BASIC ENGLISH

İngilizce öğrenebilmek her şeyden önce kendinize güven ve insan aklının başaramayacağı hiç bir şeyin olamayacağına kendinizi inandırmanızla başlar. Geçmişteki yersiz ve boş korkularınızdan kurtulmanız İngilizce eğitiminde atacağınız ilk adım olacaktır. Unutmayın İngilizce öyle kolay bir lisandır ki ezberlemediğiniz sürece öğrenmemek için özel çaba sarf etmeniz gerekir. İddia ediyorum yeterli Türkçe altyapısı olan herkes 5 ay içinde makale yazabilecek düzeyde İngilizce öğrenir. İngilizce’de istisnai durumlar dışında hiç bir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçe’de olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar. İngilizce bir cümle yapılırken;

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN
sıralaması uygulanır Örneğin; Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce Ö Y N B Y temizliyor temizleyecek Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce temizleyebilir temizlemeli Yukarıdaki örneğe dikkat edilirse cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır. İngilizce’yi kısa sürede öğrenebilmenin gerek ve yeter koşulu iyi Türkçe altyapısına sahip olmaktır. Kullandığı malzemenin Türkçe gramerindeki karşılığını bilmeyen bir insanın İngilizce öğrenebilmesindeki başarı ne derece gerçekçidir. Bir ikinci nokta da İngilizce’de Türkçe’de olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. baba-cığım gide-cegini sev-diğimi hasta olduğumuzu Biz bu takıları Türkçe’ye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde kendimiz ekleriz.
cümlesi mantığı ile yapılır

Z

1

SİSTEM BİLGİSİ
Bizler bebekler gibi önce kelimelerin anlamlarını bilmeden kulak dolgunluğu ile ezberlemek daha sonrada aralarında zamanla anlam ilişkisi kurarak bütüne ermek gibi bir olayı bu yaşlarda yapamayacağımıza göre uygulanacak tek yöntem o dili gramer kurallarına göre öğrenmek olacaktır.

Sistem önce Türkçe dilbilgisi kurallarına genel bakış ile başlayan daha sonra İngilizce dilbilgisindeki
kullanacağımız tüm malzemeyi irdeleyip olayın mutfak aşamasıyla ilgilenen bütün bunların cümlelerin hangi aşamalarında karşımıza çıktığını Türkçe kıyaslamaları ile formülde yerine oturtan ve sırasıyla başlangıçtan itibaren İngilizce dilbilgisindeki tüm cümle yapılarına hayattaki kullanım mantığına göre uygulanan bir yöntemdir. Unutmayın ki iyi gramer bilgisi olan herkes iyi düzeyde yazıp konuşur. Bazen şu cümleyi çok sık duyarız. “Benim gramerim iyi ama konuşamıyorum.“ Bu sadece insanın kendini kandırmasından ibarettir. Gramer bilgisinden kastedilen onun formülünü bilmek değil hayatta bir olay yaşanırken hemen o gramerin adını telaffuz edebilmektir. Sadece formül bilmek okullarda sınav geçmek için geçerlidir gerçek hayatla bir ilgisi yoktur.

NEDEN 5 AY
Elbette ki İngilizce eğitimi öyle aylara sığacak bir olgu değildir ama temel ve taktiği ile uygulanabilecek doğru bir metot başarının altın anahtarıdır. Haftalık ortalama 5-6 saatlik derslerle geçirilecek 5 ay belki elde olmayan aksaklıklarla uzayabilecek 6 ay İngilizce için harcanacak maksimum zamandır. Bu sistem içinde uygulanan tarz ezberciliği ortadan kaldırdığından harcanan bütün süre mutlak öğrenmeye gitmektedir. Bu metotla İngilizce öğrenebilmek insan aklının alamayacağı kadar kolay olmasına rağmen Türkçe alt yapısı zayıf, her gün 1 saat evde kendi başına tekrar yapmayan, sistemi uygulamayan, birisi gelse de bütün her şeyi ben uyurken beynime aktarsa zihniyetinde olan kişilerin başarıya ulaşmaları hemen hemen imkansızdır. Eğitim sürecinden sonra kişi sıkça okuyarak kendince yazılar yazarak ve sistemin bir parçası olan notları tekrar ederek kendini geliştirecektir.

SEVİYE DÜZEYİ
5 ay sonunda aklınıza ne geliyorsa söyleyip yazabileceksiniz. Tabi ki CNN anlayamayacak Wall Street okuyamayacaksınız onlar belli bir kelime sürecinin sonunda gelecek olaylardır. Fakat sözlük yardımı ile Wall Street içindeki anlayamadığınız cümlelerin sayısı gittikçe azalacak yada deyimlerde sıkıntılar çekeceksiniz. B u sistem içinde yaklaşık kişiye bağlı olarak 3 ile 5 bin arasında kelime öğrenilecek bu kelimeler sayesinde her cümle kolaylıkla yapılabilecektir. İngilizce dilbilgisinde 100 binin üzerinde kelime vardır ama bütün bunları öğrenmek uzun yıllar alan bir süreçtir, bizim hedefimiz yazı ve konuşmada oldukça fazla sayılabilecek bu kelimeler ile profesyonel cümleleri ortaya çıkarmaktır. Sizi biraz daha aydınlatabilmek için yaklaşık 4 veya 5 haftalık bir eğitim sonucu geleceğimiz birinci kitabımızın sonunda aşağıdaki gibi yazı örneklerini çok rahatlıkla yazar ve konuşur olacaksınız.

2

Kilyos’ taki evimiz geceleri çok ıssız olduğundan arkadaşlarımızın bizi ziyaret etmeleri zordur. O akşam evde yalnızdık ve soygundan sonra katil bahçede olduğundan karanlıkta kendimizden bile korkuyorduk. Polisi aramamız kablo kesik olduğu için imkansızdı. It is difficult for our friends to visit us because our house in Kilyos is very quite at night. We were alone at home that night and we were afraid of even ourselves in the dark because the killer was in the garden after the robbery. It was impossible for us to call the police because the cable was cut. Biz Türkiye’de uluslararası bir ithalat şirketiyiz. İlanınızdan bütün dünyada yeni pazarlara ihtiyacınızın olduğu anlıyoruz. Karşılıklı menfaatlerimiz doğrultusunda sizinle uzun süreli bir iş birliğine hazırız. Eğer konu ile ilgilenirseniz, lütfen bize şirketiniz ve ürün yelpazeniz hakkında daha ayrıntılı bilgi gönderin. We are an international import company in Turkiye. We understand that you are in need of new markets all over the world. We are ready to make a long term cooperation with you on our mutually benefit. If you are interested in the subject, please, send us further information about your company and product range.

Yukarıdaki örneklerin seviyesi yaklaşık 4 ile 5 haftadır. Sakın bu cümleleri ezberleyeceğiniz izlenimine kapılmayın virgülüne kadar anlayarak sindirerek ve tüm benzerlerini yapabilecek bilgiye sahip olarak onları çok kolaylıkla halledeceksiniz. Hepsi tek bir formüle göre ve asla kelimelerin yerleri değiştirilmeden yapılır.

TURKÇE BİLGİSİ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin önündeki en büyük problemlerden bir tanesi yeterince Türkçe dilbilgisi bilmemektir. Çünkü insanlar belli bir yaştan sonra bebekler gibi yaşayarak İngilizce öğrenemeyecekleri için öğrenmenin en kalıcı ve temel kısmı yabancı dili kurallarına göre öğrenmektir. Bu da o dilin kendi ana dilinizle benzer ve farklı taraflarını algılamanızla olur. Tabi ki bunu yapabilmek içinde iyi Türkçe altyapısına ihtiyaç vardır. Türkçe temel gramer yapıları ve özellikleri bilinmeden İngilizce öğrenilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk olarak Türkçe dilbilgisini oluşturan temel kelime yapıları üzerinde duracağız. Bu yapıların çok iyi bilinmesi İngilizce’yi daha şimdiden büyük ölçüde halletmeniz anlamına gelecektir. Sakın bunları bildiğiniz ve gereksiz oldukları izlenimine kapılmayın. İleride yapacağınız hataların büyük kısmını buradaki bilgiler oluşturacaktır. Bu yüzden bu konuları mutlak surette çok iyi bilmek zorundasınız.

Nesne
Doğada var olduğunu bildiğimiz, görememekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir. kuş su hava kalem masa okul sıra koltuk Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan her şeyin nesne olduğu kolayca anlaşılır.

İsim
İnsanlar aralarında konuşurken var olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir. Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.

3

Sıfat
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar. kısa uzun büyük küçük şişman zayıf çalışkan tembel

Zamir
İsimlerin yerine geçen kelimelerdir, yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için onların kodlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Ben Sen O Biz Siz Onlar

Tamlamalar
1. İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya gelerek yaptığı tamlamalardır.

okul kapısı bahçe duvarı çocuk parkı

kalem kutusu

2. Sıfat Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim getirilerek yapılan tamlamalardır. kırık masa kötü adam

Özne
Cümledeki eylemi yapan yada yaptıran varlıktır. Eyleme veya cansız olabilirler. Tom yarın Ankara’ya gidecek. Dün bize geldiler.

ne-kim soruları sorularak bulunurlar. Canlı

( Kim gidecek – Tom ) ( Kim geldi – onlar )

Fiil
İş, oluş, eylem belirten kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde hemen hemen herkes farklı eylemler kullansa da onları “mek-mak” yaparak söyler, yani “git-mek, koş-mak” gibi. Burada

4

Bunlardan biri oluş diğeri ise eylem cümleleridir. Önemli not: Dilbilgisi kurallarında böyle bir anlatım ve izah tarzı yoktur. şu an. Cümleleri olayın geçtiği ana zaman olan yüklem ayakta tutar ve her yüklemin içinde mutlaka bir gramerde zaman bulunur. “Köyden yarın geldim” cümlesinde gramerde zaman yani yüklem geldim kısmıdır yarın ise sayısal bir zamandır (kelimede zaman) ve uyumsuz gibi gözüken taraftır. Yukarıda anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir. gelecek) Kelimede zaman ise dün. gelmek koşmak oturmak yürümek seyretmek ağlamak bağırmak Yüklem Çekim almış fiildir. (geçmiş.şu anda . İş. geçen hafta… gibi kelimelerdir ve cümlelerin ana zamanlarını değiştirmeye hiçbir güçleri yoktur. sadece cümleleri süslerler. yarın. seneye. Kesinlikle cümle içinde birden fazla yüklem olamaz. Bir cümlede sadece ve sadece bir tek yüklem bulunur. İngilizce’de Cümle Yapısı Cümleleri biz İngilizce’de iki ayrı kategoride inceleyeceğiz. İngilizce gramerindeki bütün cümleler yüklem tiplerine göre bu iki grupta yer alır. oluş. Kısaca her yüklem mutlaka bir gramerde zaman içerir ve kelimede zamanlarında yüklemlerle uyumlu olmaları gerekir. Bu anlatım sadece bazı şeylerin daha kolay anlaşılması için yakıştırma ifadeler içermektedir. Bir fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin “geçmişte . (gitti – gidiyor – gidecek) gibi . dün akşam.karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir. bugün. Bu iki ayrı kategori birbiri ile hiç bir şart ve konumda benzerlik göstermez. O halde fiil dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir. Yüklem ile mastar arasındaki farkı her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi taktirde İngilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız. eylem belirten kelimelere fiil denildiğini daha evvel 5 . 1.. Cümle İçinde sadece bir tek yüklem bulunan kelime veya kelimeler grubudur. Bunun en büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından kaynaklanır. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş ) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar diyeceğiz.gelecekte” eyleme iş yaptırmasıdır. Oluş Cümleleri İlk bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. Bu konu ileride bizim için çok önemli bir malzeme olacaktır. Çünkü cümlede bir tek gramerde zaman bulunur ve o da yüklemdir. Başka bir ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları gerekmektedir. Söylediğimiz kelimeler ise mastardır.

Her fiil illaki eylem içerecek diye bir kural yoktur. Kız kardeşi heyecanlıydı. Linda’ nın babası bir doktor. Yorgunum. Bahçede oynuyorlardı. Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir kelimedir. 1. 6 . Linda dün akşam Ankara’ya gitti. Tom her sabah süt içer. İsim ve sıfat cümleleri yapılmak istenildiğinde İngilizce gramerinde karşımıza oluş cümleleri çıkar. İki hafta önce evdeydiler. Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir. Çok şişman. Annesi bir ev kadını. İstanbul kalabalık bir şehir. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler verilmiştir. Herkes aradaydı. Odasında ağlıyordu. Genellikle erken yatarım. Evliydi. Doğadaki nesnelerin hepsinin bir var oluş eylemi vardır. Canan güzel bir kız. Çok tembelsiniz. Yani fiilin tanımında bir oluştan söz edilmektedir. 2. Eylem Cümleleri İçlerinde eylem konumunda yüklem bulundururlar. Biz bu tip cümleleri Türkçe’de isim ve sıfat fiil kullanarak yaparız oysa İngilizce’de böyle kullanımlar yoktur. Yüzüyorduk. O genç bir öğretmendi. Arabası bahçede. Başbakan yarın geliyor. Beni geçen hafta parka götürdü. Tom dün hastaydı. Başarılılar. Geçen yaz Antalya’daydım.açıklamıştık. Aşağıda Türkçeleri verilen cümlelerin hangi kategoride olduklarını yanlarına yazınız. Yani bu cümleler içlerinde gizli bir “olmak“ saklamaktadırlar. Seni arayacağım. Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama içinde yüklem bulunmayan hiç bir yapının cümle olamayacağı hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır. Karısını bahçede saatlerce bekledi.

3. 19. Beni Amerika’dan her akşam arıyor. Dün hava yağmurluydu. Başbakan dün İstanbul’daydı. Sabahları erken kalkıyor. Bana evlilik resimlerini göster. 18. Peter. Kitap hiç etkileyici değildi. ……… oluş ………… …… eylem / emir ……. Görüntüsü oldukça kötüydü. 24. Saatlerce beni seyretti. 20. Gözleri beni çok etkiledi. Kitap beni hiç etkilemedi. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. Gözleri çok etkileyiciydi. Davranışları beni rahatsız ediyor. Güneşte uzun süre kalma. 11. 6. 23. Geçen yıl Paris’te evlendim. 12. Bahçede sigara içme. 28. ………. 26. oluş ………. Gözlüksüz gazete okuma. 17.2. 5. 27. Davranışları çok kabaydı. 16. 10. 9. 16 yıllık evliyim. ………. 15. 21.. Dün yağmur yağıyordu. Grev hakkında basına bilgi verme. 4. Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. Tom ile bahçede top oynuyor.. 25. 13. Çok etkileyici gözleri var. Yıllar önce Sinan çok şişmandı. eylem ………. 7 . 14. Davranışlarını kontrol et. Bana Türkiye’nin nüfusunu söyle. 8. 7. 22.

49. 46. 47. Bu araba çalıntı. ……… eylem ………. Çantanı mutfakta bırakma. 30. 50. Akşam yemeğinden sonra duş alma. Gecenin bir yarısı balkonda şarkı söyleme. 48. 33. 42. Herkes sinirliydi. 38. Saatlerdir köşede ağlıyordu. İNGİLİZCEDE CÜMLE YAPISI 8 . Evlilik ciddi bir olaydır. 45. Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. 43. 31. Evlilik yıl dönümlerini bir restoranda kutladılar. 52. 39. Gelecek yıl bu zamanlar Ankara’da olacağım. 37. Pencereyi açık bırakma. Yumurtaları yavaşça sepete koy. Lisede çok tembel bir öğrenciydim. Konu hakkında müdüre hiçbir şey söyleme. Günün başlangıcında Bodrum’daydık. 34. 32. 35. Kanser ölümcül bir hastalıktır.29. 53. 44. Tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. İhracatla ilgili tüm belgeleri bana gönder. 41. İkinci soldan dön. 51. 40. Günlerce seni her yerde aradım. O yıllar önce bizim aile doktorumuzdu.. İngilizler soğuk insanlardır. Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. Kirli ellerinle duvara dokunma. 36. Ayakkabılarım çalınmıştı.

Şimdi İngilizce’de bizim kaderimiz olacak bu formülü irdelemeye çalışalım. S Subject ÖZNE V Verb FİİL O (Nesne + Belirteç + Yer + Zaman) Object NESNE isim sıfat zamir Yapısı ve konumu her ne olursa olsun İngilizce bir cümle yapılırken.İngilizce’de ister çok kolay yapıda algıladığımız isterse oldukça zor diye adlandırdığımız herhangi bir cümle kurmak istediğimizde ileri düzeyde İngilizce bilgisine sahip değilsek hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamayız. Yani her konumda cümle standardı ve kelimelerin dizilişi aynıdır. Başka bir ifade ile formül tektir ve Türkçe’deki gibi kelimelerin yeri asla değiştirilemez. Ö nce ÖZNE daha sonra YÜKLEM ve son olarak Nesne + Belirteç + Yer + Zaman sıralama uygulanır. Zamanı bulmak için yükleme ne zaman Tom yarın babasını İzmir’e götürecek Tom götürecek babasını İzmir’e yarın SVN YZ Sabaha kadar Linda ile kumsalda kaldı O kaldı Linda ile kumsalda sabaha kadar SVB YZ Üç gün önce Ankara’da yeni bir ev aldık Biz aldık yeni bir ev Ankara’da üç gün önce SVN YZ Herkes odada televizyon seyrediyordu Herkes seyrediyordu televizyon odada 9 . Özneyi Nesneyi Belirteci Yeri bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme ne-kim neyi-kimi nasıl-ne şekilde nerede-nereye soruları sorulur. Bu sıralama cümlede asla değiştirilemez.

SVN Y Oyuncaklarını dikkatlice kutuya koydu O koydu oyuncaklarını dikkatlice kutuya SVN BY Yarın seni fabrikaya götüreceğim Ben götüreceğim seni fabrikaya yarın SVN YZ Senin için her şeyi yapabilirim Ben yapabilirim her şeyi senin için SVN B Bu kasabada tek başına yaşıyordu O yaşıyordu tek başına bu kasabada SVB Y Sabahları tek başına kumsalda yürür O yürür tek başına kumsalda sabahları SVB YZ Bütün çuvalları tek başına taşıdı O taşıdı bütün çuvalları tek başına SVN B Aylarca kız kardeşi ile bahçede yaşadı O yaşadı kız kardeşi ile bahçede aylarca SVB YZ Ormanda hafta sonları Linda ile koşuyor O koşuyor Linda ile ormanda hafta sonları SVB YZ Yıllar önce karısını bir kazada kaybetti O kaybetti karısını bir kazada yıllar önce 10 .

SVN YZ Her sene Bodrum’da bir ev alıyor O alıyor bir ev Bodrum’da her sene SVN YZ On yıl sonra Türkiye’ye dönecekler Onlar dönecekler Türkiye’ye on yıl sonra SVY Z Çocuklarını günlerdir göremiyorsun Sen göremiyorsun çocuklarını günlerdir SVN Z Tom geceleri yatakta radyo dinliyor Tom dinliyor radyo yatakta geceleri SVN YZ Linda’yı durakta 20 dakika bekledim Ben bekledim Linda’yı durakta 20 dakika SVN YZ Depremde binlerce kişi öldü Binlerce kişi öldü depremde SVY Kapıyı bir tekme ile dün akşam kırdılar Onlar kırdılar kapıyı bir tekme ile dün akşam SVN BY Bir fenerle arabaya bir kaç saniyede yaklaştı. Onlar bulamadı beni evde saatlerce 11 . O yaklaştı arabaya bir fenerle bir kaç saniyede SVN BZ Beni evde saatlerce bulamadılar.

Simpson artık burada çalışmıyor. Herkes uyuyordu tiyatroda dün akşam SVY Z Gelecek yıl İzmir’de bir ev alacak. Bir insan ihtiyaç duyar tatile her sene SVN Z Dün akşam herkes tiyatroda uyuyordu.SVN YZ Deniz kenarında arkadaşı ile saatlerce oturdu. Biz sahiptik dört eve Amerika’da yıllar önce SVN YZ Ankara’da paraya ihtiyacım var. Simpson çalışmıyor burada artık SVY Z Her sabah işte gazete okuyorlardı. Onlar okuyorlardı gazete işte her sabah SVN YZ Bir insanın her sene tatile ihtiyacı var. O oturdu arkadaşı ile deniz kenarında saatlerce SVB YZ Amerika’da yıllar önce dört evimiz vardı. O satın alacak bir ev İzmir’de gelecek yıl SVN YZ Duygusal filmlerden hoşlanıyorum. Ben hoşlanıyorum duygusal filmlerden 12 . Mr. Ben ihtiyaç duyarım paraya Ankara’da SVN Y Mr.

Ben evlendim Manisa’da geçen yıl 13 . O arıyor beni Amerika’dan her akşam SVN YZ Gözleri bizi çok etkiledi. Onun gözleri etkiledi bizi çok SVN B Saatlerce karısını camdan seyretti. O tehdit etti amcasını bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Hiç kimse kararının nedenini bilmiyor.SVN Dün karısı ile bahçede şarkı söylüyordu. O seyretti karısını camdan saatlerce SVN YZ Geçen yıl Manisa’da evlendim. O söylüyordu şarkı karısıyla bahçede dün SVN BYZ Boş zamanımda evde kitap okuyorum. Ben okuyorum kitap evde boş zamanımda SVN YZ Amcasını bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. Dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor her yıl SVZ Beni Amerika’dan her akşam arıyor. Hiç kimse bilmiyor kararının nedenini SVN Her yıl dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor.

Peter oynuyor top Tom ile bahçede SVN BY Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. O kuracak yeni bir fabrika Japonya’da gelecek yıl SVN YZ Saatlerdir köşede arkadaşıyla ağlıyordu. Ben okuyamıyorum gazete gözlüksüz SVN B Evlilik yıldönümlerini Beykoz’da kutladılar. Yeni işi değiştirdi tüm hayatını SVN Gelecek yıl Japonya’da bir fabrika kuracak. O ağlıyordu arkadaşıyla köşede saatlerdir 14 . O tehdit etti onu bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Yeni işi tüm hayatını değiştirdi. Tutuklu öğrenciler götürüldü mahkemeye dün SVY Z Onu bir bıçakla dakikalarca tehdit etti.SVY Z Peter Tom ile bahçede top oynuyor. Onlar kutladılar evlilik yıldönümlerini Beykoz’da SVN Y Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Tüm hırsızlar tutuklandı kısa zamanda SVZ Dün tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü.

Bekle beni okulda saat ikide VNY Z 15 . Ben okudum onların evlilik sırlarını bir kitapta SVN Y Gözleri ile herkesi etkiledi. Emir cümlelerinde eylem direk karşıdaki kişiye yapıldığından “özne“ yoktur. Oynama oyun bilgisayarda VNY Kadehi masaya bırak. Bu yüzden ana formülümüzde “S“ yoktur. Bırakma kapıyı açık VNB Saat ikide beni okulda bekle. Terk etme beni hayatının sonuna kadar VNZ Bilgisayarda oyun oynama. O etkiledi herkesi gözleri ile SVN B Yıllarca bir kaşıkla inanılmaz bir tünel kazdı. O kazdı inanılmaz bir tünel bir kaşıkla yıllarca SVN BZ Aşağıdaki örnekler emir cümlelerine aittir. Cümle direk fiille başlar. Bırak kadehi masaya VNY Kapıyı açık bırakma. Beni hayatının sonuna kadar terk etme. Formül V + O şeklindedir.SVB YZ Onların evlilik sırlarını bir kitapta okudum.

Kal bizimle bu akşam 16 . Gel benimle Ankara’ya bu akşam VB YZ Bu akşam bizimle kal.Pis ellerinle duvara dokunma. Sula çiçekleri her gün VNZ Güneşte uzun süre kalma. Söyleme şarkı balkonda geceleri VNY Z Sırtıma güneş yağı sür. Sür güneş yağı sırtıma VNY Benimle bu akşam Ankara’ya gel. Dokunma duvara pis ellerinle VNB Yarın beni parka götür. Kalma güneşte uzun süre VYZ Fiyat listesini bugün yaz. Yaz fiyat listesini bugün VNZ Geceleri balkonda şarkı söyleme. Götür beni parka yarın VNY Z Çiçekleri her gün sula.

Gönder raporu İtalya’ya yarın VNY Z Aramızda aptal olma. Ol dürüst her yerde VNY New York’da dokuzdan sonra dolaşma. Kalma yalnız bu odada 17 . Arama beni Ankara’dan her akşam VNY Z Her yerde dürüst ol. İç bir bardak kola benimle mutfakta VNB Y Beni her akşam Ankara’dan arama. Oynama top ön bahçede VNY Beni her yerde öpme. Dolaşma New York’da dokuzdan sonra VYZ Raporu yarın İtalya’ya gönder. Olma aptal aramızda VNY Bu odada yalnız kalma. Öpme beni her yerde VNY Benimle mutfakta bir bardak kola iç.VB Z Ön bahçede top oynama.

Yazma hiç bir yazı grev hakkında gazetede VNY Davranışlarını kontrol et. Konuşma bu konuda aptalca her yerde VNB Y Akşamları arabanı bahçeye bırakma. Kontrol et davranışlarını 18 . Topla odamı dikkatlice her sabah VNB Z Bu konuda her yerde aptalca konuşma.VB Y Beni bir daha işte tehdit etme! Tehdit etme beni işte bir daha VNY Z Benimle kumsalda sabaha kadar dans et. Bırakma arabanı bahçeye akşamları VNY Z Dişlerini günde üç kez fırçala. Getir bir paket sigara çantamdan VNY Odamı her sabah dikkatlice topla. Fırçala dişlerini günde üç kez VNZ Grev hakkında gazetede hiç bir yazı yazma. Dans et benimle kumsalda sabaha kadar VB YZ Çantamdan bir paket sigara getir.

Bırakma çantanı mutfakta VNY Satışla ilgi tüm belgeleri bana gönder. Çıkart kırık masayı dışarı VNY Gecenin bir yarısı yüksek sesle konuşma. Anlatma evlilik sırlarını hiç kimseye V N1 N2 Kırık masayı dışarı çıkart. Göster evlilik resimlerini bana V N1 N2 Gözlüksüz gazete okuma. Konuşma yüksek sesle gecenin bir yarısı 19 . Söyle Türkiye’nin nüfusunu bize V N1 N2 Akşam yemeğinden sonra duş alma. Alma duş akşam yemeğinden sonra VNZ Çantanı mutfakta bırakma.VN Bana evlilik resimlerini göster. Okuma gazete gözlüksüz VNB Bize Türkiye’nin nüfusunu söyle. Gönder tüm belgeleri satışla ilgili bana V N1 N2 Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma.

VB Z Boş zamanında kitap oku. Yani yüklemi “olmak“ mastarından türeyen bir kelimedir. Ana formül S olmak O şeklindedir Tom’un babası çok hasta Tom’un babası olmak çok hasta SVN Linda dün akşam evdeydi Linda olmak evde dün akşam SVY Z Boğazın manzarası çok güzel Boğazın manzarası olmak çok güzel SVN 20 . Sil ayakkabılarını paspasa VNY Baban gibi aptal olma. Olma aptal baban gibi VNB Dikkatli ol. Oku kitap boş zamanında VNZ Ayakkabılarını paspasa sil. Bırakma beni tek başıma burada VNB Y Aşağıdaki örnekler oluş cümlelerine aittir. Ol dikkatli VN Burada beni tek başıma bırakma.

Yıllar önce bu köy harikaydı Bu köy olmak harika yıllar önce SVN Z İki gün önce okulda çok heyecanlıydı O olmak çok heyecanlı okulda iki gün önce SVN YZ Geçen yıl oldukça şişmandılar Onlar olmak oldukça şişman geçen yıl SVN Z Onunla yıllar önce çok mutluydum Ben olmak çok mutlu onunla yıllar önce SVN BZ Dün akşam burada değildi O olmamak burada dün akşam SVY Z Enflasyon oldukça yüksek Enflasyon olmak oldukça yüksek SVN Zeki Müren ünlü bir şarkıcıydı Zeki Müren olmak ünlü bir şarkıcı SVN Üç gün önce okulda çok hastaydı O olmak çok hasta okulda üç gün önce SVN YZ Dün hava İstanbul’da yağmurluydu Hava olmak yağmurlu İstanbul’da dün 21 .

SVN YZ Seneye bir doktor olacak O olmak bir doktor seneye SVN Z Türkler Asya’da büyük bir devletti Türkler olmak büyük bir devlet Asya’da SVN Y Hava bu günlerde Antalya’da güneşli. Türkiye’nin başkenti olmak Ankara 22 . SVB YZ Türkiye’nin baş kenti Ankara’dır. Oğlu olacak İstanbul’da seneye SVY Z Galatasaray Avrupa’da büyük bir takımdır. Galatasaray olmak büyük bir takım Avrupa’da SV NY İki yıl önce Tom ile Amerika’daydım. Tom olmak bir öğretmen Kars’ta iki yıl önce SVN YZ Oğlu seneye İstanbul’da olacak. Türkiye olmak NATO’nun bir üyesi yıllardır SVN Z Tom iki yıl önce Kars’ta bir öğretmendi. Hava olmak güneşli Antalya’da bu günlerde SVN YZ Türkiye yıllardır NATO’nun bir üyesidir. Ben olmak Tom ile Amerika’da iki yıl önce.

SVN Ankara Türkiye’nin başkentidir. İstanbul olmak bir başkent yıllar önce SVN Z Dün gece evde yalnızdık. Karısı olmak çok güzel bir kadın SVN Okulda notları oldukça yüksekti. Notları olmak oldukça yüksek okulda SVN Y Filmin sonu çok hüzünlüydü. Ankara olmak Türkiye’nin başkentidir. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Başbakan dün mecliste çok mutluydu. SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Filmin sonu olmak çok hüzünlüydü SVN İstanbul yıllar önce bir başkentti. Başbakan olmak çok mutlu mecliste dün SVN YZ Karısı çok güzel bir kadındı. Biz olmak yalnız evde dün gece SVN YZ Petrol varilleri dün bahçedeydi. Petrol varilleri olmak bahçede dün 23 .

Kitap olmamak ilginç SVN Evlilik ciddi bir olaydır. Hava olmak yağmurlu dün SVN Z 16 yıllık evliyim. Senin davranışın olmak son derece kaba SVN Dün hava yağmurluydu. Onun gözleri olmak çok etkileyiciydi SVN Görüntüsü oldukça kötüydü. Ben olmak evli 16 yıldır SVN Z Kitap ilginç değildi. Onun görüntüsü olmak oldukça kötü SVN Davranışın son derece kaba. Evlilik olmak ciddi bir olay SVN Bu araba çalıntı. Bu araba olmak çalıntı 24 . Tecrübesiz şoför olmak potansiyel bir tehlike SVN Gözleri çok etkileyiciydi.SVY Z Tecrübesiz şoför potansiyel bir tehlikedir.

O olmak çok üzücü bir film SVN Telefon yararlı bir icattır. Sinan olmak oldukça şişman yıllar önce SVN Z Gelecek yıl bu zamanlar Çin’de olacağım. İngilizler olmak serin kanlı SVN Türkiye Birleşmiş Milletlerin üyesidir. Ben olmak çok yorgun bu hafta SVN Z Çok üzücü bir filmdi. 25 . Her şey olmak harika tatilde SVN Z Bu hafta çok yorgunum. Yeni bir kaynak olmak çok önemli şirket için SVN B İngilizler serin kanlıdırlar. Türkiye olmak Birleşmiş Milletlerin üyesi SVN Yıllar önce Sinan oldukça şişmandı. Telefon olmak yararlı bir icat SVN Yeni bir kaynak şirket için çok önemli.SVN Tatilde her şey harikaydı.

Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Beş sene evvel o bizim aile doktorumuzdu. O olmak hapiste Konya’da yirmi yıldır S V Y1 Y2 Z Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Atatürk dür. Biz olmak hasta dört gündür SVN Z Yirmi yıldır Konya’da hapiste. Kanser olmak öldürücü bir hastalık SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Onların bütün problemi olmak kötü yönetim SVN Camın hammaddesi kumdur. O olmak bizim aile doktorumuz beş sene evvel SVN Z Dört gündür hastayız. 26 .Ben olacağım Çin’de gelecek yıl bu zamanlar SVY Z Lisede çok tembel bir öğrenciydim. Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı olmak Atatürk SVN Onların bütün problemi kötü yönetim. Ben olmak tembel bir öğrenci lisede SVN Z Kanser öldürücü bir hastalıktır.

İki yıl önce Almanya’daydık. Burada beni tek başıma bırakma. Dört yıl önce bir Amerikalı ile evliydi. Bu olay şu anda önemli değil. Gelecek yıl arkadaşıyla bir şirket kuracak.Camın hammaddesi olmak kum SVN Sarhoş şoför onların ölümlerinin tek nedeniydi. Dün akşam çok hastaydım. Gözleri mükemmel. Kitapları yarın rafa yerleştir. Benimle yeni bir hayata başla. Arabasını parkta bir kova su ile yıkadı. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri olmak işsizliktir SVN Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor 5 dakika önce çekmecemdeydi. Yağmurda uzun süre kalma. yy’ın en büyük icatlarından biridir Televizyon olmak 20. Sarhoş şoför olmak onların ölümlerinin tek nedeniydi SVN Televizyon 20. Ellerini yavaşça masaya vurdu. Sonunda onu terk edebildim. O artık bekar bir insan. Seni bir daha affetmeyeceğim. yy’ın en büyük icatlarından biridir SVN Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. Yaşamı sensiz anlamsız. 27 . Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor olmak çekmecemde 5 dakika önce SVY Z Aşağıdaki cümleleri S V O formülünde yerine koyun. Bu yaz babasıyla Amerika’ya gidecek. Uzun süre suda gözlerini açamadı. Bir bardak su ile saatlerce oynadı. Bahçede günlerce hazine aradı. Tom’u partiye davet etme. Seninle yarın işe gitmeyeceğim.

İngilizce’de her şeyden önce bilinmesi gereken temel kelimeler vardır. Telefonumla oynama. Şirket ciddi krizde. Yeni kiracısı emekli bir memurdu. yerleri asla değiştirilemez. Sabaha kadar baş ucumda kal. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Pencereyi açık bırak. Borsada her şeyini kaybettin. Karımı yıllardır her yerde arıyorum. Saksıdaki çiçekleri yarın sula. Her şeyi babasından öğrendi. It. Senden çok farklıydı. Lütfen bana ıslak ellerinle dokunma.Beni yıllarca yalanları ile kandırdı. Enflasyon Türkiye için önemli bir sorun. Borcumuzu günlerdir ödeyemiyoruz. Ankara Türkiye’nin başkentidir. Karısı hoş bir insandı. Bu sabah annesini doktora götürdü. She. Pencere açıktı. Gazetedeki resmi hışımla yırttı. Evde tek başına ağlıyordu. He She It We You They I Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için O O O Biz Sen. Bu kelimeler aynen Türkçe’de olduğu gibi isimlerin yerine kullanılır ve “ zamir “ diye adlandırılır. He. Her zaman cümlenin öznesi (olayı yapan yada yaptıran varlık) konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir işlevleri yoktur. Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Kitabı dün akşam okuyamadım. Pencereyi açtı. Siz Onlar Ben 28 . Kaza hakkında hiçbir şey söyleme.. Duşta uzun süre kalma. Hayatın oldukça ilginç gözüküyordu. Masaya yeni bir bardak getir.. Aylardır onu burada görmüyorum. Evin manzarası felaket. Çocukluklarında çok yaramazlardı. İlk olarak “şahıs zamirleri“ üzerinde duracağız.

Her. They. İsmin kime ait olduğunu belirterek daha evvel açıkladığımız şahıs zamirlerine (He.. Tek başlarına kullanımları kesinlikle yoktur. You. Its. His Her Its Our Your Their My Erkekler için Kadınlar içi Cansız ve hayvanlar için Onun Onun Onun Bizim Seni. It. She.. İkinci grupta ise zamirlerin iyelik hallerini inceleyeceğiz. His Her Its Our Your Their My + İSİM His Her Its Our Your Their My book book book book book book book Görüldüğü gibi arkalarına bir isim alarak ismin kime ait olduğunu belirtirler. His school His job Her pocket Her pen Our armchair Our teacher Your father Your car Their secretary Their house My exam My sister Onun okulu Onun işi Onun cebi Onun kalemi Bizim koltuğumuz Bizim öğretmenimiz Senin baban Senin araban Onların sekreteri Onların evi Benim sınavım Benim kız kardeşim 29 . We. I) ait alt öğeleri başka bir ifade ile bu zamirlerin sahip olduğu bir şeyleri (nesneleri) anlatacağız.His. sizin Onların Benim Burada unutulmaması gereken en önemli nokta bu zamirlerden sonra mutlaka bir ismin geldiğidir.

His, Hers, Mine...
Bu kategoride ise iyelik zamirlerinin isimlerle kullanılarak verdiği anlamları tek kelime ile karşılayan ilgi zamirleri üzerinde duracağız. Örneğin, benim arabamın İngilizce karşılığı “my car” dır. Eğer “benim arabam“ daha evvel cümle içinde kullanılmışsa ikinci cümlede bunu tekrarlamak zorunda değiliz, yani benim arabam yerine “benimki“ diyebiliriz. İşte benimki, seninki, onunki... gibi kelimelere biz ilgi zamirleri diyeceğiz. Dikkat edilirse bu kelimeler durup dururken kullanılamazlar başka bir deyişle bu kelimelerin anlamları daha evvelden bilinmelidirler. Benim arabam Onun kitabı Bizim evimiz yerine benimki yerine onunki yerine bizimki

His Hers ----Ours Yours Theirs Mine

Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için

Onunki Onunki ---------Bizimki Seninki, Sizinki Onlarınki Benimki

His school His girl friend His car Her father Her book Her life Our dog Our house Our picture Your table Your teacher Your mother Their flower Their garden Their cat My exam My face My pen

onun okulu onun kız arkadaşı onun arabası onun babası onun kitabı onun hayatı bizim köpeğimiz bizim evimiz bizim resmimiz senin masan senin öğretmenin senin annen onların çiçeği onların bahçesi onların kedisi benim sınavım benim suratım benim kalemim

his his his hers hers hers ours ours ours yours yours yours theirs theirs theirs mine mine mine

Onunki Onunki Onunki onunki onunki onunki bizimki bizimki bizimki seninki seninki seninki onlarınki onlarınki onlarınki benimki benimki benimki

Him, Her, Me...
30

Türkçe’de sık sık karşımıza ismin halleri çıkar (e-a-de-da..) İngilizce’de ismin hallerini göremeyiz. İsmin hallerini almış ve cümle içinde anlam kazanan bazı zamirler vardır. Bunlar Türkçe’ye kulağa hoş geldiği gibi çevrilir. Bu son gurupta bu tip zamirleri inceleyeceğiz. Him Her It Us You Them Me Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hay. için Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Bize,bizi,bizde, ... Sana,seni,sende, ... Onları,onlara,onlarda, ... Bana,beni,bende, ...

Yukarıdaki zamirler ismin tüm halleri için kullanılır. Örneğin “me“ cümle içinde “bana, beni, bende“ anlamları kazanabilir. Beni sinemaya götür Bana bir kalem ver

Örneklerinde altı çizili yerlere “me“ gelir ve Türkçe’ye en uygun çeviri yapılır. Buradaki önemli nokta bu zamirlerin mutlaka S V O N B Y Z formülünde nesne kısmında yer almasıdır. Yani cümlede asla özne konumunda bulunamazlar ve bu tip zamirlerle cümleye başlanamaz. Aşağıda şu ana kadar incelediğimiz dört grup zamir topluca görülmektedir.

Ona, onu Ona, onu Ona, onu Bize, bizi Sana, seni rı, OnlaraOnla Bana, ben

Him Her It Us You Them Me

Onunki Onunki -------Bizimki Seninki ınkiOnlar Benimki

His Hers -----Ours Yours Theirs Mine

Onun Onun Onun Bizim Senin ınOnlar Benim

isH erH Its Our Your Their My

O O O Biz Sen Onlar Ben

He She It We You They I

Aşağıdaki boşlukları uygun karşılıkları ile doldurunuz. Amcam ………my uncle………. Annemiz Baban Bana Bebekleri

31

Ben Beni Benimki Biz Bize Bizi Bizimki Bizimkiler Büyük çantamız Cebi Cesur koruması Çalışkan kız kardeşim Çantası Çirkin sekreteri Elmas yüzüğün Eski saati Etkileyici görüntüsü Ev adresimiz Güzel karısı Güzel ülkemiz Hatan Hayatı Islak elim İlginç arabası İlginç hayatın İşi Kalemim Kanepeniz karısı Kırmızı arabam Kırmızı ceketim Kız arkadaşım Kirli gömleğim Kitabı Kocası Koltuğumuz Kuvvetli kolları Kuyruğu Küçük evleri Masaları Mini eteği O Odası Okulum Ona Onlar Onlara Onları Onların başarılı oyunu Onların kedisi Onların mutlu günü Onların sıcak yatakları . Onlarınki Onu Onun altın kolyesi Onun boş cüzdanı Onunki Onunkiler Oturma odan Öğretmeni

32

Pahalı eteğim Pahalı paltosu Pahalı yüzüğün Perdeleri Resmimiz Sabırsız babası Sana Sen Seni Senin gül bahçen Seninki Siyah kazağı Siz Size Sizinki Sobası Sözlükler Suratın Şemsiyesi Şişman dayıları Tamir çantası Tecrübeli öğretmenim Tehlikeli köpekleri Tehlikeli sokağımız Televizyonumuz Tembel erkek kardeşi Tembel köpeğimiz Temiz evimiz Tuhaf kalemi Uzun boylu müdürüm Yağmurluğum Yakın okulu Yaramaz kızın Yavaş spor araban Yeni kasabaları Yorgun arkadaşım Yuvarlak masaları Zengin amcası Zengin baban

ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
Bazı isimleri sayabiliriz, bazı isimleri ise sayamayız. Sayılabilen isimler tekil veya çoğul olabilirler ama sayılamayan isimler daima tekildirler. Sonu “ o “ ile biten isimler potato , tomato tomatoes Sonu “ x “ ile biten isimler box , fox ( es ) alarak , patatoes ,

( es ) alarak ,boxes , foxes

Sonu “ s “ ile biten isimler glass , class ( es ) alarak , glasses , classes Sonu “ f, fe “ ile biten isimler shelf , knife knives Sonu “ y “ ile biten isimler city, story ( ves ) alarak , shelves ,

( ies ) alarak ,

cities , stories

33

dishes ( s ) alarak . Eyes Jeans Scissors Overalls Pants gözler kot pantolon makas tulum pantolon shorts shoes tights pyjamas braces şort ayakkabı tayt pijama askı 34 . books . pens Bir kural eşliğinde formülize edilebilen her şey İngilizce Gramerinde “ düzenli “ diye adlandırılır. boys “ bir sesli harf “ gelmesi durumunda Bunlar dışında kalanlar book. Aşağıda “ s “ ve türevleri “ ile çoğul yapılamayan ayrı ayrı bilmek zorunda olduğumuz “ düzensiz isimler “ yer almaktadır. pen ( s ) alarak . watches . Belli bir kural sınıfına girmeyen ve bunun sonucunda ayrı ayrı bilinmek zorunda kalınan kelimeler ise “ düzensiz “ yapılardır. toys . dish Sonu “ y “ ile bitip kendinden önce toy. sh “ ile biten isimler watch. boy ( es ) alarak . Yukarıda belli kurallar çerçevesinde çoğul yapılabilen isim kategorileri gösterilmiştir. Man man Person Foot Fish Louse Mouse Child Tooth Sheep Ox Goose This That çocuk diş koyun öküz geyik bu şu ayak balık bit fare adam kadın kişi feet fish lice mice children teeth sheep oxen geese these those men women people ayaklar balıklar bitler fareler çocuklar dişler koyunlar öküzler geyikler bunlar şunlar adamlar kadınlar kişiler Çift olan herşey çoğul sayılır.Sonu “ ch .

Aborigines Archives Riches Cattle Clothes sığır çamaşır yerli arşiv servet police remains polis kalıntı tasarruf çevre teşekkür savings surroundings thanks 35 . Bu isimler aşağıdaki gibidir.Glasses Trousers Clippers Tongs bardak pantolon kırpma aleti maşa binoculars spectacles shears pincers dürbün gözlük makas kerpeten Sonu “ f ve fe “ ile biten isimlerin çoğul yapılabilmeleri için bu harflerin düşüp yerlerine “ ves “ getirildiğini söylemiştik. Calf Half Wife Self Knife Leaf Shelf Thief Wolf Loaf Sheaf buzağı yarım kadın eş kendi bıçak yaprak raf hırsız kurt somun demet calves halves wives selves knives leaves shelves thieves’ wolves loaves sheaves raflar hırsızlar kurtlar somunlar demetler eşler kendileri bıçaklar yapraklar buzağılar yarımlar Yukarıdakiler dışında kalan isimler “f ve fe“ ile bitmelerine rağmen sadece “s“ alarak çoğul yapılır Safe Belief Roof Chief kasa inanç çatı başkan safes beliefs roofs chiefs çatılar başkanlar kasalar inançlar Her zaman çoğul olarak kullanılan tekili olmayan isimler.

Okulun kapısı The book’s page .Bu günkü haberler The school’s door . sünün. sının. Advice Baggage Bread Money Cash Fun Homework Work nakit eğlence ev işi iş bagaj ekmek para öğüt business entertainment furniture grief knowledge information mail news bilgi bilgi posta haber iş gösteri mobilya üzüntü ‘S 1. Dikkat edilirse daha evvel açıklamaya çalıştığımız iyelik zamirleri (her.Celal’in masası My brother’s car . his. His book Tom’s book Her cat Linda’s cat Ayşe’s camera . lik …” gibi anlamlar katar.Outdoors Dregs Eaves Environs Wages dışarısı tortu saçak çevre manners outskirts victuals goods haftalık maaş terbiye civar erzak mal Türkçe’de sayılabilir gibi düşündüğümüz ama İngilizce’de sayılamayan isimler.Dünkü gazete Next year’s plan .George’un okulu Celal’s table . Smith’s wife .Babamın arabası Her sister’s house . our. Eğer zamirlerin yerine gerçek isimlerini koyar ve yine bir aitlikten söz edersek o zaman “ ‘s “ kullanmak zorunda kalırız ve isimlere “ nin.Kız kardeşinin evi Lane’s party .Kedinin sütü Yesterday’s newspaper . sunun.Jane’nin partisi Mr.Ayşe’nin kamerası Suzan’s father .Bay Smith’in eşi Linda’s bag .Gelecek yılki plan 36 .Linda’nın çantası Today’s news . their. sinin.Suzan’ın babası Turkey’s population . its. your. nın.Kitabın sayfası The cat’s milk . lık. my) isimlerin yerine kullanılmaktadır.Türkiye’nin nüfusu George’s school .

Bir yıllık ihbar A month’s salary . Tom’s Linda’s Children’s Tom’unki Linda’nınki Çocuklarınki His Hers Theirs Onunki Onunki Onlarınki 7.İki saatlik yol Ten dollars’ worth . Tom and Linda’s father .60’lık konteynır 100’s cigarette . sının…) farklıdırlar. İsimlerin iyelik hallerinden ( nin.Geçen haftanın maçı Uncle Tom’s house .Türklerin teklifleri 3. Sonu “ z “ okunuşu ile biten veya Latince kökenli olan isimlerde ‘ kullanılır. İsimlerde ölçü.II Mahmut’un tahtı The minister’s old advisor .Bir haftalık tatil A year’s notice .Tom ve Linda’nın babası Ayşe and Ahmet’s school .100’lük sigara 6.Bir kolluk mesafe An hour’s walk .Bir taş atımı mesafe A moment hesitation .Humphreys’in filmleri Dickens’ novels . Eight hours’ sleeping .Sekiz saatlik uyku One week’s travel .Tom amcanın evi Mahmut the second’s reign . hers. nın. yours.Bir aylık maaş A stone’s throw . Özel faaliyet gösteren iş yerlerini asıl meslekten ayırt etmek için kullanılır. ours.Bir saatlik yürüyüş Two hours’ drive .Last week’s match . Daha evvel gördüğümüz ilgi zamirlerinin (his. yer belirttiğinde “ lik-lık “ anlamları kazanabilirler. theirs. sinin. sının…. “ ‘s “ her zaman ( nin. Bazen isim tamlaması yapma görevi üstlenirler.Üç haftalık kurs 60’s container .Dickens’ın romanları Keats’ poems .George ve çocukların topu 4.) gibi anlamlar vermeyebilir. Bu tamlamaları ismin iyelik halleri ile karıştırmamak gerekir. Aşağıda bu şekilde oluşan tamlamalara örnekler verilmiştir. Çift isimli durumlarda ikinci isme ‘s getirilir.Ayşe ve Ahmet’in okulu George and Ann’s ball .Bakanın eski danışmanı The government’s decision .On dolarlık fiyat Three weeks’ course .Socrates’in hastalığı 5.Johnson’un metodu Socrates’ illness . The The The The The chairs’ colour .Keats’ın şiirleri Johnson’s’ method . Fakat bu ifadeler genel anlam içerirler. Çoğul ismlerin sonları “ s “ ile bittiği için ‘s kullanılmaz onun yerine ‘ getirilir. sinin.Öğretmenlerin adresleri Turks’ proposals . zaman. nın. 37 .Öğrencilerin kitapları girls’ bags .Sandalyelerin rengi students’ books . Butcher’s kasap (dükkan) Grocer’s bakkal (dükkan) Butcher Grocer kasap (meslek) bakkal (meslek) 8.Hükümetin kararı 2. Humphrey’s’ films .Kızların çantaları teachers’ addresses . mine) yerine gerçek isimlerinin kullanılması durumunda kullanılır.Bir anlık tereddüt An arm’s length .

Şoför ehliyeti A girls’ college .Doktor diploması A dog’s life .Problemin nedeni Back of the car . nın.Kalenin suru The manager of the hotel . “of “ kullanarakta ( nin.Kadın terzisi A A A A lieutenant’s rank .Evin çatısı The cause of the problem . sinin.Jack’in telefon numarası Best party of day .Allah’ın varlığı The end of American Indians .Marangoz testeresi A children’s story .Kraliçenin sarayı 38 .Bir öğretmen kitabı The teacher’s book .Binanın giriş katı The name of this village .Çocuk oyunu A carpenter’s saw .Günün en iyi filmi Job of my sister .Kız üniversitesi A ladies’ tailor .Erkek okulu A child’s play .Güllerin vazosu The existence of Allah.Arabanın arkası The phone number of Jack .Kadınlar kulübü OF 1. sının ) anlamları veren kelime grupları yapılabilir. Sadece “ s “ daha çok özel isimlerde “of “ ise cins isimlerde kullanılır.A butcher’s knife .Teğmen rütbesi summer’s day . Değişen hiç bir şey yoktur.Köpek hayatı A driver’s license .Atatürk’ün posteri The palace of the queen .Öğretmen okulu women’s club .Kızılderililerin sonu The courage of the Turks .Kız kardeşimin işi Favourite colour of Paula .Bir kasap bıçağı The butcher’s knife .Çocuk hikayesi A doctor’s degree .Tom’un doğum günü The wall of the castle .Öğretmenin kitabı A boys’ school . Name of school Okulun ismi School’s name Colour of wall Duvarın rengi Wall’s colour Milk of cat Kedinin sütü Cat’s milk The beginning of the story .Hikayenin başlangıcı The decision of the government .Kitabın başlığı The ground floor of the building .Hükümetin kararı The title of the book .Paula’nın favori rengi Birthday of Tom .Türklerin cesareti The poster of Atatürk .Kasabın bıçağı A teacher’s book .Arabanın penceresi The new vase of the roses .Otelin müdürü The window of the car .Bir yaz günü teacher’s college .Bu köyün ismi The roof of the house .

Bir gülün kokusu The conquest of the city .Üretimin maliyeti A work of a madman .Derneğin üyeleri The second day of the conference . Köpeğin burnu Babanın planı NATO’nun görevleri Kore’nin gelişimi Türkiye’nin zorlukları Linda’nın serveti Arthur’un kitabı the nose of the dog / the dog’s nose 39 .Kötülük güçleri Contempt of court . Bu yüzden bu iki kategoriyi birbiri ile kıyaslamaya kalkışmayın.Bilim adamı The loss of moisture .Terör hükmü A sign of weakness .Kıtlık Evidence of any interference .The influence of the rich .Beşe bir oranı Freedom of speech .Mahkemeye hakaret A feeling of despair . Ama bu ifadeler genel anlam içerirler. Aşağıda bu tip kullanımlara örnekler verilmiştir. Bazen isim tamlaması yapar.Nem kaybı A form of torture .Zayıflık işareti Proof of guilt .Hukuk Fakültesi History of art .Ümitsizlik duygusu The danger of inflation .Kız kardeşinin doğum günü The invention of the telephone .Savaş rüzgarları The day of reckoning .Fakirlerin acısı The smell of a rose .Kitabın bir sonraki konusu The members of the association . “of“ her zaman ( nin.Söz hürriyeti The faculty of Law .Sanat tarihi School of Medicine .İlgisizlik Shortage of food .Müdahale delili Reign of terror .Bir işkence türü A delay of ten minutes .On dakikalık bir gecikme Lack of interest . nın ) anlamı vermeyebilir.Soyguncuların silahı The birthday of her sister .Savaş tehlikesi The winds of war .Şehrin fethi The next subject of the book .Bir delinin işi 2.Zenginlerin nüfusu ( itibarı ) The suffer of the poor .Telefonun icadı The cost of the production . The threat of war .Konferansın ikinci günü The guns of the robbers .Tıp fakültesi College of Science .Fen Fakültesi Aşa ğıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.Suçluluk delili The forces of evil .Enflasyon tehlikesi Proportion of five to one .Kıyamet günü A man of science . İsimlerin iyelik hallerinden farklıdırlar.

fincan.bir kutu kola a jar of jam .bir fincan dolusu şeker two sheets of paper .bir kalıp sabun a barrel of beer . Katı olsun sıvı olsun herhangi bir sayılamayan maddenin belli sayıdaki biriminden (bardak.bir kase şeker a cupful of sugar .bir bardak su a cup of tea .iki yaprak kağıt a grain of race .avuç dolusu para 40 .üç varil şarap ten plates of food .bir dilim ekmek a piece of pizza .iki depo benzin three barrels of wine .on tabak yiyecek five packs of cigarette .bir fincan çay a bottle of milk . Türkçe çevirilerindeki mantıksızlıklar aranmaksızın hep aynı kuralla yapılırlar. Bu yolla sayılamayan isimleri ölçekleyerek onların belli bir miktarını ifade ederiz. [ÖLÇEK OF MADDE] a glass of water .George’un fikri Democles’in kılıcı Tom ve Linda’nın bebeği Patronumun emirleri Cumhurbaşkanının korumaları Milletvekilinin görevi Ahmet’in babasının resimleri Bir öğrenci kitabı İstanbul’un trafiği New York’un karanlık caddeleri Üç aylık maaş Türklerin planı Almanların teklifleri Kitapların sayfaları Erkek gömleği Fatih’in tahtı Kitabın konusu İstanbul’un 1453’te fethi Dört günlük tatil Hikayenin sonu ÖLÇEK BİLGİSİ 1.bir parça pizza two tanks of oil .bir şişe süt a can of coke . Bu kalıbı değiştirmeye çalışmak mümkün değildir. şişe) bahsediyorsak aşağıdaki kalıbı kullanırız.bir bardak dolusu su a block of ice .bir fıçı bira a glassful of water .bir kalıp buz a bottle of wine .beş paket sigara a bar of soap .bir şişe şarap a bowl of sugar .bir kavanoz reçel a bar of chocolate .bir dilim çikolata a slice of bread .bir pirinç tanesi a handful of money .

a head of lettuce .bir parça ilgi a work of art .et parçası (but veya kol) a pair of socks .sanat eserleri a fit of fever .bir öfke nöbeti a fit of passion .problemlerin çoğu Burada anlatılmak istenen çok taneden az taneye doğru iniştir.bir sanat eseri an act of mercy – merhamet an attack of fever . One of book .korku duygusu works of art . Burada ise sıralama içeren kelime gruplarını inceleyeceğiz. Dikkat edilirse ilk şıkta ölçeklemeye çalıştığımız maddenin geride kalan kısmı önemsenmemektedir.dört fincan dolusu şeker ten kilos of rice .bir somun ekmek a lump of sugar .bir parça kötü talih a piece of evidence .on metre kumaş truckloads of sand .hiddet nöbeti a piece of bad luck .bir çeşit peynir a loaf of bread .kızların on ikisi Some of cars .vicdan azabı the pangs of fear .sandalyelerin dördü Six of students .öğrencilerin altısı Eight of tables .bir çift çorap a set of furniture .çamur yığınları items of news .bir yığın çöp a kilo of butter .iki fincan çay three kinds of food .bir parça tavsiye heaps of mud .ateş nöbeti piece of research . Yani maddenin sadece ölçeği önemlidir.bir parça ip a bit of interest .bir mobilya takımı a speck of dust .bir küp şeker a new kind of cheese .haberler pangs of remorse .arabaların bazıları Most of problems .bir kutu kibrit a distance of two miles . Bu konuda ise maddenin geride kalan kısmı da önem kazanacaktır.on kilo pirinç ten meters of cloth . 3.dinamit lokumları two cups of tea .bir küçük delil a piece of advice . Başka bir ifade ile madde ve ölçek birlikte anılacaktır.iki millik mesafe a ball of wool . Artta kalan kısım göz ardı edilmemektedir.yeni bir çeşit plastik a joint of meat .yeni bir çeşit peynir a new kind of plastic .bir küçük araştırma a piece of string .bir toz parçası sticks of dynamite .masaların sekizi Twelve of girls .kamyonlar dolusu kum a box of matches .üç çeşit gıda six types of bread .ateş nöbeti 2.bir yün yumağı a fit of anger .bir top salata ( marul ) a heap of rubbish . 41 .kitapların biri Four of chair .altı tip ekmek four cupful of sugar .bir kilo tere yağ a kind of cheese .

Aşağıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız. Üç varil şarap three barrels of wine Altı tabak yemek Araba ile iki saatlik yol Arkadaşlarından bazıları Beş kutu kola Beş şişe süt Beş yaprak kağıt Bir bardak portakal suyu Bir çift eldiven Bir damla göz yaşı Bir depo benzin Bir dilim ekmek Bir galon benzin Bir kase yoğurt Bir kavanoz reçel Bir kutu kibrit Bir mobilya takımı Bir parça ekmek Bir parça kek Bir parça merhamet Bir parça tavsiye Bir sanat eseri Bir somun ekmek Çocukların onu Dokuz paket yağ Dört çay kaşığı tuz Dört günlük macera Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri İki haftalık tatil İki kalıp sabun İki paket un Kalemlerin hepsi Linda’nın kalemlerinden biri On dört koltuk On metre kumaş Onlardan altısı Öğrencilerin biri Problemlerin çoğu Sandalyelerin ikisi Sekiz dilim çikolata Sekiz mektup 42 .One of the important problems of Turkey Türkiye’nin önemli problemlerinden biri One of the big tourism centres of the world Dunyanın büyük turizm merkezlerinden biri Two of the dangerous parts of New York New York’un tehlikeli kısımlarının ikisi One of the important telecommunication equipment of today Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri Önemli not: “ Ölçek bilgisi “ adlı başlıkta açıklamaya çalıştığımız konu İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzıyla yoktur. Kolay anlaşılabilmesi için yakıştırma ifadeler kullanılmıştır.

A . book chair story university useful thing European sister brother month day week year size sudden tiger lion crocodile camel dozen of eggs glass of tea shiny day hundred million thousand billion dozen few couple lot of AN – BİR: a – i – o – u – e gibi sesli ünlü harfle başlayan veya .A .A .A .A .A .A .A .A .Sekiz metre halı Tom’un hatalarından biri Türkiye’nin büyük kentlerinden ikisi Türkiye’nin zorlukları Üç aylık maaş Üç baş sarımsak Üç dinamit lokumu Üç millik mesafe Üç saatlik uyku Yedi dilim pizza ARTICLES 1.A .A .A .A .A Sessiz bir harf ile tekil bir sözcükten önce kullanılır.A . seslendirilemeyen “h” gibi harfle başlayan sözcüklerin başına gelir.A .A .A .A . Örnek an an an an apple umbrella egg heir 43 .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .INDEFINITE: BELİRSİZ A – BİR: Örnek .

west 5 Kutsal kitap ve mabetlerin başında .The south .east .chairs gibi.The south .west .inci Abdülhamit 44 .The United Arab Emirates / Birleşik Arap Emirlikleri .an engineer . özne.glass .The Netherlands / Hollanda .cows .The galaxy Samanyolu / Samanyolu Galaksisi Eyaletlerden oluşan ülke adlarından veya çoğul ülke adlarından önce .tea .apples b -) Aşağıdaki gibi adlardan önce.an hour . sayılamayan ancak birimiyle söylenebilen bazı somut cloth grass paper money wood gibi. Asal cümleciğin. The article’ sinin kullanıldığı yerler.The east .the book -the car -the vehicle Tek anlamına gelen THE ONLY ONE sözcük dizisinden önce Yönlerden önce .DEFINITE: BELİRLİ “THE” KULLANILIR.The United States of America / Amerika Birleşik Devletleri .corn .an honest man .ici Elizabet .. nesne veya tamlamasını oluşturan addan önce .The Turkey / Türkiye . .west .The north .an ant “A” VE “AN” ARİTEKLLERİNİN KULLANILMADIĞI YERLER: a -) Çoğul bir addan önce .The north .The south .Wind: the north .east .The planet Pluto / Pluto Gezegeni .The west .The Holy Quran -The Blue Mosque gibi Özel bir adın önünde yer alan cins bir adın önünde kullanılır .an interest .The United Kingdom / Birleşik Krallık .The north .iron .Queen Elizabeth the second / Kraliçe II. 2.The Republic of Turkey / Türkiye Cumhuriyeti Başlıklarda sırasal sıfatlardan önce .Padisah Abdülhamit the second / Padişah 2.milk .

Doğada yalnız tek olan varlıklardan önce .The East India Islands / Doğu Hindistan adaları Nehir Okyanus ve sıradağ adlanrından önce .The house with brown-shutters / Kahverengi panjurlu ev.We must help the poor / Fakirlere yardım etmeliyiz.Bu benim yapabileceğimin en iyisidir. . enstitü. Okul.The Palace of Çırağan / Çırağan Sarayı .The Marmara Hotel .Tahir the teacher / Öğretmen Tahir .grup.The piano / Piyano Tanımlayıcı en üstünlük anlatımlarında kullanılır . The most / the first / the best / the worst / the second geçtiği cümlelerde Ad olarak kullanılan en üstünlük anlatımlarından önce .Mustafa the administer / Yönetici Mustafa Ada topluluklarından önce .topluluğu sıfatlardan önce .O İstanbul’daki en eski camiidir.This is the best I can do . . otel. banka.The earth . gemi ve Uçak adlarından önce .The mountain Everest Tren.The French cook meat the best / Eti en iyi Fransızlar pişirir.The Istanbul University / İstanbul Üniversitesi .- Tahir the first / Birinci Tahir Ismi belli olan yerleri tanımlarken ve tanımlayıcı bir edatlı deyişten önce .The ant is industrious / Karınca çalışkandır Bir küme.The sky . restoran adlarından once .The Santa Fee / Santa Fee treni Kişiye/Şahsa ait olmayan işyeri.The M/S Barış Manço / Barış Manço gemisi . Özel bir adı izleyen ve meslek veya ticaret anlatan cins adların önünde kullanılır . Hastane adlarından önce .The violin / Keman .The Atlantic Ocean .The Çapa Hospital / Çapa Hastanesi Bir küme veya topluluğu simgeleyen sayılabilir tekil bir addan önce .The rich always proud / Zenginler daima kibirlidir.That is the oldest mosque in İstanbul . .The Island Bahamas / Bahama adaları .The most I can gain is that amount 45 .The Ottoman Bank Üniversite.The ocean Müzik aygıtlarından önce .

It has got a car. . Sahip olduğunuz bir şeyi ifade etmek için kullanılır.I have got a sister. They haven't got a car. We have got a car. (?) Do I have a book? İki farklı kullanım birbiriyle karıştırılırsa gramatik açıdan hatalı olur. "Benim iki kız kardeşim var" cümlesini İngilizce'ye çevirmek isteyen bir kişi. İki dil arasındaki bu farklılık bazen İngilizce’yi yeni öğrenenler için sorun teşkil edebilir. QUESTION (SORU) Have I got a car? Have you got a car? Has he got a car? Has she got a car? Has it got a car? Have we got a car? Have they got a car? Have/has got veya sadece have/has Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlayabiliriz. "var" kelimesine aldanarak "there is/are" kalıbını kullanabilir ve tabi ki yanlış olur. Özellikle İngiltere'de kullanılan İngilizce'de "have/has got" daha sık kullanılır. It hasn't got a car. Ancak olumsuz ve sorularda durum aynı değildir. (Bizim çok kalemimiz var veya biz çok kaleme sahibiz) NEGATIVE (OLUMSUZ) I haven't got a car. Examples: 46 .I have a sister. HAVE . (+) I have got a book.She has got two sisters. POSITIVE (OLUMLU) I have got a car. She hasn't got a car.I have got a car.) Türkçe'ye çevirirken genelde "Bir arabaya sahibim" şeklinde çevirmeyiz. Aşağıda şahıslara göre nasıl kullanıldığını inceleyin. We haven't got a car. Bu iki cümle arasında anlam olarak fark yoktur. You have got a car. (-) I don't have a book. You haven't got a car. Şöyle ki. . ● DİKKAT! . He has got a car.We have got many pens. ( Bir arabam var. O yüzden cümlenin sahiplik anlamı içerip içermediğine bakılmalıdır. (Onun iki kız kardeşi var veya o iki kız kardeşe sahiptir) . They have got a car. (?) Have I got a book? YANLIŞ KULLANIMLAR (+) I have a book. (-) I haven't got a book. She has got a car. He hasn't got a car.- O meblağ benim kazanabileceğimin en çoğudur.HAS GOT have/has got Türkçe'de sahip olmak anlamındadır. .

THESE. Aynı şekilde "su". (yanlış) A: Do you have any money? B: No. I don't. Çünkü "a" bir anlamına gelir. Aynı şekilde sayılamayan kelimelerin başında "a veya an" artikelini de kullanamayız. Sayılamayan isimler her zaman için tekil kabul edilir.sayılamayan isimler) İngilizce'de isimler sayılabilen ve sayılamayan olarak ikiye ayrılır ve cümle içindeki kullanımları farklıdır. Bu yüzden asla "s" takısı alarak çoğul yapılamaz. ("su" kelimesi sayılamaz olduğu için asla "there are" kalıbıyla kullanılamaz. THAT . I haven't. I don't. There are four books on the table. SOME UNCOUNTABLE NOUNS (Bazı sayılamayan isimler) air coffee hair water bread coke milk weather cake coke money THIS. ("book" kelimesi sayılabilen isim olduğu için çoğul olarak kullanılabilir. Örneğin İngilizce'de "saç" kelimesi "uncountable"dır yani sayılamaz. (yanlış) COUNTABLE . Halbuki Türkçe'de biz "saçlar" diyebiliriz. "pirinç" ve benzeri kelimeler hep tekil kullanılmak zorundadır.A: Have you got a pencil? B: No. I haven't. THOSE This ve that Türkçe'de "bu" ve "şu" ifadelerinin karşılığıdır Konuşurken bize yakın olan nesneler için "this" (bu) Konuşurken bize uzak olan nesneler için "that" (şu) Konuşurken bize yakın olan nesneler için "these" (bunlar) 47 .UNCOUNTABLE NOUNS (Sayılabilen .) There is some water in the glass. (doğru) No. (doğru) No. EXAMPLES There is a book on the table.

) PLURAL (Çoğul) there are....? there are not..? there is not. çoğullar içinse "there are" kullanılır. / No.these men (bu adamlar) That train (şu tren) ... are there. (there aren't) There are some big trees in the garden. (Çantada hiç para yok. there are. there aren't. (Bu gece televizyonda güzel bir program var...) There is a good programme on TV tonight.) 48 .these books (bu kitaplar) This student (bu öğrenci) .. (Bahçede birkaç tane büyük ağaç var..these students (bu öğrenciler) This school (bu okul) . (Okulda bir sürü insan var. Tekiller ve sayılamayan isimler için "there is".these schools (bu okullar) This man (bu adam) .is there a good hotel near here? (Affedersiniz. (there's) is there.those buildings (şu binalar) DİKKAT! Aşağıdaki cümleler kesinlikle yanlıştır.those trains (şu trenler) That building (şu bina) .) Excuse me. buralarda güzel bir otel var mı?) There isn't any money in the bag.Konuşurken bize uzak olan nesneler için "those" (şunlar) EXAMPLES This book (bu kitap) . (Bahçede büyük bir ağaç vardır. (there isn't) There is a big tree in the garden. (Masanın üzerinde bir vazo var. How many students are there in the classroom? (Bu sınıfta kaç tane öğrenci var?) THERE IS AND IT IS There is a vase on the table...) THERE IS . SINGULAR (Tekil ve sayılamayanlar) there is.) There are many people in the school. This books are very expensive (This tekillerle kullanıldığı için "books" diyemeyiz.THERE ARE "There is / there are" Türkçe'de "var" kelimesinin karşılığıdır. (Aynı şekilde "these" kelimesinden sonra tekil isim kullanamayız.) Are there any books on the table? (Masanın üzerinde hiç kitap var mı?) Yes.) These girl is very beautiful.

SOME – ANY ►"some" kelimesi Türkçe'de "biraz/birkaç" anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır.? 49 .. O çok pahalı.Did they make any mistakes? (Onlar hiç hata yaptılar mı?) . It's very expensive.) She didn't say anything.) . (Bu vazoyu seviyorum..) I met someone.. "some" kullanılır.Would you like something to drink? (İçecek bir şey ister miydiniz?) . Bu cümleler kalıp olarak soru cümlesi olsa da esasen tekliftir.HOW LONG. (Buzdolabında biraz buz var. (Hiçbir şey söylemedi.) We made some mistakes.) I didn't meet anybody. (Birkaç tane yumurta alacağım. Examples: . . (Kimseyle tanışmadım. (Hiç hata yapmadılar.Is there any ice in the fridge? (Buzdolabında hiç buz var mı?) . (Buzdolabında hiç buz yok.) They didn't make any mistakes.) SORU CÜMLELERİNDE "SOME" VE "ANY" ►Soru cümlelerinin çoğunda (istisnalar vardır) "any" kullanılır.Are you doing anything this evening? (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) İnsanlara bir şey teklif ederken veya bir şey önerirken kullandığımız soru cümlelerinde "any" değil. Examples: I am going to buy some eggs.Can I have some bread? (Biraz ekmek alabilir miyim?) WHEN.) ►”any" kelimesi Türkçe'de hiç anlamına gelir ve negatif cümlelerde kullanılır.? . (Hiç yumurta almayacağım.) Bu örnekte de "there is" kalıbını kullanamayız. Examples: I'm not going to buy any eggs.) There is some ice in the fridge. (Bazı yanlışlar yaptık..) She said something.) There isn't any ice in the fridge. (Bir şey söyledi.Would you like some milk? (Biraz süt ister misiniz) (Bu cümle yapı olarak soru cümlesi olsa da bilgi alma amaçlı sorulan gerçek bir soru değildir. (Birisiyle tanıştım. bir tekliftir. AMA: I like this vase.Bu cümlede "It's a vase on the table" diyemeyiz.

(İki saattir kar yağıyor. (John altı aydır bu şirkette çalışıyor. (Kar yağışı iki saat önce başladı.) ● SINCE Bir eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanırız. (20-yıldır evliyiz.) Bu örnekte ise kar yağışının başlangıcı ve ne kadar zamandır devam ettiği sorulmaktadır. How long has it been snowing? (Ne zamandır kar yağıyor?) It has been snowing for two hours. Aşağıdaki örneklerde iki kullanımın farkına bakın.) Bu cümlede for kullanılmasa da olabilir.We have been married (for) 20 years. . Örneğin cümle saat 4'de söylenmişse. . (Pazartesiden beri Mary'yi görmedim) Olumlu cümlelerde kimi zaman for cümleden çıkarılabilir. .) Bu örnekte chat yapma eyleminin ne kadar sürdüğü değil. (Saat ikiden beri chat yapıyorum. Example: . ne zaman başladığı ifade edilmektedir. Ama sonuç olarak eylemin ne kadar sürdüğü de anlaşılır. Aşağıdaki örnekte aynı şekilde iki soru kelimesinin farklı kullanımları verilmiştir. Bir eylemin ne kadar süredir devam ettiğini ifade etmek için kullanılır.I have been chatting since 2 o'clock.I have been chatting for two hours.John has been working for this company for six months. Ancak: 50 ."When" soru kelimesi Simple Past Tense ile. ● FOR Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken for kullanılır. .) Bu örnekten chat yapma eyleminin iki saat önce başladığı ve hala devam ettiği anlaşılmaktadır. When did you first meet your girlfriend? (Kız arkadaşınla ilk ne zaman tanıştın?) How long have you known your girlfriend? (Kız arkadaşını ne zamandır tanıyorsun?) FOR . When did it start snowing? (Kar yağışı ne zaman başladı?) It started snowing two hours ago. "How long" soru kalıbıysa Present Perfect Tense ile kullanılır.I haven't seen Mary since Monday.SINCE for ve since "Present Perfect Tense" ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir.) Bu örnekte kar yağışının tam olarak ne zaman başladığı sorulmaktadır. eylem iki saat sürmüş demektir. (İki saattir chat yapıyorum.

? ile DO YOU LIKE.?" kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır. I'd like coffee.. ● "Would you like.) ● WOULD YOU LIKE. (Çok açım.) Do you like tea? (Çayı sever misiniz?) No. (Hayır. I'd like a hamburger. teşekkür ederim..?" kalıbı birisini bir şey yapmak için davet ederken kullanılır..) What would you like to do at the weekend? (Hafta sonu ne yapmak istersin?) What do you like to do at the weekend? (Hafta sonları ne yapmaktan hoşlanırsın?) 51 . kahve istiyorum. please. Examples: Would you like to come to my birthday party? (Benim doğum günü partime gelmek ister misin?) What would you like to do tonight? (Bu gece ne yapmak istersin?) ● "Would like to" kalıbı nazikçe bir şey istemek için "I want" kalıbının yerine kullanılır..I am very hungry.. İngilizce' de "do you want" sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir.) Örneklerde görüldüğü gibi "would you like" kalıbı nazik bir şekilde bir şey teklif ederken kullanılır.? I'D LIKE. (Kola lütfen.. what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) Coke. (Programla ilgili bilgi istiyorum/alabilir miyim. kahve severim. Examples: A: B: A: B: A: B: Would you like some tea? (Çay alır mıydınız?) No.I'd like some information about the programme.. (İki yıldır birbirlerini görmediler.) Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) Oh. I like coffee.? ARASINDAKİ FARK Aşağıdaki örnekleri dikkatli bir şekilde inceleyin... thank you. (Hayır. (Hayır. Bir hamburger istiyorum/alabilir miyim) .. WOULD YOU LIKE.. Would you like tea? (Çay ister misiniz?) No.) Bu cümle olumsuz olduğu için for cümleden çıkarılamaz. please. (Hayır) Then.. ● "Would you like to.. Examples: .They haven't seen each other for 2 years. no.

Examples: .WOULD RATHER Prefer ve would rather kalıplarını tercihlerimizden bahsederken kullanırız. (Futbolu basketbole tercih ederim.Would you prefer coffee or tea? (Kahve mi alırsınız. çay mı?) .) . (Şehiri köye tercih ederim.I'd prefer to stay at home rather than go to the cinema tonight.) ● PREFER Genel olarak hayatta neyi tercih ettiğinizi ifade ederken "prefer" kalıbı üç farklı şekilde kullanılabilir: a) Prefer something to something else (Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek) .) . belirli bir durumda neyi tercih ettiğimizi ifade ederken kullanılır.) . would rather do would prefer to do 52 . (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek.PREFER .) ● WOULD RATHER (I'd rather) "would rather" ve "would prefer" kalıpları arasında anlam olarak fark yoktur.I prefer football to basketball. Sadece kullanımda aşağıdaki fark vardır.I prefer to play basketball rather than play football.I prefer to drink tea (Çay içmeyi tercih ederim. evde kalmayı tercih ederim.I prefer city to country.I prefer drinking tea to drinking coffee.I prefer drinking tea (Çay içmeyi tercih ederim. (Köyde yaşamayı tercih ederim.) .) .) b) Prefer to do something rather than do something else. (Futbol oynamaktansa basketbol oynamayı tercih ederim.) DİKKAT! Bu üç kullanım arasında anlam olarak bir fark yoktur.I prefer to drink tea rather than (drink) coffee.I prefer to live in the country.) c) Prefer doing something to doing something else (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. ● WOULD PREFER (I'd prefer) "Would Prefer" kalıbı genel tercihlerimiz değil.) . (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim. Example: . (Bu gece sinemaya gitmektense. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.

).) Jack will say that he comes to school every day. (Testin zor olduğunu söylüyor. geniş zaman. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor. (Jack her gün okula gittiğini söyledi.I'd rather go by car. dedi. kullanılan zaman aynı kalır. (Her gün TV seyrettiğini söyledi. "I want to bring my children. Examples: . "My wife went with me to the show.I'd rather stay at home. Örneğin: • • • He says the test is difficult. (Çocuklarını getirmek istediğini söyledi.) Jack said he came to school every day.) REPORTED SPEECH Indirect Speech (‘reported speech’ de denir) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir. zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir. (Arabayla gitmeyi tercih ederim.) Jack said. (Her gün TV izlediğini söylemişti."would rather" kalıbından sonra doğrudan fiil gelir ve ek almaz. Jack said his wife had gone with him to the show. değişmez.) Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi Konuşma aktarılırken. genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır.) 53 ." (Şova karımla birlikte gittik. dedi.) She has said that she watches TV every day. şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi.) She said she watched TV every day. (Evde kalmayı tercih ederim. geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa. Örneğin: • • • He said the test was difficult. (Öğretmen Phrasal Verbs ‘lerin çok önemli olduğunu söyledi.) Eğer aktarılan konu.) Eğer aktarılan eylem. Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir.) . Genellikle konuşma dilinde kullanılır. (Jack. cümle geçmiş zaman olur. Örneğin: • • She said. Örneğin: • The teacher said that phrasal verbs are very important." (Çocuklarımı getirmek istiyorum”. Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise. (Testin zor olduğunu söyledi. She said she wanted to bring her children.

geçmiş zamanda kullanılmıştır. “Dave. onunla gidip gitmeyeceğimi sordu. "Where did you go last weekend?" Dave. nerede.) Indirect Questions Soruları aktarırken özellikle cümlelerin dizilişine dikkat etmek gerekir. ”Paris’te yaşadığını söyledi. "Do you want to come with me?" “Benimle gelmek ister misin?” diye sordu. Jack said.” He said he had visited London twice. cümleye bu soru kelimeleriyle başlamak gerekir. geniş zaman. "Why are you studying English?"Niçin İngilizce çalışıyorsun? diye sordu. dedi. ne zaman gibi soru kelimelerini kullanırken. “Bana. yakın geçmiş zaman ve past perfect zaman da dahil olmak üzere hepsi past perfect tense çevrilmiştir.geçen hafta nereye gittiğimi sordu.” • • 54 ." “Akşam yemeğini pişiriyorum”. olur. Not: Geçmiş zaman. "I am going to find a new job. "I want to bring my children tomorrow. He said. "I went to New York last week. "*" İşaretlenmiş cümlelere özellikle dikkat edin.” Londrayı iki kez ziyaret ettiğini söyledi. "I am cooking dinner." (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum). Dave asked me where I had gone the previous weekend. dedi.” olur. dedi He said. He asked. ”Yemeğini çoktan yediğini söyledi.” He said he was cooking dinner.” olur. geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir. dedi.). "My wife went with me to the show yesterday. He said." “Paris’ te yaşıyorum. Evet/Hayır ile başlayan soru cümlelerini aktarırken (if) “eğer” kullanılır. "I live in Paris. “Geçen hafta nereye gittin?” diye sordu." “Geçen hafta New York’a gittim”. Örneğin: • • She said. He said. (Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi.” He said he was going to find a new job. ”Geçen hafta New York’a gittiğini söyledi. He said." “Londra’yı iki kez ziyaret ettim”. Örneğin: • She asked.” olur." Ben yemeğimi çoktan yedim”. "I had already eaten. dün şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. “Bana niçin İngilizce çalıştığımı sordu. "I have visited London twice.Konuşulan anı. She asked me why I was studying English. dedi.” He said he had gone to New York the week before. Direct Speech He said. Niçin. ”Akşam yemeğini pişirdiğini söyledi." Indirect Speech He said he lived in Paris.” dedi. Aşağıdaki tabloda aktarılmış cümleler. (Jack." (Dün şova karımla birlikte gittik). She asked me if I wanted to come with her. dedi. Dave asked.” He said he had already eaten.

” He said he should see a doctor. * He said. * He said. "me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır. dedi.” ”Jack’i arayacağım”. "I should see a doctor" “Doktora görünmeliyim”. 55 . I you he she we they me you him her us them myself yourself/yourselves himself herself ourselves themselves Aşağıdaki Türkçe cümleye bakın. "kendisi".” He said he had been working on that project for over two weeks." ”Ken’i aramalıyım.”Denver’lara gidebileceğini söyledi. He said. ”Yeni bir araba alabileceğini söyledi.” He said he might go to Denver. dedi.Beni bıçakla kestim. dedi.” REFLEXIVE PRONOUNS Aşağıdaki tabloda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim". ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakın.” He said he had to give Ken a call.) Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir. dedi." “Ken’ i aramam gerekiyor”. * He said." “Denver’lara gidebilirim”. ." “İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalışıyorum. ”Doktora görünmesi gerektiğini söyledi. Yeni bir iş bulacağını söyledi.” He said he had to give Ken a call.” He said he would give Jack a call.I cut me with a knife. * He said. Bu cümle yanlıştır. Bu cümle de yanlıştır. "I have to give Ken a call.” He said he might buy a new car. He said.” dedi. ”Jack’i arayacağını söyledi. ”Bu akşam gelebilileceğini söyledi. ”İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştığını söyledi. dedi.” He said he could come that night. He said. "I have been working on that project for over two weeks." “Bu akşam gelebilirim”. "I can come tonight. "I might go to Denver. dedi. (Kendimi bıçakla kestim." “Yeni bir araba satın alabilirim”. dedi. . “. . "I must give Ken a call. “kendimiz" gibi anlamlara gelir. dedi.I cut myself with a knife. . "I may buy a new car. çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır. He said. "I will give Jack a call.“Yeni bir iş bulacağım “. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi.

ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işleyeceğiz. (Bazen kendimle konuşurum..) Refl exive Pronoun ne zaman kullanılır? Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır.) COMPARISON “mukayese.) He saw himself in the mirror. Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İngilizce’de biraz karışıktır.- She fell off her bicycle and hurt herself. ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında ”superlative” yapısıdır.When you want to emphasize the subject (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda) I'll do it myself.) They paid for themselves. Önemli iki mukayese yapısı vardır. (Grup kendine "Dire Straits" diyor. (=tek başına) That man is talking to himself. (Kendisini aynada gördü. (Kendi hesaplarını ödediler. (Kendini vurdu) (kendi kendini) .. .When the subject and object are the same (Özne ve nesne aynı olduğunda) I hurt myself.) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative “er”. Adjective (yalın) Expensive (pahalı) Comperative (üstünlük) more expensive (daha pahalı) Superlative (en üstünlük) the most expensive (en pahalı) 56 . Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır... (Kendimi incittim) (kendi kendimi) The band calls themselves "Dire Straits". superlative “the . Adjective (yalın) High (yüksek) Dark (koyu) Tall (uzun) Brave (cesur) Comparative (üstünlük) higher (daha yüksek) darker (daha koyu) taller (daha uzun) braver (daha cesur) Superlative (en üstünlük) the highest (en yüksek) the darkest (en koyu) the tallest (en uzun) the bravest (en cesur) 2. 1.) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”.est” ekleri ile yapılır. referring to the subject (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak) I bought a present for myself. He shot himself... Kendi kendine yaptı. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim. karşılaştırma” demektir. (No-one else will help me..) They ate all the food themselves. . (Bisikletinden düştü ve kendini incitti.) I sometimes talk to myself. Her dilde olduğu gibi İngilizce’de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilebilir. Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”. Bu yüzden tek heceli sıfatlarda. (No-one else had any. superlative “the most” ekleri ile yapılır.. She did it by herself (=alone).As the object of a preposition.

) My son is the most intelligent student in the classroom. Of all the article we have received..) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil opsiyoneldir...) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi “er ve the... Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar. kişinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır.. I am older than you (are) (Ben sizden daha yaşlıyım. Soru şekli Your article is the most informative (article) of all the article we have received.. Ama zarflarda önemlidir. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. Aslında bu konu daha karmaşıktır.. KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır.Interested (ilgili) Frightening (ürkütücü) more interested (daha ilgili) the most interested (en ilgili) more frightening (daha urkütücü) the most frightening (en ürkütücü) 3.) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır.. Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur...) “of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir.. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. My son is the most intelligent student of all his friends.. (Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir. (Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır. şıklardan “the most”u işaretliyoruz. informative.... (Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir. Burada “than” olmadığı için comperative değil. Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir... kişinin bulunduğu yere (konuma) göre ise “in” edatı kullanılır..) Eğer kıyas. your article is . Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır..... “of” olduğu için superlative’dir deyip. Genelde kullanılmaz.) Eğer kıyas. 57 . Bu durumda superlative aranmalıdır. Narrow (dar) Happy (mutlu) Simple (basit) narrower (daha dar) happier (daha mutlu) simpler (daha basit) the narrowest (en dar) the happiest (en mutlu) the simplest (en basit) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile mukayese edilir. En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır. Eğer “than” eki yoksa bu comperative değildir....est” ekleri ile diğerleri “more ve the most” ekleri ile yapılır.. This camera is more expensive than yours..

Bu özellikten de soru gelebilir. Superlative’ de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil – çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir. (O kardeşi kadar zeki değildir. Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir. 2.) The most One of the most Doğru cevap “one of the most” dur... Than’ in olup olmaması durumu: Varsa “comperative” dir yoksa superlative aranmalıdır. 58 . özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır. Eğer “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıştır.as” şeklindedir... (O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir.. Burada özne – tümleç uyumu aranmalıdır.... Araya sıfat veya Zarf gelir........... He is . Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir.Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir.as She is as intelligent as her brother.) Katlamalı İfadelerde The same.. 3. Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative’e gidilmelidir. 1. emsallere göre ise “of” edatı kullanılır....... He is as intelligent as hardworking...) She isn’t as/so intelligent as her brother.. He is the same age as I am. Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyeti de karşılaştırılabilir.. Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini özetlersek.......as Olumsuz: as/so. 4.. Sorulabilen bir kalıptır.lenient managers we have ever had. (O benimle aynı yaştadır..e kadar” anlamına gelen eşitlik yapısıdır...... Equality Sıfat ve Zarflarda “..... “....ile aynı” olarak çevrilir...... Olumlu: as. Özne tekil ise tümleç tekil...... The same + noun + as şeklindedir.... Yapı olarak “as/ so. “İn” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”.as şeklindedir. (O zeki olduğu kadar çalışkandır da. (O kardeşi kadar zekidir.) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir....) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır..

Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir. (O benim ablamdır. This manager is more capable than the previous one.This manager is more capable than the previous. Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır. (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. özne çoğul ise tümleç çoğul (ones) olacaktır. much (çok) Little (az) Old (yaşlı) Comperative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less older elder Far (uzak) farther further Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the least (few kurallıdır) the oldest the eldest (kardeşler arasında) the farthest (mesafe olarak) the furthest (soyut olarak) Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. (Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır.vb) sözcükleri sorulabilir.the. (O sınıftaki en yaşlı öğrencidir.) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim opsiyoneldir. Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz sıfatlar” denir.est veya more . One – ones ve that – those’ dur.) This writer is the most distinguished that I have ever seen. kullanılmayabilir.) She is my elder sister. İyi bilmek gerekir.. the most yapısı sorulabilir.) Bu zamir iki yerde kullanılır.) KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1.. İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz. Bunlarda comparision için“er . Present perfect yapısı sorulabilir Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir. Adjective (yalın) Good (iyi) Bad (kötü) Many. The students are more prolific than the other ones. Eğer özne tekil ise tümleç tekil (one). Burada özne – tümleç uyumu önemlidir. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar. so far . 3.) 59 . (Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler.. 2. He is the oldest student in the classroom. Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir.(manager) (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir..the most” yerine farklı sözcükler türetilmiştir. Şu ana kadar (ever.

. I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. Our population has more than doubled over the last twenty-five years. Maddeler (iki madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım. Bir kez KPDS’de sorulmuştur. (Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than” yazılarak bu anlam verilir. 2.) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than” ifadesidir... Tüm kalıp (as much as. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi yazılır.. katlı karşılaştırma olup. much ve many ayırımı sorulabilir katlama sözcüğü (once. KPDS’de en çok sorulan yapıdır.. 60 .) Bu yapıda “. twice.. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış. Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir.. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler.) Soru şekli 1. (O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir.) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir. Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. (Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir.) Multiple Comparisons Çok . 3.This is the best film I have so far watched. as money as) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty-five years. three times.) Superlative. As much as: sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. As many as: sayılabilenler için kullanılır. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış.) sorulabilir. This study is not worse than the previous one.) He has twice as much money as I do.

) Birinci cümlede “better” sıfat.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir.) My wife drives more carefully than I do. Equality 61 . Adverb (yalın) Quickly (hızlı) Carefully (dikkatli) Comparative (üstünlük) more quickly (daha hızlı) more carefully Superlative (en üstünlük) the most quickly (en hızlı) the most carefully the most fortunately Fortunately (şans eseri) more fortunately 2. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir. She drives the best carefully of all her friends.) He speaks better than I do.est” ile yapılır. kişilerin yaptığı eylemlerdir. Bir fiil söylemek zorundayız. Yani sıfattan “ly” eki ile türetilmemiştir. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler. (Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır. (O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır.) Eğer yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben futbolu eşimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur. 3. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me” diyemeyiz..) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile yapılır.. ikincisinde zarftır.1. He has a better English than my English. (O benden daha iyi İngilizce konuşur. (Ben futbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim. (O benim İngilizcemden daha iyi Bir İngilizce’ye sahiptir. I like football more than my wife like does. Adverb (yalın) Hard (sıkı) Fast (hızlı) Early (erken) Comparative (üstünlük) harder (daha sıkı) faster earlier Superlative (en üstünlük) the hardest (en sıkı) the fastest the earliest Early zarfı sonunda “ly” olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orijin olarak “ly” harfleri vardır.) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the.) Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. Adverb (yalın) Well (iyi) Badly (Kötü) Much (çok) Little (az) Comparative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır.

Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme.happier / hot .higher Örnek cümleler Yesterday was hotter than today.more Örnek: happy . (Londra Madrid'den daha pahalıdır) funny .) You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz.) This boy doesn’t study so hard as his brother does. Tek heceli sıfatlar İki. 62 .) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır.hotter / high . much kullanma vb. Comparative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız. Tek heceli sıfatlar İki. (Dün bugünden daha sıcaktı) interesting / difficult Örnek cümleler London is more expensive than Madrid. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonundaki "y"yi kaldırın ve yerine "iest" getirin.cheaper / Örnek: interesting . (Ben senden daha mutluyum) Superlative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.Sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır. ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS Sıfatların "comparative" ve "superlative" formları İngilizce'de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır. (Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz.) farklardır. (Onun benim kadar kazanması olası değildir.funnier Örnek cümleler I am happier than you. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonuna "er" ekleyin Sıfattan önce "more" getirin Sıfatın sonundaki "y" harfini yerine "ier" getirin Örnek: cheap . He is unlikely to learn as much as I am. Sıfattan önce "the" Sıfattan önce "the most" getirin ve sıfatın sonuna getirin ve sıfatın sonuna "est" "est" ekleyin getirin.

..comparative The best .) ÖNEMLİ İSTİSNALAR Kuralın dışında kalan bazı istisna durumlar vardır. (New York Amerika'daki en gürültülü şehirdir. This is the best school in the city.superlative Örnek Cümleler This book is better than that one.comparative The worst . KADAR DEĞİLDİR.Örnek: cheap .) Örnek: New York is more exciting than Seattle (New York Seattle’den daha heyecanlıdır. This is the worst day of my life. Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika'nın en heyecan verici şehridir. COMPRASIONS: KARŞILAŞTIRMALAR AS.the cheapest / hot ..the hottest / high . Good • • • Good .the most interesting / difficult . (Bugün yazın en sıcak günü) Örnek Cümleler London is the most expensive city in England. (Londra İngiltere'deki en pahalı şehirdir) Örnek Cümleler New York is the noisiest city in the USA.. KADAR veya NOT AS.happy . Yani ezberlenmeleri gerekir.) Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken "en" uzun. AS: .the happiest / funny the most difficult . Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar düzensiz sıfatlardır ve tabloda gösterildiği gibi düzenli değişmezler. 63 .adjective Better .adjective Worse ... AS: . "en" kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır.the highest Örnek: interesting Örnek: . Bad • • • Bad ..superlative Örnek Cümleler His French is worse than mine..the funniest Örnek Cümleler Today is the hottest day of the summer.

er eki getirilir ve cümleye daha ..Tek heceli sıfatlarda . - - 6.Eksiklik derecesinde ise.more quickly ..more attractive .more nervous .Brown is less careful than Mrs.more beautiful .Thicker .“ – d / ed / ful/ing / ive/ly/ous/re gibi son harflerle bir de iki veya daha fazla heceli sıfatlarda sıfatın başına .Bigger . o kadar çok kazanırsın 64 . Mr... yılanlar kadar tehlikeli değildir.Crocodiles are as dangerous as alligators. Krokodiller... the more you gain Ne kadar çok beklersen. DEN DAHA AZ) dan / den daha..Finer . Crocodiles are not as dangerous as snakes...Earlier . LESS . dir No-name silver / silver CD-Rs are less cheap than Sony CD-Rs. anlamını katar) ancak sonu “y” ile biten sıfatlarda –y kaynaştırma harfi kalkar ve – ier olur.. THAN (..PROPORTION / ORANLAMA A. aligatörler kadar tehlikelidir.more afraid . here now once then there very Eşitlik derecesi belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır. Bayan Brown’dan daha az dikkatlidir.daha ( sıfatın sonuna . Krokodiller. in / inner : daha içeride out / outer : daha dışarıda up / upper : daha üstte 5.more obscure 34Aşağıdaki sıfat veya belirteçleri üstünlük dereceleri yoktur.Better 2.. . 1. Örümcekler yılanlardan daha az tehlikelidir.more tired .er eki getirilir ...more getirilir .Narrower .Brown Bay Brown.Greyer .more charming .. Spiders are less dangerous than snakes.Thinner ..) The + adjective +r + er + ier The + adjective +r + er + ier - The longer you wait. No name gümüş CD-ler Sony Cdlerden daha az ucuzdur.

est eki gelir . o kadar çok sipariş alırsınız.a-o-u-e-i gibi sesli ünlü harfle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkmaz ve – iest / eki gelmez onun yerine direkt .Sessiz bir harfi izleyen – y harfiyle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkar ve – iest / -y harfi olmayanlarda ise .est eki gelir Early – earliest Rich – richest Big – biggest Small – smallest Fine – finest Narrow – narrowest 8.Greyest 9. Ne kadar çok sevkıyat yaparsanız.d / -ed / -ful / . o kadar çabuk büyürsün The more you work the more you earn. . the more grades you obtain. Ne kadar çok para ödersen . Afraid quickly -tired -nervous -beautiful -obscure -charming 10-Yine aşağıdaki sıfat ve belirteçlerin en üstünlük dereceleri yoktur.Ancak iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde. The more you eat. the earlier you go to school. Ne kadar çok çalışırsan.- The earlier you get up. The more money you pay. The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - B-) The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - The more questions you solve. o kadar erken okula gidersin.Then -there -very 11-Eşitlik derecesi . Ne kadar erken kalkarsan.THE LEAST ADJECTIVE .ive / -ly / -ous / -re son harfleriyle biten iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde başa the most ibaresi getirilir. . P & O Line is the least expensive line therefore it is preferred by a lot of importers 65 . o kadar çok not alırsın. Ne kadar çok yersen . the quickly you grow. the more goods you buy. o kadar çok kazanırsın. Ne kadar çok problem çözersen.out / outest : . o kadar çok mal alırsın.Cats are the least dangerous animals. .Kediler en az tehlikeli olan hayvanlardır.Grey .Here -now -once . 7.in / inest : .up / uppest : belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır en içeride en dışarıda en üstte 12. The more shipments you make the more orders you can place.

- P & O hattı en az pahalı olan bir hat olup.DÜZENSİZ FİLLER Arise Arose Arisen Awoken -awaked Been Begun Come Bent Bitten Blown Broken Brought Broadcast Built Brought Caught Chosen Come Cost Cut Dug Done Drawn Drunk Driven Eaten Fallen Fed Felt Fought Found Fit Flown Forgotten Forgiven Frozen Got Given Kalkmak-doğrulmak-ortaya çıkmak-doğmak-yükselmekmeydana gelmek –baş göstermek. Uyanmak – uyandırmak-harekete geçmek –harekete geçirmek – farkına varmak. bu nedenle pek çok ithalatçı tarafından tercih edilmektedir. Olmak Başlamak Gelmek Eğmek /bükmek /bükülmek Isırmak /rahatsız etmek/sokmak Esmek / üflemek / sürüklemek Kırmak/kırılmak Getirmek Yayın yapmak/yayınlamak İnşa etmek Satın almak Yakalamak / yetişmek Tercih etmek Gelmek Mal olmak Kesmek Kazmak Yapmak /etmek Çizmek İçmek Sürmek / araba kullanmak Yemek Düşmek Beslemek / yedirmek Hissetmek Dövüşmek/savaşmak Bulmak Uymak / uyuşmak Uçmak Unutmak Bağışlamak Donmak /dondurmak Almak /elde etmek / olmak / ilgilenmek/ulaşmak Vermek Awake Be Begin Come Bend Bite Blow Break Bring Broadcast Build Buy Catch Choose Come Cost Cut Dig Do Draw Drink Drive Eat Fall Feed Feel Fight Find Fit Fly Forget Forgive Freeze Get Give Awoke Was Began Came Bent Bit Blew Broke Brought Broadcast Built Brought Caught Chose Came Cost Cut Dug Did Drew Drank Drove Ate Fell Fed Felt Fought Found Fit Flew Forgot Forgave Froze Got Gave 66 . IRREGULAR VERBS .

Go Grow Hang Have Hear Hide Hit Hold Hurt Keep Know Lay Lead Leave Let Lend Lie Light Lose Make Meet Pay Put Quit Read Ride Ring Rise Run Say See Sell Send Set Shake Shoot Shut Sing Sit Sleep Went Grew Huung Had Heard Hid Hit Held Hurt Kept Knew Laid Led Left Let Lent Lay Lit-lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Rode Rang Rose Ran Said Saw Sold Sent Set Shook Shot Shut Sang sat Slept Gone Grown Hung Had Heard Hidden Hit Held Hurt Kept Known Laid Led Left Let Lent Lain Lit –lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Ridden Rung Risen Run Said Seen Sold Sent Set Shaken Shot Shut Sung Sat Slept Gitmek Yetişmek/büyümek /gelişmek Asmak Sahip olmak İşitmek /haber almak Saklamak Vurmak / çarpmak/ varmak/ ulaşmak/darbe indirmek Tutmak /elinde tutmak İncinmek/incitmek/acıtmak Tutmak/saklamak/alıkoymak Bilmek Yaymak/yerleştirmek /döşemek / hazırlamak Kılavuzluk-önderlik etmek/yol göstermek Ayrılmak-bırakmak-terk etmek İzin vermek-kiraya vermek Ödünç vermek Yatmak-uzanmak-yalan söylemek Aydınlatmak-ışık vermek Kaybetmek Yapmak-hazırlamak Buluşmak-toplanmak Ödemek Koymak Vazgeçmek Okumak Binmek”araca” Zil çalmak Yükselmek /doğmak /ortaya çıkmak kalmak / meydana gelmek Koşmak Söylemek / demek Görmek Satmak Göndermek Kurmak/işletmek/ayarlamak/ saptamak/belirlemek/ gerçekleştirmek El sıkmak-sallamak-sarsmak – karıştırmak Ateş etmek / ateş ederek adam öldürmek – yaralamak / atmak Kapamak-kapatmak-kapanmak Şarkı söylemek Oturmak Uyumak 67 .

Türkçe’de yüklem sonda bulunduğundan cümle kuruluşu sona doğrudur ve bu ekler kelimelerin sonlarında bulunurlar oysa İngilizce’de yüklem baştadır ve cümle kuruluşu başa doğru gider. 68 .Slide Speak Spend Spread Stand Steal Stick Strike Swear Sweep Swim Take Teach Tear Tell Think Throw Understand Upset Wake Wear Win Withdraw Write Slid Spoke Spent Spread Stood Stole Stuck Struck Swore Swept Swam Took Taught Tore Told Thought Threw Understood Upset Woke Wore Won Withdrew Wrote Slid Spoken Spent Spread Stood Stolen Stuck Struck Sworn Swept Swum Taken Taught Torn Told Thought Thrown Understood Upset Wokenwaked Worn Won Withdrawn Written Sessizce gitmek – kaymak Konuşmak Para harcamak-tüketmekgeçirmek . He götürecek his baba ye hastane yarın He götürecek his baba to hastane yarın. Yarın babasını hastaneye götürecek.bitirmek-yitirmek Yaymak sermek-bölmekbölüştürmek Ayakta durmak – dikilmek – durmak – beklemek Çalmak – hırsızlık yapmak Saplamak – koymak-sokmaktakmak-yapıştırmak Vurmak-çarpmak-grev yapmakçalmak-etkilemek Ant içmek Süpürmek Yüzmek Almak –götürmek-kiralamakkazanmak-üstlenmek-kabul etmek-tutmak Öğretmek Yırtmak-yırtılmak Demek-söylemek-anlatmak Düşünmek Atmak-fırlatmak-düzenlemek Anlamak Devirmek-bozmak-devrilmek-alt üst etmek-üzmek-Rahatsız etmek -keyfini kaçırmak Uyanmak-uyandırmakcanlandırmak -harekete geçirmek Giymek-giyinmek Kazanmak Çekmek-geri çekilmek Yazmak PREPOSITIONS İsimler yer veya zaman anlamı kazandıklarında önlerine bazı ekler alırlar. Sonuç olarak preposition ( edat ) olarak adlandırdığımız bu ekler de kelimelerin başlarına gelir. Bu ekler onlara bir yön kazandırır ve cümle içinde anlam süslemesi yaparlar.

dır-dir den-dan at with about to between de-da ile hakkında ye-ya arasında Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyiniz .Türkçe’de Okulda Bahçede Yıllardır Masada üç saat içinde kitap hakkında Tom ile ağacın altında Ankara’dan Okula İngilizce’de da okul de bahçe dır yıllar da masa içinde üç saat hakkında kitap ile Tom altında ağaç dan Ankara a okul Aşağıda karşımıza çıkabilecek en temel kelimeler verilmiştir. in on under for from içinde üzerinde altında için. in in in in in in bahçe okul İstanbul üç saat 1945 Haziran bahçede okulda İstanbul’da üç saat içinde 1945’te Haziran saat 5 ‘de tahtada evde at 5 at tahta at ev on on on on masa cadde Pazartesi duvar masada caddede Pazartesi duvarda Linda ile benimle Peter için bizim için günlerdir yıllardır İzmir’e okula işe with Linda with me for for for for Peter us günler yıllar to İzmir to okul to iş 69 .

across Against opposite Behind at the back of çaprazında karşısında karşısında arkasında arkasında at the beginning of at the end of through into onto on the corner of on the left of on the right of on over in until by to under with without for başlangıcında sonunda içine doğru içine doğru üzerine doğru köşesinde solunda sağında üzerinde üzerinde içinde ….civarında yanında yanında ötesinde. Dikkatle inceleyerek aralarındaki kullanım farklarını ayırt etmeye çalışın.kadar kıyısında. Günlerde “on“ kullanılır. en geç ye.ardında yakınında den-dan arasında arasında Yukarıda en genel hatları ile en çok kullanılan preposition’lar verilmiştir. at 5 o’clock 70 Pazartesi günü Cumartesi günü Cuma günü Haziranda Temmuzda Nisanda saat 5’de . Kendi Anlamlarında Kullanımları: Daha evvel de değindiğimiz gibi tüm preposition’ların kendi orijinal anlamları vardır ve bunlar cümle içinde isimlerin önlerine gelerek onları “ yer-zaman-özellik “ olarak konumlandırırlar. Aşağıda ise yine orijinal anlamlı preposition’ların tarihlerle kullanımları verilmiştir.dir-dır in front of at the bottom of in the middle of at the top of at Around Beside Next to Beyond near from Among Between önünde en altında ortasında en üstünde de-da etrafında.to bahçe from Manisa from you bahçeye Manisa’dan senden between them onların arasında about mektup mektup hakkında under masa masanın altında 1. Bunlar isimlerin önlerine gelerek onlara anlam derinliği katarlar.ya altında ile siz-sız İçin . on Monday on Saturday on Friday Aylarda “in“ kullanılır. in June in July in April Saatlerde “at“ kullanılır.

in two hours in five minutes in ten seconds in 15 years Sürüklemelerde “for“ kullanılır.at 8 o’clock at 7. in 1978 in 1954 Özel durumlarda “at“ kullanımı at Christmas at dawn at last at long last at first at midday at midnight at night at noon at once at sunset at the beginning at home 71 saat 8’de 7. until morning until last year until 6 o’clock until now Sürüklemelerde “by“ kullanılır. by Christmas by the 1st of June by this time next year by tomorrow Sayısal tarihlerde “in“ kullanılır. for years for 25 days for 2 weeks for a long time Sürüklemelerde “since“ kullanılır. since 1946 since December since last night since Monday since 2 o’clock Sürüklemelerde “until“ kullanılır.15 at half past 10 Zaman dilimi içinde “in“ kullanılır.15’de on buçukta iki saat içinde beş dakika içinde on saniye içinde 15 yıl içinde yıllardır 25 gündür 2 haftadır uzun zamandır 1946’dan beri Aralıktan beri dün akşamdan beri Pazartesinden beri saat 2’den beri sabaha kadar geçen yıla kadar saat 6’ya kadar şimdiye kadar en en en en geç geç geç geç Noel’e kadar 1 Haziran’a kadar gelecek yıl bu zamana kadar yarına kadar 1978 yılında 1954 yılında Noel’de şafakta sonunda en sonunda ilk önce öğleyin gece yarısı geceleyin öğleyin derhal günün batışında başlangıçta evde .

Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir.) Zamirler ile 3. Bazı isim.) İsimler ile 2. Unutmayın ki tüm bunlar zaman içinde kulanıla kullanıla öğrenilecek şeylerdir.. İngilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler. Bu tip kelimelerin özel bir yapılış kuralı yoktur ve ayrı ayrı bilinmeleri gerekir...) Gerundlar ile for money for them for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. listen to look forward to have difficulty in angry with happy with dinlemek dört gözle beklemek zorlanmak kızgın olmak mutlu olmak insist on ısrar etmek interested in ilgilenmek afraid of korkmak look at bakmak point at doğrultmak 3. Ek Halinde Anlamsız Olarak Kullanımları: Dikkat edilirse 1. devam etmek Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır.. Artık kelime ve preposition’lar kendi anlamlarını yitirmiş üçüncü bir anlam ortaya çıkarmışlardır. bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Fakat her zaman preposition’lar kendi orijinal anlamlarını vermezler. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. Biz yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları öğreneceğiz. Basit ve kompleks olmak üzere iki gruba ayırarak edatları öğreneceğiz.maddede preposition’ların orjinal anlamları üzerinde duruldu. bırakmak carry on devam etmek go on devam etmek find outöğrenmek PREPOSITION KULLANIMLARI Anlamları Olan Ek Halinde Anlam Değiştirmeyen Anlam Değiştiren on masa. Aşağıda bir kaç örnek verilmiştir. ısrar etmek Ek Halinde go on. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar. give carry go find vermek taşımak gitmek bulmak up on on out yukarısı üzerinde üzerinde dışarısı give up terk etmek. Basit Edatlar 72 . Aşağıda yer alan örneklerdeki eklerin hiç bir anlamlarının olmadığına dikkat edin.. masada insist on. Bu tip kullanımlarda kesinlikle özel bir anlam üstlenmeyip ek durumundadırlar ve öylece kelimelerde birlikte bilinmeleri gerekir... Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından İngilizce’de üç kullanım yerleri vardır. Ama ismi nitelemezler..2. Ek Halinde Anlam Değiştiren Özellikte Kullanımları: Bu kategoride ise preposition’lar kelimelerin sonlarına gelerek kelimelerin orijinal anlamlarını kaybettirip onlara yeni anlamlar verirler. Bu kelimelere “ deyimsel fiiller “ denir.. tek başlarına kullanılmayan. 1. sıfat veya fiillerin sonlarına eklenerek birleşik yazılıp söylenir ve onların kuyruğu görevi üstlenirler. İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır.

e göre (kıyaslamada) .e kadar Near: .) By: ile... yukarıda Down: aşağıya. “of” olarak telâffuz edilir.. değimselleşmiş kalıplarda. tarafından.nın yakınında..dan... 1.. . bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: .durumunda itibariyle...da Into: içinde (hareket olduğunda) On: üzerinde (statik olarak) Onto: üzerinde (dinamik olarak) Under: altında Up: yukarıya.. Regarding Concerning As regards: ..In: içinde (sabit durumda ve dışında olmayan) At: …de...den sonra Before: .. . Bu kullanımda artık edat değildir....den dolayı Because to In view of KPDS’ de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir. .......den başka.sız Of: ...den.. .e göre (görüş belirtirken) 73 . fazla” anlamını katar.nın yanında Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı.dan (soyut olarak) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath: (yerin) altında Beside: ..den önce With: ile Without: ..nın (telâffuzu hafif bir “v” sesi iledir) Off: haricinde..... (somut olarak) Out of: . .) Komplex Edatlar In spite of: ..den.e yakın Next to: ....nın yanına..e ilişkin With regard to About In case: In the event of In terms of: With respect to: According to: .. dışında (tek başına kullanılmaz.e rağmen Despite: Due to Owing to On account to: ... ... bakımından . aşağıda After: .

cek yerde .... -Vessel is about to sail from the port. İngilizce’de en çok kullanılan edatlar aşağıdaki gibi olup bunları en az birer örnekle daha da iyi kavramaya çalışalım.. ..hariç.....den ziyade ...hem... -We will close your balance about Friday.. yanı sıra Besides Apart from PREPOSITIONS Edatların genel olarak tek başlarına bir anlamları yoktur..In addition to: Instead of In place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlike . 74 . Ancak cümlelerde kullanılışlarına göre cümlenin veya deyişlerinin anlamlarını pekiştirirler.nın aksine Different from As well as: hem......e ilaveten .nın yerine..den önce In contrast to . yanı sıra In relation to .dışında From the point of view of In terms of bakımından With regard to For my part bana göre As far as I am concerned As well as In addition to ayrıca.den başka ..e oranla In proportion to For my part: bana göre By way of: yoluyla By means of: vasıtasıyla Except = except of. . -We want you send us a proforma invoice about this shipment. About - hakkında den sonra e İlgili olarak e üzere aşağı yukarı -We talked about market situation in our fax.

75 . Across -karşıdan karşıya -öbür tarafa -karşı -den sonra (yer) -den sonra(zaman) -den sonra (sonuç) -yanısıra -nın sonucu olarak -We have passed across by boat. After -Malları İstanbul’dan sonra İzmir’e sevk edeceğiz. -Önümüzde yaklaşık sekizden fazla gemi var. Along -boyunca -20 km boyunca kötü hava koşulları nedeniyle tüm yollar kapalı. -Malları teslimat mukabili teslim edebiliriz. -We will ship the goods after İstanbul to İzmir. Among -arasında -Among the addresses which we have received. -Karşıdan karşıya feribotla geçtik. -Due to bad weather all the roads are closed along 20 km.-Size faksımızda piyasa koşulları hakkında bahsetmiştik. -Kalan bakiyenizi Cuma’dan sonra kapatacağız. -We can deliver the good cash against delivery. -İddianız karşısında davanızı inceledik. -Gemi limandan ayrılmak üzere. Against -karşısında -mukabili -için -a zıt olarak -e karşı -We have searched/examined your case against your claim. -Bu sevkıyatla ilgili olarak sizden pro forma faturası istiyoruz. -All cargoes are above normal level of store... Above -den yukarı -ötede -den fazla -Tüm yükler deponun normal seviyesinden yukarıdadır. -There are above eight vessels in front of our vessel.

Behind -arkasında -Lütfen bizim yüklerimizi kamyonun arkasına yükleyiniz. -Nem yüzünden tüm yükler ağır hasar görmüş. -Yağmur nedeniyle yükleme durdu. -Her gün genelde 08:30 da iş başı yaparız. -There are two vessels waiting at the port..-Aldığımız adresler arasında. -We will go to Port Said before Valetta -Bu gün saat 24:00 den önce hareket edeceğiz.. -Loading has stopped because of rain.eylem” Because of -nın yüzünden -e nedeniyle Before -den önce “zaman” -den önce “yer” -önüne -Please sign and write your name under your letter-head. -Şu an işteyiz. 76 . we are at work -Limanda bekleyen 2 gemi var. -Valetta’dan önce Port Said’e gideceğiz. Beside -yanına -yanında -Mallarınızı diğer deponun yanında depoluyoruz. -We are storing your goods beside the other storage room. -All cargoes have heavy damaged because of humidity. At -de “yer” -de “zaman” -e “yön” -de “iş. -Now. Below -altına -altında -Lütfen antetli kağıdınızın altına isminizi yazıp imzalayınız. -Please load our cargoes behind of truck. -We will sail before 24:00 today. -Our labour time generally starts at 08:30 in everyday.

-Bu hafta içerisinde sizinkinden başka tamamlamamız gereken üç sevkıyat daha var. -Loading of the goods will be completed between 15:00/18:00 -Fabrika ile liman arası uzaklık yaklaşık 10 km’dir. -Size posta yoluyla bir katalog gönderiyoruz. Down -den aşağı -Bir sonraki caddeden aşağı doğru devam edin... company. 77 . -Bu mamullerin tamamı . if you want we can discharge your goods to over there.. -Please go down from the next street. -Pls inform us concerning to your products. -These products are produced entirely by. -We will load cargoes by railway cars to the vessel.. -Malları gemiye vagonlarla yükleyeceğiz. isterseniz mallarınızı oraya boşaltabiliriz.. şirketi tarafından imal edilmektedir. -Malların yüklenmesi saat 15:00/18:00 arasında tamamlanacak -Free zone is beyond the port.. -We are sending a catalogue to you by mail. -Between port and factory distance is about 10 km.arasında“iki – . -Serbest bölge limanın dışındadır..arasında “zaman” Beyond -ötesinde -dışında By -ile -tarafından -vasıtasıyla -yoluyla -civarında -ile “ölçü” -önünden Concerning -e hakkında -Lütfen bize ürünleriniz hakkında bilgi veriniz.nesne” . Between ..Besides -den başka -e ek olarak -yanısıra -There are three shipments more which we have to complete within this week besides yours.

-Bir aylığına 20-f ‘lik 1 adet konteynır kiralamak istiyoruz.. -As you know very well we had chartered your vessel in October..-Loading has not continue during holiday. In front of -nin önünde -nin önüne -Bu limanda bizim geminin önünde iki gemi daha var. -Geminizi bildiğiniz üzere Ekim ayında kiralamıştık.. In -de -içine -içinde 78 . Except -den hariç -den başka -İki koli haricinde tüm yükümüzü teslim aldık. From -den dan -e göre -Söylediğinize göre onlar. -In this port there are two vessels in front of ours. -All labourers are working for complete your orders. -İşçilerin tümü siparişlerinizi tamamlamak için çalışıyorlar.. nın ithalatçısı olan büyük bir firması olmalı. -We’d like to charter a 20-f container for one month. -We have received all our cargoes except two cartons. For -için -amacıyla -den dolayı -lehine -e doğru -karşılık olarak -rağmen -çünkü -From what you say they must be a big importer company of. During -esnasında -Tatil boyunca yükleme devam etmedi.

Like -gibi -Ünlü markalar gibi yüksek kaliteli mamuller üretmeye çalışıyoruz. -These fabrics are 90% of polyester. In spite of -e rağmen -Yaptığımız bir anlaşma ve yatırımlarımız nedeniyle gevşek tavırlarına rağmen onlarla olan iş ilişkilerimizi bitiremedik -Please store all our goods inside the closed storage-rooms. -Your cargo has been loaded into our next truck. -All dangerous cargoes are near other cargoes. Inside -içine -Lütfen tüm mallarımızı kapalı depolara koyunuz. -We imported these goods from China.-In spite of their slack-manner we could not cancel our business relations -with them due to we have signed a contract and our investments. -All the goods are Source of Turkey. Near -yanına -yakınında -Tüm diğer tehlikeli maddeler diğer yüklerin yanında. -Sizin yükünüz diğer kamyonumuzun içine yüklendi. Into -içine -We try to produce the best quality products like famous brands. Next to -nın yanı başında -Satış mağazamız fabrikamızın hemen yanındadır. Of -nın -den “ yer” -li -hakkında 79 . -Our sales-store is next to our factory.

-Sevkıyatınız ...000 USD to your account -geçe “saat” half past nine today././200.. past -den daha öteye -We have remitted 10.... -Why our goods are waited outside the closed storage-room? Outside -nın dışında -Neden mallarımız kapalı alanın dışında bekletiliyor? -You have added 1000 USD as additional expenses over our first current account sheet why? Over -nın üzerinde -Bize verdiğiniz ilk cari hesap extresinin üzerine ek masraflar adı altında 1000 USD eklemişsiniz niçin?... Out -dışarı -Büyük bir yangın nedeniyle tüm personel binayı terk etti. -Bu malları Çin’den ithal ettik. -Your shipment will be sent date on . 80 ./200. On -nın üstünde -de “zaman” -hakkında -e sırasında Opposite -nın karşısında -Due to a big fire all personals have left the building. -Manager’s room is opposite to accounting department./.. tarihinde gönderilecek.-nedeniyle -ile içerik -Malların hepsi Türk Menşe-ilidir. -Müdürün odası muhasebe departmanının karşısındadır... -Bu kumaşların %90’ ı polyesterlidir.

-Yüklerinizi ancak vagonlar yardımıyla taşıyabiliriz.-Bu gün saat dokuz buçukta hesabınıza 10000 dolar yatırdık. -Quality of this product under our expected. -We are going towards port . -Bu malın kalitesi umduğumuzun altında. -Kaptan bozuk ve hasarlı yükleri reddetmek için gerekli yetkiye sahiptir. Since Through -içinden -yardımıyla -her tarafına -We can carry your cargoes through railway cars. To -e -kala “saat” -e göre/nazaran -mek için -Your order has been produced to international quality standards. Towards -e doğru -Limana doğru ilerliyoruz. Round -etrafında -Tüm yatırımcılar bu yıl Avrupa Ülkeleri etrafında odaklaştılar. -Siparişleriniz uluslar arası kalite standartlarına göre üretilmiştir. -den beri -e boyunca -Grevden beri çok büyük para ve zaman kaybettik. Under -nın altında -den aşağı 81 . -All investors have become focused round the European Countries this year. -We’ve lost a lot of time and money since strike. -Master has right to reject damaged and unsound cargoes.

Up -den yukarı -yukarı doğru -Lütfen konteynırları yukarı doğru kaldırın. kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. Bunların anlamları. With -ile -üzerine -yanısıra -li -Lütfen orijinalleri ile birlikte tüm konşimentoları gönderiniz. Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. With in . -We will dispatch all your goods within today. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir. Without -meden -meksizin -siz -Lütfen bizden yazılı talimat almadan orijinal konşimentoları yükün alıcısına ve üçüncü şahıslara vermeyiniz CONJUNCTION İngilizce’ yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır.-Please close all your balance until at the end of this month. 82 .15 puan artar. -Please do not release original bills of lading to the third parties and consignee without our written instruction. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10.içinde “zaman” -Tüm mallarınızı bu gün içerisinde göndereceğiz. -Please send us bills of lading with original copies. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. -Please lift up containers. Until -e kadar -Lütfen bu ayın sonuna kadar kalan tüm bakiyenizi kapatın.

fakat (zıtlık bağlacıdır.) vardır. so we postponed the match. bağlantı anlamına gelen “junc” kökünden türemiş olup “bağlaç” anlamındadır. bundan dolayı maçı erteledik. And: But: Or: Nor: So: For: Yet: ve (paralellik arz eden bağlaçtır. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir. I studied hard and the exam seems fairly easy. Bunun sağlayacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaçlardan biri olamaz. ) Coordinating Conjunction: İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor.) bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır. ancak.) 83 . It was raining heavily.) Bu kullanımda “and” bir bağlaç olarak kullanılmıştır.) veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz.) ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır. Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar. zarf olarak. bağlaç olarak “halbuki” anlamındadır. 1. Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. “henüz”anlamında.) ama. Peki. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. edat gibi kullanılmıştır. Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. bağlaç olarak iki cümlecik arasında “zira” anlamındadır. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir. Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir.) Bu kullanımda “and” bağlaç değil.“için”. “Conjunction”.) edat olarak. Ahmet and Mehmet quarrelled. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur.Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır.

and the employer had to give in their demand. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir.) Virgülün (. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı.) Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra.) “but ve yet” zıtlık bağlaçlarıdır. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur. halbuki o tıpı tercih etti. (O dün geldi.Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz. (O günde sekiz saat çalıştı. Bu yüzden (. Aynı şekilde “but” zıtlık bağlacıdır. You must obey the rules the school. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. He arrived yesterday. but he insists on going tomorrow. (O bizi aramadı. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. “nor” bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse” denir. or you must leave it. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor. Konuşma dilinde genellikle “but” geçer.) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de “cümle bağlayıcıları” denir. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. I wanted my son to be an engineer. but he failed the exam again. nor did he write to us. Bu yapılarda iki cümle vardır. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. teslim olmak ücret “And. ortasında veya sonunda olabilirler. “and” paralellik arz ettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. zamanını kestirebilmek gerekir. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. ne de bize yazdı.) 2. Birinci cümle bitmiş. Her cümlenin kendi içine bakıp. onunla ilişkilidir. but ve so” bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. He didn’t call us.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. yet he preferred the medicine. ) Sentence Connector: Bu gruptakiler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar.) Give in: Wage: boyun eğmek. They were requesting higher wages. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. noktalanmıştır. (Onlar daha yüksek ücretler istediler. ancak yine sınavda başarısız oldu. He studied eight hours a day. 84 . Bu ayrıntıdır.) Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır.

) de cümle bitmiştir. He had to give his resignation. böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür. He had to therefore. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: Kullanımları: There were serious claims about him. Therefore.) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz. he went out to play. Grup: 1. Therefore.) Connector ikinci cümlededir.) aksi taktirde Sonuç olarak. (Dışarısı çok soğuktu. connector kullanılmalıdır.) 85 . 2. he had to give his resignation. give his resignation.) ancak bununla beraber (en çok kullanılan “however” dır. 3.) Connector çeviride başta söylenir. However. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir. therefore.Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Grup: 3. he had to give his resignation. Bununla beraber o oynamak için dışarı çıktı.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence As a result Consequently Grup: 4.) İpuçları: 1. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. It was very cold outside. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreover: What’s more: In addition: Also: Grup: 2. 4.) ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir. Çünkü (.

.. aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. Gemi limanda kaldığı sürece.. any. (Dışarısı çok soğuktu. the government put into effect some measures.. therefore. Gelecekte her hangi bir olumsuz 86 . ancak o oynamak için dışarı çıktı.. (Sonuçlar olumluydu.. bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu. he could do something else. Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future.. otherwise. every türevleri + else anouther + noun şeklindedir.) They offered a good job........ Inflation rate was extremely high.or: hem..... noe... therefore... Bunların dışında “başka” anlamını isimlerden önce “another” kullanarak veririz.) put into effect: yürürlüğe koymak (“into” su birkaç kez sorulmuş) 3.. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler... (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık. very” gibi sözcüklerin türevlerinden sonra “başka” anlamında kullanılır. some.) Not: “else” kelimesi “some.) Correlative Conjunction “İlişki sağlayan bağlaçlar” demektir..) We had to punish him.hem de ya . diğer sözcüğünü sorarlardı. time will count.İki cümle arasında nokta olduğu için “connector” kullanıldı.. (Enflasyon oranı son derece yüksekti... En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır... Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır.. still.. Şimdi bu grup bağlaçları yazalım Not only . It was very cold outside.... Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı...) The results were favourable.y8686 dığı sürece için / mesi .. zaman sayımı devam edecektir. but he went out to play.... Any.. I accepted it. no.aynı zamanda Both .. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz.. zorlaştırarak soruluyor..masımamak için So long as the vessel wait at the port. buna karşın onu ikna edemedik...and: Either .. gramatikal olarak farklıdır..but also: sadece değil .. Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp. we couldn’t persuade him. bu nedenle ben onu kabul ettim... (Onlar iyi bir iş önerdiler..

Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan herhangi birisine vermeyiniz Bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future. Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. 87 . Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. so then pls wait our instruction. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Farz edelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız.bunun için öyle ki hala / yine de yine de gibi farzedelimki için / mesi .masımamak için yani duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. Pls do not release bills of lading to anyone without our writteninstruction in order not to arise any negative situation. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Supposing market conditions are not favourable then we try to find another alternatives.

The instant you receive your orders please contact with us.e rağmen 88 . We will manufacture all your goods the way that you said us.. then please complete our shipment within this week. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz... Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz...diğer bir deyişle er ermez er ermez Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing in our country. We appreciate you then your successes. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. The moment you receive. your orders please contact with us. Though we sent a lot of fax messages to you since one week. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz.. still we have not received any reply from your side. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. We do not have an enough raw material. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. sonuç olarak lütfen sıparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız.. The minute you receive. Dış ticaret diğer bir değişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen er ermez gibi gibi öyle ise/Sonuç olarak sonuç olarak bu nedenle / Bu yüzden e karşın . Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. your orders please contact with us. We will manufacture all your goods the way you said us. . . We have completed the shipments of our all costumers then your shipment has been sent today either..

. Though your orders complete this week shipment takes 15 days due to long distance.500$'ı ödeyiniz! When the shipment complete we will pay your balance the amount of . İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz.sa bile / se bile e kadar / tarihine kadar kadarıyla / göre sizden hala bir yanıt alamadık. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .. Please pay our balance the amount of 12.. Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan.500$' ı ödeyiniz! To the extent you are a firm that has a responsibility..500 USD$ till Wednesday.. $. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi... Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Whenever you wish you can contact with us without hesitate.. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız..500 USD$ until Wednesday.. $’ı ödeyeceğiz. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. 2 or 3 pcs.. Please pay our balance the amount of 12. we try to manufacture similar of it but not imitation. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye medikçe/madıkça e kadar / tarihine kadar dığı zaman ğiniz zaman dığı yerde / tığı yerde halbuki her nere 89 . Wherever we see the good model. numunesinden istediğimizi bildirmiştik... Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. We try to built up a market where the market conditions are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz.

otherwise you will force us to open a lawsuit against you. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. Perhaps.. bize mallarımızı geçen hafta gönderdiğinizi söylemiştiniz fakat henüz onları alamadık. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. DM within this week. Pls send us proforma invoice while sales contract.. As much as the prices are too high. this product was well liked in the market. you can provide a good co-ordination on the contrary you cannot. bu ürün piyasada çok iyi tutuldu. Even if our shipments delay sometimes with a result that we satisfy from your service. size karşı dava açmak zorunda bırakacaksınız. We believe that you show an utmost care the quality of your products yet we would like to see a few samples among your products. -Aksi halde Otherwise -olmazsa . Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. Lütfen . Fiyatların bu kadar pahalı olmasına karşın. DM lık alacak bakiyemizi bu hafta içinde yatırın aksi halde bizi. We can produce the goods your desired type and quality on the contrary we can not produce with in a short time.e karşın/e rağmen/dığı halde iken / esnasında yanısıra sonuçta / yinede ve yine / yine /yinede çalışıyoruz ancak taklidini değil. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez.. it could not open to the market Şirket büyük olmasına karşın piyasaya açılamadı. Dün. BAĞLAÇLAR -a karşın -a karşın/ -a kadar/nın kadar …as As much as Big as company.But we have never received them yet. Yestarday. Please remit our credit-balance the amount of .Ama / fakat -Aynı şekil de de But On the contrary On the contrary 90 . you said to us that you have sent our goods at last week.. Bu tür bir yöneticilik sistemiyle şirketinizde koordinasyonu belki sağlayabilirsiniz aynı şekilde sağlayamayabilirsiniz de. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz.

Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin ihracatçısıyız da. We can produce the goods your desired type and quality on the other hand we cannot produce with in a short time.On the other hand -Aynı zamanda Also aynı Not only…but zamanda…. Bu nedenle sevkıyat evraklarınızı DHL ile göndermedik. Still. also -da Ayrıca Further Bunun dışında/ ayrıca Further Bu sebeple So Bu durumda On that account Bu nedenle Accordingly Hence Bu nedenle So Bu sebeple Bu nedenle Therefore Bu yüzden Bundan dolayı Consequently Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz aynı şekilde kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. Alacak bakiyemizi alamadık. You believe us that we offer these prices only for you further we do not gain a lot of money for this business. so we have not sent your shipment documents by DHL. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Bize inanın ki bu fiyatları sadece size teklif ediyoruz ayrıca bu işten çok fazla para da kazanmıyoruz. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. Lütfen bize sevkıyat evraklarını gönderiniz aynı zamanda konşimentoyu da. Banka havalenizle ilgili detaylar elimize geçmedi ayrıca bankanıza da ödeme konusunda her hangi bir talimatta bulunmamışsınız. 91 . Tahliye hala tamamlanmadı bundan dolayı hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Bir kaç aydır ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorsunuz bu durumda sizinle olan tüm anlaşmalarımızı iptal etmeyi düşünüyoruz. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. We could not receive our credit balance. We are not only an importer firm but also exporter of some items too. We do not have an enough raw material. Siparişlerinizi öngörülen sürede üretemedik çünkü gerekli olan ham maddeyi ithal edememiştik bu sebeple bu gecikmeden dolayı sizden özür diliyoruz. We did not receive your bank remittance details further you did not order to your bank about payment. You could not meet our requirements for a few months on that account we intent to cancel all our contracts with you. discharge has not been completed consequently we strongly protest both chartered and their agent. Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz diğer taraftan kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de.. We couldn't manufacture your orders on agreed time because we couldn’t import necessary raw material. Anladığımız kadarıyla ödeme konusunda üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmeyeceksiniz bu nedenle başka çare aramamız gerekiyor. so we apologize you for this delay.. We do not have an enough raw material hence we have given a decision to stop our production temporarily. Pls send us the shipment documents also bill of lading too. According to our understand you will not fulfill your obligations on payment accordingly we must find an another solution.

Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. We have received the great deal of our shipment however we've determined that some items are lost. Malları gümrükten çekemiyoruz çünkü evraklar elimize geçmedi. We cannot clear our goods from custom for the documents have not arrived to our hands. Lütfen bizim için…üretin çünkü acilen ona ihtiyacımız var. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured seeing that we have warned to you several times before. we will not be able to place an order to you now that you haven't got ISO 9002 Certificate. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Please manufacture for us…because we urgently need it. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money for we have already ordered to our bank.demek istemek mean Pls do not release bills of lading to anyone without our written-instruction in order not to arise any negative situation. What we want to mean when the earliest shipment date for our current order? 92 . Her yerde mallarımızın kalitesi konuşuluyor çünkü biz farklı bir firmayız. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. Unfortunately. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. çünkü biz bankamıza halihazırda talimat vermiştik. Bize en iyi hizmeti vermiş olduğunuz için sizi yakın ilişkilerimiz olan tüm şirketlere ve firmalara daima tavsiye ediyoruz. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money as we have already ordered to our bank. so then pls wait our instruction. çünkü biz bankamıza halihazırda ödeme talimatı vermiştik. We always advise your company to the all companies and firms which we have closely relations for your best service. Sevkıyatımızın büyük bir bölümünü almakla beraber bazı kalemlerin kayıp olduğunu tespit ettik.Bunun için So then Bununla However beraber Her nasılsa Çünkü / -dığı için As Because . We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured since we have warned to you several times before. Maalesef ISO 9002 Belgeniz olmadığı için size sipariş vermeyeceğiz. It is spoken quality of our goods in everywhere in that we are a different company. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık.dığı için / For çünkü For For In that Çünkü / -dığı için Now that Seeing that Since . bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz.

Ever since last year we have built up a considerable market. den beri tekstil üzerine faaliyet göstermekteyiz.diğer Or Foreign trade or exporting is steadily increasing in our adıyla country. dığı zaman When When the shipment complete we will pay your balance the amount of .den dolayı As / due to Demek istediğimiz şu anki siparişimiz için en erken teslimat süresi ne zaman? Your company no less than transport company is responsible.. Pazartesinden sonra tüm mallarınız kararlaştırıldığı gibi adresinize teslim edilecek.kastetmek -. Before Please remit our blance to our account before vessel’s . all your goods will be dispatched to your address as agreed. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız.... We have been working in the field of tekstile since 199… 199. . By the time By the time that next month.. As long as As long as the vessel waits at the port. please complete all our önce shipments. $.units squire shape wrist watches.. Please manufacture for us . time will count.diğer bir That is to say Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing deyişle in our country.. zaman sayımı devam edecektir. Gemi limanda kaldığı sürece...meden By the time By the time next month. önce Lütfen geminin hareketinden önce kalan bakiyemizi .adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. As to be mostly chosen in our market. Gemi limanda kaldığı sürece. 93 . .. Dış ticaret diğer bir detişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. time will count. please complete all our that shipments. Sizin şirketiniz nakliye şirketinden az olmayacak kadar sorumludur. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğindan dolayı lütfen bizim için….diğer On the other We could collect one of your check the amount of 2500 taraftan hand USD on the other hand other was not paid by your bank.. .. den az olmayacak kadar .den since beri/den bu yana . den sonra After After Monday. dığı yerde / Where We try to built up a market where the market conditions tığı yerde are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz. Neden acaba? Dığı sürece So long as So long as the vessel wait at the port. Dış ticaret diğer adıyla ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır.den beri No less than Ever since .den sailing.. Geçen yıldan beri önemli ölçüde bir piyasa oluşturduk. . zaman sayımı devam edecektir. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız. Why? 2500 $ tutarındaki bir çekinizi tahsil edebildik diğer taraftan ötekisi banka tarafından ödenmedi..önce hesabımıza yatırınız.

…units Bu ürünler pahalı olmasına karşın ../199.. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.. For all that For all that we have given a notice to you several times. still we have not received any reply from your side...units 94 ..e rağmen e karşın .500$'ı ödeyiniz! Although Although we sent a lot of fax messages to you since one week. diyelim ki 20'lik full konteynır olsun bize kısa zamanda temin edebilir misiniz? Say Say you are rightful then please prove us.. Malları . Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12.500$' ı ödeyiniz! Until Please pay our balance the amount of 12./199. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.. Till Please pay our balance the amount of 12. adet sipariş vermek istiyoruz. Say We need the great quantity of first quality recordable blank CD-R say 20-f full container can you supply us at the shortest time? Önemli miktarda birinci kalite kaydedilebilir boş CD'ye ihtiyacımız var. For all For all we have given a notice to you several times. Yükleme limanına vardığınızda lütfen bizimle bağlantı kurunuz. No matter No matter these products are too expensive we would like to place an order. bu alanda oldukça tecrübelilermiş gibi iddialı bir şekilde hareket ediyorlar.... $’ı ödeyeceğiz. in spite of In spite of they are a company.. No matter that these products are too expensive we would No matter that like to place an order ….. alanında yeni kurulmuş bir şirket olmalarına karşın. let us say this is true but our agency is saying the different date./. Diyelimki haklısınız o zaman bize ispat edin.500 USD$ until Wednesday.. Let us say You claim that you have sent the goods date on .. Tarihinde gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz diyelim ki bu doğru ancak bizim acentemiz farklı tarih veriyor.e rağmen a / e karşın Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan . Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık.. which have just been established in the field of.dığında / ınca dığı zaman diyelim ki e kadar / tarihine kadar e karşın . Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık. ../.. As As you arrive to load port please contact with us. still we have not received any reply from your side.. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. Though Though we sent a lot of fax messages to you since one week...they are acting very pretentiously as if they have an experience.500 USD$ till Wednesday.

Supposing market conditions are not favorable then we try to find another alternatives. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. in your stock please reserve for us.. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Sevkıyatınızın çok iyi tanınan bir nakliyeci vasıtasıyla sevk edildiğine dair garanti veriyoruz.. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? If you have .. Not with standing these products are too expensive we would like to place an order …... Directly our representive call on you please tell him all your questions and matters.units Bu ürünler pahalı olmasına karşın . The moment you receive... fakat yinede sevkıyatınızı zaman zaman takip de ediyoruz. The minute you receive your orders please contact with us. adet sipariş vermek istiyoruz. Varsa lütfen bizim için . Even though Sunday & Holiday used time will not to count.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Bir sorunuz olduğu takdirde çekinmeden bizi arayınız.. 95 .. Farzedelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. your orders please contact with us. adet sipariş vermek istiyoruz.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.Notwith standing e karşın / e Even if rağmen sa bile Even though e karşın/e rağmen dığı halde Eğer While If Eğer/-se/. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. In case you have any question please do not hesitate contact with us... Lütfen gemimizi tahliyesini bitirir bitirmez hareket ettiriniz. Lütfen temsilcimiz sizi ziyaret eder etmez kendisine tüm sorularınızı ve çözemediğiniz meselelerinizi iletiniz. Even if Sunday & Holiday used time will not to count. pieces. The instant you receive your orders please contact with us. We will manufacture all your goods the way you said us. Eğer stokunuzda .. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. We will manufacture all your goods the way that you said us.. Plase get our vessel's sail from the port as soon as she completes her discharge.In case dığında/e takdirde er ermez As soon as Directly Immediately Er ermez The instant The minute The monent Fakat yine de But yet Farzedelim Supposing ki Gibi Such as The way The way that Bu ürünler pahalı olmasına karşın ... Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz.. Discharge complete immediately your vessel will sail. Tahliye tamlanır tamamlanmaz geminiz kalkacak. which you could not solve. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. We guarantee that your shipment has been shipped by the well-known transporters company but yet we follow your shipment time to time too. adet ayırınız..

We have been seeing your advertisements in everywhere. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her zaman satılıyor. Our new products in this year are sold in everytime. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .. Her yerde sizin ilanlarınızı/reklamlarınızı görmekteyiz.yide As Nor ... we try to manufacture similar of it but not imitation.. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future. 2 or 3 pcs.either ğiniz zaman Whenever Hala / yine Still de Halbuki Whereas Hem…. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her yerde satılıyor. Due to be mostly chosen in our market. Whenever you wish you can contact with us without hesitate. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Müşterilerimizi tatmin etmeye çalıştığımız gibi onların her türlü ihtiyaçlarına cevap vermeye de çalışıyoruz . Wherever we see the good model...masımamak için That So that Için/çünkü So /öyle ki/ The goods of another company is the same quality like yours. please manufacture for us …. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future. numunesinden istediğimizi bildirmiştik.Like Gibi / biçiminde Gibi. Diğer şirketin malları da sizinki gibi kaliteli.hem Both…and de Her nere Wherever Her yer Her yer Her zaman Everwhere Everyplace Everytime için / mesi So . Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so not to arise any negative situation in the future.. Please let us know that authorized person's telephone no so we want to contact him... Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğinden dolayı lütfen bizim için…. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. Our new products in this year are sold in everyplace. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz... 96 . We generally use both trucks and railway cars at our shipments Genellikle sevkıyatlarımızda hem kamyonları hem de vagonları kullanıyoruz... Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye çalışıyoruz ancak taklidini değil.units wrist watches as squire.….. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We try to satisfy our costumers nor meet their every kind of requirements either.

Bizi lütfen yanlış anlamayın çünkü sizi ileride doğabilecek beklenmedik gelişmeleri önlemek için şimdiden uyarmak istedik. Tam sizin siparişinizin üretimine başlamışken. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. they do not have a good reputation in the market too.iken / esnasında iken / yorken / mışken kadar While Just iken As well as Kadar… da And…. For all we understand. 97 . Save that they don't keep their promisses.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Siparişleriniz hazırlandığı kadar adresinize de ücretsiz olarak teslim edilir. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. We have sent a few samples to you by FedEx in order to you examine them İncelemeniz için size Fedex ile birkaç tane numune gönderdik. You have produced all the goods on the contrary our desired type and quality. diğer bir müşterimizden yeni bir sipariş aldık. trustworthy and keeping your promisses. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. which will arise in the future. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders.. So for as we understand. you are a firm that has a responsibility. you are a firm that has a responsibility. Şirketinizin ticari itibarına gölge düşürmemek için tüm borçlarınızı zamanında ödemelisiniz. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Your orders are got ready and shipped as well to your address free of charge..as well Kadarıyla / As far as göre So far as For all To the extent Karşıt olarak / .güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. To the extent you are a firm that has a responsibility. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. trustworthy and keeping your promisses. Tüm malları istediğimiz tip ve kalitenin tam aksine üretmişsiniz. All our textile products are the best quality as well as Beymen Tüm tekstil ürünlerimiz Beymen'in ki kadar kalitelidir. You must pay all your depts on time lest you damage your company’s commercial creditibility. Pls do not misunderstand us because we have wished to warn you in advance in order to prevent any unexpected situation. As far as we understand you are a big company. nın aksine On the contrary maması In order that için/masın sın iye medikçe/m Unless adıkça mek için/mesiması için In order to mek için/mesiması için In order to memek için Lest mesi bir tarafa Save that Lütfen bize yetkili kişinin telefon numarasını veriniz çünkü kendisiyle bağlantı kurmak istiyoruz. Anladığımız kadarıyla siz büyük bir şirketsiniz. We have sent a few samples in order that they may examine İncelesinler diye birkaç numune gönderdik. We have been placed a new order from our another costumer just as we started to produce your order.

mesi bir Except that Except that they don't keep their promises.. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizin şirketinizle kesinlikle çalışmayacağız.se It does not It does not matter how do you appreciate us. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. how can we continue our business-relations with your company? Bize malları ne zamanında teslim ettiniz ne de iyi kalitede mal gönderdiniz. O nedenle / For that Still discharge has not been completed yet for that reason o sebeple reason we strongly protest both chartered and their agent... Siz bizi nasıl takdir ederseniz edin..Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye.nor… Neither you've delivered the goods on time nor sent us a de…. we are a firm matter what that has a good reputation in the market. siparişleri vermemiz ile tamamlanmaları bir oldu. Olmazsa / Otherwise Please deliver our goods within this week otherwise we will aksi halde never to do business with your company. ne…..biz piyasada iyi ün yapmış bir firmayız. .. good-quality goods. bir oldu Sizi takdir ediyoruz.. Çünkü..than placed than they have completed. Therefore. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Bu yüzden sizinle olan iş ilişkilerimizi nasıl devam ettirebiliriz ki? nedeniyle due to Due to bad weather loading has been stopped by port authorities at yesterday night Kötü hava koşulları nedeniyle yükleme dün akşam liman yetkililerince durduruldu. because the orders have no sooner ----.... they do not tarafa have a good reputation in the market too. mesi ile No We appreciate to you.. 98 . yüzünden / Gevşek tavrınız nedeniyle halen beklemekteyiz. e nedeniyle O nedenle Consequently Still discharge has not been completed yet consequently we strongly protest both chartered and their agent. Then We appreciate you then your successes.ne neither…. Örneğin For instance We have advised to you a lot of times for instance employ the labourers who have a training and experienced to your company.. Örneğin For example We have advised to you a lot of times for example employ the labourers who have a training and experienced to your company.. Ne.se No matter No matter what costs are increasing we will never reduce what quality of the goods Fiyatlar ne kadar artarsa artsın malların kalitesini asla düşürmeyeceğiz.. Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller.... nın because of Because of your slack manner still we have been waiting.ması sooner. Ne.

. Sadece / Only We are manufacturing only leather products yalnızca Sadece deri ürünlerini üretmekteyiz. sonuç olarak lütfen siparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız.. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz.. Özellikle mavi ve beyaz kumaşlardan istiyoruz.Öyle ise/Sonuç olarak Öyle ki Then ..that Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force.yükleme kaldığı yerden devam edecek. Özellikle Namely Namely we want blue and white fabrics. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır.. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. then please complete our shipment within this week... e şartıyla Yağmur yağmazsa. Sonuç Then We have completed the shipments of our all costumers olarak then your shipment has been sent today either.. sa Yağmur yağmazsa.ki So.. Sonuçta / With the result Even if our shipments delay sometimes with a result that yinede that we satisfy from your service. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin. yükleme kaldığı yerden devam edecek.. Öyle. yükleme kaldığı yerden devam edecek. Yağmur yağmazsa... Se Provided Provided its not raining loading will resume. Providing that Providing that its not raining loading will resume. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır..yükleme kaldığı yerden devam edecek.. Siz bizi nasıl değerlendirirseniz değerlendirin biz piyasada iyi bir üne sahip firmayız.. yin what has a good reputation in the market. Regardless of Regardless of what you appreciate to us we are a firm that seniz . Sa bile / se Though Though your orders complete this week shipment takes 15 bile days due to long distance. e koşuluyla Provided that Provided that its not raining loading will resume. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. Even though Even though Sunday & Holiday are used time will not to count. You believe us that we offer these prices only to you for fear please do not suppose we earn so much money for this business. For fear that You believe us that we offer these prices only to you for fear that please do not suppose we earn so much money for this business... Yağmur yağmazsa....sa bile Even if Sunday & Holiday are used time will not to count. Providing Providing its not raining loading will resume. Şartıyla / On condition We can produce the goods which you have desired type Koşuluyla that and quality on condition that you allow us an enough time. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. se .. Even if For fear 99 . Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin.. siz ne . .

Ve and Trucks and railway cars are ready for shipment Kamyonlar ve vagonlar sevkıyat için hazırdır.. Üstelik Besides Some of our orders have delayed besides we had given a notice to you latest shipment date must be ….. bazında olduğundan dolayı.Not only…but We are not only an imputer firm but also exporter of some maz.. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin.. Yet We have instructed to you yet you have not obey to our instructions Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız./…. Ya …ya Either…. navlun diğer adıyla malın taşınma bedeli sizin tarafınıza ait olmalıdır./199… olması gerektiğini söylemiştik. basis.İstediğiniz tipte ve kalitedeki malı üretebiliriz ancak bize yeteri kadar zaman tanımanız koşuluyla… Tekrar/aynı Again This goods may be well liked in the market again may not.... Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. 100 . Lütfen sorumluluklarınızı yerine getirin yoksa sizinle olan ticari iş ilişkilerimizi kesmeyi düşünüyoruz. Fabrikamızda sadece . Most of the shipped goods either were lost or stolen. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin de ihracatçısı olan bir firmayız.. in our factory./…. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. also items too./ ….de Bu mal piyasada tutulabilir aynı şekilde tutulmayabilir de.... da…. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç ….199…./…. Sevkıyat FOB . Yalnızca…. Furthermore Some of our orders have delayed furthermore we had given a notice to you latest shipment date must be …. Gönderilen malların çoğu ya kayıp ya da çalınmış. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …. Ya da / Or Due to shipment on a FOB... üretebiliyoruz. freight or diğer adıyla transportation fee of the goods should be belonging your side. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizinle kesinlikle çalışmayacağız.199….. Yani That is Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. şekilde…... Ya da / Or Please deliver our goods within this week or we will never yoksa to do business with you after this time... Veya / Ya Or Please fulfil your obligations or we intent to cancel our da / yoksa commercial relationships with you. Ve yine / Yet We believe that you show an utmost care the quality of yine your products yet we would like to see a few samples /yinede among your products. Yine de And yet We have instructed to you and yet you have not obey to our instructions.... yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz.or…. Yanı sıra While Pls send us proforma invoice while sales contract. Yanlızca Only We can only manufacture ./199… olması gerektiğini söylemiştik. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.

You should make all your payments until end of this month or else we will not supply the goods to you. We feel as though you waste our time. To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek. Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir. öylece oturuyorlardı. Bizim zamanımızı boşuna harcıyormuşsunuz gibi bir hisse kapılıyoruz. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur. Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir. GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK (The children were sitting around. (Patronumuz toplantıyı erteledi) She looked up her old boyfriend. Our production capacity more than 10000 tons/month but then we can meet your requirements without force. öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P.V değildir. (Eski erkek arkadaşını aradı. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" 101 . Örneğin. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.Nevertheless Still Yoksa Or else yormuş gibi As though Zira But then We have instructed to you nevertheless you have not obey to our instructions. Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır. If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse) Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P. Tüm ödemelerinizi bu ayın sonuna kadar yapmanız gerekmektedir.) The witness finally broke down on the stand. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. (Tanık sonunda durumu değiştirdi) GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK Our boss called off the meeting. Aylık üretim kapasitemiz yaklaşık 10000 tondan fazla olup zira sizin gereksinimlerinizi zorlanmadan karşılayabiliriz. doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler. Phrasal Verbs Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir.) Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. yoksa size mal temin etmeyeceğiz.

Aşağıdaki Phrasal verbs’lerin nesnesi zamir olduğunda. if your neighbours unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio." diyebiliriz.) · You have to do over this paint job.” Bir konudan bahsetmek My mother brought up that little matter of my prison record again. bedava yiyecekle doldurdu. uçurmak “Teröristler demiryolu istasyonunu havaya uçurmaya çalıştılar. Her ikisi de doğrudur. ( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse) Ayrıca P.” She filled up the grocery cart with free food. havaya The terrorists tried to blow up the railroad station. o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti.” fill out Bir formu doldurmak Tamamen-ağzına kadar doldurmak Fill out this application form and mail it in. “Bu ödevi tekrar yap. "Fill this out." (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da "Fill out this form. (Bu boyamayı tekrar yapman gerekir.V ‘ ü oluşturan fiil. Fiil blow up Anlam Örnek Patlamak.” İptal etmek They called off this afternoon's meeting “Öğleden sonraki toplantıyı iptal ettiler.” bring up bring up call off do over Çocuk yetiştirmek. “Bu başvuru formunu doldur ve postala. phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir. It isn't easy to bring up children nowadays. “Bu günlerde çocuk yetiştirmek kolay değil.” Bir işi tekrar etmek Do this homework over. veya cümleyi iki kısma ayırabilir. edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar.phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir. bu iki kısmın ayrılması gerekir. Seperable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs Nesne.” fill up 102 . “Annem. · You have to do this paint job over. “Sepeti tamamen.

“Bu kelimeyi yine yanlış yazdın.” Three masked gunmen held up the Security Bank this afternoon.find out Öğrenmek My sister found out that her husband had been planning a surprise party for her.) “Avukatlar tanıkları sorgulamadan önce evrakları dikkatlice incelediler. Doğru yazılımına baksan iyi olacak. so she made up a story about going to the movies with her friends. savsaklamak (Polisin kovalamasıyla ilgili bölümü atladın. “Kız kardeşim kocasının onun için sürpriz bir parti düzenlediğini öğrendi.” give away give back Birisine bir şeyi bedava vermek Bir şeyi geri vermek hand in Bir şeyi onaylamak The students handed in their papers and left the (ödev yapmak) room.” look up make up Bir hikaye veya yalan uydurmak make out Duymak.” Bir listenin içinde aramak You've misspelled this word again. Arabayı geri vermeyeceğini düşünüyorum. You left out the part about the police chase down. I have a feeling he's not about to give it back. kontrol The lawyers looked over the papers carefully before etmek questioning the witness.” The filling station was giving away free gas. (They looked them over carefully. but I have to go to the bathroom.” hang up hold up hold up (2) Soymak leave out look over Atlamak.” My brother borrowed my car. “Erkek kardeşim arabamı ödünç aldı. ödevlerini tamamladılar ve sınıftan çıktılar. “Toplantıyı geciktirmekten hiç hoşlanmıyorum ama lavaboya gitmem gerekiyor. çıkarmak. algılamak He was so far away. You'd better look it up. “Kıyafetini asmadan önce telefonu kapadı. “O kadar uzaktaydı ki onun ne söylediğini duyamadık.” Telefonu kapatmak She hung up the phone before she hung up her clothes.” 103 . “Öğrenciler.” She knew she was in trouble.) incelemek. “Benzin istasyonu bedava gaz veriyordu. “Başının belada olduğunun farkındaydı bu yüzden arkadaşlarıyla sinemaya gittiğini uydurdu. we really couldn't make out what he was saying.” Geciktirmek I hate to hold up the meeting. “Üç maskeli ve silahlı adam Güvenlik Bankasını bu öğleden sonra soydular.

” I read over the homework.) “Bir süveter ve ceket giydim. Françoise pointed out the major historical sites. Francoise başlıca tarihi yerlere dikkatimizi çekti. but couldn't make any sense of it. Write them down before you forget.” point out put away Saklamak put off Ertelemek put on Giyinmek put out Söndürmek read over Dikkatli okumak set up Düzenlemek.” We asked the boss to put off the meeting until tomorrow. “Karım sofrayı tam istediği gibi hazırladı.” We put away money for our retirement.” The fire fighters put out the house fire before it could spread. (They put it out quickly. (I put them on quickly. “Yaşadığımız ciddi problemleri tıpkı bir yetişkin gibi tartışmalıyız.) “Patrondan toplantıyı yarına kadar ertelemesini rica ettik. Cüzdanını çaldığını düşündüğü adamı seçti.” My wife set up the living room exactly the way she wanted it. “Paramızı emekliliğimiz için saklıyoruz. “Unutmadan bu bilgileri bir yere not et. bütün evi sarmadan söndürdüler. “Paris’ten arabayla geçerken.” pick up Bir şeyi kaldırmak The crane picked up the entire house.) “İtfaiyeciler yangını. “Pahalı bir şey o! Sakın atma. “Hava öyle sıcaktı ki tişörtümü çıkartmak zorunda kaldım.) “Vinç bütün evi havaya kaldırdı.” It was so hot that I had to take off my shirt. kurmak take down Not etmek take off Kıyafet çıkarmak talk over tartışmak throw away Atmak 104 . She set it up.” These are your instructions. (Watch them pick it up. She put away the cereal boxes.” That's a lot of money! Don't just throw it away. Let's talk them over like adults. belirtmek As we drove through Paris.” Dikkat çekmek.” We have serious problems here. “Ödevi dikkatli okudum ama hiçbir şey anlamadım. “Sırada üç adam vardı.pick out Seçmek There were three men in the line-up.” I put on a sweater and a jacket. She picked out the guy she thought had stolen her purse. (Please put it off for another day.

” Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs Transitive (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan) ayrılamaz :"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak? 105 . “CD çaları açta dans edelim. “Radyonun yüksek sesi beni rahatsız ediyor.” Mide bulandırmak. Lütfen biraz sesini kıs.” The gang members used up all the money and went out to rob some more banks.” try out Denemek turn down Bir şeyin sesini kısmak Reddetmek. It was a disgusting movie. but he was turned down both times. “İstediğim arabayı bulana kadar dört tane araba denedim. “Gangsterler bütün parayı boşalttılar ve birkaç banka daha soymak için gittiler. “Beğendiği elbiseyi bulana kadar on beş tane kıyafet denedi.” Grandpa couldn't hear. “Bu yıl iki kez terfi etmek için talepte bulundu ama her defasında geri çevrildi.” Elektriği açmak boşaltmak Turn on the CD player so we can dance.” Your radio is driving me crazy! Please turn it down. so he turned up his hearing aid. geri çevirmek turn down (2) turn up Bir şeyin sesini yükseltmek turn off turn off (2) turn on use up Elektriği kapamak We turned off the lights before anyone could see us. tiksindirmek “O kadar kötü filmdi ki midem bulandı.try on Kıyafet denemek She tried on fifteen dresses before she found one she liked.” I tried out four cars before I could find one that pleased me.” He applied for a promotion twice this year. “Büyük babam duyamadığı için kulaklığının sesini açtı. It really turned me off. “Kimse bizi görmeden ışığı söndürdük.

” I ran across my old roommate at the college reunion. but I don't know if I'll ever get over my broken heart. hiç bilmiyorum.” Carlos ran into his English professor in the hallway. Did he go through all his money already? “Ülkeleri.” They country went through most of its coal reserves in one year. “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim. “Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi.” The students went over the material before the exam.” get over Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek Yeniden incelemek. “Ortanca oğlum annesine benziyor.” I got over the flu.) call on (2) Ziyaret etmek The old minister continued to call on his sick parishioners. “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak. bakmak look into Araştırmak.” My second son seems to take after his mother. incelemek run across Rastlamak run into Karşılaşmak. kömür rezervlerini tüketti. gözden geçirmek go over go through Tüketmek look after İlgilenmek. bir yıl içinde en çok. (Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi.Fiil call on Anlam Ezbere okumak Örnek The teacher called on students in the back row. rast gelmek take after Benzemek 106 . “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı.” The police will look into the possibilities of embezzlement. “Eski başkan. They should have gone over it twice. Bütün parasını şimdiden harcadı mı?” My mother promised to look after my dog while I was gone. İki kez bakmalıydılar. hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti. “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım. “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler.

” We tried to cut down on the money we were spending on entertainment. it was time to catch up with the neighbours and the news around town.” catch up with Yakın olmak After our month-long trip." “ Erkek kardeşim mezun olamadan okulu bıraktı.” I found it very hard to get along with my brother when we were young. “Eğlenceye harcadığımız parayı azaltmaya çalıştık. the old parishioner was able to come up with a thousand-dollar donation.” check up on İncelemek. “Operatör konuşmamızı kestiği zaman telefonda annemle konuşuyordum. Yıllardır hiçbir bağışta bulunmamıştı. komşulara ve kasaba çevresine yakın olup onlardan haber almanın vakti gelmişti. “Eski kilise cemiyeti üyesi bin dolarlık bir bağış yaptı. “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı.” Üç Kelimeden Oluşan Phrasal Verbs (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler de üç kısım göreceksiniz : "My brother dropped out of school before he could graduate. zaman bakmak için söz verdiler.” The boys promised to check up on the condition of the summer house from time to time.” Fiil break in on Anlam Bir sohbeti bölmek Örnek I was talking to Mom on the phone when the operator broke in on our call. küçükken daha zordu. azaltmak drop out of Sınıfta kalmak get along with İyi anlaşmak get away Bir işten sıyrılmak 107 . kontrol etmek come up with Bağışta bulunmak After years of giving nothing.wait on Servis yapmak It seemed strange to see my old boss wait on tables. “Aylar süren yolculuğumuzdan sonra. “Çocuklar yazlığa zaman.” Janice cheated on the exam and then tried to get cut down on Kesmek. “Umarım öğrencilerimin hiç biri bu sömestr sınıfta kalmaz.” I hope none of my students drop out of school this semester. “Erkek kardeşimle anlaşmak.

with

away with it. “Janice sınavda kopya çektiği halde bu işten sıyrılmaya çalıştı.” Kurtulmak The citizens tried to get rid of their corrupt mayor in the recent election. “Vatandaşlar son seçimlerde fırsatçı belediye başkanından kurtulmaya çalıştı.” When will you ever get through with that program? “Bu programı ne zaman bitireceksin?” It's hard to keep up with the Joneses when you lose your job! I always look forward to the beginning of a new semester. “Yeni sömestrin başlamasını her zaman dört gözle beklerim.” It's typical of a jingoistic country that the citizens look down on their geographical neighbors. Komşularını, tipik ırkçı ülke vatandaşları küçümserler. We were going to look in on my brother-in-law, but he wasn't home. “Kayınbiraderimi ziyaret edecektik ama evde yoktu.” Good instructors will look out for early signs of failure in their students “İyi eğitimciler öğrencilerinin yapacakları hataları önceden görürler.” First-graders really look up to their teachers. “Eski nesil, öğretmenlerine gerçekten saygı gösterirler.” Make sure of the student's identity before you let him into the classroom. “Öğrencilerinizi sınıfa almadan önce, kimliklerinin doğru olduğundan emin olun.” The teacher had to put up with a great deal of nonsense from the new students. “Öğretmen yeni öğrencilerin bütün saçmalıklarını hoş görmek zorunda kaldı.” The runners ran out of energy before the end of the race. “Koşucuların dirençleri, yarışın sonuna gelmeden tükenmişti.” My oldest sister took care of us younger children after Mom died. “Ablam, annem öldükten sonra bize, daha küçük

get rid of

get through with

Bitirmek

keep up with Geri kalmamak look forward to Dört gözle beklemek

look down on Hor görmek, küçümsemek

look in on

Birini ziyaret etmek

look out for

Önce davranmak, tahmin etmek

look up to

Saygı göstermek

make sure of Doğrulamak, emin olmak

put up with

Hoşgörü göstermek

run out of

Tükenmek

take care of

İlgilenmek, sorumlu olmak

108

çocuklara baktı.” talk back to Kaba bir şekilde cevap The star player talked back to the coach and was vermek thrown off the team. I often think back on my childhood with great pleasure. “Çocukluğumu sık, sık büyük bir mutlulukla anarım.”

think back on Yad etmek, anmak

walk out on

Terk etmek, başından Her husband walked out on her and their three atmak children. “Kocası onu ve üç çocuğunu terk etti.”

Intransitive (Geçişsiz) Phrasal Verbs
Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler nesne almazlar. "Once you leave home, you can never really go back again." “Evden bir kez ayrılırsan, bir daha asla geri dönemezsin.” Fiil break down Anlam Bozulmak Örnek That old Jeep had a tendency to break down just when I needed it the most. “Eski cipim, ona en ihtiyacım olduğu zamanda bozuldu.” Popular songs seem to catch on in California first and then spread eastward. “Popüler şarkılar önce California da tutar daha sonra doğuya doğru yayılır.” Father promised that we would never come back to this horrible place. “Babam, bu berbat yere bir daha dönmeyeceğimize söz verdi.” They tried to come in through the back door, but it was locked. “Arka kapıdan girmeyi denediler ama kapı kilitliydi.” He was hit on the head very hard, but after several minutes, he started to come to again. “Kafasını çok kötü çarptı ama birkaç dakika sonra bilinci yerine gelmeye başladı.” The children promised to come over, but they never do. “Çocuklar ziyaret edeceklerine söz verdiler ama hiç gelmiyorlar.” We used to just drop by, but they were never home, so we stopped doing that.

catch on

Tutmak

come back

Geri dönmek

come in

Girmek

come to

Şuuru yerine gelmek

come over

Ziyaret etmek

drop by

Habersiz ziyaret etmek

109

“Eskiden habersiz uğrardık ama onları hiç evde bulamazdık bu yüzden artık gitmiyoruz.” eat out Yemek için dışarıya çıkmak When we visited Paris, we loved eating out in the sidewalk cafes. “Paris’e gittiğimizde kaldırım kafelerinde yemek yemeye bayılırdık.” Uncle Heine didn't have much money, but he always seemed to get by without borrowing money from relatives. “Heine amcanın çok fazla parası yoktu ama o, akrabalarından borç almadan da her zaman hayatını sürdürürdü.” Grandmother tried to get up, but the couch was too low, and she couldn't make it on her own. "Büyükannem ayağa kalkmaya çalıştı ama kanepe çok alçak olduğu için kendi başına kalkamadı." It's hard to imagine that we will ever go back to Lithuania. “Litvanya’ya bir daha geri dönemeyeceğimizi düşünmek çok zor.” He would finish one Dickens novel and then just go on to the next. “Dickens romanının birini bitirir, hemen bir sonrakine devam ederdi.” The cops heard all the noise and stopped to see what was going on. “Polisler bütün gürültüyü duydu ve neler olduğuna bakmak için durdu.” grow up keep away büyümek Uzak durmak Charles grew up to be a lot like his father. “Charles tıpkı babası gibi olmak için büyüdü.” The judge warned the stalker to keep away from his victim's home. “Yargıç, suçluyu kurbanın evinden uzak durması için ikaz etti.” He tried to keep on singing long after his voice was ruined. “Sesini iyice kaybetmeye başladıktan sonra bile şarkı söylemeye devam etmeye çalıştı.” pass out bayılmak He had drunk too much; he passed out on the sidewalk outside the bar. “Öyle çok içmişti ki barın önündeki kaldırıma düşüp bayıldı.”

get by

Hayatını sürdürmek

get up

kalkmak

go back

Geri dönmek

go on

Devam etmek

go on (2)

Olmak, meydana gelmek

keep on (with gerund)

Devam etmek

110

show off

Gösteriş yapmak

Whenever he sat down at the piano, we knew he was going to show off. “Piyanonun başına ne zaman otursa, gösteriş yapacağını bilirdik.” Day after day, Efrain showed up for class twenty minutes late. (Efrain ardı ardına derse yirmi dakika geç kalıyordu.) I woke up when the rooster crowed. “Horoz öttüğünde uyandım.”

show up

Varmak, ortaya çıkmak Uyanmak

wake up

USED TO
Geçmişte alışkanlık olarak yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Example; I used to run everyday when I was at university. (Üniversitedeyken her gün koşardım.) Bu cümleyi söyleyen kişi gizli olarak şu anda koşmadığını da ifade etmektedir. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar. I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.) Did you use to run? (Koşarmıydın?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız.) Gerçi bu tartışma konusudur. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır.“Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. EXAMPLES She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.) Did you use to play football? (Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen. (Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.) MAY / MIGHT AS WELL: BARI..........SE Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.) I DARESAY (SANIRIM, GALIBA)

111

(Biraz paraya ihtiyacım var. (Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı.) BE GOING TO Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır.) I need some money.) (önceden planlanmış. Yakın gelecek diye de tanımlanır. (Sanırım haklısınız. (Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır.) Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir. Last night. Öğrenmeğe ihtiyacım var. we were going to visit you. NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that. Öğrenmem gerekir veya İng. “ihtiyacında olmak. (Kompozisyonunu yazacağım.) NEED “Need”.) I am going to write his composition. (İng. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz. bu görevi yardımcı fiil üstlenir.” I will write his composition. I need learn English. (Böyle bir dersi çalışması gerekmez. çekilmemiş ve başka bir modal yok. (Kompozisyonunu yazacağım. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir.) She needn’t study such a lesson. gereksinim duymak” anlamına gelir. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır. but we had some guests. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır.) (önceden planlanmamış. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. I needn’t go there. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor.) WAS / WERE GOING TO Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır.) 112 .I daresay you are right. (Oraya gitmem gerekmez. Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer.) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde.

(Herhangi bir şeye ihtiyacı yok. She shouldn’t have studied. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir. mastar almış 2. (İstifa etmesi gerekmedi. Call off: iptal etmek. (Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match.) She doesn’t need to resign. (Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur. Syn “Cancel” Did they need to warn you? (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil) They needn’t spend so much energy on this project.I don’t need anything.) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur.) “Need” in Simple Past kullanımı. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. Yani yukarıdaki cümleyi. (İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez.) (Present modal) Have you needed to confess everything? (Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi?) (esas fiil) 113 .) Olumlu yapıda kullanılmış. Bu özelliklerden dolayı modal değil. (gerekmez). She needn’t have studied. (Maçı iptal etmem gerekti. Bu özelliklerden dolayı didn’t need = didn’t have to diyebiliriz. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere. sonrasında mastar veya nesne almış. He will need to apply for that. Call: seslenmek. She didn’t need to resign. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiller gibi tüm zamanlar için çekilebilir.) S.) She doesn’t need anything.) şeklinde de yazabiliriz.) 1.) (Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi.) V1 almamış. telefon açmak.) (!! !! !! !!) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır. (Herhangi bir şeye ihtiyacım yok. “Need” şahısa göre çekilmiş. (Onun buna baş vurması gerekecek. Pasta göre çekilmiş 3. She didn’t have to resign (She had not to resign. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. esas fiil olarak kullanılmıştır. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır.

biçim.... we are not deaf. tarz Not: Sınavlarda. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İngilizce boyutu önemli olan bir konudur. who gibi) need kullanmıyoruz. (Bize bağırman gerekmezdi.Confess: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way..) (Perfect modal.) Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow?) (Present modal. sağır değiliz..) You needn’t have shouted at us..) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foreign language) (esas fiil) Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow?) (esas fiil. da” dan kesinlikle soru gelir. (TQ) cümle sonlarında “...değil mi? 114 .) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir.... özellikle “Need”in Perfect Modal’ı. (Bizi şikayet etmesi gerekmezdi. (Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi. what.. KPDS’ nin fix sorusudur.. yöntem.. Bunu dile getirmesi gerekmezdi. eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur. da” veya “değil mi” den kesin bir soru gelir.değil mi. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır. Bu nedenle iyi bilmek gerekir. (Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur.) (modal) Speak to: Way: . (esas fiil..de / da... tamam mı” gibi ifadelerdir. Eğer “değil mi” yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur. (She needn’t have expressed this.. bu özellik sadece “need” için geçerlidir.. (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur. because her marks are high.e ile konuşmak yol. İngilizce’ de ne yazık ki TQ’ lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor. TAG QUESTIONS Kuyrukça soruları demek olup. Ya “de.) (Perfect modal. Tag Question. She needn’t study harder. Özellikle “de. 1. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur....değil mi?” diye Türkçe’ye çevrilir.. “.. . Çünkü notları yüksektir...) (Perfect modal) She needn’t have complained us. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil..) (Present modal) We don’t need your help..) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman (where... çeviri. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır..) .

Ayrıca öznenin tekil – çoğul oluşu da önemlidir.değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz. He refused to participate in the meeting. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur. değil mi?) Take into consideration: göz önüne almak c.Bu ifade İngilizce’de belli bir mantığa göre çalışır. “they” kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister.. Everything has to be taken into consideration. bu mantığı yakalamak gerekir. Kesinlikle ezberlemeden. The workers demand raise. b. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır. no türevlerinde fiil tekil çekilir. Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a.. değil mi?) They can hardly get on well. can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar. değil mi?) “Don’t the workers” değil de “don’t they” yazıldı. değil mi?) Get on well: iyi geçinmek d. (Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir. weren’t they? (Herkes projeye karşıydı değil mi?) Every.. Bu nedenle yukarıdaki cümlede “weren’t they” kullanıldı. Yani İngilizce’de TQ’ nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz. cümle olumlu ise TQ olumlu olur. Everybody was against the project. haven’t they? (Her şey göz önüne alınmalıdır.) Ama özne çoğul olacağından TQ’nı oluşturulurken zamir olarak “they” kullanılır.) . No money was asked. didn’t he? (O toplantıya katılmayı ret etti. değil mi?) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz.. was it? (Para istenmedi..) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir. 115 . don’t they? (İşçiler zam talep ederler.) TQ’ larda daima şahıs zamirleri kullanılır.. does she? (O çalışmıyor. değil mi?) She doesn’t study. Çünkü TQ’larda daima şahıs zamirleri kullanılır.) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır.

“aren’t I?” şeklinde kurulur. değil mi?) He should have rung up as soon as he arrived there. am I? (Haksız değilim.) I think. değil mi?) Yani “is not it?” şeklinde yazılamaz. değil mi?) Giriş cümlesi olan “I don’t think” olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. will they? (Sanmıyorum. değil mi?) Normalde bu cümlenin TQ’ ı “amn’t I” şeklinde olmalıydı. e. I don’t think. değil mi?) I am afraid. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. aren’t I? (Ben haklıyım. shall we? 116 . Let’s go shopping. The money is everything. they won’t accept the offer. will you? Let için de benzer bir durum vardır. didn’t they? (Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. I am right. the other team will not come. I guess (sanırım. will they? (Sanırım. TQ “am I” şeklinde kurulur. I think. I am not upright. won’t he? (Sanırım o istifa edecek. I suppose. I am afraid (korkarım) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır. will it? (Korkarım diğer takım gelmeyecek. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. onlar öneriyi kabul edecekler. Don’t go outside. onlar öneriyi kabul etmeyecekler. değil mi?) f.Some of the members claimed that inflation would rise. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think. değil mi?) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur.) Birinci tekil şahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ. they will accept the offer.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur. isn’t it? (Para her şeydir. shouldn’t he? (Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi. g. değil mi?) Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. I believe. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır. he will resign. galiba). değil mi?) h. Ama “am” yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmiştir.

) They don’t like Turkish coffee. nor do I. Eğer olumlu ise so.) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır.. Eğer too veya also seçmişsek sonraları düzgün bir cümleciktir. da” anlamındadır.. Bu. Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır. (O Türk kahvesini sevmez. also’ dan birini seçeriz.) He can speak German fluently. İngilizce’de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır. ben de.. Eğer “so” seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır. Bu daha zordur. ben de. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. ben de. Türkçe’deki yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı şekilde “. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir. İngilizce’de böyle değildir...Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır. (O Türk kahvesini sevmez. 2. İfadenin olumlu –olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır. Sorusu: • • Either – Neither (veya diğerlerini) cümlede boş bırakarak sorarlar..) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır. (O Türk kahvesini sevmez. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. da” ile yapılır. I can also. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. da” anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar. cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur..de. 117 .. Olumlu So Too / Also Olumsuz Neither / Nor Either (Sonralarındaki cümlecik devriktir. I can too.) (Sonralarındaki cümlecik düzgündür.. olumsuz – olumlu durumu yoktur.) He can speak German fluently.. Eğer yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız.. I don’t either. neither do I. Bu nedenle olumlu – olumsuz. “. so can I.) They don’t like Turkish coffee. Yani cümle olumlu iken TQ olumlu.de. şimdi bir tablo halinde bunu verelim. Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: • • Yargının olumlu – olumsuz tespiti. • They don’t like Turkish coffee.. ben de. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir.. ben de..) İnclusion (Dahil Etme) “. too. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not” eklenerek olumsuz olarak yazılır. bağlaç anlamındaki so (bu nedenle) ile karışıklığı önlemek içindir..de.) He can speak German fluently. ben de.

.. So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap (d) kendiliğinden çıkıyor. zengin adamlar derken rich men deriz. Other student: Another student: Other students: başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler The other student: diğer öğrenci The other students: diğer öğrenciler Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile “s” alabilir. Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz.. Other (türevleri ile birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır..... Zamir formunda “the”lı ve “the”sız...... c şıkkı da elendi... İlk aramamız gereken cümlenin olumlu – olumsuz oluşudur..... (Kasım – Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor.) He tried to estimate the likely effects of the new millennium at the meeting and. İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi....... Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz....One Another 118 .... “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir. . Sıfat olarak kullanımında eğer önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa “başka” anlamındadır. Other: The other: başka diğer Others: başkaları The others: diğerleri Each Other .... Ama belgisiz tanıtıcı alamaz.. Çünkü bahsedilen belli değildir. Other Başka..... a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS’de sorusu bu şekilde gelir.. Eğer the varsa “diğer” anlamındadır.. a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e) olduğu rahatlıkla görülecektir.. ... Yani çoğul (s alarak) olmazlar.Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek...... Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir. İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır. diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor.. He has never been to the US and. Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar..... Örneğin “zengin adam” derken rich man. Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir.. Çünkü sözü edilen bellidir.

“Birbirleri ile” anlamındadırlar. Each other: One others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır

Aralarında yukarıdaki nüans olmasına rağmen bugünkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler.

IMPERATİVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. İngilizce’de böyle değildir. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Diğer şahıslara emir verilmez. Olumlu I speak. (Konuşurum.) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don’t speak. (Konuşmam.) You don’t speak. He doesn’t speak. She doesn’t speak. We don’t speak. You don’t speak. They don’t speak.

İngilizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. Bu yüzden İngilizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. Speak slowly. (Yavaş konuş.) Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konuşma.) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. Let us speak. (Konuşalım.) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “İzin ver konuşalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.

119

Olumlu Let me speak. (konuşayım.) Let him/her speak. (konuşsun.) Let us speak. (konuşalım.) Let them speak. (konuşsunlar)

Olumsuz Don’t let me watch. (seyretmeyeyim.) Doesn’t let him/her watch. (seyretmesin.) Don’t let us watch. (seyretmeyelim.) Don’t let them watch. (seyretmesinler.)

Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. Olumsuzunu yazarken de aynı mantıkla “let” ten önce you var, atılmış ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır. Soru Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?) Shall he come in? (....gelsin mi?) Shall we go out? (........çıkalım mı?) Shall they be here? (burada olsunlar mı.?) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?) Shall he not come in? (....gelmesin mi?) Shall we not go out? (........çıkmayalım mı?) Shall they not be here? (burada olmasınlar mı.?) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tartışma konusudur. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. My mother doesn’t let me go out. (Annem dışarı çıkmama izin vermez.) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha doğrudur. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.

120

Our teacher helped me improve English. (Öğretmenimiz İngilizce’yi geliştirmeme yardım etti.)

MODALS
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’ lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır. EXAMPLES I don’t walk. (Yürümem.) I can walk. (Yürüyebilirim.) Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. Modal'ların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir. ► Can: ...e bilmek: güç, yetenek I can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim) ► May: ...ebilmek: olası, tahmin He may come tonight. (O bu gece gelebilir.) ► Be able to: ...e bilmek: Can’ e eşittir. I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.) ► Must: ...meli, ...malı: Must’ta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.) I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.) ► Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modal'daki zorunluluk dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapmak zorunda olduğumuzda bu modal'ı kullanırız. I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) ► Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.) ► Ought to: gerekir. You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.) Modal’ ların Kullanımı 1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler. 2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.

121

3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.

EXAMPLES They can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek) He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin) I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin) I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek) We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek) You must wait for us until 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan) You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.) Not: Eğer herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer; başka modallar ile de kullanılabilirler. He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.) The minister must be able to confess everything. (Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir.) Confess: itiraf etmek. Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir.) He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.) A teacher must be able to travel. (Bir öğretmen seyahat edebilmelidir.) We may have to give up the project. (Projeden vazgeçmek zorunda kalabiliriz.) We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.) He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)

122

) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put aside some money when he was young.Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to -------Had to --------------- Future --------------Will be able to -------Will have to --------------- Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar.) Recognize: tanımak. (Ben amacıma ulaşabildim. (Biz birbirimizi görebildik. Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir.) We were able to see each other....(Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır.. (Cesedi teşhis edebildi.) Goal: To attain: amaç . teşhis etmek Corpse: ceset I was able to attain my goal. We could see each other. other = diğeri. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz. (Biz birbirimizi görebiliyorduk. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu.) Each other: each = her bir. Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could: (.) Was / Were able to: (.e bildi) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır.) He was able to recognize the corpse...e biliyordu.e ulaşmak 123 .

Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir. Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir. Şimdi bunları öğrenelim. Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Eş anlamlıları aşağıdadır. Sustain Continue Preserve Contain: etmek Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva

Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak (soyut anlamda, hafızada tutmak) Detain: Pertain: Obtain: Attain: göz altında tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sağlamak. ...e ulaşmak.

“Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, Intention, Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home. (O eve gidebilirdi.) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”, geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir. Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. Had to: ...gerekti “Gerekti” anlamına gelir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır. He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)

124

Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. Bu cümleyi “....gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. The Government had to punish the responsible. (Hükümet, sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı.) Punish: Responsible: Responsible for: Responsibility: cezalandırmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up scheme. (Onun projeden vazgeçmesi gerekti.) Scheme: şema, proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. 1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.) ( !! !! !!)

2.) He didn’t have to give up the scheme.

We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) We had not accepted their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) Sanction: Accept: yatırım kabul etmek “Will Be Able To” Kullanımı “....e bilecek” anlamındadır. İngilizce’de, normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “...e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim.) Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmediğim, dolayısıyla hiç kullanmadığım, aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Will Have To “Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek.)

125

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.) Fix: tespit etmek, saptamak. Salary: maaş PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır. Must Have to Should Ought to Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. Must + Have V3 Must + Have V3, “....mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. The roads are wet; it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.) She speaks German fluently; she must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.) Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “...mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “....mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.) Rise: yükseliş, artış, zam.

126

ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir. The Government should have taken the necessary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım, önlem. He study hard; he should have passed exam. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.) It is too late. My father should have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı.) You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.) The Government should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.) We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.) We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.) Could + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır. Our Government could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.) improve: geliştirmek, iyileştirmek Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz. They could have caused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. She might have fallen down. (O düşebilirdi.) She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

127

. tartışma Compute: com = beraber. (Onlar çalışıyor olmalı. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. (O patronunu görebilmişti. Resolve: Solve: Settle çözmek (bir problemi.) The two sides could have resolved the dispute.. “Putare” den gelir. (O patronunu görebildi.mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi.) He was able to see his boss. KPDS için hayati önemde olan “pute” kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute.) He had been able to see his boss.) çözmek (kimyasal anlamda) halletmek Bu cümlede. (O istifa etmiş olabilir.. He may have gone home. Computer: Bilgisayar.) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır. 128 . Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz. Örneğin: He was ill this morning.. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır. Such a man can’t have done that.) He may have resigned.) She must have been developing a new method. hata Kill: öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk.) He has been able to see his boss. (O bu sabah hastaydı.) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us.) “. bir sorunu.Mistake: yanlışlık. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz. (O patronunu görebilmiş. Dispute = anlaşmazlık. pute = düşünmek. Latince kökenli bir kelime olup.) They must be studying now. düşünmek anlamındadır. Eve gitmiş olabilir. (O bizim için beklemekte olabilir. “Putare” hesaplamak. Dispute: dis = olumsuzluk. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir. Compute = beraber düşünmek. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır.

Impute: suçlamak. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar.) They ought to have submitted their report. ün. “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi..) Submitter: sunmak We had to sell all our properties.) She has to have sold her car. (O arabasını satmış olmalıydı. eşya.) Property: mal.) He is able to realize his goal. (O amacını gerçekleştirebilir. He shouldn’t have revealed my secret. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım. (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar.) They should have considered hte offer.) 129 . People shouldn’t have exalted the statue of computers.çıkarmamalıydı.) We had to discharge this patient. We must have seen him. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him. (O sınavı geçmiş olmayabilir.. (O eve gitmiş olmalı. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık. göstermek. Örnek verecek olursak.) She may not have passed the exam. (Onu görmüş olmalıyız. Yani. . (Tüm mallarımızı satmamız gerekti.) He must have gone. yüceltmek. (Onu almış olmayabilir.) Discharge: taburcu etmek. mülk. itham etmek I should have turned down their proposal.) ****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz.) Exalt: yükseltmek. (O arkadaşını öldürmüş olamaz. Ama olumsuz yapıda olabilir.Repute: tekrar düşünülen. (Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi.) He may not have brought it.) Reveal: açığa çıkarmak.. She can’t have killed her friend. övmek. (İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi. şöhret. “Can + Have V3” yapısı yoktur. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız.

Provision: Accurate: Accuracy: Accurately: hazırlık doğru. sonrasında sağlanan nesne belli ise. (O amacını gerçekleştirebilmişti. İngilizce’ye “ject”. Fransızca’dan geldiği için “jet”(uçak) olarak kullanılır. ayrıcalık. Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi”dir. İyi bilinmeli. karşı çıkmak. KPDS’ de çok geçiyor.) Ject: atmak. doğruluk doğru bir şekilde Inaccurate: yanlış 130 . Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. . ödün. Inject: in = içine. (Evimizi satmamış olabilirdik) You might have broken your leg.) Object. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir. Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir. He ought to have provided us with more accurate data.. Project: Pro = ileriye.) Provide: temin etmek. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi. ret etmek Eject: dışarıya doğru atmak..) He had to reject salary rise. (Sınavı geçmiş olabilirdik. (İngilizce’yi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik. (Kaza yapmış olabilirdik. (Maaş artışını ret etmesi gerekti. “with” ile geçiş yapar. KPDS için önemli bir kelimedir. “cure = tedavi “den köken alır.) We might have had an accident.He was able to realize his goal.) ***Concession: taviz. fırlatmak anlamındadır. ject = atmak. enjekte etmek. (Sen ayağını kırmış olabilirdin.) He had been able to realize his goal..nın yerine atmak. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı.) We could have learnt English in England.) We could have passed the exam. The committee members could have given more concession. itiraz etmek. We could not have sold our house. iğne yapmak Reject: Re = yeniden.e atmak. Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır.) . Project = .. tasarlamak. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var.. Türkçe’de.. (O amacını gerçekleştirebildi. sağlamak. Reject = yeniden atmak. (teyplerde vardır. Latince kökenli olup.nın yerine. Eğer “provide”. İnject = içine atmak.

The Government must have overcome the economic recession in Irak. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. (Erken kalksak daha iyi olur.) Recession: (ekonomik) durgunluk. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim. modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu. 131 .. Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz. (Evde kalmanı tercih ederim.) Would rather / sooner: yeğlemek.) I would sooner (that) you remained at home. (Hükümet.. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir. Burada ise. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim. Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor.se iyi olur We had better get up early.) Die: ölmek Dead: ölü Death: ölüm We would sooner sell than rent it.) “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında.Inaccuracy: yanlışlık Inaccurately: yanlış bir şekilde Data: veri. I would rather (that) you remained at home. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini. Remain: kalmak ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır. tercih etmek I would rather die than do it. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır. Latince aslı “Datum”dur. sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. (Evde kalmanı tercih ederim.) Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar Had better: .

..yazıldı... eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. (O benim tarafımdan görüldü. Temel fiil de V3 şeklinde yazılır........) A letter has been written by him.yazılmış..yazılmıştı. (... A letter has been benign written by him.. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir. Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir. A letter will be benign written by him.: He will have been waiting a letter... A letter is benign written by him. Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır... onu yorumlayabilmektir..yazılmaktaydı. (.. (..: He is writing a letter.) Future Cont. (Bir mektup onun tarafından yazılır) A letter was written by him... Future: He will write a letter..) Present Perfect Cont.yazılacak.yazılmaktadır.. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır. bu iki kullanım birbirinin alternatifidir.. Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır.... Present: He writes a letter..Active: I saw him. Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir.. (. Çünkü İngilizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir.: He has been waiting a letter. (Ben onu gördüm. Pr..: He had been waiting a letter... Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor.) Past Cont: He was writing a letter.) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu.) Future Perfect Cont.) Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp. “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz... “to write to be written” gibi. A letter will have been benign written by him. (. Bunu da daha sonra öğreneceğiz.) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor. He is known by everyone in the area.) A letter will be written by him..: He will be writing a letter.) Passive: He was seen by me. S.. Active Infinitive To speak To write To give up Passive To be To be To be Infinitive spoken written given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir.. S...yazılıyor. Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır... Present Cont... S. (.. A letter was being written by him. Past Perfect: He had written a letter.. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz...yazılmakta olacak.(. Perfect: He has written a letter... Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar. A letter is written by him..) 132 . (. (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur. (. Başka bir değişle. İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır.) A letter had been written by him.. Past: He wrote a letter......yazılıyor olacak. (..yazılıyordu... Diğerleri de öğrenilse iyi olur.) Past Perfect Cont.. A letter had been benign written by him........

.) Over the last months.) Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız. (Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar.) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır.çok değişik anlamları vardır.) A book was given to him by me. He was given a book by me. İndirect object = him. (Ben görmek istiyorum. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır.) Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum. neden Passive infinitive değil de Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. this book has been sold very well.) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız. He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar. Direct object = book’ tur. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır.. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir. İki nesneli bir cümle.. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring: Give: Leave: Lend: Order: Pay: getirmek vermek ayrılmak ödünç vermek emretmek demek Promise: Refuse: Send: Show: Tell: söz vermek red etmek öndermek göstermek söylemek I gave him a book. olarak. (O jüri tarafından suçlu bulundu. (Ona bir kitap verdim.) The robbers had been followed by the police. Bu durumda “Gerund ve Infinitive”lerin kullanımı düşünülmelidir. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır.He was found guilty by the jury. Örneğin. Active: I want to see.) He will be appointed as the new chairman. Not: Yukarıdaki cümlede.) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir.) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. (Soyguncular polis tarafından takip edildi. 133 . (Yeni bir başkan olarak atanacak. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi.) As: gibi.

(Erkekler kulaklarını deldirirler. “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik.) You could got your tyres changed. Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır. zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır.... Ettirgenlik.. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar. saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir. Make. (...” gibi. İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir.) I am having my hair cut. I have my hair cut. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur.kestireceğim.. Cümlenin anlamına göre rica ile mi.kestiriyordum. bazı istisnalar hariç şöyledir: Have: Birine “rica” ile bir şey yaptırmak. İngilizce’de ise “Have... Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek..tamir ettirmiş olacağım.. (Ben saçımı kestiririm) Sth V3 + Sth + V3 I had my hair cut. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir. yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir. Employ: istihdam etmek... (..) I will have my hair cut. “kestirdim. (.. zorla yaptırılabilir.... ayrı bir fiil yapısı yoktur. İngilizce’de ise bu nüansın kullanımı. Bu fiiller... “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir.. Make: Birine “zor” ile bir şey yaptırmak Get: Birine “para” ile bir şey yaptırmak Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır. Ettirgenlik..kestirmiştim.. (.. İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır. Peki.. CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir.. (. rica ile yaptırılabilir. modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar.. çalıştırmak.) I have had my hair cut..) I will have had my house repaired... Örneğin. (Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz. diktirdim..) 134 ... Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken.) Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında. (.” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır.kestiriyorum.kestirmişim. sildirdim... “Saçımı kestirdim” dediğinizde.... (.kestirdim...) Men have their ears pierced.They consider being employed.) I was having my hair cut.) I had had my hair cut. yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba”dır.

. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır.) I can have my hair cut. He got his car repaired.... make. get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative”dir diyoruz. Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük.” derken yazma eylemini “a composition”yapmıyor..... “to” ile birlikte kullanılır.. etkileniyor. (Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik. “. Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da”Active Causative” denir...) My father had his eyes examined..) He had got his car repaired.) The teacher will have a composition written... (Makalemizi ona çevirtebilirdik. (Odayı temizleteceğiz..) We shall get room cleaned.... (Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak.. Daha sonra bize anlatılacaktır..kestirebilirim. ona maruz kalıyorsa.) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir. Ama bu tartışma konusudur.. bu eylem V3 olma durumundadır...a composition written. buna maruz kalıyor. (O arabasını tamir ettirdi. Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister. 135 .) We can not make our voice heard. Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir.. (O hastayı ameliyat ettirecek....He will have the patient operated.) +So+ V1 +Sth şeklinde olur.) We could have had him translate our article. I must have my hair cut. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir.) ***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir. sonrasındaki eylemi yapmıyor. Bu kullanımda Get.... (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim. Çalışırken... Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir.. (Sesimizi duyuramıyoruz..) We had had a pool built in our garden. I had a doctor test my eyes. (Babam gözlerini kontrol ettirdi.kestirmeliyim. (. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir. (. Eğer “have.) Neden V3 Kullanılmaktadır????? “Causative” yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir.. bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır.tamir ettirmişti. (.

) Vaccinate: aşılamak Their family had to have the patient operated. saptamak.) Gerund (speaking.) Not: V1 ve V3 kullanımı. teknisyen.) They had to have someone mend their roof. (Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti. They must have gotten their roof repaired. 1. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır.) You must have your tooth filled. GERUNDS AND INFINITIVES “Gerunds ve İnfinitives” ler. (Dişlerinizi doldurtmalısınız. İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatik açıdan üç konumda gelebilirler.) We had our baby vaccinated. 136 . Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir. going gibi) e. (Evlerinin çatısını birine tamir ettirmek zorunda kaldılar. (Çocuğu aşılattık.g. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir.) We should get a repairman to fix the plug.) Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar.) Fix: Mechanic: Plug: tamir etmek. I like swimming. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir. translated (Makalemizi çevirtebilirdik. (Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. V1 kullanımında.) Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz. (Bana sırları söyletemezsiniz. Ayırım bu mantık ile yapılır.We could have had our article. düzenlemek tamirci. (Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. motorcu priz They had to get a mechanic to test the motor. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır. I got a mechanic to repair my car. You can not make me tell the secret. V3’ te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir.) Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir.

onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar.) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar.g. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. I want to swim 3. 1. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. of. İngilizce'de. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak.g. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır.. ● GERUNDS “Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. He come in the room. for. off. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir. Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır. “gerund” olmak zorundadır.) He come in. Bir fiilin –ing almış biçimidir. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. (Üyeler. under.) Infinitive (to speak. isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. İn. Bu durumda biri diğeri için alternatif konumundadır. bir isim veya isim türevi (zamir. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir. The members are thinking of appointing him as their president. veya infinitive olarak geleceğini öğrenmenin tek yolu fiilleri ezberlemektir. Bu fiiller.) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir. He made me cry. Bu bir sistemdir. cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. Hangi fiilden sonra fiilin -ing takısıyla geleceğini. “Gerund” lar. kuralları vardır. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. gibi.. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar.2. on. over . Basit olarak eğer cümlede iki tane fiil kullanılıyorsa ikinci fiil ya -ing takısı alır. to go gibi) e. with... Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. Bu fiillerin sayısı yaklaşık 40 civarındadır. Aşağıda bu fiillerden en çok kullanılanları verilmiştir. Çünkü herhangi bir mantık çerçevesinde yapılmamaktadır. ya başına "to" gelir ya da yalın haliyle kullanılır. Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi. go gibi) e.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan.) a) to appoint b) appoint c) appointing 137 .

(O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. (Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. engel olmak. tarif name Notification: haber. Onaylamak.) Geliştirmek (daha önce geçmişti) 138 .. bildirmek.) Think of: Think over: Think about: düşünmek (tasarlamak anlamında) düşünmek (bir şey üzerinde) düşünmek (bir şey üzerinde) He is thinking of emigrating to USA. Appoint: atamak. bozmak. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi. (O sigara içmeyi bıraktı. attest: onaylamak Ratify: Specify: Notify: Affirm: Confirm: Onaylamak..Boşluğa “appointing” gelmelidir. Mutlaka bilinmeli. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Onaylamak Onaylamak Ratification: onaylama Specification: belirtme. he was always interested in developing something beneficial. Reaffirm.) Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous) Approve of: onaylamak Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar. bildirme Reaffirm: Bear out: Onaylamak Onaylamak As a researcher.) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. certify. açıkça belirtmek. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır.) Approve KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli.ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar. Onaylamak.) interested in: Develop: Improve: Progress: . kararlaştırmak Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak.) He gave up smoking.

every. no kelimeleri.) Join: katılmak Disapprove of: Onaylamamak They succeeded in persuading us. Avoid: Understand: kaçınmak. some. (Sigarayı bırakmalısınız. where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. “gerund” olmak zorundadır. body. En önemli 10 .) Succeed in: başarmak Persuade: ikna etmek 2.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır.15 tane fiil göreceğiz. You must give up smoking. Any Some Every No + think body one where + Adjective Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir. sakınmak anlamak 139 . Bu fiilleri yazarsak.) He disapproves of joining the army. think. Diğerleri liste halinde bize verilecek. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır. one. (syn: useful) Not: Any.Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial: faydalı. (O orduya katılmayı onaylamıyor.

(O taşınmayı düşünüyor.Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind: Postpone: Delay: Defer: Put off: Forgive: Pardon: Excuse: Hate: Detest: Abhor: Like / dislike: Complain: düşünmek kabul etmek. (O erken kalkmaktan nefret eder.) The thief admitted stealing the money. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin. umursamak.) He hates getting up early. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. You could have avoided hurting him. (Hırsız parayı çaldığını itiraf etti. itiraf etmek sezinlemek taktir etmek hoşlanmak aldırmak.) She considers moving away. affetmek nefret etmek sevmek / sevmemek şikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller.) Move: taşınmak. hareket etmek (yanında away.) Thief: hırsız 140 . in gibi değişik edatları alabilir. umurunda olmak ertelemek bağışlamak.

(Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum. aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse. Her zaman bunlardan sonra dolaşmak... bir şeye karşı çıkmak itiraf etmek .. yayılmak. yararı yok That is no point in:anlamı yok..e alışmak Get used to: . bir şeye karşı çıkmak itiraz etmek..e alışmak Get around to: Have trouble: Can’t bear: Can’t stand: Have fun: Bu kalıplardan sonra. (zamanı ne olursa olsun.e alışkın olmak Be accustomed to: ..) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de... It is no use: It is no good: anlamı yok.. olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa. yararı yok. kandırmak zorluk çekmek dayanamamak 141 . (Şikayetinizi anlamıyorum.e alışmak Get accustomed to: . manası yok anlamı yok. bir şey yapmaktan kendini alamamak canı istemek . kesinlikle “gerund” olmalıdır.meye değer dört gözle beklemek itiraz etmek.. yararı yok Can’t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to: elinde olmamak..) I don’t understand your complaining. bu fiil gerund yapısında olmalıdır.Theft: hırsızlık I don’t anticipate meeting any problem.) 3.

(Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar.) Confess to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: işlemek (suç. cinayet anlamında) The hijackers objected to releasing the hostages. (Fransızca öğrenilmeye değmez. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor. (Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz. (İngilizce öğrenmeye değer.) He can’t help laughing when he sees me. (O problemini çözmede zorluk çekti. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım.) I don’t feel like going out to night. salıvermek rehine I am used to studying late at night. Örnekler I am looking forward to seeing you among us. (Bakan suça bulaştığını itiraf etti. hata. ara vermek Cease Devam etmek Continue 142 . Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir.) The minister confesses to getting involved.) Hijacker: Release: Hostage: uçak kaçıran.) English is worth learning.) He must have confessed to committing the crime.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de.) Confess to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulaşmak 4. hava korsanı serbest bırakmak. günah. Başlamak fiilleri start / Begin Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz) Kesmek.) She had trouble solving her problem. bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum.“gerund” olacak diye bir kural yoktur.) French is no worth learning.

İkisinin de öznesi “ben”dir.) He accused everybody of being reluctant. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. (O herkesi isteksiz olmakla suçladı. “helping” in de öznesi “I” dır. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum.) Bu cümlede “appreciate” den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır.) This project is not worth maintaining.) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. “Ben öğrenmek istiyorum” derken. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir. (P. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır. Bir önceki derste. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. problem uygun bir şekilde tartışmak 143 .) We cannot got anywhere without discussing the issues properly. Gerund’ın öznesi you’dur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. Aslında her dilde olduğu gibi İngilizce’de de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. Örneğin. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir.I start working on Monday. Tesi çalışmaya başlarım. sorun. Tesi çalışmaya başlarım. I appreciate your helping the poor.) Accuse of: Unwilling: suclamak isteksiz Reluctant: Willing: isteksiz istekli Will: istek Irreluctant: istekli I do not understand your complaining about your jop. çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti.) Issue: Properly: Discuss: mesele. “The poor” gibi. (P.) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur.) I start to work on Monday. (Bu proje devam etmeye değmez. Yüklemin öznesi I. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur.

) Regret.) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor. Hatırlamak) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. (cüzdanımı aldığımı unuttum. Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler. I forgot taking my purse. Forget. Bu gramatikal bir özelliktir. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır. Remember (Üzgün . daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır.) The expert advised us to sell sharing.) (cüzdanı üzerinde demektir. Allow = izin vermek.) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. ***Kural: 2. sefil 5. (cüzdanımı almayı unuttum. I regret spending so much money. Unutmak. Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma) üzgünüm.pişman olmak.) I forgot to take my purse. önermek. He recommended me to rest.) Expert: uzman Sharing: hisse senetleri 6. (Bana dinlenmemi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır. ***Kural: 1. My wife doesn’t allow me to go out. 144 . Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık.) (cüzdanı üzerinde değil demektir.) My wife doesn’t allow going out.) Allow = Permit. (Karım dışarı çıkmama izin vermez.) I regret to spend so much money. Advise: tavsiye etmek. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund.We get used to living under miserable condition. He recommended resting. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır.) Miserable: perişan. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor.

) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır.) I saw him wait at the bus stop. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir.) My car wants to be watched. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var. 8.) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır. İstemek.) Need. (Otlar kesmeye ihtiyacı var. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler. hissetmek izlemek) Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. Watch: (Görmek. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır. (evin sarsıldığını hissettim. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm.) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi. I saw him waiting at the bus stop. duymak. Requirei.) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır.) (sarsıntının tümünü) Shake: sallanmak. Hear.) (sarsıntının bir kısmını) We felt the house shake. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var. I need to be accepted in the club. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar. This room needs to be cleaned.7. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. Feel. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning. (evin sarsıldığını hissettim.) Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakikasını gördüğüm.) The grass requires cutting. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır. We felt the house shaking.) See. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var. Want (İhtiyacında olmak. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımından dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır.) My car wants watching. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. Bu madde de Türkçe çeviriden çok İngilizce mantığını kavramak önemlidir. 145 . (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur. Gerektirmek.

Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim.. (Ben sizin İngilizce öğrenmenizi istiyorum. 2. Bu yapıda.) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I. bir kısmı gözlenirse “bare infinitive” ile.Seem.) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır.mek Hesitate: Tereddüt etmek Hope: Ummak. mastarın öznesi You’dur. I heard her singing.I watched them enter the bar. I want to learn English. (Onları bara girerken gördüm. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. Appear. (Onu şarkı söylerken duydum. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi aynıdır. ● INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır. tümü gözlenmişse “gerund” ile aktarılır. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır.) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir.) Not: Genelde kısa süren olaylar. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. Uzun süren olaylar ise.... ama “gerund” la da kullanılabilir. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır. Bunların sayıları10–15 tanedir. I want you to learn English. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır. ümit etmek Learn (How): Öğrenmek Know (how): Bilmek.Look: Görünmek Can afford: Gücü yetmek Claim: İdda etmek Consent: .e razı olmak Decide: karar vermek Demand: İstemek. (Ben öğrenmek istiyorum.) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. layık olmak Happen: Tesadüfen . Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz. talep etmek Deserve: Hak etmek. tanımak Offer: Teklif etmek Plan: Planlamak Prepare: Hazırlamak Promise: Vaat etmek Pretend: Gibi davranmak Refuse: Ret etmek 146 .

) 147 . (Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı ret etti) Refuse: ret etmek Reject: Turn down: Talks: görüşme Resume:.mek Condescend: Tenezzül etmek I can’t afford to buy such a car in these economic conditions..yapmak implement: Achieve Accomplish: Execute: (eksikut) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manufacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar. (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim. To promise: söz vermek Compromise: (komprumayz) uzlaşmak.Try..meye çalışmak Tend: Eğiliminde olmak Threaten: Tehdit etmek Undertake: Üstlenmek Would love: Seve seve. (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı.. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi.) They had to promise to fulfil their commitment.e yeniden başlamak..Strive: .Resolve: Karar vermek Seek.. taahhüt. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer.) Try: Dispute: Confluent: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: .. anlaşmazlık The two governments refused to resume the talks. vaat...) Commitment: söz. sürdürmek He must have threatened to kill us. İyi bilinmeli. (Biz projeden vazgeçmeye karar verdik. (Onlar vaatlerini yerine getirmeye söz vermek zorunda kaldılar. ödün. KPDS için çok önemli kelimelerdir. İyi bilinmeli.) We decided to give up the project.meye çalışmak. denemek tartışma. Fulfil: yerine getirmek. He should have tried to resolve the dispute.

I happened to see him.) Consent: . (Türkçe’ye meyil.e razı olmak Step down: geri adım aymak.. Sipariş vermek Hatırlatmak Gerektirmek Öğretmek 148 .mek Along with: . Mümkün kılmak Bulmak yasaklamak Davet etmek Haber vermek.. Düelloya davet etmek Emretmek Zorlamak.Force. Tavsiye etmek Sebep olmak Meydan okumak..) Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me.mek. Bilgilendirmek Mecbur etmek.Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur.....Coerce: Encourage: Enable: Find: Forbid: invite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: İzin vermek İstemek. Allow. (Onu tesadüfen gördüm.) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda. (O çekilmeye razı oldu. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.Permit: Ask: Recommend.) Would love: seve seve .) She consented to step down. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır.) Happen: olmak Happen + full Infinitive: tesadüfen . Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur.ile She should not have condescend to take his book.) Tend: eğiliminde olmak. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir.. (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi. (Sizinle seve seve gelirim. Zorunda bırakmak Cesaretlendirmek. Teşvik etmek Muktedir olmak. zorunda bırakmak Emretmek. Rica etmek Önermek.Advise: Cause: Challenge: Command: Compel.. (Beni görmeye gelebilirdin) 2. eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir. He always tends to hurt people. çekilmek I would love to come along with you.

) No one can force me to give up smoking. cesaretlendirmek.) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp İngilizce’ye çevirmek verimliliği arttırır. inceleyen... uyarmak Want: İstemek The U... M. izleyiciler Oblige: mecbur etmek. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır. motive etmek Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp....) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur. Expect: dışarı bakmak = beklemek. yürek Courage: yürekli Encourage:yüreklendirmek. . Inspect: İçine bakmak = incelemek In spectator: içine bakan. (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi.) To Comply: Resolution: Security: Council: The teacher could have allowed us to play.(Hoca oynamamıza izin verebilirdi... “not to go” gibi.. (B. devam etmek Attendance: hazır bulunanlar.e sevk etmek Warn: İkaz etmek. ummak Respect: tekrar tekrar bakmak.) Inspector: müfettiş Spect: bakmak Inspect: ın:içine..) Force: zorlamak The doctor encouraged the patient to go home. = müfettiş Spectator: seyirci Expect: ex: dışarı.N has urged the Iraqi Government to comply with the resulotions of the security council. You ought to have warned us not to go there.. İngilizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir. (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz. pect: bakmak.) Cour: kalp. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti..Tell: Söylemek Tempt: Ayartmak Urge: istemek. saygı göstermek Attend: bir yerde hazır bulunmak. zorunda bırakmak 149 . (Doktor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi...) Urge: istemek (şiddetle bir şeyi .. The inspector obliged the minister to reign.. The U N urged the U S A to lift the embargo.. (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız.... spect: bakmak.

hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler.) You should ask him to help us.) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking.) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. (You should not have permitted him to go. savında bulunmak Hak etmek. (Bize yardım etmesini istemen gerekir. (Mitinge katılmayı istedi. Birkaç tanesini örnek verecek olursak.) Silahları teslim etmelerini istedik. (We wanted them to lay down their arms.Merit: Desire: Expect: Help: Intend: Invite: Request: Want: Wish: İstemek Rica etmek.) He asked me to take part in the meeting.) 150 . sıra They advised us to learn English. İstemek İddia etmek. 2.) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz.) Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlayıcı Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork. (Mitinge katılmamı istedi. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti. (İngilizce öğrenmemizi tavsiye ettiler. Ask: Beg: Clime: Deserve. sipariş etmek.) Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor. düzen. Ümit etmek Yardım etmek Niyetinde olmak Davet etmek İstemek İstemek Dilemek He asked to take part in the meeting.He orders us to be ready at 11 o’clock. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar.) Order: emretmek. layık olmak Arzu etmek Beklemek. (She ask us to stay. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor.

(Aramızda olmanızı diliyordum. (O başkanımız olmayı hak eder. değer. Aptal. haklı olarak müstahak The man claimed not to see the event. değerli hakkıyla.) He can expect his son to win the prize.) Deserve: Merit: Meritorious: Deservedly: Deserving of: layık olmak. ihmalci Düşünceli.) I wished to be among you.. meziyet övülmeye değer. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır. hak etmek layık olmak hak etmek.Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır. (Aranızda olmayı diliyordum. 1. Türkçe’den İngilizce’ye. yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır..sız olaylı You could have invited us to participate in the congress.lı Event: Eventless: olay olaysız Eventful: Less: .) Claim: Ful: iddia etmek .(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz. Budalaca Cömert.. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. (O ödülü kazanmayı umabilir. 151 .) Gress: gitmek ileri gitmek. Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Dikkatsiz. 4.) Among: arasında (ikiden fazla nesne için) Between: arasında (iki nesne için) Örnekler She deserves to be our chairperson. saçma.) I wished you to be among us. ahmak. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir. Saygısız Akılsız.. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir. (Adam olayı görmediğini iddia etti. To take part in: Participate: katılmak katılmak He can expect to win the prize. Saygılı Düşüncesiz. mastarın öznesi ise “me” dir.

Kaba Doğru.Certain: Liable: Korkmuş İstekli (can atacak şekilde) utanmış Dikkatli Meraklı Kararlı İstekli Memnun Hızlı İsteksiz (İrreluctant: istekli) İstekli (Unwilling: isteksiz.Kind: Unkind: Polite: Impolite: Right: Wrong: Rude: Nazik Nazik değil.. (O nazik değildir. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid: Anxious: Ashamed: Careful: Curious: Determined: Eager: Glad: Quick: Reluctant: Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound.) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kullanılmaktadır. Kaba Nazik Nazik değil.e eğilimli Muhtemel Muhtemel olmayan Kesin . Bunun yerine “İt is kind of you” denir. (Naziksiniz. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir. (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir.) Turkey is bound to sign the agreement. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak. Haksız Kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür.) 152 .e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır.) It is impolite of him.. Haklı Yanlış. Ama İngilizce’de bu yapı kullanılmaz.Sure... Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır.) It is very kind of you to help me.) It was very considerate of him to carry our luggages.) . It is kind of you. 2.) He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir. (Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.

Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor.) Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor.” şeklinde olmalıdır.) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. Fedakarlık Man is always liable to make error. güç heyecanlı İlginç. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir.) He is unlikely to accept your offer. (İngilizce öğrenmek kolaydır. Zaruri Acil Tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır. “it is easy to learn English. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu. esas Gerekli Gerekli. 3. özne durumuna geçer.) It was very difficult to convince him. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. “İngilizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İngilizcesi normalde“To learn English is easy.) Convince: İnandırmak 153 . Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. (Öğrencilerim İngilizce öğrenmeye isteklidirler. Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir. Bu maddede ise mastar. olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz. Yine yazılan her cümleyi telâffuz etmek. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır. yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır. İkinci maddede özne kişi veya zamirdi. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Assuming: Difficult: Exciting: Interesting: Boring: Easy: Hard: Impossible: Possible: Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable: Eğlenceli zor.) şeklinde olur. (Onu inandırmak çok güçtür. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar.We are all quite willing to make sacrificies our family. Örneğin.) Sacrifice: Kurban. Enteresan Sıkıcı Kolay Sıkı imkansız mümkün önemli Temel.

e razı olmak karar vermek İstemek.To present: Represent: Presentation: Sunmak Yeniden sunmak Sunuş Çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir.) Cope with: Üstesinden gelmek. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. Bu yapıda. anlaşmak It is hard to cope with these problems. 3-4 defa sorulmuş. başka edat kullanılmaz. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. tanımak Teklif etmek Planlamak Hazırlamak Vaat etmek 154 .öğrenmek kolaydır.. layık olmak Tesadüfen . (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur. (Onunla geçinmek oldukça güçtür. ..üstesinden gelmek zordur “ gibi genel bir anlatımı ifade ederler. Hemen sonrasında Infinitive alan fiillerin sayısı yaklaşık 10–15 tanedir. Appear.bunun mastardan önce yazılması gerekir...ile geçinmek..Seem...It is rather difficult to get along with her. It is hard for us to cope with these problems. mücadele etmek. Edatı veya fiili yine sorulabilir..(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir.) İt was necessary for him to submit the report until the next day.) To submit. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur.) It is impossible for you to persuade me. ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu.. Yukarıdaki cümleler “. (Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır. İyi öğrenmek gerekir. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. talep etmek Hak etmek.inandırmak güçtür. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren.. Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş. Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır.Look: Can afford: Claim: Consent: Decide: Demand: Deserve: Happen: Hesitate: Hope: Learn (How): Know (how): Offer: Plan: Prepare: Promise: Görünmek Gücü yetmek İddia etmek . .. Örneğin. ümit etmek Öğrenmek Bilmek. Burada sadece for edatı kullanılır..) To get along with: . yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise. KPDS için çok önemli bir kelimedir. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır.mek Tereddüt etmek Ummak.

Olsa da.Try. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz. (I noticed him at the school yesterday.. nesne yüklemden etkilenendir. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. Ama çeviri. olmazsa da olur. (O partiye gitmeyi çok isterdim. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir.Pretend: Refuse: Resolve: Seek. Tümleçler ise yüklemin nerede. ne zaman. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur. yüklem. Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem sınav hem de genel anlamda İngilizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. İngilizce’de cümle “özne.. Özne.) 155 . Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir.) I would love to go to that party.) Ben pahalı bir araba satın aldım. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur..) RELATIVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir. ne zaman. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir. neyi. Bu üçlü yapı temel yapıdır. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim. Yerleri ve sıralaması değişmez.) He pretends to be a beggar. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir. sabittir. Özne yüklemi yapan. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim.Strive: Tend: Threaten: Undertake: Would love: Condescend: EXAMPLES Gibi davranmak Ret etmek Karar vermek . nerede. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır. Tümleç: Nesneden sonraki yapılar tümleçtir.. (Oraya gitmeyi ümit ediyorum. Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur. (I bought an expensive car. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup.meye çalışmak Eğiliminde olmak Tehdit etmek Üstlenmek Seve seve. I learnt English well in England last year. Dün onu okulda fark ettim.mek Tenezzül etmek I hope to go there. Özne ve yüklemden sonraki yapılar opsiyoneldirler. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez. Yükleme kim. (Bir dilenci gibi davranıyor.

dığı”.. Buradaki “a” artikeli “car” içindir.. (Raporu göndermiştin) 2. Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir. ..) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak. Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur. (Karşılaştığım işçiler.. The agreement. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler.) I received the report.) I found the book.. which you had sent.an” olarak çevrilir.. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir.. 1. (Kitabı buldum.) You had sent the report.dığı” olarak çevrilir I found the book. (Kitap önemliydi. . Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “.) The man who you are waiting for. Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan kompleks cümleler görelim. I received the report. ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi..en.. (Göndermiş olduğunuz kitabı aldım.. The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi. Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who: İnsanlar için kullanılır. Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür.) 156 . which was important.en... Relative Clouse veya Adjective Clouse” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir.. “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun. (Beklediğiniz kişi.) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi..an” olarak çevrilir. “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü.en. Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “.. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde-İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılırbu sıfat isim ile artikel arasına gelir.. Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler. (Raporu aldım..an” olarak çevrilir. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “.. öznel formda iken “. (Önemli olan kitabı buldum.dığı” olarak çevrilir. İkisi de nesnel formda iken “. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “. which they signed.) The book was important. (Onların imzaladığı anlaşma) The workers who I met.) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi.Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır. . İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir. Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir.

(Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz.) Not: Bu cümlede “adjective clause”.) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centuries. which runs 100 miles on hour. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder. (Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı.) Devised: bulmak The student who won the scholarship. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir. Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır. (Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar. The boy who we saw yesterday found the money. (Bursu kazanan öğrenci. (Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı. Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir.) Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler.) Dismiss: kovmak The man who robbed the bank was caught by the police. Unfortunately. (Saatte 100 mil giden araba.) A car. (Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu.) *** Eğer “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den önce yazılması gerekirdi.) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır. Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. we cannot publish the article which you have sent. We have many problems that we have to solve.Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir. He had to dismiss the boy who made noise. özne konumunda olan bir ismi niteliyor.) 157 . The scientist who devised this method. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir. (Bu metodu bulan bilim adamı. (Çatışma halinde olan her iki taraf. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar. (Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security. which you lost.

Ve You are looking for the book şeklinde 158 .) Adequate: yeterli. Bu çok önemli bir özelliktir.) Arrest: tutuklamak My father. which you are looking for. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir. (Aradığınız kitabı gördüm. Virgül duraklama demektir. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir. speaks French fluently. dağılmak (gitme belli bir noktaya olmadığından) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book.(Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir.) To go away: çekip gitmek. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler. Turkey. which we visited last year. (Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir. is a leading country in the middle. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur.) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book.In conflict: çatışma halinde olma Last: sürmek The man who commit ten the crime was arrested. isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar.) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. was arrested. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir. KPDS’de sorulur. who committed the crime.) Our dean. (Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızca’yı akıcı bir şekilde konuşur. bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır.) arasında ifade edilir. uygun Inadequate: yetersiz.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz. Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (. Not: Non. who studied abroad. (Cinayeti işleyen babam tutuklandı. İyi bilinmeli. The information which / that you gave was inadequate.) İlgi Zamirleri. (Cinayet işleyen adam tutuklandı. (Verdiğiniz bilgiler yetersizdi. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away. Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir.East.

Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı. (O güvenebileceğin biri değildir.Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçiş yapmıştır. vazgeçmek” anlamındadır. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz. Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken.) He is not a person on whom you can rely. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar. Pollution is a serious problem for which we must fight. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır. Örneğin.) She dismissed the student about whom you talked. Amerikan İngilizcisinde pharasal verb’ler çok kullanılır. 2.) Dismiss: kovmak Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz. dövüşmek. 159 . Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. Yani “for” edatı nesneye aittir. vermek anlamındadır. Örneğin.) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu.) She dismissed the student who you talked about. (Aradığınız kitabı gördüm.) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking. which I paid ten thousand dollars for. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır.) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner. savaşmak. My car. “Give”. Phrasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder. (Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur. Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb”ini oluşturur ve bu da “bırakmak. was broken down.

) ***Non.. var olmak There must be something. İyi bilinmelidir.) Lenient: hafif Accuse: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ayıplamak.Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler. Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir.... The horse on which he was kept stopping to eat grass.için durmak We stopped smoking. (Suçlandığı suç çok hafifti.. They didn’t like the study.) We stopped to smoke... (Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır.) There be: bulunmak.meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan ...) His stepfather. This is the woman on whom we performed the operation. (O durmadan konuştu.. işletmek.. is not kind to him. (Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorduk...... (Sigara içmek için durduk. kept): tutmak.) 160 .... suçlamak She lost her bag in which there was a lot of money..) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor.. (O içinde çok parası olan çantasını kaybetti. (Bu ameliyat ettiğimiz kadındır.. which we can do.. (Birlikte yaşadığı babası ona karşı nazik değildi. Stop + Gerund: .. which we carried out.) The car in which we were had had brakes...... Çünkü pharasal verb’dür.. Keep (kept..meye ara vermek Stop + Infinitive: .mek He kept on speaking.otuza yakın anlamı var..Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who”nun “whom”a döndüğüne dikkat ediniz... Önemli bir özelliktir.. (Üzerinde olduğu at.) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır..) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez.. whit whom he is living.. ot yemek için hep durdu.. (İçinde olduğumuz araba bozulmuştu.) The crime of which he was accused was very leniet. saklamak...) He kept speaking.. (O konuşmaya devam etti. Keep on + V1+ing : .... (Sigara içmeye ara verdik.....

. .) 161 .. on of which is a foreign mark.) Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz. .) He had many houses.. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört çocuğu değil.. İyelik belirten zamirdir. WHOSE . (Onun. Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir.. uygulaması zordur. (Arkadaşımın biri yabancı markaolan üç arabası vardır.) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz.ki onu. He had many houses.ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying.OF WHOM ve OF WHİCH . Eğer ikisi öğrenci olan dört çocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons.ki onların anlamında da çevrilebilirler. (Öğrenci olan dört oğlum var. I have four sons who are students. bu iki ilgi zamiri bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılır.) My friend has three cars.. Sınav tekniği kolay..) I have three friends. for one of whom I bought a present. “of which” cansızlar için kullanılır. ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. (Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır.”of whom” canlılar için. (İkisi öğrenci olan dört oğlum var..) Wound: yaralamak. (Eşi yaralanan bayan ağlıyordu. .) Bu cümlede sıfat cümleciği (öğrenci olan) çocukların hepsini niteler. two of whom are students. bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır. (Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı. ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler. Peki bu dört çocuğun hepsi değil de.ki onların anlamındadır... The woman who was wounded was carrying. direk sorulması beklenen bir konudur. some of which were in Ankara. (Yaralanan bayan ağlıyordu. (Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır. forty of whom are married.) I have got a hundred students..ki onun. which were in Ankara..

Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir.. (Motoru bozuk olan bir araba aldım. DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: .. (Oğlu USA’ da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek. will go there next month. When: . Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır.. (Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır. I bought a car whose engine was out of order. (Geçen yıl aldığımız otel turist doluydu. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır. . (Geçen yıl kaldığımız otelkapatıldı.) Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir. Why: . Soyut anlamda bir şeyi kapatmak) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakilsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir. “which”in alternatifleridirler. whose son studies in the USA.. Bazı sınavlarda “where”nin sorulduğu görülür. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır. Aralıklı öğrenmeyi (yaklaşık üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek.ki oraya. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. Bir de bu konuda kısaltmalar var. Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz. The hotel where we stayed last year was closed down.. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır.) Full of: bir şey ile dolu. Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez.ki onun için.. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır. Diğer ikisinden pek soru gelmez.) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz.Not.) Collapse: yıkılmak Our manager.. Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir. was full of tourist.ki o zaman. Konunun esprisi budur.ki orada. The hotel. 162 . Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır..) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed. Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir. which we bought last year. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır. konunun gramatikal boyutuydu.

(Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum) “why” çok nadir kullanılır. Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir.dığı” şeklinde çevrilir.. What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “. Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what”ın orijinine inmek gerekir. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır.) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true. Bu özellik “what”ın en önemli ayırt edici özelliğidir..) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır.Bu cümlede “where” kullanılamaz. The things that you said were not true. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir. I can not understand the reason why they have resign. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir. (Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum..ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar.en . (İddia edilenler onaylanamaz. Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. Zaten “şey”i dememek için bu kullanıma gidilmiştir.. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır.) The things that are claimed cannot be approved... Önemli bir ilgi zamiridir. Can’t: kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder. Demek ki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır. (Söylediğiniz şeyler doğru değildi.. 163 . Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “. I cannot forget the moment when we first met. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir. (Söylediğiniz doğru değildi. İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır. yerini aldığı “şeyler”in tekil-çoğul durumu belirsizdir. Çünkü “. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur.dığı” şeklinde çevrilirler..) “what” kullanılırken.. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır. (İlk karşılaştığımız anı hatırlamıyorum) “when” kullandık. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmadığıdır.) Cannot: kullanımı bir sürekliliği ifade eder. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir. Bu nedenle “which” kullandık.. (İddia edilen şeyler onaylanamaz. What is claimed cannot be approved. I cannot understand what you speak..an” veya “.

dürüst. savunulabilir Unjustifiable: hak verilemez.(Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez. mahkeme.ile tutarlı. haklılık Justice: adalet. savunulamaz Justification: haklı neden. Zaten İngilizce’de eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır. haklı gösterme Justify: haklı göstermek.. “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır. (Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar. “what” görüldüğü yerde “the things that”. dürüstlük.) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler. gerekçe. (Önemli olan sağlığınızdır.(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil. İlgi Zamirlerinde Kısaltma 164 . (Sizin konuştuklarınız. Those who study more are usually successful.) What they put forward can’t be justified. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır.) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak.) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir. İngilizce’de genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar. İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you. hak bilirlik Justifiable: hak verilebilir. (Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar.) Those who you talked to.. haklı Justly: haklı olarak Justness: doğruluk. bekleyen insanlar.What is important is your health.ile uyuşan. adaletli.) Put forth / forward:ortaya koymak Just: doğru. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying. (Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar.) Consist with: . iyi öğrenilmeli. . Those who are waiting for you want to see you.. Bu özellik bütün dillerde vardır. dürüstlük.. yargıç. (Sıfat ve edattan oluşan bileşik ir edattır. bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır.) “those” genelde çoğullar için kullanılır. Önemlidir.

en. .Özne durumunda (. 165 . Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir..) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır... (Çalışan bayanlar. (Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir.) The demonstrating students. Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir.. (Gösteri yapan öğrenciler. . (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir..an” anlamı verilmiş olur. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki İngilizcesi “to”dur.i onaylamak.nın demektir. Ama gerçek edatı “of”tur.. Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “...) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir. (Olayları onaylamıyorum. Geriye sadece “gerund” kalır ve “.) Subordinate clauses: The events are occurring in the area. Occur: olmak.. Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women. meydana gelmek Approve of: . (Olaylar bölgede meydana geliyor. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır.an) iken kısaltma: 1. (Gösteri yapan öğrenciler. O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle I don’t approve of the events occurring in the area.i tasvip etmek (of: . Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir.) Main clause: I don’t approve of the events.) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir.en. vukuu bulmak.. Main clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir.... (Çalışan bayanlar.) The students demonstrating...) The PM visiting Germany.nın onaylamak diye söylenir.) I don’t approve of the events which are occurring in the area.) The visiting Germany PM...) Active cümlelerde Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan cümlecik (subordinate clouses) vardır.) The women working. .haliyle söylenir. İngilizce’de . Türkçe’de bu . Main clouse’da kesinlikle kısaltma yapılamaz...an” anlamı verilemez. Kısaltma yan cümlecikte yapılır.. .en. Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır..

) The members appointed.) The car sold. (Konuşulan adam) The boy beating his friend. Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed.) Çoğu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir.) The employee sending this pocket. (Satılan araba. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır. (Kullanılan metot.) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed. The method used.) The man speaking. (Atanan üyeler.) The members appointing.) The language spoken. (Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız.) The boy beaten. (Konuşulan dil.) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir. Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor. İlgi Zamirlerinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. 2. The children who making noise. (Arkadaşlarını döven çocuk. (Paketi gönderen memur. (Gürültü yapan cocuklar. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz. Çünkü önemli bir konudur. meydana gelmek 166 .) The employee sent. vukuu bulmak. We can’t approve of the events occurring in the region. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum.) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır.) Occur: Take place: Happen: olmak. (Atanan üyeler. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor.The children who make noise. (Gönderilen memur. (Dövülen çocuk. (Konuşan adam) The man spoken.

Veil: Reveal: örtmek ortaya çıkarmak He had to accept the price offered. (Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı. I haven’t received yet the letter sent. ismin önüne getirilebilir.Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip. The teacher to give the course.) Önceki dersimizde. Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik.) The information given as regards this was not true.) Disperse: dağıtmak Crowd: kalabalık Gather: toplanmak.. (Gönderilen mektubu henüz almadım. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir.) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 . İkisinin de anlamı aynıdır. bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup. The information not given was true. kalan kısmı çeviririz. (Gönderilen mektubu henüz almadım.) I haven’t received yet sent the letter. Active cümlecikler için active mastar.) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu.. (Verilmemiş olan bilgi doğruydu. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak. bir araya gelmek İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır. (Önerilen fiyatı kabul etmesi gerekti. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır. (Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz. (Kursu verecek (olan) hoca) 167 .) Retard: . cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz. İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırt etmiş oluyoruz. (Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi. Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır. The matter reported revealed his innocence. Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık.

kurmak The students to go abroad. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir. (Öldürecek (olan) adam) The man to be killed. (Öldürülen adam.) The project to be conducted. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır. (O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak. (Öldürülecek (olan) adam. (Öldürülecek adam. (Yürütülecek (olan) proje.) The man to kill.) The man to be killed. (Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi. taşımak The man to see you is adoctor.) The man killed.) Announce: ilan etmek. The results of the election held last week were not announced.) Construct: inşa etmek. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı . durmak He will not become a candidate in the election to be held next year. yapmak. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediğinden) mastar ismin hemen yanındadır.Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır. (Sizi görecek (olan) adam doktordur.) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir.) The bridge to be constructed (İnşa edilecek (olan) köprü. (Öldürecek adam.) The passengers to get on the plane.) Conduct: götürmek. (Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim. (Öldüren adam. (Uçağa binecek (olan) yolcular. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz.) 168 . held) tutmak.) The man to kill. yürütmek. yapmak. duyurmak Election: seçim Hold: (held. çeviriyi yapmak çok önemlidir.) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends.ki bu gelecek zaman anlamı katıyor ayırt etmiş oluyoruz. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible.) The man killing. Yapıyı bu şekilde görüp. (Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci.

. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister pasif olsun.) Defining (tanımlanan) Yapılarda: The letter.) 2.) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır.) Birinci cümlede “will”. .. Çünkü İngilizce’de iki isim yan yana gelmez. şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz. (Ülkemi terk etmem gerekiyor.. (Katılacak olan öğrenciler.acak” anlamını vermektedir.) 169 . İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak...acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia.acak” anlamını verir. Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede. The students who will participate (Katılacak olan öğrenciler.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır...B’nı Romanya’yı ziyaret edecek... Be to: İngilizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır. 1.ecek.dığı” anlamını vermek zordur. We couldn’t decide on the matter they put forward.. ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr.ecek.ecek. (Görevim İngilizce öğretmektir..) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir.dığı) İken Kısaltma 1. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz.(C. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor.) The letter he had sent was lost..) The students who are to participate. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz..mektir: My duty is to teach English. .. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz.) 3.. ... Bu cümlenin İngilizce’deki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir.. Nesne Durumunda (. “Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “.. was lost. which he had sent. ) . ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır. Peki mastar neden “.... İki kullanımda “. . ) . Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz.ecek.Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır. (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik.

en. (Temsil edilmeyen tek ülke.) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır.) The only man to be killed.) Ahmet was student to leave the classroom. (Öldürülecek adam. (Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi. Yani çeviride “. (Sunulacak rapor.) Bu kullanımda “which”. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır. (Temsil edilmeyecek ülke. (O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı.... The country not to be represented. which dissappointed his parents. He failed again. “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgulanmış oldu.) The man to be killed.. Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir. ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz. seems very simpatico... (Öldürülen son adam. Çeviride de “.an” ekine döner. (Sunulan son rapor.) The report to be submitted..cak” eki “. (Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar . İngilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (.) yapıyı diğerlerinden ayırır. the last. . ..ki bu da” olarak çevrilir.) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first. (Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti. (Otobüsten inecek adam) The firs man to get out off the bus.) The last report to be submitted.cek. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır.) The price they asked was too high (Onların söylediği fiyat oldukça yüksekti. (Onun gönderdiği belgeleri almadım. who (m) I met yesterday. The man to get out off the bus.) The only country not to be represented. (Otobüsten ilk inen adam) İkinci cümlede.) 2.I didn’t receive the document he sent... Bu yapıda “that” kullanılamaz. Ayrıca tek 170 . the only. Your brother.) Ahmet was the last student to leave the classroom.

(Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. tedavi etmek tehdit etmek tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu kompleks cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği göz ardı edilerek kalan yapı çevrilir.e yol açmak tüm. which made things force. The man who was arrested finally confessed to being a spy. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur. (Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur. (Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti. The government made investment in education. the’yı başa alır. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler It was difficult to arrange a date. disappointing all doctors. (Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. Sonrasında sıfat cümleciği. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir. all the) The patient didn’t respond to treatment. (Herkes için uygun olan bir tarih belirlemek zordu. upsetting the whole family. Kompleks cümleleri. elverişli uygun olmayan davranmak.) Kısaltılması: He failed again. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü.) He failed again. leading to welfare.) Investment: Lead to: Whole: All: yatırım . (Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı. düzenlemek.) Arrest: tutuklamak. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratli anlama alışkanlığını geliştirecektir. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü.) He was rude to the customer officer. which upset the whole family. the whole) tüm. bütün (sayılamayanlarda kullanılır. belirlemek uygun. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir.. the’yı sona alır. durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek 171 .) Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı. bütün (sayılabilenlerde kullanılır. We will have to across the frontier. which was convenient for everyone.virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir.) Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur.) Arrange: Convenient: Inconvenient: Treat: Threaten: Threat: ayarlamak. which will be difficult..

We had to give up the research. expected to be 20 %. (Biz. fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız. sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel.nın yerine . . Bir cümlede isimler özne. dışında davranmak. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile.. -cek yerde Source: kaynak Renewable: In place of: . daha önce (bağlantılı cümlelerde) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My collage. nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler. Noun Clouses’ larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler. beklemek hariç.. Önce mantığını kavramak gerekir. Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu. whose life has been threatened..) Resource: kaynak yenilenebilir Instead of: .. tedavi etmek tehdit etmek tehdit The inflation rate. has decided to give in his resignation. Demek ki Noun Clouses’ lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir kompleks cümlede özne.) Already: halihazırda. belirlemek syn envision hedef The information we have obtained was not reliable. (Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş.) Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat: korumak koruma ummak. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler. with whom I have been working for long. which we have already undertaken. has already passed the target. envisioned. (Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu.) Envision: Envisage: Target: göz önüne almak.. (Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: Obtained: güvenilir elde etmek. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik 172 . öngörmek. (Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti.mış bile (tek başına kullanıldığında)..nın yerine. applied to the police for protection. -cek yerde NOUN CLOUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur.) Collage: meslektaş Give in: vermek (verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar) Counterpart: karşı taraf (bakanlar için) The minister.

S V O Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S.. THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) kompleks bir cümlede üç durumda kullanılabilirler. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum. Dolayısıyla bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur.. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle. Olaya tek yönlü bakar. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir..ile ifade edilmiş olur. That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır. Bunu İngilizce’ deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak. “or not” ile beraber de kullanılabilir. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz. (Biliyorum ki o başarısızdır.) Bu cümledeki “failure” (başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır. “that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır. O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. “failure” ismi yerine “he has failed” (O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz. (Ben onun başarısızlığını biliyorum.) 2.) 3. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılır. I know his failure.. Whether: . Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz.) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. Bu şekilde cümlemiz. I know that he has failed. 1. Not: Yan cümleciklerin Türkçe’ye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir. Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır.ip . yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir.imediği (Olaya iki yönlü bakar. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC 173 .

) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.) Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir. It is expected that they will resume peace talks. Örneğin bu cümleye sorarsak. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.) That they will resume peace talks is expected.) Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler.) That we overcame this issue was very hard.) It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt. It is difficult that he will give it up.) 174 . (Onun ondan vazgeçeceği zordur. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz. Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu.) Her iki kullanımda da anlamı aynıdır.) Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz. What is clear? That he will confess to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız. KPDS’de çok geçer.) That he will confess to his guilt is clear. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir. It is clear that he will confess to his guilt. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu.) That he will give it up is difficult. İngilizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. İngilizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır. It was very hard that we overcame this issue. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.

yükleme kimi.) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır.) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption. My father is an engineer.) My belief is that you will get over this problem. Nesne hareketinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz.) Get involve in: Corruption: .) The judge decided this..(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır.e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer. neye sorularını sorarak bulabiliriz. Suspect: zanlı.ip .) Nesne yapısındaki isim cümlesini. The judge decided that the suspect was innocent. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir. yargılamak C) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler. (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır. (Hakim buna karar verdi.. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir. İngilizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler.imediği anlamında olup. yolsuzluk Whether = If . Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır.. (İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır. 175 .) bozulma.) My advantage is that I can speak three foreign language. (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi. şüpheli Innocent: suçsuz. We learnt that they had agreed on the matter.. olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz. (Benim babam bir mühendistir. neyi. özne. Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır.. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez. kime.It is surprising that he has escaped. masum Judge: hakim.. B) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız.) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur. Bu yapının tek kullanımı vardır. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir...

normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir. I am not sure whether he has accepted the offer. Anlamı aynıdır. kaç (Sayılamayanlar için) ne kadar (zamanı sorar) ne kadar (mesafeyi sorar) ne kadar (frekansı sorar) İsim cümleciklerinde QW’ların kullanımını. ne kadar. ne kadar. kaç (sayılabilenler için) kaç tane. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Question Words (QW) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often: ne nerede.) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. (Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz.) Ratify: Specify: Approve of: Notify: onaylamak Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz. Whether. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. 176 . nereye ne zaman kim kimi. he has ratified the bill is not known. (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor. Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır.) No one knows whether they live in the country or not.It is not known whether he has ratified the bill. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır. Soru sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır.) My doubt is whether they will stay or not. kime kimden kiminle kime kimin hangi nasıl niçin kaç tane.

Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?) It is not obvious what he will do. It was not known how the had committed the crime.(Onun nereye saklandığı bilinmiyor. Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır. It is not known where he hides. apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. Bu da yardımcı fiilin kullanımı. temel cümlede yapılır. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir. Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. (Onun ne yapacağı belli değil. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim.) Was not known Was unknown bilinmiyor.) Bu complex cümleyi soru yaparsak. meçhul 177 .What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?) Where are you going? (Nereye gidiyorsun?) When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?) How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?) Soru cümlelerini.) Obvious: belli. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz.öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir. Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil. QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapılabilir. a) Özne olarak.) It was uncertain how long they would stay there. (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor. QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor.) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir. Geçmişteki olay .

Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in Italy.) Anxious: endişeli Anxious + full Infinitive: .meye can atmak It is expected that the embargo will lift next year. (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik . Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak. (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum..) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an agreement.ecek. Bunun çevirisi değil de İngilizce mantığı önemlidir. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor. Our doubt is who killed the man. 178 . (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür. .) She didn’t decide where we had to met.) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uyumu vardır.. (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur.) Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor. (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum. We couldn’t learn how this event happened. ilan etmek We feared that he results could be negative.. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi.) c) Tümleç Olarak. zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır.) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz..acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor.) Announce: bildirmek.) It was claimed that the minister had embezzled money. (Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya’dan aldım. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız.) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained.. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk.. I don’t know where he is working now.b) Nesne Olarak.) I am anxious to know how much he earns by month.

) Görüldüğü gibi “should” un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.. “should” un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor. 1...mesi.. ... Yani olsa da olur olmazsa da.No one knows how this problem can be resolved. iyi öğrenmek gerekir. Yani “bare infinitive” olarak kalır. İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler. Önemlidir.. I insisted that my son (should) be a doctor...) İngilizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler.. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim.ması” şeklinde çeviririz..) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemeyeceğinden ayrı yazacağız. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible.. Boş olan yere ne gelmelidir? Have has had to have has had 179 .. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir... .) Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz.) I advised her that she . Insists: Order: ısrar etmek emretmek Prefer: tercih etmek Require: gerektirmek Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.ması” şeklindedir.. Cümle olarak örneklersek. Bunların sayısı 15’tir.. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.) İngilizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır.mesi. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur.. The doctor recommended that he should rest as much as possible. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti.. Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should” un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “. The committee requested that the documents (should) be submitted until tomorrow.breakfast early.) Subjunctive Mood (İstek kipi) Türkçe’de dilek kipi “. Ben Ali’nin burada olmasını istiyorum... Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız. gibi. Doktor Ona dinlenmesini söyledi..

Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar. Expose: dışarıya bırakmak. Preserve. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri Important Crucial Vital Significant (anlamlı) Gerekli Sözcükleri Necessary Imperative (zorunlu) Mandatory (zorunlu) Essential Possible İngilizce’ de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler. (Sırbistan’a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur. Conserve: korumak Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. (Onun sıkı çalışması gerekir. KPDS’de çok sık geçer) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. It is necessary that he (should) work hard.e empoze etmek. Pose Bırakmak. empoze etmek. I advised her that she have breakfast early. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. pose: bırakmak. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir.) Sanction: yaptırım. ex:dış. pose: bırakmak.) It is essential that our environment be protected.) Protect.) 2. uygulamak Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır..) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak..“have” doğru cevap olur. Çok dikkatli olmak gerekir. (Çevremizin korunması temeldir. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir. müeyyide (Önemli bir kelimedir. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir. Impose: uygulamak Expose: Repose: Compose: im: içine. İmpose:içine bırakmak.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. maruz bırakmak dinlenmek birleştirmek 180 .) Impose on: . (Erken kahvaltı yapmasını önerdim.

haberdar olmak Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız.) Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data. elverişli yeterlilik yetersizlik tedbir. uygun.) “Data” dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware.) Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure taken.den dolayı yeterli. ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye bir kelimedir.) To be aware of: farkında olmak. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. Conclude: Conclusion: sonucuna varmak sonuç 181 .. önlem (ölçme.) The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately.Dispose: Oppose: Propose: sıralanmak.) Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir. düzenlemek karşı koymak önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi.) Take off: Doe to: Adequate: Adequacy: Inadequacy: Measure: KPDS’de çok geçen havalanmak .. Rescue: Evacuate: Calamity: Disaster: kurtarma(k) boşaltmak. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data presented by the committee. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. tahliye etmek felaket felaket We aware.

(Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık.) They said that there were other methods. KPDS’de çok geçer. bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.) Bu cümlenin. somut Inconclusive: sonuca götürmeyen. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead.) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler.) Resort to: başvurmak. (Onlar. somut olmayan Include: dahil etmek. (Bu piyasaya giren sanayiciler. The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired.) 182 .) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir. (Bilimadamları. It is reported that the election to be held next week may be postponed. müracaat etmek (syn: apply. (O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. (Bilim adamları. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir.) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılıyordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. piyasa acımasız rekabet Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.Conclusive: sonuca götüren. Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. We are unable to convince the patient that he could recover soon. Soyut anlamda başvurmak.) Market: Fierce: Competition: pazar. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.) It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of taken measure. which we could resort to. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last. “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır.

I don’t know what to do. kısa süre RP ve NC konuları İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. Çünkü zamanlar çakışıyor. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır.Convince: Cover: inandırmak Recover: kapatmak Uncover: iyileşmek açmak Soon: sonra. It is stated that agreement will be signed. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum. yan cümlenin zamanı simple present. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim. NC’ larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır.) It is understood that he has studied in Germany. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. aynı ise aynı tense kullanılır. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) Pasive to be seen (görülmek) to have seen (görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak) to speak to be spoken 183 . conra ise future. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. (Onun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor.) Temel cümlenin zamanı simple present. (Onun USA’ da olduğundan şüpheleniliyor.) State: ifade Statement: ifade It is suspected that he is in the USA. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. tesisat. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect. Çevirisini de rahatlıkla yaptık.) Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) to have seen(görmüş olmak) to speak to have spoken Pasive to be seen (görülmek) to have been seen (görülmüş olmak) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation.) Installation: tesis. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar. Bir sonraki konumuz NC’ larda kısaltmalar olacaktır.

Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır.) Özne yapısında It is claimed that he be released the next mounth.) NC’larda kısaltma. Kısaltma ile kompleks cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur.) Kısaltma They are said to have been caught by the police. 2. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.to have spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır. 3.) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.) Çeviride sorulabilir.) It is said that they have been cought by the police. 4. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım 1. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir. NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım.) 184 .) Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Kısaltma The boy is feared to be killed. He is claimed to be released the next month. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. It is feared that the boy will be killed. (Onun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.) Kısaltma The minister is reported to have approved of the proposal. It is reported that the minister has approved of the proposal. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 1. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır.

) Affair: olay.) Kısaltma Inflation is expected to drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor. Look Üçü de “görünmek” anlamındadır. It seems that he has passed the exam.) The manager is said to have been involved in illegal affairs.) Cümlenin kısaltma öncesi It is said that the manager has been involved in illegal affairs. iş The agreement is reported to have been signed by both side. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir.) Kısaltma 185 . Appear. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. terk etmek (Aslında ikisi de “terk etmek” anlamındadır. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerektiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor. “from” edatını istemezler. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.) Flee: kaçmak.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the agreement has been signed by both side. He is stated to have fled the country. terk etmek Leave: ayrılmak. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.It is expected that inflation will drop.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the results of the election will be announced tomorrow. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu. bulaştırmak Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.) Seem.) The results of the election are reported to be announced tomorrow.) Involve: içermek. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar. kapsamak Involve: karıştırmak. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.

look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur.) Cümlenin kısaltma öncesi She seems that she has won the prize. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) Tümleç Yapısında 186 . He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor.) She seems to have won the prize. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Pass: geçmek Passage: geçit. appear.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that they will move to another town next year. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. They seem to move to another town next year. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.) Cümlenin kısaltma öncesi He doesn’t where he will go (O nereye gideceğini bilmiyor. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that your family is extremely happy. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.) Diğer NC Kısaltmaları 2. pasaj Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Your family seems to be extremely happy.) 3. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.He seems to have passed the exam.) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out.) Kısaltma We can not decide whether to stay at home or to go out.

'good' sıfatının zarf formu 'well' (iyi bir şekilde) dir. ADVERBS – ADJECTIVES ● Zarflar (adverb) eylemleri niteler.güzel(ce) güzel bir şekilde. Örnek: How does she sing? . Bu sıklıkla hatalı kullanan bir zarftır! YANLIŞ! He plays tennis good. Kural: Zarflar aynı zamanda bir sıfatı da nitelerler. Dikkat! • Temel bir sıfatın derecesi artırılmış formuyla 'very' kullanmayın.hard (zor bir şekilde) Good (iyi) muhtemelen en önemli istisnadır. careful/carefully dikkatli-dikkatlice/dikkatli bir şekilde Dikkat! • • Bazı sıfatlar zarf haline dönüştüğünde değişmez. Örnek: beautiful/beautifully güzel. / (O) Nasıl şarkı söylüyor.) Kısaltma My job is to teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. Bu durumda zarf sözkonusu sıfattan önce kullanılır. hard (zor) .My job is that I teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. Örnek: good fantastic 187 .She sings beautifully.) Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. Çok güzel şarkı söylüyor. DOĞRU: He plays tennis well. Bunların en önemlileri şunlardır: fast (hızlı) .fast (hızlıca. Eylemlerin nasıl yapıldığı hakkında bilgi verirler. Kural: Zarflar genellikle -ly sonekinin bir sıfata eklenmesiyle oluşturulur. Örnek: She is extremely happy. They are absolutely sure. hızlı bir şekilde).

sık sık (often) vs. Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir. asd) kullanıyoruz. He looks happy (O mutlu görünüyor.) gibi 188 .) He looks sad (O üzgün görünüyor. bazen (sometimes). (not terribly) He is very young. sıfat (happy. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır.. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması” nı oluştururlar. Örnek: He is often late for class. 1. sadly) değil.. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. Kural: Sıklık zarfları (adverbs of frequency) her zaman (always). Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir. 2. bu konuya daha sonra değinilecektir. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir. Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur.YANLIŞ! She is a very beautiful woman.. Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim.. sıfatlarla beraber “. (O çok gençtir. İntelligent a student gibi. genellikle ana eylemden önce gelir. Türkçe’de olduğu gibi İngilizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir.leşmek” anlamını alırlar. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. Go Get Grow.) Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. Tamamen ezbere bir konudur. He felt terrible.leşmek Turn Aralarında bazı nüans farkları vardır. asla (never). Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVEs İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: hissetmek Taste: tadı olmak Smell: kokusu olmak Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup. Bu iki grubun İngilizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir.. Örneğin “go” olumsuz durumlarda. Do you always eat in a restaurant? They don't usually travel on Fridays.. “turn” kaba ifadelerde kullanılır.) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin sayısı on beştir.

(O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur. Zarfları Kullanıldıkları Yerler Zarflar İngilizce’de üç yerde kullanılırlar. (O daima geç kalkar. Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı. (Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz. doğru Fairly: oldukça Zarfların Oluşturulması İngilizce’de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz.) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur.) Fair: adil.) She speaks English fluently.Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1. bir biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız. bir şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır. ilkin İngilizce’de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız.) Türkçe’de “bir biçimde.) She speaks English fairly fluently. İngilizce’de böyle bir dönüşüm yanlış olur. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyeceğiz.) 3. 189 . Please speak slowly. zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir.) He always gets up very late. Hatta çoğu zaman Türkçe’de konuşurken “bir şekilde. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur.) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur.) Örneği “yavaş” bir sıfattır.) He passed the exam because he had studied hard. He always gets up late.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. “yavaş bir şekilde” dediğimizde artık bu zarf olur. (Lütfen yavaş bir şekilde konuşun. İngilizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat. She speaks English well. (O İngilizce’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur. (O İngilizce’yi iyi konuşur. 2. (O daima çok geç kalkar. (O sınavı geçti. ADVERBS Zarfları. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir.) She speaks English fluently.

bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir.) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına “bir şekilde. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde. öfkeli 2.) İyi Sözcükleri bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir... yeterli az. elverişli Adequately: doğru Accurately: sert Adamantly: sert Vehemently: aşırı bir şekilde. gereksiz bir şekilde isteksizce. küçük erken Near: yakın High: yüksek Much: çok (sayılamayanlar için) Late: geç He has enough money.. “ly” de almazlar.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir.. Good: iyi (sıfat) Well: iyi (zarf) 3. Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arz ederler.) Tunik Maddesi Bu zarflar. Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir şekilde.1. gerçek Truly: tüm.. son derece doğru bir şekilde büsbütün... tamamen gereksiz yere.. Hard: Enough: Little: Early: sıkı Fast: hızlı yeter.. (Onun yeterli parası var. doğru pek. Sıfat Hard: Scarce: Bare: Near: Late: Fair: Zarf Hardly: Scarcely: Barely: Nearly: Lately: Fairly: sıkı kıt yalın yakın geç adil.. (O geç bir şekilde kalkar. birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek oluştururlar..... Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur.) She doesn’t study enough.mez pek. bütün Wholly: gereksiz Unduly: isteksiz Reluctantly: uygun.mez yaklaşık olarak son zamanlarda oldukça 190 ...) enough = zarf A late decision.) late = zarf 4.. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar. (Geç bir karar) late = sıfat He gets up late. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: Adamant: Vehement: aşırı Extremely: doğru.. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur.. bir biçimde” eklenerek çevirisi yapılır. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur..mez pek. (O yeterli bir şekilde çalışmaz..

. Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur. sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır... Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz. He is experienced enough to overcome this issue.) hard = sıfat She can hardly work. muhtemel Consistent:uygun. (Zor bir sorudur. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar.. He is too young to undertake such a job.... (O pek çalışmaz. Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı...Bakır çok sıcaktır.. Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır.. barely” grubu KPDS’de çok geçer. Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak “too” sorulur.. Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak “enough” sorulur.) Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz.. (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir..Bakır is very hot. tutarlı Steady: istikrarlı Constant: sabit Eventually: Consistently: Steadily: Constantly: sonuç olarak. It is a hard question. “scarcely ve barely” de parçalarda çok geçer.. bazen de üç soru gelir. Belli bir yapıda kullanılırlar. Bu üç grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak...) Not: Enough’ tan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz.) Undertake: Undertaking: üstlenmek teşebbüs The coffee was too cold to drink.+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır. Şimdi bunu görelim Too . so anyone can live hardly in there.. scarcely..Eventual: olası. sonunda sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly... 191 .. (D. Too . aşırı yeterli Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler.. Enough Sıfat+. (Kahve içilemeyecek kadar soğuktu..) Sınavda sorulursa “hardly” sorulur. biçiminde bir kullanımı vardır. Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz.. (O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir.Enough Too: Enough: çok çok fazla.) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D. Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile değildir..

.. iki “enough” veya bir “too” bir “enough” bulunabilir...succeed in the exam. (O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir.) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır.. Quite...) Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam. (Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır. He can hardly walk....) He is talking too quickly for us to understand.... Hardly – Scarcely – Barely Üçü de aynı anlamdadır... (Kimse pek orada yaşayamaz. tembel – çalışkan) arzu edilen nitelik için “fairly”....... Fairly. (Sıradan bir İngilizin. bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir..) Bir cümlede iki “too”. (O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor....) Anyone can hardly ever live there.. Kullanım olarak aralarında küçük nüans vardır. He is qualified.....This car is too expensive for us to buy. Genellikle soru “hardly”den gelir.) Birinci boşluğa Enough .. Since he never studies.) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand.. (O pek yürüyemez... (Tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım) 192 . Rather Her üçü de “oldukça” anlamındadır. arzu edilmeyen nitelik için “rather” kullanılır. Ayrıca taq question’larda da karşımıza çıkacaklardır. Diğer ikisi parçalarda geçer... Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır. İkisinden en fazla “enough” sorulur. İkinci boşluğa Too yazılmalıdır. sınavda bu ayrıntı sorulmaz. Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir..) Boşluğa “hardly veya hardlyever” gelmelidir. he can . I could not quite understand what you said.. but his sister is fairly clever. Birbirlerinin yerine kullanılabilirler.unwilling to send him... (O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz...... tam olarak” anlamını katar.. (O oldukça aptaldır ama kız kardeşi oldukça zekidir... He is rather stupid.. Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir..... İkili durumlarda (aptal – zeki. to negotiate such a crucial situation but the government is . Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar..... Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor..

Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. If. Çalışsaydın öğrenirdin. +Simple Future Type1’ i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir. dün gelseydin gibi Not: Türkçe’de bağlaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir. Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır. Sınıfta olmasaydık. Aradaki ayırım çok net değildir. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. you will learn (Çalışırsan öğrenirsin. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 If you study. Type1’ de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel cümlecikte de Simple present olabilir. while. vb. Türkçe Uygulaması A) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir. Genelde kullanımı verildiği gibidir. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. Yarın gelirsen çalışabiliriz.) If +Simple Present. Türkçe’de durum böyle iken İngilizce’de neden iki type’e gerek duyulmuştur? İngilizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir. İngilizce’de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. Genel kullanımı verildiği gibidir. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır.CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Gelse çalışırken gibi. Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. 193 . Geçen yıl mezun olsaydın. yarın geleceksen gibi Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır. when gibi. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. Ama bu istisnai bir durumdur. Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir.

İf’ li cümlecikte bir present etkisi vardır. Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur. +will + V1 If + Simple past.o: Help+so+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 194 . gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor. you would have learnt. Type 1 If the government takes stricter measures. (Gelecek hafta beni ararsan. Çünkü bağlaca kadar olan kısım main clause.) If + Simple Past.) kullanılır.) Görüldüğü gibi “if” bağlacı arada da yazılabilir. the inflation will drop.) Not: Şartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir. +would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır. I will help you with this matter if you call me next week. Mutlaka iyi bilmeli. (Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun. gerçekleşebilir mi. Bağlaç arada iken virgüle (. Help+s.Type 2 If you studied. (Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. + would have V3 Özet olarak. Type 1: Type 2: Type 3: If + Simple present. Olay ne zaman olmuş. (Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek. sana yardım edeceğim. + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir.) If +present perfect. you will find a good job easily. Type 3 If you have studied. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için virgül (. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. Main Clause ve İf Clause’den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler. you would learn (Çalışsaydın öğrenirdin.) If you learn a foreign language. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir. KPDS’de mutlaka anlatılan şekilde gelir. bağlaçtan sonraki kısım if clause’dır. +would + V1 If + Present perfect.) gerek yoktur.

Bazen bize geçmişi hissettirecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir. (Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım.) If the next week were holiday. I would work with you now. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır. Hem if clouse’da hem main clouse’da.) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. he would start to work next week.) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. I would go abroad. we would go for a picnic. I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week. If he had been operated on last month. I wouldn’t accept his offer. Ama KPDS’nin işi belli olmaz. (Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu reddetmezdim. pikniğe giderdik. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye gidilmelidir. MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. (Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim. Bu ifade genellikle geçmişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur. Belki de konunun en zor olan kısmıdır. Ama dikkatli olmak gerekir. Bilinmesi iyi olur. Main Clouse type 2’dir.) If I were you. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. (Eğer gelecek hafta tatil olsaydı. Tüm if clouse type’lerinde modallar kullanılabilir. (Eğer beni davet etmiş olsalardı . kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım.) If they had invited me. (Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı. Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3. Main Clouse type 2’dir. Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. Sınavda pek sorulmayan bir konudur. sadece birisinde olabilirler. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur. I wouldn’t have rejected him. “Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım” ifadesi mix bir yapıdır. Type 1 can may should must 195 . yurt dışına giderdim. If I had graduated last year. (Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim.) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır. Type 3 If ı had known that he was your friend.If I knew some English now.) Görüldüğü gibi IF Clouse type 3. (birinci cümlede olduğu gibi) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3’e gidilmelidir.

) If he had helped us. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır.) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir. If I had time. he would certainly have recovered. En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır. 196 . Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır.) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır. Type 1ve 2’de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz. Büyük bir olasılıkla soru gelse “ can ve may ”den gelir. (Eğer onu görecek olursan. If I were you. let me know. let me know. (Eğer onu görecek olursan. O halde devrik yapıdır diyoruz. Type 2 Sadece were’de yapılır. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. Nasıl devrik yapılır? If atılır ve should başa getirilir. bana bildir. I would not go there. bana bildir. I could visit you. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirdim.) If he could have given up smoking. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. Should you see him.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen “ can ve may ”dir. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. Mutlaka iyi bilinmelidir. I would not go there. (Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi. If you should see him. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır.) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok.) Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. we could have completed this project. KPDS’de kesinlikle gelir. Were I you. Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. (Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik.) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur.

Sorusu az......) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur..... If she continues to underrate his abilities... Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar.. this shortage of electricity wouldn’t happen now. (Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım... (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı... 197 ..... Had she informed us.) Underrate: Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance: küçümsemek küçümsemek abartmak If I were you. En güzel sorusu cümle tamamlamadır... Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir.. fabrika.. we would have taken action. tedbirlerimizi alırdık.. Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir. we could have arrived earlier. (Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı.. Çünkü şart geçmişte.) Miss: özlemek.. etkisi şu andadır. (elektrik) santral Ülke. Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre kurarız. Hemen cümlenin bir type 3’lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız.... gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur. (O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz. Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz.. If Turkey had completed her power plants long ago........ kıta dişi olarak kabul edildiğinden “her” kullanıldı. şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı.. tedbirlerimizi alırdık. Plant: bitki.) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur..) Dikkat edilirse İF Clouse’da “long ago”... he cant achieve anything. ..) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir............. (Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik. Eğer Main Clouse’da “now” olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık..... (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı... Had she informed us.Type 3 If she had informed us.................. Main Clouse’da “now” zaman sözcükleri vardır........ I wouldn’t miss such an opportunity.... we would have taken action. Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur.. kaçırmak If we hadn’t missed the train..

. Diğer Şart Bağlaçları Even If: Only If: Unless = If not: istemez. he will get seriously ill soon.) Curp: durdurmak Unless he cut down on smoking. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir zarf sözcüğü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming” noun clouse’ vardır. Type2: If it weren’t for your valuable contributions.) sadece ... Yukarıdaki but for’lu cümleyi İF ile de yazabiliriz. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı... If için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir. ciddi bir şekilde hastalanacak.. bu projeyi gerçekleştiremezdik.. kesinlikle partiye katılırdım. bu projeyi gerçekleştiremezdik.şartıyla .olmasaydı (En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır.se . I would certainly have participated in the party. Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır. But for. the parties in the coalition may face great trouble in the next election. Sınavda eşanlamlı cümlelerde. . we couldn’t have implemented this scheme. bir edat Bu şart bağlaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir. Nadir olarak type 1’de olabilir. we couldn’t implement this scheme. (Değerli katkılarınız olmasaydı.If I had known that you were coming.medikçe..) se bile (olumsuz bir yargıya götürür. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı.) But for’lu cümleciğin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e göre kurulur. Direk olarak 7-8 soru şartlı yapılardan gelmektedir. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk. Provided = Providing: On condition that: But for: olmasıdır. ayrıca “not” .) Unless the government can carp inflation. cümle tamamlamada.şartıyla . (O sigara içmeyi kısmadıkça. Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır. gramer sorularında vb. (Senin geldiğini bilmiş olsaydım.... (Hükümet enflasyonu durduramadıkça (durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler.) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir. bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur.) Type3: If it hadn’t been for your valuable contributions. we couldn’t have implemented this scheme. Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur. But for your valuable contributions. “but for” bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de birisim gelir.mezse (olumsuz anlamı içindedir. Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır..) 198 .

) Unreal Yapılar İngilizce’de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1. İF Clouse’ ların type 2 ve type 3’ünde 2. doyurmak maaş Not: Şartlı cümlelerde “be to” kalıbı “. If you are to learn English.. If you should see him. daha sıkı tedbirler almalı. . kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz. (Keşke dün biraz param olmuş olsaydı.) “be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi “Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinilse.cek olursa” anlamındadır...) 199 ... Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz. başka binaya taşındığımızı ona hatırlat. .Cut down on: (bir şeyi) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries. it must take stricter measures. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız. . you must go to England. Eğer type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre kurulur. (Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse. Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır. (Eğer onu görecek olursan... Real Present Past Future (will) Unreal Past Past Perfect Would If only I had some money now. recall him that we have moved to another building.. (Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa. cümle olumsuz iken anlam olumludur..mış gibi yapısında (As if ve As though) Bu yapılar unrealdir. no one can stop them going on strike. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır..) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı.) Go on strike: Satisfy: Salary: greve gitmek tatmin etmek.cek. (Eğer İngilizce öğreneceksen İngiltere’ye gitmelisin....) If only I had had some money yesterday.) If only I were a doctor now.. (Keşke şimdi bir doktor olsaydım. Keşke yapılarında (I wish ve If only) 3. If the government is to carp inflation.cak” anlamını verir ve amaç belirtir.) (Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı..) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. (Keşke şimdi biraz param olsaydı.) Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı “.” şeklinde de çevrilebilir.

Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. (Patronum bana babammış gibi hakaret etti. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir.) (Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. Bazıları real yapılarda da kullanılabilir. My boss insulted me as if he had been my father. (O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu.If only the next week would be holiday. (O sınavı geçmiş gibi davranıyor. İngilizce’de bu farklıdır.) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir.) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. (Enflasyon düşmüş görünüyor. It seems as if inflation has dropped. Insult: hakaret etmek Türkçe’de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir. She was acting as if she had passed the exam. (O sınavı geçmiş gibi davranıyordu. Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. (Keşke şimdi İngilizce bilseydim.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur.) If only I had known English last year. If only I knew English now. Önemli olan bu konunun İngilizce mantığını anlamaktır.) She acts as if she passed the exam. (O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir) Not: Unreal yapılarda modallar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler. (Keşke geçen yıl İngilizce bilmiş olsaydım. (Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. Strive: Çabalamak 200 . Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır.) He sat down next to me as if he had been my friend.) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü.

Ancak sıfat tümceciği nitelediği sözcüğün ardında yer alır.Birkaç dakika önce sizin ardığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Sözcük olarak SIFAT.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. . Bununla beraber karmaşık tümce oluşturmak amacıyla sıfat cümleciğini asal cümleciğine bağlamak amacıyla çeşitli bağlaçlarında kullanıldığı gözlenir ki bu bağlaçlar sözcüklere bağlı olarak üç bölümde. Conjunctions and their positions / Bağlaçlar ve konumları 1. Ago is our export manager. 2.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you have called yesterday was our export manager. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you called a few mine. 201 . (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person who will call you is our export manager.nesne veya tamlamasını nitelendirebilir ancak kural olarak belli bir dizin kuralına uyulması gereklidir. konumlarına göre üç bölümde ve tanımlamalarına bağlı olarak iki bölümde incelenebilirler. . . . (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek) The person who called you a few mine. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who has called you yesterday is our export manager. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who had called you last week is our export manager.Sizi arıyor olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.ADJECTİVE CLAUSES SIFAT CÜMLECİKLERİ That Who –Which-Whose-Where- Tek bir sözcük olarak bir sıfatın yaptığı işi bir tümcecik olarak yapar. bir tümcenin özne. . (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person who calls you is our export manager. . Ago is our export manager.Sizi arayacak olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Dün Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person who is calling you is our export manager. Sıfat bir sözcük olarak nitelendiği ad ya da ad görevdeşinin önünde yer alır.Birkaç dakika önce sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Geçen hafta Sizi aramış olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. .

. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you are calling is our export manager.Sizin arayacağınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. - The person whose jacket colour is black is our computer engineer. . I will try to obtain some information from another source. O sizin teklif almış olduğunuz kişidir. O size teklif veren kişidir.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır 202 .Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. .Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. bizim ihracatçımız olan şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişi ile görüştüm ve kendisine onlar hakkında birkaç soru sordum ki kendisi onlar hakkında olumlu referanslar verdi ancak yine de başka kaynaklardan bilgi toplamaya çalışacağım. 4. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you will call is our export manager. 8.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. 3.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır That is the man whom you have received an offer.Sizin arıyor olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. I discussed the man whose friend is chairman of our exporter company and I asked a few questions about this company that he has given good references about them.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. dün senin teklif almış olduğun şirketin ihracat müdürü ile görüştüm. But. (Ben) dün bize çamaşır makineleri yedek parçaları konusunda teklif yapan kimse ile görüştüm. - I discussed the man who has made us an offer on drying machines spare parts yesterday. Bu gün. That is the man who has offered you.Geçen hafta Sizin aramış olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür.- Dün aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdü. 7. Siyah ceketli olan personelimiz bizim bilgisayar mühendisimizdir. - I discussed export manager of the firm man today whom you have received an offer yesterday. Arkadaşı. 5. 9. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you had called last week is our export manager.Aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. 6. . (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you call is our export manager.

A few of which All of which A number of which Any of which As a result of which Because of which Both of which Each of which Either of which Every of which Every one of which Half of which In addition of which In spite of which Instead of which Many of which Most of which Much of which Neither of which None of which On account of which One of which Some of which The best of which The youngest of which Two of which . chartered. of whom - 203 . of which Ö r n e k l e r: Those companies.belirti ya da üleştirme sıfatı ve – of – iyelik sözcüğünden oluşan ek ile birleşmesi sonucunda cümlede bağlaçlara amaç.- That is the man whose friend is our exporter company’s chairman. kiracı.durum.. Teklifimizi kabul etmeyen şirketler başka firmalara yöneldiler.gaye.gerekçe. Sıfat cümleciklerinini öznel ya da nesnel konumdaki bazı bağlaçların önüne sayı.. Those companies a few of which have not accepted our offer tendered another firms.. Owner.neden. Türkçe dizinde önünde yer aldığı bağlacın yerine özne ya da nesne olarak kullanılırlar. arkadaşı bizim ihracatçı şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan kişidir. broker ve liman acentelerinin her biri çarter partide geçen genel kural ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. Armatör. tendered another firms.sonuç gibi ek anlamlar verilir. İşte bu tür sözcükler. Bunlar aşağıdaki gibidir. Teklifimizi kabul etmeyen şirketlerden bir kaçı başka firmalara yöneldiler. which have not accepted our offer. COMBINATION OF MAIN AND ADJECTIVE CLAUSES SIFAT VE ASAL TÜMCECİĞİN BİRLEŞİMİ DEFINITING THE SUBJECT: ÖZNEYİ NİTELEYEN Bir kaçı Tümü Bir tanesi Her hangi birisi Sonucu olarak Nedeniyle Her ikisi Her birisi A few of whom All of whom A number of whom Any of whom As a result of whom Because of whom Both of whom Each of whom Either of whom Every of which Every one of whom Half of whom In addition of whom In spite of whom Instead of whom Many of whom Most of whom Much of whom Neither of whom None of which On account of whom One of whom Some of whom The best of whom The youngest of whom Two of whom .çokluk. O.. broker and port-agents each of whom should obey general regulations/rules in charter party.

.Our dog “X” was found by a few person / he had been lost for two days.İçinde pek çok elektronik parça ve sarf malzemesi ithalatçılarını barındıran ilçenin adı Eminönü’dür. .Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The dog has died today / it beaten you yesterday. . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. 204 .The man who called you today has a red Mercedes car. A container-carrying vessel.A container-carrying vessel. . . .İki gündür kayıp olan köpeğimiz X birkaç kişi tarafından bulundu.The town which / that has many electronic parts/components importers.Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. . . . . . which will sail today. .The dog which/that beaten you yesterday has died today therefore you should go to doctor.Çoruh nehrinde yapılan ve ilginç bir spor dalı olan Rafting çok tehlikelidir.The man has a red Mercedes car / he called you today .Our dog “X” who had been lost for two days was found by a few people.The man who called you today has a red Mercedes car. .Rafting in River Çoruh which is a interesting sport is very dangerous.is Eminönü.A container-carrying vessel that will sail today is too big. .İki gün önce TV’de yayınlanan tartışma programı oldukça ilginç idi. .The town is Eminönü / it has many of electronic part/component’s importers.The discussion which / that broadcast on the TV 2 days ago was interesting.Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür.Dün seni ısıran köpek bugün öldü be nedenle doktora gitmelisin ! IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR The man has a red Mercedes car / he called you today .The discussion was interesting / it was broadcast on the TV 2 days ago. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . is too big.Rafting in River Çoruh is very dangerous / it is a interesting sport. which will sail today is too big. . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today.TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR .Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR .

. we request from you that manufacture better quality one. we request from you that manufacture better quality one. Bu gün geldiğimiz Eminönü ilçesi çok kalabalık.The town Eminönü is too crowded / we came today. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The man whom everybody dislike had prisoner for many years Hiç kimsenin hoşlanmadığı adam yıllarca hapis yatmış.PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - My residence place’s name.The town Eminönü which / that we came today is too crowded.The man has a red Mercedes car / you’ve called yesterday . . Therefore.At old times. . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. - 205 . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The discussion was interesting / you have participated t on the TV .The discussion which / that you have participated on the TV was interesting.Dün TV’de katılmış olduğun tartışma programı oldukça ilginç idi.A container carrying vessel which we’ve booked for your shipment will sail today .Dün aldığın köpek bugün öldü. .Daha önceleri sizden ithal ettiğimiz top şarjlar iyi kalitede değillerdi. .Sevkıyatınız için yer ayırtmış olduğumuz gemi bu gün yola çıkacak. . Bu sebeple daha iyi kalitede olanları üretmenizi rica ediyoruz.The dog which/that you’ve bought yesterday has died today . is Fatih.The dog has died today / you have bought yesterday. which is 3 km far from my work place. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container carrying vessel will sail today / we have booked for your shipment . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . Çalıştığım yere 3 km uzakta olan ikamet yerimin adı Fatih’tir.Dün aradığın adamın kırmızı mersedes otomobili vardı. the ball chargers weren’t a good quality / We have imported from your company.The man whom you have called yesterday has a red Mercedes car. . Therefore.The ball chargers w h i c h we have imported from your company at old times was not a good quality. DEFINITING THE OBJECT: NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR .

Can you introduce it more detailed? . OF WHICH KULLANILIR The dog is Ahmet’s / it tails is too long.. .. which I have moved 3 years ago.A digital camera was very interesting we saw on your web site / its producer is Sony.My residence place’s name.. . Onu bize daha detaylı tanıtabilir misiniz? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE.Üreticisi SONY olan ve sizin web sayfanızda görmüş olduğumuz dijital kamera çok ilginçti.. .. OF WHICH KULLANILIR.Kuyruğu çok uzun olan köpek Ahmet’inkidir..The man was taken into hospital after having an accident / he has a red Mercedes car .. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR . - The city t h e p o p u l a t i o n o f w h i c h i s d e n s e has an expensive life.. as an interesting sport is essentially very dangerous. . is Fatih. . Nüfusları oldukça kalabalık olan şehirlerin yaşam şartları da pahalıdır..The man whose car is a red Mercedes was taken into hospital after having an accident. İki yıldır beslediğim köpeğim Panter bu gün öldü.Çok hızlı giden kırmızı mersedese sahip olan adam bu gün kaza yaptı. - 206 ..Ebatları aynı olan konteynırları sevk etmek oldukça kolaydır.The dog t h e t a i l o f w h i c h is too long is Ahmet’s.Arabası kırmızı mersedes olan adam kaza yaptıktan sonra hastaneye kaldırıldı. OF WHICH KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN THE...ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - My old dog Panter whom I had fed for two years has died today.. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - Rafting-sport in River-Çoruh.. .A digital camera t h e p r o d u c e r o f w h i c h is SONY was very interesting we saw on your web site..The man w h o s e Mercedes car is too fast has an accident today. ... which you’ve consider. OBJECT / CİSİM İÇİN THE.. OF WHICH KULLANILIR Despatching a container is too easy / its sizes are the same..Despatching a container t h e s i z e s o f w h i c h are the same is too easy.. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR The man has an accident today / his red Mercedes car is too fast .. .3 yıl önce taşınmış olduğum ikamet yerimin adı Fatih’tir. DEFINITING THE POSSESIVE: İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR . IDEA / KAVRAM İÇİN THE.. Çoruh nehrinde yapılan ilginç spor dalı olarak değerlendirdiğin Rafting sporu esasen çok tehlikelidir.

. OF WHICH KULLANILIR Islamic and Allah ... İnsanları genelde misafirperver olan Anadolu şehirlerinden pek çoğu yüzlerce yıl önce kurulmuştur.OBJECT / CİSİM İÇİN THE. Did you discuss with the worker before t h a t started this strike in our factory. ..Çok zor olan Fransızca’yı öğrenmeyi hiç denemedim. Sevkıyatı teyit etmediğiniz takdirde bu gün hareket edecek olan gemiyi kaçıracağız.Belief were accepted by approximately world-wide today on the Contrary to Darwinism / its idea is exactly correct and coherent...Derisi kaygan olan Aydın geçen bir yunus balığıdır. - IDEA / KAVRAM İÇİN THE.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR was barking at the children - I threw a stone at the dog w h i c h / t h a t Çocuklara havlayan köpeğe taş attım. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - Most of the Anatolian Cities w h o s e citizens are generally conservative..I have never tried to learn French w h i c h / t h a t . is established hundreds years ago. . is very difficult... OF WHICH KULLANILIR - Ottoman History t h e p r i c e o f w h i c h i s t o o e x p e n s i v e is consisting very interesting sources. Fabrikamızda grevi başlatan işçi ile daha önce görüştün mü? OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - We shall catch the vessel w h i c h / t h a t sails today in case you do not confirm the shipment. Fiyatı oldukça pahalı olan OSMANLI TARİHÇESİ KİTABI çok ilginç kaynakları içermektedir.. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR Aydın is a young dolphin / its skin is slippery.Aydın w h o s e skin is slippery is a young dolphin .Islamic and Allah – Belief the idea of which is correct and coherent were accepted by approximately worldwide today on the contrary to Darwinism.Dawrinizmin aksine fikirleri tam doğru ve tutarlı olan İslam ve Allah inancı bu gün hemen hemen tüm dünya tarafından kabul görmüştür. NİTELEYEN 2 – DEFINING THE OBJECT / N E S N E Y İ 2.1 – SUBJECTIVE – ÖZNEL TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - - I know the personal manager w h o speaks four languages fluently Dört dili çok iyi derecede konuşabilen personel müdürünü tanıyorum. 207 .

TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR - I have read N. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR I once went to London before which has many language schools. Pek çok kitap yazmış olan N.Fazıl Kısakürek who wrote plenty of books. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR I like swimming along Sarayburnu. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR I saw my friend’s car w h i c h overturned by the side of the road. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . Dawrinciler pek de başarılı olamadıkları saçma iddialarını ortalığa yaymaya çalışıyorlar. which is essentially very dangerous. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR Have you found a reliable manufacturer company w h i c h / t h a t among you have got in touch with.Yesterday I watched an alligator w h o eats a Zebra on the T. Fazıl Kısakürek’in kitaplarını okudum. Kendisine güvendiğimiz tecrübeli bir personelle çalışmayı seviyoruz.PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.Dün T. - I have been in Taipei before w h i c h / t h a t has a dense population for the purpose of Electronic fair. . Pek çok dil okulunun bulunduğu Londra’ya daha önce bir kere gittim.V. 208 .Temasa geçtiklerinizin arasından güvenilir bir üretici şirket buldunuz mu? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - - We bought a hundred ostriches w h i c h / t h a t we have bargained before Pazarlığını daha önce yaptığımız yüz tane devekuşunu satın aldık. Yolda ters dönen arkadaşımın arabasını gördüm. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.V and I’ve too much frightened . Nüfusu çok kalabalık olan Taipei’ye Elektronik Fuarı münasebetiyle gittim. Esasen çok tehlikeli olan Sarayburnu boyunca yüzmeyi çok seviyorum.’ de bir Zebrayı yutan Timsahı izledim ve oldukça dehşete düştüm. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - Darwin’s follower try to spread their nonsense claims w h i c h / t h a t they cannot succeed. - - DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - We would lie to work with an experienced staff w h o m / t h a t we have confidence in.

TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - Yesterday. OF WHICH KULLANILIR - At the zoo we have seen a shark the teeth of which are very sharp. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - - I bought a parrot w h o m I am going to teach many words to itself. Senin yaşadığın yer olan Adana’ya gitmedim. Dün işlerinin yoğunluğu neniyle uzun bir süredir göremediğim Pazarlama Müdürünüz Bay Chu ile görüştüm... Hayvanat bahçesinde dişleri çok keskin olan bir köpekbalığı gördük. OF WHICH KULLANILIR - Did you see the container the right sight of which is a big punctured? Sağ tarafında büyük bir delik olan konteynırı gördün mü? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. OF WHICH KULLANILIR 209 .. . PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - I haven’t gone to Adana where you live. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - We have witnessed his unacceptable behaviour w h i c h we never expect from himself.- I haven’t gone to a country before w h e r e / t h a t sun never downs during 6 months. Chu w h o m I haven’t seen for a long time because of his intensity.... IDEA / KAVRAM İÇİN THE ..... I got in touch with your marketing manager Mr. company w h o visits us with his assistant discussed with us about a lot of things w h o s e jacket colour was dark blue. Ceketinin rengi lacivert olan ve bizi yardımcısıyla ziyaret eden şirketinin müdürü bizimle pek çok şey hakkında görüştü... 6 ay boyunca güneşin hiç batmadığı bir ülkeye daha önce hiç gitmedim. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR Nobody hasn’t seen our new goods assortments yet w h i c h we have imported last week. Kendisinden hiç beklemediğimiz kabul edilemez bir davranışına şahit olduk... (Not : Burada kullanılan who ve whose sizi şaşırtmasın birisi kişinin kendisini nitelerken diğeri kişinin ceketinin rengini belirtmek için kullanılmıştır) OBJECT / CİSİM İÇİN THE . DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - The manager of.Hiç kimse daha geçen hafta ithal etmiş olduğumuz yeni mal çeşitlerimizi henüz görmedi. Kendisine bir çok kelime öğretebileceğim bir papağan satın aldım.....

- That is a shark w h i c h / t h a t has a sharp teeth... PLACE / YER İÇİN THE. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - We saw a tiger w h o s e body is too big... TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - We got in touch with a person in your company w h o s e voice is hard and rudely Sizin şirketinizden sesi çok kaba ve sert olan birisi ile görüştük. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - For holiday.Which was the first steamship w h i c h / t h a t Altantik Okyanusunu ilk geçen tekne hangisi idi? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR crossed the Atlantic Ocean. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.. Ticari amaçla benim ziyaretime gelen bir arkadaşıma İstanbul’un Tarihi ile ilgili fiyatı oldukça pahalı olan bir kitap alıp hediye ettim.. - We have held a business trip to Hong Kong the people of which were entirely unfriendly.. İnsanlarının tamamı çok soğuk olan Hong Kong’a bir iş seyahati düzenledik. Aramızda amacı tamamıyla yeni işimizle alakalı olan bir toplantı düzenledik. Genel Müdürümüz bir iş yerinde disiplin olması gerektiğine inanan bir kimsedir.. O kesin dişleri olan bir köpekbalığıdır... OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . OF WHICH KULLANILIR - I bought History of Istanbul t h e p r i c e o f w h i c h is too expensive and made a present to my friend who visited me for the purpose of business.. DEFINITING THE SUBJECT TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - Our general manager is a man w h o / t h at believes a discipline in an employment place. 210 .- We had a meeting each other the purpose of which was entirely about our new business. OF WHICH KULLANILIR. Gövdesi oldukça iri olan bir kaplan gördük. OF WHICH KULLANILIR - I want to object to t h e a l l i d e a s t h e c o n s i s t i n g o f w h i c h is contrary my ideas. I want to go anywhere w h o s e population is not dense also people warm.. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. Benim fikirlerime ters düşen tüm düşüncelere karşı çıkmak istiyorum.... Tatil için insanları sıcak ancak çok kalabalık olmayan bir yere gitmek istiyorum NİTELEYEN 3 – DEFINING THE COMPLEMENT/T A M L A M A Y I 3-1.

IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - That was the unsolved problem. of which sıfat cümleciklerinin aynı cümlelerde iki farklı konumda kullanılışları yer almaktadır. Yarma sadece Mısır’ın yetiştiği bir yerdir.. O oğlum için Tahtakale’den almış olduğum dayanıklı bir oyuncaktı. DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - This is the patient w h o m / t h a t the doctor is anxious about him. - PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR 211 . 3-2 .Senin arkadaşın hayatımda gördüğüm en iyi kişi ki sana bazı önemli konularda tavsiyeleri olan birisi bu yüzden kıymetini bil ! OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - - That metal is copper w h i c h is a good conductor of electricity. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - That was the strong toy w i h c h / t h a t I bought it for my son from Tahtakale.. - Where is the post office w h i c h / t h a t has been founded in the middle of the city. O tartışılması zor bir o kadar da çözülememiş olan bir problemdi. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A camel is a desert animal w h i c h / t h a t I have once ridden. Emsalleri arasında çok hızlı koşan o at yıldırımdır. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - Yarma is the only town w h i c h grows corn. Deve üzerine sadece bir kez binebildiğim bir çöl hayvanıdır.Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden sizin kurtulmanıza vesile olacak olan en iyi yaşam tarzı nedir? Burada dikkat edilecek olursa hem which hem de the. which is difficult to discuss.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR - That horse is Yıldırım who runs very fast among its similar. Bakır elektriği iyi ileten bir metaldir. O doktorun kendisi hakkında endişe duyduğu bir hastadır.IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR What is the best life-method w h i c h / t h a t will assist your escaping from hell fire the compustible material of which is humans and stones? . Şehrin göbeğine kurulmuş olan postane nerede? TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR Your friend is the best person I’ve ever known w h o advises you on some important matter therefore appreciate him! .

O yüzlerce yıl önce kurulmuş bir başkenttir. - These are the towns w h e r e you cannot find comfortable hotel.... OBJECT / CİSİM İÇİN THE. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - The winner of next world are believers w h i c h struggle on the way of Allah during their life. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - This is the woman w h o s e her wallet had been stolen by unknown thief. OF WHICH KULLANILIR - These are the Discmans the prices of which are cheap therefore. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - That is the capital w h i c h had been founded for hundreds years ago. we would like to import them 100 pcs each. OF WHICH KULLANILIR 212 .Alligator the jaw bones of which are more powerful than River-Nil crocodiles O Nil krokodillerine nazaran çenesi daha güçlü olan bir aligatördür. O cennet ki herkesin oraya gitmek istediği bir yerdir ancak sadece bazıları bu uzun maratonu başarı ile tamamlayabilirler. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - That is a cat w h o m I have fed it for a few years but unfortunately died yesterday.. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The next student is Ali w h o m I always admire him every time because of his resolution Ali azmi nedeniyle her zaman çok takdir ettiğim bir öğrencidir. O benim birkaç yıldır beslediğim bir kedidir fakat ne yazık ki dün öldü. ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE.. O cüzdanı bilinmeyen bir hırsız tarafından çalınmış olan bir kadındır. OF WHICH KULLANILIR - That is the Amazon. Bunlar fiyatları ucuz olan – diskmen-lerdir bu yüzden her birinden 100’er adet ithal etmek istiyoruz.- The question was answering w h i c h I can hardly do. Cevabını çok zor verdiğim bir soruydu. Bu kasabalar içinde çok konforlu oteller bulamayabileceğiniz türden kasabalardır. Ahiretin galipleri hayatları boyunca Allah yolunda mücadele eden müminlerdir. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - That is paradise w h e r e everyone would like go over there but only someone can succeed to complete of this long marathon. 3 .

PLACE / YER İÇİN THE.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - That is shark w h o s e teeth are very sharp..- That was an agreement the a lot of articles of which had been disobeyed by against party therefore we have forced to open a lawsuit against them.. Hamza (R. 213 . OBJECT / CİSİM İÇİN THE.. Bu evleri genellikle ikişer katlı olan bir köydür. - This is a village the houses of which are generally two-floors. OF WHICH KULLANILIR.A. Bu duvarlarının tümü mavi olan diğer adıyla Sultanahmet camii olarak da anılan Mavi camidir. OF WHICH KULLANILIR My only desire is becoming an import/export manager in the future the salary of which is high Gelecekte maaşı yüksek olan ithalat/ihracat müdürü olmak istiyorum. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - Hamza (R.) is a strong man w h o s e main aim is to be a good Muslim in Allah’s opinion.. Hz. OF WHICH KULLANILIR - My aim is to succeed t h e a p p l i c a t i o n of w h i c h is difficult.) amacı sadece Allah katında iyi bir müslüman olmak olan kuvvetli birisi idi.A. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.. O dişleri çok keskin olan bir köpekbalığıdır. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - - This is Blue Mosque w h o s e walls are all blue in the other words SultanAhmet mosque. Amacım zor olanı başarmaktır.. O maddelerinin pek çoğu karşı tarafça ihlal edilmiş bir anlaşma idi bu nedenle onlar aleyhine dava açmak durumunda kaldık...

● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır.000 USD’lik bir ödeme talimatı verdik. Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't ÖRNEK TABLO (+) I played You played He played She played It played We played They played (-) I didn't play You didn't play He didn't play She didn't play It didn't play We didn't play They didn't play (?) Did I play? Did you play? Did he play? Did she play? Did it play? Did we play? Did they play? 214 .000 USD to your account.TENSES A) Simple: Do + V1 1.) Simple Past (-di) S + V2 + Obj (düzenli fiillerde. -Bankamıza hesabınıza yatırılması için 5.) -We ordered to our bank in order to they transfer the amount of 5.fiilerin sonuna –ed takısı getirilir. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz.

) (Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.) (-) I didn't visit my uncle yesterday. (Amcamı ziyaret ettim) (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.) Last year.) Last year. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim. Example: go swim do went swam did ● USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler) Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. (Ellerini yıkamadı) 215 . I travelled to Italy. ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time.) REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller) ● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır. (Ellerini yıkadı) She didn't wash her hands. (Dün bir film seyrettim. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim. EXAMPLES (ÖRNEKLER): (+) I visited my uncle.) She washed her hands. Example: want clean wash wanted cleaned washed ● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir. Düzenli fiillerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir. (Dün amcamı ziyaret etmedim.) I didn't see a movie yesterday.DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır.) (?) Did I visit my uncle yesterday? (Dün amcamı ziyaret ettim mi?) (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir. but they do have one specific time in mind. (Dün bir film seyretmedim. (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır.) EXAMPLES: I saw a movie yesterday. I didn't travel to Italy.

EXAMPLES: I finished work. "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır. (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima). 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu. checked into the hotel at 9:00.● USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi) We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past." "often.) ● USE 3 Single Duration (Tek süreç) The Simple Past can be used with a duration. (Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız." "for five minutes.. "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır. (İşlerimi bitirdim. which starts and stops in the past. (Yarım saat telefonda konuştuk. (Bir saat bekledik. and met the others at 10:00. (Tüm gün sahilde oturdular. (Havaalanından saat 8'de geldi.) E XAMPLES: I lived in Turkey for two years.) ● USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar) The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past.) How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz? We waited for one hour. and found a nice place to swim. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı.) 216 ." "." "never. walked to the beach..when I was a child" or ". A duration is a long action often used with expressions like "for two years. To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always." "usually.." "all day" or "all year.. Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır".) We talked on the phone for thirty minutes.when I was younger" in the sentence. It can have the same meaning as "used to". sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum. "often" (sık sık). "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir.) They sat at the beach all day.) He arrived from the airport at 8:00. (Çocukken basketbol oynardım. (İki yıl Türkiye'de yaşadım." (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır. EXAMPLES: I played basketball when I was a child.) Ahmet studied English for five years.

she.) last week/year/Sunday etc. (Dün sinemaya gittim. ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir.) He bought a car last week. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır. Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. The action can be a habit. yesterday (dün) I went to theatre yesterday. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı. a hobby. (Geçen hafta araba aldı.) They never went to school.) Simple Present (-ir) Subject + V1 + Object -We generally export tekstile products to the various countries -Biz çeşitli ülkelere genellikle tekstil ürünleri ihraç ederiz. she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs. (Hiç okula gitmezlerdi. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV.) ● USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler) Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual.it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir.She worked at the hospital after school. (İki dakika önce onu gördüm. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez. a daily event. they always skipped. hep kaçarlardı.) two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago. (Dün gece televizyonda bir film izledim. ÖRNEK TABLO (+) I play You play He plays She plays It plays We play They play (-) I don't play You don't play He doesn't play She doesn't play It doesn't play We don't play They don't play (?) Do I play? Do you play? Does he play? Does she play? Does it play? Do we play? Do they play? ("He.) 2. a scheduled event or something that often 217 .

planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir.) The train does not leave at 9am. is true now. (O teniz oynamaz.) California is in America. Bu eylem bir alışkanlık. (Geçmişte.) The train leaves every morning at 8 am. (Kaliforniya Amerika'dadır. (Kuşlar süt sevmez. (Kediler sütü sever. (Tren saat 9'da hareket etmez.) She always forgets her purse.) Birds do not like milk. (O hiç cüzdanını unutmaz. the Earth circles the sun. (Her on iki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar. (Pencereler camdan yapılır.) EXAMPLES: Cats like milk. (New Yok küçük bir şehirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur.) ● USE 2 Facts or Generalizations (Gerçekler veya genellemeler) The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before. (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir. (Kaliforniya İngiltere'de değildir.) EXAMPLES: I play tennis. It is not important if the speaker is correct about the fact.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE 218 .happens.) He never forgets his wallet. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır. günlük bir olay. (Pencereler ağaçtan yapılmaz. (Güneş dünyanın çevresinde dönmez. and will be true in the future. hobi.) Windows are made of glass. (Tenis oynarım) She does not play tennis. (O hep cüzdanını unutur. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder. bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. It is also used to make generalizations about people or things.) California is not in the United Kingdom.) New York is a small city.) The sun does not circle the Earth.) Every twelve months.) Windows are not made of wood.

(Bana arasıra mektup yazar. (Hiç alkol içmem.) I never drink alcohol. (Nadiren sigara içerim.) I go to work every day. -Liman yetkilileri güverteye gelir gelmez yükleme kaldığı yerden devam edecek. Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de. Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir.) Future (-ecek) S + will / shall + v1 + obj. (Her gün işe giderim. asla) I rarely smoke. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. "WILL" FUTURE TENSE TABLO (+) I will play You will play He will play She will play It will play We will play They will play (-) I won't play You won't play He won't play She won't play It won't play We won't play They won't play (?) Will I play? Will you play? Will he play? Will she play? Will it play? Will we play? Will they play? "GOING TO" FUTURE TENSE TABLO (+) I'm going to play (-) I'm not going to play (?) Am I going to play? 219 . (Bizi sık sık ziyaret ederler. -Loading will resume as soon as port-authorities arrive on board. always (daima) She always listens to classical music.) I usually go to cinema at weekends.) every day/year/week etc. örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir.) She sometimes writes me a letter.) They often visit us.) usually (genellikle) often (sık sık) sometimes (arasıra) rarely (nadiren) never (hiç. (her gün/yıl/hafta vs. (O hep klasik müzik dinler.) 3.Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.

) We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. ("Will" genellikle söz verirken kullanılır.) I promise I will not tell him about the surprise party.) B: I'll get you some coffee.) B: I'll make some sandwiches. ("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir.) ● USE 3 "Be going to" to Express a Plan (Bir plandan bahsederken) "Be going to" expresses that something is a plan. (Söz veriyorum. (Gerçekten çok açım. (Tatilini Hawai'de geçirecek. (Telefon çalıyor. I'm about to fall asleep. (Varınca seni ararım.) ● USE 2 "Will" to Express a Promise (Söz vermek için) "Will" is usually used in promises. Ona sürpriz parti hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir. (Çok yorgunum. (Sana biraz kahve getiriyim. ) EXAMPLES He is going to spend his vacation in Hawaii.) EXAMPLES: A: I'm really hungry.) A: Who is going to make John's birthday cake? (John'un doğum günü pastasını kim yapacak?) 220 .) A: I'm so tired.) A: The phone is ringing. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.) B: I'll get it. (Bu gece 6'da buluşacağız. Uyumak üzereyim.) EXAMPLES I will call you when I arrive. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else. (Ben bakarım.You're going to play He's going to play She's going to play It's going to play We're going to play They're going to play You aren't going to play He isn't going to play She isn't going to play It isn't going to play We aren't going to play They aren't going to play Are you going to play? Is he going to play? Is she going to play? Is it going to play? Are we going to play? Are they going to play ● USE 1 "Will" to offer something (Bir şey teklif etmek için) "Will" often suggest that a speaker will do something voluntarily.

şirketiyle çalışıyorduk.) The year 2003 is going to be a very interesting year... TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır... "Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir.. (Kapıya ben bakarım. next year/month/week/Saturday (gelecek yıl/ay/hafta/Cumartesi) tomorrow (yarın) soon (yakında) in two minutes/four weeks (iki dakika/dört hafta içinde) B) Continuous: (-yor) Be + V1.. Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir.. EXAMPLES: The year 2003 will be a very interesting year.. (Yağmur yağacak.........) Past Continuous (-yordu) S+ was / were + v1(-ing) + obj....) DİKKAT! Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçe’ye farklı şekillerde çevrilebilir.) I will bring you an asprin...) ● USE 4 "Will" or "Be Going to" to Express a Prediction (Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to") Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future...... (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir.. Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır. (John'un doğun günü pastasını Sue yapacak..) I will open the door......) It will rain... Aşağıdaki örneklere bakınız.ing 1.. (Yağmur yağacak) It's going to rain..... (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.were 221 ..... (İtalya'ya gideceğim.. [WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was ....B: Sue is going to make John's birthday cake. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. I will go to Italy. company till recent times. -Son zamanlara kadar . (Sana bir aspirin getiriyim... -We were doing business with .....) Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir.

(Telefon çaldığında mektup yazıyordu. (Ben vardığımda çay içiyorlardı. the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past.ÖRNEK TABLO (+) I was playing You were play He was playing She was playing It was playing We were playing They were playing EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson. (Onu gördüğümde sigara içiyordu.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem) In USE 1. she was writing a letter. Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. (Ders çalışıyordum. EXAMPLES: W 222 . Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik. you can also use a specific time as an interruption. (O aradığında televizyon seyrediyordum. it started to rain.) hile we were having a picnic. described above. (Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı.) ● USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. (-) I wasn't playing You weren't playing He wasn't playing She wasn't playing It wasn't playing We weren't playing They weren't playing (?) Was I playing? Were you playing? Was he playing? Was she playing? Was it playing? Were we playing? Were they playing? EXAMPLES: I was watching TV when she called. (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu. The interruption is usually an action in the Simple Past. someone stole his car. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir.) When the phone rang. However. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir.) They were drinking tea when I arrived. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı.) While John was sleeping last night.) She was smoking when I saw her.) Sally was working when Joe had the car accident.

Last night at 6 p.) ● USE 4 Atmosphere (Atmosfer) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past. EXAMPLES: I was studying while he was making dinner.) At midnight. and customers were waiting to be helped.) They were eating dinner. I ate dinner. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum) While Ellen was reading. we were still driving through the desert.) Last night at 6 p. several people were busily typing. patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı. I was eating dinner.m. The actions are parallel. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. bazıları telefonda konuşuyor. EXAMPLE: When I walked into the office. discussing their plans and having a good time.. I was eating dinner. İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda. Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor. Tim was watching television. belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar. Past Continuous Tense'de ise. (Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu. EXAMPLES: Last night at 6 p. Yani eylemler paraleldir. (Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı. (Yemek yiyor. 223 . (Saat 6'da yemeye başladım. (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence. planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı. One customer was yelling at a secretary and waving his hands..m. some were talking on the phones. (Gece yarısı hala çölde araç kullanıyorduk) DİKKAT! Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir. the boss was yelling directions. yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir..m. belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil. Others were complaining to each other about the bad service. it expresses the idea that both actions were happening at the same time. (İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız.

(Onu araba sürerken gördüm. -We are manufacturing the goods your desired type and quality -Sizin istediğiniz tipte ve kalitedeki bir malı üretiyoruz. while .) 224 . (Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.) They helped me as I was carrying some heavy bags.) 2.) (-) I am not playing You aren't playing He isn't playing She isn't playing It isn't playing We aren't playing They aren't playing (?) Am I playing? Are you playing? Is he playing? Is she playing? Is it playing? Are we playing? Are they playing? EXAMPLES (ÖRNEKLER) You are learning English now. Auxiliary Verbs: am/is/are ÖRNEK TABLO (+) I am playing You are playing He is playing She is playing It is playing We are playing They are playing ● USE 1 Now (Şimdi) Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now.TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler.) Present Continuous (-yor) S+ am+is+are +V1 (ing)+obj. at this very moment. Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.as I saw him while he was driving. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun.

(İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz. (Bu gece partiye gitmiyorum.) EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir) I am studying to become a doctor." "today. "bu yıl"." "this month.) Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?) ● USE 3 Near Future (Yakın Gelecek) Sometimes.) I am not reading any newspapers right now. (Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını 225 . Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action. Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız. (Doktor olmak için çalışıyorum. (İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir. (Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır.) Isn't he coming with us tonight? (O bu gece bizimle gelmiyor mu?) ● USE 4 Complaining with "Always" ("Always" kullanarak şikayette bulunma) The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens.) I am reading a book.) EXAMPLES: I am meeting some friends after work.) I am not studying to become an engineer. (Şimdi uyumuyorsun." "this century" and so on.) I am sitting. (Mühendis olmak için çalışmıyorum. "bu ay".) What are you doing? (Ne yapıyorsun?) Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) ● USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar) In English. "tam bu anda". Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion.) I am not going to the party tonight. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum. (Ayakta durmuyorum. (Bir kitap okuyorum. speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future.) I am not standing." "this year.You are not sleeping now. (Oturuyorum. now can mean "this second. "bu yüzyıl" vs. which is in progress.

EXAMPLES: She is always coming to class late.). I am going to be waiting for you.. (O sürekli konuşur.Doğru She isn't understanding me .Doğru TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır.Yanlış She doesn't understand me . (Bu gece uçak vardığında. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. love . now right now at the moment at present 3.) DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz. FORM Future Continuous [WILL BE] + [VERB+ing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. Bir şeyden şikayet ederken kullanılır.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir. . (Derse hep geç kalıyor. . -We will be beginning to manufacture all your orders as of next week. Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir. -Önümüzdeki haftadan itibaren tüm siparişlerinizi üretmeye başlıyor olacağız. She is loving chocolate.Yanlış She loves chocolate. 226 .Yanlış I hate you .like .veya olduğunu belirtir.have (possession) etc.understand . I will be waiting for you.hate .) Future Continuous (-yor olacak) S + will / shall + be + v1-ing + obj.) I don't like them because they are always complaining.) He is always talking.Doğru I am hating you . (Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler. seni bekliyor olacağım.

(Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir. Yanlış "FUTURE CONTINUOUS TENSE" TABLO (+) I will be playing You will be playing He will be playing She will be playing It will be playing We will be playing They will be playing (-) I won't be playing You won't be playing He won't be playing She won't be playing It won't be playing We won't be playing They won't be playing (?) Will I be playing? Will you be playing? Will he be playing? Will she be playing? Will it be playing? Will we be playing? Will they be playing? ● USE 1 Interrupted Action in the Future (Gelecekte yarıda kesilen eylemler) Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted. EXAMPLES: While I am finishing my homework. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır. (Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse. ben Madison Otel’ de kalıyor olacağım.) NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur. (NOTICE. Steve yemeği yapacak. Doğru While I will be finishing my homework. (Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım. if anything happens and you need to contact me. she is going to make dinner. she is going to make dinner.) He will be studying at the library tonight. The interruption is usually an action in the Simple Future. (Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız.") (Ben çalışırken.) I am going to be staying at the Madison Hotel. Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz. so he will not see Jennifer when she arrives. (Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım. "am working" because of "while.(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım. bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek.) While I am working.) EXAMPLES: I will be watching TV when she arrives tonight.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Gelecekte belirli bir zaman belirtme) 227 . Steve will make dinner.) I will be waiting for you when your bus arrives. Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz.

In USE 1. Others are going to be talking. (Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım. They always do the same thing. the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future.) EXAMPLES: I am going to be studying while he is making dinner. you can also use a specific time as an interruption.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence. Some will be dancing.m. C) Perfect: (-miş) Have + V3 228 . (Ellen kitap okurken. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar. they will be eating dinner. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer.. we will still be driving through the desert. (Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. Bazıları dans ediyor olacak.) TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Bu tense için kullanılan özel zaman zarfları yoktur. (Bu gece kitap okuyarak. ben ders çalışıyor olacağım. belirli bir zaman vardır. However. planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar. described above. Tim will be watching television. (Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız. (Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü.) ● USE 4 Atmosphere (Ortam) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future. (İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız.) At midnight tonight. and having a good time. (O yemek yaparken. discussing their plans.) While Ellen is reading. I am going to be eating dinner. Diğerleri konuşuyor olacak. gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz. (Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda.) EXAMPLES: Tonight at 6 p. it expresses the idea that both actions will be happening at the same time. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak. Bu kullanımda ise eylem değil. Tim televizyon seyrediyor olacak) Tonight.) EXAMPLE: When I arrive at the party everybody is going to be celebrating.

) [HAD] + [PAST PARTICIPLE] PAST PERFECT TENSE "TABLO" + I had played You had played He had played She had played It had played We had played They had played I hadn't played You hadn't played He hadn't played She hadn't played It hadn't played We hadn't played They hadn't played ? Had I play Had you play Had he play Had she play Had it play Had we play Had they play ● USE 1 (Geçmişte başka bir şeyden önce tamamlanan eylem) The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past.) ● USE 2 ( Geçmişteki belirli bir şey veya zamandan önceki süreç ) 229 . (Past Perfect tense geçmişte bir eylemin. I had been to the U. (Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir film seyretmemiştim. Geçmişte olan iki olaydan.S.) They had never met an American until they met John. before your trip in 1992? (1992 yılındaki seyahatinden önce hiç Amerika'ya gitmiş miydin?) Yes.) Past Perfect (-mişti) S+ had + v3 + obj. (Onlar John'la tanışıncaya kadar hiç bir Amerikalıyla tanışmamışlardı.) Had you ever visited the U. -We had insured all your goods against all risks. başka bir eylemden önce tamamlanmış olduğunu ifade eder.S. Aynı zamanda geçmişte yaşanan bir eylemin belirli bir zamandan önce olduğunu söylemek için de kullanılır. once before in 1988. It can also show that something happened before a specific time in the past. FORM Past Perfect Examples: I had studied a little English when I came to the U.S. (İngiltere'ye geldiğimde biraz İngilizce çalışmıştım. daha önce olanını ifade ederken bu tense'i kullanırız. Past Perfect Tense Türkçe'de "miş"li geçmiş zamanın karşılığı olarak kullanılabilir. 1998'den önce Amerika'da bulunmuştum.1.) EXAMPLES: I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai. (Evet. -Mallarınızın hepsini tüm risklere karşı sigorta etmiştik.

) Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırın.) PRESENT PERFECT TENSE" TABLO (+) I have played You have played He has played She has played It has played We have played They have played (-) I haven't played You haven't played He hasn't played She hasn't played It hasn't played We haven't played They haven't played (?) Have I played Have you played? Has he played? Has she played? Has it played? Have we played? Have they played? ● USE 1 Unspecified Time Before Now We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle] Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir. EXAMPLE: She had never seen a bear before she moved to Alaska. EXAMPLES: I have seen that movie many times. (Alex çalışmalarını bitirdiğinde sekiz yıldan fazla zamandır Londra'da bulunmaktaydı. -Siparişlerinizin büyük bir bölümünü tamamladık.EXAMPLES: We had had that car for ten years before it broke down. he had been in London for over eight years. Yanlış 2. Doğru She never saw a bear before she moved to Alaska.) By the time Alex finished his studies. (Bu araba bozulmadan önce on yıl bizimdi. -We have completed the great deal of your orders.) I have never seen that movie.) 230 .) Present Perfect (-miş) S+ have / has + v3 + obj. (Bu filmi birçok kez seyrettim. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir. The exact time is not important. (Bu filmi hiç seyretmedim. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir.

there has been a war in the United States. 1 Experience (Tecrübe) You can use the Present Perfect to describe your experience.) (Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur. (Sanırım onunla daha önce tanıştım. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir. I have not met him.) 231 . Amerika'da bir savaş oldu. (Hayır.) EXAMPLES: You have grown since the last time I saw you.) Have you ever met him? (Onunla hiç karşılaştın mı?) No.) DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir.) (Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır. (İnsanlar aya seyahat etti.) 2 Change Over Time (Zamanla değişim) We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time.EXAMPLES: I have seen that movie twenty times.) Joan has studied two foreign languages. (Fransa'da bulundum. onunla hiç karşılaşmadım.) He has never travelled by train. (Kaliforniya’da bir çok deprem oldu.) I think I have seen that movie before.) People have travelled to the moon. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm. (Evet. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır.) Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?) Yes.) I have never been to France.) EXAMPLES: I have been to France. (Joan iki dile çalıştı. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün. (Bu filmi yirmi kez seyrettim. (O trenle hiç seyahat etmedi. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.) I think I have met him once before.) There have been many earthquakes in California. (Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır. (Fransa'da hiç bulunmadım.

) My English has really improved since I moved to Australia. (İnsan ayda yürüdü.) 3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken) We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity.) TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler) We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occurred in the past at different times. (Oğlumuz okumayı öğrendi. (James henüz ödevini bitirmedi.) Bill has still not arrived. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.) EXAMPLES: James has not finished his homework yet. ama iletişim kurabiliyor. (Yağmur durmadı. You cannot mention a specific time.) EXAMPLES: Man has walked on the moon.) Susan hasn't mastered Japanese.) Scientists have split the atom. Ayrıca bu zamanda. henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam 232 .The government has become more interested in arts education. (Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.) Japanese has become one of the most popular courses at the university. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı.) Our son has learned how to read. (Bilim adamları atomu parçaladılar. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir. (Bill hala gelmedi. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti.) Doctors have cured many deadly diseases.) 4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem) We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. but she can communicate. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz.) The rain hasn't stopped. (Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. (Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı.

) ● USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre) We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. -We will have completed all your orders within next week. (Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu.already .twice three times .once .) EXAMPLES: I have had a cold for two weeks.yet .) I have had four quizzes this semester. (Ordu şehre beş kere saldırdı. Doğru 233 . "Beş dakikadır".today – recently 3. "İki haftadır". Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi. -Önümüzdeki hafta içerisinde tüm siparişlerinizi tamamlamış olacağız. (Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız.this year .) She has talked to several specialists about her problem. "For five minutes.four times .) Future Perfect (-miş olacak) S + will / shall + have + V3 + obj.) We have had many major problems while working on this project. (İki haftadır gribim. EXAMPLES: I am going to see a movie when I have finished my homework. Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz. ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi.just . but nobody knows why she is sick. (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık.) She has been in England for six months. (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever) TIME EXPRESSIONS IN PRESENT PERFECT TENSE since ." "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.ever .for .edeceği anlamı da vardır. (Bu dönem dört tane quiz oldum.this week . Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır.) EXAMPLES: The army has attacked that city five times. (Altı aydır İngiltere’de) Mary has loved chocolate since she was a little girl. "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder.never .

(Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım.(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim. ÖRNEK TABLO (+) I will have played You will have played He will have played She will have played It will have played We will have played They will have played (-) Will I have played? Will you have played? Will he have played? Will she have played? Will it have played? Will we have played? Will they have played? (?) I won't have played You won't have played He won't have played She won't have played It won't have played We won't have played They won't have played ● USE 1 Completed Action Before Something in the Future (Gelecekte bir şeyden önce tamamlanmış eylem) The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım.S. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır.) NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar. (O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak. his wife is going to have cleaned the entire house.) I am going to see a movie when I will have finished my homework. I will have received my promotion. It can also show that something will happen before a specific time in the future.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I am going to have perfected my English by the time I come back from the US.) By the time he gets home. Yanlış FORM Future Perfect [WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I will have perfected my English by the time I come back from the U.) ● USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs) (Gelecekte bir şeyden önceki süreç) 234 .) EXAMPLES: By next November. (Future Perfect tense gelecekte bir şeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder.

) Past Perfect Continuous (-mekteydi) S+ had + been +v1-ing + obj. FORM Past Perfect Continuous [HAD BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I had been waiting there for two hours before she finally arrived. (Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak. -Daha geçen yıla kadar bir çok ülkeye çeşitli deri ürünleri ihraç ediyorduk.With Non-continuous Verbs.ing 1. Susan is going to have had my book for a week. (O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim.. (Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin. (İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı. gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz.) ÖRNEK TABLO (+) I had been playing You had been playing He had been playing She had been playing It had been playing We had been playing They had been playing (-) Had I been playing? Had you been playing? Had he been playing? Had she been playing? Had it been playing? Had we been playing? Had they been playing? (?) I hadn't been playing You hadn't been playing He hadn't been playing She hadn't been playing It hadn't been playing We hadn't been playing They hadn't been playing ● USE 1 Duration Before Something in the Past (Geçmişteki bir şeyden önceki süreç) 235 . Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir. -We had been exporting various type of leather products to the a lot of countries until last year.) D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1. we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin.) She had only been studying English for two years before she got the job.) By Monday..) EXAMPLES: I will have been in London for six months by the time I leave. (Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım.

) I have worked in this company for four years 236 . geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır..) EXAMPLES: Jason was tired because he had been jogging.) 2. (Jason yorgundu. çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı. fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir. however.) Sam gained weight because he had been overeating. Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur. Notice that this is related to the Present Perfect Continuous.) She had been working at that company for three years when it went out of business.) ● USE 2 Cause of Something in the Past (Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için) Using the Past Perfect Continuous before another action in the past is a good way to show cause and effect. the duration does not continue until now. -We have been preparing the rest quantity of your orders this week. (Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi. I have been working in this company for four years.) EXAMPLES: They had been talking for over an hour before Tony arrived. (Past Perfect Continuous Tense. work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous. Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da. (Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır. (Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır. (Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı. (Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum.) Present Perfect Continuous (-mekte) S+ have / has + been + v1-ing + obj. (James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversitede eğitim veriyordu.) James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia. -Bu hafta sıparişlerinizin kalanını hazırlıyoruz.We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past.

(O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır.) James has been teaching at the University since June. and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous. "for two weeks". Anlamı kuvvetlendirmek için 237 .) She has been working at that company for three years. Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir. "Beş dakika boyunca". Without the durations.) ● USE 2 Recently. the this tense gives a more general meaning of "lately". (Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır. We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning. (James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir. "for two weeks".) She has only been studying English for two years. and "since Tuesday". Lately (Son zamanlarda) You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes".(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum.) EXAMPLES: They have been talking for the last hour. "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır. (Son iki saattir konuşuyorlar. (Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir.) FORM Present Perfect Continuous [HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I have been waiting here for two hours. "For five minutes". (Üç yıldır bu şirkette çalışmaktadır.) ÖRNEK TABLO (+) I have been playing You have been playing He has been playing She has been playing It has been playing We have been playing They have been playing (-) Have I been playing? Have you been playing? Has he been playing? Has she been playing? Has it been playing? Have we been playing? Have they been playing? (?) I haven't been playing You haven't been playing He hasn't been playing She hasn't been playing It hasn't been playing We haven't been playing They haven't been playing ● USE 1 Duration from the Past Until Now (Geçmişten şimdiye yaşanan süreç) We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now. (İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum.

-We will have been beginning to operate approximately six months later. Doğru 3. Durağan fiiller. (Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum.) IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses. To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs. Kategoriye göre: OLUŞ CÜMLELERİ EYLEM CÜMLELERİ I am a student Present Tense She swims everyday I was a student Past Tense She swam yesterday I will be a student Future Tense She will swim tomorrow I have been a student Present Perfect Tense She has swum for two 238 . İngilizce Akış Şeması Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyin üzerinde bilenler için sadece fikir vermesi açısından verilmiştir. you must use Present Perfect. (Mary kendini biraz depresyonda hissediyor. Yanlış Sam has had his car for two years. I have been feeling really tired.) EXAMPLES: Recently.) Mary has been feeling a little depressed. (Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur.cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır. (Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor.) Future Perfect Continuous (-mekte olacak) S + will / shall + have + been + v1-ing + obj. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır. yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz.) She has been watching too much television lately. -Yaklaşık altı ay kadar sonra faaliyete geçiyor olacağız. EXAMPLES: Sam has been having his car for two years.

kategori ve başlıklar İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzı ile yoktur. think of. ) Yüklem tipi: 1) Kendilerinden sonra gelen fiile to aldıranlar want. 2) Kendilerinden sonra to aldırmadığından ikinci fiili Ving yapanlar stop. Tek Fiil S V O Çok Fiil S S Vy Vy to V Ving Ving O O O Başkasına Yaptırılan İş S S S Vy Vy Vy zamir to zamir V O Ving O Ving O to swim smoking stealing the S Vy pre.. I want money y pre... ile bittiği için ikinci fiili Ving yapanlar give up. I want to swim I enjoy swimming I think of going : yüklem : preposition : subject I want you I stop you I accuse you of 239 . avoid...days I had been a student Past Perfect Tense She had swum for two days Tobe Çekimi Eylem Çekimi İngilizce içinde ana başlık olarak iki tip cümle vardır ve bu iki tip cümle 5 ana zamanda konuşulur. Continuous ve passive voice cümleleri eylem cümleleri olmalarına rağmen to be ile yapılırlar. refuse.. Eylem Cümlelerinin İskelet Sistemi: İngilizce’de ana başlık olarak tek fiil....( Bu tanım. 3) Sonu pre. Yapılışına göre: TO BE ÇEKİMİ I I I I I am swimming will be swimming was swimming have been swimming had been swimming EYLEM ÇEKİMİ I I I I am taken will be taken was taken have been taken I had been taken to be + V3 were V2 was are V3 been to be + Ving TOBE is V1 am Bir cümle İngilizce gramerinde mutlak surette ya “ to be” yada “eylem” çekimi ile yapılabilir. S zamir pre. enjoy. çok fiil ve başkasına yaptırılan iş adı altında üç cümle kuruluş iskeleti ve bunların altında da yüklem tipine göre üç alt başlık bulunur..

Fiillerden isim yapma 2. 1. Bunların bazılarına aşağıda yer verilmiştir. Eylem cümlesini kendi tense’inde “ yor “ larsanız continuous. Sizlere yararlı olması inancımla. Fiillerden sıfat yapma 3. Ezberlemeden Mantığı ile Kelime Türetme Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için verilmiştir.V O : verb : object En küçük birim açıklama: 1) 2) 3) 4) The The The The girl girl girl girl in the garden who wants to go swimming killed by Tom açıklama Kelime grubu Relative Clause Gerund Passive E.K. Sıfatlardan fiil yapma swimming pool broken heart to get fat yüzme havuzu kırık kalp şişmanlamak Burada yer alan bilgilerin amacı İngilizce eğitimi alanların yıllarca ayrı ayrı ezberlemek 240 . PÜF NOKTASI Aşağıda İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için yararlı olacağına inandığım ve kitaplarda kolaylıkla bulunamayacak bazı bilgiler yer almaktadır.B Sonuç olarak bir cümle ya oluştur yada eylem ve eylemse mutlaka yukarıdaki iskelet sistemi içinde kalan 7 adetten bir tanesidir. Bu kullanım kolaylıkları İngilizce gramer sisteminde yer almasına rağmen gerek yerli ve yabancı kitap yazarları gerekse İngilizce öğretmenleri bu konulara fazla değinmezler. edilgen yaparsanız passive voice cümleleri elde edersiniz.

Bu sayede yüzlerce yeni kelimeye hiç bir çaba harcamadan ve en önemlisi ezberlemeden ulaşırız. Copper mining is indispensable to the economy of that region. Air-conditioning Bodybuilding Brain washing Central heating Dry cleaning klima vücut geliştirme beyin yıkama merkezi ısıtma kuru temizleme 1. Smoking is a terrible habit. Playing tennis in Turkey is very expensive. Bu kullanım özelliği yüzlerce yeni kelimeyi bize hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Bakır madenciliği o bölgenin ekonomisi için vazgeçilmezdir 2. o fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir sıfat haline sokar ve orijinal bir sıfat gibi Türkçeleşir. Bu durum genellikle Ving yapısının ikinci kısım olması ile elde edilir. 241 . Türkiye’de tennis oynamak çok pahalıdır 4. Yüzme iyi bir spordur V3 Yapısının Sıfat Olarak kullanımı Fiillerin tek başına V3 hali.zorunda kaldıkları ama aslında tek bir mantık ve sadelikle zaten farkında olmadan bildikleri bazı gerçeklerin hiçte sanıldıkları kadar ürkütücü olmadıklarını göstermektedir. Eğer sözlükte kırık sıfatını aramak istersek karşımıza “ broken “ kelimesi çıkar ve bizde sanki onu özel bir kelimeymiş gibi algılarız oysa farkında olmadan zaten o kullanımı biliyoruzdur ama böyle bir yapının ne olduğu ve nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğimizden de zaten bildiklerimizi tekrar ezberlemek gibi bir tutuma gireriz. Aşağıda yer alan tamlamaları dikkatlice inceleyerek aynı mantığa varmaya çalışın. Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır 3. Dancing school Finishing line Freezing point Living room Opening speech dans okulu bitiş çizgisi donma noktası oturma odası açılış konuşması Ving yapılı isim farklı kelime ile birleşip yeni anlamlı başka bir tamlama ortaya çıkarabilir. Her gün kullandığımız. Swimming is a good sport. Bu kullanım özelliği bize yüzlerce yeni kelimeyi hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Ving Yapısının İsim Olarak Kullanımı Her fiilin tek başına Ving hali fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir isim haline sokar ve orijinal bir isim gibi Türkçeleşir. kızarmış tavuk kırık sandalye oturma odası yüzme havuzu fried chicken broken chair living room swimming pool gibi kelimeler teker teker ezberlenmek yerine orijinal fiilleri sayesinde türetilirler.

hal broken stolen married fried painted 3. Bir sıfatı fiilleştirmek için önüne “ get “ getirilir ve sıfatlar artık oluş cümleleri yerine sıfat özelliklerini bir kenara bırakarak eylem cümlelerinde çekim alırlar.Fiillerin üç hali vardır.hal Şimdi fiillerin to break to steal to marry to fry to paint broke stole married fried painted 2. It is illegal to buy a stolen ring. Yani bir eylem gibi ele alınıp çekimlenemezler. kırmak to be broken kırık çalmak to be stolen çalıntı evlenmek to be married evli kızartmak to be fried kızarmış boyamak to be painted boyalı 1. Bir Amerika’lı ile evli 2. Kasabada çok cimri biliniyor Sıfatlardan Fiil Yapılması Bilindiği gibi sıfatların çekim alması sadece “ to be “ cümlelerinde gerçekleşebilmektedir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. Fiillerin üç hali düzenli fiillerde sonlarına ed eki almalarıyla düzensiz fiillerde ise ayrı ayrı bilinmek suretiyle kullanılırlar. He is married to an American.sıfatlar ve fiiller düzenli ( belirli bir kurala göre türetebilen ) ve düzensiz ( belirli bir kurala göre türetilemeyip ayrı ayrı bilinmek zorunda olunan) yapıda karşımıza çıkarlar. to to to to to to be be be be be be fat angry hot dark better cold şişman olmak kızgın olmak sıcak olmak karanlık olmak daha iyi olmak soğuk olmak to get fat şişmanlamak to get angry kızmak to get hot ısınmak to get dark kararmak to get better iyileşmek to get cold soğumak 242 . He is known very mean in the town. It is forbidden to park here. Daha evvel isimlerin “ çoğul yapılma kurallarında “ da incelendiği gibi isimler . Çalıntı bir yüzük almak kanun dışıdır 3. Buraya park etmek yasak 4. I am fat şişmanım I was fat şişmandım Oysa Türkçe Gramerinde karşımıza sıfatlardan türeyerek eyleme dönüşen ve bunun sonucunda eylem cümlelerinde kullanılan bir çok kelime çıkar. Aşağıdaki örneklerde sıfatların nasıl fiil haline geldiklerini dikkatlice inceleyin.Hal eylem anlamları bir kenara bırakılarak onların sıfat anlamları incelenirse. Break Steal Marry Fry Paint 1. şişman olmak şişmanlamak kızgın olmak kızmak sıcak olmak ısınmak pahalı olmak pahalılaşmak Aynı durum İngilizce gramerinde de karşımıza çıkarak aynen Türkçe’de olduğu gibi sıfatlar fiil yapısında kullanılabilirler.

çıldırıyorum. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmanı istemiyorum. Life gets difficult every day little by little. Her ne zaman onu görsem. Hayat her gün azar azar zorlaşıyor.She wants to get fat. I get crazy. 243 . Whenever I see him. Şişmanlamak istiyor I don’t want you to go out after it gets dark.