1908 YILINA AİT BİR OSMANLI ASKER TERHİS BELGESİ

Torbalı köyleri ile ilgili yaptığımız araştırmalar sırasında orijinal ve ilginç belgelere ulaşmaktayız. Bu hafta, 13 Aralık 2003 günü Demirciköy’de kahvecilik yaparak geçimini sağlayan Sayın Muhsin KAÇ, dedesi Kara İbrahim’e ait olan bir terhis belgesini getirdi. Yayın izni verdiği için bu belgeyi kültür araştırması çerçevesinde yayınlıyoruz

.

1

Belge sahibi ve ailesiyle ilgili birkaç not: Aslını verdiğimiz terhis belgesinin sahibi olan İbrahim KAÇ, Torbalı Demirciköy’de “Kara İbrahim” olarak tanınmıştır. 1321 (1905 miladi )tarihli Demirciköy nüfus tahrir defterine göre, aile hane reisliğini( Hane 4) “Karasakaloğlu Mehmet” adlı kişinin yaptığı ailedendir. Aileye önceleri “Karasakallar” denirmiş. Karasakaloğlu Mehmet, Hacı Hüseyin oğlu olup Demirci 1249 (1833) doğumludur. Aileye bugün Demirciköy’de “Savranlar” denmekte olup “KAÇ” soyadını kullanmaktadırlar. Terhis belgesine göre aileye “Hacı Hasanlar” denmektedir. Bu yanlış olsa gerektir. Çünkü aile nüfus kütüğünde Hasan değil Hüseyin’dir. Belge sahibi olan Mehmet oğlu İbrahim her ne kadar 1298 doğumlu yazılsa da 1321 (1905) kütük defterinde 1297 (1881) doğumludur. Köylülerinin deyimi ile Kara İbrahim , 31 Mayıs 1321 (1905) yılında ilk yazım defterinde ailenin 4 kardeşinden biridir. Aynı tarihte köyde 67 hane vardır ve toplam nüfus 338’dir. Aile yazımda toplam 6 kişidir. Babası “Hüseyin oğlu Mehmet” olup 1249 (1833) doğumludur. Babası Mehmet 15.02.1325 (1809) yılında vefat etmiş. Annesi Mustafa kızı “Arzu” olup Doğancılar köyü 1261 (1845) doğumludur. 13.04.1340 (1924) yılında vefat etmiştir. Kardeşlerine baktığımızda; abisi Hüseyin 1296(1880) doğumludur. 25.04.1332 tarihinde bekarken ölmüş. Diğer kardeşi Halil 1300 (1884) doğumludur. Bekar olarak 21.02.1335 tarihinde vefat etmiş. Üçüncü kardeşi Fatma 1308 (1892) doğumlu olup bekarken 01.04.1930 tarihinde vefat etmiş. İlk eşi Hasan kızı Zehra 1295 (1879) Demirci doğumludur. 14.04.1330 (1914) tarihinde vefat eder. Bu evlilikten 1330 (1914) Demirci doğumlu oğlu Mehmet doğar. İbrahim oğlu Mehmet 28.03.1935 tarihinde evlenir. 08.12.1962 tarihinde vefat eder. Yani babasından iki yıl sonra. Zehra Hanım vefat ettikten sonra aynı köyden Mehmet kızı Ayşe Hanım ile evlenir. İkinci eşi Ayşe Hanım 03.02.1978 yılında vefat eder. Bu evlilikten 5 çocuğu olur. Önce 1335 (1919)doğumlu Makbule olur. Makbule hanım 1937 yılında aynı köyden “Topal Şükrüler ” lakaplı TUNAY-KÖSE ailesine gelin gider.Diğer kızı, 1338 (1922) doğumlu İkbal Hanım’dır. İkbal Hanım da 1946 yılında İzmir’e gelin gider. Üçüncü kızı olan Nuriye 1926 doğumludur. Nuriye Hanım da 1949 yılında ablası gibi İzmir’e gelin gider. Ailenin ikinci oğlu Halil ise 1341(1925) doğumludur. Halil 1949 yılında evlenir. 03.02.2002 yılında vefat eder. Ailenin en küçük ferdi ise Raziye Hanım’dır. Raziye Hanım 1932 doğumludur. 1951 yılında ablaları gibi İzmir’e gelin gider. Asıl konumuz olan Kara İbrahim ise askerden gelip vefatına kadar Demirciköy’de çiftçilik yapar. 09.01.1960 tarihinde vefat eder. İbrahim Kaç yaptığımız araştırmaya göre Yunan işgaline karşı direnen bölge insanlarından biridir. Kendisini rahmet ve saygı ile anıyoruz. İlginç ve orijinal olduğu için yayımlanmasında Torbalı kültür tarihi bakımından yarar görüyoruz.

2

3

BELGENİN ÖN YÜZÜ (Görüleceği üzere en üstte Osmanlı devletinin devlet arması verilmiştir. 4 .

5 .

6 .

. Sene 15 Kanunsani 324 İHTİYAT EFRADINA MAHSUS TEZKİREDİR 7 .Sol üst köşedeki düşülen not:Cedid hane 4/3 Sayı:1184 Tiryanda nahiyesi Timürci Karyesi Cedidi nüfusa kayıd itdi.

Sancak ve Kaza ve Karyesi İsmi ve Pederinin İsmi:İzmir sancağının Tiryanda nahiyesinin Teymürci karyesinde Hacı Hasan oğlu İbrahim bin Mehmed Sevk-i askeriyeye duhulü (Askere sevk edilip katıldığı tarih): 13 Nisan 1320(1904) Tevellüdü: 98 (1298) (Miladi:1882) Tertib numarosu: 64 Hane numarosu: Hane 228/5 Kıtasına tertib ve kısmında olduğu : Tertib-i evvel:319 Tertib-i sani: Kısım sani: İşgali Boyu: . doğruca memleketine gitmesine engel yoktur.. Çehresinin rengi: Gözlerinin rengi: Bedeninin rengi: Alamet-i ferikası(Belirgin işareti): Darende-i Kıbdidkızı (?) 18 Kanun-u Sani 1321 tezkere 1/ İkinci ordu-yu Hümayun Süvari Onbirinci alayı Birinci bölüğü Onuncu hayme neferi olub balada kendisi 2/ ve eşğali muharrer İbrahim bin Mehmed müddet-i nizamiyesi olan . askerlik süresini doldurmuş olduğundan kendisine devletçe silah altında tutmaya artık ihtiyaç kalmamıştır. Böylece kendi memleketinde bulunduğu sürece kendisinin bağlı olduğu askerlik dairesi sınırları içindeki yerlerde ticari kazanç için iş yapabilir ve bu sürede evlenebilir ve kendisine hiç kimse tarafından engel olunmayacak.1290 ) ( Mühür: İkinci Ordu-yu hümayun erkan-ı harbiye riyaseti) KISACA BELGENİN BUGÜNKÜ DİLDE ANLAMI İkinci ordu süvari alayı birinci bölük onuncu hayvandan sorumlu askeri olan yukarıda künyesi ve eşgali yazılı olan Mehmet oğlu İbrahim. 30 Temmuz 324 Kema kumandan ( Mühür: Esseyid Ali bin İbrahim) Kaymakam ( Mühür: Okunamadı) (Mühür: İkinci ordu-yu hümayun erkan-ı harbiyesi Yenice... Sene/ 27 Temmuz 324 (Mühür:İkinci ordu-yu hümayun serkumandanlığı 1290) BELGENİN ARKA YÜZÜ Merkumda hiçbir eşya-yı askeriye yokdur.. 8 . Üzerindeki elbise-i askeriye efrad-ı dairesiyle yapdırılmıştır.sene dahi kendi kar ve kesbiyle meşgul olmaiçün doğruca memleketine 4/ azimet itmek ve memleketine vardığı gibi yani nizamiye selkinden saluverildiğinden itibaren birbuçuk mah muden içinde memleketinde 5/ redif yüzbaşısına isbat-ü vücut iderek işbu tezkeresini kayd ve tasdik itdirmek ve bu suretle memleketinde bulunduğu müddetçe 6/ kendi müteallik olduğu redif taburu dairesi dahilinde kain mahallerde keşt ve güzarına ve kar ve ticaretine ve emr-i teehhülüne 7/ kimse tarafından mümenaat olunmayub fakat merkumun tabur dairesinin haricinde sair mahallere gidebilmesi bil-icab onbeş 8/ günde nihayet bir ay içinde tabur merkezinde bulunacağı hakkında mücerret bulunduğu mahallin redif zabitini ve hükümet-i mahalleye-yi temin 9/ itmeğe mütevakkuf olub temin itmedikçe tabur dairesinden harice çıkmak veya bil-icab bir mahale sevk olunmak üzere 10/ ihtiyat efradı silah altına davet olunduğu halde heman tabur merkezine gidüb zabitan-ı askeriye tarafından virülen 11/ emir mucibince hareket itmek üzere ihtiyat sınıfına idhal olunmağla ve merkum olvechile tezkeresini redif yüzbaşısına 12/ kayd ve tasdiğini şu birbuçuk mah zarfında icra itdürmeyübde aradan vakit geçdikden sonra icra itdirir ise bu suretle 13/ kaydı tasdiksiz geçen zamanın müdün-ü merciyesi olan birbuçuk mahdan ziyadesi müddet-i ihtiyatiyesinden mahsub olacağını 14/ misüllü devletçe istenilen mahalle arkadaşlarıyla beraber gelmediği halde dahi hakkında firar-ı cezası icrası musammem bulunmakla buralarını 15/ bilüb ana göre hareket itmek üzere işbu tezkere ita kılındı... Adı geçen kişi bundan sonra da geçimi için meşgul olmasına.. Fakat adı geçen kişi kendi askerlik şubesi dışında diğer yerlere gidip gelmesi on beş günü aşacak olursa veya bir ay içinde geri dönüp kendi şube sınırları içinde olacağı zorunlu olarak bu durumu bağlı olduğu şubenin yüzbaşısına ve hükümet yetkililerine haber vermesi gerekecektir.seneyi mahduhen ikmal itmiş olduğundan devletce taburunda tevfik 3/ ve istihdamına lüzum olmadığı halde merkum bundan böyle.. Asker birliğinden ayrıldığı zamandan en geç bir buçuk ay içinde memleketine vardığında memleketindeki askerlik şubesi başkanlığındaki ihtiyat askerlerine bakan yüzbaşıya bizzat gidecek ve bu tezkereyi kayıt ve tasdik edip onaylatacak..

Bu belge yedeklik sınıfına ayrıldığına dair olup.(Bugünkü Ayrancılar). Eğer bunları zamanında yapmazsa zaman geçtikten sonra yaptırırsa ihtiyatlığından düşeceği yani tekrar silah altına alınacağı. 27 Temmuz 1908 (BELGENİN ÇEVİRİSİNDEN KAYNAKLANAN OLUŞABİLECEK TÜM HATALAR TARAFIMA AİTTİR) BELGENİN KISACA YORUMU: Bu askeri tezkere 1298 (miladi: 1882) doğumlu İzmir sancağı Tiryanda nahiyesine bağlı Demirci köyünden Hacı Hasan oğullarından Mehmet oğlu İbrahim’e aittir. bu gecikmeden ve yukarıdaki emirlere uymazsa silah altına çağrıldığında bulunduğu yerdeki arkadaşları ile beraber gelmezse kendisi için firar cezası ile cezalandırılacağı bunları kendisinin bildiği ona göre hareket etmesi gerektiğinden bu tezkere kendisine verildi. BABA BEN ÖLMEDİM 9 . . Kendisi ihtiyat sınıfına ayrılmış olmasından dolayı bu tezkereyi yedeklik yüzbaşısına bir buçuk ay içinde kayıt ve tasdik ettirecek. Nahiye merkezi ise Tiryanda’dır. O tarihte daha Torbalı nahiye değildir.Askerlik şube sınırları dışına çıktığı bir dönemde ihtiyat askerleri silah altına çağrıldığında hemen şube başkanlığına gidip subaylarca verilen emir gereğince hareket edecek. Beş yıl askerlikten sonra yedeklik sınıfına ayrılmıştır. Kendisi 13 Nisan 1904 günü silah altına alınmıştır. yazıda bölüğünden ayrıldığından itibaren neler yapması gerektiği ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Kampın tam adı. Vatan için o cephe senin bu cephe benim. Tam 14 yıl. Yıllar sonra tanınmayacak halde çıktı geldi ocaklarına. Savaş bitmişti. 7 sene Yemen.. "Seydibeşir Kuveysna Osmanlı Useray-i Harbiye Kampı" idi. Bana fotoğrafları oğlu Abdullah’ın oğlu. Kendisine teşekkür ediyorum. Böyle bir ırkın evladı olmak hele hele bu bilgileri bilerek taşımak insanı duygusallaştırıyor. süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu.12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence. Gökyaka 1276( 1860) doğumlu. Diğer kızı Kamile. 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi. Babası ölü bilmiş. Kadınlar ise kocalarını. bunun faili olan İngiliz tabip.. Hani Harbiye Marşını bilirsiniz. Önce fotoğrafların çekildiği bu esir kampı hakkında birkaç bilgi: Seydibeşir Usare Kampı: Birinci Dünya Savaşı'nda 150 bin askerimiz İngilizler’e esir düştü. 10 . 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek. Bunlardan birisi de 1930 yılına kadar Torbalı’ya bağlı iken şu an Kemalpaşa ilçesine bağlanan Gökyaka Teke köyden Halil Bey idi.Tümen'in 48. Ermeniler tarafından. Askerlerimiz. Tam beş yıl. Hacı Ahmetler 19. 1935’ te ise Mehmet Fahri doğmuş. Ancak bu kez İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Diğer dedem yani dedemin babası seferberlikte askerde kalanlardan. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri esir tutuluyordu. “ Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız”. Allah rahmet eylesin. Bu yazıyı yazarken dahi duygulanıyorum. Analar hep bekledi evlatlarını. ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. 26/08/1963 tarihinde vefat etmiş. Duygulanmamak mümkün değil. garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması için TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler. Kimisi öldü denildi. 1315 doğumlu ve daha sonra Armutlu’ya gelin gitmiş. Bazısı ölü bilindi. eziyet. Aile reisi “ İmamoğlu hafidi Abdullah” rençper imiş. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi. Ancak başlarını sudan kaldıran artık göremiyordu. Seferberlikte kalmış. Şimdiki bazı nesebi bozuklar 14 aya dahi tahammül edemiyorlar. bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri. Her zaman yardımcı oldular sağ olsunlar. Kimisi kaldı kimisi döndü. Elimdeki kayda göre 10 Şubat 1335 tarihinde ölmüş. 1929’ da Saliha. Ne ana kuzuları kaldı seferberlikte. 1 kızı var. Bu yüzden fazla bilgi alamadık. 1926 yılında Fatma. 1932’ de Mehmet. Tabiî ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. mikrop kırma bahanesiyle. Çünkü gözleri yanmıştı. hane. daha ayağını soktuğunda. Yayına izin verdi.. İngilizler'in işine gelmiyordu. 39 nüfus hanesi var. İngilizler’in beyinlerine işlenmişti. İlk oğlu 1307 doğumlu Mehmet. kimisi ise kayıp.. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti. 4 sene Mısır. Fotoğraftaki Halil Bey 1311(1895) doğumlu. Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini. Ancak.azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. disiplinli biriymiş. Mehmetçik. Diğer oğlu 1308 doğumlu Hakkı. Dile kolay.. Mehmetçikler. 1939’ da ise son çocuğu Hüseyin. Coşkun Bey’in kardeşi Halil Bey de Mersin’de hakim. Abdullah Bey’in 3 oğlu. Köyüne döndükten sonra evlenmiş. Ya evlatlar? Bir nesil babasız büyüdü. Kamptaki Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle. Halil Bey 1895’te doğmuş.Seferberlik döneminde pek çok yakınımız esir oldu. Fotoğraftaki Halil Bey’in ailesi ile ilgili kısa bilgi: Köydeki lakapları Hacı Ahmetler. 1927 yılında Abdullah. Askerlerimiz. Halil Bey seferberlikte askere alındıktan sonra Mondros Mütarekesi ile birlikte Mısır’da esir alınmış. Bu kampta. şu an Kula ilçesinde polis memuru olan sayın Coşkun Gürcan gönderdi.Sert.. Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Ama onlar UNUTMUYORLAR. kampın İngiliz komutanları. ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar. Sarılar aşiretinden Bekir. Çocuklarının yanında hiç konuşmazmış. 7 Temmuz 1905 sayımında köy toplam 227 kişi. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. Babamın dedesi Torbalı Çengele’den (Ormanköy) tam 14 yıl askerlik yapmış. Çözüm toplu katliamdı. Çünkü olası yeni bir savaşta. 3 sene Batum. kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek. aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu . Bu vahşet.

15 Temmuz 335 (1919) İkinci takımın esaret hatırası (soldan ikinci sıranın başındaki diz üstünde) Hatır-i esaretde takım arkadaşlarıyla beraber esaretin Yadigar hatırasıdır. Sene 15 Temmuz 335 11 .

Hatıra-i esaret Sene 1334 12 .

Kıbrısi (Kıbrıslı) Mehmet Ali Efendi 4.Hatıra-i Esaret sene 1335. Birinci İzmirli Halil 2. Çallı Latif 13 .Kütahyalı Rıza Efendi 3.

1945-46 yılı (oğulları Cavit ve Mehmet ile) Ön sıradaki sağdan veya soldan üçüncü kişi (başı sarıklı ve sakallı olan) 14 .

Halil Gürcan Halil Gürcan 15 .

O kadar şiddetli çarpışmalar yaşanır ki bölükte şehit olmadık ne subay ne de astsubay (gedikli) kalır. İki kardeş aynı bölükte Çanakkale’de çarpışırlar. Şu an dahi bu satırları yazarken halimi görmenizi istemem Gözlerim dolu. Babamın dedesi Sarılar aşiretinden Bekir’de Çanakkale’de kalmış. Halil Onbaşı’nın karşısında esas duruşta tekmil verir. -Ya gedikliler ? Cevap yine aynıdır: . Aynı şekilde Helvacı köyden cepheden dönen gazi askerler de bayramın ilk günü gelir. BENİM BABAM KİM ? Eski insanların ağzından düşürmediği iki kelime vardır: Seferbirlik ve Çanakkale.7 bin kişinin şehit düştüğü yer.ANNE. Cepheye gidenlerin çoğu ya şehit olmuş ya da gazi. tüm erkek evlatlarını Çanakkale cephesinde yitiren Şerifeler adlı sülaleye aitti. Alın size bir örnek: Köydeki sülalelerden birisine Halil Onbaşılar denir. Müdürü İbrahim Baykurt’un dedesi. Karşısına bir avuç askerle Halil Onbaşı çıkar ve tekmil verir. kimisi Çanakkale harbinde.Şehit.onun elini öpermiş.Mukaddes sana bir türkü söyleyim mi? Anam. merminin mermiyle havada çarpıştığı yer. Vatan savunmasının en şiddetli yaşandığı yarımada. Hatta bölük komutanlığı çavuşlara kadar iner. Nasıl düşürsünler ki ? Ya babasını vermiş. Halil Onbaşı kardeşi Mehmet Ali ile birlikte askere alınır. Vücudu ikiye bölünür. Halil Onbaşı bölüğü o bölgede sevk ve idare eder. Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde Osmanlı nüfus defterlerini incelerken kendi köyümle ilgili bir kişinin kaydı dikkatimi çekmişti. Mehmet dedem babasını hiç görmemiş.Bölük komutanı nerde? Halil Onbaşı cevap verir: . bölük komutanlarını ziyaret ederlermiş.Şehit. Iraz yengemin kardeşleri Çanakkale’de kalmış. Rahmetli amcamın hanımı vardı. Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahvadı değil miyiz ki ? Mehmet Akif . o kınalı kuzulara Tanrı’dan rahmet diliyorum. Kardeşi Halil aynı bölükte onbaşıdır. Kimi Yemen de kimisi Kafkas. Bunu bana Dirmil’den sevgili abim Ali Mollanın Osman Abi anlatmıştı. Neden Halil Onbaşılar diye araştırmıştım. Derelerin kan aktığı kutsal vatan toprağı. Iraz yengem. kadınları kocasız bırakan insan değirmeni.” Bir yandan söyler bir yandan ağlar. ya dedesini. Sırf Iraz yengem mi ? Bu topraklarda hemen hemen her hane şehit verdi.” Lütfen bir düşünün. Kayıt. Osman abi küçükken dedesi Ali Molla kendisini alır. bırakın insanları . yüreğim yanık. Bir ömür boyu hasret çekmiş. Soyadları bugün BAYKURT. Ülke için. Hep “Vatan Sağolsun” dedi. Çavuşlar da şehit olunca bölük komutanlığı Halil Onbaşı’ya kalır. Başlardı Çanakkale türküsünü söylemeye. Metrekareye 6 bin merminin düştüğü. vatan için. “Çanakkale içinde vurdular beni Ölmeden mezara koydular beni. Günde 6. derdi. bir bayram veya seyranda doğru Çengele köyüne gidermiş. Çanakkale’ de çarpışan askerlerimizi Peygamberimizle beraber Bedir ‘de savaşan aslanlara benzetiyor. Köydeki evimize gelir anama derdi ki: . Esat Paşa bir süre daha komutanlığı Halil Onbaşı’dan almaz. Daha neye benzetsin 16 . Aynen şöyle not düşümlü: “ Çanakkale Conkbayırı Kerevizdere ‘de kayıp olduğu şerh verildi. Çanakkale değil mi ki o evlatları babasız. Şehit Çavuş Haydar Arda İÖO. ya oğlunu. hepimizi ağlatırdı.Olur yenge. ya kardeşini ya da kocasını. -Peki bölüğü burada sevk ve idare eden kim? Halil Onbaşı: . Ruhum isyan ediyor. Rahmetli oldu. Mehmet Ali bir İngiliz taarruzu sırasında makineli tüfek ateşine kapılır. bayrak için can vermeyi bir onur ve gurur saydı. O koç yiğitlere için için ağlıyor. Kimileri köyümde cephede bölük komutanlığı bile yapmış. Esat Paşa sorar: . Türküler yakılmış gençliğe Çanakkale için.Benim kumandanım. . Cephe dönüşü Halil Onbaşı’nın bölüğünde asker olarak yer alan ve dönebilenlerden birisi de Dirmil’den Ali Molla’dır. Bir süre sonra ateşkes olduğunda cephe komutanı Esat Paşa bölüğü teftişe gelir. Hangimizin bir yakını ya Çanakkale’de ya da seferberlikte askerde kalmamış ? Benim köyüm eski adıyla Çengele yeni adıyla Ormanköy’de tam tespit edebildiğim 18 kişi askerde kalmış.

Dünya Savaşı’na girer. Ancak ülke 1. Bu arada esirlikte İngilizce’yi de öğrenir. Kuşadası doğumlu olduğu için Rumca bilmektedir. annesi ise Emine Hanım. Trendeki Yunan devriye askeri Rumca “ Canım Türk kanı istiyor “ der. Kızı da aynı. Esirlikten sonra bir de Yunan işgalini yaşar. annesi ise Cemile. Sıhhiye eri olarak doğru Çanakkale cephesine gider. Asri amcanın babası aslen Kuşaadası’ndan. Adalı Hasan. İzmir’e varıldığında İzmir Yunan işgali altında inlemektedir. Yani askerde kalmış. Ayşe Hanım mektubu alınca kocasının esir olduğu Hindistan’a bir mektup yazdırır. Adalı Hasan’ın oğlu Hüseyin ikide bir annesi Ayşe Hanım’a soru sormaktadır: “ Anne benim babam kim. Mondoros Mütarekesi ile esirler salınır. Adalı Hasan da askere alınır. Unutulmadılar. Bugün sizinle paylaşmak istediğim asıl konu. Tabii bunu Adalı Hasan anlamıştır. Askerlik kanunları değişir. Bu arada Yunan işgali vardır. Oğlu Hüseyin daha babasını tanımamaktadır. 1928 doğumlu. asker sayısı 12 kişiye kadar düşer. Tabii bu rakam çok komik. Her neyse… Hikayeyi Tepeköy’ün ilk hanelerinden olan Adalı ailesinden Asri Adalı anlattı. Vatan uğruna şehit düşen şehitlerimizi rahmet ve sevgi ile anıyorum.5 yıl hiç haber alamaz. Resmi tespitli Çanakkale şehidi ise yaklaşık 40 kişi .) gönderilir. Kuşadası’nda başlayan Tabaki Mustafa ile arkadaşlığı ömür boyu devam eder. yetim ve öksüzle evlenene askerlikten muafiyet vardır. Annesi bir gün askerlik şubesine gider . Zaten soyadı kanunu çıktıktan sonra ADALI soyadını ondan almış. 1911 yılında doğan abisi Hüseyin ile 1913 doğumlu Zeliha.Trenle İzmir’e hareket ederler. Hasan Bey’in kolunda “Kızılay” işareti var. Adalı Hasan’ın hikayesini anlatan ve fotoğraflarının yayımlanmasına izin veren Adalı Hasan’ın oğlu Asri Adalı’ya . Kuşadası 1889 ( 1305) doğumlu. Fotoğrafta sağ tarafta olan Tabaki Mustafa. Tüm eli silah tutanlar silahaltına alınır. Hasan Bey ve Tabaki Mustafa bir ay süren bir gemi yolculuğundan sonra İstanbul’a varırlar. kime benziyor?” Annesi Ayşe Hanım şuna benziyor buna benziyor diye oğluna cevap vermektedir. İkisi de burma bıyıklı. Mektup Hindistan Bellara’dan gelmektedir. Babası Hüsnü. Hasan Bey’den 3. Bir gemi ile önce Kuşadası’na . Sol tarafta olan ise Adalı Hasan. Orada hastane sıhhiye esiri olarak görev yapar. Günde 6000 kişinin kayıp verildiği yerde hem de savaş ortamında kaçının kaydı tutulsun . Tabaki’ye göre boyu daha kısa.ki? Benim yaptığım araştırmalarda Torbalı merkez ve köylerinden yaklaşık 650 kişi seferberlikte kaybolmuş.Tepeköy 3 no’lu haneye kayıtlı. Bu evlilikten ilk önce iki çocuk olur. İngiliz memur sorar: “ Bu adam oraya nasıl gitti?” Ayşe Hanım esir olduğunu söyler. Başlarında fes var. Tepeköy Yunan karakolu o günün oteli olan hanındadır. Yani dayı yeğen bir yerde esir.Ancak özel bir birlik olabilir. Tepeköy’e gelip Köseoğulları’ndan Hüseyin’in kızı Ayşe Hanım’la evlenir. Ben yerel tarihçiyim. 1928 yılında Asri doğar. bir fotoğraf ve onun öyküsü. Hasan Bey mektupta esir olduğunu yazmakta ve arkadaşı Tabaki Mustafa ile beraber çekilmiş fotoğrafını göndermektedir.Esir kampının bulunduğu Hindistan’ın Bellara kasabasına götürülür. 17 . Adresi görünce şaşırır. fotoğraftan haberdar eden Hasan Adalı’ya buradan teşekkür ediyorum. Babası Hüseyin Bey. Tabii oğlu Hüseyin’in bir fotoğrafını çektirip zarfın içine koymayı ihmal etmez. Adalı Hasan 28/12/1951’de vefat eder. Geride hanımı ve iki çocuğu kalır. Oğlu Hüseyin artık babasını aramaktadır. Fotoğraf bugün Adalı ailesinde. Ayşe Hanım’a kocasının esir olduğu söyler. O günün askeri kanunlarına göre bir fakir. Asri amca bu gün 80 yaşında . Elime ne geçerse onu yazar çizerim. 1925 yılında kızı Cemile. Yaklaşık 3. Unutturamazlar. Ayşe Hanım fakir ve öksüzdür. Alayın mevcudu o kadar azalmıştır ki. “ Muhterem Karındaşım” ibaresi vardır. Diyeceksiniz ki son zamanlarda fotoğraflara fazla taktın. Üzerlerinde sadece esir fistanı vardır. okulun müdürlüğünü de yapacak olan Mehmet Sadık Atabek ile beraber olur. Oğlu Hüseyin ise 15/07/1985’te vefat eder.5 yıl sonra aileye bir mektup gelir. Tekrar bir gemi ile Mudanya’ya giderler. Babasının hikayesini anlatacağım size. ya da kapalıdır. Şube başkanı Binbaşı. Memur İngiliz’dir. Adalı Hasan torunu Asri Bey’in anlatımına göre Çanakkale cephesi kapanınca alay Hindistan bölgesine ( bence Irak cephesi olmalı. Kadın başına Alsancak Postanesine gider. Çünkü Hindistan’a benim bildim kadar asker gönderilmedi ve cephe açılmadı. Ancak buradaki postane ya yoktur.Ayşe Hanım 1893 Tepeköy doğumludur. Doğru İzmir’e gider. Mehmet Sadık Bey aynı zamanda dayısıdır. Adalı Hasan orada Belevi köyünden Giritlilerden Tabaki Mustafa ve Kazımpaşa ilkokul başöğretmenlerinden . Ayşe Hanım ise 29/05/1981’de vefat eder. “Kuşadalı Tabaki”. Torbalı’da daha önce yaptırdığı hanı işletmeye başlar. Fotoğrafın arkasında ise “ Adalı Hasan Efendi’ye takdim”. oradan yayan Torbalı’ya gelir. Aile. Orada İngilizler’e esir düşer.

18 .

19 .

4 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:17. 12 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:19.06. 6 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:11. 3 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:32. 10 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:37. 8 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:20.06.1328 1328 1328 14.02.1328 30. 20 . KE.09. 9 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:34.1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 16. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:16. 7 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15.Trablusgarp Savaşı’nda Kalanların Kayıtları Köyü Tepe Dirmil 32 Hane No Adı Necmettin Alamanoğlu yörük Nebi Baba adı Şeyh Mehmet Gaylani Alamanoğlu Halil Doğum yeri Tepe Emirali 1298 Doğum Tarihi Kayıt Trablusgarp İtalyan Harbi Ölüm Tarihi 10. 1328 1326 Aile soyadı Açıklama Piyade Binbaşı Kapalı kayıt 1934 tarama cevel no 1852 Balkan Savaşı Döneminde Askerde Kalanların Kayıt Örnekleri (1328 yılı) Köyü Ahmetli1 Bozköy2 Çakırbeyli Sepetçiler 3 Hane No 5 12 6 23 5 Adı Ali İbişoğlu Yusuf Kabaca oğlu Osman Zurnacı Hüseyin oğlu Hüseyin Hasan Mehmet Ali Kırıklarlıoğlu Mehmet Bekir Mustafa Ahmet Mustafa İsmail İkiz oğullarından İbrahim oğlu İbrahim Ali Mustafa Mustafa Hüseyin Ahmet Mustafa Hulusi Aydınlıoğlu Cemali Kütahyalı Mehmet Ali Ömer Baba adı Ömer Yusuf Yusuf Hüseyin Hasan Hüseyin İbrahim Esat Hüseyin Osman Osman Osman Osman Halil İbrahim Mahmut Hacı Ali Abti Mustafa İbrahim Arnavut Halil Ali Mehmet Ali Doğum yeri Ahmetli Bozköy Çakırbeyli Bayındır Çırpı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Demirci Döğerlik Döğerlik Döğerlik Helvacı Helvacı Ahmetli Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakuyu Karakuyu Karaot Karaot Dirmil Doğum Tarihi 1311 1303 1299 1300 1296 1307 1307 1307 1297 1308 1303 1301 1299 1311 1310 1284 1305 1299 1308 1304 1309 1304 1306 Kayıt Askerde Balkan Harbinde Balkan Harbinde Askerde Askerde Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbinde Balkan Harbinde Askerde Umumi Harpte Balkan Harbinde Balkan Harbinde Balkan Harbinde Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Ölüm Tarihi 1328 1328 1328 22.1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 Aile soyadı Açıklama Kapalı kayıt 1934 tarama cevel no YİĞİT-SAK-YİĞİTER ÜNAL-ÇETİN NİŞANCI-YANIK Kapalı kayıt KARAKUŞ-AKÇAY DÖNMEZ ŞENGÜL AYDIN AYDIN SARIBAŞ-BİRCAN AYDIN-AKTAŞ-BAYER SENEL ÖZCAN BOZKURT-TOPRAK AYDEMİR ÇETİN ÖLMEZ ZEYBEK SİVRİKAYA AYDIN UÇAR GÜLERCAN Kapalı kayıt Naime köyünden aktarıldı 2734 2073 356 4 Dağkızılca 41 70 87 3743 3764 3351 434 437 469 1456 1492 Demirci 6 15 11 11 23 Döğerlik 7 Helvacı 8 26 43 Karakızlar 9 3 10 12 18 62 2620 2655 2578 2588 2856 2861 2254 2259 1834 Karakuyu 10 61 70 Karaot11 13 16 Dirmil 12 18 1 2 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı: 18. 5 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:31. 11 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15.

1329 05.1329 20.09.02.1329 07. 16 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:7.Kuşçuburun 13 Çengele14 11 13 37 İskender Mehmet Ali Hasan Ali İbrahim Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Mehmet Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Hüseyin Deveci Ahmet Ziyaettin İbrahim Danaoğlu Mehmet Hasan Mehmet Abdullah Mustafa Süleyman Hüseyin Salih Mahmut Süleyman Osman Hacı Mehmet İsmail Koca Hüseyin Danaoğlu Bekir Kel İsmail Solak Mehmet Mehmet Ali Kuşçuburun Çengele Çengele Özbey Saibler Saibler Saibler Çatalca Bozköy Yeniköy Arıtaş Cumalı Cumalı 1306 1305 1292 1307 1299 1301 1261 1300 1303 1290 1308 1293 1308 Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Askerde Askerde 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 DURSUN BAYKURT KARAGÖZ ÖZ-SÜRÜCÜ ÇEVİK-TEKİN-GÜLEÇÖZYURT ÇEVİK-TEKİN-GÜLEÇÖZYURT AKGÜN-SEZER Kapalı kayıt 1262 1929 1941 1557 1507 1508 1529 Hamidiye Saibler16 15 15 9 9 11 Hortuna 17 28 10 18 Yeniköy 18 KURTLU DANACI Arıtaş19 Cumalı20 13 32 34 Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 3109 713 726 2813 BAĞIŞ-NEYIR ÖZÇETİN-ORHAN Balkan Savaşı Döneminde Askerde Kalanların Kayıt Örnekleri (1329 yılı) Arslanlar21 54 78 Çakallar 22 Deli Halil Recep Abdullah Ahmet Mehmet Mehmet Hasan Ali Mehmet Ali oğlu Cemal Mehmet Hüseyin Tuzlu Osman İsmail Deli Salih Latif Kara Hüseyin oğlu Durmuş Çiçek Mehmet Molla Ahmet oğlu Ali Putu oğlu Halil Gök Mehmet Bucaoğlu Hüseyin Ali Ahmet Koca Tahir Salih Şaban Kardiça Kardiça Çakallar Çakallar Çapak Sepetçiler Düğerlik Düğerlik Karakuyu Karakuyu Yenipazar Deliorman Kuşçuburun 1293 1297 1309 1297 1296 1309 1304 1302 1306 1309 1300 1297 1304 Askerde Askerde Harbiye Hastanesi Seferberlik Askerde Askerde Balkan Harbi Askerde Balkan Harbi Balkan Harbi Umumi harpte Umumi harpte Harb-i Umumi 1329 1329 25. 22 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:9. 15 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:21. 19 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:6.05.1329 1329 1329 1329 1329 1329 YASEMEN BOSTAN GÜL GÜL GÜLCAN-ŞENBOY TAŞLIOĞLU ÇINAR DUMAN BABA MADRAN GÖK Kapalı kayıt 2985 3013 26 27 Kapalı kayıt 1349 Çapak23 Sepetçiler Döğerlik 14 16 7 22 Kapalı kayıt 2883 Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 1272 Kapalı kayıt 2892 Karakuyu 98 110 Kuşçuburnu 14 14 15 Çengele 44 Süleyman Mustafa Çengele 1307 Şehiden 02. 21 .1329 30.06. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:18.10.1329 45 Ali Osman Mısırlı Mustafa oğlu Mehmet Hamit nam diğeri Kara Hüseyin Çengele 1309 Askerde 11. 20 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:10. 18 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:8. 17 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:40.1329 03.10.10.02.1329 Kapalı kayıt 1959 Hamidiye 17 Ali İsilce 1305 Balkan Harbi 1329 DEMİR Kapalı kayıt 1559 13 14 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15. 23 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:32. 21 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:31.

İkinci kardeş halamın kocası Mehmet’i de askere alıp Çanakkale’ye savaşa göndeririler. Kayınbabası ve kayınvalidesi hem kendinden çok memnun. tereyağını atlara. İşte bu nedenle halamı gelin ederlerken kocasının ailesi de çok fakir olduğundan halama sürü ile koyun.: Yaylaya gitme zamanı geldi mi eğer Özdere – Gümüldür’de kışlamışlarsa oradan göçüp bir günde Tahtalı Barajı’nın yapıldığı yere. Bütün yaz yaylada ürettikleri sütü. Ertesi gün oradan göçüp Tekeli köyü civarına. Bu yörük beyi çok zengindir. Halam yörük beyinin (Tekeli ) torunudur. Mesela bu göçebelerin yolculuğunu biraz anlatayım. tulum peynirini. Yukarıda söylediğim gibi o devirde mal geçerli akçe. Yükleri hafifler.1329 1329 1329 11. inek verirler. Bu döngü hep böyle sürüp gider. O zamanlarda zenginlik canlı malla oluyor. Bu yaylalara gidip Eylül sonları İzmir civarına göçerler.1329 1329 1329 1329 30. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:17.. Bu Mehmet’in bir kız çocuğu vardır. Dumlupınar. Onun da şehit olduğunu haber alırlar.yedinci gün Salihli’ye 24 25 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:18. hem çok malı olduğundan şehit olan kocasının küçüğü Osman’a yani kaynına vermeyi düşünürler. Göçebe yörükler her yıl yaylaya giderler. Aile bu iki acıyı yaşarken halam çok genç yaşta dul kalmıştır. Fakat kocası şehit olunca dul olarak baba evine dönmesi gerekir. Balmahmut. Arazi falan neredeyse bedava. Örencik Ovası.1329 FESCİ İLBEK ÇAKIRCA EKREN 1586 Kapalı kayıt 3171 3188 12 25 1 34 20 TAŞKAN TEKCAN ÖZÇETİN-ORHAN Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 2465 ACI GERÇEK ( GAVLAK MEHMET ) ANLATAN: Ben 1933 doğumlu Rıza TUNÇEL. keçi. Murat Dağı. Yokuşbaşı. Yakın zamanda şehit olduğunu haber alırlar ve bu şehit 5 oğlan kardeşten biridir. Gidiş o gidiş. altıncı gün Sart civarına . Altıntaş. Halamın kocası da artık zengin sayılır. yörüklerin canlı malları sığmazdı. Fakat birkaç kişiden fazla ziraat yapan yoktur. Evlendirirler. Nisan ayı içinde yayla dedikleri Kütahya’ya bağlı Gediz. Hem halamı hem de Osman’ı razı ederler. Arazileri de vardır. Şaphane. Çok yakınım olan Hatice halam ve eşiyle çocuklarının yaşadığı acı gerçeği anlatıyorum: Sene 1915.03. Böylece hem mal gitmeyecek. üçüncü gün Pınarbaşı yakınlarına .17 Ali Mehmet İsilce Torbalı Mersinli Özbey Saibler Hortuna Yenişehir Yeniköy Niğbolu Arıtaş Cumalı Fetrek 1306 Balkan Harbi 1329 DEMİR Kapalı kayıt 1560 20 Hüseyin Üzeyir oğlu Gani 1306 Balkan Harbi 1329 Kapalı kayıt 1565 39 Saibler Hortuna 1 68 83 Yeniköy Tepe Ertuğrul Mah24 Arıtaş Cumalı Fetrek 25 Salih Hamid İbrahim Ahmet Aycaoğlu İbrahim Mehmet Ali Mehmet Mehmet Köselioğlu Hasan Kara Recep Dığıllılı Mehmet Mehmet Veli Aycaoğlu Ali Ahmet Mehmet Mehmet Ali Deli Veli 1308 1306 1306 1296 1293 1300 1295 1296 1292 Balkan Harbi Askeri hastahanede Balkan Harbi Balkan Harbi Bursa askeri hastanede Askerde Balkan Harbi Askerde İskenderun Hastanesinde 1329 04. 22 . beşinci gün Turgutlu – Armutlu civarına . Halamın kocasının büyük kayını Aptil’i askere alıp Çanakkale’ye savaşa göndeririler.05. Çavdarhisar.. hem de gelin. Bu sefer tüm malı alıp götürmesi gerekecektir. Bulgurca civarına. Banaz hatta İnönü. Karınca sürüsü gibi bu yayla yollarına. develere yükleyip dönerler ve Salihli’ye gelince tüccarlara satarlar. dördüncü gün Manisa Spil Dağı dibindeki köylerin civarına. konarlar.03.

Öğrendikleri ile temelli yıkılıyor. Şehit sanılan halamın kocasını iyi anlatabilmek için. apayrı bir tipti. bunu bildiği için Salihli’de yörüklerin yolunu keser ve yörüklerin hepsi Salihli’den geçeceği için orayı bekler. Kendisini bildirmeden yanına koşup: -Baba yardım edeyim. Yörükler de hep birbirlerini tanıdığı için bu adam.. Böylece her şeyi öğreniyor zaten. O nedenle Salihli’de meydana çıkan bu adam. Aradan 3-5 yıl daha geçiyor. bu soruyu Salihli’ye gelen her yörüğe soruyor. Teyzem kendisini tanıyor. Halam kaynı ile evlendikten çok sonra. der. der. Bunun dışında başka şeyleri de öğrenmeye çalışır. Bu kişi olacakları bildiği için baba evine dönmeyi düşünmüyor.yıl olarak kesin bilinmiyor. Her geçen yörüğe : -Gavlak Sülü ve hanımı sağ mı? diye sorar. Orada kalmıştır. Hiç olmazsa babam. Babasının malını indirip. İyice kanaat getiriyor. Baba evine dönmemeye kesin karar veriyor. Esaretten kurtulup Salihli’ye gelmiştir. Dumlupınar’da teyzem vardı. Çok zaman oldu hiç görmüyorum. karısı ve kız çocuğu vardı. orada görürüm ümidi ile babasının geleceği günü bekliyor. diyor. Fakat babası sıtma hastası olduğundan çok perişan durumdadır. -Sen Gavlak’ın oğlu Mehmet değil misin? 23 . Yani kızını verdikleri dayısının oğlu benim büyük amcamın oğlu idi. Teyzemlerden mal almak istiyor. Onlara ne oldu? -Karısını kardeşine verdiler. diyorlar. Bir gün yolu Dumlupınar’a düşüyor.Sizin gördüğünüz adamın eşkali nasıldı? diye tipini soruyor. Birkaç ay içerisinde tüm yörükler o dedeyi yani “Gavlak Sülü (Süleyman)” yü. Ortaya çıkan bu adam. Babasını ata bindirip uğurluyor. Bir gün bir kuşluk vakti babasının bir at ve bir de merkeple sırtlarında yükleri olduğu halde hayvanlarla geldiğini görüyor. o evliydi. O kişi şehit sanılan “Mehmet”tir. Büyük dayısının oğluna yeni gelin ettiler. Eylül ‘de dönüş başlardı. “ Sen kimsin?” diye soranlara: -Mehmet benim Çanakkale’den asker arkadaşımdı. Aldığı cevap: -O Çanakkale’de şehit oldu.Salihli’de bir adam seni arayıp soruyordu. Şüphesi kalmıyor artık.Salihli’de bir adam ortaya çıkıyor. Dokuzuncu gün Kula’yı geçerler ve birkaç gün sonra Güre civarına varırlar. yayla dönüşü tüm malları Salihli’de nasıl olsa tüccara satacak. Bu yolculuğu şu sebepten anlatıyorum.Mehmet’in babasını. Yalnız anne ve babasını çok özlüyor. Yüzde yüz oğlum. Onların da birkaç sürü koyunu vardı.görüp: . sekizinci gün Kula’ya yaklaşırlar. Tüccarlardan da parasını alarak babasının cebine koyuyor. kız çocuğu da büyüdü. Güre civarında dağılmaya başlarlar. Ayrıca: -Bu adamın oğlu Mehmet vardı. Onların tüm kardeşlerinin ön dişleri çok küçük. bir kısmı da Uşak yoluna devamla Afyon yakınlarına giderlerdi. malını satar. Dede de: “Salihli’de bana birisi evlat gibi yardım etmişti” diye düşünerek şüpheleniyor. Her gören ön dişlerini anlatıyor. Araştırsa da netice alamıyor. -Peki . Neden Salihli? Çünkü Salihli’yi geçtin mi hem yaylaya hem de kışlağa giderken Salihli’den sonra hepsi ayrı ayrı yönlere dağılırlar. çok hastasın. Bir kısmı Gediz yoluna. her gelene Gavlak Sülü’nün oradan ne zaman geçeceğini sorar.geçince Kovukdere civarına. Tahminen ne gün geçeceklerini öğrenir.Kendisini tanıyan yörüklerden bu adamın kendisini tahkikat ettiğini öğreniyor ve o kişilere: . Bu şehit Mehmet celepliğe yani kasaplığa başlıyor.

Ben. -Ne istiyorsun Sülü Dede? dedim. ateşi yakıp önüne sofrayı serdim. Eskiden babası ile karşılaştığında. -Biz Salihli’den geldik. Bir gün okuldan geldim. Onu öldüreceğim ama hayırlı bir günde olsun diye düşünüyorum. -Kim sizin amcalarınız. Onların tümü Söke tarafına göçtü.bu sefer: -Git kayınbabandan iste. yastığa yan gelip yatarak bana bakıyordu. Hem karnım aç hem kocakarı ile kavga ettik. Evde yalnızdım ve kendisini ben karşıladım. Tahtalı Kahve. babacığının çok hasta olduğunu. 1960’lı yıllar girmişti. Onun için: -Oğlum sizin aradığınız adamlardan hiçbiri köyde kalmadı. O da çok zaman kışın kapalı olurdu. Başından geçenleri anlatıyor. 24 . biraz da kuru soğan. Birkaç yıl geçince şehit sanılan Mehmet’in kızı da ölüyor. bir yandan da kahvesini içiyordu. babası giderken arkasından çok ağladığını anlatıyor. Çünkü biliyordum ki bunları çok severdi. -Anan baban yok mu ? dedi. bir tas taze çökelek. siz adam olmazsınız. ısınayım. Salihli’de bir başka isimle tanındığını söylüyor. İç güveyliği böyle kavga ile geçer. Güzelce karnını doyurdu. o tarihlerde de bütün yörükler köylere yerleşiyor. Osman o delikanlılara: -Oğlum bu kışta kıyamette ne yapacaksınız köyde? diye soruyor. ateş yak. O zamanın olanakları çok kısıtlı. Annem bir tencere kuru fasulye pişirmiş. diyor. diye o delikanlılara bir bir amcalarını soruyor Osman. Çünkü çok sevdiğine öyle derdi. Bir yandan sigarasını. diyordu. Bana: . O an bende bir fincan kahve yapıp eline verdim. bir tas turşu. amcalarımızdan babamızın hakkı olan malı alacağız. dedim. Ömründe başka giysi ile gezdiğine şahit değilim. Salihli’de oturduğunu. diye sordum. Sorduğu kişi de şehitin hanımı ile evlenen amcaları Osman. Bu şehidin babası ve anası 1949 ve 1951 yıllarında ölmüşlerdi. Sülü Dede hizmetimden memnun olduğu için bana: -Meymenetsizler. dedi. Hatta iki ihtiyar çok kavga ederlerdi. Fakat aradan zaman geçtiğinden kendisini bulamıyorlar. fakat çay pek bilinmezdi. O devirde evlerde kahve dolu.Oğlum. Biliyordum ki kahve istiyordu. Bir de kaçak sigara sarıp. Bacaklarında efe tozlukları vardı. Acı biberi çok severdi. Topan don derlerdi pantolona. Sülü Dede ve karısı öleli 10 yılı geçmişti. Onları bulacağız. diyorlar. bir gün misafir kalıp kayboluyor. Sülü Dede bizim eve gelip: -Mustafa ! Elif ! diye sesleniyordu. -Oğlum biliyorsun. biraz zeytin . Halbuki aradıklarının birisi o kişi. Onlar da zaten mallarını bölüşmüşler. Bir gün oraya iki delikanlı geliyor. Bu köyde amcalarımız varmış. dedi. -Oğlananası köyüne buradan mı gidilir? diye soruyorlar. Evlendiğini. Öğle idi. Ben: -Dede neden kavga yaptınız . Aradan birkaç yıl daha geçiyor. Gençler de bu yaşlı adamın dediklerine inanıp hemen Salihli’ye dönüyorlar. Şimdiki Yeşilköy’ün olduğu yerde sadece bir kahve vardı. Mehmet. Dedemiz ölmüş. Teyzemlere birkaç defa daha misafir oluyor.Teyzemden kendini saklamıyor. Bu haberler babası ve kardeşlerine ulaşıyor. Ben de: -Yalnız ben varım. Benim amcaoğlu da aynı kişilerden hak istediğinde. onu kattım. Şehitin kızı ile evli olan amcaoğlunun üç çocuğu yetim kalıyor. Bir avuç dövülmüş acı biber. üstünde eski zeybek elbisesi vardı. Ayağında.

su vermiş.2002 tarihinde Torbalı ilçesi Ertuğrul Mahallesi’nde A. akmayan çeşmesi. kapısı sökülmüş damları. İzmir (Sunulan bildiriler). yeni adı Çınardibi olan köye giden yolun üstünde kurulu bu Marmaraç Köyü'nde olmuş.Aradıkları yeni yaşam alanını Canlı köyünde27 bulmuşlar. 27 25 . diyor. Köy yıllar önce susuzluktan ve geçim darlığından dolayı dağılmış. İdari bakımdan daha önceleri ayrı iken sonraları Dernekli köyüne bağlanmış. Büyüksehir yasası ile Bayındır’a bağlı semt haline gelmiştir. Yunan işgali zamanında etraftaki çeteleri saklamış koynunda.Köy düz bir arazi üstünde etrafı ormanlarla çevrili bir yerde. 28 Hortunalı Hamit ile ilgili yerel tarih araştırması için bakınız: Necat Çetin. Adı halk arasında "Marmaraç"26. bu üç çocuğun yetim hakkını yemeleri için onlara bırakıyor. bazıları Salihli’nin bir köyüne. Anlatım Çanakkale Savaşı’nın toplumsal sonuçları bakımından önemli görüldüğü için anlatıldığı şekilde 12. hep hüzün veriyor insana. Not: Şehit sanılan “Gavlak Mehmet” hakkında yaptığımız tüm araştırmalardan ne yazık ki şu ana kadar sonuç alınamamıştır. Yunan’ın baş belası Hortunalı Hamit Efe’28yi de barındırmış bu köy. Amcaoğlum biraz daha araştırıyor ama bir sonuç elde edemiyor. Biri şu an Yazıbaşı beldesinde. İnsanları ovada yeni yaşam alanları aramışlar. amcaoğluma: -Git .diyerek bir metelik vermediler. Eylül 2009. Bugün ise yıkılmış evleri. O yetimlerin en az 50-60 dekar arazisini satıp yediler. Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Alilerin Mustafa Bayındır ilçesinin yüksek dağlık kesiminde yörüklerin kurduğu bir köy vardır. Bu üç yetimden ikisi öldü. Karşı taraf yalancı şahitler bularak: -Bizim öyle bir kardeşimiz yoktu.12. Fakat o tarihlerde bir yere yerleşik olmadıklarından. SÜRÇ-İ LİSAN OLDU İSE AFFOLA. ailenin nüfus kayıtlarını getir. yazın ise ılgıt ılgıt esen rüzgârların bağrında öylece tekrar canlanmayı bekler.Çamköy gibi değişik köylere kayıtları. Yılı Sempozyumu. 2 26 Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü Bayındır Canlı köyü ileriki yıllarda Belde olmuştur. Ben biliyorum. penceresi. hasta ve yardıma muhtaç bir durumda yaşamını sürdürmeye çalışıyor. ” Sözlü Anlatımlara Göre Torbalı’da Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit”. Kimler gelmiş kimler geçmiş bu köyden.” diyerek. Hakim. Hatta amcaoğlu hakkını alabilmek için dava açtı.Uluslararası Kuva-yı Milliyenin 90. Kuvvacılara ekmek vermiş. Resmi adı da "Mersinli Mahallesi". ailenin nüfus kayıtlarını getiremiyor. yani eski adı Kavakalan. dediler. Bizim anlatacağımız olay işte orada. Rıza TUNÇEL'in evinde derlenmiştir. Ama hüzünlü ve yalnız. Bugün dağların tepesinde kışın yağan kar ve yağmurun. “Öbür dünyada helalleşiriz. bazıları da Menderes .

Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi 32 1320 sayımında hanede(Hane numarası: 6) toplam 14 kişi kayıtlıdır. Kazım. dedemin anasından geliyormuş. derken vurulurlar birbirlerine. Her gelişinde bir çocuk. Diğeri de kızdır “Iraz37”. Ben çocukluğumda 33 birkaç sefer bu köye gitme şansına sahip oldum. Köyden yaşıtı Emine ile gizliden gizliye görüşmeler başlar. Koca Aliler34. 35 Osman 36 Fatma. bilemediniz 16 hane kadardı29. Çünkü uzaktan da olsa orada akrabalarımız vardı. Bakınız.”Sarılar aşiretinden Bekir” Seferberlikte “askerde” kalmış. Evin yükü yörük kızı Iraz'’n üstündedir.88) dul’dur. Gelişip güzelleşir. Hele bir avuç toprağın altın olduğu yerde. Iraz ile ablası Ayşe arasında bayağı bir yaş farkı vardır. 37 Yörükler Raziye ismini "Iraz" olarak söylerler. Kimisi Kemalpaşa’nın Cumalı köyüne. 3 Erkek 3 kadın. Üçüncü kardeş ise “Mustafa38”. Iraz ablasına. 60 kişisi (%50. izne geldiği veya kaçıp geldiği askerlikten başka. Kardeşi Mustafa da gelişir. hangi zaman hangi yerde sürüsünün doyacağını bilir. Eğer aylıklı çoban ise işte bak orada biraz duracaksın. Ölüm tarihine 1333(1917) notu deftere düşülmüş. Hemen babasına Emine’yi istemelerini söyler. Adı “Ayşe”. Halil oğlu 1292 doğumlu. 63 kişi (% 52. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Babası Ali oğlunu kıramaz. Aynı kaynı Hamza Ali41 gibi. 30 1320 sayımında hanede (Hane numarası: 5) toplam 14 kişi kayıtlıdır. 38 1311 doğumlu. Keçi ve çoban ayrılmaz ikilidir dağlarda. Ailenin soyadı: KÖLEMEN.43 kişidir. Bu evlilikten 2 kız. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri. Şerife. Ormanköy Muhtarlık Arşivi. Nazlı. Bakınız. Hanede üç çocuk. Artık evde beş kişi kalmıştır. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. 41 Torbalı Çengele köyü Hane no: 20 “Sarılar aşiretinden Ali” Soyadı: GÜÇ. Bu rakam genel ortalamanın çok üstündedir. kimisi ise ovadaki Kızılcaova ve Canlı’ya. Ailenin diğer lakabı "Osman Aliler". Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi. Bu arada anası dayanamaz bu dünyanın kahrına vefat eder. Bu Marmaraç köyünde bir aile varmış. Bakınız. Ümmü. Iraz bir süre sonra büyür. 34 Nüfus hane no:1 1320 tarihli nüfus sayımında hane reisi olarak Bayındır 1260 doğumlu Koca Ali bulunmaktadır. Hane nüfus sayısı 6 kişidir. Doğru dürüst görememiş kocası karısını. Halil. Mehmet.57). Yani sizin anlayacağınız toplam 6 kişidir. Mustafa ile ablası Iraz’ın arası bir yaştır. ( 1885-1965) Kapalı Kayıt. Sonradan öğrenmiştim. 43) ise bayandır.94) bekar ve 7 kişisi (% 5. Ayşe: Eşe… gibi. Etraftan istemeler başlar. İsa: Ese. Benim anlatacağım olay 1915 yılında Çanakkale Savaşları sırasında geçer.Köy canlı iken hayat sabah 6’da başlar. Onlar da dağıldı şimdi çeşitli köylere. “Araplar31” ve “ Çelbeşikler32” idi. Kemalpaşa’nın Gökyaka Tekeköy’den birisi42 ile söz kesilir. Bu köy pek öyle kalabalık bir köy değildi. kimisi Dağtekke köyüne. hangi havada hangi tarafa gideceğini. Bakınız. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Ailenin soyadı: VARTÜRK. Yemen senin Balkan benim. yaşamak için yapacağın tek şey vardır: Sürü hayvancılığı. 31 1320 sayımında hanede(Hane numarası: 2) toplam 16 kişi kayıtlıdır. 3 erkek çocuk olur önce. Köyde en geniş aile “Kölemenler30”. Bakınız: Aydın Vilayeti Salnamesi 1317. Sayımı yapılan 119 kişiden 59 kişi erkek (% 49. Önce kaçgöçler. Kocası zaman zaman askere çağrılmaktadır. Aslında oğluna Emine’yi gelin olarak almayı 29 27/07/1320 tarihli son Osmanlı nüfus sayımında köyde 16 nüfus hanesinde toplam 119 kişinin sayımı yapılmıştır. Ali. Çobanın kendindense bir topan ekmek yersin. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. 33 1976 yılı. Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi. bir dede35 ve anne36. Çünkü çoban. Eğer helal ekmek yemişse çobanın. 39 Torbalı Ormanköy 40 Dedemin babası. 119 kişiden 49 kişi (% 41. Abla Ayşe Çengele39 köyünden Sarılar aşiretinden Bekir40 ile evlenir. delikanlı olur. Hane nüfus ortalaması 7. Torbalı Ormanköy Muhtarlık Arşivi.baba vardır. Başka bir alemdir keçicilik.18) evli. Mustafa ablası Ayşe gibi diğer ablasının hemen evlenmesini beklemektedir. En büyük çocuk kızdır. 26 . 1891 yılı sayımında köy nüfusu 117 kişidir. 15. Dernekli Köyü Muhtarlık Arşivi. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri. Akrabalığımız büyük ninemden. kimisi Torbalı’nın Karakızlar köyüne. Soyadı: ÇETİN. Ailenin soyadı: ÖZMERSİNLİK. Torbalı Çengele köyü 19 hane reisi. Her neyse biz sizlere olayımızı anlatalım. keçilerin bayram eder dağlarda.

5. 44 Düğün evi yakını gençlerin gece evlenecek genç kızla birlikte meşaleler eşliğinde akrabalarını türkü ve uzunhavalar söyleyerek ziyaret etmesi ve hediyeler toplaması.Kemalpaşa Gökyaka Köyü Muhtarlık Arşivi. Köye Çırpı nahiye karakolundan iki jandarma gelir. Önce seni uğurlayacağım. Eh bir hafta sonra oğlu da evlenecektir. Sessizce köye varılır. Herkesin keyfi yerinde. O da ne? Davulların karşısına Marmaraç’tan iki kişi gelmez mi? Yoksa düğün bozuldu mu? Düğün idarecileri bir işaret eder. Zeybek mezarlığını geçeceksin. Ya kaybolmuştur ya da esir düşmüştür. Baba Ali hemen oğlunun nişanlısının ailesi ile de anlaşır.Bakınız: Köy Nüfus Esas Defteri.Şu an kalkmış durumda. Eline bir çapa alan. A ilenin soyadı: BULUT. Düğün yazın yapılacaktır. Oğlunun nişanlısı Emine o evin gelini olarak her gün kendi evinden sonra kayınbabasının evinin işlerini görür. Önce Cumalıköy’e. 46 Nüfus Vukuat Defterinde. Ya Gökyaka Tekeköy’den davullarla yola çıkanlara ne demeli? Sabaha karşı köyden çıkılır. erkeçler kesilir. Belirlenen gün gelir çatar. Bir gün öncesinden etraf köylerde ne kadar hısım akraba varsa toplanır Marmaraç köyüne. Bir hafta önce Iraz gelin gidecek. Kına gecesi yapılır. Acaba ne oldu? Konu hemen anlaşılır. Önce dede toprağa verilir. Kayda göre Mustafa 1331 yılında Harb-i Umumi’de “askerde” kalmıştır. Her şey iyi gitmektedir. süpürür. Çanakkale Harbi patlamıştır. 42 Ağa Mehmetler/ Kürt Ahmetler. Vatan seni bekliyor. Aynı ev birer hafta ile iki düğünü birden yaşayacaktır. evi siler. Alay 2. kallmıştır. Keşkekler pişer. Anlayışla karşılanır. Mustafa’nın Çanakkale’den künyesi gelir46. Mustafa’nın ölüm kaydı vardır. 43 Yörede damatlık elbiseye eskiden urba denirdi. Davullar zurnalar dağları inletmektedir. Eğlence durur. Mustafa da bir süre sonra Emine ile sözlenir Böylece aynı evde nişanlı iki kardeş olur. Bir gün mutlaka gelecektir.o da istemektedir. Yemek yapar. Koca Alilerin Ali ise oğlunun şehit haberini aldığında beyninden vurulmuşa döner. bir hafta sonra da evine gelin gelecektir.geltag. Jandarmalara durum anlatılır. Bütün eli silah tutanlar askere alınmaktadır. Mustafa önce ablasını çırak yani gelin çıkarmak ister. Mustafa ile beraber 16 kişi daha köyün alt kısmında imamın dualarıyla. Bir de bu işin geri dönüşü var.Çanakkale Savaşı dönemi. Çünkü tek erkek evladıdır Mustafa. Emine inanmaz. 45 Osman. Herkesi bir merak sarar. ET: 11/01/2010) 27 . Evinin duvarlarına geleneklere uygun asılır. Misafirler de yavaş yavaş köylerine. Ya doğruysa? Soyunu kim devam ettirecektir? Kim kucağına torun verecektir? Bir süre sonra kahrından o da ölür. der. Oğlunu köyde nişanlısı. doğum yılı bilinmiyor. Ben ablayım. Gökyaka Tekeköylü dünürler ile düğün günü kararlaştırılır. Oradan Marmaraç köyüne doğru sarkacaksın.Kolordu 4.com/sehitler. ilçe ve köyü bilinmeyen. Yöresel bir gelenektir. Bir süre sonra köye. 23/06/1915 tarihinde Sebdülbahir muharebesinde şehit memleketi İzmir olan kişi olduğunu ( kayıt no:24. Yolları bayağı uzundur. Ancak hiç umulmayan bir olay daha yaşanır. köylü tarafından askere uğurlanır. Önce cenaze toprağa verilecektir. evinin duvarında urbaları öylece beklemektedir. Gökyaka Teke köyü hane:32. Heyamullar44 düzenlenir. zurnalar ötmez. Yemez içmez. Davullar susar. Evinin kapısı kapanır. (http://www. Ancak ikindi vakti varılabilir. Gelinin evdeki yaşlı dedesi45 vefat etmiştir. Mustafa bir İngiliz saldırısında şehit düşmüştür. Kim bilir ertesi gün mü sabah mı varacaksın kendi köyüne. hadi doğruca Cumalıköy dağına tırmanacaksın. Köyün insanları toplanır.asp? il_id=36&ilce_id=1&harf_id=0&sayfa_no=4. bir kürek bulan mezarlığa gider. Ardından Iraz sessiz sedasız gelin gider.Tabur. Çanakkale şehitlerimizin listesinde 1. evlerine dönmeye başlar. Mustafa'sı vurulamaz. Iraz karşı çıkar ve der ki : -Önce evden sen çıkacaksın. oradan Sinekköy’e. Dünyaya küser. Bölük piyade er Ali oğlu Mustafa. Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri Cilt:2 sayfa:198. Kayıttan da anlaşılacağı üzere Mustafa’nın vefat yılı 1915 yılıdır. Allah bilir ! Öğlenden sonra davulların sesi yeri göğü inletmektedir. Artık köye 500-600 m. Koskoca evde baba tek başına kalakalır.346 ) düşünüyorum. Oğlunun urbaları43 kesilir.

hepsi acı dolu. Babası: İsmail. Ocaklar sönmektedir. Kayıttan da anlaşılacağı üzere Halil ve Osman kardeştir. . Bir süre sonra ölüm haberi gelir baba ocağına.Aynı acı haber bir süre sonra Çengele’ye “Gacarlar47’a ulaşır. Annesi: Ümmü. sayfa:198. Cilt:2. Zaten tüm ömrü 49 bu çocuklarını yetiştirmeye ancak yetecektir. Yunan bir yandan köyü basar. sözünü gözleri yaşlı ifadelerle anlatılmıştır. Ancak ne Mustafa ne de diğerleri döner. Ancak hastadır. 50 Nüfus Vukuat Ölüm Defterinde diğerlerinin de bazılarının ölüm kayıtları vardır. Adı:. Mustafa’sı gelmez. Askerde kaldığı yer:Umumi Harp. Hane:4 Adı: Halil. Doğan çocuk erkektir. Mustafa’sı yine gelmez. “Askerde”. Biz yine dönelim Marmaraç köyüne. Annesi: Gülsüm. 49 Ayşe 1969 yılında vefat etmiştir. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Hepsi gerçek. Ailenin bugünkü soyadı:İNCEDAYI. Annesi: Ümmü.. Artık 10 yıldır süren seferberlik bitmiş. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Umutludur. Aile Bayındır Canlı semtindedir. ilaç yok.kadınları kocasız. Hane:11 Adı: Hasan. Babası:İbrahim. Hane: 16. Yani büyük dedem. Bekir. sağ kalan bütün askerler evlere dönmüştür. Cumhuriyet ilan edilir. Benim ailem. jandarma tarafından zorla götürülür. Adı: Halil. Yıl:1331. Babası: Mehmet. Yunan kovalanır Mustafa’sı yine gelmez. Aile Bayındır Yeşilova (Çıplak) Köyü’ne nakil gitmiştir. Ayşe geride 7 çocuğu ile kala kalmıştır. askerler tek tük dönmeye başlar. Doğum yılı:1305. Aile Dernekli Köyü’ndedir. İdare Hane Baba Adı Birimi No adı Dernekli 1 Abdullah İbrahim 47 48 Anne adı Ayşe Doğum Doğum Vefat Ölüm Ölüm Yeri Yeri Tarihi Tarihi Kaydı Bayındır 1307 Harp-i Umumi 1331 Askerde ÇETİN ailesinin Torbalı Ormanköy’deki lakabı. 28 . Doğum 7 ay sonra olur.Osman. sayfa:199. Emine gelenlere: .. Mustafa ile nişanlanalı tam 8 yıl olmuştur. Cilt:2. Ayşe nenem halama hitaben : -Kızım siz ne gördünüz? Ben bir günde üç acıyı yaşadım. “Askerde”. sayfa:199. Harp biter. Bu hikaye Ormanköy’den sevgili halam Fıtnat ÇETİN tarafından tarafıma anlatılmıştır. Bir süre sonra Yunan çıkar. Ailenin bugünkü soyadı: KÜÇÜKSOLAK. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Artık ümidini keser. “Askerde”. Doğum yılı: 1311. Daha kısa bir süre önce izne gelmiştir. 51 Bayındır ilçesinin bir dağ köyü. Sirke ile yapılan ilaçlar da fayda vermez. Bekir de harpte vurulmuştur. Varır istemeye istemeye Osmanlar 51’dan bir adama. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Nice hikâyeler vardır böyle yaşanan. Ailenin bugünkü soyadı:DUVA. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Jandarmalar dinlememiştir bu sefer. Köyden Mustafa ile birlikte askere alınanların teker teker künyeleri gelmeye başlar50. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Emine’yi babasından etraftan istemeye (evlilik teklifi) gelirler. sayfa:199. Cilt:2. Ailenin bugünkü soyadı: İNCEDAYI. Etraf köylere sağ kalabilen.Dünya Savaşı Sırasında Askerde Kalanların Listesi. Üç sene durur. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Yıl:1331. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Çeteler bir yandan. Giderken de hanımı Ayşe iki aylık hamiledir48. Hane:16. Ne Çanakkale’dir bu? Evlatları yiyen.Benim nişanlı olduğumu bilmez misiniz? der. Her taraf cavurdur. Babası Bekir’in adı verilir. Annesi: Dudu. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Doktor yok. Yıl:1331. Yıl:1332. Babası: İbrahim. . Doğum yılı:1312. evlatları babasız bırakan Çanakkale. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. 52 Not: Çengele (Ormanköyden) Sarılar aşiretinden Bekir benim dedem Mehmet ÇETİN’in babasıdır. Çok azı mutlu sonla biter52. Doğum yılı: 1314. Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri’ne Göre (Cilt 2) Dernekli ve Marmaraç ( Mersinli) Köylerinden I. “Askerde”. Cilt:2. Mustafa yine gelmez.

Dernekli Dernekli Dernekli Dernekli Mersinli Mersinli Mersinli Mersinli Mersinli 4 6 9 15 1 4 11 16 16 Mehmet Abdullah Mustafa Mehmet Mustafa Halil Hasan Halil Osman Abdullah Mehmet Ahmet Süleyman Ali Mehmet İsmail İbrahim İbrahim Ayşe Ayşe Fatma Emine Fatma Dudu Gülsüm Ümmü Ümmü Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır 1304 1302 1303 1311 1311 1312 1305 1311 1314 Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Umumi Harpte Harp-i Umumi Harp-i Umumi 1332 1333 1332 1331 1331 1332 1331 1331 1333 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Mustafa’nın ölüm kaydı: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri-2 sayfa 198. 29 .

[2010 yılı (Necat Çetin arşivi)] Marmaraç (Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü) görünüm [2010 yılı(Necat ÇETİN arşivi)] 30 .Osman Ali’nin Marmaraç köyündeki evinin şu anki görünümü.

Bölük. Dünya Savaşı.43 17 4. % dilimi 23 5.Alay karargahı. Duhul tarihi: 1331 (silah altına alındığı tarih – Miladi. Piyade er. Tabur 3. Piyade başçavuş. Çanakkale Savaşları ve İstiklal Harbi’ne katılan askerlerin kayıtlarını dikkatlice incelediğimizde bazı sonuçlara varmaktayız. 1310 (M. Piyade Çavuş. Piyade onbaşısı.82 57 14. Bölük “ ALMANAVUSTURYA VE OSMANLI Harp madalyası vardır” Kimi kayıtlar askerin bedeni durumları ile ilgilidir.1893).28 391 %100 Kayıtlar rumi takvime göre 1304 (Miladi: 1888) yılından başlamakta ve 1308(M. Sayfa no: 1 Muhacir Hafız Mehmet oğlu Ali.69 29 7. 24. 1314 (M. Bölük Duhul tarihi: 15 Temmuz 1325 Terhis tarihi için örnek: 1310 Bozköy doğumlu Derviş oğlu Mehmet.86 37 9.47 54 13. Alay 1.1889). Tabur 5.1891). Birkaç örnek: 1306 Demirci doğumlu Türkmen oğlu Türkmen’ in oğlu Hasan .Şimdi askeri kayıtları inceleyelim. ilçeye bağlı bucak ve köyleri de kapsamaktadır.TORBALI’DAN BALKAN SAVAŞI.1919) Silah altına alınma tarihlerinde genellikle sadece yılı yazılı iken birkaç kayıtta duhul ve terhis işlemleri gün . Gerçi bu kayıtlar sadece Torbalı merkezdeki askerleri değil. 168.Örnek: 1304 doğumlu İzmir-Torbalı-Karakuyu köyüne kayıtlı Kütük no: 3 .1890).Bir örnek:1309 Tepeköy doğumlu Mustafa Çavuş oğlu Ahmet.adedi. 1306 (M.1895). 131.8 Kolordu 1. 1313 ve 1314 tertiplilerin sayıca çok olduğu görülmektedir.1308 (M. 1309 (M. 1896).Bölük “ 5. 1. 15. Toplam 11 kayıtlı yılın dökümünü yaptığımızda kayıtlı toplam asker bakımından şu tablo karşımıza çıkmaktadır: Burada toplam kayıtlı asker adetinin 391 olduğunu görmekteyiz. 1307 (M.Duhul tarihi için örnek:1305 Çapak doğumlu Halil oğlu Abdullah. Yıllar(Rumi) (Miladi) 1304 (1888) 1305 (1889) 1306 (1890) 1307 (1891) 1309 (1893) 1310 (1894) 1311 (1895) 1312 (1896) 1313 (1897) 1314 (1898) 1315 (1899) Toplam As.Bu kayıtlar bugün dahi zaman zaman kullanılmaktadır. Alay 2.110.” İki harp madalyası vardır “ 1309 Dirmil doğumlu Hüseyin oğlu Ahmet.1899) yılında son bulmaktadır.1897). ve yıl olarak yazılmıştır. Kolordu 58. 12 Alay 2. dereceden malüldür ” Kimilerinin kayıtlarının sonunda savaşta veya savaştan sonra aldıkları madalyalarla ilgili bilgi bulunmaktadır. Bölük Terhis tarihi: 01 Mayıs 1339 Kimi kayıtların kenarına önemli notlar düşülmüştür. Piyade çavuş. İzmir 5. 1.Tabur 4. Alay 1. 1311(M.DÜNYA SAVAŞI .1894). Birkaç örnek: 1307 Çapak doğumlu Deli Hasan oğlu Süleyman oğlu Ahmet Efendi. “Harb-i Umumide yaralanarak askerlikten ihraç edildi” . 1312 (M. 1892) kayıtlarının olmamasına da bir anlam veremedik.Tabur 1.1892) yılı hariç olmak üzere 1305(M.24 19 4.1915) . silahsızdır” Kimi kayıtlarda esir düşenler ile ilgili bilgiye rastlamaktayız. ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE KURTULUŞ SAVAŞINA KATILANLARIN ASKERLİK KAYITLARI ÜZERİNE YAPILAN BİR İNCELEME Bugün Torbalı Askerlik Şubesi arşivinde saklanan orijinal kayıtları eski yazı (Osmanlıca) olan Balkan Harbi.Bir örnek: 1312 Çapak doğumlu Müteveffa İbrahim oğlu Osman.88 33 8.58 48 12. Tabur 3. 1306 Maşat (Bugünkü Şehitler) doğumlu Arap Süleyman oğlu Durmuş.Piyade er.41 40 10.1898) ve 1315 (M. Askeri kayıtlar yıllara göre tutulmuş ve her askere bir kütük ve sayfa numarası verilmiştir. Alay 1. 1313 (M. Fırka 45 Alay 1. Depo Alayı “Sınıfı sakat.34 34 8.Piyade er.ay.Piyade er. Terhis tarihi: 1335 ( Miladi. Tabur “Esir düşmüştür” 31 .

”. Çengele (Ormanköy).Ayrancılar.. Hortuna (Yazıbaşı)Merkez. Bülbülderesi.”. Gere. Bugün idare merkez birimi Ertuğrul Mahallesi’ndeki binaya taşınmış. Bazı köylerin isimlerinde çok az değişiklik vardır. Ahmetli. Çaybaşı.Yukarı Mahalle . Şahısların daha iyi tanınmaları için baba adları ve namları da ilginçtir: Birkaç örnek: “Yozgatlı Mustafa oğlu…”. Çapak. Yaptığımız araştırmada bu köyün nerede ise tamamının Rum kökenli olduğu. Karaot. Doğancılar. Çakallar.Karakızlar.”Garip Mustafa oğlu.Ayvaz Kör Ahmet oğlu.Tekeköy ( Bugünkü Gökyaka köyü) Kemalpaşa. Yoğurtçular.Çoban İsmail Hafidi İsmail oğlu. Örnek: Kanlı Mehmet oğlu (Çaybaşı) Bugün bu aile Kanlı soyadını kullanmaktadır. 32 .. Helvacı..Karacaağaç.. Bazı köylerin adlarının değiştiğini görmekteyiz. Arslanlar..Avrethisar muhacirlerinden Halil oğlu. Bazıları ise soyadı olarak almalarına rağmen aile aynı ünvanı ile tanınmaktadır. Sepetçiler ..Dirmil (Korucuk). bu kayıtların tutulduğu yıllarda daha kurulmamış veya başka idari birim içindedir. Tepeköy.”. bu dönemde köyde sadece birkaç Türk ailenin yaşadığının ortaya çıkmasıdır.Sinekköy. Dağkızılca’nın etrafında olan köylerdir.”. Bazı mahalle adları değişikliğe uğramıştır. Örnek: Cumalı.Avandere. İlginç olan bir diğer kayıt ise Kayas (Bugünkü Pancar) köyünden 11 yılda sadece bir askerin kayıtlı olduğudur..”Deveci Ahmet oğlu. Kuşçuburnu.gibi Bazı köylerin adlarını aynen korudukları görülmektedir.Fetrek.Kayıtlara baktığımızda askerlerin kayıtlı olduğu köylerden bazılarının bugün Torbalı’ya bağlı olmadıklarını.”Karaca Mustafa oğlu.. Demirci. Bazı mahalle isimleri bugün kullanılmamaktadır. vb...Taşkesiği.”.. Çimenler (Çaybaşı Beldesi) ise Yeni Mahalle’ye dönüşmüş. Yörükler (Korucuk).”Ekşi Mehmet oğlu.. Dirmil (Korucuk) Hamidiye (Özbey)Arapçı (Pamukyazı).”. Karakızlar. Hortuna (Yazıbaşı)Kayas (Pancar).” gibi daha bu lakap ve ünvanları çoğaltabiliriz.vb sayabiliriz. Karapınar Menderes ilçelerine bağlıdır. Karakuyu. Kırıklar. Örnek. Bu lakapların çoğu Soyadı Kanunu’ndan sonra soyadı olarak alınmıştır. Dereköy. Kaplancık gibi. “Köse Ali oğlu.”.. Tulum. Dağtekke. Örnek: Fetrek. Çimenler Ahmetli.Taşkesiği Taşkesik olmuştur. Belenbaşı Buca .. Örnek.” . Karaot.”Çalık Kürt Hüseyin oğlu. “Kırlı Hasan oğlu.”. Fetrek (Bu günkü Vişneli köyü Kemalpaşaya bağlı) . Eğerci. Yeniköy.Düğerlik. Atalanı.. Çakırbeyli . Örnek olarak Naime. Bozköy.Torbalı Yukarı Mahalle . Örnek: Sepetçiler (Çaybaşı Beldesi ) Atatürk Mahallesi’ne. Kayas (Bu günkü Pancar).Arapçı (Pamukyazı).Pehlivan oğlu. Hacı Hüseyin oğlu. Ayrancılar. Çakırbeyli. Bugün Torbalı ilçesine bağlı bazı köylerin adından hiç bahsedilmemektedir. Birkaç örnek: Çaybaşı. Sanırız bu yıllarda Dağkızılca köyü bugün geçerliliğini yitirmiş olan nahiye birimi olmuştur. Bazı mahalle isimleri aynen korunmuştur. Bu yerli Rumlar daha sonra mübadele ile gönderilecek yerlerine mübedele ile gelenler yerleştirilecektir. Torbalı Yukarı Mahalle ise kaldırılarak Torbalı Mahallesi’ne dönüştürülmüştür. Kuşçuburnu iken Kuşçuburun’a çevrilmiştir.”Bıçakçı Hüseyin oğlu. Sepetçiler. Kimi idari köy birimleri bazı yıllarda Dağkızılca’ya bağlı görünmektedir. Örnek: Tepeköy.idari yönden ayrıldıklarını görüyoruz. Çapak. İdari yapılanma da karşımıza çıkmaktadır: Torbalı merkeze bağlı olan köyler ve mahaleler şunlardır:Karakuyu.”.Çimenler gibi. Örnek olatrak. Örnek olarak Çengele (Ormanköy)..Kacar Salih oğlu Mehmet oğlu.Maşat(Şehitler). Ertuğrul gibi.”. Gacarlar (Ormanköy).”. Karacaağaç (Bugün Buca’ya bağlı).Yavaş oğlu Süleyman oğlu…”.”Kara Hüseyin oğlu. Hamidiye (Özbey). Arslanlar. Saipler..Yeniköy. Buradan şu anlaşılmaktadır:Bu köyler . Göllüce.. Karakızlar…vb.Maşat (Şehitler) .”” Hatip Halil oğlu.Ertuğrul Mahallesi. Subaşı.

47 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 33 . 2 2 1 2 3 2 2 3 3 3 23 Tiryanda (Ayrancılar) 1 2 1 2 1 1 8 Torbalı Merkez 1 1 1 1 1 5 Torbalı Yukarı Mah.İSTATİSTİKİ BİLGİLER SAVAŞLARA ASKER GÖNDEREN YERLEŞİMLERİN SIRALAMASI VE TABLOSU ŞU ŞEKİLDEDİR: (TABLO -1 ) Yıl (Rumi) 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam Yıl (Miladi) (1888) (1889) (1890) (1891) (1893) (1894) (1895) (1896) (1897) (1898) (1899) Yerleşim Yeri (KöyMah.) Ahmetli 2 1 3 Arapçı (Pamukyazı) 1 1 2 Arslanlar 1 1 1 3 4 10 Avandere 1 1 Belenbaşı 1 1 3 5 Bozköy 1 2 1 1 3 1 9 Cumalı 2 2 1 5 Çakallar (Çamlıca) 1 1 1 2 5 Çakırbeyli 2 1 2 2 5 4 1 17 Çapak 2 2 4 2 1 2 6 6 8 33 Çaybaşı 2 3 1 4 4 2 2 18 Çengele (Ormanköy) 1 1 1 1 3 7 Dağkızlca 1 1 1 5 6 3 2 19 Dağtekke 1 1 2 Demirci 3 3 1 1 1 5 3 17 Dereköy 1 1 Dirmil(Korucuk) 3 1 6 3 1 3 2 1 20 Doğancılar 2 1 1 3 2 9 Düğerlik 2 2 Eğerci 1 3 1 1 6 Ertuğrul Mahallesi 2 2 2 1 3 10 Fetrek 2 1 3 Gere 1 1 Hamidiye(Özbey) 1 2 1 1 1 1 7 Helvacı 2 1 2 5 Hortuna (Yazıbaşı) 3 1 2 2 4 4 2 1 7 26 Karacaağaç 1 1 1 1 1 1 4 10 Karakızlar 2 1 1 4 1 9 Karakuyu 4 1 1 1 2 1 3 5 7 25 Karaot 1 1 1 1 1 5 Karapınar 1 1 Kayas (Pancar) 1 1 Kırıklar 1 1 Kuşçuburnu(Kuşçuburun) 1 1 1 3 Maşat (Şehitler) 2 3 Saipler 1 1 2 1 2 2 2 11 Sepetçiler 2 1 1 4 Sinek 1 1 Taşkesiği(Taşkesik) 1 2 1 4 Tekeköy (Gökyaka) 1 1 Tepeköy Mah. 4 1 2 2 9 Çimenler 1 1 Yeniköy 1 1 1 1 2 1 2 9 Yoğurtçular 1 2 1 3 1 2 3 13 Belirsiz olan 1 1 Toplam .

1897) kayıtlılar tutmakta ( 53 kişi) yüzdelik dilimi: %93 .6 3 1 1.3 1 1 %100 % 34 .61 kişi de (% 16) askerliğini erbaş ( Onbaşı-Çavuş) rütbesinde yapmıştır.5 1 1.5 1. Er olarak en fazla sayı 1313 yılında (m.4 7.ASKERLERİN RÜTBELERİNE GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 2 ) Yıl-Rütbe Nefer (Er) % Rumi/Milad i 1304 (1888) 16 7 0 1305 (1889) 27 8 2 1306 (1890) 11 6 4 1307 (1891) 17 5 0 1309 (1893 21 7 3 1310 (1894) 30 7 5 1311 (1895) 18 9 5 1312 (1896) 30 8 1 1313 (1897) 47 8 7 1314 (1898) 53 9 3 1315 (1899) 47 9 8 Toplam 317 8 1 Onbaşı % 3 3 1 5 3 7 1 3 2 3 31 1 3 9 6 1 5 1 0 1 7 5 8 4 5 0 8 Çavu ş 3 3 1 9 3 3 2 5 1 30 % Başçavuş % 1 3 9 6 2 6 1 0 8 0 5 9 0 2 8 1 2 2 2 1 1 9 4 0 1 2 6 7 0 0 3 0 2 0 3 Suba y % Belirsiz % Toplam 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 2 1 1 4 0 0 1 2 3 0 0 0 3 0 0 0 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 Kaydı olan 391 askerin 317 tanesi görüleceği üzere nefer yani er olarak görülmektedir.Tüfekç i Sıhhıye Bilinmeyen Toplam 130 4 188 8 17 1 3 1 1 23 130 5 188 9 22 4 3 1 1 2 33 130 6 189 0 4 1 3 4 2 1 2 17 130 7 189 1 23 2 1 1 1 1 4 1 34 130 9 189 3 23 3 3 29 131 0 189 4 27 4 4 1 1 2 1 40 131 1 189 5 11 2 4 2 19 131 2 189 6 18 7 5 1 2 2 1 1 37 131 3 189 7 39 10 3 1 1 54 131 4 189 8 45 3 2 1 1 2 2 1 57 131 5 189 9 38 2 3 1 2 2 48 Toplam -----267 33 30 12 3 6 3 6 6 17 4 4 391 68. Bu da % 81 oranıdır. sayı bakımından en az 1306 doğumlular ( 11 kişi) olmazına rağmen kendi dönemlerinde yüzdelik dilim olarak en azlık kesimi ASKERLERİN SINIFLARINA GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 3 ) Rumi Yıl Miladi yıl Sınıfı Piyade Jandarma Topçu Süvari Muhabere Bahriyeli İstihkam Nakliye Tren Eri Mak. Başçavuş olarak görev yapanlar ise ( 9 kişi ) %3 kesime karşılık gelmektedir.2 8.5 4.

1896 ) doğumlu 1329 yılında askere alınan Dağkızılca köyünden Küçük Mehmet oğlu piyade er sınıfından Keşan 5. Bilindiği üzere 1912 yılı Balkan savaşlarının yaşandığı yıllardır. 1912) yılında hiç terhis işleminin olmamasıdır.Terhis gerekçesi veya neye istinaden terhis edildiği belirtilmemiştir. menzil amele taburu 1. Tabloda da net bir şekilde görüleceği üzere en yoğun terhis işlemi 246 kişi ile diğer yıllarda yapılan işlemlere bakıldığında rekor diyebileceğimiz oranla 1335 (m. Bilindiği üzere 30 ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı ordusu terhis edilmiştir.1911) ve 1328 yılında (m.1894) 1 1311 1312 (M.1899) 2 Toplam 11 35 .1888) (M.1897) (M. Tabloda da görüleceği üzere en az terhis işlemi 1 bir kişi ile 1331 yılında ( Miladi.1919 ) yılında yaşanmıştır. Halbuki 1915 yılı 1.1898) 1 1 1315 (M.1890) (M.1915) 1312 ( m.KAYITLARIN DUHUL (SİLAH ALTINA ALINMA) TARİHİNE GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 4 ) Yıllar 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam 1324 (1908) 1 1 2 1325 (1909) 8 1 9 1326 (1910) 7 2 9 1327 (1911) 11 11 1328 (1912) 1 2 2 4 9 1329 (1913) 1 1 1 6 11 1 1 22 1330 (1914) 12 13 2 7 8 13 3 2 1 1 1 63 1331 (1915) 3 4 4 2 19 15 23 5 4 79 1332 (1916) 2 1 1 1 1 1 9 42 34 2 96 1333 (1917) 2 1 4 13 36 56 1334 (1918) 2 3 1 1 3 7 17 1335 (1919) 1 1 2 4 1336 (1920) 1 1 2 1337 (1921) 1 1 2 1 5 Tarihsi z 2 1 1 2 1 1 8 Toplam 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 TERHİS TARİHLERİNE GÖRE TASNİFİ. bölükten 2 yıl askerlik yaptıktan sonra terhis edilmiştir. Burada da görüleceği üzere ordu adeta kışlaları boşaltmış ve askerler evlerine dönmüştür. DOĞUM TARİHLERİ İTİBARI İLE YILLARA GÖRE ASKERLİK SÜRESİNİ GÖSTERİR TABLO: (TABLO – 6 ) (Yıl-Rumi) (Miladi) Süre:0-1 1304 1305 (M. Diğer yıllarda yapılan işlemlerin muhtemelen evlerine ancak dönebilen kişilerin kaydını yaptırdığıdır.1895) (M.1896) 1 1313 1314 (M.1339 yılında terhis olanların ise Milli Mücadele sonrasında Mondros Mütarekesi’ne aykırı olarak birliklerini terhis etmeyen kuvvetlerden olduğunu sandığımız ancak Kurtuluş Savaşı bitince evlerine dönen askerlerdir. Ancak unutulmaması gereken bir diğer olgu bu terhis işlemlerinin hemen arkasından Anadolu’nun İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiş olmasıdır. Terhis işlemlerinin 1920 yılında da 31 kişi ile sürdüğünü görüyoruz.1889) 3 1306 1307 (M.1891) 1 1 1309 1310 (M. (TABLO – 5 ) Miladi Rumi 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam 190 9 132 5 2 2 191 0 132 6 1 1 2 191 1 132 7 191 2 132 8 191 3 132 9 4 2 6 191 4 133 0 2 2 191 5 133 1 1 1 191 6 133 2 2 1 2 1 6 191 7 133 3 1 1 1 1 1 5 191 8 133 4 5 7 7 10 5 5 2 3 4 9 4 61 191 9 133 5 12 12 5 15 14 24 15 25 41 41 42 246 192 0 133 6 2 1 4 6 2 2 5 5 3 1 31 192 1 133 7 2 1 3 192 2 133 8 1 1 2 3 7 192 3 133 9 1 1 3 1 3 1 1 11 192 4 134 0 1 2 3 Tarihsi z 2 1 1 1 5 Toplam 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 Tabloda görüleceği üzere 1327 yılında (m.Dünya savaşının en yoğun çarpışmalarının yapıldığı Çanakkale savaşlarının en şiddetli döneminde terhis edilmesi bize ilginç gelmektedir.1893) (M.

Süvari er olarak 1325 ile 1335 tarihleri 10 Kolordu 12. Alay 2. Fırka 35. Bölükte . Piyade sınıfında er olarak 1328 ile 1338 tarihleri arasında Redif Taburunda . En az süreli olarak 0-1 yıl arasında 11 kişinin askerlik yaptığı görülmektedir. 3. Bölükte askerlik yapmıştır. Tabur 3. Piyade çavuş olarak 1327 ile 1337 tarihleri arasında 35. Alay 1. Tabur 2. En uzun süreli askerlik yapan 1305 yılında 1 ve 1307 yılında 2 olmak üzere toplam 3 kişi 10 yıl askerlik yapmıştır.1305 doğumlu Tepeköy Mahallesinden Murtaza oğlu Abdüllatif. arkasından 78 kişinin 4 yıl askerlik yaptığı görülmektedir. Askerliğini Piyade er olarak 23 Eylül 1336 ile 26 Eylül 1336 tarihleri arasında ( 3 gün ) Kıran grubu 64. 36 . Alay ‘da olmak üzere toplam 3 kişi 10 yıl askerlik yapmıştır.1307 doğumlu Dirmil köyünden Ekşi Mehmet oğlu İsmail. Bu kişiler şunlardır: 1.1307 Ertuğrul Mahallesi doğumlu Durmuş Ali oğlu Mehmet. Tabloyu incelediğimizde en çok 85 kişinin 3 yıl .1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Bilinmeyen Toplam 3 1 3 9 3 4 23 3 1 12 7 4 1 1 1 33 1 3 4 2 3 21 17 1 2 2 2 8 4 8 3 1 2 34 1 3 1 7 7 7 2 29 3 2 4 14 11 1 1 1 1 2 40 3 12 3 1 19 4 7 19 4 1 1 37 1 6 37 4 3 1 1 54 5 18 23 7 3 57 6 34 2 1 1 1 1 48 20 71 85 78 58 21 17 10 5 3 12 391 Mevcut kayıtlara göre en kısa süreli askerlik yapan :1312 Çapak doğumlu Arnavut Mehmet oğlu Ömer’dir. 2.

47.Frk. 1332 1330 1331 1328 17.Tb. 1.Bl.Al.3.Bl. 8. 21.Bl.Kol. 1335 1335 1335 1335 1335 1326 1335 1336 1335 1339 1334 ÖZKUL ŞENCAN KARAKUŞ SÜLÜN YILMAZ GÖZTEPE Onb.2.Kol.Frk.2.Tb.Depo Efradından 39.Al. 37 . Krh.62. 14.Kol.Al.43. 2.3.Kol.Al.29.Bl.çvş 1332 1329 1330 1330 1330 1330 Menemen Amele Tb. 1334 1335 1335 1334 1336 TAN YARDIMCI CÖMERT TUNÇAY KANLI AYTEKİN 1954 1945 1964 1976 1934 1939 1966 1956 1955 1946 1335 B. 20.Depo Al.Bl.Tb.Al.42.Al. Topçu Onb.Al.Al. 33. 14. 8.Al.135.2.3.1304 / 1888 DOĞUMLULAR Duhul Tarihi Terhis tarihi HANE NO: İzmir Sancağı Nahiyesi Vefat tarihi 1950 Eski Hane Kütük No Sayfa No Rütbesi Sıra No Köy veya Mahalle Baba adı ve şöhreti Ailenin bugünkü Soyadı Notlar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 AKGÜN ACAR ZURNACI SERT İÇEL 1964 1333 1964 1338 17 18 19 20 21 Adı Doğum Yeri Sınıfı Terhis edildiği birlik 1 2 2 2 1 2 Torbalı Torbalı Ertuğrul Tepeköy 22 34 19 34 Müteveffa Mehmet Ali İzmir'li Mustafa Abdülkadir İbrahim Tire Urla Tepecik Piyade Piyade 1331 1330 172.1.58.Tb. 2.1.Bl. Bl.Bl.Al.Kol.. 48.Tb. 1334 1335 YILMAZER KAHRAMAN 3 2 5 Torbalı Tepeköy 6 6 İnceoğullarından Hasan Hilmi Mehmet Ali Mustafa Sabri Ahmet Ali Fahri Osman Mustafa Hüseyin İbrahim Ahmet Cemali İsmail Emin Musa Ali Ahmet Şükrü Mehmet Abdülkerim Ahmet Tepeköy Piyade 1330 10.Tb.7.Al. 1. 1330 1337 1330 55.Tb. Krh. Çvş.Al.1. Sah. 2.Tfk.20.1.12.Tb.62.Tb.Top.Kol.7.Tb.Demirhane 10. 3.Tb.Frk.3.1.Al.Kol. 24. Kalemi Riyaseti 1335 İNCE 1965 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 2 2 3 3 3 3 3 5 5 5 6 6 6 7 8 11 17 17 6 7 1 3 4 5 6 2 3 4 3 5 6 3 1 1 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Karakuyu Karakuyu Hamidiye Sepetçiler Sepetçiler (Mecidiye) Ertuğrul Hortuna Hortuna Hortuna Doğancılar Fetrek Fetrek Bozköy Karakuyu Ayrancılar Dirmil Karakuyu 21 43 38 12 28 1 73 11 7 12 62 5 29 20 41 36 12 28 8 27 0 69 11 7 12 62 5 28 Alioğullarından Mustafa Ali İçellioğlu Ali Muhacir Hafız Mehmet Hafız Recep Kanlı Mehmet Halil Müteveffa Arif Üsküp muhacirlerinden müteveffa Osman Molla Ahmet Yetim Süleyman Mustafa Mehmet Ömer Karakuyu Karakuyu Karakuyu Hamidiye Karakuyu Kasye Tepeköy Üsküp Hortuna Çatalca Doğancılar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Çvş.12.Bl. 8.Al.Kol.Al.Bl. 42.Frk. 1324 1330 1330 2 17 19 28 21 2 16 19 28 21 Mehmet Müteveffa İbrahim Kavukoğullarından Ali Müteveffa Sert Hasan Hüseyin Hamidiye Karakuyu Çorlu Dirmil Dirmil Piyade Süvari Mak.1.Frk.14.Frk.

61.Al.57.Ordu İtfaiye Al. Aydın İnzibat Bölüğü 132.7.Frk.Frk.3.Tb.Frk.12. 7.Tb.Frk. 1335 1335 1334 1329 1334 1335 12Hz 1336 1335 1332 1334 Tm 1332 1335 15 TE 1325 1335 1333 1334 1337 1335 1334 1335 1329 1329 1337 ÖZCAN SEVİM ALTINTAŞ KARABUDAK ÖZLÜ ŞAHİN KOÇ YILDIZER TOKTAN 1965 1953 1974 1965 1929 1977 1974 1936 1975 KARAKUŞ BAYSAL ÖZ KARADANA SEVİNÇ GÜÇLÜ KARACA DÖNMEZ KANDEMİR GÖK ERSOY TOY GÜL 1958 1950 1958 1936 1948 1969 1966 1930 1961 1970 1935 1963 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 38 .Bl.16. 2.Kol.188. 1335 1334 DURAĞAN AKBAŞ 1946 22 23 1305 / 1889 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 3 3 3 3 4 4 4 4 4 4 5 5 5 5 5 8 8 8 8 8 8 9 9 2 3 4 6 1 2 3 4 6 7 1 2 3 5 6 1 2 3 4 5 6 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Karakuyu Çakırbeyli Hamidiye Sepetçiler Ertuğrul Ertuğrul Arslanlar Yeniköy Döğerlik Döğerlik Dirmil Hortuna Çapak Karakızlar Karakızlar Demirci Demirci Çakırbeyli Bozköy Bozköy Demirci Çaybaşı Merkez 88 87 15 26 8 14 13 65 15 33 3 8 70 74 5 9 7 4 97 13 84 83 22 77 48 8 10 9 10 5 29 4 Mehmet Müteveffa Mehmet Abdullah Zurnacı Hüseyin Müteveffa Cemali Bekli Hasan Haliloğullarından Hasan Salih Mehmet Gök Mehmet Yörük Recep Burhan Halil Halil Adem Müteveffa Eskici İbrahim Abdullah Recep Veli Yavaş Ali Mehmet Müteveffa Koca Ali Hacı Kulaoğullarından Mustafa Abdülkelam Mehmet Ahmet Veli Sadık Ali Mustafa İsmail Cemali Mustafa İsmail Mehmet Mehmet Ahmet Abdül Necib Mehmet Osman Yakup Hüseyin Ahmet Mustafa Osman İbrahim Haşim Karakuyu Mersinli Hasköy Sepetçiler Girit Dikili Arslanlar Yeniköy Döğerlik Döğerlik Dirmil Hortuna Çapak Kovaye Karakızlar Demirci Kozalar Hamidiye Bozköy Bozköy Demirci Terani Köstence Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Topçu Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Onb.5.2.Kol.Al.Tb. 1.2. 4.Frk. 49.Tb.Tb.Bl.Bl.Al.Frk. 13.Al.Bl.Bl.Ahz-ı Asker Levazım 2.Bl.Frk.4. 2.1.Tb.Frk. Nefer 1334 1330 1330 1325 1330 1330 1330 1331 1328 1328 1332 1329 15 Tm 1325 1334 1331 1330 1331 1330 1333 1330 1325 1325 1333 15.Tb.4.Tb.Kol.1.Bl.Tb.Bl.3.2.İnş.11. Edirne Amele Taburu 13.Al. Çvş.175. Jandar.Al.Tb.Bl.Frk. 1.10.Kol.Frk.4. 2. 2. İzmir Jan.Sah. 2.44.2.Al.Al.22 23 23 31 1 1 Torbalı Dağkızılca Dirmil Doğancılar 30 25 30 25 Halil Hafız Ali Mustafa Ali Rıza Dirmil Doğancılar Cebel Top.63.Top.2.2. Harici Bl.5.1. Cebel Tb.2.Bl. Onb. 80.2.Al.Tb.Bl.Bl.88.Al.Kol.Tb. 20.Bl.2. Nefer Nefer Nefer Çvş. Ordu Dairesi Muallim Efradından 10.Hizmet Tb.Al.Bl.Al. 170.Al. Onb. 10.Bl.Tb.63.147.Al.Al.47.Bl.2. Çvş.Tb.2.Tb.8. 1331 1330 42.269.2. 20.

Al. 26.Kh. Der-Saadet Tersanesi İzmir Müstahkem Mevki İnş.Bl. Umumi Mhfz. 2.Nakliye Katar Kolu İzmir Jandar.Kol.12.250.20.24 25 26 27 28 29 10 10 10 16 16 19 1 2 3 1 2 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Ertuğrul Çengele Taşkesiği Çaybaşı Ayrancılar Saibler 8 64 32 3 11 8 2 Murtaza Mustafa Yakupoğullarından Osman Rüstem Hasan İnceoğullarından İbrahim Abdüllatif Veysel Eyyüp Cemali Nebi Mehmet Selim Köstence Süvari Süvari 1325 1325 Nefer 1325 1330 1330 Onb.Kol. 1330 1325 1331 55.S 1326 20 Ağ 1325 65.Bl.3.1.Al.Tb. 15 KE 1334 GENÇAY 1934 53 31 32 33 19 22 25 4 1 1 Dağkızılca Torbalı Torbalı Çakırbeyli Çapak Ayrancılar 65 40 Mehmet Ali Hacı Abdiloğullarından İbrahim İbrahim Veli Ahmet Mustafa Mersinli Çapak Sahra Top. 63. Mektebi 1335 1334 Mr 1326 1330 16.Bl.Tb.1. 1336 Ankara Mhfz Tb.Al.Al. 1335 ÖZATA TÜRKMEN ÖZLÜ KONCA KAYA 1926 1946 1931 1970 1963 57 58 59 60 61 6 8 4 Torbalı Tepeköy 17 4 Mehmet Mustafa Milas Piyade 16.Al.Al. 27 Ek 1338 1334 ŞENOĞUL 1938 63 8 11 1 Dağkızılca Karakızlar 51 58 Mehmet Mustafa 1331 38.Bl.62. 25 TS 1329 YAKIN 1972 62 7 8 5 Torbalı Dağkızlca 64 Halil Ali Girit Kandiya Karakızlar Mak.Kol. 55.Tb.Al.Al.2.çvş.Tfk. 21. Bahriye İstihkam Çvş.Bl. B. 1335 1329 1325 1335 1335 1335 SÜTGÜL MUMCU AVCI ŞİRİN OK İNCEOĞLU 1961 1958 1949 1932 47 48 49 50 51 52 Kafkas Akhisar Ayrancılar Saibler Süvari Nakliye Nakliye Sahra Top.7.1.1.Frk. 17. Süvari Bölüğü 17. 1331 1330 T.Bl.Mk.Tfk. 30 19 3 Torbalı Tepeköy 50 Mustafa İbrahim Girit Topçu Nefer 10 Tm 1335 Ağır Top 8.2.Tb.3.Nakliye Tb. KAPLAN 1970 64 39 .Frk.Tb. 1334 BAYSAL GEZER 1961 54 55 56 1339 1306 / 1890 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 7 7 7 7 8 2 3 4 5 2 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Karaot Demirci Bozköy Demirci Demirci 14 14 8 12 21 Yetim Ali Türkmenoğullarından Mehmet Sarı Ali Koca Ahmet Mahmut Abdül Hasan Mustafa Şükrü Osman Karaot Denizli Karaağaç Bozköy Demirci Demirci Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Tb.1.Bl.16.Kol.Bl. İst.Al.2.1. 1330 10.Tb.Nişancı Tb.

Tlgrf.Tb.Bl.1.Tb. Der-Saadet Hat Reisi Der-Saadet Sergüverte Mürettebatı Der-Saadet Tersanesi Urla Vapuru Mürettebatından Gelibolu Grubu Sıhhıye Müdürlüğü 1335 1335 ÇEVİK AYDEMİR 1975 1950 65 66 11 12 13 14 15 16 17 17 17 20 20 20 20 20 1 4 2 3 4 6 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Merkez Çakırbeyli Çapak Çapak Helvacı Karacaağaç Yeniköy 18 45 84 68 28 Hasan Kazımoğullarından Ali Derelioğullarından Mustafa Ali Mehmet Müteveffa Osman Topçu Topçu Bahriye Bahriye Bahriye Bahriye B. 1.Levazım Tb.168.Tb. Sah.1.Tb.Bl. 1331 1331 55. 1335 1330 1337 1334 1335 1335 1335 AK AY VAROL ÖZKAN MERT GÜDÜCÜ KARADANA 1954 1969 1953 1970 1968 1963 1968 79 80 81 82 83 84 85 Piyade Piyade 1330 1329 40 .2.Tb. Çvş. 21.3.35. 4.2. 23.2.Kol.Kol.Al.2.Tb.4.Bl.Al.Al. Nefer Çvş.Top.1. Topçu Endaht Mektebi Efradından İzmir Müstahkem Mevki 7.hizmet Tb.Al. 1335 1335 1335 1338 1334 YILDIRAN KARABULUT KABAKÇI ENZİLHAN KARAKUŞ 1960 1967 1948 1939 74 75 76 77 78 6 7 8 9 10 11 12 3 4 4 4 4 4 5 7 1 2 3 4 7 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Eğerci Hortuna Hortuna 9 30 43 22 51 16 24 Deli Mehmet oğullarından Hüseyin Ahmet Ekşi Mehmet İçel'li Hüseyin Müteveffa Hacı Bayram Güdükoğullarından Hamza Abdül Şükrü Mehmet Ali İsmail Mehmet Muharrem Mustafa Mehmet Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Eğerci Hortuna Hortuna Piyade Piyade Piyade Piyade Çvş.Tfk. Cephane Fırkası 28.Bt. Çvş 1326 1329 18 Danacıoğllarından İsmail Yeniköy Sıhhıye 1930 73 1307 / 1891 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 2 2 3 3 3 3 7 1 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Çaybaşı Çaybaşı Ertuğrul Sepetçiler 58 51 33 60 32 9 Abdullah Kara Hasan oğullarından Cemal Yusuf Çavuş Derviş Ali Durmuş Bekir Salih İslam Mehmet İsmail Karakuyu Çaybaşı Çaybaşı İzmir Sepetçiler Piyade Piyade Muhrb.Frk.Seyyar Hastane 1. 1330 1327 1327 1327 1329 46.1.çvş.9 10 11 14 2 1 Dağkızılca Dağkızılca Saibler Helvacı 9 39 8 36 27 4 Osman Ali Ali Abdül Kazım Mehmet Ali Gani Hasan Hüseyin İsmail Ali Süleyman Saibler Helvacı Girit Kandiya Çakırbeyli Çapak Çapak Helvacı Mak.Al. Piyade Piyade Onb. 126.Tb.Al.Bl.Top Al.Frk. Redif Tb.Bl.1.3.296.2.Tb.Frk.1. 42. 8.Bl. 45.Ordu Krh. Bl.123.Al.Al. Nefer 1326 1326 1326 1326 1326 1335 1329 1335 1334 1334 1334 1334 ARSLAN GÖKSEL TULUN ADAK ŞEN 1945 1978 1950 1948 1943 67 68 69 70 71 72 45 81 67 27 Onb. 58.Tb.Kol. 1328 1330 1331 1328 20 TE 1334 1.

9. Çvş.Al.Al.68.Tb.Anbar 1335 1334 1334 1335 SÖKER ŞENTÜRK AKER ŞENOL 1964 104 105 1970 1939 106 107 Onb.Al.Tfk.Kol.Tfk.Tb.Bl. 1. 12. Çvş.Bl.Şubesi Merbut 15.10. 16.3.Tb. Bahriye Nakliye İstihkam Çvş. 10.Al.larından Abdullah Ahmet Efendi Ahmet Mehmet Osman Mustafa Mustafa Ali Ahmet Ali Veli Hakkı İbrahim Hüseyin Ali Mehmet Mustafa Efendi Tire Çapak Çengele Saibler Saibler Akseki Kırıklar Çakırbeyli Yemen Tepeköy Katerin Hamidiye Dirmil Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Mak. Mak.Tb. 1330 1327 1332 Edirne Ağır Topçu Posta Mecidiye Ümera Veziri Mürettebatından 2.29.Al.2.Bl. 1334 YILDIZ 1955 103 31 32 33 34 16 19 22 24 1 3 1 1 Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Çapak Dağtekke Dirmil Demirci 48 11 28 55 Mehmet Ahmet Hüseyin Hasan Çapak Dağtekke Dirmil Demirci Top.62.Al.Kol. 1329 1334 Çvş.Bl.Frk. 1933 1961 100 101 KE 1327 29 11 3 Torbalı Tepeköy Siroz muhacirlerinden Mustafa İbrahim Siroz Piyade Nefer 1331 14.Al.Al.Tb. 23.Al. KINIŞ 1970 102 30 12 1 Torbalı Çapak 99 Nazıroğullarından Berber Osman Sökelioğullarından Ahmet Abdurrahman Hüseyin Kara Hüseyin Ali Çal Sah. 1329 1327 1327 1327 1330 1329 1330 1334 8.Tb.2.Çvş.Al. B.68.59.3.1. 1326 6. 1327 41 .Ahz-ı Askeri Heyeti 6.Ordu 1336 1334 1334 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1336 1332 1334 1334 1334 1336 KE 1330 10 KS 1336 ERTUĞRUL UYSAL ACAR İNCEOĞLU AKDEMİR ŞEN AKAY CANSEVER ERSOY MANARGA MERT TUNCAY BALCI ALTIPARMAK ÇETİN ÖZTÜRK 1973 1967 1948 1963 1964 1968 86 87 88 89 90 91 92 24 31 90 10 7 12 54 Mehmet Abdullah Cemaloğullarından Mehmet Mustafa Hafız Recep Mehmet Müteveffa Altıparmak oğullarından Hüseyin 1937 1967 1951 1959 1972 1962 93 94 95 96 97 98 99 Onb. Onb. 12.Frk.2. Onb.4.Frk. 5.Tb.63.Top. Piyade Piyade Mak.Tb. 7. 1326 1327 1329 1330 1327 25 17 7 13 8 Durmuş Ali Hacı İsmail oğullarından Hüseyin Çakırbeyli Mak.Bl. 4. 54.Tb. 70.Frk.Tfk.Al.122.Tb.Tb.Kol.Frk. 9.Al.Bl.3.Frk.68.2. Çvş.12. 5.Tb. 6.3.Tb.66.Frk.Çvş.1.Bl.Kol. 23.1.Ağır Erzak Kolu 8.36.Tfk.Al.Bl. B.Al. 25.78.İnş.Al.13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 5 5 5 5 5 7 8 8 9 10 10 10 10 10 10 11 2 3 5 6 7 7 6 7 7 1 2 3 4 5 6 2 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Çapak Çapak Çengele Saibler Saibler Merkez Kırıklar Çakırbeyli Yoğurtçular Tepeköy Çaybaşı Hamidiye Dirmil Belenbaşı Çakırbeyli Ertuğrul 41 1 10 0 28 1 2 12 10 2 Deli Hasanoğullarından Süleyman Yozgat'lı Mustafa Mehmet İnceoğullarından İbrahim Kanbur Hasan oğullarından Kadri Müteveffa Recep Müteveffa Topaloğul.10.

11.Bl.Frk.3. 47. 168.1.Tb.Depo Al.8.Tb.1. Çvş.2.1.33.Frk.3.1. 25.Al.Tb.Frk.Bl.57.1.36.Bl.Tb.Çvş.338.Al.1.1309 / 1893 DOĞUMLULAR 1 2 2 2 1 4 Torbalı Torbalı Hamidiye Çaybaşı 30 32 8 10 5 10 14 30 16 11 97 28 13 Mehmet Hasan Hüseyin Hüseyin Hamidiye Çaybaşı Piyade Piyade Onb.Bl.Kol.33. İzmir Hilal İmalathanesi 1335 1335 1334 1335 1334 1335 1336 1336 1335 1334 ÖZBEK HOVAT 1965 1965 109 110 3 4 5 6 7 8 9 10 11 3 3 3 4 4 4 4 5 5 3 4 7 2 3 6 7 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Arslanlar Kuşçuburnu Yeniköy Dirmil Dirmil Hortuna Hortuna Çapak Çapak Gökyaka Teke Sinek Saibler Tepeköy Tepeköy Tepeköy Fetrek Müteveffa İbrahim Veli Köse Ali Ahmet Hasan Hasan Burhan Halil Yozgatlı Mustafa Pehlivanoğullarından Hacı Hüseyin Hasan Himmet Bayram Hamdi Mustafa Osman Ahmet Abdil İbrahim Mehmet Halil İzmir Kuşçuburnu Yeniköy Dirmil Dirmil Hortuna Hortuna Çapak Çapak Gökyaka Teke Sinek Saibler Tepeköy Tepeköy Demirhisar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade YARDAKÇI DİNDAR BİRER DURAGAN METİN KOZAN TOY TOPAL GÜL 1339 1960 1947 1968 1954 1958 1950 1966 111 112 113 114 115 116 117 118 119 12 13 14 15 16 17 18 5 5 6 9 9 9 10 5 7 3 4 5 6 4 Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Hasan Veli Ali Mehmet Ahmet Ahmet Hüseyin Piyade Çvş.Al.2.Al.116.Al. İstanbul Bakırköy İnşaat Fabrikası 12. 118. 19 20 21 22 23 10 11 11 11 11 7 1 5 6 7 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Belenbaşı Doğancılar Bozköy Yoğurtçular Yoğurtçular 8 5 6 7 10 İbrahim Ali Yavaşoğullarından Süleyman Molla Abdurrahman İsmail ağa Mehmet İbrahim İbrahim Tahir Ethem Doğancılar Bozköy Tire Yoğurtçular Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade 14 Tm 1334 1329 1329 1329 1330 14.Tb.Frk.3.Frk. 11. 39. 22 KS 1334 1335 1335 1335 1335 ÖZDEMİR ÖNCEL GÜLER EVRAN 1971 1337 1955 127 128 129 130 131 42 .Bl. 31.1.Tb. 39.2.1. 1329 1329 1330 3.2.11.Al. Müstakil Cepha. 68.Bl.Piy.2.Tb.Bl.Tb. 49. 147.Al.Çvş. 8.3.Al.Tb.Bl.1.Frk .Al.Bl.1.11.Al. Nefer 1329 1335 1330 110.1.Al.nesi 129.Tb.Tb.Tb. 11.Frk.Al.Kol.Al.Kol.2.37.Bl. 23.1. Onb.122.1. 1329 Adana Kızıl Hastanesi Fransız ordusu amele taburunda hizmet etmişti 1330 Çvş.Tb.Kol.Tb.Al.Frk.Frk.Frk. 1328 1330 1330 1329 1332 41.33.7. Çvş.Bl 1336 1335 1333 1336 1336 1338 1334 AKIN GÜNGÖR YAVAŞ AKEREN UŞAKLIOĞLU TOPTOP TEZCAN 1946 1960 1937 1935 120 121 122 123 124 125 126 3 18 4 11 4 Mehmet Şeyh Ali Mustafa Çavuş Ömer Salihoğullarından Abdullah Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade B.Bl.Al. 1328 1329 1328 B. 22.Tb.

2.Bl.Tb. 1330 İzmir Jan.8.12.2.Frk.1.59. 2. Adana Jandar.Al. 1.3.125.Frk.Frk.İnş.Frk.Süvari Bl.Bl.Al.Bl.Frk.depo Al.52. 42.Bl.Bl.Bl.Tfk. 1330 42.Bl.66.Al. 1.Bl.61.1.8. 1335 1336 1335 EROĞLU KOSTAK ÜNAL 1986 1981 1970 150 151 152 43 .1.Kol. Harici Bl. 1335 PALA 1980 149 13 14 15 7 8 9 5 6 3 Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Şehitler Demirci Bozköy 63 48 25 Hüseyin oğullarından Yaşar Kostak İbrahim Yavaş İsmail İştip Demirci Bozköy Piyade Piyade Piyade Onb.Frk.65. 20.126.9.62.Kol.Al.Bl. 41. 1329 1335 GÜNDOĞDU 1959 133 26 27 28 12 13 15 3 3 2 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dirmil Ayrancılar Karcaağaç 41 8 Hatip Halil Mehmet İmamoğlu İsmail Dirmil Ayrancılar Jandar.Bl.Kol.2.Al. 1331 1330 1331 1330 1330 1330 1330 1331 1331 11.61.8.Kol.Bl.Tb. Merkz Bl.Bl.3.Al.Frk.Al.Ağır Mak.4.Bl.3. Piyade Süvari Nefer 1328 1330 1329 1335 1335 1336 ŞENTÜRK OK GÜRGEN 1954 1946 134 135 136 1310 / 1894 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 2 2 2 2 3 3 3 3 6 2 3 5 6 1 2 3 7 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Çaybaşı Arslanlar Şehitler Kuşçuburnu Yukarı Mahalle Ayrancılar Dirmil Yukarı Mahalle Taşkesiği 66 89 59 84 16 26 18 5 21 Müteveffa Hacı İbrahim Müteveffa Arnavut Recep Ali Müteveffa İbrahim Hamid Kürt Mustafa Mehmet Süleyman Müteveffa Muhacir Mehmet Çekes Mehmet oğullarından Salih Güzel Yusuf Osman Sadık İsmail Ahmet Arif Hasan Veli Hasan Halil Karakuyu Çaybaşı Arslanlar İştip Kuşçuburnu Torbalı Ayrancılar Dirmil Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Onb.4.Tb.2. Nefer Nefer Nefer Nefer Onb. Kars Jandar.Al.64. Onb.Frk.10.3.Tb. Al.Al.5.Al.3.Kol. Seyyar Ester Süvari Al. 4. 26.Kol.Al.Tb.Kol.4.Al.Tb.3.Tb. Nefer Nefer 1330 1331 1331 İzmir 5. 1333 BAYRAM 1957 147 11 7 3 Torbalı Taşkesiği 35 Nif Piyade Çvş.66. 20. 1338 GÜZELOĞLU 1978 148 12 8 1 Dağkızılca Merkez 83 Karaburun'lu Hüseyin Dağkızılca Piyade Onb. 48.4.Bl. Osmaniye Tb. 1335 KARAGÖZ 1981 132 25 12 1 Torbalı Karakuyu 11 İbrahim Karakuyu Jandar. 1330 1.Tb.Al.Al.6.123. 6.20.Bl.Kol42.24 12 2 Dağkızılca Çengele 37 Kacar Salih oğlu Mehmet Hasan Seyid Hüseyin Halil İbrahim Ahmet Halil İbrahim Çengele Jandar.38.Piyade Tb.Tb.Kol. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1336 IRMAK KARAKOÇ TEPEDELEN BULUT ATLI ZEYBEK ŞEN ÖZEL GÖKÇE 1957 1954 1969 1943 1951 1968 1960 1978 1938 138 139 140 141 142 143 144 145 146 10 7 2 Torbalı 20 Rıza Bayram Rasim Şerif Mehmet Seyfettin Ali Hasan Kafkas Piyade Nefer 1330 42.Frk. 15. 5.Tb.

Tb.66. Nefer Çvş. Nefer Nefer 1331 1334 1331 1331 35 4 5 Torbalı Ayrancılar 20 Sarı Alioğullarından Hasan Molla İbrahim oğullarından Ali Ayrancılar Piyade Nefer 1331 7.Bl.Bl.148. 47.2.3. Nakliye Sıhhıye Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer 1331 1337 1333 20.Tb.66. Bandırma Bl.Al. 28.9.1. Jandar.Bl.16 17 18 19 20 9 9 9 10 10 4 4 5 2 4 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Torbalı Bozköy Yoğurtçular Yukarı Mahalle Ayrancılar Yukarı Mahalle Bozköy 32 31 2 8 36 89 Serez muhacirlerinden Mustafa Hüseyin Kasap Mehmet Manav Mehmet Dervişoğullarından Mehmet Salih Ali İbrahim Ali Hüseyin Serez Yoğurtçular Torbalı Ayrancılar Torbalı Piyade Jandar. Top.2.Tb.Al. 1332 ASLANBOĞA 1947 172 36 4 6 Dağkızılca Cumalı 2 2 İbrahim Cumalı Piyade 1331 42. 15.126. Jandar.Bl.Kol.Frk. İzmir Harici Jandarma Efradından İzmir Jandarma Alayı 1335 1335 1334 1335 1335 1 My 1339 1335 UYSAL ÖZDAMAR AYTEKİN YAMA KUNDUZ 1973 1935 1956 153 154 155 156 1974 157 21 12 3 Torbalı 32 Derviş Kara Hasan oğullarından Cemal Köseoğullarından Mehmet Ali Hacı İbrahim oğullarından Mehmet Hasan Mehmet Hudula Piyade Nefer 131. 1335 AKSEL 173 44 . Jandar.1.Tfk. Depo Tb.Krh.3.Kol.Tb.Top.19.Karasi Tb. Der-Saadet Çamlıca Sıhhıye Deposu Çayırlıbahçe Hizmet Taburu 42.Bl. 1335 ÖZ 160 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 14 16 19 19 28 31 34 4 4 4 4 2 1 1 2 1 1 1 1 2 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Yeniköy Çaybaşı Çakallar Çaybaşı Tepeköy Hamidiye Eğerci Eğerci Eğerci Çapak 50 93 Karakuyu Süvari Çaybaşı Çakallar Tire Göktepe Tepeköy Hamidiye Eğerci Antalya Eğerci Çapak Top.1.Tb.Bl. 18.Frk.Bl.61.28.Tb.Frk.5.4.Al.Tb. 1332 1330 1331 1331 1963 1953 1964 1942 1970 1968 166 167 168 169 170 171 Nefer Onb.Kol.Frk.Bl.Al.Tb.Frk.3.Tb.Bl.5. KARABULUT 159 23 13 4 Dağkızılca Karacaağaç 5 Mak.Tfk.Al.Al.2.Frk. Top.Al. 65. 15. 1335 1339 1334 1335 1339 1338 1335 1334 1338 1332 1335 GÜNAY 1333(?) 161 162 27 29 23 2 24 50 26 31 78 46 Pehlivan Halil Mehmet Ali Derelioğullarından Himmet Kırlı Hasan Dayı Müteveffa Ali Ömer Yozgat'lı Mustafa Fehmi Şefik Ali DİKER CAN SARI KEVZENOĞLU ÖZLÜ YENER YILDIZ TEK CİN 1341 1979 163 164 165 Nefer Nefer Çvş.Al.Bl.141.9.48.42.Al. Nefer 1331 11. Oğlananası Karakolu Mustakil Jan.Tb. Onb. 2.Kol. Nefer 1331 1329 2 Hz 1337 1331 1330 4.Al.Bl.Al.Al.Bl.2.12. 3.3.1. Seydiköy Harici Bl. AK 1977 158 22 13 2 Torbalı Çaybaşı 51 Ahmet Halil İbrahim Mehmet Nebi Recep Osman Durmuş Durmuş Abdullah Nafil Rauf Hamza İbrahim Ethem Ali Çaybaşı Mak.Al.

1331 1331 1331 1330 1331 1331 1331 17.29. 17.Kol.Al. Bahr-i Sefit Boğazı Mevkii Müstahkem Krh.Al.3.Bl.Bl.6.Tb.Bl.Tb.1.Tb.Kol.Tb.Al.1. 1335 1336 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 GÜL TURAN ŞEN GÜRBÜZ ÖZKAN ÖZDOĞAN GÜLCAN TORUN İLHAN GÜLTEN 1953 1929 1975 1961 1972 1958 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 11 12 13 14 15 16 17 12 13 13 16 16 19 19 2 1 5 1 2 1 2 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Hortuna Çengele Yoğurtçular Tepeköy Tepeköy Hortuna Çapak Süleyman Hamid Ahmet Abbas Bedri Süleyman Ahmet Çorlu Çengele Yoğurtçular Tepeköy Girit Hortuna Çapak Piyade Jandar.38.Söke 20.Al.Tb. 1335 1335 ERASLAN DÖNMEZ 1954 1965 195 196 45 .174.Tfk. Mak. 64. 60.Tb. Ağır Top. 1335 KOÇ 174 1311 / 1895 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 3 3 3 10 11 11 11 11 11 12 5 6 7 1 2 3 5 6 7 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Hortuna Hortuna Hortuna Çakallar Karaot Karacaağaç Belenbaşı Belenbaşı Belenbaşı Yoğurtçular 26 27 4 30 17 18 60 94 56 30 14 18 60 94 56 33 43 13 13 33 43 13 6 Reis Ahmet Ali Sinan Ali Karaca Ahmet Mustafa Çoban Ali Molla Musa oğullarından Mehmet Musa Cabaroğlu Mustafa Müteveffa Arnavut oğullarından Mehmet Numanoğullarından Hüseyin Kabasakal Ali Deveci Kara Mehmet Şeyh Ali Mustafa Mehmet Tatar Hüseyin Kuru Mustafa oğullarından Seyid Ali evladı hafidi Mustafa Ahmet Salih Sami Mestan İbrahim Ethem İbrahim Mehmet Eyyüb Mehmet İsmail Yoğurtçular Hortuna Hortuna Hortuna Çakallar Karaot Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade 1331 1330 1331 1331 1331 1332 1331 1331 1331 1331 İzmir İmalathanesi 16 Frk.Al.Al.152. 1331 1331 15. 1331 56.2. Ağır Top.Depo Al.Frk.Al.Bl.1.Frk.72. İzmir Jan.1.Tb. 174.Tfk. İzmir Harici Bl.Bl.2. 1330 2. 4.Bl.2.Bl.Al.Frk. 1335 ÇAN 1968 193 19 23 1 Torbalı Karakuyu 57 Hüseyin Karakuyu Cebel Bt.Bl.Tb.Al.37 4 7 Dağkızılca Cumalı 23 21 Mehmet Ali İbrahim Cumalı Piyade 1331 10.İzmir Ahz-ı Askeriye heyeti İzmir Mrkz.4.Tb. Jandar.Kol.3. Onb. 16.Al.Kol.Tb.4. 14. 1335 1334 1335 1335 1335 1335 1336 ÇOŞKUN ÖZCAN GENÇTÜRK AKEREN PARK BOZDAĞ KOCABIYIK 1963 1976 1971 1967 1928 186 187 188 189 190 191 192 18 19 3 Torbalı Çapak 74 73 Ali Çapak Ağır Top.11.Bl. Mak. Balıkesir 3. 2.İnzibat Bl. Soma Amele Bl.Tb.Al.1.1.2. 1334 UZUNEL 1332 194 1312 / 1896 DOĞUMLULAR 1 2 1 2 3 3 Torbalı Torbalı Demirci Karakuyu 14 44 Akçaoğullarından Yusuf Kırlı İbrahim Mehmet Hasan Ali Demirci Karakuyu Piyade Sıhhıye Nefer Onb.48.Mekkare Bl.2.Al.1.

Kol. İzmir Harici Bl.12. 175. 1.172. İzmir Harici Bl.56.Bl.Tb.12.Al.Bl.Tb.Bl. Nefer Çvş.Al.Tb.Bl.1.2. 10.1. 47.45. 5. 179.Karakolu AKBABA ARDA ORHAN MUTLU /ÖZSEZER ÇETİN KUTLU ŞİMŞEK ACAR ANDAÇ 1987 202 203 1970 1929 1969 1978 1976 1927 1971 204 205 206 207 208 209 210 17 18 19 20 21 22 8 9 10 10 10 10 7 1 1 2 3 4 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Karaot Bozköy Hortuna Saibler Ayrancılar Doğancılar 5 24 69 4 3 36 Ahmet Mustafa Cafer Abdül Mehmet Hüseyin Karaot Bozköy Hortuna Saibler Ayrancılar Ayrancılar Jandar. Piyade Piyade Onb.Bl.Tb.Depo Al. 23 24 25 26 10 10 11 11 5 6 6 7 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Çakırbeyli Bozköy Karakızlar Hortuna 42 42 22 Hüseyin İsa Halil Mehmet Numan Çakırbeyli Bozköy Ceceler Çorlu Jandar.9. İzmir Harici Bl.Al. 47.46.Frk. Emir eri Çvş.Piyade Muhafız Bl. 1335 1335 1335 1335 TAŞ AYDIN BAĞERİ TİDAN 1988 1956 1961 217 218 219 220 88 88 13 1 46 .3.Frk. 8.Tb. İzmir Harici Bl. Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1332 1332 1331 1331 1340 1335 1335 1335 1335 1335 ÖZER AVCI DİNÇ ÖNCEL YENGİNER YAMA 1334 1982 1968 1928 1943 211 212 213 214 215 216 7.Tb. Jandar. İzmir Harici Bl. 1336 1331 1331 1331 1331 1330 1332 1329 1331 1331 Kıran grubu 64.1.1.Bl.3.Al.Al.Tb. İstanbul İmalathanesi Keşan 5.Al.Bl. 1336 1335 1336 1335 GÜÇLÜ KURT YILMAZ KOR 1967 1963 1963 1977 197 198 199 200 7 3 6 Torbalı Çapak 77 Arnavut Mehmet Ömer Çapak Piyade Nefer 23 Ey. 5. Piyade Jandar. Jandar. Jandar.Bl.Bl.Frk. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 5.Al.1.Frk.3.depo Al.161.menzil Amale Tb. Torbalı Dağkızılca Nahiyesi Jan.K.3 4 5 6 3 3 3 3 1 2 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Arslanlar Arslanlar Arslanlar Hortuna 82 81 42 15 9 Cemali Mustafa Müteveffa İbrahim Bozoğlan oğullarından İsmail Yaşar Kamil Selahattin Mehmet Arslanlar Arslanlar Arslanlar Belenbaşı Piyade Top.İnş.Tb. 26 Ey 1336 1335 1335 1335 1339 1332 1334 1331 1336 1335 SERT 1964 201 8 9 10 11 12 13 14 15 16 3 4 4 5 7 8 8 8 8 7 1 2 1 7 2 3 5 6 Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Çapak Çapak Çapak Saibler Meşhet Taşkesiği Merkez Doğancılar Doğancılar 32 31 3 69 7 35 3 5 37 35 32 31 Osman Mustafa Ali Müteveffa İbrahim Yunus Mehmet Arap Süleyman Beratlı Abdullah Küçük Mehmet Koyucuoğllarından Halil Avcıoğlu Ali Ahmet çavuş oğullarından İbrahim Emiroğlu Mehmet Çolak Abidin Mehmet Karaköse Ali Manav oğullarından Mehmet Küçük Hüseyin oğullarından Mehmet Veli Süleyman Hüseyin Mustafa Sadık Osman Hasan Durmuş Hüseyin Ahmet Halil Mehmet Arif Çapak Çapak Çapak Saibler Arapçı Dirizar Dağkızılca Doğancılar Doğancılar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Onb. Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1331 1332 1332 İzmir Harici Bl.lığı Krh.4.Depo Al.Kol.Frk.Al.10. Nefer 1331 1332 1332 1331 17. Jandar.2. İzmir İst. 5.Al. 15.

172.1.Bl. Top.Bt.Frk. Nakliye Şimen düfer Şimen düfer B.Bl.Al.126.3. 4.Krh.Askeri Kalemi 63.Bl.Tb.6. 10.Bl. 57.2.Frk.Al.3. İst.2.144. İst.4. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1334 1334 GÜNAY ÇETİNKAYA EVRAN ÖZCAN GÜNDÜZ TOPUZ AKBAŞ BOZKURT CAN TOK BALABAN 1960 1973 1971 1965 1940 1969 1950 1945 1972 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 Yoğurtçular Çapak Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Eğerci Hortuna Krotaba Darende Ağır Top.Kol.Tb.Beygir Deposu 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1335 1335 1339 1336 1335 KAYA DUMAN SAPMAZ DOĞAN AYDIN KARABIYIK AKCAN MİLYARDER ÇAĞLAR KARAGÖZ ÖNER 1964 1970 1958 1977 1958 1933 1965 1973 1964 1983 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 47 .Tb.1.27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 13 13 14 16 16 16 16 25 31 31 31 1 3 2 1 3 7 5 1 3 4 5 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çapak Dağkızılca Yoğurtçular Çapak Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Eğerci Hortuna Merkez Kayas 47 39 9 21 8 35 8 47 42 49 33 56 15 8 28 5 Buldan'lı Ahmet Ethem Müteveffa İsmail Dirmil'li Abdullah Kulakoğullarından Mehmet Ahmet Mustafa Kocabaşoğullarından Mustafa Kuru Cemal Halil Mustafa Hüseyin Balaban Ali Ali Ahmet Mustafa Mehmet Bekir Mehmet Şerif Salih İsmail Hakkı Nesimi Çapak Mak.Kol.Al.Depo Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1331 1331 1331 1331 1331 1331 1332 1957 231 1313 / 1897 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 5 5 5 5 5 6 6 6 6 6 7 1 2 4 5 7 1 2 3 4 6 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Yeniköy Çakallar Dirmil Dirmil Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çengele Yukarı Mahalle 23 27 16 2 49 56 10 4 2 43 37 28 Ali Müteveffa Karaca Halil İbrahim Kırlı Hasan Deveci Ahmet Veli Müteveffa Hacı Ahmet Avrethisar muhacirlerinden Halil Bıçakçı Hasan Mustafa Mehmet Ayvaz Kör Ahmet Ömer Ali Sabri Hamid Ali Zekeriya Davut İbrahim Halil Mustafa Ali Mustafa Yeniköy Keler Dirmil Dirmil Çapak Çapak Avrethisar Çapak Çapak Çengele Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Onb. 17.İmalathanesi Hilal İzmir 46.1.Çvş.135.Frk.24.Al.Bt. Top.Frk.Bt İzmir Ağır Erzak Kolu Keşan Şimendüfer Hattı İnş.4. Top.Kol.Bl.Tfk.170.Tfk. 4.Tb.Sarıyer 17. Nefer 1332 1330 1331 55.Bl.Al. Sarıyer 17.5.170.1.2.Al.Al.Tb.Al.1.Kol.Tb.Kol. Der .Saadet Zeytinburnu Fab. Ağır Top Talim Tb.Tb. 21.Kol. 55.Tuna Talim Tb.Depo Al.Sarıyer 17. Nişancı Tb.1.3.Kol.İzmir 3.Kol.4. 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 1335 1337 1331 1332 İst.Şimendüfer Bl.4.Frk.Bl. 4.Bl.11. Ağır Mak.Frk.Tb. 9. 5.Tb.Tb.58. 1.

Frk.Al.12.75.1.Tb.Seydiköy Jan.Al.Frk.Kol.Harici Bl.Bl.Al.Al.Frk. Nefer Nefer 1332 1331 1332 1333 46.Al.rından Selim Zumaki Cadıoğullarından Mahmut Ali Rıza Korukoğullarından Şakir Ali Hacıoğllarından Osman Halil Aydınoğullarından Ali Çalıkoğullarından İbrahim Bardakoğullarından Hasan Cemali Babacan Hasan Garip Mustafa Abdülvahit Çakaloğullarından Süleyman Müteveffa Fevzi oğulla.2.1.Al.Frk.2.Harici Bl. 1335 DOĞAN 1959 267 48 . 25. Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 İzmir Jan. Bab-ı Ali Bl.Yıldırım Ordusu 3. 1.1. İzmir Jan.Jan.Zabit Mektebi Mhfz.Frk.Bl.Harici Bl.Bl.11.9.75.5.75. 25.Al.3. 1336 1336 1335 1335 AKGÜN KURT ANTALYALI ERGİN 1975 244 245 1973 1960 246 247 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 12 13 13 13 13 14 14 14 15 15 15 15 16 6 3 5 6 7 5 6 7 1 2 6 6 1 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dereköy Merkez Merkez Merkez Karaot Karacaağaç Çakırbeyli Hortuna Hortuna Çengele Dağkızılca Çakırbeyli Hüseyin Hüseyin Mehmet Mehmet Hamid Yusuf Ali Kadri Şükrü Ahmet Nazif Mustafa Osman Dağkızılca Piyade Piyade Nefer 1332 1332 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 CANSEVER AYBEY KORKMAN GÜVEN GENÇER AYDIN GÖNLÜGÜR ŞEN AK EGE KARAYEL KAYNAK KABACA 1971 248 249 Dağkızılca Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1967 1955 1971 1946 250 251 252 253 254 Dağkızılca Karaot Jandar.12 13 14 15 8 8 12 12 3 4 1 2 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Saibler Helvacı Arapçı Ertuğrul 4 48 10 44 8 4 22 2 21 59 80 21 59 80 11 1 13 11 15 78 29 10 0 4 15 78 29 10 10 0 4 Durmuş Çoban İsmail hafidi İsmail Antalya'lı Mehmet Topal Selimoğulla.Bl.Harici Bl.Frk.Tb.Tb. Jandar. 25. İzmir Jan. İzmir Jan.Tb.Harici Bl. İst.Kol.Frk.Frk.8.3. Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1332 Çakırbeyli Hortuna Hortuna Çengele Dağkızılca Çakırbeyli Piyade Jandar.Tb. 24.8. İzmir Jan.Tb. Jandar. İzmir Seyyar Jan. 7.Harici Bl.45. Bl. 1335 ERDAL 1979 266 35 21 5 Torbalı Mehmet Çakırbeyli Piyade Nefer 1332 17. İzmir Jan.2.2.Bl. İzmir Jan.174.Kol. Nefer Çvş.17.Frk.38.Kol.1. İzmir Jan.2.Krh.3.31. Jandar. 1335 1335 TEKİN KARGIN 1970 1966 264 265 34 21 4 Torbalı 47 Hasan Tire Piyade Çvş. 1978 1965 1950 1971 1977 1981 255 256 257 258 259 260 29 30 31 16 16 16 2 3 5 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Çakırbeyli Yoğurtçular Çengele 55 27 21 Ali Hamid İbrahim Avandere Yoğurtçular Gökyaka / Teke Saibler Dağkızılca Jandar.Tb.Al. 17. 19.Harici Bl.1. Jandar.rından Mehmet Veli Yörük Mehmet Koca Ahmet oğullarından Hüseyin Hacı Ömer oğullarından Osman Ömer Muhacir Hüseyin oğullarından Mehmet Cemal Kerim Osman Hüseyin Hasan Ali İbrahim Saibler Helvacı Arapçı Kandiye Piyade Piyade Piyade Jandar.Bl.Bl.Bl.6.Bl.Harici Bl.Tb. İst. 1331 14.Tb.Bl. Jandar.10.Bl 85. Jandar.Al. İzmir İmalathanesi 15.Al. 1335 1335 1335 ÖZER AŞKIN KARAKAN 1964 1984 1971 261 262 263 32 33 18 21 1 3 Dağkızılca Torbalı Saibler Dağkızılca Çimenler (Mecidiye) Çakırbeyli 8 2 35 1 26 İbrahim Kadir Süvari Piyade Nefer Nefer 1332 1332 14.Tb.

Tfk.Bl.3.38.4.75.1.Frk. 29.57. 1.3.Bl.Frk. 166. 9.Bl.Tb.Tb.Frk. Ağır Top.Kol. İzmir Depo Al.Al. 1336 KARATOKLU 1957 283 52 53 54 4 4 4 5 6 7 Torbalı Torbalı Torbalı Çaybaşı Çaybaşı Yeniköy 39 23 10 34 21 10 Mahmut Ömer Mehmet Çaybaşı Çaybaşı Yeniköy Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer 1332 1331 1332 17.Frk.Frk.Tb.Bl.Al.1.Müdafa-i Milliye Tahrirat ve Melbusat 6.4.28.Tb.Frk.Top. 1335 1335 1335 1334 1335 1339 1334 1333 1335 1335 1339 1335 1335 1335 1335 ÇELİK DURAGAN ÇAKIROĞLU ARICI ONAN ATEŞ ŞENOĞUL KÖSE KOÇ TOPÇU EREZ ÇETİNKAYA BALCI ÖZCAN ÖZBEK 1979 1956 1929 1968 1974 1970 1937 1960 1973 1954 1936 1968 1940 1965 1976 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 51 4 2 Torbalı Çaybaşı 88 76 Hüseyin Çaybaşı Piyade Nefer 1332 6. 53.Al.3.Kol. Söke 174.3.3.2.Bl.Kol. Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 1331 1332 1332 1333 1332 1332 1332 1330 56.Tb. Ağır Mak.Frk.11.Ordu Krh.Kol.25.Tb.Muhfz.Bl. 1335 1335 1335 1335 MUMCU KAYALI TURGUT SÜZER/ÖZKUL 1932 1975 287 288 289 290 49 . 47.2. İstihkam Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Top.75.Depo Al.Bl.Al.Bl.Al.Tb. 21.Tb.5.Kol.Bl.3.2.4. Çvş.Al.Kol. 5.Al.Tb.14.3.Müstakil Tb.515.10.rından Osman Ahmet Ahmet Çakır Mehmet Ali Durmuş Mehmet Abdullah Hüseyin Müteveffa Abdil Nasuhoğullarından Hacı Mehmet Salihoğullarından İbrahim Veli Hacı Osman Salih Müteveffa Sarı Kadir oğullarından Mahmut Kirli'li Ahmet oğullarından Hasan Velişoğullarından Süleyman Veliş Mehmet Kara Hüseyin Mehmet Hüseyin Ahmet Hasan Kasım Ali Ahmet Osman Mustafa Mustafa Salih Osman Ramazan Muharrem İbiş Nadire Dirmil Tepeköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Arapçı Ahmetli Hamidiye Çakırbeyli Yoğurtçular Katerin Hamidiye Sah.Tk. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Çvş.Al.144.Al.Tb.11. 26.Tb.Kol.6.Bl.Al. Der. 4. İst.Kol. 5.Bl. 25.175.36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 24 27 30 2 2 2 2 3 3 3 3 1 1 1 4 1 1 1 4 5 6 7 3 5 6 7 1 3 4 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Çapak Dirmil Tepeköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Ahmetli Ahmetli Hamidiye Çakırbeyli Yoğurtçular Çaybaşı Çakırbeyli 65 35 40 4 10 3 24 19 51 12 6 37 16 2 30 19 51 12 5 35 74 33 40 4 10 3 20 10 1 61 Bekir Mehmet oğulla.76. Piyade Piyade Piyade Piyade Onb.76.Tb.2.39.Al.Muhfz.Al.Al.83.Tb. 1336 1334 1335 TÜRK VELİŞ KURTLU 1972 1953 284 285 286 1314 / 1898 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 1 1 1 2 3 5 6 3 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Karacaağaç Demirci Demirci Ertuğrul 23 61 69 Halil Emin Efendi oğullarından Osman Hüseyin Müteveffa Arif Sabri Kadir Hüseyin Mehmet Demirci Demirci Tepeköy Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1333 1333 İzmir Hilal İmalathanesi 9.Al.Bl.2.Saadet Küçük Zabit Mektebi 46.Bl.3. 14.Frk.

Al.2.Tb.Bl. 17.Çvş.Kol.Tb. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1334 1332 1332 1332 1332 1333 51.Ord.Nİ.Tlgrf. Keşan Cephane Deposu 17. 4.56. 28.Depo.Al.Kol.Kol.Bl.Bl. 5.Frk. 1336 1335 1335 1335 1335 1335 1335 KARABULUT DÖMEKE ASLAN SEVER ÜNAL DİNDAR AKTAŞ 1978 297 298 1960 1966 1974 1965 1955 299 300 301 302 303 18 5 3 Torbalı 2 Tahir Yeniköy Piyade 1333 Bandırma İnş.Al.Bl.10.Al. Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1333 1332 1332 1333 1332 1332 50 .Tb.161.Frk.Depo Al.rından Mehmet Ali Çavuş Hasan Mustafa Kara Veli oğullarından Abdullah Kara Hasan oğullarından Cemali Haşim Çavuş Cihan Yusuf oğullarından Haşim Kadri Halil Veli Müteveffa Hacı Giritli Abdullah Bedel Mehmet oğulla. 1335 GÜNEY 1340 304 19 5 4 Torbalı Çakallar 14 Osman Çakallar Piyade Nefer 8AĞ. 5.1.Frk.Kol.3.1335 8 Ağ 1335 1332 17.165.İzmir 7.Al. 1. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 İRİ TOY SOYKAN YILDIRIM UZUNEL GÜNBAY 1971 1963 1968 1983 291 292 293 294 295 Nefer 1333 1967 296 11 12 13 14 15 16 17 3 4 4 4 4 5 5 7 2 4 5 7 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çaybaşı Çaybaşı Arslanlar Ayrancılar Arslanlar Kuşçuburun Yukarı Mahalle Yeniköy 14 6 51 99 83 8 50 10 27 Hasan Ahmet Sefer İbrahim Bayram İsa Eyyüp Mehmet Çaybaşı Karaferya Arslanlar Ayrancılar Arslanlar Kuşçuburun Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Onb.Bl.1340 8 Ns 1340 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 KARACA 1940 305 20 21 22 23 24 25 26 27 28 5 6 6 6 6 7 7 7 7 5 2 4 6 7 1 3 4 6 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çakallar Dirmil Dirmil Eğerci Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak 5 53 14 48 23 31 5 53 11 6 91 84 Karaca Mustafa Ahmet Molla Hasan Arif Molla Mehmet oğullarından Halil Yanık Mehmet Müteveffa Ahmet Tatar Hüseyin Ali Ali İbrahim Hamid Ali Mustafa Hüseyin Osman Mehmet Ahmet Çakallar Dirmil Dirmil Eğerci Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer 50.Depo Al.Bl.Al. 8.Erzak Kolunda KARACA GÜZELAYDIN ŞEN KARACA EFE DAL PALA TAN GANİ 1980 1978 1962 1946 1969 1968 1962 1970 1974 306 307 308 309 310 311 312 313 314 Nefer Nefer B.5.1.Frk.Al. 46.Depo Al.4.Krh.Tb.3.Al.Bl.2.Al.Frk.65.2. 17.Araba Kolunda 42. 5.Tb.Bl.5 6 7 8 9 10 2 3 3 3 3 3 4 1 2 3 4 5 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 10 3 6 4 17 89 5 5 57 96 Eğri Ali oğullarından Hüseyin Durmuş Ali Kırlı Ahmet oğulla. 170. 17.Mürfezesi Bandırma Ziraat Bl.Hayvan Deposu 5. İzmir 5.Bl.Tb. 2.Bl.2.Bl.rından Mehmet Emin Şevval Musa Hasan Osman Şükrü Mehmet Kadir Durmuş Ali Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 5.5.146.Kol.İnş. Balıkesir 5.Tb.3.Bl.51.Bl.2.47.3.1.Tb.1.Al.6. 54.Bl.1.Kol.Depo Tb.Tb.Tb.Al.Frk.

Top.5.3.Bl. Nefer Piyade Nefer 1332 1331 1334 1333 1333 1332 1331 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 11 Ey 1332 1332 1332 Ey 1333 1332 1332 1333 4 Ns 1334 131 1333 1332 1331 Der-Saadet Batarya Bl.2.Tb.Sah.Bl.Bl.Kol.48. Nefer Nefer Nefer Nefer Onb.2.8.Bl.1.174.Top.3.10. Sah.Kol.1. 3.2.Frk.Bl.Bl.Tb.1.Depo Al.9.Frk. 15. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Onb. 56.Tb. Dağkızılca Karakolu Jandarma Harici Bl.Depo Al.Tb. 1335 1335 1339 1334 1334 1335 1335 1336 1336 1335 1335 1335 1335 1334 1 Ns 1334 1335 1334 KS 1335 1334 1334 1334 4 My 1334 1335 1335 1335 1335 DUMAN GİRGİN ASLAN ÖZKAN ÜNAL AYDIN ŞENYİĞİT GÜVEN DEMİRTAŞ ÖZDEMİR ACAR TOSUN KARASU ÜZÜMCÜ EKİCİ ÖZTÜRK 1972 1962 1980 1979 1969 1977 1986 1969 1950 1987 1984 1983 1971 1983 1973 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 46 47 48 49 50 16 17 18 21 21 7 7 1 1 2 Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çakırbeyli Tepeköy Demirci Çapak Çapak Yukarı Mahalle Hortuna Demirci Merkez 75 14 14 7 75 53 77 Yusuf Mahmut Çavuş Kutlu Yusuf Hacı Ahmet Mehmet Çakırbeyli Osmaniye Büyük Karapınar Çapak Çapak Piyade Piyade Piyade Sah.Bl. 63. 1. SAMANCI FİLİZ KUTLU ZENCİ 1960 1971 1994 1974 337 338 339 340 51 .Frk.1.1. Odun-Kömür İmali 17. İzmir-Hilal Bl.Kol. Amele Tb. Jandar.Al. Piyade Jandar. İzmir Jandarma Al.Bl.Al.Al.Kol.4. 5.1.Al.Al.Sıhh.Bl. 16.Krh. 2. 16. Şimendüfer Sıhhıye Mak.Tb.Piyd.29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 7 8 8 8 8 9 9 13 13 13 14 14 15 15 15 16 16 7 1 3 4 6 2 3 1 3 5 5 6 2 3 4 5 6 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Cumalı Cumalı Karakızlar Karakızlar Karakızlar Helvacı Helvacı Merkez Dağkızılca Dağkızılca Doğancılar Doğancılar Çakırbeyli Karakızlar Arslanlar Çakırbeyli Çakırbeyli 23 14 9 14 9 68 21 25 75 80 84 5 32 59 23 14 7 22 40 Gümeli Ali Hasan Hafız Ali Sabancı Mustafa Çalık Kürt Mehmet Hacı İbrahim oğullarından Ali İbrahim Kadı İbrahim Müteveffa Ali Mustafa Ali Halil Koca Alioğullarından Mustafa Karasu Mustafa Murat Hacı Osman Galip paşaoğullarından Ahmet Mustafa Ali Nuri İsmail Ali Şükrü Halil Ahmet Mehmet Ali Osman Mustafa Ahmet Ahmet Hüseyin Mustafa Ömer Ali Ahmet Şükrü Mustafa Hasan Hüseyin Salih Karakızlar Karakızlar Karakızlar Helvacı Helvacı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Doğancılar Çakırbeyli Karakızlar Koçana Çakırbeyli Çakırbeyli Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Muhfz.Kafkas Frk.Tlf.Depo Al. 123. 3. 1.Bl.1.Frk. 54.70. 3.45.2.Bl.Bl.Kol.Frk.Tfk.56.Bl.Depo Al.Frk.1. İzmir 5. Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer KARAYEL TEZCAN KUTLU DAL UÇAR 1983 1958 1994 1986 1958 332 333 334 335 336 51 52 53 54 27 30 32 32 2 1 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı 77 1 75 Samancızade Ömer Halil Çavuş Yusuf Ahmet Hasan Ramazan Hasan Ali Rıza Torbalı Hortuna Demirci İzmir Nefer Nefer Nefer Nefer İzmir Şimendüfer Mektebi 5.Frk.Tb. İzmir 5. 4. 6.Depo Al.Bl.Al.Bl.3. 17.Al. 5.Al.Frk. 1.Top.Tb.Tb.1.

Tb.2.Tb. 17.12. 161.Bl. Mak.Depo.Bl. 5.Kol.Bl. 5. Nakliye Nefer Nefer Nefer 1330 1332 1332 21.Bl. İhtiyat Küçük Zabit Al.Krh. 17.Frk. 5.2. İzmir 5. 5.57.2.Frk.2.Depo Al.Tb.Frk.Bl.Kol.Tb.Bl. 47. Hizmet Tb. Muhbr.Tfk.Bl.Tfk.39.4.66.Depo Al.Al.Al. İzmir Muhabere Bl.1.3.11. Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1333 1333 1333 1334 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1334 1333 1333 1333 İzmir 1. Konya Şube Muhafızı İzmir 5.Tb.Bl.Al. 17.1.Kol. İzmir 18. 57.Depo Al.5.Depo Al.Krh.Al.12. 47.Frk. Tb.175. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1339 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1335 1335 ÇALIŞKAN GÜÇSAV ZEYBEK UYGUN TEKİN ZOR GÜLER SUBAKAN DUYMAZ GÜNAY AKKIN HASER ŞENBAŞ TAŞ ÖZKAYA SOYKAN SONKAN DİNÇ TAŞKAYA ÖZ SELÜT AKÇA 1937 1926 1332 1969 1965 1971 1985 1969 351 1961 1967 353 1980 1970 1984 356 1948 1945 358 1978 1947 1979 1975 1982 1975 1974 1969 366 359 360 361 362 363 364 365 357 354 355 352 344 345 346 347 348 349 350 52 .Depo Al. 12.Kol.Depo Al.Al.Frk.Tb.Al.Depo Al.Al.Depo Al. İzmir 5.Al. 42. İzmir 5. İzmir 5. 10.Al. 5.2. 1333 1335 1335 ÖZAY ÜNLÜ AKGÜN 1940 1963 1973 341 342 343 1315 / 1899 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 2 2 3 3 3 3 3 3 4 4 6 6 6 6 6 6 7 7 8 8 8 8 9 1 6 1 2 4 5 6 7 2 4 1 1 2 4 5 7 5 6 1 4 5 6 1 Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Ayrancılar Tepeköy Yoğurtçular Ertuğrul Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Çaybaşı Ertuğrul Ertuğrul Yeniköy Yukarı Mahalle Yeniköy Hortuna Dirmil Çakırbeyli Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna 28 24 24 21 22 31 59 39 70 27 10 6 65 93 1 92 40 15 21 50 28 37 69 47 66 68 Abdullah İsmail Şerif Ali Müteveffa Recep Kocakülah İbrahim Halil Yörük Mestan Zor Ali hafidi Mustafa Muhacir Abdullah Deli Mehmet oğlu Mehmet Müteveffa Hasan Refik Hasanaki Müteveffa Selim Yörük Osman Nasuh Müteveffa Mehmet Abdil Fettah Kırlı Hasan Çavuş Ahmet Abidin Ali Yusuf Hacı Hüseyin oğullarından Mehmet Mehmet Cemal Ahmet Salih Hüseyin Mehmet Hakkı Zor Mehmet Mustafa Hasan Tahsin Hüseyin Mehmet Sabri Mehmet Ahmet Ahmet Cemali Veli Mustafa Arif Yusuf Raşit Rıfat Ayrancılar Tepeköy Yoğurtçular Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Alasonya Kandiye Katerin Yeniköy Torbalı Yeniköy Hortuna Dirmil Avandere Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Piyade Piyade Muhbr. Muhbr.Depo Al.55 56 57 32 34 36 4 1 1 Torbalı Torbalı Torbalı Karaot Demirci Çapak 27 31 27 27 31 Üsküp Muhacirlerinden Mustafa Hüseyin Hacı Ali Mehmet Ali Veli Koçana Demirci Çapak Mak.12.Bl.4.5.Jan.Tb.

2.Tb.Kol.Frk.Tb. 15 Ey 1334 BAYHAN 1942 367 25 26 9 9 5 7 Dağkızılca Dağkızılca Cumalı Yoğurtçular 1 Mehmet Müteveffa Mustafa Ali Muhittin Ahmet Tevfik İzzet Mehmet İsmail Hakkı Ahmet Ahmet Yoğurtçular Piyade Piyade Nefer 1333 1334 2.Al. 1335 1955 TAŞKIN 368 YAŞAR 1955 369 27 28 29 30 31 32 10 11 17 18 19 19 3 2 6 2 1 4 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Karakızlar Saibler Merkez Merkez Karakuyu Yoğurtçular 40 40 4 38 23 71 Mustafa oğullarından İsmail Mehmet Mustafa Osman Urfalı Mehmet Tekelioğullarından Mehmet Ali Karakızlar Saibler Dağkızılca Dağkızılca Karakuyu Yoğurtçular Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Bl. İzmir 5.5.Frk.3.9.Kol. İzmir Harici Jan.148. İzmir Harici Jan.Al. 1.3. 48.2.2. 17.24 9 4 Torbalı Ayrancılar 45 Deveci Bekir Hüseyin Belenbaşı Piyade Nefer 1 Ağ 1334 Sevk Tb.Frk.1.Bl. 17.Bl.10. Bl.Depo Al.Al.174.Depo Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1334 1333 1333 1334 1333 1335 1335 1335 1335 1335 1335 TUNÇEL ÖNCEL KESKİN KARDAŞ ÖZOĞUL ÇOŞKUN 1977 370 1970 1976 1968 373 1954 374 371 372 10 9 53 .Depo Al. Bl.Bl.Kol. Köstenada 5.Bl.Tb.Tb.47.56.12. 2.Tb. Jandar.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARŞİVİNE GÖRE TORBALI'DAN ŞEHİT LİSTESİ 54 .

MEHMET 19 .OSMAN 18 .MEHMET 23 .HASAN 21 .ALİ 29 .SÜLEYMAN 38 .MUSTAFA 43 .OSMAN 42 .YUSUF 46 .İBRAHİM 26 .İBRAHİM 44 .MEHMET 16 .MUSTAFA KARA VELİOĞULLARI 1894 1889 1891 LAZOĞULLARI KÜRTOĞULLARI HATİPOĞULLARI 1888 1881 1894 1879 1889 1877 1881 1879 SİROZ MUHACİRLERİNDEN LAZOĞULLARI 1879 1888 1883 1882 1883 1893 VEKEMOĞULLARI 1891 1892 SARI ÇOLAKOĞULLARI 1892 1876 ATEŞOĞULLARI 1892 1897 1889 1877 1893 1895 1877 1892 HACI HOCAOĞULLARI 1876 1872 55 .MUSTAFA 33 .BAYRAM ALİ 34 .AHMET 37 .VELİ 28 .MEHMET 25 .MEHMET ALİ 22 .MEHMET ALİ 40 .ALİ 13 .ALİ 24 .ALİ 12 .ŞÜKRÜ 15 .SÜLEYMAN 17 .ALİ 39 .No 123456789- Adı BAYRAM ALİ İBRAHİM VELİ MEHMET HÜSEYİN ALİ CEMAL HÜSEYİN HASAN Baba Adı DEMİR SEYİT CAFER HASAN HALİL MUSTAFA İSMAİL ALİ ABDULLAH HALİL MEHMET MEHMET ÖMER HASAN MUSTAFA MEHMET MUSTAFA VELİ NAZİF MEHMET HÜSEYİN OSMAN HALİL MUSTAFA MEHMET ALİ HACI HÜSEYİN MEHMET ALİ ABDULLAH ŞÜKRÜ MEHMET MEHMET OSMAN ŞAKİR AHMET MOLLA ABDURRAHMAN MUSTAFA MEHMET İBİŞ İSMAİL HACIAHMETIGVANI HACI HALİL İBRAHİM HALİL MEHMET ALİ ABDULLAH RECEP MEHMET Lakabı DEMİROĞULLARI GİRİTLİ KADIOĞULLARI HAFIZOĞULLARI Doğum Yılı 1879 1887 1875 1892 1890 1889 1895 1891 1880 10 .RECEP 14 .MEHMET 27 .HAMİT 35 .HALİL 31 .HÜSEYİN 11 .AHMET 41 .HASAN 32 .AHMET HÜSEYİN 20 .İBRAHİM 45 .AHMET 47 .MEHMET 30 .İBRAHİM 36 .

“Harb-i Umumi”. “Askerde şehit”. Kayıtlardaki kişilerin künyelerinin geldiği tarihlerden 212’sinin sadece yılı.Ordu”. “Anafartalar”. diğer 43‘ünün ay. yaklaşık olarak ifade edilmiştir. “Seferberlik”. “Umumi Harp”. “Askerde”. “İkitelli Hastanesinde”. “Askeri hastane”.Dünya Savaşı’nda Çeşitli Cephelerde Askerde Kalanlar. kişi bilgilerinin ölüm kayıtlarında düşülen kayıtlar (406 kişi) ve 1934 yılı nüfus tarama bilgileri (208 kişi) birleştirilerek 614 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. “Arabistan”. “Çanakkale Harbi”. Künyelerin geliş kaydına bakarsak 1330 yılında 17. En çok Hortuna Köyü’nden 36 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. “Sebdülbahir”. Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinin toplam idari birim sayısı 42’dir. Çalışmada 614 kişinin kimlik bilgileri ve idari birimleri verilmiştir.Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde kalan asker sayısı bugüne kadar kesin rakamlarla tespit edilememiş. “Çanakkale şehiden”. “Mekke-i Mükerreme’de vurulmuştur” şeklindedir. gün ve yılı yazılıdır. “Arıburrnu şehiden”. Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan 17 nüfus esas defterde yaklaşık 12.Askerden Dönmeyenler I. “Kafkas cephesi”. 1331 yılında 91. “4. “Rus Harbi”. 2003 yılından beri gerek Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivi ve gerekse alan araştırması ile Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde askerde kalan 614 kişi tespit edilmiş. kayıtlar mümkün olduğunca ailelerle yapılan görüşmelerle de desteklenmeye çalışılmıştır. 61 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. “Bornova Askeri Hastanede”. “Bağdat’ta harpte”. “Harbiye Hastanede”. Kişilerin doğum yılları 1269 ile 1317 yılları arasında değişmektedir. Aynı hanede askerde kalan en fazla kişi sayısı 4 ile Çengele köyündedir.Nüfus Kayıtlarına Göre Torbalı ve Köylerinden I. “Çorlu Hastanesi”. “Kafkasya”. Kayıtlar: “ Şehiden”. “Esarette”. “Harpte”. Doğum yerlerine baktığımızda bazılarının bugünkü sınırlarımız dışında olduğu görülmektedir. “Topçu Hastanesi”. 56 .000 kişi incelenmiş.

197 kişi tespit edilmiştir. Torbalı Hilal Gazetesi. 2003 yılından 2005 yılına kadar 42 idari birimdeki askerde kalanların ulaşılabilen aileleriyle görüşme yapılmış. Tiryanda57. defter kayıtlarına eklenmiştir. Torbalı Yankı Gazetesi. Torbalı nahiye merkezi 2 Arslanlar. İlçe olduğu 1926 yılına kadar idari birim olarak İzmir merkezine bağlı nahiye olarak görünen Torbalı’nın 4’ü mahalle olmak üzere toplam 42 idari birimi bulunmaktadır. Askerde. "Torbalı bölgesinde Yunan işgali(1919-1922)". Nüfus kayıtları esas alınarak ilçe boyutunda yapılan ilk araştırmadır. Büyük Torbalı Gazetesi. 30 Ocak 2006. Dirmil74. 1333 yılında 167. 16 Eylül 2006. Eğerci66. Anahtar kelimeler: “Torbalı. Yunan işgali sonrası köy dağılmıştır. 62 Bugün adı yeni mahalle’dir. Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Eğerci Köyü Araştırması. kayıtlar anekdotlarla teyit edilmeye çalışılmıştır.000 kişinin kayıtları incelenmiş. 64 I. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir." Maşat’ta (Şehitler Köyü) Bir Bulgar Mahallesi". Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Nüfus kaydı. Yeni 9 Ayrancılar69. 1321 son Osmanlı nüfus tahririnde bu idari birimlere ait Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan nüfus esas defterlerinin dökümü şu şekildedir53: ATİK NÜFUS ESAS DEFTERLERİNİN ARŞİV TASNİFİ Cilt No Yazılı idari birim/birimler 1 Tepeköy. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Helvacı Köyü Araştırması”. 68 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 67 Bugün adı Özbey Mahallesi’dir. Bir Osmanlı tabiiyetinde hane vardır. 56 Yunan işgalinde dağılan köylerdendir. Necat Çetin. 14 Ağustos 2002. 63 Bugün adı Şehitler Mahallesidir. Araştırmaya dahil edilmemiştir. Saibler 5 53 1321yılı son Osmanlı nüfus tahririnde Torbalı merkez ve köylerinde 2. Ayrıca üç klasörde tutulan 1934 yılı nüfus tarama cetvelleri . Arapçı65. Cumhuriyet sonrası Tire ilçesinden Torbalı’ya bağlanmıştır. 1334 yılında 80 ve 1335 yılında 33 kişi bulunmaktadır. Hamidiye67 8 Çakırbeyli. 25 hanenin ise savaştan sonra başka idari birimlere nakil gittiği görülmektedir. Bozköy. 69 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Kuva-yı Milliye’nin 90. Dünya savaşı sonunda burada bulunan Bulgarlar Bulgaristan’a dönmüştür. 59 Helvacı Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Çengele” Yöntem: Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan 1321 yılı son Osmanlı tahrir defterleri 2003 yılında alınan izin ve onayla 1334 yılına kadar yaklaşık 12. 65 Bugün adı Pamukyazı Mahallesi’dir. Kuşçuburnu72 11 Arıtaşı73. Sepetçiler61. Yılında İzmir ve Batı Anadolu Uluslararası Sempozyum”. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Sepetçiler Mecidiye Mahallesi62 6 Meşhet63. 54 1335 yılından itibaren ayrı mahalledir. İzmir. 57 Rum köyüdür. Eğerci Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Yoğurtçular 4 Hortuna58. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. ölüm kayıtları taranarak.64’dür Kayıtlardaki hanelerden 199’unun nüfus kayıtlarının “ kapalı kayıt” konumunda olduğu . Helvacı59 5 Çaybaşı60. Büyük Torbalı Gazetesi. Meşhet Bulgar Mahallesi64 7 Ahmetli. Belenbaşı70. Bkz. Necat Çetin. Şehit.1332 yılında 200. 55 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. “Anlatımlara Göre Torbalı Bölgesinde Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit Efe“ . Kayas71. Bugünkü nüfus belgelerimize dayanak belgeleridir. Karakuyu68. Eylül 2009. 61 Bugün adı Atatürk Mahallesi’dir. erkek kayıtlarının ölüm kayıtlarında düşülen “askerde” veya “şehiden” gibi kayıtlar tek tek not edilmiş. Döğerlik. 66 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 57 . 58 Bugün adı Yazıbaşı’dır. 60 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Bak.455 nüfus hanesinde toplam 11. Tepe Ertuğrul Mahallesi54 3 Çapak55. . Çorlu56. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Ölüm kayıtlarının ortalama yaşı 30.

Mevcut durumunu tespit etmek amacıyla 1934 yılında doğup ta kayda geçmeyen. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.0 Yer No: 78. Kırıklar80 Dağtekke81 Karaot82 Cumalı83. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Karakızlar Köyü Araştırması”. Doğancılar79. 25 Ocak 2004.17.17. 86 Bugünkü adı Ormanköy’dür. 13 kişinin kaydı yenileme sırasında kayda alınmamıştır.0 Yer No: 248.1. Askerde kalanların tespitinde yararlanılan diğer kaynak 1934 yılında tüm idari birimlerde yapılan nüfus tarama cetvelleridir. Kayda alınmayan haneler88 nedeniyle hane numaralarında bazı değişiklikler olmuştur. Sayı:12976. Büyük Torbalı Gazetesi.0 Yer No: 78. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. 79 2003 yılında Buca ilçesine bağlanmıştır. Necat Çetin. 84 Bugünkü adı Çamlıca’dır. Bakınız.1.11. 87 1954 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. Büyük Torbalı Gazetesi. s. Tarih: 28/12/1954 Sayı: 27394 Dosya: Fon Kodu: 30.16.17. 73 1926 yılında dağılmış. Yunan işgali sonrası köy terk edilmiş. Bakınız: BCA. Hâlbuki dönemdeki savaşlarda en önemli unsur insan kaynağıdır. Karakızlar85.1. 14 Temmuz 2006. Yer No: 112. Fon Kodu: 30.7. 77 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. ölü ve kayıp olduğu halde ölüm düşümleri yapılmayan ve evlenmesine rağmen kayda geçmeyenler için 30 X 50 cm boyutunda hazırlanan cetvellere idari birimdeki muhtar ve ihtiyar heyetince listeler oluşturulmuş.1.16.11. 75 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. Bazı defterler aşırı yıpranma nedeni ile dağılmış durumdadır. Bakınız: BCA.11.F. Tarih: 05. Çengele86 Demirci. İ. 58 . Bakınız: BCA. Tarih: 05." Torbalı’nın Dağılan Köyü:Arıtaş Köyü". Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.1.05. Bakınız: Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (bundan sonra sadece BCA). 88 Hane deyimi hakkında bakınız: Nejat Göynüç.7. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir.. Bakınız: BCA.0 Yer No: 78. 11 Ağustos 2006. boyutundadır.17.16.11. 82 Karaot Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. 74 Bugünkü adı Korucuk’tur.42. Yer No: 112. 78 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. 11 Ağustos 2006.12 13 14 15 16 17 Dağkızılca.11.1.E. Gökyaka Teke77. Bugün adı Pancar’dır. Necat Çetin. 72 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Çakallar84.0. Fon Kodu: 30. 81 Dağtekke Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin.1. 71 Rum köyüdür. Büyük Torbalı Gazetesi. 1924 yılında mübadiller yerleştirilmiştir.05.17.1. Ancak 2006 yılında çıkarılan nüfus kanununda nüfus defterleri bilimsel araştırma ve incelemelere kapatılmıştır. Sinek78 Bozköy.16. Tarih Dergisi 32. (1979). Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. Defterler yenilemenin yapıldığı 1976 yılına kadar kullanılmıştır. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Karaot Köyü Araştırması”.16. 80 1937 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. 89 Ekteki askerde kalanların kayıtları olduğu nüfus tarama cetveli ilgili kişinin kaydında verilmiştir. İnsan unsurunun en önemli dayanak belgeleri nüfus kayıtlarıdır.1.11. Nüfus defterleri ve tarama cetvelleri esas alınarak ne yazık ki asker kayıpları hakkında bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamıştır. 85 Karakızlar Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. ölüm ve kayıp olanlar için hazırlanan listelerin incelenmesi ile deftere kaydı olmayan askerde kalanların künye yılı ve askerde kaldıkları yerler her kişi için ayrı numara verilerek yazılmıştır89. 83 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır.0. 70 1937 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. Büyük Torbalı Gazetesi.331–348. “Hane deyimi hakkında”. Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü şuan 1976 öncesi tüm defterleri merkeze toplamaktadır.1937. Bu tahrirde kaydı yapılan idari birimlerdeki silâhaltına alınan kişilerin özlük bilgileri bu nedenle çok önemlidir.Ü.11. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.1937. Bakınız: BCA. Büyük Torbalı Gazetesi.0 Yer No: 78. "Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Dağtekke Köyü Araştırması". Dere75. Bakınız: BCA. Karacaağaç87 Arşivde bulunan nüfus esas defterleri 50 X 70 cm. 12 Eylül 2006. 76 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. idari statüsü ortadan kalmıştır. Fetrek76..0 Yer No: 78. Torbalı bölgesinde en son nüfus tahriri 1321 yani 1905 yılında yapılmıştır. BCA. Sayı:12976. "Tarihi Demografisi ve Kitabeleri İle Korucuk(Dirmil) Köyü Araştırması".11.11.11.

b) Toplam Sadece cephelerdeki ölen asker sayısı 2. Kanal: 280.841 218.272 4.091 Yara veya hastalıktan ötürü hastanede tedavi edilenler 3 . Yemen) Makedonya'da Türlü cephelerde (Kafkaslar.tarihimiz.php? f=31&t=16427 92 http://www.000. 59 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. kayıtlar mümkün olduğunca ailelerle yapılan görüşmelerle de kayıtlar desteklenmeye çalışılmıştır. Arabistan-Yemen: 280. Osmanlı İmparatorluğunun askeri kayıpları konusunda bazı araştırmalar yapılmıştır91. İzmir ve Antalya'da (amele taburları çoğu sıtmadan) Galiçya'da Romanya ve Dobruca'da Hicaz'da (Mekke. en azından doğan çocuklarına isimlerini verdikleri gözlemlenmiştir. Çanakkale: 101.764 44.600.841 Malûller 891 . Toplam asker kaybının 1. arkasında resmi rakamlara göre toplam 8.556. Künyesi gelen kişilerin ölüm kayıtlarında genellikle "Askerde. Şehiden. 21.trmilitary. Körfez: 220.Şubat 2009. Aynı hanede askerde kalan en fazla kişi sayısı 4 ile Çengele Köyü’ndedir. Künyelerin geldiği yıllara bakarsak karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır: ÖLÜM YILLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yıl 1330 90 Sayı 17 Yıl 1337 Sayı 5 http://tr. gün ve yılı yazılıdır.600. yaradan veya hastalıktan ölenler) 501 . Nüfus müdürlüğü arşivinde bulunan 17 nüfus esas defter incelenmiş. Sayı 1.205 Hastaneden taburcu edilmiş 2. NTV Tarih dergisi .721 9.000. kişi bilgilerinin ölüm kayıtlarında düşülen kayıtlar (406 kişi) ve 1934 yılı nüfus tarama bilgileri (208 kişi) birleştirilerek 553 hanede toplam 614 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. Bu kayıtlar ilgili idari birimdeki asker kayıplarını net biçimde ortaya çıkarmaktadır. 59 .DUNYA-SAVASI-OSMANLI-BILANCOSU.166 4. birimlere ait nüfus defterleri ve tarama cetvellerine göre büyük savaşın başladığı 1330 yani 1914 yılı esas alınarak Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde askerde kalan 614 kişi tespit edilmiş. Yapılan alan araştırması sırasında künyesi gelen askerlerin ulaşılan ve görüşülen hanelerinde yaşayan kişilerden alınan anekdotlar da ailelerin seferberlik döneminde askerde kalanlarını unutmadıkları.com/forum/viewtopic.315 ölü.750. Tüm ülkelerden 65.852 392.945 kayıp veya esir bırakmıştır90.org/wiki/I. Yapılan diğer bir araştırma ise daha net rakamlar ifade etmektedir92.000.167. Galiçya-Bulgaristan: 60. Bu nedenle bu araştırma önem arz etmektedir.219.wikipedia.915 383. (Ölü.html.Ölen kişiler ilgili hanenin defterdeki kaydına işlenmektedir. yaklaşık olarak ifade edilmiştir.000.896]. Acem: 20.167. Kayıp ve Yaralılarla 253. Çalışmada 614 kişinin kimlik bilgileri ve idari birimleri verilmiştir.364 Toplam Muhtelif cephelerdeki ölüler sayısı Kafkas cephesinde Çanakkalede Filistine cephesinde Irak'ta.452 yaralı ve 7._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1.038. Osmanlı Devleti dâhil olduğu I. 91 Osmanlı İmparatorluğu toplam kayıp asker sayısı: 1. Sayfa 21. İdari.166 878 74.147 80. Kaynak: http://www. Medine. Sebdülbahir Kerevizdere'de kaybolduğu şerh verildi" gibi şerh düşülmüştür. Askerde en çok Hortuna Köyü’nden 36 kişinin kaldığı tespit edilmiştir. Dünya Savaşı’nda ana ve yardımcı cephelerde savaşmıştır.878 101 .000 [Hasta.810 askerin katıldığı savaş.211 4 .000. Kafkasya: 270.Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde kalan asker sayısı bugüne kadar kesin rakamlarla tespit edilememiş.000. Bakû.059 .000. Dağıstan v. I. Kayıtlardaki kişilerin künyelerinin geldiği tarihlerden 212’sinin sadece yılı ( %34) diğer 402 ‘sının ay.704 Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinin toplam idari birim sayısı 42’dir.000 kişi olduğu tahmin edilmektedir.net/v3/Haberler/OsmanliTarihi2/1.

Görüleceği üzere en çok 1332 yani 1916 yılında (%33) künye ölüm kaydı vardır. aynı haneden üç kişi askerde kalan hane sayısı:4. 1 Dirmil 4 Doğancılar 1 Karakuyu 2 Karakızlar 3 Çengele 1 Hortuna 6 1 Taşkesik 1 Saibler 1 Torbalı Mah.Mecidiye Mah. Çorlu Hastanesi. Sebdülbahir. Umumi harp. aynı haneden dört kişi askerde kalan hane sayısı:1'dir Aynı haneden iki ve daha fazla kişi sayısını gösteren tablo İdari birim HS93 İdari birim HS Kişi sayısı 2 3 4 Kişi sayısı 2 3 4 Ahmetli 1 Arslanlar 1 Çakırbeyli 4 Tepeköy Mah.1331 1332 1333 1334 1335 1336 Toplam 91 200 167 80 33 9 597 1338 1339 1340 1341 Toplam Bilinmeyen Genel Toplam 2 3 1 1 12 5 614 kişi Künyelerin geliş ve deftere kaydına bakarsak 1330 yılında: 17. Askerde şehit. 59 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. Harb-i Umumi. Aynı haneden iki kişi askerde kalan hane sayısı:54. Seferberlik. İkitelli Hastanesinde. 60 . Çorlu Sinek Özbey Cumalı Kırıklar Çapak Dağkızılca Karacaağaç Toplam 1 2 1 1 1 2 2 4 29 1 1 Yoğurtçular Arıtaş Dere Fetrek Bozköy Sepetçiler Dağtekke Eyerci Karaot Toplam 1 1 2 2 1 1 1 1 2 25 1 3 Defter ve tarama cetvel kayıtlarına baktığımızda. Bornova Askeri Hastanede.Ordu. Askerde. Harbiye Hastanede. Çanakkale şehiden. Kafkasya. Arıburnu şehiden. Arabistan. Bağdat’ta harpte. Çanakkale Harbi. 1334 yılında 80 ve 1335 yılında ise 33 kişinin kaydı bulunmaktadır. 1333 yılında 167. 1332 yılında 200. Topçu Hastanesi. ordu 3 Harb-i Umumi 70 Anafartalar 1 Harbiye Hastanesi 2 Arabistan 1 Irak 1 Arıburnu Şehiden 1 İkitelli Hastanesinde 1 Askerde 367 Kafkasya Cephesi 2 Askerde Şehiden 53 Mekke-i Şerife'de vurulmuştur 1 Askeri Hastane 2 Rus Harbi 1 Bağdat’ta Harpte 2 Sebdülbahir 1 Bağdat Hastanesi 1 Seferberlik 68 Bornova Askeri Hastane 1 Tedbil havada 1 Çanakkale Harbi 12 Topçu Hastanesi 1 93 Hane sayısı. KÜNYE KAYITLARI 4. Rus Harbi. Kafkas Cephesi. 1 Helvacı 2 1 S. Şehiden. Askeri hastane. Mekke-i Mükerreme’de şeklinde kayıt düşülmüştür. Anafartalar. Esarette. 1331 yılında 91. 4. Harpte.

94 Dönemde silah altına alınmalardaki anlatımlara göre ortalama 45 kg. DOĞUM YILLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yıl 1269 1271 1280 1281 1282 1283 1285 1286 1287 1288 Sayı Yıl 1 1 1 1 1 1 6 10 8 4 34 1289 1290 1291 1292 1293 1294 1295 1296 1297 1298 Sayı 18 17 17 8 24 22 16 26 18 31 197 Yıl 1299 1300 1301 1302 1303 1304 1305 1306 1307 1308 Sayı Yıl 31 20 22 6 15 22 28 12 27 28 211 Toplam 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 1316 1317 Sayı 26 18 41 24 26 12 19 4 2 172 614 kişi Görüleceği üzere 1311 doğumlular 41 kişi ile en kalabalık grubu teşkil etmektedir. hanede kayıtlı Kara Ali oğlu İbrahim'e aittir. 61 . ÖLÜM YAŞLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yaş Grubu 13 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 Kişi Sayısı 1 2 4 12 16 27 36 33 28 21 29 Yaş Grubu 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 Kişi Sayısı 25 20 14 20 19 11 16 34 27 20 Yaş Grubu 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 Kişi Sayısı 16 14 27 21 13 21 10 11 9 7 5 Yaş Grubu 48 49 50 51 52 53 60 61 Toplam Kişi Sayısı 6 2 1 1 1 1 1 1 614 26 47 Ölüm Yaş Ortalaması 30. gelen ve omzuna astığı tüfeği yere değmeyenler dahi silah altına alınmıştır. Doğum tarihi gruplamasına baktığımızda ise tablo şu şekildedir. Ölüm kaydına göre en yaşlı kişi ise 61 yaş ile 1269 doğumlu ve 1330 yılında ölen Çakırbeyli Köyü 44. Künye ölüm kayıtlarında yaş ve kişi sayısı şu şekildedir. Bu tablodan şu anlaşılmaktadır: Vatan savunması için her yaş grubundan kişiler cephelere koşmuştur. 58 kişinin "Şehit" kaydı bulunmaktadır.64 Bu tabloya göre en küçük yaş 13 yaşında 1317 doğumlu olan ve 1330 yılında ölen Kuşçuburun Köyü 8. hanede kaydı bulunan Şaban oğlu Eyüp'e aittir94.Çanakkale Harbi Şehiden Çorlu Hastanesinde Esarette Harbde 4 Umumi Harb 1 Yemen 1 Belirsiz 1 TOPLAM TOPLAM 614 11 2 1 614 Tabloda da görüleceği üzere 367 kişinin kaydında "Askerde" ibaresi vardır.

Dağkızılca Dağtekke Demirci Döğerlik Doğancılar Eğerci Helvacı Karakızlar Karakuyu Karaot 95 96 H98 16 25 6 11 26 7 24 13 17 11 20 5 10 10 3 16 13 24 28 11 KS99 D100 T101 K102 N103 17 26 6 13 30 7 26 14 17 12 24 6 10 10 6 17 16 27 30 13 17 11 12 12 2 26 4 17 6 13 4 6 7 6 3 14 22 4 15 6 1 18 5 10 6 11 2 4 3 6 11 13 13 8 9 10 10 2 1 2 1 8 6 10 3 8 2 4 10 2 4 8 2 3 1 1 1 1 2 1 3 1 2 İdari birim Dirmil Kuşçuburun Çengele Özbey Arapçı Saibler Taşkesik Hortuna Yeniköy Yoğurtçular Torbalı Mah. Siroz. 25 hanenin ise savaştan sonra başka idari birimlere nakli gittiği görülmektedir. Tepeköy Mah. Niğbolu. Serez. Dömeke. Radovişta. Ertuğrul Mah. Demirhisar. İdari birim Ahmetli Arslanlar Ayrancılar Bozköy Çakırbeyli Çakallar Çapak Sepetçiler Çaybaşı S.Mecidiye Mah. Debre-i bala. 103 Nakil giden hane sayısı. Katerin. Varna. 62 . Tuna. Karabina. Koçana. Tırnova. 102 Kapalı kayıt hane sayısı. 101 Tarama cetvel kaydı. Avlonya. Belenbaşı Toplam 95 N 96 1 7 1 8 1 18 İdari birimlere nakil gelenler Y İ N Y İ İdari birim İdari birim 1 Arslanlar 1 Sepetçiler 6 Dağtekke 1 Eyerci 1 Özbey 2 2 Arapçı 7 Tepeköy Mah. Dobruca. Çengele Torbalı Mah. Kafkasya. Yenişehir. 9 3 Ertuğrul Kırıklar 1 Fetrek 15 Toplam 14 5 Toplam 97 N 2 3 1 5 1 11 Y 3 3 6 İ İdari birim Çaybaşı Karakuyu Hortuna Dere Toplam N 6 1 2 1 10 Y 4 2 1 7 Nakil gelen toplam hane sayısı: 53 hane olup bunun 33 tanesi bu günkü sınırlarımız dışındaki idari birimlerden gelmiştir. Künyesi gelen askerlerin kayıtlı oldukları idari birime naklen geldikleri. 99 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı.Kayıtlardaki hanelerden 199 ‘nun nüfus kayıtlarının kapalı kayıt konumunda olduğu.Mecidiye Mah. Girit. 1321 sayımından sonra nüfus esas defterine kayıtlı oldukları tespit edilmiştir. 100 Defter kaydı. Arıtaş Çorlu Gökyaka Teke Sinek Dere Cumalı Belenbaşı H 13 9 12 15 9 2 5 29 5 5 25 18 18 3 4 8 10 19 6 4 KS 17 9 13 16 9 3 6 36 5 6 26 19 18 4 6 8 11 21 7 4 D 13 3 8 9 8 T 4 6 5 7 1 3 6 15 1 6 4 7 2 K 5 8 2 8 7 5 14 3 9 6 5 4 1 4 3 6 1 1 N 1 1 21 4 6 20 15 11 2 6 8 11 21 7 4 3 1 3 İdari birim Nakil gelen hane sayısı 97 Nakil gelen hanelerden bu gün sınırlarımız dışından gelen hane sayısı. Yanya. Babadağ. Edirne Hasköy. Feretor. Deftere kayıt tarihilerine baktığımızda kimilerinin muhacir olarak geldikleri gibi silahaltına alındıkları görülmektedir. Selanik. 98 İdari birimde askerde hane sayısı. Baltalar. İ İdari birim Ahmetli S. Künyesi gelen askerlerden bazılarının doğum yerleri bugünkü sınırlarımız dışındandır: Bunlar genellikle Balkan ve Girit ağırlıklı olup doğum yerleri şöyledir: Nörekop. Kayalar. Kardiça. Uçhisar.

Fetrek Karacaağaç 14 13 16 14 16 14 4 7 Kırıklar Genel Toplam 11 553 13 614 13 406 208 3 199 25 Sonuç ve değerlendirme: 1914 ile 1918 yılları arasında süren I.000 kişi olduğunu kabul edersek. Alan araştırması sırasında askerde kalanların aileleri tarafından unutulmadığı görülmektedir. Bu çok büyük bir nüfus kaybıdır. bunun yaklaşık % 20’si askerden gelmemiştir. Ölüm kayıtlarına göre en fazla künye. Bu araştırma nüfus kayıtlarına göre bir ilçeden büyük harpte kalanların tespiti yönünden ilk çalışmadır. Dünya Savaşı’nda nüfus kayıtlarına göre Torbalı’nın 42 idari biriminden toplam 566 hanede 625 kişinin silâhaltındayken şehit olduğu veya askerde kaldığı tespit edilmiştir. savaşın en şiddetli olduğu 1915-1916-1917 yıllarında gelmiştir. Savaş yıllarında ilçe toplam nüfusunun yaklaşık 12. 63 . Bu tür çalışmalar diğer il ve ilçeler bazında da yapılmalıdır.

106 Torbalının 19. 112 Aile Tire Doyranlı Köyü'ne nakil gitti. 110 Hanenin konumu: Kapalı kayıt 111 Aile Selçuk'a nakil gitti. 114 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 107 Naime Köyü nüfus defteri hane no: 7’den aktarıldı. 117 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 113 Aile Tire Doyranlı Köyü'ne nakil gitti. 118 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.Sıra Hane Adı Babası Doğum Yeri ve yılı Kayıt ve tarihi AHMETLİ 104 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 10454 105 8 7 10 13 15 16 18 19 20 26 27 28 28 33 39 45 47120 2 5 8 12 16 18 26 28 31 33 39 40 Hasan Ali Nasuh107 Nasuh 105 Mahmut Hacı Mustafa Ali Uzun Mehmet Hacı Hasan Karabacak İlyas Ahmet İsmail Mahmut Kazıkırık Bekir Hamza Ali Mustafa İlyas Dağlı Osman Abacı oğlu Ali Zeynel Dede Mustafa Ramazan Abdi Seyfettin Ahmet Çavuş Bıyıklı Hüseyin Zekeriya Haşim Paşalarlı İzzet Vehbi Resul Habib Hacı Hamit Yaylayaka106 Ahmetli Ahmetli Kuyumcu Ahmetli Ahmetli Belevi Ahmetli Yeniköy Ahmetli Ahmetli Mersinli Mersinli Yaylayaka Yeniköy Zeytun Nörekop122 ARSLANLAR123 Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça 128 116 1297 1297 1301 1296 1296 1313 1285 1287 1313 1313 1313 1310 1311 1312 1298 1293 1315 1305 1312 1308 1299 1311 1308 1308 1304 1300 1296 1302 1289 Şehiden Askerde Askeri hastane Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 28 Ahmet108 Hacı Hasan oğlu Hasan109 Ahmet110 Hasan Hüseyin'in üvey oğlu Hüseyin111 Etcileroğlu Hacı İbrahim Süleyman Mustafa 112 113 1 0 30 02 Mehmet114 Süleyman Mehmet 115 117 0 0 İbrahim Abacı Ali oğlu Osman Hasan Ali119 Nörekop muhacirlerinden Abdullah121 Bekir 124 125 126 118 2 1 Kadir Ali 127 Necip Salih129 Halil 130 131 Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça Tahsin Ahmet 1 Hasan132 Bayram133 Aziz İbrahim 0 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:37. yüzyılda dağılan köylerindendir. 109 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 115 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 116 Torbalının 19. nüfus:159. yüzyılda dağılan köylerindendir. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 121 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 64 . 108 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 119 Hanenin konumu: Kapalı kayıt 120 Deftere kayıt tarihi:1332.

2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. 149 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/887. 134 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2963. 2004 yılında Arslanlar Köyünde yapılan görüşme).60 Mehmet oğlu Necip. Babam da 17 sene askerlik yapmış. Mehmet amcam olur. nüfus:121. 137 Anekdot: H. Babası kaçmış. 123 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:110. Anekdot: Ali dedem olur. Hanenin konumu: Kapalı kayıt.13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 1 2 3 4 122 43 45 46 48 49 49 60 67 75 85 96 99 107 Seyfeddin Mustafa Hüsrev İsmail 134 Veli Salih Cemali Bahaddin Talib Talip Mahmut 140 Kardiça Arslanlar Akhisar Arslanlar Kardiça Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça Kardiça Arslanlar 1291 1308 1308 1309 1300 1309 1316 1309 1308 1308 1287 1288 1308 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik 0 Recep135 136 137 Mehmet Necip139 138 Bayram Ali Şakir 141 Abdullah oğlu Şakir Nafil 142 10 Elmas'ın oğlu Ali Hayrettin143 Genç Osman oğlu Abdülfettah Yusuf Elmas Abdi Genç Osman Abdi Şakir Mehmet Mehmet Mustafa 1 0 21 117144 Şuayip145 9 10 13 14 Hasan147 İbrahim 148 149 150 Gönen 1308 AYRANCILAR146 Ayrancı 1315 Belenbaşı Ayrancı Ayrancı 1300 1294 1301 Mehmet Durmuş Ali Hasan (Bulgarca: Гоце Делчев / Gotse Delçev. 143 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Roma İmparatorluğu döneminde Nestrum). Bir daha haber alınmamış. 126 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2910. 145 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3039. 125 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2903. 139 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2972. Eski adı: Bulgarca: Неврокоп / Nevrokop. 147 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/873. 129 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2920. Yemen’de askerde kalmış. Kayınpederim söylerdi. O gidiş. Gidiyor. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Ordu” diye ayırmışlar. Baba oğul askere alınmış. 144 Deftere kayıt tarihi:1327. “Vurarlar” diyor. 135 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2964. Yunanca: Νευροκόπι / Nevrokópi. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. “Torbalılı Necip 4. Babam “Ben babasız büyüdüm “derdi. 124 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2817. 146 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:19. Güneybatı Bulgaristan'ın Pirin Makedonyasında bulunan bir şehir. 132 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2944. 142 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 150 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/889. (Muhittin Özkan. Babasına “kaçacağım” demiş. Ağlardı.Yaş:78). (İsmail Dalar-Yaş:72). 136 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2971. Nevrâkop. 130 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2923. 128 Karditsa (Yunanca: Καρδίτσα / Karditsa). Necip benim annemin kardeşi. Aile Ahmetli köyüne nakil gitti. Yunanistan'da. Babam söylerdi. 141 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Batı Tesalya'da bir kent. Dedem hasta olmuş. nüfus:404. En son mektubu Yemenden gelmiş. 148 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/881. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. 133 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2946. İstanbul’da Topkapı Sarayı önünde karşılaşmışlar.). Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yani dayım olurmuş. 138 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2974. 131 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2935. Babam kardeşinin adını bana vermiş. Hanenin konumu: Kapalı kayıt.49. Jandarmalar gelmiş. Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 127 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2913. 1316 doğumlu. vur emri var” diyor. 140 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. (Ahmet Ali Güngör-Yaş:55. Kayınpederim ile aynı bölükte kalmış. Babası “kaçma. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. İsmail amcam Çanakkale’de askerde kalmış. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. H. Babam ufakmış. 65 . Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hasta hasta jandarmalar geri götürmüş.

5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 151 152 18 19 5 5 5 7 9 11 12 157 Mehmet151 Hüseyin 152 Hüseyin Hasan Kıllı İbrahim Kıllı İbrahim Kıllı İbrahim Mustafa İbrahim Ali oğlu Durmuş Ali İbiş oğlu Yusuf Mustafa 159 Ayrancı Göçebe BOZKÖY153 Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy 1298 1314 1311 1313 1315 1305 1312 1312 1299 1304 1287 1293 Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Bağdad'da harbte Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Umumi Harp Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Harb-i Umumi Süleyman154 Osman Halil Mehmet155 Ali Mehmet Mehmet Hasan 158 156 0 0 08 16 2 16 18 19 21 24 24161 1 3 3 4 5 5 6 167 16 Çolak Mustafa Kara Veli Veli160 Hüseyin Mustafa İsmail İbiş Mercan Hacı Veli oğlu Gani Emiroğlu Mehmet Emiroğlu Mehmet Topal İsmail Veli Boğuş oğlu Veli Süleyman Ali Kabaca oğlu Ali 168 2 Bozköy 1288 Bozköy 1308 Bozköy 1312 ÇAKIRBEYLİ162 Tiryanda 1305 Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli 1309 1295 1309 1296 1299 1306 1291 1317 1311 1 1 Velioğlu Mehmet163 İbrahim164 Kabaca oğlu Ali165 Halil 166 Hüseyin Kabaca oğlu İsmail Mehmet Hacı Alişan oğlu Ahmet169 Hacı Alişan oğlu Hasan 170 Yusuf Kabaca oğlu Yusuf Mehmet Halim 6 7 7 2 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/894. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. Ahmetli’den gelmişler. Osman. Dedem Ahmet de Çanakkale’de kalmış.10 Hoppalının İsmail.( Hakkı Önal. Yaş:65). 155 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 1308 Mehmet oğlu H. H. nüfus:346.16 Mehmet oğlu Mustafa 1282 doğ. Seferberliğe 10-12 kişi gitti. Yaş 64). İbili'nin Halil.: H. 160 Anekdot: Dedemin kardeşi. Nenem geride 3 oğlan 1 kız çocuğu ile kalmış. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. amcam olur. Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/899. 161 Aileden 1315 doğumlu Yusuf oğlu Emir oğlu Hamit. H. ve Hakkı (1315). 1 kişi geri geldi. nüfus:168. Gülleoğullarından.13 Efe Hüseyin oğlu Halil 1313 doğ. Büyük amcam. Balkan Harbi’nde (1333) askerde kalmıştır. 158 Anekdot: Dedem olur. Biz Yıldırım. 159 Bozköy nüfus tarama cetveli:1934/2732. Anekdot: İbiş oğlu Çolak Mustafa.Ok’lardan 3 kişi. 1912 doğumlu Şükrü Aydın ile 2004 yılında Bozköy Köyü'nde yapılan görüşme. Seferberlikte kalınca benim adımı koymuşlar. Hasan. 157 Aileden 1303 doğumlu Yusuf oğlu İbiş oğlu Yusuf. Çam Hasan oğullarından . Anekdot: Bir ilkindi vakti Jandarma geldi. Hasan. 66 . O zamanlar çadırlarda Kaplancık'ta idik. Mehmet Yıldırım (1326 doğumlu). 4 kardeşi seferberlikte kalmış. 156 Anekdot: Mehmet. 2004 yılında Ayrancılar’da yapılan görüşme. Şam’da kalmış. Babam anlatırdı. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. 153 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:30. Amcam Hasan askerde seferberlikte kalmış. (Mustafa ÇETİN. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. 154 Anekdot: Babam anlatırdı. (Durmuş Öz -76 yaşında). Yaş-63).lu. Süleyman. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. Seferberlikte kalanlar: 1310’ lu Düdünün Mehmet. Babam askerde kalan kardeşi Hakkı’nın adını bana vermiş.21 Gani oğlu Ahmet 1296 doğumlu. babamın eniştesi. Balkan Harbi’nde (1328) askerde kalmıştır. Halil. Üçü de askerde kaldı.(Adil Özkan. yani kız kardeşi Zeynep'in kocası idi. Amcaoğlum olur. Hasan'ın oğlu Mehmet ve Ali. Çanakkale’ de kalmış.lu.Bu kayıtlı olanlardan başka Şükrü Aydın’ın ifadesine göre şu kişilerde askerden gelmemiştir. 162 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:63. (Sami Akar. Dedem Kıllı İbrahim de kalmış. Seferberlikte kalmış. Hiçbir haber alınamamış. yaş-52).

Anekdot: Babam Balkan savaşında savaşmış. Birisi Rusya ‘da esir kalmış. Geriye 2 oğlu kalmış. 180 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2056. (Veli Özdal -Yaş: 60). Anekdot: Şehit olan kişi amcammış. Askerde Yemen’de kalmış. Aile Yeniköy Köyü'ne nakil gitti. (Halil Ünver.11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 9 15 16 17 18 25 26 27 33 35 37 39 42 44 45 48 Ahmet Bardakoğlu Mustafa171 Ahmet Memiş oğlu Mehmet172 Memiş oğlu Hasan Ali mahdumu Hüseyin173 Gençoğlu Ahmet Hilmi174 Kerim kardeşi Ali175 Darıcıoğlu Yusuf176 Halim 177 178 Çakaloğlu Mehmet oğlu Hasan Hasan Sarı Osman oğlu Mehmet İsmail Hasan Ali Durmuş Ali Hasan İbrahim Ahmet Ali Hasan Abddullah Mehmet Hamza Hacı Kerim oğlu Ali Karabudak Veli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Özbey Avandere179 Çakırbeyli Özbey Çakırbeyli Çakırbeyli Hamidiye 1299 1311 1310 1315 1294 1314 1299 1299 1296 1309 1310 1299 1302 1269 1303 1298 Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Askerde 0 20 16 Ali oğlu Ahmet 28 Avcıoğlu evladı manevisi Hüseyin Bağuşoğlu Ali180 Küçük Hüseyin oğlu Mahmut181 Kara Ali oğlu İbrahim182 Hacı Kerim oğlu Ali mahdumu Kerim İbrahim 183 2 1 163 Çakırbeyli köyü nüfus tarama cetveli:1934/2018. O zaman kargaşalık varmış. 167 Aileden 1299 doğumlu Yusuf oğlu Kabaca oğlu Osman Balkan harbinde (1328) askerde kalmıştır. (Yusuf Çetin-Yaş:68) . Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme 177 Anekdot: Halim büyük amcammış. Babam ben daha hamile iken seferberlikte kalmış. Birisi bilmez. (Mustafa Şen-Yaş:66). (Mehmet BaşarırYaş:78). Halim Benim babam olur. 1 tanesi hava değişiminde. Amcamlarım olur. Mehmet ise meçhul. Babam Tire medresesinde okurken askere alınmış. Mehmet’in adı bana verilmiş. İbrahim Çanakkale’de kalmış diye duyardım. diğerleri bilir. (Hidayet Kabaca-Yaş:77) . (Veli Karabudak –Yaş: 82). 181 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1988. 3 oğlu varmış. Anekdot: Memişoğlu Mehmet Amcam olurmuş. Anekdot: Mehmet ve İbrahim. Anekdot: Darıcıoğlu Yusuf amcam olur. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Babam anlatırdı. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yemen’de . 174 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2096. Bekarmış. Mehmet ve İbiş. 166 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2037. (İbrahim Gökçen-Yaş:80). 171 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2114. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. 12 kardeşlermiş. 173 Anekdot: Babamlar 6 kardeşlermiş. Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2073. 172 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2061. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Geriye 2 kardeş kalmışlar. Mehmet bekarmış. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. İsmail. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 67 . Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 168 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2074. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. yüzyılda dağılan köy. Babam da beş yıl askerlik yapmış. Kaydı bulunamadı. İbrahim’in künyesi gelmiş. İki amcam da Çanakkale Harbi’nde kalmış. (Ali Kurt –Yaş:81). 176 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2109. 182 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2032. 5 oğlu 1 kızı varmış. 170 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2085. bu cephe benim. diğer amcam da askerde kalmış. Dedem “Mehmet’im ölmedi” diye laf edermiş. Nerede olduğu belirsiz kalmış. Amcam Yemen’de kalmış. Çanakkale harbinde kalmış. Mustafa amcam ise seferberlikte kalmış. Arabistan da . Babam “Kardeşim askerden gelse de malımın yarısını veririm” derdi. Babamdan duyardım. Bu kişiler babamın kardeşleri imiş. Çanakkale’de ve İstiklal Harbinde savaşmış. Babam adını bana vermiş. Dedem de Yemen şehit olmuş. 2 oğlu harp zamanı ölmüş. Anekdot: Babamın küçük kardeşi imiş. 165 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2051. (Ahmet ZeytinciYaş:72) . Çanakkale harbine bir gitmiş. Bağdat’tan öldü haberi gelmiş. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. 178 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2068. bir daha gelmemiş. (Mecit Şimşek-Yaş:72). Mehmet evli imiş. Mehmet amcam gelmemiş. 175 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2057. 179 Menderes Çileme köyü yakınlarında 19. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. Bir daha haber gelmemiş. Babam da Balkan savaşında. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Toplam 20 yıl o cephe senin. 164 Anekdot: Aynı evden iki kardeş askerde kalmış.Anekdot: Osman. Yusuf babamın küçüğü imiş. İbiş’in 4-5 tane çocuğu varmış. Diğer amcam Ali tekvilhavada ölmüş. Kafkas cephesinde esir düştüğünü duymuş. İzne hiç gelmemiş. Nerede kaldıklarını bilmiyorum. 169 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2084. Mehmet.Yaş:79). Gidiş o gidiş.

Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 191 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1302. Amcam ise Çanakkale’de kalmış. 197 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. amcam olur. Anekdot: Babam anlatırdı. dedemin kardeşi olurmuş. Bir daha gelmemiş.(Amcaoğlusu Yusuf Çetin). 184 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2030. (Emine Akkan – Yaş: 92). Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 201 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 198 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 68 . nüfus:603. 190 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1295. (Veli Karabudak –Yaş: 82). Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 194 Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. 187 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2013. Anekdot: Veziroğlu İbrahim kayınbabam olur. Hiç gelmemiş. Seferberlikte kalmış. Adı Çamlıca olarak değiştirilmiştir. nüfus:183. 199 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Su doldurmaya gitmişler. 188 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:36. 185 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2031. 193 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1346. O da harp de kalmış. 192 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1311. 195 Bugünkü Yakapınar Köyü. Babam Yemen’de savaşmış. Ordu Şehiden Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 31 06 2 Veziroğlu ibrahim187 Deli Ali oğulların dan H İbrahim189 Osman190 İbrahim191 Durmuş Ali Halil Mehmet Ali Mehmet Ahmet İsmail Ali Osman Mustafa Mustafa Aydınlıoğlu Hüseyin197 Deveci Hüseyin oğlu Mehmet Mehmet İbrahim199 Mehmet200 Mehmet Abdurrahman201 Halil 194 193 192 ÇAKALLAR Çakallar 1307 Çakallar 1311 Çakallar Çakallar Çakallar Çakallar Bayındır-Uladı Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak 195 196 1314 1289 1287 1296 1309 1304 1312 1313 1312 1310 1288 1311 1295 1308 1311 1300 1308 1298 2 14 ÇAPAK 1 2 1 Deveci Hüseyin Koca Veli Ali Ali Abid oğlu Mustafa Hamza Ali oğlu Mehmet Koca Hasarı oğlu Mehmet 16 2 1 2 183 Anekdot: İbrahim. 186 Anekdot: Ahmet. 189 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1292. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. (Vehbi Öğüt-Yaş:55). Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 200 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hepsi Yemen'de birleşmiş. 196 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:106.27 28 29 30 1 2 3 4 5 6 7 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 52 52 58 60 1 4 7 11 24 26 36 4 9 14 15 17 24 27 38 41 41 43 45 57 Solak Mehmet184 Solak İbrahim Ahmet 186 185 Celil Celil Hacı Kerim oğlu Hasan Kadri Deli Ali Küçük Mehmet Sarı Hüseyin Ahmet Hüseyin Durmuş Çakaloğlu Bekir Çakır Hasan Buldanlı Ahmet Ali Eğrioğlu Mehmet Hacı Ali Hasan 198 Çakırbeyli Çakırbeyli Palamutarası Çakırbeyli 188 1307 1310 1302 1299 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Askerde Askerde Çanakkale Harbi Şehiden Şehiden 4 Ordu Seferberlik 4.

208 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/289. 213 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/341. Dedemden duyardım. Büyük dedem seferberlikte kalmış. 209 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/312. 210 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/323. (Mehmet Adalı-Yaş: 42). Anekdot: . (Atatürk Mahallesi) 207 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/286. 215 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/349. Yani büyük dedem Buradaki lakabı “Oğlan Hüseyin”. nüfus:146. 216 Bugünkü Torbalı Göllüce Köyü. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 217 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Birisi dedemin babası. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 69 . 2004 yılında Çaybaşı Atatürk Mahallesinde yapılan görüşme. 214 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/345. Dedem anlatırdı. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 205 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 204 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 212 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/333. 206 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:27.Bugün Çaybaşı Mahallesidir. 211 Aileden 1309 doğumlu Putu oğlu Halil oğlu Mehmet askerde (06 Mart 1329) kalmıştır. Dedem babası askerde kaldığında kundakta kalmış.14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 61 62 66 68 70 72 76 87 89 92 92 100 101 1 2 10 13 16211 16 18 19 20 22 25 27 Mehmet Emin Ömer Ahmet nam diğer Mehmet Yaşar Çakır Mustafa Ali Mustafa Bekir202 Mehmet İsmail203 Demirci hafidi Mehmet204 Mustafa205 Halil Çırak Ali Hüseyin Ali208 Arnavut209 Ali 210 207 Hüseyin Kürd Mehmet Molla Süleyman Ali Kırlı Osman Köse Hasan oğlu Mehmet Deli Ahmet Gani'nin oğlu Ali Mehmet Koca Demircioğlu Hasan Koca Demircioğlu Hasan Koca Kelle oğlu Hasan Koca Çırakoğlu Ali Adalı Hasan Koca Mehmet oğlu Ali Koca Ali Ali Putu oğlu Halil Putu oğlu Mehmet 213 Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak SEPETÇİLER Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Tire-Göktepe216 Sepetçiler 1301 1305 1305 1300 1310 1298 1301 1293 1311 1299 1305 1311 1294 206 Rus Harbi Askerde Askerde Çanakkale Harbi Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Harbiye hastanede Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde İkitelli hastanesinde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 09 01 2 0 0 1 00 0 17 1294 1309 1315 1315 1309 1303 1285 1299 1289 1292 1303 1316 1 15 30 30 Halil212 Hüseyin Cabu oğlu Veli İbrahim 214 215 15 1 Mustafa İbrahim Mustafa Bayram Yusuf Hüseyin Ali 2 22 Cabu oğlu Ali 3 Bayram oğlu Durmuş İhtiyar Hüseyin oğlu Yusuf mahdumu Durmuş İhtiyar Hüseyin oğlu Ali217 2 20 202 203 Aile Arapçı Köyü'ne nakil gitti.

220 Deftere kayıt tarihi:1329. Yenilemede kayda alınmamıştır. 224 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 225 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 233 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 228 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 70 .Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 223 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 234 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 232 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 231 (Makedonca: Кочани) Makedonya'nın doğu kesiminde bir kasaba. Yenilemede kayda alınmamıştır. 230 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 226 Yunanistan Teselya bölgesinde Yenişehir yakınlarında bir yerleşim.13 14 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 218 219 34218 42220 10 12 16 41 49 53 64 65 78 87 102 110 229 Elekçi Hüseyin oğlu Hüseyin219 Kekik oğlu Mehmet221 Hasan 223 Hüseyin Mehmet Ahmet Rüstem Osman Ömer Çavuş Halil Mustafa Baltalarlı Abdi oğlu Hüseyin İbrahim Çarka Salih Hüseyin Tire Göktepe Sepetçiler ÇAYBAŞI Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Dömeke226 Çaybaşı Baltalar Antalya Kardiça Kardiça Koçana Koçana Pertek İskilip Alasonya237 Alasonya Katerin Çimenler Yenişehir Yenişehir Yenişehir Alaşehir Uçhisar Kardiça Baltalar Serez 251 231 222 1292 1295 1305 1305 1307 1305 1306 1295 1304 1294 1308 1289 1287 1296 1312 1296 1301 1293 1303 1310 1315 1297 1299 1300 1306 1305 1296 1292 1280 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Tedbilhavada Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Harbiye Hastanesi Askerde Askerde Askerde 12 12 0 09 Cemali Süleyman224 Recep225 Ali Hasan Recep Baltalarlı Salih oğlu Mehmet Veli 227 1 2 21 Kara Hüseyin oğlu Behlül Muhacir Ziver'in oğlu Mustafa Beşir oğlu Hüseyin Kadri 232 233 234 230 228 2 Ziver Beşir Mehmet Kazım Hafız Osman Mustafa Hüseyin Kadir Apdullah Bekir 113 121 122 140 1 4 6 7 19 32243 33 245 Mehmetşah 0 Hafız Hüseyin mahdumu Osman Muharrem Abidin239 Osman Hasan 240 241 242 3 138235 İbrahim Efendi236 SEPETÇİLER ÇİMENLER-MECİDİYE MAHALLESİ238 0 27 10 Kantarcı oğlu Fethi Ahmet244 Talib Hasan247 Hasan Ağa248 Serezli Osman 250 Yusuf Hüseyin Mehmet Mustafa Salih Hüseyin Mehmet 2 Keşirli Küçük Hasan 14 2 38246 40 45 249 3 Deftere kayıt tarihi:1328. 222 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:103. 229 Deftere kayıt tarihi:1329. 221 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/418. 227 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/383. Yenilemede kayda alınmamıştır. nüfus:431.

243 Deftere kayıt tarihi:1327.Cumhuriyet öncesi nahiye merkezidir. 267 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3699. 257 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3665. 237 Yunanistan'da Mora Yenişehir'e bağlı idari birim. 239 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/122. 247 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/166. 258 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 250 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/186. 266 Aileden 1296 doğumlu Hasan Hüseyin oğlu Hasan askerde (30 Haziran 1328) kalmıştır. 246 Deftere kayıt tarihi:1330. 241 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 249 Deftere kayıt tarihi:1330. 71 . Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yunanistan 'ın Orta Makedonya bölgesinde idari birim.Çaybaşı Mahallesindedir. nüfus:101.11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 235 236 45 48 4 6 12 12 14 16 25 31 33 36 36 38 39 41266 49 53 Siroz muhacirlerinden Ali Serezli Demir oğlu Bayram Kuloğlu İsmail Kazım Şükrü Yusuf 256 257 258 254 252 Halil Demir Ahmet Hasan Abdullah Mustafa Çolakoğlu Mustafa Ahmet Siroz Serez DAĞKIZILCA Eğin255 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Akşehir Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca 1295 1295 253 Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde 1 22 1298 1313 1315 1303 1286 1304 1313 1296 1307 1286 1293 1291 1289 1307 1305 1305 Çömezoğlu Abdullah Dağkızılca Mahmut Hüseyin259 Hüseyin260 Sarıoğlu Ahmet Mehmet Karakulak oğullarından Hüseyin262 Kocakulak oğullarından Eyüp263 Ali 264 265 261 1 25 Mustafa Genç Osman oğullarından Hasan İbrahim İbrahim Hüseyin İbrahim Hasan Hüseyin Mustafa Gani bey oğlu Halil 27 Kara Veli oğullarından Mehmet Mehmet267 Kocabaş oğullarından Şükrü Kamil 268 19 28 Deftere kayıt tarihi:1330. 255 Sivas Kemaliye. Hane konumu: Kapalı kayıt.Serres). Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 262 Hane konumu: Kapalı kayıt. 252 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/195. 256 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:550. 244 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/159. 264 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3810. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 259 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 254 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3655. (Yeni Mahalle). 263 Aile İstanbul'a nakil gitti. 251 (Yunanca'da Σέρρες . 261 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3687. Yenilemede kayada alınmamıştır. 242 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 248 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 253 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:102. Hane konumu: Kapalı kayıt. 260 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3781. 240 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/127. 238 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:26. 245 Deftere kayıt tarihi:1329. 265 Aile İstanbul'a nakil gitti.

Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/921. 279 Anekdot: Ahmet. 23 Şubat 1331. Dedem babama adını vermiş. 281 Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/ 982.Şuan Buca ilçesine idari olarak bağlanmıştır. Er. 287 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3449. 2004 yılında Dügerlik Köyü'nde yapılan görüşme. 274 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3767. 02 Nisan 1332. Mustafa. Süleyman seferberlikte kalmışmış. 283 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3355. Hane konumu: Kapalı kayıt. 286 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3416. (Fatma Bircan-Yaş:80). 282 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:67. 277 Şehit kaydı vardır. Alay 1 Tabur 1. 278 Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/ 922.Kol. (Enver ŞahinYaş:50).Kol. nüfus:189. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 284 Şehit kaydı vardır. Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3728. Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3764. dedemin kardeşi imiş. 33. Alay 1. Babamdan duyardım. 276 Aileden 1307 doğumlu Mehmet Ali oğlu Mustafa Yemen’de (09 TE 1326) kalmıştır. Aile Dögerlik Köyü'ne nakil gitti. 275 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:26. Büyüklerimden duyardım. nüfus:338. 2004 yılında Dağtekke Köyü'nde yapılan görüşme. Bölük Çanakkele cephesi. Anekdot: Dayılarım Çakaloğlu Veli. Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. 270 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3732. nüfus:161. 288 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:36. 285 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3406. Çanakkale’de harpte kalmış. 24. 72 . 273 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3763. 271 Hane konumu: Kapalı kayıt.Tabur 4. 272 Aileden 1307 doğumlu Esat oğlu Ali Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Hane konumu: Kapalı kayıt. Piyade er. Bölük Kafkas cephesi. Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti.17 18 19 20 21 22 23 24 1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 268 269 53 66 66 71 75 76 87272 90 4 276 Hamit Mestan 269 Gani bey oğlu Halil Veli Çavuş Veli Çavuş 271 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Hadim Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca DAĞTEKKE 275 1308 1290 1296 1287 1293 1294 1293 1312 1307 1305 1307 1293 1307 1303 282 Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Şehiden Harb-i Umumi Şehiden Askerde Şehiden Seferberlikte Askerde Seferberlik Şehiden Seferberlik Seferberlik Şehiden Seferberlik Askerde Askerde Askerde Harb-i Umumi 27 07 Musa270 Cezayirli oğlu Mehmet Dane Halil İbrahim Halil273 Osman Veli 277 278 274 Koca Ali Dane Halil Mehmet Esat Mehmet Mehmet Ali Mehmet Ali Ali Halil Ağa Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke DEMİRCİ Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Gördes Demirci İzmir DOĞANCILAR Doğancılar 4 8 14 18 24 12 17 22 29 36 46 62 63 65 66 12 Süleyman Ahmet279 İbrahim 19 Hasan Ali Ahmet 281 280 Abdullah Hacı İbrahim Ahmet 283 284 18 Hüseyin Zeybek Arif Hüseyin 285 286 1295 1313 1298 1295 1292 1292 1313 1298 1306 1293 288 0 Zeybek Ali Abdullah Mehmet İbrahim Halil 287 0 Kırlı Abdullah oğlu Ali Tosyalı Hasan 2 0 04 Halil oğlu Hasan Tahir Mustafa oğlu Mehmet Mustafa Hasan Mehmet Çalıkoğlu Hüseyin289 1 Mustafa Gördesli Ali Necip Ömer Efendi İbrahim 12 0 1307 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3713. 4. 280 Aile Bayındır Kızılcaova Köyü'ne nakil gitti. 3.

Çanakkale'de kalmış. 292 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/753. (Mehmet Köken. Durmuş Ali seferberlikte askerde kalmış. 290 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/751. nüfus:242. Bunlar aklımda kalmış. 300 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/442. Hane konumu: Kapalı kayıt. ( Hüsamettin Cömert. Babamın babası Hüseyin seferberlikte silah altına alındığında 2. 291 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/752. Benim babamın babası. 2004 yılında Düğerlik Köyü'nde yapılan görüşme. 304 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:54. 73 . “4 kardeşim Çanakkale harbinde kaldı “ derdi. Yaş:55). (Cemalettin Özcan-Yaş 60). 302 Deftere kayıt tarihi:1332. Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:119. 6 ay hava değişimi almış. Dedesi Denizli Çardak'’a eğitim almış. Diğer ikisini hatırıma gelmedi.5 yaşında kalmış. Kerim. 299 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/441. "Çakır Ali" derlermiş. Bunları anlattığında biz küçüktük. Seferberlikte kalmış. Celiloğlu Ahmet. Yani dedem olur. 2004 yılında Düğerlik Köyü'nde yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt. 308 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1703. 310 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1710. 297 Hane konumu: Kapalı kayıt. 295 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:23. (Ali Kandemir). 309 Hane konumu: Kapalı kayıt. 293 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/754. 2004 yılında Doğancılar Köyü'nde yapılan görüşme. 296 Anekdot: Nenem rahmetli ağlayarak anlatırdı. Çanakkale harbi çıkınca kıtası harbe gitmiş. 305 Hane konumu: Kapalı kayıt. 307 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1701. Balıkesir'’e hastalanmış. 298 Anekdot: Dedem Kosti İsmail anlatırdı. 2004 yılında Eğerci Köyü'nde yapılan görüşme.2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 2 3 4 5 6 7 289 16 20 20 20 25 2 3 4 5 9 13 15 17 18 25 302 Ali oğlu İbrahim290 Kara Ahmet oğlu Hasan 291 Ali Ahmet Ahmet Ahmet Ali Aşma Mehmet Temel Hüsnü Veli Gökmen Mehmet Mehmet Hasan Gökoğlu Ali Halil Cabbaroğlu Hüseyin Ali Efendi Talib Abdülkadir Doğancılar Doğancılar Doğancılar Doğancılar Doğancılar DÖĞERLİK295 Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Akseki EĞERCİ 304 1297 1309 1311 1312 1297 1299 1288 1299 1299 1299 1298 1295 1303 1298 1315 1298 1300 1307 1301 1290 1311 1310 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 02 17 Kara Ahmet oğlu Mehmet292 Kara Ahmet oğlu Mahmut Eskicioğlu Hüseyin Hacı Osman296 Molla Yusuf Halil Durmuş298 Süleyman Hüseyin Halil Mustafa Ahmet Ali306 Yusuf oğlu Aziz Ramazan 308 309 307 303 299 300 297 294 293 11 06 05 Altıparmak İbrahim 23 31 Ahmet301 12 0 9 13 15 17 19 21 34 305 Eğerci Eğerci Eğerci Eğerci Yenişehir Yenişehir Eğerci 01 08 0 Yusuf Koruk Salih Recep Hasan Tahsin 30 Kurd Recep oğlu Azmi Ali311 0 Hasan üveyoğlu Kadir310 18 06 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/755. Babadan duyardım. Bir daha dönmemiş.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Babam anlatırdı. 303 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/476. Anekdot: Babam 1328'li idi.Yaş: 49). 306 Anekdot: Abdülkadir oğlu Ali. 301 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 294 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/756.

318 Deftere kayıt tarihi:1329. 313 Yunanca: Θεσσαλία .3 aylık evliymiş. 322 (Arnavutça: Vlorë). 314 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1756. Çanakkale de kalmış. 321 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1783. Ahmet ve Saiplerden İnceoğlanlardaki Fatma (Safiye Ceyhan(kızlık soyadı Sezgin) Yaş: 76). Annem Kerime’nin ilk kocası Mustafa askerde seferberlik zamanı namaz kılarken vurulmuş. Çetelr vurmuş. (Özel Güneş-Yaş:65). Yunanistan'da bir idari birim. Anekdot: Necip dedemin kardeşi.8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 44 45 47 49 51 52 52 56 318 Veli Çavuş312 Koca Ali oğlu Ahmet Kadri314 Meco Ali Haşim İbrahim Ali 317 319 316 315 Halil İbrahim İsmail Mehmet Veli oğlu Salih Hüseyin Hüseyin Banuş Abdullah Abbas Yenişehir313 Dömeke Yenişehir Dömeke Dömeke Girit Girit Diriza 320 322 1293 1290 1290 1299 1294 1306 1314 1296 1299 1299 324 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 0 20 T 16 30 04 06 1 26 Arnavut Abbas Sadık 321 16 59 66 Avlonya Feretor Adem323 06 HELVACI 1 2 3 4 5 6 7 8 4 9 9 10 17 20 22 22 Topçu oğlu Ahmet325 Hacı İbrahim oğlu Halil326 Mustafa Necip 328 329 330 327 Mehmet Ahmet Ahmet Mehmet Molla Ahmet Osman Hacı İbrahim oğlu Ali Hacı İbrahim oğlu Ali Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı 1293 1293 1295 1297 1297 1297 1296 1312 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Seferberlikte Seferberlikte Harb-i Umumi Harb-i Umumi Molla Ahmet Molla oğlu Hacı Osman Hacı İbrahim oğlu Mehmet331 Hacı İbrahim oğlu İbrahim332 311 312 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1733. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. Yani dedem. Geriye iki çocuğu kalmış. (Metin Tetik – Köy Muhtarı). Anekdot: Babamın babası. 325 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1392. 3 gün 3 gece düğünü olmuş. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 329 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1377. 328 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1416. Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:270. Arnavutluk'ta bir şehir. 74 . 315 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 327 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1411. Babam anlatırdı. 319 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1780. Hane konumu: Kapalı kayıt. 330 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1281. O zamanlar çete zamanı. Seferberlikte Arabistan’da kalmış. 332 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1443.Thessalía. 7 sene sonra künyesi gelmiş. Dedem eve gelmiş. 326 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/140. Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1751. 320 Arnavutluk'ta Ergeri'ye bağlı idari birim. Bunun ayağına peştamal takılıyor. Hane konumu: Kapalı kayıt. 331 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1442. 323 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1786. Hane konumu: Kapalı kayıt. 316 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1767. Hane konumu: Kapalı kayıt. 324 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:46. 317 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1768. Askere almışlar. Anekdot: Topçu dedem olur.

339 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1487. Askerde kalmışlar.Yaş:65). Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2655. Askerde kalmış. 349 Hane konumu: Kapalı kayıt. Kardeşi Mustafa’da askerde kalmış. Seferberlik ilanı ile tarladan götürmüşler. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1456. (Mehmet Sadık Altaş-Yaş:77). Annem söylerdi. (Ali Üstün Toprak-Yaş:68). Amcalarım harpte kalmış. 342 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:84. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2620. Gidiş o gidiş. Büyük amcam. 337 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1485. 346 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2656. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1471. Jandarmalar götürmüş. İsimleri geride kalanların çocuklarına verilmiş. 348 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2585.9 10 11 12 13 14 15 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 26333 27 32 38 38 38 40 44 340 Mehmet Sadık334 Pala Hasan Hüseyin336 Mustafa337 Hüseyin338 Mehmet İsmail 339 335 Osman Pala Mehmet Edremitli oğlu Molla Mehmet Mahmut Mahmut Mahmut Mehmet Ali Bey Yörük Osman Mustafa Mehmet Mustafa Hasan Faydaoğlu Hasan Ahmet Mehmet Efendi Mustafa Hüseyin İsmail Musa beslemesi Mehmet Süleyman Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı KARAKIZLAR Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar 1309 1305 1293 1296 1303 1314 1307 1303 342 Şehiden Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Umumi Harpte Umumi Harpte Askerde Umumi Harpte Askerde Askerde Umumi Harpte Askerde Askerde Askerde 06 A Hasan Hüseyin 341 07 T 0 3 6 10 12 343 345 Yörük Osman oğlu Ali Osman Mustafa Halil 347 344 346 1289 1294 1309 1291 1309 1301 1304 1313 1307 1286 1293 1313 1306 22 T 11 T 24 Süleyman Abdullah Mehmet Mehmet Nasuh 12 13 16 21 23 26 30 30 37 1 348 Osman349 350 351 2 Mehmet352 İsmail Ağa Hamid 1 2 333 336 Aileden 1301 doğumlu Osman oğlu Mustafa Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. 344 Anekdot: Halil ve Hamit . 352 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2561. 341 Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. nüfus:431. 347 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2659. anekdot: Babamgiller 5 kardeş yetim kalmış. 343 Aileden 1309 doğumlu Mahmut oğlu Ali Umumi harpte (16 Eylül 1328) kalmıştır. Mehmet Sadık askerde kalmış. dedemin babası. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. 350 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2559. Anekdot: Amcam. Dedem dönmüş. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. Yani büyük dedem.(Mehmet Kemal Pala. (Mustafa Aydemir-Yaş:65). 2. Mustafa adını bana vermişler. İkisi de askere alınmış. 351 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2660. Geri dönmemiş. 334 Anekdot: Dedemin kardeşi. 335 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1461. 340 Aileden 1299 doğumlu Ali Bey oğlu Mehmet Yemen’de (26 TE 1322) kalmıştır. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 338 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1486. Onun ismini bana vermişler. Rahmetli nenem anlatırdı. 345 Aileden 1284 doğumlu Hacı Ali oğlu Mustafa Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Kendisi dedem olur. Mustafa. Kendisi seferberlikte askerde kalmış. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1495. Baba ve dedem söylerdi. 75 .

361 Aileden 1299 doğumlu Mustafa oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1328) kalmıştır.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Osman ismi amcaoğluma verildi. 76 . 368 Anekdot: Mehmet Ali: Dedemin kardeşi olur. 363 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2546. 366 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2822.14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 1 2 3 4 5 6 7 8 41 44 51 53 53 55 55 56 59 61 62 361 Mehmet353 Osman Tevfik 354 355 Kırlı Ali Çavuş Sabancı oğlu İsmail Emin Kasapoğlu Mehmet Kasapoğlu Mehmet Abdurrahman oğlu Mustafa Abdurrahman oğlu Mustafa Osman Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Çakırbeyli Karakızlar 1314 1305 1314 1297 1305 1305 1304 1313 1289 1308 1291 1315 1298 1286 365 Umumi Harpte Şehiden Umumi Harpte Şehiden Askerde Askerde Askerde Umumi Harpte Umumi Harpte Umumi Harpte Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Şehiden Seferberlik Bornova askeri hastanesinde 2 Mustafa356 Hamid Abdurrahman Murad357 Yusuf358 Mehmet Hasan 359 360 362 14 T 0 2 19 2 Ali İbrahim Ali 16 Mehmet Ali Tahir363 Hüseyin 64 69 83 9 19 20 21 22 24 33 36 Mehmet Efendi Ağadaki364 Ali 366 367 Mehmet Karakızlar Hacı Mehmet oğlu Düğerlik Veli Salih Efendi Ağadaki Kandiye KARAKUYU Osman Abdurrahman İbrahim Efendi Hacı İsmail Hüseyin Aydın'lı Ahmet Kel Hasan Köse Osman Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 2 01 1307 1298 1311 1313 1293 1304 1290 1282 Eskici Abdurrahman oğlu Mustafa Ahmet Sabri Mehmet Ali Mehmet Hasan Hüseyin Halil Köse Osman oğlu Ali 368 12 A 17 25 H 04 353 356 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2700. Yani Büyük amcam. 364 Aile Torbalı’ya nakil gitti. 358 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2627. (Mustafa Avcı-Yaş:77). Büyüklerimden duyardım. Diğer amcam Mustafa da seferberlikte kalmış. 362 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2556.Yaş. 365 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:103. (Erdoğan Korkmaz-Karakuyu. Hane konumu: Kapalı kayıt. Amcammış. 367 Hane konumu: Kapalı kayıt. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2588. Çanakkale’de seferberlikte kalmış.65). 360 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2712. Hane konumu: Kapalı kayıt. 357 Anekdot: Murat. (Sami Kösten-Yaş:72). nüfus:614. 4 kardeşlermiş. 359 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2648. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. (Mehmet Kasapoğlu-Yaş:64). Anekdot: Amcalarım Mustafa ve Hamit askerde kalmışlar. Ahmet Sabri de kardeşi. 355 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2729. Bir daha haber alınamamış. 354 Anekdot: Osman Sabancı oğlu Osman. Çanakkale’de vurulmuş. Yenilemede kayada alınmamıştır. Hane konumu: Kapalı kayıt. En son Yunanistan tarafından mektup gelmiş. Askerde kalmış. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme.

Dayım dedem ve büyük amcamların harpten dönmediğini anlatırdı. Babam kardeşim doğunca adımı vermiş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. (Niyazi Çakır. Dayım Ahmet çavuş anlatırdı.Yaş:46).Yaş:62). Çanakkale’de kalmış. Askerde kalmış. 383 Hane konumu: Kapalı kayıt. Seferberlikte askerde kalmış. sonra Kafkasya cephesine gidiyor. Fakat şaka ile ölüme sebebiyet verdiği için az bir hapis cezası almış. 375 Anekdot: Dedem Mustafa Ali ve diğer erkek kardeşleri Hasan Çavuş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Çanakkale’de kalmış. 379 Hane konumu: Kapalı kayıt. 376 Hane konumu: Kapalı kayıt.Mehmet. Duyuşuma göre Salih amcam silahla şaka yaparken kardeşi Mehmet’i öldürmüş. (Mestan Şengün Karakuyu. (Süleyman Aydın-Yaş:70). 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Çanakkale’de kalmışlar. Amcan olur. Kardeşi Salih’ten hiç haber alınmıyor. O geri dönebilenlerden. Salih. Askerden hayvan çiğnedi diye künyesi gelmiş. Babam anlatırdı. 2. 371 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934//2849. Hapisten çıktıktan sonra askere alınmış. Geri gelmiş. Bir daha geri dönmüyor. Seferberlikte silâhaltına alınıyor. Ben Çanakkale’ye mezarlarını aramaya gittim. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 381 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2845. Burada babuçculuk (Ayakkabıcılık) yapıyorlarmış. Seferberlikte askere alınmış. (Süleyman Acar. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Nenem anlatırdı.65).Yaş:48).76). 370 Anekdot: Ali oğlu Salih. Geriye sadece babam kalmış. Hapse giriyor. 374 Anekdot: Mustafa Ali: Dedem olur. 373 Anekdot: Hatipoğlu Mehmet: Dedem olur. Çanakkale’de kalmış. Sadece babam kalmış. Ahmet. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Mehmet. Kamil .77). 380 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2867. anekdot: İbrahim. 12 bayram (6 yıl) askerde geçiyor. Babamın babası olur. Kardeşim İbrahim amcamın adı konmuş. 377 Anekdot: Mehmet Ali: Deden olur.Hane konumu: Kapalı kayıt. Kendisi Yemen ‘de 8 sene kalmış. 372 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2851. 382 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2881. Babam Ahmet anlatırdı. Dedem hükümete haber vermemiş. Büyüklerimden duyardım. Babamlar Bulgaritan’dan Tırnova’dan muhacir olarak gelmişler.Karakuyu.9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 39 42 43 45 45 46 47 48 51 53 54 59 63 72 72 80 86 90 94 95 İbrahim İbrahim369 Salih 370 371 Muhacir Hacı Ahmet Karakuyu Çakır İbrahim oğlu Karakuyu Veli Ali Karakuyu Molla Abidin Molla Abidin İbrahim Karakuyulu Halil Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 1307 1307 1305 1289 1285 1301 1298 1312 1297 1297 1307 1311 1299 1311 1308 1314 1313 1304 1309 1290 Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Çanakkale Harbi Şehiden Seferberlik Seferberlik Şehiden Seferberlik Askerde 25 H 26 T Hasan Molla Abidin oğlu Süleyman Bekir İbrahim Mahmut 372 373 30 0 21 T Ahmet Veli Çavuşoğlu Hüseyin Çavuşoğlu Hüseyin Mustafa Kocakulak İbrahim Dağlı Ahmet Sancaktar oğlu Mustafa Ali Mehmet Ali Süleyman Karasulu oğlu Hasan Halil 383 Hatip Veli oğlu Mehmet Çavuşoğlu Hüseyin hafidi Mustafa Ali374 Mehmet Hasan375 Hüseyin376 Kocakulak İbrahim oğlu Mehmet Ali377 Hüseyin378 Ali379 Kamil380 Mustafa381 Mehmet Tevfik Süleyman 382 08 H 27 1 0 21 T 2 15 Gülcüoğlu Durmuş Ali Gülcüoğlu Mehmet 11 369 Anekdot: İbrahim benim amcamdı. Babamdan annemden duyardım. Babam ve nenem ben küçükken öldüler. Nenem “hiçbir çocuğum geri gelmedi” diye ağlaya ağlaya gözleri kör olmuş. Anekdot: Kamil. ( Ahmet Yardımcı. Bir daha haber alınmamış. Bunları rahmetli annem anlatırdı. Babamgillerin en büyükleri imiş. 77 .Karakuyu. Öyle söylerdi babam. Bir daha geri gelmemiş. Seferberlikte kalmış. Önce Yemen. Kendisi askere alınıyor. Ama kendisini de ret etmiş.Yaş. Bir gidiyor. 5-6 kardeşmiş. Bulamadım. (İsmet Çetinay. 378 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2864. 3 oğlan kardeşlermiş. Süleyman ve Mehmet Ali toplam 5 kardeş seferberlik ilan edildiğinde hepsini askere almışlar. (Mehmet Veysel ÖzYaş: 64).Yaş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Nerden bulacan?(Enver Çetinay –Yaş. Benim amcam olur.

Kaçanlar kurtulmuş. 399 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:65. nüfus:210. asker gitmiş. Kalanlar dönmemiş. Ali ve Mustafa. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2254. Seferberlikte kalmış. 400 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1805. Kaydı bulunamadı. Mustafa Ali. Babam ben doğunca benim adımı askerde kalan iki kardeşinin adını birden koymuş. 389 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2249. (Hamit Bolsoy-Yaş:80). 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 390 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2250. Anekdot: Amcamız. Hacallar. Köyün kurucularındanmış. 391 Aileden 1309 doğumlu Ali oğlu Aydınlı oğlu Mehmet Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 393 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2256. Yaralı olduğunu buraya bildirmiş. Bir daha haber alınamamış.29 30 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 384 99 Mehmet384 Abdülmuttalib Karakuyu oğullarından Mehmet Abdullah Hacı İbrahim 388 1310 1311 387 Askerde Seferberlik Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Seferberlik Seferberlik Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde 20 T 115385 Süleyman386 1 11 12 12 13391 13 14 15 17 22 23 37 38 4 5 5 20 20 21 22 31 Ali Kırlıoğlu Hüseyin Mustafa 389 390 Karakuyu KARAOT Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot DİRMİL 399 1313 1286 1294 1296 1309 1311 1311 1296 1286 1313 1301 1299 1310 1300 1298 1304 1297 1301 1286 1308 1291 1 Kırlı Ahmet Hüseyin Hüseyin Ali Ali Ali Mavioğlu Ahmet oğlu Halil Ali Deli Mustafa Halil Yörük Ali Hüseyin Yörük Recep Süleyman Kara Mehmet mahdumu Süleyman İçelli Ahmet İçelli Ahmet İnce Mehmet İçelli oğlu Hüseyin Abdül Ahmet Aydınlıoğlu Mehmet392 Aydınlıoğlu Hüseyin393 Yetim oğlu Arif İbrahim 395 394 2 Hasan Ali oğlu İbrahim396 Ali İbrahim oğlu Hamit397 Yörük Ali oğlu Mustafa Menemenli Yaşar Mustafa400 Mehmet Halil İçelli Ahmet oğlu Osman Mehmet Mustafa Osman Hacı Osman oğlu Yörük Süleyman 403 404 402 401 398 12 12 Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Çakallar 04 A 2 06 03 1 01 H Anekdot: Mehmet: Babamın babası yani dedem olur. (Ali Özatar-80). 78 . Hane konumu: Kapalı kayıt.Adı Korucuk olarak değiştirilmiştir. 402 Hane konumu: Kapalı kayıt. 404 Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Dağkızılca Köyü’ne nakil gitti. Bunlar kalmış. 403 Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. Aile Dağkızılca Köyü’ne nakil gitti. 387 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. 392 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2255. Kardeşim doğunca biraderime Arif adını vermiş babam. 388 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2247. Anekdot: Amcam. İki kardeş seferberlikte kalmış. Hacı Ali oğulları. 395 Hane konumu: Kapalı kayıt. 398 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2281. (Hüseyin Aydın-79). 386 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2895. Anekdot: Cemali. Babam anlatırdı. 397 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2304. Emmiler yörüklerinden. 401 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1807. Ben doğunca adını bana vermişler. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme.Hüseyin Üçü de benim amcam olur. Mehmet. nüfus:349. 385 Deftere kayıt tarihi:1330. 396 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2266. Seferberlikten gelmemiş. 394 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2288. (Mustafa Ali Günay Yaş:70).

422 Bu araştırmayan yapan kişi olarak büyük dedemdir. 2004 yılında Korucuk Köyü'nde yapılan görüşme. 419 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:44. Anlatırlardı. Hane konumu: Kapalı kayıt. (Kudret Çetin-Yaş:55). Şerifelerin çocukları. Elinden silahını alamamışlar. Nerdensin? Diye sordu. Hane konumu: Kapalı kayıt. Babam doğunca babasının adını vermişler. 414 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1255. Hane konumu: Kapalı kayıt.(Niyazi BaykurtYaş:78). 416 Aileden 1300 Yenipazar doğumlu Koca Tahir oğlu Hüseyin Umumi harpta (1329) ve 1297 Deliorman doğumlu Salih oğlu Tuzlu Osman Umumi harpte (1329) kalmıştır. 407 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1863. Köye dönmüş. Babam dedem öldüğünde nenemin gövdesinde üç aylık hamileymiş. Anekdot: Mehmet Ali” Benim amcam olur. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hastalanmış. 412 Hane konumu: Kapalı kayıt. 410 Hane konumu: Kapalı kayıt. 411 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1245. 418 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1284. Bir İngiliz saldırısında makineli tüfek ateşine kapılmış. Bir Perşembe günü eşekle Tepeköy pazarından gelirken Çiftetepeler de arkamdan Cumalıköy’den olduğunu söyleyen sakallı ve yaşlı birisi eşekle bana yetişti. 420 Anekdot: Mehmet Ali” Amcam olur. Balkan harbinde kalmış.Adı Ormanköy olarak değiştirilmiştir. Çengele’den Halil onbaşılardan diye cevap verdim. 415 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1256. Ben 24-25 yaşlarında idim. Cephede bir İngiliz saldırısında ayağından şarapnel almış. (Mehmet Ali Alkan -Yaş: 82). Hane konumu: Kapalı kayıt.2004 yılında Ormanköy Köyü'nde yapılan görüşme. nüfus:88. 408 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1867. Hane konumu: Kapalı kayıt. Amcamın Çanakkale cephesinden silah arkadaşı imiş. gülerken ölmüş. 409 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:17.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. nüfus:236. Hastaneye götürülesiye kadar kan kaybından vefat etmiş. Hane konumu: Kapalı kayıt.2004 yılında Torbalı'da evimde yapılan görüşme. Mısırlıların çocukları hep harpte kalmış.9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 34 34 38 41 43 46 46 60 62 1 2 3 6 7 8 13 14 416 Halil405 Ahmet Hasan 406 Kürd oğlu Hüseyin Hüseyin Ramazan Hatipoğlu Halil İsmail Hüseyin Şekerci Mehmet Hüseyin Hasan Ali Mehmet Ali Durmuş Ali Paşa Abdullah Küçük Mehmet 413 Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Yenişehir Çatalca Bayraklı Çatalca Çatalca Kuşçuburun Kuşçuburun Çatalca Tuna Çatalca ÇENGELE 419 1311 1307 1305 1313 1291 1300 1293 1299 1308 1300 1286 1298 1299 1301 1317 1301 1297 1294 1298 1305 1290 Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde Şehiden Askerde Harb-i Umumi Askeri Hastane Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Çanakkale Harbi Askerde 16 Mehmet 407 14 Arap Selim'in hafidi Mehmet Şekerci Hüseyin408 İçelli Şeker Mehmet Mehmet Mehmet Hüseyin410 Ensari Halid 411 09 A 26 0 08 KUŞÇUBURUN409 16 412 03 Süleyman Hayri 414 415 Uzun İsmail Kara Ali Şaban Hacıoğlu Hayrettin 417 Eyyüp Osman Tunalı Osman Bahattin 418 16 Salih Paşa Eyyüp Mehmet Hüseyin 422 17 4 13 19 Mehmet Ali420 Mehmet Ali 421 Çengele Çengele Çengele 2 Sarılar aşiretinden Bekir Halil 16 405 406 Hane konumu: Kapalı kayıt. 413 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1251. Anekdot: Dedem olur. Dedem Bekir orta yaşta olmasına rağmen askere alınmış. 79 . 421 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1929. Vücudu ikiye bölmüş. Eskicilerin çocukları. 417 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1271. Ayşe ninem söylerdi. Çanakkale harbi çıkınca Jandarmalar hasta halinde zorla tekrar geri götürmüşler. Ben doğunca babam kardeşinin adını bana vermiş.

439 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1581. Aile İzmir’e nakil gitti. 442 Aileden 1308 doğumlu Kara Recep oğlu Mahmut Balkan harbinde (1329) kalmıştır. Bulgaristan'ın güneyindeki bir ildir.Yaş:71). 430 Deftere kayıt tarihi:1329. 443 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1587. Aileden 1287 Lofça doğumlu Ahmet oğlu Mısırlı Ahmet oğlu Mehmet Ç:anakkale Sebdülbahir (29 KS 1329) ve 1309 doğumlu Mısırlı Ahmet oğlu Ali Osman Askerde (11 TE 1329)kalmıştır. nüfus:214. 429 Hane konumu: Kapalı kayıt. 444 Hane konumu: Kapalı kayıt.(Mehmet Özer Tosun.Cumhuriyet öncesi adı Hamidiye’dir. 445 (Bulgarca: Област Хасково / Oblast Khaskovo).4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 24 25 25 25 25 32 36 40 44428 45 430 Hamit İslam Halil423 Ahmet424 Hamit 425 İbrahim Mustafa Mustafa Mustafa Mustafa Mustafa Mehmet Abdullah Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele 1313 1300 1300 1303 1305 1298 1303 1311 Şehit Sebdülbahir Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Çanakkale harbinde Anafartalar Çanakkale Harbi 29 H Osman Necip426 Osman427 15 Hasan429 Mustafa 431 Mustafa Mısırlı Mustafa oğlu Mehmet Süleyman Memiş oğlu İsmail Mehmet 436 Çengele Çengele ÖZBEY432 1311 1314 Askerde Şehiden 0 06 A 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 423 424 3 8 11 20 435 Satıcı Mehmet433 Ethem Hüseyin Mustafa 434 Kasaba Fetrek Özbey Arapçı Özbey Hamidiye Tırnova Özbey Özbey Edirne Hasköy445 440 1291 1309 1314 1301 1308 1287 1303 1310 1310 1290 Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Askerde 06 2 Veziroğlu Hasan 437 Veziroğlu Gani Nizamoğlu Hüseyin 438 0 23 30 35 36 39 442 Koca Veli oğlu hafidi Mehmet Mehmet İsmail 439 441 443 Kara Ahmet Hasan Süleyman Kara Recep Mustafa Hoca 25 Mahmut 40 Mustafa hoca oğlu Ahmet444 2 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1902. Hane konumu: Kapalı kayıt. Bulgaristan'ın bir şehridir. 427 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1922. (Musa Özbek . Dirmil’den asker arkadaşı anlatırdı. Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1903. Dedemin babası Hüseyin ile birlikte seferberlikte askere alınmış. 437 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1567. 434 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1550. Hane konumu: Kapalı kayıt. Çanakkale’de cephede hep beraberler imiş. 80 . 426 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1919. 441 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1584. Babam 1918 de silah bırakıldığında Yunan işgalinde Hortunalı Hamit ile birlikte hareket etmiş. Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1565. Hane konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: Tosun Necip” Büyük amcam olur.Yaş: 65). Aile İzmir’e nakil gitti. 2004 yılında Özbey Köyü'nde yapılan görüşme. Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1959. 433 Hane konumu: Kapalı kayıt. ve 1305 doğumlu Mustafa oğlu Mehmet Yemen’de (1327) kalmıştır. Dedem Tarsus’ta Fransızlarla orada çarpışırken orada kalmış. 435 Aileden 1306 Torbalı Mersinli doğumlu Üzeyir oğlu Gani oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1329) kalmıştır. Babam anlatırdı. yardım sever biri imiş. Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1586. 432 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:52. 436 Aile Bozköy Köyü’ne nakil gitti. Çok iyi. Çanakkale cephesinde kalmış. 428 Aileden 1307 doğumlu Mustafa oğlu Süleyman Şehiden (02 Şubat 1329). Hane konumu: Kapalı kayıt. 431 Hane konumu: Kapalı kayıt. trl: Veliko Tarnovo). Aile İzmir’e nakil gitti. 2004 yılında Ormanköy Köyü'nde yapılan görüşme. 425 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1904. 440 (Bulgarca: Велико Търново. 438 Anekdot: Koca Velioğullarından Mehmet.

465 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1521. 454 Arapçı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1. Anekdot: Ömer-Mehmet. 81 . diğeri 18 yaşında seferberlikte silah altına alınmış.. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Birisi 16. Anekdot: Amcam olur. 461 Deftere kayıt tarihi:1330. 462 Hane konumu: Kapalı kayıt. 467 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1509. Yaş:64). 2004 yılında Saipler Köyü'nde yapılan görüşme. dirisinden de ölüsünden de bir haber çıkmadı derdi. Çocuklar seferberliğe bir gitti. Yaş:63) . 450 Deftere kayıt tarihi:1323. Duydum Seferberlikte kalmış. nüfus:117. 464 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1520. 458 Hane konumu: Kapalı kayıt. Dedem anlatırdı. Babamın kardeşleri. 452 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1603. 466 Aileden 1299 doğumlu Süleyman oğlu Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Mehmet Balkan harbinde (1328) Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1507. 2004 yılında Saipler Köyü'nde yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt. Gece bir tıkırtı (ses) oldu mu acaba geri geldi mi ? dermiş. 455 Hane konumu: Kapalı kayıt.11 12 13 14 15 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 40 41 47 52 53 450 Mehmet446 Boğuş oğlu Mehmet Yusuf 448 449 447 Mustafa Hoca oğlu Mehmet Salih Mehmet Mehmet kahya Mehmet Salih Traş Mehmet Koca Durmuş Ali Mehmet Hüseyin Süllü Kâhya Süleyman Süllü Kâhya Süleyman Ayrancı İsmail Kadayıf Mehmet Aşık Mehmet Hamidiye Edirne Hasköy Hamidiye Edirne Hasköy Edirne Hasköy Selanik ARAPÇI453 Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Tulum Arapçı Arapçı SAİBLER 463 1311 1290 1313 1298 1293 1300 1296 1307 1316 1307 1296 1300 1294 1313 1311 Askerde Askerde Harb-i Umumi Askerde Askerde Seferberlik Umumi Harb Askerde Askerde Topçu hastanesi Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 29 08 Mehmet Kâhya oğlu Halil Hasköy'lü Hacı İsmail Hüseyin452 Traşe Ali454 Mustafa Ali Halil455 Süleyman456 03 3 59451 1 4 7 11 14 15 24 27 45461 21 20 23 T 06 Süllü Kahya oğlu Durmuş457 Süllü Kâhya oğlu Hasan458 Ayrancı oğlu Mehmet459 Ahmet 460 3 2 16 A Şükrü462 08 1 2 3 8 8 9466 Hacı Ömer oğlu Ömer464 Hacı Ömer oğlu Mehmet465 Hüseyin467 Nebi Nebi Mehmet Ali Saibler Saibler Saibler 1312 1313 1312 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi 446 447 Hane konumu: Kapalı kayıt. 463 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. 449 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1595. 451 Deftere kayıt tarihi:1330. İkisi de amcalarım olur. (Kemal Çelik. 453 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. 459 Hane konumu: Kapalı kayıt. (Kazım Çevik. 448 Anekdot: Nenem Rabia söylerdi. 457 Hane konumu: Kapalı kayıt. “İki oğlumun künyesi gelmedi” derdi. nüfus:160. Adı Pamukyazı olarak değiştirilmiştir. Yaş:70). 2004 yılında Özbey Köyü'nde yapılan görüşme. ve 1301 doğumlu Osman oğlu Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1328) kalmıştır. (Yaşar Suhan. 456 Hane konumu: Kapalı kayıt.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 460 Hane konumu: Kapalı kayıt. Bir daha geri gelmemişler. Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1508.

471 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/257. 30 Haziran 1331. Hane konumu: Kapalı kayıt. Yaş:84). 484 Hane konumu: Kapalı kayıt. Abdül eniştemden duyardım. 478 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3091. Piyade er. 480 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3100. Çanakkale cephesi Soğanlıdere. 475 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3083. Adı Yazıbaşı olarak değiştirilmiştir. Amcaoğlum olur. 481 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3101. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. Tabur 2. Şehit kaydı vardır. 482 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3102. Oğlu dönüyor. 42. Hane konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: Askerde Çanakkale'de savaşta kalmış. 483 Aileden 1300 Çatalca doğumlu İsmail oğlu Aziz Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 485 Hane konumu: Kapalı kayıt. Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/256. 474 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:102. Babam geri dönmüyor. 477 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3087. Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile İzmir'e nakil gitti. Hane konumu: Kapalı kayıt. 472 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/269. Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:517. 5. Alay 4. 486 Hane konumu: Kapalı kayıt. 473 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/270. Mustafa Doğa (82). (Mehmet Filiz. Hane konumu: Kapalı kayıt. 469 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/252. Hane konumu: Kapalı kayıt. 479 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3092. Bölük. 488 Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme.Kol. Anekdot: Hasan onbaşı oğlu Abdül ile Topkapı sarayı önünde karşılaşmışlar. 476 Hane konumu: Kapalı kayıt. 82 .Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir.TAŞKESİK 1 2 3 4 5 6 1 2 9 10 28 28 Şaban Yusuf 468 469 Hasan Musa Hacı Yakup Mehmet Sait Salih 471 472 Kafkasya Kafkasya Kafkasya Kafkasya Havuzbaşı Havuzbaşı HORTUNA 474 1315 1286 1290 1289 1297 1311 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Osman470 Hüseyin Mehmet Kadir 473 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 3 4 7 7 18 19 21 24 24 28 483 Molla Halil oğlu Halil İbrahim475 Tat Osman476 Molla Mehmet oğlu Durmuş477 Hüseyin Osman 478 479 Halil Hacı Halil Mehmet Hasan Hasan Mustafa Hacı Osman Hüseyin Abdullah Abdül İsmail Sersem İsmail Alekooğlu Halil Abdullah Mecu Mehmet Mehmet Hacı Ali Efendi oğlu Recep Hortuna Hortuna Hortuna Arıtaş Arıtaş Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Kulaklıoba Kulaklıoba Hortuna Çatalca Hortuna Hortuna 1315 1294 1305 1308 1304 1307 1291 1290 1296 1298 1315 1298 1298 1294 1294 1292 1300 Seferberlik Şehiden Kafkasya Cephesi Seferberlik Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Seferberlik Askerde Şehiden Askerde 02 A 1 Mehmet namı diğeri Ali Kara Süleyman İsmail Apdül Aziz 481 480 06 2 Süleyman482 484 28 32 33 34 36 36 Salih485 Salih486 Hüsrev Cemali Ahmet Mehmet488 487 1 14 14 20 A 25 468 470 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/250. 487 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3118.

493 Hane konumu: Kapalı kayıt. 504 Deftere kayıt tarihi:1329. 507 Hane konumu: Kapalı kayıt. 492 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3153. 508 Hane konumu: Kapalı kayıt. 496 Hane konumu: Kapalı kayıt. 505 (Makedonca: Радовиш) Makedonya’nın güneydoğusunda yer alan bir idari birim. Dedem olur.18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 1 2 3 4 5 38 40 50 51 52 54 54 55 55 55 59 61 74 90 90 91 92 103 502 Yaşar489 Mustafa Fettah490 Osman491 Mehmet 492 493 İlyas Hacı Ali Kara Osman Fettah Kurt Hüseyin Köse Salih Köse Salih Kara Veli Kara Veli Kara Veli Seyit Ali Süleyman Kırımlı Mustafa Kadir Kadir 500 499 Hortuna Hortuna Çatalca Çatalca Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Hortuna Kasaba Radoviştina505 YENİKÖY 506 1291 1291 1289 1311 1302 1306 1312 1314 1307 1309 1309 1289 1309 1298 1306 1281 1311 1302 1309 1294 1304 1293 1293 1296 509 Çanakkale Harbi Askerde Dördüncü Ordu Esarette Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 21 Köse Salih oğlu Şakir Ramazan494 Salih 495 496 0 04 Yaşar 21 Süleyman Halil497 Halil Onbaşı498 Mehmet Salih Hüseyin Efendi Çatalcalı Ahmet Bayram Ali 501 503 01 A 11 12 İsmail Süleyman Hüseyin Hüseyin Ahmet Mehmet Efendi Mustafa nam oğlu Mehmet Kara Mehmet İmamoğlu Mustafa 27 1 Narinceli aşiretinden Ahmet 09 T 110504 Ali 6 8 16 17 19 Mustafa İbrahim Koca Mahmut oğlu Ali507 Kara Mehmet oğlu Ahmet508 İmamoğlu Mustafa mahdumu Abdurrahman 08 T Yeniköy Yeniköy Yaylayaka Yeniköy Seydişehir 2 09 10 A 08 12 YOĞURTÇULAR 489 490 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3131. 499 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3180. Yaş:73). 491 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3148. Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3147. Hane konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: Halil Onbaşı. Hane konumu: Kapalı kayıt. Babam askere normal dedem ihtiyat olarak alınmış. 498 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3164. 497 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3159. 83 . 501 Hane konumu: Kapalı kayıt. 494 Hane konumu: Kapalı kayıt. (Hasan Kar. 503 Hane konumu: Kapalı kayıt. 500 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3188. Deden geri dönmemiş. nüfus:130. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. 502 Deftere kayıt tarihi:1324. 509 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:29. 495 Hane konumu: Kapalı kayıt. 506 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:28. nüfus:144.

519 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1083. 84 . 516 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1012. 524 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1106.İlçenin merkez mahallelerindendir. 517 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1013. Alay 2. nüfus:444. 525 Deftere kayıt tarihi:1325. 514 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:105. Tabur 5. 4. Aile Ayrancılar Köyü’ne nakil gitti. 526 Deftere kayıt tarihi:1327. 15 Şubat 1331. 521 Hane konumu: Kapalı kayıt. 518 Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Tepeköy Mahallesine nakil gitti. 520 Hane konumu: Kapalı kayıt. 522 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1097. Bölük. 513 Yenilemede kayda alınmamıştır. 515 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1011. Çanakkale cephesi Arıburnu Kanlıdere. Piyade onbaşı. 511 Şehit kaydı vardır.Kol. 527 Hane konumu: Kapalı kayıt. 11. 523 Hane konumu: Kapalı kayıt. Fırka 33.1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 8 8 17 21 25 27 4 16 17 19 23 31 38 55 59 70 73 77 79 82 82 85 98 98 Süleyman Mahmut Halil511 Hafızoğlu Mehmet Ahmet Dedeoğlu Halil Mehmet515 Hüseyin Hamdi Hasan Topal Mehmet oğlu Ahmet Abdullah Yusuf İbrahim519 Karabacak Ahmet520 Yusuf 521 522 516 517 513 512 Molla Abdurrahman Molla Abdurrahman Deveci Mehmet Şeker Mehmet Balcıoğlu Mehmet Koca Abdullah Lazoğlu Mustafa Nasuh İbrahim Halil Çavuş Deli İbrahim oğlu İsmail Topal Mehmet İbrahim Osman Kürt Ali Mehmet Eskici Salih Mustafa Sülüdaki Faydalı oğlu Ahmet Mustafa Mustafa Halil Topal Hasan Memiş oğlu Hasan Ömer Ahmet Hamidabat510 Hamidabat Yoğurtçular Yoğurtçular Yoğurtçular Hortuna Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Uçhisar Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Girit Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Tire-Göktepe Çaybaşı Torbalı Edirne-Kocanlı 1291 1312 1309 1294 1312 1294 514 Askerde Askerde Şehiden Şehiden Askerde Bağdat'ta harpte Askerde şehit Askerde şehit Askerde şehit Askerde şehit Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Harbde Askerde Askerde Askerde Çorlu hastanesinde Askerde Askerde Askerde 2 02 H 0 22 T 21 A TORBALI MAHALLESİ 1303 1311 1296 1305 1311 1285 1310 1295 1300 1291 1313 1313 1310 1315 1312 1295 1309 1305 1311 1290 04 04 07 Deveci oğlu Hüseyin 518 03 H 14 27 12 26 02 1 Salih Sülüdaki Ahmet523 Halil 524 13 07 Mehmet Emin Yörük Halil oğlu Süleyman Süleyman Mustafa 2 01 A 29 23 21 107525 Kocakulak Bekir'in üvey oğlu İsmail 120526 Hasan Vasfi Efendi527 26 510 512 Bugünkü Kemalpaşa Beşpınar Köyü.

İlçenin merkez mahallelerindendir. 544 Deftere kayıt tarihi:1324. 538 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2361. 85 . 548 Deftere kayıt tarihi:1329. 549 Hane konumu: Kapalı kayıt. 530 Hane konumu: Kapalı kayıt. 543 Aile Kırbaş Köyü’ne nakil gitti. 529 Hane konumu: Kapalı kayıt. 540 Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. Yenilemede kayda alınmamıştır. 541 Deftere kayıt tarihi:1322. Yenilemede kayda alınmamıştır. 533 Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. nüfus:208. 551 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 546 Deftere kayıt tarihi:1326. 532 Deftere kayıt tarihi:1332. Hane konumu: Kapalı kayıt. 535 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2313. 536 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2314. Yenilemede kayda alınmamıştır. 550 Deftere kayıt tarihi:1330. 534 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:63. 547 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2448. 539 Hane konumu: Kapalı kayıt. 545 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti.21 22 23 24 25 26 142528 İlyas529 154 155 175 532 Hasan Mehmet Mehmet Mustafa Damalaki Bayram Hutbi Koçana Siroz Garabin Girit 1301 1292 1304 1301 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 2 Yusuf 530 09 Hakkı531 Hasan 533 28 28 177 181 Selanik muhaciri Yaşar Behzat Selanik 1305 Küretepe 1314 -Karabina TEPEKÖY MAHALLESİ534 Tepeköy Uşak Tepeköy Arapçı Tepeköy Tepeköy Tepeköy Aydos Girit-Hanya Tepeköy Dersadet Tepeköy Tepeköy Torbalı Meşhet Erzincan Debre-i bala Dırama 1304 1304 1301 1300 1309 1304 1308 1293 1293 1304 1295 1295 1306 1298 1291 1299 1299 1304 30 A 10 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 3 4 4 5 13 30 44 49 50 51 65541 73 78 84 96 542 Durmuş İbrahim535 Mehmet Salih Ali 536 537 538 Çakaloğlu Hasan Hüseyin Mehmet Mustafa Ali Seyit oğlu Halil Eskici Ali İzmirli Mustafa 540 Arıburnu Şehiden Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 20 06 02 07 İsmail İbrahim539 Muhacir Mehmet Mustafa Arap Halid Kadri Osman Recep Musa oğlu Musa545 Arif 547 549 551 543 30 Ali Nazif Ali Zenci Kamil Hasan Mustafa Hüseyin Hüsnü İbrahim Yusuf Bayram Hasan Hüseyin Nazifaki 28 T 22 17 14 09 12 12 75 544 79 546 548 550 Adem 22 104 Drama muhacirlerinden Ahmet 18 528 531 Deftere kayıt tarihi:1330. 537 Aile Selçuk’a nakil gitti. 542 Deftere kayıt tarihi:1323.

557 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2500. 565 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2529. 572 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:73. 561 Deftere kayıt tarihi:1327. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 573 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14.19 105 Kayalar muhacirlerinden Rıfat552 Tayyip Kayalar 1310 Askerde 10 ERTUĞRUL MAHALLESİ553 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 1 2 3 4 1 552 553 2 5 6 8 12 15 31 34 37 42 43 56 59 61 76 558 Arif Ademaki Selim Mehmet Mustafa İbrahim İsmail 556 554 İbrahim Halil Yeniçeraki Hasan Serdaraki Cemali Maksut Hasan Osman Kandiyeli Mehmet Ağa Bilal Ömer Tatar İslam Selim Mehmet Çerkez Ali İsmail Hüseyin Salih İsmail Hacı İsmail Molla Hüseyin Mazak Hasan Mazak Hasan Alişan oğlu Numan Kandiye Kandiye Kandiye Girit Dobruca Girit Bursa Girit Girit Niğboılu Babadağ Girit Torbalı İzmir Varna Keşan 1285 1307 1315 1298 1293 1306 1295 1291 1292 1283 1295 1311 1311 1304 1307 1298 Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde 04 11 23 28 Hüsnü Kerimaki 555 Karatobaski Musa Mustafa Bilalaki Hacı Geldi biraderi Emin Çavuş Haşim Cafer Ahmet557 Recep İsmail Ali 562 559 560 25 T 01 23 27 71 561 12 82 Salih mahdumu Mehmet563 100564 Demirhisar muhacirlerinden Osman565 1568 2 12 12 2 Hüseyin569 Osman 570 Yanya 1313 566 Demirhisar 1310 ARITAŞ567 Arıtaş Arıtaş Arıtaş Arıtaş ÇORLU 573 04 1316 1315 1299 1308 1311 25 Abdullah571 İbrahim Ali 574 572 24 H Çorlu 02 Hane konumu: Kapalı kayıt.Dağılan köylerdendir. 568 Aileden 1295 doğumlu Mehmet oğlu Mehmet Balkan harbinde (1329) kalmıştır. 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:59. 558 Deftere kayıt tarihi:1324. nüfus:250. 567 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. 556 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2470. Hane konumu: Kapalı kayıt. Nüfus defteri Çakallar Köyü’ne eklenmiştir. 559 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2501. nüfus:114.Dağılan köylerdendir. 569 Arıtaş Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2779. Hane konumu: Kapalı kayıt. 555 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2455. 570 Hane konumu: Kapalı kayıt. 566 (Makedonca: Демир Хисар) Makedonya’nın güneyinde yer alan bir idari birim. 554 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2451. 571 Arıtaş Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2782. 563 Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Aydın Söke’ye nakil gitti.İlçenin merkez mahallelerindendir. 86 . 564 Deftere kayıt tarihi:1331. 560 Hane konumu: Kapalı kayıt. Nüfus defteri Hortuna Köyü’ne eklenmiştir. 562 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2514.

579 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 576 Aile Buca Kaynaklar Köyü’ne nakil gitti. Adı Yeşilköy olarak değiştirilmiştir. Tabur 2. 583 Şehitlik kaydı vardır. 25 Temmuz 1331. 580 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. 577 Aile Ahmetli Köyü’ne nakil gitti.2 3 4 5 6 6 6 9 14 14 Ali575 Ali 576 Hocaoğlu Ali Mustafa Hacı Ali Koca Köse Bekir oğlu Musa Koca Köse Bekir oğlu Musa Mehmet Çavuş Bekir Koca Ahmet oğlu Abdullah Düvenci Süleyman Mehmet Ali Mehmet Ahmet Bekir Çavuş Mehmet Ali Mustafa Bekir 588 Çorlu Çorlu Çorlu Çorlu Çorlu 1301 1301 1312 1310 1311 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 29 29 Hüseyin577 Musa578 Mehmet579 01 T 21 24 GÖKYAKA TEKEKÖY580 1 2 3 4 5 6 7 8 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 1 2 3 574 575 1 10 12 13 16 30 34 37 4 8 10 11 14 14 16 18 31 38 39 10 11 12 Osman581 Ekizoğlu Mehmet582 Mehmet Hasan Molla Mustafa hafidi Hafız İbrahim583 Ahmet584 Hüseyin İsmail 585 Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke SİNEK586 Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek DERE590 Dereköy Dereköy Dereköy 1291 1285 1290 1296 1293 1305 1289 1308 1294 1296 1308 1305 1300 1305 1297 1309 1300 1298 1311 1306 1307 1290 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Şehiden Askerde Şehiden Askerde Askerde Bağdat Hastanesi Şehiden Şehiden Askerde 10 19 10 21 25 21 12 20 Kölemenoğlu Osman587 Mustafa Ali Şükrü Hasan Hamit Hüseyin Mehmet Ali Mustafa Ahmet589 Hüseyin Himmet Mehmet591 Ali Aydnlı Halil oğlu Abdullah 29 08 05 Nasuh oğlu Osman Nasuh oğlu Ahmet Nasuh oğlu Ahmet Hüseyin İbrahim Koca Bekir hafidi Bekir Kocabaşoğlu Yusuf Hasan Halil oğlu Halil Aşık Hüseyin Halil 10 09 24 T 15 14 H 04 25 13 14 H 17 Hane konumu: Kapalı kayıt. Piyade er. nüfus:362.Kol. 582 Hane konumu: Kapalı kayıt. 578 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 5. 87 . nüfus:227. 588 Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 585 Hane konumu: Kapalı kayıt. Çanakkale cephesi Gümüşsuyu hastanesi. 590 Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 589 Hane konumu: Kapalı kayıt. 581 Hane konumu: Kapalı kayıt. 584 Hane konumu: Kapalı kayıt. 42. Aile Buca Kaynaklar Köyü’ne nakil gitti. Bölük. 586 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:68. 591 Hane konumu: Kapalı kayıt. Alay 4. 587 Hane konumu: Kapalı kayıt.

595 Hane konumu: Kapalı kayıt. Mehmet Gülcan (1320 doğumlu). Menderes Karakuyu Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Anekdot: Seferberlikte köyden 30-40 kişi gitti. 603 Deftere kayıt tarihi:1325. 601 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:30. 594 Hane konumu: Kapalı kayıt. Köy hocası ve köylü olarak kuran okuya okuya onları seferberliğe uğurladık.Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. 600 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Gelmediler. Dayım Demirci Hüseyin Çanakkale harbinde kaldı. 604 Hane konumu: Kapalı kayıt. 597 Hane konumu: Kapalı kayıt. 598 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:49. Hüseyin Çetin (1329 doğumlu). nüfus:268. Belenbaşı Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 599 Aileden 1293 doğumlu Solak Mehmet oğlu Abdullah Askerde (1328) kalmıştır.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. nüfus:312. 602 Anekdot: Dayım olur. 596 Deftere kayıt tarihi:1328. 605 Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. 88 .4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 1 2 3 4 5 6 7 1 2 3 4 14 15 21 24 27 31 34 36 39 40 40 52 54 55 58 58 68 70596 27 29 32 599 Mehmet592 İsmail Ahmet Osman Deli Uzunoğlu Abdullah Mehmet Halil594 İbrahim Halil Arap Musa oğlu Ahmet Hüseyin Ahmet Hacıoğlanoğlu Nebi Balcıoğlu Hacı İsmail Mehmet Ali Mustafa Domuzcuoğlu Durmuş Osman597 Türkmenoğlu Emirzade mahdumu Mehmet Celal İsmail Halil Raşit İsmail Hakkı Yörük Halil İbrahim Veli 600 595 593 Kafa Mehmet Mahmut Mustafa Sarıbaşoğlu Ömer Deli Uzun Mehmet Hekimoğlu Halil Kocakelleoğlu Ali Koca Ali Halil Amcaoğlu İsmail Musa Musa Süleyman Mahmut Hüseyin Ali Çavuş Ali Çavuş Hüseyin Osman Türkmenoğlu Mehmet efendi İbrahim Solak Mehmet Solak Mehmet Hüseyin Efendi Halil İbrahim Alaiyeli Hüseyin Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Ermenek Selanik CUMALI Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı BELENBAŞI 601 598 1294 1301 1307 1311 1294 1290 1290 1297 1296 1298 1300 1294 1289 1291 1299 1307 1299 1290 1303 1308 1299 1302 1299 1289 1308 1297 1311 1312 1289 605 Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 05 H 29 H 12 14 06 03 25 26 18 04 09 21 24 07 01 06 A 02 26 30 Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 27 20 32 36 37 48 15 27 28 47603 21 07 T Hüseyin Mehmet Mustafa 602 Osman Çil Mehmet Hacı Mustafa’nın oğlu Musa Eskici Mehmet Belenbaşı Yaylayaka Yaylayaka Belenbaşı KIRIKLAR 11 T 09 T 17 Cabbaroğlu Hasan604 12 592 593 Hane konumu: Kapalı kayıt.

615 Hane konumu: Kapalı kayıt. 617 Hane konumu: Kapalı kayıt. 613 Hane konumu: Kapalı kayıt. 616 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:216. 608 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 618 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:93. 89 . 609 Deftere kayıt tarihi:1324.1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 1 2 3 4 5 6 606 607 3 3 6 9 10 11 11 16 27 31 41 46 48 609 Hasan Hüseyin İbrahim Osman Kurt Mustafa oğlu Mahmut Hafızoğlu Hasan Hafızoğlu Ahmet Osman Halil oğlu Hasan Halil607 Topaloğlu Ali Şükrü İsmail 608 606 Ali Ali İbrahim oğlu Mustafa Hüseyin Mustafa Mehmet Mehmet Mustafa Halil Mustafa Abdullah Kürt Mehmet Abdullah Said oğlu Mahmut Sarı İsmail oğlu Mehmet Ali İnce Mehmet Süleyman Mehmet Ali Osman İsmail İsmail Halil Ali Ali Eyüp oğlu Mehmet Ali Kara Hacıoğlu Süleyman Süleyman Salih oğlu Osman Hacı Ahmet Deli ktakke Mustafa Köselioğlu Hasan 615 Kırıklar Kırıklar Kırıklar Hortuna Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar 1312 1313 1287 1289 1301 1298 1308 1310 1298 1311 1299 1297 Askerde Askerde Askerde Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Çanakkale Şehiden Askerde Çanakkale Şehiden Askerde Şehiden Arabistan Irak Çanakkale Şehiden Yemen Askerde Çanakkale Yemen Kafkasya Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 24 09 M 09 A 12 T 29 12 T 29 Zenci Ahmet Hasan Osman Hüseyin Halil İbrahim611 Ovalıoğlu Ahmet612 Hüseyin Ali 613 1 2 6 10 16 22 34 31 38 34 43 43 36 37 2 3 3 10 11 20 620 İzmir 1299 KARACAAĞAÇ610 Ermenek 1298 Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç 1289 1271 1307 1289 1294 1312 1315 1308 1293 1312 1315 1312 17 A 05 H 21 21 27 13 12 13 Alaaddin614 Mehmet Ali616 Hüseyin617 Ali Osman Koca Mustafa oğlu Mustafa Mustafa Mehmet Salih Hacı Ahmet oğlu Mustafa Ahmet Veli 619 19 Devecioğlu Mehmet 27 09 M 20 08 M Karacaağaç 1286 FETREK618 Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek 1304 1303 1306 1296 1311 1309 09 23 30 09 20 20 24 Hane konumu: Kapalı kayıt. 612 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:461. 611 Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Buca ilçesinin köylerindendir.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 614 Hane konumu: Kapalı kayıt. 610 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:48. 619 Hane konumu: Kapalı kayıt.

7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 21 24 24 26 48 58 64 80 92 96624 Halil621 Hamit Hakkı Arif Mız Mehmet Ali Halil Osman622 Arif Mehmet Mehmet İzmirli Mehmet hafidi Mehmet 623 Köselioğlu Mustafa Tavaslıoğlu Ahmet Tavaslıoğlu Ahmet Salih Muhacir Ali Dayı Nalbantoğlu Hasan Hacı Ahmet Bedel Hasan oğlu Ahmet Kara Hacıoğlu Hasan Abdullah Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek 1311 1309 1315 1304 1304 1301 1311 1311 1301 1296 Askerde Askerde Askerde Mekke-i Şerife'de vurulmuştur. 622 Hane konumu: Kapalı kayıt. 90 . 624 Deftere kayıt tarihi:1331. Hane konumu: Kapalı kayıt. Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 30 25 14 19 27 07 29 31 A 26 28 620 621 Aileden 1292 doğumlu Deli Veli oğlu Köseoğlu Hasan İskenderun hastanesinde (30 Mayıs 1329) kalmıştır. 623 Hane konumu: Kapalı kayıt.

bazı şikâyetleri yerinde tetkik ve tedbir almak üzere Karargâhı Havza'ya nakleddiği " gerekçesiyle Havza'ya geldi.Yzb. Alb. o saatti. Atatürk'ün Samsun'a geleceği. Refet (Bele) 2. 19 Mayıs 1919 Salı günü sabahı saat 6.Dr.Müfettişlik Sağlık D.kultur.sams55..Üçüncü Kolordu Komutanı Kur. Kazım (Dirik) 3. Atatürk o gün ve sonraki günler hep bu otelde kaldı.Mustafa Kemal’i 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun Reji İskelesi’nde Karşılayan Tek Kadın: Sakine Hanım 19 Mayıs 1919. o günkü rütbeleri ile şunlardı : 1.8m. ayağa kaldırmak üzere. olmadığını öğrenince de tekrar vapura binerek Samsun'a hareket etti. Alb. Uzun yıllar Mustafa Kemal'i karaya Havuzlu İsmail'in mi. yardımcısı Yarbay Arif (Ayıcı) 5.Yzb. Samsun'a Müfettişlik Karargâhının 18 subayı ile birlikte çıkıyorlardı. Dr. Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi. İstanbul'dan telgrafla mutasarrıfa duyurulunca bu bina hazırlanmıştı. Savaşlardan yenik çıkmış bölünmüş. Bşk. Mustafa Vasfi (Süsoy) 13. Kolordu Komutanı Kazım (Karabekir) Paşa ile de bağlantı kurdu.Kurmay Bşk.Üsteğmen Abdullah 16. Giriş: 16 Mayıs 1919 Cumartesi günü. Atatürk.627 Samsun’da karşılama: Fırtınalı bir pazartesi günü Samsun sahiline demir atan ve bilinen adıyla Bandırma Gemisi'ndeki Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail'in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey karşılar.Şifre Kâtibi Faik (Aybars) 18. iskeleye çıkarak. Heyet iki gün sonra 18 Mayıs 1919'da Sinop'a geldi.aspx? F6E10F8892433CFFD52DD97CAAFACAC8BFC39FECE206F9A6 91 .Üsteğmen Arif Hikmet (Gerçekçi) 15. çalışmalarını burada sürdürdü.00 'da Samsun limanındaydı..Yzb. "İşte Benim Doğum Tarihim" K. 626 http://www. çileli bir milleti yeniden diriltmek.. İstanbul Hükümetinin ve hele itilaf Devletlerinin kuşku duyacağı davranışları ile dikkatleri üzerinde toplamış bulunuyordu. 627 http://www. 25 Mayıs 1919'da da ".Üsteğmen Hayati 14. Atatürk'ün Samsuna gidiş nedeni ve yanındaki kişi sayısı devamlı araştırma konusu olmuştur.htm .Müfettişlik Karargahı İstihbarat Müdürü Binbaşı Hüsrev (Gerede) 6. Ancak biz bu konuya girmeden asıl konumuz olan “Atatürk'ü Samsun iskelesinde karşılayan tek kadın olan Sakine Hanım”ı anlatacağız. Alb.Teğmen Muzaffer (Kılıç) 17. Mümtaz (Tunay) 10.gov. Cevat Abbas (Gürer) 9Yzb.Şifre Kâtibi yardımcısı (Atasev) 626 Atatürk. Başkanı.com/ataturk. Samsun'a gelişinin dördüncü ve beşinci günleri. Burası iki katli taş bir yapıydı. İstanbul'dan Samsun’a hareket eden kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru625." telle bildirirken Erzurum'daki 15. karadan Samsun'a yol olup olmadığını sordu. İsmail Hakki (Ede) 11. Dokuzuncu Ordu Kıta'ları Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile maiyetini Samsun'a götürüyordu. umutsuz yorgun. doğruca kendisi ve arkadaşları için hazırlanan Mıntıka Palas'a yerleşti. ertesi günü Sadrazam Damad Ferid'e "İzmir`in işgalini milletin asla kabul etmeyeceğini.tr/TR/BelgeGoster. Binbaşı Refik (Saydam) 8.Müfettişlik Kur. Atatürk'ün Samsun'a ve Anadolu'ya ilk ayak basışı o gün. yoksa Karakaş Mustafa'nın mı çıkardığı tartışılsa da daha sonra resmi olarak Karakaş Mustafa'nın çıkardığı kabul edilerek Karakaş'a 625 19 Mayıs denilince ilk akla gelen isim olan Bandırma Vapuru'nun orijinal planları kullanılarak inşa edilen birebir kopyası ise bugün Samsun sahilinde müze gemi olarak ziyarete açık tutuluyor.Topçu Binbaşı Kemal (Doğan) 7. Samsun'a geldiğinin ilk günü emrindeki valilikler ve kolordu komutanlarından bölgenin asayiş durumunu sordu. Bu subaylar.. İbrahim Tali (Öngören) 4.Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkışı Türk İstiklal Harbi’nin başlaması ve kendisinin de doğum günü kabul ettiği gündür. Atatürk.Başyaver Yzb. Güvertede bulunan Mustafa Kemal'in yanına giden Mahmut Ekrem Bey selam verir ve “Hoş geldiniz Paşam” diyerek Mustafa Kemal'i Samsun'da ilk karşılayan kişi olur. Ali Şevket (Öndersav) 12. Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatacak olan Mustafa Kemal'i karada ise Karakaş Mustafa lakaplı kayıkçı çıkarır.

628 Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışına ait canlandırma dışında fotoğrafının bulunmadığı belirtiliyor. İskele'nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir. Bu durum Amerikalı doktorların dikkatini çeker. uzun yıllar “Mıntıka Palas” olarak adlandırılmış ve günümüzde “Gazi Müzesi” olarak kullanılmaktadır. ailenin bu fotoğrafları Samsun Belediyesine gönderdiğini.com/milli-bayramlar/6591-19-mayis-1919-mustafa-kemal-samsun-da. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine muhasebe müdürü Osman Bey'den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir. Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. Beş yıl sonra (20 Eylül 1924) büyük coşkuyla karşılanacak olan Mustafa Kemal'in Samsun'a ilk gelişi ise o günkü gazetelerde yeterince yer bulmaz. “ diye gurur duyduğunu anlatınca bu konuyu araştırayım dedim. 29 Haziran 2008 günü Torbalı parkında Sayın Orhan Baturay ve bir çok yaşlı kimse ile sohbet ediyorduk. Çıktı da. babasına sığınmış.Sakine Hanım’ın yaşadığı köyde bulunan Türkler Ermenilerin katliamına uğramış. Hastanede ortopedist Amerikalı doktorlar çalışmaktadır. Atatürk ve bir maiyetindeki bir grup Jean İonnis Mantika'ya ait olan “Mantika Palas”a yerleştirilirler.kadinlarkulubu. Sakine Hanım hastaneye hastabakıcı olarak işe alınır. Yani her ne kadar Hasan Reis. ancak bu fotoğrafların kayıp olduğunu söyledi. Bugün. 630 http://www. Sakine Hanım. Oğlu Lütfü ameliyatla tedavi olur.5 ay süren bir yolculuktan sonra Samsun’a. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey bulunmamaktadır. Ancak o kayıtta bir tutarsızlık var631. Orhan Bey bir ara sohbet sırasında annesi Sakine Hanım’ın kendilerine hayatı boyunca “Ben Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’da 19 Mayıs 1919 günü iskelede karşılayan tek kadındım.com/mustafa-kemal-ataturk/38971-19-mayis-1919-a. Bu evlilikten 1913 yılında Lütfü adında bir oğlu olmuş632. Orhan Bey’in dediğine göre Erzurum İspir ilçesi Baksır-Kındız köyü doğumlu. Paşa’yı karşılayan Samsunluların arasında ise tek bir kadın vardır: Sakine Hanım. Romanya-Köstence’den Samsun’a petrol taşıyorlarmış. Birazdan yazacağız.html 631 Ekteki nüfus kayıt belgelerine bakınız. Şimdi asıl konumuza dönelim.ölümünde resmi tören yapılır. Amerikalı doktorlar oğlunu tedavi ederken Sakine Hanım diğer hastalarla yakından ilgilenir. Erzurumlu ise de gurbetçi. Belki bir gün bir yerden çıkar. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun'da küçük bir grup karşılar. Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış. ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Görüşme Ağustos 2008 ‘de olmuştur. halk tarafından henüz önemi anlaşılamamıştır. Nüfus kağıdına göre Samsun doğumlu.html Emekli hava pilot binbaşısı. Bu arada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini 628 629 http://www. Babası Hasan Reis. Sakine Hanım 1911 veya 1912’ de Muhsin Bey ile evlenmiş. bazı kaynaklara göre Mantika Palas'ta kısa süre konaklamış.. Orhan Bey annesinin İspir’den Samsun’a süren yolculuk sırasında geçtikleri köylerdeki Ermeni mezalimini anlatırken özellikle kazığa oturtulmuş Müslümanları anlatırken ağladığını belirtti. Her ne kadar oğlu Erzurum doğumlu dese de nüfus kaydına göre Samsun doğumlu. Yani sakat. Samsun’da eşraftan Ömerzadelerin yanında takada çalışıyor. 632 Ekteki Lütfü Şahiner’in nüfus kayıt belgelerine bakınız 92 . Sakine Hanım’ın annesi Münire Hanım. Atatürk'ün Samsun'a gelişi İngilizler tarafından tedirginlik yaratırken. Ancak emekli pilot binbaşı Sayın Celal Uzar629 bana 19 Mayıs 1919’da çekilen. Samsun’a varınca önce oğlunu düzgün yürüyebilmesi için Samsun’un önde gelen eşraflarından Ömerzadeler aracılığı ile devlet hastanesine yatırır. 19 Mayıs’tan Günümüze Ayakta Kalan Tek İskele(Reji İskelesi): Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun'a ilk adımlarını Reji İskelesi'nden atarlar. Sakine Hanım 1896 doğumlu. Sakine Hanım tek sakat çocukla kadın başına kışın 2. Mantika Palas. Diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli'nde kalırlar. Samsun'dan ayrıldıktan sonra 'eski Ankara yolu' olarak bilinen güzergâh üzerindeki Avdan Köyü'nde karargâh kurup bir süre de burada kaldıktan sonra Havza'ya geçtiği belirtiliyor630. Ancak çocuğun ayakları içe doğru 90 derece dönük. Özel bir havayolu şirketinde pilot olarak çalışmaktadır. Asri Mezarlık'ta yatan Havuzlu İsmail'in (Yurtsever) de Mustafa Karakaş'ın da mezar taşlarında Atatürk'ü Samsun'da karaya çıkaran kişi oldukları yazısı yer alıyor. Yani bir bakıma gönüllü hastabakıcıdır. bu konuda İstanbul'da yaşayan bir ailede bazı fotoğraflar olduğunu. Torbalı ilçesi ile ilgili bu tür sohbetlerden bir araştırma konusu çıkar düşüncesindeydim.webhatti. 25 Mayıs'ta Havza'ya giden Mustafa Kemal. Bu arada kocası Muhsin Bey Yemen Harbi’nde askerde kalmış. Grubun Konaklaması: Mustafa Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. Babası Hasan Bey.

Bakanlıkça sıtma savaş memuru olarak 1929 yılında Torbalı’ya atanır. 635 Halen Torbalı mahallesinde yaşamaktadır. Ömerzadeler de kendini destekler. özellikle de tarih araştırma kitaplarına. Bu dönemde devlet toplum sağlığı konusunda sıtmaya savaş açmıştır. Sakine Hanım ile evliliğinden 2 çocuğu olur. Bugünün deyimi ile o günün adeta doktoru. kongreye katılmamı sağlayan Torbalı Belediye Başkanlığına buradan teşekkürlerimi sunuyorum. 11 yıl doğu cephesinde görev yapar. Evden atla bir çıktı mı ancak 20 gün sonra evine dönmekte. 1930 doğumlu Orhan ve 1931 doğumlu Mehmet.. bana aynı bilgiyi kendisinden duyduğunu söyledi. Sahra hastanesinde sıhhiye çavuşu olur. At sırtında yıllarca Torbalı ve Menderes köylerinde sıtma ile mücadele eder. Bir süre sonra Sakine Hanım’la tanışırlar ve evlenirler. Çünkü bu denizaltılara isimleri bizzat Atatürk tarafından verilmiştir (Saldıray Baturay . Her ne kadar bu küçük ayrıntı o gün için önemsiz de olsa bugün için bilinmesi açısından bence önemli. Denizli’nin Çal ilçesinin Süller köyünden olan Abdullah Bey rüşdiye (ortaokul) mezunudur. Sırf çocuklarına değil etraftaki kişilere de. İzmit Seka’ da çalışır. Köylerde âdeta sıtma doktoru olur. Örneğin Torbalı’da yaşayan eski ev sahibi ve komşusunun oğlu Sayın Hasan Varlık Bey’e konuyu açtığımda. Bu da bana nasip oldu.öğrenir.Konumu hastabakıcı da olsa şehirde ne olup bittiğini saati saatine öğrenmektedir. Makine Mühendisi olur. Hastaneye hastabakıcı arandığına dair ilânı görünce imtihana alınır ve işe başlar. Dünya Savaşı sırasında devlet tarafından İsveçre’ye üniversiteye eğitime gönderilir. İflas eder. Sayın Celal Uzar’a . İlk oğlu Lütfü Şahiner yatılı olarak endüstri meslek lisesini okur.. . Çal’da halı ticaretine atılır. Abdullah Bey Samsun’a gelişinden üç-dört yıl sonra ailesi ile birlikte memleketine dönmek zorunda kalır. Memleketine gemi ile dönmek için Samsun’a varır. Sonuç: Bugün elimizde sadece Sakine Hanım ile ilgili nüfus kayıtları bulunmaktadır. Amacımız bu ayrıntının kayıt altına alınmasıdır. Kendisi de 1974 yılında vefat eder. 633 Sakine Hanım okumaya çok düşkündür. O günün şartlarında Mustafa Kemal’i karşılama cesaretini gösteren bu aydın Türk kadınını saygı ve rahmetle anıyoruz. Torbalı’nın ilk sokak elektrik tesisatını çeker. Ben bu araştırma sırasında. Onlardan yün toplatır. Sakine Hanım İstiklal Harbi boyunca Samsunlu kadınları örgütler. Seferberlik (Mondros Mütarekesi )sonrası terhis olur. Askere sıhhiye eri olarak alınır. Sakine Hanım’ın adı daha sonraları bilemediğimiz nedenle Sekine olarak değişir634. 1973 yılında vefat eder. Lütfü Şahiner’e ait kayıtta annesinin adı Sakine olarak geçmektedir. Sıtma o dönemde en korkulu hastalıktır. Abdullah Bey sıtma ile savaşta adeta sağlını feda eder. Bu araştırmanın ileride yapılacak akademik çalışmalara ışık tutması dileği ile. Diğer oğlu Orhan Bey sanat enstitüsü elektrik bölümünü bitirir. yakınında bulunmuş kişilerden aynı yönde bilgiyi teyit ettim. Geride tek yaşayan Orhan Bey kalmıştır. Bu bilgiyi yazılı olarak teyit etme şansı şu an için ne yazık ki yok. Gözleri göremez ve 1954 yılında malûlen emekli olur. 93 . aldığı kan örneklerini İzmir’e göndermekte ve kinin tedavisini bizzat yürütmektedir. Diğer oğlu Mehmet emekli olur . Doktorlar rutubetli havanın olmadığı yerde yaşaması gerektiğini bildirir. ORHAN BATURAY İLE YAPILAN GÖRÜŞMENİN METNİ Görüşme tarihi: 29 Haziran 2008 633 634 Ekteki nüfus kayıt bilgilerine bakınız.Yıldıray). Bunlar kadınlar tarafından kirmanlarda eğrilir. Ancak ailenin esas nüfus kaydında ilk kayıt “Poturay” iken sonraki kayıtlar “Baturay” olarak düzeltilmiştir. Cephedeki askeri sıcak tutması için çamaşır olarak dokunur ve denkler halinde cepheye gönderilir. Ama ileride ortaya çıkabilecek bir belge veya anı defteri veya günlük veya bir fotoğraf bu bilginin güçlenmesini sağlayacaktır. Hiçbir iddiam yoktur. Çal Nüfus Müdürlüğünün talebi ile ölümünden 28 yıl sonra 05/12/2001 tarihinde adı Sekine olarak değiştirilmiş. Abdullah Bey ticarette başarılı olamaz. aktif ve zeki biridir. Sakine Hanım mahallenin sağlıkçısıdır. Şehre Mustafa Kemal’in geleceğini öğrenince eşraftaki kişilerle beraber tek kadın olarak iskelede onu karşılar. Sakine Hanım tüm hayatı boyunca bu ana tanıklık eden tek kadın olmanın gururunu çocuklarına hep anlatır. Bu çalışmada benimle bilgi ve özel fotoğraf arşivini paylaşan Sayın Orhan Baturay’a . Yine komşularının oğlu olan bugün Torbalı’da yaşayan 76 yaşındaki Sayın Çetin Çorapçıoğlu da aynı yönde bilgi verdi. Devletten tekrar sıhhiye memuru olarak atama ister. Sayın Hasan Varlık’635a. Ardından II. Tüm hatalar tarafıma aittir. Sakine Hanım girişken. Abdullah Bey soyadını Atatürk döneminin ünlü denizaltısı Baturay olarak alır. Ancak Samsun’un havası Abdullah Bey’in sağlığını bozar.

Karnelerde nüfus kâğıdı kullanmak gerekiyor. Sen bu topal çocuğu neden atmadın?” ayak yani şu taban 90 derece içe bakıyor. 1946 senesinde gittik oraya. Bakınız Lütfü Şahiner’e ait nüfus kayıt örneği 94 .Endüstri meslek lisesinde yazılan kütüğe göre Çal doğumlu. -Babası orada yani Samsun’da? -Şimdi Doğu’daki erkekler çalışmaya çıkarlar dışarıya. -Dedenizin ismi? -Dedemin ismi Hasan Reis. Ermeni katliamından. burada sohbet ederken annenizin Mustafa Kemal’i Samsun’da iskelede karşılayan kadın olduğunu söylemiştiniz. .O ikinci şey de oluyor. Erzurum doğumlu İspir doğumlu. Son Osmanlı kayıtlarında Samsun kaydı bulunmaktadır. Orhan bey yanılıyor olabilir. -Ermeni katliamından kaçıyorlar yani. Oradaki kütüğe göre doğum yerim Çal kalmış. Kındız kardeşinin köyü.Kındız köyü doğumlu.Gidiş sebebi de rahmetli dedemiz Samsun -Köstence arasında akaryakıt çekiyormuş. ihtiyar. -Evet .O aldı da diyemiyor. çanta içeride kalıyor ve çanta kayboluyor.637 Bunlar hep Ermeni isimleri. Ayakta başta hiçbir şey kalmamış. çocuk. diğerinde ise Çal yazılıdır. genç kazıklar sivriltilmiş ve üzerine oturtulmuş insanlar gördük biz. İlk önce. Bir kayıtta doğum yeri Samsun. Ben 1930 doğumluyum. Rahmetli anneme iğneyi yapmış. Rahmetli annem Erzurum’un İspir ilçesinin Baksı.Daha sonra . 638 Oğlu Lütfü bey 1913 doğumlu.O nedenle gidiyor Samsun’a. Anne ismini bilemiyorum. Şu soruyu soruyorum. Camilere oğlum camilere insanları doldurup yaktılar. . Herhalde dışarı çıkmış.Annemin çantası bir kenarda duruyormuş.1945 yıllarında olması gerekiyor .1941 – 43 Harp yıllarında her şey karnelerle veriliyor.Peki anneniz kaç doğumlu? -1311 aşağı yukarı 1895 – 86 doğumlu olması gerekiyor. Çünkü orada evleniyor ve o köyde bir çocuğu oluyor. -Kaç yıllarında bu? -Yaşına bakarsak 19 Mayıs 1919’ da orada olduğuna göre demek ki 1915 – 16 -17 senelerinde olması gerekir. Takasıyla. . -Peki kocası? -Kocası Yemen’de askerdeymiş. Orhan beyin anlatımına göre ise Erzurum İlspir ilçesi Kındız doğumlu.Onun da tarihçesi olarak şöyle diyelim: Olay şöyle gelişiyor. Orada evleniyor -Yani Erzurum İspir Baksı köyü doğumlu. Kim geldiğini veya kim olduğunu bilmiyorum.sanırım iki hafta önce.Bunun üzerine rahmetli babam hemen kütüğü olan Denizli Çal’a müracaatını yapıyor. 636 -Torbalı doğumlu musunuz? -Esasen Torbalı doğumluyum. -Bu katliamı yapanlar Ermeniler mi? -Tabii ki Ermeniler.Anneniz aslen Samsun doğumlu mu ? -Hayır. Çünkü benim ilkokul ve ortaokul diplomalarımda doğum yeri Torbalı yazıyor.Oradan nüfus kağıdı bilgileri geliyor. akaryakıt çekiyor.Samsun’da 19 Mayıs 1919’da. Babası Köstence -Tampınar arasında akaryakıt çekiyor -Tabii. Yemen Harbi’nde ölmüş.Peki annenizin kaç kardeşi varmış ? 636 637 Ekteki nüfus kayıt bilgileri Sakine hanımın nüfus kayıtlarında bazı tutarsızlık bulunmaktadır. -Tabii. -Geçenlerde . Yemen Harbi’ndeymiş. Eve iğne yapmaya bir kadın gelmiş. “Ya herkes sağlam çocuğunu attı. Ona geleceğim de şimdi giderken yanındaki grup arkadaşları diyorlar ki .Ben tekrar annenize dönmek istiyorum. Yalnız bizde karışıklık olmuş. 1915 olabilir.Tabi o zamanlar 11-12 yaşlarında bir çocuktum.Kış ayıydı. Aşağı yukarı iki buçuk ay falan bulundukları köyden Samsun’a gidiyorlar.Tabii sonradan fark ediyor. 700 küsur yıl Ermenilerle Türkler iç içe yaşamış. Ekteki nüfus kaydı bilgilerine bakınız.(Sakine Baturay’ın oğlu) -Kaç doğumlusunuz Orhan Bey? -Nüfus kağıdı 1931. Ne oldu diyorum .Yer: Torbalı Belediye Parkı Görüşülen kişi: Orhan Baturay. . Nüfus kağıtları içinde.638 Bilemem çünkü şöyle diyelim. Ağlardı anlatırken “oğlum yollarda öyle insanlar gördük ki kadın.

ne duygularla anlatırdı? -Şimdi geminin yanaşması büyük bir olay oluyor da. Annem bana derdi ki: Kendi takası değildi. Mesleği kâğıtçılık üzerine. Ömerzadelerin evinde mi kalıyor? -Yok. derdi rahmetli” -Köyde bıraktı .dalan bir kadındı. Ömer Bey de çocuğun ayağını tedavi ettirmek amacıyla onu Samsun Devlet Hastanesine yatırmış.Mekaniğe dayalı olarak çalışır.Kendi çocuğundan başka şeylerle de ilgilenmeye başlamış. 639 Teyzesinin nüfus kayıt bilgileri ektedir. Oralarda Ömerzadeler varmış. -Erkek mi kız mı ? -Erkek. -Öğreniyor.-Annem şimdi benim teyzem var gördüğüm. Onların adına petrol çekiyor. Orada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini o zaman öğrenmiş. . Tam bilmiyorum. -Peki Orhan Bey anneniz hastanede çalışıyor. babasının yanında kalıyor. 95 . devlet tarafından iki defa okudu. O zaman Samsun büyük bir il değil. Devamlı değiştire değiştire onların(doktorların) nezaretinde ayağı normal hale gelmiş. Hastaneye yatırılıyor. Seka İznik Kâğıt Fabrikası kurulmuştu. -O zaman Samsun’da Amerikan hastanesi mi varmış? -Amerikan değil . Evet. Bu Ermeni davası olmasa orada yok olup gidecek. terk etti. Makine mühendisliği tahsili yaptı. yok.Ayağını düzeltmişler bu arada rahmetli ( annem )çok açık göz bir kadındı. -Selüloz Mühendisi mi idi ? -Selüloz değil. İngilizce de öğreniyor. İki üç ayda demir eğrilirdi” derdi. Bu böyle giderken rahmetli babam da on bir yıl askerlik yapmış. Müthiş eleman yetiştiriyorlardı. Onlarla (Ömerzadeler) bir ilişkisi yok. Şimdi orada Latin alfabesini öğreniyor. Bugün Kındız köyü Pazaryolu ilçesine bağlanmış ve Laleli adını almıştır. Rahmetli birader “ Latin alfabesini ben annemden öğrendim. Onun da bir hikayesi var. Annem anlatırdı: “Oğlum abine doktorlar ayakkabı yaparlardı. -Tanıyorum tabii. Ne de olsa beş on binlik bir ilçe büyüklüğünde. Hatta annem derdi ki rahmetli dedemi sevmezdi. Sonra annemi hastanede çalıştırmaya başlamışlar.Devlete çok yararlı işler yapmış. Hatta anlatacağım. Türk hastanesi . Babasıyla beraber müstakil bir evde kalıyor. Mustafa Kemal’i o gün için… -Ne anlatırdı mesela. Selüloz mekanik bir fabrikadır. -Babanızla annenizin tanışması Samsun’da mı? -Evet Samsun’ da tesadüfen oluyor. Bu.Tabi yazmak yok. Makine mühendisi idi. Başka kardeşi olup olmadığını bilmiyorum. Ömerzadelerin yanında devamlı çalışıyor. -Peki oradan ne kadarlık sürede varıyor Samsun’a? -İki buçuk ayda Samsun’a varıyor. İktisat teşekküllüğü yaptı.Bu olayı gururla anlatırdı “Ben 19 Mayıs 1919’da bir kadın olarak Samsun’da iskelede Atatürk’ü karşılamaya gittim. -Babasını Samsun’da buluyor. -Karındaşınız? -Evet Karındaş. -Peki Mustafa Kemal’in geleceğini nereden duymuş? -Şimdi.Abim hastanede yatarken demek ki o da yanında kaldı. Teyzem hatta buraya gelmişti.639 Bir onu biliyorum ben. “Bizi bıraktı gitti. -Tanıyorsunuz yani. Hastanede Amerikalı ortopedi doktorları bakıyor. ama Amerikalı uzman doktorlar varmış. Tahminim. Lisede okudu. Yanları demirli. Ama biliyorsunuz. -Babasının yanına geliyor. Abime ameliyat yapıyorlar .Babanızla annenizin tanışması Mustafa Kemal’in Samsun’a gelmesinden önce mi sonra mı? -Daha önce. -Yani o zaman evliymiş. … Ömer Bey’e söylemişler. Bunlar ilk işaret ilk kıvılcımlar Türkiye’de.” derdi.19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın geleceği Samsun’da duyulmuş. Çünkü şöyle anlatabilirim ki devlet iktisadi teşekkülleri Türkiye’de bir üniversiteydi. Anlatırdı annem.Mustafa Kemal’in Samsun’a geleceğini duyuyor ve kadın olarak o grubun (Mustafa Kemal’i karşılayan) içerisine katılıyor.” derdi. Her şeyi görebilen. Tahmin etmiyorum yirmi bin de nüfusu yoktur. Samsun’un eşraflarından.Mesela ben orta okulda okuduğum zaman İngilizceyle ilgili telaffuz öyle değil böyle derdi.

Baturay. —Sağlıkçı olmuş yani 640 Abdullah Baturay ve ailesine ait kayıt bilgileri ekte verilmiştir. Doktor da babama senin mutlaka bu rutubetli yerden gitmen lazım deyince terk ediyorlar Samsun’u. hastanenin askeri erkanından bilgi aldı. Oturalım da senden alacağım şeyler var. Ve bu orada bir operatör gibi olmuş. Onların evlenmesi bir tesadüf oluyor. Ardahan dolaylarında yapmış askerliğini. Yani o zaman kütük. Rahmetli annem Baksı’da evlenmiş. Nüfus kağıdımda doğum yeri Çal diye yazar.Ne kadar gönderdiklerini bilmiyorum tabi. -Burada mı oturuyor? -Burada oturuyor da şimdi ben ondan evvelsi gün gece geldim.Mesela Kındız’dan annemin küçüğü kardeşinin köyü Kındız ‘dan Danzut arasında Modloso. 96 . Şöyle iki üç yüz kilometrelik bir çemberin içerisinde.Orada kaldık birkaç gün. -Peki annenizin Erzurum İspir ‘deki köyünüzde lakapları neymiş? -Şimdi benim orda doğma büyüme teyze kızım var. Ama o demek ki hastanede. -Orada rüştiyede .Rahmetli babamla evlendikten sonra babamın sağlığı müsaade etmemiş orada .Ve bir grup yapmışlar. Ordu dahi iletişimi olmayan bir çağda muharebeye girmiş. askere gönderelim” diyen bir kadın.-İlk meşalenin yandığı yer. Ve çok meraklı bir kadındı zaten kendisi . -Çocuklarınki? -Torbalı. Rahmetli babamla. -Şimdi kütüğünüz burada mı ? -Burada şimdi. -Mustafa Kemal’le konuşmuş mu hiç? Ona bir şey sormuş mu ? -Onu hiç bilemiyorum.Danzut.Askerliği doğuya çıkıyor -4. Evimiz o zaman bağda idi. Danzut’a gelin olarak gitmiş. 19 yaşlarında falan askere gidiyor. Sonra geldi zaten nüfus kütüğü buraya. Yıldıray. Belki Samsun’da kalacaklardı. dokuyalım.Atılım yapmak isteyen bir kadındı. -Hali hazırda nüfusunuz hala Çal’a bağlı mı? -Tabi benim nüfusum Çal olarak bağlı. Sahra hastanesi değişmiş. Bir daha rahmetli uğraşmamış .11 yıl. Ordu? -4. Soyadı çıktıktan sonra rahmetli birader devlet hesabına okuduğu için onun ismini Şahin olarak koymuşlar. -Sizin kaydınız hala orada o zaman. Genç. -Çal olarak kayıtlı.Karakızlardan Abdullah babamın lakabı. Ne kadar kalabalık olduğunu ben pek bilmiyorum. Sonra bizim ismimizi Baturay olarak almış. Rüştiyeye kayıt yaptılar onu. -Peki babanızın lakapları neymiş Çal’daki? -Karakızlar. -Peki Orhan Bey Mustafa Kemal’i karşılıyor ve ayrılıyor. Sadece karşılıyorlar. Kars. -Annem “Onlar Samsun’a geldiğinde karşılayanların arasındayım” derdi. Ağaçların altına atmışlar. Zaten Mustafa Kemal birkaç gün kalıyor orada.Anons yapılamadığı için her yerde iletişim bugünkü kadar bu kadar ileri değil ki. Orayla bir işimiz kalmadı.Hep ermeni isimleri bunlar. Şey olarak geldi zaten kütük gelişinde Çal olarak geldi.Ben hepsini gördüm onların.Herkes yastığından. Peki babanız aslen nereli? -Denizli ilinin Çal ilçesi Süller köyü(nden).Kabuğuna sığmayan bir kadındı. Sahra hastanesinde. köylerin isimleri falan var değişmiş. -Onların kayıtları buraya geldi mi ki? -Yo onların burada çıkarıldı.Modloso köyü hatta sert akan bir suyun içerisinden geçtik oradan. -Anons çok mühim burada(Samsun’da). Sahra hastanesine ne gelir yüzde 80 yaralı gelir. Ordu . yatağından bir miktar pamuk çıkarsın.640 -Babanız köyde doğuyor büyüyor. Öyle bir şey ki mesela “Ömerzadelere: Siz eşrafısınız. Saldıray denizaltıların isimlerinden esinlenmişler. Sıhhiye çavuşu olmuş. -Mustafa Kemal’in yanındaki toplam kişi sayısı on dokuz. Daha sonra nüfus kağıtları yırtılmış olarak bulundu. Bir şey söylersem yalan olur. Erzurum. Onlar üç dört yıl kalmış veya kalmamış. Bakmışlar ki içinde para yok.İspir’in köyleri bunlar. Onun ifadesiyle benim aklımda kalan “Mustafa Kemal’i iskelede karşılayan tek kadındım” derdi.Babamın sülalesinin hepsi Baturay’dır.Annemin gelin gittiği yer.

5 yaşında vardım işte.Bunun tamir olma imkanı yok.Buna ön bir imtihan yapıyorlar ki bakıyorlar profesyonel birisi iyi bu işte. Büyük bir hastalığa yakalanmış yani orada. Hatta şöyle annem şöyle bir şey anlatır. Sağlık şeyinde istasyondaki tarihi bina.Geçerken sağlıkçı eleman aranıyor diye yazı görmüş eski Türkçe. Bütün ev yiyecek doldu diyor aklına ne gelirse…o kadar soğukta kışta benimde ufak piyanom var.20 günde ayağa kalktım. Kurtuluş Savaşı’nda Samsun’da. -Don? -Don değil. Rahmetli Kazım abi. Demek ki oradan tesadüfen geçerken.” diyor.orasını iyice yarıyor. Ömerzadelerin de çok büyük katkısı olmuştur bu işte. Hasan Varlık’ın babası var.Daha çok çorap ve kazak. Babam da bereket köylere çıkmamış.1928’de olmayabilir onları ben tam olarak detaylı bilmiyorum. O zaman kalkıyorlar. Geliyorlar denizyoluyla İstanbul’a. Sağlık binası orası. -Annenizle öyle mi tanışıyor? -Öyle tanışıyor. orduya yollamışlar. -Anneniz? -Hayır hayır babam derdi. katta zenginlerden birisi bayan.2-3-4 saat sürmüş temizleme ameliyatı. -Denklerle tabii.” Babam. Hemen dalıyor içeriye. Cam silerken pencereden düşüyor. İnsan ilerisini 97 . Sen bu ayağı diz altından kes. Hemen geliyor babama haber veriyor işte . -Orada evleniyorlar. Bilinçli yaptı yani.Bir açıyor bakıyor . Bakıyor ayak yerinde . Önce çekti acıdı bir canım. Nerede atlet nerde tutacak askeri sıcak. Tedavisi Samsun’da mümkün değil . .20-25 gün sonra Amerikalı doktor gelmiş.Bunu deniz yoluyla İstanbul’a gönderiyorlar Amerikalı doktoru.Cımbızla ince kemiklerin tamamını temizliyor. Yün kazak.-Sağlıklı olmuş. O tabii. -Evet. -Kurtuluş Savaşı’nı orda mı geçirmişler? -Bitmiş artık babam terhis olmuş.Sert mizaçlı birisiymiş rahmetli babam.Doktor binip gidiyor. -Babanız piyano çalıyor? -Onu diyor taşırdım giderken çalardım diyor piyanoyu. 20.İyileşme devresinde… Sana bir şey tarif etmeye gerek yok. Ben motordan düşüyorum./Hastalara söyle cehennem taşı …” böyle bir şey etmiş.Şarkı mısrası aklında kalmış. Babam kırık ayağı uzunlamasına.Hurda huş oluyor.Ayağıma uzun uzun tahtalar koydu. Oradan İzmir. Ona göre sargısını bağlıyor.kaval kemiğinin olduğu yer parçalanmış. Çünkü onlar 1928’de Torbalı’ya gelmişler. İri kemikleri de yanaştırmış birbirine.O da (Amerikalı doktor) giderken bakıyor babama.Ayakları kırılıyor. “ Abdullah Efendi. hali vakti iyiymiş rahmetli dedemin. -Orada evleniyorlar. “Abdullah Efendi hastanenin başı.Annem derdi “ah oğlum zengin bir aileye düştün. Geldi babam. Beni eve götürüyor. Ayağım kırılıyor.Hemen işe alıyorlar bunu. -Memleketine mi? -Memleketine . Muhakkak İstanbul’a gitmesi lazım .2. Şimdi Amerikalı doktor.Yazmışlar. -Annenler pamuk toplayıp pamuk alıp da elbise dokuyup. . -Yün.İşte ben şu bölgelerde askeri sahra hastanesinde şu kadar yıldır efendim yaralılara gerekli müdahaleyi yapan askeri ekibin içinde askerliğimi tamamladım.O yara devresinde pembeleşme meydana geliyor.Sardı bir şeyler yaptı. Şimdi oradan Samsun’a geliyor. Şimdi şöyle söyleyeyim. Askeri sıcak tutacak yün kazak çorap. -Seferberlikten mi terhis olmuş ? Kurtuluş Savaşı’nda Samsun’da mı? -Şimdi karşıdan gelmiyor. Ufak bir piyano nerden geçmişse eline… Bu arada babamın sağlığı bozulmuş. İzmir’den Denizli. “Tamam doktor bey.30 gündür bu tip yani. Ben beş yaşlarındaydım. Diyor ne yaptın sen?Kangren olur bu. -Samsun’da bunun önderliğini mi yapmış? -Evet önderlerden bir tanesi . -Pamuk değil yün. Onu taşıdım diyor rahmetli. -Nerede? -Samsun Devlet Hastanesinde. Babama sormuş: -Abdullah Bey ne yaptın o hastanın ayağını? Nasıl oldu kesilen yer? -Buyrun beraber bakalım. Terhis oluyor.

Orada ne kadar kaldık. Nereden kaynak alabilirim.Ben şeyleri çok iyi biliyorum. benim annem tarihe çok meraklı. Onları da Çal’dan getirmiş buraya. Rahmetli Hasan dedemiz Samsun’dan bize geliyor.Bugün Denizli’nin yüzde 80 nakliyesini yapan bir beldedir.Çok memnun oldum ya. 600 küsur metrekare.Çok büyük bir yıkıntı oldu bize.1946 senesinde gelin almaya gittiğimizde. Keşke o zaman da tarihçi olan bir kişiyle ben tanışabilseydim.Dayanışma olan bir yer.tamam dedi.Alış veriş yapmaya. başka kimse yok evde.Bütün okullar.Ben ehliyet alıyorum.Depremden bir sene sonrası derdi rahmetli birader.Sarılı.Bu arada dedemden babama 90 mı 120 tane mi koyun düşmüş. Temin etmek. -Eviniz mi yandı? -Kiralık ev kendi evimiz de değil. -Buraya kaç yılında geliyor? -1929 senesinde.Ayağım orada kırılmıştı benim.O zaman kültür birikimi yok tu ki kişilerin.Bana izin verirseniz anneme kitap alacağım. Ankara’ya gittiğinde illa bana oradan bir tarih kitabı bak. -Peki anneniz Sakine hanım? -Annem okumaya çok meraklıydı.Macır mahallesinde.Bir muhtaç halde geliyor buraya.Malulen emekli oldu.Annem tasarruflu bir kadındı.Halıcılık.Onlarla bir ev tamamladık. Mutfak takımı haricinde. Kerpiç bina yapmaya başlamışlar.Bize piyade eğitimi veriyor. Gidiyor memleketine. -Çal’ın -Süller köyü -Her evin önünde iki üç tane araba gördüm ben.Alıyor 3-5 yüz tane halı. -Tekrar bakanlığa mı baş vuruyor? -Aydın’a müracaat ediyor. Memlekette babası tamam oğlum diyor ticaretle uğraş.Kazım ağabeylerin evi vardı. En ufak bir şey kurtulmadı.Bir ömrü feda etti .Köy çok büyük bir köy.Dedim böyle böyle. Annemin bütün ömrü kitap okumakla geçerdi.Seka’ da. Tamam diyor.Çünkü ben Ankara’ya gittiğim zaman Dil Tarih Coğrafya Fakültesine gittim.Çok büyük bir şey o. O da dışarıda ayrı bir yerde olduğu için. Belediyeydi orası.Okumuş kültürlü insanlar.Annem Perşembe günü pazara gidiyor.Kimisi bir yatak getirdi.Ticareti beceremiyor.Burada orta mahallede Saliko’nun evi varmış.Depremden 1 sene sonrası dediler. Abim:.Kurt kaptı bilemem ne oldu öldü. memur evleri derler.Kimisi bir yorgan getirdi.Askerken Erbil soy isminde bir tabur komutanı vardı. Çobanların elinde yok olmuş gitmiş hep.Aaaa !!! Annemin mektubuymuş.Öğleden sonra o zamanlar bütün okullar öğleye kadardı. Bağ. -Peki istifa mı ediyor oradan (Samsun Devlet Hastanesi)? -Oradan ayrılıyor. Babam ticaretle uğraşırken. Bu kadar tarihe meraklı bir kadın.70-75 senesinde gittik.Yangın bizim evde .Altınları falan erimiş.O ayrı bir sanat. Onu tanıştırabilseydim.Ben çalışıyorum.Depremden 2 sene sonra o köylere uzun müddet gitmiştir.Sürüyle. -Sonra sıtmaya savaş ilan edildiği dönem.Amma 98 . Yalnız bu şimdiki oluşan bina 1948 yılında yapıldı.Mezuniyet şeylerini de gördüm.1954 senesinde gözlerini kaybetti. O zaman yönetim Aydın’daymış.Tamam dedi.Siz şoförsünüz. -Ne yangını oldu? -Bir denk halı vardı burada .Öğleye kadar piyade subayı girdi.Kimden referans alacaksın? Gittim . Sıra evler derler. patronsunuz diye.işte elde kalanı satıyorlar. -Depremde burada mıymış? -Hayır.düşünemez ki şimdi hatıralar olur ya günlük insanlar öyle bir şey olsa belki. Sigaradan ev yanıyor -Dedeniz mi yapıyor? -Evet.Çünkü yangın olduğu zaman 1937’ de .Hiçbir şey kalmadı.Torbalı’ya sağlık memuru olarak tayini çıkıyor. … O evi almış.Bu evimizde o seneki hasılat 40 çuval çekirdeksiz üzüm.Ben 1945 senesinde gittim . Hemen cevap veriyorlar . Lütfü mektubun var demişler. Buraya ( Torbalı) tayini çıkıyor. Bu günkü gibi bütan gaz veya doğalgaz yok.. Komutana: .Buradan bir arazi arıyorlar. 4 sene onun evinde oturmuşlar. Demir yolu boyunda.Yaşlı tabi.Kışın arabayı çıkarıyorsunuz ortak. Çünkü bana derdi. Cumartesi günüydü. -Evet sıtma savaşı .Torbalı’ya geliyor.Abime mektup gelmiş 1937’ de İzmit’te. Yunanlılardan kalma.Biz sokağın köşesinde oturuyorduk.Her evin önünde araba gördüm.Çünkü beşiği orası. O dünya oluşumundan bu tarafa tarih kitabı istiyor.Şaşırdım ben bu işe dedi. Onlarda bir ev kiraladık. Mesela siz tarihçisiniz. Oraya gittik.Çok tasarrufluydu yani.

Kemeraltı’na falan girerdik.Ben ilkokul son senelerimde1943-1944 senelerinde 4 ile 5 arasında. bir kızı var. Hala aynı binada eğitime devam ediyor. Ben sabaha kadar aldığı kan numunelerini hastaların isimlerini. 642 Bu konuda bakınız. -Lütfü abiniz kaç doğumluydu? -Valla annem 15 yaşlarında genç evlenmiş.Hadi be demişler.İki buçuk saatinin yarım saatini orada bize harcar. -Sınıflara göre değişik.Eve geliyorum tercüme ediyorum . -Burada mı o da? -Çocukları burada oturuyor.Kızı İzmit’te… 1939 doğumlu.O Fransızca okudu. Kazımpaşa’da da okudu641. _O bir macera şimdi.Oradan mezun oluyor. -Yo o zaman öyle yok bunlar direk devlet hesabına. 99 .15 köy . Bir oğlu. Geldiği zaman hafta sonuna denk gelir. -Hatta siz İzmit’e gitmişsiniz galiba. köylerini. -Çocukları orada. harbin içerisinde. . -Komutanlara göre değişiyor -Evet bunlar İtalyanlar İtalyanca.. -İzmit’e gittim.İzmir'e giderdik bayramlarda.3-5. -Kaç kardeşsiniz? -Biraderle beraber 3 kardeş oluyoruz. -Babanız Sıhhiyeci Abdullah Bey.İlk önce Alpullu’ya tayini çıkıyor. -Hangi ülkede? -İsviçre’de canım.Almanlar Almanca.Karşıdaki evde oturuyor. -Diğer kardeşinizin ismi neydi? -Mehmet. -4 sene mi okuyor orada. İkisi de öldü. -4 sene mühendis olarak -4 sene mühendis olarak okuyor. -İsviçre’de mi okumuş? -O zaman onu bir müfettiş okula almış.Sonra emekli oldu kendisi.. -Sizin yanınızda mı yetişti? -Tabi okudu.642 -Tarama. Okul hayatım olmayınca.Oğlu Alanya’da.Bu gitti yurtdışına götürüyor bunu da.O imkanları ben de kaçırdım.ilaç dağıtırdık. Torbalı’da Sağlığın Tarihçesi ve Bir Kinin Belgesi.10 köyü dolaşmıştır. -Tarama yapılır. 641 Torbalı Kazımpaşa İlköğretim okulu 1926 yılında eğitim öğretime başlamış. O devirde okuma yazma bilen kişi bile yok.Bakar. Sınıflama yapılır köylüler.1943 senesinde.Açar açar bakar. Burada bir şey yok 3’e kadarmış.Sonra orada Seka’da atölyede şef olarak yükselmiş. Meraklı şöyle meraklı bir kadındı.Onlar Frasansızca konuşulan kantonda falan okuyor.Aşağı yukarı.Annemin yazısını. -2 tane.Bir yığın orada Fransızca ders almak zorunda.Herhangi bir imtihana gerek duymadan hemen bir eğitimden geçirip seçtiler . Devlet hesabına.Teknik okulda okuyor adam. -Buradan çıkıyormuş atla.Endüstri meslek lisesi mezunları parmakla gösterilecek bir durumda o zaman.güzel yazı demişler. Böyle bir yıl atlattım diyor. Sıtma taraması.Ben şöyle başlayayım ona.Eski Türkçe yazı yazıyor. -Peki Orhan Bey anneniz kaç yaşında öldü? -Annem 1974 yılında vefat etti. Abim anlatırdı: “O kadar zorluk çektim ki ilk sene.Mithatpaşa (Meslek Lisesi _ İzmir) orta ve lise bölümü bir arada. -Ortaokulu nereye gidiyor. Necat ÇETİN. Yazın çok gittim ben 20 gün 5 gün dolaşırdık atın sırtında Köylere tarama(yapar).Bir de onun müfettiş başları var.Gelir şimdi o. Diğer 2 saatlik zamanını askeri kitaba ayırır. -Şimdi 47 ‘de geliyor… 4 sene okuyor.Belki bir yardımım dokunur diye. Büyük Torbalı Gazetesi.15 yaş vardı derdi annem.Askeriye memuriyet.İlk sene geçtim demişti hiç unutmuyorum.Tekrar aynı Seka’ya geliyor.Sıhhiyeci Abdullah. Parmakla gösteremezsin.Döndüm eve geldim.Mithatpaşa’ya gidiyor.” Dil yok.İnanmamışlar. çevire çevire okur.

1955'te gözlerini tamamen kaybetti.Ama neyi okur? Magazin asla ve asla.Bizi alırdı orada bir radyo vardı. -Neye geldiğinde? -Atatürk buraya Bozkurt Kıraathanesi’ne.Her şeyin Allah'tan geldiğini kabul ederdi.Ben ona genç olduğum. -Evet.Ona yardım ederdim ben.Çok sabırlı bir insandı. Sakine Hanım 1976 yılında vefat etmiş. Atatürk’ün Torbalı Ziyareti ve Bozkurt Kıraathanesi..Baktım Atatürk’ün resimleri. 34 .Atatürk sevgisi öyle lafla olmaz. -Burada mı ? -Evet.Bulduğu her şeyi okurdu.atılgan olduğum 643 644 Bakınız Necat ÇETİN.. Sıtma sineği oluşmayacak. Benim ortaokul diğer kitaplarım bitmiştir. Menderes’e giderdi.Her gün. 100 .Cumaovası’na.-Yani en salgın hastalık sıtma. Artık o gözlük kafi gelmedi.Böyle bir şeydi. bunları okurdu. Okul müdürümüzün. Ali Çavuş’un yanına gelmiş.Çok ender gelmiş kişilerden birisiydi.Oradan trene bindik.O şeyle okulla gitti oraya.Gözlük kullanıyordu. Jandarmalar falan .Onun tepkisiydi.Tam bir fedakarlık örneği idi o.Dolmabahçe’den geldik. -Atatürk'ün cenazesini .Şimdi her şey ayaklarında arabalar falan.Biz ordaydık. -Paraları pulları hepsini kaldırdı.Böyle alır okurdu."Niye ağlıyorsunuz öğretmenim" Bak dedi bana.Siyaset.Şeyin olmadığı . Bakınız ekteki nüfus kayıt bilgileri. Ve malulen emekli oldu.Şeye götürdük.1939 senesinde harp çıktığı (İkinci Dünya Savaşı) zaman.Annemin de gözleri görmemeye başladı..Atın üstünde gitmek.Tabii yakalar çıkarıldı.Varken olmadı.Çok da büyük yetkiler verilmişti onlara.O haber mutlaka bitecekti. -Hiç anneniz söz etti mi? -Yok duymadım böyle bir şey -Peki babanız kaçlıydı? -1308-09 yılları arasındaydı.643 -Kaç yılında gelmiş acaba? -36 -Yok. -Peki Atatürk'ü gördünüz mü? -Hayır cenazesini gördüm.Yoktan var etmiş.Biz şöyle cenazesi elimi sürttü geçti..Bir gün bana dedi ki rahmetli babam "Hikmet Bey’e sor bakalım akşam müsait mi? Akşam köylere gidiyor falan akşam gelmek istiyoruz. Ondan sonra Atatürk çok büyük bir siyasetçi idi.Şimdi onun okuma hırsı var ya.Çok büyük siyasetçi çok büyük inkılapçı.. Kulüp kahvesi. -O zaman tabii.Geçenlerde onun bir gözlük sapı vardı. Abdullah Bey 1973.Ailecek görüşürdük.” derdi. Haber saatinde haber bitinceye kadar her gün biz oraya giderdik.Etnografya Müzesi’ne götürdük. Hikmet Bey’in ağlamasını gördüm ben.tabii ya buradadır.Büyüteç aldım.Ben her zaman söylerim Atatürk sevgisi bambaşka bir şey diye.Beyler sokağından ben şey aldım. Tarlasındaki suyu kesik açacak suyu akıtacak.Cumaovası buraya bağlıydı sağlık yönünden. -Orhan Bey peki anneniz Atatürk geldiğinde burada mıymış? 1929 olduğuna göre burada olması lazım.Şimdi büyük komutan. Nüfus kayıt bilgilerine göre . -Orhan Bey! -Çok büyük komutan. -Evet. Aşağı yukarı 10cm çapının üzerinde büyüteç aldım. Gazetem Torbalı.1973 yılında vefat etti644. " diye.Atatürk çok büyük bir şeydi kumandandı.Ondan sonra bu tarafa gider.27 km atın sırtında gideceksin . “Hah oğlum iyi yapmışsın. -Cenazesi kalktı şeye …Yavuz da bizimle geldi.köyden köye geçeceksin 20 -25 gün çoluğuna çocuğuna hasret.Çok büyük bir bakımı var.Okumaktan o kadar çok zevk alırdı ki. -34'lerde falan? -Yok. -Atatürk çok büyük bir inkılapçıydı.Bizim şimdiki okulun olduğu yerde kulüp kahvesi vardı.Rahmetli abimin düğün işleri vardı. memleketin iç ve dış sorunları. Jandarmaya söylerdi. Hikmet Orhan isminde bir okul müdürümüz vardı. -Veremden daha çok salgındı.Onla görüşürdük.

Başından sonuna kadar.Dünyanın kuruluşuyla ilgili bu kitapları bulma ihtimali var.Efendim nereye yerleştiklerini…. -Aşık geleneğini mi? -Aşık geleneğini okur.Onlar şey böyle şarkıyla karşılık verirler.Kerem ile Aslı’nın hikayesini ezberlemiş. Aşkının şeyini bilir. Sakine (Sekine) Baturay 101 .Mesela şimdi ben size desem ben de meraklıyımdır yani. Yeri geldiği zaman noktayı koyar ondan sonra başlar şey yapmaya.Siz % 80 bu bilgileri verebilirsiniz bana.Ezberinde. O kadar güzel sesi vardır. Sayın Orhan Bey çok teşekkür ederim.zamanda fazla yardımım olmadı. Ne zaman bunlar yok oldu.türkü söyleme. güneyinden geçtiğini.Şarkı söyleme.Ne zaman bunlar kuruldu.Bu kitaplar tarih kitabı.Mesela öyle şey ki anlayacağın..Şimdi o (annem) Orta Asya’dan Türkler’in Hazar’ın kuzeyinden.

Abdullah Baturay (Eşi) Orhan Baturay (oğlu) (29 Haziran 2008 Torbalı Parkı) 102 .

Sakine ve Abdullah Baturay. oğulları Orhan Baturay’ın çocuklarının sünnetinde AİLENİN NÜFUS KAYITLARI ÖRNEKLERİ (Kayıtlar Orhan Baturay’ın izni ile yayınlanmıştır) SAKİNE HANIMIN POTURAY SOYADI İLE KAYIT ÖRNEĞİ(DENİZLİ – ÇAL – SÜLLER KÖYÜ) 103 .

SAKİNE (SEKİNE) HANIMIN BATURAY SOYADI İLE KAYIT ÖRNEĞİ (İZMİR – TORBALI – TORBALI MAHALLESİ KAYDI) MUHSİN BEYDEN OLAN İLK OĞLU LÜTFÜ ŞAHİNER ‘İN KAYIT ÖRNEĞİNDE ANNE ADI “SAKİNE” 104 .

SAKİNE HANIMIN KARDEŞ VE YEĞENİNE AİT KAYIT ÖRNEĞİ ( BUGÜN PAZARYOLU İLÇESİNE ANCAK ESKİDEN İSPİR İLÇESİNE BAĞLI (KINDIZ) LALELİ KÖYÜ KAYDI) SAKİNE HANIMIN ABDULLAH BEYDLE EVLİLİĞİNDEN OLAN OĞLU ORHAN BATURAY’A AİT KAYIT ÖRNEĞİ 105 .

Kendisine teşekkür ederim. Anahtar kelimeler “Hortunalı Hamit. Bazı aileler ise büyük toprak sahiplerinin arazilerinde ve kendi arazilerinde bağcılık. Örneğin Karakuyu gibi yerlerde tütün ekimi ve bağcılık yapmakta. Ne yazık ki dönemle ilgili şu an için araştırma sahasında sadece Hamit Efe’ye ait bir fotoğrafın dışında belge bulunamamıştır. Görüntü kayıtları özel arşivimde saklanmaktadır. Yunan işgali. Sabahattin Burhan.2006 (3. Kaynak kişilerin büyük bir çoğunluğu şu an yaşamamaktadır. Torbalı. Sökeli Cafer Efe. Yerli Rumlar bulundukları yerlerde genellikle ticaretle uğraşmakta. Anlatımların bir kısmı not olarak tutulmuş. Demiryolunun bulunduğu bölge Rumların yoğun olarak yaşadığı yerdir650. Çünkü bölgede belli başlı yerlerde yabancı uyruklu yerli Rumlar bulunmaktadırlar647. 650 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 651 Mehmet Taşgın’ın anlatımı 106 . İstanbul.Torbalı bölgesi 20 Mayıs 1919 günü Yunan işgaline uğramıştır. İzmir ve Torbalı bölgesi aslında Yunanlara yabancı değildir. Ancak dünya siyasetine o gün için politikası ile ünlü İngiltere çıkarlarına ters gördüğü bu paylaşıma aykırı olarak bu bölgeyi Yunanistan’a işgal ettirmişti. 1922 yılında Yunanlar tarafından satın alınan kendi adamları tarafından öldürülür. Rumların işgal öncesi Türklerle hiçbir problemi bulunmamaktadır. Farklı taktiklerle Yunan karakollarına baskınlar düzenler.baskı) 647 Şerife Yavuz aktarımı 648 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 649 Mehmet Taşgın anlatımı. çiftçilikle geçinmekte648 özellikle Türk halkının bilmediği ancak ileriki tarihlerde ustası olacağı tütüncülük yapmaktadırlar. şarapçılık649 ve domuz yetiştiriciliği ile geçimlerini sağlamaktadırlar.651 İzmir’e Yunan askerlerinin çıkması halk arasında önce bir panik havasına neden olur. Dönemi yaşan ve yaşayanların yakınlarına aktardıkları sözlü anlatımlar kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Giriş Osmanlı devletinin I. Mesela düğün yapılıyorsa gelinler ata bindirilme yerine hemen 645 646 2007 yılı görüntüleri öğretmen Gürkan Adam tarafından çekilmiştir. Özellikle Söke bölgesinde Sökeli (Halezar) Cafer Efe’ye Bakınız. bir kısmı ise görüntülü şekilde kayda alınmıştır645. Torbalı bölgesinde halkın saygısı ve sevgini kazanır. Torbalı ilçesinin Yunan işgali dönemindeki tüm köyleri 2000 ile 2009 yılları arasında dolaşılmıştır. hatta köyde Rum doktor dahi bulunmaktadır. Kuva-yı Milliye“ Yöntem: Bu araştırma Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde Yunan işgal dönemini yaşamış tanıkların anlatımları ile yaşayanların yakınlarına anlattığı anlatımlara dayalı bir alan araştırmasıdır. Bu durum İtalyanların her fırsatta Yunanlılara karşı baskın yapan çeteci gruplara646 yani Kuva-yı Milliye birliklerine kendi işgal topraklarında saklama ve destek vermesine neden olacaktır. Hortunalı Hamit hakkında şu ana kadar bir belge bulunamamıştır. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması ile 30 Ekim 1918 tarihinde imzaladığı Mondros Mütarekesi (Ateşkes) ile daha savaş devam ederken imzalanan gizli anlaşmalar ile İzmir başta olmak üzere Ege Bölgesi İtalyanlara taraf değiştirmenin ödülü olarak verilmişti. Aşağı mahalle (İstasyon) ise Rumların oturduğu mahalledir. bazı Rumlar köyde meyhane işletmekte. Torbalı merkezi bugünkü Torbalı orta mahallededir. İşgale karşı bugünkü adı Yazıbaşı olan yerde Hamit adlı bir genç işgal kuvvetlerine karşı yanına aldığı az sayıdaki kişi ile çete halinde direniş göstermiştir. Hamit çetesi Yörük Ali grubuna bağlı faaliyette bulunmaktadır.SÖZLÜ ANLATIMLARA GÖRE TORBALI YÖRESİNDE YUNAN İŞGALİ VE BİLİNMEYEN BİR KUVA-YI MİLLİYECİ: HORTUNALI HAMİT EFE Özet Bu araştırma Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde Yunan işgal dönemini yaşamış tanıkların anlatımları ile yaşayanların yakınlarına anlattığı anlatımlara dayalı bir alan araştırmasıdır.

53 656 Salih Tünaydın’ın anlatımı 657 Mehmet Yıldırım’ın anlatımı 658 Karakol kurulan ev Langırdak Şükrü olarak bilinen şahsın evidir. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. 669 “Yunan köyü basınca yemek haranısını ocağın üstünde bıraktık. Helvacı tarafındaki dağlık yöreye. Karacaağaç664. Sayı 12 Cilt 3( Eylül 1968) Belge . ancak bu zamanla baskı ve şiddete dönüşür.. Ben çocuğum. Atalanı.. Pelin Böke. Buralara yerleşeceğiz. GÜNEŞ. Celat (Sağlık) demiryolu kenarında. 659 Enver Aydın’ın anlatımı 660 Hakkı Taşlıoğlu aktarımı 661 İştipli Hüseyin’den aktaran Hakkı Taşlıoğlu 662 Musa Özbek’in aktarımı 663 Ayşe Yay’ın anlatımı 664 Hasan Uysal’ın anlatımı 665 Hüseyin Çetin’in anlatımı 666 Yazıbaşı’ndaki karakol Hortunalı Hamit’in baba einin yanındaki evdir. Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi. Çorlu665. Başında da nöbetçi duruyor. Şubat 2007. diye söylüyordu.” 652 653 Mehmet Taşgın’ın anlatımı ve Hulisi Demirtaş’ın aktarımı Mustafa Yoldaş ve Hüseyin Baykurt’un anlatımı 654 “ Torbalı muhabere memurunun bildirdiğine atfen 20/5/1335 günü Yunan askerleri tarafından mezkur mevkinin işgal edilmiş olduğu arz olunur” Bakınız: BUTULLUOĞLU. Dağtekke. Sayı 9. Konak’ta (Osman Nevres)Hasan Tahsin ilk kurşunu sıkmıştır. Kumandan sandalyede bacak bacak üstüne atmış. 2006 672 Bu ailelere halenTorbalı Ayrancılar’da“Afyonlu” denmektedir. 673 Mehmet Yıldırım’ın ifadesi 674 Sabri Fidan anlatımı 107 . Benim babalığı burada Yunan pehlivanları ile güreştirirlerdi. Bakınız. İzmir 19191922 Tanıklar. s.s. Ben ağlayarak kalktım. Dereköy663. Çakırbeyli köylüleri Ormanköy ile Karakızlar arasındaki “Eşme Deresi” mevkiine. Taşkesik660. Çünkü işleri bozulmaya başlamıştır668. Buralar bizim olacak. Halkta panik ve korku başlamış. Serdar. Yunan subayı bana bir tokat attı. Köylerde ise köylüler evlerini terk ederek dağlara sığınıyorlardı653. İşgal edilen köylerde halk önce kuzeydeki Nif Dağı’na . Düdüğünü bir öttürdüm. İşgalin Başlaması ve Gelişimi: 15 Mayıs 1919’da Yunan İzmir’e çıkmış. Çaybaşı659 . Yunan işgal kuvvetleri ilk başlarda yumuşak bir işgal politikası uygularlar674. İzmir’in işgalinden bir süre sonra (20 Mayıs 1919654) Torbalı ve köyleri düşman işgaline uğramıştır655. Biz burada devamlı kalacağız. kaçtık oğlum” Keziban Barut. SARISIR. Bakınız: Pelin Böke. Göçebe yaşam sürdürenler ise önce Afyon yöresine672. Ancak ticaretle uğraşan yerli Rumlar tedirgindir. Çamurun içine yuvarlandım gitti.s.Çıplak. halk yerde oturuyor. Ahmetli662. Yunan askerleri Torbalı istasyonun yakınındaki merkezde bir yerli Rum’un evi başta olmak üzere Dağkızılca . Bazı yerli Rumların Yunanlar ile işbirliği sonucu evler basılır ve yerli halka zulümler yapılır667. anlatımı 670 Saniye Uçar’ın anlatımı. Kıçının üstünde düdük sallanık duru. Helvacı ve Yazıbaşı666 köylerinde karakol kurarlar.:9 655 Bazı araştırmalar Torbalı’nın işgal gününü 21 Mayıs 1919 olarak vermektedir. Bir şeyler anlatırlardı.arabaya bindirilmekte. İşgalden sonra geri dönmüşlerdir. İzmir’in işgali ve Aydın’daki yankıları. İstanbul. Halk da bırakın o daha çocuk demişler. Mustafa Kılınç’ın annesinden aktarımı 671 Bu konuda yapılan bir araştırma için bakınız .Hamdi “Milli Mücadele Başlıyor”. Bazıları bir süre sonra çaresizce evlerine dönerler. 2006. Afyon da işgal edilince İtalyan işgal bölgesi olan Antalya bölgesine sığınırlar. Çorlu köylüleri Dağtekke dağlarındaki yüksek yerlere (Zeybek mezarlığı mevkii) kaçarlar669. Dağtekke köyünde ikamet edenlerin ise ova köylerine doğru (Ovakızılca-Taşkesik. Tire tarafında olanlar Tire’ye. İstanbul. Bir endişe vardır. Bazıları ise işgal boyunca çadırda yaşarlar.. Dr. Torbalı tarafında olanlar Ormanköy. Subaşı661. İşgal İzmir’den demiryolu boyunca olmuştur656. Köylülere konuşurlardı. Ben arkadan yanaştım.136 vd. Ayrancılar657. Çocuğum. düğün kısa kesilmektedir652. Seslenmediler.gibi) kaçması670 dikkat çekicidir671. Yunan tokatını da yedik. O günleri yaşayan Sabri Fidan işgal günlerini şöyle anlatmaktadır: “Dağkızılca Yunan kumandanı etrafına yaşlıları topladı. Demoğrafik Oyun Sürgün (1919-1922.Günver. O günleri çok iyi hatırlayanlar İtalyanlar için “İyi cavurdu” ibaresini kullanmaktadır673. 667 Sami Kösten’in annesinden aktarımı 668 Aynı tedirginlik ve tepki bakla tanıkların ifadelerinde de yer almaktadır. Karakuyu658. Düdüğü gördüm. Ufak diye dikkate almadılar.

Yani erkek olarak soy devam etmemektedir. Yüzbaşıyı karısının yanında yatakta vurmuş”. Bu kişi Hortunalı Hamit Efe’dir. Yunan işgaline karşı halkta pek tepki görülmez. Köydeydim. Ailenin ekonomik olarak günün koşullarına göre durumları oldukça iyidir. Bu para orduya gidiyor dedi. hem geri verdi. Evleri ve Yörük çadırlarını soymaya.1893) yılında o günkü adıyla Hortuna bugünkü adıyla Yazıbaşı’nda doğmuştur.44008491460) 2. Toplayan da ağlıyor. atik. Paranın nereye gideceğini öğrenince ağlıyordu. Efe’nin iki erkek bir de kız kardeşi vardır. -Siz de çoluk çocuk sahibisiniz.Tahir Ağa (Murtuna)(1883-1946) ve kız kardeşi Makbule(Vasviye)(1887-?)’dir. Rumi 1309 (M. Ölüm kaydı 1 Mart 1920 yazmaktadır.İşgalin başlamasıyla “işbirlikçiler” de ortaya çıkmaya başlamıştır675. Alan adam sordu: -Siz bu parayı nereye veriyorsunuz biliyor musunuz ? diye sordu. Toplayan üçünü aldı. Bu olaya şahit olan Mustafa Yoldaş. Ailenin aslı Akkeçili yörüklerine dayanıp Antalya’nın “Murtuna” köyünden zamanında köye göç edip yerleşmişlerdir679. 681 20 Mayıs 1321 tarihli Hortuna son Osmanlı nüfus sayım defterinde aile hane no: 70 ‘dir. İki kişi gelmişler. 676 108 . Hane reisi “Kara Hüseyin Ağa” dır. Bazı kişiler iki-üç kişi birleşerek eşkıyalık yapmaya başlarlar. Mezartaşında da ölüm tarihi 1338 yani 1922 yılı yazılıdır. Adam aldığı üç sarı liranın bir tanesini geri verdi. Çakallar[Çamlıca] Köyü 677 Hafız Ali’den aktaran oğlu Hüseyin Türkmen 678 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 679 Hortunalı Hamit Efe araştırmasını 2001 yılında ilk defa ödev olarak yapan Yazıbaşı’lı öğrencim Didem Öz’ün araştırma notları. Bu arada bazı kişiler gizlice ve yavaş yavaş örgütlemelere başlarlar. Yazıbaşı eski belediye başkanı Nihat Gönülal anlatımı. at yetiştiriciliği yapmakta ve İzmir-İkiçeşmelik’te iş hanı bulunmaktadır. ata meraklı ve cesaret sahibi. Birisi çıkardı ağlayarak parayı verdi. Ancak eli silahlı. Bir karı koca da vardı.” Aynı tarihlerde Celal Bayar da “Galip Hoca” takma adı ve imam kıyafetiyle yöredeki örgütlemeyi sağlamaya çalışmaktadır. Bu kişiler zaman zaman gizlice bölgeden Kuvay-ı Milliye için para ve silah toplarlar. Molla İbrahim’in evinde kalır. 675 Ayşe Yay. veren de. Dereköy’de Sığırtmaçoğlu’nun Yunan işbirlikçisi olduğunu belirtmektedir. kara yağız genç bir delikanlıdır. Adam: -Yok. Babası “Kara Hüseyin”dir681. Hamit Efe’nin ailesi de köyün yerlilerindendir. Rıza işgalde Yunanlar tarafından İzmir’den köye gelirken Seydiköy’de (Bugünkü Gaziemir) yolda at sırtında vurularak öldürülmüştür682. Gözümle gördüm. Onlar geldiler. Benim de içim ağladı. Annesi “Havva”. Celal Bayar. 680 Bu gün Murtuna soyadı kapalı kayıttır. Üç tane sarı lira. halka zulmetmeye başlar. dedi. Vatanı ve sizi kurtarmak için çalışanlara veriyorsunuz bu parayı. gördüğü dayanışma manzarasını şöyle aktarmaktadır: “Koyu milliyeye (Kuva-yı Milliye) para toplamaya köydeyken676 şahit oldum. dedi. Halbuki kızı Hamdiye 1922 doğumludur. Ödemiş bölgesine geçiş böyle olur. Adam hem ağlıyor. Kara Hüseyin’in Hortuna’da çiftçilikle özellikle hayvancılık. Halk bu kişilere “Çalı Kakıcı” adını takmıştır678. İkisini geri verdi. Amcaoğulları “ORAL” soyadını kullanmaktadır. Köyden “Ayşe” isimli bir kızla gizlice görüşmektedir. Hatta aile eski köylerinin unutulmaması için soyadı kanunundan sonra “MURTUNA / ORAL” soyadını kullanmıştır680.677 Yörede asayişsizlik kol gezmektedir. çok çevik. Ben bu olaya tanık oldum. Orada bulunan herkes ağlıyordu. Gizli ordudaki adamları doyurmak için bu paraları topluyoruz. Çocuğudur. dedi. Giritliler ve Mora muhacirleri ise daha önceden Yunanları tanıdıkları için endişelidirler. Başka birisi beş sarı lirası varmış. Hamit ( TC. Ertuğrul Mahallesi’nde ileride belediye başkanı olacak olan Molla İbrahim (TÖR) ve Giritli Aslan Mehmet ile görüşür. Örneğin Perşembe günü Tepeköy pazarına gidenler yolda soyulur. Yeğenleri Rıza ise iş hanı işletmektedir. Ayrıca kadın kıyafetinde Özbey köyüne Hafız Ali’nin yanına gider. 682 “Rıza’yı vuran Seydiköy Yunan kumandanı Yüzbaşı’nın evini Hamit gece basmış. Bunlar Halil Ağa (Murtuna) (1880-1965) . ( 1851-1921) hanede kişi sayısı 9’dur. Hamit 26 yaşında gözü pek. Beşini de verdi. çok iyi. Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Bugün “Yazıbaşı” olan beldenin eski adı “Hortuna” köyüdür. boylu. Hamit Efe. Başka paran var mı? Diye sordu. astığı astık kestiği kestik bu kişilerin içinde bir kişi vardır ki bu farklıdır. Daha sonra nişanlanırlar. Dedi ki gizli bir ordu kuruldu. Karı kocadan para istediler.

Parası Hamit’in babası Kara Hüseyin’de emanet olarak durmaktadır. ilk önce arkadaşı Ethem ile babasının evini basar.Ancak atı yoktur. Aynı günlerde Hamit’in babası da sattığı tütünün parasını evinde tutmaktadır. Tabi her mahkeme idam cezası ile sonuçlanır ve hemen infaz edilir. askerlerin iki kişi olduğunu ve Özbey köyüne doğru gittiklerini söyler. Bu paralarla silah ve mermi alır. İlginç olan tarafı ise yakaladıkları her Rum’u ve Yunan askerini hemen orada mahkeme etmesidir. Aile. Çünkü Ayşe hastalık sonucu (verem) vefat eder. Yanına da çevre köylerden bazı kişiler katılır. Eğer cavur öldürmek günah ise Allah bizi affetsin” derdi. Atını o günün usulü gereğince bugünkü Esenler çarşısının bulunduğu yerdeki hana bağlar. Bu adamlarından en çok Küçük Mehmet ile Ethem Ağa’ya güvenmektedir. Eğer birden fazla ise ardı ardına dizer tek mavzer kurşunu ile vururduk. Hamit’in Dağa Çıkması: İşgal günlerinde Hortunalı Hamit’in çok iyi koşan. Ancak bu sayı sürekli olarak 3-5 kişiyi geçmez. Kendisi artık Yunanların aradığı ve öldürecekleri biridir. İlk sorusu “Ülen size Yunan toprakları dar mı geldi? Burada topraklarımızda ne işiniz var?”dır. 690 Hamit Yılmaz Oral aktarımı 691 Gani Özkan’ın anlatımı 692 Saniye Uçar’ın anlatımı 109 .Hamit Yılmaz Oral anlatımı 686 Aktaran: Salih Tünaydın 687 “Hamit’in maiyeti vardı. Hüseyin Çetin 688 Mehmet Taşkın. Çakırbeyli’den Piç Ali. Atını geri alır686.Ne var ki çift evlenemez. Hamit Efe yeğeni Rıza’nın da Yunan askeri tarafından vurulmasından sonra gerek baskın yaptığı Yunan karakollarındaki Yunan askerlerini ve gerekse gördüğü. Hamit Efe devamlı olarak Karakuyu. yardımcısı ise Çapak’tan Ethem Ağa (Cin). “Hamit geliyor!” sözü Yunan askerleri ve yerli Rumların artık korkması için yetmektedir. Kemalpaşa Sinekköy'den (Bugünkü adı Yeşilköy) Yörük Hasan. Bozköy’den Kara Ahmet (Yiğit)691. kendisinin de bir şey diyemediğini. . Bu konudaki infazların yüzlerce olduğu söylenmektedir. Hamit gençliğin verdiği heyecanla Çakaloğlu hanından aldığı bir atla arkalarından koşar. Kara Yusuf oğlu kır bekçisi Raşit(Öz). Aynı dönemde yörede dağa efeliğe çıkan başka kişiler de vardır. Onları orada öldürür. İşgal sırasında Hamit’in ailesi evlerine Fransız bayrağı çekerek Fransız tebaasına geçmişlerdir. Rum. Tütün tüccarlığı yapan yerli bir Rum vardır. Çalılıklarda gece yatarlardı”. Hancı atını Yunan askerlerinin beğenip aldığını. Ferda da daha sonraları bir subayla evlenecektir685. Hamit Efe çetesinin başlıca elemanları Hortuna’dan Küçük Mehmet (Küçük ). Ayşe’ye o kadar bağlıdır ki haftalarca mezarının başında geceleri yatar683. infazcı ise Küçük Mehmet’tir. Ama adı duyulur. Özbey tarafında bulunan “Uyuzdere” mevkiinde iki Yunan askerine yetişir. Çapak köyünden Ethem Ağa (Cin). gösterişli beyaz bir atı vardır. Helvacı ve Dağkızılca köylerinde kurulan Yunan karakollarına baskınlar düzenler ve Yunanların belası haline gelir688. Hamit’i aynı köyden “Ferda” adlı kızla nişanlar. Ayşe Yay ve Saipler’den İsmail Baykal’ın anlatımı 689 . Çarşıda işi bitince hana atını almaya gelir . Hamit gece baskınları yapardı. alım yaptığı tütün parasını yanında taşımaz. Yunan Jandarması gece dışarı çıkamazdı. Hatta bazı Türk aileler direnişin sembolü olarak yeni doğan çocuklarına “Hamit” adını verir. Anlatan Ali Cin. “Babam Ethem bana “Oğlum Hamit ile beraber belki 100 Yunan askerini vurduk. Bir gün Tepeköy’e atıyla gelir. işbirlikçi yerli Rumları acımasızca vurmuştur689. Karakızlar’dan Çete Osman’dı692. O da Yunan işgaline tepkili birkaç çocukluk arkadaşı ile birlikte dağa çıkar687. Tabii Yunanla işbirliği içinde olanlar da Efe’nin hıncından nasibini alır. Tüccar Rum’un parasını aldığı gibi babasının parasını da alır. Hancıya sorar. Ama vermezler. Hamit Efe dağa çıkarken ilginç bir yola başvurur. Ancak yaptığımız araştırmalarda bu kişilerin halka kötü davrandıklarını. Ferda’yı Karaot köyüne kaçırır684. Hamit Efe’nin bir kişiyi öldürmesi için Yunan veya yerli işbirlikçi Rum olması yeterlidir. Mahkeme başkanı Hamit Efe. Karakuyu’dan Abdurrahman'ın Mecit (Buruncuk). Ancak ailesi sana vereceğiz diye kandırırlar. Hamit. İşte Hamit Efe efsanesi böyle başlar ve Efe dağdan inmez. ortamdan yararlanarak kendi çıkarlarına göre hareket ettiklerini 683 684 Nihat Gönülal anlatımı Şevket Önder’in aktarımı 685 Yazıbaşı eski belediye başkanı İbrahim Cinkılıç’ın halası. İlk efelik parasını böyle oluşturmuştur. Çünkü bunlar hem uzaktan akraba ve hem de çocukluk arkadaşlarıdır. Bu nedenle Yunan işgal kuvvetlerinin baskı ve zulmünden kurtulurlar690.

Kızalcaköy (Kızılcaova) Kadir Çiftçigediği’nden Abdül. Bu arada Hamit. Sözlü Anlatımlarda Hamit Efe Hamit Efe hakkında ancak anlatılanlardan derleyebildiğimiz birkaç olayı aktaralım: Hamit Efe. kendi çetesini kurar. Oradan da kaçması kolay olmuştur. Atı terlidir. Osmanlardan Ateş İbrahim. Canlı’dan Çolak Ali. “Babam Hamit için yüzbaşı veya binbaşı olduğunu söylerdi”. Hamit’in kavuşamadığı yavuklusu Ayşe’ye çok benzediğinden Hamit bir görüşte Nazlı’ya aşık olmuş. Kavakalan’dan (Çınardibi) Korucu Ali (İbarhim oğlu). Kahvenin normal çıkış kapısından çıkanlar hemen yakalanacaktır. Anlatımlara göre Nazlı. Tire Bülbüldere köyünden Uşaklı İsmail’i verebiliriz: Muammer Şahin. Bu yüzden halk arasında lakabı “Yıldırım”dır700. Şükrü Aydın. Atın teri soğuyuncaya kadar gezdirilmesi lazımdır. Uladı’dan yaman Veli. Hamit Efe. Efe evden atla çıkarak kaçmaya çalışmış. “Çalı Kakıcılar”ın halka yaptığı işkence ve zulüm Hamit Efe’nin tepkisine neden olur. 698 Gani Zafer Öncel ve İsmail Acar’ın anlatımları. 693 Bu “Çalı Kakıcı”lara örnek olarak Bayındır Keçiköy'den (Bugünkü Balcılar Köyü) Kabakdelen. Mahmut Dağı ve en çok Karakızlar köyü sınırları içinde bulunan “Kurupınar” mevkiinde konaklamış. Halk arasında “Çalı Kakıcı” olarak adlandırılan ve nefretle anılan bu kişiler. Bayındır Arıkbaşı köyünden(Eski adı Çerkezler) İlyas. Özellikle giydiği İngiliz külot pantolonun iç ve dış kısmında aynı subaylar gibi kırmızı şeritler olması dikkat çekicidir699. Topçunun Süleman (Süleymanige – Macır Süleyman). Tabi bu durum ününün iyicene artmasına neden olur. hali vakti iyi olanlardan zoraki de olsa para toplamakta ve bu paralarla hem adamlarına bakmakta hem de durumu iyi olmayanlara aynı Ödemişli Çakıcı Efe gibi dağıtmaktadır. Efe özellikle Cuma günleri değişik köylerde Cuma namazını kılmakta. Nif Dağı. Ancak bir süre sonra. Bu evliliğin ardından çift Dağtekke köyüne yerleşmiştir697. çatışma çıkmış. ancak sağ sırtından mavzer kurşunu almıştır. 699 İbrahim Özkan’ın aktarması. Hemen ortada bulunan masa üzerine zıplar. Hamit Efe. Bu durum halk arasında daha da çok sevilmesine neden olmaktadır698. İsmail Kölemen. Efe çok çevik ve akıllı bir adamdır. Kahveye giren asker orada bulunanlara Hamit Efe’yi sorunca yanıt “atını alan adam” olur. Bayındır Karaveliler köyünden Karadiş. Hamit Efe o köyden evli olduğu için zaman zaman Dağtekke’ de kalmaktadır. nişanlı olmasına rağmen Nazlı’yı kaçırmış ve onunla evlenmiştir. Oradan da yaklaşık olarak üç metre yükseklikteki çatıya çıkan tavan deliğine çıkar. Hamit ilk önceleri bu çetelerle beraber hareket etmektedir694. Hamit Efe’nin Nazlı'nın oturduğu Dağtekke köyündeki eve geldiği bir gün. Hamit Akarsu’nun anlatımları 694 Ali Özüzeybek’in anlatımı 695 Anlatan: Gökoğlan’ın torunu Kemal Dağdeviren 696 Anlatan: Salih Tünaydın. köy Yunan askerleri tarafından basılmış. sokağa çıkma yasağı konularak sıkı aramadan geçirilmekte. ceplerini doldurmaktadırlar693. o günlerde kendi başlarına buyruk hareket etmekte. Dikkatimizi çeken bir konu da Hamit Efe’nin otantik Efe elbiselerini giymediği. bu arada Dağtekke köyünde gördüğü “Nazlı” (Nazife) kadın ile evlenmiştir. bıçak ve çakılar da dahil olmak üzere tüm kesici ve delici aletler toplanmaktadır. Köy zaman zaman Yunan askeri tarafından kuşatılmakta. bir gün ağabeyi Halil Ağa’nın Hortuna’daki kahvesinde otururken. 697 Nazlı(Nazife) Hanım’ın yeğeni İzzet Bulut’un anlatımı. kızgın zeytin yağı ile vücudu dağlama gibi çeşitli işkencelerin uygulanmasıdır695. Bardağı taşıran son olay ise Ormanköy’de (Çengele) Gökoğlan isimli kişinin evinin basılması ve Gökoğlan’ın parasını almak için dayak. Anlatan Kemal Kurucu 700 Mehmet Yıldırım’ın anlatımı ve Cevat Şen’in aktarımı 110 . Yine bir gün Çapak’ta Ethem Ağa’nın kahvesinde otururken etrafı Yunan askeri sarar. ceket pantolon giydiğidir.öğreniyoruz. bu olaydan sonra “Çalı Kakıcılar”la yolunu ayırır. Yeğeni Rıza’nın intikamını Rıza’nın vurulduğu yerdeki Seydiköy Yunan karakol komutanı yüzbaşının gece evini basarak. Bekir Çavuş. Hamit Efe’nin bu evlilikten Hamdiye isimli bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Yunan işbirlikçisi (Hortuna’dan) Arif Kahya tarafından takip edilmekte ve devamlı Yunan karakoluna bilgi verilmektedir696. yeğenini öldürteni karısının yanında öldürerek alır. Yaralı vaziyette Torbalı’ya kaçarak daha önce aile ahbabı olduğu sanılan sarışın bir kadının evinde (Burunsuz Esma lakaplı) iyileşinceye kadar sığınmış ve iyileşince tekrar grubunu toplayarak dağlara dönmüştür. atlı bir Yunan askeri gelir ve Hamit Efe’yi tanımaz. Yunan askerlerinin eli yine boş kalmıştır. Efe hemen “atı ben gezdireyim” deyip askerin atını alır ve onu kahveye gönderir.

O yıllarda çocuk olan 1331 doğumlu Zehra Ak’ın anlatımında Hamit Efe ve çetesinin “adil, namuslu, iyilikten yana, gözükara” tavırları ön plana çıkmaktadır: “Ben Yoğurtçular’danım.Ayrancı Ahmet benim kardeşim. Hamit ile birlikti. Çok Yunan öldürdüler. Anamgil Rumlara tütün kırmaya gelirdi. Ben çocuğum. Tütün kırdıran Rum kadının üç kızını dağa kaldırmışlar. Bu Rum kadın Hamit’ten yardım istedi. Hamit namussuzları sevmezdi. Hamit bu kadına yardım etti. Kızlarını buldu. Çeştiman tepesi deriz. Orada Yunanlar gelirken önlerine geçmişler. İyiliğe çok iyiydiler. Çoluğun çocuğun aç mı? Yardım ederlerdi. Öyle dövelim ,çarpalım, para alalım demezlerdi. Sen fakirsin, sana yardım ederlerdi. Fakirleri kollarlardı. Hem abim hem Hamit kabadayı idi. Bunlar hiç kimseden korkmazdı. Hiç kimseden yılmazdı. Zenginden alıp fakire verirlerdi. Burada biri vardı. Adamı tarlada işlettirmişler. Çalıştırmışlar. Parasını vermiyorlar. Yakasını bir tuttular. Sen bu adamın parasını verecek misin yoksa vermeyecek misin? Aman aman vereceğim. Hemen gitmiş getirip gelmiş”. Hamit’i bizzat gören ve onunla çalışan Gani Özkan onunla yaşadıklarını ve o günleri duygulanarak anlatmaktadır: “Yunan geldiğinde iki tokadını yedim. İki asker gelmişti. Yumurta ( avra) istedi. Yok deyince dövdü. Baba Çanakkale’de kalmış. Fakirdik. Hamit gece çalışırdı. Bilirim. Ben Hamit Efe’ye yemek götürürdüm. Kavağın yanına. Kuyulu tarlaya. Yanında beş altı kişi vardı.Halamızın kocası Ahmet dayı adamı idi. Basacakları Yunan karakollarını Ahmet dayıya söylerdi. Hamit’le üç dört sefer görüştüm. İyi bir adamdı. Lafı doğru biriydi. Çalı kakıcı değildi. Çalı kakıcı olsa belli olur. Bir gün iki günde belli olur. Dediği sözü yerine getiren bir adamdı. Çok çevik, atik , gözü karaydı. “Hamit vuruldu” diye zaman zaman yaygara çıkarırlardı. Yunan tarafı mahsus yapardı.Biz tedbir aldık. Akşam, gece gece buluşmak, gece gece konuşmak gibi. Helal hoş olsun. Ekmek götürürdüm. Onun işi Yunan’laydı. Kavağın olduğu yere, Fetrek çayının olduğu yere gelirdi. Biz hangi gün, hangi saatte geleceğini bilirdik. Bize falan yere ekmek getirin diye haber yollardı. Atla gelirdi. Beyaz bir at. Ben o zamanlar 14-15 yaşlarındaydım. Yunan’la çarpışması el altından duyulurdu. Akşamları kongre olduğunda duyulurdu. Gündüz Yunan gelirdi. Akşam evlerde toplanırdık. Toplantılarda Yunan’ı yeneceğimizi konuşurduk. Toplantılarda 5-10 kişi olurduk. Her toplantıyı farklı evlerde yapardık. Her gün aynı evde olursa öte yandan yolu bekler. Yunan tarafı seni kıvırır. (Vurma anlamında) Yunan’a bilgi verenler de vardı. Hamit’le olanlar da bilinirdi. Hamit, Kuvvacı’ydı. Bana birkaç sefer talimat verdi. Şunu şu kişiye götür. Şunu şuna söyle derdi. Görüşmeye genellikle yalnız giderdim. Silahsız, boş gitmezdik. Benim nüfusum geç alındı. Ben nüfusumun çıktığını biliyorum. Köyde 2-3 kişi Hamit’ten talimat alırdı. Kalabalık olmazdı. Gece yanına giden ben, büyük kardeşim İbrahim, Kara Ahmet, Has Ahmet. Önce Kara Ahmet’ten aldığımız talimatla giderdik. Aldığımız talimatı verirdik. Bugün dahi bu yaşımda ülke o günleri yaşasa aynı şekilde talimat alsak giderim”. Hamit Efe’ye Yataklık Edenler: Yukarıdaki anlatımdan da anlaşılacağı gibi Hamit Efe’nin çeşitli köylerde zaman zaman sığındığı “yatak” tabir edilen adamları vardır. Bu yataklardan tespit edebildiklerimiz: Buca Karacaağaç köyünden Deli Hüseyin (Uysal), Demirci Köyden Hacı Fettah, Yoğurtçular köyünden Ayrancı Mehmet701, Doğancılar’dan Avcıoğlu, Dirmil köyünden Karaoğlanların Ali Molla702, Çengele köyünden Gacarlardan Hamza Ali Ağa703, Helvacı köyden Sürsalan Cemali704. Çete dağda bulunduğu sırada yiyecek ve para yönünden en büyük desteği yörük çadırlarından görmektedirler. Anladığımız kadarı ile Hamit Efe, bir dönem Ödemiş havalisinde efelik yapan 1911 yılında Osmanlı tarafından vurularak öldürülen Çakıcı Mehmet Efe’nin izlediği yolu izlemiştir. Taktikleri ve yaptıkları bunu göstermektedir. Adeta bölgede yeni bir “Çakıcı” olmuştur. Tabii tek farkla. Çakıcı, Osmanlı’ya karşı direnmiş; Hamit Efe ise işgalci Yunan’a karşı. Kendi köyüne geldiği zamanlarda arkadaşları Bekçi Raşit (Öz) ve Küçük Mehmet705 , Fevzi’nin İbrahim , Katil Cemal’den ve Gök Mehmet (Ekeren) ten yardım görür; ekmek, yemek ve haber alır. Dağtekke köyünden Şahlı lakabıyla tanınan Mustafa (Şahin) çetenin parasını teslim ettiği kişidir706. Yine aynı köyden kaynı Kırlı İbrahim (Bulut) de yataklardan biridir.
701

Zehra Ak’ın anlatımı Osman Sözen’in n aktarması 703 Benim babaannemin babası 704 Peker Sürsalan’ın anlatımı 705 Fevzi Küçük’ün aktarımı 706 Nihat Gönülal’ın aktarımı
702

111

O yıllarda Yazıbaşı’nda “Üç Oluk” çeşmesinde bulunan içi oyuk büyük bir dut ağacı vardır. (Bugün ne yazık ki bu dut ağacı ortadan kaldırılmıştır) Ekmek, yemek ve mermiler bir çıkın içinde burada dutun içine iple sarkıtılır. Efe bu çıkını buradan adamlarına aldırır. Yataklardan bir kısmı Yunan istihbaratına yakalanınca Çapaktan Ethem Ağa, Bekçi Raşit ve Kır bekçisi Mehmet hakkında Atina’daki esir kampına sürgün kararı çıkar. Bu sürgün Karakızlar'dan hem Efelerle hem de Yunan’la işbirliği halinde olan Derelilerden Ali Bey olarak adlandırılan kişinin araya girmesi ile önlenir. Ancak Ali Bey daha sonraları Hamit Efe’nin vurulmasında rol oynayacaktır. Bunun bedelini de canı ile ödemiştir. Efe’nin Yeniköy’deki yatakları da Mustafa Ali Filiz ve Ali Kutlu’dur. Kendisini Yeniköy'ün altında bulunan değirmen tarafındaki tarlasının kenarındaki kür (Ahıdudu) ormanlarında çok gizlemiş , yemek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamışlardır707. Hamit’in yatakları istihbarat konusunda da Efe’ye yardımcı olmuşlar, onun baskınlarında rol almışlar ve bedelini de ödemek zorunda kalmışlardır. 1328 doğumlu Sabri Fidan şahit olduklarını şöyle anlatmaktadır: “Ben çocuktum. Pehlivan Mustafa domuz öldürür, Yunanlara verirdi. Kovayla süt getirir, verirdi. Onlarla birlik görünürdü. Ama Hamit’in adamıydı. Bizim babalık Hamit’e bilgi toplardı. İstihbarat toplardı. Çelik İbrahim ile Pehlivan Mustafa ve Hamit Yunan karakolunu arkadaşları ile beraber gece bastı. Kapıdaki Yunan jandarmasını öldürdüler. Müsademeyi biz duyuyorduk708. Pehlivan Mustafa benim babalık olur. Babalığı tanımışlar. Ama emin değiller. Cenazeyi ayağı ile kaktırmış. Bunu görünce babalığı yakaladılar. Babalık Atina’ya sürgün edildi. Esir değişiminde geldi709”. Efelerin gerek işgalci Yunan’a ve gerekse işbirlikçi Rum ve Türklere karşı acımasız tutumu bölgede sevilmelerine ve saklanmalarında yardımcı olunmasını sağlar. Efenin düşmana karşı bu direnişleri bölgede de Kuvay-ı Milliye’nin doğmasına neden olmuştur. Aydınlı Yörük Ali Efe bir gün Hortuna’ya gelerek bekçi Raşit ve ceştuman710 Hüseyin’i bulur, Kuvva-yı Milliye’yi anlatır. Efelere yardım edilmesi gerektiğini ve çete savaşları yapılmasını anlatır. Halkın çoğunluğu Kuvva-yı Milliye’ye ve Efelere yardımcı olmuştur. Efeler kimi zaman birbirlerine düşmüşler kimi zaman da direnişe katılmayan halka eziyet etmişlerdir. Yörük Ali, Hamit Efe’ye başının sıkıştığında kendisine sığınması için açık kapı bırakır. Nitekim 1921-2(?) yılında Hamit Efe, bir ara bu dağlarda barınamayacağını anlayınca, Yörük Ali’nin yanına gider711. Birkaç ay orada kalır. Hatta Yörük Ali grubunda yer alan Sökeli Cafer ve adamları ile birlikte Selçuk –Çamlık’taki Yunan karakolunu basarlar. Çatışma gün boyu sürer. Sökeli Cafer burada yaralanır. Ama grup İtalyan işgal bölgesine çekilerek, yardıma gelen Yunan askerleri tarafından yok edilmekten kurtulur. Yörük Ali bu bölgedeki bazı operasyonları Hamit’e havale etmektedir.712 Para için kandırılan adamlarından Piç Ali ve Yörük Hasan, Dirmilli Ahmet Çavuş ,Aydın bölgesine sığınan Efe’nin yanına gider. Yörük Ali gelen adamlardan huylanır ve durumdan şüphelenir. Gelen adamları vurdurmak ister. Ama Hamit Efe arkadaşlarına kanar. Kendi mıntıkasına dönmek ister. Yörük Ali yanına sağlam adamlarından birkaç kişi vermek ister. Efe bunu korkaklık olarak değerlendirip kabul etmez. Tekrar Akkaya’ya döner. Fakat Efe aşırı cesaret ve tedbirsizliğini hayatı ile ödeyecektir713. Hamit Efe bir gün köyü Hortuna’ya arkadaşları ile geldiğinde Üç Oluk (Koca Çeşme) önünde Yunan jandarmalarıyla karşılaşır. Jandarmalarla çete arasında çatışma çıkar. Efe’nin kendisine yeni katılan bir arkadaşı (Sezai) ölür714. Hamit Efe Yunan jandarmalarından altı tanesini öldürür ve kafalarını kesip Hortuna’daki Yunan karakolunun bahçesine atar. Karakol derhal kapatılır. Hamit Efe’ye mermi temin eden kişi kendi köylüsü İbrahim Özcan’dır. Efe, İbrahim’e para verir, mermi aldırır.

707 708

Mustafa Ali Filiz’in oğlunun anlatımı Aynı olay başka bir tanık tarafından da anlatılmıştır.Bakınız BÖKE Pelin, İzmir 1919-1922 Tanıklar, İstanbul, 2006, s. 121, İbrahim Kozan anlatımı 709 Yunanlıların Türkleri Atina’ya sürgün için bakınız, , SARISIR Dr. Serdar, Demoğrafik Oyun Sürgün (1919-1922, İstanbul, 2006, s.275,276,277,297 710 Eskiden köy bekçilerine ceştuman denirdi. 711 Abdurrahman Şentürk , Rıza Oral aktarımı
712 713

Abdullah Fırat aktarımı

Hamit Yılmaz Oral anlatımı 714 Mustafa Filiz’in anlatımı

112

Efe yine bir gün köye geldiğinde Yunanlar tarafından sıkıştırılır, ama kadın kıyafeti giyerek buradan da kurtulur. Efe’nin en çok şehir merkezine geldiğinde yaptığı gizleme kadın kıyafetine girmedir715. Bu arada Yunan işgal komutanlığı Hamit Efe’nin kellesini getirene bir torba (300) altın ödül verileceğini ilan eder. Hamit’in başına ödül konulmuştur, ama iddia üzerine Karakuyu ve Helvacı Yunan karakolunu basarak 12 adet jandarma mavzerini köye getirmiştir. Efelerin dağda barınmalarının bir yolu da kendilerini gizleyen ve yardım edenlerle beraber halkın elini ekonomik yönden tutmalarıdır. Hatta bir gece Ertuğrul kahvesini adamları ile basarlar. Halktan para toplarlar. Toplanan kişilerin içinde Yunan kuvvetleri ile işbirliği içinde olan Giritlilerden “Süvari Hasan716” adlı kişiyi Yunanlılarla düşüp kalktığı için herkesin ortasında döver. Onurunu kırar. Amaç göz korkutmadır717. Grup çekilirken havaya üç el ateş eder. Bir süre sonra Yunan devriyesi gelir. Ertuğrul mahalle muhtarı “Kara Mustafa718” adlı kişidir. Devriyelere hitaben “Aradığınız adam Hamit Efe şu tarafa gitti. İşte o tarafta. Gidin yakalayın. Yarın bizi sıkıştırmayın” der. Hamit Efe ismi Yunan askeri için korkulu rüyadır. Devriyeler tekrar geri dönerler. Efe topladığı paralardan bir kısmını da Kuva-yı Milliye’ye göndermektedir. Bu konuda da Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına “kendine topluyor” diye şikayet yapılır. Söke’de bulunan Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına bağlı 12. Kol olarak adlandırılan gruptan birisi gizlice teftişe gönderilir. Şikayet doğru değildir. Toplanan paraların bir kısmı Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına gitmektedir. Paranın artanı ise Dağtekke’den Şahlı’da (Mustafa Şahin) kalmaktadır. Öldükten sonrada parasının onda kaldığı ve bu para ile Şahlı’nın Torbalı’da bugünkü Alpkent’in kurulduğu yer olan yerde 73 dekar arazi ve Tepeköy merkezde ev ve dükkanlar aldığı yaşlılar tarafından aktarılmıştır719. Özellikle Yazıbaşı eski belediye başkanı Nihat Gönülal bu konuyu bizzat Şahlı ile görüştüğünü, Şahlı’nın ,Hamit Efe’nin parasının kendinde kaldığını söylediğini aktarmaktadır. Efe zaman zaman “Alyanak” lakabı ile bilinen Burunsuzlardan bir kadınla (Burunsuz Esma) görüşmektedir. Bu genç kızla görüştüğü Yunan tarafınca öğrenilir. Kızın evi gizlice takibe alınır. Bir gece kızın evine geldiğinde, ev Yunan askerleri tarafından basılır. Hamit Efe burada yaralanır. Ama çok sevdiği atını bırakarak kaçar. At güzel olduğu için Yunan işgal komutanı yüzbaşı atı beğenir ve kendisi binmeye başlar. Yunan merkez komutanı yüzbaşıya haber gönderir. “Atıma iyi baksın. Yoksa onu temizlerim. Falan gün, falan yerde kendisini namlumdan geçirdim. Ancak atım zarar göreceği için dokunmadım. Hayvanın hatırına kendisini bağışladım” der. Yunan yüzbaşısı kendisine iletilen yeri ve zamanı hatırlar. Olay doğrudur. Hemen istavroz çıkartır. Ucuz kurtulmuştur. Bu yüzbaşı ileride Efe’ye olan saygısından dolayı Efe’nin cesedine kötü muamele edilmesini engelleyen kişi olacaktır. Çünkü Hamit Efe “kahraman düşman”dır. Hamit Efenin Vurulması: 1922 yılı başlarında Efe’nin başı için para ödülü (300 altın )konur. İkili oynayan Karakızlar'dan Ali Bey, Hamit Efe’nin yanında bulunan adamlarını para ile kandırır720. Çünkü Ali Bey Yunan askerleri tarafından da iki taraflı olduğu öğrenilmiş ve sıkıştırılmaktadır. Bu arada Efe’nin adamlarından olan Piç Ali ve Yörük Hasan, Efe’nin en sevmediği iş olan vurgun ve talancılığa başlamışlardır. Hatta Efe adına oradan, buradan para almaya çalışmışlar, kendilerinin de ortamdan yararlanarak ceplerini doldurmaya başladıkları görülmeye başlamıştır. Hamit Efe’ nin en çok zıt gittiği durumlardan biri de bu tür olaylardır ve bu konuyu hiç affetmemektedir. Bu arada Yunan askerleri Çakırbeyli’deki Piç Ali’nin evini basarak babasını ve kardeşini hapse atarlar,onlara eziyet ederler. Piç Ali’ye de gizliden haber gönderirler. Eğer babası ve kardeşini kurtarmak istiyorsa “Efe’yi namludan geçirmesi” yani “kancıklaması” gerekmektedir. Zaten para ödülü de konmuştur. Eğer Piç Ali, Hamit Efe’yi vurursa hem yakınları kurtulacak hem para ödülü sahibi olacak hem de Efe’yi vurduğu için ucuz kahraman olacaktır. Sinekköylü Yörük Hasan ise Cumalıköy’den ve etraf köylerden Hamit Efe’nin haberi olmadan para toplamaktadır. Bu olay duyulunca kendisi korkuya kapılıyor. Eğer kendisi Hamit Efe’yi öldürmese Efe bu tip adamları affetmemektedir.. Ondan dolayı Piç Ali ile birlikte hareket ediyor. Karakızlar’dan Ali Bey açısından ise durum malum. Epey sıkıştırılmış. Rahatlamak istiyor.
715 716

Enver Aydın’ın anlatımı Aile soyadları CAMBAZLAR 717 Salih Tünaydın’ın anlatımı 718 Aile soyadları AŞICI 719 Babam derdi ki “Şahlı Dayı dört ağaç zeytin, sekiz keçi ile bu yerleri alamaz”. Ali Cin 720 Osman Sözen’in aktarması

113

Orada bulunan eski bir öküz arabasıyla da önce Dağkızılca’ya oradan da Karakuyu köyüne gezdirilerek ardından Torbalı’ya getirilir723. Hamit Akarsu anlatımı 723 Sabri Fidan’ın anlatımı 724 Osman Sözen’in anlatımı 725 Mehmet Taşgın’ın anlatımı. Bunu gören Yunan yüzbaşı (Kendisini daha önce atından dolayı bağışladığı kişi) tepki göstererek :”Çok ayıp ettiniz. Hatta Kuyucu Şerif . vatanı için savaştı. sözde “kaza kurşunu” ile Efe’yi vurmuşlardır. Hamit Efe’nin vurulduğu etrafta hemen duyulur. Hamit’imin bıyıkları kana boyandı. diğer adamlarının bulunmadığı bir sırada mavzerle atış talimi yapar görünerek.diriyken neredeydiniz?”der ve Kuyucu Şerif’i orada döver725.Vatanı için savaşanlar kahraman insanlardır. İşgalin Sona Ermesi ve Acı Olaylar: Afyon cephesinin bozulduğu ve geri çekilme olayı Torbalı’da çabuk duyulur730. Yunan askerleri Türklerin maneviyatını kırmak için Hamit Efe’nin cesedini bütün Torbalı’da dolaştırdıktan sonra Yunan karakolunun önüne getirirler724. 300 altınlık ödülü Piç Ali alır.. Necati Akkoç’tan derlediğimiz bir ağıtta şunlar denmektedir: “Zeytinin dalında tabakam kaldı. Burada Kuyucu Şerif (Koyuncu lakaplı) ve Hortuna’dan Arif Kahya tarafından Hamit’in cesedine eziyet yapılır. Aydın bölgesinden geri çekilen 18.Hamit Efe’nin saatini ve tabancasını ganimet gibi üzerinden almak ister. Köyler basılır. Yunan’a teslim etmeyin” olur721. Piç Ali ise ucuz kahramanlık ve Yunan’a yalakalık peşindedir. Civar köylerden de bu tür haberler 721 722 Osman Sözen’in aktarması “Mezar açıldı. Cenazesi Seyit Kahya (Özen). Seyit Kahya’nın yeğeni İslam Özen’in aktarması 726 Necati Akkoç ‘tan derlenmiştir. bunu duyan yakın arkadaşları ve adamlarının cenazeye gelemediklerini yakınlarından öğrenmiş bulunmaktayız. Yerli Rumlar başlarına gelecekleri bildiğinden bulundukları yerleri Yunanistan’a kaçmak için terk ederler731.Hamit Efe’nin vurulmasından sonra bölge diğer çalıkakıcı çetelerin talanına maruz kalır. Yörük Hasan ve Piç Ali. Kendisini vuranlara son sözü ise “Erkekseniz beni öldürün. Halk.. Arkadaşları ancak 1939 yılındaki köyüne nakil törenine katılabilmişlerdir 728. Bu yangından Ahmetli gibi yol üzerinde bulunan köyler de nasibini alır. insanlar sırf para için öldürülür729. binlerce yıllık geleneklere uyarak Efe’nin yasını tutmaktadır. Kabrimi yol içine koysunlar. tekme – tokat vurulur ve küfredilir. Ölümcül kurşunu kafasından yemiştir. Gelen geçen Hamit Zeybek ölmüş desinler” Cenaze namazının Torbalı Camii’nde kılındığını ve hatta cenazesine gelir diye diğer zeybek arkadaşları için mezarlık ve çevresinde Yunan askerlerinin pusu kurduğunu . Tabii babası ve kardeşi de hapisten salınır. Suyumu koyun……”726 Annesinin “unutman” diye tembihleyerek söylediği türkü ise uzun yıllar geçmesine rağmen Saniye Uçar’ın hafızasından silinmemiş: “Kabrimi derin kazın bol olsun. 1922 yılı ilkbaharında ( 1 Mart1338 (1922) Karakızlar köyündeki Akkaya mevkiindeki bir sığınakta pantolonunun söküğünü yamarken adamları Sinekköylü Yörük Hasan ve Piç Ali tarafından öldürülür. Ölüye herkes vurur . sümbül bol olsun.o. İlk ateş edenin Piç Ali olduğu söylenmektedir.722 Efe son nefesinde. oyuna getirildiğini daha doğrusu satıldığını anlamıştır. Mehmet Tekin anlatımı 728 Hamit Akarsu’nun anlatımı 729 730 Durmuş Dayan aktarımı Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 731 Mehmet Taşgın’ın anlatımı 114 . Hamit Efe için ağıtlar ve türküler yakılır.Kafatasında kurşun deliği vardı”. Efe’nin cesedi Piç Ali ve Yunan askerleri tarafından önce katır sırtında Sinekköy’e getirilir. Torbalı Camisinde ezanlar okunur. Efe hemen ölmez. Seferihisarlı Ahmet (Dönmez) ve Fevzi Çavuş (Tekin) tarafından toprağa verilir727. Ağır yaralıdır..Hortunalı Hamit Efe. Kıyafet ve ad değişikliği yapar. Amaç halkın maneviyatını kırmaktır. İzmir’e yerleşir. Etrafı lale. Yörük Hasan ise kaçar.Yunan Süvari Alayı geçtiği köyleri ateşe vermektedir. 727 İslam Özen .

Bu kişilerin cesetleri yol kıyılarında günlerce bekletilir.Demirci Köy. kan ve gözyaşı biçilecektir. Bu kişilerden örnek vermek gerekirse Karakuyu köyünden Kahveci kızı739 Helvacı dağında yakalanır. Çolak İbrahim Bey kuvvetleri geri kalan Yunan kuvvetlerini temizleye temizleye Ayrancılar . Yangını söndürmek isteyenlerden birisi genç biri kadın olmak üzere öldürmeler başlar. Aile soyadı ÖZÇAKIR. Trendeki eşyalar 10 gün boyunca yağmalanacaktır. hayvanları yağmalanır737. Bu arada 8 Eylül 1922 günü Torbalı ve çevresi tam olarak işgalden temizlenmiştir. Halen bazı evlerde bu yağma eşyaları ganimet olarak vardır. Bayındır Tren yolu çeteler tarafından havaya uçurulur. Hatta yukarıda anlattık. Halk tekrar dağlara sığınır. Özellikle bu bölgede acımasızca davrananlar kendilerini tanıyan kişilerce acımasızca katledilecektir. Dağkızılca yakılır735.lli mücadele sonrası Torbalı’ya yerleşmiştir. Ormanköy734 gibi köylerde ahali camilere doldurulmuş ve camiler ateşe verilmiştir. 8 Eylül 1922 günü Şirince Rumlarını ve Yunan askerlerini taşıyan katar gelir. Trendekiler geçtikleri yerleri ateşe verirler.Süvari Tümeni Bayındır tarafından ve 27. Geri çekilen Yunan kuvvetleri girebildikleri köyleri yağmalamakta. Anlatılanlara göre bazılarının intikam için 100 paraya (2. Kaçanların evleri. Bu arada ortam iyice bozulmuştur. Burası da yağmadan payını alır. 7 Eylül 1922 günü Çaybaşı'nda kalır736. Yunanlarla işbirliği içine girenler yani işbirlikçi Türkler ve Rum askerleri ile düşüp kalkan kadınlar da yakalandıkları yerde öldürülür738. Şirince treni ise Gurgur dağından Ahmet Müfit742 Beyi’n açtığı top ateşi ile havaya uçurulur. Şimdi artık hesaplaşma zamanıdır. Artık bozgun yaşanmaktadır. çarpışa çarpışa geri çekilmiştir. Yunan işgal komutanlığının şu an Alpkent sitesi yakınındaki malzeme ve silah deposu Rumca bildiği için Giritli Deli Hüseyin’e teslim edilir744. gebe kadın üzerinde bahis oynayan askerin biri yakalanır. Torbalı ve köylerinde bulunan Rumlar da kaçmaya başlarlar. Artık savaş hukuku ve merhamet sadece sözlükte kalmıştır. Hamit Efe’yi para ödülü için vuran Çakırbeyli'den Piç Ali740 ve Karakuyu'da Yunan askerlerine kadınlık yapan Devecilerden Gülizar741 silahla vurulur.Süvari Alayı ise Sağlık yönünden Yörük Ali Efe grubu ile takip harekatında görevlidir. Özellikle bölge halkı işgal olduğundan askere alınmış gençler yetişmiştir. Ertuğrul'dan Deveci Salih (Tünaydın) bu alaya asker olarak burada katılır. Albay Çolak İbrahim Bey komutasındaki 3. Bu asker Çaybaşı yolu üzerinde bir söğüt ağacına canlı olarak ayaklarından çengelle asılır. 734 Kemal Dağdeviren’in anlatımı 735 Sabri Fidan ve Mehmet Taşgın’ın anlatımları 736 Enver Aydın’ın anlatımı 737 Abdurrahman Şentürk anlatımı 738 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 739 Mehmet Taşkın’ın anlatımı 740 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 741 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 742 Ahmet Müfit bey topçu subayıdır. Resmen katliam başlar. Gelene geçene parça parça kesilerek kasaplık hayvan gibi dağıtılır. Bize anlatılanlara göre Yunan kuvvetleri her fırsatta bulunduğu noktayı tutmaya çalışmış. Köylerde akıl almaz vahşet ve katliam yaşanır732. Nitekim özellikle Girit’ten aileleri Rumların katliamına uğramış ve bir yolunu bulup Anadolu’ya mülteci olarak sığınmış kişilerden bazıları (Aslan Mehmet. Bu gençler köşede bucakta saklanan silahlarla milis kuvvetlere katılacaktır. Köylerden akın akın işgalden zarar görenler ellerinde palalarla intikam alma peşindedirler. Karacaağaç üzerinden Buca bölgesine girerler. Çırpıköy. Treni terk edenler Arapkahve ve Kaplancık tarafından İzmir’e doğru kaçmaya başlar743. daha doğrusu katliam yaparak yakmaktadır745. Mi. Bu arada Selçuk ve civarındaki köylerde yerleşen Rumlar eşyaları ile birlikte trenle İzmir’e doğru kaçmaktadır. Albay Çolak İbrahim’in alayı ise Arslanlar tarafına gelir. Örneğin Karakuyu köyüne getirilen 732 733 Salih Tünaydın’ın anlatımı Arıkbaşı istasyonunda katledilen 18 kişi için abide dikilmiştir. İki gün Yazıbaşı ovasında çarpışma yaşanır. Çünkü acı tohum ekilmiş. Tepeköy ve Torbalı yakılır. Kazık Ali gibi) yakaladıkları Yunan askerlerini bugün devlet hastanesinin bulunduğu yerde adeta kasaplar gibi kırmızı peştamal takarak intikam ateşini söndürmeye çalışırlar. Eşek Ali. Yangın iki üç gün sürer. Mesela Arıkbaş733ı.gelmektedir. Saçlarından çama asılarak öldürülür.5 kuruş) esir Yunan askeri satın aldıkları ve boğazladıkları olmuştur. Geride kalan ve esir edilen Yunan askerleri ise belirli merkezlerde toplanmaktadır. İsmet Aşıcı aktarımı 743 Ahmet Aktaş’ın aktarımı 744 İhsan Sevinç aktarımı 745 Ahmet Aktaş’ın aktarımı 115 . Kimden işbirlikçi diye şüpheleniliyorsa vurulur.

Geri kalan esirlerin en büyük derdi ise bu kişilere yeme . Ali Bey de Çakırbeyli köyü altında “Buruncuk” mevkiinde Karakuyu'dan Abdurrahman’ın Mecit tarafından ilk ateş edilerek grupça vurularak. Mecit. Yine Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı romanını örnek verebiliriz. Korunamayanlar ise intikam ateşi ile öldürülür. Ali Bey’i vurmakla hem efesinin intikamını almış hem de oğluna vermediği kızın intikamını almıştır. Bir kaç gün sonra Piç Ali’nin Çakırbeyli’deki evi de yakılır. Yıllar sonra Torbalı’daki mezarlık şehir içinde kaldığından mezarlar başka yerlere nakledilir. Rumların terk ettiği evlere ise mübadele ile gelenler yerleştirilecektir. Hamit Efe’nin Katillerinin Sonu: Torbalı. Kısacası Yörük Hasan’ın parası dağda kalır. Cezaevinden çıkınca Hamit Efe’nin kardeşleri tarafından İzmir Başoturak’ta öldürülmek istenir. Kendisi de 1970’lerde İzmir’de ölür. Hamit Efe’nin Mezarının Nakledilmesi Hamit’in cenazesi ilk olarak. Ancak bu olayla ilgili olarak daha sonra yakalanır ve yargılanır.içme. Ancak Ethem Ağa her zaman kendisinin silahını ateşlemediğini anlatır. Ancak bu çok uzun bir zaman alacaktır. Yaralı kurtulur. 3 yıl cezaevinde yatar. Bu esirler Üşera komutanlıklarına teslim edilir746. Ama o da kamayı aldığı çamı unutmuştur. Ayrıca bir süre sonra vurulmasında etken rol oynayan Karakızlar'dan Ali Bey’in evi Hamit Efe’nin arkadaşları tarafından basılmak istenir. Bu durum edebiyatımıza da yansımıştır. Taşlıoğlu 746 747 Torbalı’dan Çetin Çorapçıoğlu’nun dedesi miralay Osman Üşera komutanıdır. Köylerdeki özellikle Yunan tarafı olanları vurdurmak ister. Hele hele Yunan kuvvetlerinin Salihli ve Manisa bölgesinde yaptıkları vahşet anlatılacak gibi değildir. Biz tekrar konumuza dönelim. Fakat geç kalmıştır. Ali Bey ile Mecit arasında kız isteme yüzünden de husumeti vardır. Fakat köydeki akrabalık bağları öne geçerek Yunan tarafı olarak bilinen Arif Kahya’nın. Ali Bey’i vurduğu yerin mevki adı olan “Buruncuk” ismini de soyadı olarak alır. Ali Bey’i dışarı çağırır. 116 . Bu dönem için Halide Edip Adıvar'ın “Bursa’dan İzmir’e” ve “Türkün Ateşle İmtihanı” adlı anılarının okunması gerekir. Bir iki yıl sonra da esir değişimi ile dönebilenler ülkesine döner. Bu askerler hemen orada bağ testeresi ile kendilerini tanıyan ve bu vahşette yakınlarını kaybedenlerce boğazlanır. Korunabilenler korunur. barınma ve güvenlik sağlanmasıdır. Kaçmaya çalışırken etraftan tanınır ve Torbalı Camii karşısında Koca Mehmet’in (Çakaloğlu) babası tarafından Aydın’dan gelen Söke grubuna bağlı 12. babası ve kardeşi vurularak öldürülür.Muhtarın ve Ramazan dayının adları verilmez. 7 Eylül 1922’de Aydın’dan gelen askeri kuvvetler ve Efeler tarafından düşman işgalinden kurtarılır. anlatım ve aktarmaları. Kol adlı gruptan Kayserili birisine gösterilir. Bu evlilikten çocuğu olmaz veya olmasını istememiştir. Anlatılanlara göre çizmesi Yunanlılardan aldığı altınla doludur747. Hatta Mecit. bugün Torbalı 1 Nolu Sağlık Ocağı (o zamanlarki adıyla Yukarı Mahalle) olan yerdeki mezarlığa defnedilmiştir. Ordu bir süre sonra normale geçtiğinde yıllardır askerlik yapanlar evlerine dönebilecektir. Piç Ali hemen vurularak öldürülür ve cesedi yakılır. Yakılan yıkılan yerleşimler tekrar yaralarını sarmaya başlar. 15 yıl saklanır. Yörük Ali Efe’nin intikamını da kendi alacaktır. Dışarıda grup beklemektedir. parçalanarak öldürülür. Çünkü Piç Ali’nin başına gelenleri unutmamaktadır749. 8 Eylül 1922 günü Yörük Ali Hortuna’da Hamit Efe’nin en yakın adamı Küçük Mehmet’in evinde geceler. Hayatı boyunca her an Hamit’in etrafı ve adamları tarafından vurulma korkusu ile yaşar. Bu kişi Hamit Efe’nin arkadaşıdır. Ali Bey daha önce sürgünden kurtararak iyilik yaptığı Ethem’i görünce kendisine dokunulmayacağını sanarak evin dışına çıkar. Parayı sakladığı çamın beline unutmaması için bir kama saplamıştır.Çetin Çorapçıoğlu anlatımı Ahmet Aktaş’ın aktarımı 748 Mehmet Taşkın (Cumalı köyü) anlatımı 749 Yörük Hasan’ın yanında yıllarca çalışmış olan Kudret Çetin gözlem. Zaman zaman köyüne geldiğinde Kurupınar’da daha önce gizlice topladığı paraları sakladığı yeri arar. Bu problemler zaten Türk askerinin en büyük derdidir. İzmir Karşıyaka Gümüşpala’da zenci bir kadın Düriye Hanım ile evlenir. Bu kamada Dağtekke köyünden sürü güden bir kadın eline geçer . Hemen Konya taraflarına kaçar748.askerlerden iki tanesi Dağkızılca yangını ve vahşetini yapanlardır. Hamit’in mezarı da 1939 yılında köyüne. Köyüne dahi gizlice kılık değiştirerek geldiği ve en ufak bir sesten ürktüğü söylenmektedir. Ethem Ağa. Kurtarıcılar Torbalı’ya girdiklerinde Hamit’in katili Piç Ali de çekilen Yunan kuvvetleri ile kaçmak için Torbalı’ya gelmiştir. Ancak Ali Bey’in etrafı kalabalık ve evi kale gibidir. Yörük Hasan ise izini kaybettirir.

Mezarlığı’na getirilmiştir. Nakilden önce, çocukluk yıllarında Torbalı Mahallesi’ndeki mezarı ziyaret eden 1929 doğumlu Sezai Çetinel, izlenimlerini şöyle aktarmaktadır: “Mezarı sağlık ocağının bulunduğu yerde üçüncü çam ağacının dibindeydi. Orası mezarlıktı. İlkokulda 3. sınıfta öğretmenimiz Nedim Tuğrul Çetinel bizi 1939 yılında sınıfça hepimizi yola dizdi. Hamit Efe’yi anlattı.Yunan ordusuna direniş gösteren vatanperver birisiymiş. Öğretmenimiz mezartaşını okudu. Defterinizi, kaleminizi çıkartın dedi. Öğretmenimiz eski yazıyı okudu. Biz defterimize yazdık. Öğretmenimiz, “Bu ezberlenecek.” dedi. Biz de ezberledik. Hala hatırımda. Öğretmenimiz tarih okumuş” Hamit 1939 yılında ebedi istirahatına çekilir. Başına iki tane büyük mezar taşı dikilir. Eski yazı harflerle mezar taşına şunlar yazılır: “Hüvel baki Sene 1338 Ben bir Hamit idim dağ kahramanı Yıldırmıştım her dem kafir Yunan’ı Vatanı her yandan sarmıştı düşman Ayaklar altında ehl-i imanı Allah’a sığınıp çıktım dağlara Feda ettim vatan uğruna canı Titrerdi ismimi işiten düşman Duramaz kaçardı hücum zamanı Kancıklık eyleyip bir refik Gafletle şehit eyledi beni Henüz 22 yaşında iken750 Çete halinde Yunan ordusu ile cenk iden Kara Hüseyin Oğlu Hamit. Ruhuna El- Fatiha” Yazıbaşı belediye binasında bulunan köşede ise kitabe kısaltılmış haldedir. Ben bir Hamit idim dağ kahramanı Yıldırmıştım her dem kafir Yunan’ı Allah’a sığınıp çıktım dağlara Feda ettim vatan uğruna canı Kancıklık eyleyip bir refik gafletle Şehit eyledi beni henüz 22 yaşında İken düşman ordusu ile savaşan Kara Hüseyin Oğlu Hamit. Sonuç Yanına aldığı Küçük Mehmet(Yazıbaşı), Ethem Ağa (Çapak), Çete Osman (Karakızlar), Piç Ali (Çakırbeyli) gibi arkadaşları vardır. Hamit ve adamları zaman zaman etraf köylerdeki Yunan karakollarını basar. Yakaladığı Rum ve askerleri hemen orada ayak üstü mahkemede “Size Yunanistan dar mı geldi?” ile başlayan sorgu ile cezalandırır. Tabii karar her zaman ölüm olacaktır. Bu durum Hamit Efe’nin civarda ünlenmesine neden olur. Yeni doğan çocuklara “Hamit” adı verilir. Köyler ise gündüz Yunan gece ise çete kontrolü altındadır. Gündüzleri Yunan askeri gelir çeteleri sorar, silah toplarlar. Gece olur çeteler “Neden bilgi verdin? Para ver, silah ver, Yunanla ne konuştun?” diye köylüyü bunaltırlar. Bazı aileler bu baskıdan bunalır. Kimi aileler Torbalı’ya , ova köylerine yakın köylere mesela Taşkesi, gibi köylere, bazıları ise İzmir’e göçer. Öğrendiğimiz kadarı ile Dağtekke köyü adeta boşalmıştır. Sadece köyde bir aile ile boşaltılan bir evde Yunan askerleri kalır. Bu bölgede belli başlı çete grubu Karadiş, Kabakdelen ve Hamit Efe'dir. Rum çocukları Türk çocuklarına Rumca “Kopsi kefala” yani “kafanızı koparacağız” diye bağırmakta, onurlarını kırmaktadırlar751. Türkler ise suskundur. Bu suskunluk bazı yerli Rumları ürpertmektedir. Çünkü bir gün Türkler bunların hesabını soracaktır ve sorulmuştur da. Hatta bazı olaylarda araya yerli Rumlar
750

Mezartaşında 22 yaşında olduğu bilgisi yanlıştır. Çünkü Hamit 1309 yani 1893 doğumludur. 1922 yılında öldürüldüğüne göre yaşı 29 olmalıdır. 751 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı

117

girerek Yunan askerlerinin elinden Türkleri almıştır. Bazı Giritliler de Rumca bildiğinden arabuluculuk yaparlar. Eğer savaş biterse her şey eskisi gibi olmayacağını onlar da bilmektedir. Bu yüzden bazı Rum aileler grup grup Rodos, Girit, Yunanistan’a göç ederler. Ama akılları hep buradadır. Hamit Efe’nin başına ödül konur. Arkadaşlarının evlerine sık sık baskınlar düzenlenir. Yakınları hapse atılır. Hamit yaptığı baskınlarla öldürdüğü Rum ve Yunan askerleri ile temiz ahlakı ile soyguncu olmaması ile efsanedir. Bu arada bazı yerlerde özellikle dağ köylerinde Yunan devriyeleri ve askerleri ile çatışmalar çıkar. Bu çatışmalarda her iki taraftan da zaiyat verilir. Örneğin Hamit ve adamlarını, Dağkızılca Yunan karakolu baskınında bir Yunan askeri ve Kemalpaşa Dereköy’den çarpışmada ölür. Sıkışan gruplar ya sarp dağlara çekilir ya da İtalyan işgal bölgesine sığınırlar. Zaman zaman uygulanan bir taktik de işgal komutanlığının emirnamelerini yaymnlamaktır. Bölgede Yunan askerlerinin gizlice uygulamaya koyduğu bir diğer olay iğrençtir. Yapılı, gösterişli, sağlıklı genç kızlar ve erkekler zorla Yunanistan’a insan haralarına götürülür. Burada Türk kızları Yunan erkeklerinden çocuk doğurmaya zorlanırlar. Tabi Türk erkeklerine de Yunan kızları verilir. Burada amaç ırk seleksiyonu yapmaktır. Bu kişilerden kimi 1923 yılında ülkeye dönebilirler. Kimisi ise ölümü seçecektir. Özellikle bu tip kişilerin yakınlarının intikamı daha da korkunç olur. 1 Mayıs 1922 günü Hamit Efe para karşılığı arkadaşı tarafından vurulur. Cenazesi bir at arabasında köy köy gezdirilir752. Artık “Hamit geliyor” kelimesi ile kaçışan Rumlar rahatlamıştır. Torbalı içinde de gezdirilir. Amaç halkın maneviyatını kırmaktır. Yunan kuvvetleri bir bozgunu geri çekilmeyi düşünmemektedir. Çaybaşı Mahallesi’nden müzisyen Ali Hasırcı bu yiğit Kuva-yı Milliyeci için bir türkü yazmıştır.753 Bu konu ile ilgili anılarını benimle paylaşan Milli Mücadelenin SON TANIKLARI, bizzat o dönemi yaşayan Deveci Salih Tünaydın’a (Ertuğrul Mahallesi), Mustafa Yoldaş’a (Çamlıca Köyü), Enver Aydın’a (Çaybaşı), Hüseyin Filiz’e (Yazıbaşı), Leblebici Mehmet Dede’ye (Ayrancılar), Sabri Fidan’a(Sabri çavuş) (Dağkızılca), Hasan Uysal’a (Karacaağaç)Deveci Mehmet Taşkın’a(Karakuyu) Hüseyin Baykurt’a (Ormanköy), daha adını sayamadığım babalarından veya yakınlarından dönemle ilgili duyduklarını bana aktaranlara (bunlardan sadece bir kaçı yaşamaktadır) sonsuz teşekkür ediyor ve rahmetli olanları saygı ile anıyorum.

752 753

Mustafa Yoldaş’ın anlatımı Ekte verilmiştir.

118

Hamit Efe’nin bilinen tek fotoğrafı

Hamit Efe’nin mezarı (Yazıbaşı Mahallesi Taşlıoğlu Mezarlığı )

119

Mezartaşının baş kısmı 120 .

Görüşme yapılan kişiler Doğum Yılı 1335 1327 1329 1333 1322 1935 1327 1932 1326 1936 1327 1335 1330 1325 1925 1329 1329 1328 1955 1334 1936 1936 1926 1948 1939 1935 1331 1936 1927 1929 1949 1928 1946 1947 1934 Görüşme yapılan yer Ayrancılar Çamlıca (Çakallar) Karakuyu Ormanköy Ertuğrul Mahallesi Arslanlar Çaybaşı Özbey Ayrancılar Karakızlar Karakızlar Dağtekke Dağkızılca Dereköy Yazıbaşı Belenbaşı Saipler Bozköy Dağtekke Bozköy Ormanköy Dağtekke Çakırbeyli Çakırbeyli Çınardibi Yeniköy Ayrancılar Helvacı Yazıbaşı Torbalı Mahallesi Ormanköy Dağtekke Torbalı Mahallesi Bozköy Torbalı Mahallesi Adı-Soyadı Şerife Yavuz Mustafa Yoldaş Mehmet Taşgın Hüseyin Baykurt Salih Tünaydın Hakkı Taşlıoğlu Enver Aydın Musa Özbek Mehmet Yıldırım Sami Kösten Saniye Uçar Mustafa Kılınç Sabri Fidan Ayşe Yay Nihal Gönülal Hüseyin Çetin İsmail Baykal Gani Özkan Muammer Şahin Şükrü Aydın Kemal Dağdeviren İzzet Bulut İsmail Acar Gani Zafer Öncel Kemal Kurucu Cevat Şen Zehra Ak Peker Sürsalan Fevzi Küçük Sezayi Çetinel Kudret Çetin Abdurrahman Şentürk Ahmet Aktaş İbrahim Özkan Çetin Çorapçıoğlu Görüşme tarihi 2002 2002 2007 2001 2002 2002 2002 2007 2002 2007 2007-2009 2002 2007 2000 2002 2000 2000 2007 2007 2000 2007 2002-2007 2009 2002-2007 2007 2007 2007 2007 2002 2007 2009 2007 2009 2007 200-2007 121 .

Mehmet Taşkın Ali Cin Necati Karakoç Hasan Uysal Mustafa Filiz Şevket Önder Hulisi Demirtaş İslam Özen Hamit Yılmaz Oral Halil Türkmen Osman Sözen Hüseyin Türkmen Keziban Barut Ali Özüzeybek İhsan Sevinç İsmet Açıcı Durmuş Dayan Abdullah Fırat 1939 1937 1938 1329 1966 1932 1335 1924 1935 1341 1936 1340 1331 1945 1928 1933 1337 1934 Cumalı Çapak Çaybaşı Karacaağaç Yeniköy Karaot Dağkızılca Torbalı Mahallesi Yazıbaşı Ahmetli Korucuk Tepeköy Mahallesi Yazıbaşı Karaveliler Ertuğrul Mahallesi Ertuğrul Mahallesi Sinekköy (Yeşilköy) Dernekli 2004-2007 2007 2002-2007 2007-2009 2007 2007 2009 2009 2007 2007 2007 2007 2001 2007 2007 2009 2007 2007 122 .

HORTUNALI HAMİT TÜRKÜSÜ 123 .

Ben o zamanlar 14-15 yaşlarındaydım. Ben nüfusumun çıktığını biliyorum. Parası var. Silahsız. Çakırbeyli’den Piç Ali vurmuş. dışarıda oturdu. Yok deyince dövdü. külot pantolonunun içi kadife olduğunu babam söylerdi. “Bre melun!Nedir senden çektiğimiz?” dedi. atik . Köy meydanında arabadan aşağıya attılar. İkinci gelişiydi.Esas kötülüğü Çakırbeyli’den Piç Ali yapmış.İki defa bize geldi. boş gitmezdik. gece gece buluşmak. Anadan Deli aşağıda çardakta dururmuş. Şunu şu kişiye götür. Buğdayın ayarı (boş gaz tenekesi ölçüsü) bir lira. Basacakları Yunan karakollarını Ahmet dayıya söylerdi. Ben Hamit Efe’ye yemek götürürdüm. Ekmek götürürdüm. Fakirdik. Köyde 2-3 kişi Hamit’ten talimat alırdı.Benim nüfusum geç alındı. Hamit’le üç dört sefer görüştüm.Bir Kabadelen. Anadan Deli’ye gidermiş. Akşam. “ Amca git Yunanlara haber ver. Bir gün iki günde belli olur. “Burada başka ev var mı ?”dedi. Yunan kaçışında dört 124 . “20 sarı lira verdik. (Vurma anlamında) Yunan’a bilgi verenler de vardı. Toplantılarda Yunan’ı yeneceğimiz konuşurduk. “ Selamün aleyküm!” dedi. Köpeklerimiz vardı.Amcam karakola gidiyor.” diyor. Akşam evlerde toplanırdık. İki asker gelmişti. Gece gece konuşmak gibi. Toplantılarda 5-10 olurduk. Onları basmak istiyor. Babam. Fetrek Çayı’nın olduğu yere gelirdi. Beyaz bir at. Nakliye yapardı. Bilirim. Ne kadar atik ne kadar çevikti anla. Yumurta ( avra) istedi. Dediği sözü yerine getiren bir adamdı.Babam deveciydi. Sarı lira bir lira. Kuyulu tarlaya. Hi bir köpek havlamadan içeri girdi. Çalı kakıcı olsa belli olur. gözü karaydı. Babam kara kalpağın başında olduğunu söylerdi. Biz hangi gün. “ Biraderin oraya çete gelmiş. Kalbur üstü zenginlerden para toplarmış.Dedem. 1953 doğumlu) Eskiden buralarda Rum çoktu. Hamit’ten çok iyilik gördüklerini söylerdi. Şunu şuna söyle. Adamı. öldürmek istiyor. Babam Kara Ahmet (Yiğit) yanında bedelmiş.Kuvvacı’ydı. Hamit gece çalışırdı. 50 lira. “Mermi alcam. ( Gani Özkan: Bozköy. Yunan kaçarken hepsi kaçtı gitti. Hayvan haşat çok.1947 doğumlu) Savran dedeme gelirmiş. Yunan tarafı mahsus yaparlardı. Dağkızılca’ nın bir mahallesini cavur bu yüzden yaktı. bir Karadiş çetesi gibi değilmiş.”Biraderlerin çocukları var. Ayağında çizmeyle at üzerinde gelirlermiş. Çıksın meydana!” dedi. Üzerinde çapraz fişekliler.Bize falan yere ekmek getirin diye haber yollardı.Gündüz Yunan gelirdi.Babam. “Hamit vuruldu!” diye zaman zaman yaygara çıkarırlardı. büyük kardeşim İbrahim. Dedem o vakit 7000 dönüm buğday ekmiş. Yanında beş altı kişi vardı.” derdi. Akşamları kongre olduğunda duyulurdu. Biz okula gidiyoruz. Kalabalık olmazdı. Dedem o zaman verirmiş.Yarım İngiliz külot pantolonun arasında aynı subay gibi kırmızı şeritli kadife olduğunu söylerdi.Babam Kara Ahmet tarafından hazırlanan yemeği Hamit’e götürdüğünü söylerdi. Yunan’la çarpışması el altında duyulurdu. Beygir arabasının üstünde getirdiler. Hamit’in beş – altı kişi ile dolaştığını söylerdi. Her toplantıyı farklı evlerde yapardık.” dermiş. Yunan tarafı seni kıvırır. Hamit’ten duyduklarını zaman zaman bize aktarırdı. (Kemal Akgün. Onlardan kendinizi muhafaza edin. Hamit . Has Ahmet. Burada Yunan’la çok harp etti. Hepimiz şaşırdık. Ondan alırmış. Buraya Hamit geldi. İki türlü çalışmış. (İbrahim Özkan . Lafı doğru biriydi.Halamızın kocası Ahmet dayı adamı idi. Atla gelirdi. Görüşmeye genellikle yalnız giderdim. Dede: “ Ne yapcan parayı ? “ dermiş. Hamit’le olanlar da bilinirdi. Önce Kara Ahmet’ten aldığımız talimatla giderdik.Bana birkaç sefer talimat verdi. Kara Ahmet. Para bittiğinde para istermiş. Karakol dışarıda yatıyor. Dağkızılca’da iki Yunan öldürdü.HORTUNALI HAMİT İLE İLGİLİ ANLATIMLAR Yunan geldiğinde iki tokadını yedim. Helal hoş olsun. Kavağın yanına. Onun işi Yunan’ laydı. Her gün aynı evde olursa öte yandan yolu bekler. Bazen babama basacakları karakolları haber verirlermiş. Çalı kakıcı değildi.derdi. Hamit. Baba Çanakkale’de kalmış.Kavağın olduğu yere. Daha önceden Hamit’le babam tanışmışlar. Hafız Hoca. Kimse bir şey diyemedi.1332 doğumlu) Ayağında çizme. Aldığımız talimatı verirdik. Hamit asker elbisesi giyermiş. Yunan’a yaltakçılık yapıyor. Yunan’dan evvel tanışıyorlarmış. hangi saatte geleceğini bilirdik. Dedem rahmetli .Biz tedbir aldık. Babam ormana seslenip bırakırmış. İyi bir adamdı. Çok çevik.100 lira.Gece yanına giden ben. Karakaya’da pantolonun söküğünü dikerken vurulmuş. Bugün dahi bu yaşımda ülke o günleri yaşasa aynı şekilde talimat alsak giderim.” dedi. Çok itilleşti.

Tren de çalışmıyordu. “Hamit bu kızanlar bana kalsın. istememişler. “Şimdi saçma. Ahbaplık dedelerimizden. Müsademede adamı vurulunca toplanma parolasını bar bağırırmış. “Ben kurşun atmadım. Bir gün çekemez. Vurulan cesedi beygirle dereye sürümüş Yunan askeri.” demiş. Hüseyin Ağa’nın bağı dereye yakınmış. Nerden alacan orayı? Babam derdi ki Şahlı dayı orada (dağtekke) dört tane keçi. Yunan işgalinde pazara gidenlere çok eziyet ederlermiş. Tren hatlarını çeteler bozmuştu.Kahvedeki ihtiyarlar Rum’un dediğine bak. Annem ufak çocukmuş. Yemeğini aldı.” Babamı Atina’ya sürgüne gönderceklermiş. Şahlı dayı orayı 15000 liraya almış. Karakızlar’dan Ali Bey Yunan taraftarı ya göndertmemiş. “Bu Türk Milleti bunu çekemez. Babaannem anlatırdı. Kabakdelenler. Büyükannem ilk dağa çıkışını atını alan Yunan askerlerini öldürdüğü için derdi. Kime lazım saçma barut ?”diyor.Yunan’ın buraya işgalini onlar sevmemişler. Ondan kurşun atmadım derdi. Hamit zenginden alıp fakire veriyormuş.” demiş. Bunları babam duymuş. Çok yağmur yağmış. Sadece onun evine gidermiş. dedeme: “ Hamit ben bunlardan şüpheleniyorum. Bir kızanı orada vurulmuş. Posta posta getirdiler. Çürümüş . Bir kötülüğü yoktu. (Ali Cin. Atını alan adam diyorlar. 1329 doğumlu) Hamit’in abisi babamın eniştesiydi. Hamit’i herkes seviyordu. Çarşıda bir sürü evleri var. Babam Hamit’in parasının Şahlı’da olduğunu söyledi. 125 . Dedem. Ama çok büyük bir dövüşle ölür gider. Yörük Ali anlamış. Hamit . Gece öününe geçmiş.Kimse cesedi yıkamamış korkudan. Bir gün köydeki avcılar saçma barut istemiş.” demiş. Hamit’in mutfağı yok.” derdi. Satıcı Rum.” dedi. saçma barut satan bir Rum gelirmiş. öldürmüşler.jandarmanın önünde bir sürü insan. 1926 doğumlu) Hamit Efe benim öz dedem. şeker. Yunan askeri bir gün köye gelmiş. Hamit ile babam çocukluk arkadaşı. Yağmurlar alıp götürmüş cesedi. Yerli Rumlarla derdimiz yok arkadaştık derdi. “ Hamit’in parası bende kaldı. Bu köylü ona baktı.Ona asıl kızan benim. “Eğer cavur öldürmek günahsa ( Yunan askeri) biz çok azap çekeriz. patlar.Küçük Mehmet adamıymış. Mahalle aralarında satıcılık yaparmış. “ Atını gezdireyim. Silah deposu yoktu. Bir süre sonra Aydın’dan buraya geliyorlar.” diyor. Babam Hamit’in bu bölgedeki devamlı adamıymış. Torbalı’ya götürdüler. Millet cephanesini verdi. Onlarda yavaş yavaş ufak ufak hareketin başladığını fark ediyorlarmış.” diyor. Vuruyor ve kör kuyuya atmış. 70 sene önce Şahlı dayı nerden bulacak? Babam şüpheleniyordu zaten. Satıcı akşam eve dönerken şurada bir kör kuyu var. bir şey olur. Hiçbir namussuzluğu duyulmadı. sekiz ağaç zeytinle bunları alamazdı. Asker dedemi soruyor.” Babamın yanında bu lafları ediyorlarmış. İple içine ekmek salarlarmış. 72 dekardır orası. Eşeği üzerindeyken “Kaldır bakalım kollarını. Dedemi Karakızlar Akkaya’ da vuruyorlar. 1937 doğumlu) Şahlı dayı bize. Hamit’in abisi Tahir Ağa’ya kızını vermiş dedem. barut mu satarız? Bizim kendimize lazım. yaptı. Küçük Mehmet çok atıcıymış. Nitekim onların dediği oldu. ama kaçar gider. “Yok. saçma barut bize lazım diyor demişler. Uçoluk çeşmesinin olduğu yerde bir dut ağacı varmış. Bunlardan uyuz oldum. Köydeki parola “Portakal” mış. Dedem pencereden atlıyor. Ama Hamit onlar gibi değildi. Yerli Rumların bakkal dükkanları varmış mandıraları varmış. ( Nihat Gönülal. Baba(m) derdi ki. Çapak’tan Ethem Ağa en yakın arkadaşı. ( Mehmet Taşgın. Köydeki diğer bir yatağı Hacı Velilerden Hacı Veli Mustafa’ydı. Yörük Ali. dayanamaz.Torbalı’da bir baskında beş Yunan askerini bir mavzer kurşununda tırmık gibi düşürerek öldürmüşler. Kongreleri Atatürk başlatınca yerli Rumlar anlamışlar. Babam. gitti. Biz burada doğduk. O zamanın behrinde “kuvva” için para toplamışlar Karadiş. götürdü.Amcaları büyütmüş. bir kıyıda yidirdi. Uçoluk çeşmesinde bir müsademe olmuş Yunan askerleriyle. onun Hamit’i öldürttüğünü biliyoruz ama Atina gözümün önüne geldi. bunlar benim arkadaşlarım. Dedemi Yunan askeri çok sıkıştırınca Aydın’a Yörük Ali’nin yanına kaçıp sığınmış. Meydanlar almadı. büyüdük. Köye bir gün eşekle daha önceden çay. İçi boşmuş. Şahlı dayının Alpkent’in olduğu yere biz iki üç sene buğday ektik. Bazı ileri görenler çoluğunu çocuğunu Yunanistan’a göndermeye başlamış.Yunan’a karşı efelik yaptı. Vuranlar Aydın’a gidip bulmuşlar. Çok zoruna gitmiş.Dedem ölünce annem kundaktaymış. Gavur askeri saçını başını yolmuş. Yunan bozulduktan sonra Hamit’in arkadaşları Ali Bey’i almışlar. Derlermiş ki. Bunlar bir takımmış.

“İstersen güvenlik de vereyim.) Op. birinde ben.Köye tebdil-i kıyafetle geldiğini defalarca anlatırdı. 15 gün arayla İzmir Yunan valisinden izin kağıdı alırmış. “ Hamit’in parası tamamen Kuvayı Milliye’ye gitti. Dedem şöyle bir olay da anlattı. Yunan zamanı köyden başkalarıyla üç sene İzmir’de kalmışlar. İki daire tutuyor.Feyzi’nin İbrahim bu bölgede bilgi verirmiş.Okumuş insanlar az. Hamit. teşkilat kurulacağını kendisi ile köyde görüştüğünü anlatırdı. Yunan’ın İzmir’e çıkacağını. İşgal başlayınca köylüler dağlara kaçmış. Yörük Ali işgalden bir hafta önce köye gelmiş. Küçük Mehmet. Daha önceden belirlenen yere yemek götürüyorlarmış. Annem kız çocuğu olduğu için Yunan askerleri dokunmamış.Kız mari kız mari demişler öldürmemişler. Yüzbaşı . karakol kurmuş.İyiliğini anlatırdı. Çok iyi atıcı .” Hamit Efe iddia üzerine Fetrek Çayı’nın göle döküldüğü yerde demiryolu kenarında Yunan karakolunu basmış. Köyde Yunan. öksüz olmasan seni dağa çıkaracaktım.Yunan askeri yoksa bir çalının üzerine geniş bir çarşaf seriyorlarmış.” derdi. (Sakar Ali) Yeniköy’ün üstüne geldiğinde daha önceden belirledikleri yere bir bez bağlıyormuş. Yunan yüzbaşısı müdahale etmiş. Hamit kendisine diyormuş ki: “Ulen Raşit. Aşiretlere göndermiş. dedem bekçi Raşit Öz’ün yaşıtı ve arkadaşı. Hamit Efe Ahmetli’de Hacı Halil’in Mehmet Ağa’nın kulübesinde iki Yunan askerini öldürmüş.İbrahim Öz 1949 doğumlu Hamit Efe’nin ölüsüne hiç kimse sahip çıkmamış. Bunu bana Çaybaşı’ndan Dayı Kemal de söyledi. Bu köyde Yunan askerinin olmadığının işareti imiş. köyler boşaltılmış. (Sezai Çetinel. Hatta 1949 yılında Bayar. Katil Cemali Türk. o bir vatan kahramanı. Babam içeriye adam kaçırmada rol oynamış.O bez göründüğünde kadınlar hemen köyü dolaşır . Ben onu öldürmedim. O gün. Sağ olduğunu öğrenince selamı geldi. Hamit’in çok iyi biri olduğunu anlatırdı. Dedem. Bunun üzerine üç sene İzmir’de duruyorlar. gözü kara biriymiş. Ertuğrul’dan Molla İbrahim. Ölüsünü Kuyucu ( Dondurmacı ) Şerif tekmelemiş. Ona yardım edermiş.” demiş. Celal Bey Aydın cephesine aşiretler aracılığı ile gitmiş. Celal Bayar’ la tanışıyorlar. İzmir teşkilatı babama gönderir.” demiş. babam da içerilere gönderirmiş. babamın dayısının kızı. O da Atina’ya sürgüne gitmiş. Katil Cemali. Bu hadise Mehmet Ağa’nın ağılında olduğu için duramıyor. Hamit Efe köye sık gelir.Burada esas Hamit Efe’ye yardım eden Küçük Mehmet. Hamit’e yardımından şüphelendikleri için Atina’ya üç sene sürgün gitmiş. Mehmet Ağa’nın hanımı. paralarını almış. İzmir’e. Kafasına da sarık. Hafızdı. Hamit Efe’yi Karadiş grubu bir gün kıstırmışlar. Celal Bey köye geldiğinde bir hafta babamın yanında domuz sürek avına gitmiş. İzmir’e kalkıp gidiyor.1931 doğumlu) Hamit Efe. Hamit’in Torunu. 1929 doğumlu) Babam medrese bitirmiş.Birini sen durcan. Torbalı’ya geldiğinde Molla İbrahim’in oğlu Topal Emin’i gördüğünde “Hafız Ali sağ mı?” diye sormuş.Hamit’e yardım edenler dedem. İstanbul.” diyor. Celal Bey’e hoca elbisesi vermiş. Dedem öksüzmüş. Küçük Mehmet var. Mehmet Karadeniz. Hamit parası olan insanları üzmüş. Dr. Uçoluk’taki dut ağacının içine ekmek koyarlarmış. Hamit ile beraber dağa çıkmış. Seyit Kahya ve Vidalı Ali mezarlığa gömmüşler. ( 1340 Yeniköy doğumlu Hafız Ali’nin oğlu) 126 . Dedem Raşit sık sık dağa yemek götürdüğünü konuştuklarını anlatırdı. 1948 doğumlu) Babam Fevzi İbrahim. Çapak’tan Ethem Ağa( Hamit’in akrabası. Korkusuz biriymiş. Karadiş düşünüyor. Yunan’a yataklık edenleri öldürüp Çapak yolundaki kuyuya atarlarmış.Yunan askerlerine rahat vermiyorlar. Hamit Efe adeta bizim evimizin bir dedesi gibidir. Hamit’e yemek götüren Mustafa Ali Filiz ve Ali Kutlu. dedemde ekmek yemek yermiş. cepheye göndermiş. Öldürmüyorlar. 12 mavzeri hem de onların hayvanına sardırarak köye getirmiş. Etem Ağa’nın oğlu Fevzi söyledi. Bizim yaşlılardan duyardım. Celal Bayar’ı babama göndermiş. ben seni haziran ayının şu günü Karakaya’nın şurasında saat altıda namlumdan geçirdim. “Beni öldürmeyin.Yunan yüzbaşısı dahi onun yaptığını iyi görmemiş. (İbrahim Özcan’ın oğlu Ekrem Özcan. “Senin yaptığın çok ayıp.Karakol komutanı izinnameyi görünce hemen toparlanmış. o saatte söylenen yerde.

Para aldılar. Cemil Öz ( Bekçi Raşit’in oğlu) Hamit Efe annemin amcaoğlu oluyordu. Duyardık.Kısık olduğu gibi Rum’du. Sorarmış: “ Yunan’la kim ilgileniyor?” Babam duyduğu. Ama vermemişler. Ayşe teyzemi bir sürü insanın içinden kaçırmış. Mustafa Kemal’in bakımı ölmeyecek kadar. Zenginden alır. Hamit’in arkadaşı tarafından vurulduğunu duydum.fakirlere verirmiş. Ama mangal kadar yüreği varmış. çok değerli biriydi.Ben Kahveci kökenliyim. Yavaş Hasan’ın evini de bastılar. Küçük Mehmet. Bu karakolda iki köpek varmış. (Hasan Uysal.Cumaovası’nın yarısı Rum’du.Hamit zuhur ettiği vakit bu Rum çeteler kayboldu. Dağda yatarlardı. Burada destekleyen dedem Deli Hüseyin’di.Demirciköy) Yunan geldiğinde mektepte 2. para verdim. Evlendirmişler. döverdi. Seydiköy hep Rum’du.” demiş.Dağtekke’den Nazlı ile evlenmiş. “Oğlum. çevik. Babam hem ağlar hem anlatırdı. Bu evlilikten Hamdiye halam olmuş. Dermiş. Hamit’e ekmek veriyorsunuz diye. “Raşit Ağa köyde ne var ne yok?” Babam bilgi verirmiş. Yoğurtçular’da Hamit’e destek veren Acem Dede derlerdi. Hamit korkusundan halka işkence yapmadılar. Annem Hamit Efe için “Çok atik. “ Vercez.Bölük Torbalı’da. Hamit Efe’nin amca kızıyla evliyim. Amcam vurulunca babamlar Hamdiye halamı almışlar. Karacaağaç ve Dağkızılca karakollarını basmış.Buraya geldiğinde annemlere belli edermiş. Bazen silah atarmış. Onlar mübadelede ancak geliyor.alıp Atina’ya hapse göndermişler. Halil Ağa’nın kahvesine gelirmiş. Hamit Hortuna’dandı. Dışarı giderlerdi. Çorlu köyünde Yunan çeteleri ile çarpışmışlar. Onlar büyütmüşler. Dayılarımı –Hüseyin ve Şakir.Lakabı Çete Hamit olmasına rağmen Hamit Efe derler. gözü karaydı. Rum çeteleri amcamın evine baskın yaptı. Yunanların demiryolu köprüsü kenarında karakolu varmış.” diye geri almışlar. Burada bizim mektebi karakol yaptılar. Yunan karakollarına çok baskın yaptı. Hamit’i Çakırbeyli’den Piç Ali vurmuş. Hatta Kemal köpeği devamlı döverlermiş. İbrahim Cinkılıç’ın halası. (Mehmet Dinçer.Mermisi kalmadı mı bu karakolu basarmış.” derdi. (1939 doğumlu. (Yıldız Erdal (Kızlık soyadı Oral) 1938 doğumlu) Hamit Efe vurulduktan sonra kızlar ovaya pamuk toplamaya giderlerken türkü yakmışlar. 20 küsur yaşında.Karakoldakiler “ Hamit geliyor!” diye kaçarlarmış. Bir de Ayrancı Mehmet. 1329 doğumlu) 127 . ( 1938 doğumlu Dayı Kemal Erdal) Hamit Efe’nin yeğeni oluyorum. (Necati Karakoç. 1938 doğumlu) Hamit köye geldiğinde babamı görürmüş. Karakoldaki askerler gece oldu mu karakolda yatmazlardı. Hamit’in çok iyi bir adam olduğunu söylerlerdi. Çapak’tan Ethem Ağa.Babam vurulduğunu duyduğunda hüngür hüngür ağlamış. 1340 doğumlu . Babama çok güvenirmiş.Rum çeteleri Yunan işgalinde Türk köylerine baskın yapıyordu. Rum çeteleri Buca’daydı.” derdi. Hamit korkusundan. gördüğü kadarıyla Hamit’e bilgi verirmiş. Venezilos’un bakımı iyi. Hamit’in adamları.Bildiklerim onlardan duyma. Çorlu’da çatışma yaptılar.” derdi. Soygun yaptılar.Yunan jandarmaları ezan okunduğunda camiye gitmeyenlere bakar. Geri yanı hep Rum’du. Anneme “Pantolon dikerken vurmuşlar. Nenem (Babannem)söylerdi. Karacaağaç. Mustafa Aşkın Ayrancılar’da. Yörük Hamit derlerdi. Hamit çok milliyetçi biriydi. Buca’da 25 hane Türk vardı. Ondan çok severlermiş. Fakirlere yardımcı olurmuş. Sülalesi Hamit Aşkın. “Hamit geldi. Babamın amcası olur. diğerinin adı Mustafa Kemal. Hamit ve adamları beş altı Rum çetesini orada öldürdüler. Dedemle babam konuşurlardı. Birisinin adı Venizelos.Abdestsiz namaz kıldırırlardı. Ali amcamın. sınıfta okuyordum.

Annem, Hamit için “çatalyürekli” derdi. ( Ahmet Şencer, 1938 doğumlu, Belenbaşı) Ahmet Çetin amca Hamit hakkında bizlere anlatırdı.Onlar Hortuna’nın üzerinde çadır hayatı yaşarken Yunan askerleri çadırları basar, Hamit’i araştırırlarmış. Yunan askerlerinin eziyet ve cefalarını, Yunan askerlerinin Hamit’ten çok korktuklarını anlatırdı. ( Sabit Tayfur, Belenbaşı) En büyük abim dedemle harman yerinde gece otururken bir şahıs geliyor yanlarına. Selam veriyor. “Buyrun gelin!” diyorlar. Oturuyor. Dedeme, “Dayı size burada bir baskı yapan, kötülük yapan var mı?” diye soruyor. Dedem, “Yok oğlum.” diyor. Gelen kişi Hamit Efe’ymiş. Dedemlerin hal hareketini öğrendikten sonra etrafa bir işaret veriyor. Etrafı adamları ile doluymuş. Adamları geliyor.Hamit, dedeme orda buradan her şeyi soruyor, ondan öğreniyor. Bilgi alıyor, araştırma yapıyor. Bilgi edindikten sonra “Amca sana ihtiyacımız var.” diyor. Dedem “Ne o?” diyor.”Biraz ekmek ihtiyacımız var.” diyor. Dedem, “Veririm oğlum.” diyor. Gece ağabeyimi eve yolluyor. Köy yakın. Abim evden ekmek alıyor, katık alıyor. Ordan tekrar tarlaya dönmüş. Yemeklerini yemişler. Dedemden özür dilemiş. “ Amca biz dağa doğru gitcez. Bizim geldiğimizi, gittiğimizi kimseye söyleme!” diyor. “Biz köyün etrafında daima bulunuyoruz, siz hiç korkman.” diyor. (İsmail Uyanık, Kırıklar köyü, 1341 doğumlu) Annemin babası vardı. Dedem. Hamit Efe’den zikrederken gözlerinden yaş gelirdi. Derdi ki, “Yunan cavuru onun ismini duyduğu zaman çil yavrusu gibi dağılırdı. Kaçacak delik arardı.” Hamit’e karşı büyük bir sevgi ve hürmet beslerdi. Bir defa atın üzerinde görmüş. Öyle bir duruşu ve ihtişamı varmış ki... Onun olmadığı yerde dahi ismi geçsin Yunan hemen orayı terk edermiş. (Rakip Becer, Kırıklar köyü muhtarı) . Köyümüzdeki yaşlılardan Mustafa Bıçak anlattı. 1315 doğumluydu. Devamlı köy kahvesinde anlatırdı.Köy kenarında gece orman içinde bek yaparken Hamit yan tarafta bir duvarın üstünde adamları ile görünmüş. Tüfeği çaprazlama omzunda iki eli ile tutuyormuş. 15- 20 dakika köyü dinlemiş. Ses dinliyormuş.Köyü kontrol ediyormuş. Köyün tam karşısında. Yüksek bir yere çıkıyor. Köyü dinliyor. Mustafa dede korkusundan soluk dahi almamış. Hamit adamlarına, “Köy sakin, herhangi bir şey yok.” diyor. Yavaşça çekip gidiyorlar. Bunu Mustafa dede devamlı anlatırdı. (Nihat Ünal, Kırıklar ,1942 doğumlu) Ben büyüklerimden Hamit hakkında Kuva-yı Milliye’ye yardım eden, çalışan, buradan topladığı parayı Afyon cephesine gönderen biri olarak duyardım. Kırıklar’da Rum Yorgi varmış. Dağda keçileri varmış. “Bunu korkutuver.” demişler. Yorgi’ye “Venizelos” derler korkmazmış. “Allah” derler korkmazmış. “Hamit” diyorlar, Yorgi’nin her tarafı başlarmış kıpırdamaya. Korkudan titrermiş. ( İsmail Özdemir, 1928 doğumlu, Doğancılar) Hamit Efe bir sefer bu köyden geçiyor. Bakıyor bir evde şavk yok. Aşağı mahallede bir evde şavk görüyor. Doğru Kırıklar köyüne geçiyor. Elekçi denen bir gavurun oğlu varmış. O, “Hamit’i bulsak şöyle keseceğiz, böyle keseceğiz.” dermiş. Hamit Efe kahvenin içine girivermiş o anda.Herkes pusuyor.Cavur kaçarken babuçlarını dahi atmış. Doğru Buca’ya kaçıyor. Buca’ya varıyor. “Ben kahvede atıp tutuyordum. Ben o adamı bir sefer gördüm, korkudan donuma pisledim.” diyor. “Sakın üzerine gitmeyin. Yalın ayak canımı zor kurtardım.” diyor. Bunu anlatırlardı. Babam muhtardı. Yunan cavuru gelince köyde bir tane silah bırakmadı, topladı. Komşumuz babama silah vermiş. Bunu sakla diye. Hem bu duyulmuş hem de Hamit Efe’ye ekmek veriyor diye ihbar etmişler. Babam İzmir pazarına gitmişti. Eşyaları hayvandan indirdi. Köyün karşısında orman yangını çıkmıştı. Köye Yunan
128

askeri geldi.Babamı Yunan jandarması götürdü. Babamı mapushaneye attılar. Orda döve döve öldürmüşler. Biz üç çocuk ortada kaldık. Yunan askerleri köylüye caminin avlusunda dayak attılar. Hem de ne dayak. Dayak yiyenlerin feryadından dağlar inledi. Caminin arkasına bir de bizim evin arkasına bomba attılar. Anam bizi evin altındaki mahzene indirdi, sakladı. (Mehmet Avcı, 1330 doğumlu, Doğancılar) Dedem Ali Kutlu, Hamit Efe’nin köyde yatağı imiş. Dedem, Hamit Efe’nin çok iyi bir adam olduğunu söylerdi. Bu bölgede Türk Milleti’ne yapılan eziyetleri ortadan kaldırmak için çalıştığını söylerdi.Yunan askerlerinin baskısından halkı kurtarmak için çabaladığını söylerdi. Hamit’e yataklık yaptığı için sürgün yemiş Atina’ya. Yeniköy’den Mustafa Ali Filiz., Özbey’den Topal Hüseyin lakaplı Hüseyin Özbek yatağı imiş. Ali dedem ve Hüseyin Özbek Sarıkışla’da bu yüzden hapsedilmişler. Dedem Yunanistan’da 18 ay hapsediliyor. Suçu Hamit’e yardım ve yataklık yaptığı için. İbadullah Yıldız dedemden dinledim. Yunan hükümeti Hamit çetesini haliyle yakalamak ister. Devamlı takip.Ancak bir türlü yakalayamaz. Hamit Efe de bundan etkilenir. Rahat hareket edemediği için ormanlık bölgede bir yerde Yunan müfrezesini namludan geçirir. Yunan yüzbaşısına kıyamaz. Hem de altındaki at kendisinindir. Ata bir şey olur diye düşünmektedir. Yunan yüzbaşısına bir mektup gönderir. Seni falan gün falan yerde namlumdan geçirdim. Kıyamadım. Beni aramaktan vaz geçin. Atıma iyi bak, almaya geleceğim, der. Bak bir daha affetmem der. Mesaj yerini bulmuştur.Yunan yüzbaşısı takip işini gevşetir. Hamit dağda tüfek bakımı sırasında Yunan askerleri tarafından satın alınan Piç Ali tarafından vurulmuş. Önce silah almamış. Hamit irkiliyor. Ne oldu:? Diye sormuş. Piç Ali tetik düştü demiş. Üç beş dakika sonra tekrar bir hazırlık yapmış. Akkaya’da vurulduğu söyleniyor. (Hüseyin Kutlu, Ahmetli) Hamit bu bölgeye çok iyilik yapan bir kişiymiş. Büyüklerimden duyardım. Köyün üstüne bir işaret verirmiş.Hemen köye dağılınır. Yunan’dan bir tehlike yoksa bir çalının üzerine kırmızı peştamal sererlermiş. Hamit ve adamları anlarlarmış. Köye inerlermiş. Köyden ne ihtiyacı varsa görür gidermiş. Millete zarar vermezmiş. ( Mustafa Dönmez, 1941, Yeniköy) Hamit Efe’nin Yeniköy’deki yatağı ve arkadaşı Mustafa Filiz, dedem olur. Hamit Efe köye geldiğinde dedemle irtibata geçermiş.Yiyecek, giyecek gibi şeylerde destek sağlarmış. Yunanlılarla ilgili haber sağlarmış. (Mustafa Filiz, 1966 doğumlu) Babalarımızdan dinlerdik. Hamit Efe bu köyleri karşı çetelerden kollarmış. Yunan zulmünden halka kalkan olmuş. Hamit Efe’yi yakalamak için bir komutan tayin edilmiş. And içmiş, “ Mutlaka yakalayacağım.” diye. Hamit’in peşine düşüyor. Amansız bir takip. Hamit bundan rahatsız oluyor. Sıkı bir takip.Pusu kuruyor. Bir gece, ay aydınında onu arayan komutan menziline giriyor. Fakat kıyamıyor. Martinin ucunda gezdiriyor, gezdiriyor.Tetiği bir türlü basmıyor. Bir mektup yazıyor.Falan yerde falan saatte altındaki atın şunu şunu yaptı. Eşkal veriyor. Tetiği bastığım an düşecektin. Kıyamadım. Peşimi bırak. Ayağını denk al. (Mehmet Güney, Yeniköy, 1946) Babam Hüseyin Özbek Hamit Efe’nin Özbey’deki adamı. Yunan jandarmaları Ahmetli köyünde maden işletiyorlarmış. Cellat Gölü’ne balık tutmaya giderlermiş. Babamgil Hamit’le beraber bunlardan dört tanesini vuruyor. Bundan dolayı babam yakalanmış. İzmir’de 35 sene hapis vermiş. Yunan hakim babama, “ 35 sene yaşayacak mısın?” Babam da Yunan hakime, “Sen burada 3,5 sene kalacak mısın ?” diyor. İşgalden sonra Atina’dan salıvermişler.Babam Hamit’in çok atılgan ve atıcı olduğunu söylerdi. Yeniköy altında değirmen vardı. Manol adında bir Rum değirmeni işletiyormuş. Yunan askerlerine ziyafet vermiş. Hamit bunu duymuş. Babamlarla değirmeni basmış. Manol’a bir

129

kuşun çekmiş. Manol’un bir kulağından girmiş diğer kulağından çıkmış. Hamit kulağını kesiyor, anam rahmetliye dahi gösteriyor. ( Musa Özbek, 1932 doğumlu, Özbey) Hortunalı Hamit çetelikte topladığı parayı askeriyeye verirmiş.Büyüklerimizden duyardık. Hamit çalı kakıcı değilmiş. Devlete yardım eden biri diye duyardık. (Mehmet Doğan, 1341, Çakallar) Annem anlatırdı. Dağtekkesi’nde gece arazide yatarken gece birisi annemim başına bir çubuk türtmüş. “Yenge falan kişiyi gördünüz mü?” Anam, “Görmedim.” demiş. Cavurlar gelirmiş. “Tavuk ver, yumurta ver.” derlermiş. Anam da, “Size taş var, taş.” dermiş. (Fatma Bircan, 1336, Düğerlik) Yunan gelince Hamit karşı gelmiş. Yunanlılarla zıt olmuşlar.Dağda geziyor. Yunanlılarla çarpışıyor. Yunalılar gelince çıkmış meydana , Halka kötülük etmemiş. Yunan karakollarını basıyormuş. ( Hüseyin Tek, Ayrancılar, 1337 doğumlu) Babımdan duyduğuma göre bizim oraya çok gelirmiş. Dedem İsmail bakarmış. Hamit Efe’nin mermi ihtiyacını Kemalpaşa’dan Rumlar parayla sağlarmış. Çete onlardan mermi alırmış. Köyün bekçisi cavur neneme laf atmış. Nenem dedeme, dedem de Hamit’e söylüyor. Kafasını koparıp neneme göstermiş. Bu adam mıydı diye. Nenem o adam diyor. Namussuzluğa hiç amanı yokmuş. ( İsmail Doğan, Vişneli, 1936) Hasan Kabadelen’in oğluyum. Osmanlar deresinde babamlarla Hamit derede otururken Yunanlılarla müsaderemeye girişiyorlar. Hamit Yunan atımı almasın diye atı vuruyor. Müsaderemeden sıyırmışlar. Babamgillerin taraftarlarına baskı yapmışlar. Teslim olmuşlar. Amcamla Atina’ya sürgün gitmişler. Esir değişiminde gelmişler. ( Nazmi Kabakdelen, 1936) Yunanlılar köyü bastığı zaman İzzet adlı biriyle Hamit Efe’ye haber salıyorlar. Köye Yunan askerleri geldi diye.İzzet’i kim ispiyon etmiş bilmiyorum, vurmuşlar. Annem yeni evliymiş. Kabakdelenler dedemin evini basmışlar. Altınları getir, seni kesmeyelim bırakalım, diyor.Kızına yani anneme haber salıyor. Altınları versin. Beni kesecekler diye.Annem altınları verip dedemi kurtarıyor. (Mehmet Ali Yıldız, 1927 doğumlu, Dereköy) Cumalı’dan Sıçmazlı (Mustafa Kurt), Kabakdelen çetesi bunların ikisini de tanırım. Bunların ikisi bir yere çalışıyorlar. Köylere baskın yapıyorlar. Köylerde kimlerde ziynet altın var.Onları dayakla döverek ellerindeki altın ve ziynetleri alıyorlar. Hortunalı Hamit düşmana karşı , böyle kötülük yapanlara karşı bir cephe almış bir insan. İyi niyetli. Fakiri kollayan insan. Halkı kollayan insan Düşman burayı işgal ettiğinde. Sığıtmaçoğlu muhtar. Onlarla temas kurmuş. Köye kötülük yapmasın diye. Köyde o zaman su şuradaki pınardan sağlanıyormuş. Yunanlılar da oradan su aldıkları için rahatsız oluyormuş. Sığıtmaçoğlu kumandana rahatsızlığı iletiyor. Askerlerin başındaki subay askerleri uyarıyor. Pınara pek varman. Kadınlar rahat suyunu alsın diyor. Sığırtmaçoğlu’nun Yunanlılarla işbirliği yapması Hamit çetesi buradan Sığırtmaçoğlu’nu alıyorlar. Mahmut Dağı’na götürüyorlar. Orada öldürüyorlar. Günlerce ölüsü orada kalmış. Şakir Aydın, Dereköy, 1340)

130

acık 10 dakika uyuyayım . Ama olmamış. Bazı yerlerde taşkınlık yapmışlar. Sonra Karşıyaka’da Arap Düriye ile evlenmiş.Hamit Efe’nin bu köydeki yatakları Hafız Ali’nin Mehmet Ali ile Yörük Hasan. Bu parayı yanında gezdirmez şayan-ı itimat olana bırakırmış. Yörük Hasan’ın kardeşi Hüseyin’i kahvede Hamit yakınları vurmuşlar. Çapak’tan Ethem. Ertuğrul) Büyüklerimden duyardım.) Evvela bizim kazamız Tepeköy’dü.Hortunalı Hamit . evi basmış. Uyuzdere tarafına kaçmışlar. Halamın kızı Hortuna’da. Bir Hamit’i bilmiyoruz. Cumalı. Akkaya Kurupınar’da (Yörük) Hasan vurmuş. Hamit burada nişanlıymış. 1947 doğumlu) Teyzem Yunan zamanını yaşamış. (Mustafa Park. Yunanlılar Hasan’a para vermişler.Bana.Baskıdan bıktığı için babam İzmir’e taşınmış. “Ben ağırlaştım. Hamit Yunanlı gelince dağa çıkıyor.Eşek sırtında köye Cumalı’ya getirmişler. Hasan demiş. Hamit köylere gider zengin adamlardan yardım alırmış. zenginden alıp fakire dağıtan biri. Teyzem hamile kadının karnını süngülediklerini görmüş. Hortuna’ya gittik. Onu biliyorum. Hamit devamlı dağlarda duran . 1931.” dedim. Bu parayla peyderpey 131 .”demiş. Sen etrafa bak.” dedi. 15 yıl kaçmış.Ertuğrul’da Kuva-yı Milliyeci subaylardan Ahmet Müfit vardı. Ahmetli) Biz yaşlılara gazete okurduk. Karısı başkası ile evlenmiş. Yunan askerleri hamile kadınların rahimini süngüleyip çocuğu havaya atar altına süngü tutarak öldürürlermiş. Sıçmazlı (Asıl adı Mustafa Kurt – Ali Kurt’un kardeşi) Bunlarla düşüp kalkarmış. Gökyaka Tekeköy.Rahimden çıkardıkları çocuğu havaya atıp altına süngü tutarak öldürdüklerine bizzat şahit olmuş. ( Mehmet Gürcan. Bayındırlılar var. Hamit’i dağda vurmuşlar. Esas hasarı Aydın tarafından trenle gelenler yapmış.Gökyaka.1341. Yörük Hasan vurmuş. “Hamit çok iyi bir delikanlıymış. Yunan çekilirken büyük hasar yapmış.Yunan kaçınca ev boşalmış. ( Hikmet Odaman. Yörük Hasan beni de vuracaklar diye ortadan kaybolmuş. Yemeği yiyeceğimiz zaman bir kadın geldi. Bu asker işgal bittiğinde yakalanıp ağaca asılarak parça parça kesilmiş. burada Küçük Mehmet. “Babamın hasmını şu anda bulursam öldürürüm. Orada üç sene durmuş. Çakırbeyli’den Piç Ali. Yunan kaçarken çok samimi oldukları Rumlar teyzemlere sığınıp “bizi saklayın” diye yalvarmışlar. Hamit’in kahve bastığını duydum.Yıllarca kullandık. Öğlen yemeği yiyip yola çıkacaktık. Bunu duyduk. Bana nerde oturduğumu sordu. Onlar da bize Hamit’i anlatırlardı. 1340 doğumlu) Kayınannem söylerdi. Trendeki bütün eşyalar buradaki yerli halk tarafından yağmalanmış. Ertuğrul Camii yanındaki Yunan karakolunu basmış. 1942.Cumhuriyet’ten sonra ortaya çıkmış.Ahmet Müfit vardı. Öğlen yemeği yemişler. Buradan İbrahim Efendi’nin kızına nişanlıymış. Hatta benim babam Bedevi bir tütün kalıp makinesi almış.Ağlayan çocukları “Hamit geliyor” diye korkuturlarmış. ( Meral Serin. Subaydı. Eskiden nakliyecilik yapan Aslan Mehmet kadın kıyafeti ile Hamidiye (Özbey ) köyüne Hafız Alinin yanına götürmüş. Hamit’in arkadaşı Sarı Mehmet derlerdi. Hanımıla pazar yaptık. Ertuğrul’da Aslan Mehmet diye biri vardı. 7 Eylül kutlamalarında kürsüye çıkıp o günleri anlatırdı. Celal Bayar’ı Yeniköy’deki Hafız Ali’ye götürmüş. ( Mehmet Ali Sönmez . 3-4 tane .Kurt Ali (Ali Kurt). Bu şekilde Yunanlıyı sindirmek hedefleri. Konya taraflarına kaçmış. Geri gelmiş. Ertuğrul) Yunan köye gelmiş. Soygunculuk yapan çeteler Hamit gelince kaçarlarmış. Ondan duyduklarım: Yunanlılar buraya geldikleri zaman halka kötü muamele yapmışlar. Uyuyunca Hasan vurmuş.Bunlar grup halinde çete. Veya zenginden alıp silah ve malzeme alıyor.Şurdan buradan laf ederken çete lafından çıktı. Dayısının oğluyum. Nişanlısı ölünce Taşlıoğulları’ndan Ferda ile nişanlanmış. Köyde evliymiş.Yunan karakolu Ertuğrul Camii’nin dibindeki eski başçavuş Mehmet Tekşen’in eviymiş. Bizim evi Yunan karakolu yapmışlar. Ödemiş’ten gelen treni kırmızı köprüyü bombalayarak trenin bu tarafa geçmesini engellemiş. Yörük Hasan. 1935 doğumlu. Diğerlerine hep yetiştik. Gelen kızıymış. Hasan vurmuş. (Halil Türkmen .

Baskı içersindeydik. Kuyuya atlamış. Haber gönderiyor. işinize gideceksiniz demiş. Eve baskın çekmişler. Hamit çok iyi bir adammış. Bir arabaya geriyorlar.Çolak İbrahim babama. İdare onların elindeymiş. Selanikli. Dün Nahiye’ye gidiyordun. Efeler vurmuş bağların içinde. Ali’ye diyorlar ki git tekme ile çevir görelim. Halil Ağa. Arpacık alnında dayalı. Önce babasının evini bastı. Mesela burada (Yazıbaşı)Fevzi İbrahim’in babası Feyzo’ya bırakırmış. Ahmetli. Bir gece kaldı. İmha etmekten başka çaremiz yok. Piç Ali’ye sen gözcülük et. Abdullah. Akkaya’da arkadan vurmuşlar. Evin bahçesinde kör kuyu varmış. Kadınlar bağırıyor. Çok çevik biriydi. Bunları nerde barındıracağız. 1328) Torbalı’da Yunanlıların karakolu varmış. Yunan kaçarken bu ova insan doldu. Hamit’in kızanları varmış . Bağıra bağıra öldü. babam 14 yaşındaymış. Biz dağlara Karakızlar’a kaçtık. Kim kötülük yapıyorsa başına bela olurdu. Çapak’tan Ethem Ağa. Hamit orta boylu az sarıntraktı. Üzerine kapak atın demiş. Kardeşleri daha sonra kemiklerini mezarından götürdüler. ( Mustafa Filiz. Hem de çok. Ben şu pantolonu dikeyim diyor. 1922 doğumlu. Özbey yaka yaka kaçmış Yunanlılar. Biliyorum.Babamgil. Aynı akşamı Yunan karakoluna Hamit baskın çekmiş. Piç Ali vurmuş. (Nihat Gönülal. Kaçarken yakıp yıktı. Buları okuyunca cavur korkuyor. Silahların hepsini üzerine doğrulturlar. Yalnız “Yaşasın Venezilos!” deyecekesiniz. Vurmaya kıyamamış. Hamit kadın kılığında kaçtı. Hamit’i görmüşler. Hamit’i görmek istemezler.Bir gün onların evine gelmiş. Yunan’ın geldiğini de gittiğini de bilirim. Babam anlatırdı. Yardım eden. daima kaçarlarmış. İnsan merhametliydi. Babam seferberlikte başçavuşmuş. Bizim yiyecek ekmeğimiz dahi yok. Kuşçuburun altında demiryolunu bozmuşlar. Baş kaldıramıyorduk. İstavrozu çıkarıyor. Perde arkasında kardeşleri var. Onlarla tanıştım. Hamit çok fedakardı. Buraya önce karakol kurdular. Biz Venezilos tanımıyoruz demiş. Oraya aramışlar burayı aramışlar. 3. Subay hep beraber yaşıyacağız dermiş. O anlatıyordu. Piç Ali. Geliyor Torbalı’ya. Burada Üçoluk çeşmesinde arkadaşını Yunanlılar vurdu. Torbalı) Yunan buraya çıkıyor. Bir elinde kırbaç. Dedem Hamit’e mektup yazdırmış.. Tahir Ağa. Bir gün de düğün vardı. (Mehmet Çakaloğlu) 132 . Yazıbaşı) Yunan buradaydı. Kadir Efe anlatıyor. bugünkü Alpkent’in olduğu yeri ve çarşıda yer aldığını söyledi. Yazıbaşı. Ali Ağa’nın Abdullah. Çolak İbrahim’in karşısına çıkıyor. Diyor ki ben Hamit’i vurdum. ayağındaki çizme sarıydı. Üç sene. Bu Hamit’i öldüren. Kambur Kerim vardı.5 ay durdu. Kara Hüseyin’in Hamit. esirler için. Benim anam Hamit’in süt anasıydı. Küçük Mehmet. Yüzbaşı. Pencereleri dinlerdi. Gavur nahiyeye gidiyor. O zaman çok berbattı. Üzerine akağı atmışlar. kurşun işlemiyor diye inanırlarmış. Yakışıklıymış . Yunanlılara karşı acımasızdı. Çarşıda Yunan subayı bir sandalyenin üzerine. Yunan askeri bastı. Yunan askerleri Piç Ali ile gidiyorlar oraya. Benim babam güzel Rumca bilirdi. Yunan taraftarı Arif Kahya (Dincer). Öteki adamlarına haber bırakarak Kavakalan taraflarında pantolonu sökülmüş. Mahalleyi gezdirip teşhir ediyorlar. Yunan askerleri diyor ki beraber gidelim. Hamit zaman zaman Yunan karakollarına baskın çekermiş. Burada çevre köylerde Yunanlılarla çok mücadele etti. Köyleri yaktı. “Bunları himaye edemeyiz.Bakın çaresine.silah ve mühimmat alırmış. Anası ölmüş. Altına bir at vermişler.nerde tutacağız?” demiş. Yunanlılar da evi gözetliyorlarmış. Altındaki at kırdı. O zaman Yunanlılar Hamit’in öldüğüne inanıyorlar. Başını kesiyorlar. Karakolu vardı. Arkaya geçip vuruyor. (İbrahim Kesici. Yeniköy. Yunanlılar yanına korkudan yanaşamıyor. Pantolon dikerken vurmuşlar. Çolak İbrahim’le beraber İzmir’e girmişler. Hamit yatıyor tabi. Hep beraber yaşıyacağız dermiş. Yunan kaçarken ilk önce babam ateş ediyor. Hamit o gece baskın yapacağı gün Piç Ali varmış. Bu kefereler bizim Nahiye’ye (Dağkızılca) yemleri. Korkmayın. Piç Ali tekmeyle çeviriyor. Ancak subaydan emir alırım diyor. Buradan bazıları dağa çıktı. Benim anam Hamit’i emzirmiş. Dağtekke’den Şahlı bana Hamit’in parasının kendisinde kaldığını. Buradaki Yunan karakolunu bastı. Geceleri evleri dinlerdi. Ben subayım. Anama süt ana diye seslenirdi. samanları almaya geliyor. Karagöz lakaplı Yunan zabiti varmış.Yunanlılar Hamit’te muska var. Namludan arpacıktan geçirmiş. Karakızlar’dan Ali Bey’i kancıkladılar. Biz o an damlardaydık. Köye Yörük Ali geldi.

Biz orduya dahil olduk. Oraya doldurdular. Ordu geliyordu. Subaya haber gönderiyor. İçlerinde Yunanla beraber hareket eden bir de Ermeni vardı. Büyük çarpışma Kuşçuburun tarafında oldu. Vagonlardaki gavurlar da gidemiyorlar. Önce buraya topladılar. Hamit burada Burunsuz’un evinde baskın yedi.Kaçamıyanları tuttuklarını öldürüyorlardı. 7 katır vardır. Caminin içinde babam da vardı. Atım zarar görür diye seni öldürmedim.” derlerdi.diyor. Başımıza bir çavuş verdiler. Yakacaklar. Yarasına beresine soğan şırkıp acısını alsın diye. Girit’te ağır ceza reisi imiş. Hortuna (Yazıbaşı) köyündenmiş. Hamit yok demişler. Gavur bir düşünüyor. Daha sonra bu yüzden öldürüldü. Onlara ağırlık deniyordu. Ahmetli tarafında çekiliyor. Sünnetçi Mehmet de derlerdi. O yüzbaşı Hamit’in cesedine eziyeti engelleyendi. Yunan askeri onlarla uğraşırken camidekilerin hepsi kaçtı. O gün bizi askerin ağırlığına aldılar. Amcam. O gece yakılmaktan kurtulduk. Fetrek Çayı’na gittik. Ben de oradaydım. Ondan sonra Torbalı’ya caminin altına kapattılar. Askerdi. Treni patlattı. Arkalarından ateş ettiler. Yörük Ali Yunan fırkasını takip ediyordu. O Yörük Hasan denen adam amcam Parmaksız İbrahim’in evine gelmiş. Hamit burayı bastığı zaman yanında Sökeliler vardı. Kızılçullu’dan sonra esir düşmeye başladı.Yunan öyle bir dövmüşler ki bir sepet soğan az gelmiş. Bizim fırka iki ateş arasında kalınca Çeşme tarafına yöneldi. Babam rahmetli anlatırdı. Hastanenin orda bir cavuru dilim dilim kestiler. O gece Arslanlar’da yattık. “Ulan ben bu yaşta 133 . Sökelilerin bir kolu Cafer’di. Bakıyorlar. Ahmet Müfit Gurgur Dağı’ndan top ateşi ile demiryolunu bozmuştu. 1939 doğumlu) Büyüklerimden duyardım. Buradaki fırka daha dönmemişti. 18 gün sonra eve döndük. Birer ceket birer pantolon verdiler. dayı!” diye seslenmiş. Halıları taşıyan. Yörük Hasan geliyor. Fazla yaşatmamışlar onu. Düşmanın arkasından Çeşme’ye kadar gittik. Süvari Hasan bunlar ne olduysa ben de ondan olacağım diyor. Kuşçuburun’a pusu kurdular.Halil Efe derler. Gavur şapkasını çıkardı. Oradan Seferihisar’da alayı bekledik. Ama o buraya gelmedi Sökeli grubundan olan sonra burada nüfus memurluğu yaptı Mehmet. Rumca bilirmiş. Biz Karacaağaç Belenbaşı Buca tarafından Çeşme’ye yöneldik. Asıl adı Mustafa. Yakacakmış. Hamit Efe halk için çalışan dürüst bir efeymiş. Etrafa gaz tenekelerini sıralamışlardı. Çakırbeyli köyünden Piç Ali. “Ey!” . Hatta top mermisinin bir tanesi trene denk geldi. Koca bir fırka. Yunan çekildikçe biz takip ediyorduk. Bizim buraları çeteler baskı ediyormuş. Yerli Rumlar kaçtı. Buraya ilk defa Çolak İbrahim grubu girdi. Dediği yer ve zaman doğru. Hamile rahimini süngüleyen askerdi. Bunlar köyü yaktırmamışlar. Nasliçli Malik. Yörük Ali grubunun içersindeymiş. İplerle. rezil ediyormuş. Ulan Hasan sen ne arıyorsun burada. Ama bir tanesi dahi sağlam değil. Torbalı’da bağların içinde öldürdüler. Benim atıma iyi bak. Teşhir ettiler. Dağ taş tam teçhizatlı asker. buradan Yörük Hasan efeyle zıt gitmişler. Cephenin bozulduğu duyulunca bizi her tarafta topladılar camilere doldurdular. Saffet Hoca. Yangın yapan Yunan fırkası. Diğeri Bağırsakçı Ali. Hepsi süvariydi. Fırkamızın merkezi Hortuna idi. Piç Ali de Yunan kaçarken öldürülüyor. Derelilerin Niyazi deriz. Almaya geleceğim. Bu sefer çeteler başladı Gurgur Dağı tarafından ateş etmeye. ( Salih Tünaydın) (Mehmet Taşkın. Hamit Efe. Cumalı Köyü. Kemal’i de böyle yapcaz. Girit’ten buraya gelmiş. Burada çete yok. aykırı gitmişler. Seni filan yerde kıstırmıştım. Yörük Ali de geldi Hortuna’ya. Her taraf silah. Buradaki çetelerle de savaşmış. Yunan köyü ateşe verecekmiş.Bizim ev yakın.O zaman bir manga askerle evlerine gönderdiler. Burada pamuk hanı vardı. Bir öksürük oluyor. Ateş başlayınca gavurlar bir telaşa düştü.Hamit’i vurmuşlar. O da Yunan’a baş kaldırmış. Yanında yandaşları da varmış. Kayıntam vardı. Bir miktar para istiyor. Yakıp çekiliyor. 15’ lik. Bazıları cami duvarından atlayıp kaçtı. Bu Ertuğrul Camii’ne 124 kişiyi doldurdular. Karakızlar’dan Ali Bey de Yunanlılarla düşüp kalkıyordu. Çırpköy ile Arslanlar arasında bekliyorduk. Amcam . O günü hatırlıyorum. Mekanizmasını atmış. Yakacaklardı. Süvari Hasan’ı tanıdığı bir gavur görüyor. Köyü yakmaktan Saffet Hoca kurtarmış. Aynı üç gün içinde Torbalı’ya da toplamışlardı. Gezdirdiler. Siz yaşarken nerdeydiniz. Bu insanları eli kolu bağlı yakmaya utanmıyor musunuz diyor Süvari Hasan. Yörük Hasan: “ Dayı. Gavur diyor ki seni bir askerle eve göndereyim diyor. Atını bırakıp kaçabilmiş. O bir kahramandı diyor. Yunan taraftarıydı. Üç tane topu vardı.” Hamit’i öldürdük. Çırpıköy ‘de Arıkbaşı’nda yaktılar. Biz İzmir’e girmedik. Albay Çolak İbrahim’i görüyorduk. Siz çeteye ekmek veriyorsunuz diye. Gazi’ ye. Dirmilli Ahmet Çavuş. Cennet yengem ekmek ediyor. Sonra biz Kuşçuburun’da iki gün kaldık. Biz kapıdan o telaş anında kaçtık. Çete değil. Hamit Efenin selamı var. Bir araba üzerinde dikeltmişler. At Yunan subayını eline geçmiş. Görüyorum.

bulmuşlar. (Şevket Önder. Yörük Hasan ito tayfasındanmış ( Külhanbeyi. Hamit para ister mi? Yörük Hasan kendi yiyecek. Benim efemin (ağabeyimin) anadan kardeşi Yörük Hasan. 1950 yılından sonra ortaya çıkmış. yatak aralarını Hamit ararlarmış. Yörük Hasan uyanık bir adammış.” diyor. 1337 doğumlu. Birisi Hasan’ın biraderi Hüseyin. Yörük Hasan telâşe düşüyor. Burada Mehmet Çavuş derler. Alasıya buraya kaçırmış. Uzun yıllar dışarıda durmuş. Hüseyin. (Fevzi Lütfü Taşkın.Babamı yanına almak istemiş. İbrahim’in anası. Yörük Hasan bu ödülü alalım diye öldürmüşler. Yunan askerleri evin etrafını sarmış.” diyor. Hamit beşiğe sığar mı? Genellikle yalnızmış. Hasan vurmamış. Çakırbeyli’den Piç Ali. Hamit atın boynuna sarılmış. Hamit varken hiç bu tarafa geçmemiş. Çiğneye çiğneye öldürmüşler. Hamit vurulduktan sonra Arıkbaşı köyünden çete Çerkez İlyas buralarda bir gecede dört kişiyi öldürmüşler. Baba ayrı. Yunan askerleri buraları gelir evleri basar süngü ile her tarafı. İstanbul mu Konya mı o taraflara gitmiş. Hamit’i bizim Akkaya’nın arkasında vuruyorlar. Katır sırtından indirmişler. Onun çeyizlerini dahi almışlar. Hamit dürüst adammış. Yunan jandarmaları gelmiş. Bu subayı vuruyor. Hamit böyle şeyleri sevmezmiş. Hamit pantolonunun söküğünü dikerken Piç Ali vuruyor. Hasan’ın biraderi varmış. 1952 doğumlu) Benim büyüklerden duyduklarım şöyle. (Ahmet Özer. Cesedi dağdan katır sırtında indirmişler. Yörük Hasan kardeşi öldürüldükten sonra köyden gitmiş. Efe’yi çok seviyorlarmış. 1949) Binlerce dedem Ahmet anlatırdı. Efe’nin vurulduğu yerlere gidiyormuş. Dağkızılca’ da karakolu basıyor. Yunan askerleri “ Biz bunu dağ parçası sanırdık “ diyorlar. Karaot. Bunu Yunanlılar zannedermiş ki dağ parçası. Hamit benden para mı ister diyor. 1932) Dedem Şakir’den Hamit ile ilgili şeyler duyardım. Yunan askerleri hayvanın sırtından indirirken kıpırdamış.Ben o adamı hatırlıyorum. Ben duymadım. Buradan Yörük Hasan varmış. Yunanlılar peşine düşüyorlar. Ben atmadım Ali attı. Para aramaya geliyor derlerdi. Çakır Ali’nin anası.Adamlara o kadar korku salmış ki beşikte dahi ararlarmış. Dedem söylerdi. Para ararken karıların adamların üstüne çıkmışlar. Ölüsünü getiriyorlar. Onda hapsaneye girmiş. Hamit atı gezdirivereyim demiş. “İtoğlu it kereta! Parayı kendisi yiyecek. Yaşlılar söylerlerdi. Çalının arkasından biri çıkacak gibi. Köylüler duyuyor. Kimse tanımasın diye Kafasını sarmış. Hamit’in kardeşleri İzmir’de takip etmişler. Abim Hasan’ı çok sıkıştırdım derdi. Sinek köy camii önüne getirmişler. Dağkızılca köyünde bu bölgeyi kontrol eden karakolları varmış. Bizim İbrahim tanımış. Sinekköy) Hamit Efe başıymış. İlkindi zamanı mavzer atılmış.Kendini unutturmak için. Onların yanında Helvacı’dan Sürsalan Cemali varmış. Piç Ali vurmuş. Yunan süvarisi Hamit arıyormuş. Hamit bizim eve gelmiş. benim amcamın oğlu. Bu ev kahveymiş. Karaot köyü basılmış. Amcam Yörük Hasan için . Kurupınar’da vurulmuş. Nişanlısını kaçırdığı zaman bizim eve getirmiş. Ve dağa çıkıyor. Onun yanına katılan buradan Yörük Hasan. Onu suya yollamışlar. Kurşunlamışlar. Koca Ethem’in babası.Hamit’i bilirmiş. 50-60 yılları arası köye gelip gitmeye başladı. Evdekiler atın kıçına bir değnek vuruyor. Buraları terk etmiş. Hamit buraya dedemin yanına gelirmiş. Hasan Karşıyaka’da duruyordu.parayı nerde bulcam? O bana yollasın. (Durmuş Dayan.Hamit kimseye eza cefa yapmamış.Birden evden 134 . Dedem vermemiş. Ürkek bir adamdı. Bir tavşan gibi. Bir çama kama ( hançer) ziplemiş (saplamış) o çamı arıyor derlerdi.O karakolu birden fazla bastığını duydum. Amcam . Sofu dayı. Hamit öldürülünce meydanı boş bulmuşlar. Ayakkabıları burada kalmış. Buralara gelir giderdi.Ondan sonra Yunan’a teslim etmişler. Ama Hasan o an orda. Sonra Yörük Hasan gidiyor. Karaot köyü . Ben değilim ben size yakalatayım demiş. Yunan askerleri daha ölmedi diye ürkmüşler. Hamit buralarda kötülük yapmamış. Hüseyin’i Hasan’ın kardeşi diye öldürüyor. Devamlı tedirgindi. Hamit’in vurulduğu duyulunca bütün millet ağlamış. Ama Sürsalan Cemal’ den başka bir de Çengele’den biri varmış. Dağa çıkması handan Yunan subayının atını alması. İncedalan bir delikanlıymış. Bu köye geldiğinde ben görürdüm. Oralarda arıyormuş.makbul sayılmayan) Birkaç yerde böyle yapmışlar. Hamit’i vurmuşlar. Deveci İbrahim derler . Yunan askeri öldürüyor. İkisi bir Piç Ali ve Yörük Hasan öldürüyor(Hamit’i). Yunanlılar Hamit Efe’nin başına ödül koymuşlar. Hamit’i çok severmiş. Dağa çıkardı. Ama amcaoğlum İbrahim tanımış.

Kurşun atmışlar ama vuramamışlar. Kültürlü adamdı. Bir Yunan askerini çeşmenin başında vurmuşlar. 1921 doğumlu) Ben daha önceki yıllarda il genel meclisi daimi encümen üyesi iken heykelini yaptırmak istedim. Yunanlılar 120 kişiyi içlerinden babam da dahil gazla yakmak istemişler. Köyü bunlar yakacak rezil olacağız dermiş. (Ali Can Zıh. O anda Keçiköy’ün öte taraflarındaymış. Langırdak Şükrü’nün evi. Hamza Ali Ağa (Çetin.Çakırbeyli’deki namussuz kançıkladı. Bunu kayıpederimden duydum. Haliloğulların Süleyman (Cerit). Demek kadın o taraflarda olduklarını biliyormuş. Ben ufak çocuktum. Hamit’in vücudu çok tüylüymüş.Hayır yaparmış. Yunan jandarması büyük bir ev var. Yunan’ın geçeceği tek yol varmış. Kayınpederim anlatırdı. Halk arasında ismi çok anılırmış. Helvacı köyü. buranın ağası Ali Bey varmış. Sanki atın üzerinde insan yok şeklinde çıkmış. Köyde çocukları toplamışlar camiye. Burada Yunan karakolu varmış.Cemali’ye “ Ülen çocuk seni ben çok seviyorum. Buralarda çarpışma yapmamışlar.Vatansever adammış. 1926) Büyüklerimizden Hamit’in iyi bir efe olduğunu görüldüğü yerde cavurların korktuğunu söylerlerdi. 1928) Hortunalı Hamit’in arkadaşı bu köyden Sürsalan Cemali’ymiş. Yunan askerleri çok korkmuş. Yunan zamanı devamlı buraya geliryormuş. Kabakdelen. 135 . Dürüst. (Mehmet Ali Can. Bir de Tekke’den Sarı varmış. Ben onu gördüm. Ama Keçiköy’de olmuş.1933) Çete Hamit.büyüklerden duyardık. Bunları köyün ileri gelenlerinden . 1335) Yunan zamanı Hamit gelir. Karakuyu. Hamit’in tüyleri dikilmiş. Sevilmeyenler Karadiş. Sanki canlanmış gibi. Dedem öyle anlatırdı. Kadınlara kızlara mezalim. öldürdü. Kayınbabamı öyle çok severmiş. Öküz arabasının önüne karakolun önüne getirdiler geldiler.1977 yıllarında. Gökoğlan İbrahim Dayı (Balcı-Dağdeviren). Yunan askerlerinin bir anlık şaşkınlığından kurtulmuş. Hamit çok iyi biriymiş. Getirdiler gelmişler. Hamit öldürüldüğünde Yunan askerleri emin olmak için türtmüşler. Yakacaklarmış. Cemali’yi Hamit babasının elinden alıp gitmiş.Çok arkalıymış. (Mehmet Esen Kalkan. Gelin Yunanlılar çocukları yakacak diyor. Ben de yaptırmak istedim. Çekemiyormuş. Bütün Yunan askeri ondan korkarmış. Pusuda 14 Yunan askeri kayıp veriyorlar. Devrini almaya gittiğimde. (Üzeyir Yiğit. Helvacı köyü. İstanbul’dan araba aldım. sayılıyormuş. Onlarla buluşurmuş. Havaliyi sindirmiş birisi. Halk tarafından seviliyormuş. Hamit’in haberi olmuş. Onlarla anlaşırlarmış. Türtesiye ceset kıpırdamış. Görenlerin ödü patlamış. Orayı tutuyorlar. Ormanköy. Birkaç el etrafta silah atmış.Pantolonun söküğünü dikerken öldürmüş. “Bunları (Yunan askerleri) temizliyevereyim mi?” dermiş. (Ömer Uçar. Subaşı. Oradan çağırıyor. Buranın ağası idi. Babam Rumcayı çok iyi bilirdi. Aydın’da bütün efelerin heykelleri var. Ondan dinledim. Kim köyde erken çıkıp işine . Yunanlılar Keçiköy’ü basmışlar.tarlasına gitmek isterse yakalayıp dövüyorlarmış. Yunan askerleriyle. nerden geldi?” diye büyük tahkikat yapıyorlarmış.yıldırım gibi çıkmış. Yunan karakol komutanına ben İstanbul’da rastladım. Gelirmiş pencereden Ali Bey’e. Yunan işgali devamlı mezalim. Sarılarak. Yukarı köylere buradan geçermiş. Bunu sadece kayınbabam söylemezdi. Hamit’i vurmuşlar. Köylüyü sıkıştırıp: “Çete Hamit nereye gitti. Çalışmasını millet takdir edermiş. Cepte taşıncak bir şey olsan seni cepte taşırdım “ dermiş. Öküz arabasının üzerinde ölüsünü gösterdiler. Ethem Ağa oğlunun birinin adını Hamit koydu. Yunan askerleri bunu bildiği için her gün sabahleyin köyü etrafını çeviriyorlarmış.Güç). Yunan subayları korkmuşlar. Hamit’i herkes severdi burada. Buradaki arkadaşlarından bilgi alıp sohbet edip gidiyormuş. Benim kayınpederim olur. Olanlardan alırmış olmayana verirmiş. Hamit Efe’nin öyküsünü bundan 30 sene evvel ( 1977) Yörüklerden Faki dayı vardı. Hamit örlü adammış.Hamit’in mert olduğunu duyardım. Mola İbrahim Efendi de çok methederdi. Ali Bey aman elleşme. Kızanlarımın içinde en çok seni seviyorum dermiş. Hamit . vatanperver bir adammış. Buradaki arkadaşları Paşa (Acar). Kızan olarak. Bunları temizlersi. Arkadan yine gelir dermiş. Orada duruyordu. Köyden bir kadın kızanlara haber vermiş. Dolaşıyor geliyorlar. Çerkez İlyas. Bilgili adammış.

Dur diyorlar vuralım. yakıp yıkıp geliyor demiş. Subaşı. 1939) Babam 1312 doğumluydu. Yunan yakmış. Baskı yapıyorlarmış. Ahmetli. 136 . Dağda pelit yimişler. (Ramazan Gülten. Dağlara kaçın demiş. Giritli Osman ben sizdenim. Onu çekilen Yunan askerleri öldürmüş. Ormana atın kendinizi diye uyarmış.Yunan arındıktan sonra memleketine geri gelmişler. Hiçbir huzursuzluk çekmemişler. Yeniköy’e girememiş. Kadın bacanın içine saklanmış. Burada yerli cavurlar varmış. (Melek Dinçer. Kendisi kurtulmuş.Ahmetli) Yunan cephesi bozulunca buradaki Yunan zabiti köylüyü uyarmış. Söyle halka kaçsın. Uzun Durmuş’un evini Yunan askerleri basmış. babam 96yaşında öldü. O bahsederdi bize.Kendini bildiriyor. Yunan çekilirken annemler biz gidiyoruz derlermiş. Yunan zamanı birisi inek satarsa haberleri olurmuş. Bir sağmal inek 6 sarı lira. Kimin cavur kimin ne olduğu belli değil. Getir parayı. Bina yıkıldığında bodrum katından bir sürü insan kafası iskeleti çıktı. Orada bir gece kalmışlar. Celal Bayar’ın . (Mustafa Cerit.15-20 sene cami yanık durdu. Kaçtım. İnek sattın. Biri dermiş bunu vuralım. Çok çektik derlerdi. Çocuklarını Yunanlılar öldürmüş.Kayınvalidemin anası (Kuru gelinlerden Emine) bu Yunan demiş çocuğu düşürtmüş. Antalya’ya göç etmişler. 1337. Sağlık. 1931) Büyüklerimden Çirkince’den gelen Rum çetelerinin eziyetini duydum. Annem kucağında bir çocuk bir de yanında. O anlatırdı. O çaltılar (dikenli çalı) o kürler (dikenli böğütlen) bana pamuk gibi geldi derdi. Köyü yakmış. 1938) Annem 108.Yeniköy’e gelmiş. İstanbul’a gezmeye gelmiş. Yörükçülük yapıyormuş. (Osman Çelik. Köydeki arkadaşını uyarmış. Bize anlatırdı. Çeteler gelir ellerinden mahsüllerini ( buğday) alıyor. Bacanın içindeki duvarda çivilere tutunmuş. Çok rezillik çektik. Köyde çetelerin adamları varmış.Kabri cami avlusundadır. Bunu ben evlatlık yapacam demiş. Yunan çekildikten sonra geri gelmişiz. Bizimkiler oradaymış. Maden ocağına gitmişler. Gebe bırakmış. Rumların haberi olmuş. O komutan buradan bir kadını yoldan çıkarmış. Bülbüdere’den Uşaklı İsmail vurucu kırıcı bir adammış. Komutanın adı Konkunaki. çocuklarını Yunanlılar öldürmüş. Beni cavur götürdü. 50 kadar sığır evde.Ailemi otele bırakmıştım. Hanım Torbalı Subaşı deyince sormuş kimlerdensin hanım İbrahim Çavuş’un kızıyım.Yunanlılar yakmış. Bazı Yunanlılar Subaşı’nın kadınları ile evlenmişler. derdi. Elif diye birisi. Korkularından kadınlar ses edemezmiş. Yerli cavurlardan hiç zarar gelmemiş. Bizi dövüyorlardı derdi. Ancak Yunanlılar. 1929 . Yunan buraya çıktığı zaman tüm Yörük obası (Karatekeli) İtalyanlara sığınmışlar. Sakın köyde durmayın. Kayınbabam çeteler öşür alıyordu. paralarını alıyormuş. Zabit Giritliymiş. Ağlaşa ağlaşa gitmişler. Yunanlılar öldürdükleri insanları bu bodruma atmışlar. Nerelisin diye. Anlatıyor.Kadınları korkutuyorlarmış. Tak tak tak. Soygunculuk yaparlarmış. Fırında 8-10 ekmek kalmış. Ben Türk’üm diyor. Arnavut Dudu teyze vardı. Caminin bahçesine gömmüşler.Elimizden her şeylerimizi alıyorlardı. Arap Ahmet’in kardeşini (Nedim) Yunanlılar öldürmüşler. Koca Ömer diye birisi cavur sanmış. Onlara bilmem ne cavuru derler. Çocuklar ağlaştığında diğer komşular Yunan çocukları duyacaklar diye saklandırırlarmış. Çocuklar acıkınca ağlaşmışlar. Diğer asker benim çocuğum yok . Bayağı komşularmış.Bir kişi ormana gitmemiş. Ellemiyorlar. Bunun üzerine halk köyü boşaltmış. Köyden Giritli Osman’ı Arapkahve’ye kadar götürmüşler. Subaşı Kooperatifi’nin eski binası Yunan karakoluymuş. Başkan Muzaffer’in anasıydı. Bizim hanıma sormuş. Yunanlılar uyuyunca köye kaçmış. Demiş beni çok iyi baktınız. Kim yapar bu vahşeti. Yunan çekilirken köyde Kopçasız lakaplı birini öldürmüş.Galip Hoca olarak Yeniköy’den Hafız Ali’nin yanına geldiğini duydum. O zaman evler sazdan. Ben Ahmetli’den geldim diyor. Köye geldiğimizde cami ve evler yanıktı. Ahmetli) Yunan zamanı ben Antalya’da doğmuşum. Onlar anlatırdı. Çeteler zeytinyağını kızdırmışlar Tulum’dan Miri nenenin göbeğine dökmüşler. Kanı hala üzerinde duran tahra çıktı. (Mehmet Kahraman. Köyü yakmış. Akşam çete gelirmiş kapıya. Afyon bozuldu demişler.

Rum komşusu subaya bu taraflarda domuz çok.Ali Bey hem Yunan tarafı hem de Türk tarafı. astarına koymuş. ( Hüseyin Yılmaz. Siz ne yapıyorsunuz demiş.Rumlar bizim rahatımız da bozulacak derlermiş. Sağ ayağının çizmesinin içine. Arıkbaşı ve Çırpıköy’ de milleti camiye doldurup yakmışlar.Hamit’in kızanı ya. Casim bir gün köyde kalıyor. Köylüye güttürmüşler. Birisi daha insancılmış. Nenem Yunan askerlerini görünce tüfeği atıvermiş. Buradan Kopçasız öldürülmüş. Hamit çetesi madeni basmış. Nerde bulacağını biliyor. Giritli kurtulmuş. Yunan geldikten sonra işleri bozulmuş. Oraya buraya saklanmış. Rum komşusu Yunan subayına Rumca bir şeyler konuşmuş. Çeler Sami Ağa’nın ağılını basmışlar. Hacı Seyfittin’e söylüyor. Şehitler. Çeteler köyü basmış. Babamları öldüreceklermiş. (Abdi Doğan. Soygunculuk yapmışlar. Arapkahve’de kamp kurulunca kaçmış. Sandıkları açıyorlar. Ellerinden almış. Ordan buradan koyun toplamışlar. Rum komşu binbaşıya bunun kadar namuslu adam bu köyde yok demiş. Dövüyormuş. Buradan kinle gidiyorlarmış. 1337) Hamit bizim eve gelirmiş. Başlamışlar işkenceye. “Sağ ayağının 137 . Yunan karakolu Ali Bey’e bir mektup göndermiş. Biz gidiyoruz. Babamgil Arslanlar’dan geliyormuş. Açıyorlar kasayı. Köylüden bıçakları dahi toplamış. Hamit Casim’e: “ Ne var . Köyü Hasan Çavuşlardan İbrahim basmış. koşmuş. Rum’un en ihtiyarında silah omzunda. Aslanlardan Recep Ağa’nın evini basmışlar. Arapçı) Yunan süvarisi köye gelince köyde kimse kalmamış. “ Hamit’e tedbir al. Köydeki arkadaşı Gacarların Casim varmış. Sami Ağa koyunun başında . 1923. Yunan’la işbirliği yapanlar Yunan’la beraber kaçmış. Sağ ayağının astarın altında Yunanlıların kağıdı var. Geri vermiş. Çengele. Dağdan karakola ateşe tutuyor. Şehitler) Yerli Rumlarla iyi geçinmişler. Babam anlatırdı.”demiş. Köyde Yunan’la beraber işbirliği yapanlar varmış. Kaçarken Torbalı’nın ileri gelenlerini toplamışlar. Paraları almış. Ben öldürürüm sizin adamlar beni tutar demiş.(Mehmet Cerit. Köyden yerli Rum komşusu gelmiş. Yunan çekilirken köyü yakmış.mermileri köy dışındaki damlara saklamış. Yunan karakolu köyde varmış. Casim’e de Yunan jandarması tutmasın diye bir kağıt vermiş. Bir şey yok. Kaçarlarken bu hayvanları da bırakıp kaçmışlar. Casim’e Hamit’i öldürür müsün?Öldürürrüm demiş. Bak şurada şu kadar çalkanık buğday var. Köyde Yunan karakolu varmış. Bunlar Karhat’tan(Gökçen). Zaten Yunan buraya çıktığında yerli Rumlar başlamışlar söylenmeye. Tire tarafından silah sesleri gelmeye başlamış. Çapak’tan Ethem. Yeniköy’den kendilerine sıkı (kurşun) atılınca burada Türk askeri var diye köyü aşağısından doğru geçmişler. nenemden duyardım. Ahmetli. Eğerci) Annemden. Bir oğlan çocuğunu götürmüşler. Köyde yerli Rumlar varmış. Domuza attılar demiş. Bin tane koyunu var. Kimin neyi varsa bildiriyormuş. (Cevat Güven.ne yok Casim?” diyor. 1932. Biliyorlar ki bir gün bunlar gidecek. Halbuki burada iki tarafta geçinip gidiyorlarmış. Rum kadınları kaçıyormuş. Babamlar ovada darı ( mısır) suluyormuş o an. Hamit Sağlık’ta Yunan karakolunu basmış. Şimdi Süleyman dayının evlerinin olduğu yer. Sadece bir dolma tüfek bırakmış. Yunan bize bir ekmek çakısı bırakmazdı derdi. Kaçmaları çok acayip olmuş. Yunan’ın zararı köye olmamış. Casim’e dikkat et. Ertesi günü Dernekli ‘de dağda Hamit’i buluyor. Yerli Rumlar da kaçmışlar. Köyden Kör Osman bunlara yataklık yapıyormuş. (Mehmet Alkan. Bunlar bizim rahatımızı bozacaklar diye. 1932. Kalanı da bırakırlar mı? Bırakmazlar. Dönersek birazını bize verirsiniz. Torbalı’da tren hattını çeteler yolu açmış (bozmuş) Trenden inip kaçmışlar. (Cemali Aslan. (Adlarını söylemek istemedi) Bunların bazısını çeteler öldürmüş. 1934) Yunan zamanı Yunan askerleri burada keçi pınarında maden ocağı işletiyorlarmış. Bunun anasını babasını çeteler öldürmüş. Karakızlar’dan Ali Bey varmış. Kızı Rakibe. Yunan kaçıyormuş.Yunan askerlerini öldürmüş. Yunan binbaşısı tüfeği kokmuş. Tüfek patlayınca Yunan askerleri bizim eve her taraftan çevirmişler. 1933) İhtiyarlar burayı Yunan’ın işgal ettiğini fazla eziyet ve ızdırap çektirdiklerini söylerlerdi. Babam mavzerleri. Yunan işgalinden en çok yerli Rumlar rahatsız olmuş. Çırpıköy’den Mercanların Ali. Ali Bey. Köyün en zengini Sami Ağa. Kemal’in askerleri geliyor demişler. Annem orda.

babam köyde muhtarmış. Helvacı’dan Sürsalan Cemali. Evlerde kimse yokmuş gibi görünürmüş. Çalı kakıcı değilmiş. Mezarı sağlık ocağının olduğu yerdeydi. (Naim Özkarademir. Amcamı Dağtekke’de Kocabıyık’ın evinde vurmuşlar. dermiş.Burada Rumlar varmış. Gezdirmişler. Yunan çekilirken köylüyü camiye doldurmuşlar. Kıbrıslı Mustafa kesmiş. (Veli Koç. Tren burada kalmış. Fakirlere diyormuş. Yıllar sonra buradan kaçan Rumlar burayı ziyaretye geldiler. Yunan çekilişinde demiryolu bozulmuş. Arabanın üzerine bağlamışlar. Kalan paralarını arıyorlar diye duyduk. Casim ben sene ne yapayım diyor. Çakallar. Alemin malını karıştırma demiş. Köylü ne yapsın. Dernekli) Sarı Efe Mehmet.Bunu Hamit duymuş. Vuran Pomak Topçu Süleyman. 1920. (Yusuf Karadayı . Sabri dayıya bu işler ödünçtür ödünç demiş. Yunan geliyor dedemin evini yakıyor. babamgil Hamit’in adamları. (Ahmet Yılmaz. Ali Bey milletin malını zapt edermiş. Çeteler kaçmış. Biri de gidip Karakuyu’daki Yunan jandarmasına haber vermiş. Köylüler kaçan yerli Rumların evlerini hayvanlarını yağma yapmışlar. Camiden kaçan doğu kısmında bir bakla tarlası varmış. Gurk tavuğun altındaki yumurtayı dahi almışlar. Bir kurşun çekip öldürüyor. Hamit burada Burunsuz Esma diye bilinen birine gelirmiş. Gidiyor Ali Bey’e. Kıbrıslı Fevzi Çavuş varmış.” Çıkartıyorlar. Çeteler dedeme yemek yemeye gelmişler. Korkudan tapuyu verirmiş. Vurulmuş. Hamit Yunan’a tavkırırmış. Yunan askeri gelirmiş köye. Karakızlar’dan Hidayet Bey’in babası Ali Bey birisine para veriyor. Kaçan bir Rum. Baskıyla istediği paraya elindeki malı alırmış. (Veli Ayaydın.Yunan kaçarken tüfeğini alan .Vurduruyor. Oğlananası) Yunan işgalinde babamlar Kütahya’ya göçmüşler. Düğerlik) Dedem Kırışık Mehmet o vakit köyün zenginlerindenmiş. Bunlar köylülere zarar veriyormuş. Bakıyorlar ki Yunan komutanlığının kağıdı. Torbalı) Yunan askerleri evlere dağılırmış. Sakın malınızı satmayın. Gaz tenekeleri dahi hazırmış. Yunanlıları berbat etmesin diye Hidayet Bey’in babası vurdurmuş. Düğerlik köyünde evinin üstünde çarpışma olmuş. Hamit fakiri gözeten biri. 1336.Bir gavur kıstırmışlar. Hamit Efe’den çok korkarlarmış. İnsanlar Kaplancık tarafından kaçmışlar. 1927. Herkes bakla tarlasına saklanırmış. Hamit Yunanlıları berbat ediyormuş. Nikol da Zeytinköy’den adalara ulaşmış. Arıkbaşından İlyas.. 1939) O zamanki durumda cepheye para toplayıp Yunan askerleri ile çarpışırmış. Teşhir etmişler. En çok korktuğu Hamit Efe. (Halil İbrahim Duma. Hemen bırakıp gitmişler. İşgalde burada adliyesini dahi kurmuş. Tedbirli dur. 1954. Nahiye’den (Dağkızılca) bekçi gelmiş. Kaldırıyorlar. Kilisesi vardı. Birkaç kurşun atmış. Gece oldu mu evlerde lambalar yanmazmış. Geliyorlar. Yunanlılar bunları sık sık rahatsız edermiş.tahrasını alan Torbalı’ya Yunan öldürmeye gelmiş.1929 . Yunan askerine yataklık yapan da varmış. Karatekeli aşireti. Kırışık Mehmet’in evini yakmışlar. 138 . Babam mühürü (istifa) atmış. Bir tepeyi zapt etmiş. Öyle kurtulmuş. Siz çetelere yataklık yapıyorsunuz diye her gün karakola görünmeye gidermiş. Vurduran Dağlı Emine. Yumurta alırlarmış. Yataklık yapanlar Gökçen Mustafası. Diğerini de zapt etmeye uğraşırmış. amcam olur. Yunalılar gelirmiş . Kızılcaova’ya göçmüş.çizmesini çıkar. Aşiret milletine pek zararı olmamış. Taban astarını kaldırın. Git Hamit’i vur diye. Annem anlatırdı . Ahmetli) Tepeköy’de eşkıya fırıncı Abbas Akeren babaannemin babasının göbeğine kızgın zeytinyağı dökmüş. Çengele’den Nalbant İbrahim. Nikol köylüyü uyarmış. Köyde askeriyeye yardım toplarmış. Ödemiş tarafından gelenler ilk Torbalı’ya girmişler.

Hamit’in Aydın koluna bağlı olduğu apaçık. Uyarıyı dinlememiş. Sarı Efe’yi de öldüren kişi. Aydın’dan 90 atlı gelip Pomak’ın evini basmışlar. Herkes korkuyor. Yanına bir arkadaş almış Bunu alma demişler. O dönemde Kabakdelen Hasanlar.Çete Hamit yakalıyor bunu. Ölüsünü görmüş. Burada söyleniyordu. İbrahim Korucu. Evini yakmışlar. Ama ellerinden kaçırırız diye işkence ile orada öldürüyorlar. Buraya Certoğlu mevkiinde kömür ocağında işkence ile dağda öldürüyor. (Halil Akkeçili. Bunlar birlikmiş. Yunan askerleri kadınlarla dalga geçiyorlarmış. Hemen tekrar dönüyor. Kölemen’in karısı eski usullerle çamdan akma ile yarayı iyileştirmiş.Dürüst bir efe olduğunu söylerdi. Hamit köye namaz vakti gelmiş. Üç ay Aydın mapushanesine gönderilmiş. Çatışma olmuş. Sarı Efe’yi. Tekbir alıyor tekrar namaza duruyor.1940 .Aydın Yörük Ali koluna bağlıymış. ( Ziya Arun . Bu asker yaralı olarak Yörük çadırlarında Kölemen’e sığınmış. İbrahim. Asker iyileşince Aydın’a ulaşmış.Kavakalan) Korucu ailesi Hamit’in adamı. Parmağında altın yüzük varmış. Hamit . Hamit Efe Topçu Süleyman’ı Kurt gediğinde tuzağa düşürüp temizliyor. (Kemal Korucu.Bu işi bitireceksin demiş. Osmanlar Çınardibi) Hamit adını çok duydum. Kavakalanı) Hortunalı Hamit iyi adammış. Üç ay burada çadırda kalmış. (Ramazan Türkoğlu .Rahmetli nenem yunan gardiyanınına para yediriyor. Burada Hamit’in yüzbaşı veya binbaşı olduğunu duyuyorduk. Sarı Mehmet kapıya doğru dönmüş.Kaçırıyor. (Şerif Akkeçili. Dereköy muhtarı (Sığırtmaçoğlu)Yunan taraftarıymış. Hiç mani olmuyormuş. (Enver Kavaklan .(Abdullah Fırat. Namaz bitmiş. 1934. Bu işi sen takip edeceksin diye. Rahmetli dedem Nazır Mehmet orada keçi çobanı. 1932. 1951) Atalarımızdan duyduğumuza göre Kovanlık denen yerde yemek yerken askerler baskın yapmış. Süleyman köy bekçisi imiş. Pomak’ı (Topçu Süleyman) yakalayamamışlar. Çınardibi) Hamit’len dayım ve korucu İbrahim. (Saffet Çoban. Topçu Süleyman’ı vurdurmuş. Burada da adamları varmış. 1936 . Alıyorlar bu adamın cesedi karşıdaki dağa götürmüş. Ölüsünü çakallar yemiş. Gemikaya mevkiinde. Çerkezlerden (Arıkbaşı) çete İlyas diğer çetelermiş.1958) Eski zeybek mezarı Kurupınar denilen yerde Hamit’i öldürüyorlar. Dernekli) Hortunalı Hamit’i halamın kocası Mustafa Ali Şahinol anlatırdı. Osmanlar) Hamit iyi arkadaşmış. 1338. Hamit’in adamı yemek yerken adamını öldürüyor. Mezarları dahi orada duruyor. Buradan Topçu Süleyman vardı. Yakalıyorlar. Etrafı sıkıştırıyor. Karadiş . Mamut dağında korucu Süleyman tarafından vurulmuş. 139 . Burada köy meydanında idam edeceklermiş. Bunu anlatırlardı. Süleyman’ı Yunan karakoluna gönderiyorlar. Gerisini Hamit Efe’ye havale etmişler. Görevi Hamit Efe’ye bırakıyor. Dernekli) Karısı ile arası açılmış. Hamit çetesi ile beraber gelmiş. Topçu Süleyman dağda asker soyarmış. Bir bakmış ki Hamit pürsilah kapıda. İyi biriymiş. Keçiköy altında Yunan askerleri ile çarpışma olmuş. Hamit ve adamlarını Kurt gediği dediğimiz yerde pusu kurduruyorlar. (Ali Yoldaş. Namussuzluğu sevmezmiş.1340. Birkaç el silah atılmış. Bir numaralı Yunan taraftarı. Adamını Deli Süleyman’ın vurduğunu söylüyor. İki kişi şehit düşmüş. Aydınlı bir asker terki silah etmiş. Çetesi caminin kapısında toplanmış. Bunu büyüklerden duyardık.İbrahim Çavuş arkadaşı. Köydeki arkadaşıymış. 1939. babam Mehmet Korucu. Nenem rahmetli durumu Hamit’e anlatıyor.Sanki dağda vurulmuş gibi. Pusuya düşürür üstündekileri soyarmış. Babam İzmir2den silah ve cephane ile Karpuzlu (Canlı) istasyonunda Yunan askerleri tarafından yakalanmış. Parça parça etmiş.

Ayşe Hanım. Küçük Mehmet’i gönderiyor. 1927. Dedem zor getirmiş. Manavkovanlığı’nda Yunan askeri ile çatışma olmuş. Öldürmüşler. 1940. Bunu giderken yolda hallet. Amca amca vurulmuş.” diyor. Rumca bilen bir Giritli varmış. (Yılmaz Oral. Bazı zenginlerden para toplayıp oraya aktarıyormuş. eski Yörük Hüseyin Efe varmış. Dağa çıkıyor. 1937. Olmuyor. Amcam öz teyzemle nişanlıymış. Köyde bir düğün oluyor. (Durmuş Ali Şenel. Bunları anneannemlerden duyardım. Bunların içinden sana şu adamdan zarar gelecek .anlatırdı. Taşlıoğulları’ndan. Nasıl düğüne girecek. Gök Mehmet derler evinden yemek alırmış. Yukarıdan Süllüler evine İtalyan bayrağı asmış. (Halil İbrahim Akkavak . Kadını kurşunlamışlar. Babam Yunan askerini öldürüyor. Tekrar geri dönüp kendi çetesini kurmuş.Kimse anlamamış. Kardeşi feryat figan etmiş. Hatta babası tütün parası almış. 1937. İkisini de bağlayıp öldürmüşler. Amca dut ağacına asar gider oradan alırmış. Yardım edenler Bekçi Raşit. Keçiköy) Yunanlılar Halil’in Mehmet’i dövüyorlarmış. Öldükten sonra köy köy gezdirip teşhir etmişler. (Nevin Oral. Bülbüldere) Uşaklı İsmail babam olur. Keçiköy’den ( Balcılar) Deli Ağa’nın evini. Buraya yanındaki adamlarla Aydın’ın Karacasu’ya gidiyor. ---------------------------------------------(İrfan Çoban. Amcamın mezarını getirmişler. Büyük amcamın milli mücadelede Kuva-yı Milliyeye yardım ettiğini duydum. Kadın zarı (çarşaf) giymiş. Yazbaşı ) Hamit çok cesur. Bunları hem abim anlatırdı hem de Kazım Dayı (Kanyılmaz). Hamit’e diyor ki. Yunan tebasına geçen bekçi Arif Kahya varmış. Onu görmek istiyor. O gece babasının evini basıp onun dahi parasını almış. Amcam Yunan zamanı dağa çıkıyor. Bizimkiler Fransız tebasına geçmiş. Ondan Hamide oluyor. Hamit amcam vurulunca İzmir’den kalkıp buraya amcamı vuranlardan öç almaya gelirken Kısık tarafında Yunan askeriyle karşılaşıyor. 30 Mayıs 2007 140 . Yunan rahatsız etmesin diye. Hamit babamın çete arkadaşıymış. “Bak gençsin. Dağtekke’den biriyle -Nazlı ileevleniyor. -------------------------------------------01 Haziran 2007 (Rıza Oral. Yörük Ali bu taraftan böyle bir gencin türediğini duyuyor. Keçiköy) Yunan zamanı Kabadelen çetesi .1929. Mezarlıktan amcamı getirememişler. İkincisinde vurmuş.(İbrahim Şenel. İki kişi ölmüş. Benim adım Yunan zamanı Yunanlılar tarafından vurulan Rıza. Hortuna) Ben Kara Hüseyin’in oğlu Tahir’in torunu Hamit Efe’nin yeğeni oluyorum. Dernekli’den Karadiş. Hoşuna gitmemiş. Orada vuruluyor.Amcamı arkadaşı silah temizleme bahanesi ile vurmuş. Çeşme başında çatışma olmuş. köy camisini yakmışlar. Davet ediyor.Bıraktırmak için uğraşıyor. Rumca bilen. atik ne zaman nerede olduğunu hiç belli etmeyen biriymiş. Ayşe Hanım veremden ölüyor. Hasan Çavuşlar’da İbrahim Efe.bizim başımıza bunlar geldi diye. Bir süre Çerkez Ethem’in yanında kalmış. Çakırbeyli’den Piç Ali. Sen dua ettin . Sonra askere topladığı anlaşılmış. Hamit tabii tecrübesiz. Arkadaş vurulur mu? Ve aynı adam Hamit’i vuruyor. Biz çocuktuk . Yazıbaşı) Kara Hüseyin Tahir’in torunu. Bazı kişilerden yardım toplarmış Önceden bilinmiyormuş. Benim adımı vermişler. Çetelere ekmek veriyorsunuz diye. Sen anlamazsın. süt annesine gidermiş. Hamit Kuvay-ı Miliyeye alıp yatırırmış. Hem kardeşini döve döve hem de kardeşini kuşunla öldürüyorlar. 1945. Bülbüldere) Yunan giderken bu caminin imamını alıp gitmiş. Buradan arkadaşı Küçük Mehmet. Düğünde gitmiş yanına oturmuş. Bir iki hafta orada yatmış. Amcam devamlı Yunan askeri ile çatışırmış. Yörük Ali haklı çıkıyor. Köyün muhtarıymış.Birincisinde silah çaktırmış. Versin parayı diyor. Arif Kahya Yunan taraftarıymış. Bundan dolayı zenginler rahatsız olmuş. Deli Ağa. Ayşe’ ye benziyor diye Feda Hanım’ı vermişler.

Recep Ağa’yı kaç sefer bastılar. Sigaranın dumanını kadının birinin burnu almış. Sonra evine gönderirdi. Taşkesik’te Yunan karakolu vardı. Yunan askerini öldürdü. Gördüm. Topları Fetrek Çayı’na kurdular. Babam bizi orda buldu. Saliha derlerdi. Bir Arap kurtuldu. Yunan subayı bir hafta kullanır sonra askerlere verirdi. Ayakta dikelterek.(Zehra Dinçer. Çerkezlerden Uzun Musa idamdan üç sefer almış. Türk bayrağının çekilişini de gördüm. Birisi de diyor ki Halilbeyli tütünün kokusu burnuma geldi. Bir gün bütün köyün erkeklerini topladılar. Ateş İbrahim. Yunan takibi Hamit’in peşinde. İnsan ölüsü kokusu olduğunu sonra öğrendik. Hamit zaten durmazdı. Babamın parasıyla yiyecek giyecek almışlar. Asker buraya geldi.Kızın ölüsünü canavarlar yisin diye orada bırakıyor. Hamit Halilbeyli tütününden sigara sarmış. Hamit’in atını 141 . İp ellerinde yürü diyorlar. Daha sonra Yunan çekilince köye döndük. Osmanlar’dan Akçocuk arkadaşı. Hamit efeliğe çıktığında adı çok konuşulurmuş. Bu kızı Yunan çekilince amcası Sevdiye’nin Halil . İki kardeşti. Dedem de avluda. Hamit Efe buralarda oturuyordur. Yanından at demiş. Hasan 40 tane kahve yap. diyor. Karargah burasıydı. Çete köydeki evi bastı. Yunan demiryolu boyunca kaçıyordu. Biliyorum. Karnını doyurmuş. Kadınlar kızlar bir görsek dermiş. Yakan Yunan jandarması. Aradan bir süre geçti mi tekrar asker gönderir. Hamit Kırlıların İbrahim’in kız kardeşi ile evliymiş. Kızı kullanırdı. Orada üstümüze elbise verdiler. Kadınların konuşmasını dinliyormuş. Komşunun kızını aldılar. 1328 doğumlu) Köyde Hamit Yunan karakolunu bastı. Bunlar seni aldatır demiş. Düğüne geldi . Hamit çeteydi. Kadınlar da karakolun önünde. Kıymetli eşyaları kırmışlar. Süvari askeri. Hiç kimsenin burnunu kanatmadılar.Saliha’yı Başpınar’da tüfekle öldürdü. Dağtekke köyünden bizim köye gelirken üç kadın odun yapıyormuş. Hepsini dayaktan geçirdiler. Arslanlar. İzmir’de Urumkuş sokağında ev tuttuk. Yani 40 adam varmış gibi. demiş. Yunan’la şimdi kardeş diyorlar Yunan’la hiç kardeşlik olur mu? Yunan bayrağının indirilişini ben gördüm. Hiçbir karıya kıza bakmazmış. Yunanlılara karşı çeteydi. dışarıdaki arkadaşlarıma diyor. Köyde anası babası olmayan çok güzel bir kız vardı. Birisi Yörük Hasan diğeri de Piç Ali. Adı kapansın diye öldürmüş. O zaman gördüm. Öldürselerdi korkmazdı. Kadının birisi aşağıdan Hamit Efe yakışıklı bir delikanlıymış. Aylarca kokudan geçilmezdi. Bizimkilerden de ölen oldu. Aşağı köyleri yaktı. Bunun üzerine Yunan evlerimizi yaktı. Üç ay dahi durduğunu bilirim. Köyde Koca Haşim. ( Hüseyin Kölemen. Köye Yunan jandarması gelirdi. Dedemden biraz ekmek ve zeytin istemiş. Vurulan orda kaldı. Su getirirdik. Torbalı’ya dayım Mehmet Kemal’in yanına gittik. Yalnız bir efeydi o. Ayakta ip bağlı yörünür mü? Yörü dayak. Davranmayın yakarım diyor. Yunan çekilirken Fetrek Çayı’nda büyük çarpışma oldu. Dedem de babamda temiz delikanlı derdi. Marmaraç Dernekli) 03 haziran 2007 Babam Karadiş’in yanında kızan. Arap’ı bilirim. Yunan bölük bölük demiryolu buyunca gelirmiş.Çapak’tan Kahveci Hasan bana anlattı. Hamit Efe dinleyip duru. Hortunalı Hamit’i bilirim. Malanda Yaylası’nda yakalamışlar. Hiç toplanmadı bunlar. Takip askerleri Çapak’ta Hasan’ın kahvesinde otururken Hamit kapıdan içeri giriyor. Dedem kendisini hemen saklamış. Ayaklarında ip bağlı. Hem kendisi hem askerler. Bir o kaçmış. 1928. Ama para çetesi değildi. Dedem bu adamları beğenmemiş. Yanına aldığı arkadaşı ona hinayetlik yaptı. Hakaret yapmadıkları kalmadı. İlyas vardı. Elini kolunu bağladılar. Üst tarafta çalının içinde oturuyormuş. Yunan da öldü.İpi çekerlerdi. Hasan kahveleri yapıyor dışarı çıkıp döküyor. Hortuna’dan gelin aldılar. Bu zamana kadar efe görmedin mi? Eli kabaklı hoca görsün onun yüzünü diyor. Yunan kaçarken Arıkbaşı’nda bir sürü insan yaktı. Yunan gidişi biraz kıpırdadı buralarda. Geceleri askerler Hamit basacak diye karakolda yatmazlarmış. Evimizden görünüyordu. Çok eziyet yaptılar. Biz önce Karakızlar’a kaçtık. Dışarıya çıkarıyorlar. Etraftaki çalı diplerinde yatarlarmış. Ama ne dayak. Birer gece birer gece askerleri everirmiş. gelse de görsek diyor. Her taraf ceset. Hamit kimseden korkmazdı. (Rasim Şekeroğlu. Hamit Efe kadınlara görünmeden dereden köye dutun dibine varmış. Hamit’in ölüsünü kağnı arabası ile götürmüşler. Muhtarmış. Sarı’yı karısı Topçunun Süleyman’a vurduruyor. Evine silahlı asker gönderirdi. Biz askerlere sakalık yaptık. Hamit dayı aldatamazlar . Çırpıköy’ü yaktı. 1330) (19 Temmuz 2007) Yunan’ın buraya geldiğini bilirim. Kokudan geçemezdiniz. Bize zarar yapmadı. Çürüdü gitti. Hamit’in arkadaşıydı. Yunanlı gitti. Bir süre sonra adam almış yanına. Dağkızılca. Gündüzleri dağda geceleri bir kenarda yatardı.

Evi yakıyorlar. Ali’nin Mustafa amcası varmış. Kendi gelini haline sokmuş. İbrahim Kahya’nın evini bombalamışlar.” diyor. daha yeni doğum yaptı diye onları geçiştirmiş. Analık kızını almış başka yerde saklanmış. (Feridun Akdoğu. Ethem sonra şöyle demiş: “ Ben onlara Eşekçi Veli’ye gönderdiydim. Dedemin durumu çok iyi imiş. Hamit’i (Yörük) Hasan vurmuş. Yunan’a yaranmak için ben vurdum demiş. (Necip Ünal. Ali’nin babasını öldürüyorlar. Ethem’in babası Denizli Çal’dan. 1932.Kabakdelen ayrı çete. Yunan karakolunda su yokmuş ona su taşıtırlarmış. Analık anlatırdı. Nasıl aldattıysa bilemiyorum.” dermiş . Hamit’te asla öyle bir şey yok. Git geri ver. Benim amcam varmış. Ethem. Babam kabul etmemiş. Eşe’yi çocuğunu bir de Ali’nin biraderlerini. 1930 . Hamit babamdan bir şeyler sorarmış. Yunan kaçtığında karakoldaki telefon santrali Dernekli’deydi. Ekinlere hayvanlarını salmışlar. Köyü alan talan yapmışlar. 1930. Onunla haber göndermişler. Biraderi Hacı Ahmet derlerdi. Amcam olsun babam olsun çok temiz çocukmuş. Köy dağılmış. Ali’nin babasının yüz verdiğini bilirmiş. Akşamüstü Yerlikaya’da kurşunlamışlar. Biz ötekilerin hepsini öldüreceğiz. Kendisi de oğlu da ölmüş. Subaşı’ndan Durmuş Ali arkadaşı. Sonra Ali’yi Yunan tarafı aldatmış. Nasıl öldürelim?” diyor. Ethem Ağa da içinde. 1959. çocukları var. “Bu çocuğu şımartmayın. Biz Durmuş Ali ile bundan 50 sene evveli bir yerde çalıştık. Dedemi öldürmüşler. O Kaçmış. Aman oğlum ellemeyin o benim gelinim demiş. İbrahim Kahya söylememiş. Hamit’i öküz arabasının üstüne 142 . Kendini kör kuyuya atmış. Onu bile bıçaklamış. Buradan geçerken babamın yanına bir uğrarmış.Ben Veli Dayı’ya değil öteki Veli Dayı’ya göndermiştim. Yunan askerine gelinim hasta . Çeteler öldürmüş.bakan kişi. Çete arkadaşı Sürsalan Cemali varmış. Hamit’in karısını arıyorlarmış. Parçalamışlar. Yanlış gitmişler. Keçiköy’de Arap oğlu Şuayip. Ali eve altın eşya getirdiğinde benim analık: “ Götür götür. Çakırbeyli) Piç Ali’nin hanımı Ayşe (Eşe) benim analık olurdu. (Veli Başarır. Onların evini basıyorlar. Sağlık’tan İbrahim Kahya Cellat gölü’nün balığını satın alır.” Bunu babamdan duydum. Saipler’den dedemi Babuşoğlu Veli Ağa’yı öldürmüşler. Bu çocuk başıma bela olacak. Yunan’la ilgili bilgi alırmış.Dirmil) Dirmil (Korucuk) köyünde Hamit Ağa yatağı imiş. Babam diyor ki “Gel bak. kucağına bir küçük yastık vermiş. Ona (Ethem’in babasına) yardım etmiş. Dedem merhametliymiş.” demişler. Ali köyde birkaç kişiyi bıçaklamış. Buralarda evleri basmaya başlamışlar. subayın elinden silahını almış. Gelenler Ali’nin amcalarını öldürüyorlar. Hamit. Çaybaşı) Büyüklerimiz Hamit’in ismini söylerdi. Ali dermiş: “ Amcan bana çok kızıyor. En düzgün olan Hamit Efe’ymiş. bir kenara çekil. Mehmet Hasırcı bana anlatırdı. Ali biraz hareketliymiş. Yunan kaçarken Ali’yi Torbalı’da öldürmüşler. Be küçüktüm annem anlatırdı. (Hüseyin Karakuş. Delikız Yunanlılara müzevirlik yaparmış. Büyükleri anlatırmış. Anamı ve çocuğunu öldürmeye buraya geliyorlar. Ormanköy) Benim annem vardı. Kimin canını yaktın da aldın bunları. Helvacı) 03 haziran 2007 Babam Hamit’in asker arkadaşıymış. Onu da komutan sen bunu işemişsin köpürüyor diye dövmüş. İçlerinde Çapak’tan Ethem de varmış. Yunan köyü basmış.” demiş. “Öldürün bunu. Bunlara Böcanlı sülalesi derler. 1938 . Sağlık’ta Yunan oturuyormuş. Karakolu basacağız diye. Çaybaşı’nda demiryolu kenarında karakolu varmış. Buraya geldiğinde Hamit’i iyi ağırlarlarmış. Ali bu sefer Yunan’a çalışmaya başlamış. Ali’nin amcasını öldürüyorlar. Babama çok dağa çıkalım diye söylemiş.(Piç) Ali’yi de almış. “Ah ulan yapamadılar . Mehmet Hasırcı suyun içine işemiş. Gelenler Ethem Ağa’nın adamları. Ali onlara durumu anlatırmış. Kış günüymüş. Kız kardeşini de öldürmüşler. Keçiköy’de karakol kurmuşlar.” dermiş. demiş. Düğünlerde hadise çıkarırmış. Köyden bir yaşlı kadın alnını çelmiş. satarmış. Yunan köyde camide yatık kalmış. Kabakdelen zenginleri soyarmış. Kırk tulum peynir varmış evde. (Yıldız Özcan. Askerler kurşunlamış.” Gelenler Mustafa’ya : “ Sen çocuklarını al. Hamit buraları korumak için buralardan arkadaş almış. Öyle kurtulmuş.

Bir ara Yunan’akarşı grup oluşturmaya çalışmış. Yılan gözlü insanları makbul saymazlar. Aynı canlı gibi. Yunanla düşüp kalkan kendi öz kardeşinin kızını Boyalığa (Dağkızılca köyünün kuzeyinde bir mevki) götürüyor.Biraz önce atını gezdireyim deyen adamdı. 1335) Burada Yunan’la düşüp kalkan Saliha’nın kardeşi Safiye olacak. Karakol iki defa yer değiştirmiş.Afyon cephesi bozulunca bunlar farkına varıyorlar. Karakol ilk kurulduğunda evlerdeki silahları toplamışlar. 15 Mayıs’ta İzmir’e çıkıyor. Kürt Hasan. Silahlardan beş-on tanesini ayırıp saklamış. Yunan subayı bunu görünce Rumca :. Hamit’ten ayrı bir kafile. Köyde bekçi. böyleyim. 1932. Torbalı’da Hamit’i öldüreni yakalayıp öldürüyorlar. Sabahleyin Yunan askeri karakolun penceresinden keyfi bir kurşun çekip O’nu da orada öldürüyor. Gidiyor Yunan hükümetine haber ediyor. Yemen Süleyman. Karakolu beş on gün evvel Tepeköy’e kaldırıyorlar. Alelacele evine götürüyorlar. Ahmet Ağaların oraya çeteler basmış. Mezarının sağlık ocağının olduğu yerde olduğunu söyledi. tekrar canlanacak diye ödleri koparmış. Yunan nöbetçisini vurmuşlar. Hamit’in cesedini Torbalı’nın içinde beygir (at) arabasının ön tarafına oturtup bağlamışlar. Kurtuluyor. Mert adamdı. Yunan subayı kahvedekilere sormuş: Hamit nerde? Kahvedekiler: . Yunan’a karşı olduğunu göstermeye çalışıyor. İzmir’e inelim.” diye cevap verince bana : “Hamit’i tanır mısın ?”diye sordu.Atını dolaştırayım. Ahmet Ağaların evi Yunan karakoluna yakın. Çakırbeyli’den Piç Ali pantolonunu dikerken kancıklayıp vurmuş. dermiş. Gelin gezdiriyorlarmış.” dedi. Yunanla beraber kaçarken İzmir Başoturak’ta kendisini bizim köyden birisi tanımış. Yunan köyü yakarken Hakkı Dede diye biri vardı. Arka bulamamış. Hâlbuki o bir numaralı Yunan taraftarı. Kendini affettirmeye çalışıyor. Düğünü varmış. Hortuna’dan Kara Hüseyin’in oğlu. Yunan bu sebepten köyü yakıyor. Hamit vurulunca cenazesini o yıkamış. 38 ay sonra Yunan denize dökülüyor. Yunan İzmir’e çıkmış. Yunan subayı Hortuna’ya gezmeye gelmiş. Hakkı eni oğlu 17-18 yaşlarında bekar delikanlıyı ve bir de kadını vrup öldürmüş. demişler. Aşağı yukarı bir hafta sonra buralara geliyor. Bundan hayır gelmez. (Hulisi Demirtaş . Çok kurnazmış. İzmir’de Araphanı varmış. İki evliydi. Araphanı kahvesinde otururken bunları Giritli Ömer görmüş. Çeteler diyor Araphanı kahvesinde oturuyor. Babam Arabacı Osman. Pehlivan Mustafa. Kollarını kazıklara bağlamışlar. Genci öldürüyor. Yanan yeri söndürmeye çalışan delikanlı suyla söndürmeye çalışanakurşun çekiyor. diyor. öldürüyor. Gezdirmişler. bir gezelim diyorlar. Bir haber almışlar. O defin ettirmiş. Sonra mübadele esir karşılığı geri gelmişler. diyor. Bunlar da Yunan’a karşı çeteler. Geliyor Yunan jandarmaları bunları topluyor. Bunu öldürün. 143 . Karadağlı’nın yetişkin bir oğlu varmış. Dambaşında (taş evlerin toprak olan üst bölümü) yatarmış. Burada Eski Cavur diye birisi varmış. (Ömer Aydın. Duyuşumuza göre Hamit dürüst adammış. Teri soğusun deyip alıp kaçmış. Karaot’tan Kabak Hüseyin vardı. Hamit fırlayıp : . Gözleri yılan gözlüymüş.. Giritli Ömer’i elleyen olmadı. Ben. Hamit biz buralardayken sağken korkmayın. Başçavuş dedi ki: “ Yunan zamanı benim babam Torbalı camiinde imammış. sandalye ile linç edip öldürmüş. Senden ne çekti bu millet diye bağırmış.Bu yılan gözlü. “ Torbalılıyım. Babam söylerdi. Bak bak Yunan taraftarı değil diye. Orda öldürüyor. Ömer Ağa (Özyurt) anlatırdı. Yunanlılarla çok kavga etmiş. Piç Ali’yi. Aslen Kayserili. Yunan jandarması evin etrafındaki çalılara gaz döküyor. Dedemi öldürmüşler. Zeybek Mehmet. Asıl zararı bizim köylü ondan görmüş. Birisi Hacı Kamil’in evi. Şu an evi yıkıklık. Babamlar elbiselerini silahlarını dağda bırakıp saklamışlar. Çok cesurmuş. Kabak Hüseyin Rumca biliyormuş. Aman elini ayağını öpeyim. Hade Girit adasına sürgün. Büyüklerden duyardım. Çelik İbrahim. Giritli Ömer’in kardeşi. Esas Yunan taraftarı Giritli Mustafa varmış.Bunun üzerine etraftaki esnaf sopayla.bağlamışlar.” dedim. Giritli Ömer Yunan tarafına çalışıyormuş. Babam da çeteciymiş.. Yunan jandarmaları canlandı.Dağkızılca. Ben şöyleyim. At arabası yürürken hareket ettiğinde ceset de hareket edermiş. Tam karşıdaki pencereden Ömüroğlu’nun karısı kadını da pencereden olan biteni seyrederken bir kurşunda ona çekiyor. Hamit ölünce eşkıyalar basmış. Oradan Atina’ya. Bizim başçavuş herkese soruyordu: “Nerelisin?” diye. Ben “Kuva-yı Milliye zamanında öldürülmüş diye duyardım. Çapak) Ben Bayburt’ta askerdim.

çocukken anlatırdı. Kaçınca karısını oğlan kardeşi aldı.” diyor. 1329. Yunan bir bayrak asardı buraya. Macır Süleyman evine gelmiş. Dedem yok dedirtmiş. onu almaktan vaz geçiyor. Irzına geçmişler. Dedem : “ Hamit beni affet. Yunan tarafı oldu. Canlı) Dedem Sarı Mehmet olur. Çocukları Diner soyadını kullanıyor. Dağlı Emine’nin yanında bir ay kadar ya duruyor ya durmuyor. Helvacı’dan Sürsalan Cemali’yi. Bizi ellemesin diye. Muğlalıların Seyit Ahmet. Yunan buraya çıktığı zaman dedem Hindistan’dan esirlikten daha yeni gelmiş. Çağırtmış. Dağlı Emine daha sonra 3. Macır Süleyman : “Biz geldiğini gördük.” Kara İbrahim buralarda çetelik yapmış. Kapıdan kafasını çıkarınca mavzerle vuruyor. 12 yıl askerlik yapıyor. Adı Hayriye imiş. Bunlara Yunan dokunamamış. Çocuğu olmadı. “Macır Süleyman” derlerdi. Arkadaşı vurmuş. üç erkeği öldürmüş. Yunan kaçarken kaçtı. Ölüsünü dağda çobanlar bulmuş. Haziran ayı imiş. Zevkine öldürmüş. Yarısı İzmir’e yarısı Gümüldür’e. Sarnıç tarafından. Yunan’la düşüp kalkan köyden Giritli Süleyman. Tırmık yaparken Yunan atlısı asker Krikor diye biri gelmiş. Yunan askeri kaçarken Mersinli Kahve’nin altında Yunan askeri bir gece geceliyor. Hamit. Oraya. Dağtekke’ye korkudan çıkmazmış. Gavurlara tercümanlık yaparken gavurlaştı. Onunla ikinci evliliğini yapmış. 1941. Dedeyanı deriz. Yunan geldiği zaman. (Osman Kutlu 1940 ) Hamit buraya geldiği zaman dedemle Halil Erbay’ı yanına istemiş. Nenem Hanife’yi Sarı dedem bırakmış Marmaraç’ta.Ecinli Hüseyin.” demiş. Hortuna altında vurdular. Hep kadınlar arasında konuşulurdu. Demirciköy. Tarlada ekin biçip deste çekiyorlarmış. Kaçırmışlar. Dedemi Kavakalan’dan (Çınardibi) Macır Süleyman’a vurdurtuyor. “Kapıdan baksın. Orada duruyormuş. Yine buradan Hüseyin Çavuş’a da gelirdi. Belenbaşı’nda yedi kadın üç erkeği orada öldürüyorlar.(Hasan Uysal. Yunan zamanı evine İsmail Efendi ve Hacı Fettah İtalyan bayrağı çekmiş derler. 144 . Dağlı Emine kalkıyor başka bir adam sevmeye. (Münire Kutlu. Yoğurtçular’dan Necibe’yi de dağa kaçırmışlar. Dedemi kapının ağzına yığıyor. Yunan askerleri Yoğurtçular’dan dağa kadın kaldırdı. Keçi güden çobanları zevkine karı kocayı vurmuş.” diyor. Çolak İbrahim’in ordusu ovadan geçti. Hamit’in Yunanla çarpışması Dağkızılca’da oldu. Yunanlı bu kadınların içinde çok güzel bir kız varmış. Dede Hüseyin. Anam Hatice anlatırdı. Kadının adı Araplı Peni’nin imam nikahlı karısı Necibe. Yunan yedi kadını. Başka bayrak çektin mi o devletin tabiiyetine geçmiş oluyormuşsun. Demirciköy’den Seyit Ahmet’e geldiğini söylerlerdi. Kağnı ile. Yatakları buradan Delibozuk Ali. “Askere genç gittim ihtiyar geldim.5 adamla daha evlenmiş. Muğlalı soyadı. Sürsalan Kör Cemali diyor ki Sarı gibi adamı bir ayda vurduran beni ne yapar diye. Irzına geçtikten sonra kadını bırakmışlar. (Şefika Küçüksolak. Deli Ağa derlerdi. 1926) Çocukken duyardım. 30 sarı liraya. Dağlı Emine’yi amcaoğulları (Dağtekke’den Kırlılar)dahi sevmezdi. Dağtekke’den Kırlıların Dağlı Emine dedemi Dağtekke’ye çağırmış. Bekir emmilerimin evlerinin yanında evleri varmış. Dağlı Emine ayarlamış. Karacaağaç) 02/08/09 Hamit’i burada(Karacaağaç köyü) gördüm. dedeme: “Bana kızanlık yapar mısın?” diye soruyor. Bir daha kadını aramamışlar.

Türk tugayı. Tugay 25 km. Kunehon” bölgelerine yaklaşıldı. 1V. 340 bin kişilik bir Çin kuvvetinin “Mancuruya” hududu boyunca sığınak yapmış olduğu Kuzey Kore kuvvetleri arasında bazı komünist Çin birlikleri bulunduğu Birinci Kolordu cephesinde ise 30 bin kadar düşman kuvveti olduğu öğrenilmişti. Tugay. 8.Ordu kuvvetlerinin gayesi “Mancurya” hududu olan bir umumi taaruza 24 Kasım günü sabahı başlamıştı. karargahlık ve geri kademe halinde 2’ye bölünmüştü. Kore Tümeni keşif kıtası tarafından kovalanan bir kısım komünist kuvvetlerinin Teogu’ya saldırması ihtimaline karşı hazırlıklı bulunması hakkında bir emir alınmış. Keşif ve taramalar yapıldı. Tugayın kuzeye intikali elindeki vasıtalara ve tümence sağlanan araçlara göre tertip edildi. Bu maksatla birinci Tabur. Taegu’dan Kunuri’ye hareket: 20 Ekim . Kunuri Muharebeleri: (26 Kasım. Knesong. Bazı haritalarda “Chotan” yerine “Tongjannı” yazısı mevcuttur. 14 Kasım’da tugay 25. 08-17 Kasım 1950’de 25. bir ön heyeti tertiplenerek 9 Kasım’da sevk edilmiştir. 2. Bu görevin tugayı müstahkem vazifelere alıştırmak maksadına matuf olduğunu bilahere öğrenilmiştir. 25 Haziran 949 günü Kuzey Kore komünist orduları baskın şeklinde bir taarruz ile Güney Kore’yi istilaya başladılar. Tümen’den tugayın “Kunuri” bölgesine intikali ve orada kolordunun ihtiyatına girmesi hakkında emir alındı. B. Bu devrenin önemli olayları: . Bazı mülahazalar dolayısı ile alay karargahlığı lağvedilerek. Türkiye’den getirilen Amerikan tipi silah ve vasıtaların kadro noksanlarını kısmen tamamlamışlardı. 04-27 Ekim 1950 günü saat 22 ‘de 18.M. Kolordu’nun ihtiyatı olarak toplanmış bulunuyordu.Tabur ve alay muharebe gurubu adıyla vasıflandırılan tugayın büyük kısmını birbirleriyle irtibatı ile ayrı bölgelerde vazife aldı. Türklerin Kore’ye ayak basmaları tarihine kadar devredeki hareketin başlıca safhaları.Birleşmiş Milletler teşkilatı meseleye el koydu. Amerikan kolordunun ve yakın mahiyeti Kolordu komutanının davetine icabetle Taegu’ya kolordu karargahına gidip dönmüşlerdi. Birlikler “Coton. Amerikan kolordusuna bağlanmıştı. piyade taburları doğruca tugay komutanlığına bağlanmıştır.7 Aralık 1950 ) 26 Kasım 1950 günü Türk Tugayı “Kunuri” civarında 1. “Munsunni” yerine “Kunuri” kuzey batısındaki “Chotan istasyonu” civarında toplanıldı. Mütearruz Kuzey Kore’ye karşı diğer devletleri çağırdı. Bu taarruza doğruca genel karargaha bağlı olan Kore yarımadasının kuzey doğu köşesinde bulunan Amerikan kolordusu iştirak ediyordu. Kolordu karargahlığına bir irtibat subayı Kurmay Yüzbaşı Hakkı İnceoğlu 03 Kasım 1950 günü Kolordu merkezi bölgesindeki iki tümen ve dokuz Amerikan piyade alayı 145 . 24-25 kasım günleri tespit olınan günlük hedeflere varılmıştı. 3. Düşman ve dost durumu hakkında şunlar biliniyordu. Tugay birlikleri bir kısmı motorlu araçlarla mütebakası (geri kalanı) trenle 10 Kasım’dan itibaren nakle başlanmıştır. Kolordu Komutanlığı’ndan Taegu’nun güney bölgesindeki 2.Muhtemel bir muharebe vazifesine hazırlık olarak tugay toplanma bölgesinde kuzey doğuya giden yollara istikam bölüğü ve keşif takımı vasıtası ile keşif edildi. Buraya intikalini 23 Kasım günü tamamlaması gereken tugay vahit ve tertip edilen kamyonların yeterli sayıda ve zamanında verilmemesi yüzünden.KORE’DE NASIL Anlatan:Ahmet Balkı SAVAŞTIK? Türk Tugayının Kore’ye ayak basması tarihine kadar olan devrede Kore’de cereyan eden harekete kuş bakışı bir nazar. Toplanma bölgesinin değiştirilmesi üzerine. bir eğitim kampına misafir edilmişlerdi. tamamının toplanması 26 Kasım tarihine kadar sürmüştü.25 Kasım 1950. Amerika bilfiil müdahale etti . Birliklerdeki ve şahıslardaki büyük ağırlık muayetindeki eşya ayrılıp “Kunuri” kasabasında bir depoda toplanmıştı. Davete icap eden ilk 16 devlete mensup silahlı kuvvetler peyderpey harekete katıldılar. Taegu’daki şehir içinde başlıca silahlı kuvvet olarak Türk tugayına alarm verilmiştir. Tugay “Musanni” bölgesine intikali hakkında alınan emir üzerine. kademe Kunuri’ye naklolunmuştu. Bu devre içinde Tugay 18. Bu devrenin başlıca meşguliyet ve hadiseleri şunlardır: Birlikler Teoka’dan ayrılış tarihi olan 10 Kasım’a kadar eğitimle meşgul olmuşlardı. trenle “Teoka şehrine” nakledilerek. 18-20 Ekim günleri “Pusan şehri” limanına karaya ayak basmış olan Türk Tugayı. genişlik ve 50 km derinliğinde bir saha içinde yol ve köprü emniyeti tıkama mevzileri işgali ve bu bölgede bulunan kominist çetecilerin temizlenmesi görevi verildi. İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonlar teslim olunca evvelce Japon hakimiyeti altında bulunan Kore’de Japonlara karşı savaşmış olan Amerikalılarla Rusların kontrolü altına girmişti. tümenin emrine verildi ve tümenle irtibata geçildi.

Tabur sabaha karşı 10. bir piyade takımı kuvvetinde saat 09. Bu vazife 6001 rakımlı tepe “Sochond” 5400 rakımlı tepe “Hongdogn”u ve “Vovvon” bölgelerinden başlıca istikametleri kapatmak sureti ile yapılabilirdi. Fakat tamamının buraya dönüşü gece yarısını buldu. 2.” Durum hakkında fazla aydınlanmak mümkün olmamıştır.00’te tugay komutanı ve yakın yardımcıları kolordu karargahına davet edilmişti. Durumun öğrenilmesi üzerine daima pasif kalmış ve kendisine verilen vazifeleri muhtelif bahanelerle yapmaktan kaçınmış 146 . Türk Tugayı’nın bu yolla haraket ederek “Tokehon’u” işgal etmesini ve iki tümenle irtibat sağlanmasını ve burada kuzeybatıya geçen yollar emniyet altına almasını emretmişti. Bir bölge için sırt edilen mahsuru da ihtiva ediyordu.30’da hesap ve tahminler hilafına yürüyüş kolu ileri kısmı henüz o sarp araziden çıkmamış iken kolordu komutanlığından telsiz ile “Chonksonni” 5710’ rakımlı tepede bir alay düşman bulunduğu. 27 Kasım 1950 günü yapılan ileri hareket o gün belki de malum sarp araziden çıkar çıkmaz düşman ile çatışmak ihtimaline göre düzenlenmişti . kuzeye ve güneye karşı kapanması halinde bir emir almıştır. Taburlar) bir tank takımından mürekkep top taburu henüz tugaya katılmamıştı. Orada Hunghank bölgesi ise çok sarp ormanlık ve kısmen motorlu olan birliğin açılıp yayılmasına gayri müsait idi. bu baskında ağır zaiyat vermiş ve dağılmıştır. O gün saat 14. hareket kabiliyetini kaybeden keşif kıtası. kısmen yaya olarak “Tokehoni” istikametinde tahrik edilmiştir. Ancak sol kolun takip edeceği yolla ileri sürülmüş keşif kolu.şoseden sağ kol olarak o sabah erkenden ilerlemeye başlamıştır. ancak saat 15. Bu tabur. Buna göre takviyeli 2 Tabur ana yolu 4-5 Km. Yine “Khın” Çinlilerin savaşa katılacaklarına ihtimal verilmediği bilahir anlaşılmıştır. ve 2.00’de gelmişti. Kore Rok Kolordusu geriye çekiliyor.muharebe idare yerleri ziyaret edilerek. Kolordu komşu emri vermişti. taburu kuzey kanadından çalışmasından ve başka bir kolun köyün 2 Km kuzeyinde geçen yolla batıya doğru bazı hareketlerinin yapıldığı haber alınması üzerine.Bölük’ün cephesine gitmiş olan Amerikan müşavir grubundan Albay “Kombi” farkına varmadan düşmanın az evvel çekildiği yere gitmiş ve yakından ateşe maruz kalması yüzünden o civardaki bir kulübeye sığınmıştır. Tabura 3 bölük takviye edilmiştir. Saat 14:00 sıralarında muharebenin cereyan tarzını görmek üzere 10. bölüğün cephesinden kendini gittikçe arttırarak göstermeye başlamıştı. Tugay Komutan Muavini Albay Celal Dora emrinde bir motorlu keşif kıtası takımını.00’te şoseye çıkabilmişti. Silah sesleri üzerine birliklere alarm verilmiştir. bir silah takımı ve iki piyade taburu ( 1. Çok isabetli olduğu ve tugayı mutlak bir imhadan kurtaran kararın tatbikine geçildi. Topçu erkenden “Dovvu mahrici” yakınında mevzilenerek o sıra çıka gelen topçu uçaklarının verdiği gözetlemelerle ve mutabiken ileri sürülmüş. Bölük) düşman baskısına ve taarruzuna maruz kaldı. Çünkü kuşatılmak istemeyiz. daha doğusunda kalarak doğuya.00’de artçı olarak kalan mürettep keşif kıtası ve mütabiken daha ileri karakol bölüğü (10. Bu şehri almak üzere muharebe edeceksiniz. Bu kolordusunun sağ yanını tehdit etmektedir.Bölüğün sağ ve solunda mevzilinerek muharebeye girmiştir. hemen hareket etmemiz çok mühimdir. Bir muherebe grubu teşkil edilerek toplanan kamyonlarla kısmen motorlu. Ancak bir bölgede tertiplenmek için zaman kalmamıştı.Süvari Tümeni “Sunehon” bölgesinde yarın sabaha kadar toplanabileceğinizi sanıyorum. bazı bölüklerin bazı mevzi şeklinde geriye alınmasını emretmişti. Grubun vazifesi “Choyanmyon” bölgesine kadar gitmek ve burada tugayın mutabaki kısmının yanaşmasını korumak ve keşif yapmaktı. Kolordudan ikmal edilen kuvvetli telsiz arabasının arızalanarak yolu tıkaması yüzünden. 06-26 Kasım 1950 günü saat 11. Fazla olarak mevcudiyeti haber verilen düşman varlığına karşı tugayın gerisinde açık kalacaktı. Albay Dora 6.00’den itibaren birlikler Vovvon bölgesine toplanmaya başlamıştır. kuzeyinden geçen yoldan sol kol olarak tugayın diğer muharip birlikleri . Bölükler arasında boşluklar olması sebebi ile grup komutanı. Burada bizzat 9. Düşmanın 3. Bu suretle başlayan “Voyvon” muharebesinde bitayette tazziki hasseden 10. Grup ileri kısımları ile emredilen bölgeye sat 21. “Tokehon” şehri düşman tarafından kuşatılmıştır. 04-26 Kasım 1950 günü saat 15. gözetleyiciler yardımıyla piyadeyi desteklemeye başlamıştır. bir istikam takımı. Bunun üzerine muharebe gurubu komutanı sol kolunda sağda şoseye alınmasını emretmişti. 3. muharebe durumu hakkında izah alınmış ve zayıf düşman kuvvetlerini kırarak ilerlenildiği öğrenilmişti. Kolordu emrinin aynen tatbik edilmesi sorumluluğunu yüklenmek sureti ile tugay komutanı “Vovvon’a” dönülmesi ve bölgede vazifenin yazılması kararını verdi. Bu emir ile “Kunuri istikametinde ileriden kapatılmasının kastedildiği anlaşılmaktaydı. Mevcut yolların hepsinden faydalanmak düşünülmüştür. bölüklere yaptırdığı taarruz ve süngü hücumu ile düşman doğu kuzey istikametine 3 ve 4 km geriye atılmıştır. Bilahere sabit olan saat 17.00’da geriye gelerek yolun bir yerde kaybolduğunu söylemiştir. taburda kuzey batı istikametine tahrik edilmiş ve bu 2 taburuda sevi idaresini Albay Celal Dora Deruhte eylemiştir. ve 7. “Kore 1. 3. Ordu komutanı.Tabur ve Top Taburu ve uçaksavar bataryasının intikali gece yarısını bulmuştu.

Bugünkü muharebe baskınına ugrayan keşif kıtasındaki kayıplardan ve şehitlerden gayri 6 yaralı 3 şehit 9 kişi zaiyat verilmiştir. İrtibat subayları tugayın kararlarından kolordu ve 2 tümeni haberdar ve 2 tümenin sağ kanadının nerede bulunduğu üzerine vazifesi başına dönmüştür. Diğer istikametlerdeki emniyet tedbirleri arttırıldı.Tabur’un eldeki kısmına. 29 Kasım sabahı karşı illerdeki taburlar bölgesinden gelen ateş sesleri ziyadeleşti. Fakat silahlarını bırakmadılar. Burada tugay komutanının şahsi müdaheleleri ile erat vasıtalardan indirildi. Saat 16. Başka vazifesi olmadığı ifade edilen tabura yolun kuzeyinde bulunan bölgenin sorumluluğu terk edildi. Artçı olarak bırakılan 2.piyade grubu 1 piyade bölüğü . Baskına uğrayan birliklerden bir kısmı karışık bir şekilde tugay karargahına “Kuojong Köyü’ne doğru çekildiler. 5 havanla havan bölüğü ve tugay emrindeki tank takımından mürekkep bir kuvvet ve topçu taburunun desteğiyle “Sinimni” köyü istikametinde bir karşı taaruz yapıldı.Tabur cephesine doğru koşarak ilerleyen 15-20 düşman eri teslim olma işaretleri yapmaya başladı. Bölük’ün büyük kısmı köyden ayrılırken düşman çekildiğimizi sezmiş ve yol boyunca takibe başlamış. Tabur’un muhasarada kaldığı anlaşıldı.00 de piyade taburları ve havan bölüğüne telsizle telli irtibat sağlanamamış. Cephane ikmali yapıldı.Tabur cephesine sapan düşman sayısı gittikçe çoğaldı. Bu sırada kolordu karargahından gelen irtibat subaylarımız tugayın çekilmekte olan 2. Bu emrin icrası içinde tugayın düşmandan sıyrılması ve karar serbetini elde etmesi lazım geliyordu. Ortalık ağarırken 1. Muharebe temasını kesmeleri ve çekilmeleri emredilmiştir. havanın kararması sebebi ile tabur. 2. Mevzilerdeki topçu eratı toplandı. Tümen’in 38. Bu taburların muharebe irtibatları durumunu aydınlatmak için ve taburlara yardım etmek üzere tank takımını ileri sürülmek istendi. bir piyade bölüğü kuvvetinde motorlu olarak muharebe bölgesine tahriki talimgah komutanına emredilmişti.00’a doğru kendi tümenlerinin sağ kanadını korumak üzere 2. SİNNİMNİ GECE BASKINI Muharebe temasını kesme ve çekilme muvaffakiyetle başarılmış. 1. Bazı yaralılar da var idi. Tabur mevziinin hakim arazi kısmında düşmanın yakınına sokulmuş 147 . Saat 10.00 sıralarında I.Tabur’un toplanabilen aksamına verildi.sekesine gönderilmiş. “Sinnimni” köyü bölgesindeki yeni mevziyi kısmen işgal ederek tugayın o bölgeye intikalini ve tertiplenmesini korumak üzere talimgahın bir piyade gurubu ve istihkam bölüğünün bakiyesi vazifelendirilmiştir. komşu Amerikan 2. 1. Geriye çekilenlerin cephanesi pek mahdut sayıda idi. Saat 18. Saat 11:30’da talimgahın II.Tümeni’yle tekrar irtibat kurmak üzere karargahtan bazı subaylar memur edildi. Tabur’dan bindirilen bir bölükle ilerlenerek “Albay Kombi” kurtarılmıştır. “Kaesong”ta yeniden tesis edilen mevzinin yolun kuzeyindeki parçası 1. Tabur’un bir bölüğüyle beraber “Kaesong” bölgesine geldi. Topçu taburunun mütabakisi mevziye sokuldu. Evvel bir talimgah bölüğü olarak tazyik alınan ikmal bölüğünden bir piyade grubunun. I. Yaralıları da nakletmek. Sabaha kadar yolun açılması için çalışıldı. Çekilmeyi örtmek maksadıyla 1. artçı olan tank ateşle karşılaşmış ve neticede o da çekilmeye muvaffak olmuştur. Alayı . III. “Sinnimni” köyü bölgesine intikal eden birlikler orada birleşmişler 28-29 Kasım gecesi ihtiyatta bulunan 3. Sabahleyin kıtaya biraz daha çeki düzen verildi. Orada mevcut subayların yardımıyla erat yeniden manga ve bölüklere ayrılarak “Kuojong”un hemen doğusundaki sırtlar işgal edildi.olan tugay “Amulhak” Tank Taburu’na bir kısmı .tümenin sağ kanadı ile irtibatlı olarak 10109 998 rakamlı bir /250 bin ölçekli haritadan geçen ve takriben 30 Km kadar uzunluktaki bir mevzinin işgali altında kolordunun şifahi emrini yerine getirmiştir. Mahsur taburları kanatlarını kuşatmış olan düşmanın bertaraf edilmesi üzerine taburlar bulundukları yerlerden yaralıları da taşıyarak çekilmişlerdi.Tabur’dan bazı kısımlar sıyrılarak “Kaesong”a geldi. yolun güneyindeki parçası 3. Tabur ve topçu daha evvel sızıp gizlendiği tahmin edilen bir düşmanın havanlarla yaptığı bir ateş baskınına uğradı.topçu bataryası son piyade taburu çekilinceye kadar ateşe devam etmiştir. Kademeli bir suretle topçudan başlamak üzere yeni mevzi intikali başlamıştır. cepheye getirmek baskının verdiği şaşkınlıkla Kunuri’ye kadar gitmiş olan grupları çevirmek ve nihayet tugayın son ihtiyatı olan talimgahın diğer piyade grubunu celp etmek.Tabur ve 1.30’ da taarruz esnasında dar tutulmuş cephelerden ve düşmanla sıkı bir hal alan muharebe teması ile bulunan bölgeye düşman daha fazla oyalanacağı kanaat getirilmemesi üzerine 28 ve 29 gecesi muharebe temasını kesmeye ve 6 Km diğer bir mevzii işgaline karar verilerek icraata geçilmiştir. gerekli keşifleri yapması “Sinnimni” bölgesindeki ağırlıkların geriye sevki istenmiştir. muharebe idare yerlerine gönderilen subay tarafından bulunamamıştır. bölükler teker teker yürüyüş kolunda Sinnimni’ye intikale başlamıştır. Takriben saat 15. “Sinimni” “Yank Yonni” 5192 rakımlı tepe yolunda bir düşman yürüyüş kolunun ilerlediğinin öğrenilmesi üzerine topçu ateşi altına alındı. Ancak yol “Sinnimni”den çekilen araçlardan dolayı tıkalı olduğu için buna imkan hasıl olmadı. Biraz sonra yakın mesafeden ateş muharebesi tekrar başladı.

Hep kustular . Kunuri Boğazı’ndaki gece muharebesi 30 Kasım saat 10’a kadar devam etti. Bu durumda tugayın her iki yanı kuşatılmak üzere açık bırakılmış bulunuyordu. 27 Eylül 951 günü çok salladı ve bütün eratı vapur tuttu.11.11.bulunması sebebi ile burada düşmana hayli zayiat verdirildi. Motorlu vasıtaların ve ağır silahların çoğu kaybedilmiştir.11. Ordu karargahından alınan bir emirle 10 Aralık’tan itibaren Kimpo Yarımadası’nın gözetlenmesi görevi tugaya verildi. KURTULUŞ: Kore Savunma Mevzilerinden Kampa Hareket :19 Eylül 1951 günü saat 03.951 Cumartesi günü hava çok güzel. Tugay için iki çekilme yolu vardı. Orada Siyamlıları indirdi.951 günü 18. 4 ağır bölüğü 1 bölük yaptılar.00. Bu gece yarısında saatler 1 saat geri alındı. Tugayın eksiklerini tamamlamak ve kendisine çeki düzen vermek üzere Kayasunk kasabasına alınması emredildi.00’de Okirova limanına geldik ve vapur orada 2 saat kaldı. Vapur Singapur limanına uğradı. Ben de 4. Tugayın Yeniden Teşkilatlanması: İmjinhan nehirlerinin savunulması. Kunuri Çekilme Muhcubeleri:Saat 17.4. Bu tepede düşmanın teşebbüs ettiği iki baskın ateşle püskürtüldü. Tabur Yongyonni bölgesine verildi. Bu sabahtan sonra Amerikan taburunun telsizi ile tümenle yaptığı irtibat ve isteği üzerine bu tabura bir miktar tank ve kamyon gönderildi. Saat 17.29. Chotan’a kadar çekilme. Bölük’ün 1. 8 Aralık’tan itibaren birlikler Kuzey Kore’nin merkezi Pianyonk’da toplanmaya başladı. Bu arada alay karargahı da yeniden kuruldu. 29.11. hava iyi. Bunun üzerine mevzideki I. Bu maksatla 3. bazı bölüklerin ilavesi ve talimgahta bulunan askerin ikmal mürettebatı olarak birliklere dağıtılması .00’de hareket etti ve o gün Formoz adalarından geçtik.30’da arabalarımız hareket etti ve saat 6. 2 Ekim 951 günü hava çok güzeldi. Takımı’nın 1. deniz dalgalı. Kıtalar Kunuri ve Sunchon arasındaki boğazda da düşman ateşine maruz kalmış ve sarılımış olan 2.11.Tugay ancak bu çekilme muharebelerinde vermiş olduğu zayiat miktarı ayrı fasıldadır.30’ da hava kararırken çekilmeye başlayan bu iki tabur Kaesong’un 1 km batısına varınca havan ve makineli tüfek ateşleri ile karşılaştık.Çok üstün kuvvetlerle taarruzun yapılmakta olduğu ve Çinlilerin savaşa katıldığı anlaşıldı. Bu gece saatler 1 saat geri alındı ve alarm verildi.00’de vapurumuz hayırlısı ile hareket etti ve o günkü gece ve gündüz yolumuz çok iyi geçmiştir. Saat 20. ve 3. Arz Dairesi’ni geçtik.5. Saat 12’de “İncon” limanında vapura bindik. 2.11. dalga çok fazla idi ve bugün alarm verildi.Kısmen derlenmiş olan 2.00’te kampta 6 gün kaldıktan sonra bizi takımlara ayırdılar. Artçı ucundan kalan bazı kısımlar Amerikan taburunun etraftaki artçı ucuna mülaki oldu.7 Aralık’ta Sosori’de toplanan tugay.6. Biri batı istikametinde Anju’ya giden yol. saatler yine 1 saat geri alındı. Manga komutanı idim. Türk ve Amerikan motorlu vasıtalarının yolu tıkaması sebebiyle 5095 rakımlı tepede durmak mecburiyeti hasıl oldu. Ve 6 gün sonra vapurla oradan hareketimiz: 26 eylül 951 günü Ssabah saat 5.951 11.951 günü yine yolculuğumuz çok iyi geçti . eksik silah ve malzemenin tamamlanması ile yeniden muharebe gücünü kazandı. Tabur da Kuniri bölgesine girdi. Saat 2. Cepheden çekilen düşman tarafından Anju yolu Tongjonnu’dan Sunchon’a Togjon yolu tabi çekilme yolu olduğu için taburların Sunchon yolundan ilerlemeleri ve Peanyon’da toplanmaları emri şifaen tugay komutanı Tahsin Yazıcı tarafından teklif edildi.Çoğu erat tren ve motorlu vasıtalarla evvela Kayasunk’a.5 km batısında 107 rakımlı tepenin hemen kuzeyindeki tepeciği çepeçevre tuttu. taburlar tahrik edildi.30’da 38.951 günü hava çok rüzgarlı. Kısmen ve parekende olarak bunlardan faydalanan taburlar yaya olmak üzere batı güney bölgesine tugayın ihtiyat olarak bulunduğu yerde toplandı. Taburlar muharebe ederek çekilmeye başladı.951 günü aynı yolculuk devam.1 Ekim 951 günü hava yağmurlu ve mutfak vazifesi bizim bölükte idi ve bugün de alarm verildi.951 Cuma günü hava yağmurlu ve deniz dalgalı ve bugün erat gazinosunda Cuma namazı kılındı. Bu saatten sonra yaplan ateş saat 15.3. Artçıların büyük bir kısmı ilerleyerek taburlara yetişti. Amerikan Ordusu’nun çekilmesine imkan sağlamak suretiyle vazifesini yapmış oldu. Diğer taraftan Amerikan taburunun artçısını korumak üzere geride kalan 5 tankın himayesinde 1.11. 30. Her ikisi de tehlikeden ari değildi. Türk Tugayı düşmanın başlıca kuşatıcı kolunu en az dört gün geciktirmek ve bu suretle 8. Tümen’in karargahını kurtarmak sureti ile boğazı muharebe ile açarak ilerlemiştir. Bugün çok güzel manzaralı yerlerden 148 . bilahere ikmalin kolay cereyanı için Sosari’ye alındı.Tabur himayesi altında “Kunuri” istikametine çekilmek ve düşmandan kurtulmak için karanlıktan istifade ederek çözülme kararı verildi. Haraketsiz kalan vasıtalardan inmiş olan bu artçı ile birlikte Kaesong’un 1. diğeri güneye giden Sunchon yolu .00’de düşman tazyiki karşısında Amerikan taburunun hiçbir haber vermeksizin mevzilerinden çözülerek mevcut motorlu araçları ile çekilmeye başladığı görüldü .00 ‘e kadar devam etti. deniz dalgasız.

149 .10.951 Perşembe günü sabahleyin yağmurlu geçti ve bu gece vapur bu limanda sabahladı. Çünkü yarın saat 4’te İzmir Limanı’na yanaşıp ve anavatana 13 ay sonra kavuşacak olmamız bizi çok sevindirdi.951 Çarşamba günü vapur saat 12. 21 Ekim günü bir sevinçli günümüz oldu.Hava rüzgarlı. 8 Ekim Pazartesi günü deniz dalgalı. 20 Ekim günü aynı sevinçle geçti. deniz çok güzel idi.Gece saat 11’de Portsayit Limanı’na geldik. 22 Ekim Pazartesi günü saat 7’de İzmir Güzelyalı’ya indik ve ben hemen köye geldim. Burası Hindistan yarımadasının bir limanı ve İngiliz müstemlekesi altında. “Ahım gibi ah var mı?” Bu şarkıyı13 ay sonra duyuşum beni çok üzdü ve bugün çok manzaralı yerlerden geçtik. Bu akşam sinemada güzel film vardı. 11. 24 Ekim günü teskere aldık. 7.11.11.951 Salı günü yine aynı yolculuk.geçtik. Bugün mutfak yine bizim blokta idi.11.11. Bugün elbiseler yıkandı ve alarm verildi. deniz dalgalı geçti. Nevşidim bugün İsmailli’ye geldik.951 Pazar günü sabahleyin hava yağmurlu geçti ve sonra açıldı. Orada kayıklardan alış veriş yaptık. Arkadaşlar poligon alayına gittiler. bütün erat yerlere kustular. 9. O gün saat 11’de oradan Süveyş Kanalına girdik ve Ankara’dan şarkılar dinledik . 19 Ekim Cuma günü deniz dalgalı ve rüzgarlı.00’de Kolombiya Limanı’na geldi.

KORE GAZİLERİ 150 .

Tar. İzmir Bülbüldere Popava Tulum Pravadi Pazarcık Kocular Pravadi Göllüce Kerimler Şubaşı Bozköy Gümülcine Kasımlar Karakuyu Tavas Tire Çakırbeyli Çakırbeyli Saipler Çapak Torbalı Ulucak Nüfus kaydı Demirci Torbalı Torbalı Karakızlar Pancar Dağkızılca Ertuğrul Arslanlar Ahmetli Pancar Torbalı Tepeköy Şehitler Arslanlar Pancar Karakızlar Şehitler Dağkızılca Çapak Yeniköy Yeniköy Dağkızılca Çapak Çapak Torbalı Torbalı Tepeköy Torbalı Pamukyazı Pancar Naime Bülbüldere Kuşcuburun Tulum Kuşcuburun Yeniköy Taşkesik Kuşcuburun Göllüce Şehitler Şubaşı Bozköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Pamukyazı Kırbaş Çakırbeyli Çakırbeyli Saipler Çapak Çapak Mehmet Mehmet Hüseyin Ferhat Hüseyin İbrahim Hüseyin Hakkı 1930 1929 1929 1930 1930 1929 1930 1931 Torbalı Dağkızılca Akhisar Pazarcık Pravadi Çapak Sepetçiler Acıpayam Torbalı Dağkızılca Özbey Yeniköy Kuşcuburun Çapak Torbalı Tepeköy 151 . 1930 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1929 1928 1929 1930 1930 1931 1930 1930 1929 1929 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1931 1929 1929 1929 1929 1929 1929 1930 1929 1929 1929 1930 1929 1929 1930 1929 1930 1930 1930 1930 1928 1931 1931 1931 1929 1930 1929 1930 1930 1930 D.Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 Adı-Soyadı Ali Fuat DİNÇER Hakkı OĞUZCAN Mehmet TAGA İbrahim YILMAZ Mümin İNAN İhsan BAYTUS Gündüz OZAR Recep KARAGÖZ Ramazan GÜLTEN Ali BİCİL Selahattin ÇOŞAR Ahmet Şükrü KOÇ Ali İrfan ÇETİN Halil ÜREL Yunus BASIM Halil GÜVEN Salih TÜRK Mehmet Ali SOBAY Ali Osman SAVAŞ Salih SATIÇ Hasan ÇAKIR Hüseyin BOZKURT Mehmet Ali SERT Celalettin ÖZÇAPIN Emin ŞENBAŞ Mümin UYSUN Şükrü ARICI Remzi KUŞKULU Muharrem KÖKEN Mustafa KÖSE Şerif PİLANA Mehmet GÜLEÇ Yahya ÖZLEK Mustafa KÖSE Muharrem ULAŞ Mehmet FİDAN Ali KESİMCİ Mustafa TİLBE İbrahim GÖÇER Sait İLBAŞ Abdullah Fehmi VAROL Mustafa İÇÖZ Veli ÖZTÜRK Yusuf GEZER Ömer GÜCÜ Ahmet UYAR Şükrü MANAZ İbrahim SALCAN Veli PINAR Yusuf GÜLSEVER Hüseyin AKGÜN Ali İhsan GANİ Emin ÖZ Hakkı KIRLI Necdet ERDOĞAN Yusuf UGUR Ahmet SOYDAN Ali ALKAN Ahmet BALKI Şaban ERTE Ahmet KAPLAN Halim AHBAP Hasan DURMAZ Süleyman KÜÇÜK Abdullah APA Baba adı Osman Kadir Mehmet Hamit Süleyman Tevfik Cemali Şükrü Şaban Salih Muzaffer Şerif Osman Kamil Hadi Ali Hüseyin Mümin Durmuş Ali Tahir Tahir Yusuf Mahmut Ömer Aziz Mehmet Salih Hasan Mustafa Mehmet Ali Ali Cemal Ali Veysel Nebi Nuh Rıza Mehmet Hüseyin Ali İsmail Abidin Hasan Mehmet Ali Salih Yaşar Mustafa Latif İbrahim İsmail Osman Ahmet Osman Mustafa D.Yeri Demirci Pazarcık Tire Karakızlar Şahinler Dağkızılca Torbalı Arslanlar Torbalı Pazarcık Torbalı İzmir Şehitler Akça Pazarcık Karakızlar İştip Bayındır Torbalı Ahatköy Pazarcık Dağkızılca Torbalı Çapak Torbalı Biga Tepeköy Torbalı Yoğurtçular Til.

AVNİ Baba Adı ALİ AKİF ALİ MEHMET OSMAN ALİ Lakabı GÖÇER KIRILAN ÇİMENOĞULLARI ÇAPACIOĞULLARI DEMİRKIRANOĞULLARI DERİCİ BOZANOĞULLARI Doğum Yılı 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1930 4 . tüm görüşme kayıtları (ses ve görüntü) arşivlenerek görüntü kayıtlarına bağlı kalınarak çözümlemeler yapılmıştır.ŞEVKET 3 . Harekatta şehit olmuş.MEHMET 5H. Görüşmeler genellikle ilk harekât üzerine yoğunlaşmıştır.İBRAHİM 2 . Araştırma yöntemi: Araştırma için önce Torbalı Askerlik Şube Başkanlığı’na müracaat edilmiş. İçlerinden çok azı devre kaybı olarak silahaltına alındığı için daha yaşlıydı.KORE KOREŞEHİTLERİ Adı No 1 . Kıbrıs Harekatı ile ilgili bazı anı ve araştırmalar yayınlanmıştır. Harekata katılan 2 kişinin vefat ettiği tespit edilmiştir. Bazı askerler psikolojik etki devam ettiği için görüşmeye katılmamıştır.HÜSEYİN Kıbrıs Barış Harekâtına Torbalı’dan Katılan Askerler ve Bu Askerlerden Bazılarının Anıları 1974 yılında Türk Ordusunun “Atilla Harekâtı” koduyla Kıbrıs’a gerçekleştirdiği askeri harekâta Torbalı’dan tespit edebildiğimiz kadarıyla yaklaşık 79 asker çeşitli birliklerden ve sınıflardan katılmıştır.Yapılan müracaata bugüne kadar cevap verilmemiştir. Çalışma için 2010 Ocak ayı içerisinde Torbalı’ya bağlı idari birimler taranarak görüşmeler yapılmış. ancak verilen cevapta Genelkurmay Başkanlığı’na müracaat edilmesi gerektiği bilgisi verilmiştir. Torbalı ilçesinden harekata katılan askerler 1953 ve 1954 doğumludur.MEHMET MUSTAFA 6 . diğerleri ise gazi olarak geri dönmüşlerdir. Torbalı ilçesinden “Hüseyin Kurtuldu” 2.OSMAN 7 . Görüşülen kişilerden bazılarının fotoğraf arşivinden yararlanılmıştır. Tespit edilebilen askerler aşağıdaki gibidir: 152 .

Yılı Doğum Yeri 1954 Demirci 1953 Kırbaş 1953 Helvacı 1954 Pancar 1953 Torbalı 1954 Tire 1954 Karakuyu 1953 Çaybaşı 1947 Siverek 1954 Çakırbeyli 1954 Kale 1954 Torbalı 1949 Hıfziye 1954 Helvacı 1954 Ormanköy 1953 Torbalı 1953 1953 1951 1953 1954 1953 1954 1953 1953 1954 1953 1953 1953 1954 1954 1954 1953 1953 1953 1954 1952 1954 1954 1953 1954 1951 1953 1953 1954 1954 1954 1953 Karakuyu Torbalı Saipler Kırbaş Arslanlar Yazıbaşı Haşmat Düğerlik Torbalı Tepeköy Karakuyu Gedik Çakırbeyli Göçmen Ayrancılar Pınarlıbelen Kuşçuburun Torbalı Çapak Dimanlı Akşehir Korucuk Kuşçuburun Ayrancılar Köprülü Arslanlar Çaybaşı Ahmetli Yeniköy Pamukyazı Korucuk Tepeköy Nüfus Kaydı Demirci Tepeköy Helvacı Pancar Torbalı Göllüce Karakuyu Çaybaşı Torbalı Çakırbeyli Çaybaşı Torbalı Tepeköy Helvacı Ormanköy Torbalı Karakuyu Çapak Saipler Kırbaş Arslanlar Ayrancılar Şehitler Düğerlik Çapak Pancar Karakuyu Çaybaşı Çakırbeyli Muratbey Ayrancılar Ayrancılar Kuşcuburun Çapak Çapak Tepeköy Tepeköy Korucuk Kuşcuburun Ayrancılar Tepeköy Arslanlar Çaybaşı Ahmetli Yeniköy Pamukyazı Korucuk Ertuğrul 153 .1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 Hasan Hasan Süleyman Kemal Mustafa Mustafa DUMAN Hilmi Selahattin YILDIZ Hasan Arslan Mehmet KÖKEN Cemali Hamza Ali BUĞDAY Halil İbrahim Merih BİTER Kazım Erdal UYGUN Halil İbrahim Mehmet Yaşar KELLE Kamil Muhammet ÖZCAN Celil Mazlum SARAN Ali Celalettin KIVILCIM İzzet Hüseyin YANIK İbrahim Fikri KARA Adil İrfan YOLDAŞ Abdullah Bahattin DEMİR Abdullah İbrahim KARANFİL Ali Ahmet ASKEROĞLU Ali Ramazan SOYKAN Ahmet Niyazi KIVANÇ Zennu Eyüp YENGİNER Ahmet Cafer DUYAR Niyazi Sait KARAKURT Abdullah KAYA Recep Cihan DALAR Nazım Hasan ŞINIĞ Halil Bedri KIZRAK Durahmet Çetin GÜMÜŞ Süleyman İbrahim KARAASLAN Mehmet Mustafa PALAOĞLU Mehmet Adı Soyadı Cemil TUNAY Mustafa BAYRAKÇI Cevat ŞEN Veli AKYOL Metin TERZİOĞLU Muzaffer GÖBEKLİ Macit BURUNCUK Ayhan ÇAM Mehmet OLGUN Yaşar KANDEMİR Duran KARAÇOBAN Yusuf TANIRĞAN Cemal ÜLKÜ Yahya DEMİR Mehmet DOĞAN Abdullah AKAT Mehmet Hasan GÜNAY Veli OK Yüksel AKDEMİR İsmail SALCAN Hüdayi ALAN Baba adı Şükrü Osman Yaşar Kazım Kenan Mehmet İbrahim Sabri Mahmut Ahmet Halil Ethem Ahmet Şerif Ali Abdurrahman Mustafa Mehmet D.

Hüseyin sonra şehit oldu. Dördüncü alarmda alaydan çıktık. Alayda alarmlar başladı. Oradan Osmaniye 50. Hava indirme gelmeden biz yaklaştık. Alay karargâh gemisine havan düştü. Tb. Gemiye bindiğimizde silah dağıtıldı. İnsanın içi boşalıyor. Patlamadı. Gemide bilgilendirildik. Ben yazdım.Ali PEKDEMİR Nurettin YURDAGELDİ Yaşar DOĞULU Halil AKKAN Ümüt YILMAZ Şerafettin İMRE Mustafa Ali KÖKÇÜ Ergül CANER Mihri KESİCİ İsa GÜNENÇ İbrahim EKMEKCİOĞLU Kenan KARAKAŞ Mehmet TOPÇU Hasan NAZLI Özer YILDEMİR Halit DİNÇER Ali AKGÜL Ali Hikmet DEMİREL Hüseyin SÖBÜ Mehmet KARACA Necmittin KABASAKAL Abdullah YAPIŞIK Mehmet SEVİNÇ Ahmet Mehmet Mehmet Nazif Arif Sadettin Veli Mehmet Kenan Abdürrahim Hüsnü Tahir Yaşar Ali Rıza Remzi Ethem Ali İhsan Kazım Yaşar Mustafa İslam Yaşar Hüseyin Mehmet Ali Cemal Fazlı Mehmet Cemali Hüseyin Elmas Nebi ANILAR 1954 1953 1954 1954 1954 1954 1953 1953 1954 1954 1954 1954 1954 1953 1953 1954 1954 1953 1954 1953 1954 1950 1953 1954 1953 1953 1953 1953 1953 1954 Atalan Bülbüldere Torbalı Yoğurtçular Arslanlar Arslanlar Demirci Büyükevren Ahmetli Pamukyazı Arslanlar Demirci Pancar Çapak Kırbaş Torbalı Dağkızılca Milas Çaybaşı Ahmetli Pınarbaşı Divriği Naime Veyselli Karakuyu Küçükkale Torbalı Ormanköy Veyselli Ayrancılar Atalan Bülbüldere Çakırbeyli Yoğurtçular Arslanlar Arslanlar Demirci Özbey Sağlık Kuşcuburun Arslanlar Demirci Pancar Çapak Kırbaş Torbalı Dağkızılca Ayrancılar Şehitler Ahmetli Çaybaşı Tepeköy Naime Muratbey Karakuyu Muratbey Torbalı Ormanköy Muratbey Ayrancılar Yusuf TANIRGAN. Uçaklar geldi. Her alarmda bunu yapmaya başladık. Sarıldık. Kucaklarındaki mektup zarflarını askere dağıtıyordu. Sabaha karşı beş sıralarında Beşparmaklar göründü. Hemen iki kelime yazın diye. Olmaz böyle şey! Harp orada başlamıştı. Emir geliyor yükle. Çıkartma gemilerine yükleme boşaltma eğitimi verilmeye başlandı. Biz buraya barış için geldik diye. İnsanlar. Bize ateş başladı. Tüm subaylarda rütbe yok. Piyade Alayı 1. 154 . Uyursanız buradakiler gibi olursunuz”. emir geliyor boşalt. Herkes helalleşti. Mersin’e Alata’ya gittik. Kaptan konuşma yaptı. Dağ yanıyor. Geminin içinde sinek uçsa sesi duyulur hale geldi. Akşamüzeri yola çıktık. “Caddelere. Sivas’tan Ankara’ya geldim. Alata’da Mersin’in hali vakti yerinde olanları kamyonlarla ekmek. Karargâh Destek Bölüğü’ne katıldım. binalara afişler yapıştırdık. Bombalamaya başladı. 1974 Mart’ta askere piyade olarak gittim. Biz tatbikat sanıyoruz. içecek getirdi. Barış için savaşıyoruz diye. Torbalı’dan şehit olan Hüseyin Kurtuldu ile Alata’da karşılaştık. Sadece savaşa odaklanıyorsun. Verdim. Gece yol gittik. ufacık çocuklar duran arabaya su veriyordu. yiyecek. Askere gidesiye kadar marangozdum. Tüm alay konvoy halinde.”Adresinizi yazın bize verin” diye. Askere dağıtıldı.50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 Ahmet SAĞIR Muzaffer YÜKSEL Mustafa AKBAŞ Ahmet GEZER Abdullah GÜÇLÜ Süleyman SAVURAN Muhsin ÜNLÜ M. Mermiyi suya attılar. Muhripler vardı. İki şehrin sivil halkı yol üzerinde bizi uğurluyordu.

Fantom uçaklar. 12 kişi yandı. Bir kısmı ateşe düştü. Yara alana bakan yok. Tanklar arkamızdan geliyordu. bölgesi ayrıydı. İkinci harekat için akşamdan emir geldi. Rum evlerinin mutfağına girdiğinde ev adeta içki deposu gibiydi. Çatışma daha çok gece oluyordu. Aynı gün şehit oldu. Alnından vurulmuş. Tekirdağ’dan Adem şehit oldu. Biz çok yakındık. 7 gün sonra Antalya’ya muhabere bölüğüne gönderildim. 20 Temmuz sabaha karşı Kıbrıs’a vardık. Bunlardan biri Balıkesirli Mustafa Dangaz idi. alay komutanımız olan albayın kaldığı binaya havan mermisi isabet etti. Burası bir Türk köyü idi. İlk tıraşı Sultan Çukur denilen yerde ekin tarlasında olduk. Esir aldığımız Rum askerleriyle yiyeceğimizi paylaşıyorduk. Girne içinde Kalealtı’nda kaldık. Caddelere. saç. Çok berbat işkenceyle öldürülmüşler. En önde birliğimiz vardı. Ağaçlarda yanan oldu. Tel örgünün içini göstererek “Uyursanız buradakiler gibi olursunuz” dedi. Sahilde.O haliyle sahile dikildi. tuzdan yeşil elbiseler beyaz. Bir sızmada Rum binbaşısı ile askerlerini yakaladık. 10 Temmuz’dan sonra Kıbrıs’a gidebileceğimizi söylediler. Ayvasıl köyünde 1963 senesinde Rumlar 167 kişiyi diri diri gömüp katliam yapmışlar. İlk gün parola yok. Kaçamayanlar vardı. Onu yüzbaşımızdan öğrendik. Piyade olarak Isparta’ya gittim. İkinci harekatta arazi taramasına çıkıyorduk. Gömdükleri yer tel örgü içindeydi. Her yerden asker geliyordu. Yüzbaşı tel örgünün yanında tekmil alırdı.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. İrtibatımız kesildi. Biz buraya barış için geldik diye. Her birliğin istikameti. Hemen hemen hepsi Türkçe biliyordu. Daha önceden savaş gemilerimiz sabah dağları top atışı ile dövdü. Sancağımız da gazi olmuştu. Esir aldığımız bazı askerleri esir toplama kampına bırakıyorduk. Şehitliğe alamadık. Girne’den sonra başka bir bölgeye gittik. Fota Köyü’ne yerleştik. Türk köylerinde bize anlatılanlara göre EOKA’cılar 15 yaşındaki kızlara silah zoruyla tecavüz ediyorlarmış.tümen 50. Sürekli üzerimize ateş açılıyor. Fazla da yedin mi kabız oluyorsun. Açlık var. Girne’ye doğru ilerledik. Barış için savaşıyoruz diye. Işıksız üç kol halinde gidiyorduk. Düzlük araziden Beşparmak Dağları’na yöneldik. Karaya ayak bastığımızda hava indirme başladı. Yiyecek içecek (olarak) keçiboynuzu ile besleniyorduk. Oradan Osmaniye 39. Hazır basılmış afişleri dağıttılar. Çok şiddetli bir çarpışma oldu. Komandoydular. Limasol’a doğru kaçtılar. Girne’nin içine girdikten sonra ara ara sıcak çatışma oluyordu. Adresimiz B 2017 idi. Girne’den Beşparmaklar’ı aştık. Dağlar gözükünce mermi dağıttılar. Ondan önce keçiboynuzu ile beslendik. 14 Temmuz gecesi cemselere binildi. Ateşkesten sonra aldığımız yerlerden geri çekildik. Çünkü sızma olabilir. 106’lık havan mermileri ile denizde üzerimize ateş başlamıştı. Biz onları arkamıza yani geriye gönderiyorduk. 2. Bizim önümüzden deniz komandoları çıkmış. Sahile çıktık. Kıbrıs kargaşası başladı. Esir aldıklarımıza iyi davranıyorduk. Mevzi yok. Arazi taramasında Girne’nin 1 km dışında arazide 7 askerimizin cesedini bulduk. Göğüs hizasında suya atladık. Arkadaşları denize atarak kurtardık. Bazıları da bize silah çekiyordu. Herkes kendi nöbetini tutuyor. “Burada Rumlar tarafından diri diri gömülen 167 Türk yatıyor” dedi. Gündüz yavaş yavaş dağa yanaştık. Sürekli asker geliyordu. Bazen bir kesiğe 25-30 kişi sığınıyorduk. Bize ateş edenler oluyordu. İki taneydi. Uçaklardan napalm bombası atılmış. biz de evlere yapıştırıyorduk. Deniz çıkartma gemileri ile doluydu.Önce deniz piyadeleri çıktı. Şehrin içinde Yunanistan’dan gelen askerlerle yüz yüze çatışma oluyordu. Hazırlandık. Taarruzda araçlar ve telsizler yandı. 1974/1 silâh altına alındım. Oradaki şehitler için nöbet tutuyorduk.19 Temmuz günü yola çıktık. Çok sıcaktı. 27 Ocak 2010. işaret yok. Sabah yürüyüşe başladık. Piyade alayına gittik. Oraya gömdük. Gece çatışma oldu. Arkamızda tank birliği vardı. Arkadan biz piyadeler. Rum evlerine girdik. Her bölük tüm teçhizat ile bir gemiye biniyordu. Bölük komutanımız Derviş Karaosmanoğlu’ydu. binalara afişler yapıştırdık. Çıkartmada uçaklar desteğe geldi. Akşamüstü sanırım Yunan uçakları bize taarruz etti. Devamlı ileriye. dört tankı esir aldık. Kanlıköy’e geçtik. gemiye biniş eğitimi vermeye başladılar. Açlığa susuzluğa alıştırma eğitimi verildi. Çıkartma anında 7-8 kişi şehit oldu. Plajdaki 5 numaralı odaya bayrağı biz diktik. Utanılacak şeyler bunlar. Silahları daha moderndi. Öldürüleli çok olmuş. Mersin’e toplanma bölgesine gidildi. Bir tanesinin 155 .) Yaşar KANDEMİR “ Plajdaki 5 numaralı odaya bayrağı biz diktik. Ayak bileğinden aşağıda çorap yok.(Marmaris’te ikamet etmektedir. Oradan İskenderun’a sevk edildim. Bir tankla karşılaştık. Ben 213 numaralı çıkartma gemisine bindim. Ayakta kim olursa olsun vurmak mecburiyetindesin. Rumlar ateş ediyordu. Rum mevzilerine giriyoruz. Alay sancağı yara aldı.25-30 tane vardı. Terden.sakal karışık. O zaman bilgimiz oldu. Komutanlarımız yere gemi resmi çizerek .Yüzbaşı Cengiz Mandaş böyle vuruldu. Torbalı Mah. İkinci harekattan sonra sıcak yemek yedik. Girne’nin batı tarafında otele yakın plaja çıktık. Ordu komutanı Suat Aktolga geldi. Herkes helâlleşti. Hemen oraya bir çukur açtık. Dimitri köyünü aldık. Bir sigara izmaritini üç kişi içerken esire de veriyorduk.

Adresimiz B 2017 idi.Otobüsle konvoy halinde Mersin’e geldik. Her şeyi ile gömdük. Mesela dağda savaşırken dağın başına mektup gelirdi. Unutamıyorum. biz de başarılı olurduk. Her bölükten 6 er 1 onbaşı. 15 ay kaldım. Susuzluğa karşı beyaz parlak taş bulduğumuzda ağzımıza atıyorduk. Onlar “ Türk askeri haklı. İlk bir ay evden haber almadık. Tanklar devamlı arkamızdan ateş ediyordu. Larnaka bölgesindeydik.5 ay banyo yapmadık. Gemiler top ateşine başladı. Bir sefer çarşı iznine çıktım. Bir hafta eski askerlerle eğitimde kaynaştık. Havanların 25 kiloluk malzemelerini onlara taşıttık. Rumlar bize en çok havanla saldırıyordu. Zaman zaman sızma oluyordu. Bölük arkadaşlarımız kendi aralarında bize yolda harçlık topladı. O günün şartlarında çok hızlı. Künyelerini de almadık. Asteğmenim oraya gömdürdü. Yolda havan ateşine tutulduk.Gece dağıtım olduk. Askerlerin saçı sakalı birbirine girmiş. Bir patlıcan tarlasından geçtik. Bir köye gittik.. Dağları uçaklar bombalamış. Savaş başlamıştı. O zamanın parası ile 5 lira. Hangi asker çıkıyorsa koltuğu kabarıyordu. Acı geliyorsa yeme. Öyle işkenceyle öldürmüşler ki. Peruk vardı.. Esirler toplanma bölgesine götürülüyordu. Etrafından dolandık.üzerinde not çıktı.” diyorlardı. Torbalı Yeni Halk Yapı Sitesi.Havan ateşinde 3 şehit verdik. Erkeklik torbalarını (testis) kerpetenle sıkarak patlaşmışlar. elinde silahı olmasa asker olduğunu anlamazsın. Milleti korku saldı. Piyade olarak Sivas Temeltepe’ye gittim. Rumların silahları daha moderndi. Harekatın başladığı bombalamadan anlaşıldı. Masa Tepelere sonra Tınaz -tepe’ye çekildik.Askerlerin karnını doyuruyorlardı. 1.1 Ağustos’ta gece çıkartma gemileri hareket etti. Silah olarak hiçbir şey yok. Kaskatı kalmış. Aç susuz biz de böyle çarpışsaydık. Başında miğferi .Girne’den çıktık. Mersinli birinin elinde belki de 200 mektup var. Mesela makineli tüfek namlusu ısındığında biz yarım saat soğuması için beklerken onlarınki havalıydı. Ya ortalık düzelecekti ya da savaş (olacaktı)… Komandolar bizden ayrıydı. Üç gün hiçbir şey yemedik. Mersin’de ailelerimize mektup yazdık. Yapraklarını dahi yedik. Oradan Malatya sonra şöfor olarak Kars’a.Silahlar G3 idi. Askerin üstündeki elbise simsiyah… Elbise demezsin. Geri çekildik. Taşıyabildiğimiz kadar mermi aldık. Zaman zaman arama yapılırdı. İnsan moral buluyordu. Sonra çok hızlı mektup gelmeye başladı. Selahattin YILMAZ “Al otu. Sabaha karşı yanaştık. Kıbrıs olayı patladığında her bölükten gönüllü arıyorlardı. Bütün mektuplarımız ailemize gelmiş. Komutandan habersiz gönüllü yazıldım. Zeytinköy’den 1km uzakta bir yer. Sonra ateşkes olduğu için boşalttık. Korkma ölmezsin. Orası düz arazi idi. Akşama kadar kıyıdaki her ağacın altına üç kişiyi beklettiler. Mevzide komutan görmüş. Ön tarafı açık ve inşaatlar vardı. Askere gidesiye kadar Torbalı Sanayi Sitesi’nde kaynakçılık yaptım. Yolda herkes bize yardımcı oluyordu. Açtık. Acı gelmiyorsa al onu hayvan gibi ye. Dahil olduğumuz bölük ilk çıkartmada 36 şehit vermiş. İkinci harekatta biz bayrak çektik. 2. Acaba gidenler ölüyor muydu? Ben İzmirliyim. Sert davranılırdı. Para veriyorsun almıyor. Devamlı yer değiştiriyorduk. Onlar da… İkinci gün Girne ile Magosa arasında Arapyokuşu denilen yerde bayağı çatışma oldu. 20 Ocak 2010. Yunan ilk girse İzmir’e girecek. Köylüler bize yiyecek verdiler.Gelesiye kadar hangi benzinhaneye girdiysek kimse otobüslerden para almadı. Çatışma başlıyordu. Karavana yok. Karpas köylerine doğru yöneldik. Korkma ölmezsin”. Gürpınar’dan terhis olduk. Esir aldıklarımız hemen “Kahrolsun Nikos Samson. İki tarafı kara selvilik bir tarla. Üzerimizdeki ter kirden görünmüyordu. Bir tanesini bir evin içinden aldık. Doğulu bir arkadaşım vardı. “Acaba bu kadar mektubu postaya atar mı?” diye tekrar yazıyorsun.Üç gün sonra silah verdiler. Mesela muhtar rahmetli Ali Kabaca çok duygu dolu mektup yazmış. tükür.” 156 . Öbürküler kuşunlaydı. Pantolonlarını sıyırmışlar. acı geliyorsa yeme. Beni tebrik etti. Bizlere destek verenler öğretmen ve imamlardı. Sürekli asker isteniyordu. var olsun Makariyos” diye bağırıyorlardı. Çok para değil. İstanbul Kerpiç Sokak yazıyordu. Meriç Havaalanı yani Ercan Havaalanı’na vardık. Keçilerin geçmediği yerlerden geçtik. Bizim arkamızdan “dispostik” yani sıhhiyeler geliyordu. ısır. Uçaklar ise bombalamaya… Biz de ateşe başladık. 36 yaşındaymış. Askeri mahkemeye verildi. Evden üç günde mektup geliyordu. İki esir almıştık. İstanbullu 27 yaşında bir çavuşumuz bir yerden televizyon almış. Harekâtta İngiliz hava üssü bizi geçirmedi. Harekata hazırlıklı idik. Gaziköy’ü aldık. Jilet yok. Gurur duyduğunu anlatmış. Acı gelmiyorsa al onu hayvan gibi ye. Derdi ki: “Al otu. Dikkatimizi çeken şey ise Rumların tüfeklerinin dürbünlü oluşuydu. Anızdan sigara yakıyorduk. O çavuş aklını yitirdi. Takım komutanımız Elazığlı Süleyman Asteğmen oraya gömdürdü. Asker araziye yayıldığında bölük komutanları megafonla cip üstünde askerini topluyordu. Otobüslerin önünde “askeriyeye aittir” diye yazı vardı. Ağzımız sulansın diye. Komutan okumuş. tükür.Kiracıköy’e geldik. Eğitime başladık. Askere gittiğimde evliydim. ısır.

Bizden önce çıkan gemiler yaralıları geri getiriyordu. 2. Doğu bölgesinin bütün otobüs firmalarının otobüslerini durdurmuşlar. Asker ziyaretlerine sadece Girne’de izin veriliyordu. Mermi yemiş gibi kol acıları çektik. Sanki bizi Kıbrıs’a pikniğe gönderiyorlar. Bir komuta hatasından. İzne gelmiştim. İnşaat ustası olarak hayata devam ettim.Radyo bizim hayati konumdaydı. hemen mevzi yapıyorduk. Bu bilgileri sadece hanımımla paylaştım.Bir gemiye bindi. Kimse ayrılmadı. 7 ay o bölgede kaldık. Biz ilk birliklerin ilerleyemedikleri . Sadece sabah sporunda. Aileden 15 günde mektup geliyordu. Bizi bu hale niye getirdiniz? Yemek olarak bir kepçe sulu bir kepçe kuru yemek… Küçük bir radyodan harekatı takip ediyorduk. Çıkartma gemilerine bindik. İyi paraydı. ne namusunu koruyabiliyorsun. Her bölüğe 2 komutan . Düşünmedim bile. Bir yere gittiğinde anadan doğma aranıyordun. Dört uçak geldi. Evinde erkek kalmamış. Havan mermileri gemilerin yanına düşmeye başladı. Bu konular açılınca bozuluyorum. Türkiye’ye gidersen kız bol. Girne’nin içerisine doğru girdik. Asıl olayı halleden uçaklar ve havanlardı. O kadar dere içlerinde taşın dikenin üzerinde sürünüyoruz. Yolda gelirken harekata başlanacağı öğrenildi. O gece silah olarak G3 verdiler. cenazeye gidemem. Mermi yemiş gibi kol acıları çektik” 1973 Temmuz’da piyade olarak Kayseri’ye gittim.Doğu bölgesinden her birlikten gönüllü 10 kişi. Hava sıcak. Kıbrıs alınması gereken yerdenmiş. geri çekildikleri yerde harekata katıldık. O küçük radyo dahi bana o kadar ağır geliyordu ki anlatamam. Tedirginlik vardı. Beşparmaklar’dan atılıyordu. O kadar tehlikeli ki. 14 Ağustos’ ta.Çünkü evler toprak. Bu çok enteresan bir mermiydi. Biz takviyeye çıkıyoruz.yani 2 asteğmen. Tezkere aldıktan sonra epey psikolojim bozuldu. Bize kalmamız teklif edildi.Her bölük 125 kişiden oluşuyordu.Dört saat denizde bekledik. Erdemli ‘de çamlığın içerisine yayıldık. Her gittiğimde Hellim peyniri verirdi. Komutanlar cepheye gelirdi. 74 otobüs ile Erdemli’ye getirdiler. Havada yanışı ve sesi insanı psikoljik olarak ürkütüyordu. Kapaklar açıldı. Aile bozukluğundan daha tehlikeli. Köylere giremezsin. Tam tefarruatlı olarak donatıldık. Hastaneye girdiğimle çıkmam bir olur. Bugün aynı şekilde olsa giderdim. 21 Temmuz’da Girne’ye yaklaştık. Şimdi düşünüyordum. Türk köyleri hemen belli oluyor. Girne’nin alt bölgesine yanaşmaya çalıştık. yıkmadıkları yer kalmadı. Zenginlerin rahatı kaçmış. Yaya (olarak) Güzelyurt bölgesine getirildik. O akşam düğünde.Uçak bombardımanlarında sırtımızda tanıtma bezleri vardı. Ben herhalde film çeviriyoruz derdim..O yazın sıcağında ayaklarımızın altı patlıyordu. Harekat öncesi Lefkoşe üzerindeydik. Dönüşte askeri hazırlık yapılmaya başlandığının farkına vardık.Tabii fısıltı halinde. Rumların elindeki kobra mermisini ilk defa orada gördüm. Şehitler Köyü. menzil dışına. Gemiler dörder dörder yola çıktı.9 er. Gece nereye kadar geldin. Bizim bölükten 4 kişi o köyden evlendi. Yanaştık.Allah insana devletinin bozukluğunu yaşatmasın. Sanki bizi Kıbrıs’a pikniğe gönderiyorlar. Her hafta düğün olurdu. 5 sterlin maaş vermeye başladılar. Ben Kıbrıs’ta bunu gördüm. 2 astsubay 2 bölük komutanı bindi. Samsunlu bir asker de yoğun ateş altında şehit oldu. Fakirler bize iyi davranırlardı. Sese göre ve merminin geliş istikametine göre ateş açabiliyorduk. Arazide çatışma halinde iki kişi durmak yasak. İki misli yer aldık. Oralar ikinci harekatta hayli yer alındı. Cip kullanmaya başladım. Sivil halk boşaltmış. Hepsini EOKA cılar öldürmüşler. Necmettin KABASAKAL “Elbiselerimiz kısa kollu. Erdemli’de elbiselerimizi değiştirmişlerdi. Dağların dumanından yararlandık. Tezkeresi gelen bir süre sonra kızı almaya gelirdi. Rumlar tarafından mevziden askerlerimize yoğun ateş açıldı. Çok sıkı tutuyorlardı. Tüm gökyüzü paraşütçü birliklerle doldu.Benim mangadan da şehit oldu. Yaşlı bir teyze vardı. Kollarımız yaralar içerisinde . Gemiler tekrar geri döndü.Mogosa yakınlarında Değirmendere denilen yere konuşlandık. 1 çavuş . Çok güzel düğünler olurdu. Ortalık düzeldiğinde askerler oradan kız bulmaya başladı. Ne aileni koruyabiliyorsun.Asker hangi bölükteyse o bölük düğün yapardı.57’lik toplar şüpheli bölgelere top ateşine başladı. Oradan terhis oldum. Kasıklarımıza kadar suyun içinden çıktık. Erzurum’dan çavuş olarak katıldım. Komandolar paraşütçüler pervaneli uçaklarla geldi. Tanklar desteğe geldi. Kızı komutanlar isterdi. Kısa kollu. Bekar isen kendileri kızlarını vermek için talip oluyorlardı. Kızlar çok istekli olurlardı. En çok zayiat o anda verilmiş. Para almazdı. Orada canı yanan Türkler harekâta destek 157 . Beşparmaklar’da bombalamadıkları . Bombardımanlarda ada adeta yerinden oynuyor gibiydi. 2 el bombası. Girne dışında çarpışma çok oldu. Gönüllü olmayanlar ayrılsın dendi. Zaten sana soruyorlar.. Allah başındaki devlete bozgunluk vermesin. Kollarımız yaralar içerisinde . Hastaneye. Gemiler orada. Dağlar ateşle kaplandı. 14 Ocak 2010. Dört saat yerimizden kıpırdayamadık. Başımızdakilerden nefret ediyorduk. Ateşkes oldu. Sabah yaya sahile indirdiler.

İnsanları farkında olmadan kırıyordum. İşi düzgün Rumlarla işi olanlar daha biz oradayken harekâtı istemiyorlardı. Dağdan aşağıya inmeye başladık. Silahım G1 piyade tüfeği idi. Görerek ateş yok. Çıkan bölük dağıldı. Buradaki hayattan söz ederdi. Piyade Alayı. Muzaffer YÜKSEL “İrtibat olmadığı için birbirimize ateş ettiğimiz oldu. Evde çok huzursuzluk yaşadım. Tam tesisat arazide yatıyorduk. Önümüze ne geldiyse… Düz araziye indik. Subay takviyesi yapıldı. Rumlar ateşkesi dinlemiyordu. İkinci harekata kadar Beşparmaklar’da bekledik. 158 . Kafam keçe gibi. Sabaha kadar kendimizle çarpışmışız.veriyordu. Herkes atletini çıkarsın sırtına bağlasın dedi. yayan suyun içinden geçtik. Bölük komutamız Yüzbaşı Yıldırım Kılkılıç idi. Sabah şafakta Girne’ye çıktık. Kıbrıs’a gittiğimiz söylendi. Bizim tabur komutanı 3 yıl Kıbrıs değiştirme birliğinde görev yapmış. sırtına bağlasın” 1974 Mart’ta piyade olarak Antalya’da askere alındım. Dağda üç kişiyi esir aldık. Beş sene önce bıraktım. Geceleri çok bağırarak kalkardım. Yola çıktık. Hemen 19 Temmuz’da çıkartma gemisine bindik. Askere gidesiye kadar çitçilik yaptım. Gece yüzbaşı bizi topladı. Unutkanlık var. Evlere subaylar giriş izni vermiyordu. Subaylar bize bol bol limon yeme emri verdi. Tam teçhizat araç binildi. 49. Çok sık arama yapılırdı. Alarm vurdu. Kimse uyumadı. En fazla kaldığım yer Omorfo bölgesiydi. Bölük komutanı belki bizi bir haftada toplayabildi. Çıkartma gemisine bindik. Sürekli hareket halinde idik. 09 Ocak 2010. Her taraf duman. Yağma olmadı.Yolda bizi gemi tutmuştu. En çok sıkıntı çekenler komandolar oldu. Bölükten şehit olan oldu. Kafam keçe gibi. Yolda öğrendik. Akşam çok çatışma çıkıyorduk. Oradan Islahiye’ye. Ailem harp sahasından geldiğim için beni sakinleştirirdi. İnerken 50 m. Gaziantep 5. Havan. Yolda halk bize karpuz. 140 mermi verildi. Dağda çok terk edilmiş yemek sofralarına rastladık. Uçakların Rum kesimine dalışını seyrediyoruz. Yoğun 106’ lık havan ateşi vardı. Bir tayını 30-35 kişi paylaştık. Evlere tarama için giriyorduk. Uçaklar bombalama yapmaya başladı. Tüm alay konvoy halinde idi. 2 gün önce. Atatürk mah. İrtibat olmadığı için birbirimize ateş ettiğimiz oldu. O akşam Beşparmaklar’da kurşun yağmuru başladı. General Bedrettin Dalan geldi. Sonra verildi. Bitlenmiştik. 1973 yılında piyade olarak askere alındım. Çok gece ailemin yanından kalkıp gittiğim oldu. üzüm veriyordu. Kademede çok araç tamir ettim. Bir gece kaldık. Savaş devam ediyor. Askeriyeden hafıza kaybım oldu. İlk gün şehit vermedik. Bizim görevimiz keşifti. Zırhlı Tugayı’na gittim. Herkesin mesleğine göre iş ve ev verilecekti. Muzaffer GÖBEKLİ “Herkes atletini çıkarsın. Geriye gönderildim. Döndük. Bunlar hep Kıbrıs’ın eseri oldu. İlerleyen günlerde dinlenebildik. Bizleri arayan soran olmadı. Bize. Sabaha kadar kendimizle çarpışmışız. Çıkartmadan bir ay sonra ancak tıraş olup banyo yaptık. Halen etkisi var. Türk köylerine girdiğimiz zaman bize yiyecek içecek verilirdi. Yanımıza harp paketi verilmişti. Girne’ye çıktık. Üç beş gün sonra ateşkes oldu. Çok sivil esir aldık. Rüyalarımda çok çatışmalara girdim. Sabah saat 8’ de Kıbrıs’a ulaştık. Rum kesimine geldik. Gece ateş devam etti. Bölük değiştirildi. Halen öyle. mevzi değiştir gibi. Bülbülderesi Köyü. Korku hissi gelmedi. Mersin Limanı’na gittik. top. Bulunduğumuz yerde geceledik. Halen öyle”. Akşam saat 8 civarında hareket ettik. 40. 2 el bombası. dağlar yanıyor. Beşparmak dağları bombalandı. Taarruza geçtik. İkinci gün Girne’nin üstünde dağa çıktık. İleri harekata geçtik. Savaş başlamıştı. Düzde çalışır vaziyette tanklar gördüm. Dört saat denizde bekledik. Biz mağara gibi yerler de aldık. Sabaha karşı uçaklar geldi. 14 Ağustos’ta harekat başladı. İçkiye başladım. Ateş edilen yere ateş ediyorduk. Teskereye geleceğimiz zaman orada yerleşmemiz için teklif edildi. Oradan terhis oldum. 2 Ocak 2010. Bize moral konuşması yaptı. Biz dağda Lefkoşa tarafına kuş bakışı bakıyoruz. İleride oldu. Mersin’de Taşucu’na geldik. Sürekli hareket halindeydik. En son Omorfo tarafına geçtik. Alay komutanın şehit olduğunu hemen duyduk. tank hepsi vardı. Askerliğimin etkisi uzun yıllar devam etti. Asıl savaş ikinci harekatta oldu. Bugün aynı harekat olsa hemen giderim. Silah başı. Yanaştırma gemisi ile sahile çıktık. Plajdan çıkar çıkmaz karşımızdaki limon bahçelerine girdik. Adamlar hazırlıklıymış. Bu bilgileri kimseyle paylaşmadım.Limonlar bizi kendimize getirdi. Uçakların bizi bombalamaması içinmiş. Dağda çok şiddetli çatışma oldu. Uçaklar geldi. Dağda betondan mevzileri aldık. Mekanizma Piyade Alayı’na… Gece alarm verildi.

Silahlarını aldık. Cepheye gittik. Önce Kıbrıs haritaları geldi. Sonra Magosa istikametine yöneldik. Silahlar. Bayraklı’dan. Boğaz bölgesinde askeri hastane kurulmuştu. Teslim edildi. Sigara. Bölükten az kişi şehit verildi. Tümen emrine verildik. Geri çekilirken bir komanda eri göğsünden mermi yemiş. Tüm evrakları ben alır dağıtırdım. Konvoy 159 . Orada komando birliğini basmışlar. hani bana mektup yok mu ? Komutanım sizin postanız var” 1951 doğumlu olmama rağmen askerliğe hemofili hastası olduğum için 2 sene tehirli gittim. Bizim nereye gideceğimiz belli değil. Mücahitler bizi araçla bekliyordu.Topçu Tugayı’na. Parçalandı. Tümen komutanı elinde tabancası ile bize katıldı. Kurşundan burnumuzu dahi kaldıramıyoruz. Bize kalmamız için hak tanıdılar. helikopterler… 20 Temmuz sabahı harekat başlamış. Barış gücü kontrol ediyordu. Evliymiş. Babama mektup yazdık. Eco (Ecevit) ‘nun askeri asker vurmaz” diye bağırıyorlardı. iki çocuğu varmış. Üç tane esir aldık. Subaylar yabancıydı. Sabaha karşı taarruz istikameti Magosa sanayi bölgesi. Oradan Lefkoşa yanında Değirmenlik Köyü’nde kaldık. Yaralı ve şehitleri orada gördüm. Binbaşı İlhan Oba ciple geldi. Evrakı önce ben kaydederken okuyorum. Yarası ağırdı. Yeşil hat orada çekilmiş. O ara alayın alarmı vurdu. 45 dakikada Kıbrıs’a indik. Zaman zaman arama yapılırdı.Yaklaşık 1000 mermi. Bu askerle yıllar sonra Menekşe çay bahçesinde yanımdaki arkadaşım ailesi ile tanışmış. Bir hafta dinlenmeye çekildik. Denizli’ye çavuş talimgahına geldim. Sallamaya başladık. Kişiye özel evrak hariç tüm evraklar elimden geçerdi. yiğitlerim!” diye tebrik etti. 17 Temmuz’da bir gece Ankara’da kaldık. Bütün araçlara cephane yüklendi. Mustafa EFE “Hey topçu. Isparta’ya gittim. Zırhlı piyade olduğumuz için. Mermi dağıtıldı. Hemen helikopterlere bindik. susuzluk en büyük sıkıntı . Her taraf asker. 58. 40. Beş sterlin maaş alıyorduk. Yanımızda harp paketi var. Her seferde 20 helikopter devamlı asker taşıyordu. Oradan terhis oldum. Aracı taramışlar. Çatışma devam ediyordu. İndirdik. Kalanlar oldu. Elimize beyaz bayrak verildi. Rum.Piyade Alayı’na askere alındım. Karşımızda Boğaz bölgesi vardı. Bütün subaylar bölüklerinin başına koştu. Konyalı asteğmenimizin vücuduna şarapnel parçası geldi. Bir hafta bir köyde kaldık. Tümen komutanı bizlere “Benim askerlerim böyle cesur. En emniyetli bölgeymiş. Tümen komutanı dahil. Uçaklar önümüzde bombalamaya başladı.Levent’te Mustafa Güneri Boğaz Hastanesi’ne götürdük. Yaralı ve şehitleri bir gün sonra gördüm. hemen tabur binasının önündeki alarmı bizzat kendi verdi. Aldık. Silahım çatal ayak G1 idi. Yaralarını sardık. Tabur önünde içtima halindeyiz. Her türden sanayi. Biz baskının üzerine gittik. İlk gün Tinbu bölgesini ele geçirdik. 372 liraya tekamül eden maaş alıyorduk. Takviyeye gittik. Yağma olayı görmedim. Komutanlar geldi. Bölgeyi ele geçirdik. Bol miktarda mermi dağıtıldı. Haber merkezindeydim. Bizim komutanlar karşılık verdirmezdi. Hastaneye gönderdik. Rumlar çekilmeye kaçmaya başladı. Çavuş olduk. Bugün aynı şey olsa hemen savaşa giderim.Yağmaya izin verilmedi. yirmi dört gün bir tepede kaldık. Toplam 60 helikopter. taciz ateşi açardı.” dedim. Ovacık mevkiine konuşlandık. Biz öğlen oradaydık. Oradan 50. Tanımıyorduk. Tüfeklerine beyaz bayrak asmışlar. İkisi yaralıydı. 24 kişi.Takım kuruluşu yapıldı. Oradan terhis oldum. İzmirliymiş. Sivil otobüslerle Mersin’e hareket ettik. Öğlenden sonra 3-4 arası ateş kesildi. 9 Ocak 2010. Her gün sıkı eğitim ve ders başladı. Çam ağaçlarının altında mücahitler Rumca soruyorlardı. Barış gücü karargâha geldi. 1973’te askere alındım. Arkadaşım Piyade Çavuş Samsunlu Maksut Birinci şehit oldu. 4 Ocak 2010 Göllüce Köyü Mustafa PALAOĞLU “ Türko asker vurmaz. Tekrar pusuya düşmemek için geri çekildik. İlk çatışmamız Sıhari’de oldu. Bir manga 10 kişi bir helikoptere biniyordu. Ankara’ya gittik. Bütün üst rütbeli subaylar geldi. Kıbrıs’a çıkılacağını belki 10 gün önceden biliyordum. “Beni merak etme. Ben takım çavuşuydum. 1. 1974 yılında 28. Şehit oldu. Ortaköy Gönyeli’ye indik. Rum-Türk karışık idi. Piyade Alayı’na gittim. Çatışma başladı. Yüzbaşı bir sterlinin karşılığının 165 lira olduğunu söyledi. O sıcakta kurtlanmış. Müthiş bir moral. Silahlarımızla sedye yaptık. Yaklaştık. “ Türko asker vurmaz. Sanayi bölgesine girdik. Topçuydum. Açlık. ayakkabı… Birlik Paşaköy’de kaldı. İki ay sonra haberleştim. Alpkent Mah. 16 Temmuz günü idi. Köyün çıkışında pusuya düşürmüşler. Hatırladığım subay tümen komutanı Tümgeneral Osman Fazıl Polat ikinci harekatta bizle beraber çatışmaya girdi. İkinci taarruza hazırlık yapıldı. Avcı kümesi üzerinde 3 saat görerek ateş ettik. Sigara fabrikasına gelen dört Rum askerini silahları ile beraber esir aldık. Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Vatan aşkı. Ağlaşmışlar. Kurşunu önden yemiş arkasından çıkmış. Eco (Ecevit) ‘nun askeri asker vurmaz” Askere kadar işçilik yaptım.

Yaklaşık 30 kadar. Sabaha karşı Kıbrıs’a yaklaştık. Onların Beşparmaklar’dan attığı her mermi bize zayiat veriyor. Savaştığım yerleri dolaştım. Gece cephane ve el bombası dağıtıldı. Kıbrıs gazisi olmak benim için onur. Makineli tüfek ile gece ateş gelen yere ateş ediyorduk. Filo halinde etrafımızda savaş gemileri eşliğinde gidiyoruz. Bizden hemen önce deniz piyadeleri çıkmış plaja. Hikmet sonra şehit oldu. Hikmet’miş. Evraklara bir baktım benim Kıbrıs’ta askerlik yaptığım birliğe gidiyor. Gemiler sürekli yer değiştiriyor. Sıkı tutuluyordu. Şarapneller insan arıyor. Oradan terhis olduk. Sabah tabur komutanı yaralı idi. Yem bizdik. Havan yemiş. Denize iniyoruz. Her gece Rumlar gece aydınlatma mermisi atıyor. Elazığ’dan Hikmet Koman yanımdaydı. Ama onlar kadar etkili değil. Bizi selamlıyordu. Nereye gittiğimiz belli değil. Bölükler birbiri ile çatıştı. İkinci Harekat bittikten sonra subaylar astsubaylar asıl savaş durumunda olması gerektiği şekilde rütbeli geldi. Makineli tüfekle ateş ederken mermim bitti. Bölük komutanı Torbalı Askerlik Şubesi ile irtibata geçmiş. Her devlet helikopterlerle sivillerini aldı. Ne olduğumu anlayamadım. Ben de kendisine “ Komutanım sizin postanız var” derdim. Duvarların her tarafı kan. Bu zamana kadar Girne’de bekledik. Yüzünü çevirdik. İkinci harekat bittikten sonra Aybasıl’da evlere yerleştik. portatif bir sandalye üzerine oturmuş yüklemeyi kontrol ediyordu. Ağlıyorum. 19 Temmuz günü akşamüzeri denizin yüzü çıkartma gemileri ile dolu. mandalin bahçelerine dağıldı. Tepemizden havan mermileri ses yaparak geçiyordu. Biz de bir hava binbaşısı vardı. Alay komutanı şehit olduktan sonra tümen komutanını tankın üzerinde Girne’ye girerken gördüm. Savaşa gittiğimiz belli. Önce biz çıkartmaya başladık. Dağlar tekrar bombalanmaya başladı. Hikmet‘le bir araçtan birer kasa mermi aldık. Erdemli’nin üstündeki çamlığa konuşlandırdık. Bir ara yorgunluktan sızmışım. Harekatın üçüncü günü Rumların tankları geldi. Biz ise karşılık veriyoruz. Bana takılırdı. Gemilerin arasına mermiler düşmeye başladı. Bir bölük bir gemiye biniyor. Sekiz ay toprakta yattım. Ateş gelen yere ateş ediyoruz. Bir emir geliyor geriye. Bugün karışıklık olsa derhal giderim. Metin TERZİOĞLU “Çok aç kaldık. Zar zor tahrip ettik. Büyük telsizlerin yanında bulunuyordu. Girne’nin sahilinde bize havan ateşi açılmaya başladı. Topladık. Albayımı Osmaniye’de her gün görüyordum. Lefke’ye doğru yöneldik. Arkadaşlarım. Boğaza yöneldik. 12. Kıbrıs gazisi babasının birliğine özellikle göndermişler. şehit olanlar aklıma geliyor. Dört gün kaldım. Havan mermisi binanın içine girmiş. Kasığa kadar suyun içinden çıktık. Bu benim için büyük bir onur oldu. Girne’de esir aldığımız oldu. Üst aramaları başladı. Sipere girerken bir asker vuruldu. Bizim alay her yıl orada hazırlık yaparmış. Çavuşlar 10 sterlin alıyordu. 17 Ocak 2010. Ancak oraya varasıya kadar aylarca mevzi kazdık. Yolu geçen askeri araç portakal. Çıkartmaya başladık. Hikmet beni kurtardı. savaş gemileri de ateşe başladı. Küçük bebeleri vardı. Sırtımızda deri kalmadı. Uçaklar ona göre bombalıyordu. Sıçramışım. En büyük eksik harekatta muhaberesizlikti. Demirciköy. Bu arada devamlı asker çıkarıldı. Hemen yer değiştirdik. Sabah Mersin’deydik. 160 . Bu 3-4 gün devam etti. Bizim bölük komutanı üsteğmen Osman Yılmaz’dı. 8 sterlin maaş aldık. Uçaklar bombalamaya. Plaj zamanıymış. Sevimli bir kişiliği vardı. İkinci Harekat’tan sonra 120 kişilik bölükten 67 kişi kaldığımızı öğrendik. Alarm vurmaya başladı. Elinde evrakları ile izne geldi. Şuurum bozuluyor. Hepimizde saç sakal. Alay komutanı ikinci veya üçüncü gün şehit oldu. Sabaha kadar çatışma oldu. Devamlı ateş altındayız. Savaşı yaşayan bilir. Bir binanın dibine sığındık. Dağlar yanmaya başladı. Asker yorgun. Alarm verildi. Mevzilere tankımız revolar arkasında topla girse gizleme ağını çektin mi görünmezdi. Kiliselerde sivilleri topladık. Girdiğimiz evlerde yemek haricinde hiçbir şey düşünemiyorsun. Lefkoşa tarafına Yılmazköy’e yöneldik. En yakın arkadaşım şehit oldu. Akşam karanlığında açıldık. Aramız 100 m idi. İlk içtimayı ikinci harekâttan sonra olduk. Komutanımı çok severdim. Çatışma başladı. Fotoğraflarını gösterirdi. Oğlumun dağıtımı Kıbrıs’a çıkmış. Alay komutanımız rahmetli Albay İbrahim Karaoğlanoğlu sırtında bir parke. “ Hey topçu hani bana mektup yok mu?”. Savaş filmlerine baktığım zaman o günlerim aklıma geliyor. Yardımcısı yarbay kurtulmuş. Değiştirme birliğinde sıcak yemek bulduk”. Herkes kendi yerine yerleşti. Ankara’ya tankçı olarak gitti. Bindirme yapıldı. Albay alay sancağını diktiğimiz binada şehit oldu. Birliğin içine girdi. Açıkta beklemedeyiz.6 makinelide yanımda. Arkasından yoğun ateş… Dağlarda yıllar öncesinden beton mevziler yapılmış. Ne buluyorsak yiyorduk. 5-6 yakın arkadaşım şehit oldu. Hiç çarşı iznine çıkmadım. Kıbrıs’a oğlum sayesinde tekrar gittim. Uçaklar geldiğinde ilk olarak bu binbaşı ile irtibat kuruyordu. İkinci Harekat’ta Girne’den Beşparmaklar’ı ancak aştık. Mersin halkı evlerden yemek getirdiler.halinde akşamüzeri yola çıktık. Tümen komutanı Bedrettin Demirel bizim alaya çok gelir. Bir oğlum var. Birbirini kırdı. Evliydi.

Bayrak radyosu. Görerek çatışmadan çok ateşin geldiği yere ateş ediyorduk. Çok yaralı ve şehitle karşılaştık. Bizim arkamızda veya önümüzde tanklar vardı. Savaş suçlusu olarak yargılanmaktan korkuyordum. Yığınak yapılıyordu. Sabaha kadar yol gittik. 2. Kulaktan kulağa alay komutanının şehit olduğunu duyduk. Rumlardan çok sızma oluyordu. Silah olarak ayaklı G1 verildi. 1. Devamlı sağdan soldan asker geliyordu. 19 Temmuz günü yola çıktık. Havan ateşi açıldı. Girne’ye çıktık. 161 . Köyün Rum muhtarı kaçamamış. Rum’u hepsi vardı. Her alaydan asker seçiliyordu. Bölük 125-130 kişiydi. Bize giderken peksimet verdiler. Diğer arkadaşlarım helikopterlerle Beşparmak’a indi. Mermi sıkıntısı çekmedik. Asker esirler boğazdaydı. 1973’ te mekanize piyade olarak askere gittim. Türk köyleri bize peynir ve köy ekmeği verdiler. 50 m önünü veya 50 m arkasını koruyabilir. 100 m sahile uzak suyun içinde çıktık gemiden. Rum askerleri kaçıyor. Piyade Alayı’na katıldım. Yeşil hatta kadar ilerledik. Mehmet SEVİNÇ “Dosyam kayıp. Birinci Harekat’ta Girne’deydik. 5 Ocak 2010.2. Oradan terhis oldum. Rum askerlerinden ölenler bizim mevzilerin arasındaydı. Mersin’e geldik. Aynı bölükte ama ayrı takımdaydık. Dosyalar elimize verildi. Isparta’ya. Gemiye bindik. Değiştirme birliğinde sıcak yemek bulduk. Piyade Alayı’na takviye olarak seçildi. Çıkartma yapılmıştı. Daha sonra inzibat olarak Girne’ye verdiler. 500 m geri çekildiler. Beşparmak’a doğru hareket ettik. Gemiler destek kıtaları devamlı destek ateşi yapıyordu. Yaklaşık 800 sivil esir vardı. hazır vaziyette yola çıktık. Lefkoşa tarafına geçesiye kadar çatışmaya girmedik. Oradan terhis oldum. Zaman zaman arama yapılırdı. Çok aç kaldık. Nerde taşıyacaksın ki? Terhisime 5 ay kala yatak yorgan yüzü gördük. Açlık çektik. Arkadan gelen sıhhiye birlikleri yaralıları alıyordu. Dağlar yanıyordu.2 ay sonra banyo yapabildik. Gaziantep tren istasyonunda trene araçları yükledik. 1. Diken üstündeydim. Kıbrıs karışmaya başlayınca izin bitmeden kendim geri döndüm. Birinci Harekat’tan sonra Lefkoşa tarafına geçtik. Böyle bir manzara vardı. Beşparmaklar bombalanıyordu. Harekattan önce izne geldim. Barış Gücü sonra geldi. Domuz çiftliği vardı.Askere kadar işçiydim. Komutanlar soruyor. Zırhlı Tugayı’ndan Kıbrıs’a gittim. Kırnı’ya geldik. Moral veriyordu. Toplanan esirler tercümanlık yapıyorlardı. Biz ona yardımcı oluyorduk. Tek battaniye ile mevzide uyuyorduk. Üç dört ay boyunca savaş suçlusu olarak yargılanmaktan korktum. 20 civarında aracımız vardı. Aynı bölükten Yusuf Tanırgan komşusu olduğunu söyledi. Feramuz Kalay kıdemli üsteğmen bölük komutanıydı. Sabah 8’ de. Bölük komutanı vurulmuş yerine teğmen geçmiş. Keçiboynuzu ile çok günümüzü geçirdik. Üsteğmen Haşmet Karatmaca. Sağımızda solumuzda donanmadan koruma gemileri vardı. Ateşkes yapıldı. Çok yaralı askerle karşılaştık. Olduğu gibi esir doluydu. Gemiler sahile yanaşamıyordu. Ayrancılar. Türk köylerine kontrol altında gidiyorduk.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Asıl çatışmaya ikinci gün girdik. Mücahitler bize Girne’den katıldı. Tabur . Dokunmadık. Neyin ne olacağını hesaplıyordu. İkinci Harekat’ta Torbalı’dan Hüseyin Kurtuldu şehit oldu. Bölük komutanım olacak o harekata hemen girerim. Geceleri yoğun ateş devam ediyordu. oradan Sarıkamış Dağcılık Taburu’na gittim. Akşamüstü yola koyulduk. Piyade olarak Sivas Silah Taburu’na. Mesela bizi Girne’de gece geri çekmese hepimizi tek tek avlarlardı. Levyeli. Alarm verildi. Limanda boş arazide bekledik. Alay çok zayiat vermişti. Bölük komutanımız çok kurnazdı. Dom Oteli vardı. Tecrübesizlikten. Osmaniye’den Mersin’e geçtik. Yaya piyadelerin arkasından gidiyorduk. Göndeme köyü. Bir tanesinin adını hatırlıyorum. Çünkü dosyam kayıptı. biz hırsız kovalar gibi arkalarından koşuyorduk. Temmuz ayı idi. Kıbrıs’a gideceğimizi anladık. Başka araçta bulunan arkadaşımın adı sanırım Fethi idi. Küçük radyolar vardı. Torbalı Mah. Komutanlara yardımcı oluyorlardı. İkinci Harekat’ın başladığında taarruz emri verildi.5. Sabah Kıbrıs’a vardık. Harekât’tan sonra Rum köyüne yerleştik. Biz denizdeyken savaş başlamış. Ben 50. 1974 Mart’ta asker oldum.4. Sahilde toplanmış vaziyetteydik. Zaten fırsat yoktu. Bacağı roketatarla koptu. Bölük’ten 28 kişinin sağ kaldığını biliyorum. Bize ateş Beşparmak’tan geliyordu. Yağma olayı olmadı. 5 Ocak 2010. Araç olduğu yerde kaldı. Ovada çatışmaya girdik. Oradan Osmaniye ‘ye her birlikten beşer kişi 50. Gaziantep 5. Yol gösteriyordu. İçi cephane dolu. Araç kullandığımız için biz yoldan takip ettik. 60 kişiydik. Ailemle hiç irtibatım olmadı. Araç üstünde çavuş arkadaşımız uçaksavarı kullanıyordu. Yunan’ı. Üzerimizde yaklaşık 200 mermi vardı. Kariyer kullanıyordum. mücahit tercüme ediyordu. Suyu bulmak mucize bir şey.

Gemi hızını artırdı. Teslim olanları kiliseye toplayıp yiyeceğini. Aç. Tüfeğini bırakmış.Mehmet KÖKEN “Savaş hiç iyi bir şey değil. Tek gemiye biz bindik. Burdur’da yaptığımız eğitimin iki mislini 33 günde yapmıştık. Beşparmaklar’mış. Dikoma’ya yerleştik. Çıkartma gemisine. O anda dışarıya baktım. Karaya 500 m yaklaştık. İç çamaşırlarımızı evlerden temin ediyorduk. 3 gecedir uyku yoktu. İnzibatlık yaptık. İkinci Harekat öncesi radyodan barış sağlanamamıştır dedi. Orası buradan en az 20 yıl ileride. ondan sonra ben çıktım. bir kayzer. İçimizde suyu görmemiş kişiler de vardı. 16 Temmuz’da alarm verildi. Rumlar tankçıyı gördüler mi herkes onun başına çöker. 10 ay kaldım. Kimsenin bilgisi yok. Patladığında minare boyu su yükseliyor. Limana vardık. Burada künyemi beklemişler. 04. Gemiye mermi vurduğunda net duyuyorsun. bir doç geçti. Yüreğim dayanmaz. Karşıda sadece küçük bir sırt gözüküyor. İneklerin memeleri davul gibi olmuş. Bana” Mehmet benim tüfek yoktur. Saat 11. Gelişmeleri oradan takip ediyorduk. Yaklaştık. Yakındaki tank birliği hemen harekete geçti. Evlerden topladığımız eşyaları ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorduk. 3 Ocak 2010.” Askere gidesiye kadar mobilyacıydım. Kıbrıs’a gemiyle giderek Girne’ye ayak bastık. Bizim gemi yemmiş. Çevremden ayrılmazdı. Gemi hareket etti. Aldık. Güneş doğmadan gemi gelmiyor. İsabet almadık.45’te. Evler terk edilmiş. Hepsi bekliyor. Birinci Harekat başlamıştı.Karaya ayak basan beşinci kişiydim. Gidip gitmediğimiz belli değil. Üç ay mektup yazmadım. Binbaşı İnal Oba idi. Domuz avluda kalmış. Mardin Cizre’den. Nerede olduğumuzu bilmiyoruz. Kızılhaç’a teslim ediyorduk. Komutan. Köylü çocuğuyuz. Ankara’dan Erzurum’a gittim. 19 Temmuz günü sabaha karşı farklı bir yere gittik. Nihayetinde o da bir insan Biz esirlere böyle davranıyorduk. Mermiler geminin dibine düşüyor. Ölünü dirini istiyorlar. Kayalık tarafa vardık. Sivilleri Türk askerinden kaçırmak mümkün mü? Küçük bir radyomuz vardı. Piyade Topçu Taburu’na gittim. Gece dalga var. ordan Osmaniye 50. Yoğun çatışma oldu. Anlaşmayla vermediler. Savaş sadece insanlara karşı olan bir şey değil. Bizim bölüğün işi her köye karakol kurmaktı. Sularını verdim. Gemi komutanı konuşmaya başladı. Biz yemmişiz. Araştırma yapılıyor. Savaş hiç iyi bir şey değil. sivil hayattaki mesleğine uygun iş veriliyordu. 1975 Mart’ta terhis oldum. Deniz kenarına iniyoruz.” 1973 Temmuz’da muhabere olarak Mamak’a askere alındım. Güneş ağardıkça ortam belli oluyor. Esir olarak. Bir cip.00 civarı. Açıldı.Türkiye’de fakir olan askerimizden orada kalanlar oldu. Çıkartmaya hareket eden bizdik. Dikoma’da çeteci Rumlar baskın yaptı. Torbalı Demirci köyden Mustafa Efe. Bir arabamız yanlışlıkla Rum kesimine geçmiş. Tavuklar açlıktan birbirinin etini yemiş. Mersin Alata diye çamlığın içine girdik. Rum sivilleri askerin gözetimi altında tutuyorduk. Tasla içirirdim. Takviye birlik olarak Osmaniye’ ye geçtik Açlık eğitimi aldık.Uyumuşum. Islık çalarak havan mermisi geliyor. Üstün kalan yaşamış. Çanakkaleli ve Aydınlı çavuş. içeceğini temin edip gözetim altında tutuyorduk. Karakol komutanı tankçıydı. Köylü olmam nedeniyle kümesleri açtım. Ama kimse bilmiyor. Geri hizmetteydik. “ Arkadaşlar Kıbrıs’a barış harekatı yapacağız” . Aklıma gelen duayı okudum. Bir bölük bir gemiye bindi. Ben tüfeğimi kendisine verdim. Alayda kimse kalmadı. Dirmil’den İbrahim Karaaslan araçla geçerken yere not attı. Elleri arkasına bağlı.Sadece bizim gemi hareket etti. Bizden başka gelen gemi yoktu. Onun tüfeğini 162 . Akşamları herkes onun başına toplanıyorduk. Yemlerini veriyordum. Magosa’ya doğru yürüdüler. Serdarlı’ da 21 Rum askeri getirmişler. Hiç unutmam Nasır Karatay. Eş. Tankçılar en çok kızdıkları insandı. 2-3 havan düştü. Tank birliği harekete geçince serbest bıraktılar. Şafak söktü.”dedi. Hemen ardından uçaklar geldi. Tavukların kümesi kapalı kalmış. Acele köye mektup yaz. Mevziler kazdık. 5 m yüzdük. ev. Tüm canlılar etkileniyor. Kalmak isteyenler evli olmayacak. Hadi geriye. Ortalığı birbirine katıyor. Sabah Serdarlı’ya oradan Maradona köyüne gittik. Girne tarafından uçaksavar ateşi başladı. 14 Ağustos sabahı harekat başladı. 21 tane daha çıkartma gemisi. 5 sterlin maaşımız vardı. Bize söylenen deniz tatbikatı yapılacakmış. Su bazı yerde insan boyu. Gemide ışık yok. Savaş sadece insanlara karşı olan bir şey değil. Kilisede toplandığını öğrenmişler. Tekrar suya atladım. Kara 1 km uzakta. Dögerlik köyü. Öyle sağ olduğumu öğrendiler. Gece devamlı alarm veriliyordu. Tam teçhizat. İki koldan esirlere su veriyoruz. Adamlar hazırlıklıymış. İnek barım barım bağırıyor. Kapak askıda kaldı. Güneş enerjisini ilk orada gördüm. Yani Beşparmak Dağları. Tutmasını söyledim. Onlar nasıl davranıyordu bilmiyorum. Mart 1974’ te topçu olarak askere alındım. Suya ineceğiz. Kıyıya çıktık. Tüm canlılar etkileniyor. Bilmeyenleri yüzme bilenler kurtardı. Burdur’a. Türkçe dahi zor konuşuyordu. Mehmet DOĞAN “Alay komutanının vurulduğu duyulunca asker hırs küpü oldu. İlk çıkan Bursalı asteğmen. Hazırlık varmış. Buzağısı emdi. Buzağısını koyuverdim.

Kafayı bir soktum. Geri döndük. Binanın kuzey köşesinde alay komutanımız Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’nu gördüm. Küfü sıyırdık. Girne alınmış. Her şeyi bırakıp gitmişler. Beşinci tankı vurduktan sonra yaklaştık. Yolun karşına geçti. Herkes er görünümünde. Küf yapmış. Bir kişi daha kaybetmiş demek ki. gittim. Şok olmuş.O silah öyle susturuldu. Bir de bot aldım. Herkes Rum aramaya başladı. Herkes siperde. Yolun üst tarafına geçtim. Bize ateş eden olmadıktan sonra ateş etmiyorduk. İlerlemeye başladık. Bina haşat oldu. Ses geliyor.Yanan çalıların kazıkları kalmış. Tuzlu olduğu aklıma dahi gelmedi. Asker yattı. Ahmet Çırpan roket atarı yola. 300 m ilerideki binaya girdiğini gördüm. Gece ateş etmek yasak. Döndüm. Albayın vurulduğu ağızdan ağza duyuldu. Uçaksavar mermisiyle. Rumların silahlarının daha modern. Şok olmuş. Onun durumunu görünce askere yatın arkadaşlar diye bağırdım. Döktüm. Oraya vardık.Girne boşaltılmış. Çitlembik ağacının altında. Bu arada paraşütçü komandolar inmeye başladı. Kafamı geri çevirdim. İki hafta sonra ekmek geldi. Geri döndüm. Bazı yerlerden hafif duman çıkıyor. Bizim silahı söktük. Kapılar açık. Yedik. Bir tokat vurdum. Sabah oldu. Onlardan birini aldım. Ellerini kaldırıp bana doğru koşarak geliyor.Bir araba sesi geliyor. 3. Göğsüme üzümleri doldurdum. Beni yakaladı. Buyur asteğmenim. İleride durmuş. Ses yok. Köydeki bahçe yaptığımız motor aklıma geldi. Ayağa kalktım. Yemyeşil. O civardaki bütün asker oraya ateş ediyor. İmha olunan tankın uçaksavarını söktük. Geriye baktım. Rumların silahını taktık. Dibinde kuyu. Su var. Sususuz. En sonunda uçakla havaya uçuruldu. Harekat’a kadar kaldık. Adıyamanlı Çavuş İhsan Toraman geldi. Arka arkaya beş tank geliyormuş. O şekilde kız çocuğunu götürdüm. Bir mandalikteyiz. Asteğmen ayıktı. Silahı doğrulttum. Onların mermisi ile bizim silahla deneme ateşi açtık. 5-10 adım gitmedik. Kanasıya kadar içtim. Rum askerleriymiş. Soldan sıfırdan gidiyorum. Asker. Zar zor geriye vardık. Kısa kolluyuz. Miğferi ve botları terhiste teslim ettim. Rumlar tepeden baktığı için bizi rahat görüyor. Rumların attığı bir kör kurşuna gitti. Mutfakta kahvaltısını bırakmış. Yanında kimse yok. Ellerini açtıramıyorum. Mümkün olduğunca gizleniyorsun. Aramızda 10-15 m. Sürünmede kollarımızı kazıklar yarıyor. Sol tarafım üzerine sürünerek 3040 m. Cüsseli biriydi. Herkes bir yere gizlendi. Üzümleri arkadaşlara dağıttım. Yaralı çok oldu. Beşparmak Dağları’na saldırdı. Diğer silahı birisi elimden aldı. Aldığımız eğitime göre kapağına suyu doldurdum. Bölük komutanımız Yüzbaşı Erol idi. Yaklaştı ellerini belime kilitledi. Bir kulübe var. Bu arada sağ taraftaki evin önünde üzüm asmasını gördüm. Bir ormanın yanına çöktüm. Ambulâns geçti. Kapattı cebine koydu. Trafik solda. İlk ateşim. Emir geldi. Kayalıklara çıktık. Albayın vurulduğu binaya yakın bir silahı susturamadık. Tekrar tank taarruzu bilgisi geldi. Yoğun ateş var ama biz bir tepeciğin arkasındayız bizi etkilemiyor.Bir ambulans ölümüne geliyor sanki. Bir iki saat geçti. Savaşı unuttum. Benim dibimden elinle vurmaya çalıştı. İç çamaşırı bir ay sonra değiştirdik. Ses bana doğru geliyor. Kayalıkların düzlüğü Girne’den Lefke’ye giden yol yanıyor. Mermiler birbirine uyuyor.Girne’ye doğru. Beraber tankların yanına gittik. Sanki uçarak geliyor. Tanklar gelmedi. Açlık akla gelmiyor. Dimdik elinde tüfekle duran gibi. Başka bir asker beni çocuktan kurtardı. Bölük komutanı duyunca güldü. Bu arada Rum miğferleri başa daha oturaklı. Girne’de 2. Elinde küçük bir defter gibi bir şey var. Asker dağıldı. albayın vurulduğunu öğrenince hırs küpü oldu. Bizi vurmaya çalışıyorlar. Küçük evdi. 8-10 kişi vardı. İçinde pancar su motoru var. Yola çıktık. Biraz daha gittik. tankların geldiği yöne ayarlamış. Sanki motoru patlayacak şekilde. 1 km geri gittik. İçemedim. Ateş açtım. Kendi kendime dedim ki ne çabuk yaralanan oldu da ambulans olsun. Tam hatırlamıyorum. O su bana şerbet gibi geldi. Sivil halk çok nadir kalmış. Bizi mücahitler karşıladı. Bir çukurda su gördüm. Arı gibi gidiyor. O arada bize kuzeyden tank taarruzuna uğrayacağımız bilgisi geldi. 14 Ağustos’a kadar Girne bölgesindeydik. var. Geri sürünerek gittim. Her taraftan kurşun yağıyor. Sahilde yaralılar var. Kuş gibi çığırıyor. İlk çıkan tankı vurdu. Benim bildiğim üç kişi havan mermisi yakınlarına düşmüş. İçine taş attım. İki katlı bir binaydı. daha teknolojik olduğunu gördük. Matarayı da doldurdum. Esirler de var. Geri döndüm. İnsan kendinden tiksinmeye başlıyor. Girne sahil kısmından ilerledik. Deniz kenarındayım. Orasını burasını 163 . Bir eve girdik.Susmuyor. Çocuk İngiliz’miş. Kollarımız yanıyor. Bıraktım. İçim yanmış. Öyle hızlı geçti ki. Gürültü arkadan geliyor. Deniz suyu olduğu aklıma geldi. İki çanta da mermi aldım. Bir süre sonra susamışım. Bölükten ateş idare kısmından şehit olan oldu. Flama diktik. Ev kaba inşatta bir ev.ararken iki tüfek buldum. En az iki hafta keçiboynuzu ile idare ettik. O ana kadar yaralı ve şehit olmadı. Asteğmen beni geri çağırma işareti yaptı. Batarya komutanı üsteğmen Ahmet Çırpan idi. Yerinin belirli olmaması için. 15-16 yaşında bir kız çocuğu. Yat emri verdi. Onların vasıtasıyla ayakta kaldık. Askerin içersinde de şok olan var. Subaylarda rütbe yok. Ben de bir bina temeline gizlendim. Yani o alan kontrol altında. Anlamıyorum. Bir şeyler söylüyor. Küçük bir el feneri ile bakıyor. Sahildeki küçük bir set bizi korudu.

Arabayı gizledik. o motor 24 saat yaklaşık çalıştı. Şu an kalp ve akciğer rahatsızıyım. Bir yarısı yanmış.Birer gece kaldık. Uykularımdan bağırarak uyanıyordum. Mersin’e giden arkadaşların getirdiği gazetelerden Türk ordusunun hazırlıklı olduğunu okuduk. bir yarısı kalmış. Paşa bir konuşma yaptı. Girne’den çıktık. Askerken Kıbrıs’ta tanışıp şu an burada evli olan arkadaşlarım var. Bir iki gün dağ eteğinde kaldık. Ben gelen tahtalarla kenarları kaplıyorum. 18 Temmuz’da oradaydık. Bu arada ben yalnızım. Babam biz Kıbrıs’a çıktıktan 11 gün sonra vefat etmiş. Yılmazköy ile Lefkoşe arasında. Köylerin yakınında mevziler vardı. En çok karacı asker geliyordu. Her gittiğimiz yere tabur komutanının cipini gizlemek için yer yapmaya başladık. 60 yataklı askeri hastane kurduk. Trabzon Askeri Hastanesi’ne gönderildim. Ambulansı delik deşik ettiler. Keçiboynuzu olmasaydı mahvolmuştuk. 6 Ocak 2010. 12 aylıktım. Başından şarapnel almış. Adadaki darbeden sonra bize alarm verildi. Moral izninde öğrendim. Bir gecelik. Ateş gece başlıyordu. Ama ne yazık ki orada şehit oldu. Çarşı izninde harcıyorduk. Macit BURUNCUK “Babamın vefatını 6 ay sonra öğrendim. Sivil otobüslerle Mersin’e gittik. Araçlarla Mersin’e geldik. Ertesi gün orayı bırakıyorsun. Yazdık. Yoğun ateş vardı. Beyaz kiliseye yerleştik. Eski adı Yorgo. İyileşsem değil Kıbrıs’a her yere gitmek isterim. İlk tedaviden sonra Kızılay hastanesine gönderebiliyorduk. Aileme gazeteciler aracılığı ile mesaj gönderdim.” 1973 Ağustos ayında Isparta’da piyade olarak askere alındım. Terhis olduktan sonra bu etki çok devam etti. Kıbrıs’a yaklaşınca bize 164 . Yüzbaşı da geldi. Alata’ da. Asabım bozuluyor. Su içtim. Halen kendi kendime konuşuyordum. Sağ olduğumuzu bildirdik. Savaş anında aklına hiçbir şey gelmiyordu. İsyan ediyordun. Mehmet Yaşar KELLE “Hüseyin’in naşını anız tarlasında yanmış olarak buldum. Tank olanlarda vardı. 5 sterlin maaş alıyorduk. Eczacılığı bıraktım. Diğer tarafını parçalayıp çıkmış. Şerit halinde. Etkisi iki yıl devam etti. Orayı hastaneye çevirdik. İkinci Harekât’ta aynı yerdeydik. 3. Ortam düzeldi. İslahiye’den zırhlı birlikler bize katıldı. Osmaniye 50. Gazeteciler geldi. Mücahitlerden de yaralı geliyordu. Gün araçlarla beraber çıkartma gemilerine bindirdiler. Ateş idare yeri. Sık sık arama yapılıyordu. Araçlar tekrar gizlendi. Kıbrıs’a gidileceğini bilmiyorduk. Harekat’tan çok kısa önce tüm askerden ailelerine mektup yazılması istendi. Boğazdan sonra Tepebaşı’na gittik. Az duyuyor. Asker susuzluğunu hem giderdi. Ormanköy. 2. Yüzbaşı önce kızdı. Mont kemerinin göğsünün üzerinde naylon bir cüzdan vardı. Aniden topladılar. Hukuk kalmıyordu. Üstünü kaplıyorum. Havanların atıldığını görüyorsun. Cephane sıkıntısı çekmedik. Ayvasiloz köyü. Yaz olduğu için zaman yoktu.Tüm bölük bayram ettik. Oradan terhis oldum. Beşparmak arkasında bir sırta yerleştik. Sıhhiye olarak Samsun’a gittim. Dudak okuyarak anlıyor. Şans eseri kurtulduk. Matarayı doldurdum. Sinirlerin laçka oluyordu. Omorfo ile Girne arası. 20 Temmuz sabahı sabah 5-6 gibi Kıbrıs’a vardık. 6 ay sonra öğrendim. Mektuplaşma çok sonra oldu. Bana yaşadığım ve gördüğüm şeylerden sonra kriz geldi. Bayındır Canlı’dan Ahmet Sağır geldi. Oralara yerleştik. Başçavuş kucağında getirdi. Devamlı hareket halindeyiz. Motor sesini duyan geldi. Türk köylerine girdik. Boğaz bölgesine gittik.” Askere gidesiye kadar eczacı kalfasıydım. Bir iki gün hazır bekledik. Bir seferinde yaralı almaya gidiyorduk. Köylüler bizi karşıladı. Her bölük bir çıkartma gemisine bindi. Bir savaş filmi seyretsem o günler aklıma geliyor. Acil ameliyatlar orada yapılsa da helikopterlerle Adana’ya gönderiliyordu. hem de o buz gibi suda yıkandık. Bizim önümüze piyadeler geçti. Elbiseyle suyun altına girdim. Herkes mevzi kazıyor. Suyun akışını buldum. Alay’dan Kıbrıs’a katıldım. Gemiyle ilk gün çıkmadık. Dikoma tarafından ciple bir üsteğmen getirdiler. Asker kazıyor. Asker susuzluktan yanmış. 19 Temmuz günü idi. Su içip içmediğimi sordu. Devamlı hareket ediyorduk. Hüseyin Söbü yaralı olarak oraya geldi. Kurşun boğazının bir tarafından girmiş. Şehit olanlar dozerin kazdığı mezarlara konuyordu. Ayvasıl köyünden terhis oldum. Bazılarını Lefkoşa’ya gönderiyorduk. Aynısını gittiğimiz yere yapıyoruz. 3-4 gün açıkta bekledik. Biz nereye gittiğimizi yine bilmiyoruz. Şu anki şehitliğin olduğu yer. Yaralılar bize geliyordu. olmayanlarda. O mektup daha evde duruyor. Bağırıyordu. Gemide mermi dağıtıldı. Marangoz olduğum biliniyor. Sivil gemiye tanklarla beraber bindik. Ovada bir yerdesin. Boğaz bölgesine doğru Türk köylerine doğru hareket ettik. Su borusunu takip ettim. Hastane kurarken ilk müdahale evi olarak kullandığımız Dikoma köyünün girişindeki ev havanla uçuruldu. Sterlin olarak maaş aldık. Onun üzerine toprak. Askerler her yerinden vurulmuştu. 10 Ocak 2010.kurcalarken su motorunu çalıştırdım.Ertuğrul Mah.

Gece yarısı dağa çıkmaya başladık. Geriye gönderdik. Yaralanan çoktu. Asıl bölük komutanımızı İkinci Harekât’tan sonra gördük. 5.Esas taarruza akşamüzeri geçtik. Rum tarafı mevzide. Kıbrıs’a çıkınca takviye olarak 250 kişi oldu. Ateşkes olduğunda araziye onun için çıktım. Orada bizim hava indirmeler vardı. Bölük komutanımız Salih Demirland yüzbaşıydı. Biz de ağır silahlarla ateşe başladık. Karagah destek bölüğündeydim. Ateşkesten sonra mutfak kuruldu. Rum Yerelokko Köyü vardı. 106 havanların mermileri hiç kalmamıştı. Sonra Kayseri Hava indirmede paraşütçü eğitimi aldım. Bölüğümüzün yarısı yok. 4-5 gün kaldıktan sonra Boğaz’dan Lefkoşa yönünde Hamit Köyü’nün üzerinde kaldık. Erkilet hava alanına gittik. 52/3. 165 . 4. Havada çok arkadaşım vuruldu. Çok esir aldık. G3 silahım ve 100 mermi verildi. Hemen ateş açıldı. Girne’den sahilden çıktık. Alay komutanının şehit olduğunu duyduk. Uçaklar Rumların üzerinden dolaşarak atladık. Askere gitmeden önce tanışıyorduk. Güvenliği sağlamışlar. Çok yaralı ve şehidimiz olduğu ve mühimmatımız da bittiği için bölük ihtiyata çekildi. Alarm verildi. Ondan sonra asıl hedef Yunan alayına yöneldik. Beşparmak Dağları’ndan ve Lefkoşa’da evlerin üzerinden ateş açılıyordu. Orada kaldık. Binalardan sürekli uçaksavar ateşi açılıyordu. Torbalı’dan Hüseyin Kurtuldu. Çoğu zaman yemek bulamadık. Subaylarımızın rütbesi yoktu. Dağlardan ateş geliyordu. Ben evliydim. İlk ateşkese kadar yüz yüze düşmanla karşılaşmadık. Uçaklar ateşe başladı. Yunan alay sancağını bizim bölük komutanı alıp tabur komutanlığına teslim etti. İlk gün Beşparmak Dağı eteğinde kaldık. 2-3 gün sonra ateşkes oldu. Bu arada düz arazide ilerlediğimizden o gün 38 arkadaşımız şehit oldu. Sabah uçakların dağları bombaladığını gördük. Çatışma 16 Ağustos’a kadar devamlı sürdü. Ondan sonra komando eğitimi aldım. Sabaha karşı kargo uçaklarına bindik. Yarı belimize kadar suyun içersindeydik. İki arkadaşımı sırtıma aldım. Sabah Lefkoşe’nin üstünde küçük bir bölge vardı. Önce Rumlara ateş ettik. Kalan arkadaşlar oldu. Sıhhiye olarak askere alındım. Bölük komutanımız değişti. Askeri gemi ile Mersin’e geldik. Toplanma bölgesine gittim. Ailesine verdim. Girne’ye giden boğazda. Bol konteynır atılırdı. Bölük mevcudumuz 135 kişiydi. Güney tarafımızda da ayrı bir Rum taburu vardı. Bizi subaylar uyardı. “ Buralarda sivil halktan kimseler var. Subaylar bizim moralimiz bozulmasın diye “ Bunlara inanmayın. Bölük komutanımız Üsteğmen Hasan Zengin’di. 4. Bursa’dan Osman Hasisi’i hatırlıyorum. Lefkoşa yönünde Yunan alayının olduğunu öğrendik. Boğazda bir köyde gece konakladık. Şehitler ateşkesten sonra toplandı. Bizden önce deniz piyadeleri vardı. Günaydın gazetesi aracılığı ile eve bildiri yaptık. Özellikle Beşparmak Dağı’na… Sürülmüş tarlaların tezeklerini mevzi yaptık. Elbiselerinde ay yıldız vardı. Bunlar karşı tarafın uydurması” dediler. Orada kalmamız teklif edildi.” Askere gidesiye kadar ayakkabıcıydım. ve 6. İlk gün bölüğün görevi Yerelokko Köyü’ndeki Rum muhafız taburunu ateş altına alıp geriye püskürterek Yunan alayına doğru taarruza geçmekti. Beşparmaklar’dan ateş ediliyordu. Mevzileri kazdık. Herhangi bir şey olmadıktan sonra dokunmayın”. Şehit arkadaşlarımdan ismini hatırladıklarım: Ödemiş Adagüme’den Kamil Alkan. Gece çok çiğ yağıyordu. bir yarısı kalmış. Bir yarısı yanmış. Bizim zayiatımızın çok olmasının nedeni tankların geri çekilmesiyle bizlerin meydanda kalmamız oldu. Yunan alayına girdik. Sabaha kadar çatışma sürdü. Rum köyünde Rum milli muhafız taburu. Biz eteklerinde kaldık. Çekildik. Arkadaşların anlattığına göre kaçmasınlar diye onları havanların ayaklarına zincirle bağlamışlar. Kemal YAŞA “Havada çok arkadaşım vuruldu. İlk sıcak temasımız orada oldu. Askere gitmeden önce terziydi. İkinci Harekat anlaşmanın olmadığından bir gün önce bize haber edildi. Önce jetler destek verdi. Hüseyinler bize destek olarak gelmişlerdi. 1975 Şubatında terhis olduk. 13 aylık askerken harekata katıldım. Bayağı şehit verdik. Askerden sonra getirdim. Yunan alayındaki askerler ateşkesten önce silahlarını bırakıp kaçmaya başlamışlardı. Bölüğümüz Lefkoşa havaalanının 1 km yakınına konuşlandı. 3 Ocak 2010. Sağır ve dilsizler okuluna yerleştik. En önde hedefte biz vardık. Türk bölgesine geçince uçaklardan atladık. İki tankımız karşı ateşte imha oldu. Ben de ayakkabıcıydım. Bizi mücahitler karşıladı. Biz düz arazide ilerliyoruz. Kızı askerdeyken olmuştu. Biz onlarla değiştirdik. Bölük itiyatta kaldı. Dağlara doğru yürüdük. Ateşe hemen cevap verdik. Bölük taarruza kalktı. Hüseyin’in naaşını anız tarlasında yanmış olarak buldum. Yabancı turistler var. Çil yavrusu gibi dağılmaya başladılar. 53/1-2 tertipler katıldı.bilgi verildi. Değiştirme birliğinin güvenli bölgesine inmeye çalışıyorduk. Elbiseyi sıksan suyu çıkardı. Bir uçağa 70 kişi bindik. Bir kap yemeği 7-8 kişi paylaştık. İndiğimizde mücahitlerle yaralı topladık. Gönyeli. Bölük’ten. Çaybaşı. Rum tarafına düşenler esir değişmesinde geldi. Rum bölgesine de düşen oldu. Mont kemerinin göğsünün üzerinde naylon bir cüzdan vardı.

Nöbet yerlerindeyken Rum kesiminden arada sırada ateş açılıyordu. Alayda ayrı bir komutan tarafından harita ve pusula üzerine eğitim aldık. Özel harp eğitimi gibi. Girne’ye Lapta oteline geldik.. Bize Ortaköy’de yerimiz söylendi. değdiği zaman yanarak aşağıya iniyor. Alaydan saat 3. İskenderun’a gittik.40. Mermi ve el bombası.Yaklaşık 2 km idi.” Savaş olsun . Biz izliyoruz.) Bayraklar 1. Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken.1973 yılı Temmuz ayında piyade sınıfında Isparta’ya askere gittim. Alayda herkes ayaktaydı. (İrfan Yoldaş’ın o anı hatırladığı için ağlaması. Uyku uyuyamaz hale geldik. Günlük nöbet altı saate çıktı. Başçavuşumu hatırlıyorum. Orada üç ay dağcılık. Jetlerden yaklaşık olarak 45 dakika sonra hava indirme başladı. Şafak sökmeden ilk jetler geldi. Dağlar yanmaya başladı. Magosa’ya çıktık. Bana paraşütümü. Türk köyüne girdiğimiz hemen belli olurdu. Çıkartmadan 10 gün önce azıttılar. Nöbetlerimiz sıklaştırıldı. Tepeköy Mah. Mücahitlerle az görüşüyorduk. Gemide bol elbise giydik. Çıkartmanın yapılacağı bize bildirilmedi. “Eşek geçmez deresi” denilen eğitim yerine. Burası sadece değiştirme birliğinin eğitim gördüğü birlikti. Disiplinliydi. Daha sonra Kayseri’ye çekildik. Anız tarlaları da yanmaya başladı.5 m arasındaydı. Sularımızı Türk köylerinden sağladık. Paraşütçüler inmeye başladığında bağrışmalar. Su deposuna müzik çalar açtık.5 m ile 2. Bunun için gemide ayrıca eğitim aldık. Asker seçimini bizzat tümen komutanı yaptı. İkinci Harekat’ta Torodos dağlarına yöneldik. Ölüm aklına gelmiyor.. İlk önce içinde ihtiyaç malzemeleri olan maketler atıldı. 10 gün botu ayağımdan çıkarmadım. sevinç nidaları. Askere gidesiye kadar önce çiftçilik. 10 gün sonra ilk defa banyo yaptım. Tüfeğimle geri çekilmemi söyledi. Dağa yaklaştığımızda ateşkes oldu. İrfan YOLDAŞ . Boşaltılmış. Rumlar kaçıyor. Bende 250 tane vardı. O kazdığımız mevziler hava indirme tugayının işine çok yaradı. Piyade Alayı’na. Mersin’de. Çok kardeşimiz daha inmeden şehit oldu. Barış Gücünün kontrolünde birliğimize gittik. O anki heyecanı yaşamak . İnilecek olan yerlere uçaklar geldiğinde bayrak açıldı. Hiçbir şey alınmayacak diye kesin emir vardı. yakın boğuşma gibi konularda eğitim aldık. 18 Ocak 2010. Paraşüt saf ipekti. Botla yatmaya başladık. Her altı ayda bir yarısı değiştirildi. Çok arkadaşımızın paraşütü mermi nedeniyle delindiği için yere çakıldı. Takım komutanı Teğmen Faruk Akkalp çıkartma olacağını anlattı. Gemiye binmeden önce her birimizin üzerine göğüs bölgesine şerit halinde bantlı olarak mermi sarıldı. Konuşma yaptı. Alay komutanı Kurmay Albay Eşref Bitlis bize bilgi verdi. Rum askerinin tutunacak yeri kalmadı. Çıkartma olacağından o gece haberimiz oldu. lav silahları verildi. Birlikte üzerimizdeki mermiler alındı. O zaman anladık ki çıkartmaya hazırlık yapılıyormuş.10’ da bulunduğumuz yerden çekilme emri geldi. Her taraf duman. Yunan alayının tam karşısında eski İngiliz esir kampı vardı. Gece eğitimlerinde mevzi kazıyorduk. Alkışlar. Kıbrıs Rumlarının kendi arasında bir çatışma vardı. giderim. Gönyeli’de topçu birliği vardı. Makariyos ile Eoka’cılar arasında. Eğitim bir ay sürdü. Değiştirme birliği 650 kişi idi. Burası Rum askerlerinin en güçlü olduğu yerdi. Aslında gizli bir yığınak yapılıyordu. Havancılar da destek birliği idi.” Torbalı Çapak Köyü 1953 doğumluyum. Rum tarafına . sonra elektrikçilik yaptım.5 ay kaldık. Kayseri’de tören geçişlerine katıldık. Sevgi gösterileri. Ben askerken çocuğum olmuş. Taciz atışları yoğunlaştı. İşe yarayacak hiçbir şey bırakmadık. Değiştirme birliği paraşütçülerin ineceği yeri ay halinde çevirdik. Makineli tüfek verildi. Sızmaya giden oldu. Gece yerleştik. Evle irtibatımız yoktu. Bir ay sağlık tedavisi ve kontrolden geçtik. Bugün Kıbrıs’a çağrılsam derhal aynı şekilde giderim. Askere gittiğimde evliydim. Mevlüt İlhan. Özel eğitim aldık. İkinci harekatta tanklarımız geldi. Paraşütçülerden rüzgarla dağılanı toplamak bizim görevimizdi.5 – 4 gibi çıktık. Gece eğitimi yapar gibi sessizce sıkı bir yürüyüşle bir saatte 7 km yürüyerek alaya çekildik. İlk görevimiz orayı almaktı. Paraşütlere Rumlar tarafından çok ateş açıldı. Beşparmak Dağları bombalandı. Gece tüfek bakımı yapıldı. Sabahleyin ilk görevimiz emniyetli alan açarak paraşüt tugayının inişini sağlamaktı. 27 Şubat 1974’ te Erkin gemisi ile 325 kişi Kıbrıs’a gittik. Yaklaşık 70 kişilik bölüğümüz vardı. İçerdeki küreğin sapını tüfek namlusu gibi gösterdim. Mesafe yakındı. Vatan sevgisi çok farklı bir şey. Burada iki aylık eğitimden sonra Kıbrıs’a değiştirme birliğine gitmek üzere 24 kişi seçildik. Mesela benzinimizi lağıma boşalttık. Hemen. Rumlar ateşle karşılık veriyordu. Çekildiğimiz belli olmasın diye. Mermi. Günaydın gazetesi aracılığı ile eve bildiri yaptık. 166 . İlk ateşkeste tekrar dağ eteğine döndük. Saat 02. Türk köylerine de girdik.Köylere girdik.İkinci Harekat’a kadar Beşparmak Dağları’nın eteğinde kaldık. Gece geç saatte Susurluk’tan Hilmi Onbaşım geldi. tesisatımı versinler. Bizdeydi. Duygulu bir ortam. Bölüğümüz Ortaköy’de idi. Bu mermiler bizimkilere gizlice götürülüyordu. 6. Rahatsızlık başlamıştı. Görevimiz stratejik tepeyi ele geçirmekti. Üzerine bez örttüm. Sonra asker indi. Bunları görüyorsun.

Alçıya aldılar. İnen askerleri korumak için. Paşaköy’e. Yağma olayı hiç olmadı. Hava indirmenin bir kısmı bize katıldı. Haber merkezindeydik. hemen belli oluyordu. Rum köyleri bakımlı. Uykudan “Kaç! Havan mermisi geliyor. Yoğun ateş hiç kesilmedi. O anki heyecanı yaşamak . Ondan sonra taarruza kalktık. Orada bir hafta kaldık. Gece sızma olayı var. Bir köye girdiğinde Rum köyü mü . Gece dönemedim. Hastanede topuğum parçalanmış. Biz bir yandan Rum tarafına ateş açtık. Terhis olduktan sonra epey dengemi bulamadım. Parolalar değişirdi.com/haber_detay. Kurmay Başkanı daha sonra Jandarma Genel Komutanı olan Teoman Koman’dı. Derenin içine sıhhiyeler götürdü. O güne kadar oraya hiç gelen giden olmamıştı. Zaman zaman arama yapılıyordu. Yara soğuduktan sonra hissettim. Komutanlar şaşırdı. Üsteğmen ciple uçakları yönlendiriyordu. Bizle beraber çatışmaya girdi. Mesela 167 . Erdemli Davultepe denilen ormanlık bir yere konuşlandık. Rum evleri düzgün. Bölüm bölüm gönderdiler. Savaş olsun . İlk geldiğim zamanlarda geceleri bağırarak uyandığım zaman oluyordu. Her tarafta EOKA-B yazısı yazılıydı. Askerden sonra çeşitli yerlerde şoför olarak çalıştım. Faruk Akkalp ile ilgili başka bir gazinin anısı için bakınız: http://sinopsehitlervegaziler. 3. Geri döndükten sonra yılbaşında çatışma oldu. Bir yolunu bulmuş. Bazen ağlarım. Hemen Mersin’e gittik. Oradan başka yere. Türk köyleri bakımsız. Devamlı hareket ediliyordu. Yardımcım Isparta’dan İbrahim Yeniay ayağımı sardı. arabaları gizliyorsun. Tümen komutanımız Bedrettin Demirle idi. Bir şey bulunursa sert ceza veriyorlardı. Üçüncü gün ayağımdan vuruldum. Kurşun topuğumdan girip çıkmış. Serdarlı tarafına Paşaköy’e gittik. Her taraf yasak. Subaylarda rütbe sökülmüştü. Kiliseden bize çok ateş ediliyordu. Yüksekten ateş edildiği için. Her taraf yanıyordu. Daha sonra Yunan alayına yöneldik. Seve seve gönüllü giderim. çoluğu çocuğu bizim suyumuzu . Kilisenin içinde 150-200 kişi esir vardı. Tabancam tüfeğim yanımda. Birlik Serdarlı’daydı. Bu etki 2-3 yıl devam etti. Serdarlı’dan 2-3 km uzakta Lefkonik denilen bir yer vardı. Eskiden hastanelerde Kıbrıs gazisi olarak saygı görüyorduk. Hastanede çok yaralı vardı. Kalmadım. Arabasına havan mermisi düştü. Muratbey Mah. Akşama kadar sürdü. Sızmalara karşı öncüler giderdi. Genellikle göğüslerinden vurulmuş. Bugün aynı şey olsa hemen katılırım. 7 Ocak 2010. Daha sonra devlet memuru olarak çalıştım. Psikolojim bozuktu. 2-3 gün yanımda kaldı. Mevzi kazıyorsun. Sonradan çıkartmayla Girne tarafından gelenlerle birleştik. Ayaklar da var. Girne’de çıkartmanın yapıldığı yere çıktık. Harekatta olmam bana onur ve gurur veriyor. 1 Ağustos’ta bize sıra geldi. Denizlili idi. Zaman zaman arama yapılırdı. Babamlara yardımcı oldular. Rum mahallesiydi. Erkin gemisiyle gittik. Yarbaydı.İnen askerleri topladık. Daha önceden hazırlık varmış. Evliydim. Bizim bulunduğumuz bölgeye helikopterle indirme olmadı. Muhabere kripto arabaları vardı.asp?haberID=59 (Erişim tarihi: 30/07/2010) İbrahim KARAASLAN “Karargahtaki subaylar oraları hep biliyorlardı. Seyyar telefon hatları çekiyorduk. 18 Temmuz günü alarm vurdu. 1974 Mart ayında muhabere olarak askere alındım. Birinci Harekat başladı. İlk gün Ortaköy Mahallesi’nin yaşlısı. Daha çatışmalar yeni bitmiş.Tümen’in muhabere merkezi bizdik. Oraya göreve gittim. Türk halkı bizi devamlı ziyaret ederdi. Emekli oldum. Eşim uyandırırdı. her şeyimizi getiriyorlardı. Üsteğmen Hikmet Taymes. Bizden İzmirli Bekir vardı. giderim. Muazzam bir planlaması vardı. Tepeyi tekrar Rumlar ele geçirmiş. Taarruzda Kayseri’den Kadir şehit oldu. Buradan bölükte 1992’ de vefat eden Ayhan Çam vardı. Yaşadıklarım aklıma geliyor. Balıkesirli Hilmi Onbaşı yaralandı. Ölüm aklına gelmiyor.Dağın altında tüneli ele geçirdik. En çok zorlandığımız yer Stratejik Tepenin güneyindeki kilise oldu. Komutanlar izin vermezdi. Üzerimizde sadece atlet. 39. Biz Lefkoşa’ya yakın olmamızdan dolayı şanslıydık. En çok zayiat paraşüt tugayında oldu. Babam ziyarete geldi. Gemiyle bir ay hava değişimine geldim. Dağı ertesi gün ele geçirdik. gelmiş. külot kalıyordu. Çok büyük problem yoktu. Bize kalmamız söylendi. Şehit oldu. Serdarlı yanıyordu. Serdarlı’ya girdiğimizde savaş devam ediyordu. Ankara’ya oradan da İskenderun’a gittim. Tekrar biz ele geçirimişiz. Yanıyordu.Türk köyü mü. Girişte hastaneyi bile yakmışlar. Oradaki Türklerin çok desteğini gördük. Vatan sevgisi çok farklı bir şey. Paraşütçülerden yaralananlara askerler ve mücahitler yardım ediyordu. Daha önceden değişik kimlikle oraya hep gitmişler.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Ömrümde görmediğim şeyleri gördüm. Karargahtaki subaylar oraları hep biliyorlardı. Daha önceden değişik kimlikle oraya sürekli gitmişler. top mermisi geliyor!” gibi. Stratejik Tepeyi aldık. Bir yere varıyorsun. Orada gördüm. gün ben vuruldum. Bize dediler bunlar nasıl geldi? Rumlardan kalma bir eve yerleştirdik.

Yaklaşık bir hafta gezdirdim. geldik. Güneş enerjisinin ne olduğunu bilmiyoruz. Orası Rumların elindeydi. Hüdai ALAN 2 Ocak 2010. İkinci Harekat’ın bitimine kadar orada kaldık. Bugün aynı şey olsa giderim. Biz 24 Temmuz’da çıktığımız için bölge temizlenmişti. Takviye komutanlar verildi. Korucuk Köyü Hüseyin SÖBÜ “Hastanedeyken İkinci Harekat başladı. O günleri yaşamaya başlıyorum. Süheyl Eğriboz. Rumlar.Torbalı Alp Mah. Diğer birlikler de oraya gelmişti. Ankaralı çavuşum Rum bayrağını indirip Türk bayrağını çekerken uçaksavar ateşi ile kolu koptu. Aldığımız eğitim ve disiplin böyleydi. Üsteğmenim çok değerli bir insandı. Ortalık düzeldikten sonra sivillerle iletişim başladı. işçilik yaptım.Ayrıca buna izin verilmezdi. Beşparmak Dağları’na götürdüm. Savaş filmi seyredemiyorum.00 gibi bize açıklama yapıldı. 1975 yılında terhis oldum. Karakuyu köyünden Macit Buruncuk’la karşılaştım.. İkinci harekat bittikten sonra Bellepalis Köyü’nün yakınında bir şatoda kaldık. 1973 Mart’ta komanda olarak Eğridir’e oradan Bolu Dağ Komando’ya katıldım. Ayağımdaki botu 1. Tuğay komutanımız Sabri Demirbağ idi. Ele geçirildi. Küpü kırmışlar.Konya üzerinden Mersin’e Ovacık bölgesine geldik. Beni oraya gönderin diye. Albayıma yalvardım. Öğrendik. Bir gün öncesinden radyodan Kıbrıs’taki kaynaşmayı duyduğum için şüphelendim. Hasan Nazlı’dan Hüseyin Kurtuldu’nun şehit olduğunu öğrendim. cesedi bulamasınlar diye baş aşağı küpün içine atmışlar. Adem Yavuz’un çektiği fotoğrafları Lefkoşa’da resim sergi sarayında gördüm. Üsteğmen Nermi Tonbul. Hasan Nazlı “Esir düşen subaylarımızı bulduk. Hastaneden kaçtım. 16 Temmuz sabahı Ankara. Terhisimizde bize form dağıttılar. Kozmik büro komutanıydı. Daha sonra Rumlar tarafından vurulduğunu duyduk. Bu filmde figüranlık yaptık.5 ay sonra çıkardım. Bizim askerler “Biz sizi kurtardık “deyip marketlerden ucuz almaya çalışmışlar.Gazeteci Adem Yavuz’u ben dolaştırdım. Temmuz 1973’te Isparta’da dağ komandosu olarak askere alındım. Sevkiyatlarda bulunduk. 15 Temmuz’ da alarm verildi. berberlik. Esirler bize geliyordu. Orada kalan . Bana iyi baktı. Yağma olayı olmadı. Bize üç 168 . Cüneyt Arkın. Kömürcü Köyü’nde pusuya düştük. Komutana çıktım. Biz çıkartma gemileri ile çıktık. Girne Boğaz bölgesinden Kırnı köyüne gittik. Hatırladığım tabur komutanı Yarbay Celal Eruç’tu Gece mermi dağıtıldı. Askerlerimiz bulmuş. Çumra’da köylüler Kıbrıs olayını biliyorlarmış. Yemek verdiler. Boğazdaki Sahra Hastanesi’nde 12 gün kaldım. Yatırmışlar. Bunları pek anlatmadım. Aylarca unutamadım. Banyon yok. Hastaneden kaçtım. 16 Temmuz gecesi alarm verildi. Fatma Girik. Rum yığınaklarını incelediler. Belirli bir dönem üzerimizde taşıyacak kadar. Kalmak isteyenler için.19 Temmuz’ da Mersin Taşucu’ya geldik. Orada Barış Harekatı ile ilgili sinema filmi çekildi.evlenenler oldu. Araba devrildi. Mermileri de dumdum mermisi yani hedefte bir daha patlıyordu. Adem Yavuz benim bir fotoğrafımı çekti. Rumların silahlarının çoğu uçak savar ve moderndi. Sivil esirlerin çoğu EOKA’cılardı. Hastanedeyken İkinci Harekat başladı. Silah yiyecek. Birkaç gün sonra geri dönüp kalanlar oldu. Esas birlik komutanımız şehit düştü. Filmin adı “Önce Vatan” idi. Oradan Bolu Komando Tugayı’na gittim. Bir Türkiye ve bir bayrağımız var. Etkisi uzun yıllar sürdü. Lapta’da çatışmada şehit düşmüş.. Kömürcü. Gazeteci arkadaşları gezdirdim.her evin üzerinde güneş enerjisi vardı. Adları Cüneyt Arcayürek diğeri ise Adem Yavuz idi. Eoka’cılar . Beşparmaklar’a yakın bir bölgede Bayraktepe denilen yer vardı. Bolu’dan tam teçhizat ayrıldık. Gönyeli’de çatışmanın devam ettiğini öğrendik. 16 Ocak 2010. Problemler de ortaya çıkmaya başladı. Havan ateşi yedik. Arslanlar Köyü. Yol kenarında kazan kaynatmışlar. İşkenceyle öldürmüşler. Sorgularda mücahitler tercüme ediyordu. Terhis olmuş. Bölüğüme katıldım. 19 Temmuz gecesi saat 23. Yolu kestiler. Kamplara gönderiliyordu. Bugün aynı şey olsa giderim. Ovacık’ta sadece biz değildik. Mücahitler bize Kırnı Köyü’nde dahil oldu. Cesurum. Tugayın bir kısmı 20 Temmuz sabahı Beşparmak Dağları’nın arkasına helikopterlerle intikal etti. Kırnı köyü. Topal topal 4 km gittim. Türk köylüleri beni hastaneye götürdüler. 10 Ocak 2010. Şu an evimde.” Askere gidesiye kadar terzilik. Girne sahiline vardık. Gazetecilerin geldiği söylendi. Yarbay İsmail Hakkı Bili’nin şöförüydüm. Bölüğüme katıldım. Albay beni bizzat kendi aracı ile götürdü. aldık” Askere gidene kadar demirciydim. Terhis olduk. Üzerini örttüler. 15 ay orada kaldım. Tıraş olmadım. Lapta girişte pusuya düşürmüşler.

öpüyorlar. Sıcak çatışma başladı. Bunların Rum olduğunu söyledim. Rum oldukları ortaya çıktı. Durdu. Yürürken gözleri açık uyuyorduk. başçavuş askerin moralini bozma. Bizi taramaya başladılar. Titriyorlar. ilk temas. Bizim mücahitlerin miğferi değil. Biz mücahitlere güveniyoruz yorgunuz. Anlaşma ile şehir teslim edilecek. Biz otomatik yatak açacağız. onlar bize güveniyor. Mücahitlerle buluştuk. İlk günün gecesi oraya ulaşmıştık. Biz girmeden Rum orada halkın arasına karışan mücahitleri katliama uğratmış. Bunların Rum askeri olduğunu hissettim. Ben de arabaya göre yüksekteyim. Rumlara haber götürürken yakaladık. Çalılığı . Buraları yıllarca muazzam tüneller haline getirerek mevziler yapmışlar. Nasıl olsa Barış Gücü ses çıkarmıyor. Sekiz kişiye bir ekmek düşüyordu. Bizim bölgeye bizden sonra paraşüt birliği geldi. Lefke Birinci Harekat’ta Rumlara düşmüş. Biz bunlara karşı taarruza geçtik.Gece Rumlar sızma ile baskın yapmış. İkinci Harekat’ta Gaziveren bölgesine geldik. O muhbiri bulduk. Kırnı tarafından. Kıbrıs Türklerinden mücahit casusluk yapıyor. Biz bu esnada kendimize geldik. Önce bir evi bombaladı. Bir kazma bulduk. İşkenceyle öldürmüşler. İçeriyi kesiyorum. Biz kamufule olmuştuk. Bizi arıyor. O kadınlar arabalarda bizlere sarılıyor. Bazıları tanınmayacak kadar yanık olanlar var. Rum mevzilerinden de ateş ediliyordu. İki saat sonra iki tane Yunan uçağı bize taarruz etti. Bunların ikmalini kestik. Yola dikildim. O ana kadar şehit vermedik. 45 dakika sonra Kırnı Ovası’na indik. Batı cephesine geçtiler. Karakol binasına roket atmışlar. Rumların daha önce ele geçirdiği bölgeye “Cesurum. Rumlara haber sızdırırken yakaladık. Sarp insanın inmesi mümkün değil. Tıraş olmamışlardı. 64 Şavrole taksi geliyor. Halası orada. Santarollo Kalesi’ne çıkıyoruz. Çemberi genişletmeye çalışıyoruz. Bunlar ateşkesten önce oldu. Genelde gece baskınları yapıyoruz. Fiiliyatta yoktu. Beşparmak Dağları’na yöneldik. Bu alan mücahitlerin eğitim alanıymış. Bu Makariyos’a verilen bir cevaptı. Salağa yatıyor. Mevziye girdik. O bölgeye 15 dakika kala ateşe veriyor.makiliği ateşe veriyor. Sabah 5 civarı helikopterlerin başına gittik. Kazım Başçavuşumuz aslen oralı. Barış Gücü bizi durdurdu. Yarbay pilot bize daha önceden almış olduğumuz bazı eğitimleri hatırlattı. aldık” diye yazdık. Ayaklarının altında miğfer gördüm. Uyku yok. 20 kadar şehit vermişiz. Sabah doğu cephesinden de baskına uğradık. Gece batı cephesinden baskına uğramıştık. kaplumbağa böyle yenir. Kendi kendimize zayiat verdik. Bazen önce o taraftan kendi tarafımıza havaya ateş ediyorduk. Bu bizi kabızlığa sevk ediyordu. Taksi ağır rolante de geçiyor. Türkiye’de silahlı kuvvetlere katılmış. İmdadımıza bizim uçaklar geldi. kendisi ise mücahitlerin içinde askerlik yapıyor. Salyangoz şöyle yenir. Rumlar ateş etsin rapor yok. Ben de onlara göz ucu ile bakıyorum.” Güneş henüz doğmamıştı. Bize son anda bir başçavuş verildi. Başçavuş bir şeyler söyledi. Yanımızda mücahitler var. Rum çekildi. Başçavuş geldi. Yani deniz üzerinde helikopteri terk etme gibi. Biri düşürüldü. Gönyeli’de bizim emniyetimizi almışlar. Rumlar bizim oraya çıktığımızı gözetliyorlar. Esir düşen subaylarımızı bulduk. Lefke’ye yürümeye başladık. Bitkilerden yaprağı tüylü olan şudur. Bayağı da zayiat verdik. Sonra su deposunu. Nöbettekileri öldürmüşler. İçeridekilerin üzerinde mücahit elbisesi vardı. Dizdik. Ateşkes resmiyette vardı.gün hayatı idame eğitimi verilmişti. Biz orda dağda kalan Rumlara karşı üç defa taarruz ettik. Haberini aldık. “Be kadın çekil işimiz var”. Namluyu dayadım. bir o kadar da yaralı olarak arabaya taşıdığım var. Bunlar başladı tim tim kucağımıza düşmeye. Askerlik boyunca aldığımız komanda eğitimi hep karşımıza çıktı.. Silahlar ortaya çıktı. En çok yiyecek sıkıntısı çektik. Benim gördüğüm otuzun üzerinde şehit. Ateşkes olduktan sonra ancak oradan ayrıldım. Ağaçlara bağlamışlar. baskına uğramamız bizi sersemletti. O arabadan tam sekiz kişi çıktı. Dağa çok dik. Vahşet! Tabur komutanımız “ Ben böyle bir hataya nasıl düşerim?” diye havan mermisi ile intihara kalkıştı. Şehitlerimizi bulmaya başladık. Uyumuşuz. Biz buralara üç dört sefer baskın yaptık. Diğeri de sanıyorsam Adana’ya indirildi. Böyle böyle onları imha ettik. Rum miğferi. Bagajı açtık. bizi oraya sokmuyor. O da Girne tarafı. iki şelale arasında emniyetimiz açısından muazzam bir yerden çıkmaya başladık.. Doğudan saldıran komando birliklerini dağıttık. tüysüz olan şöyle yenir. 40 civarı helikopter vardı. Pilot yarbaya soruyor:” Yarbayım deniz üzerinde vurulursak ne yapacağız?” Pilot yarbay: “Başçavuş. Sessiz ölüm dediğimiz olay olmuş. Bu eğitimi almamış. Beşparmak Dağları’ndan ateş açılıyordu. ama nerede olduğumuzu bilmiyorlar. Yolu kestik. Gece baskınında bizden de esir düşenler olmuş. İstihbaratın olmayışı. Mesela taarruza kalkacağız. Durumu anlattım. Dinleyen 169 . Arabaya durması için vurmaya başladım. geldik. Barış Gücü teslim aldı. Her taraftan ateşe maruz kalıyoruz. Akşam ezanında Lefke’ye girdik. Yanımda İstanbullu Baki Çavuş bir şeyler soruyor. Baktık ki oğlu Rum Milli Muhafız Ordusu içinde. Onlara yakın olanlardan. Mücahitlerden şehit olanlar da var. Biz karşılık verelim akşam haberlerde dinlersin. Her taarruzumuzu haber alıyorlar ve hazırlık yapıyorlar. Makineli tüfek ile çıkanı tarıyorlar. Değiştirme alayımızın mevcut olduğu alana indik. Bir kaçış yerimiz var. Bolca keçiboynuzu yiyoruz.

O gün akşam yemekten sonra birliği meydana topladılar.Uçak vardı. Postacı abi gönderiyor. alarmda toplanma bölgesi yaptık. Bırakın vazifemizi yapalım. Daha sonra o bölgeyi her hangi bir baskında. Bizim Ali adeta delirdi.Subaylarımız “Postaneye atarız.. Bal çalmaktan dolayı adeta hepimiz arıcı olduk. zarf yok.Hep beraber birbirimize tutuna tutuna 170 . Bana daha sonra bir mektup ve bir paket geldi. Oradan araziye doğru yayılmaya başladık. Gece Ali makineli tüfekle o Rum mevziini taramaya başladı. Kimi yeri açılmış. 3.Sabaha karşı toparlandık. Zaten zarf açık. Maaşla yetinmeye başladık. Bizi oranın halkı çok incitti. Mayından bubi tuzağı ihtimaline karşı durduk. Subaylar geldi. hakkınızı helal edin.Hazırlık gibi bir şeyler oluyordu ama biz farkında değildik. Mektubun arka kısmında boş bir yer buldum. Daha sonra Bufavento Kalesi’ne ihtiyata çekildik. Uçak 90 kişi alıyordu.Orada komutan her şeyi söyledi. Tarihi Ayaetomas manastırı (Ayios Ionnis Chrysostomos Manastırı) vardı. Gittiğimiz gün akşam yemeği yedik topladılar. Rum mevzileri boşalmış. Magosa’dan gemiyle geldim. eğer şehitlik mertebesine erişmemişsen cevap yaz. Sabaha karşı oraya çıktık. 15 ay kaldım.Onu da bize öğrettikleri şekilde sırtladık mermilerimizi aldık. Daha sonra Dipkarpaz tarafında baskın ve arazi aramalarında bulunduk.Diyor ki: “Sayın kayınçom.Bezin içinde uzun uzun bir şeyler oluyordu. Çam ağaçlarından akan reçine ile yapıştırdım. Baba fakir.Zor yürüyorduk zaten. Terhis için halamdan borç para istedim. Sırt çantamız vardı. Paraşüt atlayacak şekilde. Dağdayız. İlerlediğimiz yol bakır madenine doğru vadi içerisinde kalan bir yol. Hiç tanımadığım bir postacı. Ele geçirdiğimiz yerleri piyadeye teslim ediyorduk. Tüm millet ishal. Revirdeki sağlıkçı tugaya haber ediyor. Bütün askere dağıttım. (N.Kıbrıs’a gideceğiz. Piyade Alayı’na askere alındım. Tanımıyorum.”Gazanız mübarek olsun” dedi.Tüfek sırtımızda. Yazdım. Daha sonra sterlin olarak maaş dağıtıldı. Çaybaşı.O gün sabaha kadar uyuyamadık. Ali’ye porno dergi tutmuşlar. Oradan komandoya ayrıldım. Her tarafımı doldurdum.. Sızma var dedik. İki satır mesaj yazdım.Herkes alabildiği kadar mermi alsın dediler. Tabur komutanı bağırıyor: “Bal yemeyip de ishal olan öne çıksın. 19 Temmuz akşamı birlikte Kıbrıs’a gideceğimizi söylediler. Ama ora halkı için düşünürüm. Tabur komutanı ateş açanın kim olduğunun bulunmasını istiyor.Onlar da ulaşmış buraya. Yanındaki de ateşe başladı. Kayserili arkadaşım vardı Ali.4 sıralarında.Silahlarımız vardı. Bizden değil mücahitlerden şüpheleniyorlar. Bize ait olan bölgede arı kovanı buluyorsak bal çalıyorduk. Bir daha para istemedim. Dağda iken ilk defa mektubum geldi. Oradan terhis oldum. Futbol sahasına topladıklarını saldık. Reçine ile yapışmış. 8 Ocak 2010. Tahliller temiz çıkınca tugay komutanı Sabri Demirbağ geldi. Eteklerinde 500699 kovan var. Sabah içtimada herkesin yüzü gözü şiş. bilmiyorum. Duygu yüklü bir mektup yazmış. Adresi kapalı. Gönderdim. Kimse çıkmıyor. “Biz Kıbrıs’a gidiyoruz. Unutamayacağım bir olay var.Hemen birkaç satır bir şey yazdık. Ancak orada 20 gün kaldım. Ateşkes olduktan sonra Rumlar karşımızda mevzilenmeye başladılar. Benim dürbünle Rum mevzisini izleye başladı.Oraya doldurmuşlar. Birliğin önünde ambalaj yapıyorlardı. 1973 yılında Isparta 40. Daha sonra bu insanlar gittiğimizde su yemek ikramında bulunuyorlardı. Pakette bir o kadar zarf bir o kadar zarf. Rumlar yakın. Mektup eve geliyor. Arama ve baskınlar gece oluyordu.Yemekten sonra hazırlandık.” Yazalım da neye yazacağız? Kağıt yok. Karanlık bastı.Oturduk arkadaşlarla sohbet ettik. Çok sıkça gidiyorduk. Koleradan şüpheleniliyor. Başladık gece bal çalmaya.Çetin) Hamza Ali BUĞDAY Erdal UYGUN “ Botla yatıyorsunuz botla kalkıyorsunuz” Askere kadar mobilyacı çırağı olarak İzmir’e gittim. Eğirdir Dağ Komando Okulu’na gidip komando ve paraşüt eğitimi aldım. Askere gidene kadar oradaydım. Tüm bölük gece bal çalmakta. Birkaç gün sonra duyulmuş. Bir asker mektubu.Buraya mektup yazdık. Bizlerden zarar veya baskı görmeyince rahat ettiler.Eşyalarımızı aldık. Rum köyleri adeta boştu.Bir zorluk yok diyerek moral verdi.Birlikten gelirken taktığımız paraşüt. İş başa düşünce aynı göreve giderim. hislenmiş.yok.” diye.Orada Kayseri Zincirdere mevkiindeki Hava İndirme Tugayı’na gittim. Ama arkadaşımızı ele vermedik. Şaşırdık. Ergin Konuksever olmalı.4 ay orada paraşüt kursu gördüm. Eniştem yazmış. Ama olayı biz biliyoruz. Su tahlil ediliyor. Zarfı açtım. Bir postacı abinin eline geçmiş. Okumuş. Sağ salim inişimizi yapacağız. Ama o bal bizi kendimize getirdi. Tersine çevirdim. Mermiyi havaalanında aldık. Bölük komutanından güzel bir dayak yedik. Yağma olmadı.” dedi. Onunla terhis oldum. Dindar biriydi. Çok uzun zaman param gelmedi. Mektubu içersine koydum. Biraz konuşma yaptı ama hatırlayamıyorum.Arkası açılıyordu.

Kapılardan alıyor.Şöyle bir baktım ben aşağıya.O gün orada konakladık.Kapının biri de açıktı.. Yemek yedik.Öyle bir konaklayıp da yatıp uyuma diye bir şey yok. Bölük yoktu yani şimdi Bazı subaylar var.Tüfeğin ucunda süngü var.Zaten tanımadığım arkadaşlarla beraber olduk orada.Kapılar kapandı.Oralara ondan sonra valla bir bölgeye daha gittik. Beşparmak Dağları’nda.Kapılarda subaylar var.Kapattılar havalandık. İlk gün konaklamada perişan bir vaziyetteydik. Paraşütün kancası var.Uluslararası bir havaalanı var.20 Temmuz’da gittik.Bizi oraya yönlendirdiler..Bombalıyor.Orada da savaştık. su içtik..Ne bileyim bambaşka bir şey.Oraya geldik. Beşparmak Dağları’nı temizledikten sonra çıkarma yapıldı.Karmakarışık olduk.Oraları temizledik.Birbirinin üstüne.Bir de orada bir havaalanı var.Birinci Harekat bu.Lefkoşa tarafı var.Ben nereden bileyim. Tekrar biz geri çekildik.Bütün uçaklar oradan geçiyor.Ama bir yandan da silah sesi geliyor.Bizim oraya başka bir yerden geçmiyor. Sabaha karşı Akdeniz’i görüyorduk..Nereye gittiysek hep böyle koştura koştura.Önden uçaklar üçlü üçlü geliyor.Ben bir şey bilmiyorum. O an Girne’ deki işimiz bitti.Biz ondan sonra yürüyoruz.İnerken bayağı bir zayiat oluyor.Orada bir temizlik oldu.Geldiler ellerinden bıçaklardan koparttılar.Bazı arkadaşlarımız iniyor.Aradan çok geçmedi. bölük komutanımız hepsi değişti.Ondan sonra biz geriye gittik. Biz öyle temizleye temizleye oraya gittik.. Bizi topladılar.Çok acayip mevziler var.Yani subayları değiştirdiler.Ondan sonra gemiyle çıkarma yapıldı. Çatışmaya girdik.Askerleri vuruyorsun ama yaşlı da olsa genç de olsa hepsini biz toparlayıp geri teslim ediyoruz.Orası çok kuvvetli geçti.Böyle üçlü üçlü uçaklar geliyor.Bağırıyorlar aşağıda. Sersemdim ben de.Eğitimdeki gibi olmuyor işte. iki kapıdan da atlıyoruz ..Artık onu da içtik.Hiç unutmam paraşüt takılı kaldı çözemedim.Betondan böyle akıl almaz mevziler yapmışlar. Başladılar bizi sağlı sollu. Kayseri Erkilet Havaalanı’nda tahminimce 50 uçak vardı.Nakliye uçakları arkaları açılıyor.Ondan sonra sabaha karşı Girne’ye geldik. Orada taarruz gibi bir harekete girdik.Ondan sonra gemiyle çıkarma yaptı millet oraya.Hemen mevzimi aldım orada. “Korkma. O gün işte havaalanına geldik.Takviye yaptılar..İki tane de karşıda böyle sakallı iki asker.Bizim subaylar değişti. Her tarafta paraşütle inenler var.Temizledikten sonra çıkarma yaptılar. Bizim komando birliği devamlı ileriye.İstediği gibi inemiyorlar. Buradan giderken aldığımız peksimet gibi şeyler ve konserve vardı sırt çantasında.Çıktık.İpek olduğundan açılıyor. Çatışma 1-1.İşlemleri yaptık.Yunan alayının olduğu yer. İlerledik.Onlarla idare ettik o gün. Beşparmak tarafına geldik.Ondan sonra ara ara geldi böyle konserve gibi.Şimdi şöyle bir boğaz vardı.Küçükkaymaklı Büyükkaymaklı diye.O olay da Laçka tarafında oluyor. Temizlik yapıyorduk.Ne ölmek geliyor aklına ne de başka bir şey.Sonra toparlandık. Ateş açıldı.Bağıranlar oluyor.Biz oranın yabancısıyız.Her tarafım böyle şey gibiydi. kafanı kaldıramazsın. Tek geçişimiz o.Tekrar oradan Küçükkaymaklı diye bir yer var.Orada yaralanan arkadaşlar oluyor.Askerleri dahi evlerin içinde yakaladık. soluklandık. Beşparmak Dağları’nda.Rum bölgesinde aldığımız yerleri temiz teslim ediyorduk.Örümcek ağı gibi.Sivil halktan hiç öldürmek yok.Bazı arkadaşlar yere çakılıyor.Sabaha karşıydı zaten. Birlikte subaylar değişti.Devamlı bir yerlerde istirahat ediyoruz.Bindik.Paraşütleri düzelttiler. Uçaklar bombardıman yapıyor.Tanımadım zaten. Takım komutanımız.Bağırdı oradan.Öyle bazı işte insan anladığı kadar böyle tuhaf oluyor. En yoğun çatışmayı orada gördüm.Bu taraftan o tarafa.Dört tane samimi arkadaşım şehit oldu.Onlar önce bombalıyor.Çift kapı ya.Yüzde yüz onlar yaralandı.aşağıdan.Arkadan bir 3 daha geliyor bombalıyor.Dere yatağında su da varmış soğuk su. Görüyoruz.Hayatımda böyle bir şey görmedim. Başımdan böyle bir şey geçmedi.Sonra karşıdan geldiler.Dedim Rum askerleri geliyor.Meğerse onlar mücahit askerleri imiş.Ama şimdi gittiğimiz yerde köy gibi şehir gibi yerlerde yakaladıklarımızı geri teslim ediyoruz.5 saat sürdü.Tabi uçak gitti. ama komutanlar olsun bizler olsun yorulmak falan hiç aklımıza gelmiyor. Zaten hava da sıcak.İşte oraya yürüdük.Ben de normal indim.. Bizim artık yerimiz belli değil. sıcaktı. Beş Parmak Dağları temizlendi. 1-1. Oraya gider gitmez akşamına zaten başka subaylar geldi.Çünkü havaalanına geldiğimizde bütün uçaklar sıralanmıştı. İlk gün şöyle bir dere yatağı vardı.Bayrak radyosu vardı.Kancalarımız var uçağa geçiyor.Hepimizi attılar.Bizi oraya yönlendirdiler.Yani onlar gibi yapmıyoruz. Beş Parmak dağlarının aşağı kısmı buraları ova.Böyle betondan Türkiye tarafına.uçağa bindik. Ormanda ağaçta takılı kaldı.Bazı arkadaşlar paraşütle dolaşıyor.5 saat geçti.İlerleyen günlerde İkinci Harekat var. Savaş diye bir şey görmemiştim hayatımda.İndirdiler Rahatladım. Şehit olan benim birkaç arkadaşım oldu. korkma!” dedi bana.Gerekli işlemleri yaptık. Beşparmak tarafından…Bayrak radyosu var.devamlı ileriye… Fazla durmazdık biz.Adamlar öyle bir şey ki. Yaralananlar oldu..Şöyle bir mevzi var.Kurşun paraşütleri deliyor.Hiç unutmam koyun ağılları vardı.Sarı ışık yandı hazırlığımızı yaptık.Karşıki 171 . O uçaklar nasıl boşalıyor.

Evlerde.Arkadan bizim topçular var mesela arkamızda onlar bir yandan top atışı yapıyor.Yani kendileri gibi bizi de öldürecek sanıyor.Yani giderken ne ev bırakıyorlar yakılmadık ne bir şey. Yerleri kontrol ediyoruz hep Rum evi.Müthiş yoğun ilgi.Hiçbir şeyi ellemeden.Kolundaki saati çıkardı.Onlar olsaydı hepsini kurşuna dizerdi orada. bir yandan da anlaşma oluyormuş. Onlar kaçıyor.Kontrol olurdu..Nafaka nafaka bu diyor.evlerden ateş geliyor.135 Massey Ferguson traktör.Çoluk çocuk ne varsa vurup kıyıp geçiyorlar.Topladılar.13’ünde biz oraya gelmiştik 14’ünde tekrar başladık biz. Cesetler kokuyor sıcak temmuzda.portakal bahçesi çok.Bütün oranın yerli Rumlarını teslim ettik. Hayatımda böyle bir şey yaşadığım için çok mutluyum.Girne’den Magosa’ya gittik. Oradan terhis oldum.Onlar köyleri olduğu gibi yok etmişler.70 – 80 kişi o civarlardaydı.Böyle ateş ediyorlar oradan.Biz de aşağıda o evlerde kaldık beşer kişi beşer kişi.Üç dört gün kaldık. Hayatımda yaşamadığım şeyleri yaşadım.Kimi bölükler otellere gitti. Kaçan kaçıyor. Meydanda yani hepsi.Oradan trenlere bindik.Ana yolda nöbet tutuyorduk.Doğruca Kayseri Hava İndirme Tugayı’na.Onlar yaşlı genç dinlemiyor.Gidiyorlar.İki arkadaş o tarafta.Almış götürdüğü yerde harcayacak. biz hepimiz geceyi orada geçiriyoruz. Aranırdı.Ne kalabalık ne kalabalık.Karısı var.Yani onların kendi bölgesi.Bir baktım karşıda Massey buldum. İkinci Harekat da aynısı yani.Bekliyor. Tabii o zaman birlik yoktu.Yolu kestik.Büyük bir mahalle vardı. İkinci Harekat oldu.Benim de kalmak canım istemedi. botla kalkıyorsunuz.Millet yollara dizilmiş..Mersin’de yürüyüş yapılacakmış. 3 Ocak 2010.Limanın dört tarafında da bahçelik bir yer vardı.Şimdi bazı araçlar var. Her an bir şey olabilir diye.O böyle ana yol vardı. Bizim bölük.Böyle yalvarıyor.Anlaşma. Oradan korktuk biz. Tren geldi.Şimdi ilk buraya dönen de biziz.Ama tabii biz öyle bir şey görmediğimizden gayet sersemledik.Oturduk yemek yedik. temizlik yapıyor.Çocuk var orada.Arada bir eğitim yapıyorduk.Ama onlar öyle değil işte. Bizi tekrar bırakmadılar.Onu sakladı. Tekrar Girne’ye geldik biz.Evi falan bırakmışlar. kaçan oluyor. Komando birliği çok titizdi.Biz devamlı savaşarak gidiyoruz. Başka yere Güney’e gidiyorlar.14 Ağustos’ta başladı.Çocuk var.Yani normal hayatta böyle bir şey mi gördük?Bizim mesela eskiden orada yerimiz varmış.Biz bir yerde.Orada 20 dönüm limon bahçesi.Karakuyu .Cenevre’de mi nerede bir anlaşma o zaman.Elbiseleri bırakırdık oraya. Tekrar bizi buradan götürdüler geriye.Şimdi parayı biz alacağız sanıyor.Taburu topladılar. Parmaklarımın uçları vıcık gibi olmuş botun içinde.İstediğin yerden bahçe veriyorlar.Bizim her iki üç günde bir yoklama yapılırdı. ta o zaman yaptık.Kaçamayanı yakalıyoruz ..Orada kaldık.Magosa’da büyük liman var.Yeşil hat oralara geldik. bir çocuk var bir de kendi.Saat 5 sıralarında bu anlaşma olmamış. Soyunurduk.Her tarafta önümüze kattığımız zaman. biz kovalıyoruz.İmkanı yok.Bu diyor nafaka nafaka diyor.Buradan da istemediler.İki saat kadar bir yürüyüş yaptık.Yirmi adım öne geçerdik. Birinci Tabur.Arkadan piyade geliyor.Bizi görmüyorlar ama. Lefke bölgesine gittik.Durdurduk.Adam oradan torba çıkardı. Hiç durmuyoruz.Alın bunları diyor.Bir buçuk ay sonra banyo yaptık.Şort atlet kalırdık.Biraz eşya almışlar motora. Motoru çektik oraya. Eski yerimize geldiğimiz zaman orada durduk.Aşağı yukarı dört ayımız da öyle geçti.Durdurduk motoru.Uçaklar bir taraftan bombalıyor. Bizi topladılar. Magaso’ya geldik tekrar.Yanaştı yanaştı. Dördüncü Paraşüt Taburu bizim.Hadi bakalım oradan kamyonlara bindik.Botla yatıyorsunuz. Bunlar Rum’du.Biz beş arkadaş bir yerde.İkincide de aynı şeyi yaşadık. O anda da ateşkes olmuş. Mersin’e indik.Hani öyle bir tane vicdanımız için ne bir yaşlı insan ne bir çoluk çocuk vurmadık hiç. çocuk annesinin arkasında. Banyoyu Girne’ye geldik.Yeşil hat diyorlar oraya.Çoğu evde yangın çıkıyor.Aynı o birinci olduğu gibi.Onlar biliyor kendi yaptıkları zulmü.Sırt çantası.Adam başladı titremeye.Haftada bir sefer yani olurdu.Oradan geliyor.Dinleniyoruz. korkuyor.teslim ediyoruz arkaya. Bütün millet çıkmış dışarıya.Çok disiplinli bir birlik.Aşağı yukarı orada iki saat yürüyüş yaptık. Tam tesisat.Yatıyoruz mesela mevzi gibi yerlere yatıyoruz.İçerilerde asker var mı?Yabancı insan var mı diye.Magosa’ya geldik.Tekrar birliğimize.Hep teslim ettik arkaya. sonra tren garına geldik.Karısı adamın arkasına yapıştı.Lefke tarafına gittik biz.Lefke tarafı da aynı.Lefke’de yolu kestik.Ama 5 sene kalmak mecburiyetindesin.Yani askerle çoğunlukla karşı karşıya gelemezsin.Oradan parayı çıkardı.Hemen yola çıktı.Girne’ye geldiğimizde deniz kenarında şöyle bir mahalle vardı. 172 .Bağırıyor. Bölükten 6 -7 kişi şehit oldu. Katliam yapmışlar köyde.İndirdik götürdük arkaya teslim ettik. Yakıyorlar yani.Mesela ben çiftçiyim. Torba gibi bir şeyin içindeydi. aşağıda da deniz kenarında oteller vardı.Orada kalma şeyi söylediler. iki arkadaş bu tarafta.Çadırımız arkamızda.Nereden geldiğini bilemezsin. Onlar bizim gibi değil hiçbir yerde durmazlar.

Su kuyular vardı. Yılmazköy taraflarında 2. Helikopterler sürekli asker taşıyor.5 helikopterden oluşuyordu. Çıkartma gemilerine sabah 11-12 gibi bindik. Hazırlandık. Ovacık’a vardık. Demirciköy. Orası ormanlık olduğu için havan atışı yapıyorduk. patlamayan mermiler imha edildi. geceyi orada geçirdik. Biz sahile çıktık. Adaya yolculuk 45 dakika sürüyor. Bizim paraşüt eğitimi tamamlanmamıştı. gemilere bindik. Yılmazköy’ü geçtik. Zirveye kadar çıktık. Bizi 20 Temmuz sabahı helikopterlerle Kıbrıs’a taşıdılar. Beş şarjör dolu vardı zaten. Çıktığımızda silahlarla yürüdük tepeye kadar. Dağın yamaçlarına çıktık.Çıkartmadan bahsetti. Oradan terhis oldum. Sigara kağıdına yazıp gönderdim. 754 17 Ocak 2010. Hala daha çiftçilik yapıyorum. Öğlen civarı. bindik araçlara. araçlarla iç kısma geçtik. Uçaklar dağların yamaçlarını bombalıyordu. Lefkoşa tarafına. Ben araçsızdım. Özet olarak yazdım. sonra bizi geriye çektiler.Ondan önce bir limanda Alay komutanımız İbrahim Karaoğlanoğlu konuşma yaptı.İlk gün bizim bölükten pek şehit olmadı. Oradan Hatay Dörtyol’a şoför eğitimine gittim.Toparlandık. Kıbrıs’a gideceğimiz belli değildi. Bölük komutanımız Yüzbaşı Yavuz… soyismini hatırlamıyorum. O gün gemilerle dolaştırdılar bizi.günü akşamüzeri vuruldu. Bir çıkarma gemisine bir bölük biniyordu. Biz sonra köylerdeki evlerde kaldık. Köylerde tarama yaptık. Bir helikoptere 10 kişi bindik. Bölük komutanı kıdemli üsteğmendi onun yerine yüzbaşı geldi bizim bölüğün başına.” Askere gidene kadar çiftçilikle uğraşıyordum. O Türkiye’de kalmıştı. Tekrar bir karışıklık veya harekât olsa giderim. Görmedim.Zaten çıkartma yapacağımız yer gözüktü.İlk çıkartmada yiyecek sıkıntısı çektik. Harekât’ın başladığında emir geldi. Aileme İkinci Harekat’tan sonra mektup gönderdim. Bu arada Girne tarafında çıkartma oldu.Sabaha karşı anladık biz artık bir dönüşünün olmadığını. 2. Türk evleri kerpiçten yapılmıştı. “Beni merak etmeyin. Usta birliğini Adana Osmaniye’de yaptım. iyiyim. birlikleri düzenledik. Aşağı indiriyorduk. Ertesi gün tekrar bir alarm vurdu. Havan top mermisi düşmüş yanına. Sonra biz çıktık. Sınıfım piyade. Çatışmada düşmanı pek göremiyorduk. suyu oradan alıyorduk. Harekat’a kadar bekledik. Kuşaklarda 60-100 tane mermi vardı.” dedim. Oradan Kayseri hava İndirme tugayına seçildim. Dağda sivil kıyafetli askerleri esir aldık. Bayağı yukarı kadar. Ondan sonra siviller yerleşti. Akşamüzeri tekrar geriye çıktık. Mersin’e otobüslerle gittik. Kıbrıs’a yaklaşınca sabaha karşı komutanlar bilgi verdi. O arıza yapmıştı yolda giderken.Çünkü uçaklar devamlı yamaçları bombalıyordu. Olduğumuz yerde kaldık. Bize ateş açılmadı o anda. Önceleri sıcak yemek verilmiyordu . Bir gece alarm çaldı. Sonra indik toplandık. Araziyi taradık. İyi davranırdı. Tanklar sonradan geldi. Birde kuşaklarla dağıtıldı. Gemi baya yanaşmıştı. Bizden önce deniz piyadeleri çıkmış.Çıktığımızda su seviyesi dizlerimize geliyordu. havaalanına kadar gittik. 15 ocak 2010 . Mersin’e doğru yola çıktık. Yaralanan oldu.Şimdi şehitliğin olduğu yere. Kâğıt falan yoktu. Ben bölük komutanının aracını kullanıyordum. Pamukyazı. O zamanlar buralarda güneş enerjisi yoktu.Onlar arka taraflardaydı. Albay çıkartmanın 2. Köylere girdiğimizde manzara korkunçtu” Askere gidesiye kadar tütün tarlalarında çalıştım.Köylerden de gençlerden falan aldık. Havaalanı ortada kaldı. En sonunda kaçmasın diye kızı istediler. Rum köylerinde vardı. ilk sıcak temas akşamüzeri Beşparmak Dağları’nda oldu. Kıbrıs’a gideceğimiz söylendi. 173 . geri araçlara bindik. 15 ay kaldım.Esir düşerlerse bir şey olmasın diye herhalde. Temmuz ayının 17-18’ inde öğleden sonra bir alarm vurdu. Beklemeden direk çıktık. Taarruza geçtik. İlk gün bize bıçak verdiler. 4 Mart 1974’ de önce istihkam olarak askere alındım.Çetin GÜMÜŞ”Sabaha karşı geri dönüşün olmadığını anladık. Bir helikopter filosu 4. 19 Temmuz gece yarısı alarm verildi. Yaralılara sıhhiyeler geliyordu. Sabaha karşı alarm verildi. 2. Mektubu yazdıktan 15 gün sonra ailemden mektup aldım. biz uzaktaydık. Kız isteme olayı oldu. Bir asker ve bir kız sürekli kaçıyorlardı. gün orada da kaldık. Araçlarla gittik.Bir gece Mersin’de kaldık. Ateşkese kadar o yamaçlarda kaldık. Uçaklar sabaha karşı geldiler. Bazı evler boştu. Piyade Alayı’nda yaptım. 220 kişiye yakındık. Gemide mermi dağıtıldı. Gittiğimiz yere bayrak dikerdik. Bazı insanlar duruyordu. Savaşmak güzel.Zaten küçük olduğu için fazla bir şey yazamadım. Zaten savaş anında rütbeler söküldü. hepsi er oldular. Uçaklar bombardıman yapıyorlardı. havan atışı yaptık. Çürük evler sayıldı. Cemil TUNAY754 “Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken’di. Acemi birliğini Antalya 70. Gündüzleri pek çatışma olmuyordu. onur verici bir şey. Bizim olduğumuz yerde mücahit yoktu. 1974 yılının Mart ayında askere gittim.sonradan başladı. Yılmazköy’ün berisindeydik.

174 . Torbalı'dan. Salamis Oteli. Sızma yapılmadı. Uykudan bağırarak uyanırdım. arkadaşımın ölümü… Celalettin KIVILCIM755. Kıbrıs'a çıkartma yapılacağı Mersin'de söylediler. Sınıfım piyade. Köylere girdiğimizde manzara korkunçtu. Sıhhiye taburunun yanındaki keçiboynuzu ağaçlarının altına gizlendik. Sonra bir ay Beşparmak Dağları’nın zirvesinde Rumlardan kalma bir yerde kaldık. Kimisi piyadenin içine karışmış. bazen tahmini. Temizliğe eğitime disipline önem verirdi.Ben trenle gitmedim. Makineli tüfek için. Şehit oldu orada kaldı o arkadaş.Orada denizin ortasında kaldık. İletişim yoktu. 20 Temmuz sabahı ilk çıkartmadanız ilklerdeniz. Üç ay sonra eve mektup gönderdim. Yunan uçakları bizi sıkıştırdı. Yaralıları onlar topluyordu.Anayı babayı bir göreyim dedim. Ateşe karşılık verdik. 5-6 arkadaşım orada şehit oldu. Ancak birinci harekattan sonra bir gece bizim içimize sızma yapıldı. Boğaz’a indik. Bize mermileri ve silahları Mersin’de dağıttılar. Mücahitleri daha sonra gördüm. Subaylar er gibiydi. Evlerden ateş açılıyordu.” Askere kadar çiftçiydim. Şimdi yerini yurdunu biliyorum. Rum evleri muazzam bakımlı..Daha sonra biz çıkartma yapmaya başladıktan sonra verdiler. Yanımda zaten benim solumda vuruldu. Uçaklarımız yetişti. Bolu dağ komandoları geldi. Biz Tunalı gemisi ile gittik. Devamlı hareket halindeydik. Göğüs göğse muharebe olmadı. Ön tarafından bir mazgal deliği.ya kalmadım ondan sonra Kıbrıs'a seçildik ve gittik. Biz topluyorduk.Oradan çıkartma hücum botlarına aktarıldık ve 755 5 Ocak 2010. Sahilde büyük otele yerleştik. “İbo abi. Arkadaşlarımızın çoğu şehit oldu.Onun için geldik . Aşmışız.Ortasına mühimmat konuyor. Geride çoluk çocuk yaşlı kişiler kalmış. Bazen görerek. Bu gün yine aynı şey olsa giderim. Cephe şeklinde oldu. Rum gençler cepheye gitmiş. sen napıyon dedim. Dağlardaki mevzileri ekseriyetle uçaklar susturdu. Ekin tarlaları ateşe verilmişti. Köylerin Türk mü Rum mu olduğu karşıdan belli oluyordu. Biz de o arada gelirken “ya nereye gidiyoruz“ diye soruyoruz arkadaşlar arasında. Piyade Alayı oradan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Ankara. Biz o yeri piyadeye devir ediyorduk. Çok değerli çok titiz biriydi. Bakımsız kerpiç evler Türklerin.Sol tarafımda (yanını göstererek) şuradan girdi bir kurşun. Onlardan biri “ya Kıbrıs’a çıkartma yapılıyormuş savaş varmış oraya gidiyoruz” dedi. Oradan Lefkoşa yönüne yöneldik. Üçüncü havanda bulunduğumuz yere havan düştü. Geri çekildik. Bizim arkamızda beyaz yer bezleri vardı. Rütbeleri yoktu. Banyoyu unuttum. Başımızda tim komutanı teğmen vardı. Etkisi uzun yıllar devam etti. Ayrancılar. İkinci harekatta cephe savaşı oldu. Köylere tarama yapıyorduk. Makineli tüfek ateşi açtı. En çok zayiat vermemizin sebebi yerin acemisiydik. Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken’di. Sakallarımız hacı sakalı haline geldi. kala atladık. Rumlar yıllardan beri hazırlığını yapıyormuş. Yağma olayı olmadı. Çarpışmadan sonra 6-7 kişiyi ele geçirdik. Şehit arkadaşlarla uğraşmamızın mümkünatı yok. Acemi birliği Samsun 56. Arkadaşım Hüseyin Kurtuldu idi. Direniyorlardı. Sivil esir aldık. Şu anki yeşil hatta kadar gittik. Yoksa bizde vurulacağız. 7 ay sonra tekrar Kayseri’ye geldik. Kıbrıs’a yaklaştığımızda aşağısı duman içindeydi. Mücahitleri ikinci harekatta gördüm. Sivil esirlerin toplanma yeri kiliseydi. Rumlardan ateş geliyordu. savaşın içine geliyon? O hücum anında Hüseyin vuruldu. Beşparmak daha önceden mevzilenmiş. Vurulan helikopter olmadı. Ankara'dan İskenderun'a trenle gittik. Arazi yayılmaya uygun değildi. Bir tanesinin adını hatırlıyorum. sonra gittim. Adana tarafından Adnan Damar.Aslında arkadaş istedi o dedi ''Gidelim benim eşim yeni doğum yapacak. Bir köyün emniyetini aldıktan sonra araziye çıkılıyordu. El bombasını o anda vermediler bize. Harekat bittiğinde Rumlardan boşalmış evlerde kaldık. Birinci harekat bitiminden sonra dinlendik. Silahım G1’di. Dikiliydi. Piyade arkadan geliyordu. Havan ateşi ile dövmeye başladılar.Önce Torbalı'ya uğradım.Bir ay kadar ya kaldım. Eğitime devam. 1974 senesinde Mart ayında asker oldum. O zaman yerin acemiliği vardı. Yere 1 m. Geriye gönderdik. Kayseri’de kalan eğitimlerimize başladık.Geldik Taşucu’na.. Onları kiliseye bırakıyorduk. Çatışma.Biz Hüseyin ile beraberdik. Muazzam mevziler yapmışlar. Dağlar yanıyordu. Atlayışlar başladı. Rüyalarıma girerdi. Uzun süre kaldık. Otobüslerle falan asker geliyordu Osmaniye'den. çocuğum olcak onu göreyim'' dedi. O ortamın içinde irtibat sağlamak mümkün değil. Daha sonra Magosa tarafına geçtik. Açık arazi.Ankara'dan da 20 Temmuz sabahı Kıbrıs'ta olmak üzere Mersin'de. Ancak açlık çektiğimizde bakkal dükkânlarında evlerde bulduğumuzu yedik. Ateşkesten sonra Girne’ye geldik. Bizim sorumlu olduğumuz yer açık alan. Aynı bölüğün içinden birbirimizi kaybettik. Bombardımandan dolayı yanıyordu.

Benim yanımdaydı çünkü. Tam akşam oldu.Oradan Dikoma'ya geçtik.Kimliği bu diye. Cüzdanı ben aldım. “Burası savaş alanı” dedi.Orada da zaiyat verdik. Ateşkes olmasına rağmen onlar ateşkesi dinlemiyordu hiç. Hüseyin Kurtuldu yanımdaydı. Mehmet'in yanına gitmiş Mehmet'i falan bulmuş.Adam yerin altından kaçıyor.Dediler Türk askeri ele geçirmiş oraları.O arada da seni hedef alıp atıyor.Biz kalktık.Onların mermilerini kullandık. Ertesi gün sabah tekrar bize deniliyordu.”Hüseyin” falan dedim. Oturduk emre kadar taarruz emri verilince hücum silahlarımızla yine taaruza kalktık.Yanmış vaziyette.Uçaklar bombardıman yapıyordu.Biz karşılık vermiyorduk ama. Sadece bu arada savaş olurken Mehmet Sevinç'in babası geldi oraya ziyarete. Dediler ki işte herkes şehidini toplasın.Yoksa dedi ki ben seni vururum çabuk yani hedef veriyorsun Rum'a. Bizim bölük bitti. Karşıdan dediler: “Makaryus'un evi burası”. Hatta tüfekleri havaya kaldırıp da geçtik. Benim arkadaş “yandım Allah” dedi.Yürüdük gece boğaza doğru. toprak yığmış.Aldık ambulanslara.Tanklar gelecek görsünler diye.”Ulan İbo 175 . Sabah 6-7 civarı. Hüseyin düştü. Dağın tepesine çıkmadık ama eteğinden doğuya doğru yürüdük. 14 Ağustos'ta komutanlar: “Asker arkadaşlar kimse yerinden kımıldamasın”dedi.Daha sonra biz onların kendi silahlarını aldık.Gremeskos Sokağı'ndaki verilen taaruzda Hüseyin şehit oldu. Hüseyin'in şehit oluşu işte beraberdik.Dedi bildirilecek ilgili yerlere.Ben de cüzdanını aldım. Geriye döndük. Ambulanslarla biz gitmedik tabi. Ben şaşırdım arkadaşlar dedi ki “Celaleddin baban geldi.1-2 günde orada şavaştık.Biz kendimizi koruyorduk.Ateş edemiyorsun.Uçaklar gelecek önce bombardıman yapacak. Üsteğmen vardı rütbelilerden ''kalk dedi sen de mi vurulcan?'' O hücum anında Hüseyin vuruldu. Evet beraberdik.Mesela biz dağa doğru ateş ediyorduk.Bize yardım olsun diye. “Yürü!”Ben de yürüdüm artık. Hedef belliydi. Albay vardı.Orada aşağı yukarı 2-3 gün kaldık.Biz onunla Ankara'dan beri samimiydik.Sonra hemen portatif kazma küreği çıkaran mevzi kazıyordu.Onun içinde sabahlıyorsun. Attığını vuruyordu adam. İşte ben tekrar Hüseyin'in yanına gelince Hüseyin zaten bir havan topu daha yemiş.Kalktık hücum ettik. Onlarla Beşparmak Dağları'nın eteklerine Girne'de çıkış yaptık.Yaşar Kelle’yi de tanıyordum zaten. Sabah saat aşağı yukarı 8-9 sıralarıydı. Aşağı yukarı boynuma kadar geliyordu su. En önce uçaklar vurdu sonra biz çıktık. Ben yani kurtaralım falan gibilerinden. Ben yağma olayı duymadım. Boşluktan soldan patlamış. Düzlüktü. İbrahim Karaoğlanoğlu Rumlardan temizlenen evlerde saklanmışlar sanırım arama esnasında vurulmuş diye duyduk biz. Mevzilerde yatıyorduk.Uyumak yok. “Benim babam nasıl gelecek buraya?” Bir gördüm İbo abiyi rahmetliyi şaşırdım tabi. Genellikle ilk şehitlerimizi Beşparmak Dağları'nda verdik. Asfalt boyunca sağlı sollu Boğazköy var hemen Beşparmak Dağları'nın altından oraya gittik. Dikoma'dan aşağı yukarı 1 hafta 10 gün sonra biz Yılmazköye… Oradan Lefkoşa'nın Gönyeli Köyü vardı. Hüseyin falan dedim ben.Bize sürekli ateş ediyorlardı.Mermiler su aldı zaten. Ateşkes oldu. Önünüze kırmızı tarafı yukarı gelecek şekilde bezlerinizi serin.Biz o yoldan 3-4 gün sonra toplandık. Rumlar aşağıdan vuruyormuş yukarıdan da geliyordu ateş sonra bir baktık Türk bayrağı yukarıda yanlışlıkla birbirimizi vurmuşuz. yanmış.Türk ismiyle Eskikuyu onun önünde de Rumların diliyle Gremeskos Sokağı vardı oraya yerleştik. 14-15 taarruzunu geçirdikten sonra biz orada kaldık. Direk dağa doğru ilerledik. Gittik. Yanlışlık olmuş.Baktım sağından vurulmuş. Beşparmak Dağları'nın eteğini.Taarruz emri verildi. Bezleri serdik.Aldım üsteğmene verdim hatta künyesinin birisini ağzına sıkıştırdık. Herhangi bir şey var mı diye. Beton dökmüş.Sabaha karşı namazdan sonra bize emir geldi. İşte taarruza kalkılacak.hücum botlarla vardık.Sabaha kadar bütün gece yol yürüyoruz.Kırmızı taraflarını öne serdik taaruza kalkacağız.Üsteğmen de künyesini aldı. Rumlar taarruz açar diye.” ”Ulan” dedim.O şekilde aldık etleri geliyordu elimize yani. Sonraki günlerde de verdik çatışmalarda. Zaten bize devamlı olarak oradan ateş ediliyordu. Dikoma'ya geldik. ilk gün verdik. Üsteğmen dedi ki “kalk işte sen de vurulcan” dedi. Beşparmak Dağları’ndan çok yoğun ateş oldu bize. Mevziyi kazıyorduk.Sonra uçaklar geldi saldırı yaptılar ondan sonra bize hücum emri verildi. “Burada acı yok” dedi.Gerçi zaten yatma uyuma yok. Uçaklar bombalıyordu zaten o sıralarda. Kalktıktan sonra 100 metre ya gittik ya gitmedik. mevziler üstte biz altta . Kendim de gittim bizzat. Gece oldu mu olduğumuz yerde kalıyorduk.Oymuş yeri. En son işte dayanılmaz olunca komutanlarımız dedi ki biz de taarruza kalkalım biz de bunlara cevabını verelim. Biz evleri tarama yaptık. Bir boy suyun içindeydik.Orada çok zayiat verildi.Daha sonra ikinci üçüncü günü mü ne Türk askeri birbirimizi vurmuşuz. En çok zaiyatı orada verdik. “Acımayacaksın” dedi. Düzlüktü zaten ama mağara gibiydi.Bezleri çıkardık çantadan. Uçaklar gelecek.Doğru benim yanıma geldi bir askeri jiple. Zaten çok ölen oldu. Bu sağırlar dilsizler okulu bombalanmış diyorlar.Kazıyorsun kazabildiğin kadar.İşte arkadaşımız Hüseyin orada şehit oldu.Ondan sonra işte bize bir çorba gelmeye başladı.İşte 14-15 Ağustos'ta da Rum Birliği Muhafız Alayı'nın orada taarruza kalktık. Biz bekliyorduk.

Kayseri’den şehitler verdik. Orada 4 ay eğitim gördüm. Defin ediyordu. Değiştirmede geri geldiler. Herkes şehidini topluyordu. Biz cevap vermezdik. Ateşkes oluyordu. Ovacık’tan helikopterlerle bizi Kıbrıs’a çıkardılar. Sonra bizim bölüğümüz 1. Samanlıklara saklanmış. 2. Harekata bize geri çekilin talimatı verdiler.Sen git” dedim. Torbalı Mah.”Sonra oturduk. 5 Haziran 1973 tarihinde Eğridir dağ komando okuluna er olarak askere alındım. Kıbrıs’a gideceğimiz söylenmedi. Şehit oldu arkadaşlarımızdan bazıları. Abdullah AKAD756 “Bizi üç ay Beşparmak’ta unuttular.Ben seni nerede koruyacağım. Biz geri çekildik. Bizim subaylarımız bilmiyorlar. Bizi mücahitler karşıladılar. Bugün böyle bir şey olmuş olsa giderdim. harekatta 28. Harekatta Magosa’ya kadar girdik. Şehit aileleriyle görüşmeye gittim. Terhisten iki sene sonra tekrar Kıbrıs’a gezmeye gittim. Halk bizi çok güzel karşıladı.abi sen napıyon” dedim. Uçakların çok faydası oldu. Bir helikoptere 9 kişi bindik. 45 dakikada Kıbrıs’a vardık.harekata kadar orada kaldık. Bölük komutanı üsteğmen İsmail Özgümüş idi. Bir daha da gitmedim. Kızılcahisar'dandı. Ölmedin mi savaş güzel. Piyade arkamızdan geliyordu. 2 Ocak 2010 Torbalı Tepeköy Mah. Gökçenler Köyü’ne. harekatta 39.Jipe bindirip gönderdim.harekat 3 gün sürdü. tavşan alıyorduk. gün ateşkes haberi geldi. Binbaşı postası ve şoförü esir oluyorlar. Oğlundan kalan sigara içmek için tahta takım ve tırnak makasını götürdüm hediye olarak.O askerlerin hepsini… Daha sonraları taciz ateşi yaparlardı.İlk gün şehit vermedik. tümene 2. “Ben geldim sizi ziyarete. Üç ay sonra Bolu Dağ Komando Okulu üçüncü tabur dördüncü bölüğe geldim. Abdullah YAPIŞIK757 “ Havadan ıslık çalarak bir havan düştü. Uzun boyluları seçtiler. Önden ve yanlardan.14 Ağustos sabahı 2. Esirler önce Serdalı’ya sonra daha geriye gönderiliyordu. ama Boğazköy'de şehitlik mezarlığına defnediliyordu. Orayı yok ettik. O anda çatışmaya girdik. Herkes dondu kaldı. Beşparmaklarda buruna kadar biz topladık.Gençler savaşa gitmişlerdi. 30 Ağustosta Ankara'ya gösteriye gideceğiz bizi dağdan indirdiler. Çünkü o anı o hissi yaşayan bilir kimse bilmez. Bizi Adana havaalanına indirdiler.Hemen oradan ben onu aldım. Türk ve Rum köylerinden esir toplamaya başladık. 756 11 Ocak 2010. Ateş hattı 50 m. Biz gitmedik. Mevzimiz yok.” “Bindirelim jipe bunu Lefkoşa'ya ya da Magosa'ya kadar yolcu edelim yoksa bu sakat. 3 bölük. İşkence yapmışlar . 2. Oradan yolcu ettim.Bizim tabur komutanımız Binbaşı Bedris Tuncer esir düştü. Bölük komutanı Yüzbaşı Mehmet Cennetoğlu. Çünkü onlar araziyi biliyorlar. “Savaşın içine geliyon?”Kurşun yersen falan derken “bir şey olmaz” dedi. Üç koldan ateş yiyorduk. Yanımızda bisküvi falan vardı. Uçaklar bombardıman yaptılar.” Dedim: “Abi sen kusura bakma seni kovalamış gibi olmasın. Beşparmak'ta. Ortamıza düştü. Mücahitler Rumca anons yapıyorlardı.Savaş yeri burası her an emir falan gelebilir. Bizde Rum köyünden tavuk .Hedef vermemek için yani düzdeyiz ya biz.Yayan asfalt vardı. Kiliseye topluyorduk. Daha sonra terhis oldum. Yunan askerleri bizi görüce üzerimize ışık mermisi atmaya başladılar. Beşparmaklara yöneldik. Uçaksavarlarla vurdular.Gece çatışma bitiyordu. Yozgat’tan. Mermi sıkıntısı çekmedik. tümene bağlıydı. “Oğlumun kokusu senin üstünde” Askere gidene kadar çiftçilik yaptım.Yarbay dedi “Celaleddin oğlum babanı dedi yolcu et. Sağırlar dilsizler okulunda bayağı bir kaldık. Gemiyle Ankara'ya geldik. Yanlışlıkla Rum bölgesine giriyorlar.1973 Yılının Ağustos ayında jandarma komando olarak askere alındım. 2. Rumların mevzileri betondan. Şehit olan arkadaşların mermilerini de alıyorduk. Bir iki saat kadar konuştuk. İlk görev yerim Hozat. Biz bir gün Abnat Gölüne yayan intikal ediyorduk. Böyle alttan asfalt geçiyordu oraya kadar götürdüm. Ercan Havaalanı’nın karşısına. 4.Nakliye uçaklarıyla bizi Adana Havaalanına indirdiler. Denizli’den Osman Ilgan . Kayserili arkadaşım sırt telsizcisi idi.Bizi unuttular 3 ay . Hozat’ta görev yaptıktan 40 gün sonra İzmir Foça’ya geçtim. Oradan otobüslerle 2223 Temmuz’da Ovacık’a götürdüler.” Makedonya Veyselli’den ailem 1956 yılında Türkiye’ye göç ederek gelmişler. Sivas’tan Lütfü (soyadını hatırlamıyor) . Oradaki Rum Milli Muhafız Alayı’na taarruza girdik. Serdarlı. Patlamadı.Açığa dereye indik. Bin kişiden 800 kişi kaldık. 176 757 . Silahımız G3 ve A4’ dü . Çınarlı. Annesi bana sarılıp ağladı “Oğlumun kokusu senin üstünde” diye.Gönderiyorduk yani. Oradan Siirt ve Batman’a gittim. Tümen komutanı Osman Fazıl Polat . Sabaha karşı varmıştık zaten oraya. Askerler genelde kimi kafasından kimi ayağından kimi karnından vuruldu. Rahatsız olanlar ayrılsın dediler. Onları pişirip yiyorduk. Orada gözetleme mevzileri falan yaptık. Evlere girdiğinizde evlerde genelde yaşlılar vardı. Harekata Batman’dan katıldım.

Emir geldi. Geri döndük. Aynı günün akşamı cephaneler sayılmaya başladı. Askeri araçlara (revo) yüklendi. Subay astsubayların evlerine gitmeleri yasaklandı. Biz şüphelendik. Televizyondan bazı şeyleri duyuyoruz. Komutanlardan Kıbrıs’a çıkartma yapılacağını duyuyoruz. Kıbrıs’a gidiyoruz, Kıbrıs’ı göreceğiz diye herkes sevinç içinde. Tüm tugay intikal etti. 16 Temmuz’ da hazırlıklar başladı. Revolarla yola çıktık. Bir gece Ankara’da 28. tümende kaldık. Mut tarafında halk yolu kesmiş, araçların içine üzüm atıyordu. 20 Temmuz günü Taşucu’na vardık. Bir gece kaldık. Harekât başlamış çıkartma yapılmış top sesleri duyuluyordu. Dağın eteğinde bir arazide kaldık. 21 Temmuz sabahı dağın eteğindeki koydan helikopterler bizi aldı. 10.15’ de havalandık. Bizimle beraber 15 – 20 helikopter kalktı. Helikopterde üç askerdik. Cephanelerimizi de yanımıza aldık. Helkopter pilotu bize şöyle seslendi;” Çocuklar bakın size güveniyoruz. Türkiye’nin en seçkin birliklerindensiniz. Bugün savaşın ikinci günü. Başarılar diliyoruz” dedi. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürdü. Denizin üstünde adaya yaklaştıkça yanan dağlar da görünmeye başladı. Saat 11.00’ de bizi Beşparmak Dağları’nın güney cephesine “Kırna “ denilen bölgeye indirdiler. Dağın Lefkoşe tarafına. İneceğimiz zaman bize makineli tüfek ve toplarla ateş açıldı. Biz dağlara indiğimiz için ateş bize ulaşmıyordu. Dağda kalmış olan Rum birliklerinde ateş ediliyordu. İndiğimiz yerde insan tulumlarının içine samanla doldurulmuş maketler vardı. Bizim paraşütçüler atmış. Kayseri hava indirme. O an için başımızda bir başçavuş vardı. İlk hatırladığım başçavuşun postası elindeki tomson makinalı tüfeği yanlışlıkla tetiğine dokunup silahı ateş alması ve başçavuşun pantolonunu delmesini hatırlıyorum. Yanımızda bolca teğmen ve bazı rütbeli subaylar vardı. Üsteğmen Nizamettin Sungur vardı. Yanımda şehit oldu. Subayların nezaretinde Beşparmak Dağları’nda dağlara tırmanarak “Beyazev” denilen bir adrese gittik. Önümüzde bizden bir gün önce çıkan piyade birlikleri Rumlardan gelen ateşlere cevap veriyordu. Boğazdan tırmandık. Beyazev’in kuzeyine döndüğünde karşında “Santiagon Kalesi” vardı. Hava oldukça sıcak. Saat 1-2 dolayları idi. 11 kişilik timler halinde bizi ayırdılar. Başımızda subaylar vardı. Bize çeşitli nokta hedefler verdiler. Teğmenin birisi de Servet Yanar’dı. Ben Üsteğmen Nizamettin Sungur’un grubunda kaldım. Bölgedeki küçük küçük parça parça kalan Rum birliklerine yöneldik. Görevimiz bu Rum birliklerinin imha edilmesi idi. Üsteğmen Nizamettin Sungur 758’un emrinde Beyazev denilen yerden Girne’ye doğru inmeye başladık. İnerken solumuzda 15-20 metre genişliğinde küçük bir derenin yanından gidiyorduk. Denizli’den çavuş veya onbaşı birliğini kaybetmiş. Bize katılmıştı. Bizimle beraber hareket ediyordu. Bir portakal ağacının üzerinde bir Rum askeri gördü. Tabancayla ateş etti. Ama vuramadı. Rum askeri kaçtı. Üsteğmen bizim önümüzde yürümeye başladı. Biz de beş metrelik ara ile avcı yürüyüşündeydik. Üsteğmeni takip ediyoruz. Bir ara üsteğmen “dağılın çocuklar” dedi. Dağıldık. Dağılırken ateş açıldı. Derenin karşı yüzünden bize ateş açıldı. İlk sıcak temas orada oldu. Saat 2-3 sıralarıydı. Hepimiz ağaç, kaya arkasına sığındık, araziye göre mevzi aldık. Onlardan yoğun bir ateş geldi. Biz de yoğun ateşle cevap verdik. Benim tüfeğim ilk ateşte tutukluk yaptı. Sağ tarafımda arkadaşım Konyalı çavuş Ahmet Tapur vardı. Dedi ki “ berber ne yapıyorsun?” “Ateş etmiyor” dedim. ”Şarjörünü iyi oturt!” Baktım şarjör tam oturmamış. Orturttum. Ateşe başladım. Herkesin üzerinde 100 mermi var.Yoğun ateş karşılıklı devam ediyor. Bu esnada bize göz yaşartıcı el bombası attılar. Herkesin gözü yanmaya başladı. Üsteğmen 13 veya 15 metre benim önümde. Ateş kesin emri verdi. Ateşi kestik. Bir sessizlik oldu. Ortada duman var. Rumlar tekrar devam etmeye başladı. Bizimkiler de ateşe başladı. O ikinci ateşte bizim üsteğmen şehit oldu. Miğferi paramparça olmuş. Omuzları, böbrekleri paramparça olmuş. Üsteğmen adeta kalbura dönmüş. Benim 15 metre önümde oldu bunlar. Üsteğmenin vurulduğunu hissettiğim. Çünkü bir daha hiç sesi çıkmadı. Yoğun ateşten sonra Bayındır’ın Yusuflu Köyü’nden İsmail Erbey ayağa kalktı. Derenin öbür tarafında yaralı bir Rum vardı. Elinde sten tabanca vardı. Silahını at dedi. Hem de eliyle işaret etti. Atmadı. Onu orada vurdu. İsmail bir tanesinin yaralı kaçtığını gördü. Herkes toparlandı. Kalktık. Bizim üsteğmenin üzerinde nereden baksan 15-20 mermi deliği vardı. Denizli’den bir pehlivan çocuk vardı. O yaralanmış.Başçavuşun emrine girdik.Başçavuş sıhhiyeciydi. “ Çocuklar toplanın” dedi. Toplandık. “Yaralı, şehit var mı?” Bir şehit bir yaralı diye bilgi verdik. Üsteğmenin postası telsizle S3 Yüzbaşı Cennetoğlu’nu aradı. Bilgi verdi. Yüzbaşı bize şehit ve yaralıyı alın geriye dönün emri verdi. Yüzbaşı Beyazev’den bölüğünü idare ediyor. İyi de nasıl getireceğiz? Ağır, yorgunluk sıcak, açlık... Bir de dağa tırmanacaksın. Yanımızda büsküviler vardı. Karargâhımız Beyazev’e gittiğimizde konserve veriyorlardı. Yaralıyı getirdik. Şehidi orada bıraktık. Akşamüzeri yüzbaşı beş kişilik bir tim oluşturdu. Bir landroverle şehidi almaya gönderdi. Şehidi nereye götürdüler bilmiyorum. Şehidin
758

Şehit Üsteğmen’in ailesine Sivas’ta ulaşılmış, kayıt örneği öğretmen kardeşine gönderilmiştir. 177

mezarı Boğaz şehitliğinde. Biz orada üç gün kaldık. Birinci harekât bitti bitmek üzere. Hava kuvvetleri yoğun bombardıman yapıyor. İlk çıkartmayı yapan 28. Tümen. Onlar bayağı bir zayiat vermiş. Karargahta çamların altında tüfek temizlerken havadan ıslık çalarak bir havan düştü. Ortamıza düştü. Patlamadı. Herkes dondu kaldı. Kademeci esmer alçak boylu Abdullah Başçavuş aldı, götürdü. Bazı arkadaşlarda küçük radyo vardı. Biz gelişmeleri dinlemeye çalışıyoruz. Bizim yanımıza Hürriyet Gazetesi muhabiri geldi. Bazı subay ve askerlerle röportaj yaptı. Bize dağların tepesinden eteklerine kadar tarama emri verildi. Rum kalıntısı varsa temizleyin dendi. Yaklaşık 20-30 km.lik bir alanı taradık. Gece döndük. O gün yorgunluktan bittik. Orasını piyade birliğine bıraktık. Sürekli yer değiştirmeye başladık. Gittiğimiz yerde 3-5 gün kalıyorduk. Nerelerde kaldığımızı bilmiyorum. 13 Ağustos gecesi yola çıktık. Lapta’ya geldik. Lapta ele geçirilememiş. Görev bizim tugaya ve bölüğe verildi. Sabah saat altı sıralarında biz 28. Tümenin önüne geldik ve karşılıklı yoğun ateş açılmaya başlandı. Saat 11-12 sularında Lapta düştü. Şehri ele geçirdik. Hâlbuki radyo saat 8-9 da Lapta’nın alındığını söyledi. Ama sıcak çatışma devam ediyordu. Lapta’da 15 -20 kişi esir aldık. Hatta bir tanesi subaydı. İstanbul’u çok iyi biliyordu. Biz geriye çekildik. Beşparmakların üzerinde düz bir araziye çıktık. Orası daha önce Rum birliğinin karargâhı imiş. Beş on gün orada kaldık. Tabur veya bölük komutanı: “Yoldan benden habersiz kimse geçmeyecek” diye emir vermişti. Bir gün 28. Tümen komutanı geldi. Yolu ancak yüzbaşı gelince açtık. Emir öyleydi. Asker bir gün keçiboynuzu yemiş. Keçiboynuzu kabız yapıyor. Özellikle kuru fasulye yemeği verildi. Hadi tüm asker ovada. Amel. Akşamüzeri tekrar toplandık. Omorfo tarafına gideceğiz. Gece bir top atışı başladı bize karşı. Top atış menziline girmemek için orada kaldık. Mevzi aldık. Ateş devam ediyor diye yolu değiştirdik. 15 Ağustos’ta Gaziveren Köyü’ne geldik. Rumlar bir gün önce Gaziveren köy halkını okula toplamışlar. Erkekleri de esir almışlar. Okulun dışında ve içinde mermi izleri vardı. Köydeki bir nene anlattı. Rumlar okulun içine halkı topladıktan sonra içlerine el bombası atmışlar. Orada bayağı çoluk çocuk öldürmüşler. Nene bize anlattı. Yanında 8-10 yaşlarında iki kız torunu vardı. Sarı boyalı bir evdi. Rumlar köyde katliam yapmışlar. O köyde arama ve tarama yapıldı. Birkaç esir yakalandı. Orada 5 gün kaldık. Oradan Lapta Köyü’ne Rum askeri birliğinin olduğu yere gittik. Piyade er. Şerif oğlu 1954 doğumlu.50. Piyade Alayı 2. Tb.Şehit olduğu yer ve tarih: Lefkoşa. 15 Ağustos 1974. Mehmet Remzi Gökhan, Kıbrıs Barış Harekatında İlginç Olaylar, İstanbul, 2007 (2. Baskı)Toplumsal Dönüşüm Yayınları., Muzaffer Sever (Mete Bey), 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Bitmeyen Gece, İstanbul, 2010, Kastaş Yayınevi.,İsmail Müftüoğlu, Bilinmeyen Yönleriyle Kıbrıs Barış Harekatı ve Perde Arkası, İstanbul, Tarihsiz, Alioğlu Yayınevi,Mesut Günsev, 20 Temmuz 1974 Şafak Vakti Kıbrıs, İstanbul,2007 (5. Basım), Alfa Basım Yayım,İbrahim Artuç, Kıbrıs’ta Savaş ve Barış, İstanbul, 1999, Kastaş Yayınevi, Salih Şahin, 1974 Kıbrıs Gazisi Olmak ( Anılar ve Tavsiyeler), İstanbul, 2007, Kutup Yıldızı Yayınları, Ertuğrul Üçler, 35. Yılında Kıbrıs Deniz Çıkartmasının İç Yüzü 1974 Kıbrıs Çıkartması, İstanbul, 2009, Yeniyüzyıl Yayınları, Yard.Doç.Dr. Mustafa Tarakçı, Kıbrıs Barış Harekatı, İstanbul, 2010, Hiperlink Yayınları, Erol Mütercimler, Satılık Ada Kıbrıs Kıbrıs Harekatının Bilinmeyen Yönleri, İstanbul, 2010,(8. Baskı), Alfa Basım yayım, Ulvi Keser, Kıbrıs’ta Yer altı Faaliyetleri ve Türk Mukavemet Teşkilatı,İstanbul, 2007, Iq Kültür sanat yayıncılık. Em. Tümg. Cumhur EVCIL, Kıbrıs Barış Harekâtı Anıları, Önce Vatan Gazetesi, Tüm görüntü kayıtlarının bir örneği kongreyi gerçekleştiren derneğe verilmiştir. Ayhan Çam(Vefatı: 1990), M. Ali Pekdemir (Vefatı:2002).

Muzaffer YÜKSEL

178

Celalettin KIVILCIM

Abdül YAPIŞIK

Nejmittin KABASAKAL

Ali AKGÜL

179

Arama sırasında bir Rum evinden alınan ve halen saklanan fotoğraf Abdullah AKAT Metin TERZİOĞLU 180 .

Mehmet DOĞAN Hüseyin SÖBÜ 181 .

(Cüneyt Arkın ile Önce Vatan filmi çekiminde) Komando bölüğü Beşparmaklar’da (Günaydın Gazetesi) Adem Yavuz’uz Beşparmaklarda çektiği fotoğraf (Fatma Girik ile Önce Vatan filmi çekiminde) Arka fondaki asker Hüseyin Söbü (Günaydın Gazetesi) 182 .

İbrahim SOYKAN Komando bölük komutanı şehit üsteğmen Mermi TONBUL (Bu fotoğraf askeri Hüseyin Söbü tarafından 1974 yılından beri cüzdanında saklanmaktadır. Yusuf ÇAKIR İbrahim KARAASLAN Çetin GÜMÜŞ İbrahim Karaaslan’ın babasının Kıbrıs’ta ziyareti 183 .

Cemil TUNAY Macit BURUNCUK Gazeteden eve verilen mesaj (Günaydın Gazetesi) Paraşütle atlama için uçağa biniş anı Kemal YAŞA Mustafa EFE 184 .

Bayram tebriki (arkayüz) 185 .

186 .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful