BASIC ENGLISH

İngilizce öğrenebilmek her şeyden önce kendinize güven ve insan aklının başaramayacağı hiç bir şeyin olamayacağına kendinizi inandırmanızla başlar. Geçmişteki yersiz ve boş korkularınızdan kurtulmanız İngilizce eğitiminde atacağınız ilk adım olacaktır. Unutmayın İngilizce öyle kolay bir lisandır ki ezberlemediğiniz sürece öğrenmemek için özel çaba sarf etmeniz gerekir. İddia ediyorum yeterli Türkçe altyapısı olan herkes 5 ay içinde makale yazabilecek düzeyde İngilizce öğrenir. İngilizce’de istisnai durumlar dışında hiç bir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçe’de olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar. İngilizce bir cümle yapılırken;

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN
sıralaması uygulanır Örneğin; Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce Ö Y N B Y temizliyor temizleyecek Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce temizleyebilir temizlemeli Yukarıdaki örneğe dikkat edilirse cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır. İngilizce’yi kısa sürede öğrenebilmenin gerek ve yeter koşulu iyi Türkçe altyapısına sahip olmaktır. Kullandığı malzemenin Türkçe gramerindeki karşılığını bilmeyen bir insanın İngilizce öğrenebilmesindeki başarı ne derece gerçekçidir. Bir ikinci nokta da İngilizce’de Türkçe’de olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. baba-cığım gide-cegini sev-diğimi hasta olduğumuzu Biz bu takıları Türkçe’ye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde kendimiz ekleriz.
cümlesi mantığı ile yapılır

Z

1

SİSTEM BİLGİSİ
Bizler bebekler gibi önce kelimelerin anlamlarını bilmeden kulak dolgunluğu ile ezberlemek daha sonrada aralarında zamanla anlam ilişkisi kurarak bütüne ermek gibi bir olayı bu yaşlarda yapamayacağımıza göre uygulanacak tek yöntem o dili gramer kurallarına göre öğrenmek olacaktır.

Sistem önce Türkçe dilbilgisi kurallarına genel bakış ile başlayan daha sonra İngilizce dilbilgisindeki
kullanacağımız tüm malzemeyi irdeleyip olayın mutfak aşamasıyla ilgilenen bütün bunların cümlelerin hangi aşamalarında karşımıza çıktığını Türkçe kıyaslamaları ile formülde yerine oturtan ve sırasıyla başlangıçtan itibaren İngilizce dilbilgisindeki tüm cümle yapılarına hayattaki kullanım mantığına göre uygulanan bir yöntemdir. Unutmayın ki iyi gramer bilgisi olan herkes iyi düzeyde yazıp konuşur. Bazen şu cümleyi çok sık duyarız. “Benim gramerim iyi ama konuşamıyorum.“ Bu sadece insanın kendini kandırmasından ibarettir. Gramer bilgisinden kastedilen onun formülünü bilmek değil hayatta bir olay yaşanırken hemen o gramerin adını telaffuz edebilmektir. Sadece formül bilmek okullarda sınav geçmek için geçerlidir gerçek hayatla bir ilgisi yoktur.

NEDEN 5 AY
Elbette ki İngilizce eğitimi öyle aylara sığacak bir olgu değildir ama temel ve taktiği ile uygulanabilecek doğru bir metot başarının altın anahtarıdır. Haftalık ortalama 5-6 saatlik derslerle geçirilecek 5 ay belki elde olmayan aksaklıklarla uzayabilecek 6 ay İngilizce için harcanacak maksimum zamandır. Bu sistem içinde uygulanan tarz ezberciliği ortadan kaldırdığından harcanan bütün süre mutlak öğrenmeye gitmektedir. Bu metotla İngilizce öğrenebilmek insan aklının alamayacağı kadar kolay olmasına rağmen Türkçe alt yapısı zayıf, her gün 1 saat evde kendi başına tekrar yapmayan, sistemi uygulamayan, birisi gelse de bütün her şeyi ben uyurken beynime aktarsa zihniyetinde olan kişilerin başarıya ulaşmaları hemen hemen imkansızdır. Eğitim sürecinden sonra kişi sıkça okuyarak kendince yazılar yazarak ve sistemin bir parçası olan notları tekrar ederek kendini geliştirecektir.

SEVİYE DÜZEYİ
5 ay sonunda aklınıza ne geliyorsa söyleyip yazabileceksiniz. Tabi ki CNN anlayamayacak Wall Street okuyamayacaksınız onlar belli bir kelime sürecinin sonunda gelecek olaylardır. Fakat sözlük yardımı ile Wall Street içindeki anlayamadığınız cümlelerin sayısı gittikçe azalacak yada deyimlerde sıkıntılar çekeceksiniz. B u sistem içinde yaklaşık kişiye bağlı olarak 3 ile 5 bin arasında kelime öğrenilecek bu kelimeler sayesinde her cümle kolaylıkla yapılabilecektir. İngilizce dilbilgisinde 100 binin üzerinde kelime vardır ama bütün bunları öğrenmek uzun yıllar alan bir süreçtir, bizim hedefimiz yazı ve konuşmada oldukça fazla sayılabilecek bu kelimeler ile profesyonel cümleleri ortaya çıkarmaktır. Sizi biraz daha aydınlatabilmek için yaklaşık 4 veya 5 haftalık bir eğitim sonucu geleceğimiz birinci kitabımızın sonunda aşağıdaki gibi yazı örneklerini çok rahatlıkla yazar ve konuşur olacaksınız.

2

Kilyos’ taki evimiz geceleri çok ıssız olduğundan arkadaşlarımızın bizi ziyaret etmeleri zordur. O akşam evde yalnızdık ve soygundan sonra katil bahçede olduğundan karanlıkta kendimizden bile korkuyorduk. Polisi aramamız kablo kesik olduğu için imkansızdı. It is difficult for our friends to visit us because our house in Kilyos is very quite at night. We were alone at home that night and we were afraid of even ourselves in the dark because the killer was in the garden after the robbery. It was impossible for us to call the police because the cable was cut. Biz Türkiye’de uluslararası bir ithalat şirketiyiz. İlanınızdan bütün dünyada yeni pazarlara ihtiyacınızın olduğu anlıyoruz. Karşılıklı menfaatlerimiz doğrultusunda sizinle uzun süreli bir iş birliğine hazırız. Eğer konu ile ilgilenirseniz, lütfen bize şirketiniz ve ürün yelpazeniz hakkında daha ayrıntılı bilgi gönderin. We are an international import company in Turkiye. We understand that you are in need of new markets all over the world. We are ready to make a long term cooperation with you on our mutually benefit. If you are interested in the subject, please, send us further information about your company and product range.

Yukarıdaki örneklerin seviyesi yaklaşık 4 ile 5 haftadır. Sakın bu cümleleri ezberleyeceğiniz izlenimine kapılmayın virgülüne kadar anlayarak sindirerek ve tüm benzerlerini yapabilecek bilgiye sahip olarak onları çok kolaylıkla halledeceksiniz. Hepsi tek bir formüle göre ve asla kelimelerin yerleri değiştirilmeden yapılır.

TURKÇE BİLGİSİ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin önündeki en büyük problemlerden bir tanesi yeterince Türkçe dilbilgisi bilmemektir. Çünkü insanlar belli bir yaştan sonra bebekler gibi yaşayarak İngilizce öğrenemeyecekleri için öğrenmenin en kalıcı ve temel kısmı yabancı dili kurallarına göre öğrenmektir. Bu da o dilin kendi ana dilinizle benzer ve farklı taraflarını algılamanızla olur. Tabi ki bunu yapabilmek içinde iyi Türkçe altyapısına ihtiyaç vardır. Türkçe temel gramer yapıları ve özellikleri bilinmeden İngilizce öğrenilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk olarak Türkçe dilbilgisini oluşturan temel kelime yapıları üzerinde duracağız. Bu yapıların çok iyi bilinmesi İngilizce’yi daha şimdiden büyük ölçüde halletmeniz anlamına gelecektir. Sakın bunları bildiğiniz ve gereksiz oldukları izlenimine kapılmayın. İleride yapacağınız hataların büyük kısmını buradaki bilgiler oluşturacaktır. Bu yüzden bu konuları mutlak surette çok iyi bilmek zorundasınız.

Nesne
Doğada var olduğunu bildiğimiz, görememekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir. kuş su hava kalem masa okul sıra koltuk Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan her şeyin nesne olduğu kolayca anlaşılır.

İsim
İnsanlar aralarında konuşurken var olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir. Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.

3

Sıfat
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar. kısa uzun büyük küçük şişman zayıf çalışkan tembel

Zamir
İsimlerin yerine geçen kelimelerdir, yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için onların kodlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Ben Sen O Biz Siz Onlar

Tamlamalar
1. İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya gelerek yaptığı tamlamalardır.

okul kapısı bahçe duvarı çocuk parkı

kalem kutusu

2. Sıfat Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim getirilerek yapılan tamlamalardır. kırık masa kötü adam

Özne
Cümledeki eylemi yapan yada yaptıran varlıktır. Eyleme veya cansız olabilirler. Tom yarın Ankara’ya gidecek. Dün bize geldiler.

ne-kim soruları sorularak bulunurlar. Canlı

( Kim gidecek – Tom ) ( Kim geldi – onlar )

Fiil
İş, oluş, eylem belirten kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde hemen hemen herkes farklı eylemler kullansa da onları “mek-mak” yaparak söyler, yani “git-mek, koş-mak” gibi. Burada

4

İş. oluş. eylem belirten kelimelere fiil denildiğini daha evvel 5 . dün akşam. Söylediğimiz kelimeler ise mastardır. “Köyden yarın geldim” cümlesinde gramerde zaman yani yüklem geldim kısmıdır yarın ise sayısal bir zamandır (kelimede zaman) ve uyumsuz gibi gözüken taraftır. 1. Bunlardan biri oluş diğeri ise eylem cümleleridir. Bir cümlede sadece ve sadece bir tek yüklem bulunur. (geçmiş. Oluş Cümleleri İlk bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. gelecek) Kelimede zaman ise dün. geçen hafta… gibi kelimelerdir ve cümlelerin ana zamanlarını değiştirmeye hiçbir güçleri yoktur.şu anda . sadece cümleleri süslerler. Bu anlatım sadece bazı şeylerin daha kolay anlaşılması için yakıştırma ifadeler içermektedir.karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir. İngilizce gramerindeki bütün cümleler yüklem tiplerine göre bu iki grupta yer alır. Yüklem ile mastar arasındaki farkı her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi taktirde İngilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız. bugün.. Kısaca her yüklem mutlaka bir gramerde zaman içerir ve kelimede zamanlarında yüklemlerle uyumlu olmaları gerekir. Başka bir ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları gerekmektedir. Bu konu ileride bizim için çok önemli bir malzeme olacaktır. Önemli not: Dilbilgisi kurallarında böyle bir anlatım ve izah tarzı yoktur. Bu iki ayrı kategori birbiri ile hiç bir şart ve konumda benzerlik göstermez. Çünkü cümlede bir tek gramerde zaman bulunur ve o da yüklemdir. şu an. Cümleleri olayın geçtiği ana zaman olan yüklem ayakta tutar ve her yüklemin içinde mutlaka bir gramerde zaman bulunur. O halde fiil dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir. seneye. gelmek koşmak oturmak yürümek seyretmek ağlamak bağırmak Yüklem Çekim almış fiildir. İngilizce’de Cümle Yapısı Cümleleri biz İngilizce’de iki ayrı kategoride inceleyeceğiz. Bir fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin “geçmişte . yarın. (gitti – gidiyor – gidecek) gibi . Yukarıda anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir.gelecekte” eyleme iş yaptırmasıdır. Kesinlikle cümle içinde birden fazla yüklem olamaz. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş ) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar diyeceğiz. Cümle İçinde sadece bir tek yüklem bulunan kelime veya kelimeler grubudur. Bunun en büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından kaynaklanır.

2. Bahçede oynuyorlardı. Genellikle erken yatarım. Karısını bahçede saatlerce bekledi. Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir kelimedir. Yüzüyorduk. Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama içinde yüklem bulunmayan hiç bir yapının cümle olamayacağı hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır. Geçen yaz Antalya’daydım. Eylem Cümleleri İçlerinde eylem konumunda yüklem bulundururlar. İstanbul kalabalık bir şehir. Biz bu tip cümleleri Türkçe’de isim ve sıfat fiil kullanarak yaparız oysa İngilizce’de böyle kullanımlar yoktur. Herkes aradaydı. 6 . Arabası bahçede. O genç bir öğretmendi. Çok tembelsiniz. Aşağıda Türkçeleri verilen cümlelerin hangi kategoride olduklarını yanlarına yazınız. Başarılılar. Her fiil illaki eylem içerecek diye bir kural yoktur. Yani bu cümleler içlerinde gizli bir “olmak“ saklamaktadırlar. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler verilmiştir. Annesi bir ev kadını. Tom her sabah süt içer.açıklamıştık. Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir. Kız kardeşi heyecanlıydı. Başbakan yarın geliyor. Tom dün hastaydı. Linda dün akşam Ankara’ya gitti. İki hafta önce evdeydiler. Linda’ nın babası bir doktor. Seni arayacağım. 1. İsim ve sıfat cümleleri yapılmak istenildiğinde İngilizce gramerinde karşımıza oluş cümleleri çıkar. Yani fiilin tanımında bir oluştan söz edilmektedir. Çok şişman. Doğadaki nesnelerin hepsinin bir var oluş eylemi vardır. Canan güzel bir kız. Beni geçen hafta parka götürdü. Evliydi. Odasında ağlıyordu. Yorgunum.

16. 3. 9. Gözlüksüz gazete okuma. 7 . Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. ………. 19. Başbakan dün İstanbul’daydı. 18. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. Sabahları erken kalkıyor. 17. 12. Dün yağmur yağıyordu. 6. 26. Geçen yıl Paris’te evlendim. 20. Saatlerce beni seyretti. 27. 10. 24. Çok etkileyici gözleri var. Yıllar önce Sinan çok şişmandı. Dün hava yağmurluydu. 25. Davranışları beni rahatsız ediyor. 5. oluş ………. ……… oluş ………… …… eylem / emir ……. ………. 22. Kitap beni hiç etkilemedi.. eylem ……….2. 14. 15. Tom ile bahçede top oynuyor. Davranışlarını kontrol et. Peter. Gözleri çok etkileyiciydi. Beni Amerika’dan her akşam arıyor. Bana Türkiye’nin nüfusunu söyle. Güneşte uzun süre kalma. Grev hakkında basına bilgi verme. 13. 16 yıllık evliyim. 28.. Gözleri beni çok etkiledi. Bana evlilik resimlerini göster. Davranışları çok kabaydı. 23. Bahçede sigara içme. Kitap hiç etkileyici değildi. 21. 7. 8. 11. 4. Görüntüsü oldukça kötüydü.

Herkes sinirliydi. İngilizler soğuk insanlardır. Yumurtaları yavaşça sepete koy. Ayakkabılarım çalınmıştı. Günlerce seni her yerde aradım. Saatlerdir köşede ağlıyordu.29. Lisede çok tembel bir öğrenciydim. İhracatla ilgili tüm belgeleri bana gönder. 37. ……… eylem ………. Akşam yemeğinden sonra duş alma. Gecenin bir yarısı balkonda şarkı söyleme. 30. Tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. 32. Gelecek yıl bu zamanlar Ankara’da olacağım. 38. Evlilik yıl dönümlerini bir restoranda kutladılar. 43. Kanser ölümcül bir hastalıktır. 47. Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. 53. Pencereyi açık bırakma. 40.. 33. 46. 42. Çantanı mutfakta bırakma. Bu araba çalıntı. 44. O yıllar önce bizim aile doktorumuzdu. 51. 36. 49. İkinci soldan dön. 31. 41. İNGİLİZCEDE CÜMLE YAPISI 8 . 48. 39. Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Evlilik ciddi bir olaydır. 35. 52. 45. Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Konu hakkında müdüre hiçbir şey söyleme. 34. 50. Kirli ellerinle duvara dokunma.

Zamanı bulmak için yükleme ne zaman Tom yarın babasını İzmir’e götürecek Tom götürecek babasını İzmir’e yarın SVN YZ Sabaha kadar Linda ile kumsalda kaldı O kaldı Linda ile kumsalda sabaha kadar SVB YZ Üç gün önce Ankara’da yeni bir ev aldık Biz aldık yeni bir ev Ankara’da üç gün önce SVN YZ Herkes odada televizyon seyrediyordu Herkes seyrediyordu televizyon odada 9 . Özneyi Nesneyi Belirteci Yeri bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme ne-kim neyi-kimi nasıl-ne şekilde nerede-nereye soruları sorulur. Yani her konumda cümle standardı ve kelimelerin dizilişi aynıdır. Ö nce ÖZNE daha sonra YÜKLEM ve son olarak Nesne + Belirteç + Yer + Zaman sıralama uygulanır. S Subject ÖZNE V Verb FİİL O (Nesne + Belirteç + Yer + Zaman) Object NESNE isim sıfat zamir Yapısı ve konumu her ne olursa olsun İngilizce bir cümle yapılırken. Bu sıralama cümlede asla değiştirilemez. Şimdi İngilizce’de bizim kaderimiz olacak bu formülü irdelemeye çalışalım. Başka bir ifade ile formül tektir ve Türkçe’deki gibi kelimelerin yeri asla değiştirilemez.İngilizce’de ister çok kolay yapıda algıladığımız isterse oldukça zor diye adlandırdığımız herhangi bir cümle kurmak istediğimizde ileri düzeyde İngilizce bilgisine sahip değilsek hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamayız.

SVN Y Oyuncaklarını dikkatlice kutuya koydu O koydu oyuncaklarını dikkatlice kutuya SVN BY Yarın seni fabrikaya götüreceğim Ben götüreceğim seni fabrikaya yarın SVN YZ Senin için her şeyi yapabilirim Ben yapabilirim her şeyi senin için SVN B Bu kasabada tek başına yaşıyordu O yaşıyordu tek başına bu kasabada SVB Y Sabahları tek başına kumsalda yürür O yürür tek başına kumsalda sabahları SVB YZ Bütün çuvalları tek başına taşıdı O taşıdı bütün çuvalları tek başına SVN B Aylarca kız kardeşi ile bahçede yaşadı O yaşadı kız kardeşi ile bahçede aylarca SVB YZ Ormanda hafta sonları Linda ile koşuyor O koşuyor Linda ile ormanda hafta sonları SVB YZ Yıllar önce karısını bir kazada kaybetti O kaybetti karısını bir kazada yıllar önce 10 .

O yaklaştı arabaya bir fenerle bir kaç saniyede SVN BZ Beni evde saatlerce bulamadılar. Onlar bulamadı beni evde saatlerce 11 .SVN YZ Her sene Bodrum’da bir ev alıyor O alıyor bir ev Bodrum’da her sene SVN YZ On yıl sonra Türkiye’ye dönecekler Onlar dönecekler Türkiye’ye on yıl sonra SVY Z Çocuklarını günlerdir göremiyorsun Sen göremiyorsun çocuklarını günlerdir SVN Z Tom geceleri yatakta radyo dinliyor Tom dinliyor radyo yatakta geceleri SVN YZ Linda’yı durakta 20 dakika bekledim Ben bekledim Linda’yı durakta 20 dakika SVN YZ Depremde binlerce kişi öldü Binlerce kişi öldü depremde SVY Kapıyı bir tekme ile dün akşam kırdılar Onlar kırdılar kapıyı bir tekme ile dün akşam SVN BY Bir fenerle arabaya bir kaç saniyede yaklaştı.

Simpson artık burada çalışmıyor. Mr. O oturdu arkadaşı ile deniz kenarında saatlerce SVB YZ Amerika’da yıllar önce dört evimiz vardı. Bir insan ihtiyaç duyar tatile her sene SVN Z Dün akşam herkes tiyatroda uyuyordu. O satın alacak bir ev İzmir’de gelecek yıl SVN YZ Duygusal filmlerden hoşlanıyorum. Onlar okuyorlardı gazete işte her sabah SVN YZ Bir insanın her sene tatile ihtiyacı var. Simpson çalışmıyor burada artık SVY Z Her sabah işte gazete okuyorlardı. Biz sahiptik dört eve Amerika’da yıllar önce SVN YZ Ankara’da paraya ihtiyacım var. Ben hoşlanıyorum duygusal filmlerden 12 . Ben ihtiyaç duyarım paraya Ankara’da SVN Y Mr. Herkes uyuyordu tiyatroda dün akşam SVY Z Gelecek yıl İzmir’de bir ev alacak.SVN YZ Deniz kenarında arkadaşı ile saatlerce oturdu.

Ben evlendim Manisa’da geçen yıl 13 . Onun gözleri etkiledi bizi çok SVN B Saatlerce karısını camdan seyretti. Hiç kimse bilmiyor kararının nedenini SVN Her yıl dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor. Ben okuyorum kitap evde boş zamanımda SVN YZ Amcasını bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. O söylüyordu şarkı karısıyla bahçede dün SVN BYZ Boş zamanımda evde kitap okuyorum. O tehdit etti amcasını bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Hiç kimse kararının nedenini bilmiyor. O seyretti karısını camdan saatlerce SVN YZ Geçen yıl Manisa’da evlendim. O arıyor beni Amerika’dan her akşam SVN YZ Gözleri bizi çok etkiledi. Dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor her yıl SVZ Beni Amerika’dan her akşam arıyor.SVN Dün karısı ile bahçede şarkı söylüyordu.

O tehdit etti onu bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Yeni işi tüm hayatını değiştirdi. Onlar kutladılar evlilik yıldönümlerini Beykoz’da SVN Y Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Ben okuyamıyorum gazete gözlüksüz SVN B Evlilik yıldönümlerini Beykoz’da kutladılar. Tutuklu öğrenciler götürüldü mahkemeye dün SVY Z Onu bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. Yeni işi değiştirdi tüm hayatını SVN Gelecek yıl Japonya’da bir fabrika kuracak. Tüm hırsızlar tutuklandı kısa zamanda SVZ Dün tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü.SVY Z Peter Tom ile bahçede top oynuyor. Peter oynuyor top Tom ile bahçede SVN BY Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. O ağlıyordu arkadaşıyla köşede saatlerdir 14 . O kuracak yeni bir fabrika Japonya’da gelecek yıl SVN YZ Saatlerdir köşede arkadaşıyla ağlıyordu.

Oynama oyun bilgisayarda VNY Kadehi masaya bırak. Bu yüzden ana formülümüzde “S“ yoktur. O etkiledi herkesi gözleri ile SVN B Yıllarca bir kaşıkla inanılmaz bir tünel kazdı.SVB YZ Onların evlilik sırlarını bir kitapta okudum. Beni hayatının sonuna kadar terk etme. O kazdı inanılmaz bir tünel bir kaşıkla yıllarca SVN BZ Aşağıdaki örnekler emir cümlelerine aittir. Ben okudum onların evlilik sırlarını bir kitapta SVN Y Gözleri ile herkesi etkiledi. Bekle beni okulda saat ikide VNY Z 15 . Bırak kadehi masaya VNY Kapıyı açık bırakma. Emir cümlelerinde eylem direk karşıdaki kişiye yapıldığından “özne“ yoktur. Formül V + O şeklindedir. Terk etme beni hayatının sonuna kadar VNZ Bilgisayarda oyun oynama. Cümle direk fiille başlar. Bırakma kapıyı açık VNB Saat ikide beni okulda bekle.

Götür beni parka yarın VNY Z Çiçekleri her gün sula. Dokunma duvara pis ellerinle VNB Yarın beni parka götür. Kal bizimle bu akşam 16 . Söyleme şarkı balkonda geceleri VNY Z Sırtıma güneş yağı sür.Pis ellerinle duvara dokunma. Sula çiçekleri her gün VNZ Güneşte uzun süre kalma. Yaz fiyat listesini bugün VNZ Geceleri balkonda şarkı söyleme. Kalma güneşte uzun süre VYZ Fiyat listesini bugün yaz. Gel benimle Ankara’ya bu akşam VB YZ Bu akşam bizimle kal. Sür güneş yağı sırtıma VNY Benimle bu akşam Ankara’ya gel.

Arama beni Ankara’dan her akşam VNY Z Her yerde dürüst ol. Ol dürüst her yerde VNY New York’da dokuzdan sonra dolaşma. Dolaşma New York’da dokuzdan sonra VYZ Raporu yarın İtalya’ya gönder. Oynama top ön bahçede VNY Beni her yerde öpme. İç bir bardak kola benimle mutfakta VNB Y Beni her akşam Ankara’dan arama. Olma aptal aramızda VNY Bu odada yalnız kalma. Öpme beni her yerde VNY Benimle mutfakta bir bardak kola iç. Gönder raporu İtalya’ya yarın VNY Z Aramızda aptal olma. Kalma yalnız bu odada 17 .VB Z Ön bahçede top oynama.

Konuşma bu konuda aptalca her yerde VNB Y Akşamları arabanı bahçeye bırakma. Dans et benimle kumsalda sabaha kadar VB YZ Çantamdan bir paket sigara getir.VB Y Beni bir daha işte tehdit etme! Tehdit etme beni işte bir daha VNY Z Benimle kumsalda sabaha kadar dans et. Fırçala dişlerini günde üç kez VNZ Grev hakkında gazetede hiç bir yazı yazma. Topla odamı dikkatlice her sabah VNB Z Bu konuda her yerde aptalca konuşma. Bırakma arabanı bahçeye akşamları VNY Z Dişlerini günde üç kez fırçala. Kontrol et davranışlarını 18 . Getir bir paket sigara çantamdan VNY Odamı her sabah dikkatlice topla. Yazma hiç bir yazı grev hakkında gazetede VNY Davranışlarını kontrol et.

Bırakma çantanı mutfakta VNY Satışla ilgi tüm belgeleri bana gönder. Alma duş akşam yemeğinden sonra VNZ Çantanı mutfakta bırakma. Konuşma yüksek sesle gecenin bir yarısı 19 .VN Bana evlilik resimlerini göster. Anlatma evlilik sırlarını hiç kimseye V N1 N2 Kırık masayı dışarı çıkart. Okuma gazete gözlüksüz VNB Bize Türkiye’nin nüfusunu söyle. Göster evlilik resimlerini bana V N1 N2 Gözlüksüz gazete okuma. Gönder tüm belgeleri satışla ilgili bana V N1 N2 Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. Çıkart kırık masayı dışarı VNY Gecenin bir yarısı yüksek sesle konuşma. Söyle Türkiye’nin nüfusunu bize V N1 N2 Akşam yemeğinden sonra duş alma.

Bırakma beni tek başıma burada VNB Y Aşağıdaki örnekler oluş cümlelerine aittir. Yani yüklemi “olmak“ mastarından türeyen bir kelimedir. Olma aptal baban gibi VNB Dikkatli ol. Oku kitap boş zamanında VNZ Ayakkabılarını paspasa sil.VB Z Boş zamanında kitap oku. Ol dikkatli VN Burada beni tek başıma bırakma. Sil ayakkabılarını paspasa VNY Baban gibi aptal olma. Ana formül S olmak O şeklindedir Tom’un babası çok hasta Tom’un babası olmak çok hasta SVN Linda dün akşam evdeydi Linda olmak evde dün akşam SVY Z Boğazın manzarası çok güzel Boğazın manzarası olmak çok güzel SVN 20 .

Yıllar önce bu köy harikaydı Bu köy olmak harika yıllar önce SVN Z İki gün önce okulda çok heyecanlıydı O olmak çok heyecanlı okulda iki gün önce SVN YZ Geçen yıl oldukça şişmandılar Onlar olmak oldukça şişman geçen yıl SVN Z Onunla yıllar önce çok mutluydum Ben olmak çok mutlu onunla yıllar önce SVN BZ Dün akşam burada değildi O olmamak burada dün akşam SVY Z Enflasyon oldukça yüksek Enflasyon olmak oldukça yüksek SVN Zeki Müren ünlü bir şarkıcıydı Zeki Müren olmak ünlü bir şarkıcı SVN Üç gün önce okulda çok hastaydı O olmak çok hasta okulda üç gün önce SVN YZ Dün hava İstanbul’da yağmurluydu Hava olmak yağmurlu İstanbul’da dün 21 .

Hava olmak güneşli Antalya’da bu günlerde SVN YZ Türkiye yıllardır NATO’nun bir üyesidir. SVB YZ Türkiye’nin baş kenti Ankara’dır. Oğlu olacak İstanbul’da seneye SVY Z Galatasaray Avrupa’da büyük bir takımdır. Türkiye’nin başkenti olmak Ankara 22 . Galatasaray olmak büyük bir takım Avrupa’da SV NY İki yıl önce Tom ile Amerika’daydım. Türkiye olmak NATO’nun bir üyesi yıllardır SVN Z Tom iki yıl önce Kars’ta bir öğretmendi.SVN YZ Seneye bir doktor olacak O olmak bir doktor seneye SVN Z Türkler Asya’da büyük bir devletti Türkler olmak büyük bir devlet Asya’da SVN Y Hava bu günlerde Antalya’da güneşli. Tom olmak bir öğretmen Kars’ta iki yıl önce SVN YZ Oğlu seneye İstanbul’da olacak. Ben olmak Tom ile Amerika’da iki yıl önce.

Filmin sonu olmak çok hüzünlüydü SVN İstanbul yıllar önce bir başkentti.SVN Ankara Türkiye’nin başkentidir. Petrol varilleri olmak bahçede dün 23 . Karısı olmak çok güzel bir kadın SVN Okulda notları oldukça yüksekti. İstanbul olmak bir başkent yıllar önce SVN Z Dün gece evde yalnızdık. SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Biz olmak yalnız evde dün gece SVN YZ Petrol varilleri dün bahçedeydi. Başbakan olmak çok mutlu mecliste dün SVN YZ Karısı çok güzel bir kadındı. Ankara olmak Türkiye’nin başkentidir. Notları olmak oldukça yüksek okulda SVN Y Filmin sonu çok hüzünlüydü. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Başbakan dün mecliste çok mutluydu.

Onun görüntüsü olmak oldukça kötü SVN Davranışın son derece kaba.SVY Z Tecrübesiz şoför potansiyel bir tehlikedir. Hava olmak yağmurlu dün SVN Z 16 yıllık evliyim. Tecrübesiz şoför olmak potansiyel bir tehlike SVN Gözleri çok etkileyiciydi. Senin davranışın olmak son derece kaba SVN Dün hava yağmurluydu. Onun gözleri olmak çok etkileyiciydi SVN Görüntüsü oldukça kötüydü. Ben olmak evli 16 yıldır SVN Z Kitap ilginç değildi. Kitap olmamak ilginç SVN Evlilik ciddi bir olaydır. Bu araba olmak çalıntı 24 . Evlilik olmak ciddi bir olay SVN Bu araba çalıntı.

25 . İngilizler olmak serin kanlı SVN Türkiye Birleşmiş Milletlerin üyesidir. Türkiye olmak Birleşmiş Milletlerin üyesi SVN Yıllar önce Sinan oldukça şişmandı. Ben olmak çok yorgun bu hafta SVN Z Çok üzücü bir filmdi. Yeni bir kaynak olmak çok önemli şirket için SVN B İngilizler serin kanlıdırlar. Telefon olmak yararlı bir icat SVN Yeni bir kaynak şirket için çok önemli. Her şey olmak harika tatilde SVN Z Bu hafta çok yorgunum.SVN Tatilde her şey harikaydı. Sinan olmak oldukça şişman yıllar önce SVN Z Gelecek yıl bu zamanlar Çin’de olacağım. O olmak çok üzücü bir film SVN Telefon yararlı bir icattır.

Kanser olmak öldürücü bir hastalık SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Beş sene evvel o bizim aile doktorumuzdu. Biz olmak hasta dört gündür SVN Z Yirmi yıldır Konya’da hapiste. Onların bütün problemi olmak kötü yönetim SVN Camın hammaddesi kumdur. Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı olmak Atatürk SVN Onların bütün problemi kötü yönetim. O olmak hapiste Konya’da yirmi yıldır S V Y1 Y2 Z Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Atatürk dür. Ben olmak tembel bir öğrenci lisede SVN Z Kanser öldürücü bir hastalıktır.Ben olacağım Çin’de gelecek yıl bu zamanlar SVY Z Lisede çok tembel bir öğrenciydim. 26 . O olmak bizim aile doktorumuz beş sene evvel SVN Z Dört gündür hastayız.

Dört yıl önce bir Amerikalı ile evliydi. Gözleri mükemmel. İki yıl önce Almanya’daydık. Uzun süre suda gözlerini açamadı. Burada beni tek başıma bırakma. Tom’u partiye davet etme.Camın hammaddesi olmak kum SVN Sarhoş şoför onların ölümlerinin tek nedeniydi. O artık bekar bir insan. Sarhoş şoför olmak onların ölümlerinin tek nedeniydi SVN Televizyon 20. Benimle yeni bir hayata başla. Gelecek yıl arkadaşıyla bir şirket kuracak. Arabasını parkta bir kova su ile yıkadı. Seninle yarın işe gitmeyeceğim. Dün akşam çok hastaydım. Bir bardak su ile saatlerce oynadı. Seni bir daha affetmeyeceğim. Bahçede günlerce hazine aradı. Yaşamı sensiz anlamsız. 27 . Kitapları yarın rafa yerleştir. Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor olmak çekmecemde 5 dakika önce SVY Z Aşağıdaki cümleleri S V O formülünde yerine koyun. Ellerini yavaşça masaya vurdu. yy’ın en büyük icatlarından biridir SVN Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. yy’ın en büyük icatlarından biridir Televizyon olmak 20. Bu yaz babasıyla Amerika’ya gidecek. Bu olay şu anda önemli değil. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri olmak işsizliktir SVN Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor 5 dakika önce çekmecemdeydi. Yağmurda uzun süre kalma. Sonunda onu terk edebildim.

Sabaha kadar baş ucumda kal. Siz Onlar Ben 28 . Evin manzarası felaket. Pencereyi açtı. Borsada her şeyini kaybettin. Bu kelimeler aynen Türkçe’de olduğu gibi isimlerin yerine kullanılır ve “ zamir “ diye adlandırılır. Ankara Türkiye’nin başkentidir. Her şeyi babasından öğrendi.. Evde tek başına ağlıyordu. yerleri asla değiştirilemez. Karımı yıllardır her yerde arıyorum. Duşta uzun süre kalma. Aylardır onu burada görmüyorum. Gazetedeki resmi hışımla yırttı. Karısı hoş bir insandı. Pencereyi açık bırak. She. Hayatın oldukça ilginç gözüküyordu.Beni yıllarca yalanları ile kandırdı. İngilizce’de her şeyden önce bilinmesi gereken temel kelimeler vardır. Saksıdaki çiçekleri yarın sula. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Masaya yeni bir bardak getir. Borcumuzu günlerdir ödeyemiyoruz. Bu sabah annesini doktora götürdü.. Telefonumla oynama. He She It We You They I Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için O O O Biz Sen. Çocukluklarında çok yaramazlardı. He. Kaza hakkında hiçbir şey söyleme. It. Yeni kiracısı emekli bir memurdu. Her zaman cümlenin öznesi (olayı yapan yada yaptıran varlık) konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir işlevleri yoktur. Senden çok farklıydı. Lütfen bana ıslak ellerinle dokunma. Enflasyon Türkiye için önemli bir sorun. Kitabı dün akşam okuyamadım. İlk olarak “şahıs zamirleri“ üzerinde duracağız. Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Şirket ciddi krizde. Pencere açıktı.

His Her Its Our Your Their My Erkekler için Kadınlar içi Cansız ve hayvanlar için Onun Onun Onun Bizim Seni. His school His job Her pocket Her pen Our armchair Our teacher Your father Your car Their secretary Their house My exam My sister Onun okulu Onun işi Onun cebi Onun kalemi Bizim koltuğumuz Bizim öğretmenimiz Senin baban Senin araban Onların sekreteri Onların evi Benim sınavım Benim kız kardeşim 29 ... İsmin kime ait olduğunu belirterek daha evvel açıkladığımız şahıs zamirlerine (He. Her. We. You. sizin Onların Benim Burada unutulmaması gereken en önemli nokta bu zamirlerden sonra mutlaka bir ismin geldiğidir. İkinci grupta ise zamirlerin iyelik hallerini inceleyeceğiz. She. Tek başlarına kullanımları kesinlikle yoktur. His Her Its Our Your Their My + İSİM His Her Its Our Your Their My book book book book book book book Görüldüğü gibi arkalarına bir isim alarak ismin kime ait olduğunu belirtirler. It. They. I) ait alt öğeleri başka bir ifade ile bu zamirlerin sahip olduğu bir şeyleri (nesneleri) anlatacağız. Its.His.

His, Hers, Mine...
Bu kategoride ise iyelik zamirlerinin isimlerle kullanılarak verdiği anlamları tek kelime ile karşılayan ilgi zamirleri üzerinde duracağız. Örneğin, benim arabamın İngilizce karşılığı “my car” dır. Eğer “benim arabam“ daha evvel cümle içinde kullanılmışsa ikinci cümlede bunu tekrarlamak zorunda değiliz, yani benim arabam yerine “benimki“ diyebiliriz. İşte benimki, seninki, onunki... gibi kelimelere biz ilgi zamirleri diyeceğiz. Dikkat edilirse bu kelimeler durup dururken kullanılamazlar başka bir deyişle bu kelimelerin anlamları daha evvelden bilinmelidirler. Benim arabam Onun kitabı Bizim evimiz yerine benimki yerine onunki yerine bizimki

His Hers ----Ours Yours Theirs Mine

Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için

Onunki Onunki ---------Bizimki Seninki, Sizinki Onlarınki Benimki

His school His girl friend His car Her father Her book Her life Our dog Our house Our picture Your table Your teacher Your mother Their flower Their garden Their cat My exam My face My pen

onun okulu onun kız arkadaşı onun arabası onun babası onun kitabı onun hayatı bizim köpeğimiz bizim evimiz bizim resmimiz senin masan senin öğretmenin senin annen onların çiçeği onların bahçesi onların kedisi benim sınavım benim suratım benim kalemim

his his his hers hers hers ours ours ours yours yours yours theirs theirs theirs mine mine mine

Onunki Onunki Onunki onunki onunki onunki bizimki bizimki bizimki seninki seninki seninki onlarınki onlarınki onlarınki benimki benimki benimki

Him, Her, Me...
30

Türkçe’de sık sık karşımıza ismin halleri çıkar (e-a-de-da..) İngilizce’de ismin hallerini göremeyiz. İsmin hallerini almış ve cümle içinde anlam kazanan bazı zamirler vardır. Bunlar Türkçe’ye kulağa hoş geldiği gibi çevrilir. Bu son gurupta bu tip zamirleri inceleyeceğiz. Him Her It Us You Them Me Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hay. için Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Bize,bizi,bizde, ... Sana,seni,sende, ... Onları,onlara,onlarda, ... Bana,beni,bende, ...

Yukarıdaki zamirler ismin tüm halleri için kullanılır. Örneğin “me“ cümle içinde “bana, beni, bende“ anlamları kazanabilir. Beni sinemaya götür Bana bir kalem ver

Örneklerinde altı çizili yerlere “me“ gelir ve Türkçe’ye en uygun çeviri yapılır. Buradaki önemli nokta bu zamirlerin mutlaka S V O N B Y Z formülünde nesne kısmında yer almasıdır. Yani cümlede asla özne konumunda bulunamazlar ve bu tip zamirlerle cümleye başlanamaz. Aşağıda şu ana kadar incelediğimiz dört grup zamir topluca görülmektedir.

Ona, onu Ona, onu Ona, onu Bize, bizi Sana, seni rı, OnlaraOnla Bana, ben

Him Her It Us You Them Me

Onunki Onunki -------Bizimki Seninki ınkiOnlar Benimki

His Hers -----Ours Yours Theirs Mine

Onun Onun Onun Bizim Senin ınOnlar Benim

isH erH Its Our Your Their My

O O O Biz Sen Onlar Ben

He She It We You They I

Aşağıdaki boşlukları uygun karşılıkları ile doldurunuz. Amcam ………my uncle………. Annemiz Baban Bana Bebekleri

31

Ben Beni Benimki Biz Bize Bizi Bizimki Bizimkiler Büyük çantamız Cebi Cesur koruması Çalışkan kız kardeşim Çantası Çirkin sekreteri Elmas yüzüğün Eski saati Etkileyici görüntüsü Ev adresimiz Güzel karısı Güzel ülkemiz Hatan Hayatı Islak elim İlginç arabası İlginç hayatın İşi Kalemim Kanepeniz karısı Kırmızı arabam Kırmızı ceketim Kız arkadaşım Kirli gömleğim Kitabı Kocası Koltuğumuz Kuvvetli kolları Kuyruğu Küçük evleri Masaları Mini eteği O Odası Okulum Ona Onlar Onlara Onları Onların başarılı oyunu Onların kedisi Onların mutlu günü Onların sıcak yatakları . Onlarınki Onu Onun altın kolyesi Onun boş cüzdanı Onunki Onunkiler Oturma odan Öğretmeni

32

Pahalı eteğim Pahalı paltosu Pahalı yüzüğün Perdeleri Resmimiz Sabırsız babası Sana Sen Seni Senin gül bahçen Seninki Siyah kazağı Siz Size Sizinki Sobası Sözlükler Suratın Şemsiyesi Şişman dayıları Tamir çantası Tecrübeli öğretmenim Tehlikeli köpekleri Tehlikeli sokağımız Televizyonumuz Tembel erkek kardeşi Tembel köpeğimiz Temiz evimiz Tuhaf kalemi Uzun boylu müdürüm Yağmurluğum Yakın okulu Yaramaz kızın Yavaş spor araban Yeni kasabaları Yorgun arkadaşım Yuvarlak masaları Zengin amcası Zengin baban

ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
Bazı isimleri sayabiliriz, bazı isimleri ise sayamayız. Sayılabilen isimler tekil veya çoğul olabilirler ama sayılamayan isimler daima tekildirler. Sonu “ o “ ile biten isimler potato , tomato tomatoes Sonu “ x “ ile biten isimler box , fox ( es ) alarak , patatoes ,

( es ) alarak ,boxes , foxes

Sonu “ s “ ile biten isimler glass , class ( es ) alarak , glasses , classes Sonu “ f, fe “ ile biten isimler shelf , knife knives Sonu “ y “ ile biten isimler city, story ( ves ) alarak , shelves ,

( ies ) alarak ,

cities , stories

33

pens Bir kural eşliğinde formülize edilebilen her şey İngilizce Gramerinde “ düzenli “ diye adlandırılır.Sonu “ ch . Eyes Jeans Scissors Overalls Pants gözler kot pantolon makas tulum pantolon shorts shoes tights pyjamas braces şort ayakkabı tayt pijama askı 34 . boy ( es ) alarak . Yukarıda belli kurallar çerçevesinde çoğul yapılabilen isim kategorileri gösterilmiştir. boys “ bir sesli harf “ gelmesi durumunda Bunlar dışında kalanlar book. Aşağıda “ s “ ve türevleri “ ile çoğul yapılamayan ayrı ayrı bilmek zorunda olduğumuz “ düzensiz isimler “ yer almaktadır. toys . Man man Person Foot Fish Louse Mouse Child Tooth Sheep Ox Goose This That çocuk diş koyun öküz geyik bu şu ayak balık bit fare adam kadın kişi feet fish lice mice children teeth sheep oxen geese these those men women people ayaklar balıklar bitler fareler çocuklar dişler koyunlar öküzler geyikler bunlar şunlar adamlar kadınlar kişiler Çift olan herşey çoğul sayılır. books . dishes ( s ) alarak . sh “ ile biten isimler watch. Belli bir kural sınıfına girmeyen ve bunun sonucunda ayrı ayrı bilinmek zorunda kalınan kelimeler ise “ düzensiz “ yapılardır. pen ( s ) alarak . dish Sonu “ y “ ile bitip kendinden önce toy. watches .

Calf Half Wife Self Knife Leaf Shelf Thief Wolf Loaf Sheaf buzağı yarım kadın eş kendi bıçak yaprak raf hırsız kurt somun demet calves halves wives selves knives leaves shelves thieves’ wolves loaves sheaves raflar hırsızlar kurtlar somunlar demetler eşler kendileri bıçaklar yapraklar buzağılar yarımlar Yukarıdakiler dışında kalan isimler “f ve fe“ ile bitmelerine rağmen sadece “s“ alarak çoğul yapılır Safe Belief Roof Chief kasa inanç çatı başkan safes beliefs roofs chiefs çatılar başkanlar kasalar inançlar Her zaman çoğul olarak kullanılan tekili olmayan isimler.Glasses Trousers Clippers Tongs bardak pantolon kırpma aleti maşa binoculars spectacles shears pincers dürbün gözlük makas kerpeten Sonu “ f ve fe “ ile biten isimlerin çoğul yapılabilmeleri için bu harflerin düşüp yerlerine “ ves “ getirildiğini söylemiştik. Aborigines Archives Riches Cattle Clothes sığır çamaşır yerli arşiv servet police remains polis kalıntı tasarruf çevre teşekkür savings surroundings thanks 35 . Bu isimler aşağıdaki gibidir.

Suzan’ın babası Turkey’s population .Ayşe’nin kamerası Suzan’s father . his.Okulun kapısı The book’s page .Bu günkü haberler The school’s door . sının. nın.Jane’nin partisi Mr. Eğer zamirlerin yerine gerçek isimlerini koyar ve yine bir aitlikten söz edersek o zaman “ ‘s “ kullanmak zorunda kalırız ve isimlere “ nin. Dikkat edilirse daha evvel açıklamaya çalıştığımız iyelik zamirleri (her.Türkiye’nin nüfusu George’s school .George’un okulu Celal’s table . His book Tom’s book Her cat Linda’s cat Ayşe’s camera . their.Gelecek yılki plan 36 .Babamın arabası Her sister’s house . our. sunun. sinin.Linda’nın çantası Today’s news . its. your.Celal’in masası My brother’s car .Kız kardeşinin evi Lane’s party .Kedinin sütü Yesterday’s newspaper . sünün. my) isimlerin yerine kullanılmaktadır. lik …” gibi anlamlar katar.Dünkü gazete Next year’s plan . Smith’s wife .Outdoors Dregs Eaves Environs Wages dışarısı tortu saçak çevre manners outskirts victuals goods haftalık maaş terbiye civar erzak mal Türkçe’de sayılabilir gibi düşündüğümüz ama İngilizce’de sayılamayan isimler.Bay Smith’in eşi Linda’s bag . lık.Kitabın sayfası The cat’s milk . Advice Baggage Bread Money Cash Fun Homework Work nakit eğlence ev işi iş bagaj ekmek para öğüt business entertainment furniture grief knowledge information mail news bilgi bilgi posta haber iş gösteri mobilya üzüntü ‘S 1.

Bir yıllık ihbar A month’s salary . hers. nın.Bir aylık maaş A stone’s throw .Tom amcanın evi Mahmut the second’s reign .Bir kolluk mesafe An hour’s walk . Tom’s Linda’s Children’s Tom’unki Linda’nınki Çocuklarınki His Hers Theirs Onunki Onunki Onlarınki 7.Kızların çantaları teachers’ addresses . sının…) farklıdırlar. sının….Tom ve Linda’nın babası Ayşe and Ahmet’s school .Türklerin teklifleri 3. nın. mine) yerine gerçek isimlerinin kullanılması durumunda kullanılır.Last week’s match . Aşağıda bu şekilde oluşan tamlamalara örnekler verilmiştir. yer belirttiğinde “ lik-lık “ anlamları kazanabilirler.Sekiz saatlik uyku One week’s travel . Çift isimli durumlarda ikinci isme ‘s getirilir. sinin.George ve çocukların topu 4. yours. Sonu “ z “ okunuşu ile biten veya Latince kökenli olan isimlerde ‘ kullanılır.Sandalyelerin rengi students’ books . Bazen isim tamlaması yapma görevi üstlenirler. theirs.Keats’ın şiirleri Johnson’s’ method . Bu tamlamaları ismin iyelik halleri ile karıştırmamak gerekir.Bakanın eski danışmanı The government’s decision .Bir saatlik yürüyüş Two hours’ drive . sinin.Öğrencilerin kitapları girls’ bags .Socrates’in hastalığı 5. Çoğul ismlerin sonları “ s “ ile bittiği için ‘s kullanılmaz onun yerine ‘ getirilir.Bir anlık tereddüt An arm’s length .Dickens’ın romanları Keats’ poems .) gibi anlamlar vermeyebilir.II Mahmut’un tahtı The minister’s old advisor .Geçen haftanın maçı Uncle Tom’s house . Fakat bu ifadeler genel anlam içerirler. zaman.Humphreys’in filmleri Dickens’ novels . Daha evvel gördüğümüz ilgi zamirlerinin (his. İsimlerde ölçü.Ayşe ve Ahmet’in okulu George and Ann’s ball . Butcher’s kasap (dükkan) Grocer’s bakkal (dükkan) Butcher Grocer kasap (meslek) bakkal (meslek) 8.Bir taş atımı mesafe A moment hesitation .100’lük sigara 6. “ ‘s “ her zaman ( nin.Johnson’un metodu Socrates’ illness . İsimlerin iyelik hallerinden ( nin.60’lık konteynır 100’s cigarette .İki saatlik yol Ten dollars’ worth . Humphrey’s’ films . ours.Bir haftalık tatil A year’s notice .On dolarlık fiyat Three weeks’ course . 37 . Eight hours’ sleeping . Tom and Linda’s father . Özel faaliyet gösteren iş yerlerini asıl meslekten ayırt etmek için kullanılır.Hükümetin kararı 2.Öğretmenlerin adresleri Turks’ proposals . The The The The The chairs’ colour .Üç haftalık kurs 60’s container .

Kız üniversitesi A ladies’ tailor .Kasabın bıçağı A teacher’s book .Çocuk oyunu A carpenter’s saw .Türklerin cesareti The poster of Atatürk .Atatürk’ün posteri The palace of the queen .Otelin müdürü The window of the car .Problemin nedeni Back of the car .Paula’nın favori rengi Birthday of Tom .Allah’ın varlığı The end of American Indians .Günün en iyi filmi Job of my sister .Doktor diploması A dog’s life .Kitabın başlığı The ground floor of the building .Şoför ehliyeti A girls’ college .Öğretmen okulu women’s club .Kadın terzisi A A A A lieutenant’s rank .Bir yaz günü teacher’s college .Bir kasap bıçağı The butcher’s knife . Değişen hiç bir şey yoktur.Binanın giriş katı The name of this village . sinin.Jack’in telefon numarası Best party of day .Hikayenin başlangıcı The decision of the government .Arabanın penceresi The new vase of the roses . “of “ kullanarakta ( nin. sının ) anlamları veren kelime grupları yapılabilir.Teğmen rütbesi summer’s day .Bir öğretmen kitabı The teacher’s book .Çocuk hikayesi A doctor’s degree .Köpek hayatı A driver’s license .Kadınlar kulübü OF 1. Name of school Okulun ismi School’s name Colour of wall Duvarın rengi Wall’s colour Milk of cat Kedinin sütü Cat’s milk The beginning of the story .Erkek okulu A child’s play .Marangoz testeresi A children’s story .Güllerin vazosu The existence of Allah.Evin çatısı The cause of the problem .Kraliçenin sarayı 38 .Tom’un doğum günü The wall of the castle .Kalenin suru The manager of the hotel . Sadece “ s “ daha çok özel isimlerde “of “ ise cins isimlerde kullanılır.Arabanın arkası The phone number of Jack .Bu köyün ismi The roof of the house .Öğretmenin kitabı A boys’ school . nın.Kız kardeşimin işi Favourite colour of Paula .A butcher’s knife .Kızılderililerin sonu The courage of the Turks .Hükümetin kararı The title of the book .

Bilim adamı The loss of moisture .Kötülük güçleri Contempt of court .Kız kardeşinin doğum günü The invention of the telephone .Kitabın bir sonraki konusu The members of the association .Üretimin maliyeti A work of a madman .Savaş rüzgarları The day of reckoning .On dakikalık bir gecikme Lack of interest . Ama bu ifadeler genel anlam içerirler.Söz hürriyeti The faculty of Law . Köpeğin burnu Babanın planı NATO’nun görevleri Kore’nin gelişimi Türkiye’nin zorlukları Linda’nın serveti Arthur’un kitabı the nose of the dog / the dog’s nose 39 .Kıyamet günü A man of science .Enflasyon tehlikesi Proportion of five to one .Tıp fakültesi College of Science .Bir delinin işi 2.Ümitsizlik duygusu The danger of inflation .Nem kaybı A form of torture .Müdahale delili Reign of terror .Beşe bir oranı Freedom of speech . nın ) anlamı vermeyebilir.Derneğin üyeleri The second day of the conference . “of“ her zaman ( nin. Bu yüzden bu iki kategoriyi birbiri ile kıyaslamaya kalkışmayın.Kıtlık Evidence of any interference .Mahkemeye hakaret A feeling of despair .Fen Fakültesi Aşa ğıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.Şehrin fethi The next subject of the book .Terör hükmü A sign of weakness .Telefonun icadı The cost of the production .Soyguncuların silahı The birthday of her sister . Aşağıda bu tip kullanımlara örnekler verilmiştir.Hukuk Fakültesi History of art .Bir gülün kokusu The conquest of the city .İlgisizlik Shortage of food .Konferansın ikinci günü The guns of the robbers .Sanat tarihi School of Medicine .Savaş tehlikesi The winds of war . İsimlerin iyelik hallerinden farklıdırlar. The threat of war . Bazen isim tamlaması yapar.The influence of the rich .Suçluluk delili The forces of evil .Zenginlerin nüfusu ( itibarı ) The suffer of the poor .Fakirlerin acısı The smell of a rose .Bir işkence türü A delay of ten minutes .Zayıflık işareti Proof of guilt .

Bu yolla sayılamayan isimleri ölçekleyerek onların belli bir miktarını ifade ederiz.bir fincan dolusu şeker two sheets of paper . şişe) bahsediyorsak aşağıdaki kalıbı kullanırız.bir kase şeker a cupful of sugar .George’un fikri Democles’in kılıcı Tom ve Linda’nın bebeği Patronumun emirleri Cumhurbaşkanının korumaları Milletvekilinin görevi Ahmet’in babasının resimleri Bir öğrenci kitabı İstanbul’un trafiği New York’un karanlık caddeleri Üç aylık maaş Türklerin planı Almanların teklifleri Kitapların sayfaları Erkek gömleği Fatih’in tahtı Kitabın konusu İstanbul’un 1453’te fethi Dört günlük tatil Hikayenin sonu ÖLÇEK BİLGİSİ 1.bir fincan çay a bottle of milk .bir şişe süt a can of coke . [ÖLÇEK OF MADDE] a glass of water . Katı olsun sıvı olsun herhangi bir sayılamayan maddenin belli sayıdaki biriminden (bardak.bir şişe şarap a bowl of sugar .bir bardak dolusu su a block of ice . fincan.iki yaprak kağıt a grain of race .beş paket sigara a bar of soap .bir fıçı bira a glassful of water .avuç dolusu para 40 .bir bardak su a cup of tea .bir pirinç tanesi a handful of money .bir kalıp sabun a barrel of beer .bir kalıp buz a bottle of wine .üç varil şarap ten plates of food .bir kutu kola a jar of jam . Bu kalıbı değiştirmeye çalışmak mümkün değildir.on tabak yiyecek five packs of cigarette .bir parça pizza two tanks of oil .iki depo benzin three barrels of wine .bir kavanoz reçel a bar of chocolate .bir dilim çikolata a slice of bread .bir dilim ekmek a piece of pizza . Türkçe çevirilerindeki mantıksızlıklar aranmaksızın hep aynı kuralla yapılırlar.

3.bir çeşit peynir a loaf of bread .bir küçük delil a piece of advice .bir kutu kibrit a distance of two miles .ateş nöbeti piece of research .bir küp şeker a new kind of cheese .bir parça ip a bit of interest .yeni bir çeşit plastik a joint of meat .bir öfke nöbeti a fit of passion .yeni bir çeşit peynir a new kind of plastic . Dikkat edilirse ilk şıkta ölçeklemeye çalıştığımız maddenin geride kalan kısmı önemsenmemektedir.bir mobilya takımı a speck of dust .bir toz parçası sticks of dynamite .bir top salata ( marul ) a heap of rubbish .et parçası (but veya kol) a pair of socks .altı tip ekmek four cupful of sugar .çamur yığınları items of news .masaların sekizi Twelve of girls .on kilo pirinç ten meters of cloth .arabaların bazıları Most of problems .ateş nöbeti 2.vicdan azabı the pangs of fear . One of book . Bu konuda ise maddenin geride kalan kısmı da önem kazanacaktır.kitapların biri Four of chair .problemlerin çoğu Burada anlatılmak istenen çok taneden az taneye doğru iniştir.dinamit lokumları two cups of tea .üç çeşit gıda six types of bread .kızların on ikisi Some of cars .bir çift çorap a set of furniture .bir parça kötü talih a piece of evidence .bir yün yumağı a fit of anger .bir parça tavsiye heaps of mud .iki millik mesafe a ball of wool .kamyonlar dolusu kum a box of matches .bir parça ilgi a work of art .bir kilo tere yağ a kind of cheese .bir somun ekmek a lump of sugar .dört fincan dolusu şeker ten kilos of rice .korku duygusu works of art .haberler pangs of remorse . Yani maddenin sadece ölçeği önemlidir.öğrencilerin altısı Eight of tables .bir yığın çöp a kilo of butter . Burada ise sıralama içeren kelime gruplarını inceleyeceğiz. 41 .bir küçük araştırma a piece of string .hiddet nöbeti a piece of bad luck .bir sanat eseri an act of mercy – merhamet an attack of fever .a head of lettuce . Başka bir ifade ile madde ve ölçek birlikte anılacaktır.sanat eserleri a fit of fever . Artta kalan kısım göz ardı edilmemektedir.sandalyelerin dördü Six of students .on metre kumaş truckloads of sand .iki fincan çay three kinds of food .

Üç varil şarap three barrels of wine Altı tabak yemek Araba ile iki saatlik yol Arkadaşlarından bazıları Beş kutu kola Beş şişe süt Beş yaprak kağıt Bir bardak portakal suyu Bir çift eldiven Bir damla göz yaşı Bir depo benzin Bir dilim ekmek Bir galon benzin Bir kase yoğurt Bir kavanoz reçel Bir kutu kibrit Bir mobilya takımı Bir parça ekmek Bir parça kek Bir parça merhamet Bir parça tavsiye Bir sanat eseri Bir somun ekmek Çocukların onu Dokuz paket yağ Dört çay kaşığı tuz Dört günlük macera Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri İki haftalık tatil İki kalıp sabun İki paket un Kalemlerin hepsi Linda’nın kalemlerinden biri On dört koltuk On metre kumaş Onlardan altısı Öğrencilerin biri Problemlerin çoğu Sandalyelerin ikisi Sekiz dilim çikolata Sekiz mektup 42 . Aşağıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.One of the important problems of Turkey Türkiye’nin önemli problemlerinden biri One of the big tourism centres of the world Dunyanın büyük turizm merkezlerinden biri Two of the dangerous parts of New York New York’un tehlikeli kısımlarının ikisi One of the important telecommunication equipment of today Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri Önemli not: “ Ölçek bilgisi “ adlı başlıkta açıklamaya çalıştığımız konu İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzıyla yoktur. Kolay anlaşılabilmesi için yakıştırma ifadeler kullanılmıştır.

A .A .A .Sekiz metre halı Tom’un hatalarından biri Türkiye’nin büyük kentlerinden ikisi Türkiye’nin zorlukları Üç aylık maaş Üç baş sarımsak Üç dinamit lokumu Üç millik mesafe Üç saatlik uyku Yedi dilim pizza ARTICLES 1. book chair story university useful thing European sister brother month day week year size sudden tiger lion crocodile camel dozen of eggs glass of tea shiny day hundred million thousand billion dozen few couple lot of AN – BİR: a – i – o – u – e gibi sesli ünlü harfle başlayan veya . Örnek an an an an apple umbrella egg heir 43 . seslendirilemeyen “h” gibi harfle başlayan sözcüklerin başına gelir.INDEFINITE: BELİRSİZ A – BİR: Örnek .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A Sessiz bir harf ile tekil bir sözcükten önce kullanılır.A .A .A .A .

The Holy Quran -The Blue Mosque gibi Özel bir adın önünde yer alan cins bir adın önünde kullanılır .DEFINITE: BELİRLİ “THE” KULLANILIR.corn .The south . nesne veya tamlamasını oluşturan addan önce ..ici Elizabet . sayılamayan ancak birimiyle söylenebilen bazı somut cloth grass paper money wood gibi. 2. .apples b -) Aşağıdaki gibi adlardan önce.milk .an hour .chairs gibi.The Netherlands / Hollanda .The Turkey / Türkiye .east .the book -the car -the vehicle Tek anlamına gelen THE ONLY ONE sözcük dizisinden önce Yönlerden önce .an engineer .glass .The galaxy Samanyolu / Samanyolu Galaksisi Eyaletlerden oluşan ülke adlarından veya çoğul ülke adlarından önce .The north .Queen Elizabeth the second / Kraliçe II.The planet Pluto / Pluto Gezegeni .The United Arab Emirates / Birleşik Arap Emirlikleri .The Republic of Turkey / Türkiye Cumhuriyeti Başlıklarda sırasal sıfatlardan önce . The article’ sinin kullanıldığı yerler.east .The north .Wind: the north . Asal cümleciğin.The south .an honest man .The United Kingdom / Birleşik Krallık .west . özne.The west .west 5 Kutsal kitap ve mabetlerin başında .cows .inci Abdülhamit 44 .Padisah Abdülhamit the second / Padişah 2.The south .west .iron .The east .The United States of America / Amerika Birleşik Devletleri .tea .an interest .The north .an ant “A” VE “AN” ARİTEKLLERİNİN KULLANILMADIĞI YERLER: a -) Çoğul bir addan önce .

Bu benim yapabileceğimin en iyisidir.Tahir the teacher / Öğretmen Tahir . enstitü. Okul.The earth .The Island Bahamas / Bahama adaları . banka.The sky . . otel.The most I can gain is that amount 45 .The violin / Keman .The M/S Barış Manço / Barış Manço gemisi . restoran adlarından once .The East India Islands / Doğu Hindistan adaları Nehir Okyanus ve sıradağ adlanrından önce .The Palace of Çırağan / Çırağan Sarayı .The Santa Fee / Santa Fee treni Kişiye/Şahsa ait olmayan işyeri. gemi ve Uçak adlarından önce .This is the best I can do . The most / the first / the best / the worst / the second geçtiği cümlelerde Ad olarak kullanılan en üstünlük anlatımlarından önce .We must help the poor / Fakirlere yardım etmeliyiz. Özel bir adı izleyen ve meslek veya ticaret anlatan cins adların önünde kullanılır .The Çapa Hospital / Çapa Hastanesi Bir küme veya topluluğu simgeleyen sayılabilir tekil bir addan önce .The Ottoman Bank Üniversite.The ant is industrious / Karınca çalışkandır Bir küme.Mustafa the administer / Yönetici Mustafa Ada topluluklarından önce .The French cook meat the best / Eti en iyi Fransızlar pişirir.The rich always proud / Zenginler daima kibirlidir.- Tahir the first / Birinci Tahir Ismi belli olan yerleri tanımlarken ve tanımlayıcı bir edatlı deyişten önce .The Istanbul University / İstanbul Üniversitesi .O İstanbul’daki en eski camiidir.grup.The ocean Müzik aygıtlarından önce .The Atlantic Ocean .That is the oldest mosque in İstanbul . Doğada yalnız tek olan varlıklardan önce . . Hastane adlarından önce .topluluğu sıfatlardan önce .The Marmara Hotel .The house with brown-shutters / Kahverengi panjurlu ev.The piano / Piyano Tanımlayıcı en üstünlük anlatımlarında kullanılır .The mountain Everest Tren. .

You have got a car. We have got a car. O yüzden cümlenin sahiplik anlamı içerip içermediğine bakılmalıdır. Özellikle İngiltere'de kullanılan İngilizce'de "have/has got" daha sık kullanılır.- O meblağ benim kazanabileceğimin en çoğudur. Aşağıda şahıslara göre nasıl kullanıldığını inceleyin. He has got a car.We have got many pens. (Onun iki kız kardeşi var veya o iki kız kardeşe sahiptir) . QUESTION (SORU) Have I got a car? Have you got a car? Has he got a car? Has she got a car? Has it got a car? Have we got a car? Have they got a car? Have/has got veya sadece have/has Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlayabiliriz. . They haven't got a car. He hasn't got a car. (-) I don't have a book. Examples: 46 . It has got a car. Bu iki cümle arasında anlam olarak fark yoktur. İki dil arasındaki bu farklılık bazen İngilizce’yi yeni öğrenenler için sorun teşkil edebilir.I have got a sister.HAS GOT have/has got Türkçe'de sahip olmak anlamındadır. . (Bizim çok kalemimiz var veya biz çok kaleme sahibiz) NEGATIVE (OLUMSUZ) I haven't got a car. She hasn't got a car. You haven't got a car. (?) Do I have a book? İki farklı kullanım birbiriyle karıştırılırsa gramatik açıdan hatalı olur. (+) I have got a book. It hasn't got a car. Şöyle ki. (?) Have I got a book? YANLIŞ KULLANIMLAR (+) I have a book. Sahip olduğunuz bir şeyi ifade etmek için kullanılır. "Benim iki kız kardeşim var" cümlesini İngilizce'ye çevirmek isteyen bir kişi. She has got a car. We haven't got a car.She has got two sisters. ( Bir arabam var. "var" kelimesine aldanarak "there is/are" kalıbını kullanabilir ve tabi ki yanlış olur. Ancak olumsuz ve sorularda durum aynı değildir. POSITIVE (OLUMLU) I have got a car.I have a sister. They have got a car. (-) I haven't got a book. HAVE . ● DİKKAT! .I have got a car.) Türkçe'ye çevirirken genelde "Bir arabaya sahibim" şeklinde çevirmeyiz. .

I haven't. Sayılamayan isimler her zaman için tekil kabul edilir. I don't.A: Have you got a pencil? B: No. I haven't. EXAMPLES There is a book on the table. THAT . (doğru) No. I don't. ("book" kelimesi sayılabilen isim olduğu için çoğul olarak kullanılabilir. "pirinç" ve benzeri kelimeler hep tekil kullanılmak zorundadır. (yanlış) COUNTABLE . THOSE This ve that Türkçe'de "bu" ve "şu" ifadelerinin karşılığıdır Konuşurken bize yakın olan nesneler için "this" (bu) Konuşurken bize uzak olan nesneler için "that" (şu) Konuşurken bize yakın olan nesneler için "these" (bunlar) 47 . Aynı şekilde "su".THESE. Bu yüzden asla "s" takısı alarak çoğul yapılamaz. ("su" kelimesi sayılamaz olduğu için asla "there are" kalıbıyla kullanılamaz. Halbuki Türkçe'de biz "saçlar" diyebiliriz. SOME UNCOUNTABLE NOUNS (Bazı sayılamayan isimler) air coffee hair water bread coke milk weather cake coke money THIS. Aynı şekilde sayılamayan kelimelerin başında "a veya an" artikelini de kullanamayız.UNCOUNTABLE NOUNS (Sayılabilen . Örneğin İngilizce'de "saç" kelimesi "uncountable"dır yani sayılamaz. (yanlış) A: Do you have any money? B: No. (doğru) No.) There is some water in the glass. Çünkü "a" bir anlamına gelir. There are four books on the table.sayılamayan isimler) İngilizce'de isimler sayılabilen ve sayılamayan olarak ikiye ayrılır ve cümle içindeki kullanımları farklıdır.

? there are not.) These girl is very beautiful..) There are many people in the school.) 48 ..these men (bu adamlar) That train (şu tren) .Konuşurken bize uzak olan nesneler için "those" (şunlar) EXAMPLES This book (bu kitap) . Tekiller ve sayılamayan isimler için "there is".these schools (bu okullar) This man (bu adam) . (there aren't) There are some big trees in the garden. (Okulda bir sürü insan var..THERE ARE "There is / there are" Türkçe'de "var" kelimesinin karşılığıdır.) Excuse me...) There is a good programme on TV tonight... (there isn't) There is a big tree in the garden.. How many students are there in the classroom? (Bu sınıfta kaç tane öğrenci var?) THERE IS AND IT IS There is a vase on the table.. (Aynı şekilde "these" kelimesinden sonra tekil isim kullanamayız.these students (bu öğrenciler) This school (bu okul) .those buildings (şu binalar) DİKKAT! Aşağıdaki cümleler kesinlikle yanlıştır.. (Bu gece televizyonda güzel bir program var. / No.) Are there any books on the table? (Masanın üzerinde hiç kitap var mı?) Yes. (Masanın üzerinde bir vazo var. SINGULAR (Tekil ve sayılamayanlar) there is. (Bahçede büyük bir ağaç vardır. This books are very expensive (This tekillerle kullanıldığı için "books" diyemeyiz.) THERE IS .those trains (şu trenler) That building (şu bina) . there aren't. are there. (Bahçede birkaç tane büyük ağaç var..is there a good hotel near here? (Affedersiniz. (there's) is there. çoğullar içinse "there are" kullanılır. there are.) PLURAL (Çoğul) there are.? there is not.. (Çantada hiç para yok. buralarda güzel bir otel var mı?) There isn't any money in the bag.these books (bu kitaplar) This student (bu öğrenci) .

) She didn't say anything. SOME – ANY ►"some" kelimesi Türkçe'de "biraz/birkaç" anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır.) They didn't make any mistakes. It's very expensive.Bu cümlede "It's a vase on the table" diyemeyiz.Did they make any mistakes? (Onlar hiç hata yaptılar mı?) .Can I have some bread? (Biraz ekmek alabilir miyim?) WHEN.) There isn't any ice in the fridge. Bu cümleler kalıp olarak soru cümlesi olsa da esasen tekliftir.Is there any ice in the fridge? (Buzdolabında hiç buz var mı?) . Examples: I'm not going to buy any eggs. (Hiçbir şey söylemedi. (Bu vazoyu seviyorum.) We made some mistakes. AMA: I like this vase.) . . (Birkaç tane yumurta alacağım. bir tekliftir.HOW LONG. (Buzdolabında hiç buz yok. (Buzdolabında biraz buz var. (Birisiyle tanıştım.) I met someone. (Bir şey söyledi..) I didn't meet anybody.) ►”any" kelimesi Türkçe'de hiç anlamına gelir ve negatif cümlelerde kullanılır. (Hiç yumurta almayacağım.Would you like something to drink? (İçecek bir şey ister miydiniz?) . Examples: .) Bu örnekte de "there is" kalıbını kullanamayız..? 49 .) She said something.. (Bazı yanlışlar yaptık.? . O çok pahalı. (Hiç hata yapmadılar.) There is some ice in the fridge. Examples: I am going to buy some eggs.Are you doing anything this evening? (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) İnsanlara bir şey teklif ederken veya bir şey önerirken kullandığımız soru cümlelerinde "any" değil.) SORU CÜMLELERİNDE "SOME" VE "ANY" ►Soru cümlelerinin çoğunda (istisnalar vardır) "any" kullanılır. (Kimseyle tanışmadım.Would you like some milk? (Biraz süt ister misiniz) (Bu cümle yapı olarak soru cümlesi olsa da bilgi alma amaçlı sorulan gerçek bir soru değildir. "some" kullanılır..

(Kar yağışı iki saat önce başladı.I have been chatting for two hours. Example: . Bir eylemin ne kadar süredir devam ettiğini ifade etmek için kullanılır.) Bu örnekte chat yapma eyleminin ne kadar sürdüğü değil.) ● SINCE Bir eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanırız. Örneğin cümle saat 4'de söylenmişse. ne zaman başladığı ifade edilmektedir.) Bu cümlede for kullanılmasa da olabilir. Ancak: 50 . . (20-yıldır evliyiz.) Bu örnekten chat yapma eyleminin iki saat önce başladığı ve hala devam ettiği anlaşılmaktadır. Ama sonuç olarak eylemin ne kadar sürdüğü de anlaşılır.I have been chatting since 2 o'clock. How long has it been snowing? (Ne zamandır kar yağıyor?) It has been snowing for two hours. (İki saattir chat yapıyorum.We have been married (for) 20 years. ● FOR Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken for kullanılır. . "How long" soru kalıbıysa Present Perfect Tense ile kullanılır."When" soru kelimesi Simple Past Tense ile. . Aşağıdaki örnekte aynı şekilde iki soru kelimesinin farklı kullanımları verilmiştir. (John altı aydır bu şirkette çalışıyor.SINCE for ve since "Present Perfect Tense" ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir. (Pazartesiden beri Mary'yi görmedim) Olumlu cümlelerde kimi zaman for cümleden çıkarılabilir.John has been working for this company for six months.) Bu örnekte kar yağışının tam olarak ne zaman başladığı sorulmaktadır. When did you first meet your girlfriend? (Kız arkadaşınla ilk ne zaman tanıştın?) How long have you known your girlfriend? (Kız arkadaşını ne zamandır tanıyorsun?) FOR . When did it start snowing? (Kar yağışı ne zaman başladı?) It started snowing two hours ago. . (Saat ikiden beri chat yapıyorum. Aşağıdaki örneklerde iki kullanımın farkına bakın.I haven't seen Mary since Monday.) Bu örnekte ise kar yağışının başlangıcı ve ne kadar zamandır devam ettiği sorulmaktadır. (İki saattir kar yağıyor. eylem iki saat sürmüş demektir.

İngilizce' de "do you want" sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir.) Örneklerde görüldüğü gibi "would you like" kalıbı nazik bir şekilde bir şey teklif ederken kullanılır. (Hayır..) Bu cümle olumsuz olduğu için for cümleden çıkarılamaz.. thank you. I like coffee.) Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) Oh.) Do you like tea? (Çayı sever misiniz?) No. (Hayır.. Examples: A: B: A: B: A: B: Would you like some tea? (Çay alır mıydınız?) No. (Hayır) Then.. (İki yıldır birbirlerini görmediler.I am very hungry. Examples: .) ● WOULD YOU LIKE. no.?" kalıbı birisini bir şey yapmak için davet ederken kullanılır..I'd like some information about the programme.. (Hayır.?" kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır.. please.. ● "Would you like.. Would you like tea? (Çay ister misiniz?) No. ● "Would you like to. I'd like coffee.? ARASINDAKİ FARK Aşağıdaki örnekleri dikkatli bir şekilde inceleyin..? I'D LIKE.. teşekkür ederim. Examples: Would you like to come to my birthday party? (Benim doğum günü partime gelmek ister misin?) What would you like to do tonight? (Bu gece ne yapmak istersin?) ● "Would like to" kalıbı nazikçe bir şey istemek için "I want" kalıbının yerine kullanılır.? ile DO YOU LIKE. Bir hamburger istiyorum/alabilir miyim) . kahve severim. WOULD YOU LIKE. please.They haven't seen each other for 2 years. I'd like a hamburger. (Çok açım..) What would you like to do at the weekend? (Hafta sonu ne yapmak istersin?) What do you like to do at the weekend? (Hafta sonları ne yapmaktan hoşlanırsın?) 51 . what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) Coke. (Kola lütfen. kahve istiyorum. (Programla ilgili bilgi istiyorum/alabilir miyim..

would rather do would prefer to do 52 . Sadece kullanımda aşağıdaki fark vardır. (Bu gece sinemaya gitmektense. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim. (Şehiri köye tercih ederim.) . (Futbol oynamaktansa basketbol oynamayı tercih ederim.I prefer city to country.) DİKKAT! Bu üç kullanım arasında anlam olarak bir fark yoktur.I'd prefer to stay at home rather than go to the cinema tonight.I prefer drinking tea (Çay içmeyi tercih ederim.) ● PREFER Genel olarak hayatta neyi tercih ettiğinizi ifade ederken "prefer" kalıbı üç farklı şekilde kullanılabilir: a) Prefer something to something else (Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek) .I prefer to drink tea (Çay içmeyi tercih ederim. ● WOULD PREFER (I'd prefer) "Would Prefer" kalıbı genel tercihlerimiz değil.) .) .Would you prefer coffee or tea? (Kahve mi alırsınız. belirli bir durumda neyi tercih ettiğimizi ifade ederken kullanılır.WOULD RATHER Prefer ve would rather kalıplarını tercihlerimizden bahsederken kullanırız.) .) c) Prefer doing something to doing something else (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek.PREFER . (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim. Examples: . (Köyde yaşamayı tercih ederim.) b) Prefer to do something rather than do something else.) .) . (Futbolu basketbole tercih ederim. (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek.I prefer to play basketball rather than play football.I prefer drinking tea to drinking coffee. çay mı?) .I prefer football to basketball.) ● WOULD RATHER (I'd rather) "would rather" ve "would prefer" kalıpları arasında anlam olarak fark yoktur.I prefer to live in the country. evde kalmayı tercih ederim. Example: .I prefer to drink tea rather than (drink) coffee.

"I want to bring my children.) Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi Konuşma aktarılırken. (Evde kalmayı tercih ederim.) REPORTED SPEECH Indirect Speech (‘reported speech’ de denir) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir. genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır. "My wife went with me to the show.) She has said that she watches TV every day. dedi. Jack said his wife had gone with him to the show. (Her gün TV seyrettiğini söyledi. (Arabayla gitmeyi tercih ederim. dedi."would rather" kalıbından sonra doğrudan fiil gelir ve ek almaz. Örneğin: • The teacher said that phrasal verbs are very important. cümle geçmiş zaman olur. geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor.) Jack will say that he comes to school every day. (Testin zor olduğunu söylüyor.) Eğer aktarılan konu. (Testin zor olduğunu söyledi. (Öğretmen Phrasal Verbs ‘lerin çok önemli olduğunu söyledi. Examples: ." (Şova karımla birlikte gittik.I'd rather go by car. (Çocuklarını getirmek istediğini söyledi. zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir.) She said she watched TV every day. Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise. şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. Örneğin: • • • He said the test was difficult. Örneğin: • • She said. Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir. (Jack. kullanılan zaman aynı kalır. (Her gün TV izlediğini söylemişti. (Jack her gün okula gittiğini söyledi. She said she wanted to bring her children.) .) Eğer aktarılan eylem. Örneğin: • • • He says the test is difficult.) Jack said." (Çocuklarımı getirmek istiyorum”.). Genellikle konuşma dilinde kullanılır.) 53 . değişmez.) Jack said he came to school every day. geniş zaman.I'd rather stay at home.

”Akşam yemeğini pişirdiğini söyledi." “Londra’yı iki kez ziyaret ettim”. geçmiş zamanda kullanılmıştır." “Akşam yemeğini pişiriyorum”. dün şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi.). dedi He said." (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum). cümleye bu soru kelimeleriyle başlamak gerekir.” He said he was cooking dinner. geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir. "I went to New York last week. (Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi. onunla gidip gitmeyeceğimi sordu. "I want to bring my children tomorrow. dedi. ”Paris’te yaşadığını söyledi." “Geçen hafta New York’a gittim”. dedi. "I live in Paris.” Londrayı iki kez ziyaret ettiğini söyledi. Aşağıdaki tabloda aktarılmış cümleler. He said. Örneğin: • She asked. dedi. dedi.” He said he was going to find a new job. olur. Not: Geçmiş zaman. Dave asked me where I had gone the previous weekend. ”Yemeğini çoktan yediğini söyledi. "Where did you go last weekend?" Dave. He said.” He said he had already eaten. dedi. Örneğin: • • She said. geniş zaman.” He said he had gone to New York the week before.) Indirect Questions Soruları aktarırken özellikle cümlelerin dizilişine dikkat etmek gerekir.” • • 54 ." Indirect Speech He said he lived in Paris. "*" İşaretlenmiş cümlelere özellikle dikkat edin. "I had already eaten." (Dün şova karımla birlikte gittik). “Bana. Jack said.” dedi. "I am cooking dinner. (Jack. “Dave. He said. "Why are you studying English?"Niçin İngilizce çalışıyorsun? diye sordu. "My wife went with me to the show yesterday. ne zaman gibi soru kelimelerini kullanırken. "I have visited London twice. “Geçen hafta nereye gittin?” diye sordu.” olur. Evet/Hayır ile başlayan soru cümlelerini aktarırken (if) “eğer” kullanılır. She asked me why I was studying English.” olur. yakın geçmiş zaman ve past perfect zaman da dahil olmak üzere hepsi past perfect tense çevrilmiştir. ”Geçen hafta New York’a gittiğini söyledi. He asked." “Paris’ te yaşıyorum.geçen hafta nereye gittiğimi sordu. "Do you want to come with me?" “Benimle gelmek ister misin?” diye sordu. Direct Speech He said.Konuşulan anı.” He said he had visited London twice. Niçin." Ben yemeğimi çoktan yedim”. She asked me if I wanted to come with her. nerede.” olur. Dave asked. “Bana niçin İngilizce çalıştığımı sordu. "I am going to find a new job. He said.

” He said he had been working on that project for over two weeks. 55 .) Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. Yeni bir iş bulacağını söyledi. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. "I might go to Denver.I cut me with a knife." ”Ken’i aramalıyım.” REFLEXIVE PRONOUNS Aşağıdaki tabloda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim".I cut myself with a knife. "I must give Ken a call. Bu cümle yanlıştır. çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır." “Ken’ i aramam gerekiyor”. ”Bu akşam gelebilileceğini söyledi.” He said he might buy a new car.” dedi. "I have to give Ken a call. "I have been working on that project for over two weeks.” He said he might go to Denver. "me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır. "I can come tonight." “İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalışıyorum.” He said he would give Jack a call.” He said he had to give Ken a call. dedi. He said. . ”Jack’i arayacağını söyledi. * He said.”Denver’lara gidebileceğini söyledi. (Kendimi bıçakla kestim. ”Yeni bir araba alabileceğini söyledi. * He said. ." “Yeni bir araba satın alabilirim”. “kendimiz" gibi anlamlara gelir. He said. "I will give Jack a call. dedi. dedi. "kendisi". ”Doktora görünmesi gerektiğini söyledi. Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakın. dedi. dedi.” He said he could come that night. * He said." “Bu akşam gelebilirim”." “Denver’lara gidebilirim”. dedi.” ”Jack’i arayacağım”. He said. He said. Bu cümle de yanlıştır.” He said he had to give Ken a call. dedi. . dedi. "I should see a doctor" “Doktora görünmeliyim”. . ”İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştığını söyledi.Beni bıçakla kestim. “.” He said he should see a doctor. * He said. I you he she we they me you him her us them myself yourself/yourselves himself herself ourselves themselves Aşağıdaki Türkçe cümleye bakın.“Yeni bir iş bulacağım “. "I may buy a new car.

(=tek başına) That man is talking to himself.) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative “er”. (Grup kendine "Dire Straits" diyor. (No-one else had any. (Kendini vurdu) (kendi kendini) . superlative “the most” ekleri ile yapılır.) He saw himself in the mirror. karşılaştırma” demektir.) They ate all the food themselves.. (Kendimi incittim) (kendi kendimi) The band calls themselves "Dire Straits".. ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işleyeceğiz.. . Adjective (yalın) Expensive (pahalı) Comperative (üstünlük) more expensive (daha pahalı) Superlative (en üstünlük) the most expensive (en pahalı) 56 . (Kendisini aynada gördü. She did it by herself (=alone). He shot himself. Kendi kendine yaptı. Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”. (Bazen kendimle konuşurum.) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”. Önemli iki mukayese yapısı vardır.... (Bisikletinden düştü ve kendini incitti.) I sometimes talk to myself. superlative “the . Bu yüzden tek heceli sıfatlarda.When you want to emphasize the subject (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda) I'll do it myself. . (No-one else will help me. 1..When the subject and object are the same (Özne ve nesne aynı olduğunda) I hurt myself. ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında ”superlative” yapısıdır.) Refl exive Pronoun ne zaman kullanılır? Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır.) They paid for themselves.) COMPARISON “mukayese.est” ekleri ile yapılır. Her dilde olduğu gibi İngilizce’de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilebilir. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim. Adjective (yalın) High (yüksek) Dark (koyu) Tall (uzun) Brave (cesur) Comparative (üstünlük) higher (daha yüksek) darker (daha koyu) taller (daha uzun) braver (daha cesur) Superlative (en üstünlük) the highest (en yüksek) the darkest (en koyu) the tallest (en uzun) the bravest (en cesur) 2.. Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır. referring to the subject (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak) I bought a present for myself. (Kendi hesaplarını ödediler.- She fell off her bicycle and hurt herself.As the object of a preposition. Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İngilizce’de biraz karışıktır.

. Of all the article we have received. (Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir. “of” olduğu için superlative’dir deyip. KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. (Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir.Interested (ilgili) Frightening (ürkütücü) more interested (daha ilgili) the most interested (en ilgili) more frightening (daha urkütücü) the most frightening (en ürkütücü) 3... En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı. Bu durumda superlative aranmalıdır.) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil opsiyoneldir. kişinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi “er ve the.) My son is the most intelligent student in the classroom. 57 .est” ekleri ile diğerleri “more ve the most” ekleri ile yapılır. Soru şekli Your article is the most informative (article) of all the article we have received. şıklardan “the most”u işaretliyoruz... My son is the most intelligent student of all his friends...) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar. kişinin bulunduğu yere (konuma) göre ise “in” edatı kullanılır... Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.. (Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır... Eğer “than” eki yoksa bu comperative değildir. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.. Narrow (dar) Happy (mutlu) Simple (basit) narrower (daha dar) happier (daha mutlu) simpler (daha basit) the narrowest (en dar) the happiest (en mutlu) the simplest (en basit) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile mukayese edilir. Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar. informative. Ama zarflarda önemlidir.. Genelde kullanılmaz... Aslında bu konu daha karmaşıktır.) Eğer kıyas.... your article is . Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur... Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır. I am older than you (are) (Ben sizden daha yaşlıyım. This camera is more expensive than yours...) “of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir..) Eğer kıyas. Burada “than” olmadığı için comperative değil..) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır....

.. Eğer “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıştır. Olumlu: as. (O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir... Özne tekil ise tümleç tekil. Sorulabilen bir kalıptır..) Katlamalı İfadelerde The same. 1.... Yapı olarak “as/ so... Equality Sıfat ve Zarflarda “...e kadar” anlamına gelen eşitlik yapısıdır... (O benimle aynı yaştadır.) She isn’t as/so intelligent as her brother. 4.... Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir. “. 58 . Superlative’ de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil – çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir.... (O zeki olduğu kadar çalışkandır da. 2... Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative’e gidilmelidir....as She is as intelligent as her brother..) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır... He is the same age as I am.. Araya sıfat veya Zarf gelir.. He is .... Bu özellikten de soru gelebilir.. The same + noun + as şeklindedir. Than’ in olup olmaması durumu: Varsa “comperative” dir yoksa superlative aranmalıdır........ “İn” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”... özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır....Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir....as” şeklindedir.lenient managers we have ever had... Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini özetlersek.as şeklindedir. (O kardeşi kadar zeki değildir.) The most One of the most Doğru cevap “one of the most” dur. emsallere göre ise “of” edatı kullanılır. (O kardeşi kadar zekidir..ile aynı” olarak çevrilir.. Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir..as Olumsuz: as/so.) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir.... 3.... He is as intelligent as hardworking.. Burada özne – tümleç uyumu aranmalıdır... Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyeti de karşılaştırılabilir....

özne çoğul ise tümleç çoğul (ones) olacaktır. (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır..est veya more . 3..the.) 59 . He is the oldest student in the classroom. One – ones ve that – those’ dur. İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz. so far ... Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir.(manager) (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir.) She is my elder sister. 2. (O benim ablamdır. (Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır. Bunlarda comparision için“er .the most” yerine farklı sözcükler türetilmiştir. This manager is more capable than the previous one. Burada özne – tümleç uyumu önemlidir.This manager is more capable than the previous. Şu ana kadar (ever. (Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler. much (çok) Little (az) Old (yaşlı) Comperative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less older elder Far (uzak) farther further Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the least (few kurallıdır) the oldest the eldest (kardeşler arasında) the farthest (mesafe olarak) the furthest (soyut olarak) Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. İyi bilmek gerekir. Adjective (yalın) Good (iyi) Bad (kötü) Many. (O sınıftaki en yaşlı öğrencidir.vb) sözcükleri sorulabilir. Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir. the most yapısı sorulabilir.) This writer is the most distinguished that I have ever seen. Eğer özne tekil ise tümleç tekil (one). Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz sıfatlar” denir. The students are more prolific than the other ones.) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim opsiyoneldir. kullanılmayabilir. Present perfect yapısı sorulabilir Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar.) Bu zamir iki yerde kullanılır.) KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1.

) He has twice as much money as I do. KPDS’de en çok sorulan yapıdır.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than” yazılarak bu anlam verilir. Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir..) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir.) Superlative.) Bu yapıda “.. Maddeler (iki madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım. Tüm kalıp (as much as. 60 . (Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış. much ve many ayırımı sorulabilir katlama sözcüğü (once. 2. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış..) Multiple Comparisons Çok . 3. katlı karşılaştırma olup.. three times. Bir kez KPDS’de sorulmuştur..This is the best film I have so far watched. Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz. As much as: sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. (O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir. (Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi yazılır. I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim.. This study is not worse than the previous one.) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than” ifadesidir. As many as: sayılabilenler için kullanılır. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. as money as) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty-five years.) sorulabilir.) Soru şekli 1.. Our population has more than doubled over the last twenty-five years. twice.

) Birinci cümlede “better” sıfat. Adverb (yalın) Well (iyi) Badly (Kötü) Much (çok) Little (az) Comparative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir.. (Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır.1. (O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır. Yani sıfattan “ly” eki ile türetilmemiştir. I like football more than my wife like does. Bir fiil söylemek zorundayız.) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler.) He speaks better than I do. Adverb (yalın) Quickly (hızlı) Carefully (dikkatli) Comparative (üstünlük) more quickly (daha hızlı) more carefully Superlative (en üstünlük) the most quickly (en hızlı) the most carefully the most fortunately Fortunately (şans eseri) more fortunately 2. (O benden daha iyi İngilizce konuşur. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me” diyemeyiz. She drives the best carefully of all her friends. Adverb (yalın) Hard (sıkı) Fast (hızlı) Early (erken) Comparative (üstünlük) harder (daha sıkı) faster earlier Superlative (en üstünlük) the hardest (en sıkı) the fastest the earliest Early zarfı sonunda “ly” olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orijin olarak “ly” harfleri vardır. (O benim İngilizcemden daha iyi Bir İngilizce’ye sahiptir.. kişilerin yaptığı eylemlerdir.) Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. He has a better English than my English. ikincisinde zarftır. Equality 61 . 3. (Ben futbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim.) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile yapılır. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir.) Eğer yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben futbolu eşimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur.) My wife drives more carefully than I do.est” ile yapılır.

üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonuna "er" ekleyin Sıfattan önce "more" getirin Sıfatın sonundaki "y" harfini yerine "ier" getirin Örnek: cheap . Sıfattan önce "the" Sıfattan önce "the most" getirin ve sıfatın sonuna getirin ve sıfatın sonuna "est" "est" ekleyin getirin. Tek heceli sıfatlar İki.) This boy doesn’t study so hard as his brother does.higher Örnek cümleler Yesterday was hotter than today.Sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır. much kullanma vb. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme.more Örnek: happy .) farklardır. ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS Sıfatların "comparative" ve "superlative" formları İngilizce'de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır.) You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz. 62 . Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır.happier / hot . Tek heceli sıfatlar İki. (Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz. (Ben senden daha mutluyum) Superlative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır. (Londra Madrid'den daha pahalıdır) funny . üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonundaki "y"yi kaldırın ve yerine "iest" getirin. Comparative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız. (Onun benim kadar kazanması olası değildir.hotter / high .funnier Örnek cümleler I am happier than you. (Dün bugünden daha sıcaktı) interesting / difficult Örnek cümleler London is more expensive than Madrid. He is unlikely to learn as much as I am.cheaper / Örnek: interesting .

(Bugün yazın en sıcak günü) Örnek Cümleler London is the most expensive city in England.happy .the most interesting / difficult .Örnek: cheap . (Londra İngiltere'deki en pahalı şehirdir) Örnek Cümleler New York is the noisiest city in the USA.. Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar düzensiz sıfatlardır ve tabloda gösterildiği gibi düzenli değişmezler.) Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken "en" uzun. Yani ezberlenmeleri gerekir.superlative Örnek Cümleler His French is worse than mine. AS: .the cheapest / hot . Bad • • • Bad .the hottest / high . KADAR DEĞİLDİR..the happiest / funny the most difficult .) Örnek: New York is more exciting than Seattle (New York Seattle’den daha heyecanlıdır.. This is the best school in the city. COMPRASIONS: KARŞILAŞTIRMALAR AS..comparative The best . Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika'nın en heyecan verici şehridir. 63 .adjective Worse ..comparative The worst .. Good • • • Good ...adjective Better . This is the worst day of my life. "en" kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır.superlative Örnek Cümleler This book is better than that one. (New York Amerika'daki en gürültülü şehirdir.) ÖNEMLİ İSTİSNALAR Kuralın dışında kalan bazı istisna durumlar vardır.the highest Örnek: interesting Örnek: .the funniest Örnek Cümleler Today is the hottest day of the summer. KADAR veya NOT AS. AS: .

.more beautiful .Greyer . o kadar çok kazanırsın 64 .Brown Bay Brown. aligatörler kadar tehlikelidir. THAN (.more charming ... here now once then there very Eşitlik derecesi belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır.er eki getirilir .more afraid .more nervous . Örümcekler yılanlardan daha az tehlikelidir.Tek heceli sıfatlarda .. ..Thinner .Bigger .PROPORTION / ORANLAMA A.daha ( sıfatın sonuna . LESS .Better 2.more getirilir .Brown is less careful than Mrs. Mr. dir No-name silver / silver CD-Rs are less cheap than Sony CD-Rs. DEN DAHA AZ) dan / den daha. the more you gain Ne kadar çok beklersen. yılanlar kadar tehlikeli değildir. Crocodiles are not as dangerous as snakes.more attractive .more obscure 34Aşağıdaki sıfat veya belirteçleri üstünlük dereceleri yoktur... Krokodiller.Earlier .) The + adjective +r + er + ier The + adjective +r + er + ier - The longer you wait..Thicker .er eki getirilir ve cümleye daha .more tired .. Bayan Brown’dan daha az dikkatlidir. - - 6..Finer ..Narrower . in / inner : daha içeride out / outer : daha dışarıda up / upper : daha üstte 5. 1... anlamını katar) ancak sonu “y” ile biten sıfatlarda –y kaynaştırma harfi kalkar ve – ier olur.Crocodiles are as dangerous as alligators. Krokodiller. No name gümüş CD-ler Sony Cdlerden daha az ucuzdur...Eksiklik derecesinde ise.“ – d / ed / ful/ing / ive/ly/ous/re gibi son harflerle bir de iki veya daha fazla heceli sıfatlarda sıfatın başına . Spiders are less dangerous than snakes.more quickly ..

Ne kadar erken kalkarsan. . o kadar çok kazanırsın. 7. o kadar çok not alırsın.Greyest 9. o kadar erken okula gidersin. the more grades you obtain.Sessiz bir harfi izleyen – y harfiyle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkar ve – iest / -y harfi olmayanlarda ise .est eki gelir . .in / inest : . P & O Line is the least expensive line therefore it is preferred by a lot of importers 65 . Ne kadar çok çalışırsan. o kadar çabuk büyürsün The more you work the more you earn.Then -there -very 11-Eşitlik derecesi . Ne kadar çok yersen .THE LEAST ADJECTIVE .up / uppest : belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır en içeride en dışarıda en üstte 12. the quickly you grow. The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - B-) The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - The more questions you solve. the earlier you go to school.Ancak iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde. The more money you pay. The more you eat.Here -now -once . Afraid quickly -tired -nervous -beautiful -obscure -charming 10-Yine aşağıdaki sıfat ve belirteçlerin en üstünlük dereceleri yoktur.out / outest : .Grey .Cats are the least dangerous animals.- The earlier you get up. o kadar çok sipariş alırsınız. . Ne kadar çok problem çözersen. The more shipments you make the more orders you can place. o kadar çok mal alırsın. Ne kadar çok para ödersen .Kediler en az tehlikeli olan hayvanlardır.ive / -ly / -ous / -re son harfleriyle biten iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde başa the most ibaresi getirilir. the more goods you buy.d / -ed / -ful / .est eki gelir Early – earliest Rich – richest Big – biggest Small – smallest Fine – finest Narrow – narrowest 8.a-o-u-e-i gibi sesli ünlü harfle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkmaz ve – iest / eki gelmez onun yerine direkt . Ne kadar çok sevkıyat yaparsanız.

bu nedenle pek çok ithalatçı tarafından tercih edilmektedir.- P & O hattı en az pahalı olan bir hat olup. IRREGULAR VERBS . Uyanmak – uyandırmak-harekete geçmek –harekete geçirmek – farkına varmak.DÜZENSİZ FİLLER Arise Arose Arisen Awoken -awaked Been Begun Come Bent Bitten Blown Broken Brought Broadcast Built Brought Caught Chosen Come Cost Cut Dug Done Drawn Drunk Driven Eaten Fallen Fed Felt Fought Found Fit Flown Forgotten Forgiven Frozen Got Given Kalkmak-doğrulmak-ortaya çıkmak-doğmak-yükselmekmeydana gelmek –baş göstermek. Olmak Başlamak Gelmek Eğmek /bükmek /bükülmek Isırmak /rahatsız etmek/sokmak Esmek / üflemek / sürüklemek Kırmak/kırılmak Getirmek Yayın yapmak/yayınlamak İnşa etmek Satın almak Yakalamak / yetişmek Tercih etmek Gelmek Mal olmak Kesmek Kazmak Yapmak /etmek Çizmek İçmek Sürmek / araba kullanmak Yemek Düşmek Beslemek / yedirmek Hissetmek Dövüşmek/savaşmak Bulmak Uymak / uyuşmak Uçmak Unutmak Bağışlamak Donmak /dondurmak Almak /elde etmek / olmak / ilgilenmek/ulaşmak Vermek Awake Be Begin Come Bend Bite Blow Break Bring Broadcast Build Buy Catch Choose Come Cost Cut Dig Do Draw Drink Drive Eat Fall Feed Feel Fight Find Fit Fly Forget Forgive Freeze Get Give Awoke Was Began Came Bent Bit Blew Broke Brought Broadcast Built Brought Caught Chose Came Cost Cut Dug Did Drew Drank Drove Ate Fell Fed Felt Fought Found Fit Flew Forgot Forgave Froze Got Gave 66 .

Go Grow Hang Have Hear Hide Hit Hold Hurt Keep Know Lay Lead Leave Let Lend Lie Light Lose Make Meet Pay Put Quit Read Ride Ring Rise Run Say See Sell Send Set Shake Shoot Shut Sing Sit Sleep Went Grew Huung Had Heard Hid Hit Held Hurt Kept Knew Laid Led Left Let Lent Lay Lit-lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Rode Rang Rose Ran Said Saw Sold Sent Set Shook Shot Shut Sang sat Slept Gone Grown Hung Had Heard Hidden Hit Held Hurt Kept Known Laid Led Left Let Lent Lain Lit –lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Ridden Rung Risen Run Said Seen Sold Sent Set Shaken Shot Shut Sung Sat Slept Gitmek Yetişmek/büyümek /gelişmek Asmak Sahip olmak İşitmek /haber almak Saklamak Vurmak / çarpmak/ varmak/ ulaşmak/darbe indirmek Tutmak /elinde tutmak İncinmek/incitmek/acıtmak Tutmak/saklamak/alıkoymak Bilmek Yaymak/yerleştirmek /döşemek / hazırlamak Kılavuzluk-önderlik etmek/yol göstermek Ayrılmak-bırakmak-terk etmek İzin vermek-kiraya vermek Ödünç vermek Yatmak-uzanmak-yalan söylemek Aydınlatmak-ışık vermek Kaybetmek Yapmak-hazırlamak Buluşmak-toplanmak Ödemek Koymak Vazgeçmek Okumak Binmek”araca” Zil çalmak Yükselmek /doğmak /ortaya çıkmak kalmak / meydana gelmek Koşmak Söylemek / demek Görmek Satmak Göndermek Kurmak/işletmek/ayarlamak/ saptamak/belirlemek/ gerçekleştirmek El sıkmak-sallamak-sarsmak – karıştırmak Ateş etmek / ateş ederek adam öldürmek – yaralamak / atmak Kapamak-kapatmak-kapanmak Şarkı söylemek Oturmak Uyumak 67 .

Bu ekler onlara bir yön kazandırır ve cümle içinde anlam süslemesi yaparlar. 68 . Türkçe’de yüklem sonda bulunduğundan cümle kuruluşu sona doğrudur ve bu ekler kelimelerin sonlarında bulunurlar oysa İngilizce’de yüklem baştadır ve cümle kuruluşu başa doğru gider. He götürecek his baba ye hastane yarın He götürecek his baba to hastane yarın. Yarın babasını hastaneye götürecek. Sonuç olarak preposition ( edat ) olarak adlandırdığımız bu ekler de kelimelerin başlarına gelir.bitirmek-yitirmek Yaymak sermek-bölmekbölüştürmek Ayakta durmak – dikilmek – durmak – beklemek Çalmak – hırsızlık yapmak Saplamak – koymak-sokmaktakmak-yapıştırmak Vurmak-çarpmak-grev yapmakçalmak-etkilemek Ant içmek Süpürmek Yüzmek Almak –götürmek-kiralamakkazanmak-üstlenmek-kabul etmek-tutmak Öğretmek Yırtmak-yırtılmak Demek-söylemek-anlatmak Düşünmek Atmak-fırlatmak-düzenlemek Anlamak Devirmek-bozmak-devrilmek-alt üst etmek-üzmek-Rahatsız etmek -keyfini kaçırmak Uyanmak-uyandırmakcanlandırmak -harekete geçirmek Giymek-giyinmek Kazanmak Çekmek-geri çekilmek Yazmak PREPOSITIONS İsimler yer veya zaman anlamı kazandıklarında önlerine bazı ekler alırlar.Slide Speak Spend Spread Stand Steal Stick Strike Swear Sweep Swim Take Teach Tear Tell Think Throw Understand Upset Wake Wear Win Withdraw Write Slid Spoke Spent Spread Stood Stole Stuck Struck Swore Swept Swam Took Taught Tore Told Thought Threw Understood Upset Woke Wore Won Withdrew Wrote Slid Spoken Spent Spread Stood Stolen Stuck Struck Sworn Swept Swum Taken Taught Torn Told Thought Thrown Understood Upset Wokenwaked Worn Won Withdrawn Written Sessizce gitmek – kaymak Konuşmak Para harcamak-tüketmekgeçirmek .

dır-dir den-dan at with about to between de-da ile hakkında ye-ya arasında Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyiniz . in in in in in in bahçe okul İstanbul üç saat 1945 Haziran bahçede okulda İstanbul’da üç saat içinde 1945’te Haziran saat 5 ‘de tahtada evde at 5 at tahta at ev on on on on masa cadde Pazartesi duvar masada caddede Pazartesi duvarda Linda ile benimle Peter için bizim için günlerdir yıllardır İzmir’e okula işe with Linda with me for for for for Peter us günler yıllar to İzmir to okul to iş 69 . in on under for from içinde üzerinde altında için.Türkçe’de Okulda Bahçede Yıllardır Masada üç saat içinde kitap hakkında Tom ile ağacın altında Ankara’dan Okula İngilizce’de da okul de bahçe dır yıllar da masa içinde üç saat hakkında kitap ile Tom altında ağaç dan Ankara a okul Aşağıda karşımıza çıkabilecek en temel kelimeler verilmiştir.

at 5 o’clock 70 Pazartesi günü Cumartesi günü Cuma günü Haziranda Temmuzda Nisanda saat 5’de .to bahçe from Manisa from you bahçeye Manisa’dan senden between them onların arasında about mektup mektup hakkında under masa masanın altında 1. Dikkatle inceleyerek aralarındaki kullanım farklarını ayırt etmeye çalışın.ya altında ile siz-sız İçin . Aşağıda ise yine orijinal anlamlı preposition’ların tarihlerle kullanımları verilmiştir. Kendi Anlamlarında Kullanımları: Daha evvel de değindiğimiz gibi tüm preposition’ların kendi orijinal anlamları vardır ve bunlar cümle içinde isimlerin önlerine gelerek onları “ yer-zaman-özellik “ olarak konumlandırırlar. en geç ye. on Monday on Saturday on Friday Aylarda “in“ kullanılır. across Against opposite Behind at the back of çaprazında karşısında karşısında arkasında arkasında at the beginning of at the end of through into onto on the corner of on the left of on the right of on over in until by to under with without for başlangıcında sonunda içine doğru içine doğru üzerine doğru köşesinde solunda sağında üzerinde üzerinde içinde ….civarında yanında yanında ötesinde. in June in July in April Saatlerde “at“ kullanılır.dir-dır in front of at the bottom of in the middle of at the top of at Around Beside Next to Beyond near from Among Between önünde en altında ortasında en üstünde de-da etrafında. Bunlar isimlerin önlerine gelerek onlara anlam derinliği katarlar.ardında yakınında den-dan arasında arasında Yukarıda en genel hatları ile en çok kullanılan preposition’lar verilmiştir.kadar kıyısında. Günlerde “on“ kullanılır.

for years for 25 days for 2 weeks for a long time Sürüklemelerde “since“ kullanılır.15 at half past 10 Zaman dilimi içinde “in“ kullanılır.at 8 o’clock at 7. until morning until last year until 6 o’clock until now Sürüklemelerde “by“ kullanılır. by Christmas by the 1st of June by this time next year by tomorrow Sayısal tarihlerde “in“ kullanılır.15’de on buçukta iki saat içinde beş dakika içinde on saniye içinde 15 yıl içinde yıllardır 25 gündür 2 haftadır uzun zamandır 1946’dan beri Aralıktan beri dün akşamdan beri Pazartesinden beri saat 2’den beri sabaha kadar geçen yıla kadar saat 6’ya kadar şimdiye kadar en en en en geç geç geç geç Noel’e kadar 1 Haziran’a kadar gelecek yıl bu zamana kadar yarına kadar 1978 yılında 1954 yılında Noel’de şafakta sonunda en sonunda ilk önce öğleyin gece yarısı geceleyin öğleyin derhal günün batışında başlangıçta evde . since 1946 since December since last night since Monday since 2 o’clock Sürüklemelerde “until“ kullanılır. in two hours in five minutes in ten seconds in 15 years Sürüklemelerde “for“ kullanılır. in 1978 in 1954 Özel durumlarda “at“ kullanımı at Christmas at dawn at last at long last at first at midday at midnight at night at noon at once at sunset at the beginning at home 71 saat 8’de 7.

) Gerundlar ile for money for them for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. listen to look forward to have difficulty in angry with happy with dinlemek dört gözle beklemek zorlanmak kızgın olmak mutlu olmak insist on ısrar etmek interested in ilgilenmek afraid of korkmak look at bakmak point at doğrultmak 3. Ek Halinde Anlamsız Olarak Kullanımları: Dikkat edilirse 1.. Bu kelimelere “ deyimsel fiiller “ denir. Basit ve kompleks olmak üzere iki gruba ayırarak edatları öğreneceğiz... Unutmayın ki tüm bunlar zaman içinde kulanıla kullanıla öğrenilecek şeylerdir. Fakat her zaman preposition’lar kendi orijinal anlamlarını vermezler. bırakmak carry on devam etmek go on devam etmek find outöğrenmek PREPOSITION KULLANIMLARI Anlamları Olan Ek Halinde Anlam Değiştirmeyen Anlam Değiştiren on masa. Aşağıda yer alan örneklerdeki eklerin hiç bir anlamlarının olmadığına dikkat edin. bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Bu tip kelimelerin özel bir yapılış kuralı yoktur ve ayrı ayrı bilinmeleri gerekir.. Biz yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları öğreneceğiz.. tek başlarına kullanılmayan. sıfat veya fiillerin sonlarına eklenerek birleşik yazılıp söylenir ve onların kuyruğu görevi üstlenirler.) Zamirler ile 3. 1. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. Bu tip kullanımlarda kesinlikle özel bir anlam üstlenmeyip ek durumundadırlar ve öylece kelimelerde birlikte bilinmeleri gerekir. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar.maddede preposition’ların orjinal anlamları üzerinde duruldu. devam etmek Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. give carry go find vermek taşımak gitmek bulmak up on on out yukarısı üzerinde üzerinde dışarısı give up terk etmek. Ama ismi nitelemezler. ısrar etmek Ek Halinde go on. Artık kelime ve preposition’lar kendi anlamlarını yitirmiş üçüncü bir anlam ortaya çıkarmışlardır. Ek Halinde Anlam Değiştiren Özellikte Kullanımları: Bu kategoride ise preposition’lar kelimelerin sonlarına gelerek kelimelerin orijinal anlamlarını kaybettirip onlara yeni anlamlar verirler. İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır.. İngilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından İngilizce’de üç kullanım yerleri vardır.. Bazı isim. masada insist on.2..) İsimler ile 2. Aşağıda bir kaç örnek verilmiştir. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. Basit Edatlar 72 ..

“of” olarak telâffuz edilir.nın yanında Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı.nın yanına. Bu kullanımda artık edat değildir.e ilişkin With regard to About In case: In the event of In terms of: With respect to: According to: ..... bakımından .... 1....) By: ile....den başka...e göre (kıyaslamada) .e göre (görüş belirtirken) 73 ..) Komplex Edatlar In spite of: ... yukarıda Down: aşağıya. . Regarding Concerning As regards: ...e rağmen Despite: Due to Owing to On account to: .e yakın Next to: . .. bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: .. (somut olarak) Out of: ..nın yakınında.... dışında (tek başına kullanılmaz..dan (soyut olarak) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath: (yerin) altında Beside: . ..den sonra Before: ..... değimselleşmiş kalıplarda....da Into: içinde (hareket olduğunda) On: üzerinde (statik olarak) Onto: üzerinde (dinamik olarak) Under: altında Up: yukarıya.den.. tarafından. fazla” anlamını katar. aşağıda After: .e kadar Near: . . .durumunda itibariyle... .nın (telâffuzu hafif bir “v” sesi iledir) Off: haricinde.den.sız Of: ...dan.den dolayı Because to In view of KPDS’ de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir..den önce With: ile Without: ..In: içinde (sabit durumda ve dışında olmayan) At: …de.

hariç.. About - hakkında den sonra e İlgili olarak e üzere aşağı yukarı -We talked about market situation in our fax.dışında From the point of view of In terms of bakımından With regard to For my part bana göre As far as I am concerned As well as In addition to ayrıca..den başka . Ancak cümlelerde kullanılışlarına göre cümlenin veya deyişlerinin anlamlarını pekiştirirler... İngilizce’de en çok kullanılan edatlar aşağıdaki gibi olup bunları en az birer örnekle daha da iyi kavramaya çalışalım.cek yerde . -Vessel is about to sail from the port.hem.e ilaveten .den önce In contrast to .. 74 . -We want you send us a proforma invoice about this shipment.nın aksine Different from As well as: hem.. . yanı sıra Besides Apart from PREPOSITIONS Edatların genel olarak tek başlarına bir anlamları yoktur......nın yerine........e oranla In proportion to For my part: bana göre By way of: yoluyla By means of: vasıtasıyla Except = except of..In addition to: Instead of In place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlike . yanı sıra In relation to ..den ziyade . -We will close your balance about Friday.. ..

-İddianız karşısında davanızı inceledik. -Bu sevkıyatla ilgili olarak sizden pro forma faturası istiyoruz. Along -boyunca -20 km boyunca kötü hava koşulları nedeniyle tüm yollar kapalı. -Gemi limandan ayrılmak üzere. Against -karşısında -mukabili -için -a zıt olarak -e karşı -We have searched/examined your case against your claim. Across -karşıdan karşıya -öbür tarafa -karşı -den sonra (yer) -den sonra(zaman) -den sonra (sonuç) -yanısıra -nın sonucu olarak -We have passed across by boat. -All cargoes are above normal level of store. -We can deliver the good cash against delivery.. After -Malları İstanbul’dan sonra İzmir’e sevk edeceğiz. 75 . -Kalan bakiyenizi Cuma’dan sonra kapatacağız. -Due to bad weather all the roads are closed along 20 km.-Size faksımızda piyasa koşulları hakkında bahsetmiştik.. Above -den yukarı -ötede -den fazla -Tüm yükler deponun normal seviyesinden yukarıdadır. -Karşıdan karşıya feribotla geçtik. -There are above eight vessels in front of our vessel. -Malları teslimat mukabili teslim edebiliriz. -Önümüzde yaklaşık sekizden fazla gemi var. Among -arasında -Among the addresses which we have received. -We will ship the goods after İstanbul to İzmir.

-We will go to Port Said before Valetta -Bu gün saat 24:00 den önce hareket edeceğiz. -All cargoes have heavy damaged because of humidity. At -de “yer” -de “zaman” -e “yön” -de “iş.eylem” Because of -nın yüzünden -e nedeniyle Before -den önce “zaman” -den önce “yer” -önüne -Please sign and write your name under your letter-head. -Please load our cargoes behind of truck.. Behind -arkasında -Lütfen bizim yüklerimizi kamyonun arkasına yükleyiniz. -There are two vessels waiting at the port. -We will sail before 24:00 today. Beside -yanına -yanında -Mallarınızı diğer deponun yanında depoluyoruz. -Yağmur nedeniyle yükleme durdu. -Loading has stopped because of rain.. -Now. Below -altına -altında -Lütfen antetli kağıdınızın altına isminizi yazıp imzalayınız. -Nem yüzünden tüm yükler ağır hasar görmüş. -Our labour time generally starts at 08:30 in everyday. -Valetta’dan önce Port Said’e gideceğiz. 76 . -Her gün genelde 08:30 da iş başı yaparız. -We are storing your goods beside the other storage room.-Aldığımız adresler arasında. we are at work -Limanda bekleyen 2 gemi var. -Şu an işteyiz.

isterseniz mallarınızı oraya boşaltabiliriz. -Please go down from the next street. -Malların yüklenmesi saat 15:00/18:00 arasında tamamlanacak -Free zone is beyond the port.. 77 . -Between port and factory distance is about 10 km. company. -Malları gemiye vagonlarla yükleyeceğiz.arasında“iki – .. -Bu mamullerin tamamı . -We are sending a catalogue to you by mail..Besides -den başka -e ek olarak -yanısıra -There are three shipments more which we have to complete within this week besides yours.. -Bu hafta içerisinde sizinkinden başka tamamlamamız gereken üç sevkıyat daha var. if you want we can discharge your goods to over there. -Loading of the goods will be completed between 15:00/18:00 -Fabrika ile liman arası uzaklık yaklaşık 10 km’dir.nesne” .arasında “zaman” Beyond -ötesinde -dışında By -ile -tarafından -vasıtasıyla -yoluyla -civarında -ile “ölçü” -önünden Concerning -e hakkında -Lütfen bize ürünleriniz hakkında bilgi veriniz. -These products are produced entirely by. şirketi tarafından imal edilmektedir.. Down -den aşağı -Bir sonraki caddeden aşağı doğru devam edin. Between . -Pls inform us concerning to your products.. -Serbest bölge limanın dışındadır. -We will load cargoes by railway cars to the vessel. -Size posta yoluyla bir katalog gönderiyoruz...

-Geminizi bildiğiniz üzere Ekim ayında kiralamıştık. -As you know very well we had chartered your vessel in October.. During -esnasında -Tatil boyunca yükleme devam etmedi.. From -den dan -e göre -Söylediğinize göre onlar. In -de -içine -içinde 78 . -Bir aylığına 20-f ‘lik 1 adet konteynır kiralamak istiyoruz.. -We’d like to charter a 20-f container for one month. -We have received all our cargoes except two cartons.. -All labourers are working for complete your orders. nın ithalatçısı olan büyük bir firması olmalı. In front of -nin önünde -nin önüne -Bu limanda bizim geminin önünde iki gemi daha var.-Loading has not continue during holiday. Except -den hariç -den başka -İki koli haricinde tüm yükümüzü teslim aldık. -In this port there are two vessels in front of ours. For -için -amacıyla -den dolayı -lehine -e doğru -karşılık olarak -rağmen -çünkü -From what you say they must be a big importer company of. -İşçilerin tümü siparişlerinizi tamamlamak için çalışıyorlar.

-These fabrics are 90% of polyester. -All dangerous cargoes are near other cargoes. Into -içine -We try to produce the best quality products like famous brands.-In spite of their slack-manner we could not cancel our business relations -with them due to we have signed a contract and our investments. -Sizin yükünüz diğer kamyonumuzun içine yüklendi. Near -yanına -yakınında -Tüm diğer tehlikeli maddeler diğer yüklerin yanında. Like -gibi -Ünlü markalar gibi yüksek kaliteli mamuller üretmeye çalışıyoruz. In spite of -e rağmen -Yaptığımız bir anlaşma ve yatırımlarımız nedeniyle gevşek tavırlarına rağmen onlarla olan iş ilişkilerimizi bitiremedik -Please store all our goods inside the closed storage-rooms. Next to -nın yanı başında -Satış mağazamız fabrikamızın hemen yanındadır. -All the goods are Source of Turkey. -Your cargo has been loaded into our next truck. Inside -içine -Lütfen tüm mallarımızı kapalı depolara koyunuz. -We imported these goods from China. -Our sales-store is next to our factory. Of -nın -den “ yer” -li -hakkında 79 .

Out -dışarı -Büyük bir yangın nedeniyle tüm personel binayı terk etti.... -Müdürün odası muhasebe departmanının karşısındadır..000 USD to your account -geçe “saat” half past nine today. On -nın üstünde -de “zaman” -hakkında -e sırasında Opposite -nın karşısında -Due to a big fire all personals have left the building./200.. -Why our goods are waited outside the closed storage-room? Outside -nın dışında -Neden mallarımız kapalı alanın dışında bekletiliyor? -You have added 1000 USD as additional expenses over our first current account sheet why? Over -nın üzerinde -Bize verdiğiniz ilk cari hesap extresinin üzerine ek masraflar adı altında 1000 USD eklemişsiniz niçin?. -Bu malları Çin’den ithal ettik.././200. 80 . past -den daha öteye -We have remitted 10... -Bu kumaşların %90’ ı polyesterlidir. -Sevkıyatınız .-nedeniyle -ile içerik -Malların hepsi Türk Menşe-ilidir./.. tarihinde gönderilecek... -Your shipment will be sent date on . -Manager’s room is opposite to accounting department.

-Quality of this product under our expected. -Siparişleriniz uluslar arası kalite standartlarına göre üretilmiştir. Round -etrafında -Tüm yatırımcılar bu yıl Avrupa Ülkeleri etrafında odaklaştılar. -All investors have become focused round the European Countries this year. -Master has right to reject damaged and unsound cargoes. -We are going towards port . Under -nın altında -den aşağı 81 . -Kaptan bozuk ve hasarlı yükleri reddetmek için gerekli yetkiye sahiptir. -Bu malın kalitesi umduğumuzun altında.-Bu gün saat dokuz buçukta hesabınıza 10000 dolar yatırdık. Since Through -içinden -yardımıyla -her tarafına -We can carry your cargoes through railway cars. -den beri -e boyunca -Grevden beri çok büyük para ve zaman kaybettik. -Yüklerinizi ancak vagonlar yardımıyla taşıyabiliriz. -We’ve lost a lot of time and money since strike. Towards -e doğru -Limana doğru ilerliyoruz. To -e -kala “saat” -e göre/nazaran -mek için -Your order has been produced to international quality standards.

Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. Bunların anlamları. Up -den yukarı -yukarı doğru -Lütfen konteynırları yukarı doğru kaldırın. -Please lift up containers. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10. Until -e kadar -Lütfen bu ayın sonuna kadar kalan tüm bakiyenizi kapatın. With -ile -üzerine -yanısıra -li -Lütfen orijinalleri ile birlikte tüm konşimentoları gönderiniz.-Please close all your balance until at the end of this month. -We will dispatch all your goods within today. -Please do not release original bills of lading to the third parties and consignee without our written instruction. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. -Please send us bills of lading with original copies. 82 . kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. With in . Without -meden -meksizin -siz -Lütfen bizden yazılı talimat almadan orijinal konşimentoları yükün alıcısına ve üçüncü şahıslara vermeyiniz CONJUNCTION İngilizce’ yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır.içinde “zaman” -Tüm mallarınızı bu gün içerisinde göndereceğiz. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir.15 puan artar.

bağlaç olarak iki cümlecik arasında “zira” anlamındadır.) edat olarak.Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır.) bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır. ) Coordinating Conjunction: İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. bağlaç olarak “halbuki” anlamındadır.) Bu kullanımda “and” bir bağlaç olarak kullanılmıştır.) 83 . Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir. It was raining heavily. so we postponed the match.) ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır. edat gibi kullanılmıştır. Ahmet and Mehmet quarrelled. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. And: But: Or: Nor: So: For: Yet: ve (paralellik arz eden bağlaçtır. fakat (zıtlık bağlacıdır. bağlantı anlamına gelen “junc” kökünden türemiş olup “bağlaç” anlamındadır. 1.“için”. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaçlardan biri olamaz.) vardır. zarf olarak. Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. “henüz”anlamında.) veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır. Bunun sağlayacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar. bundan dolayı maçı erteledik. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu.) ama. I studied hard and the exam seems fairly easy.) Bu kullanımda “and” bağlaç değil. “Conjunction”. Peki. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz. ancak.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz. Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (. Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir. Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar.

) “but ve yet” zıtlık bağlaçlarıdır. or you must leave it. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur. but he insists on going tomorrow. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. Her cümlenin kendi içine bakıp. Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse” denir.) Give in: Wage: boyun eğmek.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. Bu ayrıntıdır. (Onlar daha yüksek ücretler istediler. Aynı şekilde “but” zıtlık bağlacıdır.) bu kısaltmalarda kullanılmaz.) Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. Bu yapılarda iki cümle vardır. (O günde sekiz saat çalıştı. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. ne de bize yazdı. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de “cümle bağlayıcıları” denir.) 2. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. (O dün geldi.) Virgülün (. nor did he write to us. They were requesting higher wages. but ve so” bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. halbuki o tıpı tercih etti. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. yet he preferred the medicine.Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz. and the employer had to give in their demand. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. 84 . “and” paralellik arz ettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. but he failed the exam again.) Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. You must obey the rules the school. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. (O bizi aramadı. “nor” bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. ) Sentence Connector: Bu gruptakiler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar. zamanını kestirebilmek gerekir. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor. ortasında veya sonunda olabilirler. teslim olmak ücret “And. onunla ilişkilidir. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir. Bu yüzden (. noktalanmıştır. Konuşma dilinde genellikle “but” geçer. ancak yine sınavda başarısız oldu. I wanted my son to be an engineer. He arrived yesterday. He didn’t call us. He studied eight hours a day. Birinci cümle bitmiş.

) İpuçları: 1. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreover: What’s more: In addition: Also: Grup: 2.) de cümle bitmiştir. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. give his resignation.) ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir. he went out to play.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir. Grup: 1. Bununla beraber o oynamak için dışarı çıktı. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı. böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür. 2. 4.) ancak bununla beraber (en çok kullanılan “however” dır. Çünkü (. Therefore. He had to give his resignation. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Grup: 3. connector kullanılmalıdır. 3. However.) 85 .) Connector çeviride başta söylenir. he had to give his resignation.) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz.) aksi taktirde Sonuç olarak.) Connector ikinci cümlededir. (Dışarısı çok soğuktu. He had to therefore. It was very cold outside. therefore. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence As a result Consequently Grup: 4. Therefore. he had to give his resignation.Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: Kullanımları: There were serious claims about him.

... buna karşın onu ikna edemedik. still. (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık....... Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp.. bu nedenle ben onu kabul ettim. I accepted it. noe. diğer sözcüğünü sorarlardı.......) Correlative Conjunction “İlişki sağlayan bağlaçlar” demektir. some.. we couldn’t persuade him. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. gramatikal olarak farklıdır.... but he went out to play.or: hem.) They offered a good job.. Gemi limanda kaldığı sürece.. Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp. (Sonuçlar olumluydu. any.... therefore. very” gibi sözcüklerin türevlerinden sonra “başka” anlamında kullanılır..hem de ya . zorlaştırarak soruluyor. bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu.) The results were favourable. (Onlar iyi bir iş önerdiler.) Not: “else” kelimesi “some.y8686 dığı sürece için / mesi .... Inflation rate was extremely high. Gelecekte her hangi bir olumsuz 86 .. zaman sayımı devam edecektir. (Enflasyon oranı son derece yüksekti....... (Dışarısı çok soğuktu.. ancak o oynamak için dışarı çıktı.İki cümle arasında nokta olduğu için “connector” kullanıldı...masımamak için So long as the vessel wait at the port.. Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır. Bunların dışında “başka” anlamını isimlerden önce “another” kullanarak veririz. therefore. every türevleri + else anouther + noun şeklindedir..and: Either .. no..) We had to punish him... Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı.. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future.. otherwise. he could do something else. It was very cold outside.aynı zamanda Both .. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler.) put into effect: yürürlüğe koymak (“into” su birkaç kez sorulmuş) 3. time will count. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz... aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi. the government put into effect some measures. En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır.but also: sadece değil ... Şimdi bu grup bağlaçları yazalım Not only .. Any..

bunun için öyle ki hala / yine de yine de gibi farzedelimki için / mesi . Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. so then pls wait our instruction. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. 87 . Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Pls do not release bills of lading to anyone without our writteninstruction in order not to arise any negative situation. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future.masımamak için yani duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. Farz edelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan herhangi birisine vermeyiniz Bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. Supposing market conditions are not favourable then we try to find another alternatives. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us.

Though we sent a lot of fax messages to you since one week. then please complete our shipment within this week.. The minute you receive. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. We appreciate you then your successes..e rağmen 88 . We do not have an enough raw material. Dış ticaret diğer bir değişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. We will manufacture all your goods the way you said us. The moment you receive. still we have not received any reply from your side. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.diğer bir deyişle er ermez er ermez Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing in our country.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. therefore we have given a decision to stop our production temporarily.. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz.. sonuç olarak lütfen sıparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız.. . We will manufacture all your goods the way that you said us. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen er ermez gibi gibi öyle ise/Sonuç olarak sonuç olarak bu nedenle / Bu yüzden e karşın . Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. your orders please contact with us. We have completed the shipments of our all costumers then your shipment has been sent today either. your orders please contact with us. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi.. The instant you receive your orders please contact with us. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. .

Unless the first shipment complete we will not produce your new orders.. Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan.500 USD$ until Wednesday. $’ı ödeyeceğiz..... numunesinden istediğimizi bildirmiştik.500$' ı ödeyiniz! To the extent you are a firm that has a responsibility. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. $....sa bile / se bile e kadar / tarihine kadar kadarıyla / göre sizden hala bir yanıt alamadık. Wherever we see the good model.. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. 2 or 3 pcs. Though your orders complete this week shipment takes 15 days due to long distance.500$'ı ödeyiniz! When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Please pay our balance the amount of 12. Please pay our balance the amount of 12. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz. we try to manufacture similar of it but not imitation. Whenever you wish you can contact with us without hesitate.500 USD$ till Wednesday. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz.. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet . trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. We try to built up a market where the market conditions are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye medikçe/madıkça e kadar / tarihine kadar dığı zaman ğiniz zaman dığı yerde / tığı yerde halbuki her nere 89 ....

this product was well liked in the market. Yestarday. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. bize mallarımızı geçen hafta gönderdiğinizi söylemiştiniz fakat henüz onları alamadık. Even if our shipments delay sometimes with a result that we satisfy from your service. We can produce the goods your desired type and quality on the contrary we can not produce with in a short time. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz.But we have never received them yet. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. -Aksi halde Otherwise -olmazsa .e karşın/e rağmen/dığı halde iken / esnasında yanısıra sonuçta / yinede ve yine / yine /yinede çalışıyoruz ancak taklidini değil. Lütfen . Pls send us proforma invoice while sales contract. We believe that you show an utmost care the quality of your products yet we would like to see a few samples among your products. DM lık alacak bakiyemizi bu hafta içinde yatırın aksi halde bizi. DM within this week. BAĞLAÇLAR -a karşın -a karşın/ -a kadar/nın kadar …as As much as Big as company. Fiyatların bu kadar pahalı olmasına karşın..Ama / fakat -Aynı şekil de de But On the contrary On the contrary 90 . bu ürün piyasada çok iyi tutuldu. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez.. you said to us that you have sent our goods at last week.. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. As much as the prices are too high. Perhaps. Please remit our credit-balance the amount of . you can provide a good co-ordination on the contrary you cannot. otherwise you will force us to open a lawsuit against you. Bu tür bir yöneticilik sistemiyle şirketinizde koordinasyonu belki sağlayabilirsiniz aynı şekilde sağlayamayabilirsiniz de. it could not open to the market Şirket büyük olmasına karşın piyasaya açılamadı. size karşı dava açmak zorunda bırakacaksınız. Dün..

We do not have an enough raw material hence we have given a decision to stop our production temporarily. You could not meet our requirements for a few months on that account we intent to cancel all our contracts with you. Banka havalenizle ilgili detaylar elimize geçmedi ayrıca bankanıza da ödeme konusunda her hangi bir talimatta bulunmamışsınız. We are not only an importer firm but also exporter of some items too. We do not have an enough raw material. also -da Ayrıca Further Bunun dışında/ ayrıca Further Bu sebeple So Bu durumda On that account Bu nedenle Accordingly Hence Bu nedenle So Bu sebeple Bu nedenle Therefore Bu yüzden Bundan dolayı Consequently Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz aynı şekilde kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. so we apologize you for this delay. Siparişlerinizi öngörülen sürede üretemedik çünkü gerekli olan ham maddeyi ithal edememiştik bu sebeple bu gecikmeden dolayı sizden özür diliyoruz. We couldn't manufacture your orders on agreed time because we couldn’t import necessary raw material. We could not receive our credit balance. Pls send us the shipment documents also bill of lading too. Still. Tahliye hala tamamlanmadı bundan dolayı hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. Alacak bakiyemizi alamadık. so we have not sent your shipment documents by DHL. Bir kaç aydır ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorsunuz bu durumda sizinle olan tüm anlaşmalarımızı iptal etmeyi düşünüyoruz. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik.On the other hand -Aynı zamanda Also aynı Not only…but zamanda….. Bu nedenle sevkıyat evraklarınızı DHL ile göndermedik. Bize inanın ki bu fiyatları sadece size teklif ediyoruz ayrıca bu işten çok fazla para da kazanmıyoruz. discharge has not been completed consequently we strongly protest both chartered and their agent. Lütfen bize sevkıyat evraklarını gönderiniz aynı zamanda konşimentoyu da. You believe us that we offer these prices only for you further we do not gain a lot of money for this business. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. We did not receive your bank remittance details further you did not order to your bank about payment. 91 . Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz diğer taraftan kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Anladığımız kadarıyla ödeme konusunda üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmeyeceksiniz bu nedenle başka çare aramamız gerekiyor. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin ihracatçısıyız da. We can produce the goods your desired type and quality on the other hand we cannot produce with in a short time. According to our understand you will not fulfill your obligations on payment accordingly we must find an another solution.

Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. Maalesef ISO 9002 Belgeniz olmadığı için size sipariş vermeyeceğiz. What we want to mean when the earliest shipment date for our current order? 92 . Unfortunately. We have received the great deal of our shipment however we've determined that some items are lost.demek istemek mean Pls do not release bills of lading to anyone without our written-instruction in order not to arise any negative situation. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. Malları gümrükten çekemiyoruz çünkü evraklar elimize geçmedi. we will not be able to place an order to you now that you haven't got ISO 9002 Certificate. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money for we have already ordered to our bank. çünkü biz bankamıza halihazırda ödeme talimatı vermiştik. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured seeing that we have warned to you several times before. Sevkıyatımızın büyük bir bölümünü almakla beraber bazı kalemlerin kayıp olduğunu tespit ettik. We always advise your company to the all companies and firms which we have closely relations for your best service. Lütfen bizim için…üretin çünkü acilen ona ihtiyacımız var. We cannot clear our goods from custom for the documents have not arrived to our hands. Bize en iyi hizmeti vermiş olduğunuz için sizi yakın ilişkilerimiz olan tüm şirketlere ve firmalara daima tavsiye ediyoruz. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured since we have warned to you several times before. so then pls wait our instruction. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money as we have already ordered to our bank.dığı için / For çünkü For For In that Çünkü / -dığı için Now that Seeing that Since . Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. çünkü biz bankamıza halihazırda talimat vermiştik. Her yerde mallarımızın kalitesi konuşuluyor çünkü biz farklı bir firmayız.Bunun için So then Bununla However beraber Her nasılsa Çünkü / -dığı için As Because . Please manufacture for us…because we urgently need it. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. It is spoken quality of our goods in everywhere in that we are a different company. bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz.

93 . den az olmayacak kadar . Dış ticaret diğer bir detişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. den beri tekstil üzerine faaliyet göstermekteyiz.den beri No less than Ever since . time will count..units squire shape wrist watches. dığı yerde / Where We try to built up a market where the market conditions tığı yerde are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz.. Before Please remit our blance to our account before vessel’s . As long as As long as the vessel waits at the port. Ever since last year we have built up a considerable market.den sailing. Sizin şirketiniz nakliye şirketinden az olmayacak kadar sorumludur.diğer bir That is to say Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing deyişle in our country.diğer On the other We could collect one of your check the amount of 2500 taraftan hand USD on the other hand other was not paid by your bank. Neden acaba? Dığı sürece So long as So long as the vessel wait at the port. zaman sayımı devam edecektir. please complete all our önce shipments. We have been working in the field of tekstile since 199… 199. .... . . Please manufacture for us .den since beri/den bu yana .. By the time By the time that next month. . Pazartesinden sonra tüm mallarınız kararlaştırıldığı gibi adresinize teslim edilecek. Gemi limanda kaldığı sürece.diğer Or Foreign trade or exporting is steadily increasing in our adıyla country. den sonra After After Monday. Why? 2500 $ tutarındaki bir çekinizi tahsil edebildik diğer taraftan ötekisi banka tarafından ödenmedi. dığı zaman When When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Dış ticaret diğer adıyla ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. please complete all our that shipments.önce hesabımıza yatırınız.kastetmek -.meden By the time By the time next month. zaman sayımı devam edecektir.den dolayı As / due to Demek istediğimiz şu anki siparişimiz için en erken teslimat süresi ne zaman? Your company no less than transport company is responsible. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız. As to be mostly chosen in our market...adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. önce Lütfen geminin hareketinden önce kalan bakiyemizi ... time will count. Geçen yıldan beri önemli ölçüde bir piyasa oluşturduk. $. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız... all your goods will be dispatched to your address as agreed. Gemi limanda kaldığı sürece... Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğindan dolayı lütfen bizim için….

. diyelim ki 20'lik full konteynır olsun bize kısa zamanda temin edebilir misiniz? Say Say you are rightful then please prove us.. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12.e rağmen a / e karşın Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan ...... …units Bu ürünler pahalı olmasına karşın ../199./199. As As you arrive to load port please contact with us. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes. For all that For all that we have given a notice to you several times. No matter that these products are too expensive we would No matter that like to place an order …. Diyelimki haklısınız o zaman bize ispat edin. No matter No matter these products are too expensive we would like to place an order. $’ı ödeyeceğiz. Malları . Say We need the great quantity of first quality recordable blank CD-R say 20-f full container can you supply us at the shortest time? Önemli miktarda birinci kalite kaydedilebilir boş CD'ye ihtiyacımız var.e rağmen e karşın ... Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. Tarihinde gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz diyelim ki bu doğru ancak bizim acentemiz farklı tarih veriyor. adet sipariş vermek istiyoruz. Though Though we sent a lot of fax messages to you since one week.units 94 .. For all For all we have given a notice to you several times... Till Please pay our balance the amount of 12. let us say this is true but our agency is saying the different date./. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. still we have not received any reply from your side. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12...500 USD$ until Wednesday.they are acting very pretentiously as if they have an experience. in spite of In spite of they are a company. still we have not received any reply from your side./. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.. which have just been established in the field of.... alanında yeni kurulmuş bir şirket olmalarına karşın.dığında / ınca dığı zaman diyelim ki e kadar / tarihine kadar e karşın . .. Let us say You claim that you have sent the goods date on . bu alanda oldukça tecrübelilermiş gibi iddialı bir şekilde hareket ediyorlar.500 USD$ till Wednesday. Yükleme limanına vardığınızda lütfen bizimle bağlantı kurunuz..500$'ı ödeyiniz! Although Although we sent a lot of fax messages to you since one week.500$' ı ödeyiniz! Until Please pay our balance the amount of 12.

... While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. The moment you receive. Farzedelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? If you have . adet sipariş vermek istiyoruz. Lütfen temsilcimiz sizi ziyaret eder etmez kendisine tüm sorularınızı ve çözemediğiniz meselelerinizi iletiniz. in your stock please reserve for us. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz..In case dığında/e takdirde er ermez As soon as Directly Immediately Er ermez The instant The minute The monent Fakat yine de But yet Farzedelim Supposing ki Gibi Such as The way The way that Bu ürünler pahalı olmasına karşın .. The instant you receive your orders please contact with us.. We will manufacture all your goods the way that you said us. We guarantee that your shipment has been shipped by the well-known transporters company but yet we follow your shipment time to time too. Directly our representive call on you please tell him all your questions and matters.. In case you have any question please do not hesitate contact with us. 95 . pieces. Plase get our vessel's sail from the port as soon as she completes her discharge. Discharge complete immediately your vessel will sail.. Eğer stokunuzda .. Tahliye tamlanır tamamlanmaz geminiz kalkacak. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. which you could not solve.units Bu ürünler pahalı olmasına karşın . We will manufacture all your goods the way you said us... your orders please contact with us. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. Lütfen gemimizi tahliyesini bitirir bitirmez hareket ettiriniz. Even if Sunday & Holiday used time will not to count. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Not with standing these products are too expensive we would like to place an order …. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Bir sorunuz olduğu takdirde çekinmeden bizi arayınız. Even though Sunday & Holiday used time will not to count.. Sevkıyatınızın çok iyi tanınan bir nakliyeci vasıtasıyla sevk edildiğine dair garanti veriyoruz. The minute you receive your orders please contact with us. Varsa lütfen bizim için . adet ayırınız..... adet sipariş vermek istiyoruz.. Supposing market conditions are not favorable then we try to find another alternatives. fakat yinede sevkıyatınızı zaman zaman takip de ediyoruz. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz...Notwith standing e karşın / e Even if rağmen sa bile Even though e karşın/e rağmen dığı halde Eğer While If Eğer/-se/.

We try to satisfy our costumers nor meet their every kind of requirements either. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğinden dolayı lütfen bizim için…. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her yerde satılıyor.masımamak için That So that Için/çünkü So /öyle ki/ The goods of another company is the same quality like yours. numunesinden istediğimizi bildirmiştik. 2 or 3 pcs. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz.. please manufacture for us ….units wrist watches as squire. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future. 96 . İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz.. We have been seeing your advertisements in everywhere. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye çalışıyoruz ancak taklidini değil.hem Both…and de Her nere Wherever Her yer Her yer Her zaman Everwhere Everyplace Everytime için / mesi So . We generally use both trucks and railway cars at our shipments Genellikle sevkıyatlarımızda hem kamyonları hem de vagonları kullanıyoruz. Wherever we see the good model. Please let us know that authorized person's telephone no so we want to contact him.. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her zaman satılıyor..adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz..either ğiniz zaman Whenever Hala / yine Still de Halbuki Whereas Hem….. we try to manufacture similar of it but not imitation. Her yerde sizin ilanlarınızı/reklamlarınızı görmekteyiz. Our new products in this year are sold in everyplace. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so not to arise any negative situation in the future. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Diğer şirketin malları da sizinki gibi kaliteli.…. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Müşterilerimizi tatmin etmeye çalıştığımız gibi onların her türlü ihtiyaçlarına cevap vermeye de çalışıyoruz .. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .. Due to be mostly chosen in our market.. Our new products in this year are sold in everytime. Whenever you wish you can contact with us without hesitate.. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz..yide As Nor . You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of.Like Gibi / biçiminde Gibi....

you are a firm that has a responsibility. We have sent a few samples to you by FedEx in order to you examine them İncelemeniz için size Fedex ile birkaç tane numune gönderdik. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. diğer bir müşterimizden yeni bir sipariş aldık. To the extent you are a firm that has a responsibility. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. So for as we understand. For all we understand. nın aksine On the contrary maması In order that için/masın sın iye medikçe/m Unless adıkça mek için/mesiması için In order to mek için/mesiması için In order to memek için Lest mesi bir tarafa Save that Lütfen bize yetkili kişinin telefon numarasını veriniz çünkü kendisiyle bağlantı kurmak istiyoruz.. As far as we understand you are a big company. Your orders are got ready and shipped as well to your address free of charge. Tam sizin siparişinizin üretimine başlamışken. Tüm malları istediğimiz tip ve kalitenin tam aksine üretmişsiniz. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. they do not have a good reputation in the market too. You must pay all your depts on time lest you damage your company’s commercial creditibility.. trustworthy and keeping your promisses. Bizi lütfen yanlış anlamayın çünkü sizi ileride doğabilecek beklenmedik gelişmeleri önlemek için şimdiden uyarmak istedik.iken / esnasında iken / yorken / mışken kadar While Just iken As well as Kadar… da And…. All our textile products are the best quality as well as Beymen Tüm tekstil ürünlerimiz Beymen'in ki kadar kalitelidir. We have sent a few samples in order that they may examine İncelesinler diye birkaç numune gönderdik. Save that they don't keep their promisses. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Siparişleriniz hazırlandığı kadar adresinize de ücretsiz olarak teslim edilir. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. 97 . Şirketinizin ticari itibarına gölge düşürmemek için tüm borçlarınızı zamanında ödemelisiniz. We have been placed a new order from our another costumer just as we started to produce your order. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. which will arise in the future. you are a firm that has a responsibility. Pls do not misunderstand us because we have wished to warn you in advance in order to prevent any unexpected situation. You have produced all the goods on the contrary our desired type and quality. trustworthy and keeping your promisses. Anladığımız kadarıyla siz büyük bir şirketsiniz.as well Kadarıyla / As far as göre So far as For all To the extent Karşıt olarak / .

se It does not It does not matter how do you appreciate us. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye... bir oldu Sizi takdir ediyoruz. we are a firm matter what that has a good reputation in the market.biz piyasada iyi ün yapmış bir firmayız.ması sooner..nor… Neither you've delivered the goods on time nor sent us a de…. how can we continue our business-relations with your company? Bize malları ne zamanında teslim ettiniz ne de iyi kalitede mal gönderdiniz. Çünkü. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye. Örneğin For instance We have advised to you a lot of times for instance employ the labourers who have a training and experienced to your company. Siz bizi nasıl takdir ederseniz edin.. Olmazsa / Otherwise Please deliver our goods within this week otherwise we will aksi halde never to do business with your company.. because the orders have no sooner ----. 98 .... Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz. mesi bir Except that Except that they don't keep their promises. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizin şirketinizle kesinlikle çalışmayacağız. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.ne neither…..than placed than they have completed..se No matter No matter what costs are increasing we will never reduce what quality of the goods Fiyatlar ne kadar artarsa artsın malların kalitesini asla düşürmeyeceğiz. nın because of Because of your slack manner still we have been waiting. e nedeniyle O nedenle Consequently Still discharge has not been completed yet consequently we strongly protest both chartered and their agent.Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller. they do not tarafa have a good reputation in the market too. Bu yüzden sizinle olan iş ilişkilerimizi nasıl devam ettirebiliriz ki? nedeniyle due to Due to bad weather loading has been stopped by port authorities at yesterday night Kötü hava koşulları nedeniyle yükleme dün akşam liman yetkililerince durduruldu. Örneğin For example We have advised to you a lot of times for example employ the labourers who have a training and experienced to your company.. siparişleri vermemiz ile tamamlanmaları bir oldu.. O nedenle / For that Still discharge has not been completed yet for that reason o sebeple reason we strongly protest both chartered and their agent.... Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller. Ne.. yüzünden / Gevşek tavrınız nedeniyle halen beklemekteyiz. good-quality goods. . mesi ile No We appreciate to you... Then We appreciate you then your successes. Ne. Therefore. ne…..

sa bile Even if Sunday & Holiday are used time will not to count. Sadece / Only We are manufacturing only leather products yalnızca Sadece deri ürünlerini üretmekteyiz. Providing Providing its not raining loading will resume.. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. Özellikle Namely Namely we want blue and white fabrics..yükleme kaldığı yerden devam edecek.that Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. Şartıyla / On condition We can produce the goods which you have desired type Koşuluyla that and quality on condition that you allow us an enough time... e koşuluyla Provided that Provided that its not raining loading will resume.. Siz bizi nasıl değerlendirirseniz değerlendirin biz piyasada iyi bir üne sahip firmayız.. Even if For fear 99 .. Yağmur yağmazsa. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin. You believe us that we offer these prices only to you for fear please do not suppose we earn so much money for this business. For fear that You believe us that we offer these prices only to you for fear that please do not suppose we earn so much money for this business. . siz ne ..Öyle ise/Sonuç olarak Öyle ki Then . se .... e şartıyla Yağmur yağmazsa... Even though Even though Sunday & Holiday are used time will not to count.. Regardless of Regardless of what you appreciate to us we are a firm that seniz . Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin. yin what has a good reputation in the market.. Sa bile / se Though Though your orders complete this week shipment takes 15 bile days due to long distance. yükleme kaldığı yerden devam edecek. yükleme kaldığı yerden devam edecek.. Providing that Providing that its not raining loading will resume. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. then please complete our shipment within this week..yükleme kaldığı yerden devam edecek. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. Öyle. Sonuç Then We have completed the shipments of our all costumers olarak then your shipment has been sent today either. Özellikle mavi ve beyaz kumaşlardan istiyoruz. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. Se Provided Provided its not raining loading will resume.ki So. sa Yağmur yağmazsa.. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. sonuç olarak lütfen siparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız. Sonuçta / With the result Even if our shipments delay sometimes with a result that yinede that we satisfy from your service. Yağmur yağmazsa.....

/…. bazında olduğundan dolayı. da….de Bu mal piyasada tutulabilir aynı şekilde tutulmayabilir de... Ve and Trucks and railway cars are ready for shipment Kamyonlar ve vagonlar sevkıyat için hazırdır.. Yalnızca…... Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizinle kesinlikle çalışmayacağız./199… olması gerektiğini söylemiştik.or…. Ya da / Or Due to shipment on a FOB. Yanı sıra While Pls send us proforma invoice while sales contract. Lütfen sorumluluklarınızı yerine getirin yoksa sizinle olan ticari iş ilişkilerimizi kesmeyi düşünüyoruz.. şekilde…./ …. Yet We have instructed to you yet you have not obey to our instructions Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Yine de And yet We have instructed to you and yet you have not obey to our instructions. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.. Sevkıyat FOB . basis. Yanlızca Only We can only manufacture . Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin..199…..Not only…but We are not only an imputer firm but also exporter of some maz... Üstelik Besides Some of our orders have delayed besides we had given a notice to you latest shipment date must be ….. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …. in our factory. 100 .. Most of the shipped goods either were lost or stolen. Ve yine / Yet We believe that you show an utmost care the quality of yine your products yet we would like to see a few samples /yinede among your products. Gönderilen malların çoğu ya kayıp ya da çalınmış. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. freight or diğer adıyla transportation fee of the goods should be belonging your side. Veya / Ya Or Please fulfil your obligations or we intent to cancel our da / yoksa commercial relationships with you.199….../…. üretebiliyoruz./199… olması gerektiğini söylemiştik. also items too.. Yani That is Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Ya …ya Either….. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …./….. navlun diğer adıyla malın taşınma bedeli sizin tarafınıza ait olmalıdır. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin de ihracatçısı olan bir firmayız. Ya da / Or Please deliver our goods within this week or we will never yoksa to do business with you after this time. Furthermore Some of our orders have delayed furthermore we had given a notice to you latest shipment date must be …..İstediğiniz tipte ve kalitedeki malı üretebiliriz ancak bize yeteri kadar zaman tanımanız koşuluyla… Tekrar/aynı Again This goods may be well liked in the market again may not... Fabrikamızda sadece .

V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler. (Patronumuz toplantıyı erteledi) She looked up her old boyfriend. Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır. öylece oturuyorlardı. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" 101 . (Tanık sonunda durumu değiştirdi) GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK Our boss called off the meeting.) The witness finally broke down on the stand. Tüm ödemelerinizi bu ayın sonuna kadar yapmanız gerekmektedir. öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.Nevertheless Still Yoksa Or else yormuş gibi As though Zira But then We have instructed to you nevertheless you have not obey to our instructions. We feel as though you waste our time.V değildir. Aylık üretim kapasitemiz yaklaşık 10000 tondan fazla olup zira sizin gereksinimlerinizi zorlanmadan karşılayabiliriz. Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir. (Eski erkek arkadaşını aradı. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar. You should make all your payments until end of this month or else we will not supply the goods to you. Phrasal Verbs Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir. Bizim zamanımızı boşuna harcıyormuşsunuz gibi bir hisse kapılıyoruz. To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek. yoksa size mal temin etmeyeceğiz.) Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. Our production capacity more than 10000 tons/month but then we can meet your requirements without force. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem. Örneğin. GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK (The children were sitting around. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur. If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse) Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P.

” bring up bring up call off do over Çocuk yetiştirmek. "Fill this out. phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir.V ‘ ü oluşturan fiil.” İptal etmek They called off this afternoon's meeting “Öğleden sonraki toplantıyı iptal ettiler.” Bir işi tekrar etmek Do this homework over.phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir. “Sepeti tamamen. uçurmak “Teröristler demiryolu istasyonunu havaya uçurmaya çalıştılar." diyebiliriz. bu iki kısmın ayrılması gerekir. · You have to do this paint job over. veya cümleyi iki kısma ayırabilir. Seperable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs Nesne. Her ikisi de doğrudur. if your neighbours unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio." (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da "Fill out this form.” Bir konudan bahsetmek My mother brought up that little matter of my prison record again. Fiil blow up Anlam Örnek Patlamak.) · You have to do over this paint job. “Bu günlerde çocuk yetiştirmek kolay değil. (Bu boyamayı tekrar yapman gerekir. “Bu ödevi tekrar yap. “Bu başvuru formunu doldur ve postala. o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti. edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar.” fill up 102 .” She filled up the grocery cart with free food. It isn't easy to bring up children nowadays.” fill out Bir formu doldurmak Tamamen-ağzına kadar doldurmak Fill out this application form and mail it in. ( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse) Ayrıca P. bedava yiyecekle doldurdu. “Annem. Aşağıdaki Phrasal verbs’lerin nesnesi zamir olduğunda. havaya The terrorists tried to blow up the railroad station.

savsaklamak (Polisin kovalamasıyla ilgili bölümü atladın.” 103 .” Three masked gunmen held up the Security Bank this afternoon.) “Avukatlar tanıkları sorgulamadan önce evrakları dikkatlice incelediler. “Benzin istasyonu bedava gaz veriyordu. You'd better look it up. ödevlerini tamamladılar ve sınıftan çıktılar.) incelemek.” Geciktirmek I hate to hold up the meeting. “Öğrenciler. so she made up a story about going to the movies with her friends. “O kadar uzaktaydı ki onun ne söylediğini duyamadık. I have a feeling he's not about to give it back. “Erkek kardeşim arabamı ödünç aldı.find out Öğrenmek My sister found out that her husband had been planning a surprise party for her.” Bir listenin içinde aramak You've misspelled this word again.” My brother borrowed my car. (They looked them over carefully.” She knew she was in trouble. “Toplantıyı geciktirmekten hiç hoşlanmıyorum ama lavaboya gitmem gerekiyor. “Üç maskeli ve silahlı adam Güvenlik Bankasını bu öğleden sonra soydular.” The filling station was giving away free gas. çıkarmak. “Kıyafetini asmadan önce telefonu kapadı. algılamak He was so far away.” hang up hold up hold up (2) Soymak leave out look over Atlamak. but I have to go to the bathroom. You left out the part about the police chase down.” Telefonu kapatmak She hung up the phone before she hung up her clothes.” look up make up Bir hikaye veya yalan uydurmak make out Duymak. Arabayı geri vermeyeceğini düşünüyorum. we really couldn't make out what he was saying. “Başının belada olduğunun farkındaydı bu yüzden arkadaşlarıyla sinemaya gittiğini uydurdu. “Bu kelimeyi yine yanlış yazdın. Doğru yazılımına baksan iyi olacak. kontrol The lawyers looked over the papers carefully before etmek questioning the witness. “Kız kardeşim kocasının onun için sürpriz bir parti düzenlediğini öğrendi.” give away give back Birisine bir şeyi bedava vermek Bir şeyi geri vermek hand in Bir şeyi onaylamak The students handed in their papers and left the (ödev yapmak) room.

“Paramızı emekliliğimiz için saklıyoruz.” It was so hot that I had to take off my shirt. Write them down before you forget.) “Vinç bütün evi havaya kaldırdı. Françoise pointed out the major historical sites. She picked out the guy she thought had stolen her purse. “Sırada üç adam vardı. “Karım sofrayı tam istediği gibi hazırladı.pick out Seçmek There were three men in the line-up. “Unutmadan bu bilgileri bir yere not et.) “Patrondan toplantıyı yarına kadar ertelemesini rica ettik. belirtmek As we drove through Paris. “Yaşadığımız ciddi problemleri tıpkı bir yetişkin gibi tartışmalıyız. “Hava öyle sıcaktı ki tişörtümü çıkartmak zorunda kaldım. “Pahalı bir şey o! Sakın atma. Cüzdanını çaldığını düşündüğü adamı seçti.” We asked the boss to put off the meeting until tomorrow.” Dikkat çekmek. but couldn't make any sense of it.” My wife set up the living room exactly the way she wanted it. bütün evi sarmadan söndürdüler. She put away the cereal boxes. “Ödevi dikkatli okudum ama hiçbir şey anlamadım.” That's a lot of money! Don't just throw it away.” I read over the homework.” I put on a sweater and a jacket. “Paris’ten arabayla geçerken.) “Bir süveter ve ceket giydim.” We put away money for our retirement.” point out put away Saklamak put off Ertelemek put on Giyinmek put out Söndürmek read over Dikkatli okumak set up Düzenlemek. Francoise başlıca tarihi yerlere dikkatimizi çekti. (They put it out quickly. (I put them on quickly.) “İtfaiyeciler yangını. (Please put it off for another day. kurmak take down Not etmek take off Kıyafet çıkarmak talk over tartışmak throw away Atmak 104 . Let's talk them over like adults.” We have serious problems here. She set it up.” The fire fighters put out the house fire before it could spread.” These are your instructions. (Watch them pick it up.” pick up Bir şeyi kaldırmak The crane picked up the entire house.

It was a disgusting movie. so he turned up his hearing aid.” The gang members used up all the money and went out to rob some more banks.” Elektriği açmak boşaltmak Turn on the CD player so we can dance. “Bu yıl iki kez terfi etmek için talepte bulundu ama her defasında geri çevrildi.try on Kıyafet denemek She tried on fifteen dresses before she found one she liked. but he was turned down both times. “Gangsterler bütün parayı boşalttılar ve birkaç banka daha soymak için gittiler. “Radyonun yüksek sesi beni rahatsız ediyor. tiksindirmek “O kadar kötü filmdi ki midem bulandı. geri çevirmek turn down (2) turn up Bir şeyin sesini yükseltmek turn off turn off (2) turn on use up Elektriği kapamak We turned off the lights before anyone could see us. “Beğendiği elbiseyi bulana kadar on beş tane kıyafet denedi.” He applied for a promotion twice this year. “CD çaları açta dans edelim. Lütfen biraz sesini kıs.” try out Denemek turn down Bir şeyin sesini kısmak Reddetmek.” Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs Transitive (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan) ayrılamaz :"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak? 105 .” Grandpa couldn't hear.” I tried out four cars before I could find one that pleased me.” Your radio is driving me crazy! Please turn it down. “Büyük babam duyamadığı için kulaklığının sesini açtı.” Mide bulandırmak. “İstediğim arabayı bulana kadar dört tane araba denedim. It really turned me off. “Kimse bizi görmeden ışığı söndürdük.

” The students went over the material before the exam. kömür rezervlerini tüketti.” I ran across my old roommate at the college reunion. “Ortanca oğlum annesine benziyor. gözden geçirmek go over go through Tüketmek look after İlgilenmek.” The police will look into the possibilities of embezzlement. incelemek run across Rastlamak run into Karşılaşmak. They should have gone over it twice.” My second son seems to take after his mother.” They country went through most of its coal reserves in one year. bir yıl içinde en çok.) call on (2) Ziyaret etmek The old minister continued to call on his sick parishioners. Bütün parasını şimdiden harcadı mı?” My mother promised to look after my dog while I was gone. (Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi. “Eski başkan. “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler. “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim. “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak. “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım.Fiil call on Anlam Ezbere okumak Örnek The teacher called on students in the back row. rast gelmek take after Benzemek 106 .” Carlos ran into his English professor in the hallway. “Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi.” I got over the flu. hiç bilmiyorum. but I don't know if I'll ever get over my broken heart. bakmak look into Araştırmak. İki kez bakmalıydılar. “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı. Did he go through all his money already? “Ülkeleri. hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti.” get over Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek Yeniden incelemek.

“Erkek kardeşimle anlaşmak. “Aylar süren yolculuğumuzdan sonra.wait on Servis yapmak It seemed strange to see my old boss wait on tables." “ Erkek kardeşim mezun olamadan okulu bıraktı.” I hope none of my students drop out of school this semester. “Operatör konuşmamızı kestiği zaman telefonda annemle konuşuyordum.” Üç Kelimeden Oluşan Phrasal Verbs (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler de üç kısım göreceksiniz : "My brother dropped out of school before he could graduate.” Janice cheated on the exam and then tried to get cut down on Kesmek.” check up on İncelemek. zaman bakmak için söz verdiler. “Eğlenceye harcadığımız parayı azaltmaya çalıştık.” We tried to cut down on the money we were spending on entertainment. “Eski kilise cemiyeti üyesi bin dolarlık bir bağış yaptı. komşulara ve kasaba çevresine yakın olup onlardan haber almanın vakti gelmişti. “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı.” Fiil break in on Anlam Bir sohbeti bölmek Örnek I was talking to Mom on the phone when the operator broke in on our call. “Umarım öğrencilerimin hiç biri bu sömestr sınıfta kalmaz.” The boys promised to check up on the condition of the summer house from time to time. kontrol etmek come up with Bağışta bulunmak After years of giving nothing. it was time to catch up with the neighbours and the news around town. küçükken daha zordu. “Çocuklar yazlığa zaman. azaltmak drop out of Sınıfta kalmak get along with İyi anlaşmak get away Bir işten sıyrılmak 107 .” catch up with Yakın olmak After our month-long trip.” I found it very hard to get along with my brother when we were young. the old parishioner was able to come up with a thousand-dollar donation. Yıllardır hiçbir bağışta bulunmamıştı.

with

away with it. “Janice sınavda kopya çektiği halde bu işten sıyrılmaya çalıştı.” Kurtulmak The citizens tried to get rid of their corrupt mayor in the recent election. “Vatandaşlar son seçimlerde fırsatçı belediye başkanından kurtulmaya çalıştı.” When will you ever get through with that program? “Bu programı ne zaman bitireceksin?” It's hard to keep up with the Joneses when you lose your job! I always look forward to the beginning of a new semester. “Yeni sömestrin başlamasını her zaman dört gözle beklerim.” It's typical of a jingoistic country that the citizens look down on their geographical neighbors. Komşularını, tipik ırkçı ülke vatandaşları küçümserler. We were going to look in on my brother-in-law, but he wasn't home. “Kayınbiraderimi ziyaret edecektik ama evde yoktu.” Good instructors will look out for early signs of failure in their students “İyi eğitimciler öğrencilerinin yapacakları hataları önceden görürler.” First-graders really look up to their teachers. “Eski nesil, öğretmenlerine gerçekten saygı gösterirler.” Make sure of the student's identity before you let him into the classroom. “Öğrencilerinizi sınıfa almadan önce, kimliklerinin doğru olduğundan emin olun.” The teacher had to put up with a great deal of nonsense from the new students. “Öğretmen yeni öğrencilerin bütün saçmalıklarını hoş görmek zorunda kaldı.” The runners ran out of energy before the end of the race. “Koşucuların dirençleri, yarışın sonuna gelmeden tükenmişti.” My oldest sister took care of us younger children after Mom died. “Ablam, annem öldükten sonra bize, daha küçük

get rid of

get through with

Bitirmek

keep up with Geri kalmamak look forward to Dört gözle beklemek

look down on Hor görmek, küçümsemek

look in on

Birini ziyaret etmek

look out for

Önce davranmak, tahmin etmek

look up to

Saygı göstermek

make sure of Doğrulamak, emin olmak

put up with

Hoşgörü göstermek

run out of

Tükenmek

take care of

İlgilenmek, sorumlu olmak

108

çocuklara baktı.” talk back to Kaba bir şekilde cevap The star player talked back to the coach and was vermek thrown off the team. I often think back on my childhood with great pleasure. “Çocukluğumu sık, sık büyük bir mutlulukla anarım.”

think back on Yad etmek, anmak

walk out on

Terk etmek, başından Her husband walked out on her and their three atmak children. “Kocası onu ve üç çocuğunu terk etti.”

Intransitive (Geçişsiz) Phrasal Verbs
Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler nesne almazlar. "Once you leave home, you can never really go back again." “Evden bir kez ayrılırsan, bir daha asla geri dönemezsin.” Fiil break down Anlam Bozulmak Örnek That old Jeep had a tendency to break down just when I needed it the most. “Eski cipim, ona en ihtiyacım olduğu zamanda bozuldu.” Popular songs seem to catch on in California first and then spread eastward. “Popüler şarkılar önce California da tutar daha sonra doğuya doğru yayılır.” Father promised that we would never come back to this horrible place. “Babam, bu berbat yere bir daha dönmeyeceğimize söz verdi.” They tried to come in through the back door, but it was locked. “Arka kapıdan girmeyi denediler ama kapı kilitliydi.” He was hit on the head very hard, but after several minutes, he started to come to again. “Kafasını çok kötü çarptı ama birkaç dakika sonra bilinci yerine gelmeye başladı.” The children promised to come over, but they never do. “Çocuklar ziyaret edeceklerine söz verdiler ama hiç gelmiyorlar.” We used to just drop by, but they were never home, so we stopped doing that.

catch on

Tutmak

come back

Geri dönmek

come in

Girmek

come to

Şuuru yerine gelmek

come over

Ziyaret etmek

drop by

Habersiz ziyaret etmek

109

“Eskiden habersiz uğrardık ama onları hiç evde bulamazdık bu yüzden artık gitmiyoruz.” eat out Yemek için dışarıya çıkmak When we visited Paris, we loved eating out in the sidewalk cafes. “Paris’e gittiğimizde kaldırım kafelerinde yemek yemeye bayılırdık.” Uncle Heine didn't have much money, but he always seemed to get by without borrowing money from relatives. “Heine amcanın çok fazla parası yoktu ama o, akrabalarından borç almadan da her zaman hayatını sürdürürdü.” Grandmother tried to get up, but the couch was too low, and she couldn't make it on her own. "Büyükannem ayağa kalkmaya çalıştı ama kanepe çok alçak olduğu için kendi başına kalkamadı." It's hard to imagine that we will ever go back to Lithuania. “Litvanya’ya bir daha geri dönemeyeceğimizi düşünmek çok zor.” He would finish one Dickens novel and then just go on to the next. “Dickens romanının birini bitirir, hemen bir sonrakine devam ederdi.” The cops heard all the noise and stopped to see what was going on. “Polisler bütün gürültüyü duydu ve neler olduğuna bakmak için durdu.” grow up keep away büyümek Uzak durmak Charles grew up to be a lot like his father. “Charles tıpkı babası gibi olmak için büyüdü.” The judge warned the stalker to keep away from his victim's home. “Yargıç, suçluyu kurbanın evinden uzak durması için ikaz etti.” He tried to keep on singing long after his voice was ruined. “Sesini iyice kaybetmeye başladıktan sonra bile şarkı söylemeye devam etmeye çalıştı.” pass out bayılmak He had drunk too much; he passed out on the sidewalk outside the bar. “Öyle çok içmişti ki barın önündeki kaldırıma düşüp bayıldı.”

get by

Hayatını sürdürmek

get up

kalkmak

go back

Geri dönmek

go on

Devam etmek

go on (2)

Olmak, meydana gelmek

keep on (with gerund)

Devam etmek

110

show off

Gösteriş yapmak

Whenever he sat down at the piano, we knew he was going to show off. “Piyanonun başına ne zaman otursa, gösteriş yapacağını bilirdik.” Day after day, Efrain showed up for class twenty minutes late. (Efrain ardı ardına derse yirmi dakika geç kalıyordu.) I woke up when the rooster crowed. “Horoz öttüğünde uyandım.”

show up

Varmak, ortaya çıkmak Uyanmak

wake up

USED TO
Geçmişte alışkanlık olarak yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Example; I used to run everyday when I was at university. (Üniversitedeyken her gün koşardım.) Bu cümleyi söyleyen kişi gizli olarak şu anda koşmadığını da ifade etmektedir. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar. I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.) Did you use to run? (Koşarmıydın?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız.) Gerçi bu tartışma konusudur. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır.“Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. EXAMPLES She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.) Did you use to play football? (Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen. (Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.) MAY / MIGHT AS WELL: BARI..........SE Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.) I DARESAY (SANIRIM, GALIBA)

111

Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer. (İng. NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that. (Sanırım haklısınız.) WAS / WERE GOING TO Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır.) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde. (Biraz paraya ihtiyacım var. Yakın gelecek diye de tanımlanır. Öğrenmem gerekir veya İng.) (önceden planlanmamış.) 112 .) Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır.” I will write his composition. Last night. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. (Böyle bir dersi çalışması gerekmez. (Kompozisyonunu yazacağım. we were going to visit you. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır. (Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı. (Kompozisyonunu yazacağım.) (önceden planlanmış. (Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. but we had some guests. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir. I need learn English. gereksinim duymak” anlamına gelir.) NEED “Need”. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir. Öğrenmeğe ihtiyacım var. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir. bu görevi yardımcı fiil üstlenir. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz. I needn’t go there.) BE GOING TO Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır.) I am going to write his composition.) I need some money. “ihtiyacında olmak. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır.) She needn’t study such a lesson. çekilmemiş ve başka bir modal yok.I daresay you are right. (Oraya gitmem gerekmez.

) Olumlu yapıda kullanılmış. Bu özelliklerden dolayı modal değil.) S. Syn “Cancel” Did they need to warn you? (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil) They needn’t spend so much energy on this project. Call off: iptal etmek. (İstifa etmesi gerekmedi.) (!! !! !! !!) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır. Bu özelliklerden dolayı didn’t need = didn’t have to diyebiliriz. He will need to apply for that.) (Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi. Yani yukarıdaki cümleyi. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiller gibi tüm zamanlar için çekilebilir.) V1 almamış.) She doesn’t need anything. She needn’t have studied. She didn’t have to resign (She had not to resign. (Maçı iptal etmem gerekti.I don’t need anything. (Onun buna baş vurması gerekecek. (İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez. She didn’t need to resign. Pasta göre çekilmiş 3. (Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match.) şeklinde de yazabiliriz.) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur. (Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur. (gerekmez).) She doesn’t need to resign.) (Present modal) Have you needed to confess everything? (Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi?) (esas fiil) 113 . telefon açmak. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir.) “Need” in Simple Past kullanımı. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. (Herhangi bir şeye ihtiyacı yok. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır. esas fiil olarak kullanılmıştır.) 1. “Need” şahısa göre çekilmiş. She shouldn’t have studied. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. sonrasında mastar veya nesne almış. Call: seslenmek. (Herhangi bir şeye ihtiyacım yok. mastar almış 2.

yöntem.) (Present modal) We don’t need your help. da” veya “değil mi” den kesin bir soru gelir. (esas fiil. because her marks are high. İngilizce’ de ne yazık ki TQ’ lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor.. who gibi) need kullanmıyoruz. Bunu dile getirmesi gerekmezdi. (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur.. TAG QUESTIONS Kuyrukça soruları demek olup. Çünkü notları yüksektir. what.. (She needn’t have expressed this.. biçim.... “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır. Eğer “değil mi” yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur.) (Perfect modal) She needn’t have complained us. tarz Not: Sınavlarda.) You needn’t have shouted at us.de / da.) (Perfect modal. (TQ) cümle sonlarında “.. tamam mı” gibi ifadelerdir. “... (Bizi şikayet etmesi gerekmezdi.... Tag Question.) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman (where. (Bize bağırman gerekmezdi.. Bu nedenle iyi bilmek gerekir...değil mi? 114 .) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir.. özellikle “Need”in Perfect Modal’ı. Özellikle “de.... eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur. She needn’t study harder. KPDS’ nin fix sorusudur.) . bu özellik sadece “need” için geçerlidir. (Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi..değil mi?” diye Türkçe’ye çevrilir. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İngilizce boyutu önemli olan bir konudur.) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foreign language) (esas fiil) Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow?) (esas fiil..) (modal) Speak to: Way: ..Confess: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way. . Ya “de.. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır.) (Perfect modal. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil.. çeviri.. (Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur..... da” dan kesinlikle soru gelir. sağır değiliz.değil mi. we are not deaf. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur..) Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow?) (Present modal. 1.e ile konuşmak yol.

değil mi?) Take into consideration: göz önüne almak c. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur. “they” kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister. No money was asked. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır.) Ama özne çoğul olacağından TQ’nı oluşturulurken zamir olarak “they” kullanılır..Bu ifade İngilizce’de belli bir mantığa göre çalışır. Kesinlikle ezberlemeden. does she? (O çalışmıyor. haven’t they? (Her şey göz önüne alınmalıdır... Bu nedenle yukarıdaki cümlede “weren’t they” kullanıldı. değil mi?) “Don’t the workers” değil de “don’t they” yazıldı. 115 . didn’t he? (O toplantıya katılmayı ret etti. değil mi?) She doesn’t study. was it? (Para istenmedi.) TQ’ larda daima şahıs zamirleri kullanılır. değil mi?) Get on well: iyi geçinmek d.) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir. Ayrıca öznenin tekil – çoğul oluşu da önemlidir. Yani İngilizce’de TQ’ nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz. b. can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar. don’t they? (İşçiler zam talep ederler. Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a. cümle olumlu ise TQ olumlu olur. (Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir..) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır. değil mi?) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz. Çünkü TQ’larda daima şahıs zamirleri kullanılır.) .değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz. Everybody was against the project. değil mi?) They can hardly get on well. He refused to participate in the meeting. no türevlerinde fiil tekil çekilir. The workers demand raise.. bu mantığı yakalamak gerekir. weren’t they? (Herkes projeye karşıydı değil mi?) Every. Everything has to be taken into consideration..

I don’t think.Some of the members claimed that inflation would rise. I am not upright. g. galiba). they won’t accept the offer. aren’t I? (Ben haklıyım. Let’s go shopping. “aren’t I?” şeklinde kurulur. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır. will they? (Sanırım. değil mi?) Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur.) Birinci tekil şahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ. onlar öneriyi kabul edecekler. didn’t they? (Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler. onlar öneriyi kabul etmeyecekler. değil mi?) f. değil mi?) I am afraid. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think. will you? Let için de benzer bir durum vardır.) I think. I am afraid (korkarım) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur. the other team will not come. e. Don’t go outside.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır. isn’t it? (Para her şeydir. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. The money is everything. shall we? 116 . değil mi?) He should have rung up as soon as he arrived there. I think. değil mi?) Yani “is not it?” şeklinde yazılamaz. he will resign. I suppose. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. I believe. I am right. değil mi?) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. shouldn’t he? (Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi. değil mi?) Giriş cümlesi olan “I don’t think” olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. Ama “am” yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmiştir. am I? (Haksız değilim. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur. will it? (Korkarım diğer takım gelmeyecek.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. will they? (Sanmıyorum. değil mi?) Normalde bu cümlenin TQ’ ı “amn’t I” şeklinde olmalıydı. they will accept the offer. won’t he? (Sanırım o istifa edecek. değil mi?) h. TQ “am I” şeklinde kurulur. I guess (sanırım.

ben de. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. da” anlamındadır..) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır.. İfadenin olumlu –olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır.. olumsuz – olumlu durumu yoktur. şimdi bir tablo halinde bunu verelim. Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır...) He can speak German fluently.. da” anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar. bağlaç anlamındaki so (bu nedenle) ile karışıklığı önlemek içindir.) İnclusion (Dahil Etme) “.de.. Sorusu: • • Either – Neither (veya diğerlerini) cümlede boş bırakarak sorarlar. ben de.Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır. Eğer yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız.) They don’t like Turkish coffee. (O Türk kahvesini sevmez. ben de. Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: • • Yargının olumlu – olumsuz tespiti. Eğer “so” seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır. I can also. Yani cümle olumlu iken TQ olumlu. ben de. Olumlu So Too / Also Olumsuz Neither / Nor Either (Sonralarındaki cümlecik devriktir.de. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur.) He can speak German fluently.. İngilizce’de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır.) They don’t like Turkish coffee. cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur.. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir. • They don’t like Turkish coffee. also’ dan birini seçeriz.. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not” eklenerek olumsuz olarak yazılır.. Eğer olumlu ise so. “. Bu nedenle olumlu – olumsuz. nor do I.) He can speak German fluently. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. Bu daha zordur. İngilizce’de böyle değildir. Türkçe’deki yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı şekilde “.. 117 . I can too. neither do I. ben de. so can I.. (O Türk kahvesini sevmez.. 2. ben de. Bu..de. da” ile yapılır. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir.) (Sonralarındaki cümlecik düzgündür. I don’t either.) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır. too. (O Türk kahvesini sevmez. Eğer too veya also seçmişsek sonraları düzgün bir cümleciktir.

Other Başka....... Çünkü sözü edilen bellidir...... He has never been to the US and. Other (türevleri ile birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır. ..Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek. zengin adamlar derken rich men deriz.. Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir... Zamir formunda “the”lı ve “the”sız.. Çünkü bahsedilen belli değildir.. a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e) olduğu rahatlıkla görülecektir......... Other: The other: başka diğer Others: başkaları The others: diğerleri Each Other . .. diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor.... c şıkkı da elendi. Ama belgisiz tanıtıcı alamaz... (Kasım – Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor. İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır... İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi. “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir... Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar.... So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap (d) kendiliğinden çıkıyor.... Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz..... a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS’de sorusu bu şekilde gelir. Eğer the varsa “diğer” anlamındadır... Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz.) He tried to estimate the likely effects of the new millennium at the meeting and... İlk aramamız gereken cümlenin olumlu – olumsuz oluşudur. Örneğin “zengin adam” derken rich man.. Sıfat olarak kullanımında eğer önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa “başka” anlamındadır. Other student: Another student: Other students: başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler The other student: diğer öğrenci The other students: diğer öğrenciler Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile “s” alabilir.. Yani çoğul (s alarak) olmazlar.One Another 118 .. Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir...

“Birbirleri ile” anlamındadırlar. Each other: One others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır

Aralarında yukarıdaki nüans olmasına rağmen bugünkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler.

IMPERATİVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. İngilizce’de böyle değildir. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Diğer şahıslara emir verilmez. Olumlu I speak. (Konuşurum.) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don’t speak. (Konuşmam.) You don’t speak. He doesn’t speak. She doesn’t speak. We don’t speak. You don’t speak. They don’t speak.

İngilizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. Bu yüzden İngilizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. Speak slowly. (Yavaş konuş.) Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konuşma.) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. Let us speak. (Konuşalım.) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “İzin ver konuşalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.

119

Olumlu Let me speak. (konuşayım.) Let him/her speak. (konuşsun.) Let us speak. (konuşalım.) Let them speak. (konuşsunlar)

Olumsuz Don’t let me watch. (seyretmeyeyim.) Doesn’t let him/her watch. (seyretmesin.) Don’t let us watch. (seyretmeyelim.) Don’t let them watch. (seyretmesinler.)

Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. Olumsuzunu yazarken de aynı mantıkla “let” ten önce you var, atılmış ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır. Soru Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?) Shall he come in? (....gelsin mi?) Shall we go out? (........çıkalım mı?) Shall they be here? (burada olsunlar mı.?) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?) Shall he not come in? (....gelmesin mi?) Shall we not go out? (........çıkmayalım mı?) Shall they not be here? (burada olmasınlar mı.?) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tartışma konusudur. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. My mother doesn’t let me go out. (Annem dışarı çıkmama izin vermez.) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha doğrudur. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.

120

Our teacher helped me improve English. (Öğretmenimiz İngilizce’yi geliştirmeme yardım etti.)

MODALS
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’ lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır. EXAMPLES I don’t walk. (Yürümem.) I can walk. (Yürüyebilirim.) Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. Modal'ların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir. ► Can: ...e bilmek: güç, yetenek I can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim) ► May: ...ebilmek: olası, tahmin He may come tonight. (O bu gece gelebilir.) ► Be able to: ...e bilmek: Can’ e eşittir. I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.) ► Must: ...meli, ...malı: Must’ta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.) I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.) ► Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modal'daki zorunluluk dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapmak zorunda olduğumuzda bu modal'ı kullanırız. I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) ► Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.) ► Ought to: gerekir. You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.) Modal’ ların Kullanımı 1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler. 2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.

121

3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.

EXAMPLES They can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek) He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin) I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin) I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek) We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek) You must wait for us until 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan) You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.) Not: Eğer herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer; başka modallar ile de kullanılabilirler. He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.) The minister must be able to confess everything. (Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir.) Confess: itiraf etmek. Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir.) He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.) A teacher must be able to travel. (Bir öğretmen seyahat edebilmelidir.) We may have to give up the project. (Projeden vazgeçmek zorunda kalabiliriz.) We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.) He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)

122

) We were able to see each other.Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to -------Had to --------------- Future --------------Will be able to -------Will have to --------------- Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar..) Recognize: tanımak.. (Biz birbirimizi görebildik.) He was able to recognize the corpse. teşhis etmek Corpse: ceset I was able to attain my goal.e biliyordu. Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could: (. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put aside some money when he was young.) Each other: each = her bir. Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir. other = diğeri.e bildi) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır.) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu.) Was / Were able to: (.(Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır.. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz... (Cesedi teşhis edebildi. (Ben amacıma ulaşabildim. (Biz birbirimizi görebiliyorduk.. We could see each other.e ulaşmak 123 .) Goal: To attain: amaç .

Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir. Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir. Şimdi bunları öğrenelim. Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Eş anlamlıları aşağıdadır. Sustain Continue Preserve Contain: etmek Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva

Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak (soyut anlamda, hafızada tutmak) Detain: Pertain: Obtain: Attain: göz altında tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sağlamak. ...e ulaşmak.

“Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, Intention, Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home. (O eve gidebilirdi.) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”, geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir. Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. Had to: ...gerekti “Gerekti” anlamına gelir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır. He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)

124

Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. Bu cümleyi “....gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. The Government had to punish the responsible. (Hükümet, sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı.) Punish: Responsible: Responsible for: Responsibility: cezalandırmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up scheme. (Onun projeden vazgeçmesi gerekti.) Scheme: şema, proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. 1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.) ( !! !! !!)

2.) He didn’t have to give up the scheme.

We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) We had not accepted their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) Sanction: Accept: yatırım kabul etmek “Will Be Able To” Kullanımı “....e bilecek” anlamındadır. İngilizce’de, normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “...e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim.) Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmediğim, dolayısıyla hiç kullanmadığım, aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Will Have To “Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek.)

125

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.) Fix: tespit etmek, saptamak. Salary: maaş PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır. Must Have to Should Ought to Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. Must + Have V3 Must + Have V3, “....mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. The roads are wet; it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.) She speaks German fluently; she must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.) Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “...mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “....mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.) Rise: yükseliş, artış, zam.

126

ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir. The Government should have taken the necessary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım, önlem. He study hard; he should have passed exam. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.) It is too late. My father should have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı.) You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.) The Government should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.) We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.) We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.) Could + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır. Our Government could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.) improve: geliştirmek, iyileştirmek Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz. They could have caused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. She might have fallen down. (O düşebilirdi.) She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

127

) He was able to see his boss.Mistake: yanlışlık.) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır. düşünmek anlamındadır. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz. “Putare” den gelir. (O bu sabah hastaydı. Eve gitmiş olabilir. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir. (Onlar çalışıyor olmalı. (O patronunu görebildi. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi. KPDS için hayati önemde olan “pute” kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı.) He may have resigned.) He had been able to see his boss.) “.) The two sides could have resolved the dispute. Compute = beraber düşünmek. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz.. Computer: Bilgisayar. Dispute: dis = olumsuzluk.mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. pute = düşünmek. tartışma Compute: com = beraber. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. He may have gone home. Such a man can’t have done that...) She must have been developing a new method.) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us. Resolve: Solve: Settle çözmek (bir problemi. Örneğin: He was ill this morning.) He has been able to see his boss. Latince kökenli bir kelime olup. (O istifa etmiş olabilir. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. (O patronunu görebilmişti. Dispute = anlaşmazlık. 128 . “Putare” hesaplamak. (O bizim için beklemekte olabilir. hata Kill: öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk. (O patronunu görebilmiş.) çözmek (kimyasal anlamda) halletmek Bu cümlede.) They must be studying now. bir sorunu..

) He may not have brought it.) He is able to realize his goal.Repute: tekrar düşünülen. “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir. Ama olumsuz yapıda olabilir.) 129 . He shouldn’t have revealed my secret. (O arkadaşını öldürmüş olamaz.) He must have gone. Örnek verecek olursak.çıkarmamalıydı.) They ought to have submitted their report. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti. mülk. (Onu görmüş olmalıyız.. (Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi.) She may not have passed the exam. She can’t have killed her friend. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi. yüceltmek.) ****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz.) We had to discharge this patient. şöhret.) Exalt: yükseltmek. itham etmek I should have turned down their proposal. göstermek. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız.) She has to have sold her car.) Property: mal.. Impute: suçlamak. (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar. We must have seen him. Yani. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him.. övmek. (O amacını gerçekleştirebilir. People shouldn’t have exalted the statue of computers. eşya. (O arabasını satmış olmalıydı.) Discharge: taburcu etmek.) Reveal: açığa çıkarmak. (O eve gitmiş olmalı. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar. (Onu almış olmayabilir. ün. “Can + Have V3” yapısı yoktur. .) Submitter: sunmak We had to sell all our properties.) They should have considered hte offer. (İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi. (O sınavı geçmiş olmayabilir.

Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir..nın yerine atmak.) Object.) Provide: temin etmek. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. “cure = tedavi “den köken alır. We could not have sold our house. Reject = yeniden atmak.) . Türkçe’de. (O amacını gerçekleştirebilmişti. Provision: Accurate: Accuracy: Accurately: hazırlık doğru.) We might have had an accident. sağlamak. (Sen ayağını kırmış olabilirdin.. Fransızca’dan geldiği için “jet”(uçak) olarak kullanılır. The committee members could have given more concession. doğruluk doğru bir şekilde Inaccurate: yanlış 130 .) We could have learnt English in England. ject = atmak.) He had been able to realize his goal.. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var.) Ject: atmak. (İngilizce’yi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı. (Evimizi satmamış olabilirdik) You might have broken your leg. (Sınavı geçmiş olabilirdik.e atmak. KPDS için önemli bir kelimedir. enjekte etmek. sonrasında sağlanan nesne belli ise. İnject = içine atmak.. itiraz etmek. iğne yapmak Reject: Re = yeniden.. (teyplerde vardır. İyi bilinmeli. (Kaza yapmış olabilirdik. KPDS’ de çok geçiyor.) He had to reject salary rise. ayrıcalık. Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi”dir.. tasarlamak. Project: Pro = ileriye. (Maaş artışını ret etmesi gerekti. karşı çıkmak.) We could have passed the exam. İngilizce’ye “ject”.nın yerine. Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır. . “with” ile geçiş yapar.) ***Concession: taviz. Eğer “provide”. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir. Latince kökenli olup. Inject: in = içine. fırlatmak anlamındadır.He was able to realize his goal. ödün. He ought to have provided us with more accurate data. Project = . ret etmek Eject: dışarıya doğru atmak. (O amacını gerçekleştirebildi. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi.

Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini. (Erken kalksak daha iyi olur. Burada ise. tercih etmek I would rather die than do it. Latince aslı “Datum”dur. 131 .) Would rather / sooner: yeğlemek. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer.) Recession: (ekonomik) durgunluk.) I would sooner (that) you remained at home. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. (Hükümet. (Evde kalmanı tercih ederim. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim. sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar Had better: . Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı. Remain: kalmak ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir. Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır.se iyi olur We had better get up early.) “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz.Inaccuracy: yanlışlık Inaccurately: yanlış bir şekilde Data: veri.) Die: ölmek Dead: ölü Death: ölüm We would sooner sell than rent it.) Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse. I would rather (that) you remained at home. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. The Government must have overcome the economic recession in Irak. modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu.. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır.. (Evde kalmanı tercih ederim. Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar.

(.. Past Perfect: He had written a letter.. (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor.yazılıyordu. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir.. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır. Present Cont. (.. (O benim tarafımdan görüldü. A letter was being written by him. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar..yazılacak.. “to write to be written” gibi..yazılmıştı... A letter has been benign written by him...yazılmış... Temel fiil de V3 şeklinde yazılır.. S. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz. Perfect: He has written a letter.) 132 ..yazılmaktadır.) Past Perfect Cont. Future: He will write a letter. He is known by everyone in the area.: He will have been waiting a letter.: He had been waiting a letter...) Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp..yazılıyor. Bunu da daha sonra öğreneceğiz... Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur. (Bir mektup onun tarafından yazılır) A letter was written by him...... (.) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu..: He is writing a letter.yazılmaktaydı.yazılıyor olacak. Present: He writes a letter. “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz.. eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz.) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor... A letter will be benign written by him... S..) A letter has been written by him. (Ben onu gördüm...) A letter will be written by him.. Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır.... (. Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir. A letter is written by him.) A letter had been written by him.. A letter had been benign written by him........) Passive: He was seen by me..: He will be writing a letter... Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır.... Başka bir değişle.(. Pr..Active: I saw him. S.. A letter will have been benign written by him.. (.: He has been waiting a letter. (. Past: He wrote a letter.) Future Perfect Cont.. A letter is benign written by him. Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır..yazılmakta olacak.) Past Cont: He was writing a letter. Active Infinitive To speak To write To give up Passive To be To be To be Infinitive spoken written given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir.. Çünkü İngilizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir.yazıldı. onu yorumlayabilmektir. (.) Present Perfect Cont.. (..... Diğerleri de öğrenilse iyi olur. İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır...) Future Cont. Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir. Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor.. (... bu iki kullanım birbirinin alternatifidir...

(Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. (Ben görmek istiyorum. Not: Yukarıdaki cümlede. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır.He was found guilty by the jury. Direct object = book’ tur.) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. olarak. (O jüri tarafından suçlu bulundu.) As: gibi. Örneğin. He was given a book by me.çok değişik anlamları vardır. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır. 133 . Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir.) Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum. Active: I want to see.) Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır.. (Ona bir kitap verdim. neden Passive infinitive değil de Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi. this book has been sold very well. İki nesneli bir cümle.) He will be appointed as the new chairman..) Over the last months.) A book was given to him by me. He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar..) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır. Bu durumda “Gerund ve Infinitive”lerin kullanımı düşünülmelidir.) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir. (Soyguncular polis tarafından takip edildi. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar. (Yeni bir başkan olarak atanacak.) The robbers had been followed by the police. İndirect object = him. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring: Give: Leave: Lend: Order: Pay: getirmek vermek ayrılmak ödünç vermek emretmek demek Promise: Refuse: Send: Show: Tell: söz vermek red etmek öndermek göstermek söylemek I gave him a book.) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız.

kestiriyorum.. yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir..) Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız.) I will have my hair cut. zorla yaptırılabilir. diktirdim.. Make. Ettirgenlik. CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir. Ettirgenlik. (.kestiriyordum.) I will have had my house repaired. saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir. “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir.. (. modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar. (. (. (..kestirmiştim. (Ben saçımı kestiririm) Sth V3 + Sth + V3 I had my hair cut.. (. İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir... Make: Birine “zor” ile bir şey yaptırmak Get: Birine “para” ile bir şey yaptırmak Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır......) Men have their ears pierced. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar. “Saçımı kestirdim” dediğinizde. bazı istisnalar hariç şöyledir: Have: Birine “rica” ile bir şey yaptırmak... İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır.... sildirdim... “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik. rica ile yaptırılabilir...kestirmişim. Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken... Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır..) 134 ..) You could got your tyres changed.) I was having my hair cut...kestireceğim. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir. “kestirdim. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur.... Cümlenin anlamına göre rica ile mi. İngilizce’de ise bu nüansın kullanımı.. ayrı bir fiil yapısı yoktur.kestirdim. Employ: istihdam etmek.. (Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz...They consider being employed. Peki.) I have had my hair cut. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında... (Erkekler kulaklarını deldirirler.) I am having my hair cut.. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek. zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır.. Bu fiiller. (.tamir ettirmiş olacağım. İngilizce’de ise “Have. Örneğin.” gibi.) I had had my hair cut.. çalıştırmak. yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba”dır. I have my hair cut.” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır.

“to” ile birlikte kullanılır..) We can not make our voice heard. Çalışırken. (Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak....... Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister. (.) ***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir...) I can have my hair cut. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir. He got his car repaired.) The teacher will have a composition written..) We could have had him translate our article.. make.) We shall get room cleaned.. sonrasındaki eylemi yapmıyor.kestirmeliyim.) We had had a pool built in our garden. etkileniyor. (O hastayı ameliyat ettirecek... Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük.) +So+ V1 +Sth şeklinde olur. Ama bu tartışma konusudur. I must have my hair cut. bu eylem V3 olma durumundadır.. (Babam gözlerini kontrol ettirdi. Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir. Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da”Active Causative” denir. 135 . Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır.. I had a doctor test my eyes.tamir ettirmişti. Daha sonra bize anlatılacaktır.. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir...) My father had his eyes examined. Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir....) He had got his car repaired... ona maruz kalıyorsa. (O arabasını tamir ettirdi. Bu kullanımda Get.. Eğer “have..He will have the patient operated... (Sesimizi duyuramıyoruz. (... get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative”dir diyoruz... “.) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir. (Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim.” derken yazma eylemini “a composition”yapmıyor.. (Makalemizi ona çevirtebilirdik. (. bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır. buna maruz kalıyor.a composition written.. (Odayı temizleteceğiz.) Neden V3 Kullanılmaktadır????? “Causative” yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir..kestirebilirim.

(Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti.g. I got a mechanic to repair my car. teknisyen. V3’ te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir. translated (Makalemizi çevirtebilirdik.) You must have your tooth filled. I like swimming.) Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz.We could have had our article.) Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir. going gibi) e. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır. You can not make me tell the secret. (Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. (Dişlerinizi doldurtmalısınız.) They had to have someone mend their roof. (Çocuğu aşılattık. They must have gotten their roof repaired. Ayırım bu mantık ile yapılır. Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir. V1 kullanımında. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. motorcu priz They had to get a mechanic to test the motor.) Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. GERUNDS AND INFINITIVES “Gerunds ve İnfinitives” ler. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır. düzenlemek tamirci.) We should get a repairman to fix the plug.) We had our baby vaccinated. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir. Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar. İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatik açıdan üç konumda gelebilirler.) Vaccinate: aşılamak Their family had to have the patient operated. 1. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir. saptamak. (Bana sırları söyletemezsiniz. (Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. 136 . (Evlerinin çatısını birine tamir ettirmek zorunda kaldılar.) Fix: Mechanic: Plug: tamir etmek.) Not: V1 ve V3 kullanımı.) Gerund (speaking.

Bu bir sistemdir. under.g. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur.) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir. Bir fiilin –ing almış biçimidir. with. I want to swim 3. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir.2.) He come in. İn. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. off. gibi.) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. bir isim veya isim türevi (zamir.. İngilizce'de.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan. Basit olarak eğer cümlede iki tane fiil kullanılıyorsa ikinci fiil ya -ing takısı alır. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir.. “Gerund” lar. onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar. “gerund” olmak zorundadır. of.g. isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. He made me cry. The members are thinking of appointing him as their president. for.. Bu fiiller. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. Aşağıda bu fiillerden en çok kullanılanları verilmiştir. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. to go gibi) e. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa. ● GERUNDS “Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. Bu fiillerin sayısı yaklaşık 40 civarındadır. go gibi) e.. over . Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi. Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır. 1. He come in the room. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. veya infinitive olarak geleceğini öğrenmenin tek yolu fiilleri ezberlemektir. ya başına "to" gelir ya da yalın haliyle kullanılır. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir.) Infinitive (to speak. “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. Bu durumda biri diğeri için alternatif konumundadır. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup. Çünkü herhangi bir mantık çerçevesinde yapılmamaktadır. on. (Üyeler. kuralları vardır. Hangi fiilden sonra fiilin -ing takısıyla geleceğini. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır.) a) to appoint b) appoint c) appointing 137 .

attest: onaylamak Ratify: Specify: Notify: Affirm: Confirm: Onaylamak. Onaylamak. Onaylamak.) interested in: Develop: Improve: Progress: .ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar. Mutlaka bilinmeli. (O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi.. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. Onaylamak Onaylamak Ratification: onaylama Specification: belirtme. bildirmek. Reaffirm. (O sigara içmeyi bıraktı. engel olmak. he was always interested in developing something beneficial. certify.) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material.) Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous) Approve of: onaylamak Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar.) Approve KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir. tarif name Notification: haber. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli.. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. bildirme Reaffirm: Bear out: Onaylamak Onaylamak As a researcher. (Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime.) Geliştirmek (daha önce geçmişti) 138 .) He gave up smoking. bozmak. açıkça belirtmek. Appoint: atamak.Boşluğa “appointing” gelmelidir. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi. kararlaştırmak Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak.) Think of: Think over: Think about: düşünmek (tasarlamak anlamında) düşünmek (bir şey üzerinde) düşünmek (bir şey üzerinde) He is thinking of emigrating to USA.

15 tane fiil göreceğiz. some. one.) Succeed in: başarmak Persuade: ikna etmek 2. no kelimeleri. think.Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial: faydalı. Avoid: Understand: kaçınmak. sakınmak anlamak 139 . Any Some Every No + think body one where + Adjective Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir. every. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. You must give up smoking.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. (Sigarayı bırakmalısınız. En önemli 10 . (O orduya katılmayı onaylamıyor. “gerund” olmak zorundadır.) He disapproves of joining the army. body. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır.) Join: katılmak Disapprove of: Onaylamamak They succeeded in persuading us. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. Bu fiilleri yazarsak. where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. Diğerleri liste halinde bize verilecek. (syn: useful) Not: Any.

in gibi değişik edatları alabilir.) Move: taşınmak. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin.) The thief admitted stealing the money.) She considers moving away. (Hırsız parayı çaldığını itiraf etti. itiraf etmek sezinlemek taktir etmek hoşlanmak aldırmak. hareket etmek (yanında away.) Thief: hırsız 140 . umursamak. You could have avoided hurting him. (O erken kalkmaktan nefret eder.) He hates getting up early.Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind: Postpone: Delay: Defer: Put off: Forgive: Pardon: Excuse: Hate: Detest: Abhor: Like / dislike: Complain: düşünmek kabul etmek. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. (O taşınmayı düşünüyor. umurunda olmak ertelemek bağışlamak. affetmek nefret etmek sevmek / sevmemek şikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller.

yararı yok.) I don’t understand your complaining. It is no use: It is no good: anlamı yok.e alışmak Get used to: . aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse.. kandırmak zorluk çekmek dayanamamak 141 .) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de..e alışmak Get around to: Have trouble: Can’t bear: Can’t stand: Have fun: Bu kalıplardan sonra.. kesinlikle “gerund” olmalıdır.. olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa.. bir şeye karşı çıkmak itiraf etmek . (Şikayetinizi anlamıyorum... Her zaman bunlardan sonra dolaşmak.e alışmak Get accustomed to: .. bir şey yapmaktan kendini alamamak canı istemek . yararı yok That is no point in:anlamı yok. bu fiil gerund yapısında olmalıdır. bir şeye karşı çıkmak itiraz etmek. yayılmak.meye değer dört gözle beklemek itiraz etmek..) 3. (zamanı ne olursa olsun.e alışkın olmak Be accustomed to: . yararı yok Can’t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to: elinde olmamak.Theft: hırsızlık I don’t anticipate meeting any problem... manası yok anlamı yok. (Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum.

) The minister confesses to getting involved. günah.) Hijacker: Release: Hostage: uçak kaçıran. hava korsanı serbest bırakmak. Başlamak fiilleri start / Begin Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz) Kesmek. ara vermek Cease Devam etmek Continue 142 . (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum.) He can’t help laughing when he sees me. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor. bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. (İngilizce öğrenmeye değer.) Confess to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulaşmak 4. hata.“gerund” olacak diye bir kural yoktur. salıvermek rehine I am used to studying late at night.) Confess to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: işlemek (suç.) I don’t feel like going out to night. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım.) She had trouble solving her problem. cinayet anlamında) The hijackers objected to releasing the hostages.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de. (Bakan suça bulaştığını itiraf etti.) French is no worth learning. (Fransızca öğrenilmeye değmez. (Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz.) He must have confessed to committing the crime. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı.) English is worth learning. (O problemini çözmede zorluk çekti. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir. Örnekler I am looking forward to seeing you among us. (Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar.

I appreciate your helping the poor. problem uygun bir şekilde tartışmak 143 . Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir.I start working on Monday. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur.) Accuse of: Unwilling: suclamak isteksiz Reluctant: Willing: isteksiz istekli Will: istek Irreluctant: istekli I do not understand your complaining about your jop.) Issue: Properly: Discuss: mesele. İkisinin de öznesi “ben”dir. “The poor” gibi. (O herkesi isteksiz olmakla suçladı.) We cannot got anywhere without discussing the issues properly. (Bu proje devam etmeye değmez.) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum.) This project is not worth maintaining. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır. Aslında her dilde olduğu gibi İngilizce’de de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. Yüklemin öznesi I. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur. “helping” in de öznesi “I” dır. eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti. Tesi çalışmaya başlarım. çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur.) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. Örneğin.) He accused everybody of being reluctant. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum.) Bu cümlede “appreciate” den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. “Ben öğrenmek istiyorum” derken.) I start to work on Monday. (P. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. Tesi çalışmaya başlarım. (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız. Gerund’ın öznesi you’dur. Bir önceki derste. sorun. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. (P.

Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler.) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor. He recommended me to rest. Bu gramatikal bir özelliktir. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir.) I forgot to take my purse.) Miserable: perişan. I forgot taking my purse.pişman olmak.) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez. Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. Unutmak. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. sefil 5. ***Kural: 1. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm.We get used to living under miserable condition. (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık.) Expert: uzman Sharing: hisse senetleri 6. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. Forget. ***Kural: 2. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır. 144 . (cüzdanımı almayı unuttum. (Bana dinlenmemi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma) üzgünüm.) The expert advised us to sell sharing.) (cüzdanı üzerinde değil demektir. I regret spending so much money.) Allow = Permit. daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır. (cüzdanımı aldığımı unuttum.) My wife doesn’t allow going out. Hatırlamak) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar.) Regret.) (cüzdanı üzerinde demektir. önermek. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır. Remember (Üzgün . He recommended resting. (Karım dışarı çıkmama izin vermez. Allow = izin vermek. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor.) I regret to spend so much money. Advise: tavsiye etmek. My wife doesn’t allow me to go out.

I need to be accepted in the club. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir.) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır. Bu madde de Türkçe çeviriden çok İngilizce mantığını kavramak önemlidir. 8. I saw him waiting at the bus stop. This room needs to be cleaned. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning. We felt the house shaking.) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi. hissetmek izlemek) Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. Hear. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. (evin sarsıldığını hissettim. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımından dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır.7. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var. Requirei. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır.) (sarsıntının bir kısmını) We felt the house shake. İstemek. 145 . (evin sarsıldığını hissettim.) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır.) My car wants to be watched. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır. (Otlar kesmeye ihtiyacı var. Feel. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. Gerektirmek. duymak.) See.) Need. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar.) I saw him wait at the bus stop. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır.) Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakikasını gördüğüm. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm.) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. Watch: (Görmek. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur.) The grass requires cutting.) (sarsıntının tümünü) Shake: sallanmak. Want (İhtiyacında olmak. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler.) My car wants watching. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var.

(Ben sizin İngilizce öğrenmenizi istiyorum. 2. ama “gerund” la da kullanılabilir.) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir..) Not: Genelde kısa süren olaylar. Appear. I want to learn English.e razı olmak Decide: karar vermek Demand: İstemek. I heard her singing. Bunların sayıları10–15 tanedir. Bu yapıda. Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim. ümit etmek Learn (How): Öğrenmek Know (how): Bilmek.Look: Görünmek Can afford: Gücü yetmek Claim: İdda etmek Consent: . Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz.mek Hesitate: Tereddüt etmek Hope: Ummak.Seem. mastarın öznesi You’dur. Uzun süren olaylar ise. (Ben öğrenmek istiyorum. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır. (Onu şarkı söylerken duydum..) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi aynıdır. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır.) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir. I want you to learn English. layık olmak Happen: Tesadüfen ...) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır. (Onları bara girerken gördüm. talep etmek Deserve: Hak etmek. ● INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. bir kısmı gözlenirse “bare infinitive” ile. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. tanımak Offer: Teklif etmek Plan: Planlamak Prepare: Hazırlamak Promise: Vaat etmek Pretend: Gibi davranmak Refuse: Ret etmek 146 . Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur.I watched them enter the bar. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır. tümü gözlenmişse “gerund” ile aktarılır.

ödün.meye çalışmak. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi. sürdürmek He must have threatened to kill us...mek Condescend: Tenezzül etmek I can’t afford to buy such a car in these economic conditions. İyi bilinmeli. Fulfil: yerine getirmek.) They had to promise to fulfil their commitment.Strive: .yapmak implement: Achieve Accomplish: Execute: (eksikut) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manufacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar.Try. (Onlar vaatlerini yerine getirmeye söz vermek zorunda kaldılar..e yeniden başlamak. KPDS için çok önemli kelimelerdir.) We decided to give up the project. He should have tried to resolve the dispute.) Try: Dispute: Confluent: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: .Resolve: Karar vermek Seek. (Biz projeden vazgeçmeye karar verdik. (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı.) 147 . (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim. vaat. denemek tartışma. İyi bilinmeli.) Commitment: söz... anlaşmazlık The two governments refused to resume the talks. To promise: söz vermek Compromise: (komprumayz) uzlaşmak..meye çalışmak Tend: Eğiliminde olmak Threaten: Tehdit etmek Undertake: Üstlenmek Would love: Seve seve.. (Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı ret etti) Refuse: ret etmek Reject: Turn down: Talks: görüşme Resume:. taahhüt..

eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir.. I happened to see him. Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur.Advise: Cause: Challenge: Command: Compel.e razı olmak Step down: geri adım aymak.) She consented to step down. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. Tavsiye etmek Sebep olmak Meydan okumak.) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda. zorunda bırakmak Emretmek. çekilmek I would love to come along with you.. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir. Rica etmek Önermek. (Sizinle seve seve gelirim.) Consent: .Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur. Bilgilendirmek Mecbur etmek. Allow. Zorunda bırakmak Cesaretlendirmek.ile She should not have condescend to take his book.. Düelloya davet etmek Emretmek Zorlamak. Teşvik etmek Muktedir olmak. (Türkçe’ye meyil.mek Along with: ..Coerce: Encourage: Enable: Find: Forbid: invite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: İzin vermek İstemek. (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi.. yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır. Sipariş vermek Hatırlatmak Gerektirmek Öğretmek 148 .) Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me. (O çekilmeye razı oldu.Force..) Would love: seve seve .. (Onu tesadüfen gördüm. (Beni görmeye gelebilirdin) 2.) Tend: eğiliminde olmak.. Mümkün kılmak Bulmak yasaklamak Davet etmek Haber vermek.Permit: Ask: Recommend. He always tends to hurt people.. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.) Happen: olmak Happen + full Infinitive: tesadüfen .mek.

pect: bakmak.e sevk etmek Warn: İkaz etmek. İngilizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir. . (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi. = müfettiş Spectator: seyirci Expect: ex: dışarı... “not to go” gibi.. zorunda bırakmak 149 . (Doktor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi.. izleyiciler Oblige: mecbur etmek..) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp İngilizce’ye çevirmek verimliliği arttırır.) To Comply: Resolution: Security: Council: The teacher could have allowed us to play. uyarmak Want: İstemek The U. The U N urged the U S A to lift the embargo.) No one can force me to give up smoking.. motive etmek Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp.. ummak Respect: tekrar tekrar bakmak. spect: bakmak.. You ought to have warned us not to go there.) Force: zorlamak The doctor encouraged the patient to go home.) Cour: kalp. Expect: dışarı bakmak = beklemek. M. inceleyen....) Urge: istemek (şiddetle bir şeyi .. (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız. (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti.) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur.... saygı göstermek Attend: bir yerde hazır bulunmak.Tell: Söylemek Tempt: Ayartmak Urge: istemek. yürek Courage: yürekli Encourage:yüreklendirmek.N has urged the Iraqi Government to comply with the resulotions of the security council. cesaretlendirmek..) Inspector: müfettiş Spect: bakmak Inspect: ın:içine. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır... (B.(Hoca oynamamıza izin verebilirdi... devam etmek Attendance: hazır bulunanlar. Inspect: İçine bakmak = incelemek In spectator: içine bakan.. The inspector obliged the minister to reign.

) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar. (Mitinge katılmamı istedi. (Bize yardım etmesini istemen gerekir. Ask: Beg: Clime: Deserve. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor.He orders us to be ready at 11 o’clock.) He asked me to take part in the meeting.) Order: emretmek.) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. sipariş etmek. (Mitinge katılmayı istedi.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz. hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler.) Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlayıcı Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork. sıra They advised us to learn English.) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor. Birkaç tanesini örnek verecek olursak. savında bulunmak Hak etmek. (İngilizce öğrenmemizi tavsiye ettiler. (You should not have permitted him to go.) Silahları teslim etmelerini istedik.) 150 . Ümit etmek Yardım etmek Niyetinde olmak Davet etmek İstemek İstemek Dilemek He asked to take part in the meeting.) You should ask him to help us. layık olmak Arzu etmek Beklemek.) Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti. İstemek İddia etmek. 2. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı. (We wanted them to lay down their arms.Merit: Desire: Expect: Help: Intend: Invite: Request: Want: Wish: İstemek Rica etmek. (She ask us to stay. düzen.

sız olaylı You could have invited us to participate in the congress. Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Dikkatsiz. ahmak. hak etmek layık olmak hak etmek. Saygısız Akılsız.(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz. ihmalci Düşünceli. değerli hakkıyla. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir. 151 . (O başkanımız olmayı hak eder.. (Adam olayı görmediğini iddia etti. Budalaca Cömert. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”. yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır.) Among: arasında (ikiden fazla nesne için) Between: arasında (iki nesne için) Örnekler She deserves to be our chairperson.) I wished you to be among us.) Gress: gitmek ileri gitmek. haklı olarak müstahak The man claimed not to see the event. (Aranızda olmayı diliyordum.Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir.. 4.) Claim: Ful: iddia etmek . Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir.) He can expect his son to win the prize. meziyet övülmeye değer.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır. (Aramızda olmanızı diliyordum.) I wished to be among you..) Deserve: Merit: Meritorious: Deservedly: Deserving of: layık olmak. Aptal.lı Event: Eventless: olay olaysız Eventful: Less: . Saygılı Düşüncesiz. 1. (O ödülü kazanmayı umabilir. To take part in: Participate: katılmak katılmak He can expect to win the prize.. değer. mastarın öznesi ise “me” dir. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır. Türkçe’den İngilizce’ye. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir. saçma.

..) . Kaba Nazik Nazik değil. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir. Bunun yerine “İt is kind of you” denir. Ama İngilizce’de bu yapı kullanılmaz.. (O nazik değildir.) It is very kind of you to help me.Kind: Unkind: Polite: Impolite: Right: Wrong: Rude: Nazik Nazik değil. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır. 2. Kaba Doğru. Haklı Yanlış. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi.e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time.Sure.. (Naziksiniz.) It is impolite of him.) It was very considerate of him to carry our luggages.) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kullanılmaktadır. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak.) 152 .Certain: Liable: Korkmuş İstekli (can atacak şekilde) utanmış Dikkatli Meraklı Kararlı İstekli Memnun Hızlı İsteksiz (İrreluctant: istekli) İstekli (Unwilling: isteksiz. Haksız Kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid: Anxious: Ashamed: Careful: Curious: Determined: Eager: Glad: Quick: Reluctant: Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir. It is kind of you.e eğilimli Muhtemel Muhtemel olmayan Kesin .) Turkey is bound to sign the agreement. (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir. (Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir.) He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir.

) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. Fedakarlık Man is always liable to make error. Enteresan Sıkıcı Kolay Sıkı imkansız mümkün önemli Temel.We are all quite willing to make sacrificies our family.) Sacrifice: Kurban. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Assuming: Difficult: Exciting: Interesting: Boring: Easy: Hard: Impossible: Possible: Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable: Eğlenceli zor.) It was very difficult to convince him.) şeklinde olur. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu. Örneğin. olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir.) He is unlikely to accept your offer. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir. Yine yazılan her cümleyi telâffuz etmek. (İngilizce öğrenmek kolaydır. “it is easy to learn English.) Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor. 3. özne durumuna geçer. güç heyecanlı İlginç. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. (Onu inandırmak çok güçtür. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz. (Öğrencilerim İngilizce öğrenmeye isteklidirler. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. esas Gerekli Gerekli. Zaruri Acil Tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue. Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir. Bu maddede ise mastar. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır.) Convince: İnandırmak 153 . “İngilizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İngilizcesi normalde“To learn English is easy.” şeklinde olmalıdır. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. İkinci maddede özne kişi veya zamirdi. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır. yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır.

.mek Tereddüt etmek Ummak. KPDS için çok önemli bir kelimedir. layık olmak Tesadüfen . 3-4 defa sorulmuş. Hemen sonrasında Infinitive alan fiillerin sayısı yaklaşık 10–15 tanedir.) To submit. Edatı veya fiili yine sorulabilir.... Appear.(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir.It is rather difficult to get along with her. İyi öğrenmek gerekir. tanımak Teklif etmek Planlamak Hazırlamak Vaat etmek 154 . başka edat kullanılmaz. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur.. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur.) İt was necessary for him to submit the report until the next day. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. . yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır. . anlaşmak It is hard to cope with these problems. (Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır.. Örneğin. (Onunla geçinmek oldukça güçtür.. talep etmek Hak etmek. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir.bunun mastardan önce yazılması gerekir.öğrenmek kolaydır. mücadele etmek.) It is impossible for you to persuade me. Bu yapıda. Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş... ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu. (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur.inandırmak güçtür.e razı olmak karar vermek İstemek. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren.Seem..ile geçinmek. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır.) Cope with: Üstesinden gelmek..To present: Represent: Presentation: Sunmak Yeniden sunmak Sunuş Çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. ümit etmek Öğrenmek Bilmek.) To get along with: . yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise.Look: Can afford: Claim: Consent: Decide: Demand: Deserve: Happen: Hesitate: Hope: Learn (How): Know (how): Offer: Plan: Prepare: Promise: Görünmek Gücü yetmek İddia etmek . Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. Burada sadece for edatı kullanılır.üstesinden gelmek zordur “ gibi genel bir anlatımı ifade ederler. Yukarıdaki cümleler “.. It is hard for us to cope with these problems.

meye çalışmak Eğiliminde olmak Tehdit etmek Üstlenmek Seve seve.Strive: Tend: Threaten: Undertake: Would love: Condescend: EXAMPLES Gibi davranmak Ret etmek Karar vermek . Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir. (O partiye gitmeyi çok isterdim. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim. ne zaman. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. (I bought an expensive car. Bu üçlü yapı temel yapıdır. Yerleri ve sıralaması değişmez. Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur. ne zaman.. Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem sınav hem de genel anlamda İngilizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup. Dün onu okulda fark ettim. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir. I learnt English well in England last year. nesne yüklemden etkilenendir. (Oraya gitmeyi ümit ediyorum. Tümleçler ise yüklemin nerede. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez.mek Tenezzül etmek I hope to go there. Özne. Özne yüklemi yapan. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim.) He pretends to be a beggar.) Ben pahalı bir araba satın aldım. Tümleç: Nesneden sonraki yapılar tümleçtir. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur.. Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz..Try. neyi. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır. nerede. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. yüklem. (I noticed him at the school yesterday. Ama çeviri. Olsa da.) I would love to go to that party.. sabittir. İngilizce’de cümle “özne.) 155 . olmazsa da olur. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir. (Bir dilenci gibi davranıyor. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur.) RELATIVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir. Özne ve yüklemden sonraki yapılar opsiyoneldirler.Pretend: Refuse: Resolve: Seek. Yükleme kim.

I received the report...dığı” olarak çevrilir I found the book. Relative Clouse veya Adjective Clouse” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir. “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “. İkisi de nesnel formda iken “...an” olarak çevrilir..) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “.) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi. which was important. 1.dığı”. Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür.Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır. (Raporu aldım.. Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler. (Beklediğiniz kişi. (Kitap önemliydi....) You had sent the report. which you had sent.. İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “. Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “.en.) I received the report. Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan kompleks cümleler görelim. (Raporu göndermiştin) 2.an” olarak çevrilir. Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur.dığı” olarak çevrilir.. Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir. Buradaki “a” artikeli “car” içindir. . ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi. The agreement.en.. öznel formda iken “. (Önemli olan kitabı buldum.an” olarak çevrilir.) The man who you are waiting for.en. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir.) I found the book.. “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun. which they signed.) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak. (Karşılaştığım işçiler. (Onların imzaladığı anlaşma) The workers who I met. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde-İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılırbu sıfat isim ile artikel arasına gelir.) 156 .) The book was important... Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir. Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who: İnsanlar için kullanılır. (Kitabı buldum... .. (Göndermiş olduğunuz kitabı aldım. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler. .

Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir. Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder.) Devised: bulmak The student who won the scholarship. (Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz. which you lost. (Bu metodu bulan bilim adamı. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. (Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. (Bursu kazanan öğrenci.) 157 . özne konumunda olan bir ismi niteliyor.) Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler.) A car. He had to dismiss the boy who made noise. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır. (Çatışma halinde olan her iki taraf. Unfortunately. (Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı. The scientist who devised this method. which runs 100 miles on hour. We have many problems that we have to solve. (Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar.) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır. (Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu. Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir. (Saatte 100 mil giden araba.) *** Eğer “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den önce yazılması gerekirdi.) Not: Bu cümlede “adjective clause”. Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir.) Dismiss: kovmak The man who robbed the bank was caught by the police.) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centuries. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir. The boy who we saw yesterday found the money. (Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı. we cannot publish the article which you have sent.

Virgül duraklama demektir.) İlgi Zamirleri. ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler. Bu çok önemli bir özelliktir. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away. (Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir. The information which / that you gave was inadequate.) Arrest: tutuklamak My father. (Cinayeti işleyen babam tutuklandı. Not: Non. (Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızca’yı akıcı bir şekilde konuşur.(Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. speaks French fluently. Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar. KPDS’de sorulur. who committed the crime.) Adequate: yeterli. (Verdiğiniz bilgiler yetersizdi.) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book. which you are looking for.) arasında ifade edilir. uygun Inadequate: yetersiz.East. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir. bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur. who studied abroad. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (. is a leading country in the middle. dağılmak (gitme belli bir noktaya olmadığından) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book.) To go away: çekip gitmek. (Cinayet işleyen adam tutuklandı. İyi bilinmeli. was arrested. Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir. Turkey. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır.) Our dean. Ve You are looking for the book şeklinde 158 .In conflict: çatışma halinde olma Last: sürmek The man who commit ten the crime was arrested. which we visited last year.) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. (Aradığınız kitabı gördüm.

savaşmak. vermek anlamındadır. Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken.) Dismiss: kovmak Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz.) She dismissed the student who you talked about.) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder. Örneğin. Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı. Amerikan İngilizcisinde pharasal verb’ler çok kullanılır. dövüşmek. Phrasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. which I paid ten thousand dollars for. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. was broken down.) He is not a person on whom you can rely. My car. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. 2. Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1. Örneğin. “Give”. Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking.Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçiş yapmıştır. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır.) She dismissed the student about whom you talked. (O güvenebileceğin biri değildir. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb”ini oluşturur ve bu da “bırakmak. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner. Yani “for” edatı nesneye aittir. Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir. (Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur.) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. vazgeçmek” anlamındadır. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu.) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. (Aradığınız kitabı gördüm. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. 159 . Pollution is a serious problem for which we must fight.

(Sigara içmeye ara verdik...) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez..) The car in which we were had had brakes... işletmek.. Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir. var olmak There must be something. is not kind to him.......... (Birlikte yaşadığı babası ona karşı nazik değildi. (O durmadan konuştu.. which we carried out..Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler. İyi bilinmelidir.. whit whom he is living.meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan .) ***Non...mek He kept on speaking.. ot yemek için hep durdu...otuza yakın anlamı var.) The crime of which he was accused was very leniet. (Bu ameliyat ettiğimiz kadındır.meye ara vermek Stop + Infinitive: . (O konuşmaya devam etti.) He kept speaking.Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who”nun “whom”a döndüğüne dikkat ediniz.. They didn’t like the study.) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor.. saklamak.. Önemli bir özelliktir.. (Sigara içmek için durduk.) There be: bulunmak.) His stepfather.) Lenient: hafif Accuse: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ayıplamak. Stop + Gerund: .. Çünkü pharasal verb’dür...) We stopped to smoke... suçlamak She lost her bag in which there was a lot of money. Keep (kept. Keep on + V1+ing : ... This is the woman on whom we performed the operation. kept): tutmak.) 160 . (İçinde olduğumuz araba bozulmuştu........ (Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır. (Üzerinde olduğu at. (Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorduk. (O içinde çok parası olan çantasını kaybetti. which we can do. (Suçlandığı suç çok hafifti........) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır..için durmak We stopped smoking. The horse on which he was kept stopping to eat grass.

ki onun. . (Eşi yaralanan bayan ağlıyordu. two of whom are students.ki onu. (Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır. He had many houses. (Onun.”of whom” canlılar için.) 161 . İyelik belirten zamirdir. Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört çocuğu değil.OF WHOM ve OF WHİCH . (Öğrenci olan dört oğlum var.. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. for one of whom I bought a present... . Sınav tekniği kolay..ki onların anlamındadır.ki onların anlamında da çevrilebilirler. forty of whom are married.. bu iki ilgi zamiri bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılır.) I have three friends.) He had many houses. on of which is a foreign mark.) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz. some of which were in Ankara. (Arkadaşımın biri yabancı markaolan üç arabası vardır.. ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler.. (Yaralanan bayan ağlıyordu.) Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz... which were in Ankara. The woman who was wounded was carrying.. Eğer ikisi öğrenci olan dört çocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons. Peki bu dört çocuğun hepsi değil de. Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir. bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır. direk sorulması beklenen bir konudur. ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. WHOSE .ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying. (İkisi öğrenci olan dört oğlum var. (Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı.) I have got a hundred students. (Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır. ..) Bu cümlede sıfat cümleciği (öğrenci olan) çocukların hepsini niteler. “of which” cansızlar için kullanılır.) Wound: yaralamak. uygulaması zordur..) My friend has three cars. I have four sons who are students.

Konunun esprisi budur. Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır. will go there next month. I bought a car whose engine was out of order... .) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. (Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır. (Geçen yıl kaldığımız otelkapatıldı. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır. (Oğlu USA’ da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek. Why: ... Aralıklı öğrenmeyi (yaklaşık üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır.) Collapse: yıkılmak Our manager. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır. 162 .ki oraya. (Geçen yıl aldığımız otel turist doluydu. The hotel where we stayed last year was closed down..Not. DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: .ki onun için.) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz. Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek. whose son studies in the USA.ki o zaman. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır. Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır.) Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir. Diğer ikisinden pek soru gelmez. Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir.. Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz. When: . Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek.. (Motoru bozuk olan bir araba aldım. “which”in alternatifleridirler. The hotel. was full of tourist. konunun gramatikal boyutuydu. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir. Bir de bu konuda kısaltmalar var. Soyut anlamda bir şeyi kapatmak) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakilsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir.) Full of: bir şey ile dolu. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır.. which we bought last year.ki orada. Bazı sınavlarda “where”nin sorulduğu görülür. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır.

Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir. (Söylediğiniz doğru değildi. (Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum) “why” çok nadir kullanılır.. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir.. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir..dığı” şeklinde çevrilir. I can not understand the reason why they have resign..... Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “.) The things that are claimed cannot be approved. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir.Bu cümlede “where” kullanılamaz. Önemli bir ilgi zamiridir.) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir. yerini aldığı “şeyler”in tekil-çoğul durumu belirsizdir.en .) Cannot: kullanımı bir sürekliliği ifade eder. Can’t: kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder. What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. 163 . Bu nedenle “which” kullandık. Zaten “şey”i dememek için bu kullanıma gidilmiştir. İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır.. I cannot understand what you speak. (Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır. Demek ki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır.. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır.dığı” şeklinde çevrilirler. (İddia edilen şeyler onaylanamaz. Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what”ın orijinine inmek gerekir. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “. Çünkü “. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez. (İddia edilenler onaylanamaz. (Söylediğiniz şeyler doğru değildi.) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true. Bu özellik “what”ın en önemli ayırt edici özelliğidir. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır. (İlk karşılaştığımız anı hatırlamıyorum) “when” kullandık. The things that you said were not true... I cannot forget the moment when we first met. What is claimed cannot be approved.an” veya “. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmadığıdır.ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar.) “what” kullanılırken.

) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler.. mahkeme. Zaten İngilizce’de eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır. “what” görüldüğü yerde “the things that”. bekleyen insanlar. (Önemli olan sağlığınızdır.) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak. “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır.ile uyuşan.) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir.) Those who you talked to. İlgi Zamirlerinde Kısaltma 164 .(Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez. haklılık Justice: adalet.) Put forth / forward:ortaya koymak Just: doğru. dürüst. savunulamaz Justification: haklı neden. İngilizce’de genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır. Those who study more are usually successful. iyi öğrenilmeli.) Consist with: .(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil. haklı Justly: haklı olarak Justness: doğruluk. İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you. adaletli.) What they put forward can’t be justified. dürüstlük.) “those” genelde çoğullar için kullanılır. yargıç. (Sıfat ve edattan oluşan bileşik ir edattır.ile tutarlı. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying. . haklı gösterme Justify: haklı göstermek.What is important is your health. gerekçe. Those who are waiting for you want to see you. hak bilirlik Justifiable: hak verilebilir... dürüstlük. (Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar. Bu özellik bütün dillerde vardır. Önemlidir. (Sizin konuştuklarınız. (Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar.. bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. savunulabilir Unjustifiable: hak verilemez. (Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar.

. Main clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir.i tasvip etmek (of: . (Çalışan bayanlar..en.i onaylamak.. Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “. . (Gösteri yapan öğrenciler.) The women working. (Gösteri yapan öğrenciler..an) iken kısaltma: 1.) The students demonstrating. Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir.) The demonstrating students..) Subordinate clauses: The events are occurring in the area. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum..nın onaylamak diye söylenir.. Geriye sadece “gerund” kalır ve “..en.) Main clause: I don’t approve of the events. 165 . Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır.) I don’t approve of the events which are occurring in the area. . (Çalışan bayanlar..i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki İngilizcesi “to”dur. Main clouse’da kesinlikle kısaltma yapılamaz.) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir..haliyle söylenir. meydana gelmek Approve of: . (Olaylar bölgede meydana geliyor. ..) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır. O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle I don’t approve of the events occurring in the area. İngilizce’de . (Olayları onaylamıyorum.. (Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan. Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women.... Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir...) Active cümlelerde Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan cümlecik (subordinate clouses) vardır. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir.. Ama gerçek edatı “of”tur. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır.) The visiting Germany PM. Türkçe’de bu . Occur: olmak.an” anlamı verilmiş olur..nın demektir. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.) The PM visiting Germany.. Kısaltma yan cümlecikte yapılır.an” anlamı verilemez. Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir. vukuu bulmak..) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir.Özne durumunda (. .en..

) The car sold. Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor.) The members appointing.) The members appointed. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır. Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor. (Konuşan adam) The man spoken. (Dövülen çocuk.) Çoğu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir. (Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız. (Kullanılan metot.) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir.The children who make noise. We can’t approve of the events occurring in the region. Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed. (Atanan üyeler. (Satılan araba. meydana gelmek 166 . (Paketi gönderen memur.) The boy beaten.) The man speaking. The method used. 2.) Occur: Take place: Happen: olmak.) The language spoken. (Arkadaşlarını döven çocuk. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. Çünkü önemli bir konudur.) The employee sending this pocket. İlgi Zamirlerinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. (Gönderilen memur. (Atanan üyeler. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. The children who making noise.) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed. (Gürültü yapan cocuklar.) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır.) The employee sent. (Konuşulan adam) The boy beating his friend. (Konuşulan dil. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum. vukuu bulmak. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz.

(Gönderilen mektubu henüz almadım. The information not given was true. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir.) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 . kalan kısmı çeviririz. The matter reported revealed his innocence. bir araya gelmek İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering.) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk. (Verilmemiş olan bilgi doğruydu. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip. Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz. Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik. (Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı. bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup. ismin önüne getirilebilir. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak.) Önceki dersimizde.) Disperse: dağıtmak Crowd: kalabalık Gather: toplanmak.) The information given as regards this was not true. (Kursu verecek (olan) hoca) 167 . cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz. (Önerilen fiyatı kabul etmesi gerekti. I haven’t received yet the letter sent. The teacher to give the course. Active cümlecikler için active mastar. (Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi. İkisinin de anlamı aynıdır. İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırt etmiş oluyoruz. (Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı..) Retard: .. Veil: Reveal: örtmek ortaya çıkarmak He had to accept the price offered. Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır.) I haven’t received yet sent the letter.Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp. (Gönderilen mektubu henüz almadım.

(Öldürülen adam.) The bridge to be constructed (İnşa edilecek (olan) köprü. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible. taşımak The man to see you is adoctor. duyurmak Election: seçim Hold: (held.) Announce: ilan etmek. (Öldüren adam. held) tutmak. (Öldürecek (olan) adam) The man to be killed. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır.ki bu gelecek zaman anlamı katıyor ayırt etmiş oluyoruz. (Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediğinden) mastar ismin hemen yanındadır.) The passengers to get on the plane.) The man to be killed.) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir.) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends.) The project to be conducted.) Construct: inşa etmek. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir. Yapıyı bu şekilde görüp. (Öldürülecek adam. (Sizi görecek (olan) adam doktordur. durmak He will not become a candidate in the election to be held next year. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı .) The man killing. The results of the election held last week were not announced. çeviriyi yapmak çok önemlidir. (Öldürecek adam. yapmak.) The man to kill. yapmak. (Öldürülecek (olan) adam.) The man to kill. yürütmek.) The man killed. kurmak The students to go abroad. (Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim. (Uçağa binecek (olan) yolcular. (Yürütülecek (olan) proje. (O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak.) Conduct: götürmek.Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır. (Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci.) 168 .

Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister pasif olsun. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz. . Nesne Durumunda (.. İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır. Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor.) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir. İki kullanımda “.. Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “. (Ülkemi terk etmem gerekiyor.Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır.. (Onun gönderdiği mektup kayboldu...ecek.. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz. Çünkü İngilizce’de iki isim yan yana gelmez. 1. ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır. ) ... (Katılacak olan öğrenciler.dığı) İken Kısaltma 1...) The students who are to participate. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “. (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik. We couldn’t decide on the matter they put forward.) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır.) 2..) Defining (tanımlanan) Yapılarda: The letter. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz. “Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır. (Görevim İngilizce öğretmektir.acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia. Be to: İngilizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır.. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir...mektir: My duty is to teach English.ecek. The students who will participate (Katılacak olan öğrenciler.) Birinci cümlede “will”. Bu cümlenin İngilizce’deki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir. şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz. . ..) 169 .acak” anlamını verir. Peki mastar neden “.) The letter he had sent was lost.acak” anlamını vermektedir..) 3.. (Onun gönderdiği mektup kayboldu..ecek. ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr.ecek.. ) . was lost... . which he had sent..dığı” anlamını vermek zordur. Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır.(C.B’nı Romanya’yı ziyaret edecek.

the only... Ayrıca tek 170 . (Sunulan son rapor.. The country not to be represented.) Bu kullanımda “which”. He failed again.. ..) The price they asked was too high (Onların söylediği fiyat oldukça yüksekti.cek. ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz. which dissappointed his parents.an” ekine döner. (Temsil edilmeyecek ülke. (Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi. Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir.ki bu da” olarak çevrilir. (Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti.cak” eki “. the last..) The only man to be killed. İngilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (. (Temsil edilmeyen tek ülke. (Otobüsten inecek adam) The firs man to get out off the bus.) The only country not to be represented. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır. (Öldürülecek adam. Yani çeviride “. (Onun gönderdiği belgeleri almadım...) The report to be submitted.) Ahmet was the last student to leave the classroom..) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır. (Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar .) yapıyı diğerlerinden ayırır..) 2. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır. The man to get out off the bus. “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgulanmış oldu.) Ahmet was student to leave the classroom. Bu yapıda “that” kullanılamaz. (O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı.en. Çeviride de “. seems very simpatico. (Öldürülen son adam.I didn’t receive the document he sent. who (m) I met yesterday. (Otobüsten ilk inen adam) İkinci cümlede.) The man to be killed.) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first.) The last report to be submitted. (Sunulacak rapor. Your brother. .

Sonrasında sıfat cümleciği.) Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı. (Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı.. leading to welfare.) Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur. düzenlemek. all the) The patient didn’t respond to treatment. (Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. (Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. The man who was arrested finally confessed to being a spy.e yol açmak tüm.) Arrest: tutuklamak. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir. durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek 171 .) He was rude to the customer officer. elverişli uygun olmayan davranmak. the whole) tüm. which will be difficult.) Arrange: Convenient: Inconvenient: Treat: Threaten: Threat: ayarlamak. tedavi etmek tehdit etmek tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu kompleks cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği göz ardı edilerek kalan yapı çevrilir.. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü.virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratli anlama alışkanlığını geliştirecektir.) Investment: Lead to: Whole: All: yatırım .) Kısaltılması: He failed again. Kompleks cümleleri. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler It was difficult to arrange a date. The government made investment in education. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. (Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur.) He failed again. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur. bütün (sayılabilenlerde kullanılır. upsetting the whole family. which made things force. (Herkes için uygun olan bir tarih belirlemek zordu. disappointing all doctors. We will have to across the frontier. bütün (sayılamayanlarda kullanılır. which upset the whole family. the’yı sona alır. (Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti. belirlemek uygun. the’yı başa alır. which was convenient for everyone.

. (Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu.. -cek yerde NOUN CLOUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. (Biz.nın yerine . dışında davranmak. nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik 172 . tedavi etmek tehdit etmek tehdit The inflation rate.) Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat: korumak koruma ummak. öngörmek. (Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş. whose life has been threatened. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile. Bir cümlede isimler özne. Demek ki Noun Clouses’ lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir kompleks cümlede özne. Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu.mış bile (tek başına kullanıldığında).. Noun Clouses’ larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler. applied to the police for protection.nın yerine. (Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: Obtained: güvenilir elde etmek. -cek yerde Source: kaynak Renewable: In place of: . beklemek hariç.) Collage: meslektaş Give in: vermek (verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar) Counterpart: karşı taraf (bakanlar için) The minister... (Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti. belirlemek syn envision hedef The information we have obtained was not reliable. with whom I have been working for long.We had to give up the research. sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel.) Already: halihazırda. Önce mantığını kavramak gerekir.) Envision: Envisage: Target: göz önüne almak. . fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler. expected to be 20 %.) Resource: kaynak yenilenebilir Instead of: . envisioned. which we have already undertaken.. has decided to give in his resignation. daha önce (bağlantılı cümlelerde) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My collage. has already passed the target.

) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. S V O Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S. O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum.ile ifade edilmiş olur.imediği (Olaya iki yönlü bakar.) 2. “or not” ile beraber de kullanılabilir. (Biliyorum ki o başarısızdır. Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. I know that he has failed.ip . “failure” ismi yerine “he has failed” (O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz.) 3. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir. yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir. Not: Yan cümleciklerin Türkçe’ye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) kompleks bir cümlede üç durumda kullanılabilirler. Olaya tek yönlü bakar. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC 173 . Bu şekilde cümlemiz. Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir. “that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır. Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır.. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle.. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılır. Dolayısıyla bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Bunu İngilizce’ deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak... 1. Whether: . I know his failure. (Ben onun başarısızlığını biliyorum.) Bu cümledeki “failure” (başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır.

(Onun ondan vazgeçeceği zordur. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur. It is expected that they will resume peace talks. KPDS’de çok geçer. İngilizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. Örneğin bu cümleye sorarsak.) That he will give it up is difficult.) That he will confess to his guilt is clear. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt.) Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz.Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir. İngilizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır. It is clear that he will confess to his guilt. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu.) It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor.) Her iki kullanımda da anlamı aynıdır. Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu.) Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır.) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir.) That they will resume peace talks is expected. What is clear? That he will confess to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız. It was very hard that we overcame this issue.) 174 .) Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir. It is difficult that he will give it up. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar.) That we overcame this issue was very hard.

masum Judge: hakim. neye sorularını sorarak bulabiliriz.) Nesne yapısındaki isim cümlesini. The judge decided that the suspect was innocent. (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır. (Benim babam bir mühendistir.) bozulma. We learnt that they had agreed on the matter. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez. özne. Bu yapının tek kullanımı vardır. B) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır. kime.. şüpheli Innocent: suçsuz.. Nesne hareketinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır. (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi.) The judge decided this... Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim.) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir.e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer.It is surprising that he has escaped. yargılamak C) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler. yolsuzluk Whether = If ..imediği anlamında olup. olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır.ip . neyi. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir..) My advantage is that I can speak three foreign language. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. (İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır. Suspect: zanlı.) Get involve in: Corruption: . İngilizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir. (Hakim buna karar verdi.. Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir.) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır.) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption.(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik. My father is an engineer. 175 . yükleme kimi..) My belief is that you will get over this problem. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz.

Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır. ne kadar. nereye ne zaman kim kimi.It is not known whether he has ratified the bill. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır. I am not sure whether he has accepted the offer. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz. kaç (Sayılamayanlar için) ne kadar (zamanı sorar) ne kadar (mesafeyi sorar) ne kadar (frekansı sorar) İsim cümleciklerinde QW’ların kullanımını. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. 176 . Whether. Soru sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır.) Ratify: Specify: Approve of: Notify: onaylamak Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz.) No one knows whether they live in the country or not. Anlamı aynıdır.) My doubt is whether they will stay or not. Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır.) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. (Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim. normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Question Words (QW) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often: ne nerede. kaç (sayılabilenler için) kaç tane. kime kimden kiminle kime kimin hangi nasıl niçin kaç tane. he has ratified the bill is not known. (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor. ne kadar.

a) Özne olarak. Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir. apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. meçhul 177 . Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim. Geçmişteki olay . (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor.) Obvious: belli. Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?) It is not obvious what he will do.(Onun nereye saklandığı bilinmiyor.öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir.) Was not known Was unknown bilinmiyor. It is not known where he hides.) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir. Bu da yardımcı fiilin kullanımı. Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım. QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapılabilir. QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. (Onun ne yapacağı belli değil. Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor.) Bu complex cümleyi soru yaparsak. It was not known how the had committed the crime. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz.) It was uncertain how long they would stay there. temel cümlede yapılır. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır.What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?) Where are you going? (Nereye gidiyorsun?) When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?) How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?) Soru cümlelerini. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir.

Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in Italy.) It was claimed that the minister had embezzled money.) She didn’t decide where we had to met. ilan etmek We feared that he results could be negative. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum.. Our doubt is who killed the man. (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik .ecek.. 178 . (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor.meye can atmak It is expected that the embargo will lift next year. (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür..acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz.) Anxious: endişeli Anxious + full Infinitive: . zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır. Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak. I don’t know where he is working now.) I am anxious to know how much he earns by month.) Announce: bildirmek. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor. (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum.) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uyumu vardır. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk. (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi.. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi.b) Nesne Olarak.) Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “.) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz. (Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya’dan aldım. Bunun çevirisi değil de İngilizce mantığı önemlidir. We couldn’t learn how this event happened. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur.) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor..) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an agreement. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız. ..) c) Tümleç Olarak.

Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi. gibi.. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should” un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “.mesi.. Doktor Ona dinlenmesini söyledi. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız. The committee requested that the documents (should) be submitted until tomorrow. Yani “bare infinitive” olarak kalır.. Cümle olarak örneklersek..ması” şeklinde çeviririz. The doctor recommended that he should rest as much as possible. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti... Bunların sayısı 15’tir.) Subjunctive Mood (İstek kipi) Türkçe’de dilek kipi “..) İngilizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor.ması” şeklindedir.. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim.. 1. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler.) İngilizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır. . I insisted that my son (should) be a doctor. iyi öğrenmek gerekir..) I advised her that she .. “should” un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir.. Önemlidir. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible.... (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.mesi.breakfast early. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur. Insists: Order: ısrar etmek emretmek Prefer: tercih etmek Require: gerektirmek Move: hareket etmek (pek kullanılmaz. Yani olsa da olur olmazsa da.No one knows how this problem can be resolved.) Görüldüğü gibi “should” un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür...) Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz. İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır. Ben Ali’nin burada olmasını istiyorum.... . Boş olan yere ne gelmelidir? Have has had to have has had 179 .) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemeyeceğinden ayrı yazacağız..

ex:dış. (Çevremizin korunması temeldir.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir.) 2. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri Important Crucial Vital Significant (anlamlı) Gerekli Sözcükleri Necessary Imperative (zorunlu) Mandatory (zorunlu) Essential Possible İngilizce’ de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler.) It is essential that our environment be protected. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. maruz bırakmak dinlenmek birleştirmek 180 .) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. İmpose:içine bırakmak. Preserve. Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar. Pose Bırakmak.) Impose on: . Expose: dışarıya bırakmak. empoze etmek. (Onun sıkı çalışması gerekir. I advised her that she have breakfast early.. pose: bırakmak.e empoze etmek. Conserve: korumak Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim. Impose: uygulamak Expose: Repose: Compose: im: içine. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir..) Sanction: yaptırım. pose: bırakmak. (Sırbistan’a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. Çok dikkatli olmak gerekir. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur. uygulamak Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır.“have” doğru cevap olur.) Protect. müeyyide (Önemli bir kelimedir. It is necessary that he (should) work hard. (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir. KPDS’de çok sık geçer) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir.

) The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately.den dolayı yeterli. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız. düzenlemek karşı koymak önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir. tahliye etmek felaket felaket We aware.) “Data” dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi. haberdar olmak Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı.) Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure taken.) Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız.. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data presented by the committee.. Rescue: Evacuate: Calamity: Disaster: kurtarma(k) boşaltmak. Conclude: Conclusion: sonucuna varmak sonuç 181 .) Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data. ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye bir kelimedir.) Take off: Doe to: Adequate: Adequacy: Inadequacy: Measure: KPDS’de çok geçen havalanmak .) To be aware of: farkında olmak.Dispose: Oppose: Propose: sıralanmak. önlem (ölçme. elverişli yeterlilik yetersizlik tedbir. uygun.

) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir.Conclusive: sonuca götüren. müracaat etmek (syn: apply. somut Inconclusive: sonuca götürmeyen. “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır.) Market: Fierce: Competition: pazar. (Bu piyasaya giren sanayiciler. piyasa acımasız rekabet Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. which we could resort to. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır.) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık. We are unable to convince the patient that he could recover soon. KPDS’de çok geçer. (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir.) They said that there were other methods. (Bilimadamları.) 182 . somut olmayan Include: dahil etmek. (O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi. (Onlar. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.) Bu cümlenin.) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılıyordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired.) It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of taken measure. It is reported that the election to be held next week may be postponed. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last.) Resort to: başvurmak. The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. (Bilim adamları. Soyut anlamda başvurmak.

) Installation: tesis. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) to have seen(görmüş olmak) to speak to have spoken Pasive to be seen (görülmek) to have been seen (görülmüş olmak) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation. I don’t know what to do. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect. kısa süre RP ve NC konuları İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. Çünkü zamanlar çakışıyor.) It is understood that he has studied in Germany. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) Pasive to be seen (görülmek) to have seen (görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak) to speak to be spoken 183 .) Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik.) Temel cümlenin zamanı simple present. yan cümlenin zamanı simple present. NC’ larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. (Onun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır. It is stated that agreement will be signed. Bir sonraki konumuz NC’ larda kısaltmalar olacaktır. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. conra ise future.Convince: Cover: inandırmak Recover: kapatmak Uncover: iyileşmek açmak Soon: sonra. aynı ise aynı tense kullanılır. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar.) State: ifade Statement: ifade It is suspected that he is in the USA. tesisat. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır. (Onun USA’ da olduğundan şüpheleniliyor.

NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. (Onun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. 2.) Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 1.) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir.) Özne yapısında It is claimed that he be released the next mounth. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. 4. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.) NC’larda kısaltma.) It is said that they have been cought by the police.) Çeviride sorulabilir. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. 3. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur.) Kısaltma The minister is reported to have approved of the proposal. It is feared that the boy will be killed. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.) Kısaltma They are said to have been caught by the police.) 184 . Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım. It is reported that the minister has approved of the proposal. Kısaltma ile kompleks cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur.to have spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım 1. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır.) Kısaltma The boy is feared to be killed. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. He is claimed to be released the next month.

Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. He is stated to have fled the country. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. Look Üçü de “görünmek” anlamındadır. iş The agreement is reported to have been signed by both side. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the agreement has been signed by both side. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar.) The results of the election are reported to be announced tomorrow. Appear.) Flee: kaçmak.) Kısaltma Inflation is expected to drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.It is expected that inflation will drop. terk etmek (Aslında ikisi de “terk etmek” anlamındadır. (Enflasyonun düşeceği umuluyor. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) The manager is said to have been involved in illegal affairs. terk etmek Leave: ayrılmak. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.) Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir. kapsamak Involve: karıştırmak. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır. “from” edatını istemezler. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerektiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır.) Affair: olay.) Seem. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. bulaştırmak Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer. It seems that he has passed the exam.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the results of the election will be announced tomorrow.) Involve: içermek. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) Kısaltma 185 .) Cümlenin kısaltma öncesi It is said that the manager has been involved in illegal affairs.

(Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor.) Diğer NC Kısaltmaları 2.) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) Tümleç Yapısında 186 . (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.) She seems to have won the prize. look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur.) Kısaltma We can not decide whether to stay at home or to go out. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. They seem to move to another town next year. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor. appear. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that they will move to another town next year.) Cümlenin kısaltma öncesi She seems that she has won the prize.) Pass: geçmek Passage: geçit.He seems to have passed the exam.) 3.) Your family seems to be extremely happy.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that your family is extremely happy. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz. pasaj Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem.) Cümlenin kısaltma öncesi He doesn’t where he will go (O nereye gideceğini bilmiyor.

Bu sıklıkla hatalı kullanan bir zarftır! YANLIŞ! He plays tennis good. Örnek: good fantastic 187 . hard (zor) . / (O) Nasıl şarkı söylüyor. DOĞRU: He plays tennis well. They are absolutely sure.) Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. hızlı bir şekilde). 'good' sıfatının zarf formu 'well' (iyi bir şekilde) dir. ADVERBS – ADJECTIVES ● Zarflar (adverb) eylemleri niteler. Kural: Zarflar genellikle -ly sonekinin bir sıfata eklenmesiyle oluşturulur. Çok güzel şarkı söylüyor. Örnek: How does she sing? . careful/carefully dikkatli-dikkatlice/dikkatli bir şekilde Dikkat! • • Bazı sıfatlar zarf haline dönüştüğünde değişmez.hard (zor bir şekilde) Good (iyi) muhtemelen en önemli istisnadır. Bu durumda zarf sözkonusu sıfattan önce kullanılır. Eylemlerin nasıl yapıldığı hakkında bilgi verirler.güzel(ce) güzel bir şekilde. Bunların en önemlileri şunlardır: fast (hızlı) . Örnek: beautiful/beautifully güzel.fast (hızlıca. Kural: Zarflar aynı zamanda bir sıfatı da nitelerler.) Kısaltma My job is to teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir.My job is that I teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. Örnek: She is extremely happy. Dikkat! • Temel bir sıfatın derecesi artırılmış formuyla 'very' kullanmayın.She sings beautifully.

asd) kullanıyoruz. Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVEs İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır. (not terribly) He is very young. Tamamen ezbere bir konudur. (O çok gençtir. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması” nı oluştururlar.. sadly) değil. Bu iki grubun İngilizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir.) Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly.. Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir. “turn” kaba ifadelerde kullanılır. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. bu konuya daha sonra değinilecektir.) He looks sad (O üzgün görünüyor. sık sık (often) vs. 2.YANLIŞ! She is a very beautiful woman. 1.. asla (never). Örnek: He is often late for class. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: hissetmek Taste: tadı olmak Smell: kokusu olmak Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. sıfatlarla beraber “. Do you always eat in a restaurant? They don't usually travel on Fridays. He looks happy (O mutlu görünüyor. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. Kural: Sıklık zarfları (adverbs of frequency) her zaman (always). Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim. genellikle ana eylemden önce gelir.. Türkçe’de olduğu gibi İngilizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir. He felt terrible. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz.leşmek” anlamını alırlar.leşmek Turn Aralarında bazı nüans farkları vardır. İntelligent a student gibi. sıfat (happy.. Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur.) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin sayısı on beştir. Go Get Grow.. bazen (sometimes).) gibi 188 . Örneğin “go” olumsuz durumlarda. Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir.

) 3. (O İngilizce’yi iyi konuşur. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyeceğiz. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur.) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur. (O sınavı geçti. bir biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız. Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı.) She speaks English fluently. doğru Fairly: oldukça Zarfların Oluşturulması İngilizce’de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz. ilkin İngilizce’de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız.) Örneği “yavaş” bir sıfattır. (O daima çok geç kalkar.) She speaks English fluently.) Fair: adil. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1. He always gets up late. (O daima geç kalkar.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. 189 . Hatta çoğu zaman Türkçe’de konuşurken “bir şekilde. 2. Please speak slowly.) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur. Zarfları Kullanıldıkları Yerler Zarflar İngilizce’de üç yerde kullanılırlar. (Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz. “yavaş bir şekilde” dediğimizde artık bu zarf olur.) She speaks English fairly fluently.Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur. (Lütfen yavaş bir şekilde konuşun. (O İngilizce’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur.) Türkçe’de “bir biçimde. İngilizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat.) He always gets up very late.) He passed the exam because he had studied hard. bir şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır. ADVERBS Zarfları. İngilizce’de böyle bir dönüşüm yanlış olur. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir. zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir. She speaks English well.

) enough = zarf A late decision. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur..mez pek. (O geç bir şekilde kalkar... Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur.) She doesn’t study enough.. bir biçimde” eklenerek çevirisi yapılır. gerçek Truly: tüm..... tamamen gereksiz yere. (Geç bir karar) late = sıfat He gets up late....mez yaklaşık olarak son zamanlarda oldukça 190 . Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir şekilde.) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına “bir şekilde. bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir.) İyi Sözcükleri bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir.. Hard: Enough: Little: Early: sıkı Fast: hızlı yeter. gereksiz bir şekilde isteksizce. son derece doğru bir şekilde büsbütün.) Tunik Maddesi Bu zarflar. doğru pek.. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar...mez pek. öfkeli 2. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: Adamant: Vehement: aşırı Extremely: doğru. bütün Wholly: gereksiz Unduly: isteksiz Reluctantly: uygun. (O yeterli bir şekilde çalışmaz. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde. Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur. yeterli az. küçük erken Near: yakın High: yüksek Much: çok (sayılamayanlar için) Late: geç He has enough money. Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arz ederler.) late = zarf 4. (Onun yeterli parası var.. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar..1. birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek oluştururlar. “ly” de almazlar.... Sıfat Hard: Scarce: Bare: Near: Late: Fair: Zarf Hardly: Scarcely: Barely: Nearly: Lately: Fairly: sıkı kıt yalın yakın geç adil. elverişli Adequately: doğru Accurately: sert Adamantly: sert Vehemently: aşırı bir şekilde.. Good: iyi (sıfat) Well: iyi (zarf) 3.

. He is experienced enough to overcome this issue. He is too young to undertake such a job..) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D..Bakır çok sıcaktır. (O pek çalışmaz.) Undertake: Undertaking: üstlenmek teşebbüs The coffee was too cold to drink. Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı. (Kahve içilemeyecek kadar soğuktu. scarcely.) hard = sıfat She can hardly work. sonunda sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly.. aşırı yeterli Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler. (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir. sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır. muhtemel Consistent:uygun. Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır. Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz....) Sınavda sorulursa “hardly” sorulur. (Zor bir sorudur. Too . Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak “enough” sorulur... It is a hard question.... “scarcely ve barely” de parçalarda çok geçer. Enough Sıfat+. Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak “too” sorulur...Enough Too: Enough: çok çok fazla. barely” grubu KPDS’de çok geçer... bazen de üç soru gelir.. tutarlı Steady: istikrarlı Constant: sabit Eventually: Consistently: Steadily: Constantly: sonuç olarak. 191 .) Not: Enough’ tan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz.Bakır is very hot.. so anyone can live hardly in there.. Şimdi bunu görelim Too . Bu üç grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak. (D.. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar.Eventual: olası... Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile değildir.) Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz. Belli bir yapıda kullanılırlar.. (O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir. biçiminde bir kullanımı vardır..+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır.. Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur..

succeed in the exam. bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir. (Kimse pek orada yaşayamaz. (Tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım) 192 . sınavda bu ayrıntı sorulmaz. I could not quite understand what you said.) Boşluğa “hardly veya hardlyever” gelmelidir.. He can hardly walk.. (O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor.) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır... Since he never studies. Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor.. (Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır.. (O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz. to negotiate such a crucial situation but the government is .... Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır.. Diğer ikisi parçalarda geçer. Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir.. Kullanım olarak aralarında küçük nüans vardır. (Sıradan bir İngilizin........) Bir cümlede iki “too”. Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir. iki “enough” veya bir “too” bir “enough” bulunabilir..) Birinci boşluğa Enough ... Quite. Fairly... arzu edilmeyen nitelik için “rather” kullanılır. tembel – çalışkan) arzu edilen nitelik için “fairly”..unwilling to send him.......... İkili durumlarda (aptal – zeki.) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand. tam olarak” anlamını katar.) Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam... (O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir.. Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar. Ayrıca taq question’larda da karşımıza çıkacaklardır.... Birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Genellikle soru “hardly”den gelir... He is qualified.. but his sister is fairly clever...... (O pek yürüyemez.) He is talking too quickly for us to understand. Hardly – Scarcely – Barely Üçü de aynı anlamdadır. Rather Her üçü de “oldukça” anlamındadır. He is rather stupid.. (O oldukça aptaldır ama kız kardeşi oldukça zekidir.This car is too expensive for us to buy.. he can .. İkisinden en fazla “enough” sorulur........ İkinci boşluğa Too yazılmalıdır.) Anyone can hardly ever live there..

Aradaki ayırım çok net değildir. Türkçe’de durum böyle iken İngilizce’de neden iki type’e gerek duyulmuştur? İngilizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. Yarın gelirsen çalışabiliriz. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. dün gelseydin gibi Not: Türkçe’de bağlaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir. 193 . Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. yarın geleceksen gibi Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır. Type1’ de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel cümlecikte de Simple present olabilir. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 If you study. İngilizce’de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. If. Ama bu istisnai bir durumdur. Geçen yıl mezun olsaydın. Genel kullanımı verildiği gibidir. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir.) If +Simple Present. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir. Türkçe Uygulaması A) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. Çalışsaydın öğrenirdin. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. Sınıfta olmasaydık. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. while.CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. when gibi. vb. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir. +Simple Future Type1’ i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. Gelse çalışırken gibi. Genelde kullanımı verildiği gibidir. you will learn (Çalışırsan öğrenirsin. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir.

Mutlaka iyi bilmeli.) If you learn a foreign language.) kullanılır.) Görüldüğü gibi “if” bağlacı arada da yazılabilir. (Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek. you would learn (Çalışsaydın öğrenirdin. you will find a good job easily. I will help you with this matter if you call me next week. (Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun. Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur.) If +present perfect. + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir. Main Clause ve İf Clause’den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler.) Not: Şartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir. you would have learnt. Bağlaç arada iken virgüle (. +will + V1 If + Simple past. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor.) gerek yoktur. +would + V1 If + Present perfect. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. Type 1: Type 2: Type 3: If + Simple present. gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. bağlaçtan sonraki kısım if clause’dır.o: Help+so+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 194 .) If + Simple Past. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için virgül (. + would have V3 Özet olarak. +would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır. the inflation will drop. Help+s. İf’ li cümlecikte bir present etkisi vardır. gerçekleşebilir mi. Çünkü bağlaca kadar olan kısım main clause. (Gelecek hafta beni ararsan. Type 1 If the government takes stricter measures. KPDS’de mutlaka anlatılan şekilde gelir. Olay ne zaman olmuş. sana yardım edeceğim.Type 2 If you studied. Type 3 If you have studied. (Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun.

I wouldn’t have rejected him. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. (Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu reddetmezdim.) If they had invited me. “Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım” ifadesi mix bir yapıdır. (birinci cümlede olduğu gibi) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3’e gidilmelidir.) Görüldüğü gibi IF Clouse type 3. we would go for a picnic. (Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim. If I had graduated last year. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye gidilmelidir. Type 3 If ı had known that he was your friend. (Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur.) If the next week were holiday. kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım. (Eğer gelecek hafta tatil olsaydı.) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. Bu ifade genellikle geçmişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur. he would start to work next week. I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week. Main Clouse type 2’dir. Bazen bize geçmişi hissettirecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir. Tüm if clouse type’lerinde modallar kullanılabilir. Bilinmesi iyi olur.) If I were you.) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır. If he had been operated on last month. pikniğe giderdik. Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. Belki de konunun en zor olan kısmıdır. (Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim. MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. Ama KPDS’nin işi belli olmaz. Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3.) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur. I would go abroad. Ama dikkatli olmak gerekir. yurt dışına giderdim. (Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım. (Eğer beni davet etmiş olsalardı . Sınavda pek sorulmayan bir konudur. Type 1 can may should must 195 .If I knew some English now. Main Clouse type 2’dir. sadece birisinde olabilirler. I wouldn’t accept his offer. Hem if clouse’da hem main clouse’da. I would work with you now. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır.

bana bildir. (Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. If I had time.) If he could have given up smoking. bana bildir. he would certainly have recovered. Nasıl devrik yapılır? If atılır ve should başa getirilir. I could visit you. KPDS’de kesinlikle gelir. let me know. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. 196 . we could have completed this project. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır. (Eğer onu görecek olursan.) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir.) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur. Mutlaka iyi bilinmelidir. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. If you should see him. O halde devrik yapıdır diyoruz.) Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. Were I you. (Eğer onu görecek olursan. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır. Type 2 Sadece were’de yapılır. En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır. Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. I would not go there. let me know. If I were you. (Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirdim.) If he had helped us. Should you see him. Type 1ve 2’de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz. Büyük bir olasılıkla soru gelse “ can ve may ”den gelir.) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız. I would not go there.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen “ can ve may ”dir. Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır.) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır.

.. Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir..) Underrate: Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance: küçümsemek küçümsemek abartmak If I were you. Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar.. ............ kaçırmak If we hadn’t missed the train.. 197 . Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir.. we would have taken action.. Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz... Eğer Main Clouse’da “now” olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık. Main Clouse’da “now” zaman sözcükleri vardır.. we would have taken action.) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur...... tedbirlerimizi alırdık.) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir.... fabrika. gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur.. (Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik....... I wouldn’t miss such an opportunity... (Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım. he cant achieve anything...) Dikkat edilirse İF Clouse’da “long ago”.. this shortage of electricity wouldn’t happen now. Çünkü şart geçmişte... şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı.... Hemen cümlenin bir type 3’lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız.... (O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz..Type 3 If she had informed us.... Plant: bitki.. If Turkey had completed her power plants long ago. Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre kurarız.. kıta dişi olarak kabul edildiğinden “her” kullanıldı. etkisi şu andadır.... (Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı. Had she informed us.) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur.. If she continues to underrate his abilities......) Miss: özlemek. we could have arrived earlier....... En güzel sorusu cümle tamamlamadır. (elektrik) santral Ülke.. (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı. Had she informed us. tedbirlerimizi alırdık...... Sorusu az........ (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı. Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur........

he will get seriously ill soon. we couldn’t implement this scheme. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir zarf sözcüğü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming” noun clouse’ vardır.) Type3: If it hadn’t been for your valuable contributions. kesinlikle partiye katılırdım.) But for’lu cümleciğin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e göre kurulur. Provided = Providing: On condition that: But for: olmasıdır. Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır.. (Değerli katkılarınız olmasaydı. But for. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı.se . But for your valuable contributions. Yukarıdaki but for’lu cümleyi İF ile de yazabiliriz. bu projeyi gerçekleştiremezdik.. gramer sorularında vb.medikçe. I would certainly have participated in the party.şartıyla . Nadir olarak type 1’de olabilir.. Type2: If it weren’t for your valuable contributions. bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur. bu projeyi gerçekleştiremezdik.. Sınavda eşanlamlı cümlelerde. ciddi bir şekilde hastalanacak.şartıyla .) sadece . bir edat Bu şart bağlaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir.) se bile (olumsuz bir yargıya götürür.) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir.. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk. we couldn’t have implemented this scheme.. (Hükümet enflasyonu durduramadıkça (durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler. Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır. .) Unless the government can carp inflation. (O sigara içmeyi kısmadıkça.. Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur.. we couldn’t have implemented this scheme.. (Senin geldiğini bilmiş olsaydım.olmasaydı (En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır. If için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir..mezse (olumsuz anlamı içindedir. the parties in the coalition may face great trouble in the next election.) Curp: durdurmak Unless he cut down on smoking. Diğer Şart Bağlaçları Even If: Only If: Unless = If not: istemez. cümle tamamlamada. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı.If I had known that you were coming. Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır.) 198 . ayrıca “not” .. “but for” bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de birisim gelir.. Direk olarak 7-8 soru şartlı yapılardan gelmektedir.

(Eğer İngilizce öğreneceksen İngiltere’ye gitmelisin. daha sıkı tedbirler almalı.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır.) If only I were a doctor now. .Cut down on: (bir şeyi) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries.) “be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi “Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinilse. no one can stop them going on strike. Real Present Past Future (will) Unreal Past Past Perfect Would If only I had some money now..... Eğer type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre kurulur... başka binaya taşındığımızı ona hatırlat. doyurmak maaş Not: Şartlı cümlelerde “be to” kalıbı “..) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. you must go to England. (Keşke dün biraz param olmuş olsaydı.) Unreal Yapılar İngilizce’de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1.) (Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı. cümle olumsuz iken anlam olumludur. (Keşke şimdi bir doktor olsaydım.. If the government is to carp inflation.. kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz.. İF Clouse’ ların type 2 ve type 3’ünde 2.. (Keşke şimdi biraz param olsaydı.) 199 . (Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse. If you are to learn English. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız.) Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı “. If you should see him.. Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz. recall him that we have moved to another building. it must take stricter measures. ... (Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa. Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır.) Go on strike: Satisfy: Salary: greve gitmek tatmin etmek. . (Eğer onu görecek olursan. Keşke yapılarında (I wish ve If only) 3.) If only I had had some money yesterday.mış gibi yapısında (As if ve As though) Bu yapılar unrealdir.cek olursa” anlamındadır.” şeklinde de çevrilebilir.cak” anlamını verir ve amaç belirtir..cek.

She was acting as if she had passed the exam.) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir. Bazıları real yapılarda da kullanılabilir.) (Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır. İngilizce’de bu farklıdır. My boss insulted me as if he had been my father.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) She acts as if she passed the exam. (Keşke geçen yıl İngilizce bilmiş olsaydım. Strive: Çabalamak 200 . Insult: hakaret etmek Türkçe’de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir.If only the next week would be holiday. (O sınavı geçmiş gibi davranıyor. (Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. (Patronum bana babammış gibi hakaret etti. (O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir) Not: Unreal yapılarda modallar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler. (O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu. If only I knew English now.) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı. Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir. (Keşke şimdi İngilizce bilseydim. (O sınavı geçmiş gibi davranıyordu. It seems as if inflation has dropped. Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) He sat down next to me as if he had been my friend.) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü.) If only I had known English last year. Önemli olan bu konunun İngilizce mantığını anlamaktır. (Enflasyon düşmüş görünüyor.

Bununla beraber karmaşık tümce oluşturmak amacıyla sıfat cümleciğini asal cümleciğine bağlamak amacıyla çeşitli bağlaçlarında kullanıldığı gözlenir ki bu bağlaçlar sözcüklere bağlı olarak üç bölümde. Ago is our export manager. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who has called you yesterday is our export manager.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. Sözcük olarak SIFAT. . Ago is our export manager.Dün Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . Ancak sıfat tümceciği nitelediği sözcüğün ardında yer alır. .Birkaç dakika önce sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizi arıyor olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. 201 . (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who had called you last week is our export manager.Sizi arayacak olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. 2. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you have called yesterday was our export manager.ADJECTİVE CLAUSES SIFAT CÜMLECİKLERİ That Who –Which-Whose-Where- Tek bir sözcük olarak bir sıfatın yaptığı işi bir tümcecik olarak yapar. . . (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person who is calling you is our export manager. bir tümcenin özne. Sıfat bir sözcük olarak nitelendiği ad ya da ad görevdeşinin önünde yer alır.Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.nesne veya tamlamasını nitelendirebilir ancak kural olarak belli bir dizin kuralına uyulması gereklidir. konumlarına göre üç bölümde ve tanımlamalarına bağlı olarak iki bölümde incelenebilirler. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek) The person who called you a few mine. .Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır.Geçen hafta Sizi aramış olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Birkaç dakika önce sizin ardığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Conjunctions and their positions / Bağlaçlar ve konumları 1. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you called a few mine. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person who calls you is our export manager. . (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person who will call you is our export manager.

. (Ben) dün bize çamaşır makineleri yedek parçaları konusunda teklif yapan kimse ile görüştüm. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you will call is our export manager. O sizin teklif almış olduğunuz kişidir.Sizin arıyor olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. I will try to obtain some information from another source.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır That is the man whom you have received an offer. 6.Aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. dün senin teklif almış olduğun şirketin ihracat müdürü ile görüştüm. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you are calling is our export manager.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır 202 . bizim ihracatçımız olan şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişi ile görüştüm ve kendisine onlar hakkında birkaç soru sordum ki kendisi onlar hakkında olumlu referanslar verdi ancak yine de başka kaynaklardan bilgi toplamaya çalışacağım. I discussed the man whose friend is chairman of our exporter company and I asked a few questions about this company that he has given good references about them. - The person whose jacket colour is black is our computer engineer.Geçen hafta Sizin aramış olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . 4. 7. O size teklif veren kişidir. 8.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you call is our export manager.- Dün aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdü. .Sizin arayacağınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . Arkadaşı. But. 3. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you had called last week is our export manager. That is the man who has offered you. - I discussed export manager of the firm man today whom you have received an offer yesterday.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. 9.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. Siyah ceketli olan personelimiz bizim bilgisayar mühendisimizdir.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. - I discussed the man who has made us an offer on drying machines spare parts yesterday. Bu gün. 5.

Those companies a few of which have not accepted our offer tendered another firms. broker and port-agents each of whom should obey general regulations/rules in charter party.. arkadaşı bizim ihracatçı şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan kişidir.durum.- That is the man whose friend is our exporter company’s chairman.neden. A few of which All of which A number of which Any of which As a result of which Because of which Both of which Each of which Either of which Every of which Every one of which Half of which In addition of which In spite of which Instead of which Many of which Most of which Much of which Neither of which None of which On account of which One of which Some of which The best of which The youngest of which Two of which . COMBINATION OF MAIN AND ADJECTIVE CLAUSES SIFAT VE ASAL TÜMCECİĞİN BİRLEŞİMİ DEFINITING THE SUBJECT: ÖZNEYİ NİTELEYEN Bir kaçı Tümü Bir tanesi Her hangi birisi Sonucu olarak Nedeniyle Her ikisi Her birisi A few of whom All of whom A number of whom Any of whom As a result of whom Because of whom Both of whom Each of whom Either of whom Every of which Every one of whom Half of whom In addition of whom In spite of whom Instead of whom Many of whom Most of whom Much of whom Neither of whom None of which On account of whom One of whom Some of whom The best of whom The youngest of whom Two of whom .çokluk.. chartered.belirti ya da üleştirme sıfatı ve – of – iyelik sözcüğünden oluşan ek ile birleşmesi sonucunda cümlede bağlaçlara amaç. Türkçe dizinde önünde yer aldığı bağlacın yerine özne ya da nesne olarak kullanılırlar.gaye. Owner.sonuç gibi ek anlamlar verilir.. kiracı. Armatör. Teklifimizi kabul etmeyen şirketler başka firmalara yöneldiler.. broker ve liman acentelerinin her biri çarter partide geçen genel kural ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. Sıfat cümleciklerinini öznel ya da nesnel konumdaki bazı bağlaçların önüne sayı. İşte bu tür sözcükler. of which Ö r n e k l e r: Those companies. of whom - 203 . tendered another firms. O. which have not accepted our offer. Teklifimizi kabul etmeyen şirketlerden bir kaçı başka firmalara yöneldiler.gerekçe. Bunlar aşağıdaki gibidir.

The man who called you today has a red Mercedes car. .Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The dog has died today / it beaten you yesterday. .Rafting in River Çoruh which is a interesting sport is very dangerous. . which will sail today is too big. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR The man has a red Mercedes car / he called you today .Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür. .The man who called you today has a red Mercedes car.İki gün önce TV’de yayınlanan tartışma programı oldukça ilginç idi. .A container-carrying vessel. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR .Our dog “X” was found by a few person / he had been lost for two days.Our dog “X” who had been lost for two days was found by a few people. .The town is Eminönü / it has many of electronic part/component’s importers. . which will sail today. . .Dün seni ısıran köpek bugün öldü be nedenle doktora gitmelisin ! IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR . A container-carrying vessel. .The discussion which / that broadcast on the TV 2 days ago was interesting.A container-carrying vessel that will sail today is too big.The discussion was interesting / it was broadcast on the TV 2 days ago. .Çoruh nehrinde yapılan ve ilginç bir spor dalı olan Rafting çok tehlikelidir. . .The dog which/that beaten you yesterday has died today therefore you should go to doctor.İki gündür kayıp olan köpeğimiz X birkaç kişi tarafından bulundu. is too big.İçinde pek çok elektronik parça ve sarf malzemesi ithalatçılarını barındıran ilçenin adı Eminönü’dür.is Eminönü.Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. . .Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. . . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. 204 .The town which / that has many electronic parts/components importers.Rafting in River Çoruh is very dangerous / it is a interesting sport.The man has a red Mercedes car / he called you today . PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.

. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The discussion was interesting / you have participated t on the TV .The discussion which / that you have participated on the TV was interesting. .The town Eminönü is too crowded / we came today.The ball chargers w h i c h we have imported from your company at old times was not a good quality. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container carrying vessel will sail today / we have booked for your shipment . Bu sebeple daha iyi kalitede olanları üretmenizi rica ediyoruz. is Fatih.The dog has died today / you have bought yesterday. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. - 205 . . Çalıştığım yere 3 km uzakta olan ikamet yerimin adı Fatih’tir. .A container carrying vessel which we’ve booked for your shipment will sail today . . we request from you that manufacture better quality one.PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - My residence place’s name.Dün TV’de katılmış olduğun tartışma programı oldukça ilginç idi. DEFINITING THE OBJECT: NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR .Sevkıyatınız için yer ayırtmış olduğumuz gemi bu gün yola çıkacak.Daha önceleri sizden ithal ettiğimiz top şarjlar iyi kalitede değillerdi. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .The man has a red Mercedes car / you’ve called yesterday .At old times. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The man whom everybody dislike had prisoner for many years Hiç kimsenin hoşlanmadığı adam yıllarca hapis yatmış. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .Dün aradığın adamın kırmızı mersedes otomobili vardı.Dün aldığın köpek bugün öldü. . . which is 3 km far from my work place.The town Eminönü which / that we came today is too crowded. Therefore. Bu gün geldiğimiz Eminönü ilçesi çok kalabalık. we request from you that manufacture better quality one. the ball chargers weren’t a good quality / We have imported from your company.The man whom you have called yesterday has a red Mercedes car.The dog which/that you’ve bought yesterday has died today . Therefore.

. OF WHICH KULLANILIR. IDEA / KAVRAM İÇİN THE...Despatching a container t h e s i z e s o f w h i c h are the same is too easy. DEFINITING THE POSSESIVE: İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR .The man w h o s e Mercedes car is too fast has an accident today..Ebatları aynı olan konteynırları sevk etmek oldukça kolaydır.A digital camera was very interesting we saw on your web site / its producer is Sony. İki yıldır beslediğim köpeğim Panter bu gün öldü.ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - My old dog Panter whom I had fed for two years has died today. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. PLACE / YER İÇİN THE. . PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR .. which you’ve consider.A digital camera t h e p r o d u c e r o f w h i c h is SONY was very interesting we saw on your web site.The man was taken into hospital after having an accident / he has a red Mercedes car .. Nüfusları oldukça kalabalık olan şehirlerin yaşam şartları da pahalıdır. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - Rafting-sport in River-Çoruh. OF WHICH KULLANILIR .Arabası kırmızı mersedes olan adam kaza yaptıktan sonra hastaneye kaldırıldı.Kuyruğu çok uzun olan köpek Ahmet’inkidir..... Çoruh nehrinde yapılan ilginç spor dalı olarak değerlendirdiğin Rafting sporu esasen çok tehlikelidir.3 yıl önce taşınmış olduğum ikamet yerimin adı Fatih’tir. OF WHICH KULLANILIR The dog is Ahmet’s / it tails is too long. as an interesting sport is essentially very dangerous. is Fatih. Can you introduce it more detailed? . .. - 206 ..My residence place’s name.....The dog t h e t a i l o f w h i c h is too long is Ahmet’s. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR The man has an accident today / his red Mercedes car is too fast .Çok hızlı giden kırmızı mersedese sahip olan adam bu gün kaza yaptı. . . OF WHICH KULLANILIR Despatching a container is too easy / its sizes are the same.... which I have moved 3 years ago.. Onu bize daha detaylı tanıtabilir misiniz? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE... . ..Üreticisi SONY olan ve sizin web sayfanızda görmüş olduğumuz dijital kamera çok ilginçti.The man whose car is a red Mercedes was taken into hospital after having an accident. . - The city t h e p o p u l a t i o n o f w h i c h i s d e n s e has an expensive life.

PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - Most of the Anatolian Cities w h o s e citizens are generally conservative... Fabrikamızda grevi başlatan işçi ile daha önce görüştün mü? OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - We shall catch the vessel w h i c h / t h a t sails today in case you do not confirm the shipment.Dawrinizmin aksine fikirleri tam doğru ve tutarlı olan İslam ve Allah inancı bu gün hemen hemen tüm dünya tarafından kabul görmüştür.. 207 ..Belief were accepted by approximately world-wide today on the Contrary to Darwinism / its idea is exactly correct and coherent.Derisi kaygan olan Aydın geçen bir yunus balığıdır. Sevkıyatı teyit etmediğiniz takdirde bu gün hareket edecek olan gemiyi kaçıracağız. Fiyatı oldukça pahalı olan OSMANLI TARİHÇESİ KİTABI çok ilginç kaynakları içermektedir.. is very difficult.. . İnsanları genelde misafirperver olan Anadolu şehirlerinden pek çoğu yüzlerce yıl önce kurulmuştur. Did you discuss with the worker before t h a t started this strike in our factory. . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . is established hundreds years ago.OBJECT / CİSİM İÇİN THE. OF WHICH KULLANILIR - Ottoman History t h e p r i c e o f w h i c h i s t o o e x p e n s i v e is consisting very interesting sources. - IDEA / KAVRAM İÇİN THE..1 – SUBJECTIVE – ÖZNEL TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - - I know the personal manager w h o speaks four languages fluently Dört dili çok iyi derecede konuşabilen personel müdürünü tanıyorum..Aydın w h o s e skin is slippery is a young dolphin . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR Aydın is a young dolphin / its skin is slippery.. OF WHICH KULLANILIR Islamic and Allah . . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR was barking at the children - I threw a stone at the dog w h i c h / t h a t Çocuklara havlayan köpeğe taş attım..Islamic and Allah – Belief the idea of which is correct and coherent were accepted by approximately worldwide today on the contrary to Darwinism.Çok zor olan Fransızca’yı öğrenmeyi hiç denemedim. NİTELEYEN 2 – DEFINING THE OBJECT / N E S N E Y İ 2.I have never tried to learn French w h i c h / t h a t .

PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR I once went to London before which has many language schools. Pek çok dil okulunun bulunduğu Londra’ya daha önce bir kere gittim. Pek çok kitap yazmış olan N.Dün T.PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. - I have been in Taipei before w h i c h / t h a t has a dense population for the purpose of Electronic fair. Esasen çok tehlikeli olan Sarayburnu boyunca yüzmeyi çok seviyorum. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR I like swimming along Sarayburnu. Fazıl Kısakürek’in kitaplarını okudum. .Temasa geçtiklerinizin arasından güvenilir bir üretici şirket buldunuz mu? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - - We bought a hundred ostriches w h i c h / t h a t we have bargained before Pazarlığını daha önce yaptığımız yüz tane devekuşunu satın aldık. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . - - DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - We would lie to work with an experienced staff w h o m / t h a t we have confidence in. Dawrinciler pek de başarılı olamadıkları saçma iddialarını ortalığa yaymaya çalışıyorlar. Nüfusu çok kalabalık olan Taipei’ye Elektronik Fuarı münasebetiyle gittim.Fazıl Kısakürek who wrote plenty of books.V and I’ve too much frightened . PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.Yesterday I watched an alligator w h o eats a Zebra on the T. which is essentially very dangerous. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR - I have read N. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - Darwin’s follower try to spread their nonsense claims w h i c h / t h a t they cannot succeed. 208 . Kendisine güvendiğimiz tecrübeli bir personelle çalışmayı seviyoruz.V. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR I saw my friend’s car w h i c h overturned by the side of the road.’ de bir Zebrayı yutan Timsahı izledim ve oldukça dehşete düştüm. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR Have you found a reliable manufacturer company w h i c h / t h a t among you have got in touch with. Yolda ters dönen arkadaşımın arabasını gördüm.

..... 6 ay boyunca güneşin hiç batmadığı bir ülkeye daha önce hiç gitmedim. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - Yesterday. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - The manager of.. Hayvanat bahçesinde dişleri çok keskin olan bir köpekbalığı gördük.... OF WHICH KULLANILIR - Did you see the container the right sight of which is a big punctured? Sağ tarafında büyük bir delik olan konteynırı gördün mü? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. Kendisine bir çok kelime öğretebileceğim bir papağan satın aldım... Dün işlerinin yoğunluğu neniyle uzun bir süredir göremediğim Pazarlama Müdürünüz Bay Chu ile görüştüm...- I haven’t gone to a country before w h e r e / t h a t sun never downs during 6 months. IDEA / KAVRAM İÇİN THE . OF WHICH KULLANILIR 209 ... . Chu w h o m I haven’t seen for a long time because of his intensity.. Senin yaşadığın yer olan Adana’ya gitmedim. I got in touch with your marketing manager Mr. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - We have witnessed his unacceptable behaviour w h i c h we never expect from himself. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR Nobody hasn’t seen our new goods assortments yet w h i c h we have imported last week... (Not : Burada kullanılan who ve whose sizi şaşırtmasın birisi kişinin kendisini nitelerken diğeri kişinin ceketinin rengini belirtmek için kullanılmıştır) OBJECT / CİSİM İÇİN THE . Kendisinden hiç beklemediğimiz kabul edilemez bir davranışına şahit olduk. company w h o visits us with his assistant discussed with us about a lot of things w h o s e jacket colour was dark blue. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - - I bought a parrot w h o m I am going to teach many words to itself. Ceketinin rengi lacivert olan ve bizi yardımcısıyla ziyaret eden şirketinin müdürü bizimle pek çok şey hakkında görüştü. OF WHICH KULLANILIR - At the zoo we have seen a shark the teeth of which are very sharp.Hiç kimse daha geçen hafta ithal etmiş olduğumuz yeni mal çeşitlerimizi henüz görmedi. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - I haven’t gone to Adana where you live.

. İnsanlarının tamamı çok soğuk olan Hong Kong’a bir iş seyahati düzenledik.- We had a meeting each other the purpose of which was entirely about our new business. PLACE / YER İÇİN THE..Which was the first steamship w h i c h / t h a t Altantik Okyanusunu ilk geçen tekne hangisi idi? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR crossed the Atlantic Ocean. Aramızda amacı tamamıyla yeni işimizle alakalı olan bir toplantı düzenledik. I want to go anywhere w h o s e population is not dense also people warm. DEFINITING THE SUBJECT TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - Our general manager is a man w h o / t h at believes a discipline in an employment place. IDEA / KAVRAM İÇİN THE... - That is a shark w h i c h / t h a t has a sharp teeth. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . OF WHICH KULLANILIR - I want to object to t h e a l l i d e a s t h e c o n s i s t i n g o f w h i c h is contrary my ideas. Gövdesi oldukça iri olan bir kaplan gördük. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - We saw a tiger w h o s e body is too big.. Ticari amaçla benim ziyaretime gelen bir arkadaşıma İstanbul’un Tarihi ile ilgili fiyatı oldukça pahalı olan bir kitap alıp hediye ettim. Benim fikirlerime ters düşen tüm düşüncelere karşı çıkmak istiyorum. 210 . Tatil için insanları sıcak ancak çok kalabalık olmayan bir yere gitmek istiyorum NİTELEYEN 3 – DEFINING THE COMPLEMENT/T A M L A M A Y I 3-1. OF WHICH KULLANILIR. OBJECT / CİSİM İÇİN THE... O kesin dişleri olan bir köpekbalığıdır..... OF WHICH KULLANILIR - I bought History of Istanbul t h e p r i c e o f w h i c h is too expensive and made a present to my friend who visited me for the purpose of business... - We have held a business trip to Hong Kong the people of which were entirely unfriendly. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - For holiday... TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - We got in touch with a person in your company w h o s e voice is hard and rudely Sizin şirketinizden sesi çok kaba ve sert olan birisi ile görüştük. Genel Müdürümüz bir iş yerinde disiplin olması gerektiğine inanan bir kimsedir.

. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - That was the unsolved problem. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR 211 . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - That was the strong toy w i h c h / t h a t I bought it for my son from Tahtakale. O tartışılması zor bir o kadar da çözülememiş olan bir problemdi.. Deve üzerine sadece bir kez binebildiğim bir çöl hayvanıdır. DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - This is the patient w h o m / t h a t the doctor is anxious about him. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A camel is a desert animal w h i c h / t h a t I have once ridden. Emsalleri arasında çok hızlı koşan o at yıldırımdır.Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden sizin kurtulmanıza vesile olacak olan en iyi yaşam tarzı nedir? Burada dikkat edilecek olursa hem which hem de the. O doktorun kendisi hakkında endişe duyduğu bir hastadır. O oğlum için Tahtakale’den almış olduğum dayanıklı bir oyuncaktı. which is difficult to discuss. Şehrin göbeğine kurulmuş olan postane nerede? TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR Your friend is the best person I’ve ever known w h o advises you on some important matter therefore appreciate him! .. - Where is the post office w h i c h / t h a t has been founded in the middle of the city. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR - That horse is Yıldırım who runs very fast among its similar. Yarma sadece Mısır’ın yetiştiği bir yerdir. 3-2 . PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - Yarma is the only town w h i c h grows corn. of which sıfat cümleciklerinin aynı cümlelerde iki farklı konumda kullanılışları yer almaktadır. - PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. Bakır elektriği iyi ileten bir metaldir.Senin arkadaşın hayatımda gördüğüm en iyi kişi ki sana bazı önemli konularda tavsiyeleri olan birisi bu yüzden kıymetini bil ! OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - - That metal is copper w h i c h is a good conductor of electricity.IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR What is the best life-method w h i c h / t h a t will assist your escaping from hell fire the compustible material of which is humans and stones? .

PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - That is the capital w h i c h had been founded for hundreds years ago. we would like to import them 100 pcs each.... OF WHICH KULLANILIR - These are the Discmans the prices of which are cheap therefore. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - The winner of next world are believers w h i c h struggle on the way of Allah during their life. - These are the towns w h e r e you cannot find comfortable hotel. O yüzlerce yıl önce kurulmuş bir başkenttir. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - This is the woman w h o s e her wallet had been stolen by unknown thief. OF WHICH KULLANILIR - That is the Amazon. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - That is paradise w h e r e everyone would like go over there but only someone can succeed to complete of this long marathon. Bunlar fiyatları ucuz olan – diskmen-lerdir bu yüzden her birinden 100’er adet ithal etmek istiyoruz. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - That is a cat w h o m I have fed it for a few years but unfortunately died yesterday. Bu kasabalar içinde çok konforlu oteller bulamayabileceğiniz türden kasabalardır. O cüzdanı bilinmeyen bir hırsız tarafından çalınmış olan bir kadındır. OF WHICH KULLANILIR 212 . TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The next student is Ali w h o m I always admire him every time because of his resolution Ali azmi nedeniyle her zaman çok takdir ettiğim bir öğrencidir. ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. O cennet ki herkesin oraya gitmek istediği bir yerdir ancak sadece bazıları bu uzun maratonu başarı ile tamamlayabilirler. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.Alligator the jaw bones of which are more powerful than River-Nil crocodiles O Nil krokodillerine nazaran çenesi daha güçlü olan bir aligatördür.. O benim birkaç yıldır beslediğim bir kedidir fakat ne yazık ki dün öldü.. 3 . Ahiretin galipleri hayatları boyunca Allah yolunda mücadele eden müminlerdir. Cevabını çok zor verdiğim bir soruydu..- The question was answering w h i c h I can hardly do.

213 .. PLACE / YER İÇİN THE.- That was an agreement the a lot of articles of which had been disobeyed by against party therefore we have forced to open a lawsuit against them. - This is a village the houses of which are generally two-floors.A.. Bu duvarlarının tümü mavi olan diğer adıyla Sultanahmet camii olarak da anılan Mavi camidir.. OF WHICH KULLANILIR My only desire is becoming an import/export manager in the future the salary of which is high Gelecekte maaşı yüksek olan ithalat/ihracat müdürü olmak istiyorum. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. OF WHICH KULLANILIR. OBJECT / CİSİM İÇİN THE... Amacım zor olanı başarmaktır.) amacı sadece Allah katında iyi bir müslüman olmak olan kuvvetli birisi idi.A. OF WHICH KULLANILIR - My aim is to succeed t h e a p p l i c a t i o n of w h i c h is difficult... ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - That is shark w h o s e teeth are very sharp. O dişleri çok keskin olan bir köpekbalığıdır. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - Hamza (R..) is a strong man w h o s e main aim is to be a good Muslim in Allah’s opinion. Hamza (R. Hz. O maddelerinin pek çoğu karşı tarafça ihlal edilmiş bir anlaşma idi bu nedenle onlar aleyhine dava açmak durumunda kaldık. Bu evleri genellikle ikişer katlı olan bir köydür.. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - - This is Blue Mosque w h o s e walls are all blue in the other words SultanAhmet mosque.

Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't ÖRNEK TABLO (+) I played You played He played She played It played We played They played (-) I didn't play You didn't play He didn't play She didn't play It didn't play We didn't play They didn't play (?) Did I play? Did you play? Did he play? Did she play? Did it play? Did we play? Did they play? 214 . -Bankamıza hesabınıza yatırılması için 5. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz.000 USD to your account. ● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır.fiilerin sonuna –ed takısı getirilir.) -We ordered to our bank in order to they transfer the amount of 5.TENSES A) Simple: Do + V1 1.) Simple Past (-di) S + V2 + Obj (düzenli fiillerde.000 USD’lik bir ödeme talimatı verdik.

but they do have one specific time in mind. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir. (Ellerini yıkamadı) 215 . (Dün amcamı ziyaret etmedim. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim. Düzenli fiillerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir. (Dün bir film seyretmedim. I didn't travel to Italy.) I didn't see a movie yesterday.) (-) I didn't visit my uncle yesterday. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır. ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır. (Amcamı ziyaret ettim) (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.) Last year.DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır.) REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller) ● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır. (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır.) She washed her hands.) (?) Did I visit my uncle yesterday? (Dün amcamı ziyaret ettim mi?) (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır.) Last year. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time. Example: go swim do went swam did ● USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler) Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. (Dün bir film seyrettim. (Ellerini yıkadı) She didn't wash her hands.) (Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.) EXAMPLES: I saw a movie yesterday. I travelled to Italy. Example: want clean wash wanted cleaned washed ● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir. EXAMPLES (ÖRNEKLER): (+) I visited my uncle.

"used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı.) Ahmet studied English for five years. (Yarım saat telefonda konuştuk. (Tüm gün sahilde oturdular." "for five minutes.when I was younger" in the sentence." "usually. To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always.) He arrived from the airport at 8:00. (Havaalanından saat 8'de geldi. (İki yıl Türkiye'de yaşadım. EXAMPLES: I played basketball when I was a child.) They sat at the beach all day. 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu.) ● USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar) The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past.) 216 . "often" (sık sık). and met the others at 10:00. (Çocukken basketbol oynardım. (Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız. A duration is a long action often used with expressions like "for two years.● USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi) We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past. walked to the beach." "never." "often.) E XAMPLES: I lived in Turkey for two years." (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır.) How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz? We waited for one hour. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima).. (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır.) We talked on the phone for thirty minutes. (Bir saat bekledik." "all day" or "all year.when I was a child" or ".) ● USE 3 Single Duration (Tek süreç) The Simple Past can be used with a duration... EXAMPLES: I finished work. sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum.. It can have the same meaning as "used to". Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır"." ". which starts and stops in the past. and found a nice place to swim. "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır. checked into the hotel at 9:00. "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır. (İşlerimi bitirdim.

) ● USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler) Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual. Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he. yesterday (dün) I went to theatre yesterday.) Simple Present (-ir) Subject + V1 + Object -We generally export tekstile products to the various countries -Biz çeşitli ülkelere genellikle tekstil ürünleri ihraç ederiz. hep kaçarlardı. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. ÖRNEK TABLO (+) I play You play He plays She plays It plays We play They play (-) I don't play You don't play He doesn't play She doesn't play It doesn't play We don't play They don't play (?) Do I play? Do you play? Does he play? Does she play? Does it play? Do we play? Do they play? ("He.) They never went to school.it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir. (Dün sinemaya gittim. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs. (Hiç okula gitmezlerdi. (İki dakika önce onu gördüm. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı. The action can be a habit.She worked at the hospital after school.she.) He bought a car last week. a scheduled event or something that often 217 .) two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago. they always skipped. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır. ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. a hobby.) last week/year/Sunday etc. a daily event.) 2. she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV. (Geçen hafta araba aldı. (Dün gece televizyonda bir film izledim.

(Geçmişte. (Her on iki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar. Bu eylem bir alışkanlık. planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir. and will be true in the future. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır. (Kediler sütü sever. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder.) She always forgets her purse.) The sun does not circle the Earth. (Güneş dünyanın çevresinde dönmez. (Tenis oynarım) She does not play tennis. (O hep cüzdanını unutur.) The train leaves every morning at 8 am. (O teniz oynamaz.) California is in America. is true now. It is not important if the speaker is correct about the fact. hobi. (Kaliforniya İngiltere'de değildir.) EXAMPLES: I play tennis.) California is not in the United Kingdom.happens. (Tren saat 9'da hareket etmez.) The train does not leave at 9am.) Birds do not like milk. the Earth circles the sun.) EXAMPLES: Cats like milk.) Every twelve months. bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. (Pencereler ağaçtan yapılmaz.) He never forgets his wallet. (Kaliforniya Amerika'dadır.) New York is a small city.) ● USE 2 Facts or Generalizations (Gerçekler veya genellemeler) The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before. günlük bir olay. It is also used to make generalizations about people or things.) Windows are made of glass. (Kuşlar süt sevmez. (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir. (O hiç cüzdanını unutmaz.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE 218 .) Windows are not made of wood. (Pencereler camdan yapılır. (New Yok küçük bir şehirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur.

(Bana arasıra mektup yazar. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim.) every day/year/week etc. Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir.) Future (-ecek) S + will / shall + v1 + obj. "WILL" FUTURE TENSE TABLO (+) I will play You will play He will play She will play It will play We will play They will play (-) I won't play You won't play He won't play She won't play It won't play We won't play They won't play (?) Will I play? Will you play? Will he play? Will she play? Will it play? Will we play? Will they play? "GOING TO" FUTURE TENSE TABLO (+) I'm going to play (-) I'm not going to play (?) Am I going to play? 219 . always (daima) She always listens to classical music.) 3.) I go to work every day. (Nadiren sigara içerim. -Loading will resume as soon as port-authorities arrive on board. asla) I rarely smoke.) She sometimes writes me a letter.) usually (genellikle) often (sık sık) sometimes (arasıra) rarely (nadiren) never (hiç. (her gün/yıl/hafta vs. (Bizi sık sık ziyaret ederler.) I never drink alcohol. örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir.) They often visit us. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.) I usually go to cinema at weekends. (Her gün işe giderim. Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de. (O hep klasik müzik dinler. -Liman yetkilileri güverteye gelir gelmez yükleme kaldığı yerden devam edecek.Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. (Hiç alkol içmem.

(Çok yorgunum. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.) ● USE 2 "Will" to Express a Promise (Söz vermek için) "Will" is usually used in promises. (Varınca seni ararım. (Tatilini Hawai'de geçirecek. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else. (Söz veriyorum. ("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir.) We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. (Telefon çalıyor.) B: I'll make some sandwiches. ("Will" genellikle söz verirken kullanılır. (Ben bakarım. (Gerçekten çok açım. ) EXAMPLES He is going to spend his vacation in Hawaii.) A: The phone is ringing.) A: Who is going to make John's birthday cake? (John'un doğum günü pastasını kim yapacak?) 220 . Ona sürpriz parti hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim.) ● USE 3 "Be going to" to Express a Plan (Bir plandan bahsederken) "Be going to" expresses that something is a plan. (Sana biraz kahve getiriyim. Uyumak üzereyim.) EXAMPLES: A: I'm really hungry.You're going to play He's going to play She's going to play It's going to play We're going to play They're going to play You aren't going to play He isn't going to play She isn't going to play It isn't going to play We aren't going to play They aren't going to play Are you going to play? Is he going to play? Is she going to play? Is it going to play? Are we going to play? Are they going to play ● USE 1 "Will" to offer something (Bir şey teklif etmek için) "Will" often suggest that a speaker will do something voluntarily. (Bu gece 6'da buluşacağız. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır. I'm about to fall asleep.) EXAMPLES I will call you when I arrive.) B: I'll get it.) A: I'm so tired.) B: I'll get you some coffee.) I promise I will not tell him about the surprise party.

..) ● USE 4 "Will" or "Be Going to" to Express a Prediction (Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to") Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future.. (Sana bir aspirin getiriyim..) DİKKAT! Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçe’ye farklı şekillerde çevrilebilir.B: Sue is going to make John's birthday cake...... I will go to Italy.... -Son zamanlara kadar ....... (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.... next year/month/week/Saturday (gelecek yıl/ay/hafta/Cumartesi) tomorrow (yarın) soon (yakında) in two minutes/four weeks (iki dakika/dört hafta içinde) B) Continuous: (-yor) Be + V1.. (İtalya'ya gideceğim... EXAMPLES: The year 2003 will be a very interesting year...) I will open the door..) Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir.) I will bring you an asprin..... Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir..) The year 2003 is going to be a very interesting year...) Past Continuous (-yordu) S+ was / were + v1(-ing) + obj. -We were doing business with .. (Yağmur yağacak) It's going to rain... [WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was . TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. "Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir..... (Yağmur yağacak..şirketiyle çalışıyorduk.ing 1. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.. (John'un doğun günü pastasını Sue yapacak. (Kapıya ben bakarım....were 221 .. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.... Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır...) It will rain.. company till recent times. Aşağıdaki örneklere bakınız..

it started to rain. However. Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır.) When the phone rang.ÖRNEK TABLO (+) I was playing You were play He was playing She was playing It was playing We were playing They were playing EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson. (O aradığında televizyon seyrediyordum. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir. (Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem) In USE 1. described above.) Sally was working when Joe had the car accident. you can also use a specific time as an interruption. she was writing a letter.) They were drinking tea when I arrived. (Onu gördüğümde sigara içiyordu. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu. the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past.) hile we were having a picnic. (Ben vardığımda çay içiyorlardı. someone stole his car.) ● USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir. (-) I wasn't playing You weren't playing He wasn't playing She wasn't playing It wasn't playing We weren't playing They weren't playing (?) Was I playing? Were you playing? Was he playing? Was she playing? Was it playing? Were we playing? Were they playing? EXAMPLES: I was watching TV when she called.) She was smoking when I saw her. The interruption is usually an action in the Simple Past.) While John was sleeping last night. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı. EXAMPLES: W 222 . (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu. (Ders çalışıyordum. Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik.

Tim was watching television. Yani eylemler paraleldir. patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı. (Gece yarısı hala çölde araç kullanıyorduk) DİKKAT! Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir.. some were talking on the phones. EXAMPLES: I was studying while he was making dinner. and customers were waiting to be helped. bazıları telefonda konuşuyor. we were still driving through the desert. it expresses the idea that both actions were happening at the same time. (Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu.. (Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu.Last night at 6 p.m. EXAMPLE: When I walked into the office.m. Others were complaining to each other about the bad service. (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum. belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil. discussing their plans and having a good time.) ● USE 4 Atmosphere (Atmosfer) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past.m. planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence. (İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum) While Ellen was reading. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. the boss was yelling directions. yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir. Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor. 223 .) Last night at 6 p. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı. I was eating dinner. I was eating dinner. (Saat 6'da yemeye başladım. I ate dinner. belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar.. Past Continuous Tense'de ise. İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda. The actions are parallel. EXAMPLES: Last night at 6 p. several people were busily typing. (Yemek yiyor.) At midnight. One customer was yelling at a secretary and waving his hands.) They were eating dinner.

(Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.) (-) I am not playing You aren't playing He isn't playing She isn't playing It isn't playing We aren't playing They aren't playing (?) Am I playing? Are you playing? Is he playing? Is she playing? Is it playing? Are we playing? Are they playing? EXAMPLES (ÖRNEKLER) You are learning English now.) 224 . Auxiliary Verbs: am/is/are ÖRNEK TABLO (+) I am playing You are playing He is playing She is playing It is playing We are playing They are playing ● USE 1 Now (Şimdi) Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now. at this very moment.TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) 2. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler. while . (Onu araba sürerken gördüm. -We are manufacturing the goods your desired type and quality -Sizin istediğiniz tipte ve kalitedeki bir malı üretiyoruz. Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir.) They helped me as I was carrying some heavy bags.as I saw him while he was driving.) Present Continuous (-yor) S+ am+is+are +V1 (ing)+obj. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

(Doktor olmak için çalışıyorum.) I am reading a book. (Şimdi uyumuyorsun. (Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır. (İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir.) I am not studying to become an engineer. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum. "bu yıl". (Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını 225 . (Bu gece partiye gitmiyorum. (Mühendis olmak için çalışmıyorum." "this month. "bu ay".) Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?) ● USE 3 Near Future (Yakın Gelecek) Sometimes. (Ayakta durmuyorum.) I am not standing. "tam bu anda". which is in progress. "bu yüzyıl" vs.) I am not reading any newspapers right now." "this year.) I am sitting.) I am not going to the party tonight. (Bir kitap okuyorum." "this century" and so on. now can mean "this second. Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action.) What are you doing? (Ne yapıyorsun?) Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) ● USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar) In English. (Oturuyorum. Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion." "today.) EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir) I am studying to become a doctor. speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future.) EXAMPLES: I am meeting some friends after work.) Isn't he coming with us tonight? (O bu gece bizimle gelmiyor mu?) ● USE 4 Complaining with "Always" ("Always" kullanarak şikayette bulunma) The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens. Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız. (İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz.You are not sleeping now.

Bir şeyden şikayet ederken kullanılır. (O sürekli konuşur.) He is always talking.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. FORM Future Continuous [WILL BE] + [VERB+ing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir.Doğru I am hating you . Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır.hate . I am going to be waiting for you.have (possession) etc. now right now at the moment at present 3.Doğru She isn't understanding me . (Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler. -Önümüzdeki haftadan itibaren tüm siparişlerinizi üretmeye başlıyor olacağız.like .veya olduğunu belirtir. EXAMPLES: She is always coming to class late. I will be waiting for you.Yanlış I hate you . 226 .. -We will be beginning to manufacture all your orders as of next week.Yanlış She loves chocolate.). .) I don't like them because they are always complaining.understand .) DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz. . love . (Derse hep geç kalıyor.) Future Continuous (-yor olacak) S + will / shall + be + v1-ing + obj. (Bu gece uçak vardığında. seni bekliyor olacağım.Yanlış She doesn't understand me . She is loving chocolate.Doğru TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

) NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Gelecekte belirli bir zaman belirtme) 227 .) EXAMPLES: I will be watching TV when she arrives tonight. she is going to make dinner. Yanlış "FUTURE CONTINUOUS TENSE" TABLO (+) I will be playing You will be playing He will be playing She will be playing It will be playing We will be playing They will be playing (-) I won't be playing You won't be playing He won't be playing She won't be playing It won't be playing We won't be playing They won't be playing (?) Will I be playing? Will you be playing? Will he be playing? Will she be playing? Will it be playing? Will we be playing? Will they be playing? ● USE 1 Interrupted Action in the Future (Gelecekte yarıda kesilen eylemler) Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted. Steve will make dinner. bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek. (NOTICE. Steve yemeği yapacak. if anything happens and you need to contact me. Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz. "am working" because of "while. (Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse. she is going to make dinner.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir. ben Madison Otel’ de kalıyor olacağım.) While I am working. (Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım. (Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak.) He will be studying at the library tonight.(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım. (Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız. The interruption is usually an action in the Simple Future. Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz. so he will not see Jennifer when she arrives. Doğru While I will be finishing my homework. EXAMPLES: While I am finishing my homework. (Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım.") (Ben çalışırken.) I am going to be staying at the Madison Hotel.) I will be waiting for you when your bus arrives.

However. Others are going to be talking. (Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız. (O yemek yaparken.) EXAMPLES: I am going to be studying while he is making dinner. gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz. we will still be driving through the desert. Bazıları dans ediyor olacak. C) Perfect: (-miş) Have + V3 228 . the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future. (Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda. described above. Tim televizyon seyrediyor olacak) Tonight. you can also use a specific time as an interruption.In USE 1. Bu kullanımda ise eylem değil. (Ellen kitap okurken. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak. it expresses the idea that both actions will be happening at the same time. (Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım. Tim will be watching television. (Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü.) While Ellen is reading. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar.) EXAMPLE: When I arrive at the party everybody is going to be celebrating. They always do the same thing.) ● USE 4 Atmosphere (Ortam) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future. ben ders çalışıyor olacağım. Diğerleri konuşuyor olacak. (Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. (Bu gece kitap okuyarak.) At midnight tonight. belirli bir zaman vardır. (İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız..) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence. Some will be dancing.) TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Bu tense için kullanılan özel zaman zarfları yoktur.) EXAMPLES: Tonight at 6 p. they will be eating dinner. discussing their plans. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer. and having a good time. I am going to be eating dinner.m. planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar.

I had been to the U. Past Perfect Tense Türkçe'de "miş"li geçmiş zamanın karşılığı olarak kullanılabilir.1. FORM Past Perfect Examples: I had studied a little English when I came to the U.) [HAD] + [PAST PARTICIPLE] PAST PERFECT TENSE "TABLO" + I had played You had played He had played She had played It had played We had played They had played I hadn't played You hadn't played He hadn't played She hadn't played It hadn't played We hadn't played They hadn't played ? Had I play Had you play Had he play Had she play Had it play Had we play Had they play ● USE 1 (Geçmişte başka bir şeyden önce tamamlanan eylem) The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past.) They had never met an American until they met John.) Had you ever visited the U. -Mallarınızın hepsini tüm risklere karşı sigorta etmiştik. (Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir film seyretmemiştim.S. It can also show that something happened before a specific time in the past. (Evet. daha önce olanını ifade ederken bu tense'i kullanırız.) EXAMPLES: I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai. -We had insured all your goods against all risks. (Onlar John'la tanışıncaya kadar hiç bir Amerikalıyla tanışmamışlardı.) ● USE 2 ( Geçmişteki belirli bir şey veya zamandan önceki süreç ) 229 . before your trip in 1992? (1992 yılındaki seyahatinden önce hiç Amerika'ya gitmiş miydin?) Yes. Geçmişte olan iki olaydan.) Past Perfect (-mişti) S+ had + v3 + obj. (Past Perfect tense geçmişte bir eylemin.S.S. once before in 1988. Aynı zamanda geçmişte yaşanan bir eylemin belirli bir zamandan önce olduğunu söylemek için de kullanılır. (İngiltere'ye geldiğimde biraz İngilizce çalışmıştım. 1998'den önce Amerika'da bulunmuştum. başka bir eylemden önce tamamlanmış olduğunu ifade eder.

EXAMPLES: We had had that car for ten years before it broke down.) I have never seen that movie. (Alex çalışmalarını bitirdiğinde sekiz yıldan fazla zamandır Londra'da bulunmaktaydı.) 230 . he had been in London for over eight years. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir.) Present Perfect (-miş) S+ have / has + v3 + obj. FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle] Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. (Bu araba bozulmadan önce on yıl bizimdi. The exact time is not important. Doğru She never saw a bear before she moved to Alaska. (Bu filmi hiç seyretmedim.) Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırın.) By the time Alex finished his studies. (Bu filmi birçok kez seyrettim. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir. -Siparişlerinizin büyük bir bölümünü tamamladık. -We have completed the great deal of your orders. EXAMPLES: I have seen that movie many times. Yanlış 2. EXAMPLE: She had never seen a bear before she moved to Alaska.) PRESENT PERFECT TENSE" TABLO (+) I have played You have played He has played She has played It has played We have played They have played (-) I haven't played You haven't played He hasn't played She hasn't played It hasn't played We haven't played They haven't played (?) Have I played Have you played? Has he played? Has she played? Has it played? Have we played? Have they played? ● USE 1 Unspecified Time Before Now We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now.

) (Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur. (O trenle hiç seyahat etmedi.) DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir.) 2 Change Over Time (Zamanla değişim) We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time. (Bu filmi yirmi kez seyrettim. there has been a war in the United States. 1 Experience (Tecrübe) You can use the Present Perfect to describe your experience. (İnsanlar aya seyahat etti. (Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.) (Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır.) Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?) Yes.) I think I have seen that movie before.) Joan has studied two foreign languages. (Hayır. onunla hiç karşılaşmadım.) 231 . (Kaliforniya’da bir çok deprem oldu. I have not met him. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.) I have never been to France. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm.) There have been many earthquakes in California.EXAMPLES: I have seen that movie twenty times.) He has never travelled by train. (Fransa'da hiç bulunmadım.) I think I have met him once before. (Evet.) Have you ever met him? (Onunla hiç karşılaştın mı?) No.) EXAMPLES: I have been to France. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir. (Fransa'da bulundum. Amerika'da bir savaş oldu. (Sanırım onunla daha önce tanıştım.) People have travelled to the moon. (Joan iki dile çalıştı.) EXAMPLES: You have grown since the last time I saw you.

) My English has really improved since I moved to Australia. (Yağmur durmadı. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler. (James henüz ödevini bitirmedi. (Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir.) Bill has still not arrived. Ayrıca bu zamanda. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.) 3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken) We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity.) Scientists have split the atom. (İnsan ayda yürüdü. (Oğlumuz okumayı öğrendi.) The rain hasn't stopped.) Doctors have cured many deadly diseases. (Bilim adamları atomu parçaladılar.) 4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem) We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. but she can communicate. (Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız.The government has become more interested in arts education.) EXAMPLES: James has not finished his homework yet.) TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler) We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occurred in the past at different times. (Bill hala gelmedi. henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam 232 .) Our son has learned how to read. ama iletişim kurabiliyor.) EXAMPLES: Man has walked on the moon.) Japanese has become one of the most popular courses at the university. You cannot mention a specific time. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı. (Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız.) Susan hasn't mastered Japanese. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı.

EXAMPLES: I am going to see a movie when I have finished my homework.) Future Perfect (-miş olacak) S + will / shall + have + V3 + obj.ever . (Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız. (İki haftadır gribim. ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi.for .) EXAMPLES: The army has attacked that city five times. -We will have completed all your orders within next week. but nobody knows why she is sick.edeceği anlamı da vardır. (Bu dönem dört tane quiz oldum." "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.) She has been in England for six months. "İki haftadır".this year . (Altı aydır İngiltere’de) Mary has loved chocolate since she was a little girl.) She has talked to several specialists about her problem.) We have had many major problems while working on this project.never .yet . Doğru 233 .) EXAMPLES: I have had a cold for two weeks.already .this week . "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder. -Önümüzdeki hafta içerisinde tüm siparişlerinizi tamamlamış olacağız. Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz.twice three times . (Ordu şehre beş kere saldırdı. (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever) TIME EXPRESSIONS IN PRESENT PERFECT TENSE since .) ● USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre) We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now.) I have had four quizzes this semester.today – recently 3. "Beş dakikadır".just . (Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu.four times .once . Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır. (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık. Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi. "For five minutes.

(O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak.) By the time he gets home. his wife is going to have cleaned the entire house. Yanlış FORM Future Perfect [WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I will have perfected my English by the time I come back from the U. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz. (Future Perfect tense gelecekte bir şeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder. Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır.) I am going to see a movie when I will have finished my homework.(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim. ÖRNEK TABLO (+) I will have played You will have played He will have played She will have played It will have played We will have played They will have played (-) Will I have played? Will you have played? Will he have played? Will she have played? Will it have played? Will we have played? Will they have played? (?) I won't have played You won't have played He won't have played She won't have played It won't have played We won't have played They won't have played ● USE 1 Completed Action Before Something in the Future (Gelecekte bir şeyden önce tamamlanmış eylem) The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future.) NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar. I will have received my promotion.S.) EXAMPLES: By next November. (Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I am going to have perfected my English by the time I come back from the US. It can also show that something will happen before a specific time in the future.) ● USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs) (Gelecekte bir şeyden önceki süreç) 234 . (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım.

Susan is going to have had my book for a week..) She had only been studying English for two years before she got the job. FORM Past Perfect Continuous [HAD BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I had been waiting there for two hours before she finally arrived.) ÖRNEK TABLO (+) I had been playing You had been playing He had been playing She had been playing It had been playing We had been playing They had been playing (-) Had I been playing? Had you been playing? Had he been playing? Had she been playing? Had it been playing? Had we been playing? Had they been playing? (?) I hadn't been playing You hadn't been playing He hadn't been playing She hadn't been playing It hadn't been playing We hadn't been playing They hadn't been playing ● USE 1 Duration Before Something in the Past (Geçmişteki bir şeyden önceki süreç) 235 . (O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim.) D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin. -We had been exporting various type of leather products to the a lot of countries until last year. -Daha geçen yıla kadar bir çok ülkeye çeşitli deri ürünleri ihraç ediyorduk.. Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. (Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak.With Non-continuous Verbs.ing 1. (Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin. başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir. gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz.) By Monday. (İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı. we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future.) EXAMPLES: I will have been in London for six months by the time I leave.) Past Perfect Continuous (-mekteydi) S+ had + been +v1-ing + obj. (Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım.

Notice that this is related to the Present Perfect Continuous.. (Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır.) 2. (Jason yorgundu. the duration does not continue until now. (Past Perfect Continuous Tense. however. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır. -Bu hafta sıparişlerinizin kalanını hazırlıyoruz. Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous.) I have worked in this company for four years 236 . I have been working in this company for four years. (Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar.) Sam gained weight because he had been overeating. -We have been preparing the rest quantity of your orders this week.We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past.) EXAMPLES: Jason was tired because he had been jogging.) James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia.) ● USE 2 Cause of Something in the Past (Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için) Using the Past Perfect Continuous before another action in the past is a good way to show cause and effect.) She had been working at that company for three years when it went out of business. geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır. çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı. (Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı.) Present Perfect Continuous (-mekte) S+ have / has + been + v1-ing + obj. (James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversitede eğitim veriyordu. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir.) EXAMPLES: They had been talking for over an hour before Tony arrived. (Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da. (Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi.

"Beş dakika boyunca". Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir.) EXAMPLES: They have been talking for the last hour. "For five minutes". (Üç yıldır bu şirkette çalışmaktadır.(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum.) She has only been studying English for two years. and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous. (Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir. (Son iki saattir konuşuyorlar.) ● USE 2 Recently.) She has been working at that company for three years. and "since Tuesday". "for two weeks".) James has been teaching at the University since June. Anlamı kuvvetlendirmek için 237 . (İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum. We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning. "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır. Lately (Son zamanlarda) You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes". (O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır. (Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır. Without the durations.) FORM Present Perfect Continuous [HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I have been waiting here for two hours. "for two weeks". the this tense gives a more general meaning of "lately". (James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir.) ÖRNEK TABLO (+) I have been playing You have been playing He has been playing She has been playing It has been playing We have been playing They have been playing (-) Have I been playing? Have you been playing? Has he been playing? Has she been playing? Has it been playing? Have we been playing? Have they been playing? (?) I haven't been playing You haven't been playing He hasn't been playing She hasn't been playing It hasn't been playing We haven't been playing They haven't been playing ● USE 1 Duration from the Past Until Now (Geçmişten şimdiye yaşanan süreç) We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now.

you must use Present Perfect. EXAMPLES: Sam has been having his car for two years.cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır.) EXAMPLES: Recently. İngilizce Akış Şeması Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyin üzerinde bilenler için sadece fikir vermesi açısından verilmiştir. (Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur. To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs. Yanlış Sam has had his car for two years. (Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır.) Future Perfect Continuous (-mekte olacak) S + will / shall + have + been + v1-ing + obj. (Mary kendini biraz depresyonda hissediyor. -We will have been beginning to operate approximately six months later. I have been feeling really tired.) She has been watching too much television lately.) Mary has been feeling a little depressed. Doğru 3. (Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum. -Yaklaşık altı ay kadar sonra faaliyete geçiyor olacağız.) IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses. Kategoriye göre: OLUŞ CÜMLELERİ EYLEM CÜMLELERİ I am a student Present Tense She swims everyday I was a student Past Tense She swam yesterday I will be a student Future Tense She will swim tomorrow I have been a student Present Perfect Tense She has swum for two 238 . yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz. Durağan fiiller.

) Yüklem tipi: 1) Kendilerinden sonra gelen fiile to aldıranlar want.. Continuous ve passive voice cümleleri eylem cümleleri olmalarına rağmen to be ile yapılırlar.days I had been a student Past Perfect Tense She had swum for two days Tobe Çekimi Eylem Çekimi İngilizce içinde ana başlık olarak iki tip cümle vardır ve bu iki tip cümle 5 ana zamanda konuşulur. I want money y pre. Tek Fiil S V O Çok Fiil S S Vy Vy to V Ving Ving O O O Başkasına Yaptırılan İş S S S Vy Vy Vy zamir to zamir V O Ving O Ving O to swim smoking stealing the S Vy pre. enjoy. kategori ve başlıklar İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzı ile yoktur. 2) Kendilerinden sonra to aldırmadığından ikinci fiili Ving yapanlar stop.. S zamir pre. 3) Sonu pre... refuse...( Bu tanım. Eylem Cümlelerinin İskelet Sistemi: İngilizce’de ana başlık olarak tek fiil. think of. I want to swim I enjoy swimming I think of going : yüklem : preposition : subject I want you I stop you I accuse you of 239 . çok fiil ve başkasına yaptırılan iş adı altında üç cümle kuruluş iskeleti ve bunların altında da yüklem tipine göre üç alt başlık bulunur. avoid... Yapılışına göre: TO BE ÇEKİMİ I I I I I am swimming will be swimming was swimming have been swimming had been swimming EYLEM ÇEKİMİ I I I I am taken will be taken was taken have been taken I had been taken to be + V3 were V2 was are V3 been to be + Ving TOBE is V1 am Bir cümle İngilizce gramerinde mutlak surette ya “ to be” yada “eylem” çekimi ile yapılabilir.. ile bittiği için ikinci fiili Ving yapanlar give up..

Sizlere yararlı olması inancımla.V O : verb : object En küçük birim açıklama: 1) 2) 3) 4) The The The The girl girl girl girl in the garden who wants to go swimming killed by Tom açıklama Kelime grubu Relative Clause Gerund Passive E. Bu kullanım kolaylıkları İngilizce gramer sisteminde yer almasına rağmen gerek yerli ve yabancı kitap yazarları gerekse İngilizce öğretmenleri bu konulara fazla değinmezler.K.B Sonuç olarak bir cümle ya oluştur yada eylem ve eylemse mutlaka yukarıdaki iskelet sistemi içinde kalan 7 adetten bir tanesidir. Bunların bazılarına aşağıda yer verilmiştir. Ezberlemeden Mantığı ile Kelime Türetme Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için verilmiştir. 1. Fiillerden sıfat yapma 3. Eylem cümlesini kendi tense’inde “ yor “ larsanız continuous. edilgen yaparsanız passive voice cümleleri elde edersiniz. Sıfatlardan fiil yapma swimming pool broken heart to get fat yüzme havuzu kırık kalp şişmanlamak Burada yer alan bilgilerin amacı İngilizce eğitimi alanların yıllarca ayrı ayrı ezberlemek 240 . PÜF NOKTASI Aşağıda İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için yararlı olacağına inandığım ve kitaplarda kolaylıkla bulunamayacak bazı bilgiler yer almaktadır. Fiillerden isim yapma 2.

kızarmış tavuk kırık sandalye oturma odası yüzme havuzu fried chicken broken chair living room swimming pool gibi kelimeler teker teker ezberlenmek yerine orijinal fiilleri sayesinde türetilirler. Air-conditioning Bodybuilding Brain washing Central heating Dry cleaning klima vücut geliştirme beyin yıkama merkezi ısıtma kuru temizleme 1. Bu durum genellikle Ving yapısının ikinci kısım olması ile elde edilir. Her gün kullandığımız.zorunda kaldıkları ama aslında tek bir mantık ve sadelikle zaten farkında olmadan bildikleri bazı gerçeklerin hiçte sanıldıkları kadar ürkütücü olmadıklarını göstermektedir. Eğer sözlükte kırık sıfatını aramak istersek karşımıza “ broken “ kelimesi çıkar ve bizde sanki onu özel bir kelimeymiş gibi algılarız oysa farkında olmadan zaten o kullanımı biliyoruzdur ama böyle bir yapının ne olduğu ve nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğimizden de zaten bildiklerimizi tekrar ezberlemek gibi bir tutuma gireriz. Türkiye’de tennis oynamak çok pahalıdır 4. Smoking is a terrible habit. Aşağıda yer alan tamlamaları dikkatlice inceleyerek aynı mantığa varmaya çalışın. Bu kullanım özelliği yüzlerce yeni kelimeyi bize hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Bakır madenciliği o bölgenin ekonomisi için vazgeçilmezdir 2. Swimming is a good sport. Bu kullanım özelliği bize yüzlerce yeni kelimeyi hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Copper mining is indispensable to the economy of that region. o fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir sıfat haline sokar ve orijinal bir sıfat gibi Türkçeleşir. Dancing school Finishing line Freezing point Living room Opening speech dans okulu bitiş çizgisi donma noktası oturma odası açılış konuşması Ving yapılı isim farklı kelime ile birleşip yeni anlamlı başka bir tamlama ortaya çıkarabilir. Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır 3. Playing tennis in Turkey is very expensive. Bu sayede yüzlerce yeni kelimeye hiç bir çaba harcamadan ve en önemlisi ezberlemeden ulaşırız. Ving Yapısının İsim Olarak Kullanımı Her fiilin tek başına Ving hali fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir isim haline sokar ve orijinal bir isim gibi Türkçeleşir. Yüzme iyi bir spordur V3 Yapısının Sıfat Olarak kullanımı Fiillerin tek başına V3 hali. 241 .

to to to to to to be be be be be be fat angry hot dark better cold şişman olmak kızgın olmak sıcak olmak karanlık olmak daha iyi olmak soğuk olmak to get fat şişmanlamak to get angry kızmak to get hot ısınmak to get dark kararmak to get better iyileşmek to get cold soğumak 242 . Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. Çalıntı bir yüzük almak kanun dışıdır 3. Daha evvel isimlerin “ çoğul yapılma kurallarında “ da incelendiği gibi isimler . Bir Amerika’lı ile evli 2. şişman olmak şişmanlamak kızgın olmak kızmak sıcak olmak ısınmak pahalı olmak pahalılaşmak Aynı durum İngilizce gramerinde de karşımıza çıkarak aynen Türkçe’de olduğu gibi sıfatlar fiil yapısında kullanılabilirler. Aşağıdaki örneklerde sıfatların nasıl fiil haline geldiklerini dikkatlice inceleyin. Yani bir eylem gibi ele alınıp çekimlenemezler. Buraya park etmek yasak 4. Break Steal Marry Fry Paint 1. It is illegal to buy a stolen ring. kırmak to be broken kırık çalmak to be stolen çalıntı evlenmek to be married evli kızartmak to be fried kızarmış boyamak to be painted boyalı 1. Bir sıfatı fiilleştirmek için önüne “ get “ getirilir ve sıfatlar artık oluş cümleleri yerine sıfat özelliklerini bir kenara bırakarak eylem cümlelerinde çekim alırlar. Fiillerin üç hali düzenli fiillerde sonlarına ed eki almalarıyla düzensiz fiillerde ise ayrı ayrı bilinmek suretiyle kullanılırlar. I am fat şişmanım I was fat şişmandım Oysa Türkçe Gramerinde karşımıza sıfatlardan türeyerek eyleme dönüşen ve bunun sonucunda eylem cümlelerinde kullanılan bir çok kelime çıkar. He is known very mean in the town.sıfatlar ve fiiller düzenli ( belirli bir kurala göre türetebilen ) ve düzensiz ( belirli bir kurala göre türetilemeyip ayrı ayrı bilinmek zorunda olunan) yapıda karşımıza çıkarlar.hal broken stolen married fried painted 3. It is forbidden to park here.hal Şimdi fiillerin to break to steal to marry to fry to paint broke stole married fried painted 2. He is married to an American.Fiillerin üç hali vardır.Hal eylem anlamları bir kenara bırakılarak onların sıfat anlamları incelenirse. Kasabada çok cimri biliniyor Sıfatlardan Fiil Yapılması Bilindiği gibi sıfatların çekim alması sadece “ to be “ cümlelerinde gerçekleşebilmektedir.

Hayat her gün azar azar zorlaşıyor. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmanı istemiyorum. Şişmanlamak istiyor I don’t want you to go out after it gets dark. Whenever I see him. çıldırıyorum. I get crazy. Her ne zaman onu görsem. 243 . Life gets difficult every day little by little.She wants to get fat.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful