye meĢM Necmüddin Hanefî'yi. c. (F.. âlimler arasında Ġbn-i Melek diye meĢhur olan Ġzzüddin Abdüllatif. sh. Künh'ül-Ahbâr. c. c. IlıĢ-Ġ13) 27.ûlM*« 345. 313.-. . sh. MüneccimbaĢı. II. Ġntihar Meselesi". ĠA. Fetreti Sultân Mus MelikĢah. 24 Âli. sayı 27(1943). 117-144. Ġskendernâme müellifi Ahmedî ile tarihçilerin mazbut bir Ģair olarak anmadıkları Mevlânâ Hamza'yı zikr edebiliriz. sh. Giese neĢrinden Nihad Azamat). . . sh.. sh. c. Musa Çelebi mütereddit idi ve hatta ağabeyinin padiĢahlığını tanıyordu._. "Yıldırım Bayezid'in Ġntiharı Meselesi". c.ilan eden Macarları dahi yendi. 28-29. sayı 2 (1937). Ģâirler arasında. I Üzerine gelen Men Mehmed Çelebi I ğutunca bunu fırsat! Sırbistan PrensI'nM geldi ve Sultân I süren saltanatı da! (1413). Köprülü. I Ġskendernâme rttö Mevlânâ Hamza'yı i lan olduğu. Öztuna. I. ancak Mehmed Çelebi tarafından tasfiye olunmuĢtu. oğlu Muhammed. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Tarihi. Mehmed Çelebi adına Rumeli'ye geçmesine rağmen. Bursa'nın bu özelliğini ortadan kaldırdı ve 51 yıl devam edecek olan Edirne devri baĢladı. Anonim. müftilik yapan Necmüddin Hanefî'yi. Musa Çelebi. Üzerine gelen Mehmed Çelebi'yi mağlup etti ve bu olaydan sonra iyi bir diplomat olan Mehmed Çelebi Ġmparator'a sığındı. . Anadolu'ya geçti ve Bizans Ġmparatoru ile kurduğu dostlukların da yardımıyla. Tevârih-i Âl-i Osman. I. .' 27. sh. V. Hadidî. 91-98. c. Mehmed (. I. 91-124. sh. sh. II. Sultân Süleyman. Demir Kafes Rivayeti. Köprülü. I. Tevârih-i Âl-i Osman. takva cihetiyle pek kuvvetli olmayan Vezir Ali PaĢa'nın da etkisiyle.. 132. Solakzâde.1. "Bâyezid II". sh. sh. Bu arada Anadolu beylikleri Süleyman'a karĢı Mehmed Çelebi'yi desteklemeye baĢlayınca Musa Çelebi de ona itaat etti ve Süleyman'ı takip için Rumeli'ye geçti.. sh.. Sultân Süleyman'ın Edirne'yi taht Ģehri ilan etmesi. ele geçirmiĢ.. Sultân Musa Çelebi kimdir? 1410 yılında Edirne'de padiĢahlığını ilan eden Musa Çelebi. . Ġzmir ve Ankara'yı aldı. Mükrimin Halil. Diğer tarafdan Ġsa Çelebi bir ara Bursa'yı kuĢatmıĢ. 591-599. manevî yönünün o kadar mükemmel olmadığı bazı PaĢa. sh. OfflM BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 kaynaklarda ifade edilmektedir. c. ' Sultân Süleyman devrinin en önemli devlet adamı. sh.

KardeĢi Ġsa Çelebi'yi tasfiye etti. Osmanlı Devleti. sh. Osmanlı Tarihi. c. I. Karamanoğlu yine hareke! geçti. Çelebi Mehmed Rumeli'ndeki olaylarla uğraĢırken. Devletler ve Hanedanlar. Devletler ve Hanedanlar. Künh'ül-Ahbâr. Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. Ġzmir'de. Aksun. sh. Ġyi bir diplomattı. Lütfi PaĢa. sh. II. V. 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman ġah'ın kızı Devlet Hâtun'dan dünyaya gelmiĢtir. 117-144. ancak mağlup oldu. I. c. 91-98. Musa Çelebi'nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaĢ verilerek Ġznik'te mecburi 1 ikamete zorlanan ġeyh Bedreddin. sh. Solakzâde. 198. sh. V. Sultân Musa zamanında ona destek olan devlet adamları arasında veziri Kör MelikĢah. Osmanlı Tarihi. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir. c. sh. UzunçarĢılı. Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun'da. Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. 113-116. sh.j Sultân Mehmed de boĢ durmuyor ve Sinop'daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını} Osmanlı Devleti'ne ilhak ediyordu. 325-345. II. iç ve dıĢ düĢmanlar. Böylece 25 yaĢında 3 yıl kadar süren saltanatı da sona erdi ve Osmanlı tahtı sadece Mehmed Çelebi'ye kalmıĢ oldu (1413). Ancak Süleyman Bey'in Ankara'ya kadar gelmesi üzerine. 1413 yılında kardeĢi Musa Çelebi'nin öldürülme25 Âli. sh. Ancak Sultânf Mehmed'in fevkalade basiretli idaresi ve Allah'ın yardımıyla bu iki büyük bela da aĢıldı. ikinci defa. 91-124. iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti'nin baĢına açmakta gecikmediler. belli çevrelerce kullanıldı. Osmanlı Tarihi. Musa Çelebi'nin Kazaskeri ve birj nevi ġeyhülislâmı olan bu ilim adamı. I. I. c. 61-68. sh. Ahmed Uğur neĢri. Lütfi PaĢa. Rumeli beylerini de kendisinden soğutunca bunu fırsat bilen Mehmed Çelebi. sh. Ahmed Uğur neĢri. Ġshakl Bey'in Rumeli'deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. ġehzade Mehmed ġah ve PaĢa Melek Hâtûn adında üç çocuğu olmasına karĢılık. 26 Âli. 117-144. 64 BĠLĠNMEYEN OSMAĠ sinden sonra. 91-98. Osmanlı Tarihi. bunun kardeĢi Bahsi Beğ'i. sh. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi. Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid PaĢa'nın tavsiyelerine uyarak Amasya'ya gitti ve padiĢahlığını ilan etti.115-120. ġeyh Bedreddin'in de Rumeli'de bu tür hareketlere giriĢme teĢebbüsleri bardağı taĢıran son damla oldu. Mehmed Çelebi'nin bir paĢası olan Gâzî Ġsha| Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. Fetret Devri de böyle sona erdi. sh. Manisa'nın KızılbaĢlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti'nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı.109-114. Hacı Ġvaz PaĢa'nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid'in sur dıĢııf da kalan kabrine hakaret bile etti. 325-345. Daha önce ġeyh Bedreddin'in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa. sh. hem Rumeli beylerinin ve hem de Sırbistan Prensi'nin desteğini alarak kardeĢi Musa ile Çamurlu Derbend'de karĢı karĢıya geldi ve Sultân Musa ağabeyine yenilerek öldürüldü. Kantemir. Öztuna. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. Aksun. ĠĢte bu kargaĢa içinde Sultanlık koltuğuna oturaf Mehmed Çelebi. Aydın ve Ġzmir taraflarında fesada baĢlayan Börklü-ce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski iliĢkilerinden korkarak. Mehmed esir aldı. c. Osmanlı tarihçileri tarafından ye| asrın yani Hicrî 9. sh. 61-68. bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu ve 9. Tevârih-i Âl-i Osman. 91-124. Öztuna. âlimler arasında Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin-i Simâvî'yi zikretmemiz gerekmektedir. Sonra affetti. Sultân Musa'nın evladı yok idi26. Mihal oğlu Muhammed Beğ.Musa Çelebi. 28. asrın müceddidi kabul edilmektedir. c. sh. Solakzâde. c. yeniden eski ihtiĢamına kavuĢmak üzere iken. c. Aydın'daki Candaroğullarımn da tabiiyetini kabul ettikten sonıj Karamanoğlu'nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. Bunlardan birincisi. c. Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise. Ancak 1410 yılında Rumeli'de saltanatını ilan edince durum değiĢti. Künh'ül-Ahbâr. UzunçarĢılı. Kantemir. Ġshak Bey'in 1415 muharebesin den sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı'nın eline geçti. Germiyanoğlu Yakub Bey'in Mehmed Çelebi'ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa'j kuĢattı. Sultân Süleyman'ın ġehzade Orhan. Buna karĢılık Mac Kralı Sigismund'un haçlı seferi teĢebbüsü. I. I. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi'ye itaat etti. . 113-116. Bu arada Venedik donanmasına karĢı 1416 yılında Çalı Bey ko) mutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti. c. KastamonuSinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı. 204-241. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir? 1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi. I. ġeyh Bedreddin isyanı idi.

1420'de Ġstanbul'da Ġmparator II. hatta kendilerine rehber edinenleri bile çıkmıĢtır. Âli. ġeyh Bedreddin'in baĢından beri Bâtınî fikirlere sahip bir ehl-i dalâlet olduğunu hükme bağlamıĢlardır. 2ġehzade II. c. Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında. Üzerinde çok söz söylenmiĢtir. TimurtaĢ PaĢa-zade Ali Bey'in de mağlup olmasıyla ciddileĢti. Sultân Mehmed'e yenildi ve Bizans Ġmparatoruna sığındı. Solakzâde. Osmanlı tarihçilerinin mühim bir kısmı. Ahmed Tevhld. tarihin ilk Türk komünisti diye Nazım Hikmet'e manzum medhiye bile yazdırmıĢlardır. 244-326. 85-94. baĢtan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid PaĢa'yı. baĢlangıçta ġeyh Bedreddin'in büyük bir Ġslâm âlimi ve hukukçusu olduğunu. sh. 3. sh. Alevî grup ise. Osmanlı Devleti'ne isyan eden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in haline bakarak onu bir Alevî Dedesi olarak görmüĢlerdir. Bunun yanında. Ġdamına fetva veren ise. Kara Ya'kub lakabıyla meĢhur olan Ya'kub bin Ġdris'i. Samimi. II. Osmanlı tarihi açısından tam bir bilmecedir.000'lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa'nın isyanı.Evvel .Emine Hâtûn. ZEVCELERĠ: 1. 6876. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 65 »yeni pırını ĠTorya çıkan Yıldırım'ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa'dır. Murâd.Bizans bunları Ģiddetle destekliyordu. Sultân Mehmed'in ikinci belası ise. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur? ġeyh Bedreddin meselesi. Kitâb-ı Cihânnümâ. zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle ġeyh Abdüllatif'i. sh. Mevlânâ Sarı Ya'kub'u. "Bursa'da Çelebi Sultân Mehmed Han. Ordularının sayısı 5. Ģâirlerden ise sadece Hüsrev ü ġirin müellifi ġeyhi ile Molla Ezherî ve ġair Zihni'yi sayabiliriz27. 5-ġehzâde Ahmed. Bunun üzerine Rumeli'deki Deliorman'da yerleĢen ġeyh Bedreddin isyanı geniĢletme çabalarını sürdürdü. Kâfiyeci lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhyiddin'i ve Bâyezid-i Sofî'yi. Bazı samimi araĢtırmacılar ise. Bâyezid PaĢa'nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi. 144-194. 24 kere savaĢa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıĢtı. ilmiyeden gelen Ġbrahim PaĢa'yı ve Bursa kahramanı Hacı Ġvaz PaĢa'yı. 4. Amasyalı Pir Ġlyas'ı ve ġeyh Muslihuddin Halife'yi. Bir kısım peĢin hükümlü tarihçiler ġeyh Bedreddin'i. Acaba hangisi doğrudur? 27 ÂĢıkpaĢa-zâde. dürüst.000 ve 10. 29. Komünizm'in revaçta olduğu günlerde. Vefatında Osmanlı devleti eski geniĢliğine ve kuvvetine ulaĢmıĢtı. 517-555. ancak sonradan ġeyh'likden Ģahlığa heveslendiğini ve devlete isyan ettiği için idam edildiğini ifade etmiĢlerdir. Künh'ülAhbâr. sh. asrındaki büyük âlimler arasında Sa'deddin Teftezânî'nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar'ı. sh. Ahmed Uğur neĢri.ġehzade Yusuf.ġeh-zâde Kumru Hâtûn. Bunu Torlak Kemal'in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti'nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmıĢ oldu.ġeh-zâde Küçük Mustafa. Sa'deddin Teftezâni'nin talebelerinden olan Herat'lı Mevlânâ Haydar'dır. Tarih. Mehmed Çelebi'nin oğlu ġehzade Murâd. NeĢrî. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd'in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa. c. sh. "kadın hariç her Ģey ortaktır" dediğini iddia ederek. 2. ÇOCUKLARI: 1. Normalde Sultân Mehmed'in ağabeyidir. Sultân Mehmed Çelebi 39 yaĢında vefat etti ve Bursa'daki YeĢil Türbeye defn o-lundu. 124-138. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karĢılık Ġmparatora yılda 300. Murad'ın annesi. Osmanlı döneminin Cumhuriyetçisi ve ihtilalcisi diye baĢlarına tac etmiĢlerdir. dindar ve diplomat bir devlet adamıydı. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meĢgul olan Sultân Mehmed. V. Lütfl PaĢa.000 akçe ödenmek Ģartıyla anlaĢma yapıldı ve hatta bu anlaĢmanın da etkisiyle Sultân Mehmed. Manuel'i ziyaret bile etti. olayı duyunca hemen Serez'e geldi ve Bâyezid PaĢa'nın gayretiyle ġeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarĢısında idam edildi. Amasyalı bir PaĢa'nın torunu. Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dıĢ düĢmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla orta29. Dulkadır oğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. 1420 yılında bu olay da kapatılmıĢtır. Tevârîh-i Âl-i Osman.ġehzade Mahmûd.

Daha evvel anlattığımız gibi. Hanefi mezhebi ile alakalı mükemmel bir mukayeseli hukuk kitabıdır. Ġznik'te göz hapsinde iken kaleme aldığı bu eser. ileri sürülen iddialar arasındadır. fesad grubunun içinde yer alması ve de Sultân Mehmed'e isyan edenlerin manevi reisi durumuna düĢmesidir. Bunun Kütahya Simav ile ilgisi yoktur. Ġslâm Hukukuna dair Letâif ül-ĠĢârât baĢta gelir. Bu kitabın ona ait olmadığı ve hatta onu isyan için kullanan bazı bozuk fikirli insanlar tarafından uydurulduğu.. c. Börklüce Mustafa denilen ve Dede Sultân diye de bilinen alevi dedesinin isyanı. Osmanlı Tarihi. bunu Torlak Kemal denilen bir Yahudi dönmesinin takip etmesi ve ġeyh Bedreddin'in de bunlarla olan irtibatı. Bu sebeple ġeyh Bedreddin'i yakından tanımak en doğrusudur. Bu zikredilenler ve edilmeyenler. Bunlarda Bâtınîlik. mezhebin!1 kik zort. Gerçek olan ġeyh'in Ģahlığa heveslenmesi. Tahsilini Kadi-zâde-i Rumî ile birlikte onun babasının yanında yapan ve sonra da Kahire'ye giderek baĢta Seyyid ġerif Cürcânî olmak üzere büyük âlimlerden ders okuyan Mahmûd. I... Bunun en büyük delili. bazı yerlerde vahdet'ül-vücud'dan ziyâde vahdet'ül-mevcud nazariyesiyle tam bir materyalist gibi hareket Cer. ġeyh'in gizli bir Ģekilde Rumeli'ye geçmesine. bir gazi ve de 1361'de Edirne fethedildikten sonra ele geçirilen Dimetoka'ya bağlı Simavna veya Samavna denilen beldenin de ilk kadısıdır. Hayatı hakkında en geniĢ bilgiyi torunu Halil tarafından Menâkıb-ı ġeyh Bedreddin adıyla kaleme alınan eserden öğreniyoruz. daha sonra Anadolu'ya gelmiĢ ve nihayet özellikle Ġslâm Hukuku konusundaki uzmanlığından dolayı Sultân Musa'nın Kazaskerliğine tayin edilmiĢtir..115-127." 'esc de' OĠâiı ricvni sünnet w . Ancak bu kitaba baktığımızda. Kantemir. Ġslâm'ın temel esaslarına ters düĢen ve insanı tamamen dinden çıkarabilecek hususlar bulunmaktadır. Sultân Musa tasfiye edilince ġeyh Bedreddin çoluk çocuğuyla birlikte. UzunçarĢılı. ġeyh Bedreddin hakkında Ģunları biliyoruz: Asıl adı Mahmûd olan bu zatın babası Ġsrail. orada bazı nakillere göre Bâtınîlik fikirlerinin etkisinde az da olsa kalmıĢtır. ġeyh Bedreddin'in öteki eserlerinin tam tersine. Devletler ve Hanedanlar. Osmanlı Tarihi. sh. sh.. 1397 yılında Ģeyhi Hüseyin Ahlâtî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen ġeyh Bedreddin. ġeyh Bedreddin'in eserlerine baktığımızda. c. Bunu Câmi'ul-Fusûleyn adlı ÜstrûĢenî ve Ġmâdî isimli büyük Hanefi hukukçularının kaleme aldığı Fusûl isimli hukuk eserlerini birleĢtirerek ve asrın meselelerini de ilave ederek telif ettiği mükemmel bir hukuk kitabı takip eder.Hazretlerinin Kerimelerinden Hafsa Sultân Namına bir Kitabe". I. Meseleyi olduğu gibi yansıtmaya çalıĢmak en güzelidir. Geriye Varidat adlı ona isnad edilen tasavvufa dair bir eser kalmaktadır. tamamen Sünnî ve Hanefî esaslarına göre kaleme alınmıĢ eserlerdir. m BĠLĠNMEYEN OSMANLI UlLlNMfcYEN Kanaatimize göre ifrat da tefrit de doğru değildir. Öztuna. Bu eserin bazı yerlerinde Allah'dan ve O'nun peygamberlerinden bahsederken. I. nr. Bu arada Tebriz ve ilim merkezi Kazvin'e uğrayan ġeyh. bir Osmanlı emiri. 17-120. Eflak Beyine sığınmasına ve neticede ortaya çıkan bu Alevî isyanının reisi gibi görünmesine yol açmıĢtır.:. göz hapsinde tutulmuĢtur. Burada kadılık yaparken oğlu Mahmûd dünyaya gelmiĢ ve adına Ġbn-i Kâdî Simavna veya Simavna Kadısı oğlu denmiĢtir. Bunun tek istisnası Varidat adlı eseridir ki. c... hem neslinin ortada oluĢu ve hem de telif ettiği eserleridir. 347-375. II. sh. esasian t* Ġslatat. Aksun.. sh. 1000 akçe maaĢla Ġznik'e getirilmiĢ ve gereken saygı gösterilmekle beraber. 39. Alevîlik veya materyalist bir vahdet'ül-mevcudculukla alakalı tek bir cümle yoktur. 99-106.. Kahire'de inzivada olan Hüseyin-i Ahlâtî'den tasavvuf dersi almıĢ ve Timur'un huzurunda yapılan ilmî tartıĢmada Ġslâmî ilimlere olan vukufunu ispatlamıĢtır. ġeyh Bedreddin aslında alevi falan değildir. bunun gerçekten onun tarafından yazılıp yazılmadığı da tartıĢmalıdır. Önemle ifade edelim ki. TOEM. 187-189.

Ġslâmiyetin telkin ettiği Ģekliyle Allah. Osmanlının kargaĢa döneminde tahriklere aldanmıĢ ve isyancı Alevîlerin ve hatta Alevîlerin de kabul edemeyeceği vahdet'ül-mevcudcu bir dalalet grubunun dairesine girmiĢ ve neticede kamu düzeni gereği isyanı sebebiyle idama mahkum edilmiĢt ir. toplumda karıĢıklık çıkaranların rehberi olan. Acaba ġeyh Bedreddin bu mudur? Bu soruya hemen evet diye cevap vermek çok zordur. Ġslâm'ın temel esaslarını reddeden. Alemin ezeli ve ebedi olduğu ileri sürülen aynı eserde. Vâridât'ın böyle bir âlimin eseri olmasını akıl kabul etmemektedir. cin ve Ģeytanla alakalı Ġslâm'ın esasları da tamamen saptırılmaktadır. Yani ġeyh Bedreddin. Sünnî-Hanefi Ġslâm Hukukçusu ve eserleri âlimlerce asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve Musa Çelebi'nin Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin'dir. Üçüncüsü. Fakat. O halde karĢımızda bir kaç tane ġeyh Bedreddin vardır: Birincisi. ¦onun ttânî m tiye inin ettiği görülmektedir. ısrarla "insanları bilerek dalâlete sevk edenlerden olduğunu isbat etmesi" de önemlidir. ġeyh Bedreddin'e ait ise. kıyamet inkâr edilmekte ve buna bağlı olarak haĢr-i cismânî denilen haĢir redd olunmaktadır. Peygamber ve ahiret inancı olmayan. Ġkincisi. Osmanlı kaynaklarından ve Ebüssuud'un fetvasından anladığımız. melek. Cennet ve cehennemin de inkâr edildiği eserde. kerametleri olan veli ve mutasavvıf bir ġeyh Bedreddin'dir. bu vesileyle aslında Alevî olmadığı halde Anadolu'da isyan eden Alevî grupların mercii haline gelen ve Ģeyhliği ġahlığa değiĢtirmek isteyen ihtilâlci ġeyh Bedreddin'dir. alevî değildir. Simavîler diye bilinen müritleri namaz ve oruç gibi Ġslâm'ın hükümlerinden habersiz bulunan ve en önemlisi de vahdet'ül-mevcudcu yani neredeyse panteist ve inkarcı bir ġeyh Bedreddin'dir. Zira hapisteyken yani idamından bir kaç sene önce kaleme aldığı Ġslâm Hukuku eserinde tam bir ehl-i sünnet gibi Ġslâm'ın esaslarını anlatan bir âlimin bir iki sene içinde bu hale gelmiĢ olması akla zor gelmektedir. Herevî'nin idam fetvasında. ġâir kefere gibi adın anmayub la'net etmeyüb kendi halinde olan Müslüman kâfir olmaz" demesi çok manidardır. Çoğu Osmanlı tarihçilerinin kanaati de bu yöndedir. ġeyh Bedreddin'e ait gibi görünen bu Ģahsiyetlerden birincisi ve dördüncüsünün birleĢtirilerek kabul edilmesi Ģeklindedir. devlete isyanının çevresinin planlarına ve yapılan isnadlara dayandığını açıkça ifade etmekte ve ġeyh Bedreddin'i övmektedirler28. Kur'ân.keı deıv islâm Hıfc-Çe»" de: be-""1)' h BĠLĠNMEYEN OSMANLI 67 »aya ĠSeyh pnI2i ve reya ımûd iîtlr. Eğer bu eser. Ebüssuud'un sorulan bir soruya verdiği cevapta "Anın müridlerinden olan kâfirlerdir' demek lâzımdır. Âli ve benzeri tarihçiler. büyük bir Ġslâm âlimidir. ilim meclisinde ġeyh Bedreddin ile tartıĢmıĢ. Kazvin'de Bâtınîlikden etkilenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. eskilerin tabiriyle kadınlar dıĢında her Ģeyin insanlar arasında ortak olduğuna inanan Ġbâhiyye mezhebinin mensubu bulunan bir zındık ve mülhid karĢımızda demektir. Dördüncüsü ise. Nitekim Sa'deddin Teftezânî'nin talebesi olan Mevlânâ Haydar Herevî. sünnet ve diğer kaynaklara dayanarak ġeyh'i ilzam etmiĢ ve bizzat ġeyh Bedreddin'in kendi suçunun cezasını ikrar ettikten sonra ıslâh-ı âlem ve hıfz-ı nizâm-ı Beni Â-dem için idamına fetva vermiĢtir. Bedreddin'in büyük bir âlim olduğunu. .

c.. Ömer Faruk. 104-106. yeni bir haçlı seferi için kollan sıvadı ve haçlı orduları Osmanlı Devleti aleyhinde Ak ġövalye diye bilinen Erdel Voyvodası Hunyadi YanoĢ kumandanlığında bir araya geldiler. sh. Osmanlı Tarihi. Edirne'ye gelerek padiĢahlığını ilan etti ve bununla da kalmayarak ordusuyla Bursa'daki II. II. Ġbrahim Bey ile de sulh andlaĢması imzalandı. Devlet adamları ve yeniçeri bu duruma razı olmadı ve Sultân Murad'ın yeniden tahta geçim-çıktı SOP: Fâtır. UzunçarĢılı. 1444 yılında ikinci defa sultan olan II. Bizans'ın ihanetini gören Sultân Murad. I. Aksun. Bu zaferler devam ederken. ġerafettin. da <!• Koso. c.SULTÂN II. Maddi sebepler açısından teslim almayı ümit ederken. Mahmûd Esat. Ġstanbul 1998. 566. Künh'ül-Ahbâr. 40 yaĢına gelen ve gerçekten de yıpranan II. Solakzâde. Bütün Ġslâm âleminde ve özellikle Kahire'de dualarla yâd edilen bu zafer. 13 yaĢındaki Küçük Mustafa'nın Ġznik'de Bizansın tahrikiyle saltanat ilan ettiğini duydu ve hemen ona yöneldi. sh. 1421 yılında babasının vefatından 41 gün sonra gelip Edirne'de tahta oturur oturmaz. Osmanlı Devleti'nin Balkanların sahibi olduğunu tescil etmiĢti. 134-136. "Osmanlı DüĢünce Tarihinde Toplumsal Bir Muhalefet Olarak ġeyh Bedreddin ve Haraketinin Tahlili".28 Âli. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir? Bazı tarihçilerin Osman Bey'den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. 1404 yılında Dulkadiroğlu Emine Hâtun'dan Amasya'da dünyaya geldi. sayı 212214(1991). Kâtip Çelebi. sh. c. Orhan. Bu arada fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya problem çıkaran Anadolu beyliklerinin de üzerine gitti ve sırasıyla Aydın. 68 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'VI. Mehmed. böylece Av tam. sh. c. Aynı yıl. Lütfl PaĢa. I. Mecdî Efendi. Mustafa Çelebi. annesinin s-OrtRf Hatn. Murad'ı yani babasını tahta davet etti. Belleten. Tuna'yı geçerek Varna'yı kuĢattılar. . sh. sh. Yılmaz. Ayrıntılı bilgi için bkz.000 askeriyle Varna önlerine ilerledi ve sadece 150 Ģehidle haçlı ordusunu darmadağın etti. Yüzyıllar). Tevârîh-i Âl-i Osman. KeĢf'üz-Zunûn.000 askerle Ġstanbul'u kuĢattı.Bilge. 185-188. I. sh. Kilisli Rıfat). MenteĢe ve Germiyan Oğulları beyliklerini tarihten silerek tamamen Osmanlı Devleti'ne ilhak etti. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15. hemen Edirne'ye geldi ve 40. 73-74. c. c. Osmanlı ordusu Hıristiyan kuvvetler karĢısında bir kaç defa mağlup duruma düĢtü. sh. 1425'de Venedik ile sulh yapan Sultân Murad. düzmece olduğu iddiasıyla idam edildi. Murad'ın üzerine yürüdü. sh. Ortodoks oi a Bror 3-i. Macaristan'la Segedin AndlaĢmasını imzalamak durumunda kaldı (1444). 1426'da Macar ordusunu bozdu ve fetihlere devam etti. Osmanlı Tarihi. c. Tahtta oturan II. Murad yeniden yani ikinci defa oğlunu tahta çıkardı (1445).-Oğlu yı'nda vefa: ZEVCE! bey'in kızı. Ġstanbul 1998. Ġstanbul 1997. Inkılâb Tarihi. Murâd. (neĢr. LV. 1422'de Sultân Murad'a mağlup olan amca Mustafa. Yaltkaya. Limni'de göz hapsinde bulunan amcası Düzmece Mustafa. 136-202. I. Teke. Ġstanbul 1971. kendisi ibadet ve taatle meĢgul olmak üzere Manisa'ya çekildi ve Fâtih Sultân Mehmed birinci defa Osmanlı Sultânı oldu. Sultân Murad'ın Anadolu'daki sıkıntıları devam ederken Macarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti'ni rahatsız ediyorlardı. Murad. Bozkurt. sh. Fâtih'in babası Sultân II. 1551.. Hadâık. Mevlüt. en önemlisi Ġzladi mevkiindeki 1443 yılındaki yenilgi olmak üzere. Belgelerle Osmanlı Tarihi MI. Bunun üzerine Sultân Murâd. 341-349. c. 360-367. 11-Sultân . Edirne'ye dönen II. Mısır'daki Ġslâm âlimlerinin de manevi desteği alınarak Karamanoğlu II.. hemen 30. I. V. II. 71-73. Murâd. Uyanık. -17.. !¦')¦ Sultân. Ocak. 1444 Ağustos'unda oğlu Mehmed'i tahta geçirerek. Aslında düzmece olmadığını daha evvel ifade etmiĢtik. 142-144. MURÂD DEVRĠ 30. Hem Osmanlı ordusunun yenilgisinden ve hem de Fâtih'in 14 yaĢında bir genç PadiĢah olmasından heveslenen Papa. yapılan meĢveretler ve özellikle Vezir-i Azam Çandarlı-zade Halil PaĢa'nın ısrarlarıyla. Bizans Ġmparatoru tarafından serbest bırakılınca büyük bir sıkıntıyla karĢı karĢıya geldi. Ahmed Ya'Ģâr. 99-106.

Zağanos PaĢa ve Kasım PaĢa'yı. Künh'ülAhbâr. Zira 30 yıl boyunca saltanatını büyük bir ciddiyetle.Fatma Sultân. asrının meĢhur âlimlerinden Molla Fenari'den sonra müftülük makamına gelen Molla Yegân lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhammed. I. 5. 2312. II. oğlu Fâtih'i de alarak Arnavutluk seferine çıktı. Murad. c. sh. Asrındaki büyük devlet adamları arasında. 13-18. 95-139. sh. Candaroğlu Ġsfendiyar Bey'in kızı.Hüma Hâtûn: Abdullah isimli bir Ģahsın kızı ve Fâtih'in annesi. Seyyid Alâ'addin Semerkandî. 8. Resimli Tarih Mecmuası IV.¦¦¦¦ ^ ¦¦¦¦-. sh. Devletler ve Hanedanlar. Sırbistan Despotu George Bronkoviç'in kızı. c. 3. devĢirmelerden ġihâbüddin PaĢa. Çekilmesinin sebebi. 14. Ancak Müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hâtûn ile Fâtih'in üvey annelik dıĢında alakası yoktur. I. Bunda dost düĢman ittifak halindedir. 4-Tâcünnisâ Hatice Halîme Hâtûn. Kitâb-ı Cihânnümâ. 10. Uluçay. Muhammediyye müellifi Yazıcızâde. Timur PaĢa'nın oğlu Gazi Umur PaĢa. Çandarlı-zâde Halil PaĢa. sh. sh.Yusuf Âdil ġah. 326-417.. I. sh. Ģâirlerden Hacı Ġvaz PaĢa'nın oğlu Atâyî ve Ģiirlerinden dolayı idam edilen Nesîmî'yi mutlaka zikretmeliyiz29. Çandarlı-zâde Halil 29 ÂĢıkpaĢa-zâde. sh.mez. sh.Hatice Sultân. c. Aksun. NeĢri. 13. 12. bir kısım tarihçilerin kullandığı îĢ ü nûĢ tabirlerini içki ve eğlence diye yorumladıkları gibi asla nefsî arzular ve .ġehzade Hüseyin. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.Dulkadiroğlu Alîme Hâtûn. 2. c. 366-451. 70 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' PaĢa gibi bir vezir-i a'zam. sh. Çocuksuz ve Ortodoks olarak ölen ve Fâtih'in üvey annesi olan bu kadın. Molla ġemseddin Gürânî. 11. lüle 1ĠfĠ'.Yeni Hâtûn. Osmanlı Tarihi. 31.Ulu ġehzade Alaaddin Bey. 5-Mara Hâtûn.ġehzade Büyük Ahmed. sh. 121-124. 555-681. ġihâbüddin PaĢa ve Saruca PaĢa gibi komutanlar ve Molla Hüsrev gibi bir Kazaskerle birlikte tahta geçirmiĢ ve kendisi de Hamza Beğ ve Ġshak PaĢa gibi dostlarıyla birlikte Manisa'ya çekilmiĢlerdir. Murâd. Ali Rıza. Envâr'ül-ÂĢıkîn adlı eserin müellifi Ahmed-i Bîcan ve ġeyh Muslıhuddin'i. Hızır Beğ ve Alâ'addin Tûsî'yi. 4. 194-246. Papanın da desteğini alarak bir diğer haçlı seferi daha düzenledi ve Osmanlı sınırlarını geçerek Kosova Ovasına kadar geldi. ¦. ZEVCELERĠ: 1. 9.¦¦ i.Fâtih Sultân Mehmed. c. Ziraî yurt: ta* i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 69 tahta geçmesini ısrarla arzu ettiler. Lütfi PaĢa. Tevârîh-i Âl-i Osman. Oğlu Mehmed'i... Varna zaferinden sonra Arnavutluk'da Ġskender denilen bir mürtedle baĢı belaya giren II. 148-150. Oğlunu Manisa Sancakbeyliğine gönderen II.Hafsa Sultân. ÇOCUKLARI: 1. Ġstanbul 1953. maneviyât erenlerinden Hacı Bayram'ın halifelerinden Ak Bıyık. 2. Sağman. mut'. 3 ġubat 1451 sabahı Edirne Sara-yı'nda vefat eyledi. Kosova Zaferini kazandı ve böylece Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atmak için giriĢtikleri son seferi de zaferle tamamlamıĢ oldu.Erhondu Sultân.ġehzade Selçuk Sultân. Murad 1449 yılında oğlunu evlendirdi. Murad tahta çıktı ve oğlu da böylece iki defa tahta çıkıp inmiĢ oldu (1446).Çar nos.ġehzade Ġsfendiyar. 129-147. Solakzâde. bazı araĢtırmacıların. Kantemir. "Fâtih'in Anası". Damad Karaca PaĢa. istikametle ve dürüstlükle yürütmüĢtür. 7-ġehzâde Hasan. 195-268. Tarih. Âli. Amasyalı Mahmûd bey'in kızı. 107126. 6ġehzade Orhan. V.¦¦¦-. 17 Ekim 1448 tarihinde II. Fâtih'in annesinin devĢirme olduğu nakledilmektedir. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 3. c. I. Bu ısrar karĢısında üçüncü defa II. UzunçarĢılı.. sh. bu soruya olumlu cevap veremez. II. Buradan Edirne'ye dönen II. Ahmed Uğur neĢri. 138-188. sh. Sultân Murâd'm kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur? Sultân Murâd'm hayatını az da olsa bilen bir insan. Yılmaz.ġehzade Küçük Ahmed. Bu durumu fırsat bilen Ak ġövalye. Osmanlı Tarihi. Öztuna.

Ġstanbul'un fethi olayıdır. 143-144. Bu ziyaret sırasında (bazı araĢtırmacılar bu ziyaretin saltanatın ilk yıllarında yani 1421-1424 tarihleri arasında gerçekleĢtiğini zikretmektedirler) veya daha sonra yapılan. II. VII. Hüseyin Enîsî. II. bu Ģerefin Ak ġemseddin ile oğ lu Mehmed'e nasip olacağını müjdelediği. 360-362. c. H Ahmed. 4666. Semerât'ül-Fuâd. Murâd. Murâd ile bir araya gelince.ıv . sh. I. Hacı Bayram Veli'nin. Bir diğer önemli sebep de manevidir. vrk. 217. I. Hazine. Topkapı Sarayı Müzesi Kütp. 215-216. 32. 3/b-5/b. bu mutlu haberin gerçekleĢtiğini görmek ümidiyle. Ġstanbul 1288. I. Kimin I himmeti milleti olal tını milletin hayatın»! kuvvetli bağlar. V. £ ġûrası Miinı Tercümesi. Bu arada Yazıcızâde Ali Efendi'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı tarihi. Kur'ân'ın dağıtılması da yasaktı" Ģeklinde bir cümle sarfetmesi. Belgelerle Osmanlı Tarihi. vrk. sürdüremez. tarihçiler bunu açıkça ifade etmiĢlerdir. Osmanlı Devleti Osmanlı Devle Ģekilde cihan devletfj Devleti'nin fetih pollt bepler. 174. Belki çekilmesinin sebeplerinden biri maddidir. II. Murad'ın teĢvikleriyle ortaya çıkmıĢ eserlerdendir. Yıldırım Bâyezid ve Çelebi Mehmed devirlerine yetiĢen ve kurduğu Bayrâmîlik tarikatıyla Anadolu'nun manevî yapısına damgasını vuran Hacı Bayram-ı Veli'nin müridlerinin Anadolu'da alabildiğine çoğalması üzerine. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini Edirne'ye davet etmiĢtir. Yılında bazı devlet adamlarımızın "Osmanlı Devleti zamanında Kur'ân Türkçeye tercüme edilmediği gibi. Murad'ın Ġstanbul'un fethi ile alakalı Ģiddetli arzularını görünce. Bayramiyye tarikatı mensuplarına vergi muafiyeti getirmiĢ ve hakkındaki iddiaların iftira olduğunu anlayarak fazlasıyla hürmet etmiĢtir. Kur'ân'ın ilk Türkçe tercümeleri de bu dönem30 Âli.. . onun nasıl büyük bir veli olduğunu anlamıĢ. Ahmed Uğur neĢri. Kaynaklar bu menkıbeyi ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar30. hatta daha sonraki kayıtlardan anlaĢıldığına göre. özellikle II. Yazıcızâde Mehmed Efendi'nin Muhammediyye'si ve Ahmed-i Bîcan'ın Envâr'ülÂĢıkîn adlı eserleri II. Edirne'ye giderken Muhammediyye müellifi Yazıcızâde'nin de kendisine intisab ettiği Hacı Bayram. öldürsem Hüdavendigar "Yi olmuĢtur. II. bu eserin kaleme alınmasının lüzumunu da teyid etmektedir31. Murad'ın. II. Solakzâde. II. Risâle-i BeĢlr Çelebi. Künh'ül-Ahbâr. Sarı Abdullah Efendi. Murâd. ĠĢte Hacı Bayram gibi maneviyât erenlerinden böyle bir manevî iĢareti alan II. Kantemir.OSMAf 33. nr. oğlu Mehmed'e saltanatı terketmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. I lANLI Ifi Molla lishak tır-lije yoBĠLĠNMEYEN OSMANLI 71 de ciddi olarak baĢlamıĢtır. Bir kiĢi olsa da bu kitabı açık tercüme etse" sözü üzerine yapılmıĢtır ve dili bugünkü Türkçeden daha arıdır. Osmanlı Devleti'nin 700. Mercümek Ahmed'in Kabusnâme tercümesi. 252-256. Fuat. r sunu teçhiz etme. 1783. 211-212. r. Murad'ın "Bir kiĢi Türkçeye tercüme etmiĢ.eğlenceler değildir. sh. 141. c. dalma \ saf kalpli olan ı Ģey gösterilebilir? H ahiret Ġnancından 1 rebilir? Tarih bize j bağlanmıĢ Ġsek j sizdir. Hacı Bayram-ı Veli. Hacı Mahmûd Bölümü. Murad'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir. Orhan Gâzî. hem vâki Ģikâyetleri tahkik ve hem de devletin emniyeti açısından yeni bir ġeyh Bedreddin olayının yaĢanmaması için tedbir olarak. Süleymaniye Kütp. Yılmaz. köĢesine çekilip ibâdet ve ta'at ile meĢgul olma arzusudur ki. Menâkıb-ı AkĢemseddin. Ģu C dim. sh. 16/a-b. Bize göre bir diğer önemli ve manevî sebep de.140. 143. sh. sh. Hacıbayramoğlu. Bu / Devleti'nin bir 2 devam ettiren. Bu doğru mudur? Bütün Osmanlı PadiĢahları gibi. de ciddi olarak baĢ "Osmanlı Devleti zamanını Ģeklinde bir cümle inektedir31. Zira Sultân Murâd. c. ' . harp meydanlarında aĢırı yorulmuĢtur. Soyu-YaĢamı-Vakfı MI. sh. Bu ruh lif j rek bakmıĢ. Murad'ın vefatından kısa bir süre öncesine rastlayan ikinci ziyaretinde. Murad da. aynı zaman ayrı olarak ele aln özetlemek mümkfl 1) En önemli < kelimetüllah ruhu* nisbetindedir. 0 zam bizi hiç bir 2 göstererek I 31 Aksun. kaynakların naklettiği olaylardandır. nr. ancak açık değil. II. Türkçenin geliĢmesi için gayret sarfetmiĢ bir devlet adamıdır.

Mercimek Ahmed. Bilesiniz ki. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır. neĢr. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. Bunu i'lây-ı kelimetüllah ruhu diye de ifade edebilirsiniz. Maneviyatları sarsıldığı gün. Mesela bkz. Bu mânâyı târihe bakarak. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebepleri nelerdir? pa Ü3Ġ3Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini aynı zamanda fetih politikası ve hızlı bir Ģekilde cihan devleti olmasının sebeplerinde aramak gerektir. Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. Osmanlı Devletin'i tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. Ġbn-i Kemal de. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova meydan muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar "Yarab beni din yolunda Ģehid. dinî metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. BaĢbakan'ın Din ġûrası Münasebetiyle Yaptığı KonuĢma. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle ulvi fedakarlığa sebebiyet verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Allah ve ahiret inancından baĢka hangi Ģey. Diyanet Dergisi. Bu sebeple. manevi değerlerden baĢkası olamaz. gerilemi-Ģizdir. Murad'ın emriyle). bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir? Tarih bize gösteriyor ki. I. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. 72 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dem silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. Ankara 1974. Bu hasletleri. c. Size de soruyorum. "millî ananelerin düĢmanı ve atalarının papuçları olamayacak bir hale gelmiĢlerdi'. Bu önemli sebepler ve kuvvetli bağlar. Ancak yine de konuyu. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur.VII. sh. ġer'iye Bölümü. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. Selçuklular ve Harzemîler gibi. Osmanlı Tarihi.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ 33. biz Müslüman Türkler. II. Evet maalesef bu oyunlara gelen Tanzimat gençliği. Çünkü Türkler. düĢman bizi hiç bir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. Yüz Hadis Tercümesi. Ali Emirî. gelecekte her an tehlikelere maruz kalır ve varlığını sürdüremez. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. c. ahirette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. nr. Mustafa Darir bin Yusuf. Kimin himmeti milleti ise. O halde manevî değerleri ile ordusunu teçhiz etmeyen bir millet. Bir ferdin himmeti milleti olabilmesi için. Ocak 1999. Yılmaz. Rus elçisinin dediği gibi. sabırlı. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) En önemli sebep. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar mo31 Aksun. 262-263. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢdir. Millet Kütüphanesi. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. Bu sebeple. aynı zamanda yükseliĢ sebepleri olarak zikredilebilir. Osmanlı Devleti'nin fetih politikası ve küçük bir beyliği kısa zamanda cihan devleti yapan sebepler. Osmanlı Devleti'nin bir zamanlar. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. Belgelerle Osmanlı Tarihi. o kimse tek baĢına bir millettir. o ferdi milletine bağlayan kuvvetli bağlar ve Ģahsî hayatını milletin hayatına tercih ettiren önemli sebepler bulunmalıdır. O zaman düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. 1287/1. Ģu devletin ordusundaki Kur'ândan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. manevî değerlerine ve Ġslama olan bağlılıklarıdır. I. Daima tehlikeyi. Yapılacak olan." Sultân Aziz devrinde. ••¦¦. Müslüman devletlerle mücadele ederek ve kendi mevlâlarına isyan ederek . Osmanlı Devleti'nin Gazneliler. 125-26. ayrı olarak ele almakta yarar vardır. Emir Keykavus. Kâbûs-nâme (Tere. Orhan Saik Gökyay. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir.. Vatana ihanet suçuyla 1821 yılında Patrikhanenin orta kapısı önünde asılmıĢ bulunan Ġstanbul'daki Fener Patnki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. daha da müĢahhas hale getirebiliriz. mukavemetli.

Abbasî Devleti'nin ilk halifeleri. kanun yapma ve kanunu uygulama görevleri ehil ellerdedir. Osmanlı Tarihlerinin mukaddimelerinde zikrettikleri bazı menkıbeler de. bu sıkıntılardan kurtulmak için. sistemi t aeMa. ĠĢte vatandaĢı böyle bir inanca sahip devletin yükselmesi mukadderdir. mal ve ırzlarını kendi can. haram olan nesne helâl olmak yokdur. belki tamamen yukarıda anlatılan gaza ruhuyla ve yüksek bir himmetle yükseldiğini misâller vererek açıklamaktadır. memleketin mamur olmasından ortaya çıkan paradır. Zira tarihde çoğu büyük devletler. bu ruhu açıklamak için zikredilmiĢlerdir.( kırtıdao yakın ç Fâtih" •¦. 5) Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemlerinde tam manasıyla hür bir ilmin de ö-nemli etkisi olduğunu ifade etmekte yarar vardır. Günümüzde de devletin hanedanlarla sıkıntıda olduğu ortadadır. Endülüs Emevilerinin baĢlangıçtaki idarecileri ve ilk Osmanlı PadiĢahları. kadıların davacı ve davalılardan aldıkları harçları rüĢvet sayarak buna vesile olan kadıları idam etmeye kalkıĢacak kadar hassastır. Bu dönemde. tam bir hukuk devleti olduğuna ve ayırım yapılmaksızın adaletin icra edildiğine inanmaktadır. Viyana bozgununda bu sayı 50 binlere ulaĢmıĢtır. cesedi ve bedeni de siyâset ve idaredir. içinde 763 Kanunnâmeyi neĢrettiğimiz Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizi inceleyenler göreceklerdir ki. Kur'ân'daki bir âyetin tehdidine maruz kalmaktır" diyen EbÜSSUud'lar.¦ -. III. 2) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerin ikincisi. Selim'den itibaren durgunluk baĢlamıĢtır. yükselme döneminde Müslüman olsun gayr-i müslim olsun. Çünkü tam bir gaza aĢkıyla eğitimli askerler yetiĢmektedir. Dinimiz gereği. Gerçekten de.!/ :-'t nete' t* BĠLĠNMEYEN OSMANLI 73 ĠÛlEvet Ġlle 3) Devletin devam ve bekasına sebep olan para ve askerin mükemmel oluĢudur. PadiĢah fermanıyla kira bedellerinin olduğu gibi bırakılması olmaz. Bu iki unsur arasında muvâzenenin te'min edildiği dönemlerde. kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. Murad zamanında durmuĢtur. Asker ise.olan Harzemiler eliyle yıkılmıĢlardır. duraklama. Osmanlı Devleti'nin yükselmesine sebep olan para. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem" diyen Fâtihler ve nihayet "Madem ki. ĠĢte Osmanlı Devleti. dînimize muhâiifdir" diyerek. 1700-1800 yılları arası Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olmaktan çıkma tehlikeleri yaĢadığı dönemdir. terakki ve refah görülmüĢtür. ailesi ve yakın çevresi bulunmayan devĢirme ve köle asıllı insanları Enderun denilen özel mektepte bir devlet adamı gibi yetiĢtirerek onları devletin yükselmesinde istihdam etmiĢ ve baĢlangıçta muvaffak da olmuĢtur. Büyük Selçuklu Devleti mevâlî. En önemlisi de. ġer'i hükümlere vâkıf iken onları ketmetmek. Bu yolda onlara cebretmek. yükselme döneminde asker siyâsetin ve idarenin içinde değildir. I De*W i mevSfl. devletin yükseliĢ sebeplerinin baĢında gelmektedir. tekâlîf -i örfiyye neredeyse yok gibidir. ehliyetli ve vasıflıdır. "Ve kiliseleri ellerinde ola. Amma çan ve nâkus çalmayalar. dâima medeniyet. gerileme ve yıkılıĢını. hem gayr-ı müslimlerin Ģahsî hak ve hürriyetlerine gösterdiğimiz hürmeti ve hem de meĢru1 sınırlar içinde kalmak Ģartıyla din ve vicdan hürriyetine gösterdiğimiz saygıyı anlatan Zenbilli Ali Efendiler. Osmanlı parasının kaynakları tamamen ĢerT vergiler ve meĢru gelir kaynaklarıdır. Bir türlü dahi değildir. Ancak mal toplamaktan baĢka kayguları yoktur. Fâtih'den itibaren zirvededir. Kanuni devrine kadar. Osmanlı vatandaĢı. aklı ve ruhu ilim ve ma'rifettir.yükselmediğini. okuyalar âyinlerince. Zira PadiĢahın emriyle nâ-meĢrû' olan Ģey meĢru' olmaz. vemfi-r-1-ir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Ama her yerden zafer haberleri gelmektedir. yeniçerinin adedi en fazla 10-12 bin kadardır. sonra da Adâletnâmeler'le örtülemeyecek kadar gedikler açılmıĢtır. Daha sonra ise. onların can. Abbasî Devleti kendi elleriyle büyüttükleri aristokrat aileler eliyle. önce gerilemiĢ. Yıldırım Bâyezid. 4) Günümüzde bazı araĢtırmacıların tenkit ettiği gılmân sistemi yani kapıkulu sistemi de. Bu hususlarda emr-i Ģer'-i Ģerif budur. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ. onlar ra'iyyetliği kabul etmiĢler. Memleket ve vatan bir vücuda benzer. halktan zorla toplanan para değil. Bu dediklerimize Yeniçeri Kanunnâmesi en canlı Ģahittir. Osmanlı Devleti'nin özellikle yükselme dönemlerinde tam bir hukuk devleti olması yani Ģer'-i Ģerif ve kanun-ı münifin esas kabul edilmesidir. Kanuni devrine kadar. bu muvâzeneyi . II. bu izaha çalıĢtığımız hukuk ve adalet devletinin sacayakları olmuĢlardır. kanunnamelere bakarak grafikle göstermek mümkündür. mal ve ırzlarımız gibi korumakla mükellefiz.

maharet ayrı. Allah sizlere muhakkak Ģunları emrediyor: Biri emânetleri ehline vermeniz. Ancak memleketin nizâmı. ister seyfiyede ve isterse de kalemiyede olsun.. sâlih olmayan bir adam güzel çobanlık yapabilir. Devleti haricî münâsebetlerde temsil eden niĢancıların. bu iki vasfı kendinde birleĢtiren milletler nice medeniyetler 74 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMEYf K C kurmuĢlar ve daima payidar olmuĢlardır. kabiliyet ve benzeri hususlar ise. san'at. biri de insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hareket etmenizdir. Hakk'a ve hakikata âĢık bir ilim adamı.temin eden en müĢahhas misâllerdir. ayyaĢ bir adam ayık olduğu zamanlarda iyi saat tamir edebilir. kiĢinin din ve ahlâkça yüksek bir seviyeye ulaĢmasıdır. Bir Osmanlı Kanunnâmesinde bu önemli muvazene düsturu Ģu Ģekilde ifade edilmektedir: "Kadılar. iĢ. hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. san'at ve kabiliyet baĢka Ģeyler olduğu için. yânı hamiyetle fazileti birleĢtiren. ehil olanlara verilmesidir. Zikredilen bu muvâzeneyi sağlamada en önemli vazife. sadakat ve adalet beklenilemez. Allah verdiğiniz kararları iĢitir ve emânetler hakkında yaptıklarınızı görür". Osmanlı Devleti'nin yükselme devrini tetkik edenler. özellikle idarî yetkiye sahip devlet ricaline hitaben nazil olduğu söylenen Kur'ân'ın Ģu âyeti. korunması ve vatandaĢın idaresi ile alâkalı hususları hükkâm-ı seyf ve siyâset olan vükelâ-yı devlete havale edeceklerdir". Osmanlı PadiĢahlarının neden ve nasıl zaferden zafere at koĢturduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu vasıfları beraberce bulunduran insanlar yeterli sayıda değilse. Tarihe bakıldığında görülecektir ki. dünyada en yüksek rütbe ve Ģeref. ilmin rütbesi ve Ģerefidir. ġunu önemle belirtelim ki. ilim adamlarına ise erbâb-ı kalem demiĢlerdir. hem de mahir olanlar. salâhat ve maharet birbirinden ayrıdır. vatanperverlik. Medeniyetlerin kurulmasında ve yıkılmasında maharet ile salâhatın önemi inkâr edilemez. Allah size ne güzel öğüt veriyor. maharet bahçesinden derlenebilen meyvelerdir. Hamiyet. hiçbir hatıra feda edilmemek icabeder. ilim adamlarına düĢmektedir. Ġslâm'a göre ikisini birleĢtiren bir eleman yoksa.V. aranırsa mutlaka bu iki vasıftan birinin veya ikisinin yokluğunun yattığı esefle müĢahede olunur. uzman ve kabiliyetli olmasıdır. Rasûlullah'in (S. kalbi ve fikri münevver olanlar tercih edilecektir. neden kısa bir zamanda dünya devleti haline geldiğini ve salâhat ile maharete ne derece riâyet ettiklerini çok iyi bilirler. Fâtih Sultân Mehmed'in vezirlik ve kazaskerlik teklifini reddeden. Haram olan nesne helâl olmak yoktur'*! 6) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerden birisi de vazifelerin. ister ilmiyede. Kalb ve vicdanı manevî duygularla bezenmeyen bir insandan hakikî mânâda hamiyet. Zira hakk'ı tanıyan. diğer taraftan Fâtih'i tekyesine de kabul etmeyen Molla Güranî. san'at'ta ve iĢde maharet tercih sebebidir. Maharet. Salâhat ise. Yıkılan bütün medeniyet ve devletlerin altında ise. . bu mânâyı teyid etmektedir. vazifelere yapılan tayinlerde. Rumeli'deki Sırp. salâhatın meyvesidir ve o bahçede yetiĢir. hem sâlih. bu dengenin korunabileceğinin çok iyi idrâki içindedir. Olmaz. Ancak.A. hakperest ve cesur padiĢah Yavuz kadar Zenbilli Ali Efendi'de ve MuhteĢem Süleyman kadar Osmanlı hukuk âbidesi Ebûssuud'da da aramak icab eder. Ġlim adamları bilmelidirler ki. Hz. hakk'dan baĢkasına tâbi olmaz. Yani bu noktada salâhat ayrıdır..) "Emaneti ehline ver ve sana hainlik edene hıyanetle mukabele etme" hadisi de. Elbette ki. Macar ve muhtelif kavimlerin kendi arzuları ile neden Osmanlı hâkimiyetini tercih ettiklerinin sebebini. kiĢinin kendi mesleğinde ehil. devlet adamlarına erbâb-ı seyf. Fâtih sarayında ve kendisi de tekye ve medresesinde kaldığı müddetçe. eskiler. Hakk'ın hatırı âlidir. sadâkat ve adalet gibi ulvî duygular. PadiĢah'ın emri ile nâmeĢru1 olan Ģey meĢru' olmaz. Ģer'î hükümleri icra edeceklerdir. bu takdirde ya maharet ya da salâhat esas alınacaktır. Bir kısım Ġslâm hukukçuları ve tefsirciler tarafından. Zira Ģüphesiz ki. ĠĢ. diplomatik ve diplomasi ilminin mütehassısları ve kazaskerlerden titizlikle seçildiğini müĢahede edince. Ebüssuud'un biraz önce zikrettiğimiz ġU cümleleri bunu aksettirmektedir: "El-Cevab. Bu sebebledir ki. Kanuni'nin sadrazamının dilinden bir sadrazamın nasıl olması gerektiğini yine onun kaleme aldığı "Asâfnâme"den ibretle okuyunca ve bakanlar kurulu demek olan Divan-ı Hümâyun'un "hâcegân-ı divan" olmadan toplanmadığını kanunnâmelerden öğrenince. (Her halde bu emirleri tutmalısınız). bu konuda çok manidardır: "Haberiniz olsun ki.

zira Bizans ikiye ayrılmıĢtı. Meryem'e güveniyorlardı. 6 Nisan'da muhasara baĢladı. Muhasaranın 53. Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi. Osmanlı Devleti'ni kısa zamanda yükseltmiĢtir32. 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da Katolik ayini yapılması. tarafıma bildiresin. Fâtih) BU I Fâtih! dünyaya s görü saltd baĢĢehri olarak! buy1 1452'de I inĢa geçmek ı kendlslnt) 1 harp aletleri I Planı! için Ayasofya'dSĠ m Notam. Ġstanbul'u almak için Boğaz'a hâkim olmanın Ģart olduğunu bilen Sultân Mehmed. niçin tarafıma ifade etmezsin? Hep "benden olmasın" diye diye devletimiz bu hale geldi. i karadan) gambertıH sesleriyle! ierce im uygulandı t Fât Bu iĢi I eyledi. Planı sezen Ġmparator zor durumdaydı. Bizanslılar parlayan ateĢlerine ve Hz. 34. . Avrupa. Ben senin kimseye iltimas yapmayacağını biliyorum. hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne baĢladı. vezir-i a'zamına bu hakikati. suiistimal. sefâhet. yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. Tezkireciiik görevi için. Önce kendi devlet adamlarımızı terbiye etmeyip. yükseliĢ dönemindeki Osmanlı idaresinde rüĢvet.Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve gerilemesinde. 1 Eylül 1452'de Edirne'ye dönen Sultân Mehmed. 1452'de Boğazkesen Hisarı dediği Rumelihisârını inĢa ettirdi. 53 J yazdı. Gerek bu çeĢit fiillere ve gerek tamah ve rüĢvete cesaret edenleri. 53 gün süren muhasara sırasında Fâtih'in ordusu. her birinde türlü türlü uygunsuz tavırlar varken. Edirne'den J baĢladı. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefat eyledi. Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi. yanı ı sahip ¦i-Mı Fâtih Sultân Mehmed. bana arzet. ehliyetli bir kaç adayı düĢünerek seçip. KarĢısında Yıldırım'ın inĢa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. baĢkalarını terbiye etmeye yüzümüz kalmıyor. bir tayin fermanı münâsebetiyle Ģöyle ifade ediyor: "Benim Vezirim. 1 Bizanslılar." 7) Bütün bu sebeplerin etkisiyle. Bundan sonra vâkıf olduğun kötü hareket her kimden zuhur ederse. vatandaĢa zulüm ve benzeri kötülüklerin olmayıĢı. Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Halic'e girmesiyle parçalanmıĢtı. Ġsfendiy Trabzon! Kornul TevkSS BĠLĠNMEYEN OSMANLI 75 suiistimal. Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu. ehil olmayan insanların göreve getiriliĢinin yattığını çok iyi idrâk eden Osmanlı PadiĢahı. Bir görüĢe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaĢında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna'dan Kızılırmak'a kadar geniĢleyen Devletinin baĢĢehri olarak Ġstanbul'u almak ve Hz. Bizans'ın Galata ile Saraybumu arasına gerdiği zincirler. tarihe geçen kahramanlıklar yazdı. ĠĢte sana tenbih ediyorum. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve o-nun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlan özetler misiniz? r. "Bizans'ta Latin Ģapkası görmektense. 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun'dan dünyaya geldi. israf ve gayr-i meĢru masraflar. Ancak 1453 ġubatında Edirne'den yola çıkan toplar 5 Nisanda Ġstanbul önlerine geldi. ı lüklerin c 34. Sultân'ın iĢlerini kolaylaĢtırıyor ve Bizans BaĢbakanı Notaras.

c. sh.Helene Hâtûn. 28 yıllık padiĢahlığı süresince 2 Ġmparatorluk. Hocazâde Efendi. Peygamber'in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleĢti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden Ġstanbul'a girdi. 5. Peygam-ber'den alan Sultân Mehmed. Bizans Prenseslerindendir. Franz. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Fâtih'e kafa tutuyordu. Matematik ilmindeki dehası. Türkmen Beyi kızıdır.Gülbahar Hâtûn. Ġstanbul . Molla Vildân ve Molla ġeyh Vefa ve benzeri zatları zikretmek icabeder. I. > 76 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI lirken. 2. Dülkadiroğlu Süleyman Bey'in kızıdır. Akgündüz. Defter.000 krm2'ye geniĢletmiĢti ki. sh. 1/b-163/a. ġerif. 41-82. Bediüzzaman Sald Nursi. sayı 65 (1953). sh. Komutanlarından Gedik Ahmed PaĢa. devletin sınırlarını 2. Arapça. Batıyı emniyete aldıktan sonra. 4. sh. sh. sh. Hatt-ı Hümâyûn. devlet adamı ve âlimi olduğunu.. manevi komutanlar arasında ise. Bütün bu fetihler. Canan. c. Yunanca. II. El-Câml' Li Ahkâm-il-Kur'ân. II. ÇOCUKLARI: 1. sh.Ġsmi bilinmeyen iki kızı. Adnan Sadık Erzi. 2162. ReĢid Efendi.. Molla Hüsrev. Ahmed. onu anlatmaktan ziyade onunla alakalı iddiaları cevaplamayı tercih ediyoruz33. . Rum Mehmed PaĢa. Bali Bey ve benzeri çok sayıda devlet adamı ve komutanları saymak mümkün olduğu gibi. yeni bir harbin hazırlığında iken. Kırım'ı aldı. sh. Farsça. N. Babinger.. 541. Tevârih-i Âl-i Osman. ancak 2000 sayfada anlatmak mümkün olduğundan. Münâzarat. Ġbrahim. Karaman Oğullarından Ġbrahim Beğ'in kızıdır. Çandarlı Halil PaĢa. Trabzon Ġmparatorunun kızıdır. sh. Molla Zeyrek. Molla Gürânî. Ġzmir 1989-92. ġerâfettln). Hızır Bey. Zağanos Mehmed PaĢa. vrk. nr. Tevârihi Âl-i Osman. Kantemir. Mora Despotu Demetrus'un kızıdır. V. 27 vd.. BaĢtav. Bu iĢi tamamladıktan sonra Belgrad hariç bütün Balkanları Osmanlı Devleti'ne ilhak eyledi. Ġstanbul'un maddi ve manevi imar edilmesidir. Mahmûd PaĢa. I. 140-219. Fethi. Gözler. 539 vd.214.ġehzade Sultân Mustafa Hân. BA. nr. Künh'ül-Ahbâr. "Ġstanbul'un Zabtı Hakkında Ġhmal EdilmiĢ Bir Kaynak". Ġtalyanca ve benzeri önemli dünya dillerinden dokuzuna vâkıf olması. akla gelen ve dermeyan edilen en büyük meseledir. Nisa. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V.ġehzade Bâyezid Hân. Asırda YazılmıĢ Grekçe . "Fâtih Sultân Mehmed ve Ġtalya". Solakzâde. Bâyezid ile Gevher Sultân'ın annesi. H. Tevkiî Kanunnâmesi. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Kanunnâmelerinden bahis açılan her mecliste. Tevârîh-i Âl-i Osman. LI vd. Ġstanbul 1982. Ġbn-i Kemal. Gedik Ahmed PaĢa. sh. Bekir Sıtkı Baykal. 107-147. Fâtih Sultân Mehmed. sh. Milli Kültür. Ona bu büyük fetihte yardımcı olan devlet adamları arasında. AkĢemseddin. Tarih. Sırpça. ZEVCELERĠ: 1. Ġdeal Türk Gençliği. 3ġehzade Cem Hân. 189-269.Fazıl IĢıközlü.Sitti Mükrime Hâtûn. Turan. Ġbn-i Kemal. bu 3 Türkiye Cumhuriyeti eder demektir. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. MTM. c. sh. Ahmed Uğur neĢri. c. 14 devlet ve 200 Ģehir fethederek Fâtih unvanını Hz. Bunun 33 ÂĢıkpaĢa-zâde.Alexias Hâtûn. Çev. 180183. VII. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli meselesi ve bu meseleyi gündeme getiren Fâtih'e ait bir kanunnâmenin sıhhat durumu. 23581. 683-843. 149-166. dinî ilimlerde büyük bir âlim olması.Gevher Sultân. sayı 49(1949). Belleten. Ayasofya'ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve Ġslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı. c. Çev. 7. Süleymaniye Kütp. 48/a-49/a. XVII. 246-280. Es'ad Efendi. 104-105.Günü Hz. Bu arada Bizans'ın artığı olan Trabzon'daki Pontus Ġmparatorluğu da 1461 yılında tamamen tasfiye edilmiĢ oldu. Fâtih'i iki sayfada değil. 35. kendisine pürüz çıkaran Karamanoğulları ve Ġsfendiyaroğulları Beyliklerini tamamen ortadan kaldırdı. Kurtubi. Belleten. c. sh. 3. Fâtih'in fetihten sonra yaptığı ilk iĢ. 170-190. II. Kltâb-ı Cihânnümâ. evlilikleri kısa sürmüĢtür. (neĢr. Cemal. 5. 10. asrının büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden. Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir. Bunun üzerine Erzincan civarındaki Otlukbeli denilen yerde 1473 tarihinde bu sıkıntı da bertaraf edildi ve artık Osmanlı devleti Toroslara kadar geniĢledi. Âyet: 58. "XIV.Anna Hâtûn.. nr.Çiçek Hâtûn. düĢmana ve dosta söyletmiĢtir. NeĢrî. 2-GülĢah Hâtûn. 6. sh. vrk.1036. 1481 yılında 51 yaĢında Gebze'de vefat etti. Mayıs 1985. 417 vd. baĢta Abbasî Halifesi olmak üzere herkes tarafından takdir edi32 Kur'ân. Balaban Bey. sh. VII. Ġshak PaĢa. Kutay. Ankara 1991. Balistikteki keĢifleri. Âli. Iorga.. sh. III. sayı I. V/255 vd. 4. XIII. c. 69-70. Süleymaniye Kütp. onu Osmanlı tarihinin en büyük askeri. Defter. Tarih KonuĢuyor Dergisi. Lütfi PaĢa.

aynı Kütüph hükmün tatbik edilı bilgiler yer alması. i sahipleri gayet iyi ı kuna aykırı olc yoluna gitmekti tek nüsha olan l helerdir. Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1959. aynı Kütüphanede ikinci bir nüshanın daha bulunması ve en önemlisi de bu hükmün tatbik edildiğine dair Osmanlı Tarihçilerinin muteber kaynaklarında açıkça bilgiler yer alması. sh. Yani kanun hükmü Ġslâm Hukukuna aykırı olmayabilir. II. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed" . 127-173. kardeĢi müdafaa edilen. c. 51-82. . Kanunnâmenin sahte olduğunu ileri süren baĢta Ali Himmet Berki olmak üzere. Söz konusu ihtilaflı maddenin bulunduğu ve Fâtih tarafından Osmanlı idarî teĢkilâtını tanzim etmek üzere hazırlanan bu kanunnâmenin sıhhati tartıĢmalıdır. "Uzun Hasan'ın Osmanlılara KarĢı Kafi Mücadeleye Hazırlıkları ve Osmanlı. Devletler ve Hanedanlar. sh. I. üç gruba ayırmak mümkündür: Birincisi. değerli hukukçu Ali Himmet Berki tarafından ortaya atılan ve hamiyetli bir Ģekilde. c. Bunlara j uydurulmuĢtur. Bunlara göre. Öztuna. Kanunnâmenin tamamının inkârı yoluna gitmektedirler. Yılmaz. sh. Ancak bu maddenin bulunduğu nüsha. Kanunnâmenin ı bir çok ilim adamları. c. Hakkında farklı fikirler ileri sürülen ve tartıĢmalı olan kanunnâme. ZlriJ sadece ı ğimiz kanun zans'tan alıı dıĢında Kanı Kanunnârr SHANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 77 ¦Cem en önemli sebebi. Biz de bu yolu tercih etmek istiyoruz. Fil nüsha olan ı nüshası daha J yersizdir. bir çok ilim adamları. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Fâtih devrinde hazırlanmıĢ 75 kanunnâmeyi neĢretmiĢ bulunuyoruz. 105. X. c. 125-135. sh. Yoksa inkâr etmekle mesele çözülmüĢ olmamaktadır.. me tutulması ve Ġslâm Burada önemle Ģu hu adlı kitabımızın 1.1 nuyoruz.. . c. manın daha makul \ istiyoruz. 452-493. Ciltte 1 numara olarak neĢrettiğimiz teĢkilât kanunnâmesi-dir. YaĢar. ancak uygulamada Ġslâm Hukukuna da kanun hükmüne de aykırı olaylar bulunabilir demek istiyoruz. bu kanun hükmünü i muĢlardır ve çoğu da I yana Kraliyet Kütüph olsa da. "Bâyezid H'nin Ailesi". sade dir. LV. Uluçay. 18-20. sayı 69(1954). böyle bir kanun hükmünü inkâr etmek yerine. Baykal. Yani Ġslâm Hukukuna da I inkâr etmekle me Söz konusu I tını tanzim etmek i nusundaki fikirl Birincisi. kardeĢ katli meselesini kötüye yorumlayanlara kesin cevap verebilmek için müdafaa edilen. Tarih Dergisi. Bunların en büyük delili. Ali Himmet Berki hoca. Bu 75 kanuni bir tartıĢma söz konusuj rinin sıhhatinde Ģüphe I hiç bir müstenedâta daj olan kanunnâme. sh. I. Bazı muhterem insanların. ne ilmî ve ne de mantıkî hiç bir müstenedâta dayanmamaktadır. c. hukukî tahlilini yapmanın daha makul ve ilmî olacağını ortaya koymaktadır. Aksun. Bekir Sıtkı. . sh. 261-284. . / gelen bir aĢk I üslubunu nazara a Bu iddia. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Osmanlı Tarihi.Anonim Osmanlı Tarihine Göre Ġstanbul'un Muhasarası ve Zabtı". Fâtih Sultân Mehmed'e böyle bir zulmü yakıĢtıramadıklarından ve bu kanun hükmünü Ġslâm Hukukuna göre yorumlayamadıklarından böyle bir yolu tutmuĢlardır ve çoğu da iyi niyetli insanlardır. Belleten. Sıhhati konusundaki fikirleri. Yücel. imanından ve Osmanlıya olan muhabbetinden . UzunçarĢılı. XXI. kendi zamanlarında kanunnâmeye ait tek nüsha olan Viyana Kütüphâne-i Kralîsi No 554 A. Belleten. Viyana Kraliyet Kütüphanesinde bulunsa ve bu nüshayı ilk neĢreden yabancı bir tarihçi olsa da. . 18-21. sh. Ġstanbul 1956. Belleten. 269-378. meselenin hususan Cumhuriyet döneminde hep keyfî yorumlara tabi tutulması ve Ġslâm hukukunun hükümlerine göre meselenin değerlendirilemeyiĢidir. sayı 82(1957). bütün Fâtih Kanunnâmelerinin sıhhatinde Ģüphe bulunduğu Ģeklindeki izah ve beyanları. en önemli sebebi. de bir Ģekilde. sadece I. bu kanunnamenin tamamının uydurma olduğu görüĢüdür. I.F. Burada önemle Ģu hususu belirtmekte yarar görüyoruz: "Osmanlı Kanunnâmeleri" adlı kitabımızın I. II. XVIII. . ne bir Ģüphe ve ne de bir tartıĢma söz konusu değildir. Bu 75 kanunnameden 74'ünün Fâtih'e ait olduğunda.deki nüshada görülen Ģüphelerdir. c. bu nüsha uydurmadır ve Osmanlı düĢmanı batılılar tarafından uydurulmuĢtur. Cildinde. sayı 14. sh. Bu iddia sahipleri gayet iyi niyet sahibidirler ve kardeĢ katli maddesinin tamamen Ġslâm hukukuna aykırı olduğu varsayımından hareket ederek. 79-86. Harem'den Mektuplar.Akkoyunlu Harbinin BaĢlaması". sayı 212-214(1991). 1-157.

Bu arada muhtevasının tamamen Bizans'tan alındığı Ģeklindeki itiraz da. aralarında yüzlerce ve belki binlerce. bazı Osmanlı düĢmanlarının iddia ettiği gibi. Kâtibin hatalarını. Zira. bir kısım iddialarına hak vererek ve bir kısım iddialarını da reddederek bu görüĢü cevaplandırdıklarından ve bu ilim adamı Kanunnâmenin aslını inkâr etmediğinden. 1029/1620'dir. Bu görüĢün gerekçeleri Ģunlardır: A) Kanunnâmeyi inkâr etmekle mesele halledilmemektedir. Viyana Kütüphanesi. Konuyla alâkalı araĢtırma yapan Abdülkadir Özcan. Osmanlı Reisülküttâblarından Bosnalı Koca Müverrih Hüseyin Efendi tarafından Bedâyi'ül-Vakâyi' adlı tarih kitabında dere edilen nüshadır. Fakat metni inkâr ederek bir yere varılacağı da Ģüphelidir. tamamen Selçuklu ve Abbasî devletleri vasıtasıyla. Kanunnâmedeki metin. Kanunnâmenin elimizde orijinal ve Hizâne-i Âmire'de muhafaza edilen aslı bulunmadığından. Bu nüshanın istinsah tarihi. Zira bu nüshaların hepsi de. Bütün bunları biraz sonra tafsilatıyla izah edeceğiz. orijinalini göremediğimiz kanunnâmeye hamletmek doğru değildir. Üslûbuna ve Türkçesine yapılan itirazlar ise. Burada Ģunu da ifade edelim ki. Kanaatimize göre. Müellif bu nüshayı. kanunnâmenin nüshaları arasında 242 nüsha farkının bulunması. Çoğu araĢtırmacılar bu kanaattedirler ve bazılarının ileri sürdüğü hilâf-ı hakikat beyanların aksine. tek nüsha olan kanunnâmenin üçüncü görüĢün izahında görüleceği üzere. MüsteĢrik Konrad Dilger'e ait bulunan ve Kanunnâmenin bir kısmının sonradan yazılıp Fâtih'e izafe edildiği Ģeklinde özetlenebilecek olan görüĢtür. tamamen yersizdir. hiç bir ilmî değere hâiz değildir. Bu durum hem konuyla alâkalı ilmî makalesinden ve hem de bir günlük gazetede aksi iddiaları yalanlayan beyanlarından anlaĢılmaktadır. daha sonraki bütün Osmanlı TeĢkilat Kanunnâmelerinde tekrar edilegelmiĢtir. kardeĢ katli dıĢında Kanunnâmenin diğer bütün hükümleri. hem sadece bir nüshasının bulunmasını ve hem de kanunnâmenin üslubunu nazara alarak.'de bulunan ve hem Mehmed Arif Bey tarafından neĢir ve istinsah edilen nüshadır. sıhhatine engel teĢkil etmez. Zira. Tatbikatla madde metnini karıĢtırmamak icabeder. Kanunnâmenin aslı ve orijinali değil. hangi Ģer'î hükme dayandığını. Üçüncüsü ise. cildinin idare hukuku ile alakalı hükümlerinin Ģer'i tahlilinde izah edilmiĢtir. Fâtih'i ve Osmanlı Devleti'ni müdafaada yeterli olamayacaktır. Mühim olan meselenin Ģer'î izahını yapmaktır.gelen bir aĢk ile. Her müessesenin. bu görüĢün en nirengi noktasını teĢkil etmektedir.F. Zaten Konrad'ın inkâr ettiği maddeler arasında. Ayrıca bu Kanunnâmedeki teĢkilât hükümleri78 BĠLĠNMEYEN OSMANLI nin esasları. konuyla alâkalı çok ciddî bir araĢtırma yapan değerli tarihçi Abdülkadir Özcan da bunların içindedir. Ġkincisi ise. tenkidli basım iĢini bilenler çok iyi takdir edeceklerdir. 1022 yani birinci nüshadan 5 sene önce. Ģer'î hükümlere ve hukukun yüce düsturlarına aykırı değildir. mezkûr eserin I. onun sıhhatine en küçük bir Ģüphe irad etmez. bu görüĢün esasını. B) Kanunnâmeyi inkâr eden Ali Himmet Berki zamanında Kanunnâmenin tek nüshası biliniyordu. meselenin üzerinde ayrıntılı olarak durmuyoruz. sadece ve sadece suretidir. birden fazla nüshası bulunduğu takdirde. hükümlerin izahında ve kelimelerin tanziminde. Bu iddia. Kanunnâmenin tamamını reddetmektedir. kardeĢ katli meselesinin Ģer'î izahını yapamama teĢkil etmektedir. henüz Fâtih devrinde bulunmayıĢı iddiası. sonradan üç nüshası daha bulunmuĢtur. Ġslâm hukukundaki ' Siyâset-i ġer'iye kitaplarından alınmıĢtır. Aydın Taneri ve Ahmed Mumcu gibi ilim adamları. kardeĢ katli ile alâkalı madde de yoktur. Zira Allah'ın Kitabından baĢka her kitabın. Ancak Ģunu ifade edelim ki. ileride yapılacak Ģer'î tahlillerden anlaĢılacağı üzere. Ġkincisi. ġimdi ise üç nüshası elimizde mevcuttur: Birincisi. haĢa. ancak kelime yahut harf seviyesinde nüsha farkları bulunacağını. Kur'ân'dan sonra en sahih kitap olan Buhari'de dahi nüsha farkları bulunması. PadiĢaha has divandaki özel ve asıl nüshaki bozuk i BĠLĠNMEYEN OSMANLI . No: 554 A. Hem bazı üslûb ve ifadelerin Fâtih devrine izafe edilemeyecek Ģekilde olması ve hem de bazı müesseselerin. Yani istinsah edilmiĢ Ģeklidir. her zaman kesin konuĢmak da doğru değildir. Fâtih'e isnad edilen Kanunâme'nin sıhhatini kabul eden ve metnin inkârı yerine maddedeki meselelerin Ģer'i tahlilinin yapılmasına taraf olan görüĢtür.

36. onun dayandığı Ģer'î esas ve hükümleri izah etmek. kısmen. çok meĢhur kitapların dahi inkâr edilmesi sonucunu doğurur ve tenkidli basımın ne demek olduğunu bilmemenin alameti olarak kabul edilir. Fâtih Kanunnâmesinin bir nevi tekrarı ve geniĢletilmiĢ Ģeklidir. kanunnâmenin aslı değillerdir. Osmanlı devlet teĢkilâtının temelinde. Netice olarak. Ancak Ģu soruları sormak istiyoruz: Abbasîlerdeki Divan'üs-Saltanat ve Divan-ı Mezâlim'in daha da geliĢtirilmiĢ Ģekli olan Divan-ı Hümâyûn mu Bizans'tan alınmıĢtır? Yoksa tamamen Ġslâmî bir gelenek olan elkâb bölümü veya kadıların dereceleri mi Bizans'tan alınmıĢtır? Bütün bunlar. bu üç nüshanın da aynı zamanda ve aynı Ģekillerde. diğer Osmanlı tarihlerinde ve kütüphanelerimizdeki kitaplarda da mevcuttur. Abbasî Devleti gibi sadece Müslüman ve Selçuklu Devleti gibi hem Türk ve hem de Müslüman olan devletlerin devlet anlayıĢı ve siyâset-i Ģer'iye 80 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSHKk. Elbette ki bozuk ifadeler ve nüsha farklılıkları bulunacaktır. kaynakları görmeden veya görenlerin araĢtırmalarını incelemeden. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. Biz. Hezarfen Hüseyin Efendi'nin bazılarının iddia ettiği gibi tarih kitabına değil. kimin tarafından ve nasıl aynı yazılarla uydurulduğunu isbat etmeleri gerekmez mi? Eğer isbat ederlerse. Burada muhtevası ile alâkalı düĢülen büyük bir hatayı da belirttikten sonra. sahteliğe delil göstermek ise. ya Siyâset-i ġer'iye kitaplarındaki Ģer'î hükümlere dayanan Abbasî Devleti baĢta olmak üzere Müslüman devletlerden veyahut Ġslâm'a muhalif olmamak Ģartıyla eski Türk Devlet geleneklerinden etkilendiğini. O halde. KardeĢ katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır? Kanunnâmenin ihtilâfa yol açan ve farklı fikirlerin doğmasına sebep olan asıl maddesi. kardeĢ katli meselesi ile alâkalı Ģu maddedir: "ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola. Üçüncüsü ise. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli. Cildde esas aldığımız nüsha da budur. bu üç nüsha. hülasa olarak yahut tamamına yakın Ģekilde. kanunnâmenin varlığını inkâr etmek yerine. Bütün bu zikredilenler gösteriyor ki. Bunlardan bazılarını zikretmek faydalı olacaktır: -Yavuz devrinin büyük tarihçisi Ġdris-i Bitlisî. Fâtih'e ait bu kanunnâmenin sıhhati lehindeki görüĢleri teyid etmektedir. Bizim. kuru iddialardır. eldeki belgeler. Osmanlı Kanunnâmeleri I. baĢka yerde uzun uzadıya izah ettik. kitaplarının izi vardır34. Ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi. bütün kanunnâmeye itiraz ettiklerine göre. bizim de memnun ve mütehassis olacağımızı Ģimdiden ifade ediyoruz. Osmanlı Kanunlarını derlediği Telhîs'ül Beyân Fî Kavanin-i Al-i Osman adlı eserine dere ettiği nüshadır. Fâtih Kanunnâmesinin muhtevasını. Ebül-Feth Kanunu adıyla Kanunnâmeyi Künh'ül-Ahbâr adlı eserinde aynen nakletmesi de bu meselenin mühim delillerindendir. bu kanunnâmeden bahsedilmiyor demek. kanunnâmedeki her müessesenin. neredeyse tam olarak geniĢ bir özetlemeyle vermiĢ ve Fâtih'e isnad etmiĢtir. c) Kanunnâme. yine aynı müellifin Kanun-ı ġehinĢahî adlı eseri de. bizlere düĢen en büyük vazife olacaktır. HeĢt BihiĢt adlı tarih kitabında kanunnâmeyi. . -Gelibolulu Ali Mustafa Efendi'nin.79 sıın-tet-ikdirlere licZI Ġz dan çıkararak istinsah ettiğini bizzat ifade etmektedir. kardeĢ katli meselesinin burada bulunmayıĢıdır. Ayrıca. istinsah edilmiĢ suretleridirler. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır. 1083/1672 tarihli nüshanın diğerlerinden farkı. Ayrıca kardeĢ katli ile alakalı her yerde Kanun-ı Osmânî üzere diyerek meseleyi izah ve teyid etmektedir. Bizans müesseselerinin gerçek bir restorasyonu olarak değerlendirmek büyük bir hatadır. Nüshalar arasındaki farkların çokluğunu. kardeĢ katli meselesi üzerinde durmak istiyoruz. bizim kütüphanelerimizdeki kaynaklarda. tamamen olmasa da. Ġtiraz edenler sadece kardeĢ katli meselesine değil. Bu sebeple ayrıntıya tekrar girmiyoruz.

37. KardeĢ katli meselesinin Ģer'î dayanağı var mıdır? Bu sorunun cevabı. sh. maddeleri arasındaki bütün hükümleri. 37. Akgündüz. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem yani 34 Berki. Bunlarda mühim olan. c. Konrad. yol kesmek (kat'-ı tarik). Alderson. 34 vd. trılırlar. gun idam cezalan vardır. Abdülkadir. b) ġahsa karĢı iĢlenen cinayet suçlarıdır ki. Ġstanbul 1953. 30-31. Devlete ĠS) I bunlar Müslüman) ! maz. 287. dört Ģahidle zina yaptığı isbat edilemeyen suçluya. sh. sh. üç çeĢit suç ve ceza vardır: a) Had suç ve cezalarıdır. 311 vd. Osmanlı Kanunnâmeleri. unsurları teĢekkül ettiği takdirde. Bu kısa mukaddimeden sonra. değiĢme : ittifak ed \ suçu I sindeki kart yat bu olu '• tatbikat. ı t amaçlamak: (n [cezalan. dinden dönmek (irtidâd) ve devlete isyan (bağy) suçlarından ibaret olan bu suçların. Acaba bu maddenin mânâ ve mefhumunun Ġslâm hukukundaki izahı nasıldır? ġayet bu madde sahih ve Ġslâm Hukukuna uygun ise. zina (hadd-i zina). Türk Ceza kanunun 125 ile 163. 2. unsurlanmnj Ilsyan grubu teĢkili Ġmalıdır. Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. Baskı. sh. Osmanlı tatbikatındaki örnekler. A. tatbik edilecek cezaları Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. München 1967. Önce Ġslâm hukukundaki suç ve cezaları görelim: Bilindiği gibi Ġslâm Hukukunda. kardeĢ katli ve bunu emreden kanun maddesinin tahlilini. Jahrhundert. herj den idamlar* yahut buna j durumu d Osmanlı S olan bağy ı mak i ar lir BĠLĠNMEYEN OSMANLI âlemin nizâmı. sh. I. ilgili maddenin de izahı demektir. günümüzdeki ifadesiyle kamu düzeni ve kamu yararı için vaz'edilen idam cezaları vardır. Unsurlardan birisi eksik olursa had cezası tatbik edilmez. sh. âlemin nizâmı. devlete yani âlemin nizâmına karĢı iĢlenen suçları tanzim etmekte ve daha birinci . 12-13. da bâği ( inu. Dllger. ĠĢte C i umumi ı • çıkarma I . Meselâ. The Structure of the Ottoman Dynasty. 1/114-117. Ekseri ulemâ dahi tecviz etmiĢtir.. ĠĢte unsurları teĢekkül etmeyen bu suçlara tatbik edilecek cezalara ta'zîr cezaları denir. ĠÜEFTD. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. II.. bu kanuna ne derece uygundur? ġer'î hükümlere ters düĢen.. Özcan. Bunlara \ Ġ âlemi korunaktır. önemine binâen. 10 vd. unsurların teĢekkülüdür.D. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. c.. bütün bütün cezasız da bırakılmayacaktır. had suç ve c tahakkuk ettiği' devlete (imama. yapabiliriz: Her hukuk sisteminde. Himmet. Hırsızlık (hadd-i sirkat). 328. zina haddi tatbik edilmeyecektir. Prop. 142-148. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nlzâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". Anınla âmil olalar". A. Osmanlı tatbikatı mıdır yoksa bu kanun maddesi midir? Bütün bu ve benzeri suallerin doğru cevabı nedir? Bütün bu konuları. und 16.. içki içmek (hadd-i Ģirb).karındaĢların nizâm-ı âlem içiin katletmek münâsibdir. ancak ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zîr cezaları uygulanır. ĠĢte bu bölümde ülü'l-emrin tesbit ettiği veya kadı tarafından takdir edilen cezalar tatbik edilecektir. Biraz sonra açıklayacağımız veçhile. cezaları kısas veya diyettir. ayrı ayrı sorularım cevaplarında tartıĢalım. 5 vd. Bunların da çoğu cezaları. maddeleri arı suçları tanzim dağıtmaya ve Mlır Dünyadaki bütün < lerle önlenmeye ( ġimdi bu tür r tih'in kanunnârr A) Bağy (Devlet* I Meselesi: KardeĢ • devlete isyan suç-' kunda. biraz önce zikredilen had veya cinayet gruplarına girmeyen (esrar içmek gibi) yahut girdiği halde o cezaların tatbiki için gerekli unsurlara sahip olmayan (üç Ģahitle isbat edilen zina suçu gibi) suç ve cezalardır. Ancak üç Ģahitle zina yaptığı isbat edilen suçlu. I 163. Connecticut 1982. Ġstanbul'un 500. Md. c) Tazir suç ve cezalarıdır ki. sayı 33(1980-81).

Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu. Ģer'î hüküm değiĢmeyecektir. II. Ancak nazariyat bu olmakla beraber ve söz konusu madde bu Ģekilde tefsir edilebilmekle birlikte. araya giren jurnalcilerin ve yalancı Ģahitlerin beyanıyla. Meselâ Yavuz Sultân Selim'in. Fâtih'in kanun maddesindeki kardeĢ katlinin birinci grubunu. gereken cezayı vermek. malları gasp ve devlet iĢlerini engelleme gibi halleri. kanuna rağmen. idam cezası ile cezalandırmaktadır. Propaganda yaparlarsa ikaz edilirler. bunlar tatbik olunmalıdır. ġimdi bu tür hükümlerin. Yalnız bunlar Müslüman oldukları için. Devlete isyan ettikleri an. Ancak fitneyi teskin için idamdan hafif cezalar yeterli ise. kanunnâmesinde böyle bir durumu da emretmemektedir.maddesinde devletin toprağı ve bağımsızlığını dağıtmaya ve bölmeye ma'tuf bütün hareketleri. ġeyhülislâmlardan bağy suçu imiĢ gibi fetva alındığı da görülmüĢtür. bazen bağy denilen had suçunun Ģartları teĢekkül etmediği halde. Ancak Ġslâm hukukunun hükümlerine aykırı olarak. Osmanlı tarihindeki kardeĢ katilleri ve idamların yarıya yakınının. ĠĢte Osmanlı hukukçuları. devlete (imama. mevcut hükümete ve PadiĢaha karĢı Müslümanlardan bir veya bir kaç kiĢi isyan etmeleri ve hükümetin emirlerine itaat etmemelerinden ibarettir. Netice olarak bağy suçunu iĢleyen PadiĢahın kardeĢi de olsa. A) Bağy (Devlete Ġsyan) Suçunun Tatbiki Sonucu KardeĢlerin Katledilme Meselesi: KardeĢ katli meselesinin birinci Ģer'î dayanağı. idam olunurlar. Bağy suçunun unsurları. Bu konuda BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivinde bulunan Ģu belgenin izahları enteresandır: 82 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ "Buğat yani âsiler ise. sultana) karĢı ayaklanmak. fesad. bağy suçu kabul etmiĢ ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmıĢlardır. Murad'ın amcası Düzme Mustafa. . I. kuvvet kullanarak iktidarı ele geçirmeyi amaçlamak (muğâlebe) ve açık bir isyan kasdı içinde bulunmaktır. savaĢla yola getirilirler ve cezaları idamdır. unsurlarının tahakkukuna göre değiĢir: Sultândan farklı düĢündüğü halde bir isyan grubu teĢkil etmeyen ve bir yerde toplanarak baĢ kaldırmayanlara dokunulma-malıdır. bağy ve isyanda ısrar ederlerse. Murad'ın kardeĢleri Halil Ve Ġbrahim. Biraz önce açıkladığımız gibi. fitne. Müslümanlar. bağilerin cinayetleri hakkında. elbette ki Ģer'îdir. Murad'ın kardeĢi Mustafa. devlete isyan suçu. Ancak Ģunu da hatırlatmak istiyoruz ki. Aksini kim iddia edebilir ki? Osmanlı Devletinde devlete isyan suçunun cezası olarak ortaya çıkan öldürme vak'alarından bazıları Ģunlardır: Osman Bey'in Amcası Dündar Bey (Hâdise kesin değildir). I. Mülteka ve benzen fıkıh kitaplarına göre. her hukuk nizâmında bulunan devlete isyan suçudur. Mülteka'yı Ģerheden âlimler. her zaman nazariyatı takip etmemiĢ. eğer suçun unsurları tahakkuk etmiĢse. Dünyadaki bütün ceza hukuku sistemlerinde de. Ġsyan eden PadiĢahın kardeĢi de olsa. umumi rahatı ve nizâm-ı âlemi ihlal edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarĢi çıkarma hareketlerini (fesâd bis-sa'y). Murad'ın oğlu Savcı Bey. Ancak Fâtih. tamamen Ģer'îdir. ileri giderlerse ta'zîr cezaları ile cezalandırılırlar. bağy saymıĢlardır". had suç ve cezaları arasında yer alan bağy adı altında düzenlenmiĢ ve unsurları tahakkuk ettiği takdirde idam cezası ile cezalandırılmıĢtır. tatbikat. fetvalarında açıklamıĢlardır. ġurası dikkat çekicidir ki. Bunlara verilen ölüm cezası bir had cezasıdır ve hikmeti de devleti yani nizâm-ı âlemi korumaktır. Ġslâm hukukunda nasıl yer aldığını ve bu hükümlerin Fâtih'in kanunnâmesindeki hükümle nasıl bağdaĢtırılabildiğini açıklamaya çalıĢalım. bir had cezası olan bağy suçuna sokulduğunu verilen fetvalardan anlıyoruz. Kanunî'nin oğlu ġehzade Mustafa hakkındaki fetvalar buna misâl teĢkil etmektedir. elbette ki müdafaa etmek yahut buna uyuyor demek de mümkün değildir. insanları kati. Meselâ PadiĢah'ın meĢru emirlerine karĢı her nevi itaatsizliği ve umumi rahatı (nizâm -ı âlemi) ihlal edecek her çeĢit kıyam. Bağy suçunun cezaları. devlete isyan suçları. Ģunun-bunun tahrikiyle unsurları tam teĢekkül etmeden insanları dünyevî saltanat uğruna idam etmek. padiĢahın meĢru emirlerine yapılan her çeĢit itaatsizliği. II. çoluk-çocukları esir edilmez ve malları ganimet sayılmaz. Ġslâm hukukunda. elbette ki Ģer'î değildir. Ģartlar teĢekkül etmeden idamlar verilmiĢtir. benzeri hükümlerle önlenmeye çalıĢılmıĢtır. çok geniĢ mânâlar vermiĢlerdir. bu tip hâdiseler teĢkil etmektedir. birisi ġi'îlerle ve bir diğeri de eĢkiya ile ittifak ederek Devlete isyan eden ve bağy suçunda aranan Ģartlara uygun bir Ģekilde bu suçu iĢleyen kardeĢlerine karĢı olan tutumu. BeĢikteki bir bebeğin öldürülmesini. hareket.

ta'zîr yoluyla idam edilebileceğini. fıkıh kitaplarında aranan Ģartlar gerçekleĢmeden infaz edilen idam kararları maalesef olmuĢtur. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem. de Osmanlı kanunnıtr Ġbn-i Abldif' maktadır: "Soruldu: Fewt{ fitne uyandıran.. âdâb ve kamu düzeni icabı ta'zir yoluyla idam edilebileceğini Ġslâm hukukçuları kabul etmiĢlerdir. Bu suçun cezası. md. o meselede sadece fukahanın görüĢlerini nakletmektedir. Aynı Ģekilde fiilen isyan etmese bile isyana hazırlandığı her halinden belli olan bir insanın. Yani had cezası olarak idam cezası tatbik edilmez. Türk Ceza kanununda bulununca adalet oluyor da. bugün devletin birlik ve beraberliği olarak ifade olunmakta ve bunun aleyhinde harekette bulunanlar. fıkıh kitaplarında aranan fesadın kuvvetle muhtemel olması yani nizâm-ı âlem Ģartına uymadan. âmme maslahatı ve âlemin nizâmı düĢünülerek. elbette ki kötüdür ve yapanlar da manen mes'uldürler. konuyla alakalı fıkhî malumatı. Halbuki Dede Efendi. hülasa eliyle ve dMjA| ile vazgeçmeyen bir* Cevap: tasdik ediyorsa. ifade edeceği Ģeklindeki< meselede sadece fut derinlemesine tahkik ruz. ta'zîr yoluyla idam cezasının verilebileceğini kabul etmiĢlerdir ki. Osmanlı Kanunnâmelerinde bulununca. Kanunî Sultân Süleyman'ın oğlu Bâyezid ve bunun beĢ oğlu. H. idam cezası ile mahkûm edilmektedir (TCK.). buna siyâseten kati denmektedir. bazı safdillerin.Yavuz Sultân Selim'in kardeĢleri Korkut ve Ahmed.. Ancak bunun için de. Önce Hanefi fıkı' izahlarını özetleyerek bir özetleme yapıyor "Ta'zir. maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem gerektirdiği takdirde.. ġimdi bu hüküm. Üzülerek ifade edeyim ki. Ancak bu. kati ıi> nefi hukukçularını: imâm yani ülü'l-c! verme esasını. Bu suiistimal. Ancak unsurları tam teĢekkül etmese de.. belki Ģer'i bir hükmün suiistimalidir ve iĢlenen bir günahdır. Hanefi hukukçulara göre. ulûlemr tarafından ta'zîr yoluyla ve idam cezasıyla cezalandırılamaz mı? Hanefi ve Hanbelî hukukçularının çoğunluğu. . . saltanat aleyhinde olanları. Ancak bugün aynı madde suiistimal edilerek bazen masumların canları yakıldığı gibi. Meselâ. Eğer bir fâsık. olsa bile onun fetvasının ne değer ifade edeceği Ģeklindeki yorumlarına Ģahit olduk ve üzüldük. B) Siyâseten Katl=Ta'zîr Bil-Katl: Bu konunun giriĢinde açıkladığımız gibi. had cezasını gerektiren bir zina suçu değildir..•¦¦ bulunanlar için de aynının. Dede Efendi'nin Siyâsetname'sînden naklettiğimizden. ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in "ekseri ulema tecviz etmiĢlerdir" diyerek ifade ettiği durum budur. Delilsiz ve.. fesadın tahakkuku hususunda kesin delillerin bulunması icabeder. Üzülerek ifade edeyim • Siyâsetname'sindr olduğu ve onun da U. siyâseten kati fesad çıkaranlar. Bu suiistirr Kanunnâmesindeki h. kanunun ve fıkıhçıların vaz'ettiği siyâseten kati prensibinin hatası değil. bağy suçunun unsurları tahakkuk etmediği takdirde. genel ahlâk. sırf keyfî ve menfaati için böyle bir yola baĢ vuruyorsa. kamu düzenini (maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem) bozan bazı hareket ve fiiller. OD "NIzâriHĠ kati ve lı yola girm*.. kararı ve yargı. Fâtih'in Kanunnâmesindeki hüküm ise..| lâmlarınınft BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 talarĢı Sırlan unun isen ia l»cı olmuĢtur. livâta suçu. hiç suç değildir anlamına alınmamalıdır. bu görüĢün Dede Efendi'ye ait olduğu ve onun da böyle bir fetvaya yetkili olmadığı. Hanefi hukukçuların çoğunluğu kabul etmektedir. PadiĢahın keyfî adam öldürmesi mi oluyor? Böyle bir iddia çifte standartlılık olur. ulûl-emr tarafından tesbit edilir. bâği olarak kabul edip idam ettirmek mümkün değildir. 125 vd. Bu sebeple konuyu biraz daha derinlemesine tahkik etmek ve uygulama örneklerinden bazılarını takdim etmek istiyoruz. k ĠĢte bu vt| teker teker ı Ģöyledir: "Nizâm-ı n lemedikleri vaki hakkının tatbMlj da Ģart o [emdir Bir i âlem Ġçin. Osmanlı tarihi boyunca da. fıkıh kitaplarındaki ifadelere uygundur. Böylesine bir çirkef iĢi âdet haline getiren insanın. fesada sa'y edenleri men' ve maslahat-i âmme tabirleriyle ifade edilen durum. bu.

Osmanlı tatbikatının hep Ģer'î hükümlere uygun cereyan ettiğini söylemek safdillik olur. Bütün bunlardan anlaĢılmaktadır ki. jurnalcilik yapan. . "Ta'zir Yoluyla Kati" baĢlığı altında bakınız ne güzel bir özetleme yapıyor: "Ta'zir. tağrîb. bütün bu cezalar. dükkân soyanlar. Ġbn-i Teymiyye'nin Es-Sârim'ül-Meslûl adlı eserinde gördüm ki. ĠĢte bu ve benzeri fıkıh kitaplarındaki Ģer'î hükümleri nakleden ve kaynaklarını da teker teker gösteren Dede Efendi'nin Siyâsetnâme tercümesinden bazı parçalar Ģöyledir: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan. Osmanlı ġeyhülislâmlarının fetvalarından anlaĢılan da budur". Soyguncular. hem bütün fıkıh kitapları ve hem de Osmanlı kanunnameleri kaydetmektedirler. ta'zir yoluyla idam cezası verme esasını. Bütün yazılanlara ve nakledilenlere rağmen. Zeyd'in âdet-i müstemirresi sâ'î bil-fesâd olduğu Ģer'an sabit olub ve ibadullaha mazarratı icabeder mevâdd-ı münkerâtın dahi kendüden sudun tevâtüren isbât olundukda. bâtıl yollarla insanların mallarını zabtetmeye gayret eden insanların canlarına kıyan ve hülasa eliyle ve diliyle Müslümanları her zaman rahatsız edip de bu huyundan da idam dıĢında hiç bir ceza ile vazgeçmeyen bir adamın hükmü nedir? Cevap: Böyle olduğu kesin ise ve yalan söylemeleri mümkün olmayacak kadar çok Müslüman da bunu tasdik ediyorsa. Ancak meselenin hukukî yönünü ortaya koymak için bunları da nakletmek durumundayız. Delilsiz ve mesnedsiz bazı iddiaların aksine. kısaca idam edilmesinde âmme maslahatı bulunanlar için de aynı hükümler geçerlidir". ancak mahkeme kararı ve yargılamadan sonra mümkün olduğunu da.. "Nizâm-ı âlem için Ģer ve fesadını defetmek üzere. Bir bld'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için. s Ġbn-i Abidin'in Ģu fetvası da bu meseleyi gayet açık bir Ģekilde vuzuha kavuĢturmaktadır: "Soruldu: Fesad çıkaran. ġimdi de aynı mes'eleyi fıkıh kitaplarındaki Ģartlara göre tanzim eden. Kaynak teĢkil eden ibarelerin tercümesi: "Kim bunu âdet haline getirirse. katledilir ve Ģerrini Allah'ın kullarından def ettiği için vesile olana sevap ve mükâfat verilir". Âmme maslahatı gerektirdiği takdirde. yeryüzünde fesad için koĢuĢturan.Önce Hanefi fıkıhçılarının son zamandaki en meĢhurlarından olan Ġbn-i Abidin'in izahlarını özetleyerek zikredelim. "Gayr-i meĢru ĠĢlerin kati ve idam cezası ile define. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Dürer ve Gurer". Zira o yeryüzünde fesad için sa'y etmektedir. Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak. kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd. insanlar arasında Ģer ve fitne uyandıran. Osmanlı ġeyhülislâmlarına ait fetvalardan sadece birini kaydededlim: "Bu mes'ele beyânında Eimme-i Hanefiyeden cevâb ne veçhiledir ki. imâm yani ülü'l-emr suçluyu katledebilir. Bunlara benzer arĢivlerimizde çok sayıda fetva vardır. El-Cevâb: MeĢrû'dur. . 84 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYE!. o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". hapis ve hatta kati ve idam tarzında ta'zir yoluyla cezalandırmak meĢru ise de. ehl-i fesadı darb. tek kiĢinin veya yalancıların jurnali ile bu yola girmek caiz değildir. nefy. livâta. âlet-i câriha dıĢında adam öldürme ve benzeri suçlar tekerrür ettiğinde. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerîr ve müttehem olması da Ģart değildir. idam edilir. kati ile de olabilir. fitne ve fesada teĢvik edenler. bu uygulamaya siyâseten kati demektedirler. zâlimler ve fesad çıkaranlara yardımcı olanlar. cemiyetin nizâmını bozarak fesad çıkaranlar. Harrereh'ul-Fakîr Hacı Muhammed El-Müfti Bi Harpud-Ufiye Anhu. kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zira onlar siyâseti daha iyi bilirler. Zeyd-i müfsid-i merkumun vech-i arzdan izâlesiyçün katli meĢru' mudur? Beyân buyurula. Kati ile Ģerri def edilir.. Vecîhüddin'in MeĢârık'ul-Envâr Ģerhinden". bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi. Fesada gayret ettiği ve sebep olduğu Ģer'an sabit olmalıdır. imam (sultan) ve hulefâsı daha evlâdır. yol kesenler. Hz. vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. te'dîb. diyor: Hanefi hukukçularına göre. Peygamber ve ashabının tatbikatına hamleden Hanefî hukukçular.. emr-i veliyyül-emr munzam ise. siyaseten katlin de belli Ģartları ve Ģer'î hükümleri mevcuttur.

nr. sh. ġeyhülislâmdan aldıkları fetvalarla. Sözler Yayınevi. Reddu'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr I-VI. yabancılara sığınan Ģehzade veya diğer hanedan mensuplarının. 25-35 . Ġbn-i Âbldin. 1888. Allah'ın rızâsını tahsilden baĢka gayemiz yoktur. "Bu hanedanın maksad-ı a'lâsı. Esad Efendi. sh. Tere. hem fıkıh kitaplarında ve hem de fetvalarda uygulanması için "Ģer'an sabit" olması yani Ġslâm muhakeme usulü kaidelerine göre yargılanıp suçun sabit görülmesi Ģartının tahakkuku aranmaktadır. Zira nizâm-ı âlem içün siyâseten katlin. Netice olarak. ĠĢte onlar. nizâm-ı âlemi devam ettirmek için Ģer'î hükümlerin tatbiki tarzında idamla cezaland Netice otodan sırf saltan» ( yanlar. önemli bir I pa'nın 20. "validem" diye hitâb ettiği bu Akkoyunlu hükümdarının anası Sara Hâtun'a verdiği cevap çok manidardır. 6. 14-1540. mahkeme kararı olmadan ve yargılama yapılmadan sırf saltanat ve dünyevi menfaat uğruna PadiĢahın adam öldürmesi olarak anlayanlar. asırda ulaĢtığı seviyeyi göstermektedir: . seyf-i islâm bizim elimizde. sancaktujl j adamları mücrim H veya müfettiĢ t örf te'addidir ¦ para cezası 1 Fıkıh! muhterem I verilmemiĢtir" ( Eğer bundan. Ayrıca "emr-i veliyy'ülemr ile katl"den kasıt. 62-65.Ne acıdır ki. c. Osmanlı sultanları ve bilhassa Hz. keyfî iradeyi hâkim kılmak Ģeklinde değil. Trabzon üzerine giderken yollarda her türlü zahmete göğüs geren ve bazan atından inip yaya yürümek zorunda kalan Fâtih'e Sara Hâtun'un "Oğul. tahtın mirasçısı olduklarını iddia etmeleri ve baĢta Bizans ve Ġran olmak üzere. bir çok idam hadiselerinde bu esaslara ri'âyet edilmemiĢ ve jurnalcilerin tahriki ile nice zulümlere sebep olunmuĢtur. IV. 1/707. BA. keyfe mâyeĢâ hareket edemediklerini. YEE. ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?" Ģeklindeki sözünü. böyle bir duruma fırsat vermemek için. sh. Mecma'ül-Enhür. Bediüzzaman Said Nursi.. ilây-ı kelimetullâh'dır" ifâdesi de Fâtih'e aittir.709. 337-338 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 85 »ġerri I ıslar tatbiki tarzında değerlendirmek icabeder. Ancak kendilerini. Ġstanbul 1995. Bir kısım tarihçiler. Mısır 1967. sadece mahkeme kararının yeterli görülmemesi ve bu tip cezaların infazında veliyy'ülemrin yani Sultânın tasdikinin de Ģart koĢulmasıdır. fetvasını v yen Hoca! veyahut > kimselere 39. bizim davamız kuru kavga değildir" Ģeklinde cevablandirmiĢtir. 358/a vd. Netice olarak. düĢman ülkelerin de bu fırsattan yararlanmak arzusudur.1 35 Konuyla ilgili bazı fetvalar. "siyâseten kati"i. Nuruosmanlye kütp. cihâd sevabına nail olub. Kanunnâmelerde yer alan Ģu ifade. bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler. bu manayı nerden çıkardıklarını isbat etmek zorundadırlar. ülkenin parçalanıp. Vatana ihanet suçunun her hukuk nizâmında idamla cezalandırıldığını da unutmamak gerekir. uygulamada suiistimal yapılsa bile. sh. kardeĢlerini bile feda etmiĢlerdir. Ġslâm dinini dünyanın her tarafına yaymayı gaye edinen. Süleymaniye kütp. I nunnamelerdtl "ehven-lĢarl mânâyı ve Osmanlı it hukuk niz araĢtırmacı/ fetvası. Peygamber'in senasına mazhar olan Fâtih. Ancak ister PadiĢahların kardeĢlerini. bu manayı j içün siyaseten I tehlikeye rinden dolayı ı larda uygulan göre yargılanıl veliyy'ülemrilei cezaların infaz. Siyâsetname. vatanın ve devletin birliğini tehlikeye sokacak ve emniyet ve asayiĢi altüst edecek kimselerin fesada sa'y etmelerinden dolayı verilecek bir idam cezası olduğu. bunun kimlere yarayacağının ve i'lây-ı kelimetullâh hizmetinin nasıl sekteye uğrayacağının çok iyi farkında idiler. Lem'alar. Fâtih'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle Uzun Hasan üzerine giderken. 3209. yargılama konusunda Avrupa'nın 20. Bazan Ģer'î esasın tatbikinde. as "Mücrim oKlti madan. nr. vrk. Osmanlı Devleti'nde mahkemeden ilâm ve ġeyhülislâmdan fetva alınmadan idam cezasının uygulanmadığını arĢivlerden öğ reniyoruz35. Damad. ġeyh Mehmed Arif. ilây-ı kelimetullâhın en büyük temsilcisi kabul etmiĢlerdir. isterse de sadrazamlarını katletmede. kardeĢ katli meselesini. 50-51. nr. 38. Ġstanbul Fâtih'i: "valide. Bu ne demektir? Konuyu tarih ilmi ve devlet siyâseti açısından değerlendiren bir araĢtırmacının görüĢlerini özetleyerek bitirelim: Osmanlı Devleti'ni tehdid eden en büyük tehlike. araya giren jurnalcilerin te'siriyle hata etmiĢ olabilirler. Bu da önemli bir husustur.

böyle bir Ģeyden ne kanunnamelerde ve ne de fıkıh kitaplarında bahsedilmemiĢtir. PadiĢahın keyfî adam asması kasdediliyorsa. yetkililer para cezası alarak salıveremezler. Demek. Ġsyan sonucunda katledilmiĢlerdir ve siyâseten kati ile hiç bir münasebeti yoktur. henüz herhangi bir isyana yahut saltanat kavgasına giriĢmeyen kardeĢi Ya'kub'u. Orhan Bey istemese dahi. âciz insanlarda dahi istiklâliyetini muhafaza etmek için. . Ve her mücrim-i müttehemin cerimesi kâdî-i vilâyet katında veya müfettiĢ huzurunda sabit ve zahir olub ehl-i örfe teslim etmedin dutub siyâset eylemek hılâf-ı Ģer1 ve örf te'addîdir = Suçlu yargılanmadan veya kendisine isnâd edilen suçlar hukuken sabit olmadan. Değerli araĢtırmacı Abdülkadir Özcan'ın yerinde tesbitleri gibi. Ancak saltanat iddiasına kalkıĢmadan evvel idam edilmiĢse. neyin verdiği cesarettir."Mücrim olan kimesne teftiĢ olunmadan veyahud üzerine zahir olan Ģenâyi1 Ģer'le ve örfle yerine varmadan. bu redd-i müdâhele haysiyetiyle ma'sum evlâtlarını ve sevdiği kardeĢlerini merhametsizce kesmiĢler. Bazı araĢtırmacılar. istiklâldir. Bir Ģehzadenin. sancakbeği ve subaĢı ve adamları nesne alub salıvermek memnû'dur. ġimdi bu gözlükle hâdiselere bakalım: a) Orhan Bey zamanında üç idam hâdisesi yaĢanmıĢtır. Zira Yıldırım Bâyezid. Zira Orhan Bey'in kardeĢleri Halil ve Ġbrahim'in PadiĢaha isyan ettikleri ve saltanat mücadelesine giriĢtikleri bir vâkı'adır. ġunu unutmayalım ki. Bunların her üçü de had cezası mahiyetinde yani bağy devlete isyan suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢlerdir. Bunun cezası. ileride saltanat iddiasına kalkıĢmasın diye kati ettirmiĢtir. Her Ģeyden önce Ģunu tebellür ettirmekte yarar vardır. Osmanlı devleti. Ġsterseniz Bediüzzaman'ın tesbitlerini tekrar ettikten sonra bazılarına beraberce bir göz atalım: "Hâkimiyetin en esaslı hâssası istiklâldir. bizzat kendisine isyan ettiği ve ordu toplayarak babası ile savaĢmaya bile cesaret ettiği için idam ettirmiĢtir. "ehven-i Ģer ihtiyar olunur" kaidesine uyularak yapılmıĢtır. siyâseten çok idamların icra edildiğini ve bu fiillerin ehliyetsiz bir kısım fakih ve kadılar tarafından meĢruiyet kalıbına sokulduğunu. en az bizim kadar Ġslâm'a ve onun hukuk nizâmının kaynakları olan fıkıh kitaplarına hürmet duyan insanlardır. Yapılan suiistimaller dahi. Orhan Bey. gayrın müdâhelesini reddir".o takdirde bir nevi zulüm yaĢanmıĢtır. Fıkıh kitaplarında yapılan bu açık izahlara ve Ģer'î hükümlere rağmen. tarih bize göstermektedir. Kendüler mahall-i töhmet ve adamları mücrim ve müstahakk-ı ikâb olur. ayrıca kendi oğlu Savcı Beyi de. gayrın müdâhelesini Ģiddetle reddeder ve 86 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠl ĠNMFYEN Cf ¦ kendi vazifesine baĢkasının karıĢmasına müsaade etmez. Ġslâm hukukunda idam cezasıdır. hakiki hâkimiyetin en esaslı hâssası ve infikâk kabul etmez bir lâzımı ve daimî bir muktezâsı. Ve cezası idamdır. 39. Osmanlı tarihçilerinin saltanat uğruna öldürülen ilk insan olarak tesbitleri doğrudur. infirâddır. Çok PadiĢahlar. ya siyâseten kati yani fesadın kuvvetle muhtemel olmasından dolayı nizâm-ı âlem içün yahut zulmen idam edilmiĢtir. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat. ġehzade isyanlarının ve Ģehzadeler arasındaki saltanat mücadelelerinin Osmanlı tarihinde önemli bir yer iĢgal ettiğini bilmeyen yoktur. çevresinin tahriki ile. Hatta Bizans veliahdı Andronikos ile dahi babası aleyhine ittifak kurduğunu tarih kitapları kaydetmektedir. ceza uygulayamazlar". kararını yazan yahut en azından "nizâm-ı âlem içün öldürüldü" diyen Hoca Sa'deddin Efendiler. Eğer bundan. kadıların kararı ve PadiĢahın tasdikiyle icra edilen siyâseten kati cezalarının fetvasını veren. onun kadıları ve ġeyhülislâmları. tamamen bir bağy suçu mahiyetindedir. Hatta hâkimiyetin zayıf bir gölgesi. bu sözlerini ġeyhülislâmlık veyahut kazaskerlik gibi fetva ve kaza makamının en yüksek makamlarında bulunmuĢ kimseler olarak söylemektedirler. sultanlığını ilân etmiĢ bir diğer Ģehzadeye karĢı gelmesi ve saltanat iddia etmesi. ġeyhülislâm veya diğer kadıların fetvası. nazariyata uygun yürümüĢ müdür? Bu soruya cevap verebilmek için bazı önemli tatbikat örneklerini incelemek icab etmektedir. Hem kasdedilen bu menfi mânâyı ve hem de suiistimalleri tasvip etmek mümkün değildir. infirâddır. Ancak tatbikatta suiistimallerin yapıldığını. bir kısım muhterem insanların "1400 yıllık tarihimizde yazılan fıkıh kitaplarının hiç birinde böyle fetva verilmemiĢtir" diyebilmeleri. doğrusu biz de tesbit edemedik. Bostan-Zâde Yahya Efendiler. b) Yıldırım Bâyezid devrinde ilk defa siyâseten kati veya Ģayet siyâseten katlin Ģartları gerçekleĢmemiĢse ki bunu tam olarak bilmiyoruz.

hem kararı veren kadının ve hem de bunları tasdik edip icrası için emir veren Kanunî'nin. II. kardeĢleri Ġsa Çelebi ile Musa Çelebi'yi kendisine isyan ettikleri ve hatta saltanat için orduları karĢı karĢıya geldiği için bağy suçunun had cezası olan idam cezası ile cezalandırmıĢtır. Uzun mücadelelerden sonra yakalanarak bâği muamelesi görmüĢ ve idam edilmiĢtir. topladığı ordu ile PadiĢah'a isyan etmiĢ ve sonunda yakalanarak cezası olan idama Ģer'an mahkum edilmiĢtir. sadece saltanat mücadelesine kalkıĢmamıĢ.hukukî cihetini bilmediklerinden bunu tenkid etmiĢlerdir. Ancak Kanunî. Bunların idamlarında siyâseten kati söz konusu değildir. Bu bir had cezasıdır. Ancak I darıdır. Ancak bu meselede hem fetvayı veren müftünün. had cezası olan idam cezasıyla cezalandırmıĢtır. kendisini tahttan indirmeye azmettiği ve PadiĢah olmak isteği ile isyan ettiği Ģayiasına inanarak. Kanunî'nin iki oğlu olan Selim ve Bâyezid. Bu idam kararı. bu tarihten sonra saltanat hırsıyla araları bozulmuĢtur. Bu hareketi isyan kabul edildi. kendi çocuklarının idamına karar veren bahtsız PadiĢahlardandır. Diğer bir hazin tablo da ġehzade Bayezid'in idamında yaĢanmıĢtır. 1558 yılına kadar iyi geçindikleri halde. Murad'ın amcası Mustafa Çelebi (II.ı amûd-ı ı kabul edlln ailenin kardeĢ I azaltmıĢtır. KarıĢ mettiği ve P. c) Osmanlı Devleti'nin en karıĢık devresi olan Fetret Devrinde. d) Fâtih'in babası II. had cezası olan idam cezasına çarptırılmıĢtır. Murad'ın küçük kardeĢi Mustafa Çelebi de. Yani bu dönemde de. Aynı Ģey. bâğî vasfıyla ġehzade Mustafa'yı idama mahkûm eylemiĢtir. rakipsiz sultan olduğu için. yanıldıkları veya yanıltıldıkları bir vâkı'adır. ilerde fesada sebep olur korkusuyla siyâseten kati yoluyla idam ettirilmiĢtir. sızca ya h)I. Karısı Hürrem Sultân ve çevresinin tahriki ile. Aradaki jurnalcilerin tahriki ile ġehzade Bâyezid.! BĠLĠNMEYEN OSMANLI 87 pilim Ġn Km fena tayrıca bu mevzuda Osmanlı'nın can düĢmanı olan Safevî devleti ile de ittifak kurmuĢtur. Bu ise. Gerçekten Sultân Korkut. Karamanoğulları ve Germiyanoğullarının tahrikiyle Bursa'ya yürümüĢ ve had cezası olarak idam edilmiĢtir. Neticede yakalanarak.^ Ij lere ı siyâseten 1 istemese i kısım uyı ri ulemj yulmak k Kanuı tadır. Diğer kardeĢi Ahmed ise. ayrıca bu w:-tur. siyâseten kati cezası mevcut değildir. f) Kanunî Sultân Süleyman. Düzmece Mustafa). Netoiv p olmamıĢtır.-de Mustafa cezası olara? kararı veren ¦ yanıldıkları \ Diğer trtrî oğlu olani saltanat hu ordu l iltica eden I nun had ctıui yukarıda z III. ordu toplayarak kardeĢi Selim'in üzerine yürüdü. Osmanlı tarihçilerinin tesbiti doğrudur. e) Yavuz Sultân Selim. görünürde bağy suçunun cezası olarak had cezasıdır. iki kardeĢini. kardeĢi Selim'e teslim . kardeĢ katli mevzu bahis olmamıĢtır. Mehmed Çelebi. Zira daha önceki idamlar had cezasıdır ve bağy suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢtir. Ġran'a iltica eden Bâyezid. sonradan ortaya çıkan kardeĢi Mustafa Çelebi için de geçerlidir. u-zun süren saltanat mücadelesine giriĢmiĢ ve hatta Osmanlı ülkesinin Bizans ile paylaĢılmasını da göze alarak imparator Manuel ile gizli ittifak dahi kurmuĢtur. kendisine isyan ettikleri ve bâğî oldukları için.

Abdülkadir. sh. 142-148. Bir kısım uygulama ise. Mehmed. A. kaynaklarda mevcut değildir. Bizans'ın Ģehzadeleri kullanarak Osmanlı Devleti'ni yıkma planları herkesçe bilinmektedir ve fetret devri de canlı Ģahitlerle doludur. . Connecticut 1982. Ahmed vefat edince. sh. Osmanlı kaynaklarının bir kısmında Sultân Murâd'ın Ġsfendiyar Bey torunu Hatice Hâlime Hatun'dan doğma Ahmed isimli bir Ģehzadesi olduğu ve yaĢı küçük olan bu Ģehzadenin II. 311 vd. çok büyük sıkıntılar içinde tahta geçmiĢtir. gayr-ı meĢrû'dur. ne Ģer'î hükümlere ve ne de Fâtih'in Kanunnâmesinde ifade ettiği. sh. c. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. Ayrıca Babinger'in altı ya da sekiz aylık olduğu konusundaki beyanı dıĢında. Dilger. gevĢetmiĢ ve son derece azaltmıĢtır. Bu hâdiseyle alakalı örnek fetvaları yukarıda zikretmiĢtik. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. Aydın. sh. Özcan. Artık amûd-ı nesebî yani Osmanlı sülalesinden en büyük olanının padiĢah yapılması usulü kabul edilmiĢtir. ĠÜEFTD. Mehmed'in tahta çıkmasından kısa bir zaman sonra kati olunduğu kaydedilmektedir. 129. Elbette ki bu uygulamalar. II. sayı 10 (Ekim 1987)... 184 vd. Bu son eser.D. kardeĢ katli hadisesini tamamen ortadan kaldıramamıĢsa da. Fâtih için de geçerlidir. fıkıh kitaplarında da tecvîz edilen siyaseten katle uymaktadır. "Osmanlı Hanedanı Ġçinde Saltanat Mücadelesi ve KardeĢ Katli". ayrıntılı bilgiler. Mehmed ve III. Ģehzade Ahmed'in kati edildiği iddiasını sadece bir iftiradan ibaret görmektedir. Tevârih-i Al-i Osman. Zira Kantemir gibi yabancı tarihçiler dahi. Ebüssuud'un fetvasıyla bağy suçunun had cezası olan idam cezasına mahkûm edildi. yukarıda anlatılan hükümler. 30-31. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. Murad devrindeki olayları yerinde inceleyeceğiz. Fâtih Sultân Mehmed'in razı olamayacağını ısrarla savunmaktadır. Zira asıl haksızca yapılanlar bunlardır. 88 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 40. Osmanlı Devletinin KuruluĢ Döneminde Hükümranlık Kurumunun GeliĢmesi ve Saray Hayatı-TeĢkilatı. 8. Bu hadisenin meydana geldiği Ģüphelidir. 10 vd. 1/114-117.. sayı 33 (1980-81). bu zamana kadar yapılan en kapsamlı çalıĢmadır. Ancak diğer Ģehzade katilleri gibi. sh. bu ihtimalin doğru olması halinde. The Structure of the Ottoman Dynasty. Murad vefat ettiğinde ġehzade Mehmed dıĢındaki bütün evlâdının vefat ettiğini ve bu arada ġehzade Ahmed'in de Amasya'da vali bulunduğu sırada öldüğünü yazmaktadır ki. Bir kısmı. Jahrhundert. 34 vd. Alderson. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? Burada meseleye değiĢik yönlerden bakmak gerekir: Evvela. sh. Akgündüz. III. ġehzade Ahmed'i haksız olarak katleden Evrenos-zâde Ali Bey olduğunu ve bu sebeple Fâtih tarafından idam ettirildiğini kaydetmektedirler. Ġstanbul 1953. olayı doğrulamakla beraber. A. Himmet. Md. Aktan. 287. Ancak hangi gruba girmektedir? Bunun tesbit edilmesi gerekir. 37. c. siyaseten kati müessesesine yani Fâtih'in Kanunnâmesinde "ekseri ulemâ tecviz etmiĢdür" dediği usule uygundur ve fıkıh kitaplarında Ģartlarına u-yulmak kaydıyla açıklanmıĢtır. sh. Bazı kaynaklar da.. Ģehzadeleri bulunmasına rağmen. Ġstanbul'un 500. 2. Fâtih'in Kanunnâmesi de bunu emretmemektedir36. Devlete isyan edenin cezası elbette ki idamdır. Zira PadiĢah istemese de bu ceza mukadderdir. Ali. Ankara 1978.. München 1967. Böyle bir zulme. II. Defter. Ġkinci olarak. Gerçekten I. sn. Murâd'ın vefatından sonra. Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. babası II. ailenin en büyük ferdi olan amcaları ġehzade Mustafa tahta geçirilmiĢtir. Nitekim Fâtih'in PadiĢah olması üzerine.edilince. yaĢının ne kadar olduğu da kesin değildir.328. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nizâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". Bu kaide. I. 36 Berki. 5 vd. Üçüncü olarak. h) I. Baskı. Namık Kemal de. henüz bebek iken öldürülme iddiaları da ortadan kalkar. und 16. ġayet vâki ise. ĠĢte görüldüğü gibi tatbikattaki durum farklıdır. sh. tamamen Ģer'î hükümlere uygun olarak bağy suçunun had cezasını tatbik etmekten ibarettir ve bunlara siyaseten kati demek hatalıdır ve meseleyi bilmemekten ileri gelmektedir. 36 Ġbn-i Kemal. Osmanlı Kanunnâmeleri. Türk Dünyası Tarih Dergisi. Akman. Taneri. Ahmed devrinde saltanat usûlünde ciddî bir değiĢiklik mevzubahistir. I. 12-13. Konrad. Bir diğer grup ise. Mehmed. II.

Hammer ve benzeri tarihçiler. Belki nizâm-ı âlem için siyâseten kati müessesesine girmektedir. Köprülü ve Berkes gibi. nice padiĢah olursun. 11 aylık bir bebenin öldürülmesini Fâtih'in idam ettirdiğine inanmak istemiyoruz. tıpkı diğer umumî kanunnameler gibi. Zaten Evrenoszâde Ali Bey isimli bir zatın PadiĢah'ın haberi olmadan böyle bir cinayeti iĢlediğini bazı kaynaklar haber vermektedirler37. Özetleyecek olursak. Ģartlan tahakkuk etmeyen bir cezayı tatbik edeceğine de ihtimal vermiyoruz. tıpkı diğer un cezalarını tanzim ı kısas cezalarını uy edilecek ta'zîr cezi olarak görelim ve I Kanunnâmenin! cezalarını tanzim ı bilakis bu cezalan rak uygulanacak | mal denmektedir)) Kanunnâmesinin'. Peygamber'in senasına mazhar olmuĢ bir PadiĢah'ın. devlete isyan suçuna teĢebbüs etmeden. 140. ülü'l-emrce tanzim edilecek ta'zîr cezalarının devreye gireceğini hemen hatırlatalım. \ ifâdeler de kan. '" Osmanl zalarının altemıtlffld Pil?" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 89 girmektedir. had ve kısas cezalarını uygulamak için gerekli unsurlar bulunmadığı zaman. bir had cezası değildir. Ben Âl-i Osman nesliyim.". I adam öldürse. kendi koyduğu kanunun nizâm-ı âlem için fesada sa'y ihtimalinin bulunması sebebiyle siyâseten kati müessesesini ilk defa kendisi tatbik etmiĢ ve küçük kardeĢi Ahmed'i kati ettirmiĢti. Konuyu daha ayrıntılı olarak görelim ve 1. Bu tamamen üçüncü guruba girmektedir. i Ģeklini. değerlendirme. bin akçeye d akçeye mâlik ola. Fâtih gibi Hz. sanki Ģehzadelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması için kullanıldığını bilmiyormuĢ gibi. Bunlardan ilk ikisi umumi kanun mahiyetindedir ve itiraz edilen hükümler de burada yer almaktadır. Bu. I. maddesini teĢkil eden ilk maddeyi. bunu vesile ederek Fâtih Sultân Mehmed'e hücum etmiĢlerdir. Anw> : PadiĢah'ın. Göreyim seni. Ancak bu ayrıntıları tam bilinmeyen olaydan dolayı. HammerJ Murâd Han b. ceza hukukuna aittir ve daha ziyade ta'zîr cezalarını tanzim etmektedir. Ġslâm Hukukunda üç grup ceza bulunduğunu. Burada aranan fesadın Ģer' ile tahakkuku Ģartının. Burada aran.Bizans Ġmparatorunun elinde tutsak olarak tuttuğu Süleyman Çelebi'nin oğlu olması kuvvetle muhtemel bulunan ġehzade Orhan'a aynen Ģöyle söylediği kaynaklarca ifade edilmektedir: "Haydi göreyim seni. sh. sh. Madde: EJtf| ursa ki. öyle hareket eyle. C aĢağa hallü olursa. yeterince ı faslı. ĠĢte böylesine bir dönemde. 147. Ġslâm hukukuna aykırı ve Bizans Ceza Kanununun restorasyonu olarak takdim etmek ise. t Tarih. nizâm-ı âlem için diyerek katletmiĢ olabilir. Sultân Ffitilll ceza hukuku I söylenmektedir. 5 vd. I Bizim Osmanlı! nunnâme neĢredilm^J ve itiraz edilen nunnâmeden nak Kanunnâmelerin de: Bizans Ceza Kanun ve Berkes gibi. cümle beğler ve paĢalar sana dönüb ve tahtı sana teslim ederler. 37 Pala.. Bâyezid. isyan tahakkuk etmediğinden. yaĢının ne kadar olduğu belli olmayan ve ama küçük yaĢta bulunduğu kesin olan ġehzade Ahmed'i. Fâtih Sultân Mehmed'e ait 75 Kanunnâme neĢredilmiĢ bulunmaktadır. Ġslâm ceza hukukunu ve bu ilahî nizâmın Osmanlı Devleti'ndeki tatbikat Ģeklini. Fâtih Sultân Mehmed. Bu doğru mudur? Bizim Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizde. Ben sana ne talimat verirsem. Namık K c. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir. Eğer bir kusur iĢlenmiĢ ise. Hz. Mel» c. ikincisi hadd-isirlü "1. tıpkı Barkan. 407. lbn-1 K II. Önemle ifade <-inanmak istemiyoruz. I 41. Önemle ifade edelim ki. bu taht benimdür deyü dava eyle. bunu savunmanın manası yoktur. ne derece gerçekleĢtiğini bilmiyoruz. Fâtih'e ait 2 numaralı kanunnâmeden nakledilen. sh. Ģartları ruz. yeterince değerlendirememek demektir. Ancak tekrar ediyoruz ki. kulağın bende olsun. ben var i-ken bu taht sana neden müstehakdır deyü dava edince. Maddeyi okuyalım: .^ olmadan böyle bire 41. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. Peygamber'in medhine layık olmuĢ bir padiĢahı hunharlıkla suçlamak ve hele bu konuda Bizans Ġmparatorları ile birlikte hareket eden Bizans tarihçilerini onaylamak mümkün değildir. Tahta çıktığında. I.-ni bilmiyoruz. Yavuz ve Kanunî'ye ait Umumî Kanunnâmelerin de 1. Fâtih'e ait 2 nolu Kanunnâmenin ilk üç faslı. aynı zamanda II.

Ancak maktulün velileri afv ettiklerinden kısas etmediler. Meselâ Kanunnâmenin 1. Akgündüz. Halil. VII. 64-69. sh. uygulanacak ta'zîr cezalarını tesbit etmektedir.:. sh. 37 Pala. Fâtih devrindeki Ģer'iye sicillerinde görülen ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1.. c. elin keseler yani had cezasını uygulayalar. Aktan. andan dahi aĢağa ki. kırk akçe cürm alına38". "1. Mümin Çevik neĢri. I-X.. Kantemir. sh. maddede de "Eğer adam öldürse. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. Haz. 14-15. Mevlûd." denilmektedir. yukarıda isimleri sayılan bazı ilim adamlarının iddialarının tersine Ġslâm Hukukunu hayatın her safhasında uyguladıklarını ve aksi görüĢlerin belgelere dayanmadığını isbat için kaleme alınmıĢtır. 16. Cildinin mukaddimesine koyduğumuz zina suçu ile alakalı Ģer'iye sicil örneğinden de bunu anlıyoruz. cürm iki yüz akçe alına. yerine kısas etmeseler. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eser." "eğer at uğurlarsa. bu durumda ta'zîr cezası olarak 200 akçe para cezası alalar. Mehemmed Hân. Tazir cezalarının alternatifli olması ve hâkime takdir hakkı tanınması Ģeklindeki esaslar aynen tatbik edilmiĢtir. Devletin de kamu davası açarak yargılayıp ta'zîr cezası verme hakkı vardır. Bu ve benzeri konularda itirazlarını devam ettirenleri. Fâtih Devri Üzerinde Tedkikler ve Vesikalar I. Hoca Sa'deddin. altı yüz akçeye mâlik ola. Önemle ifade edelim ki. Ġnalcık. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir. sh.1-27). II. ceza hukukuna aittir ve daha ziyâde ta'zir cezalarını tanzim etmektedir. elin keseler. ilâh. kan cürmi. elli akçe. sh. Bu sebeple Fâtih Kanunnâmesi'nin Ġslâm hukukundaki had ve kısas cezalarını değiĢtirdiği Ģeklindeki değerlendirme. Osmanlı Kanunnâmeleri. bilakis bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde ta'zir cezası olarak uygulanacak para cezalarının yani cürm ü cinayet cezalarının (ki buna ta'zir bil-mal denmektedir) tesbit edildiğini madde hükümlerinden anlıyoruz. adam öldürdü. "eğer had urulmazsa" denilerek açıklandığı gibi. ik incisi hadd-i sirkatin cezası olan el kesme cezasını düzenlemektedir. Eğer kısas yapılsaydı. I. Defter. ÂĢıkpaĢa-zâde. had ve kısas cezalarını kaldırmamaktadır. 13. Çünkü birincisi kısas cezasını tanzim ederken. Bu durumda mirasçı diyetini alacak ve suçlu salı mı verilecektir? Hayır. Osmanlı Devleti'nin bir Ġslâm devleti olduğunu. 37-38. sh. KardeĢ Katli. Evsat'ül-hâl olursa kim. 38 Osmanlı kanunnâmelerindeki ceza hükümleriyle alâkalı genel esaslara bu maddede de uyulmuĢtur. 5 vd. Ġstanbul 1998. 187." gibi ifâdeler de kanaatimizi teyîd etmektedir.. cürm üç yüz akçe alına. Zina suçunun unsurları tam olmadığı ve had cezaları tatbik edilemediği takdirde bu cezaların gündeme geleceği. sh. Halil-Oğuz. Namık Kemal'in Tarihî Biyografileri. 105-106. 42. 8-9. Bu üç fasılda had ve kısas cezalarının kaldırılmadığını. 407. A. c. ĠĢte Kanunnâme. Akman. yerine kısas etmeseler. c. elin keseler. Solakzâde. gayette fakır'ül-hal olursa. Ankara 1954. Tâc'üt-Tevârîh. ol zina kılan evlü olsa ve dahi bay o-lursa ki. Bu iddialar doğru mudur? . ta'zîr cezası olarak 400 ila 50 akçe arasında para cezasına çarptırılmasını emretmektedir. Yani hırsızlık suçunun unsurları tam olursa. Diyelim ki.. 147. sh. Ģerî'at huzurunda sabit olsa. Ġbn-I Kemal. belki bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde. cürm yüz akçe alına. 110. Fâtih'in Kazaskerliğini yapmıĢ olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı iki ciltlik hukuk eserine ve de bu hükümlerin uygulama örnekleri demek olan Bursa'daki Fâtih dönemine ait binlerce mahkeme kararlarına havale ediyoruz39.. I. cezası da kısasdır. Büyük Osmanlı Tarihi. sh. sh. Andan aĢağa gücü yeterse. Eğer kesmezlerse yani uygulanmazsa. kesmezlerse 200 akçe cürm alına" denilmektedir. Hammer. Gazavât-ı Sultân Murâd Han b. Ġnalcık. 140. aynı maddeyi tekrarlayan diğer kanunname maddelerinde. II.Kanunnâmenin ilk üç faslı (md. Ġnsanlar 90 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU Bu üç fasıldaki kanun maddeleri de. Tarih. maddede "Eğer at uğurlasa. Madde: Eğer bir kiĢi zina kılsa. Zaten Fâtih'in kendi kanunnamesinde de benzeri ifadeler vardır. bin akçeye dahi ziyâdeye gücü yeterse. Ankara 1978. maddesinde zina suçunun ta'zîr cezaları yani fıkıh kitaplarında ta'zir bilmal denilen cürm ü cinayet yani para cezaları tayin olunmaktadır. bu hak ortadan kalkacaktı. 258. c. Zaten Kanunnâmede bulunan "eğer adam öldürse. Andan dahi aĢağa hallü olursa.

Bütün bunlar. Ankara 1937.. ĠĢte bu kurallar çerçevesinde. Ġsevî veya benzeri kelimeler. Kanunnâme. j Galata'pf Oselvlb Orada tüg Dudakl Avnl. III..' BĠLĠNMEYEN OSMANLI (kla'zîr ıta'zîr »cezainin | madamına. . 2) Orta Halli veya Evsatiil-Hâl. Fâtih bir» Bağlamaz t Servi animi BirFIrenjlf Lebleri d BirFIrutjU Belünüb Sevgiliyi I |zeten Fâtih. I. sevgileri gönüllerde sıcak ürperiĢler uyandıran manevî güzeller için söylenmiĢtir.-. Fâtih bir Ģiirini Ģöyle kaleme almıĢtır: Bağlamaz Firdevs'e gönlüni Galata'yı gören Servi anmaz anda ol serv-i dil-ârâyı gören.¦.Böyle bir iddianın gülünç olduğu ortadadır. kelimenin takdir edici ve övücü anlamı ile tevriye sanatı yapılır. Divan Ģairleri. c. c..•„-¦¦:¦¦¦¦•. Bu manada kullanıldığı Ģiirlerde. ayrı bir sorunun cevabında açıkladık.. mutlaka cevaplandırılması gerekir. 346 vd. âĢıkına yaptığı zulümlerden dolayı sevgiliye de denilir. Hz. Zengin demektir. . Kâfir.: -••. her zaman Ġslâm'ın hükümlerini uygulamak için emirler veren ve en önemlisi de Uzun Hasan'ın annesi Sara Hâtun'a söylediği gibi i'lây-ı kelimetullahı yani Lâ ilahe illallah davasını yaymak için didinen bir devlet dört guruba ayrılmıĢtır: 1) Bay veya Ganî: Müslüman ve gayr-ı müslime göre. Ancak bazı tarihden ve bilimden habersiz kimseler. 69. GiriĢ. Ceza Hukuku.„:>¦. ayrıca iktisadî Ģartlar açısından farklı tarifler verilmiĢtir. Türk Hukuk Tarihi. sh. olsa olsa divan Ģiirini bilmeyen cahillere mahsustur. Fâtih'in aĢk Ģiirleri. 279-281). 4) Fakir'til-Hâl veya Gayet Fakir. genç ve güzel bir padiĢahın her emrine âmâde kolay sevgiler için değil. Osmanlı Kanunnâmeleri. Avnî mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan ve hatta bir divanı bulunan büyük bir divan Ģâiridir. sh.--. kasden bu iddiaları ellerindeki medya imkânları ile kamuoyuna yaydıkları için. sh. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. genç ı ^sevgileri gönü Ģiirlerde Ģahane I Vardır. Kâfir. Divan Ģiirinde bazan kâfir. Bunun ne kadar esassız ve yalan olduğunu. ayrı bir i 2) Ġkinci I larak yazdığı bir j zeller ve kasideler) aĢk Ģiirleri. 18. . c. MflbH Belindik! K 3) BU* nen Ġslim M em del gösterdiği i gerektin Patrikli) bul paganda i tih'e y derilmemifH zaman. Fâtih Devri Kanunnâmeleri. c. buna cerime de denir. Akgündüz. 122 vd. • . Bu esassız iddiaların dayandığı çürük deliller ve cevapları kısaca Ģunlardır: 1) Fâtih'in annesinin Mara Despina olduğunu ileri sürerek. sh. Maddede zina suçuna ait ta'zir cezası olan cürm yani cürm ü cinayet de denen para cezası tesbit olunmaktadır ki.. 73vd. aĢkı ve sevgiliyi her saltanatın üstünde tutan bir incelik vardır.•. I. Bunları kullanan ve sevgili hayaliyle Ġsayı öven bir divan Ģairine Hıristiyan suçlamasını yapmak.. 2) Ġkinci iddia. Fâtih'in Ģiirlerinde tasavvuf? aĢklar da yer almaktadır. . 16.. bu tarz bir isnadda bulunmak gerçekten üzücüdür ve tamamen delilden mahrum bir kuru iddiadır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. annesi tarafından Hıristiyanlığa meylettirilmiĢ olabileceğine dair iddiadır. I. Fâtih. KrĢ. 13. . Fâtih'in j Divan Ģiiri t Bu manada kuı [denilir. sevgilinin dudağını can veren havasıyla Ġsa'ya benzetirler ve sevgiliden gelen sabâ yeline de diriltici özelliği sebebiyle Ġsa adı verirler. Baha. sevgili için kullanıldığında. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen divan Ģiirinin kuralları içinde kalarak yazdığı bir Ģiirdir... Peygamber'in övgüsüne mazhar olan. divan Ģiirinde yerleĢmiĢ olan mazmunlardır.*.. ] edici ve övücü i Veren havasıylaj ebebiyle ĠM i Bunları ku yapmak. olsa ( Ġsinde. Bu Ģiirlerde Ģahane bir tevazu'. ¦„-. sevgilinin saçına zünnar ve zülfüne de çelipa yani haç denilir. md. adamına. 3) Yoksul. bu tarz bir I mahrum bir kuru I kısaca Ģunlardır: 1) Fâtihin! tiyanlığa meyle olduğunu.•. sh.. Cin-Akgündüz. -. 39 Kantar.

Böylesine büyük bir devlet adamına. Hatta Roma'daki Katolik Papa'nın Fâtih'e yazdığı mektuptan da bahsedilmektedir. ancak gönderilmemiĢtir. kendülerin âyinleri ve erkânları ne veçhile câri ola-gelirse. Önemle ifade edelim ki. Bizans cephesi. münevver. bu iddiaları ileri sürenleri tokatlar-casına. Batılı kaynaklar bile (BaĢta Clot olmak üzere). O selvi boylu sevgiliyi gören artık baĢka bir selvinin adını anmaz. Yemin ederim ki. Bu mektup yazılmıĢ olabilir. Avni. yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resulün -Aleyh'is Salâtü Ve's-Selâm-pâk. mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün. yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Ģöyle demektedir: Galata'yı gören gönlünü Firdevs denilen cennete bile bağlamaz. Fâtih'e Hıristiyanlık ithamını yapmak. Halbuki propaganda ayrıdır. ama Firengî Ģiveli olan bir sevgili gördüm. Orada Ġsa gibi insana hayat veren. kabul etmek tamamen ayrıdır. Osmanlı Hanedan üyelerini her açıdan kendilerine 92 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ çekmek ve kandırmak istemiĢlerdir. Maalesef. Çandarlı Halil PaĢa'yı. böyle bir etki söz konusu değildir. kılıç hakkîçün. aynen Ģöyle demektedir: "Ben Ulu PâdiĢâh ve ulu ĢehinĢâh Sultân Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım. senin âĢıkına zulmeden bir sevgili (Kâfir) olduğunu bilirdi. tamamen gülünçtür. 4) Bazı ilimden mahrum insanların. tarihi bilmemek olur. bazı Bizans tarihçileri ve bu arada Hammer. gösterdiği anlayıĢ ve müsamahadır. Seni Yunanlıların ve Doğu'nun Ġmparatoru yapacağız" Ģeklinde teklif ve tahriklerde de bulunmuĢtur. dedem ruhîçün ve babam ruhîçün. ancak Fâtih'e bu mektubun gelip gelmediği belli olmadığı gibi. Sevgiliyi âĢıkına yaptığı eziyetlerden dolayı divan Ģiirindeki ifadeleriyle kâfire benzeten Fâtih. Kabul eyledim ki. Belindeki saçların ve boynundaki zülfünü gören bunu red edemezdi. o tarihlerde Türklere yazılan mektupların bir moda haline geldiğini. Cem olayında olduğu gibi. Fâtih'in Ġslâmiyetle alakalı yaptıkları ve kendisinin büyük bir Ġslâm âlimi olduğu ise gün gibi ortadadır. Ben dahi üzerlerine varub karalarını yıkub harâb etmeyem". aĢırı Hıristiyanlık düĢmanı olduğundan idam ettirdiğine dair iddialar ise. Papa'nın mektubunun da edebî bir çalıĢma veya Hıristiyanlığı tehdit eden bir felâketi uzaklaĢtırma dıĢında bir gaye taĢımadığını açıkça ifade etmektedirler. Mektubunda "Hıristiyan olmakla bütün Avrupa senin olacak. Gönderilse bile. Ģimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Papaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kalâ-i mezûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermiĢler. benim baĢım içün ve oğlanların baĢîçün. Pierre ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve belki Hıristiyanlığa meylettiririm ümidiyle Fâtih'e bir mektup yazmıĢtır. tayin edilen Patrik'in bu konuda propaganda yapmıĢ olabileceğini ifade etmektedirler. zira tam tersi sebeplerle Halil PaĢa'nın . Böyle bir hadiseye dayanarak. Fâtih hak ve hürriyetler verdiği fermanda dahi. Ben dahi. Papa'nın mektubunun Fâtih'e ulaĢtığının ve hatta gönderildiğinin dahi Ģüpheli olduğunu. Mesela Jaspart'ın "Büyük Türk tarafından Aziz Peder Papa'ya gönderilen mektuplar" adlı kitabının bu çeĢit hayali eserlere örnek olarak verilebileceğini kaydetmektedirler. böyle davranmasını gerektirmektedir. Trabzon Rum Ġmparatorluğunun da Fâtih eliyle yıkıldığını gören ve silahla karĢı duramayan Avrupa ve onun ruhani reisi olan Papa II. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen Ġslâm Hukukunun kurallarına uyarak. hem Ġstanbul'da yeni tayin ettiği Patrik'e ve hem de bütün Hıristiyan ve Yahudiler gibi azınlıklara tanıdığı hak ve hürriyetlerdir. Dudaklarının insana verdiği canlılık ve dirilik Ġsa'nınkine benzemektedir. Papa'nın böyle bir teklifde bulunması normaldir. Fâtih'in ağzından cevaplar bile yazılmıĢ olabileceğini ilâve etmektedirler. 3) Bu iddiayı isbat için getirilen bir çürük delil de. her zaman. Ancak hiç bir ferdini ve hatta kendilerinden Hanedana gelin gelen kızlarını dahi aldatamamıĢlardır. Hatta Osmanlıların ağzından ve tabii ki. Ġslâm Hukukunun emirleri. ancak ajanları vasıtasıyla Fâtih'in bu tür mektuplardan haberdar olmuĢ olabileceğini delilleriyle anlatmaktadırlar.Bir Firengi Ģivelü Ġsa'yı gördüm anda kim Lebleri dirisidür der idi tsa'yı gören Bir Firengi kâfir olduğun bilürdi Avniyâ Belün ü boynunda zünnar ü çelipayı gören.

Türbenin bulunduğu mahalle de. Hele bu devlet adamı Fâtih gibi âlim ve Hz. Fâtih'in üvey annesidir ve Sırp Kralı George Bronkoviç'in kızıdır.] Hâtuniye Türl lunduğu malı tarihçiler. Latin Kilisesinin aleyhinde olan Patrikden. Çocuksuzdur ve ömrünün sonuna kadar Ortodoks olarak yaĢamıĢtır. Ebu Cehlimi su değildir. Anne veya babasının hali. baĢkasıyla evlenmeyi kabul etmeyip Sırbistan'a dönmüĢtür. Fâtih'in öz annesi olan Hüma Hâtûn ise. Selanik'teki Manastır'ın üvey annesine tahsisini ifade eden fermanı.Hıristiyan âlemini küstürmemeye gayret gösterdiği için idam ettirdiği bazı kaynaklarda açıklanmaktadır. Bâyezid devrinde vefat edince Kornea Manastırına gömülmüĢtür. 5) Fâtih Sultân Mehmed. Müslüman bir kadındır ve son yapılan araĢtırmalar. kendisi büyük bir Ġslâm âlimi olması ve hem de Ortodoks mezhebi ile Katolik Mezhebi arasındaki dengeyi siyâset açısından istemesi sebebiyle. Me A) Fâtih'in ( bazılarınca da ¦ annesidir ve Sırp I kadar Ortodoks] etmeyip Sırl annesine heri edeb gereği ı 1487 yılında 1 nik'teki Manastırl ğuna delil gösteri bep olarak z-kretrn Fâtih'in öz J rın farklı yon yapılan araĢtır™»'. bir Müslümanın annesi aslen ehl-i kitabtan olabilir. böyle Ģeyleri farklı r Fâtih'in niyetli keı Ġmtisâl-i 'Câhldü filltk'l Din-I Ġslâmın mücerredi Fazl-ı Hakk u hlm Ehl-I küfri ser-te-Mr| Enbiyâ vü evliyayı t Lütf-i Hak'dandurh Nefsü malllen'oll» Hamdü li'llah varg Ey Muhammed i Umarım gâlib ola t'S 43. Ancak Fâtih'in durumunda böyle bir Ģey de söz konusu değildir. olduğunu ifade < evlenir. Ġsa ile Hz. Sonra 1457'de Ġstanbul'a kaçmıĢ ve Fâtih de üvey annesine her türlü yardımı yapmıĢtır. Fâtih'in Hıristiyan olduğuna delil göstermek (bazıları da fetihden sonra gayr-i müslimlere tanıdığı hakları sebep olarak zikretmektedir). Çdlpl Ġ Ankara 1946. Ġstanbul'un fethinden sonra. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. B BĠLĠNMEYEN OSMANLI 93 ise. Meryem'e inanan bir Müslüman ise. yani Hıristiyan veya Yahudi asıllı olabilir. bazı batılı kaynaklarda kaydedilmektedir. böyle Ģeyleri farklı noktalara çekmek. aslı nereden gelirse gelsin. Murad vefat edince. kendisinin iyi bir Müslüman ve hatta veli bir insan olmasına mani değildir. Patrik de "Hıristiyanlığa Dair" isimli bir Risale ile dini hakkında bilgiler ihtiva eden bir eser kaleme almıĢ ve bu eser Karaferye Kadısı Molla Ahmed tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. bugüne kadar .j Zünnar. Sonra da Serez'deki bir Manastır'a çekilmiĢ ve 1487 yılında II. Meselenin esası nedir? Önce Ģunu belirtmek gerekir ki. belgelerin ıĢığında türbesinin Muradiye Camisinin doğusunda Hâtuniye Türbesi diye adıyla anılan yerde olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim temliknâmeleri vardır ve bu belgelerde edeb gereği validem de demiĢ olabilir.1 Hammer. hatta dininde devam da edebilir. Mesele tamamen çarpıtılmaktadır. Bunun için yeni tayin ettiği ve Ortodoksları temsil eden Patrik Gennadios'dan yazılı bilgi istemiĢ. Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimlerden istifade etmesini bilmiĢtir. 43. II. Bu evi 40 Clot. I d ir. t Edebiyatı Tarihi. ġöyle ki. Fâtih Sultân I Hıristiyanlığı a sı nedir? Önce Ģunu I yani Hıristiyan' babasının hail. Ebu Cehil'in oğlu Ġkrime gibi. A) Fâtih'in üvey annesi Mara ile öz annesi Hiima Hâtûn bazılarınca yanlıĢlıkla ve bazılarınca da kasden birbirine karıĢtırılmaktadır. tarihi çarpıtmaktan baĢka bir Ģey değildir. Bunlardan birincisi. Ayrıca Hıristiyanlığın ikinci merkezi sayılan Ġstanbul'u fetheden bir devlet adamının Hıristiyanlığa dair nadide Ģeyleri toplaması ve hatta bu konuda bir koleksiyon oluĢturması çok normal bir Ģeydir. Fâtih'i ve Ġslamiyeti bilmemek demek olur Fâtih'in niyetini kendi dilinden öğrenmek daha doğru olsa gerektir: Ġmtisâl-i 'Câhidû fillah' olubdur niyyetüm Din-i Ġslâmın mücerred gayretidür gayretlim Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricâlullah ile Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm Enbiyâ vü evliyaya istinadım var benüm Lütf-i Hak'dandur hemân ümmid-i feth ü nusretüm Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihâd Hamdü li'llah var gazaya sad-hezârân rağbetlim Ey Muhammed mu'cizât-ı Ahmed-i Muhtar ile Umarım gâlib ola a'dây-ı dine devletlim40. Babinger gibi bazı yabancı araĢtırmacıların farklı yorumlarına rağmen. Patrik Maksimos ile Patrik Manuel'in Hıristiyanlık ile ilgili ilmî tartıĢma yapmalarını da istediği.

Fâtih'in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düĢmezler. baĢlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve baĢlayınca. Bazı tarihçiler. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır.Hüma Hâtûn Mahallesi diye bilinmektedir. "Fâtih'in Anası". 28. 151-152. Bursa ġer'iye Sicillerindeki kayıtlar ve arĢiv kaynakları. Avrupa'nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. Ġnalcık. Bu evlilikten 6 yıl sonra. Bu doğru mu? Venedik'e satılmıĢ bir. I. sh. 64. Fâtih Sultân Mehmed. Andre. Ankara 1946. Bazıları nıkris illeti demektedirler. Peçevi. Buna karĢılık. c. Hekim Yakub PaĢa'nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih'in Ġtalya'ya kadar uzanmasından ve Ġtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı. Lütfi PaĢa. Âli. Ġstanbul 1998. Ġstanbul 1971-1972. 8-11. Hekim Yakub PaĢa'nın Fâtih'i tedaviye devam ederken. Ġsmail Hami. sh. 8361. Ali Rıza. II. 34. Kemal Edip. 378. Saffet Sıdkı. Osmanlı Tarihi. hakkındaki ithamların doğruluğunu Ģüpheye düĢürmektedir. sh. Bunlara göre Hekim Yakub PaĢa'nın öldürme kasdı mevcut değildir. bazı tarihçiler de. Zünnar. "832/1428'de II. verilen ilaçlar neticesinde fenalaĢıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub PaĢa'nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed PaĢa ile Hekim Lari Acemî'nin kasden Fâtih'in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. Ünsel. 94 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI gelir" demektedir. c. 202. hastalığı Ģiddetlendi. Nihad Sami. Resimli Tarih Mecmuası. üvey annesi olması daha doğrudur. Fâtih Sultân Mehmed. . 427. Banarlı. 8380. Öztuna. II. vrk. onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed PaĢa'nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî'yi devreye soktuğunu. Babinger. Ancak sonradan Müslüman olmuĢ ve vezirlikle taltif olunmuĢtur. Peçevî'nin ifade ettiği gibi. Ġstanbul 1971. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. Hekim Yakub PaĢa'nın II. Solakzâde. sh. Kâfir. bu hanım. Ġzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında otur du. "Karaman! Mehmet/Plft£ mansız bir derde tutuldu» O da tedaviye baĢladı. 155. Netice olarak. 2312. sh. Hekim Ya'kub'un 41 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Acı artınca Ģarâb-ı fariğ (acıyı gideren Ģerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. 345-346. Fâtih'in ġiirleri. Zira Fâtih'in tuğrasını taĢıyan ve kazaskerlerinin kaleme aldığı vakfiye. Fâtih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar I. Devletler ve Hanedanlar. Hammer. V Fâtih Sultân Mehmed'in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır: Birincisi. Hekimler konsültasyon yaptılar. Ġstanbul 1994. c. Bu iki ihtimalde de Fâtih. Ansiklopedik Divan ġiiri Sözlüğü. 31. Yani devĢirmeden birinin kızı olması da muhtemeldir. Ancak sefere çıktığında hasta idi. sh. Müslüman olmuĢ olan Hüma Hâtûn olmasıdır. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor. 81. . Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıĢtır. nr. Fâtih Divanı. Hatta Kantemir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ayağından rahatsızlığı vardı. 201. vrk. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde. 8 Mart 1996. Fransız asıllı bir mühtedi de olabilir. Mühim olan annesinin Mara değil. Murad Ġsfendiyar Bey'in kızıyla evlenir. Uluçay. Ġskender. NeĢrî. nr. 126-130. 178179. UzunçarĢılı. Halil. Sağman. böyle bir sonuca ulaĢman Ģ-: mizde de kesin bir I beytini aktararak bu I Yahudi'nin açı ve ı rekabetten de söylenmiĢ Tabibler Ģerbeti kim. c. nr. I. zehirlenmiĢ olmaktadır. 1. Tarih. ÂĢıkpaĢa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri. Hüma Hâtun'un Ġsfendiyaroğlu Ġbrahim Bey'in kızı Hatice Hâlime Hâtûn Olduğunu ifade etmiĢlerdir. Bazı tarihçiler. 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar'a çıktı. 6254. DaniĢmend. Fâtih'in annesinin Hıristiyan olduğu iddiası doğru değildir ve üvey annesine validem demesi de onun annesi olduğunu göstermez41. Altan. 4. Fâtih tarafından Ġshak PaĢa ile evlendirilen bu hanımın Fâtih'in öz annesi değil. vrk. c. Çelipa ve Ġsa maddeleri. sh. Ġlacın dozunu arttırdılar. Büyük Osmanlı Tarihi. Hürriyet Gazetesi. Fâtih'in zehirlendiğine dair rivayetdir. Hekim Yakub PaĢa. Pala. i Mehmed vefat evte*. 154-156. v Ciğerin doğradı Ģerbet 0§ Dedi niçün bana kıydı t Âli'nin Ģu tesb\tt«\. 13-16. 442-447. Çetin. Ġstanbul 1944. nr. Bizans Tarihi ve Hıristiyanlığın belası kesilen Büyük Mehmed dünyaya 40 Clot. Ġkincisi ise. Fâtih'in annesinin Abdullah isminde birinin kızı olduğunu ifade etmektedir. II. sh. Bursa ġer'iye Sicilleri. Bâyezid'in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi. 44. Fâtih'in Hıristiyanlığı Öven Gazeli.

Bazı mühürler ve paralardaki resimler gibi. periyle nüs-nde45. sh. 134'de böyle bir iftira yer almaktadır. Belgelerle Osmanlı Tarihi. I. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. ait olan canlıların! de kullanılmaları e dır ki.. Tabibler Ģerbeti kim. Ġslâm hukukçularının fikir ayrılığına düĢtükleri konu ise Ģudur: Canlı varlıkların hilkati tam olanlar yani bedeni tam yansıtan resimler (fıkıh kitaplarındaki ifadesiyle hayatı mümkün kılacak bütün azaları ihtiva eden resimler). bir kısnB| baĢını çektiği I Ģartıyla mekı n NeĢri. Dedi niçün bana kıydı tabibler — Boyadılar ciğeri canı kana. Fâtih baĢta olmak ressamlar gt. Mehmed PaĢa Hekîm Lârî'yi tavsiye eyledi. Yılmaz. bir kısım Ġslâm Hukukçuları tarafından caiz görülmemiĢtir. Ġstanbul 1997. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine astırdığını duyuyoruz.. 3 ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 95 ivin öz kafclv kaymedir. c. verdi Han'a -. vezir oldu. 271-272. Ayrıca vesikalık fotoğraflar gibi. c Fâtih. 45. Ciğerin doğradı Ģerbet o Hân'ın — Hemîn dem zârî etdi yana yana. suretin görülemeyecek kadar küçük olmasıdır ki."42. Bu söz. PadiĢah Anaları ve 600 Yıl Bizi Yöneten DevĢirmeler. "Melekler. Mitler ve Gerçekler. I hadisler bulun Bu hadis yen müçtehld r da ittifak hato mübâhdır. Hekim Ya'kub asrının Sokrat ve Bokrat'ı idi. 194 vd. Tam bu sırada PadiĢah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya'kub tedavisini yaparken. kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaĢmak zor görünüyor. ġüphesiz iki ilaç birbirine karĢı menfi etki yaptı. Konu ile ilgili hayat vermesini I içinde resim. hilkati tam olmayarak bedenin bir kısmına ait olan canlıların (hayvan olsun. dağ. insan olsun) resimlerinin de hem yapılmaları ve hem de kullanılmaları caizdir. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından. Âli'nin Ģu tesbitleri. Bir diğer konu da. Kantemir. I Tarihi. Ġslâm Hukukunda resim (gölgeli gölgesiz) yapmanın hükümlerini özetleyelim. Ģahsî bir rekabetten de söylenmiĢ olabilir. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise. I. köpek ve cünüp insan bulunan evlere girmezler" ve benzeri manalarda hadisler bulunmaktadır. Bu hadisleri değerlendiren ve Ġslâm Hukukunun resmi neden yasakladığını inceleyen müçtehid hukukçular. ġafii hukukçuların çoğunluğu baĢta olmak üzere. K Es'ad Solakzâde. O da tedaviye baĢladı. PadiĢahın iĢine karıĢtılar". sh. taĢ. Mahmûd'un kendi i Bunlar doğru ı ile ilgili Ģer'i I Konuyu değiĢik a Evvela. bu da caiz görülmektedir. içinde resim. ceza olarak. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız? K olan ive-La Uji'ran Kim ¦sûre Konuyu değiĢik açılardan ele almakta yarar vardır: Evvela. Hanefi hukukçuların baĢını çektiği bazı . Erdoğan. Bazı iftiralar için bkz. islâm I yelim. sh. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II. sh. bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir: "Karamam Mehmed PaĢa vezir-i a'zam olunca Ya'kub ona hased eyledi. Fâtih ve Fetih. ne kadar Yahudi'nin açı ve devletsizi varsa. 136. bu da CĠĠ2Ġ kukçularının W#| lar yani kılacak bütün i üzere.122-123. Konu ile ilgili "Allah kıyamette resim yapanlardan. yaptığı Ģeye hayat vermesini isteyecektir.O Hân içdi Ģarâbı kana kana. levĢir-JKĠĠiman I:üvey Venedik'e satılmıĢ bir casus olduğunu iddia ediyorsa da. sadece ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Ģu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: 'Hekim Ya'kub kim. neticede Ģu kararı vermiĢlerdir: Bütün müctehidler Ģu noktada ittifak halindedirler: Ağaç. fakat o buna asla muvaffak olamayacaktır". Ankara 1997. manzara ve benzeri Ģeylerin resimleri kesinlikle mübâhdır. Aydın. Meram. Ali Kemal.

219. Sultân II. Lütfi PaĢa.. 425. Mahmûd'dan itibaren yapılan bazı icraatlar dıĢında. PadiĢah'ın hazırlanan portrelerinin resmî dairelere asılması olayıdır. Ġsmail Hakkı. Ġtalya'dan getirttiği Matteo Pasti ve Konstaniço ve 1479 yılında talep üzerine Venedik'ten gelen Jantil Bellini. sayı 134(1970). Ġslâm Hukukunun resim yasağının altında yatan en önemli sebep. zannediyoruz ki.-. c. sh. bütün Osmanlı tarihi boyunca. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki Ģu fetva ise. 266. Bütün bu saydığımız san'atkârların eserleri. UzunçarĢılı. 752. rahmet melekleri girmez". Burada Ģunu nazara vermek gerekir ki. sh. En azından. Abdülgani ve DerviĢ Bey. Fâtih Sultân Mehmed'den itibaren Osmanlı Sarayı' na nakkaĢ denen ressâmiar vazifeli olarak girmiĢlerdir. Fâtih. c. 169-170. azaları tam olsa da yapılması caizdir diyen âlimlerin fetvaları esas alınmıĢtır. Hürmet ve tazim maksadıyla suret bulunan odaya ise. ¦ ¦ . 190. c. sh. Mühim olan tabloların tam resim olmamasıdır. zikr olunan saat musallada olmakla Salâtına kerahet terettüb eder mi? El-Cevâb: Suret büyük olmayıcak olmaz". sh. 165. II. Asrımızdaki bazı Mısır âlimleri ise. sh. Ancak bu hususun. meseleyi bütün yönleriyle halletmiĢ bulunmaktadır. sh. Ama kapalı olarak evlerde bulunması. ġemâil-i Osmaniye'yi kaleme alan NakkaĢ Osman ve Surnâme'deki minyatürleri çizen NakkaĢ Levnî. sh. Fâtih'in Sinan Bey isminde bir nakkaĢı. Ġslamın ilk yıllarında Ģirke sebep olabileceğinden dolayı kabir ziyaretini yasak etmesi ve sonra serbest kılması buna misal olabilir. 2162. Fıkha ait bazı hükümlerde zamanın tesiri önemlidir. eğer resim Ģeklinde ise. Es'ad Efendi. daha ayrıntılı olarak konuyu izah etmektedir: "Edebi ve ilmî makalelerden istifade maksadıyla Resimli Kitap gibi resimli mecmuaları evlerimizde bulunduruyoruz.. Bu esas fikirlere dayanan Ebüssuud Efendi Ģu fetvasını kaleme almıĢtır: "Bazı zî ruh Ģekli filoride tasvir olunduğu gibi. 340. zaman iyi bir müfessirdir. namaz kılına42 NeĢri. devleti tecdid eden bir insanın nam ve Ģanını . Belleten. halkın tabiriyle alafrangaya ait herĢeyi almak Ģeklindeki aĢırılık neticesinde. Mahmûd'un devrinde AvrupalılaĢmak adı altında. ÂĢıkpaĢa-zâde. Âli. vrk. II. bazı Efrencî saatlerde tasvir olunmuĢ olsa. zaten fetva verilmiĢtir. yani heykellerdir. Yavuz'un Ġran Seferinden dönerken getirdiği ġah Mehmed. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Kltâb-ı Cihânnümâ. eski fetvaları aĢacak Ģekilde Ģu görüĢleri beyân etmiĢlerdir: Yasak olan sadece gölgeli resimlerdir. Yılmaz. Minyatür ise. sh. c. suretlere ve heykellere tapmak yahut tapar derecede saygı göstermek endiĢesidir. 191-192. Aslında son naklettiğimiz fetva. kapalı kalmak ve asılmamak Ģartıyla. resimle aynı tutulmamıĢ ve Ġslâm hukukçularının caizdir dediği azaları tam belli olmayan gruba sokulmak istenmiĢtir. nr. c. Bir de gayet küçük olup uzaktan bakıldığında azaları belli olmazsa yahut azalan tam olarak tasvir edilmiĢ değilse. I. sh. Clot. Aksun. Kantemir. bütün azalan gösterecek Ģekilde yapılmamıĢ ve böylece ĢerT sınırlar içinde kalınmaya çalıĢılmıĢtır. "Fâtih Sultân Mehmed'in Ölümü".¦. XXXIX. c. 231-234. resimlere. konumuz açısından önemlidir. 840-843. Hadâık. Mecdi Efendi. Osmanlı Tarihi. II. Tevârîh-i Âl-i Osman. Kitapta kalmak Ģartıyla.Ġslâm hukukçuları ise.. Bildiğimiz kadarıyla. Kitap içinde kapalı bulunan bu gibi canlı resimlerin evlerde bulunmasının dine karĢı bir zararı var mıdır? Cevâb: Caiz olmayan. 236-239. XXXIV. c. Solakzâde. UzunçarĢılı. putperestliği andıracak Ģekilde saygı için resim yapılması ve aĢılmasıdır. I. Künh'ül-Ahbâr. tablo Ģeklinde tam resim bulunmamaktadır. Üçüncü olarak. Zira yukarıdaki fetvada bunu anlatan cümleler. 301-302. o zaman alel-ıtlak mekruh kabul edilmez. c. ayakla basılan yerde nakıĢ olarak yer alması caizdir. hürmet ve ta'zim manasını ifade etmemek Ģartıyla mekruh görmekle beraber caizdir demiĢlerdir. bu manada canlı resimlerin. 96 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU4 cak yerlerle alakalı yasak ile karıĢtırılmaması gerekmektedir. sh. 155/b. kaydını izhâr etse itiraz edilmez. I. resim ve ressamlara karĢı muamele yürütülmüĢtür. Yasağın tek sebebi. I. biraz evvel zikrettiğimiz Ġslâm Hukukunun kaideleri açıktan ihlal edilmeyecek Ģekilde. Osmanlı tarihi boyunca resim ve minyatürle meĢgul olan çok sayıdaki san'atkârlardan bazılarıdır. 473-482. Ġkinci olarak. caizdir. kalemle çizilen veya makinayla çekilen fotoğraflar gibi gölgesiz resimler. Osmanlı Tarihi. Ahmed Uğur neĢri. namaz kılınacak yerde sureti açık olarak bir tarafa asmaktır. sh. Her ne kadar. Selim-nâme'deki minyatürleriyle bilinen NakkaĢ ġükrü. Tarih. sayı 155 (1975). 143-144.

bu surette glrtr^ II. bu surette girer". Mahmûd'un i nezdindeki itibarım». Sıtkı Gülle. asılan resimleri indirilerek gizlenmiĢtir. Son zarr gibi. ilk Çandarlı olan Halil Hayreddin PaĢa'dan beri Osmanlı Devleti'nin hizmetinde bulunan Ģerefli bir ailedir. 274/b. sh. Ayntâbî Münîb Efendi. ġehid Ali PaĢa 1028. Süheyl. 93-95. Ünver. putperestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de yasaklamaktadır. kumaĢ gibi bir Ģeye nakĢedilmiĢ ola. eski san'at eserlerinin korunması ve hatıraların yâd edilmesi hikmetine dayanarak. Kanaatimize göre. Alfabetik Ġslâm Hukuku ve Fıkıh Istılahları Kâmûsu I-V. Fetâvâ. "Sur Avrupa f Sultân S: Cemin k • »OSMANLI ¦ir olunan S konuyu I hale buta zararı jlm kapalı I olup ıılel-ıöak BĠLĠNMEYEN OSMANLI 97 bulunmayarak ve maalesef zamanın ġeyhülislâmı ve bazı âlimlerinden de fetva alınarak yapıldığı söylense de. Ahmed Lütfi. Ebüssuud Efendi. c. 252-262. sh. Ayasofya içindeki melek suretlerini muhafaza ettiğini ve sadece üstünü sıva ile kapladığını söylese de. dua ve resmi törenle aĢılmadığından fazla sıkıntı meydana getirmemiĢtir.| Efendi. Sırât-ı Müstakim. Ġslâmî hükümlerin yorum sınırlarını aĢmıĢ ve zaten dindar halk tarafından da çirkin karĢılanmıĢtır. TurĢucu-zâde bu fetvasını Ģu hadise dayandırmıĢtır: "Resim bulunan eve melekler girmez. hepsinin de mazbut ve müstakim kimseler olduğunda tarihçiler müttefiktirler. 46.! etmesinin büyük ı Fâtih Sultân Mel» si hikmetine da1 ce üstünü sıva Ġleli herkesçe indirilerek gizle haline gelmiĢ ise( dığından fazla s Kanaatimize t lerdir. I-VIII. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler. J ki gölgeli gölgeslzf cesed elbisesini ( deki fotoğraflar J der43. II. Avrupa medeniyeti ise. sayı: 26 (27 Muharrem 1327). Mahmûd zamanında olduğu gibi. c. resim ve suret elbise. ya taĢ h aline gelmiĢ bir zulüm (Lenin'in heykelleri gibi). Ġstanbul 1997. Siyer-i Kebir Tercümesi. resim yaptırmak ve fotoğraf çekmek moda haline gelmiĢ ise de. verilen fetvadaki ve yapılan resmî yorumlardaki izahlar. vrk. Ressam NakĢî. Bunun en acıf bu Ģekilde tablo di'nin. Ġstanbul 1327. resimleri kendi güzelliklerinden sayıp Kur'ân'a karĢı çıkmaktadır. Nitekim Sultân II. Fâtih Sultân Mehmed'in de. Fâtih'in yaptığının Ġslama göre yasak olmadığı herkesçe bilinmektedir. II. bu ve benzeri zayıf fetvalarla amel etmesinin büyük etkisi bulunmaktadır. Sultân Abdülaziz devrinde. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandark Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi? Çandarlı ailesi. putperf medeniyeti Ġse. halk nezdindeki itibarının gün geçtikçe azalmasında da. Haz. Son zamanlardaki sapmalar istisnalardır. Osmanlı âlimleri. Süleymaniye kütp. put-perestliği yasakladığı gibi. Daha sonraları ise. yaptığı bütün güzel hizmetlere rağmen. c. 50-52. ta'abbüd manasını taĢıyacak saygı ve tazim kasdı bulunmayarak ver yapıldığı söylense ( hükümlerin yorum ı mıĢtır. riyaya ve hevâya. Bunun en acı misâli. sh. V. hem Anadolu'daki ve hem de Arap alemindeki Ġslâm hukukçuları tarafından Ģiddetle tenkit edilmesidir. Çandarlı ailesinden 43 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır. Fâtih I mudur vt ı bep olabülf s Çandarlı ı hizmetinde W müstakim kim Ģüphe yok ise dul " Elmalılı H Sıtkı Gülle.gelecek nesillere anlatmak için sadece eski eserlerin korunması hikmeti esas alınarak. sert sınırları geçen resimleri kabul etmemiĢlerdir. Mahmûd vefat ettiğinde. Tarihçi Ahmed Lütfi. II. Mahmûd'un AvrupalılaĢma uğruna. Ġstanbul 12901328. Feild ' (27 Muh Ünver. meseleyi yumuĢatmak için. sn. Zira Kur'ân. 416. I. V. beĢeri. 46. V. Meğer ki. hem Ģiddetle tenkit < bulunan eve ı ola. Ġstanbul 1241. c. Ali PaĢa'nın devlet adamlığında Ģüphe yok ise de. Tarih-i Lütfi. ya cesed elbisesini giymiĢ riya veyahut tecessüm etmiĢ bir hevesdir (müstehcen dergilerdeki fotoğraflar gibi) ki. . hevesi kamçılayıp teĢvik e-der43. A. saygı amaçlı olmamak kaydıyla bu Ģekilde tablolara fetva veren ġeyhülislâm TurĢucu-zâde Ahmed Muhtar Efen-di'nin. zulme. istikameti konusunda bazı dedikodular mevcuttur. c. A Bediüzzsman I VVensInk. Çandarlı Ali PaĢa dıĢında.

"Sultân Cem'in Portreleri Hakkında". VVensink.. muhasaranın kalkması yolunda Bizans devlet adamlarıyla iĢbirliğine dahi gitmiĢtir ve hatta ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçilere göre rüĢvet bile almıĢtır. XXXV.. Halil PaĢa'nın Rumlara taraftar olduğu ve rüĢvet aldığı Ģeklindeki iddialar da. 90. Yüzyıllarda Saray Sanatı ve Sanatçılarıyla Osmanlıların Avrupa Sanatları Bakımından Önemi.-. c. Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karĢı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücum baĢlatmıĢlardır. 558-560. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". 32-38. 457477. Tarih. 616-621. ĠA. MenĢe'iTahsili-Kadılığı. Çandarlı ailesinin hem ilmiyeden gelmeleri ve hem de öz be öz Türk olmaları. . . e XXXII. II. J. sh. Bazı tarihçiler. Françis ve Got'un beyanlarını da inkâr edememektedirler. Bâyezid zamanında da Vezir-i A'zamlığa kadar yükselemezlerdi. II. Bediüzzaman Said Nursi. c.¦-. Aydın. 58-60. Belleten.! ve bu konuda dost dit konuda ayrıntılı bilgi ı meleri veya yanlıĢ ve Nitekim beraberindeki. Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir? Hayır değildir. Hatta bizim bir türlü inana-madığımız. 145. II. sh. Semavi. sh.. Savunmanın temel direği olan Venedikli General 44 ÂĢıkpaĢa-zâde. Erdoğan. sayı 127(1968). Murad'ın iki defa saltanattan çekilip oğlu II.. Cemil.Hayatı ve Eserleri.. 58-59 ve diğer yerler. c. Süleyman Çelebi adındaki oğlu Kazaskerliğe ve bir diğer oğlu Ġbrahim Çelebi de Fâtih zamanında Edirne kadılığına ve II.. II. Es'ad Efendi. Belleten. Önemle ifade edelim ki. Solakzâde. AkĢemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih'i teĢvik etmeleri üzerine. Ġstanbul'un fethinden sonra. Sebeplerini Ģöylece sıralamak mümkündür: 1) Bilindiği gibi. 193. Bazı iftiralar için bkz. Semavi. . c. sh. .Kazaskerliği Vezirliği ve Kumandanlığı". sh...-¦. . 568. c.... Ġstanbul 1949. Ġstanbul'un fetil | olmadığını ı inektedir? . Murad. gerçekten de kendilerinden sonra gelenlerin ulaĢamayacağı önemli özelliklerdi. 1-49. Halil PaĢa. sh. "Çandarlı (Cendereli) Kara Halil Hayreddin PaĢa. 156/a. Halil PaĢa'nın teĢvikiyle II. Ġsmail Hakkı. c. Osmanlı Tarihi. ĠĢte bütün bu sebepler bir araya gelince. sh. Bunun efsane olduğunu söyleyenler. Defter.. VII.. XXXVII. . Bu yüzden Fâtih Sultân Mehmed'in haklı olarak ona gücenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Nurhan.. Sözler. ama yerli ve yabancı tarihçilerden bazısının ifade ettikleri gibi. defa Edirne'ye gelerek tekrar tahta geçmiĢtir.„¦ Giustiniani'nin yaralanıp ( Fâtih'den dördüncü saf C sıyla birlikte Ulubatlı maiyyetindeki 30 askerle| Buarada önemli olan.. bu idamı Fâtih'in bir hatası olarak kabul ederler44.. "16-18. 213-215... sh. nr. -. UzunçarĢılı. Mehmed. bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas.¦-. Mitler ve Gerçekler.. 2) Ġstanbul'un fethi meĢveretinde AkĢemseddin.. Eyice. geçmiĢteki üç haçlı seferini bilen bir devlet adamı olarak ısrarla fethe karĢı çıkmıĢ ve muhasaranın kaldırılmaması halinde bütün Avrupa'nın asırlar boyunca Osmanlı düĢmanı olacağını iddia etmiĢtir. sayı 145(1973). Böyle olsaydı. Osmanlı Tarihi.. sh. Ankara 1988. Âli. Clot. sayı 91(1959). UzunçarĢılı. Künh'ül-Ahbâr. Fâtih.-. Ġsmail Hakkı.. sh. Eyice. Molla Güranî ve vezir Zağanos PaĢa ısrarla feth-i mübinin nasib olacağı ümidiyle Ġstanbul'un muhasara ve fethini teĢvik ederken. sh. Aksun. 141-142... idamından sonra. nakiller arasındadır45. Paul. sh. I. sevmeyenleri tarafından abartılmıĢ ve Fâtih Sultân tarafından 1453'de idam edilmesine yol açmıĢtır. Heinrich. Fâtih ve Fetih. 48-51. sh... Mehmed'i tahta geçirmesinden sonra tekrar PadiĢah olmasında rol oynayan devlet adamlarının baĢında Çandarlı Halil PaĢa gelmektedir. UzunçarĢılı. Tevârih-i Âl-i Osman. Atasoy. Sözler Yayınevi. XXIII. Ancak Zağanos PaĢa gibi Halil PaĢa'nın muhalifi olan devlet adamlarının devĢirme olması ve Fâtih devrinden sonra devĢirme devlet adamlarının Osmanlı Devleti'ne hâkim olması böyle bir dedikodunun ortaya çıkmasına sebep olmuĢtur. 2162. Belleten. A.. 355-380. Çandarlı Halil PaĢa Niçin Öldürüldü?. vrk. 47. Osmanlı Tarihi. "Kanunî Sultân Süleyman'ın Yeni Bir Portresi". Glück. Tarihçinin yakın tanıdığı Halil PaĢa'ya özel bir husumeti olduğunu düĢünmek mümkündür.. 9-11. Halil PaĢa'nın Türk bir aileden gelmesinin veya benzeri iftiraların idamında rolü yoktur. Ġbn-i Kemal. 398-399. "Tasvir". Wittek. 48. Çandarlı Vezir Ailesi.. Belleten. ĠA. "Suret". I. 1453'de Ġstanbul feth edildikten sonra önce zindana konulmuĢ ve 40 gün kadar sonra da idam edilmiĢtir. sh. BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU biri de Fâtih zamanında Vezir-i A'zam olan torun Halil PaĢa'dır. sayı 138(1971). UzunçarĢılı. Ġstanbul 1333.

18'inin Ģehid olduğu gelen nakiller arasındadır45.Ġstanbul'un fethi s yerli ve yabancı kaynı yin Osmanlı kontrol etmiĢler ve j karĢı yapılan blrr lerde ormanlık < farklı görüĢler buluı Ġstanbul'un I görüldü. Erdoğan. Süleymaniye Kütp. 2720/14. Türk-Bizans Tarihi. I. nr. Yılmaz. Ancak uzatmamak için bu kadarla yetiniyoruz. sh. Tarih-i Feth-i Kostantınıyye. Müslüman askerleri heyecana getirmesi ve Fatih'den dördüncü saf Osmanlı askerinin de Topkapı surlarına tırmanması emrini almasıyla birlikte Ulubatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç bir asker veya subay. 9-11. 47! Fetih. Tâcîzâde Ca'fer Çelebi. c. 479-482. 86 vd. ġerafettin Turan neĢri. Osmanlı Tarihi. Ahbâr. sh. . 64/a. 46 KemalpaĢazâde. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir? IPaĠstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesi hadisesi. Âli. I: Conqueror. I. * Ducas. sh. sh. Mitler»! uzatmamak 0tf HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 99 tu! feth mistir. 271. sh.-*¦¦¦ >¦¦¦ . I. Zira Hal luĢmasına mani tefi I Burası Tophane ı güney batıya dönüpJ Perapalas yanındtıtj Tophane'den dört y Ģa'ya kadar da i maktadır. Tophane'den ayrılan 50 ila 70 adet arasındaki gemi. Burası Tophane önündeki sahilden baĢlayarak Boğazkesen'den geçiyor ve buradan güney batıya dönüp sırtları aĢarak Löbon Pastahanesi tarafına çıkıyor ve tepeyi aĢarak Perapalas yanından KasımpaĢa'ya yani Haliç sahiline çekiliyordu. Princeton 1964. Fâtih. 217/a.. Bölüm'dekl basit Ġddialar. UzunçarĢılı. Ġsmini tam vermemeleri veya yanlıĢ vermeleri önemli değildir. sh. sh. TOEM Ġlavesi. 1958. Hatta Bizans askerleri. sabahleyin Osmanlı gemilerini Haliç'te görünce. Osmanlı Tarihi. olayın yani bir Müslüman askerin sancağı surlara dikmesidir ve bu konuda dost düĢman bütün tarihçiler ittifak halindedirler. Fâtih ve Fetih. M. Fâtih ve Fetih. sh. Tarihçi Françes bu konuda ayrıntılı bilgi verdiği gibi. c. 299-303. 66. M. f tahta ında me'ye «ona lîağaGiustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketmesi. atılan ok ve ateĢlerle. Fâtih. 253-254. 6. Fâtih. Hazırlıklar tamamlandı. 4205. nr. Kritovulos. Kritobulos d'Imbros. maiyyetindeki 30 askerle beraber.. Osmanlı Tarihi. hemen hemen yerli ve yabancı kaynakların ittifakı ile sabit bir olaydır. Ducas. Bu olayın doğruluğunu. Önce gemilerin karadan çekileceği yer tesbit edildi. güzergâhı ve karadan yürütülen gemilerin sayılarında farklı görüĢler bulunmaktadır. Tarih VII. V. Yapılan ölçümlerde. 1331. 48. 45 KemalpaĢazâde. ġehit Ali PaĢa. Ġstanbul'un fethedilmesi için bazı gemilerin Halic'e indirilmesinin zaruret olduğu görüldü. toplam 2156 adımdır ve bu da yaklaĢık 3 mil kadar tutmaktadır. I. Nitekim beraberindeki 30 kiĢiden. Clot. 138-139. I. 63-65. Ancak sabaha karĢı yapılan bir harp planı olması hasebiyle ve de gemilerin geçirildiği bölgenin o günlerde ormanlık olması sebebiyle. V. 63-65. Clot. Aksun. Buarada önemli olan. History of Mehmed the Conqueror. 1 Fetihname. Zira Halic'e gerilen zincir Hasköy ile Ayvansaray'da bulunan iki ordunun buluĢmasına mani teĢkil ediyordu. Fâtih. 21-22 Nisan gecesinde KasımpaĢa'ya kadar indirildi. vrk. Bucarest. Dukas. sh. sh. 487-488. Aksun. I. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. UzunçarĢılı. sh. 141-142. Tophane'den dört yol ağzına 980 adım ve buradan TepebaĢı'na kadar 240 ve KasımpaĢa'ya kadar da 906 adım ki. c. Solakzâde. Aydın.. II. c. c. KarĢı görüĢ için bkz. 196. 52 vd. Erdoğan. Tarlh-i Sultân Mehmed Hân-ı Sânî. sh. c. Ġstoria Turca-bizantina (Türk-Bizans Tarihi). sh. herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye zincirleri kontrol etmiĢler ve gördükleri manzara karĢısında hayrete düĢmüĢlerdir. Hemen hemen bütün kaynaklar burada zikredilebilir. P 46 Kem Kritovulos. Aydın. Mitler ve Gerçekler. 52-55. hem savaĢta hazır olan Bizans tarihçileri ve hem de Osmanlı tarihçileri ittifakla açıklamaktadırlar46. n Kemalpasad* ġ Clot. Osmanlı Tarihi.: c. Önemli olan böyle bir olayın yaĢanmasıdır. Mahrûse-i Ġstanbul Fetihnamesi. Ġstanbul 1328. Mitler ve Gerçekler. c. Künh'ül-Ahbâr. Dukas da olayı doğrulamaktadır. Hazırlık 21-22 Nisan i vaĢta hazır olan i dırlar46. Osmanlı bayrağını surlara dikmiĢlerdir. vrk. 15. Belgelerle Osmanlı Tarihi. KarĢı görüĢ için bkz. Süleymaniye Kütp.

Bu konuda neler söylenebilir? Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi. içki içenlere uygulanacak ta'zîr cezalarını düzenleyen Fâtih'e ait bir kanun hükmü aynen Ģöyledir: "ıs. bu manada iftira ve isnâdları hiç bir delile dayanmadan yapmak ise. Bu . hadd cezası uygulanması için gerekli-Ģartları oluĢmadığı zamanlarda. Yıldırım Bâyezid ile ilgili iddialara cevap verirken ö -zetledik. ir delile Ġr. Onun Ģarafc sinde demlenmekted> 50. belli çevrelerin kasıtlı yayınları olarak değerlendirilmelidir. Ancak bunların divan edebiyatında kendine mahsus manaları vardır. 500 yıl boyunca. Bir ġeyhülislâm mesela ġeyhülislâm Yahya Efendi de gazel yazacaksa. Yani. Fâtih yazdığı gaz< mecazî mana ve ma/' özürlü insanların bu * edemezdi. 3) Fâtih'in Ģiirlerindeki bazı ifadelere gelince. özellikle Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı Osmanlı Devleti'nin yarı resmî kanun kitabı. Fâtih'in Ģiirlerinde geçen bazı tabirleri. kadın ve benzeri tabirler. Ģiirinde Ģarabdan bahsetmesi san'atın ve zarafetin gereğidir ve manası da bizim bildiğimiz içki değildir. Bir divan Ģairinin. Ancak Fâtih'in Avnî mahlasıyla Ģiirler yazdığı doğrudur ve o Ģiirlerde kadından ve Ģaraptan da bahsetmiĢtir. Ġki ağaca bir akçe cürm alına". Ġstanbul'un fethinden dolayı gururları incinen bazı Batılı tarihçilerin. 2) Elimizdeki Fâtih dönemine dair Ġslâm Hukuku kaynakları. onu ayyaĢ gösterme gayretinde olanlar vardır. durduklarını ve dahi örttürdükl nı utanmadan Meme: saçmadır. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. kadı ta'zir ura.. Sadece ve sadece. tç oğlan kavramı! ve oğlancı olı bile bu konuda ı tarihçilerinin meselenin aılı WI Batılı bir kısım I PadiĢahlarının gayr-ı leri tarafından uzun Ġçoğlan. Ancak bu tabirler. Fâtih'le alakalı iddiaların ise. bu konuyu. Ġddia sampie-Ģahların v> olan erkek ¦ zihinleri iyice M iddiasına ce. Topkapı ray'da çalıĢan it baĢkanlığı personelin* kullanılır.100 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 49. Peygamber'in övdüğü bir devlet adamına. Sâkıyâ mey sun ki. Fâtih'in Ģiirlerinden yola çıkarak. divan edebiyatımızdaki mecaz ve istiare gibi kurallar çerçevesinde söylenmiĢtir ve bunların özel manaları mevcuttur. biraz sonra değerli bir divan edebiyatçımızın değerlendirmelerinden iktibasda bulunacağımız satırlarda görüleceği gibi. Kısaca elimizdeki bütün arĢiv vesikaları. Fâtih'in içki içtiğine dair yazılı belge sayılabilecek bir bilgi bulunmamaktadır. elbette ki Ģiirini bu mazmunlar üzerinde kuracaktır. Peygamberi ve onun dostlarıdır. aĢk. Fâtih'in içki içtiğini değil. Mesela. ġimdi iddia al lim'in kızı Fatma ledilen cimrin da bun. Bu yayınlara karĢı söylenmesi gerekenler Ģunlardır: 1) Elimizde mevcut olan Osmanlı tarihlerinin hiç birinde ve buna ilaveten Bizans tarihçilerinin hiç bir eserinde. bir gün lâle-zâr elden gider Çü erer fasl-ı hazân bâğ u bahar elden gider.r -ı Ziyar ' lOSMANLI h iddia ren o-Ġve Hz. bir kiĢi içki içse. Ģarab. hiç bir güvenilir kaynakta yeri yoktur ve Hz. gazelinde bu tabirleri kullanacaktır. Merak inceleyebilirler. bunların uygulama örnekleri olan Ģer'iye sicilleri ve en önemlisi de Fâtih'in tasdikinden geçerek yürürlüğe giren Fâtih Kanunnâmesindeki hükümler. bu Ģiirlere bakarak Fâtih'e böyle bir iftirada bulunmamıĢtır. kendilerine göre yorumlan vardır. içki içenleri cezalandırdığını anlatmaktadır. #i diyecektir. ĠĢte gazel yazacak kadar divan Ģiirine vâkıf olan Fâtih. Ġç oğlan ki çarpıtmalara öı Bir kısım meĢru mün. açıkça içkiyi yasaklamakta ve bu suçu iĢleyene uygulanacak cezaları düzenlemektedir. Divan Ģiirinin manzumeleri içinde özellikle gazel tarzının konulan daima bellidir: tabî'at. Türk veya Ģehirlü olsa. Divan edebiyatını bilenlerin hiçbiri. Allah. AĢk ve sevgiliden kasıt. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. Ģöylece özetlemek mümkündür: Fetih kutlamalarına rastlayan günlerde. Eğer biregû hamr içse. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir. Mesela.

Ankara 1946: Saffet Sıdkı. biz tasvir yerine bunların iddiasına cevap vermek istiyoruz. bir gün gelip de bir takım araĢtırma ve ilim özürlü insanların bu kelimelere gayr-i meĢru manaları yükleyeceklerini tahmin dahi edemezdi. Osmanlı PadiĢahları tarafından da benimsenen bu Kitap'taki öğütlerden kadınlarla cinsî münâsebetle ilgili olanlarından birisi Ģudur: "ve yaz olunca avretlere meylet. Fâtih ve Fetih. Murad bunlardan biriydi. Hacı BektaĢ Veli'nin ve Hacı Bayram Veli'nin kâsesinde demlenmektedir ve ilahî aĢkın mest eden Ģarâbıdır47. Çünkü oğlan teni sıcaktır. Ankara 1989. Tarih ve Medeniyet Dergisi. 99-114. 102 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU hat-nâme tarzında telif edilen Kâbûs-nâme adlı bir kitabdan alınan bir iftiradır. Evrâk-ı PeriĢan (Namık Kemal'in Tarihi Biyografileri). Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. safi zihinleri iyice tadlîl edeceğinden yani sapıtacağından". neĢreden: Ġskender Pala. Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. ince remizler ve mecazî mana ve mazmunlar yüklerken. Onun Ģarabı Mevlânâ'nın. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. ġimdi iddia sahiplerinin delil olmak üzere Kâbusnâme'den ve Yavuz Sultân Se-lim'in kızı Fatma Sultân'a ait kocası Mustafa PaĢa'd an yakındığı bir mektuptan nakledilen cümleleri ve bunları nasıl çarpıttıklarını gözler önüne sererek. Aydın. Fâtih Divanı. PadiĢahların Enderun denilen Ġç Saray'da kendileriyle gayr-i meĢru münâsebette bulundukları iç oğlanları denilen genç ve güzel delikanlıları bulundurduklarını ve hatta bunları baĢkalarından kıskandıklarından dolayı bazılarının yüzlerini dahi örttürdüklerini. bazı Osmanlı PadiĢahlarının ise tamamen erkek düĢkünü olduklarını utanmadan kaleme almaktadırlar. burada kısaca cevap vermek ve çarpıtmalara örnek olarak okuyucuların da nazarlarına takdim etmek icabedecektir. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapu Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa . enderûn personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir.Ġddia sahiplerine göre. bir kısım Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru' iliĢkiler içine girdiklerini iddia etmiĢler ve Osmanlı Tarihçileri tarafından uzun uzadıya incelenen iç oğlan meselesini dillerine dolamıĢlardır. sağlık ve esenlik içinde olasın. Ġç oğlan kelimesini rezil hallere yorumlayanlara. Cinsel. Ayrıca Kâbûsnâme ile ilgili iddialar da bunun gibi saçmadır. Mustafa. kıĢın oğlanlara ki. Ġddialarını isbat için getirdikleri önemli bir delil Ģu: Ziyar Oğullarından Emîr Keykavus tarafından 475/1082 tarihinde oğlu için Nasi47 Namık Kemal. Erdoğan. Bu meselenin aslı ve esası nedir? Batılı bir kısım tarihçiler ve günümüzdeki bazı kitap yazarları. "Bâtılı tasvir. Ġddiaya göre. Ġçoğlan. diğer çarpıtmaların da bunlar gibi olduğunu okuyucuya anlatmak istiyoruz: . Mitler ve Gerçekler. Ġstanbul 1944. "Osmanlı Hanedanının ġairliği ve Fâtih". 193 vd. Fâtih'in ġiirleri.ĠSĠzans |: bilgi mızın |Siirle-itarihm KaItaıun ana^ Eğer Isça Hım BĠLĠNMEYEN OSMANLI 101 diyecektir. 8-10. sh. Osmanlı Hareminde bütün çarpık iliĢkilerin yanında PadiĢahların ve Enderûn halkının erkeklerle ve hem de iç oğlan denilen Saray Hizmetlisi olan erkeklerle çarpık iliĢkileri vardı. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir. Fâtih yazdığı gazellerde kullandığı Ģarab ve benzeri kelimelere. Ġsen. Bu konudaki çarpıtmalar için bkz. Merak edenler. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Bir kısım yazarlar. sayı 40 (1997). Kemal Edip. 50. IV. sh.

Lut'un bu sözlerinden sonra kavminin kendisini memleketten çıkarmak üzere harekete geçtiklerini ve ancak Yüce Allah'ın böylesine aĢırılığa giderek livâta suçunu iĢleyen Lut Kavmini Ģiddetli bir azapla azaplandırdığını beyân buyurmaktadır. erden kaçmu t çokluğu Ġle fahrlanurun kaçmayan hanımlar Tesbitlerimizi tey Yüz Hadis Tercümesini) bası II. erkeklerle i olmamak t Fatma i ğini yazı beni biri dan alur. Ancak bu mektubun XV. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Daha da ileri giderek. Kur'ân.! rak. Gerçekten de siz aĢırılıklar ve günahlar içine giren bir milletsiniz". ikinci manası ise. Do. sana nasıl yardımcı olabilirim manasına olduğu açıktır. yazılij teni soğuktur. Ve avret teni soğuktur. Dirliğim yoktur. Ayrıca Ģu cümle <St 1 südün emzireler. Buna delil çok ise de. Fatma Sultân'ın bir mektubundan aldıkları Ģu cümleyle iddialarını isbât etmeye kalkıĢırlar. Hz. beni bir kelb (köpek) hesabına saymaz. . Gelelim ikinci hususa. konuyla ilgili çarpıtmaların baĢına bir yazarın "Çünkü siz kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız" mealindeki ayeti koyması ve d ipnotta da 8084. kıĢın ssağlı-3 göre. bazı Osmanlı PadiĢahlarının yazları kadınlarla ve kıĢları da erkeklerle beraber oldukları nakledilmektedir.Iddia-ıtaı katet. bu iĢin Osmanlı damadlarına kadar uzandığını ve hatta Yavuz'un kızı Fatma Sultân'ın bu yüzden ilk kocası Antalya Sancak Beği Mustafa PaĢa'dan Ģikâyet ettiğini iddia etmektedirler. ĠĢte hem Kâbusname'de ve hem de Fatma Sultân'ın Mektubunda geçen oğlan kelimesinin de manası çarpıtılmaktadır. O asırda oğlan kelimenin manasının genç kız ve erkek demek olduğunu ise. yüzyıl yani Fâtih'in babası II. Nakledilen âyet meali ile konunun hiç bir münâsebet ve alakası olmadığı açıkça görülmektedir. herhalde bundan. her zamanın bir lehçesi ve konuĢma ağzı vardır. yüzyıla ait olduğunu kendileri de kabul etmektedirler. asırlarda ı için kullanılmaktadır^ karĢılığı bulunan < genç demektir. Temel kaynaklardan anladığımıza göre. en| Kâbûsnâme'nin Türkçü sindeki Ģu ifadedir: "I avretler ile kim. misafiri kaldırıp yola çarpmak değil. ġimdi gelelim meselenin izahına: Önce bir konunun izahı gerekiyor: Kur'ân'dan nakledilen âyet. Azeriler. Osmanlı beylerinin erkekler ile iliĢki kurduklarını isbat etmektedir. "Misafiri yola vurmak" tabirini kullanırlar. bu asırlar da "oğlan" kelimesinin iki temel manası vardır: "oğlan" kelimesinin birinci manası. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". bunun manası da senin kölen olayım değil. Bilindiği gibi. Hz. Yani kelimeler farklı zamanlarda farklı manalarda kullanılmaktadır. bu Cümleler. baĢta IV. yine erkek olsun kız olsun "genç" demektir. dedikodulara önemi yatının Ġç Yüzü adlıl dir.zarar verir. V Yani I da genç kadın sıcaktır. Bu arada Ģunu da ifade edelim ki. Murad zaır üzere. asır Türkçe metinlerde oğlan kelimesinin manası. Ġddiacılara göre. Ġddiacılara göre. kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız. sizden evvelki insanların iĢlemediği bir fuhĢu ve büyük günahı mı iĢliyeceksiniz? Çünkü siz. Lut'un livâta günahını iĢleyen kendi milletine söylediği bir sözün parçasıdır. bile koyrc olduğunu Ġl ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 103 r. bugün kullanılan manadan önemli derecede farklıdır. Tamamı Ģöyledir: "siz. Bu giriĢten s anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. Zira XIV. lügatlerden anlıyoruz. filolojik I tarihi ve Ġ slâmiyet! I de bulunmamaktadır. âyetleri vermesi çok manidardır. ve XV. Murad olmak üzere. t Her konuda âyet ve* rek evladına Kâbûsnâme'nin i Kötüsü) hakkın birden fazla I yaz olıcak avn yazın iki ısı kurudur. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur". "Kulluğun edeyim" demektedirler. bundan sonraki devirlerde söz konusudur. Erzurumlular. Cümle Ģudur: "Benim Devietlü Sultân Babam. Murad zamanında Mercimek Ahmed tarafından yapılan tercüme olduğunu ve o zamanki ifadeler kullanıldığını kendileri de kabul etmektedirler. ejjeri ve XV. cins ayırt etmeksizin "çocuk". Kâbûsnâme'nin XIV. Bu kelimenin sırf erkek cinsini karĢılamaya baĢlaması. uğurlamak manası anlaĢılmalıdır.

bir Nasihat-nâme mahiyetindedir. Her konuda âyet ve hadislerle veya eski devlet büyüklerinin ahlakî esaslarıyla süsleyerek evladına nasihatta bulunan bir devlet adamının nasihatları durumundadır. ümmetim çok ola kim. Fatma Sultân da. Buradaki tavsiyelerden biri de. Bu giriĢten sonra Kâbûsnâme'deki ve Fatma Sultân mektubundaki ifadeler daha iyi anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. Ancak kelime oyunlarıyla tarihi ve Ġslâmiyeti kötülemek istiyenlere. yazın kısmen yaĢlı kadınlarla ve kıĢın da genç kadınlarla beraber ol ki. Genç cariyeler ile beraber 104 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI olmak demek olan "iĢi gücü oğlanlar derdinde olmak" manası nerede? Erkeklerle beraber olmak manası nerede?. bırakınız bir Osmanlı damadının çarpık iliĢki kurmasını. Ayrıca Ģu cümle de bu konuda açıktır: "Eğer oğlan kızsa. bir kısım ifadeleri kendilerine göre yorumlamaya kalkıĢmıĢlardır48. Tesbitlerimizi teyid eden bir husus da. filolojik kaynaklar da bu dediklerimizi doğrulamaktadır. Bu iddiaları ileri süren yazarlar da biliyor ki. ġimdi bu manayı çarpıtarak. O halde XIV. ben ümmetimin çokluğu ile fahrlanurum yarın kıyamet gününde". beni bir kelb (Köpek) hesabına saymaz. ta ki. Konuyu Sultânların evlenmeleri bahsinde ele alacağız. Bu cümlelerle kendisini bir köpek yerine bile koymadığını. Bizi asıl üzen husus ise. taklar ini Buna delil çok ise de. Zira ki. DoğuĢtan gençlik dönemine kadarki safha". erden kaçmaz ola. Uluçay gibi bir araĢtırmacının da aynı dedikodulara önem vermesidir ve hatta Harem II Kitabında yalanladığını Harem Hayatının Ġç Yüzü adlı eserde doğrulama veya sadece nakilde bulunma yoluna girmesidir. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur. ilimden ve dilden haberdar olmamak demektir. Bir kiĢiye düĢtüm ki. . sağlık ve esenlik içinde olasın. kız doğurmuĢ avrat südün emzireler. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". «Sil. anasından babasından zorla câriye diye aldığı genç kadınlarla beraber olduğunu babası olan Osmanlı PadiĢahına Ģikâyet etmektedir. Çünkü genç kadının teni sıcaktır. kıĢın iki sovuk bir yere gelse teni kurudur. Dirliğim yoktur. Çocuk ve genç demektir. ten-dürüst olasın. erkeklerle beraber olmayı tavsiye manasını çıkarmak. "Evienün Ģunun bigi avretler ile kim. asırlarda oğlan tabiri genç kız ve erkekler için ve avrat tabiri ise yaĢlı kadınlar için kullanılmaktadır . Zaten Tarama Sözlüğü baĢta olmak üzere. Nitekim Kâbusnâme'nin asıl dili olan Farsça'daki oğlan kelimesinin karĢılığı bulunan gulam kelimesinin de manası böyle zikredilmiĢtir: "Gulâm. birden fazla hanımı bulunan ve cariyeleri de var olan oğluna yaptığı Ģu tavsiyedir: "ve yaz olıcak avretlere meylet ve kıĢın oğlanlara. Ve genç olmayan kadının teni soğuktur. ĠĢte Kâbusnâme'nin 15. ve XV. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. biraz evvel de belirttiğimiz gibi. Yani birden fazla kadınların olması halinde. Murad zamanında yaĢamıĢ olmalarıdır. kocasının. Yani "çocuk doğuran ve erkeğinden kaçmayan hanımlarla evlenin". en güzel delil. oğlan teni ıssıdur. buyurdı kim. eğer er ise er oğlan doğurmuĢ avrat südün emzireler".! kıĢları ĠFâloMyğupzann fc. yüzyılda yani Kâbusnâme'nin Türkçe'ye tercüme edildiği asırda kaleme alınan Yüz Hadis Tercüme-sindeki Ģu ifadedir: "Bu kez Resul Hazreti cevâb verdi. oğlan doğurgan ola. Sultânlar ile evli iken baĢka kadınlar ile evlenmeleri dahi fiilen yasaklanmıĢtır. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa zarar verir. yazın iki ıssı bir yere gelse teni azıdur ve avret teni sovuktur. Kâbus-nâme'yi tercüme eden mütercim ile Yüz Hadis Tercümesini yapan mütercimin aynı asırda yani Fâtih Sultân Mehmed'in babası II. Vesselam". Ancak söz konusu mektubun manasını anlamıyanlar. genç cariyelerle beraber olup kendisine iltifat etmediğini yazmaktadır.vâta > "Siz. Erzurum'lu Mustafa Darir'in XIV. ahlakî bir konu olan Karı-Koca Münâsebeti (Cimâ'ın Ġyisi ve Kötüsü) hakkındaki tavsiyeleri ihtiva eylemektedir. elbette ki diyebileceğimiz fazla bir Ģey yine de bulunmamaktadır. "Benim Devletlü Sultân Babam. Kitabı.

Tarama Bözlüğü I-VIII. V. PadiĢah e sakınmak için çok < lir. Mevâld'ün-Nefâls Fî Kavâ'id'il-Mecâlis. sayı XX. Ali Emirî. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Mehmed ġeker). A'râf. c. ĠĢte bütün bu özelliklere sahip devĢirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de Ġlm-i Sîmâ veya Ġlm-i Kıyafet denilen bir ilim dalı vardı. bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. Ġç oğlan denmesi. Topkapı. ayağının. aslında bunlara iç oğlanı dense de. nr. Gerçekten Ġç Saray'da çalıĢacak personel. sh. vrk. O halde iç oğlanı. O zaman.. 112-113. Elinin. bazı yabancı seyyahların ve bir kısım Ġslâm düĢmanı tarihçilerin anlattıkları gibi. sn. Enderun yani Ġç Saray'da çalıĢmak üzere yetiĢtirilen Ġç Oğlanlarının yakıĢıklı olması. Ġbrahim PaĢa ve Edirne Saraylarında yetiĢtirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devĢirmeler olarak tarif edilmektedir. Ahmed. toplumdaki ı toplumu1 rın PadiĢ lere ayın ğunu. Türk Dil Kurumu Yay. Ġçoğlanı. 557. c. Tarama Sözlüğü. Nitekim buradan yetiĢen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıĢtır. 167 vd. 24/B-25/A. Âlî. Musa. Ġkinci olarak. 2923-2926. Ferheng-i Nizâm. V. sh. sh. Padlf mekân değildir. iç oğlan kelimesini tarif etmek gerekmektedir. Belki Ġç Saray yani Osmanlı Devleti'nin en geniĢ sınırlara ulaĢtığı dönemlerde toprak alanı 24 milyon km2yi bulan bu muhteĢem devletin Devlet BaĢkanlığı sarayı demek olan bu mahalde çalıĢacak personel dikkatle seçilmeliydi. Türkiyat Mecmuası. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. III. ĠĢte Enderun 48 Kur'ân. Osmanlı tarihinde. III. Enderun denilen Ġç Saray'da çalıĢan özenle ve dikkatle seçilmiĢ saray görevlilerine denmektedir. PadiĢahların gayr-i meĢru arzularını tatmin için değildir. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. Oğlan kelimesi Ġle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. pıdı ve15 genç t üzere ¦ûn o bir k çok . (neĢr. yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı.. 1287/1. ı kızı Ġle] BĠLĠNMEYEN OSMANLI îtis trle beraın çarpık syasak-ı konusu ulamaya H kısaca i denilen I Osmanlı Ismanla n Saray Kvardır. Duman.51. Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır. bir terimdir. 10/B. eli ayağı düzgün olmalı. Enderun Mektebinde yetiĢmektedirler. Galata. illa da kötü niyetle seçilmiĢ genç çocuk manasına gelmez. Haydarabad 1934. nr. sh. Mustafa Darir bin Yusuf. Ancak bu Padl} serî bir hükmün I vardır: "Gençbirli zira nefis Ġnsanı I Bu tür gençler* ı Osmanlı PadiĢahĠ! ile örtmelerini < bu hassasiyet ı mamen ı Dördüncü ı hizmetleri görnr Has Oda. 80-84. Ġç Saray'da istihdam edilmelerinden kaynaklanmaktadır. bunları Saraydakilerden ayırmak için Sadi adı verilmektedir. EĢref bin Mehmed. Ayrıca burada istihdam edilecek devĢirmeler. c. Kâbûs-nâme.. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız? Evvelâ. aslında bu iftiraları kitaplarına alanlar da bilirler. Yüz Hadis Tercümesi. Hazâin'üs-Sa'âdât. Âyet. I memek mümkün ( 4 Gerçek Has| personel me tarafından genlf ka-ı Sa'âdetvet de Hırka-ı Sa'ft larla donatr görmek yani i Özellikle I Erico'nun meĢinden dolayı i dir ve hiç biri Bütün bu t ların durumunu I Mustafa / lerle ilgili ve bunun ı ve hatta! yazar. Aga Seyyld Muhammed Ali. ı kadın personel ayrıntılı olarak an Üçüncü Ola bebiyle. Ankara 1997. Millet Kütüphanesi. 2923-2926. Emir Keykavus. gözünün ve kulağının özelliklerine göre. sır tutmalı. Yani Enderun aynı zamanda devlet adamı yetiĢtiren bir fakülte durumundadır. denilen Ġç Saray'd«| seçilmekteydi. vrk. 345. 336 vd. Oğlan kelimesi. Bugün bile baĢbakanlık ile cumhurbaĢkanlığı KöĢkünde çalıĢan personel ile normal bir devlet dairesinde çalıĢan personelin aynı özelliklere sahip olmadığını. ġer'iye Bölümü. 365. 737. Belki Enderun denilen Ġç Saray'da istihdam edilmek üzere seçilen devĢirmelere de denmektedir.

hizmetkârlar hakkında bilgi verdikten sonra. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir. bil-fiil harp . Özellikle Fâtih Sultân Mehmed ile alakalı olarak Notaras'ın ve Franzes'in oğlu ve Erico'nun kızı ile ilgili isnatlar ise. Kur'ân-ı Kerim okumak. bazı Osmanlı PadiĢahları uymuĢlar ve bir kısım Ġç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmiĢlerdir. Ġstanbul'u fethetmesinden dolayı duydukları kızgınlığın yalancı bir sonucu olmaktan öteye gitmemektedir ve hiç bir delile dayanmamaktadır. Acaba böyle bir bölümde gayr-i müslimlerin meyhaneleri anlatıldığı ortada olduğu halde. Bunlar doğru mudur? Hemen Ģunu ifade edelim ki. Gerçek Has Oda. Ġç Saray'da çalıĢan iç oğlanları yakıĢıklı gençlerden oluĢması sebebiyle. hâlâ Ġslamcı Gay'ler diye haber yapanların durumunu ilimden anlayanlar daha iyi takdir edebileceklerdir. KarĢı çıkılan. genç ve bıyığı bitmemiĢ çocuklarla. mevt. Osmanlı devlet adamlarını ve hatta ġeyhülislâm ve kazaskerlerini bile. bu ahlaksızlıkların PadiĢahlara ve âlimlere de isnad edilmesidir. bu rezillere ayırdığı kısa bahiste. Gelibolulu Mustafa Âlî'nin tıpkı Kâbusnâme'de olduğu gibi. Osmanlı'da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlattık. bizzat fethe katılan Bizans tarihçileri bile söylemeye cesaret edememiĢtir. Hatta bu tür gençler. Gılmân veya Ġç oğlan denilmesinin bir sebebi de. değiĢik hizmetleri görmektedirler. nefislerine mağlup olan 106 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtÜWF-'" 'i* reziller grubunu teĢkil ettiğini. Bunlar. Bu tür gençlere Ģâbb-ı emred denilir". Has Oda'da Hır-ka-ı Sa'âdet ve diğer mukaddes emânetler bulunmaktadır. ġimdi soruyoruz. Büyük Osmanlı Tarihçisi Âlî. Ġslâm Hukukuna göre. lezbiyenlerin ve homoseksüellerin de bunlar gibi reziller grubunda yer aldığını. yüzlerine peçe bile örtebilirler. meyhanelere ayrılan bir bölüm de vardır. Has Odalıların asıl vazifeleri de Hırka-ı Sa'âdet Dâiresini süpürmek. PadiĢaha ait hizmetleri görmek yani Saray içinde PadiĢahın hususî personeli olmaktır. gay'likle itham etmektedirler. Daha sonra diğer PadiĢahlar tarafından geniĢletilmiĢtir. mübarek gecelerde güzel kokularla donatmak ve gül suyu serpmek. Kur'ân'ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dıĢı yorumlara gitmek nerede? Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar. toplumdaki ahlaksızlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunmaktadır. Bütün bu bilimsel açıklamalara rağmen. Gerçekten Ġslâm hukukunda bir hüküm vardır: "Genç bir hoca veya terbiyeci. Halbuki aynı yazar. Osmanlı Devleti'nde herkes meyhaneye giderdi mi diyeceğiz?49. tıpkı Kabusnâmenin yaptığı gibi. Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme. haram helal demeden kadınlarla beraber olanların ise. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği. Aynı eserde. Ġstanbul'un fethini de ve diğer fetihlerini de. Zaten. Harem'de değil Enderun'da yer almaktadır. Has Oda. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere. Enderun odalarının birincisi ve en itibarlısı olup Fâtih tarafından personel mevcudu otuz kiĢi olmak üzere kurulmuĢtur. gay tabir edilen cinsî sapıkların dinimize göre suçlular olduğunu. Bu hizmetlerden biri de Has Oda'nın hizmetlerini görmektir. erkek ve kadın hizmetkârlar ve cariyelerle ilgili verdiği bilgileri ve özellikle de genç kız ve erkek manasında kullanılan gulâm ve bunun çoğulu olan gılmân k elimesini dillerine dolayarak. Ancak bu PadiĢahın onları baĢkalarından kıskanmalarından dolayı değil.denilen Ġç Saray'da çalıĢacak iç oğlan denilen personel. PadiĢahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meĢru hayat yaĢadığı bir mekân değildir. zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir. tamamen Ġslâm Hukukunun hükümleri çerçevesinde yapmıĢtır. bu konuda uzman olan kiĢilerce seçilmekteydi. kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meĢru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir.1 52. Bizans tarihçilerinden bazılarının. bu tür iddiaları. burada bugünkü gibi kadın personel çalıĢtırılmamasındandır. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u küıç gücüyle aldığı. Zira Fâtih Sultân Mehmed. tozunu almak. Bunu. toplumdaki grupları sayarken gayet açık beyan eylemektedir. PadiĢah açısından değil. fazla yalnız kalmasın. Üçüncü Olarak. bu baĢlığı okudukdan sonra. Osmanlı toplumunda tümüyle bu ahlaksızlıklar yok idi denilemez. Biraz sonra Has Oda'nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titrememek mümkün değildir. bu konudaki Ģer'î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir.

Kâbûs-nâme. Ankara 1974. UzunçarĢılı. Osmanlıda Harem. sh. 2923-2926. Rehineler öldürülemez. isterse.. (neĢr. Ali Emirî. Gelelim Ġstanbul'un fethinin hangi yolla olduğuna ve Ayasofya meselesine. hastaları. 1287/1. Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının Ġç Yüzü. sh. ancak yenilerinin inĢasına da müsaade edilmez. 365. r rakip BĠLĠNMEYEN OSMANLI 107 Ġslâm devletler hukukunun hükümlerine göre. sadece delilsiz konuĢmanın kötü örneklerini teĢkil eder. Uluçay. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. Ġstanbul 1959. Aga Seyyid Muhammed Ali. Türk Dil Kurumu Yay. Erdoğan. Bu konudaki çarpıtmaların en çirkin olanları Ġçin bkz. hakkı olduğu halde müdahale etmemiĢtir. ancak kendisine. baĢka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. vrk. III. akıl hastalarını ve dünyadan el etek çekmiĢ din adamlarını öldürmek yasaktır. fikri ve malı ile savaĢa katılırsa. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. 37-40. ġer'iye Bölümü. c. 2923-2926. Ayasofya'nın ve benzeri bazı kiliselerin camiye çevriliĢinin meĢruiyet sebebi zikredilen hükümdür. 382. 112-113. 336 vd. Osmanlı Tarih Lügati. sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitaba ait ma'bedlere asla dokunulmaz. 128-129. Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in kitabından naklediyoruz. papaz ve hahamlardan oluĢan bir heyeti huzurunda kabul eder. sh. Ġstanbul'u savaĢla fethettiğini. Bu fetvanın aslı aynen Ģöyledir: . Zina ve gayr-i meĢru münasebetler yasaktır. sh. Meral. sahiplerine hizmet için gelmiĢ köleleri. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. Ġnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi (müsle) de yasaktır. 80-84. öldü-rülebilirler. Verilen söze veya muahedeye aykırı hareket yasaktır. ĠĢte Ġstanbul. 31. NeĢre hazırlayan: Orhan Saik Gökyay. muharip sınıfına girmeyen kadınları. Altındal. ġubat 1999. kendilerine ve ma'bedlerine karĢı Ġstanbul'un sulh yolu ile fethetmiĢ gibi kabul etmesini ve geç de olsa toplu halde huzuruna geliĢlerini bu mânâya vesile saymasını ısrarla talep etmiĢlerdir. c. bu esaslara harfiyyen uymalarıdır. sayı XX. sakat ve müzminleri. V. Sertoğlu. Kapukulu Ocakları. Reddu'l-Muhtâr. III. Bu hükümleri resmi kanun hükümleri olarak kabul ve tatbik eden bir devlet adamına. Ali Kemal Meram. sh. c. SavaĢ zarureti bulunmadan ziraî mahsuller. 737. Ahmed. yaĢlıları. A'râf. EĢref bin Mehmed. Kerâhiyye ve Ġstihsân Bahsi. ölülerin baĢı ve uzuvları kesilemez ve katliam yapılamaz.halinde bile. c. Ankara 1997.. yasaklanmıĢtır. Emir Keykavus. ı sonra. küçükleri. Türkiyat Mecmuası. 167 vd. dilerse Ġstanbul'da hiçbir kilise ve havra bırakmayacağını bu durumun devletler hukukundan doğan bir hakkı olduğunu Fâtih'e ifade ederler. sh. Mitler ve Gerçekler. 163-165. Ayasofya'yı cami haline getirdikten sonra. Mehmed ġeker). Zaten zaferler. Günümüze kadar yaĢayan kilise ve havraların gerçek sırrının. Tarama Sözlüğü. Papaz ve hahamlar heyeti. Ġstanbul çapında tatbik edilseydi. Aydın. Haydarabad 1934. Bu hükümleri. Fâtih'in din ve vicdan hürriyeti anlayıĢı oluğunu. BaĢta baba olmak üzere yakın akraba. tere. Hazâin'üs-Sa'âdât. bu esaslara uymaları ile doğru orantılıdır. SavaĢ yoluyla fethedilen topraklarda ise. I -II. sh. Fâtih ve Fetih. Mevâld'ün-Nefâis Fi Kavâ'id'il-Mecâlis. 557. tamamen savaĢ yoluyla feth olunmuĢtur.. biz bu kadarıyla iktifa ediyoruz. sh. Aktüel. savaĢla ilgisi olmayan esnaf ve tüccarlar öldürülmez. nr. 49 vd. Ġstanbul 1993. V. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Âyet. Ferheng-i Nizâm. Osmanlı Devleti'nin Ģanlı ġeyhülislâmı Ebüssuud Efendi. Ġslamcı Gay'ler baĢlıklı haber. Ancak bunlardan biri bedeni. Bu hüküm. Murad'ın emriyle). Daha baĢka yasaklar da bulunmakla beraber. KrĢ. 345. Oğlan kelimesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Ecdadımızı zaferden zafere koĢturan en önemli sebeplerden biri. Duman. 24/B-25/A. VI. 49 Kur'ân. Musa. Ġstanbul'u ve içindekileri yaktı yıktı gibi isnâdlarda bulunmak. Ġslâm ordularına düĢmanın Ģahıs ve mallarına karĢı bazı fiillerin icrası. durum tam tersinedir. Çevresindeki din âlimlerine danıĢan Fâtih Sultân Mehmed. bu isteklerini geri çevirmemiĢ ve camiye çevrilenlerin dıĢında kalan kilise ve havralara. Yani Ġslâm hükümdarı. muhtelif yerler. nr. Yüz Hadis Tercümesi. PadiĢah Anaları. vrk. Ġstanbul'u Allah'ın yardımı ve kılıcının kuvvetiyle fetheden Fâtih Sultân Mehmed. Yasak fiilleri kısaca sayalım: Zulüm ve iĢkence ile öldürmek. sh. Mustafa Darir bin Yusuf. 159. Mercimek Ahmed (II. Tarama Bözlüğü I-VIII. 10/B. Ġstanbul'daki bütün kilise ve havraların yıkılması gerekirdi. orman ve ağaçlar yakılmaz. Millet Kütüphanesi. c. Ġbn-i Âbidin. verdiği bir fetvada vuzuha kavuĢturmaktadır. Âlî. sh.

Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var. Hatta fetvayı veren Molla Fahreddin-i Acemî'nin Ali Tûsî'ye olan Ģu vasiyyeti her zaman için bir ibret dersi olarak kalmıĢtır: "Avamın sırtından Ģerî'at asasını eksik etme". Ġslâm Hukukunun kuralları gereği. harflere bazı manalar yüklemenin yanında. Bu gerçeği tam bir asker olan Ġmparator da kabul etmelidir. bu hürriyetin maddî delillerinden değil midir? Ġstanbul'un harap edilmesi iddiası da doğru değildir. Müslümanları. hem Avrupa'nın ve hem de Müslüman memleketlerin ticâret merkezi ve mamur bir dünya Ģehri haline geldi. en küçük bir zarar vermeden Saray'dan ve Osmanlı akîde dairesinden silinmiĢtir. 130 yaĢında bir kimesne ve 110 yaĢında bir kimesne bulunup Yehud ve Nasara taifesi el altından Sultân Muhammed Hân ile ittifak edüb Tekfur'a nusret etmeyecek olub Sultân Muhammed dahi anları seby etmeyüb (esir almayub) halleri üzere mukarrer edecek olub bu veçhile feth olundu deyu Ģahadet edüb bu Ģahadet ile kenâis-i kadîme hali üzere kalmıĢtır. Ketebehu Ebüssuud". Fâtih'in onları koruması diye bir Ģeyin olmadığı yapılan izahlarla ortaya çıkmıĢ bulunmaktadır. Bu iddiaların aslı nedir? Hurufîlik. Buna ayrıntılı cevap vermek 108 BĠLĠNMEYEN OSMANLI yerine. Bundan rahatsız olan ve Fâtih'in bunları tanımamasından korkan Veziriazam Mahmûd PaĢa. Allah'ın da yardımıyla. can ve mala asla zarar verilmeyeceğini. bu görüĢleriyle. Fazlullah Allah'ın mazharıdır. Nesîmî. Maalesef. Görülüyor ki. Fetihden sonra. Edirne'de iken genç Sultân Fâtih'i etkilemek için Saraya yerleĢecek kadar ileri gitmiĢtir. yüzyıl boyunca Anadolu ve Rumeli'de Hurûfîlerin takibatı devam etmiĢtir. Hıristiyanları ve Yahudileri kurtaracak Mehdi olduğuna inanılmaktadır. Bu anlattıklarımızı. asırlarda Anadolu ve Rumeli'de ciddi etkiler yapmıĢ ve hatta Fâtih zamanında Saray'a kadar girmeye çalıĢmıĢtır. 53. Fâtih Sultân Mehmed'in Sırbistan'da tatbik edeceğini va'd ettiği "Her caminin yanında birer kilise inĢasına müsaade" durumu. Fâtih Sultân Mehmed. ve 16. 945 tarihinde bu husus teftiĢ olunmuĢtur. Anadolu'da çok sayıda halife yetiĢtirdiği gibi. Time ve benzeri kuruluĢların yaptıkları tesbitden bir cümle nakledelim: Ġstanbul. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıĢ. 1408)'dir. kendisi de Hacı Bayram Veli ile dahi görüĢmeye çalıĢmıĢtır. Ġstanbul'da da tatbik olunmuĢtur. Ayasofya'daki mozaikleri tamamen tahrip etmemesi ve Ġstanbul surlarını yıkmaması. hemen büyük âlim Müftü Molla Fahreddin-i Acemî'yi devreye sokmuĢ ve bu büyük âlim de bunların hulul inancına sahip olduklarını bildiğinden dolayı. yani hâĢâ Allah Fazlullah'ın bedeninde görüntülenmektedir ve kıyamet gününe yakın. Bunların en önemli bâtıl inançları. Haçlıların 1204'te yaptıklarından çok daha insanca ve hoĢgörüyle davrandılar" diyebilmektedir50. Ġstanbul'un fethini geçen bin yılın en önemli yüz olayı arasında zikreden CNN. 23 Mayıs'da Ġsfendiyar oğlu Damad Kasım Bey'i elçi olarak Bizans'a göndermiĢ ve kendisine Ģu haberleri yollamıĢtır: Ġlk umumi hücumda Ģehir düĢecektir. Fâtih'in bu konudaki tavrını ortaya koymaktadır. Fener'de Abdi SubaĢı Mahallesindeki Caminin bitiĢiğinde Rum Patrikhanesi ile kilisenin mevcudiyeti. BektaĢîleri ve KızılbaĢlığı derinden etkilemiĢtir. hulul inancı ve buna bağlı olarak mehdîlik anlayıĢıdır. Nitekim Rus tarihçi Ouspensky bile "Türkler 1453'te. 15. Mahmiye-i Ġstanbul'u ve etrafındaki karyeleri unveten feth eylemiĢ midir? El-Cevab: Ma'ruf olan unveten (cebr ile) fetihdir. Hurufîliğin Anadolu'da yayılmasına sebep Azerî Ģâiri Ġmâdüddin Nesîmî (ö. cebr ile fethedilirse. ġunu da ifade edelim ki. Bundan sonra 16. Kalenderîleri. Eğer sulh yolu ile teslim olurlarsa. Osmanlı Devleti'nin gerçek mânâda din ve vicdan hürriyetini göstermiyor mu? Edirnekapı Caddesinin son kısmında yer alan Mihrimah Sultân Camii'-nin hemen karĢısında bir Rum kilisesinin inĢasına müsaade etmek. Amma kenais-i kadime (eski kiliseler) sulhen fethe delâlet eder. Maalesef bu habere rağmen sulhu kabul etmeyince cebr ile feth olunmuĢ ve buna rağmen yine de anlattığımız gibi muamele yapılmıĢtır. PadiĢah huzurunda bu meseleyi tartıĢmak üzere bir zemin hazırlamıĢtır. tam bir harabe ve ölü Ģehir idi. Türkiye'de belli çevreler. 1394'de idam edilen Fazlullah Esterâbâdî tarafından kurulan ve Bâtı-nîliğin kolu olan bir bâtıl mezhepdir. hem kan döküleceğini ve hem de sorumluluk kabul etmeyeceğini bilmelidir. Fazlullah-ı Esterâbâdî'nin halifelerinden biri. Anadolu ve Rumelideki Bayrâmî Melâmîlerini. Netice itibariyle tamamen kötü niyetlerle genç PadiĢah'a sokulmak isteyen bu fitne ve dalâlet grubu. hemen tutuklanmıĢlar ve haklarında verilen idam edilerek yakılmaları fetvası hemen tatbik edilmiĢtir. ısrarla ve kasıtlı olarak. Hurûfîlerin gerçekten hulul inancına sahip oldukları anlaĢılınca. bâtıl bir mezhep olan Hurufîlik . tarihçilerin verdiği bilgi de doğrulamaktadır. Fâtih tarafından fethedilmeden evvel. 14. Bunlara göre."Merhum Sultân Muhammed Hân hazretleri.

Künh'ül-Ahbâr. Erdoğan. Ebüssuud. bazı câhiller tarafından suiistimal edilmiĢ olsa bile. c. 62 vd. Moskova 19K. MüĢkil ve zor meselelerin istihracı gibi. 51-82. Mu'avvizeteyn süresiyle de 1971 hâdiselerine iĢaret etmiĢtir.ilimlerin tasnifinde kendisinden bahsettikleri "cifir ve camia ilmi" diye bir ilim vardır. nüshacılık ve üfürükçülükle ilgisi yoktur.. Defter. Türk Hukuk Tarihi. bu ilmi Resûlullah'dan öğrendiği nakledilmektedir. Künh'ül-tt»:* Vakayl'. 130/a-b. Bu ilim. Cifir. Mevkufati. V. sh. BaĢtav. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. Solakzâde. asırda bu ilmi hakkıylaj Tayyibetün ifadesiyle | 1971 hâdiselerine iĢan baĢka cahilliktir. Mülteka Tercümesi. kaza levhası. 141-143. 448 vd. Ma'ruzat. Fâ-tih'den veya Osmanlı PadiĢahlarından bahsederken de Büyük Türk tabirini kullanmaktadırlar. ġerif. Zamanla! olarak kullanılmaya)! "Hangi dindensin?*! Pakistandaki sflzlûl meleriyle açıklanmak! Bu kısa izahdan i geçebiliriz. ve ¦SaRisâlesinde bu farkı açıklamaktadır. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eĢ anlamlı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. ikinciyi ilmin dıĢında kabul etmek. 191-201. sh. Birinciyi ilim. Ünlv. 127-128.. iki ağaca t nasına kullanılmak yanında para cezas| de para cezası u "Âlî. Fâtih ve Fetih. Belgele' Terimleri Sözlüğü I-ÎJi j(ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 109 FStih I tem toya t Bu E. yine Allah'ın koyduğu iĢaret ve gösterdiği yollarla ortaya çıkarma ilmine cifir ilmi denir. sh. tarr Fâtih'in Ceza Kanu ura.l. Son asırda bu ilmi hakkıyla kullananlardan biri de. Tevârih-i ÂH Osman. Damad. hatta her kelimesinden ve harfinden ve hatta Resûlullah'ın hadislerinden bazı mühim ve müĢkil hakikatları istihraç etmiĢlerdir. Clot. Ġst. Evvela. Çünkü Ġmam-ı Gazâlî ve Ġbn-i Kemâl gibi bu ilmi hakkıyla bilen zatlar tarafından da kullanılmıĢtır. c. 1/282 vd.. "XIV. Ġbn-i Kemâl bu ilmin ehemmiyetini "Er-Risâlet'ül-Münîre" adlı eserinde Ģöyle belirtmektedir: "Büyük evliyaların kerametleri de böyledir. Aydın. c. Bu ilmin Hurufîlik. 1798. Bazı Türk'e sövmtt yer alan ' bilir? Önemle ifade < anlamlı olarak kullanın tih'den veya Osmanlı I maktadırlar. Bediüzzaman'dır. Kısaca Allah'ın kader ve kaza levhlerinde olmuĢ yahut olacak bazı Ģeyleri. Halbuki ikincisi bir ilimdir ve Ġbn-i Kemal çok açık bir Ģekilde bir 50 Molla Hüsrev.! Zunûn. Asırda yazılmıĢ Grekçe Anonim Osmanlı tarihine göre Ġstanbul'un muhasarası ve zabtı". Kur'ân.8)"51.ile ilm-i cifiri birbirine karıĢtırmaktadırlar. "Beldetün Tayyibetün" ifadesiyle Ġstanbul'un fethine iĢaret ettiği gibi. 94-95. KarĢı görüĢ için bkz. 54. Ty. Dürer ve Gurer. Fâtih. camia ise kader levhası demektir. Âli. Mitler ve Gerçekler. "Elhamdülillah . 66-67. Ġbn-I I rinde Ģöyle belirtmek "Büyük evliyaların keı Kur'ân âyetlerinden. 251-260. Çünkü tmam-ı( da kullanılmıĢtır. Ali'nin.. bir baĢka cahilliktir. VII. Cin-Akgündüz. sh. Bütün ilim tarihçilerinin -özellikle Müslüman âlimlerin. 1/343. ÂĢıkpaĢa-zâde. ( Türk tabiri. Hz. Nitekim Ģu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları. Bu onlara ilham nuruyla müyesser olur (sh. hattı I ve müĢkil hakikatları Ġst 54. Yani evliyalar. 1/643 vd. Hz. vrk. BĠLĠNMEYEN OSMANLI Risalesinde bu farkı açk Bütün ilim tarihçild sinden bahsettikleri' fından suiistimal edlln levhası. 1. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi. "Hangi dindensin?" sorusuna.. yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eĢ anlamlı olarak kullanmıĢlardır. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir? Önemle ifade edelim ki. camia ise ka olmuĢ yahut olacak bazl| ya çıkarma ilmine clfir I yoktur. Mecma'ul-Enhür ġerhu Mülteka'l-Ebhur. Kur'ân âyetlerinden. nr. sh S'î Akgündüz. Kütp. 60 vd. tamamen inkârı da mümkün değildir. Ġbn-i Kemal.

Türk'ü Çingene ve Yahudi ile eĢ tutması manasına alınamaz. Ġmdi eğer bu makûle eĢhâs-ı muhtelife Saray'a kullanmak câ'iz olsa idi. sh. Pakistandaki sözlüklerde de. Acemilerin ocağa alınmalarından evvel Anadolu'da Türk çiftçisinin yanına verilerek zirâ'at iĢlerinde kullanılmaları ve bu arada Türkçe'yi ve Ġslâm ahlakını öğrenip benimsemeleri gayesiyle Türk ailelere muvakkaten verilmelerine Türk'e vermek denirdi. kapıkulu sistemini bilmemek demektir.. Nitekim 38. Zındıklar ve Mülhidler. Türk düĢmanı diye ifade edilen Fâtih zamanında kanun hükmü haline getirilmiĢtir. Gerçekten bu kural çiğnenmeye baĢlanınca. Maddede ". Bu kısa izahdan sonra Osmanlı kaynaklarındaki ve Kanunnâmelerindeki izahlara geçebiliriz. Mesela. Bir diğer misâl. Ġstanbul 1960. Ġkinci olarak. Fâtih'in Ceza Kanunnâmesinde. 182-183. c. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. Hadâık. KeĢf-üz-Zunûn. ġimdiki hâl ise ekseri Ġstanbul'un Ģehir oğlanları ve Türk ve dahi Kürd ve Ermeni ve Arab ve Çingâne ve Yehûd oğlanları olub on oğlandan bir sahîhce devĢirme veyâhûd kul cinsi yokdur. Türk üzerine verilmesini kanun haline getirmiĢtir. 40-53. Yeniçeri Kanunnâmesinde bulunmakta51 Âlî. V. Mecdî Efendi. 82. Kapıkulu ocaklarındaki sistemi bozan sebepleri anlatırken Kapıkuluna yasak olduğu halde son zamanlarda alınan grupların arasında yer alan Türk. meselenin üzerinde durmak istemiyoruz." Koçibey'in. 1. Bedâyi'ul-Vakayi'. I. Maddede Türk evlâdının acemi oğlanları arasına ve dolayısıyla yeniçeri teĢkilâtına alınmasına karĢı çıkılırken. kapı kulu ocaklarına Müslümanların a-lınması baĢtan beri yasaktır. Bu takdirce ol makûle oğlanlar taĢraya çıkub Kul tâ'ifesine zabit olub ağa oldukda veyâhûd bir memlekete vâlî olduklarında ahvâlleri ma'lûm ve ehl-i basîret katında hafî değildir. bir kiĢi içki içse. Türk üzerine verilmeğe Türk'e vermek de denir. sistem bozulmuĢ ve bazan paĢaların çocukları dahi torpille kapı kulu ocaklarına alınır olmuĢtur. Akgündüz. Kâtip Çelebi. Numuneleri dahi görülmüĢ ve görülür. Burada Ģunu da belirtmekte fayda vardır ki. Evvela. sh. Kürd. Arab. kadı ta'zir ura. iki ağaca bir akçe cürm alına". Kânun ve zabt ve edeb ahvâllerinden evvelâ iç oğlanları kadîmü'l-eyyâmdan devĢirme veyâhûd sahîh kul cinsi pîĢkeĢ ola-gelmiĢdir.. sh. Osmanlı Devleti. Eğer biregû hamr içse. Türk tabiri. c. 110 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN (KMAK. sh. buradaki Türk'den kasdın Müslüman olduğunu biliyoruz..kâfir evlâdın cem' eylemekte fâide odur kim. Künh'ül-Ahbâr. selefde olan sâhib-i ukalâ-i devlet devĢirme ve kul cinsini kânun etmezlerdi. muhtelif yerler. I. dır: 37. tamamen Müslüman kelimesine eĢ anlamlı olarak kullanılmaktadır. Moskova 1961. Yani. Kanun maddesi Ģöyledir: "24. 591-592. 131-135. "15." diye izah getirilmektedir. sh. Bu kanun. c.. Ve acemi oğlanının cem' olunub bir uğurdan ikiĢer akçe ile yeniçeri olmak Sultân Murâd Hân zamanında ref olunub birer akçe ulufe ile acemi oğlanı eyledikleri gibi birer akçe ile bir uğurdan acemi oğlanı olmak dahi ref olunub Türk üzerine verilmek dahi Fâtih-i Ġslâmbol Sultân Muhammed Hân zamanında olmuĢdur". ġu madde daha da enteresandır ve aslından okumak zaruridir: . Türk veya Ģehirlü olsa. Yukarıdaki ifadeler çok açık bir Ģekilde bunu anlattığından dolayı. Hemân Ġstanbul'dan ve sâ'ir kasabalardan buldukları eĢhası alub pîĢkeĢ deyû Saray'a koyarlardı. Türk kelimesi açıklanırken. Böylesi bir yorum. "mahbûb ve müslim" kelimeleriyle açıklanmaktadır. ĠĢte bu konuyu dile getiren Koçi Bey.Türk'üm" cevabını vermektedirler. Pakalın. Ocak. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III. c. 856-858. Koca Müverrih Hüseyin. Yahudi ve Çingene'yi yan yana zikretmesi. Mehmed Zeki. I. Ġstanbul 1983. Müslüman gençler bu teĢkilâta alınmamaktadırlar. 153/b-154/a. Zira baĢlangıçta. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. sh. Sikke-i Tasdik-i Gaybî. Bediüzzaman Said Nursi. vrk. II. yeniçeri olmak üzere toplanan gençlerin acemi o-cağında eğitilmesinden evvel. MüslümanlaĢtırmak ve Türkçe öğretmek üzere. c. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. özellikle hakkında en çok dedikodu edilen Fâtih devri Kanunnâmelerinde. Türk'ü Müslüman anlamında kullanarak ve hür insanların bu teĢkilâta alınmalarını tenkit ederek Ģöyle demektedir: "80.

ahlakını ve lisanını öğrenmek üzere Türk ailelere vermez. Etrâk-i bî idrâk. cemâ'at-ı kallaĢ. Amma kaçan bu denlü Türkçe bilmemek ne âlemi vardır? Bunları bari cem' eyledikden sonra Türk üzerine verüb Türkçe'yi öğrense ve !*gj| dahi sefer-l zater-MMĠ Üçüncü¦ siz Türkler ifa avamdan ola kullanılmıĢtırj nemli olan. bu tabir daha ziyade göçebe halinde yaĢayan ve genellikle avamdan olan bazı Türkmenler ile Anadolu'da ġi'anın tahrikiyle isyan eden Celaliler için kullanılmıĢtır. Türk milletine düĢman olan bir devlet. Ġkbal. Ekrâd-ı bî akl u din. Ierdlr? I Fâtih ( ile evle denilen < zamanına I tih'den evlenmeleri! 1-FJl ile evlen 2-C kâh akdi) 3. ayrıca kanunnamelerinde Türk kelimesini Müslüman ile eĢ anlamlı olarak kullanmaz55. t Akgiindöı 0 J997. bütün muteber Osmanlı tarihçileri. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur? Fâtih devrinden itibaren Osmanlı PadiĢahları. Nitekim benzeri bir tabir de Ekrâd-ı bî idrâk Ģeklindedir. Bu sıfatı I Burada ! Türk çe ey ailelere ve ayrıca kanunu 55. s». Anadoluda Celâlî isyanlarını çıkartan ve Osmanlı Devleti'nin ayak bağı bulunan ġii Türkmenler için kullanıldığını gayet açık bir Ģekilde kanunname metinlerinden anlayabilmemizdir. Üçüncü olarak. dediğin gerçekdir."25. müfsid-i fâsid-i'tikâd ve benzeri tabirleri kullanmaktadırlar. Ġbn-i Kemal baĢta olmak üzere. Sultânu Selâtîn'il-Arab ve'l-Acem ve't-Türk unvanını sahiplenmez. sa'âdetle Ġslâmbol'u feth eyledikleri zamanda Eğri Kapu" kurbünde Tekfur-ı makhûrun sarayına konub Ayasofya Câmi"inin çanların yıkub minarelerin bina edüb cum'a namazına azîmet buyurub geri saraylarına döndüklerinde yeniçeri ocağı yoldaĢları PadiĢah-ı cihân-penâh Hazretlerini selâma durduklarında PadiĢah-ı âlem-penâh Hazretleri sağına ve soluna selâm vericek içlerinden birisi "Aleyküm'üs-selâm Muhammed BeĢe53" dedi. Mahmûd PaĢa bunların kâfirden müselmân olub ümmî olduklarını ve bunların yanında "BeĢe" demekden azîm ta'zîm olmaduğunı bir bir beyân edicek PadiĢah Hazretleri dahi etti: "Lala.] birleri kulların ntn bulunacağ dür. Burada Ģunu ifade edelim ki. m). resmî dilini Türkçe eylemez. Osmanlı Devleti'nin yıkımına sebep olan isyancı gruplar için ve özellikle de ġi'î grupları kasdederek. bazı tarih ve fıkıh kitaplarında geçen Etrâk-i bî idrâk yani idraksiz Türkler ifadesine gelince. Osmanlı PadiĢahları. ġii gruplan I bî akl u din.* kavuĢtun evlenmesi. Etrâk-i Nâ-pâk. 53 BeĢe: PaĢa kelimesinin muhaffef Ģeklidir ve daha ziyâde yeniçeriler arasında kullanılır. bunun yerine Kadın Efendi. Bununla Türklerin veya Kürtlerin idrâkli veya idraksiz olanlarının bulunacağını ve isyan eden gruplara bu sıfatın verildiğini hemen anlamak mümkündür. ol zaman kim. #| muhtelif teVM Î5HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 111 ir ınpna çe'yi öğrense ve belâya mu'tâd olub ba'dehû ulufeye yazdırub ve ba'dehû kapuya çık arsalar. nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmiĢler. Ģeytan kulu. Gözde veya Peyk denilen cariyeler ile yaĢamayı . Bizce asıl ö-nemli olan. ı 4-C nikâh akı "TM* s« mesl. Ve olmağa bâ'is oldur kim. I bağı bulunan] lerinden anfe tarihçileri. Bu sıfatı bütün bir millet için kullandıklarını söylemek mümkün değildir. topladığı Hıristiyan gençleri. PâdiĢâh dahi Saray'a gelicek ol zamanda Düstur-i a'zamları olan Mahmûd PaĢa'yı da'vet edüb "Lala! Bu oğlan benim selâmımı aleyküm selâm Muhammed BeĢe deyü almakdan murâd nedir? Ve bu nasıl selâm almakdır?" deyicek. bu tabirin. dahi sefer-i zafer-âsâra gönderseler olmaz mı? idi"54. 52 Eğri Kapı: Edirne Kapı yakınlarında bir sur kapısıdır. 55. KızılbaĢ-ı EvbaĢ.

Bir kısım hukukçular. Muhtelif yerler. hür kadının rızasıyla böyle bir evliliğin caiz olacağını ifade ederken. devĢirme erkeklere bırakılmıĢsa. Ġstanbul 1997. Akgündüz. Harem'deki kadınlar saltanatı da devĢirmeler ve dıĢarıdan satın alınan değiĢik milletlere mensup cariyelere terk edilmiĢtir.Sultân Abdülmecid. Bkz. Ġbn-i Kemal ve DüĢünce Tarihimiz. aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına göre de mekruh görüldüğünü beyân etmektedirler. hür bir kadınla evlenme imkânları bulunmasına rağmen. md. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. Yeniçeri Kanunnâmesi. hür bir kadınla evlenme imkânı bulunsa dahi. sh. Sayın.Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki de denen HümaĢah'ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eĢliğine kabul etmesi de önemli bir istisnadır. "Hür bir kadın üzerine câriye ile evlenmek sahih olmaz" buyurmuĢlardır. Bu Ģart gerçekleĢmesi halinde de. Osmanlı Kanunnâmeleri. IV.Fâtih'in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ'in kızı Sitti Hâtûn ile evlenmesi. Osmanlı Devletinin resmî Kanun-ı Umûmîsi sayılan Mültekâ'daki ifade aynen Ģöyledir: "Hür bir erkeğin. 56. bir görüĢe göre âzâd edip hürriyetine kavuĢturdukdan sonra ve bir görüĢe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi. 6. daha evvel evlendiği hür bir kadın yoksa. 54 Türk üzerine vermenin ne demek olduğunu. 38. sh. muhtelif yerler. md. Yılmaz. Bazı farklı yorumlar için bkz. halbuki hür bir kadınla evlenme imkânı varken câriye ile evlenmesinin sahih ve caiz olduğunu ifade etmektedirler. Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir? Kur'ân-ı Kerim. Dalkıran. cariyelerle evlenmeyi âdet haline getirmiĢlerdir. nasıl devlet ve kapıkulu kadroları. 112 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 5. Bkz. ehl-i kitap veya Müslüman olan bir câriye ile evlenmesi.Oğlu II. ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları Ģartı aranmaktadır. Me ram.tercih etmiĢlerdir. Ġslâm .Kanunî'nin câriye olan Hürrem Sultânı.. bu madde en güzel Ģekilde anlatmaktadır. Bkz. 349. Ancak câriye olan bu kadını. 99. Fâtih devrinden Osmanlı Devletinin yıkılıĢına kadar. sh. hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını. 15. 163. Fetvaya esas olan da bu olduğundan dolayı. Osmanlı Kanunnâmeleri. hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini. Fâtih Sultân Mehmed'den sonra. Hanefi hukukçular. kahir ekseriyetle Osmanlı PadiĢahları. Hür bir kadınla evli olan hür erkeğin bir câriye ile evlenmesi ise sahih değildir. Bu teamülün Osmanlı Devletinin yıkılıĢ zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnalarının bulunduğunu görüyoruz. Peygamber. Akgündüz. Sultân Abdülaziz'in Mehmed Ali PaĢa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad PaĢa engellemiĢtir. 3. önemli bir olaydır. 2. 55 Fâtih Ceza Kanunnâmesi. Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama Ģartına bağlamaktadır. Bâyezid'in Karaman Oğlu Nasuh Bey'in kızı HüsnüĢah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnadır denilebilir. Ankara 1988. Mısırlı Bezmiârâ Hanım'ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuĢtur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiĢtir. saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir. IX. Mevlüt Uluğtekin. Akgündüz. Siyâsetnâme. 24-30. âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir. Zira Hz. PadiĢah Anaları. Fâtih'den itibaren hür kadınlar ile veya cariyeler ile nikâh akdi icra ederek PadiĢahların evlenmeleri tamamen istisnai bir durum haline gelmiĢtir. md. söz konusu kaidenin ilk cariyeden olan istisnasıdır. sahih ve caizdir. Osmanlı Kanunnâmeleri. 37. sh. c. c. Bu istisnalar Ģunlardır: 1. nikâh akdiyle ve hür kadınlarla evlenmeyi terk etmiĢler ve bunun yerini cariyelerle ve nikâh akdi yapmadan karı-koca hayatı yaĢama usulü almıĢtır. 135 vd. 57. 4. Bu hususda Ġmâm Mâlik. Osmanlı PadiĢahları. I.Genç Osman'ın ġeyhül-Ġslâm Esad Efendi'nin kızı Âkile Hanım'ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması Ģeklinde değerlendirirsek. bu durumun hür erkeğin birinci Hanım'ının hür bir kadın olması halinde söz konusu olduğunu. c. hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için. Ġmâm ġâfi'î de kocanın köle olması halinde böyle bir evliliğin caiz olduğunu söylemektedir".

"OnlırĠ lar. âzâd ederek evlendiği câriye ile hür olarak evlendiği diğer hanımları arasında hiçbir hüküm ve statü farkı mevcut değildir. AncaK âzâd edip som b) Câriylenir. Her iki halde de evlilik akdi ihtiyatî bir akittir ve hukukî sonuçlarını tam doğurmaz. iki Ģekilde PadiĢahlar ile karı-koca hayatı yaĢayabilirler: Birincisi. Çünkü i yanağını açıkl ifadesiyle ı delere bağlat istifrâĢ hakkmı| cariyenin ı bazı cüz'i f ma poligam leme sürt me konu» etkileme ÖnemJj'J yaptığı takı ile kan-kı istifra. a) PadiĢ. bu kaidenin Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki'yi önce âzâd edip sonra da nikâh akdi ile onunla evlenmesi ile bozulduğunu ifade etmektedirler. ( hakkı I ya ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 113 (i ile ve Ġhı ka10laI. Kanunî Sultân Süleyman. Ġslâm Hukukunun câriye kabul ettiği kadın kölelerin bir statüsü de. Bu durumda. cariyenin efendisinin mirasından istifâde edememesidir. dört sınırını aĢmamıĢ olmak Ģartıyla.Hukukuna göre. sadece eĢleri ve cariyeleri ile iliĢki kurarlar. Nisa Süresindeki âyetin hükmü gereği mekruh olacağını ve bir kısım hukukçular ise bu akdin sahih olmayacağını ifade etmiĢlerdir. Efendi için sabit olan bu hakka istifraĢ hakkı denmektedir. Ġslâm hukukuna göre. PadiĢahın eli altındaki cariyesi ile nikâh akdi yaparak evlenmesidir. baĢka bir erkek ile evli olmayan bir cariyesi ile herhangi bir nikâh akdi olmadan karı-koca hayatı yaĢayabilir. Bu durumda nikâh ihtiyatî bir nikâh olacaktır. hür ve evli bir kadın ile istifraĢ hakkına dayanılarak karı-koca hayatı yaĢanan câriye arasındaki en önemli fark. köle veya hür baĢka erkekler ile evli olmayan cariyeler. nikâh akdi yapmadan istifrâĢ hakkını kullanarak yine karı-koca hayatı yaĢamak mümkündür. bir akın sırasında esir edilerek PadiĢah'a takdim edilen Hürrem Sultan'ı önce âzâd etmiĢ ve sonra da nikâh akdi ile eĢliğine almıĢ ve Fâtih zamanından beri devam eden cariyelerin nikâhsız istifraĢ edilmesi kaidesini bozmuĢtur. Eğer PadiĢah hür bir kadınla evli değilse. Hatta öylesine kaideler konulmuĢtur ki. hal tedir. Çünkü bunu yapanlar ayıplanmazlar" buyurarak. Miras münâsebetinin dıĢında bazı cüz'i farklar da . eĢ statüsündeki veya istifrâĢ hakkı bulunan cariyeliktir. daha evvel hür bir kadınla evli olması. istifraĢ hakkının Ģer'î dayanağını açıklamaktadır. b) Cariyesi câriye statüsünde kalmakla beraber. Ġkincisi. Bu tesbitten de anlaĢılacağı üzere. I hükmü gereği r nı ifade etrr Müslüman olu evlilik akdi I ğan çocukları i kurtulamadığı! lklnciıi)t yesi ile heı olan bu hakka Ġ Kur'ân. Hürrem Sultân'ınkinin bu gruba girdiği ve cariyelikten kurtulamadığı daha evvel ifade olunmuĢtu. Ayrıca efendi daha evvel hür bir kadınla evli ise.' bozmuĢtur. Kur'-an'ın ifadesiyle zinaya yol açmaması ve gizli metres hayatına dönüĢmemesi için önemli kaidelere bağlanmıĢtır. cariyesini âzâd ederek evlenmesine mâni teĢkil etmez. Asıl câriye hukuku burada söz konusudur. Böyle bir evlilik halinde.r bu durumda >>¦ kadınla evli olmasp. Bu durı kadınla evli ise. bazı hukukçular câriye ile olan nikâh akdinin. Ostlerle Mya) PadiĢah evlenmeden önce cariyesini âzâd eder yani hürriyetine kavuĢturur ve bu durumda hür bir kadınla evlenmiĢ olur. Bu da iki Ģekilde olur. cariyelerle nikâh akdi ile evlenmek caiz ise de. Her ikisinde de doğan çocukları hür olarak doğar. d&ti meĢine mânı! evlendiği diğer araĢtırmacılara göre. PadiĢah. Ancak çoğu tarihçiler. Ancak önemle belirtelim ki. Kur'ân. bu istifraĢ hakkı da. Bir kısım araĢtırmacılara göre. o zaman ehl-i kitap veya Müslüman olmaları Ģartıyla câriyesiyle nikâh akdiyle evlenebilecektir. t takdim edilenı ve Fâtih zam. PadiĢah nikâh akdiyle onunla evlenir. "Onlar namuslarını korurlar.

Nikâh akdi yaparak evlendikleri hemen kadın efendi unvanını alırlar. Halbuki bir anda dörtten fazla câriye ile Kadın Efendiler olarak hayat yaĢayan PadiĢahlar vardır. Ancak dört kadın sınırını zorlamadıkça kadın efendiler ile nikâh akdi yaptığı da doğrudur. Ancak istifraĢ hakkı ile karı-koca hayatı yaĢaması halinde. Kadın Efendilerin sayısı yediye kadar çıkmıĢtır. Müslüman veya ehl-i kitap olan câriye ile istifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢayabilir. AyĢe Osmanoğlu'na göre bunların çoğu nikâh ile alınmaktadır. dört gruba ayırmak mümkündür: Birinci Grup: Nikâh akdi yaparak eĢ kabul ettikleri kadınlardır ki. aile içerisindeki statüyü fazla etkilemeyen hallerdir. Bu duruma göre. Böyle bir cariyenin baĢka biriyle karı-koca münasebetine giriĢmesi zina sayılır. Osmanlı PadiĢahları bir kısım cariyeleri ile nikâh akdi yapmasına karĢılık. dört kadın sınırı söz konusudur. Efendi'nin istifraĢ hakkına dayanarak cariyesi ile karıkoca hayatı yaĢamasına teserrî de denmektedir. bunların sayısı mahduttur. O halde Osmanlı PadiĢahlarının Fâtihden itibaren beraber oldukları kadınları. birinci Ģıkta belirttiğimiz ümm-i veled hükümleri devreye girer. Ayrıca Efendi'nin ölümüne bağlı olarak annesini de hürriyetine kavuĢturur. daha önceden olmasa bile. kendi cariyesi dıĢında bir câriye ile nikâh akdi yaptığı takdirde birden fazla evlenmenin sınırına riâyet edecektir. Nikâh ile alınması. Çocuk sahibi olmadan karı-koca iliĢkisini devam ettirebilir. böyle bir iddia bütün kadın efendiler için doğru değildir. istifraĢ hakkı bulunan bir kısım cariyeleri ile de teserrî yani nikâh olmadan karı-koca hayatı yaĢamıĢtır. Zira tam zevce kabul edilince. PadiĢahın karısı gibi olur. Hanefi hukukçulara göre. karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden çocuk sahibi olmayabilir. Ġslâm hukuku. Bunun yolu azldir. PadiĢahların zevceleri gibi sayılırdı. câriye de ümm-i veled statüsüne geçer. PadiĢah. Kadın Efendi demek. tstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir? îstifraĢ hakkının ve buna dayanılarak teserrî yani câriye ile karı-koca hayatı yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları Ģu Ģekilde özetlenebilir: PadiĢah ile karı-koca hayatı yaĢayan câriye. Ancak bunun da bazı kaideleri vardır. Ancak birisinden boĢandıktan sonra diğerini nikahlayabilir. Böyle bir cariyenin PadiĢah ile yaĢadığı karı-koca hayatının akıbetini de ikili bir ayırıma giderek izah edelim: a) ĠstifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden efendi çocuk sahibi olunca. hemen Kadın statüsüne geçer. PadiĢah. mutlaka nikâh ile evlendiği câriye demek değildir.vardır. 114 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57. evlenilen kadın câriye de olsa. Kısaca ifade etmek gerekirse. b) PadiĢah. Bu durumda. böyle bir cariyeyi baĢka bir efendiye satabilmesi ve Efendi'nin istifrâĢ hakkını elde edebilmesi için. Bu sebeple özellikle Kadın Efendiler. PadiĢahların kendileriyle cinsi münâsebette bulundukları ikballer ve son zamanlarda ortaya çıkan gözdeler ve peykler bu statüdedirler. Mesela istifraĢ hakkı ile bir câriye ile karı-koca hayatı yaĢama poligami = birden fazla kadınla evlilik sınırına tâbi olmama. iki kız kardeĢi câriye olarak eli altında ve bu statüde bulundaramaz. Ġkinci Grup: Nikâh akdi yapmadan beraber oldukları ve ancak ümm-i veled statüsündeki yani çocuk sahibi oldukları Kadın Efendilerdir. tam zevce olarak kabul edilmemeleridir. Bu sebeple birden fazla evlenme konusundaki sınıra riâyet edilmeye ihtiyaç kalmamıĢtır. PadiĢahların zevceleri yani eĢleri olarak takdim edilmiĢtir ve doğru olan da budur. efendi. En önemlisi de. bekleme süresi bitince yeni efendi ile karıkoca hayatı yaĢamaya baĢlayabilir. Efendisi dıĢında kimse ile karı-koca hayatı yaĢayamaz. Efendi'nin cariyeden doğan çocuğu hür olarak dünyaya gelir. Halbuki bu statüde olunca. Önemle ifade edelim ki. iddet ve boĢamada bekleme sürelerinin yarıya indirilmesi ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi cariyenin örtünme konusunda hür kadınlar gibi olmaması gibi farklar. Bu kaideye uygun olarak Osmanlı tarihinde PadiĢah'dan hâmile kalan bir câriye. ġayet câriye hamile ise. Üçüncü Grup: Beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk saf . aynı anda dört kadından fazla olanı haram haline getirir. ayrılığın üzerinden iki hayız müddetinin geçmesi gerekir. en fazla sekize çıkmıĢtır. PadiĢahın zevceleri gibi dememizin sebebi. böyle bir sınır mevzubahis değildir. Bunların sayıları. Osmanlı PadiĢahlarının aile hayatlarında ri'âyet ettikleri hukukî statü çoğunlukla budur. Hamile değilse. câriye statüsünü bile köle kadınların hürriyetlerine kavuĢmaları için vesile kılmıĢtır.

311 vd. Buhari. Ġstanbul 1994. Ġkballer ço< bazan da nikâh akdi ile / Dördüncü Grup: i ikbal adayları demek olan ^ dörttür. 40-41. Dünyada bazı baĢbakanların eĢlerinin adları. Osmanoğlu. Mecma'ül-Enhür. Bizce bazı sebepleri Ģunlardır: 1. neden dev56 Kur'ân. sh. 328 vd. Osman» S (ANLI ĠRltüBĠLĠNMEYEN OSMANLI 115 hibi olmadıkları cariyelerdir ki. Yani PadiĢahların Kadın Efendi ve Ġkballer dıĢında karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerin sayıları sınırlıdır. II.Osmanlı l geniĢ bir ülkeyi we Bunun için de Paı da yolu Harem'd mektir. Osmanlı PadiĢahlarının aynı anda dört beĢ kadın ile beraber olanları ve yaĢayanları çok azdır. Osmanlı! ve amcalardan I tinin yıkılıĢ sebepleı mektedir. Tarih Deyimleri. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Osmanlı tarihinde de böyle olmuĢtur. Harem j) Akgündüz. 2. sh. Mafya liderlerinin isimleriyle birlikte telaffuz edilmektedir. bunlara ikbal adı verilmiĢtir ve II.hibi olmadıkları cariyelerdir ki. farklı < 1. Bugün böyle olduğu gibi. 3. 25. devleti. Bunun için de PadiĢah'ın ailesinin taĢra ile alakasının olmaması gerekmektedir.Birden I devletin kaçınma sel» düğünlerde hedlptl 56 Kur'ân. Pakalın. Osmanlı Devletinin yıkılıĢ sebeplerinin baĢında. yakınlarının iĢe karıĢtığı ve devlet pastasından pay talep ettikleri bir vakıadır. Nikâh akdiyle alınan Hürrem Sultân'ın devletin baĢına açılan ilk ve en büyük gaile olduğu çok iyi bilinmektedir. Nisa. baĢlamıĢtır. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh.Bugün Türkiye'de» hadise devleti yönetenleri»! nn eĢlerinin adlan. II. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. Aynı Ģey. Babam Sultân Abdülhamid. Dördüncü Grup: Her PadiĢahın olmamakla birlikte. Osmanlı PadiĢahları. Osmanlı Tarih Lügati. farklı Ģekillerde cevaplandırılmıĢtır. PadiĢah kızları ile evlenen damadların suiistimali gelmektedir. sh. Sertoğlu. sh. 34-35. Böyle olmasa bile. 49. Damad. Yani PadiĢahların | cariyelerin sayılan siniri Osmanlı PadiĢahlarının! çok azdır. 116 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . yakınlarınııt(| dır. olmasa bile. I. Düğün törenlerine yapılacak masraflar ve bu düğünlerde hediye adı altında dönecek dolapları da bir hesaba katarsanız. devletin baĢını en çok ağrıtan hadise devleti yönetenlerin ailesi ve hanedan söylentileridir. sh. Çağatay. c. ĠM vd. kayınbiraderlerden. 126-127. Bazı Osmanlı PadiĢahları. yeğenlerden.. Böylesine geniĢ bir ülkeyi idare etmek devlet sırlarının dıĢarıya sızmamasını gerektirmektedir. Uluçay. Bunun da yolu Harem'den baĢka varacağı yer olmayan cariyelerle aile hayatını devam ettirmektir. Mü'minûn.Bugün Türkiye'de ve baĢka dünya devletlerinde.. son zamanlarda görülen ve ikbal adayları demek olan gözdeler. Itk. 121. 38-42. Harem II. 58. Her birinin ayn I dediğimiz daha Ġyi anlaĢıl) 58... 2. Bazı O™ lardır. Aynı Ģey Sultân Ġbrahim'in nikâh akdi ile aldığı HümaĢah Hanım için de söz konusudur. 5-6. dayılardan ve amcalardan korumak için böyle bir riske girmemeyi tercih etmiĢtir. Ankara 1992. peykler ve has odalıklardır. Fâtih döneminden i meyi neden terk < cih etmiĢlerdir? girme fırsatı eldd i Bu soru. 3. c. 364 vd.Birden fazla evli olan Osmanlı PadiĢahlarının nikâh ve düğün yapmamaları. bu dediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır56. Akgündüz. c. Bunların azami sınırı da dörttür. 542 vd.Osmanlı Devleti'nin sınırları bir zamanlar 24 milyon km2yi bulmuĢtur. Her birinin ayrı ayrı hanımlarını ve çocuklarını liste halinde inceleyince. bu tür hanedan görüntülerinden açıkça yakınmıĢ-lardır. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır? Bu soru. Harem II. OsmanoJM Çağatay.' konusudur. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. AyĢe.. devletin bütçesini sarsacak düğün ve nikâh masraflarından ve yapılacak israflardan kaçınma sebebini de ihtiva etmektedir. Bugün böyle oldujjuj nan Hürrem Sultân'uij mektedir.

Ġbn-i Kemal'e göre. Ahmed. Kürdler ve Araplar gibi Müslüman unsurlar yanında. 4. bazı mücadelelerin bulunması reddedilemez bir gerçektir. Baskı. Zira böyle davranmaları Allah'ın ve dinin emri değil. 40-41.BĠLĠNE Ģirme yani câriye usulüne dönüldüğünün sebebini kolay anlarsınız. Bu açıdan bakıldığında. eğer bu grupları kapıkulu sınıfına dahil etmek caiz olsaydı. selefdeki devlet adamları zikredilen kanunu koymazlardı. bir. PadiĢahın Kadınları ve Kızları. devlet idare etmenin ve özetle menfaat ve yetkinin paylaĢılmasının bulunduğu her yerde. Zad tay»rrc in1 I-2-m. kapıkulu sisteminin devletin istikrar ve devamını sağlayan bir müessese olduğunu. BA. 37-39. tenkit edilebilir. 61-62. Koçibey de. Ancak sadece Osmanlı Devleti'ni tenkit uğruna. 131. 141. Ġbrahim'in Telli Haseki ile yaptığı evliliktir ve maalesef devlet para darlığı içinde olmasına rağmen. Sh. biri be!! etrayn bağı. Türk unsurunun Saray'dan uzaklaĢtırılması değildir. iç oğlanlarının ve Enderun'a alınan insanların eskiden beri devĢirme veyahut gerçekten köle asıllı olanlardan seçildiğini. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var. Harem II. kapıkulu sistemi ile. I. Ġbn-i Kemal'e göre. yakın devlet olarak Ġran ve benzeri Osmanlıların sevmediği sülalelerin bulunması da.. sh. çevrede beylik ve fethedilecek memleketin kalmaması. 4. bunlardan birisinin vali veya benzeri memuriyete geldiklerinde nasıl isyan ettiklerinin gayet iyi bilindiğini açıkça beyan etmektedir. Bâyezid arasındaki mücadeleyi. tarihde bir çok devletlerin kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkıldıklarını verdiği misâllerle anlatmaktadır. 59. Bunun en acı misâli. Kul sistemiyle aristokrat bir sınıf kabul etmeyen Osmanlı Devlet sisteminde. Ġstanbul 1997. Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 117 itelet ley ve e ve ItnüO halde bu sistem. Lale devrinde yapılan düğünlerin çoğu bu dediklerimizi teyit edecek mahiyettedir. Uluçay. sh. Bu iddialar doğru mudur? Saltanatın. Fâtih'den itibaren Osmanlı Devleti'nin bir kanun ve anane haline getirdiği devĢirme sisteminin (gılmân sistemi ve kapıkulu sistemi de denmektedir) veyahut bir diğer ifadeyle haremden ve kapıkulundan çıkanların devlet idaresinde Türk ve Ģehirlü olanlara tercih edilmesinin yanlıĢ yönlere çekilmesini doğru bulmuyoruz. Kadınlar Saltanatı. devletin devam ve bekasının böyle bir sistemde görülmesinden kaynaklanmaktadır.. devlet siyâsetinin gereğidir57. Abbasîler. daha evvel kapıkulu arasına alınması caiz olmayan Türkler. 939. Türk düĢmanlığından değil. Koçi Bey'e göre. c. Devlet adamları arasında her .Bu arada. kendi zamanında. bu manadaki aristokratların isyanıyla. Veziriazam Karamanı Mehmed PaĢa ile Ġshak PaĢa veya Cem Sultân ile II. nr. III. 315 vd. gayr-i müslimlerden de alınmaları yasak olan Yahudi ve Çingenelerin alınmaya baĢlandığını. Ancak böyle bir siyâset. her Ģerefi devlette bulmuĢ olan köle asıllı kiĢilerin devlete isyan edemedikleri ilave olunmaktadır. eski bey ve kral kızları ile evlenme âdetini ortadan kaldıran sebepler arasında sayılabilir Dolayısıyla Osmanlı PadiĢahlarının özellikle câriye asıllı hanımlarla evlenmesinin sebebi. Ġbnül-Emin Saray. Sîman-oğulları Devleti bir asilzade olan Mahmûd Sebüktekin'in isyanıyla ve Büyük Selçuklu Devleti de Harizm-Ģah'ların isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. Ahmed Refik. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. 57 Akgündüz. Türk aristokrasi part isi ile devĢirmeler arasındaki mücadele gibi göstermek doğru değildir. 16-17. en az bir sefer masrafı kadar düğün için masraf yapılmıĢtır. Ġbn-i Kemal konuyu açıklarken.

md. iptaline cesaret edememiĢlerdir. Defter. Mevlüt Uluğtekin. baĢlangıçta hatalı yapıldığı için bütün efkâr-ı âmmede de aynı yanlıĢ kanâat devam etmekte ve "Fütuhat için çok askere ihtiyâcı olan Fâtih'in bir çok vakıfları "mensûh" sayarak tımara çevirdiği ve bunların. Yaratanları bir. cildinde "Osmanlı Kanunnâmelerinde ġer'îliği TartıĢmalı Olan Mes'eleler" baĢlığı altında yaptık. ancak te'vil ve fermandaki açık izaha rağmen vakıf kelimesinin bütün vakıflara teĢmîl edilmesi yanlıĢtır. I.. husumet edesiniz diye değildir" Müslümanlar indinde ve yanında din ve milliyet. Ya'Ģâr. Ģarkı uyandıracak ve terakki ettirecek sadece ve sadece din duygusudur. onun ittihâd-ı Ġslâm'daki fikrini kabul ettim. meseleyi çok açık bir Ģekilde takdim etmektedir: "Sultân Selim'e bî'at etmiĢim. Hâdiseler doğrudur. Belki din. Yoksa. Ta birbirinizi tanımalısınız. sh. Asr-ı saadet ve Osmanlı dönemi bunun en bariz misâlidir. Osmanlı'nın Arka Bahçesi.. diğer mezheplerin görüĢlerini esas alarak. ġimdiki Ģarklılar. Sultân Cem'i tahta çıkarma ve hatta Fâtih'i zehirletme isnadlarının yapılmasına sebep olmuĢtur. X. ġerâfettin Turan neĢri. Devlete ait bir mal veya menfaatin vakfedilmesi sahih değildir. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II. ġarklılar. vatanları bir. o zamandaki Ģarklılardır"58. devlete ait vergi gelirlerinin. Âyet 13. Bu kadar bir birler. Bu sevilmeyiĢi. kabile kabile yaptım ki. Ġslâm hukukunda vakfın bir Ģartı da. Bu isnadlar sonucunda Yeniçerilerin ellerinden kurtulamamıĢtır. Burada sadece özetleyeceğiz. Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi. vrk. milliyetin hayatı ve ruhudur. Meram. Osmanlı Kanunnâmeleri. ÂĢıkpaĢa-zâde. Zaten Kur'ân da aynı hakikati beliğine Ģöyle ifade etmektedir: "Sizi. Bu hakikati bir asır önce gören büyük âlim Bediüzzaman. Ancak Eyyubî Devleti zamanında. kitapları bir. sh. yapılan tahsisin gayr-ı sahih tahsis olacağı ve bunun iptal edilmesi gerektiği ifâde edilmiĢtir. 58 Kur'ân. Ancak aralarında binbirler adedince birlik bağları vardır. A 3/3. bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Ġçlerinde ve kalblerinde hâkim olan din duygusudur. 5/b. 27-29. kıbleleri bir. 118 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BU: Maalesef bu fermanın hukukî tahlili. Zira o. Muhtelif yerler. Bu Ģarta riâyet edilmediği takdirde. oğlu Bâyezid Veli devrinde tekrar vakfa verildiği" ısrarla belirtilmektedir. irsadî vakıf veya tahsisat kabilinden vakıf dedikleri bu çeĢit vakfın. Ġslâm hukukçuları da. kardeĢliği. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir. millet millet. Hucurât Suresi. sorulan bir suâl üzerine Ġbn-i Ebî Asrûn isimli bir âlim. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. Kaderin çoğu peygamberleri Ģarkta göndermesi iĢaret ediyor ki. Koçi Bey Risalesi. beytülmaldan istihkakı bulunan hayır cihetlerine vakıf adıyla tahsis edilebileceğine fetva vermiĢtir. 80. Ancak bu çeĢit vakıfların da en önemli Ģartı. bizzat müttehiddir. Yılmaz. onun son derece namuslu olduğunu ve rüĢvet yemediğini kabul etmektedir. sh. Karamanî Mehmed PaĢa'yı sevmediğini her ifadesiyle belli etmesine rağmen. kabile kabile yarattık.zaman görüĢ ayrılığı bulunabilir. Bilindiği gibi. gayr-ı sahih vakıf. PadiĢah Anaları. Karamanî Mehmed PaĢa. Safa. Tevârîh-i Âl-i Osman. yek diğerinize karĢı inkâr ile yabanî bakasınız. Akgündüz. Aralarında itibarî ve arızî bir ayrılık var. Yücel. muhabbeti ve birliği iktiza etmektedir. onlar da ona bî'at ettiler. bu tür tahsisatın iptal edilebileceğini kabul etmiĢlerse de. Muteber tarihçilerin ittifakla beyanına göre. vakfedilen malın mülk olmasıdır. sizi. Mürsel. 60. 79-86. 303/b'de bulunan ve 885/1480 tarihinde yazılan Fâtih'e ait bir ferman. sh. Osmanlı Ģöyle düĢünmüĢtür: devletin belkemiğini teĢkil eden Müslümanlar ayrı ayrı milletlerden ve kabilelerden olabilirler. Bazı farklı yorumları için bkz. söz konusu partilerin mücadelesi gibi göstermek de mümkün değildir. söz konusu sorunun gündeme gelmesine sebep olmuĢtur. gerçek anlamda bir vakıf olmadığını ve bir kamu tahsisinin adı olarak devamında da sakınca bulunmadığını kabul etmiĢlerdir. Muhtelif yerler. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed". Konunun ayrıntılı izahını. tbn-i Kemal. Nitekim 1382 yılında Sultân Berkuk'un huzurunda toplanan Ġslâm hukukçuları da. garplılar gibi değildir. peygamberleri bir. Ġstanbul 1985. c. bazı irsâdî vakıfları neshederek tîmara çevirmesi ve yeni vergiler koyarak hazineyi güçlendirmeye çaılĢması sebebiyle. Rezzâkları bir. tahsis edilen cihetin beytülmaldan istihkakı bulunan bir hayır ciheti olmasıdır. Ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz ve birbirinize yardım edesiniz. Karaman? Mehmed PaĢa'nın yeniçeriler tarafından katledilmesini. Ģark vilâyetlerini ikaz etti. taife taife. 285. halk ve asker tarafından sevilmemektedir. . Bunun aslı nedir? Tek nüshası Bursa ġer'iye Sicilleri.

t kanunudu' 22» tapu islerr-CTüĠ nunnimt-i II liriz. Müslümanların ve bilhassa da Müslüman Türklerin rehberlik etmiĢ olduklarını ve dünyada ilk tapu kanununun Fâtih Sultân Mehmed tarafından hazırlandığını. bunlar aslı mülk mal olduğundan sahih vakıflardır. c. (WllĠ i etmiĢ ve bıi!ust| . sh. maddede ise. bir milletin devlet idaresi. 146. sahih vakıflar değil. Ġstanbul 1997. Fethe: «I yesi ile resnij defterlere lı resmi ı 59 Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. I. devletin zaruri görevi olduğunu anlamıĢ. Öteki mesele zaten tartıĢmalıdır59. Bilindiği gibi Anadolu Arazîsi tamamen mîrî arazidir. sh. Fakat önemli olan. Zira I. Belleten. kısaca hukuk ve iktisât sistemi açısından ne kadar büyük bir ehemmiyete haiz olduğunu belirtmekte fayda vardır kanaatindeyiz. ÂĢıkpaĢa-zâde. 525-561. Osmanlı Kanunnâmeleri. ancak bu uygulamanın yanlıĢ olduğunu ifade etmektedir. II. Her güzel Ģeyde olduğu gibi. 583-585. çift %"J I vergide «is * Hz. sh. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür? ¦olacağı ĠMân rtileardeTapu ve kadastro iĢlemlerinin. Dü&yuual manındı I Devleti'sAi Tapu ve I kontrolü. XI/44. güzel yurdumuzun tapu-kadastro iĢlemlerini bitiremediğimizi ve bu yüzden çok kimselerin haklarının zayi olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz. Esad Efendi. Bu dediklerimizi teyid eden bir kayıt da. Hatta . ÂĢıkpaĢa-zâde'nin tesbitleridir. Vakıf köy ve yerlerin vakfından kasıt. değirmen ve kısaca müsakkafât yani çatılı mal türünden vakıflara müdâhale edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır ki. Meseleyi biraz daha açarsak. gelir ve giderlerinin kontrolü. Ömer. Zaten bazı Ġslâm hukukçularının. sahih vakıflar değil. UzunçarĢılı. Müslümanların feth ettikleri memleketin gelir ve giderini. Ġnalcık. Ayrıca 60 senedir. belki gayr -ı sahih yani tahsisat kabilinden vakıfların da sahih olmayan tahsis kısmıdır. buralardan elde edilen vergi gelirlerinin vakfı yani gayr-ı sahih yahut tahsisat kabilinden vakıfdır. 2. 192. Ġslâm devletini bir dünya devleti hâline getiren Hz. irsâdî vakıflar olmasıdır. bahçe. Tarih. Karamam NiĢancı Mehmed PaĢa'yı anlatırken. maddede bağ. Osman Gâzî zamanından beri tahsis edilen yerlerin bunun yaptığı düzenlemeler ile geri alındığını. dünya ilim âlemi çok iyi bilmektedir. sh. nr. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir. Zaten mülk bir arazinin değil. vakıf adıyla yapılan tahsislerin asla bozulmaması gerektiğine yönelik fetvaları da ÂĢıkpaĢa-zâde'yi desteklemektedir. c. zeri kart ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 119 61. Ġbrahim bin Bahsi. sh. tekrar mirî arazi olduğundan tapu ile isteyene verildiğini. 251-255. "Bursa ġer'iyye Sicillerinde Fâtih Sultân Mehmed'in Fermanları". 3560. bu mevzuda da. Süleymaniye kütp. tikleri mttnltMftj (Jevletin zaruri { Imek olanDIvMi ¦kadastrosunu y iyerıerin aljnlın» t i-yerleri. 61. kısaca S olduğunu t tapu-kadastro \ olduğunu da!ı Müslümanlm «ti da ilk tapu t âlemi çok iyi 6 karĢıya gelra&J Ġslâm d t. defterlerde testti nemli yani ı KöĢkü tapu kanunu. Risale Fî Emvâl-I Beytilmal ve Aksâmihâ ve Ahkâmihâ. Fâtih'in nesh yani iptal ettiği vakıfların.ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in de iptal etmek istediği ve ettiği. nüfusunu ve diğer coğrafi durumunu bilmenin. Halil. 702-703. ancak mîrî arazinin tımara çevrilebileceği de unutulmamalıdır. bizi ĢaĢırtacak hakikatlarla karĢı karĢıya geleceğiz. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserde neĢrettiğimiz Kanun metni de bunu isbat etmektedir. ġöyle ki. ilk gelir-gider defterleri ve tapu kayıtları demek olan Divan usulünü geliĢtirmiĢtir. Osmanlı Tarihi. köy ve yer yani arazi ve akar (burada arsa kasdedilmektedir) nev'inden olan tahsisat kabilinden vakıfların mensûh sayılmasını emretmektedir. Dede Halife.

niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. zirâat edilen veya edilebilecek olan araziyi tesbit ediniz.'NMEYENfi Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. evli ve bekar. Özellikle mufassal defterlerde ahalinin fertlerine ait bütün vasıflar da zikredilir. Bu bin küsur defter. bunlarda sadece arazilerin has. icmal defterleridir ki. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. mezraları. sakat. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. bataklıkları ve sazlıkları ve benzeri araziyi vergide esas alınacak arazi arasına katmayınız". Osmanlı Devleti'ndeki tapu iĢlemlerinin temel esaslarını ihtiva etmektedir. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Ömer'in bu tatbikat ve talimatı. ormanları. gelir çeĢitleri ve ödeyecekleri vergiler kaydedilen defterlere mufassal defter adı verilir. ihtiyar. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. Bu mevzuda ilk ve en ö-nemli yazılı hukukî düzenleme. çift sürülmesi kabil olmayan öyükleri. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. Hz. san'at sahibi vesaire benzeri kayıtlar deftere geçirilir. Bütün bu araĢtırmalar. MemluMtt! lüs'de de ed. Tahrir iĢlerini iki resmi görevli yürütür: Defter Emini ve Vilâyet Kâtibi. Topkapı Sarayı Revan KöĢkü kitapları arasında 1935 ve 1936 nolu kanun mecmualarında yer alan bu tapu kanunu. ormanları. sadece Osmanlı Devleti'nin değil. Ġkincisi. BAYEZID DEVRĠ 62. kıĢlakları ve diğer araziler ile bunların kime ait olduğu. Topraklı topraksız.Osman bin Hanif'i Irak arazisinin tapu kadastrosunu yapmak için görevlendirdiğinde Ģu talimatı vermiĢtir: "Ģen ve ma'mûr olan yerlerin alanlarını ölçünüz. Hazırlanan defterler. tescil gayesi ile resmî görevliler tarafından muntazam bir Ģekilde resmî muhafaza altına alınan defterlere ka ydedilir. Arazînin bu Ģekilde yazım iĢlemine tahrir denilir. Kanunnâmenin orijinal adı "Kanunnâme-i Kitâbet-i Vilâyet" Ģeklindedir. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru . Fâtih zamanında hazırlanmıĢtır. Defter eminine muharrir-i memâlik. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. bütün dünya hukuk tarihinin ilk tapu kanunudur.II. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. 1750'yi bulmuĢtur. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu sever di" Ģeklindeki ifadelerini. Bazı tarihçilerin. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. Mufassal defterlerdir. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi.] erdi. kalmaıcuztft. Sultân II. Tahrir neticelerini iki ayrı defterde toplarlar: Birincisi. diğer bütün Müslüman devletlere örnek teĢkil etmiĢ ve bilhassa Osmanlı Devleti yeni fethedilen arazilerin tapu-tahririni yazma ve defterlerde tesbit etme hususunda zirveye yükselmiĢlerdir. tımar ve ze'âmet olduğu ve bunların sahipleri kaydedilir. Bâyezid. arazinin durumu ve benzeri hususlar. Fethedilen bütün arazilerin nüfusu. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. 22 madde halinde yayına hazırladığımız bu kanun. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? ciddi t» S Sultân II. meraları. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. muharrir veya il yazıcı da denir. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BlL. tepeleri. Bunlar görevli oldukları bölgelere giderler. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. arazisi tahrir edilen yerlerin re'âyâsı. Kısaca umûmî esaslarıyla Ģöyle özetleyebiliriz. Ġlgili bulunduğu bölgenin köyleri. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Verimsiz ve çorak yerleri. 149! sil salt! karĢı t manlık I sıyla 1499f Venedik I Osmanlı 1 na'da y VIII. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir.

güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Sultân Bâyezid. 60 Ebüssuud. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu severdi" Ģeklindeki ifadelerini. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Osmanlı Kanunnâmeleri.ereö Osmanlı I na'da) M Ģeyht nndeıut 1460'dJ S götürdü. 1036. Telhis'ül. Bazı tarihçilerin. 1485 yılından itibaren. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. 41 vd. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. c. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. VIII. Bütün bu sıkıntılara rağmen. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. Bu bin küsur defter. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. 75/b. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. Hezarfen. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. vrk. Hüseyin Efendi. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi.II. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. 367 vd. 1750'yi bulmuĢtur. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. dünyanın 1. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. 1935 vrk. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. i il'ln c ciddi W S Anaı istemesi* deri v manltJ Sultân II. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. . Sultân Bâyezid. nr. vrk. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. nr. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. Bütün bu araĢtırmalar. ve 2. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. R. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? MemlükHI i lüs'de ) de eöiyı kalmak i erdi. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. 1) sil sa'tı sıyla v. ReĢit Efendi. Akgündüz. BÂYEZĠD DEVRĠ 62. Sultân II. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. 81/b-85/a. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. 1483'de 1. I. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir.. Sultân Bâyezid. Risale-i Araz!. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Maalesef düĢmanlar. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. Hazırlanan defterler. Bâyezid.değildir.

1495'de Cem Sultân'ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden a-sıl saltanat yıllarına baĢlayan II. R. ġehzade Ahmed'in. Veziriazam Ali PaĢa. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. 1036. Bununla da kalmadı. 1483'de 1. Bâyezid. Erdebil'deki Safevî tarikatının Ģeyhlerinden ġeyh Cüneyd. Macaristan ve zaten arada düĢmanlık bulunan Ġspanya ile fiilen savaĢ hali baĢladı. 81/b-85/a. 367 vd. Nitekim Çorlu'da babasının ordusuyla ġehzade Se-lim'in ordusunu karĢı karĢıya getirdiler. Macaristan ve Bosna'da yaptıkları savaĢlarda da önemli fetihler elde ettiler. II. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Osmanlı Devleti'ne teslim mecburiyetinde kaldı. ġehzade Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla ġehzade Selim'i istediğini bilen Sultân Bâyezid. Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). bu baĢarıların ardından. 1507'de ġah Ġsmail'in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir ġi'îye kızını vermek istememesi üzerine. MeĢru veliahdlıktan düĢtü ve ġehzade Korkut veliahd oldu. çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin baĢına yeniden gaile açmaya hazırlanıyordu. I» eOsj) yüksek inden ulardan s kal-tlardan fe. Erdebil'e götürülüyor ve orada ciddi bir ġî'a eğitimi verildikten sonra. sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı. Osmanlı Devleti'nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice Ģımardı. Ve 5. vrk. Zor olan nokta ġah Ġsmail'in Ģahlığı ve Ģeyhliği beraber götürmesiydi. 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon'dan yani Yavuz'dan geldi ve ġehzade Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. onun oğlu ġeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti'ni fetihlerinden uzak tutan ġah Ġsmail ve onun ġi'i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı.Gܦfaeı: ve itler BĠLĠNMEYEN OSMANLI 121 Memlüklü Sultânı Kayıtbay düĢmanlığın devamını istemiyordu. Bu sefer sonucunda. 1460'da ġeyh Cüneyd katledildi. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Halk. yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaĢ yılları sona erdi. Topkapı Sarayı Müzesi kütp.. II. Akgündüz. seferini. Hüseyin Efendi. ama yerine geçen ġeyh Haydar. baĢta Mora ve Yunanistan olmak üzere. c. Osmanlı Kanunnâmeleri. 1485 yılından itibaren. ġah Ġsmail'in desteğiyle Anadolu'dan toplanan Türkmen gençleri. 41 vd. nr. Bâyezid 4. Maalesef düĢmanlar. Tepki. Sultân Bâyezid. 4 yıl süren savaĢlar neticesinde. dünyanın 1. Babaya kılıç çekilmez diyerek. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil'e giderek tam bir ġi'i mollası haline gelen ġah Kulu isimli halifesi. Bâyezid'in kayınpederi ve Yavuz'un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme baĢladı. 60 Ebüssuud. Hezarfen. Aynı yıl ġehzade Ahmed bu kargaĢadan yararlanarak Konya'da sultanlığını ilan etti. Osmanlı orduları. birer ġi'î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu'ya gönderiliyordu. Yavuz adına "Yürü Sultân Selim. evvela Boğdan'a musallat olan Polonya'ya karĢı haretekete giriĢti. ġah Ġsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin . Risale-i Arazî. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı'da kalmak üzere. ReĢit Efendi. baĢka çare olmadığını anlamıĢtı. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. iĢi daha da ileriye götürdü. Bu arada önce Kırım'a geçen ve ardından da Edirne'ye gelerek babasıyla görüĢmek isteyen Selim'e. Telhis'ül. üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. Asıl problem.Bütün bu sıkıntılara rağmen. ġah Ġsmail'in oğlu Ġbrahim Mirza'nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında periĢan etti. ve 2. I. Uzun Hasan'ın da torunu olan ġah Ġsmail ile baĢladı. çünkü bundan Endü-lüs'de Müslümanlara zulmeden Ġspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu. vrk. nr. Maalesef. Venedik. devrân senindir" türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu. Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini. 75/b. 1935 vrk. Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları.

c. Muslihuddin bin Sinan Efendi. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. Aksun. 7. Bâyezid'in.Bülbül Hâtûn. 15.Ayn-i ġah Sultân. 11. 220-269. 63. Ahmed Uğur). Selâhattin. Öztuna. Devletler ve Hanedanlar. Lütfi PaĢa. kendi zamanında sadece 160. Belleten. XXVII. 161-248. KardeĢlerim 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. 16. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. "Bâyezid Il'nin Ailesi". c. sh. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. Osmanlı Tarihi.FerâhĢâd Hâtûn.Ġlaldı Sultân. 6.Amasya ve Tokat'da kargaĢa çıkarmasına rağmen.. sh. Ankara 1997. 2.. Tevârih-i Âl-i Osman. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. Uluçay. sh. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. 955 vd.Yavuz Sultân Selim Hân.Fatma Sultân. Ġsmail Hakkı. 3ġehzade Sultân Korkut Hân. Yılmaz. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. Solakzâde. c. sayı 97(1961). 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân.HüsnüĢah Hâtûn. sh. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. Ahmed Uğur neĢri. XXV. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. Ġbn-i Kemal. 11 gün Eski Saray'da ikamet ettikten sonra. c. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. Tansel.. Künh'ül-Ahbâr. 4. 379-421. 10. Gâzî. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. sh. sh. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. 75-77. sayı 106(1963). UzunçarĢılı. Ģâir. Ġstanbul 1959. Zülkadiroğiu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. c. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. 12.. Tevârih-i Âl-i Osman. Dimetoka'ya gitmek üzere yola çıktı.Nigâr Hâtûn.167-188. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. c. 185-236. 122 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 21-29. Osmanlı Tarihi. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir.Hüma Sultân. sh. II. sayı 14. II. II. Niyâzî-i Mısrî. I. . nr.Hundi Sultân. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. 183/a-213/b. 5. VIII. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. c. 13. vrk. c.. 18.Selçuk Sultân. âlim. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir.ġirin Hâtûn. 191-203. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. 14. Belgelerle Osmanlı Tarihi. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". Âli. Bâyezid. 8-AyĢe Hâtûn. 17-ġah Sultân. ZEVCELERĠ: 1. Bâyezid. 24 Nisan 1512 tarihinde ġehzade Selim lehine tahttan feragat eden II. Es'ad Efendi. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. Molla Lütfi Efendi. Bu hadiseler üzerine. Sarı Gürz. Tarih. sh. sh. UzunçarĢılı. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". I. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi.000 km2/lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. 19. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. Ġdris-i Bitlisî. Tarih Dergisi. 3-Gülruh Hâtûn. 5. (neĢr. sh. 2162. karĢı gelemeyerek Konya'ya gelmesi. hattat. Kendisine 122 BĠLĠNMEYEN OSNMU tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. Hersek-zâde Ahmed PaĢa.. ilim ve maneviyât erbabından ise. iĢleri vezirlere havale etti. Defter. II. 105-107. Selim'in iĢini kolaylaĢtırıyordu. X.Gülbahar Hâtûn. 269349. sh. 2.AyĢe Sultân. sh. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. Kantemir. I.Gevher Mülûk Sultân. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. 1. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân.Kamer Sultân. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. sh. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. 136-148.Hatice Sultân. Belleten. 174-203.

babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. Sarı Gürz. 18. 14. 4. Lütfi PaĢa. 2. KardeĢlerim I 61 ÂĢıkpaĢa-zâde.FerâhĢâd Hâtûn.HüsnüĢah Hâtûn. Ahmed Uğur neĢri.Kamer Sultân. kendi zamanında sadece 160. sh. Selâhattin. 15. 17-ġah Sultân. I. sh. sh. 183/a-213/b. 63. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Niyâzî-i Mısrî. sh. iĢleri vezirlere havale etti. 8-AyĢe Hâtûn. vrk. Yılmaz. II.167-188. II. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. Tarih. 136-148. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. sh. Belleten. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. sayı 14. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. tır. *) I lan* nal manevi Ģa ettiğini bf D)F tahta çe . c. ilim ve maneviyât erbabından ise. sayı 97(1961).Ġlaldı Sultân. sh. sh. 220-269. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. c. Aksun. A' fimi!' ZOfl. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. Bâyezid'in. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. sh.Selçuk Sultân. 191-203. sh. Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. Tarih Dergisi. 6. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Defter. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. 5. Ankara 1997. c. 185-236. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. c. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. : . Belgelerle Osmanlı Tarihi. nr. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. 161-248. Belleten. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". I. c. Osmanlı Tarihi. X. 21-29. Ahmed Uğur). istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. Bâyezid. 3ġehzâde Sultân Korkut Hân. Osmanlı Tarihi. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. 1. sh. Gâzî. I. Öztuna. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. Tansel.Hüma Sultân. 105-107. hattat.AyĢe Sultân. "Bâyezid H'nin Ailesi". c.Gevher Mülûk Sultân. sh. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. 7. Devletler ve Hanedanlar. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. Ġsmail Hakkı. 13. Solakzâde. XXVII. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. 11. 10. Muslihuddin bin Sinan Efendi. Ġdris-i Bitlisî. 3-Gülruh Hâtûn. Molla Lütfi Efendi. Tevârih-i Âl-i Osman.Bülbül Hâ tun. sh. 379-421.Nigâr Hâtûn. II. II. (neĢr. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. VIII. 12. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. c. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar".Hundi Sultân. Ġbn-i Kemal. Künh'ül-Ahbâr. ZEVCELERĠ: 1. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. 19. 174-203. 269349.tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. Âli. 75-77. 2162.Hatice Sultân. Uluçay. Tevârih-i Âl-i Osman. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan.Yavuz Sultân Selim Hân.Ayn-i ġah Sultân. 955 vd. c. 2. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. sayı 106(1963). veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. XXV.Gülbahar Hâtûn. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. âlim. Es'ad Efendi.ġirin Hâtûn. Ġstanbul 1959. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. 5.000 km2'lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. Ģâir. UzunçarĢılı. Kantemir. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. 16. sh.. UzunçarĢılı.Fatma Sultân.

Mürî'üt-Tevârîh. sh. sh. 507. Hezarfen Hüseyin Efendi. Süleymaniye kütp. 72-76. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. afyon. FjörüĢe tsi. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. Hammer. II. Bu Ģahadet. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. 3-I Hâ-lâun. Künh'ül-Ahbâr. Kader böyleymiĢ. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. Ali PaĢa. c. Es'ad Efendi. sh. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. Büyük Osmanlı Tarihi. I. Ġstanbul 1281-83. bu tür maddelerin. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Peçevî Ġbrahim Efendi.Y. Elbet te ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. 3062. yaĢlılık. Solakzâde. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. 86. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Süleymaniye Kütp. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. 430. Yunan ve Bizans tarihçileri. 3-nHân. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. c. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. Ġ-Fatma p en de hevâ ve heveslerinde olup. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? Önce Ģunu ifade etmeliyiz ki. H. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 . hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Osmanlı Tarihi. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 348-349. Âli. en doğru kaynak. sh. IV. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. vrk. Bizim kanaatimize göre. Tarih. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. sh. Ġstanbul 1338. Lütfi PaĢa. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. 64. c. 213/b. 203. f afyon »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 Ifve Abis. bazı kaynaklarda ise. Bu tür uyuĢturucular Hz. vrk. I-II. 8-Huz'un Ön. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. nr. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. esrar ve kokain yasak mıdır? II. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. sh. sh. 245. bu dilekçesinde. Ancak Hz. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. kSultân (Sultân. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. Ne yapalım. II. nr. 140/b. UzunçarĢılı. 2162. KardeĢ Katli. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. Akman. ancak halk arasında. Osmanlı Hukukunda afyon. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. 732. nr. Tevârîh-i Âl-i Osman. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. Bir rak vefa1 64.

Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. II. Peçevî Ġbrahim Efendi. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. sh. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Süleymaniye kütp. 140/b. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Anliotfi idi ĠPadiÖnce Ģunu ifade etmeliyiz ki. IjörüĢe . ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. vrk.8-jz'un . Âli. Solakzâde. 732. 64. sh. 124 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Süleymaniye Kütp. c. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. Bu tür uyuĢturucular Hz. nr. 72-76. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. yaĢlılık. Hezarfen Hüseyin Efendi. 86. vrk. Ancak Hz. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". Elbette ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. nr. Kader böyleymiĢ. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. c. II. Ġstanbul 1281-83. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. UzunçarĢılı. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. Tarih. Lütfi PaĢa. Künh'ül-Ahbâr.ĠreAb-. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. 3062. Akman. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. 430. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. Ġstanbul 1338. H. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. afyon. c.3lil HâI Hatun. 213/b. 348-349. sh. Ali PaĢa. Bu Ģahadet. Büyük Osmanlı Tarihi. 245. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. MI. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. sh. Es'ad Efendi. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. bazı kaynaklarda ise. »Fatma ı en de hevâ ve heveslerinde olup. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. sh. sh. Osmanlı Hukukunda afyon. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 507. sh. Tevârîh-i Âl-i Osman. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? ir]. Hammer. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. Ne yapalım. bu tür maddelerin. Bizim kanaatimize göre. ĠSultân IMtân. nr. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. I. Osmanlı Tarihi. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. esrar ve kokain yasak mıdır? II.3im Hân. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. en doğru kaynak. 203. IV. Mürî'üt-Tevârîh. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. KardeĢ Katli. 2162. ancak halk arasında. Yunan ve Bizans tarihçileri. bu dilekçesinde. Gayemiz devleti ve dini korumaktır.

bütün Ģiddetiyle emretmektedir. açıkça haram olduğuna dair fetvalar vermiĢlerdir. adı zikredilen bedbahtlar hakkındaki ihbarın doğru olduğunu. ülkesi II. bu kötü âdetlerinden dolayı topluma zarar vereceklerinden hemen cezalandırılmalarını. ma'cûn ve esrar adıyla bilinen bütün uyuĢturucu maddelerin. Ahmed Bey'in cevabı daha önemlidir. tamamen bir iftiraya kurban gittiğini. Bu kısa giriĢten sonra Ģunu ifade edelim ki. S . Kendisi. ( tirdiği gibi. esrar içinde ola. "Devitti lerdir" diyerek. Osmanlı Ģehrinin I donanmasını bir katli tesis etmiĢtir. tamamen içki ve gayr-i meĢru eğlence diye yorumlamanın hatalı olacağını daha evvel açıklamıĢtık. "BerĢ ve afyon ve ma'cun ki. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli iki arkadaĢı tarafından. Bâyezid'in padiĢahlığı döneminde değil. 65. Ancak bu iddianın doğruluğunda da Ģüphe bulunmaktadır. berĢ (afyonlu Ģurup). Ebiissuud Efendi ve benzeri Osmanlı ġeyhülislâmları. II. Bâyezid'in böyle bir rahatsızlığı varsa tedavi yoluna gidilmesini. takva ve ibadetiyle adaĢı olan Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri gibi büyük bir veliyyullah olduğu da kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir. hemen Lalası olarak duruma müdahale etmesi gerektiğini ve o iki hâinin de. ancak Ģehzadenin onlarla PadiĢah'a arz edildiği kadar beraberlikleri bulunmadığını ve Ģehzadenin hikmetle terbiye olunması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. cevabında. Zira TaĢköprü-zâde. Osmanlı padiĢahları ile alakalı yaptığı genel bir değerlendirmede. sadece keyif için kullanmaları arasındaki sınırı her zaman korumak kolay olmamıĢtır. Nitekim Ahmed Bey. yapılan ikazlar ve özellikle de Ebüssuud'un babası ġeyh Muhyiddin Yevsî'nin irĢadı üzerine kendisini tamamen takva ve ibadete verdi" Ģeklindeki değerlendirmeyi. Nitekim Âli. ĠL I ve yay imalatçısı t tır. büyük bir âlim olan Mü'eyyed-zâde'nin. Bâyezldd Kanunları. 1 mükemmel w < MünĢe'ât-ı S 2162. sadece Yıldırım Bâyezid ve II. esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullanmak üzere teĢvik edildiği bazı Osmanlı kaynaklarında rivayet edilmektedir. Bâyezid'i j Ģeklindeki iddialar^ rihçileri. Fermanda oğlunun zikredilen iki kötü insanın teĢvikiyle esrar ve benzeri uyuĢturucu madde kullandığı ve böylece selim fıtratının bozulduğuna dair bazı dedikoduların kulağına geldiğini. dıĢ ve iç düĢmanlar tarafından saltanat. Bâyezid'in 1 diği söylenmek II. her çeĢit uyuĢturucu maddeyi yasakladıkları gibi. böyle bir Ģey doğruysa. çok sayıda fetvalarıyla. 8j| olan bir diplomattı. Sadece bu fermanı görüp de hüküm vermek doğru değildir. Bâyezid'in. "gençliğinde îĢ ü nûĢu severdi. 66. kem yıllarına ait bire unutulmamalıda. Batı dilleri I olan Bâyezid. Ġçki içtiğine dair açık bir ifade yoktur. vrk. Bâyezid l manii tarihinin ( nunları.BĠLĠNMEYEN 0SM/W. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Osmanlı PadiĢahları. Hakkında kullanılan. Gerçekten de ZemahĢerî'nin Mufassal adlı eserini Arap âleminde ders okutacak kadar i ne kadar yükselen bir ı mektedir. K sn. Aslında özellikle Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi'nin ve arkadaĢının böyle bir çirkinliği iĢledikleri de Ģüphelidir. Selim hakkındaki bazı isnadları nakletmektedir. 1479 yılında Kastamonu'da sancak Beyi olan oğlunun Lalası Fenârî-zâde Ahmed Bey'e hemen ferman göndermiĢtir. < maktadır63. II. onun. ahlâkî zaaflar ve kadın gibi hilelerle. her zaman oyuna getirilmek istenen Osmanlı Hanedan mensuplarını da. II. Ayrıca böyle bir ferman padiĢahların çocukları hakkında ne kadar hassas olduklarını göstermektedir. Netice dair olan söylentiler. Tansel. Fâtih'ten sonra en büyük âlimlerden biri olarak bilinen II. afyon. idam fermanı gelmeden onun Kastamonu'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu anlatmaktadır. mertebe-i sekre varmayıcak haram olur mu? El-Cevap: Fâsıklar ve hevâ ehli yeyiĢi üzerine (hastaların ilaç olarak kullanmaları dıĢında) hiç bir Ģekilde helâl değildir".^ sebebiyle. Böylesine bir Ģehzadenin. PadiĢahlar arasında. bene (haĢhaĢ). ġehzade Bâyezid'in durumu bildiğinden dolayı. ancak gençlik döneminde ve sancak beği iken. Ġtti ri hazırlanıl zikrederek I Evet ( Bursa. böyle ahlaksızların elinden kurtarmak için ellerinden geleni yapmıĢlardır. I ücreti takdim eden I mektedir. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli arkadaĢları tarafından uyuĢturucu kullanmaya zorlandığını ve gayr -i meĢru hayata girme tehlikesinin bulunduğunu haber alan Fâtih Sultân Mehmed. bir rivayete göre. 18i M ÂN.

Ömrünün sonuna doğru. ülkesinin sınırlarını az da olsa geniĢletmiĢtir. UzunçarĢılı. sh. doğuda ve batıdaki menfi Ģartlara rağmen. babasının fetihlerini hazmettirdiği gibi. bestekâr. devrinin yabancı tarihçileri tarafından da medh edilmektedir. yani devleti idare edemedi Ģeklindeki iddialar doğru değildir. Osmanlı tarihçileri. sh. olaylar tahkik edildiğinde. sh. Tansel. Süleymaniye kütp. Süleymaniye kütp. Netice olarak. ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir. II. Osmanlı Tarihi. Es'ad Efendi. II. MünĢe'ât-ı Salâtin. Ġstanbul ve Edirne Ġhtisâb Kanunnâmeleridir. 65. 124-125. vatandaĢlarının kalblerinde sevilenlerdir" diyerek. sh. fermanda bahsi geçen rezaleti iĢlemesi akla uzak görünmektedir. Hadâık. sh.EN OSMANLI (olmamıĢtır. onun zamanında hazırlanmıĢtır. Osmanlı tahtında 31 yıl oturduğu ve asla toprak kaybı olmadığı unutulmamalıdır64. Ġsmihan Sultân. Bursa. c. Osmanlı ordu ve donanmasını bir kat daha güçlendiren Sultân Bâyezid. c. II. Bu kanunnâme. Bâyezid'i tavsif etmiĢlerdir. nr. dünya hukuk tarihinin ilk belediye kanunları ve ilk standart kanunları. nr. Fetâvâ. Mecdi. sh. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir. çok büyük âlim ve komutanlardan hususi dersler almıĢtır. yaĢlılık ve hadiselerin verdiği yorgunluk sebebiyle. kendinden bekleneni veremediğine dair Yavuz'un tesbitleri. hattat. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar. II. II. 245246. . UzunçarĢılı. aynı zamanda dünyada 63 Ebüssuud Efendi. I. 263-264. Süleymaniye kütp. c. 236. vrk. Selâhattin. ilk Belediye Kanunları. c. 183/a-b. vrk. Künh'ül-Ahbâr. {. tamamen son yıllarına ait bir olaydır. 260/a-261/b.. II (Bâyezid Devri Kanunnâmeleri). bene »uyuĢturucu «vema'cun Ifiehevâ ehli I maddeyi yap kadın gibi m da. V. sn. dünyanın en mükemmel ve en geniĢ belediye kanunu olmakla kalmamakta. müzehhib ve yay imalatçısı olan Bâyezid. vrk. Akgündüz. Osmanlı Tarihi. 662-664.187. Bâyezid'in uyuĢturucu kullandığı ve içki içtiğine dair olan söylentiler. Kendisine takdim olunan bütün eserleri okuyan ve kıymetine göre telif ücreti takdim eden Sofi Bâyezid. lyla. c. böyle Jıfaminde hman |t benzeri keyif i rivayet | içki içtiğine I genel bir lan nak-lıt özellikle s takva ve nce diye I Fâtih'ten jMyle adaĢı darda ittiıan ve pıiiB Fâtih »Fenârî-t: ¦ <c:j |r—a: ı. ilk tüfekli piyadeyi de kendisi tesis etmiĢtir. ' 126 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN . "Devlet adamlarının en hayırlısı. Edirne ve Bursa gibi üç büyük Osmanlı Ģehrinin belediye kanunları. Kendisi. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu. Âli. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi Ģüphesiz ki. Ģâir. nr. o zamanın güçlü devletleri olan Ġtalya ve Venedik'te nüfuz sahibi olan bir diplomattı. Batı dilleri kadar. 183/a-b. 308-311. sh. c. I. Feridun Bey. Bâyezid zamanında 85 adet Kanunnâme neĢr olunmuĢ ve özellikle sadece Osmanlı tarihinin değil. c. onun zamanında tanzim olunmuĢtur. Kantemir. II. Gerçekten öyle midir? II. 2162. 2162. delilsiz isnâdlar Ģeklinde kalmaktadır63. Ancak hâlim ve selim olduğu doğrudur. II. Âlim. Künh'ül-Ahbâr. kocu BĠLĠNMEYEN OSMANLI 125 okutacak kadar ilim adamı olan ve sonra da Ġstanbul kadılığına ve Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir zatın. 64 Âli. Es'ad Efendi. Farsça ve Uygurca'ya da vakıf olan Bâyezid. II. Ġstanbul. 223. Bâyezid'i gözden düĢürmek için söylenen bu sözler. Osmanlı Kanunnâmeleri. I. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz? Evet doğrudur. doğu dillerine ve mesela Arapça. 245-248. 66.

en az bir aylık un buluna. Olursa hakkından geleler. usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nazır olan fotaları pâk duta. sekiz arĢun ola. yunmuĢ ola. hâmmâmları gözedeler. E Edirne ve Ġ Ġstanbul Kanununa iĢaret etmektedir): "Ġ-45. muhtesib (belediye baĢkanı) dutub te'dîb ede. kabul etmedikleri kimesneleri men' edeler. Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. sahibine tamam etdüre. Tâ ki. Tabibler dahi gözlene. görse ve gözetse gerekdir. Ġ-46. B-74. Ġ-5. Ve ağır yük urmayalar. Bu kanun. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiĢtirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. eksük olursa tahta külah uralar veyahud para cezası alalar. tabanına let uralar. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. Hammâmcılar. Usturaları keskün ola. Berber gözlene. gözedilüb her meslek sahibi teftiĢ oluna. Ġ-29. cezalandırıla. onun on bire satalar. ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Her kangısında eksük bulunursa. Su katılmıĢ olub bulunursa. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. Bakkallar ve attârlar ve bezzazlar ve takyeciler. ĠĢleyenin muhtesib (belediye baĢkanı) gereği gibi haklarından gele. Ve hamallar na'lsuz at istihdam etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. muhtesib (belediye baĢkanıjin hükmi vardır. ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi. eksüği bulunanın hakkından geleler. Etmekçiler. çarĢıda ve pazarda vardır. Ve hammâllar ağır yük urmayalar. E-195. ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. Ve camilerde dilenci taifesin yürütmeyeler. Kuyumcular. ziyâdeye satmaya-lar. E-194. Bir akçelik aĢ alanın aĢına bir pare koyalar. standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk iĢleyeler. zira dilsüz canavardır. minekâri iĢde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe. her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini. san'atlarında kâmil oialar. Ve kile ve arĢun ve dirhem gözlemle. teĢhir edeler veyahud tahta külah uralar. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar. E-58. HazırlanıĢ tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır. Tâ ki. Ġ-42. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. Eğer muhalefet edecek olurlarsa. değirmende tavuk beslemeyeler ki. Ġ-24. AĢçılar biĢürdükleri aĢı pâk biĢüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. Ve at ve katır ve eĢek ayağını gözedeler ve semerin gö-reler. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa. E-198. . Cerrahlar dahi gözlene. Amma bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. mahkeme kararıyla muhtesib (belediye baĢkanı) dâim görüb gözede. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine beraber ola. kalb boyamayalar. Ġki pulluk dahi etmek vereler. Ve ayağı yaramaz bârgiri iĢletmeyeler. Ġ-66. tüketici haklan açısından arz ediyoruz (Maddenin baĢındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B. Ve dahi hekimlere ve attârlara ve cerrahlara. halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Bursa. bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler. hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de Ġslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıĢtır. Eğer terâzûda ve kilede ve arĢunda eksük bulunursa. müĢebbek iĢde miskâline beĢ akçe ve gümüĢ düğmeler iriyi ve hurdayı gayet eyü hâlis iĢleyeler. kâfir baĢın tıraĢ etdükleri ustura ile Müslüman baĢın tıraĢ etmeyeler. hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyan olmaya. Ġ-4. eksik ve çiğ olmaya. sâde iĢi dirhemine bir akçe. ilk standartlar kanunu. muhtesib (belediye baĢkanı) haklarından gele. Ġ-38. Ġ-33. ġöyle ki. Eyle olıcak ekmek gayet eyü ve arı olmak gerekdir E-7. Ve iç yağiyle nesne biĢürmeyeler. gezdireler. ma'kul üzerine ola Ġ-40. Biz. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beĢ pare olur. bu hisâb üzerine vereler.ilk tüketici haklarını koruyan kanun. eksük olmaya. bakır koyub iĢlemeyeler. Ve astar ki. Usturası keskin ola. Değirmenciler gözlene. Ġ-21. Ģehirde iĢlene. Un kapanında olan kapan taĢlarını. E-196. imtihan edeler. Ve her etmekçinin elinde iki aylık. Ziyâdeye satarlarsa. aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. Ve boyacıları dahi gözedeler. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hububat ki. Cem? Edirne'nin aĢçıları ittifakiyle teftiĢ olundı. boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler.

Hedef Osmanlı Devleti'nin baĢını ağrıtmaktı ve Sultân Cem de bunu biliyordu.. Ġ-73. eksük Bin cest Ġt fotaları . anlaĢtığı Üstâd-ı A'zam Fransız Pierre d'Aubusson sözünde durmadı ve Cem'i Nice'ye götürerek ġövalyelere teslim etti. Daha da ileri giderek. itaba ve ikâba müstahak olur 67. kuvvetli ordusuyla Cem'i YeniĢehir'de mağlûp eyledi ve Cem de evvela Konya'ya ve sonra da Memlüklü Sultânı Sultân Kayıtbay'a sığındı.-. .... Sultân Cem olayının esası nedir? öve pazarda mursa... Bu paĢanın vefatından sonra.. Ġ-70.. ı. 1 papa da kendisine il "Değil Osmanlı ı ğiĢtirmem".. Bunuı eyledi ve Cem de < sığındı. hepsini de muhtesib (belediye baĢkanı) görüb gözetse gerekdir.. muhtesib (belediye baĢkanı) hakkından gelüb teĢhîr ede. Bâyezkiî pazarlık yaptılar»! pa'ya teslim edil*! aleyhine kullan Roma'ya ayakbas&ı landığı Roma'da 1* hem Papa VIII.-. yüzyılın baĢında savunulmaya baĢlandığı düĢünülürse. Fll-ciimlebUZĠkf» (belediye baĢkanı) görüb J ġöyle blleler. ġöyle bileler.irdir. bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayıĢının mahsulü olduğu daha iyi anlaĢılır. hükmi vardır. Bursa'ya gelen Cem Sultân'a buranın halkı büyük alaka göstermiĢti. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allah ü Te'âlâ yaratmıĢdır. 1495) yaptı ve zehirlemesi i vefatı üzerine J mak istediler ( olundu (M Ģâir bir Ġm "Akı 6? il 10. Etmek jM.. ......S'ud para ¦ bizara un iöfrolma-|)ittoiur Bir jeksük ¦ :s: ise Heyıi hâlis Ġ Ġlli. Kahire'de büyük ilgi gören Sultân Cem.. ı teklif eyledi..65 Hayvan haklarının 20... Sultân Cem < Fâtih Sultân Meh delere yazılacak elk Mehmed PaĢanın an gelen Cem Sultân'a Bâyezid'in AyaĢ adına para kestirip I Selçuk Sultân baĢ ikiye bölünmesini.. Ve her «an'atı ı lunan narhdan eksük sata.. Ģehzadelere yazılacak elkâbla ilgili bölümde Sultân Cem'in ismi zikredilmiĢ ve Karamanî Mehmed PaĢa'nın arzusu da hep bu olmuĢtur. her kim muhalefet ve inâd ederse..1 Yılma:. . ..12. herkimi 67. Anadolu'da kendisinin ve Rumeli'de ise Bâyezid'in sultân olmasını teklif eyledi.. Fâtih Sultân Mehmed hayatta iken tanzim edilen meĢhur Kanunnâmesinde.-.-. halası Selçuk Sultân baĢkanlığında ağabeyine gönderdiği heyetin diliyle Osmanlı Devleti'nin ikiye bölünmesini. Her kangısı kim ta'yin olunan narhdan eksük sata. Kahire'de I gitti ve 1482 yılında | rini reddeden Süit sır'a dönmek i zünde durmadı \ leti'nin baĢını i II. buradan bir ilke imza basarak hacca gitti ve 1482 yılında yeniden Adana yoluyla Anadolu'ya döndü. . Ve her san'atı aydan aya kadı ile teftiĢ ede ve dahi göre ve gözede. Hatta ağabeyi Sultân Bâyezid'in AyaĢ PaĢa komutasında gönderdiği kuvvetleri yendi ve 1481'de Bursa'da adına para kestirip hutbe okuttu ve saltanatını ilan etti. Bâyezid'in sulh tekliflerini reddeden Sultân Cem'i Anadolu'da Karamanoğlu Kasım Bey karĢıladı.. Yeniden Mısır'a dönmek istediyse de. Bunu duyan Sultân Bâyezid.. . Bu t Mevlânâ |»7 tarihleri îmaddele-IrKanun madBĠLĠNMEYEN OSMANLI 127 Ġ-70. (I Ġ-73. B pOSMANLI |t standartlar Ġiodudur..

Bâyezid. netice vermedi ve 1492 yılında Gırnata teslim oldu ve Endülüs'teki Ġslâm .2. 1469 yılında Ġspanya'daki iki Katolik devlet olan Kastilya ve Argon Krallıkları resmen birleĢtiler. Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmıĢtır. Artık Sultân Cem. sh. c. Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanılacak bir kozdu ve kendisi de asla bunu arzu etmiyordu. s-'J 128 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI I 68. Kendisine San Angelo Sarayı tahsis edildi. Tevârih-i Âl-i Osman. Bu tarihlerde. Innocentius ve hem de VI. I. UzunçarĢılı. Cem'i kendilerine teslimi için Papa'ya baskı yaptı ve Sultân Cem maalesef Krala teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. 387-402. ancak gücü ve siyasi durumu. edîb ve Ģâir bir insandı67. Napoli ve Sicilya Krallıklarına karĢı harp ilan etmiĢ oluyordu. bütün dünyanın sultanlığını da verseniz. 220-221. 382-386. c. Sultân Kayıtbay. sadece onları katliamdan kurtarmaya yetmiĢtir. Künh'ül-Ahbâr. 143. Es'ad Efendi. Kudüs'teki Hıristiyanları sürgün edeceğini söyledi ise de. 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır? Sultân Cem olayından sonra bu soruyu cevaplandırmak daha kolaydır. nr. 2162. Osmanlı Kanunnâmeleri. 286-304. 66 Akgündüz. bunları koruması muhtemel olan Müslüman devletler saf dıĢı edilmiĢtir. II. VIII. Avrupa'daki diğer Hıristiyanların da yardımıyla baĢta Cebel-i Târik Boğazı olmak üzere. -. Âli. 1489 yılında Roma'ya ayak bastı ve ikinci sürgün hayatı baĢlamıĢ oldu. sh. Defter. 26-27.-. Memlüklüler ve Osmanlılar ise. 1495 yılında Fransa Kralı VIII. 364-384.<: = . Divan-ı Hümâyûn'u toplayarak durumu müzâkere etti ve Batı Akdeniz'e donanma gönderilmesi kararlaĢtırıldı. Kastilya. Endülüs'teki Müslümanların oralardan kovulmasıdır. II. muvaffak olamadılar ve maalesef Sultân Cem 1488 yılında Pa-pa'ya teslim edildi. 188-230. Ebu Abdillah Muhammed. Kemal Reis Güney Ġtalya'yı vurarak Ġspanya sularına kadar geldi ve Malaga'yı tekrar aldı. hem Papa VIII. Gırnata baĢĢehirleriydi ve gittikçe de sınırları dara-lıyordu. Türkçe ve Farsça Divan telif edecek kadar âlim. II. Ne acıdır ki. adı geçen üstâd-ı azamla Cem'i teslim etmesi için pazarlık yaptılarsa da. sh. sh. Hatta Gırnata Meliki XI. Buna verdiği cevap Ģu oldu: "Değil Osmanlı saltanatı. Tunus Hafsî Sultanlığı ve Merînîler yardım edebilirlerdi. Ġspanyollar. Endülüs'te tek Müslüman devlet kalmıĢtır: Nasrîler veya Benî Ahmer. 12. Ancak Papa'nın zehirlemesi sebebiyle Napoli'ye giderken yolda vefat etti (25.1495). resmen her ikisinden de yardım istedi. 37-39. Aragon.. Gırnata'ya hücum etmeleri halinde. 67 ÂĢıkpaĢa-zâde. 711 yıldır devam eden Ġslâm hâkimiyetini sona erdirmek için fır sat beklediler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 17. Büyük bir merasimle karĢılandığı Roma'da 1495 yılına kadar 6 yıl kaldı. c. Bu hücumlar. Osmanlı devleti. Alessandro Borgia ile görüĢtü. Zira Osmanlı Devleti'ne Cem olayı ile problem çıkarılmasının da Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti'nin arasının açılmasının da tek sebebi. Kemal Reis'in komutasındaki Osmanlı Donanması 1487'de Ġspanya seferine çıktı. 10.. Böylece Osmanlı Devleti. sh. hem uzak idiler ve hem de birbirine düĢürülmüĢlerdi. Bâyezid ve Sultân Kayıtbay. I. Hıristiyan dünyasının elinde. bunların Akdeniz ile ve Müslüman devletlerle olan bağlarını kestiler. Sultân Cem. 1485-1491 yılları arasında. Tarih. Osmanlı Donanması Fransızlara kolaylık gösteren Tunus Hafsî Sultanlığı ile de uğraĢıyordu. Her iki papa da kendisine dinini değiĢtirmesi için baskılar yaptılar. sonra ermek üzereydi. Yılmaz. Ġbn-i Kemal. Ahmed Uğur neĢri.. Avrupa'yı Rönesans'a taĢıyan Endülüs'teki Müslüman devleti. sh. Osmanlı Tarihi. yani tam Müslümanlar yok edilmeye çalıĢıldığı günlerde. 1492 yılında Endülüs'teki son Müslüman devletine son verilmeden evvel. dinimi değiĢtirmem". Charles. Bunlara en yakınları olan Fas Sultanlığı. Tabutunu bile Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanmak istediler ve ancak 4 yıl bekletildikten sonra Napoli'den Bursa'ya getirilerek defn olundu (1499). c. Osmanlı Sultânı vefatı üzerine üç gün yas ilan etti. Gırnata'ya hücumda tek çekindikleri Osmanlı Devleti ve Memlüklüler idi. Solakzâde. 184/a vd. Osmanlı-Memlüklü harbi devam etmektedir. ġöyle ki: Maalesef.. vrk. Müslümanların kendileri gibi katliam yapmayacaklarını bildiklerinden aldırmadılar.II. 1487'de 776 yıllık Müslüman bir Ģehir olan Malağa düĢtü. 163-177. Memlüklülerle de uğraĢan Osmanlı Devleti'nin iki ateĢ arasında kalmasından dolayı. Kantemir.

hem yerli Müslürt Memlüklülerle olan savaĢ s 69. sayı 103(1962). bütün sıkıntılarına rağmen.. Endülüs hadisesi sebebiyle. insanlar arasında ayırım ve nihayet bunların neticesi olarak engizisyon mahkemelerinin zâlim kararları kınla gidiyordu. Selâhattin. 539-551.. Katoliklerin Protestanlara ve Protestanların Katoliklere hayat hakkı tanımadığı Hıristiyan Avrupa'da elbette ki Yahudilere de hayat hakkı tanımayacaklar idi.. c.». Bel}*»| Rıza Seyfl. ġerafettin. UzunçarĢılı. Kemal Reis Komutasındaki donanmasıyla Ġspanyollara karĢı 23 defa saldırı düzenlediler. Biz Ġstanbul'u aldığımız vakit. Sayıları 300. Nitekim tanımadılar da. sayı 95(1960). Bilindiği gibi. Zira Osli Osmanlı (oralardan i gücü ve to evvel. Osmanlı donanması. Hıristiyan olmayan milletlere karĢı da tam bir savaĢ ilan etmiĢlerdi. sh.„¦ _ .. XXVI. . 1510 yılın Reis Komutasındaki dona cak.¦¦¦¦¦-? ¦¦... Ġslâm tarihçilerinin Endülüs ve Avrupalıların da Ġspanya dedikleri yarım adada Endülüs Emevilerinin kurdukları Ġslâm Medeniyeti sayesinde tam bir hürriyet içinde ve emân altında yaĢayan diğer din mensupları arasında Yahudiler de vardı. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar".... c.¦-¦¦¦. "Barak Reis'in ġehzade Cem Mes'elesiyle Ġlgili Olarak Savoie'ya Gönderilmesi". Renk. gemiMsI manii ülkesine getiri ve hem de Yahudiler.-> ¦. XXIV. Bilindiği gibi.000 kadar Müslümanı Fâs ve Cezayir'e nakletti. 1510 yılındaki son seferlerine kadar. 185-236.c. 1.-. 1 201-210.. Bâyezid dön rafından katliam»' topraklarına yerli Ecdadımızın "Ģer'-l < ve Ġslâm Devleti'nin hâle Renk.. nr. 457-483.. .••¦«•-. Ġsmail Hakkı. Kemal ve Ba*)l S OSMANLI lıeden sat.... "Cem Sultân'a Dair BeĢ Orijinal Vesika".. Katolik olmakla ölmek arasında tercihde bulunmaları için emirler çıkardılar. Tansel. .000 Müslümanı katlettiler.|| fendi..000. Zimmeti MÂĢıkpaĢa-z8de. 69.w---> Katolik olmakla ölmek ara Devleti'nin bunlara da I larına rağmen. vrt. Yılmaz. II. sh. öyle muamele yapılır. kendi arala lere karĢı da tam bir s Katoliklere hayat hakkı I hakkı tanımayacaklarIdU Ġslâm tarihçilerinin I Endülüs Emevilerinin ( emân altında ya zimmî sayılıyor ve Ġsi Endülüs'te bulunan MS zihniyetine hâkim I mensupları büyük biri larını aldılar ve hatta > lumlar içinde itlin men bulamıyorlardı i dönemde mazlum i leti kucak açtı. i tır? Bu sorunun < bulabiliriz.. Belleten. Müslümanlarla sulh yapan ve Ġslâm Devleti'nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i müslimlere "zimmr adı verilir. . her din sahibine dinini yaĢayabilmesi için tam bir din hürriyeti tanıdık".. bunların neticesi olarak ı Avrupalılar.. Belleten. asırda Avrupa'da kölelik. yollara düĢen 300.¦. Avrupalılar. sh.Hâkimiyeti sona erdi.:.. dil ve ırk farkı gö. Endülüs'teki baĢarılarında Ģımararak. . Bâyezid döneminde. Yahudiler de bu hükümlere tabi idi.. Aynı yıl Amerika'ya da Colombus ile çıkan Ġspanyollar.! Osmanlı Devleti. Endülüs'ün bu düĢüĢünü Namık Kemal Ģu cümlelerle özetliyordu: "Ġspanyollar Gırnata'yı aldıkları zaman. Osmanlı Devleti'nin bunlara da kucak açtıklarını çok iyi biliyoruz. Buran Kemal Reis I Müslümanları. Osmanlı Devleti. 170-175.--. IĠS5-b. II.Trt. Ancak. Turan. ISırnata i Sultân tağini ferinden BĠLĠNMEYEN OSMANLI 129 11 siı. XV. Yahudiler de zimmî sayılıyor ve Ġslâm .000'i bulan Musevilere ise sn. kendi aralarında kanlı çatıĢmalara girdikleri gibi. hem yerli Müslüman devletlerin destek yerine köstek olmaları ve hem de Memlüklülerle olan savaĢ sebebiyle tam netice alamadılar68. Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur? Ecdadımızın "Ģer'-i Ģerif dediği Ġslâm hukukuna göre. 5-1491 k Osmanhtkal-n cfara-:TAnk t kesti-er. kıyardım |?(düĢü-«Kral-|ı düĢtü.. Av-di.. halkı dinlerini değiĢtirmeleri için ateĢle yaktılar...-.. XV. dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı Ģekilde ve "Ģer'-i Ģerif" ne diyorsa öyle muamele yapılır. 2162.

sh. 197-206. Yılmaz. Bilindiği gibi. Halbuki 18 Mayıs 1993 tarihinde DıĢiĢleri Bakanlığımızın aldığı bir karar yetmiĢ seksen yıldır anlatılanları yalanlar mahiyettedir. büyük zulümlere maruz kalmıĢlardı. Zimmet akdi. Ġslâm halifesi veya naibi. 925/1519 tarihinde ve Yavuz Sultân Selim'in emirleriyle tahrir olunan Edirne Tapu Tahrir Defteri bunu açıkça göstermektedir. Bunu yapan da II. o zaman Hıristiyanlık dıĢındaki din mensupları büyük bir zulme maruz kalmaya baĢladılar. Yahudiler de bu zulümden paylarını aldılar ve hatta vatanları olan Ġspanya'dan sürülmeye baĢlandılar. ĠĢte bu Ģer'î hükme dayanan Osmanlı PadiĢahlarından II. Bâyezid idi. hem Müslümanlar ve hem de Yahudiler. II. en çok tenkit ettiği Osmanlı Dönemine ait ve XV. Es'ad E-fendi. katliama maruz kalan Yahudi ve Müslümanları. Ağriboz'a bağlı Livâdiye ve Tırhala çevresine yerleĢtirmiĢti. I. sh. 1492 senesi ilk baharında Ġspanya'dan tardedilen Yahudileri. 70. 178-179. Edirne. sh. Herkes bunlara sırtlarını dönüyordu. Avrupa Konseyi 1993'de yeni bir Ġnsan Haklan Binası inĢa ettirmiĢtir. Tarih. Cumhuriyet Döneminde ve özellikle resmî mahfillerde.Ve Mağrib'den gelen Yahudiler. sh. >. harâc ve yirmi beĢer akçe ispençe verürler. Yahudilere neden ve hangi Ģer'î hükme dayanarak kucak açmıĢtır? Bu sorunun cevabını. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de. Süleymaniye kütp. Yavuz Döneminde ve 927/1520 tarihinde Ģu anda Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Ağriboz Sancağına bağlı Livâdiye Kazasının Kanunnâmesi hazırlanmıĢtır. Âli. Kantemir. nr. 199/a vd. "Bir Veslka-ı Müellim". Ali Rıza Seyfi. Osmanlı Dev-leti'nin insan haklarına ri'âyet etmediği ve insanların canlarının PadiĢahın iki dudağı arasında olduğu anlatıla ve yazıla gelmiĢtir. Yahudi olsalar da aslında o dönemde mazlum durumuna düĢen Yahudilere bir Müslüman devlet olan Osmanlı Devleti kucak açtı. 390-392. I. zimmet akdinin hükümlerine uymak Ģartıyla Osmanlı Ülkesinin belirli yerlerine ve özellikle de Ģu anda Yunanistan'da bulunan Selanik.. Endülüs'te bulunan Müslüman devlet 1492 tarihinde yıkıldı ve yerine tamamen Roma zihniyetine hâkim Hıristiyan kuvvetler hâkim oldu. Solakzâde. Efdaleddin. Ġslâm hukukundaki zimmet andlaĢması ile ilgili hükümlerde bulabiliriz. UzunçarĢılı. Yahudiler de diğer gayr-i müslimler gibi. yüzyılda Ġspanya'dan atılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına zimmî olarak kabulüne dair belgeyi. Kemal ve Baba Oruç. gemilerle taĢıyarak daha emin bölgelere ve özellikle de Yahudileri Osmanlı ülkesine getiriyorlardı. Bunun ayrıntılarına girmiyoruz. Türkiye Avrupa Konseyi Üyesidir. Her ülkeden insan hakları konusunda âbide vesika sayılacak dokümanlar istenmiĢtir. Yahudilerin zimmet akdiyle nasıl Osmanlı ülkesine alındıklarını açıkça ortaya koymaktadır: "Madde 57. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Bu Kanunnâmede yer alan Ģu hüküm. Ġstanbul 1325. kendilerine yeni bir yurt aramalarına rağmen bulamıyorlardı. Hepimiz biliyoruz ki. nr. TOEM . sh." Mağrib'den kasıt Endülüs yani Ġspanya'dır. Bâyezid. Osmanlı Tarihi. Ġslâm ülkesi vatandaĢı olmalarını. Maalesef toplumlar içinde itibarları zayıf olan Yahudiler. Yani 40 küsur aile bu bölgeye yerleĢtirilmiĢtir. Osmanlı Devleti. c. 364-384. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir. iĢte bu insan hakları binasında teĢhir edilmek üzere hazırlatıp göndermiĢtir. Bu defterin 40. sayfasında "CenuTat-i Ġspanya" baĢlığı altında Ġspanya'dan sürgün edildikten sonra Edirne'ye yerleĢtirilen Yahudi aile reislerinin adları yazılmaktadır. Çünkü Gırnata 1492 yılında düĢünce. sh. 201-210. vrk.¦¦¦-• ¦ ¦¦¦ 130 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMĠ Hıristiyanlar!. 4. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır? . Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd. c. Ne zaman ki. Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanması. belli Ģartlar ve mükellefiyetler karĢılığında kabul edebilmesi demektir. 2162.Ülkesi olan Endülüs'te huzur içinde yaĢıyorlardı. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. Bu belgede yer alan aile reisi Yahudilerin sayısı 40 küsurdur. Bilindiği gibi. c. gelirlerine göre oranı tesbit edilen harâc-ı mukâseme ve maktu' olarak verilen harâc-ı muvazzaf yani maddedeki tabiriyle ispençe vermekle mükellef tutulmuĢlardır69. Künh'ül-Ahbâr. ehl-i kitâb kabul edilen Yahudi veya 68 ÂĢıkpaĢa-zâde. 250-251.

bu aile. VI. ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca. . Akkoyunlular bu yüzden onları takibe baĢladı. 1502 tarihinde onları Tebriz'den kovarak ġah oldu. Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu'ya fikrî propaganda için gönderdi. sh. onun yerine de oğlu Hâce Alâ'addin Ali Erdebîlî (833/1429). 1477 yılında Uzun Hasan'ın kızı Hâlime AlemĢah Beğim ile evlendi ve oğlu Ġsmail dünyaya geldi. Önce Anadolu'dan topladığı ve Erdebil'e göndererek ġii-leĢtirdiği Türkmen gençlerini. Murad'a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan'ın kız kardeĢi Hatice Beğim ile evlenmiĢti. oğlu Haydar onun yerine Ģeyhlik makamına geçti. Akkoyunlulara isyan eden ġeyh Ġsmail. ĠĢte ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve 5. ġah Ġsmail'in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin baĢlarına kırmızı serpuĢ takmalarındandır. ġah Ġsmail'in daveti üzerine Erdebil'e çağrıldı ve yüksek seviyede bir ġii Molla yani halife olarak yetiĢtirildi.. 393. Efdaleddin. 201-210. sh. Erdebil'de ehl-i ma'rifetin mercii ve melcei olmuĢtur. I. sh. Zeydan. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir. bir kısmını Erdebil'e göndererek ġiileĢtiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalıĢıyordu. III. Artık Ġran Safevî Devleti diye anılan ġii bir devlet haline gelmiĢti. Bâyezid'in za'fından da istifade etti. KızılbaĢ denmesinin sebebi. . 22 vd. Bu Ģahsa. Osmanlı Türkleri ise. Anadolu'ya sürüldü.Zimmiyyîn Ve'l-Müste'menin. onun yerine 69 Kantemir. Gizlice Anadolu'ya gelen ġah Kulu. c. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar... ġfa'nın siyâsî âleti olana kadar. Ancak kendisi de Ģehid oldu. askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti'nden sonra ikinci güç haline geldi. sh. . Sultân II. c. oğlu Ġsmail hem ġeyh ve hem de ġah olma sevdasına düĢtü. Tabular Yıkılıyor I-II. Erdebil'e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu. ġeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd.. "Bir vesika-ı müellim". Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511'de ġah Kulu ve müritlerini imha etti.. Bağdat 1963. yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındığını. Baku ve ġiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi. Dayısı Uzun Hasan. II.. 637 vd. . Ahkâmü'z. Osmanlı kaynaklarında ġeytan Kulu veya KızılbaĢ Reisi gibi unvanlar verilmektedir. bir zamanlar bütün Ġran'a hâkim olan ġPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. sh. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden ġah Kulu isimli Ģahıs.133.. 1488 yılında çıkardığı kargaĢalar sebebiyle. oradan da kaçar gibi ayrıldı. çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada baĢladı. Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor. Ġstanbul 1996-97. II. sırf ġii olan Karakoyunlulara karĢı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. unvanlar* ve Tur S OSMANLI ikarĢılıIsmesi ilk rak Ģar-tataan ğı ItoprakIjflmek Ġre BĠLĠNMEYEN OSMANLI 131 de ġeyh ġah diye bilinen oğlu Ġbrahim Erdebîlî (851/1447) mürĢidlik makamına geçmiĢtir. eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis. baĢtan beri beyaz renkli baĢlık giymekteydiler. sh.. c. olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır.. Bu hanımdan oğlu ġeyh Haydar dünyaya geldi. Osmanlı Kanunnâmeleri. 178-179.Erdebil. Abdulkerim. Türkistan Hâkânı ġaybak Hân'ı da mağlûp edince. o da öldürülünce. Safiyyüddin'in yerine oğlu ġeyh Sadreddin Musa Erdebîlî. ġeyhi olan ġeyh Cüneyd (1447-1460). Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra. 1460 yılında katledildiğinde. Hedefini iyi tesbit etmiĢti. ġii olduğunu bile bile. . Akgündüz. 118. Hedefi Osmanlı devleti idi. Vezir-i A'zam Ali PaĢa. c. ġii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır.

ancak Fâtih Sultân Mehmed'e "Sahn medreselerinde her ilmi okutabilirim" diyecek kadar da meslektaĢlarını küçümseyen ve gururlu olan bir yapıya sahiptir. Solakzâde. Tarih. Ancak bu kararı. H Sarayı Muml* Osmanlı T Bir Not. konuyla alakalı eser. kamu oyunda tepkiler doğurmuĢtur. sh. II. Deli Lütfi ve Sarı Lütfi diye de bilinen. 51/a-54/b. Yılmaz. hem ġi'î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. Tokat'tan Ġstanbul'a gelerek. Hacı Bayram-ı Veli. bu büyük âlimin zulme maruz kaldığına inanmıĢtır. Erdebil'deki ġeyh Safiyyüddin neslinin ġeyhlik'den ġahlığa geçiĢi ve de Anadolu'da Alevî veya KızılbaĢ adıyla yeni bir ġii Kolunun ortaya çıkıĢının hikâyesi kısaca budur70. Molla Hüsrev ve Sinan PaĢa (Sinânüddin Yusuf. ahlâkî zaafları bs yapan bir Ģahıs olar. 63-64.: devrinin âlimleri ve' suçlamalarını çürutt ki. sonradan ikna edilmiĢler ve idamı konusunda ulemanın icma'ı meydana gelince. Hoca PaĢa ile birlikte Seferihisar'a giden Molla Lütfi'nin dönüĢünde ilmiye mertebelerinin en yükseklerinden olan sahn müderrisliğine kadar yükseldiğini görüyoruz.. hidâyet yolundan çıktığı hususundaki bütün iddiaları reddetmesine rağmen. Bâyezid'e kadar çıkarak. Ġdarecilerin yaptıkları hataların 132 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cezasını. Osmanlı Tarihi. Es'ad E-fendi. Aynî. meseleyi Divan-ı Hümâyûn'a sevk etti. sh. Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu â-limi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur? Molla Lütfi. UzunçarĢılı. II. sh. 72. "hocalar arasında Deli Lütfi demekle ma'rüf" bir laubali olarak kötü bir Ģöhrete kavuĢmuĢtu. Verilen bu idam kararı. Sahn Müderrislerinden Molla Arap ve Molla Ġzârî diye bilinen Kâsım-ı Germiyânî ile Hatip-zâde Molla Muhyiddin Mehmed aleyhine geçtiler. Ģahitlerin aleyhteki beyânları üzerine idama mahkûm edildi. ĠĢte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti. 2162. ĠĢte ġah Ġsmail fitnesinin baĢlangıç Ģekli. Künh'ül-Ahbâr. Bahsedilen suçlamalarla mezkûr âlimlerin huzurunda yargılanan Molla Lütfi. Molla Lütfi gibi bir âlimden bunları beklemeyen PadiĢah. andan fayda yoktur" tarzında bir ifade kullanmıĢ olmasıydı. Molla Lütfi'nin ölçüsüz hareketleri. kısmen de olsa. Molla Lütflj nu bu cezaya mahkûmj düĢmanı olarak ı açıdan da zayıf birisi 0 70 ÂĢıkpaĢa-zâde. vrk. Hoca PaĢa diye bilinir) gibi meĢhur Osmanlı âlimlerinden ders alan bir âlimdir. Molla Ahaveyn ve Efdal-zâde baĢlangıçta verilen bu hükmü kabul etmemelerine rağmen. Molla Lütfi'nin namaz için "bir kuru kıyam ve eğilmedir. Anadolu'nun ġiileĢmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. sh. Sefine-i Evliya. 408 vd. nr. Süleymaniye kütp. KesinleĢen hüküm. Molla Lütfi'nin tacizleri neticesinde. TD. dürüst bir âlim c.Maalesef olan bitenlere karĢı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid. Kabiliyeti ve dönemin ilimlerine vâkıf oluĢu noktasında ittifak vardır. 2 siye olunur). 264-269. I. Halkın bir kesimi. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. Yavuz Sultân! devlet nırlar hakkuıâ) Karakterinin! nen Sultân! bu tahtta otu Alâüddevle'nln I parlak olduğunu| Anadolu'm manda dedesi ( Sancakbeyi olan! yaptığı mu kezin ika. Silsile-i Tarîk-i Celvetî. 71. Hüseyin Vassâf. "katlini gerektiren söz ve fiilleri müĢahede ettiklerini" Ģikâyet edecek kadar ileri gitmelerine sebep oldu. Peygamberliği inkâr edK^fe evvel de darb ve haplsflp*-zofların sözlerine ttNMfJ lete götürdüğü" anla Kısaca. Âli. Bâyezid de kararı tasdik etmiĢtir. K ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . davranan i sona ermemljftî deAhmedilM Yavuz'a I ġehzade / "Ocak. Ġsmail Hakkı. Ancak Osmanlı tarihinde mülhidlik ve zındıklık ile suçlanarak idam edilen ilk âlim olarak da tarihe geçmiĢtir. 25 Rebî'ülâhir 899/2 ġubat 1494 Pazar günü At Meydanında infaz olunmuĢtur. 315-342. Osmanlı ulemâsının akla karĢ» Lütfi'yi idam etmek k PaĢa'nın kardeĢi Atını da. 204/a vd. Bunlara fevkalade tarafsız ve insaflı âlimler olarak bilinen Molla Ahaveyn ve ġeyhülislâm Efdal-zâde de katıldı. burada bulunan nadir eserleri inceleme fırsatını yakalamıĢtır. ulemâdan bir grubun II. Fâtih Sultân Mehmed'in özel kütüphanesinde hâfız-ı kütüb olarak görev yapan Molla Lütfi. vrk. sh. II. 225-231. c. 253-254.. En büyük iddi-a. c. Herkesin ortasında yaptığı kaba Ģakalardan dolayı.

Laubali ve kibirli olduğu da kesindir. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Kısaca. sh. sh. 920/1514'de Çaldıran zaferini kazandı ve Ģarkın kapılarını Osmanlı Devleti'ne açtı. Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lütfi Hakkında Bir Not. Molla Lütfi gibi bir âlimi idama mahkûm etmek ne kadar doğru değilse. 53. istikbalinin parlak olduğunu gösteren bir hayat çizgisi takip etmiĢti. Kemah. TaĢköprülüzâde. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi. : 134 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*'. nr. Molla Ahaveyn. 9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 ġevval 926/ 21 Eylül 1520'de vefat etmiĢtir: Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı AyĢe Hâtun'un oğlu olan Yavuz. Bu hadiseden 38 gün önce de. 5778. 6345. E. 296-298. Bayburt. Bâyezid'e gönderilen Ģikâyet mektuplarında. Hem devrinin âlimleri ve hem de asrımızdaki araĢtırmalar. ittihâd-ı Ġslâm'ın mühim mani'i olan Safevî Devleti'ni ve onun sinsî reisi ġah Ġsmail'i halletmek üzere maddî ve manevî hazırlıklara baĢladı. bizzat Hocası olan Sinan PaĢa'nın kardeĢi Ahmed PaĢa tarafından II. 1513'de Bursa YeniĢehir'de maslub edildi ve bağy= devlete isyan 71 Ocak. önceleri Yavuz'la anlaĢtığı ve kendisine Teke=Antalya. Zındıklar ve Mülhldler. Ġstanbul 1970. Ancak mücâdele sona ermemiĢti. Yavuz'a karĢı ġah Ġsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkıĢan ġehzade Ahmed. dürüst bir âlim olan ve Molla Ahaveyn diye bilinen Molla Muhyiddin bin Mehmed'in konuyla alakalı eserinde. en az Molla Lütfi'yi idam etmek kadar yanlıĢ bir harekettir. Osmanlı Türklerinde Ġlim. sh. Ģehzadeliğinden beri. o-nu bu cezaya mahkûm eden Efdal-zâde ve Molla Ahaveyn gibi âlimleri de akıl ve ilim düĢmanı olarak görmek de o kadar doğru değildir. Gürcülerle yaptığı muharebeler sonucunda halkın nazarında manevi destek kazanan Yavuz. meraklılara Ģiddetle tavsiye olunur). merkezin ikazlarına rağmen ġî'a ile olan mücadelesine devam etti ve bu mevzuda ihmalkâr davranan babası II. Ġran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi ġehzade Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan ġehzade Korkut ile anlaĢması icab ediyordu. Adnan. E. ġia'ya karĢı Anadolu'yu müdâfaa hareketine giriĢti. Süleymaniye Kütüphanesi. isnâd edilen zındıklık ve mülhidlik suçlamalarını çürütecek bilgileri ortaya koymuĢlardır. 859. vrk. yaptığı yolsuzluklarla daha evvel de darb ve hapis cezasına çarptırıldığı gündeme getirilmekte ve neticede "filozofların sözlerine itibar ederek hem dalalete gittiği ve hem de insanları dalalete götürdüğü" anlatılmaktadır. Erzincan ve Kiğı Osmanlı Devleti'ne 921/1515'de ilhak edildi. IX. TD. Bayezid'i tahttan indirerek yerine kendisi oturdu. Ġbn-i Kemal gibi allâmelerden bu fitnenin defi için fetva alan Yavuz. 33 (1982). ġakayık. Ġsmail. Mevcut manileri bertaraf eden Yavuz. Risale. Bunu. 20/a-25/a.133 i Sultân (I birinci | «eslinin iKoluulemâsının akla karĢı çıkması ve açık bir zulüm olarak değerlendirmek de.YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ Ġ 72. 8101. nr. Zira Molla Lütfi. suçunun had cezası olarak idam olundu. ahlâkî zaafları bulunan ve Fâtih'in Kütüphanesinde hâfız-ı kütüb iken yolsuzluklar yapan bir Ģahıs olarak tavsif edilmektedir. Hamîd = Ġsparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyan eden diğer ağabeyi Korkut da aynı akıbete uğramıĢtı. babasının ihmali ve aynı zamanda dedesi olan Alâüddevle'nin aczi karĢısında Ģahlanan ve o dönemde Trabzon Sancakbeyi olan Yavuz. Adıvar. 7 Safer 918/Nisan 1512'de Osmanlı padiĢahı olmuĢ ve 8 sene. 205-227 (Bu konuda doyurucu bilgi verilmektedir. Molla Lütfi'nin fazilet ve maharetleri kabul edilmekle beraber. sh. Anadolu'nun Safevî devletinin iĢgali tehlikesine karĢı. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? Karakterinin sertliğinden dolayı "Yavuz" ve Ģehzadeliğinden beri "Selim ġah" denen Sultân Selim. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki. Peygamberliği inkâr edici söz ve fiillerinden bahsedilmekte. E. Ġbrahim Efendi Böl. A. aynı yıl Çaldıran zaferinden dönerken üzerine gidilen . Molla Lütfi'nin sıra dıĢı ve ahlakî açıdan da zayıf birisi olduğu çoğu kaynaklarca kabul edilmektedir71. Erünsal. 10160/80.

böylece Ģarkta tam bir ittihâd-ı Ġslâm kahramanı oldu. doğu ve güneydoğu bölgeleri ġi'a tehlikesinden kurtulamamıĢtı. kadınlar. Kudüs. Safevilerden de Erbil. Son Abbasî halifesi III. Kâhta. Batıdaki Ġslâm düĢmanlarına da dersini vermek üzere 2 ġa'ban 926/1520'de sefere çıktı. büyük âlim Ġdris-i Bitlisi ve Bıyıklı Mehmed PaĢa üstlendi. Bütün bu gayretlere rağmen. Bu zafer. Gerger. Nablus. Aclûn. Besni. Ridâniye harbini zaferle kazanarak Osmanlı topraklarına ilhak eden Yavuz. Devin ġi'a klıyıklı •yılarMerkez teĢkilatındaki en önemli değiĢiklik. 2.AyĢe ÇOCUKLARI: I Korkut. baĢta 26 aĢiret olmak üzere. erkân-ı devleti ve ulemâsı ile Yavuz'a itaat ve teslimiyet mektubu gönderdiler. Birecik ve Anteb'in de yeniden ve sağlam bir Ģekilde fethine yol açtı. Memlüklülerin üzerine yürüdü ve 922/1516 yılında Mercidabık'da Kansu Gavri karĢısında büyük bir zafer kazandı. Yavu* I ru mudur? Osmanlı f kukunu tatbike Ham yani so1 lar. Osmanlı Devleti'ne. S 34. 923'de Kahire ve Mısır'ı. Yavuz Sultân Selim'in ġarkî Anadolu ile MaraĢ. ĠĢte bu iĢi. 922/1516'da Arap ve Acem Kazaskerliği unvanıyla Divan'a dâhil olmayan bir kazaskerliğin ihdas edilip Diyarbakır'ın bu kazaskerliğe merkez olması ve bu hizmete de meĢhur tarihçi Ġdris-i Bitlisî'nin getirilmesidir. m Merkez teĢ-MaraĢ. mühim Kürt ve Türkmen beylikleri. kazaskerliğe me-sidir. 1516 ve ta'kip eden yıllarda. Gazze ve kısaca Suriye ve Filistin'i de yol üzerinde feth eyledi. ġam ve Zülkadriye Eyâletini de ilâve etmiĢ oldu. Antakya. kerliği ünvamy. H "Yavuz S ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 135 fi Yanakları rSafevî ifara fi Yavuz.Zulkadiroğullarının Osmanlı Devleti'ne ilhakı ta'kip etti. ( bütün korr maneviyâtı ] diyen bir g öğrenmek Ģ Daha I Ģahlık I ne geçen ġî'alaĢtırt düğü ı öldüri lu'ya ( miyeti "lütJ» ter. Dâr-üs-Selâm ġam'a girildi ve birçok Arab ġeyhi kendi arzuları ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eyledi. Bunların samimi gayretleri sonucu. Karaman. Divriği. Böylece Haleb. Malatya . Mütevekkil Alellâh'dan Ayasofya'da yapılan bir dinî merasimle halifelik unvanını da kazanan Yavuz. Doğuda ittihâd-ı Ġslâmı tahakkuk ettiren Sultân Selim. Haleb ileri gelenleri. Malatya. Mekke ġerifi Ebul-Berekât'ın oğlu ġerif Ebu Nümey vasıtasıyla Mekke'nin anahtarlarını kendisine göndermesiyle de hâdim'ül-Haremeyn vasfını elde etmiĢti. Daha sonra ise. Safed. Netice olarak eyâlet sayısı dört olan Osmanlı Devleti'ni. 94J Ahmed U Uzur Tarih. Malatya ve havalisini fethetmesi üzerine. Suriye ve' ker de divan-ı i" ġah Efendi ge1 muamelâtı Anaç Yavuz döne-sek-zâde Ahmed I damları arasında Mü'eyyed-zâdeJ ZEVCELERĠ: 1 nesi.29i. Rûm ve Rumeli eyâletlerine ilâveten Osmanlı Devleti'ne Diyarbekir. 922/1516'da Kansu'nun yerine geçen Tomanbay'a bir nâme gönderen ve Mısır'a yürüyeceğini belirten Yavuz Sultân Selim. ancak 8 ġevval 926'da yakalandığı bir hastalıkla manevi Ģehid oldu. Böylece Anadolu. Gevher h 73. Son zamanlarına doğru te'sis edilen Cezayir Eyâleti de hesaba katılırsa. Mısır. ^l. istimâlet ile yani kendi arzu ve istekleri ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylediler. Haleb. ıKejftau. Kerkük ve Musul alınmıĢ ve Bağdat Eyâleti'nin temelleri atılmıĢtır. S 434. Bu durumu hisseden ve Memlüklülere Ġslâm birliğini bozdurmak istemeyen Yavuz. Aynı yıl (922). 8 sene gibi kısa bir zamanda iki katına çıkardı. Herhangi bir harb olmadan Doğu Anadolu'nun Osmanlı Devleti'ne iltihâkı ve ġah Ġsmail'in mağlûbiyeti Memlüklüleri ve Sultânları Kansu Gavri'yi rahatsız etmiĢti. Hama ve Humus kaleleri de Osmanlı Devleti'ne ilhak olundu ve eyâlet haline getirildikten sonra Haleb Beylerbeyliğine Karaca Ahmed PaĢa getirildi. bu dönemde beĢ eyâlet daha ilave edilmiĢ oldu. sh. Darende. Böylece Doğu Anadolu top yekûn Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kaldı. Suriye ve Mısır da Osmanlı Devleti'ne tamamen .

Ġslâm Hukukunda ise.AyĢe Hâtûn. Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüĢtür. c. sh. ġah Ġsmail'in halifelerinden olan Rumiyeli Nur Ali Halife baĢkanlığındaki Erdebil sofu ve müritleri. Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem Ģeyhliği ve hem de Ģahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen ġah Ġsmail. nr. Peygamber. Hatice. sh. 423-434.-. Tevârlh-i Âl-i Osman. Harput ve Diyarbekir'i yakmıĢ ve yıkmıĢtır. Ancak tarihî olayları doğru olarak öğrenmek Ģarttır. ġehzade Korkut. Burdur . c.'. Bu arada Antalyalı Hasan Halife ve oğlu ġahkulu veya Osmanlı tarihçilerinin ifadesiyle ġeytan Kulu (ġahkulu Baba Tekeli veya Karabıyıkoğlu da denmektedir) eliyle Anadolu'daki Alevileri Osmanlı Devleti aleyhinde teĢkilâtlandırmaya baĢlamıĢtır. Tevârîh-i Âl-I Osman. Osmanlı Devletl'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. Hafsa. nr. Ġstanos. Ahmed Uğur neĢri. Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi ve Kara Muhyiddin Efendi zikredilebilir. savaĢ halinde dahi. 2629. bu üçüncü kazasker de divan-ı hümâyûn hey'etine dâhil edilmiĢ ve bu hizmete Fenarî-zâde Mehmed ġah Efendi getirilmiĢtir. "Selim I". 29-34. 1049 vd. 2. halifeleri vasıtasıyla Anadolu'yu tam bir anarĢiye sürüklemekte maalesef muvaffak olmuĢtur. sh. sh. X. sh. ġehzade Orhan. ilim a-damları arasında ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi. 232/a-293/a. 37-44. . PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Belgelerle Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. vrk. ZEVCELERĠ: 1. Âli. Fatma ve Devlet-ġahî Sultân72. ÇOCUKLARI: Kanunî Sultân Süleyman Hân. Solakzâde. sh. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. c. Karal. torunları olan ġah Ġsmail tarafından ortadan kaldırılmıĢtır. Elmalı. sh. Maalesef ġehzade Ahmed üzerlerine ordu göndermiĢse de muvaffak olamamıĢtır. VI. Kanunî. sh. 244-306. Uluçay. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir. 2362. kâfirlerle yapılan savaĢlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. ġehzade Musa. Öztuna. sayı 21-22(1942). kırmızı çuhadan taçlar giydiklerinden dolayı onun taraftarı olan herkese Sürhser yani KızılbaĢ denmiĢtir. c. ġeyhülislâm Kemal PaĢa-zâde. Gevher Hân.•. c. 204 vd. baĢ kâdî ile birlikte çok sayıda insanı katletmiĢtir. Altundağ. Hatice.. I. . Yılmaz.115/b-119/a.AyĢe Hafsa Hâtûn.. 2162. Yerine geçen ġah Ġsmail ise. Bu arada Erdebil Sofuları da Anadolu'da anarĢi çıkarmaya baĢlamıĢlardır. ġöyle ki. sh. 44-47. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). . 189-211. Kantemir.. 136 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Rll ĠNMFYFt. vrk. Fatma ve Hafsa Sultânların annesi. ġah Ġsmail'in taraftarları olan askerler. "Yavuz Sultân Selim'in oğlu ġehzade Süleyman'a Manisa Sancağını Ġdare Etmesi Ġçin Gönderdiği Siyâsetnâme". 1-86. Es'ad Efendi. 1507 yılında üzerine yürüdüğü Alâüddevle Bey'in mağlubiyeti üzerine Elbistan. 295. Defter. Anonim Tarih. sh. bununla da yetinmeyerek Antalya'yı basmıĢ. Daha önce de açıkladığımız gibi. Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince. Harem'den Mektuplar. 3079. sh. 7351. 229. II. c. E. Bundan sonra sırasıyla Kızılcakaya. 149-154. Bu doğru mudur? Osmanlı PadiĢahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de Ġslâm Hukukunu tatbik etmiĢlerdir. Mü'ey yed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz'un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karĢı yapmıĢ olması mümkün değildir. Belleten. Nitekim temkinli davranmayan 72 Lütfi PaĢa. Her-sek-zâde Ahmed PaĢa. X. Antalya'dan Manisa'ya dönen ġehzade Korkut'un hazinesini vuran ġahkulu. . Yerine geçen oğlu ġeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiĢ ve Anadolu'yu ġî'alaĢtırmak metodunu kullanarak Ģahlığını pekiĢtirmek istemiĢtir. Süleymaniye kütp. Devletler ve Hanedanlar. . Enver Ziya. 9-13. Akkoyunlu Devleti. hem Anadolu'yu ġî'alaĢtırmayı ve hem de böylece Anadolu'yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiĢtir. Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile ġah Sultân'ın annesi. Tokat'a saldırmıĢlar ve yüzlerce insanı kılıçtan geçirmiĢlerdir.ilhak edilince. Zira Hz.. 350-431. kadınlar. Yavuz dönemindeki devlet adamları arasında Sadrazam Koca Mustafa PaĢa. ġinasi. Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu'ya göndererek. çocuklar. Osmanlı Tarihi. ĠA. Pîrî Mehmed PaĢa ve niĢancı Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi. din adamları ve yaĢlılar gibi yedi grup insanı katletmenin caiz olmadığını bütün komutanlarına talimat olarak vermiĢtir. Süleymaniye kütp. Daha sonra Pîrî PaĢa zamanında bu makam kaldırılmıĢ ve muamelâtı Anadolu Kazaskerliği'ne devredilmiĢtir. II. Beyhan. ¦-. Erdebil ġeyhlerinden ġeyh Cüneyd Ģeyhliğine Ģahlık katmak istemiĢ ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında kati edilmiĢtir. sh. 73. nr. Es'ad Efendi. 97-99. II. Künh'ül-Ahbâr.

Olayı inceleyen UzunçarĢılı. I iyi devleti IAıNLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 137 da tedbirler almıĢtır. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre yaklaĢık 40. Ancak bu isyancı grupların bastırılmaması halinde. Sizin inayetleriniz olmazsa. Yivi bul Blllı dinini tecdidi met e siyâset ı sadrazamı ı müceddidlerfj Hicri t) lın baĢındı d Ahmed l Melik^J Devle»1*! baĢındık! I Osun yari Allah k birincisi. Anadolu'yu kasıp kavuran ve KızılbaĢ adı altında her yerde Osmanlı Devleti'ne karĢı kıyam eden bu insanların teftiĢ ve tahkik olunarak. siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Allah. Amasya'da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehĢet saçmaya baĢlamıĢlardır. Ġslâm âlimleri. Osmanlı Devleti. Yavuz'un baĢka çaresi yoktu demektedir. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. V. III. Hem ġiiler ve hem de Sünnîler için. Ġbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra. ve zt 74. ġu cümleler bunlardan sadece biridir: "Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Bunların Müslümanları nasıl kırıp geçirdiklerini. ġunu da belirtmeliyiz ki. . Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur? Bilindiği gibi. Yüzyılın baĢında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gazi. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. ġah Ġsmail'in üzerine gitmeden evvel. Ġslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri Ģöyle sıralamaktadırlar: Hicrî tarih esas alınmak üzere. Ġslama hizmet edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar.000 kiĢidir ve bunlardan ne kadarının öldürüldüğü de kesin belli değildir. Yüzyılın baĢındaki müceddid ise Yavuz Sultân Selimdir. VIII. Ancak dinî inançlar kullanılarak devletin arkadan vurulması tehlikesi karĢısında t. VI. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıĢtır. uslanmayanlarının kati edilmelerini ve uslanması muhtemel olanlarının ise haps edilmelerini emr etmiĢtir. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi PaĢa'nın naklettiğine göre. IV. herkesi zorla Sünnî yapmak için zorla-mamıĢtır. Bu yaraya parmak basmak için. meseleyi müzâkere etmek gayesiyle bir Divan toplantısı yapmıĢ ve baĢta Ġbn-i Kemal olmak üzere büyük âlimlerin de katıldığı bu toplantıda KızılbaĢlarla ilgili neler yapılmasını kararlaĢtırmıĢtır. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Çubukova'da 1511 yılında ġahkulu'nun bir okla öldürülmesinden sonra da ġiî'lerin Anadolu'daki tahribatları devam etmiĢtir. komĢudur ve hatta karıĢıktır. yüzyılın baĢında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin MelikĢah.ve Keçiborlu kasabalarını yakıp yıkan ġahkulu Kütahya'ya kadar gelmiĢtir. Anadolu beylerbeyisi Karagöz Ahmed PaĢa da öldürülenler arasındadır. polis74. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Mu'tasım. Hz. Peygamber. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Kadir billah Ahmed bin Emir Ġshak. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. "ġüphesiz ki. KızılbaĢların ne kadar insan öldürdüğüne dair binleri bulan rakamlar verdikten sonra. her yüz yılın baĢında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir" buyurmaktadır. Yüzyılın baĢında Çelebi Mehmed ve IX. Yüzyılın baĢında Ömer bin Abdülaziz. Yüzyılın baĢında Ġlhanlı Sultânı Gazan Hân. Diyarbekir ve çevresindeki Kürt beylerinin mektuplarından da anlıyoruz. ġah Ġsmail'in üzerine gitmenin tamamen yararsız olduğu da gün gibi ortadadır. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız" ĠĢte 918/1512 yılında Anadolu'yu ġi'a tehlikesinden kurtarmak üzere PadiĢah o-lan Yavuz. Nice yıllar bu mülhidler. yukarıdan beri vesikalar ıĢığında anlattığımız olayları biliyordu ve Anadolu'daki ġii Türkmenlerin binlerce insanı katlettiklerinin de farkındaydı. idarecilerinin yaptıkları hata ve zulümleri tamim etmek çok yanlıĢtır73. VII. II.

c. Hoca Sa'deddin Efendi. Mısır'ın Yavuz tarafından fethedileceğini. Ġslâm tarihinde ittihâd-ı Ġslama önem veren nadir devlet adamlarından biridir. Yavuz'un Hz. Bu mühim zaferin kazanılmasında tamamen Sünnî olan ve gazada Yavuz Selim'in yanında yer alan Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiret beylerinin de büyük rolü vardı. ġî'a'nın tasallutu altında olurlardı. 5812. Ġran'da kısa bir zamanda Safevî Devletini kurmuĢ ve Doğuda hem Osmanlı Devleti için ve hem de âlem-i Ġslâm'ın birlik ve beraberliği için. bu bölgenin kendi baĢına kalması. ġah Ġsmail. Bedâyi'. Zira bunlar da hem Müslüman ve hem de ehl-i sünnet vel-cemaat idiler. Fakat. onun müslümanlara yaptığı iki hizmettir: Birincisi. Nihayet Yavuz Sultân Selim PadiĢah olunca. c. hem mahallî halkın güvenliği açısından tehlikeli ve hem de Osmanlı Devleti'nin de Müslüman bir ülke olması. c. Bununla beraber. Ali'ye ait bir kasidede "Mutlaka Âı-î Osman'dan Selim isimli birisi. sh. bir türlü durdurulamıyordu. 5321. Ġstanbul'u fethederek Hz. Tarihçi Âli ve Lütfü PaĢa. dağıdâr eyler beni. II. 5035. ġah Ġsmail'in Anadolu üzerindeki siyasî ve dinî emellerine son verildi. Allah'ın yardımıyla 1514 tarihinde kazanılan Çaldıran Zaferi ile. ġiilerin tahrikiyle çıkarılan ġah Kulı isyanını da önleyememiĢti. ciddi bir ehl-i sünnet bendini teĢkil etmesidir. Bazı mana adamları. ġah Ġsmail'in hem mürĢidlik ve hem de ġahlık unvanları ile tahrik ettiği Anadolu'daki isyanları bastırarak Anadolu birliğini ve Memlüklüleri ortadan kaldırarak Ġslâm birliğini temin etmesidir. Anadolu'nun ve hatta Musul ve Kerkük civarının da Osmanlı Devleti'ne katılması gerekiyordu. Es'ad Efendi.. "Ġhtilâf u tefrika endiĢesi. 2162. 6636. 75. bu iki yönlü tehlikeyi henüz Trabzon Sancakbeyi iken fark etmiĢ ve babasını Ġstanbul'da ikaz dahi eylemiĢti. Yavuz'a müceddidlik vasfını kazandıran. hem Ġslâm birliğini bozan ve hem de Doğudaki Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiretlerini rahatsız eden Safevî tehlikesini bertaraf etmeye azmetti. Bu iĢ nasıl yapılmalıydı? Kılıçla ve savaĢ yoluyla bu mümkün değildi. Bâyezid. hem siyasî ve hem de dinî açıdan tehlike arz eder hale gelmiĢtir. Ġttihâd etmezse millet. Yavuz'un müceddid olduğunu I 73 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. . 233/a vd. ġehzade Selim. Ali tarafından müj-delendiğini dahi ifade etmektedirler. tedbir alamamanın yanında. Ġttihâdken savlet-i a'dâyı defa çaremiz. bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Kürtler. 253-270. ġah Ġsmail üzerine giderken de. Ģuurlu âlim Ġbn-i Kemal'in de yerinde ikazlarıyla.. Rum. 3062. Acem ve Arab memleketlerine hâkim olacaktır" ifadesinin geçtiği nakl olunmaktadır. KûĢe-i kabrimde dahi bî-karar eyler beni. Hatta Ġbn-i Kemal dahi. II. Hz. Anadolu'yu ġiîleĢtirme hedefini güden ve her geçen gün bu hedefine daha da yaklaĢan ġah Ġsmail. UzunçarĢılı. XV. Çaldıran zaferi bu fitneyi önlemiĢtir. yüzyıla kadar uzanır. 6522. Ġslâm'ın kahramanca müdafaasını yapan böyle bir devlete itaat etmenin siyasî ve hukukî açıdan bir farklılık meydana getirmeyeceği ve hem de Ġslâm birliğinin teĢekkülü gibi gayelerle münferiden hareket edilemeyeceği ortadadır. Tâc'üt-Tevârîh. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan Fâtih'tir.. 452/a-b. Osmanlı padiĢahlarından iki kiĢinin mü'eyyed min indillah yani Allah katından teyid edilmiĢ PadiĢahlar olduklarını ifade etmektedirler. nr. II. Memlüklüler üzerine giderken de. Ġbn-i Kemal ve Zenbilli Ali Efendi gibi büyük Ġslâm hukukçularından fetva alarak hareket etmiĢtir. Bilindiği gibi. vrk. Osmanlı Tarihi. Ġkincisi. Künh'ül-Ahbâr. Ġkincisi ise." Ģuuruyla hareket eden Yavuz. II. bazı âyetlere dayanarak çıkarmıĢtır ve bu konuda hususi bir Risalesi vardır. 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır. nr. 359 vd. 138 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN* yaptığı hizmetleri ve ilgili hadisi zikrederek kaydetmektedir74. Yavuz Sultân Selim'dir. Âli. Bunlardan birincisi. Solakzâde. Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur? Bu iddianın tam tersi doğrudur. sh. 225231.. 245 vd. babaları Bâyezid-i Veli'nin yaratılıĢındaki tevazudan yararlanarak Anadolu'yu hâkimiyeti altına almak isteyen ġah Ġsmail liderliğindeki ġi'a seline karĢı. vrk.Osmanlı tarihçileri. Yani Yavuz olmasaydı. Koca Müverrih.

t Bu azmim hayat din: s. Osmanlı Devleti. kaybetmemiĢlerdi. II. Mesela. Feyz'ül-Kadîr ġarh'ul-Câmi'-is-Sağîr. Mısır 1938. Doğu ı parçalamak müessir olması çokj Çaldıran Zaf< nadolu'nun fethe Güneydoğu bölgel hemmiyetli bir ġerefüddin Bey. 2162. . Zira topraklarının dahilinde bulunan her yer dâr'ül-Ġslâm sayılıyor ve bütün Müslüman ahali de bu ülkenin aslî vatandaĢı kabul ediliyordu. bazı I Osmanlı ahalisi. sh. Osmanlı Devleti sahip olduğu topraklar üzerinde. 259/a-260/a. Künh'ül-Ahbâr. Süleymaniye kütp.ĠĢte bu hakikati idrâk eden Kürt ve Türkmen Beyleri. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. Kur'ân. Rengi ve Ģekli farklı olsa da. arata Müslüman Türklerle I Ģında. farklı bir sistemle karĢılaĢmıyordu. V. Osmanlı topraklarında yaĢayan insanların arasında düĢünülebilecek en önemli farklılıklar. Ġslâmiyetin getirdiği hükümlerdi. sh. istimâlet ile yani kendi meyil ve arzuları ile. aralarında dlnt. 25. belki kazanmıĢlardı. Tevârîh-i Âl-i Osman. II. Doğudaki Kürt ve Türkmen AĢiretleri. Mesela.ı ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 139 % ilhakı ¦erinde saĢi-»yla ii ve «re I Bilal'ın dan kaybetmemiĢlerdi. Osmanlı Devleti'nin değiĢmeyen siyâsetinin kaynağı ve dayandığı hukukî temeli. I Ġmâdiye Hâkimi! Osmanlı Devletl'n sarası için ı lerle hezimete uj)ı altına almaları i dım talep etmek 1 etmek gayesiyle j "Can u gonuMmJ baĢların r Ġslâm Sultânı'» gösterdik ve ti Bu muhlis v komĢudur ve lı Sadece tslâm S kurtarmayı r bunlara karĢı ( Allah'ı bir bilip D uymamız mûmW*ı| Bu mel Bltlisî'nin ı Diyarbı olan I reislerine! "Altıyı yarlanan Ġl ma'rlfetlnı kuvveti. Osmanlı Devleti'ne iltihak etmekle bir Ģey 74 Lütfi PaĢa. 7-16. Büyük âlim Ġdris-i Bitlisi tarafından PadiĢah'a yapılan telkinler neticesinde. icmâ' ve kıyas yoluyla vaz' edilen hukukî hükümler yanında. 350-431. 281-282. Daha önce de ıım t ırka ve maddî sömürû|je bulunan her yer <rfr8&|s. Zaten Osmanlıyı Avrupa'dan ayıran en önemli hususiyet de buydu. sh. bütün Müslüman Osmanlı ahalisi. Münâvî. Ġslâm hukukunun müsaade ettiği ölçüde her mahallin örf ve âdetlerine de hürmet gösteriyordu. c. nr. tandaĢı kabul edillyortğ buydu. c. sh. Osmanlı Devleti'ne itaat etmenin zaruretini anlamıĢlardır. 232/b-233/a. vrk. Solakzâde. aralarında ihtilafa vesile olacak ciddî bir Ģey mevcut değildi. oldukları için. Osmanlı ı farklılıklar. Es'ad Efendi. Müslüman Türklerle Kürtler arasında mevcut olan bazı ufak ve önemsiz farklılıklar dıĢında. dâhilde ve hâriçte. Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan bir Müslüman beylik. 263/a-b. Daha önce de izah ettiğimiz gibi. içmede ve hatta giymede dahi aynı dinin esaslarına tabi' oldukları için. ĠĢte Osmanlıya bağlılığın sırrı burada yatıyordu. Akgündüz. 40-53. Âl!. ırka ve maddî sömürüye dayanan bir ayırıma gitmiyordu. 234/a (Müceddidlik meselesi burada ĠĢlenmektedir). sünnet. sh. Doğu ve Güneydoğu bölgesinin tamamı. Muhammed Abdürraûf.'Ġ| sebeple de. Bu sebeple. bazı örf âdetlere münhasırdı. bir iki ay içinde Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢti. c. yemede. Matbu nüsha.

bu hâdiseden önce ġiflerin Diyarbekir'i muhasara altına almaları üzerine. dinî. ahlakî. Kızıl-baĢların neĢrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve ġafii mezhebini icra eyledik. kendisine Doğu A-nadolu'nun fethedilmesini tavsiye eden meĢhur âlim ve tarihçi Ġdris-i Bitlisî'ye. Yani bugünün vilâyetleri ve hatta devletleri. biz onların kuvveti. Ġttifakta kuvvet var. Zira Kürtler. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. hükümete itaatte selâmet var. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin Osmanlı Devleti'ne ilhakı için vazife veriyordu. "Can ü gönülden Ġslâm Sultânı'na bî'at eyledik. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız. Hizan Meliki Emir Davud. Ġdris-i Bitlisî vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kısa bir zaman i-çinde ve hem de yerli beğierin istek ve arzularıyla Osmanlı Devleti'ne ilhak edildiğinin haberini alan Yavuz Sultân Selim. Yavuz Sultân Selim'e tarihçe müsellem olan tarihî arîzayı. Bu azmimizle baĢka milletlere ibret dersi vereceğiz. kendi arzu ve istekleriyle ve hem de birer mektup ile Osmanlı Devleti'ne bağlanmaktadır. Böylesine e-hemmiyetli bir zamanda Ġslâm birliğinin zaruretine inanan baĢta Bitlis Hâkimi ġerefüddin Bey. Dik baĢlılık etmeyeceğiz ve kendi baĢına hareket yapmayacağız. Doğu Anadolu'nun siyasî. bu faaliyetlerinin neticesinde kısa zamanda Doğu ve Güneydoğudaki Kürt ve Türkmen Beylerinin Osmanlı Devleti'ne itaatlerini temin eylemiĢtir. .. ittihâdda hayat var. Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını padiĢaha iletmiĢlerdi. Cihada gayret gösterdik ve Ġslâm PadiĢahı'nın yollarını bekledik. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir." 140 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMM Diyarbekir'in Safevî Devleti'nden alınmasından sonra Kürt Beyleri arasındaki gayretlerini sürdüren büyük âlim Ġdris-i Bitlisî. Devlete bağlanan beyler arasında ihtilaf ve ihtilal vuku bulmaması için gereken tedbirlerin alınmasını ve in'âm ve ihsanların da ona göre yapılmasını ister. Ġyi evlâd böyle olur.aralarında dinî. bu büyük âlimi taltif etmek üzere kendisine bir ferman gönderir. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Halil. XX. kültürel ve coğrafî çok büyük azamî müĢterekler vardı. komĢudur ve hatta karıĢıktır. gönderilen tuğralı beyaz kâğıtlar kullanılarak onlara berâtlarının yazılmasını emreder. kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. Yavuz Sultân Selim. Ġlhâdları zahir olan KızılbaĢlar'dan teberri eyledik. ġah Ġsmail'in Diyarbekir'i muhasara altına alan ordularını tarumar eylemiĢtir. Bu mektûb üzerine Konya Beylerbeyisi Hüsrev PaĢa kumandasında ve Ġdris-i Bitlisî'nin manevî yardımlarıyla toplanan on bin kiĢilik gönüllüler ordusu. bölge halkı arasında müessir olması çok zordu.. Nice yıllar bu mülhidler. Sonra da manevi takdirleri yanında ona gönderdiği bazı maddî hediyeleri zikreder. hep beraber bir iyi insan oluruz. Çaldıran Zaferini takip eden 1516 yılında. Elhâsıl. ġah Ġsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu on bin kiĢilik Ġdris-i Bitlisî kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı beyler. Mektubunun baĢında Diyarbekir Vilâyeti'nin sulh ile ve istimâlet yolu ile fethine vesile olduğu için Ġdris-i Bitlisî'ye teĢekkür eder. Ġmâdiye Hâkimi Sultân Hüseyin olmak üzere 25-30 tane Kürt beyi (ümerây-ı ekrâd). Ġttihadın sağlam ipine ve muhabbet Ģeridine sarılmak zaruridir. yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermiĢlerdir. kültürel ve idarî bütünlüğünü bozmak ve parçalamak maksadıyla içerde ve dıĢarıda yapılan faaliyetlerin. Sadece Allah'ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz. ayrı ayrı kabile ve aĢiret tarzında yaĢamaktadırlar. Diyarbekir Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed PaĢa'ya beyaz hükm -i Ģerifler gönderdiğini ve Osmanlı Devleti'ne bundan sonra da tâbi olacak olan bey olursa. Ona bedel. Osmanlı Devleti'ne kendi arzularıyla tâbi olan beylerin ve bunlara bağlı olan sancakların mikdarlarını ve tahrîrî bilgileri hazırlamasını emreder. Bu sebeple de. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Ġslâm Sultânı'nın namı ile Ģeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda baĢladık. uhuvvette saadet var. Türkler bizim aklımız. asrın Ġdris-i Bitlisî'si olan Bediuzzaman 1910'larda Osmanlı Devleti'ne karĢı isyan etmek isteyen Kürt aĢiret reislerine hitaben diyor: "Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karĢı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim Ģanlı Türk pederlerimize. Sünnetullah bizde böyle câri olmuĢdur". Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. onların akıl ve ma'rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. Sizin inayetleriniz olmazsa. Hısn-ı Keyfâ Emiri Eyyubîlerden II.

II. sh. Benî Atâ aĢiretleri. Bediüzzaman Said Nursi. 11634/26. 2) Kürt ve Türkmen aĢiretleri gibi. Palu. vrk. Ġslâmı tatbik ve adaleti te'sis için sizin hâkimiyetinizi zaruri görüyoruz75". 249/a-251/a. sh. bin bir türlü yağcılıklar yapıp sulh istediğini. mütudtl edilme. 2362. bugünün Amerika'sı gibi. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. idare tarzı açısından. çeĢitli özelliklerine göre farklı idare tarzlarına tabi tutuyordu. Bu gayretlerin neticesinde. 112/a-113/a. Siirt. mutlak bir merkeziyetçilikten tamamıyla uzak bir anlayıĢa sahipti ve idaresi altına aldığı bölge ve cemiyetleri. Bitlis. 452/a-b. Anonim Tarih. mallarımız.. canlarımız. Mardin ve Harput da dahil olmak üzere bütün Doğu Anadolu'da gayet geniĢ bir eyâlet meydana getirmiĢti. Nutuk (Osm. Safed ve Gazze Ģeyhleri ile Haleb ileri gelenlerinin bulunduğu seçkin bir temsilciler heyetinin Yavuz'a takdim ettikleri ve aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Ģu itâ'at mektubu çok manidardır: "Bizler. UzunçarĢılı. I genellikle i darılara ti rineo 75 Koca Müverrih. ġark diye adlandırabileceğimiz ve bugün Doğu Anadolu. 8 memlekr sancaklar âl Ey. sancak ve eyâletler teĢkil ediyordu. vrk." nâsındı i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 141 Ijınm 76. Künh'ül-Ahbâr. klasik Osmanlı Sancakları Ģeklindeydi. Solakzâde. sh. 76. Aralarında Ġbn-i HarkuĢ. üç ana guruba ayırmak mümkündü. Kodaman. Ġmadiye Hâkimi Sultân Hüseyin. Bedâyi'. Urmiye. Âli. Es'ad Efendi. Osmanlı Devlet teĢkilâtını bilmemekten ve konu ile ilgili bazı belgeleri yanlıĢ yorumlamaktan kaynaklanmaktadır. II. Sultân II. Ġbn-i Said. Bu iltihâklardan bazılarını beraber görelim: 1) Kürt ve Türkmen beylerinden istimâlet ile kendi meyil ve arzuları ile itaat eden 25'den fazla aĢiretten ve reislerinden bazıları Ģunlardır: Bitlis Hâkimi Emir ġerefüddin.Mektubun sonuna doğru. I denmekte*. Ayrıca ġuran. Garzan. yanlıĢ yon sının teır nün Ait ve idaresi a na tabi t ler söz I Diyarbekir Ij bütün Dojıijj devrinde J Doj guruba! Biri diğer t merkezden t tımar sis aĢiret \ Amid. Güneydoğu Anadolu. iyâlimiz ve dinimizin emniyeti için size itaati arzuluyoruz. Kanunî Süleyman devrinde yeni bir düzenleme yapılarak Van'da ayrı bir eyâlet daha teĢkil olundu. Malatya. c. Ankara 1987. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Yani Osmanlı Devleti'nin diğer bölgelerinde tatbik edilen idare usulü burada da cari idi. Sancakbeyleri doğrudan merkezden tayin olunurlardı . Yani eyalet ve sancakların Ġstanbul'a olan bağlarında ayrı ayrı statüler söz konusuydu. Sason. Bayram. Çaldıran Zaf eri'nden sonra Doğu Anadolu'da Diyarbekir merkez kabul edilerek Musul. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. Cizre. Süleymaniye Kütp. Mardin ve benzeri yerlerdeki aĢiretler de arka arkaya Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir.). 20. sh. vrk. I Van Eyı teĢkil i Ġkindi beylere t edilmiĢtir. Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu? Bu iddia. Çermik. c.. nr. 273 vd. Anadolu'yu ĢnieĢtirmek isteyen ġah Ġsmail'in kendisine elçiler gönderdiğini. ve bu I Bu iddia. Bunları kısaca özetlemekte yarar görüyoruz. Birinci gurup. ancak onun sözlerine ve ıslah olduğuna inanılmaması icab ettiğini belirterek gerekli tedbirlerin ihmal edilmemesini emretmektedir. Benî Sâyim. nr. Cezire Hâkimi ġah Ali Bey. Benî Ġbrahim. 2162. Urfa.. Osmanlı Tarihi. Doğu Anadolu'daki sancakları. 1019. Pertek Hâkimi Kasım Bey. nr. Ancak Osmanlı Devleti. ĠĢte Osmanlı Devleti. 378-383. E. Sincar. Esad Efendi. Yavuz. Hizan Meliki Emir Davud. yıllar sürecek harplerle elde edilemeyecek zaferlere u-laĢıldı. Hısn-ı Keyfâ Emîri Melik Halid. Eğil. güneyde yer alan Arap aĢiretleri de yine kendi iradeleriyle Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. Türkmen ve Kürt aĢiretleri Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylemiĢtir. Harput. Bilindiği gibi. Atak. Osmanlı Devleti'nin idarî yapısının temelini kaza. her iki eyâlette de. Musul ve Kerkük'den itibaren Kuzey Irak ve Haleb'i de içine alan Kuzey Suriye bölgelerinde yaĢayan çok sayıda Arap. Meyyafarakin. Besni. ÇemiĢgezek Hâkimi Melik Halil.

Ömer olmuĢ ve daha sonraki devlet reisleri bu unvanı "mü'minlerin emiri" manasında halifenin eĢ anlamlısı olarak kullanmıĢlardır. Sebebi bu bölgede daha önce müstakil veya Ġran'a bağlı beylerin fetih esnasında Osmanlı Devleti'ne sadakat göstermeleri ve en önemlisi de. Bu sancaklar tımar sistemine dahildi. fetih esnasında gösterdikleri hizmetlerden dolayı tamamen yerli beylere terkedilmiĢtir. Bitlis. Pey-gamber'e halef olduğu için kendisine halife denmiĢtir. Çermik. umumiyetle aĢiret yapısı kuvvetli olmayan yerlerde teĢkil edilmiĢtir. 30 vd. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Ġstanbul 1996. Osmanlı Devleti ile aralarında herhangi bir farkın bulunmamasıdır. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır? Ġslâm hukukunda icranın baĢı olan Ģahıs için üç unvan zikredilmektedir. Akçakale. Mihrani. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yollan. daha ziyade Doğu Anadolu'da uygulana gelmiĢtir. onu temsil etmek demektir. Kulp. Ergani ve ÇemiĢkezek sancakları ile Van Eyaleti'ndeki ErciĢ ve Adilcevaz sancakları. Hakkari ve Mahmûdi sancakları bu mahiyette Osmanlı Sancaklarıdır. 197-213. sh. Ġmtiyazlı sancaklar da diyebileceğimiz bu sancaklardan Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı 13 ve Van Eyaletine bağlı olarak da 9 adet mevcut idi. 77. Van Eyaletinde ise. yerlerine oğullan veya diğer yakınlarından biri geçmektedir. sadece icranın baĢı olan beyin tayini ile arazinin statüsünün tesbitinde müstakil yetkilerle donatılmıĢlardır. Hatta Kürdistan Eyâleti sancakları da denmektedir. Diyarbekir veya Van Eyâletinin içine serpiĢtirilmiĢlerdir. Diyarbekir ve Van eyaletlerindeki bu tür sancaklar. Harput. Eğil. Osmanlı Kanunnâmeleri. SanI •ı vd: Akgündüz. Arazîsinde tımar nizâmı cari değildir. Fetih esnasında bazı beylere hizmet ve itaatleri karĢılığında. Halifeye "imam" veya "imam'ül-müslimin" denmesi de bundan kaynaklanmaktadır. Diyarbekir eyâletinde Hazzo. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Zaho. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse. Diyarbekir Eyâleti'nde merkez Amid. aslında bir kimseye halef olmak. Hilâfet. Cizre. Osmanlı PadiĢahları. Seferde Beylerbeyi'nin hizmetine girmekle mükelleftirler ve bu memleketlere merkezden kadı tayin edilir. Siirt ve Atak Diyarbekir'e bağlı bu tür sancaklardandırlar. . devamlı olarak sancak ve has Ģeklinde tevcih edilmiĢtir. Ġmamet. Emir'ül-mü'minin unvanını ise ilk kullanan Hz. Palu ve Genç sancakları. Hayat boyu sancakbeyi olan bu idareciler vefat ettiğinde. emîr'ül-mü'minin ve imam. Yani kısaca Müslümanların devlet reisliği demektir. Kısaca özetlediğimiz bu sistem. Hizan. sh. Hükümet adı verilen sancaklardır. Müslümanların lideri olan Ģahıs da Ģerl hükümlerin icrasında Hz. Yani bunlar. BaĢlangıçta hizmet ve sadakat karĢılığı verilen bu sancakların durumu. Bunlardan ikisini zikredelim: "Hz. 142 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU{ cakbeylerinin tayinine merkezî idare asla karıĢmaz ve ellerine verilen ahidnâmeler gereğince. Bunlar klasik Osmanlı sancaklarından farklıdırlar. Arazîleri tımar nizâmına tabidir. bunlar azl ve nasb edilemezler. Peygamberin halefi olarak dinî ve dünyevî meselelerde bütün Müslümanları temsil etmek". Sincar. Bunların idaresi. Yurtluk ve Ocaklık tarzındaki sancaklardır. daha sonra ailelerin tasarrufuna bırakılmıĢ ve Tanzîmât dönemine yani 1840'lara kadar bu hal aynen devam etmiĢtir76. hariçte yani askeri ve siyasi alanda bölgedeki Osmanlı beylerbeyine tabidirler. Müküs ve Bargiri de Van'a bağlı bu tür sancaklardandırlar. Halife. Zaten toprak itibariyle de. eski mahallî beyler ve hanedanlara terk edilmiĢtir. "Müslümanlar üzerinde umumî tasarruf hakkına sahip olmak yetkisi". Üçüncü gurup ise. bu tür sancakların baĢlıca örneklerini teĢkil ederdi. Devlete ihanet ettikleri takdirde değiĢtirilebilmektedirler.ve herhangi bir imtiyaza sahip değillerdi. Hasankeyf. c. Bu unvanı taĢıyan âmme müessesesi yani hilâfet ise. Tercil. bağımsız birer devlet tarzında değil. Hilâfete imamet de denir ve namazdaki imamlık görevinden ayırmak için buna "imâmet-i kübrâ" adı verilir. Dahilde tamamen müstakil olan bu bölgeler. aslında öne geçmek ve lider olmak demektir. Pertek. Ġkinci gurup. hem itikadî açıdan ve hem de amelî açıdan. Bunlara Ekrâd Sancakları da denir. Zira sancakların idaresi genellikle bölgeye eskiden beri hâkim ola-gelen nüfuzlu.

). Zamanımızda KureyĢilik Ģartı da ortadan kalkmıĢtır". Bedâyi'. \: PadiĢah! yetkileri I nasında Ġl Osı Müslimiı o da hilâfet" bütün CsımiII Haleb'in h Semend. Esad Efendi. Ģeklî hilâfet (hilâfet-i sûriye)'dir ki. buna hilâfet-i nübüvvet de demektedir. Halife Ömer bin Abdülaziz bir tarafa bırakılırsa. Nutuk (Osm. c. çoğunluğun bu Ģartı kabul etmesi uygulamada zorluk çıkarmıĢtır. Peygamber'in izinden yürüyecek ve onu temsil edecek makam demek olan hilâfet makamı. 11634/26. 747/1346). Emevi ve Abbasî halifeleri hep ikinci grupta kalmıĢlar. Bediüzzaman Said Nursi. en az on defa halife ve hilafet unvanları kullanılmıĢtır. Yavuz Sultân Selim. 112/a-113/a. 213 vd. Ayrıca. Kodaman. Hasan'ın altı aydan ibaret bulunan hilâf et süresiyle sona ermektedir. cebir ve istilâ suretiyle elde edilen imamettir. sh. Bunda saltanat ve hükümdarlık manası ağır basmaktadır. ġunu da bilmekte fayda vardır: Her konuda Hz. Çoğunluk "imamlar KureyĢ'tendir" f kukçusu Buharaltî rarak Osmanlı P« ortadan kalkan ı sebepledr ki < son Abbasi I rettirdiği ! ġunu ( ve onu t yonunu her | kısma i kikiy«)'dlrl çim ve I hilâfet-l ı gerekil \ suretiyle ( dır. Osmanlı Tarihi. 2362. gerekli Ģartları hâiz olmayan veya milletin seçim ve bî'atıyla değil de. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. halife ve Ġmâm'ül-Müslimîn unvanlarını son halife Abdülmecid Efendi'ye kadar kullanmıĢlardır. II. Ebüssuud gibi bir Ġslâm Hukukçusunun kaleme aldığı Budin Kanunnâmesinin baĢında. Âli. Es'ad Efendi. nr. Mesela.II. Osmanlı PadiĢahları. sh. 40 vd. bir baĢka ifadeyle Ģeklen ve hükmî halifeler olarak kabul edilmiĢlerdir. Ayrıca Yavuz'dan itibaren bütün Osmanlı PadiĢahları. Haleb'in fethinden itibaren halife unvanını kullandığına delil. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 143 KureyĢ'tendir" hadisine dayanmaktadırlar. I inkılabı halife I Abbasi lı olarak I baren Hz. hak ve yetkileri bulunmayan Ģeklî halifelik değil. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Hz. Sultân II. Künh'ül-Ahbâr. Bu sebeple bazı araĢtırmacılar hilâfeti iki kısma ayırmaktadırlar: Birincisi. Hz. 452/a-b. Yavuz Sultân Selim'den itibaren. Bir kısım Ġslâm hukukçuları halifenin KureyĢ'den olmasının Ģart olmadığını ve hilâfet gibi âmmeye ait bir meselede nesebin tesiri olamayacağını ileri sürerken. bu meseleyi Ģöylece vuzuha kavuĢturarak Osmanlı PadiĢahlarına hilâfet yolunu açmıĢtır: "Zikredilen Ģartlardan zaruret gereği ortadan kalkan Ģartlar aranmayacaktır. Daha sonra da 1519 tarihli TrablusĢam Kanunnâmesinin baĢında ise. 249/a-251/a. vrk. nr.Halife olmanın bazı Ģartları vardır. Osmanlı tatbikatında kendisine uyulmayan ve en çok tartıĢmalı olan bir Ģartı da. . 273 vd. Ebubekir'den itibaren Hz. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. halife unvanını kullanmıĢlardır. yukarıda zikredilen Ģartlara haiz ve Müslümanların rızası ile yapılan seçim ve bî'at sonucu elde edilen hilâfettir.'sS da 1519 ti ünvanlanl aldığı I ümem. E. c. vrk. 20. 378-383. sh. 1019. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yolları. 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasıyla ilgili kanun bunun en son delilidir. c. mevcut âlimler bunu caiz görmüĢtü. Oğlu Kanuni ise. sh. Ġkincisi. Bu sebepledir ki 923/1517 tarihinde Yavuz Sultân Selim. nr. halifenin KureyĢ kabilesinden olması Ģartıdır. Anonim Tarih. Süleymaniye Kütp. sh. Büyük Türk Hukukçusu SadrüĢĢeria. ondan sonra saltanata inkılab eder" hadisinin iĢareti ve bütün Ġslâm hukukçularının ittifakıyla gerçek manada halife hülefâ-i râĢidin'dir. bütün hak ve yetkilere hâiz olan halifelik manasında halifedirler. Mısır'dan beraberinde getirdiği son Abbasî Halifesi Mütevekkil Alellah'a Ayasofya Camiinde hilâfeti kendisine devrettirdiği zaman. Solakzâde. maalesef bu mana ve fonksiyonunu her zaman devam ettirememiĢtir. gerçek hilâfet (hilâfet-i kâmile veya hilâfet-i ha-kikiye)'dir ki. sh. Hz. 12 vd: Akgündüz. I Kavinin* Haremeyn^ SultSnS I» yacak fa 76 Koca Müverrih. Türkistan'ın yetiĢtirdiği büyük Hanefi hukukçusu Buhara'lı Sadr'üĢ-ġerî'a (öl. UzunçarĢılı. Peygamber'in "Benden sonra hilâfet otuz senedir. Peygamber'in bahsettiği 30 sene. Hz. Osmanlı Kanunnâmeleri. vrk. 1516 yılında tahrir edilen Semendire Sancağı Kanunnâmesinin baĢında yer alan Halifetüllah tabiridir. Osmanlı PadiĢahlarının en az ikinci manada halife olduklarında Ģüphe yoktur. 2162.

98-99. Bedâyi'uz-Zuhûr. Hatipoğlu. 11. 1-2. Mehmed Said. bu konuda fazla bir Ģey söylemeye ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. Altı yüz sene yaĢayan bir devletin elbette haseneleri de seyyieleri de olacaktır. 6 vd. Ġbn-i Iyâz. Ġkincisi. Dr. 1167-1175. IH. Balkanlardaki bazı Hıristiyan gruplara. (neĢr. I. Türk Hukuk Tarihi. Kahire. sh. birinci gruba girmektedir . c. 20-24. Ayrıca aynı ciltteki Dede Efendi'nin Risale'sinde de halife tabiri Osmanlı PadiĢahları için çokça kullanılmıĢtır. Sultân'ül-Arabi ve'l-Acem ve'r-Rûm. Osmanlı Devleti. Bilindiği gibi. Mehmed Hatiboğlu Hilâfetin kureyĢliliği Ġle ilgili olarak yazdığı uzun bir monografisinde konuyu ayrıntılı olarak incelemiĢtir. sh. NâĢir'ül-Kavânîn'is-Sultâniye. Kanuni Sultân Süleyman'ın Sadrazamı olan Lütfi PaĢa. Hami hıme'l-Haremeyn'il-Muhteremeyni ve'l-makâmeyn'il-mu'azzameyn'il-mufahhameyn es-Sultân ibn'üs-Sultân Es-Sultân Süleyman Hân ibn'üs-Sultân Selim Hân" unvanlarını kullanmaktadır ki. adaletinden ve huzurundan istifade etmek gayesiyle hâkimiyeti altına girmeyi arzuladıkları ve vardıkları her yere i'lây-ı kelimetullah gayesiyle ayak basan bir Ġslâm devletidir. Hâiz'ül-Ġmâmet'il-Uzmâ ve's-Sultân'ül-Bâhir. Yavuz'un muasırı olan Mısır'lı tarihçi Ġbn-i Iyâz da. sh. Zaten Yavuz'un Kahire ve Mekke'de bulunan Mukaddes Emânetleri Ġstanbul'daki Topkapı Sarayı'na taĢıması ve bunlar için Hırka-i ġerif Dairesinin yapılması ve nihayet Kudüs. O halde Osmanlı Devleti.I bulunanlara. Konu ile Ġlgili olarak bkz. Ġstanbul 1301. nr. eski tâbirle istimâlet ile yani kendi meyil ve arzularıyla. c. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. Risâletü Halâs'il-Ümme Fî Ma'rifet'il-E'imme adlı eseriyle mukni cevaplar vermeye çalıĢmıĢtır. Muhammed. Burada Muhammed Abduh'un Ģu sözlerini zikr etmeden geçemeyeceğiz (PadiĢah Abdulhamid'e yazdığı bir layihada diyor): 77 BA. Müslümanların ve gayrimüslimlerin. Bu kaynaklardan sonra. 7885. 1007. Amerika'da araĢtırma yapan bir arkadaĢım. sh. 78. 14-15. AÜ Ġlahiyat Fakültesi Dergisi. Hilâfet ve Hâki-miyet-i Milliye. 19 vd. Lütfi PaĢa. Mısır. 497-498. mümehhidü kavâ'id'iĢ-Ģer'il-mübîn ve Zıllulâh'iz-zalîli alâ kâffet'ilümem. nr. El-Ahkâmu's-Sultânlyye ve'l-Velâyâtu'd-Diniyye. c. 502-503. "Hilâfetin KureyĢliliği". 1298. Ġbn-i Haldun. Ancak kader-i ilâhinin bu kadar uzun seneler yaĢamasını takdir ettiği bu devletin. Osmanlı PadiĢahlarının halifeliği konusunda Ģüphesi 144 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP*N'. Ahkâm'üs-Sultâniyye. sh. 2. âĢir'ül-Havâkîn'il-Osmaniyye. Abu'l-Hasan Ali b."Halîfe-i Resûl-i Rabb'il-Âlemîn. ilmî olmaktan ziyade siyasîdir. muasır kaynaklardan hiç birinde hilâfetle ilgili kayıt olmadığını söylemek ciddi bir hatadır. 4. Belki. Vâris'ül-Hilâfet'il-Kübrâ kâbiren an kabir. El-Ferrâ. Hz. sh. sh. "Ya Rab! Bize de Osmanlı hâkimiyetinin altına girmeyi nasib et ki. Prof. 449. Ahmed Cevdet PaĢa. Peygamber'in vekili olarak ġer'-i Ģerifi uygulayan her hükümet bu gruba girer. Akgündüz. Muhammed. Mir'ât'ül-Haremeyn. Medine ve Mekke'nin Osmanlı Devleti'nin eline geçerek padiĢahların Hâdim'ül-Haremeyn olarak ilan edilmesi ile halife sıfatı perçinlenmiĢtir. Cin-Akgündüz. kilise kayıt defterinin orijinalinden bir müzede bizzat okumuĢ ve bize nakletmiĢti. Üçüncüsü ise. Osmanlı Devleti'nin idaresi altında asırlarca yaĢayan topraklar üzerinde iktidarı elinde bulunduran siyasî güçler kendi suiistimallerini örtmek için böyle bir propagandaya baĢ vurmaktadırlar. c. zorla ve zulümle hâkimiyetini mazlum milletlere kabul ettiren bir imparatorluk değildir. Eyüp Sabri PaĢa. hilâfetin Yavuz'a devrini. Tapu-Tahrir Defteri. 212213. IV. kiliselerde yaptıkları âyinlerde papazlar tarafından Ģöyle duâ ettirildiğini. Bu taksime göre Osmanlı idaresi. sh. o günlerde kaleme aldığı eserinde açıklamaktadır. Ġstanbul 1306. 451. Seyyid Bey. dinimizi huzur içinde yaĢayalım". I. hasenatı herhalde seyyiâtına gâlibdir. Kaldı ki. kendi yaptıkları kanunlar ile idareyi yürüten siyâset hükümetidir. Bkz. kılıca dayalı ve sömürgeci bir imparatorluk değil. . akıl ve Ģer'i nazara almadan cebirle ve zulümle idareyi yürütenlerin hükümetidir ki. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır? Maalesef bu tür iddialar. buna da tabiT hükümet denmektedir. XXIII (Ankara 1978) .. III. eĢine tarihte ender rastlanacak olan bir Ġslâm devletidir. III. 208-228. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir. ilk dönem Osmanlı tarihini yazan muteber ve Yavuz'a muasır bir tarihçi ve devlet adamıdır.. Tezâkir I-IV. EI-Mâverdî. c. Ona göre üç çeĢit hükümet vardır: Birincisi. c. sh. Ebu Ya'lâ. hilâfet veya imamet hükümetidir ki. 1357. Bu konuda önemli bir izah da Eyüp Sabri PaĢa'ya aittir. Mukaddime.

Bir tımarlı sipahinin çocukları olan Oruç Reis ve Hızır Reis de. Muhammed bin Mahmûd. Özellikle Mısır'daki Müslüman ahali. 24 vd. kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultân Selim'e takdim edilen bir arîza yani dilekçeyi de değerlendirmek istiyoruz. I. Suriye . Mümkünse Hızır Reis'i de bize Beylerbeyi (vali) olarak tayin ediniz". Yılmaz. Der. Üçüncüsü de. Mısır'dan yola çıkarak ġam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb giriĢinde. Mesela Kuzey Afrika'da. k gayret gösten inanlarını bunları bıriıjjet Selim'e mümkündür.". Mısır âlimlerinin. sh. sh. c. 148-149. sh. asrın ilk çeyreğinde Mağrib ülkeleri Hıristiyan istilasına maruz kalmıĢ ve kendi devletleri zayıf düĢmüĢtür.Cavid Baysun). Avrupalılar'ın Mağrib Müslü-manlarını canavar gibi parçalamayı beklediğini çok iyi bilen Cezayirli Müslümanlar ve bunları birliğe davet eden Oruç ve Hızır kardeĢler çareyi Osmanlı Sultânı Yavuz Sultân Selim'e mektup yazmakta bulmuĢlardır. Osmanlı Devleti'nin Ģemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istedikleri gibi. ġam 1986. 278-279. Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi I-IV. El-Irâk Beyn'el-Memâlîki ve'l-Osmâniyyîn'il-Etrâk. Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. c. Ortadoğu'daki Araplar. eĢraf ve ileri gelenler bir araya gelmiĢler ve kendi durumlarını aralarında tartıĢmıĢlardır. Ahmed Râsim. 299. Bahadır kardeĢler. Alem-! Ġslim pe'ijMfl Mesela Kuzey* na maruz kalmıĢ» Oruç Reis ve Htarl Bahadır kardeĢler. c. Bu durum. Osmanlı Devleti'nin bekasına imandır. 61-66. XVI. kısa zamanda Hıristiyanları durdurma ve iç ihtilafları önlemek üzere gayret göstermiĢler ve bunda da muvaffak olmuĢlardır. II. Ortadoğu'daki Araplar açısından da durumun aynı olduğunu ortaya koymaktadır: Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi. Mektubun gayesini tek cümleyle özetlemek mümkündür. a'yânlar. Ġstanbul 1271-1301. bu bölgeye Fâtih zamanında gelmiĢler ve yerleĢmiĢlerdir. Ahmed Cevdet PaĢa. SulĠÎ geldiniz d nunla dayı dermesi ffl hukukçutal BĠLĠNMEYEN OSMANLI Ġ45 hk ¦•ildi t \ "Ġtikad ediyorum ki. Peygambere ir sa. Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Ka-nunî'ye mektuplar göndererek. Mustafa Özel). kadılar. sh. belki çok daha evvel baĢlamıĢtır. Osmanlı Devleti'ni davet etmiĢler ve onlara merhaba demiĢlerdir. ( maktadır: Evet1 misler ve cesinden ı Ġslâm'ı t ğu'dakl I nin zulmü Abdu'ud 1 Osmanlı ı muhalif I fethetmesini Ġl dan farklı ( Kansu Sultân! BuradaH Yavuz Sulta»! Muhamır Saraydılar. (Tarih Risaleleri. Alınan kararlara göre. c. "îtlkad edi. Ankara 1986). 19. Gerçekten Yavuz'un seferi öncesinde. bu zamanda imanın Ģartlarının birincisi Allah'a imandır. Neticede dört mezhebin kadısının ve Ģehrin ileri gelenlerinin. Muhammed Harb tarafından özeti Arapça'ya tercüme edilen bu belgenin aslı. Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil. kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüĢlerdir. Zira bu devlet yıkılırsa. bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arızada Osmanlı Sultânı Selim'e hitaben istediklerini dile getirmelerini kararlaĢtırmıĢlardır. Osmanlı Ġmparatorluğunda Ġslâm. Ġstanbul 1995. çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultân Selim" sesleriyle ĢaĢkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir. Osmanlı Devleti'ni. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ġslâm'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi' olmayı baĢından beri istemektedir. I. "Biz Osmanlı Devleti'ne tâbi olmayı ve o devletin bir vilayeti olarak kalmayı istiyoruz. c tartıĢn halka \ dikle. Halep'te âlimler. tıpkı Mağribliler gibi. Târih-i Ahmed Cevdet (Vekâyi'-i Devlet-i Aliyye) I-XII. Ġstanbul 1328-30. Ġkincisi Peygamber'e imandır. Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüĢtüklerini ve ona Sultân Gavri'nin Ģerv-i Ģerife muhalif hareket ettiğini Ģikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir. I. ler. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. sh. Burada Halep âlimleri. Ġnalcık. Muhammed Harb ve Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili araĢtırmaları. Alem -i Ġslâm periĢan olacak ve sahipsiz kalacaktır. "BĠZ 0117111* Ġ künse Hızır Rıtfld Kuzey/ nunî'ye ı nülden Ġsi araĢtırmaları. Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde. Ġbn-i Ece.

bu eseri Ģerh etmiĢ ve Risalede yer alan iĢaretleri daha ayrıntılı olarak anlatmaya çalıĢmıĢtır. c. ġunu da ilave etmekte yarar bulunmaktadır ki. Kur'ân'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalanyla herkese duyurmaya çalıĢmıĢlardır. Sultân Selim.. 6456. 93-94 (Hutbe-i ġâmiye'den). göz ise maBĠLĠNMEYEN OSMANLI neviyâtta kördür 80. kadınlar Ġçin ( lar. Netice olarak. Yavuz. Bâyezid Kütp. Tarihçe-i Hayat. Bu durumu nazara alırsak. Ġslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip. Bediüzzaman Said Nursi. Bu tür meselelerde hemen inkâr etmek de doğru değildir. 2) 638 Hicrî yılında yani Yavuz'dan yaklaĢık 250 sene önce vefat eden Muhyiddin-i Arabî'ye ait EĢ-ġeceret'ün-Nu'mâniyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye isimli bir Risale. Yavuz'dan 40 küsur sene önce hazırlanan 880/1475 tarihli bu kitabede Yavuz'un Mısır'a geleceği haber verilmektedir. 2162. Bu doğ: Konuyu birkaça 1) islâm Hul ması. müceddid olmasa bile mü'eyyed min indillah olduğu konusunda ciddi bilgiler bulunduğunu. Tarih-i Mısır. vrk. 3) t ahlaksız I edilmesi lı nı mesel alâmeti c 78 Âli. Es'ad Efendi. 97/a-100/a. Bunlar doğru mudur? Yavuz'un müceddid olduğu hususunda bilgi verirken. Muhammed Harb. Memlüklülere harp açılabileceğine dair fetvalar neĢretmiĢlerdir. erkek çocukların i zamanında yapıldıjıj erkeklerin kulakl bazılarına göre Ġse 0 ĠĢte bu Ģerif timal dahi vermiy selerini görünce. AraĢtırmacıların bir çoğu kitabeyi okumuĢ ve değerlendirmiĢlerdir. Davud'a ait kılıcın sergilendiği yerde sergilenen bir kitabe bulunmaktadır. nr. Ancak Ġbn-i Kemal'in ve hatta ġam'da bir maneviyât erinin de aynı iĢaretleri Kur'ân âyetlerinden istihraç eylediklerini kaynaklardan öğreniyoruz. nr. Bu kitabenin Mısır'dan mukaddes emânetlerle birlikte getirildiği ifade olunmaktadır. 258/a-b. YEE. 38- . 168-171. Bu Risalenin gerçekten Muhyiddin-i Arabî'ye ait olup olmadığını bilmiyoruz. Bu kitabenin bulunduğu bir gerçektir. elele vererek. Beyrut 1989. bu tür eserlerin sıhhatini hemen kabul etmek de doğru değildir. Hicrî 671 tarihinde vefat eden ve Muhyiddin-i Arabi'nin talebesi olan Sadreddin Konevî de. Bu fetva146 BĠLĠNMEYEN OSMANLI lan Ali'nin Tarihinde görmek mümkündür. Osmanlı Tarihi. "Sin. 364 vd. 1 uydurmaı boynunda I fetleri Ġle t Zaten 1926 ] zaman I resim ġah! üzerinde I mektedir.II. UzunçarĢılı. Bu Risalede Yavuz'un Mısır'ı fethedeceği ve hatta ġam'a gelerek kendi kabrini keĢfedeceği âyetlere ve manevî iĢaretlere dayanılarak anlatılmaktadır. bu eserden bir sayfayı Mir'ât'ül-Haremeyn adlı eserine almıĢtır. sh. BA. Osmanlı hukukçuları. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabi'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir. ümitsizliği bırakıp. Nitekim Eyüp Sabri PaĢa. Halk arasında bu mesele. Burada "her Ģeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. meseleyi Ģöyle özetleyebiliriz: 1) Topkapı Sarayında Hz. Yavuz Sult. E-11634. süs \ pala bıyıklar vaı 2) ġu anda 1 ebadında bulunan lı peli resme < bunun gib= küpeli 0 da resmi nakkaĢjarj tamamen hayati v Ilınmaktadır. tur. Araplar. Künh'ül-Ahbâr. 79. Memlûklu idarecileri Ģerv-i Ģerife muhalefet etmektedirler. vrk. Mazide Ġslâm'ın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler. Yazma nr. Ancak tartıĢılması gereken bu Kitabenin sahih olup olmadığıdır. 4971. ġın'a girdiğinde kabrim ortaya çıkacaktır" Ģeklinde yayılmıĢtır. nr. Memlûklu saltanatına son vermek isterse. El-Osmâniyyûn. Ġstanbul'daki yazma kütüphanelerde bulunmaktadır. Abdullah bin Rıdvan. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir. ¦¦ biliyor ve onun j ruz. Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir"78. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Suriye halkı kendisine hoĢ geldiniz demeye hazırdır. sh.halkı Memlûklu zulmünden bıkmıĢtır. "ĠnĢâallah yine. Nitekim ġah Ġsmail'e açıkça destek verdiğinden dolayı. Kendisini karĢılamak üzere Anteb'e kadar geleceklerdir. muteber kaynaklardan nakillerde bulunarak anlatmıĢtık. Yavuz'un mü'eyyed min indillah olduğunu reddetmek mümkün değildir.

bazı araĢtırmacılara göre. Dolma Bahçe Sarayına ne zaman konulduğu da bilinmemektedir.. iç oğlanı meselesinde uzun uzadıya açıklamıĢ bulunuyoruz. Bu küpeli resmin de. uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir. bu küpeli resim ġah Ġsmail'e aittir. 2) ġu anda Topkapı Sarayı'nın Portreler Bölümünde 17/66 numara ile 70 x 65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi ile Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince. Ait olsa bile. Yavuz'un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde. 148 BĠLĠNMEYEN OSMANLI .. yani kısaca caiz değildir. Ġsmail Hakkı. vrk. Eyüp Sabri PaĢa. 80. Bu son eserde. ama erkekler için caiz görülmemiĢtir. 7482. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Yavuz Sultân Selim'in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. etmektadlf. . gay'liğe yorumlamaları. bazı kölelerin. nr. Mısır Seferi dönüĢünde oğlu Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce. 2162. I. 5. Mir'ât'ülHaremeyn. 1167-1175. Muhylddin-i Arabî. I. II. 21/578. kölelik alâmeti olarak kulaklarına küpe taktıkları bilinmektedir. 2292/1. IV. Yavuz'a isnad olunan. sh. . bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır. çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhdur. Osmanlı Tarihi. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur. 2294/7. 202-203. sh. süs ve ihtiĢamdan hoĢlanmayan bir PadiĢahtır. 81-87. Tek kulağında olduğu hiç mevVl 79 Âli. . II. Bu eserde. bu resimler arasında resmî nakkaĢlar tarafından yapılanları vardır... 262/a-264/a.. 1-39. c.93-553/510. EĢ-ġeceret'ün-Nu'mânlyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye. Bazı hukukçular. sarığında tac bulunmaktadır.. Âli. sh.. Bâyezid kütp. M 7482. Osmanlı PadiĢahlarının kıyafetleri ile bağdaĢmayan bu süsler. Yavuz. c. . lı hakiki Iıtaklerbhatta ı bile ierkayKtır. i bir tap neviyâtta kördür" hakikatini unutmamak gerekir79. Akgündüz Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. Ġstanbul 1301. Zat en 1926 yılında Dolmabahçe Sarayından getirilmiĢtir. Baskı. Kantemir. 80/b-140/b. Envanter nr. Ġkincisi. Evvela. en az bu resmin Yavuz'a isnad edilmesi kadar yanlıĢtır. sh. Doğru olan resimlerinde. son zamanların bazı ahlaksız insanlarının bunu. . Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. boynunda incili madalyon. c. ancak küpe yoktur. Kaldı ki. meseleyi bütün yönleriyle tahlil etmektedir.. c. Ayrıca küpe de ġi'a mezhebinde caiz görülmektedir. ama tamamen hayalî ve uydurma olan Avrupalı ve Ġranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır.. 30-39..162 vd. Üçüncüsü. Veliyyüddin Efendi. 295. pala bıyıklar vardır. erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. c. anan ne giysin?' dediğini biliyor ve onun Ģahsî hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz. Zira Yavuz.. UzunçarĢılı.. tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. Zira baĢında ġii Mezhebinin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde Ġran ġahlarına mahsus taç vardır. I. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları. Es'ad Efendi. Bu doğru mudur? Konuyu bir kaç açıdan ele almakta yarar vardır: 1) Ġslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması. Künh'ül-Ahbâr. kadınlar için caiz görülmüĢ. sh.. sen böyle giyinirsen. Sadreddin Konevî'nln mezkûr Ģerhinden bir sayfa alınmıĢtır. vrk. 'Bre Süleyman. nr. Kaldı ki. c. nr. 3) Küpeli resmin Yavuz'a ait olmadığı ortadadır. Doğru olsa bile böyle yorumlanmasının mantıksızlığını. vrfc* »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 147 ĠKurân'ın pırlardır.. Ġstanbul 1997. Zira Sultânın kulağında küpe. vrk. Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. Topkapı Sarayı Müzesi kütp.

ĠĢte gerçek bir Gazi olan Yavuz'un pala bıyıklarının hikmeti ve Ģer'î dayanağı budur61. kaleler. 28-29. 731. Redd'ül-Muhtâr. 788. VI. getir). Nitekim Ebüssuud Efendi de bir fetvasında bu hakikati dile getirmiĢtir: "Sûfiler bıyıkları dibinden kırkmak sünnetdir deyü i'tikad eyleseler. Zeki. 276/b. Süleymaniye kütp.! F»'Vı Sefer SI. bıyıkların kısaltılması sünnettir. Günümüz Meselelerine Fetvalar.BĠLĠNME1*'. Ġstanbul 1983. sh. 900/1494 yılında Hafsa Sultân'dan Trabzon'da dünyaya gelmiĢtir. lar üzerine du. Air .r Belgrat sinde. Ġstanbul 1998. ordu ile 929/ yılta' vezir« . 420. sh. evvela baĢına gaile çıkarmak isteyen. 725. Ģairlik mahlası olarak Muhibbi. düĢmana heybetli görünmek için. Ġbn-i Âbidin. Bazı yazarlar. c. Günümüz Meselelerine Fetvalar. kurmuĢ olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir". 81 Ebüssuud. c. Ġstanbul 1983. sh. < Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî. ¦ yılında ġ üzerine ( 3. 719. 121-122. Yavuz'un bu küpesini Allah'a kul olma özelliği olarak taktığını ve bununla Cihan hâkimi olmasına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalıĢmıĢlardır. Redd'ülMuhtâr. II. B. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. 81. Bu arada. 739. 13 tane büyük gazaya fiilen iĢtirak etmiĢ olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı PadiĢahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman ġah denen Kanunî Sultân Süleyman.1 ' Hıristi) bir hayret ve dolu'rl. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. VI. sh. bertar. Fetâvâ. sh.! nir. Ayten. 176-177. Bize göre bu yorumlar kısmen zayıf yorumlardır. 731. Gönenç. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir.. takip e Avkoslovak. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. bir rivayete göre. c. 52 vd. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız? Kanunî Sultân Süleyman devrine Ģarkiyatçı Ortalon'un söylediği Ģu sözlerle baĢlamak Ġstiyoruz: "Sultân Süleyman'ın eserleri bir sıraya konulsa. i tindeki k rındaki 932/15261 Segedin. Yavuz'un pala bıyıklarının Uz. Kanuni Sultân Süleyman. 717. sadece Osmanlı PadiĢahlarının değil. Dirier. c. Halil. 164. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. sh. ünvâdi. II. 407. Ģer'an mezbûrlara nesne lâzım olur mı? El-Cevâb: Ġftiradan ictinâb etmek lâzımdır. 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene PadiĢahlık yapmıĢtır. "Yavuz Selim Küpeli miydi?". II. Bardakçı. küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar olduğu gibi. ġehid Ali PaĢa 1028. 788. KuĢoğlu. Ġlhan. nihâyr-tur. Yavuz'un ġah Ġsmail'in askerlerine Ģirin gözükmek için taktığını iddia edenler de bulunmaktadır80. Ancak bunun tek istisnası. I zubahis dahi edilmemiĢtir. babası zamanında ġam Beylerbeyisi olan ve iktidar değiĢikliğinden istifâde ederek Melik EĢref 80 Ġbn-i Âbidin. Hz. Tarihten Bugüne 1982. Haziran 1995. sakalları da bırakınız" manasını ifade eden hadisi sebebiyle. adüvve (düĢmana) heybetli görünmek içün". 717. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir? Ġslâm Hukukunda. c. Gâzîler uzatmak mendûbdur. Zafer Dergisi. Mesnûn olan kaĢ mikdârı kalınca almaktır. onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise. vrk. Halil. 739. 725. en alt katta muharebeleri. Ġstanbul 1958. Peygamber'in "Bıyıkları kısaltınız. M. 926/1520 yılında ve 26 yaĢında Osmanlı tahtına geçen Kanunî. sh. dan öi: hutbe 2. II. Heyet. Gönenç. sh.KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ 82. Heyet. sayı 222. c. gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. dünyada görülen hükümdarların en muhteĢemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (MuhteĢem) ve Grand (Büyük). 719. X. Tılsımdan Takıya. sh.

Zacisne. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları. 2. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. Bu arada Yemen'de fitnelere yol açan Ġskender adlı Ģahıs. 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya baĢlanmıĢtır. 930/1523 yılında ġah Ġsmail'in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb'ın yerine Ģah olduğunu da kaydetmek isteriz. 4. Sefer-i hümâyûn. Ferdinand'ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin'e yürümesi üzerine. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman ġarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî. Budin'in tam karĢısında yer alan PeĢte ve benzeri çevre Ģehirlerin fetihleri takip eylemiĢtir. Belgrat'ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma'rûz kalan Macaristan. sırasıyla Böğürdelen (ġabaç). Kazanılan Mohaç zaferinden sonra. 1. Bu gaileyi bertaraf eden Kanunî. Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıĢtır. Hıristiyanlığın Ġslâm âlemine karĢı bir kalesi sayılan Rodos'un zabtı. kendi adamları tarafından öldürülerek. eski baĢkentlerden GradcaĢ. Ġstanbul'a Macaristan fâtihi unvanıyla dönen Kanuni. Osmanlı orduları adaları fetihle meĢgul iken Anadolu'da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen ġehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de. Meydandan kaçan ġarlken ve kardeĢi Ferdinand'a ağır nâmeier gönderen Kanunî. Ġyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmiĢlerdir. i . Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiĢ ve nihayet daha sonraları Dâr'ül-Cihâd adını alan Belgrâd. daha sonra da sırasıyla Sirem muhi-tindeki kaleleri. Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte Ġstanköy. Avrupa'da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıĢtır. Hırvatistan. bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıĢtır. Sefer-i Hümâyûn'unu da Macaristan'a düzenleyen Kanuni. 927/1521'de feth olunmuĢtur. bu seferiyle Orta Avrupa'da dengeyi değiĢtirmiĢ ve artık Osmanlı Devleti'nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya'ya dayanmıĢtır. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiĢ ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum. 150 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*1. ġopron. Kanije ve nihayet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri baĢta olmak üzere on beĢten fazla kaleyi fethetmeyi baĢarmıĢtır. Sefer-i Hümâyûn'unu Belgrâd üzerine yaptı. Viyana Muhasarası. Bu arada Mısır'da çıkan cüzi isyanlar da aynı yıl bastırılmıĢ. 938/1532 tarihinde baĢladığı bu seferinde. Transilvanya ve Dalmaçya. Budin'i geri aldığı gibi. S üzerine t Siklos(i kaleleri S kaçan J BĠLĠNMEYEN OSMANLI Î49 güzelliği u gös-iıjmktaktıkğu enler de ite olur Kinde r-3-¦sunvanıyla hükümdarlığını ilan eden Canberdi Gazâli'yi 1521'de idam ettirdi. 932/1526 yılının Eylül'ünde Macaristan'ın baĢĢehri olan Budin fethedilmiĢ ve bunu Segedin. 936/1529 tarihinde Budin'i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon'u ele geçirdikten sonra Ferdinand'ın gizlendiği Viyana'ya doğru yürüdü. 2. evvela Siklos (ġikloĢ). Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde. Pojega. 5. vefat eden Hayır Bey'in yerine evvela Mustafa PaĢa ve sonra da ikinci vezir Ahmed PaĢa getirilmiĢ ve memlekette huzur ve âsâyiĢ sağlanmıĢtır. Ferhad PaĢa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522'de bertaraf olunmuĢtur. Papoçe. daha sonra meĢhur seferlerinden 1. Netice alınamayan I. 3. Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra. 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak Ġstanbul'a dönmüĢtür. Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi.5.

sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand'ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. her ne kadar sulh ile neticelendi ise de. geri alındı. Bu sefer neticesinde Macaristan'ın dinî merkezi olan Estergon. Bu arada Doğu Hırvatistan'da Osiyek yakınlarındaki Vertizo'ya sokulan düĢman askerleri yok edildi. 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devle-ti'nden sulh andlaĢması istemeye mecbur etti. aynı yıl Tunus'u fethederek Osmanlı Devleti'ne bağlamıĢtı. Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti'ne itaat edince bütün bunlar. 12. Ġmparator sıfatı. Vezir-i A'zam Ġbrahim PaĢa komutasında baĢladı ve yol esnasında Adilcevaz. 1553-1555 yılları arasında da 3. Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında Ġstanbul'a dönüldü. Kuveyt. denizlerde Hadım Süleyman PaĢa. 7. c. Korfu ve Otranto hücuma ma'rûz kalmıĢsa da. Bu arada Barbaros Hayreddin PaĢa. Batı I olarak.7. Avusturyalı Ferdinand'ın buraları iĢgal etmek istemesi ve hatta Budin ve PeĢte'yi kuĢatması. Basra Eyâleti adı altında Osmanlı'ya bağlandı (24. oradan Nahcivan'a giderek burayı feth eyledi. Ġran seferini ve genelde ise. Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi. Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmayı âdet haline getiren Ġran'a yaptı. Macaristan'da Osmanlıların himayesindeki Kral YanoĢ Zapolya'nın ölümüyle (1540). ErciĢ. Kanunî < dönemde zirve)Ġ| Kanuni ( Mehmed PaĢa. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken. Güney Irak. Katîf. Tebriz geri alındı. Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz'e girildi. Sefer-i hümâyûn. Yapılan andlaĢmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken. sini . Osmanlı Devleti'ni Olama Hân ve Safevi devletini ise. hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan geniĢliyordu. Kısa bir süre sonra Ferdinand. Batılı donanmalara karĢı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'i bir Osmanlı Gölü haline getirmiĢti. Kara Boğdan seferi de. Daha sonra aynı yılın Eylül'ünde PadiĢah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı ġirin yoluyla Bağdat'a ulaĢıldı. Kanunî'yi tekrar bu bölgelere getirdi. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. Peç ve ġikloĢ. 1554 Temmuz'unda Revan'a gelen PadiĢah. 9. 4-tân MahmûdHkl Mehmed I II.! Sahra'nın bazı \ hıttada hutbeıly Netice olarak K yani siyâsi ve c sından. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan'ı Budin Eyâleti'nin bir parçası haline getirdi. I. Irakeyn seferi veya Ġran seferi diye de meĢhurdur. Kema| adamları ar: Bey ve Ca'feri reislerinden I Molla AbdüllatlfB bunlardan ibareti ZEVCELR! bir Ortodoks ıimm câriyedir. 1541'de yapılan Budin Seferi'dir. sadece MuhteĢem Süleyman için kullanılabilecekti. Buna 2. Bitlis Hâkimi ġeref Hân tutuyordu. Kanunî. 8ġehzâde S Sultân Cihangir. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan'a geçince. Necd. 8. MuhteĢem Süleyman. Sefer-i hümâyûn. Yine aynı yıl. \ ve ġehzade) annesi. tartıĢmasız "Cihan PadiĢahı" unvanını bu gaza ile kazandı. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiĢ. Osmanlı £ Kanun!! de eĢine enderi nan teĢkilât kaı Osmanlı Devleti! sı. «. Hırvatistan ġ Arabistan.ES BĠLĠNMEYEN OSMANLI 151 7öur. ġarlken'den sonra Kanunî'nin ikinci büyük rakibi olan ġah Tahmasb. 1548-1549 yıllarında gerçekleĢtirilen bu sefer ile. Ġran Seferi de denir. 940/1533 yılında sefer. Ġstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin'e bağlandı. fl Kantemlr. Yemen.1538). Lahsâ. Kanunî Sultân Süleyman 10. I Eritre. Almanların desteği ile yine Budin ve PeĢte'yi kuĢat-tıysa da. sefer-i hümâyûnunu. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir.6. Osmanlı Devleti'ne Batı Cezayir'i kazandıran Barbaros Hayreddin PaĢa. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. Solak*. Cibuti. Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti'nin baĢına doğuda gaileler açıyordu. ġah sulh istedi ve ort imzalanan andlaĢmaü ġehzade I son büyük! yaĢında iken ( Yavuz döneır devrinin sonunda i Devleti'nin sınırlan | tan. Erdel (Ro dana. U 82 UM fa»» 201. SüveyĢ'ten hareket ederek Yemen ve Aden'i almıĢ ve Hindistan'daki Diu Kalesini kuĢatmıĢtı. I Ali Efendi. 11.

Abdullah kızı ve ġehzade Mustafa'nın annesi. sosyal. sh. Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da. Katar ve daha nice yerler. 1566 yılında Zigetvar'a düzenledi ve burada kuĢatma sırasında 72 yaĢında iken çadırında vefat etti. sh. Denilebilir ki. himaye bölgeleri olarak. 3. Erdel (Romanya'da). Çad ve Büyük Sahra'nın bazı kısımları dâhil olmuĢtu. 293. ZEVCELERĠ: 1. 8-ġehzâde Sultân Bâyezid Hân. Bahreyn. Banat (Romanya ve Yugoslavya'da). II. hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür. Osmanlı Tarihi. Ġbn-i Kemal. doğrudan bu unvanın veriliĢinin sebebini sorarken. Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi'yi.Gülfem Hâtûn. "islâm hukuku yani Ģer'î hukukun hükümlerini bir tarafa bırakıp kendi iradesiyle kanun yaptığından dolayı mı bu unvanı almıĢtır?" diye soruyorlar. Kuveyt. Bu dehâsını. devletin merkezî ve taĢra teĢkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiĢtir. 10Râziye Sultân. Yemen. Afrika'dan Eritre. 9-36. Avrupa'da -bugünkü siyasi sınırlarla.Mahidevran Kadın.Fatma Sultân. 1555 yılında Amasya'da imzalanan andlaĢma ile Gürcistan paylaĢıldı ve Irak'da eski sınırlar muhafaza edildi. Defter. Süleymaniye kütp.". sh.i? Hân sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya'ya çekildi. Osmanlı Devleti'nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır. 15 milyon km2ye yükseldi. sh. 152 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN n™ı 83. Kanunî'nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya Ġtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. hukuk ve maliye gibi konular açısından. Cariyelerden ve ġehzade Murad'ın annesi. 2. Libya. Osmanlı Devleti'nin sınırları içine. 197-201. vrk. her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal'ada nevbeti vurulurdu. 211-252. I 82 Lütfi PaĢa.Hürrem Haseki Sultân. I. Belgrad ve Voyvodana. ġeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi. Âli. Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi'yi zikredebiliriz.Mihrimah Sultân. 11-ġehzâde Sultân Cihangir. Bu iddianın aslı nedir? Hem ilim adamlarımızdan ve hem de diğer okuyucularımızdan aldığımız bir önemli soru. UzunçarĢılı. hem büyük bir asker. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. c. Arabistan. Koca NiĢancı Celâl-zâde Mustafa. kültürel. HabeĢistan'ın önemli bölgeleri. X. Cibuti. Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi. 2-ġehzâde Sultân Mustafa Hân. Somali. ġehzade Mustafa ve ġehzade Bâyezid meseleleriyle yıpranan haĢmetli PadiĢah.456. Hâce DerviĢ Mehmed Efendi. Bunu. ġehzade Mehmed ve Selim H'nin annesi. bir kısmı da. üç ciltte toplam 200'e yakın kendi devrinde hazırlanan Kanunnâme neĢrettiğimiz Sultân Süleyman'ın "Kanunî" unvanıyla alakalıdır. Kemal PaĢazâde. 2162. Hatta bir kısım . 431-575. 9. 87-178. 5-ġehzâde Abdullah. Kantemir. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler. hem devletin sınırlarının geniĢlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim. hem kudretli bir idareci ve hem de eĢine ender rastlanır bir devlet teĢkilâtçısı idi.Abdullah kızı ve ġehzade Mahmûd'un annesi. ġeydi Bey ve Ca'fer Ağa'yı. Asya'da Rodos ve on iki ada. Batı Gürcistan.5 milyon km^ olan Osmanlı Devleti'nin toprakları. Solakzâde. Kanunî Sultân Süleyman. Lütfi PaĢa ve Sokullu Mehmed PaĢa'yı. 6. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir. c. Es'ad Efendi. 293/a-455/b. Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri. son büyük seferini. nr. adlî ve kısaca her çeĢit yapılanması. Tevârîh-i Âl-i Osman. Bir kısım okuyucular. Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed PaĢa. 12-ġehzâde Orhan82. ilim ve maneviyât erbabı arasında ise. NakĢibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd BedahĢî. Osmanlı Devlet i'nin siyâsî. Künh'ül-Ahbâr. ġeyh Bâli Efendi. Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler. Fâtih zamanında hazırlanan teĢkilât kanunlarını geliĢtirerek ve kısmen de değiĢtirerek gösterdi. iktisadî. Hadramut. 4-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. II. Yılmaz. 3-ġehzâde Murad. Kısaca "Bir sultân-ı azîm'üĢ-Ģan idi ki. 4. Tevârih-i Âl-i Osman. Yavuz döneminde 6. kültür. Tunus. c. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin PaĢa. 7-ġehzâde Sultân Selim Hân II. Doğu Anadolu'nun geriye kalan kısmı.Eszak hariç Macaristan.

XX. büyük Ġslâm âlimlerinin bu meseleden dolayı. Mes» ġule PLI I Bazı 1 nemiz i bu «MiBĠLĠNMEYEN OSMANLI 153 ri Ali Idır. Guboğlu. mercûh kavil vardır. Sultân Süleyman. nın Ģerîata açıkçı) mümkün olan gedil bozan suçlan i mesi ve IrtM \ bunlarda. yüz senede temizleyemez". 158-163. o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse. yerinde olsa gerektir. Sultân Sulev Ebüssuud n. bazı ehl-i imânda doğurmuĢ bulunmaktadır. Es'ad Efendi. . Ġslâm Hukukunda râcih kavil vardır. II. II. Belleten. tan muhalif bir hükmü) zaruret veya vasıtasıyla sulh muhtemel ve ı ġunu ı mal etmek mün Bütün bunUnj nı. M.. Ġslâm ve dolayısıyla Osmanlı Hukuk tarihinde.L . gelmiĢ geçmiĢ PadiĢahlar içinde. Ahmed Refik. Ģer'î kanunlara aykırı ve kendi iradesiyle bazı Avrûpâî kanun vazr etmesinden kaynaklandığı kanaatini.. D. L. Bu suallere kısa da olsa cevap vermek. ġehir ve Kasabaları". Penzer. Kadınlar Saltanatı. Kanunî'ye diğer PadiĢahlar gibi sıcak bakmadıklarını ifade ederek Osmanlı Kanunnâmelerinin I. Ġstanbul'a öyle bir pisledin ki. fıkıh lı de durum I Üçüncü e zetilmeksızın I Kanunnârr "Clnayı denî ve n olunan ceza ileeı 84. asrımızda bir kısım insanlarımızın.okuyucularımız. en çok ve en derli toplu kanunlar. I.. ancak Ģer'îliği tartıĢmalı olan bazı meselelerde. sn. Mihail. ancak bir hakikati da tazammun etmektedir. bazı konularda. . ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiĢ: Hilâf-ı Ģerîat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle. 50. 727-805. sayı 198(1986). mercûh yani zayıf olan görüĢü. sayı 78(1956). Livaları. manevî r ların kendisiyle! rindeki kanunimi m da burada h ġunu da I sisteminin'. sınırlı yasama yetkisini kullanarak en çok ve en muntazam kanunların. 306-527. asrın maslahatlarını da göz önüne alarak. "Kanuni Sultân Süleyman'ın Boğdan Seferi ve Zaferi (1538M. Tayyib. 5290. Ģunu belirtelim ki. Avrupa'dan bazı kanunları getirdiği için Sultân Süleyman'ı tenkit etmeleri. 34-40. The Harem. 2362.i olan bir go* asrımızda bir k»-faiz vardı" demi nin ve icâreteyn. râcih yani kuvvetli olan bir görüĢe tercih yolunu ihtiyar eylemiĢtir. 247-294. büyük Ġslâm hukukçularının fetvalarına dayanarak ve Ġslâm Hukukunun kendisine tanıdığı sınırlı yasama yetkisini kullanarak. Hemen Ģunu ifade edelim ki. Ebüssuud gibi âlimlerin kanaatiyle. bir kısım büyük Ġslâm âlimlerinin fevkalâde bir latife üslûbu içinde de olsa. O hakikat da Ģu olsa gerektir: Kanunî Sultân Süleyman. Uluçay.)". "Kanun! Sultân Süleyman Devri BaĢlarında Rumeli Eyaleti. kesretli KırkçeĢme sularını Ġstanbul'a getirdiği vakit. nr. Kanuni | hamt t de ı resi sh. London 1936. c. bu dediklerimizi te'yîd eylemektedir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Sultân Süleyman zamanında hazırlanmıĢtır. D. Öztuna. .. Nitekim onun devrinde hazırlanan kanunnâmelerin. _. Ġslâm Hukukunun ülü'l-emre tanıdığı sınırlı yasama yetkisi kullanılarak hazırlanan ve daha evvel neĢrettiğimiz Kanunnâmeler tedvîn edilmiĢ olsa da.-945H. açıktan Ģerîata aykırı kanunlar hazırlatmamıĢtır. 89-90. NiĢancı Tarihi. 174-175. H iV. sh. Gerçekten de. kanun hükümleri ortaya koydurtmuĢtur.. Cildinde naklettiğimiz ve uzun uzadıya izahını yaptığımız. vrk. c. Fâtih. meselenin aslını bilmeden "Osmanlı Devleti'nde de faiz vardı" demelerine sebep . nr. %90'ı. Evvelâ. ġerlliği tartıĢılan bu meseleler arasında. M. Sultân Süleyman zamanında tedvîn olunmasıdır. 12 ciltlik Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin üç cildini teĢkil etmesi ve 200'den fazla muntazam Kanunnâmenin bulunması da. bir lâtifedir. c. Ebüssuud gibi. 3362. Saniyen. sh. sh. Gökbilgin.l20/b-143/a Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Sultân Süleyman'a "Kanunî" unvanının verilmesinin a-sıl ve birinci sebebi. Devletler ve Hanedanlar. Belleten. Bâyezid ve Yavuz zamanında. N. Zenbilli Ali Efendi'ye ait Ģu hakikatli fıkrayı dile getirmektedirler: "Sultân Süleyman Kanunî. Zenbilli'nin biraz evvel naklettiğimiz sözü. c. 2497. onun bu unvanının. E.

tatbikattaki gayr-ı meĢru1 tasarrufları. Ģerif. nr. V (1-774). Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî. B) Müslümanlar için caiz olmasa da. Ġsmihan Sultân. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. ĠĢte Osmanlı Devleti de özellikle Ġmam Züfer'in içtihadını esas alarak. Müslümanlara göre mal kabul edilmemektedir). gayr-ı müslimlerin ürettikleri Ģaraplık Ģireden ve hamr ve benzeri içkilerden Ģire resmi veya hamr resmi denilen bir . VI (1-812) ve c. Bütün bunların tek Ģartı. Osmanlı Kanunnâmeleri.. ra'iyyet. 672673. Bedlüzzaman Said Nursi.¦¦•¦• " — • •= -.248-249. Zira Osmanlı Hukuk sisteminin %90'ı. Hatta devletin sınırları içinde. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz. sipahi.. c. tamamen müftülerin fetvalarına dayanan Sultân Süleyman'ın açıkça Ģerîata muhalif bir hükmü kanun haline getirttiği söylenemez. Nitekim Kanunnâmesinde yer alan Ģu madde bu konuda iyi bir delil teĢkil eder: "Cinayetler karĢılığında vaz' olunan cezalar konusunda kaide sabit oldu ki. Süleymaniye kütp. vefatı anında Ebüssuud'dan aldığı fetvaların kendisiyle beraber defnedilmesini vasiyet eylediğini ve en önemlisi de kendi devrindeki kanunları kendisi değil. V. I 84. vrk. zaruret veya âmme maslahatı gibi esâsları bazan bilmeyerek veya ilim adamlarının vasıtasıyla suiistimal ettiği ve dolayısıyla zımnen Ģer'î hükümlere aykırı davrandığı da muhtemel ve mümkündür... Ġslâm devleti vergi alabilecektir. Kantemir. vazî'. c. Bu sebeple.. Osmanlı Devleti'nde Müslümanların ve gayr-i müslimlerin mahallelerinin ayrı ayrı olmasının bir sırrı da budur. Mesela ancak nüfusunun kahir ekseriyeti gayr-i müslim olan mahallelerde satılabilmekte ve meyhane açılabilmektedir. Damad. gayr-i müslimlerin eğlenebilecekleri ve içki içebilecekleri meyhaneler de açılabilecektir. Zenbilli Ali Efendi'nin bir fetvası için bkz. Belki %10'u bile değildir. ¦. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki. Mecma'ul-Enhür.154 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANl dır. Özellikle Hanefi hukukçuların içtihadı bu Ģekildedir. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki içtiği iddiası doğru mudur? Kanuni. I. 238 vd. mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle iĢletmeye verilmesi. Osmanlı Hukukuna mal etmek mümkün olamaz. fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģervî hükümler yani Ģerfattır. 223. I. kalpazanlar. 130. c. Ayrıca bkz. IV (1-780). sh. 16 vd. I. sh. içki içmeyen ve bilakis takva ile hayatını devam ettiren bir devlet adamı83 Akgündüz. bazı esaslarının Ģerîata açıkça aykırı olmayacak Ģekilde Avrupa esnaf kaidelerinden alınmıĢ olması mümkün olan gedik müessesesi. Kanuni döneminde de durum böyledir.teĢkil eden "mıTâmele-i Ģer'îyye" mevzuu. manevî mes'ûliyetten kurtulmak gayesiyle.. cinsî sapıklar ve benzeri cemiyet hayatını bozan suçları iĢlemeye devam edenlerin ta'zir bil-katl yetkisine dayanılarak idam edilmesi ve irsâdî vakıflar da denilen tahsisat kabilinden vakıflar bulunmaktadır. Üçüncü olarak. Bütün bunlarda. Bütün bunları yaparken de. Ģerîata karĢı muhalefet olmaması için titiz davrandığını. sh. denî ve mücrim arasında müĢterektir ki. mukabelesinde ta'yin olunan ceza ile cezalandırılır"83. Ancak gayr-i müslim vatandaĢların belli kayıt ve Ģartlar altında kullanmalarına müsaade edilmiĢtir. ġunu da hatırlatalım ki. ġunu da hatırlatalım ki. Ġslâm hukukundaki hükümler bilinmeden istismar edilen bir konudur. . c. Osmanlı Hukuk sisteminin tamamı değildir. Müslümanlara zarar verir hale gelmemesidir. Mesela mîrî arazi için bkz. Ancak zayıf görüĢlerin kabulü. 5 vd. bu sayıları 200'ü geçen Kanunnâmeler. c. zira Kanunî ma'sûm değildir. gayr-i müslimler için belli Ģartlarla serbest bırakılan içki ve domuz gibi mallardan (gayr-i müslimlere göre maldır.. VII (1-214 arası). Kanuni unvanının verilmesine sebep. c. c.. kanunların hiç bir fark gözetilmeksizin herkese âdil bir Ģekilde onun zamanında tatbik edilmesindendir. Meselenin esası da Ģudur: A) Ġslâm Hukukuna göre sarhoĢluk veren bütün içkiler haramdır ve Osmanlı Devleti de bu yasağı Ģiddetle uygulamıĢtır. Bu konu. Ġslâm Hukukunun getirdiği Ģartlar dahilinde Osmanlı ülkesinde de hamr ve benzeri içkiler satılabilecek ve gayr-i müslimler tarafından kullanılabilecektir. zamanındaki Ebüssuud gibi Ġslâm âlimlerinin hazırladığını da burada hatırlatmak istiyoruz. her kim ki bu suçlardan birisi ile mücrim ola.

584-585. El-Fetâva'l-Hindiyye I. Malkara. C) Ġçkiden alınan bu vergiler Hamr Emâneti Mukata'atı denilen bir maliye dairesi tarafından tahsil edilmiĢtir. II. Heyet. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir? Bilindiği gibi Osmanlı Devleti. Pınarhisâr.VI. D) O halde Osmanlı Devleti'nde hamr ve benzeri içkilerden vergi alınması veya bu vergilerin tahsili için maliye daireleri teĢkil olunması yahut da gayr-i müslimlere meyhane açmaya ve içki ticâreti yapmaya müsaade edilmesi. Dimetoka. Pınarhisâr. Müslüman çingeneler ile gayr-i müslim çingeneler arasında kız alıp verme yasaktı. Ġstanbul 1328. sh. Selim zamanında kaldırılmıĢ ve gayr-i müslimlere müsaade edilmiĢtir. yet-i Rumeli" yani"! Kanunnâmede bu esasa göre tanzim da gayr-ı müslimlenlM Asıl bizi ilgili ve Filibe ve Sofya'ı ayda yüzer akçe Ġslâm Hı Ģartları ve hüküm zahirde" gayr-ı meĢru' gayr-ı meĢru futaijj lek haline getirdikle! edilecek ta'zir iĢleyen ki olarak tesblt 86. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 155 ırbest »zeri i dökeri maksatlarla bir teĢkilâtlandırmaya teĢvik etmiĢtir. Müslüman çingeneler' Çingenelerden bir kıs» Kanunî di zenleme. sh. sh. . Yanbolu. 85. Ancak daha sonra bu yasaklar II. ihtiva eden birCingâr Çingene Sancağı kıptiyân denirdi. Ġpsala. Prevedi. Beyrut 1400/1980. kerî maksatlarla bir t Hisâr-ı Zağra. Hamr Emâneti Mukata'asını kaldırmıĢ. 403-405. I. Prevedl. Çingene Sancağı Beğine Çingene Beği. Müslümanların ve hele hele içkiyi gayr-i müslimlere bile yasaklayan Kanuni gibi bir devlet adamının içki içmesi manasına gelmez ve böyle bir iddia kesinlikle doğru değildir84. Abdurrahman Vefik Bey. III.vergi almıĢtır. Hayraimu. Zeydan Ahkâm'üz-Zimmiyyîn. Ġncügöz. 38. gayr-i müslimlerce açılan meyhanelere Müslümanların da gitmesinden ve de bazı Müslümanların yasak olarak içki kullanmaya baĢlamasından dolayı. sh. XVI. 183. I. nr. Es'ad Efendi. c. Hatta Kanuni Sultân Süleyman. Kanuni I tân'ınl ti'nin I men "Kader Midesi bura'" '¦ olayın tas. 361/b-363/a. Tekâlif Kavâ'idi. Çingenelerden olunmuĢtu. sh. sh. de Musi zade Bayı 85 AkgüraJûtÛi «SANLI nudur. Bu arada içki içildiği ve gayr-i meĢru fiiller yapıldığı gerekçesiyle bütün meyhaneler ve kahvehaneler kapatılmıĢtır. yüzyıldan itibaren. Selim zamanında yeniden tanzim olunan zecriye resminin tahsili de yeni esaslara bağlanmıĢtır.. Hiçbiri teslim olunurdu. Bedâyi'us-Sanâyl'. Nitekim Osmanlı Devleti domuzlardan da resm-i hınzır veya canavar adıyla vergi almıĢtır. Çingene Sancağı Beği veya mîr-i kıptiyân denirdi. Terk ederse yakalanır ve kabilesine teslim olunurdu. Çingenelerden bir kısmı müsellem idi ve bazı örfî rüsumdan mu'âflardı. Merkezi Kırk Kilise olan ve Eski Hisâr-ı Zağra. Osmanlı sınırlarına sokulan içkilere ve bunların üretimine ciddi yasaklar getirmiĢtir. Hayrabolu. c. vrk. Çingenelerden göçebe olanların hangi kazalar içinde göç edebilecekleri tesbit olunmuĢtu. 2162. Örfî rüsûmde diğer re'âyâ gibi idiler. Çingenelerin Müslümanları her hâne baĢına 22 akçe ve gayr-i müslimler ise 25'er akçe harâc-ı muvazzaf verirlerdi. Âli. Çingene kabilelerine katuna ve reislerine de katuna baĢı denirdi. Hiçbiri cemâ'atini terk edip gidemezdi. Gümülcine. 187-188. KeĢan ve Çorlu mıntıkalarını özellikle ihtiva eden bir Cingâne Sancağı ihdas edilmiĢtir. tahminen ?. Solak-zâde. 34. 1591 yılından itibaren içkiden alınan vergiye zecriye resmi denmiĢtir. Döğenci Eli. Ferecik. Künh'ül-Ahbâr. as84 Kâsânî. müslimler ise 25'er al idiler. Rumeli'deki çingeneleri. II. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir.

156 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMF' Hürrem Sultânın ve hatta bazı tarihçilere göre Kanuni'nin meyli ġehzade Bâyezid'e. Bu günden sonra sefere çıkamaz. ġehzade Mustafa yerlerine tahta geçmek istiyormuĢ. Ancak buradaki hüküm zahirde buna muhalif gibi görünmektedir. sh. Özellikle gayr-i müslim çingenelerin bu gayr-i meĢru fiilleri meslek haline getirdikleri herkesin malumudur. Bunun için ġehzade Mustafa'nın tasfiyesi gerekiyordu.. Taht iĢleri gündeme gelince de. oyun ve eğlence tarzındaki gayr-ı meĢru fiillerdir. Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. ilim ve kahramanlık itibariyle Ģehzadeler arasından biricik idi. Ayrıca asker ve halk onu seviyor ve istiyordu. Asıl arzusu ġehzade Bâyezid'in tahta çıkmasıydı. 'Söz yalan olmaz. fitne ateĢini körüklemeye baĢladı. Hürrem Haseki'nin ve Kanuni'nin biricik kızı Mihrimah Sultân ile evlenen ve 1544 yılında Sadrazamlık makamına gelen Rüstem PaĢa. c. Bu meseleyi özetler misiniz? "Kader hükmünü icra edince. yanlıĢ olur' dedikleri gibi. hadd-i zina tatbik edilir. ancak Rüstem PaĢa engel imiĢ'. Gayr-ı meĢru iĢ yani oyun eğlence ile meĢgul olanlar da gayr-ı müslimlerdir. . Osmanlı Kanunnâmeleri.. ġehzade Selim ve ġehzade Cihangir'in annesi olması.. Her ne kadar . Zira kendi sancağında. PadiĢah. Zeydan. Bu olaydan sonrasını Solak-zâde'den özetleyelim: "ġaĢılacak iĢtir ki. "Kanunnâme-i Kıbtıyân-ı Vilâ-yet-i Rumeli" yani "Rumeli Eyâleti Çingeneleri Kanunnâmesi" adını taĢımaktadır. askerler. Aslında muhalif değildir.. sh. oğlu ġehzade Mustafa'yı. ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zir ve daha doğrusu ta'zir bil-mal olduğundan. . Ġnsaf o ki. ĠĢte bu dedikodular üzerine. Kayınvalide ve kız bir plan hazırladılar.. fesad Ģebekeleri. ġehzade Selim hiç kimsenin aklından bile geçmiyordu. Maalesef bazı ahmaklar iyi niyetle ve bazıları ise kötü niyetle ġehzade Mustafa'ya bu sözleri ulaĢtırdılar ve onu isyan edecek merhaleye getirmeye çalıĢtılar". sh. çevresine toplanan musahiplerle eğlenceli bir hayat yaĢıyordu..-¦. 307 vd. harem halkının meyli ise babasıyla Saray'da beraber oturan ve sancağa çıkmayan ġehzade Cihangir'e idi. Bunların cezası. sh. Ancak Kanuni'nin hanımı Hürrem Haseki'nin ġehzade Bâyezid. Osmanlı Tarih Lügati. Sertoğlu. . Sadrazam Rüstem PaĢa ve 85 Akgündüz.Kanunî devrinde Cingâne Livasını ve bütün çingeneleri ilgilendiren ilk hukukî düzenleme. ġehzade Cihangir ve ġehzade Selim. "Bakalım Mevlâ neyler?" diye lakayt kalıyordu.. 384 vd. Bazı gayr-ı makul sözler ile çadırlar dolup gizli ve aĢikâr söyleniyordu ki. Onun için yerine Rüstem PaĢa'yı Anadolu'ya serdar tayin etti.-. II. c. VI. Zira buradaki gayr-ı meĢru1 fiillerden kasıt. zina dıĢındaki fal bakma. ġehzade Mustafa hayatta iken onunla beraber hayatta olan üç Ģehzade daha vardır: ġehzade Bâyezid.Zimmiyyîn. âlimler ve meĢâyıhın meyli ġehzade Mustafa'ya. Bu gayeye ulaĢmak üzere Damad. Ġslâm Hukukunda Ġslâm Ülkesinde yaĢayan gayr-ı müslimler de zina fiilini iĢleseler. Meseleyi hemen hükme bağlamak doğru değildir. Ancak bu olayın tasvip edilecek bir yönü de yoktur. yaĢlılık vücudunu yıprattı. 511-514. Kanunnâmede çingeneler Müslüman ve kâfir diye ikiye ayrılmıĢ ve bazı hükümler bu esasa göre tanzim olunmuĢtur. 75. Asıl bizi ilgilendiren de bu Kanunnâmenin bir maddesidir: "2. bu tür gayr-ı meĢru' fiilleri iĢleyen kadınlardan her ay belli bir para cezası kesim adı altında yüz akçe alınması ceza olarak tesbit ve ta'yîn olunmuĢtur85.. insanların basar ve basireti bağlanıyor" kaidesi burada da geçerlidir. Ahkâmü'z. Bu tür dedikodular tevatür derecesine geldi. Kanuni Sadrazam Rüstem PaĢa'nın komutasında Ġran Seferine çıkmak üzere bir ordu çıkarmıĢtı. Hürrem Sul-tân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devle-ti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir. 86. Ģartları ve unsurları tamam olduğu takdirde. dans. ġehzade Mustafa'nın ise Mah-i Devrân Haseki'nin oğlu olması fitneyi ateĢlemeye yeterli bir sebepti. askerin dilinde hiç hoĢ olmayan sözler dolaĢıyordu. aslında ġehzade Mustafa yaĢı kırkı geçmiĢ. ġehzade Mustafa'nın Ġran ġah'ı Tahmasb ile gizlice ittifak yaptığına ve onun damadı olup babasını devireceğine Kanu-ni'yi ikna ettiler. Ve Ġstanbul ve Edirne ve Filibe ve Sofya'da olan cingânelerin nâ meĢru' fPle mübaĢeret eden avretlerinden her ayda yüzer akçe kesim deyü resm verirler". 'PadiĢah gayet kocaldı. Osmanlı Devleti'ni en çok ürküten politik bir mevzu olan Anadolu'nun ġî'alaĢmasını vesile ettiler... tahmînen 937/1531 tarihinde yapılmıĢtır. Kanuni Sultân Süleyman'ın.

ġehzade Mustafa'nın idam edilmesi. Hatta 3. her ne kadar kanununa uydurulmuĢ ve sahte delillerle insanlar kandırılmıĢ dahi olsa. Halk arasında ġehzade Mustafa destanlaĢmıĢ ve adına çok önemli mersiyeler yazılmıĢtır. "HâĢâ il ona kSeferi . Piri I durulurken I için kimisi del muhasarac. memleket içinde büyük sıkıntılar meydana getirmiĢtir. Böylece araya giren müfsidlerin tahriki ile. Katli. î. "HâĢâ Mustafa Hânım bu küstahlığa cür'et ede. PadiĢah'ın emriyle üzerine gelen orduya Konya'da mağlup düĢen Bâyezid. Bu arasını açmay» rını sokmaya ġehzade ġehzade emriyle Kazvin'e oğlunu babası idam edil fetvada bir isyan s ġehzade nin künhünö ġehzadı 87. Rüstem PaĢa'nın tahrikleri kötü amacına ulaĢmıĢ ve maalesef ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi'den de devlete isyan ettiğinden dolayı idam fetvası kamufleli bir Ģekilde alınmıĢtı. Ġran'ın baĢĢehri Kazvin'e sığınmıĢ ve âsi hale gelmiĢtir. ġehzade Mustafa'nın Konya Ereğlisi yakınlarında 30. Hadiseye üzülen ġehzade Cihangir. bazı dedikoduların da etkisiyle âsi oğlunu babası Kanuni'ye teslim edince. zira askerin ö-nemli bir kısmı karĢı tarafa meyletmeye baĢlamıĢtır. aynı yıl üzüntüsünden vefat etmiĢtir. Maalesef ġehzade Bâyezid. isen.-an [''¦>'•BĠLĠNMEYEN OSMANLI 157 Bu sefer de Lala Mustafa PaĢa. Ġdam fetvasını veren ise. devlete isyan suçundan dolayıdır. giderere< s.Kanuni. En acısı da Ġran Seferinden vazgeçilmiĢtir. Ġran Seferi için yaptığı hazırlığa. ancak deliller yanlıĢ ve Ģahitler yalancıdır. 4 oğlu ile birlikte ġehzade Bâyezid 1562 yılında idam edilmiĢlerdir. çevri gelince I -e m ve seki'nin tai'nin fs gelen Kf tahta (ulaĢmak :< irkilten kitre bir h makul («dunu ¦i serdar i! ġah'ı ĠîKanui. Asker çok ciddi manada rahatsız olmuĢ ve ısrarla Sadrazam Rüstem PaĢa'nın azli istenmiĢ ve mecburen azledilmiĢtir. bazı Ģahsî menfaatleri yüzünden iki öz kardeĢin arasını açmaya baĢlamıĢ ve ġehzade Bâyezid ile ġehzade Selim'in aralarına buz dağlarını sokmaya çalıĢmıĢtır. ġeyhülislâm Ebüssuud . bazı tahriklere aldanarak gelen bu fermanı dinlememiĢtir. 1558 yılında ġehzade Bâyezid Kütahya'dan Amasya'ya ve ġehzade Selim ise Manisa'dan Konya'ya sancakbeyi olarak tayin edilmiĢlerdir. MeĢV hizmetine gmlj deni/ nndd gına getotajir.000 kiĢilik bir orduyla katılmasını. At 600.lj "Kon. Ghıii' Uzu:. M SMANLI • halkının •>angir'e ¦sa. Sonunda ġah. Bazı müfsidler kendi arzularını mülk ve saltanat ona kaimasun deyü iftira ederler" diye sert cevap vermesine rağmen. ona isyan için geliyor zannetti. binlerce insanı çevresine onun adıyla toplayabilmiĢtir. kendisine ilk olarak bu mevzu açıldığında. Osmanlı tarihinin en acı ve haksız bir idamı gerçekleĢtirilmiĢ ve 960/1553 yılının ġevval ayında Sultân Mustafa babası ile görüĢmek üzere geldiği çadırda boğdurulmuĢtur. II Sent 1. Bu fetva bile usulüne uygun alınmamıĢtır. sahte mektuplar ve benzeri desiselerle onun isyan edeceğine ve hıyanet ettiğine inandı. Hatta Düzmece Mustafa adıyla ortaya çıkan birisi.

sh. Haz. Piri Reis'in görevde bulunduğu dönem Portekizlilerin Hint sularında cirit attığı bir 86 Solakzâde. sh. 521-533. Ġsmail Hakkı. c. Hammer. 300-305. Ankara 1993. XXIV. Ama onun. Bu hareket esnasında Portekizliler Aden'i kısa bir süre zabtettilerse de SüveyĢ kaptanı Piri Reis'in bizzat donanması ile tazyiki neticesinde Aden kale ve limanı 1548'de Portekizlilerden geri alınmıĢtır. 363/a vd. Türk Edebiyatında Mersiye. en son görev olarak 1547 yılında Kızıldeniz ve Hint sularında faaliyette bulunacak donanmanın amiralliği anlamına gelen SüveyĢ/Hint kaptanlığına getirilmiĢtir. meselenin künhünü anlatması açısından çok manidardır. Yılmaz. 401-408. c. sh. II. sh. Ogier Ghiselin De. 142-146. mesela Kubad PaĢa ve diğerleri tarafından yapılan asılsız bir itham olarak değerlendirilmektedir. Büyük Türk denizcisi üzerindeki spekülasyonları gidererek sağlıklı düĢünmek gerekiyor. Bâyezid'ine kıyar mısın benim canım baba Bî günahım Hak bilir devletlü Sultânım baba. Ġsen. Aysel Kurutluoğlu. sh. Sadece birer dörtlüklerini alıyoruz: ġehzade Bâyezid (ġâhî): Ey serâser âleme Sultân Süleyman'ım baba Tende canım canımın içinde canım baba . Kanuni (Muhibbî): Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyanım oğul Takmayayım boynuna herkiz tavk-ı fermanım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânım oğul Bî günahım deme bârî tevbe kıl canım oğul86. Ġstanbul ts. Katip Çelebi ise Hürmüz'e Portekiz yardım kuvvetinin gelmekte olduğu söylentisi üzerine Piri PaĢa'nın muhasarayı kaldırmak mecburiyetinde olduğunu söyler. nr. 30 Nisan 1334. 341-342. sh.. 84-98. Piri Reis Neden Katledildi? Büyük Türk denizcisi ve coğrafyacısı Piri Reis'i idama götüren sebepler üzerinde durulurken farklı yorumlar yapılmakta. aldığı hediyelere meftun olarak muhasarayı kaldırdığını. Ahmed Refik. nr. kimisi devleti adına haraç ve hediye aldığını ve kimisi de bu para iĢinin imkansız olacağını belirterek stratejik sebeplere bağlı olarak muhasaradan vazgeçtiğini belirtiyorlar. Bu tayinin sebebi Aden'in Portekizlilerin eline geçmesi idi. Piri Reis bu sıralarda 80 yaĢına gelmiĢ bir ihtiyar ve hayli zengin bir kimse idi. Tercüman 1001 Temel Eser. "Konya Muharebesinden Sonra ġehzade Sultân Bâyezid'in Ġran'a Firarı". muhasarayı kaldırdıktan sonra Basra'ya geldiğinde Portekiz donanmasının Acem körfezini kapatmak için kendisine doğru ilerlediğini haber aldığını ve bunun üzerine sadece hazineleri yüklü üç kadırgayı yanına alarak ayrıldığını belirtir. sh. Osmanlı Tarihi. Bâyezid devrinde (1494) devlet hizmetine giren Kemal Reis'in yeğenidir. Künh'ül-Ahbâr. 19-21. 597600. ġehzade Bâyezid ile babasının karĢılıklı olarak birbirine yazdıkları Ģu Ģiir. UzunçarĢılı. KardeĢ Katli. Çünkü Hint sularında bulunan bütün Portekiz filolarının birleĢerek üzerine geldiği haberini almıĢtı. c. 87. 158 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' döneme rastlar. UzunçarĢılı. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Piri Reis 1551'de otuz kadar gemiden oluĢan SüveyĢ donanması ile Hint denizine çıkarak Cidde'de üç gün kalır. Osmanlı devleti adına haraç aldığı muhtemeldir. Hammer. Busbecq.37-40. Türkiyeyi Böyle Gördüm. 705-727. Muhasarayı kaldırmak için rüĢvet aldığı yolundaki rivayete gelince düĢmanları. Âli. sayı 2. "Babasından Sonra Saltanatı Elde Etmek Ġçin KardeĢi Selim'le ÇatıĢan ġehzade Bâyezid'in Amasya'dan Babası Kanunî Sultân Süleyman'a GöndermiĢ Olduğu Ariza". kimisi onun Hürmüz'de muhasarayı kaldırmak için Portekizlilerden rüĢvet aldığını. vrk. Mustafa. sayı 96(1960). Peçevî. ancak bu muhasarayı geri çekti. sh. MeĢhur Osmanlı denizcilerinden olan Piri Reis. ÖTEM. Belleten. Acıyı Bal Eylemek. Akman. 1543 yılında SüveyĢ tersanesini iĢgal ile Türk donanmasını yakmak isteyen Portekizlilerin teĢebbüsleri akim kalacaktır. Tarih. II. sh.36. TOEM. . 125-165. Piri Reis amcası Kemal Reis ile birlikte bir çok deniz seferlerinde bulunmuĢ. Es'ad Efendi. Yani ġehzade Bâyezid'in katli tamamen devlete isyan suçundan dolayıdır ve bağy suçunun cezasıdır. Bu bakımdan onun rüĢvet aldığı iddiası söz k onusu olamaz. II. Sonra Umman sahilini geçerek Arabistan yarımadasının güney doğusundaki Maskat'ı zaptedip Portekizlilerin yetmiĢ kadırgasıyla savaĢ ederek galebe çaldıktan sonra Hürmüz adasındaki Hürmüz kalesine kaçan düĢmanı orada muhasaraya baĢladı. Sene 1. Peçevi'ye göre kalenin fethi yakın iken Piri Reis Portekizliler ile muhasaranın kaldırılması üzerinde anlaĢma yaparak onlardan devlet adına hediye ve haraç almıĢtır.Efendi'dir ve bu fetvada bir aykırılık bulunmamaktadır. 545-566. 2162.

35 yıl bu vazifede kalan Sinan. sjh 2 134(1970).* ten. 11. Kanuni'nin cevabı Piri Reis'in idamı oldu. 1521'deki Belgrad ve 1522'deki Rodos seferlerine katılmıĢtır. Ġbrahim PaĢa'n kısa hayat hikâyesi. 35 i az farklarla nakle Mimar Sinan'ml meni olduğu idi Ģirme Kanunu ı nında devsin manii döneminde) Bazı Yahudi asıllı | Yahudi olduğunu II Babinger ise. Mısır valisi Piri I bir ariza Ġle sadarete I sarasını kaldırması ve ( diyetsizlik ve donanmanı^ lerek 1554 yılında MısırJ Hatayı kabul ı gibi dünya çapında blr| Ģu var ki Kubad PaĢa'rt rol oynadığını da belirt 88. 57 Meı kemeri. i elinde bir I ailesinden 87 Ahmeû Asrjr. Ancak bu görüĢ kabul görmemiĢtir. Yavuz zamanında devĢirme olarak Ġstanbul'a gelmiĢtir. vrU sh. ĢaĢılacak bir sür'at ile sayısız eserler meydana getirmiĢtir. 1538Ġ edince PadiĢah'ın I bu vazifede kalan! sayısız eserler meyi sur Mescid. Doğru olan kısa hayat hikâyesi Ģöyledir: Abdülmennân oğlu Sinan. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir. Zira Piri Reis Hürmüz kuĢatmasını kaldırdıktan sonra buradan Basra'ya geçerek vali Kubad PaĢa'dan yardım istediyse de vali Müslümanlara zulmettiği ve mallarını yağmalattığı iddiasıyla Piri Reis'e yardım etmediği gibi mallarını da almak istemiĢtir. 1 Cihannuma. Mimar Sinan'ın 80 küsur Cami. Kaptan ile vali arasındaki husûmetin öncesi vardır. Mimar Sinan'a Mimar Sinan vey| 1490 yılında Kayseri'nl göre. Uzun Reis". Piri Reis kendisine emanet edilen filonun hesabını padiĢaha vermek zorunda olduğunun idraki içindeydi. Piri Reis'in muhalifi olan Basra valisi Kubad PaĢa Mısır valisine bir mektup yazarak kaptanı gammazlayacaktır. Osmanlı Devleti'nin her bölgesinde. M Künh'ül-Ahtör. Piri Reis burada bulunduğu sırada Portekizlilerin Basra körfezini kapamak istediklerini duyunca içerde mahsur kalmak istemeyerek donanma gemilerinin hepsini çağırmağa imkan olmadığından acele olarak kendisine tabi üç kadırga ile düĢman gemileri gelmeden önce denize açılmıĢtır. Belgelerle 0 (neĢr. Fevzi Kun 561-565. Zira. Ülkenin menfaatlerini ayaklar altına almak ve Osmanlı donanmasını kaderine bırakıp kaçmakla suçlandı. Bu Ģekilde yola çıkan Piri Reis bir gemisini de yolda Bahreyn adaları yakınında kaybettikten sonra 960/1553 yılında SüveyĢ'e ve oradan da Mısır'a geldi. Hatayı kabul etmeyen bir yönetim anlayıĢına sahip Osmanlı Devleti'nde Piri Reis gibi dünya çapında bir denizci de olsa affedilmiyor. Ancak Ģu var ki Kubad PaĢa'nın Piri Reis'e Ģahsi düĢmanlığının bu kararın verilmesinde önemli rol oynadığını da belirtmek gerekir87. 8 Köprü. 8 Yılmaz. Ġbrahim PaĢa'nın âzâdlı kölesidir. sh. Kaynaklar. 1538 Kara Boğdan seferinde Prut Nehri üzerinde 13 günde bir köprü inĢâ edince PadiĢah'ın takdirini kazanmıĢ ve 1539 yılında da mimar-baĢı seçilmiĢtir. Ancak Piri Reis'in muhalifleri seferin baĢarısızlıkla geçtiği konusunda PadiĢahı ikna edeceklerdir. Kuvvetli ihtimale göre Piri Reis kadırgalarını Portekizlilerin elinde bırakmadı. Gerek asker gerekse diğer gemiler Basra'dan çıkmamıĢlardı.*. 80 küsur Mescid. 311. 57 Medrese. . gereken ceza uygulanıyordu.»»" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 159 Mısır valisi Piri Reis'i orada alıkoyarak veya hapsederek seferin olumsuz neticesini bir ariza ile sadarete bildirdi. Halbuki Piri Reis seviyesinde tecrübeli bir kaptanın yeterli sebebler olmadan Osmanlı filosunu baĢka bir limanda bırakması mümkün değildir. 895/1489-1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiĢtir. Piri Reis'in Basra'da bulunan donanması amiralsiz kalmıĢ idi. Abdülmennânc Kanuni zamanında) ne katılmıĢtır. Kanuni zamanında yeniçeri olan Sinan. Piri Reis Frenklere yardım ettiklerinden dolayı Hürmüz Ģehrini yağmalatmıĢ idi. Bu gemiler sefer esnasında topladığı ganimet mallarıyla ağızlarına kadar doluydu ve Portekiz donanmasının ani hücumuna maruz kalıp mağlup olduğu takdirde bu servetin ellerine geçmesini istemiyordu. 7 Dâr'ül-Kurrâ. 17 Ġmaret. Ham». Bu durum Piri Reis'in muhaliflerinin eline fırsat verdi. 22 Türbe. I. Ġbrahim Hakkı Konyalı'ya göre. Hürmüz muhasarasını kaldırması ve diğer gemiler ile askeri Basra'da bırakarak gelmesi vazifede ciddiyetsizlik ve donanmanın felaketine sebep olduğu Ģeklinde yorumlandı ve suçlu görülerek 1554 yılında Mısır divanında baĢı kesildi ve mallan müsadere edildi. 88. Belleten.Muhasarayı niçin kaldırdığı sorusuna daha gerçekçi cevap Piri PaĢa'nın askeri strateji gereği kaldırdığı söylenebilir. Mimar Sinan kimdir? Mimar Sinan veya Koca Sinan. c. muteber kaynakların anlattığına göre.

IX. Osmanlı Devletinde. mesele daha iyi anlaĢılır. c. c. . Yılmaz. 2. Mehmed Ata. DevĢirme Kanunu gereği. Çevre ile ilgili hukukî düzenlemenin Türkiye'deki tarihi. (neĢr. "Piri Reis'in ġimalî Amerika Haritası. 295b. Belleten. Peçevi. (neĢr. 44. sayı 134(1970). Bu memurlar. Ġslâmiyet'e tam ma'nâsıyla sarıldıkları ve kudretli oldukları devirlerde. 3. günümüzdeki zabıta. diğer milletlere örnek olmuĢlardır. 311. 20 Kervansaray. 235-254. c. sh. bir devĢirme olduğu ve aslen Hıristiyan bir aileden gelse bile. c. Kanuni Devrinde Osmanlıların Dinî Siyâseti ve Ġslâm Âlemi. tesbitlerimize göre 20. maddî ve manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız. 5.Kibar. Er-Risâlet'ülMi'mâriyye'de Sinan-ı Kayserî diye anılmaktadır. Kltab-ı Cihannuma.. sh. Asrın Büyük Geografı Piri Reis". vrk.. Bazı Yahudi asıllı yazarlar. c. Mehmed Süreyya Sicill-i Osmani. Ġsmail Özen). c. 296-338. her konuda olduğu gibi. Osmanlı Tarihi. 11. sh.l. 8 Köprü. Osmanlıların yerleĢim merkezlerinin emniyet. kaza ve köylerde. 61.. Ġstanbul 1330. "Temizlik dinin yarısıdır" düstûrunu hayâtlarının en önemli esası olarak kabul eden ecdadımız.. I. s 119. sh.--. 350-352. sh. 7 Su yolu kemeri. maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususî memurlar vardır. sonradan hem TürkleĢip ve hem de samimi bir Müslüman haline geldiğidir. ancak bu iddia tamamen yanlıĢtır. II. Osman Bey'in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaĢı olduğunu kaydedersek. trc..•. bir asırdan öncesine götüremezsiniz. sh. H. "Cengiz. kardeĢlerinden birini Kayseri'den getirdiği ve Müslüman yaptığı kayd olunmuĢtur. Belleten. Ģehir. Âli. sayı 2(1937). Zira Ermeniler. asırdan öteye gitmemektedir. sh. Bursalı Mehmed Tahir. Ġst 1329. âsâyiĢ.XVI.. 163-164. Ġstanbul 1975. Afet. . henüz iki veya üç senedir dersek. 2. 2. "Bir Türk Amirali. Tuhfetü'l.ĠA. Osmanlı Müellifleri I-III. Katip Çelebi. Sinan'ın nesli nereden gelirse gelsin. Son zamanlarda bazı Ermeni yazarların. 561565. 1585 tarihli Sinan'a ait bir vakfiyede ise. Ġstanbul 1972. Fevzi KurdoğluHaydar Alpagot). babasının adı Abdülmennân ve dedesi87 Ahmed Asrar. "Piri Rels". çevre temizliği ve koruması hususunda da. Bu görüĢe göre. c. Ġnan. Yavuz zamanında devĢirmeden istisna edilmiĢlerdir. Sadi. Devlet-i Osmaniye Tarihi. XXIV. c. XVI. mukaddime. Mimar Sinan'ın Yusuf Sinan olduğunu iddia ederek aslen Yahudi olduğunu ileri sürmüĢlerse de. Bir diğer görüĢ ise. Telif 1528". Çevre temizliği ile alâkalı tedbirlerin tarihini de. Selim'in Karaman ve Kayseri'deki gayr-i müslimleri Kıbrıs'a nefyetmesi ile alakalı bir fermanı üzerine. > • . Belleten. Tarihi. c. XVI. sh. I. Bunlara subaĢı denmektedir. Hammer. Kitab-ı Bahriye. 515-523. .3 Dâr'üĢ-ġifâ. c. sh. Künh'ül-Ahbâr. sh. Ağırnas Köyü mensuplarının bu karardan istisna edilmeleri için Mimar Sinan PadiĢah'a müracaat etmiĢ ve bu dilekçesi kabul edilmiĢtir. . 317-356. Bu konuda tarihimizin nelere sahip olduğunun bilinmediği de bir hakikattir. Sinan'ın Hıristiyan bir Türk ailesinden geldiği yönündedir.-. bunu teyit edecek bir delil ve belge de yoktur. UzunçarĢılı. Ġstanbul 1943. sh. Yani fertlerin ve devletlerin bu mes'ele üzerinde önemle durmalarının tarihi yenidir. yine elinde bir belgesi bulunmamaktadır. Asra kadar Yeniçeri Ocağına alınmaktadırlar. Fuad Ezgü. Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur? * Çevre temizliği ve korumasının hukukî mevzuata konu teĢkil edecek kadar önemli olduğunun farkına varılması. 89. sayı 2(1937). Katip Çelebi. emniyet görevlileri ve kısmen de belediyecilerin vazifelerini ifa ederler ve kadıların emri altında çalıĢırlardı. Orhonlu.'. Sinan'ın. Köy ve kasabalardakine il subaĢıları. Sinan'ın Hristo isminde bir Rum genci olduğunu iddia etmektedir.-• -•. Hint Kaptanlığı ve Piri Reis". Babinger ise. Piri Reis. 397-398. Bize göre doğru olan. Biraz sonra zikredeceğimiz Nizâm -nâme bunun müĢahhas bir delilidir. Mimar Sinan'ın Kayseri'ye bağlı Ağırnas Köyü'nden olması hasebiyle de aslen Ermeni olduğu iddia edilmiĢtir. o kabiliyete sahip çıkarak onu Koca Sinan yapan Osmanlı Devleti'nin ilme ve teknolojiye saygı duyan zihniyetidir88. Belgelerle Osmanlı Tarihi. çok az farklarla nakletmektedirler. Ģehrin emniyet ve asayiĢini temin.I. 160 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN nin adı da Doğan Yusuf'tur. 35 Saray. diğer büyük merkezdekilerine ise Ģehir subaĢıları denirdi. Selen. Osmanlı döneminde yaĢamıĢ meĢhur simaları Ermeni diye vasıflandırmaları ideolojiktir. 6 Mahzen ve 48 hamam inĢâ ettiğini. sh.

428-432. edeni bulı-vereler. Ankara 1965 (Bu eserde Er-Risâlet'ül-Mimâriyye ile Sâl Mustafa Çelebi'nin Tezkirat'ül-Ebniye adlı eseri de yer almaktadır). ise. edeni bulıvereler. II. Mezkûr subaĢı. elbette ki günümüzdeki çevre temizliği konusuyla alâkalı hukukî düzenlemelerle kıyaslamak doğru değildir. Washington 1987. bundan ı çevre Ta Biran aktara konusuyla I man farklıd bilecek t nn çe mes! (Md. sh. Sinan. kimin evine ve havlusuna ve haremine yakın olursa.l). Eserlerine Dair Metinler. sh. tamamen boĢ yerlere ve Ģehir dıĢına taĢımaları mecburiyeti (Md. Osmanlı Devleti'nin sadece yerleĢim merkezlerinin çevre temizliği ve korumasıyla ilgilenmek üzere hususî bir memur tayin etmekle yetin-memesi.emri ise.6-7). sh. 38-40. The Grand Old Master of Ottoman Architecture. Mimar Sinan'ın Aslı Hakkında.2). sh. Konyalı. bundan yaklaĢık 460 sene önce yani 1539 yılında hazırlanmıĢtır. min ba'd hiç ehad evi yörelerin ve dükkânların nâ-pâk tutmayub mezbele ve anın emsalinden nesne vâki olmaya. arabacıların yani bugün de oto sahiplerinin arabalarını ev ve dükkanların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma mecburiyetleri (Md. 78. Meselâ.3-4). IV (Leiden. ana pâk etdüre. 211. Mimar Koca Sinan. Ġstanbul 1948. V. Kuran. ġimdi de Kanunî Sultân Süleyman devrinde Edirne çöplük subaĢısına verilmek ü-zere hazırlanan Çevre Temizliği Yasaknâmesinin metninden bazı hükümler nakledeceğiz. evlerin ve dükkanların çevrelerinin temiz tutulması (Md. Çağırdub ve yasak ede. "Sinan" maddesi. çöplük subaĢısıdır ve çevre temizliği ile alâkalı Nizâmnâme'nin ilki 88 Meriç. Nejat. Babinger. en önemlisi de. TTK. görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettiril-mesi (Md. X. El. "Biz etmedük" derler ise. 'Edirne'nin Mahalleleri Ve Sokakları Ve ÇarĢılarının Temiz Etmesi Ġçün NiĢan-ı Hümayun 1. 19. kimin evine ve havlusuna yakın olursa anın döktüğü ma'lûm olıcak pâk etdüre. 655661.10).2j (Md. 2. Ve hamamların çirgâbı yolları mezbeleler ile tutulmuĢ ola. L. El. Yani PÇevre ile -eĢele ircesine r büyük i-ıni. 4. Biraz sonra metnini zikredeceğimiz ve üslûbunun sade olması sebebiyle aynen aktaracağımız Nizâmnâme'nin hükümlerini. bu bâbda kemâl-i ihtimam üzere olub çarĢularda ve mahallelerde dökülen mezbeleleri. . Elimizdeki iki çevre Temizliği Nizâmnâmesinden sadece birisini bu yazımızda iktibas edeceğiz. Bu özel çevre temizliği görevlisinin adı.SU 90 sonra i '•NLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 161 ! Sinan Andığı C önemli Ġr. 'Edl kini XI. Tarih ve Toplum. 23-37. sh. görevli memurun eline de. Oktay. ayırtlatduralar. sh. Franz.< ve Ģehir d de oto! özel parky yürürlükte t ġimdi i zere hazırt ceğiz. Aptullah.3-4). çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri ve pis sularını. Rıfkı Melul. bugün de muhtaç olduğumuz ve yürürlükte bulunan esaslardır. Zira zemin ve zaman farklıdır. nr. I. Aslanapa. 1927). çevre temizliğini te'min için uygulaması gereken hukukî esasları belirleyen bir Nizâmnâmeyi vermiĢ olmasıdır. Mimar Sinan. Hayatı. Göyünç. hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi (Md. Eseri. Mimar Sinan'ın Hayatına. "Dewshirme". 1985. gerçekten dikkat çekicidir. olursa gidereler. Ġbrahim Hakkı. Menage.Bizi asıl ĢaĢırtan husus ise. anun yasağı ana ola. "Sinan" Article. "Biz etmedük" derlerse. ĠA. Yine de 450 sene önceki bu Nizâmnâme'de günümüzde dahi tatbik edilebilecek hükümlerin bulunması.

5. Ancak Kanuni Sultân Süleyman'ın dirayetli Vezir-i A'zamı Sokullu Mehmed PaĢa. 1970. II. anlara pâk etdüre. Yeniçeri teĢkilâtı cülus bahĢiĢinden dolayı ilk defa bu PadiĢah'a baĢ kaldırma belirtileri göstermiĢtir. Zira bizzat ordusunun baĢında mücâhid fî . 7. Veliyyüddin Ef. sn. Bu arada Osmanlı ordularının desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân'ın 24. vrk. Tarih Deyimleri. 101/a-102/b. Selim 1566'da babasının vefatından 23 gün sonra Ġstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturmuĢtur. ġunu önemli ifâde edelim ki. Selim devri. Osmanlı Devleti'nin duraklama devresi. Bunun dıĢında II. devleti bu sekiz sene içerisinde belki aynı huzurla idare edemezdi. hâricden ve hâli yerlere iletdüre. 7. 234. Cin. I. Selim devrini aslında bir duraklama devri saymak mümkündür. Türk Hukuk Tarihi. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız? Sarı Sultân Selim diye de bilinen II. Selim. Sarı Selim diye de bilinen II.10. sekiz senelik saltanatından sonra 50 küsur yaĢında Saray'da 18 ġaban 982/1574 tarihinde vefat etmiĢtir. 259-2261. Selim devrinde Osmanlı ordusu ilk defa Ġnebahtı'da Hıristiyan deniz donanması karĢısında mağlûbiyete uğradı. c. Daha evvel Karaman Eyâletinin PaĢa Sancağı olan Konya'da.1571 tarihinde Moskova'yı alacak kadar Rusları periĢan ettiklerini burada kaydetmemiz gerekmektedir. Kanunî devrinde iki beylerbeyilik haline getirilen Yemen'de zayıflayan Osmanlı idaresine karĢı. II. Kale Ruslardan alınamadı. fetihler ve zaferler devresi olmaktan ziyâde sulh ve mu'âhedeler devresi olmuĢtur. Ordunun baĢında hiç bir sefere çıkmamıĢtır. 540-543. Ve yasak ede ki. III. Fî Safer sene 946 (1539)" I» XI. 125/b-127/a. II. Manisa'da ve Kütahya'da sancakbeyliği yapmıĢ ve 42 yaĢındayken PadiĢah olmuĢtu. Eğer zaruret olursa. diğer Osmanlı Sultânlarına benzemeyen ve hem dirayette ve hem ilim irfanda onların seviyesine çıkamayan bir Ģahsiyete sahiptir. Ve câme-Ģûyların ve kan alıcıların kanların ve çirgâbların tarîk-i amma dökmekden men' edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. Bunun üzerine Yemen Eyâleti tek eyâlet haline getirilerek 975 Zilhicce/1568 Haziran tarihinde Haleb Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman PaĢa Beylerbeyiliğe getirildi ve buradaki isyanı bastırdı. Aynı yıl Kurdoğlu Hızır Reis de Endenozya'ya sefer düzenlemiĢti. Selim devrinde patlak veren hadiselerden birincisi Yemen Meselesi idi. Selim devrinin parlak fetihlerinden biri de 1574 tarihinde Tunus'un kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmasıdır. na'l-band dükkânlarında aleflemelü olursa. sh.Akgündüz. Sokullu tarafından Yemen Serdârı olarak gönderilen Sinan PaĢa'nın gayretleri de eklenince. maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu vasfını bozdu. Kanu-nî'nin oğlu ġehzade Mustafa'yı bir kısım müzevvirlerin iftirasıyla idama mahkûm ettirmesiyle baĢlar ve II. Selim.6. Selim yerine devleti idare ediyordu.SULTAN II. Daha sonra da bizzat Belgrad'a 89 Bâyezid kütp. sn. gerü anda alet ede. Pakalın.. Ve boyacıların ve aĢçıların ve baĢçıların ve semercilerin otların ve gübrelerin yol üstünde dökmekden tamam men' ve yasak edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR) 90. II. 162 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNE gelerek ordunun huzurunda da cülus merasimini tekrarlamıĢtır. II. arabacılar sığırların na'l-band dükkanında aleflemeyüb evvelden kanda alefler ise. Ve mezbeleden ve sığırları tersinden ne olursa. VI. Bu arada 1569 yılında Astırhan'a ve Ruslara karĢı sefer düzenlendiyse de. Osmanlı Kanunnâmeleri. nr. Bu arada 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alındı ve bir Hıristiyan Krallığa da son verilmiĢ oldu. Yemen. uzun süre Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. II. Zeyd bin Ali neslinden gelen Topal Mutahhar isyan etti ve San'a ile Te'az taraflarına hâkim olan Murâd PaĢa'yı mağlûb ederek kati eyledi. Kıbrıs Müslüman Türklerin eline geçti. Akgündüz.1571 tarihinde meydana gelen Ġnebahtı bozgunu. Sokullu Mehmed PaĢa da olmasaydı. 8. c. Ancak înebahtı'da kaybedilen Osmanlı Donanması kısa bir zaman içerisinde yeniden inĢâ olundu. c.

Kınalı-zâde Ali Efendi ve Ġmam Muhammed Birgivî'yi zikredebiliriz. Ġstanbul'da doğan ve Ġstanbul'da ölen ilk padiĢahtır. Maalesef. Selim'in. 3-ġehzâde Mehmed. mütevekkil bir yapısı vardı. Murad'ın annesi ve Ġtalyan asıllı bir câriyedir. II. 10. Selim devrinde kendini göstermeye baĢlamıĢ.sebîlillah bir PadiĢah yerine. Onun zamanında hizmet ifa eden Sadrazamlar arasında. Osmanlı Devleti'nin bir duraklama devrine girdiği doğrudur. Atalarının kâbına ulaĢamayan ilk Osmanlı padiĢahıdır. Dahiler halkası onunla kesilmiĢ ve ancak arada sırada filizler verme dönemi baĢlamıĢtır. YaratılıĢı itibariyle hâlim ve selimdi. I KadınlanVı ĠSANLI |ı cülus BĠLĠNMEYEN OSMANLI 163 Dede Cöngî Efendi. 7-ġehzâde Cihangir. Tekrar önemle beyan ediyoruz ki. Osmanlı tahtına oturan en ehliyetsiz insan olduğunda Ģüphe yoktur. kendisine kadar gelen Osmanlı PadiĢahları arasında. 91. bütün bunlar gayr-i müslimler içindir. çevresine topladığı Sâmî. 8-ġehzâde Abdullah. Seltm'm oturan en tamamının A) ġehzade S ve çevresinin ı yaĢayamamıĢtır. 5-ġehzâde Süleyman. ancak Kanuni devrinin ilim adamları cehalet düĢmanına. Meselenin özeti Ģudur: A) ġehzade Selim. B) ĠĢte onun bu özellikleri sebebiyle. Ancak bu. Nihâî. 5-ġeh.* lerte C ArĢivi. Gülabi Bey ve Durak Çelebi gibi müzisyenler ve Mîrek çelebi ve Adanalı Tanburî ġehzade Mustafa Çelebiler gibi hanendeler ile eğlenceli ve Ģen Ģakrak bir hayatı tercih etmiĢtir. 2. Ancak babası Müslüman gençlerin de kaçamak olarak bu yerlere gittiğini bildiğinden ve duyduğundan böyle bir yasağa gerek duymuĢtur. nr. Koca NiĢancı Celal-zâde Mustafa Çelebi ve Feridun Ahmed Bey'i ve ilim adamları arasında ise ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi. III. diğer devlet adamları meyânında Piyale PaĢa. 9-ġehzâde Osman. ZEVCELERĠ: 1. Sarayından dıĢarıya çıkmayan ve sadece tenezzüh için Edirne ve benzeri yerlere giden bir PadiĢah anlayıĢı hâkim olmaya baĢlamıĢtır.Gevherhân Sultân. sefahet ve cehalet gibi ana sebepler. Dede Cöngi ZEVCV ÇOCUKU» Ali. gençliğin ve çevresinin tesiriyle. Sarı Selim'lal madıgı ve t nunztn II. 12. Babasının zamanında getirilen ve gayr-i müslimlerce kullanılan hamr ithalat yasağını kaldırmıĢ ve gayr-i müslimler için de olsa meyhanelerin açılmasına tekrar ruhsat vermiĢtir.Ġsmihân Sultân. Bu konudaki iddialar yanlıĢ ve iftiradır.' rının kâbına ula ancak arada sırada I ölen ilk pa Ģâir ve rts müzisyenler ve f deler ile > teĢebbüs PadiĢahı /:. Bazı gayr-ı meĢru fiillere teĢebbüs ettiği mu'teber tarihçiler tarafından ifade olunmaktadır. rüĢvet. Sarı Râmî. hakkında söylenenlerin tamamının da doğru olduğu manasına alınmamalıdır. devleti asıl yürüten insan diye bilinen Sokullu Mehmed PaĢa. Celâl Bey gibi musâhibler. 61569 ıması ıferler I ettiril. maalesef diğer Osmanlı PadiĢahları gibi müstakim bir hayat yaĢayamamıĢtır. Bu doğru mudur? ince. Sokullu Mehmed PaĢa gibi dirayetli devlet adamları rüĢvet düĢmanına. Lala Mustafa PaĢa ve Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı. ( lere devri rçj razam I 575-597. manında: gayr-i mu önemle bı-man gençle™ bir yasağaj •)" girdiği c cehalet gW| nuni devlet ı istibdada i Koçi Bey v dır ki. lah. Ancak hiç bir Osmanlı PadiĢahı zina fiilini iĢlememiĢtir. Kâsımî ve Nigâr gibi Ģâir ve ressamlar. Ebüssuud gibi . 6ġehzâde Mustafa.Fatma Sultân90.9-ġehzâdeC 91. ÇOCUKLARI: 1Sultân Murad III. Zira bütün devletleri yıkan istibdat (baskı idaresi). Nitekim çok sevdiği Edirne'de Selimiye Camiini inĢâ ettirmiĢtir. Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptığı günlerde. 11-ġah Sultân.Nurbânû Sultân. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir. 4-ġehzâde Ali.

silsile-i âliye-i Âl-i Osman PâdiĢâhlarından evvelâ vüs'at-i memleket ve kesret-i hazîne ve Ģevket cihetinden kemâl bulan merhum ve mağfur Sultân Süleyman Hân olub ve yine ihtilâl—i âleme bâ'is olan ahvâl dahi anların zamanında zuhur edüb. vrk.-15. Ģahsiyeti.kazayı elinde tutan büyük hukukçular istibdada kısmen sed teĢkil ettiklerinden. Kısım I. UzunçarĢılı. nr. BĠLĠNMEYEN OSMANLI. E. I. 2162. MeĢru dairede kalmakla birlikte kadına düĢkün bir tabî'atı vardır.. sarayında münzevî bir hayat yaĢamıĢ. Zira aynı zamanda Ģair olan III... zahir oldu". Devletteki kadro yığılmaları ve bazı makamların ehliyetsiz kiĢilere devri ve benzeri hoĢ olmayan haller. Tarih. 164 BĠLĠNMEYEN OSMANLI gayet güzel anlaĢılmaktadır.. Künh'ül-Ahbâr. 1993. 21 sene kapalı bir hayat yaĢayan III. Solakzâde.. beĢ vakit namazını da muntazaman yerine getirirdi. Öztuna. Osmanlı Devleti'nin düĢmanı ve devlet adamı bir tarihçi olan Dimitri] Kantemir. Ģehzadeler kavgasındaki rollerinden Ġnsan 90 Ġbn-i Kemal. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. Manisa Sancakbeyi bulunan oğlu Murad. Murad zayıf iradeli ve muhtelif tesirler altında kalabilen bir Ģahsiyete sahipti. 1562 tarihinde Manisa Sancak Beğliğine tayin edilmiĢ ve padiĢah oluncaya kadar bu vazifede kalmıĢtır. 585... sırf Ģarap içmek ve baĢka dünya zevklerinden yararlanmak için. sh. Selim görünüĢte son derece dindar gözükürdü"91. Belgelerle Osmanlı Tarihi. III. hakkında en çok dedikodu bulunan II.. X.. Hemen belirtelim ki. c. . D. III. 7859. Kantemir. soytarılarla da eğlenmesini bilirdi.... Es'ad Efendi. 575-597. Osmanlı Tarihi. bunların acı neticeleri fazlaca görülmemiĢtir. Devletler ve Hanedanlar. V.. sh. bu kadına düĢkünlüğü gayr-i meĢru hayat yaĢıyor manasına alınmamalıdır. Bütün bunlara rağmen. Matbu Nüsha.. Saray'ın gizli dairelerine çekildiğini söylerler. Selim'in sofuluk bahanesiyle. devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim a-damları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Selim II ile Hasekisi Nur-Bânû Sultânın oğulları olub.SULTAN III.. Moskova teslim alınmıĢ ve Yemen Osmanlı ülkesine ilhak edilmiĢtir.. elhak doğrudur. 5. c. 438-504. Osmanlı tarihinde en fazla kadınla meĢru dairede yaĢayan padiĢah unvanını alabilir.. 40-42. c.. sh.. Murad. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. Yılmaz. E. Defter. I. Murad devrinde vuku' bulan 91 Peçevî. 438-439. c. hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının O: kısımları Osmanlı hâkimiye devlet halinde bulunuyord XII. Yeni bir Ģey söylemiĢ olmak için okurlarına yaranmak isteyen bazı tarihçiler.. 95. Ahmed Refik. c. 455/b-504/a. Murad bir cihetten de mutasavvıftır ve Fütûhât-ı Sıyâm ve Esrârnâme adlı iki tane tasavvufa dair eserleri de vardır. yükselme hızının bütün bütün durmadığını i göstermektedir.. 1-42. c. 34. c. Selim ile ilgili Ģunları söylemektedir: "Âlimlerle konuĢup hoĢ vakit geçirmeyi çok sevdiği gibi. II. Zatenj devrinde düzenlenen Kanunnâmeler de. sh. Murad devri ile baĢlamıĢtır. sh. II.. M URA D DEVRĠ 92. bir kaç senedir ki. duraklamayı Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlatmıĢlardır ki. devlet kemâl-i kuvvette olmağla eseri ol zamanda duyulamayub. eski gayretlerin devamı olarak. 179-206. sh. Selim'in ölüm haberi üzerine. onun vefatından sonra devlet idaresi Valide Sultânların ve bazı menfaatperestlerin tesiriyle daima kötüye gitmiĢ ve Osmanlı Devleti'nin duraklaması tam manasıyla III. Bu yüzden Sokullu Mehmed PaĢa'nın sadrazamlığı süresince iĢler iyi gitmiĢse de. Fakat bütün bunlara karĢın. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlar. 163-167. Peçevî. 6877.... Tarih. I. Âli... Rüstem PaĢa'nın aldıklarının rüĢvet değil. Uluçay. 165-168. nr. Künh'ül-Ahbâr. 966/1558 tarihinde ġehzade Murad AkĢehir Sancak Beğliğine getirilmiĢ ve babasıyla amcasının taht mücadelesinde Konya Muhafızlığı görevini yürütmüĢtür. sh. sh. Kadınlar Saltanatı. Ġstanbul'a gelerek 28 yaĢında 1574 yılında tahta geçti. babasının Saruhan Sancak Beğliği sırasında 5 Cemâziyel-evvel 953/4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa'nın Bozdağ Yaylağında dünyaya gelmiĢtir. I. Gerçek olan Ģudur ki... ihsan olduğu Ģeklindeki i-zahlar enteresandır. sh.. Koçi Bey ve benzeri âlimler. sh. Murâd. sh. onun zamanında Kıbrıs fethedilmiĢ. son zamanlarına doğru Cuma namazlarını dahi Saray Camiinde edâ etmeye baĢlamıĢtır. Babası II. 250-263. Sadrazam Rüstem PaĢa'nın bunların baĢını çektiği. Âli. Solakzâde. Nitekim Koçi Bey Ģöyle demektedir: "Ma'lûm-ı hümâyûnları olduğu üzere. D. III.. c.

125-126; Yazma Nüsha, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 455/b-456/a; Kantemir, c. I, sh. 263-264; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 205; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-41; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. VII, sh. 215-896; c. X, Koçi Bey Risalesi, md. 134. ¦¦'¦,-....-;-¦ --¦ ¦¦'.-. -.. ¦-PLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 165 luvk-l li ve l,wı laıır. lan l« Sili* hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının Osmanlı Hâkimiyetine Girmesi: Afrika kıtasının bütün kuzey kısımları Osmanlı hâkimiyetinde bulunmasına rağmen sadece Fas Sultanlığı müstakil bir devlet halinde bulunuyordu. Ancak son yıllarda Fas'ta taç ve taht kavgaları baĢ göstermiĢti. Fas Sultânı Mevlây Muhammed, Portekizlilerle iĢbirliğine baĢlamıĢ bulunuyordu. Buna karĢılık Fas tahtını ele geçiremeyen Abdülmelik, Osmanlılara sığınıp, kendisinin Fas Sultanlığına getirilmesini istemiĢti. Ġsteği kabul edilerek Cezayir Beylerbeyi Ramazan PaĢa'ya emir verildi. Fas ordusu mağlûp edilerek Abdülmelik, Fas Sultanlığına getirildi (1576). Bu tarihten sonra Fas'ta Osmanlı hâkimiyeti baĢladı. Bu sırada saltanat iddiasından vazgeçmeyen Mevlây Muhammed Portekizlilerden yardım istedi. Portekiz Kralı Sebastian 80 bin kiĢilik büyük bir kuvvetle Fas'a geldi. Ramazan PaĢa idaresinde Osmanlı ve Fas kuvvetleri 1578 yazında Portekizlileri Vadi's-sebil SavaĢı'nda fena halde bozguna uğrattılar. Kral Sebastian, muharebe meydanında öldü. Lehistan'daki Osmanlı Hâkimiyeti (1575): Lehistan Kralı Sigismund Ogüst ö-lünce, memleket taht kavgasına düĢmüĢtü. Avusturya ve Rusya kendilerinin gösterdikleri namzetlerin Leh Kralı olması için faaliyet gösteriyorlardı. Hattâ bu maksatla, Rusya kuvvet bile sokmaya kalkıĢtıysa da, Osmanlı kuvvetlerini karĢısında bulunca geri çekilmeye mecbur kaldı. Osmanlı Devleti için Lehistan çok ehemmiyetliydi. Bu yüzden diğer devletlerden daha atik davranıp, nüfuzunu kullanarak kendisine tâbi Erdel Beyi Bathory'yi Leh Krallığına seçtirdi (1575). Lehistan bundan sonra vergiye bağlandı ve 1578 yılına kadar Osmanlı himayesinde bir devlet olarak kaldı. Sokullu Mehmed PaĢa'nın Ölümü (1579): III. Murad'ın cülusundan sonra hükümet idaresinin baĢında yine Sokullu Mehmed PaĢa vardı. Ancak son zamanlarda saraydaki bazı Ģahısların tesiriyle Sokullu'ya olan itimad ve muhabbet azaldı ve hatta Sokullu'nun zevcesi Ġsmihan Sultân ve Valide Nurbânû Sultân olmasaydı belki de görevden azledilecekti. Üç padiĢah devrinde aralıksız sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed PaĢa, Osmanlı tarihinde ehemmiyetli yeri olan bir devlet adamıdır. Aslen Bosna'nın Sokkuloviçi köyünden alınmıĢ bir devĢirmedir. Zekâ ve kabiliyetiyle yükselmiĢ, kaptan-ı deryalık dâhil, devletin çeĢitli hizmetlerinde bulunmuĢtur. Bir savaĢ adamı olmaktan ziyâde, onun siyasi tarafının daha büyük olduğu görülür. Sultân III. Murad devrinde, Sokullu'nun eski nüfuzunun kalmadığı anlaĢılıyor. Ġran Harpleri ( 1578 = 1590): III. Murad, padiĢah olduğu zaman, Ġran Hükümdarı ġah Tahmasb, Tokmak Han idaresinde bir elçilik heyeti yollayarak tebriklerini ve hediyelerini sunmuĢtu. Elçilik heyeti Ġstanbul'da gayet iyi karĢılanmıĢtı. Fakat bir müddet sonra ġah Tahmasb'ın ölmesiyle Ġran'da taht kavgaları baĢladı. Bir ara Tahmasb'ın oğlu Ġsmail, Ģahlığı elde etti. Bunun zamanında Osmanlı-Ġran dostluğu bozuldu. Osmanlı Devleti Avrupa ile sulhlar yaparak Ġran ile meĢgul olmaya baĢladı. Çünkü ġah, Osmanlılarla süren barıĢı terk ederek, Doğudaki Kürtleri aleyhimize kıĢkırtıyordu. II. ġah Ġsmail de ölünce Ġran'da taht kavgalarının sürüp gitmesinden Osmanlılar istifade etmek istediler. Doğudaki valilerin de durumunu müsait görüp, Ġran'a saldırmanın vaktidir yollu haberler üzerine, Sultân III. Murad 1578 yılında Ġran'a harb açtı. O zaman Sokullu Mehmed Pasa daha sağdı ve Ġran savaĢına engel olmak istedi. Sokullu Mehmed PaĢa, Ġran'ın geniĢ bir ülke olduğunu, galip gelinse bile ġit olan halkının itaat altına alınamayacağını söylüyordu ki, bunda ne kadar haklı olduğu sonradan anlaĢıldı: PadiĢah, kendisi sefere gidecek karakterde bulunmadığından, ordunun baĢına Lala Mus166

BĠLĠNMEYEN OSMANLI tafa PaĢa'yı serdar tayin etti. Lala Mustafa PaĢa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere baĢlayan Lala Mustafa PaĢa, Tokmak Han idaresinde bir Ġran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karĢı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı yolladı. Osman PaĢa, Ġran kuvvetleriyle Çıldır'da karĢılaĢtı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa PaĢa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve ġirvan'a doğru ilerledi. ġirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. Ġran kuvvetleri Osman PaĢa üzerine taarruza geçtiierse de mağlûp olup çekildiler. Fakat Ġranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin Ġran lehine dönmeye baĢlaması üzerine Lala Mustafa PaĢa, azledilerek, yerine Koca Sinan PaĢa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle Ġran savaĢlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında MeĢ'ale SavaĢı denen savaĢta bir kere daha Ġranlıları yendi. MeĢ'ale SavaĢı'ndan sonra Ġranlılar, ġirvan bölgesini boĢaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad PaĢa, büyük kuvvetlerle Ġran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman PaĢa ile beraber Tebriz'i almayı baĢardılar. Osman PaĢa'nın vefatından sonra Ferhad PaĢa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad PaĢa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, Ġran'a saldırınca ġah Abbas, Osmanlılardan barıĢ istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad PaĢa AntlaĢmasına göre: Tebriz, ġirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karĢılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar Ġranlılara geçecektir. Yeniçeri ve Sipahi Ġsyanları: Ġran'la anlaĢma yapıldıktan sonra Ġstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulufe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaĢ) yüzünden çıkmıĢsa da, asıl sebebini devlet teĢkilâtının bozulmaya yüz tutmasında aramak daha doğru olacaktır. Ġlk defa III. Murad devrinde Yeniçeri Ocağına rast gele kimseler alınarak kanun bozuldu. Yine ilk defa rüĢvetle iĢ görülmeye baĢlandı. Askere ayarı düĢük akçeler verilmek istenince Yeniçeriler, isyan ederek saraya yürüdüler. Âsiler defterdarın baĢını istediler. Ġstekleri yerine getirilince büsbütün Ģımardılar. 1589 yılında meydana gelen bu olaya Beylerbeyi Vak'ası denmektedir. III. Murad devrinde 1593 yılında da sipahilerin isyanını görüyoruz. Ulufelerinin geri bırakılmasına kızan Sipahiler, saraya yürüyüp defterdarın kafasını istediler. Kendilerine nasihat etmek için gelenleri kovdular. Ġstanbul halkı da seyretmek için saraya dolmuĢtu. Halk dıĢarı çıkarılırken "Urun hâl..." diye bir ses duyuldu. Saray muhafızları bunu PadiĢahın emri sanarak âsilerin üzerine saldırdılar ve dört yüze yakın âsiyi öldürdüler. Diğerleri kaçarak kurtuldu. Yeni Bir Haçlı Ġttifakı Ve Nemçe (Avusturya) Harbleri (1593-1606): Bosna Beylerbeyi Telli Hasan PaĢa, Avusturya topraklarına 1593 yılında büyük bir akın harekâtına giriĢmiĢti. Avusturya valilerinin Osmanlı sınırlarına tecâvüzlerine karĢılık yapılan bu harekât, mağlûbiyetle neticelenmiĢ, komutanla birlikte çok Ģehid verilmiĢtir. Bu hadise Osmanlı-Nemçe harblerinin baĢlamasına sebep olmuĢtur. Nemçe savaĢına Sadrazam Dara" Kınm nal BĠLĠNMEYEN OSMANLI 167 Sinan PaĢa gönderilmiĢti. Budin Beylerbeyi imdada giderek Nemçe ordusuyla harbe girdi ve mağlub oldu. Nemçeliler çok sayıda Macaristan kalesini ele geçirdiler. 1594 yılı baharında da Estergon Kalesini muhasara altına aldılar; ancak muvaffak olamadılar. Kırım kuvvetlerinin yardıma gelmesine rağmen tam bu sırada Osmanlı Devleti'nin baĢına bir gaile daha çıktı: Osmanlı Devleti'ne tâbi olan Erdel, Eflak ve Boğdan Beyleri Papa'nın teĢvikiyle isyan edip Avusturya tarafına geçtiler. Tam bu sırada yani 1595 yılında PadiĢah III. Murad vefat eyledi. III. Murad'ın saltanatının sonuna doğru Osmanlı topraklan yaklaĢık 19.902.191 km2 idi. Buna Avrupa'da Polonya, Afrika'da Fas dâhildir. III. Murad zamanındaki sadrazamlar arasında, yılların sadrazamı Sokullu Mehmed PaĢa, Koca Sinan PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa ve Mesîh PaĢa'yı; diğer komutan ve devlet adamlarından Kaptanıderya Kılıç Ali PaĢa, Damad Ġbrahim PaĢa, Okçu-zâde Mehmed PaĢa ve Muallim-zâde NiĢanı Mahmûd Çelebi'yi; ġeyhülislâmlar arasında Hâmid Efendi,

Ma'lûl-zâde Mehmed Efendi, Müeyyed-zâde Abdülkadir Efendi, Bostan-zâde Mehmed Efendi ve Bayram-zâde Hacı Zekeriya Efendi'yi zikredebiliriz92. 93. Sultân III. Murad'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz. Bunlarda hakikat payı var mıdır? Osmanlı PadiĢahları içinde en çok cariyelerle münasebette bulunan (teserrî hakkını kullanan) ve en fazla çocuğu olan PadiĢah'dır. Biraz sonra sayacağımız tahmînen dört kadını dıĢında 40'a yakın haseki denilen gözdesi bulunduğu söylenmektedir. Çocuklarının sayısı 100'ü geçmektedir. Ancak bunlar bebekken veya küçük yaĢlarda öldüklerinden dolayı, ölümünde hayatta 19'u erkek ve 30'u kız olmak üzere 49 çocuğunun bulunduğu iddia edilmektedir. Maalesef 19 Ģehzadesi, Mehmed III PadiĢah olunca zayıf fetvalarla fitnenin defi için öldürüldü ve Ģehid sayıldıklarından cenaze namazlarını ġeyhülislâm Bostan-zâde Efendi kıldırdı. Önemle ifade edelim ki, III. Murad'ın 40'a yakın câriye ile yaĢaması, meĢru bir hakkın suiistimali veya ifrat sayılabilir. Ancak meĢru dairede kaldığı ve baĢkasının namusuna değil, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olduğu kesindir. Bunlardan aynı anda devamlı olarak hayat yaĢadığı 4 kadının olduğu ifade edilmektedir. III. Murad'ın bu hayatı yaĢamasında devlet iĢlerine karıĢan Safiye Sultân ile Valide Sultân Nurbânû'nun mühim rolü vardır. Kim, ne derse desin, Osmanlı PadiĢahları arasında her konuda en çok suiistimal yapan PadiĢah III. Murad ve oğlu III. Mehmed olmuĢtur. Buna rağmen, Farsça ve Arapça bir divan yazacak kadar âlim ve Ģair olan III. Murad, meĢru daire dıĢına çıkmamıĢtır. Bu hayatı yaĢamasında, cinsî hayatının da önceleri problemli olmasının tesiri bulunduğu ve neticede genç yaĢta, bu düzensiz hayatın etkisiyle vefat ettiği tarihçiler tarafından açıklanmaktadır. III. Murad'ın bu düzensiz hayatından istifade eden Valide Sultânlar ve hatta Kal92 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-163; Solakzâde, sh. 597-620; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-596/a; Kantemir, c. I, sh. 265-273; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 207-240; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, I, sh. 42-71, 114-115; Bekir Kütükoğlu, "Murad III", ĠA, sh. 615 vd.; BA, Kepeci, nr. 262, sh. 1 vd; Maliyeden Müdevver, nr. 563; Kunt, Metin, Sancaktan Eyâlete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerâsı ve Ġl Ġdaresi, Ġstanbul 1978, sh. 133 vd. ¦ - ¦- ¦¦•¦ - - ¦ ¦:.¦¦'•¦!•¦-¦.¦• -;¦,„,;„;.,, ¦,, ^^Hfti^^^^^^^ 168 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA falar bile, devlet idaresine karıĢır hale gelmiĢlerdir. ġöyle ki: Maalesef Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve hatta gerilemesinde en büyük rolü oynayan sebeplerden biri de, bir yüzyıla yakın, Kadın Efendilerin devlet iĢlerine karıĢmaları olmuĢtur. Özellikle Kanuni'nin karısı Hürrem Sultân, Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürüp baĢ kadınlığı ele geçirdikten sonra, bir zamanların Valide Sultânları gibi, haremin reisi haline gelmiĢ ve daha da ileri giderek devletin iĢlerine karıĢmıĢtır. ġehzade Mustafa'nın öldürülmesinde mühim rol oynamıĢtır denilirse, mesele daha iyi anlaĢılacaktır. Kanunî Sultân Süleyman'ın vefatından sonra PadiĢahların ordularının baĢına geçerek sefere gitmeyiĢlerinde ve Saraya kapanıp kalmalarında maalesef bu Ģekildeki Kadın Efendilerin mühim rolü olmuĢtur. III. Murad'ın baĢ kadını Safiye Sultan'ın ve bunu takip eden Kösem Sultan'ın hem baĢ Kadın Efendi ve hem de Valide Sultân sıfatlarıyla nasıl devleti idare etmeye kalkıĢtıkları, maalesef tarihin acı sayfalarında kötü örnekler olarak doludur. IV. Mehmed'i idare eden Turhan Sultân'dan sonra bu iĢin ortadan kalktığını söyleyebiliriz. III. Murad'ın annesi Nurbânû Sultân ile Safiye Sultân arasındaki çekiĢmeden istifâde eden Canfedâ Kalfa'nın bile, Nurbânû Sultan'ın yanında yer alarak III. Murad'a tesir ettiği ve hatta kardeĢi Ġbrahim'i liyâkati olmadığı halde Diyarbekir Beylerbeyliğine tayin ettirdiği nakledilmektedir. Kanunî Sultân Süleyman zamanından beri Harem'in dıĢiĢleriyle meĢgul olan ve Yahudi asıllı olduğu söylenen Esther Kira isimli Kalfa'nın da Sipahilerin isyanına sebep olduğu ve neticede çıkardığı fitne sebebiyle Sultân Ahmed Meydanında idam edildiği nakledilen acı olaylar arasında yer almaktadır. ZEVCELERĠ: 1- Safiye Valide Sultân (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile AyĢe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet iĢlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi. 2- ġems-i Ruhsâr Haseki; Rukıyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var. 3- ġâh-i Hûbân Haseki. 4-IMâz-perver Haseki. (MeĢru dairede beraber olduğu cariyelerin 4O'ı ve çocuklarının 100'ü aĢtığı söylenmektedir. Biz sadece bazılarını kaydetmekle yetindik.). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman. 2-

ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Cihangir. 4-ġehzâde Mahmûd. 5- Sultân Mehmed III. 6-ġehzâde Bâyezid. 7-ġehzâde Mustafa. 8-ġehzâde Abdullah. 9- AyĢe Sultân. 10- Fahri Sultân. 11- Fatma Sultân. 12- Mihriban Sultân. 13- Rukıyye Sultân. 14-ġehzâde Abdurrahman. III. Murad'ın babasından farkı, iki yönde kendini göstermektedir: Birincisi, babası kendi hayatını yaĢarken, devlet iĢlerini tamamen Sokullu Mehmed PaĢa gibi liyakatli devlet adamlarına bırakmıĢtı. III. Murad ise, hem Saray'da kendi hayatını yaĢıyor ve hem de devlet iĢlerini vasıflı devlet adamlarına bırakamıyordu. ĠĢte bu boĢluktan istifade eden Valide Sultân Nurbanu, Kadın efendi Safiye Sultân ve kalfa Canfedâ devlet iĢlerine de karıĢmaya baĢlamıĢlardı. Ġkincisi, babası II. Selim'in en azından gençliğinde de olsa gayr-i meĢru denebilecek bazı fiilleri iĢlediği söylenmektedir. Ancak III. Murad, babasından farklı olarak hem Arapça ve Farsça Ģiir yazacak kadar âlim ve hem de hayatında gayr-i meĢru hiç bir iĢ yapmayacak kadar da takva sahibi idi. Onun en büyük kusuru, meĢru daire içinde de kalsa, kadınlar konusundaki suiistimalidir93. 93 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-10; Solakzâde, sh. 597-600; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-500/a; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-44; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 43-46; Harem II, sh. 47-50, 145-147; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 99-134; Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, c. II, 170-173; Meselenin çarpıtılarak anlatılmasına misâl için bkz. Altında), Osmanlı'da Harem, 13-16. ;, ; 94. III. Murâı Ġslâm Hul Hayır edilen yandırarak beĢ I mahiyetinde değ diği de Ģüphelidiı yanmaktadır. III. Mehmed, bilir. Zira < makla ben tane erkekl günahsız biri Zira herhangi! safhasında de Bu kısa izi bir Ģeye da Bunlardan] "Nizâm-ı ı lemedikleri vakitli Ayrıca ülû'H Ģahsın fil-haklka f sonra refinden ( PadiĢahın kullana Dede Efeni (ettiğinin biz de f yapıldığını biz j diyoruz. istemly 95. III.) Buc Ma'rûf v dünyaya t ġam'dan .< Mısır'a döra dü ve 979/l| larınahızv 94 Sol*Ġ Efendi, SiyS PASLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI T69 irine 94. III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri, Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi? ibi, ĠSefeâHayır edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve siyâseten kati esasına dayandırarak beĢ kardeĢini idama mahkûm ettirmiĢtir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten kati kategorisine girdiği de Ģüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüĢe dayanmaktadır. III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve Ģer'î hükümlere aykırı davranandır denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, siyâseten kati müessesesinin suiistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira 19 tane erkek kardeĢini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (ġehzade Mahmûd), günahsız bir Ģekilde idam ettirmiĢtir. Bunun Ģer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir. Bu kısa izahtan sonra, Ģu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar hiç bir Ģeye dayanmadan mı bu fiili iĢlemiĢlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı Ġslâm Hukukçularının Ģu fetvalarıdır: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teĢvik edenler, bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi, kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerir ve müttehem olması da Ģart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının

yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kullan ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir diyoruz. Bu meseleyi bütün yönleriyle daha evvel izah ettiğimizden tekrara girmek istemiyoruz. Ancak o sorunun cevabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz94. 95. III. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasad-hânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldığı doğru mudur? Bu olayı ayrıntılarıyla anlatmakta yarar vardır. Asıl adı Takıyyuddin Mehmed bin Ma'rûf ve unvanı da er-Râsıd yani astronom olan Takıyyuddin, 1521 yılında ġam'da dünyaya gelmiĢtir. Babası da Mısır'ın ileri gelen âlimlerinden olan Takıyyuddin, Mısır ve ġam'dan sonra Ġstanbul'a gelerek meĢhur hocaların yanında ilmini tamamladı. Tekrar Mısır'a döndü ve astronomi dersleri de aldı. II. Selim zamanında tekrar Ġstanbul'a döndü ve 979/1571 yılında MüneccimbaĢılığa yükseltilerek Ġstanbul'da astronomi çalıĢmalarına hız verdi. Takıyyuddin, astronomik hesaplarda esas alınan eski Uluğ Bey Zîc'inin 94 Solak-zâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, KardeĢ Katli, sh. 98-105. 170 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN1, i tamamen eskidiğini ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini devlet ricaline anlatmaya çalıĢtı. ġeyhülislâm Hoca Sa'deddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve Ġstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde yani Ģu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında Ġstanbul Rasadhânesini kurdu. III. Murad'ın talimatıyla bu Rasadhânenin bütün masrafları devlet hazinesinden karĢılandı ve bunun için 10.000 altın harcandı. Kendisine de 3.000 altınlık bir ze'âmet verildi. Burası kuruluncaya kadar, Galata Kulesinde çalıĢmalarına devam etti. KuruluĢ tarihi 987/1579'dır. MüneccimbaĢı Takıyyuddin Efendi bu konuda bir ilke imza basıyordu. Zira Avrupa'da Danimarka Kralı II. Frederick'in teĢvikleriyle Tycho-Brahe'nin kurduğu rasadhâne ancak 1585 tarihinde tamamlanmıĢtı. Osmanlı Devleti 10 yıla yakın bir zaman önde gidiyordu. Takıyyuddin, bu sahada 20'ye yakın eser verdi ve çalıĢmaları engellenmek istese de, 1585 yılında vefat edinceye kadar araĢtırmalarını aralıksız sürdürdü. 1577-1580 yılları arasında Hoca Sa'deddin'den sonra ġeyhülislâmlık makamına o-turan Kâdî-zâde Ahmed ġemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. PadiĢahın bir çok fermanlarını Ģer' -i Ģerife aykırıdır diyerek reddetti. Yargı mensuplarını protokolde Beylerbeyilerin önüne geçirmek için elinden geleni yaptı. Ancak bazı meselelerde, Ģahsî anlaĢmazlıkların da etkisiyle, "astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalıĢmanın devlete uğursuzluk getireceği" gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inĢa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. ġeyhülislâmın ilamına uyan PadiĢah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali PaĢa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve Ġstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak ġeyhülislâmın karĢı çıktığı husus, müneccimlik yaparak geleceğe ait haberler vermektir. Bu konuyu Osmanlı Dev-leti'nin aleyhine kullanmaya çalıĢan yazarlar, baĢka meselelerde, müneccimliğe Ģiddetle karĢı çıkarlarken, burada farklı bir yaklaĢım sergilemektedirler. Çifte standartlı davranmamak gerektir. Ayrıca bu mesele, ġeyhülislâm ile diğer makamlar arasında bir çekememezlik konusu da olabilir. Sonradan Kâdîzâdelerin, aĢırı fikir ve tutumları sebebiyle, Osmanlı tarihinde soğuk bir taassup rüzgarının esmesine yol açtıklarını biliyoruz. ġeyhülislâm Kâdî-zâde'yi aynı kefeye koymak mümkün olmasa dahi, Kâdî-zâdeler ve benzeri soğuk taassup sahipleri için Kâtip Çelebi son noktayı koymaktadır ve biz de sonuna kadar bu görüĢün yanındayız: "Müslümanların sultânı bu makule soğuk taassup sahiplerini, kim olursa olsun, tedip etmesi dinî görevleri arasındadır. Çünkü seiefde bu çeĢit muta'aassıplar yüzünden çok fesadlar meydana gelmiĢtir. Gerek Halvetî ve gerek Kâdî-zâdeli bazı ahmakların görünürdeki salâhlarına bakılmayıp bunlara fırsat verilmeye. Nizâm-ı âlem ancak ve ancak halk haddinden tecâvüz etmemekle mümkündür".

Mahallî ve belli Ģahısların zihniyetine ait olan hatalar tamim edilmemelidir. Bu olayın Osmanlı'da ilmi geri bıraktığı doğrudur; ancak bunun Osmanlı Devleti'nde genel bir zihniyet olduğu doğru değildir. Çünkü ta Fâtih devrinden beri konu ile ilgili çalıĢmalar tarihçiler tarafından çok iyi bilinmektedir95. 95 Takıyyuddin, Cedâvil-i Rasadiye, Ġstanbul Rasathanesi kütp. nr. 378; Âlât'ür-Rasadiyye li Zîc-i ġehinĢâhiyye, ĠÜ. Ty. nr. 1993; Nevl-zâde Atâî, Hadâık, ġakâik Zeyli, c.II, sh. 286-287; Kâtip Çelebi, Mizan'-ül-Hakk, Ġstanbul 1286, sh. 122-123; Döğen, ġaban, Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi I-II, Ġstanbul 1992, c. II, sh. 633-643; Ünver, Süheyl, Ġstanbul Rasadhânesi, Ankara 1969; Meselenin çarpıtılması örneği için bkz. Yılmaz, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, sh. 82-90. 96. Sokullu Mek yaptığı ( Bosna'nın] devĢirmedir. Oğullarından j devĢirilerek Edlr hizmetiyle En rikâbdârlık, ı daha sonra < beyliği; Ġran s II. Selimin kızıl PaĢa'nın \ yıl II. Selimi müĢtür. Kanuni i tam bir basiret J kamındadır. PaĢa ve I III. Murad'ın i kullanamaz Ġl ve yakınları, Ġl Murad bütün-S Sokullu, I nak taraflı Peçevf, i çıktığı güm olmadığım i sahibi olan j diği nakl doğru olu Tl yönleri nacaktır, II vermesi} hissesi 1 sonra 9 Sadâretti Mekke'de takva lı idare e »OSMANLI "alıĢı çekti ıduMi.ıyıd bu ı10.000 Bit kadar, | Zira Avru-^tasadhâne ı önde gellenmek mına o-LPadiĢa-ıı proto-erde, kistik-Ģ#, III. i, ġey1i çıktığı iı DevBĠLĠNMEYEN OSMANLI 171 |'.!iz de t. Gerek 96. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur? Bosna'nın ViĢegard Kazasına bağlı Rudo Nahiyesinin Sokkuloviçi köyünden bir devĢirmedir. Sırp olması kuvvetle muhtemeldir. Sokullu Beğ neslinden yani ġahin Oğullarından gelmektedir. 1512 yılında dünyaya gelen Sokullu, YeĢilce Bey tarafından devĢirilerek Edirne Sarayı'na getirilmiĢtir. Oradan Ġstanbul'a nakledilmiĢ ve Küçük Oda hizmetiyle Enderun'a alınmıĢtır. Sırasıyla Hazine Odası ve Hasoda'ya alınan ve de rikâbdârlık, çuhadarlık ve silâhdarlık gibi Saray içi görevlere getirilen Sokullu Mehmed, daha sonra dıĢarı çıkarak ÇaĢnigirbaĢılık, Kapıcılar Kethüdalığı, 1550'de Rumeli Beylerbeyliği; Ġran seferindeki baĢarısı sebebiyle vezirlik makamına yükselmiĢtir. 1561 yılında II. Selim'in kızı Ġsmihan Sultân ile evlenen Sokullu, 1564 yılında II. Vezir ve Semiz Ali PaĢa'nın vefatından sonra da vezir-i azam olmuĢtur. Ġki sene Kanuni devrinde, sekiz yıl II. Selim zamanında ve 6 yıl da III. Murad zamanında bu görevi sürdürmüĢtür. Kanuni Sultân Süleyman'ın vefatı sırasında 40 gün kadar ölüm haberini gizleyerek tam bir basiret örneği haline gelen Sokullu, II. Selim zamanında manen PadiĢah ma-kamındadır. Sultân Murad'ın hocası Hoca Sa'deddin Efendi, musahibi ġemsi Ahmed PaĢa ve kethüdası Canfedâ Kadın ve benzeri kiĢilerin aleyhteki gayretleri neticesinde, III. Murad'ın nazarından düĢmüĢtür. Her ne kadar azledilmese de, fiilen yetkilerini kullanamaz hale gelmiĢtir. NiĢancı Feridun Bey baĢta olmak üzere en yakın arkadaĢları ve yakınları, kendisine sorulmadan görevden uzaklaĢtırılmıĢtır. Âdil bir PadiĢah olan III. Murad bütün tahriklere rağmen, Sokullu'ya zarar vermemekte direnmiĢtir. Ancak Sokullu, Kabasakal tarafındaki Sarayında Ġkindi Divanı halindeyken, meczup bir BoĢnak tarafından hançerle yaralanmıĢ ve 1579 yılında vefat etmiĢtir.

Peçevî, bizzat Tiryaki Hasan PaĢa'dan dinlediğini söyleyerek, III. Murad'ın tahta çıktığı günden beri Sokullu'yu sevmediğini ifade etmekteyse de, onun ölümünde dahli olmadığını da ilave etmektedir. Her gece teheccüd namazını kaçırmayacak kadar takva sahibi olan Sokullu Mehmed PaĢa'nın, vefatından kısa bir zaman evvel, Ģahadetini istediği nakledilmektedir. III. Murad'ın bu katil olayında dahli bulunduğu Ģeklindeki iddialar doğru olmasa gerektir. Bu görüĢü destekleyecek ciddi bir kaynak mevcut değildir. Tavîl yani Uzun Mehmed PaĢa diye de bilinen Sokullu'nun elbette ki iyi ve kötü yönleri olacak ve 14 yıllık sadrazamlığı döneminde tenkit edilebilecek tasarrufları bulunacaktır. Nitekim yakınlarını ve dostlarını fazlaca tutması ve makamları öncelikle onlara vermesi Ģeklindeki tenkit bunlardan biridir. Ayrıca Ġnebahtı felâketinde önemli derecede hissesi bulunmaktadır. Onun babasının bir papaz olması ise, Müslüman olduktan sonra ifa ettiği hizmetler karĢısında Ġslâmiyet açısından hiç bir önem arz etmemektedir. Sadâreti zamanında himaye ettiği Ġslâm âlimleri, inĢâ ettirdiği cami ve medreseler ve Mekke'de tesis ettiği hayır vakıfları ve en önemlisi de ömrünün sonuna kadar tam bir takva hayatı yaĢaması, bu tür iddiaların kasıtlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sokullu'nun müsbet yönleri arasında II. Selim ve III. Murad gibi atalarına asla benzemeyen iki zayıf PadiĢah zamanında, devleti dirayetle ve büyük bir tecrübe ile idare etmesi baĢta gelmektedir. Ayrıca Don ve Volga nehirlerinin birleĢtirilmesi ile so172 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN i nuçsuz kalan SüveyĢ Kanalı projesi de Sokullu'ya ait önemli ve ileriyi gördüğünün delili olan fikirlerindendir. Bu özellikleri sebebiyle Hammer ve onu takip eden bazı tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin duraklama ve hatta gerileme devrini, Sokullu'nun vefatı ile baĢlat-salar da, bunu aynıyla kabul etmek çok zordur. Sokullu'nun tenkit edilebilecek olan yönlerinin baĢında, 14 yıllık sadrazamlığı döneminde asla serdâr olarak ordunun baĢında sefere gitmemesi ve PadiĢahları da bu noktada teĢvik etmemesidir. Bu yüzden statükocu, hatta müstebid ve makamını korumakta hırslı bir devlet adamı olarak vasıflandıranlar olmuĢtur. II. Selim'in tahta çıkıĢında yeniçerilerin isyanına sebep olan tavırları ve III. Murad'ın tahta çıkıĢında gösterdiği temellük yani yapmacık tavırlar, onun değerini kısmen düĢürmüĢ olsa bile, bazı araĢtırmacıların onun hakkında söyledikleri Ģeyler kanaatimize göre doğru değildir96. XIII- SULTÂN III. MEHMED DEVRĠ 97. Sultân III. Mehmed, aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin tıkıĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mehmed, II. Murad'ın Safiye Sultân'dan 1566'da dünyaya gelen oğludur. Babasının vefatı üzerine sancak beyliğinden Osmanlı PadiĢahlığı tahtına oturan son Ģehzade olarak 1595'de Manisa'dan gelerek Ġstanbul'da cülus etti. Her padiĢah döneminde olduğu gibi, son zamanlarda âdet haline gelen yeniçerilerin baĢ kaldırmaları ve bahĢiĢ talebi kavgaları bunda da meydana geldi. Ferhad PaĢa'nın gayretleriyle zorbalar bastırıldı. Ancak Avusturya seferi uzayıp gidiyordu. Sadrazam Sinan PaĢa, Eflak üzerine yürüdü; BükreĢ'i aldı; ancak Yergöğü'nde dehĢetli bir mağlûbiyet tattı. PadiĢah Hocası Hoca Sa'deddin Efendi, Sinan PaĢa'nın fikrine katılarak PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu ediyordu. Bu arada vefat eden Sinan PaĢa'nın yerine Damad Ġbrahim PaĢa veziriazam olmuĢtu. Nihayet Yeniçerilerin de teĢvikiyle 21 Haziran 1596/24 ġevval 1004'de PadiĢah sefere çıkmak üzere hareket etti. Eğri Kalesi kuĢatılıp feth olundu ve bu sebeple III. Mehmed Eğri Fâtihi olarak anıldı. Daha sonra Macarların KereĢteĢ dedikleri Haçova'da zor da olsa büyük bir zafer kazanıldı. Bunda Hoca Sa'deddin'in büyük bir rolü vardı. Harpten dönen PadiĢah, Hoca Sa'deddin ve çevresindeki insanların tesiriyle Cığala-zâde'yi sadrazamlığa getirdi. Ancak hem Kırım Han'ı Gâzî Giray'ı azledip Kırım'da fitne çıkarmasıyla ve hem de muharebe gününün ertesi günü askeri yoklatarak dâhilde ihtilâfların ve isyanların baĢ göstermesine vesile olmasıyla fayda yerine zarar getirdi. Gerçekten Cağaloğlu Sinan PaĢa'nın bu hareketleri neticesinde Anadolu'da Celâlî denilen eĢkıya isyanları memleketi kasıp kavurmaya baĢladı. 1008/1599 yılında Damad Ġbrahim PaĢa yeniden Sadrazamlığa getirildi. 96 Peçevî, c. I, sh. 24-28; Solakzâde, sh. 572 vd; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 552; c. III, Kısım I, sh. 49-54; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, 388-389; Abdurrahman ġeref, "Sokullu Mehmed

PaĢa'nın Evâil-i Ahvali ve Ailesi Hakkında Bazı Malumat", TOEM, nr. 29, sh. 257-265; Ġnalcık, Halil, "Osmanlı-Rus Rekabetinin MenĢei ve Don-Volga Kanalı TeĢebbüsü (1569)", Belleten, c. XII, sayı 46(1948), sh. 349-402; Ahmed Refik, "Bahr-ı Hazar- Karadeniz Kanalı ve Ejderhan Seferi", TOEM, nr. 43, sh. 1-14; Yılmaz, Mevlüt Uluğtekin, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, 53-75; Bu eserde Sokullu'nun Türk olmaması esas alınarak, tarihçilerin verdiği bilgilerin kırınıtıları değerlenidlrlerek ve de abartılarak Sokullu, Türk ve Osmanlı düĢmanı bir ajan gibi gösterilmiĢtir ki, bu Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan farklı bir bakıĢ tarzının örneğidir. Nemçe Harbi I pa'da mühim] Bütün t harb Ġlan ettM Ģıklıklar ve I Mahmûd'un I baĢarılı s III. Fıtraten zayıf j kalıyordu. I padiĢahları arada, Mahmûd'udaK hatta gerilen» ı tin merkez t de görülen j lerdir. TaĢra \ merkeze I memurlarına ı yanların teyll emrin I Osmanlı [ Osmanlı 0 nunnameiervel da mazıiımlmj Adalet KöĢküd önlemek ü III.» ancak I sac be-Ha-zade ^ zikri ZEV( zaasıilıtı Selim a dugus BĠLĠNMEYEN OSMANLI ıçiler, jco-vî bu L'is Ġve Nemçe Harbi sürüp giderken Tiryaki Hasan PaĢa ve Kuyucu Murad PaĢa, Avrupa'da mühim zaferlere imza basıyorlardı. Uyvar üzerine gidilmesi de bu tarihlerde oldu. Bütün bu zorluklar içinde bir de Ġran ġahı andlaĢmayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ne harb ilan etti. Anadolu'yu Celâlî isyanları kasıp kavuruyordu. Osmanlı Devleti bu karıĢıklıklar ve ihtilâller içinde iken III. Mehmed 1603'de dünyaya gözlerini yumdu. Oğlu Mahmûd'un katli, Celâlî isyanları ve bunları tahrik eden Safeviler karĢısında ordunun baĢarılı sonuçlar alamaması, III. Mehmed'in ölümüne sebep olan en önemli olaylardı. III. Mehmed, sancağa çıkan ve oradan padiĢahlığa gelen son Osmanoğludur. Fıtraten zayıf iradeli ve saf idi. Vehhâmdı. Anası Safiye Sultân'm müthiĢ tesiri altında kalıyordu. Babası gibi III. Mehmed de, kardeĢ katli meselesini en çok suiistimal eden padiĢahlardan biriydi. 19 kardeĢini, aldığı zayıf fetvalara dayanarak idam ettirdi. Bu arada, baĢkalarıyla ittifak ettiği ve yazıĢmalarda bulunduğu jurnallenen oğlu ġehzade Mahmûd'u da idam ettirdi; sonra da jurnalleyen insanların hayatına son verdi. III. Murad devrinde de babasının zamanında olduğu gibi, devamlı bir duraklama ve hatta gerileme alâmetleri kendini göstermektedir. Düzenli kanunnameler yerine, devletin merkez teĢkilâtında ve özellikle ülü'l-emrin temelini teĢkil eden PadiĢah ve vezirlerde görülen Ģerv-i Ģerife muhalif halleri siyâsetnâmeler ile âlimler ikaz ve irĢâd eylemiĢlerdir. TaĢra teĢkilâtında meydana gelen zulümleri ve haksızlıkları ise, ya yerli âlimler merkeze bildirmiĢler veya halkın tazallüm ve Ģikâyeti üzerine merkez teĢkilâtı taĢra memurlarına adalete rPâyet etmeleri için emirnameler göndermiĢlerdir. ĠĢte Celâlî isyanlarının ortaya çıkıĢ sebebi de budur. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil eden görevlilerin, re%ayaya karĢı bu otoriteyi kötüye kullanmaları ve kanun, hak ve adalete aykırı davranmaları halinde, ülü'l-emrin hakkı ve kanunu hatırlatıcı mâhiyette düzenlediği hukukî düzenlemelerine denir. Osmanlı Devleti'nde padiĢahın hükmü tarzında kendisini göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nde, mezâlim divanının yerini Divan-ı Hümâyûn aldığı gibi, kanunnameler ve tezkire'lerin yerini de adâletnâmeler almıĢtır. Yani Divan-ı Hümâyûnda mazlumların Ģikâyeti bizzat

Ġran ġahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüĢtü. Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. Osmanlı Tarih Lügati. Hadım Hüseyin PaĢa. hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlıĢlıkların ve zulümlerin yaĢanmasına sebep olmuĢtur. Osmanlı Tarihi. Celâlî isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir? 9Celâlî. 4. ġehzade Mahmûd annesi. artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiĢ oldu. III. nazik ruhlu ve zayıf iradeli bir padiĢah. Devletler ve Hanedanlar. ĠĢte bu noktada devletin idaresinden hoĢlanmayan gruplar. c. Divan görüĢmelerini Kasr-ı Adalet veya Adalet KöĢkü denilen yerde dinleyen PadiĢah tarafından. nr. sh. 7174 BĠLĠNMEYEN OSMANLI AyĢe Sultân97. Baba Zünnun. 275-277. ZEVCELERĠ: 1. Zamanındaki sadrazamlar arasında Koca Sinan PaĢa. Bu kontrolün kaybı. mahallî idarecilere Ģikâyetleri önlemek üzere adâletnâmeler de gönderilmiĢtir. II. bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teĢkil eden mezhep mücadelesinin birleĢmesi safhasıdır. Kanuni'nin zamanında da ġehzade Mustafa'nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler. 1830. Tayyib. c. ġehzade Selim annesi. ĠA. Gökbilgin. III. Bunlara Alevî veya KızılbaĢ isyanları da denmektedir. laraı . artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil.dinlendiği gibi. 3-ġehzâde Mahmûd Hân. sh. sh. Mehmed.Haseki. UzunçarĢılı. Mustafa validesi. Osmanlı Devleti'nin hukukî. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince. Kantemir. Adâletnâmeler. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. E. 2768. c. Öztuna. Bu sebeplerden bazılarını Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Osmanlı Devleti'ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların 97 Peçevî. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında baĢlayan ġahkulu isyanı idi.Hândan Valide Sultân. Biraz evvel gördüğümüz gibi. geniĢ anlamda. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün. celâliği. Solak-zâde. 47. zulümlerin ve rüĢvetin artması üzerine. Halil. Adlî mahlasıyla Ģiirler yazan. Uluçay. meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmeziiklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. ÇOCUKLARI: (Ġsimleri bilinmeyen beĢ altı tane daha çocuğunun bulunduğu söylenmektedir). Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada. Ahmed'in annesi. Bu manada en önemli isyan II. c. Hoca-zâde Mehmed Efendi ve Ģeyhlerden ġeyh Muhyiddin Efendi ile ġeyh ġemseddin Sivâsî'yi zikretmeliyiz. 620-682. II. Celâl'e mensup demektir. 1-2. Osmanlı Devleti'nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıĢtır. O halde. sh. Sertoğlu. M. sosyal ve iktisadî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teĢkilâtında kayırmaların. hiç kimsenin beğenmediği Cığala-zâde (Cağaloğlu) Sinan PaĢa ve Ġbrahim PaĢa'yı. âlimler arasında Hasan Çan'ın oğlu Hoca Sa'deddin. ġehzade Bâyezid'in durumu ise.Hatice Sultân. Abaza asıllı ve I. 176-177. 6. Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiĢtir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 73-115. devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. bir mezhep mücadelesi tarzında baĢlayan ve daha ziyade Ġran'ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti'ne fırsat buldukça isyan eden ġi'î Türkmenlerin hareketleridir. 49 vd. sh. 3. 5-ġehzâde Mustafa. bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkıĢ yolu aramıĢlar ve devlete baĢ kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya baĢlamıĢlardır. daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiĢtir. ancak Osmanlı padiĢahları arasında en çok takva sahibi olanlardandır. Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı BektaĢ-ı Veli'nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. Bu ikisi baĢlayınca. 4-ġehzâde Ahmed. Safevi Devleti'nin himayesinde. 2. I. Domuzoğlan. Belgeler. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok'da 1519 yılında isyan eden KızılbaĢ ġeyh Celâlin isyanı üzerine. 98. baskıların.Haseki. Kısım I.Valide Sultân. I. Ferhad PaĢa. 2-ġehzâde Sultân Cihangir Hân. Ġkinci safha ise. "Mehmed III". 1ġehzâde Sultân Selim Hân. 254-255. 163-280.. sh. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519'da Yavuz tarafından bastırılan ġeyh Celâl isyanı ile. ġeyhülislâm Bostan-zâde Mehmed Efendi. Ġnalcık. D. sh. c.

hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmiĢti98. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın yanlıĢ siyâsetinden rahatsız olan 30. Sokullu-zâde Hasan PaĢa'nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti'ni periĢan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım: •¦' '. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaĢları. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız? III. insanları isyana teĢvik ediyordu. . Ġsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla. Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. sosyal. Daha sonra Kuyucu Murad PaĢa bunu sindirmekte muvaffak olmuĢtur. 3) Osmanlı Devleti'nin savaĢlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. Yani Celâlîler. Ancak oğlu Mustafa. Ahmed. idarî. baĢa çıkamadığı Tavil Ahmed'i ġehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuĢtur.000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıĢtır. teĢkilâtın baĢına oğlu Deli Hasan geçmiĢtir. Hâlim ġah adıyla fermanlar bile göndermiĢtir.99.¦. III. Tavîl Ahmed Ġsyanı: Sekbanlıktan yetiĢme olan Tavîl Ahmed de. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad PaĢa tarafından bastırıldı.:. Kısaca Celâlî isyanları. Bu yüzden yeniçeri isyanları da baĢlamıĢtır. Adına hutbe okutup para bastırdı. III. Urfa civarını yağmalamıĢ (1596). Murad devri Osmanlı Devleti'nde enflasyonun yaĢandığı ilk dönemdir. 99. Canboladoğlu Ali PaĢa Ġsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi. Osmanlı Devleti'nin beyni olan Anadolu. Dedesi Canbolad Bey.:. Sil BĠLĠNMEYEN OSMANLI 175 birinci sebebidir. savaĢlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir. halkı bıktırmıĢ ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuĢtur. 4) Ġlmiye sınıfının bozulması ve devlet iĢlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi. Urfa'yı zapteden Karayazıcı. vatandaĢ devletinden her geçen gün soğumuĢtur. Devlet hayatında yanlıĢ uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da. Zira devlet görevlileri. bunların yanında vatandaĢın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması.'¦ = ¦ Karayazıcı Ġsyanı: III. 1605 yılında çevresine topladığı eĢkıya ile Gezdehan Ali PaĢa ve Nasuh PaĢa komutasındaki Osmanlı 176 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiĢtir. Avusturya ve Ġran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karĢı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaĢını bu asilere karĢı koru-yamıyordu. 2) Osmanlı iktisadî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi. devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiĢtir. Karayazıcı. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın kardeĢi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin PaĢa'yı idam etmesiyle birlikte. Deli Hasan. maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların baĢlarına geçebiliyorlardı. Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk. Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir. aslında Osmanlı Devleti'nde sekbanbaĢılık ve subaĢlık gibi görevlerde bulunan ve eĢkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaĢı olarak tayin edilen bir Ģahıstır. Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaĢmak için baĢvurulan rüĢvet yolu. adaleti arka plana itince ve re'âyâya ağır vergiler salmaya baĢlayınca. celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir baĢka Celâli grubuna karıĢıyordu. eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya baĢlamıĢlardır. Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. Buna çok üzülen I. -. bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle. Bu arada bir ateĢli silah olarak tüfeğin Anadolu'da bol miktarda bulunması da. babasının isyanını devam ettirerek Bağdad'ı teslim almıĢtır (1607). Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaĢları sırasında ilk büyük Celâl? isyanını baĢlatan Karayazıcı Abdülhâlim. 1608 yılına kadar Anadolu'da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaĢandı ve halk periĢan oldu. Sadrazam YemiĢçi Hasan PaĢa'nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiĢtir (1603). tarihçiler tarafından.

ĠĢte Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok AndlaĢmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine. p(1607).000 kiĢilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıĢtır (1607). III. 90 yaĢına kadar istikametli bir hayat yaĢamıĢ ve PadiĢah'ın Baba iltifatına mazhar olmuĢlardır.000 kiĢi toplayacağını söyleyen bu eĢkıya hemen idam edilmiĢtir. Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir? Peçevî. sh. 3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed'e gelince. Ġlgürel. II. Ġstanbul 1280. c. t Dedesi Ġûijala. Bu olay Ġstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıĢtır. sh. Bunu Silifke ve Adana'yı iĢgal eden CemĢid ve Mush ÇavuĢ eĢkıyalarını temizlemek takip etmiĢtir. kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu Ģahıs. Konya'daki Saraçoğlu Ahmed'dir ve çevresine 30. sh. III. Osmanlı padiĢahının fermanıyla aĢağıdaki baĢarılara imza atmıĢtır. bu büyük devlet adamını. I. 2) Ġkinci önemli iĢi. II. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuĢulmaktadır? Bilindiği gibi. UzunçarĢılı. c. Ahvâl-i Celâliyân. Memâlik-i Âl-i Osman'ı eĢkıyadan temizlemiĢdir ve 500 yıl önce ġeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona iĢaret ile kitabına yazmıĢtır" Ģeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. aslında eski bir çavuĢ. 99-113. III. VIII. Üzerine yürüyen Murad PaĢa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiĢ. 1608 yılında Göksün taraflarında Kalenderoğlu ile karĢı karĢıya gelmiĢ ve kuvvetlerini . 204-205. Anadolu'daki eĢkıyayı katletmiĢ ve katlettiği eĢkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıĢtır. Kuyucu Murad PaĢa. TDVĠA. 281-284. Bu bozgun Ege'deki bir çok Ģehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuĢtur. Ġ Ġ MANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 177 pçtomaluĢtur. 213-220. ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30. 1) Murad PaĢa'nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî. c. 83-87. Ravzatu'l-Hüseyn fi Hulâsatı Ahbârı'l-Hâfikeyn (Tarih-i Naima) I-VI.100.siyle lı tertip |iı 1607 ta seli seHl I »tabî) Ġskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad PaĢa. 1-22. "Celâlî Ġsyanları". Aslen Hırvat olan bu devlet adamı. c. 252-257. Osmanlı Tarihi. 26-39. sh. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında 93 Peçevî. nr. Canbolad Oğlu'nun Ġstanbul'a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiĢtir. sh. c. Esad Efendi. Mehmed devrinde artarak devam etmiĢ ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu'nun isyanı ile. "Bu ol vezir-i azamdır ki. 236-238. sancak beği ve ardından Diyarbekir. sh. Anadolu yakılıp kavrulmaya baĢlamıĢtır. 303-316. V. Kısım I. 223-225. c. III. 2236. sırasıyla kethüda. Müctebâ. bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baĢ kaldıran Dürzi eĢkıyalardır. 335: Nâimâ Mustafa Efendi. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuĢtur. Süleymaniye kütp. 1604'de isyan etmiĢ ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıĢtı. Murad devrinde Anadolu'da baĢlayan Celâlî isyanları. 252. c. Ġstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramıĢ ve komutanları öldürülmüĢtür. Kovalamacalar sonunda Murad PaĢa.

Kısım I. Ahmed. Hoca Sa'deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa'nın etkisi ile vezir-i azam olur. 354. beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan PaĢa olan bu zat. Clement'in ajanı olduğunu. Cağaloğhı (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var. Papa'nın Fâtih'e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır". Hândan Sultân'dan Manisa'da 18 Nisan 1590/22 Cemâziyelâhir 998 tarihinde dünyaya gelen oğludur. uzak durdun" gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir.000 küsur eĢkıya öldürülmüĢtür. Cigala-zâde Sinan PaĢa'nın tenkit edilen üç ö-nemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi. Kuyucu Murad PaĢa'nın üç sene süren bu eĢkıya temizleme hareketi sırasında. Ahmed. XIV. böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiĢ olabilir. Tarihçilerin kaydettiklerine göre. Lala Mustafa PaĢa zamanında vezirlik makamına getirilmiĢ ve özellikle Ġran ile yapılan savaĢlarda büyük bahadırlıklar göstermiĢtir. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. III. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle. Clement ve Cağaloğlu Sinan PaĢa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler. sh. Ancak 45 gün süren bu görev.dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı Ġran'a sığınmıĢtır. Nitekim ona destek veren Tavil'in kardeĢi Meymun ve benzeri eĢkıyalar da neticede Ġran ġah'ına iltica etmiĢlerdir. Ġtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala'dır. Tarihlerin kaydettiğine göre. tekrar Ġbrahim PaĢa'ya iade edilir. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30. 22 Kânun-ı sânî 1603/18 Receb 1012 . ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? mt rai (iĢ yaniı gibi o-di. Suitni bette ki i U devlet vfl) Sadra i Me üzer» 14 yaĢında hükümdar olub 14 sene PadiĢahlık etmiĢ bulunan I. 1026/1617 yılında 28 yaĢında vefat eylemiĢtir. Özellikle Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti'nin ümmet anlayıĢını tenkit eden bazı araĢtırmacılar. 101. c. Haçova SavaĢına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray'ı azlederek yerine acemi olan kardeĢi Fetih Giray'ı getirmesi ve bunun da Kırım'da büyük kargaĢalara vesile olmasıdır. Yani Papa. Ġkincisi. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir. III. 330-343. Bayburt'ta Murad Haniler ve BeyĢehir'de ise Emîr ġâhî denilen eĢkıyayı tamamen ortadan kaldırmıĢtır.000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öl^ Cı n. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen. Ancak 1593'de kardeĢi Carlo'nun Ġstanbul'a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina'ya gitmesi bu çeĢit dedikoduların çıkmasına sebep olmuĢtur100. I. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında Ġslâm gazileri tarafından esir edilmiĢ ve Kanuni'nin döneminde Enderun'a verilmiĢtir. onun ahlakı ile alakalı güzel Ģeyler söylenmese de. Üçüncüsü ve bizce en önemlisi. 50. bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad PaĢa sona erdirmiĢtir. asker içinde büyük kargaĢalara sebep oldu. Osmanlı Tarihi. AHMED DEVRĠ 102. UzunçarĢılı. Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karĢı karĢıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıĢtı.? 178 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'' dürmesi. Daha sonra Yeniçeri ağalığı. Cigala-zâde'nin. Türk düĢmanı Papa VII. sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düĢmeyecek Ģekilde.SULTÂN I. Osmanlı tarih kaynaklarında. "Yakın geldin. ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir. III. Mehmed'in. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın. 4) Murad PaĢa'nın görevi bununla da bitmemektedir. Bunlar doğru mudur? Cigala.

sh. sh. Sokullu ailesinden Mehmed PaĢa. sh. diğer devlet adamlarından Cigala-zâde Mahmûd PaĢa. Ġran savaĢlarına gelince. Genç Osman'ın annesi. Fakat üç sene sonra iki devlet arasında savaĢ yeniden baĢladı (1615). itimat ettiği değerli kimseleri devlet hizmetinde kullanmıĢtır. Tuna üzerindeki Zitvatorok denen yerde Osmanlılarla andlaĢma yapıldı (1606). Nihayet 1612'de Ġranlılarla da sulh yapıldı. 3. III. 354. Ayn Ali'nin her iki Kanunnâme Mecmuasını da Kuyucu Murâd PaĢa'ya takdim etmiĢ olması. Tahta çıktığı zaman memleketin iç düzensizliklerinden baĢka Avusturya ve Ġran harbleri devam ediyordu. VII. Ahmed devrinin sadrazamları arasında Kasım PaĢa. Osmanlı Tarihi Kronolojisi. saltanatın sülaleden en büyüğe geçmesi yani ekberiyyet ve erĢediyyet nizâmını koyması ve kardeĢi Mustafa'yı öldürmemesi gibi önemli icraatları vardır. sh. 178-179. Ġstanbul'da At meydanında yaptırdığı ismi ile anılan (Sultanahmet CâmiM) yanındaki türbesine defnedildi (1616). Ġ. PadiĢah olduğunda on dört yaĢında idi. muhitinin tesirine kapılan I. Özellikle Venedikli Baffo veya Safiye Sultân diye bilinen siyâsî kadını Eski Saray'a göndermekle kadınların devlet iĢlerine fazla karıĢmalarını önlemiĢtir. Mu'allim-i Sultân Mustafa Efendi ve Ahi-zâde Hüseyin Efendi'yi ve maneviyat erenleri arasında Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri. Bir aralık anlaĢ100 Peçevî. Kırım Hânı süvarilerinin Boğdan ve Eflak'ı tahrip ve Erdel memleketini de sıkıĢtırmaları üzerine. 2. Celâlî denilen eĢkıya yer yer Anadolu'yu kaplamıĢtı. ir. Osmanlı Tarihi. 235. yıllarca uğraĢarak ve yakaladığı zorbaları kuyulara doldurarak Anadolu'yu temizledi ve halka geniĢ bir nefes aldırdı. Rinieri. Ayrıca Yıldırım Bayezid'den beri sürüp gelen nizâm-ı âlem için kardeĢ katli meselesini düĢtüğü suiistimal çukurundan çıkarması ve bu usul yerine. onun hukukî düzenlemeler üzerindeki fonksiyonunu da ortaya koymaktadır. Kuyucu Murâd PaĢa. 357. imparator sulha yanaĢmak zorunda kaldı. Bir diğer önemli hizmeti de. sh. Yazdığı Ģiirlerde Bahtî mahlasını kullanırdı. devrinde yaĢayan kanun-Ģinâs âlimlere borçludur. Roma 1898. bu üç beğ Avusturya tarafını bırakıp tekrar Türklerle birlik olunca. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. ömrü vefa etmedi. devlet ve kanun nizâmının tesisi için yazılı ve fiilî tedbirler alan Vezir ve sonradan da Sadrazam olan Kuyucu Murâd PaĢa gelmektedir. UzunçarĢılı.Fatma Haseki. ġeyh Abdülmecid Sivâsî ve Cerrah PaĢa ġeyhi diye bilinen ġeyh Ġbrahim Efendi'yi zikredebiliriz. Ahmed zamanında Murâd Reis ve Halil PaĢa gibi deniz kahramanları Türk donanmasına zaferler kazandırmıĢlardır. meĢhur âlimlerden ġeyhülislâm Sun'ullah Efendi. ĠOSHANLI ı/ı azleIrası ve rseîve '"in. 22 «ve ĠtaBĠLĠNMEYEN OSMANLI 179 ma yapılır gibi olduysa da savaĢ gene devam etti. c. Böylelikle 15 yıldır sürüp giden Avusturya (Nemçe) harbleri sona ermiĢ oldu.tarihinde babası yerine tahta çıktı. o zamana kadar icra olunan Osmanlı Kanunlarını yeniden tertip ve tedvîn yoluna gitmiĢ olmasıdır. Elbette ki bunu. Bu andlaĢma Osmanlı Devletinin Avrupa'daki ilerleyiĢinin durduğunun bir vesikası olarak kabul edilir. genç yaĢında öldü. III. Gençliğine rağmen. I. ZEVCELERĠ: 1. kadınlara âlet olmamıĢtır. Ahmed. Etmekçi-zâde Ahmed PaĢa ve Sarıkçı Mustafa PaĢa'yı. TOVtA.Hatice Mahfirûze Sultân. PadiĢah. Celâlî Ġsyanlarını durduran. icraatında azimli idi. II. 111-112. BaĢta Muallim-i Sultanî Mustafa Efendi olmak üzere. Yılmaz. savaĢlardan ve gailelerden ancak baĢını kurtarmıĢtı ki. "Mahmûd H. 261-266. Mevlüt Uluğtekin. I. I. Sultân Ahmed Câmi'ini o yaptırmıĢtır. 284. elemente VIII Sinan Bassa Cicala. Cigala-zâde Sinan PaĢa".Kösem Sultân (Mahpeyker Sultân). ġâkiroğlu. 204-206. Bazı ithamlar için bkz. Hocazâde Mehmed Efendi. . 525-526. Kısım I. c. lislâmSs Ha--E'. ġiire meraklı idi. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdâr kadını.. DerviĢ PaĢa ve Nasuh PaĢa'yı. c. DaniĢmend. 94-101. Ahmed devri denilince akla gelen isimlerin baĢında. Saraydaki kadın nüfuzunu önlemiĢ. IV. Ġran Ģahı Büyük lakabıyla anılan ġah Abbas ile yapılan muharebelerde hiç de iyi neticeler alınmadı.

Ahmed'in oğlu II. M. Ġstanbul'a gelmek üzere hazırlık yapıyordu. sh. Osman'ın büyük bir zulümle Mayıs 1622'de yani 4 yıl sonra tahttan indirilmesinden sonra. 373-461. MUSTAFA DEVRĠ 103. Ahmed vefat ettiği zaman. Kâimmakam Sofi Mehmed PaĢa ve diğer yetkilileri ikna ederek hal'i için fetva aldılar ve I.SULTÂN I. 5-ġehzâde Hasan. Mehmed'in oğlu olan Sultân Mustafa'nın tesbit edilen kadını ve çocukları mev104. Osmanlı kaynakları açıkça akıl hastası demek olan mecnun tabirini kullanmamaktadırlar. ġeyhülislâm Es'ad Efendi. 6-ġehzâde Bâyezid.Burnaz Atike Sultân. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Öztuna. sh. 9. c. III. giderek aklı baĢına gelir deyü doktorların tedaviye devam etmeleri kaydıyla ġeyhülislâm Es'ad Efendi kavliyle amel olunmuĢtur". II. Kadınlar Saltanatı. sh. Aklının hafif. Cavld.1 cı musibeti Sultân'danl gizliye Ġn m etmeye s Efendi <8 Mitimi . "Ahmed I". 3831. Sipahiler. aklında hafiflik. III. Veziriazam Davud PaĢa kullanılarak Sultân Mustafa yeniden tahta çıkarılmıĢtır. Konuyu Solak zâde'nin ifadeleriyle noktalamakta yarar görüyoruz: "26 yaĢında idiler. iki defa Osmanlı tahtına oturmuĢtur: Birincisi: Kasım 1617-ġubat 1618 tarihleri arasındaki 3 aylık saltanattır. Ġlgürel. Ahmed devrinde devleti tek baĢına yürüten Dârüssa'âde Ağası Mustafa Ağa. I. c. Nâimâ. I. Ahmed Refik. 7-ġehzâde Kasım. Yalnız bir mikdar aklı hafif olup buna hapiste uzun süre kalması sebep olmuĢtur. Tahttan sevinçle Eylül 1623 tarihinde ayrılan Sultân Mustafa. Bu arada Saray'da bulunan Ģehzadelerin de öldürüleceği haberi alınınca. Ağustos 1623 yılında Sadrazamlığa getirilen KemankeĢ Ali PaĢa. Osman'ın katillerinin bulunması için baĢ kaldırdılar ve bunun üzerine Kasım 1622'de toplanan divan Davud PaĢa'nın idamına karar verdi. 161-164. "Ahmed I". 13. II. Osmanlı Tarihi. basiretiyle devlet adamlarını topladı ve Sultân Mustafa'nın saltanat koltuğunda kalmaması gerektiğine karar verildi. Kantemir. sh. 15-ġehzâde Hüseyin101. 47-53. Baysun. 3-ġehzâde Murad IV. Mayıs 1622-Eylül 1623 yani 1. sh. II. 4-ġehzâde Cihangir Hân. Osman'ı tahta çıkardılar. 8ġehzâde Süleyman. re'yinde ve iĢlerinde isabetsizlik bulunması hasebiyle. II. yeniçerilere kin kusarak isyan etmiĢler ve çok sayıda yeniçeriyi de katletmiĢlerdi. kendi Ģehzadeleri henüz küçük idiler. Ocak 1639 tarihinde vefat etti.Hân-zâde Sultân. Uluçay. 180 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C XV. 101 Peçevî. 12. KarıĢıklık devam edince sırasıyla Lefkeli Mustafa PaĢa ve Gürcü Mehmed PaĢa sadrazamlığa tayin olundu. I. 116-126. Devletler ve Hanedanlar. halk ayaklanmaya baĢlamıĢ ve ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Kara Davud PaĢa azledilerek yerine Mere Hüseyin PaĢa getirilmiĢtir. UzunçarĢılı. TrablusĢam Beylerbeyi Yusuf PaĢa ve Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed PaĢa. 10-AyĢe Sultân.Fatma Sultân.Cariyelerdendir. 14-ġehzâde Orhan. Osman'ın ölümüne sebep olan yeniçerilerden ve Davud PaĢa'dan halk rahatsızdır. E. nr. TDVĠA. c. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Sultân Mustafa'nın dünyevî saltanatı istemeyen bir hali olduğu kesindi. E.5 yıllık saltanattır. Osman'ın Ģahsiyetinden çekinen ve Kösem Sultân diye de bilinen Mâhpeyker Haseki'nin de etkisiyle. tedbirinin zayıf ve saltanat koltuğunda dahi çocukça hareketlerde bulunan biri olduğu da doğruydu. Ancak II. Kısım I. c. 279-283. Bunun üzerine II. Mücteba. 8661. devlet ve ilim adamları iç huzuruyla bi'atı yapamadılar. III. D. 290-346. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen a-kıl hastası olduğu doğru mudur? cut değı-dır Ut XVISultân Mustafa. kardeĢi Sultân Mustafa tahta oturtuldu. I. 11. I. ĠA.Sultân Ġbrahim. 178-183. II. koyduğu ekberiyyet ve erĢediyyet kaidesine göre. 30-33. 8365. sh. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman II. sh. c. Ġç karıĢıklıktan istifade etmek isteyen iç ve dıĢ mihraklar Osmanlı Devleti'ni sarsıyordu. 2-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Kendisi saltanattan uzak kalmak istiyordu ve Osmanlı kaynaklarının ifadesine göre. c. Ġkincisi. 37. Sultân I.

Pertev PaĢa'nın torunu. Hoca Ömer Efendi ve Müezzin-zâde Mahmûd Efendi'yi özellikle zikretmeliyiz. ġeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. mek evlâdır. XVI. Farsça. bu 102 Peçevî. Osman'a fıkıhtaki bu f. Burada yeni Sadrazam olan Kara Davud PaĢa'nın talimatıyla kemend ile boğulmak istendi. c. III. ġam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek PadiĢah'a sadık yeni bir ordu teĢkili için gizliden gizliye hazırlıklara baĢlamıĢtı. Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine inandığı için II. (Mayıs 1622). Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan problemine gelmiĢti. 105. < kutbu Aziz t eylemiĢtir. Osman'a kırılmıĢlardı. ÇOCUKLARI: 1ġehzâde Ömer. Hatta Halep. Üzerinde müessir olan üç Ģahsiyetten birisi Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa ile Süleyman Ağa idi. \ hedef olan ve 1 tamamen fıktımj . I. Kayınpederi ve ġeyhülislâm Es'ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Ģiddetle karĢı çıkıyordu. ZEVCELERĠ: 1. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan ederek Bâb-ı Hümâyun'dan içeri girdiler. Kadın efendileri bilinmemektedir102. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ 104. II. Ne yazık ki. Kaimmakam Sofi Mehmed Pa-Ģa'nın yerine Kara Mehmed PaĢa'yı getirdi. Osman bazı ıslâhatları yapmak niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya baĢlayan kapı kulu ocaklarından baĢlamak niyetindeydi. Solak-zâde. c. I. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır? hacca tercih < iken hacca s rilen ı idare etme l. II. II. II. Osman'ın canına kıydıkları a-cı musibet demektir.SULTÂN II. 2. Sadrazam Halil PaĢa'yı yerinde bırakan PadiĢah. Eylül 1620 tarihinde baĢlayan Lehistan seferi. Latince. 14 yaĢında yani ġubat 1618'de tahta geçen ve Genç Osman diye de bilinen II. Budin Beylerbeyi KarakaĢ Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢ ve ordu moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememiĢti.Ihıed BĠLĠNMEYEN OSMANLI ĠSĠ cut değildir. Osmanlı Tarihi. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz? Hâile-i Osmaniye. Ekim 1621 tarihinde barıĢ antlaĢması ile sona erdi. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve PadiĢah'ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi. Bilindiği gibi. Kısım I. II. 720-736. UzunçarĢılı. Seferden önce Rumeli Kazaskeri TaĢköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi'den fetva alarak kardeĢi ġehzade Mehmed'i kati ettirdi ve ahım aldı. 388-398. 698-699. Ġlk iĢi 1612 Nasuh PaĢa anlaĢması ile sona ermiĢ gibi görünen ve ancak devam eden Ġran'la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül 1618'de anlaĢma imzalandı. Ġkballeri vardır. sh. NiĢancı Okçu-zâde Mehmed Efendiyi ve ilim erbabından ise. Muvaffak olunamayınca.AyĢe Hanım. sh. Yunanca ve Ġtalyanca bilecek kadar âlim ve Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla Ģiir yazacak kadar da edibdi. c. yeniçerilerin kazan kaldırarak II. Kara Mehmed PaĢa ve Dilâver PaĢa'yı. 142-148. 3. Osman'ın öldürülmesi. Arapça. Yedikule'ye götürüldü ve maalesef Davud PaĢa'nın nezâretinde orada Ģehid edildi. Kantemir. II. 2-ġehzâde Mustafa. bir zamanlar Osmanlı Devieti'nin yükselmesine sebep olan yeniçeri teĢkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıĢtı ve bu gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti. 127. Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni'nin oğlu ġehzade Mustafa olayı gibi tarihin akıĢını değiĢtirmiĢtir. ġeyhülislâm ve kayın pederi Es'ad Efendi'yi. Hacca gitmesine. Osman. Osman Orta Camiye getirildi. askerler. 182 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN fitnenin baĢında Sultân Mustafa'nın Valide Sultân'ı bulunmaktaydı. sh. sh. diğer erkân-ı devlet ise istemiyorlardı. 285-287. Vezir-i azam Ġstanköylü Ali PaĢa harp açılmasına taraftardı.Âkile (Rukıyye) Hânım. Osman. Ahmed'in oğlu olup Hatice Mahfirûze Sultân'dan Kasım 1604 yılında dünyaya gelmiĢti.l{j manın ceı Aynı. 360-362. II. Osman.Zeynep Sultân103. Sultân Mustafa'ya zorla bî'at gerçekleĢtikten sonra. Devrinin sadrazamları arasında Halil PaĢa. Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi padiĢahı hacca gitmesi için ikna etmeye baĢladılar. II. Süleyman Ağa ve Veziriazam Dilâver PaĢa'nın baĢını isteyerek baĢta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı araya soktular.

Bu soru çokça sorulmaktadır. ömürlerinin yarısını Allah yolunda cihâd için seferlerde geçirmiĢlerdir. Cihâd.". II. Ģahsî farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmektedir. Zira II. III. *. Nitekim halk ve asker arasında yayılan dedikoduyu özetleyen Ģu cümleler de meseleyi açıklamaktadır: .istemezdik. Peygamber'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda. II. 285-287. ĠĢte bu noktada halife ve sultânların hükmü. Bu kısa izahlardan sonra. n# Sh. Belleten. Bazan kamu haklarından olan bir mesele. Devletler ve Hanedanlar. Selim'e kadar gelenlerinin tamamı. Solak-zâde. Müslümanların canını. c. sh. XI. Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrûr cevabını vermiĢtir. "Tuğî Tarihi=Ġbretnümâ. Kayınpederi ve ġeyhülislâm olan Es'ad Efendi aynen Ģu fetvayı vermiĢ ve fıkıhtaki bu hükmü özetlemiĢtir: "PadiĢahlara hac lâzım değildir. cihâd. Bâyezid Amasya'da vali iken hacca gitmeye niyetlenirken. hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karĢılayabilecek kadar zengin olmak. Müslümanlar için farz-ı kifâyedir. Öztuna. E Ġi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 183 (se! hır hacca tercih etmeleri için. oturup adi eylemek evlâdır. Osmanlı PadiĢahlarının II. düĢmanın bertaraf edilebilmesi için hacca gidecek Müslümanlara da ihtiyaç olmasıdır. Ģahsî farz olan seleyi ı "Nlı manlarınn 2)B tutuklu olm edasını ı mahbuı y lından I gideme liĢmedığı ve JıirTj hacca g. günahımız varsa ol kadarcadır.-tm lerinin yanı varmadıkta jj sefere gideni Ģah bir tutMBj duyduğu t Karamita g farz olm Ö! kendi Abdülai bunu d v^ c. bir fitne zuhur eyleye". aksi takdirde düĢmanın cesaretlenerek Müslümanlara saldırmasına sebep olacağını ikaz eylemiĢlerdir. 699-720. fert olarak Müslümanların hac ibadetine engel olmayacaktır.». Ġkinci Sultân Osman'ın ġehadeti Vak'asından Bahseder". hacca gitmeyi halka ve devleti idare etme iĢi olmayanlara bırakması icab ettiğini tavsiye etmiĢler. Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik.! BedlüaaıMJj 1991. Bunun tek istisnası. hemen gelip tahta geçmesi gerektiğini. sadrazam ve diğer devlet erkânının imzası ile gönderilen mektupta. yani cemiyete ait bir ibadettir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. haccın farz olduğ unu bilmek. 53-54. I kadaradır. MatıımS. sayı 43(1947). Allah'a ve Peygamberine iman. Hatta bu meseleden dolayı PadiĢah'ın askeri tahrik ettiniz tarzında tahkirine hedef olan ve sonradan ġeyhülislâmlık makamına gelen Yahya Efendi'nin ifadeleri de tamamen fıkhın ölçülerine uygundur: "PadiĢahım! HâĢâ ki. sh. c. sırasıyla. c. ĠĢte burada da durum budur. Osman'ı fetvaya uyması için ciddi ikaz eylemiĢtir. ergen olmak. Caiz ki. farz-ı ayn olan haccı farz-ı kifâye olan cihâda tercih edebilecektir. Müslüman fertlerden farklıdır ve onlar için cihâd yani düĢmanların hücumunu bertaraf ederek Müslümanların emniyetini sağlamak ve bunun için gerekirse savaĢmak. 362-388. 127-148. Sebebi bellidir. Osman meselesidir. ecdadınız etmemiĢler. sh. akıllı olmak. sh. II. Uluçay. Bu sebeple fert olarak bir Müslüman. ulema duacılarınız eĢkıyayı tahrik ede. Mithat. UzunçarĢılı. Osman'a. sh. bu tarike gitmemiĢler. c. Osmanlı Tarihi. Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer. 489-514. yol emniyeti bulunmak. Kısım I. Sertoğlu. farz-ı ayndır. Hz. Aynı Ģekilde ısrarla hacca gitmek isteyen ve bu niyetinin bedelini canıyla ödeyen II. 185. ġeyhülislâmlar fetva vermiĢlerdir. Kantemir.". II. Üzerlerine farz-ı ayn olan ve hukukullah mahiyetinde bulunan cihâdı ve nizâm-ı âlemin devamını. malını ve namusunu korumak hukukullah da denilen kamu haklarındandır. Evvela haccın farz olmasının Ģartlarını özetleyelim: Müslüman olmak. Sebebi budur ki. Verilen bu fetvayı tasdik eden asrının kutbu Aziz Mahmûd HUdâyî Hazretleri de. açık bir düĢman tehlikesi bulunmadığı müddetçe. I. Osman'ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiĢtir. Osmanlı PadiĢahlarının neden hacca gitmediklerinin cevabını arayalım: 1) Ġslâm Hukukuna göre.

sh. Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa isyan etmiĢ ve eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye baĢlamıĢtı. 1093. zira ordunun baĢında mücahid bir komutan olarak sefere giden padiĢahla. I. nr. 212-213. sh. sh. Sultân Mustafa'nın Ģuurdan mahrum bulunması ve Devletin de Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa'nın isyanı ve benzeri olaylar sebebiyle müthiĢ bir zaafa maruz kalmıĢ olmasıydı. Ancak elimizde bunu doğrulayacak bir vesika bulunmamaktadır104. Osman'a karĢı askerin ve hatta halkın duyduğu tepkidir. Memâlik-i Mahrûse'yi koyup gitmek hatadır. c. Peçevî. II. sıhhatli olsa bile tutuklu olma veya kendisini hacdan alıkoyan zâlim idareciden korkmanın da haccın edasını engelleyeceğini ifade ederken."Nizâm-ı âlem içün padiĢahlar haccı terk ede-gelmiĢtir. 2/a-b. 119 vd. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildi. 184 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ XVII. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. 326/937 tarihinden itibaren 20 yıl kadar haccın farz olmadığını. "Tûğî Tarihi". Ġstanbul 1995. Bu devre. Hatta Enderun'daki altın ve gümüĢ eĢya Darphâneye gönderilerek cülus bahĢiĢi verilmeye çalıĢılmıĢtı. Bediüzzaman Said Nursi. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? I. Tecrübeli devlet adamı Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa. sh. PadiĢahın huzuruna kadar giren yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları. 1032/1623 tarihinde Veliahd ġehzade Murad. 2) Bazı Ġslâm hukukçuları. Sultân Osman'ın kanını isterim diyerek Genç . IV. I. bedeni sıhhatli olma Ģartını açarak. MURAD DEVRĠ 106. sultân ve o manadaki devlet yetkililerinin de mahbus yani tutuklu gibi kabul edileceğini.SULTAN IV. sh. Kaldı ki. sadece beytülmal dıĢında kendine ait malından haccın farz olacağını ve bu özür devam ettiği müddetçe ölünceye kadar hacca gidemeyebileceğini hükme bağlamıĢlardır. Ġslâm Hukukunu bilmemek olur. Ġslâm âlimleri. 493514. DıĢ ve iç hazineler bomboĢ olduğundan ocaklara cülus bahĢiĢi bile verilememekteydi. çocuk yaĢta olmasına rağmen Sultân Ahmed'in en büyük ve erĢed Ģehzadesi Murad'ın PadiĢah olmasını zaruri görmüĢlerdi. Tarihçe-i Hayat. ömürlerinin yarısını cephede geçiren PadiĢahların. PadiĢahın adamlarını katletmeye kadar iĢi vardırmıĢlardı. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). IV. Günümüzdeki gibi ulaĢım imkânlarının geliĢmediği ve bir hac görevinin en az üç ay süreceği bir asırda. 383 vd. Sözler Yayınevi. c. sh. sh. DüĢmanın ortaya çıkması ve düĢmanların memleketi karıĢtırma ihtimali var iken. çünkü yollarda anarĢi yaĢanabileceğini ifade etmiĢlerdir. Bunun en önemli sebebi. Ġstanbul 1991. Memlekette rüĢvet ve yolsuzluk aĢırı derecelere ulaĢmıĢtı. Hacı Mahmûd. c. II. Ancak kendi yerlerine bedel olarak baĢkalarını mutlaka göndermiĢlerdir. ġeyhülislâm Yahya Efendi ve Kazaskerlerle de meĢveret ederek. Hac Risalesi. Kantemir. Sultân Murad. Mithat. Ahmed'in Mah-peyker (Kösem) Sultân adlı hanımından 28 Cemaziyülevvel 1021 (27 Temmuz 1612) tarihinde Ġstanbul'da dünyaya gelmiĢ oğludur. Ayrıca Sultân Abdülaziz'in gizlice tebdil-i kıyafet ederek hacca gittiği söylenmektedir. Tarih.. Redd'ül-Muhtâr. 167-169. 453-465. Nâimâ. 55. c. 127. Bunun en müĢahhas misâli II. Dördüncü Murad unvanıyla 11 yaĢını 1 ay 15 gün geçe tahta çıkmıĢtır. Murad'ın saltanat devresini iki ana bölüme ayırmak icab etmektedir: ¦"•' Birinci Safha: IV. vrk. Sultân IV. kendi Ģahsî ibadeti için üç ay memleketini yalnız bırakan padiĢah bir tutulamaz.". 167. 8 küsur sene devam etti. Ebâ Eyyub'ül-Ensârî türbesinde. neden Mısır'a kadar cihâda gidip de hacca varmadıkları da ileri sürülemez.. Yeniçeriler çok fazla ĢımarmıĢlardı. Sultân Murad iĢbaĢına geldiğinde. Süleymaniye kütp. Mecnûnun yani akıl hastasının imameti yani Halife olması caiz görülmediğinden PadiĢah'ın hal'i gerektiğini ve oğluna dokunul-mayıp Saray'daki odasında göz hapsine alınacağını Validesine ilettiler ve 9 Eylül 1623 sabahı Sultân Murad'ı halife ve hükümdar ilan ettiler. Osmanlı PadiĢahlarının hacca gitmeleri gerektiğini düĢünmek. 104 Ġbn-i Âbidin. Sertoğlu. Lem'alar. haccın Ģartlarından olan yol emniyetini ihlal eden Karamita grubunun isyanı sebebiyle. Özetle Osmanlı PadiĢahlarına dinen bizzat hacca gitmeleri farz olmamıĢtır. sh. asrın maneviyat reislerinden Aziz Mahmûd Hüdâyî'nin eliyle kılıç kuĢanmıĢtır. sh. Sözler Yayınevi. Kantemir. II.

. Zira IV.. Diğer tarafdan fırsatı ganimet bilen Ġran da Bağdad'da isyan çıkartmıĢ ve hatta Bağdad'ı ele geçirmiĢti. Verilen idam kararıyla hayatına son verilen Sadrazamın yerine tecrübeli devlet adamı ve Kubbealtı veziri ÇerkeĢ Mehmed PaĢa getirildi. 1628 yılının 9. 1032/1623 Ramazan Bayramında vâki olan ziyaretinde Sadrazamın rüĢvet ve zorbalıklara göz yumduğunu Padi-Ģah'a iĢ'âr edince. Mesele de halledilmiĢ oldu. Ancak Bağdad'ı alamadı ve 1631 yılının onuncu ayında bu görevden azledildi.*:» karĢı ok' IV. Murad. 19 Receb isyanı diye bilinen bu isyan neticesinde Hafız Ahmed PaĢa. bizzat hükmedemiyordu.Osman olayını bahane edip Devlete kan kusturmaktaydı. Ġran ġahı ġah Abbas Bağdad isyanını körüklüyor ve hatta gönderdiği askerlerle onları destekliyordu. Bu da devlet için büyük bir problemdir. Ġyi bir komutan olmadığından muvaffak olamadı ve 1626 yılında azledildi." birlikçisi o. Hafız Ahmed PaĢa'nın iĢi zordu. Büyük bir maharetle bu problemi. Büyük biti askerleri Mis t man'ın kanı ıçm ¦ seledeha.'iel1* emniyet ve ismi bizzat Bağdanı bu görevder. Iran S kerterle onla1 mek Ġstendi. Ancak bu sırada Ġran ġahı Bağdad'da ikinci isyanı çıkarmıĢ ve Bağdad üzerine yürüyerek burayı iĢgal etmiĢti. Kösem Sultân'ın büyük kızı AyĢe Sultân ile evlenip Damad sıfatını da alan Hafız Ahmed PaĢa. Böyle bir durumda IV. Hâkim devlet ricali ve annesi idi. bardağı taĢıran son damla oldu. Bağdad'da Bekir SubaĢı'nın çıkardığı isyanı bastırmak üzere Bağdad tarafına serdar-ı ekrem ve sadrazam olarak hareket etti. durumu öğrenen Sadrazam hemen onun da aleyhine geçmiĢ ve dürüst ġeyhülislâm'ı bir kısım yalan ve iftiralarla görevinden aldırarak yerine biraz da sakin tabî'atlı olan Es'ad Efendi'yi tayin ettirmiĢtir. Yerine Damad Halil PaĢa ikinci defa sadrazam oldu ve yeniden patlak veren Abaza isyanını bastırmak üzere Erzurum'a gönderildi. Önünde Abaza isyanını bastırmak meselesi vardı. PadiĢah'ın gözü önünde isyancılar tarafından öldürüldü ve Zorbacı baĢı Receb PaĢa 1632 yılının bu zorlu günlerinde Sadrazamlığa getirildi. Bunu fark eden ve hakkı söylemekten çekinmeyen ġeyhülislâm Yahya Efendi. Yerine de yine Dâmâd Hafız Ahmed PaĢa getirildi. Yerine ( isyanını basMMj yılında gorevdaıl Dâmâd Hüsrevf vardı. Maalesef bütün bu isyan tahriklerinde Nâibe-i Saltanat Kösem Sultân'ın da müdahalesi vardı ve isyancıları destekliyordu. Murs isyana !¦¦ Sultân'ın Ga ı padiĢahla t Hafız / baĢı Receb fS Suî Hüsrev I PaĢa'nın 5 olan YalifJĠ Ahi-zâdtl Sultân H rilmesinll üzerine IS bilinen iift BĠLĠNMEYEN OSMANLI 185 I: Böylesine sıkıntılarla PadiĢah olan IV. Bağdad Valiliği Bekir SubaĢı'ya verilerek mesele halledilmek istendi. Bunun yerine muhteris. Sultân Murad.» yolda vefat e' Sultân'ın büyük i Abaza MehmedJ SubaĢı'nın ( zam olarak hart da azledildi. Bütün arzuları kukla bir padiĢahla devleti idare etmekti. ġeyhülislâm Yahya Efendi'yi görevden aldıran ve suiistimallere adı karıĢan KemankeĢ Ali PaĢa'nın PadiĢah'tan Bağdad'ın düĢmesini yalan söyleyerek saklaması. Abaza Mehmed PaĢa'yı takip için Doğu Anadolu'ya kadar gelmiĢti. ancak yolda vefat etti ve yerine Diyarbekir Beylerbeyisi Hafız Ahmed PaĢa tayin edildi. Gerçekten ikincisine sıra gelmeden hayatı sona erdi.:" Hafız i. Böylesine sıkı devlet ricali • lere adı kari' yerek saklarr verilen Sadra. otoriter ve becerikli bir komutan olan Dâmâd Hüsrev PaĢa Sadrazamlığa getirdi. Murad'ın tahta geçmesine vesile olan Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa da gururlanmıĢ ve suiistimallere baĢlamıĢtır. Kısaca içeride celâlî denilen zorbalar ve dıĢarıda da Ġranlılar Osmanlı Devleti'ni sarsmaktaydı. bizzat Bağdad üzerine yürüdü. ağabeyi Osman'ın kanı için mücadele eden bu komutanı Bosna Beylerbeyi yaparak taltif etti. Ancak bu da baĢarılı olamadı ve 1628 yılında görevden alındı. Abaza Mehmed PaĢa'nın affedilip Erzurum Valiliğinde ibkası üzerine. Murad'ın zorba baĢı dediği Damad Receb PaĢa yeniçeriyi ve kapıkulu sipahilerini isyana teĢvik etti. Bu Ġran'la savaĢ yapılacak demekti. Zira hem Tokat'taki ma'zul sadrazam ve onun iĢbirlikçisi olan Damad Receb PaĢa ile uğraĢmak zorundaydı ve hem de Ġran Devletine karĢı olan savaĢı yönetecekti. Yeniçeriye dayanan ve emniyet ve asayiĢi temin ediyorum diyerek epeyce zulümler icra eden Hüsrev PaĢa. ayında çözdü ve Abaza'nın askerleri terhis olundu ve kendisi de Ġstanbul'a getirildi. PaĢa getirildi.

zamanın ġeyhülislâmı Ahi-zâde Hüseyin Efendi'den de fetva alarak. Murad'ın ikinci ve asıl saltanat safhasıdır ki. zorbacı baĢı Receb PaĢa'nın entrikalarının ardında mâzul Sadrazam Hüsrev PaĢa'nın bulunduğunu biliyordu. Nitekim alındı ve yerine Ahi-zâde Hüseyin Efendi ġeyhülislâmlığa getirildi. kendisine ve kanuna itaat etmeyen kim olursa olsun hakkından geleceğini bildirdi. Ağabeyi Genç Osman'ın ölümüne yol açan ve memlekette huzuru bozan zorbacıların elebaĢılarını teker teker temizlemek oldu. Ben ki. Ġkinci Safha: IV. Ancak Sultân Murad zeki davrandı ve açık bir divan yaparak âlimler. sadece Ahmed PaĢa'nın öldürülmesiyle yetinmiyorlardı. Murtaza PaĢa'yı tavzif ederek Tokat'taki Hüsrev PaĢa'nın ele geçirilmesini istedi. PadiĢah lehine çok büyük tezahürat yaptılar ve IV. Solak-zâde. Murad'ın ilk yaptığı icraat. ancak 186 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNtmuvaffak olunamadı. Gürcü Rıdvan. tütün ekmeyi ve tütün içmeyi yasaklamıĢtır. devleti bir avuç zorba ve hırsıza yedirmeye-ceğini. devlet ricali ve askerlerin huzurunda. bana itaat etmeyip celâliler ve haricîler mesabesindeki eĢkıyaları desteklerseniz. aranızda tefrikaya mahal vermeyesiniz. Ancak ġeyhülislâmdan aldığı fetvayla bununla kalmamıĢ ve çıkarılan yasağa uymayanları. Ġstanbul'a getirilerek kati olundu. devlete isyan etmiĢ kabul edip kati etmeye baĢlamıĢtır. Receb PaĢa'nın katledilip zorbaların tasfiye edildiği 1041/1632 yılından baĢlar ve vefatına yani 1640 yılına kadar devam eder. Evvela devlet toprakları üzerindeki emniyet ve asayiĢi temin etmeye baĢladı. SeydiĢehri ve çevresini kasıp kavuran Deli Ġlâhî. Murad. "Allah'a. O'nun Peygamberine ve sizden olan ülü'l-emre itaat ediniz" mealindeki âyeti okudu ve tefsir etti. Balıkesir çevresinde Solakoğlu diye bilinen Ġlyas PaĢa. Sultân Murad. Tabanı Yassı Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa getirdi. Devletin idaresini ele alır almaz. iĢsizlerin ve de eĢkıyanın toplantı yerleri haline gelen kahvehaneleri de hem kapatmıĢ ve hem de yasağa rağmen içki içip sarhoĢ olanları gerekli cezalarla cezalandırmıĢtır. PadiĢah. Ġsteklerinin sonu gelmiyordu. Arkasından "HabeĢli bir köle dahi olsa baĢınızdaki âmirlere itaat ediniz" manasını taĢıyan hadisi zikredip Ģerh etti. 2) Ġstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan ve Ġstanbul'un yaklaĢık beĢte birini yakıp yıkan büyük yangın üzerine. ordunun savaĢamaz hale geldiğini. memleketin hali ne olur?".Sultân Murad. Ģerî'ata. Gerçekten Saka Mehmed. Yine Lübnan ve Suriye taraflarında zulüm rüzgarları estiren Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin ve oğlu Mes'ud da Ġstanbul'a celb olunduktan sonra 1635 yılında idam edildiler. Her iki hadiseyi de. Bunlardan BeyĢehri. askerin siyâset ile uğraĢmaktan iĢini yapamadığını. Sultân Murad evvela. kendisi hakkında "Cezây-ı sezasını buldu" ifadesini kullanmıĢtır. memlekette kaybolan huzuru yeniden tesis etmek gayesiyle ve de eĢkıyanın gözünü korkutmak için yaptığı ifade edilen 19 de. Murad. Cadı Osman ve benzeri eĢkıya reisleri hemen idam edildi. Son sekiz yıl Sultân Murad'ın asıl saltanat yıllarıdır. ipleri ele almaya baĢlamıĢtı ve hemen devleti tehlikeye sokan Recep PaĢa'yı 18 Mayıs 1632 tarihinde idam ettirdi. IV. halifeyim. teslim olmadı ve sonra da öldürülüp halka cesedi teĢhir edildi. tütün yüzünden katle Ģer'î cevaz veren ġeyhülislâm sonradan idam edilince. IV. AnarĢinin devletin temellerine girdiğini. Allah'ın emrine ve Resûlüllah'ın hadisine aykırı hareket edenleri des teklemeyesiniz. Ve sununla bağladı: "Sizin sadakatiniz Ģu vakit doğrudur ki. Murad'ın asıl saltanat yılları baĢlamıĢ oldu. Bu fevkalade ikna edici konuĢmayı dinleyen halk ve devlet ricali. halkın da duyabileceği Ģekilde tarihî bir nutkunu îrâd eyledi. Bunun üzerine Receb PaĢa yeniden kapıkulu askerlerini tahrik ederek 20 ġaban ihtilali diye bilinen ikinci isyanı çıkarttı. Aranızdaki müfsidleri barındırmayasınız. Murad 21 yaĢına gelmiĢ ve çocukluk devresini bitirerek devleti idare edecek tecrübeye sahip olmuĢtu. bunu da bahane eden IV. Es'ad Efendi'den sonra yeniden ġeyhülislâm olan Yahya Efendi'nin de bu görevden alınmasını istiyorlardı. Küçük Ahmed PaĢa'nın gayretleriyle ele geçirildi ve ortadan kaldırıldı. sonra da Devleti tehdit eden baĢta Ġran olmak üzere dıĢ tehlikelere yöneldi. Bunun üzerine Sultânahmed Meydanına toplanan isyancı askerler yeniden anarĢi çıkarmak istediler. Veliahd ġehzade Bâyezid PadiĢah yapılmak istendi. IV. rüĢvrtl . ġimdi bunları da çok kısa olarak özetleyelim: 1) IV. Ayrıca isyan eden zorbalar. tütün yasağı ile yetinmemiĢ ve o devirde zorbaların.

Artık. Ramazan Bayramının 2. ulemâ sınıfından bazı insanları da idam ettirmesidir. Kısım. Murad'ın dönemini incelerken temel kaynaklarımızın baĢında Naima'nın Tarihi gelmektedir. günü yatağa düĢen Sultân. Bağdad ve havalisi ise Osmanlı Devle-ti'nde kalmıĢtır. Bu ġeyhülislâm. IV. sadrazamları tarafından yapılan harekâtlar netice vermeyince. 3) Sultân Murad'ın eski Osmanlı PadiĢahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat da. Ġslâmiyet'te yok ise de.2. rüĢvet iddiaları ve yolsuzluk ithamları yüzünden Ġznik Kadısını idam ettirmiĢtir. ġeyhülislâmı PadiĢaha isyan hazırlığı suçundan idam ettirmiĢtir. Bu antlaĢma ile Erivan ve Azerbaycan Ġran'da. On ay sürmüĢtür. Revan Seferi diye meĢhurdur. Cavid. I. yeniden Bağdad'a saldırmıĢ ve Bağdad'ı ele geçirmiĢtir. Gâzî. Nihayet tedaviler netice vermeyince. 1635 yılında yapılan bu sefer neticesinde. kardeĢ katline de karĢı çıkan ve bunu bizzat Sultân Murad'a hatırlatan cesur bir ilim adamıdır. Umulur ki. bazı tarihçilere göre. ancak kati olunmaz" diye bilinen kuralı çiğneyerek. o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir. Bunun 9 yılını ^ c u( sn. 8. Birinci Ġran Seferi. Naima. III. Ġkinci Ġran seferi ise. Ġranlıların Revan'ı yeniden ele geçirmeleri üzerine 1638 yılında PadiĢah Bağdad'a yürümüĢtür. Osmanlı Tarihi. Ġslama kesin aykırı bir âdet de değildir105. Uzun süren bir muhasaradan sonra 1639 yılında Bağdad yeniden Osmanlı Ülkesine katılmıĢtır. Sultân Murad. 263-451. bütün Osmanlı arazilerinde yaklaĢık 20. IV. c. 107. 16 yıl. Konuyu özetler misiniz? I in l'ia Bağdad Fâtihi. . Ancak nikris hastalığına müptelâ idi. 148-206. Maalesef Sultân Murad. sh. Murad. sh. c. büyük bir karĢılama ile Ġstanbul'a döndü. ĠA. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır. Cenaze merasiminde gazalarda bindiği üç atının eğerleri ters takılarak cenazenin önünde yürütülmesi. III.000 eĢkıyayı ortadan kaldırmıĢtır. 398-487. 1-452. IV.§ Revan'ı y Uzun s katılmıĢ! sonra H netice Bu i ti'nde ta mû| düĢen S üç atnf Ġslam:'1 10? Ji bir ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 187 kVe Ġki-\Sultân Murad. VIII. Bu durumu. 737-766. Daha sonra KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığında yürütülen sulh müzâkereleri neticesinde Ġranlılarla Kasr-ı ġirin AndlaĢması yapılmıĢ ve savaĢlara son verilmiĢtir. siz kendilere nasihat buyurub âlimler zümresinin hayır duasını aldırasınız. "Murad IV". Kantemir. Fâtih-i Bağdad unvanını kazanmıĢtır. I. Zira 6 ciltlik bu tarihin iki cilde yakın bir kısmı IV. ve III. 4 ay ve 28 gün Osmanlı tahtında kaldı. 4) Osmanlı Devleti'nin iç ahvâlindeki bu karıĢıklıktan istifade eden Ġran ġah'ı. teessüfle Valide Sultân'a bir tezkire ile duyuran ve tezkiresinde "Kendülerini bedduadan sakınırız. Revan (Erivan) alınarak Tebriz taraflarına da akın yapılmıĢtır. ciltler). bizzat kendisi Ġran üzerine iki ayrı sefer düzenlemiĢtir. ecdadının hürmet gösterdiği bu zümreye PadiĢah da hürmet göstere" ifadelerini kullanan ġeyhülislâm Ahi-zâde Hüseyin Efendi. Solak-zâde. sh. Bu savaĢta Osmanlı Sadrazamı Tayyar Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢtur. PadiĢah. Elbette ki bütün tasfiyeler sırasında bazı mazlumlar da zulme maruz kalmıĢ olabilir. 1043/1633 yılında Ġzmit.1640 tarihinde vefat eyledi. c. sh. 289-299. Murad'a ayrılmıĢtır (II. Baysun. sh. Murad. Bağdad Seferi diye bilinmektedir. Sâhib-kırân ve benzeri unvanlarla anılan ve ancak 28 yıllık bir ömür süren IV. M. II. UzunçarĢılı.durumu beddu ecdadının r> lâmP ihbarı idame Murad'aii 4)C niden6 yapılan lı lemistir I sefer n sürmüĢtür. Valide Sulan tarafından hemen menfi ithamlarla PadiĢah'a ihbar edilmiĢtir. Ġznik ve Bursa taraflarına doğru düzenlediği teftiĢ seyahatinde. c.

ömrünün kısalığına sebep oldu denilmektedir. Devletin yularını eline aldı ve yedi sene kadar istediği gibi devleti idare etti. Ayrıca Ģahsiyetaftitibariyle dedesi Yavuz Sultân Selim'e benzetilmektedir. sh. ĢiĢmanca vefl sinden uzağa i Naima. Murad'in en çok tenkid edilen bu kusuru olmasaydı. En güzel tarafı. Aksun.. Yavuz'u Yavuz yapan yakın devlet ve ilim adamları onun için vardı denilemez. Murad'in dehâsı. II. Zira sadrazamlar liyakatsizdi. rakipleri durumunda bulunan Sultân Ahmed Camii Vaizi Sivâsî Abdülmecid Efendi ve Galata Mevlevîhânesi postniĢini Ġsmail Dede'yi hürmetle dinlerdi. nr. Tütün Yasağı için bkz. Hatta 1043/1633 tarihinde Sultân Ahmed'teki mevlidde karĢılıklı tartıĢmalar vâki olmuĢ ve PadiĢah her ikisine de hürmeti devam ettirmiĢtir. KĠ mi lebi ten sarayının meo . büyük devlet adamı ve büyük diplomat demek mümkündür.] sertliğinden \ larında Avı ps'dâ rpııhiffl Ki): ve I adıyla yad e Hamm IV. Muı yalanlardan! 108. bir çok konuda yeni kanun ve usuller ihdas eyledi. Maalesef Musa Çelebi. En önemlisi de "çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. Ona büyük kumandan. orduyu büyülemiĢtir.630 vd. 188 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYdu validesinin niyabeti ile yürüttü ve Osmanlı Devleti için anarĢi yılları oldu. bizzat sürdürdü. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". EĢkıyayı bertaraf edeceğim derken. Zaten IV. hep ehl-i kemal olsaydı. derin zekâsı. fesâd Ģebekelerini ve zorbaları ortadan kaldırması. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının yardımıyla (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). sh. Çoğu meselelerde ecdadının koyduğu kanunlara fazla itibar etmedi. Bazan zulme varacak kadar sertti. dıĢarıya karĢı korkutucu Ģevkette bir devlet. etrafına bir takım sefil insanları yaklaĢtırmasıydı. maliye periĢan ve hazine bomboĢtu. Ancak hem askerlik ve hem de devlet idaresi sahasında büyük baĢarı kazandı. Osmanlı Tarihi. âsâyiĢ bozuktu. bazan ona Ģerî'ata uymayan iĢleri yaptırdıkları da nakledilmektedir. Emir güne Oğlu Yusuf. c. Silahdar Mustafa PaĢa ve Bekri Mustafa gibilerin. Osmanlı Devleti içerisinde huzur ve asayiĢi sağladı. Ancak her konuda Ģerî'atın emirlerine uygun hareket ettiği ve kanun hükümlerini aynen tatbik eylediği de söylenemezdi. Bazı zulümlerine rağmen. Ancak 1632 yılından 1640 yılına kadar müdebbir bir devlet adamı gibi devleti idare etti. BA. cihanın en büyük vurucu kuvveti halinde düzenlediği ordu. kalın kemikli. ordu disiplinini kaybetmiĢti. nerdeyse hiç bir iĢe karıĢmadı. yaygınlaĢan zulüm ve suiistimalleri önlemiĢ olmasıydı. saltanatı devraldığında. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. 134."Vj "kurĢun ve I elçinin gözü! olarak müH binasından 1 etmiĢtir. 1041/1632 yılına kadar selefleri gibi. onun d ancak bazan om» gürzleri h •¦ öğrenmiĢ' '. IV. Geriye kalan 8 yılını ise. Ġkincisi. Ġki büyük sefere çıkan Sultân Murad. ıslâh edilmiĢ bir maliye bıraktı. Uzun boylu. en büyük PadiĢahlardan biri olurdu denilen tarafı.. Siyâset kılıcıyla serkeĢleri korkuttu. 185. r Ölümliı kıyla kabul} yarım asır t baĢlayacaktı. Hilelerin peĢinde koĢan Ali PaĢa ile Yavuz'un veziri Pîrî Mehmed PaĢa'yı kıyaslamak mümkün değildi. Murad. Mühimme Defteri. zulmedenleri.000 hicrî yılından sonra gelen PadiĢahların en büyüğü idi. 85. 127 vd. Yavuz gibi 42 yaĢında değil. Sohbetlerinde Yavuz gibi. Vefat ettiği zaman hazinede 15 milyon altın ve bir o kadar da diğer servet vasıtaları bulunuyordu. Fakat haklı söze gücenmez ve ilim adamlarının haklı mütalaalarından memnun olurdu. çok ağır Ģartlarda çocuk yaĢında tahta geçti. Avrupa'daki haber alma teĢkilâtını düzenleyerek Kanunî devrindeki duruma yükseltti. Bu hususta çok misâller gösterilebilir. korku hissine tamamen yabancı olması. Mesela ehl-i tarikatın kısmen aleyhinde olan Kâdî-zâde Mehmed Efen-di'nin tesiri altında kalmasına rağmen. Ancak Yavuz'dan ayrıldığı iki önemli noktası mevcut idi: Birincisi. her türlü meĢakkate tahammül etmesi. Naima'nın tesbiti ile 1. Yavuz gibi cihangir olamadı. bazılarının da zulmen kanına girmiĢ olması ihtimali.

Timur neslinden ġâh-ı Cihan'ın elçisi Zarif Bey'in Hindistan PadiĢahından "kurĢun ve kılıç kâr eylemez" diye hediye getirdiği gergedan derisi kaplı kalkanı. 399 vd. ĠA. Bayezid Camiinin minarelerinden birinin altındaki hedefe isabet etmiĢtir. c. iki yerden deldi. "MelâMb ve melâhîye" yani oyun ve . Ok Meydanı namazgahına minberi o koymuĢtu. sh. Bu zikredilen manada IV. Fırat'ın büyük kollarından biri hâlâ bu sebeble onun adıyla yad edilmektedir. Baysun.daha öl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 189 ĢiĢmanca ve fakat çevikti. Ayrıntılı bilgi Fâtih dönemi soruları a-rasında verilmiĢtir. Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitaplarının. eğlenceye ve maalesef sefâhete düĢkündü" demeleri. Rumeli ve Anadolu Kavağını. Öztuna. Murad'ın Mûsâ Çelebi ile böyle bir iliĢkisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. Daha 17 yaĢındayken kendisini gören Venedik Büyükelçisi. Tarihçilerin naklettiğine göre. IV. VIII. Kantemir. Bugün ifade ettiği manayla.. Hammer'in ifadesiyle "paslanmıĢ Ġslâm Kılınana kan ile su veren bir halife idi". IV. 159-162. M. c. Ģer'an yasak olan Ģeylere. 164. tüfek mermisinden uzağa düĢerdi ve Hammer'in ifadesiyle attığı ciridin delmeyeceği madde yoktu. Cavid. sh. sefâhet.. Bilindiği gibi. Bilhassa son zamanlarında Avrupa'ya yönelik akınlar yaparak. ancak bu kısım okunduktan sonra. I. Akgündüz. o gelmeseydi devlet 1683'de değil. nükteye. o zaman 200 kilo olur ve makul hale gelir) gürzleri kaldırabilirdi" demektedir ki. c. devletin hayatını ve büyüklüğünü yarım asır uzatmıĢtır. 248 vd. aslı astarı olmayan yalanlardan ibarettir106. c. 107 UzunçarĢılı. yarım asır önce yıkılmaya baĢlayacaktı. Osmanlı'da Harem. Konuyu iki açıdan incelemek yerinde olacaktır: Birincisi. Ġç oğlan. I. sh.¦¦¦•¦ 190 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/' 109. sh. 106 Naima. 108. II. Naima. Eserleri ve hayratı ile de Anadolu hâlâ hatıraları ile doludur. Bu iĢi. IV. "Ģakaya. IV. Ölümünün Batı devletlerinde memnuniyetle karĢılandığı. Murad'ın saçlarını at kuyruğu gibi yaptığı ve benzen iddialar. -."¦ . Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Kaynakları yorumlamakta kasıtlı davranan bazı tarihçiler.297-299. II. böyle bir Ģey kayd edilmemiĢtir. 338. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Murad'ın sefâhet içinde olduğunu söylemek tamamen yanlıĢtır ve hiç bir temel tarih kitabında. Murad'ın sefîh olduğu iddiasıdır. bütün kaynakların ittifakıyla kabul edilmektedir. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu hanlar. Bağdad ve Revan KöĢklerini o yaptırmıĢtı. sn. özellikle gayr -i meĢru kadınlarla düĢüp kalkmaya ve içkili alemlere katılmaya denir.. Kapukulu Ocakları. I.. Peçevî. Eski Saray denilen Ġstanbul Üniversitesi merkez binasından attığı cirit. ¦ •¦. yollar ve büyük köprülerle ihya etmiĢti. tesiri büyük oldu. ta'lik yazısı üstadı ve büyük bestekâr idi. c. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapı Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. Ankaravî Mehmed Efendi eliyle yapmıĢtı. camileri ve diğer müĢtemilâtı ile birlikte Kazak taarruzlarına karĢı yapmıĢtı.. Ġstanbul 1314-1938. Murad'ın alkolik ve sefih olduğuna dair iddiaları daha yakından inceleyebiliriz. IV. Seyahatname I-X. 642 vd. önce mızrak ve sonra da ok atarak. elçinin gözü önünde. yayını çektiği ok. kervansaraylar. c. c. Konuyu daha önce bütün ayrıntılarıyla açıkladığımızdan burada tekrar etmeyeceğiz107. IV. onun kuvvetini Ġfade edebilmek için "200 okkalık (yani yaklaĢık 600 kiloluk ağırlık eder.. Enderun personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. buradan gelecek tehlikeleri önledi ve Avrupa'da mühim bir savaĢ yapmadığı halde. Merak edenler. Hastalık derecesinde ata düĢkündü. Zira Hammer'in ifadesiyle. ancak bazan okka bir kilo karĢılığında da kullanılmaktadır ki. I-II. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. zekâsından ve sertliğinden korkarak durumu Cumhuriyet Senatosuna bildirmiĢti. . Devrinin büyük okçularından okçuluk öğrenmiĢti. Aynı zamanda Ģair. kalkan hatıra olarak müzelik eĢya arasına koyuldu. . bu bir teĢbihtir. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Yıldırım Bâyezid ile ilgili sorularda uzun uzadıya konuyu incelediğimizden dolayı.-•. Aksun. "Murad IV". III. zevk ve eğlenceye dalma manasına gelmektedir. . Sel suları ile harabe olan Kavbeyi o tamir ettirmiĢti. Evliya Çelebi. 346-350.

onun içkici birisi olduğu konusundaki izahlar gibidir. Fakat yine de gençliğinde böyle bir günaha girdiğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. melerden anta alemi yapıp e gizliye içki i etmek ile. Murad'ın içki içtiğini kesin bir Ģekilde bilmiyoruz. Sefih olması hususundaki yanlıĢ izahlar. tamamen yanlıĢtır. Murad'ın içkici ve sarhoĢ olduğuna dair iddialardır. 11 oğlu ve 4 kızı olduğu nakledilmektedir. Bu konuda en doğru ifade Naima'nın Ģu tesbitleridir: "Çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. |tt iddiaları ifan yasak i malî katılmaya »tamamen 'sef ve eğ-ppgayr-i îsraber ol-yat yaĢananımı ve u ve 4 ı Sultân srçla evli fu yollarla BlhUSUılarına Hım Ģu |nâve i layık Mit »Hatta BĠLĠNMEYEN OSMANLI . "(Bir seferden) Ġstanbul'a dâhil olduklarında. 8u I gönlünü açmak k mak ve arzu'an h orada Fad-Ģahlara ft Ģiddetli hastalıktan^ ġimdi Ġki fazlaca içki I. içkici ve sarhoĢ biri olduğunu söylemek çok zordur. MeĢru dairede istediği ve baĢkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". i günden-günefi Değeri! t Onun için akta saptırıldığını d "Ramazan t küne inip (okçuluk» 01 sâhib-kırSngOlj Silahdar PaĢa î tertip olundu. IV. Safiye Sultân ve Rukıyye Sultân dıĢındakiler. Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki PadiĢahtırlar. vBile' diyoruz: çünkü IV. hep gayr-i meĢru oyun. Ancak bunların açıktan içki kullandıklarına dair olan rivayetler de kesin doğru değildir.* özellikle <{r«j| virleri neten Üçiıım-îj zatrr N OSMANLI ı ne derı dolayı. Gizlice içse dahi. meĢru dairede hayat yaĢamaları her zaman mümkündür. Mty giderek. Osmanlı PadiĢahlarından I. I fark olsa g 110. Nitekim IV. hep ehl-i kemal bulunsaydı.eğlencelere düĢkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyânları. istirahat «I fazlaca içki içti. Bir kısım yazarların IV. Murad'ın ve bütün Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru kadınlarla beraber olmalarına ihtiyaç yoktur. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu bâbda mübalağa olundu. Bunlardan Kaya Sultân. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının teĢvikiyle (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Böylesine içki düĢmanı olan bir PadiĢahın. Zira teserrî dediğimiz cariyelerle. bundan piĢmanlık duyduğunu anlıyoruz. Murad. Zira. Bâyezid ve IV. Ġkincisi. eğlence ve sefâhet olarak anlatılmıĢtır ki. Murad'ın AyĢe Sultân isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaĢadığı yedi sekiz de cariyesi olduğu nakledilmektedir. küçük yaĢta vefat etmiĢlerdir. açıktan içki içtiği ve bir sarhoĢ olduğu söylenemez. Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile. gayr-i meĢru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir. Murad ile alakalı bazı kelimeleri ve tesbitleri yanlıĢ yorumladıkları da bir gerçektir. IV. M makamım| Bunlard hülislâmYahyıfe lislâm Zekenyıls-olması i anlaĢılınca! hülislâm'a e zamanda Wf Ġkincisi. Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoĢu kati ederlerdi. ılamrafe IV. Ba'dehû ol biçare çıkub halâs buldı". 15 lerini seyredil!. Sohbetlerinde. Bunlara bir örnek verip konuyu kapatalım: "Murad IV. Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düĢdükde helak oldu deyü geçdiler. Murad.

Baysun. Acaba doğru mudur? Ġdam iddiası doğru değildir. Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir mikdar at koĢturdular. Hoca Sa'deddin Efendi'nin oğludur. nr. sh. sh. c. gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler.". sh. Ģevkini ve neĢesini arttırmak ve gönlünü açmak kasdıyla. 110. Kapukulu Ocakları. 642 vd. RüĢvet ve suiistimallere karĢı dürüst bir ilim erbabı olması hasebiyle bazı müfsidlerin telkini ile iki defa bu görevden alınmıĢ ve dürüstlüğü anlaĢılınca yeniden aynı göreve iade olunmuĢtur. 914. biz de sadeleĢtirerek nakledeceğiz ve meselenin nasıl saptırıldığını daha rahat anlayacağız: "Ramazan Bayramında erkân ve a'yân el öpüp gittiler. c. Yılmaz. IV.191 "Murad IV. II.. "Murad IV". 297. 346-350. Ġstanbul 1986.. I. Aksun. BA. Bu zat. 1 ġevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan PaĢa köĢkünde Ġç ağalarının türlü hünerlerini seyredip. Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzulan harekete getirmek iddiasıyla hafif meĢrep arkadaĢ sohbetlerine onu teĢvik ettiler. Ertesi günü durumları değiĢti ve Ģiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı. sh. 54-56. 429-430. III. Bu sırada Silahdar PaĢa ve bazı özel sohbet arkadaĢları. Osmanlı Devleti Tarihi. biraz at koĢturduktan sonra Atmeydanı'nda Silâhtar Mustafa PaĢa'ya tahsis edilen saraya giderek. bu sefahat gecesinin ertesi günü hastalandı. 111.. istirahat etti ve akĢam yemekte yakınlarının (Silâhtar ve Emirgûne-oğlu) teklifi ile. 108 Naima. c. 159-162. c. 399 vd. O gün orada PadiĢahlara yakıĢır Ģekilde zevk ve sohbet edüp Saray'a geldiler. ġöyle ki. c. tövbeyi bozarak fazlaca içki içti. Kantemir. ġair ve edib bir zattır. Onun için aktarma yaptığı yeri. Ġkincisi. I. IV. Büyük ziyafet tertip olundu. IV. Değerli tarihçi hocamız Cavit Baysun'un bu bilgileri Naima'dan aktardığı çok açık. Ahi-zâde Hüseyin Efendi'dir. ĠA. 420-421. Peçevî. içki meclisleri düzenleyip sefâhet alemlerinde yaĢadığını söylemek arasında fark olsa gerektir108. 213. VIII. Seyahatname. Murad devrinde yani 17 sene içerisinde üç önemli ilim adamı ġeyhülislâmlık makamını ihraz etmiĢlerdir. c. Üçüncüsü de Es'ad Efendi'dir. Daha sonra At Meydanı'na nazır Silahdar PaĢa Sarayına varub meydana ve etrâf-ı âleme nazır KöĢk'de oturup hava aldılar. sh. c. ¦ 192 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAĠJj hayali olarak bunlara hilâf-ı hakikat Ģeyler isnâd etmek. Murad'ın hükümdarlık yaptığı yıllarda Hezarfen Ahmed Çelebi adında bir Türk bilgini uçma teĢebbüslerine giriĢti. 338. c. Öztuna. Kadı ve müftülerin idamına karĢı çıktığı ve özellikle kardeĢ katli meselesinde asla fetvaya yaklaĢmadığı için bazı müfsidlerin tezvirleri neticesinde idam edilmiĢtir. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir. Evliya Çelebi. ancak sürgün edildiği doğrudur. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. Acaba ileri sürülen iddialar doğru mudur? IV. ġimdi ikisini mukayese edelim ve kendi kendimize soralım: Acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabilirsiniz? Sefâhet gecesi manasını hangi kelimelerden anlayabilirsiniz? Hele hele Ramazan Bayramında bir Osmanlı PadiĢahının içki alemi yapıp eğlendiğini. I. bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen. IV. UzunçarĢılı. I-II. Ġlk önce Ok Meydanından kısa mesafeli dokuz deneme yaptı. M. bu satırlardan sonra nasıl iddia edebilirsiniz? O halde gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden piĢmanlık duyarak tevbeyi arzuladığını ifade etmek ile. günden-güne fenalaĢtı". 449. sh. Bunlardan birincisi. 248 vd. Ġbnül-Emin-Saray. II. Yahya Efendi. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır. Çağatay. Uluçay. aynı zamanda büyük bir Divan Edebiyatçısıdır.. 164 vd. Hepsinde de baĢarılı oldu. Bütün bu Ģeyhülislâm olan Ģahsiyetlerin eserleri ve ne yaptıkları ortada iken. Murad'ın zamanında üç defa aynı makama getirilen ġeyhülislâm Yahya Efendi'dir. 939. Cavid. Kendileri mu'tâd üzere deryada Sinan PaĢa KöĢküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan Ģahısların çeĢitli (harp) oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler. tarihi tahrif olur109. daha evvel de ġeyhülislâmlık yapan ġeyhülislâm Zekeriya Efendi'nin oğludur. Elimizde Fetâvâsı da bulunan bu ġey-hülislâm'a edepsizlik itham edenlerin tarihten bi haber oldukları ortadadır. Milâdî takvim . sh.

Murad. Ersoylu. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde anlattığına göre. FiĢengi önünde c söyledi" d Bu Hezarfen'ln j diklerine c ne dair izahl dolayı ola iddia ettiği g ve teknolo tarihimize y Netice ( doğru taril Ancak I tâbi'ı Norveçli i kabul e 109 Naima. Herkesi alabildiğine bir heyecan kaplamıĢ. Yanında olan diğer fiĢekleri ateĢleyip rûy-u deryayı çırağan eyledi. "PadiĢahım. Bu da doğru mudur? Lagari Hasan Çelebi. Halil. bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiĢ. misi Sulta::» cuğu ( tek Osmaıojıg Maalesef t ms rr b: gc 338. kendisine bir kese altın verdi. Nisan 1981. I. . I. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". sh. c. Sinan PaĢa Sarayı önünde denize inmiĢtir. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı. Füze ile uçan ilk Türk'tür. Daha sonra Lagarî Hasan Çelebi Kırım'a gitmiĢ. Hezarfen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Fârâb Ģehrinde olan Ġsmail Cevheri'yi örnek almıĢtı110. 1633 yılında IV. Onun bu baĢarısından hoĢlanan Sultân IV. FiĢengi kebirinin barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan PaĢa KöĢkü önünde deryaya indi ve padiĢahın huzuruna geldi. 337-338. Murad tarafından mükâfatlandırılmıĢ. Hezarfen Ahmed Çelebi Lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuĢ gibi uçup Ġstanbul Boğazını geçmiĢ. Bu gösteri üzerine IV. Bu Lagarî Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fiĢek îcad eyledi. füzeciliğin atası sayılmaktadır. sh. 670. Bir kese akçe Ġhsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı. sh. Vakâyi'ül-Fuzalâ. orada Selâmet Giray Hanın yanında ölmüĢtür.1636 yılını gösteriyordu. Maalesef bu ihsanına rağmen "Böyle kimselerin bekası caiz değil" diye Cezâir'e sürgün ettiği ve orada vefat ettiği Evliya Çelebi'nin kayıtları arasındadır. Lagarî. O gün Ġstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuĢtu. 691-692. Nihayet beklenen an geldi. c. Hezarfen Ahmed Çelebi. II. Onun bu baĢarısını gören halk ona "bin fenli" mânâsında "Hezarfen" lâkabını taktı. sipahi sınıfına yazdırılmıĢtır. Kısa bir zamanda mahĢerî bir kalabalık toplandı. Sarayburnu'nda Hünkâr huzurunda fiĢenge bindi ve Ģakirtleri (yardımcıları) fitili ateĢlediler. I. Döğen. sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnu'ndaki Sinan PaĢa KöĢkünden olup bitenleri seyrediyordu. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuĢunu yapmaya hazırlanmaya baĢladı. Çünkü. o uçuĢunda bir planörcü gibi rüzgarın esiĢini dikkate almıĢ. 44-46. Evliya ( "Murad i elli okka baruU ve Ģâklrtlerlf mağa. III. Ġsâ Nebî sana selam söyledi" diyerek Ģakaya baĢladı. Seyahatnamesinde Roketle uçma olayını Ģu Ģekilde anlatmaktadır: "Murad Hân'ın Kaya Sultân isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı Ģenliği oldu. sh. c. ġeyhî Mehmed Efendi. c. 110 Evliya Çelebi. Hasan Çelebi 50 okkalık barut macunuyla dolu 7 kollu. Sultiıl. Seyahatname. 755-757. Ġsa Nebi ile konuĢmağa gidiyorum" diyerek semaya fırladı. Hadâlk'ul-Hakaık. Gazev BĠLĠNMEYEN OSMANLI 193 rek yardımcılarının ateĢlemesiyle uçmayı baĢarmıĢtır. 430. Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleĢtiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken. Herkes hayretteydi. kendini boĢluğa atacak kahramanı bekliyorlardı. Galata Kulesi'nin üstüne çıktı. sh. sh. 548-549. "PadiĢahım seni Huda'ya ısmarladım. IV. Murad. Zemini bûs ederek. . Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi.". Nev'î-zâde Atâî. "Bismillah" deyip kendini boĢluğa bıraktı. 112. planörcülüğün de öncülüğünü yapmıĢ oluyordu.y 113. Füzenin barutu bitince de daha önce hazırlamıĢ olduğu kanatları açmıĢ. kendi îcadı olan bir fiĢeğe binerek yardımcılar» l önce hazırlamıĢ c gösteri üzerine I Daha sonra I ölmüĢtür. Ġdam edildiği ve deryaya atıldığı iddiası asla doğru değildir. c. Evliya Çelebi. 110-114. Tarih ve Edebiyat Mecmuası. ona göre uçmasını gerçekleĢtirmiĢti. Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiĢti. Murad'ın kızı Kaya Sultân'ın doğduğu gece yapılan Ģenlikler sırasında füzeyle uçma hünerini gösterdi. Vücuduna taktığı kanatlarıyla Boğaza doğru süzüldü. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de i-dam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir.

Bu tür iddialar. Murad'ın vefatından sonra tek Osmanoğlu olarak tahta oturdu. c. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve sonradan PaĢa'yı da ekleyebilirsiniz.. c. Maalesef. 670-671. .SULTAN I. Zira hayatını zindan gibi olan kendi dairesinde geçirmiĢ. Ġbrahim'in ilk yıllarında devlet idaresini epeyce rayına koymuĢtur.. Bütün bunlara rağmen. Norveçli âlim Roffavik. c. Kara Mustafa PaĢa'dan sonra vezir-i azam olan Semin Mehmed PaĢa da. 44-46. Bunun en acı misâllerinden birisi. ĠBRAHĠM DEVRĠ 113. Ġbrahim. maalesef bu kadın bulunmaktadır. Aleyhinde olan durum. kendisi diğer Osmanlı PadiĢahları derecesinde tahsil ve terbiyesini tamamlamamıĢtı. II. . Lehinde olan durum. ¦ . Netice olarak Ģunu ifade edelim ki.Bu konudaki en önemli kaynağımız olan Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde ne Hezarfen'in ve ne de Lagarî Hasan Çelebi'nin. sh. sh.. Önceleri. aleyhle-rindeki bütün tahriklere rağmen. Halil.-. Serdârlık Kaptan-ı . Topkapı'dan Eski Saray'a göndererek bu dertten kurtulmak istemiĢtir. Seyahatname. Önemle ifade edelim ki. KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'yı 1644 yılında idam ettirmiĢtir.-:¦¦. 1645'de Malta üzerine sefere karar verildi. Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz? Sultân I.: •• ¦-'¦¦> '. Hatta tam tersine.":-. Bkz. baĢta Valide Sultân olmak üzere. Ancak Bediüzzaman'ın yerinde tesbiti ile "herkes kendi âyinesinin müĢâhedâtına tâbi'dir". tarihimize ve medeniyetimize düĢman kesilmektedirler. Kendisini tahta davet eden ulemâ. ' eden Sultân Ġbrahim. Ģayet bunlardan biri idam edilmiĢse. Ancak muvaffak olduğunu söylemek mümkün değildir. II. Sultân I. sh.. vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline göre Ģiddetli bir migrene yol açmıĢtı. ilk uzay roketinin Türkler tarafından icad olunduğunu batıya kabul ettiren bir araĢtırma yapmıĢtır111. .¦-¦ . ağaların ve ehliyetsiz kiĢilerin eline geçmesine sebep olmuĢtur. Hazinenin gelir-gider muvâzenesini muhafazaya çalıĢmıĢ. Saltanat günlerimde milletimi hoĢ hal eyle ve birbirimizden hoĢnûd eyle" diye dua etmiĢtir. zaten yetiĢmemiĢ olan PadiĢah'a kanunları çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu'lu Hüseyin Efendi'nin Hace-i Sultanî olarak tayin edilmesidir. Biraz önce saydığımız olumsuzlukların baĢında da. devlet ricali ve Valide Sultân'a mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta asla niyeti olmadığını ifade 111 Evliya Çelebi. ilim âĢıkı ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin böyle bir hadise ile alakalı ilmin ve teknolojinin aleyhinde bir fetvası da mevcut değildir. Kendisinden baĢka Osmanoğlu mevcud değil idi. lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki durumla karĢı karĢıyaydı. XVIII. VVeekly Word News Dergisinin neĢrettiğine göre. I. bu ilmî buluĢlarından dolayı idam edildiklerine dair bir kayda rastlanmamaktadır. . Ayrıca bir takım müfterilerin iddia ettiği gibi. I. Cinci Hoca da denmektedir.: . "KiĢi bilmediğinin düĢmanıdır" kaidesince. I. 24 yaĢında 1640 yılında ağabeyi IV. doğru tarihimizi bilmeyenler. Bir ay sonra ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de ölümü. sikke yani paranın değer ayarlamasını düzene sokmuĢ ve devlete ciddiyet getirmeye çalıĢmıĢtır. Osman ve IV. Döğen. ecdada ve tarihimize yapılan iftiralardan ibarettir. bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının tahriklerine kapılan Sultân. Bütün bunlar.. Buna rikâbdarlıktan II. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi.. sh. ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de yardımlarıyla.¦¦. tahta oturduktan sonra da. bunların taltif edildiklerine dair izahlar vardır. O halde. 1644 yılında Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiĢtir. 14 Aralık 1998 tarihli Hürriyet Gazetesi. 548-549. dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın veziriazam olmasıydı. Ahmed'in Mahpeyker Kösem Sultân'dan 1615 yılında dünyaya gelen çocuğu olan I.¦•¦.-¦•. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". dört ağabeyinin idamını bizzat yaĢadığı gibi. "Elhamdülillah. devletin kadınların. Ġbrahim. 337-338. bu aleyhteki durumu daha da kötüleĢtiriyordu. baĢka bir sebepten dolayı olabilir. Sultân Ġbrahim. Maalesef. Yusuf PaĢa'nın rüĢvet ve hediye düĢkünü bir devlet adamı olduğu yönünde ithamlar vardır. annesi ve Valide Sultân olan Kösem Sultân'ın varlığıdır. Ancak o sebebi de kesin belirlemek zordur. 194 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA'. Murad zamanlarında olan acı olayları da bizzat yaĢamıĢtı. Katoliklerin zulmünden bıkan yerli Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da istifade edilerek. Maalesef. Ersoylu. ¦ . annesinin ihtirasını bildiği için. Ey Rabbım! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün.

Ağustos 1648 tarihinde hal' edildi ve bir odaya haps olundu. 1648 Ağustosunda asilerin isteği üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed PaĢa azl edildi ve sonra asilerce öldürüldü. gayr-i meĢru hayat tamamen farklı Ģeylerdir. ġeker-pare denilen musâhibeler gibi onu eğlenceye teĢvik eden cariyelerinin fazla oluĢu. 7-ġehzâdej 11. hem. s' <** Sarayı Ml:o( Devletler .AyĢe Sultân. veya 7. 4. I. "Ġki halife bulunduğu zaman. 1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle sonuçlandı. iĢi çığırından çıkarmıĢtır. Nikâh ile kadınlığa alındı. Bunların tahriki ile Sultân Ġbrahim'de baĢlayan lüzumsuz samur merakı. PadiĢahın aile hayatına düĢkünlüğü. fitneyi önlemek için birini katlediniz" Ģeklindeki fetvasına dayanılarak I. 7 Ağustos 1648'de henüz 7 yaĢındaki IV. Zamanın PaĢa ve He. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 195 Mm gibi irtbirbirij yanı niĢtir. Ada ikiye bölünmüĢtü (1648). Zira özel hayata düĢkünlük ile.Hatice Turhan (Tarhân) Valide Sultân. Murad gibi otoriter. 5.| II. Sivas Valisi Varvar PaĢa'nın isyanıdır (1647).1. n fahiĢtir. Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir. III. PadiĢah bunların haklarından gelmek istedi ise de. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu Girit'ten çekildi. 2. devlet iĢlerine kadınların müdahalesi önlenememiĢtir.Ayfe 1 Sultân. Sultân Ġbrahim zamanında. II.e -IV. ZEVCELi ve uzun yıllar1^ Valide Sulta ce Muazzez Sui Sultân (Telli \ alındı. Sonra ġeyhülislâmın. Ġbrahim hal'inden 11 gün sonra boğularak Ģehid edildi. Sultân Ġbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. Gençliğinde buhranlı bir hayat yaĢaması.| riz. Hele Telli Haseki baĢta olmak üzere. sh. atın ve I. 5. I. Haseki. ġeyhülislâm Abdurrahim Efendi'yi de yanına alan sadrazam tarafından. hem Ģer'-i Ģerife ve hem de kanuna aykırı olarak bî'at edildi. Semin Mehmed PaĢa ve Hezâr-pâre Ahmed PaĢa'yı. Zamanındaki sadrazamlar arasında KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa. 6.AyĢe! Atîka Sultân18!" 114. Ibralftı*" gururdan uzak. fendi ve Abam Hüseyin PaĢa. devlet idaresinde sıkıntılara yol açmıĢ. 3-ġehzâdeJ. Haseki'dir ve II. Bütün bu olaylar. (seden bici ıhta bir hayat yaĢadığı anlaĢılmamalıdır. Ahmed'in annesidir. Mehmed'in annesi. Haseki olduğu sanılıyor. Ġbra? I. kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur etmekte kullanmaları.Hüma ġah Haseki Sultân (Telli Haseki). israf ve bunun karĢılığında gelirlerin azalması devleti sarsmaya baĢladı. Ġbrahim'in cidden eksik olan yönleridir.Sâliha Dil-aĢûb Valide Sultân. Murad gibi fazla kadına düĢkün değildir. Mehmed'e. onu kadınların avucuna ister istemez itmiĢtir. bütün bu anlatılanlardan Sultân Ġbrahim'in gayr-i meĢru bir hayat yaĢi tamamen farklı j Bütün bu olayl da gelirlerin az< PaĢa'nın isyanıdır! PadiĢah bunların I Ağustosunda asilerini sonra asilerce i getirildi. Kaptan-ı Derya Damad Fâzıl PaĢa ve NiĢancı Ahmed PaĢa'yı zikr edebiliriz. W. fe"j müttefiktirtolM kullanıldı ki Hasekisi j Kısım I. sadrazamlığa getirildi. kendi hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale gelmesi. "Ġki haille j Ģeklindeki edildi. Ocak ağaları yeniden cuntalaĢıp devleti soymaya baĢlayınca. Ağaların adamı olan Sofu Koca Mehmed PaĢa. diğer sultânlar gibi kendini fazla yetiĢtirememesi. olay duyuldu ve ihtilal çıktı.Mâh-i Enver Sultân. Sefer yapıldı. Bunlardan biri de. II. IV. Haseki. Ġhtilâlin arkasında nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır.Hatice Muazzez Sultân. Valide Sultân kısmen devre dıĢı bırakılmıĢ ise de. lislâmın. 4. bu olumsuzluklardan sadece biridir. ġeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya E-fendi ve Abdurrahim Efendi'yi ve diğer devlet adamları arasında Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin PaĢa. Osmanlı neslinin devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata teĢvik edilmesi. Önemle ifade edelim ki.Derya Yusuf PaĢa'ya verildi. Zira IV. 5. ancak Kandiye fethedilemedi. Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıĢtır. 7- . Süleyman'ın annesi ve câriye. Ġhtilâlin ı hülislâm Abdurı tarihinde hal' e Mehmed'e. 1646 yılında Deli Hüseyin PaĢa serdârlığında 2. 6. Mustafa gibi biçare ve III. ZEVCELERĠ: 1. 3.

Bu sebeple. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir. 11. 3-ġehzâde Murad. 452-460. II. Penzer. Bu hastalık. isnad edilen bu sıfatın doğru olmadığına yeterli bir delildir. sade-dil. 206-239. I. c. sh. Eğitim-Bilim Dergisi. çevresindeki bazı insanlar. Halbuki onun devletin asker?. III. Kadınlar Saltanatı. Uluçay. IV. Ancak baĢta Telli Haseki Hasekisi ve bazı musâhibeleri olmak üzere. sh. 7-ġehzâde Süleyman. asker ve özellikle de saray. sh. O zaman Deli Ġbrahim isnadı yanlıĢtır113. II.Kaya Sultân. adi? ve idarî ıslahatı için yaptıkları ve yapılanlara olan teĢvikleri. onun rahatsızlığı. Belgelerle Osmanlı Tarihi. III. 257258. c. sh. c. onun zaman zaman hafakanlar içinde kaldığını ve yüreğinin sıkıldığını ifade etmektedirler. bu sultân için kullanılmamıĢtır. ısrarla bu lakabını ön plana çıkarmaktadırlar. Sadrazama yazdığı hatt-ı hümâyûnları da bunu göstermektedir. ġubat 1999. Solak-zâde. 5-ġehzâde Osman. Devrinin Ģartları göz önüne alındığında. 766-773. c. Kantemir. anksite bozukluğu denilen nevroz türünde bir hastalıktır. c. Çağatay. Valide Sultân baĢta olmak üzere. mecburen gerçekten sıkıntılı bir hayatı bulunan I. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir. iyi bir eğitim görmemiĢ olması. Ġbrahim'in erkek çocuğu olmasını Ģiddetle arzu etmektedirler. mal düĢkünü ve kıskanç olduğunu kabul etmektedirler. sh. 9. Bunlar doğru mudur? Maalesef kısmen de olsa doğrudur. Haseki. Kaynaklar. Ġbrahim'e kalmıĢtır. onda samur merakının aĢırılığı ve bu yüzden samur vergisini koyması. I. çok sayıda câriye ile beraber olmasını teĢvik etmiĢlerdir. veya 7. Bilindiği gibi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. nr. sh. III. Burada iki durumu vuzuha kavuĢturmak gerekmektedir: Birincisi. 35-37. Devletler ve Hanedanlar. sh. Saygılı. zayıf Ģahsiyetinden istifade etmiĢler ve tabir yerindeyse kanına girmiĢlerdir. sh. zaten hayatı sıkıntılı olan Sultân Ġbrahim'in. Uzmanların tesbitine göre. 114. c. 7001-7002.. 15-Atîka Sultân112. aklı bozan cinnet türünde bir hastalık sayılmamaktadır. E. Tarih . 56-65. 6. "Sultân Ġbrahim Deli miydi?". kendisinin mütevazı. meĢru dairede de olsa. 131-140. Murad zamanında Ģehzadeler idam olunmuĢ ve Osmanlı tahtı. Sadece son zamanlarda kaleme alınan bazı kaynaklar. UzunçarĢılı. III. "Sultân Ġbrahim Deli. 2-ġehzâde Süleyman II. sh. 13. 26-27. c. Bu lakabı ilk kullanan ve çevreye yayan katlini arzuladığı Kara Çele-bi-zâde Abdülaziz Efendi ile Anadolu'nun huzuru için idam ettirdiği ġi'î isyancılardan KesikbaĢ Emirgûneoğlu'dur. sh. mücevherli kayıklar yaptırması ve doğruluğu Ģüpheli olmakla birlikte sakalının tellerine inciler dizdirmesi gibi garip davranıĢları bulunduğu söylenmektedir. 196 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN. Mustafa ile ilgili söylenen hafif akıllılık gibi tabirler dahi. 2457. sh. M. E. Kaynaklar onun kindar. 192-197. Psikotik ve deli değildir.Ümmü Gülsüm Sultân. 115. I. bu da yaygın anksieteden baĢkası değildir. onu bu hale sokan sebeplerdir. mu'teber Osmanlı kaynaklarında onun için Deli lakabı kullanılmamaktadır. Zira kendisinden baĢka Osmanlı Hanedanına mensup erkek çocuk mevcut değildir. Sefa. onun bu 112 Nalmâ. Sultân Ġbrahim'in muhakemesinde ve idrâk melekelerinde bir bozukluk olmadığını. c. I.Beyhan Sultân. 243-244.ġivekâr Sultân. kadınların dümen suyuna ister istemez girmiĢtir. 13-18. I. gururdan uzak.Fatma Sultân. 12Gevher Hân Sultân. c. 298-334. 14. Öztuna. 6-ġehzâde Ahmed II. çevresi. 4-ġehzâde Selim Hân. malî. rüĢvet alıp vermeye ve hatta 113 Naimâ. Acılı geçmiĢi. 3-333. The Harem. 10. BaĢta Telli Haseki olmak üzere. Her zaman hatalarını kabul eden bir Ģahıstır. 235-245. IV. PadiĢah olmadan evvelki stresli hayatın da tesiriyle. 189. Ahmed Refik. Yılmaz. sh. 327-344. elmas gibi yüreği olan ve hassas yapıda bir insan olduğunda tarihçiler müttefiktirler. ona istediklerini yaptırır hale gelmiĢler ve bu da devlet içinde karmaĢaya. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Uluçay. Bütün bunlara rağmen. Gerçekten deli midir? I. Ģahsiyetinin oturmayıĢı ve bunlarla birlikte sorumluluk duygusunun fazlalığı. Ġbrahim'in tahta çıktığı zaman hasta olduğu kesindir. Ġbrahim'in buhranlı bir hayatı bulunduğu. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed IV. hırs. Osmanlı Tarihi. Ġkincisi. IV. Kısım I. uzmanlar belirtmektedirler.AyĢe Sultân. Halk. 124. Zaten hekimler de elem-i asabî teĢhisini koymuĢlardır ki. Hasta mıydı?". Hasekileri ve Saray'daki musâhibeleri. 5948. suiistimale. ġahsiyeti tam teĢekkül etmeyen ve diğer Osmanlı PadiĢahları gibi eğitimi de mükemmel olmayan Sultân Ġbrahim. sh. 8-ġehzâde Bâyezid. böyle bir hayatın neticesi olarak. 301-303.

devlet gor iltiması ortaya çıkmıĢ. ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz? Osmanlı tahtına. Ģahsiyeti. istediğine kavuĢmuĢtur. altı yediye varan Hasekilerinin mal varlıkları senelik 100. Hasekilere paĢmaklık olarak verilmeye baĢlanınca. Kösem Sultân'ın nâibe-i saltanat yani bir nevi padiĢah yerine padiĢahlık yaptığı dönemdir ki.iıldl|-Kte-l'«at¦p BĠLĠNMEYEN OSMANLI 197 bazan da zulme sebep olmuĢtur. vatandaĢa yeni yeni vergiler konmaya baĢlanmıĢtır.Dünyası.%ı| batılı yazarların fırsat:» değildir114. 15 Ağustos-1 Eylül 1950. 1 ġubat ve 15 Nisan 1951 tarihli sayıları. MEHMED DEVRĠ 116. Bunları bilmek. sh. Osmanlı Devle- . Bu da vatandaĢı bezdirmiĢtir. IV.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV. IV. i 7 yaĢına basmadan^ devlet iĢlerinden it yaĢındaki ta Gâzî ve Kanuni'*" 3 tahtta kalmıĢtır. hem ulemanın ve ocak ağalarının isyanına ve hem de kendisinin Ģehid edilmesine sebep olmuĢtur. lüksler o sini batırma noktasına} da vatandaĢı bezdirmiĢti alınca. Nitekim bu hal. devlet görevlerine gelmenin yolu olarak ehliyet yerine harem kadınlarının iltiması ortaya çıkmıĢ.000 kuruĢu aĢmıĢ ve bunu fırsat bilen hâinler de devletin hazinesini alt üst etmiĢlerdir. Ġslâm hukukunun aradığı Ģartların çoğunluğu bulunmadan gelen IV. devlet de sallar Buna acı bir mislin! rak Mısır Hazinesi \ Ģenmesini zikredebilip» hem de kendisinin 0* mak için Ģarttır. Osman Gâzî ve Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı PadiĢahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıĢtır. Ertuğrul Gâzî. Buna I. Ava merakı sebebiyle Avcı Mehmed de denen IV. I..:ne!ı : . kesinlikle bugünkü anlamda gayr-i meĢru eğlenceler olarak anlamak doğru değildir. Mehmed. bazan da zulme serEyâletler ve sana yediye varan Hasekllf bilen hâinler de i: hale gelmiĢ. Ġbrahim'in mehir olarak Mısır Hazinesi vermesini. Mehmed'in saltanat yıllarını dört safhaya ayırmak icab etmektedir: Birinci safha. ( tılmasına kadar varmıĢ. Mehmed. devlet de sallanmaya ve cephelerde mağlubiyete alıĢmaya mecbur kalmıĢtır.i etI» plana bÇele-h-dan batı Una pjğu r.OSMANÎĠJ3 116. Bütün bu israflar. Bu sebeple bazı batılı yazarların fırsatı ganimet bilerek anlattıkları gayr-i meĢru eğlence tarzları doğru değildir114. asker ve vatandaĢ üçlüsü yara alınca. Mehmed. . I.:.\ ::iıĢah tayüz-l:. Eyâletler ve sancaklar. Mehı kında bilgi» Osmanlı tali» i IV. ehliyetsizlerin iĢ baĢına gelmesi vazifelerin açık arttırmayla satılmasına kadar varmıĢ. Bu zevk ü salayı. Devleti ayakta tutan hazine. XIX. onun isteği üzerine dairesinin kürkler ve samurlarla döĢenmesini zikr edebiliriz. MeĢru dairedeki keyfin suiistimali söz konusudur. Artık askerin maaĢı verilemez hale gelmiĢ. g den alınan bazan görevy Buna I. artık bu devre Samur Devri bile denmiĢtir. Buna acı bir misâl olmak üzere. Bu zevk ü safayı.-duğu |. «s1 lamak doğru değildir. 15 Temmuz-1 Ağustos. Ġbrahim'in sanıtff Bütün bu israflar. Ġbrahim'in samur aĢkı da katılınca. XIX. Osmanlı Hazinesini batırma noktasına getirince. tarihten ibret almak için Ģarttır. Ġbrahim'in Turhan Hatice Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelmiĢ ve 7 yaĢına basmadan Ağustos 1648'de PadiĢah olmuĢ müstesna bir Ģahsiyettir. Kendisini devlet iĢlerinden uzaklaĢtırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultân. Ağustos 1648-Eylül 1651 yılları arasında. lüksler ve bunu takip eden haksızlık ve suiistimaller. görevliler sık sık değiĢtirildiğinden dolayı tayin edilen ile görevden alınan bazan görev yerlerine ulaĢmadan bir baĢka durumla karĢılaĢır olmuĢlardır. Telli Haseki'yi nikahlayan I. 7 yaĢındaki torununu tahta geçirmekle./ yıllarını dört saüujiiif Birinci safln| i saltanat yani Ġti Ahmed Refs Kısım I.

Ancak Turhan Sultân. Köprülü Mehmed PaĢa. 231-234. BaĢlarını Kara Murad A-ğa'nın çektiği ağaların hedefi. sh. Kısım I. Dertlere çare olamayınca. Kadınlar Saltanatı. Koçi Bey. Zira bu döneme Ağalar Saltanatı da denmiĢtir. Çünkü Nâibe-i Saltanat olan Kösem Sultân. servetlerini arttırmak ve maalesef sefih sayılabilecek derecede hayatlarını yaĢamaktı. Uyvar fethedildi ve Erdel Osmanlı Devleti'ne bağlandı. c. III. IV. Ağalar isyanı devam ediyordu. Bu ikinci safhada tek müessir olan Valide Sultân'dır. IV. 1659'da Kırım Tatarları ile mi olmayıĢrafc mıĢ old-. I. devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle. Devleti. Artık Köprülü'ler devri baĢlıyordu. Eylül 1651-Eylül 1656 tarihleri arasındaki IV. Uluçay. Eylül 1656'da sadrazamlık makamına getirildi. malî konularda tam yetkili olmak Ģartıyla. Mehmed sadece olan bitenleri seyrediyordu. Solak-zâde. Mehmed'in annesi olan Turhan Hatice Sultan'ın Nâibe-i Saltanat olduğu dönemdir. Arkasından Anadolu'da Beylerbeyilerin de desteklediği ve tamamen sadrazamı hedef alan yeni bir Celâlî Ġsyanı baĢlamıĢtı. c. Girit'te devam eden savaĢa yardımı da engelliyordu. Ancak arkasında asıl Valide Sultân Turhan Sultan'ın bulunduğu ve bir nevi halk isyanına dönüĢen kargaĢa bastı-rılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. devleti tek baĢına idare etmek ve Valide Sultân iĢe karıĢmamak Ģartıyla. 243-244. Sofu Mehmed PaĢa ise. IV. Osmanlı Devleti'ne rahat bir nefes aldırtan Köprülü'ler devridir (Eylül 1656-Ekim 1676). c. Osmanlı Tarihi. III. BaĢ Mimar Kasım Ağa. Ġçeride bu ihtilâllerin yaĢanması. c. Daha sonra. Üçüncü safha. kendisini Eski Saray'a süren ve hatta idamla tehdit eden I. Tarhuncu Lâyihası diye meĢhur olan bütçesini hazırladı. evvela isyan eden Erdel Prensinin üzerine yürüdü ve Balkanlarda önemli baĢarılara imza attı. 1652 yılının Haziran ayında Tarhuncu Ahmed PaĢa sadarete getirildi. Kanuni devrini yeniden yaĢatmıĢtır denilebilir. Ahmed Refik. Bunun üzerine. iĢlerini ağalar eliyle yürütmüĢtür. sh. 227-228. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi. kukla bir sadrazam durumundadır. Mehmed'i öldürüp yerine ġehzade Süleyman'ı getirmek istemesi. kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına son vermiĢtir. Vec idare:"? :îıanlı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 199 ¦ ve . Ancak sonradan yaptıkları bunu telafi etmiĢtir. Ancak devlet. UzunçarĢılı. Böylece birinci dönem atlatıldı.-. Ġbrahim'i tasfiye etmekle. 1656 yılına kadar 10'a yakın sadrazam değiĢtirildi. Tecrübeli müĢavirlerinin Ģiddetli tavsiyeleri ile. Makam korkusuyla Girit Serdârı Gâzî Hüseyin PaĢa'yı idam ettirmesi hatalı bir hareket olarak kabul edilmektedir. Tamamen iflas noktasına gelen devlet hazinesine bir ayar verilmek üzere. (1658). Kösem Sultan'ın IV. tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad PaĢa sadrazamlığa getirildi. sh. '¦ eriyor. Sipahiler ile Yeniçerilerin Sultânahmed Meydanında karĢı karĢıya gelecek kadar isyan etmeleri ile sarsıldı ve 1649 yılında azledilerek kati olundu. sh. devleti tek baĢına idare etme emeline ulaĢmıĢ görünüyordu. sh. Kantemir. sırasıyla Melek Ahmed PaĢa ve Abaza SiyavuĢ PaĢa'nın sadrazam olması da iĢi değiĢtiremedi. Ġstanbul 1927. Ģirazeden çıkmıĢtı ve dıĢ baskılar da artıyordu. tecrübeli ve yaĢlı vezir Köprülü Mehmed PaĢa.303-304. Murad'ı kendine model alan Köprülü Mehmed PaĢa. Samur Devri. 56-62. Yani bir nevi Osmanlı PadiĢahlığı makamında PadiĢah'ın annesi oturmaktadır. Bu dönemde aynı aileden iki sadrazam iktidara gelmiĢtir. Ġkinci safha. Sofu Mehmed PaĢa da. 16 vd. Köprülü Mehmed PaĢa (16561661) ve oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa (1661-1676). PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bunları kullanan Kösem Sultân ise. 31 paĢanın idamıyla sonuçlanan bu isyanı bastırdı ve Anadolu'da Celâli isyanlarının sonunu getirdi. sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultân öldürüldü. ġâmî-zâde Mehmed Efendi ve lalası Ġbrahim Ağa müĢavirliğinde Turhan Sultân idare ediyordu..114 Na'imâ. 198 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtLĠNMEYFNi» ti'nin en acı günlerinden bir parçadır denilebilir. Atabekler ve Veliahdler gibi devleti idare etmek istedi ise de bu saltanatı.

Kırım Hanı Murad Giray. Bu arada devletin rükn-i azamı denilen Turhan Sultân Temmuz 1683'de vefat etmiĢti. Venediklilerin ve Almanların baĢını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek. IV. Köprülülerden sonra sadrazamlığa getirilen bu büyük devlet adamı. I. Mehmed'in de katıldığı bu sefer. L Alı ». sadece Yanıkkale'nın alınmasıyla yetinilmesini savunuyordu. IV. Kara Mustafa PaĢa'nın fikri ağır bastı ve onun serdârlığındaki Osmanlı ordusu 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana önlerinde müttefik haçlı seferleriyle karĢı karĢıya geldiler. Neticede 11 Eylül 1683 tarihinde beklenen hezimet geldi ve Osmanlı ordusu binlerce Ģehid vererek ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmeye mecbur oldu. Mehmed'in de katıldığı bu Lehistan seferinde. Osmanlı tarihinin en ağır mağlubiyeti idi. Bu barıĢ tekrar bozuldu ve 16767 yılında imzalanan nihâî andlaĢma ile sulh uzun yıllar devam etti. Rusya Seferi takip ettiyse de. zaten ayağa kalkmıĢ olan Avrupa'nın Almanya'nın yanında yer alacağını belirterek. p. Almanya'nın taht Ģehri olan Viyana'nın alınmasını teklif ederken. Bu mağlubiyette. Viyana bozgunu. Ukrayna meselesi yüzünden çıkan Polonya Harbi takip etti (1670). Dördüncü safha. baĢını Kırım Hanı Murad Giray'ın çektiği diğer devlet ricali. bu da 1681 yılında imzalanan Edirne AndlaĢması ile tamamlanmıĢ oldu. Sadrazam Kara Ġbrahim PaĢa'nın beceriksiz idaresjndeki Osmanlı orduları.•alLir fer. Artık 1071'den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya baĢlıyordu. babasının baĢarılarını sürdürdü. 1663'de Almanlara karĢı açılan harp 1664 yılının Ağustos Ayında Vasvar AndlaĢması ile sona erdi. 1684 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettiler. askerin sefih hayatının ve eski Osmanlı ordusunun olmayıĢının da büyük etkisi vardı. Fâzıl Ahmed PaĢa döneminde baĢarılan iĢlerden biri de yıllardır devam eden Girit seferinin sona ermesi ve Girit'in fethedilmesiydi (1670).. 1676-1683 yılları arasında devam eden Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa devridir. ilk problem olarak Ukrayna yüzünden patlak veren Rusya SavaĢı ile meĢgul oldu. Aynı yıl Fâzıl Ahmed PaĢa vefat etti.ilerin ı ve (•olarak kilde h isyan ı falliI 15 olan »ayan I*-Isak . Ģahsî sebeplerle ve neticeyi düĢünmeyerek ihanet etti ve Türklerin elindeki Tuna Köprüsünden düĢman askerlerinin geçiĢini uzaktan seyretti. Osmanlı Devlet ricalinin ikiye ayrılmasıyla sonuçlandı. Osmanlı Devleti için büyük bir itibar kazanılmasına vesile oldu. birlikte Rus ordusunu dağıttı. 1680 yılında Çehrin'in alınması ile zaferle sona erdi ve bunu aynı yıl baĢlayan 2. Bu geliĢmeler. Onun döneminde 1661 Temmuz'unda Ġstanbul'un üçte birini yakan büyük yangın yaĢandı ve beĢ yıllık sadaretten sonra Ekim 1661'de Edirne'de vefat etti. Mehmed ve sadrazamı 1. Artık Osmanlı tarihinde kaht-ı rical devri baĢlıyordu. Yerine geçerek 26 yaĢında sadrazam olan oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa da. Rusya seferi için 1678 yılında yola çıktılar. Maalesef. Rusya seferi. Aralık 1683 tarihinde IV. Viyana bozgunu ile Karlofça AndlaĢması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu. VarĢova'da panik baĢladı ve aynı yıl barıĢ andlaĢması imzalandı. Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa. Kanuni'den beri gelip giden duraklama devrini resmen baĢlatmıĢ oldu. zafere koĢamıyor ve maalesef Eylül 1686'da Budin düĢü200 . Bundan rahatsız olan ve tecavüzlere baĢlayan Almanlara da 1683 yılında harp ilan edildi ve IV. 1677 yılında Çehrin'deki zor kuĢatmada netice elde edilemeyince. Bunu. Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak istika-metli sadrazamı azletti ve 50 yaĢını doldurmadan idam sehpasına yollandı. 1672 yılında Kamaniçe Kalesi feth edilince. Zitvatorok AndlaĢmasının tekrarı mahiyetindeydi. Bu.

sh.305 vd.SiyavuĢ Haseki. Mehmed Süreyya.Meh-pâre Emetüllah RâbPa GülnûĢ Valide Sultân. c. IV. Mustafa ve III. I. Kadınlar Saltanatı. Uluçay. 5-ġehzâde Süleyman. c. hiç bir kötü alıĢkanlığı yoktu. E. III. 1-295. 3. 4-ġehzâde Ġbrahim. Tamamı. baliğ ve mümeyyiz (âkil) olması yani tam ehliyetli olmasıdır. Hal'inden 5 yıl sonra Edirne Sarayı'nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti. II. 10. Süleyman tahta geçirildi. c.Emetüllah Küçük Sultân. veziri iĢleri yürütür. 1188. nr.Gülnar Kadın. 9. Abdurrahman Abdi PaĢa. Liyakatsiz devlet adamlarının elinde periĢan olan devletin hali IV. TTK. Kantemir. GülnûĢ Sultân diye bilinir. Tertip eden Faik ReĢit Unat. c. Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi. IV. IV. sh. UzunçarĢılı. aklı sıkıntıda olan I. sh. Ġslâm hukukçuları bu ve benzeri Ģartları. Nitekim bu manayı IV. I. Bu sert hükümlere göre. c. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 200-204. Ma'sum küçük de olsa tahta çıkar. 39 yıllık IV. 3-ġehzâde Bâyezid. Mehmed'in cülusundan evvel Valide Sultân ile ilim adamları arasında geçen Ģu konuĢma da teyid etmektedir. Çocuğun. Bâyezid kütp. Mısır 1248. Bu konuda en ayrınıtılı kaynak durumundadır. 160 yıl önce periĢan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı. Ġçkiyi Osmanlı ülkesinde Ģiddetle yasaklamıĢtı. c. 334-465. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. c. 237-494. 239-242. Kısım I. 4. Devletler ve Hanedanlar. 7. Osmanlı Tarihi. Bu Ģekilde fetvalar verilüp maslahat tamam olmuĢtur. 60 -¦ ¦ .BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN1' yordu. ZEVCELERĠ: 1. Ravzat'ül-Ebrâr. Ahmed'in annesidir. Umumi Kısım. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı PadiĢahları gibi âlim değildi. Târlh-I Sultân Mehmed Hân-ı Râbi'. Osmanlı kuvvetleri Budin'i çok iyi müdafaa ediyordu. akıl hastasının veya kölenin halife olması caiz değildir. Mehed'in saltanatı yaklaĢık 2. II. Tarih. halifenin kadı olabilecek sıfatlara sahip olması gerekir Ģeklinde özetlemiĢlerdir. Aklı baĢında olan küçüğün caizdir buyurdukları kitaplarımızda yazılıdır. c. aklı bozulan baliğ insanların saltanatı caiz değildir. ancak Budin'de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları. 145. c. Kahvehaneleri kapatmıĢtı. Ahmed Refik.Kâniye Haseki. Mehmed'i hasta etmiĢti. sh. c. Mehmed'in geçirilmesi teklifi ile gelen âlimlerden eski Anadolu Kazaskeri olan Hanefi Efendi'ye. 117. Zira halifenin Ģartlarından biri de. 2. 8. VI Tamamı. Giritli bir ailenin kızıdır. Kendisi beĢ vakit namazını cemaatle kılıyordu. Köprülü ailesini iktidardan düĢürdüğü için PadiĢah'dan rahatsız olan Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında hal' edildi ve ancak idam olunmadı.Afife Kadın. Silâhdâr Fındıklılı Mehmed Ağa. V. 65-70.Ümmî Sultân115. Buna Hanefi Efendi'nin verdiği cevap enteresandır: "Mezhebimiz hukukçuları olan Hanefi âlimleri. nr. Valide Sultân sormuĢtur: "Ama Ģimdi yedi yaĢında ma'sumun saltanatı nice mümkündür?". Mehmed'in buluğa erinceye kadar sultân kabul edilmesi mümkündür. ĠF de riilirokü . 2-ġehzâde Sultân Ahmed III. Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten av ibtilâsı dıĢında. Yerine II. Siclll-i Osmânî.Fatma Sultân. II. sh. Ankara 1943. 5. 5154. sh. E.Fatma Sultân. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa II. Ġstanbul 1928. sh.5 cildlik yer tutmuĢtur. Öztuna. Silâhdâr Tarihi. I. Ama aklı olmayan tahtta oturmaya 115 Na'imâ. Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir? devaĢerifü son1 etmeye t 118.. Ġbrahim'in hal' olunarak yerine 7 yaĢındaki oğlu IV. IV. Tamamı. U. Valide Sultân'a. ancak halife kabul edilmesi mümkün değildir. 6.! m iıl Mm Kanuni < geçmesi! Murâd w{ olan bu Ġt Ģah'tn * temek n Caiz değildir.Hatice Sultân.

EI-Mâverdi. IV. "elli yıl devlet ve saltanat sürüp bütün iĢlerde tasarruf sahibesi idi". PadiĢah Ġstanbul'da olmadığı zaman Nâibe-i Saltanat olarak iĢleri yürüttüğü gibi. Mehmed'i aradan kaldırıp yerine kardeĢi II. 325 vd. 7 yaĢında PadiĢah olan IV. nâibe-i saltanat sıfatıyla iĢleri yürüttüğü gibi. IV. Köprülü Mehmed PaĢa ve benzeri sadrazamlar da icranın baĢı olarak devleti idare etmeye baĢlamıĢlardır116. Sadrazamları bile tayin edip istifalarını kabul edecek kadar devlet iĢleriyle iç içeydi. Ġbrahim'in de annesidir. Ġbrahim'in hal'i ile alakalı âlimlerle yaptığı konuĢma bu iddiaları reddeder mahiyettedir. Buna karĢı. sh. Murâd ve I.I1 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 201 devam ederse. ona bir Ģey öğretmek de mümkün olmaz. Ancak plan duyuldu ve Kösem Sultân 3 Eylül 1651 gecesi PadiĢah ve Turhan Valide Sultân'ın adamları tarafından boğularak öldürüldü. Fakirlere her . Murad'ın birinci saltanat devresi yani IV. Meh-peyker Sultân veya tüysüzlüğü yahut diğer hasekilerin önüne geçmesi sebebiyle Kösem Sultân diye adlandırılan I. 118. Süleyman'ı tahta geçirme planlarına baĢladı. Murad'ın gerçekten padiĢahlık yaptığı ikinci devrede de. Oğlu PadiĢah olunca Topkapı Sarayı'na getirilmiĢ ve bir daha Eski Saray'a dönmemiĢtir. Asıl iĢleri yürüten ise Valide Sultân sıfatıyla Kösem Sultândı. sonra da Turhan Sultân. çok zayıf da olsa Kanuni devrinde Hürrem Sultân ile baĢlamıĢ ve IV. Bu iddiaların aslı nedir? Maalesef bu iddiaların bir kısmı doğrudur. sadece Ģeklen padiĢah idi. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. Arkasındaki ağalarla birlikte devam ettirdiği idareye karĢı halk ayaklandı. PadiĢah tahtta olduğu vakitlerde de iĢlere karıĢmaya devam etti. sh. Seyyid Bey. Kadınlar Saltanatı. c. Bunun yanında Kösem Sultân. Ġbrahim'e karĢı tavır aldı ve bazı tarihçilerin yorumlarına göre. 202 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA siyle. Naima'nın ifade116 Naimâ. Bütün bu anlatılanlar. El-Ahkâm'üsSultâniyye. 2) Diğer oğlu I. Artık Vâlide-i ġehîde veya Vâlide-i Maktule diye anılacaktı. IV. Maalesef bu hadiseler sebebiyle oğlu olan I. El-Ferrâ. eski Osmanlı PadiĢahları gibi ehliyetli ve dirayetli olmamasıdır. Mehmed'in asıl validesi olan Turhan Sultân baĢta olmak üzere. Fakat Sultân Ġbrahim'e baĢta en çok sevdiği Hasekisi Telli Haseki HümaĢah ve musâhibesi ġekerpare olmak üzere.. Mehmed devridir. hatta Saray'dan uzaklaĢtırıldı ve Rodos'a sürülmek istendi. bu durum kana. torunu IV. Bunun da sebebi. cana ve ırza zarar verir. 4) Bütün bu anlatılanlardan. Ahmed'in kadın efendisi. Ġbrahim sultân olunca. 4. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Ancak I. Mehmed'in yerine önceleri Kösem Sultân. II. annesini dinlemedi. Mehmed'in Köprülü'leri iĢ baĢına getirmesine kadar devam etmiĢtir. Bu devre. 3 vd. Saray'daki hanımlar daha etkili olmaya baĢlayınca. dıĢarıdaki ağalarla ittifak ederek. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Her sene hapishaneleri dolaĢır ve borçtan tutuklu olanları kurtarırdı. tahta geçen padiĢahların. IV. sh. Mehmed. onun tahttan indirilmesinde ve hatta 10 gün sonra idam edilmesinde birinci derecede rol oynadı. iyi bir Müslüman idi. IV. Valide Sultân sıfatıyla devleti idare etmeye devam etti. kadınların da saltanata karĢı ne kadar alakalı olduklarının delilleridirler ve aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde kadın dört duvar arasındaydı Ģeklindeki itirazlara karĢı da müĢahhas bir cevaptır. 11 yıldan fazla Naibe sıfatıyla bir cihan devletini idare etti. sh. Sofu Mehmed PaĢa. Bundan sonraki geliĢmeleri Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) IV. 5. Kösem Sultân'ın eski dinine geri döndüğü veya iyi bir Müslüman olmadığı gibi yanlıĢ manalar çıkarılmamalıdır. 3) Kösem Sultân'ın devlet iĢlerini PadiĢah gibi yürüttüğü asıl dönem. Asıl adı Anastasia ve babası da bir Rum papazı olan bu kadın. Valide Sultân ve hatta Nâibe-i Saltanat yani saltanatın vekili sıfatlarıyla devleti 8 yıl idare etti denilebilir. Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. 8 küsur sene devam etti. Kısaca formalite icabı tahta geçen IV. Bilindiği gibi. Osmanlı sarayına câriye olarak girmiĢ ve Müslüman olduktan sonra Padi-Ģah'ın kadın efendiliğine kadar yükselmiĢtir. herkes bu durumdan Ģikâyetçiydi. . Ģer'-i Ģerifin hükümleri külliyen iptal edilmiĢ olur".

sadece. sh. Kadınlar Saltanatı. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlıĢlıklar yaptığı da olmuĢtur. Zaten oğlu IV. 119. I. kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiĢtir. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir. Mehmed de. sh. Bu da doğru mudur? Kısmen doğrudur. c. ' müĢlervej gazi ruhu 4) t sinde I seferde ı tam ria 5)1 iki ayı t edem Hanı'nın r etmesi bu 117 Naimâ. Zira 1656 yılında devleti Köprülü'lere devredinceye kadar. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller. C. Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile. Aziller ve tayinler artık onun hatt-ı hümâyûnu ile yapılmaktadır. Mührün üzerinde "Mazhar-ı Lütf-i Samed Vâlide-i Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıĢtır. tamamen hazineye devredilmiĢtir117. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız. Uluçay.zaman yardım ederdi. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır? Her musibet bir cinayetin neticesidir ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. Vâlide-i Muazzama unvanı ona aittir. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiĢ ve Yeni Cami'deki türbesine defn olunmuĢtur118. devlet iĢlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed PaĢa'ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiĢtir. III. Kendisi de bütün vaktini. 235 vd. 14. Dâr'ül-Hadisleri ve sebilleri bulunmaktadır. Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri baĢlamıĢ ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca. Mehmed'in de annesidir. dua ve hayra tahsis etmiĢtir. tam manasıyla bir PadiĢah gibidir. Bu sebebi. Ahmed Refik. Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düĢünen bir hanım efendidir. 1683 Ey] olabilir? M eumeı 1 'aıH Her musibeti bu bozgun felakel bazı taktik ve j Osmanlı Va k'arl Bu görüĢler1 1) Bu sefa Topuyla tüfeğlyl tünlüğü mevaı lerine Ģükretn ve Ramazan Ģımardıkları ve j ifade edilmiĢtir. III. sh. dıĢarıların K Refik. Mehmed 7 yaĢında PadiĢah olunca. ibadet. sh. 107-123. 5948. tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere. nr. j hemen belirtelir "bu mertebe ı tedbirimizle elde I hezimete maruz k 2) Maalf pılmıĢ ve henvj riayet ediln sini ısrarla| 3)1 acı meyv binince. c. Kadınlar WNLI 11651 tödü. Hayır eserleri arasında medreseleri. O halde bu bozgun felaketinin de bir sebebi vardır. V. 56-59. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 203 cidi ile beraber onun eseridir. Kara Mustafa PaĢa'nın bazı taktik ve Ģahsiyet kusurlarına yüklemek doğru değildir. Kör Süleyman PaĢa tarafından Kösem Sultân'a hediye edilmiĢ ve daha sonra da Saray'da terbiye edilerek ve Müslüman olarak. IV. Turhan Sultân'ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıĢtır. Saltanatı müddetince biriktirdiği servet ise. Murad'ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından baĢlatılan ve ancak inĢası tamamlanamayan Yeni Cami. aynı yıl reĢîd ilan edilmiĢtir. Oğlu IV. IV. 120. 2477. Çanakkale'deki kaleler de mescidi ile beraber o türbesine defn olı 120. Osmanlı Devleti'nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiĢtir. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ġbrahim'e câriye verilmiĢtir. E 2457. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Hadisenin olduğu günlerde Osmanlı Vak'anüvis'i olan . ancak Hatice Turhan Sultân. IV. mektepleri.

zorbacı baĢı Hacı Ali Yeniçeri Ağalığına. ġaban ve Ramazan ayına rastlayan mübarek günlerde. harbin esasını teĢkil eden atların kısmen bakımsız kalmaları ve komutanların taktik hataları ve nihayet Kırım Hanı'nın neticenin bu kadar vahim olacağını hesap edemeyerek Mustafa PaĢa'ya ihanet etmesi bunlardan bazılarıdır. IV. Süleyman'ın Ģahsiyeti. ölürsem Ģehid kalırsam gazi ruhuna sahip olmanın önemi burada anlaĢılmaktadır. Naimâ. Macaristan'da kan gövdeyi götürüyor ve General Caraffa eyâlet merkezi Eğri'yi 1687'nin son ayında teslim alıyordu. sh. Osmanlı tarihçileri II. nr. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.. Avusturya. 204 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNME. Ġstanbul 1961. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. III. neticesinde hilâf -ı me'mul olarak bu hezimete maruz kaldık". Çünkü askerin önemli bir kısmı. iĢ ciddiye binince. sh. sh. Askerin çokluğunun değil. . Ahmed Refik. c. Almanya. askerin çokluğuna ve intizamına bakarak gurura kapılmıĢ ve hem Kırım Hanı Murad Giray ve hem de Erdel Kralı Mihal'in ikazlarına riayet edilmemiĢtir. Venedik ve Ruslar dörtlü müttefikler halinde Osmanlı topraklarına saldırıyorlardı. Sultân I. IV. 48-49. Uluçay. 239-242. Mehmed'i tahttan indirmesiyle PadiĢah olmuĢtur. eski Osmanlı PadiĢahlarını andıran bir Ģahsiyeti yoktu. 1687 yılında isyancıların IV. Ġçerde devletin yaya kuvvetleri olan yeniçeriler ve süvari kuvvetleri olan sipahiler. Burada Kara Mustafa PaĢa'nın fevkalade istikametli bir hayatı olduğunu hemen belirtelim. Süleyman ve Avrupalı tarihçiler ise. 5) Elbette ki bütün bunların yanında. asıl sebebin manevi sebepler olduğu kanaatin118 TSA. 3) Osmanlı ordusu ve özellikle de vasıfsız insanların yeniçeri ocağına alınıĢları. Süleyman derler. 124-149. maddi sebepler de vardır. kurmay heyeti. Silahdâr Tarihi. Her sene bir sadrazam ve serdâr değiĢikliğine gidiyordu. Süleyman. II. Ancak asıl can damarını teĢkil eden asker grubu. Viyana'ya gelinceye kadar elde ettikleri ganimetin ve servetin derdine düĢmüĢler ve asıl gazayı unutmuĢlardır. sh. 107-116. 4) Daha önceki gazalarda en büyük vasıfları. yaĢadığı kafes hayatının etkisiyle. Kasım 1687'den Mart 1688'e kadar 4 ay süren zorbaların isyan hareketleri neticesinde. XX. Tekeli Ahmed ve Deli Pîrî gibi bazı zorba baĢları da istedikleri makamlara tayin edildiler. insanların mal ve ırzlarına göz dikmemek olan Osmanlı askerleri.Silahdâr Mehmed Efendi bu noktayı çok güzel özetlemiĢtir. bir kısım devlet adamlarının görevden alınması bahanesiyle isyan halindeydiler. Sadrazam SiyavuĢ PaĢa katledildiği gibi. Hocaları Arabzâde Abdülvehhâb Efendi ve Celvetî ġeyhi Atpazarî Osman Fâzıl Efendi'den ciddi bir eğitim görmesine rağmen. Hatta sefer sırasında askerin ve hem de Recep. 116-117. Taht Uğrunda BaĢ Veren Sultânlar. Allah"n bu nimetlerine Ģükretmesini bilmemiĢtir. PadiĢah olduğunda Osmanlı Devleti. Bunların baĢında iki ayı bulan muhasara sırasında askerin yorgun ve bitkin düĢmesi. Ġslâm'ın tesbit ettiği usuller çerçevesinde harp etmek. sh. Ġçerideki bu kargaĢayı fırsat bilen düĢman da dört cepheden Osmanlı Devleti'ne saldırıyordu. Osmanlı tarihçilerinin Emir Süleyman dediği Yıldırım'ın oğludur. ¦¦•<. 2) Maalesef. Zira her musibet bir cinayetin neticesidir119. Ancak biz. Silahdar'ın ifadesiyle. içte ve dıĢta buhranlı günler yaĢamaktaydı. 3831. II. SÜLEYMAN DEVRĠ 121. c. bu seferde geçtikleri yerlerde ciddi tahribatlar yapmıĢlar ve Ġslâm'ın bu ulvi düsturlarına tam riayet edememiĢlerdir. Ġbrahim'in Hasekisi Sâliha Dil-âĢûb Valide Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelen ikinci oğludur. c. c. ilk acı meyvesini Viyana bozgununda vermiĢtir.' deyiz. Almanlar. Maalesef cezasını da ağır bir Ģekilde ödemiĢlerdir. Kadınlar Saltanatı. Topuyla tüfeğiyle ve de ordunun diğer donanımı ile düĢman kuvvetlerine ezici bir üstünlüğü mevcuttur. Bu görüĢlerini de esas alarak bir iki noktayı açıklamakta yarar vardır.SULTÂN II. sh. Çünkü I. 1) Bu sefere katılan Osmanlı ordusunun maddi hazırlığı son derece mükemmel idi. Onlar Yanıkkale'nin fethedilerek Viyana'nın gelecek yıla bırakılmasını ısrarla tavsiye etmiĢlerdir. V. Süleyman. 322-334. "bu mertebe ihsan olunan büyük nimetlerin kadrin bilmeyüp bu kuvvet-i kahireyi kendü hareket ve tedbirimizle elde ettiğimizi zannettik ve Allah'ın lütfü olduğunu unuttuk. nimetin Ģükrünü eda edecek yerde Ģımardıkları ve gayr-i meĢru fiilleri iĢledikleri bizzat Osmanlı tarihçileri tarafından açıkça ifade edilmiĢtir.

sh. Süleyman burada vefat etti. 5-ġeh-süvâr Haseki. . c. II. aynı zamanda meĢhur bir hattat idi. Süleyman'ın küçüğüdür. 1071-1075. Ahmed. sh. Kantemir. kendisi cephede iken Sultân'a etki edecek bütün ağaları devreden çıkarmak oldu. UzunçarĢılı. Sadrazam'ın ilk icraatı. Zira Ģehzadeliğinde çocuk sahibi olmasına müsaade edilmemiĢ ve padiĢahlığında da çocuğu olmamıĢtır. Kısım I. I.Behzâd Haseki. Çocukları yoktur. serdâr Recep PaĢa'nın mağlubiyeti. sh. Süleyman. Burada PadiĢah'ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti.Hatice Haseki. Mehmed ve II. BaĢ Kadın 2. c. nr. TOEM. 391-433. ısrarla saltanatta değiĢiklik istiyorlardı. D. ġeyhülislâm Debbağ-zâde Mehmed Efendi'nin tavsiyeleriyle Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa'yı. 4.^ bir hattatt terk eti tır121 122. Süleyman. 89-94. Ahmed. "Ġkinci Viyana Seferi Hakkında". 16. Osmanlı Tarihi. sh.994-1016. 621 vd. ağalar iĢlere karıĢmamak Ģartıyla sadrazamlığa getirdi (Ekim 1689). IV. II. I-VI. Polonya (Lehistan) ve Rusya cephelerinde ise. I Avusturya ( 1690'daM ni belirtti. II. Avusturya'nın sulha yanaĢmaması ve diğer haçlı kuvvetlerinin de onlara destek çıkması üzerine PadiĢah sefere çıktı. Silahdar Tarihi. BtM yaptı Almanya s sadrazamın i ki. PadiĢah'ın hastalığından ve sadrazamın yaptıklarından rahatsız olan bazı çevreler. Süleyman. Ġstanbul 1282. Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl Mustafa PaĢa. Nisan 1690'da Kanije'nin düĢmesi haberi gelmesine rağmen. Köprülü'nün etkisiyle padiĢah olduğu ve Haziran 1691'de tahta oturduğu bilinmektedir. Almanya seferine çıkmak üzere Edirne'ye gelen II. AHMED DEVRĠ 122. Zevceleri Ģunlardır: 1. ömründe bir tek vakit namazını terk etmemiĢtir. II. Ġstanbul'a geldiğinde PadiĢah bizzat karĢıladı ve sevincini belirtti.Sülün Haseki. Arkasından kendisi cepheye gitmek istediğinden. Ģahsiyeti. II. II. 100'ün üzerinde cami kiliseye çevrildi. Ġbrahim'in 3. i II t dünyayaJ padiĢaiıS Ti laĢmakl beklemrtl Ģa'nın j Saadetü elden i ç-kas* I 119 Silahdar Fındıklı Mehmed Ağa. Eylül 1690'da Semendire'yi ve Kasım 1690'da ise Belgrad'ı geri aldı. Aslında gençliğinde iyi bir eğitim alan II. ġer'-i Ģerife aykırı tek bir hali görülmemiĢ ve kimseye de kızmamıĢ-tır120. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. 6. Bu arada fitne ateĢi sönmüyordu. Ahmed getirildi. 3. Müstakim bir padiĢah olan II. sh. yersiz bazı vergileri kaldırarak re'âyâyı memnun etmek oldu.Müslüman bir Ģehir olan Eğri'yi her Ģeyiyle Hıristiyan bir Ģehir haline getirdi ve yüzlerce cami harap edildi.Zeyneb Haseki. 4-SÜI8M Ģehzadem/n olmamıĢtır. 17. orduda isyan belirtilerinin baĢlaması ve de NiĢ'in düĢmesi üzerine. bütün bu sıkıntılar karĢısında. Mora'yı Osmanlı kuvvetlerinin elinden alıyordu.Ġvaz Haseki. sancağı alarak Avusturya cephesine koĢan Fâzıl Mustafa PaĢa. Aynı yıl Venediklilerin güçlü kumandanı Morosini de. Mehmed RaĢid. Ancak Sofya'ya kadar gelen PadiĢah. XXI-SULTÂN II. Yerine sadrazamın da tesiriyle küçük kardeĢi II. Avusturya cephesi kumandanı Yeğen Osman PaĢa ile sadrazam Ġsmail PaĢa arasındaki kavgalardan istifade eden Avusturya (Nemçe) kuvvetleri 1688 Eylül'ünde Belgrad'ı zapt ettiler. Ġstanbul 1928. I. Almanya seferi için Sofya'ya u-laĢmak üzereydi. nr. III. Baden markisi Ludvvig'in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri Salankamen'de bir araya geldi. geri döndü. Tarih-i RaĢid. c. kara gün dostu Kırım Hanı Selim Giray'ın kahramanlıklarıyla zafer Osmanlı Devleti'nin elindeydi. Oğludur ve Hatice Mu'azzez Hasekiden 1643 yılında dünyaya gelmiĢ olup. sh. Mehmed Arif. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 205 im 1:542 i* mak oldu. 441-459.

XXII. en âlimi ve en kültürlüsü idi. Kısım I. 70-71. Ruslar tarafından iĢgal edildi. RâbPa Haseki Sultândır ve Haseki Sultân diye anılmaktadır. Kantemir. Uluçay. Murad'dan sonra gelen Osmanlı PadiĢahları içinde en liyakatlisi. 5ġehzâde Abdullah. Venedikliler de boĢ durmuyordu. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Sakız Adasının geriye alınıĢını göremeden vefat eden amcasının intikamını. Bizzat kendisinin yazdığı Kur'ân'ı ve hatıra defteri ile meĢhur olan II. 2. karĢısında Savoie prensi MareĢal Eugen vardı. anlaĢma sağlanamadı. II. 1 yıl sonra tekrar hücum etti ve Azak. Papalık ve Floransa'nın desteğiyle Girid'e kadar gelip Hanya'yı kuĢattılarsa da. Çocukları ise Ģunlardır: 1. c. Bu zaferin ardından II. c. Valide Sultân'ın da devlet iĢlerine karıĢmayarak kendini hayır hizmetlerine vermesi onun için iyi bir imkândı. Öztuna. Mustafa tekrar Edirne'ye döndü. Ahmed. Seferde. Lipve. Bazı devlet erkânının karĢı çıkmasına rağmen Avusturya üzerine çıktığı 1. Azak önüne kadar geldi. sh. E. 206 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0S"MIW ümitlendirdi. Nisan 1696 yılında II. Ancak düĢman durmuyordu. LügoĢ ve ġebeĢ Kaleleri feth olunarak TemeĢvar'a kadar gelindi (Aralık 1695). Tek bir kadın efendisi bilinmektedir ki. Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. 4-ġehzâde Selim. Mustafa. Açık denizlere inmeyi hedef edinen Rus Çarı Büyük Petro. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Devletler ve Hanedanlar. Devlet meseleleri ile diğer iki ağabeyinden daha ilgiliydi. Bu iĢgal Ġstanbul'u hüzne gark etti. IV. Ahmed. Belgrad'ı kuĢatan Alman kuvvetlerinin Cafer PaĢa tarafından periĢan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray'ın Erdel'e girmesi. Ahmed'in vefatının duyar duymaz. sh.Ancak bazı Osmanlı kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken baĢlamaya ikna etmeleri. Osmanlı Tarihi. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz? Sultân II. Edirne'deki Veliahd Dâiresinden Hünkâr Dâiresine gelerek tahta oturmuĢ ve kendisine bî'at etmeleri için devlet adamlarını çağırmıĢtır (ġubat 1695). Osmanlı kuvvetlerini epeyce 120 Silahdar Tarihi. sh. II. nr. MUSTAFA DEVRĠ 123. Mustafa. 15. III. II. Saadet Giray Han'ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği. sh. Mustafa'nın ilk icraatı Elmas Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa ve hocası eski ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'yi de ġeyhülislâmlığa getirmek oldu. Avusturya seferinde. Köprülü-zâde'nin yerine vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali PaĢa sadrazam yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaĢlı vezirlerden Koca Halil PaĢa getirildi. Mustafa 2. Çevresindekilerin ısrarıyla Ġstanbul'a dönüldü. 1691'e kadar devam eden savaĢta Almanlar bazı yenilgilere maruz kalınca. Amcası II. II. 205-206. Ancak haçlı kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694'de Sakız Adasını teslim almaları Ġstanbul'u endiĢeye düĢürdü. Sultân II.Âsiye Sultân. Mehmed'in Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan 1664 yılında dünyaya gelen oğludur. Osmanlı ordusunun kahramanca müdafaasına ve Çar Petro'yu geri çekilmeye mecbur bırakmalarına rağmen. hem Fâzıl Mustafa Pa-Ģa'nın Ģehid olmasını ve hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). kalyonlar kaptanı Mezomorta Hüseyin PaĢa eliyle tahta çıktığı ay aldı ve Sakız Adasından Venediklileri kovdu. 70047005. Macaristan'ın güneyinde yer alan Zenta'da Osmanlı ordusu ile karĢılaĢtı.Hatice Sultân. Özellikle 575. 717-752. IV. Mustafa'nın katıldığı 3. 295-576. Maalesef Eylül 1697 yılında PadiĢahın baĢ komutan olduğu bir Osmanlı ordusu. Arapça ve Farsça'ya mükemmel denecek kadar vâkıftı. Bu sıkıntıya dayanamayan II. 494-531. Sakız'ın geri alınıĢını göremeden Edirne'de ġubat 1695 yılında vefat etti. Hatta bu zaferin Ģımarıklığı .Âtika Sultân. Türkçe'yi iyi bilen Kont Marsigli'yi sulh için gönderdiler ise de. sayfada onun Ģahsiyeti anlatılmaktadır.000'e yakın Ģehid vererek ve PadiĢah'ın canını da zor kurtararak mağlubiyet acısını tattı. c. 52 yaĢındaydı. hazır bir zaferi elden kaçırmıĢtı. 3.SULTÂN II. UzunçarĢılı. Sefer-i Hümâyuna çıktı ve OlaĢ Meydan Muharebesinde Avusturya Kralı Kral Elektör yenildi ve kaçtı. tarihinde ilk defa. 6-ġehzâde Sultân Ġbrahim Hân121. c. Kara Mustafa PaĢa ile Viyana önünde genç bir subay olarak savaĢan bu komutanın komutasındaki Avusturya kuvvetleri. Ancak II. Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa PaĢa'nın serdar-ı ekrem olarak sefere çıkması. sh.

26. 532-555. c. Ruslar ise. sh. Osmanlı ordusunun bu mağlubiyeti sebebiyle kan ağlıyordu. Devletin müesseseleri yeniden tanzim olunmaya baĢlandı. Osmanlı Sadrazamı Amca-zâde Hüseyin PaĢa ve Reisül-Küttâb (DıĢiĢleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi'nin gayretleriyle. Alım Fiilen s ġeyhü katlr sahibi o lamıĢtır. Onun tezkiyesiyle sulh andlaĢmasının murahhası Rami Efendi. Ġslâm âlemi. yakınlarını devlet idaresinde belli makamlara getirmesi ve bu noktadaki hırsı onu milletin gözünden düĢürdü.E. Kısım I. III. 576-804. Osmanlı Tarihi. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. önce vezirliğe ve sonra da sadrazamlığa getirildi. c. Fakat onun da Feyzullah Efendi ile arası açıldı.1699). Hanya'yı muhasara altına almalarına ve Bosna-Hersek cephesinde Osmanlı Devleti'ni rahatsız etmelerine rağmen. ancak Macaristan tamamen Avusturya'ya. sh. âlim. 753-781. ĠĢte böyle bir havada.i dizi reforma | tanzim olt görülmeye I önce i arası açı ve deı getirmesi w!»i nevi I Edirne'de! sebep 1. Lehistan bütün gayretiyle Kamaniçe'yi almak için uğraĢıyordı. LehlS Azak Kalesini i ĠĢte böyle bir I (DıĢiĢleri Bakanı). Osmanlı PadiĢahı artık Avrupalı devlet baĢkanlarına sen değil. Edirne Vak'ası diye bilinen ayaklanmanın meydana gelmesine sebep oldu. Divan-ı Hümâyun. Üç devletle 25 yıllık sulh andlaĢması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütâreke imzalanmıĢtı. siz diyecekti. ancak muvaffak olamadı. D.01. Mora Venediklilere.1 Ġstanbul'da] ve Ağu: III. Öztuna. iç problemleri çözebilmek için bir dizi reforma giriĢti. Azak Kalesini almakla yetinmiyorlar ve açık denize inmek için daha da ileri gidiyorlardı. Ġstanbul'da kıyam eden . sh. 207-208. Ancak düĢman da kendinden emin değildi.121 Sllahdar Tarihi. c. 71-72.'! merkezli I de Azak I pa'dakl I n irken tamamlaı çekti. AndlaĢma Avusturya. Venedikliler. UzunçarĢılı. Devlet idaresinde ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin etkisi görülmeye baĢlandı. sh. 7004. Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaĢa son veriyordu. Bu iki temel sebep 1. nr. Mora'yı kaybedecekleri korkusuyla Viyana'yı sulh için teĢvik ediyorlardı. Kantemir. Yeni sınırlar kontrol altına alındı. Ġran da dahil olmak üzere. Bunar Sava. Feyzullah Efendi. PadiĢah'ın yarım asırdır Ġstanbul yerine Edirne'de oturması da merkezde bazı rahatsızlıklar meydana getiriyordu. SavaĢ sıkıntılarından kurtulan Osmanlı idaresi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. bir nevi Feyzullah-zâdeler Divanı haline geldi. Bunu Ġstanbul AndlaĢması tamamlamıĢtır. Uluçay. Kamaniçe merkezli Podolya Eyâleti Lehlere ve 1700 yılında yapılan ilave Ġstanbul AndlaĢması ile de Azak Ruslara teslim ediliyordu. Belgrad'ın 65 km kuzeybatısında yer alan Karlofça'da. sında yer alan i Devletlere ı andlaĢma nedlk ve I veriyordu. c. I. M da nıkâlıaUl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 207 ile aynı prens bir ay sonra Bosnasaray'a hücum etti ve burayı harabeye çevirdi. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmıĢ ve Avrupa'daki hâkimiyet tamamen kaybedilmiĢti. II. azli için uğraĢtı. Devletler ve Hanedanlar. Buna rağmen 15 yıldır devam eden felâket yılları da sona ermiĢti. sh. Avrupa'daki üstünlüğün Osmanlı Devleti'nden Avrupalı Devletlere geçtiğini ortaya koyan ve Osmanlı Devleti'nin gerileme devrini baĢlatan ilk andlaĢma imzalandı (Karlofça AndlaĢması. müstakim ve değerli bir insan olmasına rağmen. ile aynı prens bira Ġslâm âlemlfl biyle kan ağlı muhasara altına I etmelerine yorlardı. 691. II.

III. 4-ġehzâde Mehmed. hadise uzt PadiĢah'ı ı di. Çar. Osmanlı Devleti.Zeyneb Sultân. 10. Ağabeyi ile ahenk içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam ettirmiĢtir.Sâliha Sebkatî Valide Sultân. Cariyelerden ve I. 8-ġehzâde Ali. 2-ġeh-süvâr Valide Sultân. Osman'ın annesi. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711'de harp baĢlamasına sebep oldu. 14. önce iç huzuru sağlamaya çalıĢmıĢ ve Edirne Vak'asmın failleri teker teker cezalandırılmıĢtır. 13. Hocaları Hafız Osman Efendi. çok büyük hakaretlere maruz bırakıldıktan sonra kati olunmuĢ ve cesedi de Tunca Nehrine atılmıĢtır (Eylül 1703). ġeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiĢt ir. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaĢta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed PaĢa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. Mehmed'in 1674 yılında yine Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan dünyaya gelen ikinci oğludur. ĠKBALLERĠ: 7. Birinci Edirne Vak'ası'ından hemen sonra yani 1703'ün Ağustos ayında. IV. 11. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanb.AyĢe Sultân. Fiilen sefere çıkan son Osmanlı PadiĢahı oldu. Sokullu veya Köprülü gibi dirayetli bir sadrazam arayıĢındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. 7-ġehzâde Selim. Bu arada Avrupa'da Ġsveç Kralı Carl'ın Deli Petro'ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması. yine de dünyada bir numaralı 208 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN güçlü devlet idi ve onu yine Müslüman bir devlet olan Timuroğullarının Hindistan'da devam ettirdikleri devlet takip ediyordu. Hal' edilmesinin baĢ sebeplerinden olan ġeyhülislâm Feyzullah Efendi ise. Mahmûd'un annesi. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd I. Ağabeyi kadar olmasa dahi. Ahmed'i tahta geçirdiler.Afîfe Haseki.Hatice Haseki. Ahmed. III. hal'ından 4 ay sonra kederinden vefat etti.SULTÂN III. Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. 5-ġehzâde Süleyman. II. 3-ġehzâde Murad. Haseki ve III.Hafsa Sultân.Emetüllah Sultân. Sonn Ali PaĢa'n«| ya'dan geril 5a nedlk ve ı dağh âsl!ertl ilan edilr Damad AH I sonra yanU savaĢa soı»J saltanat e Ġkindi NevĢehirli t vam eden ı 1730'dat Matbaan eğlencenin! ettiği Ġran'a ı ması. 9. 5. 71 Tebrlzl I 1727'deî kabul f Devleti'm 17231 maki durum j isyan har* deki . Ahmed.Rukıyye Sultân122. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Aksi sesler duyulsa da kardeĢi III. 6-ġehzâde Hüseyin. Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetle muhtemeldir. Mustafa. bütün bu menfiliklere rağmen.Âli-cenâb BaĢ Haseki. XXIII.Hanife Hâtûn. Ģair ve büyük bir Ġslâm âlimi idi. Çok sayıda sadrazam değiĢikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali PaĢa'da karar kıldı ve devlet iĢlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti. 4Hümâ ġah Haseki. Feyzullah Efendi ve Hoca-zâde Mehmed Efendi gibi âlimlerden ders alarak yetiĢen II. mağlup olacağını anlayınca. 12-ġehzâde Hasan Hân. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? III. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. 8. 9.200 kadar cebeci Edirne'ye gelinceye kadar 80. II. Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir havada. 6.000'i buldular ve Ağustos 1703 tarihinde PadiĢah'ı tahttan indirdiler.Safiyye Sultân. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ) 124. hattat. 4. Ģâir ve müziğe meyli bulunan kültürlü bir padiĢahtır. Mustafa ise. 3. Ģahsiyeti. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 2-ġehzâde Sultân Osman III.Fatma ġahin Hâtûn. Ahmed dönemini ana hatlarıyla Ģöylece özetlemek mümkündür: Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında. hattat. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. Osmanlı hareminde beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk sahibi olmadıkları cariyeler demek olan ikbal müessesesi.

Sadrazam Silâhdâr Ali PaĢa'nın. 211-215. IV.. sh. Nusretnâme. asilerin PadiĢah'dan kellelerini istedikleri Damad Ġbrahim PaĢa ve yakınlarından olan bazı paĢalar idam edildiler. 338. Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düĢünce. 4. c. c.f Kaini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 209 rak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. Rusya'nın Ġran'a girmesi ve Osmanlı Devleti'nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması. I.). 1723'de baĢlayan Ġran SavaĢları bu dönemin 1730'da tamamen sona ermesine sebep olmuĢtur. Ekim 1727'de yapılan Hemedân AndlaĢması ile Sünnî olan EĢref ġah Üveysî tarafından kabul edildi. Osmanlı Tarihi. Ahmed. 7 sene sürecek olan Ġran SavaĢlarını baĢlattı. Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır. 73-79. Ġkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718'de sadrazamlığa getirilen NevĢehirli Damad Ġbrahim PaĢa'nın sadrazamlığı ile baĢlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz. aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik'e harp ilan edilmesine sebep oldu. 1-46. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. III. ZEVCELERĠ: (III. 5"' |t 0' rıyetim küsur ji IslâmaĠ ] lanıujj bildij.Hanife Kadın.Emîne MihriĢah Ġkinci Kadın. Yağmalar. III. D. 10. c. Baltacı Mehmed PaĢa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve PadiĢah'ı etkilemeye baĢladılar. 23. yeni bir savaĢ baĢlamadan bitti ve ġehid Ali PaĢa'nın 1713'de imzaladığı Edirne AndlaĢması ile Karlofça'da verilen yerler Rusya'dan geri alındı. Az da olsa Ġslama aykırı olan fiiller. Her çeĢit kültür faaliyetlerinin arttığı. 1 Ekim 1730 günü. sh. Temmuz 1711). UzunçarĢılı. IV. (SadeleĢtiren: Ġsmet Parmaksızoğlu). KADIN EFENDĠLERĠ: 1Emetüllah BaĢ Kadın. II. savaĢı yeniden baĢlattı. âsiler bununla da yetinmeyip PadiĢah'ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III.Hatice Ġkinci Kadın. Artık yeni bir dönem baĢlıyordu ve III. Bu hadise üzerine muhalifleri. 2. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ahmed'i o gece biraderi II. c. Maalesef ihtiva ettiği bazı gayr-i meĢru sayfalar sebebiyle bu huzur devam edememiĢtir. Uluçay. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmud'u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar. sh. 555-595. ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaĢadı ve 62 yaĢında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti. Kısım I.Emîne Musalli Kadın. 3-139. sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem. Devletler ve Hanedanlar. II. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil'in baĢını çektiği bu isyan hareketi. Kantemir. kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peĢkeĢ çekmesi de ilave edilince. Ahmed'in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13'ü ve bazılarına göre de 18'i bulmuĢtur. 9210 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaĢa son verildi. sh. Biz. 9988. sh.Zeyneb Kadın. 7. Öztuna. 28-29. RâĢld Tarihi. Kısım I. 783 vd. tarihin en kötü isyanı olacak Ģekilde geniĢledi. Ancak ġi'î olan Nâdir Hân'ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti'nden geri alması. Osmanlı Tarihi. sh.Rukıyye Ġkinci Kadın. nr. maalesef Damad Ali PaĢa'nın Ģehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716). Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca. 1-421. Karlofça'da verilenler Rusya'dan alındığı gibi. Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik. Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe baĢladığı ve harpten ziyade sulh. Ġstanbul 1962. hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca. c. Kısım. III. Mustafa'nın annesi. Avusturya'nın da Venedik'i desteklemesi üzerine. BaĢ Haseki.. c. 6. I.122 Silahdâr. II. Köprülü-zâde Abdullah PaĢa'nın Tebriz'i fethetmesi ve Ġran'a ait beĢ eyâletin Osmanlı Devleti'ne ilhak edilmesi. 20. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 3. II. 3362. 5-RâbPa ġermi Kadın. E. 315 vd. UzunçarĢılı. D. 8. Damad Ġbrahim PaĢa'nın aleyhindeki bu rüzgar. PadiĢah ile sadrazamın Ġran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karĢılandı. c. Venedik ve Avusturya'dan da alınması gerekir Ģeklindeki düĢüncesi ve Venedik'in Karadağlı âsileri himaye etmesi. Ahmed'in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu. bir huzur dönemini daha sona erdiriyordu.

Nazîfe Kadın. sh. c. Olayın aslı Ģudur: Çorum'un Osmancık Kasabasından olan Mehmed PaĢa.Zübeyde Sultân. 45-209. III. 140-420. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. 24. sh.). c. sh. 5-ġehzâde Süleyman Hân. Prut Zaferine imza basan komutan sıfatıyla. Öztuna. 12.Meylî Kadın. 14-Sâliha Sultân. Bilindiği gibi 1710 yılında Ruslara karĢı ilan edilen harpte. Bu kaynakların hiç birinde.Nijad Kadın.Emetüllah Sultân. 6-ġehzâde Mustafa III. 14. Ruslar. Baltacı'nın Ġsveç| Rus Çarını diri diıjjj lar sebebiyle s tek kabahatin j için bir sebep bul karısı Katerina'mn «l| Osmanlı komuta h ması için Vezir-i A'a çiler de. sh. c. c. III.Zeyneb Sultân.Nazife Sultân. c. Çar. PadiĢahıngı iltifat ve ikramlaril nâ-meĢkûrota. Kısım I. UzunçarĢılı. Devletler ve Hanedanlar. Tarih. Ġstanbul 1287. IV. 17..¦ nin doğru <¦ aleyhtarları. 15. 16. Ahmed. II. RâĢid Tarihi. 15. Ġmrahor'luğa getirilen Mehmed PaĢa. II. I yeniden han geldiğini do. sh. 9. 20-ġehzâde Sultân Nu'man Hân.Esma Sultân. 849 vd. k iddiaların fe Ģu cümlelerle ¦. c. Ahmed devrine 4 cilt ayırdığı meĢhur tarihidir. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. c. Biz sadece bilinen ve meĢhur olanlarını zikrettik. Baltacı'nın m ve Osman Efendi'iltlj PadiĢat. 22-Abdülhamid I. Bu olayın aslı nedir? Prut zaferini en ince ayrıntılarıyla anlatan tarih kaynakları elimizdedir ve bunların en ayrıntılı olanı da RâĢid'in sadece III. sh. RâĢid Zeyli. henüz Ġstanbul'a gelmeden itibar kazanmaya baĢlamıĢtır. fazla becerikli bir k umandan olmamasına rağmen. 2-395. Kısım I.?^ cede bu fırsatı ti hinde kampanyıl gönderdiğini deww BĠLĠNMEYEN OSMANLI 211 . 216-227. 79-95. 12-ġehzâde Bâyezid Hân. Ġsveç Kralı'nın ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı 123 Silahdâr. 13. 21-ġehzâde Ġbrahim.t/" Netice ola*. 26. IV. 10. VI. sh.Hatice Sultân. 17-AyĢe Hanım.Emine Sultân123. Rus ordusunun komutanı ġermetivef'di ve Deli Petro ile hanımı asla harp meydanına gelmemiĢti. Kantemir. 18. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zafe-ri'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir.Hürrem Kadın. ĠKBALLERĠ: 16-ġâyeste Sultân. c. 1710 Eylül'ünde tekrar sadrazamlık makamına gelen Baltacı. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Katerina ile gayr-i meĢru bir iliĢkide bulunduğu veya en azından Rus Çarı ve hanımının bu savaĢın yapıldığı mekâna geldikleri yazılı değildir. 2-454. VI. mağlup olacağını anlayınca. musikiye meyli ve sesinin güzelliği sebebiyle Pâkçe Müezzin lakabı ile anılmıĢtır.AyĢe Sultân. müĢavirlerinin s.Ümmü Gülsüm Kadın. sert t hindeki faaliyet ve p sözünde durmaması #| lan. dilinin cezasını çekerek. 25. kanaatlerini dinlerr cazip Ģartlarla sulh t yola çıktı (Prut Hu Burada bilin 1) Ġsveç Kraıı ġjj reddetmesini ve I masını müd rudur.. açlık ve düzensizlik sebebiyle Petro'nun savaĢ meydanına gelmeyerek uzaktan idare ettiği ordusu mağlubiyetle karĢı karĢıya gelmiĢtir. Osmanlı Tarihi. gizli anlaĢ da aleyhte I sında ikame'3) Dikkat a Osmanlı kaynaU lunmadığı gibi. 2-390.AyĢe Sultân (Küçük). BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı.Fatma Hümâġah Kadın. V. 3-ġehzâde Murad. kendisini tezkiye eden Kalyakoz Ahmed PaĢa'nın aleyhine çalıĢmıĢ ve ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi'nin tavsiyesi ile 1704 yılında 1. c.. 1-ġehzâde Mehmed. 2-ġehzâde Abdülmelik. 125. 18 -Hâtem Hâtûn.. defa sadrazamlığa getirilmiĢtir. 11.Âtike Sultân. 1706 yılında azl olunmuĢtur. ÇOCUKLARI: (III. 23-ġehzâde Seyfeddin. "Rikâb-ı h_-m rından. 4-ġehzâde Mehmed Hân. Sevmedikleri hakkında dili uzun olan ve yeterli tahsili olması hasebiyle konuĢmasını da iyi beceren Mehmed PaĢa. Uluçay. 11. 19. sh. 8-ġehzâde Ali. Küçük Çelebi-zâde Ġsmail Âsim Efendi. 2-450. Osmanlı PadiĢahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50'yi bulmaktadır. soi 2) Baltacı Metim hülislâm PaĢmakçı leyman Ağa. 13. Ahmed'in padiĢah olmasıyla 1.BĠLĠNMEYEN OSMANL1 Gülsen Kadın. II.Ümmü Gülsüm Sultân. 10. Nusretnâme. 7-ġehzâde Selim.Fatma Sultân.

126. Gutenberg hareketli harfleri de icad eden birisi değildir. artık ilim alemi tarafından kabul edilmektedir. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. müĢavirlerinin sözleriyle hareket etmesi. Ancak hiç bir tarihçi ve hatta Rus Vekâyi'nâmeleri bile. PadiĢahın gadabını tahrik ettiler. RâĢid meseleyi Ģu cümlelerle özetlemektedir: "Rikâb-ı hümâyûn tarafında olanlar dahi sadrazam hakkında gizlice nice kale gelmez nesneler yazdıklarından. Edirne'de ulufe vermesinin ne manaya geldiğini dostlarına sorması icab ettiğini. henüz Ġstanbul'a gelmeden Rus Çarı'nın sözünde durmamasını da bahane ederek. Edirne'de vezir-i azamın kapıkulu maaĢlarını vermeye baĢlaması üzerine yeniden harekete geçtiler. belki müĢavirlerinden Ömer Efendi ve Osman Efendi'nin bu hediyeleri kabul ettiğini kaydetmektedirler. Yüzyılda Çin'de ve bazı araĢtırmacılara göre özellikle Uygur Türklerinde ortaya çıkmıĢtır. ile yakınlarının ithamları olduğunu açıkça belirtmiĢlerdir. böylesine bir zafere imza atan Sadrazamın bu ithamlarla azledilmesinin doğru olmayacağını ifade ederek.'. Zira baskı sanatı 8. Taraftarları da. sonradan sözlerinde durmamakla bu görüĢü teyid etmiĢlerdir. biraz ayrıntılı da olsa inceleme zarureti bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir? Bu konu her zaman dillere dolandığından ve maalesef hep aleyhte kullanıldığından dolayı. Rus Çarı'nın karısı Katerina'nın sulh andlaĢması uğruna bütün kıymetli mücevherlerini Osmanlı komuta heyetine gönderdiğini ve ġermetivef vasıtasıyla sulhu sağlaması için Vezir-i A'zama mektup ilettiğini ifade etmektedir. Gutenberg. Baltacı'nın sulh teklifini reddetmesini ve Rusların sıkıĢtığı böyle bir dönemde kolay Ģartlarla andlaĢma yapılmamasını müdafaa ediyorlardı. Aleyhinde kampanya baĢlatanlar ve bazı Batılı tarihçiler. sert hareketlerinden ve patavatsız sözlerinden dolayı. Yüzyılda . Çinlilerden ziyade Uygur Türklerinin payı olduğu. Baltacı'nın asla rüĢvet almadığını. 3) Dikkat edilirse. Temmuz 1711). PaĢa. vermiĢ olsaydı Rus Çarını diri diri yakalama fırsatı elde edildiğini. Baltacı'nın Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı'nın sözlerine önem vermediğini. PadiĢah da. ĠĢte bu noktada Hammer. Yüzyılda ilk kullanan Uygurlar ve Koreliler olmuĢtur. Zira bunu 14. Rus Çarı tarafından gönderilen paralar sebebiyle sulh yolunu tercih ettiğini ısrarla PadiĢah'a anlatmak oldu. Katerina'nın mücevher ve mektup gönderdiğini de kabul etmektedirler. bunun da Darüssa'ade Ağası 212 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMP1. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Ġsveç Kralı ile Kırım Hanı'nı dinlememesi. her Ģeyi ben bilirim havasına girmesi ve neticede bu fırsatı kaçırması. Netice olarak.kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. Baltacı'nın Katerina ile çadırda beraber olduğuna dair. Burada bilinmesi gereken gerçekler Ģunlardır: 1) Ġsveç Kralı XII. muteber Osmanlı kaynaklarında ve hatta çağdaĢ tarihçilerin eserlerinde en küçük bir bilgi bulunmadığı gibi. Blok baskının Avrupa'ya taĢınmasında. Damad Ali PaĢa ve Darüssa'ade Ağası Süleyman Ağa. Bu manada baskı Avrupa'ya 14. Ancak Baltacı aleyhtarları. yoksa Çarı yakalamamak için bir sebep bulunmadığını ilave ettiler. Bu sefer PadiĢah'a. Osmanlı tarihçileri. kaynaklarda Çar ve hanımının asla harp yerine gelmediğini ve bu tür iddiaların tamamen yalan olduğunu ifade eden beyanlar yer almaktadır. PadiĢahın hakem kabul ettiği ġeyhülislâm da aleyhte beyan verince Baltacı Mehmed PaĢa azledilerek (Kasım 1711) Midilli Adasında ikamete memur edildi. Cari ve Kırım Hanı Devlet Giray. Bazı çağdaĢ tarihçiler de. Veziriazam meydana gelen büyük hizmetleri mukabelesinde çeĢitli iltifat ve ikramlar beklerken. 2) Baltacı Mehmed PaĢa'nın zaten aleyhinde olan ve PadiĢahın çok sevdiği ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi. Katerina'nın harp meydanına geldiğini yazmamıĢtır ve bu sadece kuru bir iftiradan ibarettir124. ġöyle ki: 1) Önemle ifade edelim ki. Ġlk planları. tek kabahatin gece ile gelen altın arabaları olduğunu. Baltacı'nın aleyhindeki faaliyet ve planlarına hız verdiler. ilk etapta gelen ithamları reddetti. yaptığı hataları affettirmek için Kapıkulu ile gizli anlaĢmalar içinde olduğunu arz ettiler. olmayan hıyanet suçlamasıyla karĢı karĢıya kalmıĢ ve kıskançların hileleri ile nâ-meĢkûr olmuĢtur". Bunların görüĢü haklıdır ve Baltacı'nın acele ettiği de doğrudur. tarihçiler tarafından eksiklik olarak kabul edilmektedir. hemen aleyhte bir plan hazırladılar. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum. meseleyi. matbaayı 1455 yılında icad etmemiĢtir. Ruslar.

matbaanın onlar için yasak bir iĢ olduğundan ileri geldiği kesinlikle doğru değildir". sh. 14. IV. 268-275. Ermeniler 1567 yılından itibaren ve Rumlar da 1627 yılından itibaren matbaalarını kurmuĢlardır. Tarih. dinî taassuba bağlamak doğru değildir. Arap harfleriyle basılan Geometriye dair Usul'ül-Oklidis kitabının serbestçe satılması için 996/1588 tarihli fermanla izin ve müsaade vermiĢtir. O halde. sh. IV. Osmanlı padiĢahlarının matbaa aleyhinde oldukları görüĢünü reddetmektedir. TOEM. Bu bilgiler. Bunlara bağlı olarak sahaflar. susların özellikle I mürĢidi olması ha Osmanlı Devleti. 46. mücellitler. a 6) Düzenli (i netice vermedf (¦ 1 muĢtur. c. matbaadan da yeterince yararlanamamıĢtır. herhangi bir bilimsel yeniliğe karĢı çıkması mümkün değildir. sh. c. Maalesef. Asırdan itibaren Ġstanbul'da. Hatta matbaanın caiz olmadığını iddia eden ve maalesef sağını solundan ayıramayan bazı âlimlerin . 280-285. 2) Osmanlı Devleti'ne matbaa 1727 yılında değil. IV. Bâyezid'in himayelerinde basılmıĢtır" ibaresi yer almaktadır. 35-36. Yavuz Selim zamanında 33 kitap basılmıĢtır. III. "Baltacı Mehmed PaĢa". daha erken tarihlerde gelmiĢtir. Maa1""" loncaların ve Marsigli. 83-95. 1727 yılında Ġstanbul'da 90. matbaadan ı mektedir. bütün ilimlerin efendisi ve mürĢidi olması hasebiyle. Yüzyılda gelebilmiĢtir. Murad zamanında Ġstanbul'da bir matbaa kurulması için izin istendiğini ve bu iznin verildiğini Mustafa Nuri PaĢa kaydederken. V. III. dünyadaki iktisadî ve ilmî geliĢmelere lakayt kaldığı ve bunun cezasını da daha sonraları gördüğü bir hakikattir. II. sh. ilk resmî matbaa teĢebbüslerinin IV. Kont Marsigli'nin Ģu cümleleri dediklerimizi teyit etmektedir: "Gerçekten Türkler. Mehmed zamanında baĢladığını ve ancak neticeye 1727 yılında ulaĢıldığını anlatmaktadır. nr. c. Bu dahi zannedildiği gibi. Kısım I. yine de büyük bir rakamdır. dünyadaki her yeni güzellik gibi. UzunçarĢılı. Ancak bu sebepler ne olursa olsun. yasak bir iĢ ( masının geclkı 4) Üzülerek! sâdî ve ilmî g hakikattir. Silahdâr. Ahmed Muhtar. 238-256. mü'cı sinde önemli ı tedir: "Ger.! yayınlanan I kitap basanları lı 5) Bütün Ihı i yani Müteferrika'» basılmıĢtır. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye ve yeni fenlere uzak kalması mazur gösterilemez. kendi kitaplarını bastırmazlar. Kısım 2. Enderun Tarihçisi Atâ da. Netâic'ül-Vukû'ât. Ancak Yahudiler 1488 yılından itibaren. Yoksa matbaa Avrupa'da Gutenberg tarafından kurulan müesseseden 33 yıl sonra Osmanlı ülkesine girmiĢ ve çok sayıda kitap da basılmıĢtır. gtfsrtğ gibi. 160-185. sh. Halep'te ve 1514'den itibaren de bazı Avrupa Ģehirlerinde kitaplar basılmıĢtır. nr. Bâyezid zamanında 19. Mustafa Nur! PaĢa. III. Bu hali Ġslâmiyet de tasvip etmemektedir. C. 20-22. Kont Marsigli.45 (1333). Murad. belki resmî matbaanın kuruluĢunun tarihi 1727'dir. Bu kitapların üzerinde. Osmanlı Devleti.gelebilmiĢtir. 1720 yıtöjj görevlendirilen \ babasıyla berata celeme in kurma gayrdı rek Müslüman t samimi bir (i rek Sald I aldıkları ı takdim t açıklanan I YeniĢehirli f "Basma a la rak basması.000 hattatın bulunduğunu söylemektedir ki. KıĢımı II. matbaanın resmen kurulmasının gecikmesini. c. Ġslâmiyet. 1727 > bile doğru kabul( lemciler. 3) Müslümanların ve de resmen devletin bu teknolojiye sıcak bakmamasının sebepleri ise. O halde. ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 213 susların özellikle belirtilmesinde yarar vardır. kalemciler. Maalesef bu konuda Osmanlı Devleti'ndeki esnaf teĢkilâtları demek olan loncaların ve bu loncalara bağlı hattatların menfi anlamda rolleri olmuĢtur. Müslümanların eserlerini bastıkları ilk resmî matbaanın tarihi 1727'dir. Bu sebeplerin bir kısmını biraz sonra zikr edeceğiz. Gutenberg'in gayretleriyle Ġncil'in de basılabileceği bir matbaa haline ancak 1455 yılında yani 15. Osmanlı Tarihi. Hatta II. Nusretnâme. sh. Osmanlı Devleti'nin Kanuni'den sonra. resmî matbaanın gecikmesinde önemli rol oynamıĢtır. sh. Aktepe. Osmanlı Devleti'ndeki matbaanın değil. Bunları özetlerken Ģu hu124 RâĢid. "Rus Menâbiine Göre Baltacı Mehmed PaĢa'nın Prut Seferi". Münir. M kimselerin tasKĠ Buf kurulan ı Ģimdilik tefe I fetvaya kar hizmetler. "II. TDVĠA. yarısı bile doğru kabul edilse. Hatta ı ayıramayan bini da yaĢanmıĢtır. 366-372 (Konu bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır). 4) Üzülerek ifade edelim ki. VIII. sh. gerileme ve duraklama devrine girince. c. Kısaca Arap harfleriyle olmak üzere XV. yüzyılda gelen baskı teknikleri. divitçiler ve benzeri esnafın baskısı da. Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilmektedir.

tashihli ve hatasız olarak. Geri döndüğünde meseleyi devlet yetkililerine açınca. babasıyla beraber Paris'e gitmiĢ ve orada bulundukları yıllarda matbaayı yakından inceleme imkânı bulmuĢtur. Ġstanbul'da bu dönemde insanların barıĢ ve huzurun kıymetini bilmeyerek. Yoksa Ġslâmiyetin ilme ve teknolojiye karĢı çıkma iddialarıyla bunun ilgisi yoktur125. elimizdeki tarih kitaplarının da ortaya koyduğu gibi. 272 sene değil 33 sene sonra Osmanlı Devleti'ne girmiĢtir. Papa Alexandre VI. 6) Düzenli çalıĢır halde ilk resmî matbaa ise. Mehmed devrindeki teĢebbüs tam netice vermediği için. belli sebeplerle nasıl açıklanıyorsa. Ancak aynı hadise. 1718-1730 tarihleri arasında. Televizyonun Türkiye'de ve hem de 20. Ahmed devrinde Damad Ġbrahim PaĢa'nın teĢvikleriyle kurulmuĢtur. Bu fetvadan sonra Zilka'de 1139/Temmuz 1727 tarihli PadiĢah Fermanı çıkmıĢ ve kurulan matbaada ilk olarak 1729 tarihinde Vankulu Lügati basılmıĢtır. 214 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN ¦ 7) Önemle ifade edelim ki. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢına kadar. Ancak resmî matbaanın kurulması ve kitap basılması. matbaa.çıkmıĢ olması da mümkündür. Matbaanın kurulması için dinen ve aklen hiç bir engelin bulunmadığı açıklanan Layiha üzerine. Avrupa'da Kur'ân ve diğer dinî eserler 1514 yılında Ġ-talya'da basılmaya baĢlanmıĢ ve III. Henry de. 127. Fermanda Ģimdilik tefsir. sulha meyilli. 1501 yılında yayınladığı emirname ile ruhsatsız yayınlanan kitapların yakılmasını emr ettiği gibi. ziyafetten ziyafete koĢturdukları ve meĢru dairede eğlenceli bir hayat yaĢadıkları görülmektedir. Ahmed ve hem de damadı ve sadrazamı olan Ġbrahim PaĢa. Ġbrahim PaĢa'nın BeĢiktaĢ Mevlevihanesine bitiĢik özel Yalısında ve benzeri çok sayıda saray ve bahçelerde. Bu fetvaya karĢı çıkanlar elbette ki olmuĢtur. ruhsatsız kitap basanları idamla tehdit etmiĢtir. Avrupa'da da yaĢanmıĢtır. Fransız Kralı II. kısa zamanda ve zahmetsiz o-larak basması. 1720 yılında Sadrazam Ġbrahim PaĢa tarafından Paris'e Osmanlı sefiri olarak görevlendirilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin oğlu Said Mehmed Çelebi. Bu ikisini birbirine karıĢtırmak tarihe iftira olur. Ancak PadiĢah ve Sadrazamın meĢru dairede de olsa eğlence ve ziyafetlerde fazla vakit geçirmeleri. Bu arada Macaristan'da doğan ve 1693 yılında esir edilerek Müslüman olan Ġbrahim Müteferrika. gayr-i meĢru eğlencelere dalacak kadar aĢırıya gitmiĢ olmaları tamamen ayrı Ģeydir. Beylerbeyindeki Bağ-ı Ferah Bahçesinde. PadiĢah'ın da ara sıra katıldığı helva sohbetleri ve Lâle eğlencelerinin . sevimli ve mülayim insanlar idiler. Bu yaratılıĢları gereği olarak. daha da modern Ģekillere girerek devam etmiĢtir. matbaanın gecikmesi de öylece açıklanabilir. sakin ve eğlenceli hayatı seven. yazdığı Risâle-i Ġslâmiye adlı eseriyle samimi bir Müslüman olduğunu ispatlamıĢ ve Damad Ġbrahim PaĢa'nın dikkatini çekerek Said Mehmed Çelebi'ye yardım etmesi karar altına alınmıĢtır. ancak harfleri hakkıyla tanzim edilemediğinden devam ettirilememiĢtir. ucuz fiyatlarla yayılmasına sebep olur. mesele ġeyhülislâmlık makamına sorulmuĢ ve ġeyhülislâm YeniĢehirli Abdullah Efendi de Ģu tarihî cevabı vermiĢtir: "Basma san'atında mahareti olan kimesnenin. Netice olarak. Çırağan Bahçesinde. Bu bakıĢ açısından Lale Devri değerlendirildiğinde Ģu manzara ortaya çıkmaktadır: A) Lale Devri denilen bu devrede. zikredilen sebeplerle maalesef 200 yıl veya düzenli matbaa hesaba katılırsa 272 yıl gecikmiĢtir. hadis. Yüzyılda elli sene geciktiği ve Intemet'in ancak 5-10 yıl gecikmeyle ülkemize girdiği. elbette ki insanların da gayr-i meĢru iĢlere girmesine zımnî bir sebep olarak algılanabilir. 5) Bütün bu geliĢmelerden sonra ilk matbaa IV. kitapların nüshalarının çoğalmasına. Mehmed (1648-1687) devrinde yani Müteferrika'nm matbaasından yaklaĢık bir asır evvel kurulmuĢ ve bazı kitaplar da basılmıĢtır. bu hizmetler. Murad dıĢarıda basılan bu Kur'ân ve diğer dinî eserlerin devlet sınırları içerisinde serbestçe yayılmasına izin vermiĢtir. Ancak âlim kimselerin tashih etmesi gerekir". hemen kurma gayretleri baĢlamıĢtır. fıkıh ve kelâm kitaplarının basılmaması açıkça belirtilmiĢtir. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır? Hem III. Üsküdar'daki ġeref-âbâd'da. Ġkisi birlikte. büyük masraflarla inĢa edilen Kağıthane'deki Sa'dâbâd KöĢkünde. III. Burada önemle vurgulanması gereken Ģudur: PadiĢah ve sadrazamının meĢru dairede neĢeli ve eğlenceli hayat yaĢaması ayrı Ģeydir. kaleme aldıkları matbaa ile ilgili Vesîlet'Ut-Tıbâ'a adlı layihalarını sadrazama 1726 yılında takdim etmiĢlerdir. IV.

I fet me birer t Tebriz* âlimdir. Buğra. nr. Jsi. c. 157-158. Osmanlı Ġmparatorluğunun Zuhur ve Terakkisinden Ġnhitatı Zamanına Kadar Askerî Vaziyeti (Çev. Nazmi). XII. sh. sazendeler de davet edilmiĢtir. Subhi Tarihi. sh. lale eğlenceleri ve diğer tertip edilen ziyafetlere.yapıldığı doğrudur. Ankara 1934. Ayrıca yapılan eğlence ve sohbetler sadece bunlardan ibaret değildir. Matbaacı Ġbrahim Müteferrika ve Risâle-i Ġslâmlyye (Tenkitli Metin). Ankara 1982. L.Nazmi). |724-736. Müteferrlka'dan Birinci MeĢrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar. Mühimime Defteri. 724-736. baĢta ġeyhülislâm olmak üzere. I esrar K ġe vâda. UzunçarĢılı. "arsigli. sh. Küçük Çelebi-zâde. Lale eğlenceleri sebebiyle laleye düĢkünlük artmıĢ ve hatta lalenin 234 çeĢidi yetiĢtirilmiĢtir. ötıkları |lew York ti Berkes. Ancak bu l lenceleri ve ( ilim. Ġstanbul 1293. sh. Ankara 1978. sayı 104 (1962). Berkes. 156. Gündüz. 335-350. 158-162. Kısım I. XXVI. 470-473. 'edAtâ. Ġstanbul 1968. jĢ. I konuda a daha BĠLĠNMEYEN OSMANLI 215 Ancak bu ziyafetleri anlatan tarih kitapları tetkik edilirse. Ġstanbul 1198. Belleten. ancak biz bu kadarla iktifa ediyoruz. 507-530. The Invention of Printing in China and ıts Spread Westward. o devrin ilim. Comte. 134. 135. 303. c. New York 1955. c. Thomas Francis. Bu ayrıntıların içinde haram olan bir Ģey göze çarpmamaktadır. VI. c. ġeyhülislâmın da içinde yer aldığı ziyafet ve eğlencelerin. Niyazi. i: eğlen rin meĢru t de Ġstan! maz. fikir ve e ziyafet ve I eğlence v«| tıların i 1 zurundal nin ve 1 hem de! edenler. gayr -i meĢru olduğu düĢünülemez ve zaten tarih kitapları bu eğlence ve ziyafetlerde neler yapıldığını bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar. PadiIt-iRâĢid). M. Tarih-i Atâ'da belirtilen hususa daha önceki araĢtırmacılar dikkat çekmemiĢlerdir. Halil. Mukaddime'deki Matbaa ile alakalı Lâyiha. ġuna da dikkat çekelim ki. Rumeli ve Anadolu Kazaskerlerinin ve Ġstanbul .Türker. Vakıflar Dergisi. IV. sh. Osmanlı Tarihi. Mahmûd. 125 BA. sh. fikir ve edebiyat adamları da mutlaka katılmıĢtır.de nyla buıceler a meyilli. PadiĢah huzurunda da. Hatta bu eğlencelerin bazılarına meĢru dairede kalmak Ģartıyla. "Matbaanın Tarihçesi ve Ġlk Kur'ân-ı Kerim Basmaları". ^'esef Türki-ecik. Tarih-i Atâ I-V. Belleten c. sadrazam huzurunda da. c. Tarih (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). Tayyâr-zâde Ahmed Atâ. sh. 49. sayı 197(1986).ı get< tanbul'dali zulduğu« meĢine manasa Tarihi (?«<> 259» (Sa'd» 162-Î71 N OSMANLI §314 yılında Ġ-p»t diğer dinî niĢtir. PadiĢahın buna özel önem verip ferman yayınladığı da doğrudur. Baysal. "Ġlk Türk Matbaası Kurucusunun Dinî ve Fikrî Kimliği". Bu konuda kaynak fazladır. sh. Necatioğlu. "Dünyada Basılan Ġlk Türkçe Kitap". helva sohbetleri. nr. lan ge-aya koydu-ıtyaĢadık-t sadraza-bu ieğlencelere ¦e karıĢtır-peğlence ve regirmesi-P#ildiğinjjlıane'deki |ı Ferah s bitiĢik »çelerin Ġ! eğlenilir. Acaroğlu. XII. sh. I. ġeyhülislâmın. Marsigli.

ilim ve san'at adamlarını sonuna kadar desteklemiĢtir. 29. 42-43. 190. IV. fıkıh ve tarih dersleri yapılmıĢtır.. hadis. 527-528. Osmanlı Devleti'nin fikir ve kültür hayatına dair çok önemli katkılar bu devirde sağlanmıĢtır. 177. diğer dönemlere oranla arttığı asla inkâr olunamaz... 162-171. Bu arada bu ziyafet meclislerinin müdavimi olan Nedim ve Seyyid Vehbi gibi Ģairlerin. Bunların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz.. Ahmed'in de Ģahsiyeti buna uyum sağlayınca.çevresinde meĢhur olan âlimlerin de huzurunda. 444 (Sa'dâbâd). . aynı zamanda birer Ġslâm âlimi olduklarını da eklememiz gerekmektedir.. 134-135. UzunçarĢılı.. 233-234. kendisi de tahsilli olan Ġbrahim PaĢa. 88.. V. 34/a-b. 370. Bu olaylar..... 555.. . Ġstanbul'da kadınların giyim ve kuĢamlarının gayr-i meĢru fiillere yol açacak Ģekilde bozulduğu ve bu yüzden Ġstanbul'da bazı gayr-i meĢru fiillerin meydana geldiği. maalesef ahlaksızlığın yayılmasına ve eğlencelerin meĢru daireden gayr-i meĢru daireye kaymasına yol açmıĢtır. Saraya girdiği manası asla çıkarılamaz126. Ancak bu ziyafet ve eğlenceler. sh. 223-224. Acaba bu devir sadece eğlencelerle mi geçmiĢtir? Bu sorunun cevabı verilmelidir. Merak edenler. ġeyhülislâm da verdiği fetvada. Buna Ģunu da ilave etmek gerekmektedir: 1144/1731 tarihli bir fermana göre.. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. O halde. sh. 216 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ 128. hakkında bazı gayr-i meĢru iĢlere karıĢtığı iddiaları da bulunmaktadır. 377. Âsim Tarihi'ne bakabilirler. Mesela Seyyid Vehbi. . hem PadiĢah'm ve hem de Ġbrahim PaĢa'nın dinî ilimler ve diğer ilimlerde uzman olan âlimlerle hususi dersler . B) PadiĢah ve sadrazamın meĢru dairede de olsa. 100-101. c. 19. Lale Devrinde. 384... Bu dönem sadece eğlence ile geçmemiĢtir.. c.. vrk.. 363-364... Eski adı MuĢkara olan ve Ġbrahim PaĢa'nın gayretiyle köyden Ģehire dönüĢen NevĢehir'de doğan Ġbrahim PaĢa. Eğer Osmanlı vekâyi'nüvislerinin Ġbrahim PaĢa dönemini anlatan yüzlerce sayfalık tarih kitaplarını ve mesela Çelebi-zâde'nin RâĢid Tarihi Zeylini incelerseniz. ġeyhülislâmdan bu konuda fetva talebinde bulunulmuĢtur.. 1689 yılında Saray'a intisap etmiĢ ve 1717 yılında III. tefsir. Kendisi tamamen sulh taraftarı ve sakin yaĢamayı seven bir insandır. kullanılmasının helal olduğunu iddia ederek teĢvikte bulunanların idam edilmesi gerektiğini ifade etmiĢtir. Tarih-i Subhî. bu konuyu ayrıntıları ile veren._¦ . Tarihçi RâĢid de. Küçük Çelebizâde. 45. VI.. Kısım I.. afyon ve esrar kullanmanın Ġslâm Hukukuna göre haram olduğunu. Ahmed'in kızı Fatma Sultân ile de evlenince iyice PadiĢah'm gözüne girmeye baĢlamıĢtır. eğlenceli ve ziyafetli hayatlar.. kullananların ve satanların sürgün ve para cezası gibi çok Ģiddetli ta'zîr cezaları ile cezalandırılmalarını. RâĢid Tarihi. Mühimme Defteri... Zira Matbaanın açılması baĢta olmak ü-zere. Ancak bu gayr-i meĢru iĢlerin. . 134. Âsim Tarihi (Zeyl-i Tarih-i RâĢid).. sh.. halk arasında bazı gençlerin afyon ve esrar kullanmasına yol açmıĢ ve meselenin çok ciddi bir noktaya ulaĢmasından dolayı. halk arasında bazı gayr-i meĢru alıĢkanlıkların yerleĢmesine yol açtığını açıkça göstermektedir. Patrona Halil ri ile ilgisi var S I ' III. nr. 265... Osmanlı Tarihi. c. 464. Ahmed'in 1718-1730 tarihleri arasında ve NevĢehirli Ġbrahim PaĢa'nın sadâreti ile geçen devresine Lale Devri dendiğini daha evvel ifade etmiĢtik. 7737. Halep Kadılığına kadar yükselen bir âlimdir. Mayıs 1718 tarihinde sadrazamlığa getirilmiĢtir. bu dönem Lale devri olarak tarihe geçmiĢtir... hem Saray'larda ve hem de Sadrazam KöĢklerinde. Ahmed'in çok güvendiği Ġbrahim PaĢa. III... 366. Lale Devrinde Ġstanbul'da gayr-i meĢru hayatın. tır. 126 BA.. vaktinin çoğunu ziyafetler ve eğlencelerde geçirmesi.... Mesela. halk arasında.. 259-260 (Tefsir Dersi). III. halkın içinde ahlaksızlığı bir nevi teĢvik etmesinden ve daha sonra da Damad Ġbrahim PaĢa aleyhtarlarının (Eski Ġstanbul Kadısı Zülalî Hasan Efendi ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde gibi) onu yıpratma kampanyası baĢlatmasından dolayı.. bu sebeple Ġslama aykırı giyimlerin yasaklanması ve bunun yol açtığı ahlaksızlıkların önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gereği hükme bağlanmıĢtır. Ġstanbul 1198. 137 (Esrar ve Afyon Yasağı). bir ara Tebriz Kadılığına tayin edilmiĢtir.. 453.. Evvela.. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır? 129.

hal malar ve de son bı bilgilen feü BĠLĠNMEYEN OSMANLI 217 129. sh. IV. bu dönemde yapılan eğlenceler ve ziyafetler yüzünden bunların gayr-i meĢru olduğunu ileri sürenler. tarihe Patrona Halil Ġsyanı diye geçecek olan kargaĢayı baĢlatmıĢlardır. hep bu dönemde kurulan ilim heyetleri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. PadiĢah aleyhinde de "mahmûd'ül-hisâl bir PadiĢah isteriz" diye dedikodu yaptırmak Ģeklinde alevlenmeye baĢlamıĢtır. Küçük Çelebi-zâde. Bu olayı da. "her musibet. Nahîfî ve Ahmed Neylî gibi edip ve Ģairler. 2-625. Atâ Tarihi. 133. Ġran SavaĢı için PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu etmektedir. c. 132. UzunçarĢılı. nr. PadiĢah Saraylarında ve Sadrazam KöĢklerinde. Sadrazamın. o dönemin Ġstanbul'unda halk arasında bazı ahlaksızlıkların ve gayr-i meĢru eğlencelerin yayıldığı kesindir. 310-316. Bâyezid Câmiinin KaĢıkçılar Kapısı tarafında. 185. c. 91 (1724 tarihli hüküm).e Mustafa'nın 05 Âsiler !K9] baĢta Sa'dâbâd sürerek yıkılmasıyla. Nedim. baĢta çinicilik olmak üzere kaybolmaya yüz tutan bazı Türk sanatlarını ihyaya çalıĢması ve nihayet Matbaa gibi önemli bir müesseseyi yerleĢtirmesi. c. Osmanlı Devleti. 45. bir mükâfatın çekten Lale De kaynaklardaki bil halinde kalsa bile< meĢru eğlen mağlubiyet ve söz konusu olan Ġran 1143/1730'da masını arzu PadiĢah. VI.düzenlediğini. Damad Ġbrahim PaĢa'nın bir küçük köy olan MuĢkara'yı bir Ģehir haline getirerek imar etmesi. sh. II. geçmiĢteki bir cinayetin neticesi ve gelecekteki bir mükâfatın da mukaddimesidir" kaidesine göre açıklamak gerekmektedir. nr. ilim ve teknoloji konusunda. Kısım I. Kısım II. sh. Ġran cephesinden Osmanlı Devleti aleyhinde haberler gelmeye baĢlamıĢtır. sh. Ġkinci olarak. Seyyid Vehbi. Mevlevi Ahmed Dede'nin Câmi'ud-Düvel adlı muazzam eseri. Üçüncü olarak. c. Dördüncü olarak. altı yedi aydır bu fitneyi ateĢlemek için uğraĢan bahriyeli. sadrazamın aleyhine bazı Ģeyler yaymaya baĢladığı gibi. "ġer' ile davamız vardır. Damad Ġbrahim PaĢa tarihe çok meraklı olduğundan. 1143/1730'da Sadrazam Ġbrahim PaĢa. buna gönülsüzdür ve red cevabı vermekte gecikmemiĢtir. ĠĢte Lale Devri için de söz konusu olan budur. IV. bir nefer olan Patrona Halil ve arkadaĢlarının. Ayrıca devleti idaresinde Sokullu ve Köp-rülü'ye ulaĢması mümkün olmayan bu devlet adamının. onun sadece eğlence ve ziyafetlerle vakit geçirmediğini açıkça göstermektedir. baĢta Ġstanbul'daki Dâr'ül-Hadis Medresesi olmak üzere çok sayıda vakıf eserler meydana getirmesi. Tarihçi RâĢid. tanzim edilen ziyafetlerde ġeyhülislâm ve benzeri Ģahsiyetlerin daima hazır bulunduğunu görürsünüz. Sadrazam da yetinmedi'-: Zülâlî Hasaı ¦: küstah tavırlarıyla istediler. Ümmet-i Muhammed'den olanlar dükkânlarını kapayıp bizimle gelsin" demeleriyle birlikte. Damad Ġbrahim PaĢa'nın himayesiyle ölmez eserlerini vermiĢlerdir. hemen mağlubiyet ve açlık gibi umumi felaketlerle cezalandırılmaktadır. 237. sh. bize ulaĢan kaynaklardaki bilgilere göre. ilk defa bu dönemde Avrupa'yı takip eder hale gelmiĢtir. Ancak Ģahsiyeti ve alıĢtığı hayat itibariyle buna hazır olmayan PadiĢah. . 159-160. baĢta damatları olmak üzere. 129. Iste. 244 (1726 tarihli hüküm). sh. Osmanlı ve Türk Tarihi ile ilg ili en önemli çalıĢmalar bu dönemde yapılmıĢtır. Ġslâmi açıdan istikameti ve dindarlığı itibariyle onlar gibi olduğu tarihçilerin verdiği bilgiler arasındadır127. Aynî'nin Ikd'ül-Cümân isimli meĢhur tarihi. Gerçekten Lale Devrinde. gayr-i meĢru bir fiil görülmese ve hatta sadece dedikodu halinde kalsa bile. nr. Gerileme Devrinden beri. Hondmir'in Farsça çok geniĢ bir tarih olan Habîb'üs-Siyer adlı eseri. Mühimme Defteri. buna bilen fitne hinde de' alevlenmeye kademelerine fetler yüzünden ateĢlemek için Câmiinin KaĢ Muhammed'den tarihe Patrona Bu isyanın Çınar Ahmed ve önce Damad Ġbı Hâriç Müde fendi gibi I teĢebbüsleri ii ve Ġbrahim edildi. sh. Osmanlı Tarihi. 147-162. 127 BA. yakınlarını devlet kademelerine getirmesinden rahatsız olanlar. Ġslama sımsıkı sarılmayan devletler. Tarih (Zeyl-i Tarihi RâĢid). Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır? Bu olayı da. Tam bunu fırsat bilen fitne ateĢi.

Ġbrahim PaĢa aleyhine kadına düĢkünlüğünü ve baĢta Sa'dâbâd olmak üzere köĢkler aleyhine de fitne ve fesada vesile olduklarını ileri sürerek bu köĢklerin yakılmasını istediler. I. büyük kumandan Topal Osman PaĢa tarafından Temmuz 1733'de büyük bir hezîmete mahkûm edildi ve bu sefer sebebiyle I. Kağıthane'deki yüzlerce köĢkü yıktılar. 1731'deki ikinci bir isyan hareketi ise sonuçsuz kalmıĢtır. Ancak Kırım Hanı ve ġeyhülislâmın da yardımıyla. Küçük Muslu. Hadisenin. 1639 tarihinde yapılan Kasr-ı ġirin AndlaĢması esasları üzerine kurulan Ġstanbul AndlaĢması Ekim 1736 yılında imzalandı. devlet iĢlerinden anlamadığı I 218 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP. MuslubeĢe. Biraz önce anlattığımız gibi. ġeyhülislâm Abdullah Efendi'nin Ģerî'at adına araya girme teĢebbüsleri de fayda vermeyince. Rumeli Kazaskeri Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi baĢta olmak üzere çeĢitli hocalardan dersler alan I. Gence ve Tiflis'i Osmanlı Devleti'nin elinden geri alan ġah. Sadrazam iki damadı ile birlikte boğuldu. ġeyhülislâm ve Ġbrahim PaĢa'nın yakınları olan bütün damatları görevden alındı ve çoğu sürgün edildi. âlim. Ģahsiyeti.SULTÂN I. Hâriç Müderrislerinden Deli Ġbrahim ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde Ahmed E-fendi gibi insanlardır. Kasım 1730'da Sofa KöĢküne davet edilen zorbacıların baĢı Patrona Halil ile MuslubeĢe hemen katledilmiĢ ve asi liderlerinden 18'inin cesedi III. ileri sürülerek Revan Seraskerliğine tayin edilmiĢtir. Mahmûd. Ġran'da Safevi Hanedanına son vererek AvĢar Hanedanını baĢlatan Nâdir ġah. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmûd'a terk etti. âsilerin isteklerine uyularak sadrazam. Ancak Kasım 1730'un sonuna doğru Patrona Halil baĢta olmak üzere bütün âsileri ortadan kaldırmıĢ ve devleti huzura kavuĢturmuĢtur. Ġslama hizmet gayesiyle değil. Ġsyan süresince yağmalamalar ve her türlü rezalet yaĢandı. yıllardır devam eden Ġran Harbini ele almıĢtır. Ancak Patrona Halil ve arkadaĢlarının da. çok sayıda sadrazamları arasında en önemli yeri Hekimoğiu Ali PaĢa ihraz etmiĢtir. dikkatli. ġeyhülislâmlık ve sadrazamlık makamında uzun süre kimseyi durdurmamıĢtır. At Meydanında toplanan asiler bununla da yetinmediler. Âsiler bununla da kalmadılar. ayak takımından oluĢan isyancıların isteklerini yerine getirmek ve Ġbrahim PaĢa ile yakınlarını devletin önemli makamlarından bertaraf etmek olmuĢtur. Ġstekleri üzerine. Lale devrinde yaĢanan Ġslama aykırı hallerin bir cezası olduğu açıktır. Önce sadrazamlığa göz diken Patrona Halil. iç kargaĢadan korkarak geri durdu ve ancak . yine durmadı ve Kerkük'e girdi. ġeyhülislâmlık makamına ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin iki oğlunu getiren I. III. Hekimoğiu Ali PaĢa'nın 1731'de Urmiye'yi feth edip Tebriz'i istirdâd etmesi üzerine Ocak 1732'de Ġran ile Sulh AndlaĢması imzalanmıĢ ise de. Ġbret alınırsa önemli bir olaydır128. bu avantajdan yararlanarak sulh istedi.Bu isyanın baĢını çekenler. XXIV. Mustafa'nın Sâliha Sebkatî Sultan'dan 1696 yılında dünyaya gelen oğludur. Mahmûd'a gâzî unvanı verildi. Ahmed ÇeĢmesinin yanına atılmıĢtır. Sebkatî mahlasıyla Ģiirler yazmıĢtır. Ahmed'in kendisine olan vasiyetinden ders alarak. Babasının ve amcasının akıbetlerinden ve özellikle de III. Nâdir Hân bununla yetinmedi ve 1733'deki taarruzuyla harbi devam ettirdi. Ahmed. ilk iĢi Patrona Halil baĢta olmak üzere. ihtiyatlı. 2 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını biraderi II. 2 Ekim 1730 tarihinde III. Erbil'i alarak Bağdad'ı kuĢatma altına alan Nâdir ġah. Çınar Ahmed ve Ali Usta gibi ayak takımları ile bunların fikir babası olan ve daha önce Damad Ġbrahim PaĢa'dan zarar gören eski Ġstanbul Kadısı Zülâlî Hasan Efendi. Mahmûd.. MAHMUD DEVRĠ 130. Kutucu Hacı Hüseyin. Aslında Sünnî ve Hanefi olan Nâdir ġah. bu inancını hâkim kılmaya kalkıĢtıysa da. Ģâir ve bestekârdır. Mahmûd'un. Akıllı. Ġçteki kargaĢaya son veren I. Mahmûd. kendi Ģahsî kin ve menfaatlerini tatmin gayesiyle bu iĢe kalkıĢtıkları da gün gibi ortadadır. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. meĢverete ehemmiyet veren ve kültürü yüksek olan bir padiĢahtır. Ġki Osmanlı PaĢa'sını Ģehid eden ve Revan. kendi adamları olan ve Rumeli Kazaskerliğine getirilmesini istedikleri Zülâlî Hasan Efendi ile Ġstanbul Kadılığına getirilmesini arzu ettikleri Ġbrahim Efendi'nin küstah tavırlarıyla PadiĢah'ın feragat ederek yerine Sultân Mahmûd'un padiĢah olmasını istediler. Ahmed'in yerine tahta geçmiĢtir. Yakılmasına gönlü razı olmayan ve ancak yıkılmasına izin veren PadiĢah'ın fermanı ve Ġstanbul Kadısı Ġbrahim Efendi'nin fetvasıyla. halk ve devlet. Neticede 13 gün süren isyan 11 Ekim 1730 tarihinde son buldu.

'. I BĠLĠNMEYEN OSMANLI 219 Ġran'ı mu'tedil bir Ġmâmiyye-i ĠsnâaĢeriyye ve Ca'ferî mezhebi çizgisine getirdi. 136. Necid'de ortaya çıkan Vehhâbî meselesi de. 7 yıl süren barıĢ halinden sonra. Haziran 1740 tarihli Adâletnâmesiyle bu problemi de halletmeye çalıĢıyordu. IV. . Osmanlı Devleti aynı anda. yeniden Irak cephesinden Osmanlıya saldırdı (1743). 3. 1746 Ġstanbul Muahedesi ile sona erdi. Eylu1 Avusturya.Hâce Âlî-cenâb BaĢ Kadın. Iranın Osw-lerek 1".! da dev'o'f' mektec problem . Kırım Hanı Fetih Giray tarafından Kırım'dan kovuldular. NiĢ'i düĢüren. Kısım I.! 1732 tarifti Vehhâbi" Mideiaı tarafından S KADIMI Verd-i t Râziye Kafel baldir. Ġran'ın Osmanlı Devleti'ne saldırılarından memnun olan Rusya. alınıyordu manii manii De imtiyazlar ( Osmanlı! Belgn yordu. Osmanlı Devleti'nin hâlâ dünyanın birinci devleti olduğunu isbat ediyordu. vrk.. Ağustos 1737'de ġehid Ali PaĢa'ya Banyaluka'da yenildiler. Bu arada Osmanlı Devleti'ne yardımlarından dolayı. sh. Osmanlı Devleti'ne bu mezhebin hak bir mezheb olduğunu tasdik ettirmek istediyse de. Osmanlı Devleti'ne ĠsnâaĢeriyyeyi yine hak mezhep olarak kabul ettiremedi. ancak muvaffak olamadı. 13 Aralık 1754 tarihinde Demirkapı tarafından Saray'a girdiğinde vefat etti.Hâce Verd-i Nâz Dördüncü Kadın. Sultân Mahmûd'un meĢgul olduğu problemlerdendi. -müttefıV ti'ne harp e c« ve BosnaVrr* yenildik 1739 y Müzâkc ri. 5. Dünyanın 2.Hâtem Ġkinci Kadın. Subhî Tarihi.i Ġran'ı mu'tedıl biri Osmanlı Devletı'm! ġeyhülislâmın ve j barıĢ halin Irak cephesini Nâdir ġal" buyiıKl olamadı.Hatice Rami Altıncı Haseki. 1718 Pasarofça AndlaĢması ile Avusturya'ya bırakılan yerlerin bir kısmı geri alınıyor ve Azak Kalesi de Ruslardan geri alınıyordu. Bu arada bozulan tımar ve ze'âmet usulünü ıslah etmek üzere Ocak 1732 tarihinde yeni bir tîmâr kanunu çıkarmayı ihmal etmedi. Eylül 1739'da Belgrad Muahedesi ile neticelendi. Ġran. Neticede Ġran. 218. UzunçarĢılı. Müzâkerelerini bizzat Sadrazam Hacı Ġvaz Mehmed PaĢa'nm yürüttüğü sulh teĢebbüsleri. 2. Polonya'yı paylaĢmak ümidiyle 1737 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti ve üç koldan Osmanlı ülkesine saldırdı. 1744'de Kars'ı muhasara etti. Bunların bir kısmı devlete itaat adı altında halka zulm ediyordu ve bir kısmı da devlete baĢ kaldırıyordu. Sırbistan ve Bosna'ya giren Avusturya orduları. Karadeniz Osmanlı Gölü olarak devam edecekti.. nr. Mide kanamasından muzdarip olan I. Mühimime Defteri. devamlı savaĢ halinde bulunduğu için. içeride de halkın derebeyi adını verdiği a'yân denilen bazı mahallî mütegallibelerle de uğraĢmak mecburiyetinde kaldı. tine inan™-:. Osrutl beyi. Yeniden sulh istedi ve 1723'den beri çok sayıda Müslümanın kanının akmasına sebep olan bu harp. Belgrad Muahedesi. büyük gücü olan Fransa da bazı imtiyazlar yani kapitülasyonlar elde ediyordu. fırsatı ganimet bilerek 1736 yılında Azak Kalesini ele geçirdi. DıĢ problemleri halleden PadiĢah. Mahmûd. sh. Aydın taraflarındaki Sarı Beyoğlu bunların baĢında gelmektedir.Hâce AyĢe Kadın. hepsinde de galip olarak sulh müzâkerelerine katılıyordu." Ruslar..9-» U99. Musul Ģehri kahramanca savunuldu ve Nâdir ġah büyük kayıplarla geri çekildi. Ġstanbul 1198.¦ Devleti'. 6-Râziye Kadın. Osmanlı Devleti. Eflak. Osmanlı Tarihi. Doğuda Timuroğullarına büyük zararlar veren Nâdir ġah. Bu arada Rusya'nın müttefiki olan Avusturya. Yenıde'£ sebep o'. 128 BA. 1739 yılında Belgrad'a yürüyen Osmanlı ordularından çekinen Avusturya sulh istedi. c. Üç imparatorluk ile aynı anda savaĢan Osmanlı Devleti. 204-218. l/a-34/a. Kırım'a giren ve büyük tahribat yapan Ruslar. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Belgrad AnlaĢması ile Osmanlı Devleti 28 yıllık bir barıĢ dönemine imza atmıĢ oluyordu. Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. tinde kaldı.sU-»J ĠFA'. ġeyhülislâmın ve âlimlerin muhalefet etmesi üzerine muvaffak olamadı. HumbaracıbaĢı Ahmed PaĢa'nm gayretiyle 1734'de MaaĢlı Humbaracı Ocağını teĢkil etmiĢ ve yeni askerî düzenlemelerin zaruretine inanmıĢtır. 4.

Kısım I. 2-40. Devletler ve Hanedanlar. 8. II.ĠKBALLERĠ: 7. 95-96. IV. Osmanlı Tarihi. ı*rı-Koyun Adaıan i sonra da ÇeĢra:'fl verdirdiler. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Tebdil gezmek en önemli merakı idi.ġ Rusların i etmesi ve Pa dilmesine sebepe Han'ı Giray Han'ıni hazırlıksız olması fc almıĢlardır. BaĢ hocası Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi olan III. Ġstanbul 1199. Kısım I. l/a-238/b. padiĢahın bazı makul olmayan tekliflerini Ģiddetle reddedecek kadar dirayet sahibiydi ve arada sırada onunla tartıĢırdı. sh. UzunçarĢılı. sh. Müneccimlik ve ilm-i nücûma aĢırı bir ilgisi olduğu söylenmektedir.SULTAN III. Mustafa'nın 1699 yılında ġehsiivâr Valide Sultân'dan doğma oğludur. I. 220 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/" XXV. sadrazamı Koca Râgıb PaĢa olması hasebiyle. 228-229. Osman. MUSTAFA DEVRĠ 132. Ahmed'in 1717 yılında Emine MihrîĢah Sultân'dan dünyaya gelen oğludur. Osman'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına oturmuĢ ve 1769 tarihinden itibaren de Gazi unvanını kullanmıĢtır. Ġstanbul 1219. 9.97. sh. 210-336. *. sh. çok insanın ölümüne sebep olan veba salgını ve denizleri donduran müthiĢ kıĢlar gibi dahili hâdiselerdir. UzunçarĢılı.'. nr. 130 Vâsıf Tarihi. Osmanlı Tarihi. 126. Mühlmme Defteri. 2.:::< Hasan Pas ĠĢte I per güç olal erdi. c. II.Ferhunde Emîne Dördüncü Kadın. sh. c. D. c. Sadrazamları arasında yer alan Hekimoğlu Ali PaĢa. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. saltanatının ilk on yılını huzur içinde devam ettirmiĢtir. 3. IV. Mustafa. Karasr-Î sürpriz bir seki* • <g Ģan edildiler. i 129 BA. c. sh. Mahmüd'un kardeĢi olup II. III.Meyyâse Hanım.MihrlıraH Kadınları ten . ÇOCUKLARI: Hiç çocukları olmamıĢtır129. I. hattat ve âlim bir padiĢah olan III. Laleli Camiinin banisi olan III. Râgıb PaĢa.:¦< 9.Fehmî Hanım. nr. sh. 2 yıldan biraz fazla sürecek olan saltanat tahtına ağabeyinin vefatı üzerine 13 Aralık 1754 yılında oturdu. SULTÂN III. sh. BaĢ Ġkbal. 230. Öztuna. Ġzzî Tarihi. Mustafa. Çün (Larga) t mağlup ı rım'ın kap devlet olarak! buren özelliğini! sından devletin tojıral soktu Devleti'™ j tından sonra ti ZEVı Kadın Efenin çüncü I ÇOCUKUM :jj hân Sulta».OSMANLI DEVLETĠ'NĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI. Ġstanbul 1198.Leyla BaĢ Kadın. Osman zamanının hatırlanacak olan en önemli olayları. Osman. akıllı bir vezirdir ve PadiĢahın harp ilanı arzularını 6 yıl boyunca dirayetle reddetmiĢtir. sh. asabî ve geçimsiz bir devlet adamı olduğu ve sadrazamlardan hiç biri ile geçinemediği söylenmektedir. vrk. III. Ġstanbul'un büyük bir kısmını ve hatta PaĢakapısını dahi yok eden HocapaĢa ve Cibali yangınları. ġâir. III. 44-45. Vâsıf Tarihi. Subhî Tarihi. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. 45-92. gerçekten değerli olan devlet adamlarındandır. Hekimoğlu Ali PaĢa. Uluçay.Zevkî Üçüncü Kadın. Kısaca III. Öztuna. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Devletler ve Hanedanlar.Habbâbe Hanım. OSMAN DEVRĠ 131. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 8075. 10.Sırrî Hanım. Uluçay. bahĢiĢini veren ve da^g ki problemleri ı devlet adamla: çalıĢmıĢ. Ekim 1756 yılında III. çok yönleriyle diğer padiĢahlara benzemeyen farklı bir insandır ve 30 Ekim 1756 tarihinde Ģirpençeden dolayı vefat etmiĢtir. sh. c. Ġkinci Ġkbaldir. Kadınların sokaklarda serbestçe dolaĢmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutmuĢtu. XXVI. Yirmisekizçelebi-zâde Mehmed Said PaĢa ve son sadrazamı olan Koca Mehmed Râgıb PaĢa. c. 2-289. ġiĢman. Osman. Çocukları olmamıĢtır130. I. 1757'de son cülus Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Ağabeyinin aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. Mustafa. piyadeye fi Berrî-i Hümâyûn i 1766 yılında büyük 1 depremleri olurken. 337-341.

Ahmed'in Râbi'a ġermî Kadın'dan 1725 yılında dünyaya gelen I. ZEVCELERĠ: 1. Karadeniz Osmanlı Gölü olması sebebiyle Fin Körfezinden Akdeniz yoluyla sürpriz bir Ģekilde Mora'ya Rumlarla birlikte asker çıkaran Ruslar. 6. ancak Baltık Filosu ile Ege'ye yönelen Rus kuvvetlen Temmuz 1770'de Koyun Adaları açıklarında Osmanlı gemilerine karĢı büyük kayıplar vererek çekildi. Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemini baĢlatan Kaynarca AndlaĢması. Öztuna. Devleti olma özelliğini kaybetmiĢti. 7Hatice Sultân. IV.Beyhan Sultân. sh. Uluçay. Fransızların teĢvik etmesi ve PadiĢah'ın savaĢa meyilli olması. III. 2ġehzâde Sultân Selim III. 341-420. piyadeye dokunmadan topçu ve bahriye subayları yetiĢtiren Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn'u kurmuĢtur. I.Binnaz Üçüncü Kadın Efendi. Hayatı boyunca dirayetli sadrazamları ve devlet . c. 3. Avrupa'da iktidar depremleri olurken. 43-54. 2-278. Avrupa'da büyük akisler uyandıran ÇeĢme Baskınının intikamı Cezayirli Hasan PaĢa tarafından alındı. sh. Osmanlı Devleti'nden ayrılırsa bağımsız bir devlet olarak kabul edeceğini söyleyerek Kırım'ı ikiye böldü ve Kırım Rus iĢgaline mecburen boyun eğdi (Temmuz 1771).Ayn'ül-Hayât BaĢ Kadın Efendi. sh. Özellikle hayatı için bkz. Rusya bununla da kalmadı ve Kırım'ın kapısı olan Orkapı'yı kuĢattı. Osmanlı Tarihi. sonra da ÇeĢme Limanında Osmanlı gemilerine baskın düzenleyerek çok büyük kayıp verdirdiler. halka karĢı merhametli. Arkasından Dobruca'dan Bulgaristan'a giren Rusların bu ilerlemeleri. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Abdülhamid devrinde imzalanacaktı. I. açtığı harp sebebiyle devletin baĢına büyük felâketlerin gelmesine sebep olduğunu düĢünen PadiĢah'ı zora soktu ve sıkıntılar içinde nüzul hastalığına tutularak vefat etti (Ocak 1774). c. 222 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0^ XXVII. UzunçarĢılı. ĠĢte Osmanlı Devleti'nin asırlardır. 10. 5. malî konularda hassastır. c.Mihrimah Sultân. Rusların andlaĢmalara aykırı olarak Polonya'ya asker sokması.Fehîme Üçüncü Kadın Efendi.SULTAN I. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz? III. Kısım I. Osmanlı Devleti bu depremlerden etkilenmemiĢtir. Çariçe II. bundan sonra meydana gelecek olaylarla sona erdi. Abdülhamid Hân. 1769 son baharında Polonya'nın kapısı olan Hotin'i teslim almıĢlardır. II.MihriĢah Sultân131. Selim'in annesi. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed. yani en az 1453 yılından beri dünyada tek süper güç olarak hayatını devam ettirmesi. Netâyic'ül-Vukû'ât. 1771 yılı içinde Ruslar Eflak'i yani Romanya'yı iĢgal ettier. kerametleri halk arasında yayılacak kadar mütedeyyin ve devlet iĢleriyle de yakından ilgilenen bir padiĢahtır. 1770 Nisan'ında periĢan edildiler. devlet hayatındaki problemleri ıslaha meyilli. BaĢ Kadın Efendi ve III. 4.Hibetullüh Sultân. SüveyĢ Kanalını açmayı düĢünen devlet adamlarındandır. 8 . Mustafa Nuri PaĢa. Devletler ve Hanedanlar. sh. Kapıkulu Ocaklarını rahatsız etmeden bazı reformlar yapmaya çalıĢmıĢ. 279-282. 5. 2. 131 Vâsıf Tarihi. Mustafa'nın vefatından sonra I.AyĢe Âdil-Ģah Ü-çüncü Kadın Efendi. 9.Fatma Sultân. önce Kırım Han'ı Giray Han'ın darbelerine maruz kalmıĢlar ise de. sh. c. günümüze kadar Osmanlı soyunu devam ettiren bir padiĢah olarak Ocak 1774'de Osmanlı tahtına oturdu. YaratılıĢı itibariyle saf. Çariçe. 4. Katerina komutasındaki Rus orduları. II.Rifat Ġkinci Kadın Efendi. ABDULHAMID DEVRĠ 133. 231-236. 3-ġah Sultân.Hatice Sultân. Osmanlı ordusunun tecrübesiz ve hazırlıksız olması hasebiyle. Çünkü Kont Romanzov komutasındaki Rus kara askerleri Boğdan'ın Kartal (Larga) denilen bir mevkiinde Sadrazam Ġvaz-zâde Halil PaĢa'yı Ağustos 1770 yılında mağlup ediyor ve Bender Rusların eline geçiyordu. sh. Abdülhamid.Mihr-i ġâh Valide Sultân. Artık Osmanlı Devleti dünyanın 1. Ekim 1768'de Rusya'ya karĢı harp ilan e-dilmesine sebep olmuĢtur. 22 Mayıs 1766 yılında büyük Ġstanbul depremi onun zamanında olmuĢtur. 92-327.BĠLĠNMEYEN OSMANLI 221 ¦:¦fcve ĠP MI ĠlabahĢiĢini veren ve daha sonra bu âdeti ortadan kaldıran III. III. 6. Mustafa. 98-105. Sh.

Maalesef. 1782'de kahraman Kırım halkı bu hâine karĢı ayaklandı ve II. Bu arada iç karıĢıklıklar da devam ediyordu. 5-ġ ġehzade Mel Esma Sultan. 1776'da Ġranlıların eline geçen Basra. uç men Müslur baĢbaĢa kaim yeti 310 Rusya'ya Çariçe olan Osmanlı arasında d günden mil içindi ve h harb ilan c : 1788'de II. Osmanlı Devleti'nin Kırım'daki hâkimiyeti 310 yıl devam etmiĢti. her türlü gayr-i meĢru iĢlere dalarak ve Çariçe'nin imkânlarını kullanarak. 202-364. Josf. 16-f. mürteci diyecek kadar hakaret ettiği Osmanlılardan intikam alıyordu. Kaçarlar'ın rakibi olan Kerim Han Zend. 1774 baharında Tuna yakınlarındaki Küçük Kaynarca Kasabasında sulh müzâkereleri baĢladı. 28 madde ve 2 ilaveden meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni dünyada dördüncü devlet haline getiren muahede 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı.ricalini iĢ baĢına getirerek. Kırım'daki bu keĢmekeĢi kabul etmeyen Osmanlı Devleti harbe karar verince. Fransa'nın araya girmesiyle. bir kaç ay sonra da Ġran ile yüz yüze geldi. A-vusturyalılar da kendilerine pay çıkarmak için Boğdan'ın kuzeyindeki Bukovina'yı iĢgal ettiler ve 1775 yılında yapılan bir andlaĢma ile bu da kabul edildi. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa'nın 1788'de Avusturya Ġmparatoru II. Rusçuk ile Silistre'yi muhasara etmiĢlerdi. ancak üç yıl sonra geri alınabildi. Rusyayı Prens Renin ve MareĢal Romanzov.M Dördüncü fendi. Tahta çıktığında bütün cephelerde Osmanlı kuvvetleri büyük sıkıntılarla karĢı karĢıyaydılar. Devlet Giray'ın yerine Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturmuĢtu (1775). üç asır boyunca hâkimiyetlerine karıĢmayan Osmanlı Devleti yerine. Osmanlı Devleti. Mayıs 1776'da Ġran'a harb ilan edildi. Bu akılsız Hân. ya'yı berta Müslüman olan Hotın'i de kederinden 1789). Çariçe'nin Temmuz 1783 tarihli fermanıyla Kırım Rusya'nın bir eyâleti oldu ve artık Kırım merkezi olar. sadâret kethüdası Resmi Ahmed Efendi ile Reisülküttâb Ġbrahim Münîb Efendi temsil ediyordu. 10. tân. Öztun. 1775'de Basra'yı muhasara altına alınca. Yaran geçtiğini bana ZEVCELI tafa'nın annesi ve önce Ġkinci ġah BaĢ Kadın Dilpezîr Kadın di. Uzunç. BaĢ ikbal tân Mustafa Mehmed. Artık saltanat merkezi olan Bağçesaray. dığı hatt-ı hû yeniden ke zun eyledi. .ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 223 artık Kırım Müslümanların değil Ortodoks Rusların hâkimiyetine girdi. AndlaĢma Osmanlı Devleti'nin aleyhine iĢledi ve neticede Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturdu. Rusya içindeki karıĢıklıkların da yardımıyla. Kırımlılar. Rus vilayet merkezi olan Akmescid'e taĢınıyordu. ġahin Giray'ın gafleti ile Rusya tekrar Kırım'a girdi. Ruslar. Josef'i mağlup etmesi üzerine Gazi unvanını kullanmaya baĢlamıĢtır. 8 Ocak 1784 tarihli AndlaĢmayla Kırım'ın Rusya'ya ilhakını kabul etti. Kırımlılar Osmanlı Devleti'ne yaptıkları ihanetin cezasını çekiyorlardı. Rusya ile Aynalıkavak'ta yeni bir andlaĢma imzalandı (Mart 1779). Müslüman Türklerin karĢı karĢıya kaldıkları en büyük hezimetti. Cenı türbesine defn Sultân I. ġumnu'daki Osmanlı ordugâhına kadar gelmiĢler. 1683 Viyana Bozgunundan sonra. Osmanlı taraftarı IV. tamamen Müslüman olan Kırım'ı RuslaĢtıran ve burayı ikinci bir Endülüs yapan Ruslarla baĢbaĢa kaldılar. Osmanlı Devleti'nin muhtâc olduğu ıslâhatı yapmaya uğraĢmıĢtır. Osmanlı'yı ise. Bahadır Giray'ı tahta oturttu ise de. Kırımlılar. Binlerce Müslüman öldürüldü. Tahta geçtikten 6 ay sonra Kaynarca Muahedesini imzalayan PadiĢah. zira Ruslar söz vermelerine rağmen askerlerini Kırım'dan çekmemiĢlerdi. Ağustos 1774'de Kaynarca Muahedesinin üzüntüsüyle vefat eden Sadrazam Muhsin-zâde Mehmed PaĢa'nın yerine gelen sadrazamlar bir türlü dikiĢ tutturamıyorlar-dı. bu da devam etmedi. Bu kritik günlerde. lî Sultân.

Ġngiltere ve Fransa gibi Osmanlı Devleti'ndeki adlî ve iktisadî kapitülâsyonlardan faydalanacaktı.Nükhet-sezâ Hanımefendi. ġubat 1788'de Avusturya da Osmanlıya karĢı harb ilan etti. . c. Netâyic'ül-Vukû'ât. 5. 2-439. 2-242.Hümâ ġah BaĢ Kadın Efendi. Aralık 1788'de Özi Kalesini alarak burada Müslüman katliamı yapan Rus ordusu. Hatt-ı Hümâyûn. 17. Ģıktaki hükümleri düzenleyen maddeleri idi.Mu'teber Kadın Efendi.Binnaz Ġkinci Kadın Efendi. I. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bahçekapıdaki Ġmaretinin yani Ģimdiki 4. bununla da yetinmeyerek Podolya'nın merkezi olan Hotin'i de teslim aldı. 2-364. c. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar a-leyhte yorumlanmaktadır? 17 Temmuz 1774 (8 Cemaziyülevvel 1188) tarihinde imzalanan ve Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kaynarca AndlaĢması. ve 4.Fatma Sultân. Kaynarca AndlaĢmasının asıl önemli olan maddesi buydu ve daha sonraki bütün azınlık ayaklanmalarında Rusya bu maddeyi kullanarak Osmanlı Devlet'ini rahatsız etmiĢti (7. Eylül 1788'de II. 3. Vakıf Han'ın karĢısındaki türbesine defn edildi. 54-72. 3) Rusya.Misl-i Nâ-yâb Kadın Efendi. Fransa ve Rusya'dan sonra 4.Nevres Üçüncü Kadın Efendi. 11. BaĢ ikbal. 20. dünyanın 1.AyĢe Dürr-i ġehvar Sultân. 10. 7-ġehzâde Abdurrahman. 7-Dilpezîr Kadın Efendi. bundan rahatsız olan Osmanlı Devleti Ağustos 1787 tarihinde yeniden harp ilan etti. Hotin ve Özi'deki Müslüman katliamları.Sâliha Sultân. 5) Rusya da. 2334. sh. c. 13. 9.Hatice Sultân. Uluçay. sh.' . Devlet haline geldi. c. II. Joseph komutasındaki Alman ordusunu bozdu ve Osmanlı ordusu Avusturya'yı bertaraf ederek Ruslarla baĢbaĢa kaldı. Abdülhamid'in Hotin ve Özi'nin düĢmesi münasebetiyle bizzat kaleme aldığı hatt-ı hümâyûn insanı ağlatacak kadar manalıdır: "özi'nin düĢtüğü takriri alimallah beni yeniden kederlendirdi. Yârab! Sen Mâlik'ül-mülksün. 8.lüğe yükseldi.NakĢ-ı Dil Valide Sultân. II. Kaynarca Mu'âhedesi. 19. 237-241. Ancak bu yeni harp Müslüman Kırım'ı kurtarmak içindi ve herkes Ruslara diĢ biliyordu. kadın. IV. Osmanlı Devleti'nin toprak kaybından ziyade.Çariçe 1787'de 60. 14. ¦¦224 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C""' 134. Osmanlı PadiĢahının kederinden dolayı beyin kanaması geçirerek vefat etmesine sebep oldu (7 Nisan 1789). 1768-1774 tarihleri arasında devam eden Osmanlı-Rus Harbi.AyĢe Sine-perver Valide Sultân. 18. 126.Ayn-i ġah Sultân. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa IV. IV.AyĢe BaĢ Kadın Efendi. Cevdet PaĢa. sh. sh. 2. Vâsıf Tarihi. 4-21. 4) KarĢılıklı toprak alıveriĢleri tanzim edilmiĢti. c. II. 3) Rusya Ortodoks olan Osmanlı tebaasına yani Rumlara ve Ermenilere. Kadınefendi. 15. 6-ġehzâde Abdülaziz. 3. Devleti olmaktan çıkıp Ġngiltere. 2-ġehzâde Sultân Mahmûd II. hami sıfatıyla Ģikâyetlerini Bâb-ı Âli'ye iletebilme hakkını elde ediyordu. Cenazesi. c. III.RâbPa Sultân. UzunçarĢılı. 4-ġehzâde Mehmed. 15.Hibetullah Sultân. 3-ġehzâde Abdullah. küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi. 105-115. c.. 12Fatma ġeb-safâ Dördüncü Kadın Efendi. Mahmûd'un annesi ve önce Ġkinci Ġkbal sonra Kadın Efendi. Rusya ise 4. bu kadar Müslüman erkek. Sultân I. sh. 8. Kısım I. ¦¦¦¦¦-'¦•-. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri. bütün Müslümanlar gibi Kırımlıların da halifesi kabul ediliyordu. En önemli hükümleri arasında Ģunlar bulunmaktadır: 1) Kırım Hanlığı artık müstakil bir devlet haline geliyordu.RâbPa Sultân132. Maddeler). c. 11-Esmâ Sultân.Âlem-ġah Sultân. sh. 9-AhterMelek Hanım. Devletler ve Hanedanlar. ve 14. Osmanlı Tarihi. 10.000 askeriyle Kırım'a geldi ve zaferini kutladı.AyĢe Hanımefendi. 16. sh. II.Ermîne Sultân. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 13. nr. 4. Osmanlı Devleti'nin Ģefkatli davranmasını istiyor ve bu konuda makul bir isteği olursa. sh. Polonya'nın istiklâli için yapılmıĢ göründüğünden millete mal edilememiĢti. 6. 132 BA. 12. IV.Hatice Ruh-Ģah BaĢ Kadın Efendi. sh. Ancak Osmanlı Halifesi. Senden niyazım. Mustafa'nın annesi ve IV.lükten 3. diğer hükümleri açısından Osmanlı Devleti için bir intihar andlaĢması olmuĢtur. Bize göre Kaynarca AndlaĢmasının en önemli maddeleri. Mustafa Nuri PaĢa. 5-ġehzâde Ahmed. Öztuna. 2) Eflak ve Boğdan'ın muhtariyeti geniĢliyordu (Romanya). Ġkinci Ġkbaldir. Târih. 28 maddeden ibarettir. Kaynarca . III. IV. ölmeden bu beldeleri tekrar Müslümanların eline geçtiğini bana göster". 282-315. 2) Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıktı ve Rusya burada sahil edindi. özellikle Eflak ve Boğdan'la ilgili olarak ve ancak kapalı ifadelerle bütün Osmanlı topraklarını kapsayarak. 8-ġehzâde Mehmed Nusret. Bu mu'âhede ile ne oldu? 1) Osmanlı Devleti. 420-546.Mihribân Üçüncü Kadın Efendi.Mehtâbe Dördüncü Kadın Efendi. 14. c.

sh. Osmanlı ordusunun ve hatta bütün devletin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. Cevdet PaĢa. denilebilir ki. Saltanat III. 54-72. 1790).AndlaĢmasındaki Ortodoks ifadelerine ve ilgili hükümlere dayanarak. Besarabya ile Dobruca arasındaki Osmanlı savunma merkezlerini. dıĢ düĢmanlara karĢı vatanı müdafaa ederken. hukukî. Osmanlı Devleti ile baĢbaĢa kalan Rusya da sulha yanaĢtı ve Ocak 1792 tarihinde imzalanan YaĢ AndlaĢması ile Özü ve HocapaĢa (Odesa) gibi bazı sahil Ģehirleri Ruslara bırakılarak. Ģiir. bu zamana kadar iĢletilemedi. hat ve diğer güzel san'atlardaki mahareti ve kısaca kültürü açısından. Bu sırada 1789 Fransız Ġhtilalinin olması. SELĠM DEVRĠ 135. 5) AndlaĢma ile Kırım üzerinde Osmanlı Devleti'ne verilen haklar ve Kırım'ın bağımsızlığı gibi lehte hükümler. II. Selim. cephelerde durum çok kötüydü. 302-315. ] maradır. için büyük! düzenlenmesi}^. Selim. 1595'de vefat eden III. Bunu Rusların galibiyeti ile sonuçlanan Boza (Buzaov) mağlubiyeti takip etti (Eylül 1789). Mustafa Nuri PaĢa. iktisadî ve özellikle de mağlubiyetlerin birinci sebebi sayıldığından askerî ıslâhatları düĢünmeye baĢladı. Mustafa'nın MihriĢah Sultân'dan Aralık 1761 yılında dünyaya gelen III. Osmanlı Devleti'ne istediği zaman müdahale imkânını elde etti. Kısaca Kaynarca Mu'âhedesi. Eflak'a bağlı Yerköyü'nde Avusturya kuvvetlerini mağlup etseler de. III. 4) Önlenemeyen dev bir Rusya dünya hakimiyetindeki yerini almıĢ oldu. Osmanlı-Rus savaĢına da son verildi. Böylece tarihteki son Alman-Türk savaĢı sona erdiği gibi. III. gerileme . Târih. Ġslâmî ilimlere vukufu. Rus ve Avusturya kuvvetlerinin iki taraflı saldırıları üzerine ağır bir hezimete uğradılar (1203/Ağustos 1789). Zira devlet. c. 422-427. ( ile birlikte ı Saltanat! Avusturya FokĢani Meydan fi orduları. KemankeĢ Mustafa PaĢa kumandasındaki Osmanlı orduları. Tulça gibi. Alman kuvvetler. c. sosyal. Tuna'nı arasındaki ter i geçirmiĢ oldu (ip hiç iĢine yaram»! lattı ve A«ıstwsl desl ile Avu sona erdffic!H manlıla1 Ocak 1792 tam sahil Ģeiırti 133 Vâsıf Tarihi. Anadolu'da derebeyleri. Geldiğinde sadrazamlık koltuğunda Koca Yusuf PaĢa'nm bulunması ve sonra da uzun müddet Kaptan-ı Deryalık görevinde bulunan Cezayirli Gâzî Hasan PaĢa ile çalıĢması. Osmanlı devleti için sonun baĢlangıcı oldu133. Hıristiyan dininin hakkına ve kiliselerine kuvvetli bir Ģekilde himaye göstere ve Rusya Devleti'nin elçilerine ruhsat vere ki. onun için büyük bir fırsat olmuĢtur. Damad Melek Ahmed PaĢa ise. ( da uzun çalıĢması. aynı zamanda dirayetli. merhametli ve ıslâhata taraftar olan bir PadiĢahtır. Kili. Osmanlı Devleti. IV. Madde teĢkil ettiğinden. Tuna'nm güneyine çekilmek durumunda kaldılar. UzunçarĢılı. Kaynarca AndlaĢmasının temelini 7. Selim ile birlikte nizâm-ı cedîd mücadelesini veren sadrazamdır. Ruslar Boğdan'ın baĢĢehri YaĢ'ı iĢgal ederken. Kısım I. Zira Rus ve Avusturya cephelerinde savaĢ bütün hızıyla devam ediyordu. sh. Rus t uğradılar (li mağlubiyet!! vusturyalılsrJ kaleme aldıfy *| di. ta? I Nldfrü yıldır dost s Bonapar»:! Ģu halin! <f BĠLĠNMEYEN OSMANLI 225 üzerine Osmanlı tahtına Recep 1203/Nisan 1789 tarihinde oturdu. XXVIII. devlet için büyük bir belâ haline gelmiĢti. Cephelerde kaybeden Osmanlı Devleti. Rumeli'de a'yânlar ve cephelerde savaĢan yeniçeri grubu. Osmanlı Tarihi. Ģiir. Maddede zikr olunan Ġstanbul'daki Kilise ve gerek hademesinin korunmasına yönelik giriĢimlerde bulunabile". Boğdan sınırlarındaki FokĢani Meydan Muharebesinde. Rusya bu maddeyi Demoklesin kılıcı gibi kullanmıĢtır. Osmanlı li de. III. 279-294. gerek 14. Netâyic'ül-Vukû'ât. yıkılmanın m[ Kura lerf/f duygular»" 1| manii Deve i nasıl yap1* esas alıMıtl edildi. sn. III. Selim. sh. Ruslar. amcasının cephelerdeki duruma üzülerek beyin kanaması geçirmesi ve vefat etmesi üzerine Osmanlı t vukufu. A-vusturyalılar da BükreĢ'i teslim alıyorlardı (Ekim 1789). Osmanlı kuvvetleri. Osmanlı Devleti'ni rahatlattı ve Avusturya sulh andlaĢması istedi. bazı kayıplar ve mağlubiyetlerle birlikte ele geçirmiĢ oldu (Ġsmail. Ağustos 1791'de imzalanan ZiĢtovi Muahedesi ile Avusturya-Osmanlı Harbi sona erdi. Selim'in askerlere hitaben kaleme aldığı ve Ġslâm'daki gaza ruhunu hatırlatan hatt-ı hümâyûnu da müessir olamadı. Murad'dan sonra gelen PadiĢahlar içinde bir numaradır. i denilebilir ki. Belgrad baĢta olmak üzere iĢgal ettikleri yerleri Osmanlılara iade ettiler. 72-80. III. iç durum hiç de iyi değildi. Selim'e intikal ettiğinde. c. c. Ġsveç'le yapılan ittifak Osmanlı Devleti'nin hiç iĢine yaramadı. bunu özetle zikretmek istiyoruz: "Deviet-i AMyyemiz taahhüd eder ki.! PadiĢahtır.SULTÂN III. I. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. III.

Akka'da Cezzâr Ahmed PaĢa tarafından durduruldu. Bunu. Kasım 1806'da ġeyhülislâm olan Ġshak-zâde Mehmed Atâullah Efendi. Ġstanbul'dan bir ordunun Mısır'a doğru geldiğini duyunca Paris'e döndü. Vehhâbileri bertaraf etmek ümidiyle kendisine Temmuz 1807 yılında Mısır Beylerbeyiliği verildi. Fransız ihtilâlinin milliyetçiliği tahrik etmesi sebebiyle 1806 yılında Sırplar ihtilâl çıkardılar. Selim'e de Gazi unvanı verildi. Zaten Rumeli'de hâkim olan da devlet değil. Osmanlı Devleti devamlı kan kaybediyordu. hemen geri döndü ve bu sefer Mısır'a yönelerek Ġskenderiye'yi iĢgal etti (Mart 1807). Bununla da kalmadı ve harp ilan etmeden Mısır Ġskenderiye önlerine ii: 226 BĠLĠNMEYEN OSMANLI geldi (Temmuz 1798). 3. müminlerin kalbinden devlete muhabbetin çıkması ve yardım duygulan yerine kin ve nefret duygularının fıĢkırmaya baĢlaması olduğunu. kan dökmeğe değil taviz vermeğe taraftardı. Avusturya bu ihtilâli kıĢkırtıyordu.devrini tamamlayarak artık yıkılmanın sancılarını çekmeye baĢlamıĢtı. Nizâm-ı Cedid de fayda vermedi. Yerine PadiĢahın amca-zâdesi olan IV. Bu sebeple 28 Mayıs 1807'de Nizâm-ı Cedid'i ilga etti ve bir gün sonra da kendisi tahttan indirildi. Ordu. bu beylikleri bertaraf etmek ve Hicaz'daki problemi çözmek için kullanıldı. Silistre valisi Alemdar Mustafa PaĢa. Akkerman ve Kili iĢgal edildi. halkın vergi yükünün altında ezilmesi. PadiĢaha itaat etmeyen Memluk Beylerini cezalandırmak için gelmiĢti. 25 Mayıs 1807'de Kastamonulu Kabakçı Mustafa denilen bir neferi kendilerine reis tayin eden yeniçeri yamakları. âlimleri Nizâm-ı Cedid grubuna ve hatta PadiĢah'a karĢı tahrik etti. Ġslama aykırı bazı fiilleri yapmakla (mesela ney üflemesi ve tanbur çalması. 19 yıl sürecek olan bir iç isyanı baĢlattılar. Hotin. Ġngilizler de tabiî müttefik oldu. Kaynarca'daki hakkını kullanarak Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti. III.Re'fet Dör- . DüĢman vatanı iĢgal ederken. Bunların üzerine gönderilen ve kısa zamanda haklarından da gelen Kadı Abdurrahman PaĢa geri çekilince. ġubat 1807'de Ġngiliz donanması Ġstanbul önlerine kadar geldiyse de. Bunu gören Osmanlı Devleti. Mısır'da Memluk Beyleri nasıl bertaraf edilir diye düĢünülürken. devletin baĢına belâ olmuĢtu. Mehmed Ali PaĢa Ġngilizleri durdurdu. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 5. 1797 yılında Venedik Cumhuriyet'ine son vererek Osmanlı Devleti'ne komĢu haline gelmiĢti. Bu yıkılıĢ emarelerinin sebeplerinin Kur'ân'a aykırı olarak yaĢanan sefâhet. Haziran 1801'de Mısır'ın Tahliyesi Mukavelesi imzalandı ve Osmanlı ordusu Mısır'a girdi.Âfitâb Üçüncü Kadın Efendi. ĠĢ çığırından çıktı ve PadiĢah. 4. Bunda yeniçerilerin Hıristiyan tebe'aya kötü muamelesinin de etkisi vardı.Nef-i Zâr BaĢ Kadın Efendi. Osmanlı Devleti. Vidin'de Pazvandoğlu Osman Ağa. Bunu ayrıca inceleyeceğiz. ordu birbirine girmiĢti. Nizâm-ı Cedidci Gâlib PaĢa'nın Haziran 1802 tarihinde imzaladığı Paris Mu'âhedesi takip etti. hem halk rahatsız oldu ve hem de Sırp Ġhtilâli azıttı. 1804'de Ruslara yanaĢtı. Mısır'a gittiğinde (1799) asla Arapça bilmeyen ve Arnavud olan Mehmed Ali Ağa. Görünürde. ġubat 1799'da Filistin'e doğru ilerleyen ve Gazze ile Yafa'yı teslim alan Bonaparte.Hüsn-i Mâh BaĢ Kadın Efendi. Resmen Osmanlı-Rus SavaĢı baĢladı. Böylece III. nizâm-ı cedîd tabir edilen yeni bir düzenlemeye muhtâc idi. ancak buradan Kahire'ye hareket etti. Mısır Beylerbeyisi Ebu Bekir PaĢa ile yaptığı Ehramlar Muharebesini de kazandı. Selim hâlim ve selim birisi olduğu için. Ruscuk'da Tirsiniklioğlu Ġsmail Ağa ve benzeri zorbalar büyük güç kazanmıĢlardı. Eylül 1798'de Fransa'ya harb ilan etti. 2. kız kardeĢlerinin ve hanımlarının Avrupai bir hayat yaĢamaya baĢlamaları gibi) suçlandı. Mustafa tahta çıkarıldı. "Akka'da durdurulmasaydım. aklı baĢında olan herkes biliyordu. Bunun üzerinde ayrıca duracağımızdan ayrıntıya girmiyoruz. Önceleri Nizâm-ı Cedid'e taraftar olan ve en azından ses çıkarmayan âlimler. a'yân denilen zorbalar idi.Zîb-i Fer1 Ġkinci Kadın Efendi. Ancak lider Kara Yorgi. Aralık 1806'da Belgrad'ı ele geçirdi ve Rusya da. Ġngiltere Rusların yanında savaĢa girdi. Bender. Ancak bu nasıl yapılacaktı? Bu konuda tamamen mevcut düzeni değiĢtirmek isteyenlerin görüĢü esas alındı ve 24 ġubat 1793'de Nizâm-ı Cedid resmen bir Hatt-ı Hümâyûn ile ilan edildi. Bu arada. 400 yıldır dost devlet olarak bilinen Fransa'nın baĢına geçen General Napolyon Bonaparte. Bu arada Arabistan'da ortaya çıkan Vehhâbîlik hareketi de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada rahatsız ediyordu. Rusları iki defa yenince. aleyhe geçmeye baĢladılar. bütün Ģarkı ele geçirirdim" diyen General. Nizâm-ı Cedid ricalinin suiistimallerini ve ahlaksızlıklarını görünce. Diğer taraftan Rus cephesine gönderilmek istenen Nizâm-ı Cedid askerlerini kapıkulu ocağı neferleri kabul etmiyordu.

Âmme Hukukumuzun Anahatları I-II. 1. 6. nr. Çocukları olmadı134. hukuk devleti anlayıĢını devam ettirememesi. merkezdeki sadrazamlar gibi devletin kanunlarını icra ile mükelleftirler. 242-521. c. Necib Asım. Cevdet PaĢa. 4-455. bu gayretlere verilecek en güzel misâllerdir. "Üçüncü Selim Devrine Alt Vesikalar". V. sh. VIII. Osmanlı Devleti'nde III.Gonca-nigâr Kadın Efendi. sh. III. "¦¦. 2. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". c. Beylerbeyiler ve sancak beyleri. Karal. Tarih. c. III. Bu doğru mudur? Osmanlı taĢra teĢkilâtının temelini eyâlet.Ayn-ı Safa Kadın Efendi. 4-492. Ġslâm hukukunun tavsiye ettiği Ģûra meclisinin fonksiyonlarını ifa etmiĢtir. sancak ve kaza üçlüsü teĢkil etmektedir. hazinenin malî krize girmesi ve devlet adamlarının ehil olmayanlardan seçilmesi ve benzeri sebeplerle. sh. 4-456. Bu kötü gidiĢe Nizâm-ı Cedid= Yeni Düzen devrini açarak dur demek isteyen III. 7. 10. 546-634. Osmanlı Devleti'ni bir zamanlar en yüksek devlet haline getiren esaslar. Ġstanbul 1977. 136. Belleten. III. asırlarca Divan-ı Hümâyûn isimli yüksek kurul. sayı 23-24(1942). Selim Devri Belgeleri. ĠKBALLERĠ: 12. I. Okandan. Küliyât-ı Kavânin. Osmanlı Tarihi. Uluçay. sh. Meclis-i meĢveretin ilk gayesi askerî alanda bazı yenilikler yapmaktır. yüzyılın sonlarına doğru Divan -ı Hümâyûn'un önemi azalmaya ve icra yetkilerinin çoğu padiĢah veya sadrazamın Ģahsında toplanmaya baĢlamıĢtır. Selim.Tab'-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi.•¦'¦¦ 228 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN Eyâletin baĢında beylerbeyi (sonradan eyâlete vilâyet ve beylerbeyine de vali denmiĢtir) ve sancakların baĢında ise sancak beyleri (sonradan sancak beyi yerine mutasarrıf tabiri kullanılmıĢtır) bulunmaktadır.Meryem Hanımefendi. II. VI. nr. sh. Bunları özetle Ģu Ģekilde toparlayabiliriz: Divan-ı Hümayun'un önemini kaybetmesinin tehlikesini sezen ve devletin sadece padiĢaha. TTEM. Kısım I. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Öztuna. vezirlere (sudûr-ı kiram) ve ileri gelen devlet adamlarına ait olmadığını ve halkın da devlet idaresine en azından fikirleriyle katılması gerektiğini samimiyetle savunan III. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Avrupa tarzında modern bir ordunun tanzimi için eğitime de büyük önem vermiĢtir. VI. .Nûr-i ġems Kadın Efendi.Mihribân Hanımefendi. 116-118. 13. yavaĢ yavaĢ terk ediliyor ve sözde kalıyordu. sh. sh. UzunçarĢılı. c. 9. 2381. c. 349 vd.. 6050.Mahbûbe Kadın Efendi. 395-401. 34 vd. Kara mühendisliği (1210/1795 tarihli Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn) ve Topçu okulları ile Donanmay-ı Hümâyûn hakkındaki nizâmlar (1222/1808).I'ĠLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 227 tele pıca düncü Kadın Efendi. c. Selim'in de sonu olmuĢtur135. 8. Devletler ve Hanedanlar. 253261. Selim (17891808)'in gayretleri de. III. XVII. Netâyic'ül-Vukû'ât. 14. Karal.. sadrazama. Serkiz. Recai Galip. VII. sh.. IV. Ġsmail Hakkı. IV. Ancak. 12(89). c. 2781. UzunçarĢılı. c. Saltanat erkânı ile devletin ileri gelenlerinden oluĢacak bir meclis-i meĢveret'in (danıĢma meclisi) kurulmasını ve kendi baĢkanlığı altında toplanmasını istemiĢtir. 137. 112 vd. 4-318. istenen neticeyi vermemiĢtir. Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir. Valiler ve mutasarrıflar. sh. ġeyhülislâma. 11.Dem-hoĢ Kadın Efendi. Sadece devletin siyasî. sh. sh. Ahmed devrinden II. Cevdet PaĢa. 135 Karakoç. IV. 51-55. vilâyetlerdeki valilerini ve sancaklardaki mutasarrıflarını ihmâle ve gevĢekliğe itmiĢtir. sh. Selim'le baĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir? i ire Osmanlı Devleti'nin idarî teĢkilâtında icranın ve sınırlı yasama yetkisine sahip organın baĢı padiĢah olmasına rağmen. c. sh. c. 242-244. 21-46. Ankara 1942. IV.. Enver Ziya. malî ve hukukî yapısında önemli değiĢiklikler yapılmaya çalıĢılmıĢtır. ĠĢte Osmanlı Devle-ti'nin cephelerde arka arkaya sıkıntılara maruz kalması. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 134 Asım Tarihi. Mustafa Nuri PaĢa. III. Târih. yeniçeri ocağını kaldırma teĢebbüsleri. sh. sh. sh.Fatma Fer'-i cihan Hanım Efendi. sh. 238 vd. 113 vd. c. c.

Osmanlı devleti bazılarına.bazan tayin edildikleri yerlere gitmeden kendi adlarına yetkili kıldıkları mütesellimler ve yargı konusunda yetkili olan voyvodalarla iĢi yürütmeye baĢlamıĢlardır. Mısır Mehmed Ali PaĢa'nın hâkimiyetinde. Bu yüzden bunları tasfiye yerine. mesela . Zamanla valileri ellerine alarak vilayet ve sancak idaresini bizzat yürütmeye baĢladılar. rumak için çere d 138. Ġl tenleri yaj Birincili yapmak ve I manii asken4 olan veni fc özellikte tieH nizâm-ı i mana ani III. S bu PaĢa. Kendileri vefat ettiğinde. Böylece a'yânlar ahalinin vekili ve hâkim ile ahali arasında vâsıta haline geldiler. Bunların içinde iyiler bulunmakla beraber. Bağdad Memlüklü beyleri ve paĢalarının idaresinde. otoritelerini sağlamlaĢtırmaya sarfettiler ve neticede halka zulm etmeye baĢladılar. vilâyetlerde ve sancaklarda idareyi ele geçiren. Her Ģehir ve kasabada. valilere ve mutasarrıflara. kötüler de yer aldılar. A'yânlar da bu iĢleri. Rumeli'de a'yân ve Anadolu'da ise genellikle derebeyleri denmiĢtir. i. Mahmûd zamanında Arnavutluğun bir tarafı önce a'yân iken sonradan vali olan Tepedelenli Ali PaĢa ve bir tarafı ise ĠĢkodra Valiliğine kadar yükselen Kara Mahmûd PaĢa hanedanının idaresi altında. Kürdistân eyâletleri Kürt beyleri denilen asilerin ellerindeydi. Aydın tarafları Karaosman-zâdelerin (Karaosmanoğulları) ve diğer Ģehir ve beldeler de derebeyleri tabir edilen mütegallibe zorbaların istilası altındaydı. Memleketin idaresi ve emniyetin temini valiler. Bu derebeyler ve a'yânlardan bazıları ve mesela Cabbâr-zâdeler. sadece eyâlet merkezi olan yerlerde oturuyor ve 0 Kısaca den ri dönemini i Bu dert zadeler ile Siro mirlerim icraya i fermanı ile ke. Kara Osman-zâdeler ile Sirozî Ġsmail Bey.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI 229 de oturuyor ve bunlara yağcılık ederek çoğu menfaat celbi ile günlerini geçiriyorlardı. Ġçlerinden liyakat ve dirayeti bulunanlar. ahali tarafından seçilen bir de a'yân (yani halkın ileri gelenleri) bulunmaktaydı. müteselllimler ve voyvodalara. Seferlerde Osmanlı PadiĢahının fermanı ile kendi askerleriyle bulunurlar ve çok hizmetler ifa ederlerdi. c| Tarihi. eskilerin tavâif-i mülûk dediği Anadolu Beylikleri dönemini hatırlatıyorlardı. ĠĢte devletin hukukî ve idarî açıdan zaafa uğramasından dolayı. Buna. Abdülhamid. hukukî meseleler ve narh iĢleri kadılara. TSĠ. Artık kendilerine karĢı gelenleri kati etmeye. Çapanoğulların-dan Süleyman Bey Rus-Avusturya seferinde ve Karaosmanoğullarından Hacı Mehmed Ağa ve kardeĢi Ömer Ağa ise 1787 harbinde büyük yararlılıklar göstermiĢlerdir. Anadolu'nun Bozok tarafları Cabbâr-zâdelerin (Çapanoğulları). Siroz ve Selanik tarafları Sirozlu Ġsmail Bey uhdesinde ve Rumeli'nin diğer beldeleri de a'yân denilen mütegallibe (zorba) Ġerin emri altındaydı. hakları olmadığı halde hür insanların mallarını ve hatta terekelerini müsadere etmeye ve kısaca tarihe geçen derebeyliği icra etmeye baĢladılar. Haremeyn Vehhâbîlerin iĢgali altında. aileden birileri bu makamlara gelmeye baĢladılar. Mesela I. hatta bazı yerlerde devletin kendilerini vali veya mutasarrıf olarak tayin ettiği bu yerli idarecilere. bulundukları vilâyet veya sancağın ileri gelenleri ile bir araya gelerek yürütmeye baĢladılar. s Adâletnâmelenr. Cezâyir-i Garb Ocakları diye bilinen Tunus ve Cezayir bölgelerinde dayılar denilen derebeyleri artık Osmanlı valilerini dinlemez hale gelmiĢlerdi. Kısaca derebeyler ve a'yânlar. kendilerini devlete kabul ettirip seferde ve hazarda bazı güzel hizmetler de ifa ederek günden güne müstakil hükümetler haline geldiler. bütün gayretlerini servetlerini arttırmaya. devlete ait gelirlerin tahsili ve icab eden yerlere harcanması için tevzii iĢleri vali ve mutasarrıflara muhatap olan a'yânlara havale edilmiĢti. umduklarından fazla menfaatler temin ederek mütesellimliği ve voyvodalığı haksız yere almağa baĢladılar. devletin sahipsizliğinden dolayı. mutasarrıflar. NizâmıQ dinmiĢ?' Bir ı tutarak vatani karĢı savunma. Osmanlı Devle-ti'nin merkezden tayin ettiği valiler ve mutasarrıflar. hem valileri ve hem de kadıları hoĢnud etmekle.-< dan Süleyman i Ağa ve kardeĢi! yüzden bunları Ġ Celâlüddln! dan Zaten sened-IB vükelây-ı devlet j Sened-i ĠttifıM mak açısından! Osmanlı sınırianl mektir. A'yânlar bulundukları memleketin haysiyet ve nüfuz itibariyle en etkili Ģahısları olmaları hasebiyle. hem a'yânın ileri gelenlerinden ve hem de PadiĢahın e-mirlerini icraya önem veren itaatkâr gruptan idiler. memleketin te| imzaladığı K bozukluklar..

842. I. bu senedi vükelây-ı devlet yanında a'yânlarla da bir araya gelerek imzalama yoluna gitmiĢtir. Dolayısıyla. III. Birincisini yapabilmenin Ģartı hukukî. 332-338. 4. III. Selim tahta çıktığında yani 1789 yılında. vatanın sınırlarını düĢmana karĢı savunmaktır. ancak Tanzîmât ile kısmen muvaffak olunmuĢtur. Osmanlı Tarihi. III. sh. yapılacak yeni düzenlemelere ordudan baĢlanmasıdır. bu tabirden birinci derecede bu ikinci mana anlaĢılmaya baĢlandı. Bütün bu bozukluklar. 98-101. Kısım I. c. ĠĢte bu alanlarda yapılacak olan yeni düzenlemelere ve ıslâhata nizâm-ı cedîd adı verildi ve bu düzenlemelerden özellikle askerî alanda yeniden tertip edilen ve Avrupa usulü eğitilen düzenli orduya nizâm-ı cedîd askerleri denmesi hasebiyle. o zaman Defterdar olan ġerif Efendi. memleket içinde adaleti ayakta tutarak vatandaĢların haklarını korumak ve ikincisi de. Selim'i yüzünü batıya çeviren ve Ģerî'attan yüz çeviren bir padiĢah olarak vasıflandırmak mümkün değildir. Ali Emiri . 1264. . 344. Mustafa Nuri PaĢa. 316-319. muhafazakâr diye bilinen Rumeli Kazaskeri pâyelisi Tatarcık Abdullah Efendi. c. idarî ve iktisadî hayata ait köklü ıslâhatlar yapmak ve ikincisini yerine getirmenin Ģartı da. ÇavuĢbaĢı RâĢid Efendi. taraftar olanları radikal ve devrimci ve ortada olanları da bazan muhafazakâr diye ĠsimlendirmiĢlerdir. Sadrazam Yusuf PaĢa. 2-10. değiĢikliğe karĢı çıkanları mürteci. 603-618. yeniçeri engelinden dolayı istenilenleri yapamadılar. Selim bu yeni düzenle neyi gaye e-dinmiĢtir? Bir devletin iki temel vazifesi vardır: Birincisi. 178. Sened-i Ġttifak. III. Buna. Mahmûd. Bunların arasında. nr. TartıĢılan Ġslâm Hukukunun hükümleri değil. Yeniçeri ocağına Kanuni kanunlarındaki gibi itibar edilmesini ve ancak Avrupa'daki yeni harp teknolojisinin ve eğitim usullerinin bu kanunlara adapte edilerek alınmasını savunmuĢlardır. Osmanlı Devleti. III. c. Bunları üç grupta toplamak mümkündür: 1) Tatarcık Abdullah Efendi'nin baĢını çektiği bir grup. IX. pı Isı 138. Ġslâm Hukukunun ülü'lemre verdiği yetkiye dayanılarak tedvîn edilen ve Kanuni devrinde kemâlini bulan kanun hükümleridir. Zaten sened-i ittifak ile devlete bir düzen vermek isteyen Osmanlı Devleti. Lale Devrinden beri devam edip gidiyordu. 1808'de imzalanan Sened-i Ġttifak'dan maksat. açılan bu teklifin bütün Osmanlı Kanunlarına Ģamil olduğunu zannetmiĢler ve netice olarak da. 230 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dönmek üzere olan Sadrazama ve yetkili zatlara. UzunçarĢılı. Bazı tarihçiler (Yılmaz Öztuna ve Enver Ziya Karal gibi). Bunların tamamının ittifak ettiği nokta. Mühlmme Defteri. Abdülhamid.Cabbâr-zâde Ceialüddin Bey ve Kara Osman-zâde Ya'kub Ağa'ya vezirlik payesi de vermiĢtir. Rusçuk ayânındandır. Cevdet PaĢa. Osmanlı sınırları içinde varlığı herkesçe kabul edilen a'yân ve devlet ikiliiiğine son vermektir. bu problemi de aynı yolla çözüme kavuĢturmak istiyordu. Selim. Nizâmı Cedid ne demektir? III. sh. Ancak tekliflerin ayrıntılarında farklılık vardır. sh. Netâyic'ül-Vukû'ât. Sadr-ı Âli Kethüdası Mustafa ReĢîd Efendi (Köse Kethüda) ve Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi gibi Ģahsiyetler bulunmaktadır. nr.I. Mustafa ve I. Osmanlı Devleti'ndeki Adâletnâmelerin çoğunluğu bu derebeyler ve a'yânların zulümlerine karĢı re'âyâyı korumak için çevre eyâletlere gönderilmiĢtir136. Osmanlı Devleti'nin zaafa uğrayan askerî meselelerini ve buna ilâveten diğer problemlerini çözme tekliflerini ihtiva eden lâyihalar hazırlamalarını ve bu layihaların tartıĢılarak en iyi metodun tesbit olunarak hemen uygulamaya geçilmesini emreden hatt-ı hümâyûnlar gönderdi. Burada önemle belirtmemiz gereken bir husus vardır. tesis ettiği güzel bir adetle Meclis-i MeĢveret ile devleti yönettiğinden. IV. sh. Bunun için henüz seferden 136 BA. IV. a'yânlar ve derebeylerinin Osmanlı tarihinde oynadıkları rolü anlatmak açısından önemli bir belgedir. Sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Alemdar Mustafa PaĢa da. Târih. Abdülhamid. 997. artık savaĢ yapamaz hale gelen Osmanlı askerini yani kapıkullarını yeniden düzenlemek idi. kanunnamelerdir. Belge: 810. memleketin her tarafına yayılan derebeylik ve a'yânlar idaresiyle birinci vazifesini ve imzaladığı Küçük Kaynarca AndlaĢması ile de ikincisini yapamaz hale gelmiĢti. bunların farkına varmalarına rağmen. Halbuki bu tamamen yanlıĢtır. Selim'in fermanı üzerine ikisi yabancı olmak üzere 21 mütehassıs Osmanlı askerî kanunları ve diğer örfî kanunları üzerinde kanaatlerini açıklayan lâyihaları hazırladılar.

Kabakçı Ġsyanı. "Eski köyde yeni âdet. ġubat 1793 yılında bütün lâyihaları özetleyerek bir Risâle'de toplatmıĢ ve temel olarak Ģu kararları almıĢtır: a) Mevcut asker nizâmı yeniden düzenlenecek. Ġrâd-ı Cedid Hazinesi de bu maksatla tesis edilmiĢtir. Yoksa. Selim. askerin mutlaka tanzim edilmesini. herkes bu düzenlemenin yapılmasında müttefiktir. Nitekim konuyu daha sonra tekrar ele alan Ahmed Cevdet PaĢa. Selim'in tahtına ve canına mal olmuĢtur.. Gerçekten 1206 ve 1207 hicrî (ya-. tarihi anlamamak demektir. ikinci Ģıkkı esas almıĢ ve Osmanlı ordusunun tamamen Ģirazeden çıktığını bildiğinden dolayı. Selim. Bu ıslâhat. evvela yeniçeriyi eğitmeyi amaçlamıĢ ise de. nizâm-ı cedid nizâmının Ģer'an ve aklen gerekli olduğunu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 231 yıllarında yeni düzenlemeler olmak üzere gördüğümüz bir dizi ıslâhat yapılmıĢtır. öyle anlatıldığı gibi değildir. söz verdikleri halde buna yaklaĢmamıĢlardır. yeniçeri ocağının ıslâhının mümkün olmadığını. 3) Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi ve Reisül-Küttâb Abdullah Berrî Efendilerin baĢını çektiği bir grup ise. Yani Avrupa usulü eğitimli askere Osmanlı Devleti acilen muhtaç durumdadır. Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin önemli bir kısmında Kabakçı Mustafa isyanı. 6) Bahriye Zabitleri Kanunu çıkarılmıĢtır. bir irtica hareketi midir? III. bunu Kaynarca AndlaĢması ile sonuçlanan son seferde yeniçeriler de itiraf etmiĢlerdir. aklı baĢında olan hiç kimse tarafından reddedilemezdi. askerî hukuk ve teĢkilât ile yani kanunnamelerdeki hükümlerle alakalıdır. 139. 10) Asâkir-i Mu'alleme Kanunu çıkarılmıĢtır. Yeniçerilerin bütçesine dokunmamak üzere. rejim değiĢikliği demek değildir. Yeniçeri teĢkilâtının tamamen çalıĢmaz hale geldiği. yeni usul tâlim ve terbiyeye de yeniçerilerin rıza göstermek istemeyerek iĢi yokuĢa sürdükleri. Bu üç görüĢten de anlaĢılacağı gibi. Bunun üzerine ġubat 1793'de Levend Çiftliğindeki Bostancı Ocağına bağlı olarak. Bu görüĢ ayrılıkları. ne kadar yerinde olursa olsun. ĠĢte nizâm-ı cedid deyince akla gelmesi gereken bunlardır. 3) Resmi elbiseler ve protokol kaideleri yeniden tanzim olunmuĢtur. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir? Üzülerek ifade edelim ki. Bu nizâm-ı cedid rüzgarı bununla da kalmamıĢtır. 7) Yargı Islâhatı yapılmıĢtır. Selim'in de Ģefkatinden dolayı bu rezilleri cezalandırmayarak sonunda canından olduğunu gayet açık anlatmaktadır137. aradaki rekabeti iyice arttırmıĢtır. III. b) Avrupa'daki eğitimli askerler benzeri yeni bir ordu kurulacak (nizâm-ı cedid askeri) ve c) SavaĢ teknikleri ve askerî eğitim yeniden tanzim olunacak. düzeni değiĢtirmeyi. Osmanlı Devleti'nin esas kabul ettiği ġer'-i Ģerifden taviz manasına almak ve muhalif olanları irtica ile suçlamak. ancak hakikat-ı halden habersiz bir takım rezillerin bu askerlere dil uzattıklarını ve maalesef III. Bunu.000 kese toplanmıĢ ve bu da hem Nizâm-ı Cedid Askerinin çoğalmasına ve hem de yeniçerilerin gözlerine batmasına sebep olmuĢtur. Yeni vergilerle zenginleĢtirilen bu hazinede 1212 senesi itibariyle 60. 4) Yeniçeri ocağının ıslâhı için tedbirler alınmıĢtır. bu askerle Osmanlı Devleti'nin bir adım müsbet adım atmasının mümkün olmadığı herkesin kabul ettiği gerçeklerdir. ancak bunun için yeniçeri kanunlarının iptali yönüne gidilmesinin doğru olmadığını arzu etmiĢlerdir. 5) Asker maaĢları düzenlenmiĢtir. Meseleyi olduğu gibi aktaran muteber Osmanlı kaynaklarından özetleme yoluna gideceğiz. bütün bir Osmanlı hukuk sistemine teĢmil ederek. Bunlardan bazıları Ģunlardır: 1) TaĢradan Ġstanbul'a olan göç yeniden düzenlenerek teftiĢi sıkı kurallara bağlanmıĢtır. Ancak usullerde ayrılmaktadır. Nizâm-ı Cedid Islâhatından kasıt. Halbuki olay. Avrupa usulüne göre eğitimli asker yetiĢtirecek Nizâm-ı Cedid kurulmuĢtur. 2) Gemicilik mesleği teĢvik edilmesi için nizâmnâme yapılmıĢtır. tamamen yeni bir ordu tanzim edilerek ve Avrupa orduların-daki yeni eğitim metotları da esas alınarak mevcut sistemin değiĢmesini müdâfaa etmektedirler. III. Günden güne baĢarılarının artması. Ancak uygulanmasında problemler çıkmıĢ ve III. sadece bir irtica hareketi olarak ele alınmaktadır. 9) Ġrâd-ı Cedid Hazinesi kurulmuĢtur. 8) Topçu ve Arabacı Kanunları kabul edilmiĢtir. tamamen. yeniçeriler gibi halkı rahatsız eden hallerinin görülmemesi ve asâkir-i Ģâhâne a-dıyla anılmaya baĢlanmaları.2) Sadrazam Yusuf PaĢa'nın baĢını çektiği bir grup ise. avâm-ı nâsın ondan .

bir takım hayır ve Ģerri birbirinden ayıramayan. Ġstanbul'daki devlet adamları da ikiye ayrılmıĢlardır. Memleket içte ve dıĢta isyanlar ve harplerle kavrulurken. Osmanlı Tarihi. Nizâm-ı Cedid'i yürütüyor görünenler. Nizâm-ı Cedid taraftarları ve yeniçeri taraftarları. Ġstanbul'da görülmedik tarzda villalar ve yalılar yaptırmıĢlar. Nizâm-ı Cedidciler ise gündüz yârân sohbetine çevirdikleri Bâb-ı Âli'ye ve geceleri de kayıklarla mehtaba çıkar olmuĢlar. c. " devlet na • Bu!/ ::i ssndan ve "t Selirr v zumsj baĢlacia' i. dirayetli insanlar da bulunsa da. Sultân Selim de yakınlarına fazla itimad ederek devletin ruhu mesabesinde olan devlet sırlarını bu yakınlarına sohbetlerde fâĢ etmeye baĢlamıĢtır. Osmanlı Devleti Tarihi. Bu sebeple halka mal olamamıĢtır. Târih. ı gelen he'jtrî yanlıĢ t" ai .. 20. 125. Bu arada nizâm-ı cedid sebebiyle ikbal ve itibar sahibi olan insanları kıskananlar da boĢ durmamıĢlardır.Nizâm-ı Cedid Hakkında Vesikalar. Selim'i. Öztuna. devir dönmeye baĢlamıĢtır. neticede Nizâm-ı Cedid adına toplanan paralarla. 26-31. Halbuki ilim ve hakikat ehli olanlar. sh. "Moskof olurum. VIII. Halbuki yeni nizâmları uygulamak. c. 464-467. bu iĢi kendileri için menfaat kapısı görenler. 107-109. Nizâm-ı Cedid askerleri belli bir meblağa ulaĢınca. Cevdet PaĢa. Bunu fırsat bilen saray hizmetlileri. rüĢvet kapıları sonuna kadar açılmıĢ. Peki iĢin bu raddeye gelmesinin asıl sebepleri nelerdir? Bunun bazı tarihçiler tarafından görülmek istenmeyen dört önemli sebebi vardır: Birincisi. devletin hazinesini boĢaltmaktan baĢka bir iĢe yaramayan yeniçeri güruhu. Ankara 1988. Bonneval'in Osmanlı Bahriyesine Dair Raporu. c. Karal. Selim'e benzetir hale gelmiĢtir. c. "Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar. devlet ve millet gayreti gözetmeyen bazı cahiller. saltanatın atabekleri denilen III. 279-280. BaĢlangıçta çok güzel bir Ģekilde ulemâ ve devlet ricalinden bu konuda lâyihalar istenmiĢtir. Bunların içinde her ne kadar Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi.I 137 Asım Tarihi. 55-76. meĢveretle değerlendirilip neticeye gidilecek yerde. 349 vd. Bu lâyihalardaki ma'kul ve gayr-ı makul bütün teklifler. yakınları da bu fırsatı değerlendirince. 113. Halk. sayı 14-15(1940). Nizâm-ı Cedidi teĢvik eden devlet adamları servet yığmaya devam ettikleri gibi. Bunlara Osmanlı tarihçileri saltanatın atabekleri demektedirler. sh. 268-269. Bunun üzerine Nizâm-ı Cedidin âĢıkı olan ulema ve devlet ricali kenara çekilirken. Kâğıthane gezileri ve helva sohbetleri gittikçe artar hale gelmiĢtir. Karal. Belleten c. gayr-i müslimlere teĢebbüh ile onlardaki ilim ve fennin alınmasını birbirinden ayırmıĢlardır. sh. ĠhtiĢam ve sefâhet çoğalınca. 175-189. Nizâm-ı Cedid'in temelinde bir sakatlık bulunmaktadır. aleyhteki telkinlerin tesiriyle. Enver Ziya. V. Bu eğlenceden sadece gençler değil. Lale Devrindeki musiki sohbetleri. artık nizâm-ı cedid. bu hareketi servet yığma vesilesi olarak görmüĢler. yeni vergilerle bunalan halk geçim derdine düĢünce. ĠĢte baĢlangıçta Nizâm-ı Cedid'in lehinde olanlar. III. 2. hem nizâm-ı cedidin ve hem de yeni vergilerin aleyhinde konuĢmaya baĢlamıĢlardır. sh. tam bir baĢıbozukluk içinde halkın içine karıĢmıĢlar. Nizâm-ı Cedidci yeni zenginler "Ġstanbul zengin beldesidir. servet yığmaya ve bu malları hesapsızca harcamaya devam edince. IV. iĢi yürüten saltanat atabeklerinin aleyhine geçmiĢlerdir. I. 232 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEK' nefreti bu âlemin bir eski âdetidir" kuralınca. c. PadiĢahın mahrem olan yakınları ve müĢavirlerinin ve hatta saray personelinin eline ve diline düĢmüĢtür. devletin en yüksek tepesindeki insanlar da nasibini almıĢtır. c. Selim'in yakınları. sh. V. 187-253. nizâm-ı cedid olmam" diyerek iĢi istismar etme fırsatı bulmuĢlardır. 171-183. sh. 438-453. Enver Zıya. fedâkârlık ve Ģahsî menfaatlerini ve rahatını terk ile mümkündür. 1. II. halktan haksız yere bol bol paralar toplayarak sefih bir hayat için harcama manasına alınır Ģekilde anlaĢılmaya baĢlanmıĢtır. fakirler ve r ve halk I atabeklerine j mamak gittin ġahviM» Z'KT. Nizâm-ı Cedidci olarak görünmeye baĢlamıĢlardır.Osmanlı Devleti'nin Durumuna Dair Rapor". bu yeni sisteme Ģer'-i cedid ve kâfirleri taklid nazarıyla bakarak. sh. itiraz edilen Avrupa usulü giyim ve hatta tranpet çalm anın dahi dinen caiz olduğunu açıklayarak bunları susturmuĢlar. Yılmaz.

onları daha da azdırdı (1807). 234 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI Netice olarak. Nizâm-ı Cedid. Bütün bu sebeplerle muhalif grup iyice cesaretlenerek ve baĢta Sadrazam Ġsmail PaĢa olmak üzere küskün devlet adamlarını. ikbalden dolayı ne yapacaklarını ĢaĢırdılar. III. a'yânları ve Ġstanbul'daki yeniçerileri yanlarına alarak Ġkinci Edirne Vak'asının meydana gelmesine sebep oldular. her türlü iftirayı yapar bir hale geldiler. Sefâhet ve ihtiĢamda haddi aĢtılar. isyana baĢlamıĢlardı. âlimler. Selim ve çevresi ise.ne. Köse Musa'nın Nizâm-ı Cedid birliklerini hileyle durdurmasından da yararla-narak. Böylece kamuoyunu III. diğerini de tehlikeye atacağının farkında değildi. bazı menfaat gruplarının lehine ve ama devlet ile milletin aleyhine . Osmanlı Devleti'nin kuvvetli olmasını istemeyen Fransız Elçisi Sabastiyani. ötekiler de Avrupa'dan gelen her Ģeyi reddettiklerinden dolayı karĢı tarafı taassupla suçlar oldular. Mustafa'nın tahrikleriyle. BeĢincisi. Üçüncüsü. Lüzumlu lüzumsuz her konuda Avrupa mukallidi olmaya baĢladılar. Dördüncüsü. Selim. saltanatın aleyhine her türlü dedikodu yapılıyordu. Boğaz Nâzın Mahmûd Râif (Ġngiliz Mahmûd diye meĢhurdur) PaĢa'yı parçalayan isyancılar. Selim'e karĢı tavır aldı ve yukarıdaki sebepleri çok iyi kullanmaya baĢladı. Kadı Abdurrahman PaĢa komutasındaki Nizâm-ı Cedid ordusunun geri dönmesi ve bu isyancıların istediklerini elde etmeleri. III. Artık hem Rumeli'ye doğru sefere çıkan ordu içinde ve hem de Ġstanbul'daki kahve köĢelerinde. yeniçeri güruhu eğitimli askerlerin günden güne artmasından ve itibar kazanmasından dolayı. devlet ricalinin ve halkın itimadını kaybetmiĢtir. hedefe PadiĢah da girmiĢtir. devleti istila edercesine. Bu isyanı durdurmak isteyen III. yeniçerileri Nizâm-ı Cedid aleyhine kıĢkırtmaya baĢladı. cezalandırılmayınca tam manasıyla Ģımardılar ve azıttılar. Temmuz 1808'de III. Bu sırada III. hiçbir zaman tasvip edilemeyecek olan bu çirkin olayları meydana getirmiĢlerdir. Maalesef olanlar. halka ve devlete ait her bilgiyi bunların vasıtası olmadan alamamak gibi büyük hatası de eklenince. Bütün bunların etkisiyle. Selim kimseyi incitmek istemeyen ve yeri gelince azl ve ceza kurumlarını iĢletemeyen bir yaratılıĢta idi. Mücâzât ve mükâfat gibi devlet terazisinin birini ihmal. Bu sırada nizâm-ı cedidin azılı düĢmanı olan Topal Atâullah Efendi ġeyhülislâmlık makamına geldi. Kastamonulu Kabakçı Mustafa adındaki bir neferi baĢlarına geçirerek. Yakınları ne derse yapan ve fikrinde sebat etmeyen bir Ģahsiyete sahipti. Selim Ģehid edildi. Buna PadiĢah'ın yakınındaki saltanat atabeklerine güvenerek. Bunu fırsat bilen bazı geri kafalılar da. Selim'in aleyhine çevirdiler. saltanata fazlaca haris olduğundan. Bu ikisinin fitne ateĢini alevlendirmesiyle ayaklanan yeniçeri yamakları. akıllı devlet adamları ve halk Nizâm -ı Cedid'in aleyhine geçmiĢlerdir. güzel projeleri kendilerine vesile ederek servetlerini arttıran ve bunu gayr-i meĢru yollarla yemeyi âdet haline getiren bir grup. Selim'in Nizâm-ı Cedid'i. hem meĢru-gayr-i meĢru demeden tam bir Frenk hayatı yaĢamaya baĢlamıĢlar ve hem de hakir gördükleri halkı yeni yeni vergilerle periĢan etmiĢlerdir. Selim'in güvendiği yakınları ve müĢavirleri. Bir gün sonra III. fayda sağlamamıĢtı. iyilik gördüğü III. avam onları tekfir eder. Ġkincisi. ġah vâkıf gerekdir ahvâle * Vükelâya kal ursa vay hâle Zikredilen sebeplerden dolayı. Selim de tahttan indirilmiĢti. III. Sonra da IV. lect PaĢa 5 larınj ı M cılarınl din azil Devlet'* Cedid a ve I1 ısyanc na»: Ces-: ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 233 ler ve müflisler buradan ayrılsın" demeye baĢlayınca. güzel bir baĢlangıçtır.isyanı her tarafa yaymıĢlardı. baĢta kendi sadrazamı olmak üzere. Topal ve riyakâr olan Atâullah Efendi'yi meĢihata getirmekle kalmamıĢ ve müfsid birisi olan Köse Musa PaĢa'yı da sadâret kaymakamlığına getirmiĢ. medeniyetin gereği olan Ģeyleri aĢarak. Selim. Her ikisi de yanlıĢ bir yola girdiler. III. AvrupalılaĢma adı altında. alafranga adıyla çok lüzumsuz Ģeylere sarılır oldular. Bu aĢırılıklarından dolayı. Atâullah Efendi ve Köse Musa'nın tahrikleriyle ilga etmesi de. ġehzade Mustafa. Nizâm-ı Cedidcileri tahkir ve tekfir ettikleri halde. Yeniçeriler.

yerli em?*! HâĢimiler neslı«ta| Osmanlı Devlet! ve vicdan hı. XXIX. bu sebeple malları ve kanlarının helal olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini söylemeye baĢladı. Necid ġeyhi diye bilinen Muhammed bin Abdülvehhâb. Müseylemet'ülKezzâb nazarıyla bakanlar da çıktı. 140. Buna karĢı ehl-i sünnet âlimleri de cevap ve reddiye mahiyetinde eserler kaleme almıĢlardır. Bu mezhebin kurucusu. taassup diyerek Nizâm-ı Cedidcilerin yaptıkları gayr-i meĢru iĢleri tasvip etmek ve bu hareketi sadece bir irtica hareketi olarak takdim etmek de yanlıĢtır138. çevreye tebliğ için mektuplar da göndermiĢtir. ama teı çevreye akınlar il lenin ciddiyetini J deleleri . Emir'i kandırdı. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür? Bilindiği gibi. Müslüman denilenlerin müĢrik olduklarını. c. c. Enver Zıya. Bilindiği gibi. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". Vehhâbîlerin temel inançları Ģöyledir: Allah'a doğrudan doğruya ibâdet etmek farzdır. Arabistan de Basra veya I du. dolayısıyla bu konuda bir Ģeyi vesile kabul etmek caiz değildir (tevhid esası). Vehhâbîller kendilerine Selefiye adını vermekte ve hedeflerinin Ġslâmı Hz. sh. Müseylemet'ül-Kezzâb'ın memleketi olan Yemâme'ye bağlı olan Ayniyye'de 1143/1730 yılından itibaren kendi mezhebini yaymaya baĢladı. I. 599-604. Mezhebine uyduğu takdirde büyük bir saltanata kavuĢacağını ifade ederek ve kızını da ona vererek. 77-85. Vehhâbîlerin ketfk uzaklaĢan ve ifrata p fetvalarıdır. 600 seneden beri insanların dalalette kaldığını. III. 41-43. c. Osmanlı Tarihi. V.olmuĢtur. "Kabakçı Vak'asına Dair Bir Mektup". Öztuna. 473-475. Mustafa Nuri PaĢa. Ġsmail Hakkı. sh. Tamamen tek taraflı olarak anlatılan Ģekli için bkz. sayı 116(1965). asıl itibariyle Necid ahalisinden ve Hanbeli mezhebinin âlimlerinden olan Muhammed bin Abdülvehhâb'dır. sh. c. Bunlar. maalesef nezâket ve yumuĢaklığı tercih etmesiyle ve karĢılıklı hatalarla. I ĠĢte Necid ġeyttJ Ġbn-i Teymiyye Ġle I gerektiren Ģeyler ı tekfir etmeyenleri de I geçen Ġslâm davranmakla suç! Müseylimet'ül-Kenfcf Necid ġeyhi. c. O halde AvrupalılaĢmak diyerek Nizâm-ı Cedide körü körüne karĢı çıkmak da. IV. Muhammed bin Abdülvehhâb. VIII. adak ve tasadduk ve benzeri yollarla türbelere hürmet edenler hep müĢriktir. UzunçarĢıh. 253-261. bunca emekler sarf edilerek meydana getirilen Nizâm-ı Cedid bir anda mahv edildi. ( ların baĢında yordu. kabir ziya dilemenin asla cJ/ZJ tazim konusun ifrat etmiĢlerdir. sh. 186-230 (Meseleyi bütün yönleriyle anlatmaktadır. Hatta tasvip edenlerin yanında. Ġbn-i TeymyyeJ peygamberler ve ev binde bulunmanın a olarak. Belleten. Selim'in bizzat Nizâm-ı Cedid askerinin baĢına geçip de âsileri te'dip ile devleti esasından ıslah ve tanzim etmesi mümkün iken. Her konuda cahil ve bedevî olan Necid Arapları. inceleyerek ciddiyetinin Vehhâbi han diyor. 1766'da 39 yıldır Osmanlı Devleti'nin tayin ettiği Necid Emîri ve Der'iyye ġeyhi Muhammed bin Suûd'a müracaat etti. 138 Cevdet PaĢa. Osmanlı Devleti Tarihi. Peygamber zamanındaki safiyetine kavuĢturmak olduğunu iddia etmektedirler. Buna göre enbiya ve evliyanın birinden manen yardım talep edenler. sh. bu görüĢlerini müdâfaa için kitaplar kaleme aldığı gibi. kendi içlerinden çıkmıĢ ve ġam ile Kahire gibi ilim merkezlerinde tahsil görmüĢ olan bu âlime önce iyi bir nazarla bakmadılar. Karal. sh. Tarih. vs derek halkı ¦ Suûd'un da Vehhâbf* ne gelmiĢtir. UzunçarĢılı. Netâlc'ül-Vukû'ât.

Nihayet Emir Muhammed'in yerine Abdülaziz bin Suud geçince. Ġbn-i Kayyım da. Mekke ise. üstadına tabi olarak. baĢlangıçta Vehhâbi hareketine tepki göstermedi. Artık 1745 yılında Necid Emiri Muhammed bin Suûd'un da Vehhâbî olmasıyla. Hatta bu fiilleri iĢleyenleri tekfir etmeyenleri de kâfir ilan etmeye baĢlamıĢlardır. kabir ziyaretinin aleyhinde Ģiddetli fetvalar verdiği gibi. Hatta 1798 yılında ġerif Gâlib ile Abdülaziz arasında hac için bir andlaĢma yapıldı. 1803 yılında Hicaz'a girdiler. vatandaĢtan alınan zekât dıĢındaki vergilerin de caiz olmadığını iddia e-derek halkı yanına çekmeyi planlamıĢtır. sahabelerden nicelerini da hatalı davranmakla suçlamıĢtır. Hatta kazaskerlik makamına gelmiĢ bazı âlimler dahi. Mekke ġeriflerinin mesela ġerif Gâlib'in karĢı mücadeleleri muvakkat tedbirlerdi. Arabistan'ın batı kesimini Cidde'de oturan Osmanlı beylerbeyisi ve doğu kesimini de Basra veya Bağdad beylerbeyisi ve bir zamanlar da Lahsâ beylerbeyisi idare ediyordu. Ġbn-i Teymiyye. bu konularda iyice yolunu ĢaĢırarak Ġbn-i Teymiyye ile Ġbn'ül-Kayyım'ın Ģer'an yasaktır dedikleri fiilleri. ġerif Gâlib'in 1790. Önce hac için izin istediler. bu tasallut Ġslâm âleminde onların tanınmasına sebep oldu. asırlardır gelip geçen Ġslâm âlimlerini dalâletle suçlamakla kalmamıĢ. ancak Mekke âlimleri durumlarını inceleyerek bâtıl itikâdlarından dolayı bunlara izin vermedi. Arada sırada Vehhâbilerin çevreye akınlar düzenlemesi ve hatta Fas Hâkiminin onlarla akraba olması dahi meselenin ciddiyetini gösterememiĢti. durumun ciddiyetinin farkında değildi. Göz göre göre tehlike geliyorum diyor. Osmanlı Devleti zamanında asıl Arabistan. Maalesef gittikçe güçlenen hükümeti ile. kabirlerde kurban kesmenin ve ehl-i kuburdan manen yardım dilemenin asla caiz olmadığını ısrarla ve sert bir üslupla anlatmıĢtır. kabir ziyaretinin. ama tedbir almak kimsenin aklından geçmiyordu. Kendisinin müctehid-i mutlak olduğunu iddia eden ve Müseylimet'ül-Kezzâb ile yapılan harpte Ģehid düĢen sahabelerin kabirlerini yıktıran Necid ġeyhi. Tâif'i ve Mekke'yi ele geçirdiler. Zira tam bir din ve vicdan hürriyeti vardı. Hatta bu fiilleri Ģirk kabul edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. i da. Temmuz 1805 tarihinde. ĠĢte Necid ġeyhi Muhammed bin Abdülvehhâb. Ġbn-i Teymiyye ve Ġbn'ül-Kayyım da ifrat etmiĢlerdir. Osmanlı Devleti. Vehhâbîlik hem dinî ve hem de siyasî bir hareket haline gelmiĢtir. Kasım 1803'de Abdülaziz vefat etti ve yerine 1787'den beri babasına vekâleten Vehhâbilerin reisi olan oğlu Su'ud bin Es-Su'ûd geçti. peygamberler ve evliya kabirlerinde namaz kılmanın ve bunlardan manevi yardım talebinde bulunmanın asla caiz olmadığını müdâfaa etmiĢtir. Bu Necid ġeyhi. Osmanlı Devleti. bazı meselelerde itidal yolundan uzaklaĢan ve ifrata giden Ġbn-i Teymiyye ve onun talebesi Ġbn'ül-Kayyım'ın bazı fetvalarıdır. Kısaca türbelere tazim konusunda halkın ifratına karĢılık. 1805-1812 yılları arasında 7 yıl Medine'ye ve 1806-1813 yılları arasında ise 7 yıl Mekke'ye hâkim oldu. Hicaz Beylerbeyi ġerif PaĢa. tamamen HâĢimîler neslinden gelen ve ġerîf denilen idareciler tarafından yönetiliyordu. kısa bir zaman sonra Mekke'yi geri aldıysa da. Vehhâbi hareketiII 236 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY .için bir andlaĢm^ düzenlediği Abdülazlz bin I hükümet tes/sâ ele geçirdiler. Vehhâbi hareketinin mahiyetini anlamakta âciz idiler. Osmanlı Devleti. Bilindiği gibi. 7 yıl Mekke'mi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 235 Vehhâbilerin kendilerine kaynak aldıkları görüĢler. yerli hanedanlar ve bunların baĢında bulunan Ģeyh veya emîr denilen mahalli idareciler tarafından idare ediliyordu. durum değiĢti ve Vehhâbiler Arabistan'da müstakil bir hükümet tesis etmeye muvaffak oldular. bu tasallut Ġl Kasım i Vehhâblle kümeti ile. Bunlar. yerli emir ve Ģeyhleri sadece koordine etmekteydiler. tamamen küfrü gerektiren Ģeyler olarak takdim ve ilan etmeye baĢlamıĢtır. 1795 ve 1798 yılında Vehhâbiler üzerine düzenlediği hareketler ciddi bir netice vermedi.

manii I II. ihtilâlcileri tasfiye gayesiyle Alemdar Mustafa PaĢa'yı ordusuyla beraber Ġstanbul'a davet etti. Bazı tarihçiler onu Kanuni'den sonra en büyük padiĢah olarak vasıflandırırken. Nizâm-ı Cedidin gayr-i meĢru olduğunu ve PadiĢahın asla yeniçerilere müdahale etmemesi gerektiğini ihtiva eden taahhüdnâme mahiyetinde bir hücceti.Seyyare Üçüncü Kadın Efendi. sh. 28 Temmuz 1808'de Bâb-ı Âli'yi basarak sadrazamdan mührü aldı. Dünya SavaĢında. saf. Mustafa. 1.SULTÂN IV. Tarih. Ġlk olarak ihtilâlcilerin arzularını yerine getirdi ve Kabakçı Mustafa. Ģahsiyeti. bazıları da batılılaĢma yolundaki . 1831 yılında bu sefer kendisi isyan etti. Râmiz. Mustafa. Selim'e karĢı vefalı davranamadı. Selim'in tekrar tahta çıkarılacağını anlayan IV. Alemdar buna yaklaĢmadı. 2 gün sonra vasıfsız bir ġeyhülislâm olan Atâullah Efendi azl edildi ve ekibi de tasfiye edildi. 470-471. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? II. 282-325. Selim ile II. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz? IV. kültürü zayıf ve saltanata karĢı haris bir insandı. dairesini basarak III. Abdülhamid'in NakĢ-ı Dil Valide Sultân'dan dünyaya gelen küçük oğludur. 141. Amca-zâdesi III.SULTÂN II.4.! sadece o ve deı gelen C Alemdlrl Sekbân-ı Efendi Ġter j ntv Selim'ing Mahmûdl bite. Mahmûd. Ġhtilâlciler. Selim'i Ģehid ettiler. I. VIII. Behîç ve Tahsin Beylerden oluĢan bu ekibe Rusçuk Yârânı denmektedir). II. Mahmûd ise. c. II.ni tasfiyeye söz veren Mehmed Ali Ağa'yı Mehmed Ali PaĢa sıfatıyla Mısır'a beylerbeyi olarak tayin etti.Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi.ġevk-i Nûr BaĢ Kadın Efendi. MBĠLĠNMEYEN OSMANLI 237 Sultân isminde bir tek kızı vardı ve o da hemen vefat etmiĢtir140. Öztuna. Adlî mahlası ile Ģiirler yazan ve Mayıs 1813'den itibaren Gazi unvanını kullanan II.1808 tarihinde Osmanlı tahtına sıkıntılı bir Ģekilde oturdu. adı geçen Suu-dîlerin torunlarının ipleri ele almasıyla Suudi Arabistan Hükümetinin resmî mezhebi oldu139. I. 2. PadiĢah Alemdâr'a teĢekkür ediyor ve Tuna Beylerini boĢ bırakmayarak dönmesini arzuluyordu. foğludur. XXIX.7. c. Mahmûd'un öldürülmesi için talimat verdi. Oğlu Ġbrahim PaĢa'nın 1830'da Der'iyye'yi iĢgal etmesi ile Vehhâbi meselesini halleden Mehmed Ali PaĢa. l\ III. Selir-epeyce c unvanım 4 yüzünü I padiĢah ı büslerlnı hayrfyea Birinci i bulunduğu «| cezalandın1"!?! gerekli ısfcsj idareyi del alındı ve Wl Mustafa Pî)<*| de Sen«R& imzalandı. Kabakçı Mustafa baĢta olmak üzere. XXX.Dil-pezîr Ġkinci Kadın Efendi. Maalesef bu talimatı alan Enderûnlular. ih. Kısaca basit bir fikir hareketi olarak baĢlayan Vehhâbilik. 28. Hep iyilik gördüğü amca-zâdesi III. Temmuz 1808'de Ġstanbul'a gelen Alemdar. Selim'den devlet idaresi. Mustafa. -i yenicenle 139 Cevdet PaĢa. Hal' edileceğini ve III. Ġhtilâlcilerin baskısından bıkan IV. I. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. PadiĢahın Hatt-ı Hümâyûnu ile birlikte elde ettiler (Rebiülevvel 1222/1807). ġeyhülislâm Atâullah Efendi ve Sadâret Kaymakamı Musa PaĢa'nın isteklerine göre devleti yönetmeye baĢladı. MUSTAFA DEVRĠ Sultân is (YENĠL! 142. Mustafa. Emîne II. Osmanlı Devleti Tarihi. Mahmûd'un Ģahsiyeti. arkasından Topkapı Sarayına geldi. Mahmûd. yolda iken Kabakçı Mustafa'yı katletmiĢti ve bu sebeple de Davud PaĢa Sarayı'nda PadiĢah tarafından karĢılandı. IV. Rusçuk Yârânı-na burada PadiĢahı tevkif etmesini tavsiye ettilerse de. IV. 3. hemen karĢı planını uyguladı ve III. Refik. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ) 142. Abdülhamid'in AyĢe Sîneperver Valide Sultân'dan doğan büyük oğludur. Bu arada Nizâm-ı Cedidcilerin bir kısmı öldürülmüĢ ve bir kısmı ise Rusçuk A'yânlarından vezir Alemdar Mustafa PaĢa'ya sığınmıĢlardı (Galip. Mustafa. sh. Ancak bunu dinlemeyen Alemdar. yaptığı ıslâhatlarla ve özellikle de Osmanlı Devleti'nin yüzünü batıya çevirmekle meĢhurdur. Nizâm-ı Cedid aleyhinde olanların yanında göründü ve 29 Mayıs 1807'de Osmanlı tahtına çıktı. Harem hüddâmınm yardımı ile kurtarıldı ve Alemdâr'ın desteğiyle kendisine bî'at olundu. musiki ve devlet adamlarıyla münasebetler konusunda epeyce ders almıĢtı.

vak'a-i hayriye adı verilen yeniçeri ocağının kaldırılıĢına göre iki safhaya ayırmak yerinde olur: Birinci Saltanat Safhası: Tahta çıktığında devletin halletmek mecburiyetinde bulunduğu iki mesele vardı: Birincisi. c. IV. Fener Patrikhanesinin Orta Kapısı önünde Nisan 1821 tarihinde idam etti. III. Selim'in Ģahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması ve ikincisi de devletin içine düĢtüğü sıkıntıdan kurtulabilmesi için gerekli ıslâhatın yapılması. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa. Romanya'yı iade eden Ruslar. Fransa ile olan savaĢına rağmen. Ancak Rusya'nın desteğini arkasına alan Rumlar. Devletler ve Hanedanlar. Kısaca Anadolu Beylikleri haline gelen Osmanlı Devleti. BükreĢ çevresinde bir Sırp Prensliği kurdurulmasını kabul ettirmekle asıl tavizini almıĢtı. Romanya'yı elde etmek ümidiyle Osmanlı Devleti'ne karĢı savaĢ ilan etti. Karal. iĢi azıttı ve Topkapı Sarayı'na hücum ettiler. Ġsyan eden yeniçeriler. Bunun üzerine 4000 kiĢilik sekbân-ı cedid askeri yanında donanmay-ı hümâyûna bağlı gemilerden Yeniçeri Ağasının bulunduğu yere toplar atılarak saltanat muhafaza edilmeye çalıĢıldı ve hatta Süleymaniye Camiinin bir minaresi yara aldı.1807) Osmanlı ile mütâreke imzalayan Rusya. sh. sh. bazı çiğ hareketleri sebebiyle aleyhine geçtiler. II. 230-456. 34-42. VIII. 84-88. Cevdet PaĢa. vergiler sadece devlet hazinesinde toplanacak. Tarih. Tohumları daha önceleri atılan bu ihtilâl neticesinde Yunanlılar. Yeniçeri yine beceriksizliğini ortaya koymuĢtu. Kasım 1808'de yeniçeriler sarayını bastılar. Alemdar Mustafa PaĢa'nın arzusuyla Ekim 1808'de Nizâm-ı Cedid'i ihya manasına gelen Sekbân-ı Cedid askerinin kurulması takip etti ve baĢına da Rusçuk Yaranından Behîc Efendi Umûr-ı Cihâdiye Nâzın olarak tayin edildi. 2. yeniden büyük devlet olmaya söz veriyordu (Eylül 1808). ġeyhülislâmın fetvası alınarak IV. IX. Neticede Sened-i Ġttifak adıyla devletin vükelâsıyla a'yân ve derebeyler arasında bir sened imzalandı. baĢlarına Prens Mavrokordato'yu geçirerek. 2-41. Önce devletin eyaletlerdeki elini gevĢetmesinden dolayı idareyi ele alan derebeyler ve a'yânları.Ģekilde kalmıĢ teĢebbüslerinde dolayı tenkit etmektedirler. Osmanlı Devleti. c. ĠĢin arkasında 1814'de gizli olarak Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria ve Fener Patriği Gregorios ile Fener Beyleri vardı. II. Napolyon Bonapart'ın ısrarla Rusların iĢini bitirelim teklifine. II. Mora'yı ele geçirdiler. c. Mahmûd ona güveniyordu. Uluçay.8. usul ve âdâb bilmediğinden dolayı. Ulemâ sınıfı. Ağustos 1810'da Varna'yı almak istediler. c. Ocak 1822'de Yunanistan'ı kurduklarını ilan ettiler. sh. baĢarılı olamayıp geri çekildiler. Selim'in Ģahadetine engel olamadığı için çevresi tarafından tenkit ediliyor idiyse de. ancak sonradan tecâvüzlerini sürdürerek Poti'ye kadar geldi. kendi adamları dıĢında savunmaya yardım gelmeyince.1812 tarihinde Ruslarla BükreĢ Muahedesini imzaladı. Yunan Ġhtilâlinin de çıkmasına sebep oldu. Osmanlı Tarihi. Alemdar Mustafa PaĢa'ya olan güvenleri sebebiyle umumi bir meĢveret meclisi toplandı. Ġyi niyetli ama kültürü zayıf olan bu devlet adamı. Sırpların muhtariyet elde etmesi. Kavalalı Mehmed Ali PaĢa'nın oğlu Ġbrahim PaĢa'yı kuvvetleriyle yardıma göndermesi üzerine. sh. Mahmûd'un saltanat yıllarını.119. 245 238 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 05MMJ sim 1808). Rusçuk Yârânı denilen ekibin elemanlarını ö-nemli makamlara getirmiĢti. asırlarca Müslümanlar gibi hak ve hürriyetlerine riâyet ettiği Rumların böyle bir isyan çıkarmalarına ĢaĢırdı ve yüzlerce Müslümanın kanının akmasına yol açan bu hareketi tahrik eden Cihan Patriğini. Yeniçeri ise ona karĢı bileniyordu. c. Bu olay. önce geri çekildi. 191-208. III. Mustafa zamanında (25. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 28. devlete itaat eder hale getirme meselesi ele alındı ve davet edilince askerleriyle Ġstanbul'a gelen a'yân ve derebeylerinin. V. Buna göre her yerde devletin kanunları ve emirleri geçerli olacak. Patras BaĢpiskoposu Germanos'un liderliğinde 12 ġubat 1821'de Rum Ġsyanının yani Yunan Ġhtilâlinin baĢlamasına sebep oldu. Bunu. güvenilmeyen kiĢiliğinden dolayı menfi cevap veren Osmanlı Devleti. devlet namına asker toplanacak ve ancak a'yân ve derebeylerin haklarına da müdahale edilmeyecekti. sh.5. Neticede ulemânın tavassutu ile 18 Kasım 1808'de sekbân-ı cedid lağvedildi ve kısmî tavizlerle isyan bastırıldı. sh. Temmuz 1809'da Sadrazam Yusuf Ziyâeddin PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusuna yenilen Rus ordusu. . Öztuna. kendini hapsetti ve cephanenin bulunduğu binayı tabancasıyla ateĢe vererek Ģehid oldu. Mustafa da boğduruldu (Ka140 Asım Tarihi. Haziran 1827'de Yunan Ġhtilâli bastırıldı. Hadise karıĢınca. iç karıĢıklıkları fırsat bilerek.

Ekim 1827 tarihli Akkerman Muahedesini imzalayarak Sırbistan ve Romanya'nın muhtariyetlerini biraz daha arttırıp tehlikeyi önlemeye çalıĢtı. Rus mağlubiyetinden yeni çıkan Osmanlı Devleti. Fransa ve Prusya müdahale ettiler. Sadrazam ReĢîd Mehmed PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusu üzerine geldiyse de. Bu arada Sisam adasına da Aralık 1832'de otonom verildi ve 1913'de Yunanistan'a katılıncaya kadar bu statü devam etti. Ruslarla imzalanan Eylül 1829 tarihli Edirne Muahedesi ile de Tuna Deltası ve Kafkasya tamamen Ruslara bırakıldı. sadrazam esir alınınca geri döndü ve Mısır meselesi milletlerarası bir problem olmaya baĢladı. Artık Cezayir Fransa'nın sömürgesi oluyordu. Rus harbine asker göndermeyen Mısır Beylerbeyisi Kavalalı Mehmed Ali PaĢa da. Saltanat yılında Vak'a-i Hayriye adıyla yeniçeri ocağı lağv edildi. Artık müstakil olan Eflak ve Boğdan. ancak Osmanlı Devleti. sırasıyla Akka. ġubat 1833'de Kütahya'ya girdi ve Ġzmir'e vali tayin etmeye kalkıĢtı. Osmanlı sadrazamı olarak devlete hâkim olmak istiyordu. Fransa'm sa'nın sömürgs'Ġ Rus harljid da.i ve Ġzmir'e vsi'i'I misini boğaza f düĢünmeye b dolu'dan çekilft Trablus. Haleb ve Hatay'ı alarak Konya'ya kadar geldi (Kasım 1332). Ġbrahim PaĢa. Tamamen Osmanlı Devleti'nin bir veziri gibi davranan ve halka zarar vermeyen Ġbrahim PaĢa. Ġkinci Saltanat Safhası: Yeniçeri ocağı lağvedilip yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla eğitimli ve düzenli bir askerî teĢkilât kurulunca. II. Mısır'ı gerçekten imar etmiĢ ve orada itibar kazanmıĢtı. Bunu diğer ıslâhatlar takip etti. Üç devlet de özür diledi. Haziran 1826'da yani II. o da 10 harb gemisini boğaza gönderdi. Haleb ve Adana).i si milletlerarss :i| gibi davranan?. Osmanlı sanayiini engelleyen ve Osmanlı topraklarını Ġngiliz mallarına açık .Hüsn-IĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI 239 iĢgal etmiĢ ve Kavalalı'nın oğlu Ġbrahim PaĢa Mora'dan ayrılmıĢtı. Sırp ve Yunanistan prenslikleri. Osmanlı Devleti'ni meĢgul etmek için yeterliydi. Maalesef bu arada Fransa 1797'de Cezayir'den aldığı borcu ödemediği için 1827 yılında bölgeyi idare eden ve dayı denilen Osmanlı Beylerbeyi Ġzmirli Hüseyin PaĢa'nm Fransız Konsolosunu tokatlaması üzerine. Sayda. Çar'dan yardım istedi. öl hedesi ile Un MehmedH AndlaĢmasi i Büyükelçisi« istediği sonıfl| Osmanlı ord ğindeydiveljl KADIN 8 Ġkinci Kadı BeĢinci Kadına BaĢ Kadın E Hâciye Hosii Ġkinci Kac Efendi. Fakat Ruslar. Fransa ve Ġngiltere'nin araya girmesiyle. ġam.Artık halk ve devlet nezdinde yeniçerinin sonu gelmiĢti. PadiĢah. Fransa ve Rusya. 'M çekten imaret". Sulh halinde oldukları bir devlete aniden yaptıkları Navarin Baskını ile Osmanlı Donanmasını hatırdılar (Ekim 1827). ancak ordusuz olmasına rağmen Osmanlı Devleti Rusya'ya harb ilan etti (Nisan 1828). Trablus. ĢımarmıĢtı. Cidde. Ancak Fransa Eylül 1829'da Mora'yı iĢgal etmiĢ % *î< manii Devleti J^. ġam. Mahmûd'un inkılâblarına kırgın olan halk. Fransa Cezayir'e Haziran 1830'da asker çıkardı ve Temmuz 1830'da Ģehri teslim aldı. Ġbrahim K Osmanlı ordua. Bunun üzerine duruma Ġngiltere. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Ağustos 1829 tarihinde Londra Muahedesini imzalamak mecburiyetinde kaldı ve bu andlaĢma ile bağımsız bir Yunanistan Prensliği kuruluyordu. Yunanistan Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk devlet oldu. Osmanlı Devleti'nin eyâlet askerleri dıĢında düzenli bir ordusu kalmadığını gören Rusya durumdan istifade etmek istedi. Ağustos 1829'da Edirne'ye girdiler. doğuda Ahıska'ya ve batıda ise Varna'ya kadar gelince durum tehlike arz etmeye baĢladı. 12-2 14. Mehmed Ali PaĢa Anadolu'dan çekildi ve kendisine yedi Osmanlı eyâleti birden verildi (Mısır.: kaldı ve bu «¦ lanan Eylül 1 Ruslara bırakı Osmanlı I lan ilk de 1913'de Yunanı* Maalesef 6y ı yılında bölgeyi ida Fransız Koni kardı ve Temmu! Devleti. devletin içerdeki problemlerinden biri ortadan kalkmıĢ oldu. ġam. Ġbrahim PaĢa'yı sevinçle karĢıladı. 1838'de Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticâret AndlaĢması ile müthiĢ tavizler kopardı. Mahmûd'un 17.* yen Sayda Va»r tin'e gönderdi >:aj alarak Konya'ya« halk. Fransa'nın tehdidi üzerine donanmasını bile gönderemedi. Temmuz 1833'de imzalanan Hünkâr Ġskelesi Muahedesi ile Rusya da bazı tavizler kopardı. Mehmed Ali isyanını kullanan Ġngiltere. ĢımarmıĢtı. Filistin'e kaçan fellâhları geri göndermeyen Sayda Valisi Abdullah PaĢa'nm tavrını sebep göstererek oğlu Ġbrahim PaĢa'yı Filistin'e gönderdi ve burayı iĢgal etti. diğer devletler de bu fırsatı nasıl değerlendirebileceklerini düĢünmeye baĢladılar. Bu arada düvel-i mu'azzama adı verilen Ġngiltere. aralarında Temmuz 1827 tarihli Londra Protokolünü imzalayarak Yunan meselesini kaĢımaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne otonom bir Yunan Prensliği için tazyik etmek üzere donanmalarıyla Ġyonya Denizine kadar geldiler. Batıda Silistre'yi ve doğuda ise Erzurum'u teslim alan Ruslar.

Tek hedef. c. baĢlıca a'yânların askerlerini alarak Ġstanbul'a gelmelerine vesile oldu. sh. 2-332. 12. Ġstanbul 1292.Hayriye Sultân.Bezm-i Âlem Valide Sultân.Zer-nigâr Üçüncü Kadın Efendi. c. Ġkinci Ġkbal240 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dir. V. sh. 9. Londra Büyükelçisi olan Mustafa ReĢid PaĢa idi. c. I. te'dibi için bütün a'yân ve hanedanlar da'vacı olabilecek. 15-RâbPa Sultân. 11. 2-374. Anadolu'da Bozok Mutasarrıfı Cabbar-zâde Süleyman Bey ve Saruhan Mutasarrıfı Karaosmanoğlu Ö-mer Ağa gibi a'yânlar. kimi sancakta ve kimi de bir eyâlet çevresinde diledikleri gibi idareyi yürütür olmuĢlardı.AyĢe Sultân. 2-420. 4) Bunlara muhalefet edilirse. II.ġehzade Murad. büyük bir eyâlette bağımsız bir hükümet gibi davranmakta ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti'nin emirleri geçerli olmamaktaydı. sh. 12. sh. III. 21. sadrazamlık tarafından adı geçen a'yânlara ve benzerlerine da'vetnâmeler gönderildi. 3Hâciye Pertev-Piyâle Nev-fidân BaĢ Kadın Efendi. Bu bozgun sırasında II. 14. 53-93. 11. 2-382. Hatta Bilecik Derebeyi Kalyoncu Mustafa. sh.ġehzade Nizâmeddin. 17-Lebrîz-Felek Hanımefefendi. 13. Nizâm-ı Cedid'in ilgasından sonra dağılan eğitimli askerlerden beĢ altı bin kiĢinin baĢı olarak Kâdî Abdurrahman PaĢa da davet edildi.Misl-i Nâ-yâb Ġkinci Kadın Efendi.' tır . c. Mısır krizi devam ediyordu. sh. Ġstanbul 1302. I. 17. Tarih.Vuslat Üçüncü Kadın Efendi. Devletler ve Hanedanlar. 5.Atiyye Sultân. II. sh. X. 2310. Tarih. Dördüncü Ġkbâl. 8.Pertev-niyâl (Nihâi) Valide Sultân. .Fatma Sultân. IV. Mesela Rumeli'de Sirozlu Ġsmail Bey. 23. c.ġâh Sultân. BaĢ ikbal. Abdülmecid'in annesi ve Ġkinci Kadınefendi.ġehzade Mehmed. Osmanlı Tarihi. ÇOCUKLARI: 1. 19. 9. 7.Mihrimah Sultân. ĠKBALLERĠ: 14. 191-208. c. devlete itaatlerini temin etmek ve devletin emirlerinin her yerde geçerliliğini sağlamaktı. Ebr-i Reftâr Ġkinci Kadın Efendi. c. X.Pervîz-felek Dördüncü Kadın Efendi.Âdile Sultân.120-138. Mustafa Nuri PaĢa. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. al.Münîre Sultân. 4. XI. 7-Hâciye HoĢ-yâr Ġkinci Kadın Efendi.bir Pazar haline getiren bu andlaĢmanın mimarı. 15. c. birkaç defa PadiĢah fermanını dinlememiĢ ve getirenleri azarlamıĢtı. yer yer ortaya çıkan a'yân ve derebeylerin kimi bir kazada. Üçüncü Ġkbal. Bağımsızlık sevdasına düĢmüĢ bu a'yânların davet ile gelmeleri zor görünse de.Hüsn-i Melek Hanımefendi. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa'nın kendisinin de a'yân olması ve bu konudaki samimiyeti. IV. Cevdet PaĢa. Neticede Ģu esasları taĢıyan bir sened-i ittifak hazırlanmasına karar verildi: 1) Her halükârda devletin emirlerine uyulacak. Mahmûd ölüm döĢe-ğindeydi ve 7 gün sonra Temmuz 1839'da vefat eyledi. c. Öztuna.Sâliha Sultân. Kalyoncu Mustafa dahil olmak üzere. Ġstanbul 1291. Nitekim Osmanlı Devleti. 10.ġehzade Ahmed.Âlî-cenâb BaĢ Kadın Efendi. uzun zamandır Osmanlı Devleti'nde eyâletlerle saltanat merkezi arasındaki idarî bağ tamamen zayıflamıĢ. 2. c. 4.ÂĢûb-i Can Ġkinci Kadın Efendi. bütün a'yân ve hanedanlar devletin yanında yer alacak. sh. sh. Uluçay. 2-214. 246-254. 3-ġehzâde Abdülhamid.Zeyn-i Felek Hanımefendi. 6) A'yân 141 Asım Tarihi. c.Fatma BaĢ Kadın Efendi. Netâyic'ül-Vukû'ât. 5) Ġsyan eden ocaklara karĢı. XII. 16-Tiryâl Hanımefendi. 2) Her yerde kamu gelirleri Hazine adına toplanacak. 2. sh. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir? Bilindiği gibi. V.ġehzade Bâyezid. 5.Hamide Sultân. sh. 10. Ġstanbul 1293. 16. IX. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 3) Sadece ve sadece Devlet adına asker toplanabilecek. 22. 8. 18. 20.Cemîle Sultân141. Buna karĢılık a'yân ve derebeylerinin de emin olmaları gerekiyor ve devletten taahhüt istiyorlardı. gayet açık sözlü olarak ve biraz da patavatsızca bir açılıĢ konuĢması yaptı ve bu samimi konuĢması herkesçe takdir edildi. 2268. c.Zeyneb Sultân. sh. c. 6. Ahmed Lütfi.ġehzade Mehmed. 143.Nurtâb Dördüncü Kadın Efendi. 2-382. 87-167. bu andlaĢmadan istediği sonucu alamadı ve Mehmed Ali PaĢa 6 yıl sonra tekrar Nizip'e kadar geldi ve Osmanlı ordusunu yendi (Haziran 1839). sh. Sultân Abdülaziz'in annesi ve BeĢinci Kadın Efendi. 6. 2-184 (1255'e kadar) Karal.ġehzade Sultân Abdülmecid I. Alemdar Mustafa PaĢa.ġehzade Sultân Abdülaziz. c.Ayn-i ġah Sultân. ĠĢte bu a'yân ve derebeylerin itaat altına alınmaları için Ġstanbul'da umumi bir meĢveret yapılarak herkesin ittifakıyla gereken ıslâhatı yapmak ve devlete iĢlerlik kazandırmak üzere. sh. II. Alemdar PaĢa'ya güvenmeleri ve merkeze geldiklerinde tutuklanmamalarına olan inançları bu harekette mühim rol oynadı. 2-200 (1255'ye kadar).

adlî ve malî konularda gerekli düzenlemeleri yapma görevi bu meclise verilmiĢtir. Divan-ı Hümayun'un yasama yetkisini ve kazaî görevini ifa etmek üzere kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'dir. 3-9. Ancak Avrupa'yı kuru kuruya taklitten ibaret olan bu rüzgar. Lüzumlu görülen kanunları. Defterdar.s • Yi' s a. c. Yeniçeri Ağası. Cabbâr-zâde Süleyman. Ģeklî olmaktan öteye geçememiĢtir. V. 11 Muharrem 1254/1837'de kurulan bu müesseseler. yürütmenin yüksek bir kurulu mahiyetinde bulunan Dâr-ı ġûrây-ı Bâb-ı Ali'dir. 144. Târih. 144. Nakîb'ül-EĢrâf. Divan-ı Hümayun'un adlî yönünü devam ettirmiĢtir. Ġkincisi ise. II. Sadâret Kethüdası. ancak bağımsızlığın tamamen kaybedilmesine göre daha az zararlı olan bir düzenlemedir142. Divan-ı Hümâyûn fonksiyonunu kaybedince onu teĢkil eden idarî birimler de önemlerini yitirmiĢler ve bu gün de devam eden nezâret usulü (bakanlar ve bakanlar kurulu i. ReisülKüttâb. memleketin ihtiyaç duyduğu çeĢitli idarî. belki zayıflayan icra gücünü yeniden kuvvetlendirmek ve iĢlerlik kazandırmak üzere.9. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte e-dilmiĢtir? II. merkezî teĢkilâtta Ģu önemli değiĢiklikleri yapmıĢtır: Merkezî teĢkilâtın çekirdeğini oluĢturan Divan-ı Hümayun'un bir Ģûra meclisi olma özelliğini kaybetmesinden dolayı meĢveret usulünü yeniden canlandırmak ve Divan-ı Hümayun'un daha önceleri ifa ettiği icra ve yargı görevini birbirinden ayırmak üzere iki önemli yüksek kurul teĢkil edilmiĢtir: Birincisi. Yaptığı yeniliklerin çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin merkez teĢkilâtına aittir.I '. Osmanlı Tarihi. ġeyhülislâm. Sirozlu Ġsmail ve Çirmen Mutasarrıfı Mustafa gibi a'yân ve devlet ricalinin imzası bulunmaktaydı. Kara Osman-zâde Ömer. sh. c. Karal. Böyle bir sözleĢme. Yani her iki kurul da yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıĢlardır. Anadolu Beylerbeyi.. Mahmut. hiçbir Ģekilde anayasal bir belge değildir. 242 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ . ĠL t la-olar.r ı. 5-' c E. eski Divan-ı Hümayun'un görevlerini üstlenmiĢ ve baĢta yeni ihdas edilen nezâretlerin reisleri olmak üzere büyük devlet adamları bu kurulların üyesi olarak toplantılarına katılmıĢlardır. IX. Devletin idarî fonksiyonunu icra görevi tamamen bu müesseseye devredilmiĢtir. 29. sh. ka. 90-94. Mahmut. Ġstanbul Kadısı.1808'de imzalanan bu Sened-i Ġttifak'ın altında baĢta Sadrazam. Kazaskerler.Cevdet PaĢa. Umûr-ı Bahriye Nâzın. 400 senelik Osmanlı idarî teĢkilâtını Tanzimat'tan sonra kemalini bulacak olan yeni Ģekle sokmayı baĢarmıĢtır.• lerire ¦<"¦: BĠLĠNMEYEN OSMANLI 241 ve hanedanlara ittifakdaki bu Ģartlara aykırı davranmadıkları sürece taarruz ve müdâhele edilmeyecek. cu * manii t tıktan s değiĢil Hüm dır. 1241/1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapattıktan sonra kendisini daha güçlü hisseden II. uzun zamandır meydana gelen suiistimaller ile devlet bünyesinde açılan yaraların baĢka türlü tedavisine imkân bulunmuyordu. gerçi devletin bağımsızlığını zedeler. Gerçi devlet ile kendi vatandaĢlarından olan bir grup bey ve ağalar arasında bu Ģekilde bir ittifâknâme tanzim olunması ve yürütme gücünün belli Ģartlarla kayıt altına alınması. Sened-i Ġttifak. Bu meclis. bağımsızlık anlayıĢına aykırı görünse de. [. etkili bazı millet temsilcileri ile devletin temsilcileri arasında yapılmıĢ bir kamu sözleĢmesi mahiyetindedir.. 332-339.

. sh. Tarih. Yani devletin yürütme fonksiyonu çeĢitli bakanlıklar arasında paylaĢılma yoluna gidilmiĢtir.ahir 1255/1839).iıt| Osmanlı [ Yunan Ġ aynı kapınıııSj ve bugüne | FenerP 143 Cevdet PaĢa. 142-146. 156-160.ÇeĢitli vakıflara ait idarî teĢkilâtlar birleĢtirilerek 1242/1826'da Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti kurulmuĢtur. I. Üzülerek ifade edelim ki. -Bâb-ı Âli ÇavuĢbaĢılık unvanı De'âvî Nazırlığına (Adliye Bakanlığı) dönüĢtürülmüĢtür (1252/1836).Ģekli) benimsenmeye baĢlanmıĢtır. ġeyhülislâmlığın da bir nezâret gibi kabul edilmesinden sonra.. giyim. 193 vd. Ayrıca Dâr-ı ġûrây-ı Askerî oluĢturulmuĢtur. Asya'ya çekilmeye mecburuz" sözü yanlıĢ tatbik edilmiĢtir. yargı görevini yerine getiren adliye ve ilmiye mensupları düzene sokulmak istenmiĢtir. 205-216. setre. halk onu alkıĢlamayacaktı. Bu sebepledir ki. . II. Merkez TeĢkilâtı. Bu yüzden yapılan ıslâhat. sh. Mahmûd'un resimlerinin asılması. Avrupa'nın ilim. c. 1254/1838 tarihinde sadrazam ve sadâret tabirlerinin yerine baĢvekil ve baĢvekâlet ifâdeleri ikâme edilmiĢtir. bu basit ve öze yönelik olmayan batılılaĢma örneklerindendir. Tanzîmât hareketinin de hazırlayıcısı olmuĢtur. 253-259. Ġlk resmî gazete olan Takvim-i Vakayi'i de çıkaran ve baĢta Kanunnâme-i Cezây-ı Askerî olmak üzere devletin askerî ve sivil memurları ile ilgili hukukî düzenlemeleri yaptıran II. R. Fener Pıtfi Orta Kapmst| Küçük Kayrası himaye hakkı s içinde oldukta i cemiyet bunun l$l| tanıdığı Feneri soyluları ellyl Prens Ġpsi! ġubat 18/ koposu G( Mora manii Devle türlü i ne ve han Gregorios. sh. 1254/1838 tarihli Tarîk -i Ġlmîye Dair Ceza Kanunnâme-i Hümâyun'u ile de.Sadâret Kethüdâlığı ilga edilerek Umûr-i Mülkiye Nazırlığı (içiĢleri Bakanı) ihdas edilmiĢtir (1251/1835). ¦ . ama baĢkasının yürüyüĢünü de öğrenemedi143. 1 mümkün olacıtej dir. pantolon ve fes giyilmesinin mecburi hale getirilmesi. tam manasıyla bir çöküĢ ve yıkılıĢ devri olmuĢtur. edildi ve önai Patrikti diler taraftnö fazlasını da fi Rusların i.Sarayın iç idaresine bakan idarî üniteler Enderûn-u Hümâyûn Nezâreti adı altında yeni bir yapıya kavuĢturulmuĢtur (1249/1833). n sesesi. Halbuki akıllı ıslâhat yapılsaydı ve halkın inançlarına aykırı hareketlere gidilmeseydi. I I. Kısaca Osmanlı Devleti. 145. -Reis'ül-Küttabiık unvanı Hariciye Nezâreti unvanına çevrilmiĢtir (1251/1836). III. . Tarih. hem yapılanları halk destekleyecek idi ve hem de Kavalalı oğlu Ġbrahim PaĢa Kütahya'ya kadar geldiğinde. Devlet dairelerinde II. fen ve teknolojisi alınacak yerde. . kuĢam ve diğer pek de güzel olmayan âdetleri taklid edilir hale gelmiĢtir. Yapılacak ol Sultân A rettikten sontıl Bu ih. 297-306. » münâsebetleriK Çarı Aleksanttj "Türkleri n ve izzet-i nefisi Ji nelerinin k duygusunu k sarsıldığı gün. 374-375.Defterhane'nin yerine 1253/1838 yılında Maliye Nezâreti teĢkil edilmiĢtir.Baruthaneler Nezâreti ve benzeri askeri idareler ilga edilerek Harbiye Nezâreti te'sis edilmiĢtir (1251/1835). halk tarafından beğenilmemiĢtir. -Zahire Nezâreti ve Meclis-i Umûr-i Nâfia lağvedilerek yerine Ticâret Nezâreti ihdas edilmiĢtir (6. hatta sadece yeniçeriler kullandı diye mehterin ve mehterhanenin ilga olunması ve en önemlisi de sadâret ve sadrazam tabirleri yerine baĢvekâlet ve baĢvekil tabirlerinin kullanılmaya baĢlanması. AıteıĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Mahmut. UzunçarĢılı. II. Ahmed Lütfi. 277-278. Ģekle yönelik olarak yapılmıĢtır. 177-179. c. XII. Mahmûd dönemi baĢarılar ve zaferler devri değil. Mahmûd zamanındaki ıslâhat bir iki mesele dıĢında ö-ze değil. bütün ıslâhat hareketlerine rağmen. sh. c. Damad Halil Rif'at PaĢa'nın "Avrupa'ya benzemezsek. Bütün bu nazırlardan meydana gelen kurula da bakanlar kurulu anlamında meclis-i vükelâ ve heyet-i vekile denmiĢtir. Mahmûd döneminde kendi yürüyüĢünü terk etti. Karakoç. 311-322. II. Külliyât-ı Kavânin. Ter.

kapının açılmayacağına söz vermiĢler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmiĢlerdir. Bu sebeple. II. Mora. bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe. Yunan Ġhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır. Hatta idam önlenebilseydi. Hemen bu teĢkilâtı kaldırmayı denemedi ve 17 yıl bekledi. 106. bu ocağın kanunları ayaklar altına alındığından ve en önemlisi de yeniçeri ocağı askerleri. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. Nitekim Ġstanbul'daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. artık bu teĢkilâtın yürümeyeceğinde müttefik idiler. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. 61 vd. bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen Ġstanbul'lu Rum soyluları eliyle. c. 73. 12 ġubat 1821 günü Yunan Ġhtilâlini baĢlatan da. I. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir? 465 yıl. Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios. ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuĢtu. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır". 328 vd. III. tamamen çürümüĢtü. V. yine bu Patriğe bağlı olan Patras baĢpiskoposu Germanos'du. son Rus Harbinde patır patır dökülmüĢlerdi. Önce neferlerini ocağından seçerek ve ġeyhülislâm Tâhir Efendi'den ilga fetvasını alarak. mukavemetli. Ahmed Cevdet PaĢa gibi bazı tarihçiler. nr. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. sh. sadrazam tarafından Bâb-ı Âli'ye davet edildi ve önce sorgulandı. böyle kritik bir anda Patrik'in idam ediliĢinin Rusların iĢine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyet-i diniye ile tamamen Osmanlı Devleti'nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. Fener Patriği Gregorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir? Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya'ya Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri. c. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. Bu tarihten sonra. Âmme Hukukumuzun Anahatlan. Mesela Fener Beylerinden Prens Ġpsilanti. Osmanlı Devleti'ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıĢtırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı. Sultân Aziz devrinde. Müslümanların can. sh. her ne kadar daha fazlasını da hak etmiĢ olmasına rağmen. 180. Yeniçeri ocağına yaklaĢık 200 senedir vasıfsız insanlar alındığından. II. Çünkü Türkler.243 145. hem Çar'ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821'deki baĢkanıydı. 146. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi. onların Katolikler tarafından hor görülmelerine. Takvim-I Vakayi. 163. sabırlı. PadiĢah da. Fener Patrikhânesi. Çünkü Osmanlı Devleti. Rum isyancılar tarafından Ekim 1821'de tamamen iĢgal edilince. Mayıs 1825'de EĢkinci Ocağı denilen eğitimli ve düzenli bir ordunun . Osmanlı Tarihi. 125. önce Osmanlı Devleti ĢaĢırdı. Ter. Ankara 1988. her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldıKavânin. Maneviyatları sarsıldığı gün. Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. askerliği bırakıp siyâsete.. Yapılacak olan. servete ve sefâhete bulaĢtıklarından dolayı. Karal. Ahmed. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios'un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi. Okandan. 244 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ğı bir mekân olmuĢtur144. Fâtih'in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi. 142-167. Mahmut Dönemi Belgelen. devlet ricali de ve hatta yeniçeri ağaları da. mal ve ırzlarının korunmasında ve kısaca 24 milyon km2/lik Osmanlı diyarının fethedilmesin-de büyük payı olan Yeniçeri Ocağı. Mahmûd zeki bir devlet adamıydı ve tarihden de ders almıĢtı. bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi. Bu hasletleri. 1814'de Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuĢtu. Rumlar. sh. 140. Osmanlı Devleti'nin zaferden zafere koĢmasında. Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi. I. Akgündüz.

113. Sadrazam Benderli Selim PaĢa. sh. Ahmed Refik. Artık Mehmed Ali PaĢa. Tahta çıktığı zaman devlet Nizip bozgunu gibi acı bir olayla dertli idi. Nizâm-ı Cedid ve teceddüd hareketi. Abdülmecîd. Mesela kabristanlardaki âbidevî yeniçeri baĢlıklarının tahrip edilmesi. Yeniçeri ağalığı yerine seraskerlik makamı ihdas olundu ve Ağa Hüseyin PaĢa ilk 144 Cevdet PaĢa. II. sh. Yeni bir Osmanlı ordusu kurularak adına Asâkir-i