DİNLE KÜÇÜK ADAM

WILHELM REICH

Resimleyen: William Steig

İngilizceden çeviren: ŞEMSA YEĞİN
Sevgi, çalışma ve bilgi yaşamımızın tükenmez kaynaklandır. Dolayısıyla, yaşamı onların yönetmesi gerekir. Wilhelm Reich.

Siz, beni horgören büyük adamlar! Nerden beslendi politikanız, Dünyayı yönettiğiniz sürece? Hançer yaralarından ve cinayetlerden! Charles de Coster, Ulenspiegel

DİNLE KÜÇÜK ADAM, bilimsel bir belge değil, konusu insan olan bir çalışmadır. 1954 yılı yazında, yayımlanma amacı güdülmeden, Acun-sal Yaşam Enerjisi Kurumu Belgelikleri için yazılmıştır. Bu kitap, birkaç onyıl boyunca, sokaktaki Küçük Adamın kendine neler yaptığını önce çocuksu bir saflıkla, daha sonra büyük bir şaşkınlıkla ve nihayet dehşet içinde izleyen bir doğabilimci ve tıp doktorunun içindeki fırtınaların ve çatışkıların ürünüdür: Sokaktaki Küçük Adam, nelere katlanmak durumunda kalmakta, nasıl isyan etmektedir? Düşmanlarını el üstünde tutmasının, dostlarınıysa öldürmesinin sebepleri nelerdir? Bu Küçük Adam, «halkın bir temsilcisi» olarak, belli bir gücü ele geçirdiği durumlarda bu yetkisini nasıl boşa harcamakta, ziyan etmekte, yanlış kullanmaktadır? Neden, aynı gücü daha önce elinde bulunduran ve onu, Küçük Adamı ezmek için kullanan üst tabakaların sadist bireyleri gibi davranmakta, eline geçirdiği o yönetme gücünü nasıl olup da acımasız bir baskı aracı haline getirmektedir?
o

büyüklükte ve eldeğmemiş hazineler vardır; bu değerler, insanoğlunun umutlarının gerçekleştirilmesi yolunda kullanılmak üzere hazır beklemektedirler. İşte bu konuşma —ayrıca--- bu hazinelere olan büyük güveni dile getirmektedir. İnsanların içinde bulunan «yaşamı temsil eden şey», toplumsal ve insansal karşılıklı ilişkiler içinde son derece doğal ve saftır; bu yüzden, koşulların insana egemen olduğu durumlarda tehlikeye düşer, İnsanın içindeki «yaşayan şey», kendi türünden olan bir insanın da, yaşamın yasalarına kendisi gibi uyduğunu, doğal, yardımsever ve özverili olduğunu varsayar. Sağlıklı çocuklara ya da ilkel insanlara özgü olan bu doğal temel davranış, coşkusal veba varolduğu sürece, insanın akılcı bir yaşam düzeni sağlama savaşımında en büyük tehlike olarak boygösterecektir. Çünkü vebalı birey de kendi türünden olan canlıların, kendi düşünme ve davranış biçiminin özelliklerini taşıdığını varsayacaktır. Doğal ve bozulmamış birey, bütün insanların doğal olduğuna inanır ve ona göre davranır. Vebalı bireyse, bütün insanların yalan söylediğine, çalıp çırptığına, başkalarını dolandırdığına ve üstünlüğü ele geçirme çabası içinde çırpındığına inanır. Açıkça görülüyor ki, insanın içindeki «yaşayan şey» zayıftır; tehlikelere karşı dayanıksız durumdadır. Vebalı bireye elini uzatsa, kolunu kaptıracak, varı-yo-ğu alınacak, sonra da kendisiyle alay edilecek ya da ihanete uğrayacaktır; güvendiği herkes onu aldatacaktır. 12

Bu böyle gelmiştir; ancak böyle gitmemelidir. İnsanın içindeki «yaşamı temsil eden şey»in korunma ve gelişmesi savaşımında, katılık gerektiği durumlarda katı olunmasının zamanı gelmiştir; insan, hakikatlere korkmadan tutunduğu sürece katı davranmakla doğallığını yitirecek değildir. Kitle içinde yaşayan bireyin zırhlarla kaplı yapısında bulunan karanlık ve tehlikeli dürtüleri harekete geçirip, onları örgütlü siyasal cinayetler işlemeye götürerek öldürücü kötülüklere neden olan ölümcül vebalı bireyler, verimli, çalışkan, aklıbaşında milyonlarca insan arasında her zaman için çok küçük bir azınlığı oluşturmaktadır; bu olgu umut vericidir. Kitlenin bir parçası haline gelen bireyde bulunan coşkusal vebanın mikroplarına karşı yalnızca tek bir panzehir vardır: bireyin, kendi içinde bulunan «yaşamı temsil eden şey» in canlılığını duyması. Bu «yaşamı temsil eden şey», güç elde etmeyi değil, gücün insan yaşamında oynaması gereken rolü üstlenmesini ister. İnsan yaşamı, sevgi, çalışma ve bilgiden oluşan üç temel direk üzerine kurulmuştur. İçindeki «yaşamı temsil eden şey»i coşkusal vebaya karşı korumak durumunda olan insan —coşkusal veba tarafından yanlış biçimde ve kötüye kullanıldığı gibi iyiye de kullanılan— konuşma özgürlüğünden yararlanmasını öğrenmelidir. Görüşleri açıklamada eşit hak tanındığı sürece akılcı görüşlerin en sonunda her şeyi yenmesi gerekir. Bu, büyük ve önemli bir umuttur. 13

KÜÇÜK ADAM! Sana «Küçük Adam».DİNLE. don gömlekle kalmış bir mareşal kadar çıplak halini gördüm. büyük ulusların Başbakanları. Bunu sana söyleyen. teknisyen ya da eğitimci. Seni iyi tanıyorum ve an15 . geçmişinden hiç sual etmiyorlar. Yalnız bir anlamda «özgürlüğe sahip »sin sen: kendi yaşamını yönetmeyi öğrenmeme. Her seferinde aldatıldığını anlıyorsun. her ayakkabıcı. Onlar söylüyor bunu. aslında nasıl düşündüğü14 nü ve gerçekte ne olduğunu söylemiyorlar sana. ağlamadın. «Sıradan İnsan» diyorlar. insanın nasıl kendi kendisinin efendisi olacağını anlatmıyorsunuz hiç. işini doğru dürüst yapmak ve yaşamını kazanmak için. peki ama. Bunu söyleyen sen değilsin Küçük Adam. Birkaç onyıldır. «Küçük Adamı» yönetmelerine izin veriyorsun. beni dinle. devlet adamları söylüyor. Şöyle bir yakınmayı hiç duymadım senin ağzından: «Gelecekte kendimin ve dünyamın efendisi olmak yolunda yürütüyorsunuz beni. seni kendi geleceğine egemen olma yetisi verebilecek yönde eleştiren ve bu eleştiriyi dile getirme yürekliliğini gösteren tek kişi yok. sevgini ve acılarını bir kez olsun açmadın bana. Yeni doğmuş bir bebek gibi. avucunun içinde alev alev yanan bir elmastır. etiketsiz.» Yönetimi elinde tutan kişilerin. şu yeryüzünde yönetici rolü oynamaya başlamış bulunuyorsun. Her doktor. kentsoylu ailelerin tövbekar evlâtları. Ama öğretmenlerin ve efendilerin. İnsanlığın geleceği. Ama sen. senin düşüncelerine ve senin yapacağın şeylere bağlıdır. filozoflar söylüyor sana bunu. «Sıradan İnsan Çağı» başladı diyorlar. Yönetimi elinde tutan güçlülere. benim. ya da kötüniyetli güçsüz adamlara seni temsil etme yetkisini veriyorsun. hem ruhsal. hem bedensel çıplaklığın içinde. kendini bu yönde eğitmeme ve kendini eleştirmeme özgürlüğüne sahipsin. Çünkü seni binlerce kez çıplak gördüm. özlemlerini hiç dile getirmedin. Seni çok iyi anlıyorum. iş işten geçmiş oluyor. maskesiz. hiç sesini çıkarmıyorsun. anadan doğma çıplak. eksikliklerini bilmek zorundadır. koltuklanmış işçi liderleri. düşünce ve davranışlarımdaki yanlışları bana söylemiyorsunuz. yeni bir çağ. Korkunç bir geçmişin mirasçısısın sen Küçük Adam. elinde bir partinin üyelik kartı bile olmaksızın bir «tanınmıştık» kılıfına bürünmemiş halinle gördüm seni. Geleceğini eline veriyor. Mirasın. ancak bunu anladığında. Benim karşımda hiç yakınmadın.

Büyük generalleriyle övünmektedir. Küçük Adam. Kendini küçümsüyorsun. Kendisi için çok değerli olan bazı şeyleri yitirmeyi göze alarak kendi küçüklüğünün ve önemsizliğinin taşıdığı tehlikeyi giderek daha iyi sezmeyi öğrendi. Kaçma. sıradan bir insanısın Sen. her şeyden önce kendine bak bir. «küçük. Gelecek. kendi yaşamımı kendim saptayacak ve dünyanın benim olduğunu açıklayacakmışım. Öyleyse gel. taktikler uygulamak yerine açık davranmak. Bu yetkiyi nasıl kullanacağını bilemezsin. Kendine bakma yürekliliğini göster! «Bana bunları söylemeye ne hakkın var?» Kuşkulu ve kavrayışlı bakışlarında bu soruyu okuyorum. Küçük Adam. Demek ki.» diyorsun.lıyorum. başkalarının gücü ve büyüklüğünün kendisinde uyandırdığı güç ve büyüklük görüntüleriyle örter. «Ben kim oluyorum da kendi görüşüm olacakmış. çünkü büyük bir geleceğin olduğuna içtenlikle inanıyorum. Kendisinde 17 . ama bir tek önemli yetenek geliştirdi: Düşünce ve davranışlarında küçük olduğu noktaları görmeyi öğrendi. Saygısız ağzından bu sözcüklerin döküldüğünü duyuyorum. Kendi küçüklüğünü ve yetersizliğini. Bu sözcüklerin çifte anlamını kavrıyorsun. değil mi: «küçük» ve «sıradan». buna hiç kuşku yoktur. Başka bir biçimde yaşayabileceğini düşünmeye cesaret edemiyorsun: Koyun gibi güdülmek yerine özgür yaşamak. Kendine bakmaktan korkuyorsun. Gerçekte olduğu gibi gör kendini. Haklısın. sıradan bir insan"sın. ama kendisiyle övünmez. küçük olduğunu bilmez ve bunu bilmekten korkar. bir hırsız gibi gecenin karanlığında sevmek yerine açık açık sevebilmek düşüncelerine yer vermiyorsun kafanda. ne zaman ve hangi alanda küçük adam olduğunu bilir. sana vereceklerini vaat ettikleri yetkiden korktuğun gibi korkuyorsun. Sana nasıl olduğunu anlatacağım Küçük Adam. senindir. büyük adam. eleştiriden 16 korkuyorsun Küçük Adam. Führer'lerinin sana utanmadan söylediği şu sözlere aldırma: Sen "küçük. sen kim oluyorsun da kendi yaşamın üzerinde hak sahibi olmak isteyeceksin? Kim olduğunu şimdi söyleyeceğim sana: Gerçekten büyük olan insandan seni ayıran tek bir nokta var: Büyük adam da bir zamanlar çok küçük bir adamdı. Küçük Adam.

Bak ben ne diyorum: Senden başka hiç kimse senin kurtarıcın olamaz! Bu tümceyi söylemeye çekindim biraz. Napolyön. yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse. bu gerçeği epeydir biliyordum. «Kurtarıcıların »ın adına da. kendi aklına gelmeyen düşünceye hayrandır. Oysa şimdi. Viyana Savaşı'nın sonu Hitler'e. Stalin deniyor. Krupp ya da Ford olduğunu söylüyorlar. Amerika'daki köleliğin kaldırılması savaşında ya da Rus Devrimi'nde elde ettiklerine sahip çıkmamakla suçladım. Özgürlüğü. sana. seninle ilgili hakikati söylemeye gelince çekiniyorum. Nikolaus. Amerika'daki savaşının sonu da Ku-Klux-Klan yönetimine varabilirdi. çünkü Sen kendi kendini köleliğe mahkûm ediyorsun senden ve senin hakikate karşı olan tutumundan korkuyorum. ne var 19 . Sana kendi içimdeki Küçük Adamı anlatmakla işe başlayacağım: Tam tamına yirmi beş yıl boyunca. Morgan. Hitler. ona bekçilik etmektense kazanmak gerektiğini ve de bunu sağlamanın yolunu pekâlâ bilirdin sen. Ancak. seni köle yapan şeyin ne olduğunu buldum: SEN KENDİ KENDİNİ KÖLELİĞE MAHKUM EDİYORSUN.varolan düşünceye değil. her seferinde çalışıp didinip bir bataklıktan çıkmayı başardıktan sonra hemen bir başka bataklığa saplanmanın nedenini anlayamıyordum. En az anladığı şeylere en çok inanır ve kolayca anladığı fikirlerin doğru olduğunu kabul etmez. Mussolini. 18 Yırmisekizinci Papa Gregory. Sonra yavaş yavaş ve el yordamıyla. Rusya'daki savaşının sonuysa Sta-lin'e vardı. Hakikat. Köleliğinin tek sorumlusu. aynı zamanda yaşam-kurtancıdır. senin bu dünyada mutlu olmayı hakettiğini savundum. Ben. Tek sorumlu sensin. Seninle ilgili hakikati söylemek yaşamı tehlikeye sokmak demektir. değil mi? Kurtarıcıların. Paris'teki savaşının sonu Pétain ve Laval'e. Katıksızlığın ve hakikatin savaşçısı olduğumu savunuyorum. kendine ait olan şeye sahip çıkma yetisinden yoksun olmakla suçladım seni. seni baskı altında tutanların. Wilhelm. Bunu bilmiyordun. kendin ve başkaları adına korumak. sonra Paris ve Viyana barikatlarındaki kanlı çarpışmalarda. ama hiç kimse değil.

eğitim. Bilim tarihinin entellektüel devlerinden biri sayılıyorsun. çünkü hakikati söyledin. Küçük Adam kendisiyle ilgili hakikati duymak istemiyor ki! Kendisinin olan büyük sorumluluğu üstlenmek istemiyor ki! O. bu durumda ve bu yerde bulunmayacaktın.ki. doğanın işleyiş yasaları üzerinde çalış!» İşte. ya da bir parti lideri. bu ülke benim dolaştın. yaptığın ünün zevkini çıkar. ni çok seviyor. Öteki büyük ve yalnız adamlar. Küçük Adam'ın perişanlığı üzerine 150 makale ve on iki kitap yazdın.» İçimdeki Küçük Adamsa şöyle diyor: «Küçük Adama gerçek yüzünü göstermek. Bulguların ve kuramların üniversitelerde okutuluyor. sen. Bu böyle olmasaydı.. çetelerin ganimeti haline gelmektedir. Aklım bana şunu söylüyor.» İçimdeki Küçük Adam diyor ki: «Sen. Ama coşkusal vebaya tutulanlar peşindeler. bir büyük adam olmak istiyor. Kanseri anlaşılır hale getirdin. İngiltere. trafik. kendini incelemelerine ver. Küçük Adam. yönetim ya da herhangi bir başka alanda üstüne düşen sorumluluğu üstlenmek istemiyor. Yaşamın sefaleti. senin çok büyük bir adam olduğunu söylüyor. çünkü Acunsal Yaşam Enerjisini ve yaşamın işleyiş yasaların! keşfettin. adın dünyanın her yanında duyulacaktır. Şimdi işi gücü bırak. sen olmayacak. Öğrencilerin se. O ülke senin. hakikatler yağmalanmakta. Eski hastaların sana hayranlık duyuyor. ona açılmak ve acımasına başvurmak aptallıktır. konut yapımı. bir Küçük Adam olarak kalmak. Çabalarının meyvalarını topla. Avusturya. bir bölük kumandanı ya da kötülükleri ortadan kaldırma 20 21 . Birkaç yıla kalmaz. Yüzyıllardır yapılan bulguların en büyüğünü yaptın. Almanya. Yaptıkların yeter de artar bile. benim içimde bulunan Senden başka hiç kimse senin kurtarıcın olamaz! ya da küçük. Şimdi şöyle bir arkana yaslan.«Her ne pahasına olursa olsun hakikati söyle. 'Kültürel değerlerin kurtarıcıları' senden nefret ediyor. İşinin sorumluluklarını yerine getirmek.. derneğinin sekreteri olmak istiyor Küçük Adam. Filistin ve diğer yerlerde tanınmış bir büyük adam oldun. İskandinav Ülkeleri. araştırma. Zengin olmak. Amerika. Komünistler sana savaş açtı. yiyecek sağlamak.

İçimdeki Küçük Adam. senin yerine savundum onları. Hitler'i Nietzsche'-den. sana yardım etmek istiyorum. İşlerini kolaylaştırmak için çevresinde küçük adamlar. getir-götürcüler toplamak zorundadır. diyelim. insan önce tek bir sömürücüyü. Çarlığı ortadan kaldırmak zorundadır. seni kazanmak. senden korkarım o zaman. kendisine saygı göstermeni — ne olduğu konusunda şu ka-darcık fikrin olmaması nedeniyle önünde eğildiğin «yüksek matematik»e gösterdiğin saygıyı bekledi içimdeki Küçük Adam. Bendeki kendini ve kendin- deki beni keşfedebilir. Führer'in araçlarıyla kazanmak isterdi. çünkü bu büyük işi tek ba23 22 . Bir şeyi ne denli az anlarsan. Bu durumda kişi. Gerçekten büyük olan adam. Artık tefe bir efendinin kölesi olmaktan kurtulmak. yardımcılar. Bu kez. çünkü sana gerçekten yardım edebildiğimi ve genellikle gözlerin yaşararak benden yardım istediğini gördüm. Derken senin Führer'lerin çıkagel-di ve çalışmalarımı yerle-bir etti. sonra da korkup benim içimdeki kendini öldürebilirdin. ama verdiklerimi savunma yetisinden yoksun olduğunu gördüm. herhangi birinin ya da herkesin kölesi olma özgürlüğün uğruna ölme gönüllülüğünden vazgeçtim. onları izledin. Bu durum karşısında hiç sesini çıkarmadın. senin Führer'in ya da kurbanın olarak ortadan yitmeden sana nasıl yardım edebileceğimi öğrenmek için sürdürdüm seninle olan ilişkimi. seni «kurtarmak» istedi. benim yardımımı almaya hazır. Napolyon'u da Pestalozzi'den daha iyi tanıyorsun. Herkesin kölesi Ben söylediğimi anlayamayacağını biliyorum: «Herhangi bir kimsenin kölesi olma özgürlüğü» öyle kolay anlaşılır bir şey değil.ve senden korkan Küçük Adam bunları söylüyor bana. o denli çok saygı gösteriyor. Bu nedenle senin. Ve yavaş yavaş. Sigmund Freud'-dan daha önemlidir. gerçekten büyük bir adamın önderliğinde bir parti kurar. senin adına savaştım. çünkü senin yaşamını kendi deneylerimden biliyorum ve çünkü. Ben. Seni «özgürlüğe götürecek şey» içimdeki Küçük Adam olacaksa. senin özgürlüğünü son derece ciddiye alır. herhangi bir kimsenin kölesi olmak için. Çok uzun bir süredir seninle yakın bir ilişki içindeyim. Sana göre bir kral. Seninle olan ilişkimi sürdürdüm. onun karşısında boyun eğiyorsun. İçimdeki Küçük Adam seni herkesin yöntemiyle.

ona güvenmezsin çünkü. Üstelik. kendisini ayakta tutacak olan senin yardımın ve ciddiliğindir. senin saflarından gelmektedirler. senin yeni köleliğini satın almak için çok yüksek olduğunu öğrendiler. senin saflarından gelen küçük adamlar. kendi ellerinle. Onlar da senin gibi açlık ve acı çektiler. bu bedelin. senden ve gürültü patırtıdan uzak ama aynı zamanda senin yaşamınla yakın bir ilişki içinde. Damları samanla örtülü. yani bataklıkta kalırsın. kafasını birazcık kullanarak nasıl küçük bir büyük adam olabileceğini saptadı. çevresine küçük büyük adamlar toplamasa. Eski ulusların küçük adamları. sendeki bu herhangi bir kimsenin kölesi olma itkisini büyük çabalarla inceledi ve böylece. onu olağandışı bir insan olarak görmek istersin. 25 . Birçok küçük büyük adamı bir arada tutabilmek. Bir «mutlu gelecek» ya da bir «Uçüncü Reich» uğruna pılı pırtı içinde dolaş mayı sürdürürsün. dışişleri. malikânelerden değil. ya da bir damla hakikat. derin bir aydın yalnızlığı içinde. senin onu erişilmez bir Tanrı'ya dönüştürmene gözyummak zorundadır. elde edebildiği büyüklüğünden her gün bir parça vermek. ya da yeni. insanın. bir dahaki savaşa ve yeni efendilerinin koltuklarını yitirmesine dek sürecektir. hattâ yaşamlarını feda etmenin. hükümet. sen. zahmete değmeyeceğini. onun sözünü sakınmazlığından. Özgürlük elde etme yolunda çalışmalar yapan ve gerçekten büyük adamlar olan düşünürlerin yüz yıl içinde ortaya koydukları şeyler ve çektikleri acılar. Olduğu gibi. Kendisine yeni efendi rolü verilmiş olan büyük adam büyüklüğünü yitirir. Ama kültür sarayınla övünmektesin. beş yıldan az bir zaman içinde ortadan kaldırılabilirdi. bilim ve sanat alanlarında büyük gö24 revlere atanırken sen olduğun yerde. Dllediğince çekip çevirdiğin. sen onu anlamaz. dilediğin biçime soktuğun «yanılsama»dan hoşnutsun şimdilik — ancak. Böylece. Büyüklüklerini büyük adamdan sağlamış olan küçük büyük adamlar. Bunun üzerine. Bir sürü küçük büyük adamla çevrilmiş olarak. çünkü bu büyüklük. Efendi değiştirme süreçlerini kısalttı bu adamlar. Bu küçük büyük adamlar. vb. İçinde bulunduğun toplumsal bataklıktan çıkarır seni. sade bir insan olarak kalsa. şeyler yazar. sadeliğinden. bu süreci kısalttılar: Bunu açık açık ve daha büyük bir acımasızlık içinde yaptılar. senin bu egemenliğin. adam yerine koymazsın. Sayfalar dolusu söylevler yazar. Senin özgürlüğünü nasıl sağlayacağın yolunda yüzyıl kafa yormanın. senin mutluluğun için özveride bulunmanın. duvarları tezekle sıvalı pis evlerde yaşamayı sürdürürsün. senin adına güçler ve yetkiler ele geçirir. bir kenara iter. maliye. saraylardan. yeni efendini ortaya çıkarmış olursun. daha iyi bir inanç bulur sana. senin güvenini yitirmemek için gerçekten büyük olan bir adam. diyelim. özveride bulunmak zorundadır. Sana öncülük edebilmek için. elinde evlenme cüzdanı olmadığı halde bir kadını sevebilen bir adam olsa. yürekliliğinden ve yaşamla arasındaki gerçek ilişkiden gelmekteydi.şına yürütemez. özgürlük yasaları.

sen. çünkü kendinden kaçtığın gibi dünyada hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Çünkü insanlığın geleceği senin elinde. Efendileri. Hastasın sen. bu yüzden hemen bu sözcüklere sarılıyorsun. senin ve yaşamının. aptal. kişisel büyüklük değil.doğrusu maskelerini indirmeleri nedeniyle onları besleyen sensin. Yalan mı. Küçük Adam. seni bir simgeye feda ettiler. ailenin ve çocuklarının birer hiç olduğunu anlatıyorlar. «kişisel özgürlük» ve «kişisel büyüklük». sana bir yığın söz söyleyerek.» demediler mi? Sense onlara «Kurtarıcılar» diyorsun. soyut birer kavramdan başka bir şey değildir. Bir Rockefeller ya da Torilerin tanıdığından çok daha iyi tanıyorlar seni. aşağılık bir varlıksın sen ve böyle kalacaksın. Ama paçanı bu 27 . «Yeni Kurtarıcılar» ve bağırıyorsun: *Heil! Heil!» «Viva! Viva!» İşte bu yüzden senden korkuyorum. Size kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vaat ediyorlar. seni zevkten dört köşe etmekte. sen kendini horgördüğün için. Bu Küçük Adamlardan hiçbiri gerçek özgürlüğün fiyatını ödemez. sana kaç kez söylediler: «Hiçbir sorumluluğu olmayan önemsiz. Küçük büyük adamlar. Evet. senin bilmen gerektiği gibi. Küçük Adam. devlete saygı. Bu senin suçun değil. kendinden kaçıyorsun Küçük Adam. horgörüyorlar seni. sense onları seni yönetecek yerlere getirip koydun. Size 26 özgüven değil. Senin en kötü yanlarını. çok hastasın Küçük Adam. en büyük zayıflıklarını. sen kendin getirdin bulundukları yere'.Küçük büyük adam Üstelik. Sana göre. ama senden çok daha iyi biliyorlar. köleliğe elverişli ve başkalarının kullanacağı birer insan olduğunuzu söylüyorlar. -ulusal özgürlük» ve «devletin çıkarları» söz-cükluriyse. bütün maskelerini-indirmiş olmalarına karşın — ya da daha. çok korkuyorum. insanın size dilediği işlemi uygulayacağını haykırıyorlar. Onlar seni sevmiyor. ulusal büyüklük vaat ediyorlar. Senden korkuyorum.

Kendi Küçük Adamlarını seni sömürenler ha28 line getirdiğini anlamalısın artık. Briç oynamam. açlıktan öldürdüğünü anla artık. günlük yaşamında kendine azıcık saygılı davransaydın. Beyaz ya da Sarı değilim. Çocukları dövmem. Senin şu kadarcık özsaygın olsaydı. Sana «Dünya Proleteri» dedi. senin sorumluluğun. ne bileyim. yalnızca senin sorumlu olduğunu söylemedi hiç. Öğretilerim doğruysa kendi kendilerine yayılacaklardır. bunu anla artık. on ikiden vurmayı severim. yaşamın sensiz bir saatçık bile sürmeyeceğini azıcık sezseydin. kuramlarımı yaymak için kokteyl partileri de vermem. ya da Müslüman değilim. bir ceylanı ya da tavşanı vurmam. «Sana inanmaya kalkmadan ünce yaşam felsefeni bilmek isterim. Ama iyi bir nişan-cıyımdır.hastalıktan kurtarmak senin görevin.» Yaşam felsefemin ne olduğunu duysan. GPU'ya ya da «Sarı Basın»a. eşcinsel. onları bir an bile düşünmediğini. senin için çalıştıklarını aklından geçirmediğini kabul et. Baskıya gözyummasaydın ve bir- Yeni Kurtarıcılar kaç kez de etkin bir biçimde baskıyı destekle-meseydin seni ezenleri çoktan silkip atardın. aç gözünü ve gerçekten büyük olan adamlarını kurban ettiğini gör. Ku-Klux-Klan'a ya da «Dünya Proleterlerinin Liderleri »ne koşacaksın. ya da «Amerika' ya Karşı Etkinliklerle Savaş Komitesi »ne. FBI'a. Bir Hıristiyan değilim ben. ya da belki yalnızca koşacaksın. bir Yahudi. canlarını aldığını. onları çarmıha gerdiğini. yaşamın boyunca yaptıklarını kime borçlu olduğun konusunda hiçbir fikrin yok. «Kurtarıcın» sana bunu söyledi mi? Hayır. dünyadaki hiçbir güç seni ezecek kadar güçlü olamazdı. Oysa: Ben bir Kızıl ya da Kara değilim. Ne Mormon'um ne de çokeşlilik savunucusuyum. Karımı elimde bir evlenme cüzdanı olduğu için ya da cinsel açlıktan kıvrandığım için değil. onu sevdiğim ve istediğün için kucaklarım. balık avlamam. ama («anayurdun onurundan» sorumlu olmak yerine) kendi yaşamından senin. anarşist ya da boksör de değilim ben. tabanlarını yağlayıp Savcıya koşacaksın. Çalışmalarımı herhangi bir sağlık bakanlı- 29 . Diyeceksin ki.

herhangi bir dışsal baskı söz konusu olmaksızın günün her saatinde ve de saatlerin her dakikasında bu hastalığın seni ezdiğini biliyorum. Çünkü ben. yalanla hakikati birbirinden ayırmasını bilirim. Kamuya açık her mahkemede. kullandıktan sonra da aynı bir alet gibi temizler. günün her saatinde bir alet gibi kullanır. Eskiden böyle değildi. insanın ciğerini oku30 yabilen ve çalışan bir kimseyim. Senin «Tanrı» dediğin şeyin gerçekten varolduğunu biliyorum. Gerçekten büyük bir adamı algılayacak duyu organı yok sende. Senden çok korkuyorum. tıbbi ve eğitsel çalışmalarıma burnunu sokmaya kalkana. 31 . Özünde canlı ve sağlıklı olsaydın. çalışmanın dünyayı yönetmesini İstiyorum ben. çünkü kendini bilen biriyse o da aynı şeyi yapıyordur. Büyük adamın nasıl olduğu. sonra da bu bilgiyi seni daha iyi. utanmadan yanıt veremeyeceği yalın ve açık sorular sorarım ona. Yanıt verse de. bir hiç olmadığını. Küçük Adam. bunu yapmam için bu yetkilinin konuyu benden daha iyi bilmesi gerekir. bedenini sürekli olarak kasılı ve gergin tutması gerektiğine inanmıyorum. Onlar. (Savcıya koşma hemen Küçük Adam. bir hasta ya da çocukla arama girmeye çalışana anında kapıyı gösteririm. Çünkü ben. daha çok ezmek için kullanmak bir hayli küçüklük gerektirir. ama senin düşündüğün gibi değil: Tanrıyı. nasıl acı çektiği. Sonra doğabilimci ve bir tıp doktoru oldum. seni ezen şeyleri çoktan yenerdin. ölünceye dek söylediklerinin utancıyla yaşayacaktır. hakikati. insanın sevgi yaşamını yoket-mesi. bu dünyada bir anlam taşıdığını bilen bir kimseyim. senin kendi öz coşkusal hastalığın olduğunu. senden bile küçüktür. Ve bulgularımın içerdiği bilgi ve karmaşıklıkları kimin daha iyi bildiğini. Milyonlarca Küçük Adam arasına karışmış bir Küçük Adamdım ben de çünkü. senin ne kadar ağır bir hasta olduğunu ve hastalıklı halinle ne kadar tehlikeli olduğunu görmeyi öğrendim. korurum. Küçük Adam.) Çocukların ve gençlerin sevgiden doğan bedensel mutluluğu yaşamalarını ve bunu yaptıkları için hiçbir tehlikeyle karşılaşmamalarını istiyorum ben. Seni ezenler. ama katı ya da anlamsız kural ve yasalarla savaşırım. yüreğindeki içtenlik olarak. Çalışma konusundaki görüşlerin değil. bir dışsal güçten kaynaklanmadığını biliyorum.ğı yetkilisine sunmam. senin gövdendekî sevgi. içindeki ve çevrendeki doğayı benliğinde duyabilmek olarak görüyorum ben. Sözcüğün gerçek ve doğru anlamıyla dindar olabilmek için. Hangi sudan bahaneyle olursa olsun. kimin bu konularda usta olduğunu da ben saptarım. geçmişte nasıl toplumun üst katmanlarından geldiyse şimdi de senin öz saflarından gelmektedir. ne özlemler duyduğu. Bunun. böylesine korkmazdım önceleri. Kendime göre görüşlerim var benim. Çünkü senin perişanlığını deneylerle öğrenmek. evrendeki ilk acunsal enerji olarak. Akla uygun olduğu sürece bütün yasalara uyarım. bedensel ve ruhsal bir yoksulluğa gömülmesi.

düpedüz bir yaşayan hayvan olarak. Küçük Adam bir ruhbilimci. insanların yazgısı karşısında duydukları acıyla bakarlar. Binlerce yıl acı çektiğin yetmiyormuş gibi durmadan acı içinde kıvranmam istemez. çünkü onlar sana yabancıdır. Büyük adam seni. Sen.canlı olduğunu söyleyecek33 32 . yalnızca bir yaşayan . diyelim bir Lombroso olsaydın. alçaklık ve rezilliklerden arınmanı ister. ya da «sinirceli» derdin ona. yaşama karşı duyduğu sevgiden korkarsın sen. çünkü yaşamı sevmektedir büyük adam. seni kücümseyecek hale getiriyorsun. senin acılardan. ve içini görürler. büyük adam sa- Senin bombok. Bu nedenle.öfkeden nasıl kudurduğu ve senin için yaptığı savaş. gevezeliklerle dolu «parti»lerin na benzemediğinden ona bir «dâhi» ya da «garip» dersin. yaşamının amacı yığın yığın para biriktirmek. Binlerce yıl dırdır ettiğin yetmiyormuş gibi durmadan dırdır etmeni istemez. Gerçekten büyük olan adamları. Onlar yalın ve dolaysız insanlardır. Bu kadın ve erkeklerden hoşlanmazsın. içinde bulunduğun durumun ve beş para etmezliğinin verdiği acıyla bir kenara çekiliyorlar. bir tehlikenin geldiğini anlarsın. ya işlemek istediği sucu gerçekleştirememiş bir suçiu. sana acımaya başlıyorlar. sana benze-mez. adının başına bir yığın büyük sözcükler eklemek ya da Nobel Ödülü almak değildir. İçinin görüldüğünü sezer. senden uzaklaşıyor ve en kötüsü. Seni bir yük hayvanı olarak görmek istemez. Küçük Adam: Öteki Küçük Adamlar. Sen onlara ancak şöyle sahip çıkarsın. Büyük adamdan korkarsın. bir çeşit suçlu damgası vururdun. Oysa o. yaşayan bir canlı olarak sever. onlara göre hakikat odur. senin özgür olmanı gerçekten isteyen. bir dâhi olmadığını. Sana küçümsemeyle değil. Bu dünyada seni ezmek ya da sömürmek yetisinden yoksun. büyük adama. onun yaşama olan yakınlığından. yani içinde gerçek ve içtenlikli bir istek duyan kadınların ve erkeklerin de yaşadığını anlayamazsın. ya da bir siyasal göreve atanmak. sana göre taktik neyse. bakar. Çünkü büyük adam. ya da kızlarını toplumsal konumu iyi birileriyle doğru dürüst evlendirmek. sana yabancı. bu büyük adamların gerçekten büyük olduğunu sana söylediği zaman.

uzun vadeli düşünür. Sen. bir başka küçük bayağılık yaptın. sen kendine yalnızca bunu sordun. insandan kaçan biri gözüyle bakarsın. Küçük Adam. Sen. Küçük Adam. kin besler büyük adam. kaç sözünü geri aldın? Hiçbirini. ister sarayda olsun yaşadığı hayatı çekilmez kılan sensin. Onu.tir. öç alır. komşunun düşüncelerin hakkında ne' söyleye ceğini. «normalliğin» bir basamak aşağısında bulunan kendinle. ama önemli bir fikir elde etti mi de. unutursun Küçük Adam. ister dargörüşlülüğün nedeniyle olsun. Ona «toplumdışı». Bunu yapmak yerine. Onu kendi beş para etmez terazine koyuyorsun. Gerçekten büyük olan bir adam. Büyük işler üreten bir yalnızlık tohumu değil. doğası gereği unutmaz. dürüst olarak düşündün mü hiç Küçük Adam? Şöyle bir an olsun durup da. Böylece büyük adamı yalnızlığa ittikten sonra. bir başka derin yara açtın. düşünceleri doğru ve uzun ömürlü olan bü yük adamı bir parya yapan sensin. Ken di düşüncelerin önemsiz ve geçici olduğu hal de. onu bu hale koyan sensin. ya da dürüstlüğün sana çok . dik34 katle. o karanlık ve dipsiz yozlaşmışlığın içinde. sana yardım etmeye hazır olan büyük adamı toplumsal yaşamdan çıkaranın kendin olduğunu göremiyorsun Küçük Adam. Sana karşı büyük bir sevgi besleyen. bir başka saçmalık yumurtladın. başka hiç bir şeyi değil. Yalnızca Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasmda geçen birkaç yıllık süre içinde doğru olduğuna ant içtiğin şeyleri düşün. düşüncelerinin yanlış olup olmadığını sormadın kendine hiç. Sanma ki. sanma ki. içine o korkunç yalnız lık tohumunu dikmiş oluyorsun. Onu parya yapmakla. çünkü büyük adam. yalnızca NEDEN BÖYLESİNE BAYAĞI DAVRANIŞLARDA 35 . İster bir han odasında. doğa ya da insanlığın yaptığı büyük işler. senin bomboş.. senin tara fından yanlış anlaşılmaktan ve kötü işlem gör mekten korkma tohumudur bu. senin normallik ölçülerine uymadığını görüyorsun. Parasını senin gibi hisse senedine yatırmayıp bilimsel araştırmalarına harcadığı için deli dersin ona. Çünkü sen «halk». ister onyıllık bir toplumsal gelişme boyunca bile yaşayamayan «sarsılmaz aksiyomların» yüzünden olsun. uzun vadeli toplumsal olgular üzerine. yalın. ister yapay düşüncelerin. «kamuoyu» ve «toplumsal bilinç»sin. yalnızca bunu. ona yaptıklarını unuttun gitti. sakına sakına düşünür. dolaysız bir insanı. Bun ların sana yüklediği dev sorumluluğun ne ol duğunu içtenlikle. Ama büyük adam. acı çektirdikten sonra bu duruma sokan kim? Sensin Küçük Adam. gevezeliklerle dolu «parti »lerine gitmektense çalışma odasına kapanıp düşünceleriyle baş-başa kalmayı. İster sorumsuzluğun.paraya pat layıp patlamayacağını sordun. İşte Küçük Adam. diyelim İsa'nın yaptıkları üzerine doğru düşünüp dü şünmediğini —içtenlikle— sordun mu kendine? Hayır. ya da deney odasına kapanıp çalışmayı yeğlemiştir. Küçük Adam. Kalktın. onlarca yıl gücendirdikten. "homo nor-malis"le kıyaslayarak «anormal» sayıyorsun. Bunların kaç tanesinin yanlış olduğunu içtenlikle kabul ettin.

biliyorum. düşmek üzere olan birine bir çelme de sen takıyorsun. Seni bu gibi şeyleri yapmaya iten nedenleri bilmek ister. hakikati söylemenin gerekli olduğu durumlarda yalan söylüyorsun ve neden yalana karşı olacağına hakikate karşı koyuyorsun. senden isteneni veriyorsun da neden sana sevgiyle verilen şeye karşılık vermiyorsun. Bu söylediklerim senin duygu ve düşüncelerine yabancıdır. sen. büyük adam. her zaman ha- Komşunun düşüncelerin hakkında ne söyleyeceğini ya da dürüstlüğün sana çok paraya patlayıp patlamayacağını sordun Değerli. beş para etmez bir komşunu hoşnut etmedi diye neden çocuğuna işkence ediyorsun. Biliyor musun. Ama inan ki: Yüz kez. neden. yaptığın yanlışlardan ötürü senin yerine acı çeker. onurlu olduğunu gösteren şeylerle böbürlenirken bile küçük görüyorsun kendini 36 37 . milyon kez acı versen. bu yanlışların büyük olmasından değil. —yaptığını bir an sonra unutsan da— kapanamayacak yaralar bile açsan. Seni düşkırık- lığına uğrattı diye eşini neden suçluyorsun.BULUNDUĞUNU ANLAMAYA çalışır. küçük ve değersiz olmalarından dolayı acı çeker. ya da düşmüşü tekmeliyorsun. doğallığını yaşayan bir insana neden ters bakıyor ve onu sömürüyorsun. sona verileni alıyor. bin kez. Büyük Adam bunları bilmek ister.

havadaki mikropların varlığına inanmamak olur mu?» Ve bir öğretmen olarak. Aslında için- Havadaki mikroplar 38 den kendini küçük görüyorsun. Evli bir kadın olarak şöyle söylersin. Başkalarında — çocuklarında. onurlu olduğunu gösteren şeylerle böbürlenirken bile küçük görüyorsun kendini. Küçük Adam: İçinde bulunan iyi ve değerli şeyleri duyamaz oldun artık. anlasan da anlama-san da olduğu gibi inanırsın. çocuklara göre bir şey değil. Boğdun bu iyi duyguları. insan ancak sana değgin düşünür. Çünkü büyük düşünceleri. senin gibi konuşmak zorundadır. hattâ —ya. kendini küçük gördüğün içindir ki senin dostun olan birine saygı duyamazsın.«Hıh! Bulguy-muş! Bıktım senin bulgularından! Herkes gibi gidip bir yerde çalışsan da doğru dürüst para kazansan olmaz mı!» Kendi görüşünü böylece dile getirmekten sakınmazsın. 39 . Ama senin özelliklerine sahip olsa.» Bir biyoloji profesörü olarak şunu söylersin. ama gazetelerde yazanlara. senin o beş para etmez dostluğunu kazanmak için. senin özelliklerine bürünmek zorundadır. kendini senin düzeyine indirmek. babanda -ve ananda— bulunduğunu sezinlediğin an kalkıp onlardaki iyi şeyleri de öldürüyorsun. kocanda. Kanıt mı istersin. kocana inanmazsın. senin dilediğin gibi konuşan dostların asla birer büyük adam olmadılar. Küçük Adam. senin hoşuna gitmek için. Senin yalan çevrende. düşünmek çok güçtür. Küçük Adam. gerçek ve sade olmayacaktır. Küçüksün sen ve küçük kalmak istiyorsun. beni dinle. karında. senin dilini kullansa. Bak. Senin bir dostunun büyük bir başarı sağlayacağını sanmaz.. «Çocuklara gözle bakılır ama söylediklerine kulak verilmez. Seninle aynı masaya oturan ya da seninle aynı. geniş kapsamlı düşünceleri gırtlaklarsın sen.kikate karşı olandan yanasındır. Küçük Adam. Dünyasını keşfetmekte olan çocuğuna bir ana olarak şunu söylersin: «O. artık büyük. dostluğunu kazansa.» dersin. buna inanmazsın. Büyük Adam.da özellikle— değerli. evde yaşayan birinin herhangi bir büyük iş başaracağına inanamazsın. gırtlakladın.«Aklı başında bir öğrenciye yakışır mı bu. seninle birlikte değil.

seninle deney yaptım. yükseklerden ve derinliklerden korkuyorsun 41 . koca bir orduda bir er. mutluluğunu artıracak direnç yok sende. Okuduğun gazetelere ya da kötü yürekli komşudan duyduğun geçersiz görüşlere değil de kendine inanmanı istiyorum. «sevinçten uçtuğun» anlar. İçindeki insanı aşmak için seni bir •Übermensch». Yalnız ve yalnız küçük değilsin sen. açıklığa ittim. bir eğitimci olarak çoğu kez seni dürüstlüğe. senin içinde bulunan kendimle deney yaptım. gerçek varlığının sesini dinlemen istendiğinde nasıl büyük bir korkuya kapıldığını biliyorum. O derinliklerde. Nietzsche yıllar önce çok daha güzel söyledi bunu sana. bir ceylan ya da senin Tanrın. Onun »Über40 mensch» dediği senin «Hitler» in oldu. sen de osun. Artık bir Untermensch olmayı bırakmanı ve kendin olmanı istiyorum. Sense *Untermensch* (aşağı insan) olarak kaldın. İçinden geldiği gibi davranmaya karşı kendini nasıl savunduğunu biliyorum. Ama daha yükseklere uçacak. biliyorum. kendinin gerçekte nasıl olduğunu bilmiyorsun. Aslında yüreğinin derinliklerinde nelerin bulunduğunu. bir üstün insan yapmaya çabaladı. Küçük Adam. yükseklerden ve derinliklerden korkuyorsun sen. seni küçüklüğünden kurtardım. Ne var ki. içinden geldiği gibi davranmaya. sevdiğin ozan ya da inandığın filozof ya da akıl hocan neyse. «Büyük anlar» da var yaşamında. bovling kulübünün ya da Ku-Klux-Klan ÖrUçmaktan korkuyorsun. Uçmaktan korkuyorsun. bir ruh doktoru ve sağaltıma olarak.Ama gazetelerde yazanlara anlasan da anlamasan da olduğu gibi inanırsın Bunları nerderı biliyorsun diye soruyorsun ha? Anlatayım: Seni denedim. «mutluluktan başının döndüğü» anlar da var.

Bu da sana başkaları tarafından söylenmiştir: Ta yirmi beş yıl önce. ağlanacak bir durumdur. hiç kuşkusuz kavgayı seçersin. Küçük Adam. kim olduğunu. Bu üzüntüyü duymamak için. Güvenliğin uğruna belini kırmaya. senin gibilerin durumunun düzelmesi umudunu biraz daha uzaklara itiyor. küçük kötü şakalar yapıyor ve bunlara «halk güldürüsü» 43 . çok üzücü bir şeydir bu. başı dik bir bireyin yürekliliği nedir. Yaşamdan mutluluk istiyorsun. bu ufak tefek şeylerin her biriyle biraz daha aydınlanıyor. diş macunu ve ter kokusu giderici reklamları dinlersin.gutunun bir üyesi sanıyorsun kendini. Senin kulağına çalınmak için yapılmış olan bu şeylerin sonsuz aptallığını ve iğrenç kötülüğünü dinlememişsindir. Ama sen ne Mann'ı ne de Sinc-lair'i tanıyordun. Mutluluk yaratmayı. bilemezsin. Bu. Küçük Adam. nasıl olduğunu öğrenmek mi istiyorsun. ve bütün bu küçük sefil dünyaya değgin şakalarını iyice dinledin mi? Sen git müshil ilacı reklamlarını dinle. nasıl bir varlık olduğunu öğrenirsin. Gece kulüplerinde sahnelere çıkan güldürücülerin anlattığı sana değgin fıkralara dikkat ettin mi hiç? Sana değgin. kendisine. Amerika'da Upton Sinclair söyledi. ama güvenlik çok daha önemli sana göre. gün ışığına çıkıyor. onun tadını çıkarmayı ve korumayı hiçbir zaman öğrenmemiş olduğundan. Böyle sanıyorsun ve bu yüzden böyle davranıyorsun. Radyoda müshil ilacı. Senin yap42 Yafamdan mutluluk istiyorsun ama güvenlik çok daha önemli sana göre tığın bütün bu ufak tefek önemsiz şeyler. Haydutlar şampiyonunu ve Al Capone'u bilirsin sen yalnızca. Küçük Adam: İnsan varlığının sefaleti. canını vermeye hazırsın-dır. üzücü. Dos Passos ve daha başka kimseler de söyledi. Dinle. Kitaplığa gitmekle kavga izleme arasında seçme yapmak durumunda kalsan. Ama onların uyutucu yanlarını duymazsın hiç nasılsa. Sen. Almanya'da Heinrich Mann söyledi sana bunu.

— Yahudi kanıyla başka kan arasında ne ayrım var peki?» Bu soru karşısında afallıyorsun. gülünecek halde olduklarını bilmiyorlar. — Peki.. uzun. Fransız ya da İtalyan' dan değişik bir görünümü yok. — Damarında Yahudi kanı bulunan kimse. — Peki ya Alman nedir? — Alman. Küçük Adam? «İnsanların»... ama kendine güldüğünü. 45 44 . Yahudiler çok hırslı ve anamalcıdırlar. Kendine değgin şakaları duyuyor ve başkalarıyla birlikte bunlara kahkahalarla gülüyorsun. kurnaz ve iğrenç bir zevkle gülüyor yüzyıllardır. kıvrık bir burnu ve keskin gözleri vardır. Kendinle alay ettiğinden gülüyor değilsin.. Sen hiç Alman Yahudilerini gördün mü? — Elbette. — Yahudi nedir? diye soruyorum.. hakikatin doğrultusunda olsaydı. Yahudi'nin saçları siyahtır. insanların kendilerine güldüğünü. göstereyim sözlerimin doğru olduğunu. şu biçimde düşünüyorsun: «Bütün suç Yahudilerde. Düşünme biçimin. ha. Almanlara benziyorlar.. gülünecek halde olduğunu bilmiyorsun. — Peki öyleyse Yahudi nedir? Kanın görü nümünde bir ayrılık yok. ırk nedir? — Irk mı? Bunu bilmeyecek ne var. Milyonlarca Küçük Adam. — Sen hiçbir Fransız ya da İtalyan'ı bir Yahudi'yle bir arada gördün mü? Üçünü bir birinden ayırabilir misin? — Yani. sakınımlı bir tavırla şu yanıtı veriyorsun. kafan karışıyor. bir de Yahudi ırkı vardır. çoktan kendi kendinin efendisi olurdun. İnanmadın mı bu söylediğime? Bak. filmlerde ne denli gülünç ve saçma tipler olarak gösterildiği dikkatini çekti mi hiç? İnsanların sana neden güldüğünü söyleyeceğim şimdi Küçük Adam. İnsanlar sana neden böyle açık açık.adını veriyorsun. Nordik Ari ırkındandır. diyorsun. diye yanıtlıyorsun sorumu. — Yahudi ırkının özellikleri nelerdir? — Canım işte. Kendine değgin şakaları duyuyor ve başkalarıyla birlikte bunlara kahkahalarla gülüyorsun ♦Yani Yahudi ırkı demek istemiştim. Pek ayıramam. çünkü seni çok ama çok ciddiye alıyorum ben.Dalgacı bir keskin nişancı nasıl hep on ikinin az dışından vurursa senin düşüncelerin de her seferinde hakikati kıl payı kaçırıyor. Ama sen. yürekten ve böylesine büyük. nasıl ki Alman ırkı varsa. Küçük Adama gülüyorsun sen.

ya da senin gibi «katıksız bir sınıf» in üyesi olmadığım için gurur duyuyorum. bu yüzden ciddi bir işi olduğunda sana bulaşmamaya çabalıyor ve bu yüzden sen. batağa saplanıyorsun. İnsan bu yüzden sana gülüyor. — Roosevelt'e Hollandalı demiyorsun da Davut'un soyundan gelenlere neden Yahudi di yorsun? — Yahudiler başka. bu sözcüğü söylemek * A. Saçmalarından silâhlı kuruluşlar oluşturuyor ve bir Yahudi'nin ne olduğunu bile söyleyemeyen sen. çünkü gerçekten de duyguların acınacak durumda. Ama ister bir Küçük Ari ol ister bir küçük Yahudi. Alman nedir. hem biyolojik. sana bu hakkı tanımıyorum ben. senin gibi «safkan» olmadığım. çünkü Yahudi'yle birlikte katlettiğin şeyin ta kendisisin. ve sınıfların küçük buyurganı. güvenli bir tavırla «bu Yahudidir. görkemli ve aşağılayıcı bir tavırla söylediğinde kendi küçüklüğünü biraz daha az duyuyorsun. — Onlar da Nordik mi? — Hayır. plazmanın ka- 47 . 46 sana üstünlük duygusu veriyor. Küçük Adam. nasıl ki. Bu sana değgin hakikatin yalnızca küçücük bir parçası. Kimin «Yahudi» olduğu senden so-rulurmuş gibi. Yahudi de var. Yahudi nedir bilmiyorsun. — Bak gördün mü.» diyorsun. — Sarışın mı? — Hayır. — Yahudi diye bir şey var ama. Yahudilerin dini demek istemiş tim. tutkulu bir yurtseveri. Sende yeterinden az ya da çok saygı uyandıran bir kimseye «Yahudi» diyorsun. başka hiç kimse değil. Duyguların perişan. ırkların. Ama. Küçük Adam.» İşte sen böyle saçmalıyorsun. Bu olguyu yakınlarda ortaya çıkardım. — Ş. Benim kim olduğumu saptama hakkına bu dünyada yalnız ve yalnız ben sahibim.D. senin gibi bütün ulusların. — Tamam. ey Küçük Yahudi. — Elbette Yahudi var. on milyon insanı. hem de kültürel açıdan bir melezim ve tüm sınıfların. «Yahudi» sözcüğünü söylerken kendini üstün insan sanıyorsun. — Başka olan nedir? — Bilmiyorum. Buna gereksinmen var.B.— Amerikan Yerlileri de Ari ırkından mı? — Elbette. Ben. neden atalarına dönüyorsun da protoplazmaya dönmüyorsun? Bana göre yaşam. Filistin'de. on milyon «Yahudi »yi doğruyorsun. ırkların ve ulusların zihinsel ve fiziksel ürünü olmaktan gurur duyuyorum. Bu «Yahudi» sözcüğünü.Y. sünnetli olmadığı gerekçesiyle bir Yahudi teknisyeni sınırdan çevirdiğinizi duydum. — Roosevelt Hollandalı* mıydı peki? — Hayır. Başkanlarından Roosevelt'in ataları Hollandalıdır. milliyetçisi olmadığım için gurur duyuyorum. Hiçbir buyurganla ortak yanım olmadığı gibi. Yahudi buyurganlarla da hiçbir duygu ve düşünce birliğim yok. Hıristiyan ve Müslüman varsa.

beş yüz belki de beş bin yıl gerekecek. Yıllar önce şunu da söyledim sana. Bunu ilk duyduğunda bana «yeni 48 . seni geliştirmek milyonlarca yıl aldı. ya da Marx.İsa! İsa! diye bağırmayı bırakırsan sen de benim gibi konuşabilir ve yazabilirsin! Çünkü bu utkulu haykırış aklını köreltmekte Seni denizanası durumundan karada yaşayan iki ayaklı bir yaratık durumuna sokmak. iki ayaklı hale geldiğin andan sonra tam altı bin yılda eksikliklerini ancak giderdi.sılmalarıyla başlar. seni geliştirmek milyonlarca yıl aldı anasını keşfettim ben ve açık bir dille bunu sana anlattım. yeni bir önder aradığın günlerde oldu bu. İskandinavya' da. Pasteur ya da Freud olduğumu da söyledin. Biyolojik yapın. İçindeki doğayı yeniden keşfetmen. Benim yeni bir Darwin. Sendeki deniz- bir dâhi» dedin. Hani anımsarsın. Seni denizanası durumundan karada yaşayan iki ayaklı bir yaratık durumuna sokmak. Ama benim yapacak daha önemli işlerim vardı ve yeni dâhilik rolünü geri çevirdim. içindeki deniz-anasını bir kez daha bulman için yüz. bir hahamın odasında değil.

Aziz Paul gibi gerçek sevgiden doğan çocukları mahkûm etmeye ve gerçek kinden doğan çocuklara dinsel yasalarının korumasını sunmaya başladın. Çocuk-İsa' ya verdiğin değerle. elinde evlilik cüzdanı olmayan bir anadan doğmadır. cansız ve bomboş hissediyorsun. ona büyük saygı gösteriyorsun. Kabızsın. miskin. Sen .sefil bir Küçük Adamsın! Otomobillerini ve trenlerini büyük Galileo' nun bulduğu köprüler üzerinde işletiyorsun. cinsel özgürlüğe karşı duyduğun özleme tapıyorsun sen ey Küçük Kılıbık Adam. Büyük Galileo'nun üç çocuk babası olduğunu ve elinde bir evlilik cüzdanı bulunmadığını biliyor muydun Küçük Adam? Bunu okullardaki çocuklarına anlatmazsın. boyuna müs51 50 . duygusuz. Ama daha sonra. «Yasal olmayan bir ana»yı ahlâksız bir varlık olarak mahkûm eden sen değil misin. hiç farkında olmadan. içindeki «insan»ı kanıtlamak için yalnızca «üstüne çıkmak» istiyorsun.ve yaratıcılığını felce uğratmaktadır. Aslında. Sevgi nedir bilmiyorsun. Çünkü sana göre hakikat nedir ki. sen bir görüş sahibi olacak adam mısın ki! Seni. Kendini sefil. Kadının yok. güçsüz. tarih ya da kendi özgürlüğün için savaşmak nedir ki! Ayrıca. sen kendi ağzından çıkan sözlerin anlamını bilmiyorsun: İsa'ya tapıyor. o senin evlilik yasalarının zincirlerine Proleter General vuran şeyin kendi cinsel sorumsuzluğun ve cinsel açlığın olduğundan haberin bile yok. yasal olmayan çocuk tanımayan Tanrının Oğlu yaptın. Küçük Adam? «Nikâh bağı»yla doğmuş «yasal» çocuklarla «ni-kâhsızlar»dan doğmuş «yasal olmayan» çocuklar arasında katı bir ayrım gözeten sen değil misin? Ah zavallı yaratık. küçük. İsa. Galileo'ya bu nedenle de işkence eden sen değil miydin? Bütün bunlardan haberin yok senin. «Yasal olmayan bir çocuk» olarak dünyaya gelmiş olan İsa'yı. ya da eğer varsa.

tersine yanakları al al olsun. Kötü kokuyorsun. senin devlerinden korumak amacını güdüyordu. bu yüzden sana karşı koyacak durumda değildi. bunu göremedi. Küçük Devrimci. Dünyayı çektiği acılardan kurtarmak istiyorsun. Küçük Adam. çocuğunu kucağına aldığında onun varlığını duyamıyorsun.» diyorsun. Yersiz kuruntularla dolusun.» diyorsun. ama hiçbir şey anlamadın sen! Senin o sözünü ettiğin «iktisadi etkenlerinle bile bir şey beceremiyorsun. Ama sen ne yapıyorsun? «Cinsellik bir küçük-kentsoylu uydurmacasıdır. Onun toplumbilimi senin toplumunu. başka yola saptan. «Yaşamda daha önemli şeyler vardır. cildin yapış yapış. sinirlisin. Böylece karşına çıkan ilk hakikat yolunu tıkayarak yaşamın yasalarından koptun.hil ilacı alıyorsun. «Durun ey kitleler! Sizin kurtarıcınız olduğumu göremiyorsunuz!» Senin kitlelerinle 52 konuşuyorum ben. «Önemli olan iktisadi etkenlerdir. durun!» diye bağırarak peşlerinden koşuyorsun. sen. İşinde de görülüyordu bu güçsüzlüğün getirdiği eksiklik. onu ölüm açlığına bıraktın. cinsel düzenlilik sözünün edildiğini duyunca. Karnı aç bireylerin kültürü geliştiremeyeceğini anlat- 53 . Karını kollarında çaresizlik içinde kıvranır görmek yerine mutlu görmek istiyor. Aldatılmış kitleler senden kaçıyor. sıkıntıdan boğulur gibisin. kalkıp ondan yönetimi devraldın ve böylece onu ikinci kez öldürdün. onlara küçük yaşamlarının sefaletini gösteriyorum. Çocuklarının benzi soluk olmasın. ama senin gözün. Sen böylesin işte. İkincisindey-se hakikat yolunu gösteren bilge adam artık ölmüştü. «Cinsellik her şey değil. Bu hakikat yolunu gösterenin ilk girişimi başarılı oldu. değerler yaratan yaşama gücünün senin çalışmanda bulunduğunu gözler önüne serdi. Bir bilge adam. Ya da bir «profesyonel devrimci»sin. seni hep rahatsız etti bu eksikliğin. sen bunu da anlamadın. davranışları acımasız değil sevgi dolu olsun istiyor. çünkü orada beni bulmayı umuyor onlar. Büyük bir heves ve umutla dinliyorlar beni. Seni anlayan ve sana yardım etmek isteyen biri cinsel düzenlilikten söz ediyor.» Ama kalkıp Van de Velde'nin Cinsel Teknik kitabını okuyorsun. sen. bu yüzden itilip kakılacak bir enik gibi davranıyorsun ona. senin iktisadî kurtuluşunu bilimsel temeller üzerine oturtmayı kendine görev edindi. sense «Durun. Bütün düşüncelerin bu rahatsızlığının denetimi altındaydı. Kendisine sevgi verme yeteneğinden yoksun olduğun için karın seni bıraktı. İlkin. Cinsel güçsüzlüğün yaşamın boyunca yakanı bırakmadı. Ama sen.» diyorsun. Yaşamdan zevk almak için iktisadî koşulları iyileştirmen gerektiğini sana anlatabilmek için bilge bir insan canla başla çalıştı. bu yolda canını verdi. Düşüncelerin hep cinsellik çevresinde dönüyor. bilge adam senin örgütünü dağıttı. Gündüzleri cinsel düşüncelerden arınık olabilmen ve böylece işini yapabilmen için geceleri cinselliğini yaşamanı sağlamak istiyor bu kimse. Bu adam. Hiç. Senin örgütlerinde toplaşıyorlar. «dünya proleterlerinin Führeri» olabilecek birisin.

suçlamalardan. kurtarman gerektiğini anlattı sana. Küçük Adam? «Pek değil. sevginin bağımsızlığa kavuşmasını. bütün yaşam koşullarının iktisadî duruma bağlı olduğunu. Yalanlardan. Bu yüzden büyük bir oburluk içinde kendi mutluluğunu yiyorsun ve mutluluk sağlama. bir kez ele geçirdikten sonra bırakmayacağına. «diktatörlük» sözcüğü kulaklarında yankılandı. Almanya'ya geldiğinde elini uzatabileceğin her kadının ırzına geçmekle karıştırıyorsun. onu koruma sorumluluğunu hiç üstlenmiyorsun. bu «on çocuklu ana» fikrinin kurbanı değil misin sen sanki? Başka ülkelerde de. gizemli ve sadist subayı yarattın. «devletin büyüklüğü»yle sağlanır sanıyorsun. seni Üçüncü Reich'a ve senin türünden altmış milyon insanı mezara götüren küçük. güçsüz. Çünkü senden korkuyorlar Küçük Adam. Küçük Adam. top arabalarının geçit töreni yapmadı demek diye düşünüyorsun. işkencelerden. Tam bir özgürlük içinde mutluluğun tadını çıkardığın olmadı hiç. değil mi Küçük Adam? Bak dinle: Bir araştırmacı kendi bilim dalı ya da makinası ya da toplumsal 55 . cellâtlardan. Kendi mutluluğunu yiyip bitiren sensin. Mutluluğunu korumayı. onlara gereken besini verdiği gibi beslemeyi öğrenmekten yoksun bıraktılar seni. Senin kafandan çıkan. Senin çevrende. Büyük araştırmacılar. Evet. Neden söz ettiğimi bilmiyorsun. Bu bilge adamın bir küçük ihmalinden dev bir yalanlar dizgesi oluşturdun. Bir yanlış daha yaptı bu adam: Senin «diktatör» olmana izin verdi. üniformalardan. ozan ve bilgeler kendi mutluluklarını korumak için senden kaçtılar. ispiyonculuk ve ihbarcılıktan. seni aydınlatmaya çabalarken yalnızca bir tek yanlış yaptı. bir çiftçinin ürünlerini yetiştirdiği. gizli polislerden. durmadan Heil! Heil! Heil! diye bağırıyorsun. bir bahçıvanın çiçeklerini. nasıl olduğunu biraz daha iyi anlamaya başlıyor musun. insanların kurtuluşu. milyonların ayaklanması demek. çocuk bakımıyla «yurtseverler soyu yetiştirme »yi bir tutuyorsun. yoksulluğu önlemek için yoksul. İşte sen böylesin. senin yörende mutluluğu yiyip bitirmek kolay ama onu korumak çok güçtür Küçük Adam. doğum denetimiyle 54 «on çocuklu analara» madalya vermeyi birbirine karıştırıyorsun. copçulardan. ve senin küçük olmanı istiyorlar. Oralarda bu sözcüğe şatafattı üniformalar giydirdin ve kendi içinden. bu bilge adam. zayıf ve çaresizleri ortadan kaldırmak gerektiğine inanıyorsun-. kendini ve toplumunu her türlü baskı yönetimlerinden bağımsız kılman. şu talihsiz küçük sözcük.maya çabaladı.» mi diyorsun? Peki. senin. onu koruyabileceğine inandı. gel baştan alalım: Yaşamda ve sevgide mutlu olmanın «iktisadî koşulları »nı «makinalar»la karıştırıyorsun. mareşallardan ve madalyalardan oluşan bir yalanlar düzeni kurdun — bunların dışındaki her şeyi fırlatıp attın. Şimdi. Ama kimse sana neye benzediğini söylemeye cesaret edemiyor. onu. kendini kurtarma yeteneğine sahip olduğuna inandı. Sonra da kalkmış. Özgürlüğünü.

benim dostum. şeyi yoktur. Onun yaşamsal işlevleri onu bunu yapmaya ittiği için bu yolda çalışmaktadır. benim tarlalarım konusunda çalıştığını da anlıyorum. Ne var ki. yılbaşı ikramiyesi vermez ve bir elin yağda bir elin balda yaşamanı sağlayamaz. Neden biliyor musun? Çünkü. benim evim. O bunları yaparken sen ona hiç yardımcı olmazsın Küçük Adam. Yalnızca kaygı verebilir bir araştırmacı. ama hiç işi56 ni kolaylaştırmaz. tersine "güçleştirirsin. Yeni bulguların ağır yükünü tek başına taşımak zorundadır. araştırmacı senin bu tavrından dolayı mutsuz olmayacaktır. Ama yardımcına yardıma koşmazsın hiçbir zaman. toplu sözleşme yapmaz. yanlışlarla dolu küçük fikir ve ideallerinin doğurduğu sonuçlara katlanmak. İskambil oynarsın sen ancak. ve tasa duyuyorsun çünkü. yeterinden çok kaygı. Senin için tasalanmayı ve sana acımayı parti önderlerine ve din adamlarına bırakmış- 57 . bu yanlışları anlayıp çözümlemek ve sonunda. onların yerine kendi yargı ve bulgularını koymak zorundadır. yardımcına yardım etmeye kalkmadın hiçbir zaman. Uzun yıllardır şundan şundan yakınıyorum. her şeyden önce. Senin aptallıklarının. bir araştırmacının sana düşüncelerinden başka verecek hiçbir. ya da bir büro ya da maden ocağında aptal aptal köleliğini sürdürürsün. hiç durmadan çalışır. benim çocuğum. yalnızca uzak durmakla. Benim makinam. Bana yardımcı olmana bir katkıda bulunabilir miyim?» Hayır. Örneğin şunları söyleyemezsin: «Bak dostum. ya da bir horoz dövüşünde avazın çıktığınca bağırırsın. Hiç. benim karım. Küçük Adam. sense kaygı istemiyorsun. durumları düzeltmek için ne kadar çok çalıştığını görüyorum. Kâr dağıtmaz.Kendi mutluluğunu yiyip bitiren sensin fikri üzerinde on yıl. yirmi ya da otuz yıl. tasalanıyor ve araştırmalarını «senin için» yapıyor değildir. ücret yükseltmez. ama bu dertlerden kurtulmayı başaramadım. yardım elini uzatmamak ya da yardım etmemekle kalsan. Ne de olsa o senin için düşünüyor.

Daha dün sahtekâr dediğin. kendin için tasalanma yetisini geliştirdiğini görmektir. ama pek çok kanserli hastanın öldüğünü görmeyi yeğleyeceksin. Onun istediği tek şey. diyelim belli hastalıkların iyileştirilmesini. İşte bu yüzden çok küçük ve sefilsin. Küçük Adam. Sen. araştırmacının bir sahtekâr olduğunu ya da havadaki mikroplar konusunda hiçbir şey bilmediğini. Küçük Adam. senin kendisini kemirmeni. yürüyerek değil. Oysa sen mutluluğu yalnızca yalayıp yutmak istiyorsun. Sana göre meslek onurun ya da bankada58 ki hesabın ya da radyum sanayisi ile olan ilişkin. bir dâhi ne59 . Ama sen yardım etmemekle kalmıyorsun. uğrunda çalışılmasını gerektirir. zamanla. senin sonunda kendi kendine bakabilme. yoksa bir yabancı mı olduğunu soracaksın. hakikatten ve öğrenmekten çok daha önemlidir. çevreye tükrükler saçıyorsun. kazanılır. Araştırmacı uzun ve zorlu bir çalışmadan sonra karına neden mutluluk veremediğini. ya da ışınların maddenin içine geçmesini sağlayarak maddenin içinin görülebilmesini olası kıldığına birçok insanı inandırmayı başarır. kalkıp bu araştırmacının kendisinin bir şeh-vet düşkünü olduğunu öne sürüyorsun. şarlatan ya da kamu ahlâkını hiçe sayan tehlikeli bir adam diye andığın araştırmacının bir «dehâ» olduğunu ilan edersin. Şimdi anlıyor musun mutluluk neden senden kaçıyor? Mutluluk. ya da onun bir Yahudi mi. ya da hastalarının yaşamını kurtarmak için senin büyük bir gereksinme duyduğun şeyi onun bulduğunu kabul etmektense. gazetede okumadan bunlara inanmazsın Küçük Adam. kayaların parçalanmasını. bu yüzden senden kaçıyor o da. Seni küçük gören kimseye saygı duyuyor. kendini küçük görüyorsun. Kendi içindeki şehvet düşkününü gözden ırak tutmak için bunu söylediğini ve sevme yeteneğinden yoksun olmanın nedeninin bu olduğunu aklından geçirmiyorsun. Araştırmacı. «hakikat» ya da «mutluluk» nedir bilmediğin gibi. onu neden yürekten sevemediğini ortaya çıkardığında.tır. yutmanı istemiyor. çünkü kendi öz duygularına güvenmiyorsun. Ama araştırmacının bulgusu gazetelere geçtiğinde. çok. şehvet düşkünü. «Yahudi» nedir bilmediğin gibi. ya da bir ağırlığın kaldırılmasını. bir Kanser Patolojisi Profe-sörüysen. bu bulgusunu açıklamışsa ve sen. . hele güzelce bir aylığın da varsa. koşarak gelir yardım istersin. bulgularının kullanım değeri olduğuna. ya da «senin» kanser sorunun. balon gibi patlıyor. Ya da bir araştırmacı insanların neden kitleler halinde kanserden öldüklerini keşfetmiş de. araştırmaları için çok para harcadığını ya da aldığını söyleyeceksin. mutluluk gökten yağmaz. Yani demek istiyorum ki. bu yüzden kendi öz duygularına güvenemezsin işte. senin çözemediğin sorun üzerinde çalışma yetkinliği olup olmadığını saptamak için onu muayene etmeye kalkacaksın. Artık ona bir «dâhi» diyorsundur. kendini düşünebilme. senin adına ya da senin yerine yapılan işi çirkince bozuyorsun. yardım etmemekle kalmıyorsun.

«Bunda ne kötülük var sanki. onu korumamak. Ama iyi bir dâhi istiyorsun sen. Onun getirdiği yeni olasılıkları ya da kısıtlamaları görmüyorsun. Anlıyorum. Gelişme yok sende. Bir keresinde bir büyük adam. «dâhillerin olsun istiyorsun. ehlileşmemiş bir dâhi değil. Kısıtlı.dir bilmiyorsun. çiğniyorsun. Küçük Adam. öyle mi Küçük Adam? Jack London'ın Martin Eden adlı kitabında sana söylediği sözlerle açıklayayım bunu da: "Dâhi". yanlış kavramlar. çünkü canlıları makina yerine koyduğun andan sonra —onurunu ya da profesörlüğünü. daha önce olduğundan çok daha kolay iyileştirebilirsin onları ve çok daha fazla para kazanabilirsin. ürünlerini avucu-nun içinden yemektedirler. yalnızca sömürmek çok kötüdür. Senin yaptığın budur işte. Bu yanlışı üç onyıl değil. kısıtlamalarıysa görüyor ama kabullenmiyor. bu yüzdendir ki. katlettin. dinini. dürüst ve iyi çalışarak para kazanmakta hiçbir kötülük yok kuşkusuz. Buluşun gelişmesine katkıda bulunacak hiçbir şey yapmıyorsun. Olasılıkları görmüyorsun çünkü görüşün yok. Ve bu yüzdendir ki çocuklardan nefret eden bir öğretmensin. sırtına deli gömleği geçirir gibi parmağına evlilik yüzüğü geçiliyorsun. yüz binlerce bilim işçisinin kafasında kök saldı. onun ortaya koyduğu mutluluğu yiyip bitirmek senin için daha kolaydır. haklısın. makinaların belli yasalarla çalıştığını gösterdi sana. İnsanlar artık akın akın gelmekte. hastaların çoğalacaktır. kepçe daldırmayı iyi beceriyorsun ama yaratma yetisinden yoksunsun. çılgınlıkları olmayan. kanser hastalığında mikroorganizma arar ve böylece onlarca yıllık araştırmayı yok sayarsın. çünkü sen yalnızca 61 . «Dâhi.canlıları da makina yerine koydun.. insanın satışa çıkardığı ürünlerinin üzerine yapıştırdığı bir markadır. bankadaki hesabını ya da kişilik zırhını korumak için— yaşama işlevleri göstermeye başlayan herkesi suçladın. kısacası halim selim. kanatlan kırpılmış ve süslenip püslenmiş bir dâhi istiyorsun sen. üç yüzyıl sürdürdün. Doğru. Çünkü artık pek çok küçük adam çıkar ve seninle birlikte. aptalca kabulleniyorsun bulguyu. insan içine çıkarmaktan utanmayacağın bir dâhi istiyorsun. yeni bir düşünce geliştirmene olanak yok. kural tanımaz. Eğer (daha dün bir «şeh-vet düşkünü» ya da «deli» olan) araştırmacı bir «dâhi»yse. kalktın öl60 dürmede kullanılan makinalar yaptın. Zaten bu yüzden böylesin. yaşamın boyunca sıkıcı bir büroya ya da bir resim masasının başına kapanıyorsun. İşte sen böylesin. Kaşık atmayı. terbiyeli bir dâhi. o buluşa hiçbir şey vermemek. yaşamın kendisi ağır hasar gördü. Uysal. bütün engel ve kısıtlamaları çiğneyen. Bir doktorsan eğer. dahası. kasabalarının sokaklarında utkulu tavırlarla dolaştırabileceğin. şu ya da bu biçimde onlara zarar verdin. dâhi» diye bağırmaya başlar. onlara gereken saygıyı göstermeye de razısın. ölçülü ve uyarlanmış bir dâhi istiyorsun. Eğer bir doktor ya da bakteriyolog olarak tifo ya da koleranın bulaşıcı hastalıklar olduğunu biliyorsan.» diyeceksin Küçük Adam. Ama. Mekanik bir biçimde oburca.

kendi dinine inanmak istiyorsun. Sendeki alma eyleminin temelde yalnızca bir anlamı var: Kendini büyük bir oburluk içinde parayla. kaçınılmaz olarak. Büyük bir boşluk ya da güçsüzlük duyduğun. Böylece. gerçekten bilgili saymıyorsun kendini. ama baş63 . Küçük Adam. aç. İyi ediyorsun. mutsuz hissediyorsun Küçük Adam. Bu sözleri dinlemek. Kendi dinine karşı hoşgörülüsün. anlatmakta yetersiz kaldığım şeyleri gösterecektir çünkü. çünkü sen. Yalnızca bir tüketici ve yurtsever gibi görünmek istiyorsun. insan içine çıkarmaktan utanmayacağın bir dâhi istiyorsun 62 de gerçek ve doğal sevgi ve verme duygusu uyandığında birden paniğe kapılıyorsun. Bunun neden böyle olduğunu anlayamıyorum diyorsun öyle mi? Ama başka türlü olamaz ki? Bunun nedenlerini ben söyleyebilirim sana. Çünkü temel bedensel davranışın sürekli olarak kendini tutmanı ve kin gütmeni gerektiriyor. Haydaa! İyi güzel ama. sokaklarda utkulu tavırlarla dolaştırabileceğin. Gene aynı nedenle hakikatten kaçıyorsun. Sense bunu istemiyorsun Küçük Adam. tepkesini salıverir diye kaçıyorsun ondan. burada sana benim göstermek istediğim. Sen yalnızca çorbaya kepçe daldırmasını bilirsin. Ama bu kadarla kalmıyorsun ki? Kendi dininden başka din olmasın istiyorsun. bu soru seni çok ilgilendirmişe benziyor. bilgiyle doldurmak istiyorsun. ve onun özü olan ailenin koruyucusu yurtseverliği yadsıyor! Bu adamı susturmak gerek!» Sendeki ruhsal kabızlıktan sözedildiğini duyunca böyle bir yaygara koparıyorsun işte.aldın bugüne dek. Hakikat. çünkü için- Kanatları kırpılmış. «Şuna da bak! Yurtseverliği yadsıyor bu adam! Devletin. mutlu olma yetisinden yoksun olmanın nedenlerini sakin sakin anlatmama neden izin vermiyorsun? Gözlerinde korku görüyorum-. çünkü kendini boş. seni o halinle gördüm. yalnız almasını bilirsin sen. veremezsin. seni tanıdım. ya da ruhsal-akılsal sağlığının en bozuk olduğu anda geldin bana. Küçük Adam: İçinde bulunan sevgi. Bir şey yaratamaz. Bağırmak istiyorsun yalnızca. anlamak istemiyorsun. o kadar. «Dinsel hoşgörü »den yanasın değil mi. mutlulukla. bir hayvan gibi huysuz bir halde bana geldiğinde tanıdım seni. Buna bir diyeceğim yok. bir başkasının gümüş tepside sunduğu şeyi kaşıkladın yalnızca. ya da gerçekten öğrenmek istediğine inanmıyorsun. Dilediğin dine.

Türkü söylemezler. işini seviyor ve ekmek paranı ondan kazanıyorsun. Şu senin yurtsever dediklerine bir göz atalım: Onlar yürümez. boşanmak için geçerli neden saymıyorsun sen. karısını ya da kocasını ahlâksızlıkla. elle tutamayacağın bir yerde görmek istiyorsun. ey büyük isyancıların küçük torunu. eşlerden birinin ötekini dava etmesini. öfkeden kuduruyorsun. Düşmandan nefret etmezler. senin işin.» Benim hakikatim karşısında yapabileceğin hiçbir şey yok. askerî havalar «bağırırlar». İsa gibi. Onlar. kasılmalarından. bilgiden korkuyorsun. kendi mutluluğunu aydınlıktan ürken bir gece hırsızı gibi çalıyorsun. her on yılda bir falan değiştirdikleri «geleneksel düşman »ları vardır onlann. ve başkalarının bilgisiyle beslenmektedir. benim bilgimle. Geleneksel düşman bir on yıl sonra geleneksel dost olur. geçmişte pek çok gerçek dostuna yaptığın gibi gebertirsin beni.kalarınınkine karşı hiç de hoşgörülü değilsin. Sendeki tutucu yurtseverlik. gerçek sevgiden korkuyorsun çünkü. Bu yüzdendir ki. dostun olduğum için söylüyorum bunları. baş-kalannın mutlu olduğunu gördüğünde kıskançlıktan çatlarsın. sonra gene geleneksel düşman. Kadınlarını kucaklamazlar. üniforma tanımaz. seni aşağılamak için değil. Almanya'da buna 64 «alaşağı etmek» diyordunuz. Ama gene de kendine göre bir yurtsever olmaktan vazgeçmedin. ve bu yüzdendir ki. ruhsal kabızlığından kaynaklanıyor Küçük Adam. Evli çiftler artık bir arada yaşayamayacaklarını anladığında. Ne var ki. bedensel katılığından. Karl Liebknecht. Biri kalkıp da bir kişisel Tanrı yerine doğaya hayranlık duysa. bu yaptıkların seni alaşağı etti. onların «üstüne çıkar» gecede şu kadar «sefer» şunu. ve doğayı anlamaya çalışsa. bir aynada. Sevginin. ları gibi öldürebilirsin beni. evrenseldir ve bütün insanlığı kapsar. işine karşı olan sorumluluğundan. Kendi mutluluğunu aydınlıktan ürken bir gece hırsızı gibi çalıyorsun 65 . Sevgiye hasretsin. Küçük Adam. şunu «yaparlar. Bu yüzdendir ki sen yalnızca başkalarının sevgisini. Olsa olsa. çalışmanın ve bilginin anayurdu yoktur. sen küçük bir yurtsever olmak istiyorsun. Karşılıklı verilmiş uygar bir ayrılma kararını. kabalıkla suçlamasını istiyorsun. Rat-henau. Hakikati söyleyen dostlarını kılıçtan geçiriyorsun ama gene de. gümrük denetiminden geçmez bunlar. bunlan kendin asla yaratamazsın. Lincoln ve daha birçok-. asker gibi uygun adım giderler. Uzun vadede. çalışma ve bilgisini sömürmekten başka bir şey yapamazsın. Hakikati. Sen de bir şehvet düşkünüsün çünkü ve bundan korkuyorsun.

' okkalı bir «dava» yakalayıp. ey zavallı Küçük Adam.«Susturun şu adamı! Yabancı uyruklu o! Bir göçmen! Oysa ben bir Almanım. beni yıllarca parmaklıklar ardına kapatmanın yollarını arıyorsun. evraklarım tamam ve vergimi tümüyle ödedim. sessizce gideceksin. gerekli tüm işlemleri yaptırdım. yurttaşı ya da yasaları korumak umurunda bile değil. «Polise kaydını yaptırmış mı? Evrakları tamam mı? Vergilerini düzenli ödemiş mi? Araştırın. Amerikalı. Çünkü hangimizin daha ahlâksız. ulusun onurunu lekelemektedir!» Evet. polise kaydımı yaptırdım. Diyelim bir Savcı Yardımcısısın. Küçük Adam. hangimizin açık saçık yayınla- Neden bağırıyorsun böyle. Onun bedenini öldürdün ama aklını öldüreme-din. giderek kuruduğunu hissediyorsun. bugün bile bu yaptığının farkında değilsin ve bu yüzden hâlâ bataklıktasın. ama korkakça. Bu yüzden bana bir siyasal suç yüklemenin. Bu dünyaya bir rastlantı sonucu gelmişsin. Danimarkalıyım. Bu adam devlet için bir tehlikedir. Sokrat zamanında da böyleydi. hangimizin şehvet düşkünü. sinsi sinsi öldürüyorsun. ve geldiğin gibi. onu da çırılçıplak gördüm ben. ona da aynı şeyi yaptılar. seni ilgilendiren tek şey. Aslında ne devlet senin umurunda ne de ulusun onuru. Ama tarihten ders almazsın ki sen. Senin doğal yapını. hasta bakım odamda gördüğüm haliyle kamuya açıklayacağım diye ödün kopuyor. korkudan tir tir titriyorsun. Sokrat'ı sen öldürdün. Sokrat'ı senin iyi ahlâkını hiçe saymakla suçladın. Neden bağırıyorsun böyle. Norveçliyim!» Bırak bu sözleri Küçük Adam! Sen hem bir Amerikan göçmeni hem de bir dünya göçmenisin. Anadan doğma bir göçmensin sen. Seni iyi tanırım. ama benden hiçbir şeyini gizleyemez. Küçük Adam. «Düzen»in çıkarları uğruna öldürmeyi sürdürüyorsun. hasta çocuğundan yaknııyor. bir an önce Başsavcılığa atanmaktır. Gösterişli giysilerini kuşandığında içindeki insanı gizliyor O. soruşturun. Bedeninin kaskatı kesildiğini. Beni herkesin önünde ahlâksızlıkla suçlarken doğrudan gözlerimin içine bakamazsın. İşte bu yüzden korkuyor ve yardım çağırıyorsun. Küçük Savcı Yardımcılarının istediği tek şey budur işte. Ama sana yardıma gelenlerde de benim hakikatimi bastıracak güç yok ki? Senin yardımcıların bile bana gelip karısından. biliyor musun? Korkuyorsun da ondan 66 67 . O bugün de senin o kurallarını hiçe sayıyor. biliyor musun? Korkuyorsun da ondan.

bunu adım gibi biliyorum. Hevesli göründün. yapış yapış ve hain. sen de istekliliğini sürdürdün. o bir kişi bendim. Kitabı kendi yayınevinde basmayı kabul etmedin. Kimin suçlu çıkacağı belli olmaz. Bunu ancak sen becerebilirsin. Ama bak. aldığım bu sonuçları senin yayınevlerinden birinde kitap haline getirmek istedim. Başkanın. Hitler'in. benim de sana benzediğimi sanırsın. Sende makinah tüfek. Bu sözlerime inanıp inanmayacağın umurumda değil. bana onursal rektörlük sanı bile verdin. çünkü kitap. Ama bu kez susarak. Rol bölümü yapılmış. senin kişiliğinin kabuk bağlamış olması nedeniyle iktidara geldiğini gördüm. 1928'de çalışmalarımız ilk somut sonuçlarını vermeye başladı. Gene büyük bir heves ve isteklilik gösterdin. 69 Uzayan hasret 68 . Kitap gene de yayımlandı. Küçük Adam. Küçük Adam. 1933 yılında. açık saçık fıkralardan pek hoşlanıyorsun Küçük Adam. Hangi önemli. ya da bir kadınla eyalet sınırını geçmekle ya da sokaktaki bir çocukla tatlı tatlı konuşmakla suçlayabilirsin beni. kitabı yokumsayarak öldürmeye kalktın. ya da önemsiz konumda olursan ol. bendeyse bilgi var evet. Biri sayıları kabarık olan tanışları arasında açık saçık fıkra anlatmayan tek bir kişi olduğunu söylemişti. senin. Bak. ancak senin ağzında bir suçlama niteliğine bürünebilir. Ve başka hiçbir şey bilmediğinden. çünkü «Başkan» ın kitaba karşı olduğunu açıklamıştı. biliyorum. İyisi mi sesini çıkarma sen. Bu yukarıdaki üç tümce. bir Hitler'i nasıl ürettiğini gösteriyordu. özel bir ses tonuyla. gelir vergimi yüz dolar eksik tuttuğumu kanıtlamayı başarabilirsin. Hitler iktidara yeni gelmişti. kötü bir sesle söyleyebilirsin bu sözcükleri.nn hayranı olduğunu çok iyi biliyorsun. ben sana benzemem ve bu konularda hiçbir zaman sana benzemedim. Yok. sen kendi varlığını şöyle yıkıyorsun: 1924 yılında insan kişiliğinin bilimsel bir incelemesinin yapılmasını önerdim. bunların hangi kaynaktan geldiğini de biliyorum.

Bunu 70 söylemekte sakınca görmüyorsun. hakikate yeğ tutuyorsun. gene öyle davranıyorsun: Varılacak hedefin ne olduğunu söylüyor ama ona nasıl erişileceğini açıklamıyorsun. «Maine eyaletinde doktor71 . insanların şu ya da bu çılgınlığa düşmelerinin. sevme edimi sırasında başka hayvanlarınki gibi kasılıp gevşeyememe-si nedeniyle bunun böyle olduğunu anlatmaya çalıştım. zihinsel bozuklukların (akıl hastalıklarının) önlenmesinin önemli olduğunu sana öğretmeye başladığım günden bugüne tam' yirmi iki uzun. ha? Daha ne kadar ağırbaşlılık dediğin o şeyi tıbbi yükümlülüklerine yeğ tutacaksın? Kullandığın taktiklerin. Ve binlerce yıl nasıl davrandınsa. bugün. Ancak. beğeniyorsun. Ama işi. Beni pis fıkralarına konu eden sen değil misin. Bunu ilk söylediğim günden yirmi iki yıl sonra. İnsanların gövdesinin. Bir teknisyen kalksa. sıkıntılı ve olaylarla dolu yıl geçti. Bireysel sağaltımın değil. uçma tekniklerini açıklasa. «Akıl hastalıklarını önlemek» istiyorsun. şu ya da bu belalara dolanmalarının zihin ve bedenlerinin kaskatı kesilmesinden. zararsız ve ağırbaşlı sözcükler bunlar sana göre.ayrıca analara. ama motorla pervanenin gizlerinden hiç söz etmese. Küçük ruh doktoru? Bedenleri güçsüz kocalar tarafından hırpalanan genç gelinlerin yakınmalarını duymadın mı hiç? Duydukları sevginin gereğini yerine getirememekten çatlayan ergin çocukların çektiği acıya tanık olmadın mı hiç? Gene de güvenliğinin hastalarından daha önemli olduğunu söylüyorsun. nasıl olur? İşte. «Bu ne işe yarar? Hastaları nasıl iyileştirir?» diye sormadın. sevme ve bunun tadını çıkarma yetisinden yoksun olmalarından kaynaklandığını öğrettim sana. Tam on iki yıl sustun. çünkü yasak. kalkmış dostlarına. buna benzer bir soru duymadım senden. Tasımdaki hoşafın tanelerini ayıklayıp yemeye varsın ama güllerimin dikenine katlanamazsın. Bir zamanlar ilgini çeken. 1946'da kitap ikinci basımını yaptı. zihinsel bozuklukların önlenmesinin önemli olduğunu söylüyorsun. övgünü kazanan kitabımdan hiç söz etmedin. boy gösteren cinsel yoksulluğa dokunmadan yapmak istiyorsun. Bugün bile hâlâ tutuyorsun kitabımı. cinsel organlarında duydukları heyecanların bastırılması gerektiğini ve bunun için de onları soluklarını tutmaya alıştırmaları için zorlamalarını söylüyordu. Cinsel yoksulluk sözcüklerini ağzına bile almıyorsun. İnsan kitlelerinin sevisel yaşamından söz edemiyorsun. Korkaksın sen. çocuklarının. Onun bir «klasik» olduğunu ilan ettin. sevgi duyma. ha? Bana «bedensel boşalma peygamberi» diyen sen değil misin? Ha. ruhsal-sağaltımın teknisyeni olan sen böyle davranıyorsun. Ve bir tıp doktoru olarak içinde bulunduğun bataklıktan çıkamıyorsun. milyonların yaşamına malolduğu gerçekliğini daha ne kadar görmezlikten geleceksin? Güvenliğini. bireysel sağaltımın değil. Yok. Yirmi iki yıl boyunca. Acun-sal Yaşam Enerjisi'ni bulduğumu duyduğunda.

neden kendine özgürlük sağlayamadığını. İnsanları «duvar dibine dikmekle» özgürlüğüne kavuştuğunu sanıyordun. Senin o küçük ruhsatlarının benim çalışmalarımı bozmaktan —ama azıcık bozmaktan— başka işe yaramayacağını. Bana kalırsa. gebertin. içindeki Küçük Adamın nasıl davrandığını anlatacağım sana. Sense 73 72 . gebertin!» Dur bir dakika. benden fazla bilgisi olmayan hiç kimsenin beni sınayamayacağını. Seni aşağılamak. çalışmalarımı engelleyemeyeceğini bilmiyorsun. Şimdi. «Gebertin şunu! Ulusun ve devrimci proletaryanın onurunu lekeliyor! Kurşuna dizin! Haydi duvar dibine!» Ne "Viva!" diye haykırman. Küçük Adam. öldürün!» Pekâlâ. Benim enstitümde şöyle bir olay oldu: Öldürün. heyecanlanma birden. «Şuna da bakın! Dünya proleterlerinin devrimci dalgasına dil uzatıyor! Demokrasiye dil uzatıyor! Gebertin şu karşı-devrimciyi! Kahrolsun karşı-devrimciler!» Dur. ne de "Gebertin!" diye bağırman seni amacına bir adım bile yaklaştıracak değildir.: gebertin! Öğrencilerim mikroskoplarının başına çökmüş. Bugüne dek hiç kimse. yalnızca. neden bugüne dek özgürlüğünü elde edemediğini ya da elinde tutamadığını göstermek istiyorum. sen ey demokratların ve bütün dünya proleterlerinin küçük Führer'i. gelecekte sahip olacağın gerçek özgürlük. küçültmek değil amacım. kısa keseceğim: Bir rastlantı sonucu özgür bir durum içinde bulunduğunda. yaşam zerreciklerini inceliyorlardı. ha? «Öldürün. Coşkusal vebanın ve yaşam enerjisinin bulgucusu olarak bu dünyanın her yanında bir anlam ifade ettiğimi. o kadar. Bu «harikulade fikir» çok hoşuna gitti. savaşa katılmak istedin. Bunu öğrenmek istemez misin. gelelim senin şu özgürlük sarhoşluğuna. Küçük Adam. senin Parti Kongrelerinde alacağın on binlerce karardan çok şu bir sorunun yanıtlanmasına bağlıdır. Diyelim çocuk ve erginlerde cinsel sağlığın sağlanma ve korunması üzerine çalışmalar yapan bir Enstitüde öğrencisin.luk yapma ruhsatı var mıymış» diye sordun. ya da sağladınsa neden hemen bir yeni efendiye teslim ettiğini sormadı. denetleyemeyeceğini bilmiyorsun. değil mi. Bir kerecik olsun kendini ayna karşısına diksene! «Öldürün. dur.

Gelip senin de incelemelere katılmanı önerdim. Bunun üzerine. seninle yaptığım ayrıntılı bir tartışma sonunda. sen de biliyorsun.Acunsal Yaşam Enerjisi toplayan aygıtta oturu-yordun. bu örgütlere böylesi iğrenç düşüncelerle yaklaştığın için dağıttım hepsini. Enstitüye ve onun temel fikrine karşı büyük bir kin ve aşağılama duyduğunu ve bu yüzden öyle uygunsuz davrandığını anladın. Bu pisliği askeri güçle. cinsel sağlığı savunan bir Enstitüde. Senin o «devrimci onur» şampiyonları. Daha sonra. Bu gibi olaylar «yalnızca savaşta 75 . arkadaşlarınla sokakta yürüyordunuz. çıplaktın. Bunu anlayınca aslında senin yaşantını iyileştirmene yardımcı olmak için kurulmuş olan bu örgütleri dağıttım. aklının yalnızca iğrenç ve açık-saçık şeylere çalıştığını herkes gibi. üstelik beş para bile vermeden gününü gün edeceğini umdun. Çok geçmeden. yaşantını iyileştirmek için büyük bir istek duyduğunu. Küçük Adam. Sen ve dostların. bir şey mi dedin? «Proletaryayı bozan kentsoylulardır. Hem ayrıca. ağzından yalnızca açık-saçık fıkraların çıktığını. toplantılara bu yüzden geldiğini sandım. Proleterlerin anayurdunda da böyle yapmışlardı: cinsel sorunların kendiliğinden çözümlenmesini beklemişlerdi. Özgürlüğünü poker fişi gibi harcadığına bir başka örnek vereyim.. Seni harekete geçiren dürtünün ne olduğunu ancak bir hayli zaman sonra anladım. proletaryanın cinsel sorunları kendiliğinden çözümlenecek. İşte bu yüzden kalktı bu örgütler ve sen. ama neden azarlamakta haklı olduğumu anlayamıyordun. Bunun sebebi neydi acaba Kü74 çük Adam? Başlangıçta bunun içtenlikli bir davranış olduğunu sandım. daha yüzyıllarca taşıyacaksın alnındaki bu karayı. bir kez daha bataklığın içindeki yerini korudun. benim gibi... bu türden bir özgürlük olmasını beklediğini itiraf ettin. kızların ve kadınların arasında tüm çıplaklığını sergiledin. Bunu sen de biliyorsun. Ne o. Böyle bir örgütün toplantısında bir kızla tanışmakta bir kötülük gördüğümden değil. Bunun sonucu Berlin'de görüldü: Proletaryanın askerleri gece sabahlara dek kadınların ırzına geçtiler. kısacası. Bir gece. Yaşamının her anında büyük bir cinsel açlık içinde bulunduğunu. mutsuzluğunun nedenini anlamayı ve bunu ortadan kaldırmayı öğrenmeni sağlayabilecek örgütler kurdum. Seni hemen azarladım. bu toplantılara oluk oluk akın ettiniz. karşı cinsten olan herkese büyük bir doymakbilmez-likle baktığını artık şu kadarcık çocuklar bile biliyor. Bense kendi payıma. senin bunu anlamamanın nedenini kavrayamamıştım. toplama aygıtından çırılçıplak kalktın. Buranın değişik türden yeni bir genelev olduğunu sandın. «dünya proleterlerinin askerleri» seni öyle bir lekelediler ki. kendine kolay yoldan bir kız bulacağını.» Bu sözleri çok duyduk. hep bir ağızdan şöyle bağırdığınızı duydum: «Kadın istiyoruz! Kadın istiyoruz!» Geleceğinden kaygı duyduğum için. dostlarınla sevgi konusunda konuştuğunda. Proletaryanın Führer'leri bu bozukluğu giderecek. yumruklarıyla temizleyecekler.

çocuklarda bulunan sevme yetisini anlamadığın nedeniyle de suçlamıyorum. önünüze geleni becerin. çekicilikten yoksunsun. sen de insanlığa cinsel bağımsızlığa kavuşmayı öğrettin: 'Gidin. yalnızca kendi çocuğun yok diye öğretmenlik ediyorsan.olur» diyorsun. hiçbir özel nitelik ve yeteneğin olmadığı halde. Bana geldi ve şunları söyledi: «Harikasın sen. acı bir kinle nefret etmen için yalnız bu durumun yeter. cinsel düzenlilik konusunda da inançlı görünüyordu. Sağlıklı çocukların içinde bulunan sevgiyi. biçimsiz bir görünümün var. Eğer sen. Çocukların cinselliğini doğru bir biçimde yönlendirebilmek için. çekicilikten ve sevme yetisinden yoksun oluşunu bir erdem saymak ve —eğer bir «ilerici okul »da çalışıyorsan— içindeki acı kinle çocuklarda bulunan sevgi'yi öldürmekle suçluyorum seni. verdiğin zararların haddi hesabı yok demektir. her şeyi ters anlarsın. Küçük Adam. böyle. senin yaşamında iğrenç bir yatak serüveni haline gelir. Sen. İşte bu yüzdendir ki tekrar tekrar ve de gidip gidip batağa saplanıyorsun. Führer niteliklerine sahip biri. Küçük Adam. Karl Marx nasıl insanlara ekonomik bağımsızlığa kavuşmanın yolunu gösterdiyse. demişim. insanin kendisinin sevgi denen şeyin ne olduğunu bilmesi ve sevgiyi yaşaması gerekmektedir. Neyle suçluyorum. Senin görevin çocukları eğitmektir.'» Ben. sağlıklı babalarına yabancılaştırdı77 76 . çekici bedenlerden derin. Eğitimi ciddiye alacak olursak. çocukların cinselliğini doğru bir biçimde yönlendirmek demektir. ha? Öyleyse gel bir başka öykü anlatayım sana: Proletaryanın diktatörlüğüne büyük bir coşkuyla inanan. dedin onlara. Oysa sen şişmansm. biliyor musun. Yaşam dolu. Seni şişman ya da çekicilikten yoksun olmakla suçluyor değilim! «Sevgi»nin tadını çıkaramamakla da suçluyor değilim seni (bunu sana verecek sağlıklı bir erkek görmedin). bu uğraşı seçmenin tek nedeni buysa eğer. çocukları eğitmek demek. Küçük Kadın. Neden söz ettiğimin bile farkında değilsin. Bu bir cinayettir işte çirkin Küçük Kadın. Benim sevgiyle sarılma de- diğim şey.

Özgürlüğün. bir fıçı gibi düşündüğün. içtenliğine güvenim var. bütün bunları yaşatmaya çabaladığın için zararlısın. Ama sen için için kendini bana bağımlı hissediyorsun. sağlıklı çocukları böylesi kadınların eline teslim ettiğin. geleceği görebilmek ve her şeyden de önemlisi gelişmek için bana gereksinmen var. bir başka ülkede. iyileştirme yöntemlerimi öğreterek büyük bir doktor olmanı sağladım. bir fıçı gibi eğittiğin için zararlısın sen. özgürlükten yoksun olma durumunun nerelerden beslendiğini öğrettim sana. böylece kendine özgüven sağlamak. Ama özgürlü- Fıçı gibi olduğun. Ben olmasam. tanınmamış bir pratisyen doktor olarak kalacaktın. bir fıçı gibi eğittiğin için. Buna hiçbir diyeceğim yok. günün her dakikasında nasıl engellendiğini. Sana bilgimi vererek. Bu yüzden böyle düşünüyor. Karşılığında hiçbir şey istemem. Bütün bunları sevinerek veririm sana Küçük Adam. bir fıçı gibi düşündüğün. küçüksün. bir çocukta bulunan sağlıklı sevgiyi hastalık belirtisi olarak gördüğün için zararlı. Dürüstlüğüne. çünkü kendi başına ve kendi olanaklarınla gelişme yetisinden yoksunsun. bir fıçı gibi sağda solda yuvarlandığın. Ama sen kalkıp.ğın için zararlı senin varlığın. bulgularımı bilimin hizmetine sunan bir kişi oldun. benim çalışmalarımı anlatan. Benden bilgi almak. Dilediğini yapmakta. Bak sen nasılsın. Gittin. Özgürlük konusunda terbiyesizlik ediyorsun. içlerinde bulunan acılığı ve zehirlerini sağlıklı ruhlara dökmesine gözyumduğun içindir ki. benim «ırzına geçtiğimi» söylüyorsun. bu yüzden böyledir. Fıçı gibi olduğun için. Alçakgönüllülük gösterip bir köşeye çekilmek yerine o fıçı görünümünü ve yapaylığını sahte gülümsemenin ardına gizlediğin acı kinini bu yaşama zorla kabul ettirmeye. küçük bir kasaba ya da köyde. sana verdiğim bilgiyi dilediğin yerde kullanmakta özgürsün. ve dünya. Ve sen Küçük Adam. sorumlu bir konuma getirildin. Küçük Adam. Küçük Adam: Büyük çabalarla durmadan çalışarak vardığım sonuçların ne olduğunu ve ne uğruna savaştığımı öğrenmek için bana geliyorsun. bu yüzden böyle yaşıyorsun. yapaylığını sahte gülümsemenin ardına gizliyorsun 78 79 .

Bir kartal. Nemli. civcivlerin büyüyüp kartal olacağını umar gene de. biliyor musun Küçük Adam? Başlangıçta kartal. karanlık vadilerde çook çok yükseklerde sarp kayaların üzerinde yaşadıklarından habersizdirler. 81 . Tek başına kalmış kartal gibi uzaklara bakmazlar. Kartalın kendilerine getirdiği yiyecekleri tıkınıp durmaktadırlar boyuna. yumurtalardan kartal yavruları çıkacağını. durmadan gagalamakta ve karınlarını doyurmaktadırlar. işte bu yüzden böyle. onlar bir kartalın kuluçkaya yatması sonucu dünyaya geldiklerinden habersizdirler. Bir kez daha kuluçkaya yatar. kendisi gibi çook çok yükseklerdeki yuvasından bakıp uzaklıkları görebilecek. Özgür olduğunu öne sürerek ve buna sığınarak. yumurtalardan civciv çıkıyor. İşte bu yüzden küçüksün sen Küçük Adam ve dünya. yeni düşünceler ve yeni yaşama biçimleri bulunduğunu anlayıp bunları arayabilecek büyük bir kartal olabileceği umudu. Özgürsün çünkü. Yağmur yağdığında ya da fırtına koptuğunda onun güçlü kanatlan altında ısınmakta. bunları büyütüp büyük kartallar yetiştireceğini sanır. Yani bu civcivlerden birinin. böylece yeni dünyalar. Bir de bakar ki. Kartalsa kendi gövdesini fırtınaya siper etmekte. Çaresizlik içinde bulunan kartal. korunmaktadırlar. Onu yemekten alıkoyan tek şey küçük bir umuttur. Kartal bu durumda. Üzgün ve yalnız kartalı yumurtalardan çıkan tavuk ve civcivleri yemekten alıkoyan şey yalnızca bu küçücük umuttur. büyüyüp kendisi gibi yetenekli. tavuk yumurtaları üzerine kuluç80 kaya yatsa ne olur.Kartalın altından çıkan civcivler ğü küstahlıkla karıştırmak köleliğin özgün özelliklerindendir. herhangi bir korumadan yoksun bulunmaktadır. Tavuklara ve yavrulara gelince. gıdaklayan tavuklarla civcivleri yeme itkisini bastırmak için çok uğraşmıştır. bir gün küçük bir kartal olabileceği. çalışmaların konusunda rapor yazmaktan kaçmıyorsun. bağımsızsın — işbirliği etmekten ve sorumluluktan bağımsız. sonuç aynı.

Onların kendisine kötülük yaptığını anlayan kartal ilkin bu tavukları parçalama isteği duyar. On83 . enflasyon nedeniyle çöküyor. bilimin ve tekniğin. Ne yapmalıyım? Bana yardım et!» Ya da: «Karım bana karşı cinsel istek duymuyor. diye umar. taşlar atmaktadırlar. bu tavuklar ona tuzaklar kurmakta. hep eğ82 reti. ölüm açlığı içindeler. senden kalabalık olan sürüler tarafından da yutuluyorsun. sinir nöbetlerine tutuluyor. civcivler çıkarmayı sürdürmektedir. Küçük Adam. Akbabalar sana leş yemeyi ve birkaç buğday tanesiyle yetinmeyi öğretti. Çünkü senin tavuklarından bazıları da akbaba yumurtaları üzerine kuluçkaya yattı. kabızlık çekiyor. Sana bir de «Heil. Belki. gelip gelip aynı soruları soruyorsun-. kartallara. yürekli ve yalnız olan birçok adam. yüzyıllardır aynı soruyu soruyorsun. sana bunu söyleyen büyük adamı da öldürüyorsun.Daha da kötüsü. akimi derslerine veremiyor. oysa biz tüm savaşları önlemek için yapmıştık son savaşı. Umutlarını yitirdiler. sevgin ve çocuklarına verdiğin eğitim. Ne yapmalıyız?» «Ne yapmalıyım?» «Ne yapabilirim?» Sonsuz geçmişten beri. yalayıp yutmaktan başka bir şey bilmeyen civcivler arasından kartal gibi olma yetisine sahip bir yaratık çıkar. Büyük. Milyonlarca insan yiyecekten yoksun. Heil. Şimdi büyük kitleler halinde açlıktan kıvranıyor ve ölüyorsun. onlara acımaya başlar. yüreği katı. Ve akbabalar. Bana işkence ediyor. Bu yüzden kuluçkaya yatmayı. bu yüzden sürüler halinde yaşıyor. çalıp çırpıyor. geceleri karabasanlarla uyanıyor. daha iyi geleceklere götürmek isteyen kartallara karşı olan Führ«rler haline geldi. Şimdi ne yapacağız?» Ya da: «Varlığıyla övündüğüm uygarlık. birbirlerini öldürüyor. Bunu bilmiyorsun. bugün bile umudunu yitirmiş değildir. «Çocuğum çok inatçı. beni hiç sevmiyor. insanlıktan çıkıyorlar. Büyük Akbaba!» diye haykırmayı öğrettiler. kültürün ve uygarlığın. ama gene de senin yumurtalarına kuluçkaya yatan kartallardan korkuyorsun. bu yüzden de akbabalara yem oluyorsun. Hakikati güvenliğe yeğ tutan bir yaşam biçimi içinde elde edilen büyük başarı ve bulgunun yazgısı şudur: Senin tarafından büyük bir açgözlülükle yalanıp yutulmak ve sonra gene senin tarafından dışkı olarak atılmak. Kartallardan korkuyorsun. her şeyi kırıp döküyor. bu yalnız önünü gören ve gıdaklamaktan. Yalnız kartal. Büyük bir bunalım içinde. korkunç bir savaş patladı. Sen bir kartal olmak istemiyorsun. ne yapman gerektiğini çoktan söyledi sana. seni daha ileriye. bilmek de istemiyorsun. Ama düşünür. Küçük Adam: Evini bir kum tepeciğinin üzerine kurmuşsun. Ne yapmalıyım? Söyle!» Ya da: «Yeni ve çok daha öldürgen. siperler ardına gizlenerek ona ucu sivri kaya parçaları. Yaptığın her şey eğreti. gün gelir. benzi soluk. bir yığın erkekle geziyor. yaşamın.

coşkusal hastalıkların çekirdeğinin cinsellik olduğu yolundaki açıklamasıyla. ha? Bu sorunun ciddi olduğunu sanmıyorum. küçük yanlışı seçtin. Freud'un. kültürel uyarlama kuramı arasında bir seçme yapman gerekti. elini değdirdiğin her konuda büyük doğruyu değil. yani kısacası. Her seferinde. korkuyor ve şunu soruyorsun: «Bay Jones ne der? Yargıç Smith ne der acaba?» Düşünürken de korkak davranıyorsun. sağırdın sen. Pek çok büyük adam söyledi sana: «Aslına dön — içinden gelen sesi dinle — gerçek duygularının buyruğuna uy — sevgiyi yeşert. toplumbilim öğretisinde. Hıristiyanlıkta. Sorunu yanıtlarsam.» Ama onların sözlerine kulaklarını tıkadın. çünkü çocuklarındaki sevgiyi daha doğmadan öldürüyorsun. Heil! diye haykırdın ve Untermensch'i seçtin sen. sense bedeninden korkarsın. Söylenenler uçsuz bucaksız çöllerde yitti. Demokratik bir anayasayla Stalin'in diktatörlüğü arasında bir seçme yapman gerekti. büyük hakikati değil de küçücük yanlışı yaşamının yolgöstericisi olarak gördün. senin çöllerinde yokoluyor Küçük Adam. doğallığa dayanamazsın çünkü. 85 . Dayanamadığm için de. çünkü içinde yaşamı duyma yetisinden yoksunsun. senin korkunç boşluğun içinde. çünkü gerçek düşünme eylemi. Sana hiçbir dayanak noktası tanımayan kültür felsefesini seçtin. çünkü kulakların bu sözlerden sağır olmuştu. onları ters tarafından yakaladın. Stalin'in diktatörlüğünü seçtin. Bunu neden yaptığını soruyorsun. kırıp döktün ve onları ortadan kaldırdın. hiçbir özgür. doğal davranışa karşı hoşgörülü davranamazsın Nietzsche'nin seni Übermensch'liğe (Üstüninsan'lığa) yükseltmesiyle Hitler'in Untermensch' liğe (Aşağıinsan'lığa) alçaltması arasında bir seçme yapman gerekti. hakikati söyleyen yalnızların sesiyse. Küçük Adam. Halkın egemenliği konusunda. hiçbir canlı ifadeye. hiçbir özgür. doğal davranışa karşı hoşgörülü davranamazsın.ların öğretilerini çarpıttın. sev. cinsellik kuramını bir kenara attın. hakikati işittiğinde önüne geleni öldürecek denli öfkeleneceksin: Evini derme-çatma kurdun ve bütün bunları böyle yaptın. gene onun. bedensel duygularla birarada gerçekleşir. 84 Hiçbir canlı ifadeye.

Papazların bekarlığını ve zorunlu evliliği seçtin. Almanya'da. insan adlı hayvanın dev yoksulluğunu aydınlatıyor. kalkmış onları asıyorsun. onur kırıcı sözler söylemeye zorlayarak işkence içinde öldürdün. ölürken. Şu yirminci yüzyılda. Julius Streicher ve Walter Rathenau arasında bir seçme yaptın: Rathenau' yu katlettin. kendi içindeki «yaşayan şey»i tümüyle bir kenara. bakışlarını bulandır-mamak gerekliyken kör kalabilmek için şok yöntemini seçtin. seninse ömürboyu ve de zorunlu olarak evli kalman konusundaki yasası arasında bir seçme yapman gerekti. atarak devlet fikrini seçtin. Hindistanlı Küçük Adam. Landau ve Mülsham vardı. Milyonları öldürmelerinden önce nerdeydin peki. onun gizleri konusunda yaptığım ve milyonlarca insanın yaşamını kurtaracak olan açıklamalarımı dinlemeye yeğ tuttun. papazların ömürboyu bekar. çocuğunu. nesnelerin değerini üreten tek şey olan sendeki yaşayan işgücünün üretkenliğini sağlama fikri ile devlet fikri arasında bir seçme yapmak durumunda kaldın. Fransız Devrimi sırasında acımasız Robes-pierre ile büyük Danton arasında bir seçme yapman gerekti. Engizisyon yöntemlerini bir kez daha dirilttin. gözlerini dört açmak. bir yanda Goering ve Himmler. Çocuk İsa'yı salt sevgisiyle doğuran yalın anasını bir kenara attın. Marx'ın. Akıl hastalıklarının belli bir açıdan değer86 lendirilmesiyle şok uygulamalı sağaltım arasında seçme yaptın. yoksa «Slav» mı olduğunu açıklığa kavuşturmaktan başka derdin yok. önemsiz şeylerin her biri. «Neden bütün bunları 87 . Küçük İtalyan ve sen Küçük Tries-teli Slav. Sen. benim. Kendi öz sefaletinin dev boyutlara vardığını anlamak zorunda kalmayasın diye.İsa'nın görkemli sadeliği ile Paul'ün. Bulgularından yararlanmakta olduğun büyük Galileo'yu. dünyanın her yanından gelen gemilerin bir limanı sanırdım! Hitler'cilerin milyonlarca insanı öldürmelerinden sonra. Himmler'i emniyet müdürü yaptın ve gerçek dostlarını öldürdün. o vakit ne düşünüyordun? Düzinelerle ceset oturup düşünmen için yeterli neden değil miydi? İnsanlığının kıpırdanması için milyonlarca ceset mi gerekliydi? Bu küçüklüklerin. Acımasızlığı seçtin. Kanser hücresi konusundaki bilgisizliğini. Kanser konusundaki saçmalıklarını gazete ve dergilerde durmadan yineliyorsun. yurdunda milyonlarca insan açlık çeker. İsa'nın. ineklerin kutsallığı konusunda Müslümanlarla çekişiyorsun. Diyeceksin ki. bir yanda Liebknecht. büyüklüğü ve inceliği darağacına gönderdin. Lodge ile Wilson arasında bir seçme yaptın: "Wilson'u öldürdün. Acımasız Engizisyonla Galileo'nun hakikati arasında seçme yaptın. Ben de şu Trieste'yi. Sen. karını ya da ananı kurtarabilecek bilgi konusunda suskun kalıyorsun. yanlardan birini seçmek durumunda kaldın. pılı pırtı içinde dolaşıyorsun ama Tri-este'nin «İtalyan» mı.

Rus ve Yahudi onurları!» diye bağırıyorsun. Böyle bir yasa. bütün meslekdaşlarına. sorumluluklarının şu kadarcığını yerine getirsey-din. büyük Fuhrer. Bırak çocuğun doğa (ya da «tanrı») nın yarattığı gibi büyüsün. «Heil. tanıt ya da sevgiye hasret yetişkinler okuluna değil de bir ıslahaneye gönder. çünkü onlar da. iyi ve kötü yanlarıyla sana benziyorlar. rüzgâr içeri doluyor.ciddiye alıyorsun? Bütün kötülüklerin sorumlusu sen misin bu dünyada?» Bunu söylemekle kendini mahkûm ediyorsun. dünya çok daha başka olurdu ve senin büyük dostların. evin derme-çatma ve sanki bir kum tepeciği üzerinde duruyor. kafandaki silindiri fırlat bir kenara. Boks maçı yerine kitaplığa. Bütün dünyadaki çalışanlara. ona dayak zoruyla öğrettiğin «disiplin ve düzen» nutukları çekmeyi sürdürüyorsun. içinden gelen ve seni tatlı tatlı okşayan sesi dinle. Hiçbir sorumluluk yüklenmediğin içindir ki. Pek çok büyük adam söyledi sana böyle davranman gerektiğini. yaptığın ufak tefek küçüklüklerden dolayı yaşamlarını yitirmezlerdi. artık seni sömüreni. onu herkese göster. karını kucaklamak için kimseden izin belgesi isteme. Yaşamını kendi ellerinde tutuyorsun. Küçük çocuklarının sevgisini. Eğer sen. «Benim iyi. Dedikodu kumkumalarını eleştir. çocuğum ve karım hasta. Başka ülkelerdeki insanlarla ilişki kur. yalnızca yaşam için çalışmaya kararlı olduğunu. milyonlarca insandan biri olan sen. büyük Doktorum!» diyorsun. «Yahudi saçması» sayıyorsun. Yaşasın Alman. artık ölüm için çalışmayacağını bildir. Bunun yerine. Komşu88 na boşver. Yanılsamalarını kaldır at. doyumsuz kadın ve erkeklere karşı koru. karının düşlediği sevgi. ondan daha fazla sömürme yarışını bırak. DOĞALLIĞINI YAŞA! Olduğun gibi görün. Koşa koşa bana geliyor. Doğayı düzeltmeye kalkışma. onu anlamaya ve korumaya çabala. içinden gelen şeyi dinle. Karın zatürreden yatıyor ve sen Küçük Adam. Altındaki döşeme çöküyor ama sen düşerken bile. DOĞRU DÜŞÜN. Kaya dediğim şudur: Senin içinde bulunan ama öldürdüğün doğal yapındır kaya. «proleterlik onurum» ya da «ulusal onurum» sağolsun. 89 . çocuğunun bedensel sevgisi. on altı yaşındayken kurduğun yaşam düşleridir. Ve en önemlisi. insan yaşamının ve iyi şeylerin korunması için bir yasa yarat. eğlenceler merkezi Coney Island'a gideceğine yabancı ülkelere git. Küçük Adam. ama sen. hele seçtiğin Führerlerin eline sakın verme onu. değerli. yerine hakikatin bir parçasını koy. Tavan başına çöküyor ama sen. ne yapacağım?» Yanıtım şu: Evini kayaların üzerine oturt. ben de hastayım. «Ne yapmalıyım şimdi? Evim çöküyor. diyorsun. Çalışma konusunda yol gösterici durumuna geldin-se. kimseye güvenip de bir başkasının. üzerine yaşamını kuracağın kayalardan oluşan sağlam bir temeli. evinin altındaki kayanın bir parçası olacaktır. şehvet-düşkünü. Su boruları patlamış. Cellatlarının ipine koşup idam edileceğine. Sırtındaki smokini. çocuğun boğuluyor. komşun da bundan hoşnut olacaktır.

Çünkü önümüzdeki yüzyıllar boyunca dostlarını öldürecek. ya da «Tanrının büyüklüğü» uğruna yaptığına inanacaksın. köreltiyorsun. delikanlılarının perişanlığını. zayıf bir kıvılcım halinde belirecek. yürekliliklerinin. duymayacaksın. Yüzyıllar boyunca. Bilmediğin ve de bilmek istemediğin tek bir şey var: Kendi zavallılığını saatten saate. İşte bütün bunları bilmiyorsun sen Küçük Adam. ilk kez kendi içine baktığında. «ulusal onur» uğruna. yavaş yavaş giderek ve karanlıkta el yordamıyla yolunu bulan biri gibi. sevgiyi çalıyorsun. bunu yaparken de. bütün halkların. ya da «devlet». böylece kendini tekrar tekrar aynı bataklığın içinde bulacaksın. Her geçen gün. her geçen onyıl. Çünkü yaşamdan korkuyorsun. çok korkuyorsun. öteki efendiyi göklere çıkaracaksın. hırslısın. Yüzyıllar boyunca. istemlerinin gelişmesine fırsat vermeden öldürüyorsun onları. bir efendiyi bırakıp. proleterlerin ve tüm ülkelerin Führerlerini. efendilerin olarak selâmlayacaksın. «bilmem ne» uğruna.Eğlenceler merkezi Coney Island Dinle. sonunda sen ve senin gibiler. Sonra. ince. özgüvenlerinin. kentsoylu bireyciliği deyip geçeceksin. dostunu — 91 . SENİN YAŞAMIN seni çağırdığında sağır kesilecek. Küçük Adam. sonunda. kadın ve erkeklerinin özlemlerini işit90 meyeceksin. başkalarına üstün olmak. »efendi» olabilmek için kapında köpek besliyorsun. varlığının korkunçluğu ve çirkinliği. onları yönetmek. Yüzyıllar boyunca yolunu sapıtacaksın. kendilerini bir şey sanan lâf ebelerinin dediklerini yapacaksın ve YAŞAM. ya da işitsen bile. bu arada kendi bebelerinin yakarılarını. çocuklarını anlamıyorsun. cellatların yardımıyla sağlayacağına inanacaksın. Küçük Adam. Yaşamı öldüreceksin. güçlü olmak için can atıyorsun. günden güne yaratmakta olan kendinsin. iktidar delisisin sen. ya şamın korunması gereken durumlarda kan dökeceksin ve özgürlüğü. genel bir toplumsal sefalet sonucu kitle halinde öleceksiniz. Bu senin içinde yanan ilk kıvılcım olacak. şimdi sana birkaç ciddi ve önemli kehanette bulunacağım: Bütün dünyanın yönetimini eline geçirmektesin ve bu yüzden korkudan tir tir titremektesin. her geçen hafta.

ormanda düşüne düşüne yürümenin. «Peki. kötü ve aşağılık yöntemlerle varılmaz. birtakım boş naralardan daha iyi olduğunu anlamaya başlayacaksın. anayasanın günlük yaşamda kökleşmesini sağlayacak biçimde davranmak yerine. çirkin yöntemlerin bile geçerli olduğunu sanıyorsun. Küçük Adam. Yanılıyorsun: Amaç. 93 . Amerikan Anayasan. eşini nasıl kucakladığına. her saat ne düşündüğüne.Yaşamdan korkuyorsun yaşamın sevgi. 92 sokaklarda tören yürüyüşü yapmaktan daha önemli olduğunu. sana anayasayla verilen özgürlükleri yanlış kullanıyor. ereklerime nasıl varacağım?» Senin o Hıristiyan sevgin. Belli bir ereğe varmak için her türlü aracın. vb. seni de kötü ya da insanlıkdışı yapmakta ve böylece ereğe varmanı da olanaksız kılmaktadır. Hiçbir büyük ereğe. çalışma ve bilgi üzerine kurulduğuna inanan adamı aramayı öğreneceksin. her gün ne yaptığına. ve çocuğuna nasıl davrandığına. senin yarınki yaşamındır. Ve alçakgönüllülüğün. onu anlamayı ye ona saygı duymayı öğreneceksin. Amerikan Anayasası'nı uygulama. iğrençliği ya da insancıllıktan uzak oluşu. Ereğe giden yolun kötülüğü. Yaptığın her toplumsal devrim bunun doğruluğunu gösterdi. aşağılık ve alçaklıkların. iyileştirmenin öldürmekten. Hıristiyan sevgisini yeşertme. Ama sen. ona varmak için yürüdüğün yoldadır. Bundan sonra yaşamın için kitaplığın boks maçından daha önemli olduğunu anlamaya başlayacaksın. sağlıklı bir özgüvenin ulusal bilinçten daha önemli olduğunu. Bugün attığın her adım. senin yaşamını baskı altında tutan. onu ortadan kaldırma yolu'nda çaba harcıyorsun. ama. seni sömüren kişi gibi olmamak yolunda ne gibi çabalar harcadığına bağlıdır. TOPLUMSAL SORUMLULUĞUN olan işine ne gözle baktığına.

Ortadan kaldırmak amacıyla uğrunda kavgaya durduğun şey. Biliyorum. kendi yaşamını daha da acımasızca horgörmeye başladın. çünkü seni ölüm açlığı çekerken gördüm ve ben de açlığın ne olduğunu bilirim. Kendi Führer'lerini iş başına getirmeye hâlâ çabaladığın durumlarda. çünkü bu gibi şeylere saygı göstermen. artık özgür bir Amerikalı. ya da Rus ya da Çinli olamayacağını sanıyorsun. Bir yeteneğin tanınması ne demek. bir kitabının arasında bulunan parti üyelik kartını kitapla birlikte yitirdiğin. insanın aşağılanmasını önlemek ve haklarını savunmak için kavgaya durdun. başarıya saygı denen şey tümüyle ortadan kalktı. yani smörgas-bord hiç çalınmaz.» dedin.. Yüzyıl önce sömürü vardı evet. akşam bedava yemekten bol bol tıkınabilmek için bütün gün yemek yemediğini söyledin bana. insan yaşamına değer verilmez. Küçük meselelerde sen böylesin işte. insan yaşamının hörgörülmesini. büyük şeyler veren. bütün açlar arasından. O günlerde yeryüzündeki tüm ezilen halkların Füh-rer'i olma yolundaydın. büyük şeyler ortaya koyan kimseye sahip çıkılır.Bir Alman göçmeni olarak. değil mi? Birçok yiyecek ve nefis yemekler ortaya konuluyor. kendi özyaşamın gibi korumak ve savunmak durumunda olduğun şeyi ortadan 95 . smörgas-bord dedikleri geleneği anımsıyorsun. Partinin «Kızıl Yardım »ının sana el uzatmadığını. Çirkin bir sevinç içinde. evet. evin kadını çalınmaz. haklarınsa hiç mi hiç tanınmıyor. Senin Führer' lerin. elde edilen büyük başarılara saygı gösterilir. ve «yardım»cılara kartını gösteremediğin için böyle yaptıklarını söyledin bana. «Bir çocuk gibi açlık içinde kıvrandım. ya da konukseverlik. buna karşılık. iyilikbilmezlik vardı. Küçük Adam. bir türlü anlamıyordun. Ama smörgasbord'u çaldığın zaman tüm açları doyuracağını söyleyen sen. beyaz ve kara olan açları ayırdedebiliyor demek. bilmezsin sen. kendi çocuklarının açlığını milyon kez artırdığını bilmiyorsun. Konuksever bir evde insanın yapmaması gereken şeyler vardır: örneğin sofrasındaki gümüş kaşık çalınmaz. ama aynı zamanda. onları tanıman halinde. büyük dostlarının yaptığı yorucu çalışmaların meyvalarını çalma olgusu başgösterdi. İsveçlilerin. kızıl. nasıl oluyor da insanların dürüstlüğüne bunca inanılıyor. İsveç konukseverliğini nasıl kötüye kullandığını gördüm. orada senin gücün yüzyıl öncekinden daha ağır bir biçimde sömürüldü. bunun yerine. Savaşa durdun da ne oldu. insanlar horgörülürdü. her zamankinden daha hırslı bir biçimde yeşermekte. Oysa biz biliyoruz ki insan denen tüm memeli hayvanla94 rın açlık çeken tek bir organizması vardır. büyük yetenekler kabul edilirdi.. Alman felaketinden sonra açlıktan ölmek üzere bir parkta yatarken gördüm seni. Büyüfe meselelerde de böylesin: Sanayileşme çağının getirdiği sömürüler karşısında kollan sıvayıp bu sömürülere son vermek. Sana göre bu yeni ve değişik bir şeydi. konuklar ne isterse dilediği kadar alıyorlar. Küçük Adam? Kendi küçük Führer'lerini nerede başa ge-tirdinse.

yatağından yuvarlanmış. ama saldırı karşısında kalmaya dayanamazsın. Konuşma ve eleştirme özgürlüğüyle sorumsuz gevezelik ve adi şakaları birbirine karıştırıyorsun. Hekimler Birliği ona karşı savaş açmış. «Özgürlük ve Barış» sağlamak için 96 yapılan savaş. ve hızını almış gidiyor. Onlar sana yol gösterebilirler. ulusun onur ve saygınlığını lekeliyor. İki tür ses tonu vardır: Dağların doruklarından esen fırtınaların uğultusu ve bir de senin yellenmen. Ve tüm-savaşlara-son-vermek-için yapılacak olan üçüncü savaştan ve bilmem kaçıncı savaştan sonra da bu böyle kalacaktır.» Eeh. Küçük Adam. bu şeyi bit gibi sardılar başına. «Koşun! Yetişin! Bunun pasaportunda bir eksiklik yok mu? Gerçekten bir Tıp Doktoru mu? Adı KİM KİMDİR kitabında yok. çaresizlik içinde yerde yatmaktasın. Avrupa'da üç yüz kilometre kadar dolaşmak mı istiyorsun. Çünkü sana bir şey verenden ça-lıyor. dilediğin yere gidebilirdin. Senin sinirsel perişanlığını iyileştiriyorum.» Dostlarının sana bir yaran olmaz. Doktorlarına. yelleniyorsun ve menekşe kokusu saldığını sanıyorsun. Bağlılığı «duygusallık» ya da «küçük-kentsoylu alışkanlığı» olarak nitelendiriyorsun. her zaman gizli bir siperden saldırıyorsun. ama özgürlük sağlayamazlar. kes artık Küçük Adam. Kanserinin nedenlerini buluyorum.kaldırdın. Bütün savaşlara son vermek üzere yapı- Pasaport lan ikinci savaşın bitiminden yıllar sonra. pasaport denen şeyi çıkardı. on ayrı ulusun konsolosluğundan izin almak zorundasın. uluslararası gezmelerde pasaport aranmıyordu. Saygısızlık göstermen gereken yerde el-etek öptüğünden. Bu yüzdendir ki. senin küçük Sağlık Bakanın farelerle deney yapmamı yasaklıyor. başarılara karşı saygılı olmayıysa kölece bir el-etek öpme sayıyorsun. Çünkü sen özgürlüğünü kendi ellerinle yokettin. büyük bir hırsla yıkmayı sürdürüyorsun. Eleştirmeye her an hazırsın. seni soyana bir şeyler veriyorsun. Başkalarına saldırmaya bayılıyorsun. bugün bile bu böyle. Tepetaklak duruyorsun. Seninki. yellenme sesi. «Şuna da bakın! Yurtseverliğime dil uzatıyor. böyle durmakla. özgürlük türküsünün eşliğinde danset-tiğini sanıyorsun. sen kalkmış KİM KİMDİR adlı kitapta adımın geçip geçmediğini soruyorsun. Gördüğün bu karabasandan uyanacaksın Küçük Adam ve göreceksin ki. ama eleştirilmek istemiyorsun ve bu nedenle de başkalarından kopu-yorsun. Birinci «Dünya Savaşı »ndan önce. seni hekimsel 97 . bağlılık göstermen gereken yerde nankörlük ettiğinden haberin bile yok.

değil mi! . Küçük Adam. Senin Sağlık Bakanının benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur. Hıristiyan. ben bu «gezegene ait» bir doktorum. Ben. Çünkü ben. çünkü binlerce yılın bakış açısından görebiliyorum seni. Daha mutlu ve daha insana yaraşır bir yaşam sürmeni istiyorum. senin kanserinin anlaşılmasını engellemek için koydukları yasaklamaları yürüte99 . sesini çıkaracak halin yok. Geçmişte. senin Hekimler Bir-liği'n kalktı beni polise ihbar etti. Küçük Adam. ya da İtalyan değilim. sevgini ve yaşama sevincini temsil ediyorum. bu bilim dalını da on. Yok. «evlilik gereği» işkence yapmak yerine onu mutlu etmeni istiyorum. Sağlık Bakanların ve Profesörlerin. sana söyleyeceklerimi. Sonunda senin yaşamını açıklayan yeni bir bilim dalı' kurdum. Oysa sana 98 göre yeryüzünde melek Amerikalılar ve canavar Japonlardan başka kimse yok. Bir zamanlar sana gereğinden çok inanıyordum ya hani. oysa onlar tıpkı Ortaçağlarda insanları zincir ya da kamçıyla «adam ettikleri» gibi elektrik şoku veriyorlar sana. kanlı elinde bir iple beni asmaya bile gelsen. senin yaşamını. Senin gücün bana yetmez. zevk duymanın işlevini yadsımaya kalkışarak. elindeki ip kendi boynuna dolandığında başka öğretiler karşısında nasıl hindi gibi kabarıp öttünse. Onu bana kimse veremez. Yaşamın çok sefil. acımasız.açıdan anlamayı öğrettim. Böyle iyileştirecekler seni. beni öldüremezsin. dünyayı içinde duymanı. Alman değilim. Amerika'da bir akıl hastanesine konuldum. Sağlık Bakanı. o vakit senden korkuyordum da. canlı. Kes sesini Sevgili Küçük Adam. Seni kurtarmak istiyor değilim. çok perişan. suratında maske. başın sıkışınca. sana bu konuşmayı yazıyorum Küçük Adam. dünya'nın yurttaşıyım ben. bu denetleyici. Kendi boynunu ipe dolamadan beni asamazsın sen Küçük Adam. Şimdi seni aştım. yüz ya da bin yıl içinde kendi ellerinle ortaya çıkarıp ondan yararlanacaksın. Akıl hastası-sın. Yahudi. hayır. «Tutun! Yakalayın şunu! Muayene edin! Akıl hastası mı? Doktorluk ruhsatı var mı? Özgür ülkemizin kralının izni olmadan doktorluk yapamayacağı yolunda bir Krallık Yasası çıkarın! Benim zevk işlevlerim konusunda deneyler yapıyor! Hapse tıkın! Ülkeden atın!» Dilediğim etkinliği göstermek için gerekli izni ben kendimden aldım. hastalığını bilimin ellerine teslim etmişsin. Bense. Kendinden korkma duygundan kurtulmanı istiyorum. çocuklarından nefret etmek yerine onları sevmeni. senin insanlığını. bu konuşmamı tamamlayacağım. yaşayan bir bedenin olsun istiyorum. Başına koyduğun yetkililerin. ama sırtında beyaz bir gecelik. sen bu gezegende yaşadığına göre. karına. Kasılmış bir beden yerine. deneylerimin doğru olmadığını açıkladı. Benim bulduğum hakikati bilmek yürekliliğini gösterebilseydi bir etkisi olurdu. senin doktorunum. Hastaneler Genel Denetimcisi denen ama aslında kendi halinde bir zavallı olan birini beni denetlemeye atadı. binlerce yıl geçmişten ve binlerce yıl gelecekten bakıyorum sana. güçlülerin nice güçsüz olduğunun başka kanıtlarını da ister misin? Senin yetkili kişilerin. Ama bu yüreklilik yok onda.

birçok kez senin yaşamını kurtardım. «Sınırdışı edin şunu! Dirlik ve düzeni umursamıyor. Benim ev sahibim de senin gibi biri.mediler. Seni bu dünyanın efendisi yapacak olan tek hakikat. bütün proleterlerin Führerini Almanya'da iktidara getireyim. bir Küçük Adamdı. «Hele ben. beni evinden çıkarmanı istedi. Onların yasaklamalarına karşın çalışmalarımı sürdürdüm. beni evden çı101 100 . Öte yandan ben. görsün o. Moskova'dan (ya da belki Berlin'den?) gelen parayla kendine ev aldı!» Anlamıyorsun Küçük Adam. mikroskopla incelemelerimi. Sendeki kanserli çürümenin nedenlerini anlamayı bu fareler sayesinde öğrendim ben Küçük Adam. Daima bulundukları yerde. sonsuz umudu yalnızca aynada. Kendisi komşumdu ve evimin bodrumunda deney fareleri beslediğimi biliyordu. Küçük Adam. İnsanın bir hayvan olduğunu söylüyor! Sınıf bilincimi yıkıyor!» Evet. Değişmez düşmanımın ülkesinden gelme bir casus bu. elinle tutamayacağın bir yerde görmek istiyorsun. Bak anlatayım bu iş nasıl oldu: Küçük yaşlı bir kadın farelerden korkuyordu. Benim işimi önemsemeyip İngiltere ve Fransa'lara gitmeleri fayda etmedi. duvarın dibine dikeceğiz bunu! Proleter gençliğimizi zehirliyor! Proletaryanın da tıpkı kentsoylu gibi sevme yetisinden yoksun olduğunu söylüyor! Gençlik örgütlerini geneleve çeviriyor. Sen. patoloji'de saplanıp kaldılar. bütün o sonsuz ideallerin ve ahlâklarınla geldin. çözümleme deneylerimi kesmedim. zavallı korkak kadın sana geldi. Fare etekliğinin altına ve ayaklarının arasına girecek diye ödü kopuyördu. bütün o yürekliliğin. kafanı ve iyiyi algılama yetini alıp götüren ideallerini yıkıyorum Küçük Adam. sıktığın yumruğun içindedir. Sevginin tadını çıkarmayı bilseydi böyle bir korku beslemeye- Sevişmek yasak! çekti yüreğinde. Sen.

Gizli ajanların da gelip evimde «casusluk kanıtları araması» yaptıktan sonra senin hakkında pek iyi şeyler söylemediler. Ama seninle aynı masaya oturmam. Çünkü istediğin tek şey. Hiçbir şey anlamadın sözlerimden. bu yüzden bütün bu kitaplar var bende. Ama duruşmalarımda oturup tepeden tırnağa kızarmana değmezdi bu yaptığın doğrusu. devletin bir küçük memuru olan sana acıdım. Çünkü sen. Kızıl Köpek!» Ben halkı değil. Bu kez Bronx ilçesinin küçük bir Yargıcı kılığındaydın Daha yüksek bir kürsüde oturma isteğin doyurulmamış bulunuyordu. Goethe ve Napolyon'un ve de Casanova'nın kitaplarının da bulunduğunu söyledim sana.. Küçük Yargıç. Alman olduğumu. Küçük Adam? Görevsever ve hırslı bir Başsavcı olarak. Seninle briç oynayabilir. bir kitaplığın ne işe yaradığını bilmezsin Küçük Adam. Bunu da sana birçok büyük adam söyledi. insanlığını kışkırtıyorum. senin özgüvenini. sen de buna dayanamıyorsun. Beni hapse koydun. çünkü onların haklarını korumak yerine. bir Rus casusu olduğumu söyledin. Küçük Yargıç. diye açıkladım. «Bunu hapse tıkın! Bu bir Faşisttir! Halkı horgörüyor!» Sen «halk» değilsin ki. Kitaplığımda Lenin ve Troçki'nin kitaplarını bulundurmakla suçladın beni. Daha sonra. Senin iyiliğin için fareleri inceleyebilmek. Daha önce hiç duymamıştın böyle bir açıklama. bir zavallı İnsan Hakları savunucususun. öylesine sefil ve perişan bir görünümün vardı ki. ya da dönüp. şakalaşabilirim. Bundan sonra ne yaptın. seninle gene karşılaştık. İnsanın coşkusal veba denen şeyi anlaması için onu bütün yanlarıyla ve çok yakından tanıması gereklidir. daha bü103 Kanser Araştırmaları 102 .kardın. mesleğinde ilerlemek için ünlü bir «tehlikeli adam»ı kullanmak istedin. «Troçkist bu! Hapse tıkın! Halkı kışkırtıyor. insanlara saygı duyuyorum. ama onların kitaplarını hiç okumazsın ki sen? Onlara hakikati söylemek gibi büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğum zaman. Çünkü sen. oy toplamak. kendi mesleğinde ilerlemeyi amaçlıyorsun. Sana. Halkı horgören asıl sensin.. Buda'nm ve İsa'nın. senin ve korkaklığın tarafından rahatsız edilmeden çalışabilmek için bir ev satın almak zorunda kaldım. Kitaplığımda Hitler'in.

bu büyük. ben Sokaktaki Ada105 . Adli Tıpta görevli. Küçük Adam! Ama biri benim selâm vermemi beklerse öfkelenirim. bütün proleterlerin Führer'i olacak nitelikteki bir Küçük Adama. Bütün görüşme ve tartışmalara katılmanı sağladım. Ancak şu anda seni bir yol arkadaşı olarak göremiyorum. yani sana göreyse. senin geleceğinin bir parçasıdır. «halkın sömürücüsü »ydü. Gittiğim uzak yerlere dek izleyemezsin beni. sen Temyiz Mahkemeleri Yargıcı. Bulgularım. korkudan ödün patlardı. Özgürlüğünü kötüye kullanmana birkaç gün göz yumdum. işe almamı önermişti.yük bir koltuğa oturmaktır. Onu öldürdün Küçük Adam. Küçük Adam. «büyüğün» ve «patronun »um. değil mi? Sen bir deneyodası yardımcısıydın. Küçük Adam. Anlayış gösterdim. sonra seninle bir konuşma yaptım. yalnızca meyhanede senden zarar gelmez. dünyadan elini eteğini çekmiş bir ruh doktoruna benim deneylerimden söz ettin. Daha önceki işinde sana. beni susturmak için gösterilen çabalar. Senin tasarılarının tersine bu savaşımlar. Sonra gittin. İnsanları selâmlamaktan hoşlanırım. biri seni eşsiz bir toplumcu ve iktidardaki partinin bir üyesi diye bana tanıtmış. kışkırtıcı bir tavır takındın. her alanda ve de tümüyle özgürdün. İyi bir aylık alıyordun. Başına geleni unutmadın umarım: Özgürlükten deli oldun. Dünyanın yönetimini devralıyorsun çünkü. iyi yürekli insana ne yaptın? Sen Bronx'lu Yargıca göre Wilson bir «düşçü»ydü. gazetelerin bana karşı savaş açmalarını sağlayan ve onları kışkırtan ikiyüzlülerden biri sendin. dünyanın boynuna geçirilmiş bir ilmiktir. Az daha beni de öldürüyordun. Senin adalet ve Führerlik anlayışın. çalışmalarımı on yıl ileriye götürdü. benim gittiğim yer-deyşe başıma ne gibi çoraplar öreceğin hiç belli olmaz. Bir arkadaş olarak. çünkü sana ve «görevine» inanıyordum. Özgürlüğe alışık değildin. İspiyonluk eden Sen'din. işinden çıkarmadım. çalışmalarım. Seni gelecekte neyin beklediğini azıcık bilsen. Ağzında pipon. çünkü ben. böyle biri olup çıkıyorsun işte. senden bir süre için ayrılıyorum. senin kafana göre. sorulmadan bir şey söylemen yasaklanmıştı. Artık sana hizmet etmeyeceğim. «Gebertin şunu! Benim. hiçbir iş yapmadığını gözlemledim. sana gerçek özgürlük verildiğinde küstahlık ettin. Wilson'a. boş sözlerinle. Gözlerinde yaşlarla 104 bu yeni düzen içinde ne yapacağını bilemediğini itiraf ettin. Eline özgürlük verildi mi. Sabahleyin deneyodasına geldiğinde. günlerce ortalıkta dolaştığını. seni düşünüyorum. On yıl önce benim bir deneyodam vardı. anımsıyorsun. önderinin karşısında sigara içme izni verilmiyordu. İşsiz kalmıştın. bütün proleterlerin Führer'i olacak adama. önce benim seni selâmlamamı bekliyordun. seninle ilgileniyorum diye yavaş yavaş işkence edilerek öldürülmek istemiyorum. Bu yüzden. aldırmazlığın yüzünden. ya da tüm proleterlerin Füh-reri olmak sevdasındasın yalnızca. Ama şimdi. Küçük Adam. kendi umutlarından korkmakla öldürdün onu.

büyük siyaset meselelerine burnumu sokmam. «Heil!» diye bağırıyorsun. ya da diktatörlerin izinde gitmemeni söylediği zaman neden görevini yapmıyorsun? Nerde kaldı senin görev-severliğin. Yaşasın!» Sen hiçbir şey değilsin. 107 Büyüklerine saygı gösterebilmek için. yalnızca gürültülere kulak vermeyi yeğliyorsun. gerçek görev duygusundan. «güldürü kitapların» hep cinayetlerle dolu. yerden yükseğe koyuyorsun . ne gücüm var da. Ya Amerika'da? Wil-son'a oynadığın oyunu düşün! «Şuna bakın.mm kurduğu uygarlığı küçümsüyor! Ben. hain ve zalimsin. ya da çocuklarına dayak atmamanı. gerçekler ses verdiğinde dinlemiyorsun. neler olup bittiğini bile bilmiyorsun.» Binlerce erkek. özgür de değilsin Küçük Adam. Sonra. beni yani Küçük Adamı suçluyor! Ben kim oluyorum. Küçük Adam. Bilgili kimseye öykünmeyi beceremiyorsun ama soyguncuya öykünmeyi çok iyi beceriyorsun. Küçük Adam. Bu uygarlığı kuran sen değilsin. politikaya burnunu sokacak adam değilsin ki? Biliyorum. Sen. neyi kurmakta olduğun konusunda hiçbir fikrin yoktur. onu «proletaryaya ihanet etmek »1e suçluyor ve sana sorumluluk almamanı söyleyen «tüm Proleterlerin Babası» na koşuyorsun. Avrupa'da. onları bir kaide üzerine. öyle mi Küçük Adam? Öylesine zararsızsın ki. radyo programların. Küçük Adam. Filmlerin. kendi görüşü olmayan zavallı bir şeytansın sen. hem de hiçbir şey. görevimi yaparım. patronumun dediğini yaparım. Özgürlük içinde yaşamasını bilemezsin bile. korkak. coşkusal vebayı utkuya götüren kimdi? Sen. Söyleyecek sözü. zararsız boyuneğmişliğin öyleyse? Yok. Özgürlüğün ne olduğu konusunda hiçbir fikrin yok. kadın ve çocuğu gaz odalarına götürürken de sana söylenenleri yapıyordun yalnızca. Bir kurma işinin içine girdiğinde. insan olmak ve insanlığı korumak sorumluluklarını duyma yetisinden yoksunsun. Birleşik Devletler Başkanlığını etkileyeceğim? Ben. ne yetkim. Aklı başında efendilerinden yalnızca birkaçı kurdu bu uygarlığı. Biri sana kurduğun şeyin sorumluluğunu almanı söylediğinde. Ama soruma kulak ver: Biri 106 sana yaptığın işten sorumlu olduğunu. Ayrıca. yüzlerce kez duydun bu sözü. demokrasiyle yönetilen özgür bir ülkenin özgür bir insanıyım.

beni öldü-remezsin ve uzağında olursam benim çalışmalarıma daha çok saygı gösterirsin. tanıyabilirsin. Viyana'da. Alman ya da ister Güney Afrikalı bir yerli ol. gerçekte ne olduğunu sana göstermek istiyorum. Asıl önemli olan sen değilsin. büyük adamların senden uzak durmasının nedeni budur. Eğitim Bakanlığı dediğin kurumla kendini çok iyi korumuş bulunuyorsun. «halkın iradesinin temsilcisi» kimliğine büründüğünde. Dünya. normal insanlar bu dünyayı yönetiyorlar. Delileri kilit altına koydun. Sana yakın olan şeyi aşağılıyorsun. «Hey! Şuna da balon! Onurumu zedeliyor! Görevimi lekeliyor!» Böyle bir şey yaptığım yok. bu sefaletin suçlusu kim? Sen değilsin elbet. Seni şu dünyada bir yürüyüşe çıkarmak. kendini ve değersizliğini yüzyıllar boyunca çeke çeke sürüklemen gerekecek. kendine bakabilme ve kendini tanıyabilme yetisine sahip olduğunu kanıtlarsan. Benim haklı olduğumu. Küçük Adam. Senin geleceğine daha iyi hizmet edebilmek için kendimi senden ayırıyorum. Küçük Adam. bir din örgütünün üyesi kimliğine büründüğünde neye benzediğini. Kendini bir "ho-mo normalis" olarak görüyorsun. onları bir kaide üzerine. tarihini yazmaya başlayalı beri. Ama yeni doğmuş çocuklarını düşündüğümde. kendini her yerde kolayca bulabilir. hoşlanmadığın bir gerçekle karşılaştığında. geçmişte ve şimdi. Büyüklerine ya da üstlerine saygı gösterebilmek için. yerden yükseğe koyuyorsun. bu cinayeti işlemeni önlemek için yakınına gelmeye kalkıyorum. iyice akimi yitirdi!» Biliyorum. sen yalnızca görevini yaparsın. sen kim oluyorsun ki kendine ait bir görüşün olacak? Biliyorum. hem. Çünkü uzağında olursam. delilik tanısını koymak- ta ne usta olduğunu biliyorum. Küçük Adam. ev yapan bir yapımcı işi bitirdiğini belirtmek için nasıl 109 tHomo normalis» 108 . Aynı zamanda şunu da iyi biliyorum ki. çok sevineceğim. Londra ve Berlin' de. Kendine bakma yürekliliğine sahipsen ister Fransız. Peki öyleyse. Ancak. yanına yaklaşmak kolay değil.Kendi kendinin efendisi olabilmen için. yinelemene gerek yok. hepsini kendi imgendeki «normal» insanoğluna benzetebilmek için onlara nasıl işkence ettiğini gözümün önüne getirince. «Megaloman bu! Delirdi.

Çirkin bu re-'simler. ama son derece yararlı. Senin torunlarının torunları benim çalışmalarımın mirasçısı olacak. Kalkıp da somut evler yapmak yerine. Küçük Adam. para için. Çalışmalarımın meyvasın-dan yararlanasın diye seni otuz yıl beklediğim gibi torununu da bekleyeceğim. Küçük Adam. Gömlek değiştirir gibi karar değiştirirler.» Tıpla ilgili olarak idrar tahlilinden başka bir şey bilmediğin içindir ki bu sözleri söylüyordun. Ama sen. kendine yakın olan birine saygı gösterme yetisinden yoksun olduğundan aramıza belli bir uzaklık koydum. Yüzyıl kadar önce. Çünkü kendini çok fazla açığa vurdun. Bugün Führerlerin olanlar. sen de öyle. Bunu ya110 pabilmek. somut bir kanıt göstermelisin. öyle büyük bir tehlike de yok bunlara bakmakta. yıllarımı aldı. Ben. Senin geleceğini düşünmeyi sürdüreceğim eskisi gibi. Peşimden gel şimdi. Sonra bir büyük adam çıktı. Senin tüm proleterlerin Führeri olacak nitelikteki adamların böylesine karmaşık değillerdir. Ben böyle değilim. anlattıklarımı dinlemeni beklerken. seni bırakıyorum. yarın. Dediğim gibi. Kaçma. sen de insanlığın geleceğinin senin ellerinde olduğunu kanıtlamak zorundasın. «Onurumu zedeliyor!» diye bağırmaz bir yapımcı. «Ulusal onur»u-na ya da «proletarya»ya sığınmış bir hain olarak gizlenemezsin artık.Ama yeni doğmuş çocuklarını düşündüğümde. sana senin ruhunu gösterdi. hepsini kendi imgendeki «normal» insanoğluna benzetebilmek için onlara nasıl işkence ettiğini gözümün önüne getirince somut bir kanıt — yani yapıyı göstermek zorun-daysa. sen «Kahrolsun Anamalcılık!» ya da «Kahrolsun Amerikan Anayasası!» diye bağırıp duruyordun. «Saçma!» dedin sen. beş para etmez gazetelere yazı yazarlar. Gün gelin . çünkü ben de savaştım. Senin bu düşüncenle savaşmak kırk yıl kadar sürdü. Evi gözümle görmeliyim. «'Ruhçözümlemesi' de ne oluyormuş! Şarlatanlık! İdrar çözümlemesi yapılabilir ama ruhun neresini çözümleyeceksin. sana birkaç resmini göstereceğim. içinde oturulabilir bir ev olmalı. yalnızca «ev yapma işi»nden söz ettiği-ni kendisine açıkladığında. Bunu biliyorum. ancak ruhunla bedenin arasındaki bağlantıyı bilememişti. makinalar kuran ve ruhların varlığını yadsıyan fizikçilere öykünmeyi öğrendin. Aynı biçimde. sayısız uykusuz ve acılı gece yaşadım.

Ama ben aynı yolu izlemeyi sürdürdüm ve «Acunsal Yaşam Enerjisi» diye adlandırdığım bu yaşam enerjisinin. aşağılayacak. gene aynı biçimde. senin yaşam enerjinin bir işlevi olduğunu. Sen iskambil oynar. bunu başkalarına göstermeyi de öğrendim ve bu deneyimin sonunda. Bunun için bir hastanın birkaç yıl süresince her gün bir saatliğine sana gelmesini sağlamak ve her saat için ondan belli bir ücret istemek yetiyordu. zihin denen şeyin varlığına inanmaya başladın. Yüreğinde saplantılarından doğan kuşkuların karanlık korkusu varsa. başka bir deyişle bedenle zihin arasında bir birlik bulunduğunu saptadım. ona inançsızlık gösterecek ve onu susmakla öldüreceksin. Hiç değişmedin. Ve onca yıl sonra. Korktuğun zamansa. Küçük Adam. orda burda Heil! Heil! diye bağıran ve «hiçbir şeyi beğenmeyen» bir Küçük Adam olarak kalacaksın. senin yaşam enerjini bulduğumu tekrar tekrar kanıtlayabilmek için. Darwin'den. iç salgı bezlerinin salgısından oluştuğunu kabul eden bir doktorsan. değil mi? «Demek artık garsonların tepsilerindeki bardaklar düşecek?» diye pis pis alay ettin. yaşamı sevdiğin zamanlarda yaşam enerjinin sana gelişme. havada da bulunduğunu saptadım. iki uzun yıl boyunca her gün. «doğaya dönmek istediği»dir. bu enerjiyi bedeninin merkezine çekiyor. Bu arada bilim. sustun. senin bedeninin dışında. 1945 yılında da ondan gene aynı umutsuzlukla söz ediyorsun. ilerleme olanağı sağladığını saptadım. Aradan birkaç yüzyıl geçti. Bu olguları buldum ve açıkladım. hiç oralı olmadan. Sen böylesin işte. 112 Zihnin. az önce izlediğin görüngünün (yaşam enerjisinin gözle görünmesinin) «telkin» sonucu olduğunu ve kendini bir ruh çağırma seansında sandığını söyleyeceksin. Küçük Adam. Bu durumu keşfettiğin an ve yalnız ve yalnız o an. çocuğunun canına okurken ben. saatlerce karanlık bir odada oturdum. kendini iyi hissettiğin. «bir elmanın ağaçtan düştüğünü gördüğü». Yerkürenin belli bir yerde kımıltısız durmadığı ve uzayda dönüp hareket ettiği olgusu bulunduğunda ne söylediğini anımsıyorsun. Giderek. onu orada tutuyordun. 1920 yılında nasıl umutsuzlukla yadsıdınsa. yalnız ve yal113 . bakımımın başarılı olmasının nedeni olarak «telkin» yöntemini kullandığımı söyleyeceksin. Tam on beş yıl. Rousseau'ya değgin bildiğin tek şeyse. ya da karına işkence eder.di. sen gene. Yaşam enerjisini bulmuştum. Bu enerjiyi karanlıkta görebilmeyi ve onu büyütüp ısıtan bir gereç yapmayı başardım. Zihninin çalışmasının. hasta insan zihninin bir doktora çok para kazandırabileceğini keşfettin. iyileştirdiğim hastalardan birine. Acunsal Yaşam Enerjisi sayesinde bir yığın para kazanacak ve gene aynı umursamazlık içinde. unutmuşsundur elbet. 1984 yılında. buluşlarımdan söz etmedin hiç. Newton konusunda bütün bildiğin. bedeninle ilgili bilgilerini sessizce geliştirmişti. Ruhun varlığını. enerjiyi gösterdiğim kişilerin de benim gördüğümü gördüklerini saptadım. Bu noktadan hareketle. Küçük Adam. zihnin ve Acunsal Yaşam Enerjisinin bulunması karşısında yaptığın gibi bir başka hakikati lekeleyecek.

onun iliğini kemiğini kurutuyorsun. anımsıyor musun. Acunsal Yaşam Enerjisinin varlığını sana «önerebilmek» için yirmi yıl süresince durup dinlenmeden çalıştığımı. boş ve hayvansı bir yaratıksın sen işte Küçük Adam. «vermek»le tat alabileceği kavramı da öylece yabancıdır. Şimdi. çünkü senin bedenindeki vebayı iyileştirmeyi gerçekten öğrendim. onu hemen «becermek» isteği duymamak kavramı sana nasıl yabancıysa. Yalnızca alırsın sen. şu altın köstekli küçük adam. Bir başka seferinde (o vakitler de Berlin'de bilmem hangi «kültürel örgütün» başkanıydın) yeniyetme kızları otomobillerle gezdirdiğim. olduğu gibi çıkarıyorsun bunları. eliaçık birinin peşini hiç bırakmıyor. İşte bu yüzden bataklıktan çıkmıyorsun. Çünkü duyduğuma göre. (bilimsel derneğin başkanıyken) kendi çocuklarıma. ama senin kökeninin acun-sal olduğunu öngören Kepler'imi hiçbir kitabe-vinde görmeye olanak yoktur. bir kimsenin ya 114 şamdan. hırsızlık yaptıktan sonra onurunu korumak için sana «veren »i lekeliyor. rahat rahat alıntılar yaptığın Faust'undan da sen onu anladın ancak. bu yolda didindiğimi ve koca bir serveti bu yolda feda ettiğimi sana açıklamak durumunda kalıyorum. onu orada kemiriyorsun. Onun bilgisi. Hemencecik. Senin o ardında zorunlu askerlik eğitiminden başka bir şey bırakmadan yitip giden Napolyon'un. Kanını emen sensin. Oysa sen buna inanmıyorsun. bu konuda çaldığın karaya da değinelim. Ya da. Kendi mutluluğunu çalma konusunda büyük olmayı becerebilseydin. tersine sen onun kan-emici olduğunu söylüyorsun. ama ruhsal kabızlık çektiğinden. bir kemiği çalıyor. kendi kökeninin maymundan geldiğini değil. Zekisin. korkak bir hırsızsın sen. Ama küçük.» Bunu anlıyorum: kişiyi kendin gibi biliyorsun. sonra da öte yanda. üreme organlarıyla oynamasının yasaklanmaması gerektiği konusunda bir yazı yazmam üzerine çıkarmıştın bu söylentiyi. Goethe' nin. öğrendin. şu «çocukları baştan çıkarma» sözünü etmişken. sana saygı duyardım. Vermeye gönüllü. Küçük Adam. sözcüğün tam anlamıyla deli olması gerekir. dayanılmaz bir koku salıyorlar. yerde sürünerek bir deliğe tıkılıyor. mutluluğu. küçük çocukları baştan çıkarmakla suçluyorsun onu. Nor-veç'de. 'Yaptığım bu büyük özveri hiç de boşa gitmedi. benim için şöyle demişsin: «Bir kimsenin deneyler yapma yolunda bunca para harcaması için. Bu yüzden Freud'un da sana bir kez söylediği üzere. Küçük Adam. Öylesine aptal. vermezsin. cinsel edimi izlettiğim söylentisini yaymıştın? Küçük çocukların. kitabevlerinde altın harflerle sergileniyor. Bir kedi matematikten ne anlarsa. onları ormana 115 . yaratma yetisinden yoksunsun. yararsız. ona deli ya da şarlatan diyorsun. büyüklüğüyle ükabasa tıkmıyorsun ama yuttuklarını sindiremiyorsun. Hani. Temel olan şeyden sıyrılmayı ve yanlışları benimsemeyi çok iyi beceriyorsun. Bu nedenle karşı cinsten biriyle bir arada olup da. gizlice. bunları'anlamana olanak yoktur.nız «koşullara uyarlanan ve güçlü olan canlının yaşamını sürdürebildiğini». Bu yüzdendir ki.

Ben. birçok Zenci. orada. Sefil. ben değilPeki ya sen. bir erkeğe sevgi verme yetisi gösterseydin. kocasından aldığından daha çok cinsel haz duyan zavallı «ırzına saldırılmış» kadın. küçük Beyaz kadın? Sonra da. o zavallı. 'Rus devriminin Kızları»nı hemen tanıyacaksınız. Siz. köle avcılarından oluşan hasta bir ırkın binlerce gü-vençli Aztek'i tuzağa düşürüp. ben değil. perişan bir korkaksın sen. Sen ne denli zararsız. anımsıyor musun? Ben. bir Zenci karşısında hiçbir cinsel istek duymuyorsun.götürüp baştan çıkardığım söylentisini yaydın. falan ya da filan devrimin zavallı kızları. «aşağı» bir «ırkın» kurbanını ırzına saldırmakla suçlayan sen değil misin? Ah. Köleliğin kaldırılması konusunda ne biliyorsunuz? Ne anladınız bu işten? Amerikan devrimcilerinin çabalarından ne anlarsınız? Sonradan «serbest rekabet piyasasına» devrettiğiniz köleleri sizin adınıza özgür bırakan Lincoln' den ne anlarsınız siz? Aynaya bakın ey devrimin kızları. yeniyetme genç kız. ne denli katıksız ve de bembeyaz bir kadınsın. sevgilimi ya da karımı severim. şoföründen. karını sevme yetisinden yoksun olan. ninelerin her iki durumda da gidip yıldızın ellerini öpeceklerdir. Mayflower gemisiyle geldiler bu ülkeye. Bu yüzden onu suçladın. bir film yıldızını düşlemiyor musun sanki? Onun resmini koynuna alıp yatmıyor musun? On sekiz yaşına bastığın yalanını uydurarak onu baştan çıkarmıyor musun? Sonra? Sonra yargı organlarına başvurup onu ırzına saldırmakla suçlamıyor musun? Film yıldızı. sen. suçlu ya da suçsuz bulunabilir. dedesi Afrika Zencilerini zincirlere vurup Amerika'ya sürüklemekle zengin olan bir Kuzeyli ya da Güneylisin 116 Şu ya da bu devrimin kızı sen. «Falan ya da Filan Devrimin Kızısın» sen. evet. Bunu ancak sen yaparsın. Beyazsın. Cinselliğini daha sağlıklı yaşayan Zenci şoförünü baştan çıkaran sen değil misin. Yahudi ya da işçinin yaşamı kurtarılmış 117 . katıksız bir yaratıksın. çaresiz yaratığı. ataların. gizlendiği siperinden sıktığı kurşunlarla öldüren acımasız ve kalleş bir Cortes'in soyundansın sen. bu yüzden de küçük kızları ormanda baştan çıkarmaktan hoşlanan ve bunu dileyip isteyen sensin. yeniyetme kızları yaşa-mımın hiçbir anında baştan çıkarmadım Küçük Adam. Yaşamın boyunca yalnızca bir kez. Film yıldızıyla yatmak istedin ama yatmanın getireceği sorumluluğu yüklenecek kadar yürekli değildin. za-vallı ve hakkı yenmiş kızcağız! Ya da sen. zavallı küçük kadın.

Atalarından kalma haz duyma yetilerini. ceylanları. Evet. ipiyle. sağlıklı kız ve oğlanlar sevginin tadını çıkarmaya ve onu 118 korumaya başlayınca. Toplum budur işte. sesini yüzyıllara çevirmiştir çünkü. Ama sen toplum değilsin ki. toplum marangozdur. doktor ve de fabrika işçisi'dir. Yaşam. gerek kızının bir erkeğe ne vakit sarılacağını ilân edip duruyorsun. katıksız. Beşyüz ya da bin yıla kalmaz. bahçıvan. «Toplum» benim. ne büyük bir rezalet besliyorsun. sevme yetilerini de anlamsız ve de açık saçık şehvetseverliğini de böylece Zencilerde öldürüyorsun. Saf Alman Irkının bakiresi olarak gördüğün işlev. diye soruyorum kendi kendime. kalçalarında lop lop sallanan yağa dönüştüren şişko Zenci kadından söz etmiyorum. saçma bir anıdan başka bir şey kalmayacak senden geriye. yüzyıllar boyunca kulaklarda çınlayacak. Acaba.olacaktı. Sen yaşam değil. Bu işi. (yaşayan şey) senin içinde yaşamıyor. Küçük. senin bir ayağın çukurda. Gergin ve kasılmış duran üreme organlarında ne büyük. falan ya da filan devrimin kızı. büyük adımlarla da ilerliyor. ceketli ve de üniformalar kuşanmış olan gergin ve kasılmış bedenli yaratıklarına bırakıyorum. Kanserli Kadın? Senden geriye tek bir iz kalmayacak. aklı başında olan hiç kimseyi ilgilendirmez. insanların içindeki «yaşayan şey »in sesi olan bu kadına konser salonlarını kapatan sen değil miydin. Ben «TOPLUM»un kendisiyim diye bir masal uydurdun. Bilmiyorum. yaşamın kendisiyle doyuyor «yaşayan şey». senin Küçük Adam'ın da. tertemiz sevgilerini. küçük. Ancak o. ama onun adı. Anderson. Lüks bir kalenin içine kapanıp dünyadan elini eteğini çekmenin nedenini anlı119 . Yahudi ve Hıristiyan gazetelerinde her gün açıklıyorsun toplum olduğunu. çünkü insandaki «yaşayan şey». Küçük Kadın. ya da. yoksa. Küçük ve Kanserli Kadın. Gel gör ki. işlerliğini yitirdi. devrimin kızı. ne uçsuz bucaksız bir iğrençlik. küçük adımlarla da. yumuşak bedenlerinden söz ediyorum. öğretmen. ama bu. gerek bunu. bilsen! Yook. kravatlı. karşında bir hukukçu ya da polis kesilecek değilim. Marian Anderson'a. kanserli. doğru. gergin kaslı. Nasıl ki kendi yaşamını çocuklarında öldürüyorsan. yabanıl ormanlarda yaşayan Zencilerdir. çocuğuna o da sevgiyi yasaklıyor mudur. yetiyor ona. onun çarpık görüntüsüsün. bunu yaydın Küçük Kadın. Zencilere çok yakın olan kuşları. biliyorum. Denver'de bir genelevde sana verilenle bir tuttuğunu bilmeyen kızlardan söz ediyorum. sincapları çok severim. Sözünü ettiğim Zenciler kolalı gömlekler ve bobstil giysiler kuşanan Harlem Zencileri değil. Rusya'nın gözde bakiresi ya da Devrimin Evrensel kızı olarak yaşamını sürdürüyorsun. suratı maskeleşmiş kadın değildir. kancası ve kurşunuyla yuttu bu saldığın oltayı. düşüncelerini de yüzyıllara çevirmiş midir. Falan ya da filan ülkeden cinsel açlık çeken birinin «düzdüğü» Güney Denizi Adalarının kıvrak. Marian Anderson. sömürüldüğünü ve horgörüldüğünü şimdilik daha anlamamış olan o canlıların yerinde olmak isterdin.

Servetler içinde yüzüyorsun. Bundan beşyüz yıl sonra. yaşamın ve onunla birlikte bedenindeki dokuların da çürüyüp kokuştuğu için mutsuzsun zavallı Küçük Kadın. Marangozların. senden korkmuyorum. yani. Küçük Kanserli Kadın. romatizmadan kıvrandığından. Oğulların serseri. ve bir «yasa ve düzen» kurbanı aramaktadır. Kabızlık çektiğinden. bahçıvanların. Başkanlar doğurdun ama onlara ancak küçük ve değersiz olma yeteneği verebildin. her zaman da böyleydin. Küçük Kadın. O da zaten Başsavcı ya da Baş Denetleyici olmak istiyordur. Ancak bu türden şeylerle kendini kurtaramazsın. Şu anda ne düşündüğün ya da ne söylediğin hiç önemli değil. sonunda Hiroşima'ya. «Hurrah. sonsuza dek öyle kalacakmış gibi gülümsüyorlar. yutmam. erkek ve çocukları uyaracak insanlık yoktu sende. kızların da orospu olduğu için. Benim hakikatim. İnsanlığın mutluluğu senin ellerindeydi. Eski Avusturya'da duydum. bana hiçbir şey yapamazsın.yorum elbet. Ne söyleyeceğini biliyorum Küçük Kadın. filan. ya da yeğenin. Bana hiçbir masal uyduramazsın. ama küçüksün. Nagazaki'ye atom bombalarını attın. Bu işlerin nasıl yürüdüğünü biliyorum. Vergi Denetleme memurunun yardımcısı. senin oğlun attı bu bombaları yeryüzüne demek istiyorum. Bu sözleri çok eskiden. İnsan olmak büyüklüğünü gösteremedin. mein Kaiser!» diye bağırdığını duydun mu? Duymadın ha? Tasalanma ama. seni çıplak gördüm çünkü. Çünkü Hiroşima ve Nagazaki'deki kadın. 120 tüm ırkını bombalayarak. Küçüklüğün ve değersizliğin kemiklerine işlemiş bulunuyor. yüzüne tonlarla boyadan oluşan bir maske koyduğundan. Bu bir tek bombayla. Şu anda böyle yapmıyorlarsa. Viyanalı bir arabacının. doktorların. Hiç. bunun nedenini. Onu çaya çağırıp kulağını bükmen. senden çok daha güçlüdür. seni haklı çıkaracak birçok neden var. Her şey senden yana. ikiniz de aynı havayı çalıyorsunuz. damadın Başsavcı yardımcısı. yâlnız ve yalnız dünyanın içinde bulunduğu sefil ve perişan durumda aramak gerekir. sessiz bir mezara gömdün. Sen de kendi mezar taşını yeryüzüne attın. haline gülecekler. ne haber. ben. önemsizliği karşısında başka ne yapabilirdin ki? Böyle bir veba karşısında yapılabilecek en akıllı işi yaptın. Devrim'in Kızı. bu yaptıklarına şaşacak. 121 . poker fişi gibi harcadın onu. İnsanlar göğüslerine madalyalar takılırken fotoğraflar çektiriyorlar. tüm sınıfını. bir daha dirilmemecesine gömdün üstelik. öğretmen ve fabrika işçilerinin küçüklüğü. Devrimin Küçük Kızı. ama karaya kara beyaza beyaz diyebilmeye yürekleri yok. lüks bir kalenin içinde yaşıyorsun. Yok Küçük Kadın. Bu nedenle. denize atılan küçük bir taş gibi sessizce ortadan kalkacaksın sen. Küçük Kadın. bana değgin bir iki söz söylemen yeterli. Amerikan Devrimi'nin Küçük Kızı! Dünya senin ellerindeydi. onu duymak için kendini dinlemen yeterli. Biliyorum. kocalarının «işi bittiği». Korkaksın. yaşamı yokumsadığından küçük ve değersizsin. ne yaptın. «ülkeyi savunman gerekiyordu» falan.

yaptığımız bu «Küçük Adamla Konuşma» ya da günümüzün herhangi bir doğru dürüst kitapçığı da bin ya da beşbin yıllık kültüre göre odur. Arada bir bataklıktan başını çıkarıp. Geriye doğru yüzyıllar ve ileriye doğru da binlerce yıl çerçevesi içinde düşünmeyi öğrenmelisin. Heil! diye bağırıyorsun 123 . bunu yaşam-ölüm sorunu yapıp. Bense akıllı ama korkak olduğunu söylüyorum. Bataklıktaki bir kurbağanın guaklaması bile yaşama senin bağırmandan daha yakındır.«işte sana tek-yanlı bir bağnazlık! Benim bu toplumda hiçbir işlevim yok mu yani?» Sana yalnızca hangi alanlarda küçük ve beş para etmez olduğunu gösterdim Küçük Adam ve de Küçük Kadın. seninle böyle konuşur muydum sanıyorsun? Önemli olduğun ve çok büyük sorumluluklar taşıdığın içindir ki. bu yüzden iki bin yıl önce söylediğin aptallıkları yineleyip duruyorsun. Bu korkunç yirminci yüzyıl. bugünün Dizel lokomotifine göre neyse. Küçük Adam! İnsan denen hayvanın korkunç sapmasını ve hastalıklı yozlaşmasını daha yeni yeni anlamaya. ilk canlı hücreden. sendeki bu gelişme açısından düşünmeyi öğrenmek zorundasın. bir dine bağlı olma zorunluluğu ve sevginin yasaklanması gibi aptallıklarına bir bitin hayvan postuna yapışması gibi yapışıyorsun. Önemsiz biri olsaydın. Zavallılığının bataklığında ne denli derinlere battığını görme yürekliliğini gös-teremiyorsun. Platon'dan bu yana ortaya çıkan her kültürel kuramı anlamsız hale getirdi. iki ayağı üzerinde yürüyebilen ama gene de doğru dürüst düşünemeyen insan adlı memeli hayvan haline gelmene değin geçen süreç açısından. İnsan kültürü henüz varlık göstermiş bile değil. Bense onun tohumu olduğunu söylüyorum. Yaşa- yan canlı açısından. Çok kısa dönemler sınırı içinde —kahvaltıyla yemek saati arasında geçen zamanda— düşünürsün sen her zaman Küçük Adam. Sana aptal olduğunu söylüyorlar. Heil! diye bağırıyorsun. «sınıf». hiçbir uygarlığın kölelerle kurulamayacağını söylüyorum. 122 Arada bir bataklıktan basını çıkarıp. «ulus» gibi. On ya da yirmi yıl önce olan şeyleri anımsayacak bir bellekten yoksunsun. Sana insan toplumunun süprüntüsü diyorlar. Yararlılığını ve önemini anlatmadım henüz. küçüklüğün ve anlamsızlığın son derece tehlikeli ve korkunç. Ben. çözmeye başlıyoruz. Binlerce yıl öncesi bulunan ilk tekerlek. Bu yetmiyormuş gibi «ırk». Uygarlığın kölelere gereksinmesi olduğunu söylüyorlar.

senin örgütlerine oldukça fazla para verdim. Kendi içindeki «yaşayan şey»den ölesiye korktuğunu öğrendim çünkü. gösteri yürüyüşü yapan çocuklarını çeşitli saldırılardan korumaya yardım ettiğimde de ölümü göze almıştım. senin hastalığını daha da iyi ve derinlemesine anlamayı öğrenmiş bulunuyordum. «ah. seni iyileştirmek için bütün paramı akıl sağlığı klinikleri kurmaya yatırdığımda da ölümü göze almıştım. Bilginin umut'a. ama coşkusal vebanın kol gezdiği 124 otuz korkunç yıl boyunca tek bir yararlı düşünce geçmedi aklından. kendi dünyan tümüyle yıkıldığı içindir ki. Evet. ondan daha sonra gelen Rusların yaptıklarını da dünyanın en büyük korkusu haline getirdin. iyimserim ben ve 125 . savaş başlamazdan önce bulunduğun yerdeydin. Sense. ama tek bir milimetre İLERİ kımıldamadın! Fransızların kurtuluşuyla kumar oynadın. Ben. doğru. Bu yüzden de. parlamentolarıma. senin uğrunda her şeyini feda etmeye hazır olan dünyayı büyük bir umutsuzluğa düşürdü. vah» diye bağırır. ölümlerle dolu bir yarım yüzyıl boyunca yalnızca yavan sözler çıktı ağzından. Şimdi de bana hakaret ediyorsun!» Ben seni içinde bulunduğun bataklıktan çıkaramam. bu korku senin. daha doğru düşünmene ve o zaman yaptığından daha doğru davranmana olanak bulunmadığını çok iyi anlıyorum. acı çektin. sen. bana «iyimser» diyorsun. sana yardım etmek. devrimi poker fişi gibi harcadın. açlık grevlerine katıldım. yirmi beş yıldır senin için savaşıyorum. çoğu kez sen. her seferinde bir işe doğru başlamana ve onu yanlış sonuçlandırmana neden oluyor. azıcık «sol »a gitmiştin. Yalnızca büyük ve yalnız yüreklerin sana öfkelenmeden. Şimdi. Umudu yalnızca kendi içine pompalıyorsun. Hiçbir karşılık almadan binlerce saat doktorluk ettim sana. tek bir aklı başında. senin uğruna düpedüz ölmeye hazırdım. varını yoğunu verdin. çünkü bu arada. mesleksel güvenliğimi ve ailemin. Bunu yapabilecek tek kişi sensin.«Neden beni bataklıktan çıkarmıyorsun? Neden benim parti toplantılarıma. Küçük Adam. senin için o ülke senin bu ülke benim dolaştım. iyileştirici söz etmedin. çünkü orada her zaman «Temel sorunları bırakın! Temel-olmayan konuları. umudumu yitirmedim. bütün dünyayı. içinden dışarıya değil. Belki «sağ »dan çok. ölüm cezası başımda Demoklesin kılıcı gibi asılı dururken seni otomobilime aldığımda. ikinci büyük savaş sona erdiğinde. Siyasal vebaya karşı verilen savaşta. benden yalnızca aldın. ayrıntıları tartışalım!» diye bağırıyorlar. ciğerlerini patlatırken ben ordan oraya koştum. doğru. diplomatik konferanslarıma katılmıyorsun peki? Sen bir hainsin! Benim için savaştın. Senin toplantı ve konferanslarına hiç katılmadım. yuvamın sıcaklığım senin uğrunda feda ettim. Doğru. yolaçtığını anlamıyorsun. gösteri yürüyüşlerine. Yalnızca kurtarılmak istiyordun. Bütün bu korkunç yıllar boyunca. seni aşağılamadan anlayabileceği bu korkunç başarısızlığın. yeniklik duygusuna kapılmadım. aldığın hiçbir şeyi de geri vermedin.

Daha sonra kederden öldün. Dünyaya egemen olma yolunda yaptığın ilk gi- rişimde uğradığın zavallı başarısızlıktan ötürü sana kızmıyordum artık. bana da söylediler. yıllar sonra. doğru yolda olduğumu. Sonunda gözlerimi açıp doğrudan yüzüne baktım. elini kolunu sallayarak sokaklarda dolaşamaz. ancak peşimden gelemeyeceğini biliyordun çünkü. hırsızlık yapan bir kimse. her şeyim gelecekle dolu. Ama giderek. bunun kaçınılmaz olarak böyle olması gerektiğini anlamaya başladım. Başlangıçta bir aşağılama ve kin duygusu sardı her yanımı. benim öğretilerimin sana ait olduğunu söyleyen sen değil misin? Bak. çok derin ve geniş uçurumlardan. ben yaşayan canlının işleyiş yasalarını buldum. çünkü insanda azıcık bir kendine karşı dürüst olma erdemi kırıntısı varsa. dağ yarıklarından atladığımı da anladın. kin ve aşağılama duygularımı bastırmasını sağlamayı öğrendim. O zamanlar. bir hacıyatmaz gibi ve de daha güçlü. vaktiyle gençlik hareketlerine katılmış ve iktidarsız olman nedeniyle yakında kalp hastalığından kıvranacak olan bir ruh doktoru. Ölmeden önce de.yüreğim. Ruhunun bir köşesinde böyle bir dürüstlük kırıntısı vardı. her zamankinden daha kararlı ve kesin bir tavırla karşına dikildiğimde korkudan ölecektin nerdeyse. ordan bili127 Sonunda gözlerimi açıp doğrudan yüzüne baktım 126 . Neden mi? Anlatayım: Yukarda anlattığım halinle —ki şimdi de öylesin— sana tutunduğum sürece. beni yoketmek için kazdığın derin çukurların üzerinden atladığım gibi. benim için orda burda «Delidir» diye bağırırken. yaşamını tehlikeye sokmadan başkasına karaçalamaz. son bir tekme daha indirdin bana. Küçük Adam. örgütteki dürüst kişiler bunu biliyordu. Küçük Adam. Kendi «önlemli» örgütlerinde. bir küçük ruh doktoruydun sen. Dostunu tepip düşmana yamandığında. senin dar-görüşlülüğün tekrar tekrar yüzüme bir şamar gibi iniyordu. benim sonumun geldiğini sandın. senin hastalığına karşı duyduğum anlayış'ın. Sana yardım ettiğimde bana yaptıklarını binlerce kez unuttum ve sen hasta olduğunu bana binlerce kez anımsattın. Yaşamı olduğu gibi yaşamana binlerce yıl engel olunduğu nedeniyle. Sen. Sonra.

dürüst olduğuna.yorum. geleceğin ve umudun sen olduğuna inandığım için kendi yaşamımı sana ve senin yaşamına adamıştım. coşkusal vebanın nasıl işlediğini kavramış bulunuyoruz. Çünkü bu arada. Şimdi artık. senin yaşam biçiminden açıkça ve kesinlikle ayı128 rırsam. Küçük Adam. Yok. Seni yadsımaya yürek ister. senin büyük geleceğinin yüce başlangıcı ve bütün küçük adamların tüm küçüklük ye yararsızlıklarının korkunç sonudur. Bu. biliyorum. Ne vakit açık saçık yayınlar yapılsa. Kısa bir süredir. kendini bu eleştirilere göre geliş129 . Küçük Adam. Yirmi beş yıldır yapmakta olduğum dev yanlışı daha dün ortaya çıkardım: sen'in yaşamı temsil ettiğine. Hepsi de ortadan yitti. Bunu gördükten sonra senin dargörüşlülüğün ve küçüklüğün içinde yokolmamaya karar verdim. Başkalarından yaşamın yasalarına uymasını istediğin gibi. Yaşam için tehlikeli olman nedeniyle. Küçük Adam. içinde bulunduğun durumdan uzaklaştırdım kendimi. İnsanlığından değil. başkaldırmaya başladı. yalnız ve yalnız o zaman. «yaşayan şey »in ve senin geleceğinin iyice ve derinlemesine incelenmesine önemli bir katkıda bulunabilirim. Ama sana acımadığım için ve senin zavallı Füh-rerlerin gibi küçük bir büyük adam olma isteği duymadığım içindir ki. senin varlığından. geleceğe yönelik çalışmalarımı sürdürebilirim. «yaşayan şey». Benim gibi daha birçok dürüst. Polonya'yı. işin ve başarılarınla. başkalarında eleştirdiğin şeyleri yapmaman. «Yaşayan şey»i. Polonya'ya saldırmaya karar verildiği anda. Yapılacak önemli işlerim var çünkü. dünyanın gidişini saptaman isteniyor. bir buyurgan yöneticiyi indirip yerine daha kötüsünü başa geçirmen istenmiyor. ama artık senin için özveride bulunmayacağım. senin çevrende. «cinsel hayvanlık» olmakla suçluyor coşkusal veba. Senden. Birisini öldürmeye karar verdiği anda. «Yaşayan şey»i buldum ben. taktikler insanı ancak ve ancak vakitsiz kazılmış bir mezara götürür. içimde duyduğum ve senin içinde aradığım «yaşayan şey»ie senin arandaki ayrımı çok iyi biliyor. kendisine uygulanan yanlış işlem karşısında. sefil ve acınası yüzünün ardında ne olduğu iyice görüldü. Yalnızca yaşayan yaşam uğruna her türlü özveriye gene hazırım. Küçük Adam. işlevlerini ve özelliklerini. sırtından bıçaklanmadan ve alnına karaçalınmadan hakikati savunmak olanaksız olduğundan kendimi senden uzaklaştır-dım. bu ikisini birbirine karıştırmıyorum. Senin ne mal olduğun artık anlaşıldı. Gene söylüyorum: senin geleceğinden değil. artık senin de her zamankinden daha sıkı bir biçimde yaşamın yasalarına uymanı istemeye başlıyorlar. insanlıkdışılığından ve beş para etmez-liğinden kopardım kendimi. askeri saldırı hazırlıkları içinde bulunmakla suçluyor coşkusal veba. dolambaçsız ve içten-likli insan «yaşayan şey»i senin içinde bulmayı umdu. o kişide öldürme eğiliminin başgös-terdiğini öne sürüyor hemen. sağlıklı yaşamı.

İyi cins bir köpek olduğunu hemen anladın ve şöyle dedin: «Onu zincire vursana. kısacası.tirmen bekleniyor. «çirkin maymunlar» diye söz ettiğini duydum. bir yabancı ülkeden yeni gelmiştin. Sense. proletaryanın ya da Dördüncü Reich'ın geleceğini ellerinde tutan sen. sorumluluktan kaçtığını (bağımsız olduğunu). geçmişte olduğundan daha az başarı göstereceksin.. yavaş yavaş. Köpeğim seni kokladı. gerçek yüzünü ortaya çıkarmaman olanaksız. Neyse. Ama inancım odur ki. herkese dostça davranan. sohbetsever maskenin ardında son derece kaba bir yaratık var 130 kılığında. bu işte. iş aramaya bana geldiydin. anılarını tazeliyeyim: Güzel bir öğle sonrası. neşeyle zıpladı. İnanmıyor musun bu dediğime? Gel. arada bir içki içmeyi severim ama içkici değilimdir). huysuzlaşsın. doymakbilmezliğini. yavaş yavaş. Dostsever. bu güzel dünyayı pis pis kokutan genel hastalığını herkes tanıyor. bu dünyada senden çok daha fazla düşmanım var ama gene de. Hani yağmurlu bir pazar günü. Ne büyük dedikoducu olduğunu.» «Zincire vurulmuş bir huysuz köpek istemiyorum ben.. bak. çok yavaş. bir köpeğe acı çektirmek. hasta iyileştirme odamda çok sık gördüğüm ve iyi tanıdığım bir yüz anlatımıyla şunları söyledin: «Şu batı kıyılarındaki Japonlara ne yapmak gerek. anımsadın mı? Hani. ilmiği her beş dakikada bir biraz daha küçülterek. Biliyorum. sen. biliyor musun? Hepsini birer birer ipe çekeceksin. Garson sözlerini onayladığını belirten bir tavırla başını salladı ve bu kahramansı erkekli131 .. düşmanlardan korunmak için bile olsa. Senin binlerce yıllık gizinin kapısını açacak anahtarı bulduk. havlasın? Bu köpek gereğinden çok dostluk gösteriyor insana. Yarım gün yanımda kalıp da. Sonra. Küçük Adam. ama hemen çabucak değil. Heill diye bağırmayı yeğlersin.. «Huysuz köpekleri sevmem.. onu bozmak istemiyorum.. Küçük Adam. birazcık da sarhoştun. Japonlardan. doğallığını yaşayan bir köpeği yeğliyorum.» Ey zavallı küçük oduncu. senin bedensel katılığın canımı sıkmıştı da çalışma yerimden kalkıp bir bara gitmiştim. Küçük Adam. biliyor artık. bir masaya oturup viski içmiştim (yo. bunu duymaktansa. bu kez bir oduncu Dostsever. böyle.» dedim. sohbetsever maskenin ardında son derece kaba bir yaratık var.» Elinle de nasıl yapacağını gösteriyordun. buzlu ve sodalı viski içiyordum.

senden kıyasıya nefret eden bu adamın sana bakmasıydi. değil mi? Daha yüzyıllarca sürecek sendeki bu istek. Ne kurşun sıkma ne de darağacına çekme seni içinde bulunduğun bataklıktan çekip çıkaramaz. ya da akıl hastalığına iyi gelmeyecek.. ya da bana böylece gözdağı verdin. yaşama sevgisine tutundu. çalışıyordun. Günümüzde herkesin genellikle yaptığı gibi yaşamın se133 . özgürlüğü seviyordu. Polis çağırmaya kalktın. birinin. beni yakından tanıyan» toplumcularla tanışmışsın. içinde kalan son yaşama isteği kırıntısının verdiği güçle ipini kopardı. sesini çıkarmıyor diye yıllarca sömürmüştünüz. bu konuda kafa yorsan olmaz mı? Olmaz. Böyle davranmakla yeni bir dünya kurabileceğini mi . elektrikli sandalyeye oturtacak ya da gaz odalarına tıkacaksın. gerçek bilim gibi sanat da zincirlere karşı hoşgörülü değildir. ne bağırsaklarındaki kabızlığı ne de kafandaki kabızlığı ge-çirmeyecek Küçük Adam. Küçük Kadın. Alman subaylarını. Kafanda böyle kötü tasarımlara yer vereceğine kendini mesleğinde geliştirmenin yollarını araşan. aslında senin mesleğin vardı. yardıma gereksinme duymasından yararlanıp. çünkü bu bağımsız olmak anlamına gelirdi: yıllar yılı yalnızca nefret ettiğin adamdan bağımsız olamazdın. bunların hiçbiri sevme yeteneğinden yoksun olduğun olgusunu değiştirmeyecek. kendine bak! Senden ayrılan erkeğe karşı duyduğun kin ve öfkeyle iyileştirme odamda ateş püskürdü-ğün günü anımsarsın. bunları bana yüklemiş oluyordun. buna gereksinmen yoktu. Büyük bir sa132 natçıydı o çünkü. Yeni doğmuş bir Japon bebeğini kollarına aldın mı hiç Küçük Yurtsever? Hayır. daha yüzyıllarca Japon casuslarını ipe çekecek. Özgürlük sevgisi duymasının bedeli olarak. «zayıf»sın. Oysa senin istediğin tek şey. Sen bir tip'sin. Kurtuluşunun tek yolu. İngiliz Monarşistlerini ve Yunan Direnişçilerini geberteceksin. Bunu söylemekle. onları vuracak. Biliyorum.sanıyorsun? «Benim her şeyimi bilen. ne yapacağını bilmez haldesin. Sonunda canına tak etti.yüreğini senden bağımsız kılacak kadar güçlü olmadığından. biliyorum. İşte bu yüzden kocanın yaşamını da yıkıyorsun ya. gerekçen şuydu: Onun çaresizliğinden. zavallı Küçük Kadın. romatizmalarına. Onu haketmediği yükümlülüklerden kurtarmada kendisine yardım edeceğimi biliyordun. Rus köylü kadınlarını. tek umudun budur. kuzen ve yeğenlerinle bir-likte yıllar yılı kan kusturmuştunuz adama. ama bunların hiçbiri. kendi kötü niyetlerini sergilemiş.ğine hayran kaldı. yani bu durumda. Öfkelendin. içinde duyduğun nefretten nefret ediyorsun. bütün parasını almak istiyormuşum. Bütün akrabalarına o bakıyordu. «anacığının dizinin dibinden ayn-lamaz»sın ve de «çaresiz»sin. Şöyle bir kendine bak. bu dünyayı yıkıma sürükleyen milyonlarca benzerin var. Amerikalı kaçakları kurşuna dizecek. Küçük Adam. bana geldi. yasaların öngördüğü nafakayı. aylığının üçte birini sana vermeye razıydı. kendi varlığına bile dayanamıyorsun. öyle dediler. teyzelerin. «yalnız»sın. anlamıyor musun. değil mi Küçük Kadın? Annen.

Sen namuslu ev kadını. mal-mülk konusundaki görüşlerimi. «Duyduk duymadık demeyin! Ahlâk denen şey sizi ilgilendiriyorsa dinleyin: Köşe başındaki evde bir ana-kız oturur. Artık hepsini biliyoruz. Küçük Adam. Eh. akşamları 135 . Toplumsal konumumun ne olduğu soruluyor. Kentimizdeki büyük bir üniversite. ya da özgür davrandığı. değil mi? Sen. halimi. Neden 134 durup durup da o saatte indirdi perdesini? İçerde ne yapıyor sanıyorsunuz? Biliyorum. Çok da meraklısın. er-geç susturulacaksın. senin düşse-verliğin yüzünden. Yanıtımı etkileyici buluyor herkes. «doğaya dönmek» istediği. değil mi? «Ey. ey Düşsever Küçük Kadın! Şimdi. İspiyonculuk etme ve karaçalına görevlerini sürdürmek istiyorsun. bunlar arasında. yalnızca çalıştığı ve seni biç umursamadığı gerekçesiyle masum komşunu hapse attırmak için fitnelik etmek istiyorsun. senin gerçeklikdışı düşüncelerin. Aslında seni ilgilendiren benim perdelerim değil. neden herkesin benim için kötü şeyler söylediğini anlıyor musun? Benim yaşama biçimimden ötürü değil. Kız. yüzeyselliğin yüzünden öyle diyorlar bana. ya da nazik olduğu nedeniyle. çocuklarına boş-verip onları yetimler yurduna gönderdiğidir. salt yaşama biçimini beğenmediğin. Buna izin vermeyin!» Doğru-dürüst ev kadınlarınız ve sadık yurttaşlarınız bu hakikat öğretmenine karşı bir dilekçe yazıyor ve profesör işe alınmıyor. Yargıçlar da Savcılar da senden yana çıkacaktır. hakikatimin yeşermesini engellemek asıl derdin. bir görevli şu soruyu yöneltiyor bana: «Bur-da garip bir durum göze çarpıyor. Federal Mahkemenin tutanak yazmanı Küçük Kadm. çünkü güzeî şeyleri değil yalnızca çirkin şeyleri görüyor ve duyuyorsun. o hiç kapamaz perdelerini. yurtseverler doğuran saygıdeğer kadm. dur hele. Bu işte bir iş var!» Hakikate böyle yöntemlerle karşı koymak sökmez artık. Dosyada. Rousseau konusunda da bildiğin tek şey. üç bilimsel ve yazınsal birliğin onur üyesi olduğumu. Bir sonraki duruşmada. kötüsün. kapı dinleyip duyduğun yarım yamalak sözleri insanlara karaçalmada kullanıyorsun. dürüst yurttaşlar! Bu adam bir Felsefe Profesörüdür. gençlerimize hocalık etmesi için ona bir kürsü verecektir. Polis. senin gibi ispiyoncuların adını açıklamadığı için kendini güvenlikte sayıyorsun. ikimizi de güldürüyor. Doğru mu?» Yaptığın bu küçük yanlış. Rusya ve demokrasiye değgin düşüncelerimi kâğıda geçiriyorsun. Uluslararası Plasmogeny Derneği'nin de bulunduğunu söylüyorum.line kapılmış gidiyorsun. çünkü içinde bulunduğun sefil durumdan nasıl sıyrılacağını onlar da bilmemektedirler. hâlâ gözümün önündesin: geçmişimi. Elbet. dört bin yıllık doğa felsefesinden daha güçlüsün ha? Ama artık ne mal olduğunu anlamaya başlıyor insanlar. İyi. Uluslararası Poligamy Derneği'nin Onur Üyesi olduğunuz yazılı. «Bak ne diyeceğim! Gecenin birinde perdelerini indirdiğini gördüm bu adamın. şunu da biliyorum ki.

ahlâklı Küçük Adam? KIZLARIMIZLA OĞULLARIMIZIN. Bu babalarla analar. «ahlâk ve düzen» anlayışını çok iyi biliyoruz artık. RAHAT RAHAT YAŞAMALARINI İSTİYORUZ. sabahın üçüne dek ışık yanardı evde!» De La Mettrie için de. hem de yanında bir kadın vardı!» Sen. onunla cinsel ilişkide bulunmak istemiş!» Bu «olmuş olay»ı anlatırken şehvetsever ağzının suları akıyor. Prens Rudolf'un. başkalarının karyola gıcırtısına kulak kabarttığın için bu ana cezalandırılıyor. Garson kızların poposuna çimdik atan sen değil misin. KARANLIK ÇIKMAZ SOKAKLARDA ANLATMALARINI DEĞİL. duyumları sağlıklı. bu. senin gibi eşcinsel özlemler bes136 lemedim hiçbir zaman. senin gibi. küçük kızları ayartma isteği duymadım. Yoksa kız neden evden koşarak çıksın ve gitsin? Kızla aynı evde oturuyordu. diyen sen değil miydin. senin kafandaki pis düşüncelerden hiçbiri yok bende Küçük Adam. neden biliyor musunuz. senin gibi sevgi hırsızlığı yapmadım ömrümde. zavallı küçük adam. yetişin!» Sen. Eleanor Roosevelt için vidaları gevşek. pisliklerden arınık kuşağının çekirdeğidirler. Küçük Adam? Sen. 86. müthiş bir pisboğazdı. ahlâkımızın korunmasını istiyoruz. yaşamını binlerce yıl poker fişi gibi harcamışsın ve bunca yıldır bataklığa saplanmış duruyorsun! «Yakalayın şunu! Bir Alman casusu bu. halktan biriyle evlendiğini söyleyen sen değil miydin. SEVGİLERİNİ BİRBİRLERİNE MERDİVEN ARALARINDA. Bir kadın yalnızca beni istediği ve ben de onu istediğim için sarıldım ona. falan Üniversitenin Rektörü için karısını başka bir adamla yakalamış diyen sen değil miydin. börek yerken boğuldu. uçkurunu toplaya toplaya kaçmak zorunda kalmış. «Ya buna ne dersiniz: bu adam sekreterine saldırdı. ömrümde bir kadının ırzına geçmedim —senin gibi— ve tek bir gün bile senin gibi kabızlık çekmedim. Küçük Adam. geleceğin bedenleri sağlıklı. bu dünyanın perişan yurttaşı. Ne mal olduğunu öyle açık bir biçimde ortaya koydun ki. perdeler de hep çekikti. şu köydeki öğretmenin bir âşığı var diyen sen değil misin? Bunları söyleyen sen değil misin. bu «olay» senin dışkının içinden çıkmıştır. kendimi.eve erkek arkadaşını alıyor! Kadını ev işletmekten mahkemeye verin! Fuhuş yapıyorlar! Polis. evren ışıklarının etkisiyle doğan o göz137 . delikanlıya saldırmış. Yeni yetişen kız ve erkek evlâtlarının sevgisine karşı anlayış gösteren ve onu koruyan aklı başında ve yürekli ana-babalara saygı göstermek istiyoruz. şu. senin yaptığın gibi «sergilemedim». Caddede gördüm onu. Mrs. ya da belki Rus casusu! Belki de İzlanda casusudur! Bir gün saat tam üçte. değil mi Küçük Adam? Biliyor musun ki. SEVMENİN MUTLULUĞUNU AÇIK AÇIK. «N'olmuş. duydunuz mu! Delikanlının biri rahatsızlığını geçirmek için buna gitmiş. sen yirminci yüzyılın Güçsüz Küçük Adamının pis uydurmacalarından hiçbirini aklından geçirmeyen. New York'da.

Küçüklüğünden ve değersizlik duygusundan arındığında. başlangıçta çok acıklı olacak. sen bugün seven de138 likanlıları ıslahanelere tıkıyorsan. 139 . yanlışlarla dolu.Solcu ahlâk uzmanı Acunsal Yaşam Enerjisini denetliyor kamaştırıcı Kuzey Işığında bir tahtakurusunu inceledin mi hiç. beş ya da on yüzyıl. Seni elde edecek olan tek şey. düşünmeye başlayacaksın. arılık duygusudur. tahtakurusuna benzeyen insanlar olunmasını önleyecek güçlü yasalar. ama hiçbiri seni o küçüklüğünden. arılık duyguna yenileceksin. aklı başında. bir ıvır-zıvır olmaktan kurtaramadı. onlara karşı ne denli kin duyarsan duy. Bunu adım gibi biliyorum Küçük Adam. ne bir Çar ya da ne bir «tüm proleterlerin babası» başarmış değildir. Sözünü. gizli saklı sevişecek. göstermelik bir adalet değil. amaçsız bir düşünme olacak. daha üç. — hakikat ve sevginin korunması için çok sıkı yasalar konacak. Nasıl ki. erişilemeyecek denli derinliklerinde bulunan kendi öz «temizlik». Bak. Onlar seni ancak köleleştirdiler. çeşit çeşit dalavereler çevirecek. coş-kusal vebadan kıvranacaksın. gün gelecek. engizisyonlarını yaşatacaksın. ama ciddi ciddi düşünmeye başlayacaksın. insanların yüzüne karaçalacak. içinde bulunan temizlik. Ama sonunda. bu yasalara uymak zorunda kalacaksın. seni elde etmeyi ne bir Kaiser. Senin de küçücük bir kuşkun olmasın. Sözüm-ona. yaşama karşı duyduğun özlemdir sana gerçekten egemen olabilecek tek şey. gerçek adalet ve incelik anlayışı içinde çalışacak değişik türden yargıçlar ve savcılar olacak bu dünyada. dürüst insanlarm yüzüne pislik attığında seni tımarhaneye tıkacaklar. şu anda kendi yapının derinliklerinde. Gün gelecek. Küçük Adam? Hayır mı dedin? «Evet» yanıtını beklemiyordum senden zaten. Biliyorum. ettiğim bu düşünme. onun bunun yüzüne gülüp ardından hançer saplayacak. yaşamın korunması için çok katı yasalar konacak ve sen. beni iyi dinle.

bin ya da beş bin yıl içinde neleri ARTIK YAPMAYACAĞINI bilebilirim. başına gelecek felâketleri nasıl da sezinlemediğini bir türlü anlayamayacaksın. son dört bin yıllık kendi «uygarlık »mı da ölçüp biçmeye başlayacaksın. tören yürüyüşleri. «Adama da bakın! Amma da düşsever! Neleri yapmayacağımı biliyor! Diktatör müdür nedir! » Hiç de diktatör değilim. ama ben diktatör olacak adam değilim. bunun nasıl olduğunu. O durumlar üzerine düşündüğün şeylerin tümden yanlış olduğunu görmek.Başkaları sana değgin düşünürken duydukları acıya nasıl yıllarca dayandılar. bir ağacın büyümesini çabuklaştıramazlarsa. Ama nasıl ki. Ama önümüzdeki beşyüz. anlaşmalar. Bizim duyduğumuz bu acı. Mars'a mı. allanıp pullanma. «Peki ya senin bu akıllılığın nerden geliyor?» Senin insan mantığının derinliklerinden geliyor benim akıllılığım. kendini düşünmenin getirdiği acılara dayanmayı ister istemez öğreneceksin. kurşun sıkmalar. gaz odasına gönderilmemek için neleri yapamayacağını söyler sana yalnızca. sessiz sessiz dişlerini sıkıp durdularsa. GELECEĞE BÎR BAKIŞ. seni düşündürecek. torunlarının torunları senin geçmişini okuyup öğrenme felaketinden korunabilir umuduyla avunacaksın belki. madalyalar. seferberlikler. Küçük Adam. savaş talimleri ve bombalamalardan başka bir şey yazmadıklarını görecek. geceleri evini aydınlatmak için güneş ışığı kullanıp kullanmayacağını da bilemem. bilemem. anlayacaktın bütün bunları. Geleceğinin nasıl olacağını söyleyemem sana. Senin diktatörlerin. güçsüzlüğün karşısında diktatör olmam işten bile değildi. bir papağan gibi davrandığın gerçeğini görecek ve işte bu gerçeği kabullenmeyi uzun süre onuruna yediremeyeceksin. yüze gülüp ardından sövmeler. Bu durumları yüzyıllar boyunca bir maymun gibi benimsediğin. bilmiyorum. Bir kez düşünmeye başladın mı. senin uzak gelecekte neler yapacağını da söyleyemezler. Önüne sürülen bütün bu hileleri. o yalancı dolmaları koyunsu bir sabırla yemekten başka bir işe yarasaydın. Uzay gemilerinin nasıl uçacağını ya da nasıl konacağını da bilemem. sen de. Umarız artık. herhangi bir «Koca Petro»ya dönüşmekten başka sonuç vermeyen bir büyük devrimi sahneye koyma olanakların ortadan kalkmış olur. şimdiki zaman içinde. ipe çekmeler. Bulduğum Acunsal Yaşam Enerjisiyle Ay'a mı çıkarsın. Bizim umudumuz da bu140 dur. Kendi gazetelerinin. nerden olacak! «Şuna da bakın! Aklını benim derinliklerimden alıyormuş! Lâf! Benim derinliğim yok 141 . işte o vakit. şaşkınlıktan ağzın bir karış açık kalacak. ateşkesler. Geçmişinden utanç duyacaksın. ustalıklı hileler. Gerçi senin bu küçüklüğün. sonra gene seferberlikler. doğru sandığın o düşüncelerinin ve tüm o yanlış fikirlerinin yalnızca bir yurtseverlik olduğunu görmek seni çılgına çevirecek.

yanlışlarını görecek. onları yinelemeyeceksin. oysa kendini bırakmalısın. Şimdi biraz anladın mı sıradan bir düşçü olmadığımı? Dinleyecek misin beni şimdi? «Eh. yani derinliklerinde bir derinlik olmasaydı. Dört bin yıllık kültürsüzlük çağında olanları nasıl yaptığını bir türlü anlayamayacağın. Kendi derinliklerinden ölesiye korkuyorsun. obur ve hırsız ruhlu adama tosluyorsun. Senin içindeki bu derinliği biliyorum. 142 Ben kim oluyorum ki kendi görüşüm olacakmış? 143 . Düşüp «bireyselliğini» yitirmekten korkuyorsun. Küçük Adam. görmüyorsun. küçük. yaptıklarına inanamayacağın için belli şeyleri yapmayacaksın. Bu yüzdendir ki. pekâlâ. gelecekte artık neleri kesinlikle yapmayacağını söyleyebilirim sana. kıskanç. bu yüzden onu duymuyor. bir doktor olarak taşıdığın kaygılan anlatmak üzere bana geldiğinde keşfettim o derinliği. acımasız. Kendine varmak için elinden geleni yaptığında bile. Küçük Adam. bu 'derinlik' dediği şey ne mene bir bireyci sözcük!» bu konuşmayı kaleme almazdım.ki? Hem. Seninle oturup bunları konuşmazdım. Eğer içinde. gidip gidip aynı yere. Güzel düşleri dinlemekten za- Bedensel boşalma gücü? Herhalde Sende derinlik olmaz mı hiç! Var. senin büyük geleceğindir. İçindeki bu derinlik. Bu yüzden derinliğe baktığında başın dönüyor ve bir uçurumun ke-narındaymışsın gibi dişlerin birbirine vuruyor. var ama sen bilmiyorsun.

Her Küçük Adam ve Küçük Kadının doğru ve yanlış görüşleri vardır.» Bak. senin «kamuoyu» dediğin şey. Artık yapmayacağın şeylerden en birincisi. kendine özgü görüşü olmayan ve «Ben kim oluyorum da. kendine özgü görüşleri olmayan. Yanlış görüşleri vardır. Küçük Adam. Şimdiye dek yaptıklarını sürdür. «İnsan toplumunun doğurucusu olmak için ne yapmalıyım?» Hiçbir şey. bundan utanacaksın. Kaçma. tarlalarla fabri-kalann yakılıp yıkılmak için o hale getirilme145 . çünkü başka Küçük Adam ve Küçük Kadınların yanlış görüşlerinden korkmaktadırlar. bütün Küçük Adam ve Küçük Kadınların görüşlerinin toplamıdır. «Amma da düşseversin be doktor! Kral Bezenikus'un. Korkma be Küçük Adam.. yeter. Örneğin sen artık «Adamdan sayılmadığına» inanmayacaksın. Bu korku yüzünden doğru görüşler dile getirilmez. fabrikaların kurşun yağmuruna tutuluyor. yani tarlalann buğday vermeye. «Ama benim görüşlerim konusunda kamuoyu ne der? Kendi fikrimi söyleyecek olsam bir meyva kurdu gibi ezerler beni!» Bak.» sözlerini dilinden düşürmeyen bir Küçük Adam olarak görmemektir. Özel.rar gelmez ya! Ama bil ki. Prens Şişinikus'un savaş yapmak ve beni askere almak. tarlalarını sür. Bütün bunları yapıyorsun aslında. askere alınıyorsun ve böyle bağırdığın içindir ki. zavallı bir Küçük Adamım ve böyle kalacağım. değişecek hiçbir şey yok. bildiğini savunsaydm. kaçma.. Senin görüşlerin var ve gelecekte bunların varlığını bilmemeyi.. Ben kim oluyorum da.. İnsan toplumunu doğuran ve geliştiren kişinin sen olduğunu öğrenecek ve bu bilgini 144 savunacaksın. tarlalarımı mayın tarlasına çevirmek. hastalarına bak. günün olaylarını gazetene yaz. asıl. beni dinle: Küçük Adam efsanesinin ardına gizleniyorsun. çünkü yaşamın seline kapılmaktan ve her şey bir yana çocukların ve onların çocukları uğruna yüzmek zorunda kal-mak'tan korkuyorsun. fabrikaların. sokaklarda sürünen. çocuklarını okula ya da oyun bahçelerine götür. onları savunmamayı ve açıklamamayı büyük bir ayıp sayacak. doğanın gizlerine her zamankinden daha yoğun bir biçimde eğil. Ben. çekicini indir. onları giz olmaktan çıkarmaya çalış. Sen. İnsan toplumunun doğumundan sorumlu olmak öylesine korkulacak bir şey değil. benim güzel doktorum. Ama bunların önemsiz olduğunu. silâh değil eşya ya da pabuç üretmeye yaradığını. kendini. ya da değişik bir şey yapacak değilsin. Kral Bezeni-kus ya da pırıl pırıl zırh kuşanmış Şövalye Prens Şişinikus'un yaptıkları önemlidir sanıyorsun. deneyodamı ya da çalıştığım yeri delik deşik etmek için yetiştirilmiş askerleri ve de silâhlan bulunduğunu bilmiyormuş gibi konuşuyorsun!» Askere alındığında ve fabrikaların delik deşik edildiğinde Heil diye bağırdığın içindir ki.

. senin. kendi soruna kendin yanıt vereceksin. işini yap.. Japonlar. Alman ya da proletarya ana-yurdunun onuru için yaptığını sanmaktadırlar. Barbarlar ya da Almanlar. çalış. öyle dalıp dalıp gitmene neden olan SAVAŞ OLMAYACAKTIR. işim bittikten sonra çocuklarımla oynamak. kendi görüşünün doğru. senin bu işi çocuklarının karnını doyurmak. bu bilince vardığın an. GÖĞSÜNÜ GERE GERE YAPTIĞIN AN. Bu sorulara yanıt vermek için diplomatlara gereksinmen olmayacak artık. İŞTE BUNLARI BÜTÜN İÇTENLİĞİNLE. Ruslar ya da bilmem-kimler zorla üzerime saldırır. (Senin o «Meçhul Asker»ini de çok iyi tanırım. «Ben kim oluyorum.» diye sormadığın. Ama bak sen şunu anlamıyorsun bir türlü: Tüm ulusların «Barbarlar»ı ömründe hiç çalışmamış olan Prens Şişinikus'un savaş çağrısı üzerine Heil! diye bağırıp duran milyonlarca Küçük Adamdan başka bir şey değildir. pırıltılı zırhlar kuşanmış bir Şövalye olan Prens Şişinikus'un askerleri de olmazdı. silâhları da. çocuklarının mutluluk içinde büyümesini engelleme. çook uzaklardaki bir «zafer meydanında» dolu dolu gözlerle gökyüzüne bakmana. Senin Kral Bezenikus'un ya da Şişinikus'un bu gibi şeyleri bilmezler. kendi görüşü olduğunu kabul etmeyen ve «Hem ben kim oluyorum da. karını sev. İtalya dağlarında savaşırken tanıdım onu. askere alınıp cepheye gönderildiğimde karım hüngür hüngür ağlıyor. «İyi güzel ama. Küçük Adam.) 147 . ya da tüm proleterlerin Mareşalinin sendeki ulusal bilinci ayağının altında ezmesine izin vermek yerine. Pazar günleri ezgiler söylemek. bir kimse olduğunu bildiğin. Şu ya da bu ulusun Barbarı sana saldırdığında tüfeğine yapışacaksın. karımı sevmek istiyorum. karını. öksüz çocuklarının sokaklarda açlıktan ölmesine neden olan. onlar da tıpkı senin gibi adamdan sayılmadıkla-nna inanmakta ve «Ben kim oluyorum ki kendi görüşüm olacakmış?» demektedirler. tarla ya da fabrikanın ölüme değil. O da senin gibi. proleter orduları topraklarımı kuşattığında çocuklarım ölüm açlığı çekiyor.diğini söyleseydin. çünkü tek bir gün bile tarlada. buna inandığın an. «Peki ben ne yapayım? Savaştan nefret ediyorum. Prens Şişinikus.» diyen bir Küçük Adamdır. sırtını giydirmek için değil. Toprağımı işlemekten başka dileğim yok benim. bana savaş açarsa ne yapacağım? Evimi. onlara özgüveninle ve çalışma bilinciyle karşı koymalısın. ben işim için. fabrikada ya da laboratuarda çalışmış değillerdir. Bunu gerçekleştirmek için ne yapmalıyım?» Her zaman yaptığın ve yapmak istediğin şeyi. yaşama hizmet etmek durumunda olduğunu anladığın. yuvamı savunacak değil miyim?» Haklısın Küçük Adam. karım ve ço146 cuklarım için yaşamak isterken. Heil! diye bağırmak ve «Meçhul Asker» anıtlarına çiçekler koymak yerine. tüm proleterlerin anayurdunun cinsel açlıktan kıvranan askerlerinin acımasına bırakan. çalıp oynamak istiyorum. milyonlarca ceset yığılıyor sokaklarda.

savaşların çıkmasını önlemek için yapılacak tek şeyin. o bu işten anlamaz. bombayı. «Yaşasın kültür ve teknik!» Ama bak. böylesine küçük. deneyodamda başladı yeni bir çağ. bir tek atom bombası yüz binlerce insanı bir anda öldürebilir!» Daha hâlâ doğru düşünmüyorsun Küçük Adam. ya da. sıkıntıdan ölmeye devam ediyorsun. «Heil» diye bağırıyorsun. çünkü yolun bulunduğu yöne bakmıyorsun. buğdayını talan etmeleri için 149 . açık seçik. suskunluğunla boğuyor ve kanserden ölmeye devam ediyorsun. ya da herhangi bir Barbarlar ülkesindeki Küçük Adamı tanıyabilir. kişinin işini doğru dürüst yapması ve doğru dürüst sevmesi olduğuna inandırabilirsin onu. Bunun için yalnızca. Benim Acunsal Enerjimin çeşitli hastalıkları iyileştirebileceğini söyledim sana. Bunu yapmakla. dönüp dolaşıp aynı şeye. son nefesinde. Eğer sen. sana ve senin doğru ya da yapay düşünmene bağlı her şey. etkini kullanır. gün gelecek. Yani. Bunun için yalnızca. Savaşa gidip gitmemek. artık Heil! diye bağırmayacaksın. bunu biliyorsun Küçük Adam. tümüyle senin elinde. ama ölürken bile. Kendi yarattığın labirentin içinde dönüp duruyor. sana dayanıyor iş. bulduğun şeyin öldürücü bir silâhtan başka bir şey olmadığını çok iyi bildiğin halde. bilmezlikten geliyor. yaşam için çalıştığını bilmen gerek. yaptıkları iyi ve kötü işlerle. Yeni bir çağ. doktor. doğru düşünmüyorsun. ancak mikroskopla seçilebilen bir cisim kadar küçük bir adam olmasaydın. Başladı evet. Ama duymazlıktan. Amerika'nın bir ucunda bulunan son derece verimli. bunu yapamamışsan. ama senin düşündüğün gibi değil. Küçük Adam. anlıyor musun. tıpatıp sana benzediğini bilmen gerek. baba ya da koca olarak yapman gereken iş konusundaki doğru görüşünü ona anlatabilir. senin o fizik biliminin vardığı çıkmaz sokağa girmiş oluyorsun. kesin bir dille ona karşı koyar. Küçük Adam. Er ya da geç —bu da sana bağlı— gün gelecek. «İyi. hoş. «atom enerjisi çağı» başladı sanıyorsun. Çin. yani Japonya.Kardeşini. çıkış yolunu bir türlü bulamıyorsun. tarlalarını. bu yeryüzündeki tüm Küçük Adamların iyi ve kötü yönleriyle. bir yıkma bilinci yerine yapma bilinci geliştirir ve atom bombasının bu dünyayı paramparça etmesini önleyecek yollan bulurdun. Öte 148 yanda. Küçük Adam: Göz göre göre kendi mezarını kendin kazdın. Sen sanıyor musun ki. pırıl pırıl zırhlar kuşanmış bir Şövalye olan Prens Şişinikus* un yapıyor o senin atom bombalarını? Hayır. ölüm için değil. bir işçi. atom bombası yapmayı bırakmak yerine Heil! diye bağıran Küçük Adamların elinden çıkıyor onlar. işlemez hale getirirdin. yirminci yüzyılın en büyük bilim adamı olan sen. şunu şuraya yazıyorum. kırık bir yürekle. o uğursuz atom enerjisinin kanserlerini ve romatizmalarını iyileştireceğini vaat ediyorsun Küçük Adamlara. Senin cehenneminde değil. söylediklerimi yapmıyor. ama şimdi bunlar bir de atom bombası çıkardılar. çiftçi.

bir evlenme cüzdanına gösterdiğinden daha büyük bir saygı duyduğun zaman güzel olacak yaşamın. Canlılık. eğer bir hiç olduğunu ve kendi görüşünün bulunamayacağını sanmaktan vazgeçsen. ha?» Orasını ben bilmem. Küçük Adam. Onu mu yaparsın. Küçük Adam. Dünya denen bu kentin dışına. eğer artık Heil! diye haykırmasan. çalışmıyorsun. senin içinde var. çocuğun. ne zaman güvenlik içinde olacağını soruyorsun. fabrikalarının kurşunlarla delik deşik edilmesi için çalışmayacaksın. varlığının bir köşesinde. düşüncelerin uyumlu. bilemem. oysa biz çalışmaktan söz ediyoruz. büyük adamların düşüncelerini içinde duyabildiğin an. savaş isteyenleri içine koy. gün gelecek. bırak orda teketek dövüşsün. hakikatleri duyduğunda yüreğinde bir canlılık. biçimsel ve yapmacık kurallardan kaçarsan. Grev yapmakla. büyük bir alanın çevresine dikenli tel çek. yalnızca yaşam için çalışacaksın. senin gözünde. Hangi konularda yanlış düşündüğünü —bugün olduğu gibi yaptığın yanlış ona-rılmaz hale gelmeden— vaktinde yakalarsan. toplumun. yalnızca kendi yaşamın için ÇALIŞACAKSIN. Onların savaşlarına ayıracak vaktin olmadığını. büyük savaşçıların yaptığı kötülükleri değil de. iş arkadaşlarınla diplomatlar aracılığıyla değil de doğrudan doğruya ilişki kurduğun an. duyguların tutarlı olduğunda. Özel yeteneklerini zamanında gördüğün ve artık yaşlandığını zamanında kabul ettiğin vakit. derinlere gömülü olarak duruyor) güzel olacak yaşamın-. kadınla erkek arasındaki sevgiye. sevgi. çünkü bunun sonucu olarak kendi çocuklarının ve karının açlıktan ölmesine yolaçabi-lirsin. Grevdeyken. Beethoven ya da Bach'ın ruhsal durumu. Gün gelecek. içinde bulunduğun duruma hiç uymaz. Görüyo150 rum. çekicin ve stetoskobun senin elinde. yeni yetişmiş kızının 151 . «Genel greve gideyim mi. karın ya da sevgilin. paradan önemli. birbirlerini öldürsünler. çocuklarının öğretmenlerine politikacılardan çok daha fazla ücret verildiği an. İşte Küçük Adam. parti çizgisinden ya da kamuoyundan daha önemli. Her şey — yaşamın. toplumunun iyiliğinden ve kötülüğünden kendinin sorumlu olduğunu. bu sorumluluğun nice büyük olduğunu gösteremezsin. senin varlığının tümünün ruhsal durumu olduğu an (bu. içinde bir aydınlık duyar. çalışma grevi yap. Er ya da geç.sürmeyecek. ya da belki «bir Kızıl bu. ölüm için değil. ürünlerin ya da çiftliğin için çalışarak grev yap. güvenlikten daha büyük anlam taşıdığı vakit yaşamın güzel ve güvenlikli olacak. çok daha önemli işler yapmakta olduğunu söyle onlara. Ne zaman doğru dürüst bir yaşam süreceğini. çocuklarının yaşamı. Kendin. grev yapmayacaksın. olmaz anlamında başını iki yana sallıyorsun. başka bir şey mi yaparsın. Genel grev dediğin şey kötü bir savaşma aracı olsa gerek. bir düşsever. bu dediklerimi yapabilirsin. İlle de bir «grev» yapmak istiyorsan.» diyorsun içinden. Bunun yanıtı. özgünlüğün.

sevgiden duyduğu mutluluk seni öfkelendirmek yerine sevindirirse, insanların, sevme organlarıyla oynayan çocukları cezalandırdıkları günler çok gerilerde kalmış ve sen "«hey gidi günler» diyerek başını sallıyorsan, sokaktaki tüm insanların yüzünden özgürlük pkunduğu, üzüntü ve sefalet yerine canlılık ve neşe fış-kırdığı gün, insanlar, bu dünya üzerinde artık içeri çekilmiş, kasılmış karınlan ve ölü cinsel organlarıyla yürümediği gün yaşamın mutlu olacak. Akıl istiyorsun, ne yapayım diyorsun, Küçük Adam. Binlerce yıl boyunca, iyi kötü akıl veren, sana yol gösteren oldu. İçinde bulunduğun zavallılığın nedeni sana gösterilen yolların iyi olmamasından değil, senin küçük, beş para etmez bir adam olmandan geliyor. Sana önerilerde bulunabilirim, yol gösteririm, ama sen sen olduğun ve belli bir düşünme biçimine sahip olduğun için duyduklarını, herkesin çıkarına olacak biçimde uygulayacak yetenekten yoksunsun. Diyelim, şu diplomatlığı artık kesmeni, bunun yerine, bütün ülkelerin ayakkabıcıları, marangoz, makinist, teknisyen, doktor, eğitimci, yazar, yönetici, madenci ya da çiftçileriyle mesleksel ve kişisel bir kardeşlik kurmanı önersem, tüm Çinli çocukların ayağına en rahat uyacak pabucun nasıl olması gerektiği konusunda tüm dünyanın ayakkabıcıları ortak karar verse, insanların donmaktan nasıl korunacağını düşünme işini dünyanın madencilerine bıraksan, ye152

ni doğmuş çocukların olası güçsüzlük, akıl hastalığı gibi şeylere karşı nasıl korunması gerektiği konusunda bütün ülkelerin ve ulusların eğitimcileri karar verse, ne dersin? İnsan yaşamında çok doğal ve gerekli olan bu tür şeylerle karşılaşsan, ne yaparsın, Küçük Adam? (Bunları söyledim diye beni hemen «Kızıl» damgasıyla hapse tıkmamışsan), bana, ya doğrudan doğruya, ya da parti, kilise, hükümet ya da sendikanın bir sözcüsü aracılığıyla şunu söyleyeceksin kuşkusuz: «Ben kim oluyorum ki? Uluslararası diplomatik ilişkilerin yerine uluslararası çalışma, iş ve toplumsal gelişme ilişkileri kuracak adam mıyım ben?» Ya da: «Ulusların iktisadî ve kültürel gelişme alanlarındaki ayrılıklarını ortadan kaldıramayız.» Ya da: «Faşist Alman ya da Japonlarla, Komünist Ruslar ve anamalcı Amerikalılarla mal değiş tokuşu mu yapacaktık yani? Bunu mu istiyorsun?» Ya da: «Beni her şeyden önce, kendi Rus, Alman, Amerikan, İngiliz, Yahudi ya da Arap anavatanım ilgilendirir.» Ya da: «Benim işim başımdan aşmış, yaşamımı bir düzene sokmak, kendi terziler sendikamla aramı bozmamak için yapmam gereken bir yığın iş var. Diğer ulusların terzileriyle başkaları uğraşsın.» Ya da: «Şu Anamalcının, Bolşevik, Faşist, Troçkist, Entemasyonalist, Seksüalist, Yahudi, 153

Yabancı, Aydın, Düşsever, Düşçü Demagog, Çılgın, Bireyci ya da Anarşistin sözlerine kulak asma. Sende hiç Amerikan, Rus, Alman, İngiliz, Yahudi, vb. bilinci yok mu? Safsatadan bıktık!. İnsan ilişkilerinin düzenlenmesinde üstüne düşen sorumluluktan kaçmak için bu sloganlardan birini kullanacağına kalıbımı basarım. Küçük Adam. «Ben adam değil miyim peki? Söylediğim hiçbir şeye inanmıyor, yaptığım her şeyin yanlış olduğunu söylüyorsun! Vargücümle çalışıyorum, karıma ve çocuklarıma bakıyorum, doğru dürüst bir yaşam sürüyor, ülkeme hizmet ediyorum. Bu kadar da kötü müyüm ben yani!» Dürüst, aklı başında, çalışkan, verimli bir varlık — örneğin bir arı ya da karınca gibi— olduğunu biliyorum. Ben yalnızca senin yaşamını zehir eden, onu yüzyıllardır yıkan ve yıkmakta olan Küçük Adamı günışığına çıkarmak istemiştim. Küçük ve beş para etmez olmadığın zamanlar BÜYÜKSÜN sen Küçük Adam. İşte bu büyüklük, senin tek umudundur, kurtuluşun yalnız ve yalnız bu büyüklüğünle gerçekleşecektir, Küçük Adam. Bir ticaret adamı olarak işini severek yaptığında, tahta oymaktan, binalar kurmaktan, boya yapmak, vitrin düzenlemek, tarlanı sürmekten hoşlandığında, bu işleri severek yaptığında, çok büyüksün; mavi gökyüzüne, bir ceylana, yeşil çimenleri örten kırağı taneciklerine sevgiyle, hoşnutlukla baktığında büyüksün; müzikten, danstan hoşlanır-

ken, çocuklarının gelişmesini tatlı tatlı izler, kadınının ya da erkeğinin güzel bedeninden zevk alırken büyüksün; güneş ve gezegenler dizgesinin yaptığı hareketleri gösteren aracın başına geçip, tependeki gökyüzünde olup bitenleri öğrenmek istediğinde, ya da kitaplığına gidip,

Ben adam değil miyim?

başka kadın ve erkeklerin yaşam üzerine neler düşündüğünü okumak istediğinde büyüksün. 155

Bir büyükbaba olarak torununu dizine oturtup, çook eski günlerde olanları ona anlattığında, bilinmez bir geleceğe, onun çocuksu merakı ve inancıyla baktığında büyüksün. Bir ana olarak, bebeğine ninni söylediğinde, gözlerin dolu dolu, yüreğinin tüm içtenliğiyle onun gelecekte mutlu olmasını dilediğinde, onu büyüttüğün yıllar boyunca, her saat onun geleceğini kurduğun, o mutlu geleceği yavrunun içinde her an yarattığın, yeşerttiğin zaman büyüksün. Eski halk türkülerini söylediğinde büyüksün, Küçük Adam, bir akordeonun ezgilerine uyarak hoplaya zıplaya dansederken büyüksün, halk türküleri sıcaktır, insanın yüreğini okşar çünkü ve onlar, bütün dünyada aynıdır; evrenseldir halk ezgileri. Ve dostuna şunları söylediğinde büyüksün: «İyi bir yazgım olduğu, pisliklerden ve oburluktan uzak bir yaşam sürebildiğim için sevinçliyim, çocuklarımın büyümesini ve gelişmesini, ilk agularından, emekleme, yürüme ve oynamalarına dek yakından izleyebildiğim, onların sorularını ilgiyle dinleyebildiğim, kahkahalarını duyduğum, sevgilerine tanık olduğum için sevinçliyim. Baharı ve onun tatlı rüzgârlarını, evin az ilerisindeki ırmağın türkülerini yüreğimde duyabildiğim, kötüniyetli komşuların dedikodularına katılmadığım, eşimi kucaklarken derin bir mutluluk duyduğum, bedenimden akıp giden yaşamın sesini, coşkusunu, canlılığını duyabildiğim için sevinçliyim; güçlüklerle karşılaştığımda, hangi yolu seçeceğimi bilebildiğim, yön duygumu yitirmediğim için, yaşamımın bir 156

anlamı olduğu için sevinçliyim. Böylesine mutlu bir yaşam sürebildim, çünkü, her zaman, ama her zaman, içimdeki şu sesi dinledim: 'Önemli olan tek bir şey vardır: Sakıngan ve korkak kimselerin yürüdüğü yoldan başka bir yönü gösterse, seni sürüden ayırsa bile, yüreğinden gelen sesi dinle.' Yaşam, zaman zaman sana dayanılmaz acılar verse de, küsme, kaba davranma ona karşı. Günlük işimi yaptıktan sonra, akşamın sessizliğinde evimin önündeki çimenler üzerine karım ve çocuğumla oturduğumda, doğanın solumasını içimde duyduğumda, bir ezgi çalınıyor kulağıma, geleceğin ezgisi: 'Eyy, siz milyonlarca insan, sizi kucaklıyorum, bütün dünyanın öpücüğüyle kucaklıyorum sizi!' İşte o an, bu yaşamın, bu yaşamın içinde olan her şeyin haklarına sahip çıkmasını, dünyayı top sesleriyle dolduran korkak ve katı ruhları değiştirmesini istiyorum; dayanılmaz bir istek bu. Durdurun şu top seslerini. Bu insanlar, yaşam karşısında kendilerini çaresiz gördükleri için geçiyorlar top tüfek başına. Oysa çaresiz değiller... 'Baba, güneş battı. Nereye gitti? Gene gelecek mi?' diye soruyor oğlum; onu kucaklıyorum ve yanıtlıyorum: 'Evet oğlum, gelecek, az sonra gelip bizi ısıtacak.'»
***

Seninle yaptığım konuşmanın sonuna geldim, Küçük Adam. Daha sana söyleyeceğim öyle çok şey var ki. Ama bu konuşmayı dikkatle ve içtenlikle okudunsa, benim işaret etmediğim 157

bugüne dek yalnızca makinala-rı yönetmeyi beceren insanoğluna. Çocuklarının çocukları. küçük olacaksın. zorunluluklar ergeç canlıların yaşama yasalarını bulduğumu. Çünkü senin beş para etmez davranış ve düşüncelerini doğuran şey. Beni ister bir dâhi olarak göklere çıkar. Çok geçmeden kötülükler silinecek Savaşçılar ölecek Taşlar toprak olacak. kurnazlar. Benim en büyük ödülüm budur. . 158 Çok geçmeden anlı şanlı krallar Kuru güz yaprakları gibi savrulacak: Her tufanda. benim izimde yürüyecek ve insan doğasının iyi birer mühendisi olacaklardır. Sende o nitelik olduğu sürece. binlerce Nuh gemisi şu sözlerimi yankılatacak: Ekilen tohumlar Ürün verecek. Bu bağlılığımdan bir an bile ayrılmadım. bilinçli bir erekle. ister casus diye darağacında sallandır. Senin organizmanın sadık bir mühendisiyim ben. açıkgözler. çöplüklerde türeyen kurtlar. bir bilgenin bir zamanlar öngördüğü şu ■ yazgıdan kurtulamayacaklardır: Kutsal sözcüklerin tohumunu ektim yeryüzüne.yerlerde bile bir Küçük Adam gibi davrandığını göreceksin. ister akıl hastanesine tık. Bugüne dek bana yaptıkların. Buyurganlar. senin acunsal doğanın uçsuz bucaksız alanlarını gözler önüne serdim. İçinde bulunan «yaşayan şeyin. aç koca kurtlar. bu gerçeği kabul etmeye götürecek seni. yaşamını yönetebileceği bir alet sunduğumu anlamaya. zehir saçanlar. aynıdır. ister kurtarıcın olarak sarıl bana. ya da gelecekte yapacakların hiçbir şeyi değiştirmez. her ne yapsan.

PAYEL YAYINEVİ — Cağaloğlu Yokuşu Evren Han Kat 3. : 528 44 09 — 511 82 33 . 889 Sirkeci/İstanbul Tel. No: 51 Cağaloğlu .K.İstanbul P.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful