1908 YILINA AİT BİR OSMANLI ASKER TERHİS BELGESİ

Torbalı köyleri ile ilgili yaptığımız araştırmalar sırasında orijinal ve ilginç belgelere ulaşmaktayız. Bu hafta, 13 Aralık 2003 günü Demirciköy’de kahvecilik yaparak geçimini sağlayan Sayın Muhsin KAÇ, dedesi Kara İbrahim’e ait olan bir terhis belgesini getirdi. Yayın izni verdiği için bu belgeyi kültür araştırması çerçevesinde yayınlıyoruz

.

1

Belge sahibi ve ailesiyle ilgili birkaç not: Aslını verdiğimiz terhis belgesinin sahibi olan İbrahim KAÇ, Torbalı Demirciköy’de “Kara İbrahim” olarak tanınmıştır. 1321 (1905 miladi )tarihli Demirciköy nüfus tahrir defterine göre, aile hane reisliğini( Hane 4) “Karasakaloğlu Mehmet” adlı kişinin yaptığı ailedendir. Aileye önceleri “Karasakallar” denirmiş. Karasakaloğlu Mehmet, Hacı Hüseyin oğlu olup Demirci 1249 (1833) doğumludur. Aileye bugün Demirciköy’de “Savranlar” denmekte olup “KAÇ” soyadını kullanmaktadırlar. Terhis belgesine göre aileye “Hacı Hasanlar” denmektedir. Bu yanlış olsa gerektir. Çünkü aile nüfus kütüğünde Hasan değil Hüseyin’dir. Belge sahibi olan Mehmet oğlu İbrahim her ne kadar 1298 doğumlu yazılsa da 1321 (1905) kütük defterinde 1297 (1881) doğumludur. Köylülerinin deyimi ile Kara İbrahim , 31 Mayıs 1321 (1905) yılında ilk yazım defterinde ailenin 4 kardeşinden biridir. Aynı tarihte köyde 67 hane vardır ve toplam nüfus 338’dir. Aile yazımda toplam 6 kişidir. Babası “Hüseyin oğlu Mehmet” olup 1249 (1833) doğumludur. Babası Mehmet 15.02.1325 (1809) yılında vefat etmiş. Annesi Mustafa kızı “Arzu” olup Doğancılar köyü 1261 (1845) doğumludur. 13.04.1340 (1924) yılında vefat etmiştir. Kardeşlerine baktığımızda; abisi Hüseyin 1296(1880) doğumludur. 25.04.1332 tarihinde bekarken ölmüş. Diğer kardeşi Halil 1300 (1884) doğumludur. Bekar olarak 21.02.1335 tarihinde vefat etmiş. Üçüncü kardeşi Fatma 1308 (1892) doğumlu olup bekarken 01.04.1930 tarihinde vefat etmiş. İlk eşi Hasan kızı Zehra 1295 (1879) Demirci doğumludur. 14.04.1330 (1914) tarihinde vefat eder. Bu evlilikten 1330 (1914) Demirci doğumlu oğlu Mehmet doğar. İbrahim oğlu Mehmet 28.03.1935 tarihinde evlenir. 08.12.1962 tarihinde vefat eder. Yani babasından iki yıl sonra. Zehra Hanım vefat ettikten sonra aynı köyden Mehmet kızı Ayşe Hanım ile evlenir. İkinci eşi Ayşe Hanım 03.02.1978 yılında vefat eder. Bu evlilikten 5 çocuğu olur. Önce 1335 (1919)doğumlu Makbule olur. Makbule hanım 1937 yılında aynı köyden “Topal Şükrüler ” lakaplı TUNAY-KÖSE ailesine gelin gider.Diğer kızı, 1338 (1922) doğumlu İkbal Hanım’dır. İkbal Hanım da 1946 yılında İzmir’e gelin gider. Üçüncü kızı olan Nuriye 1926 doğumludur. Nuriye Hanım da 1949 yılında ablası gibi İzmir’e gelin gider. Ailenin ikinci oğlu Halil ise 1341(1925) doğumludur. Halil 1949 yılında evlenir. 03.02.2002 yılında vefat eder. Ailenin en küçük ferdi ise Raziye Hanım’dır. Raziye Hanım 1932 doğumludur. 1951 yılında ablaları gibi İzmir’e gelin gider. Asıl konumuz olan Kara İbrahim ise askerden gelip vefatına kadar Demirciköy’de çiftçilik yapar. 09.01.1960 tarihinde vefat eder. İbrahim Kaç yaptığımız araştırmaya göre Yunan işgaline karşı direnen bölge insanlarından biridir. Kendisini rahmet ve saygı ile anıyoruz. İlginç ve orijinal olduğu için yayımlanmasında Torbalı kültür tarihi bakımından yarar görüyoruz.

2

3

BELGENİN ÖN YÜZÜ (Görüleceği üzere en üstte Osmanlı devletinin devlet arması verilmiştir. 4 .

5 .

6 .

Sene 15 Kanunsani 324 İHTİYAT EFRADINA MAHSUS TEZKİREDİR 7 .Sol üst köşedeki düşülen not:Cedid hane 4/3 Sayı:1184 Tiryanda nahiyesi Timürci Karyesi Cedidi nüfusa kayıd itdi. .

..sene dahi kendi kar ve kesbiyle meşgul olmaiçün doğruca memleketine 4/ azimet itmek ve memleketine vardığı gibi yani nizamiye selkinden saluverildiğinden itibaren birbuçuk mah muden içinde memleketinde 5/ redif yüzbaşısına isbat-ü vücut iderek işbu tezkeresini kayd ve tasdik itdirmek ve bu suretle memleketinde bulunduğu müddetçe 6/ kendi müteallik olduğu redif taburu dairesi dahilinde kain mahallerde keşt ve güzarına ve kar ve ticaretine ve emr-i teehhülüne 7/ kimse tarafından mümenaat olunmayub fakat merkumun tabur dairesinin haricinde sair mahallere gidebilmesi bil-icab onbeş 8/ günde nihayet bir ay içinde tabur merkezinde bulunacağı hakkında mücerret bulunduğu mahallin redif zabitini ve hükümet-i mahalleye-yi temin 9/ itmeğe mütevakkuf olub temin itmedikçe tabur dairesinden harice çıkmak veya bil-icab bir mahale sevk olunmak üzere 10/ ihtiyat efradı silah altına davet olunduğu halde heman tabur merkezine gidüb zabitan-ı askeriye tarafından virülen 11/ emir mucibince hareket itmek üzere ihtiyat sınıfına idhal olunmağla ve merkum olvechile tezkeresini redif yüzbaşısına 12/ kayd ve tasdiğini şu birbuçuk mah zarfında icra itdürmeyübde aradan vakit geçdikden sonra icra itdirir ise bu suretle 13/ kaydı tasdiksiz geçen zamanın müdün-ü merciyesi olan birbuçuk mahdan ziyadesi müddet-i ihtiyatiyesinden mahsub olacağını 14/ misüllü devletçe istenilen mahalle arkadaşlarıyla beraber gelmediği halde dahi hakkında firar-ı cezası icrası musammem bulunmakla buralarını 15/ bilüb ana göre hareket itmek üzere işbu tezkere ita kılındı.seneyi mahduhen ikmal itmiş olduğundan devletce taburunda tevfik 3/ ve istihdamına lüzum olmadığı halde merkum bundan böyle. 8 .. Çehresinin rengi: Gözlerinin rengi: Bedeninin rengi: Alamet-i ferikası(Belirgin işareti): Darende-i Kıbdidkızı (?) 18 Kanun-u Sani 1321 tezkere 1/ İkinci ordu-yu Hümayun Süvari Onbirinci alayı Birinci bölüğü Onuncu hayme neferi olub balada kendisi 2/ ve eşğali muharrer İbrahim bin Mehmed müddet-i nizamiyesi olan .Sancak ve Kaza ve Karyesi İsmi ve Pederinin İsmi:İzmir sancağının Tiryanda nahiyesinin Teymürci karyesinde Hacı Hasan oğlu İbrahim bin Mehmed Sevk-i askeriyeye duhulü (Askere sevk edilip katıldığı tarih): 13 Nisan 1320(1904) Tevellüdü: 98 (1298) (Miladi:1882) Tertib numarosu: 64 Hane numarosu: Hane 228/5 Kıtasına tertib ve kısmında olduğu : Tertib-i evvel:319 Tertib-i sani: Kısım sani: İşgali Boyu: .. Asker birliğinden ayrıldığı zamandan en geç bir buçuk ay içinde memleketine vardığında memleketindeki askerlik şubesi başkanlığındaki ihtiyat askerlerine bakan yüzbaşıya bizzat gidecek ve bu tezkereyi kayıt ve tasdik edip onaylatacak. 30 Temmuz 324 Kema kumandan ( Mühür: Esseyid Ali bin İbrahim) Kaymakam ( Mühür: Okunamadı) (Mühür: İkinci ordu-yu hümayun erkan-ı harbiyesi Yenice... askerlik süresini doldurmuş olduğundan kendisine devletçe silah altında tutmaya artık ihtiyaç kalmamıştır. Üzerindeki elbise-i askeriye efrad-ı dairesiyle yapdırılmıştır... doğruca memleketine gitmesine engel yoktur. Böylece kendi memleketinde bulunduğu sürece kendisinin bağlı olduğu askerlik dairesi sınırları içindeki yerlerde ticari kazanç için iş yapabilir ve bu sürede evlenebilir ve kendisine hiç kimse tarafından engel olunmayacak.1290 ) ( Mühür: İkinci Ordu-yu hümayun erkan-ı harbiye riyaseti) KISACA BELGENİN BUGÜNKÜ DİLDE ANLAMI İkinci ordu süvari alayı birinci bölük onuncu hayvandan sorumlu askeri olan yukarıda künyesi ve eşgali yazılı olan Mehmet oğlu İbrahim. Sene/ 27 Temmuz 324 (Mühür:İkinci ordu-yu hümayun serkumandanlığı 1290) BELGENİN ARKA YÜZÜ Merkumda hiçbir eşya-yı askeriye yokdur. Adı geçen kişi bundan sonra da geçimi için meşgul olmasına.. Fakat adı geçen kişi kendi askerlik şubesi dışında diğer yerlere gidip gelmesi on beş günü aşacak olursa veya bir ay içinde geri dönüp kendi şube sınırları içinde olacağı zorunlu olarak bu durumu bağlı olduğu şubenin yüzbaşısına ve hükümet yetkililerine haber vermesi gerekecektir.

(Bugünkü Ayrancılar). Kendisi ihtiyat sınıfına ayrılmış olmasından dolayı bu tezkereyi yedeklik yüzbaşısına bir buçuk ay içinde kayıt ve tasdik ettirecek. 27 Temmuz 1908 (BELGENİN ÇEVİRİSİNDEN KAYNAKLANAN OLUŞABİLECEK TÜM HATALAR TARAFIMA AİTTİR) BELGENİN KISACA YORUMU: Bu askeri tezkere 1298 (miladi: 1882) doğumlu İzmir sancağı Tiryanda nahiyesine bağlı Demirci köyünden Hacı Hasan oğullarından Mehmet oğlu İbrahim’e aittir. yazıda bölüğünden ayrıldığından itibaren neler yapması gerektiği ayrıntılı olarak belirtilmiştir. . Bu belge yedeklik sınıfına ayrıldığına dair olup. Beş yıl askerlikten sonra yedeklik sınıfına ayrılmıştır. bu gecikmeden ve yukarıdaki emirlere uymazsa silah altına çağrıldığında bulunduğu yerdeki arkadaşları ile beraber gelmezse kendisi için firar cezası ile cezalandırılacağı bunları kendisinin bildiği ona göre hareket etmesi gerektiğinden bu tezkere kendisine verildi. Eğer bunları zamanında yapmazsa zaman geçtikten sonra yaptırırsa ihtiyatlığından düşeceği yani tekrar silah altına alınacağı. Nahiye merkezi ise Tiryanda’dır. BABA BEN ÖLMEDİM 9 . Kendisi 13 Nisan 1904 günü silah altına alınmıştır.Askerlik şube sınırları dışına çıktığı bir dönemde ihtiyat askerleri silah altına çağrıldığında hemen şube başkanlığına gidip subaylarca verilen emir gereğince hareket edecek. O tarihte daha Torbalı nahiye değildir.

. 1932’ de Mehmet. kampın İngiliz komutanları. ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar. Ama onlar UNUTMUYORLAR. 4 sene Mısır. Kampın tam adı. Diğer kızı Kamile. Seferberlikte kalmış. Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini.. Fotoğraftaki Halil Bey 1311(1895) doğumlu. bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri. Gökyaka 1276( 1860) doğumlu. garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması için TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler. "Seydibeşir Kuveysna Osmanlı Useray-i Harbiye Kampı" idi. Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek. aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu . Ancak. 1926 yılında Fatma. Aile reisi “ İmamoğlu hafidi Abdullah” rençper imiş. Kimisi kaldı kimisi döndü. şu an Kula ilçesinde polis memuru olan sayın Coşkun Gürcan gönderdi. Çünkü gözleri yanmıştı. Her zaman yardımcı oldular sağ olsunlar. kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek. Tam beş yıl.. 1315 doğumlu ve daha sonra Armutlu’ya gelin gitmiş. Çözüm toplu katliamdı. Ya evlatlar? Bir nesil babasız büyüdü. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri esir tutuluyordu. Fotoğraftaki Halil Bey’in ailesi ile ilgili kısa bilgi: Köydeki lakapları Hacı Ahmetler. Sarılar aşiretinden Bekir. Kadınlar ise kocalarını. kimisi ise kayıp. Duygulanmamak mümkün değil. Diğer dedem yani dedemin babası seferberlikte askerde kalanlardan. “ Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız”. mikrop kırma bahanesiyle. Vatan için o cephe senin bu cephe benim. Savaş bitmişti. ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. daha ayağını soktuğunda. Tam 14 yıl. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi. 39 nüfus hanesi var. 7 Temmuz 1905 sayımında köy toplam 227 kişi. Mehmetçik. Allah rahmet eylesin.. Abdullah Bey’in 3 oğlu. süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu.12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence. Kendisine teşekkür ediyorum. 26/08/1963 tarihinde vefat etmiş. Diğer oğlu 1308 doğumlu Hakkı. İngilizler’in beyinlerine işlenmişti. Bu yüzden fazla bilgi alamadık. İngilizler'in işine gelmiyordu. 1 kızı var. Yayına izin verdi. Şimdiki bazı nesebi bozuklar 14 aya dahi tahammül edemiyorlar. Bu yazıyı yazarken dahi duygulanıyorum. 10 . Bunlardan birisi de 1930 yılına kadar Torbalı’ya bağlı iken şu an Kemalpaşa ilçesine bağlanan Gökyaka Teke köyden Halil Bey idi. Çünkü olası yeni bir savaşta. Hani Harbiye Marşını bilirsiniz. İlk oğlu 1307 doğumlu Mehmet. Ne ana kuzuları kaldı seferberlikte. Ancak başlarını sudan kaldıran artık göremiyordu. Ermeniler tarafından. 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. Dile kolay. Halil Bey 1895’te doğmuş. disiplinli biriymiş. Bu kampta.Seferberlik döneminde pek çok yakınımız esir oldu. 1929’ da Saliha. 1935’ te ise Mehmet Fahri doğmuş. Tabiî ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Halil Bey seferberlikte askere alındıktan sonra Mondros Mütarekesi ile birlikte Mısır’da esir alınmış.azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Çocuklarının yanında hiç konuşmazmış. bunun faili olan İngiliz tabip. 7 sene Yemen. Bazısı ölü bilindi. Askerlerimiz. Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti. 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. hane. Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Köyüne döndükten sonra evlenmiş. Böyle bir ırkın evladı olmak hele hele bu bilgileri bilerek taşımak insanı duygusallaştırıyor.Sert. 1939’ da ise son çocuğu Hüseyin. Mehmetçikler. 3 sene Batum. eziyet. Coşkun Bey’in kardeşi Halil Bey de Mersin’de hakim. Kimisi öldü denildi. Babası ölü bilmiş. 1927 yılında Abdullah.Tümen'in 48. Bana fotoğrafları oğlu Abdullah’ın oğlu. Hacı Ahmetler 19. Ancak bu kez İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Kamptaki Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle. Analar hep bekledi evlatlarını. Elimdeki kayda göre 10 Şubat 1335 tarihinde ölmüş... Askerlerimiz. Önce fotoğrafların çekildiği bu esir kampı hakkında birkaç bilgi: Seydibeşir Usare Kampı: Birinci Dünya Savaşı'nda 150 bin askerimiz İngilizler’e esir düştü. Yıllar sonra tanınmayacak halde çıktı geldi ocaklarına. bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Bu vahşet. Babamın dedesi Torbalı Çengele’den (Ormanköy) tam 14 yıl askerlik yapmış.

15 Temmuz 335 (1919) İkinci takımın esaret hatırası (soldan ikinci sıranın başındaki diz üstünde) Hatır-i esaretde takım arkadaşlarıyla beraber esaretin Yadigar hatırasıdır. Sene 15 Temmuz 335 11 .

Hatıra-i esaret Sene 1334 12 .

Kıbrısi (Kıbrıslı) Mehmet Ali Efendi 4.Hatıra-i Esaret sene 1335. Çallı Latif 13 . Birinci İzmirli Halil 2.Kütahyalı Rıza Efendi 3.

1945-46 yılı (oğulları Cavit ve Mehmet ile) Ön sıradaki sağdan veya soldan üçüncü kişi (başı sarıklı ve sakallı olan) 14 .

Halil Gürcan Halil Gürcan 15 .

-Peki bölüğü burada sevk ve idare eden kim? Halil Onbaşı: . ya oğlunu. Daha neye benzetsin 16 . Alın size bir örnek: Köydeki sülalelerden birisine Halil Onbaşılar denir. bölük komutanlarını ziyaret ederlermiş. Metrekareye 6 bin merminin düştüğü. Vücudu ikiye bölünür.” Bir yandan söyler bir yandan ağlar. Çanakkale değil mi ki o evlatları babasız. Çanakkale’ de çarpışan askerlerimizi Peygamberimizle beraber Bedir ‘de savaşan aslanlara benzetiyor. Derelerin kan aktığı kutsal vatan toprağı. Iraz yengemin kardeşleri Çanakkale’de kalmış. Halil Onbaşı’nın karşısında esas duruşta tekmil verir. Müdürü İbrahim Baykurt’un dedesi. Mehmet Ali bir İngiliz taarruzu sırasında makineli tüfek ateşine kapılır. ya dedesini.Benim kumandanım. Vatan savunmasının en şiddetli yaşandığı yarımada. hepimizi ağlatırdı. Halil Onbaşı bölüğü o bölgede sevk ve idare eder. İki kardeş aynı bölükte Çanakkale’de çarpışırlar. bir bayram veya seyranda doğru Çengele köyüne gidermiş. Cepheye gidenlerin çoğu ya şehit olmuş ya da gazi. bırakın insanları . Kayıt. Esat Paşa bir süre daha komutanlığı Halil Onbaşı’dan almaz. Neden Halil Onbaşılar diye araştırmıştım. merminin mermiyle havada çarpıştığı yer. Bunu bana Dirmil’den sevgili abim Ali Mollanın Osman Abi anlatmıştı. Ülke için.” Lütfen bir düşünün. o kınalı kuzulara Tanrı’dan rahmet diliyorum. bayrak için can vermeyi bir onur ve gurur saydı. vatan için. O koç yiğitlere için için ağlıyor. Başlardı Çanakkale türküsünü söylemeye. Sırf Iraz yengem mi ? Bu topraklarda hemen hemen her hane şehit verdi. Rahmetli oldu. Aynen şöyle not düşümlü: “ Çanakkale Conkbayırı Kerevizdere ‘de kayıp olduğu şerh verildi. Babamın dedesi Sarılar aşiretinden Bekir’de Çanakkale’de kalmış. Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahvadı değil miyiz ki ? Mehmet Akif . Bir süre sonra ateşkes olduğunda cephe komutanı Esat Paşa bölüğü teftişe gelir. -Ya gedikliler ? Cevap yine aynıdır: . kimisi Çanakkale harbinde. Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde Osmanlı nüfus defterlerini incelerken kendi köyümle ilgili bir kişinin kaydı dikkatimi çekmişti. Aynı şekilde Helvacı köyden cepheden dönen gazi askerler de bayramın ilk günü gelir.onun elini öpermiş. Köydeki evimize gelir anama derdi ki: . Bir ömür boyu hasret çekmiş. Çavuşlar da şehit olunca bölük komutanlığı Halil Onbaşı’ya kalır.7 bin kişinin şehit düştüğü yer.Şehit. Hatta bölük komutanlığı çavuşlara kadar iner.ANNE. Esat Paşa sorar: . Hangimizin bir yakını ya Çanakkale’de ya da seferberlikte askerde kalmamış ? Benim köyüm eski adıyla Çengele yeni adıyla Ormanköy’de tam tespit edebildiğim 18 kişi askerde kalmış. Mehmet dedem babasını hiç görmemiş.Bölük komutanı nerde? Halil Onbaşı cevap verir: . Kimileri köyümde cephede bölük komutanlığı bile yapmış. O kadar şiddetli çarpışmalar yaşanır ki bölükte şehit olmadık ne subay ne de astsubay (gedikli) kalır. Karşısına bir avuç askerle Halil Onbaşı çıkar ve tekmil verir. . Günde 6. Şehit Çavuş Haydar Arda İÖO. ya kardeşini ya da kocasını. Osman abi küçükken dedesi Ali Molla kendisini alır. Türküler yakılmış gençliğe Çanakkale için. BENİM BABAM KİM ? Eski insanların ağzından düşürmediği iki kelime vardır: Seferbirlik ve Çanakkale. yüreğim yanık. Şu an dahi bu satırları yazarken halimi görmenizi istemem Gözlerim dolu.Şehit.Mukaddes sana bir türkü söyleyim mi? Anam. tüm erkek evlatlarını Çanakkale cephesinde yitiren Şerifeler adlı sülaleye aitti. Ruhum isyan ediyor. kadınları kocasız bırakan insan değirmeni. Halil Onbaşı kardeşi Mehmet Ali ile birlikte askere alınır. Soyadları bugün BAYKURT. Kimi Yemen de kimisi Kafkas. Iraz yengem. Kardeşi Halil aynı bölükte onbaşıdır. Rahmetli amcamın hanımı vardı. Hep “Vatan Sağolsun” dedi. Cephe dönüşü Halil Onbaşı’nın bölüğünde asker olarak yer alan ve dönebilenlerden birisi de Dirmil’den Ali Molla’dır. Nasıl düşürsünler ki ? Ya babasını vermiş. derdi. “Çanakkale içinde vurdular beni Ölmeden mezara koydular beni.Olur yenge.

annesi ise Emine Hanım. Trendeki Yunan devriye askeri Rumca “ Canım Türk kanı istiyor “ der. Bu arada esirlikte İngilizce’yi de öğrenir. Yani dayı yeğen bir yerde esir. Sıhhiye eri olarak doğru Çanakkale cephesine gider. Ancak ülke 1. yetim ve öksüzle evlenene askerlikten muafiyet vardır. Resmi tespitli Çanakkale şehidi ise yaklaşık 40 kişi . Elime ne geçerse onu yazar çizerim. Askerlik kanunları değişir. Ayşe Hanım ise 29/05/1981’de vefat eder. Asri amca bu gün 80 yaşında . Şube başkanı Binbaşı. Yani askerde kalmış. 1925 yılında kızı Cemile. Babası Hüsnü. kime benziyor?” Annesi Ayşe Hanım şuna benziyor buna benziyor diye oğluna cevap vermektedir. İzmir’e varıldığında İzmir Yunan işgali altında inlemektedir. Hasan Bey ve Tabaki Mustafa bir ay süren bir gemi yolculuğundan sonra İstanbul’a varırlar. Mehmet Sadık Bey aynı zamanda dayısıdır. Kadın başına Alsancak Postanesine gider. Adalı Hasan’ın hikayesini anlatan ve fotoğraflarının yayımlanmasına izin veren Adalı Hasan’ın oğlu Asri Adalı’ya . 17 . Annesi bir gün askerlik şubesine gider . Oğlu Hüseyin ise 15/07/1985’te vefat eder. Fotoğraf bugün Adalı ailesinde. Tüm eli silah tutanlar silahaltına alınır. Sol tarafta olan ise Adalı Hasan. Tabii bu rakam çok komik. Babası Hüseyin Bey. Babasının hikayesini anlatacağım size. Üzerlerinde sadece esir fistanı vardır. Memur İngiliz’dir. Hasan Bey mektupta esir olduğunu yazmakta ve arkadaşı Tabaki Mustafa ile beraber çekilmiş fotoğrafını göndermektedir.ki? Benim yaptığım araştırmalarda Torbalı merkez ve köylerinden yaklaşık 650 kişi seferberlikte kaybolmuş. Fotoğrafın arkasında ise “ Adalı Hasan Efendi’ye takdim”. Oğlu Hüseyin daha babasını tanımamaktadır. Her neyse… Hikayeyi Tepeköy’ün ilk hanelerinden olan Adalı ailesinden Asri Adalı anlattı. Kuşadası doğumlu olduğu için Rumca bilmektedir. Tekrar bir gemi ile Mudanya’ya giderler. İngiliz memur sorar: “ Bu adam oraya nasıl gitti?” Ayşe Hanım esir olduğunu söyler. Adresi görünce şaşırır. Esirlikten sonra bir de Yunan işgalini yaşar. Tabii bunu Adalı Hasan anlamıştır. Ben yerel tarihçiyim. fotoğraftan haberdar eden Hasan Adalı’ya buradan teşekkür ediyorum. Adalı Hasan torunu Asri Bey’in anlatımına göre Çanakkale cephesi kapanınca alay Hindistan bölgesine ( bence Irak cephesi olmalı. 1911 yılında doğan abisi Hüseyin ile 1913 doğumlu Zeliha. Geride hanımı ve iki çocuğu kalır. asker sayısı 12 kişiye kadar düşer. Orada hastane sıhhiye esiri olarak görev yapar. Dünya Savaşı’na girer. Tepeköy’e gelip Köseoğulları’ndan Hüseyin’in kızı Ayşe Hanım’la evlenir. Kuşadası’nda başlayan Tabaki Mustafa ile arkadaşlığı ömür boyu devam eder. “Kuşadalı Tabaki”. Yaklaşık 3. Unutulmadılar. Doğru İzmir’e gider. O günün askeri kanunlarına göre bir fakir. bir fotoğraf ve onun öyküsü. Ancak buradaki postane ya yoktur. Çünkü Hindistan’a benim bildim kadar asker gönderilmedi ve cephe açılmadı. Tabii oğlu Hüseyin’in bir fotoğrafını çektirip zarfın içine koymayı ihmal etmez.Ayşe Hanım 1893 Tepeköy doğumludur. Unutturamazlar. “ Muhterem Karındaşım” ibaresi vardır. Başlarında fes var.Tepeköy 3 no’lu haneye kayıtlı. Ayşe Hanım fakir ve öksüzdür. Zaten soyadı kanunu çıktıktan sonra ADALI soyadını ondan almış. Mondoros Mütarekesi ile esirler salınır. 1928 yılında Asri doğar. Ayşe Hanım’a kocasının esir olduğu söyler. Orada İngilizler’e esir düşer. Bir gemi ile önce Kuşadası’na . Adalı Hasan orada Belevi köyünden Giritlilerden Tabaki Mustafa ve Kazımpaşa ilkokul başöğretmenlerinden . Alayın mevcudu o kadar azalmıştır ki. 1928 doğumlu. Hasan Bey’in kolunda “Kızılay” işareti var. annesi ise Cemile. Fotoğrafta sağ tarafta olan Tabaki Mustafa. Torbalı’da daha önce yaptırdığı hanı işletmeye başlar. Tepeköy Yunan karakolu o günün oteli olan hanındadır.5 yıl sonra aileye bir mektup gelir. Adalı Hasan’ın oğlu Hüseyin ikide bir annesi Ayşe Hanım’a soru sormaktadır: “ Anne benim babam kim. Oğlu Hüseyin artık babasını aramaktadır. Bu evlilikten ilk önce iki çocuk olur. Diyeceksiniz ki son zamanlarda fotoğraflara fazla taktın. Mektup Hindistan Bellara’dan gelmektedir. Tabaki’ye göre boyu daha kısa. Adalı Hasan 28/12/1951’de vefat eder. Vatan uğruna şehit düşen şehitlerimizi rahmet ve sevgi ile anıyorum. okulun müdürlüğünü de yapacak olan Mehmet Sadık Atabek ile beraber olur.Ancak özel bir birlik olabilir.5 yıl hiç haber alamaz. Aile. Kızı da aynı. Hasan Bey’den 3.Esir kampının bulunduğu Hindistan’ın Bellara kasabasına götürülür. Bugün sizinle paylaşmak istediğim asıl konu. Kuşadası 1889 ( 1305) doğumlu.) gönderilir. Günde 6000 kişinin kayıp verildiği yerde hem de savaş ortamında kaçının kaydı tutulsun . İkisi de burma bıyıklı. Ayşe Hanım mektubu alınca kocasının esir olduğu Hindistan’a bir mektup yazdırır. oradan yayan Torbalı’ya gelir. Bu arada Yunan işgali vardır. Adalı Hasan da askere alınır. ya da kapalıdır.Trenle İzmir’e hareket ederler. Adalı Hasan. Asri amcanın babası aslen Kuşaadası’ndan.

18 .

19 .

09.06. 10 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:37.1328 1328 1328 14. 1328 1326 Aile soyadı Açıklama Piyade Binbaşı Kapalı kayıt 1934 tarama cevel no 1852 Balkan Savaşı Döneminde Askerde Kalanların Kayıt Örnekleri (1328 yılı) Köyü Ahmetli1 Bozköy2 Çakırbeyli Sepetçiler 3 Hane No 5 12 6 23 5 Adı Ali İbişoğlu Yusuf Kabaca oğlu Osman Zurnacı Hüseyin oğlu Hüseyin Hasan Mehmet Ali Kırıklarlıoğlu Mehmet Bekir Mustafa Ahmet Mustafa İsmail İkiz oğullarından İbrahim oğlu İbrahim Ali Mustafa Mustafa Hüseyin Ahmet Mustafa Hulusi Aydınlıoğlu Cemali Kütahyalı Mehmet Ali Ömer Baba adı Ömer Yusuf Yusuf Hüseyin Hasan Hüseyin İbrahim Esat Hüseyin Osman Osman Osman Osman Halil İbrahim Mahmut Hacı Ali Abti Mustafa İbrahim Arnavut Halil Ali Mehmet Ali Doğum yeri Ahmetli Bozköy Çakırbeyli Bayındır Çırpı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Demirci Döğerlik Döğerlik Döğerlik Helvacı Helvacı Ahmetli Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakuyu Karakuyu Karaot Karaot Dirmil Doğum Tarihi 1311 1303 1299 1300 1296 1307 1307 1307 1297 1308 1303 1301 1299 1311 1310 1284 1305 1299 1308 1304 1309 1304 1306 Kayıt Askerde Balkan Harbinde Balkan Harbinde Askerde Askerde Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbinde Balkan Harbinde Askerde Umumi Harpte Balkan Harbinde Balkan Harbinde Balkan Harbinde Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Ölüm Tarihi 1328 1328 1328 22. 9 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:34.1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 Aile soyadı Açıklama Kapalı kayıt 1934 tarama cevel no YİĞİT-SAK-YİĞİTER ÜNAL-ÇETİN NİŞANCI-YANIK Kapalı kayıt KARAKUŞ-AKÇAY DÖNMEZ ŞENGÜL AYDIN AYDIN SARIBAŞ-BİRCAN AYDIN-AKTAŞ-BAYER SENEL ÖZCAN BOZKURT-TOPRAK AYDEMİR ÇETİN ÖLMEZ ZEYBEK SİVRİKAYA AYDIN UÇAR GÜLERCAN Kapalı kayıt Naime köyünden aktarıldı 2734 2073 356 4 Dağkızılca 41 70 87 3743 3764 3351 434 437 469 1456 1492 Demirci 6 15 11 11 23 Döğerlik 7 Helvacı 8 26 43 Karakızlar 9 3 10 12 18 62 2620 2655 2578 2588 2856 2861 2254 2259 1834 Karakuyu 10 61 70 Karaot11 13 16 Dirmil 12 18 1 2 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı: 18. 7 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15. 20 . 5 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:31.1328 30.06. 11 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15.1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 16. 8 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:20. 12 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:19. 4 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:17.Trablusgarp Savaşı’nda Kalanların Kayıtları Köyü Tepe Dirmil 32 Hane No Adı Necmettin Alamanoğlu yörük Nebi Baba adı Şeyh Mehmet Gaylani Alamanoğlu Halil Doğum yeri Tepe Emirali 1298 Doğum Tarihi Kayıt Trablusgarp İtalyan Harbi Ölüm Tarihi 10. 3 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:32.02. KE. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:16. 6 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:11.

18 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:8. 23 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:32.1329 03.06. 17 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:40.09.1329 1329 1329 1329 1329 1329 YASEMEN BOSTAN GÜL GÜL GÜLCAN-ŞENBOY TAŞLIOĞLU ÇINAR DUMAN BABA MADRAN GÖK Kapalı kayıt 2985 3013 26 27 Kapalı kayıt 1349 Çapak23 Sepetçiler Döğerlik 14 16 7 22 Kapalı kayıt 2883 Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 1272 Kapalı kayıt 2892 Karakuyu 98 110 Kuşçuburnu 14 14 15 Çengele 44 Süleyman Mustafa Çengele 1307 Şehiden 02.02.10. 21 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:31. 15 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:21.1329 30. 16 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:7.1329 05.10. 21 . İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:18.05.02.1329 07. 20 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:10.1329 Kapalı kayıt 1959 Hamidiye 17 Ali İsilce 1305 Balkan Harbi 1329 DEMİR Kapalı kayıt 1559 13 14 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:15.10.1329 20.1329 45 Ali Osman Mısırlı Mustafa oğlu Mehmet Hamit nam diğeri Kara Hüseyin Çengele 1309 Askerde 11.Kuşçuburun 13 Çengele14 11 13 37 İskender Mehmet Ali Hasan Ali İbrahim Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Mehmet Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Hüseyin Deveci Ahmet Ziyaettin İbrahim Danaoğlu Mehmet Hasan Mehmet Abdullah Mustafa Süleyman Hüseyin Salih Mahmut Süleyman Osman Hacı Mehmet İsmail Koca Hüseyin Danaoğlu Bekir Kel İsmail Solak Mehmet Mehmet Ali Kuşçuburun Çengele Çengele Özbey Saibler Saibler Saibler Çatalca Bozköy Yeniköy Arıtaş Cumalı Cumalı 1306 1305 1292 1307 1299 1301 1261 1300 1303 1290 1308 1293 1308 Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Balkan Harbi Askerde Askerde 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 1328 DURSUN BAYKURT KARAGÖZ ÖZ-SÜRÜCÜ ÇEVİK-TEKİN-GÜLEÇÖZYURT ÇEVİK-TEKİN-GÜLEÇÖZYURT AKGÜN-SEZER Kapalı kayıt 1262 1929 1941 1557 1507 1508 1529 Hamidiye Saibler16 15 15 9 9 11 Hortuna 17 28 10 18 Yeniköy 18 KURTLU DANACI Arıtaş19 Cumalı20 13 32 34 Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 3109 713 726 2813 BAĞIŞ-NEYIR ÖZÇETİN-ORHAN Balkan Savaşı Döneminde Askerde Kalanların Kayıt Örnekleri (1329 yılı) Arslanlar21 54 78 Çakallar 22 Deli Halil Recep Abdullah Ahmet Mehmet Mehmet Hasan Ali Mehmet Ali oğlu Cemal Mehmet Hüseyin Tuzlu Osman İsmail Deli Salih Latif Kara Hüseyin oğlu Durmuş Çiçek Mehmet Molla Ahmet oğlu Ali Putu oğlu Halil Gök Mehmet Bucaoğlu Hüseyin Ali Ahmet Koca Tahir Salih Şaban Kardiça Kardiça Çakallar Çakallar Çapak Sepetçiler Düğerlik Düğerlik Karakuyu Karakuyu Yenipazar Deliorman Kuşçuburun 1293 1297 1309 1297 1296 1309 1304 1302 1306 1309 1300 1297 1304 Askerde Askerde Harbiye Hastanesi Seferberlik Askerde Askerde Balkan Harbi Askerde Balkan Harbi Balkan Harbi Umumi harpte Umumi harpte Harb-i Umumi 1329 1329 25. 22 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:9. 19 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:6.

Örencik Ovası. Hem halamı hem de Osman’ı razı ederler. Yokuşbaşı. Gidiş o gidiş. inek verirler. Altıntaş. Bütün yaz yaylada ürettikleri sütü. Nisan ayı içinde yayla dedikleri Kütahya’ya bağlı Gediz. Aile bu iki acıyı yaşarken halam çok genç yaşta dul kalmıştır. Murat Dağı. Bulgurca civarına. Arazi falan neredeyse bedava. O zamanlarda zenginlik canlı malla oluyor. hem de gelin. tereyağını atlara.17 Ali Mehmet İsilce Torbalı Mersinli Özbey Saibler Hortuna Yenişehir Yeniköy Niğbolu Arıtaş Cumalı Fetrek 1306 Balkan Harbi 1329 DEMİR Kapalı kayıt 1560 20 Hüseyin Üzeyir oğlu Gani 1306 Balkan Harbi 1329 Kapalı kayıt 1565 39 Saibler Hortuna 1 68 83 Yeniköy Tepe Ertuğrul Mah24 Arıtaş Cumalı Fetrek 25 Salih Hamid İbrahim Ahmet Aycaoğlu İbrahim Mehmet Ali Mehmet Mehmet Köselioğlu Hasan Kara Recep Dığıllılı Mehmet Mehmet Veli Aycaoğlu Ali Ahmet Mehmet Mehmet Ali Deli Veli 1308 1306 1306 1296 1293 1300 1295 1296 1292 Balkan Harbi Askeri hastahanede Balkan Harbi Balkan Harbi Bursa askeri hastanede Askerde Balkan Harbi Askerde İskenderun Hastanesinde 1329 04. İkinci kardeş halamın kocası Mehmet’i de askere alıp Çanakkale’ye savaşa göndeririler. Yukarıda söylediğim gibi o devirde mal geçerli akçe. Karınca sürüsü gibi bu yayla yollarına. Bu yörük beyi çok zengindir. Halamın kocası da artık zengin sayılır. Çavdarhisar. İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:17. develere yükleyip dönerler ve Salihli’ye gelince tüccarlara satarlar. Yükleri hafifler..1329 FESCİ İLBEK ÇAKIRCA EKREN 1586 Kapalı kayıt 3171 3188 12 25 1 34 20 TAŞKAN TEKCAN ÖZÇETİN-ORHAN Kapalı kayıt Kapalı kayıt Kapalı kayıt 2465 ACI GERÇEK ( GAVLAK MEHMET ) ANLATAN: Ben 1933 doğumlu Rıza TUNÇEL. Bu yaylalara gidip Eylül sonları İzmir civarına göçerler.1329 1329 1329 1329 30. Ertesi gün oradan göçüp Tekeli köyü civarına. dördüncü gün Manisa Spil Dağı dibindeki köylerin civarına. Böylece hem mal gitmeyecek. altıncı gün Sart civarına . Fakat birkaç kişiden fazla ziraat yapan yoktur. Şaphane.1329 1329 1329 11. Bu Mehmet’in bir kız çocuğu vardır. Dumlupınar. Halamın kocasının büyük kayını Aptil’i askere alıp Çanakkale’ye savaşa göndeririler. Yakın zamanda şehit olduğunu haber alırlar ve bu şehit 5 oğlan kardeşten biridir.03. konarlar. Çok yakınım olan Hatice halam ve eşiyle çocuklarının yaşadığı acı gerçeği anlatıyorum: Sene 1915. Kayınbabası ve kayınvalidesi hem kendinden çok memnun. üçüncü gün Pınarbaşı yakınlarına . Banaz hatta İnönü. hem çok malı olduğundan şehit olan kocasının küçüğü Osman’a yani kaynına vermeyi düşünürler. Fakat kocası şehit olunca dul olarak baba evine dönmesi gerekir. Evlendirirler. yörüklerin canlı malları sığmazdı. Bu döngü hep böyle sürüp gider. Göçebe yörükler her yıl yaylaya giderler.yedinci gün Salihli’ye 24 25 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı:18. Bu sefer tüm malı alıp götürmesi gerekecektir.: Yaylaya gitme zamanı geldi mi eğer Özdere – Gümüldür’de kışlamışlarsa oradan göçüp bir günde Tahtalı Barajı’nın yapıldığı yere. Mesela bu göçebelerin yolculuğunu biraz anlatayım. tulum peynirini. beşinci gün Turgutlu – Armutlu civarına .. Halam yörük beyinin (Tekeli ) torunudur.03. 22 . Arazileri de vardır. Balmahmut. İşte bu nedenle halamı gelin ederlerken kocasının ailesi de çok fakir olduğundan halama sürü ile koyun. keçi. Onun da şehit olduğunu haber alırlar.05.

Aradan 3-5 yıl daha geçiyor.Mehmet’in babasını. Dede de: “Salihli’de bana birisi evlat gibi yardım etmişti” diye düşünerek şüpheleniyor. çok hastasın. Yüzde yüz oğlum. orada görürüm ümidi ile babasının geleceği günü bekliyor. Bunun dışında başka şeyleri de öğrenmeye çalışır. Bir kısmı Gediz yoluna. Tahminen ne gün geçeceklerini öğrenir. Yörükler de hep birbirlerini tanıdığı için bu adam. bu soruyu Salihli’ye gelen her yörüğe soruyor. -Sen Gavlak’ın oğlu Mehmet değil misin? 23 . malını satar. der. karısı ve kız çocuğu vardı. Orada kalmıştır.Kendisini tanıyan yörüklerden bu adamın kendisini tahkikat ettiğini öğreniyor ve o kişilere: . Aldığı cevap: -O Çanakkale’de şehit oldu. Öğrendikleri ile temelli yıkılıyor. Tüccarlardan da parasını alarak babasının cebine koyuyor. Güre civarında dağılmaya başlarlar. Şüphesi kalmıyor artık.Salihli’de bir adam ortaya çıkıyor. Halam kaynı ile evlendikten çok sonra. Kendisini bildirmeden yanına koşup: -Baba yardım edeyim. “ Sen kimsin?” diye soranlara: -Mehmet benim Çanakkale’den asker arkadaşımdı. Şehit sanılan halamın kocasını iyi anlatabilmek için. Bu yolculuğu şu sebepten anlatıyorum. Onlara ne oldu? -Karısını kardeşine verdiler. O kişi şehit sanılan “Mehmet”tir. Fakat babası sıtma hastası olduğundan çok perişan durumdadır. Bir gün yolu Dumlupınar’a düşüyor. Bu şehit Mehmet celepliğe yani kasaplığa başlıyor. bunu bildiği için Salihli’de yörüklerin yolunu keser ve yörüklerin hepsi Salihli’den geçeceği için orayı bekler. kız çocuğu da büyüdü.görüp: . -Peki . Teyzemlerden mal almak istiyor.Sizin gördüğünüz adamın eşkali nasıldı? diye tipini soruyor. Böylece her şeyi öğreniyor zaten. Araştırsa da netice alamıyor. her gelene Gavlak Sülü’nün oradan ne zaman geçeceğini sorar. Esaretten kurtulup Salihli’ye gelmiştir.. Yalnız anne ve babasını çok özlüyor. Her geçen yörüğe : -Gavlak Sülü ve hanımı sağ mı? diye sorar. Dumlupınar’da teyzem vardı. Ayrıca: -Bu adamın oğlu Mehmet vardı.yıl olarak kesin bilinmiyor. Bir gün bir kuşluk vakti babasının bir at ve bir de merkeple sırtlarında yükleri olduğu halde hayvanlarla geldiğini görüyor. sekizinci gün Kula’ya yaklaşırlar. Onların da birkaç sürü koyunu vardı. Hiç olmazsa babam. Neden Salihli? Çünkü Salihli’yi geçtin mi hem yaylaya hem de kışlağa giderken Salihli’den sonra hepsi ayrı ayrı yönlere dağılırlar. apayrı bir tipti. Eylül ‘de dönüş başlardı. Büyük dayısının oğluna yeni gelin ettiler. Her gören ön dişlerini anlatıyor. Çok zaman oldu hiç görmüyorum. Bu kişi olacakları bildiği için baba evine dönmeyi düşünmüyor. Birkaç ay içerisinde tüm yörükler o dedeyi yani “Gavlak Sülü (Süleyman)” yü. diyorlar. der. Teyzem kendisini tanıyor.Salihli’de bir adam seni arayıp soruyordu. İyice kanaat getiriyor. Babasını ata bindirip uğurluyor. o evliydi. Ortaya çıkan bu adam.geçince Kovukdere civarına. O nedenle Salihli’de meydana çıkan bu adam. Baba evine dönmemeye kesin karar veriyor. Dokuzuncu gün Kula’yı geçerler ve birkaç gün sonra Güre civarına varırlar. Babasının malını indirip. bir kısmı da Uşak yoluna devamla Afyon yakınlarına giderlerdi. diyor. yayla dönüşü tüm malları Salihli’de nasıl olsa tüccara satacak. Yani kızını verdikleri dayısının oğlu benim büyük amcamın oğlu idi. Onların tüm kardeşlerinin ön dişleri çok küçük.

O da çok zaman kışın kapalı olurdu. -Oğlum biliyorsun. Bu şehidin babası ve anası 1949 ve 1951 yıllarında ölmüşlerdi. 1960’lı yıllar girmişti. Onları bulacağız. diye sordum. Tahtalı Kahve. Biliyordum ki kahve istiyordu. O devirde evlerde kahve dolu. babası giderken arkasından çok ağladığını anlatıyor. o tarihlerde de bütün yörükler köylere yerleşiyor. bir yandan da kahvesini içiyordu. Ayağında. Evde yalnızdım ve kendisini ben karşıladım. Bir yandan sigarasını. Bana: . diyordu. Aradan birkaç yıl daha geçiyor. Güzelce karnını doyurdu. Ben de: -Yalnız ben varım. Hatta iki ihtiyar çok kavga ederlerdi. -Anan baban yok mu ? dedi. Ben. Onun için: -Oğlum sizin aradığınız adamlardan hiçbiri köyde kalmadı. Öğle idi. Başından geçenleri anlatıyor. Çünkü çok sevdiğine öyle derdi. Bir gün okuldan geldim. babacığının çok hasta olduğunu. Sülü Dede ve karısı öleli 10 yılı geçmişti. bir gün misafir kalıp kayboluyor. Bir avuç dövülmüş acı biber. Bir de kaçak sigara sarıp. Onu öldüreceğim ama hayırlı bir günde olsun diye düşünüyorum. ısınayım. dedi. Eskiden babası ile karşılaştığında. Ben: -Dede neden kavga yaptınız . O an bende bir fincan kahve yapıp eline verdim.Teyzemden kendini saklamıyor.bu sefer: -Git kayınbabandan iste. diyor. -Kim sizin amcalarınız.Oğlum. biraz da kuru soğan. Sülü Dede bizim eve gelip: -Mustafa ! Elif ! diye sesleniyordu. İç güveyliği böyle kavga ile geçer. Fakat aradan zaman geçtiğinden kendisini bulamıyorlar. Sorduğu kişi de şehitin hanımı ile evlenen amcaları Osman. onu kattım. Birkaç yıl geçince şehit sanılan Mehmet’in kızı da ölüyor. amcalarımızdan babamızın hakkı olan malı alacağız. Bu haberler babası ve kardeşlerine ulaşıyor. Acı biberi çok severdi. Ömründe başka giysi ile gezdiğine şahit değilim. Mehmet. siz adam olmazsınız. -Ne istiyorsun Sülü Dede? dedim. yastığa yan gelip yatarak bana bakıyordu. dedi. Onların tümü Söke tarafına göçtü. Onlar da zaten mallarını bölüşmüşler. O zamanın olanakları çok kısıtlı. diye o delikanlılara bir bir amcalarını soruyor Osman. Halbuki aradıklarının birisi o kişi. Osman o delikanlılara: -Oğlum bu kışta kıyamette ne yapacaksınız köyde? diye soruyor. Topan don derlerdi pantolona. Salihli’de bir başka isimle tanındığını söylüyor. 24 . Salihli’de oturduğunu. Şimdiki Yeşilköy’ün olduğu yerde sadece bir kahve vardı. diyorlar. Bacaklarında efe tozlukları vardı. ateşi yakıp önüne sofrayı serdim. bir tas taze çökelek. Evlendiğini. bir tas turşu. fakat çay pek bilinmezdi. Benim amcaoğlu da aynı kişilerden hak istediğinde. ateş yak. biraz zeytin . -Oğlananası köyüne buradan mı gidilir? diye soruyorlar. Bir gün oraya iki delikanlı geliyor. Sülü Dede hizmetimden memnun olduğu için bana: -Meymenetsizler. dedim. Hem karnım aç hem kocakarı ile kavga ettik. Dedemiz ölmüş. Teyzemlere birkaç defa daha misafir oluyor. Annem bir tencere kuru fasulye pişirmiş. üstünde eski zeybek elbisesi vardı. Bu köyde amcalarımız varmış. -Biz Salihli’den geldik. Şehitin kızı ile evli olan amcaoğlunun üç çocuğu yetim kalıyor. Çünkü biliyordum ki bunları çok severdi. Gençler de bu yaşlı adamın dediklerine inanıp hemen Salihli’ye dönüyorlar.

Bu üç yetimden ikisi öldü. diyor.Uluslararası Kuva-yı Milliyenin 90. Yılı Sempozyumu. hasta ve yardıma muhtaç bir durumda yaşamını sürdürmeye çalışıyor. yani eski adı Kavakalan. Fakat o tarihlerde bir yere yerleşik olmadıklarından. Ama hüzünlü ve yalnız. yazın ise ılgıt ılgıt esen rüzgârların bağrında öylece tekrar canlanmayı bekler. Anlatım Çanakkale Savaşı’nın toplumsal sonuçları bakımından önemli görüldüğü için anlatıldığı şekilde 12. su vermiş. Hatta amcaoğlu hakkını alabilmek için dava açtı. Yunan işgali zamanında etraftaki çeteleri saklamış koynunda. amcaoğluma: -Git . Köy yıllar önce susuzluktan ve geçim darlığından dolayı dağılmış. hep hüzün veriyor insana. “Öbür dünyada helalleşiriz.Köy düz bir arazi üstünde etrafı ormanlarla çevrili bir yerde. Bugün dağların tepesinde kışın yağan kar ve yağmurun.Çamköy gibi değişik köylere kayıtları. Kimler gelmiş kimler geçmiş bu köyden. 27 25 .Aradıkları yeni yaşam alanını Canlı köyünde27 bulmuşlar. Bir Çanakkale Şehidinin Hikâyesi: Koca Alilerin Mustafa Bayındır ilçesinin yüksek dağlık kesiminde yörüklerin kurduğu bir köy vardır. bazıları da Menderes . ailenin nüfus kayıtlarını getiremiyor. penceresi. Bizim anlatacağımız olay işte orada. Yunan’ın baş belası Hortunalı Hamit Efe’28yi de barındırmış bu köy.” diyerek. bu üç çocuğun yetim hakkını yemeleri için onlara bırakıyor.2002 tarihinde Torbalı ilçesi Ertuğrul Mahallesi’nde A. Rıza TUNÇEL'in evinde derlenmiştir. Not: Şehit sanılan “Gavlak Mehmet” hakkında yaptığımız tüm araştırmalardan ne yazık ki şu ana kadar sonuç alınamamıştır. Ben biliyorum. Resmi adı da "Mersinli Mahallesi".12. İzmir (Sunulan bildiriler). Amcaoğlum biraz daha araştırıyor ama bir sonuç elde edemiyor. Eylül 2009.diyerek bir metelik vermediler. Karşı taraf yalancı şahitler bularak: -Bizim öyle bir kardeşimiz yoktu. dediler. Biri şu an Yazıbaşı beldesinde. akmayan çeşmesi. Büyüksehir yasası ile Bayındır’a bağlı semt haline gelmiştir. O yetimlerin en az 50-60 dekar arazisini satıp yediler. Kuvvacılara ekmek vermiş. İnsanları ovada yeni yaşam alanları aramışlar. ” Sözlü Anlatımlara Göre Torbalı’da Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit”. 28 Hortunalı Hamit ile ilgili yerel tarih araştırması için bakınız: Necat Çetin. bazıları Salihli’nin bir köyüne. Hakim. SÜRÇ-İ LİSAN OLDU İSE AFFOLA. kapısı sökülmüş damları. ailenin nüfus kayıtlarını getir. Adı halk arasında "Marmaraç"26. İdari bakımdan daha önceleri ayrı iken sonraları Dernekli köyüne bağlanmış. 2 26 Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü Bayındır Canlı köyü ileriki yıllarda Belde olmuştur. Bugün ise yıkılmış evleri. yeni adı Çınardibi olan köye giden yolun üstünde kurulu bu Marmaraç Köyü'nde olmuş.

Abla Ayşe Çengele39 köyünden Sarılar aşiretinden Bekir40 ile evlenir. Iraz ablasına. Bakınız. Köyde en geniş aile “Kölemenler30”. Akrabalığımız büyük ninemden. Mehmet. izne geldiği veya kaçıp geldiği askerlikten başka. Diğeri de kızdır “Iraz37”. Eğer aylıklı çoban ise işte bak orada biraz duracaksın. Çünkü uzaktan da olsa orada akrabalarımız vardı. Kazım. 26 . Üçüncü kardeş ise “Mustafa38”. Kimisi Kemalpaşa’nın Cumalı köyüne. 3 erkek çocuk olur önce. Soyadı: ÇETİN. Doğru dürüst görememiş kocası karısını. Sayımı yapılan 119 kişiden 59 kişi erkek (% 49. En büyük çocuk kızdır. Benim anlatacağım olay 1915 yılında Çanakkale Savaşları sırasında geçer. Keçi ve çoban ayrılmaz ikilidir dağlarda. 30 1320 sayımında hanede (Hane numarası: 5) toplam 14 kişi kayıtlıdır. Ormanköy Muhtarlık Arşivi. Dernekli Köyü Muhtarlık Arşivi. Adı “Ayşe”. kimisi Torbalı’nın Karakızlar köyüne. Önce kaçgöçler. 119 kişiden 49 kişi (% 41. Eğer helal ekmek yemişse çobanın. Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi 32 1320 sayımında hanede(Hane numarası: 6) toplam 14 kişi kayıtlıdır. keçilerin bayram eder dağlarda. Hane nüfus ortalaması 7. ( 1885-1965) Kapalı Kayıt. Ölüm tarihine 1333(1917) notu deftere düşülmüş. derken vurulurlar birbirlerine. Bu rakam genel ortalamanın çok üstündedir. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Hane nüfus sayısı 6 kişidir.43 kişidir. 38 1311 doğumlu.88) dul’dur. 15. Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi. Bu arada anası dayanamaz bu dünyanın kahrına vefat eder. kimisi Dağtekke köyüne.94) bekar ve 7 kişisi (% 5. Köyden yaşıtı Emine ile gizliden gizliye görüşmeler başlar. dedemin anasından geliyormuş. Iraz bir süre sonra büyür. Ailenin soyadı: VARTÜRK. bir dede35 ve anne36. Bu köy pek öyle kalabalık bir köy değildi. Ayşe: Eşe… gibi. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri. Çünkü çoban. Mustafa ablası Ayşe gibi diğer ablasının hemen evlenmesini beklemektedir. Halil oğlu 1292 doğumlu. Kocası zaman zaman askere çağrılmaktadır. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Başka bir alemdir keçicilik. 63 kişi (% 52. Iraz ile ablası Ayşe arasında bayağı bir yaş farkı vardır. 43) ise bayandır. hangi havada hangi tarafa gideceğini. Hele bir avuç toprağın altın olduğu yerde. Yemen senin Balkan benim. Ben çocukluğumda 33 birkaç sefer bu köye gitme şansına sahip oldum. Ailenin soyadı: ÖZMERSİNLİK. Yani sizin anlayacağınız toplam 6 kişidir. Hemen babasına Emine’yi istemelerini söyler. Her neyse biz sizlere olayımızı anlatalım. 34 Nüfus hane no:1 1320 tarihli nüfus sayımında hane reisi olarak Bayındır 1260 doğumlu Koca Ali bulunmaktadır. Ümmü. Kardeşi Mustafa da gelişir.”Sarılar aşiretinden Bekir” Seferberlikte “askerde” kalmış. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. Halil. Onlar da dağıldı şimdi çeşitli köylere. Ailenin soyadı: KÖLEMEN.18) evli. kimisi ise ovadaki Kızılcaova ve Canlı’ya. Mustafa ile ablası Iraz’ın arası bir yaştır. Torbalı Çengele köyü 19 hane reisi. Koca Aliler34. bilemediniz 16 hane kadardı29. Bakınız: Aydın Vilayeti Salnamesi 1317.57). Bu Marmaraç köyünde bir aile varmış. 60 kişisi (%50. Sonradan öğrenmiştim.Köy canlı iken hayat sabah 6’da başlar. Kemalpaşa’nın Gökyaka Tekeköy’den birisi42 ile söz kesilir. Aynı kaynı Hamza Ali41 gibi. Gelişip güzelleşir. 33 1976 yılı. Her gelişinde bir çocuk. Nazlı. Torbalı Ormanköy Muhtarlık Arşivi. 39 Torbalı Ormanköy 40 Dedemin babası. Bakınız: Çengele nüfus esas defteri. Evin yükü yörük kızı Iraz'’n üstündedir. İsa: Ese. 41 Torbalı Çengele köyü Hane no: 20 “Sarılar aşiretinden Ali” Soyadı: GÜÇ. delikanlı olur. Dernekli Köyü Muhtarlık arşivi. 37 Yörükler Raziye ismini "Iraz" olarak söylerler. hangi zaman hangi yerde sürüsünün doyacağını bilir. Artık evde beş kişi kalmıştır. 35 Osman 36 Fatma. Çobanın kendindense bir topan ekmek yersin. yaşamak için yapacağın tek şey vardır: Sürü hayvancılığı. 3 Erkek 3 kadın. Bakınız. “Araplar31” ve “ Çelbeşikler32” idi. Babası Ali oğlunu kıramaz. 1891 yılı sayımında köy nüfusu 117 kişidir. Dernekli Köyü Nüfus Esas Defteri Mersinli Mahallesi kayıtları. 31 1320 sayımında hanede(Hane numarası: 2) toplam 16 kişi kayıtlıdır. Bakınız. Hanede üç çocuk.baba vardır. Ali. Bu evlilikten 2 kız. Bakınız. Ailenin diğer lakabı "Osman Aliler". Aslında oğluna Emine’yi gelin olarak almayı 29 27/07/1320 tarihli son Osmanlı nüfus sayımında köyde 16 nüfus hanesinde toplam 119 kişinin sayımı yapılmıştır. Etraftan istemeler başlar. Şerife.

Herkesi bir merak sarar. köylü tarafından askere uğurlanır. Kayıttan da anlaşılacağı üzere Mustafa’nın vefat yılı 1915 yılıdır. bir hafta sonra da evine gelin gelecektir.asp? il_id=36&ilce_id=1&harf_id=0&sayfa_no=4. Eline bir çapa alan.Tabur. Ardından Iraz sessiz sedasız gelin gider. hadi doğruca Cumalıköy dağına tırmanacaksın.Kemalpaşa Gökyaka Köyü Muhtarlık Arşivi. der. ET: 11/01/2010) 27 . Köyün insanları toplanır. doğum yılı bilinmiyor. oradan Sinekköy’e. Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri Cilt:2 sayfa:198. Bütün eli silah tutanlar askere alınmaktadır. Gelinin evdeki yaşlı dedesi45 vefat etmiştir. zurnalar ötmez. Oğlunun urbaları43 kesilir. Köye Çırpı nahiye karakolundan iki jandarma gelir. Kim bilir ertesi gün mü sabah mı varacaksın kendi köyüne. Misafirler de yavaş yavaş köylerine. Acaba ne oldu? Konu hemen anlaşılır. Bölük piyade er Ali oğlu Mustafa. Mustafa da bir süre sonra Emine ile sözlenir Böylece aynı evde nişanlı iki kardeş olur. Dünyaya küser.Çanakkale Savaşı dönemi. Çanakkale şehitlerimizin listesinde 1. ilçe ve köyü bilinmeyen. Ya doğruysa? Soyunu kim devam ettirecektir? Kim kucağına torun verecektir? Bir süre sonra kahrından o da ölür. Sessizce köye varılır. süpürür.Bakınız: Köy Nüfus Esas Defteri. Yolları bayağı uzundur. Davullar susar. Oradan Marmaraç köyüne doğru sarkacaksın. Ben ablayım. Eh bir hafta sonra oğlu da evlenecektir. Mustafa’nın ölüm kaydı vardır. Oğlunun nişanlısı Emine o evin gelini olarak her gün kendi evinden sonra kayınbabasının evinin işlerini görür. erkeçler kesilir. Mustafa bir İngiliz saldırısında şehit düşmüştür. Önce Cumalıköy’e. Bir hafta önce Iraz gelin gidecek. 44 Düğün evi yakını gençlerin gece evlenecek genç kızla birlikte meşaleler eşliğinde akrabalarını türkü ve uzunhavalar söyleyerek ziyaret etmesi ve hediyeler toplaması. Oğlunu köyde nişanlısı. Kayda göre Mustafa 1331 yılında Harb-i Umumi’de “askerde” kalmıştır. Her şey iyi gitmektedir. Bir gün öncesinden etraf köylerde ne kadar hısım akraba varsa toplanır Marmaraç köyüne.geltag. Koskoca evde baba tek başına kalakalır. bir kürek bulan mezarlığa gider. Mustafa'sı vurulamaz. Anlayışla karşılanır. Yemez içmez. evinin duvarında urbaları öylece beklemektedir. Mustafa ile beraber 16 kişi daha köyün alt kısmında imamın dualarıyla. 23/06/1915 tarihinde Sebdülbahir muharebesinde şehit memleketi İzmir olan kişi olduğunu ( kayıt no:24. Baba Ali hemen oğlunun nişanlısının ailesi ile de anlaşır. Herkesin keyfi yerinde.o da istemektedir. Belirlenen gün gelir çatar. (http://www. Önce cenaze toprağa verilecektir.Kolordu 4. kallmıştır. Düğün yazın yapılacaktır. Önce dede toprağa verilir. Artık köye 500-600 m.Şu an kalkmış durumda. Kına gecesi yapılır. Alay 2. Çünkü tek erkek evladıdır Mustafa. 46 Nüfus Vukuat Defterinde. Yöresel bir gelenektir. Gökyaka Tekeköylü dünürler ile düğün günü kararlaştırılır. Keşkekler pişer. A ilenin soyadı: BULUT. Mustafa önce ablasını çırak yani gelin çıkarmak ister. 5. Ya kaybolmuştur ya da esir düşmüştür.346 ) düşünüyorum. evlerine dönmeye başlar. Bir süre sonra köye. Yemek yapar. Önce seni uğurlayacağım. Ancak hiç umulmayan bir olay daha yaşanır. Aynı ev birer hafta ile iki düğünü birden yaşayacaktır. 42 Ağa Mehmetler/ Kürt Ahmetler. Evinin kapısı kapanır. Heyamullar44 düzenlenir. Jandarmalara durum anlatılır. 43 Yörede damatlık elbiseye eskiden urba denirdi. Koca Alilerin Ali ise oğlunun şehit haberini aldığında beyninden vurulmuşa döner. Davullar zurnalar dağları inletmektedir. Çanakkale Harbi patlamıştır. 45 Osman. evi siler. Bir gün mutlaka gelecektir. Mustafa’nın Çanakkale’den künyesi gelir46. Eğlence durur. Allah bilir ! Öğlenden sonra davulların sesi yeri göğü inletmektedir. Evinin duvarlarına geleneklere uygun asılır. Bir de bu işin geri dönüşü var. Emine inanmaz.com/sehitler. Iraz karşı çıkar ve der ki : -Önce evden sen çıkacaksın. Ya Gökyaka Tekeköy’den davullarla yola çıkanlara ne demeli? Sabaha karşı köyden çıkılır. Zeybek mezarlığını geçeceksin. Gökyaka Teke köyü hane:32. Vatan seni bekliyor. O da ne? Davulların karşısına Marmaraç’tan iki kişi gelmez mi? Yoksa düğün bozuldu mu? Düğün idarecileri bir işaret eder. Ancak ikindi vakti varılabilir.

İdare Hane Baba Adı Birimi No adı Dernekli 1 Abdullah İbrahim 47 48 Anne adı Ayşe Doğum Doğum Vefat Ölüm Ölüm Yeri Yeri Tarihi Tarihi Kaydı Bayındır 1307 Harp-i Umumi 1331 Askerde ÇETİN ailesinin Torbalı Ormanköy’deki lakabı. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Yunan kovalanır Mustafa’sı yine gelmez. Yıl:1332. Ocaklar sönmektedir. Babası: Mehmet. Cumhuriyet ilan edilir. Yunan bir yandan köyü basar. sayfa:199. ilaç yok. Babası: İsmail. Aile Bayındır Yeşilova (Çıplak) Köyü’ne nakil gitmiştir. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Doğum yılı:1305. Üç sene durur. Ne Çanakkale’dir bu? Evlatları yiyen. Aile Dernekli Köyü’ndedir. Doğum yılı: 1311. Cilt:2. hepsi acı dolu. Mustafa’sı yine gelmez. Zaten tüm ömrü 49 bu çocuklarını yetiştirmeye ancak yetecektir. Cilt:2. Cilt:2. Aile Bayındır Canlı semtindedir. Doğum yılı: 1314. Hane:16. Bu hikaye Ormanköy’den sevgili halam Fıtnat ÇETİN tarafından tarafıma anlatılmıştır. Bir süre sonra ölüm haberi gelir baba ocağına. Hane:11 Adı: Hasan. Daha kısa bir süre önce izne gelmiştir. Annesi: Ümmü. Çeteler bir yandan. Bekir. “Askerde”. “Askerde”.. Hane:4 Adı: Halil. Annesi: Dudu. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. sayfa:198. . Babası Bekir’in adı verilir. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Annesi: Ümmü. Nice hikâyeler vardır böyle yaşanan. Harp biter.Aynı acı haber bir süre sonra Çengele’ye “Gacarlar47’a ulaşır. Hepsi gerçek.. Ancak hastadır. Her taraf cavurdur. Adı: Halil. Artık 10 yıldır süren seferberlik bitmiş. Askerde kaldığı yer: Harb-i Umumi. Ayşe nenem halama hitaben : -Kızım siz ne gördünüz? Ben bir günde üç acıyı yaşadım. Emine’yi babasından etraftan istemeye (evlilik teklifi) gelirler. Babası:İbrahim. Doğum 7 ay sonra olur. “Askerde”. askerler tek tük dönmeye başlar. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Varır istemeye istemeye Osmanlar 51’dan bir adama.Benim nişanlı olduğumu bilmez misiniz? der. Emine gelenlere: . Kayıttan da anlaşılacağı üzere Halil ve Osman kardeştir. Etraf köylere sağ kalabilen. Mustafa’sı gelmez. Ancak ne Mustafa ne de diğerleri döner. Hane: 16. Benim ailem. Doğum yılı:1312. Ayşe geride 7 çocuğu ile kala kalmıştır. Jandarmalar dinlememiştir bu sefer. Yıl:1331. Aileden bazıları Kemalpaşa ilçesi Armutlu’ya ve Bayındır ilçesi Kızılcaova Köyü’ne nakil gitmiştir. Doktor yok. Mustafa yine gelmez. 49 Ayşe 1969 yılında vefat etmiştir. Köyden Mustafa ile birlikte askere alınanların teker teker künyeleri gelmeye başlar50. Sirke ile yapılan ilaçlar da fayda vermez. Annesi: Gülsüm.Osman. . 52 Not: Çengele (Ormanköyden) Sarılar aşiretinden Bekir benim dedem Mehmet ÇETİN’in babasıdır. Ailenin bugünkü soyadı: İNCEDAYI.Dünya Savaşı Sırasında Askerde Kalanların Listesi. Ailenin bugünkü soyadı: KÜÇÜKSOLAK. Mustafa ile nişanlanalı tam 8 yıl olmuştur. Cilt:2. Çok azı mutlu sonla biter52. Artık ümidini keser. sağ kalan bütün askerler evlere dönmüştür. “Askerde”.kadınları kocasız. sözünü gözleri yaşlı ifadelerle anlatılmıştır. Yani büyük dedem. jandarma tarafından zorla götürülür. 50 Nüfus Vukuat Ölüm Defterinde diğerlerinin de bazılarının ölüm kayıtları vardır. Ailenin bugünkü soyadı:DUVA. Bir süre sonra Yunan çıkar. Yıl:1331. Adı:. Bakınız: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri. Umutludur. Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri’ne Göre (Cilt 2) Dernekli ve Marmaraç ( Mersinli) Köylerinden I. evlatları babasız bırakan Çanakkale. Ailenin bugünkü soyadı:İNCEDAYI. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Giderken de hanımı Ayşe iki aylık hamiledir48. Biz yine dönelim Marmaraç köyüne. 51 Bayındır ilçesinin bir dağ köyü. Askerde kaldığı yer:Umumi Harp. sayfa:199. sayfa:199. Babası: İbrahim. 28 . Doğan çocuk erkektir. Bekir de harpte vurulmuştur. Yıl:1331.

29 .Dernekli Dernekli Dernekli Dernekli Mersinli Mersinli Mersinli Mersinli Mersinli 4 6 9 15 1 4 11 16 16 Mehmet Abdullah Mustafa Mehmet Mustafa Halil Hasan Halil Osman Abdullah Mehmet Ahmet Süleyman Ali Mehmet İsmail İbrahim İbrahim Ayşe Ayşe Fatma Emine Fatma Dudu Gülsüm Ümmü Ümmü Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır Bayındır 1304 1302 1303 1311 1311 1312 1305 1311 1314 Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Harp-i Umumi Umumi Harpte Harp-i Umumi Harp-i Umumi 1332 1333 1332 1331 1331 1332 1331 1331 1333 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Mustafa’nın ölüm kaydı: Bayındır Nüfus Vukuat Ölüm Defteri-2 sayfa 198.

Osman Ali’nin Marmaraç köyündeki evinin şu anki görünümü. [2010 yılı (Necat Çetin arşivi)] Marmaraç (Mersinli Mahallesi Dernekli Köyü) görünüm [2010 yılı(Necat ÇETİN arşivi)] 30 .

Örnek: 1304 doğumlu İzmir-Torbalı-Karakuyu köyüne kayıtlı Kütük no: 3 . 1.88 33 8. “Harb-i Umumide yaralanarak askerlikten ihraç edildi” .28 391 %100 Kayıtlar rumi takvime göre 1304 (Miladi: 1888) yılından başlamakta ve 1308(M. % dilimi 23 5. 12 Alay 2.47 54 13.24 19 4.1891).Piyade er. Piyade onbaşısı.1890).Piyade er. Alay 1.41 40 10. 1.Bölük “ 5. ve yıl olarak yazılmıştır. Bölük. Bölük Terhis tarihi: 01 Mayıs 1339 Kimi kayıtların kenarına önemli notlar düşülmüştür. Çanakkale Savaşları ve İstiklal Harbi’ne katılan askerlerin kayıtlarını dikkatlice incelediğimizde bazı sonuçlara varmaktayız. dereceden malüldür ” Kimilerinin kayıtlarının sonunda savaşta veya savaştan sonra aldıkları madalyalarla ilgili bilgi bulunmaktadır. Alay 2. Piyade er.Tabur 4. 1306 Maşat (Bugünkü Şehitler) doğumlu Arap Süleyman oğlu Durmuş. Tabur “Esir düşmüştür” 31 . Toplam 11 kayıtlı yılın dökümünü yaptığımızda kayıtlı toplam asker bakımından şu tablo karşımıza çıkmaktadır: Burada toplam kayıtlı asker adetinin 391 olduğunu görmekteyiz. Alay 1.34 34 8. İzmir 5.TORBALI’DAN BALKAN SAVAŞI.1898) ve 1315 (M. Sayfa no: 1 Muhacir Hafız Mehmet oğlu Ali.1894). Alay 1. 1892) kayıtlarının olmamasına da bir anlam veremedik.58 48 12. Kolordu 58.1892) yılı hariç olmak üzere 1305(M.110. Gerçi bu kayıtlar sadece Torbalı merkezdeki askerleri değil. ilçeye bağlı bucak ve köyleri de kapsamaktadır.69 29 7. 1312 (M. 24. Terhis tarihi: 1335 ( Miladi. Birkaç örnek: 1306 Demirci doğumlu Türkmen oğlu Türkmen’ in oğlu Hasan . 131.Bu kayıtlar bugün dahi zaman zaman kullanılmaktadır. Askeri kayıtlar yıllara göre tutulmuş ve her askere bir kütük ve sayfa numarası verilmiştir. 1306 (M.8 Kolordu 1.ay. 168. Yıllar(Rumi) (Miladi) 1304 (1888) 1305 (1889) 1306 (1890) 1307 (1891) 1309 (1893) 1310 (1894) 1311 (1895) 1312 (1896) 1313 (1897) 1314 (1898) 1315 (1899) Toplam As. Dünya Savaşı.Bir örnek:1309 Tepeköy doğumlu Mustafa Çavuş oğlu Ahmet. 1313 ve 1314 tertiplilerin sayıca çok olduğu görülmektedir. Tabur 3. Bölük “ ALMANAVUSTURYA VE OSMANLI Harp madalyası vardır” Kimi kayıtlar askerin bedeni durumları ile ilgilidir.1308 (M. ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE KURTULUŞ SAVAŞINA KATILANLARIN ASKERLİK KAYITLARI ÜZERİNE YAPILAN BİR İNCELEME Bugün Torbalı Askerlik Şubesi arşivinde saklanan orijinal kayıtları eski yazı (Osmanlıca) olan Balkan Harbi. 1311(M. Piyade başçavuş.1889).1899) yılında son bulmaktadır. 15. Piyade çavuş. silahsızdır” Kimi kayıtlarda esir düşenler ile ilgili bilgiye rastlamaktayız.43 17 4. Birkaç örnek: 1307 Çapak doğumlu Deli Hasan oğlu Süleyman oğlu Ahmet Efendi.1897).86 37 9.Tabur 1. Tabur 3. Bölük Duhul tarihi: 15 Temmuz 1325 Terhis tarihi için örnek: 1310 Bozköy doğumlu Derviş oğlu Mehmet.Piyade er.DÜNYA SAVAŞI . 1314 (M.Şimdi askeri kayıtları inceleyelim. Piyade Çavuş.1915) . Tabur 5. 1313 (M.” İki harp madalyası vardır “ 1309 Dirmil doğumlu Hüseyin oğlu Ahmet. 1307 (M.1893).1895).Bir örnek: 1312 Çapak doğumlu Müteveffa İbrahim oğlu Osman. 1310 (M. Depo Alayı “Sınıfı sakat.adedi.82 57 14. Duhul tarihi: 1331 (silah altına alındığı tarih – Miladi. Fırka 45 Alay 1.Duhul tarihi için örnek:1305 Çapak doğumlu Halil oğlu Abdullah. 1309 (M. 1896).1919) Silah altına alınma tarihlerinde genellikle sadece yılı yazılı iken birkaç kayıtta duhul ve terhis işlemleri gün .Alay karargahı.

Dereköy. Gere.”. Çaybaşı. Kuşçuburnu iken Kuşçuburun’a çevrilmiştir. Ahmetli. Saipler. Karapınar Menderes ilçelerine bağlıdır.. Örnek: Fetrek.. Kaplancık gibi. İdari yapılanma da karşımıza çıkmaktadır: Torbalı merkeze bağlı olan köyler ve mahaleler şunlardır:Karakuyu.”Ekşi Mehmet oğlu. Örnek: Cumalı. Karakızlar.”. Örnek: Sepetçiler (Çaybaşı Beldesi ) Atatürk Mahallesi’ne.Fetrek. Örnek olarak Naime. Birkaç örnek: Çaybaşı.vb sayabiliriz.”Çalık Kürt Hüseyin oğlu. Dağtekke.”. Hacı Hüseyin oğlu. Bu lakapların çoğu Soyadı Kanunu’ndan sonra soyadı olarak alınmıştır. Arslanlar.”Deveci Ahmet oğlu.Ertuğrul Mahallesi.”Garip Mustafa oğlu. Dağkızılca’nın etrafında olan köylerdir..Avrethisar muhacirlerinden Halil oğlu. Doğancılar.. Çengele (Ormanköy). Çakırbeyli .”. Arslanlar. Bazı mahalle adları değişikliğe uğramıştır.Maşat (Şehitler) .”.gibi Bazı köylerin adlarını aynen korudukları görülmektedir. Çimenler Ahmetli. Çapak. Sepetçiler. Karakuyu.”. Örnek..” .Tekeköy ( Bugünkü Gökyaka köyü) Kemalpaşa. Gacarlar (Ormanköy). Karakızlar…vb. Örnek: Kanlı Mehmet oğlu (Çaybaşı) Bugün bu aile Kanlı soyadını kullanmaktadır. Subaşı.”. Ertuğrul gibi..”. Tepeköy.”... Hamidiye (Özbey). vb. Kimi idari köy birimleri bazı yıllarda Dağkızılca’ya bağlı görünmektedir..Maşat(Şehitler). Bu yerli Rumlar daha sonra mübadele ile gönderilecek yerlerine mübedele ile gelenler yerleştirilecektir.”Bıçakçı Hüseyin oğlu. Sanırız bu yıllarda Dağkızılca köyü bugün geçerliliğini yitirmiş olan nahiye birimi olmuştur. Şahısların daha iyi tanınmaları için baba adları ve namları da ilginçtir: Birkaç örnek: “Yozgatlı Mustafa oğlu…”. 32 . Yeniköy. Fetrek (Bu günkü Vişneli köyü Kemalpaşaya bağlı) . Bozköy.Arapçı (Pamukyazı). Kayas (Bu günkü Pancar). Tulum. Torbalı Yukarı Mahalle ise kaldırılarak Torbalı Mahallesi’ne dönüştürülmüştür. Yörükler (Korucuk). Helvacı. Ayrancılar. Çakallar.. Örnek olatrak. Eğerci. Karaot.Avandere.”Karaca Mustafa oğlu. Göllüce.Yeniköy. Yoğurtçular..Çoban İsmail Hafidi İsmail oğlu. “Köse Ali oğlu. “Kırlı Hasan oğlu. Bazıları ise soyadı olarak almalarına rağmen aile aynı ünvanı ile tanınmaktadır.. Bazı köylerin adlarının değiştiğini görmekteyiz. Örnek. İlginç olan bir diğer kayıt ise Kayas (Bugünkü Pancar) köyünden 11 yılda sadece bir askerin kayıtlı olduğudur. Çakırbeyli.idari yönden ayrıldıklarını görüyoruz. Çapak. Karacaağaç (Bugün Buca’ya bağlı).Kayıtlara baktığımızda askerlerin kayıtlı olduğu köylerden bazılarının bugün Torbalı’ya bağlı olmadıklarını.Yavaş oğlu Süleyman oğlu…”.Yukarı Mahalle . Bülbülderesi.” gibi daha bu lakap ve ünvanları çoğaltabiliriz. Bazı köylerin isimlerinde çok az değişiklik vardır. Sepetçiler .. Hortuna (Yazıbaşı)Kayas (Pancar).Kacar Salih oğlu Mehmet oğlu..Ayrancılar. Bugün Torbalı ilçesine bağlı bazı köylerin adından hiç bahsedilmemektedir.Karacaağaç. Hortuna (Yazıbaşı)Merkez.Karakızlar. Çimenler (Çaybaşı Beldesi) ise Yeni Mahalle’ye dönüşmüş.Taşkesiği.”” Hatip Halil oğlu. Bugün idare merkez birimi Ertuğrul Mahallesi’ndeki binaya taşınmış.Pehlivan oğlu.Çimenler gibi.Düğerlik. Buradan şu anlaşılmaktadır:Bu köyler .. Kırıklar. bu dönemde köyde sadece birkaç Türk ailenin yaşadığının ortaya çıkmasıdır.”. Demirci. Örnek olarak Çengele (Ormanköy). Örnek: Tepeköy.Ayvaz Kör Ahmet oğlu.Dirmil (Korucuk).. Kuşçuburnu.Torbalı Yukarı Mahalle . Atalanı. Bazı mahalle isimleri aynen korunmuştur. Karaot. Bazı mahalle isimleri bugün kullanılmamaktadır. Belenbaşı Buca .”. Yaptığımız araştırmada bu köyün nerede ise tamamının Rum kökenli olduğu.Sinekköy.. Dirmil (Korucuk) Hamidiye (Özbey)Arapçı (Pamukyazı).Taşkesiği Taşkesik olmuştur..”Kara Hüseyin oğlu. bu kayıtların tutulduğu yıllarda daha kurulmamış veya başka idari birim içindedir.

İSTATİSTİKİ BİLGİLER SAVAŞLARA ASKER GÖNDEREN YERLEŞİMLERİN SIRALAMASI VE TABLOSU ŞU ŞEKİLDEDİR: (TABLO -1 ) Yıl (Rumi) 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam Yıl (Miladi) (1888) (1889) (1890) (1891) (1893) (1894) (1895) (1896) (1897) (1898) (1899) Yerleşim Yeri (KöyMah. 2 2 1 2 3 2 2 3 3 3 23 Tiryanda (Ayrancılar) 1 2 1 2 1 1 8 Torbalı Merkez 1 1 1 1 1 5 Torbalı Yukarı Mah.) Ahmetli 2 1 3 Arapçı (Pamukyazı) 1 1 2 Arslanlar 1 1 1 3 4 10 Avandere 1 1 Belenbaşı 1 1 3 5 Bozköy 1 2 1 1 3 1 9 Cumalı 2 2 1 5 Çakallar (Çamlıca) 1 1 1 2 5 Çakırbeyli 2 1 2 2 5 4 1 17 Çapak 2 2 4 2 1 2 6 6 8 33 Çaybaşı 2 3 1 4 4 2 2 18 Çengele (Ormanköy) 1 1 1 1 3 7 Dağkızlca 1 1 1 5 6 3 2 19 Dağtekke 1 1 2 Demirci 3 3 1 1 1 5 3 17 Dereköy 1 1 Dirmil(Korucuk) 3 1 6 3 1 3 2 1 20 Doğancılar 2 1 1 3 2 9 Düğerlik 2 2 Eğerci 1 3 1 1 6 Ertuğrul Mahallesi 2 2 2 1 3 10 Fetrek 2 1 3 Gere 1 1 Hamidiye(Özbey) 1 2 1 1 1 1 7 Helvacı 2 1 2 5 Hortuna (Yazıbaşı) 3 1 2 2 4 4 2 1 7 26 Karacaağaç 1 1 1 1 1 1 4 10 Karakızlar 2 1 1 4 1 9 Karakuyu 4 1 1 1 2 1 3 5 7 25 Karaot 1 1 1 1 1 5 Karapınar 1 1 Kayas (Pancar) 1 1 Kırıklar 1 1 Kuşçuburnu(Kuşçuburun) 1 1 1 3 Maşat (Şehitler) 2 3 Saipler 1 1 2 1 2 2 2 11 Sepetçiler 2 1 1 4 Sinek 1 1 Taşkesiği(Taşkesik) 1 2 1 4 Tekeköy (Gökyaka) 1 1 Tepeköy Mah.47 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 33 . 4 1 2 2 9 Çimenler 1 1 Yeniköy 1 1 1 1 2 1 2 9 Yoğurtçular 1 2 1 3 1 2 3 13 Belirsiz olan 1 1 Toplam .

4 7. sayı bakımından en az 1306 doğumlular ( 11 kişi) olmazına rağmen kendi dönemlerinde yüzdelik dilim olarak en azlık kesimi ASKERLERİN SINIFLARINA GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 3 ) Rumi Yıl Miladi yıl Sınıfı Piyade Jandarma Topçu Süvari Muhabere Bahriyeli İstihkam Nakliye Tren Eri Mak.6 3 1 1.61 kişi de (% 16) askerliğini erbaş ( Onbaşı-Çavuş) rütbesinde yapmıştır.5 1 1.5 4.Tüfekç i Sıhhıye Bilinmeyen Toplam 130 4 188 8 17 1 3 1 1 23 130 5 188 9 22 4 3 1 1 2 33 130 6 189 0 4 1 3 4 2 1 2 17 130 7 189 1 23 2 1 1 1 1 4 1 34 130 9 189 3 23 3 3 29 131 0 189 4 27 4 4 1 1 2 1 40 131 1 189 5 11 2 4 2 19 131 2 189 6 18 7 5 1 2 2 1 1 37 131 3 189 7 39 10 3 1 1 54 131 4 189 8 45 3 2 1 1 2 2 1 57 131 5 189 9 38 2 3 1 2 2 48 Toplam -----267 33 30 12 3 6 3 6 6 17 4 4 391 68.2 8.5 1. Er olarak en fazla sayı 1313 yılında (m. Bu da % 81 oranıdır.3 1 1 %100 % 34 .1897) kayıtlılar tutmakta ( 53 kişi) yüzdelik dilimi: %93 . Başçavuş olarak görev yapanlar ise ( 9 kişi ) %3 kesime karşılık gelmektedir.ASKERLERİN RÜTBELERİNE GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 2 ) Yıl-Rütbe Nefer (Er) % Rumi/Milad i 1304 (1888) 16 7 0 1305 (1889) 27 8 2 1306 (1890) 11 6 4 1307 (1891) 17 5 0 1309 (1893 21 7 3 1310 (1894) 30 7 5 1311 (1895) 18 9 5 1312 (1896) 30 8 1 1313 (1897) 47 8 7 1314 (1898) 53 9 3 1315 (1899) 47 9 8 Toplam 317 8 1 Onbaşı % 3 3 1 5 3 7 1 3 2 3 31 1 3 9 6 1 5 1 0 1 7 5 8 4 5 0 8 Çavu ş 3 3 1 9 3 3 2 5 1 30 % Başçavuş % 1 3 9 6 2 6 1 0 8 0 5 9 0 2 8 1 2 2 2 1 1 9 4 0 1 2 6 7 0 0 3 0 2 0 3 Suba y % Belirsiz % Toplam 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 2 1 1 4 0 0 1 2 3 0 0 0 3 0 0 0 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 Kaydı olan 391 askerin 317 tanesi görüleceği üzere nefer yani er olarak görülmektedir.

Bilindiği üzere 30 ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı ordusu terhis edilmiştir.1889) 3 1306 1307 (M. Diğer yıllarda yapılan işlemlerin muhtemelen evlerine ancak dönebilen kişilerin kaydını yaptırdığıdır.Terhis gerekçesi veya neye istinaden terhis edildiği belirtilmemiştir.1888) (M. Bilindiği üzere 1912 yılı Balkan savaşlarının yaşandığı yıllardır.1895) (M. bölükten 2 yıl askerlik yaptıktan sonra terhis edilmiştir.1899) 2 Toplam 11 35 .1911) ve 1328 yılında (m. menzil amele taburu 1. 1912) yılında hiç terhis işleminin olmamasıdır. Burada da görüleceği üzere ordu adeta kışlaları boşaltmış ve askerler evlerine dönmüştür.KAYITLARIN DUHUL (SİLAH ALTINA ALINMA) TARİHİNE GÖRE TASNİFİ: (TABLO – 4 ) Yıllar 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam 1324 (1908) 1 1 2 1325 (1909) 8 1 9 1326 (1910) 7 2 9 1327 (1911) 11 11 1328 (1912) 1 2 2 4 9 1329 (1913) 1 1 1 6 11 1 1 22 1330 (1914) 12 13 2 7 8 13 3 2 1 1 1 63 1331 (1915) 3 4 4 2 19 15 23 5 4 79 1332 (1916) 2 1 1 1 1 1 9 42 34 2 96 1333 (1917) 2 1 4 13 36 56 1334 (1918) 2 3 1 1 3 7 17 1335 (1919) 1 1 2 4 1336 (1920) 1 1 2 1337 (1921) 1 1 2 1 5 Tarihsi z 2 1 1 2 1 1 8 Toplam 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 TERHİS TARİHLERİNE GÖRE TASNİFİ.1339 yılında terhis olanların ise Milli Mücadele sonrasında Mondros Mütarekesi’ne aykırı olarak birliklerini terhis etmeyen kuvvetlerden olduğunu sandığımız ancak Kurtuluş Savaşı bitince evlerine dönen askerlerdir.1897) (M.1896 ) doğumlu 1329 yılında askere alınan Dağkızılca köyünden Küçük Mehmet oğlu piyade er sınıfından Keşan 5.1893) (M.1898) 1 1 1315 (M.1894) 1 1311 1312 (M. Tabloda da görüleceği üzere en az terhis işlemi 1 bir kişi ile 1331 yılında ( Miladi. Terhis işlemlerinin 1920 yılında da 31 kişi ile sürdüğünü görüyoruz. Halbuki 1915 yılı 1. Tabloda da net bir şekilde görüleceği üzere en yoğun terhis işlemi 246 kişi ile diğer yıllarda yapılan işlemlere bakıldığında rekor diyebileceğimiz oranla 1335 (m.1891) 1 1 1309 1310 (M.Dünya savaşının en yoğun çarpışmalarının yapıldığı Çanakkale savaşlarının en şiddetli döneminde terhis edilmesi bize ilginç gelmektedir. DOĞUM TARİHLERİ İTİBARI İLE YILLARA GÖRE ASKERLİK SÜRESİNİ GÖSTERİR TABLO: (TABLO – 6 ) (Yıl-Rumi) (Miladi) Süre:0-1 1304 1305 (M.1890) (M. (TABLO – 5 ) Miladi Rumi 1304 1305 1306 1307 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 Toplam 190 9 132 5 2 2 191 0 132 6 1 1 2 191 1 132 7 191 2 132 8 191 3 132 9 4 2 6 191 4 133 0 2 2 191 5 133 1 1 1 191 6 133 2 2 1 2 1 6 191 7 133 3 1 1 1 1 1 5 191 8 133 4 5 7 7 10 5 5 2 3 4 9 4 61 191 9 133 5 12 12 5 15 14 24 15 25 41 41 42 246 192 0 133 6 2 1 4 6 2 2 5 5 3 1 31 192 1 133 7 2 1 3 192 2 133 8 1 1 2 3 7 192 3 133 9 1 1 3 1 3 1 1 11 192 4 134 0 1 2 3 Tarihsi z 2 1 1 1 5 Toplam 23 33 17 34 29 40 19 37 54 57 48 391 Tabloda görüleceği üzere 1327 yılında (m.1919 ) yılında yaşanmıştır.1915) 1312 ( m.1896) 1 1313 1314 (M. Ancak unutulmaması gereken bir diğer olgu bu terhis işlemlerinin hemen arkasından Anadolu’nun İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiş olmasıdır.

1307 Ertuğrul Mahallesi doğumlu Durmuş Ali oğlu Mehmet. Piyade sınıfında er olarak 1328 ile 1338 tarihleri arasında Redif Taburunda . 36 . Piyade çavuş olarak 1327 ile 1337 tarihleri arasında 35. Alay ‘da olmak üzere toplam 3 kişi 10 yıl askerlik yapmıştır. 2. Alay 2. arkasından 78 kişinin 4 yıl askerlik yaptığı görülmektedir. Bölükte askerlik yapmıştır. Tabloyu incelediğimizde en çok 85 kişinin 3 yıl . Bölükte . Bu kişiler şunlardır: 1. En az süreli olarak 0-1 yıl arasında 11 kişinin askerlik yaptığı görülmektedir.1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Bilinmeyen Toplam 3 1 3 9 3 4 23 3 1 12 7 4 1 1 1 33 1 3 4 2 3 21 17 1 2 2 2 8 4 8 3 1 2 34 1 3 1 7 7 7 2 29 3 2 4 14 11 1 1 1 1 2 40 3 12 3 1 19 4 7 19 4 1 1 37 1 6 37 4 3 1 1 54 5 18 23 7 3 57 6 34 2 1 1 1 1 48 20 71 85 78 58 21 17 10 5 3 12 391 Mevcut kayıtlara göre en kısa süreli askerlik yapan :1312 Çapak doğumlu Arnavut Mehmet oğlu Ömer’dir. Fırka 35.1307 doğumlu Dirmil köyünden Ekşi Mehmet oğlu İsmail. Süvari er olarak 1325 ile 1335 tarihleri 10 Kolordu 12. Alay 1. En uzun süreli askerlik yapan 1305 yılında 1 ve 1307 yılında 2 olmak üzere toplam 3 kişi 10 yıl askerlik yapmıştır. Tabur 3. Tabur 2.1305 doğumlu Tepeköy Mahallesinden Murtaza oğlu Abdüllatif. Askerliğini Piyade er olarak 23 Eylül 1336 ile 26 Eylül 1336 tarihleri arasında ( 3 gün ) Kıran grubu 64. 3.

Kalemi Riyaseti 1335 İNCE 1965 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 2 2 3 3 3 3 3 5 5 5 6 6 6 7 8 11 17 17 6 7 1 3 4 5 6 2 3 4 3 5 6 3 1 1 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Karakuyu Karakuyu Hamidiye Sepetçiler Sepetçiler (Mecidiye) Ertuğrul Hortuna Hortuna Hortuna Doğancılar Fetrek Fetrek Bozköy Karakuyu Ayrancılar Dirmil Karakuyu 21 43 38 12 28 1 73 11 7 12 62 5 29 20 41 36 12 28 8 27 0 69 11 7 12 62 5 28 Alioğullarından Mustafa Ali İçellioğlu Ali Muhacir Hafız Mehmet Hafız Recep Kanlı Mehmet Halil Müteveffa Arif Üsküp muhacirlerinden müteveffa Osman Molla Ahmet Yetim Süleyman Mustafa Mehmet Ömer Karakuyu Karakuyu Karakuyu Hamidiye Karakuyu Kasye Tepeköy Üsküp Hortuna Çatalca Doğancılar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Çvş.Tb.7. Krh.42.Frk.Bl.Kol.135.62.Al. 2. 47.Al. 20.Al.Tb. 14. 2.Al.Al. 1330 1337 1330 55.1..Frk.Al. 8.Kol. Bl.58. 14.Al. 3.Kol.3.Frk.Kol. 1324 1330 1330 2 17 19 28 21 2 16 19 28 21 Mehmet Müteveffa İbrahim Kavukoğullarından Ali Müteveffa Sert Hasan Hüseyin Hamidiye Karakuyu Çorlu Dirmil Dirmil Piyade Süvari Mak.Bl.Al. 8.43.Kol. Çvş. Topçu Onb.7.29.1.Bl.Bl.12. Krh.2.Tb.2.Kol. 24.Bl. 8.Tb. 1.1. 48. 2.20. 1334 1335 1335 1334 1336 TAN YARDIMCI CÖMERT TUNÇAY KANLI AYTEKİN 1954 1945 1964 1976 1934 1939 1966 1956 1955 1946 1335 B.Tb.Al.1304 / 1888 DOĞUMLULAR Duhul Tarihi Terhis tarihi HANE NO: İzmir Sancağı Nahiyesi Vefat tarihi 1950 Eski Hane Kütük No Sayfa No Rütbesi Sıra No Köy veya Mahalle Baba adı ve şöhreti Ailenin bugünkü Soyadı Notlar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 AKGÜN ACAR ZURNACI SERT İÇEL 1964 1333 1964 1338 17 18 19 20 21 Adı Doğum Yeri Sınıfı Terhis edildiği birlik 1 2 2 2 1 2 Torbalı Torbalı Ertuğrul Tepeköy 22 34 19 34 Müteveffa Mehmet Ali İzmir'li Mustafa Abdülkadir İbrahim Tire Urla Tepecik Piyade Piyade 1331 1330 172. 42. 1332 1330 1331 1328 17.Al. 1.1.Frk.Depo Al.Al.Kol.Tb.Al.12.1.Bl. 33.Frk. 1335 1335 1335 1335 1335 1326 1335 1336 1335 1339 1334 ÖZKUL ŞENCAN KARAKUŞ SÜLÜN YILMAZ GÖZTEPE Onb.Tb.Top.Tb. 37 . 1334 1335 YILMAZER KAHRAMAN 3 2 5 Torbalı Tepeköy 6 6 İnceoğullarından Hasan Hilmi Mehmet Ali Mustafa Sabri Ahmet Ali Fahri Osman Mustafa Hüseyin İbrahim Ahmet Cemali İsmail Emin Musa Ali Ahmet Şükrü Mehmet Abdülkerim Ahmet Tepeköy Piyade 1330 10.3.62. Sah.3.çvş 1332 1329 1330 1330 1330 1330 Menemen Amele Tb.1.Tb.Al.Tfk.3.14.Bl.Depo Efradından 39.2.Bl.Bl.Frk. 21.Tb.Al.Tb.Al.Demirhane 10.Kol.

2. 4.57.4.2. Cebel Tb.3.Kol.Top.Tb.Frk.Bl.22 23 23 31 1 1 Torbalı Dağkızılca Dirmil Doğancılar 30 25 30 25 Halil Hafız Ali Mustafa Ali Rıza Dirmil Doğancılar Cebel Top.Frk. Aydın İnzibat Bölüğü 132.Al.Al.Bl.63.2.Bl.2.1.Al.2.Bl. Çvş.Al.Al. 1335 1335 1334 1329 1334 1335 12Hz 1336 1335 1332 1334 Tm 1332 1335 15 TE 1325 1335 1333 1334 1337 1335 1334 1335 1329 1329 1337 ÖZCAN SEVİM ALTINTAŞ KARABUDAK ÖZLÜ ŞAHİN KOÇ YILDIZER TOKTAN 1965 1953 1974 1965 1929 1977 1974 1936 1975 KARAKUŞ BAYSAL ÖZ KARADANA SEVİNÇ GÜÇLÜ KARACA DÖNMEZ KANDEMİR GÖK ERSOY TOY GÜL 1958 1950 1958 1936 1948 1969 1966 1930 1961 1970 1935 1963 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 38 . 2. 1. 7. 49.Frk.Frk.63.Tb. Ordu Dairesi Muallim Efradından 10. 20.Tb. 61.3.Al. Nefer Nefer Nefer Çvş.Frk.Tb. Onb.Kol.188.Bl.Tb.Bl.2. Nefer 1334 1330 1330 1325 1330 1330 1330 1331 1328 1328 1332 1329 15 Tm 1325 1334 1331 1330 1331 1330 1333 1330 1325 1325 1333 15.269.Tb. Onb.Tb.Bl.Frk.Tb.Kol.Hizmet Tb.44.Bl.7.11.Ordu İtfaiye Al.2.1. 1335 1334 DURAĞAN AKBAŞ 1946 22 23 1305 / 1889 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 3 3 3 3 4 4 4 4 4 4 5 5 5 5 5 8 8 8 8 8 8 9 9 2 3 4 6 1 2 3 4 6 7 1 2 3 5 6 1 2 3 4 5 6 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Karakuyu Çakırbeyli Hamidiye Sepetçiler Ertuğrul Ertuğrul Arslanlar Yeniköy Döğerlik Döğerlik Dirmil Hortuna Çapak Karakızlar Karakızlar Demirci Demirci Çakırbeyli Bozköy Bozköy Demirci Çaybaşı Merkez 88 87 15 26 8 14 13 65 15 33 3 8 70 74 5 9 7 4 97 13 84 83 22 77 48 8 10 9 10 5 29 4 Mehmet Müteveffa Mehmet Abdullah Zurnacı Hüseyin Müteveffa Cemali Bekli Hasan Haliloğullarından Hasan Salih Mehmet Gök Mehmet Yörük Recep Burhan Halil Halil Adem Müteveffa Eskici İbrahim Abdullah Recep Veli Yavaş Ali Mehmet Müteveffa Koca Ali Hacı Kulaoğullarından Mustafa Abdülkelam Mehmet Ahmet Veli Sadık Ali Mustafa İsmail Cemali Mustafa İsmail Mehmet Mehmet Ahmet Abdül Necib Mehmet Osman Yakup Hüseyin Ahmet Mustafa Osman İbrahim Haşim Karakuyu Mersinli Hasköy Sepetçiler Girit Dikili Arslanlar Yeniköy Döğerlik Döğerlik Dirmil Hortuna Çapak Kovaye Karakızlar Demirci Kozalar Hamidiye Bozköy Bozköy Demirci Terani Köstence Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Topçu Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Onb. 1331 1330 42.Bl.Sah.Frk.Bl.Kol.2.88.2.5.Kol.2.Al.Ahz-ı Asker Levazım 2.47. 80.16. Jandar.10.Al.147.4. 2.Bl.Bl.Bl.Tb. 170.Al.Bl.Frk. 10.1.Al.Al.Tb.Tb.175.8.Al.Tb.12.5.Al.Tb. 2.Frk.4.Bl.Tb. 1. 13. İzmir Jan. Edirne Amele Taburu 13.Tb. 2.İnş. Çvş.2. Harici Bl.Frk.2.Al.2.Bl. 20.Al.

1.Kol.Kol.çvş. İst.Tb. 15 KE 1334 GENÇAY 1934 53 31 32 33 19 22 25 4 1 1 Dağkızılca Torbalı Torbalı Çakırbeyli Çapak Ayrancılar 65 40 Mehmet Ali Hacı Abdiloğullarından İbrahim İbrahim Veli Ahmet Mustafa Mersinli Çapak Sahra Top.Kh.Bl.1.16. 30 19 3 Torbalı Tepeköy 50 Mustafa İbrahim Girit Topçu Nefer 10 Tm 1335 Ağır Top 8.3. 21.Tb.20.Al.2.1. Mektebi 1335 1334 Mr 1326 1330 16.Tb.Mk.Frk.Bl.Nişancı Tb. Bahriye İstihkam Çvş.Al.Nakliye Tb.Tfk.Kol.Bl. 1331 1330 T. 63.12. 1334 BAYSAL GEZER 1961 54 55 56 1339 1306 / 1890 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 7 7 7 7 8 2 3 4 5 2 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Karaot Demirci Bozköy Demirci Demirci 14 14 8 12 21 Yetim Ali Türkmenoğullarından Mehmet Sarı Ali Koca Ahmet Mahmut Abdül Hasan Mustafa Şükrü Osman Karaot Denizli Karaağaç Bozköy Demirci Demirci Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Al.Al. 1335 ÖZATA TÜRKMEN ÖZLÜ KONCA KAYA 1926 1946 1931 1970 1963 57 58 59 60 61 6 8 4 Torbalı Tepeköy 17 4 Mehmet Mustafa Milas Piyade 16. 1330 1325 1331 55. 17. 25 TS 1329 YAKIN 1972 62 7 8 5 Torbalı Dağkızlca 64 Halil Ali Girit Kandiya Karakızlar Mak.7. 2.S 1326 20 Ağ 1325 65.Bl.Al.Bl.Bl.Kol.Bl.Frk.Al.3. 1336 Ankara Mhfz Tb.Tb.Tfk.Al.Bl.Tb.62. Der-Saadet Tersanesi İzmir Müstahkem Mevki İnş.1. 27 Ek 1338 1334 ŞENOĞUL 1938 63 8 11 1 Dağkızılca Karakızlar 51 58 Mehmet Mustafa 1331 38.Tb.250.24 25 26 27 28 29 10 10 10 16 16 19 1 2 3 1 2 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Ertuğrul Çengele Taşkesiği Çaybaşı Ayrancılar Saibler 8 64 32 3 11 8 2 Murtaza Mustafa Yakupoğullarından Osman Rüstem Hasan İnceoğullarından İbrahim Abdüllatif Veysel Eyyüp Cemali Nebi Mehmet Selim Köstence Süvari Süvari 1325 1325 Nefer 1325 1330 1330 Onb. 55.Nakliye Katar Kolu İzmir Jandar. 26. Umumi Mhfz.1. Süvari Bölüğü 17.2.Al. 1335 1329 1325 1335 1335 1335 SÜTGÜL MUMCU AVCI ŞİRİN OK İNCEOĞLU 1961 1958 1949 1932 47 48 49 50 51 52 Kafkas Akhisar Ayrancılar Saibler Süvari Nakliye Nakliye Sahra Top. B. KAPLAN 1970 64 39 .Al.2.1.Tb. 1330 10.

Top. Tlgrf.2.Tb.Frk.2.Frk.hizmet Tb.Kol.1.Al.Al.Bl.Al.Tb.Kol. 1328 1330 1331 1328 20 TE 1334 1.Tfk.Tb.Bl. 42. 21. 58. Piyade Piyade Onb.1.Bl.2.2.Kol. 1331 1331 55.Tb.Tb.Tb.çvş.Al.168. 23.Tb. Cephane Fırkası 28. 1335 1335 1335 1338 1334 YILDIRAN KARABULUT KABAKÇI ENZİLHAN KARAKUŞ 1960 1967 1948 1939 74 75 76 77 78 6 7 8 9 10 11 12 3 4 4 4 4 4 5 7 1 2 3 4 7 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Eğerci Hortuna Hortuna 9 30 43 22 51 16 24 Deli Mehmet oğullarından Hüseyin Ahmet Ekşi Mehmet İçel'li Hüseyin Müteveffa Hacı Bayram Güdükoğullarından Hamza Abdül Şükrü Mehmet Ali İsmail Mehmet Muharrem Mustafa Mehmet Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Eğerci Hortuna Hortuna Piyade Piyade Piyade Piyade Çvş.4.123.Al.3.Frk.Bl.Tb. 1.Bl. 1335 1330 1337 1334 1335 1335 1335 AK AY VAROL ÖZKAN MERT GÜDÜCÜ KARADANA 1954 1969 1953 1970 1968 1963 1968 79 80 81 82 83 84 85 Piyade Piyade 1330 1329 40 . Sah. Çvş 1326 1329 18 Danacıoğllarından İsmail Yeniköy Sıhhıye 1930 73 1307 / 1891 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 2 2 3 3 3 3 7 1 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Çaybaşı Çaybaşı Ertuğrul Sepetçiler 58 51 33 60 32 9 Abdullah Kara Hasan oğullarından Cemal Yusuf Çavuş Derviş Ali Durmuş Bekir Salih İslam Mehmet İsmail Karakuyu Çaybaşı Çaybaşı İzmir Sepetçiler Piyade Piyade Muhrb. 8.Al. 1330 1327 1327 1327 1329 46. Bl.Levazım Tb.Al.1.Seyyar Hastane 1.9 10 11 14 2 1 Dağkızılca Dağkızılca Saibler Helvacı 9 39 8 36 27 4 Osman Ali Ali Abdül Kazım Mehmet Ali Gani Hasan Hüseyin İsmail Ali Süleyman Saibler Helvacı Girit Kandiya Çakırbeyli Çapak Çapak Helvacı Mak. Redif Tb. Topçu Endaht Mektebi Efradından İzmir Müstahkem Mevki 7.Ordu Krh.Bt.3.296.35.Bl. Çvş.1.2. 4.1.Top Al. 126. Nefer 1326 1326 1326 1326 1326 1335 1329 1335 1334 1334 1334 1334 ARSLAN GÖKSEL TULUN ADAK ŞEN 1945 1978 1950 1948 1943 67 68 69 70 71 72 45 81 67 27 Onb. Der-Saadet Hat Reisi Der-Saadet Sergüverte Mürettebatı Der-Saadet Tersanesi Urla Vapuru Mürettebatından Gelibolu Grubu Sıhhıye Müdürlüğü 1335 1335 ÇEVİK AYDEMİR 1975 1950 65 66 11 12 13 14 15 16 17 17 17 20 20 20 20 20 1 4 2 3 4 6 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Merkez Çakırbeyli Çapak Çapak Helvacı Karacaağaç Yeniköy 18 45 84 68 28 Hasan Kazımoğullarından Ali Derelioğullarından Mustafa Ali Mehmet Müteveffa Osman Topçu Topçu Bahriye Bahriye Bahriye Bahriye B.Al.1. 45. Nefer Çvş.Tb.

Al.3.Al.Ordu 1336 1334 1334 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1336 1332 1334 1334 1334 1336 KE 1330 10 KS 1336 ERTUĞRUL UYSAL ACAR İNCEOĞLU AKDEMİR ŞEN AKAY CANSEVER ERSOY MANARGA MERT TUNCAY BALCI ALTIPARMAK ÇETİN ÖZTÜRK 1973 1967 1948 1963 1964 1968 86 87 88 89 90 91 92 24 31 90 10 7 12 54 Mehmet Abdullah Cemaloğullarından Mehmet Mustafa Hafız Recep Mehmet Müteveffa Altıparmak oğullarından Hüseyin 1937 1967 1951 1959 1972 1962 93 94 95 96 97 98 99 Onb.Ağır Erzak Kolu 8.Tfk.Frk.Frk.Al. 23.9.2.İnş. 1327 41 . 12.Tb. Çvş. 25. 12.1. 9.Tb.Al.Al.Bl.Tb.Şubesi Merbut 15.Çvş.Ahz-ı Askeri Heyeti 6.68. 1.Anbar 1335 1334 1334 1335 SÖKER ŞENTÜRK AKER ŞENOL 1964 104 105 1970 1939 106 107 Onb.66. 7.Bl. Onb.10.Al. 54. Çvş.Tb.3.Bl.Frk. 5.Bl.Kol.Tfk.29.Frk.2.1.Tfk. 1329 1327 1327 1327 1330 1329 1330 1334 8.122. KINIŞ 1970 102 30 12 1 Torbalı Çapak 99 Nazıroğullarından Berber Osman Sökelioğullarından Ahmet Abdurrahman Hüseyin Kara Hüseyin Ali Çal Sah.63.Tb.78. 1326 6.4.Frk. Mak.2.Çvş.Tfk. 70.1. 5.2. 1326 1327 1329 1330 1327 25 17 7 13 8 Durmuş Ali Hacı İsmail oğullarından Hüseyin Çakırbeyli Mak.Bl.Tb. 1330 1327 1332 Edirne Ağır Topçu Posta Mecidiye Ümera Veziri Mürettebatından 2.Tb.3.Tb. 6. 4.Frk.13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 5 5 5 5 5 7 8 8 9 10 10 10 10 10 10 11 2 3 5 6 7 7 6 7 7 1 2 3 4 5 6 2 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Çapak Çapak Çengele Saibler Saibler Merkez Kırıklar Çakırbeyli Yoğurtçular Tepeköy Çaybaşı Hamidiye Dirmil Belenbaşı Çakırbeyli Ertuğrul 41 1 10 0 28 1 2 12 10 2 Deli Hasanoğullarından Süleyman Yozgat'lı Mustafa Mehmet İnceoğullarından İbrahim Kanbur Hasan oğullarından Kadri Müteveffa Recep Müteveffa Topaloğul.36.larından Abdullah Ahmet Efendi Ahmet Mehmet Osman Mustafa Mustafa Ali Ahmet Ali Veli Hakkı İbrahim Hüseyin Ali Mehmet Mustafa Efendi Tire Çapak Çengele Saibler Saibler Akseki Kırıklar Çakırbeyli Yemen Tepeköy Katerin Hamidiye Dirmil Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Mak.12.Tb.Kol.Al. 16.Kol.3.Tb. 1933 1961 100 101 KE 1327 29 11 3 Torbalı Tepeköy Siroz muhacirlerinden Mustafa İbrahim Siroz Piyade Nefer 1331 14. Onb. 23.Al.62.Bl.Tb.Top.Bl.Tb.59.Al.Kol. 1329 1334 Çvş.68. B.Bl.Al.Al.Tb. Piyade Piyade Mak.Al.68. Çvş. B. 1334 YILDIZ 1955 103 31 32 33 34 16 19 22 24 1 3 1 1 Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Çapak Dağtekke Dirmil Demirci 48 11 28 55 Mehmet Ahmet Hüseyin Hasan Çapak Dağtekke Dirmil Demirci Top.Al.Frk. 10.Al.Al. Bahriye Nakliye İstihkam Çvş.10.

Tb. 39. Müstakil Cepha. 11. 39.Frk. 31. Nefer 1329 1335 1330 110.Tb. İstanbul Bakırköy İnşaat Fabrikası 12.Al.1.33. 49.116. Onb.2.Bl.Frk .3.Tb.37.Depo Al. 47.Al.Frk.Kol. Çvş.Bl. 22 KS 1334 1335 1335 1335 1335 ÖZDEMİR ÖNCEL GÜLER EVRAN 1971 1337 1955 127 128 129 130 131 42 .1.Bl.Bl.Bl. 68.Frk.11.Al.Bl. 11.2. 8.nesi 129.Al.Al.122.1309 / 1893 DOĞUMLULAR 1 2 2 2 1 4 Torbalı Torbalı Hamidiye Çaybaşı 30 32 8 10 5 10 14 30 16 11 97 28 13 Mehmet Hasan Hüseyin Hüseyin Hamidiye Çaybaşı Piyade Piyade Onb. 22. 118.Frk.Al.Tb.1.Kol. 168.1. 1329 Adana Kızıl Hastanesi Fransız ordusu amele taburunda hizmet etmişti 1330 Çvş.1.Tb.Kol.Tb. 19 20 21 22 23 10 11 11 11 11 7 1 5 6 7 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Belenbaşı Doğancılar Bozköy Yoğurtçular Yoğurtçular 8 5 6 7 10 İbrahim Ali Yavaşoğullarından Süleyman Molla Abdurrahman İsmail ağa Mehmet İbrahim İbrahim Tahir Ethem Doğancılar Bozköy Tire Yoğurtçular Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade 14 Tm 1334 1329 1329 1329 1330 14.Tb.Tb.1.Frk. 25.Çvş.Bl 1336 1335 1333 1336 1336 1338 1334 AKIN GÜNGÖR YAVAŞ AKEREN UŞAKLIOĞLU TOPTOP TEZCAN 1946 1960 1937 1935 120 121 122 123 124 125 126 3 18 4 11 4 Mehmet Şeyh Ali Mustafa Çavuş Ömer Salihoğullarından Abdullah Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade B.Tb. 1328 1330 1330 1329 1332 41. 147. Çvş.Al.Bl.1.57.Kol.Çvş.Frk.Tb.7.Tb.Bl.Al.33.2. 11.Frk. 1329 1329 1330 3.Al.8. 23.Al.3.1.Al.1.Bl. İzmir Hilal İmalathanesi 1335 1335 1334 1335 1334 1335 1336 1336 1335 1334 ÖZBEK HOVAT 1965 1965 109 110 3 4 5 6 7 8 9 10 11 3 3 3 4 4 4 4 5 5 3 4 7 2 3 6 7 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Arslanlar Kuşçuburnu Yeniköy Dirmil Dirmil Hortuna Hortuna Çapak Çapak Gökyaka Teke Sinek Saibler Tepeköy Tepeköy Tepeköy Fetrek Müteveffa İbrahim Veli Köse Ali Ahmet Hasan Hasan Burhan Halil Yozgatlı Mustafa Pehlivanoğullarından Hacı Hüseyin Hasan Himmet Bayram Hamdi Mustafa Osman Ahmet Abdil İbrahim Mehmet Halil İzmir Kuşçuburnu Yeniköy Dirmil Dirmil Hortuna Hortuna Çapak Çapak Gökyaka Teke Sinek Saibler Tepeköy Tepeköy Demirhisar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade YARDAKÇI DİNDAR BİRER DURAGAN METİN KOZAN TOY TOPAL GÜL 1339 1960 1947 1968 1954 1958 1950 1966 111 112 113 114 115 116 117 118 119 12 13 14 15 16 17 18 5 5 6 9 9 9 10 5 7 3 4 5 6 4 Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Hasan Veli Ali Mehmet Ahmet Ahmet Hüseyin Piyade Çvş.338.Bl.33. 1328 1329 1328 B.1.2.3.11.Tb.3.1.1.1.Frk.2.36.2.Tb.Tb.Al.Piy.Frk.Al.Al.Tb.Al.Bl.

66.Kol. 42.Al.3.Bl.Frk.62.Al. Kars Jandar.Frk.Bl.24 12 2 Dağkızılca Çengele 37 Kacar Salih oğlu Mehmet Hasan Seyid Hüseyin Halil İbrahim Ahmet Halil İbrahim Çengele Jandar.Tb. 1335 1336 1335 EROĞLU KOSTAK ÜNAL 1986 1981 1970 150 151 152 43 . 1335 PALA 1980 149 13 14 15 7 8 9 5 6 3 Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Şehitler Demirci Bozköy 63 48 25 Hüseyin oğullarından Yaşar Kostak İbrahim Yavaş İsmail İştip Demirci Bozköy Piyade Piyade Piyade Onb.Frk.Tfk.Bl.125.10. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1336 IRMAK KARAKOÇ TEPEDELEN BULUT ATLI ZEYBEK ŞEN ÖZEL GÖKÇE 1957 1954 1969 1943 1951 1968 1960 1978 1938 138 139 140 141 142 143 144 145 146 10 7 2 Torbalı 20 Rıza Bayram Rasim Şerif Mehmet Seyfettin Ali Hasan Kafkas Piyade Nefer 1330 42.Kol.Bl. 1329 1335 GÜNDOĞDU 1959 133 26 27 28 12 13 15 3 3 2 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dirmil Ayrancılar Karcaağaç 41 8 Hatip Halil Mehmet İmamoğlu İsmail Dirmil Ayrancılar Jandar.Kol.Al.3.123.Frk.Bl.Tb.Bl.3. Osmaniye Tb.Al. Merkz Bl.Tb.Frk. 15. 4. 1330 1.38.Bl.2. 41. 1333 BAYRAM 1957 147 11 7 3 Torbalı Taşkesiği 35 Nif Piyade Çvş.Kol.66.3.4. 1.Al. 20.Al.4. 1335 KARAGÖZ 1981 132 25 12 1 Torbalı Karakuyu 11 İbrahim Karakuyu Jandar.2.Al.Frk.Tb.20. Al.depo Al.Ağır Mak.Tb.Bl.61.12.Tb. 5.Frk.Tb.Tb.3.Piyade Tb.61.Bl.52. Harici Bl.Bl.Al. 1338 GÜZELOĞLU 1978 148 12 8 1 Dağkızılca Merkez 83 Karaburun'lu Hüseyin Dağkızılca Piyade Onb.Kol. Seyyar Ester Süvari Al. Adana Jandar.Kol.3. 48.Bl.2.8.4.1.4.126.Al.Al.Tb. 20.8.Kol.Al. 1331 1330 1331 1330 1330 1330 1330 1331 1331 11. Onb. 1.Frk.6.Süvari Bl.9.1.Al.64.Bl.Frk.2.Bl. 26. 1330 İzmir Jan. 2. Nefer Nefer 1330 1331 1331 İzmir 5. Piyade Süvari Nefer 1328 1330 1329 1335 1335 1336 ŞENTÜRK OK GÜRGEN 1954 1946 134 135 136 1310 / 1894 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 2 2 2 2 3 3 3 3 6 2 3 5 6 1 2 3 7 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Çaybaşı Arslanlar Şehitler Kuşçuburnu Yukarı Mahalle Ayrancılar Dirmil Yukarı Mahalle Taşkesiği 66 89 59 84 16 26 18 5 21 Müteveffa Hacı İbrahim Müteveffa Arnavut Recep Ali Müteveffa İbrahim Hamid Kürt Mustafa Mehmet Süleyman Müteveffa Muhacir Mehmet Çekes Mehmet oğullarından Salih Güzel Yusuf Osman Sadık İsmail Ahmet Arif Hasan Veli Hasan Halil Karakuyu Çaybaşı Arslanlar İştip Kuşçuburnu Torbalı Ayrancılar Dirmil Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Onb.1.8.Al.59.Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Onb.Kol. 1330 42.Bl.5. 6.Bl.Tb.İnş.65.Kol42.

Bl. 47.3.148.Al.Frk.126.Kol. 65.16 17 18 19 20 9 9 9 10 10 4 4 5 2 4 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Torbalı Bozköy Yoğurtçular Yukarı Mahalle Ayrancılar Yukarı Mahalle Bozköy 32 31 2 8 36 89 Serez muhacirlerinden Mustafa Hüseyin Kasap Mehmet Manav Mehmet Dervişoğullarından Mehmet Salih Ali İbrahim Ali Hüseyin Serez Yoğurtçular Torbalı Ayrancılar Torbalı Piyade Jandar. 1335 AKSEL 173 44 . Seydiköy Harici Bl.Tb.Frk.Bl.Bl. 2. AK 1977 158 22 13 2 Torbalı Çaybaşı 51 Ahmet Halil İbrahim Mehmet Nebi Recep Osman Durmuş Durmuş Abdullah Nafil Rauf Hamza İbrahim Ethem Ali Çaybaşı Mak.Bl.28.Top. Top. KARABULUT 159 23 13 4 Dağkızılca Karacaağaç 5 Mak.3. 1335 1339 1334 1335 1339 1338 1335 1334 1338 1332 1335 GÜNAY 1333(?) 161 162 27 29 23 2 24 50 26 31 78 46 Pehlivan Halil Mehmet Ali Derelioğullarından Himmet Kırlı Hasan Dayı Müteveffa Ali Ömer Yozgat'lı Mustafa Fehmi Şefik Ali DİKER CAN SARI KEVZENOĞLU ÖZLÜ YENER YILDIZ TEK CİN 1341 1979 163 164 165 Nefer Nefer Çvş. Nakliye Sıhhıye Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer 1331 1337 1333 20.Bl. 1332 1330 1331 1331 1963 1953 1964 1942 1970 1968 166 167 168 169 170 171 Nefer Onb.3.Tb.2.9.Kol. 1335 ÖZ 160 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 14 16 19 19 28 31 34 4 4 4 4 2 1 1 2 1 1 1 1 2 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Karakuyu Yeniköy Çaybaşı Çakallar Çaybaşı Tepeköy Hamidiye Eğerci Eğerci Eğerci Çapak 50 93 Karakuyu Süvari Çaybaşı Çakallar Tire Göktepe Tepeköy Hamidiye Eğerci Antalya Eğerci Çapak Top.19.61.1.Bl.66. Depo Tb.Tb.Tfk.12. Onb.Tb. 3.42.Kol.1.Al.Bl. Nefer 1331 11.1.Krh.48.5.1.Tb.5.Al.Al. 1332 ASLANBOĞA 1947 172 36 4 6 Dağkızılca Cumalı 2 2 İbrahim Cumalı Piyade 1331 42.Bl. 15. Jandar.Frk. İzmir Harici Jandarma Efradından İzmir Jandarma Alayı 1335 1335 1334 1335 1335 1 My 1339 1335 UYSAL ÖZDAMAR AYTEKİN YAMA KUNDUZ 1973 1935 1956 153 154 155 156 1974 157 21 12 3 Torbalı 32 Derviş Kara Hasan oğullarından Cemal Köseoğullarından Mehmet Ali Hacı İbrahim oğullarından Mehmet Hasan Mehmet Hudula Piyade Nefer 131.Tb. Der-Saadet Çamlıca Sıhhıye Deposu Çayırlıbahçe Hizmet Taburu 42.2. 28.Al. Nefer Çvş.Tb.Tfk.Al. Bandırma Bl.Al.Bl.3.Tb.Frk.9.Bl. Jandar. 18.2. Jandar.Frk.Al. Top. 15.2.66.Tb.Al.Bl.Al. Nefer 1331 1329 2 Hz 1337 1331 1330 4.Al.Al.Tb.Bl.Al.Kol.Frk.141.Karasi Tb. Nefer Nefer 1331 1334 1331 1331 35 4 5 Torbalı Ayrancılar 20 Sarı Alioğullarından Hasan Molla İbrahim oğullarından Ali Ayrancılar Piyade Nefer 1331 7.4. Oğlananası Karakolu Mustakil Jan.

1334 UZUNEL 1332 194 1312 / 1896 DOĞUMLULAR 1 2 1 2 3 3 Torbalı Torbalı Demirci Karakuyu 14 44 Akçaoğullarından Yusuf Kırlı İbrahim Mehmet Hasan Ali Demirci Karakuyu Piyade Sıhhıye Nefer Onb. Jandar.Tb. 17. 1331 56. Mak.Bl.Frk.Al.1.İzmir Ahz-ı Askeriye heyeti İzmir Mrkz.38.2.Mekkare Bl.Depo Al.2. Balıkesir 3. Bahr-i Sefit Boğazı Mevkii Müstahkem Krh.Al.152. Ağır Top.Bl.2.Al.Tb.Tb.72.Al.Bl.Al. 1331 1331 15.Al.37 4 7 Dağkızılca Cumalı 23 21 Mehmet Ali İbrahim Cumalı Piyade 1331 10. 2.Tb.174. 1335 ÇAN 1968 193 19 23 1 Torbalı Karakuyu 57 Hüseyin Karakuyu Cebel Bt. 4.1. 14.Kol.Bl.Al.Tb.Frk.Kol.6.Kol.Tb.Bl.Tb.1.Al.Bl.Kol.3. 174. 1335 1334 1335 1335 1335 1335 1336 ÇOŞKUN ÖZCAN GENÇTÜRK AKEREN PARK BOZDAĞ KOCABIYIK 1963 1976 1971 1967 1928 186 187 188 189 190 191 192 18 19 3 Torbalı Çapak 74 73 Ali Çapak Ağır Top.Tb.1.4. Mak. 1331 1331 1331 1330 1331 1331 1331 17.İnzibat Bl.Bl.Tb. 64.48.11. 1335 1335 ERASLAN DÖNMEZ 1954 1965 195 196 45 .1.1.Al.Söke 20.1. Soma Amele Bl.4.Tb.2.Tfk.3. İzmir Harici Bl. 1335 KOÇ 174 1311 / 1895 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 3 3 3 10 11 11 11 11 11 12 5 6 7 1 2 3 5 6 7 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Hortuna Hortuna Hortuna Çakallar Karaot Karacaağaç Belenbaşı Belenbaşı Belenbaşı Yoğurtçular 26 27 4 30 17 18 60 94 56 30 14 18 60 94 56 33 43 13 13 33 43 13 6 Reis Ahmet Ali Sinan Ali Karaca Ahmet Mustafa Çoban Ali Molla Musa oğullarından Mehmet Musa Cabaroğlu Mustafa Müteveffa Arnavut oğullarından Mehmet Numanoğullarından Hüseyin Kabasakal Ali Deveci Kara Mehmet Şeyh Ali Mustafa Mehmet Tatar Hüseyin Kuru Mustafa oğullarından Seyid Ali evladı hafidi Mustafa Ahmet Salih Sami Mestan İbrahim Ethem İbrahim Mehmet Eyyüb Mehmet İsmail Yoğurtçular Hortuna Hortuna Hortuna Çakallar Karaot Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade 1331 1330 1331 1331 1331 1332 1331 1331 1331 1331 İzmir İmalathanesi 16 Frk. 60. Onb. 1335 1336 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 GÜL TURAN ŞEN GÜRBÜZ ÖZKAN ÖZDOĞAN GÜLCAN TORUN İLHAN GÜLTEN 1953 1929 1975 1961 1972 1958 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 11 12 13 14 15 16 17 12 13 13 16 16 19 19 2 1 5 1 2 1 2 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Hortuna Çengele Yoğurtçular Tepeköy Tepeköy Hortuna Çapak Süleyman Hamid Ahmet Abbas Bedri Süleyman Ahmet Çorlu Çengele Yoğurtçular Tepeköy Girit Hortuna Çapak Piyade Jandar.Bl.Tb.Al. Ağır Top.Tfk. 1330 2. 16.2.Al.Bl. İzmir Jan.29.Frk.Al.

menzil Amale Tb.45. 5.Depo Al. İzmir Harici Bl. İzmir İst.3.9.Tb. Piyade Piyade Onb.Frk.161.1.Tb. 5.1.10. İzmir Harici Bl. 1336 1335 1336 1335 GÜÇLÜ KURT YILMAZ KOR 1967 1963 1963 1977 197 198 199 200 7 3 6 Torbalı Çapak 77 Arnavut Mehmet Ömer Çapak Piyade Nefer 23 Ey. 15. 1335 1335 1335 1335 TAŞ AYDIN BAĞERİ TİDAN 1988 1956 1961 217 218 219 220 88 88 13 1 46 .Frk. 10. İzmir Harici Bl.Piyade Muhafız Bl. 179.Frk.depo Al.lığı Krh. İstanbul İmalathanesi Keşan 5.Tb.56.Karakolu AKBABA ARDA ORHAN MUTLU /ÖZSEZER ÇETİN KUTLU ŞİMŞEK ACAR ANDAÇ 1987 202 203 1970 1929 1969 1978 1976 1927 1971 204 205 206 207 208 209 210 17 18 19 20 21 22 8 9 10 10 10 10 7 1 1 2 3 4 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Karaot Bozköy Hortuna Saibler Ayrancılar Doğancılar 5 24 69 4 3 36 Ahmet Mustafa Cafer Abdül Mehmet Hüseyin Karaot Bozköy Hortuna Saibler Ayrancılar Ayrancılar Jandar. Jandar.Kol. 8. Jandar.12.1.Al. Jandar.Frk.4.1.Al.Bl.2.Al. 175.Al.Bl.Al.12.Bl. İzmir Harici Bl.Bl.Al. 1.Tb.Al. İzmir Harici Bl. Piyade Jandar.1. Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1331 1332 1332 İzmir Harici Bl. 47.Bl.3. Torbalı Dağkızılca Nahiyesi Jan.Tb.172.Al. 1336 1331 1331 1331 1331 1330 1332 1329 1331 1331 Kıran grubu 64.3 4 5 6 3 3 3 3 1 2 3 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Arslanlar Arslanlar Arslanlar Hortuna 82 81 42 15 9 Cemali Mustafa Müteveffa İbrahim Bozoğlan oğullarından İsmail Yaşar Kamil Selahattin Mehmet Arslanlar Arslanlar Arslanlar Belenbaşı Piyade Top.K.Kol.Bl.3.2.Bl. Nefer Çvş.Tb. Nefer 1331 1332 1332 1331 17. 47. Jandar.46. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 5. 26 Ey 1336 1335 1335 1335 1339 1332 1334 1331 1336 1335 SERT 1964 201 8 9 10 11 12 13 14 15 16 3 4 4 5 7 8 8 8 8 7 1 2 1 7 2 3 5 6 Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Çapak Çapak Çapak Saibler Meşhet Taşkesiği Merkez Doğancılar Doğancılar 32 31 3 69 7 35 3 5 37 35 32 31 Osman Mustafa Ali Müteveffa İbrahim Yunus Mehmet Arap Süleyman Beratlı Abdullah Küçük Mehmet Koyucuoğllarından Halil Avcıoğlu Ali Ahmet çavuş oğullarından İbrahim Emiroğlu Mehmet Çolak Abidin Mehmet Karaköse Ali Manav oğullarından Mehmet Küçük Hüseyin oğullarından Mehmet Veli Süleyman Hüseyin Mustafa Sadık Osman Hasan Durmuş Hüseyin Ahmet Halil Mehmet Arif Çapak Çapak Çapak Saibler Arapçı Dirizar Dağkızılca Doğancılar Doğancılar Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Onb.Depo Al. 5. Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1332 1332 1331 1331 1340 1335 1335 1335 1335 1335 ÖZER AVCI DİNÇ ÖNCEL YENGİNER YAMA 1334 1982 1968 1928 1943 211 212 213 214 215 216 7.İnş. Emir eri Çvş.Tb. 23 24 25 26 10 10 11 11 5 6 6 7 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Çakırbeyli Bozköy Karakızlar Hortuna 42 42 22 Hüseyin İsa Halil Mehmet Numan Çakırbeyli Bozköy Ceceler Çorlu Jandar.Bl.Frk.Bl.Tb.Al.

135.1.Askeri Kalemi 63.11.Tb.Bl.170. Top.Tb.3.Frk.Al.Bl.Kol.Bt.2.4.Tb.Tfk. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1331 1331 1331 1331 1331 1331 1331 1332 1957 231 1313 / 1897 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 5 5 5 5 5 6 6 6 6 6 7 1 2 4 5 7 1 2 3 4 6 4 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Yeniköy Çakallar Dirmil Dirmil Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çengele Yukarı Mahalle 23 27 16 2 49 56 10 4 2 43 37 28 Ali Müteveffa Karaca Halil İbrahim Kırlı Hasan Deveci Ahmet Veli Müteveffa Hacı Ahmet Avrethisar muhacirlerinden Halil Bıçakçı Hasan Mustafa Mehmet Ayvaz Kör Ahmet Ömer Ali Sabri Hamid Ali Zekeriya Davut İbrahim Halil Mustafa Ali Mustafa Yeniköy Keler Dirmil Dirmil Çapak Çapak Avrethisar Çapak Çapak Çengele Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Onb.Al.3.2. Top. Top. 57.6.Depo Al. Nefer 1332 1330 1331 55. 21. 10.Şimendüfer Bl.Tb.Tb.Kol.Kol.Çvş.Bl. Nişancı Tb. 5. İst.Bl.Bt İzmir Ağır Erzak Kolu Keşan Şimendüfer Hattı İnş.Tuna Talim Tb.Al. 9. Der .Al.170.1. 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 1335 1337 1331 1332 İst.Frk. İst.126.144.Sarıyer 17.2. Ağır Top Talim Tb.1.1.4.Al.4. 4.Al.İmalathanesi Hilal İzmir 46. 17.Kol.Beygir Deposu 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1335 1335 1339 1336 1335 KAYA DUMAN SAPMAZ DOĞAN AYDIN KARABIYIK AKCAN MİLYARDER ÇAĞLAR KARAGÖZ ÖNER 1964 1970 1958 1977 1958 1933 1965 1973 1964 1983 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 47 .Bt.Tb.Tb.İzmir 3. Sarıyer 17.Kol.1.24. Ağır Mak.Frk.Sarıyer 17.Tb.Bl.Al. 55.Frk.Saadet Zeytinburnu Fab.Bl.Kol.Frk.Depo Al.Kol.Bl. Nakliye Şimen düfer Şimen düfer B.5.27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 13 13 14 16 16 16 16 25 31 31 31 1 3 2 1 3 7 5 1 3 4 5 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çapak Dağkızılca Yoğurtçular Çapak Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Eğerci Hortuna Merkez Kayas 47 39 9 21 8 35 8 47 42 49 33 56 15 8 28 5 Buldan'lı Ahmet Ethem Müteveffa İsmail Dirmil'li Abdullah Kulakoğullarından Mehmet Ahmet Mustafa Kocabaşoğullarından Mustafa Kuru Cemal Halil Mustafa Hüseyin Balaban Ali Ali Ahmet Mustafa Mehmet Bekir Mehmet Şerif Salih İsmail Hakkı Nesimi Çapak Mak.Krh.Kol. 4.Tb. 172.Frk. 4.3. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1334 1334 GÜNAY ÇETİNKAYA EVRAN ÖZCAN GÜNDÜZ TOPUZ AKBAŞ BOZKURT CAN TOK BALABAN 1960 1973 1971 1965 1940 1969 1950 1945 1972 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 Yoğurtçular Çapak Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Eğerci Hortuna Krotaba Darende Ağır Top.58.1.Bl. 1.Tb.Tfk.Al.4.

6.Tb.Harici Bl. 1335 1335 TEKİN KARGIN 1970 1966 264 265 34 21 4 Torbalı 47 Hasan Tire Piyade Çvş.rından Mehmet Veli Yörük Mehmet Koca Ahmet oğullarından Hüseyin Hacı Ömer oğullarından Osman Ömer Muhacir Hüseyin oğullarından Mehmet Cemal Kerim Osman Hüseyin Hasan Ali İbrahim Saibler Helvacı Arapçı Kandiye Piyade Piyade Piyade Jandar. İzmir Jan.Krh.Tb.Bl.Frk.Frk.Tb.1.12 13 14 15 8 8 12 12 3 4 1 2 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Saibler Helvacı Arapçı Ertuğrul 4 48 10 44 8 4 22 2 21 59 80 21 59 80 11 1 13 11 15 78 29 10 0 4 15 78 29 10 10 0 4 Durmuş Çoban İsmail hafidi İsmail Antalya'lı Mehmet Topal Selimoğulla.Al.Harici Bl. İzmir Jan.Al.Kol.5.17. Jandar.Bl.75.1. 25.Bl.12.9. Bl.Frk. İst. İzmir Jan.Yıldırım Ordusu 3.2. Jandar.45. 1.38.Harici Bl.75. 1336 1336 1335 1335 AKGÜN KURT ANTALYALI ERGİN 1975 244 245 1973 1960 246 247 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 12 13 13 13 13 14 14 14 15 15 15 15 16 6 3 5 6 7 5 6 7 1 2 6 6 1 Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dereköy Merkez Merkez Merkez Karaot Karacaağaç Çakırbeyli Hortuna Hortuna Çengele Dağkızılca Çakırbeyli Hüseyin Hüseyin Mehmet Mehmet Hamid Yusuf Ali Kadri Şükrü Ahmet Nazif Mustafa Osman Dağkızılca Piyade Piyade Nefer 1332 1332 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 CANSEVER AYBEY KORKMAN GÜVEN GENÇER AYDIN GÖNLÜGÜR ŞEN AK EGE KARAYEL KAYNAK KABACA 1971 248 249 Dağkızılca Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1967 1955 1971 1946 250 251 252 253 254 Dağkızılca Karaot Jandar.Tb. İzmir Seyyar Jan. Jandar.Al.Al.Tb. Jandar.Harici Bl. Nefer Nefer 1332 1331 1332 1333 46.Kol.Frk.Harici Bl. 17.31.Harici Bl. Bab-ı Ali Bl.Bl.Bl.Jan. İzmir İmalathanesi 15.1. Nefer Çvş.Seydiköy Jan.Frk.Frk.8. 25.Kol. 19.Frk. 1335 DOĞAN 1959 267 48 .2.Al.11.2.8.Harici Bl. İzmir Jan.Bl. 25. İzmir Jan.Al. 1331 14. Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 İzmir Jan.Frk.Al.2. Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1332 Çakırbeyli Hortuna Hortuna Çengele Dağkızılca Çakırbeyli Piyade Jandar. 7.Bl.Harici Bl.Frk.Tb.Tb.Tb.Tb.10. 1335 ERDAL 1979 266 35 21 5 Torbalı Mehmet Çakırbeyli Piyade Nefer 1332 17.Al.2.174.1. 1978 1965 1950 1971 1977 1981 255 256 257 258 259 260 29 30 31 16 16 16 2 3 5 Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Çakırbeyli Yoğurtçular Çengele 55 27 21 Ali Hamid İbrahim Avandere Yoğurtçular Gökyaka / Teke Saibler Dağkızılca Jandar. 24.Bl. 1335 1335 1335 ÖZER AŞKIN KARAKAN 1964 1984 1971 261 262 263 32 33 18 21 1 3 Dağkızılca Torbalı Saibler Dağkızılca Çimenler (Mecidiye) Çakırbeyli 8 2 35 1 26 İbrahim Kadir Süvari Piyade Nefer Nefer 1332 1332 14.Bl.Al.75.Bl.3.3.1. Jandar.Tb. İzmir Jan.rından Selim Zumaki Cadıoğullarından Mahmut Ali Rıza Korukoğullarından Şakir Ali Hacıoğllarından Osman Halil Aydınoğullarından Ali Çalıkoğullarından İbrahim Bardakoğullarından Hasan Cemali Babacan Hasan Garip Mustafa Abdülvahit Çakaloğullarından Süleyman Müteveffa Fevzi oğulla.3.Al. İst. Jandar.Zabit Mektebi Mhfz. İzmir Jan.Kol.Bl 85.

Top. Der.Saadet Küçük Zabit Mektebi 46.Al.Tb.1.Bl.Bl.Tb. 1335 1335 1335 1334 1335 1339 1334 1333 1335 1335 1339 1335 1335 1335 1335 ÇELİK DURAGAN ÇAKIROĞLU ARICI ONAN ATEŞ ŞENOĞUL KÖSE KOÇ TOPÇU EREZ ÇETİNKAYA BALCI ÖZCAN ÖZBEK 1979 1956 1929 1968 1974 1970 1937 1960 1973 1954 1936 1968 1940 1965 1976 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 51 4 2 Torbalı Çaybaşı 88 76 Hüseyin Çaybaşı Piyade Nefer 1332 6.11.Kol.6.515.76.Bl.Kol.144.3. 1335 1335 1335 1335 MUMCU KAYALI TURGUT SÜZER/ÖZKUL 1932 1975 287 288 289 290 49 .Muhfz. 166.Frk. 1336 KARATOKLU 1957 283 52 53 54 4 4 4 5 6 7 Torbalı Torbalı Torbalı Çaybaşı Çaybaşı Yeniköy 39 23 10 34 21 10 Mahmut Ömer Mehmet Çaybaşı Çaybaşı Yeniköy Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer 1332 1331 1332 17.38.Depo Al.Al. 21. 5.Bl. İzmir Depo Al.3.Bl.Al.3.36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 24 27 30 2 2 2 2 3 3 3 3 1 1 1 4 1 1 1 4 5 6 7 3 5 6 7 1 3 4 1 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Çapak Dirmil Tepeköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Ahmetli Ahmetli Hamidiye Çakırbeyli Yoğurtçular Çaybaşı Çakırbeyli 65 35 40 4 10 3 24 19 51 12 6 37 16 2 30 19 51 12 5 35 74 33 40 4 10 3 20 10 1 61 Bekir Mehmet oğulla. 53.2.3. 1.Bl.10.Tb.2. Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 1331 1332 1332 1333 1332 1332 1332 1330 56.3.Frk. İst.Frk.rından Osman Ahmet Ahmet Çakır Mehmet Ali Durmuş Mehmet Abdullah Hüseyin Müteveffa Abdil Nasuhoğullarından Hacı Mehmet Salihoğullarından İbrahim Veli Hacı Osman Salih Müteveffa Sarı Kadir oğullarından Mahmut Kirli'li Ahmet oğullarından Hasan Velişoğullarından Süleyman Veliş Mehmet Kara Hüseyin Mehmet Hüseyin Ahmet Hasan Kasım Ali Ahmet Osman Mustafa Mustafa Salih Osman Ramazan Muharrem İbiş Nadire Dirmil Tepeköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Arapçı Ahmetli Hamidiye Çakırbeyli Yoğurtçular Katerin Hamidiye Sah.Kol.83.4. 4. 26. İstihkam Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Top.Tb.2.Kol.3.Al.Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Çvş.3.Muhfz.Tb.Bl. Çvş.Kol.5.Bl.Tb.Ordu Krh.Bl.Tb.175. 29.Al.75.Al.4.Bl.Al.57.76. Söke 174.28.Tb.Müstakil Tb.2.Frk. 25. Piyade Piyade Piyade Piyade Onb.1.Frk.Kol.Kol.Al.Frk.Müdafa-i Milliye Tahrirat ve Melbusat 6.Frk.Tfk. 14.25.39.14.Tb.Bl.75.Kol.Al.Bl. 1336 1334 1335 TÜRK VELİŞ KURTLU 1972 1953 284 285 286 1314 / 1898 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 1 1 1 2 3 5 6 3 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Karacaağaç Demirci Demirci Ertuğrul 23 61 69 Halil Emin Efendi oğullarından Osman Hüseyin Müteveffa Arif Sabri Kadir Hüseyin Mehmet Demirci Demirci Tepeköy Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1333 1333 İzmir Hilal İmalathanesi 9.11. 47.Al.Bl. 5.Frk. 9.Al. Ağır Top. Ağır Mak.Al.Tb.2.Tk.Tb.4.Tb.Tb.3.Al.

6.Bl.Tb.Depo Al.Al.Çvş. 5.1340 8 Ns 1340 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 KARACA 1940 305 20 21 22 23 24 25 26 27 28 5 6 6 6 6 7 7 7 7 5 2 4 6 7 1 3 4 6 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çakallar Dirmil Dirmil Eğerci Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak 5 53 14 48 23 31 5 53 11 6 91 84 Karaca Mustafa Ahmet Molla Hasan Arif Molla Mehmet oğullarından Halil Yanık Mehmet Müteveffa Ahmet Tatar Hüseyin Ali Ali İbrahim Hamid Ali Mustafa Hüseyin Osman Mehmet Ahmet Çakallar Dirmil Dirmil Eğerci Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer 50.Tb.146.Ord. 1.Al.Depo Tb.Frk. 8. 17. 5.Frk.Al.1.2. 4.Depo Al.56. 5. 2.Kol.Bl.1. 170. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1334 1332 1332 1332 1332 1333 51.10.Hayvan Deposu 5.Bl.Tb. İzmir 5.Frk.rından Mehmet Ali Çavuş Hasan Mustafa Kara Veli oğullarından Abdullah Kara Hasan oğullarından Cemali Haşim Çavuş Cihan Yusuf oğullarından Haşim Kadri Halil Veli Müteveffa Hacı Giritli Abdullah Bedel Mehmet oğulla.Bl.Bl.Kol. Keşan Cephane Deposu 17.Bl. 17.Bl. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 İRİ TOY SOYKAN YILDIRIM UZUNEL GÜNBAY 1971 1963 1968 1983 291 292 293 294 295 Nefer 1333 1967 296 11 12 13 14 15 16 17 3 4 4 4 4 5 5 7 2 4 5 7 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çaybaşı Çaybaşı Arslanlar Ayrancılar Arslanlar Kuşçuburun Yukarı Mahalle Yeniköy 14 6 51 99 83 8 50 10 27 Hasan Ahmet Sefer İbrahim Bayram İsa Eyyüp Mehmet Çaybaşı Karaferya Arslanlar Ayrancılar Arslanlar Kuşçuburun Torbalı Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Onb. 28.Al.3.Mürfezesi Bandırma Ziraat Bl.1335 8 Ağ 1335 1332 17.Al.Kol.Al.1. 17.3.Frk.İzmir 7.5.rından Mehmet Emin Şevval Musa Hasan Osman Şükrü Mehmet Kadir Durmuş Ali Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1332 1332 1332 1332 5.2.Depo Al.Bl.Tb.2.Al.Al.65.Tb. Balıkesir 5.Araba Kolunda 42.Bl.Bl. 1335 GÜNEY 1340 304 19 5 4 Torbalı Çakallar 14 Osman Çakallar Piyade Nefer 8AĞ. 54.Depo.3.İnş.5 6 7 8 9 10 2 3 3 3 3 3 4 1 2 3 4 5 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 10 3 6 4 17 89 5 5 57 96 Eğri Ali oğullarından Hüseyin Durmuş Ali Kırlı Ahmet oğulla.Tb.Al.Al.Bl.5.2.1.Tb.165.Frk.161.Tlgrf.2.Kol.Tb.Tb.Bl. 1336 1335 1335 1335 1335 1335 1335 KARABULUT DÖMEKE ASLAN SEVER ÜNAL DİNDAR AKTAŞ 1978 297 298 1960 1966 1974 1965 1955 299 300 301 302 303 18 5 3 Torbalı 2 Tahir Yeniköy Piyade 1333 Bandırma İnş.47.Al.1. 46.Bl.Erzak Kolunda KARACA GÜZELAYDIN ŞEN KARACA EFE DAL PALA TAN GANİ 1980 1978 1962 1946 1969 1968 1962 1970 1974 306 307 308 309 310 311 312 313 314 Nefer Nefer B.Tb.4.Bl.Nİ.Kol.Frk. Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1333 1332 1332 1333 1332 1332 50 .Kol.Krh.51.3.

70. 54.174.Tb.3. 2. İzmir 5. İzmir 5.Bl.Al.Frk. 123. 3. 63.Bl.Al.Bl. 1.Kol.5.1.Bl. Şimendüfer Sıhhıye Mak.Bl.1.3.Bl.Kol.2. Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer KARAYEL TEZCAN KUTLU DAL UÇAR 1983 1958 1994 1986 1958 332 333 334 335 336 51 52 53 54 27 30 32 32 2 1 1 2 Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı 77 1 75 Samancızade Ömer Halil Çavuş Yusuf Ahmet Hasan Ramazan Hasan Ali Rıza Torbalı Hortuna Demirci İzmir Nefer Nefer Nefer Nefer İzmir Şimendüfer Mektebi 5.1. 5. Dağkızılca Karakolu Jandarma Harici Bl.Kafkas Frk.Tb.Tb.Al.Al.Tb.Bl. Nefer Piyade Nefer 1332 1331 1334 1333 1333 1332 1331 1332 1332 1332 1332 1332 1332 1333 11 Ey 1332 1332 1332 Ey 1333 1332 1332 1333 4 Ns 1334 131 1333 1332 1331 Der-Saadet Batarya Bl.Bl. 56.Bl.1. Jandar.Depo Al.2. İzmir Jandarma Al.Bl.8.Tfk.Kol.Kol.Al. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Onb. Odun-Kömür İmali 17.Frk.Bl.1. 16. 6.2.1.Frk. 5.Sıhh.9.1.Tb.Tb. 1. Sah.Al.Tb.Frk. 15.Top.2.1.56.4. 1335 1335 1339 1334 1334 1335 1335 1336 1336 1335 1335 1335 1335 1334 1 Ns 1334 1335 1334 KS 1335 1334 1334 1334 4 My 1334 1335 1335 1335 1335 DUMAN GİRGİN ASLAN ÖZKAN ÜNAL AYDIN ŞENYİĞİT GÜVEN DEMİRTAŞ ÖZDEMİR ACAR TOSUN KARASU ÜZÜMCÜ EKİCİ ÖZTÜRK 1972 1962 1980 1979 1969 1977 1986 1969 1950 1987 1984 1983 1971 1983 1973 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 46 47 48 49 50 16 17 18 21 21 7 7 1 1 2 Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Çakırbeyli Tepeköy Demirci Çapak Çapak Yukarı Mahalle Hortuna Demirci Merkez 75 14 14 7 75 53 77 Yusuf Mahmut Çavuş Kutlu Yusuf Hacı Ahmet Mehmet Çakırbeyli Osmaniye Büyük Karapınar Çapak Çapak Piyade Piyade Piyade Sah. 1. Amele Tb.Bl. 17.Tb.45. SAMANCI FİLİZ KUTLU ZENCİ 1960 1971 1994 1974 337 338 339 340 51 .Piyd.3.1.10.Frk.Muhfz.Krh.Kol.Depo Al.Bl. 3. İzmir-Hilal Bl. Piyade Jandar.Bl. 16.48.Depo Al. 3.Frk.Tlf. 4.Depo Al.Top.Sah.Frk.Al.Al.Bl.Frk. Nefer Nefer Nefer Nefer Onb.Depo Al.Top.29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 7 8 8 8 8 9 9 13 13 13 14 14 15 15 15 16 16 7 1 3 4 6 2 3 1 3 5 5 6 2 3 4 5 6 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Torbalı Dağkızılca Dağkızılca Cumalı Cumalı Karakızlar Karakızlar Karakızlar Helvacı Helvacı Merkez Dağkızılca Dağkızılca Doğancılar Doğancılar Çakırbeyli Karakızlar Arslanlar Çakırbeyli Çakırbeyli 23 14 9 14 9 68 21 25 75 80 84 5 32 59 23 14 7 22 40 Gümeli Ali Hasan Hafız Ali Sabancı Mustafa Çalık Kürt Mehmet Hacı İbrahim oğullarından Ali İbrahim Kadı İbrahim Müteveffa Ali Mustafa Ali Halil Koca Alioğullarından Mustafa Karasu Mustafa Murat Hacı Osman Galip paşaoğullarından Ahmet Mustafa Ali Nuri İsmail Ali Şükrü Halil Ahmet Mehmet Ali Osman Mustafa Ahmet Ahmet Hüseyin Mustafa Ömer Ali Ahmet Şükrü Mustafa Hasan Hüseyin Salih Karakızlar Karakızlar Karakızlar Helvacı Helvacı Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Doğancılar Çakırbeyli Karakızlar Koçana Çakırbeyli Çakırbeyli Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.

Bl.Kol.Kol.Al.Depo Al. 12.39.Bl.2.Al.Depo. 57.12.66. 17. 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1335 1339 1335 1335 1335 1335 1335 1334 1335 1335 1335 ÇALIŞKAN GÜÇSAV ZEYBEK UYGUN TEKİN ZOR GÜLER SUBAKAN DUYMAZ GÜNAY AKKIN HASER ŞENBAŞ TAŞ ÖZKAYA SOYKAN SONKAN DİNÇ TAŞKAYA ÖZ SELÜT AKÇA 1937 1926 1332 1969 1965 1971 1985 1969 351 1961 1967 353 1980 1970 1984 356 1948 1945 358 1978 1947 1979 1975 1982 1975 1974 1969 366 359 360 361 362 363 364 365 357 354 355 352 344 345 346 347 348 349 350 52 .Al. İzmir 5.3.Krh.2.Jan.Depo Al. 10. 17. Muhbr.2.Al. 5.Krh.Kol.Tb.Al. 5. 1333 1335 1335 ÖZAY ÜNLÜ AKGÜN 1940 1963 1973 341 342 343 1315 / 1899 DOĞUMLULAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 2 2 3 3 3 3 3 3 4 4 6 6 6 6 6 6 7 7 8 8 8 8 9 1 6 1 2 4 5 6 7 2 4 1 1 2 4 5 7 5 6 1 4 5 6 1 Torbalı Torbalı Dağkızılca Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Ayrancılar Tepeköy Yoğurtçular Ertuğrul Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Çaybaşı Ertuğrul Ertuğrul Yeniköy Yukarı Mahalle Yeniköy Hortuna Dirmil Çakırbeyli Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna 28 24 24 21 22 31 59 39 70 27 10 6 65 93 1 92 40 15 21 50 28 37 69 47 66 68 Abdullah İsmail Şerif Ali Müteveffa Recep Kocakülah İbrahim Halil Yörük Mestan Zor Ali hafidi Mustafa Muhacir Abdullah Deli Mehmet oğlu Mehmet Müteveffa Hasan Refik Hasanaki Müteveffa Selim Yörük Osman Nasuh Müteveffa Mehmet Abdil Fettah Kırlı Hasan Çavuş Ahmet Abidin Ali Yusuf Hacı Hüseyin oğullarından Mehmet Mehmet Cemal Ahmet Salih Hüseyin Mehmet Hakkı Zor Mehmet Mustafa Hasan Tahsin Hüseyin Mehmet Sabri Mehmet Ahmet Ahmet Cemali Veli Mustafa Arif Yusuf Raşit Rıfat Ayrancılar Tepeköy Yoğurtçular Tepeköy Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Alasonya Kandiye Katerin Yeniköy Torbalı Yeniköy Hortuna Dirmil Avandere Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Piyade Piyade Muhbr.Al.Tb.Tb.Al.4. Nakliye Nefer Nefer Nefer 1330 1332 1332 21. İzmir 5.Frk.Depo Al.Al.Frk.Depo Al. İzmir Muhabere Bl.55 56 57 32 34 36 4 1 1 Torbalı Torbalı Torbalı Karaot Demirci Çapak 27 31 27 27 31 Üsküp Muhacirlerinden Mustafa Hüseyin Hacı Ali Mehmet Ali Veli Koçana Demirci Çapak Mak.2.1.1. 17.12. Muhbr.Kol. 42.Depo Al. Konya Şube Muhafızı İzmir 5. 161. 47.Bl. İzmir 18.2.Depo Al.Bl.175. İzmir 5.Depo Al.Depo Al.Al. İhtiyat Küçük Zabit Al.5.Depo Al.Frk. Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Piyade Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1333 1333 1333 1334 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1333 1334 1333 1333 1333 İzmir 1.5.Bl. Hizmet Tb.Bl.12.Tfk.11. 5.Tb. 5.Tb. Mak. 47.Frk. Tb.Frk.4.Tb.Bl. İzmir 5.Bl. 5.Tb.Tfk.Bl.57.

Tb. İzmir 5.1. 48.Kol.5. İzmir Harici Jan.Depo Al.Tb.Depo Al. Bl.3. 2.174.Bl. Köstenada 5.2. Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer Nefer 1332 1334 1333 1333 1334 1333 1335 1335 1335 1335 1335 1335 TUNÇEL ÖNCEL KESKİN KARDAŞ ÖZOĞUL ÇOŞKUN 1977 370 1970 1976 1968 373 1954 374 371 372 10 9 53 .Frk.2.Bl.Tb.Kol.148.9. Bl.Depo Al.47.Frk.3. 17.Bl. 1.Kol.Frk. 15 Ey 1334 BAYHAN 1942 367 25 26 9 9 5 7 Dağkızılca Dağkızılca Cumalı Yoğurtçular 1 Mehmet Müteveffa Mustafa Ali Muhittin Ahmet Tevfik İzzet Mehmet İsmail Hakkı Ahmet Ahmet Yoğurtçular Piyade Piyade Nefer 1333 1334 2.Bl.Al.12.Tb.24 9 4 Torbalı Ayrancılar 45 Deveci Bekir Hüseyin Belenbaşı Piyade Nefer 1 Ağ 1334 Sevk Tb.Tb.Al. 17.2.56.Al. Jandar.10. İzmir Harici Jan. 1335 1955 TAŞKIN 368 YAŞAR 1955 369 27 28 29 30 31 32 10 11 17 18 19 19 3 2 6 2 1 4 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Torbalı Dağkızılca Karakızlar Saibler Merkez Merkez Karakuyu Yoğurtçular 40 40 4 38 23 71 Mustafa oğullarından İsmail Mehmet Mustafa Osman Urfalı Mehmet Tekelioğullarından Mehmet Ali Karakızlar Saibler Dağkızılca Dağkızılca Karakuyu Yoğurtçular Piyade Piyade Piyade Piyade Jandar.Bl.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI ARŞİVİNE GÖRE TORBALI'DAN ŞEHİT LİSTESİ 54 .

ALİ 13 .İBRAHİM 44 .OSMAN 42 .MUSTAFA 33 .AHMET 37 .HÜSEYİN 11 .OSMAN 18 .HAMİT 35 .HASAN 32 .MEHMET 27 .SÜLEYMAN 38 .ŞÜKRÜ 15 .MEHMET 23 .İBRAHİM 45 .İBRAHİM 26 .MEHMET 25 .AHMET 47 .AHMET 41 .ALİ 39 .RECEP 14 .ALİ 24 .BAYRAM ALİ 34 .ALİ 12 .MEHMET 30 .HASAN 21 .YUSUF 46 .İBRAHİM 36 .MUSTAFA KARA VELİOĞULLARI 1894 1889 1891 LAZOĞULLARI KÜRTOĞULLARI HATİPOĞULLARI 1888 1881 1894 1879 1889 1877 1881 1879 SİROZ MUHACİRLERİNDEN LAZOĞULLARI 1879 1888 1883 1882 1883 1893 VEKEMOĞULLARI 1891 1892 SARI ÇOLAKOĞULLARI 1892 1876 ATEŞOĞULLARI 1892 1897 1889 1877 1893 1895 1877 1892 HACI HOCAOĞULLARI 1876 1872 55 .MEHMET 19 .MEHMET ALİ 22 .MEHMET ALİ 40 .HALİL 31 .MUSTAFA 43 .VELİ 28 .ALİ 29 .No 123456789- Adı BAYRAM ALİ İBRAHİM VELİ MEHMET HÜSEYİN ALİ CEMAL HÜSEYİN HASAN Baba Adı DEMİR SEYİT CAFER HASAN HALİL MUSTAFA İSMAİL ALİ ABDULLAH HALİL MEHMET MEHMET ÖMER HASAN MUSTAFA MEHMET MUSTAFA VELİ NAZİF MEHMET HÜSEYİN OSMAN HALİL MUSTAFA MEHMET ALİ HACI HÜSEYİN MEHMET ALİ ABDULLAH ŞÜKRÜ MEHMET MEHMET OSMAN ŞAKİR AHMET MOLLA ABDURRAHMAN MUSTAFA MEHMET İBİŞ İSMAİL HACIAHMETIGVANI HACI HALİL İBRAHİM HALİL MEHMET ALİ ABDULLAH RECEP MEHMET Lakabı DEMİROĞULLARI GİRİTLİ KADIOĞULLARI HAFIZOĞULLARI Doğum Yılı 1879 1887 1875 1892 1890 1889 1895 1891 1880 10 .SÜLEYMAN 17 .MEHMET 16 .AHMET HÜSEYİN 20 .

“Arıburrnu şehiden”. “Kafkasya”. En çok Hortuna Köyü’nden 36 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. “4. “Kafkas cephesi”. “Esarette”. Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinin toplam idari birim sayısı 42’dir. “Umumi Harp”. “Çanakkale Harbi”.Dünya Savaşı’nda Çeşitli Cephelerde Askerde Kalanlar.Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde kalan asker sayısı bugüne kadar kesin rakamlarla tespit edilememiş. “Harbiye Hastanede”. Kayıtlardaki kişilerin künyelerinin geldiği tarihlerden 212’sinin sadece yılı. 61 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. Doğum yerlerine baktığımızda bazılarının bugünkü sınırlarımız dışında olduğu görülmektedir. Aynı hanede askerde kalan en fazla kişi sayısı 4 ile Çengele köyündedir. “Mekke-i Mükerreme’de vurulmuştur” şeklindedir. “Topçu Hastanesi”. kişi bilgilerinin ölüm kayıtlarında düşülen kayıtlar (406 kişi) ve 1934 yılı nüfus tarama bilgileri (208 kişi) birleştirilerek 614 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir. diğer 43‘ünün ay.Ordu”. Çalışmada 614 kişinin kimlik bilgileri ve idari birimleri verilmiştir. Künyelerin geliş kaydına bakarsak 1330 yılında 17. “Harpte”. “Sebdülbahir”. “Anafartalar”. Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan 17 nüfus esas defterde yaklaşık 12. “Çanakkale şehiden”. “Bağdat’ta harpte”. gün ve yılı yazılıdır. 1331 yılında 91. Kayıtlar: “ Şehiden”. “Bornova Askeri Hastanede”. kayıtlar mümkün olduğunca ailelerle yapılan görüşmelerle de desteklenmeye çalışılmıştır. “Askeri hastane”. “Arabistan”. “Seferberlik”.000 kişi incelenmiş.Askerden Dönmeyenler I. yaklaşık olarak ifade edilmiştir. “Harb-i Umumi”. 2003 yılından beri gerek Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivi ve gerekse alan araştırması ile Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde askerde kalan 614 kişi tespit edilmiş. 56 . “Rus Harbi”. “Askerde şehit”. “Çorlu Hastanesi”. “Askerde”. “İkitelli Hastanesinde”.Nüfus Kayıtlarına Göre Torbalı ve Köylerinden I. Kişilerin doğum yılları 1269 ile 1317 yılları arasında değişmektedir.

57 . Bkz. Şehit. 55 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 14 Ağustos 2002. 64 I. Döğerlik. 58 Bugün adı Yazıbaşı’dır. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir.000 kişinin kayıtları incelenmiş. Kuşçuburnu72 11 Arıtaşı73. Askerde. Büyük Torbalı Gazetesi. Kuva-yı Milliye’nin 90. 16 Eylül 2006. Belenbaşı70. Ayrıca üç klasörde tutulan 1934 yılı nüfus tarama cetvelleri . Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 62 Bugün adı yeni mahalle’dir. 1334 yılında 80 ve 1335 yılında 33 kişi bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: “Torbalı. Necat Çetin. Çengele” Yöntem: Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan 1321 yılı son Osmanlı tahrir defterleri 2003 yılında alınan izin ve onayla 1334 yılına kadar yaklaşık 12. Eylül 2009. Yunan işgali sonrası köy dağılmıştır. Büyük Torbalı Gazetesi. Bir Osmanlı tabiiyetinde hane vardır.64’dür Kayıtlardaki hanelerden 199’unun nüfus kayıtlarının “ kapalı kayıt” konumunda olduğu . 56 Yunan işgalinde dağılan köylerdendir. ölüm kayıtları taranarak. Bozköy. Dünya savaşı sonunda burada bulunan Bulgarlar Bulgaristan’a dönmüştür. 25 hanenin ise savaştan sonra başka idari birimlere nakil gittiği görülmektedir. İzmir. Dirmil74.197 kişi tespit edilmiştir. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Kayas71. Torbalı Hilal Gazetesi." Maşat’ta (Şehitler Köyü) Bir Bulgar Mahallesi". Eğerci66. 30 Ocak 2006. Tiryanda57.1332 yılında 200. Sepetçiler61. 59 Helvacı Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Arapçı65. Torbalı nahiye merkezi 2 Arslanlar. 54 1335 yılından itibaren ayrı mahalledir. 61 Bugün adı Atatürk Mahallesi’dir. Yeni 9 Ayrancılar69. Nüfus kayıtları esas alınarak ilçe boyutunda yapılan ilk araştırmadır. 1333 yılında 167. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Helvacı Köyü Araştırması”. Helvacı59 5 Çaybaşı60. Hamidiye67 8 Çakırbeyli. 68 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Ölüm kayıtlarının ortalama yaşı 30. erkek kayıtlarının ölüm kayıtlarında düşülen “askerde” veya “şehiden” gibi kayıtlar tek tek not edilmiş. 65 Bugün adı Pamukyazı Mahallesi’dir. Yoğurtçular 4 Hortuna58. Cumhuriyet sonrası Tire ilçesinden Torbalı’ya bağlanmıştır.455 nüfus hanesinde toplam 11. kayıtlar anekdotlarla teyit edilmeye çalışılmıştır. Karakuyu68. 57 Rum köyüdür. Eğerci Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Araştırmaya dahil edilmemiştir. 66 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Meşhet Bulgar Mahallesi64 7 Ahmetli. Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Eğerci Köyü Araştırması. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Bak. Çorlu56. Nüfus kaydı. Saibler 5 53 1321yılı son Osmanlı nüfus tahririnde Torbalı merkez ve köylerinde 2. Necat Çetin. 63 Bugün adı Şehitler Mahallesidir. Sepetçiler Mecidiye Mahallesi62 6 Meşhet63. Torbalı Yankı Gazetesi. "Torbalı bölgesinde Yunan işgali(1919-1922)". defter kayıtlarına eklenmiştir. Yılında İzmir ve Batı Anadolu Uluslararası Sempozyum”. Tepe Ertuğrul Mahallesi54 3 Çapak55. 60 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. İlçe olduğu 1926 yılına kadar idari birim olarak İzmir merkezine bağlı nahiye olarak görünen Torbalı’nın 4’ü mahalle olmak üzere toplam 42 idari birimi bulunmaktadır. . 69 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. Bugünkü nüfus belgelerimize dayanak belgeleridir. 67 Bugün adı Özbey Mahallesi’dir. 1321 son Osmanlı nüfus tahririnde bu idari birimlere ait Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde bulunan nüfus esas defterlerinin dökümü şu şekildedir53: ATİK NÜFUS ESAS DEFTERLERİNİN ARŞİV TASNİFİ Cilt No Yazılı idari birim/birimler 1 Tepeköy. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. “Anlatımlara Göre Torbalı Bölgesinde Yunan İşgali ve Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Hortunalı Hamit Efe“ . 2003 yılından 2005 yılına kadar 42 idari birimdeki askerde kalanların ulaşılabilen aileleriyle görüşme yapılmış.

Fetrek76. Kırıklar80 Dağtekke81 Karaot82 Cumalı83. Büyük Torbalı Gazetesi. Necat Çetin. Kayda alınmayan haneler88 nedeniyle hane numaralarında bazı değişiklikler olmuştur. Gökyaka Teke77. (1979)." Torbalı’nın Dağılan Köyü:Arıtaş Köyü". Torbalı bölgesinde en son nüfus tahriri 1321 yani 1905 yılında yapılmıştır. İnsan unsurunun en önemli dayanak belgeleri nüfus kayıtlarıdır.16. 76 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır.11. 77 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır.1937. Hâlbuki dönemdeki savaşlarda en önemli unsur insan kaynağıdır. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Karaot Köyü Araştırması”. Büyük Torbalı Gazetesi.16. Sayı:12976. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.1. Bakınız: BCA. 84 Bugünkü adı Çamlıca’dır. Büyük Torbalı Gazetesi. 82 Karaot Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Çengele86 Demirci.1937. "Tarihi Demografisi ve Kitabeleri İle Korucuk(Dirmil) Köyü Araştırması".0 Yer No: 248.1. Tarih: 05..Ü. Bu tahrirde kaydı yapılan idari birimlerdeki silâhaltına alınan kişilerin özlük bilgileri bu nedenle çok önemlidir. Askerde kalanların tespitinde yararlanılan diğer kaynak 1934 yılında tüm idari birimlerde yapılan nüfus tarama cetvelleridir. 80 1937 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. 1924 yılında mübadiller yerleştirilmiştir. 70 1937 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. Nüfus defterleri ve tarama cetvelleri esas alınarak ne yazık ki asker kayıpları hakkında bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamıştır.05. Bazı defterler aşırı yıpranma nedeni ile dağılmış durumdadır. Büyük Torbalı Gazetesi.16.17. 11 Ağustos 2006.11. 75 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır.17. Bakınız: BCA. 73 1926 yılında dağılmış.11.1. s.0. Yunan işgali sonrası köy terk edilmiş.11. Defterler yenilemenin yapıldığı 1976 yılına kadar kullanılmıştır. Doğancılar79.11. 14 Temmuz 2006. 86 Bugünkü adı Ormanköy’dür. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.0 Yer No: 78.11.E. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. Bakınız: BCA. Bakınız: BCA.0 Yer No: 78.0 Yer No: 78.12 13 14 15 16 17 Dağkızılca. Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir. 78 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. 25 Ocak 2004.1. 81 Dağtekke Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. 87 1954 yılında idari birim olarak Buca ilçesine bağlanmıştır. "Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Dağtekke Köyü Araştırması". 83 1933 yılında idari birim olarak Kemalpaşa ilçesine bağlanmıştır. Sinek78 Bozköy. “Tarihi Demokrasi ve Kitabeleri İle Karakızlar Köyü Araştırması”.1.7. 74 Bugünkü adı Korucuk’tur. Bakınız: BCA. Bakınız: BCA. Büyük Torbalı Gazetesi. ölüm ve kayıp olanlar için hazırlanan listelerin incelenmesi ile deftere kaydı olmayan askerde kalanların künye yılı ve askerde kaldıkları yerler her kişi için ayrı numara verilerek yazılmıştır89. Tarih: 28/12/1954 Sayı: 27394 Dosya: Fon Kodu: 30.0 Yer No: 78.1. 85 Karakızlar Köyü ile ilgili bir araştırma için bakınız: Necat Çetin. Bakınız. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30. Dere75.17.11. 12 Eylül 2006.0 Yer No: 78. Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü şuan 1976 öncesi tüm defterleri merkeze toplamaktadır. BCA. Ancak 2006 yılında çıkarılan nüfus kanununda nüfus defterleri bilimsel araştırma ve incelemelere kapatılmıştır.331–348. Bugün adı Pancar’dır.F. 88 Hane deyimi hakkında bakınız: Nejat Göynüç. Karakızlar85. Sayı:12976. Fon Kodu: 30. Bakınız: Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (bundan sonra sadece BCA). İ. 58 .17..1. Karacaağaç87 Arşivde bulunan nüfus esas defterleri 50 X 70 cm.11.42. 13 kişinin kaydı yenileme sırasında kayda alınmamıştır. Çakallar84.7.11. boyutundadır.11.17. Tarih Dergisi 32. 89 Ekteki askerde kalanların kayıtları olduğu nüfus tarama cetveli ilgili kişinin kaydında verilmiştir. 72 Büyükşehir yasası ile Torbalı’ya bağlı mahalledir.16. idari statüsü ortadan kalmıştır. Yer No: 112. ölü ve kayıp olduğu halde ölüm düşümleri yapılmayan ve evlenmesine rağmen kayda geçmeyenler için 30 X 50 cm boyutunda hazırlanan cetvellere idari birimdeki muhtar ve ihtiyar heyetince listeler oluşturulmuş.0. 11 Ağustos 2006.1.16. Necat Çetin. 79 2003 yılında Buca ilçesine bağlanmıştır. Mevcut durumunu tespit etmek amacıyla 1934 yılında doğup ta kayda geçmeyen. Tarih: 05. “Hane deyimi hakkında”. Fon Kodu: 30. 71 Rum köyüdür. Yer No: 112. Tarih: 30/5/1933 Sayı: 9603 Fon Kodu: 30.1.05.

php? f=31&t=16427 92 http://www.764 44.Ölen kişiler ilgili hanenin defterdeki kaydına işlenmektedir.147 80.166 4. Aynı hanede askerde kalan en fazla kişi sayısı 4 ile Çengele Köyü’ndedir.211 4 .org/wiki/I. yaklaşık olarak ifade edilmiştir.com/forum/viewtopic.452 yaralı ve 7.000. Yapılan alan araştırması sırasında künyesi gelen askerlerin ulaşılan ve görüşülen hanelerinde yaşayan kişilerden alınan anekdotlar da ailelerin seferberlik döneminde askerde kalanlarını unutmadıkları. Sayfa 21.896]. en azından doğan çocuklarına isimlerini verdikleri gözlemlenmiştir.000 [Hasta.059 . birimlere ait nüfus defterleri ve tarama cetvellerine göre büyük savaşın başladığı 1330 yani 1914 yılı esas alınarak Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde askerde kalan 614 kişi tespit edilmiş. Toplam asker kaybının 1._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1.wikipedia. Dünya Savaşı’nda ana ve yardımcı cephelerde savaşmıştır.841 218.364 Toplam Muhtelif cephelerdeki ölüler sayısı Kafkas cephesinde Çanakkalede Filistine cephesinde Irak'ta. Acem: 20. kişi bilgilerinin ölüm kayıtlarında düşülen kayıtlar (406 kişi) ve 1934 yılı nüfus tarama bilgileri (208 kişi) birleştirilerek 553 hanede toplam 614 kişinin askerde kaldığı tespit edilmiştir.000. 59 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. I. Şehiden. kayıtlar mümkün olduğunca ailelerle yapılan görüşmelerle de kayıtlar desteklenmeye çalışılmıştır. 21. Çalışmada 614 kişinin kimlik bilgileri ve idari birimleri verilmiştir. Yapılan diğer bir araştırma ise daha net rakamlar ifade etmektedir92. Bu nedenle bu araştırma önem arz etmektedir. arkasında resmi rakamlara göre toplam 8.000. Medine. Bu kayıtlar ilgili idari birimdeki asker kayıplarını net biçimde ortaya çıkarmaktadır. Askerde en çok Hortuna Köyü’nden 36 kişinin kaldığı tespit edilmiştir. Çanakkale: 101. Kayıtlardaki kişilerin künyelerinin geldiği tarihlerden 212’sinin sadece yılı ( %34) diğer 402 ‘sının ay. İzmir ve Antalya'da (amele taburları çoğu sıtmadan) Galiçya'da Romanya ve Dobruca'da Hicaz'da (Mekke.trmilitary.Şubat 2009. Yemen) Makedonya'da Türlü cephelerde (Kafkaslar. Bakû. Kayıp ve Yaralılarla 253. (Ölü.167. Tüm ülkelerden 65. Körfez: 220.Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde kalan asker sayısı bugüne kadar kesin rakamlarla tespit edilememiş. 91 Osmanlı İmparatorluğu toplam kayıp asker sayısı: 1. gün ve yılı yazılıdır.750.915 383. Dağıstan v.272 4.net/v3/Haberler/OsmanliTarihi2/1.167.945 kayıp veya esir bırakmıştır90. Künyelerin geldiği yıllara bakarsak karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır: ÖLÜM YILLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yıl 1330 90 Sayı 17 Yıl 1337 Sayı 5 http://tr.b) Toplam Sadece cephelerdeki ölen asker sayısı 2. Galiçya-Bulgaristan: 60.600.878 101 .000. Osmanlı Devleti dâhil olduğu I.810 askerin katıldığı savaş. Osmanlı İmparatorluğunun askeri kayıpları konusunda bazı araştırmalar yapılmıştır91. yaradan veya hastalıktan ölenler) 501 . Künyesi gelen kişilerin ölüm kayıtlarında genellikle "Askerde. İdari.166 878 74.tarihimiz. 59 .038.841 Malûller 891 . Kanal: 280.600.852 392. Arabistan-Yemen: 280.000.000.html.704 Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinin toplam idari birim sayısı 42’dir. NTV Tarih dergisi .556. Kaynak: http://www.091 Yara veya hastalıktan ötürü hastanede tedavi edilenler 3 .000.315 ölü. Sayı 1.205 Hastaneden taburcu edilmiş 2. Nüfus müdürlüğü arşivinde bulunan 17 nüfus esas defter incelenmiş.721 9. Sebdülbahir Kerevizdere'de kaybolduğu şerh verildi" gibi şerh düşülmüştür.219. Kafkasya: 270.DUNYA-SAVASI-OSMANLI-BILANCOSU.000 kişi olduğu tahmin edilmektedir.

1331 1332 1333 1334 1335 1336 Toplam 91 200 167 80 33 9 597 1338 1339 1340 1341 Toplam Bilinmeyen Genel Toplam 2 3 1 1 12 5 614 kişi Künyelerin geliş ve deftere kaydına bakarsak 1330 yılında: 17. Mekke-i Mükerreme’de şeklinde kayıt düşülmüştür. 60 . 4. 1332 yılında 200. Aynı haneden iki kişi askerde kalan hane sayısı:54. Askeri hastane. İkitelli Hastanesinde. Seferberlik. 1331 yılında 91. Harbiye Hastanede. KÜNYE KAYITLARI 4. Esarette. Kafkasya. ordu 3 Harb-i Umumi 70 Anafartalar 1 Harbiye Hastanesi 2 Arabistan 1 Irak 1 Arıburnu Şehiden 1 İkitelli Hastanesinde 1 Askerde 367 Kafkasya Cephesi 2 Askerde Şehiden 53 Mekke-i Şerife'de vurulmuştur 1 Askeri Hastane 2 Rus Harbi 1 Bağdat’ta Harpte 2 Sebdülbahir 1 Bağdat Hastanesi 1 Seferberlik 68 Bornova Askeri Hastane 1 Tedbil havada 1 Çanakkale Harbi 12 Topçu Hastanesi 1 93 Hane sayısı. Harb-i Umumi. Arabistan. 1333 yılında 167. Bağdat’ta harpte. Rus Harbi. Çanakkale Harbi. 1334 yılında 80 ve 1335 yılında ise 33 kişinin kaydı bulunmaktadır.Mecidiye Mah. 1 Dirmil 4 Doğancılar 1 Karakuyu 2 Karakızlar 3 Çengele 1 Hortuna 6 1 Taşkesik 1 Saibler 1 Torbalı Mah. aynı haneden üç kişi askerde kalan hane sayısı:4. Şehiden. Harpte. Kafkas Cephesi. Çorlu Hastanesi. 59 hanede birden fazla kişi askerde kalmıştır. Topçu Hastanesi. Askerde şehit. Görüleceği üzere en çok 1332 yani 1916 yılında (%33) künye ölüm kaydı vardır. Umumi harp. Sebdülbahir. aynı haneden dört kişi askerde kalan hane sayısı:1'dir Aynı haneden iki ve daha fazla kişi sayısını gösteren tablo İdari birim HS93 İdari birim HS Kişi sayısı 2 3 4 Kişi sayısı 2 3 4 Ahmetli 1 Arslanlar 1 Çakırbeyli 4 Tepeköy Mah. Anafartalar. Bornova Askeri Hastanede. Çanakkale şehiden. Askerde. Çorlu Sinek Özbey Cumalı Kırıklar Çapak Dağkızılca Karacaağaç Toplam 1 2 1 1 1 2 2 4 29 1 1 Yoğurtçular Arıtaş Dere Fetrek Bozköy Sepetçiler Dağtekke Eyerci Karaot Toplam 1 1 2 2 1 1 1 1 2 25 1 3 Defter ve tarama cetvel kayıtlarına baktığımızda. 1 Helvacı 2 1 S. Arıburnu şehiden.Ordu.

DOĞUM YILLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yıl 1269 1271 1280 1281 1282 1283 1285 1286 1287 1288 Sayı Yıl 1 1 1 1 1 1 6 10 8 4 34 1289 1290 1291 1292 1293 1294 1295 1296 1297 1298 Sayı 18 17 17 8 24 22 16 26 18 31 197 Yıl 1299 1300 1301 1302 1303 1304 1305 1306 1307 1308 Sayı Yıl 31 20 22 6 15 22 28 12 27 28 211 Toplam 1309 1310 1311 1312 1313 1314 1315 1316 1317 Sayı 26 18 41 24 26 12 19 4 2 172 614 kişi Görüleceği üzere 1311 doğumlular 41 kişi ile en kalabalık grubu teşkil etmektedir. 94 Dönemde silah altına alınmalardaki anlatımlara göre ortalama 45 kg. Ölüm kaydına göre en yaşlı kişi ise 61 yaş ile 1269 doğumlu ve 1330 yılında ölen Çakırbeyli Köyü 44. 58 kişinin "Şehit" kaydı bulunmaktadır. 61 .64 Bu tabloya göre en küçük yaş 13 yaşında 1317 doğumlu olan ve 1330 yılında ölen Kuşçuburun Köyü 8. ÖLÜM YAŞLARINA GÖRE KİŞİ SAYISI Yaş Grubu 13 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 Kişi Sayısı 1 2 4 12 16 27 36 33 28 21 29 Yaş Grubu 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 Kişi Sayısı 25 20 14 20 19 11 16 34 27 20 Yaş Grubu 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 Kişi Sayısı 16 14 27 21 13 21 10 11 9 7 5 Yaş Grubu 48 49 50 51 52 53 60 61 Toplam Kişi Sayısı 6 2 1 1 1 1 1 1 614 26 47 Ölüm Yaş Ortalaması 30.Çanakkale Harbi Şehiden Çorlu Hastanesinde Esarette Harbde 4 Umumi Harb 1 Yemen 1 Belirsiz 1 TOPLAM TOPLAM 614 11 2 1 614 Tabloda da görüleceği üzere 367 kişinin kaydında "Askerde" ibaresi vardır. hanede kaydı bulunan Şaban oğlu Eyüp'e aittir94. gelen ve omzuna astığı tüfeği yere değmeyenler dahi silah altına alınmıştır. Doğum tarihi gruplamasına baktığımızda ise tablo şu şekildedir. Bu tablodan şu anlaşılmaktadır: Vatan savunması için her yaş grubundan kişiler cephelere koşmuştur. Künye ölüm kayıtlarında yaş ve kişi sayısı şu şekildedir. hanede kayıtlı Kara Ali oğlu İbrahim'e aittir.

Yanya. Tuna. Ertuğrul Mah. Radovişta. Dobruca. 102 Kapalı kayıt hane sayısı. Uçhisar. Kardiça. 62 . Yenişehir. Arıtaş Çorlu Gökyaka Teke Sinek Dere Cumalı Belenbaşı H 13 9 12 15 9 2 5 29 5 5 25 18 18 3 4 8 10 19 6 4 KS 17 9 13 16 9 3 6 36 5 6 26 19 18 4 6 8 11 21 7 4 D 13 3 8 9 8 T 4 6 5 7 1 3 6 15 1 6 4 7 2 K 5 8 2 8 7 5 14 3 9 6 5 4 1 4 3 6 1 1 N 1 1 21 4 6 20 15 11 2 6 8 11 21 7 4 3 1 3 İdari birim Nakil gelen hane sayısı 97 Nakil gelen hanelerden bu gün sınırlarımız dışından gelen hane sayısı. Selanik. İ İdari birim Ahmetli S. Koçana. Dömeke. Edirne Hasköy. İdari birim Ahmetli Arslanlar Ayrancılar Bozköy Çakırbeyli Çakallar Çapak Sepetçiler Çaybaşı S. Künyesi gelen askerlerin kayıtlı oldukları idari birime naklen geldikleri. Tırnova. 1321 sayımından sonra nüfus esas defterine kayıtlı oldukları tespit edilmiştir. 25 hanenin ise savaştan sonra başka idari birimlere nakli gittiği görülmektedir. Katerin. Girit. 9 3 Ertuğrul Kırıklar 1 Fetrek 15 Toplam 14 5 Toplam 97 N 2 3 1 5 1 11 Y 3 3 6 İ İdari birim Çaybaşı Karakuyu Hortuna Dere Toplam N 6 1 2 1 10 Y 4 2 1 7 Nakil gelen toplam hane sayısı: 53 hane olup bunun 33 tanesi bu günkü sınırlarımız dışındaki idari birimlerden gelmiştir. Serez. Künyesi gelen askerlerden bazılarının doğum yerleri bugünkü sınırlarımız dışındandır: Bunlar genellikle Balkan ve Girit ağırlıklı olup doğum yerleri şöyledir: Nörekop. Dağkızılca Dağtekke Demirci Döğerlik Doğancılar Eğerci Helvacı Karakızlar Karakuyu Karaot 95 96 H98 16 25 6 11 26 7 24 13 17 11 20 5 10 10 3 16 13 24 28 11 KS99 D100 T101 K102 N103 17 26 6 13 30 7 26 14 17 12 24 6 10 10 6 17 16 27 30 13 17 11 12 12 2 26 4 17 6 13 4 6 7 6 3 14 22 4 15 6 1 18 5 10 6 11 2 4 3 6 11 13 13 8 9 10 10 2 1 2 1 8 6 10 3 8 2 4 10 2 4 8 2 3 1 1 1 1 2 1 3 1 2 İdari birim Dirmil Kuşçuburun Çengele Özbey Arapçı Saibler Taşkesik Hortuna Yeniköy Yoğurtçular Torbalı Mah.Mecidiye Mah. 103 Nakil giden hane sayısı. 100 Defter kaydı.Kayıtlardaki hanelerden 199 ‘nun nüfus kayıtlarının kapalı kayıt konumunda olduğu. 98 İdari birimde askerde hane sayısı. Baltalar. Siroz. Karabina. Kafkasya. 99 İdari birimde askerde kalan kişi sayısı. Demirhisar. Debre-i bala. Belenbaşı Toplam 95 N 96 1 7 1 8 1 18 İdari birimlere nakil gelenler Y İ N Y İ İdari birim İdari birim 1 Arslanlar 1 Sepetçiler 6 Dağtekke 1 Eyerci 1 Özbey 2 2 Arapçı 7 Tepeköy Mah. Deftere kayıt tarihilerine baktığımızda kimilerinin muhacir olarak geldikleri gibi silahaltına alındıkları görülmektedir.Mecidiye Mah. Varna. Niğbolu. Çengele Torbalı Mah. Kayalar. Tepeköy Mah. Feretor. 101 Tarama cetvel kaydı. Babadağ. Avlonya.

Bu çok büyük bir nüfus kaybıdır. Bu tür çalışmalar diğer il ve ilçeler bazında da yapılmalıdır. Savaş yıllarında ilçe toplam nüfusunun yaklaşık 12. bunun yaklaşık % 20’si askerden gelmemiştir.Fetrek Karacaağaç 14 13 16 14 16 14 4 7 Kırıklar Genel Toplam 11 553 13 614 13 406 208 3 199 25 Sonuç ve değerlendirme: 1914 ile 1918 yılları arasında süren I. Dünya Savaşı’nda nüfus kayıtlarına göre Torbalı’nın 42 idari biriminden toplam 566 hanede 625 kişinin silâhaltındayken şehit olduğu veya askerde kaldığı tespit edilmiştir. savaşın en şiddetli olduğu 1915-1916-1917 yıllarında gelmiştir. Alan araştırması sırasında askerde kalanların aileleri tarafından unutulmadığı görülmektedir. 63 .000 kişi olduğunu kabul edersek. Bu araştırma nüfus kayıtlarına göre bir ilçeden büyük harpte kalanların tespiti yönünden ilk çalışmadır. Ölüm kayıtlarına göre en fazla künye.

110 Hanenin konumu: Kapalı kayıt 111 Aile Selçuk'a nakil gitti.Sıra Hane Adı Babası Doğum Yeri ve yılı Kayıt ve tarihi AHMETLİ 104 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 10454 105 8 7 10 13 15 16 18 19 20 26 27 28 28 33 39 45 47120 2 5 8 12 16 18 26 28 31 33 39 40 Hasan Ali Nasuh107 Nasuh 105 Mahmut Hacı Mustafa Ali Uzun Mehmet Hacı Hasan Karabacak İlyas Ahmet İsmail Mahmut Kazıkırık Bekir Hamza Ali Mustafa İlyas Dağlı Osman Abacı oğlu Ali Zeynel Dede Mustafa Ramazan Abdi Seyfettin Ahmet Çavuş Bıyıklı Hüseyin Zekeriya Haşim Paşalarlı İzzet Vehbi Resul Habib Hacı Hamit Yaylayaka106 Ahmetli Ahmetli Kuyumcu Ahmetli Ahmetli Belevi Ahmetli Yeniköy Ahmetli Ahmetli Mersinli Mersinli Yaylayaka Yeniköy Zeytun Nörekop122 ARSLANLAR123 Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça 128 116 1297 1297 1301 1296 1296 1313 1285 1287 1313 1313 1313 1310 1311 1312 1298 1293 1315 1305 1312 1308 1299 1311 1308 1308 1304 1300 1296 1302 1289 Şehiden Askerde Askeri hastane Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 28 Ahmet108 Hacı Hasan oğlu Hasan109 Ahmet110 Hasan Hüseyin'in üvey oğlu Hüseyin111 Etcileroğlu Hacı İbrahim Süleyman Mustafa 112 113 1 0 30 02 Mehmet114 Süleyman Mehmet 115 117 0 0 İbrahim Abacı Ali oğlu Osman Hasan Ali119 Nörekop muhacirlerinden Abdullah121 Bekir 124 125 126 118 2 1 Kadir Ali 127 Necip Salih129 Halil 130 131 Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça Tahsin Ahmet 1 Hasan132 Bayram133 Aziz İbrahim 0 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:37. 117 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 113 Aile Tire Doyranlı Köyü'ne nakil gitti. 121 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 112 Aile Tire Doyranlı Köyü'ne nakil gitti. 118 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. yüzyılda dağılan köylerindendir. 114 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 116 Torbalının 19. 115 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 107 Naime Köyü nüfus defteri hane no: 7’den aktarıldı. 109 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:159. 64 . Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 106 Torbalının 19. 119 Hanenin konumu: Kapalı kayıt 120 Deftere kayıt tarihi:1332. yüzyılda dağılan köylerindendir. 108 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.

149 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/887. 146 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:19. Nevrâkop. Ağlardı. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Güneybatı Bulgaristan'ın Pirin Makedonyasında bulunan bir şehir. 126 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2910. 124 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2817. Dedem hasta olmuş. Gidiyor. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. Yunanca: Νευροκόπι / Nevrokópi. 140 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Aile Ahmetli köyüne nakil gitti. 132 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2944. 2004 yılında Arslanlar Köyünde yapılan görüşme). “Vurarlar” diyor. Roma İmparatorluğu döneminde Nestrum). Babası kaçmış. En son mektubu Yemenden gelmiş. Babam “Ben babasız büyüdüm “derdi. Mehmet amcam olur. 136 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2971. 128 Karditsa (Yunanca: Καρδίτσα / Karditsa). Kayınpederim ile aynı bölükte kalmış. 123 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:110. 139 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2972. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Babam kardeşinin adını bana vermiş.).49. 131 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2935. 135 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2964. Bir daha haber alınmamış. 65 . Anekdot: Ali dedem olur. 125 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2903. 145 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3039. (İsmail Dalar-Yaş:72). Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Eski adı: Bulgarca: Неврокоп / Nevrokop. Babam söylerdi.Yaş:78). Jandarmalar gelmiş. vur emri var” diyor. 130 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2923. Yani dayım olurmuş. nüfus:121. Yemen’de askerde kalmış. 143 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. 148 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/881.13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 1 2 3 4 122 43 45 46 48 49 49 60 67 75 85 96 99 107 Seyfeddin Mustafa Hüsrev İsmail 134 Veli Salih Cemali Bahaddin Talib Talip Mahmut 140 Kardiça Arslanlar Akhisar Arslanlar Kardiça Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Arslanlar Kardiça Kardiça Arslanlar 1291 1308 1308 1309 1300 1309 1316 1309 1308 1308 1287 1288 1308 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik 0 Recep135 136 137 Mehmet Necip139 138 Bayram Ali Şakir 141 Abdullah oğlu Şakir Nafil 142 10 Elmas'ın oğlu Ali Hayrettin143 Genç Osman oğlu Abdülfettah Yusuf Elmas Abdi Genç Osman Abdi Şakir Mehmet Mehmet Mustafa 1 0 21 117144 Şuayip145 9 10 13 14 Hasan147 İbrahim 148 149 150 Gönen 1308 AYRANCILAR146 Ayrancı 1315 Belenbaşı Ayrancı Ayrancı 1300 1294 1301 Mehmet Durmuş Ali Hasan (Bulgarca: Гоце Делчев / Gotse Delçev. (Ahmet Ali Güngör-Yaş:55. Kayınpederim söylerdi. Hasta hasta jandarmalar geri götürmüş. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 141 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. O gidiş. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. (Muhittin Özkan. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Ordu” diye ayırmışlar. Batı Tesalya'da bir kent. Necip benim annemin kardeşi. İsmail amcam Çanakkale’de askerde kalmış. Babam da 17 sene askerlik yapmış. 2004 yılında Arslanlar köyünde yapılan görüşme. Baba oğul askere alınmış. 129 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2920. 147 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/873. Babası “kaçma. Babam ufakmış. 1316 doğumlu.60 Mehmet oğlu Necip. H. 150 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/889. 144 Deftere kayıt tarihi:1327. İstanbul’da Topkapı Sarayı önünde karşılaşmışlar. 134 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2963. 142 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 127 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2913. Yunanistan'da. nüfus:404. “Torbalılı Necip 4. Babasına “kaçacağım” demiş. 133 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2946. 137 Anekdot: H. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 138 Arslanlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2974.

lu. Yaş 64). O zamanlar çadırlarda Kaplancık'ta idik. Hasan. 1308 Mehmet oğlu H. 155 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.Bu kayıtlı olanlardan başka Şükrü Aydın’ın ifadesine göre şu kişilerde askerden gelmemiştir.(Adil Özkan. Ahmetli’den gelmişler.Ok’lardan 3 kişi. 156 Anekdot: Mehmet. Osman. Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/899. Biz Yıldırım. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme.: H. Hiçbir haber alınamamış. (Sami Akar. Babam askerde kalan kardeşi Hakkı’nın adını bana vermiş. Şam’da kalmış. 154 Anekdot: Babam anlatırdı. Yaş:65). 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. (Mustafa ÇETİN. Balkan Harbi’nde (1328) askerde kalmıştır.13 Efe Hüseyin oğlu Halil 1313 doğ.( Hakkı Önal. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme.10 Hoppalının İsmail. Seferberlikte kalanlar: 1310’ lu Düdünün Mehmet. Amcam Hasan askerde seferberlikte kalmış. 153 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:30. Hasan. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. Üçü de askerde kaldı. 159 Bozköy nüfus tarama cetveli:1934/2732.lu. 4 kardeşi seferberlikte kalmış. Hasan'ın oğlu Mehmet ve Ali. Balkan Harbi’nde (1333) askerde kalmıştır. Dedem Ahmet de Çanakkale’de kalmış. babamın eniştesi.16 Mehmet oğlu Mustafa 1282 doğ. 160 Anekdot: Dedemin kardeşi. Nenem geride 3 oğlan 1 kız çocuğu ile kalmış. Mehmet Yıldırım (1326 doğumlu). Seferberliğe 10-12 kişi gitti. 2004 yılında Ayrancılar’da yapılan görüşme. Anekdot: İbiş oğlu Çolak Mustafa. 158 Anekdot: Dedem olur. 161 Aileden 1315 doğumlu Yusuf oğlu Emir oğlu Hamit. 162 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:63. Gülleoğullarından. 2004 yılında Bozköy’de yapılan görüşme. H. 1912 doğumlu Şükrü Aydın ile 2004 yılında Bozköy Köyü'nde yapılan görüşme. nüfus:346. Seferberlikte kalınca benim adımı koymuşlar. 157 Aileden 1303 doğumlu Yusuf oğlu İbiş oğlu Yusuf. Süleyman. Büyük amcam. ve Hakkı (1315). Anekdot: Bir ilkindi vakti Jandarma geldi. İbili'nin Halil. nüfus:168. Yaş-63). Çanakkale’ de kalmış.21 Gani oğlu Ahmet 1296 doğumlu.5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 151 152 18 19 5 5 5 7 9 11 12 157 Mehmet151 Hüseyin 152 Hüseyin Hasan Kıllı İbrahim Kıllı İbrahim Kıllı İbrahim Mustafa İbrahim Ali oğlu Durmuş Ali İbiş oğlu Yusuf Mustafa 159 Ayrancı Göçebe BOZKÖY153 Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy Bozköy 1298 1314 1311 1313 1315 1305 1312 1312 1299 1304 1287 1293 Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Bağdad'da harbte Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Umumi Harp Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Harb-i Umumi Süleyman154 Osman Halil Mehmet155 Ali Mehmet Mehmet Hasan 158 156 0 0 08 16 2 16 18 19 21 24 24161 1 3 3 4 5 5 6 167 16 Çolak Mustafa Kara Veli Veli160 Hüseyin Mustafa İsmail İbiş Mercan Hacı Veli oğlu Gani Emiroğlu Mehmet Emiroğlu Mehmet Topal İsmail Veli Boğuş oğlu Veli Süleyman Ali Kabaca oğlu Ali 168 2 Bozköy 1288 Bozköy 1308 Bozköy 1312 ÇAKIRBEYLİ162 Tiryanda 1305 Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli 1309 1295 1309 1296 1299 1306 1291 1317 1311 1 1 Velioğlu Mehmet163 İbrahim164 Kabaca oğlu Ali165 Halil 166 Hüseyin Kabaca oğlu İsmail Mehmet Hacı Alişan oğlu Ahmet169 Hacı Alişan oğlu Hasan 170 Yusuf Kabaca oğlu Yusuf Mehmet Halim 6 7 7 2 Ayrancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/894. Seferberlikte kalmış. Dedem Kıllı İbrahim de kalmış. Amcaoğlum olur. 66 . Halil. amcam olur. Babam anlatırdı. Çam Hasan oğullarından . (Durmuş Öz -76 yaşında). yaş-52). H. yani kız kardeşi Zeynep'in kocası idi. 1 kişi geri geldi.

Babamdan duyardım. bir daha gelmemiş.11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 9 15 16 17 18 25 26 27 33 35 37 39 42 44 45 48 Ahmet Bardakoğlu Mustafa171 Ahmet Memiş oğlu Mehmet172 Memiş oğlu Hasan Ali mahdumu Hüseyin173 Gençoğlu Ahmet Hilmi174 Kerim kardeşi Ali175 Darıcıoğlu Yusuf176 Halim 177 178 Çakaloğlu Mehmet oğlu Hasan Hasan Sarı Osman oğlu Mehmet İsmail Hasan Ali Durmuş Ali Hasan İbrahim Ahmet Ali Hasan Abddullah Mehmet Hamza Hacı Kerim oğlu Ali Karabudak Veli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Çakırbeyli Özbey Avandere179 Çakırbeyli Özbey Çakırbeyli Çakırbeyli Hamidiye 1299 1311 1310 1315 1294 1314 1299 1299 1296 1309 1310 1299 1302 1269 1303 1298 Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Askerde 0 20 16 Ali oğlu Ahmet 28 Avcıoğlu evladı manevisi Hüseyin Bağuşoğlu Ali180 Küçük Hüseyin oğlu Mahmut181 Kara Ali oğlu İbrahim182 Hacı Kerim oğlu Ali mahdumu Kerim İbrahim 183 2 1 163 Çakırbeyli köyü nüfus tarama cetveli:1934/2018. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 175 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2057. Babam “Kardeşim askerden gelse de malımın yarısını veririm” derdi. Birisi bilmez. Çanakkale harbinde kalmış. 168 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2074. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Nerede kaldıklarını bilmiyorum. 171 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2114. Mehmet ise meçhul. Mustafa amcam ise seferberlikte kalmış. Çanakkale harbine bir gitmiş. Anekdot: Babam Balkan savaşında savaşmış. Bir daha haber gelmemiş. 167 Aileden 1299 doğumlu Yusuf oğlu Kabaca oğlu Osman Balkan harbinde (1328) askerde kalmıştır. 169 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2084. (Ali Kurt –Yaş:81). Amcam Yemen’de kalmış. Kafkas cephesinde esir düştüğünü duymuş. 165 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2051. Bekarmış. 1 tanesi hava değişiminde. (Veli Özdal -Yaş: 60). Amcamlarım olur. Anekdot: Memişoğlu Mehmet Amcam olurmuş. Toplam 20 yıl o cephe senin. 180 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2056. Çanakkale’de ve İstiklal Harbinde savaşmış. 172 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2061. Anekdot: Şehit olan kişi amcammış. (Mustafa Şen-Yaş:66). Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme.Yaş:79). Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 179 Menderes Çileme köyü yakınlarında 19. 170 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2085. Diğer amcam Ali tekvilhavada ölmüş. Mehmet bekarmış. bu cephe benim. yüzyılda dağılan köy. (Mehmet BaşarırYaş:78). Babam anlatırdı. Aile Yeniköy Köyü'ne nakil gitti. İbiş’in 4-5 tane çocuğu varmış. (Mecit Şimşek-Yaş:72). Nerede olduğu belirsiz kalmış. Mehmet evli imiş. 3 oğlu varmış. (Halil Ünver. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Kaydı bulunamadı. diğer amcam da askerde kalmış. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 67 . O zaman kargaşalık varmış. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme 177 Anekdot: Halim büyük amcammış. diğerleri bilir. Babam da beş yıl askerlik yapmış. Geriye 2 oğlu kalmış. (Hidayet Kabaca-Yaş:77) . Yemen’de . 173 Anekdot: Babamlar 6 kardeşlermiş. Anekdot: Babamın küçük kardeşi imiş. Dedem de Yemen şehit olmuş. Dedem “Mehmet’im ölmedi” diye laf edermiş. İbrahim’in künyesi gelmiş. Babam Tire medresesinde okurken askere alınmış. (Veli Karabudak –Yaş: 82). 178 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2068. 164 Anekdot: Aynı evden iki kardeş askerde kalmış. Birisi Rusya ‘da esir kalmış. İzne hiç gelmemiş. Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2073. (Ahmet ZeytinciYaş:72) . Askerde Yemen’de kalmış. Babam adını bana vermiş. Arabistan da . Babam da Balkan savaşında. 166 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2037. Babam ben daha hamile iken seferberlikte kalmış. Anekdot: Mehmet ve İbrahim.Anekdot: Osman. Halim Benim babam olur. Yusuf babamın küçüğü imiş. Mehmet ve İbiş. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 5 oğlu 1 kızı varmış. (İbrahim Gökçen-Yaş:80). Anekdot: Darıcıoğlu Yusuf amcam olur. İsmail. 182 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2032. Geriye 2 kardeş kalmışlar. 2 oğlu harp zamanı ölmüş. 12 kardeşlermiş. Gidiş o gidiş. (Yusuf Çetin-Yaş:68) . Bu kişiler babamın kardeşleri imiş. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. İki amcam da Çanakkale Harbi’nde kalmış. Mehmet. Mehmet amcam gelmemiş. 174 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2096. Mehmet’in adı bana verilmiş. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. İbrahim Çanakkale’de kalmış diye duyardım. 176 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2109. Bağdat’tan öldü haberi gelmiş. 181 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1988. Çakırbeyli köyünde 2004 yılında yapılan görüşme.

192 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1311. 189 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1292. 201 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hiç gelmemiş. Bir daha gelmemiş. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. dedemin kardeşi olurmuş. Amcam ise Çanakkale’de kalmış.27 28 29 30 1 2 3 4 5 6 7 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 52 52 58 60 1 4 7 11 24 26 36 4 9 14 15 17 24 27 38 41 41 43 45 57 Solak Mehmet184 Solak İbrahim Ahmet 186 185 Celil Celil Hacı Kerim oğlu Hasan Kadri Deli Ali Küçük Mehmet Sarı Hüseyin Ahmet Hüseyin Durmuş Çakaloğlu Bekir Çakır Hasan Buldanlı Ahmet Ali Eğrioğlu Mehmet Hacı Ali Hasan 198 Çakırbeyli Çakırbeyli Palamutarası Çakırbeyli 188 1307 1310 1302 1299 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Askerde Askerde Çanakkale Harbi Şehiden Şehiden 4 Ordu Seferberlik 4. 188 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:36.(Amcaoğlusu Yusuf Çetin). Anekdot: Veziroğlu İbrahim kayınbabam olur. 199 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 200 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 190 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1295. 194 Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. O da harp de kalmış. Su doldurmaya gitmişler. (Veli Karabudak –Yaş: 82). Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 191 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1302. Adı Çamlıca olarak değiştirilmiştir. 187 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2013. 68 . 186 Anekdot: Ahmet. Seferberlikte kalmış. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:183. 193 Çakallar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1346. 198 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 197 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hepsi Yemen'de birleşmiş. 195 Bugünkü Yakapınar Köyü. 184 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2030. Ordu Şehiden Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 31 06 2 Veziroğlu ibrahim187 Deli Ali oğulların dan H İbrahim189 Osman190 İbrahim191 Durmuş Ali Halil Mehmet Ali Mehmet Ahmet İsmail Ali Osman Mustafa Mustafa Aydınlıoğlu Hüseyin197 Deveci Hüseyin oğlu Mehmet Mehmet İbrahim199 Mehmet200 Mehmet Abdurrahman201 Halil 194 193 192 ÇAKALLAR Çakallar 1307 Çakallar 1311 Çakallar Çakallar Çakallar Çakallar Bayındır-Uladı Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak 195 196 1314 1289 1287 1296 1309 1304 1312 1313 1312 1310 1288 1311 1295 1308 1311 1300 1308 1298 2 14 ÇAPAK 1 2 1 Deveci Hüseyin Koca Veli Ali Ali Abid oğlu Mustafa Hamza Ali oğlu Mehmet Koca Hasarı oğlu Mehmet 16 2 1 2 183 Anekdot: İbrahim. 185 Çakırbeyli Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2031. Babam Yemen’de savaşmış. (Emine Akkan – Yaş: 92). Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. (Vehbi Öğüt-Yaş:55). nüfus:603. amcam olur. Çakırbeyli Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. 196 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:106. Anekdot: Babam anlatırdı.

208 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/289. 204 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 212 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/333. Dedem babası askerde kaldığında kundakta kalmış. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:146. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt.14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 61 62 66 68 70 72 76 87 89 92 92 100 101 1 2 10 13 16211 16 18 19 20 22 25 27 Mehmet Emin Ömer Ahmet nam diğer Mehmet Yaşar Çakır Mustafa Ali Mustafa Bekir202 Mehmet İsmail203 Demirci hafidi Mehmet204 Mustafa205 Halil Çırak Ali Hüseyin Ali208 Arnavut209 Ali 210 207 Hüseyin Kürd Mehmet Molla Süleyman Ali Kırlı Osman Köse Hasan oğlu Mehmet Deli Ahmet Gani'nin oğlu Ali Mehmet Koca Demircioğlu Hasan Koca Demircioğlu Hasan Koca Kelle oğlu Hasan Koca Çırakoğlu Ali Adalı Hasan Koca Mehmet oğlu Ali Koca Ali Ali Putu oğlu Halil Putu oğlu Mehmet 213 Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak Çapak SEPETÇİLER Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Sepetçiler Tire-Göktepe216 Sepetçiler 1301 1305 1305 1300 1310 1298 1301 1293 1311 1299 1305 1311 1294 206 Rus Harbi Askerde Askerde Çanakkale Harbi Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Harbiye hastanede Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde İkitelli hastanesinde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 09 01 2 0 0 1 00 0 17 1294 1309 1315 1315 1309 1303 1285 1299 1289 1292 1303 1316 1 15 30 30 Halil212 Hüseyin Cabu oğlu Veli İbrahim 214 215 15 1 Mustafa İbrahim Mustafa Bayram Yusuf Hüseyin Ali 2 22 Cabu oğlu Ali 3 Bayram oğlu Durmuş İhtiyar Hüseyin oğlu Yusuf mahdumu Durmuş İhtiyar Hüseyin oğlu Ali217 2 20 202 203 Aile Arapçı Köyü'ne nakil gitti. 69 . 217 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: . Birisi dedemin babası. 215 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/349. 213 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/341. 206 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:27. Dedem anlatırdı. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. (Atatürk Mahallesi) 207 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/286. 216 Bugünkü Torbalı Göllüce Köyü. 210 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/323. Yani büyük dedem Buradaki lakabı “Oğlan Hüseyin”. Dedemden duyardım. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 205 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Çaybaşı Atatürk Mahallesinde yapılan görüşme. Büyük dedem seferberlikte kalmış. 214 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/345. (Mehmet Adalı-Yaş: 42). 211 Aileden 1309 doğumlu Putu oğlu Halil oğlu Mehmet askerde (06 Mart 1329) kalmıştır.Bugün Çaybaşı Mahallesidir. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 209 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/312.

228 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 221 Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/418. 224 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 229 Deftere kayıt tarihi:1329. 227 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. Yenilemede kayda alınmamıştır.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 234 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 230 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 232 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 222 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:103. Yenilemede kayda alınmamıştır. 226 Yunanistan Teselya bölgesinde Yenişehir yakınlarında bir yerleşim. Yenilemede kayda alınmamıştır. 233 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:431. 231 (Makedonca: Кочани) Makedonya'nın doğu kesiminde bir kasaba. 223 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 70 . 225 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 220 Deftere kayıt tarihi:1329.13 14 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 218 219 34218 42220 10 12 16 41 49 53 64 65 78 87 102 110 229 Elekçi Hüseyin oğlu Hüseyin219 Kekik oğlu Mehmet221 Hasan 223 Hüseyin Mehmet Ahmet Rüstem Osman Ömer Çavuş Halil Mustafa Baltalarlı Abdi oğlu Hüseyin İbrahim Çarka Salih Hüseyin Tire Göktepe Sepetçiler ÇAYBAŞI Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Çaybaşı Dömeke226 Çaybaşı Baltalar Antalya Kardiça Kardiça Koçana Koçana Pertek İskilip Alasonya237 Alasonya Katerin Çimenler Yenişehir Yenişehir Yenişehir Alaşehir Uçhisar Kardiça Baltalar Serez 251 231 222 1292 1295 1305 1305 1307 1305 1306 1295 1304 1294 1308 1289 1287 1296 1312 1296 1301 1293 1303 1310 1315 1297 1299 1300 1306 1305 1296 1292 1280 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Tedbilhavada Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Harbiye Hastanesi Askerde Askerde Askerde 12 12 0 09 Cemali Süleyman224 Recep225 Ali Hasan Recep Baltalarlı Salih oğlu Mehmet Veli 227 1 2 21 Kara Hüseyin oğlu Behlül Muhacir Ziver'in oğlu Mustafa Beşir oğlu Hüseyin Kadri 232 233 234 230 228 2 Ziver Beşir Mehmet Kazım Hafız Osman Mustafa Hüseyin Kadir Apdullah Bekir 113 121 122 140 1 4 6 7 19 32243 33 245 Mehmetşah 0 Hafız Hüseyin mahdumu Osman Muharrem Abidin239 Osman Hasan 240 241 242 3 138235 İbrahim Efendi236 SEPETÇİLER ÇİMENLER-MECİDİYE MAHALLESİ238 0 27 10 Kantarcı oğlu Fethi Ahmet244 Talib Hasan247 Hasan Ağa248 Serezli Osman 250 Yusuf Hüseyin Mehmet Mustafa Salih Hüseyin Mehmet 2 Keşirli Küçük Hasan 14 2 38246 40 45 249 3 Deftere kayıt tarihi:1328. Sepetçiler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/383.

249 Deftere kayıt tarihi:1330. 245 Deftere kayıt tarihi:1329. 239 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/122. 267 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3699. 247 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/166. Hane konumu: Kapalı kayıt. 255 Sivas Kemaliye. 259 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayada alınmamıştır. 250 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/186. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 238 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:26. 257 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3665. 261 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3687. 254 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3655. 256 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:550. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. nüfus:101. 242 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 71 . 246 Deftere kayıt tarihi:1330. 237 Yunanistan'da Mora Yenişehir'e bağlı idari birim. 265 Aile İstanbul'a nakil gitti. (Yeni Mahalle). 252 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/195.11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 235 236 45 48 4 6 12 12 14 16 25 31 33 36 36 38 39 41266 49 53 Siroz muhacirlerinden Ali Serezli Demir oğlu Bayram Kuloğlu İsmail Kazım Şükrü Yusuf 256 257 258 254 252 Halil Demir Ahmet Hasan Abdullah Mustafa Çolakoğlu Mustafa Ahmet Siroz Serez DAĞKIZILCA Eğin255 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Akşehir Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca 1295 1295 253 Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde 1 22 1298 1313 1315 1303 1286 1304 1313 1296 1307 1286 1293 1291 1289 1307 1305 1305 Çömezoğlu Abdullah Dağkızılca Mahmut Hüseyin259 Hüseyin260 Sarıoğlu Ahmet Mehmet Karakulak oğullarından Hüseyin262 Kocakulak oğullarından Eyüp263 Ali 264 265 261 1 25 Mustafa Genç Osman oğullarından Hasan İbrahim İbrahim Hüseyin İbrahim Hasan Hüseyin Mustafa Gani bey oğlu Halil 27 Kara Veli oğullarından Mehmet Mehmet267 Kocabaş oğullarından Şükrü Kamil 268 19 28 Deftere kayıt tarihi:1330. 251 (Yunanca'da Σέρρες . 240 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/127. 248 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 241 Hanenin konumu: Kapalı kayıt.Çaybaşı Mahallesindedir. 258 Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 262 Hane konumu: Kapalı kayıt. 253 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:102. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. 266 Aileden 1296 doğumlu Hasan Hüseyin oğlu Hasan askerde (30 Haziran 1328) kalmıştır.Cumhuriyet öncesi nahiye merkezidir. 264 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3810.Serres). 263 Aile İstanbul'a nakil gitti. 243 Deftere kayıt tarihi:1327. 260 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3781. Hanenin konumu: Kapalı kayıt. Yunanistan 'ın Orta Makedonya bölgesinde idari birim. 244 Çaybaşı Köyü Mecidiye Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/159.

276 Aileden 1307 doğumlu Mehmet Ali oğlu Mustafa Yemen’de (09 TE 1326) kalmıştır. 274 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3767. Hane konumu: Kapalı kayıt. 285 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3406. 279 Anekdot: Ahmet. 4. nüfus:161. dedemin kardeşi imiş. Büyüklerimden duyardım. Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3764. 02 Nisan 1332. Aile Dögerlik Köyü'ne nakil gitti. 2004 yılında Dügerlik Köyü'nde yapılan görüşme. 72 . Çanakkale’de harpte kalmış.Şuan Buca ilçesine idari olarak bağlanmıştır. 287 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3449. Babamdan duyardım. Alay 1. 270 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3732. nüfus:338. Hane konumu: Kapalı kayıt. (Enver ŞahinYaş:50).Kol. Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3728. Mustafa. Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Dağtekke Köyü'nde yapılan görüşme. 283 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3355. Er. 24. 280 Aile Bayındır Kızılcaova Köyü'ne nakil gitti. Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/921. 273 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3763. 277 Şehit kaydı vardır. Süleyman seferberlikte kalmışmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. 284 Şehit kaydı vardır. 278 Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/ 922.Tabur 4. 275 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:26. nüfus:189. Bölük Kafkas cephesi. 272 Aileden 1307 doğumlu Esat oğlu Ali Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Anekdot: Dayılarım Çakaloğlu Veli. Piyade er. Bölük Çanakkele cephesi. Alay 1 Tabur 1. 286 Demirci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3416. Dedem babama adını vermiş.Kol.17 18 19 20 21 22 23 24 1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 268 269 53 66 66 71 75 76 87272 90 4 276 Hamit Mestan 269 Gani bey oğlu Halil Veli Çavuş Veli Çavuş 271 Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Hadim Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca Dağkızılca DAĞTEKKE 275 1308 1290 1296 1287 1293 1294 1293 1312 1307 1305 1307 1293 1307 1303 282 Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Seferberlik Şehiden Harb-i Umumi Şehiden Askerde Şehiden Seferberlikte Askerde Seferberlik Şehiden Seferberlik Seferberlik Şehiden Seferberlik Askerde Askerde Askerde Harb-i Umumi 27 07 Musa270 Cezayirli oğlu Mehmet Dane Halil İbrahim Halil273 Osman Veli 277 278 274 Koca Ali Dane Halil Mehmet Esat Mehmet Mehmet Ali Mehmet Ali Ali Halil Ağa Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke Dağtekke DEMİRCİ Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Demirci Gördes Demirci İzmir DOĞANCILAR Doğancılar 4 8 14 18 24 12 17 22 29 36 46 62 63 65 66 12 Süleyman Ahmet279 İbrahim 19 Hasan Ali Ahmet 281 280 Abdullah Hacı İbrahim Ahmet 283 284 18 Hüseyin Zeybek Arif Hüseyin 285 286 1295 1313 1298 1295 1292 1292 1313 1298 1306 1293 288 0 Zeybek Ali Abdullah Mehmet İbrahim Halil 287 0 Kırlı Abdullah oğlu Ali Tosyalı Hasan 2 0 04 Halil oğlu Hasan Tahir Mustafa oğlu Mehmet Mustafa Hasan Mehmet Çalıkoğlu Hüseyin289 1 Mustafa Gördesli Ali Necip Ömer Efendi İbrahim 12 0 1307 Dağkızılca Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3713. Aile Taşkesik Köyü'ne nakil gitti. (Fatma Bircan-Yaş:80). 23 Şubat 1331. 3. 282 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:67. 281 Dağtekke Köyü nüfus tarama cetveli:1934/ 982. 288 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:36. 271 Hane konumu: Kapalı kayıt. 33.

300 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/442.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. “4 kardeşim Çanakkale harbinde kaldı “ derdi. (Cemalettin Özcan-Yaş 60). Anekdot: Babam 1328'li idi. 293 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/754. 292 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/753. Benim babamın babası. 291 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/752. Çanakkale harbi çıkınca kıtası harbe gitmiş. 298 Anekdot: Dedem Kosti İsmail anlatırdı. 2004 yılında Doğancılar Köyü'nde yapılan görüşme. (Mehmet Köken. 295 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:23. Dedesi Denizli Çardak'’a eğitim almış. ( Hüsamettin Cömert.5 yaşında kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. 73 . 303 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/476. 310 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1710. 308 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1703. 290 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/751.2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 1 2 3 4 5 6 7 289 16 20 20 20 25 2 3 4 5 9 13 15 17 18 25 302 Ali oğlu İbrahim290 Kara Ahmet oğlu Hasan 291 Ali Ahmet Ahmet Ahmet Ali Aşma Mehmet Temel Hüsnü Veli Gökmen Mehmet Mehmet Hasan Gökoğlu Ali Halil Cabbaroğlu Hüseyin Ali Efendi Talib Abdülkadir Doğancılar Doğancılar Doğancılar Doğancılar Doğancılar DÖĞERLİK295 Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Düğerlik Akseki EĞERCİ 304 1297 1309 1311 1312 1297 1299 1288 1299 1299 1299 1298 1295 1303 1298 1315 1298 1300 1307 1301 1290 1311 1310 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 02 17 Kara Ahmet oğlu Mehmet292 Kara Ahmet oğlu Mahmut Eskicioğlu Hüseyin Hacı Osman296 Molla Yusuf Halil Durmuş298 Süleyman Hüseyin Halil Mustafa Ahmet Ali306 Yusuf oğlu Aziz Ramazan 308 309 307 303 299 300 297 294 293 11 06 05 Altıparmak İbrahim 23 31 Ahmet301 12 0 9 13 15 17 19 21 34 305 Eğerci Eğerci Eğerci Eğerci Yenişehir Yenişehir Eğerci 01 08 0 Yusuf Koruk Salih Recep Hasan Tahsin 30 Kurd Recep oğlu Azmi Ali311 0 Hasan üveyoğlu Kadir310 18 06 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/755. Yaş:55). nüfus:242. "Çakır Ali" derlermiş. 2004 yılında Düğerlik Köyü'nde yapılan görüşme. 302 Deftere kayıt tarihi:1332. 6 ay hava değişimi almış. Çanakkale'de kalmış. 301 Hane konumu: Kapalı kayıt. 294 Doğancılar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/756. (Ali Kandemir). nüfus:119. Hane konumu: Kapalı kayıt. Balıkesir'’e hastalanmış.Yaş: 49). 309 Hane konumu: Kapalı kayıt. 305 Hane konumu: Kapalı kayıt. Bunları anlattığında biz küçüktük. 297 Hane konumu: Kapalı kayıt. Kerim. 306 Anekdot: Abdülkadir oğlu Ali. 304 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:54. Yani dedem olur. Celiloğlu Ahmet. Babamın babası Hüseyin seferberlikte silah altına alındığında 2. Babam anlatırdı. Bunlar aklımda kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. Durmuş Ali seferberlikte askerde kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. Diğer ikisini hatırıma gelmedi. 296 Anekdot: Nenem rahmetli ağlayarak anlatırdı. Seferberlikte kalmış. 299 Döğerlik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/441. 2004 yılında Düğerlik Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Eğerci Köyü'nde yapılan görüşme. Bir daha dönmemiş. Babadan duyardım. 307 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1701.

Yunanistan'da bir idari birim. 313 Yunanca: Θεσσαλία . Yani dedem. 74 . Hane konumu: Kapalı kayıt. 324 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:46. 323 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1786. Hane konumu: Kapalı kayıt. Geriye iki çocuğu kalmış. 317 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1768. 314 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1756. 322 (Arnavutça: Vlorë). 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. (Özel Güneş-Yaş:65). 315 Hane konumu: Kapalı kayıt. 319 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1780. Babam anlatırdı. Anekdot: Necip dedemin kardeşi. Askere almışlar. 318 Deftere kayıt tarihi:1329. 320 Arnavutluk'ta Ergeri'ye bağlı idari birim.8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 44 45 47 49 51 52 52 56 318 Veli Çavuş312 Koca Ali oğlu Ahmet Kadri314 Meco Ali Haşim İbrahim Ali 317 319 316 315 Halil İbrahim İsmail Mehmet Veli oğlu Salih Hüseyin Hüseyin Banuş Abdullah Abbas Yenişehir313 Dömeke Yenişehir Dömeke Dömeke Girit Girit Diriza 320 322 1293 1290 1290 1299 1294 1306 1314 1296 1299 1299 324 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 0 20 T 16 30 04 06 1 26 Arnavut Abbas Sadık 321 16 59 66 Avlonya Feretor Adem323 06 HELVACI 1 2 3 4 5 6 7 8 4 9 9 10 17 20 22 22 Topçu oğlu Ahmet325 Hacı İbrahim oğlu Halil326 Mustafa Necip 328 329 330 327 Mehmet Ahmet Ahmet Mehmet Molla Ahmet Osman Hacı İbrahim oğlu Ali Hacı İbrahim oğlu Ali Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı 1293 1293 1295 1297 1297 1297 1296 1312 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Seferberlikte Seferberlikte Harb-i Umumi Harb-i Umumi Molla Ahmet Molla oğlu Hacı Osman Hacı İbrahim oğlu Mehmet331 Hacı İbrahim oğlu İbrahim332 311 312 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1733. Ahmet ve Saiplerden İnceoğlanlardaki Fatma (Safiye Ceyhan(kızlık soyadı Sezgin) Yaş: 76). 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. Anekdot: Babamın babası. nüfus:270. Hane konumu: Kapalı kayıt. 326 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/140. 7 sene sonra künyesi gelmiş. 330 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1281. Seferberlikte Arabistan’da kalmış. (Metin Tetik – Köy Muhtarı). 332 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1443. 321 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1783. Çanakkale de kalmış.Thessalía. 327 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1411. 331 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1442.3 aylık evliymiş. 316 Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1767. Hane konumu: Kapalı kayıt. 328 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1416. 329 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1377. Hane konumu: Kapalı kayıt. 3 gün 3 gece düğünü olmuş. Dedem eve gelmiş. Eğerci Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1751. Anekdot: Topçu dedem olur. O zamanlar çete zamanı. 325 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1392. Çetelr vurmuş. Annem Kerime’nin ilk kocası Mustafa askerde seferberlik zamanı namaz kılarken vurulmuş. Bunun ayağına peştamal takılıyor. Arnavutluk'ta bir şehir.

Mustafa adını bana vermişler. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2655. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. (Mustafa Aydemir-Yaş:65). (Ali Üstün Toprak-Yaş:68). 341 Hane konumu: Kapalı kayıt. Askerde kalmışlar. nüfus:431. 342 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:84. Yani büyük dedem. 75 . 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 352 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2561. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. 345 Aileden 1284 doğumlu Hacı Ali oğlu Mustafa Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 344 Anekdot: Halil ve Hamit . Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. anekdot: Babamgiller 5 kardeş yetim kalmış. Mehmet Sadık askerde kalmış. Kendisi dedem olur. 334 Anekdot: Dedemin kardeşi. 343 Aileden 1309 doğumlu Mahmut oğlu Ali Umumi harpte (16 Eylül 1328) kalmıştır. İkisi de askere alınmış. Büyük amcam. Amcalarım harpte kalmış. 340 Aileden 1299 doğumlu Ali Bey oğlu Mehmet Yemen’de (26 TE 1322) kalmıştır. Seferberlik ilanı ile tarladan götürmüşler. 2.(Mehmet Kemal Pala. Baba ve dedem söylerdi. Anekdot: Amcam. 349 Hane konumu: Kapalı kayıt. Annem söylerdi. dedemin babası. Jandarmalar götürmüş. 335 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1461. Mustafa. Kendisi seferberlikte askerde kalmış. Kardeşi Mustafa’da askerde kalmış. 350 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2559. Aile Kemalpaşa Yukarı Kızılca Köyü'ne nakil gitti. (Mehmet Sadık Altaş-Yaş:77). Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1495. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1471. 339 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1487.9 10 11 12 13 14 15 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 26333 27 32 38 38 38 40 44 340 Mehmet Sadık334 Pala Hasan Hüseyin336 Mustafa337 Hüseyin338 Mehmet İsmail 339 335 Osman Pala Mehmet Edremitli oğlu Molla Mehmet Mahmut Mahmut Mahmut Mehmet Ali Bey Yörük Osman Mustafa Mehmet Mustafa Hasan Faydaoğlu Hasan Ahmet Mehmet Efendi Mustafa Hüseyin İsmail Musa beslemesi Mehmet Süleyman Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı Helvacı KARAKIZLAR Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar 1309 1305 1293 1296 1303 1314 1307 1303 342 Şehiden Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Umumi Harpte Umumi Harpte Askerde Umumi Harpte Askerde Askerde Umumi Harpte Askerde Askerde Askerde 06 A Hasan Hüseyin 341 07 T 0 3 6 10 12 343 345 Yörük Osman oğlu Ali Osman Mustafa Halil 347 344 346 1289 1294 1309 1291 1309 1301 1304 1313 1307 1286 1293 1313 1306 22 T 11 T 24 Süleyman Abdullah Mehmet Mehmet Nasuh 12 13 16 21 23 26 30 30 37 1 348 Osman349 350 351 2 Mehmet352 İsmail Ağa Hamid 1 2 333 336 Aileden 1301 doğumlu Osman oğlu Mustafa Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 337 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1485. Askerde kalmış. Rahmetli nenem anlatırdı. Geri dönmemiş.Yaş:65). 348 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2585. Dedem dönmüş. Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1456. Onun ismini bana vermişler. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 346 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2656. 347 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2659. 2004 yılında Helvacı Köyü'nde yapılan görüşme. 351 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2660. Gidiş o gidiş. 338 Helvacı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1486. İsimleri geride kalanların çocuklarına verilmiş. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2620.

Askerde kalmış. Bir daha haber alınamamış. Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2588. Büyüklerimden duyardım. 76 .Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. 357 Anekdot: Murat. 368 Anekdot: Mehmet Ali: Dedemin kardeşi olur. 359 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2648.65). 362 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2556.14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 1 2 3 4 5 6 7 8 41 44 51 53 53 55 55 56 59 61 62 361 Mehmet353 Osman Tevfik 354 355 Kırlı Ali Çavuş Sabancı oğlu İsmail Emin Kasapoğlu Mehmet Kasapoğlu Mehmet Abdurrahman oğlu Mustafa Abdurrahman oğlu Mustafa Osman Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Karakızlar Çakırbeyli Karakızlar 1314 1305 1314 1297 1305 1305 1304 1313 1289 1308 1291 1315 1298 1286 365 Umumi Harpte Şehiden Umumi Harpte Şehiden Askerde Askerde Askerde Umumi Harpte Umumi Harpte Umumi Harpte Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Şehiden Seferberlik Bornova askeri hastanesinde 2 Mustafa356 Hamid Abdurrahman Murad357 Yusuf358 Mehmet Hasan 359 360 362 14 T 0 2 19 2 Ali İbrahim Ali 16 Mehmet Ali Tahir363 Hüseyin 64 69 83 9 19 20 21 22 24 33 36 Mehmet Efendi Ağadaki364 Ali 366 367 Mehmet Karakızlar Hacı Mehmet oğlu Düğerlik Veli Salih Efendi Ağadaki Kandiye KARAKUYU Osman Abdurrahman İbrahim Efendi Hacı İsmail Hüseyin Aydın'lı Ahmet Kel Hasan Köse Osman Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 2 01 1307 1298 1311 1313 1293 1304 1290 1282 Eskici Abdurrahman oğlu Mustafa Ahmet Sabri Mehmet Ali Mehmet Hasan Hüseyin Halil Köse Osman oğlu Ali 368 12 A 17 25 H 04 353 356 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2700. Çanakkale’de seferberlikte kalmış. Çanakkale’de vurulmuş. 363 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2546. 4 kardeşlermiş. (Mustafa Avcı-Yaş:77). (Sami Kösten-Yaş:72). Hane konumu: Kapalı kayıt. 366 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2822. 360 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2712. Diğer amcam Mustafa da seferberlikte kalmış. Osman ismi amcaoğluma verildi. 361 Aileden 1299 doğumlu Mustafa oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme.Yaş. Ahmet Sabri de kardeşi. (Erdoğan Korkmaz-Karakuyu. Amcammış. Yenilemede kayada alınmamıştır. Anekdot: Amcalarım Mustafa ve Hamit askerde kalmışlar. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 2004 yılında Karakızlar Köyü'nde yapılan görüşme. En son Yunanistan tarafından mektup gelmiş. Hane konumu: Kapalı kayıt. 358 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2627. 364 Aile Torbalı’ya nakil gitti. 367 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 354 Anekdot: Osman Sabancı oğlu Osman. 365 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:103. Yani Büyük amcam. (Mehmet Kasapoğlu-Yaş:64). nüfus:614. 355 Karakızlar Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2729.

Babamın babası olur. 383 Hane konumu: Kapalı kayıt. Dayım Ahmet çavuş anlatırdı. Önce Yemen.Karakuyu. 381 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2845. Ahmet. 371 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934//2849.Yaş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme.Yaş. Ama kendisini de ret etmiş. Çanakkale’de kalmış. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Seferberlikte silâhaltına alınıyor. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Seferberlikte askerde kalmış. Mehmet. Geri gelmiş. Salih. (İsmet Çetinay. 377 Anekdot: Mehmet Ali: Deden olur. Çanakkale’de kalmışlar. Ben Çanakkale’ye mezarlarını aramaya gittim. Babam anlatırdı. Bulamadım. Süleyman ve Mehmet Ali toplam 5 kardeş seferberlik ilan edildiğinde hepsini askere almışlar. Nenem “hiçbir çocuğum geri gelmedi” diye ağlaya ağlaya gözleri kör olmuş. 376 Hane konumu: Kapalı kayıt. (Süleyman Aydın-Yaş:70). Dayım dedem ve büyük amcamların harpten dönmediğini anlatırdı.Yaş:46). Dedem hükümete haber vermemiş. (Süleyman Acar. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme.Hane konumu: Kapalı kayıt. 12 bayram (6 yıl) askerde geçiyor. Geriye sadece babam kalmış.9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 39 42 43 45 45 46 47 48 51 53 54 59 63 72 72 80 86 90 94 95 İbrahim İbrahim369 Salih 370 371 Muhacir Hacı Ahmet Karakuyu Çakır İbrahim oğlu Karakuyu Veli Ali Karakuyu Molla Abidin Molla Abidin İbrahim Karakuyulu Halil Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu Karakuyu 1307 1307 1305 1289 1285 1301 1298 1312 1297 1297 1307 1311 1299 1311 1308 1314 1313 1304 1309 1290 Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Çanakkale Harbi Şehiden Seferberlik Seferberlik Şehiden Seferberlik Askerde 25 H 26 T Hasan Molla Abidin oğlu Süleyman Bekir İbrahim Mahmut 372 373 30 0 21 T Ahmet Veli Çavuşoğlu Hüseyin Çavuşoğlu Hüseyin Mustafa Kocakulak İbrahim Dağlı Ahmet Sancaktar oğlu Mustafa Ali Mehmet Ali Süleyman Karasulu oğlu Hasan Halil 383 Hatip Veli oğlu Mehmet Çavuşoğlu Hüseyin hafidi Mustafa Ali374 Mehmet Hasan375 Hüseyin376 Kocakulak İbrahim oğlu Mehmet Ali377 Hüseyin378 Ali379 Kamil380 Mustafa381 Mehmet Tevfik Süleyman 382 08 H 27 1 0 21 T 2 15 Gülcüoğlu Durmuş Ali Gülcüoğlu Mehmet 11 369 Anekdot: İbrahim benim amcamdı. Babam ve nenem ben küçükken öldüler. Fakat şaka ile ölüme sebebiyet verdiği için az bir hapis cezası almış. Burada babuçculuk (Ayakkabıcılık) yapıyorlarmış. (Niyazi Çakır. 374 Anekdot: Mustafa Ali: Dedem olur. Kendisi Yemen ‘de 8 sene kalmış. Bir gidiyor. Duyuşuma göre Salih amcam silahla şaka yaparken kardeşi Mehmet’i öldürmüş. Bunları rahmetli annem anlatırdı. Babamlar Bulgaritan’dan Tırnova’dan muhacir olarak gelmişler. Babamdan annemden duyardım. Çanakkale’de kalmış.Yaş:62). Kardeşi Salih’ten hiç haber alınmıyor. Hapse giriyor.Karakuyu. Öyle söylerdi babam. (Mestan Şengün Karakuyu. O geri dönebilenlerden. Kardeşim İbrahim amcamın adı konmuş.Yaş:48). Hapisten çıktıktan sonra askere alınmış. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Nerden bulacan?(Enver Çetinay –Yaş. 372 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2851. 77 . 380 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2867. ( Ahmet Yardımcı. Büyüklerimden duyardım. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme.77). Kendisi askere alınıyor. sonra Kafkasya cephesine gidiyor. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Sadece babam kalmış. Kamil . Anekdot: Kamil. 379 Hane konumu: Kapalı kayıt. Askerden hayvan çiğnedi diye künyesi gelmiş. Babam kardeşim doğunca adımı vermiş.Mehmet. (Mehmet Veysel ÖzYaş: 64). 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. Nenem anlatırdı. 373 Anekdot: Hatipoğlu Mehmet: Dedem olur. Bir daha geri gelmemiş. Çanakkale’de kalmış. Seferberlikte kalmış. Bir daha haber alınmamış. Amcan olur. Askerde kalmış. 370 Anekdot: Ali oğlu Salih. 378 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2864. 375 Anekdot: Dedem Mustafa Ali ve diğer erkek kardeşleri Hasan Çavuş. Bir daha geri dönmüyor. Seferberlikte askere alınmış.65).76). Babamgillerin en büyükleri imiş. Babam Ahmet anlatırdı. Benim amcam olur. 382 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2881. 2. 5-6 kardeşmiş. anekdot: İbrahim. 3 oğlan kardeşlermiş.

Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2254. 389 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2249. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. Anekdot: Amcam. 387 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. (Hamit Bolsoy-Yaş:80).29 30 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 384 99 Mehmet384 Abdülmuttalib Karakuyu oğullarından Mehmet Abdullah Hacı İbrahim 388 1310 1311 387 Askerde Seferberlik Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Seferberlik Seferberlik Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde 20 T 115385 Süleyman386 1 11 12 12 13391 13 14 15 17 22 23 37 38 4 5 5 20 20 21 22 31 Ali Kırlıoğlu Hüseyin Mustafa 389 390 Karakuyu KARAOT Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot Karaot DİRMİL 399 1313 1286 1294 1296 1309 1311 1311 1296 1286 1313 1301 1299 1310 1300 1298 1304 1297 1301 1286 1308 1291 1 Kırlı Ahmet Hüseyin Hüseyin Ali Ali Ali Mavioğlu Ahmet oğlu Halil Ali Deli Mustafa Halil Yörük Ali Hüseyin Yörük Recep Süleyman Kara Mehmet mahdumu Süleyman İçelli Ahmet İçelli Ahmet İnce Mehmet İçelli oğlu Hüseyin Abdül Ahmet Aydınlıoğlu Mehmet392 Aydınlıoğlu Hüseyin393 Yetim oğlu Arif İbrahim 395 394 2 Hasan Ali oğlu İbrahim396 Ali İbrahim oğlu Hamit397 Yörük Ali oğlu Mustafa Menemenli Yaşar Mustafa400 Mehmet Halil İçelli Ahmet oğlu Osman Mehmet Mustafa Osman Hacı Osman oğlu Yörük Süleyman 403 404 402 401 398 12 12 Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Çakallar 04 A 2 06 03 1 01 H Anekdot: Mehmet: Babamın babası yani dedem olur. 393 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2256. 385 Deftere kayıt tarihi:1330. Köyün kurucularındanmış. 400 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1805. Mehmet. Anekdot: Cemali. nüfus:210. 401 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1807. 78 . (Mustafa Ali Günay Yaş:70). Kalanlar dönmemiş. (Hüseyin Aydın-79). Aile Dağkızılca Köyü’ne nakil gitti. Kardeşim doğunca biraderime Arif adını vermiş babam. Emmiler yörüklerinden. Babam anlatırdı. (Ali Özatar-80).Adı Korucuk olarak değiştirilmiştir. 391 Aileden 1309 doğumlu Ali oğlu Aydınlı oğlu Mehmet Balkan harbinde (1328) kalmıştır. Hacallar. Hacı Ali oğulları. Bir daha haber alınamamış. Babam ben doğunca benim adımı askerde kalan iki kardeşinin adını birden koymuş. Seferberlikte kalmış. 394 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2288. 398 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2281. 397 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2304. 403 Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Dağkızılca Köyü’ne nakil gitti. 2004 yılında Karaot Köyü'nde yapılan görüşme. Ben doğunca adını bana vermişler. Kaçanlar kurtulmuş. 2004 yılında Karakuyu Beldesinde yapılan görüşme. 388 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2247. Yaralı olduğunu buraya bildirmiş. 386 Karakuyu Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2895. Anekdot: Amcamız. Bunlar kalmış. asker gitmiş. Seferberlikten gelmemiş. nüfus:349. 395 Hane konumu: Kapalı kayıt. 399 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:65. 390 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2250. 404 Hane konumu: Kapalı kayıt. İki kardeş seferberlikte kalmış. Ali ve Mustafa. Kaydı bulunamadı. 396 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2266. 392 Karaot Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2255. Hane konumu: Kapalı kayıt. 402 Hane konumu: Kapalı kayıt. Mustafa Ali.Hüseyin Üçü de benim amcam olur.

(Niyazi BaykurtYaş:78). 415 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1256. (Mehmet Ali Alkan -Yaş: 82). 79 . Ayşe ninem söylerdi. Ben 24-25 yaşlarında idim. 409 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:17. (Kudret Çetin-Yaş:55). Hane konumu: Kapalı kayıt. Dedem Bekir orta yaşta olmasına rağmen askere alınmış.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Elinden silahını alamamışlar. 413 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1251. Hane konumu: Kapalı kayıt. Bir Perşembe günü eşekle Tepeköy pazarından gelirken Çiftetepeler de arkamdan Cumalıköy’den olduğunu söyleyen sakallı ve yaşlı birisi eşekle bana yetişti. 422 Bu araştırmayan yapan kişi olarak büyük dedemdir. Anlatırlardı. 416 Aileden 1300 Yenipazar doğumlu Koca Tahir oğlu Hüseyin Umumi harpta (1329) ve 1297 Deliorman doğumlu Salih oğlu Tuzlu Osman Umumi harpte (1329) kalmıştır. 408 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1867.2004 yılında Ormanköy Köyü'nde yapılan görüşme. Eskicilerin çocukları. Amcamın Çanakkale cephesinden silah arkadaşı imiş. Balkan harbinde kalmış. Çanakkale harbi çıkınca Jandarmalar hasta halinde zorla tekrar geri götürmüşler. Çengele’den Halil onbaşılardan diye cevap verdim. 412 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:88. Anekdot: Mehmet Ali” Benim amcam olur. Vücudu ikiye bölmüş. Ben doğunca babam kardeşinin adını bana vermiş.Adı Ormanköy olarak değiştirilmiştir. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 417 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1271. Hane konumu: Kapalı kayıt. Nerdensin? Diye sordu. Şerifelerin çocukları. Hane konumu: Kapalı kayıt. Babam doğunca babasının adını vermişler.9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 34 34 38 41 43 46 46 60 62 1 2 3 6 7 8 13 14 416 Halil405 Ahmet Hasan 406 Kürd oğlu Hüseyin Hüseyin Ramazan Hatipoğlu Halil İsmail Hüseyin Şekerci Mehmet Hüseyin Hasan Ali Mehmet Ali Durmuş Ali Paşa Abdullah Küçük Mehmet 413 Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Dirmil Yenişehir Çatalca Bayraklı Çatalca Çatalca Kuşçuburun Kuşçuburun Çatalca Tuna Çatalca ÇENGELE 419 1311 1307 1305 1313 1291 1300 1293 1299 1308 1300 1286 1298 1299 1301 1317 1301 1297 1294 1298 1305 1290 Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Askerde Şehiden Askerde Harb-i Umumi Askeri Hastane Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Askerde Çanakkale Harbi Askerde 16 Mehmet 407 14 Arap Selim'in hafidi Mehmet Şekerci Hüseyin408 İçelli Şeker Mehmet Mehmet Mehmet Hüseyin410 Ensari Halid 411 09 A 26 0 08 KUŞÇUBURUN409 16 412 03 Süleyman Hayri 414 415 Uzun İsmail Kara Ali Şaban Hacıoğlu Hayrettin 417 Eyyüp Osman Tunalı Osman Bahattin 418 16 Salih Paşa Eyyüp Mehmet Hüseyin 422 17 4 13 19 Mehmet Ali420 Mehmet Ali 421 Çengele Çengele Çengele 2 Sarılar aşiretinden Bekir Halil 16 405 406 Hane konumu: Kapalı kayıt. 410 Hane konumu: Kapalı kayıt. Bir İngiliz saldırısında makineli tüfek ateşine kapılmış. Köye dönmüş. Hastalanmış. 418 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1284. nüfus:236. 411 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1245. Mısırlıların çocukları hep harpte kalmış. Anekdot: Dedem olur. 407 Dirmil Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1863. 2004 yılında Korucuk Köyü'nde yapılan görüşme. 414 Kuşçuburun Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1255. Babam dedem öldüğünde nenemin gövdesinde üç aylık hamileymiş. 421 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1929. Hastaneye götürülesiye kadar kan kaybından vefat etmiş. gülerken ölmüş. Cephede bir İngiliz saldırısında ayağından şarapnel almış. 419 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:44.2004 yılında Torbalı'da evimde yapılan görüşme. Hane konumu: Kapalı kayıt. 420 Anekdot: Mehmet Ali” Amcam olur.

437 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1567. Aile İzmir’e nakil gitti. Anekdot: Tosun Necip” Büyük amcam olur. 429 Hane konumu: Kapalı kayıt.4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 24 25 25 25 25 32 36 40 44428 45 430 Hamit İslam Halil423 Ahmet424 Hamit 425 İbrahim Mustafa Mustafa Mustafa Mustafa Mustafa Mehmet Abdullah Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele Çengele 1313 1300 1300 1303 1305 1298 1303 1311 Şehit Sebdülbahir Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Çanakkale harbinde Anafartalar Çanakkale Harbi 29 H Osman Necip426 Osman427 15 Hasan429 Mustafa 431 Mustafa Mısırlı Mustafa oğlu Mehmet Süleyman Memiş oğlu İsmail Mehmet 436 Çengele Çengele ÖZBEY432 1311 1314 Askerde Şehiden 0 06 A 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 423 424 3 8 11 20 435 Satıcı Mehmet433 Ethem Hüseyin Mustafa 434 Kasaba Fetrek Özbey Arapçı Özbey Hamidiye Tırnova Özbey Özbey Edirne Hasköy445 440 1291 1309 1314 1301 1308 1287 1303 1310 1310 1290 Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Çanakkale Harbi Çanakkale Harbi Askerde 06 2 Veziroğlu Hasan 437 Veziroğlu Gani Nizamoğlu Hüseyin 438 0 23 30 35 36 39 442 Koca Veli oğlu hafidi Mehmet Mehmet İsmail 439 441 443 Kara Ahmet Hasan Süleyman Kara Recep Mustafa Hoca 25 Mahmut 40 Mustafa hoca oğlu Ahmet444 2 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1902. 440 (Bulgarca: Велико Търново. 439 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1581. Bulgaristan'ın bir şehridir. 445 (Bulgarca: Област Хасково / Oblast Khaskovo). Babam 1918 de silah bırakıldığında Yunan işgalinde Hortunalı Hamit ile birlikte hareket etmiş. Bulgaristan'ın güneyindeki bir ildir. Hane konumu: Kapalı kayıt. Aileden 1287 Lofça doğumlu Ahmet oğlu Mısırlı Ahmet oğlu Mehmet Ç:anakkale Sebdülbahir (29 KS 1329) ve 1309 doğumlu Mısırlı Ahmet oğlu Ali Osman Askerde (11 TE 1329)kalmıştır. 80 . Aile İzmir’e nakil gitti. 427 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1922. Dedemin babası Hüseyin ile birlikte seferberlikte askere alınmış. 433 Hane konumu: Kapalı kayıt. Dedem Tarsus’ta Fransızlarla orada çarpışırken orada kalmış. Çanakkale cephesinde kalmış. 438 Anekdot: Koca Velioğullarından Mehmet. Çanakkale’de cephede hep beraberler imiş. trl: Veliko Tarnovo). Çok iyi. 444 Hane konumu: Kapalı kayıt. 432 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:52. (Musa Özbek . 443 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1587. 430 Deftere kayıt tarihi:1329. Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1903. 436 Aile Bozköy Köyü’ne nakil gitti. Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1565.Yaş: 65). Aile İzmir’e nakil gitti. 2004 yılında Özbey Köyü'nde yapılan görüşme. nüfus:214.Yaş:71). 441 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1584. Dirmil’den asker arkadaşı anlatırdı. Hane konumu: Kapalı kayıt. 428 Aileden 1307 doğumlu Mustafa oğlu Süleyman Şehiden (02 Şubat 1329). Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1586. Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1959. 2004 yılında Ormanköy Köyü'nde yapılan görüşme. 442 Aileden 1308 doğumlu Kara Recep oğlu Mahmut Balkan harbinde (1329) kalmıştır. yardım sever biri imiş. 435 Aileden 1306 Torbalı Mersinli doğumlu Üzeyir oğlu Gani oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1329) kalmıştır.Cumhuriyet öncesi adı Hamidiye’dir. ve 1305 doğumlu Mustafa oğlu Mehmet Yemen’de (1327) kalmıştır. Babam anlatırdı.(Mehmet Özer Tosun. 431 Hane konumu: Kapalı kayıt. 434 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1550. 425 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1904. 426 Çengele Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1919.

ve 1301 doğumlu Osman oğlu Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Hüseyin Balkan harbinde (1328) kalmıştır. 461 Deftere kayıt tarihi:1330. 453 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Birisi 16. 451 Deftere kayıt tarihi:1330. 448 Anekdot: Nenem Rabia söylerdi. 2004 yılında Özbey Köyü'nde yapılan görüşme. Çocuklar seferberliğe bir gitti. 460 Hane konumu: Kapalı kayıt. Anekdot: Ömer-Mehmet. 2004 yılında Saipler Köyü'nde yapılan görüşme. Adı Pamukyazı olarak değiştirilmiştir. (Kazım Çevik. 450 Deftere kayıt tarihi:1323. Babamın kardeşleri. nüfus:117. Yaş:63) . 455 Hane konumu: Kapalı kayıt. 462 Hane konumu: Kapalı kayıt. 456 Hane konumu: Kapalı kayıt. 467 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1509. Duydum Seferberlikte kalmış. 457 Hane konumu: Kapalı kayıt. 454 Arapçı Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1. Yaş:70). 458 Hane konumu: Kapalı kayıt. diğeri 18 yaşında seferberlikte silah altına alınmış. 81 .. 459 Hane konumu: Kapalı kayıt. 463 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1508. İkisi de amcalarım olur. 452 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1603. Yaş:64). 449 Özbey Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1595. Hane konumu: Kapalı kayıt. Bir daha geri gelmemişler. Hane konumu: Kapalı kayıt. dirisinden de ölüsünden de bir haber çıkmadı derdi. (Yaşar Suhan. (Kemal Çelik. 464 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1520. 465 Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1521. nüfus:160. Gece bir tıkırtı (ses) oldu mu acaba geri geldi mi ? dermiş. “İki oğlumun künyesi gelmedi” derdi. 2004 yılında Saipler Köyü'nde yapılan görüşme. 466 Aileden 1299 doğumlu Süleyman oğlu Hacı Ömer oğlu Osman oğlu Mehmet Balkan harbinde (1328) Saibler Köyü nüfus tarama cetveli:1934/1507.11 12 13 14 15 16 1 2 3 4 5 6 7 8 9 40 41 47 52 53 450 Mehmet446 Boğuş oğlu Mehmet Yusuf 448 449 447 Mustafa Hoca oğlu Mehmet Salih Mehmet Mehmet kahya Mehmet Salih Traş Mehmet Koca Durmuş Ali Mehmet Hüseyin Süllü Kâhya Süleyman Süllü Kâhya Süleyman Ayrancı İsmail Kadayıf Mehmet Aşık Mehmet Hamidiye Edirne Hasköy Hamidiye Edirne Hasköy Edirne Hasköy Selanik ARAPÇI453 Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Arapçı Tulum Arapçı Arapçı SAİBLER 463 1311 1290 1313 1298 1293 1300 1296 1307 1316 1307 1296 1300 1294 1313 1311 Askerde Askerde Harb-i Umumi Askerde Askerde Seferberlik Umumi Harb Askerde Askerde Topçu hastanesi Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 29 08 Mehmet Kâhya oğlu Halil Hasköy'lü Hacı İsmail Hüseyin452 Traşe Ali454 Mustafa Ali Halil455 Süleyman456 03 3 59451 1 4 7 11 14 15 24 27 45461 21 20 23 T 06 Süllü Kahya oğlu Durmuş457 Süllü Kâhya oğlu Hasan458 Ayrancı oğlu Mehmet459 Ahmet 460 3 2 16 A Şükrü462 08 1 2 3 8 8 9466 Hacı Ömer oğlu Ömer464 Hacı Ömer oğlu Mehmet465 Hüseyin467 Nebi Nebi Mehmet Ali Saibler Saibler Saibler 1312 1313 1312 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi 446 447 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Dedem anlatırdı. Anekdot: Amcam olur.

469 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/252. 481 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3101. Mustafa Doğa (82). Alay 4. 474 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:102. 487 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3118. Çanakkale cephesi Soğanlıdere. Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/256. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. 478 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3091.Bugün Torbalı ilçesinin mahallesidir. Babam geri dönmüyor. Yaş:84). 485 Hane konumu: Kapalı kayıt. 486 Hane konumu: Kapalı kayıt. 479 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3092. 42. 477 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3087. 471 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/257. 484 Hane konumu: Kapalı kayıt. 488 Hane konumu: Kapalı kayıt. Piyade er. Şehit kaydı vardır. Bölük. (Mehmet Filiz. Hane konumu: Kapalı kayıt. 472 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/269. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. Anekdot: Askerde Çanakkale'de savaşta kalmış. Hane konumu: Kapalı kayıt. Amcaoğlum olur. Hane konumu: Kapalı kayıt. Oğlu dönüyor. Hane konumu: Kapalı kayıt. 30 Haziran 1331. Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 475 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3083. 476 Hane konumu: Kapalı kayıt. 480 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3100. Abdül eniştemden duyardım.Kol. 483 Aileden 1300 Çatalca doğumlu İsmail oğlu Aziz Balkan harbinde (1328) kalmıştır. nüfus:517. 82 . 473 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/270.TAŞKESİK 1 2 3 4 5 6 1 2 9 10 28 28 Şaban Yusuf 468 469 Hasan Musa Hacı Yakup Mehmet Sait Salih 471 472 Kafkasya Kafkasya Kafkasya Kafkasya Havuzbaşı Havuzbaşı HORTUNA 474 1315 1286 1290 1289 1297 1311 Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Osman470 Hüseyin Mehmet Kadir 473 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 1 3 4 7 7 18 19 21 24 24 28 483 Molla Halil oğlu Halil İbrahim475 Tat Osman476 Molla Mehmet oğlu Durmuş477 Hüseyin Osman 478 479 Halil Hacı Halil Mehmet Hasan Hasan Mustafa Hacı Osman Hüseyin Abdullah Abdül İsmail Sersem İsmail Alekooğlu Halil Abdullah Mecu Mehmet Mehmet Hacı Ali Efendi oğlu Recep Hortuna Hortuna Hortuna Arıtaş Arıtaş Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Kulaklıoba Kulaklıoba Hortuna Çatalca Hortuna Hortuna 1315 1294 1305 1308 1304 1307 1291 1290 1296 1298 1315 1298 1298 1294 1294 1292 1300 Seferberlik Şehiden Kafkasya Cephesi Seferberlik Seferberlik Askerde Seferberlik Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Askerde Askerde Seferberlik Askerde Şehiden Askerde 02 A 1 Mehmet namı diğeri Ali Kara Süleyman İsmail Apdül Aziz 481 480 06 2 Süleyman482 484 28 32 33 34 36 36 Salih485 Salih486 Hüsrev Cemali Ahmet Mehmet488 487 1 14 14 20 A 25 468 470 Taşkesik Köyü nüfus tarama cetveli:1934/250. Adı Yazıbaşı olarak değiştirilmiştir. Aile İzmir'e nakil gitti. 482 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3102. Anekdot: Hasan onbaşı oğlu Abdül ile Topkapı sarayı önünde karşılaşmışlar. 5. Tabur 2. Hane konumu: Kapalı kayıt.

498 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3164. nüfus:144. 494 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3147. 508 Hane konumu: Kapalı kayıt. 507 Hane konumu: Kapalı kayıt. Dedem olur. 2004 yılında Yazıbaşı Beldesinde yapılan görüşme. Deden geri dönmemiş. 499 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3180. 492 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3153. (Hasan Kar. Babam askere normal dedem ihtiyat olarak alınmış. 83 . Hane konumu: Kapalı kayıt. 506 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:28. nüfus:130. 496 Hane konumu: Kapalı kayıt. 497 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3159. 504 Deftere kayıt tarihi:1329. 501 Hane konumu: Kapalı kayıt. 491 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3148. Anekdot: Halil Onbaşı. 500 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3188. Hane konumu: Kapalı kayıt. 495 Hane konumu: Kapalı kayıt.18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 1 2 3 4 5 38 40 50 51 52 54 54 55 55 55 59 61 74 90 90 91 92 103 502 Yaşar489 Mustafa Fettah490 Osman491 Mehmet 492 493 İlyas Hacı Ali Kara Osman Fettah Kurt Hüseyin Köse Salih Köse Salih Kara Veli Kara Veli Kara Veli Seyit Ali Süleyman Kırımlı Mustafa Kadir Kadir 500 499 Hortuna Hortuna Çatalca Çatalca Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Hortuna Hortuna Hortuna Çatalca Hortuna Kasaba Radoviştina505 YENİKÖY 506 1291 1291 1289 1311 1302 1306 1312 1314 1307 1309 1309 1289 1309 1298 1306 1281 1311 1302 1309 1294 1304 1293 1293 1296 509 Çanakkale Harbi Askerde Dördüncü Ordu Esarette Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Seferberlik Seferberlik Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 21 Köse Salih oğlu Şakir Ramazan494 Salih 495 496 0 04 Yaşar 21 Süleyman Halil497 Halil Onbaşı498 Mehmet Salih Hüseyin Efendi Çatalcalı Ahmet Bayram Ali 501 503 01 A 11 12 İsmail Süleyman Hüseyin Hüseyin Ahmet Mehmet Efendi Mustafa nam oğlu Mehmet Kara Mehmet İmamoğlu Mustafa 27 1 Narinceli aşiretinden Ahmet 09 T 110504 Ali 6 8 16 17 19 Mustafa İbrahim Koca Mahmut oğlu Ali507 Kara Mehmet oğlu Ahmet508 İmamoğlu Mustafa mahdumu Abdurrahman 08 T Yeniköy Yeniköy Yaylayaka Yeniköy Seydişehir 2 09 10 A 08 12 YOĞURTÇULAR 489 490 Hortuna Köyü nüfus tarama cetveli:1934/3131. 493 Hane konumu: Kapalı kayıt. 502 Deftere kayıt tarihi:1324. 503 Hane konumu: Kapalı kayıt. 505 (Makedonca: Радовиш) Makedonya’nın güneydoğusunda yer alan bir idari birim. 509 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:29. Yaş:73).

519 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1083. 511 Şehit kaydı vardır. Bölük. 520 Hane konumu: Kapalı kayıt. Tabur 5. 525 Deftere kayıt tarihi:1325. 524 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1106. 527 Hane konumu: Kapalı kayıt. Piyade onbaşı.1 2 3 4 5 6 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 8 8 17 21 25 27 4 16 17 19 23 31 38 55 59 70 73 77 79 82 82 85 98 98 Süleyman Mahmut Halil511 Hafızoğlu Mehmet Ahmet Dedeoğlu Halil Mehmet515 Hüseyin Hamdi Hasan Topal Mehmet oğlu Ahmet Abdullah Yusuf İbrahim519 Karabacak Ahmet520 Yusuf 521 522 516 517 513 512 Molla Abdurrahman Molla Abdurrahman Deveci Mehmet Şeker Mehmet Balcıoğlu Mehmet Koca Abdullah Lazoğlu Mustafa Nasuh İbrahim Halil Çavuş Deli İbrahim oğlu İsmail Topal Mehmet İbrahim Osman Kürt Ali Mehmet Eskici Salih Mustafa Sülüdaki Faydalı oğlu Ahmet Mustafa Mustafa Halil Topal Hasan Memiş oğlu Hasan Ömer Ahmet Hamidabat510 Hamidabat Yoğurtçular Yoğurtçular Yoğurtçular Hortuna Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Uçhisar Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Girit Torbalı Torbalı Torbalı Torbalı Tire-Göktepe Çaybaşı Torbalı Edirne-Kocanlı 1291 1312 1309 1294 1312 1294 514 Askerde Askerde Şehiden Şehiden Askerde Bağdat'ta harpte Askerde şehit Askerde şehit Askerde şehit Askerde şehit Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Harbde Askerde Askerde Askerde Çorlu hastanesinde Askerde Askerde Askerde 2 02 H 0 22 T 21 A TORBALI MAHALLESİ 1303 1311 1296 1305 1311 1285 1310 1295 1300 1291 1313 1313 1310 1315 1312 1295 1309 1305 1311 1290 04 04 07 Deveci oğlu Hüseyin 518 03 H 14 27 12 26 02 1 Salih Sülüdaki Ahmet523 Halil 524 13 07 Mehmet Emin Yörük Halil oğlu Süleyman Süleyman Mustafa 2 01 A 29 23 21 107525 Kocakulak Bekir'in üvey oğlu İsmail 120526 Hasan Vasfi Efendi527 26 510 512 Bugünkü Kemalpaşa Beşpınar Köyü. 522 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1097. 84 . 15 Şubat 1331. 523 Hane konumu: Kapalı kayıt. 521 Hane konumu: Kapalı kayıt. Fırka 33. 514 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:105. Aile Tepeköy Mahallesine nakil gitti. Çanakkale cephesi Arıburnu Kanlıdere. 526 Deftere kayıt tarihi:1327. nüfus:444. 515 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1011. 516 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1012. 518 Hane konumu: Kapalı kayıt. 513 Yenilemede kayda alınmamıştır. 11. 517 Torbalı Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/1013.Kol. Aile Ayrancılar Köyü’ne nakil gitti.İlçenin merkez mahallelerindendir. Alay 2. 4.

529 Hane konumu: Kapalı kayıt. 544 Deftere kayıt tarihi:1324. 542 Deftere kayıt tarihi:1323.21 22 23 24 25 26 142528 İlyas529 154 155 175 532 Hasan Mehmet Mehmet Mustafa Damalaki Bayram Hutbi Koçana Siroz Garabin Girit 1301 1292 1304 1301 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 2 Yusuf 530 09 Hakkı531 Hasan 533 28 28 177 181 Selanik muhaciri Yaşar Behzat Selanik 1305 Küretepe 1314 -Karabina TEPEKÖY MAHALLESİ534 Tepeköy Uşak Tepeköy Arapçı Tepeköy Tepeköy Tepeköy Aydos Girit-Hanya Tepeköy Dersadet Tepeköy Tepeköy Torbalı Meşhet Erzincan Debre-i bala Dırama 1304 1304 1301 1300 1309 1304 1308 1293 1293 1304 1295 1295 1306 1298 1291 1299 1299 1304 30 A 10 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 3 4 4 5 13 30 44 49 50 51 65541 73 78 84 96 542 Durmuş İbrahim535 Mehmet Salih Ali 536 537 538 Çakaloğlu Hasan Hüseyin Mehmet Mustafa Ali Seyit oğlu Halil Eskici Ali İzmirli Mustafa 540 Arıburnu Şehiden Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 20 06 02 07 İsmail İbrahim539 Muhacir Mehmet Mustafa Arap Halid Kadri Osman Recep Musa oğlu Musa545 Arif 547 549 551 543 30 Ali Nazif Ali Zenci Kamil Hasan Mustafa Hüseyin Hüsnü İbrahim Yusuf Bayram Hasan Hüseyin Nazifaki 28 T 22 17 14 09 12 12 75 544 79 546 548 550 Adem 22 104 Drama muhacirlerinden Ahmet 18 528 531 Deftere kayıt tarihi:1330. nüfus:208. Yenilemede kayda alınmamıştır. 551 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 540 Hane konumu: Kapalı kayıt. 535 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2313. Yenilemede kayda alınmamıştır. 543 Aile Kırbaş Köyü’ne nakil gitti. 548 Deftere kayıt tarihi:1329. 536 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2314. 546 Deftere kayıt tarihi:1326. 539 Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 532 Deftere kayıt tarihi:1332.İlçenin merkez mahallelerindendir. 534 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:63. 85 . 547 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2448. 541 Deftere kayıt tarihi:1322. 530 Hane konumu: Kapalı kayıt. 545 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 537 Aile Selçuk’a nakil gitti. 533 Hane konumu: Kapalı kayıt. 549 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Yenilemede kayda alınmamıştır. 550 Deftere kayıt tarihi:1330. 538 Tepeköy Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2361.

İlçenin merkez mahallelerindendir. 86 . Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. 569 Arıtaş Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2779. Hane konumu: Kapalı kayıt. Aile Aydın Söke’ye nakil gitti. 565 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2529. Hane konumu: Kapalı kayıt. 572 Hane konumu: Kapalı kayıt. 570 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:73.Dağılan köylerdendir. 567 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14. 566 (Makedonca: Демир Хисар) Makedonya’nın güneyinde yer alan bir idari birim.Dağılan köylerdendir. 573 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:14.19 105 Kayalar muhacirlerinden Rıfat552 Tayyip Kayalar 1310 Askerde 10 ERTUĞRUL MAHALLESİ553 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 1 2 3 4 1 552 553 2 5 6 8 12 15 31 34 37 42 43 56 59 61 76 558 Arif Ademaki Selim Mehmet Mustafa İbrahim İsmail 556 554 İbrahim Halil Yeniçeraki Hasan Serdaraki Cemali Maksut Hasan Osman Kandiyeli Mehmet Ağa Bilal Ömer Tatar İslam Selim Mehmet Çerkez Ali İsmail Hüseyin Salih İsmail Hacı İsmail Molla Hüseyin Mazak Hasan Mazak Hasan Alişan oğlu Numan Kandiye Kandiye Kandiye Girit Dobruca Girit Bursa Girit Girit Niğboılu Babadağ Girit Torbalı İzmir Varna Keşan 1285 1307 1315 1298 1293 1306 1295 1291 1292 1283 1295 1311 1311 1304 1307 1298 Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde 04 11 23 28 Hüsnü Kerimaki 555 Karatobaski Musa Mustafa Bilalaki Hacı Geldi biraderi Emin Çavuş Haşim Cafer Ahmet557 Recep İsmail Ali 562 559 560 25 T 01 23 27 71 561 12 82 Salih mahdumu Mehmet563 100564 Demirhisar muhacirlerinden Osman565 1568 2 12 12 2 Hüseyin569 Osman 570 Yanya 1313 566 Demirhisar 1310 ARITAŞ567 Arıtaş Arıtaş Arıtaş Arıtaş ÇORLU 573 04 1316 1315 1299 1308 1311 25 Abdullah571 İbrahim Ali 574 572 24 H Çorlu 02 Hane konumu: Kapalı kayıt. 560 Hane konumu: Kapalı kayıt. 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:59. 561 Deftere kayıt tarihi:1327. 555 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2455. 556 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2470. 554 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2451. 558 Deftere kayıt tarihi:1324. nüfus:250. 564 Deftere kayıt tarihi:1331. 562 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2514. 559 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2501. Nüfus defteri Hortuna Köyü’ne eklenmiştir. Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:114. 563 Hane konumu: Kapalı kayıt. 571 Arıtaş Köyü nüfus tarama cetveli:1934/2782. 568 Aileden 1295 doğumlu Mehmet oğlu Mehmet Balkan harbinde (1329) kalmıştır. 557 Ertuğrul Mahallesi nüfus tarama cetveli:1934/2500. Nüfus defteri Çakallar Köyü’ne eklenmiştir.

583 Şehitlik kaydı vardır. Aile Buca Kaynaklar Köyü’ne nakil gitti. 590 Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 587 Hane konumu: Kapalı kayıt. 591 Hane konumu: Kapalı kayıt.2 3 4 5 6 6 6 9 14 14 Ali575 Ali 576 Hocaoğlu Ali Mustafa Hacı Ali Koca Köse Bekir oğlu Musa Koca Köse Bekir oğlu Musa Mehmet Çavuş Bekir Koca Ahmet oğlu Abdullah Düvenci Süleyman Mehmet Ali Mehmet Ahmet Bekir Çavuş Mehmet Ali Mustafa Bekir 588 Çorlu Çorlu Çorlu Çorlu Çorlu 1301 1301 1312 1310 1311 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 29 29 Hüseyin577 Musa578 Mehmet579 01 T 21 24 GÖKYAKA TEKEKÖY580 1 2 3 4 5 6 7 8 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 1 2 3 574 575 1 10 12 13 16 30 34 37 4 8 10 11 14 14 16 18 31 38 39 10 11 12 Osman581 Ekizoğlu Mehmet582 Mehmet Hasan Molla Mustafa hafidi Hafız İbrahim583 Ahmet584 Hüseyin İsmail 585 Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke Gökyaka Teke SİNEK586 Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek Sinek DERE590 Dereköy Dereköy Dereköy 1291 1285 1290 1296 1293 1305 1289 1308 1294 1296 1308 1305 1300 1305 1297 1309 1300 1298 1311 1306 1307 1290 Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Şehiden Askerde Şehiden Askerde Askerde Bağdat Hastanesi Şehiden Şehiden Askerde 10 19 10 21 25 21 12 20 Kölemenoğlu Osman587 Mustafa Ali Şükrü Hasan Hamit Hüseyin Mehmet Ali Mustafa Ahmet589 Hüseyin Himmet Mehmet591 Ali Aydnlı Halil oğlu Abdullah 29 08 05 Nasuh oğlu Osman Nasuh oğlu Ahmet Nasuh oğlu Ahmet Hüseyin İbrahim Koca Bekir hafidi Bekir Kocabaşoğlu Yusuf Hasan Halil oğlu Halil Aşık Hüseyin Halil 10 09 24 T 15 14 H 04 25 13 14 H 17 Hane konumu: Kapalı kayıt. 589 Hane konumu: Kapalı kayıt. 582 Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 25 Temmuz 1331.Kol. Çanakkale cephesi Gümüşsuyu hastanesi. Tabur 2. 577 Aile Ahmetli Köyü’ne nakil gitti. 42. Piyade er. 579 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 576 Aile Buca Kaynaklar Köyü’ne nakil gitti. Bölük. 578 Aile Cumaovası Karakuyu Köyü’ne nakil gitti. 585 Hane konumu: Kapalı kayıt. 584 Hane konumu: Kapalı kayıt. 581 Hane konumu: Kapalı kayıt. nüfus:227. 87 . 588 Hane konumu: Kapalı kayıt. 586 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:68. Alay 4.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 5. Adı Yeşilköy olarak değiştirilmiştir. 580 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:39. nüfus:362.

Anekdot: Seferberlikte köyden 30-40 kişi gitti. 605 Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. 604 Hane konumu: Kapalı kayıt. 595 Hane konumu: Kapalı kayıt. 602 Anekdot: Dayım olur.Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. Hüseyin Çetin (1329 doğumlu). Menderes Karakuyu Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Belenbaşı Köyü'nde 2004 yılında yapılan görüşme. Mehmet Gülcan (1320 doğumlu). Köy hocası ve köylü olarak kuran okuya okuya onları seferberliğe uğurladık. nüfus:312. 600 Hane konumu: Kapalı kayıt. 594 Hane konumu: Kapalı kayıt. Hane konumu: Kapalı kayıt. Gelmediler. 599 Aileden 1293 doğumlu Solak Mehmet oğlu Abdullah Askerde (1328) kalmıştır. 88 . 598 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:49. 603 Deftere kayıt tarihi:1325. nüfus:268. 601 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:30.4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 1 2 3 4 5 6 7 1 2 3 4 14 15 21 24 27 31 34 36 39 40 40 52 54 55 58 58 68 70596 27 29 32 599 Mehmet592 İsmail Ahmet Osman Deli Uzunoğlu Abdullah Mehmet Halil594 İbrahim Halil Arap Musa oğlu Ahmet Hüseyin Ahmet Hacıoğlanoğlu Nebi Balcıoğlu Hacı İsmail Mehmet Ali Mustafa Domuzcuoğlu Durmuş Osman597 Türkmenoğlu Emirzade mahdumu Mehmet Celal İsmail Halil Raşit İsmail Hakkı Yörük Halil İbrahim Veli 600 595 593 Kafa Mehmet Mahmut Mustafa Sarıbaşoğlu Ömer Deli Uzun Mehmet Hekimoğlu Halil Kocakelleoğlu Ali Koca Ali Halil Amcaoğlu İsmail Musa Musa Süleyman Mahmut Hüseyin Ali Çavuş Ali Çavuş Hüseyin Osman Türkmenoğlu Mehmet efendi İbrahim Solak Mehmet Solak Mehmet Hüseyin Efendi Halil İbrahim Alaiyeli Hüseyin Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Dereköy Ermenek Selanik CUMALI Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı Cumalı BELENBAŞI 601 598 1294 1301 1307 1311 1294 1290 1290 1297 1296 1298 1300 1294 1289 1291 1299 1307 1299 1290 1303 1308 1299 1302 1299 1289 1308 1297 1311 1312 1289 605 Askerde Seferberlik Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 05 H 29 H 12 14 06 03 25 26 18 04 09 21 24 07 01 06 A 02 26 30 Askerde Askerde Askerde Askerde Şehiden Askerde Askerde Askerde Askerde 27 20 32 36 37 48 15 27 28 47603 21 07 T Hüseyin Mehmet Mustafa 602 Osman Çil Mehmet Hacı Mustafa’nın oğlu Musa Eskici Mehmet Belenbaşı Yaylayaka Yaylayaka Belenbaşı KIRIKLAR 11 T 09 T 17 Cabbaroğlu Hasan604 12 592 593 Hane konumu: Kapalı kayıt. 597 Hane konumu: Kapalı kayıt. 596 Deftere kayıt tarihi:1328.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. Dayım Demirci Hüseyin Çanakkale harbinde kaldı.

610 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:48. 614 Hane konumu: Kapalı kayıt.1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 1 2 3 4 5 6 606 607 3 3 6 9 10 11 11 16 27 31 41 46 48 609 Hasan Hüseyin İbrahim Osman Kurt Mustafa oğlu Mahmut Hafızoğlu Hasan Hafızoğlu Ahmet Osman Halil oğlu Hasan Halil607 Topaloğlu Ali Şükrü İsmail 608 606 Ali Ali İbrahim oğlu Mustafa Hüseyin Mustafa Mehmet Mehmet Mustafa Halil Mustafa Abdullah Kürt Mehmet Abdullah Said oğlu Mahmut Sarı İsmail oğlu Mehmet Ali İnce Mehmet Süleyman Mehmet Ali Osman İsmail İsmail Halil Ali Ali Eyüp oğlu Mehmet Ali Kara Hacıoğlu Süleyman Süleyman Salih oğlu Osman Hacı Ahmet Deli ktakke Mustafa Köselioğlu Hasan 615 Kırıklar Kırıklar Kırıklar Hortuna Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar Kırıklar 1312 1313 1287 1289 1301 1298 1308 1310 1298 1311 1299 1297 Askerde Askerde Askerde Askerde Harb-i Umumi Harb-i Umumi Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Askerde Harb-i Umumi Şehiden Harb-i Umumi Çanakkale Şehiden Askerde Çanakkale Şehiden Askerde Şehiden Arabistan Irak Çanakkale Şehiden Yemen Askerde Çanakkale Yemen Kafkasya Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 24 09 M 09 A 12 T 29 12 T 29 Zenci Ahmet Hasan Osman Hüseyin Halil İbrahim611 Ovalıoğlu Ahmet612 Hüseyin Ali 613 1 2 6 10 16 22 34 31 38 34 43 43 36 37 2 3 3 10 11 20 620 İzmir 1299 KARACAAĞAÇ610 Ermenek 1298 Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç Karacaağaç 1289 1271 1307 1289 1294 1312 1315 1308 1293 1312 1315 1312 17 A 05 H 21 21 27 13 12 13 Alaaddin614 Mehmet Ali616 Hüseyin617 Ali Osman Koca Mustafa oğlu Mustafa Mustafa Mehmet Salih Hacı Ahmet oğlu Mustafa Ahmet Veli 619 19 Devecioğlu Mehmet 27 09 M 20 08 M Karacaağaç 1286 FETREK618 Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek 1304 1303 1306 1296 1311 1309 09 23 30 09 20 20 24 Hane konumu: Kapalı kayıt. 619 Hane konumu: Kapalı kayıt. 609 Deftere kayıt tarihi:1324.Şuan Kemalpaşa ilçesinin köylerindendir. 617 Hane konumu: Kapalı kayıt.Şuan Buca ilçesinin köylerindendir. nüfus:216. 611 Hane konumu: Kapalı kayıt. 613 Hane konumu: Kapalı kayıt. 612 Hane konumu: Kapalı kayıt. 616 Hane konumu: Kapalı kayıt. 89 . nüfus:461. Hane konumu: Kapalı kayıt. 608 Hane konumu: Kapalı kayıt. 615 Hane konumu: Kapalı kayıt. 618 1321 yılı nüfus tahriri: Hane:93.

7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 21 24 24 26 48 58 64 80 92 96624 Halil621 Hamit Hakkı Arif Mız Mehmet Ali Halil Osman622 Arif Mehmet Mehmet İzmirli Mehmet hafidi Mehmet 623 Köselioğlu Mustafa Tavaslıoğlu Ahmet Tavaslıoğlu Ahmet Salih Muhacir Ali Dayı Nalbantoğlu Hasan Hacı Ahmet Bedel Hasan oğlu Ahmet Kara Hacıoğlu Hasan Abdullah Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek Fetrek 1311 1309 1315 1304 1304 1301 1311 1311 1301 1296 Askerde Askerde Askerde Mekke-i Şerife'de vurulmuştur. Hane konumu: Kapalı kayıt. 90 . 624 Deftere kayıt tarihi:1331. Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde Askerde 30 25 14 19 27 07 29 31 A 26 28 620 621 Aileden 1292 doğumlu Deli Veli oğlu Köseoğlu Hasan İskenderun hastanesinde (30 Mayıs 1329) kalmıştır. 622 Hane konumu: Kapalı kayıt. 623 Hane konumu: Kapalı kayıt.

Bu subaylar.kultur. ayağa kaldırmak üzere. Refet (Bele) 2. Başkanı. Güvertede bulunan Mustafa Kemal'in yanına giden Mahmut Ekrem Bey selam verir ve “Hoş geldiniz Paşam” diyerek Mustafa Kemal'i Samsun'da ilk karşılayan kişi olur.Kurmay Bşk. Kazım (Dirik) 3. İsmail Hakki (Ede) 11. Savaşlardan yenik çıkmış bölünmüş.Yzb. Alb. o günkü rütbeleri ile şunlardı : 1.Teğmen Muzaffer (Kılıç) 17.Yzb.Müfettişlik Sağlık D. Dr.gov. yoksa Karakaş Mustafa'nın mı çıkardığı tartışılsa da daha sonra resmi olarak Karakaş Mustafa'nın çıkardığı kabul edilerek Karakaş'a 625 19 Mayıs denilince ilk akla gelen isim olan Bandırma Vapuru'nun orijinal planları kullanılarak inşa edilen birebir kopyası ise bugün Samsun sahilinde müze gemi olarak ziyarete açık tutuluyor.htm . Alb.Müfettişlik Kur. Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatacak olan Mustafa Kemal'i karada ise Karakaş Mustafa lakaplı kayıkçı çıkarır.Şifre Kâtibi Faik (Aybars) 18. çalışmalarını burada sürdürdü. Binbaşı Refik (Saydam) 8. Samsun'a geldiğinin ilk günü emrindeki valilikler ve kolordu komutanlarından bölgenin asayiş durumunu sordu. Heyet iki gün sonra 18 Mayıs 1919'da Sinop'a geldi..Müfettişlik Karargahı İstihbarat Müdürü Binbaşı Hüsrev (Gerede) 6.com/ataturk. Atatürk. Atatürk o gün ve sonraki günler hep bu otelde kaldı.Topçu Binbaşı Kemal (Doğan) 7. iskeleye çıkarak. Atatürk'ün Samsun'a geleceği. Burası iki katli taş bir yapıydı. Giriş: 16 Mayıs 1919 Cumartesi günü. 19 Mayıs 1919 Salı günü sabahı saat 6. çileli bir milleti yeniden diriltmek. Kolordu Komutanı Kazım (Karabekir) Paşa ile de bağlantı kurdu.Yzb. Ali Şevket (Öndersav) 12.. İstanbul'dan Samsun’a hareket eden kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru625.aspx? F6E10F8892433CFFD52DD97CAAFACAC8BFC39FECE206F9A6 91 . Alb. Bşk. o saatti. 627 http://www. Cevat Abbas (Gürer) 9Yzb.Başyaver Yzb. doğruca kendisi ve arkadaşları için hazırlanan Mıntıka Palas'a yerleşti.Dr. Atatürk'ün Samsun'a ve Anadolu'ya ilk ayak basışı o gün. Samsun'a gelişinin dördüncü ve beşinci günleri." telle bildirirken Erzurum'daki 15.Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkışı Türk İstiklal Harbi’nin başlaması ve kendisinin de doğum günü kabul ettiği gündür.bazı şikâyetleri yerinde tetkik ve tedbir almak üzere Karargâhı Havza'ya nakleddiği " gerekçesiyle Havza'ya geldi.8m. Mümtaz (Tunay) 10.Üsteğmen Abdullah 16. 25 Mayıs 1919'da da ". ertesi günü Sadrazam Damad Ferid'e "İzmir`in işgalini milletin asla kabul etmeyeceğini.627 Samsun’da karşılama: Fırtınalı bir pazartesi günü Samsun sahiline demir atan ve bilinen adıyla Bandırma Gemisi'ndeki Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail'in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey karşılar. Uzun yıllar Mustafa Kemal'i karaya Havuzlu İsmail'in mi. Mustafa Vasfi (Süsoy) 13. İstanbul Hükümetinin ve hele itilaf Devletlerinin kuşku duyacağı davranışları ile dikkatleri üzerinde toplamış bulunuyordu. İstanbul'dan telgrafla mutasarrıfa duyurulunca bu bina hazırlanmıştı. umutsuz yorgun. "İşte Benim Doğum Tarihim" K. yardımcısı Yarbay Arif (Ayıcı) 5.Üsteğmen Arif Hikmet (Gerçekçi) 15.. 626 http://www.Üçüncü Kolordu Komutanı Kur.sams55.Şifre Kâtibi yardımcısı (Atasev) 626 Atatürk.tr/TR/BelgeGoster. Atatürk. Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi.Mustafa Kemal’i 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun Reji İskelesi’nde Karşılayan Tek Kadın: Sakine Hanım 19 Mayıs 1919. karadan Samsun'a yol olup olmadığını sordu.00 'da Samsun limanındaydı. Ancak biz bu konuya girmeden asıl konumuz olan “Atatürk'ü Samsun iskelesinde karşılayan tek kadın olan Sakine Hanım”ı anlatacağız. Atatürk'ün Samsuna gidiş nedeni ve yanındaki kişi sayısı devamlı araştırma konusu olmuştur. İbrahim Tali (Öngören) 4.. olmadığını öğrenince de tekrar vapura binerek Samsun'a hareket etti.Üsteğmen Hayati 14. Dokuzuncu Ordu Kıta'ları Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile maiyetini Samsun'a götürüyordu. Samsun'a Müfettişlik Karargâhının 18 subayı ile birlikte çıkıyorlardı.

Mantika Palas. Yani her ne kadar Hasan Reis. Paşa’yı karşılayan Samsunluların arasında ise tek bir kadın vardır: Sakine Hanım. babasına sığınmış. halk tarafından henüz önemi anlaşılamamıştır.ölümünde resmi tören yapılır. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun'da küçük bir grup karşılar. Samsun’da eşraftan Ömerzadelerin yanında takada çalışıyor. Amerikalı doktorlar oğlunu tedavi ederken Sakine Hanım diğer hastalarla yakından ilgilenir.com/mustafa-kemal-ataturk/38971-19-mayis-1919-a. Diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli'nde kalırlar. Orhan Bey’in dediğine göre Erzurum İspir ilçesi Baksır-Kındız köyü doğumlu.html Emekli hava pilot binbaşısı. 25 Mayıs'ta Havza'ya giden Mustafa Kemal. Samsun'dan ayrıldıktan sonra 'eski Ankara yolu' olarak bilinen güzergâh üzerindeki Avdan Köyü'nde karargâh kurup bir süre de burada kaldıktan sonra Havza'ya geçtiği belirtiliyor630. Yani sakat. Sakine Hanım tek sakat çocukla kadın başına kışın 2. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey bulunmamaktadır. Bu arada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini 628 629 http://www. Bu evlilikten 1913 yılında Lütfü adında bir oğlu olmuş632. 19 Mayıs’tan Günümüze Ayakta Kalan Tek İskele(Reji İskelesi): Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun'a ilk adımlarını Reji İskelesi'nden atarlar. Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine muhasebe müdürü Osman Bey'den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir. Ancak çocuğun ayakları içe doğru 90 derece dönük. Şimdi asıl konumuza dönelim. Samsun’a varınca önce oğlunu düzgün yürüyebilmesi için Samsun’un önde gelen eşraflarından Ömerzadeler aracılığı ile devlet hastanesine yatırır. Grubun Konaklaması: Mustafa Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış. Orhan Bey annesinin İspir’den Samsun’a süren yolculuk sırasında geçtikleri köylerdeki Ermeni mezalimini anlatırken özellikle kazığa oturtulmuş Müslümanları anlatırken ağladığını belirtti. Nüfus kağıdına göre Samsun doğumlu.webhatti.html 631 Ekteki nüfus kayıt belgelerine bakınız. Hastanede ortopedist Amerikalı doktorlar çalışmaktadır. Babası Hasan Bey. Erzurumlu ise de gurbetçi.5 ay süren bir yolculuktan sonra Samsun’a. Çıktı da. Sakine Hanım 1896 doğumlu. Belki bir gün bir yerden çıkar. Atatürk'ün Samsun'a gelişi İngilizler tarafından tedirginlik yaratırken. Sakine Hanım hastaneye hastabakıcı olarak işe alınır. uzun yıllar “Mıntıka Palas” olarak adlandırılmış ve günümüzde “Gazi Müzesi” olarak kullanılmaktadır. Romanya-Köstence’den Samsun’a petrol taşıyorlarmış.Sakine Hanım’ın yaşadığı köyde bulunan Türkler Ermenilerin katliamına uğramış. Beş yıl sonra (20 Eylül 1924) büyük coşkuyla karşılanacak olan Mustafa Kemal'in Samsun'a ilk gelişi ise o günkü gazetelerde yeterince yer bulmaz. 29 Haziran 2008 günü Torbalı parkında Sayın Orhan Baturay ve bir çok yaşlı kimse ile sohbet ediyorduk. Torbalı ilçesi ile ilgili bu tür sohbetlerden bir araştırma konusu çıkar düşüncesindeydim. Birazdan yazacağız. Asri Mezarlık'ta yatan Havuzlu İsmail'in (Yurtsever) de Mustafa Karakaş'ın da mezar taşlarında Atatürk'ü Samsun'da karaya çıkaran kişi oldukları yazısı yer alıyor. Sakine Hanım. Bu arada kocası Muhsin Bey Yemen Harbi’nde askerde kalmış. Sakine Hanım 1911 veya 1912’ de Muhsin Bey ile evlenmiş. Özel bir havayolu şirketinde pilot olarak çalışmaktadır. bazı kaynaklara göre Mantika Palas'ta kısa süre konaklamış. Bu durum Amerikalı doktorların dikkatini çeker. Babası Hasan Reis.kadinlarkulubu. Bugün. ailenin bu fotoğrafları Samsun Belediyesine gönderdiğini. Oğlu Lütfü ameliyatla tedavi olur. Atatürk ve bir maiyetindeki bir grup Jean İonnis Mantika'ya ait olan “Mantika Palas”a yerleştirilirler. Ancak o kayıtta bir tutarsızlık var631..com/milli-bayramlar/6591-19-mayis-1919-mustafa-kemal-samsun-da. “ diye gurur duyduğunu anlatınca bu konuyu araştırayım dedim. Orhan Bey bir ara sohbet sırasında annesi Sakine Hanım’ın kendilerine hayatı boyunca “Ben Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’da 19 Mayıs 1919 günü iskelede karşılayan tek kadındım. Her ne kadar oğlu Erzurum doğumlu dese de nüfus kaydına göre Samsun doğumlu. Ancak emekli pilot binbaşı Sayın Celal Uzar629 bana 19 Mayıs 1919’da çekilen. Sakine Hanım’ın annesi Münire Hanım. İskele'nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir. Görüşme Ağustos 2008 ‘de olmuştur. bu konuda İstanbul'da yaşayan bir ailede bazı fotoğraflar olduğunu. 630 http://www. 632 Ekteki Lütfü Şahiner’in nüfus kayıt belgelerine bakınız 92 . ancak bu fotoğrafların kayıp olduğunu söyledi. ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Yani bir bakıma gönüllü hastabakıcıdır.628 Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışına ait canlandırma dışında fotoğrafının bulunmadığı belirtiliyor.

aldığı kan örneklerini İzmir’e göndermekte ve kinin tedavisini bizzat yürütmektedir. Sayın Hasan Varlık’635a. 11 yıl doğu cephesinde görev yapar. Ardından II. Bu araştırmanın ileride yapılacak akademik çalışmalara ışık tutması dileği ile. 635 Halen Torbalı mahallesinde yaşamaktadır. Sakine Hanım girişken. Yine komşularının oğlu olan bugün Torbalı’da yaşayan 76 yaşındaki Sayın Çetin Çorapçıoğlu da aynı yönde bilgi verdi. Sahra hastanesinde sıhhiye çavuşu olur. Ömerzadeler de kendini destekler. Torbalı’nın ilk sokak elektrik tesisatını çeker. 1930 doğumlu Orhan ve 1931 doğumlu Mehmet. Onlardan yün toplatır. Bu bilgiyi yazılı olarak teyit etme şansı şu an için ne yazık ki yok. Sakine Hanım tüm hayatı boyunca bu ana tanıklık eden tek kadın olmanın gururunu çocuklarına hep anlatır. Bunlar kadınlar tarafından kirmanlarda eğrilir. O günün şartlarında Mustafa Kemal’i karşılama cesaretini gösteren bu aydın Türk kadınını saygı ve rahmetle anıyoruz. Memleketine gemi ile dönmek için Samsun’a varır. Doktorlar rutubetli havanın olmadığı yerde yaşaması gerektiğini bildirir. Hastaneye hastabakıcı arandığına dair ilânı görünce imtihana alınır ve işe başlar. Kendisi de 1974 yılında vefat eder. Çal’da halı ticaretine atılır. Sayın Celal Uzar’a . İzmit Seka’ da çalışır. Tüm hatalar tarafıma aittir. Makine Mühendisi olur.Yıldıray). Bu dönemde devlet toplum sağlığı konusunda sıtmaya savaş açmıştır. Abdullah Bey soyadını Atatürk döneminin ünlü denizaltısı Baturay olarak alır. aktif ve zeki biridir.öğrenir. ORHAN BATURAY İLE YAPILAN GÖRÜŞMENİN METNİ Görüşme tarihi: 29 Haziran 2008 633 634 Ekteki nüfus kayıt bilgilerine bakınız. İlk oğlu Lütfü Şahiner yatılı olarak endüstri meslek lisesini okur. Diğer oğlu Orhan Bey sanat enstitüsü elektrik bölümünü bitirir. Ancak ailenin esas nüfus kaydında ilk kayıt “Poturay” iken sonraki kayıtlar “Baturay” olarak düzeltilmiştir. özellikle de tarih araştırma kitaplarına. Ancak Samsun’un havası Abdullah Bey’in sağlığını bozar. Örneğin Torbalı’da yaşayan eski ev sahibi ve komşusunun oğlu Sayın Hasan Varlık Bey’e konuyu açtığımda. Abdullah Bey sıtma ile savaşta adeta sağlını feda eder. Diğer oğlu Mehmet emekli olur . Ama ileride ortaya çıkabilecek bir belge veya anı defteri veya günlük veya bir fotoğraf bu bilginin güçlenmesini sağlayacaktır.. Sakine Hanım mahallenin sağlıkçısıdır.Konumu hastabakıcı da olsa şehirde ne olup bittiğini saati saatine öğrenmektedir. Sırf çocuklarına değil etraftaki kişilere de. Abdullah Bey Samsun’a gelişinden üç-dört yıl sonra ailesi ile birlikte memleketine dönmek zorunda kalır. Lütfü Şahiner’e ait kayıtta annesinin adı Sakine olarak geçmektedir. At sırtında yıllarca Torbalı ve Menderes köylerinde sıtma ile mücadele eder. Evden atla bir çıktı mı ancak 20 gün sonra evine dönmekte. Sakine Hanım İstiklal Harbi boyunca Samsunlu kadınları örgütler. Köylerde âdeta sıtma doktoru olur. Dünya Savaşı sırasında devlet tarafından İsveçre’ye üniversiteye eğitime gönderilir. 93 . bana aynı bilgiyi kendisinden duyduğunu söyledi. Çal Nüfus Müdürlüğünün talebi ile ölümünden 28 yıl sonra 05/12/2001 tarihinde adı Sekine olarak değiştirilmiş. Sakine Hanım ile evliliğinden 2 çocuğu olur. İflas eder. Abdullah Bey ticarette başarılı olamaz. Amacımız bu ayrıntının kayıt altına alınmasıdır. Denizli’nin Çal ilçesinin Süller köyünden olan Abdullah Bey rüşdiye (ortaokul) mezunudur. Bu çalışmada benimle bilgi ve özel fotoğraf arşivini paylaşan Sayın Orhan Baturay’a . Şehre Mustafa Kemal’in geleceğini öğrenince eşraftaki kişilerle beraber tek kadın olarak iskelede onu karşılar. Gözleri göremez ve 1954 yılında malûlen emekli olur. Geride tek yaşayan Orhan Bey kalmıştır. Sonuç: Bugün elimizde sadece Sakine Hanım ile ilgili nüfus kayıtları bulunmaktadır. Ben bu araştırma sırasında. yakınında bulunmuş kişilerden aynı yönde bilgiyi teyit ettim. Sıtma o dönemde en korkulu hastalıktır. Sakine Hanım’ın adı daha sonraları bilemediğimiz nedenle Sekine olarak değişir634. Bugünün deyimi ile o günün adeta doktoru. Bu da bana nasip oldu. Bakanlıkça sıtma savaş memuru olarak 1929 yılında Torbalı’ya atanır.. 1973 yılında vefat eder. kongreye katılmamı sağlayan Torbalı Belediye Başkanlığına buradan teşekkürlerimi sunuyorum. 633 Sakine Hanım okumaya çok düşkündür. Devletten tekrar sıhhiye memuru olarak atama ister. Hiçbir iddiam yoktur. Bir süre sonra Sakine Hanım’la tanışırlar ve evlenirler. Seferberlik (Mondros Mütarekesi )sonrası terhis olur. . Çünkü bu denizaltılara isimleri bizzat Atatürk tarafından verilmiştir (Saldıray Baturay . Her ne kadar bu küçük ayrıntı o gün için önemsiz de olsa bugün için bilinmesi açısından bence önemli. Cephedeki askeri sıcak tutması için çamaşır olarak dokunur ve denkler halinde cepheye gönderilir. Askere sıhhiye eri olarak alınır.

Ne oldu diyorum .Annemin çantası bir kenarda duruyormuş. Oradaki kütüğe göre doğum yerim Çal kalmış.Kındız köyü doğumlu. burada sohbet ederken annenizin Mustafa Kemal’i Samsun’da iskelede karşılayan kadın olduğunu söylemiştiniz.Bunun üzerine rahmetli babam hemen kütüğü olan Denizli Çal’a müracaatını yapıyor. çanta içeride kalıyor ve çanta kayboluyor. Eve iğne yapmaya bir kadın gelmiş. Çünkü benim ilkokul ve ortaokul diplomalarımda doğum yeri Torbalı yazıyor. -Evet . Yemen Harbi’ndeymiş.Peki anneniz kaç doğumlu? -1311 aşağı yukarı 1895 – 86 doğumlu olması gerekiyor. .637 Bunlar hep Ermeni isimleri. Şu soruyu soruyorum.Tabi o zamanlar 11-12 yaşlarında bir çocuktum. Son Osmanlı kayıtlarında Samsun kaydı bulunmaktadır. -Ermeni katliamından kaçıyorlar yani. Yalnız bizde karışıklık olmuş. -Peki kocası? -Kocası Yemen’de askerdeymiş. Ekteki nüfus kaydı bilgilerine bakınız. genç kazıklar sivriltilmiş ve üzerine oturtulmuş insanlar gördük biz. .(Sakine Baturay’ın oğlu) -Kaç doğumlusunuz Orhan Bey? -Nüfus kağıdı 1931.O aldı da diyemiyor.Daha sonra . 1915 olabilir. İlk önce. . 700 küsur yıl Ermenilerle Türkler iç içe yaşamış. .Kış ayıydı.Onun da tarihçesi olarak şöyle diyelim: Olay şöyle gelişiyor. Orhan bey yanılıyor olabilir. Sen bu topal çocuğu neden atmadın?” ayak yani şu taban 90 derece içe bakıyor. Çünkü orada evleniyor ve o köyde bir çocuğu oluyor. ihtiyar. -Geçenlerde .Anneniz aslen Samsun doğumlu mu ? -Hayır. 636 -Torbalı doğumlu musunuz? -Esasen Torbalı doğumluyum. Ona geleceğim de şimdi giderken yanındaki grup arkadaşları diyorlar ki . -Dedenizin ismi? -Dedemin ismi Hasan Reis. “Ya herkes sağlam çocuğunu attı. Orada evleniyor -Yani Erzurum İspir Baksı köyü doğumlu.638 Bilemem çünkü şöyle diyelim.Samsun’da 19 Mayıs 1919’da. Kim geldiğini veya kim olduğunu bilmiyorum.Yer: Torbalı Belediye Parkı Görüşülen kişi: Orhan Baturay. Erzurum doğumlu İspir doğumlu.1941 – 43 Harp yıllarında her şey karnelerle veriliyor. çocuk. akaryakıt çekiyor.O ikinci şey de oluyor. Orhan beyin anlatımına göre ise Erzurum İlspir ilçesi Kındız doğumlu. 638 Oğlu Lütfü bey 1913 doğumlu. Takasıyla. 1946 senesinde gittik oraya.Peki annenizin kaç kardeşi varmış ? 636 637 Ekteki nüfus kayıt bilgileri Sakine hanımın nüfus kayıtlarında bazı tutarsızlık bulunmaktadır. Camilere oğlum camilere insanları doldurup yaktılar.1945 yıllarında olması gerekiyor . Kındız kardeşinin köyü. Anne ismini bilemiyorum. Karnelerde nüfus kâğıdı kullanmak gerekiyor. Nüfus kağıtları içinde. Ayakta başta hiçbir şey kalmamış. Rahmetli annem Erzurum’un İspir ilçesinin Baksı. Herhalde dışarı çıkmış. -Tabii. Yemen Harbi’nde ölmüş. Ağlardı anlatırken “oğlum yollarda öyle insanlar gördük ki kadın. Aşağı yukarı iki buçuk ay falan bulundukları köyden Samsun’a gidiyorlar. Bir kayıtta doğum yeri Samsun.Endüstri meslek lisesinde yazılan kütüğe göre Çal doğumlu. Ermeni katliamından. Rahmetli anneme iğneyi yapmış. -Bu katliamı yapanlar Ermeniler mi? -Tabii ki Ermeniler. -Babası orada yani Samsun’da? -Şimdi Doğu’daki erkekler çalışmaya çıkarlar dışarıya.Oradan nüfus kağıdı bilgileri geliyor. diğerinde ise Çal yazılıdır. Bakınız Lütfü Şahiner’e ait nüfus kayıt örneği 94 .Ben tekrar annenize dönmek istiyorum. Ben 1930 doğumluyum.O nedenle gidiyor Samsun’a.Tabii sonradan fark ediyor. -Kaç yıllarında bu? -Yaşına bakarsak 19 Mayıs 1919’ da orada olduğuna göre demek ki 1915 – 16 -17 senelerinde olması gerekir.sanırım iki hafta önce.Gidiş sebebi de rahmetli dedemiz Samsun -Köstence arasında akaryakıt çekiyormuş. Babası Köstence -Tampınar arasında akaryakıt çekiyor -Tabii.

O zaman Samsun büyük bir il değil. Hatta annem derdi ki rahmetli dedemi sevmezdi.Kendi çocuğundan başka şeylerle de ilgilenmeye başlamış. Her şeyi görebilen. Oralarda Ömerzadeler varmış. Rahmetli birader “ Latin alfabesini ben annemden öğrendim. derdi rahmetli” -Köyde bıraktı . Annem bana derdi ki: Kendi takası değildi. -Tanıyorum tabii. -O zaman Samsun’da Amerikan hastanesi mi varmış? -Amerikan değil . Abime ameliyat yapıyorlar .Ayağını düzeltmişler bu arada rahmetli ( annem )çok açık göz bir kadındı.Tabi yazmak yok. Evet. Selüloz mekanik bir fabrikadır.Abim hastanede yatarken demek ki o da yanında kaldı.” derdi. Seka İznik Kâğıt Fabrikası kurulmuştu. -Karındaşınız? -Evet Karındaş. -Peki oradan ne kadarlık sürede varıyor Samsun’a? -İki buçuk ayda Samsun’a varıyor. Sonra annemi hastanede çalıştırmaya başlamışlar. Yanları demirli. Şimdi orada Latin alfabesini öğreniyor. -Babasının yanına geliyor. ne duygularla anlatırdı? -Şimdi geminin yanaşması büyük bir olay oluyor da. Babasıyla beraber müstakil bir evde kalıyor.Babanızla annenizin tanışması Mustafa Kemal’in Samsun’a gelmesinden önce mi sonra mı? -Daha önce. Samsun’un eşraflarından. -Selüloz Mühendisi mi idi ? -Selüloz değil. İki üç ayda demir eğrilirdi” derdi.Mekaniğe dayalı olarak çalışır. Mesleği kâğıtçılık üzerine. Bu Ermeni davası olmasa orada yok olup gidecek.Mesela ben orta okulda okuduğum zaman İngilizceyle ilgili telaffuz öyle değil böyle derdi. Devamlı değiştire değiştire onların(doktorların) nezaretinde ayağı normal hale gelmiş. Çünkü şöyle anlatabilirim ki devlet iktisadi teşekkülleri Türkiye’de bir üniversiteydi. devlet tarafından iki defa okudu. Tahmin etmiyorum yirmi bin de nüfusu yoktur. “Bizi bıraktı gitti. Hastaneye yatırılıyor. -Babasını Samsun’da buluyor. Ne de olsa beş on binlik bir ilçe büyüklüğünde. -Öğreniyor.” derdi. Müthiş eleman yetiştiriyorlardı.Devlete çok yararlı işler yapmış. terk etti. İngilizce de öğreniyor. -Tanıyorsunuz yani. -Yani o zaman evliymiş. Hastanede Amerikalı ortopedi doktorları bakıyor. Bugün Kındız köyü Pazaryolu ilçesine bağlanmış ve Laleli adını almıştır. Teyzem hatta buraya gelmişti. Makine mühendisliği tahsili yaptı. Hatta anlatacağım. Türk hastanesi . Makine mühendisi idi. babasının yanında kalıyor.639 Bir onu biliyorum ben. Ömerzadelerin evinde mi kalıyor? -Yok. Bu böyle giderken rahmetli babam da on bir yıl askerlik yapmış. Mustafa Kemal’i o gün için… -Ne anlatırdı mesela. -Peki Mustafa Kemal’in geleceğini nereden duymuş? -Şimdi. Ömerzadelerin yanında devamlı çalışıyor.Bu olayı gururla anlatırdı “Ben 19 Mayıs 1919’da bir kadın olarak Samsun’da iskelede Atatürk’ü karşılamaya gittim. Annem anlatırdı: “Oğlum abine doktorlar ayakkabı yaparlardı. Tam bilmiyorum.-Annem şimdi benim teyzem var gördüğüm. Bunlar ilk işaret ilk kıvılcımlar Türkiye’de. İktisat teşekküllüğü yaptı. Lisede okudu. Orada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini o zaman öğrenmiş. … Ömer Bey’e söylemişler. ama Amerikalı uzman doktorlar varmış. Tahminim. Bu.dalan bir kadındı. Onlarla (Ömerzadeler) bir ilişkisi yok. Onların adına petrol çekiyor. yok. . Onun da bir hikayesi var.Mustafa Kemal’in Samsun’a geleceğini duyuyor ve kadın olarak o grubun (Mustafa Kemal’i karşılayan) içerisine katılıyor. Ömer Bey de çocuğun ayağını tedavi ettirmek amacıyla onu Samsun Devlet Hastanesine yatırmış. -Peki Orhan Bey anneniz hastanede çalışıyor.19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın geleceği Samsun’da duyulmuş. Başka kardeşi olup olmadığını bilmiyorum. 639 Teyzesinin nüfus kayıt bilgileri ektedir. 95 . -Erkek mi kız mı ? -Erkek. -Babanızla annenizin tanışması Samsun’da mı? -Evet Samsun’ da tesadüfen oluyor. Ama biliyorsunuz. Anlatırdı annem.

Ve çok meraklı bir kadındı zaten kendisi .Rahmetli babamla evlendikten sonra babamın sağlığı müsaade etmemiş orada .Mesela Kındız’dan annemin küçüğü kardeşinin köyü Kındız ‘dan Danzut arasında Modloso. Ne kadar kalabalık olduğunu ben pek bilmiyorum.640 -Babanız köyde doğuyor büyüyor. Ardahan dolaylarında yapmış askerliğini. Daha sonra nüfus kağıtları yırtılmış olarak bulundu. Doktor da babama senin mutlaka bu rutubetli yerden gitmen lazım deyince terk ediyorlar Samsun’u. -Annem “Onlar Samsun’a geldiğinde karşılayanların arasındayım” derdi.11 yıl.Ne kadar gönderdiklerini bilmiyorum tabi. -Peki Orhan Bey Mustafa Kemal’i karşılıyor ve ayrılıyor. 19 yaşlarında falan askere gidiyor. askere gönderelim” diyen bir kadın. Ordu . -Sizin kaydınız hala orada o zaman. Oturalım da senden alacağım şeyler var.Baturay.Karakızlardan Abdullah babamın lakabı. Rahmetli annem Baksı’da evlenmiş. Ve bu orada bir operatör gibi olmuş. -Çal olarak kayıtlı. —Sağlıkçı olmuş yani 640 Abdullah Baturay ve ailesine ait kayıt bilgileri ekte verilmiştir. Sonra geldi zaten nüfus kütüğü buraya.Ve bir grup yapmışlar. Bir daha rahmetli uğraşmamış . Erzurum. Sahra hastanesinde. Şey olarak geldi zaten kütük gelişinde Çal olarak geldi. Bakmışlar ki içinde para yok. Evimiz o zaman bağda idi. Onların evlenmesi bir tesadüf oluyor.Atılım yapmak isteyen bir kadındı. -Çocuklarınki? -Torbalı. -Mustafa Kemal’in yanındaki toplam kişi sayısı on dokuz. -Anons çok mühim burada(Samsun’da). Şöyle iki üç yüz kilometrelik bir çemberin içerisinde. Sahra hastanesi değişmiş. -Peki babanızın lakapları neymiş Çal’daki? -Karakızlar. -Peki annenizin Erzurum İspir ‘deki köyünüzde lakapları neymiş? -Şimdi benim orda doğma büyüme teyze kızım var.Ben hepsini gördüm onların. -Burada mı oturuyor? -Burada oturuyor da şimdi ben ondan evvelsi gün gece geldim. yatağından bir miktar pamuk çıkarsın. dokuyalım.Herkes yastığından. Sonra bizim ismimizi Baturay olarak almış. Sıhhiye çavuşu olmuş. -Mustafa Kemal’le konuşmuş mu hiç? Ona bir şey sormuş mu ? -Onu hiç bilemiyorum. Ağaçların altına atmışlar. -Orada rüştiyede . -Hali hazırda nüfusunuz hala Çal’a bağlı mı? -Tabi benim nüfusum Çal olarak bağlı. Rahmetli babamla. Sadece karşılıyorlar.Anons yapılamadığı için her yerde iletişim bugünkü kadar bu kadar ileri değil ki. Orayla bir işimiz kalmadı. Nüfus kağıdımda doğum yeri Çal diye yazar.Hep ermeni isimleri bunlar. Onlar üç dört yıl kalmış veya kalmamış. Soyadı çıktıktan sonra rahmetli birader devlet hesabına okuduğu için onun ismini Şahin olarak koymuşlar.-İlk meşalenin yandığı yer. Bir şey söylersem yalan olur. Kars.İspir’in köyleri bunlar. Öyle bir şey ki mesela “Ömerzadelere: Siz eşrafısınız. Yıldıray.Modloso köyü hatta sert akan bir suyun içerisinden geçtik oradan. Rüştiyeye kayıt yaptılar onu. Danzut’a gelin olarak gitmiş. 96 .Kabuğuna sığmayan bir kadındı. köylerin isimleri falan var değişmiş. Sahra hastanesine ne gelir yüzde 80 yaralı gelir. Yani o zaman kütük. hastanenin askeri erkanından bilgi aldı. Genç. Ama o demek ki hastanede. Saldıray denizaltıların isimlerinden esinlenmişler. Ordu? -4. Zaten Mustafa Kemal birkaç gün kalıyor orada. Ordu dahi iletişimi olmayan bir çağda muharebeye girmiş.Orada kaldık birkaç gün.Babamın sülalesinin hepsi Baturay’dır. Peki babanız aslen nereli? -Denizli ilinin Çal ilçesi Süller köyü(nden).Annemin gelin gittiği yer.Askerliği doğuya çıkıyor -4. -Şimdi kütüğünüz burada mı ? -Burada şimdi. Onun ifadesiyle benim aklımda kalan “Mustafa Kemal’i iskelede karşılayan tek kadındım” derdi. Belki Samsun’da kalacaklardı. -Onların kayıtları buraya geldi mi ki? -Yo onların burada çıkarıldı.Danzut.

Cımbızla ince kemiklerin tamamını temizliyor. -Yün.Bunu deniz yoluyla İstanbul’a gönderiyorlar Amerikalı doktoru. -Memleketine mi? -Memleketine . Sağlık şeyinde istasyondaki tarihi bina.Yazmışlar. Ayağım kırılıyor. Nerede atlet nerde tutacak askeri sıcak. -Evet.20 günde ayağa kalktım.Sardı bir şeyler yaptı. Sağlık binası orası. Şimdi Amerikalı doktor.-Sağlıklı olmuş.İyileşme devresinde… Sana bir şey tarif etmeye gerek yok. Ufak bir piyano nerden geçmişse eline… Bu arada babamın sağlığı bozulmuş. Oradan İzmir. O tabii. Ömerzadelerin de çok büyük katkısı olmuştur bu işte.O da (Amerikalı doktor) giderken bakıyor babama. Tedavisi Samsun’da mümkün değil . Hasan Varlık’ın babası var.Geçerken sağlıkçı eleman aranıyor diye yazı görmüş eski Türkçe. Ben beş yaşlarındaydım. Yün kazak. İri kemikleri de yanaştırmış birbirine.2-3-4 saat sürmüş temizleme ameliyatı. Şimdi oradan Samsun’a geliyor.Annem derdi “ah oğlum zengin bir aileye düştün.” Babam. Babam kırık ayağı uzunlamasına.Sert mizaçlı birisiymiş rahmetli babam. “Abdullah Efendi hastanenin başı. katta zenginlerden birisi bayan. -Anneniz? -Hayır hayır babam derdi.5 yaşında vardım işte. “Tamam doktor bey. -Don? -Don değil.Bunun tamir olma imkanı yok. Hatta şöyle annem şöyle bir şey anlatır. -Pamuk değil yün. Çünkü onlar 1928’de Torbalı’ya gelmişler. orduya yollamışlar.Hurda huş oluyor.Hemen işe alıyorlar bunu. Ona göre sargısını bağlıyor. Kurtuluş Savaşı’nda Samsun’da.2. -Nerede? -Samsun Devlet Hastanesinde. Babam da bereket köylere çıkmamış. Babama sormuş: -Abdullah Bey ne yaptın o hastanın ayağını? Nasıl oldu kesilen yer? -Buyrun beraber bakalım. Askeri sıcak tutacak yün kazak çorap. Ben motordan düşüyorum. Geliyorlar denizyoluyla İstanbul’a. Rahmetli Kazım abi. Büyük bir hastalığa yakalanmış yani orada. . Bütün ev yiyecek doldu diyor aklına ne gelirse…o kadar soğukta kışta benimde ufak piyanom var.Şarkı mısrası aklında kalmış. -Annenler pamuk toplayıp pamuk alıp da elbise dokuyup. Bilinçli yaptı yani.İşte ben şu bölgelerde askeri sahra hastanesinde şu kadar yıldır efendim yaralılara gerekli müdahaleyi yapan askeri ekibin içinde askerliğimi tamamladım.Buna ön bir imtihan yapıyorlar ki bakıyorlar profesyonel birisi iyi bu işte. Beni eve götürüyor.1928’de olmayabilir onları ben tam olarak detaylı bilmiyorum. -Babanız piyano çalıyor? -Onu diyor taşırdım giderken çalardım diyor piyanoyu. -Samsun’da bunun önderliğini mi yapmış? -Evet önderlerden bir tanesi . O zaman kalkıyorlar. -Orada evleniyorlar. -Denklerle tabii. Şimdi şöyle söyleyeyim. Cam silerken pencereden düşüyor. Hemen dalıyor içeriye. Hemen geliyor babama haber veriyor işte .20-25 gün sonra Amerikalı doktor gelmiş.Doktor binip gidiyor.Daha çok çorap ve kazak. Onu taşıdım diyor rahmetli.30 gündür bu tip yani. Demek ki oradan tesadüfen geçerken.Ayakları kırılıyor.O yara devresinde pembeleşme meydana geliyor. Sen bu ayağı diz altından kes. 20./Hastalara söyle cehennem taşı …” böyle bir şey etmiş. Diyor ne yaptın sen?Kangren olur bu.Ayağıma uzun uzun tahtalar koydu.” diyor.kaval kemiğinin olduğu yer parçalanmış. Geldi babam. Muhakkak İstanbul’a gitmesi lazım .Bir açıyor bakıyor . İzmir’den Denizli. “ Abdullah Efendi. . Terhis oluyor. hali vakti iyiymiş rahmetli dedemin. -Orada evleniyorlar. İnsan ilerisini 97 . Önce çekti acıdı bir canım. Bakıyor ayak yerinde . -Annenizle öyle mi tanışıyor? -Öyle tanışıyor.orasını iyice yarıyor. -Kurtuluş Savaşı’nı orda mı geçirmişler? -Bitmiş artık babam terhis olmuş. -Seferberlikten mi terhis olmuş ? Kurtuluş Savaşı’nda Samsun’da mı? -Şimdi karşıdan gelmiyor.

Rahmetli Hasan dedemiz Samsun’dan bize geliyor. Bağ. Çünkü bana derdi. Çobanların elinde yok olmuş gitmiş hep.Kimisi bir yatak getirdi.Bize piyade eğitimi veriyor.Şaşırdım ben bu işe dedi.Çünkü beşiği orası. 600 küsur metrekare. Hemen cevap veriyorlar .Biz sokağın köşesinde oturuyorduk. Cumartesi günüydü.Depremden bir sene sonrası derdi rahmetli birader.Köy çok büyük bir köy. 4 sene onun evinde oturmuşlar. -Ne yangını oldu? -Bir denk halı vardı burada .Torbalı’ya sağlık memuru olarak tayini çıkıyor. O zaman yönetim Aydın’daymış. Tamam diyor.Ben çalışıyorum. Lütfü mektubun var demişler.Bana izin verirseniz anneme kitap alacağım.Burada orta mahallede Saliko’nun evi varmış. Mesela siz tarihçisiniz. -Buraya kaç yılında geliyor? -1929 senesinde. -Peki istifa mı ediyor oradan (Samsun Devlet Hastanesi)? -Oradan ayrılıyor.1946 senesinde gelin almaya gittiğimizde.Askerken Erbil soy isminde bir tabur komutanı vardı. Bu günkü gibi bütan gaz veya doğalgaz yok. Keşke o zaman da tarihçi olan bir kişiyle ben tanışabilseydim. Sıra evler derler.düşünemez ki şimdi hatıralar olur ya günlük insanlar öyle bir şey olsa belki.Mezuniyet şeylerini de gördüm.Kimden referans alacaksın? Gittim . Abim:.Malulen emekli oldu.Depremden 1 sene sonrası dediler.Kurt kaptı bilemem ne oldu öldü.Çünkü ben Ankara’ya gittiğim zaman Dil Tarih Coğrafya Fakültesine gittim. Onu tanıştırabilseydim. benim annem tarihe çok meraklı. -Sonra sıtmaya savaş ilan edildiği dönem.Sürüyle. Gidiyor memleketine.Bu arada dedemden babama 90 mı 120 tane mi koyun düşmüş.Amma 98 .Ayağım orada kırılmıştı benim.Yangın bizim evde . Annemin bütün ömrü kitap okumakla geçerdi.Macır mahallesinde.Çok tasarrufluydu yani.Annem Perşembe günü pazara gidiyor. Yunanlılardan kalma. Temin etmek.Bir ömrü feda etti . Ankara’ya gittiğinde illa bana oradan bir tarih kitabı bak. -Evet sıtma savaşı .Kışın arabayı çıkarıyorsunuz ortak.Torbalı’ya geliyor.Onlarla bir ev tamamladık. -Peki anneniz Sakine hanım? -Annem okumaya çok meraklıydı.Ben 1945 senesinde gittim . Nereden kaynak alabilirim.Buradan bir arazi arıyorlar. Buraya ( Torbalı) tayini çıkıyor. Onları da Çal’dan getirmiş buraya. -Eviniz mi yandı? -Kiralık ev kendi evimiz de değil.Öğleden sonra o zamanlar bütün okullar öğleye kadardı.Tamam dedi.Hiçbir şey kalmadı.Ben şeyleri çok iyi biliyorum. Onlarda bir ev kiraladık.Kazım ağabeylerin evi vardı.Çok memnun oldum ya.Siz şoförsünüz.Depremden 2 sene sonra o köylere uzun müddet gitmiştir.Ben ehliyet alıyorum.Sarılı..Abime mektup gelmiş 1937’ de İzmit’te. memur evleri derler.Halıcılık. Komutana: . O da dışarıda ayrı bir yerde olduğu için.Aaaa !!! Annemin mektubuymuş.Alış veriş yapmaya.Çok büyük bir şey o. -Çal’ın -Süller köyü -Her evin önünde iki üç tane araba gördüm ben.Çok büyük bir yıkıntı oldu bize. … O evi almış. Kerpiç bina yapmaya başlamışlar.Ticareti beceremiyor. O dünya oluşumundan bu tarafa tarih kitabı istiyor. -Tekrar bakanlığa mı baş vuruyor? -Aydın’a müracaat ediyor.Yaşlı tabi. patronsunuz diye.Okumuş kültürlü insanlar.Çünkü yangın olduğu zaman 1937’ de .Bütün okullar. başka kimse yok evde.1954 senesinde gözlerini kaybetti. Demir yolu boyunda.Bir muhtaç halde geliyor buraya. Bu kadar tarihe meraklı bir kadın.Her evin önünde araba gördüm.Alıyor 3-5 yüz tane halı.Seka’ da.Kimisi bir yorgan getirdi. Babam ticaretle uğraşırken. Belediyeydi orası. -Depremde burada mıymış? -Hayır.Bu evimizde o seneki hasılat 40 çuval çekirdeksiz üzüm. Yalnız bu şimdiki oluşan bina 1948 yılında yapıldı. Oraya gittik.Bugün Denizli’nin yüzde 80 nakliyesini yapan bir beldedir. En ufak bir şey kurtulmadı.O zaman kültür birikimi yok tu ki kişilerin.tamam dedi.Öğleye kadar piyade subayı girdi.70-75 senesinde gittik.işte elde kalanı satıyorlar.Altınları falan erimiş.Annem tasarruflu bir kadındı.O ayrı bir sanat. Sigaradan ev yanıyor -Dedeniz mi yapıyor? -Evet. Memlekette babası tamam oğlum diyor ticaretle uğraş.Orada ne kadar kaldık.Dedim böyle böyle.Dayanışma olan bir yer. Mutfak takımı haricinde.

Gelir şimdi o. -Burada mı o da? -Çocukları burada oturuyor.Bir yığın orada Fransızca ders almak zorunda.15 yaş vardı derdi annem.Oğlu Alanya’da. -4 sene mi okuyor orada. Devlet hesabına.Sonra emekli oldu kendisi.ilaç dağıtırdık.. -İzmit’e gittim.İlk önce Alpullu’ya tayini çıkıyor.Karşıdaki evde oturuyor.Sonra orada Seka’da atölyede şef olarak yükselmiş. -Sınıflara göre değişik. Meraklı şöyle meraklı bir kadındı.Askeriye memuriyet.Herhangi bir imtihana gerek duymadan hemen bir eğitimden geçirip seçtiler .Sıhhiyeci Abdullah.Tekrar aynı Seka’ya geliyor. 642 Bu konuda bakınız.Oradan mezun oluyor. Necat ÇETİN.Eski Türkçe yazı yazıyor.Onlar Frasansızca konuşulan kantonda falan okuyor. Okul hayatım olmayınca. 641 Torbalı Kazımpaşa İlköğretim okulu 1926 yılında eğitim öğretime başlamış. -Yo o zaman öyle yok bunlar direk devlet hesabına. köylerini. çevire çevire okur. -Hangi ülkede? -İsviçre’de canım. -Kaç kardeşsiniz? -Biraderle beraber 3 kardeş oluyoruz.. -Ortaokulu nereye gidiyor.Kemeraltı’na falan girerdik.İzmir'e giderdik bayramlarda.15 köy . -Tarama yapılır. Büyük Torbalı Gazetesi.Hadi be demişler.Annemin yazısını. -Çocukları orada. Torbalı’da Sağlığın Tarihçesi ve Bir Kinin Belgesi. -Peki Orhan Bey anneniz kaç yaşında öldü? -Annem 1974 yılında vefat etti. -Lütfü abiniz kaç doğumluydu? -Valla annem 15 yaşlarında genç evlenmiş. -Şimdi 47 ‘de geliyor… 4 sene okuyor. 99 .İki buçuk saatinin yarım saatini orada bize harcar.642 -Tarama. İkisi de öldü.Teknik okulda okuyor adam. -Buradan çıkıyormuş atla. Parmakla gösteremezsin. Sıtma taraması.3-5.Açar açar bakar.güzel yazı demişler. Geldiği zaman hafta sonuna denk gelir. _O bir macera şimdi. -Babanız Sıhhiyeci Abdullah Bey.Mithatpaşa’ya gidiyor. -Diğer kardeşinizin ismi neydi? -Mehmet.Döndüm eve geldim. Diğer 2 saatlik zamanını askeri kitaba ayırır. harbin içerisinde. -Komutanlara göre değişiyor -Evet bunlar İtalyanlar İtalyanca. Sınıflama yapılır köylüler. -2 tane. -Hatta siz İzmit’e gitmişsiniz galiba.Kızı İzmit’te… 1939 doğumlu.10 köyü dolaşmıştır. -Sizin yanınızda mı yetişti? -Tabi okudu. Hala aynı binada eğitime devam ediyor.Aşağı yukarı. bir kızı var.Belki bir yardımım dokunur diye. -İsviçre’de mi okumuş? -O zaman onu bir müfettiş okula almış.O Fransızca okudu. -4 sene mühendis olarak -4 sene mühendis olarak okuyor.Mithatpaşa (Meslek Lisesi _ İzmir) orta ve lise bölümü bir arada.Ben ilkokul son senelerimde1943-1944 senelerinde 4 ile 5 arasında.Bir de onun müfettiş başları var. . O devirde okuma yazma bilen kişi bile yok. Yazın çok gittim ben 20 gün 5 gün dolaşırdık atın sırtında Köylere tarama(yapar). Abim anlatırdı: “O kadar zorluk çektim ki ilk sene. Burada bir şey yok 3’e kadarmış.O imkanları ben de kaçırdım.İnanmamışlar.Eve geliyorum tercüme ediyorum .Bu gitti yurtdışına götürüyor bunu da.1943 senesinde.Endüstri meslek lisesi mezunları parmakla gösterilecek bir durumda o zaman.Almanlar Almanca. Kazımpaşa’da da okudu641.İlk sene geçtim demişti hiç unutmuyorum.Ben şöyle başlayayım ona. Ben sabaha kadar aldığı kan numunelerini hastaların isimlerini. Böyle bir yıl atlattım diyor. Bir oğlu.” Dil yok.Bakar.

Atatürk’ün Torbalı Ziyareti ve Bozkurt Kıraathanesi.Bizi alırdı orada bir radyo vardı.” derdi. Bakınız ekteki nüfus kayıt bilgileri. Ali Çavuş’un yanına gelmiş. Ve malulen emekli oldu. Tarlasındaki suyu kesik açacak suyu akıtacak. -Cenazesi kalktı şeye …Yavuz da bizimle geldi.Gözlük kullanıyordu.Ben ona genç olduğum.643 -Kaç yılında gelmiş acaba? -36 -Yok.tabii ya buradadır. -Atatürk çok büyük bir inkılapçıydı. " diye.Çok büyük bir bakımı var. Menderes’e giderdi. 1955'te gözlerini tamamen kaybetti.Böyle bir şeydi. -Paraları pulları hepsini kaldırdı. Okul müdürümüzün.Geçenlerde onun bir gözlük sapı vardı. 100 .O haber mutlaka bitecekti.Onla görüşürdük.Ona yardım ederdim ben. -Burada mı ? -Evet.O şeyle okulla gitti oraya. Haber saatinde haber bitinceye kadar her gün biz oraya giderdik.Bir gün bana dedi ki rahmetli babam "Hikmet Bey’e sor bakalım akşam müsait mi? Akşam köylere gidiyor falan akşam gelmek istiyoruz. 34 . Kulüp kahvesi. -Atatürk'ün cenazesini .-Yani en salgın hastalık sıtma.Ama neyi okur? Magazin asla ve asla.Şimdi her şey ayaklarında arabalar falan.Şeyin olmadığı . Hikmet Bey’in ağlamasını gördüm ben. Aşağı yukarı 10cm çapının üzerinde büyüteç aldım.Okumaktan o kadar çok zevk alırdı ki.Beyler sokağından ben şey aldım.Biz şöyle cenazesi elimi sürttü geçti.Biz ordaydık.atılgan olduğum 643 644 Bakınız Necat ÇETİN.Atın üstünde gitmek.Etnografya Müzesi’ne götürdük.Yoktan var etmiş. -O zaman tabii. memleketin iç ve dış sorunları. -Neye geldiğinde? -Atatürk buraya Bozkurt Kıraathanesi’ne.1973 yılında vefat etti644. Gazetem Torbalı. “Hah oğlum iyi yapmışsın."Niye ağlıyorsunuz öğretmenim" Bak dedi bana. -Evet. -34'lerde falan? -Yok.Ondan sonra bu tarafa gider.Şeye götürdük. Hikmet Orhan isminde bir okul müdürümüz vardı.27 km atın sırtında gideceksin . Jandarmaya söylerdi..Rahmetli abimin düğün işleri vardı.Şimdi büyük komutan. bunları okurdu. Abdullah Bey 1973. -Hiç anneniz söz etti mi? -Yok duymadım böyle bir şey -Peki babanız kaçlıydı? -1308-09 yılları arasındaydı..Ailecek görüşürdük.Şimdi onun okuma hırsı var ya.1939 senesinde harp çıktığı (İkinci Dünya Savaşı) zaman. -Orhan Bey! -Çok büyük komutan.Dolmabahçe’den geldik..Çok sabırlı bir insandı.Atatürk çok büyük bir şeydi kumandandı.Böyle alır okurdu.Annemin de gözleri görmemeye başladı.Baktım Atatürk’ün resimleri. Jandarmalar falan .Büyüteç aldım. Benim ortaokul diğer kitaplarım bitmiştir.Atatürk sevgisi öyle lafla olmaz. Ondan sonra Atatürk çok büyük bir siyasetçi idi.Varken olmadı.Çok ender gelmiş kişilerden birisiydi.Ben her zaman söylerim Atatürk sevgisi bambaşka bir şey diye. -Orhan Bey peki anneniz Atatürk geldiğinde burada mıymış? 1929 olduğuna göre burada olması lazım. Nüfus kayıt bilgilerine göre .Cumaovası’na.Çok büyük siyasetçi çok büyük inkılapçı.Onun tepkisiydi.Cumaovası buraya bağlıydı sağlık yönünden.Her gün. Artık o gözlük kafi gelmedi. Sakine Hanım 1976 yılında vefat etmiş.Tam bir fedakarlık örneği idi o.Tabii yakalar çıkarıldı.Bizim şimdiki okulun olduğu yerde kulüp kahvesi vardı. -Evet. Sıtma sineği oluşmayacak.Siyaset.köyden köye geçeceksin 20 -25 gün çoluğuna çocuğuna hasret.Oradan trene bindik.. -Peki Atatürk'ü gördünüz mü? -Hayır cenazesini gördüm.Her şeyin Allah'tan geldiğini kabul ederdi.Bulduğu her şeyi okurdu.Çok da büyük yetkiler verilmişti onlara.. -Veremden daha çok salgındı.

Mesela şimdi ben size desem ben de meraklıyımdır yani.Ezberinde..Mesela öyle şey ki anlayacağın. Aşkının şeyini bilir. Sayın Orhan Bey çok teşekkür ederim.Dünyanın kuruluşuyla ilgili bu kitapları bulma ihtimali var.Siz % 80 bu bilgileri verebilirsiniz bana. O kadar güzel sesi vardır. -Aşık geleneğini mi? -Aşık geleneğini okur.türkü söyleme.zamanda fazla yardımım olmadı. Sakine (Sekine) Baturay 101 .Şimdi o (annem) Orta Asya’dan Türkler’in Hazar’ın kuzeyinden.Başından sonuna kadar.Onlar şey böyle şarkıyla karşılık verirler.Bu kitaplar tarih kitabı.Efendim nereye yerleştiklerini….Şarkı söyleme. Ne zaman bunlar yok oldu. güneyinden geçtiğini. Yeri geldiği zaman noktayı koyar ondan sonra başlar şey yapmaya.Ne zaman bunlar kuruldu.Kerem ile Aslı’nın hikayesini ezberlemiş.

Abdullah Baturay (Eşi) Orhan Baturay (oğlu) (29 Haziran 2008 Torbalı Parkı) 102 .

oğulları Orhan Baturay’ın çocuklarının sünnetinde AİLENİN NÜFUS KAYITLARI ÖRNEKLERİ (Kayıtlar Orhan Baturay’ın izni ile yayınlanmıştır) SAKİNE HANIMIN POTURAY SOYADI İLE KAYIT ÖRNEĞİ(DENİZLİ – ÇAL – SÜLLER KÖYÜ) 103 .Sakine ve Abdullah Baturay.

SAKİNE (SEKİNE) HANIMIN BATURAY SOYADI İLE KAYIT ÖRNEĞİ (İZMİR – TORBALI – TORBALI MAHALLESİ KAYDI) MUHSİN BEYDEN OLAN İLK OĞLU LÜTFÜ ŞAHİNER ‘İN KAYIT ÖRNEĞİNDE ANNE ADI “SAKİNE” 104 .

SAKİNE HANIMIN KARDEŞ VE YEĞENİNE AİT KAYIT ÖRNEĞİ ( BUGÜN PAZARYOLU İLÇESİNE ANCAK ESKİDEN İSPİR İLÇESİNE BAĞLI (KINDIZ) LALELİ KÖYÜ KAYDI) SAKİNE HANIMIN ABDULLAH BEYDLE EVLİLİĞİNDEN OLAN OĞLU ORHAN BATURAY’A AİT KAYIT ÖRNEĞİ 105 .

Demiryolunun bulunduğu bölge Rumların yoğun olarak yaşadığı yerdir650. Anlatımların bir kısmı not olarak tutulmuş. Ne yazık ki dönemle ilgili şu an için araştırma sahasında sadece Hamit Efe’ye ait bir fotoğrafın dışında belge bulunamamıştır. 1922 yılında Yunanlar tarafından satın alınan kendi adamları tarafından öldürülür.651 İzmir’e Yunan askerlerinin çıkması halk arasında önce bir panik havasına neden olur. Yerli Rumlar bulundukları yerlerde genellikle ticaretle uğraşmakta. Sabahattin Burhan. Torbalı bölgesinde halkın saygısı ve sevgini kazanır.SÖZLÜ ANLATIMLARA GÖRE TORBALI YÖRESİNDE YUNAN İŞGALİ VE BİLİNMEYEN BİR KUVA-YI MİLLİYECİ: HORTUNALI HAMİT EFE Özet Bu araştırma Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde Yunan işgal dönemini yaşamış tanıkların anlatımları ile yaşayanların yakınlarına anlattığı anlatımlara dayalı bir alan araştırmasıdır. Rumların işgal öncesi Türklerle hiçbir problemi bulunmamaktadır. Yunan işgali. Torbalı merkezi bugünkü Torbalı orta mahallededir. Çünkü bölgede belli başlı yerlerde yabancı uyruklu yerli Rumlar bulunmaktadırlar647. Torbalı ilçesinin Yunan işgali dönemindeki tüm köyleri 2000 ile 2009 yılları arasında dolaşılmıştır. Giriş Osmanlı devletinin I. Örneğin Karakuyu gibi yerlerde tütün ekimi ve bağcılık yapmakta. Bazı aileler ise büyük toprak sahiplerinin arazilerinde ve kendi arazilerinde bağcılık. Kendisine teşekkür ederim. İşgale karşı bugünkü adı Yazıbaşı olan yerde Hamit adlı bir genç işgal kuvvetlerine karşı yanına aldığı az sayıdaki kişi ile çete halinde direniş göstermiştir. Sökeli Cafer Efe. Kuva-yı Milliye“ Yöntem: Bu araştırma Torbalı ilçesinin merkez ve köylerinde Yunan işgal dönemini yaşamış tanıkların anlatımları ile yaşayanların yakınlarına anlattığı anlatımlara dayalı bir alan araştırmasıdır. İzmir ve Torbalı bölgesi aslında Yunanlara yabancı değildir. Bu durum İtalyanların her fırsatta Yunanlılara karşı baskın yapan çeteci gruplara646 yani Kuva-yı Milliye birliklerine kendi işgal topraklarında saklama ve destek vermesine neden olacaktır.2006 (3. Aşağı mahalle (İstasyon) ise Rumların oturduğu mahalledir. çiftçilikle geçinmekte648 özellikle Türk halkının bilmediği ancak ileriki tarihlerde ustası olacağı tütüncülük yapmaktadırlar. şarapçılık649 ve domuz yetiştiriciliği ile geçimlerini sağlamaktadırlar. Hamit çetesi Yörük Ali grubuna bağlı faaliyette bulunmaktadır. Torbalı.baskı) 647 Şerife Yavuz aktarımı 648 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 649 Mehmet Taşgın anlatımı. hatta köyde Rum doktor dahi bulunmaktadır. 650 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 651 Mehmet Taşgın’ın anlatımı 106 . Mesela düğün yapılıyorsa gelinler ata bindirilme yerine hemen 645 646 2007 yılı görüntüleri öğretmen Gürkan Adam tarafından çekilmiştir. Görüntü kayıtları özel arşivimde saklanmaktadır. Hortunalı Hamit hakkında şu ana kadar bir belge bulunamamıştır. Özellikle Söke bölgesinde Sökeli (Halezar) Cafer Efe’ye Bakınız. Ancak dünya siyasetine o gün için politikası ile ünlü İngiltere çıkarlarına ters gördüğü bu paylaşıma aykırı olarak bu bölgeyi Yunanistan’a işgal ettirmişti. Dönemi yaşan ve yaşayanların yakınlarına aktardıkları sözlü anlatımlar kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kaynak kişilerin büyük bir çoğunluğu şu an yaşamamaktadır. bazı Rumlar köyde meyhane işletmekte.Torbalı bölgesi 20 Mayıs 1919 günü Yunan işgaline uğramıştır. İstanbul. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması ile 30 Ekim 1918 tarihinde imzaladığı Mondros Mütarekesi (Ateşkes) ile daha savaş devam ederken imzalanan gizli anlaşmalar ile İzmir başta olmak üzere Ege Bölgesi İtalyanlara taraf değiştirmenin ödülü olarak verilmişti. bir kısmı ise görüntülü şekilde kayda alınmıştır645. Anahtar kelimeler “Hortunalı Hamit. Farklı taktiklerle Yunan karakollarına baskınlar düzenler.

Çocuğum. İşgalden sonra geri dönmüşlerdir. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. 659 Enver Aydın’ın anlatımı 660 Hakkı Taşlıoğlu aktarımı 661 İştipli Hüseyin’den aktaran Hakkı Taşlıoğlu 662 Musa Özbek’in aktarımı 663 Ayşe Yay’ın anlatımı 664 Hasan Uysal’ın anlatımı 665 Hüseyin Çetin’in anlatımı 666 Yazıbaşı’ndaki karakol Hortunalı Hamit’in baba einin yanındaki evdir. Ben ağlayarak kalktım. Bakınız.Çıplak. Başında da nöbetçi duruyor. Ancak ticaretle uğraşan yerli Rumlar tedirgindir. Ahmetli662. Dereköy663. GÜNEŞ.s. Karacaağaç664. Atalanı. İzmir 19191922 Tanıklar. 673 Mehmet Yıldırım’ın ifadesi 674 Sabri Fidan anlatımı 107 .:9 655 Bazı araştırmalar Torbalı’nın işgal gününü 21 Mayıs 1919 olarak vermektedir. kaçtık oğlum” Keziban Barut.. Tire tarafında olanlar Tire’ye. Çünkü işleri bozulmaya başlamıştır668. Çorlu665. Ufak diye dikkate almadılar.gibi) kaçması670 dikkat çekicidir671. Benim babalığı burada Yunan pehlivanları ile güreştirirlerdi. İşgal İzmir’den demiryolu boyunca olmuştur656. Düdüğünü bir öttürdüm. Helvacı tarafındaki dağlık yöreye. Şubat 2007..53 656 Salih Tünaydın’ın anlatımı 657 Mehmet Yıldırım’ın anlatımı 658 Karakol kurulan ev Langırdak Şükrü olarak bilinen şahsın evidir. Çakırbeyli köylüleri Ormanköy ile Karakızlar arasındaki “Eşme Deresi” mevkiine. İşgalin Başlaması ve Gelişimi: 15 Mayıs 1919’da Yunan İzmir’e çıkmış. Yunan tokatını da yedik. Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi. Bakınız: Pelin Böke. Taşkesik660. 2006. İzmir’in işgalinden bir süre sonra (20 Mayıs 1919654) Torbalı ve köyleri düşman işgaline uğramıştır655. Halk da bırakın o daha çocuk demişler. SARISIR. Bir endişe vardır. Afyon da işgal edilince İtalyan işgal bölgesi olan Antalya bölgesine sığınırlar.136 vd. Dağtekke köyünde ikamet edenlerin ise ova köylerine doğru (Ovakızılca-Taşkesik. ancak bu zamanla baskı ve şiddete dönüşür. Yunan subayı bana bir tokat attı. Pelin Böke. Çorlu köylüleri Dağtekke dağlarındaki yüksek yerlere (Zeybek mezarlığı mevkii) kaçarlar669. Kumandan sandalyede bacak bacak üstüne atmış. O günleri yaşayan Sabri Fidan işgal günlerini şöyle anlatmaktadır: “Dağkızılca Yunan kumandanı etrafına yaşlıları topladı.. s. Köylülere konuşurlardı. Torbalı tarafında olanlar Ormanköy. düğün kısa kesilmektedir652. Bir şeyler anlatırlardı. Mustafa Kılınç’ın annesinden aktarımı 671 Bu konuda yapılan bir araştırma için bakınız . 669 “Yunan köyü basınca yemek haranısını ocağın üstünde bıraktık. Serdar. Sayı 12 Cilt 3( Eylül 1968) Belge . Halkta panik ve korku başlamış. Kıçının üstünde düdük sallanık duru. Ayrancılar657. 667 Sami Kösten’in annesinden aktarımı 668 Aynı tedirginlik ve tepki bakla tanıkların ifadelerinde de yer almaktadır. Demoğrafik Oyun Sürgün (1919-1922. halk yerde oturuyor. Celat (Sağlık) demiryolu kenarında. İzmir’in işgali ve Aydın’daki yankıları.arabaya bindirilmekte. Sayı 9. O günleri çok iyi hatırlayanlar İtalyanlar için “İyi cavurdu” ibaresini kullanmaktadır673. İstanbul. 2006 672 Bu ailelere halenTorbalı Ayrancılar’da“Afyonlu” denmektedir. Subaşı661. Seslenmediler. Düdüğü gördüm.s. Biz burada devamlı kalacağız. Çamurun içine yuvarlandım gitti. Buralar bizim olacak. İstanbul. Dr. Bazıları ise işgal boyunca çadırda yaşarlar. Yunan işgal kuvvetleri ilk başlarda yumuşak bir işgal politikası uygularlar674.Günver. Yunan askerleri Torbalı istasyonun yakınındaki merkezde bir yerli Rum’un evi başta olmak üzere Dağkızılca . Göçebe yaşam sürdürenler ise önce Afyon yöresine672. Köylerde ise köylüler evlerini terk ederek dağlara sığınıyorlardı653.” 652 653 Mehmet Taşgın’ın anlatımı ve Hulisi Demirtaş’ın aktarımı Mustafa Yoldaş ve Hüseyin Baykurt’un anlatımı 654 “ Torbalı muhabere memurunun bildirdiğine atfen 20/5/1335 günü Yunan askerleri tarafından mezkur mevkinin işgal edilmiş olduğu arz olunur” Bakınız: BUTULLUOĞLU. İşgal edilen köylerde halk önce kuzeydeki Nif Dağı’na . Ben arkadan yanaştım. Dağtekke. Ben çocuğum. Buralara yerleşeceğiz. Karakuyu658. Bazı yerli Rumların Yunanlar ile işbirliği sonucu evler basılır ve yerli halka zulümler yapılır667. anlatımı 670 Saniye Uçar’ın anlatımı. Helvacı ve Yazıbaşı666 köylerinde karakol kurarlar. Konak’ta (Osman Nevres)Hasan Tahsin ilk kurşunu sıkmıştır. Çaybaşı659 . diye söylüyordu.Hamdi “Milli Mücadele Başlıyor”. Bazıları bir süre sonra çaresizce evlerine dönerler.

Yani erkek olarak soy devam etmemektedir. Bu para orduya gidiyor dedi. çok iyi. Bu kişiler zaman zaman gizlice bölgeden Kuvay-ı Milliye için para ve silah toplarlar. Gizli ordudaki adamları doyurmak için bu paraları topluyoruz. Ben bu olaya tanık oldum. Benim de içim ağladı. çok çevik. Ailenin ekonomik olarak günün koşullarına göre durumları oldukça iyidir. dedi. Ailenin aslı Akkeçili yörüklerine dayanıp Antalya’nın “Murtuna” köyünden zamanında köye göç edip yerleşmişlerdir679. Annesi “Havva”. Alan adam sordu: -Siz bu parayı nereye veriyorsunuz biliyor musunuz ? diye sordu. Ölüm kaydı 1 Mart 1920 yazmaktadır. 675 Ayşe Yay. Celal Bayar. Birisi çıkardı ağlayarak parayı verdi. ( 1851-1921) hanede kişi sayısı 9’dur. Onlar geldiler. atik. Evleri ve Yörük çadırlarını soymaya. Dedi ki gizli bir ordu kuruldu. Örneğin Perşembe günü Tepeköy pazarına gidenler yolda soyulur. Üç tane sarı lira. Hamit Efe’nin ailesi de köyün yerlilerindendir. Ödemiş bölgesine geçiş böyle olur. Ertuğrul Mahallesi’nde ileride belediye başkanı olacak olan Molla İbrahim (TÖR) ve Giritli Aslan Mehmet ile görüşür. veren de. Adam: -Yok. Orada bulunan herkes ağlıyordu. Toplayan üçünü aldı. 681 20 Mayıs 1321 tarihli Hortuna son Osmanlı nüfus sayım defterinde aile hane no: 70 ‘dir.İşgalin başlamasıyla “işbirlikçiler” de ortaya çıkmaya başlamıştır675. -Siz de çoluk çocuk sahibisiniz. Halk bu kişilere “Çalı Kakıcı” adını takmıştır678. Babası “Kara Hüseyin”dir681. Köyden “Ayşe” isimli bir kızla gizlice görüşmektedir. boylu. Karı kocadan para istediler. Vatanı ve sizi kurtarmak için çalışanlara veriyorsunuz bu parayı. Çocuğudur. Ayrıca kadın kıyafetinde Özbey köyüne Hafız Ali’nin yanına gider. 682 “Rıza’yı vuran Seydiköy Yunan kumandanı Yüzbaşı’nın evini Hamit gece basmış. İkisini geri verdi. hem geri verdi. Beşini de verdi. Başka birisi beş sarı lirası varmış. Molla İbrahim’in evinde kalır. Yazıbaşı eski belediye başkanı Nihat Gönülal anlatımı.1893) yılında o günkü adıyla Hortuna bugünkü adıyla Yazıbaşı’nda doğmuştur. Ancak eli silahlı. ata meraklı ve cesaret sahibi. İki kişi gelmişler. Dereköy’de Sığırtmaçoğlu’nun Yunan işbirlikçisi olduğunu belirtmektedir. Bir karı koca da vardı. Giritliler ve Mora muhacirleri ise daha önceden Yunanları tanıdıkları için endişelidirler.” Aynı tarihlerde Celal Bayar da “Galip Hoca” takma adı ve imam kıyafetiyle yöredeki örgütlemeyi sağlamaya çalışmaktadır. Çakallar[Çamlıca] Köyü 677 Hafız Ali’den aktaran oğlu Hüseyin Türkmen 678 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 679 Hortunalı Hamit Efe araştırmasını 2001 yılında ilk defa ödev olarak yapan Yazıbaşı’lı öğrencim Didem Öz’ün araştırma notları. Paranın nereye gideceğini öğrenince ağlıyordu. 676 108 . astığı astık kestiği kestik bu kişilerin içinde bir kişi vardır ki bu farklıdır. Hatta aile eski köylerinin unutulmaması için soyadı kanunundan sonra “MURTUNA / ORAL” soyadını kullanmıştır680. Gözümle gördüm. Adam aldığı üç sarı liranın bir tanesini geri verdi. Bu arada bazı kişiler gizlice ve yavaş yavaş örgütlemelere başlarlar. gördüğü dayanışma manzarasını şöyle aktarmaktadır: “Koyu milliyeye (Kuva-yı Milliye) para toplamaya köydeyken676 şahit oldum. Yüzbaşıyı karısının yanında yatakta vurmuş”. Bu kişi Hortunalı Hamit Efe’dir. Daha sonra nişanlanırlar. Efe’nin iki erkek bir de kız kardeşi vardır. kara yağız genç bir delikanlıdır. Halbuki kızı Hamdiye 1922 doğumludur. Rumi 1309 (M. Hamit Efe. Mezartaşında da ölüm tarihi 1338 yani 1922 yılı yazılıdır. Bazı kişiler iki-üç kişi birleşerek eşkıyalık yapmaya başlarlar. Hane reisi “Kara Hüseyin Ağa” dır. dedi. Yeğenleri Rıza ise iş hanı işletmektedir. Bilinmeyen Bir Kuva-yı Milliyeci: Bugün “Yazıbaşı” olan beldenin eski adı “Hortuna” köyüdür. Başka paran var mı? Diye sordu. Amcaoğulları “ORAL” soyadını kullanmaktadır. dedi. Yunan işgaline karşı halkta pek tepki görülmez. Köydeydim. Adam hem ağlıyor. halka zulmetmeye başlar. Bunlar Halil Ağa (Murtuna) (1880-1965) . at yetiştiriciliği yapmakta ve İzmir-İkiçeşmelik’te iş hanı bulunmaktadır. Bu olaya şahit olan Mustafa Yoldaş.677 Yörede asayişsizlik kol gezmektedir.Tahir Ağa (Murtuna)(1883-1946) ve kız kardeşi Makbule(Vasviye)(1887-?)’dir. Hamit 26 yaşında gözü pek. 680 Bu gün Murtuna soyadı kapalı kayıttır. Toplayan da ağlıyor. Rıza işgalde Yunanlar tarafından İzmir’den köye gelirken Seydiköy’de (Bugünkü Gaziemir) yolda at sırtında vurularak öldürülmüştür682.44008491460) 2. Hamit ( TC. Kara Hüseyin’in Hortuna’da çiftçilikle özellikle hayvancılık.

Yanına da çevre köylerden bazı kişiler katılır. Parası Hamit’in babası Kara Hüseyin’de emanet olarak durmaktadır. Hancı atını Yunan askerlerinin beğenip aldığını. Hamit Efe yeğeni Rıza’nın da Yunan askeri tarafından vurulmasından sonra gerek baskın yaptığı Yunan karakollarındaki Yunan askerlerini ve gerekse gördüğü. Helvacı ve Dağkızılca köylerinde kurulan Yunan karakollarına baskınlar düzenler ve Yunanların belası haline gelir688. Yunan Jandarması gece dışarı çıkamazdı.Ancak atı yoktur. Ama vermezler. İşte Hamit Efe efsanesi böyle başlar ve Efe dağdan inmez. Ancak bu sayı sürekli olarak 3-5 kişiyi geçmez. askerlerin iki kişi olduğunu ve Özbey köyüne doğru gittiklerini söyler. Bu nedenle Yunan işgal kuvvetlerinin baskı ve zulmünden kurtulurlar690. Tabi her mahkeme idam cezası ile sonuçlanır ve hemen infaz edilir. Eğer birden fazla ise ardı ardına dizer tek mavzer kurşunu ile vururduk. Ferda da daha sonraları bir subayla evlenecektir685. Aynı dönemde yörede dağa efeliğe çıkan başka kişiler de vardır. Karakuyu’dan Abdurrahman'ın Mecit (Buruncuk). “Babam Ethem bana “Oğlum Hamit ile beraber belki 100 Yunan askerini vurduk. Aynı günlerde Hamit’in babası da sattığı tütünün parasını evinde tutmaktadır. Bir gün Tepeköy’e atıyla gelir. Tabii Yunanla işbirliği içinde olanlar da Efe’nin hıncından nasibini alır. Tütün tüccarlığı yapan yerli bir Rum vardır. Rum. Hamit’in Dağa Çıkması: İşgal günlerinde Hortunalı Hamit’in çok iyi koşan. Çünkü Ayşe hastalık sonucu (verem) vefat eder. O da Yunan işgaline tepkili birkaç çocukluk arkadaşı ile birlikte dağa çıkar687. İşgal sırasında Hamit’in ailesi evlerine Fransız bayrağı çekerek Fransız tebaasına geçmişlerdir. Karakızlar’dan Çete Osman’dı692. Bu konudaki infazların yüzlerce olduğu söylenmektedir. Ayşe Yay ve Saipler’den İsmail Baykal’ın anlatımı 689 . Kendisi artık Yunanların aradığı ve öldürecekleri biridir. Çalılıklarda gece yatarlardı”. Bu adamlarından en çok Küçük Mehmet ile Ethem Ağa’ya güvenmektedir. Hamit. Hamit Efe çetesinin başlıca elemanları Hortuna’dan Küçük Mehmet (Küçük ). alım yaptığı tütün parasını yanında taşımaz. Eğer cavur öldürmek günah ise Allah bizi affetsin” derdi. Bu paralarla silah ve mermi alır. Hatta bazı Türk aileler direnişin sembolü olarak yeni doğan çocuklarına “Hamit” adını verir. Hamit Efe dağa çıkarken ilginç bir yola başvurur. Kemalpaşa Sinekköy'den (Bugünkü adı Yeşilköy) Yörük Hasan. Hüseyin Çetin 688 Mehmet Taşkın. yardımcısı ise Çapak’tan Ethem Ağa (Cin). işbirlikçi yerli Rumları acımasızca vurmuştur689. Ferda’yı Karaot köyüne kaçırır684. İlginç olan tarafı ise yakaladıkları her Rum’u ve Yunan askerini hemen orada mahkeme etmesidir. Hancıya sorar. Aile.Ne var ki çift evlenemez. Tüccar Rum’un parasını aldığı gibi babasının parasını da alır. Kara Yusuf oğlu kır bekçisi Raşit(Öz).Hamit Yılmaz Oral anlatımı 686 Aktaran: Salih Tünaydın 687 “Hamit’in maiyeti vardı. İlk efelik parasını böyle oluşturmuştur. ortamdan yararlanarak kendi çıkarlarına göre hareket ettiklerini 683 684 Nihat Gönülal anlatımı Şevket Önder’in aktarımı 685 Yazıbaşı eski belediye başkanı İbrahim Cinkılıç’ın halası. infazcı ise Küçük Mehmet’tir. İlk sorusu “Ülen size Yunan toprakları dar mı geldi? Burada topraklarımızda ne işiniz var?”dır. Çünkü bunlar hem uzaktan akraba ve hem de çocukluk arkadaşlarıdır. Hamit Efe devamlı olarak Karakuyu. Hamit gençliğin verdiği heyecanla Çakaloğlu hanından aldığı bir atla arkalarından koşar. 690 Hamit Yılmaz Oral aktarımı 691 Gani Özkan’ın anlatımı 692 Saniye Uçar’ın anlatımı 109 . ilk önce arkadaşı Ethem ile babasının evini basar. Hamit gece baskınları yapardı. Mahkeme başkanı Hamit Efe. Onları orada öldürür. Anlatan Ali Cin. Ayşe’ye o kadar bağlıdır ki haftalarca mezarının başında geceleri yatar683. Çakırbeyli’den Piç Ali. Çapak köyünden Ethem Ağa (Cin). Bozköy’den Kara Ahmet (Yiğit)691. Atını o günün usulü gereğince bugünkü Esenler çarşısının bulunduğu yerdeki hana bağlar. Hamit’i aynı köyden “Ferda” adlı kızla nişanlar. Ancak yaptığımız araştırmalarda bu kişilerin halka kötü davrandıklarını. kendisinin de bir şey diyemediğini. . Hamit Efe’nin bir kişiyi öldürmesi için Yunan veya yerli işbirlikçi Rum olması yeterlidir. gösterişli beyaz bir atı vardır. Ancak ailesi sana vereceğiz diye kandırırlar. Ama adı duyulur. Atını geri alır686. “Hamit geliyor!” sözü Yunan askerleri ve yerli Rumların artık korkması için yetmektedir. Çarşıda işi bitince hana atını almaya gelir . Özbey tarafında bulunan “Uyuzdere” mevkiinde iki Yunan askerine yetişir.

698 Gani Zafer Öncel ve İsmail Acar’ın anlatımları. Nif Dağı. Özellikle giydiği İngiliz külot pantolonun iç ve dış kısmında aynı subaylar gibi kırmızı şeritler olması dikkat çekicidir699. ancak sağ sırtından mavzer kurşunu almıştır.öğreniyoruz. ceplerini doldurmaktadırlar693. Kahveye giren asker orada bulunanlara Hamit Efe’yi sorunca yanıt “atını alan adam” olur. kızgın zeytin yağı ile vücudu dağlama gibi çeşitli işkencelerin uygulanmasıdır695. Ancak bir süre sonra. Yunan işbirlikçisi (Hortuna’dan) Arif Kahya tarafından takip edilmekte ve devamlı Yunan karakoluna bilgi verilmektedir696. bir gün ağabeyi Halil Ağa’nın Hortuna’daki kahvesinde otururken. Bu durum halk arasında daha da çok sevilmesine neden olmaktadır698. Uladı’dan yaman Veli. sokağa çıkma yasağı konularak sıkı aramadan geçirilmekte. Anlatımlara göre Nazlı. bu arada Dağtekke köyünde gördüğü “Nazlı” (Nazife) kadın ile evlenmiştir. Şükrü Aydın. Yeğeni Rıza’nın intikamını Rıza’nın vurulduğu yerdeki Seydiköy Yunan karakol komutanı yüzbaşının gece evini basarak. Bu evliliğin ardından çift Dağtekke köyüne yerleşmiştir697. bıçak ve çakılar da dahil olmak üzere tüm kesici ve delici aletler toplanmaktadır. Yunan askerlerinin eli yine boş kalmıştır. Hamit Efe. Hamit ilk önceleri bu çetelerle beraber hareket etmektedir694. Yaralı vaziyette Torbalı’ya kaçarak daha önce aile ahbabı olduğu sanılan sarışın bir kadının evinde (Burunsuz Esma lakaplı) iyileşinceye kadar sığınmış ve iyileşince tekrar grubunu toplayarak dağlara dönmüştür. hali vakti iyi olanlardan zoraki de olsa para toplamakta ve bu paralarla hem adamlarına bakmakta hem de durumu iyi olmayanlara aynı Ödemişli Çakıcı Efe gibi dağıtmaktadır. İsmail Kölemen. Tabi bu durum ününün iyicene artmasına neden olur. Bayındır Karaveliler köyünden Karadiş. Efe hemen “atı ben gezdireyim” deyip askerin atını alır ve onu kahveye gönderir. 699 İbrahim Özkan’ın aktarması. Mahmut Dağı ve en çok Karakızlar köyü sınırları içinde bulunan “Kurupınar” mevkiinde konaklamış. Canlı’dan Çolak Ali. Bayındır Arıkbaşı köyünden(Eski adı Çerkezler) İlyas. “Babam Hamit için yüzbaşı veya binbaşı olduğunu söylerdi”. Hamit Efe’nin bu evlilikten Hamdiye isimli bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Hamit Akarsu’nun anlatımları 694 Ali Özüzeybek’in anlatımı 695 Anlatan: Gökoğlan’ın torunu Kemal Dağdeviren 696 Anlatan: Salih Tünaydın. Tire Bülbüldere köyünden Uşaklı İsmail’i verebiliriz: Muammer Şahin. Topçunun Süleman (Süleymanige – Macır Süleyman). nişanlı olmasına rağmen Nazlı’yı kaçırmış ve onunla evlenmiştir. köy Yunan askerleri tarafından basılmış. Kahvenin normal çıkış kapısından çıkanlar hemen yakalanacaktır. ceket pantolon giydiğidir. Sözlü Anlatımlarda Hamit Efe Hamit Efe hakkında ancak anlatılanlardan derleyebildiğimiz birkaç olayı aktaralım: Hamit Efe. çatışma çıkmış. Dikkatimizi çeken bir konu da Hamit Efe’nin otantik Efe elbiselerini giymediği. Osmanlardan Ateş İbrahim. Hamit’in kavuşamadığı yavuklusu Ayşe’ye çok benzediğinden Hamit bir görüşte Nazlı’ya aşık olmuş. Atı terlidir. Bardağı taşıran son olay ise Ormanköy’de (Çengele) Gökoğlan isimli kişinin evinin basılması ve Gökoğlan’ın parasını almak için dayak. 697 Nazlı(Nazife) Hanım’ın yeğeni İzzet Bulut’un anlatımı. Atın teri soğuyuncaya kadar gezdirilmesi lazımdır. kendi çetesini kurar. atlı bir Yunan askeri gelir ve Hamit Efe’yi tanımaz. Anlatan Kemal Kurucu 700 Mehmet Yıldırım’ın anlatımı ve Cevat Şen’in aktarımı 110 . Bu arada Hamit. Hamit Efe’nin Nazlı'nın oturduğu Dağtekke köyündeki eve geldiği bir gün. Efe çok çevik ve akıllı bir adamdır. 693 Bu “Çalı Kakıcı”lara örnek olarak Bayındır Keçiköy'den (Bugünkü Balcılar Köyü) Kabakdelen. Oradan da kaçması kolay olmuştur. Yine bir gün Çapak’ta Ethem Ağa’nın kahvesinde otururken etrafı Yunan askeri sarar. Halk arasında “Çalı Kakıcı” olarak adlandırılan ve nefretle anılan bu kişiler. yeğenini öldürteni karısının yanında öldürerek alır. Efe özellikle Cuma günleri değişik köylerde Cuma namazını kılmakta. Bekir Çavuş. Efe evden atla çıkarak kaçmaya çalışmış. “Çalı Kakıcılar”ın halka yaptığı işkence ve zulüm Hamit Efe’nin tepkisine neden olur. Hemen ortada bulunan masa üzerine zıplar. Bu yüzden halk arasında lakabı “Yıldırım”dır700. Hamit Efe o köyden evli olduğu için zaman zaman Dağtekke’ de kalmaktadır. bu olaydan sonra “Çalı Kakıcılar”la yolunu ayırır. Kavakalan’dan (Çınardibi) Korucu Ali (İbarhim oğlu). Köy zaman zaman Yunan askeri tarafından kuşatılmakta. Kızalcaköy (Kızılcaova) Kadir Çiftçigediği’nden Abdül. o günlerde kendi başlarına buyruk hareket etmekte. Hamit Efe. Oradan da yaklaşık olarak üç metre yükseklikteki çatıya çıkan tavan deliğine çıkar.

O yıllarda çocuk olan 1331 doğumlu Zehra Ak’ın anlatımında Hamit Efe ve çetesinin “adil, namuslu, iyilikten yana, gözükara” tavırları ön plana çıkmaktadır: “Ben Yoğurtçular’danım.Ayrancı Ahmet benim kardeşim. Hamit ile birlikti. Çok Yunan öldürdüler. Anamgil Rumlara tütün kırmaya gelirdi. Ben çocuğum. Tütün kırdıran Rum kadının üç kızını dağa kaldırmışlar. Bu Rum kadın Hamit’ten yardım istedi. Hamit namussuzları sevmezdi. Hamit bu kadına yardım etti. Kızlarını buldu. Çeştiman tepesi deriz. Orada Yunanlar gelirken önlerine geçmişler. İyiliğe çok iyiydiler. Çoluğun çocuğun aç mı? Yardım ederlerdi. Öyle dövelim ,çarpalım, para alalım demezlerdi. Sen fakirsin, sana yardım ederlerdi. Fakirleri kollarlardı. Hem abim hem Hamit kabadayı idi. Bunlar hiç kimseden korkmazdı. Hiç kimseden yılmazdı. Zenginden alıp fakire verirlerdi. Burada biri vardı. Adamı tarlada işlettirmişler. Çalıştırmışlar. Parasını vermiyorlar. Yakasını bir tuttular. Sen bu adamın parasını verecek misin yoksa vermeyecek misin? Aman aman vereceğim. Hemen gitmiş getirip gelmiş”. Hamit’i bizzat gören ve onunla çalışan Gani Özkan onunla yaşadıklarını ve o günleri duygulanarak anlatmaktadır: “Yunan geldiğinde iki tokadını yedim. İki asker gelmişti. Yumurta ( avra) istedi. Yok deyince dövdü. Baba Çanakkale’de kalmış. Fakirdik. Hamit gece çalışırdı. Bilirim. Ben Hamit Efe’ye yemek götürürdüm. Kavağın yanına. Kuyulu tarlaya. Yanında beş altı kişi vardı.Halamızın kocası Ahmet dayı adamı idi. Basacakları Yunan karakollarını Ahmet dayıya söylerdi. Hamit’le üç dört sefer görüştüm. İyi bir adamdı. Lafı doğru biriydi. Çalı kakıcı değildi. Çalı kakıcı olsa belli olur. Bir gün iki günde belli olur. Dediği sözü yerine getiren bir adamdı. Çok çevik, atik , gözü karaydı. “Hamit vuruldu” diye zaman zaman yaygara çıkarırlardı. Yunan tarafı mahsus yapardı.Biz tedbir aldık. Akşam, gece gece buluşmak, gece gece konuşmak gibi. Helal hoş olsun. Ekmek götürürdüm. Onun işi Yunan’laydı. Kavağın olduğu yere, Fetrek çayının olduğu yere gelirdi. Biz hangi gün, hangi saatte geleceğini bilirdik. Bize falan yere ekmek getirin diye haber yollardı. Atla gelirdi. Beyaz bir at. Ben o zamanlar 14-15 yaşlarındaydım. Yunan’la çarpışması el altından duyulurdu. Akşamları kongre olduğunda duyulurdu. Gündüz Yunan gelirdi. Akşam evlerde toplanırdık. Toplantılarda Yunan’ı yeneceğimizi konuşurduk. Toplantılarda 5-10 kişi olurduk. Her toplantıyı farklı evlerde yapardık. Her gün aynı evde olursa öte yandan yolu bekler. Yunan tarafı seni kıvırır. (Vurma anlamında) Yunan’a bilgi verenler de vardı. Hamit’le olanlar da bilinirdi. Hamit, Kuvvacı’ydı. Bana birkaç sefer talimat verdi. Şunu şu kişiye götür. Şunu şuna söyle derdi. Görüşmeye genellikle yalnız giderdim. Silahsız, boş gitmezdik. Benim nüfusum geç alındı. Ben nüfusumun çıktığını biliyorum. Köyde 2-3 kişi Hamit’ten talimat alırdı. Kalabalık olmazdı. Gece yanına giden ben, büyük kardeşim İbrahim, Kara Ahmet, Has Ahmet. Önce Kara Ahmet’ten aldığımız talimatla giderdik. Aldığımız talimatı verirdik. Bugün dahi bu yaşımda ülke o günleri yaşasa aynı şekilde talimat alsak giderim”. Hamit Efe’ye Yataklık Edenler: Yukarıdaki anlatımdan da anlaşılacağı gibi Hamit Efe’nin çeşitli köylerde zaman zaman sığındığı “yatak” tabir edilen adamları vardır. Bu yataklardan tespit edebildiklerimiz: Buca Karacaağaç köyünden Deli Hüseyin (Uysal), Demirci Köyden Hacı Fettah, Yoğurtçular köyünden Ayrancı Mehmet701, Doğancılar’dan Avcıoğlu, Dirmil köyünden Karaoğlanların Ali Molla702, Çengele köyünden Gacarlardan Hamza Ali Ağa703, Helvacı köyden Sürsalan Cemali704. Çete dağda bulunduğu sırada yiyecek ve para yönünden en büyük desteği yörük çadırlarından görmektedirler. Anladığımız kadarı ile Hamit Efe, bir dönem Ödemiş havalisinde efelik yapan 1911 yılında Osmanlı tarafından vurularak öldürülen Çakıcı Mehmet Efe’nin izlediği yolu izlemiştir. Taktikleri ve yaptıkları bunu göstermektedir. Adeta bölgede yeni bir “Çakıcı” olmuştur. Tabii tek farkla. Çakıcı, Osmanlı’ya karşı direnmiş; Hamit Efe ise işgalci Yunan’a karşı. Kendi köyüne geldiği zamanlarda arkadaşları Bekçi Raşit (Öz) ve Küçük Mehmet705 , Fevzi’nin İbrahim , Katil Cemal’den ve Gök Mehmet (Ekeren) ten yardım görür; ekmek, yemek ve haber alır. Dağtekke köyünden Şahlı lakabıyla tanınan Mustafa (Şahin) çetenin parasını teslim ettiği kişidir706. Yine aynı köyden kaynı Kırlı İbrahim (Bulut) de yataklardan biridir.
701

Zehra Ak’ın anlatımı Osman Sözen’in n aktarması 703 Benim babaannemin babası 704 Peker Sürsalan’ın anlatımı 705 Fevzi Küçük’ün aktarımı 706 Nihat Gönülal’ın aktarımı
702

111

O yıllarda Yazıbaşı’nda “Üç Oluk” çeşmesinde bulunan içi oyuk büyük bir dut ağacı vardır. (Bugün ne yazık ki bu dut ağacı ortadan kaldırılmıştır) Ekmek, yemek ve mermiler bir çıkın içinde burada dutun içine iple sarkıtılır. Efe bu çıkını buradan adamlarına aldırır. Yataklardan bir kısmı Yunan istihbaratına yakalanınca Çapaktan Ethem Ağa, Bekçi Raşit ve Kır bekçisi Mehmet hakkında Atina’daki esir kampına sürgün kararı çıkar. Bu sürgün Karakızlar'dan hem Efelerle hem de Yunan’la işbirliği halinde olan Derelilerden Ali Bey olarak adlandırılan kişinin araya girmesi ile önlenir. Ancak Ali Bey daha sonraları Hamit Efe’nin vurulmasında rol oynayacaktır. Bunun bedelini de canı ile ödemiştir. Efe’nin Yeniköy’deki yatakları da Mustafa Ali Filiz ve Ali Kutlu’dur. Kendisini Yeniköy'ün altında bulunan değirmen tarafındaki tarlasının kenarındaki kür (Ahıdudu) ormanlarında çok gizlemiş , yemek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamışlardır707. Hamit’in yatakları istihbarat konusunda da Efe’ye yardımcı olmuşlar, onun baskınlarında rol almışlar ve bedelini de ödemek zorunda kalmışlardır. 1328 doğumlu Sabri Fidan şahit olduklarını şöyle anlatmaktadır: “Ben çocuktum. Pehlivan Mustafa domuz öldürür, Yunanlara verirdi. Kovayla süt getirir, verirdi. Onlarla birlik görünürdü. Ama Hamit’in adamıydı. Bizim babalık Hamit’e bilgi toplardı. İstihbarat toplardı. Çelik İbrahim ile Pehlivan Mustafa ve Hamit Yunan karakolunu arkadaşları ile beraber gece bastı. Kapıdaki Yunan jandarmasını öldürdüler. Müsademeyi biz duyuyorduk708. Pehlivan Mustafa benim babalık olur. Babalığı tanımışlar. Ama emin değiller. Cenazeyi ayağı ile kaktırmış. Bunu görünce babalığı yakaladılar. Babalık Atina’ya sürgün edildi. Esir değişiminde geldi709”. Efelerin gerek işgalci Yunan’a ve gerekse işbirlikçi Rum ve Türklere karşı acımasız tutumu bölgede sevilmelerine ve saklanmalarında yardımcı olunmasını sağlar. Efenin düşmana karşı bu direnişleri bölgede de Kuvay-ı Milliye’nin doğmasına neden olmuştur. Aydınlı Yörük Ali Efe bir gün Hortuna’ya gelerek bekçi Raşit ve ceştuman710 Hüseyin’i bulur, Kuvva-yı Milliye’yi anlatır. Efelere yardım edilmesi gerektiğini ve çete savaşları yapılmasını anlatır. Halkın çoğunluğu Kuvva-yı Milliye’ye ve Efelere yardımcı olmuştur. Efeler kimi zaman birbirlerine düşmüşler kimi zaman da direnişe katılmayan halka eziyet etmişlerdir. Yörük Ali, Hamit Efe’ye başının sıkıştığında kendisine sığınması için açık kapı bırakır. Nitekim 1921-2(?) yılında Hamit Efe, bir ara bu dağlarda barınamayacağını anlayınca, Yörük Ali’nin yanına gider711. Birkaç ay orada kalır. Hatta Yörük Ali grubunda yer alan Sökeli Cafer ve adamları ile birlikte Selçuk –Çamlık’taki Yunan karakolunu basarlar. Çatışma gün boyu sürer. Sökeli Cafer burada yaralanır. Ama grup İtalyan işgal bölgesine çekilerek, yardıma gelen Yunan askerleri tarafından yok edilmekten kurtulur. Yörük Ali bu bölgedeki bazı operasyonları Hamit’e havale etmektedir.712 Para için kandırılan adamlarından Piç Ali ve Yörük Hasan, Dirmilli Ahmet Çavuş ,Aydın bölgesine sığınan Efe’nin yanına gider. Yörük Ali gelen adamlardan huylanır ve durumdan şüphelenir. Gelen adamları vurdurmak ister. Ama Hamit Efe arkadaşlarına kanar. Kendi mıntıkasına dönmek ister. Yörük Ali yanına sağlam adamlarından birkaç kişi vermek ister. Efe bunu korkaklık olarak değerlendirip kabul etmez. Tekrar Akkaya’ya döner. Fakat Efe aşırı cesaret ve tedbirsizliğini hayatı ile ödeyecektir713. Hamit Efe bir gün köyü Hortuna’ya arkadaşları ile geldiğinde Üç Oluk (Koca Çeşme) önünde Yunan jandarmalarıyla karşılaşır. Jandarmalarla çete arasında çatışma çıkar. Efe’nin kendisine yeni katılan bir arkadaşı (Sezai) ölür714. Hamit Efe Yunan jandarmalarından altı tanesini öldürür ve kafalarını kesip Hortuna’daki Yunan karakolunun bahçesine atar. Karakol derhal kapatılır. Hamit Efe’ye mermi temin eden kişi kendi köylüsü İbrahim Özcan’dır. Efe, İbrahim’e para verir, mermi aldırır.

707 708

Mustafa Ali Filiz’in oğlunun anlatımı Aynı olay başka bir tanık tarafından da anlatılmıştır.Bakınız BÖKE Pelin, İzmir 1919-1922 Tanıklar, İstanbul, 2006, s. 121, İbrahim Kozan anlatımı 709 Yunanlıların Türkleri Atina’ya sürgün için bakınız, , SARISIR Dr. Serdar, Demoğrafik Oyun Sürgün (1919-1922, İstanbul, 2006, s.275,276,277,297 710 Eskiden köy bekçilerine ceştuman denirdi. 711 Abdurrahman Şentürk , Rıza Oral aktarımı
712 713

Abdullah Fırat aktarımı

Hamit Yılmaz Oral anlatımı 714 Mustafa Filiz’in anlatımı

112

Efe yine bir gün köye geldiğinde Yunanlar tarafından sıkıştırılır, ama kadın kıyafeti giyerek buradan da kurtulur. Efe’nin en çok şehir merkezine geldiğinde yaptığı gizleme kadın kıyafetine girmedir715. Bu arada Yunan işgal komutanlığı Hamit Efe’nin kellesini getirene bir torba (300) altın ödül verileceğini ilan eder. Hamit’in başına ödül konulmuştur, ama iddia üzerine Karakuyu ve Helvacı Yunan karakolunu basarak 12 adet jandarma mavzerini köye getirmiştir. Efelerin dağda barınmalarının bir yolu da kendilerini gizleyen ve yardım edenlerle beraber halkın elini ekonomik yönden tutmalarıdır. Hatta bir gece Ertuğrul kahvesini adamları ile basarlar. Halktan para toplarlar. Toplanan kişilerin içinde Yunan kuvvetleri ile işbirliği içinde olan Giritlilerden “Süvari Hasan716” adlı kişiyi Yunanlılarla düşüp kalktığı için herkesin ortasında döver. Onurunu kırar. Amaç göz korkutmadır717. Grup çekilirken havaya üç el ateş eder. Bir süre sonra Yunan devriyesi gelir. Ertuğrul mahalle muhtarı “Kara Mustafa718” adlı kişidir. Devriyelere hitaben “Aradığınız adam Hamit Efe şu tarafa gitti. İşte o tarafta. Gidin yakalayın. Yarın bizi sıkıştırmayın” der. Hamit Efe ismi Yunan askeri için korkulu rüyadır. Devriyeler tekrar geri dönerler. Efe topladığı paralardan bir kısmını da Kuva-yı Milliye’ye göndermektedir. Bu konuda da Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına “kendine topluyor” diye şikayet yapılır. Söke’de bulunan Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına bağlı 12. Kol olarak adlandırılan gruptan birisi gizlice teftişe gönderilir. Şikayet doğru değildir. Toplanan paraların bir kısmı Aydın Kuva-yı Milliye Komutanlığına gitmektedir. Paranın artanı ise Dağtekke’den Şahlı’da (Mustafa Şahin) kalmaktadır. Öldükten sonrada parasının onda kaldığı ve bu para ile Şahlı’nın Torbalı’da bugünkü Alpkent’in kurulduğu yer olan yerde 73 dekar arazi ve Tepeköy merkezde ev ve dükkanlar aldığı yaşlılar tarafından aktarılmıştır719. Özellikle Yazıbaşı eski belediye başkanı Nihat Gönülal bu konuyu bizzat Şahlı ile görüştüğünü, Şahlı’nın ,Hamit Efe’nin parasının kendinde kaldığını söylediğini aktarmaktadır. Efe zaman zaman “Alyanak” lakabı ile bilinen Burunsuzlardan bir kadınla (Burunsuz Esma) görüşmektedir. Bu genç kızla görüştüğü Yunan tarafınca öğrenilir. Kızın evi gizlice takibe alınır. Bir gece kızın evine geldiğinde, ev Yunan askerleri tarafından basılır. Hamit Efe burada yaralanır. Ama çok sevdiği atını bırakarak kaçar. At güzel olduğu için Yunan işgal komutanı yüzbaşı atı beğenir ve kendisi binmeye başlar. Yunan merkez komutanı yüzbaşıya haber gönderir. “Atıma iyi baksın. Yoksa onu temizlerim. Falan gün, falan yerde kendisini namlumdan geçirdim. Ancak atım zarar göreceği için dokunmadım. Hayvanın hatırına kendisini bağışladım” der. Yunan yüzbaşısı kendisine iletilen yeri ve zamanı hatırlar. Olay doğrudur. Hemen istavroz çıkartır. Ucuz kurtulmuştur. Bu yüzbaşı ileride Efe’ye olan saygısından dolayı Efe’nin cesedine kötü muamele edilmesini engelleyen kişi olacaktır. Çünkü Hamit Efe “kahraman düşman”dır. Hamit Efenin Vurulması: 1922 yılı başlarında Efe’nin başı için para ödülü (300 altın )konur. İkili oynayan Karakızlar'dan Ali Bey, Hamit Efe’nin yanında bulunan adamlarını para ile kandırır720. Çünkü Ali Bey Yunan askerleri tarafından da iki taraflı olduğu öğrenilmiş ve sıkıştırılmaktadır. Bu arada Efe’nin adamlarından olan Piç Ali ve Yörük Hasan, Efe’nin en sevmediği iş olan vurgun ve talancılığa başlamışlardır. Hatta Efe adına oradan, buradan para almaya çalışmışlar, kendilerinin de ortamdan yararlanarak ceplerini doldurmaya başladıkları görülmeye başlamıştır. Hamit Efe’ nin en çok zıt gittiği durumlardan biri de bu tür olaylardır ve bu konuyu hiç affetmemektedir. Bu arada Yunan askerleri Çakırbeyli’deki Piç Ali’nin evini basarak babasını ve kardeşini hapse atarlar,onlara eziyet ederler. Piç Ali’ye de gizliden haber gönderirler. Eğer babası ve kardeşini kurtarmak istiyorsa “Efe’yi namludan geçirmesi” yani “kancıklaması” gerekmektedir. Zaten para ödülü de konmuştur. Eğer Piç Ali, Hamit Efe’yi vurursa hem yakınları kurtulacak hem para ödülü sahibi olacak hem de Efe’yi vurduğu için ucuz kahraman olacaktır. Sinekköylü Yörük Hasan ise Cumalıköy’den ve etraf köylerden Hamit Efe’nin haberi olmadan para toplamaktadır. Bu olay duyulunca kendisi korkuya kapılıyor. Eğer kendisi Hamit Efe’yi öldürmese Efe bu tip adamları affetmemektedir.. Ondan dolayı Piç Ali ile birlikte hareket ediyor. Karakızlar’dan Ali Bey açısından ise durum malum. Epey sıkıştırılmış. Rahatlamak istiyor.
715 716

Enver Aydın’ın anlatımı Aile soyadları CAMBAZLAR 717 Salih Tünaydın’ın anlatımı 718 Aile soyadları AŞICI 719 Babam derdi ki “Şahlı Dayı dört ağaç zeytin, sekiz keçi ile bu yerleri alamaz”. Ali Cin 720 Osman Sözen’in aktarması

113

Hamit Efe’nin vurulduğu etrafta hemen duyulur. Yerli Rumlar başlarına gelecekleri bildiğinden bulundukları yerleri Yunanistan’a kaçmak için terk ederler731.diriyken neredeydiniz?”der ve Kuyucu Şerif’i orada döver725. Kabrimi yol içine koysunlar.. vatanı için savaştı. Mehmet Tekin anlatımı 728 Hamit Akarsu’nun anlatımı 729 730 Durmuş Dayan aktarımı Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 731 Mehmet Taşgın’ın anlatımı 114 . diğer adamlarının bulunmadığı bir sırada mavzerle atış talimi yapar görünerek. Arkadaşları ancak 1939 yılındaki köyüne nakil törenine katılabilmişlerdir 728. Kendisini vuranlara son sözü ise “Erkekseniz beni öldürün. Yunan’a teslim etmeyin” olur721. Tabii babası ve kardeşi de hapisten salınır. Orada bulunan eski bir öküz arabasıyla da önce Dağkızılca’ya oradan da Karakuyu köyüne gezdirilerek ardından Torbalı’ya getirilir723. Etrafı lale. Yörük Hasan ise kaçar. Halk. Köyler basılır. Torbalı Camisinde ezanlar okunur. Civar köylerden de bu tür haberler 721 722 Osman Sözen’in aktarması “Mezar açıldı. İlk ateş edenin Piç Ali olduğu söylenmektedir.Kafatasında kurşun deliği vardı”. Seyit Kahya’nın yeğeni İslam Özen’in aktarması 726 Necati Akkoç ‘tan derlenmiştir. 300 altınlık ödülü Piç Ali alır. oyuna getirildiğini daha doğrusu satıldığını anlamıştır. İzmir’e yerleşir. binlerce yıllık geleneklere uyarak Efe’nin yasını tutmaktadır. Ağır yaralıdır.. Efe’nin cesedi Piç Ali ve Yunan askerleri tarafından önce katır sırtında Sinekköy’e getirilir.Hamit Efe’nin saatini ve tabancasını ganimet gibi üzerinden almak ister. 1922 yılı ilkbaharında ( 1 Mart1338 (1922) Karakızlar köyündeki Akkaya mevkiindeki bir sığınakta pantolonunun söküğünü yamarken adamları Sinekköylü Yörük Hasan ve Piç Ali tarafından öldürülür. insanlar sırf para için öldürülür729. sözde “kaza kurşunu” ile Efe’yi vurmuşlardır. Necati Akkoç’tan derlediğimiz bir ağıtta şunlar denmektedir: “Zeytinin dalında tabakam kaldı. Hamit Akarsu anlatımı 723 Sabri Fidan’ın anlatımı 724 Osman Sözen’in anlatımı 725 Mehmet Taşgın’ın anlatımı. sümbül bol olsun.Hortunalı Hamit Efe. Piç Ali ise ucuz kahramanlık ve Yunan’a yalakalık peşindedir. Ölümcül kurşunu kafasından yemiştir. tekme – tokat vurulur ve küfredilir. Aydın bölgesinden geri çekilen 18. Kıyafet ve ad değişikliği yapar. Hatta Kuyucu Şerif . İşgalin Sona Ermesi ve Acı Olaylar: Afyon cephesinin bozulduğu ve geri çekilme olayı Torbalı’da çabuk duyulur730.722 Efe son nefesinde. Bu yangından Ahmetli gibi yol üzerinde bulunan köyler de nasibini alır. bunu duyan yakın arkadaşları ve adamlarının cenazeye gelemediklerini yakınlarından öğrenmiş bulunmaktayız. Yunan askerleri Türklerin maneviyatını kırmak için Hamit Efe’nin cesedini bütün Torbalı’da dolaştırdıktan sonra Yunan karakolunun önüne getirirler724. 727 İslam Özen . Bunu gören Yunan yüzbaşı (Kendisini daha önce atından dolayı bağışladığı kişi) tepki göstererek :”Çok ayıp ettiniz.. Ölüye herkes vurur . Hamit’imin bıyıkları kana boyandı. Cenazesi Seyit Kahya (Özen). Suyumu koyun……”726 Annesinin “unutman” diye tembihleyerek söylediği türkü ise uzun yıllar geçmesine rağmen Saniye Uçar’ın hafızasından silinmemiş: “Kabrimi derin kazın bol olsun. Seferihisarlı Ahmet (Dönmez) ve Fevzi Çavuş (Tekin) tarafından toprağa verilir727.Vatanı için savaşanlar kahraman insanlardır.Hamit Efe’nin vurulmasından sonra bölge diğer çalıkakıcı çetelerin talanına maruz kalır. Gelen geçen Hamit Zeybek ölmüş desinler” Cenaze namazının Torbalı Camii’nde kılındığını ve hatta cenazesine gelir diye diğer zeybek arkadaşları için mezarlık ve çevresinde Yunan askerlerinin pusu kurduğunu . Hamit Efe için ağıtlar ve türküler yakılır. Burada Kuyucu Şerif (Koyuncu lakaplı) ve Hortuna’dan Arif Kahya tarafından Hamit’in cesedine eziyet yapılır.Yunan Süvari Alayı geçtiği köyleri ateşe vermektedir. Amaç halkın maneviyatını kırmaktır. Efe hemen ölmez.o. Yörük Hasan ve Piç Ali.

Özellikle bu bölgede acımasızca davrananlar kendilerini tanıyan kişilerce acımasızca katledilecektir.Süvari Tümeni Bayındır tarafından ve 27. Köylerden akın akın işgalden zarar görenler ellerinde palalarla intikam alma peşindedirler. Karacaağaç üzerinden Buca bölgesine girerler. Geride kalan ve esir edilen Yunan askerleri ise belirli merkezlerde toplanmaktadır. kan ve gözyaşı biçilecektir. Bu asker Çaybaşı yolu üzerinde bir söğüt ağacına canlı olarak ayaklarından çengelle asılır. Bu gençler köşede bucakta saklanan silahlarla milis kuvvetlere katılacaktır. Şimdi artık hesaplaşma zamanıdır. Dağkızılca yakılır735. Yunanlarla işbirliği içine girenler yani işbirlikçi Türkler ve Rum askerleri ile düşüp kalkan kadınlar da yakalandıkları yerde öldürülür738. Aile soyadı ÖZÇAKIR. Albay Çolak İbrahim Bey komutasındaki 3. Treni terk edenler Arapkahve ve Kaplancık tarafından İzmir’e doğru kaçmaya başlar743. Kimden işbirlikçi diye şüpheleniliyorsa vurulur. Trendekiler geçtikleri yerleri ateşe verirler. 7 Eylül 1922 günü Çaybaşı'nda kalır736. gebe kadın üzerinde bahis oynayan askerin biri yakalanır. Burası da yağmadan payını alır. 8 Eylül 1922 günü Şirince Rumlarını ve Yunan askerlerini taşıyan katar gelir. Bayındır Tren yolu çeteler tarafından havaya uçurulur.Demirci Köy. İki gün Yazıbaşı ovasında çarpışma yaşanır. Bu arada ortam iyice bozulmuştur. Köylerde akıl almaz vahşet ve katliam yaşanır732. Trendeki eşyalar 10 gün boyunca yağmalanacaktır. Resmen katliam başlar. Özellikle bölge halkı işgal olduğundan askere alınmış gençler yetişmiştir. Halk tekrar dağlara sığınır. Çünkü acı tohum ekilmiş. Eşek Ali.5 kuruş) esir Yunan askeri satın aldıkları ve boğazladıkları olmuştur. Çırpıköy. Bu arada 8 Eylül 1922 günü Torbalı ve çevresi tam olarak işgalden temizlenmiştir. Mesela Arıkbaş733ı. Halen bazı evlerde bu yağma eşyaları ganimet olarak vardır. Kazık Ali gibi) yakaladıkları Yunan askerlerini bugün devlet hastanesinin bulunduğu yerde adeta kasaplar gibi kırmızı peştamal takarak intikam ateşini söndürmeye çalışırlar. Hamit Efe’yi para ödülü için vuran Çakırbeyli'den Piç Ali740 ve Karakuyu'da Yunan askerlerine kadınlık yapan Devecilerden Gülizar741 silahla vurulur. Geri çekilen Yunan kuvvetleri girebildikleri köyleri yağmalamakta. Yangın iki üç gün sürer. Örneğin Karakuyu köyüne getirilen 732 733 Salih Tünaydın’ın anlatımı Arıkbaşı istasyonunda katledilen 18 kişi için abide dikilmiştir. Hatta yukarıda anlattık. Bu kişilerden örnek vermek gerekirse Karakuyu köyünden Kahveci kızı739 Helvacı dağında yakalanır. Şirince treni ise Gurgur dağından Ahmet Müfit742 Beyi’n açtığı top ateşi ile havaya uçurulur. Yangını söndürmek isteyenlerden birisi genç biri kadın olmak üzere öldürmeler başlar. 734 Kemal Dağdeviren’in anlatımı 735 Sabri Fidan ve Mehmet Taşgın’ın anlatımları 736 Enver Aydın’ın anlatımı 737 Abdurrahman Şentürk anlatımı 738 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 739 Mehmet Taşkın’ın anlatımı 740 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 741 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı 742 Ahmet Müfit bey topçu subayıdır. çarpışa çarpışa geri çekilmiştir. Albay Çolak İbrahim’in alayı ise Arslanlar tarafına gelir. Artık bozgun yaşanmaktadır. Nitekim özellikle Girit’ten aileleri Rumların katliamına uğramış ve bir yolunu bulup Anadolu’ya mülteci olarak sığınmış kişilerden bazıları (Aslan Mehmet. Torbalı ve köylerinde bulunan Rumlar da kaçmaya başlarlar. İsmet Aşıcı aktarımı 743 Ahmet Aktaş’ın aktarımı 744 İhsan Sevinç aktarımı 745 Ahmet Aktaş’ın aktarımı 115 . Mi. Bu kişilerin cesetleri yol kıyılarında günlerce bekletilir.lli mücadele sonrası Torbalı’ya yerleşmiştir. Anlatılanlara göre bazılarının intikam için 100 paraya (2. Tepeköy ve Torbalı yakılır. hayvanları yağmalanır737. Yunan işgal komutanlığının şu an Alpkent sitesi yakınındaki malzeme ve silah deposu Rumca bildiği için Giritli Deli Hüseyin’e teslim edilir744. Saçlarından çama asılarak öldürülür. Bize anlatılanlara göre Yunan kuvvetleri her fırsatta bulunduğu noktayı tutmaya çalışmış.gelmektedir. Çolak İbrahim Bey kuvvetleri geri kalan Yunan kuvvetlerini temizleye temizleye Ayrancılar . Ormanköy734 gibi köylerde ahali camilere doldurulmuş ve camiler ateşe verilmiştir. daha doğrusu katliam yaparak yakmaktadır745. Kaçanların evleri. Artık savaş hukuku ve merhamet sadece sözlükte kalmıştır. Bu arada Selçuk ve civarındaki köylerde yerleşen Rumlar eşyaları ile birlikte trenle İzmir’e doğru kaçmaktadır.Süvari Alayı ise Sağlık yönünden Yörük Ali Efe grubu ile takip harekatında görevlidir. Gelene geçene parça parça kesilerek kasaplık hayvan gibi dağıtılır. Ertuğrul'dan Deveci Salih (Tünaydın) bu alaya asker olarak burada katılır.

Cezaevinden çıkınca Hamit Efe’nin kardeşleri tarafından İzmir Başoturak’ta öldürülmek istenir. Çünkü Piç Ali’nin başına gelenleri unutmamaktadır749. Ali Bey ile Mecit arasında kız isteme yüzünden de husumeti vardır. Ali Bey’i vurmakla hem efesinin intikamını almış hem de oğluna vermediği kızın intikamını almıştır. Ordu bir süre sonra normale geçtiğinde yıllardır askerlik yapanlar evlerine dönebilecektir. Bu kişi Hamit Efe’nin arkadaşıdır. 15 yıl saklanır. Kaçmaya çalışırken etraftan tanınır ve Torbalı Camii karşısında Koca Mehmet’in (Çakaloğlu) babası tarafından Aydın’dan gelen Söke grubuna bağlı 12. Ethem Ağa. babası ve kardeşi vurularak öldürülür. Rumların terk ettiği evlere ise mübadele ile gelenler yerleştirilecektir.Muhtarın ve Ramazan dayının adları verilmez. Ali Bey daha önce sürgünden kurtararak iyilik yaptığı Ethem’i görünce kendisine dokunulmayacağını sanarak evin dışına çıkar. Parayı sakladığı çamın beline unutmaması için bir kama saplamıştır. Bu askerler hemen orada bağ testeresi ile kendilerini tanıyan ve bu vahşette yakınlarını kaybedenlerce boğazlanır. Bu esirler Üşera komutanlıklarına teslim edilir746. Ali Bey’i dışarı çağırır. Ancak bu olayla ilgili olarak daha sonra yakalanır ve yargılanır. Taşlıoğlu 746 747 Torbalı’dan Çetin Çorapçıoğlu’nun dedesi miralay Osman Üşera komutanıdır. Yıllar sonra Torbalı’daki mezarlık şehir içinde kaldığından mezarlar başka yerlere nakledilir. Yine Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı romanını örnek verebiliriz. 3 yıl cezaevinde yatar. bugün Torbalı 1 Nolu Sağlık Ocağı (o zamanlarki adıyla Yukarı Mahalle) olan yerdeki mezarlığa defnedilmiştir. Ayrıca bir süre sonra vurulmasında etken rol oynayan Karakızlar'dan Ali Bey’in evi Hamit Efe’nin arkadaşları tarafından basılmak istenir. Kısacası Yörük Hasan’ın parası dağda kalır. Kendisi de 1970’lerde İzmir’de ölür. Ancak Ethem Ağa her zaman kendisinin silahını ateşlemediğini anlatır. 116 . Bu dönem için Halide Edip Adıvar'ın “Bursa’dan İzmir’e” ve “Türkün Ateşle İmtihanı” adlı anılarının okunması gerekir. Anlatılanlara göre çizmesi Yunanlılardan aldığı altınla doludur747. İzmir Karşıyaka Gümüşpala’da zenci bir kadın Düriye Hanım ile evlenir. anlatım ve aktarmaları. Fakat geç kalmıştır. Dışarıda grup beklemektedir. Piç Ali hemen vurularak öldürülür ve cesedi yakılır. Köyüne dahi gizlice kılık değiştirerek geldiği ve en ufak bir sesten ürktüğü söylenmektedir. Bir kaç gün sonra Piç Ali’nin Çakırbeyli’deki evi de yakılır. Korunamayanlar ise intikam ateşi ile öldürülür. Yörük Ali Efe’nin intikamını da kendi alacaktır.askerlerden iki tanesi Dağkızılca yangını ve vahşetini yapanlardır. 8 Eylül 1922 günü Yörük Ali Hortuna’da Hamit Efe’nin en yakın adamı Küçük Mehmet’in evinde geceler. Ali Bey de Çakırbeyli köyü altında “Buruncuk” mevkiinde Karakuyu'dan Abdurrahman’ın Mecit tarafından ilk ateş edilerek grupça vurularak. Yaralı kurtulur. Hele hele Yunan kuvvetlerinin Salihli ve Manisa bölgesinde yaptıkları vahşet anlatılacak gibi değildir. Bu kamada Dağtekke köyünden sürü güden bir kadın eline geçer . 7 Eylül 1922’de Aydın’dan gelen askeri kuvvetler ve Efeler tarafından düşman işgalinden kurtarılır. Yörük Hasan ise izini kaybettirir. Korunabilenler korunur. Köylerdeki özellikle Yunan tarafı olanları vurdurmak ister. Kol adlı gruptan Kayserili birisine gösterilir. Hemen Konya taraflarına kaçar748. Ancak Ali Bey’in etrafı kalabalık ve evi kale gibidir. Hatta Mecit. Bu durum edebiyatımıza da yansımıştır. Ama o da kamayı aldığı çamı unutmuştur. Geri kalan esirlerin en büyük derdi ise bu kişilere yeme . Fakat köydeki akrabalık bağları öne geçerek Yunan tarafı olarak bilinen Arif Kahya’nın. parçalanarak öldürülür. Bu problemler zaten Türk askerinin en büyük derdidir. Kurtarıcılar Torbalı’ya girdiklerinde Hamit’in katili Piç Ali de çekilen Yunan kuvvetleri ile kaçmak için Torbalı’ya gelmiştir. Hayatı boyunca her an Hamit’in etrafı ve adamları tarafından vurulma korkusu ile yaşar. Zaman zaman köyüne geldiğinde Kurupınar’da daha önce gizlice topladığı paraları sakladığı yeri arar. Biz tekrar konumuza dönelim. Hamit Efe’nin Katillerinin Sonu: Torbalı.içme.Çetin Çorapçıoğlu anlatımı Ahmet Aktaş’ın aktarımı 748 Mehmet Taşkın (Cumalı köyü) anlatımı 749 Yörük Hasan’ın yanında yıllarca çalışmış olan Kudret Çetin gözlem. Hamit Efe’nin Mezarının Nakledilmesi Hamit’in cenazesi ilk olarak. Bir iki yıl sonra da esir değişimi ile dönebilenler ülkesine döner. Bu evlilikten çocuğu olmaz veya olmasını istememiştir. Yakılan yıkılan yerleşimler tekrar yaralarını sarmaya başlar. Mecit. Ancak bu çok uzun bir zaman alacaktır. barınma ve güvenlik sağlanmasıdır. Ali Bey’i vurduğu yerin mevki adı olan “Buruncuk” ismini de soyadı olarak alır. Hamit’in mezarı da 1939 yılında köyüne.

Mezarlığı’na getirilmiştir. Nakilden önce, çocukluk yıllarında Torbalı Mahallesi’ndeki mezarı ziyaret eden 1929 doğumlu Sezai Çetinel, izlenimlerini şöyle aktarmaktadır: “Mezarı sağlık ocağının bulunduğu yerde üçüncü çam ağacının dibindeydi. Orası mezarlıktı. İlkokulda 3. sınıfta öğretmenimiz Nedim Tuğrul Çetinel bizi 1939 yılında sınıfça hepimizi yola dizdi. Hamit Efe’yi anlattı.Yunan ordusuna direniş gösteren vatanperver birisiymiş. Öğretmenimiz mezartaşını okudu. Defterinizi, kaleminizi çıkartın dedi. Öğretmenimiz eski yazıyı okudu. Biz defterimize yazdık. Öğretmenimiz, “Bu ezberlenecek.” dedi. Biz de ezberledik. Hala hatırımda. Öğretmenimiz tarih okumuş” Hamit 1939 yılında ebedi istirahatına çekilir. Başına iki tane büyük mezar taşı dikilir. Eski yazı harflerle mezar taşına şunlar yazılır: “Hüvel baki Sene 1338 Ben bir Hamit idim dağ kahramanı Yıldırmıştım her dem kafir Yunan’ı Vatanı her yandan sarmıştı düşman Ayaklar altında ehl-i imanı Allah’a sığınıp çıktım dağlara Feda ettim vatan uğruna canı Titrerdi ismimi işiten düşman Duramaz kaçardı hücum zamanı Kancıklık eyleyip bir refik Gafletle şehit eyledi beni Henüz 22 yaşında iken750 Çete halinde Yunan ordusu ile cenk iden Kara Hüseyin Oğlu Hamit. Ruhuna El- Fatiha” Yazıbaşı belediye binasında bulunan köşede ise kitabe kısaltılmış haldedir. Ben bir Hamit idim dağ kahramanı Yıldırmıştım her dem kafir Yunan’ı Allah’a sığınıp çıktım dağlara Feda ettim vatan uğruna canı Kancıklık eyleyip bir refik gafletle Şehit eyledi beni henüz 22 yaşında İken düşman ordusu ile savaşan Kara Hüseyin Oğlu Hamit. Sonuç Yanına aldığı Küçük Mehmet(Yazıbaşı), Ethem Ağa (Çapak), Çete Osman (Karakızlar), Piç Ali (Çakırbeyli) gibi arkadaşları vardır. Hamit ve adamları zaman zaman etraf köylerdeki Yunan karakollarını basar. Yakaladığı Rum ve askerleri hemen orada ayak üstü mahkemede “Size Yunanistan dar mı geldi?” ile başlayan sorgu ile cezalandırır. Tabii karar her zaman ölüm olacaktır. Bu durum Hamit Efe’nin civarda ünlenmesine neden olur. Yeni doğan çocuklara “Hamit” adı verilir. Köyler ise gündüz Yunan gece ise çete kontrolü altındadır. Gündüzleri Yunan askeri gelir çeteleri sorar, silah toplarlar. Gece olur çeteler “Neden bilgi verdin? Para ver, silah ver, Yunanla ne konuştun?” diye köylüyü bunaltırlar. Bazı aileler bu baskıdan bunalır. Kimi aileler Torbalı’ya , ova köylerine yakın köylere mesela Taşkesi, gibi köylere, bazıları ise İzmir’e göçer. Öğrendiğimiz kadarı ile Dağtekke köyü adeta boşalmıştır. Sadece köyde bir aile ile boşaltılan bir evde Yunan askerleri kalır. Bu bölgede belli başlı çete grubu Karadiş, Kabakdelen ve Hamit Efe'dir. Rum çocukları Türk çocuklarına Rumca “Kopsi kefala” yani “kafanızı koparacağız” diye bağırmakta, onurlarını kırmaktadırlar751. Türkler ise suskundur. Bu suskunluk bazı yerli Rumları ürpertmektedir. Çünkü bir gün Türkler bunların hesabını soracaktır ve sorulmuştur da. Hatta bazı olaylarda araya yerli Rumlar
750

Mezartaşında 22 yaşında olduğu bilgisi yanlıştır. Çünkü Hamit 1309 yani 1893 doğumludur. 1922 yılında öldürüldüğüne göre yaşı 29 olmalıdır. 751 Mustafa Yoldaş’ın anlatımı

117

girerek Yunan askerlerinin elinden Türkleri almıştır. Bazı Giritliler de Rumca bildiğinden arabuluculuk yaparlar. Eğer savaş biterse her şey eskisi gibi olmayacağını onlar da bilmektedir. Bu yüzden bazı Rum aileler grup grup Rodos, Girit, Yunanistan’a göç ederler. Ama akılları hep buradadır. Hamit Efe’nin başına ödül konur. Arkadaşlarının evlerine sık sık baskınlar düzenlenir. Yakınları hapse atılır. Hamit yaptığı baskınlarla öldürdüğü Rum ve Yunan askerleri ile temiz ahlakı ile soyguncu olmaması ile efsanedir. Bu arada bazı yerlerde özellikle dağ köylerinde Yunan devriyeleri ve askerleri ile çatışmalar çıkar. Bu çatışmalarda her iki taraftan da zaiyat verilir. Örneğin Hamit ve adamlarını, Dağkızılca Yunan karakolu baskınında bir Yunan askeri ve Kemalpaşa Dereköy’den çarpışmada ölür. Sıkışan gruplar ya sarp dağlara çekilir ya da İtalyan işgal bölgesine sığınırlar. Zaman zaman uygulanan bir taktik de işgal komutanlığının emirnamelerini yaymnlamaktır. Bölgede Yunan askerlerinin gizlice uygulamaya koyduğu bir diğer olay iğrençtir. Yapılı, gösterişli, sağlıklı genç kızlar ve erkekler zorla Yunanistan’a insan haralarına götürülür. Burada Türk kızları Yunan erkeklerinden çocuk doğurmaya zorlanırlar. Tabi Türk erkeklerine de Yunan kızları verilir. Burada amaç ırk seleksiyonu yapmaktır. Bu kişilerden kimi 1923 yılında ülkeye dönebilirler. Kimisi ise ölümü seçecektir. Özellikle bu tip kişilerin yakınlarının intikamı daha da korkunç olur. 1 Mayıs 1922 günü Hamit Efe para karşılığı arkadaşı tarafından vurulur. Cenazesi bir at arabasında köy köy gezdirilir752. Artık “Hamit geliyor” kelimesi ile kaçışan Rumlar rahatlamıştır. Torbalı içinde de gezdirilir. Amaç halkın maneviyatını kırmaktır. Yunan kuvvetleri bir bozgunu geri çekilmeyi düşünmemektedir. Çaybaşı Mahallesi’nden müzisyen Ali Hasırcı bu yiğit Kuva-yı Milliyeci için bir türkü yazmıştır.753 Bu konu ile ilgili anılarını benimle paylaşan Milli Mücadelenin SON TANIKLARI, bizzat o dönemi yaşayan Deveci Salih Tünaydın’a (Ertuğrul Mahallesi), Mustafa Yoldaş’a (Çamlıca Köyü), Enver Aydın’a (Çaybaşı), Hüseyin Filiz’e (Yazıbaşı), Leblebici Mehmet Dede’ye (Ayrancılar), Sabri Fidan’a(Sabri çavuş) (Dağkızılca), Hasan Uysal’a (Karacaağaç)Deveci Mehmet Taşkın’a(Karakuyu) Hüseyin Baykurt’a (Ormanköy), daha adını sayamadığım babalarından veya yakınlarından dönemle ilgili duyduklarını bana aktaranlara (bunlardan sadece bir kaçı yaşamaktadır) sonsuz teşekkür ediyor ve rahmetli olanları saygı ile anıyorum.

752 753

Mustafa Yoldaş’ın anlatımı Ekte verilmiştir.

118

Hamit Efe’nin bilinen tek fotoğrafı

Hamit Efe’nin mezarı (Yazıbaşı Mahallesi Taşlıoğlu Mezarlığı )

119

Mezartaşının baş kısmı 120 .

Görüşme yapılan kişiler Doğum Yılı 1335 1327 1329 1333 1322 1935 1327 1932 1326 1936 1327 1335 1330 1325 1925 1329 1329 1328 1955 1334 1936 1936 1926 1948 1939 1935 1331 1936 1927 1929 1949 1928 1946 1947 1934 Görüşme yapılan yer Ayrancılar Çamlıca (Çakallar) Karakuyu Ormanköy Ertuğrul Mahallesi Arslanlar Çaybaşı Özbey Ayrancılar Karakızlar Karakızlar Dağtekke Dağkızılca Dereköy Yazıbaşı Belenbaşı Saipler Bozköy Dağtekke Bozköy Ormanköy Dağtekke Çakırbeyli Çakırbeyli Çınardibi Yeniköy Ayrancılar Helvacı Yazıbaşı Torbalı Mahallesi Ormanköy Dağtekke Torbalı Mahallesi Bozköy Torbalı Mahallesi Adı-Soyadı Şerife Yavuz Mustafa Yoldaş Mehmet Taşgın Hüseyin Baykurt Salih Tünaydın Hakkı Taşlıoğlu Enver Aydın Musa Özbek Mehmet Yıldırım Sami Kösten Saniye Uçar Mustafa Kılınç Sabri Fidan Ayşe Yay Nihal Gönülal Hüseyin Çetin İsmail Baykal Gani Özkan Muammer Şahin Şükrü Aydın Kemal Dağdeviren İzzet Bulut İsmail Acar Gani Zafer Öncel Kemal Kurucu Cevat Şen Zehra Ak Peker Sürsalan Fevzi Küçük Sezayi Çetinel Kudret Çetin Abdurrahman Şentürk Ahmet Aktaş İbrahim Özkan Çetin Çorapçıoğlu Görüşme tarihi 2002 2002 2007 2001 2002 2002 2002 2007 2002 2007 2007-2009 2002 2007 2000 2002 2000 2000 2007 2007 2000 2007 2002-2007 2009 2002-2007 2007 2007 2007 2007 2002 2007 2009 2007 2009 2007 200-2007 121 .

Mehmet Taşkın Ali Cin Necati Karakoç Hasan Uysal Mustafa Filiz Şevket Önder Hulisi Demirtaş İslam Özen Hamit Yılmaz Oral Halil Türkmen Osman Sözen Hüseyin Türkmen Keziban Barut Ali Özüzeybek İhsan Sevinç İsmet Açıcı Durmuş Dayan Abdullah Fırat 1939 1937 1938 1329 1966 1932 1335 1924 1935 1341 1936 1340 1331 1945 1928 1933 1337 1934 Cumalı Çapak Çaybaşı Karacaağaç Yeniköy Karaot Dağkızılca Torbalı Mahallesi Yazıbaşı Ahmetli Korucuk Tepeköy Mahallesi Yazıbaşı Karaveliler Ertuğrul Mahallesi Ertuğrul Mahallesi Sinekköy (Yeşilköy) Dernekli 2004-2007 2007 2002-2007 2007-2009 2007 2007 2009 2009 2007 2007 2007 2007 2001 2007 2007 2009 2007 2007 122 .

HORTUNALI HAMİT TÜRKÜSÜ 123 .

Biz hangi gün. Çalı kakıcı olsa belli olur. Kavağın yanına. boş gitmezdik. Beygir arabasının üstünde getirdiler. (Kemal Akgün. Adamı. “Hamit vuruldu!” diye zaman zaman yaygara çıkarırlardı. Toplantılarda Yunan’ı yeneceğimiz konuşurduk. Çok itilleşti. Hamit’ten duyduklarını zaman zaman bize aktarırdı. Yunan kaçışında dört 124 . İki asker gelmişti. (İbrahim Özkan .100 lira.” diyor. Ondan alırmış. Hamit’le olanlar da bilinirdi. Fakirdik. Şunu şuna söyle. Şunu şu kişiye götür. Atla gelirdi. Ayağında çizmeyle at üzerinde gelirlermiş. “ Amca git Yunanlara haber ver. Karakaya’da pantolonun söküğünü dikerken vurulmuş. Basacakları Yunan karakollarını Ahmet dayıya söylerdi. Buraya Hamit geldi. Toplantılarda 5-10 olurduk. Gece gece konuşmak gibi. Silahsız. Köpeklerimiz vardı. Çakırbeyli’den Piç Ali vurmuş. İki türlü çalışmış. Yunan’a yaltakçılık yapıyor. Akşamları kongre olduğunda duyulurdu.Kuvvacı’ydı. “ Selamün aleyküm!” dedi. Dedem o vakit 7000 dönüm buğday ekmiş. atik .Gece yanına giden ben. Biz okula gidiyoruz.Babam. Bazen babama basacakları karakolları haber verirlermiş. Dedem rahmetli . “20 sarı lira verdik. dışarıda oturdu. Kimse bir şey diyemedi. Dedem o zaman verirmiş. Fetrek Çayı’nın olduğu yere gelirdi. Üzerinde çapraz fişekliler. Hayvan haşat çok. Hamit’le üç dört sefer görüştüm. Ben nüfusumun çıktığını biliyorum.” dedi. Köyde 2-3 kişi Hamit’ten talimat alırdı. Hamit’in beş – altı kişi ile dolaştığını söylerdi. Daha önceden Hamit’le babam tanışmışlar. Çıksın meydana!” dedi.Amcam karakola gidiyor. Anadan Deli’ye gidermiş. Para bittiğinde para istermiş.1332 doğumlu) Ayağında çizme. Has Ahmet. Bir gün iki günde belli olur. Yunan tarafı seni kıvırır. öldürmek istiyor. Hepimiz şaşırdık. Beyaz bir at. Buğdayın ayarı (boş gaz tenekesi ölçüsü) bir lira. Yunan’dan evvel tanışıyorlarmış. Yunan’la çarpışması el altında duyulurdu. Yumurta ( avra) istedi. Onlardan kendinizi muhafaza edin. Hamit. (Vurma anlamında) Yunan’a bilgi verenler de vardı.İki defa bize geldi. Hamit’ten çok iyilik gördüklerini söylerdi. Yunan kaçarken hepsi kaçtı gitti. Kuyulu tarlaya. Nakliye yapardı. Hamit .Kavağın olduğu yere. Önce Kara Ahmet’ten aldığımız talimatla giderdik. Onun işi Yunan’ laydı. Çalı kakıcı değildi. Helal hoş olsun. gece gece buluşmak. Hamit asker elbisesi giyermiş. Yanında beş altı kişi vardı.Halamızın kocası Ahmet dayı adamı idi. Köy meydanında arabadan aşağıya attılar.Benim nüfusum geç alındı. Hi bir köpek havlamadan içeri girdi. Her gün aynı evde olursa öte yandan yolu bekler. Akşam evlerde toplanırdık.Bir Kabadelen. “Bre melun!Nedir senden çektiğimiz?” dedi. Görüşmeye genellikle yalnız giderdim. Aldığımız talimatı verirdik. Babam kara kalpağın başında olduğunu söylerdi. Kalbur üstü zenginlerden para toplarmış. hangi saatte geleceğini bilirdik. İkinci gelişiydi.Gündüz Yunan gelirdi. Dede: “ Ne yapcan parayı ? “ dermiş.” dermiş. Lafı doğru biriydi. Hafız Hoca.” derdi. Hamit gece çalışırdı. Yunan tarafı mahsus yaparlardı.Esas kötülüğü Çakırbeyli’den Piç Ali yapmış. Onları basmak istiyor.Biz tedbir aldık. Dağkızılca’da iki Yunan öldürdü. Karakol dışarıda yatıyor.Dedem. Baba Çanakkale’de kalmış. Anadan Deli aşağıda çardakta dururmuş. Babam ormana seslenip bırakırmış. Yok deyince dövdü.”Biraderlerin çocukları var. Ne kadar atik ne kadar çevikti anla. gözü karaydı. Bilirim. büyük kardeşim İbrahim. Ekmek götürürdüm. Bugün dahi bu yaşımda ülke o günleri yaşasa aynı şekilde talimat alsak giderim.Ben o zamanlar 14-15 yaşlarındaydım. “ Biraderin oraya çete gelmiş. Dağkızılca’ nın bir mahallesini cavur bu yüzden yaktı. bir Karadiş çetesi gibi değilmiş. İyi bir adamdı.Babam deveciydi. Sarı lira bir lira.Yarım İngiliz külot pantolonun arasında aynı subay gibi kırmızı şeritli kadife olduğunu söylerdi. 1953 doğumlu) Eskiden buralarda Rum çoktu. Parası var. Dediği sözü yerine getiren bir adamdı. 50 lira. Kara Ahmet. Akşam. Ben Hamit Efe’ye yemek götürürdüm.Bana birkaç sefer talimat verdi. Kalabalık olmazdı.1947 doğumlu) Savran dedeme gelirmiş. Babam Kara Ahmet (Yiğit) yanında bedelmiş. “Burada başka ev var mı ?”dedi. Her toplantıyı farklı evlerde yapardık. Burada Yunan’la çok harp etti.Babam Kara Ahmet tarafından hazırlanan yemeği Hamit’e götürdüğünü söylerdi.derdi. Babam.HORTUNALI HAMİT İLE İLGİLİ ANLATIMLAR Yunan geldiğinde iki tokadını yedim. Çok çevik. külot pantolonunun içi kadife olduğunu babam söylerdi. “Mermi alcam. ( Gani Özkan: Bozköy.Bize falan yere ekmek getirin diye haber yollardı.

” dedi. 1329 doğumlu) Hamit’in abisi babamın eniştesiydi. barut mu satarız? Bizim kendimize lazım. Hiçbir namussuzluğu duyulmadı. Atını alan adam diyorlar. Şahlı dayı orayı 15000 liraya almış. Köydeki diğer bir yatağı Hacı Velilerden Hacı Veli Mustafa’ydı. Yemeğini aldı. Bunlar bir takımmış. Derlermiş ki.” diyor. Çok zoruna gitmiş.Torbalı’da bir baskında beş Yunan askerini bir mavzer kurşununda tırmık gibi düşürerek öldürmüşler.Yunan’a karşı efelik yaptı. dedeme: “ Hamit ben bunlardan şüpheleniyorum. Çürümüş . Asker dedemi soruyor. Hamit zenginden alıp fakire veriyormuş.Amcaları büyütmüş. Babam Hamit’in bu bölgedeki devamlı adamıymış. Yerli Rumlarla derdimiz yok arkadaştık derdi. Silah deposu yoktu. Bu köylü ona baktı. Vuruyor ve kör kuyuya atmış. Köydeki parola “Portakal” mış. Satıcı Rum. büyüdük. Kime lazım saçma barut ?”diyor. Torbalı’ya götürdüler. Bazı ileri görenler çoluğunu çocuğunu Yunanistan’a göndermeye başlamış. “Hamit bu kızanlar bana kalsın. sekiz ağaç zeytinle bunları alamazdı. Çok yağmur yağmış. öldürmüşler. patlar. “Eğer cavur öldürmek günahsa ( Yunan askeri) biz çok azap çekeriz. Müsademede adamı vurulunca toplanma parolasını bar bağırırmış.jandarmanın önünde bir sürü insan. Küçük Mehmet çok atıcıymış. “Bu Türk Milleti bunu çekemez. saçma barut satan bir Rum gelirmiş. onun Hamit’i öldürttüğünü biliyoruz ama Atina gözümün önüne geldi. Babam. Yerli Rumların bakkal dükkanları varmış mandıraları varmış. ( Nihat Gönülal.” demiş. Annem ufak çocukmuş. Tren de çalışmıyordu. Hamit . Tren hatlarını çeteler bozmuştu. bir kıyıda yidirdi. gitti.Yunan’ın buraya işgalini onlar sevmemişler. Sadece onun evine gidermiş. Biz burada doğduk. Uçoluk çeşmesinde bir müsademe olmuş Yunan askerleriyle.Kahvedeki ihtiyarlar Rum’un dediğine bak. bir şey olur.” derdi.” Babamı Atina’ya sürgüne gönderceklermiş. Dedem pencereden atlıyor. ( Mehmet Taşgın. Vurulan cesedi beygirle dereye sürümüş Yunan askeri. Kabakdelenler. ama kaçar gider. Yağmurlar alıp götürmüş cesedi. Ondan kurşun atmadım derdi. Yunan askeri bir gün köye gelmiş. Gece öününe geçmiş. istememişler. Hamit’i herkes seviyordu.” demiş. Yörük Ali. Bir kötülüğü yoktu. Onlarda yavaş yavaş ufak ufak hareketin başladığını fark ediyorlarmış. Bir gün köydeki avcılar saçma barut istemiş. “Ben kurşun atmadım. götürdü. Bir süre sonra Aydın’dan buraya geliyorlar. Bunları babam duymuş. Babam Hamit’in parasının Şahlı’da olduğunu söyledi. Hamit’in abisi Tahir Ağa’ya kızını vermiş dedem. Yunan bozulduktan sonra Hamit’in arkadaşları Ali Bey’i almışlar.Küçük Mehmet adamıymış. Ama çok büyük bir dövüşle ölür gider. 1926 doğumlu) Hamit Efe benim öz dedem. O zamanın behrinde “kuvva” için para toplamışlar Karadiş. Ama Hamit onlar gibi değildi. Yunan işgalinde pazara gidenlere çok eziyet ederlermiş. Büyükannem ilk dağa çıkışını atını alan Yunan askerlerini öldürdüğü için derdi. Nerden alacan orayı? Babam derdi ki Şahlı dayı orada (dağtekke) dört tane keçi. Yörük Ali anlamış. dayanamaz. İçi boşmuş. Çarşıda bir sürü evleri var. Baba(m) derdi ki. (Ali Cin. Dedemi Yunan askeri çok sıkıştırınca Aydın’a Yörük Ali’nin yanına kaçıp sığınmış. Vuranlar Aydın’a gidip bulmuşlar. Meydanlar almadı. Dedemi Karakızlar Akkaya’ da vuruyorlar. Uçoluk çeşmesinin olduğu yerde bir dut ağacı varmış. 125 .” diyor. Mahalle aralarında satıcılık yaparmış. Kongreleri Atatürk başlatınca yerli Rumlar anlamışlar. Dedem. Hüseyin Ağa’nın bağı dereye yakınmış. Karakızlar’dan Ali Bey Yunan taraftarı ya göndertmemiş. Babaannem anlatırdı. Hamit’in mutfağı yok. 1937 doğumlu) Şahlı dayı bize. Satıcı akşam eve dönerken şurada bir kör kuyu var. yaptı. “Şimdi saçma. Millet cephanesini verdi. 70 sene önce Şahlı dayı nerden bulacak? Babam şüpheleniyordu zaten. Posta posta getirdiler. Hamit ile babam çocukluk arkadaşı.” demiş. bunlar benim arkadaşlarım. “Yok. Çapak’tan Ethem Ağa en yakın arkadaşı. “ Hamit’in parası bende kaldı. Ahbaplık dedelerimizden. “ Atını gezdireyim. İple içine ekmek salarlarmış. 72 dekardır orası. Bunlardan uyuz oldum. Köye bir gün eşekle daha önceden çay.Dedem ölünce annem kundaktaymış.” Babamın yanında bu lafları ediyorlarmış. Bir gün çekemez.Kimse cesedi yıkamamış korkudan. şeker. Şahlı dayının Alpkent’in olduğu yere biz iki üç sene buğday ektik. saçma barut bize lazım diyor demişler. Nitekim onların dediği oldu.Ona asıl kızan benim. Eşeği üzerindeyken “Kaldır bakalım kollarını. Gavur askeri saçını başını yolmuş. Bir kızanı orada vurulmuş.

” Hamit Efe iddia üzerine Fetrek Çayı’nın göle döküldüğü yerde demiryolu kenarında Yunan karakolunu basmış.Yunan askerlerine rahat vermiyorlar. dedemde ekmek yemek yermiş. Hamit Efe Ahmetli’de Hacı Halil’in Mehmet Ağa’nın kulübesinde iki Yunan askerini öldürmüş. İşgal başlayınca köylüler dağlara kaçmış. Katil Cemali Türk. Katil Cemali. Uçoluk’taki dut ağacının içine ekmek koyarlarmış. Mehmet Karadeniz. Çapak’tan Ethem Ağa( Hamit’in akrabası.” demiş. Öldürmüyorlar. Dedem öksüzmüş. Yüzbaşı . 1948 doğumlu) Babam Fevzi İbrahim. teşkilat kurulacağını kendisi ile köyde görüştüğünü anlatırdı. Torbalı’ya geldiğinde Molla İbrahim’in oğlu Topal Emin’i gördüğünde “Hafız Ali sağ mı?” diye sormuş. Yunan yüzbaşısı müdahale etmiş. Hamit’e yardımından şüphelendikleri için Atina’ya üç sene sürgün gitmiş. “İstersen güvenlik de vereyim. Aşiretlere göndermiş.Kız mari kız mari demişler öldürmemişler. Hamit. Hamit Efe köye sık gelir.” diyor. Sağ olduğunu öğrenince selamı geldi.Karakol komutanı izinnameyi görünce hemen toparlanmış. “Senin yaptığın çok ayıp. Köyde Yunan.” derdi. Ona yardım edermiş.1931 doğumlu) Hamit Efe.İbrahim Öz 1949 doğumlu Hamit Efe’nin ölüsüne hiç kimse sahip çıkmamış. karakol kurmuş. Celal Bey Aydın cephesine aşiretler aracılığı ile gitmiş. Dedem. Kafasına da sarık. Dedem şöyle bir olay da anlattı.Okumuş insanlar az. (Sezai Çetinel.Feyzi’nin İbrahim bu bölgede bilgi verirmiş. Celal Bey’e hoca elbisesi vermiş. Yunan zamanı köyden başkalarıyla üç sene İzmir’de kalmışlar. Küçük Mehmet. O da Atina’ya sürgüne gitmiş. Hatta 1949 yılında Bayar.Köye tebdil-i kıyafetle geldiğini defalarca anlatırdı. Yörük Ali işgalden bir hafta önce köye gelmiş.O bez göründüğünde kadınlar hemen köyü dolaşır .İyiliğini anlatırdı. dedem bekçi Raşit Öz’ün yaşıtı ve arkadaşı. Ertuğrul’dan Molla İbrahim. ben seni haziran ayının şu günü Karakaya’nın şurasında saat altıda namlumdan geçirdim. Daha önceden belirlenen yere yemek götürüyorlarmış. İki daire tutuyor. Ben onu öldürmedim. İstanbul. Dedem Raşit sık sık dağa yemek götürdüğünü konuştuklarını anlatırdı. Hamit kendisine diyormuş ki: “Ulen Raşit. Bunun üzerine üç sene İzmir’de duruyorlar. Çok iyi atıcı . gözü kara biriymiş. Celal Bayar’ı babama göndermiş. Yunan’ın İzmir’e çıkacağını. Celal Bey köye geldiğinde bir hafta babamın yanında domuz sürek avına gitmiş.” demiş. Hamit parası olan insanları üzmüş. “ Hamit’in parası tamamen Kuvayı Milliye’ye gitti. Dr.Burada esas Hamit Efe’ye yardım eden Küçük Mehmet. Hamit Efe adeta bizim evimizin bir dedesi gibidir. Ölüsünü Kuyucu ( Dondurmacı ) Şerif tekmelemiş. öksüz olmasan seni dağa çıkaracaktım.Yunan yüzbaşısı dahi onun yaptığını iyi görmemiş. Hamit’in çok iyi biri olduğunu anlatırdı. Bunu bana Çaybaşı’ndan Dayı Kemal de söyledi. Yunan’a yataklık edenleri öldürüp Çapak yolundaki kuyuya atarlarmış. Etem Ağa’nın oğlu Fevzi söyledi. Mehmet Ağa’nın hanımı. babam da içerilere gönderirmiş. 15 gün arayla İzmir Yunan valisinden izin kağıdı alırmış. Bu hadise Mehmet Ağa’nın ağılında olduğu için duramıyor. İzmir’e. Bizim yaşlılardan duyardım. Karadiş düşünüyor. köyler boşaltılmış. Küçük Mehmet var. cepheye göndermiş. İzmir’e kalkıp gidiyor. paralarını almış.Birini sen durcan. Celal Bayar’ la tanışıyorlar. Annem kız çocuğu olduğu için Yunan askerleri dokunmamış.) Op. Hamit’in Torunu.Hamit’e yardım edenler dedem. 1929 doğumlu) Babam medrese bitirmiş. İzmir teşkilatı babama gönderir. (İbrahim Özcan’ın oğlu Ekrem Özcan. ( 1340 Yeniköy doğumlu Hafız Ali’nin oğlu) 126 . Hafızdı. (Sakar Ali) Yeniköy’ün üstüne geldiğinde daha önceden belirledikleri yere bir bez bağlıyormuş. Seyit Kahya ve Vidalı Ali mezarlığa gömmüşler. o saatte söylenen yerde.Yunan askeri yoksa bir çalının üzerine geniş bir çarşaf seriyorlarmış. “Beni öldürmeyin. Bu köyde Yunan askerinin olmadığının işareti imiş. O gün. Babam içeriye adam kaçırmada rol oynamış. birinde ben. Korkusuz biriymiş. babamın dayısının kızı. 12 mavzeri hem de onların hayvanına sardırarak köye getirmiş. Hamit ile beraber dağa çıkmış. Hamit’e yemek götüren Mustafa Ali Filiz ve Ali Kutlu. Hamit Efe’yi Karadiş grubu bir gün kıstırmışlar. o bir vatan kahramanı.

Dağtekke’den Nazlı ile evlenmiş. Babam hem ağlar hem anlatırdı. “Hamit geldi. Zenginden alır. çok değerli biriydi. Anneme “Pantolon dikerken vurmuşlar. çevik.Mermisi kalmadı mı bu karakolu basarmış. Evlendirmişler. “Oğlum. Soygun yaptılar.Kısık olduğu gibi Rum’du. Cemil Öz ( Bekçi Raşit’in oğlu) Hamit Efe annemin amcaoğlu oluyordu. Sülalesi Hamit Aşkın. Dışarı giderlerdi. Hamit ve adamları beş altı Rum çetesini orada öldürdüler. Hamit korkusundan. Karacaağaç ve Dağkızılca karakollarını basmış.Buraya geldiğinde annemlere belli edermiş. “Raşit Ağa köyde ne var ne yok?” Babam bilgi verirmiş. Yoğurtçular’da Hamit’e destek veren Acem Dede derlerdi. Mustafa Kemal’in bakımı ölmeyecek kadar. Para aldılar.Bölük Torbalı’da. Ali amcamın. (Hasan Uysal. Onlar mübadelede ancak geliyor. Dedemle babam konuşurlardı.Abdestsiz namaz kıldırırlardı. Ondan çok severlermiş. 20 küsur yaşında. Dağda yatarlardı. 1340 doğumlu . döverdi.Lakabı Çete Hamit olmasına rağmen Hamit Efe derler. Fakirlere yardımcı olurmuş. ( 1938 doğumlu Dayı Kemal Erdal) Hamit Efe’nin yeğeni oluyorum. Bu evlilikten Hamdiye halam olmuş. Babama çok güvenirmiş.Cumaovası’nın yarısı Rum’du. Hamit Efe’nin amca kızıyla evliyim.alıp Atina’ya hapse göndermişler. (Necati Karakoç.” demiş. Hamit Hortuna’dandı. (1939 doğumlu. Hamit çok milliyetçi biriydi. Venezilos’un bakımı iyi. 1329 doğumlu) 127 . Halil Ağa’nın kahvesine gelirmiş. Yunan karakollarına çok baskın yaptı.” derdi. Rum çeteleri amcamın evine baskın yaptı. Rum çeteleri Buca’daydı. Babamın amcası olur. gördüğü kadarıyla Hamit’e bilgi verirmiş.Ben Kahveci kökenliyim. Hamit’e ekmek veriyorsunuz diye. Geri yanı hep Rum’du. Sorarmış: “ Yunan’la kim ilgileniyor?” Babam duyduğu. Karacaağaç. Hamit’in çok iyi bir adam olduğunu söylerlerdi. Amcam vurulunca babamlar Hamdiye halamı almışlar. Annem Hamit Efe için “Çok atik.Rum çeteleri Yunan işgalinde Türk köylerine baskın yapıyordu. Birisinin adı Venizelos. Mustafa Aşkın Ayrancılar’da. Bu karakolda iki köpek varmış. Ayşe teyzemi bir sürü insanın içinden kaçırmış. Hamit’in adamları. Hamit’i Çakırbeyli’den Piç Ali vurmuş. Çorlu’da çatışma yaptılar. Hamit’in arkadaşı tarafından vurulduğunu duydum. Yunanların demiryolu köprüsü kenarında karakolu varmış. Bazen silah atarmış. Burada destekleyen dedem Deli Hüseyin’di. Karakoldaki askerler gece oldu mu karakolda yatmazlardı.” derdi. İbrahim Cinkılıç’ın halası.Hamit zuhur ettiği vakit bu Rum çeteler kayboldu. Hamit korkusundan halka işkence yapmadılar. Çorlu köyünde Yunan çeteleri ile çarpışmışlar.Yunan jandarmaları ezan okunduğunda camiye gitmeyenlere bakar. Hatta Kemal köpeği devamlı döverlermiş. Nenem (Babannem)söylerdi. Buca’da 25 hane Türk vardı. sınıfta okuyordum. para verdim. Ama mangal kadar yüreği varmış. Bir de Ayrancı Mehmet. Duyardık.Bildiklerim onlardan duyma. “ Vercez. (Mehmet Dinçer.Demirciköy) Yunan geldiğinde mektepte 2. Onlar büyütmüşler. diğerinin adı Mustafa Kemal.” diye geri almışlar. gözü karaydı. Yavaş Hasan’ın evini de bastılar. Ama vermemişler.fakirlere verirmiş.Babam vurulduğunu duyduğunda hüngür hüngür ağlamış.Karakoldakiler “ Hamit geliyor!” diye kaçarlarmış. 1938 doğumlu) Hamit köye geldiğinde babamı görürmüş.” derdi. Yörük Hamit derlerdi. Burada bizim mektebi karakol yaptılar. Dermiş. Çapak’tan Ethem Ağa. Dayılarımı –Hüseyin ve Şakir. (Yıldız Erdal (Kızlık soyadı Oral) 1938 doğumlu) Hamit Efe vurulduktan sonra kızlar ovaya pamuk toplamaya giderlerken türkü yakmışlar. Seydiköy hep Rum’du. Küçük Mehmet.

Annem, Hamit için “çatalyürekli” derdi. ( Ahmet Şencer, 1938 doğumlu, Belenbaşı) Ahmet Çetin amca Hamit hakkında bizlere anlatırdı.Onlar Hortuna’nın üzerinde çadır hayatı yaşarken Yunan askerleri çadırları basar, Hamit’i araştırırlarmış. Yunan askerlerinin eziyet ve cefalarını, Yunan askerlerinin Hamit’ten çok korktuklarını anlatırdı. ( Sabit Tayfur, Belenbaşı) En büyük abim dedemle harman yerinde gece otururken bir şahıs geliyor yanlarına. Selam veriyor. “Buyrun gelin!” diyorlar. Oturuyor. Dedeme, “Dayı size burada bir baskı yapan, kötülük yapan var mı?” diye soruyor. Dedem, “Yok oğlum.” diyor. Gelen kişi Hamit Efe’ymiş. Dedemlerin hal hareketini öğrendikten sonra etrafa bir işaret veriyor. Etrafı adamları ile doluymuş. Adamları geliyor.Hamit, dedeme orda buradan her şeyi soruyor, ondan öğreniyor. Bilgi alıyor, araştırma yapıyor. Bilgi edindikten sonra “Amca sana ihtiyacımız var.” diyor. Dedem “Ne o?” diyor.”Biraz ekmek ihtiyacımız var.” diyor. Dedem, “Veririm oğlum.” diyor. Gece ağabeyimi eve yolluyor. Köy yakın. Abim evden ekmek alıyor, katık alıyor. Ordan tekrar tarlaya dönmüş. Yemeklerini yemişler. Dedemden özür dilemiş. “ Amca biz dağa doğru gitcez. Bizim geldiğimizi, gittiğimizi kimseye söyleme!” diyor. “Biz köyün etrafında daima bulunuyoruz, siz hiç korkman.” diyor. (İsmail Uyanık, Kırıklar köyü, 1341 doğumlu) Annemin babası vardı. Dedem. Hamit Efe’den zikrederken gözlerinden yaş gelirdi. Derdi ki, “Yunan cavuru onun ismini duyduğu zaman çil yavrusu gibi dağılırdı. Kaçacak delik arardı.” Hamit’e karşı büyük bir sevgi ve hürmet beslerdi. Bir defa atın üzerinde görmüş. Öyle bir duruşu ve ihtişamı varmış ki... Onun olmadığı yerde dahi ismi geçsin Yunan hemen orayı terk edermiş. (Rakip Becer, Kırıklar köyü muhtarı) . Köyümüzdeki yaşlılardan Mustafa Bıçak anlattı. 1315 doğumluydu. Devamlı köy kahvesinde anlatırdı.Köy kenarında gece orman içinde bek yaparken Hamit yan tarafta bir duvarın üstünde adamları ile görünmüş. Tüfeği çaprazlama omzunda iki eli ile tutuyormuş. 15- 20 dakika köyü dinlemiş. Ses dinliyormuş.Köyü kontrol ediyormuş. Köyün tam karşısında. Yüksek bir yere çıkıyor. Köyü dinliyor. Mustafa dede korkusundan soluk dahi almamış. Hamit adamlarına, “Köy sakin, herhangi bir şey yok.” diyor. Yavaşça çekip gidiyorlar. Bunu Mustafa dede devamlı anlatırdı. (Nihat Ünal, Kırıklar ,1942 doğumlu) Ben büyüklerimden Hamit hakkında Kuva-yı Milliye’ye yardım eden, çalışan, buradan topladığı parayı Afyon cephesine gönderen biri olarak duyardım. Kırıklar’da Rum Yorgi varmış. Dağda keçileri varmış. “Bunu korkutuver.” demişler. Yorgi’ye “Venizelos” derler korkmazmış. “Allah” derler korkmazmış. “Hamit” diyorlar, Yorgi’nin her tarafı başlarmış kıpırdamaya. Korkudan titrermiş. ( İsmail Özdemir, 1928 doğumlu, Doğancılar) Hamit Efe bir sefer bu köyden geçiyor. Bakıyor bir evde şavk yok. Aşağı mahallede bir evde şavk görüyor. Doğru Kırıklar köyüne geçiyor. Elekçi denen bir gavurun oğlu varmış. O, “Hamit’i bulsak şöyle keseceğiz, böyle keseceğiz.” dermiş. Hamit Efe kahvenin içine girivermiş o anda.Herkes pusuyor.Cavur kaçarken babuçlarını dahi atmış. Doğru Buca’ya kaçıyor. Buca’ya varıyor. “Ben kahvede atıp tutuyordum. Ben o adamı bir sefer gördüm, korkudan donuma pisledim.” diyor. “Sakın üzerine gitmeyin. Yalın ayak canımı zor kurtardım.” diyor. Bunu anlatırlardı. Babam muhtardı. Yunan cavuru gelince köyde bir tane silah bırakmadı, topladı. Komşumuz babama silah vermiş. Bunu sakla diye. Hem bu duyulmuş hem de Hamit Efe’ye ekmek veriyor diye ihbar etmişler. Babam İzmir pazarına gitmişti. Eşyaları hayvandan indirdi. Köyün karşısında orman yangını çıkmıştı. Köye Yunan
128

askeri geldi.Babamı Yunan jandarması götürdü. Babamı mapushaneye attılar. Orda döve döve öldürmüşler. Biz üç çocuk ortada kaldık. Yunan askerleri köylüye caminin avlusunda dayak attılar. Hem de ne dayak. Dayak yiyenlerin feryadından dağlar inledi. Caminin arkasına bir de bizim evin arkasına bomba attılar. Anam bizi evin altındaki mahzene indirdi, sakladı. (Mehmet Avcı, 1330 doğumlu, Doğancılar) Dedem Ali Kutlu, Hamit Efe’nin köyde yatağı imiş. Dedem, Hamit Efe’nin çok iyi bir adam olduğunu söylerdi. Bu bölgede Türk Milleti’ne yapılan eziyetleri ortadan kaldırmak için çalıştığını söylerdi.Yunan askerlerinin baskısından halkı kurtarmak için çabaladığını söylerdi. Hamit’e yataklık yaptığı için sürgün yemiş Atina’ya. Yeniköy’den Mustafa Ali Filiz., Özbey’den Topal Hüseyin lakaplı Hüseyin Özbek yatağı imiş. Ali dedem ve Hüseyin Özbek Sarıkışla’da bu yüzden hapsedilmişler. Dedem Yunanistan’da 18 ay hapsediliyor. Suçu Hamit’e yardım ve yataklık yaptığı için. İbadullah Yıldız dedemden dinledim. Yunan hükümeti Hamit çetesini haliyle yakalamak ister. Devamlı takip.Ancak bir türlü yakalayamaz. Hamit Efe de bundan etkilenir. Rahat hareket edemediği için ormanlık bölgede bir yerde Yunan müfrezesini namludan geçirir. Yunan yüzbaşısına kıyamaz. Hem de altındaki at kendisinindir. Ata bir şey olur diye düşünmektedir. Yunan yüzbaşısına bir mektup gönderir. Seni falan gün falan yerde namlumdan geçirdim. Kıyamadım. Beni aramaktan vaz geçin. Atıma iyi bak, almaya geleceğim, der. Bak bir daha affetmem der. Mesaj yerini bulmuştur.Yunan yüzbaşısı takip işini gevşetir. Hamit dağda tüfek bakımı sırasında Yunan askerleri tarafından satın alınan Piç Ali tarafından vurulmuş. Önce silah almamış. Hamit irkiliyor. Ne oldu:? Diye sormuş. Piç Ali tetik düştü demiş. Üç beş dakika sonra tekrar bir hazırlık yapmış. Akkaya’da vurulduğu söyleniyor. (Hüseyin Kutlu, Ahmetli) Hamit bu bölgeye çok iyilik yapan bir kişiymiş. Büyüklerimden duyardım. Köyün üstüne bir işaret verirmiş.Hemen köye dağılınır. Yunan’dan bir tehlike yoksa bir çalının üzerine kırmızı peştamal sererlermiş. Hamit ve adamları anlarlarmış. Köye inerlermiş. Köyden ne ihtiyacı varsa görür gidermiş. Millete zarar vermezmiş. ( Mustafa Dönmez, 1941, Yeniköy) Hamit Efe’nin Yeniköy’deki yatağı ve arkadaşı Mustafa Filiz, dedem olur. Hamit Efe köye geldiğinde dedemle irtibata geçermiş.Yiyecek, giyecek gibi şeylerde destek sağlarmış. Yunanlılarla ilgili haber sağlarmış. (Mustafa Filiz, 1966 doğumlu) Babalarımızdan dinlerdik. Hamit Efe bu köyleri karşı çetelerden kollarmış. Yunan zulmünden halka kalkan olmuş. Hamit Efe’yi yakalamak için bir komutan tayin edilmiş. And içmiş, “ Mutlaka yakalayacağım.” diye. Hamit’in peşine düşüyor. Amansız bir takip. Hamit bundan rahatsız oluyor. Sıkı bir takip.Pusu kuruyor. Bir gece, ay aydınında onu arayan komutan menziline giriyor. Fakat kıyamıyor. Martinin ucunda gezdiriyor, gezdiriyor.Tetiği bir türlü basmıyor. Bir mektup yazıyor.Falan yerde falan saatte altındaki atın şunu şunu yaptı. Eşkal veriyor. Tetiği bastığım an düşecektin. Kıyamadım. Peşimi bırak. Ayağını denk al. (Mehmet Güney, Yeniköy, 1946) Babam Hüseyin Özbek Hamit Efe’nin Özbey’deki adamı. Yunan jandarmaları Ahmetli köyünde maden işletiyorlarmış. Cellat Gölü’ne balık tutmaya giderlermiş. Babamgil Hamit’le beraber bunlardan dört tanesini vuruyor. Bundan dolayı babam yakalanmış. İzmir’de 35 sene hapis vermiş. Yunan hakim babama, “ 35 sene yaşayacak mısın?” Babam da Yunan hakime, “Sen burada 3,5 sene kalacak mısın ?” diyor. İşgalden sonra Atina’dan salıvermişler.Babam Hamit’in çok atılgan ve atıcı olduğunu söylerdi. Yeniköy altında değirmen vardı. Manol adında bir Rum değirmeni işletiyormuş. Yunan askerlerine ziyafet vermiş. Hamit bunu duymuş. Babamlarla değirmeni basmış. Manol’a bir

129

kuşun çekmiş. Manol’un bir kulağından girmiş diğer kulağından çıkmış. Hamit kulağını kesiyor, anam rahmetliye dahi gösteriyor. ( Musa Özbek, 1932 doğumlu, Özbey) Hortunalı Hamit çetelikte topladığı parayı askeriyeye verirmiş.Büyüklerimizden duyardık. Hamit çalı kakıcı değilmiş. Devlete yardım eden biri diye duyardık. (Mehmet Doğan, 1341, Çakallar) Annem anlatırdı. Dağtekkesi’nde gece arazide yatarken gece birisi annemim başına bir çubuk türtmüş. “Yenge falan kişiyi gördünüz mü?” Anam, “Görmedim.” demiş. Cavurlar gelirmiş. “Tavuk ver, yumurta ver.” derlermiş. Anam da, “Size taş var, taş.” dermiş. (Fatma Bircan, 1336, Düğerlik) Yunan gelince Hamit karşı gelmiş. Yunanlılarla zıt olmuşlar.Dağda geziyor. Yunanlılarla çarpışıyor. Yunalılar gelince çıkmış meydana , Halka kötülük etmemiş. Yunan karakollarını basıyormuş. ( Hüseyin Tek, Ayrancılar, 1337 doğumlu) Babımdan duyduğuma göre bizim oraya çok gelirmiş. Dedem İsmail bakarmış. Hamit Efe’nin mermi ihtiyacını Kemalpaşa’dan Rumlar parayla sağlarmış. Çete onlardan mermi alırmış. Köyün bekçisi cavur neneme laf atmış. Nenem dedeme, dedem de Hamit’e söylüyor. Kafasını koparıp neneme göstermiş. Bu adam mıydı diye. Nenem o adam diyor. Namussuzluğa hiç amanı yokmuş. ( İsmail Doğan, Vişneli, 1936) Hasan Kabadelen’in oğluyum. Osmanlar deresinde babamlarla Hamit derede otururken Yunanlılarla müsaderemeye girişiyorlar. Hamit Yunan atımı almasın diye atı vuruyor. Müsaderemeden sıyırmışlar. Babamgillerin taraftarlarına baskı yapmışlar. Teslim olmuşlar. Amcamla Atina’ya sürgün gitmişler. Esir değişiminde gelmişler. ( Nazmi Kabakdelen, 1936) Yunanlılar köyü bastığı zaman İzzet adlı biriyle Hamit Efe’ye haber salıyorlar. Köye Yunan askerleri geldi diye.İzzet’i kim ispiyon etmiş bilmiyorum, vurmuşlar. Annem yeni evliymiş. Kabakdelenler dedemin evini basmışlar. Altınları getir, seni kesmeyelim bırakalım, diyor.Kızına yani anneme haber salıyor. Altınları versin. Beni kesecekler diye.Annem altınları verip dedemi kurtarıyor. (Mehmet Ali Yıldız, 1927 doğumlu, Dereköy) Cumalı’dan Sıçmazlı (Mustafa Kurt), Kabakdelen çetesi bunların ikisini de tanırım. Bunların ikisi bir yere çalışıyorlar. Köylere baskın yapıyorlar. Köylerde kimlerde ziynet altın var.Onları dayakla döverek ellerindeki altın ve ziynetleri alıyorlar. Hortunalı Hamit düşmana karşı , böyle kötülük yapanlara karşı bir cephe almış bir insan. İyi niyetli. Fakiri kollayan insan. Halkı kollayan insan Düşman burayı işgal ettiğinde. Sığıtmaçoğlu muhtar. Onlarla temas kurmuş. Köye kötülük yapmasın diye. Köyde o zaman su şuradaki pınardan sağlanıyormuş. Yunanlılar da oradan su aldıkları için rahatsız oluyormuş. Sığıtmaçoğlu kumandana rahatsızlığı iletiyor. Askerlerin başındaki subay askerleri uyarıyor. Pınara pek varman. Kadınlar rahat suyunu alsın diyor. Sığırtmaçoğlu’nun Yunanlılarla işbirliği yapması Hamit çetesi buradan Sığırtmaçoğlu’nu alıyorlar. Mahmut Dağı’na götürüyorlar. Orada öldürüyorlar. Günlerce ölüsü orada kalmış. Şakir Aydın, Dereköy, 1340)

130

Hortunalı Hamit . 1947 doğumlu) Teyzem Yunan zamanını yaşamış. Akkaya Kurupınar’da (Yörük) Hasan vurmuş. Bazı yerlerde taşkınlık yapmışlar.Yıllarca kullandık. Sen etrafa bak. Uyuzdere tarafına kaçmışlar.Gökyaka. 1340 doğumlu) Kayınannem söylerdi.Cumhuriyet’ten sonra ortaya çıkmış. Hamit devamlı dağlarda duran . Onlar da bize Hamit’i anlatırlardı. Ondan duyduklarım: Yunanlılar buraya geldikleri zaman halka kötü muamele yapmışlar.Rahimden çıkardıkları çocuğu havaya atıp altına süngü tutarak öldürdüklerine bizzat şahit olmuş. Gelen kızıymış. Bu asker işgal bittiğinde yakalanıp ağaca asılarak parça parça kesilmiş. ( Mehmet Ali Sönmez . Nişanlısı ölünce Taşlıoğulları’ndan Ferda ile nişanlanmış. Öğlen yemeği yiyip yola çıkacaktık. Çakırbeyli’den Piç Ali. Bir Hamit’i bilmiyoruz. Veya zenginden alıp silah ve malzeme alıyor. Ama olmamış.) Evvela bizim kazamız Tepeköy’dü. Yunanlılar Hasan’a para vermişler. Köyde evliymiş. Hamit’in arkadaşı Sarı Mehmet derlerdi. (Mustafa Park.” dedi. Ertuğrul Camii yanındaki Yunan karakolunu basmış. Bayındırlılar var. Bizim evi Yunan karakolu yapmışlar. Uyuyunca Hasan vurmuş. burada Küçük Mehmet. Hortuna’ya gittik. Hamit’i dağda vurmuşlar. “Hamit çok iyi bir delikanlıymış. Ertuğrul) Yunan köye gelmiş. ( Meral Serin. (Halil Türkmen . Yunan çekilirken büyük hasar yapmış. Soygunculuk yapan çeteler Hamit gelince kaçarlarmış. Hamit köylere gider zengin adamlardan yardım alırmış. Halamın kızı Hortuna’da. Buradan İbrahim Efendi’nin kızına nişanlıymış.Baskıdan bıktığı için babam İzmir’e taşınmış. Konya taraflarına kaçmış.Şurdan buradan laf ederken çete lafından çıktı. “Ben ağırlaştım. ( Mehmet Gürcan. Hasan demiş. Geri gelmiş. 1942. evi basmış. Ödemiş’ten gelen treni kırmızı köprüyü bombalayarak trenin bu tarafa geçmesini engellemiş. acık 10 dakika uyuyayım .Eşek sırtında köye Cumalı’ya getirmişler. Bu şekilde Yunanlıyı sindirmek hedefleri. 15 yıl kaçmış.Hamit Efe’nin bu köydeki yatakları Hafız Ali’nin Mehmet Ali ile Yörük Hasan. Gökyaka Tekeköy. Bunu duyduk. Sonra Karşıyaka’da Arap Düriye ile evlenmiş. Hamit’in kahve bastığını duydum. Subaydı. Karısı başkası ile evlenmiş.Bunlar grup halinde çete. zenginden alıp fakire dağıtan biri. Yunan kaçarken çok samimi oldukları Rumlar teyzemlere sığınıp “bizi saklayın” diye yalvarmışlar. Hanımıla pazar yaptık. Öğlen yemeği yemişler.Ertuğrul’da Kuva-yı Milliyeci subaylardan Ahmet Müfit vardı.Kurt Ali (Ali Kurt). Hatta benim babam Bedevi bir tütün kalıp makinesi almış.Yunan kaçınca ev boşalmış. Celal Bayar’ı Yeniköy’deki Hafız Ali’ye götürmüş. Yörük Hasan. Bana nerde oturduğumu sordu. Yörük Hasan’ın kardeşi Hüseyin’i kahvede Hamit yakınları vurmuşlar.”demiş. Yunan askerleri hamile kadınların rahimini süngüleyip çocuğu havaya atar altına süngü tutarak öldürürlermiş. “Babamın hasmını şu anda bulursam öldürürüm. Yörük Hasan beni de vuracaklar diye ortadan kaybolmuş. Esas hasarı Aydın tarafından trenle gelenler yapmış. Çapak’tan Ethem. Ertuğrul’da Aslan Mehmet diye biri vardı. 1935 doğumlu.Yunan karakolu Ertuğrul Camii’nin dibindeki eski başçavuş Mehmet Tekşen’in eviymiş. Teyzem hamile kadının karnını süngülediklerini görmüş. Onu biliyorum. 7 Eylül kutlamalarında kürsüye çıkıp o günleri anlatırdı. Sıçmazlı (Asıl adı Mustafa Kurt – Ali Kurt’un kardeşi) Bunlarla düşüp kalkarmış. 1931. Bu parayla peyderpey 131 . 3-4 tane . Trendeki bütün eşyalar buradaki yerli halk tarafından yağmalanmış.Ahmet Müfit vardı. Yemeği yiyeceğimiz zaman bir kadın geldi. Ahmetli) Biz yaşlılara gazete okurduk. Hamit Yunanlı gelince dağa çıkıyor. ( Hikmet Odaman.1341.Ağlayan çocukları “Hamit geliyor” diye korkuturlarmış. Hasan vurmuş. Cumalı. Dayısının oğluyum. Eskiden nakliyecilik yapan Aslan Mehmet kadın kıyafeti ile Hamidiye (Özbey ) köyüne Hafız Alinin yanına götürmüş.” dedim. Diğerlerine hep yetiştik. Ertuğrul) Büyüklerimden duyardım. Bu parayı yanında gezdirmez şayan-ı itimat olana bırakırmış. Yörük Hasan vurmuş. Hamit burada nişanlıymış. Orada üç sene durmuş.Bana.

Kuyuya atlamış. İnsan merhametliydi. Efeler vurmuş bağların içinde. babam 14 yaşındaymış. kurşun işlemiyor diye inanırlarmış. Mahalleyi gezdirip teşhir ediyorlar. Ben şu pantolonu dikeyim diyor. Bir gün de düğün vardı.5 ay durdu. 3. Çok çevik biriydi. Hamit o gece baskın yapacağı gün Piç Ali varmış. Bu Hamit’i öldüren. Hep beraber yaşıyacağız dermiş. Piç Ali. Yunan taraftarı Arif Kahya (Dincer). Çarşıda Yunan subayı bir sandalyenin üzerine. Biliyorum. Biz dağlara Karakızlar’a kaçtık. O zaman çok berbattı. Bağıra bağıra öldü.silah ve mühimmat alırmış. Karakolu vardı.Çolak İbrahim babama.Yunanlılar Hamit’te muska var. Buradan bazıları dağa çıktı. Hamit çok iyi bir adammış. Kim kötülük yapıyorsa başına bela olurdu. Üzerine kapak atın demiş. Babam anlatırdı. Mesela burada (Yazıbaşı)Fevzi İbrahim’in babası Feyzo’ya bırakırmış. Bizim yiyecek ekmeğimiz dahi yok. esirler için. Kadınlar bağırıyor. Yunanlılar yanına korkudan yanaşamıyor. Gavur nahiyeye gidiyor. “Bunları himaye edemeyiz. Anama süt ana diye seslenirdi. Haber gönderiyor. Silahların hepsini üzerine doğrulturlar. Baş kaldıramıyorduk. 1922 doğumlu. Çolak İbrahim’in karşısına çıkıyor. Abdullah. (Mehmet Çakaloğlu) 132 . Korkmayın. Yazıbaşı. Altındaki at kırdı. Hamit’i görmüşler. Hamit’i görmek istemezler. İstavrozu çıkarıyor. Burada çevre köylerde Yunanlılarla çok mücadele etti. Öteki adamlarına haber bırakarak Kavakalan taraflarında pantolonu sökülmüş. Buraya önce karakol kurdular. Kuşçuburun altında demiryolunu bozmuşlar. daima kaçarlarmış. Bir gece kaldı. Yunan kaçarken bu ova insan doldu. Benim babam güzel Rumca bilirdi. Ali’ye diyorlar ki git tekme ile çevir görelim. Çolak İbrahim’le beraber İzmir’e girmişler. Piç Ali vurmuş. Üzerine akağı atmışlar. Diyor ki ben Hamit’i vurdum. Onlarla tanıştım. Yunan kaçarken ilk önce babam ateş ediyor. Pantolon dikerken vurmuşlar. Ben subayım. Subay hep beraber yaşıyacağız dermiş. Yardım eden. Buları okuyunca cavur korkuyor. Yunan askerleri diyor ki beraber gidelim. Perde arkasında kardeşleri var. işinize gideceksiniz demiş. Evin bahçesinde kör kuyu varmış. ayağındaki çizme sarıydı. Yunan’ın geldiğini de gittiğini de bilirim. Dedem Hamit’e mektup yazdırmış. bugünkü Alpkent’in olduğu yeri ve çarşıda yer aldığını söyledi. Namludan arpacıktan geçirmiş. Bu kefereler bizim Nahiye’ye (Dağkızılca) yemleri. Bunları nerde barındıracağız. Pencereleri dinlerdi. ( Mustafa Filiz. İdare onların elindeymiş. Babam seferberlikte başçavuşmuş. Kardeşleri daha sonra kemiklerini mezarından götürdüler. Yunan askerleri Piç Ali ile gidiyorlar oraya. Aynı akşamı Yunan karakoluna Hamit baskın çekmiş. Altına bir at vermişler. O zaman Yunanlılar Hamit’in öldüğüne inanıyorlar. Karagöz lakaplı Yunan zabiti varmış. Çapak’tan Ethem Ağa. Ali Ağa’nın Abdullah. Kara Hüseyin’in Hamit. Benim anam Hamit’i emzirmiş. Kambur Kerim vardı. Biz Venezilos tanımıyoruz demiş.Babamgil.. 1328) Torbalı’da Yunanlıların karakolu varmış. Önce babasının evini bastı. Kaçarken yakıp yıktı. Benim anam Hamit’in süt anasıydı. Karakızlar’dan Ali Bey’i kancıkladılar. Yunanlılara karşı acımasızdı. Tahir Ağa. Akkaya’da arkadan vurmuşlar. Buradaki Yunan karakolunu bastı. Vurmaya kıyamamış.Bakın çaresine. Kadir Efe anlatıyor. İmha etmekten başka çaremiz yok. Hamit çok fedakardı. Hamit kadın kılığında kaçtı.nerde tutacağız?” demiş. Halil Ağa. Bir elinde kırbaç. Oraya aramışlar burayı aramışlar. Hamit’in kızanları varmış . Dağtekke’den Şahlı bana Hamit’in parasının kendisinde kaldığını. Ahmetli. Yüzbaşı. (Nihat Gönülal. Yunanlılar da evi gözetliyorlarmış. Selanikli. Burada Üçoluk çeşmesinde arkadaşını Yunanlılar vurdu. Arkaya geçip vuruyor. Başını kesiyorlar. Ancak subaydan emir alırım diyor. Geliyor Torbalı’ya. Hamit yatıyor tabi. Hamit zaman zaman Yunan karakollarına baskın çekermiş. Özbey yaka yaka kaçmış Yunanlılar. Hem de çok. Piç Ali’ye sen gözcülük et. Eve baskın çekmişler. Biz o an damlardaydık. Yazıbaşı) Yunan buradaydı. Küçük Mehmet. Yakışıklıymış . Yunan askeri bastı. (İbrahim Kesici. Geceleri evleri dinlerdi. Dün Nahiye’ye gidiyordun. Köyleri yaktı. Piç Ali tekmeyle çeviriyor. Yalnız “Yaşasın Venezilos!” deyecekesiniz. Hamit orta boylu az sarıntraktı. Anası ölmüş. Baskı içersindeydik.Bir gün onların evine gelmiş. Arpacık alnında dayalı. samanları almaya geliyor. Torbalı) Yunan buraya çıkıyor. O anlatıyordu. Yeniköy. Üç sene. Köye Yörük Ali geldi. Bir arabaya geriyorlar.

Büyük çarpışma Kuşçuburun tarafında oldu. Yerli Rumlar kaçtı. Almaya geleceğim. Birer ceket birer pantolon verdiler. At Yunan subayını eline geçmiş. Dağ taş tam teçhizatlı asker. Hamit Efe.O zaman bir manga askerle evlerine gönderdiler. Önce buraya topladılar. Hamit burada Burunsuz’un evinde baskın yedi. Yunan taraftarıydı.” Hamit’i öldürdük. Bazıları cami duvarından atlayıp kaçtı. Girit’ten buraya gelmiş. Askerdi. Biz kapıdan o telaş anında kaçtık. Torbalı’da bağların içinde öldürdüler. Vagonlardaki gavurlar da gidemiyorlar. Cumalı Köyü. Başımıza bir çavuş verdiler. Daha sonra bu yüzden öldürüldü. O günü hatırlıyorum. Süvari Hasan bunlar ne olduysa ben de ondan olacağım diyor. O da Yunan’a baş kaldırmış. Gazi’ ye. Derelilerin Niyazi deriz. Ondan sonra Torbalı’ya caminin altına kapattılar. Buradaki fırka daha dönmemişti. Dediği yer ve zaman doğru. Yunan köyü ateşe verecekmiş. Biz orduya dahil olduk. Atım zarar görür diye seni öldürmedim. O gün bizi askerin ağırlığına aldılar. Kızılçullu’dan sonra esir düşmeye başladı. Çakırbeyli köyünden Piç Ali. Bir öksürük oluyor. buradan Yörük Hasan efeyle zıt gitmişler. Bakıyorlar. Yunan askeri onlarla uğraşırken camidekilerin hepsi kaçtı. Etrafa gaz tenekelerini sıralamışlardı. Ordu geliyordu. Her taraf silah. “Ulan ben bu yaşta 133 . rezil ediyormuş. Onlara ağırlık deniyordu. Buradaki çetelerle de savaşmış. Cennet yengem ekmek ediyor. Hamit yok demişler. İplerle. Sünnetçi Mehmet de derlerdi.Halil Efe derler. Süvari Hasan’ı tanıdığı bir gavur görüyor. Hortuna (Yazıbaşı) köyündenmiş. Gezdirdiler. Ahmetli tarafında çekiliyor. Burada pamuk hanı vardı. Kemal’i de böyle yapcaz. Kayıntam vardı. O Yörük Hasan denen adam amcam Parmaksız İbrahim’in evine gelmiş. O gece yakılmaktan kurtulduk.Kaçamıyanları tuttuklarını öldürüyorlardı. Bu insanları eli kolu bağlı yakmaya utanmıyor musunuz diyor Süvari Hasan. Ahmet Müfit Gurgur Dağı’ndan top ateşi ile demiryolunu bozmuştu. Yarasına beresine soğan şırkıp acısını alsın diye. İçlerinde Yunanla beraber hareket eden bir de Ermeni vardı. Teşhir ettiler. Yörük Ali grubunun içersindeymiş. Yangın yapan Yunan fırkası. Treni patlattı. Hatta top mermisinin bir tanesi trene denk geldi. Babam rahmetli anlatırdı.” derlerdi. dayı!” diye seslenmiş. Bu sefer çeteler başladı Gurgur Dağı tarafından ateş etmeye. Gavur şapkasını çıkardı. Fırkamızın merkezi Hortuna idi. 15’ lik. Saffet Hoca. aykırı gitmişler. Piç Ali de Yunan kaçarken öldürülüyor. Bu Ertuğrul Camii’ne 124 kişiyi doldurdular. Biz İzmir’e girmedik. 7 katır vardır. Yörük Ali de geldi Hortuna’ya. Sonra biz Kuşçuburun’da iki gün kaldık. Gavur diyor ki seni bir askerle eve göndereyim diyor. Caminin içinde babam da vardı. Girit’te ağır ceza reisi imiş. Biz Karacaağaç Belenbaşı Buca tarafından Çeşme’ye yöneldik. Aynı üç gün içinde Torbalı’ya da toplamışlardı. Çırpıköy ‘de Arıkbaşı’nda yaktılar. Hepsi süvariydi. Ulan Hasan sen ne arıyorsun burada. Buraya ilk defa Çolak İbrahim grubu girdi.Yunan öyle bir dövmüşler ki bir sepet soğan az gelmiş. Köyü yakmaktan Saffet Hoca kurtarmış.Bizim ev yakın. Amcam . Diğeri Bağırsakçı Ali. Arkalarından ateş ettiler. Çete değil. Karakızlar’dan Ali Bey de Yunanlılarla düşüp kalkıyordu. Görüyorum. Ateş başlayınca gavurlar bir telaşa düştü. Hamit Efe halk için çalışan dürüst bir efeymiş. Dirmilli Ahmet Çavuş. Kuşçuburun’a pusu kurdular. Yakıp çekiliyor. Cephenin bozulduğu duyulunca bizi her tarafta topladılar camilere doldurdular. Gavur bir düşünüyor. Ama o buraya gelmedi Sökeli grubundan olan sonra burada nüfus memurluğu yaptı Mehmet. Yanında yandaşları da varmış. 1939 doğumlu) Büyüklerimden duyardım. ( Salih Tünaydın) (Mehmet Taşkın. Subaya haber gönderiyor. Nasliçli Malik. Bunlar köyü yaktırmamışlar. Oradan Seferihisar’da alayı bekledik. Hamit Efenin selamı var. Hastanenin orda bir cavuru dilim dilim kestiler. Siz yaşarken nerdeydiniz. Atını bırakıp kaçabilmiş. Yörük Hasan: “ Dayı. Üç tane topu vardı. Fetrek Çayı’na gittik. Benim atıma iyi bak. Yakacakmış. Bizim buraları çeteler baskı ediyormuş. Yakacaklar. O yüzbaşı Hamit’in cesedine eziyeti engelleyendi. O bir kahramandı diyor. Bir miktar para istiyor. Koca bir fırka. Seni filan yerde kıstırmıştım. Rumca bilirmiş. Asıl adı Mustafa. Yörük Ali Yunan fırkasını takip ediyordu. Ben de oradaydım. Mekanizmasını atmış. 18 gün sonra eve döndük. Yunan çekildikçe biz takip ediyorduk.diyor. Hamile rahimini süngüleyen askerdi. Yakacaklardı. Ama bir tanesi dahi sağlam değil. Hamit burayı bastığı zaman yanında Sökeliler vardı. Fazla yaşatmamışlar onu. “Ey!” . Düşmanın arkasından Çeşme’ye kadar gittik.Hamit’i vurmuşlar. Çırpköy ile Arslanlar arasında bekliyorduk. Siz çeteye ekmek veriyorsunuz diye. Amcam. O gece Arslanlar’da yattık. Burada çete yok. Yörük Hasan geliyor. Albay Çolak İbrahim’i görüyorduk. Sökelilerin bir kolu Cafer’di. Oraya doldurdular. Bizim fırka iki ateş arasında kalınca Çeşme tarafına yöneldi. Halıları taşıyan. Bir araba üzerinde dikeltmişler.

Kimse tanımasın diye Kafasını sarmış. Amcam Yörük Hasan için . 1337 doğumlu. Yunan askerleri evin etrafını sarmış. Para ararken karıların adamların üstüne çıkmışlar. Ve dağa çıkıyor. Ama Sürsalan Cemal’ den başka bir de Çengele’den biri varmış. Çiğneye çiğneye öldürmüşler. (Fevzi Lütfü Taşkın. Yunan askerleri daha ölmedi diye ürkmüşler. Hamit’in vurulduğu duyulunca bütün millet ağlamış. Onda hapsaneye girmiş. Dağa çıkardı. benim amcamın oğlu. Dedem vermemiş. Karaot köyü . Hamit böyle şeyleri sevmezmiş. Sofu dayı. Yunan askerleri “ Biz bunu dağ parçası sanırdık “ diyorlar. Çalının arkasından biri çıkacak gibi. Ben atmadım Ali attı.” diyor.Hamit kimseye eza cefa yapmamış. Onu suya yollamışlar. Yunan askerleri buraları gelir evleri basar süngü ile her tarafı. Bu ev kahveymiş.makbul sayılmayan) Birkaç yerde böyle yapmışlar. 50-60 yılları arası köye gelip gitmeye başladı. Kurupınar’da vurulmuş.Ben o adamı hatırlıyorum. Hasan’ın biraderi varmış. Yunan askeri öldürüyor. Çakırbeyli’den Piç Ali. Buradan Yörük Hasan varmış. Hamit para ister mi? Yörük Hasan kendi yiyecek.O karakolu birden fazla bastığını duydum. Devamlı tedirgindi. Baba ayrı. Cesedi dağdan katır sırtında indirmişler. Hamit dürüst adammış. İstanbul mu Konya mı o taraflara gitmiş. Yörük Hasan telâşe düşüyor. Efe’nin vurulduğu yerlere gidiyormuş. Evdekiler atın kıçına bir değnek vuruyor. Sinek köy camii önüne getirmişler. Karaot. Hasan Karşıyaka’da duruyordu.Babamı yanına almak istemiş. Yunan askerleri hayvanın sırtından indirirken kıpırdamış. Hamit’i bizim Akkaya’nın arkasında vuruyorlar. Hüseyin’i Hasan’ın kardeşi diye öldürüyor. Hasan vurmamış. Piç Ali vurmuş. Hamit öldürülünce meydanı boş bulmuşlar. Bu subayı vuruyor. Ben duymadım. Yunanlılar peşine düşüyorlar. Köylüler duyuyor. Yörük Hasan kardeşi öldürüldükten sonra köyden gitmiş. Yunan süvarisi Hamit arıyormuş.parayı nerde bulcam? O bana yollasın. Deveci İbrahim derler .Adamlara o kadar korku salmış ki beşikte dahi ararlarmış. Ama amcaoğlum İbrahim tanımış. Sinekköy) Hamit Efe başıymış. Hamit varken hiç bu tarafa geçmemiş. Nişanlısını kaçırdığı zaman bizim eve getirmiş. Yörük Hasan bu ödülü alalım diye öldürmüşler. Katır sırtından indirmişler. Dağkızılca’ da karakolu basıyor. Benim efemin (ağabeyimin) anadan kardeşi Yörük Hasan.Kendini unutturmak için. (Ahmet Özer. Hamit vurulduktan sonra Arıkbaşı köyünden çete Çerkez İlyas buralarda bir gecede dört kişiyi öldürmüşler. (Şevket Önder. 1932) Dedem Şakir’den Hamit ile ilgili şeyler duyardım. Ama Hasan o an orda. Buralara gelir giderdi. Yunanlılar Hamit Efe’nin başına ödül koymuşlar. Hamit bizim eve gelmiş. 1950 yılından sonra ortaya çıkmış. Ölüsünü getiriyorlar. Birisi Hasan’ın biraderi Hüseyin. Amcam . yatak aralarını Hamit ararlarmış. Hamit atın boynuna sarılmış. Abim Hasan’ı çok sıkıştırdım derdi. (Durmuş Dayan. Sonra Yörük Hasan gidiyor. Onun çeyizlerini dahi almışlar. Hamit buraya dedemin yanına gelirmiş. Oralarda arıyormuş. Bu köye geldiğinde ben görürdüm. Onun yanına katılan buradan Yörük Hasan. bulmuşlar. Dedem söylerdi.Ondan sonra Yunan’a teslim etmişler.Birden evden 134 . Efe’yi çok seviyorlarmış. Koca Ethem’in babası. Ürkek bir adamdı. İlkindi zamanı mavzer atılmış. İbrahim’in anası. Yörük Hasan uyanık bir adammış.Hamit’i bilirmiş. Onların yanında Helvacı’dan Sürsalan Cemali varmış. Yörük Hasan ito tayfasındanmış ( Külhanbeyi. Bir çama kama ( hançer) ziplemiş (saplamış) o çamı arıyor derlerdi. Hamit’i vurmuşlar. Ben değilim ben size yakalatayım demiş. İncedalan bir delikanlıymış. Uzun yıllar dışarıda durmuş. Dağa çıkması handan Yunan subayının atını alması. Bunu Yunanlılar zannedermiş ki dağ parçası. Hamit’i çok severmiş. Kurşunlamışlar. Yunan jandarmaları gelmiş. Hamit buralarda kötülük yapmamış. Dağkızılca köyünde bu bölgeyi kontrol eden karakolları varmış. Hamit’in kardeşleri İzmir’de takip etmişler. Hamit benden para mı ister diyor.” diyor. 1952 doğumlu) Benim büyüklerden duyduklarım şöyle. Hamit atı gezdirivereyim demiş. Hamit pantolonunun söküğünü dikerken Piç Ali vuruyor. Çakır Ali’nin anası. Yaşlılar söylerlerdi. Hüseyin. Burada Mehmet Çavuş derler. Bizim İbrahim tanımış. Alasıya buraya kaçırmış. 1949) Binlerce dedem Ahmet anlatırdı. Hamit beşiğe sığar mı? Genellikle yalnızmış. “İtoğlu it kereta! Parayı kendisi yiyecek. Karaot köyü basılmış. İkisi bir Piç Ali ve Yörük Hasan öldürüyor(Hamit’i). Buraları terk etmiş. Ayakkabıları burada kalmış. Bir tavşan gibi. Para aramaya geliyor derlerdi.

Ali Bey aman elleşme. Öküz arabasının önüne karakolun önüne getirdiler geldiler. Buradaki arkadaşları Paşa (Acar). buranın ağası Ali Bey varmış. Halk arasında ismi çok anılırmış. Burada Yunan karakolu varmış. nerden geldi?” diye büyük tahkikat yapıyorlarmış. Köyde çocukları toplamışlar camiye.yıldırım gibi çıkmış.1933) Çete Hamit. Subaşı. Bilgili adammış. 135 . Oradan çağırıyor. Ethem Ağa oğlunun birinin adını Hamit koydu. Hamit’i vurmuşlar.Cemali’ye “ Ülen çocuk seni ben çok seviyorum.büyüklerden duyardık. Onlarla buluşurmuş. Cemali’yi Hamit babasının elinden alıp gitmiş. Hamit’in tüyleri dikilmiş. Köyü bunlar yakacak rezil olacağız dermiş. Ben ufak çocuktum. Buralarda çarpışma yapmamışlar. Pusuda 14 Yunan askeri kayıp veriyorlar. Çerkez İlyas. Yunan karakol komutanına ben İstanbul’da rastladım. Dolaşıyor geliyorlar. Halk tarafından seviliyormuş. Olanlardan alırmış olmayana verirmiş. Kültürlü adamdı. Yunan askerleriyle. Mola İbrahim Efendi de çok methederdi. Bunları köyün ileri gelenlerinden . Ormanköy. Köylüyü sıkıştırıp: “Çete Hamit nereye gitti. Türtesiye ceset kıpırdamış. Cepte taşıncak bir şey olsan seni cepte taşırdım “ dermiş. Kayınpederim anlatırdı. Benim kayınpederim olur. 1335) Yunan zamanı Hamit gelir. Çekemiyormuş. Hamza Ali Ağa (Çetin. Ondan dinledim. Yunan subayları korkmuşlar. Ama Keçiköy’de olmuş. Arkadan yine gelir dermiş. 1921 doğumlu) Ben daha önceki yıllarda il genel meclisi daimi encümen üyesi iken heykelini yaptırmak istedim. (Ali Can Zıh. Buradaki arkadaşlarından bilgi alıp sohbet edip gidiyormuş. Babam Rumcayı çok iyi bilirdi. Langırdak Şükrü’nün evi. Bir Yunan askerini çeşmenin başında vurmuşlar. Gelin Yunanlılar çocukları yakacak diyor. Hamit’in haberi olmuş. öldürdü. Yukarı köylere buradan geçermiş. Yunan askerleri çok korkmuş. Devrini almaya gittiğimde. Dedem öyle anlatırdı.Vatansever adammış. Haliloğulların Süleyman (Cerit). Orayı tutuyorlar. Dürüst. Köyden bir kadın kızanlara haber vermiş. Kızanlarımın içinde en çok seni seviyorum dermiş. Yakacaklarmış.tarlasına gitmek isterse yakalayıp dövüyorlarmış. “Bunları (Yunan askerleri) temizliyevereyim mi?” dermiş. Buranın ağası idi. Hamit Efe’nin öyküsünü bundan 30 sene evvel ( 1977) Yörüklerden Faki dayı vardı. Kurşun atmışlar ama vuramamışlar. Yunan işgali devamlı mezalim.Hayır yaparmış. (Üzeyir Yiğit.1977 yıllarında. Hamit öldürüldüğünde Yunan askerleri emin olmak için türtmüşler.Pantolonun söküğünü dikerken öldürmüş. Bunları temizlersi. Sanki atın üzerinde insan yok şeklinde çıkmış. Aydın’da bütün efelerin heykelleri var.Çakırbeyli’deki namussuz kançıkladı. Kabakdelen. Ben onu gördüm. 1928) Hortunalı Hamit’in arkadaşı bu köyden Sürsalan Cemali’ymiş. Öküz arabasının üzerinde ölüsünü gösterdiler. Hamit’i herkes severdi burada. Birkaç el etrafta silah atmış. Yunan’ın geçeceği tek yol varmış. Bunu kayıpederimden duydum. Bütün Yunan askeri ondan korkarmış. Hamit örlü adammış. (Mehmet Esen Kalkan.Çok arkalıymış. vatanperver bir adammış. Çalışmasını millet takdir edermiş. Yunanlılar Keçiköy’ü basmışlar. Ben de yaptırmak istedim. Getirdiler gelmişler. Kayınbabamı öyle çok severmiş. Helvacı köyü. sayılıyormuş. Sevilmeyenler Karadiş. Yunan askerlerinin bir anlık şaşkınlığından kurtulmuş. 1926) Büyüklerimizden Hamit’in iyi bir efe olduğunu görüldüğü yerde cavurların korktuğunu söylerlerdi. (Ömer Uçar. Kadınlara kızlara mezalim. Yunanlılar 120 kişiyi içlerinden babam da dahil gazla yakmak istemişler. Hamit . Kızan olarak. Orada duruyordu. Hamit’in vücudu çok tüylüymüş. Sanki canlanmış gibi. Bir de Tekke’den Sarı varmış. Yunan zamanı devamlı buraya geliryormuş. Bunu sadece kayınbabam söylemezdi. Gelirmiş pencereden Ali Bey’e. İstanbul’dan araba aldım. Yunan askerleri bunu bildiği için her gün sabahleyin köyü etrafını çeviriyorlarmış. Kim köyde erken çıkıp işine . Görenlerin ödü patlamış.Güç). Yunan jandarması büyük bir ev var. Hamit çok iyi biriymiş. Karakuyu. Sarılarak. (Mehmet Ali Can. Havaliyi sindirmiş birisi. Gökoğlan İbrahim Dayı (Balcı-Dağdeviren). O anda Keçiköy’ün öte taraflarındaymış. Onlarla anlaşırlarmış. Helvacı köyü. Demek kadın o taraflarda olduklarını biliyormuş.Hamit’in mert olduğunu duyardım.

Bacanın içindeki duvarda çivilere tutunmuş. 1929 . İstanbul’a gezmeye gelmiş.Kadınları korkutuyorlarmış. Maden ocağına gitmişler. Rumların haberi olmuş.Kendini bildiriyor.Galip Hoca olarak Yeniköy’den Hafız Ali’nin yanına geldiğini duydum. (Mehmet Kahraman. Köyden Giritli Osman’ı Arapkahve’ye kadar götürmüşler. Kimin cavur kimin ne olduğu belli değil. Tak tak tak. Fırında 8-10 ekmek kalmış. O anlatırdı. derdi. (Osman Çelik. (Mustafa Cerit. Kendisi kurtulmuş.Kabri cami avlusundadır. Onu çekilen Yunan askerleri öldürmüş. Getir parayı. Kim yapar bu vahşeti. Elif diye birisi. Nerelisin diye. Koca Ömer diye birisi cavur sanmış. Yunan çekilirken annemler biz gidiyoruz derlermiş.Elimizden her şeylerimizi alıyorlardı. Komutanın adı Konkunaki. Arnavut Dudu teyze vardı. Bina yıkıldığında bodrum katından bir sürü insan kafası iskeleti çıktı. Giritli Osman ben sizdenim. Ellemiyorlar. Zabit Giritliymiş. Arap Ahmet’in kardeşini (Nedim) Yunanlılar öldürmüşler. Kayınbabam çeteler öşür alıyordu. 1938) Annem 108. Diğer asker benim çocuğum yok . Onlara bilmem ne cavuru derler. İnek sattın. Çok rezillik çektik. Kanı hala üzerinde duran tahra çıktı. Caminin bahçesine gömmüşler. Uzun Durmuş’un evini Yunan askerleri basmış. Subaşı Kooperatifi’nin eski binası Yunan karakoluymuş. Sakın köyde durmayın. (Melek Dinçer. Köyü yakmış. Ağlaşa ağlaşa gitmişler. Beni cavur götürdü. Köyde çetelerin adamları varmış. Bizi dövüyorlardı derdi. Sağlık. Başkan Muzaffer’in anasıydı. Gebe bırakmış. Çeteler gelir ellerinden mahsüllerini ( buğday) alıyor. Dur diyorlar vuralım. Söyle halka kaçsın. Çeteler zeytinyağını kızdırmışlar Tulum’dan Miri nenenin göbeğine dökmüşler. Onlar anlatırdı.Kayınvalidemin anası (Kuru gelinlerden Emine) bu Yunan demiş çocuğu düşürtmüş. 136 . Baskı yapıyorlarmış. 50 kadar sığır evde. Kadın bacanın içine saklanmış. Dağda pelit yimişler.Yeniköy’e gelmiş. çocuklarını Yunanlılar öldürmüş. Korkularından kadınlar ses edemezmiş. Yunan zamanı birisi inek satarsa haberleri olurmuş. Ben Ahmetli’den geldim diyor. Burada yerli cavurlar varmış. O komutan buradan bir kadını yoldan çıkarmış. Akşam çete gelirmiş kapıya. Antalya’ya göç etmişler.Yunanlılar yakmış. Bunu ben evlatlık yapacam demiş. Bazı Yunanlılar Subaşı’nın kadınları ile evlenmişler. 1939) Babam 1312 doğumluydu. 1337. Çocuklarını Yunanlılar öldürmüş. Ancak Yunanlılar. (Ramazan Gülten. Yunan çekildikten sonra geri gelmişiz. Ormana atın kendinizi diye uyarmış. Hiçbir huzursuzluk çekmemişler. Yunan buraya çıktığı zaman tüm Yörük obası (Karatekeli) İtalyanlara sığınmışlar. Yunanlılar öldürdükleri insanları bu bodruma atmışlar. Çocuklar ağlaştığında diğer komşular Yunan çocukları duyacaklar diye saklandırırlarmış. Soygunculuk yaparlarmış. yakıp yıkıp geliyor demiş. Demiş beni çok iyi baktınız. Bayağı komşularmış. Yörükçülük yapıyormuş. Yunanlılar uyuyunca köye kaçmış. Çocuklar acıkınca ağlaşmışlar. Celal Bayar’ın .15-20 sene cami yanık durdu. Köyü yakmış. 1931) Büyüklerimden Çirkince’den gelen Rum çetelerinin eziyetini duydum.Yunan arındıktan sonra memleketine geri gelmişler. Yerli cavurlardan hiç zarar gelmemiş. Ahmetli. Biri dermiş bunu vuralım. Köydeki arkadaşını uyarmış. Annem kucağında bir çocuk bir de yanında. Afyon bozuldu demişler. babam 96yaşında öldü. Bize anlatırdı. Subaşı. Ahmetli) Yunan zamanı ben Antalya’da doğmuşum.Ailemi otele bırakmıştım. Bizimkiler oradaymış. paralarını alıyormuş. O bahsederdi bize. Çok çektik derlerdi.Ahmetli) Yunan cephesi bozulunca buradaki Yunan zabiti köylüyü uyarmış. Yeniköy’e girememiş. Dağlara kaçın demiş. Bizim hanıma sormuş. O çaltılar (dikenli çalı) o kürler (dikenli böğütlen) bana pamuk gibi geldi derdi.Bir kişi ormana gitmemiş. Kaçtım. Bunun üzerine halk köyü boşaltmış. Bir sağmal inek 6 sarı lira. Bülbüdere’den Uşaklı İsmail vurucu kırıcı bir adammış. Yunan çekilirken köyde Kopçasız lakaplı birini öldürmüş. Anlatıyor. Ben Türk’üm diyor. O zaman evler sazdan. Hanım Torbalı Subaşı deyince sormuş kimlerdensin hanım İbrahim Çavuş’un kızıyım. Orada bir gece kalmışlar. Yunan yakmış. Köye geldiğimizde cami ve evler yanıktı.

Babamları öldüreceklermiş. Babamlar ovada darı ( mısır) suluyormuş o an. Buradan Kopçasız öldürülmüş. Hamit çetesi madeni basmış. Oraya buraya saklanmış.ne yok Casim?” diyor. Casim’e Hamit’i öldürür müsün?Öldürürrüm demiş. Çırpıköy’den Mercanların Ali. Tüfek patlayınca Yunan askerleri bizim eve her taraftan çevirmişler. Aslanlardan Recep Ağa’nın evini basmışlar. ( Hüseyin Yılmaz. Casim’e de Yunan jandarması tutmasın diye bir kağıt vermiş. (Cevat Güven. Giritli kurtulmuş. Rum’un en ihtiyarında silah omzunda. Yunan işgalinden en çok yerli Rumlar rahatsız olmuş. Rum komşusu Yunan subayına Rumca bir şeyler konuşmuş. Rum komşu binbaşıya bunun kadar namuslu adam bu köyde yok demiş. Domuza attılar demiş. 1337) Hamit bizim eve gelirmiş. 1933) İhtiyarlar burayı Yunan’ın işgal ettiğini fazla eziyet ve ızdırap çektirdiklerini söylerlerdi. Sadece bir dolma tüfek bırakmış. Yunan bize bir ekmek çakısı bırakmazdı derdi. Kimin neyi varsa bildiriyormuş. Ali Bey. Casim bir gün köyde kalıyor.”demiş. Nerde bulacağını biliyor. 1932.Ali Bey hem Yunan tarafı hem de Türk tarafı. Nenem Yunan askerlerini görünce tüfeği atıvermiş. Dövüyormuş. 1932. Paraları almış. Yunan’ın zararı köye olmamış.(Mehmet Cerit. Köydeki arkadaşı Gacarların Casim varmış. Sağ ayağının çizmesinin içine. Arapçı) Yunan süvarisi köye gelince köyde kimse kalmamış. Bir şey yok. Bir oğlan çocuğunu götürmüşler. Ben öldürürüm sizin adamlar beni tutar demiş. Kemal’in askerleri geliyor demişler. Başlamışlar işkenceye. 1923. Kalanı da bırakırlar mı? Bırakmazlar. Ordan buradan koyun toplamışlar.mermileri köy dışındaki damlara saklamış. Zaten Yunan buraya çıktığında yerli Rumlar başlamışlar söylenmeye. Kaçmaları çok acayip olmuş. Arapkahve’de kamp kurulunca kaçmış. Ahmetli. astarına koymuş. (Mehmet Alkan. Annem orda. Açıyorlar kasayı. Siz ne yapıyorsunuz demiş. Rum komşusu subaya bu taraflarda domuz çok. koşmuş. Babam mavzerleri. Yunan çekilirken köyü yakmış. Biz gidiyoruz. Yunan binbaşısı tüfeği kokmuş. Yunan’la işbirliği yapanlar Yunan’la beraber kaçmış. Karakızlar’dan Ali Bey varmış.Rumlar bizim rahatımız da bozulacak derlermiş.Hamit’in kızanı ya. Yunan kaçıyormuş. Köyde Yunan karakolu varmış. Babamgil Arslanlar’dan geliyormuş. Köyün en zengini Sami Ağa. Kaçarlarken bu hayvanları da bırakıp kaçmışlar. Yunan karakolu Ali Bey’e bir mektup göndermiş. Eğerci) Annemden. Babam anlatırdı. Dönersek birazını bize verirsiniz. Çeteler köyü basmış. Ellerinden almış.Yunan askerlerini öldürmüş. Köyden yerli Rum komşusu gelmiş. Çengele. Bunlar bizim rahatımızı bozacaklar diye. “Sağ ayağının 137 . Tire tarafından silah sesleri gelmeye başlamış. (Cemali Aslan. Yeniköy’den kendilerine sıkı (kurşun) atılınca burada Türk askeri var diye köyü aşağısından doğru geçmişler. Biliyorlar ki bir gün bunlar gidecek. Bin tane koyunu var. Birisi daha insancılmış. Çapak’tan Ethem. (Adlarını söylemek istemedi) Bunların bazısını çeteler öldürmüş. Rum kadınları kaçıyormuş. Sami Ağa koyunun başında . Halbuki burada iki tarafta geçinip gidiyorlarmış. Bunun anasını babasını çeteler öldürmüş. Hamit Sağlık’ta Yunan karakolunu basmış. Köyden Kör Osman bunlara yataklık yapıyormuş. Yunan geldikten sonra işleri bozulmuş. “ Hamit’e tedbir al. Ertesi günü Dernekli ‘de dağda Hamit’i buluyor. Kaçarken Torbalı’nın ileri gelenlerini toplamışlar. Şimdi Süleyman dayının evlerinin olduğu yer. Hacı Seyfittin’e söylüyor. Geri vermiş. Şehitler) Yerli Rumlarla iyi geçinmişler. Bunlar Karhat’tan(Gökçen). Torbalı’da tren hattını çeteler yolu açmış (bozmuş) Trenden inip kaçmışlar. Bak şurada şu kadar çalkanık buğday var. Dağdan karakola ateşe tutuyor. Köylüye güttürmüşler. Yunan karakolu köyde varmış. Sandıkları açıyorlar. Casim’e dikkat et. Kızı Rakibe. nenemden duyardım. Köyü Hasan Çavuşlardan İbrahim basmış. Hamit Casim’e: “ Ne var . Soygunculuk yapmışlar. Köyde Yunan’la beraber işbirliği yapanlar varmış. (Abdi Doğan. Şehitler. Köyde yerli Rumlar varmış. Sağ ayağının astarın altında Yunanlıların kağıdı var. Arıkbaşı ve Çırpıköy’ de milleti camiye doldurup yakmışlar. Çeler Sami Ağa’nın ağılını basmışlar. Yerli Rumlar da kaçmışlar. Buradan kinle gidiyorlarmış. Köylüden bıçakları dahi toplamış. 1934) Yunan zamanı Yunan askerleri burada keçi pınarında maden ocağı işletiyorlarmış.

Burada Rumlar varmış. Yunalılar gelirmiş . Bir kurşun çekip öldürüyor. Birkaç kurşun atmış. (Veli Koç. Gidiyor Ali Bey’e. Hamit burada Burunsuz Esma diye bilinen birine gelirmiş. Sakın malınızı satmayın. Hamit Yunan’a tavkırırmış. Kırışık Mehmet’in evini yakmışlar. (Naim Özkarademir. Vurulmuş. Camiden kaçan doğu kısmında bir bakla tarlası varmış. Alemin malını karıştırma demiş. Arıkbaşından İlyas. dermiş. Düğerlik) Dedem Kırışık Mehmet o vakit köyün zenginlerindenmiş. Amcamı Dağtekke’de Kocabıyık’ın evinde vurmuşlar. Yunanlılar bunları sık sık rahatsız edermiş. Vurduran Dağlı Emine. Mezarı sağlık ocağının olduğu yerdeydi. Baskıyla istediği paraya elindeki malı alırmış. Karatekeli aşireti. Taban astarını kaldırın. Yumurta alırlarmış. Köylü ne yapsın. Yunan geliyor dedemin evini yakıyor. Nikol köylüyü uyarmış. Hamit Efe’den çok korkarlarmış. Kalan paralarını arıyorlar diye duyduk.1929 . Yunan askerine yataklık yapan da varmış. 1927. Kıbrıslı Fevzi Çavuş varmış. Gece oldu mu evlerde lambalar yanmazmış. Ahmetli) Tepeköy’de eşkıya fırıncı Abbas Akeren babaannemin babasının göbeğine kızgın zeytinyağı dökmüş. Yunan çekilişinde demiryolu bozulmuş. babamgil Hamit’in adamları.tahrasını alan Torbalı’ya Yunan öldürmeye gelmiş.Bunu Hamit duymuş. Helvacı’dan Sürsalan Cemali. Köyde askeriyeye yardım toplarmış. Kaçan bir Rum. Tedbirli dur. Çeteler dedeme yemek yemeye gelmişler. Kızılcaova’ya göçmüş. Korkudan tapuyu verirmiş. Diğerini de zapt etmeye uğraşırmış. Yıllar sonra buradan kaçan Rumlar burayı ziyaretye geldiler. İşgalde burada adliyesini dahi kurmuş. Ali Bey milletin malını zapt edermiş. babam köyde muhtarmış. İnsanlar Kaplancık tarafından kaçmışlar. Dernekli) Sarı Efe Mehmet. Arabanın üzerine bağlamışlar. 1920. amcam olur. Casim ben sene ne yapayım diyor. Kıbrıslı Mustafa kesmiş. (Yusuf Karadayı . Köylüler kaçan yerli Rumların evlerini hayvanlarını yağma yapmışlar. Annem anlatırdı . Biri de gidip Karakuyu’daki Yunan jandarmasına haber vermiş. Vuran Pomak Topçu Süleyman. 1954. 138 . Gurk tavuğun altındaki yumurtayı dahi almışlar. Öyle kurtulmuş.Yunan kaçarken tüfeğini alan . 1336.çizmesini çıkar. Aşiret milletine pek zararı olmamış. Nikol da Zeytinköy’den adalara ulaşmış. Torbalı) Yunan askerleri evlere dağılırmış. Düğerlik köyünde evinin üstünde çarpışma olmuş. (Ahmet Yılmaz. Gezdirmişler. (Halil İbrahim Duma. Çeteler kaçmış. Yunan çekilirken köylüyü camiye doldurmuşlar. Tren burada kalmış. Babam mühürü (istifa) atmış. Yunanlıları berbat etmesin diye Hidayet Bey’in babası vurdurmuş. Çalı kakıcı değilmiş. Bakıyorlar ki Yunan komutanlığının kağıdı. Ödemiş tarafından gelenler ilk Torbalı’ya girmişler. Yunan askeri gelirmiş köye. Sabri dayıya bu işler ödünçtür ödünç demiş. Karakızlar’dan Hidayet Bey’in babası Ali Bey birisine para veriyor.” Çıkartıyorlar. Hamit Yunanlıları berbat ediyormuş. Gaz tenekeleri dahi hazırmış. Kilisesi vardı. 1939) O zamanki durumda cepheye para toplayıp Yunan askerleri ile çarpışırmış. Fakirlere diyormuş. Bunlar köylülere zarar veriyormuş. Çakallar. Evlerde kimse yokmuş gibi görünürmüş.. Hemen bırakıp gitmişler. Çengele’den Nalbant İbrahim. Kaldırıyorlar. Oğlananası) Yunan işgalinde babamlar Kütahya’ya göçmüşler. Bir tepeyi zapt etmiş.Bir gavur kıstırmışlar. Siz çetelere yataklık yapıyorsunuz diye her gün karakola görünmeye gidermiş. Nahiye’den (Dağkızılca) bekçi gelmiş. Git Hamit’i vur diye. En çok korktuğu Hamit Efe. Herkes bakla tarlasına saklanırmış.Vurduruyor. (Veli Ayaydın. Teşhir etmişler. Geliyorlar. Hamit fakiri gözeten biri. Yataklık yapanlar Gökçen Mustafası.

Dernekli) Hortunalı Hamit’i halamın kocası Mustafa Ali Şahinol anlatırdı.Kaçırıyor. Çınardibi) Hamit’len dayım ve korucu İbrahim. Bunu anlatırlardı. 1338. Hemen tekrar dönüyor. Burada köy meydanında idam edeceklermiş. Aydın’dan 90 atlı gelip Pomak’ın evini basmışlar. 1939. ( Ziya Arun . Namaz bitmiş. Bu asker yaralı olarak Yörük çadırlarında Kölemen’e sığınmış. (Saffet Çoban. Sarı Efe’yi. (Kemal Korucu. Ama ellerinden kaçırırız diye işkence ile orada öldürüyorlar.Bu işi bitireceksin demiş. İki kişi şehit düşmüş. Parmağında altın yüzük varmış.(Abdullah Fırat. Uyarıyı dinlememiş. Babam İzmir2den silah ve cephane ile Karpuzlu (Canlı) istasyonunda Yunan askerleri tarafından yakalanmış. Namussuzluğu sevmezmiş. Ölüsünü çakallar yemiş. Hamit’in adamı yemek yerken adamını öldürüyor.Sanki dağda vurulmuş gibi. O dönemde Kabakdelen Hasanlar. Rahmetli dedem Nazır Mehmet orada keçi çobanı. Topçu Süleyman dağda asker soyarmış. Aydınlı bir asker terki silah etmiş. Birkaç el silah atılmış. Hamit ve adamlarını Kurt gediği dediğimiz yerde pusu kurduruyorlar. Üç ay Aydın mapushanesine gönderilmiş. Köydeki arkadaşıymış. (Şerif Akkeçili. Burada söyleniyordu. Hamit Efe Topçu Süleyman’ı Kurt gediğinde tuzağa düşürüp temizliyor. Bir numaralı Yunan taraftarı. Mamut dağında korucu Süleyman tarafından vurulmuş. 1936 . Gerisini Hamit Efe’ye havale etmişler. Osmanlar) Hamit iyi arkadaşmış. Kölemen’in karısı eski usullerle çamdan akma ile yarayı iyileştirmiş. Süleyman’ı Yunan karakoluna gönderiyorlar. Bunu büyüklerden duyardık.Dürüst bir efe olduğunu söylerdi. Görevi Hamit Efe’ye bırakıyor. Çerkezlerden (Arıkbaşı) çete İlyas diğer çetelermiş. babam Mehmet Korucu. Alıyorlar bu adamın cesedi karşıdaki dağa götürmüş.Kavakalan) Korucu ailesi Hamit’in adamı. Üç ay burada çadırda kalmış. Hiç mani olmuyormuş. Parça parça etmiş. (Enver Kavaklan . Bir bakmış ki Hamit pürsilah kapıda. Buraya Certoğlu mevkiinde kömür ocağında işkence ile dağda öldürüyor. Hamit çetesi ile beraber gelmiş. Burada Hamit’in yüzbaşı veya binbaşı olduğunu duyuyorduk. Herkes korkuyor.1958) Eski zeybek mezarı Kurupınar denilen yerde Hamit’i öldürüyorlar. Ölüsünü görmüş. Tekbir alıyor tekrar namaza duruyor. Asker iyileşince Aydın’a ulaşmış. Etrafı sıkıştırıyor. Buradan Topçu Süleyman vardı. Dernekli) Karısı ile arası açılmış. Çetesi caminin kapısında toplanmış. Dereköy muhtarı (Sığırtmaçoğlu)Yunan taraftarıymış.Çete Hamit yakalıyor bunu.Rahmetli nenem yunan gardiyanınına para yediriyor.İbrahim Çavuş arkadaşı.1340. 139 . Yakalıyorlar. Nenem rahmetli durumu Hamit’e anlatıyor. Hamit köye namaz vakti gelmiş. Yanına bir arkadaş almış Bunu alma demişler. Osmanlar Çınardibi) Hamit adını çok duydum. Evini yakmışlar. (Halil Akkeçili. Sarı Efe’yi de öldüren kişi. Mezarları dahi orada duruyor. İbrahim.1940 . Burada da adamları varmış. Bunlar birlikmiş. 1951) Atalarımızdan duyduğumuza göre Kovanlık denen yerde yemek yerken askerler baskın yapmış. Topçu Süleyman’ı vurdurmuş. Hamit’in Aydın koluna bağlı olduğu apaçık. Bu işi sen takip edeceksin diye. (Ramazan Türkoğlu . Pomak’ı (Topçu Süleyman) yakalayamamışlar. Adamını Deli Süleyman’ın vurduğunu söylüyor. Kavakalanı) Hortunalı Hamit iyi adammış. Keçiköy altında Yunan askerleri ile çarpışma olmuş. 1932. Gemikaya mevkiinde.Aydın Yörük Ali koluna bağlıymış. 1934. Yunan askerleri kadınlarla dalga geçiyorlarmış. İyi biriymiş. Hamit . Karadiş . Süleyman köy bekçisi imiş. Çatışma olmuş. İbrahim Korucu. Sarı Mehmet kapıya doğru dönmüş. Pusuya düşürür üstündekileri soyarmış. (Ali Yoldaş.

Orada vuruluyor. (Halil İbrahim Akkavak . Dağa çıkıyor. Çakırbeyli’den Piç Ali. Onu görmek istiyor. Arkadaş vurulur mu? Ve aynı adam Hamit’i vuruyor. süt annesine gidermiş.Amcamı arkadaşı silah temizleme bahanesi ile vurmuş. Hamit amcam vurulunca İzmir’den kalkıp buraya amcamı vuranlardan öç almaya gelirken Kısık tarafında Yunan askeriyle karşılaşıyor. Bundan dolayı zenginler rahatsız olmuş. Biz çocuktuk . Manavkovanlığı’nda Yunan askeri ile çatışma olmuş. 1937. Versin parayı diyor. Köyde bir düğün oluyor. Bazı zenginlerden para toplayıp oraya aktarıyormuş. 1945. Gök Mehmet derler evinden yemek alırmış. Çeşme başında çatışma olmuş. (Durmuş Ali Şenel. Düğünde gitmiş yanına oturmuş. ---------------------------------------------(İrfan Çoban. Kardeşi feryat figan etmiş. Babam Yunan askerini öldürüyor. Yazbaşı ) Hamit çok cesur. Amca amca vurulmuş. Rumca bilen. Hamit babamın çete arkadaşıymış.bizim başımıza bunlar geldi diye. Ayşe Hanım. Dernekli’den Karadiş. Kadını kurşunlamışlar. Hamit tabii tecrübesiz. Amcam Yunan zamanı dağa çıkıyor. Yörük Ali bu taraftan böyle bir gencin türediğini duyuyor.1929. Deli Ağa.Kimse anlamamış. Bülbüldere) Uşaklı İsmail babam olur. Yörük Ali haklı çıkıyor. Dedem zor getirmiş. Buraya yanındaki adamlarla Aydın’ın Karacasu’ya gidiyor. Yunan rahatsız etmesin diye. Keçiköy’den ( Balcılar) Deli Ağa’nın evini.Birincisinde silah çaktırmış. Amcam öz teyzemle nişanlıymış. Benim adımı vermişler. Amca dut ağacına asar gider oradan alırmış.anlatırdı. Tekrar geri dönüp kendi çetesini kurmuş. Ayşe Hanım veremden ölüyor. Taşlıoğulları’ndan. Büyük amcamın milli mücadelede Kuva-yı Milliyeye yardım ettiğini duydum. Sen dua ettin . Nasıl düğüne girecek. Rumca bilen bir Giritli varmış. Ondan Hamide oluyor. İkisini de bağlayıp öldürmüşler. (Yılmaz Oral. atik ne zaman nerede olduğunu hiç belli etmeyen biriymiş. Olmuyor. O gece babasının evini basıp onun dahi parasını almış. Yazıbaşı) Kara Hüseyin Tahir’in torunu. Benim adım Yunan zamanı Yunanlılar tarafından vurulan Rıza. Keçiköy) Yunan zamanı Kabadelen çetesi . Arif Kahya Yunan taraftarıymış. Yukarıdan Süllüler evine İtalyan bayrağı asmış. Çetelere ekmek veriyorsunuz diye. 1940. Öldürmüşler. Sen anlamazsın. Bunları anneannemlerden duyardım. Köyün muhtarıymış. Amcam devamlı Yunan askeri ile çatışırmış. Amcamın mezarını getirmişler.Bıraktırmak için uğraşıyor. Sonra askere topladığı anlaşılmış.(İbrahim Şenel. Hortuna) Ben Kara Hüseyin’in oğlu Tahir’in torunu Hamit Efe’nin yeğeni oluyorum. Kadın zarı (çarşaf) giymiş. Yardım edenler Bekçi Raşit. Dağtekke’den biriyle -Nazlı ileevleniyor. Hoşuna gitmemiş. Hasan Çavuşlar’da İbrahim Efe. Bunu giderken yolda hallet. Bizimkiler Fransız tebasına geçmiş. Öldükten sonra köy köy gezdirip teşhir etmişler. Bunların içinden sana şu adamdan zarar gelecek . Hem kardeşini döve döve hem de kardeşini kuşunla öldürüyorlar. Yunan tebasına geçen bekçi Arif Kahya varmış. Bir iki hafta orada yatmış. 30 Mayıs 2007 140 . 1927. Hamit Kuvay-ı Miliyeye alıp yatırırmış. Davet ediyor. (Nevin Oral.” diyor. köy camisini yakmışlar. Buradan arkadaşı Küçük Mehmet. 1937. İki kişi ölmüş. Mezarlıktan amcamı getirememişler. Bülbüldere) Yunan giderken bu caminin imamını alıp gitmiş. Hatta babası tütün parası almış. Keçiköy) Yunanlılar Halil’in Mehmet’i dövüyorlarmış. eski Yörük Hüseyin Efe varmış. Küçük Mehmet’i gönderiyor. Bazı kişilerden yardım toplarmış Önceden bilinmiyormuş. Hamit’e diyor ki. Bir süre Çerkez Ethem’in yanında kalmış. -------------------------------------------01 Haziran 2007 (Rıza Oral. Ayşe’ ye benziyor diye Feda Hanım’ı vermişler. Bunları hem abim anlatırdı hem de Kazım Dayı (Kanyılmaz). İkincisinde vurmuş. “Bak gençsin.

Biliyorum. Geceleri askerler Hamit basacak diye karakolda yatmazlarmış. Hamit çeteydi. Üst tarafta çalının içinde oturuyormuş. Kadının birisi aşağıdan Hamit Efe yakışıklı bir delikanlıymış. Biz önce Karakızlar’a kaçtık. Etraftaki çalı diplerinde yatarlarmış. Dedem bu adamları beğenmemiş. Gündüzleri dağda geceleri bir kenarda yatardı. Karargah burasıydı. Dedem kendisini hemen saklamış. Düğüne geldi . İnsan ölüsü kokusu olduğunu sonra öğrendik.Kızın ölüsünü canavarlar yisin diye orada bırakıyor. Yunan gidişi biraz kıpırdadı buralarda. Asker buraya geldi. Hamit Kırlıların İbrahim’in kız kardeşi ile evliymiş. Aradan bir süre geçti mi tekrar asker gönderir. Yunan demiryolu boyunca kaçıyordu. Dedemden biraz ekmek ve zeytin istemiş. Hamit dayı aldatamazlar . demiş. Yanından at demiş. Çürüdü gitti. Çerkezlerden Uzun Musa idamdan üç sefer almış. Türk bayrağının çekilişini de gördüm. (Rasim Şekeroğlu. Kadınlar kızlar bir görsek dermiş. İzmir’de Urumkuş sokağında ev tuttuk. Yunan subayı bir hafta kullanır sonra askerlere verirdi. Hamit efeliğe çıktığında adı çok konuşulurmuş. Hortuna’dan gelin aldılar. Sarı’yı karısı Topçunun Süleyman’a vurduruyor. Hamit zaten durmazdı. Bunun üzerine Yunan evlerimizi yaktı. ( Hüseyin Kölemen. Sonra evine gönderirdi. Hamit Efe buralarda oturuyordur. Çırpıköy’ü yaktı. İki kardeşti. Köye Yunan jandarması gelirdi. Yunan takibi Hamit’in peşinde. Babam bizi orda buldu. Bir gün bütün köyün erkeklerini topladılar. O zaman gördüm. Recep Ağa’yı kaç sefer bastılar. Çok eziyet yaptılar. Hamit Halilbeyli tütününden sigara sarmış. Yunan çekilirken Fetrek Çayı’nda büyük çarpışma oldu. Köyde Koca Haşim. Hamit’in atını 141 . Bunlar seni aldatır demiş. Arslanlar. Babamın parasıyla yiyecek giyecek almışlar. Hiç kimsenin burnunu kanatmadılar. Su getirirdik. Bu kızı Yunan çekilince amcası Sevdiye’nin Halil . Aşağı köyleri yaktı. Yunan da öldü. Hamit’in ölüsünü kağnı arabası ile götürmüşler. dışarıdaki arkadaşlarıma diyor. Hortunalı Hamit’i bilirim. Hiçbir karıya kıza bakmazmış. Evine silahlı asker gönderirdi. Bir o kaçmış. Bu zamana kadar efe görmedin mi? Eli kabaklı hoca görsün onun yüzünü diyor. 1928. Ateş İbrahim. Elini kolunu bağladılar. Orada üstümüze elbise verdiler. Hakaret yapmadıkları kalmadı. Gördüm. Yunan’la şimdi kardeş diyorlar Yunan’la hiç kardeşlik olur mu? Yunan bayrağının indirilişini ben gördüm.İpi çekerlerdi. Biz askerlere sakalık yaptık. Köyde anası babası olmayan çok güzel bir kız vardı. Öldürselerdi korkmazdı. Yakan Yunan jandarması. İp ellerinde yürü diyorlar. gelse de görsek diyor. Ayakta dikelterek. Bir süre sonra adam almış yanına. Çete köydeki evi bastı. Bir Arap kurtuldu. Kadınların konuşmasını dinliyormuş. Yani 40 adam varmış gibi. 1330) (19 Temmuz 2007) Yunan’ın buraya geldiğini bilirim. Hepsini dayaktan geçirdiler. Hiç toplanmadı bunlar. Karnını doyurmuş. Birisi de diyor ki Halilbeyli tütünün kokusu burnuma geldi. Muhtarmış. Ama ne dayak. Komşunun kızını aldılar. İlyas vardı. Hamit Efe dinleyip duru.Çapak’tan Kahveci Hasan bana anlattı. Birisi Yörük Hasan diğeri de Piç Ali. Hamit kimseden korkmazdı. Yalnız bir efeydi o. Davranmayın yakarım diyor. Hasan 40 tane kahve yap.(Zehra Dinçer. Vurulan orda kaldı. 1328 doğumlu) Köyde Hamit Yunan karakolunu bastı. Ayaklarında ip bağlı. Yunanlılara karşı çeteydi. Ayakta ip bağlı yörünür mü? Yörü dayak. Yanına aldığı arkadaşı ona hinayetlik yaptı. Aylarca kokudan geçilmezdi. Süvari askeri. Kokudan geçemezdiniz. Bize zarar yapmadı. Saliha derlerdi. Yunanlı gitti. Dedem de babamda temiz delikanlı derdi. Adı kapansın diye öldürmüş. Bizimkilerden de ölen oldu. Dağtekke köyünden bizim köye gelirken üç kadın odun yapıyormuş. Taşkesik’te Yunan karakolu vardı. Topları Fetrek Çayı’na kurdular. Hem kendisi hem askerler. Osmanlar’dan Akçocuk arkadaşı. Kıymetli eşyaları kırmışlar. Yunan kaçarken Arıkbaşı’nda bir sürü insan yaktı.Saliha’yı Başpınar’da tüfekle öldürdü. Dışarıya çıkarıyorlar. Evimizden görünüyordu. Takip askerleri Çapak’ta Hasan’ın kahvesinde otururken Hamit kapıdan içeri giriyor. Torbalı’ya dayım Mehmet Kemal’in yanına gittik. Daha sonra Yunan çekilince köye döndük. Hamit’in arkadaşıydı. Kızı kullanırdı. Yunan bölük bölük demiryolu buyunca gelirmiş. Arap’ı bilirim. Dedem de avluda. Hasan kahveleri yapıyor dışarı çıkıp döküyor. Dağkızılca. Ama para çetesi değildi. Her taraf ceset. Birer gece birer gece askerleri everirmiş. Marmaraç Dernekli) 03 haziran 2007 Babam Karadiş’in yanında kızan. Kadınlar da karakolun önünde. Sigaranın dumanını kadının birinin burnu almış. diyor. Hamit Efe kadınlara görünmeden dereden köye dutun dibine varmış. Malanda Yaylası’nda yakalamışlar. Yunan askerini öldürdü. Üç ay dahi durduğunu bilirim.

Yunan kaçtığında karakoldaki telefon santrali Dernekli’deydi. Nasıl öldürelim?” diyor. kucağına bir küçük yastık vermiş. Öyle kurtulmuş. Askerler kurşunlamış. Çakırbeyli) Piç Ali’nin hanımı Ayşe (Eşe) benim analık olurdu. 1938 . satarmış.Kabakdelen ayrı çete.” dermiş . Yanlış gitmişler. Hamit’i öküz arabasının üstüne 142 . 1932. İçlerinde Çapak’tan Ethem de varmış. “Öldürün bunu. Git geri ver. Benim amcam varmış. En düzgün olan Hamit Efe’ymiş. Buraya geldiğinde Hamit’i iyi ağırlarlarmış. Analık anlatırdı. Parçalamışlar. Nasıl aldattıysa bilemiyorum. Hamit babamdan bir şeyler sorarmış. Babam diyor ki “Gel bak. Saipler’den dedemi Babuşoğlu Veli Ağa’yı öldürmüşler. Kendi gelini haline sokmuş. (Hüseyin Karakuş. Be küçüktüm annem anlatırdı. Eşe’yi çocuğunu bir de Ali’nin biraderlerini. daha yeni doğum yaptı diye onları geçiştirmiş. 1930 . Ali’nin amcasını öldürüyorlar. bir kenara çekil. Keçiköy’de karakol kurmuşlar. İbrahim Kahya söylememiş. Biz ötekilerin hepsini öldüreceğiz. Kimin canını yaktın da aldın bunları. Düğünlerde hadise çıkarırmış. Hamit’te asla öyle bir şey yok. Ethem’in babası Denizli Çal’dan. Mehmet Hasırcı bana anlatırdı. Yunan kaçarken Ali’yi Torbalı’da öldürmüşler. Evi yakıyorlar. Keçiköy’de Arap oğlu Şuayip. Bu çocuk başıma bela olacak. Akşamüstü Yerlikaya’da kurşunlamışlar. Çaybaşı) Büyüklerimiz Hamit’in ismini söylerdi. Hamit buraları korumak için buralardan arkadaş almış. Buradan geçerken babamın yanına bir uğrarmış. Çeteler öldürmüş. Yunan’la ilgili bilgi alırmış. subayın elinden silahını almış. 1930. Onunla haber göndermişler. “Bu çocuğu şımartmayın.(Piç) Ali’yi de almış. Sağlık’tan İbrahim Kahya Cellat gölü’nün balığını satın alır. Kabakdelen zenginleri soyarmış. Sağlık’ta Yunan oturuyormuş. Yunan askerine gelinim hasta . Onların evini basıyorlar. Hamit. Dedemi öldürmüşler. Ethem. Köyden bir yaşlı kadın alnını çelmiş.” demiş. Ali eve altın eşya getirdiğinde benim analık: “ Götür götür. Çete arkadaşı Sürsalan Cemali varmış. Ona (Ethem’in babasına) yardım etmiş. Ali bu sefer Yunan’a çalışmaya başlamış. Ormanköy) Benim annem vardı. Köy dağılmış. O Kaçmış. Hamit’i (Yörük) Hasan vurmuş. Ali dermiş: “ Amcan bana çok kızıyor.” dermiş. Subaşı’ndan Durmuş Ali arkadaşı. Yunan köyü basmış. Delikız Yunanlılara müzevirlik yaparmış. Ethem sonra şöyle demiş: “ Ben onlara Eşekçi Veli’ye gönderdiydim. Büyükleri anlatırmış. Ethem Ağa da içinde. Ekinlere hayvanlarını salmışlar.” demişler. çocukları var. Biraderi Hacı Ahmet derlerdi. (Feridun Akdoğu.bakan kişi. demiş.Ben Veli Dayı’ya değil öteki Veli Dayı’ya göndermiştim. İbrahim Kahya’nın evini bombalamışlar. Analık kızını almış başka yerde saklanmış. Onu da komutan sen bunu işemişsin köpürüyor diye dövmüş. Yunan’a yaranmak için ben vurdum demiş. Köyü alan talan yapmışlar. Biz Durmuş Ali ile bundan 50 sene evveli bir yerde çalıştık. (Yıldız Özcan. Sonra Ali’yi Yunan tarafı aldatmış.” Gelenler Mustafa’ya : “ Sen çocuklarını al. Bunlara Böcanlı sülalesi derler.” diyor. Helvacı) 03 haziran 2007 Babam Hamit’in asker arkadaşıymış. Kız kardeşini de öldürmüşler. Anamı ve çocuğunu öldürmeye buraya geliyorlar. Onu bile bıçaklamış. Gelenler Ali’nin amcalarını öldürüyorlar. Ali’nin babasının yüz verdiğini bilirmiş. Hamit’in karısını arıyorlarmış. Karakolu basacağız diye. Buralarda evleri basmaya başlamışlar. Kendini kör kuyuya atmış. Amcam olsun babam olsun çok temiz çocukmuş.” Bunu babamdan duydum. “Ah ulan yapamadılar . 1959. Kendisi de oğlu da ölmüş. Dedem merhametliymiş. Çaybaşı’nda demiryolu kenarında karakolu varmış. (Veli Başarır. Kırk tulum peynir varmış evde. Ali’nin babasını öldürüyorlar. Aman oğlum ellemeyin o benim gelinim demiş. Yunan köyde camide yatık kalmış. Babam kabul etmemiş. Ali’nin Mustafa amcası varmış. Yunan karakolunda su yokmuş ona su taşıtırlarmış.Dirmil) Dirmil (Korucuk) köyünde Hamit Ağa yatağı imiş. Gelenler Ethem Ağa’nın adamları. Babama çok dağa çıkalım diye söylemiş. Ali köyde birkaç kişiyi bıçaklamış. Ali onlara durumu anlatırmış. Ali biraz hareketliymiş. Mehmet Hasırcı suyun içine işemiş. Dedemin durumu çok iyi imiş. Kış günüymüş. (Necip Ünal.

1932.Afyon cephesi bozulunca bunlar farkına varıyorlar. Bunlar da Yunan’a karşı çeteler. Düğünü varmış. Bir ara Yunan’akarşı grup oluşturmaya çalışmış.” dedim. Yunan subayı kahvedekilere sormuş: Hamit nerde? Kahvedekiler: . Babam söylerdi. (Ömer Aydın.Bunun üzerine etraftaki esnaf sopayla. Ben “Kuva-yı Milliye zamanında öldürülmüş diye duyardım. Yunan subayı bunu görünce Rumca :. Karakol ilk kurulduğunda evlerdeki silahları toplamışlar. Karakol iki defa yer değiştirmiş. Dambaşında (taş evlerin toprak olan üst bölümü) yatarmış. Çelik İbrahim. Oradan Atina’ya. Orda öldürüyor. Yunan bu sebepten köyü yakıyor.Dağkızılca. Araphanı kahvesinde otururken bunları Giritli Ömer görmüş. Torbalı’da Hamit’i öldüreni yakalayıp öldürüyorlar. Bunu öldürün. Hade Girit adasına sürgün. Arka bulamamış. Aman elini ayağını öpeyim. Gezdirmişler. Gözleri yılan gözlüymüş. Birisi Hacı Kamil’in evi. Giritli Ömer’in kardeşi. Mert adamdı.bağlamışlar. Hâlbuki o bir numaralı Yunan taraftarı. Piç Ali’yi. diyor. Çeteler diyor Araphanı kahvesinde oturuyor. Karakolu beş on gün evvel Tepeköy’e kaldırıyorlar.Biraz önce atını gezdireyim deyen adamdı. demişler. Giritli Ömer’i elleyen olmadı. Bundan hayır gelmez. Sabahleyin Yunan askeri karakolun penceresinden keyfi bir kurşun çekip O’nu da orada öldürüyor. Zeybek Mehmet. Yunan nöbetçisini vurmuşlar. Yunanla düşüp kalkan kendi öz kardeşinin kızını Boyalığa (Dağkızılca köyünün kuzeyinde bir mevki) götürüyor. 143 . Ben. Yemen Süleyman. Çok kurnazmış. Senden ne çekti bu millet diye bağırmış. 38 ay sonra Yunan denize dökülüyor. Esas Yunan taraftarı Giritli Mustafa varmış. Bak bak Yunan taraftarı değil diye. Bizim başçavuş herkese soruyordu: “Nerelisin?” diye. Yunanlılarla çok kavga etmiş. sandalye ile linç edip öldürmüş. Babamlar elbiselerini silahlarını dağda bırakıp saklamışlar. Babam Arabacı Osman. “ Torbalılıyım. Büyüklerden duyardım.” dedi. Alelacele evine götürüyorlar. Hamit fırlayıp : .. 15 Mayıs’ta İzmir’e çıkıyor. Genci öldürüyor. Asıl zararı bizim köylü ondan görmüş. Şu an evi yıkıklık. Geliyor Yunan jandarmaları bunları topluyor. Duyuşumuza göre Hamit dürüst adammış. Mezarının sağlık ocağının olduğu yerde olduğunu söyledi. Kurtuluyor. Köyde bekçi. Çok cesurmuş. dermiş.. Aşağı yukarı bir hafta sonra buralara geliyor. Hamit’ten ayrı bir kafile. Yunan köyü yakarken Hakkı Dede diye biri vardı. Babam da çeteciymiş. Kürt Hasan. Yunan İzmir’e çıkmış. İzmir’e inelim. diyor. Karadağlı’nın yetişkin bir oğlu varmış. Kendini affettirmeye çalışıyor. Aynı canlı gibi. Hamit vurulunca cenazesini o yıkamış. böyleyim. Kollarını kazıklara bağlamışlar. Pehlivan Mustafa. Sonra mübadele esir karşılığı geri gelmişler. Karaot’tan Kabak Hüseyin vardı. Tam karşıdaki pencereden Ömüroğlu’nun karısı kadını da pencereden olan biteni seyrederken bir kurşunda ona çekiyor. Ahmet Ağaların oraya çeteler basmış. Yunan jandarmaları canlandı. Ben şöyleyim. tekrar canlanacak diye ödleri koparmış. Yunan jandarması evin etrafındaki çalılara gaz döküyor. Gelin gezdiriyorlarmış. Çakırbeyli’den Piç Ali pantolonunu dikerken kancıklayıp vurmuş. Yılan gözlü insanları makbul saymazlar.” diye cevap verince bana : “Hamit’i tanır mısın ?”diye sordu. öldürüyor. Hamit’in cesedini Torbalı’nın içinde beygir (at) arabasının ön tarafına oturtup bağlamışlar. Yunan’a karşı olduğunu göstermeye çalışıyor. Bir haber almışlar. Kabak Hüseyin Rumca biliyormuş. Çapak) Ben Bayburt’ta askerdim. 1335) Burada Yunan’la düşüp kalkan Saliha’nın kardeşi Safiye olacak. Teri soğusun deyip alıp kaçmış. İzmir’de Araphanı varmış.Bu yılan gözlü. Aslen Kayserili. Burada Eski Cavur diye birisi varmış. (Hulisi Demirtaş . Başçavuş dedi ki: “ Yunan zamanı benim babam Torbalı camiinde imammış. Gidiyor Yunan hükümetine haber ediyor. At arabası yürürken hareket ettiğinde ceset de hareket edermiş. İki evliydi. Hamit ölünce eşkıyalar basmış.Atını dolaştırayım. Yunan subayı Hortuna’ya gezmeye gelmiş. bir gezelim diyorlar. Hamit biz buralardayken sağken korkmayın. Yunanla beraber kaçarken İzmir Başoturak’ta kendisini bizim köyden birisi tanımış. Silahlardan beş-on tanesini ayırıp saklamış. Giritli Ömer Yunan tarafına çalışıyormuş. Dedemi öldürmüşler. Hakkı eni oğlu 17-18 yaşlarında bekar delikanlıyı ve bir de kadını vrup öldürmüş. O defin ettirmiş. Yanan yeri söndürmeye çalışan delikanlı suyla söndürmeye çalışanakurşun çekiyor. Ömer Ağa (Özyurt) anlatırdı. Ahmet Ağaların evi Yunan karakoluna yakın. Hortuna’dan Kara Hüseyin’in oğlu.

Hortuna altında vurdular. Yoğurtçular’dan Necibe’yi de dağa kaçırmışlar. 144 . Helvacı’dan Sürsalan Cemali’yi. Yunan zamanı evine İsmail Efendi ve Hacı Fettah İtalyan bayrağı çekmiş derler. Yine buradan Hüseyin Çavuş’a da gelirdi. Karacaağaç) 02/08/09 Hamit’i burada(Karacaağaç köyü) gördüm. Dağlı Emine’yi amcaoğulları (Dağtekke’den Kırlılar)dahi sevmezdi. Bunlara Yunan dokunamamış. Dede Hüseyin. Zevkine öldürmüş. Bir daha kadını aramamışlar. 1926) Çocukken duyardım. Muğlalı soyadı. Sürsalan Kör Cemali diyor ki Sarı gibi adamı bir ayda vurduran beni ne yapar diye. Yunan askerleri Yoğurtçular’dan dağa kadın kaldırdı. Dağlı Emine ayarlamış. “Askere genç gittim ihtiyar geldim. üç erkeği öldürmüş. Kadının adı Araplı Peni’nin imam nikahlı karısı Necibe. Yunan bir bayrak asardı buraya.” Kara İbrahim buralarda çetelik yapmış.çocukken anlatırdı. Dağtekke’den Kırlıların Dağlı Emine dedemi Dağtekke’ye çağırmış. Tırmık yaparken Yunan atlısı asker Krikor diye biri gelmiş. Çocuğu olmadı.5 adamla daha evlenmiş. 12 yıl askerlik yapıyor. Ölüsünü dağda çobanlar bulmuş. Arkadaşı vurmuş. Yunan askeri kaçarken Mersinli Kahve’nin altında Yunan askeri bir gece geceliyor. Tarlada ekin biçip deste çekiyorlarmış. dedeme: “Bana kızanlık yapar mısın?” diye soruyor. Macır Süleyman : “Biz geldiğini gördük. Onunla ikinci evliliğini yapmış. Yunan’la düşüp kalkan köyden Giritli Süleyman.(Hasan Uysal. Dedemi Kavakalan’dan (Çınardibi) Macır Süleyman’a vurdurtuyor. Yarısı İzmir’e yarısı Gümüldür’e.” demiş. Yunan yedi kadını. Hamit. Dağtekke’ye korkudan çıkmazmış. Dedem : “ Hamit beni affet. Yunanlı bu kadınların içinde çok güzel bir kız varmış. Dağlı Emine daha sonra 3. Kağnı ile. Başka bayrak çektin mi o devletin tabiiyetine geçmiş oluyormuşsun. 1941. Orada duruyormuş. Kapıdan kafasını çıkarınca mavzerle vuruyor. (Osman Kutlu 1940 ) Hamit buraya geldiği zaman dedemle Halil Erbay’ı yanına istemiş.” diyor. onu almaktan vaz geçiyor. Dedemi kapının ağzına yığıyor. Sarnıç tarafından. Bizi ellemesin diye. Hep kadınlar arasında konuşulurdu. Haziran ayı imiş. “Kapıdan baksın. “Macır Süleyman” derlerdi. Macır Süleyman evine gelmiş.” diyor. Deli Ağa derlerdi. Muğlalıların Seyit Ahmet. (Şefika Küçüksolak. Çolak İbrahim’in ordusu ovadan geçti. Yunan kaçarken kaçtı. Canlı) Dedem Sarı Mehmet olur. Adı Hayriye imiş. Anam Hatice anlatırdı. Dağlı Emine kalkıyor başka bir adam sevmeye. Keçi güden çobanları zevkine karı kocayı vurmuş. Çocukları Diner soyadını kullanıyor. Kaçınca karısını oğlan kardeşi aldı. Dedeyanı deriz. (Münire Kutlu. Irzına geçmişler. 1329. Yatakları buradan Delibozuk Ali. Yunan tarafı oldu. 30 sarı liraya. Hamit’in Yunanla çarpışması Dağkızılca’da oldu. Bekir emmilerimin evlerinin yanında evleri varmış. Yunan geldiği zaman. Çağırtmış. Demirciköy. Dedem yok dedirtmiş. Demirciköy’den Seyit Ahmet’e geldiğini söylerlerdi. Belenbaşı’nda yedi kadın üç erkeği orada öldürüyorlar. Yunan buraya çıktığı zaman dedem Hindistan’dan esirlikten daha yeni gelmiş.Ecinli Hüseyin. Gavurlara tercümanlık yaparken gavurlaştı. Dağlı Emine’nin yanında bir ay kadar ya duruyor ya durmuyor. Irzına geçtikten sonra kadını bırakmışlar. Kaçırmışlar. Nenem Hanife’yi Sarı dedem bırakmış Marmaraç’ta. Oraya.

M. Tugay. Kore Tümeni keşif kıtası tarafından kovalanan bir kısım komünist kuvvetlerinin Teogu’ya saldırması ihtimaline karşı hazırlıklı bulunması hakkında bir emir alınmış. trenle “Teoka şehrine” nakledilerek. 3. Kunehon” bölgelerine yaklaşıldı. genişlik ve 50 km derinliğinde bir saha içinde yol ve köprü emniyeti tıkama mevzileri işgali ve bu bölgede bulunan kominist çetecilerin temizlenmesi görevi verildi. 04-27 Ekim 1950 günü saat 22 ‘de 18. Amerikan kolordusuna bağlanmıştı. Bu devre içinde Tugay 18. Birlikler “Coton. tamamının toplanması 26 Kasım tarihine kadar sürmüştü. 340 bin kişilik bir Çin kuvvetinin “Mancuruya” hududu boyunca sığınak yapmış olduğu Kuzey Kore kuvvetleri arasında bazı komünist Çin birlikleri bulunduğu Birinci Kolordu cephesinde ise 30 bin kadar düşman kuvveti olduğu öğrenilmişti.Muhtemel bir muharebe vazifesine hazırlık olarak tugay toplanma bölgesinde kuzey doğuya giden yollara istikam bölüğü ve keşif takımı vasıtası ile keşif edildi. Türk tugayı. piyade taburları doğruca tugay komutanlığına bağlanmıştır. bir ön heyeti tertiplenerek 9 Kasım’da sevk edilmiştir. 2. Türklerin Kore’ye ayak basmaları tarihine kadar devredeki hareketin başlıca safhaları. Keşif ve taramalar yapıldı.Tabur ve alay muharebe gurubu adıyla vasıflandırılan tugayın büyük kısmını birbirleriyle irtibatı ile ayrı bölgelerde vazife aldı. İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonlar teslim olunca evvelce Japon hakimiyeti altında bulunan Kore’de Japonlara karşı savaşmış olan Amerikalılarla Rusların kontrolü altına girmişti. Tugay birlikleri bir kısmı motorlu araçlarla mütebakası (geri kalanı) trenle 10 Kasım’dan itibaren nakle başlanmıştır. 08-17 Kasım 1950’de 25. Kolordu’nun ihtiyatı olarak toplanmış bulunuyordu. Bazı haritalarda “Chotan” yerine “Tongjannı” yazısı mevcuttur.25 Kasım 1950. 18-20 Ekim günleri “Pusan şehri” limanına karaya ayak basmış olan Türk Tugayı. Bu maksatla birinci Tabur. kademe Kunuri’ye naklolunmuştu. bir eğitim kampına misafir edilmişlerdi. Buraya intikalini 23 Kasım günü tamamlaması gereken tugay vahit ve tertip edilen kamyonların yeterli sayıda ve zamanında verilmemesi yüzünden. Tugay 25 km. Bazı mülahazalar dolayısı ile alay karargahlığı lağvedilerek. Toplanma bölgesinin değiştirilmesi üzerine. Amerikan kolordunun ve yakın mahiyeti Kolordu komutanının davetine icabetle Taegu’ya kolordu karargahına gidip dönmüşlerdi. Bu devrenin önemli olayları: . Türkiye’den getirilen Amerikan tipi silah ve vasıtaların kadro noksanlarını kısmen tamamlamışlardı. Tümen’den tugayın “Kunuri” bölgesine intikali ve orada kolordunun ihtiyatına girmesi hakkında emir alındı. Taegu’dan Kunuri’ye hareket: 20 Ekim . B. 24-25 kasım günleri tespit olınan günlük hedeflere varılmıştı. Bu devrenin başlıca meşguliyet ve hadiseleri şunlardır: Birlikler Teoka’dan ayrılış tarihi olan 10 Kasım’a kadar eğitimle meşgul olmuşlardı. “Munsunni” yerine “Kunuri” kuzey batısındaki “Chotan istasyonu” civarında toplanıldı. Düşman ve dost durumu hakkında şunlar biliniyordu. Knesong. tümenin emrine verildi ve tümenle irtibata geçildi. Kunuri Muharebeleri: (26 Kasım. Kolordu Komutanlığı’ndan Taegu’nun güney bölgesindeki 2. Bu taarruza doğruca genel karargaha bağlı olan Kore yarımadasının kuzey doğu köşesinde bulunan Amerikan kolordusu iştirak ediyordu. Tugayın kuzeye intikali elindeki vasıtalara ve tümence sağlanan araçlara göre tertip edildi. 1V. Mütearruz Kuzey Kore’ye karşı diğer devletleri çağırdı. Kolordu karargahlığına bir irtibat subayı Kurmay Yüzbaşı Hakkı İnceoğlu 03 Kasım 1950 günü Kolordu merkezi bölgesindeki iki tümen ve dokuz Amerikan piyade alayı 145 . Davete icap eden ilk 16 devlete mensup silahlı kuvvetler peyderpey harekete katıldılar. Amerika bilfiil müdahale etti . 25 Haziran 949 günü Kuzey Kore komünist orduları baskın şeklinde bir taarruz ile Güney Kore’yi istilaya başladılar. 14 Kasım’da tugay 25. Birliklerdeki ve şahıslardaki büyük ağırlık muayetindeki eşya ayrılıp “Kunuri” kasabasında bir depoda toplanmıştı. 8. Tugay “Musanni” bölgesine intikali hakkında alınan emir üzerine. Taegu’daki şehir içinde başlıca silahlı kuvvet olarak Türk tugayına alarm verilmiştir.7 Aralık 1950 ) 26 Kasım 1950 günü Türk Tugayı “Kunuri” civarında 1.KORE’DE NASIL Anlatan:Ahmet Balkı SAVAŞTIK? Türk Tugayının Kore’ye ayak basması tarihine kadar olan devrede Kore’de cereyan eden harekete kuş bakışı bir nazar.Ordu kuvvetlerinin gayesi “Mancurya” hududu olan bir umumi taaruza 24 Kasım günü sabahı başlamıştı. karargahlık ve geri kademe halinde 2’ye bölünmüştü.Birleşmiş Milletler teşkilatı meseleye el koydu. Bu görevin tugayı müstahkem vazifelere alıştırmak maksadına matuf olduğunu bilahere öğrenilmiştir.

3. “Tokehon” şehri düşman tarafından kuşatılmıştır. Çok isabetli olduğu ve tugayı mutlak bir imhadan kurtaran kararın tatbikine geçildi. Silah sesleri üzerine birliklere alarm verilmiştir. 2. gözetleyiciler yardımıyla piyadeyi desteklemeye başlamıştır. Mevcut yolların hepsinden faydalanmak düşünülmüştür. Ancak bir bölgede tertiplenmek için zaman kalmamıştı.30’da hesap ve tahminler hilafına yürüyüş kolu ileri kısmı henüz o sarp araziden çıkmamış iken kolordu komutanlığından telsiz ile “Chonksonni” 5710’ rakımlı tepede bir alay düşman bulunduğu. bir silah takımı ve iki piyade taburu ( 1. Kore Rok Kolordusu geriye çekiliyor. Çünkü kuşatılmak istemeyiz. Bu emir ile “Kunuri istikametinde ileriden kapatılmasının kastedildiği anlaşılmaktaydı. Saat 14:00 sıralarında muharebenin cereyan tarzını görmek üzere 10.00’te tugay komutanı ve yakın yardımcıları kolordu karargahına davet edilmişti. hemen hareket etmemiz çok mühimdir. Burada bizzat 9. Bilahere sabit olan saat 17. Yine “Khın” Çinlilerin savaşa katılacaklarına ihtimal verilmediği bilahir anlaşılmıştır.Bölük’ün cephesine gitmiş olan Amerikan müşavir grubundan Albay “Kombi” farkına varmadan düşmanın az evvel çekildiği yere gitmiş ve yakından ateşe maruz kalması yüzünden o civardaki bir kulübeye sığınmıştır. Bölük) düşman baskısına ve taarruzuna maruz kaldı. Buna göre takviyeli 2 Tabur ana yolu 4-5 Km. Düşmanın 3. 04-26 Kasım 1950 günü saat 15. kısmen yaya olarak “Tokehoni” istikametinde tahrik edilmiştir. 27 Kasım 1950 günü yapılan ileri hareket o gün belki de malum sarp araziden çıkar çıkmaz düşman ile çatışmak ihtimaline göre düzenlenmişti . Albay Dora 6. Bu suretle başlayan “Voyvon” muharebesinde bitayette tazziki hasseden 10. bir istikam takımı. bu baskında ağır zaiyat vermiş ve dağılmıştır.Bölüğün sağ ve solunda mevzilinerek muharebeye girmiştir. Kolordu emrinin aynen tatbik edilmesi sorumluluğunu yüklenmek sureti ile tugay komutanı “Vovvon’a” dönülmesi ve bölgede vazifenin yazılması kararını verdi. Tugay Komutan Muavini Albay Celal Dora emrinde bir motorlu keşif kıtası takımını. bölüklere yaptırdığı taarruz ve süngü hücumu ile düşman doğu kuzey istikametine 3 ve 4 km geriye atılmıştır.00’de artçı olarak kalan mürettep keşif kıtası ve mütabiken daha ileri karakol bölüğü (10. Bu kolordusunun sağ yanını tehdit etmektedir. Fakat tamamının buraya dönüşü gece yarısını buldu. 06-26 Kasım 1950 günü saat 11. muharebe durumu hakkında izah alınmış ve zayıf düşman kuvvetlerini kırarak ilerlenildiği öğrenilmişti. Kolordudan ikmal edilen kuvvetli telsiz arabasının arızalanarak yolu tıkaması yüzünden. Durumun öğrenilmesi üzerine daima pasif kalmış ve kendisine verilen vazifeleri muhtelif bahanelerle yapmaktan kaçınmış 146 .00’den itibaren birlikler Vovvon bölgesine toplanmaya başlamıştır. daha doğusunda kalarak doğuya. O gün saat 14. Bir muherebe grubu teşkil edilerek toplanan kamyonlarla kısmen motorlu. Tabur sabaha karşı 10.Tabur ve Top Taburu ve uçaksavar bataryasının intikali gece yarısını bulmuştu. Bu şehri almak üzere muharebe edeceksiniz.00’te şoseye çıkabilmişti. bazı bölüklerin bazı mevzi şeklinde geriye alınmasını emretmişti. kuzeyinden geçen yoldan sol kol olarak tugayın diğer muharip birlikleri .00’de gelmişti. Grup ileri kısımları ile emredilen bölgeye sat 21.Süvari Tümeni “Sunehon” bölgesinde yarın sabaha kadar toplanabileceğinizi sanıyorum. Bu vazife 6001 rakımlı tepe “Sochond” 5400 rakımlı tepe “Hongdogn”u ve “Vovvon” bölgelerinden başlıca istikametleri kapatmak sureti ile yapılabilirdi. Bölükler arasında boşluklar olması sebebi ile grup komutanı. Bunun üzerine muharebe gurubu komutanı sol kolunda sağda şoseye alınmasını emretmişti.00’da geriye gelerek yolun bir yerde kaybolduğunu söylemiştir. Kolordu komşu emri vermişti. ve 2. Orada Hunghank bölgesi ise çok sarp ormanlık ve kısmen motorlu olan birliğin açılıp yayılmasına gayri müsait idi. ancak saat 15. ve 7. Bu tabur.muharebe idare yerleri ziyaret edilerek. Bir bölge için sırt edilen mahsuru da ihtiva ediyordu. Grubun vazifesi “Choyanmyon” bölgesine kadar gitmek ve burada tugayın mutabaki kısmının yanaşmasını korumak ve keşif yapmaktı. Tabura 3 bölük takviye edilmiştir. “Kore 1.” Durum hakkında fazla aydınlanmak mümkün olmamıştır.şoseden sağ kol olarak o sabah erkenden ilerlemeye başlamıştır. Fazla olarak mevcudiyeti haber verilen düşman varlığına karşı tugayın gerisinde açık kalacaktı. Topçu erkenden “Dovvu mahrici” yakınında mevzilenerek o sıra çıka gelen topçu uçaklarının verdiği gözetlemelerle ve mutabiken ileri sürülmüş. hareket kabiliyetini kaybeden keşif kıtası. 3. taburda kuzey batı istikametine tahrik edilmiş ve bu 2 taburuda sevi idaresini Albay Celal Dora Deruhte eylemiştir. bir piyade takımı kuvvetinde saat 09. kuzeye ve güneye karşı kapanması halinde bir emir almıştır. taburu kuzey kanadından çalışmasından ve başka bir kolun köyün 2 Km kuzeyinde geçen yolla batıya doğru bazı hareketlerinin yapıldığı haber alınması üzerine. Ordu komutanı. Ancak sol kolun takip edeceği yolla ileri sürülmüş keşif kolu. Türk Tugayı’nın bu yolla haraket ederek “Tokehon’u” işgal etmesini ve iki tümenle irtibat sağlanmasını ve burada kuzeybatıya geçen yollar emniyet altına almasını emretmişti. Taburlar) bir tank takımından mürekkep top taburu henüz tugaya katılmamıştı. bölüğün cephesinden kendini gittikçe arttırarak göstermeye başlamıştı.

Bu emrin icrası içinde tugayın düşmandan sıyrılması ve karar serbetini elde etmesi lazım geliyordu. 1. Sabaha kadar yolun açılması için çalışıldı. Alayı . Sabahleyin kıtaya biraz daha çeki düzen verildi. Artçı olarak bırakılan 2. Ortalık ağarırken 1. Ancak yol “Sinnimni”den çekilen araçlardan dolayı tıkalı olduğu için buna imkan hasıl olmadı. 5 havanla havan bölüğü ve tugay emrindeki tank takımından mürekkep bir kuvvet ve topçu taburunun desteğiyle “Sinimni” köyü istikametinde bir karşı taaruz yapıldı. Tabur’dan bindirilen bir bölükle ilerlenerek “Albay Kombi” kurtarılmıştır. Saat 11:30’da talimgahın II. Bu sırada kolordu karargahından gelen irtibat subaylarımız tugayın çekilmekte olan 2.00 sıralarında I. yolun güneyindeki parçası 3. İrtibat subayları tugayın kararlarından kolordu ve 2 tümeni haberdar ve 2 tümenin sağ kanadının nerede bulunduğu üzerine vazifesi başına dönmüştür. Diğer istikametlerdeki emniyet tedbirleri arttırıldı. “Sinnimni” köyü bölgesine intikal eden birlikler orada birleşmişler 28-29 Kasım gecesi ihtiyatta bulunan 3. Orada mevcut subayların yardımıyla erat yeniden manga ve bölüklere ayrılarak “Kuojong”un hemen doğusundaki sırtlar işgal edildi.Tabur ve 1.30’ da taarruz esnasında dar tutulmuş cephelerden ve düşmanla sıkı bir hal alan muharebe teması ile bulunan bölgeye düşman daha fazla oyalanacağı kanaat getirilmemesi üzerine 28 ve 29 gecesi muharebe temasını kesmeye ve 6 Km diğer bir mevzii işgaline karar verilerek icraata geçilmiştir. gerekli keşifleri yapması “Sinnimni” bölgesindeki ağırlıkların geriye sevki istenmiştir. Başka vazifesi olmadığı ifade edilen tabura yolun kuzeyinde bulunan bölgenin sorumluluğu terk edildi. cepheye getirmek baskının verdiği şaşkınlıkla Kunuri’ye kadar gitmiş olan grupları çevirmek ve nihayet tugayın son ihtiyatı olan talimgahın diğer piyade grubunu celp etmek. Saat 16. Bölük’ün büyük kısmı köyden ayrılırken düşman çekildiğimizi sezmiş ve yol boyunca takibe başlamış. Saat 18. Cephane ikmali yapıldı. artçı olan tank ateşle karşılaşmış ve neticede o da çekilmeye muvaffak olmuştur. Baskına uğrayan birliklerden bir kısmı karışık bir şekilde tugay karargahına “Kuojong Köyü’ne doğru çekildiler. Çekilmeyi örtmek maksadıyla 1. Muharebe temasını kesmeleri ve çekilmeleri emredilmiştir.tümenin sağ kanadı ile irtibatlı olarak 10109 998 rakamlı bir /250 bin ölçekli haritadan geçen ve takriben 30 Km kadar uzunluktaki bir mevzinin işgali altında kolordunun şifahi emrini yerine getirmiştir.00’a doğru kendi tümenlerinin sağ kanadını korumak üzere 2. Takriben saat 15. Fakat silahlarını bırakmadılar. Kademeli bir suretle topçudan başlamak üzere yeni mevzi intikali başlamıştır. Bazı yaralılar da var idi. havanın kararması sebebi ile tabur. Tabur’un bir bölüğüyle beraber “Kaesong” bölgesine geldi. Evvel bir talimgah bölüğü olarak tazyik alınan ikmal bölüğünden bir piyade grubunun. Saat 10. Tümen’in 38.Tabur’dan bazı kısımlar sıyrılarak “Kaesong”a geldi. bir piyade bölüğü kuvvetinde motorlu olarak muharebe bölgesine tahriki talimgah komutanına emredilmişti. “Sinimni” “Yank Yonni” 5192 rakımlı tepe yolunda bir düşman yürüyüş kolunun ilerlediğinin öğrenilmesi üzerine topçu ateşi altına alındı.sekesine gönderilmiş. Topçu taburunun mütabakisi mevziye sokuldu. Tabur mevziinin hakim arazi kısmında düşmanın yakınına sokulmuş 147 . Biraz sonra yakın mesafeden ateş muharebesi tekrar başladı. I. “Kaesong”ta yeniden tesis edilen mevzinin yolun kuzeyindeki parçası 1. 1. Geriye çekilenlerin cephanesi pek mahdut sayıda idi. muharebe idare yerlerine gönderilen subay tarafından bulunamamıştır. Mahsur taburları kanatlarını kuşatmış olan düşmanın bertaraf edilmesi üzerine taburlar bulundukları yerlerden yaralıları da taşıyarak çekilmişlerdi. Bugünkü muharebe baskınına ugrayan keşif kıtasındaki kayıplardan ve şehitlerden gayri 6 yaralı 3 şehit 9 kişi zaiyat verilmiştir.olan tugay “Amulhak” Tank Taburu’na bir kısmı . Tabur’un muhasarada kaldığı anlaşıldı.Tümeni’yle tekrar irtibat kurmak üzere karargahtan bazı subaylar memur edildi. bölükler teker teker yürüyüş kolunda Sinnimni’ye intikale başlamıştır. Tabur ve topçu daha evvel sızıp gizlendiği tahmin edilen bir düşmanın havanlarla yaptığı bir ateş baskınına uğradı. komşu Amerikan 2.Tabur’un toplanabilen aksamına verildi.piyade grubu 1 piyade bölüğü . Mevzilerdeki topçu eratı toplandı. SİNNİMNİ GECE BASKINI Muharebe temasını kesme ve çekilme muvaffakiyetle başarılmış.Tabur cephesine doğru koşarak ilerleyen 15-20 düşman eri teslim olma işaretleri yapmaya başladı. Bu taburların muharebe irtibatları durumunu aydınlatmak için ve taburlara yardım etmek üzere tank takımını ileri sürülmek istendi.Tabur’un eldeki kısmına. 29 Kasım sabahı karşı illerdeki taburlar bölgesinden gelen ateş sesleri ziyadeleşti.Tabur cephesine sapan düşman sayısı gittikçe çoğaldı. III.00 de piyade taburları ve havan bölüğüne telsizle telli irtibat sağlanamamış.topçu bataryası son piyade taburu çekilinceye kadar ateşe devam etmiştir. Burada tugay komutanının şahsi müdaheleleri ile erat vasıtalardan indirildi. 2. “Sinnimni” köyü bölgesindeki yeni mevziyi kısmen işgal ederek tugayın o bölgeye intikalini ve tertiplenmesini korumak üzere talimgahın bir piyade gurubu ve istihkam bölüğünün bakiyesi vazifelendirilmiştir. Yaralıları da nakletmek.

00’te kampta 6 gün kaldıktan sonra bizi takımlara ayırdılar. Kısmen ve parekende olarak bunlardan faydalanan taburlar yaya olmak üzere batı güney bölgesine tugayın ihtiyat olarak bulunduğu yerde toplandı. Orada Siyamlıları indirdi. Motorlu vasıtaların ve ağır silahların çoğu kaybedilmiştir.Tabur himayesi altında “Kunuri” istikametine çekilmek ve düşmandan kurtulmak için karanlıktan istifade ederek çözülme kararı verildi. Taburlar muharebe ederek çekilmeye başladı. dalga çok fazla idi ve bugün alarm verildi.11.Çoğu erat tren ve motorlu vasıtalarla evvela Kayasunk’a.5. Biri batı istikametinde Anju’ya giden yol.11.951 günü aynı yolculuk devam. Artçıların büyük bir kısmı ilerleyerek taburlara yetişti. deniz dalgalı.00 ‘e kadar devam etti.00’de Okirova limanına geldik ve vapur orada 2 saat kaldı. Tugay için iki çekilme yolu vardı.11.951 günü hava çok rüzgarlı. Arz Dairesi’ni geçtik. Tabur da Kuniri bölgesine girdi. Manga komutanı idim.951 Cumartesi günü hava çok güzel.7 Aralık’ta Sosori’de toplanan tugay.11.29. 29.11.1 Ekim 951 günü hava yağmurlu ve mutfak vazifesi bizim bölükte idi ve bugün de alarm verildi. Türk Tugayı düşmanın başlıca kuşatıcı kolunu en az dört gün geciktirmek ve bu suretle 8. Vapur Singapur limanına uğradı.00’de vapurumuz hayırlısı ile hareket etti ve o günkü gece ve gündüz yolumuz çok iyi geçmiştir. saatler yine 1 saat geri alındı. bilahere ikmalin kolay cereyanı için Sosari’ye alındı.3. eksik silah ve malzemenin tamamlanması ile yeniden muharebe gücünü kazandı. Bölük’ün 1.Kısmen derlenmiş olan 2. 30. taburlar tahrik edildi. Tugayın eksiklerini tamamlamak ve kendisine çeki düzen vermek üzere Kayasunk kasabasına alınması emredildi. 2. Amerikan Ordusu’nun çekilmesine imkan sağlamak suretiyle vazifesini yapmış oldu.30’da 38. Saat 20. Her ikisi de tehlikeden ari değildi.11. Bu tepede düşmanın teşebbüs ettiği iki baskın ateşle püskürtüldü. Tabur Yongyonni bölgesine verildi. Türk ve Amerikan motorlu vasıtalarının yolu tıkaması sebebiyle 5095 rakımlı tepede durmak mecburiyeti hasıl oldu.4. Diğer taraftan Amerikan taburunun artçısını korumak üzere geride kalan 5 tankın himayesinde 1. Saat 17. Haraketsiz kalan vasıtalardan inmiş olan bu artçı ile birlikte Kaesong’un 1.30’da arabalarımız hareket etti ve saat 6. Bunun üzerine mevzideki I.11. ve 3. Saat 2. Artçı ucundan kalan bazı kısımlar Amerikan taburunun etraftaki artçı ucuna mülaki oldu. Ben de 4. Bu gece yarısında saatler 1 saat geri alındı. 27 Eylül 951 günü çok salladı ve bütün eratı vapur tuttu.951 11. Bu arada alay karargahı da yeniden kuruldu. 2 Ekim 951 günü hava çok güzeldi. Kıtalar Kunuri ve Sunchon arasındaki boğazda da düşman ateşine maruz kalmış ve sarılımış olan 2. Chotan’a kadar çekilme. KURTULUŞ: Kore Savunma Mevzilerinden Kampa Hareket :19 Eylül 1951 günü saat 03.00. Bu sabahtan sonra Amerikan taburunun telsizi ile tümenle yaptığı irtibat ve isteği üzerine bu tabura bir miktar tank ve kamyon gönderildi.00’de hareket etti ve o gün Formoz adalarından geçtik. bazı bölüklerin ilavesi ve talimgahta bulunan askerin ikmal mürettebatı olarak birliklere dağıtılması . Bugün çok güzel manzaralı yerlerden 148 . Hep kustular .00’de düşman tazyiki karşısında Amerikan taburunun hiçbir haber vermeksizin mevzilerinden çözülerek mevcut motorlu araçları ile çekilmeye başladığı görüldü . Kunuri Boğazı’ndaki gece muharebesi 30 Kasım saat 10’a kadar devam etti. 8 Aralık’tan itibaren birlikler Kuzey Kore’nin merkezi Pianyonk’da toplanmaya başladı.Çok üstün kuvvetlerle taarruzun yapılmakta olduğu ve Çinlilerin savaşa katıldığı anlaşıldı. Ordu karargahından alınan bir emirle 10 Aralık’tan itibaren Kimpo Yarımadası’nın gözetlenmesi görevi tugaya verildi.bulunması sebebi ile burada düşmana hayli zayiat verdirildi.30’ da hava kararırken çekilmeye başlayan bu iki tabur Kaesong’un 1 km batısına varınca havan ve makineli tüfek ateşleri ile karşılaştık. Takımı’nın 1.951 günü yine yolculuğumuz çok iyi geçti . Cepheden çekilen düşman tarafından Anju yolu Tongjonnu’dan Sunchon’a Togjon yolu tabi çekilme yolu olduğu için taburların Sunchon yolundan ilerlemeleri ve Peanyon’da toplanmaları emri şifaen tugay komutanı Tahsin Yazıcı tarafından teklif edildi. 4 ağır bölüğü 1 bölük yaptılar. Ve 6 gün sonra vapurla oradan hareketimiz: 26 eylül 951 günü Ssabah saat 5. Tümen’in karargahını kurtarmak sureti ile boğazı muharebe ile açarak ilerlemiştir. deniz dalgasız.Tugay ancak bu çekilme muharebelerinde vermiş olduğu zayiat miktarı ayrı fasıldadır. Bu saatten sonra yaplan ateş saat 15.6. hava iyi. diğeri güneye giden Sunchon yolu . Bu durumda tugayın her iki yanı kuşatılmak üzere açık bırakılmış bulunuyordu. Bu maksatla 3. Kunuri Çekilme Muhcubeleri:Saat 17.951 Cuma günü hava yağmurlu ve deniz dalgalı ve bugün erat gazinosunda Cuma namazı kılındı.5 km batısında 107 rakımlı tepenin hemen kuzeyindeki tepeciği çepeçevre tuttu. Tugayın Yeniden Teşkilatlanması: İmjinhan nehirlerinin savunulması. Bu gece saatler 1 saat geri alındı ve alarm verildi.951 günü 18. Saat 12’de “İncon” limanında vapura bindik.

951 Pazar günü sabahleyin hava yağmurlu geçti ve sonra açıldı.11.11.Gece saat 11’de Portsayit Limanı’na geldik. Nevşidim bugün İsmailli’ye geldik. 19 Ekim Cuma günü deniz dalgalı ve rüzgarlı.951 Çarşamba günü vapur saat 12.951 Salı günü yine aynı yolculuk. 7. Bu akşam sinemada güzel film vardı. 20 Ekim günü aynı sevinçle geçti. Bugün elbiseler yıkandı ve alarm verildi.11.Hava rüzgarlı. 22 Ekim Pazartesi günü saat 7’de İzmir Güzelyalı’ya indik ve ben hemen köye geldim. Burası Hindistan yarımadasının bir limanı ve İngiliz müstemlekesi altında. “Ahım gibi ah var mı?” Bu şarkıyı13 ay sonra duyuşum beni çok üzdü ve bugün çok manzaralı yerlerden geçtik. 21 Ekim günü bir sevinçli günümüz oldu.951 Perşembe günü sabahleyin yağmurlu geçti ve bu gece vapur bu limanda sabahladı.10.geçtik.11. 24 Ekim günü teskere aldık. Orada kayıklardan alış veriş yaptık.00’de Kolombiya Limanı’na geldi. deniz dalgalı geçti. 149 . Bugün mutfak yine bizim blokta idi. bütün erat yerlere kustular. 9. Arkadaşlar poligon alayına gittiler. 8 Ekim Pazartesi günü deniz dalgalı. deniz çok güzel idi. 11. Çünkü yarın saat 4’te İzmir Limanı’na yanaşıp ve anavatana 13 ay sonra kavuşacak olmamız bizi çok sevindirdi. O gün saat 11’de oradan Süveyş Kanalına girdik ve Ankara’dan şarkılar dinledik .

KORE GAZİLERİ 150 .

Tar.Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 Adı-Soyadı Ali Fuat DİNÇER Hakkı OĞUZCAN Mehmet TAGA İbrahim YILMAZ Mümin İNAN İhsan BAYTUS Gündüz OZAR Recep KARAGÖZ Ramazan GÜLTEN Ali BİCİL Selahattin ÇOŞAR Ahmet Şükrü KOÇ Ali İrfan ÇETİN Halil ÜREL Yunus BASIM Halil GÜVEN Salih TÜRK Mehmet Ali SOBAY Ali Osman SAVAŞ Salih SATIÇ Hasan ÇAKIR Hüseyin BOZKURT Mehmet Ali SERT Celalettin ÖZÇAPIN Emin ŞENBAŞ Mümin UYSUN Şükrü ARICI Remzi KUŞKULU Muharrem KÖKEN Mustafa KÖSE Şerif PİLANA Mehmet GÜLEÇ Yahya ÖZLEK Mustafa KÖSE Muharrem ULAŞ Mehmet FİDAN Ali KESİMCİ Mustafa TİLBE İbrahim GÖÇER Sait İLBAŞ Abdullah Fehmi VAROL Mustafa İÇÖZ Veli ÖZTÜRK Yusuf GEZER Ömer GÜCÜ Ahmet UYAR Şükrü MANAZ İbrahim SALCAN Veli PINAR Yusuf GÜLSEVER Hüseyin AKGÜN Ali İhsan GANİ Emin ÖZ Hakkı KIRLI Necdet ERDOĞAN Yusuf UGUR Ahmet SOYDAN Ali ALKAN Ahmet BALKI Şaban ERTE Ahmet KAPLAN Halim AHBAP Hasan DURMAZ Süleyman KÜÇÜK Abdullah APA Baba adı Osman Kadir Mehmet Hamit Süleyman Tevfik Cemali Şükrü Şaban Salih Muzaffer Şerif Osman Kamil Hadi Ali Hüseyin Mümin Durmuş Ali Tahir Tahir Yusuf Mahmut Ömer Aziz Mehmet Salih Hasan Mustafa Mehmet Ali Ali Cemal Ali Veysel Nebi Nuh Rıza Mehmet Hüseyin Ali İsmail Abidin Hasan Mehmet Ali Salih Yaşar Mustafa Latif İbrahim İsmail Osman Ahmet Osman Mustafa D. İzmir Bülbüldere Popava Tulum Pravadi Pazarcık Kocular Pravadi Göllüce Kerimler Şubaşı Bozköy Gümülcine Kasımlar Karakuyu Tavas Tire Çakırbeyli Çakırbeyli Saipler Çapak Torbalı Ulucak Nüfus kaydı Demirci Torbalı Torbalı Karakızlar Pancar Dağkızılca Ertuğrul Arslanlar Ahmetli Pancar Torbalı Tepeköy Şehitler Arslanlar Pancar Karakızlar Şehitler Dağkızılca Çapak Yeniköy Yeniköy Dağkızılca Çapak Çapak Torbalı Torbalı Tepeköy Torbalı Pamukyazı Pancar Naime Bülbüldere Kuşcuburun Tulum Kuşcuburun Yeniköy Taşkesik Kuşcuburun Göllüce Şehitler Şubaşı Bozköy Tepeköy Tepeköy Karakuyu Pamukyazı Kırbaş Çakırbeyli Çakırbeyli Saipler Çapak Çapak Mehmet Mehmet Hüseyin Ferhat Hüseyin İbrahim Hüseyin Hakkı 1930 1929 1929 1930 1930 1929 1930 1931 Torbalı Dağkızılca Akhisar Pazarcık Pravadi Çapak Sepetçiler Acıpayam Torbalı Dağkızılca Özbey Yeniköy Kuşcuburun Çapak Torbalı Tepeköy 151 . 1930 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1929 1928 1929 1930 1930 1931 1930 1930 1929 1929 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1931 1929 1929 1929 1929 1929 1929 1930 1929 1929 1929 1930 1929 1929 1930 1929 1930 1930 1930 1930 1928 1931 1931 1931 1929 1930 1929 1930 1930 1930 D.Yeri Demirci Pazarcık Tire Karakızlar Şahinler Dağkızılca Torbalı Arslanlar Torbalı Pazarcık Torbalı İzmir Şehitler Akça Pazarcık Karakızlar İştip Bayındır Torbalı Ahatköy Pazarcık Dağkızılca Torbalı Çapak Torbalı Biga Tepeköy Torbalı Yoğurtçular Til.

AVNİ Baba Adı ALİ AKİF ALİ MEHMET OSMAN ALİ Lakabı GÖÇER KIRILAN ÇİMENOĞULLARI ÇAPACIOĞULLARI DEMİRKIRANOĞULLARI DERİCİ BOZANOĞULLARI Doğum Yılı 1929 1929 1929 1930 1930 1930 1930 4 .KORE KOREŞEHİTLERİ Adı No 1 .MEHMET MUSTAFA 6 . ancak verilen cevapta Genelkurmay Başkanlığı’na müracaat edilmesi gerektiği bilgisi verilmiştir. diğerleri ise gazi olarak geri dönmüşlerdir. tüm görüşme kayıtları (ses ve görüntü) arşivlenerek görüntü kayıtlarına bağlı kalınarak çözümlemeler yapılmıştır.İBRAHİM 2 . Bazı askerler psikolojik etki devam ettiği için görüşmeye katılmamıştır. Torbalı ilçesinden harekata katılan askerler 1953 ve 1954 doğumludur. Görüşmeler genellikle ilk harekât üzerine yoğunlaşmıştır. Harekatta şehit olmuş. Tespit edilebilen askerler aşağıdaki gibidir: 152 . Görüşülen kişilerden bazılarının fotoğraf arşivinden yararlanılmıştır. İçlerinden çok azı devre kaybı olarak silahaltına alındığı için daha yaşlıydı.Yapılan müracaata bugüne kadar cevap verilmemiştir. Çalışma için 2010 Ocak ayı içerisinde Torbalı’ya bağlı idari birimler taranarak görüşmeler yapılmış. Kıbrıs Harekatı ile ilgili bazı anı ve araştırmalar yayınlanmıştır. Araştırma yöntemi: Araştırma için önce Torbalı Askerlik Şube Başkanlığı’na müracaat edilmiş.OSMAN 7 .ŞEVKET 3 .HÜSEYİN Kıbrıs Barış Harekâtına Torbalı’dan Katılan Askerler ve Bu Askerlerden Bazılarının Anıları 1974 yılında Türk Ordusunun “Atilla Harekâtı” koduyla Kıbrıs’a gerçekleştirdiği askeri harekâta Torbalı’dan tespit edebildiğimiz kadarıyla yaklaşık 79 asker çeşitli birliklerden ve sınıflardan katılmıştır. Harekata katılan 2 kişinin vefat ettiği tespit edilmiştir. Torbalı ilçesinden “Hüseyin Kurtuldu” 2.MEHMET 5H.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 Hasan Hasan Süleyman Kemal Mustafa Mustafa DUMAN Hilmi Selahattin YILDIZ Hasan Arslan Mehmet KÖKEN Cemali Hamza Ali BUĞDAY Halil İbrahim Merih BİTER Kazım Erdal UYGUN Halil İbrahim Mehmet Yaşar KELLE Kamil Muhammet ÖZCAN Celil Mazlum SARAN Ali Celalettin KIVILCIM İzzet Hüseyin YANIK İbrahim Fikri KARA Adil İrfan YOLDAŞ Abdullah Bahattin DEMİR Abdullah İbrahim KARANFİL Ali Ahmet ASKEROĞLU Ali Ramazan SOYKAN Ahmet Niyazi KIVANÇ Zennu Eyüp YENGİNER Ahmet Cafer DUYAR Niyazi Sait KARAKURT Abdullah KAYA Recep Cihan DALAR Nazım Hasan ŞINIĞ Halil Bedri KIZRAK Durahmet Çetin GÜMÜŞ Süleyman İbrahim KARAASLAN Mehmet Mustafa PALAOĞLU Mehmet Adı Soyadı Cemil TUNAY Mustafa BAYRAKÇI Cevat ŞEN Veli AKYOL Metin TERZİOĞLU Muzaffer GÖBEKLİ Macit BURUNCUK Ayhan ÇAM Mehmet OLGUN Yaşar KANDEMİR Duran KARAÇOBAN Yusuf TANIRĞAN Cemal ÜLKÜ Yahya DEMİR Mehmet DOĞAN Abdullah AKAT Mehmet Hasan GÜNAY Veli OK Yüksel AKDEMİR İsmail SALCAN Hüdayi ALAN Baba adı Şükrü Osman Yaşar Kazım Kenan Mehmet İbrahim Sabri Mahmut Ahmet Halil Ethem Ahmet Şerif Ali Abdurrahman Mustafa Mehmet D.Yılı Doğum Yeri 1954 Demirci 1953 Kırbaş 1953 Helvacı 1954 Pancar 1953 Torbalı 1954 Tire 1954 Karakuyu 1953 Çaybaşı 1947 Siverek 1954 Çakırbeyli 1954 Kale 1954 Torbalı 1949 Hıfziye 1954 Helvacı 1954 Ormanköy 1953 Torbalı 1953 1953 1951 1953 1954 1953 1954 1953 1953 1954 1953 1953 1953 1954 1954 1954 1953 1953 1953 1954 1952 1954 1954 1953 1954 1951 1953 1953 1954 1954 1954 1953 Karakuyu Torbalı Saipler Kırbaş Arslanlar Yazıbaşı Haşmat Düğerlik Torbalı Tepeköy Karakuyu Gedik Çakırbeyli Göçmen Ayrancılar Pınarlıbelen Kuşçuburun Torbalı Çapak Dimanlı Akşehir Korucuk Kuşçuburun Ayrancılar Köprülü Arslanlar Çaybaşı Ahmetli Yeniköy Pamukyazı Korucuk Tepeköy Nüfus Kaydı Demirci Tepeköy Helvacı Pancar Torbalı Göllüce Karakuyu Çaybaşı Torbalı Çakırbeyli Çaybaşı Torbalı Tepeköy Helvacı Ormanköy Torbalı Karakuyu Çapak Saipler Kırbaş Arslanlar Ayrancılar Şehitler Düğerlik Çapak Pancar Karakuyu Çaybaşı Çakırbeyli Muratbey Ayrancılar Ayrancılar Kuşcuburun Çapak Çapak Tepeköy Tepeköy Korucuk Kuşcuburun Ayrancılar Tepeköy Arslanlar Çaybaşı Ahmetli Yeniköy Pamukyazı Korucuk Ertuğrul 153 .

Geminin içinde sinek uçsa sesi duyulur hale geldi. Kucaklarındaki mektup zarflarını askere dağıtıyordu. Muhripler vardı. emir geliyor boşalt. Tb. Gece yol gittik. Uçaklar geldi. Karargâh Destek Bölüğü’ne katıldım. Barış için savaşıyoruz diye. Tüm subaylarda rütbe yok.Ali PEKDEMİR Nurettin YURDAGELDİ Yaşar DOĞULU Halil AKKAN Ümüt YILMAZ Şerafettin İMRE Mustafa Ali KÖKÇÜ Ergül CANER Mihri KESİCİ İsa GÜNENÇ İbrahim EKMEKCİOĞLU Kenan KARAKAŞ Mehmet TOPÇU Hasan NAZLI Özer YILDEMİR Halit DİNÇER Ali AKGÜL Ali Hikmet DEMİREL Hüseyin SÖBÜ Mehmet KARACA Necmittin KABASAKAL Abdullah YAPIŞIK Mehmet SEVİNÇ Ahmet Mehmet Mehmet Nazif Arif Sadettin Veli Mehmet Kenan Abdürrahim Hüsnü Tahir Yaşar Ali Rıza Remzi Ethem Ali İhsan Kazım Yaşar Mustafa İslam Yaşar Hüseyin Mehmet Ali Cemal Fazlı Mehmet Cemali Hüseyin Elmas Nebi ANILAR 1954 1953 1954 1954 1954 1954 1953 1953 1954 1954 1954 1954 1954 1953 1953 1954 1954 1953 1954 1953 1954 1950 1953 1954 1953 1953 1953 1953 1953 1954 Atalan Bülbüldere Torbalı Yoğurtçular Arslanlar Arslanlar Demirci Büyükevren Ahmetli Pamukyazı Arslanlar Demirci Pancar Çapak Kırbaş Torbalı Dağkızılca Milas Çaybaşı Ahmetli Pınarbaşı Divriği Naime Veyselli Karakuyu Küçükkale Torbalı Ormanköy Veyselli Ayrancılar Atalan Bülbüldere Çakırbeyli Yoğurtçular Arslanlar Arslanlar Demirci Özbey Sağlık Kuşcuburun Arslanlar Demirci Pancar Çapak Kırbaş Torbalı Dağkızılca Ayrancılar Şehitler Ahmetli Çaybaşı Tepeköy Naime Muratbey Karakuyu Muratbey Torbalı Ormanköy Muratbey Ayrancılar Yusuf TANIRGAN. Uyursanız buradakiler gibi olursunuz”. Her alarmda bunu yapmaya başladık. “Caddelere. Hüseyin sonra şehit oldu. ufacık çocuklar duran arabaya su veriyordu. İki şehrin sivil halkı yol üzerinde bizi uğurluyordu. Biz tatbikat sanıyoruz. Kaptan konuşma yaptı. Emir geliyor yükle. Patlamadı. Mersin’e Alata’ya gittik. Bombalamaya başladı. Alayda alarmlar başladı. Askere gidesiye kadar marangozdum. 1974 Mart’ta askere piyade olarak gittim. Herkes helalleşti. İnsanın içi boşalıyor. Hava indirme gelmeden biz yaklaştık. Alata’da Mersin’in hali vakti yerinde olanları kamyonlarla ekmek. Sivas’tan Ankara’ya geldim. Oradan Osmaniye 50. Alay karargâh gemisine havan düştü. Sabaha karşı beş sıralarında Beşparmaklar göründü. Mermiyi suya attılar. Dördüncü alarmda alaydan çıktık. Gemiye bindiğimizde silah dağıtıldı. Sarıldık. Tüm alay konvoy halinde. içecek getirdi. Dağ yanıyor.”Adresinizi yazın bize verin” diye. İnsanlar. Olmaz böyle şey! Harp orada başlamıştı. 154 .50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 Ahmet SAĞIR Muzaffer YÜKSEL Mustafa AKBAŞ Ahmet GEZER Abdullah GÜÇLÜ Süleyman SAVURAN Muhsin ÜNLÜ M. Biz buraya barış için geldik diye. Torbalı’dan şehit olan Hüseyin Kurtuldu ile Alata’da karşılaştık. Verdim. Piyade Alayı 1. binalara afişler yapıştırdık. Gemide bilgilendirildik. Askere dağıtıldı. Sadece savaşa odaklanıyorsun. Hemen iki kelime yazın diye. Ben yazdım. yiyecek. Bize ateş başladı. Akşamüzeri yola çıktık. Çıkartma gemilerine yükleme boşaltma eğitimi verilmeye başlandı.

bölgesi ayrıydı. Hazırlandık. Ayakta kim olursa olsun vurmak mecburiyetindesin. Çok sıcaktı. Bir sızmada Rum binbaşısı ile askerlerini yakaladık. Bunlardan biri Balıkesirli Mustafa Dangaz idi. Sürekli üzerimize ateş açılıyor. Esir aldıklarımıza iyi davranıyorduk. Oraya gömdük. Çok berbat işkenceyle öldürülmüşler. Her bölük tüm teçhizat ile bir gemiye biniyordu. Çatışma daha çok gece oluyordu. “Burada Rumlar tarafından diri diri gömülen 167 Türk yatıyor” dedi.) Yaşar KANDEMİR “ Plajdaki 5 numaralı odaya bayrağı biz diktik. Piyade alayına gittik. Girne içinde Kalealtı’nda kaldık. Bazen bir kesiğe 25-30 kişi sığınıyorduk. Bizim önümüzden deniz komandoları çıkmış. Her yerden asker geliyordu. Bölük komutanımız Derviş Karaosmanoğlu’ydu.O haliyle sahile dikildi. Göğüs hizasında suya atladık. Girne’den sonra başka bir bölgeye gittik. Çıkartma anında 7-8 kişi şehit oldu. Terden. Gece çatışma oldu. Sahilde. İkinci harekatta arazi taramasına çıkıyorduk. Ateşkesten sonra aldığımız yerlerden geri çekildik. Limasol’a doğru kaçtılar. 12 kişi yandı. Bir tanesinin 155 .tümen 50. Komutanlarımız yere gemi resmi çizerek . Biz onları arkamıza yani geriye gönderiyorduk. Uçaklardan napalm bombası atılmış. dört tankı esir aldık. Gömdükleri yer tel örgü içindeydi. Işıksız üç kol halinde gidiyorduk. Hazır basılmış afişleri dağıttılar. saç. 2. Tanklar arkamızdan geliyordu. Alnından vurulmuş. Fazla da yedin mi kabız oluyorsun. Çıkartmada uçaklar desteğe geldi. Girne’nin batı tarafında otele yakın plaja çıktık. Oradan İskenderun’a sevk edildim. Sürekli asker geliyordu. İrtibatımız kesildi. Bir sigara izmaritini üç kişi içerken esire de veriyorduk. Her birliğin istikameti. Biz çok yakındık. biz de evlere yapıştırıyorduk. Türk köylerinde bize anlatılanlara göre EOKA’cılar 15 yaşındaki kızlara silah zoruyla tecavüz ediyorlarmış. Burası bir Türk köyü idi. gemiye biniş eğitimi vermeye başladılar. Fantom uçaklar. Deniz çıkartma gemileri ile doluydu. Arazi taramasında Girne’nin 1 km dışında arazide 7 askerimizin cesedini bulduk. Kıbrıs kargaşası başladı. En önde birliğimiz vardı. Esir aldığımız Rum askerleriyle yiyeceğimizi paylaşıyorduk. binalara afişler yapıştırdık. Piyade olarak Isparta’ya gittim. Oradaki şehitler için nöbet tutuyorduk. Öldürüleli çok olmuş. Herkes helâlleşti. Ordu komutanı Suat Aktolga geldi. Bazıları da bize silah çekiyordu. Rum evlerinin mutfağına girdiğinde ev adeta içki deposu gibiydi. Herkes kendi nöbetini tutuyor.sakal karışık. Daha önceden savaş gemilerimiz sabah dağları top atışı ile dövdü. Ayvasıl köyünde 1963 senesinde Rumlar 167 kişiyi diri diri gömüp katliam yapmışlar.Yüzbaşı Cengiz Mandaş böyle vuruldu. alay komutanımız olan albayın kaldığı binaya havan mermisi isabet etti. Arkadaşları denize atarak kurtardık. Ondan önce keçiboynuzu ile beslendik. Dağlar gözükünce mermi dağıttılar. Ben 213 numaralı çıkartma gemisine bindim. Arkamızda tank birliği vardı. Şehrin içinde Yunanistan’dan gelen askerlerle yüz yüze çatışma oluyordu. İlk tıraşı Sultan Çukur denilen yerde ekin tarlasında olduk. Esir aldığımız bazı askerleri esir toplama kampına bırakıyorduk. Oradan Osmaniye 39. Bize ateş edenler oluyordu. Ağaçlarda yanan oldu. 20 Temmuz sabaha karşı Kıbrıs’a vardık. Mevzi yok. Rumlar ateş ediyordu. Utanılacak şeyler bunlar. Hemen oraya bir çukur açtık. Yiyecek içecek (olarak) keçiboynuzu ile besleniyorduk. Kanlıköy’e geçtik. tuzdan yeşil elbiseler beyaz. 10 Temmuz’dan sonra Kıbrıs’a gidebileceğimizi söylediler. Mersin’e toplanma bölgesine gidildi. Sabah yürüyüşe başladık. Bir tankla karşılaştık. Torbalı Mah. Yüzbaşı tel örgünün yanında tekmil alırdı. 106’lık havan mermileri ile denizde üzerimize ateş başlamıştı. Şehitliğe alamadık. Karaya ayak bastığımızda hava indirme başladı. Biz buraya barış için geldik diye.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Girne’den Beşparmaklar’ı aştık. Barış için savaşıyoruz diye. Girne’nin içine girdikten sonra ara ara sıcak çatışma oluyordu.19 Temmuz günü yola çıktık. Açlığa susuzluğa alıştırma eğitimi verildi. Tel örgünün içini göstererek “Uyursanız buradakiler gibi olursunuz” dedi. Onu yüzbaşımızdan öğrendik. Devamlı ileriye. 14 Temmuz gecesi cemselere binildi.(Marmaris’te ikamet etmektedir. Fota Köyü’ne yerleştik. Sancağımız da gazi olmuştu. 7 gün sonra Antalya’ya muhabere bölüğüne gönderildim. Tekirdağ’dan Adem şehit oldu. Kaçamayanlar vardı. 1974/1 silâh altına alındım. İkinci harekattan sonra sıcak yemek yedik. Komandoydular. Yara alana bakan yok. Bir kısmı ateşe düştü. O zaman bilgimiz oldu. Dimitri köyünü aldık. Girne’ye doğru ilerledik. Taarruzda araçlar ve telsizler yandı. Alay sancağı yara aldı. Ayak bileğinden aşağıda çorap yok. Plajdaki 5 numaralı odaya bayrağı biz diktik. Silahları daha moderndi. Düzlük araziden Beşparmak Dağları’na yöneldik. İki taneydi. Gündüz yavaş yavaş dağa yanaştık. Açlık var.25-30 tane vardı. Çünkü sızma olabilir. Sahile çıktık. İlk gün parola yok. işaret yok. İkinci harekat için akşamdan emir geldi. Rum evlerine girdik. 27 Ocak 2010. Rum mevzilerine giriyoruz.Önce deniz piyadeleri çıktı. Aynı gün şehit oldu. Arkadan biz piyadeler. Adresimiz B 2017 idi. Akşamüstü sanırım Yunan uçakları bize taarruz etti. Caddelere. Hemen hemen hepsi Türkçe biliyordu. Çok şiddetli bir çarpışma oldu.

Kaskatı kalmış. Bir sefer çarşı iznine çıktım. Hangi asker çıkıyorsa koltuğu kabarıyordu. Acı gelmiyorsa al onu hayvan gibi ye. Eğitime başladık. Bütün mektuplarımız ailemize gelmiş. Unutamıyorum. Masa Tepelere sonra Tınaz -tepe’ye çekildik.” diyorlardı. Mevzide komutan görmüş. Akşama kadar kıyıdaki her ağacın altına üç kişiyi beklettiler. Askerin üstündeki elbise simsiyah… Elbise demezsin. Üzerimizdeki ter kirden görünmüyordu. Keçilerin geçmediği yerlerden geçtik. Para veriyorsun almıyor. Erkeklik torbalarını (testis) kerpetenle sıkarak patlaşmışlar. Acı geliyorsa yeme.Otobüsle konvoy halinde Mersin’e geldik.Gece dağıtım olduk. Mersin’de ailelerimize mektup yazdık. 20 Ocak 2010.Girne’den çıktık. O çavuş aklını yitirdi. Dağları uçaklar bombalamış. O günün şartlarında çok hızlı. Yolda herkes bize yardımcı oluyordu.Kiracıköy’e geldik. Ya ortalık düzelecekti ya da savaş (olacaktı)… Komandolar bizden ayrıydı. var olsun Makariyos” diye bağırıyorlardı. Öbürküler kuşunlaydı. Piyade olarak Sivas Temeltepe’ye gittim. O zamanın parası ile 5 lira. Adresimiz B 2017 idi.5 ay banyo yapmadık. Askeri mahkemeye verildi. Havanların 25 kiloluk malzemelerini onlara taşıttık. Silah olarak hiçbir şey yok. Torbalı Yeni Halk Yapı Sitesi. Derdi ki: “Al otu.üzerinde not çıktı.Üç gün sonra silah verdiler. “Acaba bu kadar mektubu postaya atar mı?” diye tekrar yazıyorsun. Karpas köylerine doğru yöneldik. Gaziköy’ü aldık. ısır. Milleti korku saldı. Otobüslerin önünde “askeriyeye aittir” diye yazı vardı. tükür. Onlar da… İkinci gün Girne ile Magosa arasında Arapyokuşu denilen yerde bayağı çatışma oldu. Çok para değil. Harekatın başladığı bombalamadan anlaşıldı. Dahil olduğumuz bölük ilk çıkartmada 36 şehit vermiş. Takım komutanımız Elazığlı Süleyman Asteğmen oraya gömdürdü. Gürpınar’dan terhis olduk. Selahattin YILMAZ “Al otu. 1. Bir tanesini bir evin içinden aldık. Yolda havan ateşine tutulduk. Harekâtta İngiliz hava üssü bizi geçirmedi. Harekata hazırlıklı idik. Beni tebrik etti. Asker araziye yayıldığında bölük komutanları megafonla cip üstünde askerini topluyordu. Dikkatimizi çeken şey ise Rumların tüfeklerinin dürbünlü oluşuydu. elinde silahı olmasa asker olduğunu anlamazsın. Doğulu bir arkadaşım vardı. Korkma ölmezsin. Bizim arkamızdan “dispostik” yani sıhhiyeler geliyordu. Sonra ateşkes olduğu için boşalttık. Evden üç günde mektup geliyordu. Devamlı yer değiştiriyorduk. Sabaha karşı yanaştık. Her bölükten 6 er 1 onbaşı. Mesela muhtar rahmetli Ali Kabaca çok duygu dolu mektup yazmış. Bir hafta eski askerlerle eğitimde kaynaştık. İki tarafı kara selvilik bir tarla. Bizlere destek verenler öğretmen ve imamlardı. Askerlerin saçı sakalı birbirine girmiş. Sert davranılırdı. Ön tarafı açık ve inşaatlar vardı. Rumlar bize en çok havanla saldırıyordu.. Korkma ölmezsin”. Öyle işkenceyle öldürmüşler ki. Orası düz arazi idi. Açtık. Mesela makineli tüfek namlusu ısındığında biz yarım saat soğuması için beklerken onlarınki havalıydı. Köylüler bize yiyecek verdiler. İki esir almıştık. Asteğmenim oraya gömdürdü.” 156 . Askere gidesiye kadar Torbalı Sanayi Sitesi’nde kaynakçılık yaptım. Gurur duyduğunu anlatmış. Mersinli birinin elinde belki de 200 mektup var. Her şeyi ile gömdük. acı geliyorsa yeme. Mesela dağda savaşırken dağın başına mektup gelirdi. Komutan okumuş. Susuzluğa karşı beyaz parlak taş bulduğumuzda ağzımıza atıyorduk. Pantolonlarını sıyırmışlar.Havan ateşinde 3 şehit verdik. ısır. Ağzımız sulansın diye. Sürekli asker isteniyordu. Savaş başlamıştı. Etrafından dolandık. Yapraklarını dahi yedik. İstanbullu 27 yaşında bir çavuşumuz bir yerden televizyon almış. Anızdan sigara yakıyorduk. Acaba gidenler ölüyor muydu? Ben İzmirliyim.Askerlerin karnını doyuruyorlardı. Karavana yok. Künyelerini de almadık. Kıbrıs olayı patladığında her bölükten gönüllü arıyorlardı. Sonra çok hızlı mektup gelmeye başladı. Larnaka bölgesindeydik. Peruk vardı. Zeytinköy’den 1km uzakta bir yer. Onlar “ Türk askeri haklı. Taşıyabildiğimiz kadar mermi aldık. Askere gittiğimde evliydim. Komutandan habersiz gönüllü yazıldım. Zaman zaman sızma oluyordu. tükür.Gelesiye kadar hangi benzinhaneye girdiysek kimse otobüslerden para almadı. Üç gün hiçbir şey yemedik. biz de başarılı olurduk. Esirler toplanma bölgesine götürülüyordu. 2. Geri çekildik. İlk bir ay evden haber almadık. İnsan moral buluyordu. Tanklar devamlı arkamızdan ateş ediyordu. Aç susuz biz de böyle çarpışsaydık.. Acı gelmiyorsa al onu hayvan gibi ye. Gemiler top ateşine başladı. Başında miğferi . Bir patlıcan tarlasından geçtik.1 Ağustos’ta gece çıkartma gemileri hareket etti. Zaman zaman arama yapılırdı. Uçaklar ise bombalamaya… Biz de ateşe başladık. 36 yaşındaymış. İstanbul Kerpiç Sokak yazıyordu. Çatışma başlıyordu. Bir köye gittik. Esir aldıklarımız hemen “Kahrolsun Nikos Samson. Oradan Malatya sonra şöfor olarak Kars’a. İkinci harekatta biz bayrak çektik. 15 ay kaldım. Yunan ilk girse İzmir’e girecek.Silahlar G3 idi. Bölük arkadaşlarımız kendi aralarında bize yolda harçlık topladı. Jilet yok. Meriç Havaalanı yani Ercan Havaalanı’na vardık. Rumların silahları daha moderndi.

Asker ziyaretlerine sadece Girne’de izin veriliyordu. Oradan terhis oldum. Cip kullanmaya başladım. Komandolar paraşütçüler pervaneli uçaklarla geldi. Girne’nin alt bölgesine yanaşmaya çalıştık. Bekar isen kendileri kızlarını vermek için talip oluyorlardı. Rumlar tarafından mevziden askerlerimize yoğun ateş açıldı. Tam tefarruatlı olarak donatıldık.Doğu bölgesinden her birlikten gönüllü 10 kişi. Kızı komutanlar isterdi. Girne dışında çarpışma çok oldu. Sivil halk boşaltmış. Biz takviyeye çıkıyoruz. Dört saat yerimizden kıpırdayamadık. Çok güzel düğünler olurdu. Harekat öncesi Lefkoşe üzerindeydik. Beşparmaklar’da bombalamadıkları . Evinde erkek kalmamış. İyi paraydı. Doğu bölgesinin bütün otobüs firmalarının otobüslerini durdurmuşlar.57’lik toplar şüpheli bölgelere top ateşine başladı. Kapaklar açıldı. Gönüllü olmayanlar ayrılsın dendi. Bu çok enteresan bir mermiydi. O kadar tehlikeli ki.yani 2 asteğmen. 14 Ocak 2010. Hava sıcak. 7 ay o bölgede kaldık. Necmettin KABASAKAL “Elbiselerimiz kısa kollu. O gece silah olarak G3 verdiler. Zaten sana soruyorlar.Her bölük 125 kişiden oluşuyordu. Bir yere gittiğinde anadan doğma aranıyordun.Uçak bombardımanlarında sırtımızda tanıtma bezleri vardı. yıkmadıkları yer kalmadı.Benim mangadan da şehit oldu. 2 astsubay 2 bölük komutanı bindi. geri çekildikleri yerde harekata katıldık.Allah insana devletinin bozukluğunu yaşatmasın. Tezkere aldıktan sonra epey psikolojim bozuldu. Her hafta düğün olurdu. Yaşlı bir teyze vardı. Şimdi düşünüyordum. Komutanlar cepheye gelirdi. 21 Temmuz’da Girne’ye yaklaştık. Orada canı yanan Türkler harekâta destek 157 . Bu konular açılınca bozuluyorum. Bizi bu hale niye getirdiniz? Yemek olarak bir kepçe sulu bir kepçe kuru yemek… Küçük bir radyodan harekatı takip ediyorduk. Aileden 15 günde mektup geliyordu. Sese göre ve merminin geliş istikametine göre ateş açabiliyorduk. ne namusunu koruyabiliyorsun. Türkiye’ye gidersen kız bol.Asker hangi bölükteyse o bölük düğün yapardı. Oralar ikinci harekatta hayli yer alındı. Mermi yemiş gibi kol acıları çektik. Hastaneye girdiğimle çıkmam bir olur. Yaya (olarak) Güzelyurt bölgesine getirildik. Şehitler Köyü. Ortalık düzeldiğinde askerler oradan kız bulmaya başladı. Kısa kollu. Tanklar desteğe geldi.Mogosa yakınlarında Değirmendere denilen yere konuşlandık. Havan mermileri gemilerin yanına düşmeye başladı. Allah başındaki devlete bozgunluk vermesin. Ben herhalde film çeviriyoruz derdim. Kollarımız yaralar içerisinde . Bu bilgileri sadece hanımımla paylaştım. Yanaştık. menzil dışına. Para almazdı. Bizden önce çıkan gemiler yaralıları geri getiriyordu. Her bölüğe 2 komutan . Gemiler dörder dörder yola çıktı. Ben Kıbrıs’ta bunu gördüm. Ateşkes oldu. Türk köyleri hemen belli oluyor. Girne’nin içerisine doğru girdik. Beşparmaklar’dan atılıyordu. İzne gelmiştim. Bize kalmamız teklif edildi.. cenazeye gidemem. Köylere giremezsin. Havada yanışı ve sesi insanı psikoljik olarak ürkütüyordu. 1 çavuş . Erzurum’dan çavuş olarak katıldım. Erdemli ‘de çamlığın içerisine yayıldık. Tüm gökyüzü paraşütçü birliklerle doldu. Zenginlerin rahatı kaçmış. Kimse ayrılmadı. Bombardımanlarda ada adeta yerinden oynuyor gibiydi. Sabah yaya sahile indirdiler. Samsunlu bir asker de yoğun ateş altında şehit oldu. Sadece sabah sporunda.. Kıbrıs alınması gereken yerdenmiş. Dönüşte askeri hazırlık yapılmaya başlandığının farkına vardık. Kasıklarımıza kadar suyun içinden çıktık. hemen mevzi yapıyorduk. Gemiler orada. Hepsini EOKA cılar öldürmüşler. İnşaat ustası olarak hayata devam ettim.9 er. 5 sterlin maaş vermeye başladılar. 74 otobüs ile Erdemli’ye getirdiler. Yolda gelirken harekata başlanacağı öğrenildi. Kollarımız yaralar içerisinde . Dört uçak geldi. 14 Ağustos’ ta.Tabii fısıltı halinde. Hastaneye.Dört saat denizde bekledik. Düşünmedim bile. Erdemli’de elbiselerimizi değiştirmişlerdi. Sanki bizi Kıbrıs’a pikniğe gönderiyorlar. 2. Mermi yemiş gibi kol acıları çektik” 1973 Temmuz’da piyade olarak Kayseri’ye gittim. Bugün aynı şekilde olsa giderdim. Tezkeresi gelen bir süre sonra kızı almaya gelirdi. Sanki bizi Kıbrıs’a pikniğe gönderiyorlar. Dağlar ateşle kaplandı. Asıl olayı halleden uçaklar ve havanlardı. Çok sıkı tutuyorlardı. En çok zayiat o anda verilmiş. Gece nereye kadar geldin. 2 el bombası. İki misli yer aldık. Gemiler tekrar geri döndü.Radyo bizim hayati konumdaydı. Arazide çatışma halinde iki kişi durmak yasak. Rumların elindeki kobra mermisini ilk defa orada gördüm. Dağların dumanından yararlandık. Tedirginlik vardı. Fakirler bize iyi davranırlardı. Bizim bölükten 4 kişi o köyden evlendi.O yazın sıcağında ayaklarımızın altı patlıyordu. O kadar dere içlerinde taşın dikenin üzerinde sürünüyoruz. O küçük radyo dahi bana o kadar ağır geliyordu ki anlatamam.Çünkü evler toprak. Ne aileni koruyabiliyorsun. O akşam düğünde. Çıkartma gemilerine bindik. Aile bozukluğundan daha tehlikeli. Bir komuta hatasından. Her gittiğimde Hellim peyniri verirdi. Başımızdakilerden nefret ediyorduk. Biz ilk birliklerin ilerleyemedikleri . Kızlar çok istekli olurlardı.Bir gemiye bindi.

Evlere subaylar giriş izni vermiyordu. Akşam çok çatışma çıkıyorduk. Kademede çok araç tamir ettim. Bitlenmiştik. Askere gidesiye kadar çitçilik yaptım. Askeriyeden hafıza kaybım oldu.Limonlar bizi kendimize getirdi. Dağda üç kişiyi esir aldık. Bizim görevimiz keşifti. Çıkan bölük dağıldı. 09 Ocak 2010. Atatürk mah. Bölükten şehit olan oldu. Çıkartma gemisine bindik. Ateş edilen yere ateş ediyorduk. İnsanları farkında olmadan kırıyordum. Yolda halk bize karpuz. İlk gün şehit vermedik. 14 Ağustos’ta harekat başladı. Akşam saat 8 civarında hareket ettik. Üç beş gün sonra ateşkes oldu. Savaş başlamıştı. Piyade Alayı. Adamlar hazırlıklıymış. Bize. Beşparmak dağları bombalandı. General Bedrettin Dalan geldi. Görerek ateş yok. Geriye gönderildim. İrtibat olmadığı için birbirimize ateş ettiğimiz oldu. Alay komutanın şehit olduğunu hemen duyduk. top. Biz mağara gibi yerler de aldık. İleri harekata geçtik. Mekanizma Piyade Alayı’na… Gece alarm verildi. Bölük değiştirildi. İkinci gün Girne’nin üstünde dağa çıktık. Mersin Limanı’na gittik. Alarm vurdu. Zırhlı Tugayı’na gittim. Yola çıktık. Subay takviyesi yapıldı. Silahım G1 piyade tüfeği idi. Çıkartmadan bir ay sonra ancak tıraş olup banyo yaptık. İleride oldu. Askerliğimin etkisi uzun yıllar devam etti. Mersin’de Taşucu’na geldik. Herkesin mesleğine göre iş ve ev verilecekti. üzüm veriyordu. Savaş devam ediyor. Halen öyle”. Unutkanlık var. tank hepsi vardı. Tam teçhizat araç binildi. Bu bilgileri kimseyle paylaşmadım. Silah başı. mevzi değiştir gibi. Kafam keçe gibi. Bir gece kaldık. dağlar yanıyor. Asıl savaş ikinci harekatta oldu. Halen öyle. 1973 yılında piyade olarak askere alındım. 40. Sabaha karşı uçaklar geldi. Kafam keçe gibi. Taarruza geçtik. Muzaffer GÖBEKLİ “Herkes atletini çıkarsın. Dağda betondan mevzileri aldık. Yağma olmadı. En fazla kaldığım yer Omorfo bölgesiydi. Bülbülderesi Köyü. Herkes atletini çıkarsın sırtına bağlasın dedi. Uçakların bizi bombalamaması içinmiş. Döndük. İçkiye başladım. Sabah şafakta Girne’ye çıktık. Halen etkisi var. Sürekli hareket halinde idik. Uçakların Rum kesimine dalışını seyrediyoruz. En çok sıkıntı çekenler komandolar oldu. İkinci harekata kadar Beşparmaklar’da bekledik. Dört saat denizde bekledik. Geceleri çok bağırarak kalkardım. Hemen 19 Temmuz’da çıkartma gemisine bindik. Yolda öğrendik. Sabah saat 8’ de Kıbrıs’a ulaştık. 49. Yanaştırma gemisi ile sahile çıktık. Rumlar ateşkesi dinlemiyordu. Ailem harp sahasından geldiğim için beni sakinleştirirdi. Çok sık arama yapılırdı. Sonra verildi. Her taraf duman. Çok sivil esir aldık. İnerken 50 m. Dağda çok terk edilmiş yemek sofralarına rastladık. 158 .veriyordu. Bulunduğumuz yerde geceledik. Plajdan çıkar çıkmaz karşımızdaki limon bahçelerine girdik. O akşam Beşparmaklar’da kurşun yağmuru başladı. Dağdan aşağıya inmeye başladık. Oradan terhis oldum. Sürekli hareket halindeydik. Beş sene önce bıraktım. Kıbrıs’a gittiğimiz söylendi. İlerleyen günlerde dinlenebildik.Yolda bizi gemi tutmuştu. Uçaklar bombalama yapmaya başladı. Çok gece ailemin yanından kalkıp gittiğim oldu. Türk köylerine girdiğimiz zaman bize yiyecek içecek verilirdi. Rum kesimine geldik. Gece yüzbaşı bizi topladı. Buradaki hayattan söz ederdi. 140 mermi verildi. Evlere tarama için giriyorduk. sırtına bağlasın” 1974 Mart’ta piyade olarak Antalya’da askere alındım. Bir tayını 30-35 kişi paylaştık. Kimse uyumadı. 2 Ocak 2010. Sabaha kadar kendimizle çarpışmışız. Bölük komutanı belki bizi bir haftada toplayabildi. Tüm alay konvoy halinde idi. Oradan Islahiye’ye. Önümüze ne geldiyse… Düz araziye indik. Gece ateş devam etti. İşi düzgün Rumlarla işi olanlar daha biz oradayken harekâtı istemiyorlardı. En son Omorfo tarafına geçtik. yayan suyun içinden geçtik. Rüyalarımda çok çatışmalara girdim. Bize moral konuşması yaptı. Bugün aynı harekat olsa hemen giderim. Biz dağda Lefkoşa tarafına kuş bakışı bakıyoruz. Uçaklar geldi. 2 gün önce. Bunlar hep Kıbrıs’ın eseri oldu. Girne’ye çıktık. Bizim tabur komutanı 3 yıl Kıbrıs değiştirme birliğinde görev yapmış. Dağda çok şiddetli çatışma oldu. 2 el bombası. Subaylar bize bol bol limon yeme emri verdi. Muzaffer YÜKSEL “İrtibat olmadığı için birbirimize ateş ettiğimiz oldu. Sabaha kadar kendimizle çarpışmışız. Gaziantep 5. Teskereye geleceğimiz zaman orada yerleşmemiz için teklif edildi. Evde çok huzursuzluk yaşadım. Korku hissi gelmedi. Havan. Düzde çalışır vaziyette tanklar gördüm. Yanımıza harp paketi verilmişti. Yoğun 106’ lık havan ateşi vardı. Bölük komutamız Yüzbaşı Yıldırım Kılkılıç idi. Tam tesisat arazide yatıyorduk. Bizleri arayan soran olmadı.

Barış gücü karargâha geldi. hani bana mektup yok mu ? Komutanım sizin postanız var” 1951 doğumlu olmama rağmen askerliğe hemofili hastası olduğum için 2 sene tehirli gittim. İzmirliymiş. Biz öğlen oradaydık. Kurşundan burnumuzu dahi kaldıramıyoruz. Takviyeye gittik.Piyade Alayı’na askere alındım. Yüzbaşı bir sterlinin karşılığının 165 lira olduğunu söyledi. Kişiye özel evrak hariç tüm evraklar elimden geçerdi. Bölgeyi ele geçirdik. Çatışma devam ediyordu. susuzluk en büyük sıkıntı . Beş sterlin maaş alıyorduk. Silahlar. Ankara’ya gittik. Her türden sanayi. Orada komando birliğini basmışlar. Zırhlı piyade olduğumuz için.” dedim. Bol miktarda mermi dağıtıldı. Bütün subaylar bölüklerinin başına koştu. Her gün sıkı eğitim ve ders başladı. Evliymiş. Bize kalmamız için hak tanıdılar. Haber merkezindeydim. İkisi yaralıydı. Toplam 60 helikopter. O ara alayın alarmı vurdu. Konyalı asteğmenimizin vücuduna şarapnel parçası geldi. Yaralı ve şehitleri orada gördüm. Köyün çıkışında pusuya düşürmüşler. Sigara. Bu askerle yıllar sonra Menekşe çay bahçesinde yanımdaki arkadaşım ailesi ile tanışmış.Yaklaşık 1000 mermi. Teslim edildi. İlk gün Tinbu bölgesini ele geçirdik. Yaklaştık. İndirdik. 4 Ocak 2010 Göllüce Köyü Mustafa PALAOĞLU “ Türko asker vurmaz. Oradan terhis oldum. iki çocuğu varmış. yiğitlerim!” diye tebrik etti. Yaralı ve şehitleri bir gün sonra gördüm. Önce Kıbrıs haritaları geldi. Aracı taramışlar. Silahlarını aldık. Avcı kümesi üzerinde 3 saat görerek ateş ettik. Tabur önünde içtima halindeyiz.Yağmaya izin verilmedi. Bizim komutanlar karşılık verdirmezdi. Oradan 50. İkinci taarruza hazırlık yapıldı. Silahlarımızla sedye yaptık. Ortaköy Gönyeli’ye indik. Tüm evrakları ben alır dağıtırdım. Yaralarını sardık. En emniyetli bölgeymiş. Ovacık mevkiine konuşlandık. Subaylar yabancıydı. Geri çekilirken bir komanda eri göğsünden mermi yemiş. hemen tabur binasının önündeki alarmı bizzat kendi verdi. Evrakı önce ben kaydederken okuyorum. Her taraf asker. Hatırladığım subay tümen komutanı Tümgeneral Osman Fazıl Polat ikinci harekatta bizle beraber çatışmaya girdi.Levent’te Mustafa Güneri Boğaz Hastanesi’ne götürdük. Tümen emrine verildik. Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Mücahitler bizi araçla bekliyordu. “Beni merak etme. 1974 yılında 28. Bir hafta bir köyde kaldık.Takım kuruluşu yapıldı. 1973’te askere alındım. Boğaz bölgesinde askeri hastane kurulmuştu. Bayraklı’dan. Tanımıyorduk. Eco (Ecevit) ‘nun askeri asker vurmaz” diye bağırıyorlardı. Çatışma başladı. Mermi dağıtıldı. Topçuydum. Barış gücü kontrol ediyordu. Oradan terhis oldum. Piyade Alayı’na gittim. O sıcakta kurtlanmış. Tümen komutanı dahil. Mustafa EFE “Hey topçu. Denizli’ye çavuş talimgahına geldim. Rumlar çekilmeye kaçmaya başladı. Sigara fabrikasına gelen dört Rum askerini silahları ile beraber esir aldık. Bir hafta dinlenmeye çekildik. Uçaklar önümüzde bombalamaya başladı. Tüfeklerine beyaz bayrak asmışlar. Tümen komutanı elinde tabancası ile bize katıldı. Kalanlar oldu. Binbaşı İlhan Oba ciple geldi. Babama mektup yazdık. Sivil otobüslerle Mersin’e hareket ettik. Karşımızda Boğaz bölgesi vardı. Eco (Ecevit) ‘nun askeri asker vurmaz” Askere kadar işçilik yaptım. Çavuş olduk. İki ay sonra haberleştim. Bir manga 10 kişi bir helikoptere biniyordu. helikopterler… 20 Temmuz sabahı harekat başlamış. 9 Ocak 2010. Sanayi bölgesine girdik. Bütün üst rütbeli subaylar geldi. Bütün araçlara cephane yüklendi. 45 dakikada Kıbrıs’a indik. Yanımızda harp paketi var. Kıbrıs’a çıkılacağını belki 10 gün önceden biliyordum. taciz ateşi açardı. Sonra Magosa istikametine yöneldik. Isparta’ya gittim. Üç tane esir aldık. Arkadaşım Piyade Çavuş Samsunlu Maksut Birinci şehit oldu. ayakkabı… Birlik Paşaköy’de kaldı. 24 kişi. 16 Temmuz günü idi. Öğlenden sonra 3-4 arası ateş kesildi. Sallamaya başladık. Kurşunu önden yemiş arkasından çıkmış. Konvoy 159 . Tekrar pusuya düşmemek için geri çekildik. 58. 372 liraya tekamül eden maaş alıyorduk. Bölükten az kişi şehit verildi. Cepheye gittik. Rum-Türk karışık idi. Ağlaşmışlar.Topçu Tugayı’na. “ Türko asker vurmaz. Bugün aynı şey olsa hemen savaşa giderim. Aldık. Yarası ağırdı. Tümen komutanı bizlere “Benim askerlerim böyle cesur. Yağma olayı görmedim. Her seferde 20 helikopter devamlı asker taşıyordu. Komutanlar geldi. Yeşil hat orada çekilmiş. Parçalandı. İlk çatışmamız Sıhari’de oldu. Hemen helikopterlere bindik. Biz baskının üzerine gittik. Müthiş bir moral. Şehit oldu. Vatan aşkı. Oradan Lefkoşa yanında Değirmenlik Köyü’nde kaldık. Açlık. Bizim nereye gideceğimiz belli değil. Sabaha karşı taarruz istikameti Magosa sanayi bölgesi. Ben takım çavuşuydum. Hastaneye gönderdik. Alpkent Mah. Rum. Çam ağaçlarının altında mücahitler Rumca soruyorlardı. Elimize beyaz bayrak verildi. Silahım çatal ayak G1 idi. yirmi dört gün bir tepede kaldık. 17 Temmuz’da bir gece Ankara’da kaldık. 1. Zaman zaman arama yapılırdı. 40.

Birbirini kırdı. Alay komutanı ikinci veya üçüncü gün şehit oldu. Nereye gittiğimiz belli değil. Hepimizde saç sakal. Kıbrıs gazisi babasının birliğine özellikle göndermişler. Filo halinde etrafımızda savaş gemileri eşliğinde gidiyoruz. Sekiz ay toprakta yattım. Bir bölük bir gemiye biniyor. Bu benim için büyük bir onur oldu. Mersin halkı evlerden yemek getirdiler. Bu 3-4 gün devam etti. Duvarların her tarafı kan. Fotoğraflarını gösterirdi. Bu zamana kadar Girne’de bekledik. Demirciköy. Harekatın üçüncü günü Rumların tankları geldi. Evliydi. Alay komutanı şehit olduktan sonra tümen komutanını tankın üzerinde Girne’ye girerken gördüm. Plaj zamanıymış. Bizden hemen önce deniz piyadeleri çıkmış plaja. Bizi selamlıyordu. Makineli tüfekle ateş ederken mermim bitti. Açıkta beklemedeyiz. Gece cephane ve el bombası dağıtıldı. Mevzilere tankımız revolar arkasında topla girse gizleme ağını çektin mi görünmezdi. Arkadaşlarım. Yardımcısı yarbay kurtulmuş. Şuurum bozuluyor. Sabah Mersin’deydik. portatif bir sandalye üzerine oturmuş yüklemeyi kontrol ediyordu. Bir ara yorgunluktan sızmışım. Kasığa kadar suyun içinden çıktık. Yaklaşık 30 kadar. Albay alay sancağını diktiğimiz binada şehit oldu. Kiliselerde sivilleri topladık. Uçaklar geldiğinde ilk olarak bu binbaşı ile irtibat kuruyordu. 8 sterlin maaş aldık. Akşam karanlığında açıldık. Her gece Rumlar gece aydınlatma mermisi atıyor. Bu arada devamlı asker çıkarıldı. Dağlar tekrar bombalanmaya başladı. Havan mermisi binanın içine girmiş. Sıkı tutuluyordu. Sabah tabur komutanı yaralı idi. Kıbrıs gazisi olmak benim için onur. Bölük komutanı Torbalı Askerlik Şubesi ile irtibata geçmiş. Girne’de esir aldığımız oldu. Dağlar yanmaya başladı. Gemiler sürekli yer değiştiriyor. Sevimli bir kişiliği vardı. Sabaha karşı Kıbrıs’a yaklaştık. Oradan terhis olduk. Hemen yer değiştirdik. Devamlı ateş altındayız. Girne’nin sahilinde bize havan ateşi açılmaya başladı. Ateş gelen yere ateş ediyoruz. Oğlumun dağıtımı Kıbrıs’a çıkmış. Tümen komutanı Bedrettin Demirel bizim alaya çok gelir. Ağlıyorum. Çatışma başladı. Dört gün kaldım. 19 Temmuz günü akşamüzeri denizin yüzü çıkartma gemileri ile dolu. Savaştığım yerleri dolaştım. Girdiğimiz evlerde yemek haricinde hiçbir şey düşünemiyorsun. Önce biz çıkartmaya başladık. Büyük telsizlerin yanında bulunuyordu. İkinci Harekat’ta Girne’den Beşparmaklar’ı ancak aştık. 160 . “ Hey topçu hani bana mektup yok mu?”. Kıbrıs’a oğlum sayesinde tekrar gittim. 5-6 yakın arkadaşım şehit oldu. Bir oğlum var. Hiç çarşı iznine çıkmadım. Yolu geçen askeri araç portakal. Boğaza yöneldik. Elinde evrakları ile izne geldi. Komutanımı çok severdim. Elazığ’dan Hikmet Koman yanımdaydı. Topladık. Hikmet beni kurtardı. Metin TERZİOĞLU “Çok aç kaldık. Sıçramışım. Üst aramaları başladı. Ben de kendisine “ Komutanım sizin postanız var” derdim. Alay komutanımız rahmetli Albay İbrahim Karaoğlanoğlu sırtında bir parke. Evraklara bir baktım benim Kıbrıs’ta askerlik yaptığım birliğe gidiyor. En büyük eksik harekatta muhaberesizlikti. İkinci Harekat bittikten sonra subaylar astsubaylar asıl savaş durumunda olması gerektiği şekilde rütbeli geldi. Hikmet‘le bir araçtan birer kasa mermi aldık. Küçük bebeleri vardı. Bizim alay her yıl orada hazırlık yaparmış. savaş gemileri de ateşe başladı. Havan yemiş. Albayımı Osmaniye’de her gün görüyordum. Birliğin içine girdi. Lefkoşa tarafına Yılmazköy’e yöneldik. En yakın arkadaşım şehit oldu. Uçaklar ona göre bombalıyordu. Lefke’ye doğru yöneldik. Sabaha kadar çatışma oldu. Bindirme yapıldı. Uçaklar bombalamaya. Her devlet helikopterlerle sivillerini aldı. Sipere girerken bir asker vuruldu. Yem bizdik. Değiştirme birliğinde sıcak yemek bulduk”. Çıkartmaya başladık. mandalin bahçelerine dağıldı. 17 Ocak 2010. Şarapneller insan arıyor. Bizim bölük komutanı üsteğmen Osman Yılmaz’dı. Arkasından yoğun ateş… Dağlarda yıllar öncesinden beton mevziler yapılmış. Herkes kendi yerine yerleşti. İkinci Harekat’tan sonra 120 kişilik bölükten 67 kişi kaldığımızı öğrendik. Yüzünü çevirdik. Alarm vurmaya başladı. Savaş filmlerine baktığım zaman o günlerim aklıma geliyor. Bir emir geliyor geriye. Makineli tüfek ile gece ateş gelen yere ateş ediyorduk. Denize iniyoruz. Onların Beşparmaklar’dan attığı her mermi bize zayiat veriyor. Bana takılırdı.halinde akşamüzeri yola çıktık. Ancak oraya varasıya kadar aylarca mevzi kazdık.6 makinelide yanımda. Savaşa gittiğimiz belli. Hikmet’miş. şehit olanlar aklıma geliyor. Tepemizden havan mermileri ses yaparak geçiyordu. Asker yorgun. Ankara’ya tankçı olarak gitti. Biz ise karşılık veriyoruz. Biz de bir hava binbaşısı vardı. 12. Savaşı yaşayan bilir. İlk içtimayı ikinci harekâttan sonra olduk. Ne buluyorsak yiyorduk. Erdemli’nin üstündeki çamlığa konuşlandırdık. Bugün karışıklık olsa derhal giderim. Ne olduğumu anlayamadım. İkinci harekat bittikten sonra Aybasıl’da evlere yerleştik. Gemilerin arasına mermiler düşmeye başladı. Alarm verildi. Bir binanın dibine sığındık. Zar zor tahrip ettik. Çavuşlar 10 sterlin alıyordu. Aramız 100 m idi. Ama onlar kadar etkili değil. Bölükler birbiri ile çatıştı. Hikmet sonra şehit oldu. Sırtımızda deri kalmadı.

Gemiler sahile yanaşamıyordu. Nerde taşıyacaksın ki? Terhisime 5 ay kala yatak yorgan yüzü gördük. İkinci Harekat’ta Torbalı’dan Hüseyin Kurtuldu şehit oldu. Kıbrıs karışmaya başlayınca izin bitmeden kendim geri döndüm. Yunan’ı. Aynı bölükte ama ayrı takımdaydık. Havan ateşi açıldı. Bayrak radyosu. Dom Oteli vardı. 5 Ocak 2010. Değiştirme birliğinde sıcak yemek bulduk. Mücahitler bize Girne’den katıldı.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Rumlardan çok sızma oluyordu. Gaziantep tren istasyonunda trene araçları yükledik. Sağımızda solumuzda donanmadan koruma gemileri vardı. mücahit tercüme ediyordu. Aynı bölükten Yusuf Tanırgan komşusu olduğunu söyledi. Temmuz ayı idi. Böyle bir manzara vardı. Torbalı Mah. Sabah 8’ de. Levyeli. Bir tanesinin adını hatırlıyorum. Bölük komutanımız çok kurnazdı. Çok yaralı ve şehitle karşılaştık. Ben 50. Feramuz Kalay kıdemli üsteğmen bölük komutanıydı. Görerek çatışmadan çok ateşin geldiği yere ateş ediyorduk. Göndeme köyü. Oradan terhis oldum. hazır vaziyette yola çıktık. Tecrübesizlikten.4. 1. Daha sonra inzibat olarak Girne’ye verdiler. Ayrancılar. 60 kişiydik. Sabaha kadar yol gittik. Üzerimizde yaklaşık 200 mermi vardı. Tek battaniye ile mevzide uyuyorduk. Harekattan önce izne geldim. Sahilde toplanmış vaziyetteydik. 20 civarında aracımız vardı. Her alaydan asker seçiliyordu. Suyu bulmak mucize bir şey. Asker esirler boğazdaydı.2. Piyade olarak Sivas Silah Taburu’na. Toplanan esirler tercümanlık yapıyorlardı. Domuz çiftliği vardı. Çünkü dosyam kayıptı. Geceleri yoğun ateş devam ediyordu. Alay çok zayiat vermişti. Yeşil hatta kadar ilerledik. Üç dört ay boyunca savaş suçlusu olarak yargılanmaktan korktum. Kırnı’ya geldik. Dağlar yanıyordu. Biz denizdeyken savaş başlamış. Yağma olayı olmadı. Bize giderken peksimet verdiler. Isparta’ya. 100 m sahile uzak suyun içinde çıktık gemiden.5.Askere kadar işçiydim. 1. İkinci Harekat’ın başladığında taarruz emri verildi. Ateşkes yapıldı. Sabah Kıbrıs’a vardık. Oradan terhis oldum. Yaya piyadelerin arkasından gidiyorduk. Bölük komutanı vurulmuş yerine teğmen geçmiş. Beşparmaklar bombalanıyordu. 5 Ocak 2010. Bacağı roketatarla koptu. Zırhlı Tugayı’ndan Kıbrıs’a gittim. Rum askerlerinden ölenler bizim mevzilerin arasındaydı. Savaş suçlusu olarak yargılanmaktan korkuyordum. Çıkartma yapılmıştı. Yığınak yapılıyordu. Çok aç kaldık. Araç kullandığımız için biz yoldan takip ettik. Yaklaşık 800 sivil esir vardı. Rum’u hepsi vardı. Birinci Harekat’tan sonra Lefkoşa tarafına geçtik. Biz ona yardımcı oluyorduk. Araç olduğu yerde kaldı. Üsteğmen Haşmet Karatmaca. Diken üstündeydim. oradan Sarıkamış Dağcılık Taburu’na gittim. Çok yaralı askerle karşılaştık. Oradan Osmaniye ‘ye her birlikten beşer kişi 50. 19 Temmuz günü yola çıktık. Bölük komutanım olacak o harekata hemen girerim. Piyade Alayı’na takviye olarak seçildi. Yol gösteriyordu. Açlık çektik. Piyade Alayı’na katıldım. Girne’ye çıktık. Bize ateş Beşparmak’tan geliyordu. Silah olarak ayaklı G1 verildi.2 ay sonra banyo yapabildik. Birinci Harekat’ta Girne’deydik. Ovada çatışmaya girdik. Mehmet SEVİNÇ “Dosyam kayıp. Harekât’tan sonra Rum köyüne yerleştik. Türk köyleri bize peynir ve köy ekmeği verdiler. Dosyalar elimize verildi. Gemiler destek kıtaları devamlı destek ateşi yapıyordu. Komutanlara yardımcı oluyorlardı. Limanda boş arazide bekledik. 2. Mermi sıkıntısı çekmedik. Araç üstünde çavuş arkadaşımız uçaksavarı kullanıyordu. biz hırsız kovalar gibi arkalarından koşuyorduk. Keçiboynuzu ile çok günümüzü geçirdik. Asıl çatışmaya ikinci gün girdik. Arkadan gelen sıhhiye birlikleri yaralıları alıyordu. Tabur . 500 m geri çekildiler. Başka araçta bulunan arkadaşımın adı sanırım Fethi idi. 161 . Bizim arkamızda veya önümüzde tanklar vardı. Dokunmadık. Kıbrıs’a gideceğimizi anladık. Mesela bizi Girne’de gece geri çekmese hepimizi tek tek avlarlardı. Bölük’ten 28 kişinin sağ kaldığını biliyorum. Kariyer kullanıyordum. Diğer arkadaşlarım helikopterlerle Beşparmak’a indi. Komutanlar soruyor. Zaman zaman arama yapılırdı. Gemiye bindik. Bölük 125-130 kişiydi. Küçük radyolar vardı. Moral veriyordu. Köyün Rum muhtarı kaçamamış. Mersin’e geldik. Barış Gücü sonra geldi. Devamlı sağdan soldan asker geliyordu. Gaziantep 5. Osmaniye’den Mersin’e geçtik. Olduğu gibi esir doluydu. Akşamüstü yola koyulduk. Türk köylerine kontrol altında gidiyorduk. Zaten fırsat yoktu. Beşparmak’a doğru hareket ettik. Rum askerleri kaçıyor. Alarm verildi. 1973’ te mekanize piyade olarak askere gittim. 1974 Mart’ta asker oldum. Lefkoşa tarafına geçesiye kadar çatışmaya girmedik. 50 m önünü veya 50 m arkasını koruyabilir. Kulaktan kulağa alay komutanının şehit olduğunu duyduk. İçi cephane dolu. Ailemle hiç irtibatım olmadı. Neyin ne olacağını hesaplıyordu.

İnzibatlık yaptık. Şafak söktü. Çıkartmaya hareket eden bizdik. Dögerlik köyü. 3 gecedir uyku yoktu. Tavuklar açlıktan birbirinin etini yemiş. Nerede olduğumuzu bilmiyoruz. Açıldı. Çevremden ayrılmazdı. Birinci Harekat başlamıştı. Tankçılar en çok kızdıkları insandı. 3 Ocak 2010. Öyle sağ olduğumu öğrendiler. Sabah Serdarlı’ya oradan Maradona köyüne gittik. Biz yemmişiz. ondan sonra ben çıktım. Orası buradan en az 20 yıl ileride. Ama kimse bilmiyor. Piyade Topçu Taburu’na gittim. Akşamları herkes onun başına toplanıyorduk. Tavukların kümesi kapalı kalmış. Esir olarak. Magosa’ya doğru yürüdüler. İkinci Harekat öncesi radyodan barış sağlanamamıştır dedi. Adamlar hazırlıklıymış. ev. Aldık. Sivilleri Türk askerinden kaçırmak mümkün mü? Küçük bir radyomuz vardı. Ölünü dirini istiyorlar. Suya ineceğiz. Yakındaki tank birliği hemen harekete geçti. Araştırma yapılıyor. Güneş enerjisini ilk orada gördüm. Eş. Gece dalga var. İçimizde suyu görmemiş kişiler de vardı. Gemide ışık yok. Savaş hiç iyi bir şey değil. içeceğini temin edip gözetim altında tutuyorduk. Nihayetinde o da bir insan Biz esirlere böyle davranıyorduk.Uyumuşum. Türkçe dahi zor konuşuyordu. Bir arabamız yanlışlıkla Rum kesimine geçmiş. Islık çalarak havan mermisi geliyor. İneklerin memeleri davul gibi olmuş. Tek gemiye biz bindik. Bizden başka gelen gemi yoktu. Gemi komutanı konuşmaya başladı. Kara 1 km uzakta. Güneş doğmadan gemi gelmiyor. Evlerden topladığımız eşyaları ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorduk. Gelişmeleri oradan takip ediyorduk. Girne tarafından uçaksavar ateşi başladı. İki koldan esirlere su veriyoruz. Köylü çocuğuyuz. Teslim olanları kiliseye toplayıp yiyeceğini. Evler terk edilmiş.45’te. 04. Hiç unutmam Nasır Karatay.” Askere gidesiye kadar mobilyacıydım. Tüm canlılar etkileniyor. sivil hayattaki mesleğine uygun iş veriliyordu. Gemi hareket etti. Çıkartma gemisine. Kızılhaç’a teslim ediyorduk. Gidip gitmediğimiz belli değil. Su bazı yerde insan boyu. Tüfeğini bırakmış. Bizim gemi yemmiş. Alayda kimse kalmadı. bir kayzer. Sularını verdim. Üç ay mektup yazmadım. Hadi geriye. Domuz avluda kalmış. Serdarlı’ da 21 Rum askeri getirmişler. Mehmet DOĞAN “Alay komutanının vurulduğu duyulunca asker hırs küpü oldu. Mermiler geminin dibine düşüyor. Yoğun çatışma oldu. Mersin Alata diye çamlığın içine girdik. İsabet almadık.” 1973 Temmuz’da muhabere olarak Mamak’a askere alındım. 19 Temmuz günü sabaha karşı farklı bir yere gittik. Dirmil’den İbrahim Karaaslan araçla geçerken yere not attı. Gece devamlı alarm veriliyordu. Hemen ardından uçaklar geldi. 10 ay kaldım. “ Arkadaşlar Kıbrıs’a barış harekatı yapacağız” . 2-3 havan düştü. Karşıda sadece küçük bir sırt gözüküyor. 16 Temmuz’da alarm verildi. Yemlerini veriyordum. Köylü olmam nedeniyle kümesleri açtım. 14 Ağustos sabahı harekat başladı. Yüreğim dayanmaz. Bana” Mehmet benim tüfek yoktur. Bizim bölüğün işi her köye karakol kurmaktı. Ortalığı birbirine katıyor. Kilisede toplandığını öğrenmişler. Ben tüfeğimi kendisine verdim. Mart 1974’ te topçu olarak askere alındım. Bize söylenen deniz tatbikatı yapılacakmış. 5 sterlin maaşımız vardı. Savaş sadece insanlara karşı olan bir şey değil. Rumlar tankçıyı gördüler mi herkes onun başına çöker. Güneş ağardıkça ortam belli oluyor.Sadece bizim gemi hareket etti. Hepsi bekliyor. İnek barım barım bağırıyor.Karaya ayak basan beşinci kişiydim. Geri hizmetteydik.00 civarı. Anlaşmayla vermediler. Kalmak isteyenler evli olmayacak. Tasla içirirdim. Torbalı Demirci köyden Mustafa Efe. 5 m yüzdük. Hazırlık varmış. Buzağısını koyuverdim.”dedi. Tekrar suya atladım. Tam teçhizat. Tank birliği harekete geçince serbest bıraktılar. Takviye birlik olarak Osmaniye’ ye geçtik Açlık eğitimi aldık. Beşparmaklar’mış. Burada künyemi beklemişler. Binbaşı İnal Oba idi. Gemiye mermi vurduğunda net duyuyorsun. Çanakkaleli ve Aydınlı çavuş. Karaya 500 m yaklaştık. Bilmeyenleri yüzme bilenler kurtardı. Kıyıya çıktık. Üstün kalan yaşamış. Dikoma’ya yerleştik. Komutan.Türkiye’de fakir olan askerimizden orada kalanlar oldu. Kapak askıda kaldı. Ankara’dan Erzurum’a gittim. Burdur’da yaptığımız eğitimin iki mislini 33 günde yapmıştık. İç çamaşırlarımızı evlerden temin ediyorduk. Bir bölük bir gemiye bindi. ordan Osmaniye 50. Acele köye mektup yaz. Savaş sadece insanlara karşı olan bir şey değil. Patladığında minare boyu su yükseliyor. Tutmasını söyledim. O anda dışarıya baktım. Kayalık tarafa vardık. Tüm canlılar etkileniyor. Onlar nasıl davranıyordu bilmiyorum. Rum sivilleri askerin gözetimi altında tutuyorduk. Kimsenin bilgisi yok. Aklıma gelen duayı okudum. Saat 11. Limana vardık. Bir cip. Karakol komutanı tankçıydı. Kıbrıs’a gemiyle giderek Girne’ye ayak bastık. Gemi hızını artırdı. İlk çıkan Bursalı asteğmen. Mevziler kazdık. 21 tane daha çıkartma gemisi.Mehmet KÖKEN “Savaş hiç iyi bir şey değil. Mardin Cizre’den. Onun tüfeğini 162 . Yani Beşparmak Dağları. Aç. Yaklaştık. Dikoma’da çeteci Rumlar baskın yaptı. Buzağısı emdi. Elleri arkasına bağlı. 1975 Mart’ta terhis oldum. Burdur’a. Deniz kenarına iniyoruz. bir doç geçti.

Onların vasıtasıyla ayakta kaldık. Bir de bot aldım. Kapattı cebine koydu. daha teknolojik olduğunu gördük. Esirler de var. Albayın vurulduğu ağızdan ağza duyuldu. Tanklar gelmedi. Geriye baktım.Susmuyor. Ellerini kaldırıp bana doğru koşarak geliyor. O su bana şerbet gibi geldi. Adıyamanlı Çavuş İhsan Toraman geldi. Gürültü arkadan geliyor. Arka arkaya beş tank geliyormuş. Tam hatırlamıyorum. 3. Tuzlu olduğu aklıma dahi gelmedi. Rum askerleriymiş. İçinde pancar su motoru var.Girne boşaltılmış. Yedik. Açlık akla gelmiyor. Trafik solda. Geri sürünerek gittim. En az iki hafta keçiboynuzu ile idare ettik. Aramızda 10-15 m. Bıraktım. Bazı yerlerden hafif duman çıkıyor. Bizi mücahitler karşıladı. Sususuz.Yanan çalıların kazıkları kalmış. tankların geldiği yöne ayarlamış. Bölük komutanımız Yüzbaşı Erol idi. Asteğmen beni geri çağırma işareti yaptı. Benim bildiğim üç kişi havan mermisi yakınlarına düşmüş. Emir geldi. Rumların silahını taktık. Asker dağıldı. İçim yanmış. Buyur asteğmenim.Bir ambulans ölümüne geliyor sanki. İki katlı bir binaydı. Bina haşat oldu. Bir çukurda su gördüm. Onun durumunu görünce askere yatın arkadaşlar diye bağırdım. O ana kadar yaralı ve şehit olmadı. Yemyeşil. Kayalıklara çıktık. Girne sahil kısmından ilerledik. Orasını burasını 163 . Sanki motoru patlayacak şekilde. Binanın kuzey köşesinde alay komutanımız Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’nu gördüm. Girne alınmış. Rumların silahlarının daha modern. Mümkün olduğunca gizleniyorsun. Herkes Rum aramaya başladı. Oraya vardık. Bu arada sağ taraftaki evin önünde üzüm asmasını gördüm. Asteğmen ayıktı. Girne’de 2. Yaklaştı ellerini belime kilitledi. Ahmet Çırpan roket atarı yola. Rumların attığı bir kör kurşuna gitti. Onların mermisi ile bizim silahla deneme ateşi açtık.Girne’ye doğru. Deniz suyu olduğu aklıma geldi. Her taraftan kurşun yağıyor. var. İmha olunan tankın uçaksavarını söktük. Zar zor geriye vardık. 8-10 kişi vardı. 1 km geri gittik. Bize ateş eden olmadıktan sonra ateş etmiyorduk. Bu arada Rum miğferleri başa daha oturaklı. Çocuk İngiliz’miş. İlerlemeye başladık. 14 Ağustos’a kadar Girne bölgesindeydik. Asker. 15-16 yaşında bir kız çocuğu. Bir tokat vurdum. Ellerini açtıramıyorum. Yaralı çok oldu. Gece ateş etmek yasak. Şok olmuş. Başka bir asker beni çocuktan kurtardı. Beraber tankların yanına gittik. Ateş açtım. Anlamıyorum. Göğsüme üzümleri doldurdum. Bir eve girdik. Ev kaba inşatta bir ev. Askerin içersinde de şok olan var. Elinde küçük bir defter gibi bir şey var. Kollarımız yanıyor. Üzümleri arkadaşlara dağıttım. Matarayı da doldurdum. Herkes bir yere gizlendi. Yani o alan kontrol altında. Kafayı bir soktum. Miğferi ve botları terhiste teslim ettim. Her şeyi bırakıp gitmişler. Sol tarafım üzerine sürünerek 3040 m. Köydeki bahçe yaptığımız motor aklıma geldi.ararken iki tüfek buldum. Mutfakta kahvaltısını bırakmış. Batarya komutanı üsteğmen Ahmet Çırpan idi. Aldığımız eğitime göre kapağına suyu doldurdum. Küf yapmış. Bölük komutanı duyunca güldü. Herkes er görünümünde. Ambulâns geçti. Küçük evdi. Bir kulübe var. Küçük bir el feneri ile bakıyor. Deniz kenarındayım. Sahilde yaralılar var. Bir ormanın yanına çöktüm.Bir araba sesi geliyor. Kuş gibi çığırıyor. O civardaki bütün asker oraya ateş ediyor. 300 m ilerideki binaya girdiğini gördüm. Kendi kendime dedim ki ne çabuk yaralanan oldu da ambulans olsun. Kapılar açık. Beşinci tankı vurduktan sonra yaklaştık. O şekilde kız çocuğunu götürdüm. Asker yattı. Ayağa kalktım. Bir iki saat geçti. Bizim silahı söktük. İleride durmuş. En sonunda uçakla havaya uçuruldu. Sahildeki küçük bir set bizi korudu. Bu arada paraşütçü komandolar inmeye başladı. Ses yok. Yolun üst tarafına geçtim. Bir mandalikteyiz. Kayalıkların düzlüğü Girne’den Lefke’ye giden yol yanıyor. İki çanta da mermi aldım. Döktüm. Yanında kimse yok. Yolun karşına geçti. Dimdik elinde tüfekle duran gibi. Kısa kolluyuz. Ben de bir bina temeline gizlendim. İnsan kendinden tiksinmeye başlıyor. Ses geliyor. Geri döndüm. Kanasıya kadar içtim. Geri döndüm. Rumlar tepeden baktığı için bizi rahat görüyor. İçemedim. İlk ateşim. Beşparmak Dağları’na saldırdı. Şok olmuş. Sürünmede kollarımızı kazıklar yarıyor. Yola çıktık.O silah öyle susturuldu. Bizi vurmaya çalışıyorlar. Arı gibi gidiyor. Diğer silahı birisi elimden aldı. Sanki uçarak geliyor. Bir şeyler söylüyor. Biraz daha gittik. Öyle hızlı geçti ki. Kafamı geri çevirdim. Çitlembik ağacının altında. gittim. Cüsseli biriydi. İçine taş attım. Tekrar tank taarruzu bilgisi geldi. Yoğun ateş var ama biz bir tepeciğin arkasındayız bizi etkilemiyor. Yat emri verdi. Döndüm. İki hafta sonra ekmek geldi. Harekat’a kadar kaldık. Soldan sıfırdan gidiyorum. Dibinde kuyu. Onlardan birini aldım. Küfü sıyırdık. Bir süre sonra susamışım. Sivil halk çok nadir kalmış. İç çamaşırı bir ay sonra değiştirdik. Yerinin belirli olmaması için. O arada bize kuzeyden tank taarruzuna uğrayacağımız bilgisi geldi. Flama diktik. Savaşı unuttum. Albayın vurulduğu binaya yakın bir silahı susturamadık. 5-10 adım gitmedik. Beni yakaladı. Subaylarda rütbe yok. Geri döndük. Bölükten ateş idare kısmından şehit olan oldu. Sabah oldu. Herkes siperde. Benim dibimden elinle vurmaya çalıştı. Bir kişi daha kaybetmiş demek ki. İlk çıkan tankı vurdu. Uçaksavar mermisiyle. Mermiler birbirine uyuyor. Silahı doğrulttum. Ses bana doğru geliyor. Su var. albayın vurulduğunu öğrenince hırs küpü oldu.

Boğaz bölgesine doğru Türk köylerine doğru hareket ettik. Herkes mevzi kazıyor. Su içtim. Keçiboynuzu olmasaydı mahvolmuştuk. Yüzbaşı da geldi. Beyaz kiliseye yerleştik. Şehit olanlar dozerin kazdığı mezarlara konuyordu. İslahiye’den zırhlı birlikler bize katıldı. Başından şarapnel almış. İsyan ediyordun. Bizim önümüze piyadeler geçti. Acil ameliyatlar orada yapılsa da helikopterlerle Adana’ya gönderiliyordu. Cephane sıkıntısı çekmedik. Aniden topladılar. Oralara yerleştik. Dudak okuyarak anlıyor. Çarşı izninde harcıyorduk. Asabım bozuluyor. Şerit halinde. Boğaz bölgesine gittik. 60 yataklı askeri hastane kurduk. bir yarısı kalmış. O mektup daha evde duruyor. Sinirlerin laçka oluyordu. Beşparmak arkasında bir sırta yerleştik. Şans eseri kurtulduk. En çok karacı asker geliyordu. Trabzon Askeri Hastanesi’ne gönderildim. Ambulansı delik deşik ettiler. Suyun akışını buldum. Girne’den çıktık. Mehmet Yaşar KELLE “Hüseyin’in naşını anız tarlasında yanmış olarak buldum. Devamlı hareket ediyorduk. 18 Temmuz’da oradaydık. Savaş anında aklına hiçbir şey gelmiyordu. Halen kendi kendime konuşuyordum. Yoğun ateş vardı. Aileme gazeteciler aracılığı ile mesaj gönderdim. 12 aylıktım. Sterlin olarak maaş aldık. Yüzbaşı önce kızdı. Az duyuyor. Üstünü kaplıyorum. Hüseyin Söbü yaralı olarak oraya geldi. Mektuplaşma çok sonra oldu. Ateş gece başlıyordu. Aynısını gittiğimiz yere yapıyoruz. Oradan terhis oldum. Yılmazköy ile Lefkoşe arasında. Hukuk kalmıyordu. Onun üzerine toprak. Mersin’e giden arkadaşların getirdiği gazetelerden Türk ordusunun hazırlıklı olduğunu okuduk. Orayı hastaneye çevirdik. Eczacılığı bıraktım. Bir seferinde yaralı almaya gidiyorduk. Alay’dan Kıbrıs’a katıldım. Dikoma tarafından ciple bir üsteğmen getirdiler. Her gittiğimiz yere tabur komutanının cipini gizlemek için yer yapmaya başladık. Gemide mermi dağıtıldı. 2. Gemiyle ilk gün çıkmadık. 20 Temmuz sabahı sabah 5-6 gibi Kıbrıs’a vardık. Bana yaşadığım ve gördüğüm şeylerden sonra kriz geldi. Bir yarısı yanmış.Ertuğrul Mah. olmayanlarda. Sağ olduğumuzu bildirdik. Asker susuzluğunu hem giderdi. Mont kemerinin göğsünün üzerinde naylon bir cüzdan vardı. Kıbrıs’a yaklaşınca bize 164 . Babam biz Kıbrıs’a çıktıktan 11 gün sonra vefat etmiş. Etkisi iki yıl devam etti. Ayvasıl köyünden terhis oldum. Asker susuzluktan yanmış. Osmaniye 50. Askerken Kıbrıs’ta tanışıp şu an burada evli olan arkadaşlarım var. hem de o buz gibi suda yıkandık. Sivil otobüslerle Mersin’e gittik. Köylerin yakınında mevziler vardı.” 1973 Ağustos ayında Isparta’da piyade olarak askere alındım. Araçlar tekrar gizlendi. Boğazdan sonra Tepebaşı’na gittik. Yaz olduğu için zaman yoktu. Hastane kurarken ilk müdahale evi olarak kullandığımız Dikoma köyünün girişindeki ev havanla uçuruldu. 6 Ocak 2010. Su borusunu takip ettim. Yaralılar bize geliyordu. Ertesi gün orayı bırakıyorsun. Sivil gemiye tanklarla beraber bindik. İlk tedaviden sonra Kızılay hastanesine gönderebiliyorduk. İkinci Harekât’ta aynı yerdeydik. Yazdık. Tank olanlarda vardı. Moral izninde öğrendim.Tüm bölük bayram ettik. Arabayı gizledik. Harekat’tan çok kısa önce tüm askerden ailelerine mektup yazılması istendi. Şu an kalp ve akciğer rahatsızıyım. Elbiseyle suyun altına girdim. Başçavuş kucağında getirdi. Uykularımdan bağırarak uyanıyordum.Birer gece kaldık. 3-4 gün açıkta bekledik. 6 ay sonra öğrendim. 3. İyileşsem değil Kıbrıs’a her yere gitmek isterim. Motor sesini duyan geldi. Her bölük bir çıkartma gemisine bindi. Havanların atıldığını görüyorsun. Bir iki gün hazır bekledik.kurcalarken su motorunu çalıştırdım. Eski adı Yorgo. Biz nereye gittiğimizi yine bilmiyoruz. Adadaki darbeden sonra bize alarm verildi. Ormanköy. Bu arada ben yalnızım. Ateş idare yeri. Ovada bir yerdesin. Marangoz olduğum biliniyor. Ama ne yazık ki orada şehit oldu. Bağırıyordu. Bir gecelik. Kıbrıs’a gidileceğini bilmiyorduk. Askerler her yerinden vurulmuştu. Bir iki gün dağ eteğinde kaldık. 10 Ocak 2010. Bazılarını Lefkoşa’ya gönderiyorduk. Sık sık arama yapılıyordu. Gün araçlarla beraber çıkartma gemilerine bindirdiler. Matarayı doldurdum. Macit BURUNCUK “Babamın vefatını 6 ay sonra öğrendim. Ayvasiloz köyü. o motor 24 saat yaklaşık çalıştı. Türk köylerine girdik. Şu anki şehitliğin olduğu yer. Omorfo ile Girne arası. Gazeteciler geldi. Ben gelen tahtalarla kenarları kaplıyorum. Terhis olduktan sonra bu etki çok devam etti. Kurşun boğazının bir tarafından girmiş. Asker kazıyor. Ortam düzeldi. Bayındır Canlı’dan Ahmet Sağır geldi. 19 Temmuz günü idi. Araçlarla Mersin’e geldik. 5 sterlin maaş alıyorduk. Mücahitlerden de yaralı geliyordu. Su içip içmediğimi sordu. Alata’ da. Sıhhiye olarak Samsun’a gittim. Devamlı hareket halindeyiz. Köylüler bizi karşıladı. Bir savaş filmi seyretsem o günler aklıma geliyor. Diğer tarafını parçalayıp çıkmış.” Askere gidesiye kadar eczacı kalfasıydım. Paşa bir konuşma yaptı.

Ben de ayakkabıcıydım. Bizim zayiatımızın çok olmasının nedeni tankların geri çekilmesiyle bizlerin meydanda kalmamız oldu. Bölük taarruza kalktı. Bir kap yemeği 7-8 kişi paylaştık. Dağlardan ateş geliyordu. Önce Rumlara ateş ettik. Askere gitmeden önce tanışıyorduk. Çil yavrusu gibi dağılmaya başladılar. Askeri gemi ile Mersin’e geldik. Bunlar karşı tarafın uydurması” dediler. Girne’den sahilden çıktık. Kıbrıs’a çıkınca takviye olarak 250 kişi oldu. 165 . Subaylar bizim moralimiz bozulmasın diye “ Bunlara inanmayın. “ Buralarda sivil halktan kimseler var. Gece yarısı dağa çıkmaya başladık. Toplanma bölgesine gittim. bir yarısı kalmış. Sonra Kayseri Hava indirmede paraşütçü eğitimi aldım. En önde hedefte biz vardık. Bu arada düz arazide ilerlediğimizden o gün 38 arkadaşımız şehit oldu. Kalan arkadaşlar oldu. Bizi subaylar uyardı. Bizden önce deniz piyadeleri vardı. 1975 Şubatında terhis olduk. 4. Bol konteynır atılırdı.bilgi verildi. Gönyeli. Bizi mücahitler karşıladı. Yaralanan çoktu. İlk gün bölüğün görevi Yerelokko Köyü’ndeki Rum muhafız taburunu ateş altına alıp geriye püskürterek Yunan alayına doğru taarruza geçmekti. Biz düz arazide ilerliyoruz.Esas taarruza akşamüzeri geçtik. Çoğu zaman yemek bulamadık. Uçaklar ateşe başladı. Yunan alayındaki askerler ateşkesten önce silahlarını bırakıp kaçmaya başlamışlardı. Önce jetler destek verdi. İlk sıcak temasımız orada oldu. Erkilet hava alanına gittik. Ateşkes olduğunda araziye onun için çıktım. Beşparmak Dağları’ndan ve Lefkoşa’da evlerin üzerinden ateş açılıyordu. Torbalı’dan Hüseyin Kurtuldu. Çekildik. Karagah destek bölüğündeydim. Binalardan sürekli uçaksavar ateşi açılıyordu. 53/1-2 tertipler katıldı. Ateşe hemen cevap verdik. Sabaha karşı kargo uçaklarına bindik. Askere gitmeden önce terziydi. Türk bölgesine geçince uçaklardan atladık. Lefkoşa yönünde Yunan alayının olduğunu öğrendik. Bölüğümüzün yarısı yok. Rum köyünde Rum milli muhafız taburu. Kemal YAŞA “Havada çok arkadaşım vuruldu. Hüseyinler bize destek olarak gelmişlerdi. Rum Yerelokko Köyü vardı. Havada çok arkadaşım vuruldu. Hemen ateş açıldı. Sağır ve dilsizler okuluna yerleştik. Sabah Lefkoşe’nin üstünde küçük bir bölge vardı. Mevzileri kazdık. Çaybaşı. Değiştirme birliğinin güvenli bölgesine inmeye çalışıyorduk. Sıhhiye olarak askere alındım. Geriye gönderdik. Sabah uçakların dağları bombaladığını gördük. Yarı belimize kadar suyun içersindeydik. Elbiseyi sıksan suyu çıkardı. Orada kaldık. Sabaha kadar çatışma sürdü. Asıl bölük komutanımızı İkinci Harekât’tan sonra gördük. Boğazda bir köyde gece konakladık. Bayağı şehit verdik. İndiğimizde mücahitlerle yaralı topladık. Bursa’dan Osman Hasisi’i hatırlıyorum. 5. Ondan sonra komando eğitimi aldım. Şehitler ateşkesten sonra toplandı. Bölük komutanımız Üsteğmen Hasan Zengin’di. Subaylarımızın rütbesi yoktu. Herhangi bir şey olmadıktan sonra dokunmayın”. Rum bölgesine de düşen oldu. Bölük itiyatta kaldı. 13 aylık askerken harekata katıldım. Çatışma 16 Ağustos’a kadar devamlı sürdü. G3 silahım ve 100 mermi verildi. Mont kemerinin göğsünün üzerinde naylon bir cüzdan vardı. Yunan alayına girdik. Arkadaşların anlattığına göre kaçmasınlar diye onları havanların ayaklarına zincirle bağlamışlar. 52/3. 2-3 gün sonra ateşkes oldu. Yabancı turistler var. Uçaklar Rumların üzerinden dolaşarak atladık. Özellikle Beşparmak Dağı’na… Sürülmüş tarlaların tezeklerini mevzi yaptık. Bir yarısı yanmış. Çok esir aldık. Bir uçağa 70 kişi bindik. Orada kalmamız teklif edildi. Alarm verildi. İki tankımız karşı ateşte imha oldu. 4. Bölük komutanımız değişti. İlk ateşkese kadar yüz yüze düşmanla karşılaşmadık. Biz eteklerinde kaldık. İkinci Harekat anlaşmanın olmadığından bir gün önce bize haber edildi. İki arkadaşımı sırtıma aldım. Dağlara doğru yürüdük. Çok yaralı ve şehidimiz olduğu ve mühimmatımız da bittiği için bölük ihtiyata çekildi. Biz onlarla değiştirdik. Ben evliydim. Bölüğümüz Lefkoşa havaalanının 1 km yakınına konuşlandı. Ateşkesten sonra mutfak kuruldu. Ailesine verdim. Kızı askerdeyken olmuştu. Gece çok çiğ yağıyordu. Günaydın gazetesi aracılığı ile eve bildiri yaptık. Rum tarafı mevzide. İlk gün Beşparmak Dağı eteğinde kaldık. 106 havanların mermileri hiç kalmamıştı. 4-5 gün kaldıktan sonra Boğaz’dan Lefkoşa yönünde Hamit Köyü’nün üzerinde kaldık. Elbiselerinde ay yıldız vardı. Şehit arkadaşlarımdan ismini hatırladıklarım: Ödemiş Adagüme’den Kamil Alkan. Güvenliği sağlamışlar.” Askere gidesiye kadar ayakkabıcıydım. Orada bizim hava indirmeler vardı. Ondan sonra asıl hedef Yunan alayına yöneldik. Askerden sonra getirdim. Girne’ye giden boğazda. Güney tarafımızda da ayrı bir Rum taburu vardı. Yunan alay sancağını bizim bölük komutanı alıp tabur komutanlığına teslim etti. Bölük’ten. Hüseyin’in naaşını anız tarlasında yanmış olarak buldum. Bölük komutanımız Salih Demirland yüzbaşıydı. Rum tarafına düşenler esir değişmesinde geldi. Bölük mevcudumuz 135 kişiydi. ve 6. Biz de ağır silahlarla ateşe başladık. 3 Ocak 2010. Beşparmaklar’dan ateş ediliyordu. Alay komutanının şehit olduğunu duyduk.

sevinç nidaları. Sızmaya giden oldu. Özel eğitim aldık. Tüfeğimle geri çekilmemi söyledi.) Bayraklar 1. Biz izliyoruz. 6. İşe yarayacak hiçbir şey bırakmadık. Mermi ve el bombası. İlk önce içinde ihtiyaç malzemeleri olan maketler atıldı. Türk köylerine de girdik. Duygulu bir ortam. Mersin’de. giderim. Her altı ayda bir yarısı değiştirildi. Sonra asker indi. Gece tüfek bakımı yapıldı. Dağlar yanmaya başladı. Hemen. 27 Şubat 1974’ te Erkin gemisi ile 325 kişi Kıbrıs’a gittik. Çıkartma olacağından o gece haberimiz oldu. Paraşütçülerden rüzgarla dağılanı toplamak bizim görevimizdi. Kayseri’de tören geçişlerine katıldık. Burası Rum askerlerinin en güçlü olduğu yerdi. İskenderun’a gittik. Ölüm aklına gelmiyor.40. Gönyeli’de topçu birliği vardı. Askere gittiğimde evliydim. Vatan sevgisi çok farklı bir şey. 18 Ocak 2010. Bir ay sağlık tedavisi ve kontrolden geçtik. Takım komutanı Teğmen Faruk Akkalp çıkartma olacağını anlattı. Çıkartmanın yapılacağı bize bildirilmedi. Çıkartmadan 10 gün önce azıttılar. Rumlar kaçıyor. Alaydan saat 3. Taciz atışları yoğunlaştı. Piyade Alayı’na. Bunun için gemide ayrıca eğitim aldık. Paraşüt saf ipekti. Rahatsızlık başlamıştı. Asker seçimini bizzat tümen komutanı yaptı. Uyku uyuyamaz hale geldik. Yaklaşık 70 kişilik bölüğümüz vardı. Gece yerleştik. Görevimiz stratejik tepeyi ele geçirmekti. Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken. Su deposuna müzik çalar açtık. Botla yatmaya başladık. Daha sonra Kayseri’ye çekildik. Üzerine bez örttüm. Ben askerken çocuğum olmuş. Beşparmak Dağları bombalandı. Değiştirme birliği 650 kişi idi. İçerdeki küreğin sapını tüfek namlusu gibi gösterdim. Anız tarlaları da yanmaya başladı. Magosa’ya çıktık. Dağa yaklaştığımızda ateşkes oldu. Gemide bol elbise giydik.1973 yılı Temmuz ayında piyade sınıfında Isparta’ya askere gittim.5 – 4 gibi çıktık. 10 gün sonra ilk defa banyo yaptım. Evle irtibatımız yoktu. Barış Gücünün kontrolünde birliğimize gittik. Sularımızı Türk köylerinden sağladık. Gece geç saatte Susurluk’tan Hilmi Onbaşım geldi. İrfan YOLDAŞ . Bölüğümüz Ortaköy’de idi. Türk köyüne girdiğimiz hemen belli olurdu. Günaydın gazetesi aracılığı ile eve bildiri yaptık. Gemiye binmeden önce her birimizin üzerine göğüs bölgesine şerit halinde bantlı olarak mermi sarıldı. sonra elektrikçilik yaptım. Tepeköy Mah. Jetlerden yaklaşık olarak 45 dakika sonra hava indirme başladı. Mermi. Burada iki aylık eğitimden sonra Kıbrıs’a değiştirme birliğine gitmek üzere 24 kişi seçildik.Köylere girdik. İlk ateşkeste tekrar dağ eteğine döndük. Yunan alayının tam karşısında eski İngiliz esir kampı vardı. Her taraf duman.. Değiştirme birliği paraşütçülerin ineceği yeri ay halinde çevirdik. Bunları görüyorsun. değdiği zaman yanarak aşağıya iniyor. Konuşma yaptı. Bizdeydi. Saat 02. Özel harp eğitimi gibi. O anki heyecanı yaşamak . Bende 250 tane vardı. Kıbrıs Rumlarının kendi arasında bir çatışma vardı. O kazdığımız mevziler hava indirme tugayının işine çok yaradı. Hiçbir şey alınmayacak diye kesin emir vardı. Nöbet yerlerindeyken Rum kesiminden arada sırada ateş açılıyordu. Günlük nöbet altı saate çıktı. Bugün Kıbrıs’a çağrılsam derhal aynı şekilde giderim. Askere gidesiye kadar önce çiftçilik. “Eşek geçmez deresi” denilen eğitim yerine. Şafak sökmeden ilk jetler geldi. Gece eğitimlerinde mevzi kazıyorduk. İkinci Harekat’ta Torodos dağlarına yöneldik. Alayda ayrı bir komutan tarafından harita ve pusula üzerine eğitim aldık. Mesafe yakındı. Bana paraşütümü. Alkışlar. tesisatımı versinler.Yaklaşık 2 km idi. Rum askerinin tutunacak yeri kalmadı. lav silahları verildi.” Savaş olsun . O zaman anladık ki çıkartmaya hazırlık yapılıyormuş. Makariyos ile Eoka’cılar arasında. Çok arkadaşımızın paraşütü mermi nedeniyle delindiği için yere çakıldı. Burası sadece değiştirme birliğinin eğitim gördüğü birlikti. Mesela benzinimizi lağıma boşalttık.5 m ile 2. İlk görevimiz orayı almaktı. Girne’ye Lapta oteline geldik. Paraşütçüler inmeye başladığında bağrışmalar. Gece eğitimi yapar gibi sessizce sıkı bir yürüyüşle bir saatte 7 km yürüyerek alaya çekildik. 166 . Bu mermiler bizimkilere gizlice götürülüyordu.. İkinci harekatta tanklarımız geldi.İkinci Harekat’a kadar Beşparmak Dağları’nın eteğinde kaldık. Sevgi gösterileri. Alay komutanı Kurmay Albay Eşref Bitlis bize bilgi verdi. 10 gün botu ayağımdan çıkarmadım. Rumlar ateşle karşılık veriyordu. Orada üç ay dağcılık. Çok kardeşimiz daha inmeden şehit oldu. yakın boğuşma gibi konularda eğitim aldık. Rum tarafına . Aslında gizli bir yığınak yapılıyordu. Birlikte üzerimizdeki mermiler alındı. Başçavuşumu hatırlıyorum. Çekildiğimiz belli olmasın diye. Disiplinliydi. Alayda herkes ayaktaydı.” Torbalı Çapak Köyü 1953 doğumluyum.5 ay kaldık. Nöbetlerimiz sıklaştırıldı. Makineli tüfek verildi. Sabahleyin ilk görevimiz emniyetli alan açarak paraşüt tugayının inişini sağlamaktı. Bize Ortaköy’de yerimiz söylendi.5 m arasındaydı. İnilecek olan yerlere uçaklar geldiğinde bayrak açıldı. Mevlüt İlhan. Mücahitlerle az görüşüyorduk. Boşaltılmış. Paraşütlere Rumlar tarafından çok ateş açıldı. Eğitim bir ay sürdü. Havancılar da destek birliği idi. (İrfan Yoldaş’ın o anı hatırladığı için ağlaması.10’ da bulunduğumuz yerden çekilme emri geldi.

Haber merkezindeydik. 1974 Mart ayında muhabere olarak askere alındım. Babamlara yardımcı oldular. Ömrümde görmediğim şeyleri gördüm. Taarruzda Kayseri’den Kadir şehit oldu. Oradaki Türklerin çok desteğini gördük. Yağma olayı hiç olmadı. Bölüm bölüm gönderdiler. Zaman zaman arama yapılırdı. Ondan sonra taarruza kalktık. Paraşütçülerden yaralananlara askerler ve mücahitler yardım ediyordu. Girne’de çıkartmanın yapıldığı yere çıktık. top mermisi geliyor!” gibi. Hastanede çok yaralı vardı. Uykudan “Kaç! Havan mermisi geliyor. Şehit oldu.Tümen’in muhabere merkezi bizdik. Oraya göreve gittim. Komutanlar izin vermezdi. En çok zorlandığımız yer Stratejik Tepenin güneyindeki kilise oldu. giderim. Hastanede topuğum parçalanmış. Psikolojim bozuktu. Muazzam bir planlaması vardı. Bize dediler bunlar nasıl geldi? Rumlardan kalma bir eve yerleştirdik. Mevzi kazıyorsun. Her taraf yanıyordu. gün ben vuruldum. Gece sızma olayı var. Daha önceden hazırlık varmış. Bizim bulunduğumuz bölgeye helikopterle indirme olmadı. Çok büyük problem yoktu. Seve seve gönüllü giderim. İlk geldiğim zamanlarda geceleri bağırarak uyandığım zaman oluyordu. Ankara’ya oradan da İskenderun’a gittim. Genellikle göğüslerinden vurulmuş.asp?haberID=59 (Erişim tarihi: 30/07/2010) İbrahim KARAASLAN “Karargahtaki subaylar oraları hep biliyorlardı. Rum evleri düzgün. Bir şey bulunursa sert ceza veriyorlardı. Yara soğuduktan sonra hissettim. Yüksekten ateş edildiği için. Alçıya aldılar. Tepeyi tekrar Rumlar ele geçirmiş. 39. Erkin gemisiyle gittik. Yoğun ateş hiç kesilmedi. İlk gün Ortaköy Mahallesi’nin yaşlısı. Ölüm aklına gelmiyor. Bize kalmamız söylendi.com/haber_detay. Bazen ağlarım. Kalmadım. Akşama kadar sürdü. Hava indirmenin bir kısmı bize katıldı. Harekatta olmam bana onur ve gurur veriyor. Üçüncü gün ayağımdan vuruldum. hemen belli oluyordu. Ayaklar da var. Karargahtaki subaylar oraları hep biliyorlardı. Evliydim. Daha sonra Yunan alayına yöneldik. Birlik Serdarlı’daydı. Her taraf yasak. Sızmalara karşı öncüler giderdi. Kurşun topuğumdan girip çıkmış. O anki heyecanı yaşamak . Emekli oldum. Serdarlı’ya girdiğimizde savaş devam ediyordu. Serdarlı tarafına Paşaköy’e gittik. Gece dönemedim. Seyyar telefon hatları çekiyorduk. Kurmay Başkanı daha sonra Jandarma Genel Komutanı olan Teoman Koman’dı. Sonradan çıkartmayla Girne tarafından gelenlerle birleştik. 1 Ağustos’ta bize sıra geldi. her şeyimizi getiriyorlardı. Erdemli Davultepe denilen ormanlık bir yere konuşlandık. Muhabere kripto arabaları vardı. Birinci Harekat başladı. 3. Bu etki 2-3 yıl devam etti. Türk halkı bizi devamlı ziyaret ederdi. Devamlı hareket ediliyordu. Vatan sevgisi çok farklı bir şey. Biz Lefkoşa’ya yakın olmamızdan dolayı şanslıydık. arabaları gizliyorsun. Denizlili idi. Gemiyle bir ay hava değişimine geldim. Bizle beraber çatışmaya girdi. Her tarafta EOKA-B yazısı yazılıydı. Tekrar biz ele geçirimişiz. Kilisenin içinde 150-200 kişi esir vardı. Orada bir hafta kaldık. Yanıyordu. Biz bir yandan Rum tarafına ateş açtık. Eskiden hastanelerde Kıbrıs gazisi olarak saygı görüyorduk. Askerden sonra çeşitli yerlerde şoför olarak çalıştım. çoluğu çocuğu bizim suyumuzu . Rum mahallesiydi. Terhis olduktan sonra epey dengemi bulamadım. Eşim uyandırırdı. Rum köyleri bakımlı. Dağı ertesi gün ele geçirdik. Üzerimizde sadece atlet. Buradan bölükte 1992’ de vefat eden Ayhan Çam vardı. Savaş olsun . Mesela 167 . Daha sonra devlet memuru olarak çalıştım. İnen askerleri korumak için. Orada gördüm. külot kalıyordu. Geri döndükten sonra yılbaşında çatışma oldu. 18 Temmuz günü alarm vurdu. Tümen komutanımız Bedrettin Demirle idi. gelmiş. Oradan başka yere. Faruk Akkalp ile ilgili başka bir gazinin anısı için bakınız: http://sinopsehitlervegaziler. Üsteğmen ciple uçakları yönlendiriyordu. Yardımcım Isparta’dan İbrahim Yeniay ayağımı sardı. Balıkesirli Hilmi Onbaşı yaralandı. Bizden İzmirli Bekir vardı. Subaylarda rütbe sökülmüştü. Tabancam tüfeğim yanımda. Bir köye girdiğinde Rum köyü mü . En çok zayiat paraşüt tugayında oldu. Derenin içine sıhhiyeler götürdü. Daha çatışmalar yeni bitmiş. Serdarlı’dan 2-3 km uzakta Lefkonik denilen bir yer vardı. Hemen Mersin’e gittik. Kiliseden bize çok ateş ediliyordu. Paşaköy’e.” Askere gidesiye kadar çiftçilik yaptım. Zaman zaman arama yapılıyordu. Babam ziyarete geldi. O güne kadar oraya hiç gelen giden olmamıştı. Bir yolunu bulmuş.Türk köyü mü.Dağın altında tüneli ele geçirdik. Daha önceden değişik kimlikle oraya sürekli gitmişler. Komutanlar şaşırdı. Bir yere varıyorsun.İnen askerleri topladık. Girişte hastaneyi bile yakmışlar. Parolalar değişirdi. Serdarlı yanıyordu. 7 Ocak 2010. Türk köyleri bakımsız. Arabasına havan mermisi düştü. Stratejik Tepeyi aldık. Yaşadıklarım aklıma geliyor. Üsteğmen Hikmet Taymes. Yarbaydı. 2-3 gün yanımda kaldı. Bugün aynı şey olsa hemen katılırım. Muratbey Mah. Daha önceden değişik kimlikle oraya hep gitmişler.

16 Temmuz sabahı Ankara. Diğer birlikler de oraya gelmişti. Kırnı köyü. Bugün aynı şey olsa giderim. Korucuk Köyü Hüseyin SÖBÜ “Hastanedeyken İkinci Harekat başladı.Torbalı Alp Mah. Bana iyi baktı. Adları Cüneyt Arcayürek diğeri ise Adem Yavuz idi. Mücahitler bize Kırnı Köyü’nde dahil oldu.” Askere gidesiye kadar terzilik. Yatırmışlar. Küpü kırmışlar. Rum yığınaklarını incelediler. Ele geçirildi. Hastanedeyken İkinci Harekat başladı.00 gibi bize açıklama yapıldı. Güneş enerjisinin ne olduğunu bilmiyoruz.19 Temmuz’ da Mersin Taşucu’ya geldik. 16 Ocak 2010. aldık” Askere gidene kadar demirciydim. İkinci harekat bittikten sonra Bellepalis Köyü’nün yakınında bir şatoda kaldık. Araba devrildi. Hasan Nazlı “Esir düşen subaylarımızı bulduk. 1975 yılında terhis oldum. Bölüğüme katıldım. berberlik. Ovacık’ta sadece biz değildik. 10 Ocak 2010. Adem Yavuz’un çektiği fotoğrafları Lefkoşa’da resim sergi sarayında gördüm. Esirler bize geliyordu. Hastaneden kaçtım. Orada kalan . Kamplara gönderiliyordu. Girne sahiline vardık. Bir Türkiye ve bir bayrağımız var. Yarbay İsmail Hakkı Bili’nin şöförüydüm. Tuğay komutanımız Sabri Demirbağ idi. Aldığımız eğitim ve disiplin böyleydi. 15 Temmuz’ da alarm verildi. Bunları pek anlatmadım. Temmuz 1973’te Isparta’da dağ komandosu olarak askere alındım. Sevkiyatlarda bulunduk. Bir gün öncesinden radyodan Kıbrıs’taki kaynaşmayı duyduğum için şüphelendim.. Yağma olayı olmadı. Öğrendik. Askerlerimiz bulmuş. Adem Yavuz benim bir fotoğrafımı çekti. Ankaralı çavuşum Rum bayrağını indirip Türk bayrağını çekerken uçaksavar ateşi ile kolu koptu. cesedi bulamasınlar diye baş aşağı küpün içine atmışlar. geldik. Komutana çıktım. Daha sonra Rumlar tarafından vurulduğunu duyduk. Karakuyu köyünden Macit Buruncuk’la karşılaştım. Albayıma yalvardım. 1973 Mart’ta komanda olarak Eğridir’e oradan Bolu Dağ Komando’ya katıldım. Filmin adı “Önce Vatan” idi. Gazetecilerin geldiği söylendi. Lapta’da çatışmada şehit düşmüş. Ayağımdaki botu 1.. Topal topal 4 km gittim. Çumra’da köylüler Kıbrıs olayını biliyorlarmış. Fatma Girik. Beşparmak Dağları’na götürdüm. O günleri yaşamaya başlıyorum. Etkisi uzun yıllar sürdü. Bizim askerler “Biz sizi kurtardık “deyip marketlerden ucuz almaya çalışmışlar. Yolu kestiler. Lapta girişte pusuya düşürmüşler. Takviye komutanlar verildi. Tugayın bir kısmı 20 Temmuz sabahı Beşparmak Dağları’nın arkasına helikopterlerle intikal etti. Kömürcü. Havan ateşi yedik. Bugün aynı şey olsa giderim. Kozmik büro komutanıydı. Terhis olduk. Hatırladığım tabur komutanı Yarbay Celal Eruç’tu Gece mermi dağıtıldı.Yaklaşık bir hafta gezdirdim. Kalmak isteyenler için. Yol kenarında kazan kaynatmışlar. Albay beni bizzat kendi aracı ile götürdü. Biz çıkartma gemileri ile çıktık. Şu an evimde. Yemek verdiler. Rumlar. işçilik yaptım. Beşparmaklar’a yakın bir bölgede Bayraktepe denilen yer vardı. Hastaneden kaçtım. Eoka’cılar . İkinci Harekat’ın bitimine kadar orada kaldık. Problemler de ortaya çıkmaya başladı. Üsteğmenim çok değerli bir insandı. Orada Barış Harekatı ile ilgili sinema filmi çekildi. Banyon yok. 16 Temmuz gecesi alarm verildi. Terhisimizde bize form dağıttılar. Süheyl Eğriboz. Ortalık düzeldikten sonra sivillerle iletişim başladı. Silah yiyecek. Savaş filmi seyredemiyorum.5 ay sonra çıkardım.Konya üzerinden Mersin’e Ovacık bölgesine geldik. Esas birlik komutanımız şehit düştü. Beni oraya gönderin diye. Biz 24 Temmuz’da çıktığımız için bölge temizlenmişti. Kömürcü Köyü’nde pusuya düştük. Sivil esirlerin çoğu EOKA’cılardı. Arslanlar Köyü. Aylarca unutamadım. Rumların silahlarının çoğu uçak savar ve moderndi. Tıraş olmadım. 15 ay orada kaldım. Boğazdaki Sahra Hastanesi’nde 12 gün kaldım. Belirli bir dönem üzerimizde taşıyacak kadar. Bize üç 168 . 19 Temmuz gecesi saat 23. Üzerini örttüler. Oradan Bolu Komando Tugayı’na gittim. Terhis olmuş. Hasan Nazlı’dan Hüseyin Kurtuldu’nun şehit olduğunu öğrendim.her evin üzerinde güneş enerjisi vardı. Sorgularda mücahitler tercüme ediyordu. Gönyeli’de çatışmanın devam ettiğini öğrendik. Orası Rumların elindeydi.Ayrıca buna izin verilmezdi. Birkaç gün sonra geri dönüp kalanlar oldu. Bu filmde figüranlık yaptık. Cesurum. Bolu’dan tam teçhizat ayrıldık. Hüdai ALAN 2 Ocak 2010. Gazeteci arkadaşları gezdirdim.evlenenler oldu.Gazeteci Adem Yavuz’u ben dolaştırdım. Türk köylüleri beni hastaneye götürdüler. Cüneyt Arkın. İşkenceyle öldürmüşler. Bölüğüme katıldım. Üsteğmen Nermi Tonbul. Girne Boğaz bölgesinden Kırnı köyüne gittik. Mermileri de dumdum mermisi yani hedefte bir daha patlıyordu.

Biz karşılık verelim akşam haberlerde dinlersin. tüysüz olan şöyle yenir. kaplumbağa böyle yenir. Salyangoz şöyle yenir. Baktık ki oğlu Rum Milli Muhafız Ordusu içinde. onlar bize güveniyor. Nöbettekileri öldürmüşler. O bölgeye 15 dakika kala ateşe veriyor. Rumlar ateş etsin rapor yok. Başçavuş bir şeyler söyledi. Önce bir evi bombaladı. Barış Gücü bizi durdurdu. Akşam ezanında Lefke’ye girdik. öpüyorlar. Bunların Rum olduğunu söyledim. Rumlara haber götürürken yakaladık. Kıbrıs Türklerinden mücahit casusluk yapıyor. Yani deniz üzerinde helikopteri terk etme gibi. Doğudan saldıran komando birliklerini dağıttık.” Güneş henüz doğmamıştı. Titriyorlar. O da Girne tarafı. Yanımızda mücahitler var. Ben de onlara göz ucu ile bakıyorum. bizi oraya sokmuyor. Bu Makariyos’a verilen bir cevaptı. Esir düşen subaylarımızı bulduk. Yarbay pilot bize daha önceden almış olduğumuz bazı eğitimleri hatırlattı. Mesela taarruza kalkacağız. Bize son anda bir başçavuş verildi. Sonra su deposunu. Sekiz kişiye bir ekmek düşüyordu. Rum miğferi. Pilot yarbaya soruyor:” Yarbayım deniz üzerinde vurulursak ne yapacağız?” Pilot yarbay: “Başçavuş. Rumlara haber sızdırırken yakaladık. Rum oldukları ortaya çıktı. İki saat sonra iki tane Yunan uçağı bize taarruz etti. Bu alan mücahitlerin eğitim alanıymış. Uyumuşuz. bir o kadar da yaralı olarak arabaya taşıdığım var. Durdu. Ayaklarının altında miğfer gördüm. Sabah 5 civarı helikopterlerin başına gittik. Rum çekildi. Haberini aldık. 20 kadar şehit vermişiz. İkinci Harekat’ta Gaziveren bölgesine geldik. Bunlar ateşkesten önce oldu. O kadınlar arabalarda bizlere sarılıyor.. 45 dakika sonra Kırnı Ovası’na indik. Bizi arıyor. Silahlar ortaya çıktı. Makineli tüfek ile çıkanı tarıyorlar. Bizi taramaya başladılar. Bagajı açtık. Benim gördüğüm otuzun üzerinde şehit. Gece batı cephesinden baskına uğramıştık.makiliği ateşe veriyor. Gece baskınında bizden de esir düşenler olmuş. Biz bu esnada kendimize geldik. geldik.Gece Rumlar sızma ile baskın yapmış. Genelde gece baskınları yapıyoruz. Biz buralara üç dört sefer baskın yaptık. Diğeri de sanıyorsam Adana’ya indirildi. ama nerede olduğumuzu bilmiyorlar. Başçavuş geldi. Anlaşma ile şehir teslim edilecek. iki şelale arasında emniyetimiz açısından muazzam bir yerden çıkmaya başladık. O muhbiri bulduk. Ateşkes olduktan sonra ancak oradan ayrıldım. Bazıları tanınmayacak kadar yanık olanlar var. Biz orda dağda kalan Rumlara karşı üç defa taarruz ettik. İçeridekilerin üzerinde mücahit elbisesi vardı. Karakol binasına roket atmışlar. Buraları yıllarca muazzam tüneller haline getirerek mevziler yapmışlar. 40 civarı helikopter vardı. Bayağı da zayiat verdik. Askerlik boyunca aldığımız komanda eğitimi hep karşımıza çıktı. Bir kaçış yerimiz var. Bolca keçiboynuzu yiyoruz. Bu eğitimi almamış. Rumlar bizim oraya çıktığımızı gözetliyorlar. Ben de arabaya göre yüksekteyim. Lefke’ye yürümeye başladık.gün hayatı idame eğitimi verilmişti. İşkenceyle öldürmüşler. Kendi kendimize zayiat verdik. Bunlar başladı tim tim kucağımıza düşmeye. Biz kamufule olmuştuk. Yola dikildim. Böyle böyle onları imha ettik. Sıcak çatışma başladı. En çok yiyecek sıkıntısı çektik. Rumların daha önce ele geçirdiği bölgeye “Cesurum. Arabaya durması için vurmaya başladım.. 64 Şavrole taksi geliyor. Halası orada. O arabadan tam sekiz kişi çıktı. Sabah doğu cephesinden de baskına uğradık. baskına uğramamız bizi sersemletti. Biz bunlara karşı taarruza geçtik. Bir kazma bulduk. Salağa yatıyor. Vahşet! Tabur komutanımız “ Ben böyle bir hataya nasıl düşerim?” diye havan mermisi ile intihara kalkıştı. İlk günün gecesi oraya ulaşmıştık. İstihbaratın olmayışı. başçavuş askerin moralini bozma. Nasıl olsa Barış Gücü ses çıkarmıyor. Fiiliyatta yoktu. Lefke Birinci Harekat’ta Rumlara düşmüş. Rum mevzilerinden de ateş ediliyordu. Gönyeli’de bizim emniyetimizi almışlar. Yolu kestik. Biz otomatik yatak açacağız. Barış Gücü teslim aldı. Bizim bölgeye bizden sonra paraşüt birliği geldi. Sessiz ölüm dediğimiz olay olmuş. Mücahitlerle buluştuk. Değiştirme alayımızın mevcut olduğu alana indik. Bazen önce o taraftan kendi tarafımıza havaya ateş ediyorduk. İçeriyi kesiyorum. Çemberi genişletmeye çalışıyoruz. Yanımda İstanbullu Baki Çavuş bir şeyler soruyor. “Be kadın çekil işimiz var”. İmdadımıza bizim uçaklar geldi. Ateşkes resmiyette vardı. Her taarruzumuzu haber alıyorlar ve hazırlık yapıyorlar. ilk temas. aldık” diye yazdık. Beşparmak Dağları’na yöneldik. Kırnı tarafından. Dinleyen 169 . Bitkilerden yaprağı tüylü olan şudur. Bu bizi kabızlığa sevk ediyordu. Ağaçlara bağlamışlar. O ana kadar şehit vermedik. Beşparmak Dağları’ndan ateş açılıyordu. Kazım Başçavuşumuz aslen oralı. Mevziye girdik. Batı cephesine geçtiler. Santarollo Kalesi’ne çıkıyoruz. Bunların ikmalini kestik. Tıraş olmamışlardı. Yürürken gözleri açık uyuyorduk. Biri düşürüldü. Sarp insanın inmesi mümkün değil. Biz mücahitlere güveniyoruz yorgunuz. kendisi ise mücahitlerin içinde askerlik yapıyor. Çalılığı . Türkiye’de silahlı kuvvetlere katılmış. Onlara yakın olanlardan. Dizdik. Taksi ağır rolante de geçiyor. Mücahitlerden şehit olanlar da var. Bizim mücahitlerin miğferi değil. Biz girmeden Rum orada halkın arasına karışan mücahitleri katliama uğratmış. Durumu anlattım. Her taraftan ateşe maruz kalıyoruz. Şehitlerimizi bulmaya başladık. Bunların Rum askeri olduğunu hissettim. Dağa çok dik. Uyku yok. Namluyu dayadım.

İlerlediğimiz yol bakır madenine doğru vadi içerisinde kalan bir yol.Buraya mektup yazdık. Bizlerden zarar veya baskı görmeyince rahat ettiler. Ama olayı biz biliyoruz. Revirdeki sağlıkçı tugaya haber ediyor.Hep beraber birbirimize tutuna tutuna 170 . Paraşüt atlayacak şekilde. Su tahlil ediliyor. Mektubun arka kısmında boş bir yer buldum. Ergin Konuksever olmalı. Bizden değil mücahitlerden şüpheleniyorlar. Arama ve baskınlar gece oluyordu. Gece Ali makineli tüfekle o Rum mevziini taramaya başladı. Sızma var dedik. Reçine ile yapışmış.Arkası açılıyordu.Oturduk arkadaşlarla sohbet ettik. Adresi kapalı. Unutamayacağım bir olay var. Sağ salim inişimizi yapacağız.Orada komutan her şeyi söyledi.O gün akşam yemekten sonra birliği meydana topladılar.” diye. 1973 yılında Isparta 40.” dedi.” Yazalım da neye yazacağız? Kağıt yok. Birkaç gün sonra duyulmuş. Magosa’dan gemiyle geldim. 19 Temmuz akşamı birlikte Kıbrıs’a gideceğimizi söylediler. hislenmiş. Ali’ye porno dergi tutmuşlar. İş başa düşünce aynı göreve giderim. Daha sonra sterlin olarak maaş dağıtıldı. 3. Futbol sahasına topladıklarını saldık. Bölük komutanından güzel bir dayak yedik. Tanımıyorum. 8 Ocak 2010.Birlikten gelirken taktığımız paraşüt.Kıbrıs’a gideceğiz. Yazdım. Oradan komandoya ayrıldım. alarmda toplanma bölgesi yaptık. Sabah içtimada herkesin yüzü gözü şiş.Oraya doldurmuşlar. Karanlık bastı. Kayserili arkadaşım vardı Ali. Tüm bölük gece bal çalmakta. Bir daha para istemedim.Çetin) Hamza Ali BUĞDAY Erdal UYGUN “ Botla yatıyorsunuz botla kalkıyorsunuz” Askere kadar mobilyacı çırağı olarak İzmir’e gittim. Mektubu içersine koydum.Onu da bize öğrettikleri şekilde sırtladık mermilerimizi aldık. Şaşırdık. Ateşkes olduktan sonra Rumlar karşımızda mevzilenmeye başladılar. Piyade Alayı’na askere alındım. Rum mevzileri boşalmış. Sabaha karşı oraya çıktık. Maaşla yetinmeye başladık. Baba fakir.Yemekten sonra hazırlandık. “Biz Kıbrıs’a gidiyoruz. Ama arkadaşımızı ele vermedik. eğer şehitlik mertebesine erişmemişsen cevap yaz. Kimi yeri açılmış. Tüm millet ishal. Biraz konuşma yaptı ama hatırlayamıyorum. Bal çalmaktan dolayı adeta hepimiz arıcı olduk. Gönderdim.Zor yürüyorduk zaten. zarf yok. Daha sonra Dipkarpaz tarafında baskın ve arazi aramalarında bulunduk. Pakette bir o kadar zarf bir o kadar zarf. Askere gidene kadar oradaydım.Herkes alabildiği kadar mermi alsın dediler. Uçak 90 kişi alıyordu. Gittiğimiz gün akşam yemeği yedik topladılar. Eniştem yazmış. Sırt çantamız vardı. Başladık gece bal çalmaya. Birliğin önünde ambalaj yapıyorlardı. Bizim Ali adeta delirdi. Tersine çevirdim. Okumuş. Postacı abi gönderiyor. Eğirdir Dağ Komando Okulu’na gidip komando ve paraşüt eğitimi aldım. Onunla terhis oldum. Çaybaşı. Oradan terhis oldum. Tabur komutanı ateş açanın kim olduğunun bulunmasını istiyor. Yanındaki de ateşe başladı. Daha sonra o bölgeyi her hangi bir baskında. Bırakın vazifemizi yapalım. Rum köyleri adeta boştu. 15 ay kaldım.Bir zorluk yok diyerek moral verdi.Onlar da ulaşmış buraya. Subaylar geldi. (N. Bir postacı abinin eline geçmiş. Daha sonra Bufavento Kalesi’ne ihtiyata çekildik. Oradan araziye doğru yayılmaya başladık. Terhis için halamdan borç para istedim. Daha sonra bu insanlar gittiğimizde su yemek ikramında bulunuyorlardı. Zaten zarf açık. Çok uzun zaman param gelmedi. Çam ağaçlarından akan reçine ile yapıştırdım. Dindar biriydi. İki satır mesaj yazdım. Ancak orada 20 gün kaldım. Rumlar yakın. Bütün askere dağıttım. Mermiyi havaalanında aldık.Hemen birkaç satır bir şey yazdık. Dağda iken ilk defa mektubum geldi. Bize ait olan bölgede arı kovanı buluyorsak bal çalıyorduk. Duygu yüklü bir mektup yazmış.Bezin içinde uzun uzun bir şeyler oluyordu.Uçak vardı.Eşyalarımızı aldık. Ele geçirdiğimiz yerleri piyadeye teslim ediyorduk. Ama o bal bizi kendimize getirdi. Tarihi Ayaetomas manastırı (Ayios Ionnis Chrysostomos Manastırı) vardı. Yağma olmadı. Koleradan şüpheleniliyor. Kimse çıkmıyor. Bana daha sonra bir mektup ve bir paket geldi.4 sıralarında. Eteklerinde 500699 kovan var.Diyor ki: “Sayın kayınçom. Ama ora halkı için düşünürüm. Benim dürbünle Rum mevzisini izleye başladı. Hiç tanımadığım bir postacı. Zarfı açtım.Tüfek sırtımızda. Bir asker mektubu.yok.O gün sabaha kadar uyuyamadık..4 ay orada paraşüt kursu gördüm. Bizi oranın halkı çok incitti. Çok sıkça gidiyorduk.. bilmiyorum. Mayından bubi tuzağı ihtimaline karşı durduk. Tabur komutanı bağırıyor: “Bal yemeyip de ishal olan öne çıksın.Orada Kayseri Zincirdere mevkiindeki Hava İndirme Tugayı’na gittim.Subaylarımız “Postaneye atarız.Hazırlık gibi bir şeyler oluyordu ama biz farkında değildik. Mektup eve geliyor. Her tarafımı doldurdum. Tahliller temiz çıkınca tugay komutanı Sabri Demirbağ geldi. Dağdayız. hakkınızı helal edin.Silahlarımız vardı.”Gazanız mübarek olsun” dedi.Sabaha karşı toparlandık.

O olay da Laçka tarafında oluyor.Orada da savaştık.İstediği gibi inemiyorlar.İpek olduğundan açılıyor.Yani onlar gibi yapmıyoruz.Arkadan bir 3 daha geliyor bombalıyor. Buradan giderken aldığımız peksimet gibi şeyler ve konserve vardı sırt çantasında. Ormanda ağaçta takılı kaldı.Hepimizi attılar. Görüyoruz.Kancalarımız var uçağa geçiyor. Oraya gider gitmez akşamına zaten başka subaylar geldi.Ondan sonra gemiyle çıkarma yapıldı.Öyle bir konaklayıp da yatıp uyuma diye bir şey yok.Bağıranlar oluyor.Bağırdı oradan.Çünkü havaalanına geldiğimizde bütün uçaklar sıralanmıştı.Oraları temizledik. Yaralananlar oldu.Oralara ondan sonra valla bir bölgeye daha gittik.Takviye yaptılar.Ben bir şey bilmiyorum.Ne bileyim bambaşka bir şey.Çok acayip mevziler var.Yani subayları değiştirdiler. soluklandık.Ama şimdi gittiğimiz yerde köy gibi şehir gibi yerlerde yakaladıklarımızı geri teslim ediyoruz. İlk gün konaklamada perişan bir vaziyetteydik.Kapılardan alıyor.İki tane de karşıda böyle sakallı iki asker.Şöyle bir baktım ben aşağıya.Kapattılar havalandık. Beş Parmak dağlarının aşağı kısmı buraları ova.Askerleri dahi evlerin içinde yakaladık. Beş Parmak Dağları temizlendi. Orada taarruz gibi bir harekete girdik. Kayseri Erkilet Havaalanı’nda tahminimce 50 uçak vardı.Betondan böyle akıl almaz mevziler yapmışlar.Rum bölgesinde aldığımız yerleri temiz teslim ediyorduk.Temizledikten sonra çıkarma yaptılar. Çatışmaya girdik. Sabaha karşı Akdeniz’i görüyorduk. Bölük yoktu yani şimdi Bazı subaylar var.. sıcaktı.Hiç unutmam koyun ağılları vardı.Çift kapı ya. 1-1.Sabaha karşıydı zaten.Bizi oraya yönlendirdiler.Bütün uçaklar oradan geçiyor.O gün orada konakladık. Şehit olan benim birkaç arkadaşım oldu.Yunan alayının olduğu yer.Küçükkaymaklı Büyükkaymaklı diye. Başladılar bizi sağlı sollu.Orada bir temizlik oldu. ama komutanlar olsun bizler olsun yorulmak falan hiç aklımıza gelmiyor.Ben de normal indim.. “Korkma. Beşparmak tarafından…Bayrak radyosu var.Nereye gittiysek hep böyle koştura koştura.Zaten tanımadığım arkadaşlarla beraber olduk orada.Tüfeğin ucunda süngü var. Tekrar biz geri çekildik.Sivil halktan hiç öldürmek yok. Her tarafta paraşütle inenler var. Zaten hava da sıcak.Yüzde yüz onlar yaralandı. Birlikte subaylar değişti.Nakliye uçakları arkaları açılıyor. Yemek yedik.Eğitimdeki gibi olmuyor işte.Bombalıyor..Çıktık. Beşparmak Dağları’nı temizledikten sonra çıkarma yapıldı.İlerleyen günlerde İkinci Harekat var.Şöyle bir mevzi var.Bizim subaylar değişti. Takım komutanımız.Sonra toparlandık. Başımdan böyle bir şey geçmedi.Hemen mevzimi aldım orada. Çatışma 1-1.Bazı arkadaşlar paraşütle dolaşıyor.Ondan sonra gemiyle çıkarma yaptı millet oraya.Karmakarışık olduk.Tanımadım zaten.Hiç unutmam paraşüt takılı kaldı çözemedim.Tekrar oradan Küçükkaymaklı diye bir yer var. O an Girne’ deki işimiz bitti.Biz ondan sonra yürüyoruz..Karşıki 171 . Bizim artık yerimiz belli değil.Birbirinin üstüne.Böyle üçlü üçlü uçaklar geliyor..Orası çok kuvvetli geçti.Kurşun paraşütleri deliyor. İlerledik.Uluslararası bir havaalanı var.Kapılarda subaylar var.Dedim Rum askerleri geliyor. Savaş diye bir şey görmemiştim hayatımda. Biz öyle temizleye temizleye oraya gittik.aşağıdan.Geldiler ellerinden bıçaklardan koparttılar.Birinci Harekat bu.Adamlar öyle bir şey ki.İndirdiler Rahatladım. Beşparmak Dağları’nda. iki kapıdan da atlıyoruz . korkma!” dedi bana. Tek geçişimiz o. Temizlik yapıyorduk.Kapının biri de açıktı.Onlar önce bombalıyor. İlk gün şöyle bir dere yatağı vardı.devamlı ileriye… Fazla durmazdık biz. En yoğun çatışmayı orada gördüm.Kapılar kapandı.Bizi oraya yönlendirdiler.Ben nereden bileyim. O uçaklar nasıl boşalıyor.5 saat geçti.Meğerse onlar mücahit askerleri imiş.Bir de orada bir havaalanı var.Ondan sonra biz geriye gittik.Bizim oraya başka bir yerden geçmiyor..Sarı ışık yandı hazırlığımızı yaptık..Orada yaralanan arkadaşlar oluyor..Şimdi şöyle bir boğaz vardı.Böyle betondan Türkiye tarafına.20 Temmuz’da gittik.Askerleri vuruyorsun ama yaşlı da olsa genç de olsa hepsini biz toparlayıp geri teslim ediyoruz.Paraşütleri düzelttiler. Paraşütün kancası var.Aradan çok geçmedi.Bazı arkadaşlar yere çakılıyor. kafanı kaldıramazsın.Ondan sonra ara ara geldi böyle konserve gibi.Dört tane samimi arkadaşım şehit oldu. Ateş açıldı. Uçaklar bombardıman yapıyor. su içtik.Bindik.İşlemleri yaptık.5 saat sürdü.Bazı arkadaşlarımız iniyor.Ondan sonra sabaha karşı Girne’ye geldik. Beşparmak Dağları’nda. Beşparmak tarafına geldik.Gerekli işlemleri yaptık.Devamlı bir yerlerde istirahat ediyoruz. Sersemdim ben de. Bizi topladılar.Öyle bazı işte insan anladığı kadar böyle tuhaf oluyor.Her tarafım böyle şey gibiydi.Onlarla idare ettik o gün.Artık onu da içtik.Lefkoşa tarafı var. bölük komutanımız hepsi değişti.Biz oranın yabancısıyız.Bağırıyorlar aşağıda.Bu taraftan o tarafa.Örümcek ağı gibi.Sonra karşıdan geldiler.Dere yatağında su da varmış soğuk su.Oraya geldik.İnerken bayağı bir zayiat oluyor.Hayatımda böyle bir şey görmedim.Ama bir yandan da silah sesi geliyor. O gün işte havaalanına geldik.Bayrak radyosu vardı.Tabi uçak gitti..Ne ölmek geliyor aklına ne de başka bir şey.Önden uçaklar üçlü üçlü geliyor.İşte oraya yürüdük. Bizim komando birliği devamlı ileriye.uçağa bindik.

Müthiş yoğun ilgi.Biz beş arkadaş bir yerde. Başka yere Güney’e gidiyorlar. kaçan oluyor. biz kovalıyoruz.Onlar biliyor kendi yaptıkları zulmü.Çadırımız arkamızda.Arkadan piyade geliyor. Oradan korktuk biz. İkinci Harekat oldu.Durdurduk motoru..135 Massey Ferguson traktör. Birinci Tabur.Lefke tarafı da aynı.Bir buçuk ay sonra banyo yaptık.Bütün oranın yerli Rumlarını teslim ettik.Yani kendileri gibi bizi de öldürecek sanıyor.Cenevre’de mi nerede bir anlaşma o zaman.Şimdi bazı araçlar var.İkincide de aynı şeyi yaşadık. Tabii o zaman birlik yoktu. O anda da ateşkes olmuş.Gidiyorlar.Buradan da istemediler.Haftada bir sefer yani olurdu.Nereden geldiğini bilemezsin. bir çocuk var bir de kendi.Dinleniyoruz.Çocuk var orada.teslim ediyoruz arkaya.. Tren geldi.Anlaşma.Girne’ye geldiğimizde deniz kenarında şöyle bir mahalle vardı.Aşağı yukarı dört ayımız da öyle geçti. iki arkadaş bu tarafta.Kimi bölükler otellere gitti. botla kalkıyorsunuz.Alın bunları diyor. Torba gibi bir şeyin içindeydi. Hiç durmuyoruz.Üç dört gün kaldık.Büyük bir mahalle vardı. temizlik yapıyor.Durdurduk. İkinci Harekat da aynısı yani. 3 Ocak 2010.Yatıyoruz mesela mevzi gibi yerlere yatıyoruz.Oradan parayı çıkardı.Almış götürdüğü yerde harcayacak. sonra tren garına geldik. Bütün millet çıkmış dışarıya.Doğruca Kayseri Hava İndirme Tugayı’na.Orada kalma şeyi söylediler. Aranırdı.Bizim her iki üç günde bir yoklama yapılırdı.evlerden ateş geliyor.Aşağı yukarı orada iki saat yürüyüş yaptık.Kontrol olurdu.Kaçamayanı yakalıyoruz . 172 .Biraz eşya almışlar motora.Magosa’da büyük liman var.Arada bir eğitim yapıyorduk.Şimdi parayı biz alacağız sanıyor.Şort atlet kalırdık. ta o zaman yaptık.Arkadan bizim topçular var mesela arkamızda onlar bir yandan top atışı yapıyor.Adam başladı titremeye.Ne kalabalık ne kalabalık.Çoğu evde yangın çıkıyor.Oradan geliyor. Bizim bölük. Lefke bölgesine gittik. Motoru çektik oraya.Tekrar birliğimize.Biz de aşağıda o evlerde kaldık beşer kişi beşer kişi.Böyle yalvarıyor.Çoluk çocuk ne varsa vurup kıyıp geçiyorlar. Mersin’e indik.Yanaştı yanaştı.Nafaka nafaka bu diyor.Yani giderken ne ev bırakıyorlar yakılmadık ne bir şey.14 Ağustos’ta başladı.Yeşil hat oralara geldik.Onu sakladı.Sırt çantası. Yerleri kontrol ediyoruz hep Rum evi.Yani normal hayatta böyle bir şey mi gördük?Bizim mesela eskiden orada yerimiz varmış. Onlar kaçıyor.Evi falan bırakmışlar. Hayatımda böyle bir şey yaşadığım için çok mutluyum.Ana yolda nöbet tutuyorduk.Mesela ben çiftçiyim.13’ünde biz oraya gelmiştik 14’ünde tekrar başladık biz.Bizi görmüyorlar ama. Parmaklarımın uçları vıcık gibi olmuş botun içinde.Yirmi adım öne geçerdik.Yolu kestik.Bu diyor nafaka nafaka diyor. Katliam yapmışlar köyde.Ama tabii biz öyle bir şey görmediğimizden gayet sersemledik.İki arkadaş o tarafta. Onlar bizim gibi değil hiçbir yerde durmazlar.Ama 5 sene kalmak mecburiyetindesin. Cesetler kokuyor sıcak temmuzda.Taburu topladılar.Oturduk yemek yedik. Dördüncü Paraşüt Taburu bizim. Tam tesisat.Onlar köyleri olduğu gibi yok etmişler.Yeşil hat diyorlar oraya.Adam oradan torba çıkardı.Çok disiplinli bir birlik. Yakıyorlar yani.Ama onlar öyle değil işte.Hadi bakalım oradan kamyonlara bindik. korkuyor.Orada 20 dönüm limon bahçesi. Bizi topladılar.Oradan trenlere bindik.70 – 80 kişi o civarlardaydı. Bölükten 6 -7 kişi şehit oldu.Bekliyor.Karısı adamın arkasına yapıştı.Benim de kalmak canım istemedi.Hemen yola çıktı.İmkanı yok.Hiçbir şeyi ellemeden. Oradan terhis oldum. Magaso’ya geldik tekrar.Çocuk var.Uçaklar bir taraftan bombalıyor.Şimdi ilk buraya dönen de biziz.Topladılar.Mersin’de yürüyüş yapılacakmış.İki saat kadar bir yürüyüş yaptık.Saat 5 sıralarında bu anlaşma olmamış.Girne’den Magosa’ya gittik. Banyoyu Girne’ye geldik.Orada kaldık.Millet yollara dizilmiş.Bir baktım karşıda Massey buldum.Biz bir yerde.Bağırıyor.Hep teslim ettik arkaya.Böyle ateş ediyorlar oradan.Onlar yaşlı genç dinlemiyor.Yani onların kendi bölgesi. Bunlar Rum’du.Karısı var. bir yandan da anlaşma oluyormuş. Meydanda yani hepsi. Her an bir şey olabilir diye.Biz devamlı savaşarak gidiyoruz.Elbiseleri bırakırdık oraya.Onlar olsaydı hepsini kurşuna dizerdi orada.Karakuyu .İstediğin yerden bahçe veriyorlar.. Komando birliği çok titizdi.İçerilerde asker var mı?Yabancı insan var mı diye. Soyunurduk.portakal bahçesi çok. Bizi tekrar bırakmadılar.Aynı o birinci olduğu gibi.İndirdik götürdük arkaya teslim ettik. çocuk annesinin arkasında. aşağıda da deniz kenarında oteller vardı.Evlerde.Her tarafta önümüze kattığımız zaman. biz hepimiz geceyi orada geçiriyoruz. Hayatımda yaşamadığım şeyleri yaşadım.Hani öyle bir tane vicdanımız için ne bir yaşlı insan ne bir çoluk çocuk vurmadık hiç. Tekrar bizi buradan götürdüler geriye. Eski yerimize geldiğimiz zaman orada durduk.Limanın dört tarafında da bahçelik bir yer vardı.Lefke tarafına gittik biz.O böyle ana yol vardı. Kaçan kaçıyor.Kolundaki saati çıkardı.Botla yatıyorsunuz.Lefke’de yolu kestik.Yani askerle çoğunlukla karşı karşıya gelemezsin.Magosa’ya geldik. Tekrar Girne’ye geldik biz.

Yılmazköy’ü geçtik. Kıbrıs’a yaklaşınca sabaha karşı komutanlar bilgi verdi. Mersin’e doğru yola çıktık. Biz sahile çıktık. Cemil TUNAY754 “Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken’di. Bayağı yukarı kadar. Gündüzleri pek çatışma olmuyordu. 173 . Gemide mermi dağıtıldı. Çıkartma gemilerine sabah 11-12 gibi bindik. Uçaklar dağların yamaçlarını bombalıyordu.” dedim. Kıbrıs’a gideceğimiz söylendi. Ovacık’a vardık. Albay çıkartmanın 2. gemilere bindik. Havaalanı ortada kaldı. Lefkoşa tarafına. Yaralılara sıhhiyeler geliyordu.Ondan önce bir limanda Alay komutanımız İbrahim Karaoğlanoğlu konuşma yaptı. Sigara kağıdına yazıp gönderdim.Onlar arka taraflardaydı. iyiyim. En sonunda kaçmasın diye kızı istediler. 2. Bizden önce deniz piyadeleri çıkmış. Bir asker ve bir kız sürekli kaçıyorlardı. Çürük evler sayıldı. O zamanlar buralarda güneş enerjisi yoktu. 15 ocak 2010 . Savaşmak güzel. Helikopterler sürekli asker taşıyor. geri araçlara bindik. Zirveye kadar çıktık. ilk sıcak temas akşamüzeri Beşparmak Dağları’nda oldu. Çıktığımızda silahlarla yürüdük tepeye kadar. Bu arada Girne tarafında çıkartma oldu. Acemi birliğini Antalya 70. Bizi 20 Temmuz sabahı helikopterlerle Kıbrıs’a taşıdılar. Bazı evler boştu. Ben araçsızdım.Bir gece Mersin’de kaldık.Zaten küçük olduğu için fazla bir şey yazamadım. Bir helikoptere 10 kişi bindik. Bölük komutanımız Yüzbaşı Yavuz… soyismini hatırlamıyorum. Aileme İkinci Harekat’tan sonra mektup gönderdim. Tekrar bir karışıklık veya harekât olsa giderim.Çıkartmadan bahsetti.Köylerden de gençlerden falan aldık. Özet olarak yazdım. Havan top mermisi düşmüş yanına. Sonra biz çıktık. 15 ay kaldım. biz uzaktaydık. Türk evleri kerpiçten yapılmıştı. Araziyi taradık. Sonra indik toplandık. Usta birliğini Adana Osmaniye’de yaptım.Şimdi şehitliğin olduğu yere. Dağda sivil kıyafetli askerleri esir aldık. Bir çıkarma gemisine bir bölük biniyordu. Araçlarla gittik. Kâğıt falan yoktu. geceyi orada geçirdik. Bölük komutanı kıdemli üsteğmendi onun yerine yüzbaşı geldi bizim bölüğün başına. Bir helikopter filosu 4. Ateşkese kadar o yamaçlarda kaldık. Yaralanan oldu. Aşağı indiriyorduk. Bizim olduğumuz yerde mücahit yoktu. Mektubu yazdıktan 15 gün sonra ailemden mektup aldım. Taarruza geçtik. Öğlen civarı. Kuşaklarda 60-100 tane mermi vardı. Harekat’a kadar bekledik. Yılmazköy taraflarında 2. Kıbrıs’a gideceğimiz belli değildi. Görmedim. Hala daha çiftçilik yapıyorum. Ertesi gün tekrar bir alarm vurdu. 220 kişiye yakındık. Harekât’ın başladığında emir geldi. Dağın yamaçlarına çıktık. Temmuz ayının 17-18’ inde öğleden sonra bir alarm vurdu. Oradan terhis oldum. Köylere girdiğimizde manzara korkunçtu” Askere gidesiye kadar tütün tarlalarında çalıştım. Demirciköy. Orası ormanlık olduğu için havan atışı yapıyorduk. İyi davranırdı. Mersin’e otobüslerle gittik. Bir gece alarm çaldı. Bizim paraşüt eğitimi tamamlanmamıştı. Su kuyular vardı.İlk gün bizim bölükten pek şehit olmadı. O arıza yapmıştı yolda giderken. Yılmazköy’ün berisindeydik. onur verici bir şey.Zaten çıkartma yapacağımız yer gözüktü. Oradan Hatay Dörtyol’a şoför eğitimine gittim. 754 17 Ocak 2010. Adaya yolculuk 45 dakika sürüyor. havan atışı yaptık. hepsi er oldular. Piyade Alayı’nda yaptım.sonradan başladı. Tanklar sonradan geldi. Biz sonra köylerdeki evlerde kaldık. Birde kuşaklarla dağıtıldı. 2. suyu oradan alıyorduk. Ben bölük komutanının aracını kullanıyordum.” Askere gidene kadar çiftçilikle uğraşıyordum. Pamukyazı. “Beni merak etmeyin. Akşamüzeri tekrar geriye çıktık. 4 Mart 1974’ de önce istihkam olarak askere alındım. Gemi baya yanaşmıştı.Sabaha karşı anladık biz artık bir dönüşünün olmadığını. sonra bizi geriye çektiler. Uçaklar sabaha karşı geldiler. Rum köylerinde vardı.İlk çıkartmada yiyecek sıkıntısı çektik. bindik araçlara. Çatışmada düşmanı pek göremiyorduk. Bazı insanlar duruyordu. patlamayan mermiler imha edildi. Sabaha karşı alarm verildi. Uçaklar bombardıman yapıyorlardı.Çünkü uçaklar devamlı yamaçları bombalıyordu. birlikleri düzenledik. Beklemeden direk çıktık. Köylerde tarama yaptık. Beş şarjör dolu vardı zaten. Bize ateş açılmadı o anda. gün orada da kaldık.Toparlandık. 1974 yılının Mart ayında askere gittim. Olduğumuz yerde kaldık. İlk gün bize bıçak verdiler. Kız isteme olayı oldu. Zaten savaş anında rütbeler söküldü.Çetin GÜMÜŞ”Sabaha karşı geri dönüşün olmadığını anladık. havaalanına kadar gittik. O Türkiye’de kalmıştı. Gittiğimiz yere bayrak dikerdik.günü akşamüzeri vuruldu. Oradan Kayseri hava İndirme tugayına seçildim. Hazırlandık. O gün gemilerle dolaştırdılar bizi. Ondan sonra siviller yerleşti.Esir düşerlerse bir şey olmasın diye herhalde. araçlarla iç kısma geçtik. 19 Temmuz gece yarısı alarm verildi.5 helikopterden oluşuyordu.Çıktığımızda su seviyesi dizlerimize geliyordu. Önceleri sıcak yemek verilmiyordu . Sınıfım piyade.

Sızma yapılmadı. Göğüs göğse muharebe olmadı. Ankara'dan İskenderun'a trenle gittik.Bir ay kadar ya kaldım.Önce Torbalı'ya uğradım. Bakımsız kerpiç evler Türklerin. Makineli tüfek için. Mücahitleri daha sonra gördüm. En çok zayiat vermemizin sebebi yerin acemisiydik. Bizim arkamızda beyaz yer bezleri vardı. Muazzam mevziler yapmışlar. Arazi yayılmaya uygun değildi. Ancak açlık çektiğimizde bakkal dükkânlarında evlerde bulduğumuzu yedik. bazen tahmini. Üç ay sonra eve mektup gönderdim. Şimdi yerini yurdunu biliyorum. Uykudan bağırarak uyanırdım. Çok değerli çok titiz biriydi. Adana tarafından Adnan Damar. Subaylar er gibiydi. Kıbrıs'a çıkartma yapılacağı Mersin'de söylediler. Birinci harekat bitiminden sonra dinlendik. Köylere girdiğimizde manzara korkunçtu. Silahım G1’di.Aslında arkadaş istedi o dedi ''Gidelim benim eşim yeni doğum yapacak. Sınıfım piyade.Biz Hüseyin ile beraberdik. Rum gençler cepheye gitmiş. 1974 senesinde Mart ayında asker oldum. Evlerden ateş açılıyordu. Geride çoluk çocuk yaşlı kişiler kalmış.Ortasına mühimmat konuyor. Cephe şeklinde oldu. Rum evleri muazzam bakımlı.” Askere kadar çiftçiydim. Biz o yeri piyadeye devir ediyorduk. Oradan Lefkoşa yönüne yöneldik. İkinci harekatta cephe savaşı oldu. Ateşkesten sonra Girne’ye geldik. Geriye gönderdik. Bazen görerek.Anayı babayı bir göreyim dedim.. Rütbeleri yoktu. çocuğum olcak onu göreyim'' dedi. Arkadaşlarımızın çoğu şehit oldu. Direniyorlardı. Dikiliydi. Torbalı'dan. kala atladık. Kayseri’de kalan eğitimlerimize başladık. Ön tarafından bir mazgal deliği. Şehit arkadaşlarla uğraşmamızın mümkünatı yok. Yaralıları onlar topluyordu. Ancak birinci harekattan sonra bir gece bizim içimize sızma yapıldı. Bolu dağ komandoları geldi. Sıhhiye taburunun yanındaki keçiboynuzu ağaçlarının altına gizlendik. 20 Temmuz sabahı ilk çıkartmadanız ilklerdeniz. Bir tanesinin adını hatırlıyorum. Makineli tüfek ateşi açtı. Kimisi piyadenin içine karışmış. Yunan uçakları bizi sıkıştırdı. Atlayışlar başladı. Mücahitleri ikinci harekatta gördüm. Biz topluyorduk. Sivil esir aldık. Bombardımandan dolayı yanıyordu. Biz Tunalı gemisi ile gittik. Bu gün yine aynı şey olsa giderim. Köylere tarama yapıyorduk. Rumlar yıllardan beri hazırlığını yapıyormuş. 7 ay sonra tekrar Kayseri’ye geldik.Onun için geldik . Bölük komutanımız Yüzbaşı Korkut Eken’di. Üçüncü havanda bulunduğumuz yere havan düştü. Açık arazi.Geldik Taşucu’na.Ben trenle gitmedim. Acemi birliği Samsun 56.Ankara'dan da 20 Temmuz sabahı Kıbrıs'ta olmak üzere Mersin'de. Geri çekildik. Aşmışız. Eğitime devam. arkadaşımın ölümü… Celalettin KIVILCIM755.Sol tarafımda (yanını göstererek) şuradan girdi bir kurşun. Şehit oldu orada kaldı o arkadaş. Kıbrıs’a yaklaştığımızda aşağısı duman içindeydi. Otobüslerle falan asker geliyordu Osmaniye'den. Sivil esirlerin toplanma yeri kiliseydi. Salamis Oteli. Boğaz’a indik. “İbo abi. savaşın içine geliyon? O hücum anında Hüseyin vuruldu.Orada denizin ortasında kaldık. Daha sonra Magosa tarafına geçtik. Biz de o arada gelirken “ya nereye gidiyoruz“ diye soruyoruz arkadaşlar arasında. Uçaklarımız yetişti. Dağlar yanıyordu.. Onları kiliseye bırakıyorduk. Ateşe karşılık verdik. Devamlı hareket halindeydik. Banyoyu unuttum. İletişim yoktu. 174 . Yağma olayı olmadı. Vurulan helikopter olmadı. Sahilde büyük otele yerleştik. Köylerin Türk mü Rum mu olduğu karşıdan belli oluyordu. Aynı bölüğün içinden birbirimizi kaybettik. Sakallarımız hacı sakalı haline geldi. Etkisi uzun yıllar devam etti. Bize mermileri ve silahları Mersin’de dağıttılar. O ortamın içinde irtibat sağlamak mümkün değil.Daha sonra biz çıkartma yapmaya başladıktan sonra verdiler. Yoksa bizde vurulacağız. Şu anki yeşil hatta kadar gittik. Temizliğe eğitime disipline önem verirdi. Çarpışmadan sonra 6-7 kişiyi ele geçirdik. Yere 1 m. Arkadaşım Hüseyin Kurtuldu idi. Piyade arkadan geliyordu. sonra gittim. Sonra bir ay Beşparmak Dağları’nın zirvesinde Rumlardan kalma bir yerde kaldık. Havan ateşi ile dövmeye başladılar.ya kalmadım ondan sonra Kıbrıs'a seçildik ve gittik.Oradan çıkartma hücum botlarına aktarıldık ve 755 5 Ocak 2010. 5-6 arkadaşım orada şehit oldu. Başımızda tim komutanı teğmen vardı. Ayrancılar. Onlardan biri “ya Kıbrıs’a çıkartma yapılıyormuş savaş varmış oraya gidiyoruz” dedi. Uzun süre kaldık. sen napıyon dedim. Dağlardaki mevzileri ekseriyetle uçaklar susturdu. Rüyalarıma girerdi. Yanımda zaten benim solumda vuruldu. O zaman yerin acemiliği vardı. Ekin tarlaları ateşe verilmişti. Bir köyün emniyetini aldıktan sonra araziye çıkılıyordu. Piyade Alayı oradan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Ankara. Çatışma. Beşparmak daha önceden mevzilenmiş. Rumlardan ateş geliyordu. El bombasını o anda vermediler bize. Harekat bittiğinde Rumlardan boşalmış evlerde kaldık. Bizim sorumlu olduğumuz yer açık alan.

Biz onunla Ankara'dan beri samimiydik.Yoksa dedi ki ben seni vururum çabuk yani hedef veriyorsun Rum'a. 14 Ağustos'ta komutanlar: “Asker arkadaşlar kimse yerinden kımıldamasın”dedi. Sadece bu arada savaş olurken Mehmet Sevinç'in babası geldi oraya ziyarete. Genellikle ilk şehitlerimizi Beşparmak Dağları'nda verdik. Kalktıktan sonra 100 metre ya gittik ya gitmedik. Herhangi bir şey var mı diye.Doğru benim yanıma geldi bir askeri jiple. Rumlar aşağıdan vuruyormuş yukarıdan da geliyordu ateş sonra bir baktık Türk bayrağı yukarıda yanlışlıkla birbirimizi vurmuşuz. Hedef belliydi.” ”Ulan” dedim. Hüseyin falan dedim ben. En çok zaiyatı orada verdik.Biz karşılık vermiyorduk ama. İşte taarruza kalkılacak.Gremeskos Sokağı'ndaki verilen taaruzda Hüseyin şehit oldu.Orada çok zayiat verildi. Düzlüktü zaten ama mağara gibiydi. Ben şaşırdım arkadaşlar dedi ki “Celaleddin baban geldi. Direk dağa doğru ilerledik.Uçaklar bombardıman yapıyordu.İşte arkadaşımız Hüseyin orada şehit oldu. Gece oldu mu olduğumuz yerde kalıyorduk.Mermiler su aldı zaten. Mevziyi kazıyorduk. Dağın tepesine çıkmadık ama eteğinden doğuya doğru yürüdük.O şekilde aldık etleri geliyordu elimize yani.Sonra hemen portatif kazma küreği çıkaran mevzi kazıyordu. Sonraki günlerde de verdik çatışmalarda. İşte ben tekrar Hüseyin'in yanına gelince Hüseyin zaten bir havan topu daha yemiş. Aşağı yukarı boynuma kadar geliyordu su. Ben yani kurtaralım falan gibilerinden.Bize yardım olsun diye.Onların mermilerini kullandık.Bezleri çıkardık çantadan. “Benim babam nasıl gelecek buraya?” Bir gördüm İbo abiyi rahmetliyi şaşırdım tabi.Adam yerin altından kaçıyor. “Burada acı yok” dedi. “Yürü!”Ben de yürüdüm artık. Gittik.Aldım üsteğmene verdim hatta künyesinin birisini ağzına sıkıştırdık. toprak yığmış. Bezleri serdik.”Ulan İbo 175 .Onun içinde sabahlıyorsun.Orada aşağı yukarı 2-3 gün kaldık. Ben yağma olayı duymadım. “Acımayacaksın” dedi.Ateş edemiyorsun.Biz o yoldan 3-4 gün sonra toplandık. Ateşkes oldu. Sabah saat aşağı yukarı 8-9 sıralarıydı. Dediler ki işte herkes şehidini toplasın.Mesela biz dağa doğru ateş ediyorduk. Uçaklar gelecek. Cüzdanı ben aldım. Asfalt boyunca sağlı sollu Boğazköy var hemen Beşparmak Dağları'nın altından oraya gittik. Karşıdan dediler: “Makaryus'un evi burası”. Hüseyin'in şehit oluşu işte beraberdik.Tanklar gelecek görsünler diye.Ben de cüzdanını aldım. Kendim de gittim bizzat. Dikoma'ya geldik.Sabaha kadar bütün gece yol yürüyoruz.Kalktık hücum ettik. Dikoma'dan aşağı yukarı 1 hafta 10 gün sonra biz Yılmazköye… Oradan Lefkoşa'nın Gönyeli Köyü vardı.Sonra uçaklar geldi saldırı yaptılar ondan sonra bize hücum emri verildi. Beton dökmüş.hücum botlarla vardık.Daha sonra biz onların kendi silahlarını aldık. Zaten bize devamlı olarak oradan ateş ediliyordu. Mevzilerde yatıyorduk. Üsteğmen vardı rütbelilerden ''kalk dedi sen de mi vurulcan?'' O hücum anında Hüseyin vuruldu.Oymuş yeri.Dedi bildirilecek ilgili yerlere.”Hüseyin” falan dedim.Yürüdük gece boğaza doğru. Beşparmak Dağları'nın eteğini. mevziler üstte biz altta . Attığını vuruyordu adam. Bir boy suyun içindeydik.Ondan sonra işte bize bir çorba gelmeye başladı. Düzlüktü.Benim yanımdaydı çünkü. Biz evleri tarama yaptık. Hüseyin düştü. Oturduk emre kadar taarruz emri verilince hücum silahlarımızla yine taaruza kalktık.Gerçi zaten yatma uyuma yok.Bize sürekli ateş ediyorlardı.Kırmızı taraflarını öne serdik taaruza kalkacağız.Biz kalktık. ilk gün verdik.Taarruz emri verildi.Oradan Dikoma'ya geçtik. İbrahim Karaoğlanoğlu Rumlardan temizlenen evlerde saklanmışlar sanırım arama esnasında vurulmuş diye duyduk biz. Uçaklar bombalıyordu zaten o sıralarda.Uyumak yok.Biz kendimizi koruyorduk. Boşluktan soldan patlamış. “Burası savaş alanı” dedi. En son işte dayanılmaz olunca komutanlarımız dedi ki biz de taarruza kalkalım biz de bunlara cevabını verelim. Geriye döndük. Beşparmak Dağları’ndan çok yoğun ateş oldu bize.1-2 günde orada şavaştık. En önce uçaklar vurdu sonra biz çıktık. Biz bekliyorduk. Benim arkadaş “yandım Allah” dedi.Dediler Türk askeri ele geçirmiş oraları.Üsteğmen de künyesini aldı. Rumlar taarruz açar diye.Aldık ambulanslara.Sabaha karşı namazdan sonra bize emir geldi.Kazıyorsun kazabildiğin kadar.Türk ismiyle Eskikuyu onun önünde de Rumların diliyle Gremeskos Sokağı vardı oraya yerleştik. Önünüze kırmızı tarafı yukarı gelecek şekilde bezlerinizi serin.Daha sonra ikinci üçüncü günü mü ne Türk askeri birbirimizi vurmuşuz. Evet beraberdik. Bizim bölük bitti. Hüseyin Kurtuldu yanımdaydı.Baktım sağından vurulmuş. Bu sağırlar dilsizler okulu bombalanmış diyorlar.Yaşar Kelle’yi de tanıyordum zaten.Kimliği bu diye.Yanmış vaziyette. yanmış. Ambulanslarla biz gitmedik tabi. 14-15 taarruzunu geçirdikten sonra biz orada kaldık. Zaten çok ölen oldu.İşte 14-15 Ağustos'ta da Rum Birliği Muhafız Alayı'nın orada taarruza kalktık. Albay vardı. Tam akşam oldu. Üsteğmen dedi ki “kalk işte sen de vurulcan” dedi.O arada da seni hedef alıp atıyor.Uçaklar gelecek önce bombardıman yapacak. Onlarla Beşparmak Dağları'nın eteklerine Girne'de çıkış yaptık. Sabah 6-7 civarı. Mehmet'in yanına gitmiş Mehmet'i falan bulmuş. Ertesi gün sabah tekrar bize deniliyordu. Ateşkes olmasına rağmen onlar ateşkesi dinlemiyordu hiç. Yanlışlık olmuş. Hatta tüfekleri havaya kaldırıp da geçtik.Orada da zaiyat verdik.

O askerlerin hepsini… Daha sonraları taciz ateşi yaparlardı. 2 Ocak 2010 Torbalı Tepeköy Mah. Bizim subaylarımız bilmiyorlar. Piyade arkamızdan geliyordu. Oradaki Rum Milli Muhafız Alayı’na taarruza girdik. Kızılcahisar'dandı. Tümen komutanı Osman Fazıl Polat . harekatta 39.Yarbay dedi “Celaleddin oğlum babanı dedi yolcu et. Böyle alttan asfalt geçiyordu oraya kadar götürdüm. Sabaha karşı varmıştık zaten oraya. 5 Haziran 1973 tarihinde Eğridir dağ komando okuluna er olarak askere alındım. Samanlıklara saklanmış. Daha sonra terhis oldum. Mevzimiz yok. 4. Rahatsız olanlar ayrılsın dediler. Gökçenler Köyü’ne. Şehit olan arkadaşların mermilerini de alıyorduk. 176 757 . Kayseri’den şehitler verdik. Beşparmak'ta.Gençler savaşa gitmişlerdi.Ben seni nerede koruyacağım. Orada 4 ay eğitim gördüm. Beşparmaklarda buruna kadar biz topladık. gün ateşkes haberi geldi. Ateş hattı 50 m. Çünkü onlar araziyi biliyorlar. Biz geri çekildik. Oradan otobüslerle 2223 Temmuz’da Ovacık’a götürdüler. Üç ay sonra Bolu Dağ Komando Okulu üçüncü tabur dördüncü bölüğe geldim. Serdarlı.Hemen oradan ben onu aldım. tümene 2.” Makedonya Veyselli’den ailem 1956 yılında Türkiye’ye göç ederek gelmişler. Harekata bize geri çekilin talimatı verdiler. Biz gitmedik. 2. Abdullah AKAD756 “Bizi üç ay Beşparmak’ta unuttular. Türk ve Rum köylerinden esir toplamaya başladık. Bizi mücahitler karşıladılar. Şehit oldu arkadaşlarımızdan bazıları. Beşparmaklara yöneldik. 756 11 Ocak 2010. Sağırlar dilsizler okulunda bayağı bir kaldık.” “Bindirelim jipe bunu Lefkoşa'ya ya da Magosa'ya kadar yolcu edelim yoksa bu sakat.Açığa dereye indik. 3 bölük.Hedef vermemek için yani düzdeyiz ya biz.harekata kadar orada kaldık. “Savaşın içine geliyon?”Kurşun yersen falan derken “bir şey olmaz” dedi. Harekatta Magosa’ya kadar girdik.” Dedim: “Abi sen kusura bakma seni kovalamış gibi olmasın. Yanımızda bisküvi falan vardı. Hozat’ta görev yaptıktan 40 gün sonra İzmir Foça’ya geçtim. Defin ediyordu.Bizim tabur komutanımız Binbaşı Bedris Tuncer esir düştü. Bugün böyle bir şey olmuş olsa giderdim. tümene bağlıydı. 30 Ağustosta Ankara'ya gösteriye gideceğiz bizi dağdan indirdiler. Ercan Havaalanı’nın karşısına. Bölük komutanı Yüzbaşı Mehmet Cennetoğlu. “Oğlumun kokusu senin üstünde” Askere gidene kadar çiftçilik yaptım. Torbalı Mah. Orayı yok ettik.Sen git” dedim. Evlere girdiğinizde evlerde genelde yaşlılar vardı. Sivas’tan Lütfü (soyadını hatırlamıyor) . Şehit aileleriyle görüşmeye gittim. Herkes dondu kaldı. Bir iki saat kadar konuştuk. Oradan Siirt ve Batman’a gittim. Halk bizi çok güzel karşıladı. Uçaklar bombardıman yaptılar. ama Boğazköy'de şehitlik mezarlığına defnediliyordu. Ovacık’tan helikopterlerle bizi Kıbrıs’a çıkardılar. Denizli’den Osman Ilgan . “Ben geldim sizi ziyarete. Rumların mevzileri betondan. Bin kişiden 800 kişi kaldık. Terhisten iki sene sonra tekrar Kıbrıs’a gezmeye gittim. Mücahitler Rumca anons yapıyorlardı. Gemiyle Ankara'ya geldik. Uzun boyluları seçtiler. Ölmedin mi savaş güzel. Oradan yolcu ettim.Gece çatışma bitiyordu. Yunan askerleri bizi görüce üzerimize ışık mermisi atmaya başladılar. Ortamıza düştü. Bir daha da gitmedim. Kiliseye topluyorduk. Yozgat’tan.Savaş yeri burası her an emir falan gelebilir. Esirler önce Serdalı’ya sonra daha geriye gönderiliyordu.Jipe bindirip gönderdim.Nakliye uçaklarıyla bizi Adana Havaalanına indirdiler. Sonra bizim bölüğümüz 1.Yayan asfalt vardı. İlk görev yerim Hozat. Harekata Batman’dan katıldım. Annesi bana sarılıp ağladı “Oğlumun kokusu senin üstünde” diye. Askerler genelde kimi kafasından kimi ayağından kimi karnından vuruldu.14 Ağustos sabahı 2. Bir helikoptere 9 kişi bindik. Abdullah YAPIŞIK757 “ Havadan ıslık çalarak bir havan düştü. harekatta 28. Bizi Adana havaalanına indirdiler. Onları pişirip yiyorduk. Patlamadı. Orada gözetleme mevzileri falan yaptık. Ateşkes oluyordu.Gönderiyorduk yani. Biz cevap vermezdik.İlk gün şehit vermedik.Bizi unuttular 3 ay .1973 Yılının Ağustos ayında jandarma komando olarak askere alındım. Çünkü o anı o hissi yaşayan bilir kimse bilmez. Kıbrıs’a gideceğimiz söylenmedi.abi sen napıyon” dedim. 2. Uçaksavarlarla vurdular. Uçakların çok faydası oldu. 45 dakikada Kıbrıs’a vardık. tavşan alıyorduk. Mermi sıkıntısı çekmedik. Herkes şehidini topluyordu. Silahımız G3 ve A4’ dü . O anda çatışmaya girdik. Önden ve yanlardan.”Sonra oturduk. İşkence yapmışlar . Oğlundan kalan sigara içmek için tahta takım ve tırnak makasını götürdüm hediye olarak. Kayserili arkadaşım sırt telsizcisi idi. Çınarlı. Binbaşı postası ve şoförü esir oluyorlar.harekat 3 gün sürdü. Yanlışlıkla Rum bölgesine giriyorlar. Bölük komutanı üsteğmen İsmail Özgümüş idi. Biz bir gün Abnat Gölüne yayan intikal ediyorduk. Değiştirmede geri geldiler. 2. Üç koldan ateş yiyorduk. Bizde Rum köyünden tavuk .

Emir geldi. Geri döndük. Aynı günün akşamı cephaneler sayılmaya başladı. Askeri araçlara (revo) yüklendi. Subay astsubayların evlerine gitmeleri yasaklandı. Biz şüphelendik. Televizyondan bazı şeyleri duyuyoruz. Komutanlardan Kıbrıs’a çıkartma yapılacağını duyuyoruz. Kıbrıs’a gidiyoruz, Kıbrıs’ı göreceğiz diye herkes sevinç içinde. Tüm tugay intikal etti. 16 Temmuz’ da hazırlıklar başladı. Revolarla yola çıktık. Bir gece Ankara’da 28. tümende kaldık. Mut tarafında halk yolu kesmiş, araçların içine üzüm atıyordu. 20 Temmuz günü Taşucu’na vardık. Bir gece kaldık. Harekât başlamış çıkartma yapılmış top sesleri duyuluyordu. Dağın eteğinde bir arazide kaldık. 21 Temmuz sabahı dağın eteğindeki koydan helikopterler bizi aldı. 10.15’ de havalandık. Bizimle beraber 15 – 20 helikopter kalktı. Helikopterde üç askerdik. Cephanelerimizi de yanımıza aldık. Helkopter pilotu bize şöyle seslendi;” Çocuklar bakın size güveniyoruz. Türkiye’nin en seçkin birliklerindensiniz. Bugün savaşın ikinci günü. Başarılar diliyoruz” dedi. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürdü. Denizin üstünde adaya yaklaştıkça yanan dağlar da görünmeye başladı. Saat 11.00’ de bizi Beşparmak Dağları’nın güney cephesine “Kırna “ denilen bölgeye indirdiler. Dağın Lefkoşe tarafına. İneceğimiz zaman bize makineli tüfek ve toplarla ateş açıldı. Biz dağlara indiğimiz için ateş bize ulaşmıyordu. Dağda kalmış olan Rum birliklerinde ateş ediliyordu. İndiğimiz yerde insan tulumlarının içine samanla doldurulmuş maketler vardı. Bizim paraşütçüler atmış. Kayseri hava indirme. O an için başımızda bir başçavuş vardı. İlk hatırladığım başçavuşun postası elindeki tomson makinalı tüfeği yanlışlıkla tetiğine dokunup silahı ateş alması ve başçavuşun pantolonunu delmesini hatırlıyorum. Yanımızda bolca teğmen ve bazı rütbeli subaylar vardı. Üsteğmen Nizamettin Sungur vardı. Yanımda şehit oldu. Subayların nezaretinde Beşparmak Dağları’nda dağlara tırmanarak “Beyazev” denilen bir adrese gittik. Önümüzde bizden bir gün önce çıkan piyade birlikleri Rumlardan gelen ateşlere cevap veriyordu. Boğazdan tırmandık. Beyazev’in kuzeyine döndüğünde karşında “Santiagon Kalesi” vardı. Hava oldukça sıcak. Saat 1-2 dolayları idi. 11 kişilik timler halinde bizi ayırdılar. Başımızda subaylar vardı. Bize çeşitli nokta hedefler verdiler. Teğmenin birisi de Servet Yanar’dı. Ben Üsteğmen Nizamettin Sungur’un grubunda kaldım. Bölgedeki küçük küçük parça parça kalan Rum birliklerine yöneldik. Görevimiz bu Rum birliklerinin imha edilmesi idi. Üsteğmen Nizamettin Sungur 758’un emrinde Beyazev denilen yerden Girne’ye doğru inmeye başladık. İnerken solumuzda 15-20 metre genişliğinde küçük bir derenin yanından gidiyorduk. Denizli’den çavuş veya onbaşı birliğini kaybetmiş. Bize katılmıştı. Bizimle beraber hareket ediyordu. Bir portakal ağacının üzerinde bir Rum askeri gördü. Tabancayla ateş etti. Ama vuramadı. Rum askeri kaçtı. Üsteğmen bizim önümüzde yürümeye başladı. Biz de beş metrelik ara ile avcı yürüyüşündeydik. Üsteğmeni takip ediyoruz. Bir ara üsteğmen “dağılın çocuklar” dedi. Dağıldık. Dağılırken ateş açıldı. Derenin karşı yüzünden bize ateş açıldı. İlk sıcak temas orada oldu. Saat 2-3 sıralarıydı. Hepimiz ağaç, kaya arkasına sığındık, araziye göre mevzi aldık. Onlardan yoğun bir ateş geldi. Biz de yoğun ateşle cevap verdik. Benim tüfeğim ilk ateşte tutukluk yaptı. Sağ tarafımda arkadaşım Konyalı çavuş Ahmet Tapur vardı. Dedi ki “ berber ne yapıyorsun?” “Ateş etmiyor” dedim. ”Şarjörünü iyi oturt!” Baktım şarjör tam oturmamış. Orturttum. Ateşe başladım. Herkesin üzerinde 100 mermi var.Yoğun ateş karşılıklı devam ediyor. Bu esnada bize göz yaşartıcı el bombası attılar. Herkesin gözü yanmaya başladı. Üsteğmen 13 veya 15 metre benim önümde. Ateş kesin emri verdi. Ateşi kestik. Bir sessizlik oldu. Ortada duman var. Rumlar tekrar devam etmeye başladı. Bizimkiler de ateşe başladı. O ikinci ateşte bizim üsteğmen şehit oldu. Miğferi paramparça olmuş. Omuzları, böbrekleri paramparça olmuş. Üsteğmen adeta kalbura dönmüş. Benim 15 metre önümde oldu bunlar. Üsteğmenin vurulduğunu hissettiğim. Çünkü bir daha hiç sesi çıkmadı. Yoğun ateşten sonra Bayındır’ın Yusuflu Köyü’nden İsmail Erbey ayağa kalktı. Derenin öbür tarafında yaralı bir Rum vardı. Elinde sten tabanca vardı. Silahını at dedi. Hem de eliyle işaret etti. Atmadı. Onu orada vurdu. İsmail bir tanesinin yaralı kaçtığını gördü. Herkes toparlandı. Kalktık. Bizim üsteğmenin üzerinde nereden baksan 15-20 mermi deliği vardı. Denizli’den bir pehlivan çocuk vardı. O yaralanmış.Başçavuşun emrine girdik.Başçavuş sıhhiyeciydi. “ Çocuklar toplanın” dedi. Toplandık. “Yaralı, şehit var mı?” Bir şehit bir yaralı diye bilgi verdik. Üsteğmenin postası telsizle S3 Yüzbaşı Cennetoğlu’nu aradı. Bilgi verdi. Yüzbaşı bize şehit ve yaralıyı alın geriye dönün emri verdi. Yüzbaşı Beyazev’den bölüğünü idare ediyor. İyi de nasıl getireceğiz? Ağır, yorgunluk sıcak, açlık... Bir de dağa tırmanacaksın. Yanımızda büsküviler vardı. Karargâhımız Beyazev’e gittiğimizde konserve veriyorlardı. Yaralıyı getirdik. Şehidi orada bıraktık. Akşamüzeri yüzbaşı beş kişilik bir tim oluşturdu. Bir landroverle şehidi almaya gönderdi. Şehidi nereye götürdüler bilmiyorum. Şehidin
758

Şehit Üsteğmen’in ailesine Sivas’ta ulaşılmış, kayıt örneği öğretmen kardeşine gönderilmiştir. 177

mezarı Boğaz şehitliğinde. Biz orada üç gün kaldık. Birinci harekât bitti bitmek üzere. Hava kuvvetleri yoğun bombardıman yapıyor. İlk çıkartmayı yapan 28. Tümen. Onlar bayağı bir zayiat vermiş. Karargahta çamların altında tüfek temizlerken havadan ıslık çalarak bir havan düştü. Ortamıza düştü. Patlamadı. Herkes dondu kaldı. Kademeci esmer alçak boylu Abdullah Başçavuş aldı, götürdü. Bazı arkadaşlarda küçük radyo vardı. Biz gelişmeleri dinlemeye çalışıyoruz. Bizim yanımıza Hürriyet Gazetesi muhabiri geldi. Bazı subay ve askerlerle röportaj yaptı. Bize dağların tepesinden eteklerine kadar tarama emri verildi. Rum kalıntısı varsa temizleyin dendi. Yaklaşık 20-30 km.lik bir alanı taradık. Gece döndük. O gün yorgunluktan bittik. Orasını piyade birliğine bıraktık. Sürekli yer değiştirmeye başladık. Gittiğimiz yerde 3-5 gün kalıyorduk. Nerelerde kaldığımızı bilmiyorum. 13 Ağustos gecesi yola çıktık. Lapta’ya geldik. Lapta ele geçirilememiş. Görev bizim tugaya ve bölüğe verildi. Sabah saat altı sıralarında biz 28. Tümenin önüne geldik ve karşılıklı yoğun ateş açılmaya başlandı. Saat 11-12 sularında Lapta düştü. Şehri ele geçirdik. Hâlbuki radyo saat 8-9 da Lapta’nın alındığını söyledi. Ama sıcak çatışma devam ediyordu. Lapta’da 15 -20 kişi esir aldık. Hatta bir tanesi subaydı. İstanbul’u çok iyi biliyordu. Biz geriye çekildik. Beşparmakların üzerinde düz bir araziye çıktık. Orası daha önce Rum birliğinin karargâhı imiş. Beş on gün orada kaldık. Tabur veya bölük komutanı: “Yoldan benden habersiz kimse geçmeyecek” diye emir vermişti. Bir gün 28. Tümen komutanı geldi. Yolu ancak yüzbaşı gelince açtık. Emir öyleydi. Asker bir gün keçiboynuzu yemiş. Keçiboynuzu kabız yapıyor. Özellikle kuru fasulye yemeği verildi. Hadi tüm asker ovada. Amel. Akşamüzeri tekrar toplandık. Omorfo tarafına gideceğiz. Gece bir top atışı başladı bize karşı. Top atış menziline girmemek için orada kaldık. Mevzi aldık. Ateş devam ediyor diye yolu değiştirdik. 15 Ağustos’ta Gaziveren Köyü’ne geldik. Rumlar bir gün önce Gaziveren köy halkını okula toplamışlar. Erkekleri de esir almışlar. Okulun dışında ve içinde mermi izleri vardı. Köydeki bir nene anlattı. Rumlar okulun içine halkı topladıktan sonra içlerine el bombası atmışlar. Orada bayağı çoluk çocuk öldürmüşler. Nene bize anlattı. Yanında 8-10 yaşlarında iki kız torunu vardı. Sarı boyalı bir evdi. Rumlar köyde katliam yapmışlar. O köyde arama ve tarama yapıldı. Birkaç esir yakalandı. Orada 5 gün kaldık. Oradan Lapta Köyü’ne Rum askeri birliğinin olduğu yere gittik. Piyade er. Şerif oğlu 1954 doğumlu.50. Piyade Alayı 2. Tb.Şehit olduğu yer ve tarih: Lefkoşa. 15 Ağustos 1974. Mehmet Remzi Gökhan, Kıbrıs Barış Harekatında İlginç Olaylar, İstanbul, 2007 (2. Baskı)Toplumsal Dönüşüm Yayınları., Muzaffer Sever (Mete Bey), 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Bitmeyen Gece, İstanbul, 2010, Kastaş Yayınevi.,İsmail Müftüoğlu, Bilinmeyen Yönleriyle Kıbrıs Barış Harekatı ve Perde Arkası, İstanbul, Tarihsiz, Alioğlu Yayınevi,Mesut Günsev, 20 Temmuz 1974 Şafak Vakti Kıbrıs, İstanbul,2007 (5. Basım), Alfa Basım Yayım,İbrahim Artuç, Kıbrıs’ta Savaş ve Barış, İstanbul, 1999, Kastaş Yayınevi, Salih Şahin, 1974 Kıbrıs Gazisi Olmak ( Anılar ve Tavsiyeler), İstanbul, 2007, Kutup Yıldızı Yayınları, Ertuğrul Üçler, 35. Yılında Kıbrıs Deniz Çıkartmasının İç Yüzü 1974 Kıbrıs Çıkartması, İstanbul, 2009, Yeniyüzyıl Yayınları, Yard.Doç.Dr. Mustafa Tarakçı, Kıbrıs Barış Harekatı, İstanbul, 2010, Hiperlink Yayınları, Erol Mütercimler, Satılık Ada Kıbrıs Kıbrıs Harekatının Bilinmeyen Yönleri, İstanbul, 2010,(8. Baskı), Alfa Basım yayım, Ulvi Keser, Kıbrıs’ta Yer altı Faaliyetleri ve Türk Mukavemet Teşkilatı,İstanbul, 2007, Iq Kültür sanat yayıncılık. Em. Tümg. Cumhur EVCIL, Kıbrıs Barış Harekâtı Anıları, Önce Vatan Gazetesi, Tüm görüntü kayıtlarının bir örneği kongreyi gerçekleştiren derneğe verilmiştir. Ayhan Çam(Vefatı: 1990), M. Ali Pekdemir (Vefatı:2002).

Muzaffer YÜKSEL

178

Celalettin KIVILCIM

Abdül YAPIŞIK

Nejmittin KABASAKAL

Ali AKGÜL

179

Arama sırasında bir Rum evinden alınan ve halen saklanan fotoğraf Abdullah AKAT Metin TERZİOĞLU 180 .

Mehmet DOĞAN Hüseyin SÖBÜ 181 .

(Cüneyt Arkın ile Önce Vatan filmi çekiminde) Komando bölüğü Beşparmaklar’da (Günaydın Gazetesi) Adem Yavuz’uz Beşparmaklarda çektiği fotoğraf (Fatma Girik ile Önce Vatan filmi çekiminde) Arka fondaki asker Hüseyin Söbü (Günaydın Gazetesi) 182 .

Yusuf ÇAKIR İbrahim KARAASLAN Çetin GÜMÜŞ İbrahim Karaaslan’ın babasının Kıbrıs’ta ziyareti 183 .İbrahim SOYKAN Komando bölük komutanı şehit üsteğmen Mermi TONBUL (Bu fotoğraf askeri Hüseyin Söbü tarafından 1974 yılından beri cüzdanında saklanmaktadır.

Cemil TUNAY Macit BURUNCUK Gazeteden eve verilen mesaj (Günaydın Gazetesi) Paraşütle atlama için uçağa biniş anı Kemal YAŞA Mustafa EFE 184 .

Bayram tebriki (arkayüz) 185 .

186 .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful