NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?

Bilindiği gibi, 1999 yılı, 600 küsur sene Müslüman Türk Devleti olarak üç kıtada hâkimiyetini sürdüren Osmanlı Devleti'nin 700. kuruluĢ yıldönümüdür. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıldönümü münasebetiyle, Ģu anda 35 küsur devletin eski mirası olan Osmanlı Devleti ile alakalı lehte ve aleyhte çeĢitli etkinliklerin düzenlenmesi kaçınılmazdır. Amerika BirleĢik Devletlerinde misafir Profesör olarak bulunduğum 1997-1998 ders yılında, baĢta Princeton Üniversitesi olmak üzere, Amerikan bilim kuruluĢlarının da bu kutlamalara etkin olarak katılmayı düĢündüklerini müĢahede ettim. Paris'teki meĢhur mağazaların Osmanlı Katı döĢediklerini ise basından öğreniyoruz. Bu arada 700. yıldönümü münasebetiyle, ülkemizin iç ve dıĢ düĢmanlarının da, baĢta Ermeniler olmak üzere, bu vesileyle tarihî iftiralarını tekrarlamak üzere çeĢitli platformlar oluĢturacağı da, kulağımıza gelen duyumlar arasındadır. Bir çeĢit Osmanlı ile Cumhuriyetin buluĢması yani milli buluĢma olması gereken bu yıldönümünde, vatanını, milletini, devletini ve milli tarihini seven herkesin, bu kutlamaların milli buluĢma haline gelmesi için elinden gelen gayreti göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. Sağı ile solu ile her kesim kabul etmektedir ki, millet olarak bizim üç büyük düĢmanımız vardır: cehalet, ihtilaf ve fakirlik. ĠĢte Osmanlı ile Cumhuriyet'in buluĢmasını engelleyen en büyük maniin milli düĢmanımız olan cehalet yani doğru tarihi bilmemek olduğu kanaatindeyiz. Her gittiğimiz toplantı ve uğradığımız mecliste, bakkalından da ilim adamından da bize yöneltilen sorulardan ve bizim de verdiğimiz cevaplar faslından sonra, mutlaka ortaya çıkan bir rica ve istek var: Acaba Osmanlı Devleti ile alakalı çokça sorulan ve Türk vatandaĢıyım diyen herkesin mutlaka bilmesi gereken soruların cevaplarını ihtiva eden bir el kitabı hazırlayamaz mısınız? Maalesef toplumumuz az okuyan bir toplum. Mevcut eserler, ya toplumun çoğu kesimlerinin anlayamayacağı kadar bilimsel ve ağır ya da sorulara cevap veremeyecek kadar doğrulardan mahrum. Bu, milli bir görevdir. ĠĢte bu arzuyu dile getirenlerden biri de, haseneleri ve seyyieleri ile ahirete intikal eden rahmetli Adnan Kahvecidir. Maliye Bakanı olduğu ilk günlerde beni Ankara'ya çağırmıĢ ve Ģu tesbitleri bir istirham mahiyetinde yapmıĢtı:

"Muhterem Hocam! Eğitim hayatımda Osmanlı Devleti ile ilgili doğru bilgileri öğrenememiĢ ve aleyhte öğrendiğim bilgilerin yanlıĢlığını ve tarihimizi toptan inkârın zararlarını ancak Amerika'daki tahsil hayatımda anlamıĢtım. Bizim Osmanlı'yı batıran kurum diye gördüğümüz 'iltizam' usulünü Amerika'nın vergi toplamada kullanmak istediği modern bir iktisat teorisi olarak mastır derslerimde görünce ĢaĢırdım ve tekrar Osmanlı'yı incelemeye baĢladım. Ġlk iĢim sizin Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserin 1. Cildini okumak oldu. Ancak bu tür eserleri herkesin okuması mümkün değil. KeĢke Osmanlı devleti ile ilgili önemli soruları, bu eserlerinizin özeti olmak üzere 500 sayfa halinde özetleseniz ve adını da "BĠLĠNMEYEN OSMANLI" koysanız, ben de en az 500.000 adet bastırıp bütün meraklı insanlara dağıtsam.".

SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ? Böyle bir eserin telif edilmesine vesile olan sorular, 1983 yılından beri yürüttüğümüz ilmî araĢtırmalar ve Anadolu'nun muhtelif bölgelerinde verdiğimiz yüzlerce konferanslar neticesinde ortaya çıktı. Soru bankamızda yaklaĢık, okuyuculardan ve dinleyicilerden yazılı olarak bize tevcih edilen 5000 soru birikti. Bunları tasnife tabi tuttuk. Mesela 503 soruyla harem konusu sorulan konuların baĢında geliyordu. BaĢta Yıldırım Bayezid olmak üzere, Osmanlı PadiĢahlarının içki içip içmemeleri, 276 soruyla ikinci sıradaydı. Bunları, kardeĢ katli, Osmanlı devleti'nde hak ve hürriyetler, PadiĢahların hac meselesi, Sultân Vahidüddin'in vatan hâini olup olmadığı gibi sorular takip ediyordu. Tabii ki, bu alanda yapılmıĢ benzeri araĢtırmalar da bizim için ilham kaynağı oldu. Sonradan karĢılaĢtığımız insanlar da bu isteği tekrarlayınca, 700. YIL MÜNASEBETĠYLE 700 SORUDA BĠLĠNMEYEN OSMANLI kitabını hazırlamanın ve çok sayıda basarak bütün muhtaç ellere ulaĢtırmanın milli bir görev olduğunu düĢündük. Ancak dostların ikazıyla bunun da fazla kabarık olacağı, ayrıca bu da yayınlansa dahi, bunlardan 300 sorunun hassasiyetle seçilerek "Bilinmeyen Osmanlı" el kitabının mutlaka neĢredilmesi gerektiği kanaatine vardık. Yıllar önce böyle bir eseri telife Ahmed Akgündüz olarak baĢladım. Ancak bu projenin çok yönlü olduğunu görünce, değerli meslektaĢım Ġktisat Tarihçisi Doç. Dr. Said Öztürk'ün de, birikimiyle birlikte, özellikle Dördüncü Bölümdeki Osmanlı Ġktisadı konularını kaleme alarak bu projeye katılmasını arzu ettim. MeslektaĢımın Osmanlı iktisad tarihi ile ilgili katkıları; eserin daha mükemmel olması için kaynaklara müracaat etme ve yazılanları gözden geçirme gibi yardımları, böyle bir eserin iki imza tarafından yayınlanması imkânını doğurdu. ESERDE TAKIP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER Önemle ifade edelim ki, bu eser kronolojik anlamda bir tarih eseri değildir. Mutlak manada bir tarih felsefesi kitabı da değildir. Doğrudan doğruya bir fikir tarihi eseri de değildir. Hukukî değerlendirmeler her satırında bulunsa bile, bu kitap bir Osmanlı Hukuk Tarihi de değildir. Bu eser, tarih, hukuk, kültür, medeniyet ve iktisat tarihi gibi çeĢitli alanlarda, Osmanlı Tarihi ve Devleti ile alakalı olarak sorulan veya bazı kesimler tarafından kasden ortaya atılan soruların cevapları olan bir el kitabıdır. Bu eser; bir Osmanlı tarihçisinin müstağni kalamayacağı kadar ele aldığı bazı konuları derinlemesine irdelemekten geri kalmamıĢtır; bir Ġslâm Hukukçusunun merak edebileceği kadar hukukun bazı uygulamalarına ayrıntılı olarak girmiĢtir; bir esnafın ilgi duyacağı kadar ilginç sorulara cevaplar aramıĢtır; bir öğrencinin okuyacağı kadar anlaĢılabilecek bir dille kaleme

alınmıĢtır; bir tarih hocasının el kitabı olarak kullanabileceği kadar öğrencilerinin merak ettiği ve kendisine sorduğu konulan tartıĢmaktadır; kısaca, her Müslüman Osmanlı torununun okumaktan uzak kalamayacağı kadar doğru tarihi anlatmaya çalıĢmıĢtır ve nihayet Osmanlı tarihine ilgi duyan yerli ve yabancıları celb edecek kadar bakir mevzuları konu edinmiĢtir. Eserde, bazılarının belki de fazlalık kabul edebileceği Osmanlı PadiĢahlarının hayat hikâyelerine de girdik; ancak bu, hem diğer soruların anlaĢılabilmesi için zaruri idi ve hem de anlatıĢ tarzı konuyu bilenleri dahi cezbedecek kadar farklı oldu. Niyetimiz, tarihin tashih edilmesidir. Bu tashihi toplumun kahir ekseriyeti arzulamaktadır. ĠĢte bu eser, mezkûr arzunun meyvesi olmuĢtur. Her eserin yazarı, kaleme aldığı kitapta vazgeçemeyeceği bazı prensipleri ortaya kor; üslubunu ve muhtevayı o prensiplere göre tanzim eder. Elbette ki, bizim de bu eseri kaleme alırken devamlı müracaat ettiğimiz vazgeçilmez düsturlarımız ve prensiplerimiz vardır.

Okuyucuları hazırlamak açısından, bu prensiplerden bazılarını zikretmek istiyoruz:

1)
Günümüzde, Osmanlı Devleti'ne cephe alan belli mihraklar ve karanlık güçler, üç kol halinde, en uzun ömürlü Ġslâm Devleti olan Osmanlı Devleti'ne hücum etmektedirler: Birinci kol, Ġslâm'a düĢmanlıklarını açıktan ortaya koyamayan ve bunu Osmanlı düĢmanlığı adı altında yürüten din ve tarih düĢmanlarıdır. Bunlar, kusurlarıyla birlikte, Ġslâm'ı hayatın bütün safhalarında yaĢayan ve yaĢatmaya çalıĢan Osmanlı Devleti'ni tenkid etmekle, açıktan yapamadıkları Ġslâm düĢmanlığını böylece yapmıĢ oluyorlar.

Ġkinci kol ise, altı yüz sene, Ġslâm'ı neĢretme hizmetindeki Osmanlı Devleti'ne ayak bağı olmuĢ, Ġslâm'ı kendi safiyetinden çıkarmaya çalıĢmıĢ bir devletin fikir propagandalarına kanan ve tarihimizi tam bilmeyen bazı saf Müslümanlardır. Üçüncü kol ise, Osmanlı Devleti'nin bütün Müslümanları kucaklayan ümmet ve Osmanlı Milleti anlayıĢına karĢı çıkan ve yanlıĢ olarak Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı gibi göstermeye çalıĢan belli bir ekiptir. Özellikle Fâtih'in kapıkulu sistemini ve Sokullu gibi baĢka ırklara mensup Osmanlı devlet adamlarını acımasızca tenkit edenler bu grup içinde yer almaktadırlar.

Her üç kolun da ellerinde koz olarak kullandıkları en önemli mevzulardan biri, Osmanlı padiĢahlarının ve Osmanlı Devleti'nin, Ġslâm dininin, içki yasağı ile alâkalı hükümlerini hiçe saymaları ve aĢırı bir içki mübtelâsı olmaları Ģeklindeki iddiadır. Harem mevzuu da bu tür iddialarla bezenerek ve süslenerek vatandaĢın önüne çıkarılmak istenmektedir. ĠĢte bu Kitapta, zikredilen ekiplerin kasden ortaya attıkları iddialar teker teker aydınlığa kavuĢturulacaktır.

2)
Osmanlı Devleti, büyük bir devlettir. Osmanlı Tarihi konusunda kalem oynatmak da büyük bir iĢtir. Büyük iĢlerde sadece kusurları gören cerbeze ile hareket edenler, hem aldanır ve hem de aldatırlar. Cerbezenin Ģanı, bir kötülüğü sümbüllendirerek bütün güzelliklere galip getirmektir. Bir adamdan bir sene içinde meydana gelen pis kokuları bir anda meydana gelmiĢ gibi hayal ederek o adama bakarsanız, o adam nazarınızda çok çirkin hale düĢer. ĠĢte eğer cerbeze ile 600 yıllık zamanda 20 milyon km2'lik mekânda Osmanlı Tarihi içinde dağınık halde meydana gelen bütün kötülükleri toplar ve o siyah perde ile Osmanlıya bakarsanız, o zaman kapkaranlık bir tarihle karĢılaĢırsınız. Cerbeze, bütün çeĢitleriyle garip Ģeylerin makinasıdır. Gerçekten de cerbezeli bir âĢıkın nazarında bütün kâinat sevgiyle oynaĢmakta ve gülüĢmektedir; ama çocuğunun vefatıyla matem tutan bir ananın nazarında umum kâinat hüzün içinde ağlaĢmaktadır. Halbuki ikisi de doğru değildir. Tarih, bir olaylar ve insanlar bahçesidir. Sizden biriniz, bir saatliğine gezinmek için bir bahçeye girseniz, noksanlardan beri olmak ancak cennet bahçelerinin özelliklerinden olduğundan ve her kemale bir noksan karıĢtırmak da bu dünyanın gereklerinden bulunduğundan, o bahçenin bazı köĢelerinde pis ve murdar Ģeylere de rastlayabilirsiniz. Tabi'atı bozuk olanların, sadece o bahçedeki çürümüĢ ve kokuĢmuĢ Ģeylere gözü takılır. Sanki o bahçede baĢka bir Ģey yok gibi, hayal ve vehminin de tahrikiyle bahçeyi kendi gözünde mezbeleye çevirir; midesi bulanı ve kusar. Halbuki akıl böyle bir bakıĢı tasvip edebilir mi? Güzel gören güzel düĢünür; güzel düĢünen güzel görür; güzel gören hayatından lezzet alır. ĠĢte biz, girdiğimiz Osmanlı tarih bahçesinde sadece kirli ve murdar Ģeylere değil; açmıĢ çiçeklere ve kokan güllere de bakacağız. Makam için fetva veren TurĢucuzâdelerin yanında Kanuni'ye karĢı çekinmeden 'PadiĢah emriyle nâ-meĢrû' olan nesne meĢru' olmaz' diyerek haykıran Ebüssuud'dan; Torlak Kemal ve Mithat PaĢaların yanında Molla Fenari'den ve Ahmed Cevdet PaĢa'dan; devleti periĢan eden Tal'at-Enver-Cemal üçlüsünün yanında Pîrî Mehmed PaĢa ve Köprülü Mehmed PaĢa'dan; körü körüne ilmî geliĢmelere karĢı gelen Kâdîzâde'lerin yanında Lagari Hasan Çelebi ve Ġsmail Gelenbevî'den de bahsedeceğiz

. Biz tokadımızı Antranik ile beraber Enver PaĢa'ya ve Venizeios ile beraber Said Hâlim PaĢa'ya vurmayacağız. Nazarımızda vuran da sefildir diyeceğiz. Kısaca tarihimizde görülen menfilikleri bir testi pis su olarak görüyoruz. Bir testi pis su bir denize dökülürse, denizi kirletmeyeceğine ve hatta kendisinin de temizleneceğine inanıyoruz.

3)
Tarihe bakıĢ açımız, 600 yıllık Osmanlı tarihinin iyiliklerini de kötülüklerini de görebilecek bir gözlükle olacaktır. Yoksa kötülük bulunmayan hiç bir tarih devri mevcut değildir. Ġyilik tarafı bulunmayan tarih devri de yoktur. Tarihe böyle bakanlar, kendileri yanıldıkları gibi, baĢkalarını da yanıltırlar. Allah etmesin, böyle bakıĢ açısı olanlardan biri bin sene yaĢayacak olsa, hayalindekine uymadığından Hz. Ömer'in idaresini bile tenkit edecektir. Bu hayalin neticesi olarak, yapıcı değil, yıkıcı bir nazarla tarihe bakacaktır. Unutmayacağız ki, tarih boyunca, iyilikleri kötülüklerine ve sevapları hatalarına ağır basanlar, her zaman mağfiret ve affa müstahaktırlar. Allah'ın haĢirdeki adaleti de böyle hükmedecektir. Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" mertebesinde fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Osmanlı Tarihi boyunca nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmiyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. Nitekim bir hatt-ı hümâyûnda Osmanlı sultanı Ģer'-i Ģerife bağlılığını Ģöyle açıklıyor: "cümlemizin baĢı Ģeri'at-ı mutahharaya bağlu oldığından kâffe-i eral ve harekâtımızı ana tatbik etmeğe sa'y eder isek, ol vakit ruhaniyât-ı peygamberi dahi hoĢnud ve razı olarak Cenab-ı

Hayr'un-nâsırîn Devlet-i Aliyyemiz'de fevz ü nusret ü tevfikât-ı samedaniyesine mazhar edeceğine kafa Ģüphe yokdur".

4)
Elbette ki tarihe tenkit gözüyle de bakacağız. Ancak insanı tenkide sevk eden sebep ya tenkit ettiği Ģeye duyduğu nefret hissinin tatminidir; düĢmanın ayıbını görerek tenkit etmek gibi. Yahut da tenkit ettiği kiĢiye karĢı beslediği Ģefkatin tatminidir; dostun aybını görüp tenkit etmek gibi.

ĠĢte özellikle tarih alanında, doğru veya yanlıĢ olması muhtemel olan aleyhteki bir konuda (Yıldırım'm intihar etmesi ve içki içmesi iddiaları , iddiayı kabule meyletmek nefretten ve reddetmek ise Ģefkattendir; ancak lehte olan bir konuda (Yıldırım'ın intihar ettiğini ve içki içtiğini reddetmek gibi) kabule meyletmek Ģefkatten ve reddetmek ise nefrettendir. Önemle ifade edelim ki, tenkide insanı sevk eden Ģey, sadece ve sadece hakka taraftarlık ve gerçeği ortaya çıkarmak arzusu olmalıdır. Asrımızda özellikle de Osmanlı Tarihi konusunda, en büyük hastalığımız, cerbeze ve gurura dayanan tenkittir. Gerçekten de tenkidi, insaf düsturu iĢletirse, gerçeği ortaya çıkarır, berraklaĢtırır; ama gurur ve cerbeze kullanırsa, tarihi tahrip eder ve parçalar. Mesela son zamanlarda piyasaya çıkan Osmanlı Tarihi ile ilgili bazı eserler, bu manada tarihi tahrip vazifesini yapmaktadır. Biz ise, tarihi tahrip etmeyi değil, tashih ve tamir etmeyi amaçlıyoruz. Biz, ecdadımıza dostuz; onun için nefret duygusuyla değil; Ģefkat duygusuyla, ama hakkın ortaya çıkması için tenkit edeceğiz.

5)
Son 100 yıldır Türkiye'deki yayın organlarının çoğunluğu, her devirde farklı kelimeler üreterek, Avrupa'nın güzelliklerini bizim kötülüklerimizle ve asırların birikimi olan medeniyetin güzel meyvelerini tarihimizdeki bazı Ģahısların kötü halleriyle mukayese ederek, cerbeze ile tarihimizi çirkin göstermektedir. Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti tamamen ona mal ederek ve Ġslâmiyetin düĢmanı olan geri kalmayı Ġslâm'a dost göstererek feleği ters çevirmeye çalıĢmaktadır. ĠĢte biz bu eserle, bu yanlıĢ kıyasları düzeltmeye çalıĢacağız. Halbuki tarihle günümüzü mukayese ederken, birbirine benzeyen Ģeyleri kıyaslayıp kıyaslamadığımıza dikkat edeceğiz. Çünkü ancak birbirine benzeyenler mukayeseye girerler. Mesela Osmanlı'daki saltanatı, ancak Ortaçağ Avrupa'sındaki Krallık ile mukayese edebilirsiniz; Osmanlı hukuk sistemini, ancak siyahlara ayrı ve beyazlara ayrı kanunları tatbik eden Avrupa kanunları ile kıyaslayabilirsiniz; Osmanlı Haremini ancak beraber olduğu yüzlerce kadınların heykellerini saraylarının duvarlarına diktiren Avusturya krallarının hayatıyla kıyaslarsanız, o zaman doğru sonuçlara varabilirsiniz.

Eğer Avrupa'ya çok Ģiddetli bir bağlılık ve kendi milletinin tarihine ise derin bir nefret duygusuyla, Avrupa'nın nâ-meĢru veledi gibi davranırsanız, o zaman, tahrip fikri ve aldatıcı cerbeze ile, geçmiĢine isyan eden bir hicivci; ecdadına iftira eden bir müfteri ve kendi milletinin haysiyetini yerle bir eden hayırsız bir evlat olursunuz. Artık böyle davranan kalemlerde, gurur ve benliğin de etkisiyle, milletine karĢı dinen ve aklen mükellef olduğu Ģefkat hissi yerine tahkir duygusu; sevgi yerine nefret; benimsemek yerine hafife almak; saygı yerine geçmiĢini cahil göstermek; merhamet yerine böbürlenmek ve nihayet hamiyet yerine asılsızlık ve soysuzluk alâmetleri görülmeye baĢlar. Maalesef her gün misâllerini basında görmek mümkün olan bu tip kalemler, Paris'te gayr-ı meĢru eğlence aleminde çıplak bir kadının giydiği elbiseyi överler; tarihe altın sayfalar yazdırmıĢ olan muhterem bir hocanın veya kâdî'nin elbisesini yererler. Önemle ifade edelim ki, tarihine ve dinine taraftarlık içinde olanlara mutaassıp tabiriyle hücum eden bu çeĢit Avrupa kâselisleri, kendi mesleklerinde, en az tenkit ettikleri dindar ve vatanperver kalemlerin yüz katı kadar mutaassıptırlar. Bunların Shakespeare'i överken yaptıkları aĢırılıkları, tarihini ve dinini seven insanlar Abdülkadir-i Geylani veya Fâtih Sultân Mehmed hakkında yapsalar, herhalde bu çeĢit kalemler tarafından tekfir bile edilirler. ĠĢte bu kitabı kaleme alırken, son zamanlarda aĢırı derecede artan bu tarih yobazlığını da nazara alacağız ve onlar gibi davranmamaya çalıĢacağız. Kitabımız Dört Bölümden teĢekkül edecektir. Birinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nin Siyasi Tarihi ile ilgili önemli sorulara ve cevaplarına yer vereceğiz. Ancak her PadiĢah ile ilgili, çokça sorulan soruları, hukuk veya iktisadı ilgilendirse dahi, bu kısımda cevaplandıracağız. Mesela, Fâtih'i anlatırken Kanunnâmesinde yer alan kardeĢ katlini ve Yavuz'u anlatırken ona isnad edilen Kürt Katliamı iddiasını cevaplandırmadan geçmeyeceğiz. Ġkinci Bölümde, Osmanlı Devleti'nde Sosyal Hayat ve Haremle ilgili soruları cevaplandıracağız. Üçüncü Bölümde, Osmanlı Hukuk Sistemi ve Devlet TeĢkilâtı ile alakalı meseleleri inceleyeceğiz. Son ve Dördüncü Bölümde ise, Osmanlı Ġktisadı ve Mali Hukuku ile ilgili bazı soruların cevaplarını zikr edeceğiz. Maalesef, bu dört alanda da, bize ulaĢan sorulara, yerimizin darlığı sebebiyle, istediğimiz gibi yer veremedik. Ancak bir Ģey tamamen elde edilemezse, tamamen de terk edilmemeli dedik ve bu kadarla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Allah ömür verirse, bütün sorulan kapsayacak bir eseri, 700 Soruda Bilinmeyen Osmanlı adı altında ve iki cilt halinde resimler ve belgelerle birlikte yayınlamak istiyoruz. Yeniden gözden geçirdiğimiz bu yeni baskıda, birinci baskının bazı maddi hatalarını ve imlâ hatalarını tesbit ettik ve tashih eyledik. Bütün titizliğimize rağmen, hatalardan kurtulamadığımızı gördük. Ancak okuyuculardan gelen yapıcı tenkitler de, bizim için Ģevk ve aĢk kaynağı oldu. Bunlardan özellikle Ģu tenkitleri zikretmekte yarar vardır: 1) PadiĢahların kendi cariyeleriyle evlilikleri, nikâh akdinin sonuçlarını doğurmadığından, dört kadınla evlenme sınırına da mani teĢkil etmeyeceğine dair olan tavzîhî tenkit bizim için birinci derecede önem arz etmektedir. Ancak hür kadın üzerine cariye evlenilmesini. Maliki hukukçular caiz görmektedirler.

2) Yavuz'un küpesinin ġii mezhebindeki insanlarla ülfet olsun diye takılmıĢ olması görüĢü biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor bizlere. 3) Maalesef Gazi Osman PaĢa'yı esir yerine Ģehid diye zikretmemiz mutlaka tashih edilmesi gereken bir maddi hata. BinbaĢı Çerkez Hasan ile alakalı hata da buna benzemektedir. 4) II. Süleyman'ın babası olarak I. Ġbrahim yerine I. Ahmed'in zikredilmesi de önemli bir maddi hatadır. Bunun dıĢındaki hatalar, imlâ hataları olmaktan öteye gitmiyorlar. Bunları da mümkün mertebe tashih eyledik. Böylesine konu yoğunluğu bulunan 528 sayfalık bir eserde, bu tür hatalar ister istemez oluyor. Okuyuculardan gelecek yeni tenkitleri nazara alarak bu tür hataları tashih etmeye hazır olduğumuzu hemen ilan edelim. Eserin sağcısıyla solcusuyla, dindarı ile dindar olmayanı ile, siyasetçisi ile memuru ile, öğrencisi ile öğretim üyesi ile, Cumhuriyet ile Osmanlı'nın aynı milletin eserleri olmaları noktasında bir köprü vazifesi gördüğü yolunda, herkesim tarafından tasvip edilmesi, bu gayeyi birinci hedef kabul eden müellifleri memnun etmiĢtir. Ayrıca Osmanlı Devletinde insanlar yakıldı mı? Osmanlı sadrazamları hep öldürüldü mü? gibi güncel konuların da mutlaka bu eserde yer alması gerektiği konusunda ittifak hasıl olmuĢtur. ĠnĢâallah gelecek baskılarda bunu da yapacağız. Bu eseri okuyuculara sunarken, eserin bu hale gelmesine vesile olan insanlara teĢekkür etmeyi vazife addediyoruz. Bunların baĢında eseri okuyarak kıymetli fikirlerini beyan eden EĢim Saime Belkıs Akgündüz Hanımefendiye; oğlum Emrullah Akgündüz'e; değerli büyüğüm Vahdet Yılmaz Ağabeye; değerli kardeĢim Mustafa Karaman Bey'e; teknik meselelerde bize yardım eden Osmanlı AraĢtırmaları Vakfı Müdürü Mehmed Emin ġahin Bey'e; maddi desteklerini esirgemeyen herkese ve Vakfımızın Mütevelli Heyetine teĢekkür ediyor; muvaffakiyet Allah'dan olduğuna gönülden inanıyoruz. 15.08.1999 Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ

ĠÇĠNDEKĠLER NEDEN "BĠLĠNMEYEN OSMANLI"?................................................................3 SORULAR NASIL TESBĠT EDĠLDĠ?.................................................................4 ESERDE TAKĠP EDĠLEN GENEL PRENSĠPLER..................................................4 ĠÇĠNDEKĠLER................................................................................................9 BĠRĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLETĠ'NĠN SĠYASĠ TARĠHĠ I- OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ......................23 1. Osmanlı Devleti, Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır?.......................................................................................23 2. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur? Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir?.............26 3. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir?....................................................................................................28 4. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz?....................................................29

..................................¦¦..................31 6............ DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır?............. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde.... hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız?.............................38 II-ORHAN BEY ZAMANI............................37 9.»..... hakkında kısa bilgiler verir misiniz?. bunların Ağalarını Ve Merkezdeki Askerî TeĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız?.............................................................. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu ......44 10 14...... Karamanoğulları ve Germiyanoğullan gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz?.................45 16.. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları... Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti............... Murâd'ı................................... Sultân Orhan........ Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir...... Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkilen hakkında neler biliyoruz?......................... Yeniçerileri.............. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen....................... Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı..50 19... Özellikle bu olayı açıklar mısınız?.........39 11........... Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir?...........................44 15...................... Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları...... çocuklarını................................. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı topraklan onun zamanında ne kadar büyüdü?........... Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve Alevî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia .46 17........................................... Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır?.............. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere............42 "'"• 13................................................... Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir?.........41 III... DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu?...... imza attığı ilklerden bazıları nelerdir?...42 ¦'•'¦¦' 12................ Sultân I........... Osmanlılar....SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ.................................. 10.............36 8................ Koca Bizans'a karĢı......51 20.............48 18................... Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve Alevî geleneğine bağlı olduğu............. özellikle VVittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum.........34 7...............39 ..........5....................... Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir?........... Âhiyân-ı Rum........................................... DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır?........

................... Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I..80 37............................................... Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? .......55 22.......... Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir.................................. KardeĢ Katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır?....... Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir..................... bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler............. Bu doğru mudur?..... Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti.......... Sultân Murâd'ın kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur?................. KardeĢ katli meselesinin Ģerl dayanağı var mıdır?.............................................. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır.....68 30...........75 35............... Bu iddia doğru mudur?.....................55 21.......................................................................................63 29....................... Süleyman)?...........60 V-FETRET DEVRĠ.........70 VII................... Fâtih Sultân Mehmed'in kardeĢi Ahmed'i katlettiği ı ...84 39..................53 IV-YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ.........................62 27...................................... MURÂD DEVRĠ.................. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir.... Sultân Musa Çelebi kimdir?.........................................62 26... KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat.............................69 32........76 36......................... Bunlar hakkında ne dersiniz?........ Fetret Devri ne demektir?.......63 28................................................SULTÂN II...... yürümüĢ müdür?.........OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ71 33..................... Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları özetler misiniz?........................ ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur?.. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir.. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir?................ döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz?.........68 31...................................................................................................71 34.......... Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplen nelerdir?........ Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir?..................... Bütün bu iddialar doğru mudur?...............................85 40................................... nazariyata uygun ..............................80 38................................................................................ II.........................62 25........ Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli..edilmektedir............................................. Murâd'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir.............................................. Bu ne demektir?.........57 23......... Fâtih'in babası Sultân II......... Bir kısım tarihçiler............................................. I..................-..........65 VI..................................................... Bu iddianın aslı var mıdır?...................... çocukları............59 24..............................................................................................

..... Hıristiyanlara j Ġstanbul'u yakıp yıkl 53.. Bazı yazarların i Kanunnâmelerde vj tabirleri nasıl a 55....97 47.......... Fâtih : babasının bu« 61..... Fâtih devrinden I aristokrat t aleyhinde temizlediği 60.n......... Dünyanın i söylenmek! yürütülmujtur?"» vni............. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir.... II................ Hür kadınlar yaĢamalarının Jtrt 1 57.....41.......... Osmanlı C 52.................. Fâtih Sultân Mehrr üzere... Bu iddialar doğru mudur?. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir......... Ġstanbul'un fethi ! var... Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise..................... O zaman... Bu doğru mudur?.. 44............................. 62......... I iddianın «ti BĠLĠNMEYEN OSMANLI 11 40......... astırdığını duyuyoruz.. Sultân Fâtih'in kendi kanı kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı 42..... Fâtih Sultân Mehmed zehir.... Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II.. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandarlı Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi?............ Osmanlı Padlj! mudur?. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız?...... Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir?.............. Bu iddialar ti 49............. Bu doğru mu?........95 46.89 42...... Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. Fâtih'in içki içtiği v«J neler söylenebilir?............. 45... Fâtih Sultân Mehmed'in Hı iddialar doğru mudur?.. 50.. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?... Bazı I meselenin aslı ve e 51........................................................... Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir..... astırdığını duyuyoru ilgili serî hükümlerle 46....................... Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine . Meselenin esası nedir?............98 ...................................... Ulubatlı Hasan olayı | 48... ĠstifrâĢ Hakkı veylj 58................ Fâtih döneminde» Ġ Cariyelerle ali» ( Osmanlı Sarayın») 59........................90 43..........94 45......... Fâtih Sultân Mehmed'in aı yazarlarca söylenmektedir. Bu doğru mu?.... Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor.... Ġç oğlan kavramı kul edilmektedir. Hattsj sürülmektedir.......... Fâtih Sultân Mehmed* 54..............93 44....................... ............ özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir..... Fâtih Sultân Mert Türk asıllı bir aile 47... Sultân II................ Fâtih baĢta olmak üzere resimlerini yaptırdıklar...... I Devleti* u 63.........88 41......i 56........................... 43.

... Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir........120 63............. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir........ Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir?....108 54................. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir........ Bu meselenin aslı ve esası nedir?.................................................. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II...... Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği..... Bâyezid kimdir? Çocuklarını......... Bâyezid'in............ Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir?.....111 56.............109 55.............. Bu iddiaların aslı nedir?..120 62................................... Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını.............................104 52........122 12 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0 ............................ Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var........................ Bu konuda neler söylenebilir?............... BÂYEZĠD DEVRĠ....101 51.................................106 53.........119 VIII....................... Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u kılıç gücüyle aldığı. ĠstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir?....... Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir......... Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür?..............115 59.... 114 58.....117 61.............II.................................................. Bu iddialar doğru mudur?........... Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir...................................................100 50.................................................................... meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz?............................116 60............................................... oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir...................................... II.................... Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var............................ Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur?.......112 57......................................... Osmanlı PadiĢahları.. Bunun aslı nedir?..... Sultân II................................. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir?............................ Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır?........................................ Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır.............. O zaman......... Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var................... Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir........................ Böyle bir iddianın aslı var mıdır?....... Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız?........ Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. ................99 49....................... baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere...................48.............. Bunlar doğru mudur?...

...............................................................................................141 77........................ Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur?......148 X.............142 78................................... Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir?...... Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz?............................. II...................................... Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir................ Gerçekten öyle midir?.......... Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?..............................146 80.... Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur?...........................123 65.. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur.....................127 68........................ Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir.............. II.........130 ..138 76.............. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır?............. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu........ oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâd-ı Resul oldukları da iddia edilmektedir................... Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir........................ 71...........148 ......................... Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir...............................135 ........... Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi.............. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?.............132 IX...................................................... Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur?...... Bunlar doğru mudur?.................... 128 69..................... ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir.............. Bu doğru mudur?............................... Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse....... Bu doğru mudur?........ Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu âlimi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur?.. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir............ Halbuki ilk Alevî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir.................... 74................129 70.......KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ.............. Osmanlı Hukukunda afyon. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabî'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir.......... Yavuz'un pala bıyıklarının Hz................. Sultân Cem olayının esası nedir?.. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd........147 81................ ilk Belediye Kanunları................. 137 75.....................125 66............................................. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır?....................... Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu?................................. Bâyezid döneminde...... Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır?.................. II...64..................... 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır?.......... 133 73............. esrar ve kokain yasak mıdır? II.........YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ.......................125 67..........144 79........................ Osmanlı PadiĢahları......133 72........................

.............. Kanuni Sultân Süleyman'ın.................... i..................160 XI.......... Bu doğru mudur?............161 91.................... Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur?....... devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim adamları hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...... Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler... Mimar Sinan kimdir?......................155 •SULTANI Ġ90.............. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR)............... S XIII....................................... MURÂD DEVRĠ. 163 XII. El v 93........................... Ģahsiyeti...........................164 92.......................159 89.............148 83....................................... Murâd.......... Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız?..... * mi 95 II! I ( 96..........157 88..... Acaba içki caiz mi görülmektedir ki...... S Ġl 94..................................................82...» XN-5 xv... Sarı Selim diye de bilinen II.................... Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir?...... Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir.......154 86......164 ..............................................................................SMS ma i92.. Hürrem Sultân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devleti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir....152 84................ oğlu ġehzade Mustafa'yı............................ Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız?....................................................................................161 90....................... Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir.SULTÂN III............................... Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz..........SUtfi tsnf »o.................................. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki 1 içtiği iddiası doğru mudur?..................................... Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler......................... Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir....................san BĠLĠNMEYEN OSMANLI 13 87..................................... III............................................. Bu iddianın aslı nedir?.SULTÂN II........... Bu meseleyi özetler misiniz?........... Piri Reis Neden Katledildi?.153 85........................

174 99......... Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?.. IV............................. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen akıl hastası olduğu doğru mudur?........................................................ Bunlarda hakikat payı var mıdır?.... Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz?....................... Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?.....190 110...177 XIV............. MUSTAFA DEVRĠ............................... IV.. Cağaloğlu (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâli isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var... Sultân I...189 109..... III.......................................180 XVI........................181 104............................................. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır.. MEHMED DEVRĠ.......................................................184 ¦c 106..... Ahmed......................................178 XV..................SULTÂN IV................ Bunlar doğru mudur?.. Sultân III............ Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir?........................ III.... IV...............182 XVII............................... Celâli isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir?..184 14 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 8ĠUNI 107..171 XIII................... Konuyu özetler misiniz?. Sultân IV...............................................SULTÂN I..................181 ' 105.......... MURAD DEVRĠ...................... III.................................SULTÂN II.................. IV....................................................... Mehmed.. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız?.... Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi?............................................ AHMED DEVRĠ..........SULTÂN III........................................... Sultân III...................... Murâd'ın ve oğlu III............ Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır..175 100....187 108.93.................................................... Murâd'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların " :idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz.................... Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur?......................172 98..... Acaba ileri sürülen iddialar doğru .................................... ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?... Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz?.167 94....................................... aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?......................... Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri... Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasadhânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldıgı doğru mudur?169 ¦ 96..........176 101....................178 102..................... I.. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır?.....191 .... ...........180 103.........172 97.. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ................................................................. mudur?.................................. 95.........SULTÂN I...169 .........................

.......214 !28l*i XXIV............................................. Sultân II.. Bu da doğru mudur?.................. ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz?... Mustafa...195 115.206 XXIII.............................................. Sultân I.......204 121..............203 XX............ Mehmed.. ĠBRAHĠM DEVRĠ...................196 XIX........................... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?........................................... I..............193 114........ Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir.... aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz?........................... II.......................................... IV............. MUSTAFA DEVRĠ.......................SULTÂN II.. II.200 '• 118.. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ)..................SULTÂN II...........................212 127.............................OSMANLI DEVLETĠNĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV.....205 122...... Bu olayın aslı nedir?.. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir........................................................................ SÜLEYMAN DEVRĠ........ Ahmed..................................205 XXII... Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz?... Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum.. Bunlar doğru mudur?........................................... Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir?........ Bu iddiaların aslı nedir?............................... III.......... ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.................192 112. Ģahsiyeti..............192 XVIII........................................................... Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir...........208 s 125.................. Acaba doğru mudur?................... Ģahsiyeti............... Bu da doğru mudur?................ MEHMED DEVRĠ.............SULTÂN II. II...........SULTÂN III.............206 123.... Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de idam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir.........................SütT/ . IV.................................210 126...............201 119...204 XXI............. IV...............208 124.............................193 113................ Gerçekten deli midir?............111............... Ġbrahim............................. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zaferi'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir.................. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır?.......... IV..................................................... 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır?......197 116.......................................... Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir............ Ahmed. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz?.................................. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir.. AHMED DEVRĠ.................................. Ģahsiyeti..................... Süleyman'ın Ģahsiyeti.............................SULTÂN I.......................197 117..................202 120........... Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile bulunan padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir?........................

III............. MAHMUD DEVRĠ. OSMAN DEVRĠ....................................... Ģahsiyeti............. Kabakçı Ġsyanı........ SULTÂN III.. Selim......................................................218 130....... bir irtica hareketi midir? III............................. Bu doğru mudur?.............................................................................................. MUSTAFA DEVRĠ......... Mahmûd.......................... Nizâm-ı Cedid ne demektir? III... Mustafa......... ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz?....................SULTA 131............... Osmanlı Devleti'nde III....240 .........216 129........... Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir?.........237 143...................229 139. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?............. Ahmed devrinden II...231 140.............OSMANLI DEVLETĠNĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI. III.....................................224 135.............. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar aleyhte yorumlanmaktadır?224 XXVIII.................... Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür?....................... Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir?........................ ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?........... Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir..218 XXV..1 XXIX-SIS Ki »I m-1 TN ÎtĠDüJ^ÜÜ OSMANU 15 128......................237 142.. III............ Mahmûd'un Ģahsiyeti.......... ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz?................ Mustafa.................................................224 136.........................................................220 XXVI......... ABDÜLHAMĠD DEVRĠ............... ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? ....................................................220 131................... MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ)......................................... Abdülhamid Hân........ ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.............................227 138.....SULTÂN II......................................222 133..............220 132.................................................. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır?..SULTÂN I...... II..........1 inak XXV............. Selim bu yeni düzenle neyi gaye edinmiĢtir?..........................220 XXVII....................227 137..... Selim'le BaĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir?... III..................... Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır?................SULTÂN IV...... SELĠM DEVRĠ............... IV............................ ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz?236 XXX........... Kaynarca Mu'âhedesi..SULTÂN I....... II.................................217 XXIV........................236 141............................................................ Ģahsiyeti................ MUSTAFA DEVRĠ............................. I...222 134......234 XXIX............... I.............SULTÂN III....................................1» 1..............................SULTÂN III..............................................

...........................270 161.. 1856 (1272) tarihli Islâhat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir? Neden hem Müslümanlar ve hem de gayr-i müslimler bu fermandan memnun olmamıĢlardır?...................... Mustafa ReĢid PaĢa kimdir? Sadece Tanzimatçı mı yoksa mason bir din düĢmanı mıdır?...... ailesi ve zamanındaki olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?...............................................................................144..................................256 XXXII....... I........................265 158.......................................................245 148.............. ABDÜLMECĠD DEVRĠ............................................................. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte edilmiĢtir?.................... Fener Patriği Grigorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir?...........250 151............ Murad.......257 154................SULTÂN I.....................SULTÂN V... aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?..........................243 146.......................................262 157............................ V....263 XXXIV.................................................. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir?................ Bunların aslı esası var mıdr?.............................................241 145........................... I.. 1293/1876 Tarihli Kanun-ı Esâsî'yi Hazırlayan Sebepler nelerdir? Ġslâm Hukukuna göre böyle bir Anayasayı ilan etmek meĢru mudur?..................................TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I.................... 93 Harbi nedir ve sebep olanlar kimlerdir? Berlin Muahedesi bu sebeple mi imzalanmıĢtır?........257 153...............................................................KANUN-I ESASĠ..261 XXXIII...............259 155......... ABDÜLAZĠZ DEVRĠ......................... Genç Osmanlılar Osmanlı Cemiyeti'ni kimler ve hangi gayelerle kurmuĢlardır? Namık Kemal ve Ziya PaĢa bu derneğe neden girmiĢlerdir?. 1877 Martında açılabilen Meclis-i Meb'ûsân neden ġubat 1878'de kapatıldı? II..............................244 16 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI XXXI................ Sultân Abdülhamid'e neden Kızıl Sultân denmektedir? Bu çirkin lakabı Abdülhamid için kullanan kimdir?.................... Sultân Abdülhamid'in Ģahsiyeti............ ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...................................... 1839 tarihli Tanzimat Fermanının mahiyeti nedir? Osmanlı Devleti'nde hak ve hürriyetler hareketi ilk defa bu fermanla mı baĢlamıĢtır?...................245 147................. Abdülhamid demokrasi düĢmanı mıydı?............................. ABDÜLHAMĠD DEVRĠ....... Abdülmecid'in Ģahsiyeti.....265 159...248 149....... Tanzimat sonrası taĢra teĢkilatındaki değiĢiklikler kısaca nasıl geliĢmiĢtir?.................................................................... II....... Tanzimat devri ne demektir? Tanzimat'tan sonra yapılan idarî değiĢiklikler (1839-1920) nelerdir?.249 150....... ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz?...................274 ............. MEġRÛTĠYETĠN ĠLANI VE SULTÂN II............................ Sultân Abdülaziz'in Ģahsiyeti........................ Sultân Abdülaziz intihar mı etmiĢtir yoksa Ģehid mi edilmiĢtir?............ 273 162......................... Mithat PaĢa hakkında çeĢitli dedikodular bulunmaktadır? Mason olduğu ve Ġngilizlerin adamı olarak çalıĢtığı bu iddialar arasındadır.............................................269 160............262 156................................................................... Ģahsiyeti.......................................................................253 152. MURAD DEVRĠ..............

........ Bediüzzaman Sald hatta hal' fetvasını Abdülhamid'in hal' fet XXXVOSMANLI MEġRÛTĠYETĠN (ĠTTĠHÂD VE TERĠ 172........... Ġttihâd ve Terakki adı verilen siyâsî cemiyet nasıl teĢekkül etti ve nasıl iktidara geldi? Bunların fikrî yapıları nedir?..................... Abdülhamid........ II.277 5 165...275 164..281 169.......................................................... Bediüzzaman Said Nursi gibi Ġslâm âlimlerinin de Sultân Abdülhamid'e muhalif olduğu ve hatta hal' fetvasını hazırladıkları iddia edilmektedir....................... XXXVII..279 168.. Suriyelilerin Fransızlara Âliye Divan-ı Harbi »¦¦ XXXVI... Ġttihâd ve Terakki mensuplarının hepsini... Sultân Vahîdüddin'ınj 179......... Kölelik Ufl koyı 187.......................285 171........................... Osmanlı Devi 184..................... Halife Abdulmeddj bilgiler verir mis 181.....1 midirler?...... 174........................ Abdülhamid devrinin "Devr-i Ġstibdâd" olduğu söylenmektedir..................................... Kölelik W fl 186...... Her ikisi de Mü*:------sebep olan olayla 176........« BĠLĠNMEYEN OSMANLI 17 171...... Bir asra yakındır irtica olayı denilerek hep dindar insanların üzerine yıkılan 31 Mart Hadisesi'nin iç yüzü nedir? Ne değildir?........... nelen(W............ bu anlattığınız çerçevede kabul etmek doğru olur mu?........................... Bu iddia doğru mudur ve gerçekten II....... 1915 tarihli Ermeni Ti Ermenilerin ve Batılı baz 175................................. Osmanlı Devleti'ni 1.. MEHMED REġÂD DEVRĠ (ĠTTĠHAD VE TERAKKĠ ĠKTĠDARLARI)...............................................................289 ............................278 166................ II............ Abdülhamid'in muhalifleri tarafından kullanılan Yıldız Mahkemesi olayının aslı ve kararları hakkında hukukçu olarak neler diyebilirsiniz?.. Osmanlı Hâl Ģu 182....................284 170..278 167.....................' 163................ Sultân Vahidüddln I Samsun'a çıkmıĢtır?....... MEH» 178.......................................... Osmanlı Kapitülasyonlara 183.... I 186............ ġerif Hüseyin I' neden dillere dest 177............... Abdülhamid'in Ģahsî idare devrinin temel özellikleri nelerdir? Özellikle ittihâd-ı Ġslâm siyâsetinin bu idarede rolü var mıdır?.................287 XXXVOSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMAYA BAġLAMASI......OSMANLI | DEVRĠ................ Ġkinci Abdülhamid neden Hamidiye Alaylarını kurmuĢtur?........ Mehmed Ki neler söyleyebilirsiniz?............ Osmanlı 1 sebeple de dıj ( kimler ma» GSMA/Uf I-OSMANLI W 185... 180.......... Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Abdülhamid'in hal' fetvasını kim vermiĢtir?....................................... 173....SULTÂN VI..... II......... MEġRÛTĠYET'ĠN ĠLANI VE SULTÂN V..... Ermenilerin Sultân Abdülhamid'i öldürmek üzere planladıkları Bomba Olayının aslı ve esası nedir?. II..... Filistin'de bir Yahudi Devleti'nin kurulmaması için ne gibi tedbirler almıĢtır? Ġsrail Devleti'ni kendi zamanında engellediği doğru mudur?.. Sultân V.......................................

....... Sultân V......296 177... çocukları ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Osmanoğullarının Türkiye dıĢına ihracı nasıl olmuĢtur?..........................314 B&&5 18 ġĠLĠNMEYEN OSMANLI 189........................313 187............... Ġslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?................................. ġerif Hüseyin PaĢa'nın çıkardığı Arab Ġhtilâli nedir? Fahreddin PaĢa'nın Medine Müdafaası neden dillere destan olmuĢtur?.............................................297 XXXVI.......................................300 XXXVII................................. gerileme ve yıkılıĢ sebeplerini kısaca özetler misiniz?.................303 181................289 173...................... Osmanlı Devleti'nin duraklama...............304 182.................................... Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢını hazırlayan Ġttihada kadronun çoğunlukla mason oldukları ve bu sebeple de dıĢ güçlerin kuklası haline geldikleri söylenmektedir............296 176.. ailesi ve zamanındaki mühim olayları özetler misiniz?.............................. Sultân Vahîdüddin'in Ģahsiyeti................................................. ABDÜLMECĠD DEVRĠ................................SULTÂN VI................ Cihan Harbine sokan Enver-Tal'at ve Cemal PaĢa üçlüsü vatan hâini midirler?.................... Sultân Vahidüddin vatan hâini midir? Mustafa Kemal kendi baĢına mı 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıĢtır?..........314 .........................292 174.................................. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında neler söyleyebilirsiniz?.............305 183..294 175...........................................................................299 179.. Mehmed ReĢâd Hân'ın Ģahsiyeti............ Osmanlı Devleti'nin yıkan sebeplerden birinin de kapitülasyonlar olduğu söylenmektedir........ Halife Abdülmecid Efendi'nin Ģahsiyeti.................172...... Kölelik ve cariyeliği ilk defa Ġslâm Hukuku mu vaz' etmiĢ ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuĢtur?...........299 178........................ 188............................312 185.... Kölelik ve cariyelik kavramlarını açıklar mısınız?.......................OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YIKILMASI VE SULTÂN II........ daha sonra ne zaman anayurtlarına dönme imkânlarını elde etmiĢlerdir ve Ģu anda yaĢayan Osmanlı ġehzadeleri var mıdır?............................................................. Osmanlı Hanedanı..........................310 ĠKĠNCĠ BÖLÜM OSMANLI DEVLFITNDE SOSYAL HAYAT VE HAREM I...........................................................OSMANLI HUKUKUNDA KÖLELĠK VE CARĠYELĠK........ Suriyelilerin Fransızlar tarafından kandırılmasını ve Cemal PaĢa'nın hatalı kararı ile kurulan Âliye Divan-ı Harbî Meselesinin Araplarla Türklerin arasını açmasını kısaca izah eder misiniz? ............................................. Kapitülasyonlar ne demektir ve Ġslama uygun mudur?....... Osmanlı Devleti'ni I.................................. Ġslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı ......................... MEHMED VAHĠDÜDDĠN DEVRĠ..................................................... Bu iddia doğru mudur ve kimler masondur?..303 180....................................306 184........ 1915 tarihli Ermeni Tehcir'ini Ermeni soykırımı olarak görmek mümkün müdür? Bu konuda Ermenilerin ve Batılı bazı yazarların iddialarına nasıl cevap verebiliriz?.......................................................................... ... Ġslâmiyet Kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiĢtir? Diğer sistemlerden farklı olan yönleri nelerdir?..................................... Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karĢılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?................................................................312 186.......

.......................... Harem'de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeĢit eğlencenin meĢru'-gayr-i meĢru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir..................................331 205.......................336 208.........................317 II-OSMANLI'DA HAREM.................................. Saray'daki câriyeler'in hepsi PadiĢahların hanımları mıydı? Yoksa görevleri nelerdi?.........323 197....................................................329 202......................................... Hünkâr Sofası denilen Harem'in salonunda gayr-i meĢru eğlencelerin yapıldığı söylenmekte ve çirkin iftiralar yapılmaktadır? Bunlar doğru mudur?.................. Gözdeler............ Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dıĢlı mıydılar?....... Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı PadiĢahları zorla insanları hadım ettirmiĢ midir? Hadımlar...........335 -.............................. Efendilerin cariyelerin avret yerlerini görmeleri caiz midir? Caiz olduğunu iddia edenler............ PadiĢahların Harem'in bahçesinde bulunan havuzlarda cariyeleri çırılçıplak soyduğu ve bunlara süt banyosu yaptırarak bununla eğlendiği iddia edilmektedir? Bunun hakkında ne C dersiniz?.......................315 :i 190...... Harem'e aitmiĢ gibi gösterilen çıplak resimlerin Osmanlı kadınlarına ait olduğu doğru mudur? Yoksa bunlar da Batılı ressamların hayalî ürünleri midir?. Osmanlı PadiĢahlarının eĢleri sayılan cariyelerden kadınefendiler kimlerdir?..........................319 192...........324 ¦ 198.................. Halbuki altın ve gümüĢ kap-kacak kullanmak dinen yasaktır...................... Bu doğru mudur?.........:............................................................. Halbuki Ġslâm'da musikinin hükmü buna mani değil midir?........329 203..........................................325 199............................................. Batılı bir kısım yazarların Harem'le ilgili kitapları hakkında neler söylenebilir? Bunlar gerçekleri ¦"....... PadiĢah ve devlet adamlarından da Harem'deki bazı kadınlara veya sultânlara aĢk mektupları yazıldığı söyleniyor........... 327 201..................................338 .......................335 207...•'-'.......319 : 193. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?................................ 334 III.............. havuz safalarını da buna bağlamaktadırlar..338 209........................ Osmanlı PadiĢahlarının karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?.............. yansıtıyor mu?..... Hizmetçi Statüsündeki Cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca iliĢkisi mümkün değil midir?316 191......... Harem'de ve Topkapı Sarayı 'nın sofralarında altın ve gümüĢ kapların kullanıldığını duyuyoruz........................ Harem'deki kadınlardan PadiĢahlara veya Devlet Adamlarına. Durumu fıkıh kitapları açısından izah eder misiniz?.... Osmanlı Devleti'nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz.326 200.......... 206..............................................321 195............................................................................... OSMANLI'DA MÜZĠK VE EĞLENCE...yaĢayabilirler mi? Bunun kaynağı nedir?....... peykler ve has odalıklar ne demektir?.................................322 196....... Harem ne demektir?.............331 204......................................................... Osmanlı Devleti'nde çeĢitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiĢ midir?.........320 194................................... Doğru mu?............. Harem'deki cariyeler evlenebilirler miydi?................ Osmanlı Haremindeki erkek personeli kısaca anlatır mısınız ve görevlerini açıklar mısınız? ............... kiminle karı-koca hayatı ya'Ģârlar?...................... Hizmetçi statüsündeki cariyeler........................................

................. Osnuni hic M ! ¦ 22« 229 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 19 216.................. Osmanlı 1 bll9i verir r 217. Osmanlı Devleti'nde Ģehir hayatını düzenleyen Belediye (ihtisâb) TeĢkilâtı hakkında kısaca bilgi verir misiniz?.... Osmanlı yönetim anlayıĢında soy asaleti'nin bir önemi var mıydı? KiĢinin ehliyeti ne derece önem arz ediyordu?................ Ġslim • mıdır? 226 ......... Bu kt: 225 .................. yani Defter-i AĢk'ı................... Tûsî'nin Behnâme'si hakkında neler diyeceksiniz?.......................... Ov Ahi 218.............................................................................340 212............... Harem'de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı PadiĢahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?.............343 214....210....352 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ VE DEVLET TEġKĠLÂTI I................................... Hûbân-nâme'si............357 ...................................... Osm islim <¦ 222 ....... Batılıların Pax Ottoman dediği Osmanlı BarıĢı ve hoĢgörüsü ne anlama geliyor?...... Devlet............................... Osma' sistem..............346 215..................... Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yıllarında toplumu ve özellikle esnafı harekete getiren fütüvvet ve Ahi TeĢkilatı ne demektir?.............. Osm-220 .........................OSMANLI HÜK..................348 217...... Batıl 221 .....................OSMANLI DEVLETĠNDE RE'ÂYÂ VE SOSYAL SINIFLAR. ..........................339 211.350 218...... Osmanlı r> W OSMAltîHfif? I..... Osmanlı Devleti'nde vatandaĢlara sürü nazarıyla bakıldığı için mi re'âyâ tabiri kullanılmıĢtır?. 0 zar meyve 223 ...... 224 ..... ġER'Ġ VE ÖRFĠ HUKUK TARTIġMALARI...................................348 BĠLĠNMEYEN OSMAN 216...... "Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir. Osmanlı Devleti'nde Esnafın kümeleĢtiği teĢkilâtlar var mıydı? Esnaf hakkını nasıl arıyordu?.........354 219..........343 213............ 219 .OSMANLI HUKUK SĠSTEMĠ.... Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaĢandığı bilinmektedir.............................. Gerçekten Enderûnlu Fâzıl'ın eserleri..................341 IV.................... Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?.............. Osmanlı hukuk sistemi çok hukuklu bir hukuk sistemi midir yoksa hukuk birliği mi hâkimdir? 354 220. Osmanlı Devleti'nde Batılı anlamda sosyal tabakalaĢmadan ve sosyal sınıflardan söz edilebilir mi?................................... 227 ................

....................................... Osmanlı Devleti'nin "Ülül-emr............... Osmanlı Hukukunda doğrudan Devlete yani Ülül-emr'e tanınan yasama yetkileri yok muydu?373 231..... Osmanlı Devleti.............. Osmanlı Hukukunda Devletin yasama yetkilerinden olan "Devlete karĢı iĢlenen suçlarla ta'zir suçlarının cezalarını tesbit eder" kuralını açıklar mısınız? Fâtih'in bazı ceza kanunları yapması bu esasa mı dayanmaktadır?...........221....................375 234..........OSMANLI KANUNNAMELERĠ VE YASAMA ORGANI ĠLE ĠLGĠLĠ TARTIġMALAR....376 235..Ģ..................................... O zaman Kanunnâmelerin tanzim ettiği hukuk dalları nelerdir? Kanunnâmeler................................................. Osmanlı Devleti'nde resmî mezhebin Hanefi mezhebi olduğu ve diğer mezhep mensuplarına hiç hak tanınmadığı iddia edilmektedir.... Osmanlı Hukukunda Kanunnâmeler nasıl ve kimler tarafından hazırlanırdı?.......381 239..................................361 222.......................................................................... kamu hizmetlerinin ifası için her çeĢit adlî. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda Devletin sınırlı yasama yetkileri var mıdır?.............367 225................... Bazı araĢtırmacılar....................................................369 228...........382 20 MyM......... Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki bir kısım kanunları hazırlarken eski gayr-i müslim devletlerin kanunlarından iktibâsda bulunduklarını ve dolayısıyla Ģeriata aykırı kanunları yürürlüğe soktuklarını iddia etmektedirler?..................................................................379 238............................................370 229........ içtihâdî mevzularda ictihâdlardan birini tercih ederek nasıl kanunlaĢtırabilir? Bu konuda ġeyhülislâmların yetkileri nelerdir?.... malî ve askerî düzenlemeleri yapabilir' mi? Kanunnâmeler bu kuralın sonuçları mıdır?. Osmanlı dönemindeki mahkeme kararları demek olan ġer'iye Sicillerine göre Osmanlı Hukuk sistemi nedir?...................365 224......................................368 226.................................................................. Bu izahlar neticesinde Osmanlı Hukuk Mevzuatı deyince ne anlamamız gerekmektedir?.376 236....... laik hukukun meyveleri değil midir?..........371 230..................... Osmanlı PadiĢahlarının Hak ve Yetkileri nelerdir? Sınırsız yasama.375 II. Devletin yasama organı......................364 223....... yürütme ve yargı yetkileri var mıdır?...................................... Osmanlı Devleti laik bir devlet midir? Osmanlı Hukuk sistemi deyince ne akla gelmelidir? Ġslâm Hukukundan ayrı bir hukuk sistemi var mıdır? Din ve devlet münâsebeti nedir?.................... idarî... Mîrî Arazî ve Tımar sistemi ile Ġlgili kuralları kor" Ģeklindeki yetkisini açıklar mısınız? O zaman tımar sistemi ile alakalı bütün kanunlar. Bu iddialar doğru mudur?............y....378 237.....yı ........ bu Ģerl yetkiye dayanılarak mı hazırlanmıĢtır diyeceğiz?.....374 232.................................... Osmanlı Devleti'nde ġeyhülislâmlar'ın Divan-ı Hümâyûn üyesi olmadığı ve kendilerine etkili bir görev verilmediği iddia edilmektedir..................... Osmanlı Kanunnâmelerini kısaca nasıl anlatabilirsiniz?.............. Osmanlı Kanunnâmeleri ġerî'at ve Fetva süzgecinden geçirilmiĢ midir?....................................9.......................................................374 233....................................... Bu iddialar doğru mudur ve ġeyhülislâm'ın Osmanlı Devleti'ndeki statüsü nedir?....................... mevcut Ģerl hükümleri kanun haline getirebilir mi? Bunun tarihte misâlleri var mıdır?368 227........................................................ Devletin yasama yetkilerinden olan "Caiz olan konularda Nizâm-ı Âlem için kural koyabilir" ne demektir?............................................................................... Devlet.....................................

..............387 244....................... Osmanlı Devlet sisteminin temel özelliklerini özetleyebilir misiniz?.........................409 256.........................................................410 257...................... Osmanlı devlet Ģeklini Batıdaki anlamıyla mutlakıyet olarak vasıflandırmak mümkün müdür? ġayet doğru değilse.....................................................393 246....................OSMANLI DEVLET TEġKĠLÂTI VE SALTANAT USULÜ...............395 247........................................................... Osmanlı Devleti'nde insanı insan yapan ġahsî Hak ve Hürriyetlerin korunması ve Güvenlik Ġlkesi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?........................................................................................404 V.... Yürütmenin baĢı olan PadiĢahların tayin usulleri ve saltanatın verasetle intikali meselesi Ġslama göre izah edilebilir mi?. Osmanlı Devleti'nde temyiz makamları var mıdır? ġer'iye Mahkemeleri dıĢında yargı organları bulunmakta mıdır?...................................... Osmanlı Hukukuna göre devletin unsurları nelerdir?............414 .... Devletin gelir-giderlerini kontrol eden SayıĢtay........405 252..................................................................................................................................... Bu izahlar karĢısında Osmanlı Devleti'nin Despotik olduğu iddiaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?................................... Osmanlı Medreselerini ve ilmiye sınıfını kısaca anlatır mısınız?.............................................. 1862'de kurulan Divan-ı Muhasebat ile mi baĢlamaktadır? Yoksa daha evvel de böyle bir müessese var mıdır?.................................................... Osmanlı PadiĢahları herhangi bir makama karĢı sorumlu mudurlar? Yoksa bazılarının dedikleri gibi astıkları astık ve kestikleri kestik midir?...........................405 253.............................................. Osmanlı Devleti'nde baĢbakan demek olan Vezir'-i A'zam (Sadrazam)ın hak ve yetkileri nelerdir?..................397 248...............................................384 241................240...... Osmanlı Devleti'nde hâkimlerin dereceleri ve tayin usulleri nasıldır? Günümüzdeki gibi hâkimlerin sınıflandırılmaları mevcut mudur?..................................... Nizamiye Mahkemeleri Avrupa kanunlarını mı uygulamıĢtır? TeĢkilatlanması ve temyiz usulleri nasıldır?............................................................385 243................. Osmanlı hukukunda sınırlı yasama yetkisini Divan-ı Hümâyundan baĢka kimler kullanmıĢtır? Divan-ı Hümâyûn önemini kaybedince....OSMANLI DEVLETĠNDE EĞĠTĠM VE YARGI...............399 249....... Osmanlı Devleti'nde ulül-emr veya Ģûra meclisinin yerini alan ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu görevini de ifa eden Divan-ı Hümâyûnu kısaca anlatır mısınız?..................................................................................384 ¦ 242..................................................401 ¦ 250...383 III.................................... Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce yargı görevini yerine getiren mahkemeler yani ġer'iye Mahkemeleri nasıldı?..................................412 258...........................392 245......... Ġslâm'ın tavsiye ettiği Ģûra esasına ri'âyet edilmiĢ midir?................................... Osmanlı Hukukunda vatandaĢların temel hak ve hürriyetleri kabul edilmiĢ midir? Yoksa 1839 tarihli Tanzimat Fermanıyla mı kabul edilmeye baĢlanmıĢtır?.................400 IV...............408 255.. Tanzimat sonrası ġer'iye Mahkemeleri kaldırılmıĢ mıdır veya Bunları n Yetkilerinin Sınırlandırılması söz konusu mudur?..... Osmanlı Devleti'ndeki taĢra teĢkilâtı yani eyâlet ve sancak sistemi nasıl çalıĢıyordu?...401 251.....................406 254.............................. 1876 yılına kadar ve özellikle de Tanzimat'tan sonra yasama faaliyeti nasıl devam etmiĢtir?......................................OSMANLI DEVLETĠ'NDE TEMEL HAK VE HÜRRĠYETLER..

.................. Bu durum.................................. ( II-05 278.................................... Osmanlı Devleti'nde idarî yargı..... Ta'addüd-i zevcât yani birden fazla kadınla evlenme meselesinin Osmanlı Devleti'ndeki uygulanıĢı nasıldı?... Osmanlı Devleti'nde azınlıklara tanınan hakları kısaca özetler misiniz? Neden azınlıklara bazı elbiselerin giyilmesi ve evlerinin yüksek binası müsaadesi verilmiyordu?............. EġYA VE BORÇLAR HUKUKUYLA ĠLGĠLĠ ÖNEMLĠ SORULAR......................427 267....... Osmanlı Hukukunda gayr-i menkul mülkiyeti var mıdır? Arazî Hukukunun Ģerl dayanağı nedir? Bütün Osmanlı toprakları sadece mir! arazi midir?.................436 272............436 ....................434 DÖRDÜNCÜ BOLUM OSMANLI DEVLEIÎNDE MALĠ HUKUK................... t BĠLĠNMEYEN OSMANLI 264. CEZA..... Osmanlı Miras Hukukunda Ģer'i ve âdi intikal diye bir düalizmin yer aldığını biliyoruz....................... hırsızlık suçunun cezası olan kat'-ı yed yani el kesme gibi had cezalarını uygulamıĢ mıdır?................................................. MĠRAS................................................................... Osmanlı Devleti'nin miras hukuku konusunda Ģerl hükümleri terk ettiğini göstermekte midir?...................429 VII... Tanzimat'tan sonra azınlık hakları ile ilgili ne gibi geliĢmeler olmuĢtur?............425 265. 1868 yılında kurulan ve DanıĢtay'a benzeyen ġûrây-ı Devlet ile mi baĢlamıĢtır? Yoksa daha evvel buna benzer yargı organları var mıdır?.........................OSMANLI DEVLETĠ'NDE AZINLIKLARA TANINAN HAKLAR............................ Osmanlı Devleti'nin 1876 tarihinden itibaren Medeni Kanunu olan Mecelle hakkında ne diyorsunuz? Mecelle ile Ġslâm Hukuku terk edilerek yeni bir Avrupaî kanun mu yapılmıĢtır?................................433 271..........430 268............................. Osmanlı Devleti....421 263...........416 261.....426 266........ K 276.......................0 277.............. Fâtih'in azınlık hak ve hürriyetleri ile ilgili fermanını kısaca anlatır mısınız?...... zina suçunun cezası olan recm.........259............................... Mîrî arazi ne demektir? Osmanlı ülkesinde bütün arazinin mâlikinin PadiĢah olduğu iddiası doru mudur?.................................416 260..................... Osmanlı Devleti'nde evlenme akdi nasıl bir sözleĢmedir? Ġmam Nikâhı ne demektir?...................415 VI........................................OSMANLI VERGĠ SĠSTEMĠ VE ġER'Ġ DAYANAKLARI... ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT I.........422 RIH' el k«a|| VIl-OSMMUS OSMAfUS I-OSMANLĠ» 272 ( 273 0*mt*8 274 275.........OSMANLI AĠLE........... Osmanlı Hukukunda Kadının boĢama hakkı var mıdır?....433 270.... Osmanlı Devleti'nde azınlıkların görev ve yükümlülükleri nelerdi?...........................430 269.....419 262..... S 282............... Osmanlı Hukukunda vergi ne demektir? ÇeĢitleri nelerdir? ġerî'atın dıĢında vergi var mıdır?............

.... Osmanlı Bütçe Hukukunun temeli sayılan kamu hizmetlerinin finansman Ģekilleri nelerdir?.....................OSMANLI DEVLETĠ'NDE ĠKTĠSADĠ VE TĠCARĠ HAYAT..........................................437 274.........448 284...273................483 * 295........................ Osmanlı Devleti'ndeki öĢür vergisinin manası nedir? Osmanlı Devleti'nin öĢür diyerek zulmen altıda bir yedide bir vergi aldığı söylenmektedir.486 ............................ ġer'î Bütçe ne demektir? Osmanlı Devleti bu bütçenin esaslarına uymuĢ mudur?.......440 276.............441 277...........................OSMANLI BÜTÇELERĠ VE KAYNAKLARI.... Osmanlı Devleti'nde dıĢ ticâret politikasının esasları nelerdir?.......... 16............................................476 ........464 22 ?M^lEf. Osmanlı Devleti neden son yüzyılda sınai geliĢmelere ayak uyduramadı? Osmanlı yöneticileri bu konuda hiç gayret göstermedi mi?......................442 II....................439 275..........................467 289................... Osmanlı Devleti'nde tüketicinin korunmasına iliĢkin düzenlemeler nelerdir?...................................................... Osmanlı muhasebe kültüründen söz edilebilir mi?........... 288................................................................445 281...................................... Osmanlı Bütçelerinin tarihî geliĢimi nasıldır? Bütçe Tarhuncu Lâyihası ile mi baĢlamıĢtır?.....................................................443 278...................457 286.................M ġ^My......470 290............ Bu doğru mudur?.............. 293................................................. Osmanlılar ticârete önem vermiyorlar mıydı? Bir diğer ifadeyle Osmanlılar ticâretten anlamıyorlar mıydı?................................................ Osmanlı para ve finansman sisteminin esasları Nedir?.......471 291............................... Osmanlı Devleti'ndeki örfî vergilerin Ģerl dayanağı (Tekâlif-i Örfiyye) nedir? Bunları kısaca anlatır mısınız?..........................448 283.................... Tanzîmât sonrası Osmanlı Mali Hukukunda meydana gelen temel değiĢiklikleri özetler misiniz?447 III.............443 279............ Cumhuriyet'in Osmanlıdan devraldığı sınai mirasdan söz edilebilir mi?....................................... Ġltizam sistemi nedir?........................................ Haraç vergisi ne demektir? Kimlerden alınmıĢtır?................... Kanunnâmelerde çokça geçen Çift Akçesi ne demektir? ġerl bir vergi midir?........447 282. Osmanlı Devleti'nde sanayiden söz edilebilir mi? Sanayiin geliĢimi hakkında bilgi verir misiniz?................... Yüzyılda Avrupa'da fiyat devrimi olarak nitelenen geliĢmenin Osmanlı Devleti'nde ne tür etkileri görüldü açıklar mısınız?.............................................................................. Osmanlı Devleti'nde servet birikiminden söz edilebir mi?................................452 285.................................................444 280.... Osmanlı Hukukunda Cizye ne demektir? Gayr-i müslimlere ilave bir yük değil midir?...............479 294....... Müsadere ne demektir? Osmanlı Devleti'nde mülkiyet hakkına saygı yok mudur?.......473 292............................................................. Osmanlı yöneticileri ticâret yollarının değiĢiminin ne derece farkındaydı? Osmanlı Devleti'nin Hind Deniz Yollarına iliĢkin politikası ne Ġdi?................ Kendine has bir Osmanlı üretim tarzından söz edilebilir mi?...................461 287..

..517 BĠRĠNCĠ BOLUM OSMANLI DEVLETĠNĠN SĠYASÎ TARĠHĠ I......... delilden mahrum bir iddiadır..................... Osmanlı Devleti'nde para vakıflarıyla Ġslâm'ın faiz yasağının delindiği söylenmektedir....................489 297.............498 301.... III.............................505 KAVRAM FĠHRĠSTĠ............................... Dolayısıyla bu devletin hukuk. Buna ne dersiniz?..................... Osmanlı Devleti'ni dıĢ borçlanmaya iten sebepler nelerdir? DıĢ borçlanmanın sonuçları nelerdir?................ Avrupalı bazı tarihçilerin iddialarını sürdüren bazı tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız hâlâ bulunmaktadır..... vsonuçları ne oldu....... ileri sürdükleri.......... sadece bu soruya cevap veren ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 11.................. Osmanlı müesseselerinin.... Buna misâl olarak ................ Defterdarlığın ve hatta PadiĢahların her hafta Ġstanbul'daki camilerden birine gitmesinin bile Bizans'tan taklid edildiği Ģeklindeki hayali sözlerdir...................... tıpkı Ġslâm Hukukunun Roma Hukukunun aynen devamı olduğuna dair iddialarda bulunan MüsteĢrikler gibi.....296.... Ahmed'in fermanıyla kaleme alınan......495 .................... sağlam bir tarih metoduyla ve ilmî delillerle bunu ispat eden Fuad Köprü-lü'nün Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Te'siri adlı eserine... Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenleri......... Maalesef....... bu iddiaların tamamen hayalî ve esassız olduklarını ispat ettikleri ve Fuad Köprülü gibi araĢtırmacılar da....... 300. Anadolu-Rumeli Beylikleri ikilisinin............................... Bu sebeple.. Kazaskerliğin.. kısa da olsa.... Bizans'ın bir kopyası mıdır? Bizans devlet müesseselerinin Osmanlı devlet müesseselerine etkisi var mıdır? Bu iddia........... tamamen...........493 299........................................... Osmanlı Devleti'nin teĢkilâtında iki önemli etki söz konusudur. Fâtih'in Kanunnâmesindeki bazı hükümlerin Bizans Hukukundan adapte edilmiĢ olması.............. Birincisi.... kendi geleneği içinde geliĢtiğini gösteren ve peĢin hükümlerle değil.......................................................... Batılı olan Busbecq gibi seyyahların.......... müsbet katkısından Söz edilebilir mi?..... Osmanlı Devleti................. Rambaud ve Gibbons gibi tarihçilerin.......502 BĠBLĠYOGRAFYA.....498 302...............................................................OSMANLI TIMAR SĠSTEMĠ VE FEOADALITE..... ileri sürülen bütün iddiaları...OSMANLI DEVLETĠ'NĠN KURULUġU VE OSMAN BEY DEVRĠ 1.................... Düyun-ı Umumiye Ġdaresi niçin kuruldu? Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢında nasıl bir etki yaptı? ............. Müslüman bir devlettir..... Böyle bir iddiayı ileri atanların en büyük delilleri.................. Feodalite sistemi ile tîmâr sistemi arasındaki farklar nelerdir?.... satır satır delillerle çürüttükleri halde...... Sonuçları ne oldu?.........501 303....................... Tîmâr Nizâmı ne demektir?. Feodalitenin siyasî ve sosyal mahiyeti nasıldır?.... Ġslâm Dininin esasları ve Müslüman devletlerin tesiri................... Bu iddialara karĢı özetle Ģunları söylemek icab etmektedir: A) Osmanlı Devleti............. bütün Osmanlı hukuk sistemi ve devlet teĢkilâtı ile ilgili arĢiv belgeleri.............................. 1838'de Ġngiltere ile Balta Limanı'nda imzalanan Ticâret AnlaĢması hangi Ģartlarda yapıldı........................... meseleyi özetlemekte yarar vardır..........492 ı 298... Osmanlı demiryollarını finanse eden Batılı Ülkeler ile Osmanlı Devleti'nin beklentileri nelerdi? -. idare ve kısaca bütün müesseselerinde Ġslâm'ın esasları etkili olmuĢtur................497 IV...... Cildinde neĢredilecek olan Kanun-ı TeĢrifat ve TeĢkilât adlı Kanunnâmeye havale ediyoruz.............. Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp.......

Hz. Ömer zamanında devletin malî ve askerî meselelerinin yürütülmesi için. Ġkincisi. Bilindiği üzere. Her Ģey gibi Ġslâm devleti de basitten daha mükemmele doğru geliĢmiĢtir. solaklar ve peykler gibi bazı giyim ve protokol kurallarının Bizans'tan ilham alınarak düzenlenmiĢ bulunması. eyâlet sisteminin de. bu söyleı lirsiniz. Türk Devletlerinde aynen korunmuĢtur.Abbasî Devletini zikredebiliriz. her Ģeyde olduğu gibi siyasî. Bizans'tan gelmesi Ġse. B) Ġslâm Hukuku. Kaldı ki. Ġslâm'ın esaslarına aykırı olmayan hususlar.. vergi tahsili için âmillerin (vergi memurlarının) çevreye gönderilmesi. eski Sırp Kanunlarının tadil edilerek kabul edilmesi. Ġslâm devlet teĢkilâtında önemli bir geliĢme olmuĢtur. ( ve zaten daha ı lâmlaĢmıĢ hail diyet ciddi manada etkilenmiĢtir. Osmanlı I tertip ve tanzim ed Bizans'tan etkilenerek I na-gelen kanun hfikı Osmanlı Devleti'nin I mıĢtır. kendisinden sonraki bütün Ġslâm devletlerini ve özellikle de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada etkilemiĢtir. Abbasî Devletinin idarî teĢkilâtı.] kitaplarındaki Hanefi muhalif bir görüĢü ı mayı bile çok ciddi Ģekil j ye (ülü'l-emre) içi boĢ) takip ederek örfi hukuk < kullarının maslahatlarını i lıkları "Ģer'-l Ģerif ve I Mültek'al-Ebhur 1648 ve j kodu olarak kabul edilir Kısaca. Osmanlı Devleti'nin müesseseleri. Osmanlı Devleti'nin örnek aldığı devlet. Kur'ân ve Sünnet'in esaslarına aykırı olmamak Ģartıyla. Kazaskerlik müessesesinin de. Bu uygulamalar. eski Türk Devlet teĢkilâtı. C) Tamamen faraziyeler halinde kalan ve ama ispat edilmiĢ mesele olarak takdim edilen bu görüĢlerin aksine. bütün Müslüman Türk Devletlerinde devlet merkezinde bulunan ve devletin iĢlerini birinci derecede görmeye yetkili kılınan bir divan. Ġslâm'a aykırı olmamak Ģartıyla eski Türk Devletlerinden ve özellikle de Anadolu Selçuklu Devleti ila Anadolu Beylikleri'nin siyasî ve idarî teĢkilâtından ve ayrıca Moğol asıllı Müslüman devletlerin. daima bulunmuĢtur. Eğer Nizâm'ül-Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile . çeĢitli milletlerin elinde geliĢip büyüyen Ġslâm Devletidir. Selmân-ı Fârisi'nin tavsiyesi üzerine Divan sisteminin Sasanîlerden alınması ve Hz. mahiyetleri Ģerl hükümlere aykırı olmamak Ģartıyla aynen bırakılmasını emretmesi bunun en müĢahhas misâlidir. eski Ġslâm Devletlerinden. Hz. Ġslâm hukıi farklı bir yol izlememiĢtir. Mesela. Osmanlı mâyûn. Kur'ân'ı ve önemli belgeleri kaleme alan vahiy kâtiplerinin tesbiti. Bu manada. Osmanlı Devleti'nin hukuk ve devlet teĢkilâtını Bizans'tan aynen aldığı manasına da gelmemektedir. belli merkezlere kadı tayini yapılması ve benzeri hususlar. Bazı ifade değiĢiklikleri dıĢında. hep bu esasların bir meyvesidir. Ġslâm Hukukundan haberdar olmamak demektir. Sasânî devletinde bulunan divan sisteminin benimsenmesi. diğer devletlerin idarî teĢkilâtlarının ve askerî-malî kanunlarının Müslüman devletler tarafından alınmasında beis görmemiĢtir. bu iktibas iddiaları da doğru değildir. Abbasîler'den I rinde bulunan Dlvan'ların devan tefviz makamının sadece olduğu hemen anlaĢılacaktı beylerbeyillk usulünü I ti'nde de olduğunu A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Asr-ı Sa'âdette de önemli bir devlet teĢkilâtının bulunduğunu göstermektedir. baĢta Abbasî Devleti olmak üzere Müslüman devletlerden alındığı kesindir. kendisine danıĢmanlık yapan kimselerin tayin edilmesi. Ġslâm Hukuku tarafından caiz görülmektedir. ihtiyaçlara göre devlet teĢkilâtını da kurabilmiĢtir. mesela Ġlhanlı Devleti'nin müesseselerinden ciddi manada etkilenmiĢtir. Ġdarî teĢkilâtın oturması Abbasîlerde mümkün olmuĢtur. Ancak kendini yenilediği. Özellikle bazı örfî vergilerin Bizans yahut bir baĢka devletten alınması ise. ġerâ'iu Men Kablenâ yani eski hukuk sistemleridir. yürütme ve yargının baĢıdır. sorguçlar. Divan-ı Hümâyûn'un da. Yapılan incelemek!"»} ğini göstermektedir. Bizans'tan değil. "mirî arazi üzerindeki madenlerin iĢletme esasları ülü'l-emr tarafından tanzim olunur" Ģer'î hükmüne uyularak.f Nihayet hukuk ılı manii Devleti. Peygamber kendi devrinde yasama. Ömer'in Ġran'daki bazı vergilerin. Hele hele öĢür vergisinin Bizans'tan alındığını iddia etmek. Osmanlı Devleti'nin Bizans'a ait muhâberât sisteminden yararlanmıĢ olması. hukukî ve askerî bir teĢkilât olan devletin geliĢmesinde de tedrîcilik esastır. Ġlk yazılı anayasayı kendisi hazırladığı gibi. Sırbistan'ı fethettiklerinde. Eski Türk kurultay ananesinin de tesiriyle. Ġslâm'ın esaslarına uymak Ģartıyla. A gördüğü yeni bir müesseseyi I Mülk'ün Siyâsetnâmesi ile 112 mukayese ederseniz. Bizans veya baĢka bir devlette gördüğü yeni bir müesseseyi tadil ederek kabul ettiği de bir gerçektir. Nitekim Ġslâm Hukukunun kaynaklarından biri de.

sh. UzunçarĢılı. El-Kettâni. Barkan. 220 vd. Zeki Velidi.. 1984. Fuad. Fâtih devrinde Osmanlı Devleti'nin hukuk sistemi veya müesseseleri köklü bir değiĢikliğe tabi olmamıĢtır. 3-199. Ġslâm Hukukunun açıkça hüküm vaz' ettiği alanlarda fıkıh kitaplarındaki Hanefi görüĢleri esas alınarak uygulamaya gidilmiĢtir. Kısaca. Ġstanbul. nr. 1943. 14-1540 sn. 1334. Mesela. 1983. 14. 1/225 vd. 1/273 vd. Bizans müesseselerinin Osmanlı müesseselerine etki etmediğini göstermektedir. Ġstanbul. 1 BaĢbakanlı Osmanlı ArĢivi... Osmanlı Devleti'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı. Ġslâm Hukukuna muhalif bir görüĢü uygulamak Ģöyle dursun. Ergin. Fâtih Kanunnâmesi de. Alay ve efendi gibi bazı tabirlerin yahut bazı giyim tarzlarının Bizans'tan gelmesi ise. Ġstanbul. Kafesoğlu. KalkaĢandî'nin Subh'ül-A'Ģâ'sına havale ediyoruz. Zaten Mültek'al-Ebhur 1648 ve 1687 tarihli fermanlarla Osmanlı Devleti'nin resmî hukuk kodu olarak kabul edilmiĢtir. EI-Ferrâ. 26 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ . daha önce aktardığımız Ġslâm Hukuku kuralına dayanmaktadır ve zaten daha önceki dönemlerde geçmiĢtir. Abbasîler'den itibaren Anadolu Selçuklularına kadar bütün Müslüman devletlerinde bulunan Divan'ların devamıdır. Tevkiî Abdurrahman PaĢa Kanunnâmesi MTM. tarihi bilmemek demektir1. Kahire 1938. sh. Et Terâtib'ülĠdâriyye Nizâm-u Hükûmetln-Nebeviyye. Rabat. Ġslâm hukukunu tatbik hususunda diğer Müslüman Türk Devletlerinden farklı bir yol izlememiĢtir. eğer Ġslâm hukuku eserleri incelenirse. (bundan sonra BA). belli bir yasama formalitesini takip ederek örfî hukuk diye bilinen kanunnâmeleri de tanzim etmiĢlerdir. Bizans'tan etkilenerek hazırlanmıĢ bir Kanunnâme değil. Memlüklüler'de ve Altınordu Devle-ti'nde de olduğunu söylemek yeterlidir. 1 vd. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. Ankara. Osmanlı Devleti'nin asırlarca en mühim devlet organı olan Divan-ı Hümâyûn. vezâret-i tefvîz makamının sadece isim değiĢikliğiyle Osmanlı Devleti'ndeki sadrazamlık makamı olduğu hemen anlaĢılacaktır. 1337. YEE. "Allah'ın kullarının maslahatlarını Ģer' ve kanun üzere" görmüĢler. IX vd.UzunçarĢılı'nın Osmanlı Devlet TeĢkilâtı ile alakalı eserlerini mukayese ederseniz. Merak edenleri. Osman Nuri. Mecelle-i Umûr-i Belediye. En çok itiraz edilen ve Bizans'tan alındığı iddia edilen iki beylerbeyilik usulünü ise. Ancak Ġslâm Hukukunun yüksek otoriteye (ülü'l-emre) içi boĢ yasama yetkisi tanıdığı sahalarda. 316 vd. bu söylenenlerin ne derece doğru olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz. Öyleyse. sh. Umumî Türk Tarihine GiriĢ. ve XVI. Ebû Ya'lâ Muhammed bin El-Hüseyin.. c I. bütün hukukî anlaĢmazlıkları "Ģer'-i Ģerif ve kanun üzere ahkâm-ı Ģerife" vererek halletmiĢlerdir. Ġstanbul 1986. Anadolu Selçuklularında. Türk Millî Kültürü. Hanefi mezhebine aykırı görüĢleri uygulamayı bile çok ciddi Ģekil Ģartlarına bağlamıĢtır.. tarihî vakıalara terstir. 1346/1296. Ömer Lütfü. XV. Ġbrahim. Asırlarda Osmanlı Ġmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları. MI. 1981. Ġstanbul'un fethinden sonra yeni baĢtan tertip ve tanzim edildiğini söylemek. 338 vd. Togan. Nihayet hukuk sistemi ile ilgili olarak da Ģunları söylemek yerinde olacaktır: Osmanlı Devleti. Yapılan incelemeler.. Ġstanbul. Ġstanbul. Osmanlı Devleti'ni Bizans'ın Ġs-lâmlaĢmıĢ hali diye takdim etmek. 498-500. sh.. sh. Ġsmail Hakkı. KrĢ. Köprülü. Osmanlı Devleti müesseselerinin. belki o zamana kadar uygula-na-gelen kanun hükümlerinin resmi bir Ģekilde tedvîn edilmiĢ bir halidir. Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri. 346 vd. Ġlmiye Salnamesi.

istemeyenlerin ise Ġslâm'ın hâkimiyeti altında huzur ve refah içinde yaĢamalarını temindir. sabır ve sebat gösterin ve bilin ki. Ġslâm'a davet ve bu daveti kabul etmeyenlerle savaĢ diye tanımlanmıĢtır. Bu gibi durumlarda nefîr-i âmm (umumî seferberlik) dinî ve zarurî bir görevdir. Ġbn-i Kemal'in yerinde ifadesiyle. bütün insanları zorla Müslüman etmek değildir. Osmanlı Devleti'nde savaĢ esas mıdır? Bu devlet harp ile mi geliĢmiĢtir? Böyle bir anlayıĢ Ġslâm'ın manasına uygun mudur?Osmanlı fetih politikasının hukukî esasları nelerdir? Bu sorunun cevabını verebilmek için. Amaç. Kısaca cihadın gayesi. son baĢvurulacak çare cihaddır. Allah'tan afiyet ve huzur dileyin. Ġslâm'ın davetini yaymak için yapıldığını ifade etmek gerekmektedir. DüĢmanla karĢılaĢınca da. cizye ve haraç vermek Ģartıyla tekrar eski Hıristiyan idarecilere teslim etmesi. normal zamanlarda Müslüman toplumun dinî görevidir (farz-ı kifâye).2. cihad ve kıtal gibi kelimelerle ifade edilen harb. can. Allah yolunda can. Müdafaa. Kosova Meydan M önemli bir kısmı. din veya vatan için olabilir. Allah'ın kelâmını ve dinini yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaĢtır. Eğer vazgeçerler ise. bu dediklerimizin en büyük delilidir. vatan ve ırk gibi maddî değerler üzerine değil. düĢmanlık ancak zâlimlere karĢıdır". aile. Harbin karĢılığı olan cihâd ise. Ġslâm'ın bütün insanlara anlatılması ve davetin dünyadaki herkese yapılması gayesi girdiği gibi. saf Ġslâm inancının sapık inançlardan ve mezheplerden korunması da girmektedir. Osmanlı PadiĢahlarının fethettikleri toprakları. son sebebe dayanmaktadır. Bu yüce gayeye ulaĢmak için. Nitekim Yavuz'un Ġran'a karĢı ilan ettiği savaĢ. Osmanlı Hukukunda meĢru addedilen harplerin gerekçelerini Ģu haller teĢkil eder: 1) Ġ'lây-ı kelimetullâh veya fî sebilillâh cihâd dedikleri. Bu manada harp. Mohaç seferlerin olarak iptal yolı . kılıçların gölgesi altındadır". isteyenlerin Ġslâm'a girmelerini. netice itibariyle sulhdur ve tevhid inancının düsturları ile insanlığı daimi bir barıĢa davettir. Bu konuda Halil Ġnalcık Hocamızın Balkanlardaki fetih politikası ile ilgili makalelerine bakılabilir. Ġnsanları zorla Müslüman yapmak için savaĢ yapılmadığı ortadadır. Hz. müdafaa harbi yapmak gerekir. Osmanlı Hukukunda gaza. Ölçü Ģu âyetlerdir: "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaĢın. mal. Zaten cihada müsaade eden Kur'ân âyeti de buna dikkat çekmektedir: "Artık saldırıya uğrayan mü'mlnlere zulmedlldljj! I tamamen sulha tarafta Segedin'e göndermiĢ id mez. Peygamber'in Ģu hadisi bunu gayet güzel açıklamaktadır: "Ey insanlar! DüĢmanla karĢılaĢıp savaĢmayı arzu etmeyin. 2) DüĢmanın Ġslâm toprağını istila etmesi veya tahammül edilemez bir Ģekilde hareket etmesi halinde. Osmanlı Hukukunda harbin yani cihadın tarifini ve sebeplerini özetlemek gerekir. Hukukî yönünü ortaya koyduktan sonra. aĢağıda belirtilen usule riayet etmek Ģartıyla. cennet. Bunun içine. "Dinde ikrah ve icbar yoktur". dil ve diğer vasıtalarla savaĢmak ve bu uğurda elinden geleni yapmak Ģeklindeki tarif cihadın umumî tarifidir. Özellikle yükselme döneminde bazı harplerin. bilin ki. Bunu kısaca nefsi müdafaa diye özetlemek mümkündür. tarihî olaylarla meseleyi izah etmek daha kolay olacaktır. DüĢman Ġslâm ülkesine hücum ettiği zamanlarda ise savaĢa ehil her Müslümanın zaruri görevi haline (farz-ı ayn) gelir. Bu manâda Osmanlı Devleti'nin cihaddan gayesi. Harbin gayesi ile ilgili olarak Ģunlar söylenebilir: Bilindiği gibi Osmanlı devleti (umumî manâda). değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Papa'nın tahrikiyle den haçlı ordular. manevî değerler ve bütün insanlığın iki dünya mutluluğunu temin etme mefkuresi üzerine kurulmuĢ bir devlettir.

den yardım ist 4) Münafıkla leri. B) Mürtedlerle yapılan savaĢ. Gerçekten Osmanlı tarihini inceleyenler. Kendisi oğlu Mehmed'i tahta oturtarak Manisa'ya çekilir çekilmez. Mesela Rodos'un fethi orada bulunan 5-6 bin kadar Müslümana zulüm yapılması ve hatta yerli ahaliye bile zulmedilmesidir. Bunlara karĢı silaha müracaat etmeden önce. Nitekim gayr -i müslim tarihçiler dahi. Papa'nın tahrikiyle II. sulh yolu ile itaat etmezlerse. gündüz boyunları bukağıda ve gece ise ayakları zincirde iĢkenceli bir hayata mecbur etmiĢlerdir. Ġslâm Dinini terk edenlere mürted veya ehl-i ridde denilir. Murad. isyancıları ve andlaĢmayı bozanları cezalandırma gayesi de meĢru' bir harbin gerekçeleridir. müdafaa harbi niteliğindedir. Hususî hükümlerin dıĢında genel harp hükümleri tatbik edilir. Bizi burada asıl ilgilendiren birinci harp çeĢididir. Mevcut bir nizâma isyan eden âsiler. Bizans'ın zulmünden dolayı çok sayıda Hıristiyan re'âyânın Osmanlı askerinden yardım istediğini açıkça ifade etmektedirler.3) Gayr-I meleri de meĢru I yet altına almak destek olmak Rodos'un fethi on ahaliye bile zuln adada esir tutmu bir hayata mecb Macar Valilerinin i çiler dahi. ordunun Avrupa'da bulunmasından yararlanarak. Vazgeçmezlerse savaĢ ilân edilir. Kosova Meydan Muharebesi takip etmiĢtir. Kısaca Osmanlı Devleti'nin yaptığı harplerin önemli bir kısmı. Buna biz. Ġbn-i Kemal. Mesela Yıldırım Bâyezid. dinden dönenleri. isyancıları' rekçeleridir. Bursa i çaktır. 4) Münafıkları. Ġslâm'ın kesin emirlerini (zekât gibi) inkâr edenleri. Ģüpheleri izale edilerek Ġslâm'a dönmeleri için gayret gösterilir. Bunu bilinen II. tam Ġstanbul'u muhasara altına almıĢken. D) Muhariplere yani milletlerarası haydut ve korsanlara karĢı yapılan harpler. Kanuni zamanında yapılan Belgrad ve Mohaç seferlerinin sebepleri ise. Bursa gibi Müslüman bir Ģehri defalarca yakıp yıktıklarını çok iyi hatırlayacaktır. Hıristiyan idareciler. Osmanlı Devleti'nin Anadolu Beylikleri ve Celâlî isyanları ile ilgili bütün askerî hareketleri bu manada harbe girmektedir. C) Bâğilere (isyancılara) karĢı yapılan savaĢ. . adada esir tutmuĢlar. Yol kesme suçlarını iĢleyenlere karĢı savaĢ ilân edilebileceğini Kur'ân açıklamaktadır. Buna en güzel misâl Ģu olaydır: II. Osmanlı hanedanı arasındaki savaĢlar ile isyancıları bastırma hareketleri (Celâlî isyanları) bu gruba girmektedir. Bu iĢleme istitâbe denir. düĢmanın yapılan andlaĢmanın Ģartlarını tek taraflı olarak iptal yoluna gitmeleridir. askerî hareketleri I ler. 3) Gayr-i müslim bir ülkede azınlık halinde bulunan Müslümanların yardım istemeleri de meĢru bir harbin gerekçesini teĢkil eder. Gerçekten buradaki Müslümanları. Mesela Karamanoğlunun I lu'ya geçmek r Osmanlı Hut müslimlerle ya lere mürted veya ı neleri izale edıif Vazgeçmezler»^ Mevcut bir nizJır Osmanlı hanedanı | lan) bu gruba j lara karĢı' ceğini Kur'ân i Bizi bazı hükümleri v Ġslâm I kanunu ne i mü'miniere zulmediidiği için cihada izin verildi". mesela Karamanoğullarının. Murad'dan kendileri barıĢ isteyen Macarlar ve Sırplar yeniden haçlı orduları teĢkil ederek Osmanlı Devleti'ne hücum etmiĢlerdir. Ġslâm'ın davetini emniyet altına almak ve bu davete icabet etmek isteyen güçsüz ve zayıf kimselere destek olmak da diyebiliriz. mesela Karan devleti mağlup ı rarlanarak. savaĢ ilân edilir. Kısaca insanî sebepler de demek mümkündür. tamamen sulha taraftar olarak. Karamanoglunun Osmanlı topraklarına girmesi üzerine muhasarayı terk ederek Anadolu'ya geçmek mecburiyetinde kalmıĢtır. Osmanlı orduları Bizans'ı veya bir baĢka gayr-i müslim devleti mağlup edeceği çok kritik zamanlarda. Mohaç Seferinin sebeplerinden biri olarak Macar Valilerinin ahaliye yaptıkları zulmü göstermektedir. Osmanlı Hukukçuları düĢman Ģahıslara göre harbi dörde ayırmıĢlardır: A) Gayr i müslimlerle yapılan savaĢ. Diğerlerinin kendilerine mahsus bazı hükümleri vardır. murahhaslarını barıĢ antlaĢmasını imzalamak üzere Segedin'e göndermiĢ idi.

Süleymaniye Kütp. Ġslâm devletinin hâkimiyeti altına girmeleri teklif edilir. Bu husus methe layıktır". Birinci ko ti'ni kuran Osr vi. Mesela Alman Tarihçi Lies aynen Ģunu söylemektedir: "Rum ve Acem ülkeleri feth edilince. Eroğlu. DoğuĢtan Günümüze Büyük Ġslâm Tarihi. 21/b-24/b. I. Heyet. "Türklerde Cihad ve Fütuhat AnlayıĢı". Ġnalcık. nr. Bakara. eğer zimmî olabilecek grupdan iseler. Mültekâ Tercümesi. Ayrıca düĢman gayr-i müslimler. Tevârîh-i Âl-i Osman. c. sayı 106.. sh. Encümenin görevlendirdiği tarihçi Efdalüddin konuyu bütün kaynaklardan araĢtırmıĢ ve bazı sonuçlara ulaĢtıktan sonra bu tarih yani 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi istiklâl kazanılan gün olarak kutlanmaya baĢlanmıĢtır. IX. 1954. "Osmanlı Ġmparatorluğunda ġeneltme. tarihçilerin çı tabi. Ekim 1992. Yıldönümüdür? Osmanlı Devleti'nin 1299 yılında kurulduğu kesin midir? Osmanlı tarih kaynaklarının bu konuda iki ayrı nakilleri bulunmaktadır: 1) Hicrî 699 yılını esas alan görüĢtür. «„ . c. Bu izahlara ( dikleri 1299 yılı. Cihadın ilânı. ġefaettin Severcan). yukarıda zikredilen sebeplerle meydana geldiğini görüyoruz. alem ve III. 8/b. { Safer ve flebi veya bel ayrıntıda ¦ 2) Hicri 700 mi I hatta Tanmanasına c ifade etme*/ mkeitiıMlt 4. aksi takdirde savaĢ yapılacağı ihtar edilmelidir. Ġslâm'ı kabul etmemeleri halinde cizye vererek. Köprü. ı aldığı bütün ı belirten vesika I 1300 tarihi ( 2000 yılıdır. Defter. Kur'ân ve Sünnetin emrine uyularak sulh içinde itaatleri istenmiĢ ve Ġbn-i Kemal'in kaydına göre isyan ve zulümde inad edince cihad ilan edilmiĢtir. Murad Hüdâvendigâr'ın bu hali. LV vd. 153 vd. Ankara 1996.. Ġl/b. 1999 yılı neden Osmanlı Devleti'nin 700. Bu muameleler Ģunlardır: SavaĢa baĢlamadan önce gayr-i müslimler mutlaka Ġslâm'a davet edilmeli. Ġstanbul. "Rumeli". 9/b. 190. 1/642. Nit ekim Petervaradin'in fethinden evvel. 39-40. Beldiceanu. Muhammed. 1/282. Ancak 699 yılının hangi ayıdır? Elimizdeki bazı kaynaklar. Mevkufatî. 12/a. insanî esaslarla bağdaĢan bir harp kanunu ne Sâsanilerde. Hac. 4 Cemâzîyelûlâ 6 99 tarihini vermektedirler ki. Mecma ül-Enhür ġerhu Mültek'al-Ebhur I-II. Ġslâmiyet ve Milletler Hukuku. Nicara.. vrk. Çetin.Gâzî'yi saltanat! imanlı De Bu gün imi belge. Bu dediğimiz hususu. (neĢr. II. Kısaca Osmanlı Devleti'nin kuvvetle değil davetle yayıldığını ve diğer milletlerle o-lan savaĢlarının. sayı 48. Studia Islamica. 14/b.1/340 vd. Halil.. Ġstanbul 1972.. Turnagil. OınuaMâra OimittlıltfU ıınıo nlıkltn araĢtır bulunr. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal). Ayasofya Bölümü. Osmanlı Maârif Nezâreti. 256. sh. Osmanlı tarihleri. Alâ'addin Devleti fiilen iv. 6. Müslim. TürkleĢtirme ve ĠslâmlaĢtırma". Osmanlı Devleti'nin 400 atlı ile birden bire cihan devleti oluĢunun izahı da sorumuzun cevabını teĢkil etmektedir2. 2 Kur'ân. Ġnalcık. "Ottoman Methods of Conquest". Ġstanbul 1302. ne Romalılarda ve ne de baĢka bir millette mevcuttu. sh. Ġnsanî esasları temel kabul eden Ġslâm orduları ve özellikle de Osmanlı orduları. ĠA. 66-75. 1317. 425-438. BaĢkasının malına müdahale etmeme yasağını çiğneyen bazı Sırp asıllı askerleri hemen idam ettiren I. Ahmed ReĢit. yüzlerce misâllerden biridir. Sonbahar 1994. meĢru olan harp kanunlarını çok ciddi bir Ģekilde uygulaya gelmiĢlerdir. Ġslâm ile cizye arasında serbest bırakmıĢlardır. Bu iki teklife müsbet cevap alınamadığı takdirde fiilen harp baĢlar. Miladi karĢılığı 27 Ocak 1300 etmektedir ve Sultân Abdülhamid Hân'ın tesbit ettirdiği tarih de budur. Müslüman ordular bu ülkelerin insanlarını. her SavaĢ Öncesi. sh. Osman. Ġbrahim'in sadrazamı Mustafa PaĢa'nın talimatıyla bu tercüme yapılmıĢtır). 688. 1-Cihâd. Ġslâm ile kılıç arasında değil. Ġstanbul 1990. Ġstiklâl-i Osmânînin tam gününü tesbit etmek üzere. Damad. 103-129. Anadolu'da Ġslâmiyetin YayılıĢı. Molla Hüsrev. Her ne kadar( önce meyda. Batılı tarihçiler de kabul etmektedirler. Ġbn-i Kemal. 21-22. Ġslâm hukukunun emrettiği muamelelerin ifası demektir. Tevârîh-i Âl-i Osman X. 3318. "Kötülüğü en güzel bir Ģekilde bertaraf ediniz" hadisi ve "Rabb'inin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" âyetinin emirlerine uyulduğunu açıkça beyan etmektedirler. Ġstanbul 1331. Dürer ve Gurer. 707.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 10/a.Ġslâm hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde. ti. Tarih ve Toplum. 3. GâĢiye. Nazmi. konuyu 28 Kânun-ı Sâni 1329 tarihli tezkire ile Tarih-i Osmanî Encümeni BaĢkanlığına havale eylemiĢtir.

Fermanları nereden temin ettiği Ģüpheli olmakla beraber. El öpülerek bî'atın yapıldığı bu merasimin günü. Ahmed Uğur vd. 16-21. c. I. Bu izahlara göre. Ziya Nur. bütün Ģecerelerin . 30 BĠLĠNMEYEN OSMANLI çeklerini ileri sürmüĢler ve hatta bazı tarihçiler. sadece menkıbe kabilinden bazı olayların. Bu resmi kaynaktan baĢka günü belirten vesika bulunmadığına göre. Yeni Seri. Tevârîh-i Âl-i Osman. sembolik Ģeyler olması hasebiyle. sh. 4. problemi hemen hemen çözmüĢ bulunmaktadır. sadece 1263/1847 tarihli Sâlnâme'dir. Gerçekten Lütfi PaĢa'ya göre. Tevârih-1 Âl-i Osman.. c. Mehmed. I. bu ince ayrıntıda boğulmaya gerek yoktur. Ġsmail Hakkı. Oğuz boyunun Gün.29 Her ne kadar Osmanlı Beyliğinin bağımsızlığına alâmet olacak bazı olaylar daha önce meydana gelmiĢse de -688/1288-1289'de tabi ve alemin gelmesi gibi-. "Ġstiklâl-i Osmanî Tarih ve Günü Hakkında Tedkikât". Ġstanbul. (neĢr. Burada ay yoktur ve hatta Tarihçi Âli. 48. baĢta Gibbons olmak üzere bazı batılı yazarlar. 111-113. Osmanlı Devle-ti'ni kuran Osmanlı Hanedanının aslen Türk olmadıklarını. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". ġerafettin Turan). Yılmaz. UzunçarĢılı. sadece merasim gününün 699 yılının ilk üç ayında yani Muharrem. bu tarihin. Feridun Bey. Ġstanbul 1265. Ġstanbul 1341. 1994. çok zorlamalarla yorumundan ibaret olduğunu. 67. 64. Büyük Türkiye Tarihi. Efdaleddin. sh. Sağlam ve kudret sahibi demek olan Kayı Boyunun sembolü (ongun) Ģahindir ve Osmanlılar da Kayı Boyundandırlar. sh. 3051. Osmanlı Devleti'nin istiklâl günü olarak kabul edilmelidir. Bunun dıĢında. Elkaevli ve Karaevli ismiyle dört boyu bulunmaktadır. 5. I. c. Kayseri 1997. Öztuna. Ancak kutlamalar. TTEM. 8. sh. Osmanlıların Ģeceresi (soy ağacı) ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz? Osmanlı'ların Türk olmadıkları söylentileri ve Ertuğrul Gâzî'nin babasının Süleyman ġah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğuna dair görüĢ ayrılıkları konusunda neler biliyoruz? Her iki konu da bazı batılı tarihçiler tarafından tartıĢılmıĢ ise de. ÂĢıkpaĢa-zâde. 106-108. Ġstanbul 1983. c. Ay ve Yıldız Hanlarından meydana gelen kollarına Bozoklar denmektedir. sh. 56. I. Selçuklu Devleti fiilen sona ermiĢ ve uç gazileri (Serhad Ümerâsı) de bir araya gelerek Osman Gâzî'yi saltanat tahtına oturtmuĢlardır. alem ve tuğ gibi saltanat alametlerini gönderen Anadolu Selçuklu Sultânı Sultân III. MünĢe'ât-ı Salâtin. 17-27. sadece menkıbevî kıymete haizdirler. (neĢr. 1999 değil 2000 yılıdır. ancak tarihçilerin çoğunluğu 699 yılı üzerinde ittifak halindedirler. 25. Safer ve Rebiülevvel aylarında olması halinde doğru olabilecektir. Osmanlı Devleti'ni kuran ve ona adını veren Osman Bey'in ve babası Ertuğrul Gâzî'nin. ne kadar küçük olursa olsun. Kayıların Hz. Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1998. belki Moğol neslinden olabile3 NeĢri. c. Osmanlı Ġmparatorluğunun YükseliĢ ve ÇöküĢ Tarihi. sh. Salnamenin bu bilgiyi nereden aldığı bütün araĢtırmalara rağmen elde edilememiĢtir. Mehmed A. 36-48. Kayılara mensup bir aĢiretin baĢında bulunduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. 250 vd. 7 vd. Ankara 1987. yerli ve yabancı bilim adamları ortaya koymuĢlardır. Lütfi PaĢa. Gün Han'ın Kayı. son yapılan ilmî araĢtırmalar ve de ortaya çıkan bazı Osmanlı sikkeleri. sh. Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin bu zamana kadar nakl ede geldikleri 1299 yılı. Defter.). Bayat. I. Alâ'addin Keykubad'ın Gazan Han tarafından azl ve hapsedilmesi üzerine. Mehmed Ali ġevki. Ancak bu manada söylenenler. TOEM. Aksun. (neĢr. doğru olanın 4 Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 tarihi olduğudur ve netice olarak Osmanlı Devleti'nin 700. Ankara 1991. I. ġurası açıktır ki. I. sh. Ġstanbul 1932. Kantemir. sh. Osman Bey. nr. her yüzyılda bir müceddid geleceğini ifade eden hadisin manasına Osman Gâzi'nin mâsadak olması için böyle bir yola baĢvurulduğunu açıkça ifade etmektedir. 41. Dimitri. 104 vd. 61. Kitâb-ı Cihân-nümâ I-II. Yılı. sh. Osmanlı Tarihi. Müslümanlıklarının dahi Anadolu'ya geldikten sonra gerçekleĢtiğini söyleyecek kadar ileri gitmiĢlerdir. c. Adem'e kadar giden Ģecereleri ile ilgili izahlar. sh.. Ġbn-i Kemal. nr. Tarihen sabit olmadığı gibi. Ancak bu gün hangi gündür? Bu günün Cemâziyelûlâ 699/27 Ocak 1300 olduğuna dair elimizde bulunan tek resmi belge. ġöyle ki: Birinci konuda. Buna dair bir kaynak veya belge yoktur. Tevârih-i Âl-i Osman. 2) Hicrî 700 yani 1300 yılını esas kabul eden görüĢtür. Hicrî yüzyılın müceddididir3.Faik ReĢit Unat). Gelibolulu Mustafa Âlî Efendi. Köymen. Ankara 1994. Kitâbu't-Târîh-i Künhü'l-Ahbâr. Ġstanbul 1998 I-II. Bu yıl içinde Osman Bey'e tabi.

Sözün özünü Ahmed Cevdet PaĢa söylemiĢtir: "Devlet-i Aliyye. bunlara misâl olarak zikredilebilir. Bunların dedeleri de. Bilindiği gibi Süleyman ġah. kendine yer edinmiĢ ve teĢkil ettiği Osmanlı Milleti dahi. baĢlangıçta. Osmanlılar. Bunların ilmî değerleri yoktur. imtiyazlı bir toplum içinden ortaya çıkıp da hazır millet ve memleket bulmuĢ bir devlet değildi. tavır ve ahlakları ayrı ayrı çeĢitli milletlerin en güzel edeb ve tavırlarından seçilmiĢ üstün ve güzel bir topluluktur. tahrip ve yağma maksadıyla yapılmıĢ bir akın değildir. Kılıçarslan'ın da tarihî Türk Mezarına yakın bir yerde Dicle'nin Habur koluna düĢerek vefat ettiği nakilleri nazara alındığında. Moğol istilasının etkisiyle Anadolu'ya ve Ahlat'a gelmiĢler. Bu görüĢleri bir iki cümle ile özetledikten sonra kendi kanaatimizi zikredeceğiz. Ahmed Cevdet PaĢa ve benzeri bir çok son dönem tarihçileri de bunu ifade etmiĢlerdir. her ne kadar bir küçük hükümet Ģeklinde idi. Süleyman ġah'ın boğulması üzerine kollara ayrılarak Anadolu'ya yayılmıĢlardır. Caber Kalesi yanındaki bu menkıbevî mezar. A. Anadolu Fâtihi ve Türkiye Selçuklu Devletinin kurucusu ve ilk sultânı olması hasebiyle.de birbirini tutmadığı açıkça görülür. diğer Oğuz boylarının göç hareketlerine benzer Ģekilde. Ancak doğru olan. Balkanlardaki fetihleri. Ancak Ertuğrul Gâzî'nin babası konusunda farklı görüĢler bulunmaktadır. MeĢhur olan birinci rivayet. Ģu anda Domaniç'de medfûn buluBĠLĠNMEYEN OSMANLI 31 nan Hayme Ana olduğu ifade edilmektedir. dilleri farklı. aynı yazarın Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda söz ettiği Ġslâm Milleti veya tarihî ifadesiyle Osmanlı Milleti izahını yabana atmak da mümkün değildir. Zira Enverî'nin Düstûr-nâme'si ve Tevkil Mehmed PaĢa'nın Tarihi gibi önemli Osmanlı kaynakları bunu ifade ettiği gibi. hâlâ Türk Mezarı diye bilinmektedir ve toprağı Türkiye Cumhuriyetine aittir. diğer devletler gibi. Fuad Köprülü'nün Gibbons'a ait görüĢün tenkidine yüzde yüz katılırken. onun isminden kalan bir hatıra olarak zikredilmesi kuvvetle muhtemeldir. ilim adamları tarafından son zamanlarda bulunan "Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp" Ģeklindeki bir sikke de açıkça bu görüĢü teyit etmektedir. ilk dönem tarih kaynaklarının çoğunun ve hatta elimizdeki Ģecerelerin ifadesine göre Süleyman ġah'dır. Buraya kadar doğrulara . Fuad Köprülü'nün ve H. Osman Bey'in babasının Ertuğrul Gâzî olduğu. lakin Türklüğe mahsus olan üstün sıfatlar ile Ġslâmî Ģecâ'at ve dindarlığı kendisinde toplamıĢ bir kabile olduğundan. Osmanlılar. oradan da Mardin'e 250 km kadar güney-batıda yer alan Caber Kalesi yakınında Fırat nehrini geçmeye çalıĢırken. Abdülhamid'in emriyle türbe yapılmıĢtır. Bu sebeple. Yüzyılın baĢında yerli ve yabancı araĢtırmacılar çokça durmuĢlar ve 400 atlıdan cihan devletine geçiĢin sırlarını araĢtırmıĢlardır. Selçuklular zamanında doğudan batıya ve nihayet Anadolu'ya göç etmeye baĢlamıĢlardır. Dolayısıyla Osmanlılar Türk'türler. Bu Devlet-i Aliyye. ancak büyük devlet olmalarını. Karamanoğulları ve Germiyanoğulları gibi büyük Anadolu beylikleri varken nasıl karĢı koyup cihan devleti haline geldiler? AĢiretten cihan devletinin çıkmasını ne ile izah edebiliriz? Osmanlı Devleti'nin kuruluĢu üzerinde. Hz. Ertuğrul'un babasının Gündüz Alp olduğu Ģeklindeki ikinci görüĢtür. 5. Ertuğrul Gâzî'nin annesinin ise. A) Bu konuda Gibbons'un baĢını çektiği bir nazariyeye göre. Hatta bazı kaynaklarda. Yazıcıoğlu'nun Selçuknâmesi. Osmanlıların soyu. çok eski zamanlardan beri Türkistan'da dahi han ve sultan olarak el-hakk asîl ve soylu bir Türk hanedanıdır". aynı zamanda Ġslâm'dan aldıkları ve Osmanlı adı altında aynı pota altında eritmeye muvaffak oldukları din ve dünya görüĢüne borçludurlar. Bu dediklerimizi. Koca Bizans'a karĢı. Eskiden beri Oğuzların bir Ģubesi olan Kayılar. II. ortaya çıkan Osman Bey'e ait bir sikkeyle ve kaynakların ittifakı ile kesinlik kazanmıĢtır. belki planlı bir yerleĢmedir. belki yeni topraklar feth ederek. sadece kendi kavimlerinden verasetle aldıkları kuvvet ve kudrete değil. Ġdris-i Bitlisî'nin HeĢt BehiĢt'i ve ġükrullah'ın Behcet'üt-Tevârîh'i gibi ilk dönem kaynakları da ifade etmektedir. Ġkinci konuya yani Ertuğrul Gâzî'nin babası meselesine gelince. bu önemli hatıraların tesiriyle Süleyman ġah adının Seiçukoğuiiarmdan Osmanoğullarına geçiĢin bir sembolü olduğu düĢünülebilir4. Gibbons'un aynı adı taĢıyan Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu adlı eserleri. 400 atlı diye ifade edilen küçük bir aĢiret olmalarına rağmen. Peygamber'e bile isnâd olunmaktadır. Gündüz Alp'in kabrinin Ankara yakınlarında olduğu ve gerçekten Süleyman ġah'ın oğlu Selçuklu Sultânı I. özellikle 20. Klasik nakillere göre. daha evvel Ġran'da Manan denilen yerde Süleyman ġah idaresinde yaĢayan Kayılar. ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu'daki topraklarını geniĢletebilmiĢlerdir. kendisinde Ġslâm milletinin birliğine vesile olmak gibi bir kabiliyet vardı.

57-58. Ankara 1994. Defter. Bizans'ın anarĢi ve terör havasından bıkmıĢ köylü ve askerlerinin (akritoi). sayı 31(1944). özellikle Fuad Köprülü tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. doğru Ġslâmiyet'i ve Ġslâmiyet'e layık doğruluğu yaĢamaları ve ilk fetih yıllarında Ġslâm'a olan bağlılıklarının tam olarak devam etmesidir. -. VII. VIII. Osmanlının kuruluĢunun maneviyat erenlerinin gayretiyle mümkün olduğunu ve ahilerin rolünün asla inkâr edilemeyeceğini açıklamaktadır. VVittek. Gibbons'u Ģiddetle tenkit ettikten sonra. Osmanlı Devleti'nin vahdetçi ve muhafazakâr tavrı sebebiyle. Belleten. Zikredilen sebeplerin elbette ki Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda büyük etkileri olduğunu. düĢünmeden ve kitleler halinde Osmanlı'ya teslim olduklarını açıkça beyan etmiĢlerdir. H. /¦ = ¦ ¦-. Bâciyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi askerî. UzunçarĢılı. teĢkil ettiği uc kültürü ile Osmanlıların fethedilen yerler halkına tam bir müsamaha içinde yaklaĢtıklarını ve bunun da kaynaĢmayı kolaylaĢtırdığını ifade etmektedir. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda ve inkiĢâfında önemli rolleri olduğunu uzun uzadıya açıklamaktadır. A. Kantemlr. M. delilleriyle anlatmaktadır. yeni Müslüman olmanın heyecanıyla gayr-i müslimleri de zorla ĠslâmlaĢtırdıklarını. Osmanlı kabilesinin asil oluĢunun. I. hatta Moğolların elinden kaçtıktan sonra Anadolu'ya geliĢlerinde Müslüman olmuĢ olabileceklerini.. Lütfi PaĢa. harb esirlerinin Ġslâm'ı kabul etmesinin onlar için imtiyaz olduğunu ve kısaca Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunu yeni bir dinle yeni bir ırk ortaya çıkarmaya borçlu bulunduğunu açıklamaktadır. . sh. TOEM. c. Fuad. Osmanlı Devleti'nin hiçbir zaman ĠslâmlaĢtırma politikası gütmediği Ģeklindeki görüĢün ise. Moğolların baskısı sonucu Anadolu'ya göç eden Türkmenlerin gaza ruhu ile Bizans topraklarını Dâr'ül-Ġslâm yapmak üzere gayretlerinin.. "Kavı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar". Fuad. 3-5. Belleten. sh. kültür. nr. E) Bütün bu görüĢleri yazdığı önemli eseriyle tahkik ve tenkit eden Fuad Köprülü. 93-103. Osmanlı Devleti'nin tamamen dinî sebeplerle olan yükseliĢ tarzına.. 79. I. Köprülü. Anadolu'da oluĢan Gâziyân-ı Rum. M. eski Rum. 87 vd.. . c. Osmanlı Devleti'nin tam bir gazi devlet özelliğini taĢıdığını. chapter I. diğer beyliklerin Osmanlı Beyliğine karĢı hasmâne tutum içine girmemelerinin ve benzeri sebeplerin. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun Etnik MenĢei Mes'elesi". 29-41. Osmanlı Tarihi. problemin Ġslâm'ın fetih ve harble ilgili hükümlerinin incelemeden meseleye yaklaĢmak olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Âhiyân-ı Rum. Köprülü. Sırp ve Arnavut asil sınıfları ve askerî zümrelerinin (voynuklar ve lagatorlar gibi) yerlerinde bırakılarak mühim bir kısmının Hıristiyan tımar erleri olarak Osmanlı tımar kadrosuna sokulduğunu. Ahmed Uğur neĢri. F) Bu arada son zamanlardaki görüĢleri de özetleyen Halil Ġnalcık. sh. 219-313. -¦¦'. Fuad. 421-452. sn. ancak dine dayanan yeni bir Osmanlı ırkı meydana getirerek yerli Rumları da yanlarına aldıklarını.32 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI C) F. Âlî. sh. aslında kendi nüfuslarının az olduğunu. Balkanlarda Osmanlı'nın yayılıĢının tamamıyla muhafazakâr bir karakter taĢıdığını. Köprülü. Türklerin sahip olduğu etnik özelliklerin. kısmen yanlıĢ anlaĢıldığı kanaatindeyiz. Köprülü. sosyal ve iktisadî grupların. din ve medeniyet konusundaki devamlılığı da müĢahede edince. Tevârih-i Âl-i Osman. B) P. I. sh. Fuad Köprülü. daha sonra Osmanlı aĢiretinin küçük bir aĢiret olduğunu. .tercüman olan Gibbons. Bu görüĢ daha sonra gelen tarihçiler tarafından. Tevârîh-i Âl-i Osman. The Foundation of the Ottoman Empire. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. ancak asıl mesele Osmanlıların devlet kurma ve idare etmedeki ilahi kabiliyetlerinin yanında. Künhü'l-Ahbâr. nihayet Osmanlı Beyliğinin bulunduğu yerin jeopolitik durumunun. ânî bir fetih ve yerleĢme mevzubahis olamayacağını. Bu arada Ahilerin Giese tarafından ifade edilen kuruluĢtaki rollerini mübalağalı bulmaktadır. D) Balkan tarihçileri. 68-73. Gibbons'un Osmanlı AĢiretinin önemsiz bir aĢiret olduğu görüĢü ile yeni ihtida iddiasını haklı sebeplerle reddederken.. kuruluĢda. bazen aĢırıya varan tarzda itiraz etmektedir.-. sayı 28(1943). Gibbons. Bütün bu görüĢleri değerlendirdiğimizde. 201-204. Tevkil Mehmed PaĢa Tarihi. sn. c. 17-27. Selçuklu Devletinin zaafa düĢmesi ve Anadolu Beyliklerinin kurulması gibi bu dönemde meydana gelen büyük siyasi olayların. Ahlat'tan Domaniç'e gelen Ertuğrul Bey ve neslinin insan yapısına bağlamaya çalıĢmaktadır. Giese ise. 4 Ġbn-i Kemal. baĢta Iorga olmak üzere. sh. sn. Fuad Köprülü'nün gaza ruhunun ve i'lây-ı kelimetullah gayesinin bu konudaki rolünü küçümsediği kanaatindeyiz. bütün meseleyi. c.

Bilindm ¦•fi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 33 le Ie verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Bu iman ve idealin istikametinde yürüyen "devlet-i ebed-müddet" asırlarca dört kıt'aya hükmetmiĢtir ve medeniyet götürmüĢtür. Bilesiniz ki. gerilemi-Ģizdir ve düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. Osmanlıların Mihaller ve b> lar. Mer ak edenlere sormak istiyorum. kendini iktisadî açıdan devam ettirebilmesi için vergi ve idare açısından kendi vatandaĢlarına zulmetmesi. Su arada t iktisadî açıcfa zulmetmesi. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. daima Avrupa'yı titretmiĢtir. mesleğimiz Allah yoludur. Bu Ģanlı tarihin temelinin nasıl atıldığını ise. elbette ki. Ancak Müslüman olması ile. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢtir. edilebilir? Bu iman ve ide kıt'aya hükmetmiĢtir ğını ise. Osmanlıların bu tutumunu gören gayr -i müslimlerde olumlu etkiler yapmıĢtır. a) Osmanlıların hem Allah'ın kendilerine ihsan ettiği etnik özellikleri ve hem de bulundukları mevkiin her açıdan fetih ruhuna uygun olması. bir er gibi din ve devlet için dövüĢeceğim". Ġslâm Hukukundaki din hürriyeti prensibinin aynıyla uygulanmasıdır. Bu sesi duyan ve bu ruhla Osmanlı Devletini kuran Osman Bey de ölüm döĢeğinde aynı ruhu oğlu Orhan'a da aĢılamaktadır. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar modern silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. VVittek'in ve Giese'nin hissedip de ifade edemedikleri duygular olduğu kanaatini taĢıyoruz. yayma gayes ğı yok etme girdikleri olmı . zorla Ġs! . "Oğlum. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. Eğer Ģehid düĢersem vurulduğum yere gömünüz. aslında Osmanlı Devleti'nin doğru bir Ģekilde Ġslâm Hukukunun hükümlerini uygulamalarıdır Ģeklinde özetlemek daha doğru olsa gerektir kanaatindeyiz. b) Bu arada kendilerine düĢman olan Bizans'ın yıkılma noktasına gelmesi. Bizanslılar. dinlerine müdahale edilmesi ve hele Ġslâm'a girmeye zorlanması mümkün değildir. 1071'de Malazgirt'te konuĢan ve sesi tarihin derinliklerinden bize akseden Alparslan'dan dinleyelim: "Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaĢacağız. devletin ordusundaki Kur'ân'dan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Bu genel giriĢten sonra bazı hususları ifade edeceğiz. c) Ancak yerli ve yabancı tarihçilerin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ ve geliĢmesini etkileyen haller olarak açıkladıkları sebeplerin. kuruluĢ ve geliĢmelerinde mühim rol oynamıĢtır. Kuru kavga değildir". "Yârab! beni din yolunda Ģehid. Gâzî Mihaller ve benzeri Hıristiyan asıllı kahramanlar bunun . Müslümanlara ait bazı imtiyazlı haklar (mesela vali. -Osmanlı Devleti'nin din hürriyeti konusundaki müsamahası.-mühlmrofe. bazen Avrupa'dan destek yerine köstekle karĢılaĢmaları. Alparslan'dan dinleye1 -düĢersem vurulduğum yre• gibi din ve devlet Ġçin dovu Osman Bey de olum ı mesleğimiz Allah \ Tarih bize gö bağlanmıĢ isek sizdir ve düĢnv zaman açık savaĢta yf. Sırplar ve Bulgarların Ortodoks olmaları hasebiyle. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. a) Osmanlıla bulundukları •"'-. Bir Ġslâm ülkesinde vatandaĢlığa kabul edilen zimmîlerin. ah ir ette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle manevi ve yüksek fedakarlığa sebebiyet verecek ham. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. i pa'dan deste-destekleyeni. bir adım geriye bile değil. Hamaset gibi görülen bu cümleler. hükümdar olarak değil. bataryaları boĢ oldu§u mw Hamaset gı? sedip de ifade c sonra bazı hususi. düĢman bizi hiçbir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ.. sancak beyi ve hatta sadrazam olabilme hakları) elde etmesi. aslında Gibbons'un. bizi içimizden h-mücehhez o/urs. elbette ki yukarıda zikredilen sebepleri destekleyen etkenler olmuĢtur. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur.c) Anca? etkileyen hai1 Ģekild! olsa gr ¦Osman: din hürriyeti : edilen zimrtv mümkün dec (mesela vali. Tarih bize gösteriyor ki. b.Çünkü Ģu Müslüman Türk Devletinin bir zamanlar. Daima tehlikeyi. biz Müslüman Türkler.. 107l'de M-1 ¦••.

sancakbeylik. Osmanlıların kuruluĢ ve geliĢmesinde. subaĢı. bazıiçisyae lirgin '¦ Iriiği ku bunların ¦¦ ¦ ne. Osmanlı Ġmparatorluğu". Ahi Evran'lar ve ġeyh Baba Ġlyas'ların bulunduğunu baĢta Osman Bey olmak üzere bütün Osmanlı PadiĢahları görmüĢ ve hissetmiĢtir.. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". . Yerli halk. Karaca Ahmed'lerin ve Geyikli Baba'ların da payları vardır. Bu sebepledir ki. 20-44. gayr-i müslimlere kadılık) sakınca görmemiĢtir. Koca Efendi'lere ve ġeyh Hacı 5 Köprülü. ancak i'lây-ı kelimetullah diye ifade edilen Ġslâm'ı yayma gayesinden asla taviz vermemiĢlerdir. Ġ-nalcık. Osmanlı ulu çınarı kendi zamanında Osman Bey'in koskoca Bizans Ġmparatorluğu karĢısındaki fetih ve zaferlerinin arkasında. özellikle Wittek'in üzerinde durduğu maneviyât erenlerinin yani Gâziyân-ı Rum.1 . medrese. valilik.Bütün bunlara maneviyât erenlerinin gayretleri de ilave edilince. Ġslâm âleminin içinde kudsî bir rabıta olan kardeĢliğin inkiĢâfına ve geliĢmesine en önemli sebep olmuĢlardır. 6. yanında cihâd eden Gâzî Evrenos'lara. Gazi Rahman. Bulgarlar ve diğer Balkan milletleri. Gerçekten küfür âleminin ve Hıristiyan dünyasının sinsî siyâsetleri ile Ġslâmiyet'in güneĢini söndürmek için vâki olan müthiĢ hücumlarını. Gibbons. Dolayısıyla Osmanlılar. Sultân Murâd Hüdâvendigâr Kosova'da Ģehâmet destanları yazarken. cami ve tekke üçlüsü koruyabilmiĢtir. TOEM. Âhiyân-ı Rum. sh. Bu üçlü. Osmanlıya ve Ġslâm'a kitleler halinde girdikleri olmuĢtur.. 67-108.. . Halil. BektaĢ Velilere dt Hıristiyan â:< Ali PaĢalar. yedi düvele karĢı cihad yürüten Osmanlı Devleti'ni durdurmak mümkün olmamıĢtır. Bu sebeple Sırplar. Ġslâm'a aykırı olmayan ve ama insanlığa yararlı olan müesseselerin ve kanunların. cami ve tekke üçlüsünden aldığı iman suyu ile büyümüĢ ve 600 sene hayatiyetini devam ettirmiĢtir. Okyay. chapter I. The Foundation of the Ottoman Empire. The Classical Age 1300-1600. Bu sebeple.. A. Phoenix 1994. kendilerine tımar ve ze'âmet de verilmesi ihmal edilmemiĢtir. Ġstanbul 1993. sonrakilerin hatasıdır. gayr-i müslimlere sadrazamlık. "Stefan DuĢan'dan Osmanlı Ġmparatorluğuna. sh. Osmanlılar kuruluĢ döneminde bu prensibi eksiksiz uygulamıĢlardır. Kara TimurtaĢ ve Hacı Ġl Begi'ne dayandığı kadar.. H. baĢka dinlere ve milletlere ait olsa da. denen ġeyh Tapduk Emf Molla ġemse: ĠĢte ÂĢr müstakil teĢt A) 6izl> diye bilinen c unvanıyla anıl.Bilindiği gibi.. diğer vazifelerin verilmesinde (vezâret-i tenfîz manasını taĢıyan görevler. Sultân Orhan Gâzî'nin Bursa'yı fethedip Rumeli'ye yöneliĢinde. Ahmed Tevhid. Molla Muhammed Cemâlüddin Aksarayî'lere. Çandarlı Kara Halil'lerin. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. zaten Müslüman Türk kültürünün bir parçasıdır. Bâcıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum'un etkileri hakkında neler biliyoruz? Osmanlı Devleti'nin ulu çınarı. tımar eri. 19. Molla Fenarî'lere. elbette ki Lala ġahin ve Hayreddin PaĢa'lar kadar Molla Davud-ı Kayserî'lerin.. Mevlânâ Celâleddin Rûmîler. The Ottoman Empire. tasavvuf vasıtasıyla. Meseleye böyle bakmak ger ekir kanaatindeyiz5. Rıfat. Dursun Fakih'ler.. 58. Ġstanbul. . Ġslâmiyet. iktibas edilmesinde veya vatandaĢ olan gayr-i müslim tebaanın kendi inanç ve âdetleriyle baĢbaĢa bırakılmasında hiçbir mahzur görmemiĢtir. üç mühim ve sarsılmaz kale olan medrese. B)* ırafıno. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. devam rını ve .Osmanlı Devleti. ġeyh Edebali'ler. Akça Koca ve Köse Mihal gibi büyük gaziler kadar. Ġslâm âleminin değiĢik bölgelerinden ve özellikle Horasan'dan gelen erenlerin yani Sadreddin Konevî'ler. lag ator ve martoloslar adı altında askerî ve idarî görevlerde istihdam edildikleri gibi. bu. voynuk. bu müsamahayı ve Hıristiyanlığı yok etme gibi planlarının olmadığını görünce. liyakatli âmirler ve ilmiyle amel eden âlim ve meĢâyıhların da desteğiyle. 1200-1204. nr. Kutlu Beğlere. bazı tarihçilerin ifade ettiği uc kültürü. Alp Gündüz.. .. Toplum ve Ekonomi. Sonradan buna riayet edilmediyse. zorla ĠslâmlaĢtırmamıĢlardır. belli 34 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN' yerlerde kadılık ve devlet baĢkanlığı gibi görevlerin dıĢında (vezâret-i tefvîz manasını taĢıyan görevler).neticesidir. re'îs'ül-fityJn. sh.

tutun nıĢma sat Fûtu teĢk. ġeyh Abdurrahman-ı Erzincânî'ler. Türkler Müslüman oldukdan sonra Gazi unvanıyla anılır olmuĢlardır. C)Mcı. bu durum yüz yıllar süresince bütün esnaf ve san'atkârlara yön vermiĢtir. esnaf . gayretleri neticesinde Osmanlı Devleti gibi büyük bir devlet ortaya çıkmıĢtır". Bunlara re'îs'ül-fityân.. olup. ġu anda KırĢehir'de medfûn olan Ahi Evran (1306 yılına kadar hayatta olduğu sanılmaktadır). B) Âhiyân-ı Rum: Anadolu Ahileri: Ahî teĢkilâtı. Moğol istilası ve bazı iç isyanlar sebebiyle Müslüman Türklerin birliği bozulmuĢ ve halk önemli ölçüde tedirgin olmuĢtu. Yunus Emre ve Ahî Evran da bunların ileri gelenleridir.reis tayir fütik kurmuĢ ve. ancak aralarında bir teĢkilât kurarak dayanıĢma sağlamalarıyla mümkündü. Bu reisin baĢkanlığında bütün üyeler. bunların da toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdir. giyimlerini ve hareket tarzlarını teĢkilâtın nizâmlarına uydurmak mecburiyetindedirler. Hacı Bayram Veli'ler ve Molla ġemseddin Fenarî'lerden manevi yardımlar almıĢtır. Her meslek erbabının bir ahi baba denen reisi mevcuttur. Fütüvetnâmelerden öğrendiğimize göre. Osman Gâzî. hanımları ks fil iLj L' lariîi. Tapduk Emre'ler. Yunus Emre'ler. ĠĢte ÂĢıkpaĢa-zâde. ġeyh Hâmid bin Musa Kayserî'ler. dinî ahlâkî kaideleri . genellikle bekâr gençlerden san'at ve meslek sahibi olanların bir araya gelerek kendilerine reis tayin ettikleri Ģahsa ahi adını vermiĢler ve bu cemiyete de eskiden olduğu gibi fütüvvet demiĢlerdir. Ve nihayet Hıristiyan âleminin korkulu rüyası Sultân Yıldırım Bâyezid Niğbolu Zaferini kazanırken. Ali PaĢalar ve TimurtaĢ PaĢalar kadar. ordu ve Ģehirlerdeki belli sınıf kahramanlardır. yeletopla kank_ nizâmlanra Kısa. Emir Sultân denen ġeyh ġemseddin Muhammed Buhârî'ler. Ön Asya'daki yerliler karĢısında tutunabilmeleri ve beraber yaĢayabilmeleri. vatan. ĠĢte böyle bir buhran döneminde halkı birbirine sevdiren ve yeniden birliği kuran manevî liderler ortaya çıkmıĢtır. Kısaca Asya'dan gelen san'atkâr ve tüccar Türkler'in. fütüvvet teĢkilâtının Türkler tarafından geliĢtirilen ve özellikle Anadolu'da yayılmıĢ bulunan bir Ģeklidir. Ahi Evran esnafın birlik ve beraberliğini. Bunlarla kastedilen. Zaviyeler bir merkezde toplanmıĢtır. Kısaca "ahilik millî bir birlik olup. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 35 BektaĢ Velilere de dayanmıĢ ve onlardan manevî imdâd taleb eylemiĢtir. bu maneviyât erenlerinden Anadolu'da bulunan büyük ve müstakil teĢkilâtlar tarzında bahsetmektedir ki. çalıĢma esaslarını. millet ve din uğruna canlarını ve mallarını feda eden erler. ayyârların baĢı veya sipâhsâlâr-ı gâziyân da denmektedir. Mevlâna. zaviye ve tekkeleri birer meslek kuruluĢları haline getirerek bu görevi ifa etmiĢtir. gayret mıĢtır". bunlar sırasıyla Ģunlardır: A) Gâziyân-ı Rum = Gâzîler ve Alpler: Daha evvel Türk toplumlarında Alpler diye bilinen bu mana ve madde kahramanları. kılıcını ahi usulüne göre kuĢanmıĢ ve Orhan Gâzî ise ahiliğin önemli bir savunucusu olmuĢtur. 740 maddeyi bulan fütüvvet nizâmnâmeleri vardır. ġeyh Kutbuddin Ġznikî'ler. Reislerine Ģeyh veya ihtiyar da derler. ĠĢte bu zaruret. Müslüman Türkler. Anadolu Selçuklularının yer yer Alp unvanını kullanmaya devam ettikleri anlaĢılmaktadır. ahlakla san'atın ahenkli bir birleĢimi olan ahi teĢkilâtını kurmuĢ ve o denli itibarlı bir hale getirmiĢtir ki.

bunların Ġslâmi eserleri ve Ģahsiyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. C) Bâcıyân-ı Rum: Bu tabir ile uc beyliklerindeki Türkmen kabilelerinin cengâver hanımları kasdedilebileceği gibi. Semahat Yüksel. vefatından sonra Hân ve Sultân denmiĢtir. 1280 civarında. Franz. kimlerin etkili oldukları. 457-472. Bu hanımından da ġehzade Alâ'addin dünyaya geldi. mesela ġakâık'da. Bu tabiri. 1200-1204. c. Çağatay. Çağatay. Çünkü hayatının sonlarına doğru uc beyi olmuĢtur. Baskına baskınla cevap veren Osman Bey. 3051. 83-102. Paul. sh. vrk. Babası Ertuğrul Gâzî ve annesi Halîme Hâtun'dur. LII. Osman Bey. 1289 yılına doğru ġeyh Edebali'nin kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn ile evlenince. 24 yaĢındayken babasının yerine geçti. hayatının sonuna kadar emîr yani bey olarak anılmıĢtır. hanımlara ait tekke mensupları da kasdedilmiĢ olabilir. sonra da Kütahya'daki Germiyanoğullarına bağlı idi. Osmanlı kaynaklarında zikredilen abdal ve baba lakabını taĢıyan ve ilk Osmanlı sultanlarıyla beraber 36 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI harblere katılan tahta kılıçlı ve cezbeli derviĢler bu gruba girdiği gibi. sh. Osman Gâzî. A-lâ'addin Keykubad'ın saltanat alâmeti olan tabi. Osmanlı Devleti'nin KuruluĢu. "Ġslâmda Fütüvvet TeĢkilâtının DoğuĢu Meselesi ve Tarihî Ana Çizgileri". BektaĢi Babaları veya Alevî Dedeleri diye açıklamak. Ergin. Selçuklu Sultânı II. Kısaca bu dört teĢkilât Osmanlı Devleti'nin kısa zamanda kurulmasında ve maddi-manevî açılardan fethedilen toprakların ihya olunmasında çok etkili rol oynamıĢlardır6. 485-500. sh. cevabın baĢında zikredilen maneviyât erenleri de bu gruba girmektedir. sayı 203(1988). bir görüĢe göre. sh. sh. 1288 veya 1291 tarihinde Karacahisâr'ı fethetmesi ve Dursun Fakih'e kendi adına hutbe okutması. Belleten c.86/b-91/b. Osman Bey'in yarı istiklâlini kazanması demektir. 27 Ocak 1300'de Selçuklu Sultânı III. Belleten. tuğ ve mehterhane ile uc beyi olmuĢtur. sh. Fahruddin ve Mu'înüddin de denmiĢtir. Kendisine Kara Osman. ÂĢıkpaĢa-zâde. NeĢet. Mehmed Ali ġevki. Ġlk evliliği. Osmanlı tarihini bilmemek olur. 1258 tarihinde Söğüd'de veya Osmancık'da dünyaya geldi. Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ safhasında. önce Kastamonu'daki Çobanoğullarına. 204-206. c. Ankara 1974. Zira. Wittek. Süleymaniye Kütp. 1299 yılında Yarhisâr ve Bilecik'i fethetti ve beylik merkezini Bilecik'e nakletti ve fitneye sebep olan Yarhisâr Tekfurunun kızı Nilüfer'i (Holofura'yı) oğlu Orhan ile evlendirdi. Gıyâseddin Mes'ûd'un 1284'de Söğüd ve çevresinin kendisine tahsis edildiğine dair olan fermanı ve yanında hediye ettiği ak sancak. "Anadolu Türklerinin Ekonomik YaĢamları Üzerine Gözlemler (Bu alanda ahiliğin etkileri)". sayı 142(1972). nr. Bir Türk Kurumu Olan Ahilik. 2362. Onlar da Selçuklu Sultânına bağlıydılar. ile göndermesi ile artık yakın bir yerde YeniĢehi bu fetihlerde kendisine ' . Tarih. Ahmed Tevhid. sayı 180(1981). "Anadolu Selçukluları Devrinde Anadolu Bacıları (Baciyan-ı Rum) Örgütünün Kurucusu Fatma Bacı Kimdir? ". Sultân Orhan'ın annesi ve Selçuklu vezirlerinden Ömer Abdülaziz Beyin kızı olan Mâl Hâtûn iledir.. Osman Gâzi'nin Bizans sınır Ģehirlerini birer birer fethetmesi üzerine telâĢa düĢen Bizanslılar onu ortadan kaldırmak için bir düğün vesilesiyle bir baskın hazırlarlar. Mecelle-I Umûr-i Belediye. "Osmanlı Ġmparatorluğu'nun KuruluĢu Bahsi". The Rise of the Ottoman Empire. 1281 yılında babasının yerine aĢiret beyi olan Osman Bey. Bu tarih. "Ankara'da Ahiler Hükümeti". Esad Efendi.. Osmanlı Devleti'ni ve Osmanoğullarını kuran ve adını devletine ve soyuna vermiĢ bulunan ilk Osmanlı Sultânıdır. nüfuzu ve kudreti arttı. sh. NeĢet. 203-236. XXVII. alem ve tuğu Osman Beye bir ferman 6 Köprülü. Belleten. 56-90. Taeschner. Osman Gâzî. London 1938. Mikail. D) Abdalân-ı Rum: Bunlara biz Horasan Erenleri de diyoruz.Fütüvvetnâmelerde zaten mevcut olan bir esnaf ve san'atkârlar kaynaĢma ve kontrol teĢkilâtının yani ahiliğin kurulması sonucunu doğurdu. kaç çocuğu vardı ve zamanında mevcut olan büyük âlimler kimlerdi? Osmanlı toprakları onun zamanında ne kadar büyüdü? Osman Bey. 7. Çev. Bayram. 1/537-551. Osman Bey hakkında özet bilgi verir misiniz? Kaç hanımı. sh. daha önce açıklanan sebeplerle Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ yılı kabul edildi. XLV-2. Bu dönemdeki maneviyât erenleri için bkz. .

Sakarya'ya bağlı Geyve. Ayrıca Dimitri Kantemir gibi bazı tarihçiler. 1313'de Harmankaya Hâkimi Köse Mihal Bey'in Müslüman olmasıyla Mekece. ĠA.. Pazarlı Be] zamanında Osmanoğullarınıı Akyazı ve Hendek. ġeyh Ulvân Çelet 8. Melik Bey. Osman Bey zamanında Osmanoğullarının ülkesi. t. 1308 yılında Ġlhanlı Hükümdarı Ahmed Gazan tarafından Selçuklu Devletine son verilince Osmanlı Devleti tamamen müstakil hale geldi. 1301 yılında Bursa'ya yakın bir yerde YeniĢehir'i kurdu ve saltanat merkezini buraya nakletti. Künhü'l-Ahbâr. ġeyh Edebalı'ya Bilecik'i ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü verdi ve Edebalı'nın torunu Alâ'addin'i yanında götürdü.. Bu arada bütün bu fetihlerde kendisine yardım edenleri de unutmadı ve kardeĢi Gündüz Bey'e EskiĢehir'i. Mehmed Zeki. Tev Âlî. Akyazı ve Hendek. Amca Dündar Bey'in Söğüd'e gelmeden vefat ettiğini belirtmektedirler. bu olaya olmuĢ gibi bakmamıĢlar ve sadece 'bazı râviler eder ki.5 yıl sonra 1326 yılında Bursa'daki GümüĢ Künbed'e defn olunmuĢtur.hir'i. . vasiyeti üzerine. ġeyh Ulvân Çelebi. Hamîd Bey. 1320 yılından itibaren çevrede fazla görünmeyen Osman Bey. sh. ı bul edilmeyen bir göri geldiğinde. E "4 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 37 ile göndermesi ile artık Osman Bey müstakil bir uc beyi olmuĢtu.' Tarihi. Kütahy ilçelerini kapsıyordu. Demek ki. 1. Savcı Bey. Hasan Alp'a Yarhisâr'ı. d 24. oğlu Orhan Bey'e ve Turgut Alp'e Ġnegöl'ü yılında Ġlhanlı Hükümdaı Osmanlı Devleti tamamen Bey'in Müslüman olması/ yılından itibaren çevrede / Bey'e devretti. Amca Dündar Bey. ġeyh ÂĢık PaĢa. Ġbn-i Kemal gibi olayı nakleden tarihçiler.. 1324 yılında beyliği oğlu Orhan Bey'e devretti. 1 "Osman I". Bilecik.5 yıl sonra 1326 yılında £ Babasından 4800 km Bey'in Orhan ve Alâ'addin c Bey. YeniĢehir ve Ġnegöl ilçelerini kapsıyordu. Ayrıca Dimitri Kanteır vefat ettiğini belirtme Kemal gibi olayı nakle râviler eder ki. EskiĢehir merkez. 1324 yılı ġubat ayında Bursa'nın fethini görmeden 67 yaĢında vefat eden Osman Bey. Hamîd Bey.' # ġayet çok zayıf i halinde. 1324 yılı eden Osman Bey. Babasından 4800 km2 olarak aldığı toprakları 16.' diyerek bir dedikoduya dikkat çekmiĢlerdir. Osman Bey zamanında^ yarar vardır: Âlimlerden en I bin Ebî Kasım Karahisâ'-'-PaĢa. Osmanlı Devleti1 Dündar'ı öldürme çıklar mısınız? Evvela bu olayın. oğlu Orhan Bey'e Sultânönü'nü. geçici olarak gömülü bulunduğu Söğüd'den alınarak 2.. Osmanlı Devleti'nde ilk kardeĢ katli olayının Osman Bey'in amcası Dündar'ı öldürmesiyle baĢladığı söylenmektedir. Maneviyât reislerinden ise. 100 yaĢına yaklaĢmak üzereydi diyen tarihçiler vardır. Özellikle bu olayı a-çıklar mısınız? Evvela bu olayın. Amca Dün. c. edilmeyen bir görüĢ olduğunu ifade etmek istiyoruz. Pazarlı Bey ve Çoban Bey. Zira idam hadisesi meydana geldiğinde. ġeyh Hasan Çelebi ve Baba Ġlyas mutlaka zikredilmelidir7. ġeyh Muhlis Baba. böyle bir olayın vukuu dahi Ģüphelidir. Osman Bey ( tesirler gösterî dan ve nihayet Ġbft-ll ' Ġbn-l Kemal. Osmanlı tarihçileri tarafından meydana geldiği dahi ittifakla kabul. Kütahya-Domaniç ve Bursa ilinin Mudanya. Akhisar ve Gölpazarı Osmanlının eline geçti.000 km2'ye çıkaran Osman Bey'in Orhan ve Alâ'addin dıĢındaki çocukları Ģunlardır: Fatma Hâtûn. vasiyeti 2. 8. Dursun Fakîh ve Hattâb bin Ebî Kasım Karahisârî'dir. Osman Bey zamanındaki büyük âlimler ve Ģeyhlerden bazılarını da hatırlatmakta yarar vardır: Âlimlerden en önemlileri Mevlânâ ġeyh Edebalı. Bugünkü mülkî taksimata göre.

ġeyh Edebalı'nın zaviyesinde misafir kaldığında. herkesin dilden dile naklettiği ve bazı tarihçilerin de Ertuğrul Gâzî'ye isnad ettiği meĢhur rüyasını görmüĢtür. 327-335. sh. Mecdî Mehmed Efendi. "Köse Mlhal ve Mihal Gâzî aynı adam mıdır". 9. Dündar Bey olayının meydana gelmediği kanaatindeyiz. Osman Beyi öldürmek üzere tertip ettikleri plandan ve hileden haberdar olduğu ve Osman Bey'in karĢı planla olayı bastırdıkdan sonra amcasını öldürdüğü nakl olunmaktadır. kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu is ġeyh Edebalı. ağacın altından dağlar yükselir ve dağlardan da ırmaklar akmaya baĢlar. sh. diğimize göre. ġimdi değil. sh. giriĢtikleri bu iĢleri daha evvel Timur'un Bâyezid'le harb ettiği. ġeyhin koynundan çıkan bir ay Osman Gâzî'nin koynuna girer. onu yakaladığı ve ordusunu imha ederek onu mağlup ettiği zaman yapmaları zarureti vardı. 41-67. Tevârih-i Âl-i Osman. Ġstanbul 1989. son i Edebalı'ya Kozağa burayı vakfetmiĢtir^ Gâzî'nin hanımı ile I büyüklerinden MollJ yakınları defn olunmff . 102-116. ġam'dan döndükten sonra kendisini tasavvufa veren ġeyh Edebalı. Gökbilgin. Dündar Bey'in Osman Bey aleyhinde faaliyetlerde bulunmasından ve nihayet Ġbni Kemal'in zayıf bir rivayeti naklederken verdiği bilgilere göre. Öztuna. aynı anda göbeğinde bir ağaç biter ve gölgesi bütün dünyaya yayılır. Osmanlı Beyliği. geçmiĢ Ġmparatorlar adına bir nevi hayıflanmaktadır. sonradan ġam'a giderek oradaki âlimlerden Ġslâmî ilimler dersini tamamladı. ĠA. 20-24. Defter. Kızım da senin helâlin olacak".. 38 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cik tekfurunun yakalanmasına fiilen engel olduğundan dolayı. Devletler ve Hanedanlar I-V. Elizabeth A. Tayyib. Bir seferinde Osman Bey. Bile7 Ġbn-i Kemal. ne diyeyim?". bazı kaynaklara göre. nr. Hanefi hukukçusu Necmeddin Ez-Zâhidî'den fıkıh ilmini öğrenen Edebalı. eğer anlatılan olaylar doğru ise. Karaman'da dünyaya gelmiĢtir. ġayet gelmiĢ olsa dahi.ġayet çok zayıf bir ihtimal ile de olsa. ĠĢte bu sırada âlimleri ve maneviyât erlerini çok seven Osman Bey ile tanıĢtı ve o-na dinî ve idarî konularda danıĢmanlık yaptı. zira Türkler toparlandılar. bâği add edilerek idam edilmiĢtir. 11(88). Netice olarak. Tevârîh-i Âl-i Osman. Bizans ve benzeri düĢmanlar tarafından Osmanlı Devleti'ne karĢı kullanıldıklarını açıkça göstermektedir: "Akıllı Romalıların. Vefa) reislerindendir. M. Asıl adının Ġmâdüddin Mustafa bin Ġbrahim bin Ġnac el-KırĢehrî olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. 196-201. Ahmed Uğur neĢri. neden Roma Ġmparatorlarının Düzmece Mustafa olayı gibi diğer Osmanlı çocuklarını da Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanamadılar diyerek. zaten had cezası olarak idam cezasının verildiğini söylemek mümkündür8. Lütfi PaĢa. Osmanlı Devleti'nin Fakih. bu olayın meydana geldiğini kabul etmemiz halinde. Konunun asıl ayrıntılı izahını ise. Orada o kadar akıllı ve cesur Roma Ġmparatorları gelip geçtiler ki. 1289 veya 1302 yılında meydana geldiği bazı tarihçiler tarafından zayıf bir rivayet olarak nakledilen bu olayda. Daha önce belirttiğimiz gibi. Zira devlete isyan mevzubahistir. Bu rüyasını ġeyh Edebalı'ya anlatan Osman Gâzî'ye ġeyh'in cevabı aynen Ģöyledir: "Hak Te'âlâ sana ve nesline padiĢahlık verecek. amcası Dündar Bey. II. sh. c. B« (ıĢtır. UzunçarĢılı. tarihçilerin nakline göre bu zayıf rivayet Ģöyledir: Osman Bey devrinde. 1300-1389. Hadâik'uĢ-ġakâık.J:-de bu zatın taleb-Edebalı'nın BektaĢilif ġeyh Edebalı. 17 vd. ġeyh Edebalı'nın Osman Gâzî ile evlendirdiği kızının a öğrendiğimize göre. TTEM. Künhü'l-Ahbâr. Bilecik'te bir zaviye kurdu ve halkı irĢada baĢladı. Vefâilik is ile hiç bir ilgisi yoktur. sh. Fâtih devri soruları içinde bulunan KardeĢ Katli ile alakalı soruların cevabında yapacağız. sh. Mübarek olsun. Ġstanbul 1997. c. Yani Yunanlı tarihçi. Zachariadou. 1. Âlî. aralarındaki saltanat kavgasının menfî tesirler göstermesinden. Osmanlı Tarihi. Dündar Bey'in Bilecik ve Yarhisar Tekfurlarının. Ankara 1996. I. ġeyh'in taleb<. "Osman I". 101-102. Düzmece Mustafa olayı sebebiyle bir Yunan tarihçisinin kaleme aldığı Ģu satırlar. Bu rüyaya göre. 70 vd. Mehmed Zeki. Osmanlı Devleti'nin manevî kurucularından olan ve kızını Osman Bey ile evlendiren ġeyh Edebalı kimdir? Kaynaklarda Ede ġeyh diye de geçen bu maneviyât eri. Burada had suçu söz konusudur.. ġey Sultân Orhan'ın annesi. Osmanlı Hânedânındaki erkek evlâtların ne kadar merhametsiz bir Ģekilde.

annesi I Abdülaziz Bey'in ġücâ'uddin gibi E 36 veya 43 yafl olan Orhan Bey.. 217. 42. ġâzelî Tarikatının bir koludur. Ġbn-i Kemal. 6. ġeyh Muhlis Baba ve ġeyh Edebalı'nın bazı yakınları defn olunmuĢlardır9. Dursun Fakih. TaĢköprüzâde. Ġstanbul 1998. Ġstanbul 1864. I. ! Tevârih-i Âl-l Osm». Ancak Sultân Orhan'a ait bir vakfiyeden öğrendiğimize göre. Sultân Orhan'ı kısaca anlatır mısınız? Çocukları.. Mal Hâtun'dur. 33 vd. Orhan Bey zamanında kurulmuĢtur. Turgut Alp. Köse Mihal. 130-131. EĢ-ġekâık. Hân. Tevârih-i Âl-i Osman. Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Efendi... I. Lütfi PaĢa. . Osmanlı padiĢahlarından Sultân. sh. 95. kardeĢi ve veziri Alâ'addin PaĢa. nr. Hayrullah E-fendi. MüMmmtt ÂĢıkpaĢa-zMe. sh. UzunçarĢılı. zamanının büyüklerinden Molla Hattab-ı Karahisarî. ¦ ¦¦ ¦ . Defter-i Evkaf-ı Hüdâvendlgâr. bir Selçuklu veziri olan Ömer Bey'in kızıdır. Osmanlı Devleti'nin ilk kadı ve müftüsüdür demek daha doğrudur. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. yine ilmiyeden gelen Molla Tâceddin Kürdî ve Vezir Hayreddin PaĢa. 585. Defter. Zira Dursun Fakih.. 428. 1 Hacı Kemâlüddlnı gelen Molla Tâceddfnf Bilecik sonra da I meĢveret etme Devleti. 68-75. sh. son zamanlarında kızı ve torunu Alâ'addin Bey ile Bilecik'te oturan ġeyh Edebalı'ya Kozağaç Köyünün vergi gelirleri tahsis edilmiĢ ve kızı Rabî'a Bâlâ Hâtûn da burayı vakfetmiĢtir. 20. ġeyh Edebalı'nın BektaĢilik veya Alevîlikle ilgisi yoktur.. Seyfüddin ve ġücâ'uddin gibi unvanları ilk olarak hakkıyla elde eden ve kullanan zattır. BektaĢi veya Haydarî tarikatı ile hiç bir ilgisi yoktur. Gâzî Mihal Bey ve Ahi Hasan gibi kahramanların gayretiyle. Defter. sh. Orhan Bey. 20-21. II.. 99. ġeyh Edebalı 1326 veya 1327 yılında Bilecik'te vefat etmiĢtir. : * BA. Tarih. BektaĢi menkıbelerine dayanarak böyle bir irtibat kurmak yanlıĢtır. T Defter. sh. Askerî bir deha olan Orhan Bey. ÂĢıkpaĢa-zâde. c. Kâmil. hem toprak ve hem de devlet teĢkilâtı açısından durumu hakkında kısa bilgiler verir misiniz? Orhan Bey. vrk. . 43-46. Netice olarak. ġeyh Mahmûd. 4-5. II. 282/b283/a. Amasya Tarihi. X. ġahin. Tevârih-i Âl-i Osman. 1281 (veya 1288) de Söğüt'te dünyaya geldi... sh. sh. kısa zamanda Ģöhretini dünyaya duyurmasını. "Edebalı". 4 sh 107-108. Orhan i Orhan Bey.. TK. XXXI. c. Bilecik'te ġeyh Edebalı Zaviyesinde türbesi olup burada Osman Gâzî'nin hanımı ile birlikte Edebalı'nın hanımı. I. . c. c. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. II-ORHAN BEY ZAMANI 10. (neĢr. hanımları ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme boyutları. ġeyh Edebalı. Çandarlı Kara Halil'in de bu zatın talebeleri arasında bulunduğu söylenmektedir. I. ġeyh Edebalı'nın kızının adı Rabî'a Bâlâ Hâtun'dur. Tevârih-i Âl-i Osman. ġeyh'in talebesidir ve Osmanlı Devleti'nin ikinci kadısıdır. 18. Sultân Orh zamanında hem de ¦ misiniz? Orhan Bey. vezir Lala ġahin PaĢa ve de önce Bilecik sonra da Bursa Kadılığına getirilen Çandarlı Kara Halil gibi devlet adamları ile meĢveret etmesine ve onların tecrübelerinden yararlanmasına borçludur. ġeyh Edebalı'nın kızı Bâlâ Hâtun'un oğlu ise ġehzade Alâ'addin'dir. Akman. Belgelerden öğrendiğimize göre...: ğimiz gibi. ilmiyeden gelen vezir Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa. ġeyh Edebalı. Dolayısıyla Sultân Orhan'ın annesi. TDVĠA. 92-95. (neĢr. 1324 yılında 36 veya 43 yaĢında babasının yerine Osmanlı Beyliğinin uc beyi oldu. sh 107-108. ġerafettin Turan). Vefâiyye tarikatına mensuptur ve aynı zamanda Anadolu Ahilerinin reislerindendir.10. Osmanlı Devleti. Mühimme Defteri. sh. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 39 ile evlendirdiği kızının adı. Kitâb-ı Cihânnümâ. annesi Mal Hâtûn Osman Bey'in ilk hanımı ve Selçuklu Vezirlerinden Ömer Abdülaziz Bey'in kızıdır. gibi kahramanlar»! 8 NeĢri. nr... sh. Mehmed. Ġbn-i Kemal. 393-394. Vefâilik ise.. Osmanlı Tarihi.* 40 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Hüseyin Hüsâmeddin. senelerdir çevreden kuĢattığı Bursa'yı 6 Nisan 1326 9 BA. sh.

Ġmroz'a çıkartma yapmak istedi. Sult 1) Orhan Bey. sonradan onun halefi olan ve yaya ile . ġehzade Ġbrahim ve Fatma Sultân'ın annesidir. Osmanlı sınırlarının Karadeniz ve Ġstanbul Boğazına doğru ilerlediğini gören Bizanslılar. Müslüman olup Nilüfer adını almıĢtır. Bu hanımları ve bunlardan doğan çocukları sırasıyla Ģunlardır: 1) Nilüfer Hâtûn (Holofira): Yarhisar Tekfu'runun kızıdır. Darıca ile Eskihisar arasında bir yer olan Pelekanon'da Osmanlı ordularıyla karĢılaĢmıĢlar ve Osmanlılar Ġmparatoru yaraladıkları gibi. Tevârlh-IÂI-lfl sh. KÖtH(] mal. Kayınpederi olan Bizans Ġmparatoru'nun kendisine saldıran Slavlar ve Bulgarlara karĢı Orhan Bey'den yardım istemesi üzerine Osmanlı ordusu. Sultân Orhan. Rumeli'nde hukuken ve fiilen var olmuĢlardı. Süleyman PaĢa. / UzunçarĢılı. buradaki Ayasofya isimli Kiliseyi camiye çevirdi ve burada Osmanlı Devleti'nin ilk Üniversitesini kurarak baĢına da büyük âlim Kayserili Molla Davud'u tayin etti. re. ra'iyyetlljl J tayinatlan ve t '" NeĢri. Türk tarihinin önemli olaylarından olan Rumeli'ye geçiĢin kahramanı Süleyman PaĢa. m bul edilmektedir. sh. 3) Theodora Hâtûn: Müslüman olmadığı ve evliliğin kısa sürdüğü anlaĢılıyor. bu yardıma minnettar olan Ġmparator. PaĢa'nın yardım ordusunun öncüsü Gâzî Umur Bey'dir. Bu hadiseden sonra. artık Osmanlı Beyliği.tarihinde fethetmiĢ ve Bey Sancağı adıyla oğlu Murad'a vermiĢtir. Kara Mürsel. tarafından bastırıldı} sikkenin bulunması. \ 3) Sultân Ort dına yaya adını \ da müsellem ad tayinine giriĢti' Kara Halil'i tay 4) Osmanlı t se de. Gelibolu yarım adasında. Rumeli fetihlerini onun yerine ġehzade Murâd devam ettirdiyse de. 4) Eftandise Hâtûn: Mahmûd Alp'in kızıdır. C Tarihi. 3 Tarih ve tik S III. 1362 yılında Nisan ayının sonlarına doğru vefat etti. Ġznik. Güneyde Çandarlı Körfezine dayanan Osmanlılar. Bizans ile sulh yapan Sultân Orhan. AndronikosA BĠLĠNMEYEN OSMANLI 41 Sultân Orhan zamanındaki büyük ilim adamları ve maneviyât reisleri arasında. bu acıya dayanamayan 81 yaĢındaki Sultân Orhan. sonra da sulh yolunu tercih etti. Murad ve ġehzade Kasım'ın annesidir. Artık Osmanlının merkezi YeniĢehir değil Bursa'dır. Daha önceki geçiĢlerden farklı olarak. Ġz-nik'deki ilk yüksek tahsil müessesesinin müderrisi Davud-ı Kayserî. bu sefer Anadolu fetihlerine yöneldi ve 1345'e doğru ilk olarak bir Anadolu Beyliğini yani Balıkesir merkezli Karesi Beyliğini Osmanlı Devleti'ne ilhak etti ve Anadolu'da 1354 yılında Ankara'ya kadar ilerledi ve orayı fethetti. 1353 tarihinde. 1357 yılında atının ayağının sürçmesi sonucunda düĢerek vefat etti. böylece 1335'e doğru bütün Ġslâm âleminde ve Avrupa'da Sultân unvanıyla anılmaya baĢlandı. Osmanlı Devleti'n Kayseri ve maneviyât re Ahi Evran ve Musa Abdal 11.! 2) Osmanlı I Bey'in zamanında 1 Alâ'addin PaĢa leyman PaĢa da Alp. evvela 3 ġubat 1347 yılında Ġstanbul'a girdi. Çandarlı J eden Türkmenler* ğından. Ġznik'i kurtarmak için hücuma geçen Bizans Ġmparatorunu. 40-65. Müslüman olmuĢtur. 1349 yılında yardım için Rumeli'ye geçti. Selanik'e kadar geldi ve Ģehri Slavlardan kurtararak geri döndü. ġehzade Halil'in annesidir. Candaroğullarma bağlı Uluğ Beyoğulları Beyliği de Osmanlı Devleti'ne katıldı. Bizans açısından kudsî bir değere haizdi ve bunun farkında olan Orhan Bey. Çanakkale Boğazının Avrupa kıyısı üzerinde küçük Çimpe kalesini Avrupa'ya geçerken kolaylık olsun diye Süleyman PaĢa'ya hediye etti. Bunların aynı zamanda hanımları olduğu düĢünülmemelidir. Osmanlı I Bey tesis etmlj ve itaatsizlik < teĢkili. lerinden olan akçe)* Kara Halil'in tavsly halifenin adı. Orhan Bey. Marmara Denizinin güneyindeki son toprakları da Bizans'ın elinden aldı. 1329 veya nihâî olarak 1331'de Ġznik'i fethetmiĢlerdir. Üsküdar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. imza attığı ilk Sultân Orhan'ın Devleti'nin bir > dan dolayıdır. ancak püskürtüldü. 1327 senesinde Bursa Kadısı Cendereli (Çandarlı) Kara Halil ve vezir Alâ'addin'in tavsiyeleri ile saltanatın en önemli alâmeti olan ilk Osmanlı akçesini (son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikke de bulunduğundan bu görüĢ nakz olunmuĢtur) yani sikkesini bastırmıĢtır. kaynaklardan öğrendiğimize göre hayatı boyunca 4 hanımla evlendi. Lüleburgaz ve Çorlu'yu da fethettikten sonra. kaçmaya mahkum eden Orhan Bey. Bu arada Bizans Ġmparatorunun kızı Prenses Theodora ile evlendi. Sonra döndü. I. Ġlk darbhane de Bursa'da kurulmuĢtur. 2) Asporça Hâtûn: Bizans Ġmparatoru'nun kızıdır. 1347'de Süleyman PaĢa. Sultân Orhan zama nik'deki ilk yüksek tahs halefi olan ve yaya ile Hoca.

2) Osmanlı Devleti'nin en yüksek idarî. 1326 yılında yeniçeri teĢkilâtını tesis eden Osmanlı Devleti olmuĢtur. Konur Alp. Bu arada Alâ'addin Esved adlı âlime danıĢarak bir ordu kadısı tayinine giriĢti ve Osmanlı Devleti'nin ilk kazaskeri olarak da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'i tayin etti. UzunçarĢılı. Aksun..müsellemin teĢkilinde fikir veren Alâ'addin Esved veya Kara Hoca. Tayyib. bu ilki ortadan kaldırmaktadır. Sultân Orhan'ın imza attığı ilkleri Ģöylece özetlememiz mümkündür: 1) Orhan Bey.çünki Rumeiierinde akmcıiık eden Türkmenler ve daha önce ihdas olunan yaya ve müsellemlerle Âl-i Osman'ın ayakta durması zorlaĢtığından. ġarl'ın Frank-ArĢır adıyla adlandırdığı muvazzaf asker takip etmektedir. yaya ve müsellemlerin suiistimale baĢlamaları ve itaatsizlik göstermeleri üzerine. Defter. Dolayısıyla bu görüĢ doğru kabul edildiği takdirde. . Sultân Orhan. Andronikos Arasındaki Pelekano Muharebesi". Orhan Bey zamanında Ġznik'te açılmıĢtır. Belleten. Ayrıca Sultân Orhan'ın oğulları Alâ'addin PaĢa ile Süleyman PaĢa da vezirler arasında yer almaktadır. Öztuna. Kantemir. Hıristiyan esirlerden devĢirilmiĢ muvazzaf bir ordu teĢkili. 103-105. XIII. Seyyid Ahmed-i Kebîr-i Rufâ'î. 4) Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. IX. yeniçeri adıyla adlandırılması yoluna gidildi. Hammer gibi bazı batılı tarihçiler itiraz etse de. ġerafettin Turan). imza attığı ilklerden bazıları nelerdir? Sultân Orhan'ın Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu kabul edilmesi. . sayı 34(1945). Son zamanlarda Osman Bey'e ait bir sikkenin bulunması. 1327 yılında Bursa'da Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in tavsiyeleriyle bastırdı. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. 11. Tevârih-i Âl-i Osman. 27-31. Âlî. Kara Mürsel. I. 207-211. Bu sikkenin bir tarafında kelime-i Ģahadet ve dört halifenin adı. elimizde Sultân Orhan devrine ait Türkçe i'lâm. ". hüccet. 36-50. Daha sonra da I. bir Manastır da medreseye çevrilerek müderrisliğine de Fakîh Davud-ı Kayseri tayin olunmuĢtur. 40-65. Karaca Ahmed. Murad devrinde esas teĢkilât10 NeĢri. Mırmıroğlu. Zira Orhan Bey zamanından itibaren ilk defa. Böylece askerî tarih açısından dünyada ilk muvazzaf orduyu kuran.. bin kadar da süvari yani atlı asker tertip ederek adlarına da müsellem adını verdi. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". sh. Ayasofya Kilisesi Camiye çevrilmiĢ. 195196. neden Osmanlı Devleti'nin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir? BaĢta ilk Osmanlı akçesinin bastırılması olmak üzere. Osmanlı Devleti'nin bir devlet olarak bütün müesseseleriyle onun zamanında ortaya çıkmasından dolayıdır. Evrenos Gâzî ve Akça Koca bulunmaktadır. diğer tarafında ise 727 hicrî tarihi ve Kayı Boyu iĢareti ile Bursa'da kimin tarafından bastırıldığına dair bilgi bulunmaktadır. sh. sh. . Devletler ve Hanedanlar. sh. 5) Osmanlı eğitim tarihinde ilk yüksek eğitim müessesesi de. ra'iyyetliği kabul eden Hıristiyanların dinç ve gençlerinden birkaç yılda bir bin nefer kadar alınıp tayinatian ve ulufeleri verilmesi kararlaĢtırıldı". sh. Gökbilgin. c. vakfiye. Tevârîh-i Âl-i Osman. Dünya askerî tarihinde bunu. Çandarlı Kara Halil tarafından tavsiye edildi. sh. sh. "Orhan". 3) Sultân Orhan ilk defa bin kadar Türk gencinden daimî bir ordu teĢkil ederek a-dına yaya adını verdiği gibi. Bursa ve Ġznik'i fethettikten sonra bağımsızlığın en önemli alâmetlerinden olan akçeyi yani gümüĢ sikkeyi. I. sh. c. 198208. Ahmed Uğur neĢri. Defter. c. ĠA. Osmanlı Devleti'nin ilk Bursa Kadısı ve Kazaskeri Çandarlı Kara Halil. sh. Hasan-ı Kayserî ve maneviyât reislerinden ise. 117-162. 309-321. Ġbn-i Kemal. Önemli beyler arasında ise. 42 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI landırılmasına ve hatta bazı tarihçilere göre. sh. c. Kitâb-ı Cihânnümâ. . 6) Bazı kaynaklara göre. Türkçe'nin ilk resmî dil olarak kabulü de Orhan Bey zamanında olmuĢtur. c. I. Ġlk vezîr olarak Hacı Kemâlüddin oğlu Alâ'addin PaĢa tayin edilmiĢtir. tapu kayıtları ve benzeri Türkçe yazılı belgeler az da olsa mevcuttur) Karamanoğlu . Osmanlı Devleti'ndeki ilk muvazzaf asker olan yeniçeri teĢkilâtını da Orhan Bey tesis etmiĢtir. 73-86. Ahi Evran ve Musa Abdal baĢta gelen simalardandır10. 120 sene sonra 1447 tarihinde VII. Künh'ül-Ahbâr. Tevârih-i Âl-i Osman. II. (ki tarihî belgeler bunu doğrulamaktadır. M. "Orhan Bey ile Bizans Ġmparatoru III. Ġki büyük Hıristiyan Konsül'ünün toplandığı Ġznik fethedilince. sh. V. Ġsmail Hakkı. Zira kaynaklara göre. Ġbn-i Kemal. Lütfi PaĢa. VL. sayı 50(1949). 67-108. I. II.. Neticede. Ankara 1991. Belleten. adlî ve siyasî makamı olan Divan da Orhan Bey'in zamanında temellendirilmeye baĢlanmıĢtır. c. 147-191. c. (neĢr. Hacı Ġl Bey. bir devletin yürütmeye ve yargıya ait yazılı belgeleri Türkçe yazılmaya baĢlanmıĢtır.

Bunu Balkanların önemli bir merkezi olan Filibe'nin fethi takip etti (1363). Osmanlı Tarihi. sh. -.". 4-1 Yıldırım f Bey.„. "Gâzî Orhan Bey'in Hükümdar Olduğu Tarih ve Ġlk Sikkesi". 7-8. t llfcıınçuıO |l73-188. 27-31. I. III.. Belleten. sh.. 1. c.... Acemioğlanlan 1 Vezir o!du ve i arasında ise. . t tında büyükf hur SaruaJ zikn Asrındakfî kadılarınd sı unvanı ZE Marya' kızı... . c.SULTÂN MURÂD HÜDÂVENDĠGÂR DEVRĠ 12. Ġsmail Hakkı. Seferlerine Ankara'nın yeniden fethiyle baĢlayan Sultân Murâd. Murâd.tl iffetti BĠLĠNMEYEN OSMANLI ... sh. Sultân I. hanımlarını ve zamanında Osmanlı Devleti'nin geniĢleme alanlarını kısaca açıklar mısınız? Osmanlı tarihinde I... Karaman oğulları rahatsız olmaya baĢladı ve 1386'da Osmanlı Karamanoğulları ihtilafı baĢladı..„. c. 724 Rebîülevvel-1324 Mart. Aksun. Hüdâvendigâr. Her ı asıl yeniçeri ve i ilk kuĢatan Osı Murâd Hû ehliyetli devleti tân Murâd zarr zikretmek gen Maliye te.. Osmanlı Devleti'nin Avrupa topraklarında bu ilerleyiĢi Hıristiyanları korkuttu ve Papa V.000 km!'lfk t Batılı tarih ğer din mensuı hasebiyle dost < zirvedeydi. Osmanlı açısından farklı bir yöne çekilmektedir". 1362 Temmuz'unda Edirne'yi zabtetti ve kendisine yeni baĢĢehir yaptı. Lütfi PaĢa.! oğullarını dağıtıp) Osmanlı'nın bozguna uğrattı Bulgari Ġle Ulahı Kosova'da 20 H« ordusu.. sh.. Tevârîh-i Âl-i Osman.. Ancak 60.. .. 1326 (726 H) yılında dünyaya geldi ve 1362 Mart ayında 35-36 yaĢlarında iken Osmanlı PadiĢahı olarak tahta geçti. I. Urbanus'un tahrikiyle Osmanlı Devleti ilk haçlı seferine maruz kaldı. c. Ahmed Cevâd. Murâd'ı.. hükümdar demektir ve sonradan o zaman Osmanlı Devleti'nin baĢĢehri olan ve kendisinin de valilik yaptığı Bursa'ya da Hüdâvendigâr Sancağı adı verildi. 207-211. 1375'de Hamidoğulları sembolik bir bedelle topraklarının yarısını Osmanlıya terk etti ve böylece Germiyanoğlu ile Karamanoğlu arasına Osmanlı girmiĢ oldu. V. Murâd Hüdâvendigâr ve Gazi Murâd Hüdâvendigâr adlarıyla anılan Sultân Murâd.. Her ne kadar. Bunu Sırbistan'ın bir kısmı ile Bulgaristan'ın Osmanlı'ya ilhakı takip etti ve 1365 yılında da Dubrovnik (Raguza) ile ilk milletlerarası andlaĢma imzalandı. Kitab-ı Evvel. . UzunçarĢılı... Tarih-i Askerî-i Osmanî. 11 Âlî.000 kiĢilik Hacı Ġlbeğ komutasındaki Osmanlı ordusunun yaptığı bir baskın sonucunda sındı ve tarihe Sırpsındığı zaferi olarak geçti (1363).1 kadar sürecek < MiloĢ Oblllç adlı) larak Ģehid edildi j haz/resine gömü Osmanlı'nın eline i bede bizzat bulu 500.. 7"IMIft [»i. sh. sayı 17-18 (1941). 277-288. 36-50.Mehmed Bey'in ilk resmî olarak Türkçe'yi kullandığına dair izah tarzı. sh.. UzunçarĢılı. UzunçarĢılı. V. Osmanlı Tarihi... sh. 40-44. Ġsmail Hakkı. "Gâzî Orhan Bey vakfiyesi.000 kiĢilik haçlı ordusu 10. Ġstanbul 1297. Künh'ül-Ahbâr.. 124-128. .. 1383'de Candaroğulları Hamidoğullarının arkasından Osmanlı'yı metbû' tanıyınca. çocuklarını.

YahĢi Bey. I.Sultân Hâtûn. Müstecap SubaĢı ve Hacı Ġlbeğ'i zikretmek gerekmektedir.87-93. 284-305. sh. sh. Batılı tarihçilerin de itirafıyla. Ankara 1992. sh. sayı 81-84 (1957). Bursa kadılarından ve Kâdîzade-i Rumî'nin babası Mahmûd Bedreddin ve de Azerbaycan Kadısı unvanıyla meĢhur Mevlânâ Burhânüddin'i zikretmek gerekmektedir. 2-Ya'kub Çelebi. 3. c. 3. c. Çağatay. Ġstanbul'u ilk kuĢatan Osmanlı PadiĢahı da kendisiydi. Öztuna. sh. c. UzunçarĢılı. Bunların baĢında. 1387). ÇOCUKLARI: 1-Yıldırım Bâyezid. MiloĢ Obiliç adlı yaralı bir Sırp askeri tarafından Murâd Hüdâvendigâr hançerle vurularak Ģehid edildi (20. Uluçay.Halil Bey. sonra da Osmanlı ordusunda görev verilmesi ve çocukların eliyle ana ve . bunu fırsat bilen Sırp Kralı Balkanlarda Osmanlı'nın üzerine yürüdü ve hatta TimurtaĢ PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı (PloĢnik Olayı. 1372 yılında da Vezir oldu ve artık Halil Hayreddin PaĢa diye anılmaya baĢlandı. II. 2-Marya Thamara Hâtûn. Her ne kadar yeniçeri teĢkilâtı babası zamanında kurulmaya baĢlansa da.000 km2'lik bir büyük devleti Osmanlı milletine miras bırakıyordu. bir görüĢe göre Sultân Murâd zamanında ihdas edilen kazaskerliğe ilk defa getirilen Çandarlı Halil Efendi'yi zikretmek gerekiyor. 108-131. Devlet teĢkilâtçılığında da zirvedeydi. acemi oğlanı veya devĢirme oğlanı ifadeleriyle anlatılan ve halk ile Batılılar arasında Hıristiyan ailelerin çocuklarının zorla alınarak önce köle yapılması. 7. 37 muharebede bizzat bulunan Sultân Murâd. 65-77. Ahmed Uğur neĢri. 3. Evrenos Beğ. Aksun. Tevârîh-i Âl-i Osman. sh. Ġne Beğ. 4. Sırpı ile Bulgari ile Ulahı ile. I. asıl yeniçeri ve acemi oğlanları teĢkilâtlarını kuran ve geliĢtiren kendisi oldu. 44 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY?:. Yıldırım Bâyezid'in ve YahĢi Bey'in Annesi.Ġbrahim Bey. kahramanlıkları ile meĢhur Saruca PaĢa. yeniçeri ve acemi oğlan teĢkilâtında büyük payı bulunan TimurtaĢ PaĢa ve Lala ġahin PaĢa'yı. c. Bu vazifeye g elir gelmez. 27 yıl içinde babasından aldığı mirası 5 kat artırarak 500. 12 Lütfi PaĢa.Özer Hâtûn. Karamanlı Kara Rüstem'in de yardımıyla Maliye teĢkilâtı tanzim edildi ve Sultân Orhan zamanında baĢlatılan Yeniçeri ve Acemioğlanları TeĢkilatını bütün ayrıntılarıyla kurmaya muvaffak oldu. Devletler ve Hanedanlar. Osmanlı ordusu. PaĢa Yiğit.6. Ancak bu güzellikler arasında. 173-188. 107-108. I.43 Her ne kadar.Candar Oğullarından bir beyin kızı. 5. sh. c. bu meselenin izahını zaruri hale getirmektedirler. Alî. "Osmanlı tarihinin Ġlk Devirlerine Ait Bazı YanlıĢlıkların Tashihi". c. Büyük Türkiye Tarihi.PaĢa Melek Hâtûn. Diğer devlet adamları arasında ise. Belleten. fethettiği topraklarda Ortodokslara. Bulgar Kralının kızı. Kapı kulları tabirini bahane ederek. ZEVCELERĠ: 1. 9. I. Künh'ül-Ahbâr. 51-70. XXI. 8. Bundan cesaret alan haçlı orduları. Bu sebeple özellikle devĢirme usulünün hukukî ve tarihî gerekçelerini bilmek icab eder. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları.1389) ve Bursa'ya nakledilerek kendi adına yaptırılan Cami haziresine gömüldü.. 6-7.Bulgar Beyinin kızı. Baskı. 13. Osmanlı Tarihi.Savcı Bey.Nefise Melek Sultân Hâtûn'2. Önemle ifade edelim ki. Osmanlı Tarih!.Gülçiçek Hâtûn. sh. Sultân Murad'ın oğlu ġehzade Bâyezid kahramanca savaĢarak Karaman oğullarını dağıtıp Yıldırım unvanını aldıysa da. V. Osmanlı Devleti Balkanlara hâkim olmuĢ. Kantemlr. Asrındaki âlimlerden ise Aksaray'lı Cemâlüddin Muhammed bin Muhammed. bütün devlet memurlarının PadiĢahın köleleri olduklarını ileri sürenler ise. Alî. UzunçarĢılı. Katoliklere ve diğer din mensuplarına kendi dindaĢlarından daha iyi davrandı. Kızıl Murad bey'in kızı. Bulgaristan tamamen Osmanlı'nın eline geçerken Sırbistan'ın da önemli bir kısmı feth edilmiĢti. Halil Hayreddin PaĢa'nın oğlu Ali PaĢa'yı. DevĢirme sistemi nedir? Hıristiyan ailelerin çocukları zorla ve zulümle mi alınmıĢtır? Bugün Avrupalılar kadar memleketimizde de en çok merak edilen ve meselenin e-sası bilinmeden değiĢik yorumlar yapılan ve çarpıtılan konulardan biri de kapu kulları ve bunun kaynağını teĢkil eden devĢirme usulüdür. Verdiği sözde durması hasebiyle dost düĢman herkes tarafından sevilir hale geldi. Murâd Hüdâvendigâr'ı muvaffak eden sebeplerin baĢında onunla birlikte çalıĢan ehliyetli devlet adamlarını zikretmek gerekiyor. hep birlikte Osmanlı Devleti'nin aleyhinde ittifak ettiler ve Kosova'da 20 Haziran 1389 günü Osmanlı ordusu ile karĢı karĢıya geldiler. 5. 6. 4. Osmanlı Devletinde pençik oğlanı. 162-186. I. 31 vd. Kosova Zaferi diye tarihe geçen zaferle haçlı ordularını yendi ve 500 yıl kadar sürecek olan Balkan Hakimiyetini baĢlatmıĢ oldu.

Evvela Gelibolu'da ve sonra da Ġstanbul'da teĢkil olunan Acemi Ocaklarına verilmeden evvel Müslüman ve Türk ailelerin yanına veriliyordu. zulümle veya haksızlıkla alakası yoktur. alınanlara: Toyca memur tarr yordu. 2) Müslümanlara hizmet etmeleri için onları köle olarak kullandırabilir. bedel (fidye) karĢılığı onları salıverebilir. Pençik oğlanları adıyla toplanan bu savaĢ esiri gençler. Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocaklarına asker temin eden iki önemli kaynak vardır: A) Pençik Oğlanları ve Acemi Ocakları. Yeniçeri TeĢkilâtıdır. Osmanlı Devleti'nin merkezî ordusundaki vurucu güçtür. Acemi Ocaklarında kimleri ne hakla toplamıĢtır? Kanunla mı yoksa keyfî mi yapmıĢtır? I. De.. Pençik oğlanları ne demektir ve nasıl devĢirilir? Bunu biraz izah etmeliyiz. bu beĢte birlik hakkında. dünya . Yeniçerilerin sahip oldukları iktisadî. î)Ģı cizye PNLI uuBĠLĠNMEYEN OSMANLI Çandarlı Kara Halil Efendi'nin meĢruiyetini izah etmesi üzerine. Toyca denilen akıncı subaylarının ve akıncıların aldığı esirler. süper ç almak ¦:. Müslüman olup Türk terbiyesi aldıktan sonra da Acemi Ocaklarında askerî eğitim görüyorlardı. Ancak duraklama ve gerileme dönemlerinde. Devlet. biraz sonraki izahlardan daha iyi anlaĢılacaktır. Bu Ģekilde devĢirilen pençik oğlanlarının. statüsüne . büyük hukukçu Karamanlı Rüstem'in teklifi ve Çandariı r erkeklerdi kanun hai ¦ mistir. Bilindiği gibi. savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda Müslüman devlet idaresi. Zira devletin askerî ve mülkî erkânının çoğu da bu ocaktan yetiĢmedir. Kur'ân'ın emriyle devlete aittir.•. 15. Bu tür anlayıĢın nasıl hatalı olduğu. asker olarak alınanlara pençik oğlanı denmiĢtir. Acemi ocağının temelini bu pençik oğlanları teĢkil ediyordu. Bunun Kanunnâmesini neĢretmiĢ bulunuyoruz. pençikçi denilen bir memur tarafından toplanıyordu. en azından Ģu seçimlik haklara sahiptir: 1) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak gayesiyle gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. gerileme <fc okuy bir on. Müslüman ve gayr-i müslim herkes için bir Ģereftir.. 14. Osmanlı Devletinin Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak. Ki serimizde ııçıt. Ġslâm'a göre savaĢ esirleri ganimetlerden sayılmaktadır. harpte esir alınan erkeklerden beĢte birini devlet hesabına ve asker ihtiyacını karĢılamak üzere almayı kanun haline getirmiĢ ve bu tarihten sonra. mala1 alaka:. Herkesin bildiği gibi. Kapı Kulu Ocakları ve bunların baĢında gelen Yeniçeri TeĢkilâtı.babalarının öldürülmesi Ģeklinde takdim edilen askerî müessese. Ganimetin beĢte biri ise.. Murad Hüdâvendigâr. hem de kendi rızalarıyla Müslüman olmalarını sağlamıĢtır. sosyal ve idarî imtiyazlardan dolayı. asırlarca Osmanlı Devletinin vurucu gücünü teĢkil eden Yeniçeri Ocağının çekirdeğini oluĢturmuĢlardır. ĠĢte genel olarak Osmanlı hukukunda devletin bu beĢte birlik Kur'ân'la sabit olan hakkına Farsça olarak penç-yek (1/5) ve halk dilindeki ifadesiyle pençik adı verilmiĢtir. esirleri köle yapmak veya Avrupalılar gibi satmak yerine. hem onlara bir nevi yarı hürriyetlerini kazandırmıĢ. Osmanlı Devleti. devletin yükselme devirlerinde.. Devlet. Burada askerî eğitim gören ve dolayısıyla yarı hürriyetine de kavuĢan bu gençler. Pen. 3) Onlarla zimmîlik anlaĢması yapabilir. askerliğe elveriĢli olmayanlardan da pençik resmi almıĢ. . ġimdi bunları aĢağıdaki soruların cevaplarından daha iyi öğrenelim. Murad'dan Fâtih Sultân Mehmed zamanına kadar Yeniçeri TeĢkilâtının ihtiyâcı olan gençleri temine yarayan pençik oğlanlarıdır. Devi1 D muvak' arttıır. 4) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. kamu yararına uygun olarak istediği gibi tasarrufda bulunur. Ġslâm Hukukuna göre. ancak kendilerine köle muamelesi yapılmıyordu. da Acemi 0' sıyla yan Ġv nü ît?-"'' onlara bir n. bu usule yanlıĢ telâffuzla pençik adı verilmiĢtir. B) DevĢirme Usûlü ve Acemi Oğlanları. Bu sebeple de Kapıkulu Ocakları denilen askerî teĢkilâtın çekirdek kısmıdır. ĠĢte I. bir nevi devletin köleleri statüsüne sahip oluyor. Pençik Oğlanları ne demektir? Osmanlı Devleti. çok büyük zulümler . bolu'da ve: lüman ve T.

DevĢirme usulü nasıldı? Acemi Oğlanları nasıl yetiĢtiriliyordu ve bu düzen nasıl bozuldu? . hattâ muvakkaten gerilemesi sebebiyle yeniden esir elde edilememesi Acemi oğlan ihtiyacını arttırmıĢtır. Israrlı arzuları üzerine. Ahmed. Arnavut. Ancak bunun zorla ve cebirle yapıldığına dair bir Ģikâyet söz konusu değildir. Bosnalı ve Ermenilerin Osmanlı Ordusunda görev alma arzuları gittikçe artıĢ göstermiĢtir. mı-. rızâsı dairesinde kalmak Ģartıyla önce Müslüman Türk a-ilelerin yanına verilerek MüslümanlaĢtırmak ve TürkleĢtirmektir. nr. hem rızâları dahilinde olmak ve hem de belli bir kaide dâhilinde yapılmak Ģartıyla. Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri I-IX. ĠS. E) Bütün bunların yanında insan unsurunun girdiği hiç bir iĢte suiistimal olmaması mümkün görülmediğinden. Ġstanbul 1990-1996. belli bir müddet sonra önemli mülkî ve askerî makamlara geldiklerinden dolayı. C) Biraz sonra zikr edeceğimiz gibi. gerileme döneminde devĢirmecile-rin türlü türlü zulümler yaptıkları. sh. yükselme dönemi içindir. c. maalesef doğrudur. 34. DevĢirme Usûlü nereden ve neden çıkmıĢtır? Çocuklar zorla mı annelerinden alınmıĢtır? DevĢirmenin baĢlama sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Yıldırım Bâyezid'in Ankara mağlûbiyetinden sonra fetihlerin duraklaması. DevĢirme Kanunnâmesi. Nasihat'üs-Selâtîn. her kırk haneden bir tane 14 ila 18 yaĢ arasında genci. gayr-i müslimler ve özellikle Osmanlı hayranı Bulgar. Pençik Kanunnâmesi. Avrupalıların anlattığı tarzda. Belki devĢirmeye tâbi olmayan Yahudi. Hatta Müslüman BoĢnaklar. Müslüman olduklarından dolayı kendi çocukları devĢirilmeye tâbi tutulmadığından. vrk. 46 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLlNMflîII • vesinde. Bu söylediklerimiz. sadece gayr-i müslim Bulgar.yapıldığını Osmanlı Siyâsetnâmeleri'nden okuyoruz. Maalesef. gayr-i müslim gençler ve ailelerin bunu arzuladıklarını açıkça görüyoruz. Mimar Sinan devĢirme yoluyla MimarbaĢlılığa kadar yükselmiĢtir. 3) Bir diğer önemli sebeb de gayr-i müslimlerin askerlik edemeyiĢleri ve buna karĢı cizye vergisi ödemeleri söz konusu olduğundan. ısrarla bu kanun gereği çocuklarının toplanmasını kendileri arzu etmiĢlerdir. 128-134. D) En önemlisi de devĢirme yoluyla Acemi Ocağına çocuğunu veren gayr -i müslimler belli vergilerden mu'âf tutulduklarından. B) Bu devĢirmeden kasıt. küçük çocuklar ana ve babalarından zorla alınıyor değildir. pençikçiler. 16. Rus ve Rumlardan neden bizden de almıyorsunuz? Ģeklinde sitemli arzuları vardır. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. ailelerden zulmen oğlan aldıkları çokça meydana gelen bir olay olmuĢtur. 2) Ayrıca bugün Amerikan ordusunda asker olmak için can atan çok sayıda üçüncü dünya ülkesi vatandaĢı insanların mevcut olduğu inkâr edilemediği gibi. o günün tek süper gücü olan Osmanlı Devletinin en önemli ordusu olan Yeniçeri TeĢkilâtında görev almak için Müslüman ve Hıristiyan her çevreden talepler gelmeye baĢlamıĢtır. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı e-serimizde neĢrettiğimiz DevĢirme ve Pençik Kanunnâmelerini tetkik edebilirler13. Arnavut. Diyârbekir Beylerbeyi ve sonradan da Mısır Beylerbeyi olan Hüsrev PaĢa bu yükselenlere verilecek en bariz misâldir. Usûl hakkında bilgi vermeden evvel Ģu bir kaç hususun bilinmesinin zaruret olduğu kanaatindeyiz: A) Yeniçeri teĢkilâtına girmek veya Saraya girmek önemli bir Ģeref olmasından ve hatta bu yolla Yeniçeri olan yahut Saray'a girenler. Akgündüz. Bosna yerlileri ve Ermenilerden. Tevârîh-i Âl-i Osman. Âli. 92/a-93/a.' yar:: tayıden: Ağatest dan • ve e. ĠĢte bütün bu sebeblere dayanan Osmanlı Devleti. Müslümanlardan sadece BoĢnaklar devĢirme kanununa tabi olmuĢlardır. Osmanlı Ordusunun temelini teĢkil eden Yeniçeri TeĢkilâtına girmek veya Saray'da önemli vazifeler yapmak üzere devĢirmeye baĢlamıĢtır. Bu usule devĢirme adının verildiğini ve bunun Kanunnâmesinin hazırlandığını görüyoruz. Kanunla düzenlenen bu mevzuyu merak edenler. Belki 14-18 yaĢları arasındaki delikanlılar alınmaktadır. sh. kendi elleriyle ve hile yaparak ve hatta devĢirme memuruna rüĢvet vererek çocuğunu Acemi Oğlanı yapmaya çalıĢmıĢlardır. bu konuda da bazı suiistimaller olmuĢ olabilir14. belli bir kanun ve kaide çerçe13 Lütfi PaĢa. 311. Bunlara Poturoğulları denmektedir. II. 123-127.

her mıntıkadan alınacak oğlan adedi kazalara göre tesbit edilmiĢti. kazası. Bunlardan sadrazam. gürbüzceleri Bostancı Ocağı için ayrılır. DevĢirilen oğlanlar devlet merkezine gelince iki üç gün istirahat eder. papaz çocukları. sanat sahibi. köse. Evvelâ. Fermanda. Bu yazılmaya Torba yazısı. Trabzon Hıristiyanlarından da oğlan devĢirilmezdi. 14-18 yaĢ arasında olanlar tercih olunur ve evliler alınmazdı. sancağı. Yüzyılın sonlarından itibaren yavaĢ yavaĢ Anadolu'daki Hıristiyan tebaadan. Ailenin tek çocuğu alınmazdı. Yahudiler hiç alınmazdı. Enderun Mektebine veya baĢka yerlere alınırdı. DevĢirilen oğlanın köyü. devĢirme kanunlarının uygulamasında da ciddi manada aksaklıklar ve hatta zulümler yaĢandığını maalesef 48 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . uygun çıkanlar eĢkâl defterine kaydolu-nup Acemi Ocağı cerrahı tarafından sünnet edilirlerdi. Kanun mucibince çocukların en asilleri. XVII. DevĢirmenin kadıların kontrolünde yapıldığı kesindir. birkaç çocuğu olanın en güzeli ve sıhhatlisi seçilirdi.Ġhtiyaca göre üç beĢ senede bir ve bazen daha uzun fasılalarla Hıristiyanlardan (Yahudilerden alınmazdı) 14-18 yaĢ arasındaki çocukların gürbüz ve sağlam olanları alınırdı. Yalnız Bosnalı olan ve Poturoğulları denilen Müslüman çocuklarının saray ve Bostancı Ocağı için devĢirilmelerine müsaade edilmiĢti. çok uzun veya çok kısa boylu olanlar da devĢirilmezdi. XVI. Sonra Yeniçeri Ağası tarafından teftiĢ olunur. DevĢirmeye lüzum hâsıl olunca Yeniçeri Ağası Divana baĢ vurarak ihtiyaç miktarını bildirir ve devĢirmeye gidecek olan Ocak Ağalarını seçerdi. Bulgaristan'dan. Rus. atlara bakıp daha bazı hizmetler gördükleri için Ġstanbul civarında Kartal ve Kadıköy Hıristiyanları da devĢirme vermekten muaf tutulmuĢlardı. biri DevĢirme memurunda. ayrıca Ocaktan bir DevĢirme emini ile bir DevĢirme memuru tâyin edilirdi. Tek oğul. Acemi Ocağında askerî ve meslekî eğitim görenler. Sâmiha. yazılanlara da Torba oğlanı denirdi. baba ve anasının ve sipahinin isimleri. Uzun boylulardan ise vücudu mütenasip olanlar saray için devĢirilirdi. Istabl-ı âmireye ait çayırları biçtikleri. Yunanistan. kel. çoban ve sığırtmaç. doğuĢtan sünnetli. Ġstanbul 1999. Çingene ve Acemlerden oğlan devĢirmek katiyen yasak idi. Yahudi ve evlilerden baĢka köy kethüdası oğlu. 134-136. bütün eĢkâli ve Sürücü denilen sevk memurunun adı bir deftere yazılır. Kadılar ve Topraklı süvarilerin yardımı temin olunur. muhafaza ettikleri. kabiliyetlerine göre Yeniçeri TeĢkilâtına. Bunu müteakip becerikli ve seviyeli olanlar saray için. Orada muayyen bir müddet hizmet ettikten ve hem Ġslâm'ı ve hem de Türkçe'yi öğrendikten sonra eĢkali yoklanıp Acemi Oğlanı yazılırlardı. Türk Târihinde Osmanlı Asırları. Yüzyılda ise umumi olarak bütün Osmanlı 4 Ayverdi. Yüzyılın sonlarında gene konmuĢtu. Alınacak olanların orta boylu olmasına dikkat edilirdi. DevĢirilen çocuklar. Bu para ilk zamanlar yüz akçe kadarken XVII. iki çocuğu olanın biri. DevĢirme memuru bu mıntıkaları bizzat gezerek evsafı haiz çocuklardan kırk evden bir oğlan hesabıyla devĢirirdi. Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemlerinde. Yüzyılda 600 akçeye kadar çıkmıĢtı. bu defter iki nüsha olur. hükümet merkezine sevk olunurdu. SOK da T: BĠLĠNMEYEN OSMANLI V7 memleketlerindeki Hıristiyan tebaadan devĢirme alındı. içlerinde sünnetli bulunup bulunmadığına bakılır. Arnavutluk. Bunun üzerine devĢirilecek mıntıkalara emirler gönderilerek Sancakbeyi. DevĢirme Ağası da denilen DevĢirme memurunun eline ferman ile birlikte aynı Ģeyleri bildiren bir Yeniçeri Ağası mektubu verilirdi. sh. yaĢı. Çocukların devĢirildiği yerden sevk masrafı ve Kızıl aba ile Sivri külah'dan ibaret elbise paraları için beher oğlan baĢına Hil'at-baha veya Kul akçesi adıyla bir miktar para alınırdı. Sancakbeyi ve benzeri mülkî ve askerî makamlara yükselenler çoğunluktaydı. Ġstanbul'a gelip gitmiĢ. Yavuz Selim devĢirme usulünü kaldırmıĢsa da. oğlanlara Ģahadet getirtilip Müslüman edilirdi. Türkçe bilen. öbürleri Anadolu ve Rumeli ağaları vasıtasıyla Türk köylülerine dağıtılırdı. biri Sürücü denilen görevlide bulunurdu. Buna Türk'e vermek denirdi. daha sonraları Sırbistan ve Bosna-Hersek'ten ve Macaristan'dan XV. paĢa.

bunların ağalarını ve merkezdeki askerî teĢkilâtı yani Kapı Kulu Ocaklarını kısaca özetler misiniz? Ġslâm Hukuku açısından bunların izahını nasıl yaparsınız? Türk milleti asker bir millettir. Yeniçerileri.. 84-85. babasının bu çeĢit askerlerini aynen korumakla birlikte. sh. Yayalar. DevĢirme ve BoĢnak Maddeleri. Kendi aralarında cemaat ortaları (ser piyâdegân). Bunlara kapı kulu denmesinin sebebi Ģudur: Ġslâm hukukuna göre savaĢlarda elde edilen esirler hakkında yapılacak muamele hususunda devlet baĢkanı Ģu seçimlik haklara sahiptir: a) SavaĢ hukukunun gereği ve Ġslâmiyeti yaymak amacıyla gerekiyorsa devlet reisi onları öldürtebilir. sayı 198(1986). Ayverdi. itiraz eden erkekleri ayaklarından ve kadınları da saçlarından astıklarını ve buna benzer ciddi hatalar yapıldığını Tarihçi Âli anlatmaktadır. Hüsrev PaĢa Kütüphanesi. d) Hanefi mezhebinde tartıĢmalı olmakla birlikte. 134-136. 92/a-93/a. Çandarlı Kara Halil'in gayretleriyle Yeniçeri adıyla padiĢahın daimî hassa ordusu haline getirilmiĢlerdir. 54-55. L. Sertoğlu. benzeri özelliklere sahip muvazzaf süvarilere denmekteydi. DevĢirmenin Anadolu ve Balkanlardaki TürkleĢme ve ĠslâmlaĢmaya Etkisi". Yeniçeriler: Bunlar Osmanlı ordusunun temelini teĢkil ediyordu. BaĢta Gelibolu ve Ġstanbul Acemi Ocağı olmak üzere Acemi Ocaklarında yetiĢtirildikten sonra. a) Yayalar: Bunların en önemlileri. sefer zamanlarında günde iki akçe yevmiye ile hizmet eden.Siyâsetnâmelerden okuyoruz. sh. Oğlan devĢirmeye memur olan zağarcı veya sekbanların kendi keyifleriyle iĢler yaptıklarını. seferden sonra ise ziraat iĢine dönen ve vergiden muaf olan daimî ve ücretli bir piyade ordusuydu. ağa bölükleri ve sekbanlar diye üçe ayrılmıĢlardı. Ulûfeli askerler de denen kapı kulu askerleri yayalar ve süvariler " Âli. Akgündüz. c. aynı zamanda fethedilen ülkelerin MüslümanlaĢtırılması ve TürkleĢtirilmesine hizmet eden devĢirme usulüyle. (*S nn< hV Öze. Belleten c. nr. -. sh. rüĢvet alarak ve zulmen bu yola baĢvurduklarını. esir olan ve olmayan Hıristiyan çocukları da Yeniçeri Ocağı'nın önemli kaynağı haline gelmiĢlerdir. Ent nuMJ BĠLĠNMEYEN OSMANLI diye ikiye ayrılmıĢtır. Türk Târihinde Osmanlı Asırları.. bedel karĢılığı onları salıverebilir. IX.. I. Bu sebeple malî hukukunu. Nasihat'üs-Selâtîn. Yavuz. Zamanla devletin en önemli vurucu gücü haline gelen bu askerî grubun ilk çekirdeği "esirlerin Müslümanlar yararına kul (köle) olarak istihdamı" Ģeklindeki Ģer'î hükümden kaynaklandığı için kapıkulu askerleri adını almıĢsa da. Acemi Oğlanları: Rumeli ve Anadolu eyâletlerinden devĢirilen yarar oğlanlar. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere koĢturan ve ancak bir buçuk asırda teĢkilâtı tamamlanabilen bu yeni düzenlemeye göre Osmanlı ordusu iki kısımdı. vrk. Murad. 127-415 (Yeniçeri Kanunnâmesi). Osmanlı Devleti'nin ikinci padiĢahı olan Orhan Gâzî. Osmanlı ordusunu yeniden tanzim etmiĢti. kanunen bir oğlu olan zimmîden devĢirme yapılamamasına rağmen. . A) Kapı Kulu Askerleri ve Yeniçeri Ağası: Bizzat devlet reisi demek olan padiĢaha bağlı olmak üzere daimî ve maaĢlı (ulûfeli) bir yaya ve atlı ordusu demek olan kapı kulu askerleridir. Bu iki kaynak suiistimal ile bozulunca Yeniçeri TeĢkilâtı ve Devlet TeĢkilâtı da bozulmuĢtu15. Ġstanbul 1986. 17. Osmanlı Tarih Lügati. 311. ler ayrıten. "DevĢirme Sorunu. Ercan. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. Yaya ve Müsellem denilen piyade ve süvari teĢkilâtını kurmuĢtu. ĠĢte Yeniçeri TeĢkilâtının iki önemli kaynağı bunlardı. 679-725.. c) Onlarla zimmîlik andlaĢması yapabilir. Osmanlı Devleti de selefi olan diğer Türk Devletleri gibi asker bir devlet olmuĢtur. Mithat. Cebeciler: Orduya harp malzemelerini temin eden bir askerî sınıftı. daha sonraki dönemlerde bunlara köle muamelesi yapılmadığı gibi. devlet erkânının hizmetine ve acemi ocaklarına tevzi edilirdi. Müsellem ise. b) Müslümanlara yararlı olması için onları köle olarak kullandırabilir. toprak rejimini ve devlet teĢkilâtını askerî gayelere uygun olarak tanzim etmiĢtir. Belli bir hizmet müddetinden sonra acemi oğlanı olur ve yeniçeriliğe geçmeye hak kazanırlardı.

Bu açıdan Yeniçeri ağasının askerî yargı yetkisinin de olduğu görülmektedir. eğer bağlı bulunduğu bir daire varsa yetkililere teslim eder. ocağın iĢlerine. Divan Ağa Kapusu denen yerde toplanır ve dava.. ocak güvenliğine ve yeniçeriler arasındaki davalara bakan ve Ģikâyetleri dinleyen Ağa Divanının da reisidir. 16 Molla Hüsrev. Silâhtar (sarı bayrak bölüğü). Ayrıca Hacı BektaĢ-ı Veli'ye ait menkıbeleri anlatan Hacı BektaĢ Vilâyetnâmesinin mensur. Hafif piyade demek olan Azepler. kısaca mevcut görüĢleri özetlemekte yarar vardır. 34. sh. Tevkiî Kanunnâmesi. Paris Bibllotique National nüshası. Ayrıca divanda görevli olan ve Rikâb-ı Hümâyûn veya Özengi Ağaları denen ağaların reisidir. Ankara.. 1984. Âli'nin Künh'ül-Ahbâr'ında. Yayalar. Türk Târihinde Osmanlı Asırları..1241/1826 yılında ilga edilmiĢtir. c. saray halkı ve iç halkı da denen saray askerleriydi. Azep (hafif piyade) ve Akıncılar gibi kısımlara ayrılmıĢlardı. Bu arada ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Tevârih-i Âl-i Osman'ında ve daha sonraki kaynaklardan ise. MTM. Osmanlı tarihini ve bazı müesseseleri de yakından ilgilendirdiği için. Divan-ı Hümâyûn'un üyesidirler. Yeniçeri ağası. (Ağay-ı Yeniçeriyân-ı Dergâh-ı Ali). Çoğu kaynaklar doğum . Yeniçeri ağası. Yeniçeri ocağı ve Acemi ocaklarından sorumlu tek yetkilidir. 464 yıllık uzun bir ömürden sonra. Bunun için her ÇarĢamba sadrazama gelir. 1 vd. Elimizde kendisine ait olduğu söylenen ve ancak kendi döneminde yazılı nüshaları bulunmayan Makamât. 1/524-527. Kapıkulu askerleriydi. I. Horasan'daki Nisabur Ģehrinde dünyaya gelmiĢtir. Osmanlı kaynaklarının kabul ve naklettiklerine göre. 134-136. Ġsmail Hakkı. Sicill-i Osmânî'de ve de Osmanlı'nın son zamanlarında BektaĢi Babalarından biri tarafından kaleme alınan BektaĢilik ve BektaĢiler adlı eserde ve benzeri kaynaklarda bazı ipuçları bulmak mümkündür. Vezirlik rütbesine sahip olan Yeniçeri Ağaları. Kantemir. Hezarfen. vrk. Tevârih-i Âl-i Osman. sh. 1/548 vd. Annesi de Nisabur âlimlerinden ġeyh Ahmed'in kızı Hâtem veya Hatme Hâtun'dur. yörük ve müsellem gibi gruplar artık üçüncü plândaydı. Lütfi PaĢa. Osmanlı ordusunun ilk kısmını teĢkil eden ulûfeli yani millî ve profesyonel askerler üç kısımdı. Ocağın ilga ediliĢine vak'a-i hayriye adı verilmiĢtir. Kapıkulu askerlerinin temelini teĢkil eden Yeniçerilerin âmiri Yeniçeri Ağasıdır. 88. 1/177 vd. Hacı BektaĢ isimli zat. Kul Kethüdası ve Ġstanbul Ağası gibi zabitler bulunmaktadır.b) Süvariler: Bunlar da Sipah (kırmızı bayrak bölüğü). B) Eyâlet Askerleri: Bunların baĢında tımarlı veya topraklı süvariler de denilen sipahiler gelmektedir. Ġkinci olarak. Yeniçeri ağası. Yörükler ve Müsellemler de bu gruba dahildir16. Dürer ve Gurer. 1/379 vd.. Bu bir çeĢit askerî mahkemeydi. manzum ve karıĢık nüshaları elimizde mevcuttur. Divanın üyeleri arasında SekbanbaĢı. yeniçerilerin maaĢ ve terfilerine. 1/285-286. Aslen ġi'îlerin 12 Ġmam kabul ettikleri Ģahsiyetlerden bulunan Ġmam Musa Kâzım yoluyla Peygamber'in nesline dayanmaktadır. Ģer'î bir meseleye taalluk ediyorsa kadıya havale olunurdu. 50 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 18. Ancak önemli meseleleri sadrazama arz etmekle memurdur. ġehrin asayiĢini temin için daima kol dolaĢıp gezer. Ayverdi. UzunçarĢılı. ikincisi. Hüseyin Efendi. Nasâyih ve Fatiha Tefsiri gibi eserleri bulunmaktadır (Bu eserlerin Hacı BektaĢ'tan 200 yıl sonra yazılmıĢ nüshaları vardır). Hacı BektaĢ-ı Veli diye meĢhur olan büyük velilerden biridir. sh. kaptan-ı deryanın emrindeki tersane halkıydı. En önemli yetki ve vazifeleri Ģunlardır: Ġstanbul'da ve çevresinde Ģer'e ve kanuna aykırı gördüğü Ģeyleri yasaklar. Ģahsiyetine ve Ģöhretine uygun sağlam kaynaklara sahip değiliz. Osmanlı Devleti'nin önce geniĢlemesine ve sonra da gerilemesine vesile olan Yeniçeri Ocağı.. Bu bilgiler kesin değildir. yoksa bizzat Ģer'î cezalarını verir. Birincisi. Üçüncüsü de. Bu hususlarda padiĢahın vekilidir. sh. Hacı BektaĢ-ı Veli kimdir ve BektaĢilik nedir? Bu konu Osmanlı tarihinde ve Ġslâm düĢünce tarihinde hâlâ tartıĢılan ve ideolojik sebeplerle istismar edilen bir konudur. ocağın bütün idarî iĢlerini yürütmeye ve tayinleri yapmaya da yetkilidir. I-II. Evvela. Osmanlı Devleti TeĢkilatında Kapukulu Ocakları. 79/A vd. Babasının adı Seyyid Muhammed bin Seyyid Ġbrahim es-Sânî veya Seyyid Musa olarak geçmektedir. Yaya. Telhls'ül Beyan Fî Kavanin-i Al-i Osman. Ocaktan ise sadrazamdan izin almak Ģartıyla ölüm cezasını da kendisi verir. Özetlemek gerekirse. Tutukladığı suçlular Yeniçeri ocağından değilse ve cezaları idam ise sadrazama gönderir. Hacı BektaĢ-ı Veli ile ilgili. suçluları. Akıncılar.

tarihini zikretmez-ken, BektaĢi Babalarından ġeyh Baba M. Süreyya, 645/1247 tarihini zikretmektedir. Horasan'da Hoca Ahmed Yesevî'nin halifesi olduğu söylenen ġeyh Lokman'dan zahirî ve batınî ilimleri tahsil eden ve halifelik makamına kadar gelen Hacı BektaĢ-ı Veli, hicrî VIII. Asrın baĢlarında (veya bir kayda göre 680/1281'de yani Osmanlı Devleti'nin ilk nüvelerinin atıldığı günlerde) Anadolu'ya gelmiĢ ve Kayseri'ye yerleĢmiĢtir. Rum erenlerinin namdan olan ve Sivrihisar'da oturan Karaca Ahmed Sultân ile karĢılaĢmıĢ ve onun iltifatına mazhar olmuĢtur. Anadolu'ya gelmeden hacca gittiği ve hacı unvanını aldığı söylenmektedir. Daha sonra KırĢehri Kazasının Hacım veya Suluca Karahöyük (HacıbektaĢ) yöresine gelerek kendi adına bir dergah bina etmiĢ ve müridlerini irĢada baĢlamıĢtır. Buradaki irĢad faaliyetlerine devam eden Hacı BektaĢ-ı Veli, Sicill-i Osmânî'nin de katıldığı bir görüĢe göre, 738/1337 tarihinde ve bazı araĢtırmacıların tesbitine göre ise 669/1271 tarihinde vefat eylemiĢtir. Hacı BektaĢ-ı Veli'nin evlenip evlenmediği de tartıĢmalıdır. Ancak bazı kaynaklar, Kutlu Ana ve Kadıncık Ana diye meĢhur olan Fatma Nuriye Hanımla evlendiğini ve çocuklarının dahi olduğunu kaydetmektedirler. Bu bilgilerden anlaĢılmaktadır ki, Hacı BektaĢ-ı Veli Hazretlerinin Ahmed Yesevî ile buluĢtuğu ve hatta Sultân Murâd ile yeniçeri meĢvereti için bir araya geldiği Ģeklindeki rivayetler tamamen yanlıĢtır ve asılsız iddialardır. Hatta ÂĢıkpaĢa-zâde, konuyu daha farklı bir Ģekilde anlatmakta ve Hacı BektaĢ Veli ile Osmanlı Devleti arasında bağ kurmanın yanlıĢlığını vurgulamaktadır. Osmanlı Devleti'nin ilk dönem olaylarını bizzat yaĢayan ve en önemlisi de Ebül-Vefâ'nın Halifesi Baba Ġlyas'ın torunu olan ÂĢıkpaĢaBĠÜNMEYENOSMANI! zâde'nin söylec Üçüncü o BektaĢ-ı Vell'n; 1) Özellik: 'erilen bir inan taĢ'ta her sene Hacı BektaĢ, B» • ilk çeyreğinden muyla meĢhur ¦ Veli'yi gerçek r meyenleri de vj 2) Bir oru: tarikatın : Yesevilik sonradan ¦ Babal isyanım ı Anadolu'n tur. XVI, !.., ğiyle HacıbektaĢ BektaĢi D' teĢkilâtla'1 zamanla var old, 3)G Ģekliyle bu,u.,. tadır. Eserleri, o: teĢkilâtın ¦¦¦ Kur'ân ve mislerdir. gelmeyeci mek en ıyv "Zamar olmayan t>;< Ġnanç itibar1, 19. Ye; ¦'M VI. !s AMıilkıftĠ 1986, sn. I! M SDRM'I BĠLĠNMEYEN OSMANLI SI zâde'nin söyledikleri, Ģüphesiz BektaĢi Menkıbelerinden daha doğrudur. Üçüncü olarak, kısaca doğruya en yakın bilgileri vermeye çalıĢtığımız Hacı BektaĢ-ı Veli'nin meslek ve meĢrebi hakkındaki farklı görüĢleri de aktaralım. ġöyle ki: 1) Özellikle Alevî ve ġi'î gruplar, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin tamamen BektaĢilik adı verilen bir inanç ekolünün kurucusu olduğunu ifade etmektedirler. ġu anda HacıbektaĢ'ta her sene kutlandığı ve maalesef amelsiz bir Ġslâmiyet anlayıĢını yansıtan Ģekliyle Hacı BektaĢ, BektaĢilik adlı bir tarikatın piri kabul edilmekte ve bu anlayıĢ XIV. Yüzyılın ilk çeyreğinden sonra Hacı BektaĢ-ı Veli Tekkesinin Ģeyhi olan Abdal Musa'nın yorumuyla meĢhur olmaya baĢlamıĢ bulunmaktadır. Önemle ifade edelim ki, Hacı BektaĢ Veli'yi gerçek manada tanıyan BektaĢilerin namaz ve oruç gibi dinin emirlerini reddet-meyenleri de vardır.

2) Bir grup araĢtırmacıya göre (Ahmed YaĢar Ocak gibi), Hacı BektaĢ, herhangi bir tarikatın piri ve kurucusu değildir. BektaĢilik diye bir tarikat kurmamıĢtır. Sadece Yesevilik ile Kalenderiliğin karıĢımından oluĢan Haydarîlik tarikatının bir mensubudur; sonradan Baba Ġlyas-ı Horasan? çevresine girerek Vefâilik tarikatına intisap etmiĢtir. Baba'î isyanını benimsememiĢ ve onun ölümünden sonra da yerine geçmiĢtir. Ancak Anadolu'da Suluca Karahöyük merkezli mitolojik bir Hacı BektaĢ-ı Veli kültü oluĢmuĢtur. XVI. Yüzyılın baĢına (907/1501) gelindiğinde, Balım Sultân II. Bâyezid'in de desteğiyle HacıbektaĢ'taki meĢihat postuna oturmuĢ ve II. Mahmûd tarafından 1826 yılında BektaĢi Dergahları lağvedilinceye kadar bu anane devam ettirilmiĢtir. Balım Sultân'ın teĢkilâtlandırdığı BektaĢilik anlayıĢına aykırı ve tamamen amelden uzak bir anlayıĢın da zamanla var olduğunu burada belirtmemiz gerekmektedir. 3) Özetle, bu tarihî zat, Hacı BektaĢ-ı Veli'nin kısa hayat hikayesinde anlattığımız Ģekliyle büyük bir velidir. Anlatılan çoğu menkıbeler, sağlam kaynaklara dayanmamaktadır. Eserleri, onun ehl-i sünnete aykırı olmadığını göstermektedir. Bu yönüyle yeniçeri teĢkilâtının manevi ilham kaynağı olmuĢ olabilir. Ancak müntesipleri zamanla, onu Kur'ân ve Sünnetten uzak ve tamamen amelden mahrum bir tarikat Ģeyhi haline getirmiĢlerdir. Onun için de bu müridlerini nazara alan halk, BektaĢi ismine akla ve hayale gelmeyecek manaları yüklemeye baĢlamıĢtır. Bu konuda son sözü tarihçi Âli'ye söyletmek en iyisidir: "Zamanımızda BektaĢi derviĢleri, baĢtan baĢa namazdan ve oruçdan uzak, mezhepleri ne olduğu belli olmayan bir bölük ortada gezenlerdir. Hacı BektaĢ-ı Veli'ye intisapları sadece sözleriyledir; fiil, amel ve inanç itibariyle onunla alakaları yoktur. O velinin evladı denilen azizler de onun gibi olamamıĢlardır"". 19. Yeniçeri teĢkilâtına neden Tâife-i BektaĢiye ve ağalarına da neden Ağayân-ı BektaĢiyân denilmiĢtir? Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı BektaĢi midir? Önce Ģunu belirtelim ki, bu konuda dillerde dolaĢan, Sultân Orhan veya Sultân 17 Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 52-62; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-205; ġemseddin Sami, Kamus'ül-A'lâm I-VI, Ġstanbul 1308, c. II, sh. 1332; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî I-IV, Ġstanbul 1308-1315, c. II, sh. 22; Sezgin, Abdülkadir, Hacı BektaĢ-ı Veli ve BektaĢilik, Ġstanbul 1990; Hacı BektaĢ-ı Veli, Makâlât, (nĢr. Esad CoĢan) Ġstanbul 1986, sh. 17-61; Menakıb-ı Hacı BektaĢ-ı Veli, Vilâyet-nâme (Haz. Abdülbaki Gölpınarlı), Ġstanbul 1958: ġeyh Baba M. Süreyya, BektaĢilik ve BektaĢiler, Ġstanbul 1332; Öztürk, Mürsel, "Hacı BektaĢ-ı Veli", Belleten, c. L, sayı 198(1986), sh. 885-894. . 52 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN; Murad'ın Hacı BektaĢ-ı Veli ile bir araya geldiği, Hıristiyan asıllı gençlerden yeni teĢkil olunan askere onun eliyle börk giydirildiği, hayır dua edildiği ve hatta yeniçeri adının da Hacı BektaĢ tarafından verildiği tarzındaki açıklamalar tamamen asılsızdır. Elimizde Hacı BektaĢ-ı Veli ile yeniçeri teĢkilâtının münasebetlerini aydınlatan gayet açık kaynaklar yani Yeniçeri Kanunnâmesi vardır. Zaten baĢta ÂĢıkpaĢa-zâde olmak üzere, ilk dönem Osmanlı kaynaklan da, Kanunnâmedeki bilgileri doğrular mahiyettedir. Kanunnâmedeki hükümlerden anladığımıza göre, Hıristiyan gençlerinin genç ve dinç olanlarından yeni ve muvazzaf bir ordu teĢkili fikri, Bolayır Fâtihi Süleyman PaĢa'nın fermanıyla baĢlamıĢ ve Bilecik Kadısı olan Kara Halil ile meĢveret neticesi buna karar verilmiĢtir. Daha sonra Kara Halil (Çandarlı Halil Hayreddin PaĢa)'in ilgili devlet erkânı ile görüĢüp yeniçeri teĢkilâtını düzene soktuğu bilinmektedir. Bu erkan arasında Hacı BektaĢ PaĢa isimli bir devlet adamı da vardır. Bunun isim benzerliği dıĢında Hacı BektaĢ ile alakası yoktur. Yeniçerilerin elbisesi ise, o zamanda keĢif ve kerametleri bilinen Hacı BektaĢ-ı Veli evladından TimurtaĢ Dede ve Mevlana evladından Emir ġah Efendi'ye danıĢılarak dualar ile giydirilmiĢtir. Mevlana'nın torunlarından olan zat Mevlana elbisesini giydirmeyince, kepenek denilen Hacı BektaĢ-ı Veli elbisesi giydirildi. O halde yeniçerilerin giydiği kisveyi Hacı BektaĢ-ı Veli giymiĢ olabilir; ancak Hacı BektaĢ-ı Veli yeniçeri kurulmadan vefat ettiğinden o giydirmemiĢtir. Bu muvazzaf yeni ordu, kul olduğundan dolayı yeniçeri adı verilmiĢtir; yoksa Hacı BektaĢ-ı Veli'nin isimlendirmesi değildir. Nitekim ÂĢıkpaĢa-zâde meseleyi Ģöyle açıklamaktadır:

"Bu BektaĢiler ederler kim, 'Yeniçerilerin baĢındaki tac Hacı BektaĢ'ındır' derler. Cevab: Yalandır ve bu börk hod Bilecik'de Orhan zamanında zahir oldu; yukaru bâbda beyân edüb dururun ve illa BektaĢiler giymeğe sebep, Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü ve bir yeniçeriden bir eski börk diledi. Yeniçeri ana verdi. Yeniçeri üsküfini çıkardı; bunun baĢına giydirdi. Abdal Musa Vilâyetine geldi, ol börk bile baĢında, sordular kim, 'Bu baĢındaki nedir?' Ol etdi: 'Buna elf derler' dedi. Vallahi bunların taçlarının hakikati budur". Sonuç olarak, mesele yukarıda özetlendiği gibidir. Hacı BektaĢ-ı Veli, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢunda emeği geçen maneviyat erlerinden ve Horasan erenlerinden biridir. Kisve olarak da onun elbisesi tercih olunmuĢ bulunabilir. Bu tercihte onun evladından birinin duası bulununca ve yeniçeriler de ocaklarını onun manevi himayesinde görünce, yeniçerilere tâife-i BektaĢiyân ve ağalarına da Ağayân-ı BektaĢiyân denmiĢtir. Sonradan bu Horasan erenlerinden olması halini kötüye kullananlar ve meseleyi saptırılan BektaĢilik mecrasına çevirmek isteyenler elbette olmuĢtur. Zaman zaman aldatılan yeniçeri bölükleri de ortaya çıkmıĢtır. Celâlî isyanlarında bu anlayıĢın büyük etkisi vardır. Hatta sonradan Yeniçerilerin ahlaken bozulmalarında da bu anlayıĢın etkisi vardır. Bu olumsuz etkilerin izlerini Yeniçeri Kanunnâmesinde görmek mümkündür. ĠĢte bu olumsuz yansımalarından dolayı, 1826 yılında II. Mahmûd Yeniçeri TeĢkilatı ile beraber, BektaĢi Dergahlarını da kapatmıĢtır. Hedef bu suiistimalleri önlemektir. Osmanlı yeniçeri teĢkilâtı, hele hele halkın anladığı olumsuz anlamda amelsiz bir BektaĢi grubu asla olmamıĢtır. Gerçek manada Hacı BektaĢ'ın eserleri ve asıl tuttuğu yol ise, Ġslâm'dan baĢka bir Ģey değildir18. 20. Osmanlı 1 levî gelen levî aslı var ı Bu iddia, Alevîliğin ne ; Medresesinden I memekten kay a) Osmanlı I (elerini göğüsley«t| Ġbn-i Kemal'e kaleme alan ve 81 i tenler aleyhinde I den Ġznik Müdenrii lir); ilk Osmanlı ( j Kâdizâde-i Rumi,! ¦ rinden i . Hadis'de : Fusûleyn f çalıĢan ı • II. Murad < \ Fâtih ı elimizdeki jZenbilllAIII j net dairi Alevî olan 1 I ni göstermek jj b) Bilin Ifların hürmeti i babası ġeyh t Ġ özellikle I I sevgisi, bil (dır: ġf'a-il Ibiyle Yezkh I Daha sonra d ĠPeyganibazı fikin lg Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, Kavânîn-1 Yeniçeriyân, c. IX, sh. 169-170, md. 191-197; UzunçarĢılı, Kapukulu Ocakları, c. I, 147-150; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 205-206; Ahmed Cevad, Tarih-i Askerî-i Osmanî, sh. 8-9. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 53 20. Osmanlı Devleti'nin Yavuz'a kadarki kuruluĢ yıllarında BektaĢi ve A-levî geleneğine bağlı olduğu, Abdalân-ı Rum'un BektaĢi Babaları ve A-levî Dedelerinden ibaret bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın aslı var mıdır? Bu iddia, Osmanlı Devleti'ne ilham kaynağı olan maneviyât erlerini tanımamak; Alevîliğin ne zaman tarih sahnesine çıktığını; Osmanlı hukuk kaynaklarını; ilk Ġznik Medresesinden beri Osmanlı medreselerinde okutulan itikâdî ve amelî kaynakları bilmemekten kaynaklanmaktadır. ġöyle ki: a) Osmanlı Devleti'nin Osman Gâzî'den Yavuz zamanına kadar dinî ve ilmî meselelerini göğüsleyen kadrosu, ilk fetva makamına gelen ġeyh Edebalı'dan ta ġeyhülislâm Ġbn-i Kemal'e

kadar, tamamen ehl-i sünnet dairesinde yaĢayan; eserlerini bu ruhla kaleme alan ve en önemlisi de BektaĢilik adı altında Hacı BektaĢ-ı Veli'nin ruhunu incitenler aleyhinde fetvalar veren âlimlerden meydana gelmektedir. Sultân Orhan devrinden Ġznik Müderrisi Davud-ı Kayseri ve kaleme aldığı eserler (Kara Davud incelenebilir); ilk Osmanlı Kazaskeri Çandarlı Kara Halil; I. Murad devrinin resmi otoritesi olan Kâdizâde-i Rumi, Seyyid ġerif Cürcani ve Mevlânâ Kâdi Mahmûd; Yıldırım Bâyezid devrinden ilk ġeyhülislâm Molla Fenâri ve elimizde bulunan fıkha ve itikada dair eserleri; Hadis'de zirveye yükselen Ġbn-i Melek ve eserleri; hatta ġeyh Bedreddin'in Câmi'ul-Fusûleyn ve benzeri eserleri; Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı Devleti'ne girmeye çalıĢan dalâlet fırkalarını temizleyen Mevlânâ Fahreddin Acemi ve Burhâneddin Herevî; II. Murad devrinin ilim güneĢlerinden Hıdır Beğ ve Alâ'addin Tûsî ve bunların eserleri; Fâtih devrinin fıkıh ve hadis yıldızları olan Molla Hüsrev, AkĢemseddin, Molla Gürani ve elimizdeki eserleri ve nihayet ġî'a ve BektaĢilerle alakalı aleyhte fetvaları bulunan Zenbilli Ali Efendi ve eserleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluĢ devrinin tamamen ehl-i sünnet dairesinde geçtiğinin delilleridir. Aksi görüĢleri ileri sürenler, BektaĢi veya Alevî olan bir âlimin, kuruluĢ döneminde dinî veya kazâi bir göreve getirildiğini göstermek mecburiyetindedirler. b) Bilindiği gibi, ehl-i sünnet de, en az BektaĢi ve Alevîler kadar, Hz. Ali'yi ve onların hürmet ettikleri 12 Ġmamı severler ve hürmet gösterirler. Hatta ġah Ġsmail'in babası ġeyh Haydar ve onun babası ġeyh Cüneyd, Ģeyhliğe Ģahlığı karıĢtırana kadar, özellikle tasavvuf ehlinin manevi reisleri Âl-i Beyt'ten çıktığı içindir ki, On Ġki Ġmam sevgisi, bütün ehl-i iman arasında yaygındır. Hatta ġî'a'yı bazı âlimler ikiye ayırmaktadır: ġî'a-i Velayet ve ġî'a-i Siyâset. ġî'a-i Velayet, sadece Âl-i Beyte muhabbet sebebiyle Yezid ve taraftarlarına karĢı çıktıkları için ġî'a diye bilinen bazı tasavvuf ehlidir. Daha sonra da açıklayacağımız üzere, bu manada Erdebil'de toplanan tasavvuf ehli, Hz. Peygamber'in torunları olan kutubların çevresinde bir daire teĢkil etmiĢlerdir. Bunların bazı fikirlerinin, Kur'ân ve Sünnete aykırı olmamak üzere, BektaĢilerin veya Alevîlerin kanaatleriyle aynı olması, bunların da BektaĢi veya Alevî olduğunu göstermez. Tıpkı 12 Ġmamı medheden Yunus Emre'nin asla Alevî ve BektaĢi olmaması gibi. ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve kendinden sonra 5. ġeyh olan ġah Ġsmail'in dedesi ġeyh Cüneyd (1447-1460), ġi'î mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd, Anadolu'ya sürüldü. Sultân II. Murad'a kadar geldi ve ondan bazı siyasi 54 BĠLĠNMEYEN OSMANLI taleplerde bulundu. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra, yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındı. Bütün bunları, bizzat olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar, ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca, oradan da kaçar gibi ayrılmıĢtır. Yani ġeyh Cüneyd, bazı bozuk fikirleriyle Osmanlı Devleti'ne hulul etmek istemiĢse de, PadiĢah'ın çevresindeki âlimler bu manadaki dalâlet fırkalarına geçit vermemiĢlerdir. c) Abdalân-ı Rum'un BektaĢi babaları ve Alevî dedeleri olduğu; Osman Bey zamanında yaĢayan ve hatta onunla ve oğlu Orhan Bey ile birlikte gazalara katılan Baba Ġlyas, Muhlis Baba, ġeyh Edebalı, Geyikli Baba, Ahi Evran, Abdal Musa ve Abdal Murad'ın bunların baĢında geldiği; bu zikredilenlerin Osmanlı Devleti'ne BektaĢi ve Alevî geleneğini aĢıladığı ve en azından Osmanlı Sünnî anlayıĢının daha sonrakinden daha müsamahalı olduğu iddiasına gelince, bütün bu iddialar, Alevîlik ve BektaĢiliğin asıl mahiyetinin bilinmemesinden kaynaklanan iddialardır. Bugün Alevîlik diye bilinen itikadî mezhep, aslında XV. yüzyıla kadar ġî'a'nın ta kendisidir. Ancak Alevîlik ve KızılbaĢlık tabirleri, ġeyh Cüneyd ve ġeyh Haydar ile ortaya çıkan tabirlerdir. Aynı Ģey BektaĢilik için de geçerlidir; zira Hacı BektaĢ bir görüĢe göre 1271 ve diğer bir görüĢe göre de 1337'de vefat etmiĢtir. Bu tabirler ortaya çıkmadan evvel, ehl-i sünnet ile ġî'a'nın arasındaki ihtilâflar zaten bilinmektedir. Ehl-i tasavvufun bir kısmı ise, bir nevi ġî'a-i Velayet durumundadır. Abdalân-ı Rum denilen yukarıdaki Ģahsiyetlerin, Âl-i Beyt muhabbetiyle yanıp tutuĢan ve ġî'a'nın ma'sum kabul ettiği 12 Ġmamı medheden davranıĢları ve Ģiirleri de olabilir. Sırf bu yüzden, zaten Ehl-i Beyti seven Osmanlı Hanedanının bunlarla olan münasebetlerini ve hatta bu Horasan Erenlerinin Osmanlı Devleti'nin kuruluĢuna olan katkılarını baĢka türlü değerlendirmek yanlıĢ olur.

d) ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçiler, Hacı BektaĢ-ı Veli ile Osmanlı Hanedanının ciddi bir alakasının dahi olmadığını iddia etmektedirler. "Bu Hacı BektaĢ, âı-i Osman neslinden hiç kimse ile musâhabet etmedi ve andan ötürü anmadım. Yeniçerilerin baĢındaki Hacı BektaĢ'ındır derler; yalandır. Börk Orhan zamanında zahir oldu. Abdal Musa Orhan zamanında gazaya geldi ve bu yeniçerinin arasında bile yürüdü". Alakası olsa bile, Hacı BektaĢ'ın kendisi ile BektaĢi diye bilinen bazı kimselerin onunla ne derece ilgili olduklarını biraz evvel anlatmaya çalıĢtık. e) Hacı BektaĢ Zaviyesinden olduğu ifade edilen Geyikli Baba'nm Sultân Orhan ile kısa bir müddet için de olsa bir araya geldiği doğrudur. Osmanlı kaynaklarında bu konuda yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Zaten Osman Bey ve Orhan Bey zamanının maneviyât erleri olarak zikrettiğimiz Ģeyhlerden çoğu hakkında, gerçek ismi gibi çok açık konularda dahi yeterli bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla, sonradan uydurulan BektaĢi menkıbelerinden birini yansıtan bir kaynağın, Orhan Bey'in Geyikli Baba'ya rakı ve Ģarap gönderdiği yolundaki bir ifadeyi kaynak kabul ederek, ilk Osmanlı PadiĢahlarının sonrakiler gibi katı Sünnî olmadıklarını ve rakı hediye gönderecek kadar müsamahalı olduklarını söylemek, uydurma BektaĢi menkıbelerini arĢiv vesikaları gibi kabul etmek demektir. Netice olarak, Osmanlı Devleti ve onun Hanedanı, kuruluĢ gününden beri, Âl-i Beyt BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ âĢıkıdırlar; ancak t IV-1 21. Osmanlı Pıd dirim Bây durumu ile 1 Osmanlı Pa Bâyezid olduğu ı birliğini kurup devietf| tekrar baĢa dönü kayınpeder olması Vll Bâyezid'i tanıyalım, 1387 tarihin* Ġ dirim lakabıyla anMf babasının tahta | ve 791/1389 ' mıĢtır. PadiĢahı ği gibi tecri Osmanlı Karaman gören Yıldırım, hemen bu WSI{ Devleti'ne kıĢlasını kurdu, i bölgesine geçti j etmiĢti. Ege/ yen Yıldırım'm i olan Ġstanbul I olmadı. Rumeli'n* j Karamanoğlü-1392'de BurhâneddlJ mandasır kendisi I Osmanlıya t Bütün! 88-95; MwJ8 AMgl&HMf yatı'nda IStM BĠLĠNMEYEN OSMANLI âĢıkıdırlar; ancak Alevî veya BektaĢi değildirler". IV- YILDIRIM BÂYEZĠD DEVRĠ 21. Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok dedikodu bulunan Yıldırım Bâyezid'in Ģahsiyeti, çocukları, döneminde Osmanlı Devleti'nin durumu ile ilgili kısa bilgiler verir misiniz? Osmanlı PadiĢahları arasında hakkında en çok konuĢulan PadiĢahın Yıldırım Bâyezid olduğu doğrudur. Bunun iki sebebi vardır: Birincisi; Kısa zamanda Anadolu birliğini kurup devleti geniĢletmesine rağmen, 1402'de Ankara'da Timur'a yenilerek tekrar baĢa dönülmesine sebep olmasıdır. Ġkincisi de, hem Emir Sultân Buharî'ye kayınpeder olması ve hem de içki içtiğine dair iddiaların bulunmasıdır. Önce Yıldırım Bâyezid'i tanıyalım. 1387 tarihinde katıldığı Karaman Seferinde gösterdiği kahramanlıklardan beri Yıldırım lakabıyla anılan I. Bâyezid, Sultân Murad'ın büyük oğlu ve veliahdıdır. Bursa'da babasının tahta çıktığı sene yani 761/1360 yılında Gülçiçek Hatun'dan dünyaya gelmiĢ ve 791/1389 yılının Ramazan ayının beĢinde de babasının Ģahadeti üzerine tahta çıkmıĢtır. PadiĢah olmadan evvel sırasıyla Kütahya, Hamid Ġli ve ilk Amasya Sancak Beyliği gibi tecrübeleri bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Kosova'da haçlı ordularıyla meĢgul olmasını fırsat bilen Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne ait sancak ve kazalara hücum baĢlattı. Bunu gören Yıldırım, 1390 yılının ilk günlerinde Anadolu birliğini tehlikeye sokmamak için hemen bu bölgeye intikal etti. Germiyan, Aydın, MenteĢe ve Saruhan Beylikleri Osmanlı Devleti'ne bağlılıklarını bildirince, hemen 1390-91 kıĢında Ankara'ya gelerek orada kıĢlasını kurdu. Sonradan yanına Bizans Ġmparatoru II. Manuel'i de alarak Karaman bölgesine geçti ve onları ikaz etti. Zaten Karamanoğlu Damad Alâ'addin Bey de firar etmiĢti. Ege Adalarını vurarak Venedik Cumhuriyet'ine gözdağı vermeyi de ihmal etmeyen Yıldırım'ın bütün hayali Ġstanbul'u fethetmek idi. Bu sebeple 1391'de 7 ay sürecek olan Ġstanbul kuĢatmasına baĢladı. Bizans'ın sulh ile itaat edeceğini umuyordu; ama olmadı. Rumeli'nde gayr-i müslimlerle uğraĢan Osmanlının aleyhine, durumu fırsat bilen KaramanoğluCandaroğlu ve Sivas'daki Kadı Burhâneddin'in ittifak yaptığı duyuldu. 1392'de Candaroğlu halledildi; Ġsfendiyaroğulları da Osmanlı'ya itaat etti. Kadı Burhâneddin ile olan savaĢ daha dehĢetli

idi. Yıldırım'ın oğlu ġehzade Ertuğrul'un kumandasındaki Osmanlı ordusu, Çorum yakınlarında yenik düĢtü. Bu arada Yıldırım'ın kendisi Rumeli seferine devam ediyor ve 1392'de filozoflar diyarı olarak bilinen Atina Osmanlıya teslim oluyordu. Bütün bu geliĢmelerden rahatsız olan Macar Kralı Sigismund, üçüncü bir haçlı " ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 204-206; Ġbn-i Kemal, Tevârih-i Âl-i Osman, II. Defter, (neĢr. ġerafettin Turan), sh. 88-95; Mecdî Efendi, Hadâık, c. I, sh. 22-380; Ocak, Ahmed Ya'Ģâr, "Osmanlı Beyliği Topraklarında Sufı Çevreler ve Abdalân-ı Rum Sorunu", Osman Gâzî ve Dönemi Sempozyumu, Bursa 1996, sh. 53-72; Köprülü, Fuad, Türk Edebl-yatı'nda Ġlk Mutasavvıflar, Ankara 1981, sh. 291 vd.; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 204/a vd. : : . . ,«?Vj56 BĠLĠNMEYEN OSMANLI seferi hazırlığında idi. Gerçekten her çeĢit düĢman milletin yer aldığı 70.000 kiĢilik orduyla Tuna'yı geçerek Niğbolu'yu kuĢattı ve düĢman kuvvetler 130.000'e ulaĢtı. Ancak 25 Eylül 1396 tarihinde Avrupalıların asırlarca unutamayacakları Niğbolu Zaferi kazanıldı ve Yıldırım, artık Halife I. Mütevekkil tarafından Sultân-ı Ġklim-i Rum ve Sultân diye anılmaya baĢlandı. Üçüncü haçlı seferini fırsat bilerek yine Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları ise, nihâî dersi hak etmiĢlerdi ve gerçekten 1397'de Konya'ya giren Yıldırım eniĢtesi olan Karamanoğlu Beyini idam ettirdi ve Konya'yı Osmanlı Devleti'nin Karaman Eyâleti olarak ilan etti. Artık Anadolu birliği sağlanmıĢ ve bütün Anadolu neredeyse Osmanlı Devleti'nin olmuĢtu. Rumeli'de Balkanlar Osmanlının hâkimiyetine girmiĢti. ĠĢte böyle bir dönemde Doğudan büyük bir tehlike geliyordu. Doğu Türkistan Hakanı Aksak Timur veya Timurlenk, fırtına gibi eserek Doğu Anadolu'yu tehdit ediyor ve memleketleri ellerinden alınan ve Osmanlıdan memnun olmayan Anadolu beyleri Timur'u tahrik ettikleri gibi, Timur'un düĢmanları olan bazı beyler de Yıldırım'a sığınmıĢ bulunuyorlardı. Timur nazik sayılabilecek bir üslupla Yıldırım'dan bu beyleri salıvermesini ve kendisine tabi olmasını, Ģartlarının kabulü halinde, gayr -i müslimlerle olan cihadını takdir ettiği Osmanlı ordusuna yardım edeceğini ifade eden bir mektup gönderdi (Mektup, "Rum Meliki Yıldırm Bayezid' diye baĢlamaktadır). Buna karĢı Yıldırım'ın cevabı çok sert ve hatta hakaret-âmiz oldu (Mektup, %Ey Timur denen parçalayıcı köpek ve Tekfurlardan daha kâfir olan adam' diye baĢlamaktadır). Neticede kaderin cilvesiyle Yıldırım'ın strateji açısından üstün görüldüğü uğursuz Ankara Meydan Muharebesi meydana geldi ve 28 Temmuz 1402 tarihinde Osmanlı ordusu yenik düĢtü ve PadiĢah esir alındı. Bu hadiseyle Osmanlı Devleti, cihan devleti olmaktan çıkmıĢ ve yeniden baĢa dönmüĢtü. Zira bu savaĢı takip eden yıllarda, 8 yıl kadar Anadolu'da kalan Timur buralarda terör estirdi ve eski beylere beyliklerini tamamen iade etti. 3 Mart 1403'de, bazı tarihçilerin ileri sürdüğü gibi intihar ederek değil, sıkıntıdan doğan bir kaç çeĢit hastalığa dayanamayan Yıldırım vefat etti ve Osmanlı Devleti için Fetret Devri denen ara dönem baĢladı. Yıldırım Bâyezıd devrinin ileri gelen devlet adamları arasında, iyi bir devlet adamı olmakla beraber takva cihetinden zayıf olduğu ittifakla açıklanan Çandarlı Ali PaĢa, TimurtaĢ PaĢa, Süleyman PaĢa, Ġshak Bey ve Mihal oğlu Muhammed Bey zikredilebilir. Onun devrindeki âlimlerden ise, ġemseddin Fenari, oğlu Muhammed ġah Fenari, Hâfızuddin Muhammed Kürdî, ġeyh Kutbuddin Ġznikî ve ġihâbüddin Sivasî unutulmamalıdır. Devrinin Horasan erenlerinin baĢında, Emir Sultân denen Bâyezid'in damadı ġemseddin Muhammed Hüseynî, Hacı Bayram ve ġeyh Abdurrahman-ı Erzincan! gelmektedir. Mevlid yazarı Süleyman Çelebi de onun zamanındaki en büyük Ģairlerdendir. ZEVCELERĠ: 1- Germiyanoğlu Devlet ġah Hâtûn; Ġsa, Mustafa ve Musa'nın annesi. 2- Devlet Hâtûn; Yine Germiyanoğlu olduğu söylenen ve Sultân Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Valide Sultân. 3- Hafsa Hâtûn; Aydınoğlu Ġsa Bey'in kızı. 4- Sultân Hâtûn; Dulkadiroğlu Süleyman ġah kızı. 5- Marya (Olivera Despina) Hâtûn; Sirbistan Kralı Lazar'ın kızı. ÇOCUKLARI: 1- Ettuğrul Çelebi. 2- Ġsa Çelebi. 3- Mustafa Çelebi (TartıĢmalıdır). 4- Büyük Musa Çelebi. 5- Ġbrahim Çelebi. 6- Kasım Çelebi. 7- Yusuf Çelebi. 8- Hasan Çelebi. 9- Erhondu Hâtûn. 10- Fatma Hâtûn. 11- PaĢa Melek Hâtûn. 12- Oruz .BĠÜNMEVENO™ Hâtûn. 22. Osmaniı ı Saray'dı] Bunlai \

Burada Ģuj AJOsı [ I. Murad, II. I i bulunduğu \ [plânda tslâff (tatbikatta I î Ġnkâr etmek! [ vardır, I [içindir ki, I f etmiĢtir, ı ellerinden i | ne muhalefeti I gayreti gft B) Jtl'nde içkin I Ġstenmekteki i baĢında s iler, içki ve I |- mânâsı, I | ma ve I (halde, bu 1 ' fikirlilik ı | deliller vars "Siki" i i üslerinde i mevlidde s [lir. SâKĠ* nümüzde I kullandı 131 155 1 ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57 Hâtûn. 13- Hundî Hâtûn. 14- ġehzade Mehmed21 22. Osmanlı PadiĢahlarından içkiye mübtelâ olanlar bulunduğu ve hatta Saray'da gayr-i meĢru eğlence sofraları düzenledikleri söylenmektedir. Bunlar hakkında ne dersiniz? Burada Ģu gerçeklerin bilinmesinde fayda mülahaza ediyoruz: A) Osmanlı Devletini teĢkil eden fertler ıma'sûm ve günahsız değillerdir. Ġçlerinde I. Murad, II. Murad, Fâtih, Yavuz ve II. Abdülhamid gibi "veliyyullah" denilen fertler bulunduğu gibi, içki ve benzeri günahları irtikâb eden Ģahıslar da bulunabilir. Nazarî plânda Ġslâm'ın bütün düsturlarının kabul edilerek tatbik edildiği bir vâkı'adır. Ancak tatbikatta bu esaslara muhalefet edenlerin bulunduğu da bir vâkı'adır. Her ikisini de inkâr etmek mümkün değildir. Her Ģeyde olduğu gibi, Osmanlı Devleti'nin iyilikleri de vardır, hataları da vardır. Ancak 600 sene boyunca hasenatının seyyiâtına ağır bastığı içindir ki, kader-i Ġlâhi bu uzun süre içinde Ġslâm'ın bayraktarlığı unvanını onlara ihsan etmiĢtir. Seyyiâtı hasenatına ağır basınca da, bu Ģerefli unvan yine kaderin hükmüyle ellerinden alınmıĢtır. En kötü zamanlarında bile, değil içki gibi Ġslâm'ın açık bir hükmüne muhalefet, içtihadî meselelerde dahi Ģer'î hükümlere ri'âyet etmek için elden gelen gayreti gösterdiklerini, sayıları milyonları bulan arĢiv belgeleri isbat etmektedir. B) Maalesef, Osmanlı tarihi ve edebiyatında geçen bazı tabirler, Osmanlı Devle-ti'nde içkinin tamamen serbest olduğu mâ'nâsına gelecek Ģekilde te'vil ve izah edilmek istenmektedir. Bu tâbirlerden bazılarına dikkat çekmek istiyoruz. "îĢ ü iĢret", bunların baĢında gelmekte ve tarihlerdeki "padiĢah, îĢ ü iĢreti severdi " tarzında geçen ifadeler, içki ve sefâhet hayatı yaĢardı Ģeklinde yorumlanmaktadır. Halbuki bu ifadenin asıl mânâsı, îĢ=yaĢama, iĢret=keyifli hayat ve eğlence demektir. YaĢamanın tadını çıkarma ve keyifli hayat, meĢru dairede olduğu gibi, gayr -i meĢru dairede de olabilir. O halde, bu tâbirleri, baĢka karîne olmadan gayr-i meĢru hayat diye izah etmek, peĢin fikirlilik olur. Ancak Yıldırım Bâyezid gibi bazı devlet adamlarının içki içtiğine dair açık deliller varsa, bunu baĢka türlü yorumlamak da doğru olmaz. "Sâkî" kelimesi de manası çarpıtılan kelimelerdendir. Kelime manası, keyif meclislerinde kadehle içilecek Ģeyleri takdim eden Ģahıs manasını ifade eder. Ancak mevlidde Ģerbet dağıtana sâkî dendiği gibi, meyhanede Ģarap dağıtana da aynı ad verilir. Sâkî kelimesini, her yerde, içki kadehini dağıtan diye açıklamak, elbette ki kasıtlı bir peĢin fikirliliktir. Osmanlı Sarayında sâkîler elbette vardır. Ancak bunların, içki kadehlerini dağıtan ve dolduran kiĢiler olduklarını, serbestçe içki dağıttıklarını ve bunun açık bir Ģekilde yapıldığını söylemek insafsızlık olur. "ġarap" kelimesi de öyledir. Aslında her çeĢit içecek demek olan bu kelime, günümüzde haram olan ve Arapça'da "hamr" kelimesiyle ifade edilen içki karĢılığında kullanılmaktadır. Halbuki Osmanlı döneminde, Ģerbet ve su da dahil olmak üzere bütün 20 NeĢrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, c. I, sh. 311-355; Âli, Künh'ül-Ahbâr, c. V, sh. 78-116; Ahmed Uğur neĢri, sh. 131- 195; Tarih-i Solakzâde, Ġstanbul 1297, sh. 51-91; ÂĢıkpaĢa-zâde, Tarih, sh. 65 vd; Lütfi PaĢa, Tevârih-i Âl-i Osman, sh. 44 vd.; Kantemir, c. I, sh. 95-105; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, sh. 71-90; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. I, 260-323; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 7-10; Öztuna, Türkiye Tarihi, c. II, sh. 306-352; Devletler ve Hanedanlar, c. II, sh. 110-112; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı I-IV, Ġstanbul 1332/1923, c. I, sh. 22-25. 58

içilecek Ģeylere yani bugünkü karĢılığıyla meĢrubata "Ģarap" dendiği bir vâkı'adır. Ġslâm hukukunun yasakladığı sarhoĢluk verici içkileri içenlere, hadd-i Ģirb denilen Ģer1? cezayı uygulayan devlet adamlarının kendilerinin, açıkça bu fiili iĢlemeleri mümkün değildir; ancak kanunlarla tatbikat arasında fark bulunabilir. Böyle bir fiili iĢleseler bile, bunun açıktan iĢlenen bir günah olmadığı kesindir. Nitekim Dimitri Kantemir'in II. Se-lim'le ilgili beyânları da bunu teyid etmektedir. Bu arada, mezkûr kelimelerin tasavvufdaki manaları ile bir kısım metinlerde kullanıldığını da unutmamak icab etmektedir. C) Türkler Müslüman olduktan hemen sonra, Ġslâm'a muhalif olan bütün âdetlerini de kâideten ve nazarî olarak tamamen terk etmiĢlerdir. Ġslâm'ın te'siri altında ve ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar devrinde (X. asır) kaleme alınan Kutadgu Bilig'deki Ģu cümleler, bunun en bariz misâlidir: "Bey içki içmemeli ve fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri Ģarabın tadına ulaĢırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket iĢini düĢünmeğe ne zaman fırsat kalır?". Daha sonraki Müslüman Türk Devletlerinin içki hakkındaki tutumlarını ise, kendilerine resmî kod olarak kabul ettikleri fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģer'î hükümler ortaya koymaktadır. Osmanlı hukukçuları, içki hakkındaki hükümlerde Ġslâm hukukçularının kabul ettikleri esasları aynen benimsemiĢlerdir. Bütün Ġslâm hukukçuları ise, baĢta Ģarap (hamr) olmak üzere, sarhoĢluk verici içkilerin azının ve çoğunun haram, yani kesin olarak dinen yasak olduğunu kabul etmiĢlerdir. Ancak Ġslâm'ın tesbit ettiği ve had denilen cezayı gerektirecek içki içme suçunun tarifinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Ġmam-ı A'zam Ebu Hanife'ye göre, az veya çok Ģarap (hamr) içmek yahut sarhoĢ edecek kadar diğer içkileri kullanmak, had cezasını gerektiren bir suçtur. Diğer Ġslâm hukukçuları ise, her çeĢit içkiyi, az veya çok içmenin had cezasını gerektiren bir suç olacağını açıklamıĢlardır. Ebu Hanife Ģarap demek olan hamr ile diğer içkileri ayırt ederken, diğer Ġslâm Hukukçuları hepsini aynı hükme tâbi kılmaktadırlar. Osmanlı Devlet'inde tercih edilen birinci görüĢe göre had cezasını gerektiren içki içme suçunun (ki buna Ģirb denmektedir) iki unsuru vardır: Birincisi, az da olsa Ģarap içmek veya diğer içkileri içerek sarhoĢ olmaktır. Yani bütün içkilerin haram olduğunda ittifak etmekle beraber, had cezasını gerektirecek suçun teĢekkülünde küçük bir görüĢ ayrılığı vardır. Ġkincisi, cezaî kasıd ve irâdedir. Zorla içirilen içkiler, had cezasını gerektirmez. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda, had cezası tatbik edilmez; ancak devletin tesbit ettiği ta'zir cezaları uygulanır. Had cezası ise, eks ik ve fazla olmadan içki içene sopa ile seksen kırbaç vurmaktır. Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar, bütün Müslüman Türk Devletlerinde, Ġslâm'ın içki için tesbit ettiği ceza aynen tatbik edilmiĢtir. Bunu Ģer'îye sicillerinde görmek mümkün olduğu gibi Osmanlı Kanunnâmelerinde de görmek mümkündür. Osmanlı Devleti'nde konuyla ilgili Ģer'î hükümler, Avrupalı bir hukukçunun diliyle "1810 tarihine gelinceye kadar, mer'î olmuĢtur. Gerçi bu hükümler, tatbikatta tam icra olunmadığı da söylenebilirse de, nazariyatta kuvvetine riâyet olunmuĢtur". AraĢtırmalar, Osmanlı Devleti'nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti'nin son yıllarında kabul edilen Men'-i Müskirat Kanunu, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiĢ ve bunlardan birini de hadd-i Ģer'î olarak zikretmiĢtir. Bu kanun, devletin OSMANLI BĠLĠNMFVfM t içinde ve dıĢında ço-Osmanlı padiĢ • lâm'ın getirdiği içki birleri almıĢlardır. B II. Bayezid'e seleyi bütün y. "1. Dergâhıma jrj ¦ benzeri yerlerde, ani» . irtikâb edildiği ' fiillerinden, bütün:...... 3. Emrim size ulaji' zat bu ĠĢin üzerinde dur; yasak edesiniz, 4. Bundan sonra h'.. gibi ri'âyet edeler, 5. Sen ki, s;:1 kından gelip, Ģer Osmanlı PadiĢa men, açıkça Ģer'i hı. maktadır ki, Osman? gibi ithamlar, t. ġunu da <• ve IV. Murad'n açıklanmaktad termek değildir 23. Yıldırım Bi< Ģahitliğinin dur? Bursa'da Ulu aykırı iĢlere mani Bâyezid'in, bir içki Sultân'ın, içki içtljjf değildir. Belki Moll»; terk etmesinden nın yanına ceı Acaba içki manii Padi"1"'" gülerdir, i mükâfatın da mu. BĠLĠNMEYEN OSMANLI

YEE. Bayezid'e ait olan bir fermanın. vrk. Osmanlı sultanlarının Osman Bey'den ta Sultân Murad zamanına kadar. düğünlerde. teklifi kabul etmediklerini Osmanlı kaynakları önemle kaydetmektedirler. nr. toplantılarda ve benzeri yerlerde. bütün bu izahların yanında I. sh. Osmanlı tarihleri ittifaka yakın bir Ģekilde. Bundan sonra hiç bir yerde. sadeleĢtirilmiĢ metnini. ancak bunlardan II. 23. O da bunun üzerine sarayının yanına cemaatle namazı terk etmemek için yeni bir cami inĢa ettirmiĢtir. I. Asıl meseleye gelince. Bütün Osmanlı PadiĢahları bu konuda hassastırlar. Acaba içki iddiası nereden çıkmıĢtır? Bir önceki soruda da ifade ettiğimiz gibi. nr. Selim ve IV. bu hususu görüp gözetip emrime aykırı hareket edenleri kâdî kararıyla hakkından gelip. Belki Molla Fenari. c. 4. Akgündüz. Sen ki.. 90. Ayrıca Molla Fenari veya Emir Sultân'ın. kadılarsınız. bu konuda tam ihtimam gösteresiniz. Yıldırım Bâyezid'in içki içtiği ve bu yüzden Molla Fenari tarafından Ģahitliğinin reddedildiği söylenmektedir. sizlere takdim ederek. Her musibet. c. Bâyezid Han. Molla Hüsrev. Kutadgu Bilig. Peygamberlerin masum olduğu gibi. tamamen masum insanlar değillerdir. Dergâhıma arz olundu ki. sh. Ahmed. açıkça Ģarap içildiği. kendi zamanlarında içki . BA. 69-70. 338/B. . sh. Ayrıca Ġslâm'ın Ģe'âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meĢru fiillerinden. 157-158. Mâide. Timur'un Semerkand'a gidelim teklifine. manevi alemde. Ankara 1959. NeĢreden: ReĢit Rahmeti Arat. Bursa ġer'iyye Sicilleri. Dürer ve Gurer. Emrim size ulaĢınca. sh. ġunu da önemle belirtelim ki. Bizzat bu iĢin üzerinde durub kazanızdaki halka. her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği görülmüĢtür. Emir Sultân Buhari'nin kayınpederi olan ve Ġslâm'a aykırı iĢlere mani olmadıklarından dolayı bazı kadıları cezalandırmaya kalkıĢan Yıldırım Bâyezid'in. Osmanlı PadiĢahlarının bu yasaklarına ve Ģerî'ate karĢı bu hassasiyetlerine rağmen. sancak beğisin.. -•--. kasaba ve köylerde. Dolayısıyla Ankara mağlubiyeti elbette ki bir musibettir. 53-54. Türk Hukuk Tarihi I-II. 1. bir kısım Osmanlı kaynaklarında açıklanmaktadır. Cin. 3. Sen ki. Osmanlı PadiĢahları hakkında söylenen "sarhoĢ" ve "aile hayatı berbat" gibi ithamlar. fâsıklar toplanıp açıkça günâh iĢlemeyeler ve Ġslâm'ın Ģe'âirine gereği gibi ri'âyet edeler. 5. bir cinayetin neticesi ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. tamamen iftiradır ve belli bir vesikaya dayanmamaktadır. içki içtiği için Yıldırım Bâyezid'in Ģahitliğini kabul etmediği iddiası da doğru değildir. Osmanlı PadiĢahları. Yusuf Has Hâcib. Ancak esir alınan Emir Sultân ve Molla Fenari. Zaten bizim meselemiz de bütün Osmanlı PadiĢahlarını ma'sum göstermek değildir21. II. 34-38. II. ġöyle bilesiniz ve alâmet-i Ģerife itimat edesiniz". çeĢitli sarhoĢ edici içkiler kullanıldığı. Murad'ın gençliklerinde bazen içki kullandıkları.. Ģer'î hükümleri ve emirlerimi icra edesin. bütün Müslümanların ve özellikle de âlimler ve sâlihlerin rahatsız olduğu bildirilmiĢtir. Bütün bu iddialar doğru mudur? Bursa'da Ulu Cami'yi yapan. çok az istisnalar dıĢında. Ġstanbul 1997. L 60 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Bunda kader-i ilahiye fetva verdirten hatalar mutlaka vardır.-. köylerde ve kasabalarda tekrar te'yîd ve tehdit ile yasak edesiniz. Ġstanbul 1995. sancağınıza bağlı Ģehir. 21 Fermanın Orijinali.59 içinde ve dıĢında çok büyük tartıĢmalara yol açmıĢtır.Akgündüz. sancak beğisin. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. Halil. kendileri içki içmedikleri gibi. Onların da günahları bulunabilir. A 33/21. Ģehirlerde. Baskı. . Osmanlı padiĢahları. meseleyi bütün yönleriyle vuzuha kavuĢturmak istiyoruz: "1. bir konuda Ģahitliği arzu edilen Yıldırım'ın cemaatle namazı terk etmesinden dolayı Ģahitliğini kabul etmediği doğrudur. bir içki mübtelâsı olduğu asla iddia edilemez.. hem fiilen ve hem de kavlen Ġslâm'ın getirdiği içki yasağına uymuĢlar ve bu yasağa uyulması için gerekli hukukî tedbirleri almıĢlardır. Osmanlı Devleti'nin 30-40 sene sonra yeniden Ģahlanacağını müĢahede ettiklerinden. 267-268. Ahmed. 14-1540. Kur'ân. açıkça Ģer'î hükümleri çiğnemeleri nasıl düĢünülebilir? Bu misâlden de anlaĢılmaktadır ki.

haram olan böyle bir günahın isnad edilmesinin tamamen iftira olduğunu açıkça beyan eylemiĢlerdir. Osmanlı Tarihi. Solakzâde. 109. II. Yıldırım Bâyezid'in intihar ettiği söylenmektedir. Kısaca. Öztuna. V. sh. Uluçay. Osmanlı . göre bu konu "Her ne i söyleseler ( vefat« mak niyetini Semerkand'a ( ümitsizliğe etmektedir! ÂĢıkpaĢa-i etdi. sh. Kitâb-ı Cihân-nümâ. 103-105. c. Bütün bunlar. Hatta zamanın âlimleri. II. bu sebep de dinî. Osmanlı Tarihi. Ancak Yıldırım Bâyezid devrinde bu iĢin biraz gevĢediğini kaynaklar yazmıĢlardır. Sultân'ın kapısına gelerek. PadiĢah ve diğer Osmanlı devlet erkânı ile yakın temas halinde bulunan ve memleketine döndükten sonra Timur Tarihini yazan Ġbn-i ArabĢah baĢta olmak üzere Timur devrinin bütün Van NeĢri. 18(95). 89-90. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. Halbuki intihar dinimizde haram değil midir? mueılı Yıldırım Bâyezid'in vefatı ile ilgili üç rivayet bulunmaktadır: Birincisi. c. Yıldırım gibi dindar bir PadiĢaha. 99-100. 22-25. 25. bu konularda gevĢeklik gördükleri zaman. 306-352. Hammer ve Gibbons gibi Garb Tarihçilerinin tamamına yakını. Ġnalcık. sh. Devletler ve Hanedanlar. nefes darlığı ve keder dolu hayattan meydana gelen çeĢitli hastalıkların bir araya gelmesinden vefat ettiğini açıkça ifade etmektedirler . Künh'ül-Ahbâr. 7-10. 260-323. kânüvlslen. c. ne zaman içki içmeye baĢladığı belli değildir. Bu. Sırp Kralı. c. 110112. sh. . etmektedir Yıldırım gibi dit sinin tamw isimlerinden &A] dikten sonra. Kadınlar Saltanatı. nr. I. Yıldırım'ın içki içtiğini göstermez. VVĠttek. Türkiye Tarihi. Lütfi PaĢa. az bir süre için de olsa. Ġstanbul 1286. 565. Çubuk Ovasındaki Ankara mağlubiyeti sebebiyle ileri sürülen tenkidler kabilinden de olabilir. sh. Tarih-i Bursa (Güldeste-i Beliğ). Maalesef geçici bir süre de olsa. sayı 27 (1943). Paul. meydana . sh. sh. Yıldırım Bâyezid'in Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı Marya (Despina) Hanım ile evlendikten sonra. Belleten. nr. Enverî. bu kadının Müslüman olmaması veya baĢka sebeplerle. 332-333. Ahmed Refik.. Acem Hamidî. c. 148-158. 51-91. 45. Âli. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. UzunçarĢılı. sh. 10 sene kadar Bursa ve Edirne'de oturup Çelebi Sultân Mehmed'in çocuklarına hocalık eden. memleketinde durmayız' derlerdi. c. bu günahı açıktan yaptığını ve içkili sofralar düzenlendiğini söylemek mümkün değildir. VII. Mağlubiyetin bir hatadan doğduğu noktasından hareket edilerek. içki kullandığını. kızı Marya'yı Bâyezid'e göndererek Osmanlı PadiĢahını evvela manen yıkmayı ve sonra da cephede mağlup etmeyi planlamıĢtır. TTEM. 'Eğer ma'rûfu emr ve münkerden nehy etmezsen. sh. sh. "Molla Fenan". veziri Çandarlı Ali PaĢa'nın bu konudaki ikaz görevini yapamadığını ifade etmektedirler. Bu yüzden Ģer'an içtiğinin isbâtı da hemen hemen mümkün değildir. Karamanî Mehmed PaĢa. bu planında muvaffak olduğunu kaydeden tarihçiler de bulunmaktadır. I. Yıldırım Bâyezid'in Ģiddetli sıtma. ġükrullah. bir değerli tarihçinin de ifade ettiği gibi. yine Osmanlı kaynakları tarafından açıklanmaktadır. I. 19(96). I. sh. Hüseyin Hüsameddin. Çev. sh. Aksun. ancak hemen tevbe ederek Bursa Ulucami'yi inĢaya baĢladığı ise. Halil. c. Kanaatimize göre doğru olan da budur. Tevârih-i Âl-i Osman. Kaldı ki. 368-384.„ baĢta < BĠLĠNMEYEN OSMANLI 61 kânüvisleri. ġayet geçici bir süre içki içmiĢ olsa bile. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". 1391'de bu kadınla evlenmiĢtir.içilmesine de Ģiddetle karĢı çıktıklarını ve bu dinî yasağı takip ettiklerini yazmaktadırlar. Tlmuı r'ml kuft! di" Ģekltı nakleden Ġft SUSĠĠCĠĠ64 zarı belli O ve i na tuW 24. Konyalı Mehmed bin Hacı Halil ve Ġdris-i Bitlisî gibi ilk dönem Osmanlı tarihçilerinin kahir ekseriyeti. Hatta bazı kaynaklar. c. sh. tarihçilerin çoğu. siyasî veya malî konulardaki gevĢekliğidir Ģeklinde de izah edilmiĢ olunabilir22.

11 yıl sürmüĢtür. Âli ve Hoca Sa'deddin gibi kaynaklar tarafından Ģiddetle tenkit edilmiĢtir. Yıldırım'ın intiharı iddiası. ölümünü istedi" Ģeklinde de yorumlanabilir. 358-363. Zira Yıldırım'a Timur her türlü iltifatı yaptığı gibi. Semerkand'a gideceğin. bunun tarihçiler tarafından kale bile alınmadığını ifade etmekle yetiniyoruz. onu Semerkand'a götürdükten sonra oradan geri göndereceğini söylediğini. sadece Hadîdî Vekâyinâmesi'dir. c. bu ifadeleri intihar etti diye açıklamak da doğru değildir. sh. Hoca Sa'deddin Efendi. 87-89. çok önemli gördüğü eĢyalarını aldıktan sonra hemen Edirne'ye canını attı ve orada padiĢahlığını ilan etti. gayet melûl oldu ve hem gayret etdi. I. "bazılar eder ki. zehirletildiğini söylemektedirler. Üçüncüsü. arkasından hemen Bursa'ya geldi. Fetret Devri ne demektir? Osmanlı Devleti'nin 1402'deki Ankara mağlubiyetinden sonra dağılması ile baĢlayan. Musa Çelebi (1388-1413) ve ġehzade Kasım (1397-1417). Yıldırım Bayezid'in vefatından sonra hayatta olan çocukları yaĢ sırasıyla Ģunlardır: Süleyman ġah (1375-1410). Saltanat mücadeleleri nasıl yürüdü? Yani Emir Süleyman ve Mûsâ Çelebi'nin sultanlığı var mıdır?24 26. Sadece Fuad Köprülü'nün bazı zayıf rivayetleri zorlama yorumlara tabi tutarak Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu iddiayı gündeme getirmesinden sonra mesele tekrar alevlenmiĢtir. Mehmed Çelebi'nin tartıĢmasız tek sultan olarak kabul edilmesiyle sona eren verimsiz ve uğursuz ara döneme denmektedir. Timur'un zehirlettiği Ģeklindeki bir iddiadır ki. Aynî gibi bazı müellifler de. Yıldırım'ın çocukları arasındaki saltanat mücadelesi ile devam eden ve 1413 yılında I. Timur'un iline varmasına hemandem kendü kaydın görüb Allah Te'âlâ rahmetine vâsıl oldu" ifadelerini kullanmıĢlardır ki. Bunlardan açıkça kendini zehirleyerek intihar ettiğini anlamak mümkün olmadığı gibi. Tâc'üt-Tevârih I-II. sh." kaydını düĢerek. 23 NeĢrî. Osmanlı tarihi ile ilgili bazı kaynaklar. I. Lütfi PaĢa. NeĢrî. V. Künh'ül-Ahbâr. Ahmed Uğur neĢri. sh. Ġkincisi. Doğru olan Yıldırım'ın yukarıda zikredilen hastalıklar sebebiyle vefat ettiğidir. c. Anonim Tevârih-i Âl-i Osman gibi müellifler ittifakla "Bâyezid Hân iĢitti kim. c. muteber yerli veya yabancı kaynaklarda yer almamaktadır. hastalığının tedavisi için Timur'un saray tabiplerinden Celaleddin Arabî ve Ġzzeddin Mes'ûd eĢ-ġirazî'yi tayin ettiğini belirtmektedirler. 172-173. Mehmed Çelebi (1382-1421). Kanaatimize göre bu konuda son sözü Âli söylemektedir: "Her ne kadar bazı tarihçiler Timur'un hekimlerinin zehir içirdiğini veya kendi kendisine zehir içtiğini söyleseler de. 217. sh. Hatta fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya harp . onunla yaptığı bir mülakat neticesinde. 101-103. bu iddianın tamamen yanlıĢ olduğunu delilleriyle ortaya koymuĢlardır23. Bâyezid Hân'ın "tez canlu ve gayretlü kiĢi" olmasından dolayı Timur'un mu'âmeleleri karĢısında sıtma hastalığına tutulduğunu ve günden güne zayıfladığını belirttikten iki sayfa sonra.FETRET DEVRĠ 25. Kitâb-ı Cihân-nümâ. Ġstanbul 1279-80. mevcut rivayetleri değerlendirdikten sonra. sh. Bu iddiayı naklettiği söylenen ilk dönem tarihçilerinden. Yüzüğünün kaĢında bulunan zehirle intihar ettiğini nakleden ilk döneme ait tek kaynak. Süleyman)? 1402 mağlubiyetinden sonra Vezir Çandarlı Ali PaĢa ile kaçarak canını kurtaran ġehzade Süleyman. aksi iddiaların iftira ve yalan olduğunu açıklamaktadırlar. bundan vaz geçip. Timur'un Bâyezid'i serbest bırakmak niyetinde iken. Âli. Bütün bu rivayetler.tarihinin dev isimlerinden Âli ve Hoca Sa'deddin Efendi gibi tarihçiler. Bunun tam aksine MüneccimbaĢı baĢta olmak üzere çoğu müellifler. Netice olarak. "âhiret hazırlığını gördü. Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa diye bilinir. Süleyman Çelebi kimdir (Emir Süleyman = I. "düĢman elinde zebûn olub memleketi eller elinde görmeden ölem yeğdür" deyüb kendü nefsini helak eyledi demektedir. ÂĢıkpaĢa-zâde. neman maslahatın gördü" veya "bu cevâbı iĢitti. Kuvvetli kaynakların izahları karĢısında bu ifadeler. Bir de kendi hususi kütüphanesinde bulunduğunu iddia ettiği Fuad Köprülü'ye ait bir anonim yani yazarı belli olmayan bir Tevârih-i Âl-i Osman nüshasıdır. I. 1380-1422). bu söz üzerine ümitsizliğe düĢen Osmanlı PadiĢahının yüzük kaĢındaki zehirle intihar ettiğini iddia etmektedirler.. Lütfi 62 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ_ V. tamamen hata üzerinedirler. ayrılırken de muhabbetle ayrılmıĢlardır". bu tür iddiaların bir rivayetten öteye gitmediği de malumdur.. Solakzâde. Ġsa Çelebi (1378-1405). Mükrimin Halil Yinanç ve UzunçarĢılı gibi tarihçiler.

591-603. sh. sh... Bursa'nın bu özelliğini ortadan kaldırdı ve 51 yıl devam edecek olan Edirne devri baĢladı.. sh. Sultân Süleyman'ın 8 yıl kadar süren saltanatı 35 yaĢındayken sona erdi. Solakzâde. maneviyât erenleri arasında ise Yunus Emre'yi. c. 109-120. Sultân Süleyman'ın Edirne'yi taht Ģehri ilan etmesi. Köprülü. VII. sh.-.. Hadidî. defa muhasara altına alarak Bizans'ı karĢısına aldı. Yinanç.ilan eden Macarları dahi yendi. Ġnsanları galip veya mağlup edenlerin mesaî arkadaĢları olduğu. Ġskendernâme müellifi Ahmedî ile tarihçilerin mazbut bir Ģair olarak anmadıkları Mevlânâ Hamza'yı zikr edebiliriz. Belleten.. Musa Çelebi mütereddit idi ve hatta ağabeyinin padiĢahlığını tanıyordu. Üzerine gelen Mehmed Çelebi'yi mağlup etti ve bu olaydan sonra iyi bir diplomat olan Mehmed Çelebi Ġmparator'a sığındı. ' Sultân Süleyman devrinin en önemli devlet adamı. IlıĢ-Ġ13) 27.ûlM*« 345. Sultân Musa Çelebi kimdir? 1410 yılında Edirne'de padiĢahlığını ilan eden Musa Çelebi. Sultân Süleyman. I. sh. Ġsmail Belîğ-i Bursevî. Demir Kafes Rivayeti. sert bir asker ama iyi bir diplomat değildi. Ġstanbul'u 5. takva cihetiyle pek kuvvetli olmayan Vezir Ali PaĢa'nın da etkisiyle. 113-116. Anadolu'ya geçti ve Bizans Ġmparatoru ile kurduğu dostlukların da yardımıyla. II. . Bazı komutanlar ve fitne için hazır bekleyen Romanya Prensi'nin de desteğiyle. "Yıldırım Bayezid'in Ġntiharı Meselesi". Ġstanbul 1285. c. Ģâirler arasında. . I. Osmanlı Tarihi. 325-345. sh. Tarih-i Bursa. sh.. I. MüneccimbaĢı. I. I. Aksun. 132. Fetreti Sultân Mus MelikĢah. sh. Bursa. Belleten. Tevârih-i Âl-i Osman. Giese neĢrinden Nihad Azamat). oğlu Muhammed. sh. 591-599. . Aksun. Osmanlı Tarihi. Fuad. c. II. Musa Çelebi. I Üzerine gelen Men Mehmed Çelebi I ğutunca bunu fırsat! Sırbistan PrensI'nM geldi ve Sultân I süren saltanatı da! (1413). Sultân. sh. V. 91-98. Ġzmir ve Ankara'yı aldı. (F. sh. . sayı 27(1943). c. Kantemir. ancak Mehmed Çelebi tarafından tasfiye olunmuĢtu. su kabul» 781/1380 yıl» yava< fından 0» Babasının ı gitti ve | Ankara'ya i mattı. sh. ĠA. ele geçirmiĢ. Tevârih-i Âl-i Osman. Osmanlı Tarihi. c. müftilik yapan Necmüddin Hanefî'yi. I. Ġstanbul 1991 (Necdet Öztürk neĢri).. Mu» | saltanatını 1 »vlriH/ĠHfl |45. 59-60. manevî yönünün o kadar mükemmel olmadığı bazı PaĢa. 86-90. c. Anonim.. Mükrimin Halil. Mlhll| zaskeri olan i man'ın! olmasına k i 28. 49. sh. 131. OfflM BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 kaynaklarda ifade edilmektedir. tarihçiler tarafından beğenilmeyen ve mağlubiyetine sebep gösterilen Çandarlı Ali PaĢa. 3.1. UzunçarĢılı. 117-144. kendi sultanlığını ilana hazırlanıyordu ve Sultân Süleyman'ı Edirne'de kıstırarak hayatına son verdi (1410).< kaynaklarda ifade < Sultân Süleyman ı meyen ve mağlub Melek diye meĢM Necmüddin Hanefî'yi. Köprülü. M. Devletler ve Hanedanlar. I.' 27. c. NiĢancı Tarihi. c. Mehmed Çelebi adına Rumeli'ye geçmesine rağmen. kendisinin diğer Osmanlı Sultânlarına kıyasla. sh. Sahâifu'l-Ahbar I-III._. âlimler arasında Ġbn-i Melek diye meĢhur olan Ġzzüddin Abdüllatif. Ġstanbul 1992. 313. 24 Âli. Sultân Mun< 1410 yılında! bir diplomat değildi. 91-124. 28-29. Ancak Osmanlının en büyük toprakları Amasya'da bulunan Mehmed Çelebi'nin elindeydi. Mehmed (. Öztuna. "Yıldırım Bayezid'in Esareti ve Ġntihan Hakkında. Osmanlı Tarihi. . sh.. Sultân Süleyman'ın halinden de anlaĢılabilir25. c. Ġstanbul 1279. c. Ġntihar Meselesi". Fuad. Bu arada Anadolu beylikleri Süleyman'a karĢı Mehmed Çelebi'yi desteklemeye baĢlayınca Musa Çelebi de ona itaat etti ve Süleyman'ı takip için Rumeli'ye geçti. I Ġskendernâme rttö Mevlânâ Hamza'yı i lan olduğu. . UzunçarĢılı. 260323. Diğer tarafdan Ġsa Çelebi bir ara Bursa'yı kuĢatmıĢ. sh. Künh'ül-Ahbâr. "Bâyezid II". sayı 2 (1937). Maalesef. M. Tevârih-i Âl-i Osman.

Ġshakl Bey'in Rumeli'deki bu fetihleri Romanya ve diğer Balkan bölgelerinde de devam etti. 91-98. KardeĢi Ġsa Çelebi'yi tasfiye etti. c. 113-116. sh. sh. Mihal oğlu Muhammed Beğ. 117-144. Künh'ül-Ahbâr. Musa Çelebi önce Mehmed Çelebi'ye itaat etti. Sultân Musa zamanında ona destek olan devlet adamları arasında veziri Kör MelikĢah.109-114. Osmanlı Tarihi. Sultân Süleyman'ın ġehzade Orhan. V. Kantemir. Musa Çelebi'nin tasfiyesinden sonra Sultân Mehmed tarafından yüksek bir maaĢ verilerek Ġznik'te mecburi 1 ikamete zorlanan ġeyh Bedreddin. 91-124. c. I. Osmanlı Tarihi. 204-241. Ahmed Uğur neĢri. Sultân Musa'nın evladı yok idi26. c. Bu arada Venedik donanmasına karĢı 1416 yılında Çalı Bey ko) mutasındaki Osmanlı donanması hücuma geçti. II. Asil ve dindar bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. . 26 Âli. Ancak 1410 yılında Rumeli'de saltanatını ilan edince durum değiĢti. Mehmed Çelebi'nin bir paĢası olan Gâzî Ġsha| Bey tarafından püskürtülünce Osmanlı prestij kazandı. Ġzmir'de. ancak mağlup oldu. Rumeli beylerini de kendisinden soğutunca bunu fırsat bilen Mehmed Çelebi. 61-68. I. ġeyh Bedreddin'in de Rumeli'de bu tür hareketlere giriĢme teĢebbüsleri bardağı taĢıran son damla oldu. sh. ĠĢte bu kargaĢa içinde Sultanlık koltuğuna oturaf Mehmed Çelebi. Lütfi PaĢa. Hacı Ġvaz PaĢa'nın kahramanca müdafaası üzerine Yıldırım Bâyezid'in sur dıĢııf da kalan kabrine hakaret bile etti. Ancak Süleyman Bey'in Ankara'ya kadar gelmesi üzerine. Sonra affetti. Bunlardan birincisi. ġeyh Bedreddin isyanı idi. Karamanoğlu yine hareke! geçti. c. Fetret Devri de böyle sona erdi. Babasının esareti sırasında vezir Bâyezid PaĢa'nın tavsiyelerine uyarak Amasya'ya gitti ve padiĢahlığını ilan etti. 28. sh. Osmanlı tarihçileri tarafından ye| asrın yani Hicrî 9. I. 325-345. c. asrın müceddidi kabul edilmektedir. 1413 yılında kardeĢi Musa Çelebi'nin öldürülme25 Âli. Aydın ve Ġzmir taraflarında fesada baĢlayan Börklü-ce Mustafa ve Manisa civarında ortaya çıkan ve aslında bir Yahudi dönmesi olan Torlak Kemal ile olan eski iliĢkilerinden korkarak. sh. sh. 64 BĠLĠNMEYEN OSMAĠ sinden sonra. sh. sh. I. sh. I. c. iki büyük gaileyi Osmanlı Devleti'nin baĢına açmakta gecikmediler. Osmanlı Tarihi. yeniden eski ihtiĢamına kavuĢmak üzere iken. Manisa'nın KızılbaĢlarla meskûn bölgelerinde Osmanlı Devleti'nin aleyhinde bir isyan hareketine hazırlık yapıyorlardı. V. Amasya-Tokat-Sivas bölgesiyle yetindi. I. sh. 91-124. Devletler ve Hanedanlar. c. 113-116. 198. hem Rumeli beylerinin ve hem de Sırbistan Prensi'nin desteğini alarak kardeĢi Musa ile Çamurlu Derbend'de karĢı karĢıya geldi ve Sultân Musa ağabeyine yenilerek öldürüldü. Mehmed esir aldı. Ancak Sultânf Mehmed'in fevkalade basiretli idaresi ve Allah'ın yardımıyla bu iki büyük bela da aĢıldı. Urla yarımadasının kuzey tarafındaki Karaburun'da. Buna karĢılık Mac Kralı Sigismund'un haçlı seferi teĢebbüsü. c. Künh'ül-Ahbâr. Kantemir.j Sultân Mehmed de boĢ durmuyor ve Sinop'daki Candar Beğliğinin bir kısım topraklarını} Osmanlı Devleti'ne ilhak ediyordu. sh. Solakzâde. c.115-120. Tevârih-i Âl-i Osman. II. ġehzade Mehmed ġah ve PaĢa Melek Hâtûn adında üç çocuğu olmasına karĢılık. Ahmed Uğur neĢri. 325-345. c. Böylece 25 yaĢında 3 yıl kadar süren saltanatı da sona erdi ve Osmanlı tahtı sadece Mehmed Çelebi'ye kalmıĢ oldu (1413). Osmanlı Devleti. Öztuna. sh. Mehmed Çelebi kimdir ve neden Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu kabul edilmektedir? 1413-1421 tarihleri arasında Osmanlı tahtına oturan Sultân Mehmed Çelebi. Daha önce ġeyh Bedreddin'in kazaskerliği sırasında onun kethüdalığını yapan Börklüce Mustafa. Ġyi bir diplomattı. 781/1380 yılında Germiyanoğullarından Süleyman ġah'ın kızı Devlet Hâtun'dan dünyaya gelmiĢtir. 117-144. bunun kardeĢi Bahsi Beğ'i. Öztuna. Aksun. Musa Çelebi'nin Kazaskeri ve birj nevi ġeyhülislâmı olan bu ilim adamı. Devletler ve Hanedanlar. Aydın'daki Candaroğullarımn da tabiiyetini kabul ettikten sonıj Karamanoğlu'nun üzerine yürüdü ve halasının oğlu olan Karamanoğlu II. Solakzâde. sh. Germiyanoğlu Yakub Bey'in Mehmed Çelebi'ye itaatini bildirmesi üzerine Bursa'j kuĢattı. Tevârih-i Âl-i Osman. UzunçarĢılı. Ġshak Bey'in 1415 muharebesin den sonra Türklerin Bosna Sarayı dedikleri Sarajevo Osmanlı'nın eline geçti. 61-68. Aksun. Lütfi PaĢa. KastamonuSinop-Kefe üçgenini takipten sonra Eflak Voyvodasına sığındı. sh. sh. I. âlimler arasında Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin-i Simâvî'yi zikretmemiz gerekmektedir. Çelebi Mehmed Rumeli'ndeki olaylarla uğraĢırken. belli çevrelerce kullanıldı. sh. Osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. 91-98.Musa Çelebi. ikinci defa. asrın siyâset alanında müceddidi olarak kabul edilmektedir. iç ve dıĢ düĢmanlar. bazı tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu ve 9. Yahudi dönmesi Torlak Kemal ise.

ġeyh Bedreddin'in baĢından beri Bâtınî fikirlere sahip bir ehl-i dalâlet olduğunu hükme bağlamıĢlardır. ancak sonradan ġeyh'likden Ģahlığa heveslendiğini ve devlete isyan ettiği için idam edildiğini ifade etmiĢlerdir. sh. hatta kendilerine rehber edinenleri bile çıkmıĢtır. sh. Kâfiyeci lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhyiddin'i ve Bâyezid-i Sofî'yi. Sultân Mehmed'in ikinci belası ise. 244-326. Tevârîh-i Âl-i Osman.ġehzade Mahmûd. tarihin ilk Türk komünisti diye Nazım Hikmet'e manzum medhiye bile yazdırmıĢlardır. asrındaki büyük âlimler arasında Sa'deddin Teftezânî'nin talebelerinden Mevlânâ Burhânüddin Haydar'ı. Sultân Mehmed'e yenildi ve Bizans Ġmparatoruna sığındı.000 ve 10. 1420'de Ġstanbul'da Ġmparator II. ÇOCUKLARI: 1. Alevî grup ise. Âli. 1420 yılında bu olay da kapatılmıĢtır. NeĢrî. sh. Bir kısım peĢin hükümlü tarihçiler ġeyh Bedreddin'i. V.Bizans bunları Ģiddetle destekliyordu. Ahmed Uğur neĢri. Künh'ülAhbâr. Amasyalı bir PaĢa'nın torunu. Mevlânâ Sarı Ya'kub'u. sh. "kadın hariç her Ģey ortaktır" dediğini iddia ederek. Kitâb-ı Cihânnümâ. ZEVCELERĠ: 1. olayı duyunca hemen Serez'e geldi ve Bâyezid PaĢa'nın gayretiyle ġeyh Bedreddin ele geçirildi ve Serez çarĢısında idam edildi. baĢlangıçta ġeyh Bedreddin'in büyük bir Ġslâm âlimi ve hukukçusu olduğunu. Sa'deddin Teftezâni'nin talebelerinden olan Herat'lı Mevlânâ Haydar'dır. 4. 2. TimurtaĢ PaĢa-zade Ali Bey'in de mağlup olmasıyla ciddileĢti. Osmanlı tarihi açısından tam bir bilmecedir. Solakzâde.ġeh-zâde Küçük Mustafa. Ģâirlerden ise sadece Hüsrev ü ġirin müellifi ġeyhi ile Molla Ezherî ve ġair Zihni'yi sayabiliriz27. 124-138. 3. dindar ve diplomat bir devlet adamıydı.Evvel . Ordularının sayısı 5. Bâyezid PaĢa'nın da yardımıyla Börklüce Mustafa ve asi kuvvetlerin üzerine yürüdü ve ele geçirilen Dede Sultân idam edildi. Normalde Sultân Mehmed'in ağabeyidir. Mehmed Çelebi'nin oğlu ġehzade Murâd. Sultân Mehmed Çelebi zamanındaki ileri gelen devlet adamları arasında. Bunu Torlak Kemal'in tepelenmesi izledi ve böylece Osmanlı Devleti'nde ilk ciddi alevi isyanı bastırılmıĢ oldu.Emine Hâtûn. Kara Ya'kub lakabıyla meĢhur olan Ya'kub bin Ġdris'i. Manuel'i ziyaret bile etti. ilmiyeden gelen Ġbrahim PaĢa'yı ve Bursa kahramanı Hacı Ġvaz PaĢa'yı. 144-194. Ġdamına fetva veren ise. c.000'lerle ifade edilen ve Dede Sultân diye de anılan Börklüce Mustafa'nın isyanı. Sultân Mehmed hayatta olduğu müddetçe salıverilmemek ve buna karĢılık Ġmparatora yılda 300. Tarih. Timur tarafından esir alınarak 16 yıl ortadan kaybolan ve ancak Bizans ve benzeri dıĢ düĢmanların tahriki ile saltanat iddiasıyla orta29. Bazı samimi araĢtırmacılar ise. Niğbolu Sancakbeyi Aydınoğlu Cüneyd'in de desteğini alarak kıyam eden Düzmece Mustafa. 29. Üzerinde çok söz söylenmiĢtir. 5-ġehzâde Ahmed. Acaba hangisi doğrudur? 27 ÂĢıkpaĢa-zâde. c. II. 85-94. Ahmed Tevhld. baĢtan beri onun sadık bir veziri olan Bâyezid PaĢa'yı. Osmanlı Devleti'ne isyan eden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in haline bakarak onu bir Alevî Dedesi olarak görmüĢlerdir.000 akçe ödenmek Ģartıyla anlaĢma yapıldı ve hatta bu anlaĢmanın da etkisiyle Sultân Mehmed. Murad'ın annesi. Lütfl PaĢa. "Bursa'da Çelebi Sultân Mehmed Han.ġehzade Yusuf.ġeh-zâde Kumru Hâtûn. ġeyh Bedreddin kimdir? Bir alevî Ģeyhi mi yoksa ilk komünist midir? Ġslâm'a aykırı görüĢleri bulunan Varidat adlı eserin müellifi olduğu doğru mudur? ġeyh Bedreddin meselesi. Dulkadır oğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. 2ġehzade II. Osmanlı döneminin Cumhuriyetçisi ve ihtilalcisi diye baĢlarına tac etmiĢlerdir. Selanik taraflarında Düzmece Mustafa ile meĢgul olan Sultân Mehmed. Komünizm'in revaçta olduğu günlerde. sh. Bunun üzerine Rumeli'deki Deliorman'da yerleĢen ġeyh Bedreddin isyanı geniĢletme çabalarını sürdürdü. zamanındaki maneviyât erenlerinden özellikle ġeyh Abdüllatif'i. 24 kere savaĢa giren Mehmed Çelebi 40 yerinden yara almıĢtı. Osmanlı tarihçilerinin mühim bir kısmı. sh. Sultân Mehmed Çelebi 39 yaĢında vefat etti ve Bursa'daki YeĢil Türbeye defn o-lundu. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 65 »yeni pırını ĠTorya çıkan Yıldırım'ın gerçekten oğlu Düzmece Mustafa'dır. Samimi. Amasyalı Pir Ġlyas'ı ve ġeyh Muslihuddin Halife'yi. 517-555. Murâd. Bunun yanında. Vefatında Osmanlı devleti eski geniĢliğine ve kuvvetine ulaĢmıĢtı. dürüst. 6876.

347-375. Bu eserin bazı yerlerinde Allah'dan ve O'nun peygamberlerinden bahsederken.115-127. fesad grubunun içinde yer alması ve de Sultân Mehmed'e isyan edenlerin manevi reisi durumuna düĢmesidir. ileri sürülen iddialar arasındadır. sh. Kahire'de inzivada olan Hüseyin-i Ahlâtî'den tasavvuf dersi almıĢ ve Timur'un huzurunda yapılan ilmî tartıĢmada Ġslâmî ilimlere olan vukufunu ispatlamıĢtır. Osmanlı Tarihi. Bunun tek istisnası Varidat adlı eseridir ki. 187-189. Burada kadılık yaparken oğlu Mahmûd dünyaya gelmiĢ ve adına Ġbn-i Kâdî Simavna veya Simavna Kadısı oğlu denmiĢtir. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. Bunlarda Bâtınîlik. daha sonra Anadolu'ya gelmiĢ ve nihayet özellikle Ġslâm Hukuku konusundaki uzmanlığından dolayı Sultân Musa'nın Kazaskerliğine tayin edilmiĢtir. Aksun. 1397 yılında Ģeyhi Hüseyin Ahlâtî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen ġeyh Bedreddin. Alevîlik veya materyalist bir vahdet'ül-mevcudculukla alakalı tek bir cümle yoktur. bunun gerçekten onun tarafından yazılıp yazılmadığı da tartıĢmalıdır.. 17-120. TOEM. Börklüce Mustafa denilen ve Dede Sultân diye de bilinen alevi dedesinin isyanı.. Bu sebeple ġeyh Bedreddin'i yakından tanımak en doğrusudur. Meseleyi olduğu gibi yansıtmaya çalıĢmak en güzelidir. 1000 akçe maaĢla Ġznik'e getirilmiĢ ve gereken saygı gösterilmekle beraber. Ancak bu kitaba baktığımızda. Devletler ve Hanedanlar. II. Bunun en büyük delili. Gerçek olan ġeyh'in Ģahlığa heveslenmesi. bir gazi ve de 1361'de Edirne fethedildikten sonra ele geçirilen Dimetoka'ya bağlı Simavna veya Samavna denilen beldenin de ilk kadısıdır. Daha evvel anlattığımız gibi. ġeyh Bedreddin'in eserlerine baktığımızda. ġeyh Bedreddin'in öteki eserlerinin tam tersine. ġeyh Bedreddin hakkında Ģunları biliyoruz: Asıl adı Mahmûd olan bu zatın babası Ġsrail. Bunu Câmi'ul-Fusûleyn adlı ÜstrûĢenî ve Ġmâdî isimli büyük Hanefi hukukçularının kaleme aldığı Fusûl isimli hukuk eserlerini birleĢtirerek ve asrın meselelerini de ilave ederek telif ettiği mükemmel bir hukuk kitabı takip eder. sh. bir Osmanlı emiri. Öztuna. Bu kitabın ona ait olmadığı ve hatta onu isyan için kullanan bazı bozuk fikirli insanlar tarafından uydurulduğu.. sh. hem neslinin ortada oluĢu ve hem de telif ettiği eserleridir. bunu Torlak Kemal denilen bir Yahudi dönmesinin takip etmesi ve ġeyh Bedreddin'in de bunlarla olan irtibatı. Bunun Kütahya Simav ile ilgisi yoktur. nr. Ġslâm Hukukuna dair Letâif ül-ĠĢârât baĢta gelir. Ġslâm'ın temel esaslarına ters düĢen ve insanı tamamen dinden çıkarabilecek hususlar bulunmaktadır.:. sh. mezhebin!1 kik zort. Bu zikredilenler ve edilmeyenler. Kantemir. Bu arada Tebriz ve ilim merkezi Kazvin'e uğrayan ġeyh.. m BĠLĠNMEYEN OSMANLI UlLlNMfcYEN Kanaatimize göre ifrat da tefrit de doğru değildir. orada bazı nakillere göre Bâtınîlik fikirlerinin etkisinde az da olsa kalmıĢtır. Önemle ifade edelim ki. bazı yerlerde vahdet'ül-vücud'dan ziyâde vahdet'ül-mevcud nazariyesiyle tam bir materyalist gibi hareket Cer. I. Hayatı hakkında en geniĢ bilgiyi torunu Halil tarafından Menâkıb-ı ġeyh Bedreddin adıyla kaleme alınan eserden öğreniyoruz. Tahsilini Kadi-zâde-i Rumî ile birlikte onun babasının yanında yapan ve sonra da Kahire'ye giderek baĢta Seyyid ġerif Cürcânî olmak üzere büyük âlimlerden ders okuyan Mahmûd.. Geriye Varidat adlı ona isnad edilen tasavvufa dair bir eser kalmaktadır. 39. I. I. 99-106. Eflak Beyine sığınmasına ve neticede ortaya çıkan bu Alevî isyanının reisi gibi görünmesine yol açmıĢtır. esasian t* Ġslatat.. c. göz hapsinde tutulmuĢtur... Ġznik'te göz hapsinde iken kaleme aldığı bu eser. ġeyh'in gizli bir Ģekilde Rumeli'ye geçmesine. ġeyh Bedreddin aslında alevi falan değildir. Sultân Musa tasfiye edilince ġeyh Bedreddin çoluk çocuğuyla birlikte. c." 'esc de' OĠâiı ricvni sünnet w .Hazretlerinin Kerimelerinden Hafsa Sultân Namına bir Kitabe". tamamen Sünnî ve Hanefî esaslarına göre kaleme alınmıĢ eserlerdir.. Hanefi mezhebi ile alakalı mükemmel bir mukayeseli hukuk kitabıdır. c.

Acaba ġeyh Bedreddin bu mudur? Bu soruya hemen evet diye cevap vermek çok zordur. Fakat. Alemin ezeli ve ebedi olduğu ileri sürülen aynı eserde. ġeyh Bedreddin'e ait ise. Ġslâm'ın temel esaslarını reddeden. melek. Yani ġeyh Bedreddin. Üçüncüsü. ısrarla "insanları bilerek dalâlete sevk edenlerden olduğunu isbat etmesi" de önemlidir. Dördüncüsü ise. Ġslâmiyetin telkin ettiği Ģekliyle Allah. Kazvin'de Bâtınîlikden etkilenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Osmanlı kaynaklarından ve Ebüssuud'un fetvasından anladığımız. toplumda karıĢıklık çıkaranların rehberi olan. Ebüssuud'un sorulan bir soruya verdiği cevapta "Anın müridlerinden olan kâfirlerdir' demek lâzımdır. sünnet ve diğer kaynaklara dayanarak ġeyh'i ilzam etmiĢ ve bizzat ġeyh Bedreddin'in kendi suçunun cezasını ikrar ettikten sonra ıslâh-ı âlem ve hıfz-ı nizâm-ı Beni Â-dem için idamına fetva vermiĢtir. bu vesileyle aslında Alevî olmadığı halde Anadolu'da isyan eden Alevî grupların mercii haline gelen ve Ģeyhliği ġahlığa değiĢtirmek isteyen ihtilâlci ġeyh Bedreddin'dir. O halde karĢımızda bir kaç tane ġeyh Bedreddin vardır: Birincisi. Ġkincisi. Nitekim Sa'deddin Teftezânî'nin talebesi olan Mevlânâ Haydar Herevî. devlete isyanının çevresinin planlarına ve yapılan isnadlara dayandığını açıkça ifade etmekte ve ġeyh Bedreddin'i övmektedirler28. Âli ve benzeri tarihçiler. . ġeyh Bedreddin'e ait gibi görünen bu Ģahsiyetlerden birincisi ve dördüncüsünün birleĢtirilerek kabul edilmesi Ģeklindedir. Simavîler diye bilinen müritleri namaz ve oruç gibi Ġslâm'ın hükümlerinden habersiz bulunan ve en önemlisi de vahdet'ül-mevcudcu yani neredeyse panteist ve inkarcı bir ġeyh Bedreddin'dir. cin ve Ģeytanla alakalı Ġslâm'ın esasları da tamamen saptırılmaktadır. Çoğu Osmanlı tarihçilerinin kanaati de bu yöndedir. Peygamber ve ahiret inancı olmayan. alevî değildir. Vâridât'ın böyle bir âlimin eseri olmasını akıl kabul etmemektedir. ilim meclisinde ġeyh Bedreddin ile tartıĢmıĢ. Sünnî-Hanefi Ġslâm Hukukçusu ve eserleri âlimlerce asırlarca ders kitabı olarak okutulan ve Musa Çelebi'nin Kazaskeri olan ġeyh Bedreddin'dir. Herevî'nin idam fetvasında. ġâir kefere gibi adın anmayub la'net etmeyüb kendi halinde olan Müslüman kâfir olmaz" demesi çok manidardır. kıyamet inkâr edilmekte ve buna bağlı olarak haĢr-i cismânî denilen haĢir redd olunmaktadır. kerametleri olan veli ve mutasavvıf bir ġeyh Bedreddin'dir. Cennet ve cehennemin de inkâr edildiği eserde. eskilerin tabiriyle kadınlar dıĢında her Ģeyin insanlar arasında ortak olduğuna inanan Ġbâhiyye mezhebinin mensubu bulunan bir zındık ve mülhid karĢımızda demektir. Eğer bu eser. Zira hapisteyken yani idamından bir kaç sene önce kaleme aldığı Ġslâm Hukuku eserinde tam bir ehl-i sünnet gibi Ġslâm'ın esaslarını anlatan bir âlimin bir iki sene içinde bu hale gelmiĢ olması akla zor gelmektedir. Kur'ân. Osmanlının kargaĢa döneminde tahriklere aldanmıĢ ve isyancı Alevîlerin ve hatta Alevîlerin de kabul edemeyeceği vahdet'ül-mevcudcu bir dalalet grubunun dairesine girmiĢ ve neticede kamu düzeni gereği isyanı sebebiyle idama mahkum edilmiĢt ir.keı deıv islâm Hıfc-Çe»" de: be-""1)' h BĠLĠNMEYEN OSMANLI 67 »aya ĠSeyh pnI2i ve reya ımûd iîtlr. Bedreddin'in büyük bir âlim olduğunu. büyük bir Ġslâm âlimidir. ¦onun ttânî m tiye inin ettiği görülmektedir.

1404 yılında Dulkadiroğlu Emine Hâtun'dan Amasya'da dünyaya geldi. yeni bir haçlı seferi için kollan sıvadı ve haçlı orduları Osmanlı Devleti aleyhinde Ak ġövalye diye bilinen Erdel Voyvodası Hunyadi YanoĢ kumandanlığında bir araya geldiler.Bilge. yapılan meĢveretler ve özellikle Vezir-i Azam Çandarlı-zade Halil PaĢa'nın ısrarlarıyla. Lütfl PaĢa. Bizans Ġmparatoru tarafından serbest bırakılınca büyük bir sıkıntıyla karĢı karĢıya geldi. sh. sh. Ġstanbul 1998. Bizans'ın ihanetini gören Sultân Murad. sh. Kilisli Rıfat). c. Hadâık. I. Murâd. . Ahmed Ya'Ģâr. c. KeĢf'üz-Zunûn. V. sh. Edirne'ye gelerek padiĢahlığını ilan etti ve bununla da kalmayarak ordusuyla Bursa'daki II. Bu arada fırsatı ganimet bilerek Osmanlıya problem çıkaran Anadolu beyliklerinin de üzerine gitti ve sırasıyla Aydın.. Limni'de göz hapsinde bulunan amcası Düzmece Mustafa.. c. UzunçarĢılı. Yılmaz. (neĢr. "Osmanlı DüĢünce Tarihinde Toplumsal Bir Muhalefet Olarak ġeyh Bedreddin ve Haraketinin Tahlili". 13 yaĢındaki Küçük Mustafa'nın Ġznik'de Bizansın tahrikiyle saltanat ilan ettiğini duydu ve hemen ona yöneldi. Macaristan'la Segedin AndlaĢmasını imzalamak durumunda kaldı (1444). c. Mustafa Çelebi. 40 yaĢına gelen ve gerçekten de yıpranan II. Ġstanbul 1997. I. 360-367. Tuna'yı geçerek Varna'yı kuĢattılar. Murâd kimdir? Çocukları ve meĢhur devlet adamları kimlerdir? Bazı tarihçilerin Osman Bey'den sonra ikinci kurucu dedikleri Sultân II. 1551. sh. 104-106. Ortodoks oi a Bror 3-i. c. 1422'de Sultân Murad'a mağlup olan amca Mustafa. I. Ömer Faruk. Murâd. 136-202. Belleten.28 Âli. Ġbrahim Bey ile de sulh andlaĢması imzalandı. 341-349. 142-144. Ġstanbul 1971. I.. sh. Murad. Bunun üzerine Sultân Murâd. sh. MenteĢe ve Germiyan Oğulları beyliklerini tarihten silerek tamamen Osmanlı Devleti'ne ilhak etti. !¦')¦ Sultân.. Aslında düzmece olmadığını daha evvel ifade etmiĢtik. 73-74. Ocak. annesinin s-OrtRf Hatn. c. Mecdî Efendi. Sultân Murad'ın Anadolu'daki sıkıntıları devam ederken Macarlar ve Sırplar Osmanlı Devleti'ni rahatsız ediyorlardı. 1444 Ağustos'unda oğlu Mehmed'i tahta geçirerek. II. Bozkurt. 566. 1421 yılında babasının vefatından 41 gün sonra gelip Edirne'de tahta oturur oturmaz. -17.000 askeriyle Varna önlerine ilerledi ve sadece 150 Ģehidle haçlı ordusunu darmadağın etti. 134-136. böylece Av tam. kendisi ibadet ve taatle meĢgul olmak üzere Manisa'ya çekildi ve Fâtih Sultân Mehmed birinci defa Osmanlı Sultânı oldu. 1444 yılında ikinci defa sultan olan II. sh. c. Osmanlı Devleti'nin Balkanların sahibi olduğunu tescil etmiĢti. Bu zaferler devam ederken. Aksun. 71-73. Solakzâde. Teke. Inkılâb Tarihi.-Oğlu yı'nda vefa: ZEVCE! bey'in kızı. Osmanlı ordusu Hıristiyan kuvvetler karĢısında bir kaç defa mağlup duruma düĢtü. Belgelerle Osmanlı Tarihi MI. Künh'ül-Ahbâr. Fâtih'in babası Sultân II. c. Murad yeniden yani ikinci defa oğlunu tahta çıkardı (1445). 11-Sultân . 1425'de Venedik ile sulh yapan Sultân Murad. hemen 30. LV. Orhan. Mahmûd Esat. Devlet adamları ve yeniçeri bu duruma razı olmadı ve Sultân Murad'ın yeniden tahta geçim-çıktı SOP: Fâtır. düzmece olduğu iddiasıyla idam edildi. en önemlisi Ġzladi mevkiindeki 1443 yılındaki yenilgi olmak üzere. 1426'da Macar ordusunu bozdu ve fetihlere devam etti. II. Yüzyıllar). MURÂD DEVRĠ 30. Murad'ı yani babasını tahta davet etti. Bütün Ġslâm âleminde ve özellikle Kahire'de dualarla yâd edilen bu zafer. Yaltkaya. Maddi sebepler açısından teslim almayı ümit ederken. sh. hemen Edirne'ye geldi ve 40.SULTÂN II. Edirne'ye dönen II. Murad'ın üzerine yürüdü. Uyanık. Ayrıntılı bilgi için bkz. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15. Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1998. 68 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'VI. Mevlüt. da <!• Koso. Hem Osmanlı ordusunun yenilgisinden ve hem de Fâtih'in 14 yaĢında bir genç PadiĢah olmasından heveslenen Papa. 99-106. Mehmed. Tahtta oturan II. sh. Tevârîh-i Âl-i Osman. Mısır'daki Ġslâm âlimlerinin de manevi desteği alınarak Karamanoğlu II. sayı 212214(1991). Aynı yıl. ġerafettin. Kâtip Çelebi.000 askerle Ġstanbul'u kuĢattı. I. Osmanlı Tarihi. 185-188.

Sağman. ÇOCUKLARI: 1. 555-681. Lütfi PaĢa. 195-268. c. sh. II.Fâtih Sultân Mehmed. Muhammediyye müellifi Yazıcızâde. asrının meĢhur âlimlerinden Molla Fenari'den sonra müftülük makamına gelen Molla Yegân lakabıyla meĢhur Mevlânâ Muhammed.. 3. lüle 1ĠfĠ'. 4. Damad Karaca PaĢa. 31.¦¦¦¦ ^ ¦¦¦¦-. istikametle ve dürüstlükle yürütmüĢtür. 129-147. 138-188. sh. Resimli Tarih Mecmuası IV. c. "Fâtih'in Anası".ġehzade Büyük Ahmed. 3. Çocuksuz ve Ortodoks olarak ölen ve Fâtih'in üvey annesi olan bu kadın. Varna zaferinden sonra Arnavutluk'da Ġskender denilen bir mürtedle baĢı belaya giren II.Fatma Sultân. sh. Osmanlı Tarihi. Künh'ülAhbâr. sh.¦¦¦-. bazı araĢtırmacıların.ġehzade Ġsfendiyar. 11. I. 4-Tâcünnisâ Hatice Halîme Hâtûn. II. sh. 6ġehzade Orhan. c. Uluçay. 366-451. Murâd. Solakzâde. 2. Âli. bir kısım tarihçilerin kullandığı îĢ ü nûĢ tabirlerini içki ve eğlence diye yorumladıkları gibi asla nefsî arzular ve . Devletler ve Hanedanlar.Yeni Hâtûn. Bu ısrar karĢısında üçüncü defa II.Hafsa Sultân. NeĢri. I. Osmanlı Tarihi. UzunçarĢılı. sh. Seyyid Alâ'addin Semerkandî. 9. sh. 326-417. Çandarlı-zâde Halil PaĢa. I. ZEVCELERĠ: 1. Yılmaz. c. 121-124. Hızır Beğ ve Alâ'addin Tûsî'yi. 95-139.Çar nos. 5. Murad.Dulkadiroğlu Alîme Hâtûn. Bunda dost düĢman ittifak halindedir. 107126. Envâr'ül-ÂĢıkîn adlı eserin müellifi Ahmed-i Bîcan ve ġeyh Muslıhuddin'i. c. 2312. mut'. Ziraî yurt: ta* i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 69 tahta geçmesini ısrarla arzu ettiler.Hüma Hâtûn: Abdullah isimli bir Ģahsın kızı ve Fâtih'in annesi.mez. Kitâb-ı Cihânnümâ. ¦. Candaroğlu Ġsfendiyar Bey'in kızı. 10. I.Hatice Sultân. sh. c. 194-246. 13.ġehzade Küçük Ahmed. 3 ġubat 1451 sabahı Edirne Sara-yı'nda vefat eyledi. Sultân Murâd'm kendisi sağ iken iki defa oğlunu tahta geçirmesinin sebebi nedir? Bir kısım çevrelerin iddia ettiği gibi Manisa'ya eğlenceye mi çekilmiĢtir? Hacı Bayram-ı Veli'yi sorgulamak için huzuruna çağırdığı ve sorguladığı iddiası doğru mudur? Sultân Murâd'm hayatını az da olsa bilen bir insan. 70 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' PaĢa gibi bir vezir-i a'zam. Ali Rıza. sh. 5-Mara Hâtûn. Tarih. sh. Aksun.. Sırbistan Despotu George Bronkoviç'in kızı. Amasyalı Mahmûd bey'in kızı. Oğlunu Manisa Sancakbeyliğine gönderen II. oğlu Fâtih'i de alarak Arnavutluk seferine çıktı. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. devĢirmelerden ġihâbüddin PaĢa. Asrındaki büyük devlet adamları arasında. 12. bu soruya olumlu cevap veremez. Ahmed Uğur neĢri. sh. Zira 30 yıl boyunca saltanatını büyük bir ciddiyetle. Papanın da desteğini alarak bir diğer haçlı seferi daha düzenledi ve Osmanlı sınırlarını geçerek Kosova Ovasına kadar geldi. Çekilmesinin sebebi. Murad 1449 yılında oğlunu evlendirdi. Zağanos PaĢa ve Kasım PaĢa'yı.Yusuf Âdil ġah. 14. Timur PaĢa'nın oğlu Gazi Umur PaĢa. 7-ġehzâde Hasan. Ġstanbul 1953.Ulu ġehzade Alaaddin Bey. maneviyât erenlerinden Hacı Bayram'ın halifelerinden Ak Bıyık. Ģâirlerden Hacı Ġvaz PaĢa'nın oğlu Atâyî ve Ģiirlerinden dolayı idam edilen Nesîmî'yi mutlaka zikretmeliyiz29. Bu durumu fırsat bilen Ak ġövalye. 13-18. Murad tahta çıktı ve oğlu da böylece iki defa tahta çıkıp inmiĢ oldu (1446). Kantemir. Tevârîh-i Âl-i Osman. 17 Ekim 1448 tarihinde II..ġehzade Hüseyin. Çandarlı-zâde Halil 29 ÂĢıkpaĢa-zâde. 148-150. V. Belgelerle Osmanlı Tarihi. ġihâbüddin PaĢa ve Saruca PaĢa gibi komutanlar ve Molla Hüsrev gibi bir Kazaskerle birlikte tahta geçirmiĢ ve kendisi de Hamza Beğ ve Ġshak PaĢa gibi dostlarıyla birlikte Manisa'ya çekilmiĢlerdir. Molla ġemseddin Gürânî.Erhondu Sultân. Fâtih'in annesinin devĢirme olduğu nakledilmektedir. 8.ġehzade Selçuk Sultân. Kosova Zaferini kazandı ve böylece Avrupalıların Türkleri Balkanlardan atmak için giriĢtikleri son seferi de zaferle tamamlamıĢ oldu. Öztuna. 2.¦¦ i. Ancak Müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hâtûn ile Fâtih'in üvey annelik dıĢında alakası yoktur. Buradan Edirne'ye dönen II. Oğlu Mehmed'i..

H Ahmed. Risâle-i BeĢlr Çelebi. . 143-144. Bu / Devleti'nin bir 2 devam ettiren. Ģu C dim. Menâkıb-ı AkĢemseddin. 4666. I. Ġstanbul'un fethi olayıdır. aynı zaman ayrı olarak ele aln özetlemek mümkfl 1) En önemli < kelimetüllah ruhu* nisbetindedir. dalma \ saf kalpli olan ı Ģey gösterilebilir? H ahiret Ġnancından 1 rebilir? Tarih bize j bağlanmıĢ Ġsek j sizdir. Bu ruh lif j rek bakmıĢ. sh. Kur'ân'ın ilk Türkçe tercümeleri de bu dönem30 Âli. Hacı Bayram Veli'nin. Kantemir. Edirne'ye giderken Muhammediyye müellifi Yazıcızâde'nin de kendisine intisab ettiği Hacı Bayram. 0 zam bizi hiç bir 2 göstererek I 31 Aksun. Hacı Mahmûd Bölümü. Yılmaz. Murad'ın vefatından kısa bir süre öncesine rastlayan ikinci ziyaretinde. Osmanlı Devleti'nin 700. 211-212. 217. I. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini Edirne'ye davet etmiĢtir. Murad'ın "Bir kiĢi Türkçeye tercüme etmiĢ. sh. hem vâki Ģikâyetleri tahkik ve hem de devletin emniyeti açısından yeni bir ġeyh Bedreddin olayının yaĢanmaması için tedbir olarak. Ahmed Uğur neĢri. nr. 143. Murad da. Bir diğer önemli sebep de manevidir.OSMAf 33. nr. V. tarihçiler bunu açıkça ifade etmiĢlerdir. Bayramiyye tarikatı mensuplarına vergi muafiyeti getirmiĢ ve hakkındaki iddiaların iftira olduğunu anlayarak fazlasıyla hürmet etmiĢtir. öldürsem Hüdavendigar "Yi olmuĢtur. Osmanlı Devleti Osmanlı Devle Ģekilde cihan devletfj Devleti'nin fetih pollt bepler. Murâd. c. Sarı Abdullah Efendi. Yılında bazı devlet adamlarımızın "Osmanlı Devleti zamanında Kur'ân Türkçeye tercüme edilmediği gibi. Kur'ân'ın dağıtılması da yasaktı" Ģeklinde bir cümle sarfetmesi.eğlenceler değildir. r. 1783. Mercümek Ahmed'in Kabusnâme tercümesi. Murad'ın Türkçe'ye ve Türk kültürüne de büyük hizmetleri olduğu söylenmektedir. bu mutlu haberin gerçekleĢtiğini görmek ümidiyle. Kimin I himmeti milleti olal tını milletin hayatın»! kuvvetli bağlar. II. Belgelerle Osmanlı Tarihi. II. Murad'ın teĢvikleriyle ortaya çıkmıĢ eserlerdendir. Bu ziyaret sırasında (bazı araĢtırmacılar bu ziyaretin saltanatın ilk yıllarında yani 1421-1424 tarihleri arasında gerçekleĢtiğini zikretmektedirler) veya daha sonra yapılan. 215-216.ıv . Solakzâde. hatta daha sonraki kayıtlardan anlaĢıldığına göre. ' . Murad'ın. Hazine. II. harp meydanlarında aĢırı yorulmuĢtur. 141. Murad'ın Ġstanbul'un fethi ile alakalı Ģiddetli arzularını görünce. Bir kiĢi olsa da bu kitabı açık tercüme etse" sözü üzerine yapılmıĢtır ve dili bugünkü Türkçeden daha arıdır. sh. Topkapı Sarayı Müzesi Kütp. c. c. II. Hüseyin Enîsî. Yazıcızâde Mehmed Efendi'nin Muhammediyye'si ve Ahmed-i Bîcan'ın Envâr'ülÂĢıkîn adlı eserleri II. Hacı Bayram-ı Veli. sh. bu Ģerefin Ak ġemseddin ile oğ lu Mehmed'e nasip olacağını müjdelediği. I lANLI Ifi Molla lishak tır-lije yoBĠLĠNMEYEN OSMANLI 71 de ciddi olarak baĢlamıĢtır. I. Soyu-YaĢamı-Vakfı MI. onun nasıl büyük bir veli olduğunu anlamıĢ. Bu arada Yazıcızâde Ali Efendi'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı tarihi. de ciddi olarak baĢ "Osmanlı Devleti zamanını Ģeklinde bir cümle inektedir31. sh. Murâd. köĢesine çekilip ibâdet ve ta'at ile meĢgul olma arzusudur ki. £ ġûrası Miinı Tercümesi. ĠĢte Hacı Bayram gibi maneviyât erenlerinden böyle bir manevî iĢareti alan II. Orhan Gâzî. bu eserin kaleme alınmasının lüzumunu da teyid etmektedir31. 32. II. kaynakların naklettiği olaylardandır. Türkçenin geliĢmesi için gayret sarfetmiĢ bir devlet adamıdır. Bu doğru mudur? Bütün Osmanlı PadiĢahları gibi. r sunu teçhiz etme. Zira Sultân Murâd. VII. Murâd ile bir araya gelince. ancak açık değil. sh.140. 16/a-b. 174. sürdüremez. 3/b-5/b. 360-362. vrk. II. Belki çekilmesinin sebeplerinden biri maddidir. Ġstanbul 1288. özellikle II. Bize göre bir diğer önemli ve manevî sebep de.. Süleymaniye Kütp. Künh'ül-Ahbâr. 252-256. Yıldırım Bâyezid ve Çelebi Mehmed devirlerine yetiĢen ve kurduğu Bayrâmîlik tarikatıyla Anadolu'nun manevî yapısına damgasını vuran Hacı Bayram-ı Veli'nin müridlerinin Anadolu'da alabildiğine çoğalması üzerine. oğlu Mehmed'e saltanatı terketmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. Fuat. II. Hacıbayramoğlu. Kaynaklar bu menkıbeyi ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar30. Semerât'ül-Fuâd. vrk.

Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) En önemli sebep. Osmanlı Devleti'nin bir zamanlar. sabırlı. Osmanlı Devletin'i tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN YÜKSELĠġĠ VE FÂTĠH SULTÂN MEHMED DEVRĠ 33. Ģu devletin ordusundaki Kur'ândan alınan Ģu fikirdir: "Ben ölsem Ģehidim. Ne vakit manevî değerlerimizden uzak kalmıĢsak. ne derece mânevi değerlerimize bağlanmıĢ isek ilerlemiĢiz. manevi değerlerden baĢkası olamaz. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. Ġbn-i Kemal de. Ankara 1974. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. Çünkü Türkler. Rus elçisinin dediği gibi. I. Bir milletin maddî bataryaları ne kadar mo31 Aksun. II. Emir Keykavus. Ģevk ile ve aĢk ile ölümün yüzüne gülerek bakmıĢ. Bu sebeple. Daima tehlikeyi. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır. Osmanlı Devleti'nin fetih politikası ve küçük bir beyliği kısa zamanda cihan devleti yapan sebepler. Bir ferdin himmeti milleti olabilmesi için. Osmanlı Tarihi. biz Müslüman Türkler. gerilemi-Ģizdir. c. 262-263. Bir adamın kıymeti himmeti nisbetindedir. 72 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dem silahlarla mücehhez olursa olsun ve o millet isterse imparatorluk seviyesine yükselsin. Diyanet Dergisi. Kimin himmeti milleti ise. dinî metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Kâbûs-nâme (Tere. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Bu hasletleri. Bunu i'lây-ı kelimetüllah ruhu diye de ifade edebilirsiniz. gelecekte her an tehlikelere maruz kalır ve varlığını sürdüremez. Ali Emirî. c. Evet maalesef bu oyunlara gelen Tanzimat gençliği. bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karĢı hayatını ve varlığını devam ettiren. Mustafa Darir bin Yusuf. Ocak 1999. Bu sebeple. Yüz Hadis Tercümesi. Maneviyatları sarsıldığı gün. Mesela bkz. Orhan Saik Gökyay. Bu mânâyı târihe bakarak. ••¦¦. o ferdi milletine bağlayan kuvvetli bağlar ve Ģahsî hayatını milletin hayatına tercih ettiren önemli sebepler bulunmalıdır. mukavemetli. Müslüman devletlerle mücadele ederek ve kendi mevlâlarına isyan ederek . düĢman bizi hiç bir zaman açık savaĢta yenememiĢtir. daima Avrupa'yı titretmiĢtir." Sultân Aziz devrinde.. ahirette said et" demiĢ ve istediği olmuĢtur. Yapılacak olan. daha da müĢahhas hale getirebiliriz. O halde manevî değerleri ile ordusunu teçhiz etmeyen bir millet. manevî bataryaları boĢ olduğu müddetçe yıkılmaya mahkumdur. Size de soruyorum. kurtuluĢ reçetesi olarak göstererek bizi içimizden hançerlemiĢdir. 1287/1. 125-26. ayrı olarak ele almakta yarar vardır. Bu önemli sebepler ve kuvvetli bağlar. "millî ananelerin düĢmanı ve atalarının papuçları olamayacak bir hale gelmiĢlerdi'. BaĢbakan'ın Din ġûrası Münasebetiyle Yaptığı KonuĢma. Osmanlı Devleti'nin Gazneliler. manevî değerlerine ve Ġslama olan bağlılıklarıdır. Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir? Tarih bize gösteriyor ki. Vatana ihanet suçuyla 1821 yılında Patrikhanenin orta kapısı önünde asılmıĢ bulunan Ġstanbul'daki Fener Patnki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. ġer'iye Bölümü. Ģu dünyada basit fikirli ve saf kalpli olan genç askerlerin ruhunda öyle ulvi fedakarlığa sebebiyet verecek hangi Ģey gösterilebilir? Hangi duygu bu manevî değerlerin yerlerine ikame edilebilir? Allah ve ahiret inancından baĢka hangi Ģey. Millet Kütüphanesi. O zaman düĢmanlar bizi can damarımızdan vurmuĢlardır. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. neĢr. Selçuklular ve Harzemîler gibi. Yılmaz. Ancak yine de konuyu. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. aynı zamanda yükseliĢ sebepleri olarak zikredilebilir. nr. öldürsem gaziyim" Gerçekten Kosova meydan muharebesine çıkan Murad Hüdavendigar "Yarab beni din yolunda Ģehid. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebepleri nelerdir? pa Ü3Ġ3Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ sebeplerini aynı zamanda fetih politikası ve hızlı bir Ģekilde cihan devleti olmasının sebeplerinde aramak gerektir. Bu ruh ile Ģahlanan Ģanlı ecdadımız. Bilesiniz ki. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. Murad'ın emriyle). bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". I.VII. o kimse tek baĢına bir millettir. Mercimek Ahmed. sh.

kanun yapma ve kanunu uygulama görevleri ehil ellerdedir. Kanuni devrine kadar. ehliyetli ve vasıflıdır. yeniçerinin adedi en fazla 10-12 bin kadardır. Amma çan ve nâkus çalmayalar. bu sıkıntılardan kurtulmak için. Murad zamanında durmuĢtur. 4) Günümüzde bazı araĢtırmacıların tenkit ettiği gılmân sistemi yani kapıkulu sistemi de. vemfi-r-1-ir. III. Osmanlı Devleti'nin yükselmesine sebep olan para. kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. ailesi ve yakın çevresi bulunmayan devĢirme ve köle asıllı insanları Enderun denilen özel mektepte bir devlet adamı gibi yetiĢtirerek onları devletin yükselmesinde istihdam etmiĢ ve baĢlangıçta muvaffak da olmuĢtur. haram olan nesne helâl olmak yokdur. Yıldırım Bâyezid. sistemi t aeMa. Gerçekten de. cesedi ve bedeni de siyâset ve idaredir. 1700-1800 yılları arası Osmanlı Devleti'nin hukuk devleti olmaktan çıkma tehlikeleri yaĢadığı dönemdir. Osmanlı vatandaĢı. yükselme döneminde Müslüman olsun gayr-i müslim olsun. Bu yolda onlara cebretmek. içinde 763 Kanunnâmeyi neĢrettiğimiz Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizi inceleyenler göreceklerdir ki. Osmanlı Devleti'nin özellikle yükselme dönemlerinde tam bir hukuk devleti olması yani Ģer'-i Ģerif ve kanun-ı münifin esas kabul edilmesidir. Kanuni devrine kadar. Selim'den itibaren durgunluk baĢlamıĢtır.!/ :-'t nete' t* BĠLĠNMEYEN OSMANLI 73 ĠÛlEvet Ġlle 3) Devletin devam ve bekasına sebep olan para ve askerin mükemmel oluĢudur. Günümüzde de devletin hanedanlarla sıkıntıda olduğu ortadadır. kanunnamelere bakarak grafikle göstermek mümkündür. tekâlîf -i örfiyye neredeyse yok gibidir. kadıların davacı ve davalılardan aldıkları harçları rüĢvet sayarak buna vesile olan kadıları idam etmeye kalkıĢacak kadar hassastır. Dinimiz gereği. Viyana bozgununda bu sayı 50 binlere ulaĢmıĢtır. memleketin mamur olmasından ortaya çıkan paradır. Osmanlı Tarihlerinin mukaddimelerinde zikrettikleri bazı menkıbeler de. Ama her yerden zafer haberleri gelmektedir.¦ -. terakki ve refah görülmüĢtür. duraklama. Büyük Selçuklu Devleti mevâlî. 5) Osmanlı Devleti'nin yükselme dönemlerinde tam manasıyla hür bir ilmin de ö-nemli etkisi olduğunu ifade etmekte yarar vardır. Osmanlı parasının kaynakları tamamen ĢerT vergiler ve meĢru gelir kaynaklarıdır. Kur'ân'daki bir âyetin tehdidine maruz kalmaktır" diyen EbÜSSUud'lar. önce gerilemiĢ. En önemlisi de. yükselme döneminde asker siyâsetin ve idarenin içinde değildir. gerileme ve yıkılıĢını. Daha sonra ise. Zira PadiĢahın emriyle nâ-meĢrû' olan Ģey meĢru' olmaz. PadiĢah fermanıyla kira bedellerinin olduğu gibi bırakılması olmaz. bu izaha çalıĢtığımız hukuk ve adalet devletinin sacayakları olmuĢlardır. aklı ve ruhu ilim ve ma'rifettir. okuyalar âyinlerince. Memleket ve vatan bir vücuda benzer. Asker ise. onlar ra'iyyetliği kabul etmiĢler. Ancak mal toplamaktan baĢka kayguları yoktur. Bu dönemde. sonra da Adâletnâmeler'le örtülemeyecek kadar gedikler açılmıĢtır. belki tamamen yukarıda anlatılan gaza ruhuyla ve yüksek bir himmetle yükseldiğini misâller vererek açıklamaktadır. Zira tarihde çoğu büyük devletler. II. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġer'i hükümlere vâkıf iken onları ketmetmek. onların can. Osmanlı Devleti'nin yükseliĢ. Abbasî Devleti'nin ilk halifeleri. bu ruhu açıklamak için zikredilmiĢlerdir. ĠĢte vatandaĢı böyle bir inanca sahip devletin yükselmesi mukadderdir. Abbasî Devleti kendi elleriyle büyüttükleri aristokrat aileler eliyle. dînimize muhâiifdir" diyerek.yükselmediğini. Bir türlü dahi değildir. hem gayr-ı müslimlerin Ģahsî hak ve hürriyetlerine gösterdiğimiz hürmeti ve hem de meĢru1 sınırlar içinde kalmak Ģartıyla din ve vicdan hürriyetine gösterdiğimiz saygıyı anlatan Zenbilli Ali Efendiler. Çünkü tam bir gaza aĢkıyla eğitimli askerler yetiĢmektedir. ĠĢte Osmanlı Devleti. Endülüs Emevilerinin baĢlangıçtaki idarecileri ve ilk Osmanlı PadiĢahları. I De*W i mevSfl. devletin yükseliĢ sebeplerinin baĢında gelmektedir. Bu hususlarda emr-i Ģer'-i Ģerif budur. tam bir hukuk devleti olduğuna ve ayırım yapılmaksızın adaletin icra edildiğine inanmaktadır.( kırtıdao yakın ç Fâtih" •¦. Ve kiliselerin alub mescid etmeyem" diyen Fâtihler ve nihayet "Madem ki. "Ve kiliseleri ellerinde ola. 2) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerin ikincisi. mal ve ırzlarını kendi can. mal ve ırzlarımız gibi korumakla mükellefiz. Bu dediklerimize Yeniçeri Kanunnâmesi en canlı Ģahittir. Fâtih'den itibaren zirvededir. dâima medeniyet. Bu iki unsur arasında muvâzenenin te'min edildiği dönemlerde.olan Harzemiler eliyle yıkılmıĢlardır. halktan zorla toplanan para değil. bu muvâzeneyi .

san'at. aranırsa mutlaka bu iki vasıftan birinin veya ikisinin yokluğunun yattığı esefle müĢahede olunur. salâhat ve maharet birbirinden ayrıdır. Allah verdiğiniz kararları iĢitir ve emânetler hakkında yaptıklarınızı görür". Maharet. maharet bahçesinden derlenebilen meyvelerdir. Hakk'a ve hakikata âĢık bir ilim adamı. Rasûlullah'in (S.) "Emaneti ehline ver ve sana hainlik edene hıyanetle mukabele etme" hadisi de. hem sâlih. Haram olan nesne helâl olmak yoktur'*! 6) Osmanlı Devleti'ni yükselten sebeplerden birisi de vazifelerin. Bir kısım Ġslâm hukukçuları ve tefsirciler tarafından. diplomatik ve diplomasi ilminin mütehassısları ve kazaskerlerden titizlikle seçildiğini müĢahede edince. hakk'ın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. kabiliyet ve benzeri hususlar ise. ehil olanlara verilmesidir. Osmanlı Devleti'nin yükselme devrini tetkik edenler. Hz. salâhatın meyvesidir ve o bahçede yetiĢir. Macar ve muhtelif kavimlerin kendi arzuları ile neden Osmanlı hâkimiyetini tercih ettiklerinin sebebini. Osmanlı PadiĢahlarının neden ve nasıl zaferden zafere at koĢturduğunu daha iyi anlıyoruz. Kalb ve vicdanı manevî duygularla bezenmeyen bir insandan hakikî mânâda hamiyet. Elbette ki. . ilim adamlarına ise erbâb-ı kalem demiĢlerdir. hakk'dan baĢkasına tâbi olmaz. Bu vasıfları beraberce bulunduran insanlar yeterli sayıda değilse.V. PadiĢah'ın emri ile nâmeĢru1 olan Ģey meĢru' olmaz. Fâtih sarayında ve kendisi de tekye ve medresesinde kaldığı müddetçe. Salâhat ise. eskiler. Ancak memleketin nizâmı. Hamiyet. Ġlim adamları bilmelidirler ki. ġunu önemle belirtelim ki. maharet ayrı. devlet adamlarına erbâb-ı seyf.A. san'at ve kabiliyet baĢka Ģeyler olduğu için. Zira hakk'ı tanıyan. ilmin rütbesi ve Ģerefidir. vatanperverlik. Olmaz. Ġslâm'a göre ikisini birleĢtiren bir eleman yoksa. bu dengenin korunabileceğinin çok iyi idrâki içindedir. ilim adamlarına düĢmektedir. bu takdirde ya maharet ya da salâhat esas alınacaktır. ister seyfiyede ve isterse de kalemiyede olsun. Allah size ne güzel öğüt veriyor. bu iki vasfı kendinde birleĢtiren milletler nice medeniyetler 74 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMEYf K C kurmuĢlar ve daima payidar olmuĢlardır. korunması ve vatandaĢın idaresi ile alâkalı hususları hükkâm-ı seyf ve siyâset olan vükelâ-yı devlete havale edeceklerdir". Zikredilen bu muvâzeneyi sağlamada en önemli vazife. (Her halde bu emirleri tutmalısınız). Allah sizlere muhakkak Ģunları emrediyor: Biri emânetleri ehline vermeniz. sadakat ve adalet beklenilemez. dünyada en yüksek rütbe ve Ģeref. ĠĢ. kiĢinin kendi mesleğinde ehil. hakperest ve cesur padiĢah Yavuz kadar Zenbilli Ali Efendi'de ve MuhteĢem Süleyman kadar Osmanlı hukuk âbidesi Ebûssuud'da da aramak icab eder. Yani bu noktada salâhat ayrıdır.temin eden en müĢahhas misâllerdir. bu mânâyı teyid etmektedir. diğer taraftan Fâtih'i tekyesine de kabul etmeyen Molla Güranî. san'at'ta ve iĢde maharet tercih sebebidir. özellikle idarî yetkiye sahip devlet ricaline hitaben nazil olduğu söylenen Kur'ân'ın Ģu âyeti. Rumeli'deki Sırp. bu konuda çok manidardır: "Haberiniz olsun ki. Bu sebebledir ki. Yıkılan bütün medeniyet ve devletlerin altında ise. sadâkat ve adalet gibi ulvî duygular. Medeniyetlerin kurulmasında ve yıkılmasında maharet ile salâhatın önemi inkâr edilemez. sâlih olmayan bir adam güzel çobanlık yapabilir. ayyaĢ bir adam ayık olduğu zamanlarda iyi saat tamir edebilir. Zira Ģüphesiz ki. ister ilmiyede. Ebüssuud'un biraz önce zikrettiğimiz ġU cümleleri bunu aksettirmektedir: "El-Cevab. iĢ. Tarihe bakıldığında görülecektir ki.. vazifelere yapılan tayinlerde. kiĢinin din ve ahlâkça yüksek bir seviyeye ulaĢmasıdır. biri de insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hareket etmenizdir. kalbi ve fikri münevver olanlar tercih edilecektir. yânı hamiyetle fazileti birleĢtiren. Ģer'î hükümleri icra edeceklerdir. Hakk'ın hatırı âlidir. hiçbir hatıra feda edilmemek icabeder. Fâtih Sultân Mehmed'in vezirlik ve kazaskerlik teklifini reddeden.. hem de mahir olanlar. Bir Osmanlı Kanunnâmesinde bu önemli muvazene düsturu Ģu Ģekilde ifade edilmektedir: "Kadılar. Ancak. Devleti haricî münâsebetlerde temsil eden niĢancıların. uzman ve kabiliyetli olmasıdır. neden kısa bir zamanda dünya devleti haline geldiğini ve salâhat ile maharete ne derece riâyet ettiklerini çok iyi bilirler. Kanuni'nin sadrazamının dilinden bir sadrazamın nasıl olması gerektiğini yine onun kaleme aldığı "Asâfnâme"den ibretle okuyunca ve bakanlar kurulu demek olan Divan-ı Hümâyun'un "hâcegân-ı divan" olmadan toplanmadığını kanunnâmelerden öğrenince.

Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi. bir tayin fermanı münâsebetiyle Ģöyle ifade ediyor: "Benim Vezirim. Bir görüĢe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaĢında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna'dan Kızılırmak'a kadar geniĢleyen Devletinin baĢĢehri olarak Ġstanbul'u almak ve Hz. israf ve gayr-i meĢru masraflar. ehil olmayan insanların göreve getiriliĢinin yattığını çok iyi idrâk eden Osmanlı PadiĢahı. 1 Bizanslılar. "Bizans'ta Latin Ģapkası görmektense. niçin tarafıma ifade etmezsin? Hep "benden olmasın" diye diye devletimiz bu hale geldi. 1452'de Boğazkesen Hisarı dediği Rumelihisârını inĢa ettirdi. Tezkireciiik görevi için. ı lüklerin c 34. vatandaĢa zulüm ve benzeri kötülüklerin olmayıĢı. Edirne'den J baĢladı. Osmanlı Devleti'ni kısa zamanda yükseltmiĢtir32. 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun'dan dünyaya geldi.Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve gerilemesinde. yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. ehliyetli bir kaç adayı düĢünerek seçip. yükseliĢ dönemindeki Osmanlı idaresinde rüĢvet. Planı sezen Ġmparator zor durumdaydı. 1 Eylül 1452'de Edirne'ye dönen Sultân Mehmed. 53 gün süren muhasara sırasında Fâtih'in ordusu. KarĢısında Yıldırım'ın inĢa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. 6 Nisan'da muhasara baĢladı. vezir-i a'zamına bu hakikati. Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Halic'e girmesiyle parçalanmıĢtı. Sultân'ın iĢlerini kolaylaĢtırıyor ve Bizans BaĢbakanı Notaras. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefat eyledi. Ġsfendiy Trabzon! Kornul TevkSS BĠLĠNMEYEN OSMANLI 75 suiistimal. Meryem'e güveniyorlardı. yanı ı sahip ¦i-Mı Fâtih Sultân Mehmed. 53 J yazdı. Ġstanbul'u almak için Boğaz'a hâkim olmanın Ģart olduğunu bilen Sultân Mehmed. sefâhet. Fâtih) BU I Fâtih! dünyaya s görü saltd baĢĢehri olarak! buy1 1452'de I inĢa geçmek ı kendlslnt) 1 harp aletleri I Planı! için Ayasofya'dSĠ m Notam. Muhasaranın 53. tarafıma bildiresin. suiistimal. Gerek bu çeĢit fiillere ve gerek tamah ve rüĢvete cesaret edenleri. . Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi. Bizanslılar parlayan ateĢlerine ve Hz. i karadan) gambertıH sesleriyle! ierce im uygulandı t Fât Bu iĢi I eyledi. Bizans'ın Galata ile Saraybumu arasına gerdiği zincirler. zira Bizans ikiye ayrılmıĢtı. ĠĢte sana tenbih ediyorum. Türk sarığı görmeyi tercih ederim" diyordu." 7) Bütün bu sebeplerin etkisiyle. bana arzet. baĢkalarını terbiye etmeye yüzümüz kalmıyor. Fâtih Sultân Mehmed'i bize kısaca tanıtır mısınız? Çocuklarını ve o-nun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırlan özetler misiniz? r. 34. Avrupa. Önce kendi devlet adamlarımızı terbiye etmeyip. 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da Katolik ayini yapılması. her birinde türlü türlü uygunsuz tavırlar varken. hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne baĢladı. Bundan sonra vâkıf olduğun kötü hareket her kimden zuhur ederse. Ben senin kimseye iltimas yapmayacağını biliyorum. tarihe geçen kahramanlıklar yazdı. Ancak 1453 ġubatında Edirne'den yola çıkan toplar 5 Nisanda Ġstanbul önlerine geldi.

4. "Fâtih Sultân Mehmed ve Ġtalya". 4. Milli Kültür. Molla Vildân ve Molla ġeyh Vefa ve benzeri zatları zikretmek icabeder. Peygam-ber'den alan Sultân Mehmed. Tarih. Belleten. manevi komutanlar arasında ise. Balistikteki keĢifleri. asrının büyük âlimlerinden ve maneviyât erenlerinden. Batıyı emniyete aldıktan sonra.Günü Hz. Adnan Sadık Erzi. Akgündüz. Ayasofya'ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve Ġslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı.Ġsmi bilinmeyen iki kızı. Ġtalyanca ve benzeri önemli dünya dillerinden dokuzuna vâkıf olması. sh. sh. Hatt-ı Hümâyûn. düĢmana ve dosta söyletmiĢtir.. V. 6. c. Molla Gürânî. Arapça. sayı I. baĢta Abbasî Halifesi olmak üzere herkes tarafından takdir edi32 Kur'ân. sh. Kurtubi. sayı 65 (1953). BA. ġerâfettln). Cemal. Hocazâde Efendi.Helene Hâtûn. 3. Süleymaniye Kütp. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V. sh. c.Çiçek Hâtûn. Bunun 33 ÂĢıkpaĢa-zâde. 3ġehzade Cem Hân. Lütfi PaĢa. Bali Bey ve benzeri çok sayıda devlet adamı ve komutanları saymak mümkün olduğu gibi. Farsça. ReĢid Efendi. BaĢtav. Molla Hüsrev.Alexias Hâtûn.Anna Hâtûn. nr. Fâtih Sultân Mehmed. I. NeĢrî. 14 devlet ve 200 Ģehir fethederek Fâtih unvanını Hz. 180183. onu Osmanlı tarihinin en büyük askeri. Gedik Ahmed PaĢa. Belleten. Zağanos Mehmed PaĢa. 41-82. Rum Mehmed PaĢa. Kltâb-ı Cihânnümâ. 246-280. 170-190. Tevârih-i Âl-i Osman. 28 yıllık padiĢahlığı süresince 2 Ġmparatorluk. nr. Defter. Fâtih'in fetihten sonra yaptığı ilk iĢ. Nisa. bu 3 Türkiye Cumhuriyeti eder demektir.1036. sh. 27 vd. Çandarlı Halil PaĢa. Fethi. vrk. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. III. sh. Matematik ilmindeki dehası. 140-219. Tevârihi Âl-i Osman. 683-843. Âli. MTM.Gevher Sultân. Mayıs 1985. LI vd. V/255 vd. Balaban Bey. > 76 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI lirken. Kantemir. sayı 49(1949).000 krm2'ye geniĢletmiĢti ki. El-Câml' Li Ahkâm-il-Kur'ân. XVII. 149-166. Turan. devletin sınırlarını 2. Ġzmir 1989-92. sh. akla gelen ve dermeyan edilen en büyük meseledir. Ahmed Uğur neĢri. 7. 1481 yılında 51 yaĢında Gebze'de vefat etti. c. ZEVCELERĠ: 1. Tevârîh-i Âl-i Osman.Gülbahar Hâtûn. 10. Künh'ül-Ahbâr. Bu arada Bizans'ın artığı olan Trabzon'daki Pontus Ġmparatorluğu da 1461 yılında tamamen tasfiye edilmiĢ oldu. sh. 23581. c. Yunanca. Süleymaniye Kütp. 1/b-163/a. II. Karaman Oğullarından Ġbrahim Beğ'in kızıdır. Kırım'ı aldı. 104-105. 189-269.. Fâtih'i iki sayfada değil. Solakzâde. II. c.. Mahmûd PaĢa. ancak 2000 sayfada anlatmak mümkün olduğundan. .ġehzade Bâyezid Hân. "XIV.. 541. VII. 5. sh. "Ġstanbul'un Zabtı Hakkında Ġhmal EdilmiĢ Bir Kaynak". Ankara 1991. 539 vd. 107-147. Defter. sh. 2162. Tevkiî Kanunnâmesi. Ġshak PaĢa. devlet adamı ve âlimi olduğunu. Çev. Ahmed. Bunun üzerine Erzincan civarındaki Otlukbeli denilen yerde 1473 tarihinde bu sıkıntı da bertaraf edildi ve artık Osmanlı devleti Toroslara kadar geniĢledi. evlilikleri kısa sürmüĢtür. sh. Bizans Prenseslerindendir. c. AkĢemseddin. Asırda YazılmıĢ Grekçe . Peygamber'in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleĢti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden Ġstanbul'a girdi. Babinger. 417 vd. Gözler. II. 5. sh. Ġbn-i Kemal. XIII. Canan. N. 2-GülĢah Hâtûn. 69-70. Molla Zeyrek. Bekir Sıtkı Baykal. 35. kendisine pürüz çıkaran Karamanoğulları ve Ġsfendiyaroğulları Beyliklerini tamamen ortadan kaldırdı. Iorga.. Tarih KonuĢuyor Dergisi. Trabzon Ġmparatorunun kızıdır. Ġbrahim. Komutanlarından Gedik Ahmed PaĢa. yeni bir harbin hazırlığında iken. sh. Kutay. ÇOCUKLARI: 1. VII. Bâyezid ile Gevher Sultân'ın annesi. (neĢr. vrk. ġerif. Ġdeal Türk Gençliği. sh.Fazıl IĢıközlü. Bediüzzaman Sald Nursi. Fâtih Kanunnâmesi'nin sahte olduğu ve düĢmanları tarafından ona isnad edildiği söylenmektedir. 2. Münâzarat. I. 48/a-49/a. nr. sh. Franz.Sitti Mükrime Hâtûn. sh. Çev. Hızır Bey. H. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Kanunnâmelerinden bahis açılan her mecliste.ġehzade Sultân Mustafa Hân. Ġstanbul . Ona bu büyük fetihte yardımcı olan devlet adamları arasında. Dülkadiroğlu Süleyman Bey'in kızıdır. Mora Despotu Demetrus'un kızıdır. onu anlatmaktan ziyade onunla alakalı iddiaları cevaplamayı tercih ediyoruz33. dinî ilimlerde büyük bir âlim olması. Âyet: 58. Türkmen Beyi kızıdır. Es'ad Efendi.. Sırpça. c. Ġbn-i Kemal.214. Bütün bu fetihler. Bu iĢi tamamladıktan sonra Belgrad hariç bütün Balkanları Osmanlı Devleti'ne ilhak eyledi. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Fâtih'e kafa tutuyordu. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli meselesi ve bu meseleyi gündeme getiren Fâtih'e ait bir kanunnâmenin sıhhat durumu. Ġstanbul'un maddi ve manevi imar edilmesidir. Ġstanbul 1982.

Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. 79-86. me tutulması ve Ġslâm Burada önemle Ģu hu adlı kitabımızın 1. II. Bu 75 kanunnameden 74'ünün Fâtih'e ait olduğunda. sade dir. Fâtih Sultân Mehmed'e böyle bir zulmü yakıĢtıramadıklarından ve bu kanun hükmünü Ġslâm Hukukuna göre yorumlayamadıklarından böyle bir yolu tutmuĢlardır ve çoğu da iyi niyetli insanlardır. Ġstanbul 1956. 1-157. Belleten. "Uzun Hasan'ın Osmanlılara KarĢı Kafi Mücadeleye Hazırlıkları ve Osmanlı. 261-284. Viyana Kraliyet Kütüphanesinde bulunsa ve bu nüshayı ilk neĢreden yabancı bir tarihçi olsa da. üç gruba ayırmak mümkündür: Birincisi. Harem'den Mektuplar. Belleten. Biz de bu yolu tercih etmek istiyoruz. . 105. bu kanun hükmünü i muĢlardır ve çoğu da I yana Kraliyet Kütüph olsa da. Yani Ġslâm Hukukuna da I inkâr etmekle me Söz konusu I tını tanzim etmek i nusundaki fikirl Birincisi. sh. 18-21. Kanunnâmenin ı bir çok ilim adamları. II. 51-82. Devletler ve Hanedanlar. hukukî tahlilini yapmanın daha makul ve ilmî olacağını ortaya koymaktadır. Baykal. Uluçay. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed" . I. X. imanından ve Osmanlıya olan muhabbetinden . Bu 75 kanuni bir tartıĢma söz konusuj rinin sıhhatinde Ģüphe I hiç bir müstenedâta daj olan kanunnâme. değerli hukukçu Ali Himmet Berki tarafından ortaya atılan ve hamiyetli bir Ģekilde. c. ZlriJ sadece ı ğimiz kanun zans'tan alıı dıĢında Kanı Kanunnârr SHANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 77 ¦Cem en önemli sebebi. sh. i sahipleri gayet iyi ı kuna aykırı olc yoluna gitmekti tek nüsha olan l helerdir. Fil nüsha olan ı nüshası daha J yersizdir. . 127-173. c. kendi zamanlarında kanunnâmeye ait tek nüsha olan Viyana Kütüphâne-i Kralîsi No 554 A. Hakkında farklı fikirler ileri sürülen ve tartıĢmalı olan kanunnâme. Bunlara j uydurulmuĢtur. Yücel. "Bâyezid H'nin Ailesi". Tarih Dergisi.Anonim Osmanlı Tarihine Göre Ġstanbul'un Muhasarası ve Zabtı". bütün Fâtih Kanunnâmelerinin sıhhatinde Ģüphe bulunduğu Ģeklindeki izah ve beyanları. sh. Yılmaz.deki nüshada görülen Ģüphelerdir. c. Ancak bu maddenin bulunduğu nüsha. Yoksa inkâr etmekle mesele çözülmüĢ olmamaktadır. sayı 14. . manın daha makul \ istiyoruz. Bunlara göre. LV. de bir Ģekilde. / gelen bir aĢk I üslubunu nazara a Bu iddia. Belleten. Fâtih devrinde hazırlanmıĢ 75 kanunnâmeyi neĢretmiĢ bulunuyoruz. sadece I. böyle bir kanun hükmünü inkâr etmek yerine. Ali Himmet Berki hoca. bu kanunnamenin tamamının uydurma olduğu görüĢüdür. aynı Kütüph hükmün tatbik edilı bilgiler yer alması. YaĢar. kardeĢi müdafaa edilen. Bazı muhterem insanların.1 nuyoruz. Osmanlı Tarihi. ancak uygulamada Ġslâm Hukukuna da kanun hükmüne de aykırı olaylar bulunabilir demek istiyoruz. sh. 18-20. kardeĢ katli meselesini kötüye yorumlayanlara kesin cevap verebilmek için müdafaa edilen. . c. UzunçarĢılı.. Bunların en büyük delili. c. Kanunnâmenin sahte olduğunu ileri süren baĢta Ali Himmet Berki olmak üzere. meselenin hususan Cumhuriyet döneminde hep keyfî yorumlara tabi tutulması ve Ġslâm hukukunun hükümlerine göre meselenin değerlendirilemeyiĢidir. sh. Burada önemle Ģu hususu belirtmekte yarar görüyoruz: "Osmanlı Kanunnâmeleri" adlı kitabımızın I. aynı Kütüphanede ikinci bir nüshanın daha bulunması ve en önemlisi de bu hükmün tatbik edildiğine dair Osmanlı Tarihçilerinin muteber kaynaklarında açıkça bilgiler yer alması. Aksun. Sıhhati konusundaki fikirleri.F. Bekir Sıtkı. sh. . Cildinde. bu nüsha uydurmadır ve Osmanlı düĢmanı batılılar tarafından uydurulmuĢtur. sh. 452-493.. sayı 82(1957). Öztuna. bir çok ilim adamları. Osmanlı Tarihi. sayı 69(1954). PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ne bir Ģüphe ve ne de bir tartıĢma söz konusu değildir. Bu iddia sahipleri gayet iyi niyet sahibidirler ve kardeĢ katli maddesinin tamamen Ġslâm hukukuna aykırı olduğu varsayımından hareket ederek. I. Ciltte 1 numara olarak neĢrettiğimiz teĢkilât kanunnâmesi-dir. Ġstanbul 1959. 269-378.Akkoyunlu Harbinin BaĢlaması". c. XXI. XVIII. sh. I. Söz konusu ihtilaflı maddenin bulunduğu ve Fâtih tarafından Osmanlı idarî teĢkilâtını tanzim etmek üzere hazırlanan bu kanunnâmenin sıhhati tartıĢmalıdır. ne ilmî ve ne de mantıkî hiç bir müstenedâta dayanmamaktadır. en önemli sebebi. 125-135. . sayı 212-214(1991). Kanunnâmenin tamamının inkârı yoluna gitmektedirler. Yani kanun hükmü Ġslâm Hukukuna aykırı olmayabilir.

Ġslâm hukukundaki ' Siyâset-i ġer'iye kitaplarından alınmıĢtır. 1022 yani birinci nüshadan 5 sene önce. bazı Osmanlı düĢmanlarının iddia ettiği gibi. Ġkincisi. kardeĢ katli meselesinin Ģer'î izahını yapamama teĢkil etmektedir. Zaten Konrad'ın inkâr ettiği maddeler arasında. Hem bazı üslûb ve ifadelerin Fâtih devrine izafe edilemeyecek Ģekilde olması ve hem de bazı müesseselerin. Fâtih'i ve Osmanlı Devleti'ni müdafaada yeterli olamayacaktır. Ayrıca bu Kanunnâmedeki teĢkilât hükümleri78 BĠLĠNMEYEN OSMANLI nin esasları.gelen bir aĢk ile. Üçüncüsü ise. MüsteĢrik Konrad Dilger'e ait bulunan ve Kanunnâmenin bir kısmının sonradan yazılıp Fâtih'e izafe edildiği Ģeklinde özetlenebilecek olan görüĢtür. daha sonraki bütün Osmanlı TeĢkilat Kanunnâmelerinde tekrar edilegelmiĢtir. konuyla alâkalı çok ciddî bir araĢtırma yapan değerli tarihçi Abdülkadir Özcan da bunların içindedir. Bütün bunları biraz sonra tafsilatıyla izah edeceğiz. ileride yapılacak Ģer'î tahlillerden anlaĢılacağı üzere. Viyana Kütüphanesi. No: 554 A. Fâtih'e isnad edilen Kanunâme'nin sıhhatini kabul eden ve metnin inkârı yerine maddedeki meselelerin Ģer'i tahlilinin yapılmasına taraf olan görüĢtür. Mühim olan meselenin Ģer'î izahını yapmaktır. Çoğu araĢtırmacılar bu kanaattedirler ve bazılarının ileri sürdüğü hilâf-ı hakikat beyanların aksine. B) Kanunnâmeyi inkâr eden Ali Himmet Berki zamanında Kanunnâmenin tek nüshası biliniyordu. birden fazla nüshası bulunduğu takdirde. Kanaatimize göre. Kâtibin hatalarını. onun sıhhatine en küçük bir Ģüphe irad etmez. sıhhatine engel teĢkil etmez. ancak kelime yahut harf seviyesinde nüsha farkları bulunacağını. Bu iddia. tamamen Selçuklu ve Abbasî devletleri vasıtasıyla. Kur'ân'dan sonra en sahih kitap olan Buhari'de dahi nüsha farkları bulunması.'de bulunan ve hem Mehmed Arif Bey tarafından neĢir ve istinsah edilen nüshadır. aralarında yüzlerce ve belki binlerce. hiç bir ilmî değere hâiz değildir. henüz Fâtih devrinde bulunmayıĢı iddiası. Her müessesenin. Bu durum hem konuyla alâkalı ilmî makalesinden ve hem de bir günlük gazetede aksi iddiaları yalanlayan beyanlarından anlaĢılmaktadır. kardeĢ katli dıĢında Kanunnâmenin diğer bütün hükümleri. Kanunnâmedeki metin. Bu görüĢün gerekçeleri Ģunlardır: A) Kanunnâmeyi inkâr etmekle mesele halledilmemektedir. tenkidli basım iĢini bilenler çok iyi takdir edeceklerdir. hükümlerin izahında ve kelimelerin tanziminde. sadece ve sadece suretidir. Zira. Osmanlı Reisülküttâblarından Bosnalı Koca Müverrih Hüseyin Efendi tarafından Bedâyi'ül-Vakâyi' adlı tarih kitabında dere edilen nüshadır.F. 1029/1620'dir. bu görüĢün en nirengi noktasını teĢkil etmektedir. Kanunnâmenin elimizde orijinal ve Hizâne-i Âmire'de muhafaza edilen aslı bulunmadığından. Ģer'î hükümlere ve hukukun yüce düsturlarına aykırı değildir. Müellif bu nüshayı. Zira. Tatbikatla madde metnini karıĢtırmamak icabeder. Bu nüshanın istinsah tarihi. Zira bu nüshaların hepsi de. bu görüĢün esasını. Ancak Ģunu ifade edelim ki. tek nüsha olan kanunnâmenin üçüncü görüĢün izahında görüleceği üzere. hem sadece bir nüshasının bulunmasını ve hem de kanunnâmenin üslubunu nazara alarak. Ġkincisi ise. Kanunnâmenin aslı ve orijinali değil. Zira Allah'ın Kitabından baĢka her kitabın. haĢa. cildinin idare hukuku ile alakalı hükümlerinin Ģer'i tahlilinde izah edilmiĢtir. ġimdi ise üç nüshası elimizde mevcuttur: Birincisi. Yani istinsah edilmiĢ Ģeklidir. hangi Ģer'î hükme dayandığını. Üslûbuna ve Türkçesine yapılan itirazlar ise. her zaman kesin konuĢmak da doğru değildir. Bu arada muhtevasının tamamen Bizans'tan alındığı Ģeklindeki itiraz da. kardeĢ katli ile alâkalı madde de yoktur. Fakat metni inkâr ederek bir yere varılacağı da Ģüphelidir. kanunnâmenin nüshaları arasında 242 nüsha farkının bulunması. tamamen yersizdir. Aydın Taneri ve Ahmed Mumcu gibi ilim adamları. Konuyla alâkalı araĢtırma yapan Abdülkadir Özcan. meselenin üzerinde ayrıntılı olarak durmuyoruz. Burada Ģunu da ifade edelim ki. mezkûr eserin I. orijinalini göremediğimiz kanunnâmeye hamletmek doğru değildir. PadiĢaha has divandaki özel ve asıl nüshaki bozuk i BĠLĠNMEYEN OSMANLI . bir kısım iddialarına hak vererek ve bir kısım iddialarını da reddederek bu görüĢü cevaplandırdıklarından ve bu ilim adamı Kanunnâmenin aslını inkâr etmediğinden. Kanunnâmenin tamamını reddetmektedir. sonradan üç nüshası daha bulunmuĢtur.

Bizim. Osmanlı devlet teĢkilâtının temelinde. Ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi. Hezarfen Hüseyin Efendi'nin bazılarının iddia ettiği gibi tarih kitabına değil. Fâtih'e ait bu kanunnâmenin sıhhati lehindeki görüĢleri teyid etmektedir. Bütün bu zikredilenler gösteriyor ki. kanunnâmenin aslı değillerdir. Osmanlı Devleti'nde kardeĢ katli. Cildde esas aldığımız nüsha da budur. Ayrıca kardeĢ katli ile alakalı her yerde Kanun-ı Osmânî üzere diyerek meseleyi izah ve teyid etmektedir. bizim kütüphanelerimizdeki kaynaklarda. 1083/1672 tarihli nüshanın diğerlerinden farkı. kardeĢ katli meselesi ile alâkalı Ģu maddedir: "ve her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola. onun dayandığı Ģer'î esas ve hükümleri izah etmek. çok meĢhur kitapların dahi inkâr edilmesi sonucunu doğurur ve tenkidli basımın ne demek olduğunu bilmemenin alameti olarak kabul edilir. Elbette ki bozuk ifadeler ve nüsha farklılıkları bulunacaktır. Ayrıca. kardeĢ katli meselesi üzerinde durmak istiyoruz. sahteliğe delil göstermek ise. kardeĢ katli meselesinin burada bulunmayıĢıdır. kanunnâmenin varlığını inkâr etmek yerine. neredeyse tam olarak geniĢ bir özetlemeyle vermiĢ ve Fâtih'e isnad etmiĢtir. Fâtih Kanunnâmesinin bir nevi tekrarı ve geniĢletilmiĢ Ģeklidir. bu üç nüshanın da aynı zamanda ve aynı Ģekillerde. Bunlardan bazılarını zikretmek faydalı olacaktır: -Yavuz devrinin büyük tarihçisi Ġdris-i Bitlisî. kimin tarafından ve nasıl aynı yazılarla uydurulduğunu isbat etmeleri gerekmez mi? Eğer isbat ederlerse. Osmanlı Kanunnâmeleri I. kaynakları görmeden veya görenlerin araĢtırmalarını incelemeden. O halde. ya Siyâset-i ġer'iye kitaplarındaki Ģer'î hükümlere dayanan Abbasî Devleti baĢta olmak üzere Müslüman devletlerden veyahut Ġslâm'a muhalif olmamak Ģartıyla eski Türk Devlet geleneklerinden etkilendiğini. bazı tarihçiler tarafından vahĢet ve saltanat uğruna insan katliamı olarak anlatılmaktadır. bu üç nüsha. Fâtih Kanunnâmesinin muhtevasını. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. Netice olarak. hülasa olarak yahut tamamına yakın Ģekilde. Nüshalar arasındaki farkların çokluğunu. yine aynı müellifin Kanun-ı ġehinĢahî adlı eseri de.79 sıın-tet-ikdirlere licZI Ġz dan çıkararak istinsah ettiğini bizzat ifade etmektedir. KardeĢ katli meselesinin Kanunnâmedeki dayanağı olan madde nasıldır? Kanunnâmenin ihtilâfa yol açan ve farklı fikirlerin doğmasına sebep olan asıl maddesi. kanunnâmedeki her müessesenin. . Bizans müesseselerinin gerçek bir restorasyonu olarak değerlendirmek büyük bir hatadır. 36. c) Kanunnâme. kitaplarının izi vardır34. bizlere düĢen en büyük vazife olacaktır. Ġtiraz edenler sadece kardeĢ katli meselesine değil. Üçüncüsü ise. kuru iddialardır. bu kanunnâmeden bahsedilmiyor demek. bizim de memnun ve mütehassis olacağımızı Ģimdiden ifade ediyoruz. diğer Osmanlı tarihlerinde ve kütüphanelerimizdeki kitaplarda da mevcuttur. Ancak Ģu soruları sormak istiyoruz: Abbasîlerdeki Divan'üs-Saltanat ve Divan-ı Mezâlim'in daha da geliĢtirilmiĢ Ģekli olan Divan-ı Hümâyûn mu Bizans'tan alınmıĢtır? Yoksa tamamen Ġslâmî bir gelenek olan elkâb bölümü veya kadıların dereceleri mi Bizans'tan alınmıĢtır? Bütün bunlar. Bu sebeple ayrıntıya tekrar girmiyoruz. kısmen. istinsah edilmiĢ suretleridirler. Biz. Ebül-Feth Kanunu adıyla Kanunnâmeyi Künh'ül-Ahbâr adlı eserinde aynen nakletmesi de bu meselenin mühim delillerindendir. tamamen olmasa da. -Gelibolulu Ali Mustafa Efendi'nin. Abbasî Devleti gibi sadece Müslüman ve Selçuklu Devleti gibi hem Türk ve hem de Müslüman olan devletlerin devlet anlayıĢı ve siyâset-i Ģer'iye 80 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSHKk. bütün kanunnâmeye itiraz ettiklerine göre. HeĢt BihiĢt adlı tarih kitabında kanunnâmeyi. Burada muhtevası ile alâkalı düĢülen büyük bir hatayı da belirttikten sonra. baĢka yerde uzun uzadıya izah ettik. eldeki belgeler. Osmanlı Kanunlarını derlediği Telhîs'ül Beyân Fî Kavanin-i Al-i Osman adlı eserine dere ettiği nüshadır.

değiĢme : ittifak ed \ suçu I sindeki kart yat bu olu '• tatbikat. 12-13. Bunlara \ Ġ âlemi korunaktır.. Abdülkadir. Osmanlı tatbikatı mıdır yoksa bu kanun maddesi midir? Bütün bu ve benzeri suallerin doğru cevabı nedir? Bütün bu konuları.D. dört Ģahidle zina yaptığı isbat edilemeyen suçluya. unsurların teĢekkülüdür. cezaları kısas veya diyettir. Ġstanbul'un 500.. Connecticut 1982.. ilgili maddenin de izahı demektir. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nlzâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". önemine binâen. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. 37. Bu kısa mukaddimeden sonra. 328. Devlete ĠS) I bunlar Müslüman) ! maz. günümüzdeki ifadesiyle kamu düzeni ve kamu yararı için vaz'edilen idam cezaları vardır. unsurlanmnj Ilsyan grubu teĢkili Ġmalıdır. Jahrhundert. Bunlarda mühim olan. 10 vd. ĠÜEFTD. içki içmek (hadd-i Ģirb). Biraz sonra açıklayacağımız veçhile. ĠĢte C i umumi ı • çıkarma I .. Konrad. maddeleri arasındaki bütün hükümleri. Dllger. 287. maddeleri arı suçları tanzim dağıtmaya ve Mlır Dünyadaki bütün < lerle önlenmeye ( ġimdi bu tür r tih'in kanunnârr A) Bağy (Devlet* I Meselesi: KardeĢ • devlete isyan suç-' kunda. ĠĢte unsurları teĢekkül etmeyen bu suçlara tatbik edilecek cezalara ta'zîr cezaları denir. tatbik edilecek cezaları Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. und 16. Prop. 2. devlete yani âlemin nizâmına karĢı iĢlenen suçları tanzim etmekte ve daha birinci . II. Baskı. trılırlar. sh. I. 34 vd. unsurları teĢekkül ettiği takdirde. Bunların da çoğu cezaları. c) Tazir suç ve cezalarıdır ki. 30-31. Meselâ. Ġstanbul 1953. c. Osmanlı tatbikatındaki örnekler. 142-148. Ancak üç Ģahitle zina yaptığı isbat edilen suçlu. had suç ve c tahakkuk ettiği' devlete (imama. biraz önce zikredilen had veya cinayet gruplarına girmeyen (esrar içmek gibi) yahut girdiği halde o cezaların tatbiki için gerekli unsurlara sahip olmayan (üç Ģahitle isbat edilen zina suçu gibi) suç ve cezalardır. üç çeĢit suç ve ceza vardır: a) Had suç ve cezalarıdır.karındaĢların nizâm-ı âlem içiin katletmek münâsibdir. ayrı ayrı sorularım cevaplarında tartıĢalım. Allah ve Resulü tarafından tesbit edilmiĢtir.. A. âlemin nizâmı. ancak ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zîr cezaları uygulanır. 311 vd. yol kesmek (kat'-ı tarik). sh. Unsurlardan birisi eksik olursa had cezası tatbik edilmez. Ekseri ulemâ dahi tecviz etmiĢtir. Md. dinden dönmek (irtidâd) ve devlete isyan (bağy) suçlarından ibaret olan bu suçların. KardeĢ katli meselesinin Ģer'î dayanağı var mıdır? Bu sorunun cevabı. da bâği ( inu. A. I 163. bütün bütün cezasız da bırakılmayacaktır. Himmet. sh. Anınla âmil olalar". Akgündüz. Osmanlı Kanunnâmeleri. sh. sh. ı t amaçlamak: (n [cezalan. 37. herj den idamlar* yahut buna j durumu d Osmanlı S olan bağy ı mak i ar lir BĠLĠNMEYEN OSMANLI âlemin nizâmı. zina haddi tatbik edilmeyecektir. The Structure of the Ottoman Dynasty. Alderson. c. bu kanuna ne derece uygundur? ġer'î hükümlere ters düĢen. gun idam cezalan vardır. b) ġahsa karĢı iĢlenen cinayet suçlarıdır ki. zina (hadd-i zina). Acaba bu maddenin mânâ ve mefhumunun Ġslâm hukukundaki izahı nasıldır? ġayet bu madde sahih ve Ġslâm Hukukuna uygun ise. sh. München 1967. ĠĢte bu bölümde ülü'l-emrin tesbit ettiği veya kadı tarafından takdir edilen cezalar tatbik edilecektir. Özcan. sayı 33(1980-81). yapabiliriz: Her hukuk sisteminde. Önce Ġslâm hukukundaki suç ve cezaları görelim: Bilindiği gibi Ġslâm Hukukunda. 5 vd. Hırsızlık (hadd-i sirkat). Türk Ceza kanunun 125 ile 163. 1/114-117. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem yani 34 Berki. kardeĢ katli ve bunu emreden kanun maddesinin tahlilini.

Ģartlar teĢekkül etmeden idamlar verilmiĢtir. Murad'ın amcası Düzme Mustafa. bağy ve isyanda ısrar ederlerse. tatbikat. fitne. benzeri hükümlerle önlenmeye çalıĢılmıĢtır. ġeyhülislâmlardan bağy suçu imiĢ gibi fetva alındığı da görülmüĢtür. Aksini kim iddia edebilir ki? Osmanlı Devletinde devlete isyan suçunun cezası olarak ortaya çıkan öldürme vak'alarından bazıları Ģunlardır: Osman Bey'in Amcası Dündar Bey (Hâdise kesin değildir). Biraz önce açıkladığımız gibi. Murad'ın kardeĢi Mustafa. Bu konuda BaĢbakanlık Osmanlı ArĢivinde bulunan Ģu belgenin izahları enteresandır: 82 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ "Buğat yani âsiler ise. Bunlara verilen ölüm cezası bir had cezasıdır ve hikmeti de devleti yani nizâm-ı âlemi korumaktır. idam olunurlar. Kanunî'nin oğlu ġehzade Mustafa hakkındaki fetvalar buna misâl teĢkil etmektedir. elbette ki Ģer'îdir. Ancak Ġslâm hukukunun hükümlerine aykırı olarak. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu. Meselâ Yavuz Sultân Selim'in. tamamen Ģer'îdir. I. Yalnız bunlar Müslüman oldukları için. her zaman nazariyatı takip etmemiĢ. devlete isyan suçu. unsurlarının tahakkukuna göre değiĢir: Sultândan farklı düĢündüğü halde bir isyan grubu teĢkil etmeyen ve bir yerde toplanarak baĢ kaldırmayanlara dokunulma-malıdır. Propaganda yaparlarsa ikaz edilirler. hareket. fetvalarında açıklamıĢlardır. Ancak nazariyat bu olmakla beraber ve söz konusu madde bu Ģekilde tefsir edilebilmekle birlikte. bir had cezası olan bağy suçuna sokulduğunu verilen fetvalardan anlıyoruz. ileri giderlerse ta'zîr cezaları ile cezalandırılırlar.maddesinde devletin toprağı ve bağımsızlığını dağıtmaya ve bölmeye ma'tuf bütün hareketleri. çoluk-çocukları esir edilmez ve malları ganimet sayılmaz. Müslümanlar. çok geniĢ mânâlar vermiĢlerdir. Bağy suçunun unsurları. Ancak Ģunu da hatırlatmak istiyoruz ki. II. fesad. bazen bağy denilen had suçunun Ģartları teĢekkül etmediği halde. Fâtih'in kanun maddesindeki kardeĢ katlinin birinci grubunu. mevcut hükümete ve PadiĢaha karĢı Müslümanlardan bir veya bir kaç kiĢi isyan etmeleri ve hükümetin emirlerine itaat etmemelerinden ibarettir. savaĢla yola getirilirler ve cezaları idamdır. eğer suçun unsurları tahakkuk etmiĢse. bunlar tatbik olunmalıdır. Mülteka ve benzen fıkıh kitaplarına göre. Meselâ PadiĢah'ın meĢru emirlerine karĢı her nevi itaatsizliği ve umumi rahatı (nizâm -ı âlemi) ihlal edecek her çeĢit kıyam. bağilerin cinayetleri hakkında. Devlete isyan ettikleri an. kanunnâmesinde böyle bir durumu da emretmemektedir. devlete isyan suçları. bağy suçu kabul etmiĢ ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmıĢlardır. . Ġsyan eden PadiĢahın kardeĢi de olsa. ġurası dikkat çekicidir ki. Osmanlı tarihindeki kardeĢ katilleri ve idamların yarıya yakınının. Murad'ın oğlu Savcı Bey. umumi rahatı ve nizâm-ı âlemi ihlal edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarĢi çıkarma hareketlerini (fesâd bis-sa'y). kuvvet kullanarak iktidarı ele geçirmeyi amaçlamak (muğâlebe) ve açık bir isyan kasdı içinde bulunmaktır. Ġslâm hukukunda. gereken cezayı vermek. Ġslâm hukukunda nasıl yer aldığını ve bu hükümlerin Fâtih'in kanunnâmesindeki hükümle nasıl bağdaĢtırılabildiğini açıklamaya çalıĢalım. bu tip hâdiseler teĢkil etmektedir. A) Bağy (Devlete Ġsyan) Suçunun Tatbiki Sonucu KardeĢlerin Katledilme Meselesi: KardeĢ katli meselesinin birinci Ģer'î dayanağı. Netice olarak bağy suçunu iĢleyen PadiĢahın kardeĢi de olsa. birisi ġi'îlerle ve bir diğeri de eĢkiya ile ittifak ederek Devlete isyan eden ve bağy suçunda aranan Ģartlara uygun bir Ģekilde bu suçu iĢleyen kardeĢlerine karĢı olan tutumu. her hukuk nizâmında bulunan devlete isyan suçudur. Dünyadaki bütün ceza hukuku sistemlerinde de. insanları kati. Murad'ın kardeĢleri Halil Ve Ġbrahim. had suç ve cezaları arasında yer alan bağy adı altında düzenlenmiĢ ve unsurları tahakkuk ettiği takdirde idam cezası ile cezalandırılmıĢtır. Mülteka'yı Ģerheden âlimler. Ģer'î hüküm değiĢmeyecektir. II. I. Ancak fitneyi teskin için idamdan hafif cezalar yeterli ise. Ancak Fâtih. elbette ki müdafaa etmek yahut buna uyuyor demek de mümkün değildir. Ģunun-bunun tahrikiyle unsurları tam teĢekkül etmeden insanları dünyevî saltanat uğruna idam etmek. padiĢahın meĢru emirlerine yapılan her çeĢit itaatsizliği. elbette ki Ģer'î değildir. Bağy suçunun cezaları. malları gasp ve devlet iĢlerini engelleme gibi halleri. devlete (imama. sultana) karĢı ayaklanmak. araya giren jurnalcilerin ve yalancı Ģahitlerin beyanıyla. ġimdi bu tür hükümlerin. kanuna rağmen. idam cezası ile cezalandırmaktadır. bağy saymıĢlardır". ĠĢte Osmanlı hukukçuları. BeĢikteki bir bebeğin öldürülmesini.

. Ancak bu. . Osmanlı tarihi boyunca da. fıkıh kitaplarında aranan fesadın kuvvetle muhtemel olması yani nizâm-ı âlem Ģartına uymadan.. Aynı Ģekilde fiilen isyan etmese bile isyana hazırlandığı her halinden belli olan bir insanın. ta'zîr yoluyla idam cezasının verilebileceğini kabul etmiĢlerdir ki. bugün devletin birlik ve beraberliği olarak ifade olunmakta ve bunun aleyhinde harekette bulunanlar. Delilsiz ve. Türk Ceza kanununda bulununca adalet oluyor da.. âmme maslahatı ve âlemin nizâmı düĢünülerek. Ancak bugün aynı madde suiistimal edilerek bazen masumların canları yakıldığı gibi. PadiĢahın keyfî adam öldürmesi mi oluyor? Böyle bir iddia çifte standartlılık olur.. fesadın tahakkuku hususunda kesin delillerin bulunması icabeder. ulûlemr tarafından ta'zîr yoluyla ve idam cezasıyla cezalandırılamaz mı? Hanefi ve Hanbelî hukukçularının çoğunluğu. ifade edeceği Ģeklindeki< meselede sadece fut derinlemesine tahkik ruz. . H. âdâb ve kamu düzeni icabı ta'zir yoluyla idam edilebileceğini Ġslâm hukukçuları kabul etmiĢlerdir. kati ıi> nefi hukukçularını: imâm yani ülü'l-c! verme esasını.).. Osmanlı Kanunnâmelerinde bulununca. Ancak unsurları tam teĢekkül etmese de. siyâseten kati fesad çıkaranlar. Dede Efendi'nin Siyâsetname'sînden naklettiğimizden. Halbuki Dede Efendi. Bu sebeple konuyu biraz daha derinlemesine tahkik etmek ve uygulama örneklerinden bazılarını takdim etmek istiyoruz. ġimdi bu hüküm. saltanat aleyhinde olanları.. Fâtih'in Kanunnâmesindeki hüküm ise. kamu düzenini (maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem) bozan bazı hareket ve fiiller. bâği olarak kabul edip idam ettirmek mümkün değildir. bazı safdillerin.•¦¦ bulunanlar için de aynının..Yavuz Sultân Selim'in kardeĢleri Korkut ve Ahmed. de Osmanlı kanunnıtr Ġbn-i Abldif' maktadır: "Soruldu: Fewt{ fitne uyandıran. k ĠĢte bu vt| teker teker ı Ģöyledir: "Nizâm-ı n lemedikleri vaki hakkının tatbMlj da Ģart o [emdir Bir i âlem Ġçin. Bu suiistimal. kararı ve yargı. B) Siyâseten Katl=Ta'zîr Bil-Katl: Bu konunun giriĢinde açıkladığımız gibi. Böylesine bir çirkef iĢi âdet haline getiren insanın. Üzülerek ifade edeyim ki. belki Ģer'i bir hükmün suiistimalidir ve iĢlenen bir günahdır. maslahat-ı âmme ve nizâm-ı âlem gerektirdiği takdirde. fesada sa'y edenleri men' ve maslahat-i âmme tabirleriyle ifade edilen durum. md. o meselede sadece fukahanın görüĢlerini nakletmektedir. Hanefi hukukçulara göre. Üzülerek ifade edeyim • Siyâsetname'sindr olduğu ve onun da U. 125 vd. ta'zîr yoluyla idam edilebileceğini. OD "NIzâriHĠ kati ve lı yola girm*. bu. sırf keyfî ve menfaati için böyle bir yola baĢ vuruyorsa. fıkıh kitaplarında aranan Ģartlar gerçekleĢmeden infaz edilen idam kararları maalesef olmuĢtur. Eğer bir fâsık. ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in "ekseri ulema tecviz etmiĢlerdir" diyerek ifade ettiği durum budur. elbette ki kötüdür ve yapanlar da manen mes'uldürler. bağy suçunun unsurları tahakkuk etmediği takdirde. hülasa eliyle ve dMjA| ile vazgeçmeyen bir* Cevap: tasdik ediyorsa. had cezasını gerektiren bir zina suçu değildir. Bu suçun cezası. idam cezası ile mahkûm edilmektedir (TCK. kanunun ve fıkıhçıların vaz'ettiği siyâseten kati prensibinin hatası değil. Osmanlı Hukukunda nizâm-ı âlem. ulûl-emr tarafından tesbit edilir. bu görüĢün Dede Efendi'ye ait olduğu ve onun da böyle bir fetvaya yetkili olmadığı. konuyla alakalı fıkhî malumatı.| lâmlarınınft BĠLĠNMEYEN OSMANLI 63 talarĢı Sırlan unun isen ia l»cı olmuĢtur.. hiç suç değildir anlamına alınmamalıdır. fıkıh kitaplarındaki ifadelere uygundur. Hanefi hukukçuların çoğunluğu kabul etmektedir. Bu suiistirr Kanunnâmesindeki h. olsa bile onun fetvasının ne değer ifade edeceği Ģeklindeki yorumlarına Ģahit olduk ve üzüldük. Meselâ. buna siyâseten kati denmektedir. Ancak bunun için de. Kanunî Sultân Süleyman'ın oğlu Bâyezid ve bunun beĢ oğlu. Önce Hanefi fıkı' izahlarını özetleyerek bir özetleme yapıyor "Ta'zir. genel ahlâk. Yani had cezası olarak idam cezası tatbik edilmez. livâta suçu.

Delilsiz ve mesnedsiz bazı iddiaların aksine.. yol kesenler. ĠĢte bu ve benzeri fıkıh kitaplarındaki Ģer'î hükümleri nakleden ve kaynaklarını da teker teker gösteren Dede Efendi'nin Siyâsetnâme tercümesinden bazı parçalar Ģöyledir: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan. katledilir ve Ģerrini Allah'ın kullarından def ettiği için vesile olana sevap ve mükâfat verilir". Kati ile Ģerri def edilir. emr-i veliyyül-emr munzam ise. bu uygulamaya siyâseten kati demektedirler. Osmanlı ġeyhülislâmlarına ait fetvalardan sadece birini kaydededlim: "Bu mes'ele beyânında Eimme-i Hanefiyeden cevâb ne veçhiledir ki. hapis ve hatta kati ve idam tarzında ta'zir yoluyla cezalandırmak meĢru ise de. idam edilir. "Ta'zir Yoluyla Kati" baĢlığı altında bakınız ne güzel bir özetleme yapıyor: "Ta'zir. vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir.. . nefy. imam (sultan) ve hulefâsı daha evlâdır. âlet-i câriha dıĢında adam öldürme ve benzeri suçlar tekerrür ettiğinde. ancak mahkeme kararı ve yargılamadan sonra mümkün olduğunu da. Bir bld'atçının bid'atının yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kulları ondan korumak ve nizâm-ı âlem için.. ġimdi de aynı mes'eleyi fıkıh kitaplarındaki Ģartlara göre tanzim eden. bâtıl yollarla insanların mallarını zabtetmeye gayret eden insanların canlarına kıyan ve hülasa eliyle ve diliyle Müslümanları her zaman rahatsız edip de bu huyundan da idam dıĢında hiç bir ceza ile vazgeçmeyen bir adamın hükmü nedir? Cevap: Böyle olduğu kesin ise ve yalan söylemeleri mümkün olmayacak kadar çok Müslüman da bunu tasdik ediyorsa. yeryüzünde fesad için koĢuĢturan. Hz. Zeyd-i müfsid-i merkumun vech-i arzdan izâlesiyçün katli meĢru' mudur? Beyân buyurula. bütün bu cezalar. kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Ancak meselenin hukukî yönünü ortaya koymak için bunları da nakletmek durumundayız. s Ġbn-i Abidin'in Ģu fetvası da bu meseleyi gayet açık bir Ģekilde vuzuha kavuĢturmaktadır: "Soruldu: Fesad çıkaran. Ġbn-i Teymiyye'nin Es-Sârim'ül-Meslûl adlı eserinde gördüm ki. livâta. El-Cevâb: MeĢrû'dur. te'dîb. Osmanlı ġeyhülislâmlarının fetvalarından anlaĢılan da budur". Vecîhüddin'in MeĢârık'ul-Envâr Ģerhinden". Bütün bunlardan anlaĢılmaktadır ki. Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak. kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi. Kaynak teĢkil eden ibarelerin tercümesi: "Kim bunu âdet haline getirirse. Harrereh'ul-Fakîr Hacı Muhammed El-Müfti Bi Harpud-Ufiye Anhu. Bütün yazılanlara ve nakledilenlere rağmen. Zeyd'in âdet-i müstemirresi sâ'î bil-fesâd olduğu Ģer'an sabit olub ve ibadullaha mazarratı icabeder mevâdd-ı münkerâtın dahi kendüden sudun tevâtüren isbât olundukda. Âmme maslahatı gerektirdiği takdirde. tağrîb. 84 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYE!. Fesada gayret ettiği ve sebep olduğu Ģer'an sabit olmalıdır. . "Nizâm-ı âlem için Ģer ve fesadını defetmek üzere. Dürer ve Gurer". Osmanlı tatbikatının hep Ģer'î hükümlere uygun cereyan ettiğini söylemek safdillik olur. siyaseten katlin de belli Ģartları ve Ģer'î hükümleri mevcuttur. ta'zir yoluyla idam cezası verme esasını. jurnalcilik yapan. "Gayr-i meĢru ĠĢlerin kati ve idam cezası ile define. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerîr ve müttehem olması da Ģart değildir. fitne ve fesada teĢvik edenler. Zira o yeryüzünde fesad için sa'y etmektedir. ehl-i fesadı darb. Soyguncular. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd. cemiyetin nizâmını bozarak fesad çıkaranlar. Bunlara benzer arĢivlerimizde çok sayıda fetva vardır. zâlimler ve fesad çıkaranlara yardımcı olanlar. imâm yani ülü'l-emr suçluyu katledebilir. Peygamber ve ashabının tatbikatına hamleden Hanefî hukukçular. tek kiĢinin veya yalancıların jurnali ile bu yola girmek caiz değildir. diyor: Hanefi hukukçularına göre. insanlar arasında Ģer ve fitne uyandıran. Zira onlar siyâseti daha iyi bilirler. hem bütün fıkıh kitapları ve hem de Osmanlı kanunnameleri kaydetmektedirler. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. kısaca idam edilmesinde âmme maslahatı bulunanlar için de aynı hükümler geçerlidir". dükkân soyanlar.Önce Hanefi fıkıhçılarının son zamandaki en meĢhurlarından olan Ġbn-i Abidin'in izahlarını özetleyerek zikredelim. kati ile de olabilir. o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir".

"validem" diye hitâb ettiği bu Akkoyunlu hükümdarının anası Sara Hâtun'a verdiği cevap çok manidardır. Siyâsetname. as "Mücrim oKlti madan. Peygamber'in senasına mazhar olan Fâtih. sh. ĠĢte onlar. Bediüzzaman Said Nursi. Nuruosmanlye kütp. 1888. kardeĢ katli meselesini. asırda ulaĢtığı seviyeyi göstermektedir: . ilây-ı kelimetullâh'dır" ifâdesi de Fâtih'e aittir. 50-51. kardeĢlerini bile feda etmiĢlerdir. BA. Mısır 1967. fetvasını v yen Hoca! veyahut > kimselere 39. Netice olarak. hem fıkıh kitaplarında ve hem de fetvalarda uygulanması için "Ģer'an sabit" olması yani Ġslâm muhakeme usulü kaidelerine göre yargılanıp suçun sabit görülmesi Ģartının tahakkuku aranmaktadır. "Bu hanedanın maksad-ı a'lâsı. önemli bir I pa'nın 20. tahtın mirasçısı olduklarını iddia etmeleri ve baĢta Bizans ve Ġran olmak üzere. Bu ne demektir? Konuyu tarih ilmi ve devlet siyâseti açısından değerlendiren bir araĢtırmacının görüĢlerini özetleyerek bitirelim: Osmanlı Devleti'ni tehdid eden en büyük tehlike. Vatana ihanet suçunun her hukuk nizâmında idamla cezalandırıldığını da unutmamak gerekir. keyfî iradeyi hâkim kılmak Ģeklinde değil. bir çok idam hadiselerinde bu esaslara ri'âyet edilmemiĢ ve jurnalcilerin tahriki ile nice zulümlere sebep olunmuĢtur. nr. Fâtih'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle Uzun Hasan üzerine giderken. ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?" Ģeklindeki sözünü. sancaktujl j adamları mücrim H veya müfettiĢ t örf te'addidir ¦ para cezası 1 Fıkıh! muhterem I verilmemiĢtir" ( Eğer bundan. Ġstanbul 1995. sadece mahkeme kararının yeterli görülmemesi ve bu tip cezaların infazında veliyy'ülemrin yani Sultânın tasdikinin de Ģart koĢulmasıdır. vrk. Reddu'l-Muhtâr Ale'd-Dürri'l-Muhtâr I-VI. mahkeme kararı olmadan ve yargılama yapılmadan sırf saltanat ve dünyevi menfaat uğruna PadiĢahın adam öldürmesi olarak anlayanlar. 25-35 . seyf-i islâm bizim elimizde. ilây-ı kelimetullâhın en büyük temsilcisi kabul etmiĢlerdir. 337-338 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 85 »ġerri I ıslar tatbiki tarzında değerlendirmek icabeder. Süleymaniye kütp. böyle bir duruma fırsat vermemek için. Osmanlı Devleti'nde mahkemeden ilâm ve ġeyhülislâmdan fetva alınmadan idam cezasının uygulanmadığını arĢivlerden öğ reniyoruz35.709. Trabzon üzerine giderken yollarda her türlü zahmete göğüs geren ve bazan atından inip yaya yürümek zorunda kalan Fâtih'e Sara Hâtun'un "Oğul.Ne acıdır ki. 6. bizim davamız kuru kavga değildir" Ģeklinde cevablandirmiĢtir. vatanın ve devletin birliğini tehlikeye sokacak ve emniyet ve asayiĢi altüst edecek kimselerin fesada sa'y etmelerinden dolayı verilecek bir idam cezası olduğu. Zira nizâm-ı âlem içün siyâseten katlin. Bazan Ģer'î esasın tatbikinde. Ġslâm dinini dünyanın her tarafına yaymayı gaye edinen. Netice olarak. uygulamada suiistimal yapılsa bile. Ġstanbul Fâtih'i: "valide.1 35 Konuyla ilgili bazı fetvalar. 3209. nr. Esad Efendi. yargılama konusunda Avrupa'nın 20. keyfe mâyeĢâ hareket edemediklerini. Ayrıca "emr-i veliyy'ülemr ile katl"den kasıt. Ġbn-i Âbldin. Ancak ister PadiĢahların kardeĢlerini. nizâm-ı âlemi devam ettirmek için Ģer'î hükümlerin tatbiki tarzında idamla cezaland Netice otodan sırf saltan» ( yanlar. cihâd sevabına nail olub. nr. isterse de sadrazamlarını katletmede. araya giren jurnalcilerin te'siriyle hata etmiĢ olabilirler. IV. 1/707. bu uygulamaların devlet siyâseti açısından haklı yönleri bulunduğunu iddia etmektedirler. I nunnamelerdtl "ehven-lĢarl mânâyı ve Osmanlı it hukuk niz araĢtırmacı/ fetvası. Allah'ın rızâsını tahsilden baĢka gayemiz yoktur. Bir kısım tarihçiler. ülkenin parçalanıp. Damad. yabancılara sığınan Ģehzade veya diğer hanedan mensuplarının. ġeyh Mehmed Arif. Mecma'ül-Enhür. YEE. "siyâseten kati"i. bunun kimlere yarayacağının ve i'lây-ı kelimetullâh hizmetinin nasıl sekteye uğrayacağının çok iyi farkında idiler. sh. 358/a vd. c. Ancak kendilerini. bu manayı nerden çıkardıklarını isbat etmek zorundadırlar. bu manayı j içün siyaseten I tehlikeye rinden dolayı ı larda uygulan göre yargılanıl veliyy'ülemrilei cezaların infaz. ġeyhülislâmdan aldıkları fetvalarla. 38. 14-1540. Sözler Yayınevi. Tere. düĢman ülkelerin de bu fırsattan yararlanmak arzusudur. Kanunnâmelerde yer alan Ģu ifade. sh. sh. Bu da önemli bir husustur. Osmanlı sultanları ve bilhassa Hz. Lem'alar. 62-65..

Bazı araĢtırmacılar. ceza uygulayamazlar". infirâddır. Kendüler mahall-i töhmet ve adamları mücrim ve müstahakk-ı ikâb olur. ya siyâseten kati yani fesadın kuvvetle muhtemel olmasından dolayı nizâm-ı âlem içün yahut zulmen idam edilmiĢtir. Orhan Bey. ġeyhülislâm veya diğer kadıların fetvası. tarih bize göstermektedir. onun kadıları ve ġeyhülislâmları. Ancak saltanat iddiasına kalkıĢmadan evvel idam edilmiĢse. siyâseten çok idamların icra edildiğini ve bu fiillerin ehliyetsiz bir kısım fakih ve kadılar tarafından meĢruiyet kalıbına sokulduğunu. Hem kasdedilen bu menfi mânâyı ve hem de suiistimalleri tasvip etmek mümkün değildir. ġehzade isyanlarının ve Ģehzadeler arasındaki saltanat mücadelelerinin Osmanlı tarihinde önemli bir yer iĢgal ettiğini bilmeyen yoktur. gayrın müdâhelesini reddir". gayrın müdâhelesini Ģiddetle reddeder ve 86 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠl ĠNMFYEN Cf ¦ kendi vazifesine baĢkasının karıĢmasına müsaade etmez. ayrıca kendi oğlu Savcı Beyi de. Değerli araĢtırmacı Abdülkadir Özcan'ın yerinde tesbitleri gibi. . Çok PadiĢahlar. Hatta hâkimiyetin zayıf bir gölgesi. Bir Ģehzadenin. Bunların her üçü de had cezası mahiyetinde yani bağy devlete isyan suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢlerdir. hakiki hâkimiyetin en esaslı hâssası ve infikâk kabul etmez bir lâzımı ve daimî bir muktezâsı. nazariyata uygun yürümüĢ müdür? Bu soruya cevap verebilmek için bazı önemli tatbikat örneklerini incelemek icab etmektedir. kadıların kararı ve PadiĢahın tasdikiyle icra edilen siyâseten kati cezalarının fetvasını veren. sultanlığını ilân etmiĢ bir diğer Ģehzadeye karĢı gelmesi ve saltanat iddia etmesi. ileride saltanat iddiasına kalkıĢmasın diye kati ettirmiĢtir.o takdirde bir nevi zulüm yaĢanmıĢtır. bu sözlerini ġeyhülislâmlık veyahut kazaskerlik gibi fetva ve kaza makamının en yüksek makamlarında bulunmuĢ kimseler olarak söylemektedirler. Ġsyan sonucunda katledilmiĢlerdir ve siyâseten kati ile hiç bir münasebeti yoktur. Ve her mücrim-i müttehemin cerimesi kâdî-i vilâyet katında veya müfettiĢ huzurunda sabit ve zahir olub ehl-i örfe teslim etmedin dutub siyâset eylemek hılâf-ı Ģer1 ve örf te'addîdir = Suçlu yargılanmadan veya kendisine isnâd edilen suçlar hukuken sabit olmadan. Hatta Bizans veliahdı Andronikos ile dahi babası aleyhine ittifak kurduğunu tarih kitapları kaydetmektedir. Ġsterseniz Bediüzzaman'ın tesbitlerini tekrar ettikten sonra bazılarına beraberce bir göz atalım: "Hâkimiyetin en esaslı hâssası istiklâldir. Zira Orhan Bey'in kardeĢleri Halil ve Ġbrahim'in PadiĢaha isyan ettikleri ve saltanat mücadelesine giriĢtikleri bir vâkı'adır. Demek. Bunun cezası. bizzat kendisine isyan ettiği ve ordu toplayarak babası ile savaĢmaya bile cesaret ettiği için idam ettirmiĢtir. Ġslâm hukukunda idam cezasıdır. Yapılan suiistimaller dahi. b) Yıldırım Bâyezid devrinde ilk defa siyâseten kati veya Ģayet siyâseten katlin Ģartları gerçekleĢmemiĢse ki bunu tam olarak bilmiyoruz."Mücrim olan kimesne teftiĢ olunmadan veyahud üzerine zahir olan Ģenâyi1 Ģer'le ve örfle yerine varmadan. "ehven-i Ģer ihtiyar olunur" kaidesine uyularak yapılmıĢtır. Fıkıh kitaplarında yapılan bu açık izahlara ve Ģer'î hükümlere rağmen. Eğer bundan. infirâddır. Her Ģeyden önce Ģunu tebellür ettirmekte yarar vardır. neyin verdiği cesarettir. henüz herhangi bir isyana yahut saltanat kavgasına giriĢmeyen kardeĢi Ya'kub'u. bir kısım muhterem insanların "1400 yıllık tarihimizde yazılan fıkıh kitaplarının hiç birinde böyle fetva verilmemiĢtir" diyebilmeleri. Osmanlı devleti. ġunu unutmayalım ki. tamamen bir bağy suçu mahiyetindedir. çevresinin tahriki ile. Zira Yıldırım Bâyezid. istiklâldir. en az bizim kadar Ġslâm'a ve onun hukuk nizâmının kaynakları olan fıkıh kitaplarına hürmet duyan insanlardır. doğrusu biz de tesbit edemedik. Bostan-Zâde Yahya Efendiler. kararını yazan yahut en azından "nizâm-ı âlem içün öldürüldü" diyen Hoca Sa'deddin Efendiler. âciz insanlarda dahi istiklâliyetini muhafaza etmek için. PadiĢahın keyfî adam asması kasdediliyorsa. 39. Osmanlı tarihçilerinin saltanat uğruna öldürülen ilk insan olarak tesbitleri doğrudur. yetkililer para cezası alarak salıveremezler. ġimdi bu gözlükle hâdiselere bakalım: a) Orhan Bey zamanında üç idam hâdisesi yaĢanmıĢtır. bu redd-i müdâhele haysiyetiyle ma'sum evlâtlarını ve sevdiği kardeĢlerini merhametsizce kesmiĢler. böyle bir Ģeyden ne kanunnamelerde ve ne de fıkıh kitaplarında bahsedilmemiĢtir. KardeĢ katli ile ilgili kanun hükmü Ģer'-i Ģerife uygun olsa bile tatbikat. Ancak tatbikatta suiistimallerin yapıldığını. Ve cezası idamdır. Orhan Bey istemese dahi. sancakbeği ve subaĢı ve adamları nesne alub salıvermek memnû'dur.

kardeĢi Selim'e teslim .hukukî cihetini bilmediklerinden bunu tenkid etmiĢlerdir. kendisini tahttan indirmeye azmettiği ve PadiĢah olmak isteği ile isyan ettiği Ģayiasına inanarak. ayrıca bu w:-tur. Uzun mücadelelerden sonra yakalanarak bâği muamelesi görmüĢ ve idam edilmiĢtir.! BĠLĠNMEYEN OSMANLI 87 pilim Ġn Km fena tayrıca bu mevzuda Osmanlı'nın can düĢmanı olan Safevî devleti ile de ittifak kurmuĢtur. sızca ya h)I.ı amûd-ı ı kabul edlln ailenin kardeĢ I azaltmıĢtır. Mehmed Çelebi. sadece saltanat mücadelesine kalkıĢmamıĢ. kendi çocuklarının idamına karar veren bahtsız PadiĢahlardandır. II. iki kardeĢini. Zira daha önceki idamlar had cezasıdır ve bağy suçunun cezası olarak tatbik edilmiĢtir. d) Fâtih'in babası II. Gerçekten Sultân Korkut. Murad'ın amcası Mustafa Çelebi (II. Düzmece Mustafa). had cezası olan idam cezasıyla cezalandırmıĢtır. bu tarihten sonra saltanat hırsıyla araları bozulmuĢtur. yanıldıkları veya yanıltıldıkları bir vâkı'adır. Diğer kardeĢi Ahmed ise. Bu hareketi isyan kabul edildi. Osmanlı tarihçilerinin tesbiti doğrudur. u-zun süren saltanat mücadelesine giriĢmiĢ ve hatta Osmanlı ülkesinin Bizans ile paylaĢılmasını da göze alarak imparator Manuel ile gizli ittifak dahi kurmuĢtur. c) Osmanlı Devleti'nin en karıĢık devresi olan Fetret Devrinde. had cezası olan idam cezasına çarptırılmıĢtır. Karısı Hürrem Sultân ve çevresinin tahriki ile. Bu ise. siyâseten kati cezası mevcut değildir. Bu bir had cezasıdır. ordu toplayarak kardeĢi Selim'in üzerine yürüdü. kardeĢleri Ġsa Çelebi ile Musa Çelebi'yi kendisine isyan ettikleri ve hatta saltanat için orduları karĢı karĢıya geldiği için bağy suçunun had cezası olan idam cezası ile cezalandırmıĢtır. Yani bu dönemde de. Bunların idamlarında siyâseten kati söz konusu değildir. Neticede yakalanarak. KarıĢ mettiği ve P. Bu idam kararı. ilerde fesada sebep olur korkusuyla siyâseten kati yoluyla idam ettirilmiĢtir. f) Kanunî Sultân Süleyman. rakipsiz sultan olduğu için. Aynı Ģey. Diğer bir hazin tablo da ġehzade Bayezid'in idamında yaĢanmıĢtır. Ġran'a iltica eden Bâyezid. görünürde bağy suçunun cezası olarak had cezasıdır. Ancak bu meselede hem fetvayı veren müftünün. hem kararı veren kadının ve hem de bunları tasdik edip icrası için emir veren Kanunî'nin. Ancak Kanunî. e) Yavuz Sultân Selim. topladığı ordu ile PadiĢah'a isyan etmiĢ ve sonunda yakalanarak cezası olan idama Ģer'an mahkum edilmiĢtir. Kanunî'nin iki oğlu olan Selim ve Bâyezid. Karamanoğulları ve Germiyanoğullarının tahrikiyle Bursa'ya yürümüĢ ve had cezası olarak idam edilmiĢtir. Ancak I darıdır.^ Ij lere ı siyâseten 1 istemese i kısım uyı ri ulemj yulmak k Kanuı tadır. Netoiv p olmamıĢtır. 1558 yılına kadar iyi geçindikleri halde. kardeĢ katli mevzu bahis olmamıĢtır. Aradaki jurnalcilerin tahriki ile ġehzade Bâyezid. sonradan ortaya çıkan kardeĢi Mustafa Çelebi için de geçerlidir. bâğî vasfıyla ġehzade Mustafa'yı idama mahkûm eylemiĢtir. Murad'ın küçük kardeĢi Mustafa Çelebi de. kendisine isyan ettikleri ve bâğî oldukları için.-de Mustafa cezası olara? kararı veren ¦ yanıldıkları \ Diğer trtrî oğlu olani saltanat hu ordu l iltica eden I nun had ctıui yukarıda z III.

10 vd. Ģehzadeleri bulunmasına rağmen. 184 vd. Gerçekten I. 142-148. yukarıda anlatılan hükümler. Bu hâdiseyle alakalı örnek fetvaları yukarıda zikretmiĢtik. Osmanlı Devletinin KuruluĢ Döneminde Hükümranlık Kurumunun GeliĢmesi ve Saray Hayatı-TeĢkilatı. Fâtih için de geçerlidir. Ancak diğer Ģehzade katilleri gibi. Bir kısmı. Defter. henüz bebek iken öldürülme iddiaları da ortadan kalkar. Ġkinci olarak. Alderson. Üçüncü olarak. bu ihtimalin doğru olması halinde. Murad vefat ettiğinde ġehzade Mehmed dıĢındaki bütün evlâdının vefat ettiğini ve bu arada ġehzade Ahmed'in de Amasya'da vali bulunduğu sırada öldüğünü yazmaktadır ki. Ģehzade Ahmed'in kati edildiği iddiasını sadece bir iftiradan ibaret görmektedir. Akman. Md. olayı doğrulamakla beraber. h) I. The Structure of the Ottoman Dynasty. Bu kaide. sayı 33 (1980-81). Ahmed vefat edince. 8. Aktan. Osmanlı Kanunnâmeleri. Zira asıl haksızca yapılanlar bunlardır. "Fâtih'in TeĢkilat Kanunnâmesi ve Nizâm-ı Alem Ġçin KardeĢ Katli Meselesi". babası II. Fâtih Sultân Mehmed'in razı olamayacağını ısrarla savunmaktadır.. Bizans'ın Ģehzadeleri kullanarak Osmanlı Devleti'ni yıkma planları herkesçe bilinmektedir ve fetret devri de canlı Ģahitlerle doludur. Bir kısım uygulama ise. sh. Connecticut 1982. Tevârih-i Al-i Osman. kardeĢ katli hadisesini tamamen ortadan kaldıramamıĢsa da. sn. çok büyük sıkıntılar içinde tahta geçmiĢtir. Aydın. sh. Murad devrindeki olayları yerinde inceleyeceğiz. "Osmanlı Hanedanı Ġçinde Saltanat Mücadelesi ve KardeĢ Katli". Osmanlı kaynaklarının bir kısmında Sultân Murâd'ın Ġsfendiyar Bey torunu Hatice Hâlime Hatun'dan doğma Ahmed isimli bir Ģehzadesi olduğu ve yaĢı küçük olan bu Ģehzadenin II. II. Ancak hangi gruba girmektedir? Bunun tesbit edilmesi gerekir. Fâtih'in Kanunnâmesi de bunu emretmemektedir36. sh. 36 Ġbn-i Kemal. Türk Dünyası Tarih Dergisi. siyaseten kati müessesesine yani Fâtih'in Kanunnâmesinde "ekseri ulemâ tecviz etmiĢdür" dediği usule uygundur ve fıkıh kitaplarında Ģartlarına u-yulmak kaydıyla açıklanmıĢtır. Böyle bir zulme. A. 1/114-117. Taneri. Bazı kaynaklar da. Untersuchungen zur Geschichte des Osmanischen Hofzeremüniells im 15. Ayrıca Babinger'in altı ya da sekiz aylık olduğu konusundaki beyanı dıĢında. 36 Berki. sayı 10 (Ekim 1987). Ġstanbul'un 500. 287. sh. Baskı. München 1967. Zira Kantemir gibi yabancı tarihçiler dahi. II. Bu hadisenin meydana geldiği Ģüphelidir.. ġehzade Ahmed'i haksız olarak katleden Evrenos-zâde Ali Bey olduğunu ve bu sebeple Fâtih tarafından idam ettirildiğini kaydetmektedirler. und 16. gevĢetmiĢ ve son derece azaltmıĢtır. Ankara 1978. III. ayrıntılı bilgiler. Zira PadiĢah istemese de bu ceza mukadderdir. I. tamamen Ģer'î hükümlere uygun olarak bağy suçunun had cezasını tatbik etmekten ibarettir ve bunlara siyaseten kati demek hatalıdır ve meseleyi bilmemekten ileri gelmektedir. c. Mehmed. ĠĢte görüldüğü gibi tatbikattaki durum farklıdır. Himmet. Bir diğer grup ise. II. Murâd'ın vefatından sonra. Yıldönümü Münasebetiyle Büyük Türk Hükümdarı Ġstanbul Fâtihi Sultân Mehmed ve Adalet Hayatı. Mehmed ve III. Fâtih Sultân Mehmed'in kendi Kanunnâmesinin ilgili maddesini uygulayarak küçük yaĢtaki kardeĢi Ahmed'i katlettiği söylenmektedir. Mehmed'in tahta çıkmasından kısa bir zaman sonra kati olunduğu kaydedilmektedir. ġayet vâki ise. Ebüssuud'un fetvasıyla bağy suçunun had cezası olan idam cezasına mahkûm edildi. sh. Jahrhundert. ailenin en büyük ferdi olan amcaları ġehzade Mustafa tahta geçirilmiĢtir. ĠÜEFTD.. 5 vd. gayr-ı meĢrû'dur. ne Ģer'î hükümlere ve ne de Fâtih'in Kanunnâmesinde ifade ettiği. . 2. fıkıh kitaplarında da tecvîz edilen siyaseten katle uymaktadır. bu zamana kadar yapılan en kapsamlı çalıĢmadır.D. sh. Ahmed devrinde saltanat usûlünde ciddî bir değiĢiklik mevzubahistir. sh. 88 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 40. Dilger.. Elbette ki bu uygulamalar.. Abdülkadir. Ġstanbul 1953. Devlete isyan edenin cezası elbette ki idamdır. 37. Konrad. 12-13. sh. kaynaklarda mevcut değildir. Namık Kemal de. I. 311 vd. 34 vd. c. yaĢının ne kadar olduğu da kesin değildir.edilince. Artık amûd-ı nesebî yani Osmanlı sülalesinden en büyük olanının padiĢah yapılması usulü kabul edilmiĢtir. 30-31. Osmanlı Devleti'nde KardeĢ Katli. Bu son eser. A. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? Burada meseleye değiĢik yönlerden bakmak gerekir: Evvela. Özcan.328. 129. Ali. Mehmed. Nitekim Fâtih'in PadiĢah olması üzerine. Akgündüz.

bir had cezası değildir. Fâtih'e ait 2 numaralı kanunnâmeden nakledilen. sh. Fâtih Sultân Mehmed. Burada aranan fesadın Ģer' ile tahakkuku Ģartının. Göreyim seni. '" Osmanl zalarının altemıtlffld Pil?" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 89 girmektedir. bin akçeye d akçeye mâlik ola.-ni bilmiyoruz. Hz. Bâyezid. I adam öldürse. I. Fâtih'e ait 2 nolu Kanunnâmenin ilk üç faslı. i Ģeklini. kulağın bende olsun. Zaten Evrenoszâde Ali Bey isimli bir zatın PadiĢah'ın haberi olmadan böyle bir cinayeti iĢlediğini bazı kaynaklar haber vermektedirler37. Burada aran. Fâtih gibi Hz. Anw> : PadiĢah'ın. ne derece gerçekleĢtiğini bilmiyoruz. Fâtih Sultân Mehmed'e ait 75 Kanunnâme neĢredilmiĢ bulunmaktadır. Belki nizâm-ı âlem için siyâseten kati müessesesine girmektedir. C aĢağa hallü olursa. Önemle ifade edelim ki. Bu doğru mudur? Bizim Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizde. bunu vesile ederek Fâtih Sultân Mehmed'e hücum etmiĢlerdir. Namık K c. Sultân Ffitilll ceza hukuku I söylenmektedir. Ģartlan tahakkuk etmeyen bir cezayı tatbik edeceğine de ihtimal vermiyoruz. Madde: EJtf| ursa ki. Önemle ifade <-inanmak istemiyoruz. 147. ĠĢte böylesine bir dönemde. Bu tamamen üçüncü guruba girmektedir. Ģartları ruz. bu taht benimdür deyü dava eyle. özellikle Ġslâm ceza hukuku hükümlerini kaldırdığı ve Ġslâm'a aykırı kanunlar yaptığı söylenmektedir. 140. Özetleyecek olursak. I 41. Bunlardan ilk ikisi umumi kanun mahiyetindedir ve itiraz edilen hükümler de burada yer almaktadır. ülü'l-emrce tanzim edilecek ta'zîr cezalarının devreye gireceğini hemen hatırlatalım. bunu savunmanın manası yoktur. yaĢının ne kadar olduğu belli olmayan ve ama küçük yaĢta bulunduğu kesin olan ġehzade Ahmed'i. isyan tahakkuk etmediğinden. I.^ olmadan böyle bire 41. Hammer ve benzeri tarihçiler. Maddeyi okuyalım: . yeterince değerlendirememek demektir. değerlendirme. Ben Âl-i Osman nesliyim.. maddesini teĢkil eden ilk maddeyi. Eğer bir kusur iĢlenmiĢ ise. 5 vd.". Tahta çıktığında. Ancak bu ayrıntıları tam bilinmeyen olaydan dolayı. \ ifâdeler de kan. kendi koyduğu kanunun nizâm-ı âlem için fesada sa'y ihtimalinin bulunması sebebiyle siyâseten kati müessesesini ilk defa kendisi tatbik etmiĢ ve küçük kardeĢi Ahmed'i kati ettirmiĢti. nice padiĢah olursun. 11 aylık bir bebenin öldürülmesini Fâtih'in idam ettirdiğine inanmak istemiyoruz. Yavuz ve Kanunî'ye ait Umumî Kanunnâmelerin de 1. Sultân Fâtih'in kendi kanunnamelerini hazırlatarak. aynı zamanda II. I Bizim Osmanlı! nunnâme neĢredilm^J ve itiraz edilen nunnâmeden nak Kanunnâmelerin de: Bizans Ceza Kanun ve Berkes gibi. Mel» c. tıpkı diğer un cezalarını tanzim ı kısas cezalarını uy edilecek ta'zîr cezi olarak görelim ve I Kanunnâmenin! cezalarını tanzim ı bilakis bu cezalan rak uygulanacak | mal denmektedir)) Kanunnâmesinin'. nizâm-ı âlem için diyerek katletmiĢ olabilir.Bizans Ġmparatorunun elinde tutsak olarak tuttuğu Süleyman Çelebi'nin oğlu olması kuvvetle muhtemel bulunan ġehzade Orhan'a aynen Ģöyle söylediği kaynaklarca ifade edilmektedir: "Haydi göreyim seni. Peygamber'in medhine layık olmuĢ bir padiĢahı hunharlıkla suçlamak ve hele bu konuda Bizans Ġmparatorları ile birlikte hareket eden Bizans tarihçilerini onaylamak mümkün değildir. Ancak tekrar ediyoruz ki. Köprülü ve Berkes gibi. tıpkı Barkan. lbn-1 K II. sh. Ġslâm hukukuna aykırı ve Bizans Ceza Kanununun restorasyonu olarak takdim etmek ise. Ben sana ne talimat verirsem. 407. ceza hukukuna aittir ve daha ziyade ta'zîr cezalarını tanzim etmektedir. Konuyu daha ayrıntılı olarak görelim ve 1. ben var i-ken bu taht sana neden müstehakdır deyü dava edince. yeterince ı faslı. Ġslâm Hukukunda üç grup ceza bulunduğunu. t Tarih. tıpkı diğer umumî kanunnameler gibi. Bu. had ve kısas cezalarını uygulamak için gerekli unsurlar bulunmadığı zaman. 37 Pala. sanki Ģehzadelerin Osmanlı Devleti'nin yıkılması için kullanıldığını bilmiyormuĢ gibi. sh. öyle hareket eyle. devlete isyan suçuna teĢebbüs etmeden. cümle beğler ve paĢalar sana dönüb ve tahtı sana teslim ederler. Ġslâm ceza hukukunu ve bu ilahî nizâmın Osmanlı Devleti'ndeki tatbikat Ģeklini. Peygamber'in senasına mazhar olmuĢ bir PadiĢah'ın. ikincisi hadd-isirlü "1. HammerJ Murâd Han b.

bu hak ortadan kalkacaktı. 5 vd. "1. cürm yüz akçe alına. I. c. adam öldürdü. sh. elin keseler. ik incisi hadd-i sirkatin cezası olan el kesme cezasını düzenlemektedir. Ankara 1954. I-X. Tâc'üt-Tevârîh. 42. Fâtih Sultân Mehmed'in Hıristiyanlığa meylettiği ve Papa ile mektuplaĢtığı söylenmektedir. I. sh. bilakis bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde ta'zir cezası olarak uygulanacak para cezalarının yani cürm ü cinayet cezalarının (ki buna ta'zir bil-mal denmektedir) tesbit edildiğini madde hükümlerinden anlıyoruz. A. Ġbn-I Kemal. 147. Önemle ifade edelim ki. 407. Namık Kemal'in Tarihî Biyografileri. sh. Halil. Aktan. 37 Pala. Bu üç fasılda had ve kısas cezalarının kaldırılmadığını. c. cezası da kısasdır.. sh. elli akçe. cürm üç yüz akçe alına. Hoca Sa'deddin. 64-69. 14-15. Ġnsanlar 90 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU Bu üç fasıldaki kanun maddeleri de. Çünkü birincisi kısas cezasını tanzim ederken. ceza hukukuna aittir ve daha ziyâde ta'zir cezalarını tanzim etmektedir. Tazir cezalarının alternatifli olması ve hâkime takdir hakkı tanınması Ģeklindeki esaslar aynen tatbik edilmiĢtir. Haz. Hammer. belki bu cezaların tatbiki için gereken unsurlar bulunmadığı takdirde. Bu iddialar doğru mudur? . gayette fakır'ül-hal olursa. altı yüz akçeye mâlik ola. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eser. andan dahi aĢağa ki." gibi ifâdeler de kanaatimizi teyîd etmektedir." "eğer at uğurlarsa. 16." denilmektedir. bin akçeye dahi ziyâdeye gücü yeterse. "eğer had urulmazsa" denilerek açıklandığı gibi. Ġnalcık. Osmanlı Kanunnâmeleri. Büyük Osmanlı Tarihi. had ve kısas cezalarını kaldırmamaktadır. sh. sh. Akman. kesmezlerse 200 akçe cürm alına" denilmektedir. 105-106. Evsat'ül-hâl olursa kim. Andan dahi aĢağa hallü olursa. II. yerine kısas etmeseler. Gazavât-ı Sultân Murâd Han b. sh. VII. bu durumda ta'zîr cezası olarak 200 akçe para cezası alalar. Bu sebeple Fâtih Kanunnâmesi'nin Ġslâm hukukundaki had ve kısas cezalarını değiĢtirdiği Ģeklindeki değerlendirme. Zaten Kanunnâmede bulunan "eğer adam öldürse. 37-38. Ancak maktulün velileri afv ettiklerinden kısas etmediler. Madde: Eğer bir kiĢi zina kılsa. aynı maddeyi tekrarlayan diğer kanunname maddelerinde. maddede de "Eğer adam öldürse. 258. Bu ve benzeri konularda itirazlarını devam ettirenleri. elin keseler. c. Ġstanbul 1998. Mümin Çevik neĢri. Halil-Oğuz. Ankara 1978. kırk akçe cürm alına38". maddesinde zina suçunun ta'zîr cezaları yani fıkıh kitaplarında ta'zir bilmal denilen cürm ü cinayet yani para cezaları tayin olunmaktadır... Devletin de kamu davası açarak yargılayıp ta'zîr cezası verme hakkı vardır. sh. kan cürmi. Fâtih'in Kazaskerliğini yapmıĢ olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı iki ciltlik hukuk eserine ve de bu hükümlerin uygulama örnekleri demek olan Bursa'daki Fâtih dönemine ait binlerce mahkeme kararlarına havale ediyoruz39. ÂĢıkpaĢa-zâde. Defter. Cildinin mukaddimesine koyduğumuz zina suçu ile alakalı Ģer'iye sicil örneğinden de bunu anlıyoruz. 38 Osmanlı kanunnâmelerindeki ceza hükümleriyle alâkalı genel esaslara bu maddede de uyulmuĢtur. Kantemir. uygulanacak ta'zîr cezalarını tesbit etmektedir. 8-9. Mevlûd. Eğer kısas yapılsaydı. yerine kısas etmeseler. Zaten Fâtih'in kendi kanunnamesinde de benzeri ifadeler vardır. 110. ilâh. Mehemmed Hân. Solakzâde. 140. c. Osmanlı Devleti'nin bir Ġslâm devleti olduğunu. Tarih. Andan aĢağa gücü yeterse.Kanunnâmenin ilk üç faslı (md.. yukarıda isimleri sayılan bazı ilim adamlarının iddialarının tersine Ġslâm Hukukunu hayatın her safhasında uyguladıklarını ve aksi görüĢlerin belgelere dayanmadığını isbat için kaleme alınmıĢtır. ol zina kılan evlü olsa ve dahi bay o-lursa ki. Yani hırsızlık suçunun unsurları tam olursa. Zina suçunun unsurları tam olmadığı ve had cezaları tatbik edilemediği takdirde bu cezaların gündeme geleceği. Eğer kesmezlerse yani uygulanmazsa. sh. Fâtih Devri Üzerinde Tedkikler ve Vesikalar I. 13. II. maddede "Eğer at uğurlasa. Ġnalcık. ta'zîr cezası olarak 400 ila 50 akçe arasında para cezasına çarptırılmasını emretmektedir. cürm iki yüz akçe alına. 187. Meselâ Kanunnâmenin 1. Fâtih devrindeki Ģer'iye sicillerinde görülen ve Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. Akgündüz. Diyelim ki. sh. Ģerî'at huzurunda sabit olsa. Bu durumda mirasçı diyetini alacak ve suçlu salı mı verilecektir? Hayır.. KardeĢ Katli. ĠĢte Kanunnâme. ilmî olmaktan da öte gülünçtür. elin keseler yani had cezasını uygulayalar.1-27).:.

. Maddede zina suçuna ait ta'zir cezası olan cürm yani cürm ü cinayet de denen para cezası tesbit olunmaktadır ki. .„:>¦. Kanunnâme. ¦„-.-. GiriĢ. sevgilinin dudağını can veren havasıyla Ġsa'ya benzetirler ve sevgiliden gelen sabâ yeline de diriltici özelliği sebebiyle Ġsa adı verirler. buna cerime de denir. . 18. Fâtih bir» Bağlamaz t Servi animi BirFIrenjlf Lebleri d BirFIrutjU Belünüb Sevgiliyi I |zeten Fâtih. ĠĢte bu kurallar çerçevesinde. Bunları kullanan ve sevgili hayaliyle Ġsayı öven bir divan Ģairine Hıristiyan suçlamasını yapmak. Fâtih'in aĢk Ģiirleri. Ankara 1937. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan. Fâtih bir Ģiirini Ģöyle kaleme almıĢtır: Bağlamaz Firdevs'e gönlüni Galata'yı gören Servi anmaz anda ol serv-i dil-ârâyı gören. kasden bu iddiaları ellerindeki medya imkânları ile kamuoyuna yaydıkları için. divan Ģiirinde yerleĢmiĢ olan mazmunlardır.--. Ancak bazı tarihden ve bilimden habersiz kimseler. -. sh. 346 vd.•. ayrı bir sorunun cevabında açıkladık. 2) Ġkinci iddia. KrĢ.. Kâfir.Böyle bir iddianın gülünç olduğu ortadadır. mutlaka cevaplandırılması gerekir. bu tarz bir isnadda bulunmak gerçekten üzücüdür ve tamamen delilden mahrum bir kuru iddiadır. ] edici ve övücü i Veren havasıylaj ebebiyle ĠM i Bunları ku yapmak. Bu esassız iddiaların dayandığı çürük deliller ve cevapları kısaca Ģunlardır: 1) Fâtih'in annesinin Mara Despina olduğunu ileri sürerek.. Ġsevî veya benzeri kelimeler. genç ve güzel bir padiĢahın her emrine âmâde kolay sevgiler için değil.. Avnî mahlasıyla gazeller ve kasideler yazan ve hatta bir divanı bulunan büyük bir divan Ģâiridir. c. .. aĢkı ve sevgiliyi her saltanatın üstünde tutan bir incelik vardır. Fâtih. âĢıkına yaptığı zulümlerden dolayı sevgiliye de denilir. ayrıca iktisadî Ģartlar açısından farklı tarifler verilmiĢtir. Fâtih Devri Kanunnâmeleri. Kâfir. Osmanlı Kanunnâmeleri. olsa olsa divan Ģiirini bilmeyen cahillere mahsustur.. Bunun ne kadar esassız ve yalan olduğunu. Akgündüz. Hz. I. kelimenin takdir edici ve övücü anlamı ile tevriye sanatı yapılır..•„-¦¦:¦¦¦¦•. 279-281). j Galata'pf Oselvlb Orada tüg Dudakl Avnl. ayrı bir i 2) Ġkinci I larak yazdığı bir j zeller ve kasideler) aĢk Ģiirleri. I.. c.*. sh. 39 Kantar. olsa ( Ġsinde. c. III. bu tarz bir I mahrum bir kuru I kısaca Ģunlardır: 1) Fâtihin! tiyanlığa meyle olduğunu. 122 vd. 13. annesi tarafından Hıristiyanlığa meylettirilmiĢ olabileceğine dair iddiadır. sh. md. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi. sevgileri gönüllerde sıcak ürperiĢler uyandıran manevî güzeller için söylenmiĢtir. 73vd. Türk Hukuk Tarihi.. MflbH Belindik! K 3) BU* nen Ġslim M em del gösterdiği i gerektin Patrikli) bul paganda i tih'e y derilmemifH zaman. 2) Orta Halli veya Evsatiil-Hâl. Bu Ģiirlerde Ģahane bir tevazu'. Fâtih'in j Divan Ģiiri t Bu manada kuı [denilir. • . Bütün bunlar. genç ı ^sevgileri gönü Ģiirlerde Ģahane I Vardır. her zaman Ġslâm'ın hükümlerini uygulamak için emirler veren ve en önemlisi de Uzun Hasan'ın annesi Sara Hâtun'a söylediği gibi i'lây-ı kelimetullahı yani Lâ ilahe illallah davasını yaymak için didinen bir devlet dört guruba ayrılmıĢtır: 1) Bay veya Ganî: Müslüman ve gayr-ı müslime göre. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. Zengin demektir. Cin-Akgündüz. I. Bu manada kullanıldığı Ģiirlerde. 4) Fakir'til-Hâl veya Gayet Fakir.: -••. Ceza Hukuku..¦. . Baha. 3) Yoksul. Fâtih'in Ģiirlerinde tasavvuf? aĢklar da yer almaktadır. sevgili için kullanıldığında. 69. Divan Ģairleri. adamına. sh. Divan Ģiirinde bazan kâfir..' BĠLĠNMEYEN OSMANLI (kla'zîr ıta'zîr »cezainin | madamına. 16. sh..•. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen divan Ģiirinin kuralları içinde kalarak yazdığı bir Ģiirdir. c. sevgilinin saçına zünnar ve zülfüne de çelipa yani haç denilir.

Önemle ifade edelim ki. Hatta Roma'daki Katolik Papa'nın Fâtih'e yazdığı mektuptan da bahsedilmektedir. ancak gönderilmemiĢtir. tayin edilen Patrik'in bu konuda propaganda yapmıĢ olabileceğini ifade etmektedirler. Trabzon Rum Ġmparatorluğunun da Fâtih eliyle yıkıldığını gören ve silahla karĢı duramayan Avrupa ve onun ruhani reisi olan Papa II. ama Firengî Ģiveli olan bir sevgili gördüm. Böyle bir hadiseye dayanarak. Papa'nın mektubunun da edebî bir çalıĢma veya Hıristiyanlığı tehdit eden bir felâketi uzaklaĢtırma dıĢında bir gaye taĢımadığını açıkça ifade etmektedirler. yine ol üslûb üzere âdetlerin ve erkânların yerine getüreler. Batılı kaynaklar bile (BaĢta Clot olmak üzere). Orada Ġsa gibi insana hayat veren. Ģimdiki hâlde Galata'nın halkı ve merdüm-zâdeleri atebe-i ulyâma dostluk içün Papaları Pravizin ve Markizoh Frenku ve tercümanları Nikoroz Baluğu ile Kalâ-i mezûrenin miftâhın gönderüb bana kul olmağa itaat ve inkıyâd göstermiĢler. Fâtih'in ağzından cevaplar bile yazılmıĢ olabileceğini ilâve etmektedirler. yeri göğü yaradan Perverdiğar hakkı içün ve Hazret-i Resulün -Aleyh'is Salâtü Ve's-Selâm-pâk. kabul etmek tamamen ayrıdır. Belindeki saçların ve boynundaki zülfünü gören bunu red edemezdi. O selvi boylu sevgiliyi gören artık baĢka bir selvinin adını anmaz. Avni. Sevgiliyi âĢıkına yaptığı eziyetlerden dolayı divan Ģiirindeki ifadeleriyle kâfire benzeten Fâtih. Bu mektup yazılmıĢ olabilir. Yemin ederim ki. mutahhar ruhu içün ve yedi Mushaf hakkı içün ve yüz yirmi dörtbin peygamberler hakkı içün. Fâtih Sultân Mehmed'in tamamen Ġslâm Hukukunun kurallarına uyarak.Bir Firengi Ģivelü Ġsa'yı gördüm anda kim Lebleri dirisidür der idi tsa'yı gören Bir Firengi kâfir olduğun bilürdi Avniyâ Belün ü boynunda zünnar ü çelipayı gören. Bizans cephesi. benim baĢım içün ve oğlanların baĢîçün. böyle davranmasını gerektirmektedir. her zaman. Ben dahi. Kabul eyledim ki. tarihi bilmemek olur. böyle bir etki söz konusu değildir. Papa'nın böyle bir teklifde bulunması normaldir. münevver. Hatta Osmanlıların ağzından ve tabii ki. Gönderilse bile. hem Ġstanbul'da yeni tayin ettiği Patrik'e ve hem de bütün Hıristiyan ve Yahudiler gibi azınlıklara tanıdığı hak ve hürriyetlerdir. Böylesine büyük bir devlet adamına. Cem olayında olduğu gibi. Mesela Jaspart'ın "Büyük Türk tarafından Aziz Peder Papa'ya gönderilen mektuplar" adlı kitabının bu çeĢit hayali eserlere örnek olarak verilebileceğini kaydetmektedirler. Ancak hiç bir ferdini ve hatta kendilerinden Hanedana gelin gelen kızlarını dahi aldatamamıĢlardır. gösterdiği anlayıĢ ve müsamahadır. 3) Bu iddiayı isbat için getirilen bir çürük delil de. Pierre ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve belki Hıristiyanlığa meylettiririm ümidiyle Fâtih'e bir mektup yazmıĢtır. Fâtih'e Hıristiyanlık ithamını yapmak. Halbuki propaganda ayrıdır. Ġslâm Hukukunun emirleri. Osmanlı Hanedan üyelerini her açıdan kendilerine 92 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ çekmek ve kandırmak istemiĢlerdir. Ben dahi üzerlerine varub karalarını yıkub harâb etmeyem". bu iddiaları ileri sürenleri tokatlar-casına. o tarihlerde Türklere yazılan mektupların bir moda haline geldiğini. Ģöyle demektedir: Galata'yı gören gönlünü Firdevs denilen cennete bile bağlamaz. aĢırı Hıristiyanlık düĢmanı olduğundan idam ettirdiğine dair iddialar ise. bazı Bizans tarihçileri ve bu arada Hammer. zira tam tersi sebeplerle Halil PaĢa'nın . kendülerin âyinleri ve erkânları ne veçhile câri ola-gelirse. Papa'nın mektubunun Fâtih'e ulaĢtığının ve hatta gönderildiğinin dahi Ģüpheli olduğunu. tamamen gülünçtür. Mektubunda "Hıristiyan olmakla bütün Avrupa senin olacak. Maalesef. Seni Yunanlıların ve Doğu'nun Ġmparatoru yapacağız" Ģeklinde teklif ve tahriklerde de bulunmuĢtur. Fâtih hak ve hürriyetler verdiği fermanda dahi. ancak ajanları vasıtasıyla Fâtih'in bu tür mektuplardan haberdar olmuĢ olabileceğini delilleriyle anlatmaktadırlar. Dudaklarının insana verdiği canlılık ve dirilik Ġsa'nınkine benzemektedir. Çandarlı Halil PaĢa'yı. ancak Fâtih'e bu mektubun gelip gelmediği belli olmadığı gibi. 4) Bazı ilimden mahrum insanların. senin âĢıkına zulmeden bir sevgili (Kâfir) olduğunu bilirdi. kılıç hakkîçün. dedem ruhîçün ve babam ruhîçün. Fâtih'in Ġslâmiyetle alakalı yaptıkları ve kendisinin büyük bir Ġslâm âlimi olduğu ise gün gibi ortadadır. aynen Ģöyle demektedir: "Ben Ulu PâdiĢâh ve ulu ĢehinĢâh Sultân Muhammed Hân bin Sultân Murâd'ım.

bazı batılı kaynaklarda kaydedilmektedir. Ayrıca Hıristiyanlığın ikinci merkezi sayılan Ġstanbul'u fetheden bir devlet adamının Hıristiyanlığa dair nadide Ģeyleri toplaması ve hatta bu konuda bir koleksiyon oluĢturması çok normal bir Ģeydir. Selanik'teki Manastır'ın üvey annesine tahsisini ifade eden fermanı. Sonra 1457'de Ġstanbul'a kaçmıĢ ve Fâtih de üvey annesine her türlü yardımı yapmıĢtır. yani Hıristiyan veya Yahudi asıllı olabilir. Bâyezid devrinde vefat edince Kornea Manastırına gömülmüĢtür. Murad vefat edince. Mesele tamamen çarpıtılmaktadır. Çdlpl Ġ Ankara 1946. Hele bu devlet adamı Fâtih gibi âlim ve Hz. Türbenin bulunduğu mahalle de. 43. Ġsa ile Hz. böyle Ģeyleri farklı r Fâtih'in niyetli keı Ġmtisâl-i 'Câhldü filltk'l Din-I Ġslâmın mücerredi Fazl-ı Hakk u hlm Ehl-I küfri ser-te-Mr| Enbiyâ vü evliyayı t Lütf-i Hak'dandurh Nefsü malllen'oll» Hamdü li'llah varg Ey Muhammed i Umarım gâlib ola t'S 43. Bunun için yeni tayin ettiği ve Ortodoksları temsil eden Patrik Gennadios'dan yazılı bilgi istemiĢ. Patrik de "Hıristiyanlığa Dair" isimli bir Risale ile dini hakkında bilgiler ihtiva eden bir eser kaleme almıĢ ve bu eser Karaferye Kadısı Molla Ahmed tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. Anne veya babasının hali. Fâtih'i ve Ġslamiyeti bilmemek demek olur Fâtih'in niyetini kendi dilinden öğrenmek daha doğru olsa gerektir: Ġmtisâl-i 'Câhidû fillah' olubdur niyyetüm Din-i Ġslâmın mücerred gayretidür gayretlim Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricâlullah ile Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm Enbiyâ vü evliyaya istinadım var benüm Lütf-i Hak'dandur hemân ümmid-i feth ü nusretüm Nefs ü mal ile n'ola kılsam cihanda ictihâd Hamdü li'llah var gazaya sad-hezârân rağbetlim Ey Muhammed mu'cizât-ı Ahmed-i Muhtar ile Umarım gâlib ola a'dây-ı dine devletlim40. B BĠLĠNMEYEN OSMANLI 93 ise. Fâtih Sultân Mehmed'in annesi kimdir? Hıristiyan mıdır? Fâtih'e de Hıristiyanlığı aĢıladığı bazı yazarlarca söylenmektedir. tarihi çarpıtmaktan baĢka bir Ģey değildir. ġöyle ki. Fâtih'in öz annesi olan Hüma Hâtûn ise. Hıristiyanlık konusunda uzman olan âlimlerden istifade etmesini bilmiĢtir. kendisi büyük bir Ġslâm âlimi olması ve hem de Ortodoks mezhebi ile Katolik Mezhebi arasındaki dengeyi siyâset açısından istemesi sebebiyle. Ġstanbul'un fethinden sonra. Latin Kilisesinin aleyhinde olan Patrikden.j Zünnar.Hıristiyan âlemini küstürmemeye gayret gösterdiği için idam ettirdiği bazı kaynaklarda açıklanmaktadır.1 Hammer. Ancak Fâtih'in durumunda böyle bir Ģey de söz konusu değildir. Me A) Fâtih'in ( bazılarınca da ¦ annesidir ve Sırp I kadar Ortodoks] etmeyip Sırl annesine heri edeb gereği ı 1487 yılında 1 nik'teki Manastırl ğuna delil gösteri bep olarak z-kretrn Fâtih'in öz J rın farklı yon yapılan araĢtır™»'. Meselenin esası nedir? Önce Ģunu belirtmek gerekir ki. Meryem'e inanan bir Müslüman ise. belgelerin ıĢığında türbesinin Muradiye Camisinin doğusunda Hâtuniye Türbesi diye adıyla anılan yerde olduğunu ortaya koymaktadır. aslı nereden gelirse gelsin. Ebu Cehil'in oğlu Ġkrime gibi. Sonra da Serez'deki bir Manastır'a çekilmiĢ ve 1487 yılında II.] Hâtuniye Türl lunduğu malı tarihçiler. böyle Ģeyleri farklı noktalara çekmek. Babinger gibi bazı yabancı araĢtırmacıların farklı yorumlarına rağmen. bir Müslümanın annesi aslen ehl-i kitabtan olabilir. Patrik Maksimos ile Patrik Manuel'in Hıristiyanlık ile ilgili ilmî tartıĢma yapmalarını da istediği. Bunlardan birincisi. kendisinin iyi bir Müslüman ve hatta veli bir insan olmasına mani değildir. olduğunu ifade < evlenir. Çocuksuzdur ve ömrünün sonuna kadar Ortodoks olarak yaĢamıĢtır. A) Fâtih'in üvey annesi Mara ile öz annesi Hiima Hâtûn bazılarınca yanlıĢlıkla ve bazılarınca da kasden birbirine karıĢtırılmaktadır. Nitekim temliknâmeleri vardır ve bu belgelerde edeb gereği validem de demiĢ olabilir. bugüne kadar . 5) Fâtih Sultân Mehmed. Fâtih'in üvey annesidir ve Sırp Kralı George Bronkoviç'in kızıdır. Fâtih'in Hıristiyan olduğuna delil göstermek (bazıları da fetihden sonra gayr-i müslimlere tanıdığı hakları sebep olarak zikretmektedir). t Edebiyatı Tarihi. hatta dininde devam da edebilir. II. Ebu Cehlimi su değildir. Bu evi 40 Clot. baĢkasıyla evlenmeyi kabul etmeyip Sırbistan'a dönmüĢtür. I d ir. Müslüman bir kadındır ve son yapılan araĢtırmalar. Fâtih Sultân I Hıristiyanlığı a sı nedir? Önce Ģunu I yani Hıristiyan' babasının hail.

v Ciğerin doğradı Ģerbet 0§ Dedi niçün bana kıydı t Âli'nin Ģu tesb\tt«\. Ankara 1946. Çelipa ve Ġsa maddeleri. Babinger. Ġstanbul 1971. hastalığı Ģiddetlendi. c. Buna karĢılık. . Halil. Hüma Hâtun'un Ġsfendiyaroğlu Ġbrahim Bey'in kızı Hatice Hâlime Hâtûn Olduğunu ifade etmiĢlerdir. 151-152. Fâtih'in zehirlendiğine dair rivayetdir. Zünnar. nr. Peçevi. Pala. 1. bazı tarihçiler de. Çetin. "Karaman! Mehmet/Plft£ mansız bir derde tutuldu» O da tedaviye baĢladı. nr. I. Fâtih Devri Üzerine Tetkikler ve Vesikalar I. Fâtih'in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düĢmezler. Fâtih Divanı. Ġstanbul 1994. 442-447. üvey annesi olması daha doğrudur. Ancak sefere çıktığında hasta idi. 345-346. V Fâtih Sultân Mehmed'in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır: Birincisi. Ġstanbul 1971-1972. Hekim Yakub PaĢa. Lütfi PaĢa. Hammer. Bazı tarihçiler. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde. 8 Mart 1996. Ġnalcık. Ġsmail Hami. Avrupa'nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. Ġstanbul 1944. 81. Bunlara göre Hekim Yakub PaĢa'nın öldürme kasdı mevcut değildir. 8-11. 2312. Fâtih tarafından Ġshak PaĢa ile evlendirilen bu hanımın Fâtih'in öz annesi değil. Ali Rıza. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır. Zira Fâtih'in tuğrasını taĢıyan ve kazaskerlerinin kaleme aldığı vakfiye. Andre. Ġskender. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında otur du. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Netice olarak. c. ÂĢıkpaĢa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri. Hekim Ya'kub'un 41 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. II. Kâfir. 4. Fâtih Sultân Mehmed. sh. 155. Fâtih Sultân Mehmed zehirlendi mi? Onu zehirleyen Yakub PaĢa'nın Yahudi olduğu söyleniyor. 6254. 8361. sh. 178179. Tarih. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. 126-130. Ġkincisi ise. Müslüman olmuĢ olan Hüma Hâtûn olmasıdır. Hekimler konsültasyon yaptılar. Büyük Osmanlı Tarihi. nr. Hekim Yakub PaĢa'nın II. 94 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI gelir" demektedir. Fâtih Sultân Mehmed. sh. Hürriyet Gazetesi. Mühim olan annesinin Mara değil. Bu evlilikten 6 yıl sonra. Fâtih'in Hıristiyanlığı Öven Gazeli. vrk. onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed PaĢa'nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî'yi devreye soktuğunu. 13-16. Ünsel. Ansiklopedik Divan ġiiri Sözlüğü. Yani devĢirmeden birinin kızı olması da muhtemeldir. Ġzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi IV. Devletler ve Hanedanlar. 34. sh. sh. Hekim Yakub PaĢa'nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih'in Ġtalya'ya kadar uzanmasından ve Ġtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı. Bâyezid'in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi. II. Osmanlı Tarihi. Resimli Tarih Mecmuası. sh. Banarlı. 378. Hatta Kantemir. c. 28.Hüma Hâtûn Mahallesi diye bilinmektedir. 201. i Mehmed vefat evte*. Solakzâde. Hekim Yakub PaĢa'nın Fâtih'i tedaviye devam ederken. Nihad Sami. nr. vrk. 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar'a çıktı. Peçevî'nin ifade ettiği gibi. 31. 64. verilen ilaçlar neticesinde fenalaĢıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub PaĢa'nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed PaĢa ile Hekim Lari Acemî'nin kasden Fâtih'in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. sh. Bu iki ihtimalde de Fâtih. Fransız asıllı bir mühtedi de olabilir. Uluçay. 154-156. Bursa ġer'iye Sicillerindeki kayıtlar ve arĢiv kaynakları. baĢlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve baĢlayınca. DaniĢmend. vrk. II. . Bazı tarihçiler. sh. Kemal Edip. Bu doğru mu? Venedik'e satılmıĢ bir. Saffet Sıdkı. 202. Ġstanbul 1998. Bazıları nıkris illeti demektedirler. Ayağından rahatsızlığı vardı. Murad Ġsfendiyar Bey'in kızıyla evlenir. I. Bursa ġer'iye Sicilleri. bu hanım. Ancak sonradan Müslüman olmuĢ ve vezirlikle taltif olunmuĢtur. Altan. "Fâtih'in Anası". Fâtih'in annesinin Hıristiyan olduğu iddiası doğru değildir ve üvey annesine validem demesi de onun annesi olduğunu göstermez41. Acı artınca Ģarâb-ı fariğ (acıyı gideren Ģerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. c. hakkındaki ithamların doğruluğunu Ģüpheye düĢürmektedir. Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıĢtır. Âli. UzunçarĢılı. Ġlacın dozunu arttırdılar. Fâtih'in annesinin Abdullah isminde birinin kızı olduğunu ifade etmektedir. Fâtih'in ġiirleri. c. böyle bir sonuca ulaĢman Ģ-: mizde de kesin bir I beytini aktararak bu I Yahudi'nin açı ve ı rekabetten de söylenmiĢ Tabibler Ģerbeti kim. Öztuna. Bizans Tarihi ve Hıristiyanlığın belası kesilen Büyük Mehmed dünyaya 40 Clot. 427. "832/1428'de II. 8380. Sağman. zehirlenmiĢ olmaktadır. NeĢrî. 44.

vezir oldu. bu da caiz görülmektedir. Mitler ve Gerçekler. Erdoğan. Konu ile ilgili hayat vermesini I içinde resim. Fâtih baĢta olmak ressamlar gt. Ġslâm Hukukunda resim (gölgeli gölgesiz) yapmanın hükümlerini özetleyelim. 194 vd. Konu ile ilgili "Allah kıyamette resim yapanlardan. Ġslâm hukukçularının fikir ayrılığına düĢtükleri konu ise Ģudur: Canlı varlıkların hilkati tam olanlar yani bedeni tam yansıtan resimler (fıkıh kitaplarındaki ifadesiyle hayatı mümkün kılacak bütün azaları ihtiva eden resimler). yaptığı Ģeye hayat vermesini isteyecektir. Yılmaz. sadece ÂĢıkpaĢa-zâde'nin Ģu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: 'Hekim Ya'kub kim. Âli'nin Ģu tesbitleri. sh. O da tedaviye baĢladı. islâm I yelim. dağ.. "Melekler. Meram. periyle nüs-nde45. I hadisler bulun Bu hadis yen müçtehld r da ittifak hato mübâhdır. bu da CĠĠ2Ġ kukçularının W#| lar yani kılacak bütün i üzere. I. Fâtih ve Fetih.. sh. c. PadiĢah Anaları ve 600 Yıl Bizi Yöneten DevĢirmeler. ġüphesiz iki ilaç birbirine karĢı menfi etki yaptı. Ģahsî bir rekabetten de söylenmiĢ olabilir. Tabibler Ģerbeti kim. Mahmûd'un kendi resimlerini devlet dairelerine astırdığını duyuyoruz. Bazı iftiralar için bkz. Mehmed PaĢa Hekîm Lârî'yi tavsiye eyledi. fakat o buna asla muvaffak olamayacaktır". bir kısım Ġslâm Hukukçuları tarafından caiz görülmemiĢtir. Ġslâm Hukukunda resim yasağı ile ilgili Ģer'î hükümlerle nasıl bağdaĢtırırsınız? K olan ive-La Uji'ran Kim ¦sûre Konuyu değiĢik açılardan ele almakta yarar vardır: Evvela. 3 ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 95 ivin öz kafclv kaymedir. içinde resim. Ciğerin doğradı Ģerbet o Hân'ın — Hemîn dem zârî etdi yana yana. Bu söz. I Tarihi. Bu hadisleri değerlendiren ve Ġslâm Hukukunun resmi neden yasakladığını inceleyen müçtehid hukukçular. Bunlar doğru mudur? Eğer doğru ise. Hanefi hukukçuların baĢını çektiği bazı . Bir diğer konu da. hilkati tam olmayarak bedenin bir kısmına ait olan canlıların (hayvan olsun. sh. Fâtih baĢta olmak üzere bazı Osmanlı PadiĢahlarının yurt dıĢından ressamlar getirterek resimlerini yaptırdıklarını ve hatta II. Ġstanbul 1997. neticede Ģu kararı vermiĢlerdir: Bütün müctehidler Ģu noktada ittifak halindedirler: Ağaç. Ayrıca vesikalık fotoğraflar gibi. insan olsun) resimlerinin de hem yapılmaları ve hem de kullanılmaları caizdir. Hekim Ya'kub asrının Sokrat ve Bokrat'ı idi. Dedi niçün bana kıydı tabibler — Boyadılar ciğeri canı kana. ait olan canlıların! de kullanılmaları e dır ki. suretin görülemeyecek kadar küçük olmasıdır ki. Ankara 1997. K Es'ad Solakzâde. c Fâtih. kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaĢmak zor görünüyor. 271-272. verdi Han'a -. PadiĢahın iĢine karıĢtılar". bir kısnB| baĢını çektiği I Ģartıyla mekı n NeĢri."42. ġafii hukukçuların çoğunluğu baĢta olmak üzere. Aydın. 134'de böyle bir iftira yer almaktadır. ne kadar Yahudi'nin açı ve devletsizi varsa. sh. taĢ. Ali Kemal.O Hân içdi Ģarâbı kana kana. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Mahmûd'un kendi i Bunlar doğru ı ile ilgili Ģer'i I Konuyu değiĢik a Evvela. Tam bu sırada PadiĢah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya'kub tedavisini yaparken. bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir: "Karamam Mehmed PaĢa vezir-i a'zam olunca Ya'kub ona hased eyledi. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. manzara ve benzeri Ģeylerin resimleri kesinlikle mübâhdır. 136. levĢir-JKĠĠiman I:üvey Venedik'e satılmıĢ bir casus olduğunu iddia ediyorsa da. 45. Kantemir. I. köpek ve cünüp insan bulunan evlere girmezler" ve benzeri manalarda hadisler bulunmaktadır. ceza olarak. Bazı mühürler ve paralardaki resimler gibi. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından.122-123.

Bir de gayet küçük olup uzaktan bakıldığında azaları belli olmazsa yahut azalan tam olarak tasvir edilmiĢ değilse.-. Mahmûd'dan itibaren yapılan bazı icraatlar dıĢında. Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki Ģu fetva ise. nr. bütün azalan gösterecek Ģekilde yapılmamıĢ ve böylece ĢerT sınırlar içinde kalınmaya çalıĢılmıĢtır. 165. II. ayakla basılan yerde nakıĢ olarak yer alması caizdir. resimlere. c. Mahmûd'un devrinde AvrupalılaĢmak adı altında. "Fâtih Sultân Mehmed'in Ölümü". resim ve ressamlara karĢı muamele yürütülmüĢtür. Künh'ül-Ahbâr. Ġslâm Hukukunun resim yasağının altında yatan en önemli sebep. bütün Osmanlı tarihi boyunca. Ġtalya'dan getirttiği Matteo Pasti ve Konstaniço ve 1479 yılında talep üzerine Venedik'ten gelen Jantil Bellini. ġemâil-i Osmaniye'yi kaleme alan NakkaĢ Osman ve Surnâme'deki minyatürleri çizen NakkaĢ Levnî. PadiĢah'ın hazırlanan portrelerinin resmî dairelere asılması olayıdır. UzunçarĢılı. Mühim olan tabloların tam resim olmamasıdır. 155/b. Kantemir. Fâtih Sultân Mehmed'den itibaren Osmanlı Sarayı' na nakkaĢ denen ressâmiar vazifeli olarak girmiĢlerdir. Hürmet ve tazim maksadıyla suret bulunan odaya ise. Kitap içinde kapalı bulunan bu gibi canlı resimlerin evlerde bulunmasının dine karĢı bir zararı var mıdır? Cevâb: Caiz olmayan. 301-302. ÂĢıkpaĢa-zâde. sayı 155 (1975). Aksun. XXXIV. Minyatür ise. Belleten. Mecdi Efendi. Kltâb-ı Cihânnümâ. 2162. halkın tabiriyle alafrangaya ait herĢeyi almak Ģeklindeki aĢırılık neticesinde. sh. 236-239. sh. 340. I. eski fetvaları aĢacak Ģekilde Ģu görüĢleri beyân etmiĢlerdir: Yasak olan sadece gölgeli resimlerdir. Fıkha ait bazı hükümlerde zamanın tesiri önemlidir. putperestliği andıracak Ģekilde saygı için resim yapılması ve aĢılmasıdır. Es'ad Efendi. Âli. biraz evvel zikrettiğimiz Ġslâm Hukukunun kaideleri açıktan ihlal edilmeyecek Ģekilde. o zaman alel-ıtlak mekruh kabul edilmez. bu manada canlı resimlerin. sh. tablo Ģeklinde tam resim bulunmamaktadır. I. 219. sayı 134(1970). Ġsmail Hakkı. namaz kılınacak yerde sureti açık olarak bir tarafa asmaktır. 191-192. zaman iyi bir müfessirdir. c. Tarih.. zaten fetva verilmiĢtir. sh. Fâtih. zikr olunan saat musallada olmakla Salâtına kerahet terettüb eder mi? El-Cevâb: Suret büyük olmayıcak olmaz". II. Solakzâde. sh. Asrımızdaki bazı Mısır âlimleri ise. Aslında son naklettiğimiz fetva. Ġslamın ilk yıllarında Ģirke sebep olabileceğinden dolayı kabir ziyaretini yasak etmesi ve sonra serbest kılması buna misal olabilir. I. zannediyoruz ki. c. Bildiğimiz kadarıyla. 96 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU4 cak yerlerle alakalı yasak ile karıĢtırılmaması gerekmektedir. meseleyi bütün yönleriyle halletmiĢ bulunmaktadır. resimle aynı tutulmamıĢ ve Ġslâm hukukçularının caizdir dediği azaları tam belli olmayan gruba sokulmak istenmiĢtir. Tevârîh-i Âl-i Osman. Sultân II. sh. bazı Efrencî saatlerde tasvir olunmuĢ olsa. yani heykellerdir. 425. c. Yılmaz. Osmanlı tarihi boyunca resim ve minyatürle meĢgul olan çok sayıdaki san'atkârlardan bazılarıdır. Her ne kadar. 473-482. daha ayrıntılı olarak konuyu izah etmektedir: "Edebi ve ilmî makalelerden istifade maksadıyla Resimli Kitap gibi resimli mecmuaları evlerimizde bulunduruyoruz. Osmanlı Tarihi. hürmet ve ta'zim manasını ifade etmemek Ģartıyla mekruh görmekle beraber caizdir demiĢlerdir. UzunçarĢılı. Ama kapalı olarak evlerde bulunması. Ahmed Uğur neĢri. Yavuz'un Ġran Seferinden dönerken getirdiği ġah Mehmed. c. Bütün bu saydığımız san'atkârların eserleri. 169-170. Burada Ģunu nazara vermek gerekir ki. sh. Kitapta kalmak Ģartıyla. c. Hadâık. Yasağın tek sebebi. rahmet melekleri girmez". 266. Ancak bu hususun. kapalı kalmak ve asılmamak Ģartıyla. 840-843. II. Bu esas fikirlere dayanan Ebüssuud Efendi Ģu fetvasını kaleme almıĢtır: "Bazı zî ruh Ģekli filoride tasvir olunduğu gibi. 231-234. Abdülgani ve DerviĢ Bey. XXXIX. Clot. Selim-nâme'deki minyatürleriyle bilinen NakkaĢ ġükrü.¦. caizdir. konumuz açısından önemlidir. ¦ ¦ . vrk. eğer resim Ģeklinde ise.. 190. namaz kılına42 NeĢri. Ġkinci olarak. 143-144.Ġslâm hukukçuları ise. c. sh. Fâtih'in Sinan Bey isminde bir nakkaĢı. I. Lütfi PaĢa. 752. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. Üçüncü olarak. Osmanlı Tarihi. sh. kalemle çizilen veya makinayla çekilen fotoğraflar gibi gölgesiz resimler. sh. Zira yukarıdaki fetvada bunu anlatan cümleler. devleti tecdid eden bir insanın nam ve Ģanını . azaları tam olsa da yapılması caizdir diyen âlimlerin fetvaları esas alınmıĢtır. sh.. kaydını izhâr etse itiraz edilmez. suretlere ve heykellere tapmak yahut tapar derecede saygı göstermek endiĢesidir. En azından.

Avrupa medeniyeti ise. put-perestliği yasakladığı gibi. c. Bunun en acıf bu Ģekilde tablo di'nin. bu ve benzeri zayıf fetvalarla amel etmesinin büyük etkisi bulunmaktadır. putperf medeniyeti Ġse. Ġslâmî hükümlerin yorum sınırlarını aĢmıĢ ve zaten dindar halk tarafından da çirkin karĢılanmıĢtır. vrk. kumaĢ gibi bir Ģeye nakĢedilmiĢ ola. resim yaptırmak ve fotoğraf çekmek moda haline gelmiĢ ise de. c. resimleri kendi güzelliklerinden sayıp Kur'ân'a karĢı çıkmaktadır. zulme. A. Mahmûd zamanında olduğu gibi. Tarih-i Lütfi. Sırât-ı Müstakim. . bu surette glrtr^ II. sh. Fâtih Sultân Mehmed'in Çandark Halil PaĢa'yı idam ettirmesi doğru mudur ve sebebi nedir? Türk asıllı bir aileden gelmesi katlinde bir sebep olabilir mi? Çandarlı ailesi. Ahmed Lütfi. Ünver. Siyer-i Kebir Tercümesi. Sıtkı Gülle. "Sur Avrupa f Sultân S: Cemin k • »OSMANLI ¦ir olunan S konuyu I hale buta zararı jlm kapalı I olup ıılel-ıöak BĠLĠNMEYEN OSMANLI 97 bulunmayarak ve maalesef zamanın ġeyhülislâmı ve bazı âlimlerinden de fetva alınarak yapıldığı söylense de. Ġstanbul 1327. Sultân Abdülaziz devrinde. V. riyaya ve hevâya. 93-95. sert sınırları geçen resimleri kabul etmemiĢlerdir. meseleyi yumuĢatmak için. Haz. Tarihçi Ahmed Lütfi.gelecek nesillere anlatmak için sadece eski eserlerin korunması hikmeti esas alınarak. II. 252-262. halk nezdindeki itibarının gün geçtikçe azalmasında da. c. I. istikameti konusunda bazı dedikodular mevcuttur. asılan resimleri indirilerek gizlenmiĢtir. Fâtih'in yaptığının Ġslama göre yasak olmadığı herkesçe bilinmektedir.| Efendi. bu surette girer". c. Bunun en acı misâli. Kanaatimize göre. putperestliğin bir nevi taklidi olan sûret-perestliği de yasaklamaktadır. saygı amaçlı olmamak kaydıyla bu Ģekilde tablolara fetva veren ġeyhülislâm TurĢucu-zâde Ahmed Muhtar Efen-di'nin. eski san'at eserlerinin korunması ve hatıraların yâd edilmesi hikmetine dayanarak. Ġstanbul 1997. Alfabetik Ġslâm Hukuku ve Fıkıh Istılahları Kâmûsu I-V. hem Anadolu'daki ve hem de Arap alemindeki Ġslâm hukukçuları tarafından Ģiddetle tenkit edilmesidir. A Bediüzzsman I VVensInk. sn. ya taĢ h aline gelmiĢ bir zulüm (Lenin'in heykelleri gibi). Fâtih Sultân Mehmed'in de. Mahmûd vefat ettiğinde. beĢeri. Nitekim Sultân II. yaptığı bütün güzel hizmetlere rağmen. Son zarr gibi. Ġstanbul 12901328. hem Ģiddetle tenkit < bulunan eve ı ola. 416. Ebüssuud Efendi. V. Ayasofya içindeki melek suretlerini muhafaza ettiğini ve sadece üstünü sıva ile kapladığını söylese de. resim ve suret elbise. Ġstanbul 1241. Fâtih I mudur vt ı bep olabülf s Çandarlı ı hizmetinde W müstakim kim Ģüphe yok ise dul " Elmalılı H Sıtkı Gülle. Osmanlı âlimleri. sayı: 26 (27 Muharrem 1327). Fetâvâ. Son zamanlardaki sapmalar istisnalardır. 274/b. ilk Çandarlı olan Halil Hayreddin PaĢa'dan beri Osmanlı Devleti'nin hizmetinde bulunan Ģerefli bir ailedir. Feild ' (27 Muh Ünver. Zira Kur'ân. Meğer ki. Ressam NakĢî. ġehid Ali PaĢa 1028. TurĢucu-zâde bu fetvasını Ģu hadise dayandırmıĢtır: "Resim bulunan eve melekler girmez. Süheyl. 46. II. Mahmûd'un i nezdindeki itibarım». sh. Daha sonraları ise. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler. Mahmûd'un AvrupalılaĢma uğruna. 46. Ali PaĢa'nın devlet adamlığında Ģüphe yok ise de. J ki gölgeli gölgeslzf cesed elbisesini ( deki fotoğraflar J der43. Çandarlı Ali PaĢa dıĢında. 50-52. hepsinin de mazbut ve müstakim kimseler olduğunda tarihçiler müttefiktirler.! etmesinin büyük ı Fâtih Sultân Mel» si hikmetine da1 ce üstünü sıva Ġleli herkesçe indirilerek gizle haline gelmiĢ ise( dığından fazla s Kanaatimize t lerdir. ta'abbüd manasını taĢıyacak saygı ve tazim kasdı bulunmayarak ver yapıldığı söylense ( hükümlerin yorum ı mıĢtır. II. hevesi kamçılayıp teĢvik e-der43. ya cesed elbisesini giymiĢ riya veyahut tecessüm etmiĢ bir hevesdir (müstehcen dergilerdeki fotoğraflar gibi) ki. dua ve resmi törenle aĢılmadığından fazla sıkıntı meydana getirmemiĢtir. Süleymaniye kütp. I-VIII. Çandarlı ailesinden 43 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır. Ayntâbî Münîb Efendi. verilen fetvadaki ve yapılan resmî yorumlardaki izahlar. sh. V. c.

. Sözler. sh. sh. Molla Güranî ve vezir Zağanos PaĢa ısrarla feth-i mübinin nasib olacağı ümidiyle Ġstanbul'un muhasara ve fethini teĢvik ederken. 9-11.. sh. . Tevârih-i Âl-i Osman.. Ġstanbul 1949. sayı 145(1973). 145.. 355-380. 193. Bediüzzaman Said Nursi. Murad. bu idamı Fâtih'in bir hatası olarak kabul ederler44. Osmanlı Tarihi.. 58-60. c. Ġstanbul'un fethinden sonra. Belleten. "Suret". sh. Sebeplerini Ģöylece sıralamak mümkündür: 1) Bilindiği gibi. Nurhan. gerçekten de kendilerinden sonra gelenlerin ulaĢamayacağı önemli özelliklerdi. sh. Clot. II. sh. Erdoğan. 457477. Wittek. idamından sonra. I. "Çandarlı (Cendereli) Kara Halil Hayreddin PaĢa. c. sayı 138(1971). Ġsmail Hakkı. Çandarlı Halil PaĢa Niçin Öldürüldü?.. 156/a. A. Aksun. Fâtih. Sözler Yayınevi. Halil PaĢa'nın Türk bir aileden gelmesinin veya benzeri iftiraların idamında rolü yoktur. Ġstanbul'un fetil | olmadığını ı inektedir? . Çandarlı ailesinin hem ilmiyeden gelmeleri ve hem de öz be öz Türk olmaları. MenĢe'iTahsili-Kadılığı. c. e XXXII. Ġbn-i Kemal. Osmanlı Tarihi. Eyice. Halil PaĢa'nın Rumlara taraftar olduğu ve rüĢvet aldığı Ģeklindeki iddialar da. Ancak Zağanos PaĢa gibi Halil PaĢa'nın muhalifi olan devlet adamlarının devĢirme olması ve Fâtih devrinden sonra devĢirme devlet adamlarının Osmanlı Devleti'ne hâkim olması böyle bir dedikodunun ortaya çıkmasına sebep olmuĢtur.Kazaskerliği Vezirliği ve Kumandanlığı".. . VVensink. Bunun efsane olduğunu söyleyenler.. Mehmed. . Murad'ın iki defa saltanattan çekilip oğlu II. 48-51. Ġsmail Hakkı.. Osmanlı Tarihi. -.. Es'ad Efendi. Âli. Ankara 1988. Halil PaĢa'nın teĢvikiyle II. UzunçarĢılı.-¦. sh. Bazı iftiralar için bkz. Eyice. sh.. muhasaranın kalkması yolunda Bizans devlet adamlarıyla iĢbirliğine dahi gitmiĢtir ve hatta ÂĢıkpaĢa-zâde gibi bazı tarihçilere göre rüĢvet bile almıĢtır. J.. Fâtih ve Fetih. Belleten. Semavi.. Tarihçinin yakın tanıdığı Halil PaĢa'ya özel bir husumeti olduğunu düĢünmek mümkündür. II. UzunçarĢılı. "Kanunî Sultân Süleyman'ın Yeni Bir Portresi". Solakzâde.. Paul. 48. Defter. Hatta bizim bir türlü inana-madığımız.. II. 398-399.. ĠA. XXIII. Belleten. sh. Bu yüzden Fâtih Sultân Mehmed'in haklı olarak ona gücenmiĢ olması kuvvetle muhtemeldir. c. ĠĢte bütün bu sebepler bir araya gelince. Önemle ifade edelim ki.. 141-142. 2) Ġstanbul'un fethi meĢveretinde AkĢemseddin. II.-. Yüzyıllarda Saray Sanatı ve Sanatçılarıyla Osmanlıların Avrupa Sanatları Bakımından Önemi. defa Edirne'ye gelerek tekrar tahta geçmiĢtir. 47.. .¦-. sayı 91(1959). Ulubatlı Hasan olayı bir efsane midir? Hayır değildir. UzunçarĢılı. sh. bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas.-. Osmanlı ordusu 29 Mayıs Salı günü sabaha karĢı Edirnekapı ile Topkapı arasında umumi bir hücum baĢlatmıĢlardır.. Bâyezid zamanında da Vezir-i A'zamlığa kadar yükselemezlerdi.. UzunçarĢılı. Künh'ül-Ahbâr. Cemil. Semavi.Hayatı ve Eserleri. "Ankara Bozgunundan Ġstanbul'un Zaptına (1402-1455)". Aydın. sevmeyenleri tarafından abartılmıĢ ve Fâtih Sultân tarafından 1453'de idam edilmesine yol açmıĢtır... sh. 568. Françis ve Got'un beyanlarını da inkâr edememektedirler. nakiller arasındadır45. sh. geçmiĢteki üç haçlı seferini bilen bir devlet adamı olarak ısrarla fethe karĢı çıkmıĢ ve muhasaranın kaldırılmaması halinde bütün Avrupa'nın asırlar boyunca Osmanlı düĢmanı olacağını iddia etmiĢtir.. 58-59 ve diğer yerler.. 616-621. "16-18.„¦ Giustiniani'nin yaralanıp ( Fâtih'den dördüncü saf C sıyla birlikte Ulubatlı maiyyetindeki 30 askerle| Buarada önemli olan. sayı 127(1968). 2162.¦-.. nr. Bazı tarihçiler. VII. c. XXXVII. AkĢemseddin ve Molla Gürani gibi maneviyat erlerinin fethi müjdelemeleri ve Fâtih'i teĢvik etmeleri üzerine. 90. vrk. ĠA. Heinrich. . Glück. sh.. Atasoy. 1-49. Halil PaĢa..! ve bu konuda dost dit konuda ayrıntılı bilgi ı meleri veya yanlıĢ ve Nitekim beraberindeki. Mitler ve Gerçekler. "Tasvir". sh. Böyle olsaydı. Tarih. 32-38. Belleten. Savunmanın temel direği olan Venedikli General 44 ÂĢıkpaĢa-zâde. c... Mehmed'i tahta geçirmesinden sonra tekrar PadiĢah olmasında rol oynayan devlet adamlarının baĢında Çandarlı Halil PaĢa gelmektedir. Süleyman Çelebi adındaki oğlu Kazaskerliğe ve bir diğer oğlu Ġbrahim Çelebi de Fâtih zamanında Edirne kadılığına ve II. Çandarlı Vezir Ailesi. XXXV. 1453'de Ġstanbul feth edildikten sonra önce zindana konulmuĢ ve 40 gün kadar sonra da idam edilmiĢtir. I. 558-560. BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU biri de Fâtih zamanında Vezir-i A'zam olan torun Halil PaĢa'dır. . Ġstanbul 1333. ama yerli ve yabancı tarihçilerden bazısının ifade ettikleri gibi. 213-215. "Sultân Cem'in Portreleri Hakkında".

47! Fetih. n Kemalpasad* ġ Clot. vrk. sh. Fâtih ve Fetih. hem savaĢta hazır olan Bizans tarihçileri ve hem de Osmanlı tarihçileri ittifakla açıklamaktadırlar46. 64/a. sh. c. 138-139. M. herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye zincirleri kontrol etmiĢler ve gördükleri manzara karĢısında hayrete düĢmüĢlerdir. Bu iddialar hakkında kaynaklar ne söylemektedir? IPaĠstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütülmesi hadisesi. sh. Fâtih. UzunçarĢılı. I. nr. Princeton 1964. Fâtih. M. Clot. 196. 2720/14. Ġstanbul 1328. hemen hemen yerli ve yabancı kaynakların ittifakı ile sabit bir olaydır. Nitekim beraberindeki 30 kiĢiden. 4205. toplam 2156 adımdır ve bu da yaklaĢık 3 mil kadar tutmaktadır. sh. Solakzâde. Ahbâr. Clot. sh. sh. Erdoğan.: c. Türk-Bizans Tarihi.. Osmanlı Tarihi. Ancak uzatmamak için bu kadarla yetiniyoruz. . Dukas. Hemen hemen bütün kaynaklar burada zikredilebilir. sh. sh. 1331. ġerafettin Turan neĢri. 15. Yılmaz. 271. 299-303. 63-65. Fâtih. Önemli olan böyle bir olayın yaĢanmasıdır.. Müslüman askerleri heyecana getirmesi ve Fatih'den dördüncü saf Osmanlı askerinin de Topkapı surlarına tırmanması emrini almasıyla birlikte Ulubatlı Hasan isimli küçük rütbeli ve genç bir asker veya subay. P 46 Kem Kritovulos. V. I.. Tophane'den dört yol ağzına 980 adım ve buradan TepebaĢı'na kadar 240 ve KasımpaĢa'ya kadar da 906 adım ki. Buarada önemli olan. 66. II. 86 vd. sh. Kritovulos. atılan ok ve ateĢlerle. 1 Fetihname. Ducas. f tahta ında me'ye «ona lîağaGiustiniani'nin yaralanıp cepheyi terketmesi. Tarlh-i Sultân Mehmed Hân-ı Sânî. KarĢı görüĢ için bkz. Tarih-i Feth-i Kostantınıyye. Aksun. c. 487-488. sabahleyin Osmanlı gemilerini Haliç'te görünce. Mitler ve Gerçekler. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 18'inin Ģehid olduğu gelen nakiller arasındadır45. Erdoğan. Kritobulos d'Imbros. nr. Aydın. c. c. I: Conqueror. ġehit Ali PaĢa. History of Mehmed the Conqueror. Aydın. sh. Bölüm'dekl basit Ġddialar. 6. 253-254. Ġsmini tam vermemeleri veya yanlıĢ vermeleri önemli değildir. Âli. TOEM Ġlavesi. Süleymaniye Kütp. 52-55. Süleymaniye Kütp. 45 KemalpaĢazâde. Tophane'den ayrılan 50 ila 70 adet arasındaki gemi. Tarihçi Françes bu konuda ayrıntılı bilgi verdiği gibi. maiyyetindeki 30 askerle beraber. Mitler ve Gerçekler. I. 1958. I. Fâtih. 52 vd. Ancak sabaha karĢı yapılan bir harp planı olması hasebiyle ve de gemilerin geçirildiği bölgenin o günlerde ormanlık olması sebebiyle. Tarih VII. Önce gemilerin karadan çekileceği yer tesbit edildi. Osmanlı bayrağını surlara dikmiĢlerdir. c. Burası Tophane önündeki sahilden baĢlayarak Boğazkesen'den geçiyor ve buradan güney batıya dönüp sırtları aĢarak Löbon Pastahanesi tarafına çıkıyor ve tepeyi aĢarak Perapalas yanından KasımpaĢa'ya yani Haliç sahiline çekiliyordu. Osmanlı Tarihi. 217/a. Zira Hal luĢmasına mani tefi I Burası Tophane ı güney batıya dönüpJ Perapalas yanındtıtj Tophane'den dört y Ģa'ya kadar da i maktadır. 9-11. Mahrûse-i Ġstanbul Fetihnamesi. * Ducas. güzergâhı ve karadan yürütülen gemilerin sayılarında farklı görüĢler bulunmaktadır. I. Ġstoria Turca-bizantina (Türk-Bizans Tarihi). Fâtih ve Fetih. Osmanlı Tarihi. sh. Künh'ül-Ahbâr. Hatta Bizans askerleri. sh. Aksun. 141-142. 21-22 Nisan gecesinde KasımpaĢa'ya kadar indirildi. Dukas da olayı doğrulamaktadır. Bu olayın doğruluğunu. Tâcîzâde Ca'fer Çelebi. Ġstanbul'un fethedilmesi için bazı gemilerin Halic'e indirilmesinin zaruret olduğu görüldü. olayın yani bir Müslüman askerin sancağı surlara dikmesidir ve bu konuda dost düĢman bütün tarihçiler ittifak halindedirler. Hazırlık 21-22 Nisan i vaĢta hazır olan i dırlar46. Hazırlıklar tamamlandı. vrk. Yapılan ölçümlerde. Ġstanbul'un fethi sırasında gemilerin karadan yürütüldüğünün doğru olmadığını söyleyenler var. Osmanlı Tarihi. Bucarest. sh. KarĢı görüĢ için bkz. c. I. 479-482.-*¦¦¦ >¦¦¦ . Zira Halic'e gerilen zincir Hasköy ile Ayvansaray'da bulunan iki ordunun buluĢmasına mani teĢkil ediyordu. c. UzunçarĢılı. 46 KemalpaĢazâde. Mitler»! uzatmamak 0tf HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 99 tu! feth mistir.Ġstanbul'un fethi s yerli ve yabancı kaynı yin Osmanlı kontrol etmiĢler ve j karĢı yapılan blrr lerde ormanlık < farklı görüĢler buluı Ġstanbul'un I görüldü. 63-65. V. 48.

belli çevrelerin kasıtlı yayınları olarak değerlendirilmelidir. Peygamberi ve onun dostlarıdır. Sâkıyâ mey sun ki. durduklarını ve dahi örttürdükl nı utanmadan Meme: saçmadır. ĠĢte gazel yazacak kadar divan Ģiirine vâkıf olan Fâtih. #i diyecektir. Fâtih yazdığı gaz< mecazî mana ve ma/' özürlü insanların bu * edemezdi. biraz sonra değerli bir divan edebiyatçımızın değerlendirmelerinden iktibasda bulunacağımız satırlarda görüleceği gibi. bunların uygulama örnekleri olan Ģer'iye sicilleri ve en önemlisi de Fâtih'in tasdikinden geçerek yürürlüğe giren Fâtih Kanunnâmesindeki hükümler. bu manada iftira ve isnâdları hiç bir delile dayanmadan yapmak ise. bir kiĢi içki içse. Peygamber'in övdüğü bir devlet adamına. Ġç oğlan ki çarpıtmalara öı Bir kısım meĢru mün. Kısaca elimizdeki bütün arĢiv vesikaları. bir gün lâle-zâr elden gider Çü erer fasl-ı hazân bâğ u bahar elden gider. Bir ġeyhülislâm mesela ġeyhülislâm Yahya Efendi de gazel yazacaksa. Fâtih'in içki içtiği ve bunu teĢvik eder mahiyette Ģiirler yazdığı iddia edilmektedir. Bu konuda neler söylenebilir? Bu konudaki ayrıntılı bilgiyi. 2) Elimizdeki Fâtih dönemine dair Ġslâm Hukuku kaynakları. açıkça içkiyi yasaklamakta ve bu suçu iĢleyene uygulanacak cezaları düzenlemektedir. gazelinde bu tabirleri kullanacaktır. Ġstanbul'un fethinden dolayı gururları incinen bazı Batılı tarihçilerin. Bu . Fâtih'in Ģiirlerinde geçen bazı tabirleri. ġimdi iddia al lim'in kızı Fatma ledilen cimrin da bun. Ancak bunların divan edebiyatında kendine mahsus manaları vardır. özellikle Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in Dürer ve Gurer adlı Osmanlı Devleti'nin yarı resmî kanun kitabı. Merak inceleyebilirler. Fâtih'in içki içtiğini değil. Ģöylece özetlemek mümkündür: Fetih kutlamalarına rastlayan günlerde. elbette ki Ģiirini bu mazmunlar üzerinde kuracaktır. Yıldırım Bâyezid ile ilgili iddialara cevap verirken ö -zetledik. Divan Ģiirinin manzumeleri içinde özellikle gazel tarzının konulan daima bellidir: tabî'at. Türk veya Ģehirlü olsa. hiç bir güvenilir kaynakta yeri yoktur ve Hz. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. onu ayyaĢ gösterme gayretinde olanlar vardır. Divan edebiyatını bilenlerin hiçbiri. Ģarab. hadd cezası uygulanması için gerekli-Ģartları oluĢmadığı zamanlarda.100 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 49. ir delile Ġr. Ġddia sampie-Ģahların v> olan erkek ¦ zihinleri iyice M iddiasına ce. Mesela. Eğer biregû hamr içse. Ġki ağaca bir akçe cürm alına". Bir divan Ģairinin.. Fâtih'in Ģiirlerinden yola çıkarak. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. tç oğlan kavramı! ve oğlancı olı bile bu konuda ı tarihçilerinin meselenin aılı WI Batılı bir kısım I PadiĢahlarının gayr-ı leri tarafından uzun Ġçoğlan. divan edebiyatımızdaki mecaz ve istiare gibi kurallar çerçevesinde söylenmiĢtir ve bunların özel manaları mevcuttur. Fâtih'le alakalı iddiaların ise. kendilerine göre yorumlan vardır. içki içenleri cezalandırdığını anlatmaktadır. Fâtih'in içki içtiğine dair yazılı belge sayılabilecek bir bilgi bulunmamaktadır. kadın ve benzeri tabirler. bu Ģiirlere bakarak Fâtih'e böyle bir iftirada bulunmamıĢtır. Mesela. bu konuyu. Ancak Fâtih'in Avnî mahlasıyla Ģiirler yazdığı doğrudur ve o Ģiirlerde kadından ve Ģaraptan da bahsetmiĢtir. Yani. Onun Ģarafc sinde demlenmekted> 50. Topkapı ray'da çalıĢan it baĢkanlığı personelin* kullanılır. Ģiirinde Ģarabdan bahsetmesi san'atın ve zarafetin gereğidir ve manası da bizim bildiğimiz içki değildir. 500 yıl boyunca.r -ı Ziyar ' lOSMANLI h iddia ren o-Ġve Hz. Allah. Ancak bu tabirler. AĢk ve sevgiliden kasıt. 3) Fâtih'in Ģiirlerindeki bazı ifadelere gelince. aĢk. Sadece ve sadece. Bu yayınlara karĢı söylenmesi gerekenler Ģunlardır: 1) Elimizde mevcut olan Osmanlı tarihlerinin hiç birinde ve buna ilaveten Bizans tarihçilerinin hiç bir eserinde. içki içenlere uygulanacak ta'zîr cezalarını düzenleyen Fâtih'e ait bir kanun hükmü aynen Ģöyledir: "ıs. kadı ta'zir ura.

Ġçoğlan. Bazı Rum tarihçilerinin de bu manada bir kısım isnadları bulunmaktadır. Bu konudaki çarpıtmalar için bkz. Hatta Fâtih Sultân Mehmed'in bile bu konuda namuslu davranmadığı ileri sürülmektedir. Ankara 1946: Saffet Sıdkı. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapu Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa . Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Onun Ģarabı Mevlânâ'nın. Ġstanbul 1944. Fâtih ve Fetih. Fâtih yazdığı gazellerde kullandığı Ģarab ve benzeri kelimelere. Aydın. Osmanlı Hareminde bütün çarpık iliĢkilerin yanında PadiĢahların ve Enderûn halkının erkeklerle ve hem de iç oğlan denilen Saray Hizmetlisi olan erkeklerle çarpık iliĢkileri vardı. bir kısım Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru' iliĢkiler içine girdiklerini iddia etmiĢler ve Osmanlı Tarihçileri tarafından uzun uzadıya incelenen iç oğlan meselesini dillerine dolamıĢlardır. Ayrıca Kâbûsnâme ile ilgili iddialar da bunun gibi saçmadır. Mitler ve Gerçekler.Ġddia sahiplerine göre. "Bâtılı tasvir. 102 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU hat-nâme tarzında telif edilen Kâbûs-nâme adlı bir kitabdan alınan bir iftiradır. safi zihinleri iyice tadlîl edeceğinden yani sapıtacağından". Fâtih'in ġiirleri. Evrâk-ı PeriĢan (Namık Kemal'in Tarihi Biyografileri). Cinsel. Hacı BektaĢ Veli'nin ve Hacı Bayram Veli'nin kâsesinde demlenmektedir ve ilahî aĢkın mest eden Ģarâbıdır47. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere.ĠSĠzans |: bilgi mızın |Siirle-itarihm KaItaıun ana^ Eğer Isça Hım BĠLĠNMEYEN OSMANLI 101 diyecektir. Bir kısım yazarlar. Ankara 1989. Ġsen. Ġç oğlan kelimesini rezil hallere yorumlayanlara. PadiĢahların Enderun denilen Ġç Saray'da kendileriyle gayr-i meĢru münâsebette bulundukları iç oğlanları denilen genç ve güzel delikanlıları bulundurduklarını ve hatta bunları baĢkalarından kıskandıklarından dolayı bazılarının yüzlerini dahi örttürdüklerini. Kemal Edip. Tarih ve Medeniyet Dergisi. Mustafa. enderûn personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. Erdoğan. ince remizler ve mecazî mana ve mazmunlar yüklerken. "Osmanlı Hanedanının ġairliği ve Fâtih". Ġddialarını isbat için getirdikleri önemli bir delil Ģu: Ziyar Oğullarından Emîr Keykavus tarafından 475/1082 tarihinde oğlu için Nasi47 Namık Kemal. Ġddiaya göre. 50. 8-10. Ġç oğlan kavramı kullanılarak bazı Osmanlı PadiĢahlarının cinsî sapık ve oğlancı oldukları iddia edilmektedir. sağlık ve esenlik içinde olasın. burada kısaca cevap vermek ve çarpıtmalara örnek olarak okuyucuların da nazarlarına takdim etmek icabedecektir. bir gün gelip de bir takım araĢtırma ve ilim özürlü insanların bu kelimelere gayr-i meĢru manaları yükleyeceklerini tahmin dahi edemezdi. neĢreden: Ġskender Pala. kıĢın oğlanlara ki. diğer çarpıtmaların da bunlar gibi olduğunu okuyucuya anlatmak istiyoruz: . Çünkü oğlan teni sıcaktır. Osmanlı PadiĢahları tarafından da benimsenen bu Kitap'taki öğütlerden kadınlarla cinsî münâsebetle ilgili olanlarından birisi Ģudur: "ve yaz olunca avretlere meylet. Merak edenler. ġimdi iddia sahiplerinin delil olmak üzere Kâbusnâme'den ve Yavuz Sultân Se-lim'in kızı Fatma Sultân'a ait kocası Mustafa PaĢa'd an yakındığı bir mektuptan nakledilen cümleleri ve bunları nasıl çarpıttıklarını gözler önüne sererek. sh. IV. Murad bunlardan biriydi. 193 vd. 99-114. Fâtih Divanı. biz tasvir yerine bunların iddiasına cevap vermek istiyoruz. Bu meselenin aslı ve esası nedir? Batılı bir kısım tarihçiler ve günümüzdeki bazı kitap yazarları. sh. sayı 40 (1997). bazı Osmanlı PadiĢahlarının ise tamamen erkek düĢkünü olduklarını utanmadan kaleme almaktadırlar.

Lut'un bu sözlerinden sonra kavminin kendisini memleketten çıkarmak üzere harekete geçtiklerini ve ancak Yüce Allah'ın böylesine aĢırılığa giderek livâta suçunu iĢleyen Lut Kavmini Ģiddetli bir azapla azaplandırdığını beyân buyurmaktadır. Hz. Temel kaynaklardan anladığımıza göre. Gerçekten de siz aĢırılıklar ve günahlar içine giren bir milletsiniz". kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur". Do. Bilindiği gibi. kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız. Azeriler. bunun manası da senin kölen olayım değil. . bazı Osmanlı PadiĢahlarının yazları kadınlarla ve kıĢları da erkeklerle beraber oldukları nakledilmektedir. Murad zamanında Mercimek Ahmed tarafından yapılan tercüme olduğunu ve o zamanki ifadeler kullanıldığını kendileri de kabul etmektedirler. bu asırlar da "oğlan" kelimesinin iki temel manası vardır: "oğlan" kelimesinin birinci manası. yine erkek olsun kız olsun "genç" demektir. baĢta IV. Bu arada Ģunu da ifade edelim ki. misafiri kaldırıp yola çarpmak değil. bundan sonraki devirlerde söz konusudur. sana nasıl yardımcı olabilirim manasına olduğu açıktır. Cümle Ģudur: "Benim Devietlü Sultân Babam. Ġddiacılara göre. bile koyrc olduğunu Ġl ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 103 r. erkeklerle i olmamak t Fatma i ğini yazı beni biri dan alur. yüzyıla ait olduğunu kendileri de kabul etmektedirler. Zira XIV. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Bu giriĢten s anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. Gelelim ikinci hususa. Bu kelimenin sırf erkek cinsini karĢılamaya baĢlaması. sizden evvelki insanların iĢlemediği bir fuhĢu ve büyük günahı mı iĢliyeceksiniz? Çünkü siz. Daha da ileri giderek. ġimdi gelelim meselenin izahına: Önce bir konunun izahı gerekiyor: Kur'ân'dan nakledilen âyet. kıĢın ssağlı-3 göre. ve XV. V Yani I da genç kadın sıcaktır. dedikodulara önemi yatının Ġç Yüzü adlıl dir. Dirliğim yoktur. ikinci manası ise. beni bir kelb (köpek) hesabına saymaz. Osmanlı beylerinin erkekler ile iliĢki kurduklarını isbat etmektedir. Kur'ân. Buna delil çok ise de. Kâbûsnâme'nin XIV.zarar verir. Ġddiacılara göre. "Kulluğun edeyim" demektedirler. erden kaçmu t çokluğu Ġle fahrlanurun kaçmayan hanımlar Tesbitlerimizi tey Yüz Hadis Tercümesini) bası II. Murad olmak üzere. asır Türkçe metinlerde oğlan kelimesinin manası. Hz. Murad zaır üzere. ejjeri ve XV. Nakledilen âyet meali ile konunun hiç bir münâsebet ve alakası olmadığı açıkça görülmektedir. bugün kullanılan manadan önemli derecede farklıdır. konuyla ilgili çarpıtmaların baĢına bir yazarın "Çünkü siz kadınları bırakıp Ģehvetle erkeklere yaklaĢmaktasınız" mealindeki ayeti koyması ve d ipnotta da 8084. Fatma Sultân'ın bir mektubundan aldıkları Ģu cümleyle iddialarını isbât etmeye kalkıĢırlar. herhalde bundan. asırlarda ı için kullanılmaktadır^ karĢılığı bulunan < genç demektir. bu iĢin Osmanlı damadlarına kadar uzandığını ve hatta Yavuz'un kızı Fatma Sultân'ın bu yüzden ilk kocası Antalya Sancak Beği Mustafa PaĢa'dan Ģikâyet ettiğini iddia etmektedirler. yüzyıl yani Fâtih'in babası II. Ancak bu mektubun XV. "Misafiri yola vurmak" tabirini kullanırlar. her zamanın bir lehçesi ve konuĢma ağzı vardır. yazılij teni soğuktur. uğurlamak manası anlaĢılmalıdır.! rak. bu Cümleler. ĠĢte hem Kâbusname'de ve hem de Fatma Sultân'ın Mektubunda geçen oğlan kelimesinin de manası çarpıtılmaktadır. Lut'un livâta günahını iĢleyen kendi milletine söylediği bir sözün parçasıdır. Erzurumlular. t Her konuda âyet ve* rek evladına Kâbûsnâme'nin i Kötüsü) hakkın birden fazla I yaz olıcak avn yazın iki ısı kurudur.Iddia-ıtaı katet. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. âyetleri vermesi çok manidardır. Tamamı Ģöyledir: "siz. Ve avret teni soğuktur. Ayrıca Ģu cümle <St 1 südün emzireler. filolojik I tarihi ve Ġ slâmiyet! I de bulunmamaktadır. O asırda oğlan kelimenin manasının genç kız ve erkek demek olduğunu ise. Yani kelimeler farklı zamanlarda farklı manalarda kullanılmaktadır. cins ayırt etmeksizin "çocuk". lügatlerden anlıyoruz. en| Kâbûsnâme'nin Türkçü sindeki Ģu ifadedir: "I avretler ile kim.

yüzyılda yani Kâbusnâme'nin Türkçe'ye tercüme edildiği asırda kaleme alınan Yüz Hadis Tercüme-sindeki Ģu ifadedir: "Bu kez Resul Hazreti cevâb verdi. ümmetim çok ola kim. beni bir kelb (Köpek) hesabına saymaz.! kıĢları ĠFâloMyğupzann fc. Yani birden fazla kadınların olması halinde. ta ki. oğlan doğurgan ola. anasından babasından zorla câriye diye aldığı genç kadınlarla beraber olduğunu babası olan Osmanlı PadiĢahına Ģikâyet etmektedir. elbette ki diyebileceğimiz fazla bir Ģey yine de bulunmamaktadır. Ve genç olmayan kadının teni soğuktur. ahlakî bir konu olan Karı-Koca Münâsebeti (Cimâ'ın Ġyisi ve Kötüsü) hakkındaki tavsiyeleri ihtiva eylemektedir. Dirliğim yoktur. "Benim Devletlü Sultân Babam. oğlan teni ıssıdur. bir Nasihat-nâme mahiyetindedir. . "Evienün Ģunun bigi avretler ile kim. en güzel delil. kıĢın iki soğuk bir araya gelirse teni kurutur. bırakınız bir Osmanlı damadının çarpık iliĢki kurmasını. ben ümmetimin çokluğu ile fahrlanurum yarın kıyamet gününde". yazın kısmen yaĢlı kadınlarla ve kıĢın da genç kadınlarla beraber ol ki. erden kaçmaz ola. Uluçay gibi bir araĢtırmacının da aynı dedikodulara önem vermesidir ve hatta Harem II Kitabında yalanladığını Harem Hayatının Ġç Yüzü adlı eserde doğrulama veya sadece nakilde bulunma yoluna girmesidir. genç cariyelerle beraber olup kendisine iltifat etmediğini yazmaktadır. Elin oğlanların zulüm ile atasından ve anasından alur. Bu giriĢten sonra Kâbûsnâme'deki ve Fatma Sultân mektubundaki ifadeler daha iyi anlaĢılmaktadır: Kâbus-nâme. Çünkü genç kadının teni sıcaktır. yazın iki sıcak bir araya gelirse sağlığa zarar verir. ten-dürüst olasın. Genç cariyeler ile beraber 104 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI olmak demek olan "iĢi gücü oğlanlar derdinde olmak" manası nerede? Erkeklerle beraber olmak manası nerede?. taklar ini Buna delil çok ise de. asırlarda oğlan tabiri genç kız ve erkekler için ve avrat tabiri ise yaĢlı kadınlar için kullanılmaktadır . birden fazla hanımı bulunan ve cariyeleri de var olan oğluna yaptığı Ģu tavsiyedir: "ve yaz olıcak avretlere meylet ve kıĢın oğlanlara. Erzurum'lu Mustafa Darir'in XIV. kız doğurmuĢ avrat südün emzireler. Bizi asıl üzen husus ise. ĠĢte Kâbusnâme'nin 15. erkeklerle beraber olmayı tavsiye manasını çıkarmak. Ancak kelime oyunlarıyla tarihi ve Ġslâmiyeti kötülemek istiyenlere. O halde XIV. biraz evvel de belirttiğimiz gibi. Ancak söz konusu mektubun manasını anlamıyanlar. Sultânlar ile evli iken baĢka kadınlar ile evlenmeleri dahi fiilen yasaklanmıĢtır. Zira ki. kıĢın iki sovuk bir yere gelse teni kurudur. Nitekim Kâbusnâme'nin asıl dili olan Farsça'daki oğlan kelimesinin karĢılığı bulunan gulam kelimesinin de manası böyle zikredilmiĢtir: "Gulâm. Yani "çocuk doğuran ve erkeğinden kaçmayan hanımlarla evlenin". DoğuĢtan gençlik dönemine kadarki safha". bir kısım ifadeleri kendilerine göre yorumlamaya kalkıĢmıĢlardır48. yazın iki ıssı bir yere gelse teni azıdur ve avret teni sovuktur. Fatma Sultân da. Çocuk ve genç demektir. Bir kiĢiye düĢtüm ki. Tesbitlerimizi teyid eden bir husus da. sağlık ve esenlik içinde olasın. Bu cümlelerle kendisini bir köpek yerine bile koymadığını. filolojik kaynaklar da bu dediklerimizi doğrulamaktadır. hemen iĢi gücü oğlanlar derdinedir". Her konuda âyet ve hadislerle veya eski devlet büyüklerinin ahlakî esaslarıyla süsleyerek evladına nasihatta bulunan bir devlet adamının nasihatları durumundadır.vâta > "Siz. Murad zamanında yaĢamıĢ olmalarıdır. Bu iddiaları ileri süren yazarlar da biliyor ki. ve XV. Zaten Tarama Sözlüğü baĢta olmak üzere. Vesselam". ilimden ve dilden haberdar olmamak demektir. Konuyu Sultânların evlenmeleri bahsinde ele alacağız. ġimdi bu manayı çarpıtarak. eğer er ise er oğlan doğurmuĢ avrat südün emzireler". «Sil. Kâbus-nâme'yi tercüme eden mütercim ile Yüz Hadis Tercümesini yapan mütercimin aynı asırda yani Fâtih Sultân Mehmed'in babası II. kocasının. Ayrıca Ģu cümle de bu konuda açıktır: "Eğer oğlan kızsa. Buradaki tavsiyelerden biri de. buyurdı kim. Kitabı.

Ahmed. Kâbûs-nâme. Âlî. Tarama Bözlüğü I-VIII. bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. ĠĢte bütün bu özelliklere sahip devĢirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de Ġlm-i Sîmâ veya Ġlm-i Kıyafet denilen bir ilim dalı vardı. Oğlan kelimesi. ġer'iye Bölümü.. sh. Ancak bu Padl} serî bir hükmün I vardır: "Gençbirli zira nefis Ġnsanı I Bu tür gençler* ı Osmanlı PadiĢahĠ! ile örtmelerini < bu hassasiyet ı mamen ı Dördüncü ı hizmetleri görnr Has Oda. Aga Seyyld Muhammed Ali. sh. vrk. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır. Millet Kütüphanesi. Ġç oğlan denmesi. 10/B. Duman. Hazâin'üs-Sa'âdât. 80-84. Topkapı. Türk Dil Kurumu Yay. 365. 557. Enderun Mektebinde yetiĢmektedirler.51. bazı yabancı seyyahların ve bir kısım Ġslâm düĢmanı tarihçilerin anlattıkları gibi. V. Yüz Hadis Tercümesi. EĢref bin Mehmed. sn. pıdı ve15 genç t üzere ¦ûn o bir k çok . c. 24/B-25/A. Oğlan kelimesi Ġle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Ferheng-i Nizâm. Nitekim buradan yetiĢen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıĢtır. vrk. gözünün ve kulağının özelliklerine göre. Belki Enderun denilen Ġç Saray'da istihdam edilmek üzere seçilen devĢirmelere de denmektedir.. sır tutmalı. ı kadın personel ayrıntılı olarak an Üçüncü Ola bebiyle. denilen Ġç Saray'd«| seçilmekteydi. Osmanlı tarihinde. Âyet. Bugün bile baĢbakanlık ile cumhurbaĢkanlığı KöĢkünde çalıĢan personel ile normal bir devlet dairesinde çalıĢan personelin aynı özelliklere sahip olmadığını. 2923-2926. Ġbrahim PaĢa ve Edirne Saraylarında yetiĢtirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devĢirmeler olarak tarif edilmektedir. bir terimdir. Ayrıca burada istihdam edilecek devĢirmeler. Enderun yani Ġç Saray'da çalıĢmak üzere yetiĢtirilen Ġç Oğlanlarının yakıĢıklı olması. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. III.. Ġkinci olarak. Türkiyat Mecmuası. Tarama Sözlüğü. nr. Gerçekten Ġç Saray'da çalıĢacak personel. illa da kötü niyetle seçilmiĢ genç çocuk manasına gelmez. III. toplumdaki ı toplumu1 rın PadiĢ lere ayın ğunu. bunları Saraydakilerden ayırmak için Sadi adı verilmektedir. Padlf mekân değildir. Ali Emirî. Emir Keykavus. V. 112-113. sh. nr. 167 vd. Mevâld'ün-Nefâls Fî Kavâ'id'il-Mecâlis. Mehmed ġeker). Ġçoğlanı. aslında bunlara iç oğlanı dense de. c. sh. Ankara 1997. Yani Enderun aynı zamanda devlet adamı yetiĢtiren bir fakülte durumundadır. Haydarabad 1934. (neĢr. ĠĢte Enderun 48 Kur'ân. yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı. Musa. sayı XX. eli ayağı düzgün olmalı. aslında bu iftiraları kitaplarına alanlar da bilirler. PadiĢah e sakınmak için çok < lir. Enderun denilen Ġç Saray'da çalıĢan özenle ve dikkatle seçilmiĢ saray görevlilerine denmektedir. O halde iç oğlanı. I memek mümkün ( 4 Gerçek Has| personel me tarafından genlf ka-ı Sa'âdetvet de Hırka-ı Sa'ft larla donatr görmek yani i Özellikle I Erico'nun meĢinden dolayı i dir ve hiç biri Bütün bu t ların durumunu I Mustafa / lerle ilgili ve bunun ı ve hatta! yazar. Ġç Saray'da istihdam edilmelerinden kaynaklanmaktadır. 737. Elinin. Galata. Mustafa Darir bin Yusuf. A'râf. 1287/1. 336 vd. PadiĢahların gayr-i meĢru arzularını tatmin için değildir. ayağının. O zaman. c. 345. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine. Osmanlı Devlet teĢkilatındaki iç oğlan müessesesini kısaca anlatır mısınız? Evvelâ. Belki Ġç Saray yani Osmanlı Devleti'nin en geniĢ sınırlara ulaĢtığı dönemlerde toprak alanı 24 milyon km2yi bulan bu muhteĢem devletin Devlet BaĢkanlığı sarayı demek olan bu mahalde çalıĢacak personel dikkatle seçilmeliydi. iç oğlan kelimesini tarif etmek gerekmektedir. ı kızı Ġle] BĠLĠNMEYEN OSMANLI îtis trle beraın çarpık syasak-ı konusu ulamaya H kısaca i denilen I Osmanlı Ismanla n Saray Kvardır. 2923-2926.

Zira Fâtih Sultân Mehmed. bu konudaki Ģer'î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir. Hatta bu tür gençler. Aynı eserde. Ġç Saray'da çalıĢan iç oğlanları yakıĢıklı gençlerden oluĢması sebebiyle. PadiĢaha ait hizmetleri görmek yani Saray içinde PadiĢahın hususî personeli olmaktır. Ġstanbul'u fethetmesinden dolayı duydukları kızgınlığın yalancı bir sonucu olmaktan öteye gitmemektedir ve hiç bir delile dayanmamaktadır. Zaten. Kur'ân-ı Kerim okumak.denilen Ġç Saray'da çalıĢacak iç oğlan denilen personel. Harem'de değil Enderun'da yer almaktadır. Bunlar doğru mudur? Hemen Ģunu ifade edelim ki. Üçüncü Olarak. genç ve bıyığı bitmemiĢ çocuklarla. Has Oda'da Hır-ka-ı Sa'âdet ve diğer mukaddes emânetler bulunmaktadır. Bütün bu bilimsel açıklamalara rağmen. Ġslâm Hukukuna göre. Halbuki aynı yazar. KarĢı çıkılan. Bunu. PadiĢah açısından değil. Bu tür gençlere Ģâbb-ı emred denilir". PadiĢahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meĢru hayat yaĢadığı bir mekân değildir. değiĢik hizmetleri görmektedirler. Biraz sonra Has Oda'nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titrememek mümkün değildir. Gılmân veya Ġç oğlan denilmesinin bir sebebi de. toplumdaki grupları sayarken gayet açık beyan eylemektedir. gay tabir edilen cinsî sapıkların dinimize göre suçlular olduğunu. erkek ve kadın hizmetkârlar ve cariyelerle ilgili verdiği bilgileri ve özellikle de genç kız ve erkek manasında kullanılan gulâm ve bunun çoğulu olan gılmân k elimesini dillerine dolayarak. bazı Osmanlı PadiĢahları uymuĢlar ve bir kısım Ġç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmiĢlerdir. Ġstanbul'un fethini de ve diğer fetihlerini de. Özellikle Fâtih Sultân Mehmed ile alakalı olarak Notaras'ın ve Franzes'in oğlu ve Erico'nun kızı ile ilgili isnatlar ise. Has Oda. bil-fiil harp . mübarek gecelerde güzel kokularla donatmak ve gül suyu serpmek. yüzlerine peçe bile örtebilirler. Osmanlı toplumunda tümüyle bu ahlaksızlıklar yok idi denilemez. Ģehirde katliam yaptığı ve en önemlisi de Ġstanbul'u yakıp yıktığı söylenmektedir. tamamen Ġslâm Hukukunun hükümleri çerçevesinde yapmıĢtır. hâlâ Ġslamcı Gay'ler diye haber yapanların durumunu ilimden anlayanlar daha iyi takdir edebileceklerdir. Büyük Osmanlı Tarihçisi Âlî. Gerçekten Ġslâm hukukunda bir hüküm vardır: "Genç bir hoca veya terbiyeci. fazla yalnız kalmasın. hizmetkârlar hakkında bilgi verdikten sonra. tıpkı Kabusnâmenin yaptığı gibi. bu baĢlığı okudukdan sonra. Gelibolulu Mustafa Âlî'nin tıpkı Kâbusnâme'de olduğu gibi. nefislerine mağlup olan 106 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtÜWF-'" 'i* reziller grubunu teĢkil ettiğini. bu tür iddiaları. Daha sonra diğer PadiĢahlar tarafından geniĢletilmiĢtir. mevt. tozunu almak. Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme. bu ahlaksızlıkların PadiĢahlara ve âlimlere de isnad edilmesidir. Kur'ân'ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dıĢı yorumlara gitmek nerede? Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar. Osmanlı Devleti'nde herkes meyhaneye giderdi mi diyeceğiz?49. Bizans tarihçilerinden bazılarının. burada bugünkü gibi kadın personel çalıĢtırılmamasındandır. bu rezillere ayırdığı kısa bahiste. Gerçek Has Oda. Bu hizmetlerden biri de Has Oda'nın hizmetlerini görmektir. bu konuda uzman olan kiĢilerce seçilmekteydi. Hıristiyanlara ait mabedleri yok ettiği. gay'likle itham etmektedirler. zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir. Fâtih Sultân Mehmed'in Ġstanbul'u küıç gücüyle aldığı. haram helal demeden kadınlarla beraber olanların ise. toplumdaki ahlaksızlar hakkında da bazı açıklamalarda bulunmaktadır. lezbiyenlerin ve homoseksüellerin de bunlar gibi reziller grubunda yer aldığını. Bunlar. baĢta Ayasofya'yı camiye çevirme olmak üzere. Has Odalıların asıl vazifeleri de Hırka-ı Sa'âdet Dâiresini süpürmek. Ancak bu PadiĢahın onları baĢkalarından kıskanmalarından dolayı değil. Osmanlı devlet adamlarını ve hatta ġeyhülislâm ve kazaskerlerini bile. ġimdi soruyoruz. bizzat fethe katılan Bizans tarihçileri bile söylemeye cesaret edememiĢtir. meyhanelere ayrılan bir bölüm de vardır. Acaba böyle bir bölümde gayr-i müslimlerin meyhaneleri anlatıldığı ortada olduğu halde. kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meĢru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir.1 52. Osmanlı'da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlattık. Enderun odalarının birincisi ve en itibarlısı olup Fâtih tarafından personel mevcudu otuz kiĢi olmak üzere kurulmuĢtur.

128-129. Mitler ve Gerçekler. Ayasofya'yı cami haline getirdikten sonra. Mercimek Ahmed (II. BaĢta baba olmak üzere yakın akraba. III. sh. EĢref bin Mehmed. muhtelif yerler. Altındal. Ġstanbul'u Allah'ın yardımı ve kılıcının kuvvetiyle fetheden Fâtih Sultân Mehmed. durum tam tersinedir. Eskiden beri var olanlar tamir edilebilir. 345. sh. Mustafa Darir bin Yusuf. Bu hükümleri. 2923-2926. PadiĢah Anaları. 163-165.. Bu hüküm. V. Ferheng-i Nizâm. 49 Kur'ân. bu isteklerini geri çevirmemiĢ ve camiye çevrilenlerin dıĢında kalan kilise ve havralara. Ecdadımızı zaferden zafere koĢturan en önemli sebeplerden biri. sh. VI. Türk Dil Kurumu Yay. Kerâhiyye ve Ġstihsân Bahsi. Rehineler öldürülemez. c. c. isterse. Ġnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi (müsle) de yasaktır. Daha baĢka yasaklar da bulunmakla beraber. 557. dilerse Ġstanbul'da hiçbir kilise ve havra bırakmayacağını bu durumun devletler hukukundan doğan bir hakkı olduğunu Fâtih'e ifade ederler. savaĢla ilgisi olmayan esnaf ve tüccarlar öldürülmez. Yasak fiilleri kısaca sayalım: Zulüm ve iĢkence ile öldürmek. 80-84. Ġbn-i Âbidin. Ahmed. Ali Kemal Meram. A'râf. Fâtih ve Fetih. Tarama Bözlüğü I-VIII. fikri ve malı ile savaĢa katılırsa. öldü-rülebilirler. Musa. Osmanlı Tarih Lügati. 737. Bu konudaki çarpıtmaların en çirkin olanları Ġçin bkz. Ali Emirî. Ġstanbul 1959. Günümüze kadar yaĢayan kilise ve havraların gerçek sırrının. Duman. Aktüel. akıl hastalarını ve dünyadan el etek çekmiĢ din adamlarını öldürmek yasaktır. Kapukulu Ocakları. ġer'iye Bölümü. Ayasofya'nın ve benzeri bazı kiliselerin camiye çevriliĢinin meĢruiyet sebebi zikredilen hükümdür. Fâtih'in Kazaskeri olan Molla Hüsrev'in kitabından naklediyoruz. vrk. Fâtih'in din ve vicdan hürriyeti anlayıĢı oluğunu. NeĢre hazırlayan: Orhan Saik Gökyay. Papaz ve hahamlar heyeti. Ġslâm ordularına düĢmanın Ģahıs ve mallarına karĢı bazı fiillerin icrası. ancak yenilerinin inĢasına da müsaade edilmez. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Mevâld'ün-Nefâis Fi Kavâ'id'il-Mecâlis. tamamen savaĢ yoluyla feth olunmuĢtur. Ġstanbul'daki bütün kilise ve havraların yıkılması gerekirdi. sh. Yüz Hadis Tercümesi. SavaĢ yoluyla fethedilen topraklarda ise. 1287/1. Reddu'l-Muhtâr. Oğlan kelimesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Hazâin'üs-Sa'âdât. Murad'ın emriyle). Ankara 1974. Ancak bunlardan biri bedeni. yasaklanmıĢtır. Ġstanbul'u savaĢla fethettiğini. Sertoğlu. Uluçay. KrĢ. 24/B-25/A. Ġstanbul 1993. Haydarabad 1934. V. Verilen söze veya muahedeye aykırı hareket yasaktır. 167 vd. kendilerine ve ma'bedlerine karĢı Ġstanbul'un sulh yolu ile fethetmiĢ gibi kabul etmesini ve geç de olsa toplu halde huzuruna geliĢlerini bu mânâya vesile saymasını ısrarla talep etmiĢlerdir. Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının Ġç Yüzü. c. 49 vd. Âyet. sh. Tarama Sözlüğü. 382. verdiği bir fetvada vuzuha kavuĢturmaktadır. bu esaslara uymaları ile doğru orantılıdır. hastaları. 159.. c. Ankara 1997. 2923-2926. Aga Seyyid Muhammed Ali. Aydın. Gelelim Ġstanbul'un fethinin hangi yolla olduğuna ve Ayasofya meselesine. Ġslamcı Gay'ler baĢlıklı haber. baĢka dinlere ait bütün ma'bedleri yok eder ve gayr-i müslimleri de sürgün edebilir. bu esaslara harfiyyen uymalarıdır. Erdoğan. 112-113. Ġstanbul çapında tatbik edilseydi. sh. ölülerin baĢı ve uzuvları kesilemez ve katliam yapılamaz. Yani Ġslâm hükümdarı. papaz ve hahamlardan oluĢan bir heyeti huzurunda kabul eder.halinde bile. 365. hakkı olduğu halde müdahale etmemiĢtir. Osmanlı Devleti'nin Ģanlı ġeyhülislâmı Ebüssuud Efendi. muharip sınıfına girmeyen kadınları. orman ve ağaçlar yakılmaz. sadece delilsiz konuĢmanın kötü örneklerini teĢkil eder. Zina ve gayr-i meĢru münasebetler yasaktır. Kâbûs-nâme. sulh yolu ile fethedilen ülkelerde mevcut olan ehl-i kitaba ait ma'bedlere asla dokunulmaz. ancak kendisine. sh. c. 31. vrk. Emir Keykavus. sayı XX. sahiplerine hizmet için gelmiĢ köleleri. SavaĢ zarureti bulunmadan ziraî mahsuller. Ġstanbul'u ve içindekileri yaktı yıktı gibi isnâdlarda bulunmak. UzunçarĢılı. (neĢr. 37-40. nr. Meral. ı sonra. nr. Bu fetvanın aslı aynen Ģöyledir: . küçükleri. 336 vd. Âlî. sakat ve müzminleri. r rakip BĠLĠNMEYEN OSMANLI 107 Ġslâm devletler hukukunun hükümlerine göre. III. Zaten zaferler. ĠĢte Ġstanbul. ġubat 1999. Çevresindeki din âlimlerine danıĢan Fâtih Sultân Mehmed. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Türkiyat Mecmuası. tere. Millet Kütüphanesi. sh. I -II.. sh. biz bu kadarıyla iktifa ediyoruz. Bu hükümleri resmi kanun hükümleri olarak kabul ve tatbik eden bir devlet adamına. Osmanlıda Harem. 10/B. Mehmed ġeker). sh. yaĢlıları. Oğlan Kelimesi ve Gençlik Kavramı Üzerine.

ġunu da ifade edelim ki. 53. Nesîmî. Bundan rahatsız olan ve Fâtih'in bunları tanımamasından korkan Veziriazam Mahmûd PaĢa. ve 16. Anadolu ve Rumelideki Bayrâmî Melâmîlerini. tam bir harabe ve ölü Ģehir idi. yani hâĢâ Allah Fazlullah'ın bedeninde görüntülenmektedir ve kıyamet gününe yakın. harflere bazı manalar yüklemenin yanında. 1408)'dir. Fâtih'in bu konudaki tavrını ortaya koymaktadır. Görülüyor ki. Maalesef bu habere rağmen sulhu kabul etmeyince cebr ile feth olunmuĢ ve buna rağmen yine de anlattığımız gibi muamele yapılmıĢtır. BektaĢîleri ve KızılbaĢlığı derinden etkilemiĢtir. Ġstanbul'da da tatbik olunmuĢtur. Fâtih Sultân Mehmed'in Hurûfîleri koruduğuna dair iddialar var. Bu gerçeği tam bir asker olan Ġmparator da kabul etmelidir. hulul inancı ve buna bağlı olarak mehdîlik anlayıĢıdır. Mahmiye-i Ġstanbul'u ve etrafındaki karyeleri unveten feth eylemiĢ midir? El-Cevab: Ma'ruf olan unveten (cebr ile) fetihdir. PadiĢah huzurunda bu meseleyi tartıĢmak üzere bir zemin hazırlamıĢtır. Fener'de Abdi SubaĢı Mahallesindeki Caminin bitiĢiğinde Rum Patrikhanesi ile kilisenin mevcudiyeti. Fâtih tarafından fethedilmeden evvel. kendisi de Hacı Bayram Veli ile dahi görüĢmeye çalıĢmıĢtır. en küçük bir zarar vermeden Saray'dan ve Osmanlı akîde dairesinden silinmiĢtir."Merhum Sultân Muhammed Hân hazretleri. Bundan sonra 16. Haçlıların 1204'te yaptıklarından çok daha insanca ve hoĢgörüyle davrandılar" diyebilmektedir50. 130 yaĢında bir kimesne ve 110 yaĢında bir kimesne bulunup Yehud ve Nasara taifesi el altından Sultân Muhammed Hân ile ittifak edüb Tekfur'a nusret etmeyecek olub Sultân Muhammed dahi anları seby etmeyüb (esir almayub) halleri üzere mukarrer edecek olub bu veçhile feth olundu deyu Ģahadet edüb bu Ģahadet ile kenâis-i kadîme hali üzere kalmıĢtır. Hıristiyanları ve Yahudileri kurtaracak Mehdi olduğuna inanılmaktadır. Fâtih Sultân Mehmed'in Sırbistan'da tatbik edeceğini va'd ettiği "Her caminin yanında birer kilise inĢasına müsaade" durumu. Ġslâm Hukukunun kuralları gereği. hem Avrupa'nın ve hem de Müslüman memleketlerin ticâret merkezi ve mamur bir dünya Ģehri haline geldi. Bunların en önemli bâtıl inançları. bu görüĢleriyle. Buna ayrıntılı cevap vermek 108 BĠLĠNMEYEN OSMANLI yerine. Nitekim Rus tarihçi Ouspensky bile "Türkler 1453'te. Fetihden sonra. Müslümanları. Fazlullah-ı Esterâbâdî'nin halifelerinden biri. Bu anlattıklarımızı. Hurûfîlerin gerçekten hulul inancına sahip oldukları anlaĢılınca. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıĢ. Hatta fetvayı veren Molla Fahreddin-i Acemî'nin Ali Tûsî'ye olan Ģu vasiyyeti her zaman için bir ibret dersi olarak kalmıĢtır: "Avamın sırtından Ģerî'at asasını eksik etme". Amma kenais-i kadime (eski kiliseler) sulhen fethe delâlet eder. 1394'de idam edilen Fazlullah Esterâbâdî tarafından kurulan ve Bâtı-nîliğin kolu olan bir bâtıl mezhepdir. bu hürriyetin maddî delillerinden değil midir? Ġstanbul'un harap edilmesi iddiası da doğru değildir. ısrarla ve kasıtlı olarak. Anadolu'da çok sayıda halife yetiĢtirdiği gibi. Kalenderîleri. Bunlara göre. Osmanlı Devleti'nin gerçek mânâda din ve vicdan hürriyetini göstermiyor mu? Edirnekapı Caddesinin son kısmında yer alan Mihrimah Sultân Camii'-nin hemen karĢısında bir Rum kilisesinin inĢasına müsaade etmek. Türkiye'de belli çevreler. asırlarda Anadolu ve Rumeli'de ciddi etkiler yapmıĢ ve hatta Fâtih zamanında Saray'a kadar girmeye çalıĢmıĢtır. Fâtih Sultân Mehmed. 15. yüzyıl boyunca Anadolu ve Rumeli'de Hurûfîlerin takibatı devam etmiĢtir. hem kan döküleceğini ve hem de sorumluluk kabul etmeyeceğini bilmelidir. Ketebehu Ebüssuud". bâtıl bir mezhep olan Hurufîlik . hemen tutuklanmıĢlar ve haklarında verilen idam edilerek yakılmaları fetvası hemen tatbik edilmiĢtir. can ve mala asla zarar verilmeyeceğini. 23 Mayıs'da Ġsfendiyar oğlu Damad Kasım Bey'i elçi olarak Bizans'a göndermiĢ ve kendisine Ģu haberleri yollamıĢtır: Ġlk umumi hücumda Ģehir düĢecektir. Hurufîliğin Anadolu'da yayılmasına sebep Azerî Ģâiri Ġmâdüddin Nesîmî (ö. Maalesef. hemen büyük âlim Müftü Molla Fahreddin-i Acemî'yi devreye sokmuĢ ve bu büyük âlim de bunların hulul inancına sahip olduklarını bildiğinden dolayı. Edirne'de iken genç Sultân Fâtih'i etkilemek için Saraya yerleĢecek kadar ileri gitmiĢtir. Allah'ın da yardımıyla. Eğer sulh yolu ile teslim olurlarsa. cebr ile fethedilirse. Ayasofya'daki mozaikleri tamamen tahrip etmemesi ve Ġstanbul surlarını yıkmaması. Ġstanbul'un fethini geçen bin yılın en önemli yüz olayı arasında zikreden CNN. tarihçilerin verdiği bilgi de doğrulamaktadır. 945 tarihinde bu husus teftiĢ olunmuĢtur. Netice itibariyle tamamen kötü niyetlerle genç PadiĢah'a sokulmak isteyen bu fitne ve dalâlet grubu. Fazlullah Allah'ın mazharıdır. Time ve benzeri kuruluĢların yaptıkları tesbitden bir cümle nakledelim: Ġstanbul. Fâtih'in onları koruması diye bir Ģeyin olmadığı yapılan izahlarla ortaya çıkmıĢ bulunmaktadır. 14. Bu iddiaların aslı nedir? Hurufîlik.

Defter. Ġbn-i Kemal. 141-143. nr. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eĢ anlamlı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. sh. Ma'ruzat. 60 vd.. Bu ilmin Hurufîlik. Solakzâde. 1/343. Ġbn-I I rinde Ģöyle belirtmek "Büyük evliyaların keı Kur'ân âyetlerinden. Mevkufati. Bütün ilim tarihçilerinin -özellikle Müslüman âlimlerin. bazı câhiller tarafından suiistimal edilmiĢ olsa bile. Kur'ân. c. kaza levhası. Bazı Türk'e sövmtt yer alan ' bilir? Önemle ifade < anlamlı olarak kullanın tih'den veya Osmanlı I maktadırlar. Cifir.ilimlerin tasnifinde kendisinden bahsettikleri "cifir ve camia ilmi" diye bir ilim vardır. V. 130/a-b. Bazı yazarların iddia ettikleri gibi. 1/643 vd.. nüshacılık ve üfürükçülükle ilgisi yoktur. 51-82. Bu ilim. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi. Dürer ve Gurer. Mitler ve Gerçekler. Künh'ül-tt»:* Vakayl'. Moskova 19K. Ġbn-i Kemâl bu ilmin ehemmiyetini "Er-Risâlet'ül-Münîre" adlı eserinde Ģöyle belirtmektedir: "Büyük evliyaların kerametleri de böyledir. Türk Hukuk Tarihi. Bediüzzaman'dır. 66-67. vrk. Fâtih ve Fetih. c. bir baĢka cahilliktir. Ali'nin. Ünlv. MüĢkil ve zor meselelerin istihracı gibi. Kısaca Allah'ın kader ve kaza levhlerinde olmuĢ yahut olacak bazı Ģeyleri. Cin-Akgündüz. hatta her kelimesinden ve harfinden ve hatta Resûlullah'ın hadislerinden bazı mühim ve müĢkil hakikatları istihraç etmiĢlerdir. Çünkü Ġmam-ı Gazâlî ve Ġbn-i Kemâl gibi bu ilmi hakkıyla bilen zatlar tarafından da kullanılmıĢtır. Belgele' Terimleri Sözlüğü I-ÎJi j(ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 109 FStih I tem toya t Bu E. Damad. bu ilmi Resûlullah'dan öğrendiği nakledilmektedir. Ġst. tarr Fâtih'in Ceza Kanu ura. "Elhamdülillah . Fâ-tih'den veya Osmanlı PadiĢahlarından bahsederken de Büyük Türk tabirini kullanmaktadırlar. BaĢtav. Evvela.l. Zamanla! olarak kullanılmaya)! "Hangi dindensin?*! Pakistandaki sflzlûl meleriyle açıklanmak! Bu kısa izahdan i geçebiliriz. ve ¦SaRisâlesinde bu farkı açıklamaktadır. Birinciyi ilim. 94-95. tamamen inkârı da mümkün değildir. 127-128. Nitekim Ģu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları. ġerif. ( Türk tabiri. 1798.. 62 vd. Mecma'ul-Enhür ġerhu Mülteka'l-Ebhur. Künh'ül-Ahbâr. sh. Osmanlı PadiĢahları gerçekten Türk'e sövmüĢler midir? Kanunnâmelerde veya bazı tarih kitaplarında yer alan "Etrâk-ı bî idrâk = Ġdraksiz Türkler" tabirleri nasıl açıklanabilir? Önemle ifade edelim ki. 1/282 vd. Mu'avvizeteyn süresiyle de 1971 hâdiselerine iĢaret etmiĢtir. 1. Asırda yazılmıĢ Grekçe Anonim Osmanlı tarihine göre Ġstanbul'un muhasarası ve zabtı". 251-260. "Beldetün Tayyibetün" ifadesiyle Ġstanbul'un fethine iĢaret ettiği gibi. Hz. Tevârih-i ÂH Osman. KarĢı görüĢ için bkz. Fâtih. Mülteka Tercümesi. Ebüssuud. ikinciyi ilmin dıĢında kabul etmek. c. hattı I ve müĢkil hakikatları Ġst 54. Kütp. "Hangi dindensin?" sorusuna. Hz. Ty.. Bu onlara ilham nuruyla müyesser olur (sh. sh. asırda bu ilmi hakkıylaj Tayyibetün ifadesiyle | 1971 hâdiselerine iĢan baĢka cahilliktir.. Clot. 191-201.! Zunûn. Aydın. 448 vd. Çünkü tmam-ı( da kullanılmıĢtır. ÂĢıkpaĢa-zâde. sh S'î Akgündüz. VII. "XIV. camia ise kader levhası demektir. BĠLĠNMEYEN OSMANLI Risalesinde bu farkı açk Bütün ilim tarihçild sinden bahsettikleri' fından suiistimal edlln levhası. yine Allah'ın koyduğu iĢaret ve gösterdiği yollarla ortaya çıkarma ilmine cifir ilmi denir. Kur'ân âyetlerinden. iki ağaca t nasına kullanılmak yanında para cezas| de para cezası u "Âlî. Son asırda bu ilmi hakkıyla kullananlardan biri de. camia ise ka olmuĢ yahut olacak bazl| ya çıkarma ilmine clfir I yoktur.8)"51. sh. Halbuki ikincisi bir ilimdir ve Ġbn-i Kemal çok açık bir Ģekilde bir 50 Molla Hüsrev. Erdoğan. Yani evliyalar. 54. Âli. yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eĢ anlamlı olarak kullanmıĢlardır.ile ilm-i cifiri birbirine karıĢtırmaktadırlar.

Türk'ü Çingene ve Yahudi ile eĢ tutması manasına alınamaz. Ġstanbul 1960. Ġkinci olarak. Ġstanbul 1983. sh.kâfir evlâdın cem' eylemekte fâide odur kim. 182-183. Burada Ģunu da belirtmekte fayda vardır ki. Türk üzerine verilmesini kanun haline getirmiĢtir. KeĢf-üz-Zunûn. sh. Bir diğer misâl. Bu kanun. ġimdiki hâl ise ekseri Ġstanbul'un Ģehir oğlanları ve Türk ve dahi Kürd ve Ermeni ve Arab ve Çingâne ve Yehûd oğlanları olub on oğlandan bir sahîhce devĢirme veyâhûd kul cinsi yokdur. Kürd. Ve acemi oğlanının cem' olunub bir uğurdan ikiĢer akçe ile yeniçeri olmak Sultân Murâd Hân zamanında ref olunub birer akçe ulufe ile acemi oğlanı eyledikleri gibi birer akçe ile bir uğurdan acemi oğlanı olmak dahi ref olunub Türk üzerine verilmek dahi Fâtih-i Ġslâmbol Sultân Muhammed Hân zamanında olmuĢdur". Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü I-III. sh. ĠĢte bu konuyu dile getiren Koçi Bey. yeniçeri olmak üzere toplanan gençlerin acemi o-cağında eğitilmesinden evvel. c. Koca Müverrih Hüseyin. Pakistandaki sözlüklerde de. Evvela. Maddede Türk evlâdının acemi oğlanları arasına ve dolayısıyla yeniçeri teĢkilâtına alınmasına karĢı çıkılırken. iki ağaca bir akçe cürm alına"." diye izah getirilmektedir. Hemân Ġstanbul'dan ve sâ'ir kasabalardan buldukları eĢhası alub pîĢkeĢ deyû Saray'a koyarlardı. sh. Arab. Osmanlı Devleti. Nitekim 38. Bu takdirce ol makûle oğlanlar taĢraya çıkub Kul tâ'ifesine zabit olub ağa oldukda veyâhûd bir memlekete vâlî olduklarında ahvâlleri ma'lûm ve ehl-i basîret katında hafî değildir. c. Kâtip Çelebi. c. 856-858. I.. V. Müslüman (Türk Müslüman manasına kullanılmaktadır) ve Ģehirlü olsa. meselenin üzerinde durmak istemiyoruz. 131-135. Türk veya Ģehirlü olsa. Yani. Kânun ve zabt ve edeb ahvâllerinden evvelâ iç oğlanları kadîmü'l-eyyâmdan devĢirme veyâhûd sahîh kul cinsi pîĢkeĢ ola-gelmiĢdir. Kanun maddesi Ģöyledir: "24. sistem bozulmuĢ ve bazan paĢaların çocukları dahi torpille kapı kulu ocaklarına alınır olmuĢtur. II.. Mecdî Efendi. Mesela. Müslüman gençler bu teĢkilâta alınmamaktadırlar. Mehmed Zeki. bir kiĢi içki içse. Pakalın. Türk tabiri. Ocak. ġu madde daha da enteresandır ve aslından okumak zaruridir: . "mahbûb ve müslim" kelimeleriyle açıklanmaktadır. c. Böylesi bir yorum. Gerçekten bu kural çiğnenmeye baĢlanınca. I. Yahudi ve Çingene'yi yan yana zikretmesi. Numuneleri dahi görülmüĢ ve görülür. Ġmdi eğer bu makûle eĢhâs-ı muhtelife Saray'a kullanmak câ'iz olsa idi. kadı ta'zir ura. Zira baĢlangıçta. Türk kelimesi açıklanırken. Sikke-i Tasdik-i Gaybî. Türk'ü Müslüman anlamında kullanarak ve hür insanların bu teĢkilâta alınmalarını tenkit ederek Ģöyle demektedir: "80. dır: 37. hadd-i Ģirb olarak vurulacak olan 80 sopanın yanında para cezası alınması emr olunmaktadır veya sopa cezası uygulanmadığı takdirde para cezası uygulanacaktır. Eğer biregû hamr içse. 1. 82... kapı kulu ocaklarına Müslümanların a-lınması baĢtan beri yasaktır. 40-53. Bu kısa izahdan sonra Osmanlı kaynaklarındaki ve Kanunnâmelerindeki izahlara geçebiliriz. c. kapıkulu sistemini bilmemek demektir. Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. tamamen Müslüman kelimesine eĢ anlamlı olarak kullanılmaktadır.Türk'üm" cevabını vermektedirler. selefde olan sâhib-i ukalâ-i devlet devĢirme ve kul cinsini kânun etmezlerdi. Acemilerin ocağa alınmalarından evvel Anadolu'da Türk çiftçisinin yanına verilerek zirâ'at iĢlerinde kullanılmaları ve bu arada Türkçe'yi ve Ġslâm ahlakını öğrenip benimsemeleri gayesiyle Türk ailelere muvakkaten verilmelerine Türk'e vermek denirdi. Türk düĢmanı diye ifade edilen Fâtih zamanında kanun hükmü haline getirilmiĢtir. muhtelif yerler. özellikle hakkında en çok dedikodu edilen Fâtih devri Kanunnâmelerinde. Yeniçeri Kanunnâmesinde bulunmakta51 Âlî. buradaki Türk'den kasdın Müslüman olduğunu biliyoruz. sh. 153/b-154/a. Fâtih'in Ceza Kanunnâmesinde. Zındıklar ve Mülhidler. Hadâık. Türk üzerine verilmeğe Türk'e vermek de denir. 591-592. "15. Bediüzzaman Said Nursi. 110 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN (KMAK. Künh'ül-Ahbâr. I. sh. Akgündüz. Bedâyi'ul-Vakayi'. Yukarıdaki ifadeler çok açık bir Ģekilde bunu anlattığından dolayı. Maddede ". MüslümanlaĢtırmak ve Türkçe öğretmek üzere. Moskova 1961. Kapıkulu ocaklarındaki sistemi bozan sebepleri anlatırken Kapıkuluna yasak olduğu halde son zamanlarda alınan grupların arasında yer alan Türk." Koçibey'in. vrk.

Amma kaçan bu denlü Türkçe bilmemek ne âlemi vardır? Bunları bari cem' eyledikden sonra Türk üzerine verüb Türkçe'yi öğrense ve !*gj| dahi sefer-l zater-MMĠ Üçüncü¦ siz Türkler ifa avamdan ola kullanılmıĢtırj nemli olan. 55. Sultânu Selâtîn'il-Arab ve'l-Acem ve't-Türk unvanını sahiplenmez. ı 4-C nikâh akı "TM* s« mesl. #| muhtelif teVM Î5HANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 111 ir ınpna çe'yi öğrense ve belâya mu'tâd olub ba'dehû ulufeye yazdırub ve ba'dehû kapuya çık arsalar. dahi sefer-i zafer-âsâra gönderseler olmaz mı? idi"54. dediğin gerçekdir."25. Bizce asıl ö-nemli olan. bu tabirin. m). I bağı bulunan] lerinden anfe tarihçileri. bütün muteber Osmanlı tarihçileri.* kavuĢtun evlenmesi. Ve olmağa bâ'is oldur kim. Türk milletine düĢman olan bir devlet. Bu sıfatı bütün bir millet için kullandıklarını söylemek mümkün değildir. bunun yerine Kadın Efendi. Gözde veya Peyk denilen cariyeler ile yaĢamayı . cemâ'at-ı kallaĢ. Mahmûd PaĢa bunların kâfirden müselmân olub ümmî olduklarını ve bunların yanında "BeĢe" demekden azîm ta'zîm olmaduğunı bir bir beyân edicek PadiĢah Hazretleri dahi etti: "Lala. bazı tarih ve fıkıh kitaplarında geçen Etrâk-i bî idrâk yani idraksiz Türkler ifadesine gelince. ol zaman kim. resmî dilini Türkçe eylemez. Osmanlı Devleti'nin yıkımına sebep olan isyancı gruplar için ve özellikle de ġi'î grupları kasdederek. PâdiĢâh dahi Saray'a gelicek ol zamanda Düstur-i a'zamları olan Mahmûd PaĢa'yı da'vet edüb "Lala! Bu oğlan benim selâmımı aleyküm selâm Muhammed BeĢe deyü almakdan murâd nedir? Ve bu nasıl selâm almakdır?" deyicek. Anadoluda Celâlî isyanlarını çıkartan ve Osmanlı Devleti'nin ayak bağı bulunan ġii Türkmenler için kullanıldığını gayet açık bir Ģekilde kanunname metinlerinden anlayabilmemizdir. Bununla Türklerin veya Kürtlerin idrâkli veya idraksiz olanlarının bulunacağını ve isyan eden gruplara bu sıfatın verildiğini hemen anlamak mümkündür. Ekrâd-ı bî akl u din. KızılbaĢ-ı EvbaĢ. ġii gruplan I bî akl u din. nikâh ile ve özellikle de hür kadınlar ile evlenmeyi terketmiĢler. topladığı Hıristiyan gençleri. s». Nitekim benzeri bir tabir de Ekrâd-ı bî idrâk Ģeklindedir. ahlakını ve lisanını öğrenmek üzere Türk ailelere vermez. Etrâk-i Nâ-pâk. sa'âdetle Ġslâmbol'u feth eyledikleri zamanda Eğri Kapu" kurbünde Tekfur-ı makhûrun sarayına konub Ayasofya Câmi"inin çanların yıkub minarelerin bina edüb cum'a namazına azîmet buyurub geri saraylarına döndüklerinde yeniçeri ocağı yoldaĢları PadiĢah-ı cihân-penâh Hazretlerini selâma durduklarında PadiĢah-ı âlem-penâh Hazretleri sağına ve soluna selâm vericek içlerinden birisi "Aleyküm'üs-selâm Muhammed BeĢe53" dedi. Üçüncü olarak. Ierdlr? I Fâtih ( ile evle denilen < zamanına I tih'den evlenmeleri! 1-FJl ile evlen 2-C kâh akdi) 3. Ģeytan kulu.] birleri kulların ntn bulunacağ dür. müfsid-i fâsid-i'tikâd ve benzeri tabirleri kullanmaktadırlar. Bu sıfatı I Burada ! Türk çe ey ailelere ve ayrıca kanunu 55. Osmanlı PadiĢahları. Ġkbal. Burada Ģunu ifade edelim ki. t Akgiindöı 0 J997. ayrıca kanunnamelerinde Türk kelimesini Müslüman ile eĢ anlamlı olarak kullanmaz55. Fâtih'den itibaren hep cariyelerle mi evlenmiĢlerdir? Ġstisnaları yok mudur? Fâtih devrinden itibaren Osmanlı PadiĢahları. 52 Eğri Kapı: Edirne Kapı yakınlarında bir sur kapısıdır. 53 BeĢe: PaĢa kelimesinin muhaffef Ģeklidir ve daha ziyâde yeniçeriler arasında kullanılır. bu tabir daha ziyade göçebe halinde yaĢayan ve genellikle avamdan olan bazı Türkmenler ile Anadolu'da ġi'anın tahrikiyle isyan eden Celaliler için kullanılmıĢtır. Ġbn-i Kemal baĢta olmak üzere. Etrâk-i bî idrâk.

Fetvaya esas olan da bu olduğundan dolayı.Sultân Abdülmecid. c. Bir kısım hukukçular. 55 Fâtih Ceza Kanunnâmesi. Zira Hz. nikâh akdiyle ve hür kadınlarla evlenmeyi terk etmiĢler ve bunun yerini cariyelerle ve nikâh akdi yapmadan karı-koca hayatı yaĢama usulü almıĢtır. I. Bâyezid'in Karaman Oğlu Nasuh Bey'in kızı HüsnüĢah Hâtûn ile ve nikâh akdi yaptırarak evlenmesi ilk istisnadır denilebilir. 3. md. Fâtih devrinden Osmanlı Devletinin yıkılıĢına kadar.tercih etmiĢlerdir. Yılmaz. kahir ekseriyetle Osmanlı PadiĢahları. Hür bir kadınla evli olan hür erkeğin bir câriye ile evlenmesi ise sahih değildir. hür bir kadınla evlenmeye imkânının bulunmamasını.Genç Osman'ın ġeyhül-Ġslâm Esad Efendi'nin kızı Âkile Hanım'ı hür bir kadını nikâh akdiyle alması Ģeklinde değerlendirirsek. Ġslâm . Osmanlı Kanunnâmeleri. nasıl devlet ve kapıkulu kadroları. aksi takdirde evlenmenin gayr-ı sahih ve bazılarına göre de mekruh görüldüğünü beyân etmektedirler. 163.Fâtih'in henüz tahta geçmeden Dulkadiroğlu Süleyman Beğ'in kızı Sitti Hâtûn ile evlenmesi. Bu hususda Ġmâm Mâlik. Ġbn-i Kemal ve DüĢünce Tarihimiz. Osmanlı Kanunnâmeleri. cariyelerle evlenmeyi âdet haline getirmiĢlerdir. 135 vd. muhtelif yerler. sh. 37. IX.Oğlu II. daha evvel evlendiği hür bir kadın yoksa. Bkz. 4. "Hür bir kadın üzerine câriye ile evlenmek sahih olmaz" buyurmuĢlardır. Muhtelif yerler. Osmanlı Devletinin resmî Kanun-ı Umûmîsi sayılan Mültekâ'daki ifade aynen Ģöyledir: "Hür bir erkeğin. 2. 38. Bkz. Peygamber. Hanefi hukukçular. md. Ankara 1988. Bu Ģart gerçekleĢmesi halinde de. Me ram. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. ayrıca cariyelerin Müslüman veya ehl-i kitap olmaları Ģartı aranmaktadır. Osmanlı Kanunnâmeleri. bir görüĢe göre âzâd edip hürriyetine kavuĢturdukdan sonra ve bir görüĢe göre de câriye kalmakla beraber nikâh akdiyle evlenmesi. söz konusu kaidenin ilk cariyeden olan istisnasıdır. sh. devĢirme erkeklere bırakılmıĢsa.Kanunî'nin câriye olan Hürrem Sultânı. Mısırlı Bezmiârâ Hanım'ı nikâh akdiyle zevceleri arasına sokmuĢtur ve muhtemelen hür olarak nikâh akdini icra eylemiĢtir. Mevlüt Uluğtekin. 349. bu durumun hür erkeğin birinci Hanım'ının hür bir kadın olması halinde söz konusu olduğunu. 24-30. Bkz. Bu istisnalar Ģunlardır: 1. hür kadının rızasıyla böyle bir evliliğin caiz olacağını ifade ederken. Ġstanbul 1997. sahih ve caizdir. hür bir erkeğin câriye ile evlenebilmesi için. âzâd ederek hür olarak mı evlendiği yoksa yukarıda izah ettiğimiz gibi câriye olarak mı onunla nikâh kıydığı tam belli değildir. PadiĢah Anaları. Sultân Abdülaziz'in Mehmed Ali PaĢa ailesinden gelen Tevhîde Hanım ile evlenme arzusunu ise Keçeci-zâde Fuad PaĢa engellemiĢtir. 99. Harem'deki kadınlar saltanatı da devĢirmeler ve dıĢarıdan satın alınan değiĢik milletlere mensup cariyelere terk edilmiĢtir. Sayın. 56. saltanattan önce olması hasebiyle pek istisna da sayılmayabilir. Siyâsetnâme. 112 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 5. hür bir kadınla evlenme imkânı bulunsa dahi. önemli bir olaydır. IV. hür erkeklerin cariyelerle nikâh yaparak evlenmelerini. Akgündüz. Dalkıran. halbuki hür bir kadınla evlenme imkânı varken câriye ile evlenmesinin sahih ve caiz olduğunu ifade etmektedirler.Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki de denen HümaĢah'ı debdebeli bir düğün ile ve nikâh akdi ile eĢliğine kabul etmesi de önemli bir istisnadır. Fâtih'den itibaren hür kadınlar ile veya cariyeler ile nikâh akdi icra ederek PadiĢahların evlenmeleri tamamen istisnai bir durum haline gelmiĢtir. c. 54 Türk üzerine vermenin ne demek olduğunu. Akgündüz. ehl-i kitap veya Müslüman olan bir câriye ile evlenmesi. Müslüman hür kadınlarla ile evlenebilme gücü ve imkânı bulunmama Ģartına bağlamaktadır. bu madde en güzel Ģekilde anlatmaktadır. sh. 6. c. Ancak câriye olan bu kadını. Osmanlı PadiĢahları. Hür kadınlar varken cariyelerle evlenmek dinen caiz midir? Ayrıca Cariyelerle nikâhsız yaĢamalarının Ģer'î dayanağı nedir? Kur'ân-ı Kerim. Bazı farklı yorumlar için bkz. Ġmâm ġâfi'î de kocanın köle olması halinde böyle bir evliliğin caiz olduğunu söylemektedir". Bu teamülün Osmanlı Devletinin yıkılıĢ zamanına kadar devam ettiğini ve pek az istisnalarının bulunduğunu görüyoruz.. 57. 15. Yeniçeri Kanunnâmesi. Fâtih Sultân Mehmed'den sonra. md. sh. hür bir kadınla evlenme imkânları bulunmasına rağmen. Akgündüz.

baĢka bir erkek ile evli olmayan bir cariyesi ile herhangi bir nikâh akdi olmadan karı-koca hayatı yaĢayabilir. cariyenin efendisinin mirasından istifâde edememesidir. cariyesini âzâd ederek evlenmesine mâni teĢkil etmez. Asıl câriye hukuku burada söz konusudur. Ancak çoğu tarihçiler. Kanunî Sultân Süleyman. daha evvel hür bir kadınla evli olması. Hatta öylesine kaideler konulmuĢtur ki. Bu tesbitten de anlaĢılacağı üzere. hür ve evli bir kadın ile istifraĢ hakkına dayanılarak karı-koca hayatı yaĢanan câriye arasındaki en önemli fark. AncaK âzâd edip som b) Câriylenir. Bu da iki Ģekilde olur. PadiĢahın eli altındaki cariyesi ile nikâh akdi yaparak evlenmesidir. Böyle bir evlilik halinde. b) Cariyesi câriye statüsünde kalmakla beraber. "OnlırĠ lar. Ayrıca efendi daha evvel hür bir kadınla evli ise. cariyelerle nikâh akdi ile evlenmek caiz ise de. Ostlerle Mya) PadiĢah evlenmeden önce cariyesini âzâd eder yani hürriyetine kavuĢturur ve bu durumda hür bir kadınla evlenmiĢ olur. Her iki halde de evlilik akdi ihtiyatî bir akittir ve hukukî sonuçlarını tam doğurmaz. istifraĢ hakkının Ģer'î dayanağını açıklamaktadır. Ġkincisi. o zaman ehl-i kitap veya Müslüman olmaları Ģartıyla câriyesiyle nikâh akdiyle evlenebilecektir. Bu durı kadınla evli ise. âzâd ederek evlendiği câriye ile hür olarak evlendiği diğer hanımları arasında hiçbir hüküm ve statü farkı mevcut değildir. "Onlar namuslarını korurlar. bu istifraĢ hakkı da. Bu durumda nikâh ihtiyatî bir nikâh olacaktır. Efendi için sabit olan bu hakka istifraĢ hakkı denmektedir. Bir kısım araĢtırmacılara göre. Kur'-an'ın ifadesiyle zinaya yol açmaması ve gizli metres hayatına dönüĢmemesi için önemli kaidelere bağlanmıĢtır. köle veya hür baĢka erkekler ile evli olmayan cariyeler. hal tedir. Ġslâm Hukukunun câriye kabul ettiği kadın kölelerin bir statüsü de. Her ikisinde de doğan çocukları hür olarak doğar. eĢ statüsündeki veya istifrâĢ hakkı bulunan cariyeliktir. Çünkü bunu yapanlar ayıplanmazlar" buyurarak. I hükmü gereği r nı ifade etrr Müslüman olu evlilik akdi I ğan çocukları i kurtulamadığı! lklnciıi)t yesi ile heı olan bu hakka Ġ Kur'ân. a) PadiĢ. Miras münâsebetinin dıĢında bazı cüz'i farklar da .Hukukuna göre. bir akın sırasında esir edilerek PadiĢah'a takdim edilen Hürrem Sultan'ı önce âzâd etmiĢ ve sonra da nikâh akdi ile eĢliğine almıĢ ve Fâtih zamanından beri devam eden cariyelerin nikâhsız istifraĢ edilmesi kaidesini bozmuĢtur. Nisa Süresindeki âyetin hükmü gereği mekruh olacağını ve bir kısım hukukçular ise bu akdin sahih olmayacağını ifade etmiĢlerdir. PadiĢah. sadece eĢleri ve cariyeleri ile iliĢki kurarlar. Çünkü i yanağını açıkl ifadesiyle ı delere bağlat istifrâĢ hakkmı| cariyenin ı bazı cüz'i f ma poligam leme sürt me konu» etkileme ÖnemJj'J yaptığı takı ile kan-kı istifra. Ġslâm hukukuna göre.r bu durumda >>¦ kadınla evli olmasp.' bozmuĢtur. dört sınırını aĢmamıĢ olmak Ģartıyla. iki Ģekilde PadiĢahlar ile karı-koca hayatı yaĢayabilirler: Birincisi. nikâh akdi yapmadan istifrâĢ hakkını kullanarak yine karı-koca hayatı yaĢamak mümkündür. Ancak önemle belirtelim ki. bazı hukukçular câriye ile olan nikâh akdinin. d&ti meĢine mânı! evlendiği diğer araĢtırmacılara göre. ( hakkı I ya ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 113 (i ile ve Ġhı ka10laI. t takdim edilenı ve Fâtih zam. Bu durumda. Eğer PadiĢah hür bir kadınla evli değilse. Hürrem Sultân'ınkinin bu gruba girdiği ve cariyelikten kurtulamadığı daha evvel ifade olunmuĢtu. PadiĢah nikâh akdiyle onunla evlenir. bu kaidenin Sultân Ġbrahim'in Telli Haseki'yi önce âzâd edip sonra da nikâh akdi ile onunla evlenmesi ile bozulduğunu ifade etmektedirler. Kur'ân.

ayrılığın üzerinden iki hayız müddetinin geçmesi gerekir. Böyle bir cariyenin baĢka biriyle karı-koca münasebetine giriĢmesi zina sayılır. Ancak birisinden boĢandıktan sonra diğerini nikahlayabilir. Efendi'nin istifraĢ hakkına dayanarak cariyesi ile karıkoca hayatı yaĢamasına teserrî de denmektedir. En önemlisi de. Kadın Efendi demek. kendi cariyesi dıĢında bir câriye ile nikâh akdi yaptığı takdirde birden fazla evlenmenin sınırına riâyet edecektir. Ancak istifraĢ hakkı ile karı-koca hayatı yaĢaması halinde. PadiĢahların zevceleri gibi sayılırdı. Müslüman veya ehl-i kitap olan câriye ile istifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢayabilir. Ayrıca Efendi'nin ölümüne bağlı olarak annesini de hürriyetine kavuĢturur. Nikâh akdi yaparak evlendikleri hemen kadın efendi unvanını alırlar. Hanefi hukukçulara göre. Kadın Efendilerin sayısı yediye kadar çıkmıĢtır. Halbuki bu statüde olunca. b) PadiĢah. Efendi'nin cariyeden doğan çocuğu hür olarak dünyaya gelir. Önemle ifade edelim ki. Bunun yolu azldir. PadiĢah. Bunların sayıları. bunların sayısı mahduttur. Ancak bunun da bazı kaideleri vardır. aynı anda dört kadından fazla olanı haram haline getirir. tam zevce olarak kabul edilmemeleridir. böyle bir iddia bütün kadın efendiler için doğru değildir. böyle bir sınır mevzubahis değildir. aile içerisindeki statüyü fazla etkilemeyen hallerdir. PadiĢahın karısı gibi olur. câriye de ümm-i veled statüsüne geçer. hemen Kadın statüsüne geçer. Halbuki bir anda dörtten fazla câriye ile Kadın Efendiler olarak hayat yaĢayan PadiĢahlar vardır. Bu sebeple özellikle Kadın Efendiler.vardır. Bu kaideye uygun olarak Osmanlı tarihinde PadiĢah'dan hâmile kalan bir câriye. ġayet câriye hamile ise. dört kadın sınırı söz konusudur. Osmanlı PadiĢahlarının aile hayatlarında ri'âyet ettikleri hukukî statü çoğunlukla budur. tstifrâĢ Hakkı veya teserrî denilen câriye ile yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları nelerdir? îstifraĢ hakkının ve buna dayanılarak teserrî yani câriye ile karı-koca hayatı yaĢamanın hukukî statüsü ve sınırları Ģu Ģekilde özetlenebilir: PadiĢah ile karı-koca hayatı yaĢayan câriye. Osmanlı PadiĢahları bir kısım cariyeleri ile nikâh akdi yapmasına karĢılık. bekleme süresi bitince yeni efendi ile karıkoca hayatı yaĢamaya baĢlayabilir. iddet ve boĢamada bekleme sürelerinin yarıya indirilmesi ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi cariyenin örtünme konusunda hür kadınlar gibi olmaması gibi farklar. daha önceden olmasa bile. Çocuk sahibi olmadan karı-koca iliĢkisini devam ettirebilir. Mesela istifraĢ hakkı ile bir câriye ile karı-koca hayatı yaĢama poligami = birden fazla kadınla evlilik sınırına tâbi olmama. Kısaca ifade etmek gerekirse. AyĢe Osmanoğlu'na göre bunların çoğu nikâh ile alınmaktadır. Ancak dört kadın sınırını zorlamadıkça kadın efendiler ile nikâh akdi yaptığı da doğrudur. 114 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 57. istifraĢ hakkı bulunan bir kısım cariyeleri ile de teserrî yani nikâh olmadan karı-koca hayatı yaĢamıĢtır. karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden çocuk sahibi olmayabilir. Bu sebeple birden fazla evlenme konusundaki sınıra riâyet edilmeye ihtiyaç kalmamıĢtır. Ġkinci Grup: Nikâh akdi yapmadan beraber oldukları ve ancak ümm-i veled statüsündeki yani çocuk sahibi oldukları Kadın Efendilerdir. Üçüncü Grup: Beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk saf . Nikâh ile alınması. PadiĢah. Bu duruma göre. iki kız kardeĢi câriye olarak eli altında ve bu statüde bulundaramaz. efendi. O halde Osmanlı PadiĢahlarının Fâtihden itibaren beraber oldukları kadınları. Ġslâm hukuku. PadiĢahların kendileriyle cinsi münâsebette bulundukları ikballer ve son zamanlarda ortaya çıkan gözdeler ve peykler bu statüdedirler. birinci Ģıkta belirttiğimiz ümm-i veled hükümleri devreye girer. Böyle bir cariyenin PadiĢah ile yaĢadığı karı-koca hayatının akıbetini de ikili bir ayırıma giderek izah edelim: a) ĠstifrâĢ hakkına dayanarak karı-koca hayatı yaĢadığı cariyesinden efendi çocuk sahibi olunca. Hamile değilse. mutlaka nikâh ile evlendiği câriye demek değildir. Efendisi dıĢında kimse ile karı-koca hayatı yaĢayamaz. dört gruba ayırmak mümkündür: Birinci Grup: Nikâh akdi yaparak eĢ kabul ettikleri kadınlardır ki. Bu durumda. evlenilen kadın câriye de olsa. Zira tam zevce kabul edilince. böyle bir cariyeyi baĢka bir efendiye satabilmesi ve Efendi'nin istifrâĢ hakkını elde edebilmesi için. PadiĢahların zevceleri yani eĢleri olarak takdim edilmiĢtir ve doğru olan da budur. câriye statüsünü bile köle kadınların hürriyetlerine kavuĢmaları için vesile kılmıĢtır. en fazla sekize çıkmıĢtır. PadiĢahın zevceleri gibi dememizin sebebi.

Fâtih döneminden i meyi neden terk < cih etmiĢlerdir? girme fırsatı eldd i Bu soru. 40-41. bu dediğimiz daha iyi anlaĢılacaktır56. Osmanlı! ve amcalardan I tinin yıkılıĢ sebepleı mektedir. Harem II. Harem j) Akgündüz. c. 49. yeğenlerden. Aynı Ģey.. olmasa bile.. devleti.Osmanlı l geniĢ bir ülkeyi we Bunun için de Paı da yolu Harem'd mektir. II. 3. II. sh. Sertoğlu. baĢlamıĢtır. Nikâh akdiyle alınan Hürrem Sultân'ın devletin baĢına açılan ilk ve en büyük gaile olduğu çok iyi bilinmektedir. 2.Bugün Türkiye'de ve baĢka dünya devletlerinde. sh. Bunların azami sınırı da dörttür. Her birinin ayrı ayrı hanımlarını ve çocuklarını liste halinde inceleyince. neden dev56 Kur'ân. Akgündüz.' konusudur. 311 vd. Aynı Ģey Sultân Ġbrahim'in nikâh akdi ile aldığı HümaĢah Hanım için de söz konusudur. Babam Sultân Abdülhamid. Itk. Böylesine geniĢ bir ülkeyi idare etmek devlet sırlarının dıĢarıya sızmamasını gerektirmektedir. c. ĠM vd. I. Osman» S (ANLI ĠRltüBĠLĠNMEYEN OSMANLI 115 hibi olmadıkları cariyelerdir ki. 121. farklı < 1. Osmanlı Devletinin yıkılıĢ sebeplerinin baĢında. Bazı Osmanlı PadiĢahları. 364 vd. Mü'minûn. yakınlarınııt(| dır.Birden fazla evli olan Osmanlı PadiĢahlarının nikâh ve düğün yapmamaları. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Bugün böyle oldujjuj nan Hürrem Sultân'uij mektedir. 328 vd. bunlara ikbal adı verilmiĢtir ve II. Bazı O™ lardır. Damad. devletin baĢını en çok ağrıtan hadise devleti yönetenlerin ailesi ve hanedan söylentileridir. Bunun da yolu Harem'den baĢka varacağı yer olmayan cariyelerle aile hayatını devam ettirmektir. yakınlarının iĢe karıĢtığı ve devlet pastasından pay talep ettikleri bir vakıadır. 58. sh. Mafya liderlerinin isimleriyle birlikte telaffuz edilmektedir. Böyle olmasa bile. Bunun için de PadiĢah'ın ailesinin taĢra ile alakasının olmaması gerekmektedir. Tarih Deyimleri. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. bu tür hanedan görüntülerinden açıkça yakınmıĢ-lardır. sh. Bizce bazı sebepleri Ģunlardır: 1. 116 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Yani PadiĢahların Kadın Efendi ve Ġkballer dıĢında karı-koca hayatı yaĢadıkları cariyelerin sayıları sınırlıdır. sh.Birden I devletin kaçınma sel» düğünlerde hedlptl 56 Kur'ân. Bugün böyle olduğu gibi. Ġstanbul 1994.Osmanlı Devleti'nin sınırları bir zamanlar 24 milyon km2yi bulmuĢtur. 3. 38-42. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. peykler ve has odalıklardır. Dördüncü Grup: Her PadiĢahın olmamakla birlikte. 34-35. Osmanlı tarihinde de böyle olmuĢtur. Yani PadiĢahların | cariyelerin sayılan siniri Osmanlı PadiĢahlarının! çok azdır. Osmanoğlu. OsmanoJM Çağatay. PadiĢah kızları ile evlenen damadların suiistimali gelmektedir. Osmanlı Tarih Lügati. devletin bütçesini sarsacak düğün ve nikâh masraflarından ve yapılacak israflardan kaçınma sebebini de ihtiva etmektedir. Uluçay.. AyĢe. 25. Ġkballer ço< bazan da nikâh akdi ile / Dördüncü Grup: i ikbal adayları demek olan ^ dörttür. kayınbiraderlerden. Buhari. Düğün törenlerine yapılacak masraflar ve bu düğünlerde hediye adı altında dönecek dolapları da bir hesaba katarsanız.. Mecma'ül-Enhür. Fâtih döneminden itibaren Osmanlı PadiĢahları hür kadınlarla evlenmeyi neden terk etmiĢ ve Cariyelerle aile hayatı yaĢamayı neden tercih etmiĢlerdir? Böylece Türk olmayan unsurlar Osmanlı Sarayına girme fırsatı elde ederek Türkler dıĢlanmamıĢ mıdır? Bu soru. Nisa. 2. c.hibi olmadıkları cariyelerdir ki. Ankara 1992. Osmanlı PadiĢahları. Çağatay. Her birinin ayn I dediğimiz daha Ġyi anlaĢıl) 58. son zamanlarda görülen ve ikbal adayları demek olan gözdeler. farklı Ģekillerde cevaplandırılmıĢtır. Osmanlı PadiĢahlarının aynı anda dört beĢ kadın ile beraber olanları ve yaĢayanları çok azdır. 542 vd. 5-6. 126-127.Bugün Türkiye'de» hadise devleti yönetenleri»! nn eĢlerinin adlan.. Pakalın. Harem II. Dünyada bazı baĢbakanların eĢlerinin adları. dayılardan ve amcalardan korumak için böyle bir riske girmemeyi tercih etmiĢtir. sh. Osmanlı Kanunnâmeleri.

Harem II. her Ģerefi devlette bulmuĢ olan köle asıllı kiĢilerin devlete isyan edemedikleri ilave olunmaktadır. PadiĢahın Kadınları ve Kızları. Bunun en acı misâli. kendi zamanında. Ahmed. Bu iddialar doğru mudur? Saltanatın. Kadınlar Saltanatı. 57 Akgündüz. 4. Baskı. III. eski bey ve kral kızları ile evlenme âdetini ortadan kaldıran sebepler arasında sayılabilir Dolayısıyla Osmanlı PadiĢahlarının özellikle câriye asıllı hanımlarla evlenmesinin sebebi. Abbasîler. kapıkulu sistemi ile. bunlardan birisinin vali veya benzeri memuriyete geldiklerinde nasıl isyan ettiklerinin gayet iyi bilindiğini açıkça beyan etmektedir. iç oğlanlarının ve Enderun'a alınan insanların eskiden beri devĢirme veyahut gerçekten köle asıllı olanlardan seçildiğini.Bu arada.BĠLĠNE Ģirme yani câriye usulüne dönüldüğünün sebebini kolay anlarsınız. I. Ġbn-i Kemal konuyu açıklarken. daha evvel kapıkulu arasına alınması caiz olmayan Türkler. bazı mücadelelerin bulunması reddedilemez bir gerçektir. Türk unsurunun Saray'dan uzaklaĢtırılması değildir. bir. Fâtih devrinden itibaren Osmanlı devlet teĢkilâtında "devĢirme ve mühtediler partisi" ile "Türk aristokrat partisi" arasında tam bir mücadele yaĢandığını. Veziriazam Karamanı Mehmed PaĢa ile Ġshak PaĢa veya Cem Sultân ile II. Ġslâm Hukukunda Kölelik-Câriyelik Müessesesi ve Osmanlı'da Harem. Ahmed Refik. 37-39. Ġbrahim'in Telli Haseki ile yaptığı evliliktir ve maalesef devlet para darlığı içinde olmasına rağmen. Zira böyle davranmaları Allah'ın ve dinin emri değil. 59. selefdeki devlet adamları zikredilen kanunu koymazlardı. 4. 16-17.. biri be!! etrayn bağı. Zad tay»rrc in1 I-2-m. yakın devlet olarak Ġran ve benzeri Osmanlıların sevmediği sülalelerin bulunması da. c. Bu açıdan bakıldığında. Uluçay. Ġbn-i Kemal'e göre. tarihde bir çok devletlerin kendilerine tabi olan aristokrat beylerin isyanlarıyla yıkıldıklarını verdiği misâllerle anlatmaktadır. gayr-i müslimlerden de alınmaları yasak olan Yahudi ve Çingenelerin alınmaya baĢlandığını. Sîman-oğulları Devleti bir asilzade olan Mahmûd Sebüktekin'in isyanıyla ve Büyük Selçuklu Devleti de Harizm-Ģah'ların isyanlarıyla yıkılmıĢlardır. Sh. 315 vd. kapıkulu sisteminin devletin istikrar ve devamını sağlayan bir müessese olduğunu. devlet siyâsetinin gereğidir57. Fâtih'den itibaren Osmanlı Devleti'nin bir kanun ve anane haline getirdiği devĢirme sisteminin (gılmân sistemi ve kapıkulu sistemi de denmektedir) veyahut bir diğer ifadeyle haremden ve kapıkulundan çıkanların devlet idaresinde Türk ve Ģehirlü olanlara tercih edilmesinin yanlıĢ yönlere çekilmesini doğru bulmuyoruz. bu manadaki aristokratların isyanıyla. Kul sistemiyle aristokrat bir sınıf kabul etmeyen Osmanlı Devlet sisteminde. Lale devrinde yapılan düğünlerin çoğu bu dediklerimizi teyit edecek mahiyettedir. Türk aristokrasi part isi ile devĢirmeler arasındaki mücadele gibi göstermek doğru değildir. Koçibey de.. ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 117 itelet ley ve e ve ItnüO halde bu sistem. tenkit edilebilir. Ġbnül-Emin Saray. çevrede beylik ve fethedilecek memleketin kalmaması. 40-41. Ancak böyle bir siyâset. Ancak sadece Osmanlı Devleti'ni tenkit uğruna. Koçi Bey'e göre. Kürdler ve Araplar gibi Müslüman unsurlar yanında. 141. BA. Fâtih'in daima Türk aristokrasisinin aleyhinde yetkilerini kullandığını ve dönme asıllı paĢaların devletteki Türk unsurları temizlediğini ileri süren yazarlar var. Devlet adamları arasında her . 131. en az bir sefer masrafı kadar düğün için masraf yapılmıĢtır. devletin devam ve bekasının böyle bir sistemde görülmesinden kaynaklanmaktadır. sh. 61-62. Türk düĢmanlığından değil. Ġstanbul 1997. Ġbn-i Kemal'e göre. eğer bu grupları kapıkulu sınıfına dahil etmek caiz olsaydı. 939. nr. sh. devlet idare etmenin ve özetle menfaat ve yetkinin paylaĢılmasının bulunduğu her yerde. Bâyezid arasındaki mücadeleyi.

sh. onlar da ona bî'at ettiler. Ancak bu çeĢit vakıfların da en önemli Ģartı. Belki din. Bu Ģarta riâyet edilmediği takdirde. Ģarkı uyandıracak ve terakki ettirecek sadece ve sadece din duygusudur. Aralarında itibarî ve arızî bir ayrılık var. Bazı farklı yorumları için bkz. irsadî vakıf veya tahsisat kabilinden vakıf dedikleri bu çeĢit vakfın. oğlu Bâyezid Veli devrinde tekrar vakfa verildiği" ısrarla belirtilmektedir. Bunun aslı nedir? Tek nüshası Bursa ġer'iye Sicilleri. vatanları bir. Zira o. taife taife. sizi. yapılan tahsisin gayr-ı sahih tahsis olacağı ve bunun iptal edilmesi gerektiği ifâde edilmiĢtir. onun ittihâd-ı Ġslâm'daki fikrini kabul ettim. Muhtelif yerler. sh. "Reformcu Bir Hükümdar Fâtih Sultân Mehmed". Ta birbirinizi tanımalısınız. ÂĢıkpaĢa-zâde. Osmanlı Kanunnâmeleri. Yılmaz. meseleyi çok açık bir Ģekilde takdim etmektedir: "Sultân Selim'e bî'at etmiĢim. Ġslâm hukukunda vakfın bir Ģartı da. gayr-ı sahih vakıf. Osmanlı Ģöyle düĢünmüĢtür: devletin belkemiğini teĢkil eden Müslümanlar ayrı ayrı milletlerden ve kabilelerden olabilirler.zaman görüĢ ayrılığı bulunabilir. kabile kabile yarattık. kabile kabile yaptım ki. o zamandaki Ģarklılardır"58. Bu kadar bir birler. 58 Kur'ân. Karamanî Mehmed PaĢa'yı sevmediğini her ifadesiyle belli etmesine rağmen. söz konusu sorunun gündeme gelmesine sebep olmuĢtur. Safa. kıbleleri bir. kitapları bir. kardeĢliği. Fâtih Sultân Mehmed'in bazı vakıfları iptal ettiği ve ancak oğlu II. Bâyezid Sultân olunca babasının bu tasarruflarını iptal yoluna gittiği söylenmektedir. beytülmaldan istihkakı bulunan hayır cihetlerine vakıf adıyla tahsis edilebileceğine fetva vermiĢtir. Koçi Bey Risalesi. millet millet. Bilindiği gibi. Hucurât Suresi. I. Mürsel. Ancak aralarında binbirler adedince birlik bağları vardır. bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Defter. tahsis edilen cihetin beytülmaldan istihkakı bulunan bir hayır ciheti olmasıdır. Ancak Eyyubî Devleti zamanında. yek diğerinize karĢı inkâr ile yabanî bakasınız. husumet edesiniz diye değildir" Müslümanlar indinde ve yanında din ve milliyet. Bediüzzaman Said Nursi ve Devlet Felsefesi. sh. Karaman? Mehmed PaĢa'nın yeniçeriler tarafından katledilmesini. baĢlangıçta hatalı yapıldığı için bütün efkâr-ı âmmede de aynı yanlıĢ kanâat devam etmekte ve "Fütuhat için çok askere ihtiyâcı olan Fâtih'in bir çok vakıfları "mensûh" sayarak tımara çevirdiği ve bunların. Rezzâkları bir. Ġslâm hukukçuları da. Meram. ġerâfettin Turan neĢri. . 118 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BU: Maalesef bu fermanın hukukî tahlili. ġimdiki Ģarklılar. Sultân Cem'i tahta çıkarma ve hatta Fâtih'i zehirletme isnadlarının yapılmasına sebep olmuĢtur. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin 1. onun son derece namuslu olduğunu ve rüĢvet yemediğini kabul etmektedir. Devlete ait bir mal veya menfaatin vakfedilmesi sahih değildir. 79-86. Muhtelif yerler. 80. X. 5/b. 303/b'de bulunan ve 885/1480 tarihinde yazılan Fâtih'e ait bir ferman. ġarklılar. Yücel. Ģark vilâyetlerini ikaz etti. Burada sadece özetleyeceğiz. c. Nitekim 1382 yılında Sultân Berkuk'un huzurunda toplanan Ġslâm hukukçuları da. PadiĢah Anaları. diğer mezheplerin görüĢlerini esas alarak. 285. Yoksa. Tevârîh-i Âl-i Osman. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. Ġçlerinde ve kalblerinde hâkim olan din duygusudur. ancak te'vil ve fermandaki açık izaha rağmen vakıf kelimesinin bütün vakıflara teĢmîl edilmesi yanlıĢtır. devlete ait vergi gelirlerinin. peygamberleri bir. Zaten Kur'ân da aynı hakikati beliğine Ģöyle ifade etmektedir: "Sizi. 27-29. muhabbeti ve birliği iktiza etmektedir. 60. halk ve asker tarafından sevilmemektedir. bu tür tahsisatın iptal edilebileceğini kabul etmiĢlerse de. Mevlüt Uluğtekin. bizzat müttehiddir. Kaderin çoğu peygamberleri Ģarkta göndermesi iĢaret ediyor ki. Ya'Ģâr. garplılar gibi değildir. iptaline cesaret edememiĢlerdir. tbn-i Kemal. Hâdiseler doğrudur. md. Ġstanbul 1985. Konunun ayrıntılı izahını. Âyet 13. Ve birbirinizdeki sosyal hayata ait münasebetlerinizi bilesiniz ve birbirinize yardım edesiniz. Bu hakikati bir asır önce gören büyük âlim Bediüzzaman. Akgündüz. cildinde "Osmanlı Kanunnâmelerinde ġer'îliği TartıĢmalı Olan Mes'eleler" baĢlığı altında yaptık. Bu isnadlar sonucunda Yeniçerilerin ellerinden kurtulamamıĢtır. sorulan bir suâl üzerine Ġbn-i Ebî Asrûn isimli bir âlim. A 3/3. vakfedilen malın mülk olmasıdır. bazı irsâdî vakıfları neshederek tîmara çevirmesi ve yeni vergiler koyarak hazineyi güçlendirmeye çaılĢması sebebiyle. Asr-ı saadet ve Osmanlı dönemi bunun en bariz misâlidir. vrk. gerçek anlamda bir vakıf olmadığını ve bir kamu tahsisinin adı olarak devamında da sakınca bulunmadığını kabul etmiĢlerdir. Karamanî Mehmed PaĢa. sh. Yaratanları bir. Muteber tarihçilerin ittifakla beyanına göre. söz konusu partilerin mücadelesi gibi göstermek de mümkün değildir... Bu sevilmeyiĢi. milliyetin hayatı ve ruhudur.

sh. Osmanlı Tarihi. gelir ve giderlerinin kontrolü. tikleri mttnltMftj (Jevletin zaruri { Imek olanDIvMi ¦kadastrosunu y iyerıerin aljnlın» t i-yerleri. Ġstanbul 1997. Her güzel Ģeyde olduğu gibi. Osmanlı Kanunnâmeleri. 61. Karamam NiĢancı Mehmed PaĢa'yı anlatırken. Süleymaniye kütp. Bu iddia doğru mudur? Osmanlı Devleti'nde tapu-kadastro iĢlemleri nasıl yürütülmüĢtür? ¦olacağı ĠMân rtileardeTapu ve kadastro iĢlemlerinin. 525-561. tekrar mirî arazi olduğundan tapu ile isteyene verildiğini. maddede ise. kısaca hukuk ve iktisât sistemi açısından ne kadar büyük bir ehemmiyete haiz olduğunu belirtmekte fayda vardır kanaatindeyiz. sh. nüfusunu ve diğer coğrafi durumunu bilmenin. bizi ĢaĢırtacak hakikatlarla karĢı karĢıya geleceğiz. devletin zaruri görevi olduğunu anlamıĢ. sahih vakıflar değil. c. Ġslâm devletini bir dünya devleti hâline getiren Hz. Bilindiği gibi Anadolu Arazîsi tamamen mîrî arazidir. Ġnalcık. Zaten mülk bir arazinin değil. Ġbrahim bin Bahsi. dünya ilim âlemi çok iyi bilmektedir. sh. XI/44. bu mevzuda da. Hatta . 146. Tarih. 702-703. kısaca S olduğunu t tapu-kadastro \ olduğunu da!ı Müslümanlm «ti da ilk tapu t âlemi çok iyi 6 karĢıya gelra&J Ġslâm d t. (WllĠ i etmiĢ ve bıi!ust| . 583-585. Risale Fî Emvâl-I Beytilmal ve Aksâmihâ ve Ahkâmihâ. nr. güzel yurdumuzun tapu-kadastro iĢlemlerini bitiremediğimizi ve bu yüzden çok kimselerin haklarının zayi olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz. Zira I. buralardan elde edilen vergi gelirlerinin vakfı yani gayr-ı sahih yahut tahsisat kabilinden vakıfdır. UzunçarĢılı. defterlerde testti nemli yani ı KöĢkü tapu kanunu. I. sahih vakıflar değil.ĠĢte Fâtih Sultân Mehmed'in de iptal etmek istediği ve ettiği. 2. çift %"J I vergide «is * Hz. Müslümanların feth ettikleri memleketin gelir ve giderini. bir milletin devlet idaresi. Halil. değirmen ve kısaca müsakkafât yani çatılı mal türünden vakıflara müdâhale edilemeyeceğini hükme bağlamaktadır ki. Osman Gâzî zamanından beri tahsis edilen yerlerin bunun yaptığı düzenlemeler ile geri alındığını. irsâdî vakıflar olmasıdır. ilk gelir-gider defterleri ve tapu kayıtları demek olan Divan usulünü geliĢtirmiĢtir. Fethe: «I yesi ile resnij defterlere lı resmi ı 59 Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. vakıf adıyla yapılan tahsislerin asla bozulmaması gerektiğine yönelik fetvaları da ÂĢıkpaĢa-zâde'yi desteklemektedir. Meseleyi biraz daha açarsak. II. Öteki mesele zaten tartıĢmalıdır59. sh. t kanunudu' 22» tapu islerr-CTüĠ nunnimt-i II liriz. Dü&yuual manındı I Devleti'sAi Tapu ve I kontrolü. Dede Halife. ġöyle ki. ancak bu uygulamanın yanlıĢ olduğunu ifade etmektedir. Müslümanların ve bilhassa da Müslüman Türklerin rehberlik etmiĢ olduklarını ve dünyada ilk tapu kanununun Fâtih Sultân Mehmed tarafından hazırlandığını. Fakat önemli olan. Belleten. Ömer. Dünyanın ilk tapu kanununun Osmanlı Devleti tarafından Fâtih zamanında hazırlandığı söylenmektedir. 251-255. Zaten bazı Ġslâm hukukçularının. bahçe. belki gayr -ı sahih yani tahsisat kabilinden vakıfların da sahih olmayan tahsis kısmıdır. c. Bu dediklerimizi teyid eden bir kayıt da. 3560. Esad Efendi. maddede bağ. sh. Ayrıca 60 senedir. bunlar aslı mülk mal olduğundan sahih vakıflardır. ÂĢıkpaĢa-zâde'nin tesbitleridir. Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserde neĢrettiğimiz Kanun metni de bunu isbat etmektedir. 192. ÂĢıkpaĢa-zâde. "Bursa ġer'iyye Sicillerinde Fâtih Sultân Mehmed'in Fermanları". zeri kart ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 119 61. Vakıf köy ve yerlerin vakfından kasıt. ancak mîrî arazinin tımara çevrilebileceği de unutulmamalıdır. köy ve yer yani arazi ve akar (burada arsa kasdedilmektedir) nev'inden olan tahsisat kabilinden vakıfların mensûh sayılmasını emretmektedir. Fâtih'in nesh yani iptal ettiği vakıfların.

Kısaca umûmî esaslarıyla Ģöyle özetleyebiliriz. Bütün bu araĢtırmalar. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. arazisi tahrir edilen yerlerin re'âyâsı. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. mezraları. zirâat edilen veya edilebilecek olan araziyi tesbit ediniz. Hz. Mufassal defterlerdir. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. 149! sil salt! karĢı t manlık I sıyla 1499f Venedik I Osmanlı 1 na'da y VIII. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. sadece Osmanlı Devleti'nin değil. meraları. Bunlar görevli oldukları bölgelere giderler. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. gelir çeĢitleri ve ödeyecekleri vergiler kaydedilen defterlere mufassal defter adı verilir. evli ve bekar. bütün dünya hukuk tarihinin ilk tapu kanunudur.II. 1750'yi bulmuĢtur. Fâtih zamanında hazırlanmıĢtır. ihtiyar. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? ciddi t» S Sultân II. Özellikle mufassal defterlerde ahalinin fertlerine ait bütün vasıflar da zikredilir. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. ormanları. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BlL. muharrir veya il yazıcı da denir. tepeleri.] erdi. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. diğer bütün Müslüman devletlere örnek teĢkil etmiĢ ve bilhassa Osmanlı Devleti yeni fethedilen arazilerin tapu-tahririni yazma ve defterlerde tesbit etme hususunda zirveye yükselmiĢlerdir. çift sürülmesi kabil olmayan öyükleri. Topkapı Sarayı Revan KöĢkü kitapları arasında 1935 ve 1936 nolu kanun mecmualarında yer alan bu tapu kanunu. kalmaıcuztft. Topraklı topraksız. icmal defterleridir ki. MemluMtt! lüs'de de ed. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Ġlgili bulunduğu bölgenin köyleri. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. Sultân II.'NMEYENfi Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır. ormanları. Kanunnâmenin orijinal adı "Kanunnâme-i Kitâbet-i Vilâyet" Ģeklindedir. Verimsiz ve çorak yerleri. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. kıĢlakları ve diğer araziler ile bunların kime ait olduğu. sakat. Hazırlanan defterler. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. Defter eminine muharrir-i memâlik. Tahrir iĢlerini iki resmi görevli yürütür: Defter Emini ve Vilâyet Kâtibi.Osman bin Hanif'i Irak arazisinin tapu kadastrosunu yapmak için görevlendirdiğinde Ģu talimatı vermiĢtir: "Ģen ve ma'mûr olan yerlerin alanlarını ölçünüz. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. Arazînin bu Ģekilde yazım iĢlemine tahrir denilir. tescil gayesi ile resmî görevliler tarafından muntazam bir Ģekilde resmî muhafaza altına alınan defterlere ka ydedilir. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru . BAYEZID DEVRĠ 62. Bu bin küsur defter. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu sever di" Ģeklindeki ifadelerini. Bazı tarihçilerin. san'at sahibi vesaire benzeri kayıtlar deftere geçirilir. Ömer'in bu tatbikat ve talimatı. arazinin durumu ve benzeri hususlar. bunlarda sadece arazilerin has. Fethedilen bütün arazilerin nüfusu. Osmanlı Devleti'ndeki tapu iĢlemlerinin temel esaslarını ihtiva etmektedir. Bâyezid. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Tahrir neticelerini iki ayrı defterde toplarlar: Birincisi. Bu mevzuda ilk ve en ö-nemli yazılı hukukî düzenleme. Ġkincisi. bataklıkları ve sazlıkları ve benzeri araziyi vergide esas alınacak arazi arasına katmayınız". 22 madde halinde yayına hazırladığımız bu kanun. tımar ve ze'âmet olduğu ve bunların sahipleri kaydedilir.

Bütün bu araĢtırmalar. Araya baĢka defterler karıĢtığı için sayıları. Müslüman Türkler'in dinlerine ve örf âdetlerine bağlı kaldıkları zamanda her sahada ileri gittiğini göstermektedir. Osmanlı Kanunnâmeleri. Sultân Bâyezid. Maalesef düĢmanlar. Hazırlanan defterler. 1485 yılından itibaren. Tapu Kanunnâmesini Osmanlı Kanunnâmeleri Ve Hukukî Tahlilleri adlı eserimizin I. onun gençliğinde eğlence ve içkiyi severdi Ģeklinde yorumlamaları asla doğru değildir. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. I. 120 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Osmanlı ülkesinin tamamı bu usule göre tahrir edilmiĢ ve bin küsur defterde Osmanlı topraklarının tapusu çıkarılmıĢtır.II. 1036. 650 tanesi ise Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü arĢivindedir. . birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. R. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. nr. vrk. i il'ln c ciddi W S Anaı istemesi* deri v manltJ Sultân II. ReĢit Efendi. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. Sultân II. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. 81/b-85/a.ereö Osmanlı I na'da) M Ģeyht nndeıut 1460'dJ S götürdü. Babası Sultân Fâtih'in naĢı 17 gün saklandı ve Amasya'da Sancak Beyi olan ġehzade Bâyezid Ġstanbul'a getirilerek tahta çıkarıldı. Bazı tarihçilerin. nr. Tapu mevzusu da bunlardan sadece birisidir. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. Cildinde neĢretmiĢ bulunuyoruz.değildir. Bütün bu sıkıntılara rağmen. dört sene sonra yani 1522 yılında tamamlanmıĢtır. Topkapı Sarayı Müzesi kütp.. VIII. Hüseyin Efendi. 75/b. BÂYEZĠD DEVRĠ 62. Günümüzün teknik imkânlarına rağmen böyle bir iĢe kalkılırsa en az kırk-elli sene süreceğini günümüzdeki örneklerinden anlıyoruz60. 367 vd. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. birinci derecede Cem Sultân ve Memlüklülerle meĢgul oldu. Tam aksine veli lakabını alan nadir PadiĢahlardan biridir. 60 Ebüssuud. dünyanın 1. 1483'de 1. Böylesine teferruatlı tapu muamelelerinin nasıl yürüdüğüne bir misâl ile bakalım. meĢhur devlet adamlarını ve onun zamanında Osmanlı Devleti'nin ulaĢtığı sınırları kısaca özetler misiniz? MemlükHI i lüs'de ) de eöiyı kalmak i erdi. 1750'yi bulmuĢtur. Akgündüz. ve 2. Osmanlı kaynaklarında geçen "îĢ ü nûĢu severdi" Ģeklindeki ifadelerini. 41 vd. Bâyezid. Asrındaki maneviyât erleri ve âlimlere gösterdiği hürmet de bunun Ģahididir. vrk. Müstakil bir sorunun cevabında da özetleyeceğimiz gibi. Bu bin küsur defter. 1) sil sa'tı sıyla v. Sultân Bâyezid. ĠĢte ġehzade Cem olayı da bunun tuzu biberi oldu. PadiĢahın tasdikinden geçerse Hazine-i Âmire denen devlet arĢivinde korumaya alınır. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. Gülbahar Hâtun'dan 1450 yılında Dimetoka Sarayı'nda dünyaya geldi. Telhis'ül. niĢancı denilen yüksek âmir tarafından kontrol edildikten sonra PadiĢah'a arz edilir. Ġtal-ya'daki Gedik Ahmed PaĢa komutasındaki orduyu hemen geri çağırdı ve maalesef 1495 yılına kadar. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. Sultân Bâyezid. 1516 tarihinde fethedilen ve 1518 yılında tahririne baĢlanan doğu ve güneydoğu bölgesinin tapu kadastro iĢlemleri. Sultân Bâyezid'in asıl saltanatı 1495 yılından baĢlatılabilir. c. Ģu anda üzerinde 30 küsur devletin bulunduğu eski Osmanlı topraklarının tapusu hükmündedir. 1935 vrk. Risale-i Araz!. Bâyezid kimdir? Çocuklarını. Hezarfen. ġu anda bunlardan 1100 tanesi BaĢbakanlık Osmanlı arĢivinde. Fâtih'in vefatıyla Hıristiyan alemi istediğine kavuĢmuĢ ve Roma bir Ġslâm merkezi olmaktan kıl payı kurtulmuĢtu. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular.

yıllar süren ve genellikle Memlüklü lehine sonuçlanan savaĢ yılları sona erdi. 4 yıl süren savaĢlar neticesinde. ġehzade Ahmed ve Korkut taraftarları engel olmak istiyorlardı. R. Yeniçeri ve bazı devlet erkânının ısrarla ġehzade Selim'i istediğini bilen Sultân Bâyezid. Nitekim Çorlu'da babasının ordusuyla ġehzade Se-lim'in ordusunu karĢı karĢıya getirdiler. Veziriazam Ali PaĢa. Bâyezid. 1460'da ġeyh Cüneyd katledildi. üzerine yürüdü ve Sivas yakınlarındaki Gökçay mevkiinde 1511 yılında katledildi. ReĢit Efendi. Telhis'ül. Bu sefer sonucunda. ġah Ġsmail'in oğlu Ġbrahim Mirza'nın komuta ettiği Safevî ordusunu Erzincan yakınlarında periĢan etti. Bu sebeple Antalyalı bir Türkmen olan ve Erdebil'e giderek tam bir ġi'i mollası haline gelen ġah Kulu isimli halifesi. Ve 5. 81/b-85/a. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Hezarfen. 1495'de Cem Sultân'ın vefatı ve de Memlüklü ile yapılan sulhden sonra yeniden a-sıl saltanat yıllarına baĢlayan II. Bâyezid'in kayınpederi ve Yavuz'un da dedesi olan Zülkadir Oğlu beğliğine saldırdı ve zulme baĢladı. Tepki. Osmanlı orduları. seferini. Yavuz komutasındaki Osmanlı orduları. bu baĢarıların ardından. Babaya kılıç çekilmez diyerek. Bununla da kalmadı. Zor olan nokta ġah Ġsmail'in Ģahlığı ve Ģeyhliği beraber götürmesiydi. birer ġi'î mollası olarak Osmanlı Sofuları adıyla Anadolu'ya gönderiliyordu. Maalesef düĢmanlar. çünkü bundan Endü-lüs'de Müslümanlara zulmeden Ġspanya ve Portekiz ve ayrıca tüm Hıristiyan blok istifade ediyordu. c. ama yerine geçen ġeyh Haydar. Osmanlı Devleti'nden ve Memlüklülerden tepki görmeyince iyice Ģımardı. 367 vd. Asıl problem. Osmanlı hacılarının güvenliğini sağlamayan Memlüklülere karĢı. baĢta Mora ve Yunanistan olmak üzere. Halk. II. 41 vd. Venedik Balkanlardaki bütün müstemlekelerini. MeĢru veliahdlıktan düĢtü ve ġehzade Korkut veliahd oldu. 1483'de 1. Sultân Bâyezid. devrân senindir" türkülerini söylüyor ve babasının pasifliğini bir nevi protesto ediyordu. vrk. 1507'de ġah Ġsmail'in Zülkadir Oğlu Alâüddevle Beyin kızını istemesi ve onun da bir ġi'îye kızını vermek istememesi üzerine. Bu arada önce Kırım'a geçen ve ardından da Edirne'ye gelerek babasıyla görüĢmek isteyen Selim'e. Aynı yıl ġehzade Ahmed bu kargaĢadan yararlanarak Konya'da sultanlığını ilan etti. 60 Ebüssuud. 1485 yılından itibaren. Erdebil'e götürülüyor ve orada ciddi bir ġî'a eğitimi verildikten sonra. nr.Gܦfaeı: ve itler BĠLĠNMEYEN OSMANLI 121 Memlüklü Sultânı Kayıtbay düĢmanlığın devamını istemiyordu. çevresine topladığı bazı göçebelerle devletin baĢına yeniden gaile açmaya hazırlanıyordu. Seferini Morava'ya ve 1484 yılında ikinci seferini de Boğdan'a yaptı. baĢka çare olmadığını anlamıĢtı. 1935 vrk. güçlü devletleri olan Memlüklülerle Osmanlıların arasını açmaya muvaffak oldular. Uzun Hasan'ın da torunu olan ġah Ġsmail ile baĢladı. Akgündüz. ġehzade Ahmed'in. iĢi daha da ileriye götürdü. vrk. nr. ġah Ġsmail'in yakın adamı Nur-ı Ali isimli halifesinin . I» eOsj) yüksek inden ulardan s kal-tlardan fe. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġah Ġsmail'in desteğiyle Anadolu'dan toplanan Türkmen gençleri. Erdebil'deki Safevî tarikatının Ģeyhlerinden ġeyh Cüneyd. 1036. onun oğlu ġeyh Haydar ve nihayet asırlarca Osmanlı Devleti'ni fetihlerinden uzak tutan ġah Ġsmail ve onun ġi'i devleti olan Safevîler meselesi ortaya çıktı. Osmanlı Devleti'ne teslim mecburiyetinde kaldı. evvela Boğdan'a musallat olan Polonya'ya karĢı haretekete giriĢti. Neticede Ramazan Oğulları Memlüklülerde ve Zülkadir Oğlu Osmanlı'da kalmak üzere. dünyanın 1.Bütün bu sıkıntılara rağmen. Maalesef. 75/b. Hüseyin Efendi. ve 2. Venedik. Risale-i Arazî.. I. Karabulut isimli atıyla kaçtı (1511). Macaristan ve zaten arada düĢmanlık bulunan Ġspanya ile fiilen savaĢ hali baĢladı. Macaristan ve Bosna'da yaptıkları savaĢlarda da önemli fetihler elde ettiler. II. Yavuz adına "Yürü Sultân Selim. 1487 yılından beri sancakbeğliğinde bulunduğu Trabzon'dan yani Yavuz'dan geldi ve ġehzade Yavuz hemen Gürcistan Seferine çıktı. Bâyezid 4. Mayıs 1485'de Çukurova'ya asker gönderilerek resmen harp baĢlatılmıĢ oldu. sırasıyla 1499 ve 1500 yıllarında Venedik üzerine yaptı.

13. Sarı Gürz. 12. II. Ġstanbul 1959. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. II. XXV. Defter. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. 122 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 161-248. sh. Kendisine 122 BĠLĠNMEYEN OSNMU tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti. 2. KardeĢlerim 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. 191-203.Ġlaldı Sultân. c. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. c. Zülkadiroğiu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi.Hüma Sultân. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. sayı 106(1963). 75-77.HüsnüĢah Hâtûn. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. sayı 14. 955 vd. kendi zamanında sadece 160.. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. 7. Ģâir. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. 3ġehzade Sultân Korkut Hân. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". Dimetoka'ya gitmek üzere yola çıktı. 19. Yılmaz. Lütfi PaĢa. hattat.. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. sh. Gâzî.FerâhĢâd Hâtûn. Belleten. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. vrk. 63. II. 16. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. 5. c. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası". "Bâyezid Il'nin Ailesi". Ġsmail Hakkı.Kamer Sultân. Ġdris-i Bitlisî.ġirin Hâtûn. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. c. sh.AyĢe Sultân. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. 21-29. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. Tansel. Bâyezid. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân.Gevher Mülûk Sultân. karĢı gelemeyerek Konya'ya gelmesi. UzunçarĢılı. Muslihuddin bin Sinan Efendi. ZEVCELERĠ: 1. 105-107. ilim ve maneviyât erbabından ise. sh.Fatma Sultân. sh. 17-ġah Sultân. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. 11 gün Eski Saray'da ikamet ettikten sonra. . I. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân.Ayn-i ġah Sultân.. Belleten. sh. c. Künh'ül-Ahbâr. sh. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. I. Öztuna. 10. Niyâzî-i Mısrî. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. Selim'in iĢini kolaylaĢtırıyordu. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. 5. Devletler ve Hanedanlar. 183/a-213/b. X. Bâyezid. Osmanlı Tarihi. 2162. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. âlim.167-188. Es'ad Efendi. Osmanlı Tarihi. 185-236.Nigâr Hâtûn. Tarih Dergisi. 379-421. Bu hadiseler üzerine. (neĢr. Ġbn-i Kemal. 3-Gülruh Hâtûn. 1. 18. sayı 97(1961). Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında.Bülbül Hâtûn. iĢleri vezirlere havale etti.. 136-148. Tevârih-i Âl-i Osman. Solakzâde. 14. Molla Lütfi Efendi.Hatice Sultân. 8-AyĢe Hâtûn. UzunçarĢılı. Uluçay. 11. nr. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında.Selçuk Sultân. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Ahmed Uğur neĢri. Bâyezid'in. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. Selâhattin. Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. 4.Yavuz Sultân Selim Hân. sh. 174-203.Hundi Sultân. VIII. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. Tevârih-i Âl-i Osman. Tarih. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. XXVII. c. II. Hersek-zâde Ahmed PaĢa.Gülbahar Hâtûn.000 km2/lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. c. 220-269. sh. sh. Ahmed Uğur). 15. 24 Nisan 1512 tarihinde ġehzade Selim lehine tahttan feragat eden II. Ankara 1997.Amasya ve Tokat'da kargaĢa çıkarmasına rağmen. 269349. Kantemir. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. Âli. Aksun. I. sh. 6... sh. sh. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 2.

10. Sarı Gürz. 6ġehzâde Sultân ġehinĢâh Hân. 6.Hundi Sultân. sh. sayı 14. Devletler ve Hanedanlar. ġeyhülislâmlardan Molla Abdülkerim Efendi ve Zenbilli Ali Efendi. babası Fâtih'in fetihlerini çok iyi hazmetmesine rağmen. 19. Ġbn-i Kemal. 3-Gülruh Hâtûn. 5. istirahata çekilmek üzere Dimetoka'ya gidecek olan babasını bizzat uğurlamıĢ. 269349. Kefe sancak Beği Mehmed'in annesi. sayı 97(1961). 15. 16. 9-ġehzâde Sultân Alem ġah Hân. c.Nigâr Hâtûn. Solakzâde. Ahmed Uğur neĢri.Selçuk Sultân. Tarih. Belki babamız yaĢlı ve hasta olduğundan. 7-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. vrk. Bâyezid.Hatice Sultân. ilim ve maneviyât erbabından ise. 8-AyĢe Hâtûn. 12. Osmanlı Devleti'nin içte ve dıĢta çok sıkıntılı günler yaĢadığı ve hatta tedbir alınmazsa ikinci bir fetret devrinin Anadolu'nun ġiîleĢmesiyle gerçekleĢme ihtimalinin kuvvetli olduğu bir döneme rastladığını çok iyi biliyoruz. 3ġehzâde Sultân Korkut Hân. Es'ad Efendi. 5. Belleten. 174-203. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Abdullah Hân. sh. sh. 7.FerâhĢâd Hâtûn. 18. (neĢr. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ahmed Uğur). Yılmaz. 379-421. Gâzî. c. kendi zamanında sadece 160. bunun baĢlıca sebeplerindendir61. sh. 955 vd. Tarih Dergisi. 185-236.AyĢe Sultân. kendilerine uzaktan taltiflerde bulunduğu Molla Cami ve Ubeydullah Ahrar Hazretleri ve Ģairlerden ise. I. Hatta Kırım Hanı'nın ġehzade Ahmed'e karĢı kendisine destek va'd etmesi karĢısında. düĢmanlarımız bunu fırsat bilerek halkı isyana teĢvik ettiler ve ihtilâller çıkardılar. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olması. 105-107. c. UzunçarĢılı. sh. 2. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar". Uluçay.HüsnüĢah Hâtûn. hattat. "Fâtih Sultân Mehmed'in Vefatı Üzerine Vezir Ġshak PaĢa'nın Ġkinci Bayezid'l Saltanata Daveti Arizası".Gülbahar Hâtûn.Ayn-i ġah Sultân. Kantemir. XXVII. elini öpmüĢ ve atının yanında yaya yürüyerek gereken saygıyı göstermiĢtir. Osmanlı Tarihi. I. II. "Bâyezid H'nin Ailesi". 183/a-213/b. 2. sh. sh. 63. 8-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. Tansel. UzunçarĢılı.Ġlaldı Sultân.ġirin Hâtûn. Zülkadiroğlu Alaaüd-devle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 13. Abdülhayy'ın kızı ve AlemĢah ile Kamer Sultân'ın annesi. Abdüssamed'in kızı ve bir görüĢe göre Yavuz'un annesi. 14. 161-248. âlim. Osmanlı Tarihi. 75-77. Vasfı ve Ġznikli Celilî misâl olarak zikredilebilir. Vezir-i A'zamlardan Ġshak PaĢa. Çandarlı Ġbrahim PaĢa ve Koca Mustafa PaĢa. c. sh.Fatma Sultân. : .Kamer Sultân. sh.Bülbül Hâ tun. Âli. Bâyezid'in. Hersek-zâde Ahmed PaĢa. ġehzade Korkut ile Fatma Sultân'ın annesi ve Abdullah Vehbi'nin kızı. II. sh. Ankara 1997. Ġdris-i Bitlisî. *) I lan* nal manevi Ģa ettiğini bf D)F tahta çe . Yavuz'un Ģu sözleri söylediği kaynaklarda ifade edilmektedir: "Biz saltanat sevdası için Ġstanbul'a varmadık. Künh'ül-Ahbâr. Tevârih-i Âl-i Osman.Hüma Sultân. 2162. sh. XXV. Böyle bir iddianın aslı var mıdır? Yavuz'un tahta geçmesinin. I. 21-29. Ġstanbul 1959. oğlu Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmektedir. Ģâir. Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı. tır. Belleten.167-188. sh. 220-269.Yavuz Sultân Selim Hân. sayı 106(1963). VIII. Tevârih-i Âl-i Osman. A' fimi!' ZOfl.000 km2'lik geniĢleme temin edebilmiĢtir. c. c. ZEVCELERĠ: 1. Defter.Gevher Mülûk Sultân. iĢleri vezirlere havale etti. Selâhattin. 17-ġah Sultân. Aksun. 11. Abdullah kızı ve ġehzade Ahmed ile Hundi Sultân'ın annesi. Öztuna. c. 4-ġehzâde Sultân Ahmed Hân. 136-148. c. II. X. Bâyezid devrinin önemli devlet adamları arasında. Ġsmail Hakkı. 1. II. Abdullah kızı ve ġehzade Abdullah'ın annesi. Muslihuddin bin Sinan Efendi. Molla Lütfi Efendi. nr. 1512 yılının 24 Nisanında sultân olan Yavuz. veli ve müzehhib gibi çok sıfatları bulunan II. sh. Niyâzî-i Mısrî. KardeĢlerim I 61 ÂĢıkpaĢa-zâde. 4. 191-203.. Lütfi PaĢa.tahsis edilen ikametgâha ulaĢmadan Çorlu yakınlarında yolda vefat etti.

Bu Ģahadet. sh. esrar ve kokain yasak mıdır? II. vrk. nr. 64. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır.Y. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. 203. Tevârîh-i Âl-i Osman. Elbet te ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. sh. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. Solakzâde. 213/b. Ġ-Fatma p en de hevâ ve heveslerinde olup. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. Hammer. c. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. Ġstanbul 1281-83. ĠANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 . Ancak Hz. Peçevî Ġbrahim Efendi. afyon. sh. 732. sh. yaĢlılık. 72-76. Mürî'üt-Tevârîh. bazı kaynaklarda ise. Künh'ül-Ahbâr. Süleymaniye kütp. Tarih. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 348-349. Bir rak vefa1 64. 507. kSultân (Sultân. bu tür maddelerin. 430. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. Yunan ve Bizans tarihçileri. c. I. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? Önce Ģunu ifade etmeliyiz ki. Ġstanbul 1338. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. sh. 3-I Hâ-lâun. nr. Es'ad Efendi. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda. en doğru kaynak. 86. Lütfi PaĢa. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". Ne yapalım. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 2162. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. 8-Huz'un Ön. ġem'dânizâde Süleyman Efendi. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. Bu tür uyuĢturucular Hz. f afyon »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 123 Ifve Abis. c. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Hukukunda afyon. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. IV. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. 3-nHân. Kader böyleymiĢ. bu dilekçesinde. II. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. ancak halk arasında. 245. FjörüĢe tsi. UzunçarĢılı. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. Bizim kanaatimize göre. H. Âli. sh. Hezarfen Hüseyin Efendi. sh. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Akman. 140/b. Büyük Osmanlı Tarihi. nr. vrk. I-II. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. Süleymaniye Kütp. Ali PaĢa. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. 3062. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. KardeĢ Katli. II. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler.

Osmanlı Hukukunda afyon. hastaların ilaç olarak kullanmaları ile keyif ehlinin 62 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi.3im Hân. Süleymaniye Kütp. nr. Ancak Hz. c. D) Peçevî ve ġem'dânî-zâde gibi çok az kaynaklarda ise. 86. IV. Ancak bu konudaki fikirler nelerdir? A) Bazı Osmanlı kaynaklarında. Tarih. H. Gayemiz devleti ve dini korumaktır. »Fatma ı en de hevâ ve heveslerinde olup. 64. Süleymaniye kütp. Lütfi PaĢa. Yavuz'un babasını zehirlettiği iddiasının doğru olmadığını beyan etmiĢlerdir62. Solakzâde. ĠSultân IMtân. Hezarfen Hüseyin Efendi. bu Ģahadetin sebebini açıklamazlar. sh. Âli. manevî Ģahadet olarak da düĢünülebilir. KardeĢ Katli. Kader böyleymiĢ. C) MüneccimbaĢı gibi bazı tarihçiler ise. bu dilekçesinde. UzunçarĢılı ve Pakalın'ın da içinde yer aldığı muasır tarihçilerin çoğu. Büyük Osmanlı Tarihi. Akman. Bu sözleri söyleyen bir devlet adamının babasını zehirlettiği iddiasına inanmak çok zordur. sadece Ģahadet Ģerbetini içtiğini ifade ederek. Hemen Ģunu da ilave etmeliyiz ki. ancak Yavuz'un zehirlediğine dair bir kayıt düĢmezler. 124 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . B) Hezarfen Hüseyin Efendi ve Kâtip Çelebi gibi bazı Osmanlı tarihçileri. Bu Ģahadet. UzunçarĢılı. MI. 213/b. diğer içkilere kıyasla ve içtihâd yoluyla sabit olmuĢtur. 72-76. II.ĠreAb-. Yavuz'un tekrar dönüp de tahta geçme ihtimalinden korkarak. nr. sh. nr.8-jz'un . ġem'dânizâde Süleyman Efendi. vrk. Elbette ki böyle siyasi bir ortamda bu tür dedikodular olacaktır ve bazı tarih kaynakları da bu dedikoduları kaynak alarak meseleyi farklı yönlere çekebileceklerdir. uyuĢturucu maddelerin haram olduğu. 140/b. c. Es'ad Efendi. Anliotfi idi ĠPadiÖnce Ģunu ifade etmeliyiz ki. yaĢlılık. haram kabul edilmiĢ ve böyle uyuĢturucuları kullananlara ta'zir cezalarının en Ģiddetlileri verilmiĢtir. Ali PaĢa. Ġstanbul 1281-83. Mürî'üt-Tevârîh. Tevârîh-i Âl-i Osman. 348-349. Bâyezid'in Dimetoka'ya giderken yolda hastalanarak vefat ettiği. Yavuz'un rakibi olan ağabeyi ġehzade Ahmed'in Memlüklü Sultânına sunduğu ve Ģu anda da Topkapı Sarayında bulunan arîzasıdır ki. Osmanlı Tarihi. bu zayıf rivayete hemen sahip çıkmıĢlar ve Yavuz hakkında akla gelmedik isnadlarda bulunmuĢlardır. 2162. Ancak bazı devlet adamları babamla aramıza fitne soktular. Peygamber'in konuyla ilgili yasaklayıcı bir hadisi de bulunmaktadır. bazı kaynaklarda ise. Yunan ve Bizans tarihçileri. c. sh. vefatına kardeĢi Selim'in sebep olduğunun yayıldığını açıkça ifade etmektedir. Hammer. I. esrar ve kokain yasak mıdır? II. Peçevî Ġbrahim Efendi. Künh'ül-Ahbâr. Tenkîhu Tevârîh-i Mülûk. sh. 507. Bu tür uyuĢturucular Hz. Ne yapalım. Bâyezid'in gençliğinde esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullandığı ve içki içtiği doğru mudur? ir]. Peygamber'in devrinden sonra ortaya çıktığından. 203. bu tür maddelerin. sh. Ġstanbul 1338. günümüzde modern usullerle tıp dünyasında kullanılması o zamanlar için söz konusu olmadığından. en doğru kaynak. yaĢadığı kederler ve bu arada saltanatla ilgili dedikodu ve fitneler yüzünden alabildiğine zayıf düĢtüğü ve zaten 67'ye ulaĢan yaĢıyla bunlara tahammül edemeyerek vefat ettiği kayd edilmektedir. Ġstanbul'dan çıkarılan babasının Karlıdere'de hastalanarak vefat ettiğini. kokain ve esrar gibi uyuĢturucu maddeler. sh. 732. afyon. sadece zehirlendiğini ve bu yüzden vefat ettiğini belirtirler. Bizim kanaatimize göre. babasını zehirlettiği rivayeti kaydedilmektedir. Ġslâm Hukukunda ve dolayısıyla Osmanlı Hukukunda.3lil HâI Hatun. II. sh. vrk. 3062. 430. Yoksa askerimizi alıp babamız üzerine yürümek bize yakıĢmaz". IjörüĢe . düĢmanı def etmeye muktedir değillerdir. 245. ancak halk arasında.

Bu kısa giriĢten sonra Ģunu ifade edelim ki. bu kötü âdetlerinden dolayı topluma zarar vereceklerinden hemen cezalandırılmalarını. Batı dilleri I olan Bâyezid. 18i M ÂN. Fâtih'ten sonra en büyük âlimlerden biri olarak bilinen II. hemen Lalası olarak duruma müdahale etmesi gerektiğini ve o iki hâinin de. sadece Yıldırım Bâyezid ve II. Osmanlı padiĢahları ile alakalı yaptığı genel bir değerlendirmede. ancak gençlik döneminde ve sancak beği iken. 1 mükemmel w < MünĢe'ât-ı S 2162.BĠLĠNMEYEN 0SM/W. adı zikredilen bedbahtlar hakkındaki ihbarın doğru olduğunu.^ sebebiyle. Tansel. mertebe-i sekre varmayıcak haram olur mu? El-Cevap: Fâsıklar ve hevâ ehli yeyiĢi üzerine (hastaların ilaç olarak kullanmaları dıĢında) hiç bir Ģekilde helâl değildir". Nitekim Âli. kem yıllarına ait bire unutulmamalıda. II. ġehzade Bâyezid'in durumu bildiğinden dolayı. Netice dair olan söylentiler. Ġçki içtiğine dair açık bir ifade yoktur. takva ve ibadetiyle adaĢı olan Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri gibi büyük bir veliyyullah olduğu da kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir. bene (haĢhaĢ). Bâyezid'in padiĢahlığı döneminde değil. K sn. Bâyezid'in böyle bir rahatsızlığı varsa tedavi yoluna gidilmesini. tamamen içki ve gayr-i meĢru eğlence diye yorumlamanın hatalı olacağını daha evvel açıklamıĢtık. ancak Ģehzadenin onlarla PadiĢah'a arz edildiği kadar beraberlikleri bulunmadığını ve Ģehzadenin hikmetle terbiye olunması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. "BerĢ ve afyon ve ma'cun ki. bütün Ģiddetiyle emretmektedir. 1479 yılında Kastamonu'da sancak Beyi olan oğlunun Lalası Fenârî-zâde Ahmed Bey'e hemen ferman göndermiĢtir. ülkesi II. Hakkında kullanılan. Ancak bu iddianın doğruluğunda da Ģüphe bulunmaktadır. açıkça haram olduğuna dair fetvalar vermiĢlerdir. Bâyezid'in 1 diği söylenmek II. sadece keyif için kullanmaları arasındaki sınırı her zaman korumak kolay olmamıĢtır. her çeĢit uyuĢturucu maddeyi yasakladıkları gibi. tamamen bir iftiraya kurban gittiğini. ahlâkî zaaflar ve kadın gibi hilelerle. Bâyezid l manii tarihinin ( nunları. Ebiissuud Efendi ve benzeri Osmanlı ġeyhülislâmları. Kendisi. 66. Fermanda oğlunun zikredilen iki kötü insanın teĢvikiyle esrar ve benzeri uyuĢturucu madde kullandığı ve böylece selim fıtratının bozulduğuna dair bazı dedikoduların kulağına geldiğini. II. < maktadır63. PadiĢahlar arasında. Osmanlı Ģehrinin I donanmasını bir katli tesis etmiĢtir. ma'cûn ve esrar adıyla bilinen bütün uyuĢturucu maddelerin. ( tirdiği gibi. Zira TaĢköprü-zâde. esrar içinde ola. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli iki arkadaĢı tarafından. Aslında özellikle Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi'nin ve arkadaĢının böyle bir çirkinliği iĢledikleri de Ģüphelidir. Ahmed Bey'in cevabı daha önemlidir. her zaman oyuna getirilmek istenen Osmanlı Hanedan mensuplarını da. Ġtti ri hazırlanıl zikrederek I Evet ( Bursa. Bâyezldd Kanunları. çok sayıda fetvalarıyla. cevabında. yapılan ikazlar ve özellikle de Ebüssuud'un babası ġeyh Muhyiddin Yevsî'nin irĢadı üzerine kendisini tamamen takva ve ibadete verdi" Ģeklindeki değerlendirmeyi. dıĢ ve iç düĢmanlar tarafından saltanat. "Devitti lerdir" diyerek. Selim hakkındaki bazı isnadları nakletmektedir. 65. bir rivayete göre. Bâyezid'in. Mü'eyyed Oğlu Abdurrahman ve Hasekisi Hacı Mahmûd Bey isimli arkadaĢları tarafından uyuĢturucu kullanmaya zorlandığını ve gayr -i meĢru hayata girme tehlikesinin bulunduğunu haber alan Fâtih Sultân Mehmed. afyon. Nitekim Ahmed Bey. Gerçekten de ZemahĢerî'nin Mufassal adlı eserini Arap âleminde ders okutacak kadar i ne kadar yükselen bir ı mektedir. Böylesine bir Ģehzadenin. Bâyezid'i j Ģeklindeki iddialar^ rihçileri. S . I ücreti takdim eden I mektedir. Ayrıca böyle bir ferman padiĢahların çocukları hakkında ne kadar hassas olduklarını göstermektedir. esrar ve benzeri keyif verici maddeleri kullanmak üzere teĢvik edildiği bazı Osmanlı kaynaklarında rivayet edilmektedir. ĠL I ve yay imalatçısı t tır. böyle ahlaksızların elinden kurtarmak için ellerinden geleni yapmıĢlardır. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Osmanlı PadiĢahları. büyük bir âlim olan Mü'eyyed-zâde'nin. 8j| olan bir diplomattı. onun. II. vrk. "gençliğinde îĢ ü nûĢu severdi. Sadece bu fermanı görüp de hüküm vermek doğru değildir. berĢ (afyonlu Ģurup). idam fermanı gelmeden onun Kastamonu'dan ayrılmasına yardımcı olduğunu anlatmaktadır. böyle bir Ģey doğruysa.

sh. Bâyezid'in uyuĢturucu kullandığı ve içki içtiğine dair olan söylentiler. 65. c. Fetâvâ. ilk Tüketiciyi Koruma Kanunları ve ilk Gıda Nizâmnâmeleri hazırlandığı söylenmektedir. kocu BĠLĠNMEYEN OSMANLI 125 okutacak kadar ilim adamı olan ve sonra da Ġstanbul kadılığına ve Rumeli Kazaskerliğine kadar yükselen bir zatın. . 183/a-b. Mecdi. 260/a-261/b. 64 Âli. Kendisine takdim olunan bütün eserleri okuyan ve kıymetine göre telif ücreti takdim eden Sofi Bâyezid. c. Hadâık. c. Akgündüz. bene »uyuĢturucu «vema'cun Ifiehevâ ehli I maddeyi yap kadın gibi m da. II. II. II. sh. Âlim. müzehhib ve yay imalatçısı olan Bâyezid. {.. lyla. I. c. ilk tüfekli piyadeyi de kendisi tesis etmiĢtir. Bâyezid'i gözden düĢürmek için söylenen bu sözler. Kendisi. Osmanlı tahtında 31 yıl oturduğu ve asla toprak kaybı olmadığı unutulmamalıdır64. kendinden bekleneni veremediğine dair Yavuz'un tesbitleri. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar. Ġsmihan Sultân. nr. Farsça ve Uygurca'ya da vakıf olan Bâyezid. Ancak hâlim ve selim olduğu doğrudur. Ġstanbul ve Edirne Ġhtisâb Kanunnâmeleridir. UzunçarĢılı.187. sh. sh. yaĢlılık ve hadiselerin verdiği yorgunluk sebebiyle. Feridun Bey. nr. 183/a-b. Kantemir. Bu kanunnâme. 263-264. 124-125. Gerçekten öyle midir? II. vatandaĢlarının kalblerinde sevilenlerdir" diyerek. Batı dilleri kadar. Bâyezid zamanında 85 adet Kanunnâme neĢr olunmuĢ ve özellikle sadece Osmanlı tarihinin değil. I. Bâyezid'in hâlim ve selim bir adam olduğu ve devleti idare edemediği söylenmektedir. 236. dünyanın en mükemmel ve en geniĢ belediye kanunu olmakla kalmamakta. Bursa. olaylar tahkik edildiğinde. sh. vrk. böyle Jıfaminde hman |t benzeri keyif i rivayet | içki içtiğine I genel bir lan nak-lıt özellikle s takva ve nce diye I Fâtih'ten jMyle adaĢı darda ittiıan ve pıiiB Fâtih »Fenârî-t: ¦ <c:j |r—a: ı. 308-311. II. Bâyezid'i tavsif etmiĢlerdir. Bâyezid döneminde dünyanın ilk Standartlar Kanunu. Ömrünün sonuna doğru. sh. 245-248. tamamen son yıllarına ait bir olaydır. onun zamanında hazırlanmıĢtır. c. II. Bu kanunlardan bazı örnek maddeler zikrederek anlatabilir misiniz? Evet doğrudur. 66. bestekâr. ülkesinin sınırlarını az da olsa geniĢletmiĢtir. doğuda ve batıdaki menfi Ģartlara rağmen. 2162. Netice olarak. Ġstanbul. vrk. c. c. ilk Belediye Kanunları. V. Osmanlı Tarihi. ' 126 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN . delilsiz isnâdlar Ģeklinde kalmaktadır63. dünya hukuk tarihinin ilk belediye kanunları ve ilk standart kanunları. Selâhattin. Âli. MünĢe'ât-ı Salâtin. Osmanlı Tarihi. çok büyük âlim ve komutanlardan hususi dersler almıĢtır. sh. sn. aynı zamanda dünyada 63 Ebüssuud Efendi. Edirne ve Bursa gibi üç büyük Osmanlı Ģehrinin belediye kanunları. vrk. Osmanlı ordu ve donanmasını bir kat daha güçlendiren Sultân Bâyezid. 2162. Es'ad Efendi. Es'ad Efendi. Süleymaniye kütp. doğu dillerine ve mesela Arapça. "Devlet adamlarının en hayırlısı. yani devleti idare edemedi Ģeklindeki iddialar doğru değildir. II. devrinin yabancı tarihçileri tarafından da medh edilmektedir. UzunçarĢılı. Künh'ül-Ahbâr. babasının fetihlerini hazmettirdiği gibi. II (Bâyezid Devri Kanunnâmeleri). fermanda bahsi geçen rezaleti iĢlemesi akla uzak görünmektedir. Künh'ül-Ahbâr. hattat. Tansel. nr. o zamanın güçlü devletleri olan Ġtalya ve Venedik'te nüfuz sahibi olan bir diplomattı. II. Osmanlı Kanunnâmeleri. 223. Ģâir. Süleymaniye kütp. 662-664. Osmanlı tarihçileri. 245246.EN OSMANLI (olmamıĢtır. Bâyezid devrine ait en mühim kanunlardan birisi Ģüphesiz ki. Süleymaniye kütp. I. onun zamanında tanzim olunmuĢtur. II.

çarĢıda ve pazarda vardır. yunmuĢ ola. . Ve hammâllar ağır yük urmayalar. sekiz arĢun ola. imtihan edeler. Ve bir akçelik eti her ne narh üzerine alurlar ise beĢ pare olur. cezalandırıla. Kâfir yüzin sildikleri fota ile Müslüman yüzin silmeyeler. halkın ununa ve buğdayına zarar etmeye. Bu kanun. Biz. Amma bu bâbda ve gayride mahkeme kararı bile ola. ıssı ve sovuk su ile ârâste ve dellâkleri cest ve çâlâk ola. minekâri iĢde dirhemine iki akçe ve altun sâde ise miskâline üç akçe. bu hisâb üzerine vereler. Müslümana verdüği fotayı kâfire vermeye. tabanına let uralar. hâmmâmları gözedeler. Ve ağır yük urmayalar. Tâ ki. ilk gıda maddeleri nizâmnâmesi. B-74. Ġki pulluk dahi etmek vereler. Ġ-33. değirmende tavuk beslemeyeler ki. sâde iĢi dirhemine bir akçe. bakır koyub iĢlemeyeler. Ve ayağı yaramaz bârgiri iĢletmeyeler. hem Osmanlı örf âdetlerini ve hem de Ġslâm hukukunu çok iyi bilen Mevlânâ Yaraluca Muhyiddin tarafından hazırlanmıĢtır. san'atlarında kâmil oialar. Eğer muhalefet edecek olurlarsa. Tabibler dahi gözlene. Eğer terâzûda ve kilede ve arĢunda eksük bulunursa. mahkeme kararıyla muhtesib (belediye baĢkanı) dâim görüb gözede. her biri 100 küsur maddeyi bulan bu üç kanunnameden sadece bazı maddelerini. Ve at ve katır ve eĢek ayağını gözedeler ve semerin gö-reler. Ġ-66. kâfir baĢın tıraĢ etdükleri ustura ile Müslüman baĢın tıraĢ etmeyeler. gezdireler. Ve hamallar na'lsuz at istihdam etmeyüb ve dağ yükünün iki yükünden ziyâde götürmeye. zira dilsüz canavardır. ziyâdeye satmaya-lar. Ġ-46. HazırlanıĢ tarihi 1502 ila 1507 tarihleri arasındadır. Cem? Edirne'nin aĢçıları ittifakiyle teftiĢ olundı. muhtesib (belediye baĢkanıjin hükmi vardır. Un kapanında olan kapan taĢlarını. Usturaları keskün ola. Bursa. Etmek içinde kara bulunursa ve çiğ olursa. AĢçılar biĢürdükleri aĢı pâk biĢüreler ve çanakların pâk su ile yuyalar ve tezgâhlarında kâfir olmaya. görse ve gözetse gerekdir. Ve âdetlerinden artuk almayalar ve iri öğütmeyeler ve kesmüklü buğdayı değiĢtirmeyeler ve illâ muhkem ve müntehî hakkından geleler. tüketici haklan açısından arz ediyoruz (Maddenin baĢındaki rakamlar Kanun maddelerine ve harflerden B. eksik ve çiğ olmaya. onun on bire satalar. Ġ-29. bîmârhâne (hastahane) tabiblerine göstereler. Ve camilerde dilenci taifesin yürütmeyeler. boyarlarsa gereği gibi hakkından geleler. Ġ-21. ġöyle ki. hile ve telbîs olub un alan ve satan kimesnelere zarar ve ziyan olmaya. Ģehirde iĢlene. Ġ-4. Ve iplikçilerin ipliği tire ipliğine beraber ola. Ve iç yağiyle nesne biĢürmeyeler. kalb boyamayalar. Bakkallar ve attârlar ve bezzazlar ve takyeciler. Cerrahlar dahi gözlene. Eslemeyeni gereği gibi hakkından gele. sahibine tamam etdüre. E-196. ma'kul üzerine ola Ġ-40. Her kangısında eksük bulunursa. Ziyâdeye satarlarsa. E-198. Değirmenciler gözlene. Bir akçelikden artuk alsalar ya eksük alsalar. eksük olursa tahta külah uralar veyahud para cezası alalar. Ve kile ve arĢun ve dirhem gözlemle. muhtesib (belediye baĢkanı) dutub te'dîb ede. Hammâmcılar. Ġ-38. aniden bazara un gelmeyüb Müslümanlara darlık göstermeyeler. E-194. eksük olmaya. Su katılmıĢ olub bulunursa. Ve dahi hekimlere ve attârlara ve cerrahlara. standart olarak alınan ekmeği narh üzere pâk iĢleyeler. ilk standartlar kanunu. en az bir aylık un buluna. kabul etmedikleri kimesneleri men' edeler. Kuyumcular. ĠĢleyenin muhtesib (belediye baĢkanı) gereği gibi haklarından gele. Etmekçiler. E-195. eksüği bulunanın hakkından geleler. Ve astar ki. müĢebbek iĢde miskâline beĢ akçe ve gümüĢ düğmeler iriyi ve hurdayı gayet eyü hâlis iĢleyeler. E Edirne ve Ġ Ġstanbul Kanununa iĢaret etmektedir): "Ġ-45. Usturası keskin ola. Ġ-24. gözedilüb her meslek sahibi teftiĢ oluna.ilk tüketici haklarını koruyan kanun. Tâ ki. Berber gözlene. ilk çevre nizâmnâmesi ve kısaca asrına göre çok hârika bir hukuk kodudur. Olursa hakkından geleler. E-58. Eyle olıcak ekmek gayet eyü ve arı olmak gerekdir E-7. Bir akçelik aĢ alanın aĢına bir pare koyalar. muhtesib (belediye baĢkanı) haklarından gele. Ġ-5. Ve mahkeme kararıyla yiyecek ve içecek ve giyecek ve hububat ki. teĢhir edeler veyahud tahta külah uralar. Ve her etmekçinin elinde iki aylık. Ve boyacıları dahi gözedeler. Ġ-42. Ve sirke ve yoğurda su koymayalar. usturası altında kimesne zahmet çekmeye ve nazır olan fotaları pâk duta.

halası Selçuk Sultân baĢkanlığında ağabeyine gönderdiği heyetin diliyle Osmanlı Devleti'nin ikiye bölünmesini.. Bu t Mevlânâ |»7 tarihleri îmaddele-IrKanun madBĠLĠNMEYEN OSMANLI 127 Ġ-70. Sultân Cem olayının esası nedir? öve pazarda mursa. Ġ-73. Bu paĢanın vefatından sonra.1 Yılma:. . her kim muhalefet ve inâd ederse. Ve her san'atı aydan aya kadı ile teftiĢ ede ve dahi göre ve gözede. ...-..-. B pOSMANLI |t standartlar Ġiodudur. Ġ-70. Anadolu'da kendisinin ve Rumeli'de ise Bâyezid'in sultân olmasını teklif eyledi. hükmi vardır... (I Ġ-73.. Hedef Osmanlı Devleti'nin baĢını ağrıtmaktı ve Sultân Cem de bunu biliyordu.... Ģehzadelere yazılacak elkâbla ilgili bölümde Sultân Cem'in ismi zikredilmiĢ ve Karamanî Mehmed PaĢa'nın arzusu da hep bu olmuĢtur. ... Sultân Cem < Fâtih Sultân Meh delere yazılacak elk Mehmed PaĢanın an gelen Cem Sultân'a Bâyezid'in AyaĢ adına para kestirip I Selçuk Sultân baĢ ikiye bölünmesini. Fil-cümle bu zikr olunanlardan gayrı her ne kim Allah ü Te'âlâ yaratmıĢdır.-. Kahire'de büyük ilgi gören Sultân Cem.. . anlaĢtığı Üstâd-ı A'zam Fransız Pierre d'Aubusson sözünde durmadı ve Cem'i Nice'ye götürerek ġövalyelere teslim etti. Her kangısı kim ta'yin olunan narhdan eksük sata. Hatta ağabeyi Sultân Bâyezid'in AyaĢ PaĢa komutasında gönderdiği kuvvetleri yendi ve 1481'de Bursa'da adına para kestirip hutbe okuttu ve saltanatını ilan etti. Daha da ileri giderek. yüzyılın baĢında savunulmaya baĢlandığı düĢünülürse. Bâyezkiî pazarlık yaptılar»! pa'ya teslim edil*! aleyhine kullan Roma'ya ayakbas&ı landığı Roma'da 1* hem Papa VIII.65 Hayvan haklarının 20. Fâtih Sultân Mehmed hayatta iken tanzim edilen meĢhur Kanunnâmesinde.... buradan bir ilke imza basarak hacca gitti ve 1482 yılında yeniden Adana yoluyla Anadolu'ya döndü. Yeniden Mısır'a dönmek istediyse de. herkimi 67. 1 papa da kendisine il "Değil Osmanlı ı ğiĢtirmem". ı teklif eyledi.irdir... Bâyezid'in sulh tekliflerini reddeden Sultân Cem'i Anadolu'da Karamanoğlu Kasım Bey karĢıladı..12... . Bunu duyan Sultân Bâyezid. 1495) yaptı ve zehirlemesi i vefatı üzerine J mak istediler ( olundu (M Ģâir bir Ġm "Akı 6? il 10. ı. . Bunuı eyledi ve Cem de < sığındı.. eksük Bin cest Ġt fotaları . Ve her «an'atı ı lunan narhdan eksük sata. Fll-ciimlebUZĠkf» (belediye baĢkanı) görüb J ġöyle blleler. muhtesib (belediye baĢkanı) hakkından gelüb teĢhîr ede. ġöyle bileler.. Etmek jM.S'ud para ¦ bizara un iöfrolma-|)ittoiur Bir jeksük ¦ :s: ise Heyıi hâlis Ġ Ġlli. Bursa'ya gelen Cem Sultân'a buranın halkı büyük alaka göstermiĢti.. bu maddenin çok ileri bir hukuk anlayıĢının mahsulü olduğu daha iyi anlaĢılır.. Kahire'de I gitti ve 1482 yılında | rini reddeden Süit sır'a dönmek i zünde durmadı \ leti'nin baĢını i II.-.. itaba ve ikâba müstahak olur 67.. kuvvetli ordusuyla Cem'i YeniĢehir'de mağlûp eyledi ve Cem de evvela Konya'ya ve sonra da Memlüklü Sultânı Sultân Kayıtbay'a sığındı. hepsini de muhtesib (belediye baĢkanı) görüb gözetse gerekdir..

adı geçen üstâd-ı azamla Cem'i teslim etmesi için pazarlık yaptılarsa da. Tunus Hafsî Sultanlığı ve Merînîler yardım edebilirlerdi. sh. netice vermedi ve 1492 yılında Gırnata teslim oldu ve Endülüs'teki Ġslâm . 10. Hatta Gırnata Meliki XI. Charles. VIII. hem Papa VIII.1495). Osmanlı Sultânı vefatı üzerine üç gün yas ilan etti. Es'ad Efendi. 66 Akgündüz. ġöyle ki: Maalesef. Endülüs Müslümanlarına sahip çıkmıĢtır. Osmanlı Donanması Fransızlara kolaylık gösteren Tunus Hafsî Sultanlığı ile de uğraĢıyordu. 387-402. Avrupa'daki diğer Hıristiyanların da yardımıyla baĢta Cebel-i Târik Boğazı olmak üzere. Ebu Abdillah Muhammed. Defter. sh. ancak gücü ve siyasi durumu. Bu hücumlar. Hıristiyan dünyasının elinde. Tevârih-i Âl-i Osman. Endülüs'te tek Müslüman devlet kalmıĢtır: Nasrîler veya Benî Ahmer.-. Her iki papa da kendisine dinini değiĢtirmesi için baskılar yaptılar.. 17. c.2. sh. Kastilya.. Büyük bir merasimle karĢılandığı Roma'da 1495 yılına kadar 6 yıl kaldı. hem uzak idiler ve hem de birbirine düĢürülmüĢlerdi. Osmanlı Tarihi. 1469 yılında Ġspanya'daki iki Katolik devlet olan Kastilya ve Argon Krallıkları resmen birleĢtiler. Bâyezid. Kendisine San Angelo Sarayı tahsis edildi. sonra ermek üzereydi. Ġspanyollar. 382-386. 12. Kemal Reis'in komutasındaki Osmanlı Donanması 1487'de Ġspanya seferine çıktı. 364-384. Aragon. Memlüklüler ve Osmanlılar ise. Müslümanların kendileri gibi katliam yapmayacaklarını bildiklerinden aldırmadılar. Gırnata'ya hücumda tek çekindikleri Osmanlı Devleti ve Memlüklüler idi. 188-230. Tarih. 1489 yılında Roma'ya ayak bastı ve ikinci sürgün hayatı baĢlamıĢ oldu. Solakzâde. Alessandro Borgia ile görüĢtü. Endülüs'teki Müslümanların oralardan kovulmasıdır. edîb ve Ģâir bir insandı67. Zira Osmanlı Devleti'ne Cem olayı ile problem çıkarılmasının da Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti'nin arasının açılmasının da tek sebebi. II. 711 yıldır devam eden Ġslâm hâkimiyetini sona erdirmek için fır sat beklediler. 1487'de 776 yıllık Müslüman bir Ģehir olan Malağa düĢtü. sh. 1492'de yıkılan Endülüs Emevi Devleti'ne Osmanlı Devleti neden sahip çıkmamıĢtır? ÇıkmıĢsa neler yapmıĢtır? Sultân Cem olayından sonra bu soruyu cevaplandırmak daha kolaydır. Böylece Osmanlı Devleti. Napoli ve Sicilya Krallıklarına karĢı harp ilan etmiĢ oluyordu.. bütün dünyanın sultanlığını da verseniz. Gırnata baĢĢehirleriydi ve gittikçe de sınırları dara-lıyordu. yani tam Müslümanlar yok edilmeye çalıĢıldığı günlerde. Sultân Kayıtbay. Divan-ı Hümâyûn'u toplayarak durumu müzâkere etti ve Batı Akdeniz'e donanma gönderilmesi kararlaĢtırıldı. nr. UzunçarĢılı. Buna verdiği cevap Ģu oldu: "Değil Osmanlı saltanatı. I. Ne acıdır ki. 143. bunların Akdeniz ile ve Müslüman devletlerle olan bağlarını kestiler. muvaffak olamadılar ve maalesef Sultân Cem 1488 yılında Pa-pa'ya teslim edildi. Kantemir. 26-27. 1492 yılında Endülüs'teki son Müslüman devletine son verilmeden evvel. Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanılacak bir kozdu ve kendisi de asla bunu arzu etmiyordu. Ancak Papa'nın zehirlemesi sebebiyle Napoli'ye giderken yolda vefat etti (25. sh.II. Türkçe ve Farsça Divan telif edecek kadar âlim. bunları koruması muhtemel olan Müslüman devletler saf dıĢı edilmiĢtir. 184/a vd. I. Avrupa'yı Rönesans'a taĢıyan Endülüs'teki Müslüman devleti. 1495 yılında Fransa Kralı VIII. Cem'i kendilerine teslimi için Papa'ya baskı yaptı ve Sultân Cem maalesef Krala teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. Yılmaz. Bâyezid ve Sultân Kayıtbay. c. Osmanlı-Memlüklü harbi devam etmektedir. sadece onları katliamdan kurtarmaya yetmiĢtir. -. Innocentius ve hem de VI. resmen her ikisinden de yardım istedi. dinimi değiĢtirmem". Osmanlı Kanunnâmeleri. 286-304. 163-177. vrk. Bunlara en yakınları olan Fas Sultanlığı. Künh'ül-Ahbâr. 1485-1491 yılları arasında. Âli.. 220-221. 2162. Bu tarihlerde. Tabutunu bile Osmanlı Devleti'nin aleyhine kullanmak istediler ve ancak 4 yıl bekletildikten sonra Napoli'den Bursa'ya getirilerek defn olundu (1499). Artık Sultân Cem. Kudüs'teki Hıristiyanları sürgün edeceğini söyledi ise de. sh. Kemal Reis Güney Ġtalya'yı vurarak Ġspanya sularına kadar geldi ve Malaga'yı tekrar aldı. Sultân Cem. Gırnata'ya hücum etmeleri halinde. s-'J 128 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI I 68. 67 ÂĢıkpaĢa-zâde. II. Osmanlı devleti. Ahmed Uğur neĢri. II. Memlüklülerle de uğraĢan Osmanlı Devleti'nin iki ateĢ arasında kalmasından dolayı. Belgelerle Osmanlı Tarihi. c. Ġbn-i Kemal. 37-39. c.<: = .

Katolik olmakla ölmek arasında tercihde bulunmaları için emirler çıkardılar. .Trt. Yahudiler de bu hükümlere tabi idi.. nr.! Osmanlı Devleti. Zira Osli Osmanlı (oralardan i gücü ve to evvel.. sh. hem yerli Müslürt Memlüklülerle olan savaĢ s 69.-. 1510 yılın Reis Komutasındaki dona cak.--. c. Bel}*»| Rıza Seyfl. Belleten. . XXVI. sh. gemiMsI manii ülkesine getiri ve hem de Yahudiler. 1510 yılındaki son seferlerine kadar. kendi arala lere karĢı da tam bir s Katoliklere hayat hakkı I hakkı tanımayacaklarIdU Ġslâm tarihçilerinin I Endülüs Emevilerinin ( emân altında ya zimmî sayılıyor ve Ġsi Endülüs'te bulunan MS zihniyetine hâkim I mensupları büyük biri larını aldılar ve hatta > lumlar içinde itlin men bulamıyorlardı i dönemde mazlum i leti kucak açtı. sayı 103(1962).••¦«•-. Osmanlı donanması. Belleten. Kemal ve Ba*)l S OSMANLI lıeden sat. Osmanlı Devleti. Bâyezid dön rafından katliam»' topraklarına yerli Ecdadımızın "Ģer'-l < ve Ġslâm Devleti'nin hâle Renk. XV. Av-di... Buran Kemal Reis I Müslümanları.. Endülüs'teki baĢarılarında Ģımararak. kıyardım |?(düĢü-«Kral-|ı düĢtü..:.. 457-483. XV. Turan. Zimmeti MÂĢıkpaĢa-z8de. Kemal Reis Komutasındaki donanmasıyla Ġspanyollara karĢı 23 defa saldırı düzenlediler. 2162. c. vrt. Ġspanya ve Portekiz'deki Katolik devletler tarafından katliama ve sürgüne maruz bırakılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına yerleĢmeleri nasıl olmuĢtur? Ecdadımızın "Ģer'-i Ģerif dediği Ġslâm hukukuna göre..w---> Katolik olmakla ölmek ara Devleti'nin bunlara da I larına rağmen. Katoliklerin Protestanlara ve Protestanların Katoliklere hayat hakkı tanımadığı Hıristiyan Avrupa'da elbette ki Yahudilere de hayat hakkı tanımayacaklar idi. 1 201-210... XXIV. Ġsmail Hakkı. Bilindiği gibi. 1... sh. Ġslâm tarihçilerinin Endülüs ve Avrupalıların da Ġspanya dedikleri yarım adada Endülüs Emevilerinin kurdukları Ġslâm Medeniyeti sayesinde tam bir hürriyet içinde ve emân altında yaĢayan diğer din mensupları arasında Yahudiler de vardı. Hıristiyan olmayan milletlere karĢı da tam bir savaĢ ilan etmiĢlerdi. bunların neticesi olarak ı Avrupalılar.¦. 539-551. dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı Ģekilde ve "Ģer'-i Ģerif" ne diyorsa öyle muamele yapılır.. Osmanlı Devleti'nin bunlara da kucak açtıklarını çok iyi biliyoruz.. Sayıları 300. Aynı yıl Amerika'ya da Colombus ile çıkan Ġspanyollar. Biz Ġstanbul'u aldığımız vakit. yollara düĢen 300.. "Barak Reis'in ġehzade Cem Mes'elesiyle Ġlgili Olarak Savoie'ya Gönderilmesi". Endülüs'ün bu düĢüĢünü Namık Kemal Ģu cümlelerle özetliyordu: "Ġspanyollar Gırnata'yı aldıkları zaman.000 Müslümanı katlettiler.. Müslümanlarla sulh yapan ve Ġslâm Devleti'nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i müslimlere "zimmr adı verilir.¦-¦¦¦. Bilindiği gibi. 185-236.Hâkimiyeti sona erdi.000'i bulan Musevilere ise sn. 69.. Avrupalılar. "Yeni Vesikalar KarĢısında Sultân Ġkinci Beyazıt Hakkında Bazı Mütalâalar"... Bâyezid döneminde. Nitekim tanımadılar da..». Endülüs hadisesi sebebiyle.„¦ _ . .. Renk.000 kadar Müslümanı Fâs ve Cezayir'e nakletti. Selâhattin. II. 5-1491 k Osmanhtkal-n cfara-:TAnk t kesti-er. IĠS5-b.-.-> ¦.¦¦¦¦¦-? ¦¦.000. ISırnata i Sultân tağini ferinden BĠLĠNMEYEN OSMANLI 129 11 siı. Yılmaz.c. Yahudiler de zimmî sayılıyor ve Ġslâm . . hem yerli Müslüman devletlerin destek yerine köstek olmaları ve hem de Memlüklülerle olan savaĢ sebebiyle tam netice alamadılar68. dil ve ırk farkı gö. . sayı 95(1960). asırda Avrupa'da kölelik. insanlar arasında ayırım ve nihayet bunların neticesi olarak engizisyon mahkemelerinin zâlim kararları kınla gidiyordu.... Tansel.. halkı dinlerini değiĢtirmeleri için ateĢle yaktılar. UzunçarĢılı. öyle muamele yapılır. i tır? Bu sorunun < bulabiliriz. Ancak. 170-175. II.|| fendi. kendi aralarında kanlı çatıĢmalara girdikleri gibi. ġerafettin... bütün sıkıntılarına rağmen. her din sahibine dinini yaĢayabilmesi için tam bir din hürriyeti tanıdık". "Cem Sultân'a Dair BeĢ Orijinal Vesika".

II. sh. 178-179. yüzyılda Ġspanya'dan atılan Yahudilerin Osmanlı topraklarına zimmî olarak kabulüne dair belgeyi." Mağrib'den kasıt Endülüs yani Ġspanya'dır.Ülkesi olan Endülüs'te huzur içinde yaĢıyorlardı. Yılmaz. 70. Yani 40 küsur aile bu bölgeye yerleĢtirilmiĢtir. nr. 250-251. Ġslâm halifesi veya naibi. Ġslâm ülkesi vatandaĢı olmalarını. Bu Kanunnâmede yer alan Ģu hüküm. Efdaleddin. Her ülkeden insan hakları konusunda âbide vesika sayılacak dokümanlar istenmiĢtir. 390-392. Bâyezid idi. Es'ad E-fendi. c. Bu defterin 40. ĠĢte bu Ģer'î hükme dayanan Osmanlı PadiĢahlarından II. Ġslâm hukukundaki zimmet andlaĢması ile ilgili hükümlerde bulabiliriz. Halbuki 18 Mayıs 1993 tarihinde DıĢiĢleri Bakanlığımızın aldığı bir karar yetmiĢ seksen yıldır anlatılanları yalanlar mahiyettedir. 199/a vd. 1492 senesi ilk baharında Ġspanya'dan tardedilen Yahudileri. Künh'ül-Ahbâr. Herkes bunlara sırtlarını dönüyordu. kendilerine yeni bir yurt aramalarına rağmen bulamıyorlardı. "Bir Veslka-ı Müellim". Bilindiği gibi. Tarih. hem Müslümanlar ve hem de Yahudiler.¦¦¦-• ¦ ¦¦¦ 130 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMĠ Hıristiyanlar!. UzunçarĢılı. 4. oğlu ġeyh Haydar ve bunların halifelerinden olan ġah Kulu isyanlarını nasıl açıklarsınız? Bunların evlâdı Resul oldukları da iddia edilmektedir. >. ehl-i kitâb kabul edilen Yahudi veya 68 ÂĢıkpaĢa-zâde. I. sh. Hepimiz biliyoruz ki. 201-210. Türkiye Avrupa Konseyi Üyesidir. Endülüs'te bulunan Müslüman devlet 1492 tarihinde yıkıldı ve yerine tamamen Roma zihniyetine hâkim Hıristiyan kuvvetler hâkim oldu. zimmet akdinin hükümlerine uymak Ģartıyla Osmanlı Ülkesinin belirli yerlerine ve özellikle de Ģu anda Yunanistan'da bulunan Selanik. Ali Rıza Seyfi.Ve Mağrib'den gelen Yahudiler. harâc ve yirmi beĢer akçe ispençe verürler. o zaman Hıristiyanlık dıĢındaki din mensupları büyük bir zulme maruz kalmaya baĢladılar. Osmanlı Dev-leti'nin insan haklarına ri'âyet etmediği ve insanların canlarının PadiĢahın iki dudağı arasında olduğu anlatıla ve yazıla gelmiĢtir. Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanması. Ġstanbul 1325. Erdebil ġeyhleri'nin torunu bulunan ġeyh Cüneyd. Çünkü Gırnata 1492 yılında düĢünce. I. Bu belgede yer alan aile reisi Yahudilerin sayısı 40 küsurdur. sh. sh. Bunun ayrıntılarına girmiyoruz. 2162. 925/1519 tarihinde ve Yavuz Sultân Selim'in emirleriyle tahrir olunan Edirne Tapu Tahrir Defteri bunu açıkça göstermektedir. Âli. Solakzâde. Cumhuriyet Döneminde ve özellikle resmî mahfillerde. Kemal ve Baba Oruç. ġah Ġsmail fitnesi nasıl baĢlamıĢtır? . nr. TOEM . belli Ģartlar ve mükellefiyetler karĢılığında kabul edebilmesi demektir. katliama maruz kalan Yahudi ve Müslümanları. Maalesef toplumlar içinde itibarları zayıf olan Yahudiler. sayfasında "CenuTat-i Ġspanya" baĢlığı altında Ġspanya'dan sürgün edildikten sonra Edirne'ye yerleĢtirilen Yahudi aile reislerinin adları yazılmaktadır. c. gelirlerine göre oranı tesbit edilen harâc-ı mukâseme ve maktu' olarak verilen harâc-ı muvazzaf yani maddedeki tabiriyle ispençe vermekle mükellef tutulmuĢlardır69. c. Edirne. Osmanlı Devleti. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ağriboz'a bağlı Livâdiye ve Tırhala çevresine yerleĢtirmiĢti. Yahudiler de diğer gayr-i müslimler gibi. Süleymaniye kütp. 197-206. vrk. sh. Bilindiği gibi. Osmanlı Tarihi. Yahudilere neden ve hangi Ģer'î hükme dayanarak kucak açmıĢtır? Bu sorunun cevabını. Bâyezid. Kantemir. Bunu yapan da II. Halbuki ilk A-levî isyanını çıkartan ve Anadolu'yu ġiileĢtirmeye çalıĢanların bunlar oldukları söylenmektedir. Yavuz Döneminde ve 927/1520 tarihinde Ģu anda Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Ağriboz Sancağına bağlı Livâdiye Kazasının Kanunnâmesi hazırlanmıĢtır. büyük zulümlere maruz kalmıĢlardı. Yahudiler de bu zulümden paylarını aldılar ve hatta vatanları olan Ġspanya'dan sürülmeye baĢlandılar. iĢte bu insan hakları binasında teĢhir edilmek üzere hazırlatıp göndermiĢtir.. sh. Avrupa Konseyi 1993'de yeni bir Ġnsan Haklan Binası inĢa ettirmiĢtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de. en çok tenkit ettiği Osmanlı Dönemine ait ve XV. gemilerle taĢıyarak daha emin bölgelere ve özellikle de Yahudileri Osmanlı ülkesine getiriyorlardı. 364-384. Yahudilerin zimmet akdiyle nasıl Osmanlı ülkesine alındıklarını açıkça ortaya koymaktadır: "Madde 57. Ne zaman ki. Yahudi olsalar da aslında o dönemde mazlum durumuna düĢen Yahudilere bir Müslüman devlet olan Osmanlı Devleti kucak açtı. Zimmet akdi.

Önce Anadolu'dan topladığı ve Erdebil'e göndererek ġii-leĢtirdiği Türkmen gençlerini. . II. Bunlardan Antalyalı bir Türkmen olan ve Osmanlı ordusunda sipahi olarak görev ifa eden ġah Kulu isimli Ģahıs. . Akkoyunlular bu yüzden onları takibe baĢladı. Vezir Halil PaĢa'nın "Bir tahtta iki padiĢah sığmaz" cevabı üzerine kendisine ve derviĢlerine hediyeler verildikten sonra. Kayseri ve Sivas arasında yer alan Gökçay mevkiinde üzerine yürüdü ve Temmuz 1511'de ġah Kulu ve müritlerini imha etti. çevresine çok sayıda göçebe Türkmenleri toplayarak fesada baĢladı. Bu Ģahsa. Hedefini iyi tesbit etmiĢti. 1488 yılında çıkardığı kargaĢalar sebebiyle. oğlu Ġsmail hem ġeyh ve hem de ġah olma sevdasına düĢtü.Erdebil. ġeyhi olan ġeyh Cüneyd (1447-1460).. Tabular Yıkılıyor I-II. Burada ġeyh Abdüllatif ile sahabelerle ilgili tartıĢma yapmıĢlar. ġah Ġsmail'in müritleri olan Yörük ve Türkmenlerin baĢlarına kırmızı serpuĢ takmalarındandır. III. Osmanlı kaynaklarında ġeytan Kulu veya KızılbaĢ Reisi gibi unvanlar verilmektedir.. KızılbaĢ denmesinin sebebi. Ancak kendisi de Ģehid oldu. Akkoyunlulara isyan eden ġeyh Ġsmail. bir kısmını Erdebil'e göndererek ġiileĢtiriyor ve sonra da bunları siyasi emellerine hizmet ettirmeye çalıĢıyordu. ĠĢte ġeyh Safiyyüddin'in torununun torunu ve 5. . Türkistan Hâkânı ġaybak Hân'ı da mağlûp edince. oradan da kaçar gibi ayrıldı. 201-210. Bağdat 1963. 1448 yılında Erdebil'de isyan eden ġeyh Cüneyd. ġfa'nın siyâsî âleti olana kadar. ġah Ġsmail'in daveti üzerine Erdebil'e çağrıldı ve yüksek seviyede bir ġii Molla yani halife olarak yetiĢtirildi. Ġstanbul 1996-97. baĢtan beri beyaz renkli baĢlık giymekteydiler. sırf ġii olan Karakoyunlulara karĢı siyasi rekabet yüzünden ona destek veriyordu. Osmanlı Kanunnâmeleri. ġii olduğunu bile bile. onun yerine 69 Kantemir. sh. Ahkâmü'z. Akgündüz. . sh..Zimmiyyîn Ve'l-Müste'menin. Dayısı Uzun Hasan. c. oğlu Haydar onun yerine Ģeyhlik makamına geçti. II. Erdebil Sofileri ve halifeler adı altında Anadolu'ya fikrî propaganda için gönderdi.. 393. sh. VI. 22 vd.. "Bir vesika-ı müellim". ġeyh Cüneyd'in sapık fikirleri ortaya çıkıp müridlerinin de namaz ve oruç bilmez tavırları anlaĢılınca. c. Murad'a kadar geldiği ve ondan bazı siyasi taleplerde bulunduğunu. 178-179. ġeyhlik adı altında ve neslinin itibarını kullanarak. Erdebil'e uğramadan vekâletle hem tarikatı yürütüyor ve hem de siyâsetten bir türlü uzak durmuyordu. Anadolu Türkmenlerini çevresinde topluyor. Bâyezid'in za'fından da istifade etti. Annesi Hâlime Beğim Sünnîlikte diretince annesini katlettirdiği nakledilmektedir. Baku ve ġiraz arasında mühim bir ticâret merkezi olduğu gibi.133. bu aile. ġii mezhebine geçerek bu mübarek neslin itibarını siyâsete alet etmeye baĢlamıĢtır. sh. Hedefi Osmanlı devleti idi. sh. Gizlice Anadolu'ya gelen ġah Kulu. askerî ve siyasi açıdan Osmanlı Devleti'nden sonra ikinci güç haline geldi. Abdulkerim. . bir zamanlar bütün Ġran'a hâkim olan ġPî Safevî sülâlesinin de taht merkezidir. c.. olaylara Ģahit olan ÂĢıkpaĢa-zâde anlatmaktadır. 637 vd. Bu hanımdan oğlu ġeyh Haydar dünyaya geldi. Tamamen Sünnî olan Uzun Hasan'ın kız kardeĢi Hatice Beğim ile evlenmiĢti.. 1460 yılında katledildiğinde. Erdebil'de ehl-i ma'rifetin mercii ve melcei olmuĢtur. sh. Artık Ġran Safevî Devleti diye anılan ġii bir devlet haline gelmiĢti. Anadolu'ya sürüldü. 1502 tarihinde onları Tebriz'den kovarak ġah oldu. onun yerine de oğlu Hâce Alâ'addin Ali Erdebîlî (833/1429).. Vezir-i A'zam Ali PaĢa. Safiyyüddin'in yerine oğlu ġeyh Sadreddin Musa Erdebîlî. Zeydan. 1477 yılında Uzun Hasan'ın kızı Hâlime AlemĢah Beğim ile evlendi ve oğlu Ġsmail dünyaya geldi. unvanlar* ve Tur S OSMANLI ikarĢılıIsmesi ilk rak Ģar-tataan ğı ItoprakIjflmek Ġre BĠLĠNMEYEN OSMANLI 131 de ġeyh ġah diye bilinen oğlu Ġbrahim Erdebîlî (851/1447) mürĢidlik makamına geçmiĢtir. eskiden Azerbaycan beldelerinden olan Tiflis. c. Sultân II. yine siyasi ümitlerle Karaman'a sığındığını. o da öldürülünce.. Osmanlı Türkleri ise. I. Efdaleddin. 118.

H Sarayı Muml* Osmanlı T Bir Not. 315-342. konuyla alakalı eser. Osmanlı ulemâsının akla karĢ» Lütfi'yi idam etmek k PaĢa'nın kardeĢi Atını da. Molla Lütfi gibi bir âlimden bunları beklemeyen PadiĢah. hem ġi'î Türkmenler ve hem de Sünnî Türkler görüyordu. Deli Lütfi ve Sarı Lütfi diye de bilinen. 63-64. kısmen de olsa. Yılmaz. Hoca PaĢa ile birlikte Seferihisar'a giden Molla Lütfi'nin dönüĢünde ilmiye mertebelerinin en yükseklerinden olan sahn müderrisliğine kadar yükseldiğini görüyoruz. Bâyezid de kararı tasdik etmiĢtir. Molla Lütfi'nin tacizleri neticesinde. kamu oyunda tepkiler doğurmuĢtur. II. Kabiliyeti ve dönemin ilimlerine vâkıf oluĢu noktasında ittifak vardır. Molla Lütflj nu bu cezaya mahkûmj düĢmanı olarak ı açıdan da zayıf birisi 0 70 ÂĢıkpaĢa-zâde. Aynî. Künh'ül-Ahbâr. davranan i sona ermemljftî deAhmedilM Yavuz'a I ġehzade / "Ocak. sh. Tarih. TD.Maalesef olan bitenlere karĢı beklenen tepkiyi gösteremeyen Sultân Bâyezid. Ġdarecilerin yaptıkları hataların 132 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI cezasını. En büyük iddi-a. sonradan ikna edilmiĢler ve idamı konusunda ulemanın icma'ı meydana gelince. andan fayda yoktur" tarzında bir ifade kullanmıĢ olmasıydı. Ancak bu kararı. burada bulunan nadir eserleri inceleme fırsatını yakalamıĢtır. vrk. Ġsmail Hakkı. 2162. bu büyük âlimin zulme maruz kaldığına inanmıĢtır. meseleyi Divan-ı Hümâyûn'a sevk etti. Molla Hüsrev ve Sinan PaĢa (Sinânüddin Yusuf. 253-254. c. 72.. ulemâdan bir grubun II. Silsile-i Tarîk-i Celvetî. sh. "katlini gerektiren söz ve fiilleri müĢahede ettiklerini" Ģikâyet edecek kadar ileri gitmelerine sebep oldu. K ANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI . II. dürüst bir âlim c. Solakzâde. Fâtih Sultân Mehmed'in özel kütüphanesinde hâfız-ı kütüb olarak görev yapan Molla Lütfi. ancak Fâtih Sultân Mehmed'e "Sahn medreselerinde her ilmi okutabilirim" diyecek kadar da meslektaĢlarını küçümseyen ve gururlu olan bir yapıya sahiptir. 25 Rebî'ülâhir 899/2 ġubat 1494 Pazar günü At Meydanında infaz olunmuĢtur. 264-269. sh. Molla Ahaveyn ve Efdal-zâde baĢlangıçta verilen bu hükmü kabul etmemelerine rağmen. II. UzunçarĢılı. Ģahitlerin aleyhteki beyânları üzerine idama mahkûm edildi. Süleymaniye kütp. Tokat'tan Ġstanbul'a gelerek. Molla Lütfi'nin namaz için "bir kuru kıyam ve eğilmedir. ĠĢte ġah Ġsmail fitnesinin baĢlangıç Ģekli. Âli. Erdebil'deki ġeyh Safiyyüddin neslinin ġeyhlik'den ġahlığa geçiĢi ve de Anadolu'da Alevî veya KızılbaĢ adıyla yeni bir ġii Kolunun ortaya çıkıĢının hikâyesi kısaca budur70. Halkın bir kesimi. 71. Bahsedilen suçlamalarla mezkûr âlimlerin huzurunda yargılanan Molla Lütfi.: devrinin âlimleri ve' suçlamalarını çürutt ki. "hocalar arasında Deli Lütfi demekle ma'rüf" bir laubali olarak kötü bir Ģöhrete kavuĢmuĢtu. Peygamberliği inkâr edK^fe evvel de darb ve haplsflp*-zofların sözlerine ttNMfJ lete götürdüğü" anla Kısaca. 51/a-54/b. Hüseyin Vassâf. sh. ĠĢte Yavuz Sultân Selim bu tehlikeyi gördü ve saltanata bir an önce gelerek bu meseleyi hal etmeyi birinci hedef olarak seçti.. Verilen bu idam kararı. Molla Lütfi'nin ölçüsüz hareketleri. nr. Molla Lütfi kimdir? Osmanlı âlimlerinin akla önem verdiği için bu â-limi zındıklıkla suçlayarak idama mahkûm ettirdikleri doğru mudur? Molla Lütfi. Herkesin ortasında yaptığı kaba Ģakalardan dolayı. Sahn Müderrislerinden Molla Arap ve Molla Ġzârî diye bilinen Kâsım-ı Germiyânî ile Hatip-zâde Molla Muhyiddin Mehmed aleyhine geçtiler. Hoca PaĢa diye bilinir) gibi meĢhur Osmanlı âlimlerinden ders alan bir âlimdir. vrk. Sefine-i Evliya. Es'ad E-fendi. Osmanlı Tarihi. Bâyezid'e kadar çıkarak. KesinleĢen hüküm. Anadolu'nun ġiileĢmesi tehlikesini bir türlü durduramıyordu. c. c. Yavuz Sultân! devlet nırlar hakkuıâ) Karakterinin! nen Sultân! bu tahtta otu Alâüddevle'nln I parlak olduğunu| Anadolu'm manda dedesi ( Sancakbeyi olan! yaptığı mu kezin ika. ahlâkî zaafları bs yapan bir Ģahıs olar. Ancak Osmanlı tarihinde mülhidlik ve zındıklık ile suçlanarak idam edilen ilk âlim olarak da tarihe geçmiĢtir. 408 vd. Belgelerle Osmanlı Tarihi. I. Bunlara fevkalade tarafsız ve insaflı âlimler olarak bilinen Molla Ahaveyn ve ġeyhülislâm Efdal-zâde de katıldı. 204/a vd. sh. Hacı Bayram-ı Veli. 225-231. hidâyet yolundan çıktığı hususundaki bütün iddiaları reddetmesine rağmen. 2 siye olunur).

E. Zındıklar ve Mülhldler. Adıvar. sh. sh. Kısaca. Risale. Erünsal. Peygamberliği inkâr edici söz ve fiillerinden bahsedilmekte. Hem devrinin âlimleri ve hem de asrımızdaki araĢtırmalar. en önemli devlet adamları ve Osmanlı Devleti'nin onun zamanında ulaĢtığı sınırlar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? Karakterinin sertliğinden dolayı "Yavuz" ve Ģehzadeliğinden beri "Selim ġah" denen Sultân Selim. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki. 7 Safer 918/Nisan 1512'de Osmanlı padiĢahı olmuĢ ve 8 sene. Bayburt. Molla Lütfi'nin fazilet ve maharetleri kabul edilmekle beraber. 8101. Bu hadiseden 38 gün önce de. 10160/80. Adnan. Gürcülerle yaptığı muharebeler sonucunda halkın nazarında manevi destek kazanan Yavuz. Ġstanbul 1970. 920/1514'de Çaldıran zaferini kazandı ve Ģarkın kapılarını Osmanlı Devleti'ne açtı. dürüst bir âlim olan ve Molla Ahaveyn diye bilinen Molla Muhyiddin bin Mehmed'in konuyla alakalı eserinde. Ġsmail. 1513'de Bursa YeniĢehir'de maslub edildi ve bağy= devlete isyan 71 Ocak. önceleri Yavuz'la anlaĢtığı ve kendisine Teke=Antalya. 296-298. 9 ay bu tahtta oturduktan sonra 8 ġevval 926/ 21 Eylül 1520'de vefat etmiĢtir: Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı AyĢe Hâtun'un oğlu olan Yavuz. sh. IX. nr. Zira Molla Lütfi. ġia'ya karĢı Anadolu'yu müdâfaa hareketine giriĢti. Ġbn-i Kemal gibi allâmelerden bu fitnenin defi için fetva alan Yavuz. 859. TD. Yavuz Sultân Selim'i kısaca bize tanıtabilir misiniz? Ailesi. Laubali ve kibirli olduğu da kesindir. 20/a-25/a. Ġran meselesini halletmek için Amasya Sancakbeyi ve ağabeyi ġehzade Ahmed ile Manisa Sancakbeyi olan ġehzade Korkut ile anlaĢması icab ediyordu. A. Fâtih Devri Kütüphaneleri ve Molla Lütfi Hakkında Bir Not. merkezin ikazlarına rağmen ġî'a ile olan mücadelesine devam etti ve bu mevzuda ihmalkâr davranan babası II. bizzat Hocası olan Sinan PaĢa'nın kardeĢi Ahmed PaĢa tarafından II. en az Molla Lütfi'yi idam etmek kadar yanlıĢ bir harekettir. 33 (1982). yaptığı yolsuzluklarla daha evvel de darb ve hapis cezasına çarptırıldığı gündeme getirilmekte ve neticede "filozofların sözlerine itibar ederek hem dalalete gittiği ve hem de insanları dalalete götürdüğü" anlatılmaktadır. ġakayık. isnâd edilen zındıklık ve mülhidlik suçlamalarını çürütecek bilgileri ortaya koymuĢlardır. Ģehzadeliğinden beri. E. ahlâkî zaafları bulunan ve Fâtih'in Kütüphanesinde hâfız-ı kütüb iken yolsuzluklar yapan bir Ģahıs olarak tavsif edilmektedir. istikbalinin parlak olduğunu gösteren bir hayat çizgisi takip etmiĢti. Bâyezid'e gönderilen Ģikâyet mektuplarında. 53. sh. Mevcut manileri bertaraf eden Yavuz. Hamîd = Ġsparta ve Midilli sancakları verildiği halde sonradan isyan eden diğer ağabeyi Korkut da aynı akıbete uğramıĢtı. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. vrk. 5778. suçunun had cezası olarak idam olundu. Ancak mücâdele sona ermemiĢti. nr. E. 205-227 (Bu konuda doyurucu bilgi verilmektedir. babasının ihmali ve aynı zamanda dedesi olan Alâüddevle'nin aczi karĢısında Ģahlanan ve o dönemde Trabzon Sancakbeyi olan Yavuz. Anadolu'nun Safevî devletinin iĢgali tehlikesine karĢı. 6345. Yavuz'a karĢı ġah Ġsmail'den yardım isteyen ve kuvvetli bir ordu ile isyana kalkıĢan ġehzade Ahmed. : 134 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*'. Erzincan ve Kiğı Osmanlı Devleti'ne 921/1515'de ilhak edildi. ittihâd-ı Ġslâm'ın mühim mani'i olan Safevî Devleti'ni ve onun sinsî reisi ġah Ġsmail'i halletmek üzere maddî ve manevî hazırlıklara baĢladı. Molla Ahaveyn. o-nu bu cezaya mahkûm eden Efdal-zâde ve Molla Ahaveyn gibi âlimleri de akıl ve ilim düĢmanı olarak görmek de o kadar doğru değildir. Bunu.YAVUZ SULTÂN SELĠM DEVRĠ Ġ 72. Kemah. Ġbrahim Efendi Böl. aynı yıl Çaldıran zaferinden dönerken üzerine gidilen . Molla Lütfi'nin sıra dıĢı ve ahlakî açıdan da zayıf birisi olduğu çoğu kaynaklarca kabul edilmektedir71. Süleymaniye Kütüphanesi. meraklılara Ģiddetle tavsiye olunur). Molla Lütfi gibi bir âlimi idama mahkûm etmek ne kadar doğru değilse.133 i Sultân (I birinci | «eslinin iKoluulemâsının akla karĢı çıkması ve açık bir zulüm olarak değerlendirmek de. TaĢköprülüzâde. Bayezid'i tahttan indirerek yerine kendisi oturdu. Osmanlı Türklerinde Ġlim.

Böylece Anadolu. Doğuda ittihâd-ı Ġslâmı tahakkuk ettiren Sultân Selim. Dâr-üs-Selâm ġam'a girildi ve birçok Arab ġeyhi kendi arzuları ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eyledi. kadınlar. Yavu* I ru mudur? Osmanlı f kukunu tatbike Ham yani so1 lar. kerliği ünvamy. m Merkez teĢ-MaraĢ. Aynı yıl (922). ( bütün korr maneviyâtı ] diyen bir g öğrenmek Ģ Daha I Ģahlık I ne geçen ġî'alaĢtırt düğü ı öldüri lu'ya ( miyeti "lütJ» ter. Bütün bu gayretlere rağmen. Haleb ileri gelenleri. mühim Kürt ve Türkmen beylikleri. Daha sonra ise. Birecik ve Anteb'in de yeniden ve sağlam bir Ģekilde fethine yol açtı. Devin ġi'a klıyıklı •yılarMerkez teĢkilatındaki en önemli değiĢiklik. Darende. Memlüklülerin üzerine yürüdü ve 922/1516 yılında Mercidabık'da Kansu Gavri karĢısında büyük bir zafer kazandı. 2. Malatya. 8 sene gibi kısa bir zamanda iki katına çıkardı. Suriye ve' ker de divan-ı i" ġah Efendi ge1 muamelâtı Anaç Yavuz döne-sek-zâde Ahmed I damları arasında Mü'eyyed-zâdeJ ZEVCELERĠ: 1 nesi. Safed. 922/1516'da Arap ve Acem Kazaskerliği unvanıyla Divan'a dâhil olmayan bir kazaskerliğin ihdas edilip Diyarbakır'ın bu kazaskerliğe merkez olması ve bu hizmete de meĢhur tarihçi Ġdris-i Bitlisî'nin getirilmesidir. kazaskerliğe me-sidir. ġam ve Zülkadriye Eyâletini de ilâve etmiĢ oldu. baĢta 26 aĢiret olmak üzere. Bunların samimi gayretleri sonucu. Herhangi bir harb olmadan Doğu Anadolu'nun Osmanlı Devleti'ne iltihâkı ve ġah Ġsmail'in mağlûbiyeti Memlüklüleri ve Sultânları Kansu Gavri'yi rahatsız etmiĢti. ĠĢte bu iĢi. Osmanlı Devleti'ne. Divriği. Karaman. H "Yavuz S ¦OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 135 fi Yanakları rSafevî ifara fi Yavuz. Safevilerden de Erbil. Antakya. 922/1516'da Kansu'nun yerine geçen Tomanbay'a bir nâme gönderen ve Mısır'a yürüyeceğini belirten Yavuz Sultân Selim. Bu zafer. Kudüs. Hama ve Humus kaleleri de Osmanlı Devleti'ne ilhak olundu ve eyâlet haline getirildikten sonra Haleb Beylerbeyliğine Karaca Ahmed PaĢa getirildi. Besni. Netice olarak eyâlet sayısı dört olan Osmanlı Devleti'ni. Batıdaki Ġslâm düĢmanlarına da dersini vermek üzere 2 ġa'ban 926/1520'de sefere çıktı. doğu ve güneydoğu bölgeleri ġi'a tehlikesinden kurtulamamıĢtı. Son zamanlarına doğru te'sis edilen Cezayir Eyâleti de hesaba katılırsa. Haleb. Nablus. Yavuz Sultân Selim'in ġarkî Anadolu ile MaraĢ. Aclûn. sh. Mütevekkil Alellâh'dan Ayasofya'da yapılan bir dinî merasimle halifelik unvanını da kazanan Yavuz. Böylece Haleb. Malatya . Kâhta. Bu durumu hisseden ve Memlüklülere Ġslâm birliğini bozdurmak istemeyen Yavuz. Mekke ġerifi Ebul-Berekât'ın oğlu ġerif Ebu Nümey vasıtasıyla Mekke'nin anahtarlarını kendisine göndermesiyle de hâdim'ül-Haremeyn vasfını elde etmiĢti. 923'de Kahire ve Mısır'ı. Böylece Doğu Anadolu top yekûn Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kaldı. Gerger. istimâlet ile yani kendi arzu ve istekleri ile Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylediler. ıKejftau. S 34. Suriye ve Mısır da Osmanlı Devleti'ne tamamen . Son Abbasî halifesi III. erkân-ı devleti ve ulemâsı ile Yavuz'a itaat ve teslimiyet mektubu gönderdiler. Ridâniye harbini zaferle kazanarak Osmanlı topraklarına ilhak eden Yavuz. S 434. Gazze ve kısaca Suriye ve Filistin'i de yol üzerinde feth eyledi.AyĢe ÇOCUKLARI: I Korkut. Kerkük ve Musul alınmıĢ ve Bağdat Eyâleti'nin temelleri atılmıĢtır. ancak 8 ġevval 926'da yakalandığı bir hastalıkla manevi Ģehid oldu. 94J Ahmed U Uzur Tarih. bu dönemde beĢ eyâlet daha ilave edilmiĢ oldu. böylece Ģarkta tam bir ittihâd-ı Ġslâm kahramanı oldu. 1516 ve ta'kip eden yıllarda. büyük âlim Ġdris-i Bitlisi ve Bıyıklı Mehmed PaĢa üstlendi. Malatya ve havalisini fethetmesi üzerine. Gevher h 73. Mısır.29i.Zulkadiroğullarının Osmanlı Devleti'ne ilhakı ta'kip etti. ^l. Rûm ve Rumeli eyâletlerine ilâveten Osmanlı Devleti'ne Diyarbekir.

c. 232/a-293/a. halifeleri vasıtasıyla Anadolu'yu tam bir anarĢiye sürüklemekte maalesef muvaffak olmuĢtur. savaĢ halinde dahi. Burdur . Peygamber. sh. Mü'eyyed-zâde Abdurrahman Efendi ve Kara Muhyiddin Efendi zikredilebilir. Bu arada Antalyalı Hasan Halife ve oğlu ġahkulu veya Osmanlı tarihçilerinin ifadesiyle ġeytan Kulu (ġahkulu Baba Tekeli veya Karabıyıkoğlu da denmektedir) eliyle Anadolu'daki Alevileri Osmanlı Devleti aleyhinde teĢkilâtlandırmaya baĢlamıĢtır. bununla da yetinmeyerek Antalya'yı basmıĢ. 244-306. ġeyhülislâm Kemal PaĢa-zâde. çocuklar. Tokat'a saldırmıĢlar ve yüzlerce insanı kılıçtan geçirmiĢlerdir. ĠA. Beyhan.-. Antalya'dan Manisa'ya dönen ġehzade Korkut'un hazinesini vuran ġahkulu. Her-sek-zâde Ahmed PaĢa. Yavuz dönemindeki devlet adamları arasında Sadrazam Koca Mustafa PaĢa. II. sh. X. . nr. UzunçarĢılı. Yerine geçen oğlu ġeyh Haydar da aynı gayeyi devam ettirmiĢ ve Anadolu'yu ġî'alaĢtırmak metodunu kullanarak Ģahlığını pekiĢtirmek istemiĢtir. 1-86. Zira Hz. Pîrî Mehmed PaĢa ve niĢancı Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi. I. Daha sonra Pîrî PaĢa zamanında bu makam kaldırılmıĢ ve muamelâtı Anadolu Kazaskerliği'ne devredilmiĢtir. VI. II. ġah Ġsmail'in taraftarları olan askerler. Yavuz Sultân Selim'in Alevî katliamı yaptığı söylenmektedir. c. Altundağ. Süleymaniye kütp. sh. ¦-. X. E. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Kantemir. Belleten. 1507 yılında üzerine yürüdüğü Alâüddevle Bey'in mağlubiyeti üzerine Elbistan. 2. Süleymaniye kütp. Erdebil Sofuları veya Halifelerini Anadolu'ya göndererek. sh.'. sh. Maalesef ġehzade Ahmed üzerlerine ordu göndermiĢse de muvaffak olamamıĢtır. 2362. . 9-13. Gevher Hân. Harput ve Diyarbekir'i yakmıĢ ve yıkmıĢtır. Fatma ve Hafsa Sultânların annesi. Ġslâm Hukukunda ise. ġöyle ki. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ZEVCELERĠ: 1. sayı 21-22(1942). Tevârîh-i Âl-I Osman. Ahmed Uğur neĢri. Mü'ey yed min indillah denecek kadar maneviyâtı yüksek olan Yavuz'un dinin yasakladığı katliamı ve hem de Müslümanım diyen bir gruba karĢı yapmıĢ olması mümkün değildir. Bundan sonra sırasıyla Kızılcakaya.. 97-99. Erdebil ġeyhlerinden ġeyh Cüneyd Ģeyhliğine Ģahlık katmak istemiĢ ve ancak muvaffak olamayarak 1460 yılında kati edilmiĢtir. Bu arada Erdebil Sofuları da Anadolu'da anarĢi çıkarmaya baĢlamıĢlardır.115/b-119/a. ġah Ġsmail'in halifelerinden olan Rumiyeli Nur Ali Halife baĢkanlığındaki Erdebil sofu ve müritleri. Hafsa. Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile ġah Sultân'ın annesi. 3079. Uluçay. vrk. baĢ kâdî ile birlikte çok sayıda insanı katletmiĢtir. Kemal PaĢa-zâde (Ġbn-i Kemal).. Künh'ül-Ahbâr. 2162.•. nr. Öztuna.ilhak edilince. "Yavuz Sultân Selim'in oğlu ġehzade Süleyman'a Manisa Sancağını Ġdare Etmesi Ġçin Gönderdiği Siyâsetnâme". c. Ġstanos. . ġehzade Korkut. Enver Ziya. Ancak tarihî olayları doğru olarak öğrenmek Ģarttır. hem Anadolu'yu ġî'alaĢtırmayı ve hem de böylece Anadolu'yu hâkimiyeti altına almayı hayatının gayesi edinmiĢtir. Yakub Bey tarafından 1488 yılında o da öldürülmüĢtür. 73. torunları olan ġah Ġsmail tarafından ortadan kaldırılmıĢtır.AyĢe Hâtûn. bu üçüncü kazasker de divan-ı hümâyûn hey'etine dâhil edilmiĢ ve bu hizmete Fenarî-zâde Mehmed ġah Efendi getirilmiĢtir. Harem'den Mektuplar. Kanunî. II. Es'ad Efendi. Akkoyunlu Devleti. 149-154. Yerine geçen ġah Ġsmail ise. ġinasi.. . Solakzâde. din adamları ve yaĢlılar gibi yedi grup insanı katletmenin caiz olmadığını bütün komutanlarına talimat olarak vermiĢtir. 7351. c. 136 BĠLĠNMEYEN OSMANLI Rll ĠNMFYFt. vrk. Daha önce de açıkladığımız gibi. Defter. ilim a-damları arasında ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi. "Selim I". Osmanlı Tarihi. Bu doğru mudur? Osmanlı PadiĢahları Müslümandırlar ve kendi idare ettikleri devlette de Ġslâm Hukukunu tatbik etmiĢlerdir. c. ġehzade Musa. 295. Yılmaz. ġehzade Orhan. nr. Fatma ve Devlet-ġahî Sultân72. 189-211. Kucaklarında büyüdüğü Akkoyunlu Devletine de hıyanet edince. 350-431. Es'ad Efendi. sh. 44-47. sh. ÇOCUKLARI: Kanunî Sultân Süleyman Hân. 204 vd. Âli. 2629.AyĢe Hafsa Hâtûn. Hatice. 37-44. . Karal. kadınlar. Hatice. 423-434. Belgelerle Osmanlı Tarihi. kâfirlerle yapılan savaĢlarda dahi katliam yani soykırım yapmak haramdır. Osmanlı Devletl'nin Merkez ve Bahriye TeĢkilâtı.. Anonim Tarih. Nitekim temkinli davranmayan 72 Lütfi PaĢa. kırmızı çuhadan taçlar giydiklerinden dolayı onun taraftarı olan herkese Sürhser yani KızılbaĢ denmiĢtir. Devletler ve Hanedanlar. Tevârlh-i Âl-i Osman. Elmalı. sh. sh. sh. 1049 vd. Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran ve hem Ģeyhliği ve hem de Ģahlığıyla Anadolu üzerine yürüyen ġah Ġsmail. sh. 229. 29-34. c. sh.

Yüzyılın baĢında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gazi. herkesi zorla Sünnî yapmak için zorla-mamıĢtır. meseleyi müzâkere etmek gayesiyle bir Divan toplantısı yapmıĢ ve baĢta Ġbn-i Kemal olmak üzere büyük âlimlerin de katıldığı bu toplantıda KızılbaĢlarla ilgili neler yapılmasını kararlaĢtırmıĢtır. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. "ġüphesiz ki. siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Çubukova'da 1511 yılında ġahkulu'nun bir okla öldürülmesinden sonra da ġiî'lerin Anadolu'daki tahribatları devam etmiĢtir. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. KızılbaĢların ne kadar insan öldürdüğüne dair binleri bulan rakamlar verdikten sonra. Yüzyılın baĢındaki müceddid ise Yavuz Sultân Selimdir. Hz. Yivi bul Blllı dinini tecdidi met e siyâset ı sadrazamı ı müceddidlerfj Hicri t) lın baĢındı d Ahmed l Melik^J Devle»1*! baĢındık! I Osun yari Allah k birincisi. Ġbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra. ġah Ġsmail'in üzerine gitmeden evvel. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız" ĠĢte 918/1512 yılında Anadolu'yu ġi'a tehlikesinden kurtarmak üzere PadiĢah o-lan Yavuz. Yüzyılın baĢında Çelebi Mehmed ve IX. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Mu'tasım. ġunu da belirtmeliyiz ki.000 kiĢidir ve bunlardan ne kadarının öldürüldüğü de kesin belli değildir. her yüz yılın baĢında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir" buyurmaktadır. yüzyılın baĢında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin MelikĢah. VI. . Olayı inceleyen UzunçarĢılı. Yavuz'un baĢka çaresi yoktu demektedir. II. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi PaĢa'nın naklettiğine göre. idarecilerinin yaptıkları hata ve zulümleri tamim etmek çok yanlıĢtır73. Allah. Yüzyılın baĢında Ömer bin Abdülaziz.ve Keçiborlu kasabalarını yakıp yıkan ġahkulu Kütahya'ya kadar gelmiĢtir. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre yaklaĢık 40. ve zt 74. Bunların yaptığı katliamla Erzurum ve Erzincan 20-30 yıl harabe olarak kalmıĢtır. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur? Bilindiği gibi. VII. Bu yaraya parmak basmak için. VIII. Peygamber. Ancak dinî inançlar kullanılarak devletin arkadan vurulması tehlikesi karĢısında t. Osmanlı Devleti. Ancak bu isyancı grupların bastırılmaması halinde. III. Anadolu beylerbeyisi Karagöz Ahmed PaĢa da öldürülenler arasındadır. Sizin inayetleriniz olmazsa. Amasya'da bir araya gelen 20 bin Erdebil Sofuları çevreye dehĢet saçmaya baĢlamıĢlardır. Nice yıllar bu mülhidler. Yüzyılın baĢında Ġlhanlı Sultânı Gazan Hân. Ġslama hizmet edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar. IV. Bunların Müslümanları nasıl kırıp geçirdiklerini. Diyarbekir ve çevresindeki Kürt beylerinin mektuplarından da anlıyoruz. Yüzyılın baĢında Abbasî Halifesi Kadir billah Ahmed bin Emir Ġshak. V. yukarıdan beri vesikalar ıĢığında anlattığımız olayları biliyordu ve Anadolu'daki ġii Türkmenlerin binlerce insanı katlettiklerinin de farkındaydı. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Anadolu'yu kasıp kavuran ve KızılbaĢ adı altında her yerde Osmanlı Devleti'ne karĢı kıyam eden bu insanların teftiĢ ve tahkik olunarak. ġu cümleler bunlardan sadece biridir: "Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. ġah Ġsmail'in üzerine gitmenin tamamen yararsız olduğu da gün gibi ortadadır. Ġslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri Ģöyle sıralamaktadırlar: Hicrî tarih esas alınmak üzere. I iyi devleti IAıNLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 137 da tedbirler almıĢtır. Ġslâm âlimleri. polis74. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. komĢudur ve hatta karıĢıktır. uslanmayanlarının kati edilmelerini ve uslanması muhtemel olanlarının ise haps edilmelerini emr etmiĢtir. Hem ġiiler ve hem de Sünnîler için.

245 vd. ġî'a'nın tasallutu altında olurlardı. Bilindiği gibi. ġehzade Selim. Yavuz'un müceddid olduğunu I 73 Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. UzunçarĢılı. Yavuz Sultân Selim'dir. KûĢe-i kabrimde dahi bî-karar eyler beni. nr. Yavuz'a müceddidlik vasfını kazandıran. Âli. Es'ad Efendi. bugün Doğu Anadolu'daki ehl-i sünnet olan Kürtler. ." Ģuuruyla hareket eden Yavuz. Ġkincisi. yüzyıla kadar uzanır. hem siyasî ve hem de dinî açıdan tehlike arz eder hale gelmiĢtir. Ġbn-i Kemal ve Zenbilli Ali Efendi gibi büyük Ġslâm hukukçularından fetva alarak hareket etmiĢtir. Bunlardan birincisi. Bedâyi'. c. nr. Rum. Solakzâde. Zira bunlar da hem Müslüman ve hem de ehl-i sünnet vel-cemaat idiler. 138 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN* yaptığı hizmetleri ve ilgili hadisi zikrederek kaydetmektedir74. Tâc'üt-Tevârîh.. bu iki yönlü tehlikeyi henüz Trabzon Sancakbeyi iken fark etmiĢ ve babasını Ġstanbul'da ikaz dahi eylemiĢti.. II.Osmanlı tarihçileri. Ali'ye ait bir kasidede "Mutlaka Âı-î Osman'dan Selim isimli birisi. bazı âyetlere dayanarak çıkarmıĢtır ve bu konuda hususi bir Risalesi vardır. dağıdâr eyler beni. Allah'ın yardımıyla 1514 tarihinde kazanılan Çaldıran Zaferi ile. 5321. c. Ġslâm tarihinde ittihâd-ı Ġslama önem veren nadir devlet adamlarından biridir. 5812.. ġah Ġsmail. Tarihçi Âli ve Lütfü PaĢa. Hoca Sa'deddin Efendi. Ģuurlu âlim Ġbn-i Kemal'in de yerinde ikazlarıyla. 233/a vd. Bazı mana adamları. sh. Bununla beraber. Fakat. 253-270. sh. ciddi bir ehl-i sünnet bendini teĢkil etmesidir. Bu mühim zaferin kazanılmasında tamamen Sünnî olan ve gazada Yavuz Selim'in yanında yer alan Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiret beylerinin de büyük rolü vardı. Bâyezid. Ġstanbul'u fethederek Hz. Ġslâm'ın kahramanca müdafaasını yapan böyle bir devlete itaat etmenin siyasî ve hukukî açıdan bir farklılık meydana getirmeyeceği ve hem de Ġslâm birliğinin teĢekkülü gibi gayelerle münferiden hareket edilemeyeceği ortadadır. II. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu ile alakası. Acem ve Arab memleketlerine hâkim olacaktır" ifadesinin geçtiği nakl olunmaktadır. hem Ġslâm birliğini bozan ve hem de Doğudaki Sünnî Kürt ve Türkmen aĢiretlerini rahatsız eden Safevî tehlikesini bertaraf etmeye azmetti. 6636. 452/a-b. bir türlü durdurulamıyordu. Çaldıran zaferi bu fitneyi önlemiĢtir. Anadolu'yu ġiîleĢtirme hedefini güden ve her geçen gün bu hedefine daha da yaklaĢan ġah Ġsmail. tedbir alamamanın yanında. ġah Ġsmail'in hem mürĢidlik ve hem de ġahlık unvanları ile tahrik ettiği Anadolu'daki isyanları bastırarak Anadolu birliğini ve Memlüklüleri ortadan kaldırarak Ġslâm birliğini temin etmesidir. Ġran'da kısa bir zamanda Safevî Devletini kurmuĢ ve Doğuda hem Osmanlı Devleti için ve hem de âlem-i Ġslâm'ın birlik ve beraberliği için. Yani Yavuz olmasaydı. Hatta Ġbn-i Kemal dahi. vrk. Ali tarafından müj-delendiğini dahi ifade etmektedirler. ġah Ġsmail'in Anadolu üzerindeki siyasî ve dinî emellerine son verildi. II. XV. Hz. hem mahallî halkın güvenliği açısından tehlikeli ve hem de Osmanlı Devleti'nin de Müslüman bir ülke olması. c. 5035. "Ġhtilâf u tefrika endiĢesi. 75. 1514'de kazanılan Çaldıran Zaferi'nden sonradır. bu bölgenin kendi baĢına kalması. ġiilerin tahrikiyle çıkarılan ġah Kulı isyanını da önleyememiĢti. 3062. 225231. Osmanlı Tarihi. Memlüklüler üzerine giderken de. Osmanlı padiĢahlarından iki kiĢinin mü'eyyed min indillah yani Allah katından teyid edilmiĢ PadiĢahlar olduklarını ifade etmektedirler. 6522. 359 vd. Ġttihâdken savlet-i a'dâyı defa çaremiz. Ġkincisi ise. Künh'ül-Ahbâr. Nihayet Yavuz Sultân Selim PadiĢah olunca. Yavuz'un Hz. Bu iĢ nasıl yapılmalıydı? Kılıçla ve savaĢ yoluyla bu mümkün değildi. Anadolu'nun ve hatta Musul ve Kerkük civarının da Osmanlı Devleti'ne katılması gerekiyordu. 2162. Peygamber'in övgüsüne mazhar olan Fâtih'tir. vrk. babaları Bâyezid-i Veli'nin yaratılıĢındaki tevazudan yararlanarak Anadolu'yu hâkimiyeti altına almak isteyen ġah Ġsmail liderliğindeki ġi'a seline karĢı. II. Ancak bölgenin Osmanlı Devleti'ne ilhakı veya daha doğru bir tabirle iltihakı. Ġttihâd etmezse millet. Mısır'ın Yavuz tarafından fethedileceğini. ġah Ġsmail üzerine giderken de. Koca Müverrih. Yavuz'un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu doğru mudur? Bu iddianın tam tersi doğrudur.. onun müslümanlara yaptığı iki hizmettir: Birincisi.

aralarında dlnt. ĠĢte Osmanlıya bağlılığın sırrı burada yatıyordu. sh. Zira topraklarının dahilinde bulunan her yer dâr'ül-Ġslâm sayılıyor ve bütün Müslüman ahali de bu ülkenin aslî vatandaĢı kabul ediliyordu. 259/a-260/a. Feyz'ül-Kadîr ġarh'ul-Câmi'-is-Sağîr. icmâ' ve kıyas yoluyla vaz' edilen hukukî hükümler yanında. sh. Daha önce de izah ettiğimiz gibi. ırka ve maddî sömürüye dayanan bir ayırıma gitmiyordu. tandaĢı kabul edillyortğ buydu. t Bu azmim hayat din: s. 40-53. c. . Âl!. Mesela. farklı bir sistemle karĢılaĢmıyordu. bazı örf âdetlere münhasırdı. Doğu ı parçalamak müessir olması çokj Çaldıran Zaf< nadolu'nun fethe Güneydoğu bölgel hemmiyetli bir ġerefüddin Bey. Mısır 1938. bir iki ay içinde Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢti. Büyük âlim Ġdris-i Bitlisi tarafından PadiĢah'a yapılan telkinler neticesinde. Osmanlı Devleti'ne itaat etmenin zaruretini anlamıĢlardır. c. Osmanlı Devleti. aralarında ihtilafa vesile olacak ciddî bir Ģey mevcut değildi. Osmanlı ı farklılıklar. 350-431. 263/a-b. Akgündüz. Zaten Osmanlıyı Avrupa'dan ayıran en önemli hususiyet de buydu. c. II. Doğudaki Kürt ve Türkmen AĢiretleri. istimâlet ile yani kendi meyil ve arzuları ile. I Ġmâdiye Hâkimi! Osmanlı Devletl'n sarası için ı lerle hezimete uj)ı altına almaları i dım talep etmek 1 etmek gayesiyle j "Can u gonuMmJ baĢların r Ġslâm Sultânı'» gösterdik ve ti Bu muhlis v komĢudur ve lı Sadece tslâm S kurtarmayı r bunlara karĢı ( Allah'ı bir bilip D uymamız mûmW*ı| Bu mel Bltlisî'nin ı Diyarbı olan I reislerine! "Altıyı yarlanan Ġl ma'rlfetlnı kuvveti. içmede ve hatta giymede dahi aynı dinin esaslarına tabi' oldukları için. Kur'ân. bazı I Osmanlı ahalisi. 25. Tevârîh-i Âl-i Osman.ı ĠMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 139 % ilhakı ¦erinde saĢi-»yla ii ve «re I Bilal'ın dan kaybetmemiĢlerdi. arata Müslüman Türklerle I Ģında. Rengi ve Ģekli farklı olsa da. V. Osmanlı Devleti'nin değiĢmeyen siyâsetinin kaynağı ve dayandığı hukukî temeli. sh. Bu sebeple. Osmanlı topraklarında yaĢayan insanların arasında düĢünülebilecek en önemli farklılıklar. Doğu ve Güneydoğu bölgesinin tamamı. bütün Müslüman Osmanlı ahalisi. Münâvî.ĠĢte bu hakikati idrâk eden Kürt ve Türkmen Beyleri. kaybetmemiĢlerdi. Osmanlı Devleti sahip olduğu topraklar üzerinde. Ġslâmiyetin getirdiği hükümlerdi. Es'ad Efendi. Muhammed Abdürraûf. Osmanlı Devleti'ne iltihak etmekle bir Ģey 74 Lütfi PaĢa. Matbu nüsha. Künh'ül-Ahbâr. sh. dâhilde ve hâriçte. belki kazanmıĢlardı. Mesela. yemede. Süleymaniye kütp. vrk. II. 234/a (Müceddidlik meselesi burada ĠĢlenmektedir). Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor. Müslüman Türklerle Kürtler arasında mevcut olan bazı ufak ve önemsiz farklılıklar dıĢında. Daha önce de ıım t ırka ve maddî sömürû|je bulunan her yer <rfr8&|s. Solakzâde. oldukları için. sünnet. Ġslâm hukukunun müsaade ettiği ölçüde her mahallin örf ve âdetlerine de hürmet gösteriyordu.'Ġ| sebeple de. 2162. sh. nr. Osmanlı Devleti'ne tâbi' olan bir Müslüman beylik. 232/b-233/a. 281-282. 7-16.

XX. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. biz kendi baĢımıza müstakil olarak bunlara karĢı çıkamayız. Ġmâdiye Hâkimi Sultân Hüseyin olmak üzere 25-30 tane Kürt beyi (ümerây-ı ekrâd). Halil. Osmanlı Devleti'ne itaat arzularını padiĢaha iletmiĢlerdi. kendi arzu ve istekleriyle ve hem de birer mektup ile Osmanlı Devleti'ne bağlanmaktadır. kendisine Doğu A-nadolu'nun fethedilmesini tavsiye eden meĢhur âlim ve tarihçi Ġdris-i Bitlisî'ye. Diyarbekir Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed PaĢa'ya beyaz hükm -i Ģerifler gönderdiğini ve Osmanlı Devleti'ne bundan sonra da tâbi olacak olan bey olursa.. Sadece Allah'ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz. ahlakî. Mektubunun baĢında Diyarbekir Vilâyeti'nin sulh ile ve istimâlet yolu ile fethine vesile olduğu için Ġdris-i Bitlisî'ye teĢekkür eder. Osmanlı Devleti'ne kendi arzularıyla tâbi olan beylerin ve bunlara bağlı olan sancakların mikdarlarını ve tahrîrî bilgileri hazırlamasını emreder. bölge halkı arasında müessir olması çok zordu. gönderilen tuğralı beyaz kâğıtlar kullanılarak onlara berâtlarının yazılmasını emreder. Sünnetullah bizde böyle câri olmuĢdur". Yavuz Sultân Selim'e tarihçe müsellem olan tarihî arîzayı." 140 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMM Diyarbekir'in Safevî Devleti'nden alınmasından sonra Kürt Beyleri arasındaki gayretlerini sürdüren büyük âlim Ġdris-i Bitlisî. uhuvvette saadet var. Ġlhâdları zahir olan KızılbaĢlar'dan teberri eyledik. Yani bugünün vilâyetleri ve hatta devletleri. Ona bedel. bu faaliyetlerinin neticesinde kısa zamanda Doğu ve Güneydoğudaki Kürt ve Türkmen Beylerinin Osmanlı Devleti'ne itaatlerini temin eylemiĢtir. Sonra da manevi takdirleri yanında ona gönderdiği bazı maddî hediyeleri zikreder. Bizim beldelerimiz KızılbaĢ diyarına yakındır. "Can ü gönülden Ġslâm Sultânı'na bî'at eyledik. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin Osmanlı Devleti'ne ilhakı için vazife veriyordu. Böylesine e-hemmiyetli bir zamanda Ġslâm birliğinin zaruretine inanan baĢta Bitlis Hâkimi ġerefüddin Bey. hep beraber bir iyi insan oluruz. Cihada gayret gösterdik ve Ġslâm PadiĢahı'nın yollarını bekledik. Sadece Ġslâm Sultânı'na muhabbet üzere olduğumuz için. onların akıl ve ma'rifetinden istifade edeceğiz ve asaletimizi de göstereceğiz. bizim evlerimizi yıkmıĢlar ve bizimle savaĢmıĢlardır. Ġyi evlâd böyle olur. ġah Ġsmail'in Diyarbekir'i muhasara altına alan ordularını tarumar eylemiĢtir. Hısn-ı Keyfâ Emiri Eyyubîlerden II. Ġdris-i Bitlisî vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kısa bir zaman i-çinde ve hem de yerli beğierin istek ve arzularıyla Osmanlı Devleti'ne ilhak edildiğinin haberini alan Yavuz Sultân Selim. bu hâdiseden önce ġiflerin Diyarbekir'i muhasara altına almaları üzerine. bu büyük âlimi taltif etmek üzere kendisine bir ferman gönderir. Kızıl-baĢların neĢrettiği dalalet ve bid'atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve ġafii mezhebini icra eyledik. Elhâsıl. Dik baĢlılık etmeyeceğiz ve kendi baĢına hareket yapmayacağız. Bu azmimizle baĢka milletlere ibret dersi vereceğiz. Ġttifakta kuvvet var. Ġslâm Sultânı'nın namı ile Ģeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda baĢladık. hükümete itaatte selâmet var. Zira Kürtler. kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim. Bu sebeple de. bu inancı saf insanları o zâlimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. asrın Ġdris-i Bitlisî'si olan Bediuzzaman 1910'larda Osmanlı Devleti'ne karĢı isyan etmek isteyen Kürt aĢiret reislerine hitaben diyor: "Altı yüz seneden beri tevhid bayrağını umum âleme karĢı yücelten ve millî âdetlerini terk ederek ihtiyarlanan bizim Ģanlı Türk pederlerimize. dinî. Bu mektûb üzerine Konya Beylerbeyisi Hüsrev PaĢa kumandasında ve Ġdris-i Bitlisî'nin manevî yardımlarıyla toplanan on bin kiĢilik gönüllüler ordusu. ġah Ġsmail'in Diyarbakır muhasarası için gönderdiği orduyu on bin kiĢilik Ġdris-i Bitlisî kumandasındaki gönüllü birliklerle hezimete uğratan aynı beyler. . Sizin inayetleriniz olmazsa. kültürel ve idarî bütünlüğünü bozmak ve parçalamak maksadıyla içerde ve dıĢarıda yapılan faaliyetlerin. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir. ayrı ayrı kabile ve aĢiret tarzında yaĢamaktadırlar. Ġttihadın sağlam ipine ve muhabbet Ģeridine sarılmak zaruridir. Devlete bağlanan beyler arasında ihtilaf ve ihtilal vuku bulmaması için gereken tedbirlerin alınmasını ve in'âm ve ihsanların da ona göre yapılmasını ister. Çaldıran Zaferini takip eden 1516 yılında. yardım talep etmek ve Osmanlı Devleti'ne itaat etmeden huzur bulamayacaklarını ifade etmek gayesiyle göndermiĢlerdir. Hizan Meliki Emir Davud..aralarında dinî. Yavuz Sultân Selim. Nice yıllar bu mülhidler. biz onların kuvveti. Türkler bizim aklımız. komĢudur ve hatta karıĢıktır. kültürel ve coğrafî çok büyük azamî müĢterekler vardı. ittihâdda hayat var. Doğu Anadolu'nun siyasî.

ĠĢte Osmanlı Devleti. Birinci gurup. Künh'ül-Ahbâr. 20. Cizre. Anonim Tarih. Osmanlı Devleti'nin idarî yapısının temelini kaza. Türkmen ve Kürt aĢiretleri Osmanlı Devleti'ne iltihâk eylemiĢtir. Malatya.). Garzan. Osmanlı Devlet teĢkilâtını bilmemekten ve konu ile ilgili bazı belgeleri yanlıĢ yorumlamaktan kaynaklanmaktadır. 452/a-b. Anadolu'yu ĢnieĢtirmek isteyen ġah Ġsmail'in kendisine elçiler gönderdiğini. Ġmadiye Hâkimi Sultân Hüseyin. sh. 1019. Bedâyi'. Aralarında Ġbn-i HarkuĢ. Ankara 1987. ġark diye adlandırabileceğimiz ve bugün Doğu Anadolu. vrk. Eğil. 273 vd. Bilindiği gibi. sancak ve eyâletler teĢkil ediyordu. Bunları kısaca özetlemekte yarar görüyoruz. Musul ve Kerkük'den itibaren Kuzey Irak ve Haleb'i de içine alan Kuzey Suriye bölgelerinde yaĢayan çok sayıda Arap. vrk. 2) Kürt ve Türkmen aĢiretleri gibi. Benî Sâyim. 76. Meyyafarakin. bin bir türlü yağcılıklar yapıp sulh istediğini. Ayrıca ġuran. 378-383. nr. Hizan Meliki Emir Davud. Yavuz Sultân Selim'in Doğuda bağımsız bazı küçük Kürt Devletlerine müsaade ettiği ve asırlarca bu devletlerin varlığını sürdürdüğü iddia edilmektedir. c. Yavuz. Mardin ve Harput da dahil olmak üzere bütün Doğu Anadolu'da gayet geniĢ bir eyâlet meydana getirmiĢti. çeĢitli özelliklerine göre farklı idare tarzlarına tabi tutuyordu.. Hısn-ı Keyfâ Emîri Melik Halid. Bitlis. Besni. her iki eyâlette de. Kanunî Süleyman devrinde yeni bir düzenleme yapılarak Van'da ayrı bir eyâlet daha teĢkil olundu. Bu iltihâklardan bazılarını beraber görelim: 1) Kürt ve Türkmen beylerinden istimâlet ile kendi meyil ve arzuları ile itaat eden 25'den fazla aĢiretten ve reislerinden bazıları Ģunlardır: Bitlis Hâkimi Emir ġerefüddin. Osmanlı Devleti'nin Doğuda kurduğu idare tarzı nasıldı ve bu iddialar doğru muydu? Bu iddia. Çermik. sh. iyâlimiz ve dinimizin emniyeti için size itaati arzuluyoruz. Sincar. Harput. Sason. E. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Esad Efendi.Mektubun sonuna doğru. Bu gayretlerin neticesinde. Benî Ġbrahim." nâsındı i BĠLĠNMEYEN OSMANLI 141 Ijınm 76. yanlıĢ yon sının teır nün Ait ve idaresi a na tabi t ler söz I Diyarbekir Ij bütün Dojıijj devrinde J Doj guruba! Biri diğer t merkezden t tımar sis aĢiret \ Amid. Ancak Osmanlı Devleti.. 2362. Palu. I Van Eyı teĢkil i Ġkindi beylere t edilmiĢtir. 8 memlekr sancaklar âl Ey. klasik Osmanlı Sancakları Ģeklindeydi. güneyde yer alan Arap aĢiretleri de yine kendi iradeleriyle Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. Süleymaniye Kütp. Siirt. Âli. II. Mardin ve benzeri yerlerdeki aĢiretler de arka arkaya Osmanlı Devleti'ne iltihâk etmiĢlerdir. I denmekte*. Solakzâde. Pertek Hâkimi Kasım Bey. Es'ad Efendi. bugünün Amerika'sı gibi.. Ġbn-i Said. 11634/26. Urfa. Kodaman. yıllar sürecek harplerle elde edilemeyecek zaferlere u-laĢıldı. idare tarzı açısından. 2162. Cezire Hâkimi ġah Ali Bey. mallarımız. 249/a-251/a. Ġslâmı tatbik ve adaleti te'sis için sizin hâkimiyetinizi zaruri görüyoruz75". Urmiye. Güneydoğu Anadolu. Benî Atâ aĢiretleri. vrk. Sultân II. nr. 112/a-113/a. ÇemiĢgezek Hâkimi Melik Halil. Atak. Çaldıran Zaf eri'nden sonra Doğu Anadolu'da Diyarbekir merkez kabul edilerek Musul. üç ana guruba ayırmak mümkündü. Yani Osmanlı Devleti'nin diğer bölgelerinde tatbik edilen idare usulü burada da cari idi. canlarımız. c. ve bu I Bu iddia. nr. Nutuk (Osm. Bediüzzaman Said Nursi. Doğu Anadolu'daki sancakları. mütudtl edilme. Bayram. sh. I genellikle i darılara ti rineo 75 Koca Müverrih. II. Sancakbeyleri doğrudan merkezden tayin olunurlardı . ancak onun sözlerine ve ıslah olduğuna inanılmaması icab ettiğini belirterek gerekli tedbirlerin ihmal edilmemesini emretmektedir. Yani eyalet ve sancakların Ġstanbul'a olan bağlarında ayrı ayrı statüler söz konusuydu. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. mutlak bir merkeziyetçilikten tamamıyla uzak bir anlayıĢa sahipti ve idaresi altına aldığı bölge ve cemiyetleri. UzunçarĢılı. sh. Safed ve Gazze Ģeyhleri ile Haleb ileri gelenlerinin bulunduğu seçkin bir temsilciler heyetinin Yavuz'a takdim ettikleri ve aslı Topkapı Sarayı'nda bulunan Ģu itâ'at mektubu çok manidardır: "Bizler. Osmanlı Tarihi.

eski mahallî beyler ve hanedanlara terk edilmiĢtir. Halifeye "imam" veya "imam'ül-müslimin" denmesi de bundan kaynaklanmaktadır. SanI •ı vd: Akgündüz. Bunlar klasik Osmanlı sancaklarından farklıdırlar. Osmanlı PadiĢahları halife unvanını kullanmıĢlar mıdır? Ġslâm hukukunda icranın baĢı olan Ģahıs için üç unvan zikredilmektedir. daha ziyade Doğu Anadolu'da uygulana gelmiĢtir. . Bu unvanı taĢıyan âmme müessesesi yani hilâfet ise. Yurtluk ve Ocaklık tarzındaki sancaklardır. Sincar. Dahilde tamamen müstakil olan bu bölgeler. BaĢlangıçta hizmet ve sadakat karĢılığı verilen bu sancakların durumu. Zaten toprak itibariyle de. devamlı olarak sancak ve has Ģeklinde tevcih edilmiĢtir. Ġmamet. Hayat boyu sancakbeyi olan bu idareciler vefat ettiğinde. Osmanlı Kanunnâmeleri. Emir'ül-mü'minin unvanını ise ilk kullanan Hz. Hükümet adı verilen sancaklardır. "Müslümanlar üzerinde umumî tasarruf hakkına sahip olmak yetkisi". hariçte yani askeri ve siyasi alanda bölgedeki Osmanlı beylerbeyine tabidirler. Peygamberin halefi olarak dinî ve dünyevî meselelerde bütün Müslümanları temsil etmek". Müküs ve Bargiri de Van'a bağlı bu tür sancaklardandırlar. Arazîleri tımar nizâmına tabidir. emîr'ül-mü'minin ve imam. Bu sancaklar tımar sistemine dahildi. 30 vd. Pey-gamber'e halef olduğu için kendisine halife denmiĢtir. Bunlara Ekrâd Sancakları da denir. Kulp. Sebebi bu bölgede daha önce müstakil veya Ġran'a bağlı beylerin fetih esnasında Osmanlı Devleti'ne sadakat göstermeleri ve en önemlisi de. Diyarbekir Eyâleti'nde merkez Amid. Seferde Beylerbeyi'nin hizmetine girmekle mükelleftirler ve bu memleketlere merkezden kadı tayin edilir. Osmanlı Devleti ile aralarında herhangi bir farkın bulunmamasıdır. bağımsız birer devlet tarzında değil. Bunlardan ikisini zikredelim: "Hz. Ġmtiyazlı sancaklar da diyebileceğimiz bu sancaklardan Diyarbekir Eyaleti'ne bağlı 13 ve Van Eyaletine bağlı olarak da 9 adet mevcut idi. Arazîsinde tımar nizâmı cari değildir. Ġkinci gurup. 142 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANU{ cakbeylerinin tayinine merkezî idare asla karıĢmaz ve ellerine verilen ahidnâmeler gereğince. Hilâfet. Diyarbekir veya Van Eyâletinin içine serpiĢtirilmiĢlerdir. Hakkari ve Mahmûdi sancakları bu mahiyette Osmanlı Sancaklarıdır. Devlete ihanet ettikleri takdirde değiĢtirilebilmektedirler. 77. aslında bir kimseye halef olmak. Halife. umumiyetle aĢiret yapısı kuvvetli olmayan yerlerde teĢkil edilmiĢtir. Fetih esnasında bazı beylere hizmet ve itaatleri karĢılığında. Bunların idaresi. 197-213. Yavuz'un Mısır'ı fethetmesinden itibaren halife unvanını kazanmıĢlar mıdır? Dinen bu mümkün müdür? ġayet mümkünse. Diyarbekir ve Van eyaletlerindeki bu tür sancaklar. bunlar azl ve nasb edilemezler. Ġstanbul 1996. Diyarbekir eyâletinde Hazzo. Hizan. Zaho. onu temsil etmek demektir. Harput. Üçüncü gurup ise. III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Akçakale. Çermik. sadece icranın baĢı olan beyin tayini ile arazinin statüsünün tesbitinde müstakil yetkilerle donatılmıĢlardır. Bitlis. sh. Hatta Kürdistan Eyâleti sancakları da denmektedir. Ergani ve ÇemiĢkezek sancakları ile Van Eyaleti'ndeki ErciĢ ve Adilcevaz sancakları.ve herhangi bir imtiyaza sahip değillerdi. Pertek. daha sonra ailelerin tasarrufuna bırakılmıĢ ve Tanzîmât dönemine yani 1840'lara kadar bu hal aynen devam etmiĢtir76. sh. yerlerine oğullan veya diğer yakınlarından biri geçmektedir. Zira sancakların idaresi genellikle bölgeye eskiden beri hâkim ola-gelen nüfuzlu. Eğil. Siirt ve Atak Diyarbekir'e bağlı bu tür sancaklardandırlar. Kısaca özetlediğimiz bu sistem. Mihrani. Yani kısaca Müslümanların devlet reisliği demektir. Müslümanların lideri olan Ģahıs da Ģerl hükümlerin icrasında Hz. Hasankeyf. c. aslında öne geçmek ve lider olmak demektir. Ömer olmuĢ ve daha sonraki devlet reisleri bu unvanı "mü'minlerin emiri" manasında halifenin eĢ anlamlısı olarak kullanmıĢlardır. bu tür sancakların baĢlıca örneklerini teĢkil ederdi. Palu ve Genç sancakları. Van Eyaletinde ise. Cizre. hem itikadî açıdan ve hem de amelî açıdan. fetih esnasında gösterdikleri hizmetlerden dolayı tamamen yerli beylere terkedilmiĢtir. Yani bunlar. Tercil. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yollan. değiĢik Ģekillerde tarif edilmiĢtir. Hilâfete imamet de denir ve namazdaki imamlık görevinden ayırmak için buna "imâmet-i kübrâ" adı verilir. Osmanlı PadiĢahları.

Bu sebepledir ki 923/1517 tarihinde Yavuz Sultân Selim. I Kavinin* Haremeyn^ SultSnS I» yacak fa 76 Koca Müverrih. c. Osmanlı Kanunnâmeleri. Esad Efendi. E. mevcut âlimler bunu caiz görmüĢtü. 452/a-b. 378-383. . III (Diyarbekir Eyâleti Kanunnâmeleri). Mesela. bir baĢka ifadeyle Ģeklen ve hükmî halifeler olarak kabul edilmiĢlerdir. Hasan'ın altı aydan ibaret bulunan hilâf et süresiyle sona ermektedir. Ayrıca Yavuz'dan itibaren bütün Osmanlı PadiĢahları. Nutuk (Osm. ġunu da bilmekte fayda vardır: Her konuda Hz. 1019. halifenin KureyĢ kabilesinden olması Ģartıdır. sh. Bir kısım Ġslâm hukukçuları halifenin KureyĢ'den olmasının Ģart olmadığını ve hilâfet gibi âmmeye ait bir meselede nesebin tesiri olamayacağını ileri sürerken. Süleymaniye Kütp. c. Halife Ömer bin Abdülaziz bir tarafa bırakılırsa. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 143 KureyĢ'tendir" hadisine dayanmaktadırlar. Haleb'in fethinden itibaren halife unvanını kullandığına delil. 747/1346). UzunçarĢılı. nr. Yavuz Sultân Selim. Oğlu Kanuni ise. Yavuz Sultân Selim'den itibaren. Mısır'dan beraberinde getirdiği son Abbasî Halifesi Mütevekkil Alellah'a Ayasofya Camiinde hilâfeti kendisine devrettirdiği zaman. 2362. halife ve Ġmâm'ül-Müslimîn unvanlarını son halife Abdülmecid Efendi'ye kadar kullanmıĢlardır. II. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Solakzâde. sh. cebir ve istilâ suretiyle elde edilen imamettir. Osmanlı PadiĢahları. I inkılabı halife I Abbasi lı olarak I baren Hz. Güneydoğu Meselesi ve Çözüm Yolları. Türkistan'ın yetiĢtirdiği büyük Hanefi hukukçusu Buhara'lı Sadr'üĢ-ġerî'a (öl. Hz. Hz. buna hilâfet-i nübüvvet de demektedir. Abdülhamid Devri Doğu Anadolu Politikası. Osmanlı tatbikatında kendisine uyulmayan ve en çok tartıĢmalı olan bir Ģartı da. Sultân II. sh. halife unvanını kullanmıĢlardır. bu meseleyi Ģöylece vuzuha kavuĢturarak Osmanlı PadiĢahlarına hilâfet yolunu açmıĢtır: "Zikredilen Ģartlardan zaruret gereği ortadan kalkan Ģartlar aranmayacaktır. 213 vd. 2162. Ģeklî hilâfet (hilâfet-i sûriye)'dir ki. en az on defa halife ve hilafet unvanları kullanılmıĢtır. Çoğunluk "imamlar KureyĢ'tendir" f kukçusu Buharaltî rarak Osmanlı P« ortadan kalkan ı sebepledr ki < son Abbasi I rettirdiği ! ġunu ( ve onu t yonunu her | kısma i kikiy«)'dlrl çim ve I hilâfet-l ı gerekil \ suretiyle ( dır. Künh'ül-Ahbâr. Hz. Peygamber'in izinden yürüyecek ve onu temsil edecek makam demek olan hilâfet makamı. Bu sebeple bazı araĢtırmacılar hilâfeti iki kısma ayırmaktadırlar: Birincisi. Es'ad Efendi. gerçek hilâfet (hilâfet-i kâmile veya hilâfet-i ha-kikiye)'dir ki. Zamanımızda KureyĢilik Ģartı da ortadan kalkmıĢtır". Bedâyi'. 20. 112/a-113/a. 12 vd: Akgündüz. Ebüssuud gibi bir Ġslâm Hukukçusunun kaleme aldığı Budin Kanunnâmesinin baĢında. sh. Peygamber'in "Benden sonra hilâfet otuz senedir. 249/a-251/a. Osmanlı PadiĢahlarının en az ikinci manada halife olduklarında Ģüphe yoktur. Âli. bütün hak ve yetkilere hâiz olan halifelik manasında halifedirler. nr. 1516 yılında tahrir edilen Semendire Sancağı Kanunnâmesinin baĢında yer alan Halifetüllah tabiridir. ondan sonra saltanata inkılab eder" hadisinin iĢareti ve bütün Ġslâm hukukçularının ittifakıyla gerçek manada halife hülefâ-i râĢidin'dir. Ebubekir'den itibaren Hz. Kodaman. maalesef bu mana ve fonksiyonunu her zaman devam ettirememiĢtir. vrk. Ayrıca. gerekli Ģartları hâiz olmayan veya milletin seçim ve bî'atıyla değil de. çoğunluğun bu Ģartı kabul etmesi uygulamada zorluk çıkarmıĢtır. c. Hz. 273 vd. nr. Emevi ve Abbasî halifeleri hep ikinci grupta kalmıĢlar. 11634/26. vrk. yukarıda zikredilen Ģartlara haiz ve Müslümanların rızası ile yapılan seçim ve bî'at sonucu elde edilen hilâfettir. Ġkincisi. hak ve yetkileri bulunmayan Ģeklî halifelik değil.Halife olmanın bazı Ģartları vardır. 1924 yılında hilâfetin kaldırılmasıyla ilgili kanun bunun en son delilidir. \: PadiĢah! yetkileri I nasında Ġl Osı Müslimiı o da hilâfet" bütün CsımiII Haleb'in h Semend. Daha sonra da 1519 tarihli TrablusĢam Kanunnâmesinin baĢında ise. sh. Bunda saltanat ve hükümdarlık manası ağır basmaktadır.II.'sS da 1519 ti ünvanlanl aldığı I ümem. vrk. sh. Osmanlı Tarihi. Peygamber'in bahsettiği 30 sene. Bediüzzaman Said Nursi. Büyük Türk Hukukçusu SadrüĢĢeria. 40 vd. Anonim Tarih.).

1298. Osmanlı Devleti'nin Arapları zorla hâkimiyeti altına aldığı ve onları sömürdüğü iddia edilmektedir. IH. Ancak kader-i ilâhinin bu kadar uzun seneler yaĢamasını takdir ettiği bu devletin. 11. Peygamber'in vekili olarak ġer'-i Ģerifi uygulayan her hükümet bu gruba girer. Osmanlı Kanunnâmeleri. Yavuz'un muasırı olan Mısır'lı tarihçi Ġbn-i Iyâz da. sh. NâĢir'ül-Kavânîn'is-Sultâniye. Abu'l-Hasan Ali b. IV. XXIII (Ankara 1978) . nr. 449. Mehmed Said.. Türk Hukuk Tarihi. sh. El-Ferrâ. Sultân'ül-Arabi ve'l-Acem ve'r-Rûm. hasenatı herhalde seyyiâtına gâlibdir. 451. Seyyid Bey. sh. 14-15. c. kendi yaptıkları kanunlar ile idareyi yürüten siyâset hükümetidir. Ahkâm'üs-Sultâniyye. Ġkincisi. Belki. Üçüncüsü ise. kilise kayıt defterinin orijinalinden bir müzede bizzat okumuĢ ve bize nakletmiĢti. Tapu-Tahrir Defteri. Burada Muhammed Abduh'un Ģu sözlerini zikr etmeden geçemeyeceğiz (PadiĢah Abdulhamid'e yazdığı bir layihada diyor): 77 BA. mümehhidü kavâ'id'iĢ-Ģer'il-mübîn ve Zıllulâh'iz-zalîli alâ kâffet'ilümem. 212213. EI-Mâverdî. Hatipoğlu. Altı yüz sene yaĢayan bir devletin elbette haseneleri de seyyieleri de olacaktır. Cin-Akgündüz. Mukaddime. c. Bu taksime göre Osmanlı idaresi. zorla ve zulümle hâkimiyetini mazlum milletlere kabul ettiren bir imparatorluk değildir. Bu konuda önemli bir izah da Eyüp Sabri PaĢa'ya aittir. Balkanlardaki bazı Hıristiyan gruplara. 78. Zaten Yavuz'un Kahire ve Mekke'de bulunan Mukaddes Emânetleri Ġstanbul'daki Topkapı Sarayı'na taĢıması ve bunlar için Hırka-i ġerif Dairesinin yapılması ve nihayet Kudüs. Ona göre üç çeĢit hükümet vardır: Birincisi. Prof. Muhammed. Bu iddiaların aslı ve esası var mıdır? Maalesef bu tür iddialar. Eyüp Sabri PaĢa. Lütfi PaĢa. Ahmed Cevdet PaĢa. Kanuni Sultân Süleyman'ın Sadrazamı olan Lütfi PaĢa. (neĢr. Akgündüz. Ayrıca aynı ciltteki Dede Efendi'nin Risale'sinde de halife tabiri Osmanlı PadiĢahları için çokça kullanılmıĢtır. I. sh. III.. adaletinden ve huzurundan istifade etmek gayesiyle hâkimiyeti altına girmeyi arzuladıkları ve vardıkları her yere i'lây-ı kelimetullah gayesiyle ayak basan bir Ġslâm devletidir. eĢine tarihte ender rastlanacak olan bir Ġslâm devletidir. Osmanlı PadiĢahlarının halifeliği konusunda Ģüphesi 144 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP*N'. O halde Osmanlı Devleti. sh. "Ya Rab! Bize de Osmanlı hâkimiyetinin altına girmeyi nasib et ki. Ġbn-i Iyâz. Amerika'da araĢtırma yapan bir arkadaĢım. Osmanlı Devleti. Mir'ât'ül-Haremeyn. Hilâfet ve Hâki-miyet-i Milliye. Risâletü Halâs'il-Ümme Fî Ma'rifet'il-E'imme adlı eseriyle mukni cevaplar vermeye çalıĢmıĢtır. 1-2. ilmî olmaktan ziyade siyasîdir. El-Ahkâmu's-Sultânlyye ve'l-Velâyâtu'd-Diniyye. c. c. eski tâbirle istimâlet ile yani kendi meyil ve arzularıyla. "Hilâfetin KureyĢliliği". Hami hıme'l-Haremeyn'il-Muhteremeyni ve'l-makâmeyn'il-mu'azzameyn'il-mufahhameyn es-Sultân ibn'üs-Sultân Es-Sultân Süleyman Hân ibn'üs-Sultân Selim Hân" unvanlarını kullanmaktadır ki. hilâfet veya imamet hükümetidir ki. Hz. Kaldı ki. Bilindiği gibi. Bu kaynaklardan sonra. Konu ile Ġlgili olarak bkz. AÜ Ġlahiyat Fakültesi Dergisi. kılıca dayalı ve sömürgeci bir imparatorluk değil. Bkz. sh. Müslümanların ve gayrimüslimlerin.I bulunanlara. Dr. Osmanlı Devleti'nin idaresi altında asırlarca yaĢayan topraklar üzerinde iktidarı elinde bulunduran siyasî güçler kendi suiistimallerini örtmek için böyle bir propagandaya baĢ vurmaktadırlar. buna da tabiT hükümet denmektedir. Ġbn-i Haldun. sh. 6 vd. I. 502-503. Kahire. Bedâyi'uz-Zuhûr. Ebu Ya'lâ."Halîfe-i Resûl-i Rabb'il-Âlemîn. bu konuda fazla bir Ģey söylemeye ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır. sh. 208-228. 4. Vâris'ül-Hilâfet'il-Kübrâ kâbiren an kabir. 1167-1175. 1007. muasır kaynaklardan hiç birinde hilâfetle ilgili kayıt olmadığını söylemek ciddi bir hatadır. Medine ve Mekke'nin Osmanlı Devleti'nin eline geçerek padiĢahların Hâdim'ül-Haremeyn olarak ilan edilmesi ile halife sıfatı perçinlenmiĢtir. Tezâkir I-IV. âĢir'ül-Havâkîn'il-Osmaniyye. III. . akıl ve Ģer'i nazara almadan cebirle ve zulümle idareyi yürütenlerin hükümetidir ki. kiliselerde yaptıkları âyinlerde papazlar tarafından Ģöyle duâ ettirildiğini. c. sh. 2. Mehmed Hatiboğlu Hilâfetin kureyĢliliği Ġle ilgili olarak yazdığı uzun bir monografisinde konuyu ayrıntılı olarak incelemiĢtir. 98-99. Muhammed. hilâfetin Yavuz'a devrini. 1357. 19 vd. Mısır. 7885. Hâiz'ül-Ġmâmet'il-Uzmâ ve's-Sultân'ül-Bâhir. dinimizi huzur içinde yaĢayalım". Ġstanbul 1306. ilk dönem Osmanlı tarihini yazan muteber ve Yavuz'a muasır bir tarihçi ve devlet adamıdır. sh. 20-24. c. birinci gruba girmektedir . Ġstanbul 1301. 497-498. nr. o günlerde kaleme aldığı eserinde açıklamaktadır.

Üçüncüsü de. sh. El-Irâk Beyn'el-Memâlîki ve'l-Osmâniyyîn'il-Etrâk. Zira bu devlet yıkılırsa. Ġslâm'ı tatbik eden kuvvetli bir devlete tabi' olmayı baĢından beri istemektedir. I. Der. kendilerini Memlüklü devletinin zulmünden kurtaran bir kurtarıcı olarak görmüĢlerdir. eĢraf ve ileri gelenler bir araya gelmiĢler ve kendi durumlarını aralarında tartıĢmıĢlardır. c. sh. Osmanlı Devleti'ni davet etmiĢler ve onlara merhaba demiĢlerdir. Ġnalcık. bu bölgeye Fâtih zamanında gelmiĢler ve yerleĢmiĢlerdir. 19. Bu durum. çocukların "Yüce Allah sana yardım eylesin ey Sultân Selim" sesleriyle ĢaĢkına döndüğünü tarihçiler kaydetmektedir. I. Mısır'dan yola çıkarak ġam'a gelen ve oradan da Haleb'e varan Kansu Gavri'nin Haleb giriĢinde. Peygambere ir sa. k gayret gösten inanlarını bunları bıriıjjet Selim'e mümkündür. Ahmed Cevdet PaĢa. "Biz Osmanlı Devleti'ne tâbi olmayı ve o devletin bir vilayeti olarak kalmayı istiyoruz. 61-66. Târih-i Ahmed Cevdet (Vekâyi'-i Devlet-i Aliyye) I-XII. 278-279. 148-149. c. Alınan kararlara göre. belki çok daha evvel baĢlamıĢtır. Ġkincisi Peygamber'e imandır. "îtlkad edi. "BĠZ 0117111* Ġ künse Hızır Rıtfld Kuzey/ nunî'ye ı nülden Ġsi araĢtırmaları. Muhammed Harb tarafından özeti Arapça'ya tercüme edilen bu belgenin aslı. Ġbn-i Ece. I. Bir tımarlı sipahinin çocukları olan Oruç Reis ve Hızır Reis de. sh. Alem-! Ġslim pe'ijMfl Mesela Kuzey* na maruz kalmıĢ» Oruç Reis ve Htarl Bahadır kardeĢler. Burada Halep âlimleri. Mesela Kuzey Afrika'da. Ankara 1986). Yılmaz. Mümkünse Hızır Reis'i de bize Beylerbeyi (vali) olarak tayin ediniz". Mektubun gayesini tek cümleyle özetlemek mümkündür. Özellikle Mısır'daki Müslüman ahali.". Mısır âlimlerinin. XVI. Avrupalılar'ın Mağrib Müslü-manlarını canavar gibi parçalamayı beklediğini çok iyi bilen Cezayirli Müslümanlar ve bunları birliğe davet eden Oruç ve Hızır kardeĢler çareyi Osmanlı Sultânı Yavuz Sultân Selim'e mektup yazmakta bulmuĢlardır. Halep'te âlimler. (Tarih Risaleleri. Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi I-IV. Belgelerle Osmanlı Tarihi. kadıları ve halkın ileri gelenleri tarafından kaleme alınan ve Yavuz Sultân Selim'e takdim edilen bir arîza yani dilekçeyi de değerlendirmek istiyoruz. Suriye bölgesi de Mısır'dan farklı değildir. Neticede dört mezhebin kadısının ve Ģehrin ileri gelenlerinin. Osmanlı Ġmparatorluğunda Ġslâm. ler. ( maktadır: Evet1 misler ve cesinden ı Ġslâm'ı t ğu'dakl I nin zulmü Abdu'ud 1 Osmanlı ı muhalif I fethetmesini Ġl dan farklı ( Kansu Sultân! BuradaH Yavuz Sulta»! Muhamır Saraydılar. Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. II. a'yânlar. bu zamanda imanın Ģartlarının birincisi Allah'a imandır. Bahadır kardeĢler. bütün halka vekâleten bir arîza yazmalarını ve arızada Osmanlı Sultânı Selim'e hitaben istediklerini dile getirmelerini kararlaĢtırmıĢlardır. 299. Osmanlı Devleti'ni. Mısır fethinden kısa zaman öncesinden değil. Ġstanbul 1271-1301. asrın ilk çeyreğinde Mağrib ülkeleri Hıristiyan istilasına maruz kalmıĢ ve kendi devletleri zayıf düĢmüĢtür. Mısır'a gelen Osmanlı sefiriyle gizliden gizliye görüĢtüklerini ve ona Sultân Gavri'nin Ģerv-i Ģerife muhalif hareket ettiğini Ģikâyet ettiklerini ve kendilerinin Osmanlı sultanının Mısır'ı fethetmesini beklediklerini ifâde eylediklerini kaydetmektedir. Muhammed bin Mahmûd. Ġstanbul 1995. kadılar. ġam 1986. SulĠÎ geldiniz d nunla dayı dermesi ffl hukukçutal BĠLĠNMEYEN OSMANLI Ġ45 hk ¦•ildi t \ "Ġtikad ediyorum ki. Gerçekten Yavuz'un seferi öncesinde.Cavid Baysun). Osmanlı Devleti'nin bekasına imandır. Suriye . Kuzey Afrika veya bir diğer adıyla Mağrib yani Batı Arap Aleminin Yavuz'a ve Ka-nunî'ye mektuplar göndererek. c. c. Ġstanbul 1328-30. c tartıĢn halka \ dikle. Osmanlı Devleti'nin Ģemsiyesi altına girmeyi can ü gönülden istedikleri gibi. Mustafa Özel). Ortadoğu'daki Araplar açısından da durumun aynı olduğunu ortaya koymaktadır: Evet! Doğudaki Araplar da tıpkı Mağrib'dekiler gibi. Alem -i Ġslâm periĢan olacak ve sahipsiz kalacaktır. sh. Ortadoğu'daki Araplar. Ahmed Râsim. sh. 24 vd. Abdullah bin Rıdvan "Tarih-i Mısır" adlı eserinde. Muhammed Harb ve Abdülcelil Et-Temîmî'nin konuyla ilgili araĢtırmaları. kısa zamanda Hıristiyanları durdurma ve iç ihtilafları önlemek üzere gayret göstermiĢler ve bunda da muvaffak olmuĢlardır. tıpkı Mağribliler gibi.

Tarihçe-i Hayat. sh. 258/a-b. Bu kitabenin Mısır'dan mukaddes emânetlerle birlikte getirildiği ifade olunmaktadır. süs \ pala bıyıklar vaı 2) ġu anda 1 ebadında bulunan lı peli resme < bunun gib= küpeli 0 da resmi nakkaĢjarj tamamen hayati v Ilınmaktadır. El-Osmâniyyûn.halkı Memlûklu zulmünden bıkmıĢtır. YEE. vrk. Beyrut 1989. vrk. 4971. Kendisini karĢılamak üzere Anteb'e kadar geleceklerdir. Memlûklu idarecileri Ģerv-i Ģerife muhalefet etmektedirler. kadınlar Ġçin ( lar. meseleyi Ģöyle özetleyebiliriz: 1) Topkapı Sarayında Hz. Netice olarak. Yazma nr. Bâyezid Kütp. AraĢtırmacıların bir çoğu kitabeyi okumuĢ ve değerlendirmiĢlerdir. 2) 638 Hicrî yılında yani Yavuz'dan yaklaĢık 250 sene önce vefat eden Muhyiddin-i Arabî'ye ait EĢ-ġeceret'ün-Nu'mâniyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye isimli bir Risale. 38- . Sultân Selim. 1 uydurmaı boynunda I fetleri Ġle t Zaten 1926 ] zaman I resim ġah! üzerinde I mektedir. Halk arasında bu mesele. Hicrî 671 tarihinde vefat eden ve Muhyiddin-i Arabi'nin talebesi olan Sadreddin Konevî de. tur. ümitsizliği bırakıp. Ġstanbul'daki yazma kütüphanelerde bulunmaktadır. bu eseri Ģerh etmiĢ ve Risalede yer alan iĢaretleri daha ayrıntılı olarak anlatmaya çalıĢmıĢtır. Bu doğ: Konuyu birkaça 1) islâm Hul ması. Abdullah bin Rıdvan. Künh'ül-Ahbâr. ¦¦ biliyor ve onun j ruz. Bediüzzaman Said Nursi.II. Bu Risalede Yavuz'un Mısır'ı fethedeceği ve hatta ġam'a gelerek kendi kabrini keĢfedeceği âyetlere ve manevî iĢaretlere dayanılarak anlatılmaktadır. ġunu da ilave etmekte yarar bulunmaktadır ki. Memlûklu saltanatına son vermek isterse. Ancak Ġbn-i Kemal'in ve hatta ġam'da bir maneviyât erinin de aynı iĢaretleri Kur'ân âyetlerinden istihraç eylediklerini kaynaklardan öğreniyoruz. göz ise maBĠLĠNMEYEN OSMANLI neviyâtta kördür 80. Yavuz'un ġam ve Mısır'ı fethedeceğine dair bazı kitabelerden ve hatta Muhyiddin-i Arabi'ye ait bir Risaleden bahsedilmektedir. UzunçarĢılı. Bu durumu nazara alırsak. 364 vd. nr. Nitekim ġah Ġsmail'e açıkça destek verdiğinden dolayı. nr. Ancak tartıĢılması gereken bu Kitabenin sahih olup olmadığıdır. Es'ad Efendi. Yavuz. erkek çocukların i zamanında yapıldıjıj erkeklerin kulakl bazılarına göre Ġse 0 ĠĢte bu Ģerif timal dahi vermiy selerini görünce. muteber kaynaklardan nakillerde bulunarak anlatmıĢtık. Nitekim Eyüp Sabri PaĢa. Bu tür meselelerde hemen inkâr etmek de doğru değildir. sh. Yavuz Sult. Yavuz'un mü'eyyed min indillah olduğunu reddetmek mümkün değildir. Bununla da yetinilmeyerek Yavuz'dan güvenilir bir vezirini kendilerine idareci olarak göndermesi istenecektir. Kur'ân'ın bayrağını dünyanın her tarafında ilan edeceklerdir"78. c. Osmanlı hukukçuları. Muhammed Harb. Bunlar doğru mudur? Yavuz'un müceddid olduğu hususunda bilgi verirken. 6456. Yavuz'dan 40 küsur sene önce hazırlanan 880/1475 tarihli bu kitabede Yavuz'un Mısır'a geleceği haber verilmektedir. ġın'a girdiğinde kabrim ortaya çıkacaktır" Ģeklinde yayılmıĢtır. 79. 168-171. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Osmanlı Tarihi. Bu kitabenin bulunduğu bir gerçektir. Suriye halkı kendisine hoĢ geldiniz demeye hazırdır. Kur'ân'ın sadâsını aktâr-ı âlemde en yüksek gür sadalanyla herkese duyurmaya çalıĢmıĢlardır. Bu fetva146 BĠLĠNMEYEN OSMANLI lan Ali'nin Tarihinde görmek mümkündür. "ĠnĢâallah yine. 93-94 (Hutbe-i ġâmiye'den). elele vererek. Araplar. nr. E-11634. bu eserden bir sayfayı Mir'ât'ül-Haremeyn adlı eserine almıĢtır. Ġslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakiki bir tesânüd ve ittifak ile elele verip. BA. Mazide Ġslâm'ın iki bahadır kahramanı Araplar ve Türkler. 97/a-100/a. müceddid olmasa bile mü'eyyed min indillah olduğu konusunda ciddi bilgiler bulunduğunu. 3) t ahlaksız I edilmesi lı nı mesel alâmeti c 78 Âli. Memlüklülere harp açılabileceğine dair fetvalar neĢretmiĢlerdir. Tarih-i Mısır. 2162. bu tür eserlerin sıhhatini hemen kabul etmek de doğru değildir. "Sin.. Bu Risalenin gerçekten Muhyiddin-i Arabî'ye ait olup olmadığını bilmiyoruz. Burada "her Ģeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Davud'a ait kılıcın sergilendiği yerde sergilenen bir kitabe bulunmaktadır.

c. Es'ad Efendi.. Eyüp Sabri PaĢa. Bu küpeli resmin de. Mir'ât'ülHaremeyn. Sadreddin Konevî'nln mezkûr Ģerhinden bir sayfa alınmıĢtır. bu resimler arasında resmî nakkaĢlar tarafından yapılanları vardır. Kaldı ki. Yavuz'a isnad olunan. Bazı hukukçular. .. gay'liğe yorumlamaları. sh.. 2294/7. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Bu eserde. çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhdur. 7482. süs ve ihtiĢamdan hoĢlanmayan bir PadiĢahtır. 295. sarığında tac bulunmaktadır. Yavuz Sultân Selim'in sol kulağında küpe bulunan bir resmi mevcuttur. c. boynunda incili madalyon.162 vd. yani kısaca caiz değildir. Zira Sultânın kulağında küpe. anan ne giysin?' dediğini biliyor ve onun Ģahsî hayatında sade ve süsten uzak olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz. Osmanlı Tarihi. Künh'ül-Ahbâr. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları. ĠĢte bu Ģerl hükmü bilen Yavuz Sultân Selim'in kulağını deldirip küpe taktığına ihtimal dahi vermiyoruz. en az bu resmin Yavuz'a isnad edilmesi kadar yanlıĢtır. 202-203. ancak küpe yoktur.. ama tamamen hayalî ve uydurma olan Avrupalı ve Ġranlı ressamlara ait resimler çokça bulunmaktadır. ama erkekler için caiz görülmemiĢtir. 1167-1175. nr. Bâyezid kütp. 'Bre Süleyman. . Âli.. Kaldı ki. Mısır Seferi dönüĢünde oğlu Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce. Evvela. bu küpeli resim ġah Ġsmail'e aittir. 3) Küpeli resmin Yavuz'a ait olmadığı ortadadır. Veliyyüddin Efendi. Dolma Bahçe Sarayına ne zaman konulduğu da bilinmemektedir. nr. Zira Yavuz. 80. lı hakiki Iıtaklerbhatta ı bile ierkayKtır.93-553/510. kölelik alâmeti olarak kulaklarına küpe taktıkları bilinmektedir. sh. meseleyi bütün yönleriyle tahlil etmektedir. Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. II. UzunçarĢılı. c. I. 21/578. Ġkincisi. sen böyle giyinirsen. bazı araĢtırmacılara göre. sh. Doğru olsa bile böyle yorumlanmasının mantıksızlığını.. Kantemir. bazı kölelerin. Bu doğru mudur? Konuyu bir kaç açıdan ele almakta yarar vardır: 1) Ġslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması. i bir tap neviyâtta kördür" hakikatini unutmamak gerekir79. nr. . Ġstanbul 1997. vrk. Zira baĢında ġii Mezhebinin alâmeti olan kızıl börk ve bunun üzerinde Ġran ġahlarına mahsus taç vardır. c. erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. Osmanlı PadiĢahlarının kıyafetleri ile bağdaĢmayan bu süsler. Ait olsa bile. 2292/1. Envanter nr. Akgündüz Belgeler Gerçekleri KonuĢuyor I-V.. Muhylddin-i Arabî. Tek kulağında olduğu hiç mevVl 79 Âli. son zamanların bazı ahlaksız insanlarının bunu. 148 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 2) ġu anda Topkapı Sarayı'nın Portreler Bölümünde 17/66 numara ile 70 x 65 cm ebadında bulunan küpeli Yavuz Portresi ile Macar bir ressama ait olduğu söylenen küpeli resme gelince. Doğru olan resimlerinde. Üçüncüsü. Zat en 1926 yılında Dolmabahçe Sarayından getirilmiĢtir... 1-39. EĢ-ġeceret'ün-Nu'mânlyye fî'd-Devlet'il-Osmâniyye. 2162. I. II.. Yavuz'un minyatürlerde ve elimizde bulunan resimlerinde. Topkapı Sarayı Müzesi kütp. Yavuz. Baskı.. vrfc* »OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 147 ĠKurân'ın pırlardır.. Ġstanbul 1301. 30-39. etmektadlf. Ayrıca küpe de ġi'a mezhebinde caiz görülmektedir. c.. vrk. 81-87. pala bıyıklar vardır. . Bu son eserde.. 80/b-140/b. I. . tablonun yakın tarihlerde yapıldığını göstermektedir. c. uydurma resimlerden biri olması kuvvetle muhtemeldir. kadınlar için caiz görülmüĢ. bunun gibi küpeli olan üçüncü bir resmi bulunmamaktadır. iç oğlanı meselesinde uzun uzadıya açıklamıĢ bulunuyoruz. 5. M 7482. IV. Tarih kaynakları bu noktanın altını çizmektedirler. Ġsmail Hakkı. 262/a-264/a. vrk. sh. sh.

Zafer Dergisi. sakalları da bırakınız" manasını ifade eden hadisi sebebiyle. 731. Fetâvâ. II. sayı 222. M. KuĢoğlu. Ol dahi gazilerden gayrıyadır. Tarihten Bugüne 1982. nihâyr-tur. düĢmana heybetli görünmek için. sh.1 ' Hıristi) bir hayret ve dolu'rl. 121-122. Ģairlik mahlası olarak Muhibbi. ordu ile 929/ yılta' vezir« . 717. c. Haziran 1995. Bardakçı. Air . kaleler. Ġstanbul 1998. onun üstünde bıraktığı âbideler ve en üstte ise. getir). VI. Yavuz'un ġah Ġsmail'in askerlerine Ģirin gözükmek için taktığını iddia edenler de bulunmaktadır80. 725. Gönenç. 731. Halil. Ġlhan. c. sh. 719. sh. B. "Yavuz Selim Küpeli miydi?". c. Dirier. 717. X. 739. sh. 164. bıyıkların kısaltılması sünnettir. Zeki. i tindeki k rındaki 932/15261 Segedin. 81. bir rivayete göre. takip e Avkoslovak.. Ayten. sh. < Yukarıda zikredilen özelliğinden dolayı Osmanlı tarihinde Kanunî. Nitekim Ebüssuud Efendi de bir fetvasında bu hakikati dile getirmiĢtir: "Sûfiler bıyıkları dibinden kırkmak sünnetdir deyü i'tikad eyleseler. Ġstanbul 1983. II. Zira küpeli resim hadisesi doğru görünmemektedir. sh. 719. 926/1520 yılında ve 26 yaĢında Osmanlı tahtına geçen Kanunî. 725. Yavuz'un bu küpesini Allah'a kul olma özelliği olarak taktığını ve bununla Cihan hâkimi olmasına rağmen âciz bir kul olduğunu göstermek istediğini anlatmaya çalıĢmıĢlardır. Ģer'an mezbûrlara nesne lâzım olur mı? El-Cevâb: Ġftiradan ictinâb etmek lâzımdır. 739. Ancak bunun tek istisnası.! nir. dan öi: hutbe 2. Heyet. 28-29. dünyada görülen hükümdarların en muhteĢemlerinden biri olması haysiyetiyle Batı âleminde Le Manifigue (MuhteĢem) ve Grand (Büyük). 788. Halil. sh. II. Bazı yazarlar. en alt katta muharebeleri. ĠĢte gerçek bir Gazi olan Yavuz'un pala bıyıklarının hikmeti ve Ģer'î dayanağı budur61. Hz.KANUNĠ SULTÂN SÜLEYMAN DEVRĠ 82. Peygamber'in sünnetine uymadığı söylenmektedir? Doğrusu nedir? Ġslâm Hukukunda. VI. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. ġehid Ali PaĢa 1028. Ġstanbul 1958. 176-177. sh. 81 Ebüssuud. c. Gönenç. 900/1494 yılında Hafsa Sultân'dan Trabzon'da dünyaya gelmiĢtir.BĠLĠNME1*'. Redd'ülMuhtâr. babası zamanında ġam Beylerbeyisi olan ve iktidar değiĢikliğinden istifâde ederek Melik EĢref 80 Ġbn-i Âbidin. Günümüz Meselelerine Fetvalar. sadece Osmanlı PadiĢahlarının değil. sh. Süleymaniye kütp. Heyet. Bu arada. ¦ yılında ġ üzerine ( 3. 13 tane büyük gazaya fiilen iĢtirak etmiĢ olması hasebiyle Gâzî ve diğer Osmanlı PadiĢahlarına dendiği gibi bazan da Süleyman ġah denen Kanunî Sultân Süleyman. Redd'ül-Muhtâr.r Belgrat sinde. II. vrk. adüvve (düĢmana) heybetli görünmek içün". kurmuĢ olduğu ilmî ve hukukî müesseseler gelir". bertar. evvela baĢına gaile çıkarmak isteyen. c. 420.! F»'Vı Sefer SI. 974/1566 tarihine kadar yani 46 sene PadiĢahlık yapmıĢtır. küpenin bir Türk töresi olduğunu ifade eden yazarlar olduğu gibi. ünvâdi. Kanuni Sultân Süleyman ve devrini kısaca anlatır mısınız? Kanunî Sultân Süleyman devrine Ģarkiyatçı Ortalon'un söylediği Ģu sözlerle baĢlamak Ġstiyoruz: "Sultân Süleyman'ın eserleri bir sıraya konulsa. I zubahis dahi edilmemiĢtir. Yavuz'un pala bıyıklarının Uz. Resimli-Haritalı Mufassal Osmanlı Tarihi. 276/b. Bize göre bu yorumlar kısmen zayıf yorumlardır. Ġstanbul 1983. 407. c. Fakat kölelerin küpe taktıkları doğrudur. Ġbn-i Âbidin. 788. gazilerin bıyıklarını uzatmasının caiz görülmesidir. Peygamber'in "Bıyıkları kısaltınız. Tılsımdan Takıya. Gâzîler uzatmak mendûbdur. Günümüz Meselelerine Fetvalar. 52 vd. Kanuni Sultân Süleyman. Mesnûn olan kaĢ mikdârı kalınca almaktır. lar üzerine du.

eski baĢkentlerden GradcaĢ. Ferdinand'ın tekrar Almanlardan destek alarak Budin'e yürümesi üzerine. kendi adamları tarafından öldürülerek. Zemun ve Salankamin kaleleri fethedilmiĢ ve nihayet daha sonraları Dâr'ül-Cihâd adını alan Belgrâd. Transilvanya ve Dalmaçya. ġopron. Alman ve Macarları tekrar ümitlendirdi. Netice alınamayan I. bu seferiyle Orta Avrupa'da dengeyi değiĢtirmiĢ ve artık Osmanlı Devleti'nin sınırları Avusturya ve Çekoslovakya'ya dayanmıĢtır. Zacisne. Meydandan kaçan ġarlken ve kardeĢi Ferdinand'a ağır nâmeier gönderen Kanunî. Nemçe ve Podgrad kalelerini aldıktan sonra. 4. 927/1521'de feth olunmuĢtur. 1. 5. Bu gaileyi bertaraf eden Kanunî. 936/1529 tarihinde Budin'i yeniden Osmanlı hâkimiyetine aldı ve yol üzerindeki Estergon'u ele geçirdikten sonra Ferdinand'ın gizlendiği Viyana'ya doğru yürüdü. Sefer-i hümâyûn. Kazanılan Mohaç zaferinden sonra. evvela Siklos (ġikloĢ). Budin'i geri aldığı gibi. 932/1526 yılının Eylül'ünde Macaristan'ın baĢĢehri olan Budin fethedilmiĢ ve bunu Segedin. 927/1521 tarihinden itibaren bu beldelerde de Osmanlı Sultânı adına hutbe okunmaya baĢlanmıĢtır. Osmanlı orduları adaları fetihle meĢgul iken Anadolu'da problemler çıkaran ve Yavuz tarafından Zülkadriye Eyâleti beylerbeyliğine getirilen ġehsuvaroğlu Ali Bey fitnesi de. Kanije ve nihayet Viyana yolunu Osmanlı ordularına açan Güns kaleleri baĢta olmak üzere on beĢten fazla kaleyi fethetmeyi baĢarmıĢtır. Bu arada Mısır'da çıkan cüzi isyanlar da aynı yıl bastırılmıĢ. 932/1526 tarihinde Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin (Petervardin) kalesini fetheden Osmanlı orduları. daha sonra da sırasıyla Sirem muhi-tindeki kaleleri. S üzerine t Siklos(i kaleleri S kaçan J BĠLĠNMEYEN OSMANLI Î49 güzelliği u gös-iıjmktaktıkğu enler de ite olur Kinde r-3-¦sunvanıyla hükümdarlığını ilan eden Canberdi Gazâli'yi 1521'de idam ettirdi. daha sonra meĢhur seferlerinden 1. 2. i . Avrupa'da büyük bir hayret ve teessür uyandırmıĢtır. Sefer-i Hümâyûn'unu da Macaristan'a düzenleyen Kanuni. 938/1532 tarihinde baĢladığı bu seferinde. Tahtalı ve Aydos kaleleriyle birlikte Ġstanköy. 3. 2. 930/1523 yılında ġah Ġsmail'in Sultânı tebrik için elçi gönderdiğini ve aynı yıl kendisinin vefatı üzerine oğlu Tahmasb'ın yerine Ģah olduğunu da kaydetmek isteriz. 150 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM*1. Hıristiyanlığın Ġslâm âlemine karĢı bir kalesi sayılan Rodos'un zabtı. bu seferle önemli ölçüde Osmanlı topraklarına katılmıĢtır. Belgrat'ın alınmasından sonra Müslüman Türk akınlarına ma'rûz kalan Macaristan. Sefer-i hümâyûnunu yeniden ümitlenen Alman ġarlken ve Macar Ferdinand üzerine yapmayı planlayan Kanunî.5. 939/1532 senesi Kasımında Almanlarla sulh yaparak Ġstanbul'a dönmüĢtür. Budin'in tam karĢısında yer alan PeĢte ve benzeri çevre Ģehirlerin fetihleri takip eylemiĢtir. Sefer-i hümâyûnunu asırlarca haçlı ordularına karakolluk yapan Rodos ve adalar üzerine düzenlemiĢ ve 929/1522 yılının sonlarına doğru Bodrum. Hırvatistan. Macar seferi veya Engürüs seferi de denen bu sefer neticesinde. Sefer-i Hümâyûn'unu Belgrâd üzerine yaptı. Ġstanbul'a Macaristan fâtihi unvanıyla dönen Kanuni. Ġyluk ve beraberindeki on küsur kaleyi ve nihayet Drava nehri kenarındaki Ösek (Eszek) kalesini zaptetmiĢlerdir. Ferhad PaĢa kumandasında gönderilen ordu ile 929/1522'de bertaraf olunmuĢtur. Viyana Muhasarası. vefat eden Hayır Bey'in yerine evvela Mustafa PaĢa ve sonra da ikinci vezir Ahmed PaĢa getirilmiĢ ve memlekette huzur ve âsâyiĢ sağlanmıĢtır. Engürüs (Macaristan) veya Mohaç seferi olarak da bilinir. sırasıyla Böğürdelen (ġabaç). Pojega. Sömbeki ve Rodos adaları Osmanlı ülkesine katılmıĢtır. Bu arada Yemen'de fitnelere yol açan Ġskender adlı Ģahıs. Papoçe.

fl Kantemlr. c. 1548-1549 yıllarında gerçekleĢtirilen bu sefer ile. Kema| adamları ar: Bey ve Ca'feri reislerinden I Molla AbdüllatlfB bunlardan ibareti ZEVCELR! bir Ortodoks ıimm câriyedir. Venediklilerin sulh talebi ve Fransa Kralının da arzusu üzerine 1537 yılında Ġstanbul'a dönüldü. Batılı donanmalara karĢı kazandığı Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'i bir Osmanlı Gölü haline getirmiĢti. Bitlis hâkimini kendisine tâbi olması için zorluyor ve Osmanlı Devleti'nin baĢına doğuda gaileler açıyordu. 1538 yılında Kanuni Moldavya üzerine yürürken. Osmanlı £ Kanun!! de eĢine enderi nan teĢkilât kaı Osmanlı Devleti! sı. 1541 tarihli bu seferle artık Macaristan'ı Budin Eyâleti'nin bir parçası haline getirdi. Ġran Seferi de denir. tartıĢmasız "Cihan PadiĢahı" unvanını bu gaza ile kazandı. 4-tân MahmûdHkl Mehmed I II. Kanunî'yi tekrar bu bölgelere getirdi. Ġstolni-Belgrad ile beraber iki mühim sancak merkezi olarak Budin'e bağlandı. Bu arada Doğu Hırvatistan'da Osiyek yakınlarındaki Vertizo'ya sokulan düĢman askerleri yok edildi. ErciĢ. geri alındı. aynı yıl Tunus'u fethederek Osmanlı Devleti'ne bağlamıĢtı. Daha sonra aynı yılın Eylül'ünde PadiĢah da sefere katıldı ve Karahan Derbendi geçildikten sonra Hemedan ve Kasr-ı ġirin yoluyla Bağdat'a ulaĢıldı. hem Moldavya bölgesinde ve hem Tuna boyunda Osmanlı sınırları durmadan geniĢliyordu. Sefer-i hümâyûnunu yaptı. Korfu ve Otranto hücuma ma'rûz kalmıĢsa da. Erdel (Ro dana. Kerkük ve Hille gibi Irak beldeleri Osmanlı ülkesine katıldığı gibi. Katîf. Kanunî. «. Kanunî < dönemde zirve)Ġ| Kanuni ( Mehmed PaĢa. Necd. Kuveyt. Peç ve ġikloĢ. sefer-i hümâyûnunu. Tebriz geri alındı. 941/1534 Aralık ayında Bağdad direnmeden teslim oldu. 940/1533 yılında sefer. Batı I olarak.6. 9. U 82 UM fa»» 201. 1541'de yapılan Budin Seferi'dir. 11. Ġmparator sıfatı. 1543 tarihinde geri çekilmeye ve Osmanlı Devle-ti'nden sulh andlaĢması istemeye mecbur etti. Macaristan'da Osmanlıların himayesindeki Kral YanoĢ Zapolya'nın ölümüyle (1540). Güney Irak. denizlerde Hadım Süleyman PaĢa. Kısa bir süre sonra Ferdinand. Osmanlı Devleti'ni Olama Hân ve Safevi devletini ise. Kara Boğdan seferi de.7. Solak*. sini . Vezir-i A'zam Ġbrahim PaĢa komutasında baĢladı ve yol esnasında Adilcevaz. 8. Almanların desteği ile yine Budin ve PeĢte'yi kuĢat-tıysa da. I Eritre. sefer-i hümâyûnu ile hem Ferdinand'ı ve hem de kendisini destekleyen Almanları. Yemen. 7. Cibuti. SüveyĢ'ten hareket ederek Yemen ve Aden'i almıĢ ve Hindistan'daki Diu Kalesini kuĢatmıĢtı. Bu sefer neticesinde Macaristan'ın dinî merkezi olan Estergon. ġah sulh istedi ve ort imzalanan andlaĢmaü ġehzade I son büyük! yaĢında iken ( Yavuz döneır devrinin sonunda i Devleti'nin sınırlan | tan. Osmanlı Devleti'ni arkadan vurmayı âdet haline getiren Ġran'a yaptı. Irakeyn seferi veya Ġran seferi diye de meĢhurdur. ġarlken'den sonra Kanunî'nin ikinci büyük rakibi olan ġah Tahmasb. Sefer-i hümâyûn Kara Boğdan yani Moldavya üzerine yapıldı. MuhteĢem Süleyman. 8ġehzâde S Sultân Cihangir. Sefer-i hümâyûn. Avusturyalı Ferdinand'ın buraları iĢgal etmek istemesi ve hatta Budin ve PeĢte'yi kuĢatması. 12. Bitlis Hâkimi ġeref Hân tutuyordu. Katar ve Bahreyn bölgeleri de Osmanlı Devleti'ne itaat edince bütün bunlar. Kuzey Azerbaycan üzerinden Güney Azerbaycan'a geçince. Lahsâ. Yapılan andlaĢmayı bütün Avrupa devletleri kabul etmek durumunda kalırken. 1554 Temmuz'unda Revan'a gelen PadiĢah. I. Bu arada Barbaros Hayreddin PaĢa. Buna 2. Kanunî Sultân Süleyman 10.! Sahra'nın bazı \ hıttada hutbeıly Netice olarak K yani siyâsi ve c sından. her ne kadar sulh ile neticelendi ise de. \ ve ġehzade) annesi.1538). Ġran seferini ve genelde ise. Van ve Ahlat alındıktan sonra 941/1534 yılında Tebriz'e girildi. sadece MuhteĢem Süleyman için kullanılabilecekti. Sefer-i hümâyûnda Venediklilerin üzerine gidilmiĢ.ES BĠLĠNMEYEN OSMANLI 151 7öur. Sefer-i hümâyûn. 1553-1555 yılları arasında da 3. Yine aynı yıl. I Ali Efendi. Buna Nahcivan Seferi de denmektedir. Hırvatistan ġ Arabistan. Osmanlı Devleti'ne Batı Cezayir'i kazandıran Barbaros Hayreddin PaĢa. Basra Eyâleti adı altında Osmanlı'ya bağlandı (24. oradan Nahcivan'a giderek burayı feth eyledi.

Osmanlı Devlet i'nin siyâsî. 2. iktisadî. UzunçarĢılı. Molla Abdüllatif Efendi ve Kadi-zâde Acem Efendi'yi zikredebiliriz. X. doğrudan bu unvanın veriliĢinin sebebini sorarken. ilim ve maneviyât erbabı arasında ise.456. 8-ġehzâde Sultân Bâyezid Hân. Cibuti.". ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd Hân. Doğu Anadolu'nun geriye kalan kısmı. Avrupa'da -bugünkü siyasi sınırlarla. 9-36. 4-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. 211-252. nr. Denilebilir ki. 431-575. 152 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN n™ı 83. Libya. adlî ve kısaca her çeĢit yapılanması. Çivi-zâde ve özellikle de Ebüssuud Efendi'yi. Kanunî'nin nikâhına aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks rahibin kızı yahut Fransız veya Ġtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. HabeĢistan'ın önemli bölgeleri. II. hem devletin sınırlarının geniĢlemesi yani siyâsi ve coğrafi açıdan ve hem de ilim. kültürel. Bahreyn. 12-ġehzâde Orhan82. Katar ve daha nice yerler. 9. Osmanlı Devleti'nin sınırları içine. 5-ġehzâde Abdullah. diğer devlet adamları arasında Barbaros Hayreddin PaĢa.i? Hân sulh istedi ve ortalarda görünmeyince de Amasya'ya çekildi. Batı Gürcistan. Solakzâde. c. I. hazırlattığı kanunnâmelerde görmek mümkündür.Fatma Sultân.Mahidevran Kadın.Gülfem Hâtûn. himaye bölgeleri olarak. Erdel (Romanya'da). Belgrad ve Voyvodana. 2162. 3. 4. Cariyelerden ve ġehzade Murad'ın annesi. 10Râziye Sultân. Kanunî devrinin sonunda en yüksek seviyesine olmasa da. Künh'ül-Ahbâr. vrk. 87-178. Bir kısım okuyucular. c. Abdullah kızı ve ġehzade Mustafa'nın annesi. Hadramut. Kemal PaĢazâde. Süleymaniye kütp. Fâtih zamanında hazırlanan teĢkilât kanunlarını geliĢtirerek ve kısmen de değiĢtirerek gösterdi. Defter. sh. Yemen. c. Tevârih-i Âl-i Osman. Bu dehâsını. 6. Arabistan. sh. Hırvatistan ve Slovenya ve daha nice yerler. Ġbn-i Kemal. I 82 Lütfi PaĢa. hukuk ve maliye gibi konular açısından.Eszak hariç Macaristan. Lütfi PaĢa ve Sokullu Mehmed PaĢa'yı. ġeyh Bâli Efendi.5 milyon km^ olan Osmanlı Devleti'nin toprakları. Somali. Osmanlı Tarihi. Asya'da Rodos ve on iki ada. 15 milyon km2ye yükseldi. Afrika'dan Eritre. Kanuni devrinin zirveye yükselmesinde katkısı bulunan Sadrazamlar arasında Pîrî Mehmed PaĢa. 293. sh. Yılmaz. sh. hem kudretli bir idareci ve hem de eĢine ender rastlanır bir devlet teĢkilâtçısı idi. ZEVCELERĠ: 1. ġehzade Mustafa ve ġehzade Bâyezid meseleleriyle yıpranan haĢmetli PadiĢah. Kantemir. 197-201. kültür. 2-ġehzâde Sultân Mustafa Hân. Kanunî Sultân Süleyman'a Kanunî denmesinin sebebi nedir? Bazı kimseler.Mihrimah Sultân. Yavuz döneminde 6. Kuveyt. Kanunî Sultân Süleyman. Âli. ġehzade Mehmed ve Selim H'nin annesi. Hâce DerviĢ Mehmed Efendi.Hürrem Haseki Sultân. sosyal. Kanunî devrinde zirvesine yükseldiği gibi. Netice olarak Kanunî Sultân Süleyman devri. Osmanlı Devleti'nin zirvelere yükseldiği bir dönemin kısa adıdır. 1555 yılında Amasya'da imzalanan andlaĢma ile Gürcistan paylaĢıldı ve Irak'da eski sınırlar muhafaza edildi. Bunu. 293/a-455/b. Ancak büyük zatlar bunlardan ibaret değildir. üç ciltte toplam 200'e yakın kendi devrinde hazırlanan Kanunnâme neĢrettiğimiz Sultân Süleyman'ın "Kanunî" unvanıyla alakalıdır. Belgelerle Osmanlı Tarihi. hem büyük bir asker. 11-ġehzâde Sultân Cihangir. ġeydi Bey ve Ca'fer Ağa'yı. Ģer'-i Ģerifi terk ederek Avrupa'dan kanunlar almasından dolayı bu isimle yâd edildiğini söylemektedirler. "islâm hukuku yani Ģer'î hukukun hükümlerini bir tarafa bırakıp kendi iradesiyle kanun yaptığından dolayı mı bu unvanı almıĢtır?" diye soruyorlar.Abdullah kızı ve ġehzade Mahmûd'un annesi. Tevârîh-i Âl-i Osman. bir kısmı da. son büyük seferini. her hıttada hutbesi yürür ve bin bir kal'ada nevbeti vurulurdu. NakĢibendi Tarikatının reislerinden Hâce Mahmûd BedahĢî. Tunus. Banat (Romanya ve Yugoslavya'da). Es'ad Efendi. Bu iddianın aslı nedir? Hem ilim adamlarımızdan ve hem de diğer okuyucularımızdan aldığımız bir önemli soru. ġeyhülislâmlar arasında Zenbilli Ali Efendi. devletin merkezî ve taĢra teĢkilâtı da bu dönemde zirveye yükselmiĢtir. Kısaca "Bir sultân-ı azîm'üĢ-Ģan idi ki. 3-ġehzâde Murad. II. Çad ve Büyük Sahra'nın bazı kısımları dâhil olmuĢtu. Koca NiĢancı Celâl-zâde Mustafa. Hatta bir kısım . 7-ġehzâde Sultân Selim Hân II. 1566 yılında Zigetvar'a düzenledi ve burada kuĢatma sırasında 72 yaĢında iken çadırında vefat etti.

büyük Ġslâm hukukçularının fetvalarına dayanarak ve Ġslâm Hukukunun kendisine tanıdığı sınırlı yasama yetkisini kullanarak. bazı konularda. asrımızda bir kısım insanlarımızın. NiĢancı Tarihi. ancak Ģer'îliği tartıĢmalı olan bazı meselelerde. Bâyezid ve Yavuz zamanında. o getirdiğin suların cümlesi üzerinden akıp geçse. açıktan Ģerîata aykırı kanunlar hazırlatmamıĢtır. D. onun bu unvanının. Mihail. 50. "Kanun! Sultân Süleyman Devri BaĢlarında Rumeli Eyaleti. nın Ģerîata açıkçı) mümkün olan gedil bozan suçlan i mesi ve IrtM \ bunlarda. kanun hükümleri ortaya koydurtmuĢtur. Cildinde naklettiğimiz ve uzun uzadıya izahını yaptığımız. nr. 2497.. O hakikat da Ģu olsa gerektir: Kanunî Sultân Süleyman. Ģer'î kanunlara aykırı ve kendi iradesiyle bazı Avrûpâî kanun vazr etmesinden kaynaklandığı kanaatini.L . Penzer. Sultân Süleyman'a "Kanunî" unvanının verilmesinin a-sıl ve birinci sebebi. meselenin aslını bilmeden "Osmanlı Devleti'nde de faiz vardı" demelerine sebep .-945H. Es'ad Efendi. Ģunu belirtelim ki. %90'ı.)". mercûh yani zayıf olan görüĢü. Ebüssuud gibi âlimlerin kanaatiyle.. Ahmed Refik. Devletler ve Hanedanlar. asrın maslahatlarını da göz önüne alarak. ġehir ve Kasabaları". c. Sultân Süleyman. Gerçekten de. sh. Zenbilli Ali Efendi'ye ait Ģu hakikatli fıkrayı dile getirmektedirler: "Sultân Süleyman Kanunî. mercûh kavil vardır. en çok ve en derli toplu kanunlar. sh. . sayı 78(1956). Ġstanbul'a öyle bir pisledin ki. 247-294. bir lâtifedir. sn. 34-40. . L. 5290. fıkıh lı de durum I Üçüncü e zetilmeksızın I Kanunnârr "Clnayı denî ve n olunan ceza ileeı 84. 158-163. Ġslâm ve dolayısıyla Osmanlı Hukuk tarihinde. 727-805. bazı ehl-i imânda doğurmuĢ bulunmaktadır. Öztuna. M. c. Sultân Süleyman zamanında tedvîn olunmasıdır. II. Zenbilli'nin biraz evvel naklettiğimiz sözü. c.. Bu suallere kısa da olsa cevap vermek. Tayyib. Evvelâ. Mes» ġule PLI I Bazı 1 nemiz i bu «MiBĠLĠNMEYEN OSMANLI 153 ri Ali Idır. ġerlliği tartıĢılan bu meseleler arasında. Fâtih. II. _. XX.. Avrupa'dan bazı kanunları getirdiği için Sultân Süleyman'ı tenkit etmeleri. sınırlı yasama yetkisini kullanarak en çok ve en muntazam kanunların. . Hemen Ģunu ifade edelim ki.okuyucularımız. I. 306-527. Uluçay. 12 ciltlik Osmanlı Kanunnâmeleri adlı eserimizin üç cildini teĢkil etmesi ve 200'den fazla muntazam Kanunnâmenin bulunması da. Sultân Süleyman zamanında hazırlanmıĢtır. kesretli KırkçeĢme sularını Ġstanbul'a getirdiği vakit. Guboğlu. nr. Gökbilgin. 174-175. râcih yani kuvvetli olan bir görüĢe tercih yolunu ihtiyar eylemiĢtir. M.l20/b-143/a Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 89-90. "Kanuni Sultân Süleyman'ın Boğdan Seferi ve Zaferi (1538M. ancak bir hakikati da tazammun etmektedir.i olan bir go* asrımızda bir k»-faiz vardı" demi nin ve icâreteyn. tan muhalif bir hükmü) zaruret veya vasıtasıyla sulh muhtemel ve ı ġunu ı mal etmek mün Bütün bunUnj nı. D. yerinde olsa gerektir. büyük Ġslâm âlimlerinin bu meseleden dolayı. yüz senede temizleyemez". Sultân Sulev Ebüssuud n. The Harem. Kadınlar Saltanatı. H iV. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. bu dediklerimizi te'yîd eylemektedir. London 1936. Livaları. 3362. Saniyen. 2362. Kanuni | hamt t de ı resi sh. bir kısım büyük Ġslâm âlimlerinin fevkalâde bir latife üslûbu içinde de olsa. manevî r ların kendisiyle! rindeki kanunimi m da burada h ġunu da I sisteminin'. sh. E. Kanunî'ye diğer PadiĢahlar gibi sıcak bakmadıklarını ifade ederek Osmanlı Kanunnâmelerinin I. vrk. Ġslâm Hukukunun ülü'l-emre tanıdığı sınırlı yasama yetkisi kullanılarak hazırlanan ve daha evvel neĢrettiğimiz Kanunnâmeler tedvîn edilmiĢ olsa da. Belleten. sayı 198(1986). N. ġeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi ona demiĢ: Hilâf-ı Ģerîat kanunları Avrupa'dan getirdiğin cihetle. Ġslâm Hukukunda râcih kavil vardır. c. Belleten.. Ebüssuud gibi. Nitekim onun devrinde hazırlanan kanunnâmelerin. gelmiĢ geçmiĢ PadiĢahlar içinde.

223. Kantemir. ġunu da hatırlatalım ki. c. vazî'. Osmanlı Hukuk sisteminin tamamı değildir. Ġslâm Hukukunun getirdiği Ģartlar dahilinde Osmanlı ülkesinde de hamr ve benzeri içkiler satılabilecek ve gayr-i müslimler tarafından kullanılabilecektir. Zira Osmanlı Hukuk sisteminin %90'ı. Ġslâm hukukundaki hükümler bilinmeden istismar edilen bir konudur. sh. cinsî sapıklar ve benzeri cemiyet hayatını bozan suçları iĢlemeye devam edenlerin ta'zir bil-katl yetkisine dayanılarak idam edilmesi ve irsâdî vakıflar da denilen tahsisat kabilinden vakıflar bulunmaktadır. Müslümanlara göre mal kabul edilmemektedir). Kanuni döneminde de durum böyledir. Acaba içki caiz mi görülmektedir ki. I 84. Ancak zayıf görüĢlerin kabulü..¦¦•¦• " — • •= -. Süleymaniye kütp. VII (1-214 arası). I.248-249. bazı esaslarının Ģerîata açıkça aykırı olmayacak Ģekilde Avrupa esnaf kaidelerinden alınmıĢ olması mümkün olan gedik müessesesi.. manevî mes'ûliyetten kurtulmak gayesiyle. B) Müslümanlar için caiz olmasa da. Bütün bunların tek Ģartı. 238 vd. gayr-i müslimler için belli Ģartlarla serbest bırakılan içki ve domuz gibi mallardan (gayr-i müslimlere göre maldır. Ģerîata karĢı muhalefet olmaması için titiz davrandığını. 672673. V (1-774). Ancak gayr-i müslim vatandaĢların belli kayıt ve Ģartlar altında kullanmalarına müsaade edilmiĢtir. Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî. Müslümanlara zarar verir hale gelmemesidir. zaruret veya âmme maslahatı gibi esâsları bazan bilmeyerek veya ilim adamlarının vasıtasıyla suiistimal ettiği ve dolayısıyla zımnen Ģer'î hükümlere aykırı davrandığı da muhtemel ve mümkündür. I. gayr-i müslimlerin eğlenebilecekleri ve içki içebilecekleri meyhaneler de açılabilecektir. c. sh. Ġslâm devleti vergi alabilecektir. zamanındaki Ebüssuud gibi Ġslâm âlimlerinin hazırladığını da burada hatırlatmak istiyoruz. IV (1-780). fıkıh kitaplarında ifadesini bulan Ģervî hükümler yani Ģerfattır. zira Kanunî ma'sûm değildir. vrk. c. V. Osmanlı Devleti'nde Müslümanların ve gayr-i müslimlerin mahallelerinin ayrı ayrı olmasının bir sırrı da budur. nr. mukabelesinde ta'yin olunan ceza ile cezalandırılır"83. Ayrıca bkz. VI (1-812) ve c. Zenbilli Ali Efendi'nin bir fetvası için bkz. vefatı anında Ebüssuud'dan aldığı fetvaların kendisiyle beraber defnedilmesini vasiyet eylediğini ve en önemlisi de kendi devrindeki kanunları kendisi değil. tamamen müftülerin fetvalarına dayanan Sultân Süleyman'ın açıkça Ģerîata muhalif bir hükmü kanun haline getirttiği söylenemez. Üçüncü olarak.. Ģerif.teĢkil eden "mıTâmele-i Ģer'îyye" mevzuu. Osmanlı Hukukuna mal etmek mümkün olamaz. kalpazanlar. mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle iĢletmeye verilmesi.154 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANl dır. Mesela mîrî arazi için bkz.. c. .. Kanuni zamanında ve diğer dönemlerde Osmanlı Devleti'nin resm-i hamr adıyla Ģaraptan vergi aldığını ve hatta bazan meyhane resminin de alındığını görüyoruz. ra'iyyet. gayr-ı müslimlerin ürettikleri Ģaraplık Ģireden ve hamr ve benzeri içkilerden Ģire resmi veya hamr resmi denilen bir . c. Kanuni unvanının verilmesine sebep. Nitekim Kanunnâmesinde yer alan Ģu madde bu konuda iyi bir delil teĢkil eder: "Cinayetler karĢılığında vaz' olunan cezalar konusunda kaide sabit oldu ki. bu sayıları 200'ü geçen Kanunnâmeler. ġunu da hatırlatalım ki. Bu konu. Hatta devletin sınırları içinde. Bütün bunlarda. Mesela ancak nüfusunun kahir ekseriyeti gayr-i müslim olan mahallelerde satılabilmekte ve meyhane açılabilmektedir. Osmanlı Kanunnâmeleri. 130. ĠĢte Osmanlı Devleti de özellikle Ġmam Züfer'in içtihadını esas alarak. Bu sebeple. ¦. c. sipahi.. içki içmeyen ve bilakis takva ile hayatını devam ettiren bir devlet adamı83 Akgündüz. Ġsmihan Sultân. her kim ki bu suçlardan birisi ile mücrim ola. kanunların hiç bir fark gözetilmeksizin herkese âdil bir Ģekilde onun zamanında tatbik edilmesindendir. Osmanlı Kanunnâmeleri. c. sh. bu çeĢit resimler alınmaktadır? Bazı kimselerin Kanuni'ye isnad ettiği içki içtiği iddiası doğru mudur? Kanuni. 5 vd. Bütün bunları yaparken de.. Damad. tatbikattaki gayr-ı meĢru1 tasarrufları. Mecma'ul-Enhür.. 16 vd. denî ve mücrim arasında müĢterektir ki. sh. Bedlüzzaman Said Nursi. Belki %10'u bile değildir. Meselenin esası da Ģudur: A) Ġslâm Hukukuna göre sarhoĢluk veren bütün içkiler haramdır ve Osmanlı Devleti de bu yasağı Ģiddetle uygulamıĢtır. I. Özellikle Hanefi hukukçuların içtihadı bu Ģekildedir.

Selim zamanında kaldırılmıĢ ve gayr-i müslimlere müsaade edilmiĢtir. Malkara.VI. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 155 ırbest »zeri i dökeri maksatlarla bir teĢkilâtlandırmaya teĢvik etmiĢtir. gayr-i müslimlerce açılan meyhanelere Müslümanların da gitmesinden ve de bazı Müslümanların yasak olarak içki kullanmaya baĢlamasından dolayı. Hiçbiri cemâ'atini terk edip gidemezdi. vrk. 403-405. Çingene Sancağı Beği veya mîr-i kıptiyân denirdi. Terk ederse yakalanır ve kabilesine teslim olunurdu. Ferecik. 38.vergi almıĢtır. Müslümanların ve hele hele içkiyi gayr-i müslimlere bile yasaklayan Kanuni gibi bir devlet adamının içki içmesi manasına gelmez ve böyle bir iddia kesinlikle doğru değildir84. Abdurrahman Vefik Bey. Osmanlı sınırlarına sokulan içkilere ve bunların üretimine ciddi yasaklar getirmiĢtir. sh. sh. Pınarhisâr. Künh'ül-Ahbâr. KeĢan ve Çorlu mıntıkalarını özellikle ihtiva eden bir Cingâne Sancağı ihdas edilmiĢtir. yüzyıldan itibaren. Tekâlif Kavâ'idi. Çingene kabilelerine katuna ve reislerine de katuna baĢı denirdi. Beyrut 1400/1980. D) O halde Osmanlı Devleti'nde hamr ve benzeri içkilerden vergi alınması veya bu vergilerin tahsili için maliye daireleri teĢkil olunması yahut da gayr-i müslimlere meyhane açmaya ve içki ticâreti yapmaya müsaade edilmesi. yet-i Rumeli" yani"! Kanunnâmede bu esasa göre tanzim da gayr-ı müslimlenlM Asıl bizi ilgili ve Filibe ve Sofya'ı ayda yüzer akçe Ġslâm Hı Ģartları ve hüküm zahirde" gayr-ı meĢru' gayr-ı meĢru futaijj lek haline getirdikle! edilecek ta'zir iĢleyen ki olarak tesblt 86. Zeydan Ahkâm'üz-Zimmiyyîn. 34. Gümülcine. Ġpsala. Hiçbiri teslim olunurdu. sh. C) Ġçkiden alınan bu vergiler Hamr Emâneti Mukata'atı denilen bir maliye dairesi tarafından tahsil edilmiĢtir. Hayrabolu. I. Çingenelerden olunmuĢtu. sh. Solak-zâde. Bu doğru mudur ve Ġslama göre nasıl izah olunabilir? Bilindiği gibi Osmanlı Devleti. 2162. tahminen ?. Selim zamanında yeniden tanzim olunan zecriye resminin tahsili de yeni esaslara bağlanmıĢtır. Nitekim Osmanlı Devleti domuzlardan da resm-i hınzır veya canavar adıyla vergi almıĢtır. kerî maksatlarla bir t Hisâr-ı Zağra. I.. Çingenelerden göçebe olanların hangi kazalar içinde göç edebilecekleri tesbit olunmuĢtu. Bedâyi'us-Sanâyl'. 85. Kanuni döneminde düzenlenen Çingene Sancağı Kanunnâmesinde "gayr-i meĢru iĢ yapan çingene kadınlarından kesim adı altında vergi alındığı" ifade edilmektedir. Hamr Emâneti Mukata'asını kaldırmıĢ. Dimetoka. Âli. II. II. nr. Pınarhisâr. Rumeli'deki çingeneleri. müslimler ise 25'er al idiler. Kanuni I tân'ınl ti'nin I men "Kader Midesi bura'" '¦ olayın tas. Merkezi Kırk Kilise olan ve Eski Hisâr-ı Zağra. Prevedl. Hatta Kanuni Sultân Süleyman. 1591 yılından itibaren içkiden alınan vergiye zecriye resmi denmiĢtir. de Musi zade Bayı 85 AkgüraJûtÛi «SANLI nudur. XVI. Hayraimu. . 187-188. sh. Heyet. as84 Kâsânî. El-Fetâva'l-Hindiyye I. Ġncügöz. Döğenci Eli. Çingenelerin Müslümanları her hâne baĢına 22 akçe ve gayr-i müslimler ise 25'er akçe harâc-ı muvazzaf verirlerdi. Çingenelerden bir kısmı müsellem idi ve bazı örfî rüsumdan mu'âflardı. Prevedi. ihtiva eden birCingâr Çingene Sancağı kıptiyân denirdi. Müslüman çingeneler' Çingenelerden bir kıs» Kanunî di zenleme. III. Ġstanbul 1328. c. Ancak daha sonra bu yasaklar II. Yanbolu. Bu arada içki içildiği ve gayr-i meĢru fiiller yapıldığı gerekçesiyle bütün meyhaneler ve kahvehaneler kapatılmıĢtır. 361/b-363/a. c. 584-585. sh. 183. Örfî rüsûmde diğer re'âyâ gibi idiler. Müslüman çingeneler ile gayr-i müslim çingeneler arasında kız alıp verme yasaktı. Çingene Sancağı Beğine Çingene Beği. Es'ad Efendi.

Bu günden sonra sefere çıkamaz. bu tür gayr-ı meĢru' fiilleri iĢleyen kadınlardan her ay belli bir para cezası kesim adı altında yüz akçe alınması ceza olarak tesbit ve ta'yîn olunmuĢtur85.. Ancak Kanuni'nin hanımı Hürrem Haseki'nin ġehzade Bâyezid. Asıl arzusu ġehzade Bâyezid'in tahta çıkmasıydı. yaĢlılık vücudunu yıprattı. fitne ateĢini körüklemeye baĢladı.. Osmanlı tarihçilerinin beyanına göre. 156 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNMF' Hürrem Sultânın ve hatta bazı tarihçilere göre Kanuni'nin meyli ġehzade Bâyezid'e. . Ahkâmü'z. Ģartları ve unsurları tamam olduğu takdirde. Sertoğlu. Kanuni Sadrazam Rüstem PaĢa'nın komutasında Ġran Seferine çıkmak üzere bir ordu çıkarmıĢtı. tahmînen 937/1531 tarihinde yapılmıĢtır. ġehzade Mustafa hayatta iken onunla beraber hayatta olan üç Ģehzade daha vardır: ġehzade Bâyezid. hadd-i zina tatbik edilir. ġehzade Mustafa'nın Ġran ġah'ı Tahmasb ile gizlice ittifak yaptığına ve onun damadı olup babasını devireceğine Kanu-ni'yi ikna ettiler. ġehzade Cihangir ve ġehzade Selim. Onun için yerine Rüstem PaĢa'yı Anadolu'ya serdar tayin etti. dans. âlimler ve meĢâyıhın meyli ġehzade Mustafa'ya. Bu tür dedikodular tevatür derecesine geldi. harem halkının meyli ise babasıyla Saray'da beraber oturan ve sancağa çıkmayan ġehzade Cihangir'e idi. VI. oyun ve eğlence tarzındaki gayr-ı meĢru fiillerdir. "Bakalım Mevlâ neyler?" diye lakayt kalıyordu. Zira kendi sancağında. sh. Ġnsaf o ki. Sadrazam Rüstem PaĢa ve 85 Akgündüz. c. Ayrıca asker ve halk onu seviyor ve istiyordu. Zira buradaki gayr-ı meĢru1 fiillerden kasıt. Özellikle gayr-i müslim çingenelerin bu gayr-i meĢru fiilleri meslek haline getirdikleri herkesin malumudur. ilim ve kahramanlık itibariyle Ģehzadeler arasından biricik idi. askerin dilinde hiç hoĢ olmayan sözler dolaĢıyordu. Bunların cezası. Zeydan.. Bu olaydan sonrasını Solak-zâde'den özetleyelim: "ġaĢılacak iĢtir ki. Ve Ġstanbul ve Edirne ve Filibe ve Sofya'da olan cingânelerin nâ meĢru' fPle mübaĢeret eden avretlerinden her ayda yüzer akçe kesim deyü resm verirler".. 384 vd.. Bunun için ġehzade Mustafa'nın tasfiyesi gerekiyordu. Hürrem Sul-tân'ın tahrikiyle haksız olarak öldürdüğü ve bunun Osmanlı Devle-ti'nin tarihinde kötü bir dönüm noktası olduğu söylenmektedir. Ġslâm Hukukunda Ġslâm Ülkesinde yaĢayan gayr-ı müslimler de zina fiilini iĢleseler. Gayr-ı meĢru iĢ yani oyun eğlence ile meĢgul olanlar da gayr-ı müslimlerdir. Aslında muhalif değildir. Kanunnâmede çingeneler Müslüman ve kâfir diye ikiye ayrılmıĢ ve bazı hükümler bu esasa göre tanzim olunmuĢtur. zina dıĢındaki fal bakma. askerler. sh. Maalesef bazı ahmaklar iyi niyetle ve bazıları ise kötü niyetle ġehzade Mustafa'ya bu sözleri ulaĢtırdılar ve onu isyan edecek merhaleye getirmeye çalıĢtılar". Kanuni Sultân Süleyman'ın. Bazı gayr-ı makul sözler ile çadırlar dolup gizli ve aĢikâr söyleniyordu ki. çevresine toplanan musahiplerle eğlenceli bir hayat yaĢıyordu.. PadiĢah. yanlıĢ olur' dedikleri gibi.-. insanların basar ve basireti bağlanıyor" kaidesi burada da geçerlidir. 307 vd. Bu gayeye ulaĢmak üzere Damad. c. Kayınvalide ve kız bir plan hazırladılar. sh. 511-514. fesad Ģebekeleri.Kanunî devrinde Cingâne Livasını ve bütün çingeneleri ilgilendiren ilk hukukî düzenleme..Zimmiyyîn. Ancak bu olayın tasvip edilecek bir yönü de yoktur. ülü'l-emr tarafından tesbit edilecek ta'zir ve daha doğrusu ta'zir bil-mal olduğundan. ġehzade Selim hiç kimsenin aklından bile geçmiyordu. ġehzade Mustafa yerlerine tahta geçmek istiyormuĢ. Taht iĢleri gündeme gelince de. sh. Her ne kadar . Hürrem Haseki'nin ve Kanuni'nin biricik kızı Mihrimah Sultân ile evlenen ve 1544 yılında Sadrazamlık makamına gelen Rüstem PaĢa. 'Söz yalan olmaz. ġehzade Mustafa'nın ise Mah-i Devrân Haseki'nin oğlu olması fitneyi ateĢlemeye yeterli bir sebepti. oğlu ġehzade Mustafa'yı. Osmanlı Devleti'ni en çok ürküten politik bir mevzu olan Anadolu'nun ġî'alaĢmasını vesile ettiler. Bu meseleyi özetler misiniz? "Kader hükmünü icra edince. 75. Osmanlı Kanunnâmeleri. ancak Rüstem PaĢa engel imiĢ'.-¦. Osmanlı Tarih Lügati. ĠĢte bu dedikodular üzerine. . II. ġehzade Selim ve ġehzade Cihangir'in annesi olması. Meseleyi hemen hükme bağlamak doğru değildir. "Kanunnâme-i Kıbtıyân-ı Vilâ-yet-i Rumeli" yani "Rumeli Eyâleti Çingeneleri Kanunnâmesi" adını taĢımaktadır. Ancak buradaki hüküm zahirde buna muhalif gibi görünmektedir. 86. aslında ġehzade Mustafa yaĢı kırkı geçmiĢ. Asıl bizi ilgilendiren de bu Kanunnâmenin bir maddesidir: "2.... . 'PadiĢah gayet kocaldı.

Maalesef ġehzade Bâyezid. zira askerin ö-nemli bir kısmı karĢı tarafa meyletmeye baĢlamıĢtır. binlerce insanı çevresine onun adıyla toplayabilmiĢtir. Katli. Ġran'ın baĢĢehri Kazvin'e sığınmıĢ ve âsi hale gelmiĢtir. memleket içinde büyük sıkıntılar meydana getirmiĢtir. devlete isyan suçundan dolayıdır. M SMANLI • halkının •>angir'e ¦sa.-an [''¦>'•BĠLĠNMEYEN OSMANLI 157 Bu sefer de Lala Mustafa PaĢa. Ġdam fetvasını veren ise. Halk arasında ġehzade Mustafa destanlaĢmıĢ ve adına çok önemli mersiyeler yazılmıĢtır. At 600. giderere< s. Rüstem PaĢa'nın tahrikleri kötü amacına ulaĢmıĢ ve maalesef ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi'den de devlete isyan ettiğinden dolayı idam fetvası kamufleli bir Ģekilde alınmıĢtı. Bazı müfsidler kendi arzularını mülk ve saltanat ona kaimasun deyü iftira ederler" diye sert cevap vermesine rağmen. Hatta 3. kendisine ilk olarak bu mevzu açıldığında. MeĢV hizmetine gmlj deni/ nndd gına getotajir. Böylece araya giren müfsidlerin tahriki ile. Piri I durulurken I için kimisi del muhasarac. î. Sonunda ġah. 4 oğlu ile birlikte ġehzade Bâyezid 1562 yılında idam edilmiĢlerdir. bazı dedikoduların da etkisiyle âsi oğlunu babası Kanuni'ye teslim edince. Hadiseye üzülen ġehzade Cihangir. Hatta Düzmece Mustafa adıyla ortaya çıkan birisi.000 kiĢilik bir orduyla katılmasını. isen. En acısı da Ġran Seferinden vazgeçilmiĢtir. aynı yıl üzüntüsünden vefat etmiĢtir. çevri gelince I -e m ve seki'nin tai'nin fs gelen Kf tahta (ulaĢmak :< irkilten kitre bir h makul («dunu ¦i serdar i! ġah'ı ĠîKanui. "HâĢâ Mustafa Hânım bu küstahlığa cür'et ede. ancak deliller yanlıĢ ve Ģahitler yalancıdır. Asker çok ciddi manada rahatsız olmuĢ ve ısrarla Sadrazam Rüstem PaĢa'nın azli istenmiĢ ve mecburen azledilmiĢtir. ġehzade Mustafa'nın idam edilmesi. Bu arasını açmay» rını sokmaya ġehzade ġehzade emriyle Kazvin'e oğlunu babası idam edil fetvada bir isyan s ġehzade nin künhünö ġehzadı 87. bazı tahriklere aldanarak gelen bu fermanı dinlememiĢtir. ġehzade Mustafa'nın Konya Ereğlisi yakınlarında 30. ġeyhülislâm Ebüssuud . bazı Ģahsî menfaatleri yüzünden iki öz kardeĢin arasını açmaya baĢlamıĢ ve ġehzade Bâyezid ile ġehzade Selim'in aralarına buz dağlarını sokmaya çalıĢmıĢtır. PadiĢah'ın emriyle üzerine gelen orduya Konya'da mağlup düĢen Bâyezid. her ne kadar kanununa uydurulmuĢ ve sahte delillerle insanlar kandırılmıĢ dahi olsa. Ghıii' Uzu:. ona isyan için geliyor zannetti. Ġran Seferi için yaptığı hazırlığa. "HâĢâ il ona kSeferi .Kanuni. sahte mektuplar ve benzeri desiselerle onun isyan edeceğine ve hıyanet ettiğine inandı.lj "Kon. Osmanlı tarihinin en acı ve haksız bir idamı gerçekleĢtirilmiĢ ve 960/1553 yılının ġevval ayında Sultân Mustafa babası ile görüĢmek üzere geldiği çadırda boğdurulmuĢtur. Bu fetva bile usulüne uygun alınmamıĢtır. 1558 yılında ġehzade Bâyezid Kütahya'dan Amasya'ya ve ġehzade Selim ise Manisa'dan Konya'ya sancakbeyi olarak tayin edilmiĢlerdir. II Sent 1.

TOEM. II. MeĢhur Osmanlı denizcilerinden olan Piri Reis. 142-146. Bu bakımdan onun rüĢvet aldığı iddiası söz k onusu olamaz. c. "Konya Muharebesinden Sonra ġehzade Sultân Bâyezid'in Ġran'a Firarı". Bu hareket esnasında Portekizliler Aden'i kısa bir süre zabtettilerse de SüveyĢ kaptanı Piri Reis'in bizzat donanması ile tazyiki neticesinde Aden kale ve limanı 1548'de Portekizlilerden geri alınmıĢtır. Hammer. Tarih. Yani ġehzade Bâyezid'in katli tamamen devlete isyan suçundan dolayıdır ve bağy suçunun cezasıdır. KardeĢ Katli. Ahmed Refik. Ġsmail Hakkı. 84-98. Osmanlı Tarihi. Âli. sh. nr. Katip Çelebi ise Hürmüz'e Portekiz yardım kuvvetinin gelmekte olduğu söylentisi üzerine Piri PaĢa'nın muhasarayı kaldırmak mecburiyetinde olduğunu söyler. II. sh. sh. sayı 96(1960). 30 Nisan 1334. 401-408. XXIV. Busbecq. Bu tayinin sebebi Aden'in Portekizlilerin eline geçmesi idi. Tercüman 1001 Temel Eser. Osmanlı devleti adına haraç aldığı muhtemeldir. 597600. sh. 363/a vd. Piri Reis'in görevde bulunduğu dönem Portekizlilerin Hint sularında cirit attığı bir 86 Solakzâde. Piri Reis amcası Kemal Reis ile birlikte bir çok deniz seferlerinde bulunmuĢ. Sonra Umman sahilini geçerek Arabistan yarımadasının güney doğusundaki Maskat'ı zaptedip Portekizlilerin yetmiĢ kadırgasıyla savaĢ ederek galebe çaldıktan sonra Hürmüz adasındaki Hürmüz kalesine kaçan düĢmanı orada muhasaraya baĢladı. meselenin künhünü anlatması açısından çok manidardır. kimisi devleti adına haraç ve hediye aldığını ve kimisi de bu para iĢinin imkansız olacağını belirterek stratejik sebeplere bağlı olarak muhasaradan vazgeçtiğini belirtiyorlar. Türkiyeyi Böyle Gördüm. ancak bu muhasarayı geri çekti. nr. Mustafa. Bâyezid devrinde (1494) devlet hizmetine giren Kemal Reis'in yeğenidir. UzunçarĢılı. ÖTEM. vrk. kimisi onun Hürmüz'de muhasarayı kaldırmak için Portekizlilerden rüĢvet aldığını. Ama onun. Çünkü Hint sularında bulunan bütün Portekiz filolarının birleĢerek üzerine geldiği haberini almıĢtı. Belleten. 125-165.Efendi'dir ve bu fetvada bir aykırılık bulunmamaktadır. UzunçarĢılı. c. Piri Reis bu sıralarda 80 yaĢına gelmiĢ bir ihtiyar ve hayli zengin bir kimse idi. Aysel Kurutluoğlu. sh. Büyük Türk denizcisi üzerindeki spekülasyonları gidererek sağlıklı düĢünmek gerekiyor. Künh'ül-Ahbâr. 545-566. Peçevi'ye göre kalenin fethi yakın iken Piri Reis Portekizliler ile muhasaranın kaldırılması üzerinde anlaĢma yaparak onlardan devlet adına hediye ve haraç almıĢtır. Ġsen. Muhasarayı kaldırmak için rüĢvet aldığı yolundaki rivayete gelince düĢmanları.36. Haz. ġehzade Bâyezid ile babasının karĢılıklı olarak birbirine yazdıkları Ģu Ģiir. Ġstanbul ts. 341-342. Kanuni (Muhibbî): Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyanım oğul Takmayayım boynuna herkiz tavk-ı fermanım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezid Hânım oğul Bî günahım deme bârî tevbe kıl canım oğul86. en son görev olarak 1547 yılında Kızıldeniz ve Hint sularında faaliyette bulunacak donanmanın amiralliği anlamına gelen SüveyĢ/Hint kaptanlığına getirilmiĢtir. 87. II. 1543 yılında SüveyĢ tersanesini iĢgal ile Türk donanmasını yakmak isteyen Portekizlilerin teĢebbüsleri akim kalacaktır. Türk Edebiyatında Mersiye. mesela Kubad PaĢa ve diğerleri tarafından yapılan asılsız bir itham olarak değerlendirilmektedir. Piri Reis 1551'de otuz kadar gemiden oluĢan SüveyĢ donanması ile Hint denizine çıkarak Cidde'de üç gün kalır. Hammer. aldığı hediyelere meftun olarak muhasarayı kaldırdığını.. sayı 2. 705-727. 2162. Peçevî. Belgelerle Osmanlı Tarihi. . Piri Reis Neden Katledildi? Büyük Türk denizcisi ve coğrafyacısı Piri Reis'i idama götüren sebepler üzerinde durulurken farklı yorumlar yapılmakta. 19-21. Acıyı Bal Eylemek. sh. 158 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN!' döneme rastlar. 521-533. c. Bâyezid'ine kıyar mısın benim canım baba Bî günahım Hak bilir devletlü Sultânım baba. 300-305. sh. Ogier Ghiselin De. "Babasından Sonra Saltanatı Elde Etmek Ġçin KardeĢi Selim'le ÇatıĢan ġehzade Bâyezid'in Amasya'dan Babası Kanunî Sultân Süleyman'a GöndermiĢ Olduğu Ariza". sh. Sene 1. Sadece birer dörtlüklerini alıyoruz: ġehzade Bâyezid (ġâhî): Ey serâser âleme Sultân Süleyman'ım baba Tende canım canımın içinde canım baba .37-40. sh. Ankara 1993. Es'ad Efendi. muhasarayı kaldırdıktan sonra Basra'ya geldiğinde Portekiz donanmasının Acem körfezini kapatmak için kendisine doğru ilerlediğini haber aldığını ve bunun üzerine sadece hazineleri yüklü üç kadırgayı yanına alarak ayrıldığını belirtir. Akman. Yılmaz.

Mimar Sinan kimdir? Mimar Sinan veya Koca Sinan. muteber kaynakların anlattığına göre. i elinde bir I ailesinden 87 Ahmeû Asrjr. Zira Piri Reis Hürmüz kuĢatmasını kaldırdıktan sonra buradan Basra'ya geçerek vali Kubad PaĢa'dan yardım istediyse de vali Müslümanlara zulmettiği ve mallarını yağmalattığı iddiasıyla Piri Reis'e yardım etmediği gibi mallarını da almak istemiĢtir. Piri Reis kendisine emanet edilen filonun hesabını padiĢaha vermek zorunda olduğunun idraki içindeydi. Mimar Sinan'ın 80 küsur Cami.* ten.*. 17 Ġmaret. 57 Meı kemeri. . Mısır valisi Piri I bir ariza Ġle sadarete I sarasını kaldırması ve ( diyetsizlik ve donanmanı^ lerek 1554 yılında MısırJ Hatayı kabul ı gibi dünya çapında blr| Ģu var ki Kubad PaĢa'rt rol oynadığını da belirt 88. Belgelerle 0 (neĢr. Kanuni'nin cevabı Piri Reis'in idamı oldu. Ancak bu görüĢ kabul görmemiĢtir. 8 Köprü. Uzun Reis". 1538Ġ edince PadiĢah'ın I bu vazifede kalan! sayısız eserler meyi sur Mescid. Kanuni zamanında yeniçeri olan Sinan. Abdülmennânc Kanuni zamanında) ne katılmıĢtır. 1 Cihannuma. Bu durum Piri Reis'in muhaliflerinin eline fırsat verdi. Ġbrahim PaĢa'nın âzâdlı kölesidir. sh. I. Mimar Sinan'ın Ermeni olduğu söylenmektedir. Ham». Ancak Ģu var ki Kubad PaĢa'nın Piri Reis'e Ģahsi düĢmanlığının bu kararın verilmesinde önemli rol oynadığını da belirtmek gerekir87. Hatayı kabul etmeyen bir yönetim anlayıĢına sahip Osmanlı Devleti'nde Piri Reis gibi dünya çapında bir denizci de olsa affedilmiyor. Yavuz zamanında devĢirme olarak Ġstanbul'a gelmiĢtir. 11. gereken ceza uygulanıyordu. 22 Türbe. Bu gemiler sefer esnasında topladığı ganimet mallarıyla ağızlarına kadar doluydu ve Portekiz donanmasının ani hücumuna maruz kalıp mağlup olduğu takdirde bu servetin ellerine geçmesini istemiyordu. Ġbrahim Hakkı Konyalı'ya göre. Piri Reis Frenklere yardım ettiklerinden dolayı Hürmüz Ģehrini yağmalatmıĢ idi. 7 Dâr'ül-Kurrâ.»»" BĠLĠNMEYEN OSMANLI 159 Mısır valisi Piri Reis'i orada alıkoyarak veya hapsederek seferin olumsuz neticesini bir ariza ile sadarete bildirdi. Hürmüz muhasarasını kaldırması ve diğer gemiler ile askeri Basra'da bırakarak gelmesi vazifede ciddiyetsizlik ve donanmanın felaketine sebep olduğu Ģeklinde yorumlandı ve suçlu görülerek 1554 yılında Mısır divanında baĢı kesildi ve mallan müsadere edildi. Piri Reis'in muhalifi olan Basra valisi Kubad PaĢa Mısır valisine bir mektup yazarak kaptanı gammazlayacaktır. sjh 2 134(1970).Muhasarayı niçin kaldırdığı sorusuna daha gerçekçi cevap Piri PaĢa'nın askeri strateji gereği kaldırdığı söylenebilir. Doğru olan kısa hayat hikâyesi Ģöyledir: Abdülmennân oğlu Sinan. Zira. 35 yıl bu vazifede kalan Sinan. Ġbrahim PaĢa'n kısa hayat hikâyesi. Mimar Sinan'a Mimar Sinan vey| 1490 yılında Kayseri'nl göre. Kuvvetli ihtimale göre Piri Reis kadırgalarını Portekizlilerin elinde bırakmadı. Kaptan ile vali arasındaki husûmetin öncesi vardır. 1538 Kara Boğdan seferinde Prut Nehri üzerinde 13 günde bir köprü inĢâ edince PadiĢah'ın takdirini kazanmıĢ ve 1539 yılında da mimar-baĢı seçilmiĢtir. 57 Medrese. 895/1489-1490 yılında Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiĢtir. Kaynaklar. ĢaĢılacak bir sür'at ile sayısız eserler meydana getirmiĢtir. Ülkenin menfaatlerini ayaklar altına almak ve Osmanlı donanmasını kaderine bırakıp kaçmakla suçlandı. Belleten. M Künh'ül-Ahtör. vrU sh. c. Piri Reis burada bulunduğu sırada Portekizlilerin Basra körfezini kapamak istediklerini duyunca içerde mahsur kalmak istemeyerek donanma gemilerinin hepsini çağırmağa imkan olmadığından acele olarak kendisine tabi üç kadırga ile düĢman gemileri gelmeden önce denize açılmıĢtır. 80 küsur Mescid. 35 i az farklarla nakle Mimar Sinan'ml meni olduğu idi Ģirme Kanunu ı nında devsin manii döneminde) Bazı Yahudi asıllı | Yahudi olduğunu II Babinger ise. Halbuki Piri Reis seviyesinde tecrübeli bir kaptanın yeterli sebebler olmadan Osmanlı filosunu baĢka bir limanda bırakması mümkün değildir. 8 Yılmaz. 311. Piri Reis'in Basra'da bulunan donanması amiralsiz kalmıĢ idi. Ancak Piri Reis'in muhalifleri seferin baĢarısızlıkla geçtiği konusunda PadiĢahı ikna edeceklerdir. 1521'deki Belgrad ve 1522'deki Rodos seferlerine katılmıĢtır. Fevzi Kun 561-565. Gerek asker gerekse diğer gemiler Basra'dan çıkmamıĢlardı. Bu Ģekilde yola çıkan Piri Reis bir gemisini de yolda Bahreyn adaları yakınında kaybettikten sonra 960/1553 yılında SüveyĢ'e ve oradan da Mısır'a geldi. Osmanlı Devleti'nin her bölgesinde. 88.

. DevĢirme Kanunu gereği. 515-523. Piri Reis. sh. sh. 163-164.-• -•. Mehmed Süreyya Sicill-i Osmani. 296-338. Mehmed Ata. Yani fertlerin ve devletlerin bu mes'ele üzerinde önemle durmalarının tarihi yenidir. Kitab-ı Bahriye. c. emniyet görevlileri ve kısmen de belediyecilerin vazifelerini ifa ederler ve kadıların emri altında çalıĢırlardı. sh. 235-254. Ġstanbul 1972. 89. XVI. Telif 1528". Dünyanın ilk Çevre Nizâmnâmesinin Kanuni zamanında hazırlandığı doğru mudur? * Çevre temizliği ve korumasının hukukî mevzuata konu teĢkil edecek kadar önemli olduğunun farkına varılması. 350-352. sayı 2(1937). Sinan'ın Hristo isminde bir Rum genci olduğunu iddia etmektedir. Zira Ermeniler. Sinan'ın. Sinan'ın nesli nereden gelirse gelsin. Belgelerle Osmanlı Tarihi. Ġstanbul 1975.. 5. 7 Su yolu kemeri. Çevre ile ilgili hukukî düzenlemenin Türkiye'deki tarihi. trc. Asra kadar Yeniçeri Ocağına alınmaktadırlar. Orhonlu. Belleten. sh. Belleten. "Piri Rels". Ġslâmiyet'e tam ma'nâsıyla sarıldıkları ve kudretli oldukları devirlerde. 3. Osman Bey'in ilk tayin ettiği iki memurdan birinin subaĢı olduğunu kaydedersek. Ġsmail Özen). Mimar Sinan'ın Yusuf Sinan olduğunu iddia ederek aslen Yahudi olduğunu ileri sürmüĢlerse de. maddî ve manevî temizlik ve huzuruna ne kadar önem verdiklerini daha iyi anlarız. c. vrk. 44. 8 Köprü. Er-Risâlet'ülMi'mâriyye'de Sinan-ı Kayserî diye anılmaktadır. Bu görüĢe göre. Fevzi KurdoğluHaydar Alpagot). henüz iki veya üç senedir dersek. Yılmaz. Bu memurlar. sh. her konuda olduğu gibi. c. 6 Mahzen ve 48 hamam inĢâ ettiğini.--. Tarihi. Bu konuda tarihimizin nelere sahip olduğunun bilinmediği de bir hakikattir. "Temizlik dinin yarısıdır" düstûrunu hayâtlarının en önemli esası olarak kabul eden ecdadımız.•.I. > • .ĠA. Fuad Ezgü. Selim'in Karaman ve Kayseri'deki gayr-i müslimleri Kıbrıs'a nefyetmesi ile alakalı bir fermanı üzerine. Osmanlı Müellifleri I-III. Hammer. mukaddime. Ġstanbul 1330.. "Piri Reis'in ġimalî Amerika Haritası. sayı 134(1970). Ġnan. UzunçarĢılı.'. Ġst 1329. 2. Sinan'ın Hıristiyan bir Türk ailesinden geldiği yönündedir. 160 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN nin adı da Doğan Yusuf'tur. Osmanlıların yerleĢim merkezlerinin emniyet. H. 317-356. tesbitlerimize göre 20. Ģehrin emniyet ve asayiĢini temin. Köy ve kasabalardakine il subaĢıları. 61. (neĢr. . sonradan hem TürkleĢip ve hem de samimi bir Müslüman haline geldiğidir. bunu teyit edecek bir delil ve belge de yoktur. Çevre temizliği ile alâkalı tedbirlerin tarihini de. sh. sayı 2(1937). "Cengiz. sh. Yavuz zamanında devĢirmeden istisna edilmiĢlerdir. c. Son zamanlarda bazı Ermeni yazarların. Ġstanbul 1943. c. sh. sh. Mimar Sinan'ın Kayseri'ye bağlı Ağırnas Köyü'nden olması hasebiyle de aslen Ermeni olduğu iddia edilmiĢtir. Katip Çelebi. sh. Belleten.. Kltab-ı Cihannuma. o kabiliyete sahip çıkarak onu Koca Sinan yapan Osmanlı Devleti'nin ilme ve teknolojiye saygı duyan zihniyetidir88. bir devĢirme olduğu ve aslen Hıristiyan bir aileden gelse bile. Selen. Bunlara subaĢı denmektedir. Sadi. 1585 tarihli Sinan'a ait bir vakfiyede ise. babasının adı Abdülmennân ve dedesi87 Ahmed Asrar. Babinger ise. XXIV. Asrın Büyük Geografı Piri Reis". c. Bize göre doğru olan. (neĢr. bir asırdan öncesine götüremezsiniz.. XVI. günümüzdeki zabıta. Peçevi. ancak bu iddia tamamen yanlıĢtır. Ağırnas Köyü mensuplarının bu karardan istisna edilmeleri için Mimar Sinan PadiĢah'a müracaat etmiĢ ve bu dilekçesi kabul edilmiĢtir. mesele daha iyi anlaĢılır. Devlet-i Osmaniye Tarihi. Âli. . c. Afet.Kibar. 2. IX. Künh'ül-Ahbâr. yine elinde bir belgesi bulunmamaktadır. Ģehir. çevre temizliği ve koruması hususunda da. 2. 295b.XVI. sh. asırdan öteye gitmemektedir. c.. Bursalı Mehmed Tahir. Katip Çelebi.l. 311. maddî ve manevî temizliğini muhafaza görevlerini üstlenen hususî memurlar vardır. kaza ve köylerde. diğer büyük merkezdekilerine ise Ģehir subaĢıları denirdi. "Bir Türk Amirali. Biraz sonra zikredeceğimiz Nizâm -nâme bunun müĢahhas bir delilidir.-. sh. c. diğer milletlere örnek olmuĢlardır. 35 Saray. 11. 20 Kervansaray. Bazı Yahudi asıllı yazarlar. Osmanlı döneminde yaĢamıĢ meĢhur simaları Ermeni diye vasıflandırmaları ideolojiktir. . I. II. Kanuni Devrinde Osmanlıların Dinî Siyâseti ve Ġslâm Âlemi. s 119. 397-398. Tuhfetü'l. kardeĢlerinden birini Kayseri'den getirdiği ve Müslüman yaptığı kayd olunmuĢtur. Osmanlı Tarihi. çok az farklarla nakletmektedirler. I. 561565.. âsâyiĢ. Osmanlı Devletinde. c. Bir diğer görüĢ ise. Hint Kaptanlığı ve Piri Reis".3 Dâr'üĢ-ġifâ.

Menage. "Dewshirme". evlerin ve dükkanların çevrelerinin temiz tutulması (Md. Elimizdeki iki çevre Temizliği Nizâmnâmesinden sadece birisini bu yazımızda iktibas edeceğiz. Mimar Sinan'ın Aslı Hakkında.2). hamam ve hanlar gibi umuma ait yerlerin temizliğine dikkat edilmesi (Md. El. edeni bulıvereler. bu bâbda kemâl-i ihtimam üzere olub çarĢularda ve mahallelerde dökülen mezbeleleri. 'Edirne'nin Mahalleleri Ve Sokakları Ve ÇarĢılarının Temiz Etmesi Ġçün NiĢan-ı Hümayun 1. Mimar Sinan'ın Hayatına. Nejat. gerçekten dikkat çekicidir. nr. ayırtlatduralar. The Grand Old Master of Ottoman Architecture. Tarih ve Toplum. 655661. kimin evine ve havlusuna ve haremine yakın olursa. 78. bugün de muhtaç olduğumuz ve yürürlükte bulunan esaslardır. sh.2j (Md. Ve hamamların çirgâbı yolları mezbeleler ile tutulmuĢ ola. görevli memurun eline de. min ba'd hiç ehad evi yörelerin ve dükkânların nâ-pâk tutmayub mezbele ve anın emsalinden nesne vâki olmaya. Sinan. Zira zemin ve zaman farklıdır. sh. görülen pisliklerin o çevre halkına temizlettiril-mesi (Md.3-4). Aptullah. Meselâ. Ankara 1965 (Bu eserde Er-Risâlet'ül-Mimâriyye ile Sâl Mustafa Çelebi'nin Tezkirat'ül-Ebniye adlı eseri de yer almaktadır). II. ise. en önemlisi de. 23-37. bundan ı çevre Ta Biran aktara konusuyla I man farklıd bilecek t nn çe mes! (Md. Bu özel çevre temizliği görevlisinin adı. bundan yaklaĢık 460 sene önce yani 1539 yılında hazırlanmıĢtır. IV (Leiden. 1927). "Sinan" Article. olursa gidereler. elbette ki günümüzdeki çevre temizliği konusuyla alâkalı hukukî düzenlemelerle kıyaslamak doğru değildir. anun yasağı ana ola. Hayatı. Mezkûr subaĢı. çevre temizliğini te'min için uygulaması gereken hukukî esasları belirleyen bir Nizâmnâmeyi vermiĢ olmasıdır. çöplük subaĢısıdır ve çevre temizliği ile alâkalı Nizâmnâme'nin ilki 88 Meriç. I. 38-40. Göyünç. sh. 1985. Ġbrahim Hakkı. Kuran. çevreyi kirleten esnafın artık maddeleri ve pis sularını.10). Oktay.Bizi asıl ĢaĢırtan husus ise. sh. Konyalı.3-4). Franz.< ve Ģehir d de oto! özel parky yürürlükte t ġimdi i zere hazırt ceğiz. "Biz etmedük" derlerse. ana pâk etdüre. 'Edl kini XI. Washington 1987. Biraz sonra metnini zikredeceğimiz ve üslûbunun sade olması sebebiyle aynen aktaracağımız Nizâmnâme'nin hükümlerini. Yine de 450 sene önceki bu Nizâmnâme'de günümüzde dahi tatbik edilebilecek hükümlerin bulunması.SU 90 sonra i '•NLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 161 ! Sinan Andığı C önemli Ġr. V. Aslanapa. Mimar Koca Sinan. sh. Rıfkı Melul. Osmanlı Devleti'nin sadece yerleĢim merkezlerinin çevre temizliği ve korumasıyla ilgilenmek üzere hususî bir memur tayin etmekle yetin-memesi.l).emri ise. ġimdi de Kanunî Sultân Süleyman devrinde Edirne çöplük subaĢısına verilmek ü-zere hazırlanan Çevre Temizliği Yasaknâmesinin metninden bazı hükümler nakledeceğiz. Eseri. Babinger. TTK. Eserlerine Dair Metinler. Yani PÇevre ile -eĢele ircesine r büyük i-ıni. tamamen boĢ yerlere ve Ģehir dıĢına taĢımaları mecburiyeti (Md. 19. ĠA. "Biz etmedük" derler ise. Ġstanbul 1948. Çağırdub ve yasak ede. "Sinan" maddesi. edeni bulı-vereler. 428-432. arabacıların yani bugün de oto sahiplerinin arabalarını ev ve dükkanların önüne park etmemeleri ve mutlaka özel park yerlerinde durdurma mecburiyetleri (Md. X. 4. L. . kimin evine ve havlusuna yakın olursa anın döktüğü ma'lûm olıcak pâk etdüre. El.6-7). sh. 211. 2. Mimar Sinan.

Osmanlı Devleti'nin duraklama devresi. Selim devri. Kanunî devrinde iki beylerbeyilik haline getirilen Yemen'de zayıflayan Osmanlı idaresine karĢı. Kıbrıs Müslüman Türklerin eline geçti. Pakalın. sh. Sokullu Mehmed PaĢa da olmasaydı. anlara pâk etdüre. Selim devrinin parlak fetihlerinden biri de 1574 tarihinde Tunus'un kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmasıdır. Cin. II. Selim devrinde Osmanlı ordusu ilk defa Ġnebahtı'da Hıristiyan deniz donanması karĢısında mağlûbiyete uğradı. sn. II. 1970. Ve mezbeleden ve sığırları tersinden ne olursa. Selim. Daha evvel Karaman Eyâletinin PaĢa Sancağı olan Konya'da. VI. Daha sonra da bizzat Belgrad'a 89 Bâyezid kütp. 259-2261. Selim yerine devleti idare ediyordu. II. Bu arada Osmanlı ordularının desteğini alan Kırım Hânı Giray Hân'ın 24. Ordunun baĢında hiç bir sefere çıkmamıĢtır. Selim devrinde patlak veren hadiselerden birincisi Yemen Meselesi idi. Osmanlı Kanunnâmeleri. Veliyyüddin Ef.6. Selim devrini aslında bir duraklama devri saymak mümkündür. Ve câme-Ģûyların ve kan alıcıların kanların ve çirgâbların tarîk-i amma dökmekden men' edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. vrk. Yemen. Türk Hukuk Tarihi. fetihler ve zaferler devresi olmaktan ziyâde sulh ve mu'âhedeler devresi olmuĢtur. arabacılar sığırların na'l-band dükkanında aleflemeyüb evvelden kanda alefler ise. 234. Bu arada 978/1570 tarihinde Kıbrıs Adası Venediklilerin elinden alındı ve bir Hıristiyan Krallığa da son verilmiĢ oldu. Aynı yıl Kurdoğlu Hızır Reis de Endenozya'ya sefer düzenlemiĢti. Ve yasak ede ki. Sarı Selim diye de bilinen II. maalesef Avrupalıların gözünde yenilmez ordu diye bilinen Osmanlı Ordusunun bu vasfını bozdu. SELĠM DEVRĠ (DURAKLAMA ĠġARETLERĠ BAġLIYOR) 90. Kanu-nî'nin oğlu ġehzade Mustafa'yı bir kısım müzevvirlerin iftirasıyla idama mahkûm ettirmesiyle baĢlar ve II. Manisa'da ve Kütahya'da sancakbeyliği yapmıĢ ve 42 yaĢındayken PadiĢah olmuĢtu. I. Zeyd bin Ali neslinden gelen Topal Mutahhar isyan etti ve San'a ile Te'az taraflarına hâkim olan Murâd PaĢa'yı mağlûb ederek kati eyledi. Tarih Deyimleri. c. c. II. Eğer zaruret olursa. 101/a-102/b.5. III. II. Zira bizzat ordusunun baĢında mücâhid fî . 540-543. diğer Osmanlı Sultânlarına benzemeyen ve hem dirayette ve hem ilim irfanda onların seviyesine çıkamayan bir Ģahsiyete sahiptir. 7.Akgündüz. Ve boyacıların ve aĢçıların ve baĢçıların ve semercilerin otların ve gübrelerin yol üstünde dökmekden tamam men' ve yasak edüb hâli ve halvet yerlere iletdüre. ġunu önemli ifâde edelim ki.1571 tarihinde Moskova'yı alacak kadar Rusları periĢan ettiklerini burada kaydetmemiz gerekmektedir. Bunun üzerine Yemen Eyâleti tek eyâlet haline getirilerek 975 Zilhicce/1568 Haziran tarihinde Haleb Beylerbeyi Özdemiroğlu Osman PaĢa Beylerbeyiliğe getirildi ve buradaki isyanı bastırdı. Bu arada 1569 yılında Astırhan'a ve Ruslara karĢı sefer düzenlendiyse de. II. hâricden ve hâli yerlere iletdüre. na'l-band dükkânlarında aleflemelü olursa. Selim 1566'da babasının vefatından 23 gün sonra Ġstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturmuĢtur. Ancak înebahtı'da kaybedilen Osmanlı Donanması kısa bir zaman içerisinde yeniden inĢâ olundu. 125/b-127/a. Ancak Kanuni Sultân Süleyman'ın dirayetli Vezir-i A'zamı Sokullu Mehmed PaĢa. devleti bu sekiz sene içerisinde belki aynı huzurla idare edemezdi.. sekiz senelik saltanatından sonra 50 küsur yaĢında Saray'da 18 ġaban 982/1574 tarihinde vefat etmiĢtir. 7. Sokullu tarafından Yemen Serdârı olarak gönderilen Sinan PaĢa'nın gayretleri de eklenince. Akgündüz. Yeniçeri teĢkilâtı cülus bahĢiĢinden dolayı ilk defa bu PadiĢah'a baĢ kaldırma belirtileri göstermiĢtir. gerü anda alet ede.1571 tarihinde meydana gelen Ġnebahtı bozgunu. c. nr. 162 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNE gelerek ordunun huzurunda da cülus merasimini tekrarlamıĢtır.SULTAN II. uzun süre Osmanlı hâkimiyeti altına girdi. Kale Ruslardan alınamadı. Selim'le alakalı kısaca bilgi verir misiniz? Hanımları ve çocukları kimlerdir? Zamanındaki devlet büyükleri ve devletin ulaĢtığı sınırlar hakkında kısaca açıklama yapar mısınız? Sarı Sultân Selim diye de bilinen II. Fî Safer sene 946 (1539)" I» XI. Selim. 8. sn. Bunun dıĢında II.10.

bütün bunlar gayr-i müslimler içindir. Onun zamanında hizmet ifa eden Sadrazamlar arasında. Sarı Selim'lal madıgı ve t nunztn II. kendisine kadar gelen Osmanlı PadiĢahları arasında. 91. Kınalı-zâde Ali Efendi ve Ġmam Muhammed Birgivî'yi zikredebiliriz. Ancak bu. ( lere devri rçj razam I 575-597. Dede Cöngi ZEVCV ÇOCUKU» Ali.Fatma Sultân90. Osmanlı tahtına oturan en ehliyetsiz insan olduğunda Ģüphe yoktur. Babasının zamanında getirilen ve gayr-i müslimlerce kullanılan hamr ithalat yasağını kaldırmıĢ ve gayr-i müslimler için de olsa meyhanelerin açılmasına tekrar ruhsat vermiĢtir. Celâl Bey gibi musâhibler. Dahiler halkası onunla kesilmiĢ ve ancak arada sırada filizler verme dönemi baĢlamıĢtır. Manisa'da sancakbeyi olarak görev yaptığı günlerde.Nurbânû Sultân. devleti asıl yürüten insan diye bilinen Sokullu Mehmed PaĢa. Sarayından dıĢarıya çıkmayan ve sadece tenezzüh için Edirne ve benzeri yerlere giden bir PadiĢah anlayıĢı hâkim olmaya baĢlamıĢtır. diğer devlet adamları meyânında Piyale PaĢa. Ancak babası Müslüman gençlerin de kaçamak olarak bu yerlere gittiğini bildiğinden ve duyduğundan böyle bir yasağa gerek duymuĢtur. Lala Mustafa PaĢa ve Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı. 11-ġah Sultân. Sarı Râmî. I KadınlanVı ĠSANLI |ı cülus BĠLĠNMEYEN OSMANLI 163 Dede Cöngî Efendi. 61569 ıması ıferler I ettiril. Atalarının kâbına ulaĢamayan ilk Osmanlı padiĢahıdır. sefahet ve cehalet gibi ana sebepler. Nihâî. Zira bütün devletleri yıkan istibdat (baskı idaresi). YaratılıĢı itibariyle hâlim ve selimdi. maalesef diğer Osmanlı PadiĢahları gibi müstakim bir hayat yaĢayamamıĢtır. 12.sebîlillah bir PadiĢah yerine. nr. hakkında söylenenlerin tamamının da doğru olduğu manasına alınmamalıdır. Selim'in. manında: gayr-i mu önemle bı-man gençle™ bir yasağaj •)" girdiği c cehalet gW| nuni devlet ı istibdada i Koçi Bey v dır ki. 5-ġehzâde Süleyman. Murad'ın annesi ve Ġtalyan asıllı bir câriyedir.' rının kâbına ula ancak arada sırada I ölen ilk pa Ģâir ve rts müzisyenler ve f deler ile > teĢebbüs PadiĢahı /:. 8-ġehzâde Abdullah. 7-ġehzâde Cihangir. B) ĠĢte onun bu özellikleri sebebiyle. 3-ġehzâde Mehmed. lah. Bu doğru mudur? ince. Bazı gayr-ı meĢru fiillere teĢebbüs ettiği mu'teber tarihçiler tarafından ifade olunmaktadır.* lerte C ArĢivi. ancak Kanuni devrinin ilim adamları cehalet düĢmanına. Meselenin özeti Ģudur: A) ġehzade Selim. Kâsımî ve Nigâr gibi Ģâir ve ressamlar. Seltm'm oturan en tamamının A) ġehzade S ve çevresinin ı yaĢayamamıĢtır. Nitekim çok sevdiği Edirne'de Selimiye Camiini inĢâ ettirmiĢtir. Gülabi Bey ve Durak Çelebi gibi müzisyenler ve Mîrek çelebi ve Adanalı Tanburî ġehzade Mustafa Çelebiler gibi hanendeler ile eğlenceli ve Ģen Ģakrak bir hayatı tercih etmiĢtir. 5-ġeh. Maalesef. Bu konudaki iddialar yanlıĢ ve iftiradır. III. Koca NiĢancı Celal-zâde Mustafa Çelebi ve Feridun Ahmed Bey'i ve ilim adamları arasında ise ġeyhülislâm Ebüssuud Efendi. Selim devrinde kendini göstermeye baĢlamıĢ. Sokullu Mehmed PaĢa gibi dirayetli devlet adamları rüĢvet düĢmanına. II. 6ġehzâde Mustafa. Ebüssuud gibi . 9-ġehzâde Osman.9-ġehzâdeC 91. mütevekkil bir yapısı vardı.Gevherhân Sultân. Sarı Selim'in hayatının diğer Osmanlı PadiĢahları gibi istikametli olmadığı ve bu yüzden de Osmanlı Devleti'nin duraklama yıllarının bunun zamanında baĢladığı iddia edilmektedir. Ancak hiç bir Osmanlı PadiĢahı zina fiilini iĢlememiĢtir. 2. ZEVCELERĠ: 1. Ġstanbul'da doğan ve Ġstanbul'da ölen ilk padiĢahtır. 10. 4-ġehzâde Ali. rüĢvet. Osmanlı Devleti'nin bir duraklama devrine girdiği doğrudur. Tekrar önemle beyan ediyoruz ki. gençliğin ve çevresinin tesiriyle. ÇOCUKLARI: 1Sultân Murad III. çevresine topladığı Sâmî.Ġsmihân Sultân.

babasının Saruhan Sancak Beğliği sırasında 5 Cemâziyel-evvel 953/4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa'nın Bozdağ Yaylağında dünyaya gelmiĢtir.... onun zamanında Kıbrıs fethedilmiĢ. I. 438-504. Ģahsiyeti. Fakat bütün bunlara karĢın. onun vefatından sonra devlet idaresi Valide Sultânların ve bazı menfaatperestlerin tesiriyle daima kötüye gitmiĢ ve Osmanlı Devleti'nin duraklaması tam manasıyla III. Rüstem PaĢa'nın aldıklarının rüĢvet değil. Matbu Nüsha. II. UzunçarĢılı.. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlar. c. Murâd. Öztuna. 1-42. Selim görünüĢte son derece dindar gözükürdü"91.. Osmanlı Tarihi. 165-168... X. devrindeki olaylar ve önemli devlet ve ilim a-damları hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Selim II ile Hasekisi Nur-Bânû Sultânın oğulları olub. 438-439. Murad devri ile baĢlamıĢtır... 6877. sh. elhak doğrudur. Es'ad Efendi. sh. Defter. sarayında münzevî bir hayat yaĢamıĢ. duraklamayı Kanuni devrinin sonlarına doğru baĢlatmıĢlardır ki. Yılmaz. Murad devrinde vuku' bulan 91 Peçevî. c. son zamanlarına doğru Cuma namazlarını dahi Saray Camiinde edâ etmeye baĢlamıĢtır. c.. II. sh. 179-206. bu kadına düĢkünlüğü gayr-i meĢru hayat yaĢıyor manasına alınmamalıdır. c. Devletteki kadro yığılmaları ve bazı makamların ehliyetsiz kiĢilere devri ve benzeri hoĢ olmayan haller. sh. eski gayretlerin devamı olarak. soytarılarla da eğlenmesini bilirdi. Selim ile ilgili Ģunları söylemektedir: "Âlimlerle konuĢup hoĢ vakit geçirmeyi çok sevdiği gibi. V. nr. E.. Manisa Sancakbeyi bulunan oğlu Murad. Zira aynı zamanda Ģair olan III. sh. bunların acı neticeleri fazlaca görülmemiĢtir. E. sh. D.. 1993.. Âli. Devletler ve Hanedanlar. Belgelerle Osmanlı Tarihi.. Osmanlı tarihinde en fazla kadınla meĢru dairede yaĢayan padiĢah unvanını alabilir. c. Bu yüzden Sokullu Mehmed PaĢa'nın sadrazamlığı süresince iĢler iyi gitmiĢse de. Kantemir. 21 sene kapalı bir hayat yaĢayan III. MeĢru dairede kalmakla birlikte kadına düĢkün bir tabî'atı vardır. Hemen belirtelim ki... 966/1558 tarihinde ġehzade Murad AkĢehir Sancak Beğliğine getirilmiĢ ve babasıyla amcasının taht mücadelesinde Konya Muhafızlığı görevini yürütmüĢtür. Solakzâde. Ģehzadeler kavgasındaki rollerinden Ġnsan 90 Ġbn-i Kemal. c. 575-597. III.. nr. hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının O: kısımları Osmanlı hâkimiye devlet halinde bulunuyord XII. beĢ vakit namazını da muntazaman yerine getirirdi. silsile-i âliye-i Âl-i Osman PâdiĢâhlarından evvelâ vüs'at-i memleket ve kesret-i hazîne ve Ģevket cihetinden kemâl bulan merhum ve mağfur Sultân Süleyman Hân olub ve yine ihtilâl—i âleme bâ'is olan ahvâl dahi anların zamanında zuhur edüb. Tarih. sh. III. Murad bir cihetten de mutasavvıftır ve Fütûhât-ı Sıyâm ve Esrârnâme adlı iki tane tasavvufa dair eserleri de vardır. Ahmed Refik. sırf Ģarap içmek ve baĢka dünya zevklerinden yararlanmak için. sh... 1562 tarihinde Manisa Sancak Beğliğine tayin edilmiĢ ve padiĢah oluncaya kadar bu vazifede kalmıĢtır. sh. c. 2162. bir kaç senedir ki. c. vrk. sh. Solakzâde.. Murad zayıf iradeli ve muhtelif tesirler altında kalabilen bir Ģahsiyete sahipti. sh. I. III. Gerçek olan Ģudur ki. Künh'ül-Ahbâr. Osmanlı Devleti'nin düĢmanı ve devlet adamı bir tarihçi olan Dimitri] Kantemir. 164 BĠLĠNMEYEN OSMANLI gayet güzel anlaĢılmaktadır.. Sadrazam Rüstem PaĢa'nın bunların baĢını çektiği.. I. 455/b-504/a. Murad. Âli. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. 40-42. D. Bütün bunlara rağmen.. Tarih... Peçevî. 5.. zahir oldu".. Kadınlar Saltanatı. Babası II.SULTAN III. Zatenj devrinde düzenlenen Kanunnâmeler de.. 585.kazayı elinde tutan büyük hukukçular istibdada kısmen sed teĢkil ettiklerinden. Saray'ın gizli dairelerine çekildiğini söylerler. 250-263. 163-167. Selim'in ölüm haberi üzerine. 95. 7859. I. Selim'in sofuluk bahanesiyle.. ...-15. hakkında en çok dedikodu bulunan II. Künh'ül-Ahbâr. yükselme hızının bütün bütün durmadığını i göstermektedir. BĠLĠNMEYEN OSMANLI. M URA D DEVRĠ 92. Ġstanbul'a gelerek 28 yaĢında 1574 yılında tahta geçti. Koçi Bey ve benzeri âlimler. sh. Tevârih-i Âl-i Osman. 34. Kısım I. devlet kemâl-i kuvvette olmağla eseri ol zamanda duyulamayub. Nitekim Koçi Bey Ģöyle demektedir: "Ma'lûm-ı hümâyûnları olduğu üzere. Moskova teslim alınmıĢ ve Yemen Osmanlı ülkesine ilhak edilmiĢtir. Yeni bir Ģey söylemiĢ olmak için okurlarına yaranmak isteyen bazı tarihçiler. ihsan olduğu Ģeklindeki i-zahlar enteresandır. Uluçay.

125-126; Yazma Nüsha, Süleymaniye Kütp. Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 455/b-456/a; Kantemir, c. I, sh. 263-264; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 205; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-41; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. VII, sh. 215-896; c. X, Koçi Bey Risalesi, md. 134. ¦¦'¦,-....-;-¦ --¦ ¦¦'.-. -.. ¦-PLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 165 luvk-l li ve l,wı laıır. lan l« Sili* hadiseler Ģunlardır: Fas Sultanlığının Osmanlı Hâkimiyetine Girmesi: Afrika kıtasının bütün kuzey kısımları Osmanlı hâkimiyetinde bulunmasına rağmen sadece Fas Sultanlığı müstakil bir devlet halinde bulunuyordu. Ancak son yıllarda Fas'ta taç ve taht kavgaları baĢ göstermiĢti. Fas Sultânı Mevlây Muhammed, Portekizlilerle iĢbirliğine baĢlamıĢ bulunuyordu. Buna karĢılık Fas tahtını ele geçiremeyen Abdülmelik, Osmanlılara sığınıp, kendisinin Fas Sultanlığına getirilmesini istemiĢti. Ġsteği kabul edilerek Cezayir Beylerbeyi Ramazan PaĢa'ya emir verildi. Fas ordusu mağlûp edilerek Abdülmelik, Fas Sultanlığına getirildi (1576). Bu tarihten sonra Fas'ta Osmanlı hâkimiyeti baĢladı. Bu sırada saltanat iddiasından vazgeçmeyen Mevlây Muhammed Portekizlilerden yardım istedi. Portekiz Kralı Sebastian 80 bin kiĢilik büyük bir kuvvetle Fas'a geldi. Ramazan PaĢa idaresinde Osmanlı ve Fas kuvvetleri 1578 yazında Portekizlileri Vadi's-sebil SavaĢı'nda fena halde bozguna uğrattılar. Kral Sebastian, muharebe meydanında öldü. Lehistan'daki Osmanlı Hâkimiyeti (1575): Lehistan Kralı Sigismund Ogüst ö-lünce, memleket taht kavgasına düĢmüĢtü. Avusturya ve Rusya kendilerinin gösterdikleri namzetlerin Leh Kralı olması için faaliyet gösteriyorlardı. Hattâ bu maksatla, Rusya kuvvet bile sokmaya kalkıĢtıysa da, Osmanlı kuvvetlerini karĢısında bulunca geri çekilmeye mecbur kaldı. Osmanlı Devleti için Lehistan çok ehemmiyetliydi. Bu yüzden diğer devletlerden daha atik davranıp, nüfuzunu kullanarak kendisine tâbi Erdel Beyi Bathory'yi Leh Krallığına seçtirdi (1575). Lehistan bundan sonra vergiye bağlandı ve 1578 yılına kadar Osmanlı himayesinde bir devlet olarak kaldı. Sokullu Mehmed PaĢa'nın Ölümü (1579): III. Murad'ın cülusundan sonra hükümet idaresinin baĢında yine Sokullu Mehmed PaĢa vardı. Ancak son zamanlarda saraydaki bazı Ģahısların tesiriyle Sokullu'ya olan itimad ve muhabbet azaldı ve hatta Sokullu'nun zevcesi Ġsmihan Sultân ve Valide Nurbânû Sultân olmasaydı belki de görevden azledilecekti. Üç padiĢah devrinde aralıksız sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed PaĢa, Osmanlı tarihinde ehemmiyetli yeri olan bir devlet adamıdır. Aslen Bosna'nın Sokkuloviçi köyünden alınmıĢ bir devĢirmedir. Zekâ ve kabiliyetiyle yükselmiĢ, kaptan-ı deryalık dâhil, devletin çeĢitli hizmetlerinde bulunmuĢtur. Bir savaĢ adamı olmaktan ziyâde, onun siyasi tarafının daha büyük olduğu görülür. Sultân III. Murad devrinde, Sokullu'nun eski nüfuzunun kalmadığı anlaĢılıyor. Ġran Harpleri ( 1578 = 1590): III. Murad, padiĢah olduğu zaman, Ġran Hükümdarı ġah Tahmasb, Tokmak Han idaresinde bir elçilik heyeti yollayarak tebriklerini ve hediyelerini sunmuĢtu. Elçilik heyeti Ġstanbul'da gayet iyi karĢılanmıĢtı. Fakat bir müddet sonra ġah Tahmasb'ın ölmesiyle Ġran'da taht kavgaları baĢladı. Bir ara Tahmasb'ın oğlu Ġsmail, Ģahlığı elde etti. Bunun zamanında Osmanlı-Ġran dostluğu bozuldu. Osmanlı Devleti Avrupa ile sulhlar yaparak Ġran ile meĢgul olmaya baĢladı. Çünkü ġah, Osmanlılarla süren barıĢı terk ederek, Doğudaki Kürtleri aleyhimize kıĢkırtıyordu. II. ġah Ġsmail de ölünce Ġran'da taht kavgalarının sürüp gitmesinden Osmanlılar istifade etmek istediler. Doğudaki valilerin de durumunu müsait görüp, Ġran'a saldırmanın vaktidir yollu haberler üzerine, Sultân III. Murad 1578 yılında Ġran'a harb açtı. O zaman Sokullu Mehmed Pasa daha sağdı ve Ġran savaĢına engel olmak istedi. Sokullu Mehmed PaĢa, Ġran'ın geniĢ bir ülke olduğunu, galip gelinse bile ġit olan halkının itaat altına alınamayacağını söylüyordu ki, bunda ne kadar haklı olduğu sonradan anlaĢıldı: PadiĢah, kendisi sefere gidecek karakterde bulunmadığından, ordunun baĢına Lala Mus166

BĠLĠNMEYEN OSMANLI tafa PaĢa'yı serdar tayin etti. Lala Mustafa PaĢa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere baĢlayan Lala Mustafa PaĢa, Tokmak Han idaresinde bir Ġran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karĢı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı yolladı. Osman PaĢa, Ġran kuvvetleriyle Çıldır'da karĢılaĢtı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa PaĢa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve ġirvan'a doğru ilerledi. ġirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. Ġran kuvvetleri Osman PaĢa üzerine taarruza geçtiierse de mağlûp olup çekildiler. Fakat Ġranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin Ġran lehine dönmeye baĢlaması üzerine Lala Mustafa PaĢa, azledilerek, yerine Koca Sinan PaĢa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle Ġran savaĢlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında MeĢ'ale SavaĢı denen savaĢta bir kere daha Ġranlıları yendi. MeĢ'ale SavaĢı'ndan sonra Ġranlılar, ġirvan bölgesini boĢaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad PaĢa, büyük kuvvetlerle Ġran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman PaĢa ile beraber Tebriz'i almayı baĢardılar. Osman PaĢa'nın vefatından sonra Ferhad PaĢa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad PaĢa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, Ġran'a saldırınca ġah Abbas, Osmanlılardan barıĢ istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad PaĢa AntlaĢmasına göre: Tebriz, ġirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karĢılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar Ġranlılara geçecektir. Yeniçeri ve Sipahi Ġsyanları: Ġran'la anlaĢma yapıldıktan sonra Ġstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulufe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaĢ) yüzünden çıkmıĢsa da, asıl sebebini devlet teĢkilâtının bozulmaya yüz tutmasında aramak daha doğru olacaktır. Ġlk defa III. Murad devrinde Yeniçeri Ocağına rast gele kimseler alınarak kanun bozuldu. Yine ilk defa rüĢvetle iĢ görülmeye baĢlandı. Askere ayarı düĢük akçeler verilmek istenince Yeniçeriler, isyan ederek saraya yürüdüler. Âsiler defterdarın baĢını istediler. Ġstekleri yerine getirilince büsbütün Ģımardılar. 1589 yılında meydana gelen bu olaya Beylerbeyi Vak'ası denmektedir. III. Murad devrinde 1593 yılında da sipahilerin isyanını görüyoruz. Ulufelerinin geri bırakılmasına kızan Sipahiler, saraya yürüyüp defterdarın kafasını istediler. Kendilerine nasihat etmek için gelenleri kovdular. Ġstanbul halkı da seyretmek için saraya dolmuĢtu. Halk dıĢarı çıkarılırken "Urun hâl..." diye bir ses duyuldu. Saray muhafızları bunu PadiĢahın emri sanarak âsilerin üzerine saldırdılar ve dört yüze yakın âsiyi öldürdüler. Diğerleri kaçarak kurtuldu. Yeni Bir Haçlı Ġttifakı Ve Nemçe (Avusturya) Harbleri (1593-1606): Bosna Beylerbeyi Telli Hasan PaĢa, Avusturya topraklarına 1593 yılında büyük bir akın harekâtına giriĢmiĢti. Avusturya valilerinin Osmanlı sınırlarına tecâvüzlerine karĢılık yapılan bu harekât, mağlûbiyetle neticelenmiĢ, komutanla birlikte çok Ģehid verilmiĢtir. Bu hadise Osmanlı-Nemçe harblerinin baĢlamasına sebep olmuĢtur. Nemçe savaĢına Sadrazam Dara" Kınm nal BĠLĠNMEYEN OSMANLI 167 Sinan PaĢa gönderilmiĢti. Budin Beylerbeyi imdada giderek Nemçe ordusuyla harbe girdi ve mağlub oldu. Nemçeliler çok sayıda Macaristan kalesini ele geçirdiler. 1594 yılı baharında da Estergon Kalesini muhasara altına aldılar; ancak muvaffak olamadılar. Kırım kuvvetlerinin yardıma gelmesine rağmen tam bu sırada Osmanlı Devleti'nin baĢına bir gaile daha çıktı: Osmanlı Devleti'ne tâbi olan Erdel, Eflak ve Boğdan Beyleri Papa'nın teĢvikiyle isyan edip Avusturya tarafına geçtiler. Tam bu sırada yani 1595 yılında PadiĢah III. Murad vefat eyledi. III. Murad'ın saltanatının sonuna doğru Osmanlı topraklan yaklaĢık 19.902.191 km2 idi. Buna Avrupa'da Polonya, Afrika'da Fas dâhildir. III. Murad zamanındaki sadrazamlar arasında, yılların sadrazamı Sokullu Mehmed PaĢa, Koca Sinan PaĢa, Özdemiroğlu Osman PaĢa ve Mesîh PaĢa'yı; diğer komutan ve devlet adamlarından Kaptanıderya Kılıç Ali PaĢa, Damad Ġbrahim PaĢa, Okçu-zâde Mehmed PaĢa ve Muallim-zâde NiĢanı Mahmûd Çelebi'yi; ġeyhülislâmlar arasında Hâmid Efendi,

Ma'lûl-zâde Mehmed Efendi, Müeyyed-zâde Abdülkadir Efendi, Bostan-zâde Mehmed Efendi ve Bayram-zâde Hacı Zekeriya Efendi'yi zikredebiliriz92. 93. Sultân III. Murad'ın aile hayatı aleyhinde çok Ģeyler duyuyor ve zamanında devleti kadınların idare ettiğini bazı eserlerden okuyoruz. Bunlarda hakikat payı var mıdır? Osmanlı PadiĢahları içinde en çok cariyelerle münasebette bulunan (teserrî hakkını kullanan) ve en fazla çocuğu olan PadiĢah'dır. Biraz sonra sayacağımız tahmînen dört kadını dıĢında 40'a yakın haseki denilen gözdesi bulunduğu söylenmektedir. Çocuklarının sayısı 100'ü geçmektedir. Ancak bunlar bebekken veya küçük yaĢlarda öldüklerinden dolayı, ölümünde hayatta 19'u erkek ve 30'u kız olmak üzere 49 çocuğunun bulunduğu iddia edilmektedir. Maalesef 19 Ģehzadesi, Mehmed III PadiĢah olunca zayıf fetvalarla fitnenin defi için öldürüldü ve Ģehid sayıldıklarından cenaze namazlarını ġeyhülislâm Bostan-zâde Efendi kıldırdı. Önemle ifade edelim ki, III. Murad'ın 40'a yakın câriye ile yaĢaması, meĢru bir hakkın suiistimali veya ifrat sayılabilir. Ancak meĢru dairede kaldığı ve baĢkasının namusuna değil, has odalık olarak aldığı cariyelerle beraber olduğu kesindir. Bunlardan aynı anda devamlı olarak hayat yaĢadığı 4 kadının olduğu ifade edilmektedir. III. Murad'ın bu hayatı yaĢamasında devlet iĢlerine karıĢan Safiye Sultân ile Valide Sultân Nurbânû'nun mühim rolü vardır. Kim, ne derse desin, Osmanlı PadiĢahları arasında her konuda en çok suiistimal yapan PadiĢah III. Murad ve oğlu III. Mehmed olmuĢtur. Buna rağmen, Farsça ve Arapça bir divan yazacak kadar âlim ve Ģair olan III. Murad, meĢru daire dıĢına çıkmamıĢtır. Bu hayatı yaĢamasında, cinsî hayatının da önceleri problemli olmasının tesiri bulunduğu ve neticede genç yaĢta, bu düzensiz hayatın etkisiyle vefat ettiği tarihçiler tarafından açıklanmaktadır. III. Murad'ın bu düzensiz hayatından istifade eden Valide Sultânlar ve hatta Kal92 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-163; Solakzâde, sh. 597-620; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-596/a; Kantemir, c. I, sh. 265-273; Yılmaz, Belgelerle Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 207-240; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, I, sh. 42-71, 114-115; Bekir Kütükoğlu, "Murad III", ĠA, sh. 615 vd.; BA, Kepeci, nr. 262, sh. 1 vd; Maliyeden Müdevver, nr. 563; Kunt, Metin, Sancaktan Eyâlete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerâsı ve Ġl Ġdaresi, Ġstanbul 1978, sh. 133 vd. ¦ - ¦- ¦¦•¦ - - ¦ ¦:.¦¦'•¦!•¦-¦.¦• -;¦,„,;„;.,, ¦,, ^^Hfti^^^^^^^ 168 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA falar bile, devlet idaresine karıĢır hale gelmiĢlerdir. ġöyle ki: Maalesef Osmanlı Devleti'nin duraklamasında ve hatta gerilemesinde en büyük rolü oynayan sebeplerden biri de, bir yüzyıla yakın, Kadın Efendilerin devlet iĢlerine karıĢmaları olmuĢtur. Özellikle Kanuni'nin karısı Hürrem Sultân, Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürüp baĢ kadınlığı ele geçirdikten sonra, bir zamanların Valide Sultânları gibi, haremin reisi haline gelmiĢ ve daha da ileri giderek devletin iĢlerine karıĢmıĢtır. ġehzade Mustafa'nın öldürülmesinde mühim rol oynamıĢtır denilirse, mesele daha iyi anlaĢılacaktır. Kanunî Sultân Süleyman'ın vefatından sonra PadiĢahların ordularının baĢına geçerek sefere gitmeyiĢlerinde ve Saraya kapanıp kalmalarında maalesef bu Ģekildeki Kadın Efendilerin mühim rolü olmuĢtur. III. Murad'ın baĢ kadını Safiye Sultan'ın ve bunu takip eden Kösem Sultan'ın hem baĢ Kadın Efendi ve hem de Valide Sultân sıfatlarıyla nasıl devleti idare etmeye kalkıĢtıkları, maalesef tarihin acı sayfalarında kötü örnekler olarak doludur. IV. Mehmed'i idare eden Turhan Sultân'dan sonra bu iĢin ortadan kalktığını söyleyebiliriz. III. Murad'ın annesi Nurbânû Sultân ile Safiye Sultân arasındaki çekiĢmeden istifâde eden Canfedâ Kalfa'nın bile, Nurbânû Sultan'ın yanında yer alarak III. Murad'a tesir ettiği ve hatta kardeĢi Ġbrahim'i liyâkati olmadığı halde Diyarbekir Beylerbeyliğine tayin ettirdiği nakledilmektedir. Kanunî Sultân Süleyman zamanından beri Harem'in dıĢiĢleriyle meĢgul olan ve Yahudi asıllı olduğu söylenen Esther Kira isimli Kalfa'nın da Sipahilerin isyanına sebep olduğu ve neticede çıkardığı fitne sebebiyle Sultân Ahmed Meydanında idam edildiği nakledilen acı olaylar arasında yer almaktadır. ZEVCELERĠ: 1- Safiye Valide Sultân (Venedikli Baffo); III. Mehmed ile AyĢe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet iĢlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi. 2- ġems-i Ruhsâr Haseki; Rukıyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var. 3- ġâh-i Hûbân Haseki. 4-IMâz-perver Haseki. (MeĢru dairede beraber olduğu cariyelerin 4O'ı ve çocuklarının 100'ü aĢtığı söylenmektedir. Biz sadece bazılarını kaydetmekle yetindik.). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman. 2-

ġehzâde Süleyman. 3-ġehzâde Cihangir. 4-ġehzâde Mahmûd. 5- Sultân Mehmed III. 6-ġehzâde Bâyezid. 7-ġehzâde Mustafa. 8-ġehzâde Abdullah. 9- AyĢe Sultân. 10- Fahri Sultân. 11- Fatma Sultân. 12- Mihriban Sultân. 13- Rukıyye Sultân. 14-ġehzâde Abdurrahman. III. Murad'ın babasından farkı, iki yönde kendini göstermektedir: Birincisi, babası kendi hayatını yaĢarken, devlet iĢlerini tamamen Sokullu Mehmed PaĢa gibi liyakatli devlet adamlarına bırakmıĢtı. III. Murad ise, hem Saray'da kendi hayatını yaĢıyor ve hem de devlet iĢlerini vasıflı devlet adamlarına bırakamıyordu. ĠĢte bu boĢluktan istifade eden Valide Sultân Nurbanu, Kadın efendi Safiye Sultân ve kalfa Canfedâ devlet iĢlerine de karıĢmaya baĢlamıĢlardı. Ġkincisi, babası II. Selim'in en azından gençliğinde de olsa gayr-i meĢru denebilecek bazı fiilleri iĢlediği söylenmektedir. Ancak III. Murad, babasından farklı olarak hem Arapça ve Farsça Ģiir yazacak kadar âlim ve hem de hayatında gayr-i meĢru hiç bir iĢ yapmayacak kadar da takva sahibi idi. Onun en büyük kusuru, meĢru daire içinde de kalsa, kadınlar konusundaki suiistimalidir93. 93 Peçevî, Tarih, c. II, sh. 2-10; Solakzâde, sh. 597-600; Âli, Künh'ül-Ahbâr, Es'ad Efendi, nr. 2162, vrk. 492/a-500/a; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. III, Kısım I, sh. 40-44; Uluçay, PadiĢahların Kadınları ve Kızları, sh. 43-46; Harem II, sh. 47-50, 145-147; Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. I, sh. 99-134; Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, c. II, 170-173; Meselenin çarpıtılarak anlatılmasına misâl için bkz. Altında), Osmanlı'da Harem, 13-16. ;, ; 94. III. Murâı Ġslâm Hul Hayır edilen yandırarak beĢ I mahiyetinde değ diği de Ģüphelidiı yanmaktadır. III. Mehmed, bilir. Zira < makla ben tane erkekl günahsız biri Zira herhangi! safhasında de Bu kısa izi bir Ģeye da Bunlardan] "Nizâm-ı ı lemedikleri vakitli Ayrıca ülû'H Ģahsın fil-haklka f sonra refinden ( PadiĢahın kullana Dede Efeni (ettiğinin biz de f yapıldığını biz j diyoruz. istemly 95. III.) Buc Ma'rûf v dünyaya t ġam'dan .< Mısır'a döra dü ve 979/l| larınahızv 94 Sol*Ġ Efendi, SiyS PASLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI T69 irine 94. III. Murâd'ın ve oğlu III. Mehmed'in ma'sum kardeĢlerini öldürmeleri, Ġslâm Hukuku açısından izah edilebilir mi? ibi, ĠSefeâHayır edilemez. III. Murad, çevresinin de etkisiyle ve siyâseten kati esasına dayandırarak beĢ kardeĢini idama mahkûm ettirmiĢtir. Bu idam hadiseleri, had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten kati kategorisine girdiği de Ģüphelidir. Girse de, mevhum mazarratı nazara alan çok zayıf bir görüĢe dayanmaktadır. III. Mehmed, bu konuda en pervasız ve Ģer'î hükümlere aykırı davranandır denilebilir. Zira elimizde kuvvetle muhtemel bir zararın olduğuna dair kesin bilgi bulunmamakla beraber, siyâseten kati müessesesinin suiistimal edildiği de bir vâkı'adır. Zira 19 tane erkek kardeĢini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (ġehzade Mahmûd), günahsız bir Ģekilde idam ettirmiĢtir. Bunun Ģer'î bir izahını yapmak mümkün değildir. Zira herhangi bir isyan söz konusu olmadığı gibi, fitne ve fesadın vukuu da tahakkuk safhasında değildir. Bu kısa izahtan sonra, Ģu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir: Acaba bunlar hiç bir Ģeye dayanmadan mı bu fiili iĢlemiĢlerdir? Hayır. Dayandıkları bazı esaslar vardır. Bunlardan birisi, zayıf da olsa, bazı Ġslâm Hukukçularının Ģu fetvalarıdır: "Nizâm-ı memleketin bozulmasına sebep olan, fitne ve fesada teĢvik edenler, bu Ģenî' fiilleri bizzat iĢlemedikleri vakitlerde dahi, kati edilebileceklerine fetva verilmiĢtir. Ayrıca ülü'l-emre tanınan bu siyâset hakkının tatbiki için bil-fiil fesadın tahakkuku ve sebeb-i âdî olan Ģahsın fil-hakika Ģerir ve müttehem olması da Ģart değildir. Zira vukuundan evvel def'-i fesâd, vukuundan sonra ref'inden daha kolay olduğu müsellemdir. Bir bid'atçının bid'atının

yayılacağından korkan dindar PadiĢahın kullan ondan korumak ve nizâm-ı âlem için, o mübtedi'i kati ve idam etmesi caizdir". Dede Efendi'nin çok zayıf fetvaları da esas alarak, kardeĢ katlinin sınırlarını geniĢlettiğinin biz de farkındayız. Zaten bazı kardeĢ katli olaylarının Ģartları gerçekleĢmeden yapıldığını biz de kabul ediyoruz. Kısaca bu hareketi tasvip etmek mümkün değildir diyoruz. Bu meseleyi bütün yönleriyle daha evvel izah ettiğimizden tekrara girmek istemiyoruz. Ancak o sorunun cevabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz94. 95. III. Murad zamanında Astronom Takıyyuddin tarafından yapılan Ġstanbul Rasad-hânesi'nin Osmanlı ġeyhülislâmı Kâdî-zâde ġemseddin Ahmed Efendi tarafından yıktırıldığı doğru mudur? Bu olayı ayrıntılarıyla anlatmakta yarar vardır. Asıl adı Takıyyuddin Mehmed bin Ma'rûf ve unvanı da er-Râsıd yani astronom olan Takıyyuddin, 1521 yılında ġam'da dünyaya gelmiĢtir. Babası da Mısır'ın ileri gelen âlimlerinden olan Takıyyuddin, Mısır ve ġam'dan sonra Ġstanbul'a gelerek meĢhur hocaların yanında ilmini tamamladı. Tekrar Mısır'a döndü ve astronomi dersleri de aldı. II. Selim zamanında tekrar Ġstanbul'a döndü ve 979/1571 yılında MüneccimbaĢılığa yükseltilerek Ġstanbul'da astronomi çalıĢmalarına hız verdi. Takıyyuddin, astronomik hesaplarda esas alınan eski Uluğ Bey Zîc'inin 94 Solak-zâde, sh. 621; Peçevî, c. I, sh. 439, 504; Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri, c. II, sh. 14 vd.; Dede Efendi, Siyâsetnâme, Tercüme, sh. 6, 25-28; Akman, KardeĢ Katli, sh. 98-105. 170 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN1, i tamamen eskidiğini ve mutlaka yenilenmesi gerektiğini devlet ricaline anlatmaya çalıĢtı. ġeyhülislâm Hoca Sa'deddin'in ciddi tavsiyeleri ile III. Murad'ın dikkatini çekti ve Ġstanbul'da Tophane Bayırı üzerinde yani Ģu anda Fransız Sefarethanesinin bulunduğu yerin yakınlarında Ġstanbul Rasadhânesini kurdu. III. Murad'ın talimatıyla bu Rasadhânenin bütün masrafları devlet hazinesinden karĢılandı ve bunun için 10.000 altın harcandı. Kendisine de 3.000 altınlık bir ze'âmet verildi. Burası kuruluncaya kadar, Galata Kulesinde çalıĢmalarına devam etti. KuruluĢ tarihi 987/1579'dır. MüneccimbaĢı Takıyyuddin Efendi bu konuda bir ilke imza basıyordu. Zira Avrupa'da Danimarka Kralı II. Frederick'in teĢvikleriyle Tycho-Brahe'nin kurduğu rasadhâne ancak 1585 tarihinde tamamlanmıĢtı. Osmanlı Devleti 10 yıla yakın bir zaman önde gidiyordu. Takıyyuddin, bu sahada 20'ye yakın eser verdi ve çalıĢmaları engellenmek istese de, 1585 yılında vefat edinceye kadar araĢtırmalarını aralıksız sürdürdü. 1577-1580 yılları arasında Hoca Sa'deddin'den sonra ġeyhülislâmlık makamına o-turan Kâdî-zâde Ahmed ġemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. PadiĢahın bir çok fermanlarını Ģer' -i Ģerife aykırıdır diyerek reddetti. Yargı mensuplarını protokolde Beylerbeyilerin önüne geçirmek için elinden geleni yaptı. Ancak bazı meselelerde, Ģahsî anlaĢmazlıkların da etkisiyle, "astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalıĢmanın devlete uğursuzluk getireceği" gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inĢa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. ġeyhülislâmın ilamına uyan PadiĢah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali PaĢa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve Ġstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı. Böyle bir kararı tasvip etmek mümkün değildir. Ancak ġeyhülislâmın karĢı çıktığı husus, müneccimlik yaparak geleceğe ait haberler vermektir. Bu konuyu Osmanlı Dev-leti'nin aleyhine kullanmaya çalıĢan yazarlar, baĢka meselelerde, müneccimliğe Ģiddetle karĢı çıkarlarken, burada farklı bir yaklaĢım sergilemektedirler. Çifte standartlı davranmamak gerektir. Ayrıca bu mesele, ġeyhülislâm ile diğer makamlar arasında bir çekememezlik konusu da olabilir. Sonradan Kâdîzâdelerin, aĢırı fikir ve tutumları sebebiyle, Osmanlı tarihinde soğuk bir taassup rüzgarının esmesine yol açtıklarını biliyoruz. ġeyhülislâm Kâdî-zâde'yi aynı kefeye koymak mümkün olmasa dahi, Kâdî-zâdeler ve benzeri soğuk taassup sahipleri için Kâtip Çelebi son noktayı koymaktadır ve biz de sonuna kadar bu görüĢün yanındayız: "Müslümanların sultânı bu makule soğuk taassup sahiplerini, kim olursa olsun, tedip etmesi dinî görevleri arasındadır. Çünkü seiefde bu çeĢit muta'aassıplar yüzünden çok fesadlar meydana gelmiĢtir. Gerek Halvetî ve gerek Kâdî-zâdeli bazı ahmakların görünürdeki salâhlarına bakılmayıp bunlara fırsat verilmeye. Nizâm-ı âlem ancak ve ancak halk haddinden tecâvüz etmemekle mümkündür".

Mahallî ve belli Ģahısların zihniyetine ait olan hatalar tamim edilmemelidir. Bu olayın Osmanlı'da ilmi geri bıraktığı doğrudur; ancak bunun Osmanlı Devleti'nde genel bir zihniyet olduğu doğru değildir. Çünkü ta Fâtih devrinden beri konu ile ilgili çalıĢmalar tarihçiler tarafından çok iyi bilinmektedir95. 95 Takıyyuddin, Cedâvil-i Rasadiye, Ġstanbul Rasathanesi kütp. nr. 378; Âlât'ür-Rasadiyye li Zîc-i ġehinĢâhiyye, ĠÜ. Ty. nr. 1993; Nevl-zâde Atâî, Hadâık, ġakâik Zeyli, c.II, sh. 286-287; Kâtip Çelebi, Mizan'-ül-Hakk, Ġstanbul 1286, sh. 122-123; Döğen, ġaban, Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi I-II, Ġstanbul 1992, c. II, sh. 633-643; Ünver, Süheyl, Ġstanbul Rasadhânesi, Ankara 1969; Meselenin çarpıtılması örneği için bkz. Yılmaz, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, sh. 82-90. 96. Sokullu Mek yaptığı ( Bosna'nın] devĢirmedir. Oğullarından j devĢirilerek Edlr hizmetiyle En rikâbdârlık, ı daha sonra < beyliği; Ġran s II. Selimin kızıl PaĢa'nın \ yıl II. Selimi müĢtür. Kanuni i tam bir basiret J kamındadır. PaĢa ve I III. Murad'ın i kullanamaz Ġl ve yakınları, Ġl Murad bütün-S Sokullu, I nak taraflı Peçevf, i çıktığı güm olmadığım i sahibi olan j diği nakl doğru olu Tl yönleri nacaktır, II vermesi} hissesi 1 sonra 9 Sadâretti Mekke'de takva lı idare e »OSMANLI "alıĢı çekti ıduMi.ıyıd bu ı10.000 Bit kadar, | Zira Avru-^tasadhâne ı önde gellenmek mına o-LPadiĢa-ıı proto-erde, kistik-Ģ#, III. i, ġey1i çıktığı iı DevBĠLĠNMEYEN OSMANLI 171 |'.!iz de t. Gerek 96. Sokullu Mehmed PaĢa kimdir? DevĢirme olduğu ve Türk düĢmanlığı yaptığı doğru mudur? Bosna'nın ViĢegard Kazasına bağlı Rudo Nahiyesinin Sokkuloviçi köyünden bir devĢirmedir. Sırp olması kuvvetle muhtemeldir. Sokullu Beğ neslinden yani ġahin Oğullarından gelmektedir. 1512 yılında dünyaya gelen Sokullu, YeĢilce Bey tarafından devĢirilerek Edirne Sarayı'na getirilmiĢtir. Oradan Ġstanbul'a nakledilmiĢ ve Küçük Oda hizmetiyle Enderun'a alınmıĢtır. Sırasıyla Hazine Odası ve Hasoda'ya alınan ve de rikâbdârlık, çuhadarlık ve silâhdarlık gibi Saray içi görevlere getirilen Sokullu Mehmed, daha sonra dıĢarı çıkarak ÇaĢnigirbaĢılık, Kapıcılar Kethüdalığı, 1550'de Rumeli Beylerbeyliği; Ġran seferindeki baĢarısı sebebiyle vezirlik makamına yükselmiĢtir. 1561 yılında II. Selim'in kızı Ġsmihan Sultân ile evlenen Sokullu, 1564 yılında II. Vezir ve Semiz Ali PaĢa'nın vefatından sonra da vezir-i azam olmuĢtur. Ġki sene Kanuni devrinde, sekiz yıl II. Selim zamanında ve 6 yıl da III. Murad zamanında bu görevi sürdürmüĢtür. Kanuni Sultân Süleyman'ın vefatı sırasında 40 gün kadar ölüm haberini gizleyerek tam bir basiret örneği haline gelen Sokullu, II. Selim zamanında manen PadiĢah ma-kamındadır. Sultân Murad'ın hocası Hoca Sa'deddin Efendi, musahibi ġemsi Ahmed PaĢa ve kethüdası Canfedâ Kadın ve benzeri kiĢilerin aleyhteki gayretleri neticesinde, III. Murad'ın nazarından düĢmüĢtür. Her ne kadar azledilmese de, fiilen yetkilerini kullanamaz hale gelmiĢtir. NiĢancı Feridun Bey baĢta olmak üzere en yakın arkadaĢları ve yakınları, kendisine sorulmadan görevden uzaklaĢtırılmıĢtır. Âdil bir PadiĢah olan III. Murad bütün tahriklere rağmen, Sokullu'ya zarar vermemekte direnmiĢtir. Ancak Sokullu, Kabasakal tarafındaki Sarayında Ġkindi Divanı halindeyken, meczup bir BoĢnak tarafından hançerle yaralanmıĢ ve 1579 yılında vefat etmiĢtir.

Peçevî, bizzat Tiryaki Hasan PaĢa'dan dinlediğini söyleyerek, III. Murad'ın tahta çıktığı günden beri Sokullu'yu sevmediğini ifade etmekteyse de, onun ölümünde dahli olmadığını da ilave etmektedir. Her gece teheccüd namazını kaçırmayacak kadar takva sahibi olan Sokullu Mehmed PaĢa'nın, vefatından kısa bir zaman evvel, Ģahadetini istediği nakledilmektedir. III. Murad'ın bu katil olayında dahli bulunduğu Ģeklindeki iddialar doğru olmasa gerektir. Bu görüĢü destekleyecek ciddi bir kaynak mevcut değildir. Tavîl yani Uzun Mehmed PaĢa diye de bilinen Sokullu'nun elbette ki iyi ve kötü yönleri olacak ve 14 yıllık sadrazamlığı döneminde tenkit edilebilecek tasarrufları bulunacaktır. Nitekim yakınlarını ve dostlarını fazlaca tutması ve makamları öncelikle onlara vermesi Ģeklindeki tenkit bunlardan biridir. Ayrıca Ġnebahtı felâketinde önemli derecede hissesi bulunmaktadır. Onun babasının bir papaz olması ise, Müslüman olduktan sonra ifa ettiği hizmetler karĢısında Ġslâmiyet açısından hiç bir önem arz etmemektedir. Sadâreti zamanında himaye ettiği Ġslâm âlimleri, inĢâ ettirdiği cami ve medreseler ve Mekke'de tesis ettiği hayır vakıfları ve en önemlisi de ömrünün sonuna kadar tam bir takva hayatı yaĢaması, bu tür iddiaların kasıtlı olduğunu ortaya koymaktadır. Sokullu'nun müsbet yönleri arasında II. Selim ve III. Murad gibi atalarına asla benzemeyen iki zayıf PadiĢah zamanında, devleti dirayetle ve büyük bir tecrübe ile idare etmesi baĢta gelmektedir. Ayrıca Don ve Volga nehirlerinin birleĢtirilmesi ile so172 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN i nuçsuz kalan SüveyĢ Kanalı projesi de Sokullu'ya ait önemli ve ileriyi gördüğünün delili olan fikirlerindendir. Bu özellikleri sebebiyle Hammer ve onu takip eden bazı tarihçiler, Osmanlı Devleti'nin duraklama ve hatta gerileme devrini, Sokullu'nun vefatı ile baĢlat-salar da, bunu aynıyla kabul etmek çok zordur. Sokullu'nun tenkit edilebilecek olan yönlerinin baĢında, 14 yıllık sadrazamlığı döneminde asla serdâr olarak ordunun baĢında sefere gitmemesi ve PadiĢahları da bu noktada teĢvik etmemesidir. Bu yüzden statükocu, hatta müstebid ve makamını korumakta hırslı bir devlet adamı olarak vasıflandıranlar olmuĢtur. II. Selim'in tahta çıkıĢında yeniçerilerin isyanına sebep olan tavırları ve III. Murad'ın tahta çıkıĢında gösterdiği temellük yani yapmacık tavırlar, onun değerini kısmen düĢürmüĢ olsa bile, bazı araĢtırmacıların onun hakkında söyledikleri Ģeyler kanaatimize göre doğru değildir96. XIII- SULTÂN III. MEHMED DEVRĠ 97. Sultân III. Mehmed, aile hayatı ve zamanında Osmanlı Devleti'nin tıkıĢtığı sınırlar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III. Mehmed, II. Murad'ın Safiye Sultân'dan 1566'da dünyaya gelen oğludur. Babasının vefatı üzerine sancak beyliğinden Osmanlı PadiĢahlığı tahtına oturan son Ģehzade olarak 1595'de Manisa'dan gelerek Ġstanbul'da cülus etti. Her padiĢah döneminde olduğu gibi, son zamanlarda âdet haline gelen yeniçerilerin baĢ kaldırmaları ve bahĢiĢ talebi kavgaları bunda da meydana geldi. Ferhad PaĢa'nın gayretleriyle zorbalar bastırıldı. Ancak Avusturya seferi uzayıp gidiyordu. Sadrazam Sinan PaĢa, Eflak üzerine yürüdü; BükreĢ'i aldı; ancak Yergöğü'nde dehĢetli bir mağlûbiyet tattı. PadiĢah Hocası Hoca Sa'deddin Efendi, Sinan PaĢa'nın fikrine katılarak PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu ediyordu. Bu arada vefat eden Sinan PaĢa'nın yerine Damad Ġbrahim PaĢa veziriazam olmuĢtu. Nihayet Yeniçerilerin de teĢvikiyle 21 Haziran 1596/24 ġevval 1004'de PadiĢah sefere çıkmak üzere hareket etti. Eğri Kalesi kuĢatılıp feth olundu ve bu sebeple III. Mehmed Eğri Fâtihi olarak anıldı. Daha sonra Macarların KereĢteĢ dedikleri Haçova'da zor da olsa büyük bir zafer kazanıldı. Bunda Hoca Sa'deddin'in büyük bir rolü vardı. Harpten dönen PadiĢah, Hoca Sa'deddin ve çevresindeki insanların tesiriyle Cığala-zâde'yi sadrazamlığa getirdi. Ancak hem Kırım Han'ı Gâzî Giray'ı azledip Kırım'da fitne çıkarmasıyla ve hem de muharebe gününün ertesi günü askeri yoklatarak dâhilde ihtilâfların ve isyanların baĢ göstermesine vesile olmasıyla fayda yerine zarar getirdi. Gerçekten Cağaloğlu Sinan PaĢa'nın bu hareketleri neticesinde Anadolu'da Celâlî denilen eĢkıya isyanları memleketi kasıp kavurmaya baĢladı. 1008/1599 yılında Damad Ġbrahim PaĢa yeniden Sadrazamlığa getirildi. 96 Peçevî, c. I, sh. 24-28; Solakzâde, sh. 572 vd; UzunçarĢılı, Osmanlı Tarihi, c. II, sh. 552; c. III, Kısım I, sh. 49-54; Aksun, Osmanlı Tarihi, c. I, 388-389; Abdurrahman ġeref, "Sokullu Mehmed

PaĢa'nın Evâil-i Ahvali ve Ailesi Hakkında Bazı Malumat", TOEM, nr. 29, sh. 257-265; Ġnalcık, Halil, "Osmanlı-Rus Rekabetinin MenĢei ve Don-Volga Kanalı TeĢebbüsü (1569)", Belleten, c. XII, sayı 46(1948), sh. 349-402; Ahmed Refik, "Bahr-ı Hazar- Karadeniz Kanalı ve Ejderhan Seferi", TOEM, nr. 43, sh. 1-14; Yılmaz, Mevlüt Uluğtekin, Osmanlı'nın Arka Bahçesi, 53-75; Bu eserde Sokullu'nun Türk olmaması esas alınarak, tarihçilerin verdiği bilgilerin kırınıtıları değerlenidlrlerek ve de abartılarak Sokullu, Türk ve Osmanlı düĢmanı bir ajan gibi gösterilmiĢtir ki, bu Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan farklı bir bakıĢ tarzının örneğidir. Nemçe Harbi I pa'da mühim] Bütün t harb Ġlan ettM Ģıklıklar ve I Mahmûd'un I baĢarılı s III. Fıtraten zayıf j kalıyordu. I padiĢahları arada, Mahmûd'udaK hatta gerilen» ı tin merkez t de görülen j lerdir. TaĢra \ merkeze I memurlarına ı yanların teyll emrin I Osmanlı [ Osmanlı 0 nunnameiervel da mazıiımlmj Adalet KöĢküd önlemek ü III.» ancak I sac be-Ha-zade ^ zikri ZEV( zaasıilıtı Selim a dugus BĠLĠNMEYEN OSMANLI ıçiler, jco-vî bu L'is Ġve Nemçe Harbi sürüp giderken Tiryaki Hasan PaĢa ve Kuyucu Murad PaĢa, Avrupa'da mühim zaferlere imza basıyorlardı. Uyvar üzerine gidilmesi de bu tarihlerde oldu. Bütün bu zorluklar içinde bir de Ġran ġahı andlaĢmayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ne harb ilan etti. Anadolu'yu Celâlî isyanları kasıp kavuruyordu. Osmanlı Devleti bu karıĢıklıklar ve ihtilâller içinde iken III. Mehmed 1603'de dünyaya gözlerini yumdu. Oğlu Mahmûd'un katli, Celâlî isyanları ve bunları tahrik eden Safeviler karĢısında ordunun baĢarılı sonuçlar alamaması, III. Mehmed'in ölümüne sebep olan en önemli olaylardı. III. Mehmed, sancağa çıkan ve oradan padiĢahlığa gelen son Osmanoğludur. Fıtraten zayıf iradeli ve saf idi. Vehhâmdı. Anası Safiye Sultân'm müthiĢ tesiri altında kalıyordu. Babası gibi III. Mehmed de, kardeĢ katli meselesini en çok suiistimal eden padiĢahlardan biriydi. 19 kardeĢini, aldığı zayıf fetvalara dayanarak idam ettirdi. Bu arada, baĢkalarıyla ittifak ettiği ve yazıĢmalarda bulunduğu jurnallenen oğlu ġehzade Mahmûd'u da idam ettirdi; sonra da jurnalleyen insanların hayatına son verdi. III. Murad devrinde de babasının zamanında olduğu gibi, devamlı bir duraklama ve hatta gerileme alâmetleri kendini göstermektedir. Düzenli kanunnameler yerine, devletin merkez teĢkilâtında ve özellikle ülü'l-emrin temelini teĢkil eden PadiĢah ve vezirlerde görülen Ģerv-i Ģerife muhalif halleri siyâsetnâmeler ile âlimler ikaz ve irĢâd eylemiĢlerdir. TaĢra teĢkilâtında meydana gelen zulümleri ve haksızlıkları ise, ya yerli âlimler merkeze bildirmiĢler veya halkın tazallüm ve Ģikâyeti üzerine merkez teĢkilâtı taĢra memurlarına adalete rPâyet etmeleri için emirnameler göndermiĢlerdir. ĠĢte Celâlî isyanlarının ortaya çıkıĢ sebebi de budur. Adâletnâme, devlet otoritesini temsil eden görevlilerin, re%ayaya karĢı bu otoriteyi kötüye kullanmaları ve kanun, hak ve adalete aykırı davranmaları halinde, ülü'l-emrin hakkı ve kanunu hatırlatıcı mâhiyette düzenlediği hukukî düzenlemelerine denir. Osmanlı Devleti'nde padiĢahın hükmü tarzında kendisini göstermiĢtir. Osmanlı Devleti'nde, mezâlim divanının yerini Divan-ı Hümâyûn aldığı gibi, kanunnameler ve tezkire'lerin yerini de adâletnâmeler almıĢtır. Yani Divan-ı Hümâyûnda mazlumların Ģikâyeti bizzat

73-115. Kantemir. Adlî mahlasıyla Ģiirler yazan. 7174 BĠLĠNMEYEN OSMANLI AyĢe Sultân97. Karaisalı Cemâatinden Veli Halife ve nihayet Hacı BektaĢ-ı Veli'nin neslinden olduğunu iddia eden Âsi Kalender bulunmaktadır. Osmanlı Tarih Lügati. Zamanındaki sadrazamlar arasında Koca Sinan PaĢa. Bu sebeplerden bazılarını Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) Osmanlı Devleti'ni yücelten hukuk ve adalet sistemindeki bozulma bu isyanların 97 Peçevî. celâliği. 3. Biraz evvel gördüğümüz gibi. mahallî idarecilere Ģikâyetleri önlemek üzere adâletnâmeler de gönderilmiĢtir.Hândan Valide Sultân. hem hukukî alanda ve hem de malî alanda yanlıĢlıkların ve zulümlerin yaĢanmasına sebep olmuĢtur.Valide Sultân. daha sonra meydana gelen isyanlara hep Celâlî isyanları ve âsilere de Celâlîler denmiĢtir. artık memnun olmayan kitlelerin hareketine adını veren olay meydana gelmiĢ oldu. 3-ġehzâde Mahmûd Hân. 2-ġehzâde Sultân Cihangir Hân. sh. sh. Bu ikisi baĢlayınca. Kısım I. "Mehmed III". Bunlara Alevî veya KızılbaĢ isyanları da denmektedir. ĠA. Uluçay. Mehmed. O halde. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. zulümlerin ve rüĢvetin artması üzerine. Mustafa validesi. Bunlara Safevi devletinin tahriklerini ve de seferlerde alınan kötü neticeleri de ekleyince. 176-177. laraı . 254-255. 2. Celâlî isyanlarını iki ayrı safhada incelemek mümkündür: Birinci safhada. Çaldıran Zaferi bu tip isyanları ortadan kaldırmaya yetmedi ve 1519'da Yavuz tarafından bastırılan ġeyh Celâl isyanı ile. Osmanlı Tarihi. hiç kimsenin beğenmediği Cığala-zâde (Cağaloğlu) Sinan PaĢa ve Ġbrahim PaĢa'yı. c. I. c. baskıların. Celâl'e mensup demektir. Düzmece Mustafa diye birinin etrafında toplanarak devlete isyan ettiler. Ferhad PaĢa. Celâlî isyanları hakkında özetle bilgi verebilir misiniz? Sizce bunların sebepleri nelerdir? 9Celâlî. Adâletnâmeler. Alevîlik davasıyla isyan eden Celâliler arasında Sülün. devlete isyan yani bağy veya hurûc ales-sultân diye de isimlendirebiliriz. Hoca-zâde Mehmed Efendi ve Ģeyhlerden ġeyh Muhyiddin Efendi ile ġeyh ġemseddin Sivâsî'yi zikretmeliyiz. 6. 2768. âlimler arasında Hasan Çan'ın oğlu Hoca Sa'deddin. 98. 1830. Osmanlı Devleti'nin hukukî. sh. II. Bu kontrolün kaybı. Ġkinci safha ise. Baba Zünnun. Bu manada en önemli isyan II. ġeyhülislâm Bostan-zâde Mehmed Efendi. Osmanlı Devleti'nin en az 200 yılına damgasını vuran Celâlî isyanları ortaya çıkmıĢtır. nazik ruhlu ve zayıf iradeli bir padiĢah. Halil.dinlendiği gibi. 49 vd.. c. II. 4-ġehzâde Ahmed.Haseki. Belgeler. ZEVCELERĠ: 1. 47. 163-280. 1-2. Ġnalcık. ġehzade Mahmûd annesi. D. c.Haseki. bu sebeplerden biriyle devlete kırgın olanlarla daha evvel Celâlî isyanlarının temelini teĢkil eden mezhep mücadelesinin birleĢmesi safhasıdır. Ahmed'in annesi. c. Abaza asıllı ve I. sh. bir mezhep mücadelesi tarzında baĢlayan ve daha ziyade Ġran'ın tahrikleri sonucu Osmanlı Devleti'ne fırsat buldukça isyan eden ġi'î Türkmenlerin hareketleridir. Domuzoğlan. sh. artık düzenli bir hukuk sisteminin devamı olmak üzere yeni çıkarılan kanunlar ve bunlara göre verilen tezkireler değil. sh. 4. E. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 1ġehzâde Sultân Selim Hân. ancak Osmanlı padiĢahları arasında en çok takva sahibi olanlardandır. UzunçarĢılı. Yavuz Sultân Selim zamanında Bozok'da 1519 yılında isyan eden KızılbaĢ ġeyh Celâlin isyanı üzerine. Safevi Devleti'nin himayesinde. meydana gelen haksızlıkları önlemek ve kanunların tatbik edilmeziiklerini ortadan kaldırmak için çıkarılan adâletnâmeler gündemdedir. Gökbilgin. Tayyib. sosyal ve iktisadî hayatının bozulması ve bunun neticesinde devlet teĢkilâtında kayırmaların. Divan görüĢmelerini Kasr-ı Adalet veya Adalet KöĢkü denilen yerde dinleyen PadiĢah tarafından. M. geniĢ anlamda. Hadım Hüseyin PaĢa. Kanuni'nin zamanında da ġehzade Mustafa'nın idamıyla fırsat bulan Celâlîler. Osmanlı devleti kontrolü çok ciddi manada kaybetmiĢtir. III. 275-277.Hatice Sultân. ÇOCUKLARI: (Ġsimleri bilinmeyen beĢ altı tane daha çocuğunun bulunduğu söylenmektedir). bu öfkelerini ortaya koymak üzere bir çıkıĢ yolu aramıĢlar ve devlete baĢ kaldıran her reisin maalesef arkasında yer almaya baĢlamıĢlardır. ġehzade Bâyezid'in durumu ise. ġehzade Selim annesi. Solak-zâde. Öztuna. III. sh. 620-682. ĠĢte bu noktada devletin idaresinden hoĢlanmayan gruplar. nr. Ġran ġahının da tahrikiyle tam bir isyana dönüĢtü. 5-ġehzâde Mustafa. Sertoğlu. Devletler ve Hanedanlar. Bâyezid devrinde Antalya taraflarında baĢlayan ġahkulu isyanı idi. I.

Bu yüzden yeniçeri isyanları da baĢlamıĢtır. III. Urfa civarını yağmalamıĢ (1596).'¦ = ¦ Karayazıcı Ġsyanı: III. Daha sonra Kuyucu Murad PaĢa bunu sindirmekte muvaffak olmuĢtur. Sil BĠLĠNMEYEN OSMANLI 175 birinci sebebidir. Kısaca Celâlî isyanları.99. Ġsyan ettikten sonra çevresine topladığı levent ve sekbanlarla. bunların yanında vatandaĢın vergi ve fakirlik kıskaçları arasında kalması. 99. sosyal. -. Canboladoğlu Ali PaĢa Ġsyanı: Maalesef Celâlîlerin en güçlüsü bu idi.000 kapıkulu da kendisine katılınca iyice azıtmıĢtır. 1608 yılına kadar Anadolu'da büyük kaçgunluk denilen bıkkınlık dönemi yaĢandı ve halk periĢan oldu. savaĢlar kadar isyanlara sebep olarak gösterilmektedir. Tavîl Ahmed Ġsyanı: Sekbanlıktan yetiĢme olan Tavîl Ahmed de. Mehmed devrindeki belli baĢlı Celâli isyanlarını anlatır mısınız? III. Karayazıcı. Avusturya ve Ġran seferleri yüzünden devlet Celâlilere karĢı tam bir varlık gösteremiyor ve vatandaĢını bu asilere karĢı koru-yamıyordu. Bağımsızlığını ilan etti ve ordu tertip ettirdi. Murad devri Osmanlı Devleti'nde enflasyonun yaĢandığı ilk dönemdir. celây-ı vatan ederek yani evini yurdunu terk ederek çoğunlukla bir baĢka Celâli grubuna karıĢıyordu. vatandaĢ devletinden her geçen gün soğumuĢtur. baĢa çıkamadığı Tavil Ahmed'i ġehrizor Beylerbeyliğine tayin ederek bu sıkıntıdan kurtulmuĢtur. Osmanlı Devleti'nin beyni olan Anadolu. halkı bıktırmıĢ ve psikolojik açıdan insanları devletten soğutmuĢtur. Yavuz zamanında kendisine yurtluk verilen Kürt Beylerindendi. Zira devlet görevlileri. Mehmed devrinde devam eden Osmanlı-Avusturya savaĢları sırasında ilk büyük Celâl? isyanını baĢlatan Karayazıcı Abdülhâlim. eskisine nazaran daha güçlü reisler çevresinde toplanmaya baĢlamıĢlardır.:. Deli Hasan. insanları isyana teĢvik ediyordu. Sokullu-zâde Hasan PaĢa'nın takipleri sonucunda Samsun taraflarına çekilen Karayazıcı vefat ettikten sonra. Sadrazam YemiĢçi Hasan PaĢa'nın kendisini Bosna Beylerbeyisi ve çevresindeki ileri gelenleri de belli görevlere getirip Avusturya Seferine göndermesiyle bu büyük gaile ortadan kalkabilmiĢtir (1603). aslında Osmanlı Devleti'nde sekbanbaĢılık ve subaĢlık gibi görevlerde bulunan ve eĢkıyayı sindirmek üzere Malatya tarafında il erlerine yiğitbaĢı olarak tayin edilen bir Ģahıstır. Bir tarafdan refah ve lüks ve diğer tarafdan da buna ulaĢmak için baĢvurulan rüĢvet yolu. Ahmed.¦. Urfa'yı zapteden Karayazıcı. Buna çok üzülen I. Kilis ve çevresinde isyan bayrağını çekti. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın kardeĢi (bazı kaynaklarda yeğeni) Hüseyin PaĢa'yı idam etmesiyle birlikte. Hâlim ġah adıyla fermanlar bile göndermiĢtir. 3) Osmanlı Devleti'nin savaĢlarda zafer yerine mağlubiyetler alması da isyanların önemli sebepleri arasındadır. hukukî ve iktisadî sebeplerden dolayı Celâlî üreten bir bataklık haline gelmiĢti98. 4) Ġlmiye sınıfının bozulması ve devlet iĢlerinde ehliyet yerine yakınlara ve dostlara görev verilmesi. Yani Celâlîler. Tavil Ahmed ve Canboladoğlu isyanları bunlara misâl olarak verilebilir. Adına hutbe okutup para bastırdı. tarihçiler tarafından. 1605 yılında çevresine topladığı eĢkıya ile Gezdehan Ali PaĢa ve Nasuh PaĢa komutasındaki Osmanlı 176 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ordusunu mağlup edecek kadar güçlenmiĢtir. Mehmed devrinde Osmanlı Devleti'ni periĢan eden bazı Celâlileri kısaca anlatalım: •¦' '. Ancak oğlu Mustafa. Mesela uzun süren Osmanlı Avusturya savaĢları.:. Cığala-zâde Sinan PaĢa'nın yanlıĢ siyâsetinden rahatsız olan 30. adaleti arka plana itince ve re'âyâya ağır vergiler salmaya baĢlayınca. teĢkilâtın baĢına oğlu Deli Hasan geçmiĢtir. maalesef patlamaya hazır bomba gibi duran isyancı grupların baĢlarına geçebiliyorlardı. Bir taraftan idarecilerin zulmüne ve diğer taraftan Celâlilerin baskısına dayanamayan halk. Bu arada bir ateĢli silah olarak tüfeğin Anadolu'da bol miktarda bulunması da. . devlete isyan edenlerin maalesef kalitesini yükseltmiĢtir. babasının isyanını devam ettirerek Bağdad'ı teslim almıĢtır (1607). Dedesi Canbolad Bey. Çok tehlikeli hale gelen bu isyan da 1607 yılında yine Kuyucu Murad PaĢa tarafından bastırıldı. idarî. 2) Osmanlı iktisadî hayatındaki bozulma önemli bir isyan sebebiydi. bataklıkta üreyen sivrisineklerdi ve maalesef zikredilen sebeplerle. III. Devlet hayatında yanlıĢ uygulamalardan rahatsız olan bazı vasıflı devlet adamları da.

252. Ahvâl-i Celâliyân. c. nr. sh. Ġlgürel. c. c. sancak beği ve ardından Diyarbekir.000 kiĢi toplayacağını söyleyen bu eĢkıya hemen idam edilmiĢtir.siyle lı tertip |iı 1607 ta seli seHl I »tabî) Ġskenderun yakınlarında yaptığı muharebeyi kazanan Murad PaĢa. II. Anadolu'daki eĢkıyayı katletmiĢ ve katlettiği eĢkıyayı kuyuya attırdığı için de Kuyucu lakabını almıĢtır. Canbolad Oğlu'nun Ġstanbul'a teslim olmaya ve Dürzi liderlerini de kaçmaya mecbur etmiĢtir. "Celâlî Ġsyanları".000 kiĢilik bir kuvvetle Bursa ve çevresini yakıp yıkmıĢtır (1607). aslında eski bir çavuĢ. 83-87. 1608 yılında Göksün taraflarında Kalenderoğlu ile karĢı karĢıya gelmiĢ ve kuvvetlerini . Ġstanbul 1280. 90 yaĢına kadar istikametli bir hayat yaĢamıĢ ve PadiĢah'ın Baba iltifatına mazhar olmuĢlardır. Müctebâ. sırasıyla kethüda. 281-284. Mehmed devrinde artarak devam etmiĢ ve özellikle mezhep mücadelesini esas alan Kalenderoğlu'nun isyanı ile. 99-113. Üzerine yürüyen Murad PaĢa'dan çekinen Kalenderoğlu önce Ankara sancak beyliğini kabul etmiĢ.100. Kuyucu Murâd PaĢa kimdir? Neden Osmanlı tarihinde zulmün kötü misâli olarak gösterilmektedir? Peçevî. sh. Ravzatu'l-Hüseyn fi Hulâsatı Ahbârı'l-Hâfikeyn (Tarih-i Naima) I-VI. c. sh. Esad Efendi. 204-205. bu büyük devlet adamını. III. bir türlü durdurulamayan Canbolad Oğlu ve de Lübnan ile Suriye taraflarında baĢ kaldıran Dürzi eĢkıyalardır. Kuyucu Murad PaĢa. c. p(1607). 3) Asıl problem olan Kalenderoğlu Pîrî veya Mehmed'e gelince. Kovalamacalar sonunda Murad PaĢa. Bu olay Ġstanbul'da duyulunca büyük heyecan uyandırmıĢtır. 252-257. 1604'de isyan etmiĢ ve Anadolu Beylerbeyini mağlup ederek Manisa ve çevresini hâkimiyeti altına almıĢtı. Konya'daki Saraçoğlu Ahmed'dir ve çevresine 30. Ġ Ġ MANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 177 pçtomaluĢtur. sh. 335: Nâimâ Mustafa Efendi. Osmanlı padiĢahının fermanıyla aĢağıdaki baĢarılara imza atmıĢtır. c. Memâlik-i Âl-i Osman'ı eĢkıyadan temizlemiĢdir ve 500 yıl önce ġeyh-i Ekber Hazretleri (Muhyiddin-i Arabî) Kuyucu Koca diye ona iĢaret ile kitabına yazmıĢtır" Ģeklinde kısaca anlatmakta ve daha fazla izahın gerekli olmadığını ilave etmektedir. ancak halk kabul etmeyince yeniden isyan ederek ve de Canboladoğlu kuvvetlerinden kaçanları da çevresine toplayarak 30. Anadolu yakılıp kavrulmaya baĢlamıĢtır. "Bu ol vezir-i azamdır ki. UzunçarĢılı. 1-22. I. Kısım I. III. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyiliği ve nihayet 1015/1606 yılında vezir-i azam olmuĢtur. Canbolad Oğlu ile 1607 yılında 93 Peçevî. 2) Ġkinci önemli iĢi. III. Aslen Hırvat olan bu devlet adamı. Murad devrinde Anadolu'da baĢlayan Celâlî isyanları. VIII. c. 236-238. Bu bozgun Ege'deki bir çok Ģehrin de yakılıp yıkılmasına sebep olmuĢtur. sh. II. TDVĠA. 303-316. Süleymaniye kütp. O halde neden bu devlet adamının aleyhinde fazlaca konuĢulmaktadır? Bilindiği gibi. 223-225. t Dedesi Ġûijala. ĠĢte Anadolu'nun isyanlarla kıvrandığı ve bu sebeple de Osmanlı Devleti'nin tarihinde bir ilke imza atarak 1606 yılında Zitvatorok AndlaĢmasını imzalamaya mecbur kalması üzerine. 2236. Bunu Silifke ve Adana'yı iĢgal eden CemĢid ve Mush ÇavuĢ eĢkıyalarını temizlemek takip etmiĢtir. V. III. 1) Murad PaĢa'nın ilk üzerine yürüdüğü Celâlî. kethüda ve hatta mütesellim olarak görev yapan bu Ģahıs. 213-220. Ġstanbul'a gelmesinden korkulan Kalenderoğlu'nun üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri bozguna uğramıĢ ve komutanları öldürülmüĢtür. Osmanlı Tarihi. 26-39. sh.

III. Tarihçilerin kaydettiklerine göre.SULTÂN I. 50. Oğlu Scipione Cicala 1560 yılındaki Cerbe zaferi sırasında Ġslâm gazileri tarafından esir edilmiĢ ve Kanuni'nin döneminde Enderun'a verilmiĢtir. Nitekim ona destek veren Tavil'in kardeĢi Meymun ve benzeri eĢkıyalar da neticede Ġran ġah'ına iltica etmiĢlerdir. Ġtalyan asıllı büyük bir komutan olan Visconte di Cicala'dır. Ahmed. Ancak 1593'de kardeĢi Carlo'nun Ġstanbul'a gelmesi ve ertesi yıl da kendisinin doğum yeri olan Messina'ya gitmesi bu çeĢit dedikoduların çıkmasına sebep olmuĢtur100. UzunçarĢılı. uzak durdun" gibi sudan sebeplerle insanları çokça tenkit etmesidir. Daha sonra Yeniçeri ağalığı. Haçova SavaĢına gelmediğini ileri sürerek Kırım Hanı Gâzî Giray'ı azlederek yerine acemi olan kardeĢi Fetih Giray'ı getirmesi ve bunun da Kırım'da büyük kargaĢalara vesile olmasıdır. 4) Murad PaĢa'nın görevi bununla da bitmemektedir. Özellikle Osmanlı Devleti'ni Türk düĢmanı dönmelerin istila ettiğini iddia eden ve Osmanlı Devleti'nin ümmet anlayıĢını tenkit eden bazı araĢtırmacılar. Kısım I. ailesi ve zamanındaki önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? mt rai (iĢ yaniı gibi o-di. Cigala-zâde'nin. Kısaca bir asra yakın Osmanlı Devleti'ni alt üst eden Celâlî isyanlarını Murad PaĢa sona erdirmiĢtir. Zaferden sonra kaçanları tesbit etmek üzere yoklama yaptırması ve 30. tekrar Ġbrahim PaĢa'ya iade edilir. ajanlığı ve Hıristiyanlığı ile ilgili tek kelime zikredilmemektedir. Cağaloğhı (Cigala-zâde) Sinan PaĢa'nın dönme ve hâin olduğu ve Celâlî isyanlarına onun sebep olduğu Ģeklinde iddialar var. Clement ve Cağaloğlu Sinan PaĢa adlı eser yazarak bunu belgelerle ispatladığını ileri sürmektedirler. Bunlar doğru mudur? Cigala. onun ahlakı ile alakalı güzel Ģeyler söylenmese de. bu konuda Rinieri adlı bir müellifin 1898 yılında VIII. Bayburt'ta Murad Haniler ve BeyĢehir'de ise Emîr ġâhî denilen eĢkıyayı tamamen ortadan kaldırmıĢtır. Ancak 45 gün süren bu görev. Suitni bette ki i U devlet vfl) Sadra i Me üzer» 14 yaĢında hükümdar olub 14 sene PadiĢahlık etmiĢ bulunan I. Lala Mustafa PaĢa zamanında vezirlik makamına getirilmiĢ ve özellikle Ġran ile yapılan savaĢlarda büyük bahadırlıklar göstermiĢtir. Mehmed'in. Elbette ki bunlar arasında masum olanlar da vardır ve bulunabilir. Üçüncüsü ve bizce en önemlisi. beylerbeyilik ve kaptan-ı deryalık gibi görevlere gelen ve adı da Müslüman olması hasebiyle Cigala-zâde Sinan PaĢa olan bu zat. c. mezhep taassubundan kaynaklanan ve tek taraflı olan abartmalardır". Tarihlerin kaydettiğine göre.000 askerin dirliğini kesmesi ve hatta bir kısmını öl^ Cı n. Ancak kullandığına ve bu zatın da Hıristiyanlıkta devam ettiğine dair Osmanlı kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. "Yakın geldin. XIV. III. Cigala-zâde Sinan PaĢa'nın tenkit edilen üç ö-nemli kusuru bulunmaktadır: Birincisi. III. böyle bir Osmanlı devlet adamını kullanmak istemiĢ olabilir.dağıtınca Kalenderoğlu destek aldığı Ġran'a sığınmıĢtır. Osmanlı tarih kaynaklarında. Ancak aleyhteki ithamlar tamamen. 354. I. Bu tür iddiaların ve hatta adı geçen kitabın. sh. Yani Papa. 101. Türk düĢmanı Papa VII. AHMED DEVRĠ 102.000 küsur eĢkıya öldürülmüĢtür. 1026/1617 yılında 28 yaĢında vefat eylemiĢtir. 22 Kânun-ı sânî 1603/18 Receb 1012 . Kuyucu Murad PaĢa'nın üç sene süren bu eĢkıya temizleme hareketi sırasında. 330-343.? 178 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN'' dürmesi. Osmanlı Tarihi. sert mizaçlı ve fazla tenkitçi birisi olması ve makamına uygun düĢmeyecek Ģekilde. Ġkincisi. Papa'nın Fâtih'e gönderdiği mektuplar gibi olması da mümkündür. Clement'in ajanı olduğunu. Hândan Sultân'dan Manisa'da 18 Nisan 1590/22 Cemâziyelâhir 998 tarihinde dünyaya gelen oğludur. Hoca Sa'deddin Efendi ve Kızlarağası Gazanfer Ağa'nın etkisi ile vezir-i azam olur. Haçova zaferinden kısa bir süre önce ordu bozgunla karĢı karĢıya gelme ihtimali üzerine önemli sayıda askerler kaçmıĢtı. asker içinde büyük kargaĢalara sebep oldu. Murad zamanında 1596 yılında kazanılan Haçova Zaferinde gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle. Ahmed.

Tuna üzerindeki Zitvatorok denen yerde Osmanlılarla andlaĢma yapıldı (1606). 3. imparator sulha yanaĢmak zorunda kaldı. Kısım I. Ayn Ali'nin her iki Kanunnâme Mecmuasını da Kuyucu Murâd PaĢa'ya takdim etmiĢ olması. Celâlî Ġsyanlarını durduran. Sultân Ahmed Câmi'ini o yaptırmıĢtır. Bu andlaĢma Osmanlı Devletinin Avrupa'daki ilerleyiĢinin durduğunun bir vesikası olarak kabul edilir. Ahmed devrinin sadrazamları arasında Kasım PaĢa. Fakat üç sene sonra iki devlet arasında savaĢ yeniden baĢladı (1615). devlet ve kanun nizâmının tesisi için yazılı ve fiilî tedbirler alan Vezir ve sonradan da Sadrazam olan Kuyucu Murâd PaĢa gelmektedir. sh. ġeyh Abdülmecid Sivâsî ve Cerrah PaĢa ġeyhi diye bilinen ġeyh Ġbrahim Efendi'yi zikredebiliriz. Sokullu ailesinden Mehmed PaĢa.. 235. Roma 1898. Ayrıca Yıldırım Bayezid'den beri sürüp gelen nizâm-ı âlem için kardeĢ katli meselesini düĢtüğü suiistimal çukurundan çıkarması ve bu usul yerine. itimat ettiği değerli kimseleri devlet hizmetinde kullanmıĢtır. Bir diğer önemli hizmeti de. sh. II. Mu'allim-i Sultân Mustafa Efendi ve Ahi-zâde Hüseyin Efendi'yi ve maneviyat erenleri arasında Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri.Hatice Mahfirûze Sultân. ir. Ġran savaĢlarına gelince. muhitinin tesirine kapılan I. TOVtA. c. onun hukukî düzenlemeler üzerindeki fonksiyonunu da ortaya koymaktadır. Kuyucu Murâd PaĢa. Celâlî denilen eĢkıya yer yer Anadolu'yu kaplamıĢtı. PadiĢah olduğunda on dört yaĢında idi. Nihayet 1612'de Ġranlılarla da sulh yapıldı. meĢhur âlimlerden ġeyhülislâm Sun'ullah Efendi. o zamana kadar icra olunan Osmanlı Kanunlarını yeniden tertip ve tedvîn yoluna gitmiĢ olmasıdır. Özellikle Venedikli Baffo veya Safiye Sultân diye bilinen siyâsî kadını Eski Saray'a göndermekle kadınların devlet iĢlerine fazla karıĢmalarını önlemiĢtir. ZEVCELERĠ: 1. c. sh. Osmanlı'nın Arka Bahçesi. Cigala-zâde Sinan PaĢa". VII. Etmekçi-zâde Ahmed PaĢa ve Sarıkçı Mustafa PaĢa'yı. PadiĢah. Saraydaki kadın nüfuzunu önlemiĢ. icraatında azimli idi. Osmanlı Tarihi. 2. I. Yazdığı Ģiirlerde Bahtî mahlasını kullanırdı. ömrü vefa etmedi. Ahmed devri denilince akla gelen isimlerin baĢında. Rinieri. Bazı ithamlar için bkz. kadınlara âlet olmamıĢtır. savaĢlardan ve gailelerden ancak baĢını kurtarmıĢtı ki. saltanatın sülaleden en büyüğe geçmesi yani ekberiyyet ve erĢediyyet nizâmını koyması ve kardeĢi Mustafa'yı öldürmemesi gibi önemli icraatları vardır. . Mevlüt Uluğtekin. Ahmed. I. Yılmaz. Bir aralık anlaĢ100 Peçevî. 525-526. elemente VIII Sinan Bassa Cicala. Ġran Ģahı Büyük lakabıyla anılan ġah Abbas ile yapılan muharebelerde hiç de iyi neticeler alınmadı. Osmanlı Tarihi Kronolojisi. III. yıllarca uğraĢarak ve yakaladığı zorbaları kuyulara doldurarak Anadolu'yu temizledi ve halka geniĢ bir nefes aldırdı. Hocazâde Mehmed Efendi. 357. ĠOSHANLI ı/ı azleIrası ve rseîve '"in. genç yaĢında öldü. Ġ. BaĢta Muallim-i Sultanî Mustafa Efendi olmak üzere. Böylelikle 15 yıldır sürüp giden Avusturya (Nemçe) harbleri sona ermiĢ oldu. c. Genç Osman'ın annesi. Ahmed zamanında Murâd Reis ve Halil PaĢa gibi deniz kahramanları Türk donanmasına zaferler kazandırmıĢlardır. ġâkiroğlu. DaniĢmend. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdâr kadını. Ġstanbul'da At meydanında yaptırdığı ismi ile anılan (Sultanahmet CâmiM) yanındaki türbesine defnedildi (1616).Kösem Sultân (Mahpeyker Sultân). III. ġiire meraklı idi. bu üç beğ Avusturya tarafını bırakıp tekrar Türklerle birlik olunca. "Mahmûd H.tarihinde babası yerine tahta çıktı. Tahta çıktığı zaman memleketin iç düzensizliklerinden baĢka Avusturya ve Ġran harbleri devam ediyordu. UzunçarĢılı. sh. 94-101. diğer devlet adamlarından Cigala-zâde Mahmûd PaĢa. 22 «ve ĠtaBĠLĠNMEYEN OSMANLI 179 ma yapılır gibi olduysa da savaĢ gene devam etti. Gençliğine rağmen. Elbette ki bunu. 178-179. Kırım Hânı süvarilerinin Boğdan ve Eflak'ı tahrip ve Erdel memleketini de sıkıĢtırmaları üzerine.Fatma Haseki. I. 354. IV. 111-112. devrinde yaĢayan kanun-Ģinâs âlimlere borçludur. lislâmSs Ha--E'. sh. 284. 204-206. DerviĢ PaĢa ve Nasuh PaĢa'yı. 261-266.

Baysun. TDVĠA. Devletler ve Hanedanlar. II. 10-AyĢe Sultân. sh.Sultân Ġbrahim. 11. 116-126. Ahmed Refik. Kadınlar Saltanatı. 12. 373-461.5 yıllık saltanattır. Öztuna. Ancak II. Nâimâ. Tahttan sevinçle Eylül 1623 tarihinde ayrılan Sultân Mustafa. Ġkincisi. Osman'ın büyük bir zulümle Mayıs 1622'de yani 4 yıl sonra tahttan indirilmesinden sonra. 290-346. sh. 9. II. devlet ve ilim adamları iç huzuruyla bi'atı yapamadılar. 178-183. Ahmed'in oğlu II. M.Fatma Sultân. KarıĢıklık devam edince sırasıyla Lefkeli Mustafa PaĢa ve Gürcü Mehmed PaĢa sadrazamlığa tayin olundu. ġeyhülislâm Es'ad Efendi. UzunçarĢılı. 8661. I. 161-164. c. aklında hafiflik. re'yinde ve iĢlerinde isabetsizlik bulunması hasebiyle. Kâimmakam Sofi Mehmed PaĢa ve diğer yetkilileri ikna ederek hal'i için fetva aldılar ve I. c. Mayıs 1622-Eylül 1623 yani 1. Ahmed vefat ettiği zaman. Bu arada Saray'da bulunan Ģehzadelerin de öldürüleceği haberi alınınca. 6-ġehzâde Bâyezid. 4-ġehzâde Cihangir Hân. 8365. Ġlgürel. 30-33. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Osman II. Osman'ı tahta çıkardılar. Bunun üzerine II. Veziriazam Davud PaĢa kullanılarak Sultân Mustafa yeniden tahta çıkarılmıĢtır. Cavld. MUSTAFA DEVRĠ 103. c. sh. Kısım I. sh. III. "Ahmed I". Mücteba. kendi Ģehzadeleri henüz küçük idiler. koyduğu ekberiyyet ve erĢediyyet kaidesine göre. Sultân Mustafa'nın dünyevî saltanatı istemeyen bir hali olduğu kesindi. sh. Sultân I. Mustafa'nın zamanını kısaca özetler misiniz? Tamamen a-kıl hastası olduğu doğru mudur? cut değı-dır Ut XVISultân Mustafa. TrablusĢam Beylerbeyi Yusuf PaĢa ve Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed PaĢa. 37. Osman'ın Ģahsiyetinden çekinen ve Kösem Sultân diye de bilinen Mâhpeyker Haseki'nin de etkisiyle. Sipahiler. I. 2-ġehzâde Sultân Mehmed Hân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Konuyu Solak zâde'nin ifadeleriyle noktalamakta yarar görüyoruz: "26 yaĢında idiler. Osman'ın katillerinin bulunması için baĢ kaldırdılar ve bunun üzerine Kasım 1622'de toplanan divan Davud PaĢa'nın idamına karar verdi. ĠA. 7-ġehzâde Kasım. Yalnız bir mikdar aklı hafif olup buna hapiste uzun süre kalması sebep olmuĢtur. Uluçay. I.1 cı musibeti Sultân'danl gizliye Ġn m etmeye s Efendi <8 Mitimi .Cariyelerdendir. 15-ġehzâde Hüseyin101. 5-ġehzâde Hasan. 180 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C XV. 14-ġehzâde Orhan. sh. 3831. Kantemir. D. "Ahmed I". halk ayaklanmaya baĢlamıĢ ve ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin tavsiyesiyle Kara Davud PaĢa azledilerek yerine Mere Hüseyin PaĢa getirilmiĢtir. III. 13. Ocak 1639 tarihinde vefat etti. II. Aklının hafif. Ahmed devrinde devleti tek baĢına yürüten Dârüssa'âde Ağası Mustafa Ağa. tedbirinin zayıf ve saltanat koltuğunda dahi çocukça hareketlerde bulunan biri olduğu da doğruydu.Hân-zâde Sultân. Kendisi saltanattan uzak kalmak istiyordu ve Osmanlı kaynaklarının ifadesine göre. c. II. E. Ġstanbul'a gelmek üzere hazırlık yapıyordu. nr. 8ġehzâde Süleyman. giderek aklı baĢına gelir deyü doktorların tedaviye devam etmeleri kaydıyla ġeyhülislâm Es'ad Efendi kavliyle amel olunmuĢtur". yeniçerilere kin kusarak isyan etmiĢler ve çok sayıda yeniçeriyi de katletmiĢlerdi. I. c. Osmanlı Tarihi. 101 Peçevî. Osmanlı kaynakları açıkça akıl hastası demek olan mecnun tabirini kullanmamaktadırlar. II. Ġç karıĢıklıktan istifade etmek isteyen iç ve dıĢ mihraklar Osmanlı Devleti'ni sarsıyordu. basiretiyle devlet adamlarını topladı ve Sultân Mustafa'nın saltanat koltuğunda kalmaması gerektiğine karar verildi. Ağustos 1623 yılında Sadrazamlığa getirilen KemankeĢ Ali PaĢa. E. sh. 3-ġehzâde Murad IV.Burnaz Atike Sultân. I. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. c. kardeĢi Sultân Mustafa tahta oturtuldu. Osman'ın ölümüne sebep olan yeniçerilerden ve Davud PaĢa'dan halk rahatsızdır. Mehmed'in oğlu olan Sultân Mustafa'nın tesbit edilen kadını ve çocukları mev104. III. 47-53. iki defa Osmanlı tahtına oturmuĢtur: Birincisi: Kasım 1617-ġubat 1618 tarihleri arasındaki 3 aylık saltanattır.SULTÂN I. 279-283.

NiĢancı Okçu-zâde Mehmed Efendiyi ve ilim erbabından ise. Arapça. Yunanca ve Ġtalyanca bilecek kadar âlim ve Fâris yahut Fârisî mahlaslarıyla Ģiir yazacak kadar da edibdi. III. 2. c. Kara Mehmed PaĢa ve Dilâver PaĢa'yı. Ekim 1621 tarihinde barıĢ antlaĢması ile sona erdi. Osman Orta Camiye getirildi. 698-699. sh. Pertev PaĢa'nın torunu. diğer erkân-ı devlet ise istemiyorlardı. Kaimmakam Sofi Mehmed Pa-Ģa'nın yerine Kara Mehmed PaĢa'yı getirdi. ZEVCELERĠ: 1.Âkile (Rukıyye) Hânım. Hâile-i Osmaniye adı verilen Genç Osman olayını kısaca özetler misiniz? Hâile-i Osmaniye. Ne yazık ki. 142-148. 182 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN fitnenin baĢında Sultân Mustafa'nın Valide Sultân'ı bulunmaktaydı. 14 yaĢında yani ġubat 1618'de tahta geçen ve Genç Osman diye de bilinen II. 105. Latince.SULTÂN II. Muvaffak olunamayınca. Sadrazam Halil PaĢa'yı yerinde bırakan PadiĢah. sh. 720-736. Ġlk iĢi 1612 Nasuh PaĢa anlaĢması ile sona ermiĢ gibi görünen ve ancak devam eden Ġran'la olan ihtilafı sona erdirmek oldu ve Eylül 1618'de anlaĢma imzalandı. ġeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikâh ile evlenen nâdir kadınlardandır. II. II. Yedikule'ye götürüldü ve maalesef Davud PaĢa'nın nezâretinde orada Ģehid edildi. Osman'a fıkıhtaki bu f. c. askerler. mek evlâdır. Hacca gitmesine. I. Süleyman Ağa ve Veziriazam Dilâver PaĢa'nın baĢını isteyerek baĢta Rumeli Kazaskeri Yahya Efendi olmak üzere ulemayı araya soktular. II. Hoca Ömer Efendi ve Müezzin-zâde Mahmûd Efendi'yi özellikle zikretmeliyiz. 285-287. bir zamanlar Osmanlı Devieti'nin yükselmesine sebep olan yeniçeri teĢkilâtının artık çürüdüğünün farkına varmıĢtı ve bu gerileme sebebini ortadan kaldıramadan vefat etti. Seferden önce Rumeli Kazaskeri TaĢköprülü-zâde Kemâlüddin Efendi'den fetva alarak kardeĢi ġehzade Mehmed'i kati ettirdi ve ahım aldı.Ihıed BĠLĠNMEYEN OSMANLI ĠSĠ cut değildir. Osmanlı Tarihi. ÇOCUKLARI: 1ġehzâde Ömer. c. 127. yeniçerilerin kazan kaldırarak II. sh. Sıra 1617 yılından beri devam eden Lehistan problemine gelmiĢti. ġam ve Mısır beylerbeylerine emirler göndererek PadiĢah'a sadık yeni bir ordu teĢkili için gizliden gizliye hazırlıklara baĢlamıĢtı. Bilindiği gibi. Osman'a kırılmıĢlardı.l{j manın ceı Aynı. Üzerinde müessir olan üç Ģahsiyetten birisi Hocası Ömer Efendi ve diğeri de Kızlar Ağası Mustafa Ağa ile Süleyman Ağa idi. Kayınpederi ve ġeyhülislâm Es'ad Efendi ile Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri Ģiddetle karĢı çıkıyordu. Burada yeni Sadrazam olan Kara Davud PaĢa'nın talimatıyla kemend ile boğulmak istendi. 2-ġehzâde Mustafa. Osmanlı PadiĢahları neden hacca gitmemiĢlerdir? Genç Osman'ın öldürülmesinde hacca gitmek istemesinin rolü var mıdır? hacca tercih < iken hacca s rilen ı idare etme l. II. \ hedef olan ve 1 tamamen fıktımj . Osman bazı ıslâhatları yapmak niyetindeydi ve bu ıslahata tamamen bozulmaya baĢlayan kapı kulu ocaklarından baĢlamak niyetindeydi. II.Zeynep Sultân103. II. I. Eylül 1620 tarihinde baĢlayan Lehistan seferi. ġeyhülislâm ve kayın pederi Es'ad Efendi'yi. Osman. Osman. Ġkballeri vardır. Hatta Halep. Kısım I. II. Osmanlı tarihinin en acı olaylarından biridir ve maalesef Kanuni'nin oğlu ġehzade Mustafa olayı gibi tarihin akıĢını değiĢtirmiĢtir. (Mayıs 1622). Osman'ın canına kıydıkları a-cı musibet demektir. Osman. Budin Beylerbeyi KarakaĢ Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢ ve ordu moralsiz kaldığından istenen zafer elde edilememiĢti. bu 102 Peçevî. < kutbu Aziz t eylemiĢtir. Vezir-i azam Ġstanköylü Ali PaĢa harp açılmasına taraftardı. Kızlar ağası Süleyman Ağa ile Hocası Ömer Efendi padiĢahı hacca gitmesi için ikna etmeye baĢladılar. Sultân Mustafa'ya zorla bî'at gerçekleĢtikten sonra. sh. Ahmed'in oğlu olup Hatice Mahfirûze Sultân'dan Kasım 1604 yılında dünyaya gelmiĢti. 3. Kadın efendileri bilinmemektedir102. 360-362. Fayda vermedi ve sonunda askerler isyan ederek Bâb-ı Hümâyun'dan içeri girdiler. OSMAN (GENÇ OSMAN) DEVRĠ 104. XVI. II. Farsça. Devreye kapıkulu askerleri girdi ve PadiĢah'ı hacca göndermek isteyen Ömer Efendi. Osman askerlere ve asker de kara hadımların sözlerine inandığı için II. UzunçarĢılı.AyĢe Hanım. Osman'ın öldürülmesi. Kantemir. 388-398. Solak-zâde. Devrinin sadrazamları arasında Halil PaĢa.

Bu sebeple fert olarak bir Müslüman. Selim'e kadar gelenlerinin tamamı. akıllı olmak.". Bazan kamu haklarından olan bir mesele. Bunun tek istisnası. Belleten. ulema duacılarınız eĢkıyayı tahrik ede. 53-54. sadrazam ve diğer devlet erkânının imzası ile gönderilen mektupta.! BedlüaaıMJj 1991. yani cemiyete ait bir ibadettir. *. Hatta bu meseleden dolayı PadiĢah'ın askeri tahrik ettiniz tarzında tahkirine hedef olan ve sonradan ġeyhülislâmlık makamına gelen Yahya Efendi'nin ifadeleri de tamamen fıkhın ölçülerine uygundur: "PadiĢahım! HâĢâ ki. farz-ı ayndır. Osman'ı fetvaya uyması için ciddi ikaz eylemiĢtir. I. cihâd. Kantemir. malını ve namusunu korumak hukukullah da denilen kamu haklarındandır. Bâyezid Amasya'da vali iken hacca gitmeye niyetlenirken. Sertoğlu. Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrûr cevabını vermiĢtir. UzunçarĢılı. n# Sh. Verilen bu fetvayı tasdik eden asrının kutbu Aziz Mahmûd HUdâyî Hazretleri de. 185. 362-388. II. Osman meselesidir. Ģahsî farzlardan daha ehemmiyetli hale gelmektedir. Ģahsî farz olan seleyi ı "Nlı manlarınn 2)B tutuklu olm edasını ı mahbuı y lından I gideme liĢmedığı ve JıirTj hacca g. Osmanlı PadiĢahlarının II. Bu kısa izahlardan sonra. Sebebi budur ki. Uluçay. ecdadınız etmemiĢler. Peygamber'e hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda. E Ġi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 183 (se! hır hacca tercih etmeleri için. c. Hz. Cihâd. hemen gelip tahta geçmesi gerektiğini. Kısım I. düĢmanın bertaraf edilebilmesi için hacca gidecek Müslümanlara da ihtiyaç olmasıdır. bu tarike gitmemiĢler. Kayınpederi ve ġeyhülislâm olan Es'ad Efendi aynen Ģu fetvayı vermiĢ ve fıkıhtaki bu hükmü özetlemiĢtir: "PadiĢahlara hac lâzım değildir. Caiz ki. Müslümanlar için farz-ı kifâyedir. Allah'a ve Peygamberine iman. sh. Müslüman fertlerden farklıdır ve onlar için cihâd yani düĢmanların hücumunu bertaraf ederek Müslümanların emniyetini sağlamak ve bunun için gerekirse savaĢmak. II. sh. haccın farz olduğ unu bilmek. Aynı Ģekilde ısrarla hacca gitmek isteyen ve bu niyetinin bedelini canıyla ödeyen II.». açık bir düĢman tehlikesi bulunmadığı müddetçe. Ġkinci Sultân Osman'ın ġehadeti Vak'asından Bahseder". oturup adi eylemek evlâdır. farz-ı ayn olan haccı farz-ı kifâye olan cihâda tercih edebilecektir. 127-148. hacca gitmeyi halka ve devleti idare etme iĢi olmayanlara bırakması icab ettiğini tavsiye etmiĢler. Bu soru çokça sorulmaktadır. II. c. c. Üzerlerine farz-ı ayn olan ve hukukullah mahiyetinde bulunan cihâdı ve nizâm-ı âlemin devamını.-tm lerinin yanı varmadıkta jj sefere gideni Ģah bir tutMBj duyduğu t Karamita g farz olm Ö! kendi Abdülai bunu d v^ c. fert olarak Müslümanların hac ibadetine engel olmayacaktır. Evvela haccın farz olmasının Ģartlarını özetleyelim: Müslüman olmak. II. MatıımS. XI. Ancak bu sorunun cevaplandırılacağı en güzel yer. günahımız varsa ol kadarcadır. ergen olmak. Sebebi bellidir. I kadaradır. ĠĢte bu noktada halife ve sultânların hükmü. Osmanlı Tarihi. sh. hac yolu için hem gıda ve hem de yol masraflarını karĢılayabilecek kadar zengin olmak.istemezdik.". sırasıyla. 489-514. yol emniyeti bulunmak. Osmanlı PadiĢahlarının neden hacca gitmediklerinin cevabını arayalım: 1) Ġslâm Hukukuna göre. Devletler ve Hanedanlar. Osman'ın katli olayında bu sorunun cevabı da verilmiĢtir. sh. Müslümanların canını. bir fitne zuhur eyleye". "Tuğî Tarihi=Ġbretnümâ. ĠĢte burada da durum budur. Zira II. 285-287. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Solak-zâde. Mithat. c. Öztuna. Osman'a. III. Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik. ġeyhülislâmlar fetva vermiĢlerdir. Nitekim halk ve asker arasında yayılan dedikoduyu özetleyen Ģu cümleler de meseleyi açıklamaktadır: . sh. sayı 43(1947). aksi takdirde düĢmanın cesaretlenerek Müslümanlara saldırmasına sebep olacağını ikaz eylemiĢlerdir. ömürlerinin yarısını Allah yolunda cihâd için seferlerde geçirmiĢlerdir. 699-720.

II. 167-169. sh. Hacı Mahmûd."Nizâm-ı âlem içün padiĢahlar haccı terk ede-gelmiĢtir. çünkü yollarda anarĢi yaĢanabileceğini ifade etmiĢlerdir. Peçevî. 119 vd. Ebâ Eyyub'ül-Ensârî türbesinde. Ahmed'in Mah-peyker (Kösem) Sultân adlı hanımından 28 Cemaziyülevvel 1021 (27 Temmuz 1612) tarihinde Ġstanbul'da dünyaya gelmiĢ oğludur. sıhhatli olsa bile tutuklu olma veya kendisini hacdan alıkoyan zâlim idareciden korkmanın da haccın edasını engelleyeceğini ifade ederken. sh. sh. Murad'ın saltanat devresini iki ana bölüme ayırmak icab etmektedir: ¦"•' Birinci Safha: IV. Ġslâm Hukukunu bilmemek olur. Özetle Osmanlı PadiĢahlarına dinen bizzat hacca gitmeleri farz olmamıĢtır. ġeyhülislâm Yahya Efendi ve Kazaskerlerle de meĢveret ederek. Sultân IV. sh.SULTAN IV. Sözler Yayınevi. 1093. 184 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ XVII. 1032/1623 tarihinde Veliahd ġehzade Murad. Kantemir. Bu devre. Yeniçeriler çok fazla ĢımarmıĢlardı. Lem'alar. Mecnûnun yani akıl hastasının imameti yani Halife olması caiz görülmediğinden PadiĢah'ın hal'i gerektiğini ve oğluna dokunul-mayıp Saray'daki odasında göz hapsine alınacağını Validesine ilettiler ve 9 Eylül 1623 sabahı Sultân Murad'ı halife ve hükümdar ilan ettiler. Sözler Yayınevi. çocuk yaĢta olmasına rağmen Sultân Ahmed'in en büyük ve erĢed Ģehzadesi Murad'ın PadiĢah olmasını zaruri görmüĢlerdi. sultân ve o manadaki devlet yetkililerinin de mahbus yani tutuklu gibi kabul edileceğini. Ġstanbul 1991. Sultân Osman'ın kanını isterim diyerek Genç . PadiĢahın adamlarını katletmeye kadar iĢi vardırmıĢlardı. II. Hatta Enderun'daki altın ve gümüĢ eĢya Darphâneye gönderilerek cülus bahĢiĢi verilmeye çalıĢılmıĢtı. sh. Bunun en müĢahhas misâli II. nr. sh. Sultân Murad iĢbaĢına geldiğinde. Tarihçe-i Hayat. Osmanlı PadiĢahlarının hacca gitmeleri gerektiğini düĢünmek. MURAD DEVRĠ 106. vrk. Redd'ül-Muhtâr. Memlekette rüĢvet ve yolsuzluk aĢırı derecelere ulaĢmıĢtı. Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa isyan etmiĢ ve eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye baĢlamıĢtı.. neden Mısır'a kadar cihâda gidip de hacca varmadıkları da ileri sürülemez. "Tûğî Tarihi". 212-213. Dördüncü Murad unvanıyla 11 yaĢını 1 ay 15 gün geçe tahta çıkmıĢtır. c. 453-465. Memâlik-i Mahrûse'yi koyup gitmek hatadır.". 2) Bazı Ġslâm hukukçuları. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Kaldı ki. II. Murâd kimdir? Hakkında çok dedikodu yapılan bu PadiĢahla ilgili biraz ayrıntılı bilgi verebilir misiniz? I. Ancak elimizde bunu doğrulayacak bir vesika bulunmamaktadır104. Sultân Murad. 2/a-b. Hac Risalesi. Süleymaniye kütp. Sertoğlu. sadece beytülmal dıĢında kendine ait malından haccın farz olacağını ve bu özür devam ettiği müddetçe ölünceye kadar hacca gidemeyebileceğini hükme bağlamıĢlardır. asrın maneviyat reislerinden Aziz Mahmûd Hüdâyî'nin eliyle kılıç kuĢanmıĢtır. c. Bediüzzaman Said Nursi. Nâimâ. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildi. Tecrübeli devlet adamı Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa. c. 127. Ancak kendi yerlerine bedel olarak baĢkalarını mutlaka göndermiĢlerdir. bedeni sıhhatli olma Ģartını açarak. 55. 104 Ġbn-i Âbidin. I. ömürlerinin yarısını cephede geçiren PadiĢahların. 383 vd. Ġslâm âlimleri. Ġstanbul 1995. DüĢmanın ortaya çıkması ve düĢmanların memleketi karıĢtırma ihtimali var iken.. zira ordunun baĢında mücahid bir komutan olarak sefere giden padiĢahla. sh. Kantemir. Osman'a karĢı askerin ve hatta halkın duyduğu tepkidir. Ayrıca Sultân Abdülaziz'in gizlice tebdil-i kıyafet ederek hacca gittiği söylenmektedir. Günümüzdeki gibi ulaĢım imkânlarının geliĢmediği ve bir hac görevinin en az üç ay süreceği bir asırda. DıĢ ve iç hazineler bomboĢ olduğundan ocaklara cülus bahĢiĢi bile verilememekteydi. Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. IV. sh. sh. Bunun en önemli sebebi. 8 küsur sene devam etti. 326/937 tarihinden itibaren 20 yıl kadar haccın farz olmadığını. IV. Sultân Mustafa'nın Ģuurdan mahrum bulunması ve Devletin de Erzurum Valisi Abaza Mehmed PaĢa'nın isyanı ve benzeri olaylar sebebiyle müthiĢ bir zaafa maruz kalmıĢ olmasıydı. c. 493514. haccın Ģartlarından olan yol emniyetini ihlal eden Karamita grubunun isyanı sebebiyle. Mithat. I. PadiĢahın huzuruna kadar giren yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları. 167. kendi Ģahsî ibadeti için üç ay memleketini yalnız bırakan padiĢah bir tutulamaz. Tarih.

19 Receb isyanı diye bilinen bu isyan neticesinde Hafız Ahmed PaĢa. . Ancak bu da baĢarılı olamadı ve 1628 yılında görevden alındı. Büyük bir maharetle bu problemi. Ancak bu sırada Ġran ġahı Bağdad'da ikinci isyanı çıkarmıĢ ve Bağdad üzerine yürüyerek burayı iĢgal etmiĢti. Bütün arzuları kukla bir padiĢahla devleti idare etmekti. bardağı taĢıran son damla oldu. Yeniçeriye dayanan ve emniyet ve asayiĢi temin ediyorum diyerek epeyce zulümler icra eden Hüsrev PaĢa. Bu da devlet için büyük bir problemdir. bizzat hükmedemiyordu. otoriter ve becerikli bir komutan olan Dâmâd Hüsrev PaĢa Sadrazamlığa getirdi. Bunu fark eden ve hakkı söylemekten çekinmeyen ġeyhülislâm Yahya Efendi. bizzat Bağdad üzerine yürüdü. Iran S kerterle onla1 mek Ġstendi. PaĢa getirildi. Maalesef bütün bu isyan tahriklerinde Nâibe-i Saltanat Kösem Sultân'ın da müdahalesi vardı ve isyancıları destekliyordu. Murs isyana !¦¦ Sultân'ın Ga ı padiĢahla t Hafız / baĢı Receb fS Suî Hüsrev I PaĢa'nın 5 olan YalifJĠ Ahi-zâdtl Sultân H rilmesinll üzerine IS bilinen iift BĠLĠNMEYEN OSMANLI 185 I: Böylesine sıkıntılarla PadiĢah olan IV. Verilen idam kararıyla hayatına son verilen Sadrazamın yerine tecrübeli devlet adamı ve Kubbealtı veziri ÇerkeĢ Mehmed PaĢa getirildi. Murad'ın tahta geçmesine vesile olan Sadrazam KemankeĢ Ali PaĢa da gururlanmıĢ ve suiistimallere baĢlamıĢtır. Yerine ( isyanını basMMj yılında gorevdaıl Dâmâd Hüsrevf vardı.:" Hafız i. Zira IV." birlikçisi o. Abaza Mehmed PaĢa'nın affedilip Erzurum Valiliğinde ibkası üzerine. Hâkim devlet ricali ve annesi idi. Hafız Ahmed PaĢa'nın iĢi zordu. Bunun yerine muhteris. Ġyi bir komutan olmadığından muvaffak olamadı ve 1626 yılında azledildi.» yolda vefat e' Sultân'ın büyük i Abaza MehmedJ SubaĢı'nın ( zam olarak hart da azledildi. 1032/1623 Ramazan Bayramında vâki olan ziyaretinde Sadrazamın rüĢvet ve zorbalıklara göz yumduğunu Padi-Ģah'a iĢ'âr edince. Büyük biti askerleri Mis t man'ın kanı ıçm ¦ seledeha. Yerine de yine Dâmâd Hafız Ahmed PaĢa getirildi. Kısaca içeride celâlî denilen zorbalar ve dıĢarıda da Ġranlılar Osmanlı Devleti'ni sarsmaktaydı. 1628 yılının 9. Bağdad Valiliği Bekir SubaĢı'ya verilerek mesele halledilmek istendi. Önünde Abaza isyanını bastırmak meselesi vardı. PadiĢah'ın gözü önünde isyancılar tarafından öldürüldü ve Zorbacı baĢı Receb PaĢa 1632 yılının bu zorlu günlerinde Sadrazamlığa getirildi. Kösem Sultân'ın büyük kızı AyĢe Sultân ile evlenip Damad sıfatını da alan Hafız Ahmed PaĢa. durumu öğrenen Sadrazam hemen onun da aleyhine geçmiĢ ve dürüst ġeyhülislâm'ı bir kısım yalan ve iftiralarla görevinden aldırarak yerine biraz da sakin tabî'atlı olan Es'ad Efendi'yi tayin ettirmiĢtir. Ancak Bağdad'ı alamadı ve 1631 yılının onuncu ayında bu görevden azledildi. Abaza Mehmed PaĢa'yı takip için Doğu Anadolu'ya kadar gelmiĢti. Yerine Damad Halil PaĢa ikinci defa sadrazam oldu ve yeniden patlak veren Abaza isyanını bastırmak üzere Erzurum'a gönderildi. Zira hem Tokat'taki ma'zul sadrazam ve onun iĢbirlikçisi olan Damad Receb PaĢa ile uğraĢmak zorundaydı ve hem de Ġran Devletine karĢı olan savaĢı yönetecekti. ancak yolda vefat etti ve yerine Diyarbekir Beylerbeyisi Hafız Ahmed PaĢa tayin edildi.'iel1* emniyet ve ismi bizzat Bağdanı bu görevder. Bağdad'da Bekir SubaĢı'nın çıkardığı isyanı bastırmak üzere Bağdad tarafına serdar-ı ekrem ve sadrazam olarak hareket etti. Diğer tarafdan fırsatı ganimet bilen Ġran da Bağdad'da isyan çıkartmıĢ ve hatta Bağdad'ı ele geçirmiĢti. Ġran ġahı ġah Abbas Bağdad isyanını körüklüyor ve hatta gönderdiği askerlerle onları destekliyordu. Bu Ġran'la savaĢ yapılacak demekti.. ayında çözdü ve Abaza'nın askerleri terhis olundu ve kendisi de Ġstanbul'a getirildi.*:» karĢı ok' IV. Gerçekten ikincisine sıra gelmeden hayatı sona erdi. Murad. Böylesine sıkı devlet ricali • lere adı kari' yerek saklarr verilen Sadra.Osman olayını bahane edip Devlete kan kusturmaktaydı. Mesele de halledilmiĢ oldu. ġeyhülislâm Yahya Efendi'yi görevden aldıran ve suiistimallere adı karıĢan KemankeĢ Ali PaĢa'nın PadiĢah'tan Bağdad'ın düĢmesini yalan söyleyerek saklaması. Böyle bir durumda IV. Sultân Murad. ağabeyi Osman'ın kanı için mücadele eden bu komutanı Bosna Beylerbeyi yaparak taltif etti. Murad'ın zorba baĢı dediği Damad Receb PaĢa yeniçeriyi ve kapıkulu sipahilerini isyana teĢvik etti.

kendisi hakkında "Cezây-ı sezasını buldu" ifadesini kullanmıĢtır. Her iki hadiseyi de. Sultân Murad evvela. Yine Lübnan ve Suriye taraflarında zulüm rüzgarları estiren Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin ve oğlu Mes'ud da Ġstanbul'a celb olunduktan sonra 1635 yılında idam edildiler. Son sekiz yıl Sultân Murad'ın asıl saltanat yıllarıdır. Ģerî'ata. Es'ad Efendi'den sonra yeniden ġeyhülislâm olan Yahya Efendi'nin de bu görevden alınmasını istiyorlardı. Bunlardan BeyĢehri. Ancak Sultân Murad zeki davrandı ve açık bir divan yaparak âlimler. Küçük Ahmed PaĢa'nın gayretleriyle ele geçirildi ve ortadan kaldırıldı. ġimdi bunları da çok kısa olarak özetleyelim: 1) IV. IV. ancak 186 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BIUNtmuvaffak olunamadı. IV.Sultân Murad. Ġstanbul'a getirilerek kati olundu. bana itaat etmeyip celâliler ve haricîler mesabesindeki eĢkıyaları desteklerseniz. Murad'ın ikinci ve asıl saltanat safhasıdır ki. Tabanı Yassı Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa getirdi. memleketin hali ne olur?". askerin siyâset ile uğraĢmaktan iĢini yapamadığını. halifeyim. O'nun Peygamberine ve sizden olan ülü'l-emre itaat ediniz" mealindeki âyeti okudu ve tefsir etti. zorbacı baĢı Receb PaĢa'nın entrikalarının ardında mâzul Sadrazam Hüsrev PaĢa'nın bulunduğunu biliyordu. Bunun üzerine Sultânahmed Meydanına toplanan isyancı askerler yeniden anarĢi çıkarmak istediler. devleti bir avuç zorba ve hırsıza yedirmeye-ceğini. tütün yasağı ile yetinmemiĢ ve o devirde zorbaların. tütün yüzünden katle Ģer'î cevaz veren ġeyhülislâm sonradan idam edilince. Murad. IV. aranızda tefrikaya mahal vermeyesiniz. halkın da duyabileceği Ģekilde tarihî bir nutkunu îrâd eyledi. zamanın ġeyhülislâmı Ahi-zâde Hüseyin Efendi'den de fetva alarak. Ağabeyi Genç Osman'ın ölümüne yol açan ve memlekette huzuru bozan zorbacıların elebaĢılarını teker teker temizlemek oldu. Murad'ın ilk yaptığı icraat. Aranızdaki müfsidleri barındırmayasınız. bunu da bahane eden IV. 2) Ġstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan ve Ġstanbul'un yaklaĢık beĢte birini yakıp yıkan büyük yangın üzerine. Ben ki. Gerçekten Saka Mehmed. Murad'ın asıl saltanat yılları baĢlamıĢ oldu. kendisine ve kanuna itaat etmeyen kim olursa olsun hakkından geleceğini bildirdi. AnarĢinin devletin temellerine girdiğini. Ayrıca isyan eden zorbalar. iĢsizlerin ve de eĢkıyanın toplantı yerleri haline gelen kahvehaneleri de hem kapatmıĢ ve hem de yasağa rağmen içki içip sarhoĢ olanları gerekli cezalarla cezalandırmıĢtır. Ancak ġeyhülislâmdan aldığı fetvayla bununla kalmamıĢ ve çıkarılan yasağa uymayanları. SeydiĢehri ve çevresini kasıp kavuran Deli Ġlâhî. ipleri ele almaya baĢlamıĢtı ve hemen devleti tehlikeye sokan Recep PaĢa'yı 18 Mayıs 1632 tarihinde idam ettirdi. Gürcü Rıdvan. Bunun üzerine Receb PaĢa yeniden kapıkulu askerlerini tahrik ederek 20 ġaban ihtilali diye bilinen ikinci isyanı çıkarttı. Murad 21 yaĢına gelmiĢ ve çocukluk devresini bitirerek devleti idare edecek tecrübeye sahip olmuĢtu. "Allah'a. sonra da Devleti tehdit eden baĢta Ġran olmak üzere dıĢ tehlikelere yöneldi. Ve sununla bağladı: "Sizin sadakatiniz Ģu vakit doğrudur ki. Ġsteklerinin sonu gelmiyordu. Cadı Osman ve benzeri eĢkıya reisleri hemen idam edildi. teslim olmadı ve sonra da öldürülüp halka cesedi teĢhir edildi. Devletin idaresini ele alır almaz. PadiĢah lehine çok büyük tezahürat yaptılar ve IV. tütün ekmeyi ve tütün içmeyi yasaklamıĢtır. Murtaza PaĢa'yı tavzif ederek Tokat'taki Hüsrev PaĢa'nın ele geçirilmesini istedi. Solak-zâde. devlet ricali ve askerlerin huzurunda. devlete isyan etmiĢ kabul edip kati etmeye baĢlamıĢtır. Evvela devlet toprakları üzerindeki emniyet ve asayiĢi temin etmeye baĢladı. ordunun savaĢamaz hale geldiğini. rüĢvrtl . Receb PaĢa'nın katledilip zorbaların tasfiye edildiği 1041/1632 yılından baĢlar ve vefatına yani 1640 yılına kadar devam eder. Murad. memlekette kaybolan huzuru yeniden tesis etmek gayesiyle ve de eĢkıyanın gözünü korkutmak için yaptığı ifade edilen 19 de. Sultân Murad. Balıkesir çevresinde Solakoğlu diye bilinen Ġlyas PaĢa. sadece Ahmed PaĢa'nın öldürülmesiyle yetinmiyorlardı. Veliahd ġehzade Bâyezid PadiĢah yapılmak istendi. Bu fevkalade ikna edici konuĢmayı dinleyen halk ve devlet ricali. Arkasından "HabeĢli bir köle dahi olsa baĢınızdaki âmirlere itaat ediniz" manasını taĢıyan hadisi zikredip Ģerh etti. Ġkinci Safha: IV. Nitekim alındı ve yerine Ahi-zâde Hüseyin Efendi ġeyhülislâmlığa getirildi. PadiĢah. Allah'ın emrine ve Resûlüllah'ın hadisine aykırı hareket edenleri des teklemeyesiniz.

Daha sonra KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığında yürütülen sulh müzâkereleri neticesinde Ġranlılarla Kasr-ı ġirin AndlaĢması yapılmıĢ ve savaĢlara son verilmiĢtir. Cenaze merasiminde gazalarda bindiği üç atının eğerleri ters takılarak cenazenin önünde yürütülmesi. 148-206. Bu antlaĢma ile Erivan ve Azerbaycan Ġran'da. IV. Ramazan Bayramının 2. Murad'ın Ģahsiyeti hakkında farklı dedikodular yayılmaktadır. 1635 yılında yapılan bu sefer neticesinde. 1043/1633 yılında Ġzmit. M. UzunçarĢılı. Umulur ki. 16 yıl. Ġslâmiyet'te yok ise de. Solak-zâde.2. Bağdad Seferi diye bilinmektedir. Konuyu özetler misiniz? I in l'ia Bağdad Fâtihi. 398-487. ĠA. "Murad IV". Elbette ki bütün tasfiyeler sırasında bazı mazlumlar da zulme maruz kalmıĢ olabilir. . bazı tarihçilere göre. sh. c. Uzun süren bir muhasaradan sonra 1639 yılında Bağdad yeniden Osmanlı Ülkesine katılmıĢtır. Fâtih-i Bağdad unvanını kazanmıĢtır. Murad'a ayrılmıĢtır (II. Gâzî. büyük bir karĢılama ile Ġstanbul'a döndü. Naima. On ay sürmüĢtür. Murad'ın dönemini incelerken temel kaynaklarımızın baĢında Naima'nın Tarihi gelmektedir. ancak kati olunmaz" diye bilinen kuralı çiğneyerek. Bu ġeyhülislâm. c. ecdadının hürmet gösterdiği bu zümreye PadiĢah da hürmet göstere" ifadelerini kullanan ġeyhülislâm Ahi-zâde Hüseyin Efendi. Bunun 9 yılını ^ c u( sn. o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir. Nihayet tedaviler netice vermeyince. 107. 1-452.durumu beddu ecdadının r> lâmP ihbarı idame Murad'aii 4)C niden6 yapılan lı lemistir I sefer n sürmüĢtür. sh. sh. Ġranlıların Revan'ı yeniden ele geçirmeleri üzerine 1638 yılında PadiĢah Bağdad'a yürümüĢtür. teessüfle Valide Sultân'a bir tezkire ile duyuran ve tezkiresinde "Kendülerini bedduadan sakınırız. I. kardeĢ katline de karĢı çıkan ve bunu bizzat Sultân Murad'a hatırlatan cesur bir ilim adamıdır.§ Revan'ı y Uzun s katılmıĢ! sonra H netice Bu i ti'nde ta mû| düĢen S üç atnf Ġslam:'1 10? Ji bir ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 187 kVe Ġki-\Sultân Murad. Artık. Cavid. ciltler). Kantemir. rüĢvet iddiaları ve yolsuzluk ithamları yüzünden Ġznik Kadısını idam ettirmiĢtir. Ancak nikris hastalığına müptelâ idi. Ġslama kesin aykırı bir âdet de değildir105.000 eĢkıyayı ortadan kaldırmıĢtır. 737-766. PadiĢah. IV. Maalesef Sultân Murad. bizzat kendisi Ġran üzerine iki ayrı sefer düzenlemiĢtir. Birinci Ġran Seferi. 3) Sultân Murad'ın eski Osmanlı PadiĢahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat da. Zira 6 ciltlik bu tarihin iki cilde yakın bir kısmı IV. Ġkinci Ġran seferi ise. VIII. I. III. Sultân Murad.1640 tarihinde vefat eyledi. ulemâ sınıfından bazı insanları da idam ettirmesidir. Sâhib-kırân ve benzeri unvanlarla anılan ve ancak 28 yıllık bir ömür süren IV. c. sadrazamları tarafından yapılan harekâtlar netice vermeyince. siz kendilere nasihat buyurub âlimler zümresinin hayır duasını aldırasınız. sh. II. 263-451. ve III. 4) Osmanlı Devleti'nin iç ahvâlindeki bu karıĢıklıktan istifade eden Ġran ġah'ı. günü yatağa düĢen Sultân. c. Murad. III. Bu savaĢta Osmanlı Sadrazamı Tayyar Mehmed PaĢa Ģehid olmuĢtur. Revan Seferi diye meĢhurdur. Osmanlı Tarihi. Kısım. Bağdad ve havalisi ise Osmanlı Devle-ti'nde kalmıĢtır. 289-299. ġeyhülislâmı PadiĢaha isyan hazırlığı suçundan idam ettirmiĢtir. Revan (Erivan) alınarak Tebriz taraflarına da akın yapılmıĢtır. Bu durumu. 4 ay ve 28 gün Osmanlı tahtında kaldı. yeniden Bağdad'a saldırmıĢ ve Bağdad'ı ele geçirmiĢtir. 8. Ġznik ve Bursa taraflarına doğru düzenlediği teftiĢ seyahatinde. Murad. IV. bütün Osmanlı arazilerinde yaklaĢık 20. Baysun. Valide Sulan tarafından hemen menfi ithamlarla PadiĢah'a ihbar edilmiĢtir. sh.

Ona büyük kumandan. Maalesef Musa Çelebi. kalın kemikli. saltanatı devraldığında. Mesela ehl-i tarikatın kısmen aleyhinde olan Kâdî-zâde Mehmed Efen-di'nin tesiri altında kalmasına rağmen. Murad'in dehâsı. sh. 188 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYdu validesinin niyabeti ile yürüttü ve Osmanlı Devleti için anarĢi yılları oldu.630 vd. büyük devlet adamı ve büyük diplomat demek mümkündür. Devletin yularını eline aldı ve yedi sene kadar istediği gibi devleti idare etti. Osmanlı Tarihi. Ġki büyük sefere çıkan Sultân Murad. Osmanlı Devleti içerisinde huzur ve asayiĢi sağladı. nerdeyse hiç bir iĢe karıĢmadı. KĠ mi lebi ten sarayının meo . Siyâset kılıcıyla serkeĢleri korkuttu. ordu disiplinini kaybetmiĢti. Zira sadrazamlar liyakatsizdi. Uzun boylu. Bazan zulme varacak kadar sertti. derin zekâsı. fesâd Ģebekelerini ve zorbaları ortadan kaldırması. korku hissine tamamen yabancı olması. Tütün Yasağı için bkz. zulmedenleri. Çoğu meselelerde ecdadının koyduğu kanunlara fazla itibar etmedi. maliye periĢan ve hazine bomboĢtu. 127 vd. 1041/1632 yılına kadar selefleri gibi. Sohbetlerinde Yavuz gibi. 134. 185. Fakat haklı söze gücenmez ve ilim adamlarının haklı mütalaalarından memnun olurdu. Emir güne Oğlu Yusuf. cihanın en büyük vurucu kuvveti halinde düzenlediği ordu. çok ağır Ģartlarda çocuk yaĢında tahta geçti.000 hicrî yılından sonra gelen PadiĢahların en büyüğü idi. Ancak hem askerlik ve hem de devlet idaresi sahasında büyük baĢarı kazandı.] sertliğinden \ larında Avı ps'dâ rpııhiffl Ki): ve I adıyla yad e Hamm IV. âsâyiĢ bozuktu. Bu hususta çok misâller gösterilebilir. r Ölümliı kıyla kabul} yarım asır t baĢlayacaktı. EĢkıyayı bertaraf edeceğim derken. her türlü meĢakkate tahammül etmesi. yaygınlaĢan zulüm ve suiistimalleri önlemiĢ olmasıydı. Naima'nın tesbiti ile 1. c. Hilelerin peĢinde koĢan Ali PaĢa ile Yavuz'un veziri Pîrî Mehmed PaĢa'yı kıyaslamak mümkün değildi. ıslâh edilmiĢ bir maliye bıraktı. bazan ona Ģerî'ata uymayan iĢleri yaptırdıkları da nakledilmektedir. en büyük PadiĢahlardan biri olurdu denilen tarafı. Hatta 1043/1633 tarihinde Sultân Ahmed'teki mevlidde karĢılıklı tartıĢmalar vâki olmuĢ ve PadiĢah her ikisine de hürmeti devam ettirmiĢtir. II. Murad'in en çok tenkid edilen bu kusuru olmasaydı. IV. Mühimme Defteri. nr. ĢiĢmanca vefl sinden uzağa i Naima. rakipleri durumunda bulunan Sultân Ahmed Camii Vaizi Sivâsî Abdülmecid Efendi ve Galata Mevlevîhânesi postniĢini Ġsmail Dede'yi hürmetle dinlerdi. En güzel tarafı. ömrünün kısalığına sebep oldu denilmektedir. Bazı zulümlerine rağmen. bizzat sürdürdü. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. Yavuz gibi cihangir olamadı. Ġkincisi. sh."Vj "kurĢun ve I elçinin gözü! olarak müH binasından 1 etmiĢtir. Ancak Yavuz'dan ayrıldığı iki önemli noktası mevcut idi: Birincisi. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının yardımıyla (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Ancak her konuda Ģerî'atın emirlerine uygun hareket ettiği ve kanun hükümlerini aynen tatbik eylediği de söylenemezdi. Geriye kalan 8 yılını ise. Muı yalanlardan! 108. Ancak 1632 yılından 1640 yılına kadar müdebbir bir devlet adamı gibi devleti idare etti. bir çok konuda yeni kanun ve usuller ihdas eyledi. etrafına bir takım sefil insanları yaklaĢtırmasıydı. Yavuz gibi 42 yaĢında değil. Yavuz'u Yavuz yapan yakın devlet ve ilim adamları onun için vardı denilemez. onun d ancak bazan om» gürzleri h •¦ öğrenmiĢ' '. orduyu büyülemiĢtir. dıĢarıya karĢı korkutucu Ģevkette bir devlet. 85. Avrupa'daki haber alma teĢkilâtını düzenleyerek Kanunî devrindeki duruma yükseltti. En önemlisi de "çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. Silahdar Mustafa PaĢa ve Bekri Mustafa gibilerin. bazılarının da zulmen kanına girmiĢ olması ihtimali. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". Zaten IV. Vefat ettiği zaman hazinede 15 milyon altın ve bir o kadar da diğer servet vasıtaları bulunuyordu. BA.. hep ehl-i kemal olsaydı. Ayrıca Ģahsiyetaftitibariyle dedesi Yavuz Sultân Selim'e benzetilmektedir. Aksun. Murad..

böyle bir Ģey kayd edilmemiĢtir. tüfek mermisinden uzağa düĢerdi ve Hammer'in ifadesiyle attığı ciridin delmeyeceği madde yoktu. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu hanlar. 346-350. Tarihçilerin naklettiğine göre. IV. Daha 17 yaĢındayken kendisini gören Venedik Büyükelçisi. ¦ •¦. sh. ancak bazan okka bir kilo karĢılığında da kullanılmaktadır ki.. . kalkan hatıra olarak müzelik eĢya arasına koyuldu.-•. Ġç oğlan. bütün kaynakların ittifakıyla kabul edilmektedir. Fırat'ın büyük kollarından biri hâlâ bu sebeble onun adıyla yad edilmektedir. c. nükteye. Ankaravî Mehmed Efendi eliyle yapmıĢtı. M. Bilhassa son zamanlarında Avrupa'ya yönelik akınlar yaparak. Öztuna. o zaman 200 kilo olur ve makul hale gelir) gürzleri kaldırabilirdi" demektedir ki. tesiri büyük oldu. IV. Eski Saray denilen Ġstanbul Üniversitesi merkez binasından attığı cirit. 642 vd. Ok Meydanı namazgahına minberi o koymuĢtu. ancak bu kısım okunduktan sonra. "Ģakaya. Peçevî.. Aynı zamanda Ģair. yollar ve büyük köprülerle ihya etmiĢti. Murad'ın cinsî sapık olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Kaynakları yorumlamakta kasıtlı davranan bazı tarihçiler. Murad'ın saçlarını at kuyruğu gibi yaptığı ve benzen iddialar. Hammer'in ifadesiyle "paslanmıĢ Ġslâm Kılınana kan ile su veren bir halife idi". Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitaplarının. -. önce mızrak ve sonra da ok atarak. VIII. Rumeli ve Anadolu Kavağını. Timur neslinden ġâh-ı Cihan'ın elçisi Zarif Bey'in Hindistan PadiĢahından "kurĢun ve kılıç kâr eylemez" diye hediye getirdiği gergedan derisi kaplı kalkanı. bu bir teĢbihtir. Murad'ın sefâhet içinde olduğunu söylemek tamamen yanlıĢtır ve hiç bir temel tarih kitabında. 399 vd. III. 108. Ölümünün Batı devletlerinde memnuniyetle karĢılandığı. IV. Osmanlı'da Harem. 107 UzunçarĢılı. II. IV. Konuyu daha önce bütün ayrıntılarıyla açıkladığımızdan burada tekrar etmeyeceğiz107. zekâsından ve sertliğinden korkarak durumu Cumhuriyet Senatosuna bildirmiĢti. aslı astarı olmayan yalanlardan ibarettir106. Bugün ifade ettiği manayla. Topkapı sarayını teĢkil eden üç kısımdan birisi olan Enderun'da yani Ġç Saray'da çalıĢan devĢirme görevlilere. Bağdad ve Revan KöĢklerini o yaptırmıĢtı. Naima. I. Baysun. 338. sh. sh. 159-162. Aksun. . c.¦¦¦•¦ 190 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/' 109. camileri ve diğer müĢtemilâtı ile birlikte Kazak taarruzlarına karĢı yapmıĢtı. "Murad IV". elçinin gözü önünde. Murad'ın Mûsâ Çelebi ile böyle bir iliĢkisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. kervansaraylar. I-II. I. Ġstanbul 1314-1938. Murad'ın sefîh olduğu iddiasıdır. Konuyu iki açıdan incelemek yerinde olacaktır: Birincisi. "MelâMb ve melâhîye" yani oyun ve . zevk ve eğlenceye dalma manasına gelmektedir. yarım asır önce yıkılmaya baĢlayacaktı. iki yerden deldi. Devrinin büyük okçularından okçuluk öğrenmiĢti. Kapukulu Ocakları. Ayrıntılı bilgi Fâtih dönemi soruları a-rasında verilmiĢtir. Cavid. Ayrıca Yeniçeri Ocağında da bir gurup için bu tabir kullanılır. Merak edenler. Murad'ın alkolik ve sefih olduğuna dair iddiaları daha yakından inceleyebiliriz. I. Ġsmail Hakkı UzunçarĢılı'nın Kapı Kulu Ocakları Kitabını inceleyebilirler. 248 vd. Murad'ın sefîh ve içkici olduğuna dair iddialar hakkında ne dersiniz? Yıldırım Bâyezid ile ilgili sorularda uzun uzadıya konuyu incelediğimizden dolayı. o gelmeseydi devlet 1683'de değil.daha öl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 189 ĢiĢmanca ve fakat çevikti. Seyahatname I-X. ta'lik yazısı üstadı ve büyük bestekâr idi."¦ . yayını çektiği ok. Eserleri ve hayratı ile de Anadolu hâlâ hatıraları ile doludur. IV. özellikle gayr -i meĢru kadınlarla düĢüp kalkmaya ve içkili alemlere katılmaya denir. c. c. Akgündüz. c.. Enderun personeline veya diğer bir ifadeyle Devlet baĢkanlığı personeline denmektedir. c. Evliya Çelebi. sefâhet. onun kuvvetini Ġfade edebilmek için "200 okkalık (yani yaklaĢık 600 kiloluk ağırlık eder. II. Bu iĢi. ĠA. Zira Hammer'in ifadesiyle. ..297-299. Kantemir. devletin hayatını ve büyüklüğünü yarım asır uzatmıĢtır. buradan gelecek tehlikeleri önledi ve Avrupa'da mühim bir savaĢ yapmadığı halde. Hastalık derecesinde ata düĢkündü. sh. Bu zikredilen manada IV. Bilindiği gibi.. 106 Naima. Sel suları ile harabe olan Kavbeyi o tamir ettirmiĢti. eğlenceye ve maalesef sefâhete düĢkündü" demeleri. IV. Bayezid Camiinin minarelerinden birinin altındaki hedefe isabet etmiĢtir.. sn. 164. c. Ģer'an yasak olan Ģeylere.

Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile. Sohbetlerinde. gayr-i meĢru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir. Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoĢu kati ederlerdi. Nitekim IV. Bunlara bir örnek verip konuyu kapatalım: "Murad IV. rütbesine lâyık olmayan bazı iĢlere teĢebbüs eyledi. hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu bâbda mübalağa olundu. Murad'ın ve bütün Osmanlı PadiĢahlarının gayr-ı meĢru kadınlarla beraber olmalarına ihtiyaç yoktur. selefleri olan PadiĢahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir PadiĢah görülmezdi". vBile' diyoruz: çünkü IV. Murad. melerden anta alemi yapıp e gizliye içki i etmek ile. I fark olsa g 110. Zira teserrî dediğimiz cariyelerle. ılamrafe IV. gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaĢlarının teĢvikiyle (Silahdar ve Emir Güne oğlu gibi). Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki PadiĢahtırlar. Murad. hep gayr-i meĢru oyun. Murad'ın içkici ve sarhoĢ olduğuna dair iddialardır. |tt iddiaları ifan yasak i malî katılmaya »tamamen 'sef ve eğ-ppgayr-i îsraber ol-yat yaĢananımı ve u ve 4 ı Sultân srçla evli fu yollarla BlhUSUılarına Hım Ģu |nâve i layık Mit »Hatta BĠLĠNMEYEN OSMANLI . meĢru dairede hayat yaĢamaları her zaman mümkündür.eğlencelere düĢkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyânları. tamamen yanlıĢtır. IV. "(Bir seferden) Ġstanbul'a dâhil olduklarında. Murad ile alakalı bazı kelimeleri ve tesbitleri yanlıĢ yorumladıkları da bir gerçektir. i günden-günefi Değeri! t Onun için akta saptırıldığını d "Ramazan t küne inip (okçuluk» 01 sâhib-kırSngOlj Silahdar PaĢa î tertip olundu. IV. MeĢru dairede istediği ve baĢkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın. içkici ve sarhoĢ biri olduğunu söylemek çok zordur. Murad'ın içki içtiğini kesin bir Ģekilde bilmiyoruz. Ancak bunların açıktan içki kullandıklarına dair olan rivayetler de kesin doğru değildir. Bu konuda en doğru ifade Naima'nın Ģu tesbitleridir: "Çocukluğunda örnek bir hâkân hayatı yaĢayan IV. onun içkici birisi olduğu konusundaki izahlar gibidir. küçük yaĢta vefat etmiĢlerdir. Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düĢdükde helak oldu deyü geçdiler. açıktan içki içtiği ve bir sarhoĢ olduğu söylenemez. Böylesine içki düĢmanı olan bir PadiĢahın. Mty giderek. bundan piĢmanlık duyduğunu anlıyoruz. Murad'ın AyĢe Sultân isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaĢadığı yedi sekiz de cariyesi olduğu nakledilmektedir. Bir kısım yazarların IV. Ġkincisi.* özellikle <{r«j| virleri neten Üçiıım-îj zatrr N OSMANLI ı ne derı dolayı. Ba'dehû ol biçare çıkub halâs buldı". Bâyezid ve IV. Osmanlı PadiĢahlarından I. Gizlice içse dahi. Zira. Bunlardan Kaya Sultân. 15 lerini seyredil!. Fakat yine de gençliğinde böyle bir günaha girdiğini de ihtimal dahilinde görüyoruz. M makamım| Bunlard hülislâmYahyıfe lislâm Zekenyıls-olması i anlaĢılınca! hülislâm'a e zamanda Wf Ġkincisi. Sefih olması hususundaki yanlıĢ izahlar. 11 oğlu ve 4 kızı olduğu nakledilmektedir. hep ehl-i kemal bulunsaydı. eğlence ve sefâhet olarak anlatılmıĢtır ki. 8u I gönlünü açmak k mak ve arzu'an h orada Fad-Ģahlara ft Ģiddetli hastalıktan^ ġimdi Ġki fazlaca içki I. Safiye Sultân ve Rukıyye Sultân dıĢındakiler. istirahat «I fazlaca içki içti.

I. ġair ve edib bir zattır. Öztuna.". 54-56. Acaba ileri sürülen iddialar doğru mudur? IV. aynı zamanda büyük bir Divan Edebiyatçısıdır. Çağatay. Yılmaz. O gün orada PadiĢahlara yakıĢır Ģekilde zevk ve sohbet edüp Saray'a geldiler. Kapukulu Ocakları. Uluçay. Murad'ın hükümdarlık yaptığı yıllarda Hezarfen Ahmed Çelebi adında bir Türk bilgini uçma teĢebbüslerine giriĢti. ġimdi ikisini mukayese edelim ve kendi kendimize soralım: Acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabilirsiniz? Sefâhet gecesi manasını hangi kelimelerden anlayabilirsiniz? Hele hele Ramazan Bayramında bir Osmanlı PadiĢahının içki alemi yapıp eğlendiğini. Daha sonra At Meydanı'na nazır Silahdar PaĢa Sarayına varub meydana ve etrâf-ı âleme nazır KöĢk'de oturup hava aldılar. UzunçarĢılı. IV. I. c. 111. bu satırlardan sonra nasıl iddia edebilirsiniz? O halde gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden piĢmanlık duyarak tevbeyi arzuladığını ifade etmek ile.191 "Murad IV.. 213. 338. Cavid. 159-162. c. Hoca Sa'deddin Efendi'nin oğludur. PadiĢahların Kadınları Ve Kızları. RüĢvet ve suiistimallere karĢı dürüst bir ilim erbabı olması hasebiyle bazı müfsidlerin telkini ile iki defa bu görevden alınmıĢ ve dürüstlüğü anlaĢılınca yeniden aynı göreve iade olunmuĢtur. Onun için aktarma yaptığı yeri. içki meclisleri düzenleyip sefâhet alemlerinde yaĢadığını söylemek arasında fark olsa gerektir108. Yahya Efendi. 399 vd. Elimizde Fetâvâsı da bulunan bu ġey-hülislâm'a edepsizlik itham edenlerin tarihten bi haber oldukları ortadadır. 642 vd. Milâdî takvim . Kendileri mu'tâd üzere deryada Sinan PaĢa KöĢküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan Ģahısların çeĢitli (harp) oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler. 110. II. Murad'ın kendi döneminde uçma denemeleri yapan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi idam ettirdiği söylenmektedir. gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler. 1 ġevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan PaĢa köĢkünde Ġç ağalarının türlü hünerlerini seyredip. 449. Ģevkini ve neĢesini arttırmak ve gönlünü açmak kasdıyla. Bu sırada Silahdar PaĢa ve bazı özel sohbet arkadaĢları. Peçevî. Ġlk önce Ok Meydanından kısa mesafeli dokuz deneme yaptı.. Osmanlı Devleti Tarihi.. sh. III. 429-430. VIII. Ġkincisi. sh. bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen.. sh. Murad devrinde yani 17 sene içerisinde üç önemli ilim adamı ġeyhülislâmlık makamını ihraz etmiĢlerdir. Üçüncüsü de Es'ad Efendi'dir. IV. Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzulan harekete getirmek iddiasıyla hafif meĢrep arkadaĢ sohbetlerine onu teĢvik ettiler. daha evvel de ġeyhülislâmlık yapan ġeyhülislâm Zekeriya Efendi'nin oğludur. Evliya Çelebi. Ġstanbul 1986. Seyahatname. sh. II. ĠA. Ahi-zâde Hüseyin Efendi'dir. c. sh. ġöyle ki. 346-350. tövbeyi bozarak fazlaca içki içti. Ertesi günü durumları değiĢti ve Ģiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı. I-II. Hepsinde de baĢarılı oldu. Kadı ve müftülerin idamına karĢı çıktığı ve özellikle kardeĢ katli meselesinde asla fetvaya yaklaĢmadığı için bazı müfsidlerin tezvirleri neticesinde idam edilmiĢtir. günden-güne fenalaĢtı". c. biz de sadeleĢtirerek nakledeceğiz ve meselenin nasıl saptırıldığını daha rahat anlayacağız: "Ramazan Bayramında erkân ve a'yân el öpüp gittiler. 248 vd. Bütün bu Ģeyhülislâm olan Ģahsiyetlerin eserleri ve ne yaptıkları ortada iken. ¦ 192 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAĠJj hayali olarak bunlara hilâf-ı hakikat Ģeyler isnâd etmek. sh. Baysun. biraz at koĢturduktan sonra Atmeydanı'nda Silâhtar Mustafa PaĢa'ya tahsis edilen saraya giderek. bu sefahat gecesinin ertesi günü hastalandı. Murad devri ġeyhülislâmlarına da dil uzatılmaktadır. 297. Aksun. Murad'ın zamanında üç defa aynı makama getirilen ġeyhülislâm Yahya Efendi'dir. Bu zat. BA. Büyük ziyafet tertip olundu. 164 vd. "Murad IV". c. Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir mikdar at koĢturdular. Bunlardan birincisi. 939. Kantemir. 914. c. c. ancak sürgün edildiği doğrudur. 420-421. Acaba doğru mudur? Ġdam iddiası doğru değildir. IV. nr. sh. I. istirahat etti ve akĢam yemekte yakınlarının (Silâhtar ve Emirgûne-oğlu) teklifi ile. 108 Naima. tarihi tahrif olur109. IV. M. Ġbnül-Emin-Saray. Değerli tarihçi hocamız Cavit Baysun'un bu bilgileri Naima'dan aktardığı çok açık. c.

c. Ġsâ Nebî sana selam söyledi" diyerek Ģakaya baĢladı. Daha sonra Lagarî Hasan Çelebi Kırım'a gitmiĢ. sh. Bir kese akçe Ġhsan olunup 70 akçe ile sipahi yazıldı.". Ersoylu. Vakâyi'ül-Fuzalâ. sipahi sınıfına yazdırılmıĢtır. Hezarfen Ahmed Çelebi büyük uçuĢunu yapmaya hazırlanmaya baĢladı. 110-114. "Bismillah" deyip kendini boĢluğa bıraktı. Sultiıl. Murad. ġeyhî Mehmed Efendi. Vücuduna taktığı kanatlarıyla Boğaza doğru süzüldü. füzeciliğin atası sayılmaktadır. Tarih ve Edebiyat Mecmuası. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". kendi îcadı olan bir fiĢeğe binerek yardımcılar» l önce hazırlamıĢ c gösteri üzerine I Daha sonra I ölmüĢtür. . c. Nev'î-zâde Atâî. bütün gözler Galata Kulesinin tepesine dikilmiĢ. FiĢengi kebirinin barutu kalmayınca zemine doğru inerken kartal kanatlarını açarak Sinan PaĢa KöĢkü önünde deryaya indi ve padiĢahın huzuruna geldi. Halil. Hezarfen Ahmed Çelebi. Galata Kulesi'nin üstüne çıktı. FiĢengi önünde c söyledi" d Bu Hezarfen'ln j diklerine c ne dair izahl dolayı ola iddia ettiği g ve teknolo tarihimize y Netice ( doğru taril Ancak I tâbi'ı Norveçli i kabul e 109 Naima. kendisine bir kese altın verdi. Evliya Çelebi. Hezarfen Ahmed Çelebi uçma tasarısını ilk gerçekleĢtiren bir bilgin olarak havacılık tarihinde yerini alırken. Hezarfen Ahmed Çelebi bu uçma denemelerinde Türkistan'ın Fârâb Ģehrinde olan Ġsmail Cevheri'yi örnek almıĢtı110. 110 Evliya Çelebi. kendini boĢluğa atacak kahramanı bekliyorlardı. sh. Bu Lagarî Hasan elli okka barut macunundan yedi kollu bir fiĢek îcad eyledi. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. Herkesi alabildiğine bir heyecan kaplamıĢ. . Maalesef bu ihsanına rağmen "Böyle kimselerin bekası caiz değil" diye Cezâir'e sürgün ettiği ve orada vefat ettiği Evliya Çelebi'nin kayıtları arasındadır. Füzenin kâĢifi kabul edilen Lagarı veya Lagrî Hasan Çelebi'nin de i-dam edildiği veya ġeyhülislâm Yahya Efendi tarafından engellendiği söylenmektedir. Bu da doğru mudur? Lagari Hasan Çelebi. Üsküdar'daki Doğancılar'a inmiĢti. 337-338. Zemini bûs ederek. Onun bu baĢarısını gören halk ona "bin fenli" mânâsında "Hezarfen" lâkabını taktı. 44-46. o uçuĢunda bir planörcü gibi rüzgarın esiĢini dikkate almıĢ. Çünkü. I. Füzenin barutu bitince de daha önce hazırlamıĢ olduğu kanatları açmıĢ. Füze ile uçan ilk Türk'tür. 548-549. Murad tarafından mükâfatlandırılmıĢ. ona göre uçmasını gerçekleĢtirmiĢti. Yanında olan diğer fiĢekleri ateĢleyip rûy-u deryayı çırağan eyledi. sh. Evliya ( "Murad i elli okka baruU ve Ģâklrtlerlf mağa. 691-692. Murad'ın kızı Kaya Sultân'ın doğduğu gece yapılan Ģenlikler sırasında füzeyle uçma hünerini gösterdi. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde anlattığına göre. O gün Ġstanbul halkı deniz kıyısını doldurmuĢtu. 755-757. 112. sh. Sarayburnu'nda Hünkâr huzurunda fiĢenge bindi ve Ģakirtleri (yardımcıları) fitili ateĢlediler. 670. I. c. Murad. Ġdam edildiği ve deryaya atıldığı iddiası asla doğru değildir. sh. Lagarî. III. 430. orada Selâmet Giray Hanın yanında ölmüĢtür. "PadiĢahım. "PadiĢahım seni Huda'ya ısmarladım. IV. Sinan PaĢa Sarayı önünde denize inmiĢtir.y 113. I. Döğen. Hezarfen Ahmed Çelebi Lodos rüzgarının da yardımıyla bir kuĢ gibi uçup Ġstanbul Boğazını geçmiĢ. Nihayet beklenen an geldi. misi Sulta::» cuğu ( tek Osmaıojıg Maalesef t ms rr b: gc 338. c. Seyahatname. Ġsa Nebi ile konuĢmağa gidiyorum" diyerek semaya fırladı. Kısa bir zamanda mahĢerî bir kalabalık toplandı. Hasan Çelebi 50 okkalık barut macunuyla dolu 7 kollu. Hadâlk'ul-Hakaık. planörcülüğün de öncülüğünü yapmıĢ oluyordu. II. Bu gösteri üzerine IV. Nisan 1981. Seyahatnamesinde Roketle uçma olayını Ģu Ģekilde anlatmaktadır: "Murad Hân'ın Kaya Sultân isimli kızı dünyaya geldiği gece akika kurbanı Ģenliği oldu. c. sadrazam ve vezirleriyle birlikte Sarayburnu'ndaki Sinan PaĢa KöĢkünden olup bitenleri seyrediyordu. sh.1636 yılını gösteriyordu. Gazev BĠLĠNMEYEN OSMANLI 193 rek yardımcılarının ateĢlemesiyle uçmayı baĢarmıĢtır. Kendini rüzgara bırakıp Üsküdar'a uçacaktı. Onun bu baĢarısından hoĢlanan Sultân IV. 1633 yılında IV. Herkes hayretteydi.

tahta oturduktan sonra da..: •• ¦-'¦¦> '. lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki durumla karĢı karĢıyaydı. doğru tarihimizi bilmeyenler. O halde. ¦ . Ayrıca bir takım müfterilerin iddia ettiği gibi. vücudunda bazı arızalara ve hatta tarihçilerin nakline göre Ģiddetli bir migrene yol açmıĢtı. Maalesef. Sultân I. ilim âĢıkı ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin böyle bir hadise ile alakalı ilmin ve teknolojinin aleyhinde bir fetvası da mevcut değildir. Buna rikâbdarlıktan II. Murad zamanlarında olan acı olayları da bizzat yaĢamıĢtı. Seyahatname. bu ilmî buluĢlarından dolayı idam edildiklerine dair bir kayda rastlanmamaktadır. Ģayet bunlardan biri idam edilmiĢse. 14 Aralık 1998 tarihli Hürriyet Gazetesi. ' eden Sultân Ġbrahim. bu aleyhteki durumu daha da kötüleĢtiriyordu.-¦•. "Türklerin Ġlk Uçan Adamları". Bütün bunlar.Bu konudaki en önemli kaynağımız olan Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde ne Hezarfen'in ve ne de Lagarî Hasan Çelebi'nin. aleyhle-rindeki bütün tahriklere rağmen.. Ancak o sebebi de kesin belirlemek zordur. 24 yaĢında 1640 yılında ağabeyi IV. 337-338. Murad'ın vefatından sonra tek Osmanoğlu olarak tahta oturdu. Döğen. bir kısım ehliyetsiz devlet adamlarının tahriklerine kapılan Sultân. Sultân Ġbrahim. 44-46. Bir ay sonra ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de ölümü. sh. Müslüman Ġlim Öncüleri Ansiklopedisi. II. Ahmed'in Mahpeyker Kösem Sultân'dan 1615 yılında dünyaya gelen çocuğu olan I. Zira hayatını zindan gibi olan kendi dairesinde geçirmiĢ. kendisi diğer Osmanlı PadiĢahları derecesinde tahsil ve terbiyesini tamamlamamıĢtı. "Elhamdülillah. tarihimize ve medeniyetimize düĢman kesilmektedirler. bunların taltif edildiklerine dair izahlar vardır. Bütün bunlara rağmen. ĠBRAHĠM DEVRĠ 113.¦¦. Cinci Hoca da denmektedir. Norveçli âlim Roffavik. sh. c. baĢta Valide Sultân olmak üzere. 670-671. Maalesef. baĢka bir sebepten dolayı olabilir. Biraz önce saydığımız olumsuzlukların baĢında da. c. Ģahsiyeti ve zamanındaki önemli olayları özetler misiniz? Sultân I. annesi ve Valide Sultân olan Kösem Sultân'ın varlığıdır. Ersoylu. dört ağabeyinin idamını bizzat yaĢadığı gibi. Osman ve IV.¦•¦. maalesef bu kadın bulunmaktadır.: . Ġbrahim. Halil. 1644 yılında Anadolu Kazaskerliğine kadar yükselmiĢtir. 548-549. devlet ricali ve Valide Sultân'a mütereddit bir sima ile bakan ve saltanatta asla niyeti olmadığını ifade 111 Evliya Çelebi.¦-¦ . Hazinenin gelir-gider muvâzenesini muhafazaya çalıĢmıĢ. Hatta tam tersine. I. sh. Ġbrahim. Ancak Bediüzzaman'ın yerinde tesbiti ile "herkes kendi âyinesinin müĢâhedâtına tâbi'dir". KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'yı 1644 yılında idam ettirmiĢtir. Yusuf PaĢa'nın rüĢvet ve hediye düĢkünü bir devlet adamı olduğu yönünde ithamlar vardır. sh. sikke yani paranın değer ayarlamasını düzene sokmuĢ ve devlete ciddiyet getirmeye çalıĢmıĢtır. zaten yetiĢmemiĢ olan PadiĢah'a kanunları çiğneyerek bedava makamlar elde eden Safranbolu'lu Hüseyin Efendi'nin Hace-i Sultanî olarak tayin edilmesidir. Katoliklerin zulmünden bıkan yerli Ortodoks Rumların Venediklilerden rahatsızlığından da istifade edilerek..":-.. ağaların ve ehliyetsiz kiĢilerin eline geçmesine sebep olmuĢtur.. Maalesef.. c. Saltanat günlerimde milletimi hoĢ hal eyle ve birbirimizden hoĢnûd eyle" diye dua etmiĢtir. "KiĢi bilmediğinin düĢmanıdır" kaidesince. ġeyhülislâm Yahya Efendi'nin de yardımlarıyla. Topkapı'dan Eski Saray'a göndererek bu dertten kurtulmak istemiĢtir. ecdada ve tarihimize yapılan iftiralardan ibarettir. . devletin kadınların. Önceleri. Netice olarak Ģunu ifade edelim ki. Kara Mustafa PaĢa'dan sonra vezir-i azam olan Semin Mehmed PaĢa da. 1645'de Malta üzerine sefere karar verildi. Kendisini tahta davet eden ulemâ. Bu tür iddialar. ilk uzay roketinin Türkler tarafından icad olunduğunu batıya kabul ettiren bir araĢtırma yapmıĢtır111. 194 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA'. dürüst ve ciddi bir devlet adamı olan KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa'nın veziriazam olmasıydı. VVeekly Word News Dergisinin neĢrettiğine göre. ¦ .SULTAN I. Ey Rabbım! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün. II. . Bunun en acı misâllerinden birisi.-:¦¦. . I. annesinin ihtirasını bildiği için. I. . Serdârlık Kaptan-ı . Lehinde olan durum. Kendisinden baĢka Osmanoğlu mevcud değil idi. Ġbrahim'in ilk yıllarında devlet idaresini epeyce rayına koymuĢtur. XVIII. Bkz.-. Önemle ifade edelim ki. Vezirliğe yükselen Yusuf Ağa ve sonradan PaĢa'yı da ekleyebilirsiniz. Aleyhinde olan durum. Ancak muvaffak olduğunu söylemek mümkün değildir.

olay duyuldu ve ihtilal çıktı. Sultân Ġbrahim zamanında. 7-ġehzâdej 11.Sâliha Dil-aĢûb Valide Sultân. ġeyhülislâmlar arasında Zekeriya-zâde Yahya E-fendi ve Abdurrahim Efendi'yi ve diğer devlet adamları arasında Kaptan-ı Derya Deli Hüseyin PaĢa. W. Murad gibi fazla kadına düĢkün değildir. Sefer yapıldı. Zamanındaki sadrazamlar arasında KemankeĢ Kara Mustafa PaĢa. Hele Telli Haseki baĢta olmak üzere. Bütün bu olaylar.Mâh-i Enver Sultân. Ağaların adamı olan Sofu Koca Mehmed PaĢa. bu olumsuzluklardan sadece biridir. Murad gibi otoriter. gayr-i meĢru hayat tamamen farklı Ģeylerdir. Gençliğinde buhranlı bir hayat yaĢaması. Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar nâibe-i saltanatlık yapmıĢtır. 6. 4. Önemle ifade edelim ki. Ahmed'in annesidir. Hakkındaki sefihlik iddiaları doğru değildir. Haseki'dir ve II. 5. Sonra ġeyhülislâmın. 1646 yılında Deli Hüseyin PaĢa serdârlığında 2.e -IV. Mehmed'e. n fahiĢtir. fe"j müttefiktirtolM kullanıldı ki Hasekisi j Kısım I. hem Ģer'-i Ģerife ve hem de kanuna aykırı olarak bî'at edildi.| riz. 5. israf ve bunun karĢılığında gelirlerin azalması devleti sarsmaya baĢladı.| II. Zamanın PaĢa ve He. s' <** Sarayı Ml:o( Devletler .Derya Yusuf PaĢa'ya verildi. Bunlardan biri de. Semin Mehmed PaĢa ve Hezâr-pâre Ahmed PaĢa'yı. 7 Ağustos 1648'de henüz 7 yaĢındaki IV. Ada ikiye bölünmüĢtü (1648). "Ġki halife bulunduğu zaman. ZEVCELi ve uzun yıllar1^ Valide Sulta ce Muazzez Sui Sultân (Telli \ alındı. Sultân Ġbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. PadiĢah bunların haklarından gelmek istedi ise de. 3. Ġbrahim hal'inden 11 gün sonra boğularak Ģehid edildi. 1645 Ağustosunda 45 gün süren Hanya muhasarası zaferle sonuçlandı. iĢi çığırından çıkarmıĢtır. Süleyman'ın annesi ve câriye. Ġhtilâlin ı hülislâm Abdurı tarihinde hal' e Mehmed'e. devlet idaresinde sıkıntılara yol açmıĢ.Hüma ġah Haseki Sultân (Telli Haseki). Sivas Valisi Varvar PaĢa'nın isyanıdır (1647). kadınların bu yakınlıklarını devletin imkânlarını çarçur etmekte kullanmaları. ġeker-pare denilen musâhibeler gibi onu eğlenceye teĢvik eden cariyelerinin fazla oluĢu. devlet iĢlerine kadınların müdahalesi önlenememiĢtir. 4. Zira özel hayata düĢkünlük ile. diğer sultânlar gibi kendini fazla yetiĢtirememesi. Mustafa gibi biçare ve III. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 195 Mm gibi irtbirbirij yanı niĢtir. 3-ġehzâdeJ. I. Ocak ağaları yeniden cuntalaĢıp devleti soymaya baĢlayınca. II. sh. fitneyi önlemek için birini katlediniz" Ģeklindeki fetvasına dayanılarak I.Hatice Muazzez Sultân. ZEVCELERĠ: 1. ġeyhülislâm Abdurrahim Efendi'yi de yanına alan sadrazam tarafından. Haseki olduğu sanılıyor. Ġbrahim'in cidden eksik olan yönleridir. hem. 6. Ancak acele davranıldı ve Osmanlı ordusu Girit'ten çekildi. lislâmın. IV. atın ve I. Ġhtilâlin arkasında nâibe-i saltanat olmak isteyen Kösem Sultân vardır. Zira IV. Ağustos 1648 tarihinde hal' edildi ve bir odaya haps olundu. II. veya 7. PadiĢahın aile hayatına düĢkünlüğü. Nikâh ile kadınlığa alındı. 2.Ayfe 1 Sultân.AyĢe! Atîka Sultân18!" 114. 5. III. "Ġki haille j Ģeklindeki edildi. (seden bici ıhta bir hayat yaĢadığı anlaĢılmamalıdır. Ġbra? I. 7- . Ibralftı*" gururdan uzak.1. kendi hanımlarına aile fertlerinden daha fazla önem verir hale gelmesi.AyĢe Sultân. sadrazamlığa getirildi. bütün bu anlatılanlardan Sultân Ġbrahim'in gayr-i meĢru bir hayat yaĢi tamamen farklı j Bütün bu olayl da gelirlerin az< PaĢa'nın isyanıdır! PadiĢah bunların I Ağustosunda asilerini sonra asilerce i getirildi. Osmanlı neslinin devamı için devamlı kadınlar tarafından özel hayata teĢvik edilmesi. Bunların tahriki ile Sultân Ġbrahim'de baĢlayan lüzumsuz samur merakı. onu kadınların avucuna ister istemez itmiĢtir. ancak Kandiye fethedilemedi. Haseki.Hatice Turhan (Tarhân) Valide Sultân. Valide Sultân kısmen devre dıĢı bırakılmıĢ ise de. 1648 Ağustosunda asilerin isteği üzerine Sadrazam Hezar-pâre Ahmed PaĢa azl edildi ve sonra asilerce öldürüldü. Kaptan-ı Derya Damad Fâzıl PaĢa ve NiĢancı Ahmed PaĢa'yı zikr edebiliriz. Haseki. I. Mehmed'in annesi. fendi ve Abam Hüseyin PaĢa.

Öztuna. Belgelerle Osmanlı Tarihi. 243-244. gururdan uzak. Kısım I. I. ona istediklerini yaptırır hale gelmiĢler ve bu da devlet içinde karmaĢaya. III. 15-Atîka Sultân112. 12Gevher Hân Sultân. Çağatay. asker ve özellikle de saray. Murad zamanında Ģehzadeler idam olunmuĢ ve Osmanlı tahtı. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed IV. zaten hayatı sıkıntılı olan Sultân Ġbrahim'in. Sefa.Ümmü Gülsüm Sultân. Bilindiği gibi.ġivekâr Sultân. 2-ġehzâde Süleyman II. 192-197. ġubat 1999. çevresindeki bazı insanlar. çevresi. onun rahatsızlığı. 196 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMAN. 3-ġehzâde Murad. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. ısrarla bu lakabını ön plana çıkarmaktadırlar. sh. 10. Valide Sultân baĢta olmak üzere. Acılı geçmiĢi. Ahmed Refik. "Sultân Ġbrahim Deli. II. 9. suiistimale. 56-65. Mustafa ile ilgili söylenen hafif akıllılık gibi tabirler dahi. anksite bozukluğu denilen nevroz türünde bir hastalıktır. 301-303. Ġbrahim'e Deli Ġbrahim denmektedir.. Uluçay. uzmanlar belirtmektedirler. I. Kaynaklar. nr. 7-ġehzâde Süleyman. elmas gibi yüreği olan ve hassas yapıda bir insan olduğunda tarihçiler müttefiktirler. Bu lakabı ilk kullanan ve çevreye yayan katlini arzuladığı Kara Çele-bi-zâde Abdülaziz Efendi ile Anadolu'nun huzuru için idam ettirdiği ġi'î isyancılardan KesikbaĢ Emirgûneoğlu'dur. onun bu 112 Nalmâ. isnad edilen bu sıfatın doğru olmadığına yeterli bir delildir. 7001-7002. c. IV. c. 189. bu da yaygın anksieteden baĢkası değildir. sh. Bunlar doğru mudur? Maalesef kısmen de olsa doğrudur. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Solak-zâde. malî. 235-245. Halbuki onun devletin asker?. 206-239. Sadece son zamanlarda kaleme alınan bazı kaynaklar. Tarih . 5-ġehzâde Osman. onda samur merakının aĢırılığı ve bu yüzden samur vergisini koyması. IV.Kaya Sultân. 4-ġehzâde Selim Hân.Fatma Sultân. I. 298-334. Uzmanların tesbitine göre. rüĢvet alıp vermeye ve hatta 113 Naimâ. Her zaman hatalarını kabul eden bir Ģahıstır. 6-ġehzâde Ahmed II. Kadınlar Saltanatı. meĢru dairede de olsa. 8-ġehzâde Bâyezid. II. Penzer. 14. sh. adi? ve idarî ıslahatı için yaptıkları ve yapılanlara olan teĢvikleri. III. Gerçekten deli midir? I. 6. mecburen gerçekten sıkıntılı bir hayatı bulunan I. iyi bir eğitim görmemiĢ olması. 766-773. Halk. sh. BaĢta Telli Haseki olmak üzere. Bu sebeple. The Harem. Sultân Ġbrahim devrinin tam zevk ü safa devri olduğu ve bunda da Telli Haseki baĢta olmak üzere Saray Kadınlarının rolü olduğu söylenmektedir. 131-140. Hasekileri ve Saray'daki musâhibeleri. kadınların dümen suyuna ister istemez girmiĢtir. sh. Burada iki durumu vuzuha kavuĢturmak gerekmektedir: Birincisi. sh. E. III. c. 257258. UzunçarĢılı. sh. 26-27. Devrinin Ģartları göz önüne alındığında. 2457. Ģahsiyetinin oturmayıĢı ve bunlarla birlikte sorumluluk duygusunun fazlalığı.Beyhan Sultân. sh. 124. Hasta mıydı?". 5948. 327-344. c. kendisinin mütevazı. I. c. Bu hastalık. 13-18. sade-dil. 3-333. O zaman Deli Ġbrahim isnadı yanlıĢtır113. Ġbrahim'in erkek çocuğu olmasını Ģiddetle arzu etmektedirler. sh. sh. sh. Ġkincisi. E. onun zaman zaman hafakanlar içinde kaldığını ve yüreğinin sıkıldığını ifade etmektedirler. c. c. Sultân Ġbrahim'in muhakemesinde ve idrâk melekelerinde bir bozukluk olmadığını. Ancak baĢta Telli Haseki Hasekisi ve bazı musâhibeleri olmak üzere. aklı bozan cinnet türünde bir hastalık sayılmamaktadır. mu'teber Osmanlı kaynaklarında onun için Deli lakabı kullanılmamaktadır. Kaynaklar onun kindar. Zaten hekimler de elem-i asabî teĢhisini koymuĢlardır ki. bu sultân için kullanılmamıĢtır. Devletler ve Hanedanlar. 35-37. Osmanlı Tarihi. Yılmaz. Saygılı. 13. 452-460. böyle bir hayatın neticesi olarak. Ġbrahim'in buhranlı bir hayatı bulunduğu. 115. onu bu hale sokan sebeplerdir. sh. Haseki. mal düĢkünü ve kıskanç olduğunu kabul etmektedirler. zayıf Ģahsiyetinden istifade etmiĢler ve tabir yerindeyse kanına girmiĢlerdir. Bütün bunlara rağmen. Ġbrahim'in tahta çıktığı zaman hasta olduğu kesindir. Sadrazama yazdığı hatt-ı hümâyûnları da bunu göstermektedir. I. c. "Sultân Ġbrahim Deli miydi?". ġahsiyeti tam teĢekkül etmeyen ve diğer Osmanlı PadiĢahları gibi eğitimi de mükemmel olmayan Sultân Ġbrahim. PadiĢah olmadan evvelki stresli hayatın da tesiriyle. M. 114. Zira kendisinden baĢka Osmanlı Hanedanına mensup erkek çocuk mevcut değildir. III. IV.AyĢe Sultân. 11. Psikotik ve deli değildir. Ġbrahim'e kalmıĢtır. sh. veya 7. hırs. Eğitim-Bilim Dergisi. c. Uluçay. çok sayıda câriye ile beraber olmasını teĢvik etmiĢlerdir. mücevherli kayıklar yaptırması ve doğruluğu Ģüpheli olmakla birlikte sakalının tellerine inciler dizdirmesi gibi garip davranıĢları bulunduğu söylenmektedir. Kantemir.

Mehmed. Devleti ayakta tutan hazine. Kendisini devlet iĢlerinden uzaklaĢtırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultân. devlet de sallar Buna acı bir mislin! rak Mısır Hazinesi \ Ģenmesini zikredebilip» hem de kendisinin 0* mak için Ģarttır. MeĢru dairedeki keyfin suiistimali söz konusudur. g den alınan bazan görevy Buna I. Ġbrahim'in sanıtff Bütün bu israflar. istediğine kavuĢmuĢtur. devlet de sallanmaya ve cephelerde mağlubiyete alıĢmaya mecbur kalmıĢtır. I. Bütün bu israflar. Ġbrahim'in Turhan Hatice Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelmiĢ ve 7 yaĢına basmadan Ağustos 1648'de PadiĢah olmuĢ müstesna bir Ģahsiyettir. lüksler o sini batırma noktasına} da vatandaĢı bezdirmiĢti alınca. artık bu devre Samur Devri bile denmiĢtir. devlet görevlerine gelmenin yolu olarak ehliyet yerine harem kadınlarının iltiması ortaya çıkmıĢ. Telli Haseki'yi nikahlayan I. Bunları bilmek. 1 ġubat ve 15 Nisan 1951 tarihli sayıları. Ģahsiyeti.:. Osmanlı Hazinesini batırma noktasına getirince. Osmanlı Devle- . Bu da vatandaĢı bezdirmiĢtir. bazan da zulme serEyâletler ve sana yediye varan Hasekllf bilen hâinler de i: hale gelmiĢ. Eyâletler ve sancaklar.OSMANÎĠJ3 116. I. tarihten ibret almak için Ģarttır. Artık askerin maaĢı verilemez hale gelmiĢ.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN DURAKLAMAYA BAġLAMASI VE SULTÂN IV. MEHMED DEVRĠ 116. hem ulemanın ve ocak ağalarının isyanına ve hem de kendisinin Ģehid edilmesine sebep olmuĢtur. Kösem Sultân'ın nâibe-i saltanat yani bir nevi padiĢah yerine padiĢahlık yaptığı dönemdir ki. görevliler sık sık değiĢtirildiğinden dolayı tayin edilen ile görevden alınan bazan görev yerlerine ulaĢmadan bir baĢka durumla karĢılaĢır olmuĢlardır.. sh.000 kuruĢu aĢmıĢ ve bunu fırsat bilen hâinler de devletin hazinesini alt üst etmiĢlerdir. Ertuğrul Gâzî. i 7 yaĢına basmadan^ devlet iĢlerinden it yaĢındaki ta Gâzî ve Kanuni'*" 3 tahtta kalmıĢtır. kesinlikle bugünkü anlamda gayr-i meĢru eğlenceler olarak anlamak doğru değildir. Bu zevk ü safayı. Buna I. IV.%ı| batılı yazarların fırsat:» değildir114. 15 Temmuz-1 Ağustos. Osman Gâzî ve Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı PadiĢahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıĢtır.-duğu |. 7 yaĢındaki torununu tahta geçirmekle. Ağustos 1648-Eylül 1651 yılları arasında. 15 Ağustos-1 Eylül 1950. XIX.Dünyası. «s1 lamak doğru değildir. Buna acı bir misâl olmak üzere. altı yediye varan Hasekilerinin mal varlıkları senelik 100. Bu sebeple bazı batılı yazarların fırsatı ganimet bilerek anlattıkları gayr-i meĢru eğlence tarzları doğru değildir114. devlet gor iltiması ortaya çıkmıĢ. Nitekim bu hal./ yıllarını dört saüujiiif Birinci safln| i saltanat yani Ġti Ahmed Refs Kısım I. ( tılmasına kadar varmıĢ. Ġslâm hukukunun aradığı Ģartların çoğunluğu bulunmadan gelen IV. Mehmed. ehliyetsizlerin iĢ baĢına gelmesi vazifelerin açık arttırmayla satılmasına kadar varmıĢ. onun isteği üzerine dairesinin kürkler ve samurlarla döĢenmesini zikr edebiliriz.i etI» plana bÇele-h-dan batı Una pjğu r. IV. Ava merakı sebebiyle Avcı Mehmed de denen IV.\ ::iıĢah tayüz-l:. Mehmed. Ġbrahim'in mehir olarak Mısır Hazinesi vermesini. Bu zevk ü salayı. lüksler ve bunu takip eden haksızlık ve suiistimaller. vatandaĢa yeni yeni vergiler konmaya baĢlanmıĢtır.iıldl|-Kte-l'«at¦p BĠLĠNMEYEN OSMANLI 197 bazan da zulme sebep olmuĢtur. Mehı kında bilgi» Osmanlı tali» i IV. Ġbrahim'in samur aĢkı da katılınca. ailesi ve dönemindeki mühim olaylar hakkında bilgi verir misiniz? Osmanlı tahtına. Hasekilere paĢmaklık olarak verilmeye baĢlanınca. XIX. asker ve vatandaĢ üçlüsü yara alınca. . Mehmed'in saltanat yıllarını dört safhaya ayırmak icab etmektedir: Birinci safha.:ne!ı : .

Girit'te devam eden savaĢa yardımı da engelliyordu. 227-228. sh. 1652 yılının Haziran ayında Tarhuncu Ahmed PaĢa sadarete getirildi. 243-244. IV. Devleti. Makam korkusuyla Girit Serdârı Gâzî Hüseyin PaĢa'yı idam ettirmesi hatalı bir hareket olarak kabul edilmektedir. Bu dönemde aynı aileden iki sadrazam iktidara gelmiĢtir. Murad'ı kendine model alan Köprülü Mehmed PaĢa. ġâmî-zâde Mehmed Efendi ve lalası Ġbrahim Ağa müĢavirliğinde Turhan Sultân idare ediyordu. sh. Ġbrahim'i tasfiye etmekle. kendisini Eski Saray'a süren ve hatta idamla tehdit eden I. Ancak devlet. Bunun üzerine. sırasıyla Melek Ahmed PaĢa ve Abaza SiyavuĢ PaĢa'nın sadrazam olması da iĢi değiĢtiremedi.303-304. c. c. III. Köprülü Mehmed PaĢa (16561661) ve oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa (1661-1676). evvela isyan eden Erdel Prensinin üzerine yürüdü ve Balkanlarda önemli baĢarılara imza attı. Tarhuncu Lâyihası diye meĢhur olan bütçesini hazırladı. servetlerini arttırmak ve maalesef sefih sayılabilecek derecede hayatlarını yaĢamaktı. Vec idare:"? :îıanlı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 199 ¦ ve . Kösem Sultan'ın IV. Eylül 1656'da sadrazamlık makamına getirildi. Yani bir nevi Osmanlı PadiĢahlığı makamında PadiĢah'ın annesi oturmaktadır. IV. Daha sonra. Sofu Mehmed PaĢa ise. kukla bir sadrazam durumundadır. Samur Devri. Böylece birinci dönem atlatıldı. Artık Köprülü'ler devri baĢlıyordu. 231-234. Zira bu döneme Ağalar Saltanatı da denmiĢtir. Tecrübeli müĢavirlerinin Ģiddetli tavsiyeleri ile.114 Na'imâ. kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına son vermiĢtir.-. devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle. III. Solak-zâde. Tamamen iflas noktasına gelen devlet hazinesine bir ayar verilmek üzere. UzunçarĢılı. Kısım I. Sipahiler ile Yeniçerilerin Sultânahmed Meydanında karĢı karĢıya gelecek kadar isyan etmeleri ile sarsıldı ve 1649 yılında azledilerek kati olundu. Kadınlar Saltanatı. Dertlere çare olamayınca. I. Bunları kullanan Kösem Sultân ise.. Uyvar fethedildi ve Erdel Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Bu ikinci safhada tek müessir olan Valide Sultân'dır. '¦ eriyor. tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad PaĢa sadrazamlığa getirildi. Osmanlı Tarihi. Ģirazeden çıkmıĢtı ve dıĢ baskılar da artıyordu. Ancak arkasında asıl Valide Sultân Turhan Sultan'ın bulunduğu ve bir nevi halk isyanına dönüĢen kargaĢa bastı-rılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. Sofu Mehmed PaĢa da. 1656 yılına kadar 10'a yakın sadrazam değiĢtirildi. Ancak Turhan Sultân. Uluçay. Osmanlı Devleti'ne rahat bir nefes aldırtan Köprülü'ler devridir (Eylül 1656-Ekim 1676). malî konularda tam yetkili olmak Ģartıyla. sh. Kanuni devrini yeniden yaĢatmıĢtır denilebilir. Eylül 1651-Eylül 1656 tarihleri arasındaki IV. tecrübeli ve yaĢlı vezir Köprülü Mehmed PaĢa. c. 1659'da Kırım Tatarları ile mi olmayıĢrafc mıĢ old-. Kantemir. Ġçeride bu ihtilâllerin yaĢanması. 16 vd. devleti tek baĢına idare etmek ve Valide Sultân iĢe karıĢmamak Ģartıyla. Ġstanbul 1927. BaĢ Mimar Kasım Ağa. Arkasından Anadolu'da Beylerbeyilerin de desteklediği ve tamamen sadrazamı hedef alan yeni bir Celâlî Ġsyanı baĢlamıĢtı. 31 paĢanın idamıyla sonuçlanan bu isyanı bastırdı ve Anadolu'da Celâli isyanlarının sonunu getirdi. Mehmed'in annesi olan Turhan Hatice Sultan'ın Nâibe-i Saltanat olduğu dönemdir. devleti tek baĢına idare etme emeline ulaĢmıĢ görünüyordu. Ahmed Refik. Atabekler ve Veliahdler gibi devleti idare etmek istedi ise de bu saltanatı. sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultân öldürüldü. Ġkinci safha. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Mehmed'i öldürüp yerine ġehzade Süleyman'ı getirmek istemesi. iĢlerini ağalar eliyle yürütmüĢtür. Ancak sonradan yaptıkları bunu telafi etmiĢtir. (1658). IV. 56-62. Koçi Bey. Ağalar isyanı devam ediyordu. Mehmed sadece olan bitenleri seyrediyordu. BaĢlarını Kara Murad A-ğa'nın çektiği ağaların hedefi. Üçüncü safha. 198 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BtLĠNMEYFNi» ti'nin en acı günlerinden bir parçadır denilebilir. c. Köprülü Mehmed PaĢa. sh. sh. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi. Çünkü Nâibe-i Saltanat olan Kösem Sultân.

•alLir fer. 1684 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan ettiler. Bu geliĢmeler. Mehmed'in de katıldığı bu Lehistan seferinde. VarĢova'da panik baĢladı ve aynı yıl barıĢ andlaĢması imzalandı. Rusya seferi için 1678 yılında yola çıktılar. Dördüncü safha. Rusya seferi. 1672 yılında Kamaniçe Kalesi feth edilince. L Alı ». sadece Yanıkkale'nın alınmasıyla yetinilmesini savunuyordu. Fâzıl Ahmed PaĢa döneminde baĢarılan iĢlerden biri de yıllardır devam eden Girit seferinin sona ermesi ve Girit'in fethedilmesiydi (1670). askerin sefih hayatının ve eski Osmanlı ordusunun olmayıĢının da büyük etkisi vardı. Bundan rahatsız olan ve tecavüzlere baĢlayan Almanlara da 1683 yılında harp ilan edildi ve IV. Maalesef. Ģahsî sebeplerle ve neticeyi düĢünmeyerek ihanet etti ve Türklerin elindeki Tuna Köprüsünden düĢman askerlerinin geçiĢini uzaktan seyretti. Viyana bozgunu ile Karlofça AndlaĢması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu. IV. I. 1680 yılında Çehrin'in alınması ile zaferle sona erdi ve bunu aynı yıl baĢlayan 2. zaten ayağa kalkmıĢ olan Avrupa'nın Almanya'nın yanında yer alacağını belirterek. Osmanlı Devlet ricalinin ikiye ayrılmasıyla sonuçlandı. Yerine geçerek 26 yaĢında sadrazam olan oğlu Fâzıl Ahmed PaĢa da. Viyana bozgunu. Mehmed ve sadrazamı 1. Aralık 1683 tarihinde IV. bu da 1681 yılında imzalanan Edirne AndlaĢması ile tamamlanmıĢ oldu. babasının baĢarılarını sürdürdü. Onun döneminde 1661 Temmuz'unda Ġstanbul'un üçte birini yakan büyük yangın yaĢandı ve beĢ yıllık sadaretten sonra Ekim 1661'de Edirne'de vefat etti. Bu. ilk problem olarak Ukrayna yüzünden patlak veren Rusya SavaĢı ile meĢgul oldu. birlikte Rus ordusunu dağıttı.. Venediklilerin ve Almanların baĢını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek. Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa. Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak istika-metli sadrazamı azletti ve 50 yaĢını doldurmadan idam sehpasına yollandı. Aynı yıl Fâzıl Ahmed PaĢa vefat etti. 1677 yılında Çehrin'deki zor kuĢatmada netice elde edilemeyince. Kırım Hanı Murad Giray. Almanya'nın taht Ģehri olan Viyana'nın alınmasını teklif ederken. Bu arada devletin rükn-i azamı denilen Turhan Sultân Temmuz 1683'de vefat etmiĢti. Köprülülerden sonra sadrazamlığa getirilen bu büyük devlet adamı. Rusya Seferi takip ettiyse de. Kara Mustafa PaĢa'nın fikri ağır bastı ve onun serdârlığındaki Osmanlı ordusu 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana önlerinde müttefik haçlı seferleriyle karĢı karĢıya geldiler. Mehmed'in de katıldığı bu sefer. 1663'de Almanlara karĢı açılan harp 1664 yılının Ağustos Ayında Vasvar AndlaĢması ile sona erdi. Bu barıĢ tekrar bozuldu ve 16767 yılında imzalanan nihâî andlaĢma ile sulh uzun yıllar devam etti. baĢını Kırım Hanı Murad Giray'ın çektiği diğer devlet ricali. 1676-1683 yılları arasında devam eden Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa devridir. Bu mağlubiyette.ilerin ı ve (•olarak kilde h isyan ı falliI 15 olan »ayan I*-Isak . Kanuni'den beri gelip giden duraklama devrini resmen baĢlatmıĢ oldu. Artık 1071'den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya baĢlıyordu. Zitvatorok AndlaĢmasının tekrarı mahiyetindeydi. zafere koĢamıyor ve maalesef Eylül 1686'da Budin düĢü200 . Bunu. Artık Osmanlı tarihinde kaht-ı rical devri baĢlıyordu. p. Ukrayna meselesi yüzünden çıkan Polonya Harbi takip etti (1670). Neticede 11 Eylül 1683 tarihinde beklenen hezimet geldi ve Osmanlı ordusu binlerce Ģehid vererek ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmeye mecbur oldu. IV. Osmanlı Devleti için büyük bir itibar kazanılmasına vesile oldu. Osmanlı tarihinin en ağır mağlubiyeti idi. Sadrazam Kara Ġbrahim PaĢa'nın beceriksiz idaresjndeki Osmanlı orduları.

6. Devletler ve Hanedanlar.Gülnar Kadın. 1188. Buna Hanefi Efendi'nin verdiği cevap enteresandır: "Mezhebimiz hukukçuları olan Hanefi âlimleri. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa II. c.Meh-pâre Emetüllah RâbPa GülnûĢ Valide Sultân. 39 yıllık IV. Osmanlı kuvvetleri Budin'i çok iyi müdafaa ediyordu. Nitekim bu manayı IV. Tamamı. Bu konuda en ayrınıtılı kaynak durumundadır. 2-ġehzâde Sultân Ahmed III. 9. Kahvehaneleri kapatmıĢtı.Hatice Sultân. Abdurrahman Abdi PaĢa. Mehmed'in 7 yaĢında halife unvanı ile padiĢahlığa getirilmesi Ġslâm Hukukuna göre caiz midir? devaĢerifü son1 etmeye t 118.. U. Liyakatsiz devlet adamlarının elinde periĢan olan devletin hali IV. 5-ġehzâde Süleyman.SiyavuĢ Haseki. 5154. c. VI Tamamı. IV. 7.5 cildlik yer tutmuĢtur. sh. 1-295. Bâyezid kütp. sh. akıl hastasının veya kölenin halife olması caiz değildir. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi.Afife Kadın. 3. Umumi Kısım. ancak halife kabul edilmesi mümkün değildir. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı PadiĢahları gibi âlim değildi. 4-ġehzâde Ġbrahim. Ma'sum küçük de olsa tahta çıkar. halifenin kadı olabilecek sıfatlara sahip olması gerekir Ģeklinde özetlemiĢlerdir. Ġbrahim'in hal' olunarak yerine 7 yaĢındaki oğlu IV. c. ZEVCELERĠ: 1. Kadınlar Saltanatı. Ġçkiyi Osmanlı ülkesinde Ģiddetle yasaklamıĢtı. Zira halifenin Ģartlarından biri de. 334-465.305 vd. Uluçay. ancak Budin'de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları. Ravzat'ül-Ebrâr. Osmanlı Tarihi. Mehmed Süreyya. 60 -¦ ¦ . Tarih. hiç bir kötü alıĢkanlığı yoktu. 160 yıl önce periĢan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı. aklı bozulan baliğ insanların saltanatı caiz değildir. Bu Ģekilde fetvalar verilüp maslahat tamam olmuĢtur. Çocuğun. Ama aklı olmayan tahtta oturmaya 115 Na'imâ. I. aklı sıkıntıda olan I. 5. sh. Süleyman tahta geçirildi. Ahmed'in annesidir. c. baliğ ve mümeyyiz (âkil) olması yani tam ehliyetli olmasıdır. Siclll-i Osmânî. 237-494. Valide Sultân'a.Fatma Sultân. I. Kısım I. c. II. 10. Köprülü ailesini iktidardan düĢürdüğü için PadiĢah'dan rahatsız olan Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında hal' edildi ve ancak idam olunmadı.BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠN1' yordu. 3-ġehzâde Bâyezid. Giritli bir ailenin kızıdır. sh. Ahmed Refik. Târlh-I Sultân Mehmed Hân-ı Râbi'. nr. I. Tamamı. Yerine II. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. V. Ġslâm hukukçuları bu ve benzeri Ģartları. c. E. c. IV. Kendisi beĢ vakit namazını cemaatle kılıyordu. veziri iĢleri yürütür. sh. c. Mustafa ve III. Ankara 1943. Mehmed'in geçirilmesi teklifi ile gelen âlimlerden eski Anadolu Kazaskeri olan Hanefi Efendi'ye. IV. 239-242. Silâhdâr Tarihi. UzunçarĢılı. sh. Mehmed'i hasta etmiĢti. 2. Öztuna. Valide Sultân sormuĢtur: "Ama Ģimdi yedi yaĢında ma'sumun saltanatı nice mümkündür?".Ümmî Sultân115. Tertip eden Faik ReĢit Unat. II. Ġstanbul 1928.Kâniye Haseki. TTK. sh. 200-204. II. IV. 145. Mehed'in saltanatı yaklaĢık 2. Mehmed'in cülusundan evvel Valide Sultân ile ilim adamları arasında geçen Ģu konuĢma da teyid etmektedir. Aklı baĢında olan küçüğün caizdir buyurdukları kitaplarımızda yazılıdır. ĠF de riilirokü . c. nr. E.! m iıl Mm Kanuni < geçmesi! Murâd w{ olan bu Ġt Ģah'tn * temek n Caiz değildir. 8.Emetüllah Küçük Sultân. 65-70. III. Silâhdâr Fındıklılı Mehmed Ağa. c.Fatma Sultân. Mehmed'in buluğa erinceye kadar sultân kabul edilmesi mümkündür. 4. Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten av ibtilâsı dıĢında. Mısır 1248. 117. Kantemir. Hal'inden 5 yıl sonra Edirne Sarayı'nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti. Bu sert hükümlere göre. GülnûĢ Sultân diye bilinir.

Bütün bu anlatılanlar. El-Ferrâ. PadiĢah Ġstanbul'da olmadığı zaman Nâibe-i Saltanat olarak iĢleri yürüttüğü gibi.I1 BĠLĠNMEYEN OSMANLI 201 devam ederse. Bu devre. Seyyid Bey. Ġbrahim'in de annesidir. çok zayıf da olsa Kanuni devrinde Hürrem Sultân ile baĢlamıĢ ve IV. Mehmed'in Köprülü'leri iĢ baĢına getirmesine kadar devam etmiĢtir. c. Asıl iĢleri yürüten ise Valide Sultân sıfatıyla Kösem Sultândı. Valide Sultân sıfatıyla devleti idare etmeye devam etti. IV. 3) Kösem Sultân'ın devlet iĢlerini PadiĢah gibi yürüttüğü asıl dönem. nâibe-i saltanat sıfatıyla iĢleri yürüttüğü gibi. Kösem Sultân'ın eski dinine geri döndüğü veya iyi bir Müslüman olmadığı gibi yanlıĢ manalar çıkarılmamalıdır. sh. Bunun da sebebi. El-Ahkâm'üs-Sultâniyye. IV. 5. Kısaca formalite icabı tahta geçen IV. Saray'daki hanımlar daha etkili olmaya baĢlayınca. Murâd ve I. dıĢarıdaki ağalarla ittifak ederek. PadiĢah tahtta olduğu vakitlerde de iĢlere karıĢmaya devam etti. Mehmed'i aradan kaldırıp yerine kardeĢi II.. Oğlu PadiĢah olunca Topkapı Sarayı'na getirilmiĢ ve bir daha Eski Saray'a dönmemiĢtir. Bu iddiaların aslı nedir? Maalesef bu iddiaların bir kısmı doğrudur. Mehmed'in asıl validesi olan Turhan Sultân baĢta olmak üzere. 7 yaĢında PadiĢah olan IV. 11 yıldan fazla Naibe sıfatıyla bir cihan devletini idare etti. annesini dinlemedi. Ġbrahim sultân olunca. 202 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMA siyle. Murad'ın birinci saltanat devresi yani IV. Ġbrahim'e karĢı tavır aldı ve bazı tarihçilerin yorumlarına göre. Fakat Sultân Ġbrahim'e baĢta en çok sevdiği Hasekisi Telli Haseki HümaĢah ve musâhibesi ġekerpare olmak üzere. Süleyman'ı tahta geçirme planlarına baĢladı. Bundan sonraki geliĢmeleri Ģöylece özetlemek mümkündür: 1) IV. Sadrazamları bile tayin edip istifalarını kabul edecek kadar devlet iĢleriyle iç içeydi. Osmanlı sarayına câriye olarak girmiĢ ve Müslüman olduktan sonra Padi-Ģah'ın kadın efendiliğine kadar yükselmiĢtir. . 4. Meh-peyker Sultân veya tüysüzlüğü yahut diğer hasekilerin önüne geçmesi sebebiyle Kösem Sultân diye adlandırılan I. Sofu Mehmed PaĢa. Osman'dan itibaren Osmanlı idaresinde kadınlar saltanatının baĢladığı ve bunun baĢını da Kösem Sultân'ın çektiği söylenmektedir. IV. 2) Diğer oğlu I. hatta Saray'dan uzaklaĢtırıldı ve Rodos'a sürülmek istendi. Buna karĢı. 3 vd. ancak devleti annesi Kösem Sultân ile Sadrazamlarının ve ġeyhülislâm ve benzeri devlet adamlarının yönettiği devredir (1032/1623-1041/1632). Ģer'-i Ģerifin hükümleri külliyen iptal edilmiĢ olur". Murad'ın ismen PadiĢah olduğu. Murad'ın gerçekten padiĢahlık yaptığı ikinci devrede de. tahta geçen padiĢahların. sh. 8 küsur sene devam etti. Kadınlar Saltanatı. EI-Mâverdi. sh. Artık Vâlide-i ġehîde veya Vâlide-i Maktule diye anılacaktı. torunu IV. IV. sonra da Turhan Sultân. Bilindiği gibi. ona bir Ģey öğretmek de mümkün olmaz. Asıl adı Anastasia ve babası da bir Rum papazı olan bu kadın. Valide Sultân ve hatta Nâibe-i Saltanat yani saltanatın vekili sıfatlarıyla devleti 8 yıl idare etti denilebilir. herkes bu durumdan Ģikâyetçiydi. 325 vd. Fakirlere her . II. eski Osmanlı PadiĢahları gibi ehliyetli ve dirayetli olmamasıdır. Bunun yanında Kösem Sultân. Mehmed devridir. Her sene hapishaneleri dolaĢır ve borçtan tutuklu olanları kurtarırdı. "elli yıl devlet ve saltanat sürüp bütün iĢlerde tasarruf sahibesi idi". Ġbrahim'in hal'i ile alakalı âlimlerle yaptığı konuĢma bu iddiaları reddeder mahiyettedir. Ancak I. 4) Bütün bu anlatılanlardan. Naima'nın ifade116 Naimâ. El-Ahkâm'üsSultâniyye. onun tahttan indirilmesinde ve hatta 10 gün sonra idam edilmesinde birinci derecede rol oynadı. sadece Ģeklen padiĢah idi. Ancak plan duyuldu ve Kösem Sultân 3 Eylül 1651 gecesi PadiĢah ve Turhan Valide Sultân'ın adamları tarafından boğularak öldürüldü. Ahmed'in kadın efendisi. cana ve ırza zarar verir. iyi bir Müslüman idi. 118. Mehmed'in yerine önceleri Kösem Sultân. bu durum kana. IV. kadınların da saltanata karĢı ne kadar alakalı olduklarının delilleridirler ve aynı zamanda Osmanlı Devleti'nde kadın dört duvar arasındaydı Ģeklindeki itirazlara karĢı da müĢahhas bir cevaptır. Köprülü Mehmed PaĢa ve benzeri sadrazamlar da icranın baĢı olarak devleti idare etmeye baĢlamıĢlardır116. sh. Arkasındaki ağalarla birlikte devam ettirdiği idareye karĢı halk ayaklandı. Mehmed. Maalesef bu hadiseler sebebiyle oğlu olan I.

I. Mührün üzerinde "Mazhar-ı Lütf-i Samed Vâlide-i Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıĢtır. Saltanatı müddetince biriktirdiği servet ise. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Bu da doğru mudur? Kısmen doğrudur. sadece. Hayır eserleri arasında medreseleri. 2477. Ġbrahim'e câriye verilmiĢtir. sh. 56-59. c. j hemen belirtelir "bu mertebe ı tedbirimizle elde I hezimete maruz k 2) Maalf pılmıĢ ve henvj riayet ediln sini ısrarla| 3)1 acı meyv binince.zaman yardım ederdi. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız. 235 vd. 1683 Ey] olabilir? M eumeı 1 'aıH Her musibeti bu bozgun felakel bazı taktik ve j Osmanlı Va k'arl Bu görüĢler1 1) Bu sefa Topuyla tüfeğlyl tünlüğü mevaı lerine Ģükretn ve Ramazan Ģımardıkları ve j ifade edilmiĢtir. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller. O halde bu bozgun felaketinin de bir sebebi vardır. 14. Mehmed'in de annesidir. nr. Mehmed 7 yaĢında PadiĢah olunca. IV. Oğlu IV. Dâr'ül-Hadisleri ve sebilleri bulunmaktadır. E 2457. Mehmed de. Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile. Ahmed Refik. sh. Zira 1656 yılında devleti Köprülü'lere devredinceye kadar. Kara Mustafa PaĢa'nın bazı taktik ve Ģahsiyet kusurlarına yüklemek doğru değildir. Hadisenin olduğu günlerde Osmanlı Vak'anüvis'i olan . 120. 5948. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 203 cidi ile beraber onun eseridir. Uluçay. III. V. IV. tam manasıyla bir PadiĢah gibidir. ancak Hatice Turhan Sultân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlıĢlıklar yaptığı da olmuĢtur. Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düĢünen bir hanım efendidir. Vâlide-i Muazzama unvanı ona aittir. Bu sebebi. 107-123. 1683 Eylülünde meydana gelen Viyana Bozgununun sebepleri neler olabilir? Merzifonlu Kara Mustafa PaĢa'nın kabahati var mıdır? Her musibet bir cinayetin neticesidir ve bir mükâfatın da mukaddimesidir. Çanakkale'deki kaleler de mescidi ile beraber o türbesine defn olı 120. Murad'ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından baĢlatılan ve ancak inĢası tamamlanamayan Yeni Cami. c. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân. sh. ibadet. sh. Mehmed'in annesi Turhan Sultân'ın devleti tek baĢına idare ettiği söylenmektedir. Zaten oğlu IV. IV. Kadınlar WNLI 11651 tödü. Aziller ve tayinler artık onun hatt-ı hümâyûnu ile yapılmaktadır. dua ve hayra tahsis etmiĢtir. tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere. aynı yıl reĢîd ilan edilmiĢtir. III. devlet iĢlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed PaĢa'ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiĢtir. dıĢarıların K Refik. ' müĢlervej gazi ruhu 4) t sinde I seferde ı tam ria 5)1 iki ayı t edem Hanı'nın r etmesi bu 117 Naimâ. Kör Süleyman PaĢa tarafından Kösem Sultân'a hediye edilmiĢ ve daha sonra da Saray'da terbiye edilerek ve Müslüman olarak. Kadınlar Saltanatı. mektepleri. Osmanlı Devleti'nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiĢtir. Turhan Sultân'ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıĢtır. 119. Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri baĢlamıĢ ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca. Kendisi de bütün vaktini. kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiĢtir. tamamen hazineye devredilmiĢtir117. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiĢ ve Yeni Cami'deki türbesine defn olunmuĢtur118. C.

3831. sh. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin siyasi ve coğrafî durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. nr. c. Taht Uğrunda BaĢ Veren Sultânlar. 124-149. Çünkü askerin önemli bir kısmı. 204 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNME. Maalesef cezasını da ağır bir Ģekilde ödemiĢlerdir. ölürsem Ģehid kalırsam gazi ruhuna sahip olmanın önemi burada anlaĢılmaktadır. Allah"n bu nimetlerine Ģükretmesini bilmemiĢtir. Topuyla tüfeğiyle ve de ordunun diğer donanımı ile düĢman kuvvetlerine ezici bir üstünlüğü mevcuttur. ġaban ve Ramazan ayına rastlayan mübarek günlerde. sh.SULTÂN II. 5) Elbette ki bütün bunların yanında. Süleyman derler. zorbacı baĢı Hacı Ali Yeniçeri Ağalığına. II. Ahmed Refik. Ġbrahim'in Hasekisi Sâliha Dil-âĢûb Valide Sultân'dan 1642 yılında dünyaya gelen ikinci oğludur. Sadrazam SiyavuĢ PaĢa katledildiği gibi. SÜLEYMAN DEVRĠ 121.' deyiz. Venedik ve Ruslar dörtlü müttefikler halinde Osmanlı topraklarına saldırıyorlardı. Zira her musibet bir cinayetin neticesidir119.. iĢ ciddiye binince. nimetin Ģükrünü eda edecek yerde Ģımardıkları ve gayr-i meĢru fiilleri iĢledikleri bizzat Osmanlı tarihçileri tarafından açıkça ifade edilmiĢtir. c. 116-117. Avusturya. maddi sebepler de vardır. Ġçerideki bu kargaĢayı fırsat bilen düĢman da dört cepheden Osmanlı Devleti'ne saldırıyordu. içte ve dıĢta buhranlı günler yaĢamaktaydı. Süleyman. sh. Askerin çokluğunun değil. II. sh. Onlar Yanıkkale'nin fethedilerek Viyana'nın gelecek yıla bırakılmasını ısrarla tavsiye etmiĢlerdir. Macaristan'da kan gövdeyi götürüyor ve General Caraffa eyâlet merkezi Eğri'yi 1687'nin son ayında teslim alıyordu. . Almanlar. Burada Kara Mustafa PaĢa'nın fevkalade istikametli bir hayatı olduğunu hemen belirtelim. IV. eski Osmanlı PadiĢahlarını andıran bir Ģahsiyeti yoktu. 1687 yılında isyancıların IV. harbin esasını teĢkil eden atların kısmen bakımsız kalmaları ve komutanların taktik hataları ve nihayet Kırım Hanı'nın neticenin bu kadar vahim olacağını hesap edemeyerek Mustafa PaĢa'ya ihanet etmesi bunlardan bazılarıdır. XX. sh. 4) Daha önceki gazalarda en büyük vasıfları. Bu görüĢlerini de esas alarak bir iki noktayı açıklamakta yarar vardır. Viyana'ya gelinceye kadar elde ettikleri ganimetin ve servetin derdine düĢmüĢler ve asıl gazayı unutmuĢlardır. Hatta sefer sırasında askerin ve hem de Recep. 1) Bu sefere katılan Osmanlı ordusunun maddi hazırlığı son derece mükemmel idi. IV. Ġçerde devletin yaya kuvvetleri olan yeniçeriler ve süvari kuvvetleri olan sipahiler. V. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Süleyman'ın Ģahsiyeti. 322-334. Her sene bir sadrazam ve serdâr değiĢikliğine gidiyordu.Silahdâr Mehmed Efendi bu noktayı çok güzel özetlemiĢtir. Kadınlar Saltanatı. Osmanlı tarihçilerinin Emir Süleyman dediği Yıldırım'ın oğludur. Tekeli Ahmed ve Deli Pîrî gibi bazı zorba baĢları da istedikleri makamlara tayin edildiler. Naimâ. ¦¦•<. Ġslâm'ın tesbit ettiği usuller çerçevesinde harp etmek. Sultân I. 2) Maalesef. c. asıl sebebin manevi sebepler olduğu kanaatin118 TSA. sh. bir kısım devlet adamlarının görevden alınması bahanesiyle isyan halindeydiler. Ġstanbul 1961. askerin çokluğuna ve intizamına bakarak gurura kapılmıĢ ve hem Kırım Hanı Murad Giray ve hem de Erdel Kralı Mihal'in ikazlarına riayet edilmemiĢtir. PadiĢah olduğunda Osmanlı Devleti. 107-116. Hocaları Arabzâde Abdülvehhâb Efendi ve Celvetî ġeyhi Atpazarî Osman Fâzıl Efendi'den ciddi bir eğitim görmesine rağmen. Kasım 1687'den Mart 1688'e kadar 4 ay süren zorbaların isyan hareketleri neticesinde. Çünkü I. 3) Osmanlı ordusu ve özellikle de vasıfsız insanların yeniçeri ocağına alınıĢları. Uluçay. Osmanlı tarihçileri II. bu seferde geçtikleri yerlerde ciddi tahribatlar yapmıĢlar ve Ġslâm'ın bu ulvi düsturlarına tam riayet edememiĢlerdir. Süleyman ve Avrupalı tarihçiler ise. "bu mertebe ihsan olunan büyük nimetlerin kadrin bilmeyüp bu kuvvet-i kahireyi kendü hareket ve tedbirimizle elde ettiğimizi zannettik ve Allah'ın lütfü olduğunu unuttuk. neticesinde hilâf -ı me'mul olarak bu hezimete maruz kaldık". Bunların baĢında iki ayı bulan muhasara sırasında askerin yorgun ve bitkin düĢmesi. insanların mal ve ırzlarına göz dikmemek olan Osmanlı askerleri. c. yaĢadığı kafes hayatının etkisiyle. ilk acı meyvesini Viyana bozgununda vermiĢtir. Ancak biz. 48-49. kurmay heyeti. Mehmed'i tahttan indirmesiyle PadiĢah olmuĢtur. Süleyman. Almanya. Silahdar'ın ifadesiyle. Silahdâr Tarihi. Ancak asıl can damarını teĢkil eden asker grubu. 239-242. III.

Sadrazam'ın ilk icraatı. Zevceleri Ģunlardır: 1. Süleyman.Zeyneb Haseki. sh. Mehmed ve II. 6.994-1016. Ġstanbul'a geldiğinde PadiĢah bizzat karĢıladı ve sevincini belirtti. Baden markisi Ludvvig'in kumandasındaki imparatorluk kuvvetleri ile Osmanlı kuvvetleri Salankamen'de bir araya geldi. sh. Ahmed. Oğludur ve Hatice Mu'azzez Hasekiden 1643 yılında dünyaya gelmiĢ olup. kara gün dostu Kırım Hanı Selim Giray'ın kahramanlıklarıyla zafer Osmanlı Devleti'nin elindeydi. Ġbrahim'in 3. Eylül 1690'da Semendire'yi ve Kasım 1690'da ise Belgrad'ı geri aldı. . ömründe bir tek vakit namazını terk etmemiĢtir. sh. c. I. II. Burada PadiĢah'ın mührü ile samur kürkü aldı ve sefere devam etti. II. Almanya seferi için Sofya'ya u-laĢmak üzereydi. orduda isyan belirtilerinin baĢlaması ve de NiĢ'in düĢmesi üzerine. Avusturya'nın sulha yanaĢmaması ve diğer haçlı kuvvetlerinin de onlara destek çıkması üzerine PadiĢah sefere çıktı. ağalar iĢlere karıĢmamak Ģartıyla sadrazamlığa getirdi (Ekim 1689). BĠLĠNMEYEN OSMANLI 205 im 1:542 i* mak oldu. Zira Ģehzadeliğinde çocuk sahibi olmasına müsaade edilmemiĢ ve padiĢahlığında da çocuğu olmamıĢtır. ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin maruz kaldığı önemli hadiseler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. ġeyhülislâm Debbağ-zâde Mehmed Efendi'nin tavsiyeleriyle Köprülü-zâde Fâzıl Mustafa PaĢa'yı. 391-433. geri döndü.^ bir hattatt terk eti tır121 122. II. sancağı alarak Avusturya cephesine koĢan Fâzıl Mustafa PaĢa. 17. Ġstanbul 1282. ġer'-i Ģerife aykırı tek bir hali görülmemiĢ ve kimseye de kızmamıĢ-tır120. XXI-SULTÂN II. II. Nisan 1690'da Kanije'nin düĢmesi haberi gelmesine rağmen. nr. Süleyman. Osmanlı Tarihi. Ahmed getirildi. serdâr Recep PaĢa'nın mağlubiyeti. Avusturya cephesi kumandanı Yeğen Osman PaĢa ile sadrazam Ġsmail PaĢa arasındaki kavgalardan istifade eden Avusturya (Nemçe) kuvvetleri 1688 Eylül'ünde Belgrad'ı zapt ettiler. Köprülü'nün etkisiyle padiĢah olduğu ve Haziran 1691'de tahta oturduğu bilinmektedir. Tarih-i RaĢid. Yerine sadrazamın da tesiriyle küçük kardeĢi II. 4. Ahmed.Müslüman bir Ģehir olan Eğri'yi her Ģeyiyle Hıristiyan bir Ģehir haline getirdi ve yüzlerce cami harap edildi. Arkasından kendisi cepheye gitmek istediğinden. I Avusturya ( 1690'daM ni belirtti. PadiĢah'ın hastalığından ve sadrazamın yaptıklarından rahatsız olan bazı çevreler. Müstakim bir padiĢah olan II. Silahdar Tarihi. BaĢ Kadın 2. Çocukları yoktur. Süleyman'ın küçüğüdür. 100'ün üzerinde cami kiliseye çevrildi. Mora'yı Osmanlı kuvvetlerinin elinden alıyordu. i II t dünyayaJ padiĢaiıS Ti laĢmakl beklemrtl Ģa'nın j Saadetü elden i ç-kas* I 119 Silahdar Fındıklı Mehmed Ağa. c. Kantemir. Mehmed Arif. Almanya seferine çıkmak üzere Edirne'ye gelen II. Süleyman. sh. 89-94.Hatice Haseki.Behzâd Haseki. 5-ġeh-süvâr Haseki. 4-SÜI8M Ģehzadem/n olmamıĢtır. Aslında gençliğinde iyi bir eğitim alan II. BtM yaptı Almanya s sadrazamın i ki. Kısım I. I-VI. II. D. 3. sh. "Ġkinci Viyana Seferi Hakkında". Tahta çıktığında sadrazam Fâzıl Mustafa PaĢa. Aynı yıl Venediklilerin güçlü kumandanı Morosini de. Ġstanbul 1928. II. bütün bu sıkıntılar karĢısında. Mehmed RaĢid. III. UzunçarĢılı. I. Ģahsiyeti. TOEM.Ġvaz Haseki. 16. nr. 621 vd. aynı zamanda meĢhur bir hattat idi. yersiz bazı vergileri kaldırarak re'âyâyı memnun etmek oldu. sh. AHMED DEVRĠ 122. Polonya (Lehistan) ve Rusya cephelerinde ise. 1071-1075. Süleyman burada vefat etti. c. ısrarla saltanatta değiĢiklik istiyorlardı. Bu arada fitne ateĢi sönmüyordu.Sülün Haseki. IV. kendisi cephede iken Sultân'a etki edecek bütün ağaları devreden çıkarmak oldu. 441-459. Ancak Sofya'ya kadar gelen PadiĢah.

Ancak II. LügoĢ ve ġebeĢ Kaleleri feth olunarak TemeĢvar'a kadar gelindi (Aralık 1695). sh. 205-206. Mustafa'nın katıldığı 3. Ahmed'in vefatının duyar duymaz. sh. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. 295-576. Bu arada sadrazam Bozoklu Bıyıklı Mustafa PaĢa'nın serdar-ı ekrem olarak sefere çıkması. Osmanlı Tarihi. Macaristan'ın güneyinde yer alan Zenta'da Osmanlı ordusu ile karĢılaĢtı. Mustafa. Azak önüne kadar geldi. Venedikliler de boĢ durmuyordu. karĢısında Savoie prensi MareĢal Eugen vardı. Mustafa tekrar Edirne'ye döndü. MUSTAFA DEVRĠ 123. Osmanlı kuvvetlerini epeyce 120 Silahdar Tarihi. Açık denizlere inmeyi hedef edinen Rus Çarı Büyük Petro. sayfada onun Ģahsiyeti anlatılmaktadır. Edirne'deki Veliahd Dâiresinden Hünkâr Dâiresine gelerek tahta oturmuĢ ve kendisine bî'at etmeleri için devlet adamlarını çağırmıĢtır (ġubat 1695). Lipve. Ahmed. Bu zaferin ardından II. UzunçarĢılı. 70047005. III. c. Arapça ve Farsça'ya mükemmel denecek kadar vâkıftı. 1691'e kadar devam eden savaĢta Almanlar bazı yenilgilere maruz kalınca. IV. Ruslar tarafından iĢgal edildi. 1 yıl sonra tekrar hücum etti ve Azak. 52 yaĢındaydı.000'e yakın Ģehid vererek ve PadiĢah'ın canını da zor kurtararak mağlubiyet acısını tattı. IV. Devletler ve Hanedanlar. sh. c. 15. hem Fâzıl Mustafa Pa-Ģa'nın Ģehid olmasını ve hem de ordunun mağlubiyetini netice verdi (Ağustos 1691). ailesi ve zamanında Osmanlı Devleti'nin durumu hakkında özet bilgi verir misiniz? Sultân II. Kara Mustafa PaĢa ile Viyana önünde genç bir subay olarak savaĢan bu komutanın komutasındaki Avusturya kuvvetleri. RâbPa Haseki Sultândır ve Haseki Sultân diye anılmaktadır. Öztuna. Papalık ve Floransa'nın desteğiyle Girid'e kadar gelip Hanya'yı kuĢattılarsa da. kalyonlar kaptanı Mezomorta Hüseyin PaĢa eliyle tahta çıktığı ay aldı ve Sakız Adasından Venediklileri kovdu.Âtika Sultân. 4-ġehzâde Selim. 2. 6-ġehzâde Sultân Ġbrahim Hân121. II. anlaĢma sağlanamadı. Sakız Adasının geriye alınıĢını göremeden vefat eden amcasının intikamını.SULTÂN II. II.Hatice Sultân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Bu iĢgal Ġstanbul'u hüzne gark etti. c. Hatta bu zaferin Ģımarıklığı . E. Mustafa 2. Uluçay. 206 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0S"MIW ümitlendirdi. Avusturya seferinde. Çevresindekilerin ısrarıyla Ġstanbul'a dönüldü. Amcası II. Belgrad'ı kuĢatan Alman kuvvetlerinin Cafer PaĢa tarafından periĢan edilmesi ve Kırım Hanı Selim Giray'ın Erdel'e girmesi. 70-71. Ancak haçlı kuvvetlerini arkasına alan Venediklilerin Eylül 1694'de Sakız Adasını teslim almaları Ġstanbul'u endiĢeye düĢürdü. c. 3. 494-531. 5ġehzâde Abdullah. Sefer-i Hümâyuna çıktı ve OlaĢ Meydan Muharebesinde Avusturya Kralı Kral Elektör yenildi ve kaçtı. hazır bir zaferi elden kaçırmıĢtı. II. Mustafa'nın ilk icraatı Elmas Mehmed PaĢa'yı sadrazamlığa ve hocası eski ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'yi de ġeyhülislâmlığa getirmek oldu. en âlimi ve en kültürlüsü idi. Seferde. Osmanlı ordusunun kahramanca müdafaasına ve Çar Petro'yu geri çekilmeye mecbur bırakmalarına rağmen. Ahmed. Ağustos 1692 yılında büyük kayıplarla çekilmek zorunda kaldılar. Köprülü-zâde'nin yerine vasıfsız bir devlet adamı olan Arabacı Hoca Kadı Ali PaĢa sadrazam yapıldı ve Almanya cephesi serdarlığına da yaĢlı vezirlerden Koca Halil PaĢa getirildi. Çocukları ise Ģunlardır: 1. Özellikle 575. sh. Mehmed'in Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan 1664 yılında dünyaya gelen oğludur. II. Maalesef Eylül 1697 yılında PadiĢahın baĢ komutan olduğu bir Osmanlı ordusu. Bu sıkıntıya dayanamayan II. Ancak düĢman durmuyordu. Mustafa. Kısım I. XXII. tarihinde ilk defa. Kantemir. Saadet Giray Han'ın beceriksizliği ve Osmanlı kurmaylarının aceleciliği. Tek bir kadın efendisi bilinmektedir ki. Türkçe'yi iyi bilen Kont Marsigli'yi sulh için gönderdiler ise de. Sultân II. Murad'dan sonra gelen Osmanlı PadiĢahları içinde en liyakatlisi.Ancak bazı Osmanlı kurmaylarının Kırım ordusunu beklemeden serdarı taarruza erken baĢlamaya ikna etmeleri. 717-752. Devlet meseleleri ile diğer iki ağabeyinden daha ilgiliydi. Bizzat kendisinin yazdığı Kur'ân'ı ve hatıra defteri ile meĢhur olan II. sh. Valide Sultân'ın da devlet iĢlerine karıĢmayarak kendini hayır hizmetlerine vermesi onun için iyi bir imkândı. Nisan 1696 yılında II. Bazı devlet erkânının karĢı çıkmasına rağmen Avusturya üzerine çıktığı 1. nr.Âsiye Sultân. Sakız'ın geri alınıĢını göremeden Edirne'de ġubat 1695 yılında vefat etti.

ile aynı prens bira Ġslâm âlemlfl biyle kan ağlı muhasara altına I etmelerine yorlardı.i dizi reforma | tanzim olt görülmeye I önce i arası açı ve deı getirmesi w!»i nevi I Edirne'de! sebep 1. iç problemleri çözebilmek için bir dizi reforma giriĢti. Kısım I. Kamaniçe merkezli Podolya Eyâleti Lehlere ve 1700 yılında yapılan ilave Ġstanbul AndlaĢması ile de Azak Ruslara teslim ediliyordu.1 Ġstanbul'da] ve Ağu: III. ancak Macaristan tamamen Avusturya'ya. I. Mora Venediklilere. önce vezirliğe ve sonra da sadrazamlığa getirildi. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. M da nıkâlıaUl BĠLĠNMEYEN OSMANLI 207 ile aynı prens bir ay sonra Bosnasaray'a hücum etti ve burayı harabeye çevirdi. sh. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmıĢ ve Avrupa'daki hâkimiyet tamamen kaybedilmiĢti. Belgrad'ın 65 km kuzeybatısında yer alan Karlofça'da. 71-72. ancak muvaffak olamadı. Hanya'yı muhasara altına almalarına ve Bosna-Hersek cephesinde Osmanlı Devleti'ni rahatsız etmelerine rağmen. bir nevi Feyzullah-zâdeler Divanı haline geldi. Osmanlı PadiĢahı artık Avrupalı devlet baĢkanlarına sen değil. Devlet idaresinde ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin etkisi görülmeye baĢlandı. D. Bunu Ġstanbul AndlaĢması tamamlamıĢtır.121 Sllahdar Tarihi. c. AndlaĢma Avusturya. Yeni sınırlar kontrol altına alındı. Ruslar ise. Devletin müesseseleri yeniden tanzim olunmaya baĢlandı. Üç devletle 25 yıllık sulh andlaĢması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütâreke imzalanmıĢtı. UzunçarĢılı. Osmanlı Tarihi. Uluçay. Onun tezkiyesiyle sulh andlaĢmasının murahhası Rami Efendi. Avrupa'daki üstünlüğün Osmanlı Devleti'nden Avrupalı Devletlere geçtiğini ortaya koyan ve Osmanlı Devleti'nin gerileme devrini baĢlatan ilk andlaĢma imzalandı (Karlofça AndlaĢması.'! merkezli I de Azak I pa'dakl I n irken tamamlaı çekti. nr.E. PadiĢah'ın yarım asırdır Ġstanbul yerine Edirne'de oturması da merkezde bazı rahatsızlıklar meydana getiriyordu. 753-781. LehlS Azak Kalesini i ĠĢte böyle bir I (DıĢiĢleri Bakanı). c. müstakim ve değerli bir insan olmasına rağmen. sh. Fakat onun da Feyzullah Efendi ile arası açıldı. SavaĢ sıkıntılarından kurtulan Osmanlı idaresi. Alım Fiilen s ġeyhü katlr sahibi o lamıĢtır. Ancak düĢman da kendinden emin değildi. Osmanlı ordusunun bu mağlubiyeti sebebiyle kan ağlıyordu. âlim. sh. Öztuna. Buna rağmen 15 yıldır devam eden felâket yılları da sona ermiĢti. 532-555. azli için uğraĢtı. siz diyecekti. Lehistan bütün gayretiyle Kamaniçe'yi almak için uğraĢıyordı. 7004. 576-804. Edirne Vak'ası diye bilinen ayaklanmanın meydana gelmesine sebep oldu. 207-208. II. c. sh. Venedikliler. Divan-ı Hümâyun. 26. Ġstanbul'da kıyam eden . Bu iki temel sebep 1. ĠĢte böyle bir havada. II. 691. sh. Osmanlı Sadrazamı Amca-zâde Hüseyin PaĢa ve Reisül-Küttâb (DıĢiĢleri Bakanı) Rami Mehmed Efendi'nin gayretleriyle. Kantemir. c. Azak Kalesini almakla yetinmiyorlar ve açık denize inmek için daha da ileri gidiyorlardı.1699). Ġran da dahil olmak üzere. Ġslâm âlemi. Mora'yı kaybedecekleri korkusuyla Viyana'yı sulh için teĢvik ediyorlardı. Bunar Sava. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. yakınlarını devlet idaresinde belli makamlara getirmesi ve bu noktadaki hırsı onu milletin gözünden düĢürdü. sında yer alan i Devletlere ı andlaĢma nedlk ve I veriyordu. Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaĢa son veriyordu.01. Devletler ve Hanedanlar. Feyzullah Efendi. III.

Feyzullah Efendi ve Hoca-zâde Mehmed Efendi gibi âlimlerden ders alarak yetiĢen II. Hal' edilmesinin baĢ sebeplerinden olan ġeyhülislâm Feyzullah Efendi ise. Mehmed'in 1674 yılında yine Emetüllah GülnûĢ Sultân'dan dünyaya gelen ikinci oğludur. II. 71 Tebrlzl I 1727'deî kabul f Devleti'm 17231 maki durum j isyan har* deki . Ahmed.Rukıyye Sultân122.AyĢe Sultân. Birinci Edirne Vak'ası'ından hemen sonra yani 1703'ün Ağustos ayında. Ahmed'i tahta geçirdiler. Fiilen sefere çıkan son Osmanlı PadiĢahı oldu. 12-ġehzâde Hasan Hân. 10.Afîfe Haseki. 4-ġehzâde Mehmed. önce iç huzuru sağlamaya çalıĢmıĢ ve Edirne Vak'asmın failleri teker teker cezalandırılmıĢtır. Ahmed dönemini ana hatlarıyla Ģöylece özetlemek mümkündür: Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında. hattat. Mustafa. Mustafa ise. hadise uzt PadiĢah'ı ı di.Zeyneb Sultân. Çar. 2-ġeh-süvâr Valide Sultân. Sokullu veya Köprülü gibi dirayetli bir sadrazam arayıĢındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. XXIII. IV. Osmanlı Devleti. Bu arada Avrupa'da Ġsveç Kralı Carl'ın Deli Petro'ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması. Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. 9.Safiyye Sultân. 13. 6.Hanife Hâtûn. Çok sayıda sadrazam değiĢikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali PaĢa'da karar kıldı ve devlet iĢlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. 3-ġehzâde Murad. Mahmûd'un annesi. Cariyelerden ve I. bütün bu menfiliklere rağmen. Hocaları Hafız Osman Efendi. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaĢta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed PaĢa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. hal'ından 4 ay sonra kederinden vefat etti.Hafsa Sultân. Hânedân-ı Âl-i Osman aleyhine sözlerin dahi söylendiği bir havada. yine de dünyada bir numaralı 208 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN güçlü devlet idi ve onu yine Müslüman bir devlet olan Timuroğullarının Hindistan'da devam ettirdikleri devlet takip ediyordu.Sâliha Sebkatî Valide Sultân. ġeyhülislâmın ısrarıyla tahta geçirilmiĢt ir. Ģâir ve müziğe meyli bulunan kültürlü bir padiĢahtır. 9.Âli-cenâb BaĢ Haseki. 7-ġehzâde Selim. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Ģahsiyeti. 11. mağlup olacağını anlayınca. 6-ġehzâde Hüseyin.000'i buldular ve Ağustos 1703 tarihinde PadiĢah'ı tahttan indirdiler. 4Hümâ ġah Haseki. 3. 14. aile hayatı ve zamanındaki önemli olaylar hakkında kısa bilgiler verebilir misiniz? III. Ģair ve büyük bir Ġslâm âlimi idi. 5-ġehzâde Süleyman. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir. 2-ġehzâde Sultân Osman III.Fatma ġahin Hâtûn. hattat. Ġkballer çocuk doğurdukları zaman çoğunlukla Kadın Efendi olmuĢlar ve bazan da nikâh akdi ile zevce haline getirilmiĢlerdir. Osman'ın annesi. 5. Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi olması kuvvetle muhtemeldir. Sonn Ali PaĢa'n«| ya'dan geril 5a nedlk ve ı dağh âsl!ertl ilan edilr Damad AH I sonra yanU savaĢa soı»J saltanat e Ġkindi NevĢehirli t vam eden ı 1730'dat Matbaan eğlencenin! ettiği Ġran'a ı ması. AHMED DEVRĠ (LALE DEVRĠ) 124. Aksi sesler duyulsa da kardeĢi III. III. Ağabeyi ile ahenk içinde 9 yıla yakın veliahd olarak hayatını devam ettirmiĢtir. 8. 8-ġehzâde Ali.Hatice Haseki. Ahmed. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanb.SULTÂN III. çok büyük hakaretlere maruz bırakıldıktan sonra kati olunmuĢ ve cesedi de Tunca Nehrine atılmıĢtır (Eylül 1703). ĠKBALLERĠ: 7. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mahmûd I. III. 4. Mustafa'dan itibaren baĢlamıĢtır. Osmanlı hareminde beraber karı-koca hayatı yaĢadıkları ve ancak genellikle çocuk sahibi olmadıkları cariyeler demek olan ikbal müessesesi.200 kadar cebeci Edirne'ye gelinceye kadar 80. Ağabeyi kadar olmasa dahi. II.Emetüllah Sultân. Haseki ve III. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711'de harp baĢlamasına sebep oldu.

ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaĢadı ve 62 yaĢında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti. IV. Ahmed'i o gece biraderi II. Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. IV. II. 23. 555-595. UzunçarĢılı. 1-46.. Karlofça'da verilenler Rusya'dan alındığı gibi. III. Her çeĢit kültür faaliyetlerinin arttığı. Ġstanbul 1962. 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaĢa son verildi. c.f Kaini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 209 rak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. 315 vd. 5"' |t 0' rıyetim küsur ji IslâmaĠ ] lanıujj bildij. Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik. KADIN EFENDĠLERĠ: 1Emetüllah BaĢ Kadın. Bu hadise üzerine muhalifleri. sh. c. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmud'u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar. 4. PadiĢah ile sadrazamın Ġran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karĢılandı. II. Venedik ve Avusturya'dan da alınması gerekir Ģeklindeki düĢüncesi ve Venedik'in Karadağlı âsileri himaye etmesi. kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peĢkeĢ çekmesi de ilave edilince. c. UzunçarĢılı. (SadeleĢtiren: Ġsmet Parmaksızoğlu). Ahmed. nr. 1 Ekim 1730 günü. Damad Ġbrahim PaĢa'nın aleyhindeki bu rüzgar.Emîne MihriĢah Ġkinci Kadın. âsiler bununla da yetinmeyip PadiĢah'ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III. Kısım I. c. BaĢ Haseki. Avusturya'nın da Venedik'i desteklemesi üzerine. Artık yeni bir dönem baĢlıyordu ve III. Öztuna. sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem. II. Az da olsa Ġslama aykırı olan fiiller. c. aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik'e harp ilan edilmesine sebep oldu. yeni bir savaĢ baĢlamadan bitti ve ġehid Ali PaĢa'nın 1713'de imzaladığı Edirne AndlaĢması ile Karlofça'da verilen yerler Rusya'dan geri alındı. 211-215. 1-421. 3. 28-29. ZEVCELERĠ: (III. Ahmed'in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13'ü ve bazılarına göre de 18'i bulmuĢtur. sh. 2. 1723'de baĢlayan Ġran SavaĢları bu dönemin 1730'da tamamen sona ermesine sebep olmuĢtur.Rukıyye Ġkinci Kadın.Hanife Kadın. Sadrazam Silâhdâr Ali PaĢa'nın. 5-RâbPa ġermi Kadın.. 6.). Köprülü-zâde Abdullah PaĢa'nın Tebriz'i fethetmesi ve Ġran'a ait beĢ eyâletin Osmanlı Devleti'ne ilhak edilmesi. Kısım I. I. Kısım. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. bir huzur dönemini daha sona erdiriyordu. Biz. 338. tarihin en kötü isyanı olacak Ģekilde geniĢledi. Ġkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718'de sadrazamlığa getirilen NevĢehirli Damad Ġbrahim PaĢa'nın sadrazamlığı ile baĢlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz. c. 3-139. I. Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düĢünce. sh.Hatice Ġkinci Kadın. E. III. Temmuz 1711). Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca.Emîne Musalli Kadın. Ekim 1727'de yapılan Hemedân AndlaĢması ile Sünnî olan EĢref ġah Üveysî tarafından kabul edildi. hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca. 9988. III. II. savaĢı yeniden baĢlattı. asilerin PadiĢah'dan kellelerini istedikleri Damad Ġbrahim PaĢa ve yakınlarından olan bazı paĢalar idam edildiler. Yağmalar. Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe baĢladığı ve harpten ziyade sulh.122 Silahdâr. daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. sh. 7 sene sürecek olan Ġran SavaĢlarını baĢlattı. D. Mustafa'nın annesi. c. sh. sh. Ancak ġi'î olan Nâdir Hân'ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti'nden geri alması. Kantemir. Devletler ve Hanedanlar. Maalesef ihtiva ettiği bazı gayr-i meĢru sayfalar sebebiyle bu huzur devam edememiĢtir. RâĢld Tarihi.Zeyneb Kadın. Baltacı Mehmed PaĢa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve PadiĢah'ı etkilemeye baĢladılar. Rusya'nın Ġran'a girmesi ve Osmanlı Devleti'nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması. D. Nusretnâme. 783 vd. 9210 BĠLĠNMEYEN OSMANLI . Ahmed'in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu. Uluçay. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 20. maalesef Damad Ali PaĢa'nın Ģehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716). 7. 8. 73-79. Osmanlı Tarihi. Osmanlı Tarihi. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil'in baĢını çektiği bu isyan hareketi. 3362. 10.

sh. Osmanlı PadiĢahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50'yi bulmaktadır. 140-420. 13. soi 2) Baltacı Metim hülislâm PaĢmakçı leyman Ağa. UzunçarĢılı. kanaatlerini dinlerr cazip Ģartlarla sulh t yola çıktı (Prut Hu Burada bilin 1) Ġsveç Kraıı ġjj reddetmesini ve I masını müd rudur. Ġsveç Kralı'nın ve Kırım Hanı Devlet Giray'ın farklı 123 Silahdâr. 11. sh. 10. Baltacı'nın m ve Osman Efendi'iltlj PadiĢat. sh. 2-ġehzâde Abdülmelik. 15.Emetüllah Sultân. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Devletler ve Hanedanlar. Baltacı'nın Ġsveç| Rus Çarını diri diıjjj lar sebebiyle s tek kabahatin j için bir sebep bul karısı Katerina'mn «l| Osmanlı komuta h ması için Vezir-i A'a çiler de. 4-ġehzâde Mehmed Hân. 18 -Hâtem Hâtûn. c. Olayın aslı Ģudur: Çorum'un Osmancık Kasabasından olan Mehmed PaĢa. sh. Ruslar. gizli anlaĢ da aleyhte I sında ikame'3) Dikkat a Osmanlı kaynaU lunmadığı gibi. Nusretnâme. c. III. VI. sh. ÇOCUKLARI: (III. Öztuna.Fatma Hümâġah Kadın. Bu olayın aslı nedir? Prut zaferini en ince ayrıntılarıyla anlatan tarih kaynakları elimizdedir ve bunların en ayrıntılı olanı da RâĢid'in sadece III.Nazîfe Kadın. 14. V. c. 2-450. musikiye meyli ve sesinin güzelliği sebebiyle Pâkçe Müezzin lakabı ile anılmıĢtır. 1-ġehzâde Mehmed. Küçük Çelebi-zâde Ġsmail Âsim Efendi. Bilindiği gibi 1710 yılında Ruslara karĢı ilan edilen harpte. sh. Ahmed devrine 4 cilt ayırdığı meĢhur tarihidir. Kantemir. 7-ġehzâde Selim. 25. sert t hindeki faaliyet ve p sözünde durmaması #| lan. Osmanlı Tarihi.. 16. mağlup olacağını anlayınca. Kısım I.Meylî Kadın. 17-AyĢe Hanım. c. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Çarının karısı Katerina ile gayr-i meĢru hayat yaĢayarak Osmanlı ordusunu sattığı ve böylece Prut Zafe-ri'nin Osmanlı Devleti'nin aleyhine geliĢtiği söylenmektedir. 23-ġehzâde Seyfeddin. Sevmedikleri hakkında dili uzun olan ve yeterli tahsili olması hasebiyle konuĢmasını da iyi beceren Mehmed PaĢa.BĠLĠNMEYEN OSMANL1 Gülsen Kadın. Rus ordusunun komutanı ġermetivef'di ve Deli Petro ile hanımı asla harp meydanına gelmemiĢti.Nazife Sultân.AyĢe Sultân (Küçük). 2-390. 18. 26. 20-ġehzâde Sultân Nu'man Hân. Ġkinci veya Üçüncü Ġkbaldir.Zübeyde Sultân. k iddiaların fe Ģu cümlelerle ¦. Ahmed'in padiĢah olmasıyla 1. 19. Biz sadece bilinen ve meĢhur olanlarını zikrettik. Uluçay. c. 1710 Eylül'ünde tekrar sadrazamlık makamına gelen Baltacı.Ümmü Gülsüm Sultân..Esma Sultân. II. 5-ġehzâde Süleyman Hân. 6-ġehzâde Mustafa III..Fatma Sultân. RâĢid Tarihi. c. Kısım I. ĠKBALLERĠ: 16-ġâyeste Sultân. c. IV. sh. Çar.t/" Netice ola*. IV. BaĢbakan Baron ġafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaĢması yapılmasını arzuladı. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Rus Katerina ile gayr-i meĢru bir iliĢkide bulunduğu veya en azından Rus Çarı ve hanımının bu savaĢın yapıldığı mekâna geldikleri yazılı değildir. 17. 216-227.Âtike Sultân. c. 10. 21-ġehzâde Ġbrahim. 24. II. 45-209.Emine Sultân123. dilinin cezasını çekerek. 2-454. "Rikâb-ı h_-m rından. 3-ġehzâde Murad. 8-ġehzâde Ali. 11. 13. Ahmed.. açlık ve düzensizlik sebebiyle Petro'nun savaĢ meydanına gelmeyerek uzaktan idare ettiği ordusu mağlubiyetle karĢı karĢıya gelmiĢtir.Hatice Sultân. fazla becerikli bir k umandan olmamasına rağmen. defa sadrazamlığa getirilmiĢtir. Ġmrahor'luğa getirilen Mehmed PaĢa. VI. kendisini tezkiye eden Kalyakoz Ahmed PaĢa'nın aleyhine çalıĢmıĢ ve ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi'nin tavsiyesi ile 1704 yılında 1. 849 vd. 79-95. sh. III.¦ nin doğru <¦ aleyhtarları. Ġstanbul 1287. 1706 yılında azl olunmuĢtur. henüz Ġstanbul'a gelmeden itibar kazanmaya baĢlamıĢtır.Ümmü Gülsüm Kadın. 22-Abdülhamid I. 15. 2-395. II. Tarih. Prut Zaferine imza basan komutan sıfatıyla. 14-Sâliha Sultân.Nijad Kadın. I yeniden han geldiğini do. Bu kaynakların hiç birinde.). müĢavirlerinin s.Hürrem Kadın. RâĢid Zeyli.Zeyneb Sultân. 9.AyĢe Sultân. PadiĢahıngı iltifat ve ikramlaril nâ-meĢkûrota. 12. 12-ġehzâde Bâyezid Hân.?^ cede bu fırsatı ti hinde kampanyıl gönderdiğini deww BĠLĠNMEYEN OSMANLI 211 . c. 125.

Baltacı'nın Katerina ile çadırda beraber olduğuna dair. ġöyle ki: 1) Önemle ifade edelim ki. Zira baskı sanatı 8. 126. Aleyhinde kampanya baĢlatanlar ve bazı Batılı tarihçiler. Baltacı'nın asla rüĢvet almadığını. her Ģeyi ben bilirim havasına girmesi ve neticede bu fırsatı kaçırması. sert hareketlerinden ve patavatsız sözlerinden dolayı. Veziriazam meydana gelen büyük hizmetleri mukabelesinde çeĢitli iltifat ve ikramlar beklerken. Bu manada baskı Avrupa'ya 14. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye karĢı gelmesi demek değil midir? Bu konu her zaman dillere dolandığından ve maalesef hep aleyhte kullanıldığından dolayı. Katerina'nın mücevher ve mektup gönderdiğini de kabul etmektedirler. Cari ve Kırım Hanı Devlet Giray. RâĢid meseleyi Ģu cümlelerle özetlemektedir: "Rikâb-ı hümâyûn tarafında olanlar dahi sadrazam hakkında gizlice nice kale gelmez nesneler yazdıklarından. Yüzyılda ilk kullanan Uygurlar ve Koreliler olmuĢtur. matbaayı 1455 yılında icad etmemiĢtir. Ancak hiç bir tarihçi ve hatta Rus Vekâyi'nâmeleri bile. Çinlilerden ziyade Uygur Türklerinin payı olduğu. sonradan sözlerinde durmamakla bu görüĢü teyid etmiĢlerdir. Temmuz 1711). kaynaklarda Çar ve hanımının asla harp yerine gelmediğini ve bu tür iddiaların tamamen yalan olduğunu ifade eden beyanlar yer almaktadır. ĠĢte bu noktada Hammer. bunun da Darüssa'ade Ağası 212 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMP1. Ruslar. Ancak Baltacı aleyhtarları. Osmanlı tarihçileri.kanaatlerini dinlemeyen ve müĢavirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed PaĢa. PaĢa. yaptığı hataları affettirmek için Kapıkulu ile gizli anlaĢmalar içinde olduğunu arz ettiler. Katerina'nın harp meydanına geldiğini yazmamıĢtır ve bu sadece kuru bir iftiradan ibarettir124. hemen aleyhte bir plan hazırladılar. biraz ayrıntılı da olsa inceleme zarureti bulunmaktadır. ile yakınlarının ithamları olduğunu açıkça belirtmiĢlerdir. artık ilim alemi tarafından kabul edilmektedir. tarihçiler tarafından eksiklik olarak kabul edilmektedir. yoksa Çarı yakalamamak için bir sebep bulunmadığını ilave ettiler. henüz Ġstanbul'a gelmeden Rus Çarı'nın sözünde durmamasını da bahane ederek. Ġlk planları. Burada bilinmesi gereken gerçekler Ģunlardır: 1) Ġsveç Kralı XII. Bazı çağdaĢ tarihçiler de. Yüzyılda Çin'de ve bazı araĢtırmacılara göre özellikle Uygur Türklerinde ortaya çıkmıĢtır. Bunların görüĢü haklıdır ve Baltacı'nın acele ettiği de doğrudur. Zira bunu 14. böylesine bir zafere imza atan Sadrazamın bu ithamlarla azledilmesinin doğru olmayacağını ifade ederek. PadiĢahın hakem kabul ettiği ġeyhülislâm da aleyhte beyan verince Baltacı Mehmed PaĢa azledilerek (Kasım 1711) Midilli Adasında ikamete memur edildi. müĢavirlerinin sözleriyle hareket etmesi. Baltacı'nın aleyhindeki faaliyet ve planlarına hız verdiler. Blok baskının Avrupa'ya taĢınmasında. Gutenberg. Matbaa neden Osmanlı Devleti'ne 1727 yılında yani Avrupa'dan 272 yıl sonra gelebilmiĢtir? Bu durum. Netice olarak. Taraftarları da. Baltacı'nın sulh teklifini reddetmesini ve Rusların sıkıĢtığı böyle bir dönemde kolay Ģartlarla andlaĢma yapılmamasını müdafaa ediyorlardı. vermiĢ olsaydı Rus Çarını diri diri yakalama fırsatı elde edildiğini. Edirne'de ulufe vermesinin ne manaya geldiğini dostlarına sorması icab ettiğini. PadiĢahın gadabını tahrik ettiler. Baltacı'nın Ġsveç Kralı ve Kırım Hanı'nın sözlerine önem vermediğini. olmayan hıyanet suçlamasıyla karĢı karĢıya kalmıĢ ve kıskançların hileleri ile nâ-meĢkûr olmuĢtur". belki müĢavirlerinden Ömer Efendi ve Osman Efendi'nin bu hediyeleri kabul ettiğini kaydetmektedirler. tek kabahatin gece ile gelen altın arabaları olduğunu. Yüzyılda . muteber Osmanlı kaynaklarında ve hatta çağdaĢ tarihçilerin eserlerinde en küçük bir bilgi bulunmadığı gibi. PadiĢah da. meseleyi. Gutenberg hareketli harfleri de icad eden birisi değildir. Rus Çarı tarafından gönderilen paralar sebebiyle sulh yolunu tercih ettiğini ısrarla PadiĢah'a anlatmak oldu. ilk etapta gelen ithamları reddetti. Baltacı Mehmed PaĢa'nın Ġsveç Kralı ile Kırım Hanı'nı dinlememesi. Edirne'de vezir-i azamın kapıkulu maaĢlarını vermeye baĢlaması üzerine yeniden harekete geçtiler. 2) Baltacı Mehmed PaĢa'nın zaten aleyhinde olan ve PadiĢahın çok sevdiği ġeyhülislâm PaĢmakçı-zâde Ali Efendi.'. çok cazip Ģartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak Ġstanbul'a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi. 3) Dikkat edilirse. Rus Çarı'nın karısı Katerina'nın sulh andlaĢması uğruna bütün kıymetli mücevherlerini Osmanlı komuta heyetine gönderdiğini ve ġermetivef vasıtasıyla sulhu sağlaması için Vezir-i A'zama mektup ilettiğini ifade etmektedir. Damad Ali PaĢa ve Darüssa'ade Ağası Süleyman Ağa. Bu sefer PadiĢah'a.

c. sh. Silahdâr. Kont Marsigli'nin Ģu cümleleri dediklerimizi teyit etmektedir: "Gerçekten Türkler. c. "Baltacı Mehmed PaĢa". matbaadan da yeterince yararlanamamıĢtır. susların özellikle I mürĢidi olması ha Osmanlı Devleti. resmî matbaanın gecikmesinde önemli rol oynamıĢtır. a 6) Düzenli (i netice vermedf (¦ 1 muĢtur. 268-275. Asırdan itibaren Ġstanbul'da. sh. 46. Kısım I. Maalesef. Kısım 2. Mehmed zamanında baĢladığını ve ancak neticeye 1727 yılında ulaĢıldığını anlatmaktadır. II.000 hattatın bulunduğunu söylemektedir ki. sh. C. UzunçarĢılı. Murad. Osmanlı padiĢahlarının matbaa aleyhinde oldukları görüĢünü reddetmektedir. nr. Osmanlı Tarihi. Aktepe. gerileme ve duraklama devrine girince.45 (1333). Batılı tarihçiler tarafından da kabul edilmektedir. O halde. sh. IV. III. sh. kendi kitaplarını bastırmazlar. Yüzyılda gelebilmiĢtir. herhangi bir bilimsel yeniliğe karĢı çıkması mümkün değildir. V. Maalesef bu konuda Osmanlı Devleti'ndeki esnaf teĢkilâtları demek olan loncaların ve bu loncalara bağlı hattatların menfi anlamda rolleri olmuĢtur. nr. 3) Müslümanların ve de resmen devletin bu teknolojiye sıcak bakmamasının sebepleri ise. Yavuz Selim zamanında 33 kitap basılmıĢtır. Osmanlı Devleti'ndeki matbaanın değil. matbaanın resmen kurulmasının gecikmesini. Osmanlı Devleti. matbaanın onlar için yasak bir iĢ olduğundan ileri geldiği kesinlikle doğru değildir". Bunları özetlerken Ģu hu124 RâĢid. 366-372 (Konu bütün ayrıntıları ile anlatılmaktadır). divitçiler ve benzeri esnafın baskısı da. Bu kitapların üzerinde. Osmanlı Devleti'nin Kanuni'den sonra. mü'cı sinde önemli ı tedir: "Ger. Bâyezid'in himayelerinde basılmıĢtır" ibaresi yer almaktadır. mücellitler. yine de büyük bir rakamdır. Osmanlı Devleti'nin teknolojiye ve yeni fenlere uzak kalması mazur gösterilemez. TOEM. dinî taassuba bağlamak doğru değildir. matbaadan ı mektedir. yasak bir iĢ ( masının geclkı 4) Üzülerek! sâdî ve ilmî g hakikattir. sh. Yoksa matbaa Avrupa'da Gutenberg tarafından kurulan müesseseden 33 yıl sonra Osmanlı ülkesine girmiĢ ve çok sayıda kitap da basılmıĢtır. Maa1""" loncaların ve Marsigli. Halep'te ve 1514'den itibaren de bazı Avrupa Ģehirlerinde kitaplar basılmıĢtır. gtfsrtğ gibi. Netâic'ül-Vukû'ât. III. kalemciler. VIII. sh. Ahmed Muhtar. Münir. Ancak bu sebepler ne olursa olsun. c. Bâyezid zamanında 19.gelebilmiĢtir. IV. 83-95. sh. Tarih. Arap harfleriyle basılan Geometriye dair Usul'ül-Oklidis kitabının serbestçe satılması için 996/1588 tarihli fermanla izin ve müsaade vermiĢtir. M kimselerin tasKĠ Buf kurulan ı Ģimdilik tefe I fetvaya kar hizmetler. 20-22. yüzyılda gelen baskı teknikleri. Gutenberg'in gayretleriyle Ġncil'in de basılabileceği bir matbaa haline ancak 1455 yılında yani 15. Kısaca Arap harfleriyle olmak üzere XV. Bu sebeplerin bir kısmını biraz sonra zikr edeceğiz. c. belki resmî matbaanın kuruluĢunun tarihi 1727'dir. KıĢımı II. Bu hali Ġslâmiyet de tasvip etmemektedir. Nusretnâme. Mustafa Nur! PaĢa. bütün ilimlerin efendisi ve mürĢidi olması hasebiyle. Bu bilgiler. Ġslâmiyet. TDVĠA. 2) Osmanlı Devleti'ne matbaa 1727 yılında değil. Hatta ı ayıramayan bini da yaĢanmıĢtır. Bunlara bağlı olarak sahaflar. 238-256. 280-285. 35-36. dünyadaki her yeni güzellik gibi. Murad zamanında Ġstanbul'da bir matbaa kurulması için izin istendiğini ve bu iznin verildiğini Mustafa Nuri PaĢa kaydederken. O halde. 1727 yılında Ġstanbul'da 90. Kont Marsigli. 1727 > bile doğru kabul( lemciler. c. dünyadaki iktisadî ve ilmî geliĢmelere lakayt kaldığı ve bunun cezasını da daha sonraları gördüğü bir hakikattir. Bu dahi zannedildiği gibi. daha erken tarihlerde gelmiĢtir. "Rus Menâbiine Göre Baltacı Mehmed PaĢa'nın Prut Seferi". III. Ermeniler 1567 yılından itibaren ve Rumlar da 1627 yılından itibaren matbaalarını kurmuĢlardır.! yayınlanan I kitap basanları lı 5) Bütün Ihı i yani Müteferrika'» basılmıĢtır. Müslümanların eserlerini bastıkları ilk resmî matbaanın tarihi 1727'dir. 14. Hatta II. yarısı bile doğru kabul edilse. Ancak Yahudiler 1488 yılından itibaren. Enderun Tarihçisi Atâ da. 1720 yıtöjj görevlendirilen \ babasıyla berata celeme in kurma gayrdı rek Müslüman t samimi bir (i rek Sald I aldıkları ı takdim t açıklanan I YeniĢehirli f "Basma a la rak basması. ini BĠLĠNMEYEN OSMANLI 213 susların özellikle belirtilmesinde yarar vardır. "II. IV. 4) Üzülerek ifade edelim ki. Hatta matbaanın caiz olmadığını iddia eden ve maalesef sağını solundan ayıramayan bazı âlimlerin . ilk resmî matbaa teĢebbüslerinin IV. 160-185.

Televizyonun Türkiye'de ve hem de 20. Avrupa'da da yaĢanmıĢtır. Bu fetvaya karĢı çıkanlar elbette ki olmuĢtur. kaleme aldıkları matbaa ile ilgili Vesîlet'Ut-Tıbâ'a adlı layihalarını sadrazama 1726 yılında takdim etmiĢlerdir. 214 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN ¦ 7) Önemle ifade edelim ki. Ahmed ve hem de damadı ve sadrazamı olan Ġbrahim PaĢa. Yüzyılda elli sene geciktiği ve Intemet'in ancak 5-10 yıl gecikmeyle ülkemize girdiği. Üsküdar'daki ġeref-âbâd'da. hadis. sulha meyilli. Bu fetvadan sonra Zilka'de 1139/Temmuz 1727 tarihli PadiĢah Fermanı çıkmıĢ ve kurulan matbaada ilk olarak 1729 tarihinde Vankulu Lügati basılmıĢtır. 1720 yılında Sadrazam Ġbrahim PaĢa tarafından Paris'e Osmanlı sefiri olarak görevlendirilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi'nin oğlu Said Mehmed Çelebi. matbaanın gecikmesi de öylece açıklanabilir. yazdığı Risâle-i Ġslâmiye adlı eseriyle samimi bir Müslüman olduğunu ispatlamıĢ ve Damad Ġbrahim PaĢa'nın dikkatini çekerek Said Mehmed Çelebi'ye yardım etmesi karar altına alınmıĢtır. Fermanda Ģimdilik tefsir. III. Netice olarak. Geri döndüğünde meseleyi devlet yetkililerine açınca. Mehmed (1648-1687) devrinde yani Müteferrika'nm matbaasından yaklaĢık bir asır evvel kurulmuĢ ve bazı kitaplar da basılmıĢtır. büyük masraflarla inĢa edilen Kağıthane'deki Sa'dâbâd KöĢkünde. ancak harfleri hakkıyla tanzim edilemediğinden devam ettirilememiĢtir. daha da modern Ģekillere girerek devam etmiĢtir. 5) Bütün bu geliĢmelerden sonra ilk matbaa IV. Mehmed devrindeki teĢebbüs tam netice vermediği için. Yoksa Ġslâmiyetin ilme ve teknolojiye karĢı çıkma iddialarıyla bunun ilgisi yoktur125. Bu arada Macaristan'da doğan ve 1693 yılında esir edilerek Müslüman olan Ġbrahim Müteferrika. matbaa. Çırağan Bahçesinde. elbette ki insanların da gayr-i meĢru iĢlere girmesine zımnî bir sebep olarak algılanabilir. Papa Alexandre VI. sevimli ve mülayim insanlar idiler. PadiĢah'ın da ara sıra katıldığı helva sohbetleri ve Lâle eğlencelerinin . Ancak aynı hadise. IV. sakin ve eğlenceli hayatı seven. hemen kurma gayretleri baĢlamıĢtır. Beylerbeyindeki Bağ-ı Ferah Bahçesinde. fıkıh ve kelâm kitaplarının basılmaması açıkça belirtilmiĢtir. 6) Düzenli çalıĢır halde ilk resmî matbaa ise. kısa zamanda ve zahmetsiz o-larak basması.çıkmıĢ olması da mümkündür. Matbaanın kurulması için dinen ve aklen hiç bir engelin bulunmadığı açıklanan Layiha üzerine. bu hizmetler. tashihli ve hatasız olarak. Ġkisi birlikte. Ancak Osmanlı Devleti'nin yıkılıĢına kadar. Bu bakıĢ açısından Lale Devri değerlendirildiğinde Ģu manzara ortaya çıkmaktadır: A) Lale Devri denilen bu devrede. babasıyla beraber Paris'e gitmiĢ ve orada bulundukları yıllarda matbaayı yakından inceleme imkânı bulmuĢtur. Fransız Kralı II. 1718-1730 tarihleri arasında. ziyafetten ziyafete koĢturdukları ve meĢru dairede eğlenceli bir hayat yaĢadıkları görülmektedir. gayr-i meĢru eğlencelere dalacak kadar aĢırıya gitmiĢ olmaları tamamen ayrı Ģeydir. Bu ikisini birbirine karıĢtırmak tarihe iftira olur. Burada önemle vurgulanması gereken Ģudur: PadiĢah ve sadrazamının meĢru dairede neĢeli ve eğlenceli hayat yaĢaması ayrı Ģeydir. kitapların nüshalarının çoğalmasına. 127. ruhsatsız kitap basanları idamla tehdit etmiĢtir. Henry de. Ahmed devrinde Damad Ġbrahim PaĢa'nın teĢvikleriyle kurulmuĢtur. 272 sene değil 33 sene sonra Osmanlı Devleti'ne girmiĢtir. Ancak PadiĢah ve Sadrazamın meĢru dairede de olsa eğlence ve ziyafetlerde fazla vakit geçirmeleri. mesele ġeyhülislâmlık makamına sorulmuĢ ve ġeyhülislâm YeniĢehirli Abdullah Efendi de Ģu tarihî cevabı vermiĢtir: "Basma san'atında mahareti olan kimesnenin. ucuz fiyatlarla yayılmasına sebep olur. Ancak âlim kimselerin tashih etmesi gerekir". Ġbrahim PaĢa'nın BeĢiktaĢ Mevlevihanesine bitiĢik özel Yalısında ve benzeri çok sayıda saray ve bahçelerde. Avrupa'da Kur'ân ve diğer dinî eserler 1514 yılında Ġ-talya'da basılmaya baĢlanmıĢ ve III. Ancak resmî matbaanın kurulması ve kitap basılması. Lale Devrinde yapılan eğlenceler nelerdir ve gayr-i meĢru eğlenceler var mıdır? Hem III. Bu yaratılıĢları gereği olarak. Ġstanbul'da bu dönemde insanların barıĢ ve huzurun kıymetini bilmeyerek. elimizdeki tarih kitaplarının da ortaya koyduğu gibi. Murad dıĢarıda basılan bu Kur'ân ve diğer dinî eserlerin devlet sınırları içerisinde serbestçe yayılmasına izin vermiĢtir. zikredilen sebeplerle maalesef 200 yıl veya düzenli matbaa hesaba katılırsa 272 yıl gecikmiĢtir. 1501 yılında yayınladığı emirname ile ruhsatsız yayınlanan kitapların yakılmasını emr ettiği gibi. belli sebeplerle nasıl açıklanıyorsa.

"Dünyada Basılan Ġlk Türkçe Kitap". Tarih-i Atâ I-V. baĢta ġeyhülislâm olmak üzere. ġeyhülislâmın.Nazmi). Tayyâr-zâde Ahmed Atâ. XII. Nazmi). Bu konuda kaynak fazladır. Lale eğlenceleri sebebiyle laleye düĢkünlük artmıĢ ve hatta lalenin 234 çeĢidi yetiĢtirilmiĢtir. sh. Ancak bu l lenceleri ve ( ilim. Subhi Tarihi. Osmanlı Ġmparatorluğunun Zuhur ve Terakkisinden Ġnhitatı Zamanına Kadar Askerî Vaziyeti (Çev. sadrazam huzurunda da. ancak biz bu kadarla iktifa ediyoruz. Ayrıca yapılan eğlence ve sohbetler sadece bunlardan ibaret değildir. L. UzunçarĢılı. Ankara 1978. Vakıflar Dergisi. Bu ayrıntıların içinde haram olan bir Ģey göze çarpmamaktadır. sazendeler de davet edilmiĢtir. i: eğlen rin meĢru t de Ġstan! maz. ġeyhülislâmın da içinde yer aldığı ziyafet ve eğlencelerin. c. helva sohbetleri. Thomas Francis. fikir ve edebiyat adamları da mutlaka katılmıĢtır.Türker. Ankara 1982. Tarih-i Atâ'da belirtilen hususa daha önceki araĢtırmacılar dikkat çekmemiĢlerdir. sh. PadiĢahın buna özel önem verip ferman yayınladığı da doğrudur. o devrin ilim. sayı 197(1986). ġuna da dikkat çekelim ki. VI. sh. 335-350. I esrar K ġe vâda. Hatta bu eğlencelerin bazılarına meĢru dairede kalmak Ģartıyla. Matbaacı Ġbrahim Müteferrika ve Risâle-i Ġslâmlyye (Tenkitli Metin). 158-162. fikir ve e ziyafet ve I eğlence v«| tıların i 1 zurundal nin ve 1 hem de! edenler. Berkes. 156.ı get< tanbul'dali zulduğu« meĢine manasa Tarihi (?«<> 259» (Sa'd» 162-Î71 N OSMANLI §314 yılında Ġ-p»t diğer dinî niĢtir. 'edAtâ. |724-736. sh. Necatioğlu. IV. Gündüz. c. 507-530. 157-158. Müteferrlka'dan Birinci MeĢrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar. Ankara 1934. 134.yapıldığı doğrudur. Mühimime Defteri. c. The Invention of Printing in China and ıts Spread Westward. ötıkları |lew York ti Berkes. sh. Marsigli. Jsi. sh. I fet me birer t Tebriz* âlimdir. Osmanlı Tarihi. "arsigli. PadiĢah huzurunda da. Comte. lan ge-aya koydu-ıtyaĢadık-t sadraza-bu ieğlencelere ¦e karıĢtır-peğlence ve regirmesi-P#ildiğinjjlıane'deki |ı Ferah s bitiĢik »çelerin Ġ! eğlenilir. sh. c. sayı 104 (1962). Ġstanbul 1198. Kısım I. Baysal. Mukaddime'deki Matbaa ile alakalı Lâyiha. XXVI. 125 BA. Halil. I. ^'esef Türki-ecik. "Ġlk Türk Matbaası Kurucusunun Dinî ve Fikrî Kimliği". New York 1955. sh. Ġstanbul 1968. 724-736. nr. Belleten. Belleten c.de nyla buıceler a meyilli. 470-473. XII. Niyazi. lale eğlenceleri ve diğer tertip edilen ziyafetlere. Tarih (Zeyl-i Tarih-i RâĢid). sh. nr. Mahmûd. "Matbaanın Tarihçesi ve Ġlk Kur'ân-ı Kerim Basmaları". 49. 135. I konuda a daha BĠLĠNMEYEN OSMANLI 215 Ancak bu ziyafetleri anlatan tarih kitapları tetkik edilirse. c. Buğra. M. Küçük Çelebi-zâde. Acaroğlu. Ġstanbul 1293. PadiIt-iRâĢid). Rumeli ve Anadolu Kazaskerlerinin ve Ġstanbul . gayr -i meĢru olduğu düĢünülemez ve zaten tarih kitapları bu eğlence ve ziyafetlerde neler yapıldığını bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadırlar. jĢ. 303.

Evvela. IV.. c. tefsir. 1689 yılında Saray'a intisap etmiĢ ve 1717 yılında III. Tarihçi RâĢid de. Lale devrinde sadece keyif ve eğlence mi yapılmıĢtır? Fikir ve kültür hayatına yönelik bir Ģey yapılmamıĢ mıdır? 129. Ancak bu ziyafet ve eğlenceler. Ġstanbul 1198.. Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. Osmanlı Devleti'nin fikir ve kültür hayatına dair çok önemli katkılar bu devirde sağlanmıĢtır. Merak edenler. sh. ġeyhülislâmdan bu konuda fetva talebinde bulunulmuĢtur. c. Lale Devrinde Ġstanbul'da gayr-i meĢru hayatın. bu konuyu ayrıntıları ile veren... Ancak bu gayr-i meĢru iĢlerin. 88. 216 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLĠ 128. 370. 527-528. 259-260 (Tefsir Dersi). 7737. c. Bunların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz. 177. tır. RâĢid Tarihi. kullananların ve satanların sürgün ve para cezası gibi çok Ģiddetli ta'zîr cezaları ile cezalandırılmalarını.. 464. hadis.. vrk. kendisi de tahsilli olan Ġbrahim PaĢa. VI. maalesef ahlaksızlığın yayılmasına ve eğlencelerin meĢru daireden gayr-i meĢru daireye kaymasına yol açmıĢtır.. Mayıs 1718 tarihinde sadrazamlığa getirilmiĢtir. 126 BA. Zira Matbaanın açılması baĢta olmak ü-zere. 45. 19. kullanılmasının helal olduğunu iddia ederek teĢvikte bulunanların idam edilmesi gerektiğini ifade etmiĢtir. 42-43. diğer dönemlere oranla arttığı asla inkâr olunamaz. Patrona Halil ri ile ilgisi var S I ' III. sh. Mesela Seyyid Vehbi. . Eğer Osmanlı vekâyi'nüvislerinin Ġbrahim PaĢa dönemini anlatan yüzlerce sayfalık tarih kitaplarını ve mesela Çelebi-zâde'nin RâĢid Tarihi Zeylini incelerseniz. Bu dönem sadece eğlence ile geçmemiĢtir. Ahmed'in de Ģahsiyeti buna uyum sağlayınca. hem PadiĢah'm ve hem de Ġbrahim PaĢa'nın dinî ilimler ve diğer ilimlerde uzman olan âlimlerle hususi dersler .... 223-224. 555. bu dönem Lale devri olarak tarihe geçmiĢtir. ... aynı zamanda birer Ġslâm âlimi olduklarını da eklememiz gerekmektedir. nr. 162-171. bu sebeple Ġslama aykırı giyimlerin yasaklanması ve bunun yol açtığı ahlaksızlıkların önlenmesi için her türlü tedbirin alınması gereği hükme bağlanmıĢtır. Âsim Tarihi'ne bakabilirler.. halk arasında bazı gençlerin afyon ve esrar kullanmasına yol açmıĢ ve meselenin çok ciddi bir noktaya ulaĢmasından dolayı. Bu olaylar.çevresinde meĢhur olan âlimlerin de huzurunda. 29. Lale Devrinde. 265. III. bir ara Tebriz Kadılığına tayin edilmiĢtir. Osmanlı Tarihi... Mühimme Defteri. halk arasında bazı gayr-i meĢru alıĢkanlıkların yerleĢmesine yol açtığını açıkça göstermektedir.. sh. 384. 366. 34/a-b.. 453.. halkın içinde ahlaksızlığı bir nevi teĢvik etmesinden ve daha sonra da Damad Ġbrahim PaĢa aleyhtarlarının (Eski Ġstanbul Kadısı Zülalî Hasan Efendi ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde gibi) onu yıpratma kampanyası baĢlatmasından dolayı.. Ahmed'in çok güvendiği Ġbrahim PaĢa.. Buna Ģunu da ilave etmek gerekmektedir: 1144/1731 tarihli bir fermana göre.. 377.. B) PadiĢah ve sadrazamın meĢru dairede de olsa. Acaba bu devir sadece eğlencelerle mi geçmiĢtir? Bu sorunun cevabı verilmelidir. 134. Ahmed'in 1718-1730 tarihleri arasında ve NevĢehirli Ġbrahim PaĢa'nın sadâreti ile geçen devresine Lale Devri dendiğini daha evvel ifade etmiĢtik. Saraya girdiği manası asla çıkarılamaz126.. ilim ve san'at adamlarını sonuna kadar desteklemiĢtir.. afyon ve esrar kullanmanın Ġslâm Hukukuna göre haram olduğunu. Küçük Çelebizâde.. UzunçarĢılı. 190.. 444 (Sa'dâbâd). halk arasında. 137 (Esrar ve Afyon Yasağı)...._¦ . hem Saray'larda ve hem de Sadrazam KöĢklerinde.. Eski adı MuĢkara olan ve Ġbrahim PaĢa'nın gayretiyle köyden Ģehire dönüĢen NevĢehir'de doğan Ġbrahim PaĢa. hakkında bazı gayr-i meĢru iĢlere karıĢtığı iddiaları da bulunmaktadır. ġeyhülislâm da verdiği fetvada. Ġstanbul'da kadınların giyim ve kuĢamlarının gayr-i meĢru fiillere yol açacak Ģekilde bozulduğu ve bu yüzden Ġstanbul'da bazı gayr-i meĢru fiillerin meydana geldiği. Kısım I. Halep Kadılığına kadar yükselen bir âlimdir. 363-364.. vaktinin çoğunu ziyafetler ve eğlencelerde geçirmesi.. 134-135. Âsim Tarihi (Zeyl-i Tarih-i RâĢid)... Mesela. Ahmed'in kızı Fatma Sultân ile de evlenince iyice PadiĢah'm gözüne girmeye baĢlamıĢtır.. O halde. Bu arada bu ziyafet meclislerinin müdavimi olan Nedim ve Seyyid Vehbi gibi Ģairlerin. eğlenceli ve ziyafetli hayatlar. V.. Kendisi tamamen sulh taraftarı ve sakin yaĢamayı seven bir insandır. .. Tarih-i Subhî.... .. fıkıh ve tarih dersleri yapılmıĢtır. 233-234. III... 100-101.

c. Gerileme Devrinden beri. sh. Gerçekten Lale Devrinde. ilk defa bu dönemde Avrupa'yı takip eder hale gelmiĢtir. ĠĢte Lale Devri için de söz konusu olan budur. . Ġslâmi açıdan istikameti ve dindarlığı itibariyle onlar gibi olduğu tarihçilerin verdiği bilgiler arasındadır127. 244 (1726 tarihli hüküm). buna bilen fitne hinde de' alevlenmeye kademelerine fetler yüzünden ateĢlemek için Câmiinin KaĢ Muhammed'den tarihe Patrona Bu isyanın Çınar Ahmed ve önce Damad Ġbı Hâriç Müde fendi gibi I teĢebbüsleri ii ve Ġbrahim edildi. baĢta Ġstanbul'daki Dâr'ül-Hadis Medresesi olmak üzere çok sayıda vakıf eserler meydana getirmesi. 237. Bâyezid Câmiinin KaĢıkçılar Kapısı tarafında. 2-625. Aynî'nin Ikd'ül-Cümân isimli meĢhur tarihi. IV. 127 BA. Mevlevi Ahmed Dede'nin Câmi'ud-Düvel adlı muazzam eseri. sadrazamın aleyhine bazı Ģeyler yaymaya baĢladığı gibi. bu dönemde yapılan eğlenceler ve ziyafetler yüzünden bunların gayr-i meĢru olduğunu ileri sürenler. sh. 129. UzunçarĢılı. yakınlarını devlet kademelerine getirmesinden rahatsız olanlar. Osmanlı ve Türk Tarihi ile ilg ili en önemli çalıĢmalar bu dönemde yapılmıĢtır. Mühimme Defteri. 133.düzenlediğini. Hondmir'in Farsça çok geniĢ bir tarih olan Habîb'üs-Siyer adlı eseri. Damad Ġbrahim PaĢa'nın bir küçük köy olan MuĢkara'yı bir Ģehir haline getirerek imar etmesi. nr. onun sadece eğlence ve ziyafetlerle vakit geçirmediğini açıkça göstermektedir. geçmiĢteki bir cinayetin neticesi ve gelecekteki bir mükâfatın da mukaddimesidir" kaidesine göre açıklamak gerekmektedir. IV. Nedim. sh. 147-162. Osmanlı Tarihi. Üçüncü olarak. gayr-i meĢru bir fiil görülmese ve hatta sadece dedikodu halinde kalsa bile. tanzim edilen ziyafetlerde ġeyhülislâm ve benzeri Ģahsiyetlerin daima hazır bulunduğunu görürsünüz. Damad Ġbrahim PaĢa'nın himayesiyle ölmez eserlerini vermiĢlerdir. hemen mağlubiyet ve açlık gibi umumi felaketlerle cezalandırılmaktadır. 310-316. 91 (1724 tarihli hüküm). bir mükâfatın çekten Lale De kaynaklardaki bil halinde kalsa bile< meĢru eğlen mağlubiyet ve söz konusu olan Ġran 1143/1730'da masını arzu PadiĢah. nr. Tarih (Zeyl-i Tarihi RâĢid). Dördüncü olarak. Seyyid Vehbi. baĢta çinicilik olmak üzere kaybolmaya yüz tutan bazı Türk sanatlarını ihyaya çalıĢması ve nihayet Matbaa gibi önemli bir müesseseyi yerleĢtirmesi. 45. buna gönülsüzdür ve red cevabı vermekte gecikmemiĢtir.e Mustafa'nın 05 Âsiler !K9] baĢta Sa'dâbâd sürerek yıkılmasıyla. "ġer' ile davamız vardır. Osmanlı Devleti. Ġran cephesinden Osmanlı Devleti aleyhinde haberler gelmeye baĢlamıĢtır. Atâ Tarihi. hep bu dönemde kurulan ilim heyetleri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiĢtir. ilim ve teknoloji konusunda. Tam bunu fırsat bilen fitne ateĢi. Küçük Çelebi-zâde. Ġran SavaĢı için PadiĢahın bizzat sefere katılmasını arzu etmektedir. Ayrıca devleti idaresinde Sokullu ve Köp-rülü'ye ulaĢması mümkün olmayan bu devlet adamının. VI. Ġslama sımsıkı sarılmayan devletler. Kısım I. PadiĢah Saraylarında ve Sadrazam KöĢklerinde. c. Nahîfî ve Ahmed Neylî gibi edip ve Ģairler. sh. sh. altı yedi aydır bu fitneyi ateĢlemek için uğraĢan bahriyeli. Ancak Ģahsiyeti ve alıĢtığı hayat itibariyle buna hazır olmayan PadiĢah. c. Kısım II. 159-160. bir nefer olan Patrona Halil ve arkadaĢlarının. c. 1143/1730'da Sadrazam Ġbrahim PaĢa. Iste. PadiĢah aleyhinde de "mahmûd'ül-hisâl bir PadiĢah isteriz" diye dedikodu yaptırmak Ģeklinde alevlenmeye baĢlamıĢtır. Ġkinci olarak. II. sh. Tarihçi RâĢid. "her musibet. Bu olayı da. 132. Ümmet-i Muhammed'den olanlar dükkânlarını kapayıp bizimle gelsin" demeleriyle birlikte. Patrona Halil isyanının mahiyeti nedir ve neden çıkmıĢtır? Lale devri ile ilgisi var mıdır? Bu olayı da. Sadrazam da yetinmedi'-: Zülâlî Hasaı ¦: küstah tavırlarıyla istediler. hal malar ve de son bı bilgilen feü BĠLĠNMEYEN OSMANLI 217 129. 185. bize ulaĢan kaynaklardaki bilgilere göre. Damad Ġbrahim PaĢa tarihe çok meraklı olduğundan. Sadrazamın. o dönemin Ġstanbul'unda halk arasında bazı ahlaksızlıkların ve gayr-i meĢru eğlencelerin yayıldığı kesindir. sh. nr. tarihe Patrona Halil Ġsyanı diye geçecek olan kargaĢayı baĢlatmıĢlardır. baĢta damatları olmak üzere.

Küçük Muslu. Ancak Patrona Halil ve arkadaĢlarının da. Mahmûd'un. Ahmed. Erbil'i alarak Bağdad'ı kuĢatma altına alan Nâdir ġah. Ancak Kırım Hanı ve ġeyhülislâmın da yardımıyla. Ġki Osmanlı PaĢa'sını Ģehid eden ve Revan. Babasının ve amcasının akıbetlerinden ve özellikle de III. Ģâir ve bestekârdır. dikkatli.SULTÂN I. devlet iĢlerinden anlamadığı I 218 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSP. Nâdir Hân bununla yetinmedi ve 1733'deki taarruzuyla harbi devam ettirdi.. Mahmûd. III. büyük kumandan Topal Osman PaĢa tarafından Temmuz 1733'de büyük bir hezîmete mahkûm edildi ve bu sefer sebebiyle I. Önce sadrazamlığa göz diken Patrona Halil. Ahmed ÇeĢmesinin yanına atılmıĢtır. Ahmed'in yerine tahta geçmiĢtir. Ģahsiyeti. ġeyhülislâmlık makamına ġeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin iki oğlunu getiren I. Ahmed'in kendisine olan vasiyetinden ders alarak. Mahmûd. Ġran'da Safevi Hanedanına son vererek AvĢar Hanedanını baĢlatan Nâdir ġah. âsilerin isteklerine uyularak sadrazam. çok sayıda sadrazamları arasında en önemli yeri Hekimoğiu Ali PaĢa ihraz etmiĢtir. ileri sürülerek Revan Seraskerliğine tayin edilmiĢtir. Sebkatî mahlasıyla Ģiirler yazmıĢtır. halk ve devlet. ayak takımından oluĢan isyancıların isteklerini yerine getirmek ve Ġbrahim PaĢa ile yakınlarını devletin önemli makamlarından bertaraf etmek olmuĢtur. ġeyhülislâm Abdullah Efendi'nin Ģerî'at adına araya girme teĢebbüsleri de fayda vermeyince. Kasım 1730'da Sofa KöĢküne davet edilen zorbacıların baĢı Patrona Halil ile MuslubeĢe hemen katledilmiĢ ve asi liderlerinden 18'inin cesedi III. Sadrazam iki damadı ile birlikte boğuldu. MAHMUD DEVRĠ 130. Akıllı. yine durmadı ve Kerkük'e girdi. kendi Ģahsî kin ve menfaatlerini tatmin gayesiyle bu iĢe kalkıĢtıkları da gün gibi ortadadır. Ġstekleri üzerine. bu inancını hâkim kılmaya kalkıĢtıysa da. Neticede 13 gün süren isyan 11 Ekim 1730 tarihinde son buldu. XXIV. Mustafa'nın Sâliha Sebkatî Sultan'dan 1696 yılında dünyaya gelen oğludur. Ġsyan süresince yağmalamalar ve her türlü rezalet yaĢandı. Aslında Sünnî ve Hanefi olan Nâdir ġah. Ġçteki kargaĢaya son veren I. âlim. ilk iĢi Patrona Halil baĢta olmak üzere. MuslubeĢe. Hekimoğiu Ali PaĢa'nın 1731'de Urmiye'yi feth edip Tebriz'i istirdâd etmesi üzerine Ocak 1732'de Ġran ile Sulh AndlaĢması imzalanmıĢ ise de. meĢverete ehemmiyet veren ve kültürü yüksek olan bir padiĢahtır. 2 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını biraderi II. Biraz önce anlattığımız gibi. Mustafa'nın oğlu Sultân Mahmûd'a terk etti. Lale devrinde yaĢanan Ġslama aykırı hallerin bir cezası olduğu açıktır. Ġbret alınırsa önemli bir olaydır128. Âsiler bununla da kalmadılar. Mahmûd. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? II. Hâriç Müderrislerinden Deli Ġbrahim ve Ayasofya Vaizi Ġspiri-zâde Ahmed E-fendi gibi insanlardır. Rumeli Kazaskeri Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi baĢta olmak üzere çeĢitli hocalardan dersler alan I. I. Ġslama hizmet gayesiyle değil. Kağıthane'deki yüzlerce köĢkü yıktılar. ġeyhülislâm ve Ġbrahim PaĢa'nın yakınları olan bütün damatları görevden alındı ve çoğu sürgün edildi. bu avantajdan yararlanarak sulh istedi. Çınar Ahmed ve Ali Usta gibi ayak takımları ile bunların fikir babası olan ve daha önce Damad Ġbrahim PaĢa'dan zarar gören eski Ġstanbul Kadısı Zülâlî Hasan Efendi. Ġbrahim PaĢa aleyhine kadına düĢkünlüğünü ve baĢta Sa'dâbâd olmak üzere köĢkler aleyhine de fitne ve fesada vesile olduklarını ileri sürerek bu köĢklerin yakılmasını istediler. 2 Ekim 1730 tarihinde III. kendi adamları olan ve Rumeli Kazaskerliğine getirilmesini istedikleri Zülâlî Hasan Efendi ile Ġstanbul Kadılığına getirilmesini arzu ettikleri Ġbrahim Efendi'nin küstah tavırlarıyla PadiĢah'ın feragat ederek yerine Sultân Mahmûd'un padiĢah olmasını istediler. Gence ve Tiflis'i Osmanlı Devleti'nin elinden geri alan ġah. yıllardır devam eden Ġran Harbini ele almıĢtır. Hadisenin.Bu isyanın baĢını çekenler. Mahmûd'a gâzî unvanı verildi. Yakılmasına gönlü razı olmayan ve ancak yıkılmasına izin veren PadiĢah'ın fermanı ve Ġstanbul Kadısı Ġbrahim Efendi'nin fetvasıyla. iç kargaĢadan korkarak geri durdu ve ancak . ġeyhülislâmlık ve sadrazamlık makamında uzun süre kimseyi durdurmamıĢtır. Kutucu Hacı Hüseyin. Ancak Kasım 1730'un sonuna doğru Patrona Halil baĢta olmak üzere bütün âsileri ortadan kaldırmıĢ ve devleti huzura kavuĢturmuĢtur. 1731'deki ikinci bir isyan hareketi ise sonuçsuz kalmıĢtır. 1639 tarihinde yapılan Kasr-ı ġirin AndlaĢması esasları üzerine kurulan Ġstanbul AndlaĢması Ekim 1736 yılında imzalandı. ihtiyatlı. At Meydanında toplanan asiler bununla da yetinmediler.

yeniden Irak cephesinden Osmanlıya saldırdı (1743). hepsinde de galip olarak sulh müzâkerelerine katılıyordu. Osmanlı Devleti'ne bu mezhebin hak bir mezheb olduğunu tasdik ettirmek istediyse de. fırsatı ganimet bilerek 1736 yılında Azak Kalesini ele geçirdi. tine inan™-:. Mühimime Defteri. Ġran. Osmanlı Devleti'ne ĠsnâaĢeriyyeyi yine hak mezhep olarak kabul ettiremedi. Osrutl beyi. Avusturya ve Rusya ile harp halindeydi. Kırım Hanı Fetih Giray tarafından Kırım'dan kovuldular. 218. 136. 128 BA. Kırım'a giren ve büyük tahribat yapan Ruslar. ġeyhülislâmın ve âlimlerin muhalefet etmesi üzerine muvaffak olamadı. Eylül 1739'da Belgrad Muahedesi ile neticelendi. 3. Osmanlı Devleti. Ağustos 1737'de ġehid Ali PaĢa'ya Banyaluka'da yenildiler. Sırbistan ve Bosna'ya giren Avusturya orduları. Eylu1 Avusturya. 5. Osmanlı Tarihi. devamlı savaĢ halinde bulunduğu için. Eflak. Kısım I.! 1732 tarifti Vehhâbi" Mideiaı tarafından S KADIMI Verd-i t Râziye Kafel baldir. Necid'de ortaya çıkan Vehhâbî meselesi de. Yenıde'£ sebep o'. c..i Ġran'ı mu'tedıl biri Osmanlı Devletı'm! ġeyhülislâmın ve j barıĢ halin Irak cephesini Nâdir ġal" buyiıKl olamadı. ancak muvaffak olamadı. Belgrad AnlaĢması ile Osmanlı Devleti 28 yıllık bir barıĢ dönemine imza atmıĢ oluyordu.'. 1739 yılında Belgrad'a yürüyen Osmanlı ordularından çekinen Avusturya sulh istedi.Hatice Rami Altıncı Haseki. DıĢ problemleri halleden PadiĢah. Subhî Tarihi. 204-218. Ġran'ın Osmanlı Devleti'ne saldırılarından memnun olan Rusya. I BĠLĠNMEYEN OSMANLI 219 Ġran'ı mu'tedil bir Ġmâmiyye-i ĠsnâaĢeriyye ve Ca'ferî mezhebi çizgisine getirdi. Haziran 1740 tarihli Adâletnâmesiyle bu problemi de halletmeye çalıĢıyordu. içeride de halkın derebeyi adını verdiği a'yân denilen bazı mahallî mütegallibelerle de uğraĢmak mecburiyetinde kaldı. Karadeniz Osmanlı Gölü olarak devam edecekti. Bu arada Rusya'nın müttefiki olan Avusturya. Osmanlı Devleti'nin hâlâ dünyanın birinci devleti olduğunu isbat ediyordu. 2. 1744'de Kars'ı muhasara etti. 13 Aralık 1754 tarihinde Demirkapı tarafından Saray'a girdiğinde vefat etti. Mide kanamasından muzdarip olan I. -müttefıV ti'ne harp e c« ve BosnaVrr* yenildik 1739 y Müzâkc ri. 1746 Ġstanbul Muahedesi ile sona erdi. HumbaracıbaĢı Ahmed PaĢa'nm gayretiyle 1734'de MaaĢlı Humbaracı Ocağını teĢkil etmiĢ ve yeni askerî düzenlemelerin zaruretine inanmıĢtır. UzunçarĢılı. 4. Musul Ģehri kahramanca savunuldu ve Nâdir ġah büyük kayıplarla geri çekildi. büyük gücü olan Fransa da bazı imtiyazlar yani kapitülasyonlar elde ediyordu.Hâtem Ġkinci Kadın. . Bu arada bozulan tımar ve ze'âmet usulünü ıslah etmek üzere Ocak 1732 tarihinde yeni bir tîmâr kanunu çıkarmayı ihmal etmedi. Yeniden sulh istedi ve 1723'den beri çok sayıda Müslümanın kanının akmasına sebep olan bu harp.¦ Devleti'. Polonya'yı paylaĢmak ümidiyle 1737 yılında Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti ve üç koldan Osmanlı ülkesine saldırdı. Bunların bir kısmı devlete itaat adı altında halka zulm ediyordu ve bir kısmı da devlete baĢ kaldırıyordu. tinde kaldı. sh.sU-»J ĠFA'. 6-Râziye Kadın.9-» U99. NiĢ'i düĢüren. Osmanlı Devleti aynı anda. l/a-34/a. 1718 Pasarofça AndlaĢması ile Avusturya'ya bırakılan yerlerin bir kısmı geri alınıyor ve Azak Kalesi de Ruslardan geri alınıyordu. Iranın Osw-lerek 1". KADIN EFENDĠLERĠ: 1. alınıyordu manii manii De imtiyazlar ( Osmanlı! Belgn yordu. Dünyanın 2. Sultân Mahmûd'un meĢgul olduğu problemlerdendi.! da dev'o'f' mektec problem .Hâce Âlî-cenâb BaĢ Kadın. nr. sh. Müzâkerelerini bizzat Sadrazam Hacı Ġvaz Mehmed PaĢa'nm yürüttüğü sulh teĢebbüsleri. IV. Ġstanbul 1198.. Doğuda Timuroğullarına büyük zararlar veren Nâdir ġah. vrk. Mahmûd." Ruslar. Aydın taraflarındaki Sarı Beyoğlu bunların baĢında gelmektedir. Üç imparatorluk ile aynı anda savaĢan Osmanlı Devleti. Bu arada Osmanlı Devleti'ne yardımlarından dolayı.Hâce Verd-i Nâz Dördüncü Kadın..Hâce AyĢe Kadın. 7 yıl süren barıĢ halinden sonra. Neticede Ġran. Belgrad Muahedesi.

III. *. 228-229. I. UzunçarĢılı.OSMANLI DEVLETĠ'NĠN GERĠLEMEYE BAġLAMASI. Ġstanbul 1199. 8075. Ağabeyinin aksine müziği sevmez ve kadınlara iltifat etmezdi. nr. sh. Ġzzî Tarihi. 95-96. l/a-238/b. 2-289. Öztuna. I. XXVI.:::< Hasan Pas ĠĢte I per güç olal erdi. UzunçarĢılı. 1757'de son cülus Topkapı Sarayı Müzesi ArĢivi. ı*rı-Koyun Adaıan i sonra da ÇeĢra:'fl verdirdiler. ġiĢman. Subhî Tarihi. Sultân Osman kimdir? Ailesi ve devrindeki önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. sh. Mustafa.'. SULTÂN III. 2 yıldan biraz fazla sürecek olan saltanat tahtına ağabeyinin vefatı üzerine 13 Aralık 1754 yılında oturdu. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 3. sh. gerçekten değerli olan devlet adamlarındandır. Râgıb PaĢa. Devletler ve Hanedanlar. Öztuna. Çün (Larga) t mağlup ı rım'ın kap devlet olarak! buren özelliğini! sından devletin tojıral soktu Devleti'™ j tından sonra ti ZEVı Kadın Efenin çüncü I ÇOCUKUM :jj hân Sulta». II. 8. Kısım I. vrk. Devletler ve Hanedanlar. Kadınların sokaklarda serbestçe dolaĢmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutmuĢtu. Sadrazamları arasında yer alan Hekimoğlu Ali PaĢa. BaĢ Ġkbal. IV. Ġstanbul'un büyük bir kısmını ve hatta PaĢakapısını dahi yok eden HocapaĢa ve Cibali yangınları. Osman. c. Osman. III. 2. c. sh. 9. Ġstanbul 1219. Laleli Camiinin banisi olan III. nr. Uluçay. c. ġâir. Mustafa. 45-92. çok yönleriyle diğer padiĢahlara benzemeyen farklı bir insandır ve 30 Ekim 1756 tarihinde Ģirpençeden dolayı vefat etmiĢtir.Fehmî Hanım. 210-336. Osmanlı Tarihi.Habbâbe Hanım.Leyla BaĢ Kadın. III.97.Meyyâse Hanım. BaĢ hocası Feyzullah-zâde Ġbrahim Efendi olan III. D. Ġstanbul 1198. Yirmisekizçelebi-zâde Mehmed Said PaĢa ve son sadrazamı olan Koca Mehmed Râgıb PaĢa. I. ÇOCUKLARI: Hiç çocukları olmamıĢtır129. Ahmed'in 1717 yılında Emine MihrîĢah Sultân'dan dünyaya gelen oğludur. c.Zevkî Üçüncü Kadın. IV. sadrazamı Koca Râgıb PaĢa olması hasebiyle. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Uluçay. Kısaca III.Sırrî Hanım. padiĢahın bazı makul olmayan tekliflerini Ģiddetle reddedecek kadar dirayet sahibiydi ve arada sırada onunla tartıĢırdı. c. 2-40. i 129 BA. Tebdil gezmek en önemli merakı idi.SULTAN III. 10.ġ Rusların i etmesi ve Pa dilmesine sebepe Han'ı Giray Han'ıni hazırlıksız olması fc almıĢlardır. II. sh. 220 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSM/" XXV. c. sh. 44-45. Osman zamanının hatırlanacak olan en önemli olayları. sh. Mahmüd'un kardeĢi olup II. 130 Vâsıf Tarihi. Osman'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına oturmuĢ ve 1769 tarihinden itibaren de Gazi unvanını kullanmıĢtır. 230. sh. bahĢiĢini veren ve da^g ki problemleri ı devlet adamla: çalıĢmıĢ. piyadeye fi Berrî-i Hümâyûn i 1766 yılında büyük 1 depremleri olurken. hattat ve âlim bir padiĢah olan III. Vâsıf Tarihi. OSMAN DEVRĠ 131. Hekimoğlu Ali PaĢa. asabî ve geçimsiz bir devlet adamı olduğu ve sadrazamlardan hiç biri ile geçinemediği söylenmektedir.MihrlıraH Kadınları ten . saltanatının ilk on yılını huzur içinde devam ettirmiĢtir. akıllı bir vezirdir ve PadiĢahın harp ilanı arzularını 6 yıl boyunca dirayetle reddetmiĢtir. Osman. 126. sh. Kısım I.ĠKBALLERĠ: 7. KADIN EFENDĠLERĠ: 1.Ferhunde Emîne Dördüncü Kadın. 337-341. MUSTAFA DEVRĠ 132. Ġkinci Ġkbaldir. çok insanın ölümüne sebep olan veba salgını ve denizleri donduran müthiĢ kıĢlar gibi dahili hâdiselerdir. Mustafa'nın 1699 yılında ġehsiivâr Valide Sultân'dan doğma oğludur. Çocukları olmamıĢtır130. ailesi ve döneminde meydana gelen önemli olaylar hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? III.:¦< 9. Mühlmme Defteri. Ekim 1756 yılında III. sh. Karasr-Î sürpriz bir seki* • <g Ģan edildiler. Müneccimlik ve ilm-i nücûma aĢırı bir ilgisi olduğu söylenmektedir. Osmanlı Tarihi. Mustafa.

sh.Rifat Ġkinci Kadın Efendi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 2. Rusların andlaĢmalara aykırı olarak Polonya'ya asker sokması. sh. ailesi ve devrindeki olayları kısaca özetler misiniz? III. 43-54. Çünkü Kont Romanzov komutasındaki Rus kara askerleri Boğdan'ın Kartal (Larga) denilen bir mevkiinde Sadrazam Ġvaz-zâde Halil PaĢa'yı Ağustos 1770 yılında mağlup ediyor ve Bender Rusların eline geçiyordu. Sh. Kapıkulu Ocaklarını rahatsız etmeden bazı reformlar yapmaya çalıĢmıĢ. 231-236. Uluçay. Mustafa Nuri PaĢa. 6. 341-420. Devleti olma özelliğini kaybetmiĢti. Ahmed'in Râbi'a ġermî Kadın'dan 1725 yılında dünyaya gelen I. Çariçe II. 92-327. 5. c. Çariçe.Fatma Sultân. 2-278. Selim'in annesi. 2ġehzâde Sultân Selim III. sh.Mihrimah Sultân. açtığı harp sebebiyle devletin baĢına büyük felâketlerin gelmesine sebep olduğunu düĢünen PadiĢah'ı zora soktu ve sıkıntılar içinde nüzul hastalığına tutularak vefat etti (Ocak 1774). BaĢ Kadın Efendi ve III. günümüze kadar Osmanlı soyunu devam ettiren bir padiĢah olarak Ocak 1774'de Osmanlı tahtına oturdu. Artık Osmanlı Devleti dünyanın 1. Rusya bununla da kalmadı ve Kırım'ın kapısı olan Orkapı'yı kuĢattı. sh. 1769 son baharında Polonya'nın kapısı olan Hotin'i teslim almıĢlardır. devlet hayatındaki problemleri ıslaha meyilli. önce Kırım Han'ı Giray Han'ın darbelerine maruz kalmıĢlar ise de. 222 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 0^ XXVII. 131 Vâsıf Tarihi.Beyhan Sultân. Abdülhamid devrinde imzalanacaktı. Netâyic'ül-Vukû'ât. sh. yani en az 1453 yılından beri dünyada tek süper güç olarak hayatını devam ettirmesi. kerametleri halk arasında yayılacak kadar mütedeyyin ve devlet iĢleriyle de yakından ilgilenen bir padiĢahtır. 4. 10.AyĢe Âdil-Ģah Ü-çüncü Kadın Efendi. 3. II. SüveyĢ Kanalını açmayı düĢünen devlet adamlarındandır. YaratılıĢı itibariyle saf.Hibetullüh Sultân. 9. Öztuna.MihriĢah Sultân131. Hayatı boyunca dirayetli sadrazamları ve devlet .BĠLĠNMEYEN OSMANLI 221 ¦:¦fcve ĠP MI ĠlabahĢiĢini veren ve daha sonra bu âdeti ortadan kaldıran III. 22 Mayıs 1766 yılında büyük Ġstanbul depremi onun zamanında olmuĢtur. halka karĢı merhametli. Ekim 1768'de Rusya'ya karĢı harp ilan e-dilmesine sebep olmuĢtur. 5. Katerina komutasındaki Rus orduları. Abdülhamid Hân. sh. 7Hatice Sultân. Mustafa'nın vefatından sonra I. 3-ġah Sultân. I.Mihr-i ġâh Valide Sultân. 1770 Nisan'ında periĢan edildiler. malî konularda hassastır. bundan sonra meydana gelecek olaylarla sona erdi.SULTAN I. Osmanlı Devleti'nden ayrılırsa bağımsız bir devlet olarak kabul edeceğini söyleyerek Kırım'ı ikiye böldü ve Kırım Rus iĢgaline mecburen boyun eğdi (Temmuz 1771).Hatice Sultân.Fehîme Üçüncü Kadın Efendi. Avrupa'da iktidar depremleri olurken. 1771 yılı içinde Ruslar Eflak'i yani Romanya'yı iĢgal ettier. ZEVCELERĠ: 1. Arkasından Dobruca'dan Bulgaristan'a giren Rusların bu ilerlemeleri. ancak Baltık Filosu ile Ege'ye yönelen Rus kuvvetlen Temmuz 1770'de Koyun Adaları açıklarında Osmanlı gemilerine karĢı büyük kayıplar vererek çekildi. III. Abdülhamid. Özellikle hayatı için bkz. Karadeniz Osmanlı Gölü olması sebebiyle Fin Körfezinden Akdeniz yoluyla sürpriz bir Ģekilde Mora'ya Rumlarla birlikte asker çıkaran Ruslar. 279-282. Kısım I. Avrupa'da büyük akisler uyandıran ÇeĢme Baskınının intikamı Cezayirli Hasan PaĢa tarafından alındı. 98-105.Ayn'ül-Hayât BaĢ Kadın Efendi. sonra da ÇeĢme Limanında Osmanlı gemilerine baskın düzenleyerek çok büyük kayıp verdirdiler. c. c. ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Mehmed. 4. 6. Mustafa. Fransızların teĢvik etmesi ve PadiĢah'ın savaĢa meyilli olması. ABDULHAMID DEVRĠ 133. 8 . Osmanlı ordusunun tecrübesiz ve hazırlıksız olması hasebiyle. II. piyadeye dokunmadan topçu ve bahriye subayları yetiĢtiren Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn'u kurmuĢtur. IV. Osmanlı Devleti bu depremlerden etkilenmemiĢtir. c. ĠĢte Osmanlı Devleti'nin asırlardır. Osmanlı Tarihi. Devletler ve Hanedanlar. I. UzunçarĢılı. III. Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemini baĢlatan Kaynarca AndlaĢması.Binnaz Üçüncü Kadın Efendi.

10. Binlerce Müslüman öldürüldü. 1774 baharında Tuna yakınlarındaki Küçük Kaynarca Kasabasında sulh müzâkereleri baĢladı. Osmanlı taraftarı IV. bu da devam etmedi. Artık saltanat merkezi olan Bağçesaray. tamamen Müslüman olan Kırım'ı RuslaĢtıran ve burayı ikinci bir Endülüs yapan Ruslarla baĢbaĢa kaldılar. Rusçuk ile Silistre'yi muhasara etmiĢlerdi. 1782'de kahraman Kırım halkı bu hâine karĢı ayaklandı ve II. 5-ġ ġehzade Mel Esma Sultan. tân. 28 madde ve 2 ilaveden meydana gelen ve Osmanlı Devleti'ni dünyada dördüncü devlet haline getiren muahede 17 Temmuz 1774 tarihinde imzalandı. lî Sultân. Osmanlı Devleti'nin Kırım'daki hâkimiyeti 310 yıl devam etmiĢti.M Dördüncü fendi. Uzunç. mürteci diyecek kadar hakaret ettiği Osmanlılardan intikam alıyordu. Kaçarlar'ın rakibi olan Kerim Han Zend. Osmanlı'yı ise. Kırımlılar. Müslüman Türklerin karĢı karĢıya kaldıkları en büyük hezimetti. Rus vilayet merkezi olan Akmescid'e taĢınıyordu. Ruslar. Kırımlılar. Osmanlı Devleti'nin muhtâc olduğu ıslâhatı yapmaya uğraĢmıĢtır. Rusya içindeki karıĢıklıkların da yardımıyla. BaĢ ikbal tân Mustafa Mehmed. Devlet Giray'ın yerine Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturmuĢtu (1775). 1776'da Ġranlıların eline geçen Basra. ġumnu'daki Osmanlı ordugâhına kadar gelmiĢler. bir kaç ay sonra da Ġran ile yüz yüze geldi. 16-f. 1683 Viyana Bozgunundan sonra. Bu arada iç karıĢıklıklar da devam ediyordu. sadâret kethüdası Resmi Ahmed Efendi ile Reisülküttâb Ġbrahim Münîb Efendi temsil ediyordu. A-vusturyalılar da kendilerine pay çıkarmak için Boğdan'ın kuzeyindeki Bukovina'yı iĢgal ettiler ve 1775 yılında yapılan bir andlaĢma ile bu da kabul edildi. ya'yı berta Müslüman olan Hotın'i de kederinden 1789). 8 Ocak 1784 tarihli AndlaĢmayla Kırım'ın Rusya'ya ilhakını kabul etti. AndlaĢma Osmanlı Devleti'nin aleyhine iĢledi ve neticede Rus hayranı ġahin Giray Kırım tahtına oturdu. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa'nın 1788'de Avusturya Ġmparatoru II. ġahin Giray'ın gafleti ile Rusya tekrar Kırım'a girdi. Tahta çıktığında bütün cephelerde Osmanlı kuvvetleri büyük sıkıntılarla karĢı karĢıyaydılar. 202-364. Fransa'nın araya girmesiyle. Öztun. Rusya ile Aynalıkavak'ta yeni bir andlaĢma imzalandı (Mart 1779). Osmanlı Devleti. Josef'i mağlup etmesi üzerine Gazi unvanını kullanmaya baĢlamıĢtır. zira Ruslar söz vermelerine rağmen askerlerini Kırım'dan çekmemiĢlerdi. üç asır boyunca hâkimiyetlerine karıĢmayan Osmanlı Devleti yerine. Rusyayı Prens Renin ve MareĢal Romanzov. Kırımlılar Osmanlı Devleti'ne yaptıkları ihanetin cezasını çekiyorlardı. Çariçe'nin Temmuz 1783 tarihli fermanıyla Kırım Rusya'nın bir eyâleti oldu ve artık Kırım merkezi olar. her türlü gayr-i meĢru iĢlere dalarak ve Çariçe'nin imkânlarını kullanarak. Cenı türbesine defn Sultân I. Bu kritik günlerde. dığı hatt-ı hû yeniden ke zun eyledi. Maalesef. Yaran geçtiğini bana ZEVCELI tafa'nın annesi ve önce Ġkinci ġah BaĢ Kadın Dilpezîr Kadın di. uç men Müslur baĢbaĢa kaim yeti 310 Rusya'ya Çariçe olan Osmanlı arasında d günden mil içindi ve h harb ilan c : 1788'de II. Kırım'daki bu keĢmekeĢi kabul etmeyen Osmanlı Devleti harbe karar verince. ancak üç yıl sonra geri alınabildi. 1775'de Basra'yı muhasara altına alınca. Bahadır Giray'ı tahta oturttu ise de.ricalini iĢ baĢına getirerek. Bu akılsız Hân. Tahta geçtikten 6 ay sonra Kaynarca Muahedesini imzalayan PadiĢah. . Josf. Ağustos 1774'de Kaynarca Muahedesinin üzüntüsüyle vefat eden Sadrazam Muhsin-zâde Mehmed PaĢa'nın yerine gelen sadrazamlar bir türlü dikiĢ tutturamıyorlar-dı. Mayıs 1776'da Ġran'a harb ilan edildi.ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 223 artık Kırım Müslümanların değil Ortodoks Rusların hâkimiyetine girdi.

13. kadın. sh. Devlet haline geldi. Polonya'nın istiklâli için yapılmıĢ göründüğünden millete mal edilememiĢti. ġubat 1788'de Avusturya da Osmanlıya karĢı harb ilan etti. Bize göre Kaynarca AndlaĢmasının en önemli maddeleri. 13. 7-ġehzâde Abdurrahman. UzunçarĢılı. 2-439. bununla da yetinmeyerek Podolya'nın merkezi olan Hotin'i de teslim aldı. c.Nükhet-sezâ Hanımefendi. 5) Rusya da. Abdülhamid'in Hotin ve Özi'nin düĢmesi münasebetiyle bizzat kaleme aldığı hatt-ı hümâyûn insanı ağlatacak kadar manalıdır: "özi'nin düĢtüğü takriri alimallah beni yeniden kederlendirdi. Devletler ve Hanedanlar.Misl-i Nâ-yâb Kadın Efendi. c. . Aralık 1788'de Özi Kalesini alarak burada Müslüman katliamı yapan Rus ordusu. 2) Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıktı ve Rusya burada sahil edindi. 5-ġehzâde Ahmed. sh. 8.AyĢe Dürr-i ġehvar Sultân. 4.Âlem-ġah Sultân. Fransa ve Rusya'dan sonra 4. En önemli hükümleri arasında Ģunlar bulunmaktadır: 1) Kırım Hanlığı artık müstakil bir devlet haline geliyordu. Eylül 1788'de II. Osmanlı Devleti'nin toprak kaybından ziyade. Ancak Osmanlı Halifesi. 54-72. 11-Esmâ Sultân. III. Kaynarca AndlaĢmasının asıl önemli olan maddesi buydu ve daha sonraki bütün azınlık ayaklanmalarında Rusya bu maddeyi kullanarak Osmanlı Devlet'ini rahatsız etmiĢti (7. 3. IV. Devleti olmaktan çıkıp Ġngiltere. Joseph komutasındaki Alman ordusunu bozdu ve Osmanlı ordusu Avusturya'yı bertaraf ederek Ruslarla baĢbaĢa kaldı. 282-315. sh. c. c. Maddeler).Hibetullah Sultân. bu kadar Müslüman erkek. 7-Dilpezîr Kadın Efendi. diğer hükümleri açısından Osmanlı Devleti için bir intihar andlaĢması olmuĢtur. Kaynarca Mu'âhedesi. Mustafa Nuri PaĢa.Hatice Sultân.AyĢe Sine-perver Valide Sultân.Hatice Ruh-Ģah BaĢ Kadın Efendi. 15. 12. III. sh. 9-AhterMelek Hanım. 2-ġehzâde Sultân Mahmûd II. Hatt-ı Hümâyûn. c.Mihribân Üçüncü Kadın Efendi.Ayn-i ġah Sultân. Kadınefendi.Fatma Sultân. Vâsıf Tarihi.Binnaz Ġkinci Kadın Efendi. 14. PadiĢahların Kadınları ve Kızları.lüğe yükseldi. 14. 4-ġehzâde Mehmed. c.RâbPa Sultân. Hotin ve Özi'deki Müslüman katliamları. Osmanlı Devleti'nin Ģefkatli davranmasını istiyor ve bu konuda makul bir isteği olursa. ve 4. özellikle Eflak ve Boğdan'la ilgili olarak ve ancak kapalı ifadelerle bütün Osmanlı topraklarını kapsayarak. 16. 17. Cenazesi.AyĢe Hanımefendi. IV. 15. c.' . sh. 5. 6-ġehzâde Abdülaziz. Ġngiltere ve Fransa gibi Osmanlı Devleti'ndeki adlî ve iktisadî kapitülâsyonlardan faydalanacaktı. 237-241. 2. 10. küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi. 19. 2-242. sh. 18. Osmanlı PadiĢahının kederinden dolayı beyin kanaması geçirerek vefat etmesine sebep oldu (7 Nisan 1789). c. ZEVCELERĠ: KADIN EFENDĠLERĠ: 1. 28 maddeden ibarettir. 1768-1774 tarihleri arasında devam eden Osmanlı-Rus Harbi.Mehtâbe Dördüncü Kadın Efendi. Vakıf Han'ın karĢısındaki türbesine defn edildi. bütün Müslümanlar gibi Kırımlıların da halifesi kabul ediliyordu. Mahmûd'un annesi ve önce Ġkinci Ġkbal sonra Kadın Efendi. Kısım I. dünyanın 1.. II. 105-115. BaĢ ikbal. Târih. hami sıfatıyla Ģikâyetlerini Bâb-ı Âli'ye iletebilme hakkını elde ediyordu. nr.000 askeriyle Kırım'a geldi ve zaferini kutladı. 6. sh. Mustafa'nın annesi ve IV. sh. 4-21. sh.RâbPa Sultân132. 3-ġehzâde Abdullah. 8-ġehzâde Mehmed Nusret. IV. 2334. 4) KarĢılıklı toprak alıveriĢleri tanzim edilmiĢti. II. 3. ve 14.AyĢe BaĢ Kadın Efendi.Mu'teber Kadın Efendi. Ģıktaki hükümleri düzenleyen maddeleri idi. 2) Eflak ve Boğdan'ın muhtariyeti geniĢliyordu (Romanya). ÇOCUKLARI: 1-ġehzâde Sultân Mustafa IV. Bahçekapıdaki Ġmaretinin yani Ģimdiki 4. Kaynarca . ¦¦224 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN C""' 134.lükten 3. Uluçay.Sâliha Sultân. 3) Rusya Ortodoks olan Osmanlı tebaasına yani Rumlara ve Ermenilere. Senden niyazım. II. Yârab! Sen Mâlik'ül-mülksün. Ancak bu yeni harp Müslüman Kırım'ı kurtarmak içindi ve herkes Ruslara diĢ biliyordu. ölmeden bu beldeleri tekrar Müslümanların eline geçtiğini bana göster". Cevdet PaĢa. 12Fatma ġeb-safâ Dördüncü Kadın Efendi. Ġkinci Ġkbaldir. 420-546. I. Öztuna. Netâyic'ül-Vukû'ât. 11. 10. 126. c. 3) Rusya. 2-364.NakĢ-ı Dil Valide Sultân. Sultân I. neden Osmanlı Devleti açısından bu kadar a-leyhte yorumlanmaktadır? 17 Temmuz 1774 (8 Cemaziyülevvel 1188) tarihinde imzalanan ve Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan Kaynarca AndlaĢması. 132 BA. Bu mu'âhede ile ne oldu? 1) Osmanlı Devleti. 9. Osmanlı Tarihi. 8.Nevres Üçüncü Kadın Efendi.Ermîne Sultân. bundan rahatsız olan Osmanlı Devleti Ağustos 1787 tarihinde yeniden harp ilan etti. II. 20. Sadrazam Koca Yusuf PaĢa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri. IV. Rusya ise 4. ¦¦¦¦¦-'¦•-.Çariçe 1787'de 60.Hümâ ġah BaĢ Kadın Efendi. sh.

Geldiğinde sadrazamlık koltuğunda Koca Yusuf PaĢa'nm bulunması ve sonra da uzun müddet Kaptan-ı Deryalık görevinde bulunan Cezayirli Gâzî Hasan PaĢa ile çalıĢması. 422-427. Tulça gibi. Ağustos 1791'de imzalanan ZiĢtovi Muahedesi ile Avusturya-Osmanlı Harbi sona erdi. A-vusturyalılar da BükreĢ'i teslim alıyorlardı (Ekim 1789). Osmanlı ordusunun ve hatta bütün devletin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. sh. için büyük! düzenlenmesi}^. Kili. Damad Melek Ahmed PaĢa ise. Ģiir. Besarabya ile Dobruca arasındaki Osmanlı savunma merkezlerini. sh. Tuna'nm güneyine çekilmek durumunda kaldılar. aynı zamanda dirayetli. Murad'dan sonra gelen PadiĢahlar içinde bir numaradır. Alman kuvvetler. ] maradır. KemankeĢ Mustafa PaĢa kumandasındaki Osmanlı orduları. c. Mustafa Nuri PaĢa. denilebilir ki. Selim. Saltanat III. Kısaca Kaynarca Mu'âhedesi. dıĢ düĢmanlara karĢı vatanı müdafaa ederken. Cevdet PaĢa. 1790). Osmanlı Devleti.! PadiĢahtır. Selim. iç durum hiç de iyi değildi. cephelerde durum çok kötüydü. sn. SELĠM DEVRĠ 135. sosyal. hukukî. gerileme . hat ve diğer güzel san'atlardaki mahareti ve kısaca kültürü açısından. ailesi ve zamanında meydana gelen olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? III. Osmanlı Devleti'ne istediği zaman müdahale imkânını elde etti. Bu sırada 1789 Fransız Ġhtilalinin olması. II. Cephelerde kaybeden Osmanlı Devleti. Mustafa'nın MihriĢah Sultân'dan Aralık 1761 yılında dünyaya gelen III. Osmanlı Devleti ile baĢbaĢa kalan Rusya da sulha yanaĢtı ve Ocak 1792 tarihinde imzalanan YaĢ AndlaĢması ile Özü ve HocapaĢa (Odesa) gibi bazı sahil Ģehirleri Ruslara bırakılarak. 54-72. Netâyic'ül-Vukû'ât. sh. i denilebilir ki. Böylece tarihteki son Alman-Türk savaĢı sona erdiği gibi. Zira Rus ve Avusturya cephelerinde savaĢ bütün hızıyla devam ediyordu. UzunçarĢılı. Osmanlı Devleti'ni rahatlattı ve Avusturya sulh andlaĢması istedi. Bunu Rusların galibiyeti ile sonuçlanan Boza (Buzaov) mağlubiyeti takip etti (Eylül 1789). Kısım I. bunu özetle zikretmek istiyoruz: "Deviet-i AMyyemiz taahhüd eder ki. Ruslar. 4) Önlenemeyen dev bir Rusya dünya hakimiyetindeki yerini almıĢ oldu. IV. III. Ġslâmî ilimlere vukufu. Rus t uğradılar (li mağlubiyet!! vusturyalılsrJ kaleme aldıfy *| di. Selim ile birlikte nizâm-ı cedîd mücadelesini veren sadrazamdır. III. 1595'de vefat eden III. yıkılmanın m[ Kura lerf/f duygular»" 1| manii Deve i nasıl yap1* esas alıMıtl edildi. 72-80. iktisadî ve özellikle de mağlubiyetlerin birinci sebebi sayıldığından askerî ıslâhatları düĢünmeye baĢladı. Osmanlı Tarihi. Osmanlı li de. gerek 14. Selim. Ruslar Boğdan'ın baĢĢehri YaĢ'ı iĢgal ederken. devlet için büyük bir belâ haline gelmiĢti. Eflak'a bağlı Yerköyü'nde Avusturya kuvvetlerini mağlup etseler de.SULTÂN III. III. Rumeli'de a'yânlar ve cephelerde savaĢan yeniçeri grubu. Madde teĢkil ettiğinden. onun için büyük bir fırsat olmuĢtur. c. ( da uzun çalıĢması. Selim'in askerlere hitaben kaleme aldığı ve Ġslâm'daki gaza ruhunu hatırlatan hatt-ı hümâyûnu da müessir olamadı. Kaynarca AndlaĢmasının temelini 7. Ģiir. ( ile birlikte ı Saltanat! Avusturya FokĢani Meydan fi orduları. XXVIII. Rus ve Avusturya kuvvetlerinin iki taraflı saldırıları üzerine ağır bir hezimete uğradılar (1203/Ağustos 1789). Osmanlı-Rus savaĢına da son verildi. Selim'e intikal ettiğinde. Rusya bu maddeyi Demoklesin kılıcı gibi kullanmıĢtır. III. Osmanlı devleti için sonun baĢlangıcı oldu133. 302-315. c. Târih. Ġsveç'le yapılan ittifak Osmanlı Devleti'nin hiç iĢine yaramadı. amcasının cephelerdeki duruma üzülerek beyin kanaması geçirmesi ve vefat etmesi üzerine Osmanlı t vukufu. Osmanlı kuvvetleri. III. III. Hıristiyan dininin hakkına ve kiliselerine kuvvetli bir Ģekilde himaye göstere ve Rusya Devleti'nin elçilerine ruhsat vere ki. Zira devlet. Boğdan sınırlarındaki FokĢani Meydan Muharebesinde. 279-294. I. bazı kayıplar ve mağlubiyetlerle birlikte ele geçirmiĢ oldu (Ġsmail. Belgrad baĢta olmak üzere iĢgal ettikleri yerleri Osmanlılara iade ettiler. Maddede zikr olunan Ġstanbul'daki Kilise ve gerek hademesinin korunmasına yönelik giriĢimlerde bulunabile". ta? I Nldfrü yıldır dost s Bonapar»:! Ģu halin! <f BĠLĠNMEYEN OSMANLI 225 üzerine Osmanlı tahtına Recep 1203/Nisan 1789 tarihinde oturdu. c. merhametli ve ıslâhata taraftar olan bir PadiĢahtır. Anadolu'da derebeyleri. bu zamana kadar iĢletilemedi. Tuna'nı arasındaki ter i geçirmiĢ oldu (ip hiç iĢine yaram»! lattı ve A«ıstwsl desl ile Avu sona erdffic!H manlıla1 Ocak 1792 tam sahil Ģeiırti 133 Vâsıf Tarihi.AndlaĢmasındaki Ortodoks ifadelerine ve ilgili hükümlere dayanarak. 5) AndlaĢma ile Kırım üzerinde Osmanlı Devleti'ne verilen haklar ve Kırım'ın bağımsızlığı gibi lehte hükümler.

Bunu gören Osmanlı Devleti. Önceleri Nizâm-ı Cedid'e taraftar olan ve en azından ses çıkarmayan âlimler. Nizâm-ı Cedid ricalinin suiistimallerini ve ahlaksızlıklarını görünce. hem halk rahatsız oldu ve hem de Sırp Ġhtilâli azıttı. ġubat 1799'da Filistin'e doğru ilerleyen ve Gazze ile Yafa'yı teslim alan Bonaparte. bütün Ģarkı ele geçirirdim" diyen General. nizâm-ı cedîd tabir edilen yeni bir düzenlemeye muhtâc idi. Osmanlı Devleti. III. Mısır'a gittiğinde (1799) asla Arapça bilmeyen ve Arnavud olan Mehmed Ali Ağa. 1804'de Ruslara yanaĢtı. Bu arada. Vidin'de Pazvandoğlu Osman Ağa. Hotin. Nizâm-ı Cedid de fayda vermedi. Ancak bu nasıl yapılacaktı? Bu konuda tamamen mevcut düzeni değiĢtirmek isteyenlerin görüĢü esas alındı ve 24 ġubat 1793'de Nizâm-ı Cedid resmen bir Hatt-ı Hümâyûn ile ilan edildi. PadiĢaha itaat etmeyen Memluk Beylerini cezalandırmak için gelmiĢti. Resmen Osmanlı-Rus SavaĢı baĢladı. Diğer taraftan Rus cephesine gönderilmek istenen Nizâm-ı Cedid askerlerini kapıkulu ocağı neferleri kabul etmiyordu. Görünürde. Rusları iki defa yenince.Hüsn-i Mâh BaĢ Kadın Efendi. hemen geri döndü ve bu sefer Mısır'a yönelerek Ġskenderiye'yi iĢgal etti (Mart 1807). Bunun üzerinde ayrıca duracağımızdan ayrıntıya girmiyoruz. Ġslama aykırı bazı fiilleri yapmakla (mesela ney üflemesi ve tanbur çalması. Selim'e de Gazi unvanı verildi. ordu birbirine girmiĢti. Zaten Rumeli'de hâkim olan da devlet değil. Bunda yeniçerilerin Hıristiyan tebe'aya kötü muamelesinin de etkisi vardı. Bu arada Arabistan'da ortaya çıkan Vehhâbîlik hareketi de Osmanlı Devleti'ni ciddi manada rahatsız ediyordu. Kasım 1806'da ġeyhülislâm olan Ġshak-zâde Mehmed Atâullah Efendi. ancak buradan Kahire'ye hareket etti. 4. Bunu ayrıca inceleyeceğiz. kan dökmeğe değil taviz vermeğe taraftardı.Nef-i Zâr BaĢ Kadın Efendi. Mısır Beylerbeyisi Ebu Bekir PaĢa ile yaptığı Ehramlar Muharebesini de kazandı. Akkerman ve Kili iĢgal edildi. 400 yıldır dost devlet olarak bilinen Fransa'nın baĢına geçen General Napolyon Bonaparte. 3. Böylece III. Ancak lider Kara Yorgi. Kaynarca'daki hakkını kullanarak Osmanlı Devleti'ne harp ilan etti. 5. 1797 yılında Venedik Cumhuriyet'ine son vererek Osmanlı Devleti'ne komĢu haline gelmiĢti. Avusturya bu ihtilâli kıĢkırtıyordu. Ġngilizler de tabiî müttefik oldu. Bunu. Aralık 1806'da Belgrad'ı ele geçirdi ve Rusya da. âlimleri Nizâm-ı Cedid grubuna ve hatta PadiĢah'a karĢı tahrik etti. Nizâm-ı Cedidci Gâlib PaĢa'nın Haziran 1802 tarihinde imzaladığı Paris Mu'âhedesi takip etti. müminlerin kalbinden devlete muhabbetin çıkması ve yardım duygulan yerine kin ve nefret duygularının fıĢkırmaya baĢlaması olduğunu. Bu sebeple 28 Mayıs 1807'de Nizâm-ı Cedid'i ilga etti ve bir gün sonra da kendisi tahttan indirildi. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Silistre valisi Alemdar Mustafa PaĢa. devletin baĢına belâ olmuĢtu. ĠĢ çığırından çıktı ve PadiĢah. aleyhe geçmeye baĢladılar. Ordu. aklı baĢında olan herkes biliyordu.Âfitâb Üçüncü Kadın Efendi. 19 yıl sürecek olan bir iç isyanı baĢlattılar. Bunların üzerine gönderilen ve kısa zamanda haklarından da gelen Kadı Abdurrahman PaĢa geri çekilince. kız kardeĢlerinin ve hanımlarının Avrupai bir hayat yaĢamaya baĢlamaları gibi) suçlandı. Eylül 1798'de Fransa'ya harb ilan etti. Ruscuk'da Tirsiniklioğlu Ġsmail Ağa ve benzeri zorbalar büyük güç kazanmıĢlardı. a'yân denilen zorbalar idi.devrini tamamlayarak artık yıkılmanın sancılarını çekmeye baĢlamıĢtı. 25 Mayıs 1807'de Kastamonulu Kabakçı Mustafa denilen bir neferi kendilerine reis tayin eden yeniçeri yamakları. Fransız ihtilâlinin milliyetçiliği tahrik etmesi sebebiyle 1806 yılında Sırplar ihtilâl çıkardılar.Re'fet Dör- . Bununla da kalmadı ve harp ilan etmeden Mısır Ġskenderiye önlerine ii: 226 BĠLĠNMEYEN OSMANLI geldi (Temmuz 1798). bu beylikleri bertaraf etmek ve Hicaz'daki problemi çözmek için kullanıldı. Mısır'da Memluk Beyleri nasıl bertaraf edilir diye düĢünülürken. Bender. DüĢman vatanı iĢgal ederken. Yerine PadiĢahın amca-zâdesi olan IV. "Akka'da durdurulmasaydım. 2. ġubat 1807'de Ġngiliz donanması Ġstanbul önlerine kadar geldiyse de. Osmanlı Devleti devamlı kan kaybediyordu. Ġstanbul'dan bir ordunun Mısır'a doğru geldiğini duyunca Paris'e döndü. halkın vergi yükünün altında ezilmesi. Haziran 1801'de Mısır'ın Tahliyesi Mukavelesi imzalandı ve Osmanlı ordusu Mısır'a girdi.Zîb-i Fer1 Ġkinci Kadın Efendi. Akka'da Cezzâr Ahmed PaĢa tarafından durduruldu. Ġngiltere Rusların yanında savaĢa girdi. Bu yıkılıĢ emarelerinin sebeplerinin Kur'ân'a aykırı olarak yaĢanan sefâhet. Vehhâbileri bertaraf etmek ümidiyle kendisine Temmuz 1807 yılında Mısır Beylerbeyiliği verildi. Mustafa tahta çıkarıldı. Mehmed Ali PaĢa Ġngilizleri durdurdu. Selim hâlim ve selim birisi olduğu için.

sh.Mahbûbe Kadın Efendi. IV. Valiler ve mutasarrıflar. 253261. Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Serkiz. 11. c. XVII. yavaĢ yavaĢ terk ediliyor ve sözde kalıyordu. Cevdet PaĢa. 12(89). 14. 6050. sayı 23-24(1942). 137. 546-634. Cevdet PaĢa. 4-456. 134 Asım Tarihi. 242-521. sh.Mihribân Hanımefendi. 4-318. 9. 10. Mustafa Nuri PaĢa. sh. sadrazama.Ayn-ı Safa Kadın Efendi. Osmanlı Devleti'ni bir zamanlar en yüksek devlet haline getiren esaslar.Nûr-i ġems Kadın Efendi.•¦'¦¦ 228 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN Eyâletin baĢında beylerbeyi (sonradan eyâlete vilâyet ve beylerbeyine de vali denmiĢtir) ve sancakların baĢında ise sancak beyleri (sonradan sancak beyi yerine mutasarrıf tabiri kullanılmıĢtır) bulunmaktadır. yeniçeri ocağını kaldırma teĢebbüsleri. TTEM. ĠĢte Osmanlı Devle-ti'nin cephelerde arka arkaya sıkıntılara maruz kalması. 8. Selim (17891808)'in gayretleri de.. 2781. Kısım I. VI. vilâyetlerdeki valilerini ve sancaklardaki mutasarrıflarını ihmâle ve gevĢekliğe itmiĢtir. 113 vd. "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". Osmanlı Tarihi. IV. bu gayretlere verilecek en güzel misâllerdir.Meryem Hanımefendi. Belleten. Selim'le baĢlayan yenilik hareketlerinin esası nedir? i ire Osmanlı Devleti'nin idarî teĢkilâtında icranın ve sınırlı yasama yetkisine sahip organın baĢı padiĢah olmasına rağmen. 112 vd. sh. Avrupa tarzında modern bir ordunun tanzimi için eğitime de büyük önem vermiĢtir. ġeyhülislâma. Öztuna. sh.Tab'-ı Safa Üçüncü Kadın Efendi. Târih. "¦¦. Meclis-i meĢveretin ilk gayesi askerî alanda bazı yenilikler yapmaktır. sh. 21-46. sh. "Üçüncü Selim Devrine Alt Vesikalar". Selim'in Hatt-ı Hümâyunları. Selim'in de sonu olmuĢtur135. nr. 4-455. hazinenin malî krize girmesi ve devlet adamlarının ehil olmayanlardan seçilmesi ve benzeri sebeplerle. 135 Karakoç. 2. c. Selim. nr. sh. Çocukları olmadı134.Gonca-nigâr Kadın Efendi. Beylerbeyiler ve sancak beyleri. 6. sh. sh. sh.Dem-hoĢ Kadın Efendi. 34 vd. Tarih. sh.. yüzyılın sonlarına doğru Divan -ı Hümâyûn'un önemi azalmaya ve icra yetkilerinin çoğu padiĢah veya sadrazamın Ģahsında toplanmaya baĢlamıĢtır. c. 116-118. I.I'ĠLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI 227 tele pıca düncü Kadın Efendi. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. vezirlere (sudûr-ı kiram) ve ileri gelen devlet adamlarına ait olmadığını ve halkın da devlet idaresine en azından fikirleriyle katılması gerektiğini samimiyetle savunan III. 4-492. istenen neticeyi vermemiĢtir. 242-244. 238 vd. sh. Bu kötü gidiĢe Nizâm-ı Cedid= Yeni Düzen devrini açarak dur demek isteyen III. UzunçarĢılı. c. sh.Fatma Fer'-i cihan Hanım Efendi. sh. Âmme Hukukumuzun Anahatları I-II.. 1. sh. sancak ve kaza üçlüsü teĢkil etmektedir. IV. c. Ġslâm hukukunun tavsiye ettiği Ģûra meclisinin fonksiyonlarını ifa etmiĢtir. Devletler ve Hanedanlar. Kara mühendisliği (1210/1795 tarihli Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn) ve Topçu okulları ile Donanmay-ı Hümâyûn hakkındaki nizâmlar (1222/1808). Enver Ziya. . Ġstanbul 1977. UzunçarĢılı. 349 vd. malî ve hukukî yapısında önemli değiĢiklikler yapılmaya çalıĢılmıĢtır. Ahmed devrinden II. Mahmûd döneminde imzalanan Sened-i Ġttifak'a kadar (1703-1808) yaklaĢık yüz yıl derebeyler ve a'yânların hâkim olduğu ve halka zulm ettikleri söylenmektedir. Selim Devri Belgeleri. Bu doğru mudur? Osmanlı taĢra teĢkilâtının temelini eyâlet. asırlarca Divan-ı Hümâyûn isimli yüksek kurul. Ancak. c. VII. III. Recai Galip. 51-55. V. Sadece devletin siyasî. 136. hukuk devleti anlayıĢını devam ettirememesi. III. Karal. Küliyât-ı Kavânin. c. Uluçay. c. VI. c. Saltanat erkânı ile devletin ileri gelenlerinden oluĢacak bir meclis-i meĢveret'in (danıĢma meclisi) kurulmasını ve kendi baĢkanlığı altında toplanmasını istemiĢtir. Netâyic'ül-Vukû'ât. Ankara 1942.. Okandan. Ġsmail Hakkı. III. 2381. 13. VIII. II. c. c. Karal. sh. c. ĠKBALLERĠ: 12. 395-401. Necib Asım. Osmanlı Devleti'nde III. Bunları özetle Ģu Ģekilde toparlayabiliriz: Divan-ı Hümayun'un önemini kaybetmesinin tehlikesini sezen ve devletin sadece padiĢaha. III. IV. III. 7. merkezdeki sadrazamlar gibi devletin kanunlarını icra ile mükelleftirler.

hem valileri ve hem de kadıları hoĢnud etmekle. Ġl tenleri yaj Birincili yapmak ve I manii asken4 olan veni fc özellikte tieH nizâm-ı i mana ani III. mesela .. hem a'yânın ileri gelenlerinden ve hem de PadiĢahın e-mirlerini icraya önem veren itaatkâr gruptan idiler. Kürdistân eyâletleri Kürt beyleri denilen asilerin ellerindeydi. Bu yüzden bunları tasfiye yerine. Kara Osman-zâdeler ile Sirozî Ġsmail Bey. A'yânlar bulundukları memleketin haysiyet ve nüfuz itibariyle en etkili Ģahısları olmaları hasebiyle. S bu PaĢa.bazan tayin edildikleri yerlere gitmeden kendi adlarına yetkili kıldıkları mütesellimler ve yargı konusunda yetkili olan voyvodalarla iĢi yürütmeye baĢlamıĢlardır. Abdülhamid. Mısır Mehmed Ali PaĢa'nın hâkimiyetinde. Memleketin idaresi ve emniyetin temini valiler. aileden birileri bu makamlara gelmeye baĢladılar. ahali tarafından seçilen bir de a'yân (yani halkın ileri gelenleri) bulunmaktaydı. bulundukları vilâyet veya sancağın ileri gelenleri ile bir araya gelerek yürütmeye baĢladılar. ĠĢte devletin hukukî ve idarî açıdan zaafa uğramasından dolayı. Buna. Rumeli'de a'yân ve Anadolu'da ise genellikle derebeyleri denmiĢtir. Kendileri vefat ettiğinde. umduklarından fazla menfaatler temin ederek mütesellimliği ve voyvodalığı haksız yere almağa baĢladılar. Artık kendilerine karĢı gelenleri kati etmeye. devletin sahipsizliğinden dolayı. c| Tarihi. sadece eyâlet merkezi olan yerlerde oturuyor ve 0 Kısaca den ri dönemini i Bu dert zadeler ile Siro mirlerim icraya i fermanı ile ke. Cezâyir-i Garb Ocakları diye bilinen Tunus ve Cezayir bölgelerinde dayılar denilen derebeyleri artık Osmanlı valilerini dinlemez hale gelmiĢlerdi. vilâyetlerde ve sancaklarda idareyi ele geçiren. müteselllimler ve voyvodalara. A'yânlar da bu iĢleri. eskilerin tavâif-i mülûk dediği Anadolu Beylikleri dönemini hatırlatıyorlardı. Osmanlı devleti bazılarına. TSĠ. mutasarrıflar. NizâmıQ dinmiĢ?' Bir ı tutarak vatani karĢı savunma. rumak için çere d 138.-< dan Süleyman i Ağa ve kardeĢi! yüzden bunları Ġ Celâlüddln! dan Zaten sened-IB vükelây-ı devlet j Sened-i ĠttifıM mak açısından! Osmanlı sınırianl mektir. Bu derebeyler ve a'yânlardan bazıları ve mesela Cabbâr-zâdeler. i. Kısaca derebeyler ve a'yânlar. kötüler de yer aldılar. otoritelerini sağlamlaĢtırmaya sarfettiler ve neticede halka zulm etmeye baĢladılar. devlete ait gelirlerin tahsili ve icab eden yerlere harcanması için tevzii iĢleri vali ve mutasarrıflara muhatap olan a'yânlara havale edilmiĢti. Her Ģehir ve kasabada. Zamanla valileri ellerine alarak vilayet ve sancak idaresini bizzat yürütmeye baĢladılar. Ġçlerinden liyakat ve dirayeti bulunanlar. Mahmûd zamanında Arnavutluğun bir tarafı önce a'yân iken sonradan vali olan Tepedelenli Ali PaĢa ve bir tarafı ise ĠĢkodra Valiliğine kadar yükselen Kara Mahmûd PaĢa hanedanının idaresi altında. Siroz ve Selanik tarafları Sirozlu Ġsmail Bey uhdesinde ve Rumeli'nin diğer beldeleri de a'yân denilen mütegallibe (zorba) Ġerin emri altındaydı. Bağdad Memlüklü beyleri ve paĢalarının idaresinde. Böylece a'yânlar ahalinin vekili ve hâkim ile ahali arasında vâsıta haline geldiler. valilere ve mutasarrıflara. Bunların içinde iyiler bulunmakla beraber. Aydın tarafları Karaosman-zâdelerin (Karaosmanoğulları) ve diğer Ģehir ve beldeler de derebeyleri tabir edilen mütegallibe zorbaların istilası altındaydı. bütün gayretlerini servetlerini arttırmaya. Osmanlı Devle-ti'nin merkezden tayin ettiği valiler ve mutasarrıflar. memleketin te| imzaladığı K bozukluklar. Mesela I. hatta bazı yerlerde devletin kendilerini vali veya mutasarrıf olarak tayin ettiği bu yerli idarecilere. kendilerini devlete kabul ettirip seferde ve hazarda bazı güzel hizmetler de ifa ederek günden güne müstakil hükümetler haline geldiler. Seferlerde Osmanlı PadiĢahının fermanı ile kendi askerleriyle bulunurlar ve çok hizmetler ifa ederlerdi. Anadolu'nun Bozok tarafları Cabbâr-zâdelerin (Çapanoğulları). Çapanoğulların-dan Süleyman Bey Rus-Avusturya seferinde ve Karaosmanoğullarından Hacı Mehmed Ağa ve kardeĢi Ömer Ağa ise 1787 harbinde büyük yararlılıklar göstermiĢlerdir. s Adâletnâmelenr. hakları olmadığı halde hür insanların mallarını ve hatta terekelerini müsadere etmeye ve kısaca tarihe geçen derebeyliği icra etmeye baĢladılar. Haremeyn Vehhâbîlerin iĢgali altında. hukukî meseleler ve narh iĢleri kadılara.' BĠLĠNMEYEN OSMANLI 229 de oturuyor ve bunlara yağcılık ederek çoğu menfaat celbi ile günlerini geçiriyorlardı.

UzunçarĢılı. Cevdet PaĢa. Mühlmme Defteri. Bunun için henüz seferden 136 BA. pı Isı 138. Osmanlı sınırları içinde varlığı herkesçe kabul edilen a'yân ve devlet ikiliiiğine son vermektir. c. Mustafa Nuri PaĢa. taraftar olanları radikal ve devrimci ve ortada olanları da bazan muhafazakâr diye ĠsimlendirmiĢlerdir. TartıĢılan Ġslâm Hukukunun hükümleri değil. IV. Mustafa ve I. Halbuki bu tamamen yanlıĢtır. Burada önemle belirtmemiz gereken bir husus vardır. Abdülhamid. c. Osmanlı Devleti'nin zaafa uğrayan askerî meselelerini ve buna ilâveten diğer problemlerini çözme tekliflerini ihtiva eden lâyihalar hazırlamalarını ve bu layihaların tartıĢılarak en iyi metodun tesbit olunarak hemen uygulamaya geçilmesini emreden hatt-ı hümâyûnlar gönderdi. Sadrazam Yusuf PaĢa. bu tabirden birinci derecede bu ikinci mana anlaĢılmaya baĢlandı. 4. a'yânlar ve derebeylerinin Osmanlı tarihinde oynadıkları rolü anlatmak açısından önemli bir belgedir. kanunnamelerdir. Osmanlı Devleti. 603-618. Bunların tamamının ittifak ettiği nokta. Bütün bu bozukluklar. nr. Zaten sened-i ittifak ile devlete bir düzen vermek isteyen Osmanlı Devleti. IV. Abdülhamid.Cabbâr-zâde Ceialüddin Bey ve Kara Osman-zâde Ya'kub Ağa'ya vezirlik payesi de vermiĢtir. Selim'i yüzünü batıya çeviren ve Ģerî'attan yüz çeviren bir padiĢah olarak vasıflandırmak mümkün değildir. sh. 344. idarî ve iktisadî hayata ait köklü ıslâhatlar yapmak ve ikincisini yerine getirmenin Ģartı da. Rusçuk ayânındandır. ÇavuĢbaĢı RâĢid Efendi. memleketin her tarafına yayılan derebeylik ve a'yânlar idaresiyle birinci vazifesini ve imzaladığı Küçük Kaynarca AndlaĢması ile de ikincisini yapamaz hale gelmiĢti. Selim tahta çıktığında yani 1789 yılında. Kısım I. 178. . o zaman Defterdar olan ġerif Efendi. Bazı tarihçiler (Yılmaz Öztuna ve Enver Ziya Karal gibi). III. 1808'de imzalanan Sened-i Ġttifak'dan maksat. bu senedi vükelây-ı devlet yanında a'yânlarla da bir araya gelerek imzalama yoluna gitmiĢtir. Bunları üç grupta toplamak mümkündür: 1) Tatarcık Abdullah Efendi'nin baĢını çektiği bir grup. Bunların arasında. 316-319. Osmanlı Devleti'ndeki Adâletnâmelerin çoğunluğu bu derebeyler ve a'yânların zulümlerine karĢı re'âyâyı korumak için çevre eyâletlere gönderilmiĢtir136. Ali Emiri . III. ancak Tanzîmât ile kısmen muvaffak olunmuĢtur. sh.I. tesis ettiği güzel bir adetle Meclis-i MeĢveret ile devleti yönettiğinden. Nizâmı Cedid ne demektir? III. Mahmûd. Sadr-ı Âli Kethüdası Mustafa ReĢîd Efendi (Köse Kethüda) ve Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi gibi Ģahsiyetler bulunmaktadır. III. IX. açılan bu teklifin bütün Osmanlı Kanunlarına Ģamil olduğunu zannetmiĢler ve netice olarak da. vatanın sınırlarını düĢmana karĢı savunmaktır. 98-101. Selim. bunların farkına varmalarına rağmen. 1264. Buna. Ġslâm Hukukunun ülü'lemre verdiği yetkiye dayanılarak tedvîn edilen ve Kanuni devrinde kemâlini bulan kanun hükümleridir. c. Netâyic'ül-Vukû'ât. Sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Alemdar Mustafa PaĢa da. bu problemi de aynı yolla çözüme kavuĢturmak istiyordu. Dolayısıyla. Osmanlı Tarihi. Ancak tekliflerin ayrıntılarında farklılık vardır. Yeniçeri ocağına Kanuni kanunlarındaki gibi itibar edilmesini ve ancak Avrupa'daki yeni harp teknolojisinin ve eğitim usullerinin bu kanunlara adapte edilerek alınmasını savunmuĢlardır. I. muhafazakâr diye bilinen Rumeli Kazaskeri pâyelisi Tatarcık Abdullah Efendi. sh. Selim bu yeni düzenle neyi gaye e-dinmiĢtir? Bir devletin iki temel vazifesi vardır: Birincisi. Selim'in fermanı üzerine ikisi yabancı olmak üzere 21 mütehassıs Osmanlı askerî kanunları ve diğer örfî kanunları üzerinde kanaatlerini açıklayan lâyihaları hazırladılar. Sened-i Ġttifak. 332-338. memleket içinde adaleti ayakta tutarak vatandaĢların haklarını korumak ve ikincisi de. ĠĢte bu alanlarda yapılacak olan yeni düzenlemelere ve ıslâhata nizâm-ı cedîd adı verildi ve bu düzenlemelerden özellikle askerî alanda yeniden tertip edilen ve Avrupa usulü eğitilen düzenli orduya nizâm-ı cedîd askerleri denmesi hasebiyle. Lale Devrinden beri devam edip gidiyordu. sh. değiĢikliğe karĢı çıkanları mürteci. yapılacak yeni düzenlemelere ordudan baĢlanmasıdır. Belge: 810. yeniçeri engelinden dolayı istenilenleri yapamadılar. Birincisini yapabilmenin Ģartı hukukî. 2-10. III. 842. nr. 230 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dönmek üzere olan Sadrazama ve yetkili zatlara. III. Târih. 997. artık savaĢ yapamaz hale gelen Osmanlı askerini yani kapıkullarını yeniden düzenlemek idi.

söz verdikleri halde buna yaklaĢmamıĢlardır. III. 8) Topçu ve Arabacı Kanunları kabul edilmiĢtir. aradaki rekabeti iyice arttırmıĢtır. Yoksa. III. nizâm-ı cedid nizâmının Ģer'an ve aklen gerekli olduğunu. b) Avrupa'daki eğitimli askerler benzeri yeni bir ordu kurulacak (nizâm-ı cedid askeri) ve c) SavaĢ teknikleri ve askerî eğitim yeniden tanzim olunacak. tarihi anlamamak demektir. Selim'in de Ģefkatinden dolayı bu rezilleri cezalandırmayarak sonunda canından olduğunu gayet açık anlatmaktadır137. evvela yeniçeriyi eğitmeyi amaçlamıĢ ise de. ancak bunun için yeniçeri kanunlarının iptali yönüne gidilmesinin doğru olmadığını arzu etmiĢlerdir. düzeni değiĢtirmeyi. Yeniçerilerin bütçesine dokunmamak üzere. Bunun üzerine ġubat 1793'de Levend Çiftliğindeki Bostancı Ocağına bağlı olarak. 6) Bahriye Zabitleri Kanunu çıkarılmıĢtır. Osmanlı Devleti'nin esas kabul ettiği ġer'-i Ģerifden taviz manasına almak ve muhalif olanları irtica ile suçlamak. Selim. Avrupa usulüne göre eğitimli asker yetiĢtirecek Nizâm-ı Cedid kurulmuĢtur. 4) Yeniçeri ocağının ıslâhı için tedbirler alınmıĢtır. Halbuki olay.000 kese toplanmıĢ ve bu da hem Nizâm-ı Cedid Askerinin çoğalmasına ve hem de yeniçerilerin gözlerine batmasına sebep olmuĢtur. yeniçeri ocağının ıslâhının mümkün olmadığını. herkes bu düzenlemenin yapılmasında müttefiktir. yeniçeriler gibi halkı rahatsız eden hallerinin görülmemesi ve asâkir-i Ģâhâne a-dıyla anılmaya baĢlanmaları. 9) Ġrâd-ı Cedid Hazinesi kurulmuĢtur. Ancak usullerde ayrılmaktadır. tamamen. Bunlardan bazıları Ģunlardır: 1) TaĢradan Ġstanbul'a olan göç yeniden düzenlenerek teftiĢi sıkı kurallara bağlanmıĢtır. Selim'in hal' edildiği Ġkinci Edirne Vak'asının asıl sebebi nedir? Üzülerek ifade edelim ki.. Ġrâd-ı Cedid Hazinesi de bu maksatla tesis edilmiĢtir. bunu Kaynarca AndlaĢması ile sonuçlanan son seferde yeniçeriler de itiraf etmiĢlerdir. "Eski köyde yeni âdet. rejim değiĢikliği demek değildir. Selim. bir irtica hareketi midir? III. 7) Yargı Islâhatı yapılmıĢtır. ĠĢte nizâm-ı cedid deyince akla gelmesi gereken bunlardır. Gerçekten 1206 ve 1207 hicrî (ya-. askerin mutlaka tanzim edilmesini. Bu ıslâhat. ancak hakikat-ı halden habersiz bir takım rezillerin bu askerlere dil uzattıklarını ve maalesef III. Bunu. 5) Asker maaĢları düzenlenmiĢtir. 139. Kabakçı Ġsyanı.2) Sadrazam Yusuf PaĢa'nın baĢını çektiği bir grup ise. yeni usul tâlim ve terbiyeye de yeniçerilerin rıza göstermek istemeyerek iĢi yokuĢa sürdükleri. aklı baĢında olan hiç kimse tarafından reddedilemezdi. 3) Muhâsebe-i Evvel Hacı Ġbrahim Efendi ve Reisül-Küttâb Abdullah Berrî Efendilerin baĢını çektiği bir grup ise. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 231 yıllarında yeni düzenlemeler olmak üzere gördüğümüz bir dizi ıslâhat yapılmıĢtır. Cumhuriyet döneminde kaleme alınan tarihlerin önemli bir kısmında Kabakçı Mustafa isyanı. Yeni vergilerle zenginleĢtirilen bu hazinede 1212 senesi itibariyle 60. ne kadar yerinde olursa olsun. 3) Resmi elbiseler ve protokol kaideleri yeniden tanzim olunmuĢtur. Ancak uygulanmasında problemler çıkmıĢ ve III. 2) Gemicilik mesleği teĢvik edilmesi için nizâmnâme yapılmıĢtır. tamamen yeni bir ordu tanzim edilerek ve Avrupa orduların-daki yeni eğitim metotları da esas alınarak mevcut sistemin değiĢmesini müdâfaa etmektedirler. Nizâm-ı Cedid Islâhatından kasıt. bütün bir Osmanlı hukuk sistemine teĢmil ederek. öyle anlatıldığı gibi değildir. Günden güne baĢarılarının artması. ikinci Ģıkkı esas almıĢ ve Osmanlı ordusunun tamamen Ģirazeden çıktığını bildiğinden dolayı. Selim'in tahtına ve canına mal olmuĢtur. Yeniçeri teĢkilâtının tamamen çalıĢmaz hale geldiği. Bu görüĢ ayrılıkları. avâm-ı nâsın ondan . Nitekim konuyu daha sonra tekrar ele alan Ahmed Cevdet PaĢa. bu askerle Osmanlı Devleti'nin bir adım müsbet adım atmasının mümkün olmadığı herkesin kabul ettiği gerçeklerdir. askerî hukuk ve teĢkilât ile yani kanunnamelerdeki hükümlerle alakalıdır. Bu nizâm-ı cedid rüzgarı bununla da kalmamıĢtır. Yani Avrupa usulü eğitimli askere Osmanlı Devleti acilen muhtaç durumdadır. Bu üç görüĢten de anlaĢılacağı gibi. ġubat 1793 yılında bütün lâyihaları özetleyerek bir Risâle'de toplatmıĢ ve temel olarak Ģu kararları almıĢtır: a) Mevcut asker nizâmı yeniden düzenlenecek. sadece bir irtica hareketi olarak ele alınmaktadır. 10) Asâkir-i Mu'alleme Kanunu çıkarılmıĢtır. Meseleyi olduğu gibi aktaran muteber Osmanlı kaynaklarından özetleme yoluna gideceğiz.

Nizâm-ı Cedidciler ise gündüz yârân sohbetine çevirdikleri Bâb-ı Âli'ye ve geceleri de kayıklarla mehtaba çıkar olmuĢlar. Bunlara Osmanlı tarihçileri saltanatın atabekleri demektedirler. tam bir baĢıbozukluk içinde halkın içine karıĢmıĢlar. Nizâm-ı Cedidci yeni zenginler "Ġstanbul zengin beldesidir. VIII. Memleket içte ve dıĢta isyanlar ve harplerle kavrulurken. Ġstanbul'daki devlet adamları da ikiye ayrılmıĢlardır. sh. 175-189. artık nizâm-ı cedid. Ankara 1988. V. Peki iĢin bu raddeye gelmesinin asıl sebepleri nelerdir? Bunun bazı tarihçiler tarafından görülmek istenmeyen dört önemli sebebi vardır: Birincisi. 113. sayı 14-15(1940). Bunun üzerine Nizâm-ı Cedidin âĢıkı olan ulema ve devlet ricali kenara çekilirken. Bunların içinde her ne kadar Sır Kâtibi Ahmed Efendi gibi. sh. ı gelen he'jtrî yanlıĢ t" ai . II. Selim'e benzetir hale gelmiĢtir. 268-269. 232 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEK' nefreti bu âlemin bir eski âdetidir" kuralınca. servet yığmaya ve bu malları hesapsızca harcamaya devam edince. sh. sh. Osmanlı Tarihi. I. " devlet na • Bu!/ ::i ssndan ve "t Selirr v zumsj baĢlacia' i. saltanatın atabekleri denilen III. "Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar. Bu lâyihalardaki ma'kul ve gayr-ı makul bütün teklifler. ĠhtiĢam ve sefâhet çoğalınca. Cevdet PaĢa. 187-253. Selim'in yakınları. devletin hazinesini boĢaltmaktan baĢka bir iĢe yaramayan yeniçeri güruhu. bu yeni sisteme Ģer'-i cedid ve kâfirleri taklid nazarıyla bakarak. Nizâm-ı Cedid askerleri belli bir meblağa ulaĢınca. 349 vd. Nizâm-ı Cedid'i yürütüyor görünenler. Sultân Selim de yakınlarına fazla itimad ederek devletin ruhu mesabesinde olan devlet sırlarını bu yakınlarına sohbetlerde fâĢ etmeye baĢlamıĢtır. meĢveretle değerlendirilip neticeye gidilecek yerde. c. yeni vergilerle bunalan halk geçim derdine düĢünce. Karal. aleyhteki telkinlerin tesiriyle. Halbuki ilim ve hakikat ehli olanlar. 2. Yılmaz. V. Nizâm-ı Cedid'in temelinde bir sakatlık bulunmaktadır. hem nizâm-ı cedidin ve hem de yeni vergilerin aleyhinde konuĢmaya baĢlamıĢlardır. Karal. BaĢlangıçta çok güzel bir Ģekilde ulemâ ve devlet ricalinden bu konuda lâyihalar istenmiĢtir.Nizâm-ı Cedid Hakkında Vesikalar. neticede Nizâm-ı Cedid adına toplanan paralarla. c. Bunu fırsat bilen saray hizmetlileri. Öztuna. Ġstanbul'da görülmedik tarzda villalar ve yalılar yaptırmıĢlar. Nizâm-ı Cedidci olarak görünmeye baĢlamıĢlardır. gayr-i müslimlere teĢebbüh ile onlardaki ilim ve fennin alınmasını birbirinden ayırmıĢlardır. halktan haksız yere bol bol paralar toplayarak sefih bir hayat için harcama manasına alınır Ģekilde anlaĢılmaya baĢlanmıĢtır.. c. c. bu hareketi servet yığma vesilesi olarak görmüĢler. fakirler ve r ve halk I atabeklerine j mamak gittin ġahviM» Z'KT. 438-453. Belleten c. 464-467. 125. 171-183. Halbuki yeni nizâmları uygulamak. 279-280. rüĢvet kapıları sonuna kadar açılmıĢ. Nizâm-ı Cedidi teĢvik eden devlet adamları servet yığmaya devam ettikleri gibi. Bu eğlenceden sadece gençler değil. PadiĢahın mahrem olan yakınları ve müĢavirlerinin ve hatta saray personelinin eline ve diline düĢmüĢtür. IV. Osmanlı Devleti Tarihi. ĠĢte baĢlangıçta Nizâm-ı Cedid'in lehinde olanlar. devir dönmeye baĢlamıĢtır. iĢi yürüten saltanat atabeklerinin aleyhine geçmiĢlerdir. Bu sebeple halka mal olamamıĢtır. 20. bu iĢi kendileri için menfaat kapısı görenler. yakınları da bu fırsatı değerlendirince. Enver Ziya. III.I 137 Asım Tarihi. Bonneval'in Osmanlı Bahriyesine Dair Raporu. nizâm-ı cedid olmam" diyerek iĢi istismar etme fırsatı bulmuĢlardır. Halk. devletin en yüksek tepesindeki insanlar da nasibini almıĢtır. 55-76. 107-109. sh. sh. Târih. Kâğıthane gezileri ve helva sohbetleri gittikçe artar hale gelmiĢtir. 26-31. dirayetli insanlar da bulunsa da. devlet ve millet gayreti gözetmeyen bazı cahiller. fedâkârlık ve Ģahsî menfaatlerini ve rahatını terk ile mümkündür. 1. c. itiraz edilen Avrupa usulü giyim ve hatta tranpet çalm anın dahi dinen caiz olduğunu açıklayarak bunları susturmuĢlar. Selim'i. c. "Moskof olurum. Enver Zıya. Lale Devrindeki musiki sohbetleri.Osmanlı Devleti'nin Durumuna Dair Rapor". Bu arada nizâm-ı cedid sebebiyle ikbal ve itibar sahibi olan insanları kıskananlar da boĢ durmamıĢlardır. bir takım hayır ve Ģerri birbirinden ayıramayan. Nizâm-ı Cedid taraftarları ve yeniçeri taraftarları. sh.

isyanı her tarafa yaymıĢlardı. Ġkincisi. Nizâm-ı Cedidcileri tahkir ve tekfir ettikleri halde. Nizâm-ı Cedid. Böylece kamuoyunu III. her türlü iftirayı yapar bir hale geldiler. Bunu fırsat bilen bazı geri kafalılar da. Osmanlı Devleti'nin kuvvetli olmasını istemeyen Fransız Elçisi Sabastiyani. medeniyetin gereği olan Ģeyleri aĢarak. Yeniçeriler. Buna PadiĢah'ın yakınındaki saltanat atabeklerine güvenerek. Her ikisi de yanlıĢ bir yola girdiler. Sefâhet ve ihtiĢamda haddi aĢtılar. Boğaz Nâzın Mahmûd Râif (Ġngiliz Mahmûd diye meĢhurdur) PaĢa'yı parçalayan isyancılar. diğerini de tehlikeye atacağının farkında değildi. Bütün bunların etkisiyle. III. Topal ve riyakâr olan Atâullah Efendi'yi meĢihata getirmekle kalmamıĢ ve müfsid birisi olan Köse Musa PaĢa'yı da sadâret kaymakamlığına getirmiĢ. Selim kimseyi incitmek istemeyen ve yeri gelince azl ve ceza kurumlarını iĢletemeyen bir yaratılıĢta idi. Bir gün sonra III. Selim'in Nizâm-ı Cedid'i. yeniçerileri Nizâm-ı Cedid aleyhine kıĢkırtmaya baĢladı. Mücâzât ve mükâfat gibi devlet terazisinin birini ihmal. Sonra da IV. Selim'e karĢı tavır aldı ve yukarıdaki sebepleri çok iyi kullanmaya baĢladı. Selim. Kastamonulu Kabakçı Mustafa adındaki bir neferi baĢlarına geçirerek. onları daha da azdırdı (1807). baĢta kendi sadrazamı olmak üzere. Selim. Maalesef olanlar. AvrupalılaĢma adı altında. 234 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANLI Netice olarak. Selim ve çevresi ise. ötekiler de Avrupa'dan gelen her Ģeyi reddettiklerinden dolayı karĢı tarafı taassupla suçlar oldular. Temmuz 1808'de III. Dördüncüsü. Atâullah Efendi ve Köse Musa'nın tahrikleriyle ilga etmesi de. fayda sağlamamıĢtı. a'yânları ve Ġstanbul'daki yeniçerileri yanlarına alarak Ġkinci Edirne Vak'asının meydana gelmesine sebep oldular.ne. Üçüncüsü. Bütün bu sebeplerle muhalif grup iyice cesaretlenerek ve baĢta Sadrazam Ġsmail PaĢa olmak üzere küskün devlet adamlarını. III. saltanata fazlaca haris olduğundan. alafranga adıyla çok lüzumsuz Ģeylere sarılır oldular. ġah vâkıf gerekdir ahvâle * Vükelâya kal ursa vay hâle Zikredilen sebeplerden dolayı. saltanatın aleyhine her türlü dedikodu yapılıyordu. güzel bir baĢlangıçtır. BeĢincisi. Selim'in güvendiği yakınları ve müĢavirleri. ġehzade Mustafa. Lüzumlu lüzumsuz her konuda Avrupa mukallidi olmaya baĢladılar. Köse Musa'nın Nizâm-ı Cedid birliklerini hileyle durdurmasından da yararla-narak. Bu sırada nizâm-ı cedidin azılı düĢmanı olan Topal Atâullah Efendi ġeyhülislâmlık makamına geldi. cezalandırılmayınca tam manasıyla Ģımardılar ve azıttılar. Bu aĢırılıklarından dolayı. Artık hem Rumeli'ye doğru sefere çıkan ordu içinde ve hem de Ġstanbul'daki kahve köĢelerinde. bazı menfaat gruplarının lehine ve ama devlet ile milletin aleyhine . Selim de tahttan indirilmiĢti. hiçbir zaman tasvip edilemeyecek olan bu çirkin olayları meydana getirmiĢlerdir. isyana baĢlamıĢlardı. Bu ikisinin fitne ateĢini alevlendirmesiyle ayaklanan yeniçeri yamakları. Selim'in aleyhine çevirdiler. lect PaĢa 5 larınj ı M cılarınl din azil Devlet'* Cedid a ve I1 ısyanc na»: Ces-: ı BĠLĠNMEYEN OSMANLI 233 ler ve müflisler buradan ayrılsın" demeye baĢlayınca. Kadı Abdurrahman PaĢa komutasındaki Nizâm-ı Cedid ordusunun geri dönmesi ve bu isyancıların istediklerini elde etmeleri. Mustafa'nın tahrikleriyle. devlet ricalinin ve halkın itimadını kaybetmiĢtir. güzel projeleri kendilerine vesile ederek servetlerini arttıran ve bunu gayr-i meĢru yollarla yemeyi âdet haline getiren bir grup. Bu isyanı durdurmak isteyen III. yeniçeri güruhu eğitimli askerlerin günden güne artmasından ve itibar kazanmasından dolayı. Yakınları ne derse yapan ve fikrinde sebat etmeyen bir Ģahsiyete sahipti. Bu sırada III. avam onları tekfir eder. ikbalden dolayı ne yapacaklarını ĢaĢırdılar. Selim Ģehid edildi. hem meĢru-gayr-i meĢru demeden tam bir Frenk hayatı yaĢamaya baĢlamıĢlar ve hem de hakir gördükleri halkı yeni yeni vergilerle periĢan etmiĢlerdir. III. hedefe PadiĢah da girmiĢtir. III. âlimler. halka ve devlete ait her bilgiyi bunların vasıtası olmadan alamamak gibi büyük hatası de eklenince. devleti istila edercesine. iyilik gördüğü III. akıllı devlet adamları ve halk Nizâm -ı Cedid'in aleyhine geçmiĢlerdir.

Bunlar. 1766'da 39 yıldır Osmanlı Devleti'nin tayin ettiği Necid Emîri ve Der'iyye ġeyhi Muhammed bin Suûd'a müracaat etti. Bu mezhebin kurucusu. vs derek halkı ¦ Suûd'un da Vehhâbf* ne gelmiĢtir. ( ların baĢında yordu. Vehhâbîller kendilerine Selefiye adını vermekte ve hedeflerinin Ġslâmı Hz. sh. Osmanlı Devleti Tarihi. 473-475. Her konuda cahil ve bedevî olan Necid Arapları. UzunçarĢılı. çevreye tebliğ için mektuplar da göndermiĢtir. sh. yerli em?*! HâĢimiler neslı«ta| Osmanlı Devlet! ve vicdan hı. "Kabakçı Vak'asına Dair Bir Mektup". I ĠĢte Necid ġeyttJ Ġbn-i Teymiyye Ġle I gerektiren Ģeyler ı tekfir etmeyenleri de I geçen Ġslâm davranmakla suç! Müseylimet'ül-Kenfcf Necid ġeyhi. sayı 116(1965). "Kabakçı Mustafa Ġsyanına Dair YazılmıĢ Bir Tarihçe". V. asıl itibariyle Necid ahalisinden ve Hanbeli mezhebinin âlimlerinden olan Muhammed bin Abdülvehhâb'dır. Bilindiği gibi. 600 seneden beri insanların dalalette kaldığını. Hatta tasvip edenlerin yanında. 140. VIII. UzunçarĢıh. 41-43. Mezhebine uyduğu takdirde büyük bir saltanata kavuĢacağını ifade ederek ve kızını da ona vererek. ama teı çevreye akınlar il lenin ciddiyetini J deleleri . Müseylemet'ül-Kezzâb'ın memleketi olan Yemâme'ye bağlı olan Ayniyye'de 1143/1730 yılından itibaren kendi mezhebini yaymaya baĢladı. Müslüman denilenlerin müĢrik olduklarını. sh. 253-261. Karal. c. Ġsmail Hakkı. Müseylemet'ülKezzâb nazarıyla bakanlar da çıktı. Belleten. bu görüĢlerini müdâfaa için kitaplar kaleme aldığı gibi. taassup diyerek Nizâm-ı Cedidcilerin yaptıkları gayr-i meĢru iĢleri tasvip etmek ve bu hareketi sadece bir irtica hareketi olarak takdim etmek de yanlıĢtır138. O halde AvrupalılaĢmak diyerek Nizâm-ı Cedide körü körüne karĢı çıkmak da. Vehhâbîlerin ketfk uzaklaĢan ve ifrata p fetvalarıdır. Emir'i kandırdı. III. Ġbn-i TeymyyeJ peygamberler ve ev binde bulunmanın a olarak. maalesef nezâket ve yumuĢaklığı tercih etmesiyle ve karĢılıklı hatalarla. adak ve tasadduk ve benzeri yollarla türbelere hürmet edenler hep müĢriktir. 138 Cevdet PaĢa. 186-230 (Meseleyi bütün yönleriyle anlatmaktadır. Netâlc'ül-Vukû'ât. Tarih. Mustafa Nuri PaĢa. Selim'in bizzat Nizâm-ı Cedid askerinin baĢına geçip de âsileri te'dip ile devleti esasından ıslah ve tanzim etmesi mümkün iken. Öztuna. Buna göre enbiya ve evliyanın birinden manen yardım talep edenler. IV. bunca emekler sarf edilerek meydana getirilen Nizâm-ı Cedid bir anda mahv edildi.olmuĢtur. c. kabir ziya dilemenin asla cJ/ZJ tazim konusun ifrat etmiĢlerdir. Necid ġeyhi diye bilinen Muhammed bin Abdülvehhâb. Vehhâbîlerin temel inançları Ģöyledir: Allah'a doğrudan doğruya ibâdet etmek farzdır. sh. bu sebeple malları ve kanlarının helal olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini söylemeye baĢladı. kendi içlerinden çıkmıĢ ve ġam ile Kahire gibi ilim merkezlerinde tahsil görmüĢ olan bu âlime önce iyi bir nazarla bakmadılar. 599-604. dolayısıyla bu konuda bir Ģeyi vesile kabul etmek caiz değildir (tevhid esası). sh. XXIX. Tamamen tek taraflı olarak anlatılan Ģekli için bkz. c. Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan ve hâlâ devam eden Vehhâbî hareketinin aslı ve esası nedir? Nasıl siyasî bir harekete dönüĢmüĢtür? Bilindiği gibi. Peygamber zamanındaki safiyetine kavuĢturmak olduğunu iddia etmektedirler. I. c. sh. Arabistan de Basra veya I du. Buna karĢı ehl-i sünnet âlimleri de cevap ve reddiye mahiyetinde eserler kaleme almıĢlardır. inceleyerek ciddiyetinin Vehhâbi han diyor. Osmanlı Tarihi. Muhammed bin Abdülvehhâb. Enver Zıya. c. 77-85.

Vehhâbîlik hem dinî ve hem de siyasî bir hareket haline gelmiĢtir. kabirlerde kurban kesmenin ve ehl-i kuburdan manen yardım dilemenin asla caiz olmadığını ısrarla ve sert bir üslupla anlatmıĢtır. Tâif'i ve Mekke'yi ele geçirdiler. bu tasallut Ġslâm âleminde onların tanınmasına sebep oldu. kabir ziyaretinin. Vehhâbi hareketiII 236 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEY . Ġbn-i Kayyım da. Bilindiği gibi. Hatta bu fiilleri iĢleyenleri tekfir etmeyenleri de kâfir ilan etmeye baĢlamıĢlardır. Kısaca türbelere tazim konusunda halkın ifratına karĢılık. Bu Necid ġeyhi. Hatta 1798 yılında ġerif Gâlib ile Abdülaziz arasında hac için bir andlaĢma yapıldı. ancak Mekke âlimleri durumlarını inceleyerek bâtıl itikâdlarından dolayı bunlara izin vermedi. Hatta bu fiilleri Ģirk kabul edecek kadar ileri gitmiĢlerdir. ĠĢte Necid ġeyhi Muhammed bin Abdülvehhâb. Ġbn-i Teymiyye ve Ġbn'ül-Kayyım da ifrat etmiĢlerdir. Hicaz Beylerbeyi ġerif PaĢa. Mekke ġeriflerinin mesela ġerif Gâlib'in karĢı mücadeleleri muvakkat tedbirlerdi. bu tasallut Ġl Kasım i Vehhâblle kümeti ile. kabir ziyaretinin aleyhinde Ģiddetli fetvalar verdiği gibi. Osmanlı Devleti. Osmanlı Devleti. Maalesef gittikçe güçlenen hükümeti ile. Ġbn-i Teymiyye. Bunlar. peygamberler ve evliya kabirlerinde namaz kılmanın ve bunlardan manevi yardım talebinde bulunmanın asla caiz olmadığını müdâfaa etmiĢtir. Mekke ise.için bir andlaĢm^ düzenlediği Abdülazlz bin I hükümet tes/sâ ele geçirdiler. durumun ciddiyetinin farkında değildi. 1805-1812 yılları arasında 7 yıl Medine'ye ve 1806-1813 yılları arasında ise 7 yıl Mekke'ye hâkim oldu. ġerif Gâlib'in 1790. tamamen küfrü gerektiren Ģeyler olarak takdim ve ilan etmeye baĢlamıĢtır. 7 yıl Mekke'mi BĠLĠNMEYEN OSMANLI 235 Vehhâbilerin kendilerine kaynak aldıkları görüĢler. Zira tam bir din ve vicdan hürriyeti vardı. Arabistan'ın batı kesimini Cidde'de oturan Osmanlı beylerbeyisi ve doğu kesimini de Basra veya Bağdad beylerbeyisi ve bir zamanlar da Lahsâ beylerbeyisi idare ediyordu. kısa bir zaman sonra Mekke'yi geri aldıysa da. Osmanlı Devleti. tamamen HâĢimîler neslinden gelen ve ġerîf denilen idareciler tarafından yönetiliyordu. Temmuz 1805 tarihinde. i da. Nihayet Emir Muhammed'in yerine Abdülaziz bin Suud geçince. üstadına tabi olarak. Vehhâbi hareketinin mahiyetini anlamakta âciz idiler. Göz göre göre tehlike geliyorum diyor. Önce hac için izin istediler. asırlardır gelip geçen Ġslâm âlimlerini dalâletle suçlamakla kalmamıĢ. Arada sırada Vehhâbilerin çevreye akınlar düzenlemesi ve hatta Fas Hâkiminin onlarla akraba olması dahi meselenin ciddiyetini gösterememiĢti. sahabelerden nicelerini da hatalı davranmakla suçlamıĢtır. ama tedbir almak kimsenin aklından geçmiyordu. bazı meselelerde itidal yolundan uzaklaĢan ve ifrata giden Ġbn-i Teymiyye ve onun talebesi Ġbn'ül-Kayyım'ın bazı fetvalarıdır. Hatta kazaskerlik makamına gelmiĢ bazı âlimler dahi. Kasım 1803'de Abdülaziz vefat etti ve yerine 1787'den beri babasına vekâleten Vehhâbilerin reisi olan oğlu Su'ud bin Es-Su'ûd geçti. yerli emir ve Ģeyhleri sadece koordine etmekteydiler. vatandaĢtan alınan zekât dıĢındaki vergilerin de caiz olmadığını iddia e-derek halkı yanına çekmeyi planlamıĢtır. Kendisinin müctehid-i mutlak olduğunu iddia eden ve Müseylimet'ül-Kezzâb ile yapılan harpte Ģehid düĢen sahabelerin kabirlerini yıktıran Necid ġeyhi. bu konularda iyice yolunu ĢaĢırarak Ġbn-i Teymiyye ile Ġbn'ül-Kayyım'ın Ģer'an yasaktır dedikleri fiilleri. Osmanlı Devleti zamanında asıl Arabistan. Artık 1745 yılında Necid Emiri Muhammed bin Suûd'un da Vehhâbî olmasıyla. 1803 yılında Hicaz'a girdiler. baĢlangıçta Vehhâbi hareketine tepki göstermedi. yerli hanedanlar ve bunların baĢında bulunan Ģeyh veya emîr denilen mahalli idareciler tarafından idare ediliyordu. 1795 ve 1798 yılında Vehhâbiler üzerine düzenlediği hareketler ciddi bir netice vermedi. durum değiĢti ve Vehhâbiler Arabistan'da müstakil bir hükümet tesis etmeye muvaffak oldular.

Abdülhamid'in NakĢ-ı Dil Valide Sultân'dan dünyaya gelen küçük oğludur. musiki ve devlet adamlarıyla münasebetler konusunda epeyce ders almıĢtı. VIII. adı geçen Suu-dîlerin torunlarının ipleri ele almasıyla Suudi Arabistan Hükümetinin resmî mezhebi oldu139. Mahmûd'un Ģahsiyeti. sh.4. MUSTAFA DEVRĠ Sultân is (YENĠL! 142. Râmiz. saf. Selim'den devlet idaresi. Ġhtilâlcilerin baskısından bıkan IV. Nizâm-ı Cedid aleyhinde olanların yanında göründü ve 29 Mayıs 1807'de Osmanlı tahtına çıktı. Oğlu Ġbrahim PaĢa'nın 1830'da Der'iyye'yi iĢgal etmesi ile Vehhâbi meselesini halleden Mehmed Ali PaĢa. Amca-zâdesi III. Ġhtilâlciler. Mahmûd ise. Maalesef bu talimatı alan Enderûnlular. 1831 yılında bu sefer kendisi isyan etti. Behîç ve Tahsin Beylerden oluĢan bu ekibe Rusçuk Yârânı denmektedir). 282-325. Selim'i Ģehid ettiler. 28.Peyk-i Dil Dördüncü Kadın Efendi. I. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. Harem hüddâmınm yardımı ile kurtarıldı ve Alemdâr'ın desteğiyle kendisine bî'at olundu. Mustafa. -i yenicenle 139 Cevdet PaĢa. Selim'in tekrar tahta çıkarılacağını anlayan IV. Mustafa. Ģahsiyeti. II. Temmuz 1808'de Ġstanbul'a gelen Alemdar. Nizâm-ı Cedidin gayr-i meĢru olduğunu ve PadiĢahın asla yeniçerilere müdahale etmemesi gerektiğini ihtiva eden taahhüdnâme mahiyetinde bir hücceti. kültürü zayıf ve saltanata karĢı haris bir insandı. foğludur. c. Öztuna. Tarih.SULTÂN IV. IV. Bazı tarihçiler onu Kanuni'den sonra en büyük padiĢah olarak vasıflandırırken. PadiĢahın Hatt-ı Hümâyûnu ile birlikte elde ettiler (Rebiülevvel 1222/1807). PadiĢah Alemdâr'a teĢekkür ediyor ve Tuna Beylerini boĢ bırakmayarak dönmesini arzuluyordu. Mahmûd. l\ III.1808 tarihinde Osmanlı tahtına sıkıntılı bir Ģekilde oturdu. Ġlk olarak ihtilâlcilerin arzularını yerine getirdi ve Kabakçı Mustafa.! sadece o ve deı gelen C Alemdlrl Sekbân-ı Efendi Ġter j ntv Selim'ing Mahmûdl bite.Dil-pezîr Ġkinci Kadın Efendi. sh. Refik.7. c. ih. hemen karĢı planını uyguladı ve III. Mustafa. Mahmûd'un öldürülmesi için talimat verdi. Adlî mahlası ile Ģiirler yazan ve Mayıs 1813'den itibaren Gazi unvanını kullanan II.ni tasfiyeye söz veren Mehmed Ali Ağa'yı Mehmed Ali PaĢa sıfatıyla Mısır'a beylerbeyi olarak tayin etti. bazıları da batılılaĢma yolundaki . Hep iyilik gördüğü amca-zâdesi III. 28 Temmuz 1808'de Bâb-ı Âli'yi basarak sadrazamdan mührü aldı.SULTÂN II. MAHMUD DEVRĠ (YENĠLEġME=TECEDDÜD VE AVRUPAYI TAKLĠT DEVRĠ) 142. Hal' edileceğini ve III. Emîne II. XXX. Rusçuk Yârânı-na burada PadiĢahı tevkif etmesini tavsiye ettilerse de. Mahmûd. IV. I. ġeyhülislâm Atâullah Efendi ve Sadâret Kaymakamı Musa PaĢa'nın isteklerine göre devleti yönetmeye baĢladı. yaptığı ıslâhatlarla ve özellikle de Osmanlı Devleti'nin yüzünü batıya çevirmekle meĢhurdur. Mustafa. 141. Abdülhamid'in AyĢe Sîneperver Valide Sultân'dan doğan büyük oğludur. 2. Mustafa. Dünya SavaĢında. Osmanlı Devleti Tarihi. 470-471. ihtilâlcileri tasfiye gayesiyle Alemdar Mustafa PaĢa'yı ordusuyla beraber Ġstanbul'a davet etti. ailesi ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısa bilgiler verir misiniz? II. I. Selir-epeyce c unvanım 4 yüzünü I padiĢah ı büslerlnı hayrfyea Birinci i bulunduğu «| cezalandın1"!?! gerekli ısfcsj idareyi del alındı ve Wl Mustafa Pî)<*| de Sen«R& imzalandı. 3. Alemdar buna yaklaĢmadı. 1. Kısaca basit bir fikir hareketi olarak baĢlayan Vehhâbilik. XXIX. II. ailesi ve zamanındaki önemli olaylar hakkında özet bilgi verir misiniz? IV. Ancak bunu dinlemeyen Alemdar. manii I II. Selim ile II. Selim'e karĢı vefalı davranamadı. 2 gün sonra vasıfsız bir ġeyhülislâm olan Atâullah Efendi azl edildi ve ekibi de tasfiye edildi.ġevk-i Nûr BaĢ Kadın Efendi. dairesini basarak III. yolda iken Kabakçı Mustafa'yı katletmiĢti ve bu sebeple de Davud PaĢa Sarayı'nda PadiĢah tarafından karĢılandı. Bu arada Nizâm-ı Cedidcilerin bir kısmı öldürülmüĢ ve bir kısmı ise Rusçuk A'yânlarından vezir Alemdar Mustafa PaĢa'ya sığınmıĢlardı (Galip. Kabakçı Mustafa baĢta olmak üzere. arkasından Topkapı Sarayına geldi. MBĠLĠNMEYEN OSMANLI 237 Sultân isminde bir tek kızı vardı ve o da hemen vefat etmiĢtir140.Seyyare Üçüncü Kadın Efendi.

Osmanlı Devleti. Bunun üzerine 4000 kiĢilik sekbân-ı cedid askeri yanında donanmay-ı hümâyûna bağlı gemilerden Yeniçeri Ağasının bulunduğu yere toplar atılarak saltanat muhafaza edilmeye çalıĢıldı ve hatta Süleymaniye Camiinin bir minaresi yara aldı. 230-456. devlet namına asker toplanacak ve ancak a'yân ve derebeylerin haklarına da müdahale edilmeyecekti. yeniden büyük devlet olmaya söz veriyordu (Eylül 1808). Bunu. 245 238 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN 05MMJ sim 1808). usul ve âdâb bilmediğinden dolayı. Bu olay. sh. Tarih. Buna göre her yerde devletin kanunları ve emirleri geçerli olacak. Yeniçeri yine beceriksizliğini ortaya koymuĢtu. Mora'yı ele geçirdiler. iĢi azıttı ve Topkapı Sarayı'na hücum ettiler. sh.119. V. Napolyon Bonapart'ın ısrarla Rusların iĢini bitirelim teklifine. II. IV. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa. Tohumları daha önceleri atılan bu ihtilâl neticesinde Yunanlılar. Temmuz 1809'da Sadrazam Yusuf Ziyâeddin PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusuna yenilen Rus ordusu.1812 tarihinde Ruslarla BükreĢ Muahedesini imzaladı. sh.Ģekilde kalmıĢ teĢebbüslerinde dolayı tenkit etmektedirler. iç karıĢıklıkları fırsat bilerek. 191-208. Romanya'yı iade eden Ruslar.1807) Osmanlı ile mütâreke imzalayan Rusya. Alemdar Mustafa PaĢa'ya olan güvenleri sebebiyle umumi bir meĢveret meclisi toplandı. c. güvenilmeyen kiĢiliğinden dolayı menfi cevap veren Osmanlı Devleti. asırlarca Müslümanlar gibi hak ve hürriyetlerine riâyet ettiği Rumların böyle bir isyan çıkarmalarına ĢaĢırdı ve yüzlerce Müslümanın kanının akmasına yol açan bu hareketi tahrik eden Cihan Patriğini. II. Kısaca Anadolu Beylikleri haline gelen Osmanlı Devleti. Yeniçeri ise ona karĢı bileniyordu. III. Ocak 1822'de Yunanistan'ı kurduklarını ilan ettiler. Kavalalı Mehmed Ali PaĢa'nın oğlu Ġbrahim PaĢa'yı kuvvetleriyle yardıma göndermesi üzerine. 84-88. Sırpların muhtariyet elde etmesi. Ağustos 1810'da Varna'yı almak istediler. 2. II. IX. Ancak Rusya'nın desteğini arkasına alan Rumlar. Patras BaĢpiskoposu Germanos'un liderliğinde 12 ġubat 1821'de Rum Ġsyanının yani Yunan Ġhtilâlinin baĢlamasına sebep oldu. VIII. Mustafa da boğduruldu (Ka140 Asım Tarihi. Devletler ve Hanedanlar. Mahmûd'un saltanat yıllarını. c. III. Karal. Ulemâ sınıfı. Haziran 1827'de Yunan Ġhtilâli bastırıldı. Selim'in Ģahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması ve ikincisi de devletin içine düĢtüğü sıkıntıdan kurtulabilmesi için gerekli ıslâhatın yapılması. baĢlarına Prens Mavrokordato'yu geçirerek. ĠĢin arkasında 1814'de gizli olarak Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria ve Fener Patriği Gregorios ile Fener Beyleri vardı. Önce devletin eyaletlerdeki elini gevĢetmesinden dolayı idareyi ele alan derebeyler ve a'yânları. Hadise karıĢınca. . sh. vak'a-i hayriye adı verilen yeniçeri ocağının kaldırılıĢına göre iki safhaya ayırmak yerinde olur: Birinci Saltanat Safhası: Tahta çıktığında devletin halletmek mecburiyetinde bulunduğu iki mesele vardı: Birincisi. 28. Fransa ile olan savaĢına rağmen. Neticede Sened-i Ġttifak adıyla devletin vükelâsıyla a'yân ve derebeyler arasında bir sened imzalandı. Öztuna. Rusçuk Yârânı denilen ekibin elemanlarını ö-nemli makamlara getirmiĢti. Uluçay. Mustafa zamanında (25. vergiler sadece devlet hazinesinde toplanacak. kendini hapsetti ve cephanenin bulunduğu binayı tabancasıyla ateĢe vererek Ģehid oldu. baĢarılı olamayıp geri çekildiler. bazı çiğ hareketleri sebebiyle aleyhine geçtiler. ancak sonradan tecâvüzlerini sürdürerek Poti'ye kadar geldi. 34-42. 2-41. sh. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. Ġsyan eden yeniçeriler. Kasım 1808'de yeniçeriler sarayını bastılar. c. Neticede ulemânın tavassutu ile 18 Kasım 1808'de sekbân-ı cedid lağvedildi ve kısmî tavizlerle isyan bastırıldı. Mahmûd ona güveniyordu. ġeyhülislâmın fetvası alınarak IV. devlete itaat eder hale getirme meselesi ele alındı ve davet edilince askerleriyle Ġstanbul'a gelen a'yân ve derebeylerinin. BükreĢ çevresinde bir Sırp Prensliği kurdurulmasını kabul ettirmekle asıl tavizini almıĢtı. kendi adamları dıĢında savunmaya yardım gelmeyince. c. Cevdet PaĢa. Alemdar Mustafa PaĢa'nın arzusuyla Ekim 1808'de Nizâm-ı Cedid'i ihya manasına gelen Sekbân-ı Cedid askerinin kurulması takip etti ve baĢına da Rusçuk Yaranından Behîc Efendi Umûr-ı Cihâdiye Nâzın olarak tayin edildi. Ġyi niyetli ama kültürü zayıf olan bu devlet adamı. Yunan Ġhtilâlinin de çıkmasına sebep oldu. Selim'in Ģahadetine engel olamadığı için çevresi tarafından tenkit ediliyor idiyse de.5. sh. Osmanlı Tarihi. Fener Patrikhanesinin Orta Kapısı önünde Nisan 1821 tarihinde idam etti. c. Romanya'yı elde etmek ümidiyle Osmanlı Devleti'ne karĢı savaĢ ilan etti. önce geri çekildi.8.

Saltanat yılında Vak'a-i Hayriye adıyla yeniçeri ocağı lağv edildi. Batıda Silistre'yi ve doğuda ise Erzurum'u teslim alan Ruslar. Ağustos 1829'da Edirne'ye girdiler. sırasıyla Akka. Üç devlet de özür diledi. Mehmed Ali isyanını kullanan Ġngiltere. sadrazam esir alınınca geri döndü ve Mısır meselesi milletlerarası bir problem olmaya baĢladı. Ancak Fransa Eylül 1829'da Mora'yı iĢgal etmiĢ % *î< manii Devleti J^. ĢımarmıĢtı. Haziran 1826'da yani II. Rus harbine asker göndermeyen Mısır Beylerbeyisi Kavalalı Mehmed Ali PaĢa da. Sadrazam ReĢîd Mehmed PaĢa komutasındaki Osmanlı ordusu üzerine geldiyse de. ancak ordusuz olmasına rağmen Osmanlı Devleti Rusya'ya harb ilan etti (Nisan 1828). ĢımarmıĢtı. Ġbrahim PaĢa. Filistin'e kaçan fellâhları geri göndermeyen Sayda Valisi Abdullah PaĢa'nm tavrını sebep göstererek oğlu Ġbrahim PaĢa'yı Filistin'e gönderdi ve burayı iĢgal etti. Sayda. Fransa ve Ġngiltere'nin araya girmesiyle. diğer devletler de bu fırsatı nasıl değerlendirebileceklerini düĢünmeye baĢladılar. Cidde. Haleb ve Adana). Osmanlı sadrazamı olarak devlete hâkim olmak istiyordu. Trablus. Bu arada düvel-i mu'azzama adı verilen Ġngiltere. doğuda Ahıska'ya ve batıda ise Varna'ya kadar gelince durum tehlike arz etmeye baĢladı.Hüsn-IĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI 239 iĢgal etmiĢ ve Kavalalı'nın oğlu Ġbrahim PaĢa Mora'dan ayrılmıĢtı. Çar'dan yardım istedi. 1838'de Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticâret AndlaĢması ile müthiĢ tavizler kopardı.Artık halk ve devlet nezdinde yeniçerinin sonu gelmiĢti. ġam.i ve Ġzmir'e vsi'i'I misini boğaza f düĢünmeye b dolu'dan çekilft Trablus. Ġbrahim PaĢa'yı sevinçle karĢıladı. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Ağustos 1829 tarihinde Londra Muahedesini imzalamak mecburiyetinde kaldı ve bu andlaĢma ile bağımsız bir Yunanistan Prensliği kuruluyordu. Artık müstakil olan Eflak ve Boğdan. Artık Cezayir Fransa'nın sömürgesi oluyordu. ġam. Haleb ve Hatay'ı alarak Konya'ya kadar geldi (Kasım 1332). Fransa ve Prusya müdahale ettiler. o da 10 harb gemisini boğaza gönderdi. 12-2 14. Tamamen Osmanlı Devleti'nin bir veziri gibi davranan ve halka zarar vermeyen Ġbrahim PaĢa. Temmuz 1833'de imzalanan Hünkâr Ġskelesi Muahedesi ile Rusya da bazı tavizler kopardı. Sulh halinde oldukları bir devlete aniden yaptıkları Navarin Baskını ile Osmanlı Donanmasını hatırdılar (Ekim 1827). Osmanlı Devleti'nin eyâlet askerleri dıĢında düzenli bir ordusu kalmadığını gören Rusya durumdan istifade etmek istedi.* yen Sayda Va»r tin'e gönderdi >:aj alarak Konya'ya« halk. ancak Osmanlı Devleti. Rus mağlubiyetinden yeni çıkan Osmanlı Devleti. Fransa'm sa'nın sömürgs'Ġ Rus harljid da. devletin içerdeki problemlerinden biri ortadan kalkmıĢ oldu. Ruslarla imzalanan Eylül 1829 tarihli Edirne Muahedesi ile de Tuna Deltası ve Kafkasya tamamen Ruslara bırakıldı. Sırp ve Yunanistan prenslikleri.: kaldı ve bu «¦ lanan Eylül 1 Ruslara bırakı Osmanlı I lan ilk de 1913'de Yunanı* Maalesef 6y ı yılında bölgeyi ida Fransız Koni kardı ve Temmu! Devleti. 'M çekten imaret". Ġbrahim K Osmanlı ordua. Mısır'ı gerçekten imar etmiĢ ve orada itibar kazanmıĢtı. Maalesef bu arada Fransa 1797'de Cezayir'den aldığı borcu ödemediği için 1827 yılında bölgeyi idare eden ve dayı denilen Osmanlı Beylerbeyi Ġzmirli Hüseyin PaĢa'nm Fransız Konsolosunu tokatlaması üzerine. aralarında Temmuz 1827 tarihli Londra Protokolünü imzalayarak Yunan meselesini kaĢımaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne otonom bir Yunan Prensliği için tazyik etmek üzere donanmalarıyla Ġyonya Denizine kadar geldiler.i si milletlerarss :i| gibi davranan?. Yunanistan Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk devlet oldu. öl hedesi ile Un MehmedH AndlaĢmasi i Büyükelçisi« istediği sonıfl| Osmanlı ord ğindeydiveljl KADIN 8 Ġkinci Kadı BeĢinci Kadına BaĢ Kadın E Hâciye Hosii Ġkinci Kac Efendi. Fransa'nın tehdidi üzerine donanmasını bile gönderemedi. Fransa Cezayir'e Haziran 1830'da asker çıkardı ve Temmuz 1830'da Ģehri teslim aldı. Ekim 1827 tarihli Akkerman Muahedesini imzalayarak Sırbistan ve Romanya'nın muhtariyetlerini biraz daha arttırıp tehlikeyi önlemeye çalıĢtı. II. Bu arada Sisam adasına da Aralık 1832'de otonom verildi ve 1913'de Yunanistan'a katılıncaya kadar bu statü devam etti. Mehmed Ali PaĢa Anadolu'dan çekildi ve kendisine yedi Osmanlı eyâleti birden verildi (Mısır. Mahmûd'un inkılâblarına kırgın olan halk. Osmanlı sanayiini engelleyen ve Osmanlı topraklarını Ġngiliz mallarına açık . Fakat Ruslar. ġubat 1833'de Kütahya'ya girdi ve Ġzmir'e vali tayin etmeye kalkıĢtı. Mahmûd'un 17. Bunu diğer ıslâhatlar takip etti. Bunun üzerine duruma Ġngiltere. Ġkinci Saltanat Safhası: Yeniçeri ocağı lağvedilip yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla eğitimli ve düzenli bir askerî teĢkilât kurulunca. Fransa ve Rusya. ġam. PadiĢah. Osmanlı Devleti'ni meĢgul etmek için yeterliydi.

Ayn-i ġah Sultân. X. Dördüncü Ġkbâl. Buna karĢılık a'yân ve derebeylerinin de emin olmaları gerekiyor ve devletten taahhüt istiyorlardı.Atiyye Sultân.Zeyn-i Felek Hanımefendi. c. Neticede Ģu esasları taĢıyan bir sened-i ittifak hazırlanmasına karar verildi: 1) Her halükârda devletin emirlerine uyulacak. Osmanlı Tarihi. XII. 3-ġehzâde Abdülhamid. 2-382. Cevdet PaĢa. Mahmûd zamanında a'yân ile devlet erkânı arasında imzalanan Sened-i Ġttifak ne demektir? Anayasa hukuku açısından değeri nedir? Bilindiği gibi. IX.ġehzade Sultân Abdülaziz. Tarih. . II. sh. 2-382. sh.Cemîle Sultân141. 10. 53-93. sh. bütün a'yân ve hanedanlar devletin yanında yer alacak.Mihrimah Sultân. 18. 11. 11. c. sh. 2310.Fatma Sultân. II. 8. 17-Lebrîz-Felek Hanımefefendi. 246-254. c. 7-Hâciye HoĢ-yâr Ġkinci Kadın Efendi. 12. II. sh.bir Pazar haline getiren bu andlaĢmanın mimarı. 5) Ġsyan eden ocaklara karĢı. al.ġehzade Mehmed. 7.ġâh Sultân. sh.Pervîz-felek Dördüncü Kadın Efendi.ġehzade Sultân Abdülmecid I.Nurtâb Dördüncü Kadın Efendi. III. Sadrazam Alemdar Mustafa PaĢa'nın kendisinin de a'yân olması ve bu konudaki samimiyeti.Misl-i Nâ-yâb Ġkinci Kadın Efendi. X. 21. c. Sultân Abdülaziz'in annesi ve BeĢinci Kadın Efendi. Nizâm-ı Cedid'in ilgasından sonra dağılan eğitimli askerlerden beĢ altı bin kiĢinin baĢı olarak Kâdî Abdurrahman PaĢa da davet edildi. Uluçay. Üçüncü Ġkbal. Ġkinci Ġkbal240 BĠLĠNMEYEN OSMANLI dir. 6. Devletler ve Hanedanlar.Pertev-niyâl (Nihâi) Valide Sultân. kimi sancakta ve kimi de bir eyâlet çevresinde diledikleri gibi idareyi yürütür olmuĢlardı. 13. 15. Netâyic'ül-Vukû'ât. 2-184 (1255'e kadar) Karal. 20. baĢlıca a'yânların askerlerini alarak Ġstanbul'a gelmelerine vesile oldu. 9. c. Tek hedef. IV. Mustafa Nuri PaĢa. Ġstanbul 1292.ġehzade Mehmed.Âdile Sultân. 8. 4. Mahmûd ölüm döĢe-ğindeydi ve 7 gün sonra Temmuz 1839'da vefat eyledi.120-138. 2. devlete itaatlerini temin etmek ve devletin emirlerinin her yerde geçerliliğini sağlamaktı. 12. yer yer ortaya çıkan a'yân ve derebeylerin kimi bir kazada. I. 10. ÇOCUKLARI: 1.Sâliha Sultân.ġehzade Nizâmeddin. 2-420. sh. 16-Tiryâl Hanımefendi. c. birkaç defa PadiĢah fermanını dinlememiĢ ve getirenleri azarlamıĢtı. te'dibi için bütün a'yân ve hanedanlar da'vacı olabilecek. c. XI. Ahmed Lütfi. 2-374. sh.Hüsn-i Melek Hanımefendi. sh. sh. 5. Ġstanbul 1291. Bağımsızlık sevdasına düĢmüĢ bu a'yânların davet ile gelmeleri zor görünse de.Hayriye Sultân. V. c. uzun zamandır Osmanlı Devleti'nde eyâletlerle saltanat merkezi arasındaki idarî bağ tamamen zayıflamıĢ.Âlî-cenâb BaĢ Kadın Efendi. Kalyoncu Mustafa dahil olmak üzere. V. c. Tarih. sh. 6) A'yân 141 Asım Tarihi. 2-214.AyĢe Sultân. Abdülmecid'in annesi ve Ġkinci Kadınefendi. 191-208. Ġstanbul 1302. 2. 6.Zer-nigâr Üçüncü Kadın Efendi. Bu bozgun sırasında II. bu andlaĢmadan istediği sonucu alamadı ve Mehmed Ali PaĢa 6 yıl sonra tekrar Nizip'e kadar geldi ve Osmanlı ordusunu yendi (Haziran 1839).Münîre Sultân. 4. 22. sadrazamlık tarafından adı geçen a'yânlara ve benzerlerine da'vetnâmeler gönderildi. c.Bezm-i Âlem Valide Sultân. IV. Ebr-i Reftâr Ġkinci Kadın Efendi. Anadolu'da Bozok Mutasarrıfı Cabbar-zâde Süleyman Bey ve Saruhan Mutasarrıfı Karaosmanoğlu Ö-mer Ağa gibi a'yânlar. 143. Ġstanbul 1293. c. 17. BaĢ ikbal. Öztuna. sh. sh. c.ġehzade Ahmed.' tır . 9. I. KADIN EFENDĠLERĠ: 1. ĠKBALLERĠ: 14. Nitekim Osmanlı Devleti.Vuslat Üçüncü Kadın Efendi. Mesela Rumeli'de Sirozlu Ġsmail Bey. 87-167.Zeyneb Sultân. gayet açık sözlü olarak ve biraz da patavatsızca bir açılıĢ konuĢması yaptı ve bu samimi konuĢması herkesçe takdir edildi. 2-332. 3Hâciye Pertev-Piyâle Nev-fidân BaĢ Kadın Efendi. 16. ĠĢte bu a'yân ve derebeylerin itaat altına alınmaları için Ġstanbul'da umumi bir meĢveret yapılarak herkesin ittifakıyla gereken ıslâhatı yapmak ve devlete iĢlerlik kazandırmak üzere. Londra Büyükelçisi olan Mustafa ReĢid PaĢa idi. 4) Bunlara muhalefet edilirse. 19. büyük bir eyâlette bağımsız bir hükümet gibi davranmakta ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti'nin emirleri geçerli olmamaktaydı.ġehzade Murad. sh. 2268.Hamide Sultân.ġehzade Bâyezid. 14.ÂĢûb-i Can Ġkinci Kadın Efendi. c. 23. Alemdar PaĢa'ya güvenmeleri ve merkeze geldiklerinde tutuklanmamalarına olan inançları bu harekette mühim rol oynadı. Hatta Bilecik Derebeyi Kalyoncu Mustafa. 5. Mısır krizi devam ediyordu. 3) Sadece ve sadece Devlet adına asker toplanabilecek. c. 2) Her yerde kamu gelirleri Hazine adına toplanacak. PadiĢahların Kadınları ve Kızları. 2-200 (1255'ye kadar). 15-RâbPa Sultân. Alemdar Mustafa PaĢa.Fatma BaĢ Kadın Efendi.

sh. memleketin ihtiyaç duyduğu çeĢitli idarî.s • Yi' s a. Yeniçeri Ağası. 1241/1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapattıktan sonra kendisini daha güçlü hisseden II. Kazaskerler. belki zayıflayan icra gücünü yeniden kuvvetlendirmek ve iĢlerlik kazandırmak üzere. Cabbâr-zâde Süleyman. 5-' c E. 11 Muharrem 1254/1837'de kurulan bu müesseseler. gerçi devletin bağımsızlığını zedeler. ĠL t la-olar. 144. Osmanlı Tarihi.• lerire ¦<"¦: BĠLĠNMEYEN OSMANLI 241 ve hanedanlara ittifakdaki bu Ģartlara aykırı davranmadıkları sürece taarruz ve müdâhele edilmeyecek. ka. 90-94. 144. sh.r ı. Divan-ı Hümayun'un yasama yetkisini ve kazaî görevini ifa etmek üzere kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'dir. Lüzumlu görülen kanunları. 29. Sened-i Ġttifak. etkili bazı millet temsilcileri ile devletin temsilcileri arasında yapılmıĢ bir kamu sözleĢmesi mahiyetindedir. Divan-ı Hümayun'un adlî yönünü devam ettirmiĢtir. Yaptığı yeniliklerin çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin merkez teĢkilâtına aittir. 242 BĠLĠNMEYEN OSMANLI BĠLĠNMEYEN OSMANÜ .. ancak bağımsızlığın tamamen kaybedilmesine göre daha az zararlı olan bir düzenlemedir142. Gerçi devlet ile kendi vatandaĢlarından olan bir grup bey ve ağalar arasında bu Ģekilde bir ittifâknâme tanzim olunması ve yürütme gücünün belli Ģartlarla kayıt altına alınması. cu * manii t tıktan s değiĢil Hüm dır. adlî ve malî konularda gerekli düzenlemeleri yapma görevi bu meclise verilmiĢtir. 3-9.. Sadâret Kethüdası.1808'de imzalanan bu Sened-i Ġttifak'ın altında baĢta Sadrazam. Kara Osman-zâde Ömer. Ancak Avrupa'yı kuru kuruya taklitten ibaret olan bu rüzgar. Böyle bir sözleĢme. Mahmûd devrinde yapılan köklü değiĢiklikler (1808-1839) nelerdir? Bakanlar Kurulu sistemi bu dönemde Avrupa'dan nasıl adapte e-dilmiĢtir? II.I '. Nakîb'ül-EĢrâf. 400 senelik Osmanlı idarî teĢkilâtını Tanzimat'tan sonra kemalini bulacak olan yeni Ģekle sokmayı baĢarmıĢtır. II. c. ReisülKüttâb. merkezî teĢkilâtta Ģu önemli değiĢiklikleri yapmıĢtır: Merkezî teĢkilâtın çekirdeğini oluĢturan Divan-ı Hümayun'un bir Ģûra meclisi olma özelliğini kaybetmesinden dolayı meĢveret usulünü yeniden canlandırmak ve Divan-ı Hümayun'un daha önceleri ifa ettiği icra ve yargı görevini birbirinden ayırmak üzere iki önemli yüksek kurul teĢkil edilmiĢtir: Birincisi.9. c. ġeyhülislâm. Târih. eski Divan-ı Hümayun'un görevlerini üstlenmiĢ ve baĢta yeni ihdas edilen nezâretlerin reisleri olmak üzere büyük devlet adamları bu kurulların üyesi olarak toplantılarına katılmıĢlardır. uzun zamandır meydana gelen suiistimaller ile devlet bünyesinde açılan yaraların baĢka türlü tedavisine imkân bulunmuyordu. 332-339. [. Mahmut. yürütmenin yüksek bir kurulu mahiyetinde bulunan Dâr-ı ġûrây-ı Bâb-ı Ali'dir. Divan-ı Hümâyûn fonksiyonunu kaybedince onu teĢkil eden idarî birimler de önemlerini yitirmiĢler ve bu gün de devam eden nezâret usulü (bakanlar ve bakanlar kurulu i. Bu meclis. IX. Mahmut. Ġstanbul Kadısı. bağımsızlık anlayıĢına aykırı görünse de. Sirozlu Ġsmail ve Çirmen Mutasarrıfı Mustafa gibi a'yân ve devlet ricalinin imzası bulunmaktaydı. Yani her iki kurul da yasama ve yürütme organı olarak görev yapmıĢlardır. V.Cevdet PaĢa. hiçbir Ģekilde anayasal bir belge değildir. Umûr-ı Bahriye Nâzın. Ģeklî olmaktan öteye geçememiĢtir. Devletin idarî fonksiyonunu icra görevi tamamen bu müesseseye devredilmiĢtir. Defterdar. Anadolu Beylerbeyi. Ġkincisi ise. Karal.

III. Kısaca Osmanlı Devleti.Sadâret Kethüdâlığı ilga edilerek Umûr-i Mülkiye Nazırlığı (içiĢleri Bakanı) ihdas edilmiĢtir (1251/1835). . Yapılacak ol Sultân A rettikten sontıl Bu ih. 205-216.iıt| Osmanlı [ Yunan Ġ aynı kapınıııSj ve bugüne | FenerP 143 Cevdet PaĢa. tam manasıyla bir çöküĢ ve yıkılıĢ devri olmuĢtur. bu basit ve öze yönelik olmayan batılılaĢma örneklerindendir. 1 mümkün olacıtej dir. sh. Mahmûd'un resimlerinin asılması. II. 142-146. edildi ve önai Patrikti diler taraftnö fazlasını da fi Rusların i. II. yargı görevini yerine getiren adliye ve ilmiye mensupları düzene sokulmak istenmiĢtir. sh. setre. Ġlk resmî gazete olan Takvim-i Vakayi'i de çıkaran ve baĢta Kanunnâme-i Cezây-ı Askerî olmak üzere devletin askerî ve sivil memurları ile ilgili hukukî düzenlemeleri yaptıran II. c. hem yapılanları halk destekleyecek idi ve hem de Kavalalı oğlu Ġbrahim PaĢa Kütahya'ya kadar geldiğinde. Mahmut. 277-278. » münâsebetleriK Çarı Aleksanttj "Türkleri n ve izzet-i nefisi Ji nelerinin k duygusunu k sarsıldığı gün. Tanzîmât hareketinin de hazırlayıcısı olmuĢtur. Halbuki akıllı ıslâhat yapılsaydı ve halkın inançlarına aykırı hareketlere gidilmeseydi. Ter. fen ve teknolojisi alınacak yerde. hatta sadece yeniçeriler kullandı diye mehterin ve mehterhanenin ilga olunması ve en önemlisi de sadâret ve sadrazam tabirleri yerine baĢvekâlet ve baĢvekil tabirlerinin kullanılmaya baĢlanması. Merkez TeĢkilâtı. R. c. kuĢam ve diğer pek de güzel olmayan âdetleri taklid edilir hale gelmiĢtir. 193 vd. -Zahire Nezâreti ve Meclis-i Umûr-i Nâfia lağvedilerek yerine Ticâret Nezâreti ihdas edilmiĢtir (6. c. pantolon ve fes giyilmesinin mecburi hale getirilmesi. halk onu alkıĢlamayacaktı.. Üzülerek ifade edelim ki. XII. AıteıĠ BĠLĠNMEYEN OSMANLI . 1254/1838 tarihli Tarîk -i Ġlmîye Dair Ceza Kanunnâme-i Hümâyun'u ile de. I I. 311-322. II. . Mahmûd zamanındaki ıslâhat bir iki mesele dıĢında ö-ze değil.Baruthaneler Nezâreti ve benzeri askeri idareler ilga edilerek Harbiye Nezâreti te'sis edilmiĢtir (1251/1835). I. Fener Pıtfi Orta Kapmst| Küçük Kayrası himaye hakkı s içinde oldukta i cemiyet bunun l$l| tanıdığı Feneri soyluları ellyl Prens Ġpsi! ġubat 18/ koposu G( Mora manii Devle türlü i ne ve han Gregorios. Damad Halil Rif'at PaĢa'nın "Avrupa'ya benzemezsek. Avrupa'nın ilim. halk tarafından beğenilmemiĢtir. sh. Mahmûd dönemi baĢarılar ve zaferler devri değil. UzunçarĢılı.ÇeĢitli vakıflara ait idarî teĢkilâtlar birleĢtirilerek 1242/1826'da Evkaf-ı Hümâyûn Nezâreti kurulmuĢtur. Asya'ya çekilmeye mecburuz" sözü yanlıĢ tatbik edilmiĢtir.ahir 1255/1839). n sesesi. sh. ġeyhülislâmlığın da bir nezâret gibi kabul edilmesinden sonra. . . Bu yüzden yapılan ıslâhat. Ģekle yönelik olarak yapılmıĢtır. 156-160. 374-375. giyim. Ahmed Lütfi. -Bâb-ı Âli ÇavuĢbaĢılık unvanı De'âvî Nazırlığına (Adliye Bakanlığı) dönüĢtürülmüĢtür (1252/1836).Sarayın iç idaresine bakan idarî üniteler Enderûn-u Hümâyûn Nezâreti adı altında yeni bir yapıya kavuĢturulmuĢtur (1249/1833). Devlet dairelerinde II. Karakoç. bütün ıslâhat hareketlerine rağmen. 177-179.Ģekli) benimsenmeye baĢlanmıĢtır. 145. -Reis'ül-Küttabiık unvanı Hariciye Nezâreti unvanına çevrilmiĢtir (1251/1836). Ayrıca Dâr-ı ġûrây-ı Askerî oluĢturulmuĢtur. 1254/1838 tarihinde sadrazam ve sadâret tabirlerinin yerine baĢvekil ve baĢvekâlet ifâdeleri ikâme edilmiĢtir. ¦ . 297-306. Yani devletin yürütme fonksiyonu çeĢitli bakanlıklar arasında paylaĢılma yoluna gidilmiĢtir. Bütün bu nazırlardan meydana gelen kurula da bakanlar kurulu anlamında meclis-i vükelâ ve heyet-i vekile denmiĢtir. 253-259. ama baĢkasının yürüyüĢünü de öğrenemedi143. Tarih. Tarih.Defterhane'nin yerine 1253/1838 yılında Maliye Nezâreti teĢkil edilmiĢtir. Bu sebepledir ki. Mahmûd döneminde kendi yürüyüĢünü terk etti. Külliyât-ı Kavânin.

Türkleri zaferlere götüren asıl kudretlerinden sıyıracak ve onları maddi kuvvetlerle yenmek mümkün olacaktır. 73. Ankara 1988. devlet ricali de ve hatta yeniçeri ağaları da. Çünkü Türkler. yine bu Patriğe bağlı olan Patras baĢpiskoposu Germanos'du. Rum isyancılar tarafından Ekim 1821'de tamamen iĢgal edilince. nr. Ġstanbul Rus Elçisi olan General Ġgnatyef. bu mektubu zikrettikten sonra Ģunu ilave eder: "Ben vazifedeyken bu teĢhisler isabetle tecelli etti". mukavemetli. Bu sebeple. Mahmut Dönemi Belgelen. kapının açılmayacağına söz vermiĢler ve bugüne kadar kin kapısını kapalı tutmaya devam etmiĢlerdir. sh. c. Cihan Patriği sıfatıyla Fener Patriğine her türlü imtiyazlar verdiği gibi. 163. Mora. 146. I. Sultân Aziz devrinde. sh. III. V. II. Karal. anânelerinin kuvvetinden ve âmirlerine itaat duygusundan ileri gelmektedir. Okandan. Yeniçeri ocağına yaklaĢık 200 senedir vasıfsız insanlar alındığından. bizzat Patriği ve Fener Beyleri denilen Ġstanbul'lu Rum soyluları eliyle. Yunan Ġhtilâli bu kadar büyümezdi diyenler de vardır. 1814'de Odesa'da kurulan Ethniki Hetaria isimli gizli cemiyet bunun için kurulmuĢtu. Ahmed Cevdet PaĢa gibi bazı tarihçiler. mal ve ırzlarının korunmasında ve kısaca 24 milyon km2/lik Osmanlı diyarının fethedilmesin-de büyük payı olan Yeniçeri Ocağı. sabırlı. Fâtih'in ihya ettiği ve her türlü hak ve hürriyetlerini tanıdığı Fener Patrikhânesi. böyle kritik bir anda Patrik'in idam ediliĢinin Rusların iĢine yaradığını ve çünkü bütün Ortodoksların hamiyet-i diniye ile tamamen Osmanlı Devleti'nin aleyhine geçtiğini ifade etmektedirler. Yapılacak olan. servete ve sefâhete bulaĢtıklarından dolayı. hem Çar'ın yaveri ve hem de bu cemiyetin 1821'deki baĢkanıydı. Osmanlı Tarihi.. Âmme Hukukumuzun Anahatlan. Fener Patrikhânesi. Ahmed. Türkler'e bir Ģey hissettirmeden bu tahribi tamamlamaktır". 244 BĠLĠNMEYEN OSMANLI ğı bir mekân olmuĢtur144. son Rus Harbinde patır patır dökülmüĢlerdi. tamamen çürümüĢtü. Fener Patriği Gregorios'un idam edilmesi ve cesedinin Patrikhanenin Orta Kapısına asılması olayının aslı nedir? Küçük Kaynarca Muâhedenâmesi ile Rusya'ya Osmanlı Devleti'ndeki Ortodoksları himaye hakkı verileliden beri. sh. Bu ihanetleri tesbit edilen Patrik Gregorios. ezilmelerine ve hatta yok edilmelerine de mani olmuĢtu. 106. askerliği bırakıp siyâsete. Önce neferlerini ocağından seçerek ve ġeyhülislâm Tâhir Efendi'den ilga fetvasını alarak. 142-167. c. Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî bağları koparmak. 125. her zaman Müslüman Türk Milletinin aleyhine olan planların yapıldıKavânin. önce Osmanlı Devleti ĢaĢırdı. Rumların müstakil bir Yunan Devleti kurma hayalleri içinde oldukları bilinmekteydi. sadrazam tarafından Bâb-ı Âli'ye davet edildi ve önce sorgulandı. Takvim-I Vakayi. artık bu teĢkilâtın yürümeyeceğinde müttefik idiler. Mahmûd zeki bir devlet adamıydı ve tarihden de ders almıĢtı. PadiĢah da. mağrur ve izzet-i nefisli insanlardır. Bu tarihten sonra. bu derneğin faaliyetlerini destekler hale geldi. Hatta idam önlenebilseydi. 61 vd. 12 ġubat 1821 günü Yunan Ġhtilâlini baĢlatan da. 140. Yeniçeri ocağının lağvedilmesi olayına neden Vak'a-i Hayriye denmiĢtir? 465 yıl. Hemen bu teĢkilâtı kaldırmayı denemedi ve 17 yıl bekledi. Maneviyatları sarsıldığı gün. her ne kadar daha fazlasını da hak etmiĢ olmasına rağmen. Akgündüz. 180. dini metanetlerini zaafa uğratmak gerekir. Bu hasletleri. Osmanlı Devleti'nin zaferden zafere koĢmasında. bir Türk Devlet adamı aynı kapının önünde idam edilmediği müddetçe. dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden. Çünkü Osmanlı Devleti. Osmanlı Devleti'ni tasfiye için mücerret olarak harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. II. Rumlar. Mayıs 1825'de EĢkinci Ocağı denilen eğitimli ve düzenli bir ordunun . Vatana ihanet ettiğine dair olan yafta göğsüne yapıĢtırılarak Patrikhanenin Orta Kapısı önünde asıldı ve üç gün asılı kaldıktan sonra cesedi Yahudiler tarafından denize atıldı. Ġslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi. Ter. defa Fener Patrikliğine getirilen Gregorios'un hem söz konusu gizli cemiyet ile ve hem de Rus yetkililerle olan gizli münâsebetleri tesbit edildi.243 145. I. Müslümanların can. bu ocağın kanunları ayaklar altına alındığından ve en önemlisi de yeniçeri ocağı askerleri. Nitekim Ġstanbul'daki Fener Patriki Gregorios tarafından Rus Çarı Aleksandr'a yazılan mektupta aynen Ģu ifadeler yer almaktadır: "Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. 328 vd. Mesela Fener Beylerinden Prens Ġpsilanti. onların Katolikler tarafından hor görülmelerine.

sadrazam. ĠĢte tarihte vak'a-i hayriye denilen hadisenin temeli budur145. sayı I. Ġsyancı bir beylerbeyinin askerleri.TANZĠMÂT-I HAYRĠYE VE SULTÂN I. Canan. 113. Artık Mehmed Ali PaĢa. kendi ağalarının çoğunluğu da PadiĢahın yakın adamları ve nizâm-ı cedidin taraftarları idiler. Mahmûd'un Bezm-i Âlem Valide Sultân'dan doğma büyük oğludur ve babasının 1 Temmuz 1839 tarihinde vefat etmesi üzerine Osmanlı tahtına 16 yaĢındayken oturdu. Nizâm-ı Cedid ve teceddüd hareketi. Ġngiltere'den sonra en kuvvetli donanmanın sahibiydi. II. c. Mevleviyet Kadıları. Bürokrasinin en ileri gelenleri ise. sh. TOEM. Tanzîmât'a soğuk olan ihtiyar Hüsrev PaĢa'nın zorla sadrazam olması ve PadiĢahın da buna ses çıkarmaması (Temmuz 1839). YakıĢıklı olan Sultân Abdülmecîd. I. Abdülmecîd. Bu arada baĢta Yeniçeri ağası Celâleddin Ağa olmak üzere. ReĢid PaĢa ve Tanzimatçı ekibi idi. Tarih. c. Abdülmecid'in Ģahsiyeti. yeniçeri teĢekkülü diye muhteĢem Osmanlı askeri muzıkası olan Mehterhanenin ilga olunması manasız hareketlerdi. Ağa Kapısı meĢîhata devredildi ve seraskerlik makamı da Bâb-ı Seraskerî adıyla Eski Saray denilen Ģimdiki Ġstanbul Üniversitesi merkez binasına taĢındı. *£^ XXXI. II. ġeyhülislâm. Tercüme Odasından gelen Mehmed Emin Âli PaĢa ile Tıbbiye'den çıkma Keçeci-zâde Fuad PaĢa'yı ekibine katmıĢtır. "Fener Patrikhanesi ve Bulgar Kilisesi". Mesela kabristanlardaki âbidevî yeniçeri baĢlıklarının tahrip edilmesi. ABDÜLMECĠD DEVRĠ 147. Mevlevî tarikatına mensuptu. sh. Sadrazam Benderli Selim PaĢa. Mahmûd Sancağ -ı ġerifi Sultân Ahmed Meydanına dikerek halkı itaate davet etti. Bu yüzden Hâin veya Firârî diye meĢhur oldu. Diğer Osmanlı padiĢahlarından farklı olarak memleketi çeĢitli yönlerine düzenlediği altı seyahatle dolaĢmıĢtı. 14 Haziran 1826 günü akĢamı ayaklanan yeniçerilerin elinden son yeniçeri ağası olan Celâleddin Ağa zor kurtulabildi. nr. devlet ricali ve yeniçeri dıĢındaki Kapıkulu Ocakları PadiĢahın yanında yer aldı. BaĢta ġeyhülislâm ve Kazaskerler olmak üzere bütün ulemâ. Ancak bundan sonra yapılanlar. Halk ve asker yeniçeri ocağının bulunduğu Aksaray Meydanına geldiler ve binlerce yeniçeriyi katlederek ocağı tasfiye ettiler. Yeniçeri ağalığı yerine seraskerlik makamı ihdas olundu ve Ağa Hüseyin PaĢa ilk 144 Cevdet PaĢa. Osmanlı ordusunu periĢan etmiĢti. Kazaskerler. Sadrazam . bütün propagandalarına rağmen. zeki ve merhametli idi. Ahmed Refik. Artık yeniçeriler. V. diplomasiden gelen ReĢid PaĢa liderliğinde kuvvetleniyordu. Yeni bir Osmanlı ordusu kurularak adına Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye adı verildi. Devleti kendisi değil. Tarih KonuĢuyor Dergisi. 112-116. Hocalar ve büyük cami imamlarının da katıldığı bir meĢveret meclisini topladı. 363-365. Tahta çıktığı zaman devlet Nizip bozgunu gibi acı bir olayla dertli idi. 8(85). Beğlikçi Pertev Efendi'nin kaleme aldığı ve Reisül-küttâb Seydâ Efendi'nin okuduğu ilâve kararı ittifakla kabul edildi. bütün vezirler. Kutay. Ahirzaman Fitnesi ve AnarĢi. sh. c. XI. batı dillerinden ise Fransızca'yı çok iyi biliyordu. Bu karar herkesin kabul ettiği bir karardı ve ittifakla vak'a-i hayriye =hayırlı olay diye tarihe geçti. Batı Musikisine âĢinâydı. Gönüllü yeniçerilerden oluĢan bu askerler eğitime baĢlayınca. I. Osmanlı Tarihi. sh. Mahmûd ve Pertev PaĢa tarafından yetiĢtirilen ReĢid PaĢa. 73-84. halkı rahatsız etmeye baĢladı. Et Meydanında (Aksaray Meydanı) ayaklanan yeniçerilere karĢı II. Tanzîmât hareketini hazırlayan bürokrasi yönetmiĢ idi. Yeniçerilerin manevi dayanağı gibi görülen BektaĢî dergâhları kapatıldı ve ileri gelen Ģeyhleri sürgün edildi. Hüsrev PaĢa'ya düĢman olan Kaptan-ı Derya Ahmed Fevzi PaĢa'nın Osmanlı donanmasını Çanakkale'den alarak Ġskenderiye'ye götürüp Mehmed Ali PaĢa'ya teslim etmesi gibi bir felâketi doğurdu. yeniçeriler âdetleri üzere kazan kaldırıp isyan ettiler. Cemal. Ġbrahim. 104-105. ulemâ da dahil bütün destekçilerini kaybetmiĢlerdi. 232-236. sh. PadiĢah. Ağa Hüseyin ve Ġzzet PaĢalara askerleri ile birlikte Ģehre inmeleri için emir verildi. aile efradı ve zamanındaki mühim olaylar hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Halk arasında Sultân Mecîd diye bilinen I. 69-70.çekirdeğini teĢkil etti. Ancak ReĢid PaĢa ve ekibinin muhalifleri ilk yıllarında daha da hâkim durumdaydılar. Doğu dillerinden Arapça ve Farsça'yı. BĠLĠNMEYEN OSMANLI 245 serasker oldu. babasının aksine nazik. Karal. iyi bir hattat idi. 15 Haziran 1826 günü Ġstanbul'un fetih gününü hatırlatan bir gün oldu.

Mısır meselesinde sözü dinlenmeyen Fransa. ReĢid PaĢa ise. sh. 297-309 (EĢkinciler Lâyihası). : : . 311-315 (Yeniçerilerin Ġlgâsına Dâir Ferman). Mart 1854'de ordularının mağlubiyetine dayanamayan hasta I. Fransa'nın Mısır yanlısı tutumu üzerine Ġngiliz taraftan bir siyâseti tercih etti. Ġngiltere. Kafkasya ve Tuna boylarında olmak üzere iki cephede baĢlayan Osmanlı-Rus harbi karĢılıklı galibiyet ve mağlubiyetlerle uzun süre devam etti. Rauf PaĢa'nın Haziran 1840'da sadrazam olmasından sonra fiilen iĢler ReĢid PaĢa eliyle yürütülmeye baĢla