BASIC ENGLISH

İngilizce öğrenebilmek her şeyden önce kendinize güven ve insan aklının başaramayacağı hiç bir şeyin olamayacağına kendinizi inandırmanızla başlar. Geçmişteki yersiz ve boş korkularınızdan kurtulmanız İngilizce eğitiminde atacağınız ilk adım olacaktır. Unutmayın İngilizce öyle kolay bir lisandır ki ezberlemediğiniz sürece öğrenmemek için özel çaba sarf etmeniz gerekir. İddia ediyorum yeterli Türkçe altyapısı olan herkes 5 ay içinde makale yazabilecek düzeyde İngilizce öğrenir. İngilizce’de istisnai durumlar dışında hiç bir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçe’de olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar. İngilizce bir cümle yapılırken;

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN
sıralaması uygulanır Örneğin; Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce Ö Y N B Y temizliyor temizleyecek Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce temizleyebilir temizlemeli Yukarıdaki örneğe dikkat edilirse cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır. İngilizce’yi kısa sürede öğrenebilmenin gerek ve yeter koşulu iyi Türkçe altyapısına sahip olmaktır. Kullandığı malzemenin Türkçe gramerindeki karşılığını bilmeyen bir insanın İngilizce öğrenebilmesindeki başarı ne derece gerçekçidir. Bir ikinci nokta da İngilizce’de Türkçe’de olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. baba-cığım gide-cegini sev-diğimi hasta olduğumuzu Biz bu takıları Türkçe’ye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde kendimiz ekleriz.
cümlesi mantığı ile yapılır

Z

1

SİSTEM BİLGİSİ
Bizler bebekler gibi önce kelimelerin anlamlarını bilmeden kulak dolgunluğu ile ezberlemek daha sonrada aralarında zamanla anlam ilişkisi kurarak bütüne ermek gibi bir olayı bu yaşlarda yapamayacağımıza göre uygulanacak tek yöntem o dili gramer kurallarına göre öğrenmek olacaktır.

Sistem önce Türkçe dilbilgisi kurallarına genel bakış ile başlayan daha sonra İngilizce dilbilgisindeki
kullanacağımız tüm malzemeyi irdeleyip olayın mutfak aşamasıyla ilgilenen bütün bunların cümlelerin hangi aşamalarında karşımıza çıktığını Türkçe kıyaslamaları ile formülde yerine oturtan ve sırasıyla başlangıçtan itibaren İngilizce dilbilgisindeki tüm cümle yapılarına hayattaki kullanım mantığına göre uygulanan bir yöntemdir. Unutmayın ki iyi gramer bilgisi olan herkes iyi düzeyde yazıp konuşur. Bazen şu cümleyi çok sık duyarız. “Benim gramerim iyi ama konuşamıyorum.“ Bu sadece insanın kendini kandırmasından ibarettir. Gramer bilgisinden kastedilen onun formülünü bilmek değil hayatta bir olay yaşanırken hemen o gramerin adını telaffuz edebilmektir. Sadece formül bilmek okullarda sınav geçmek için geçerlidir gerçek hayatla bir ilgisi yoktur.

NEDEN 5 AY
Elbette ki İngilizce eğitimi öyle aylara sığacak bir olgu değildir ama temel ve taktiği ile uygulanabilecek doğru bir metot başarının altın anahtarıdır. Haftalık ortalama 5-6 saatlik derslerle geçirilecek 5 ay belki elde olmayan aksaklıklarla uzayabilecek 6 ay İngilizce için harcanacak maksimum zamandır. Bu sistem içinde uygulanan tarz ezberciliği ortadan kaldırdığından harcanan bütün süre mutlak öğrenmeye gitmektedir. Bu metotla İngilizce öğrenebilmek insan aklının alamayacağı kadar kolay olmasına rağmen Türkçe alt yapısı zayıf, her gün 1 saat evde kendi başına tekrar yapmayan, sistemi uygulamayan, birisi gelse de bütün her şeyi ben uyurken beynime aktarsa zihniyetinde olan kişilerin başarıya ulaşmaları hemen hemen imkansızdır. Eğitim sürecinden sonra kişi sıkça okuyarak kendince yazılar yazarak ve sistemin bir parçası olan notları tekrar ederek kendini geliştirecektir.

SEVİYE DÜZEYİ
5 ay sonunda aklınıza ne geliyorsa söyleyip yazabileceksiniz. Tabi ki CNN anlayamayacak Wall Street okuyamayacaksınız onlar belli bir kelime sürecinin sonunda gelecek olaylardır. Fakat sözlük yardımı ile Wall Street içindeki anlayamadığınız cümlelerin sayısı gittikçe azalacak yada deyimlerde sıkıntılar çekeceksiniz. B u sistem içinde yaklaşık kişiye bağlı olarak 3 ile 5 bin arasında kelime öğrenilecek bu kelimeler sayesinde her cümle kolaylıkla yapılabilecektir. İngilizce dilbilgisinde 100 binin üzerinde kelime vardır ama bütün bunları öğrenmek uzun yıllar alan bir süreçtir, bizim hedefimiz yazı ve konuşmada oldukça fazla sayılabilecek bu kelimeler ile profesyonel cümleleri ortaya çıkarmaktır. Sizi biraz daha aydınlatabilmek için yaklaşık 4 veya 5 haftalık bir eğitim sonucu geleceğimiz birinci kitabımızın sonunda aşağıdaki gibi yazı örneklerini çok rahatlıkla yazar ve konuşur olacaksınız.

2

Kilyos’ taki evimiz geceleri çok ıssız olduğundan arkadaşlarımızın bizi ziyaret etmeleri zordur. O akşam evde yalnızdık ve soygundan sonra katil bahçede olduğundan karanlıkta kendimizden bile korkuyorduk. Polisi aramamız kablo kesik olduğu için imkansızdı. It is difficult for our friends to visit us because our house in Kilyos is very quite at night. We were alone at home that night and we were afraid of even ourselves in the dark because the killer was in the garden after the robbery. It was impossible for us to call the police because the cable was cut. Biz Türkiye’de uluslararası bir ithalat şirketiyiz. İlanınızdan bütün dünyada yeni pazarlara ihtiyacınızın olduğu anlıyoruz. Karşılıklı menfaatlerimiz doğrultusunda sizinle uzun süreli bir iş birliğine hazırız. Eğer konu ile ilgilenirseniz, lütfen bize şirketiniz ve ürün yelpazeniz hakkında daha ayrıntılı bilgi gönderin. We are an international import company in Turkiye. We understand that you are in need of new markets all over the world. We are ready to make a long term cooperation with you on our mutually benefit. If you are interested in the subject, please, send us further information about your company and product range.

Yukarıdaki örneklerin seviyesi yaklaşık 4 ile 5 haftadır. Sakın bu cümleleri ezberleyeceğiniz izlenimine kapılmayın virgülüne kadar anlayarak sindirerek ve tüm benzerlerini yapabilecek bilgiye sahip olarak onları çok kolaylıkla halledeceksiniz. Hepsi tek bir formüle göre ve asla kelimelerin yerleri değiştirilmeden yapılır.

TURKÇE BİLGİSİ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin önündeki en büyük problemlerden bir tanesi yeterince Türkçe dilbilgisi bilmemektir. Çünkü insanlar belli bir yaştan sonra bebekler gibi yaşayarak İngilizce öğrenemeyecekleri için öğrenmenin en kalıcı ve temel kısmı yabancı dili kurallarına göre öğrenmektir. Bu da o dilin kendi ana dilinizle benzer ve farklı taraflarını algılamanızla olur. Tabi ki bunu yapabilmek içinde iyi Türkçe altyapısına ihtiyaç vardır. Türkçe temel gramer yapıları ve özellikleri bilinmeden İngilizce öğrenilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk olarak Türkçe dilbilgisini oluşturan temel kelime yapıları üzerinde duracağız. Bu yapıların çok iyi bilinmesi İngilizce’yi daha şimdiden büyük ölçüde halletmeniz anlamına gelecektir. Sakın bunları bildiğiniz ve gereksiz oldukları izlenimine kapılmayın. İleride yapacağınız hataların büyük kısmını buradaki bilgiler oluşturacaktır. Bu yüzden bu konuları mutlak surette çok iyi bilmek zorundasınız.

Nesne
Doğada var olduğunu bildiğimiz, görememekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir. kuş su hava kalem masa okul sıra koltuk Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan her şeyin nesne olduğu kolayca anlaşılır.

İsim
İnsanlar aralarında konuşurken var olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir. Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.

3

Sıfat
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar. kısa uzun büyük küçük şişman zayıf çalışkan tembel

Zamir
İsimlerin yerine geçen kelimelerdir, yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için onların kodlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Ben Sen O Biz Siz Onlar

Tamlamalar
1. İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya gelerek yaptığı tamlamalardır.

okul kapısı bahçe duvarı çocuk parkı

kalem kutusu

2. Sıfat Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim getirilerek yapılan tamlamalardır. kırık masa kötü adam

Özne
Cümledeki eylemi yapan yada yaptıran varlıktır. Eyleme veya cansız olabilirler. Tom yarın Ankara’ya gidecek. Dün bize geldiler.

ne-kim soruları sorularak bulunurlar. Canlı

( Kim gidecek – Tom ) ( Kim geldi – onlar )

Fiil
İş, oluş, eylem belirten kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde hemen hemen herkes farklı eylemler kullansa da onları “mek-mak” yaparak söyler, yani “git-mek, koş-mak” gibi. Burada

4

gelmek koşmak oturmak yürümek seyretmek ağlamak bağırmak Yüklem Çekim almış fiildir. İngilizce’de Cümle Yapısı Cümleleri biz İngilizce’de iki ayrı kategoride inceleyeceğiz. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş ) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar diyeceğiz. Kesinlikle cümle içinde birden fazla yüklem olamaz. sadece cümleleri süslerler. Yukarıda anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir. Söylediğimiz kelimeler ise mastardır. Çünkü cümlede bir tek gramerde zaman bulunur ve o da yüklemdir. Bu anlatım sadece bazı şeylerin daha kolay anlaşılması için yakıştırma ifadeler içermektedir.karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir. Bunlardan biri oluş diğeri ise eylem cümleleridir. Bir cümlede sadece ve sadece bir tek yüklem bulunur. (gitti – gidiyor – gidecek) gibi . Bir fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin “geçmişte . eylem belirten kelimelere fiil denildiğini daha evvel 5 . geçen hafta… gibi kelimelerdir ve cümlelerin ana zamanlarını değiştirmeye hiçbir güçleri yoktur.. 1. Cümle İçinde sadece bir tek yüklem bulunan kelime veya kelimeler grubudur. İş.gelecekte” eyleme iş yaptırmasıdır. yarın. (geçmiş. dün akşam. “Köyden yarın geldim” cümlesinde gramerde zaman yani yüklem geldim kısmıdır yarın ise sayısal bir zamandır (kelimede zaman) ve uyumsuz gibi gözüken taraftır. bugün. seneye. Oluş Cümleleri İlk bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. oluş. Önemli not: Dilbilgisi kurallarında böyle bir anlatım ve izah tarzı yoktur. şu an. Başka bir ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları gerekmektedir.şu anda . Cümleleri olayın geçtiği ana zaman olan yüklem ayakta tutar ve her yüklemin içinde mutlaka bir gramerde zaman bulunur. Yüklem ile mastar arasındaki farkı her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi taktirde İngilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız. Bu iki ayrı kategori birbiri ile hiç bir şart ve konumda benzerlik göstermez. Kısaca her yüklem mutlaka bir gramerde zaman içerir ve kelimede zamanlarında yüklemlerle uyumlu olmaları gerekir. Bu konu ileride bizim için çok önemli bir malzeme olacaktır. İngilizce gramerindeki bütün cümleler yüklem tiplerine göre bu iki grupta yer alır. Bunun en büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından kaynaklanır. gelecek) Kelimede zaman ise dün. O halde fiil dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir.

Odasında ağlıyordu. 2. Genellikle erken yatarım. Bahçede oynuyorlardı.açıklamıştık. Tom her sabah süt içer. Annesi bir ev kadını. Çok şişman. Evliydi. Başbakan yarın geliyor. Seni arayacağım. Doğadaki nesnelerin hepsinin bir var oluş eylemi vardır. 6 . Yani bu cümleler içlerinde gizli bir “olmak“ saklamaktadırlar. Linda dün akşam Ankara’ya gitti. Beni geçen hafta parka götürdü. O genç bir öğretmendi. Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir kelimedir. Arabası bahçede. Her fiil illaki eylem içerecek diye bir kural yoktur. 1. İki hafta önce evdeydiler. Geçen yaz Antalya’daydım. Yorgunum. Tom dün hastaydı. Yüzüyorduk. Çok tembelsiniz. Başarılılar. Aşağıda Türkçeleri verilen cümlelerin hangi kategoride olduklarını yanlarına yazınız. İsim ve sıfat cümleleri yapılmak istenildiğinde İngilizce gramerinde karşımıza oluş cümleleri çıkar. Biz bu tip cümleleri Türkçe’de isim ve sıfat fiil kullanarak yaparız oysa İngilizce’de böyle kullanımlar yoktur. Yani fiilin tanımında bir oluştan söz edilmektedir. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler verilmiştir. Kız kardeşi heyecanlıydı. Eylem Cümleleri İçlerinde eylem konumunda yüklem bulundururlar. Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama içinde yüklem bulunmayan hiç bir yapının cümle olamayacağı hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır. Linda’ nın babası bir doktor. İstanbul kalabalık bir şehir. Herkes aradaydı. Karısını bahçede saatlerce bekledi. Canan güzel bir kız. Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir.

Peter. 27. Davranışlarını kontrol et. Davranışları beni rahatsız ediyor. 4. Beni Amerika’dan her akşam arıyor. 26. 5. 19. Grev hakkında basına bilgi verme. Kitap beni hiç etkilemedi. 12. Bahçede sigara içme. Kitap hiç etkileyici değildi. Bana Türkiye’nin nüfusunu söyle. 7 . 25. Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. 13. Görüntüsü oldukça kötüydü. Yıllar önce Sinan çok şişmandı. Dün hava yağmurluydu. Davranışları çok kabaydı. 18. Çok etkileyici gözleri var. Saatlerce beni seyretti. Gözleri çok etkileyiciydi. 23. Gözlüksüz gazete okuma. 7. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir.. 11. 10. ………. 16. 16 yıllık evliyim. 15. Geçen yıl Paris’te evlendim. Başbakan dün İstanbul’daydı. 8. Sabahları erken kalkıyor. 9. 21.2. Güneşte uzun süre kalma. 20. Gözleri beni çok etkiledi. Bana evlilik resimlerini göster. oluş ………. 6. 24. ……… oluş ………… …… eylem / emir ……. ………. 14. eylem ………. 3.. 22. 17. Tom ile bahçede top oynuyor. 28. Dün yağmur yağıyordu.

……… eylem ………. Herkes sinirliydi. 52. Bu araba çalıntı. 50.29. Konu hakkında müdüre hiçbir şey söyleme. Evlilik ciddi bir olaydır. Kirli ellerinle duvara dokunma. İNGİLİZCEDE CÜMLE YAPISI 8 . 49. 34. Kanser ölümcül bir hastalıktır. 42. Gelecek yıl bu zamanlar Ankara’da olacağım. 31. Lisede çok tembel bir öğrenciydim. İhracatla ilgili tüm belgeleri bana gönder. 43. 38. Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. 40. Ayakkabılarım çalınmıştı. İkinci soldan dön. 35. Evlilik yıl dönümlerini bir restoranda kutladılar. 53. Pencereyi açık bırakma. Saatlerdir köşede ağlıyordu. 39. 33. Yumurtaları yavaşça sepete koy. Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Günlerce seni her yerde aradım. O yıllar önce bizim aile doktorumuzdu. Gecenin bir yarısı balkonda şarkı söyleme. 32. 30. Akşam yemeğinden sonra duş alma. 51. 37. 36. 46. 48. 44. İngilizler soğuk insanlardır. Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. 41. Çantanı mutfakta bırakma. 47. Tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü.. 45.

Şimdi İngilizce’de bizim kaderimiz olacak bu formülü irdelemeye çalışalım.İngilizce’de ister çok kolay yapıda algıladığımız isterse oldukça zor diye adlandırdığımız herhangi bir cümle kurmak istediğimizde ileri düzeyde İngilizce bilgisine sahip değilsek hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamayız. Başka bir ifade ile formül tektir ve Türkçe’deki gibi kelimelerin yeri asla değiştirilemez. Yani her konumda cümle standardı ve kelimelerin dizilişi aynıdır. Özneyi Nesneyi Belirteci Yeri bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme ne-kim neyi-kimi nasıl-ne şekilde nerede-nereye soruları sorulur. S Subject ÖZNE V Verb FİİL O (Nesne + Belirteç + Yer + Zaman) Object NESNE isim sıfat zamir Yapısı ve konumu her ne olursa olsun İngilizce bir cümle yapılırken. Zamanı bulmak için yükleme ne zaman Tom yarın babasını İzmir’e götürecek Tom götürecek babasını İzmir’e yarın SVN YZ Sabaha kadar Linda ile kumsalda kaldı O kaldı Linda ile kumsalda sabaha kadar SVB YZ Üç gün önce Ankara’da yeni bir ev aldık Biz aldık yeni bir ev Ankara’da üç gün önce SVN YZ Herkes odada televizyon seyrediyordu Herkes seyrediyordu televizyon odada 9 . Bu sıralama cümlede asla değiştirilemez. Ö nce ÖZNE daha sonra YÜKLEM ve son olarak Nesne + Belirteç + Yer + Zaman sıralama uygulanır.

SVN Y Oyuncaklarını dikkatlice kutuya koydu O koydu oyuncaklarını dikkatlice kutuya SVN BY Yarın seni fabrikaya götüreceğim Ben götüreceğim seni fabrikaya yarın SVN YZ Senin için her şeyi yapabilirim Ben yapabilirim her şeyi senin için SVN B Bu kasabada tek başına yaşıyordu O yaşıyordu tek başına bu kasabada SVB Y Sabahları tek başına kumsalda yürür O yürür tek başına kumsalda sabahları SVB YZ Bütün çuvalları tek başına taşıdı O taşıdı bütün çuvalları tek başına SVN B Aylarca kız kardeşi ile bahçede yaşadı O yaşadı kız kardeşi ile bahçede aylarca SVB YZ Ormanda hafta sonları Linda ile koşuyor O koşuyor Linda ile ormanda hafta sonları SVB YZ Yıllar önce karısını bir kazada kaybetti O kaybetti karısını bir kazada yıllar önce 10 .

O yaklaştı arabaya bir fenerle bir kaç saniyede SVN BZ Beni evde saatlerce bulamadılar. Onlar bulamadı beni evde saatlerce 11 .SVN YZ Her sene Bodrum’da bir ev alıyor O alıyor bir ev Bodrum’da her sene SVN YZ On yıl sonra Türkiye’ye dönecekler Onlar dönecekler Türkiye’ye on yıl sonra SVY Z Çocuklarını günlerdir göremiyorsun Sen göremiyorsun çocuklarını günlerdir SVN Z Tom geceleri yatakta radyo dinliyor Tom dinliyor radyo yatakta geceleri SVN YZ Linda’yı durakta 20 dakika bekledim Ben bekledim Linda’yı durakta 20 dakika SVN YZ Depremde binlerce kişi öldü Binlerce kişi öldü depremde SVY Kapıyı bir tekme ile dün akşam kırdılar Onlar kırdılar kapıyı bir tekme ile dün akşam SVN BY Bir fenerle arabaya bir kaç saniyede yaklaştı.

Simpson artık burada çalışmıyor. Simpson çalışmıyor burada artık SVY Z Her sabah işte gazete okuyorlardı. O satın alacak bir ev İzmir’de gelecek yıl SVN YZ Duygusal filmlerden hoşlanıyorum. Herkes uyuyordu tiyatroda dün akşam SVY Z Gelecek yıl İzmir’de bir ev alacak. O oturdu arkadaşı ile deniz kenarında saatlerce SVB YZ Amerika’da yıllar önce dört evimiz vardı. Ben hoşlanıyorum duygusal filmlerden 12 . Biz sahiptik dört eve Amerika’da yıllar önce SVN YZ Ankara’da paraya ihtiyacım var. Onlar okuyorlardı gazete işte her sabah SVN YZ Bir insanın her sene tatile ihtiyacı var. Bir insan ihtiyaç duyar tatile her sene SVN Z Dün akşam herkes tiyatroda uyuyordu. Ben ihtiyaç duyarım paraya Ankara’da SVN Y Mr.SVN YZ Deniz kenarında arkadaşı ile saatlerce oturdu. Mr.

Dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor her yıl SVZ Beni Amerika’dan her akşam arıyor. Ben okuyorum kitap evde boş zamanımda SVN YZ Amcasını bir bıçakla dakikalarca tehdit etti.SVN Dün karısı ile bahçede şarkı söylüyordu. O arıyor beni Amerika’dan her akşam SVN YZ Gözleri bizi çok etkiledi. Hiç kimse bilmiyor kararının nedenini SVN Her yıl dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor. Ben evlendim Manisa’da geçen yıl 13 . O seyretti karısını camdan saatlerce SVN YZ Geçen yıl Manisa’da evlendim. O söylüyordu şarkı karısıyla bahçede dün SVN BYZ Boş zamanımda evde kitap okuyorum. Onun gözleri etkiledi bizi çok SVN B Saatlerce karısını camdan seyretti. O tehdit etti amcasını bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Hiç kimse kararının nedenini bilmiyor.

Tüm hırsızlar tutuklandı kısa zamanda SVZ Dün tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. Tutuklu öğrenciler götürüldü mahkemeye dün SVY Z Onu bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. Peter oynuyor top Tom ile bahçede SVN BY Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. O kuracak yeni bir fabrika Japonya’da gelecek yıl SVN YZ Saatlerdir köşede arkadaşıyla ağlıyordu. Yeni işi değiştirdi tüm hayatını SVN Gelecek yıl Japonya’da bir fabrika kuracak. O tehdit etti onu bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Yeni işi tüm hayatını değiştirdi. O ağlıyordu arkadaşıyla köşede saatlerdir 14 .SVY Z Peter Tom ile bahçede top oynuyor. Onlar kutladılar evlilik yıldönümlerini Beykoz’da SVN Y Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Ben okuyamıyorum gazete gözlüksüz SVN B Evlilik yıldönümlerini Beykoz’da kutladılar.

Bekle beni okulda saat ikide VNY Z 15 . Bırakma kapıyı açık VNB Saat ikide beni okulda bekle. Beni hayatının sonuna kadar terk etme. Bu yüzden ana formülümüzde “S“ yoktur. Formül V + O şeklindedir. Emir cümlelerinde eylem direk karşıdaki kişiye yapıldığından “özne“ yoktur. Ben okudum onların evlilik sırlarını bir kitapta SVN Y Gözleri ile herkesi etkiledi.SVB YZ Onların evlilik sırlarını bir kitapta okudum. Bırak kadehi masaya VNY Kapıyı açık bırakma. O kazdı inanılmaz bir tünel bir kaşıkla yıllarca SVN BZ Aşağıdaki örnekler emir cümlelerine aittir. Terk etme beni hayatının sonuna kadar VNZ Bilgisayarda oyun oynama. O etkiledi herkesi gözleri ile SVN B Yıllarca bir kaşıkla inanılmaz bir tünel kazdı. Cümle direk fiille başlar. Oynama oyun bilgisayarda VNY Kadehi masaya bırak.

Yaz fiyat listesini bugün VNZ Geceleri balkonda şarkı söyleme. Dokunma duvara pis ellerinle VNB Yarın beni parka götür. Söyleme şarkı balkonda geceleri VNY Z Sırtıma güneş yağı sür.Pis ellerinle duvara dokunma. Gel benimle Ankara’ya bu akşam VB YZ Bu akşam bizimle kal. Kalma güneşte uzun süre VYZ Fiyat listesini bugün yaz. Sür güneş yağı sırtıma VNY Benimle bu akşam Ankara’ya gel. Kal bizimle bu akşam 16 . Sula çiçekleri her gün VNZ Güneşte uzun süre kalma. Götür beni parka yarın VNY Z Çiçekleri her gün sula.

Öpme beni her yerde VNY Benimle mutfakta bir bardak kola iç. Oynama top ön bahçede VNY Beni her yerde öpme.VB Z Ön bahçede top oynama. Olma aptal aramızda VNY Bu odada yalnız kalma. İç bir bardak kola benimle mutfakta VNB Y Beni her akşam Ankara’dan arama. Kalma yalnız bu odada 17 . Gönder raporu İtalya’ya yarın VNY Z Aramızda aptal olma. Dolaşma New York’da dokuzdan sonra VYZ Raporu yarın İtalya’ya gönder. Arama beni Ankara’dan her akşam VNY Z Her yerde dürüst ol. Ol dürüst her yerde VNY New York’da dokuzdan sonra dolaşma.

Konuşma bu konuda aptalca her yerde VNB Y Akşamları arabanı bahçeye bırakma. Getir bir paket sigara çantamdan VNY Odamı her sabah dikkatlice topla. Bırakma arabanı bahçeye akşamları VNY Z Dişlerini günde üç kez fırçala. Dans et benimle kumsalda sabaha kadar VB YZ Çantamdan bir paket sigara getir. Topla odamı dikkatlice her sabah VNB Z Bu konuda her yerde aptalca konuşma. Kontrol et davranışlarını 18 . Fırçala dişlerini günde üç kez VNZ Grev hakkında gazetede hiç bir yazı yazma. Yazma hiç bir yazı grev hakkında gazetede VNY Davranışlarını kontrol et.VB Y Beni bir daha işte tehdit etme! Tehdit etme beni işte bir daha VNY Z Benimle kumsalda sabaha kadar dans et.

VN Bana evlilik resimlerini göster. Anlatma evlilik sırlarını hiç kimseye V N1 N2 Kırık masayı dışarı çıkart. Bırakma çantanı mutfakta VNY Satışla ilgi tüm belgeleri bana gönder. Çıkart kırık masayı dışarı VNY Gecenin bir yarısı yüksek sesle konuşma. Gönder tüm belgeleri satışla ilgili bana V N1 N2 Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. Söyle Türkiye’nin nüfusunu bize V N1 N2 Akşam yemeğinden sonra duş alma. Okuma gazete gözlüksüz VNB Bize Türkiye’nin nüfusunu söyle. Alma duş akşam yemeğinden sonra VNZ Çantanı mutfakta bırakma. Konuşma yüksek sesle gecenin bir yarısı 19 . Göster evlilik resimlerini bana V N1 N2 Gözlüksüz gazete okuma.

Bırakma beni tek başıma burada VNB Y Aşağıdaki örnekler oluş cümlelerine aittir. Ol dikkatli VN Burada beni tek başıma bırakma. Yani yüklemi “olmak“ mastarından türeyen bir kelimedir. Sil ayakkabılarını paspasa VNY Baban gibi aptal olma.VB Z Boş zamanında kitap oku. Ana formül S olmak O şeklindedir Tom’un babası çok hasta Tom’un babası olmak çok hasta SVN Linda dün akşam evdeydi Linda olmak evde dün akşam SVY Z Boğazın manzarası çok güzel Boğazın manzarası olmak çok güzel SVN 20 . Oku kitap boş zamanında VNZ Ayakkabılarını paspasa sil. Olma aptal baban gibi VNB Dikkatli ol.

Yıllar önce bu köy harikaydı Bu köy olmak harika yıllar önce SVN Z İki gün önce okulda çok heyecanlıydı O olmak çok heyecanlı okulda iki gün önce SVN YZ Geçen yıl oldukça şişmandılar Onlar olmak oldukça şişman geçen yıl SVN Z Onunla yıllar önce çok mutluydum Ben olmak çok mutlu onunla yıllar önce SVN BZ Dün akşam burada değildi O olmamak burada dün akşam SVY Z Enflasyon oldukça yüksek Enflasyon olmak oldukça yüksek SVN Zeki Müren ünlü bir şarkıcıydı Zeki Müren olmak ünlü bir şarkıcı SVN Üç gün önce okulda çok hastaydı O olmak çok hasta okulda üç gün önce SVN YZ Dün hava İstanbul’da yağmurluydu Hava olmak yağmurlu İstanbul’da dün 21 .

Hava olmak güneşli Antalya’da bu günlerde SVN YZ Türkiye yıllardır NATO’nun bir üyesidir. Tom olmak bir öğretmen Kars’ta iki yıl önce SVN YZ Oğlu seneye İstanbul’da olacak.SVN YZ Seneye bir doktor olacak O olmak bir doktor seneye SVN Z Türkler Asya’da büyük bir devletti Türkler olmak büyük bir devlet Asya’da SVN Y Hava bu günlerde Antalya’da güneşli. Galatasaray olmak büyük bir takım Avrupa’da SV NY İki yıl önce Tom ile Amerika’daydım. Oğlu olacak İstanbul’da seneye SVY Z Galatasaray Avrupa’da büyük bir takımdır. Türkiye’nin başkenti olmak Ankara 22 . SVB YZ Türkiye’nin baş kenti Ankara’dır. Ben olmak Tom ile Amerika’da iki yıl önce. Türkiye olmak NATO’nun bir üyesi yıllardır SVN Z Tom iki yıl önce Kars’ta bir öğretmendi.

İstanbul olmak bir başkent yıllar önce SVN Z Dün gece evde yalnızdık. Başbakan olmak çok mutlu mecliste dün SVN YZ Karısı çok güzel bir kadındı. Filmin sonu olmak çok hüzünlüydü SVN İstanbul yıllar önce bir başkentti. Biz olmak yalnız evde dün gece SVN YZ Petrol varilleri dün bahçedeydi. SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Karısı olmak çok güzel bir kadın SVN Okulda notları oldukça yüksekti. Petrol varilleri olmak bahçede dün 23 . Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Başbakan dün mecliste çok mutluydu.SVN Ankara Türkiye’nin başkentidir. Notları olmak oldukça yüksek okulda SVN Y Filmin sonu çok hüzünlüydü. Ankara olmak Türkiye’nin başkentidir.

Ben olmak evli 16 yıldır SVN Z Kitap ilginç değildi.SVY Z Tecrübesiz şoför potansiyel bir tehlikedir. Tecrübesiz şoför olmak potansiyel bir tehlike SVN Gözleri çok etkileyiciydi. Kitap olmamak ilginç SVN Evlilik ciddi bir olaydır. Senin davranışın olmak son derece kaba SVN Dün hava yağmurluydu. Onun görüntüsü olmak oldukça kötü SVN Davranışın son derece kaba. Onun gözleri olmak çok etkileyiciydi SVN Görüntüsü oldukça kötüydü. Evlilik olmak ciddi bir olay SVN Bu araba çalıntı. Bu araba olmak çalıntı 24 . Hava olmak yağmurlu dün SVN Z 16 yıllık evliyim.

Sinan olmak oldukça şişman yıllar önce SVN Z Gelecek yıl bu zamanlar Çin’de olacağım. Türkiye olmak Birleşmiş Milletlerin üyesi SVN Yıllar önce Sinan oldukça şişmandı. 25 .SVN Tatilde her şey harikaydı. Ben olmak çok yorgun bu hafta SVN Z Çok üzücü bir filmdi. İngilizler olmak serin kanlı SVN Türkiye Birleşmiş Milletlerin üyesidir. Her şey olmak harika tatilde SVN Z Bu hafta çok yorgunum. O olmak çok üzücü bir film SVN Telefon yararlı bir icattır. Yeni bir kaynak olmak çok önemli şirket için SVN B İngilizler serin kanlıdırlar. Telefon olmak yararlı bir icat SVN Yeni bir kaynak şirket için çok önemli.

O olmak bizim aile doktorumuz beş sene evvel SVN Z Dört gündür hastayız. Onların bütün problemi olmak kötü yönetim SVN Camın hammaddesi kumdur. Ben olmak tembel bir öğrenci lisede SVN Z Kanser öldürücü bir hastalıktır. Kanser olmak öldürücü bir hastalık SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık.Ben olacağım Çin’de gelecek yıl bu zamanlar SVY Z Lisede çok tembel bir öğrenciydim. Biz olmak hasta dört gündür SVN Z Yirmi yıldır Konya’da hapiste. Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı olmak Atatürk SVN Onların bütün problemi kötü yönetim. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Beş sene evvel o bizim aile doktorumuzdu. O olmak hapiste Konya’da yirmi yıldır S V Y1 Y2 Z Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Atatürk dür. 26 .

27 . Dört yıl önce bir Amerikalı ile evliydi. Yağmurda uzun süre kalma. Seninle yarın işe gitmeyeceğim. İki yıl önce Almanya’daydık. Tom’u partiye davet etme. Bahçede günlerce hazine aradı. Seni bir daha affetmeyeceğim. Gözleri mükemmel. yy’ın en büyük icatlarından biridir SVN Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir.Camın hammaddesi olmak kum SVN Sarhoş şoför onların ölümlerinin tek nedeniydi. Sonunda onu terk edebildim. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri olmak işsizliktir SVN Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor 5 dakika önce çekmecemdeydi. Arabasını parkta bir kova su ile yıkadı. Bir bardak su ile saatlerce oynadı. Kitapları yarın rafa yerleştir. Dün akşam çok hastaydım. Yaşamı sensiz anlamsız. O artık bekar bir insan. Bu olay şu anda önemli değil. Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor olmak çekmecemde 5 dakika önce SVY Z Aşağıdaki cümleleri S V O formülünde yerine koyun. Ellerini yavaşça masaya vurdu. yy’ın en büyük icatlarından biridir Televizyon olmak 20. Benimle yeni bir hayata başla. Uzun süre suda gözlerini açamadı. Sarhoş şoför olmak onların ölümlerinin tek nedeniydi SVN Televizyon 20. Burada beni tek başıma bırakma. Bu yaz babasıyla Amerika’ya gidecek. Gelecek yıl arkadaşıyla bir şirket kuracak.

yerleri asla değiştirilemez. Her zaman cümlenin öznesi (olayı yapan yada yaptıran varlık) konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir işlevleri yoktur. Bu kelimeler aynen Türkçe’de olduğu gibi isimlerin yerine kullanılır ve “ zamir “ diye adlandırılır. Gazetedeki resmi hışımla yırttı.. Hayatın oldukça ilginç gözüküyordu. Şirket ciddi krizde. Aylardır onu burada görmüyorum. Enflasyon Türkiye için önemli bir sorun. Duşta uzun süre kalma. Masaya yeni bir bardak getir. Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Pencere açıktı. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. She. Pencereyi açık bırak. Kitabı dün akşam okuyamadım.. He. Telefonumla oynama. He She It We You They I Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için O O O Biz Sen. Yeni kiracısı emekli bir memurdu. It. Çocukluklarında çok yaramazlardı. Borsada her şeyini kaybettin. Her şeyi babasından öğrendi. Kaza hakkında hiçbir şey söyleme. İngilizce’de her şeyden önce bilinmesi gereken temel kelimeler vardır. İlk olarak “şahıs zamirleri“ üzerinde duracağız. Evde tek başına ağlıyordu. Senden çok farklıydı. Karısı hoş bir insandı. Evin manzarası felaket. Saksıdaki çiçekleri yarın sula. Pencereyi açtı.Beni yıllarca yalanları ile kandırdı. Ankara Türkiye’nin başkentidir. Borcumuzu günlerdir ödeyemiyoruz. Sabaha kadar baş ucumda kal. Siz Onlar Ben 28 . Karımı yıllardır her yerde arıyorum. Bu sabah annesini doktora götürdü. Lütfen bana ıslak ellerinle dokunma.

They. His school His job Her pocket Her pen Our armchair Our teacher Your father Your car Their secretary Their house My exam My sister Onun okulu Onun işi Onun cebi Onun kalemi Bizim koltuğumuz Bizim öğretmenimiz Senin baban Senin araban Onların sekreteri Onların evi Benim sınavım Benim kız kardeşim 29 .. It. Her. İkinci grupta ise zamirlerin iyelik hallerini inceleyeceğiz. His Her Its Our Your Their My Erkekler için Kadınlar içi Cansız ve hayvanlar için Onun Onun Onun Bizim Seni.His. sizin Onların Benim Burada unutulmaması gereken en önemli nokta bu zamirlerden sonra mutlaka bir ismin geldiğidir. Tek başlarına kullanımları kesinlikle yoktur. I) ait alt öğeleri başka bir ifade ile bu zamirlerin sahip olduğu bir şeyleri (nesneleri) anlatacağız. İsmin kime ait olduğunu belirterek daha evvel açıkladığımız şahıs zamirlerine (He. Its.. We. You. She. His Her Its Our Your Their My + İSİM His Her Its Our Your Their My book book book book book book book Görüldüğü gibi arkalarına bir isim alarak ismin kime ait olduğunu belirtirler.

His, Hers, Mine...
Bu kategoride ise iyelik zamirlerinin isimlerle kullanılarak verdiği anlamları tek kelime ile karşılayan ilgi zamirleri üzerinde duracağız. Örneğin, benim arabamın İngilizce karşılığı “my car” dır. Eğer “benim arabam“ daha evvel cümle içinde kullanılmışsa ikinci cümlede bunu tekrarlamak zorunda değiliz, yani benim arabam yerine “benimki“ diyebiliriz. İşte benimki, seninki, onunki... gibi kelimelere biz ilgi zamirleri diyeceğiz. Dikkat edilirse bu kelimeler durup dururken kullanılamazlar başka bir deyişle bu kelimelerin anlamları daha evvelden bilinmelidirler. Benim arabam Onun kitabı Bizim evimiz yerine benimki yerine onunki yerine bizimki

His Hers ----Ours Yours Theirs Mine

Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için

Onunki Onunki ---------Bizimki Seninki, Sizinki Onlarınki Benimki

His school His girl friend His car Her father Her book Her life Our dog Our house Our picture Your table Your teacher Your mother Their flower Their garden Their cat My exam My face My pen

onun okulu onun kız arkadaşı onun arabası onun babası onun kitabı onun hayatı bizim köpeğimiz bizim evimiz bizim resmimiz senin masan senin öğretmenin senin annen onların çiçeği onların bahçesi onların kedisi benim sınavım benim suratım benim kalemim

his his his hers hers hers ours ours ours yours yours yours theirs theirs theirs mine mine mine

Onunki Onunki Onunki onunki onunki onunki bizimki bizimki bizimki seninki seninki seninki onlarınki onlarınki onlarınki benimki benimki benimki

Him, Her, Me...
30

Türkçe’de sık sık karşımıza ismin halleri çıkar (e-a-de-da..) İngilizce’de ismin hallerini göremeyiz. İsmin hallerini almış ve cümle içinde anlam kazanan bazı zamirler vardır. Bunlar Türkçe’ye kulağa hoş geldiği gibi çevrilir. Bu son gurupta bu tip zamirleri inceleyeceğiz. Him Her It Us You Them Me Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hay. için Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Bize,bizi,bizde, ... Sana,seni,sende, ... Onları,onlara,onlarda, ... Bana,beni,bende, ...

Yukarıdaki zamirler ismin tüm halleri için kullanılır. Örneğin “me“ cümle içinde “bana, beni, bende“ anlamları kazanabilir. Beni sinemaya götür Bana bir kalem ver

Örneklerinde altı çizili yerlere “me“ gelir ve Türkçe’ye en uygun çeviri yapılır. Buradaki önemli nokta bu zamirlerin mutlaka S V O N B Y Z formülünde nesne kısmında yer almasıdır. Yani cümlede asla özne konumunda bulunamazlar ve bu tip zamirlerle cümleye başlanamaz. Aşağıda şu ana kadar incelediğimiz dört grup zamir topluca görülmektedir.

Ona, onu Ona, onu Ona, onu Bize, bizi Sana, seni rı, OnlaraOnla Bana, ben

Him Her It Us You Them Me

Onunki Onunki -------Bizimki Seninki ınkiOnlar Benimki

His Hers -----Ours Yours Theirs Mine

Onun Onun Onun Bizim Senin ınOnlar Benim

isH erH Its Our Your Their My

O O O Biz Sen Onlar Ben

He She It We You They I

Aşağıdaki boşlukları uygun karşılıkları ile doldurunuz. Amcam ………my uncle………. Annemiz Baban Bana Bebekleri

31

Ben Beni Benimki Biz Bize Bizi Bizimki Bizimkiler Büyük çantamız Cebi Cesur koruması Çalışkan kız kardeşim Çantası Çirkin sekreteri Elmas yüzüğün Eski saati Etkileyici görüntüsü Ev adresimiz Güzel karısı Güzel ülkemiz Hatan Hayatı Islak elim İlginç arabası İlginç hayatın İşi Kalemim Kanepeniz karısı Kırmızı arabam Kırmızı ceketim Kız arkadaşım Kirli gömleğim Kitabı Kocası Koltuğumuz Kuvvetli kolları Kuyruğu Küçük evleri Masaları Mini eteği O Odası Okulum Ona Onlar Onlara Onları Onların başarılı oyunu Onların kedisi Onların mutlu günü Onların sıcak yatakları . Onlarınki Onu Onun altın kolyesi Onun boş cüzdanı Onunki Onunkiler Oturma odan Öğretmeni

32

Pahalı eteğim Pahalı paltosu Pahalı yüzüğün Perdeleri Resmimiz Sabırsız babası Sana Sen Seni Senin gül bahçen Seninki Siyah kazağı Siz Size Sizinki Sobası Sözlükler Suratın Şemsiyesi Şişman dayıları Tamir çantası Tecrübeli öğretmenim Tehlikeli köpekleri Tehlikeli sokağımız Televizyonumuz Tembel erkek kardeşi Tembel köpeğimiz Temiz evimiz Tuhaf kalemi Uzun boylu müdürüm Yağmurluğum Yakın okulu Yaramaz kızın Yavaş spor araban Yeni kasabaları Yorgun arkadaşım Yuvarlak masaları Zengin amcası Zengin baban

ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
Bazı isimleri sayabiliriz, bazı isimleri ise sayamayız. Sayılabilen isimler tekil veya çoğul olabilirler ama sayılamayan isimler daima tekildirler. Sonu “ o “ ile biten isimler potato , tomato tomatoes Sonu “ x “ ile biten isimler box , fox ( es ) alarak , patatoes ,

( es ) alarak ,boxes , foxes

Sonu “ s “ ile biten isimler glass , class ( es ) alarak , glasses , classes Sonu “ f, fe “ ile biten isimler shelf , knife knives Sonu “ y “ ile biten isimler city, story ( ves ) alarak , shelves ,

( ies ) alarak ,

cities , stories

33

books . dish Sonu “ y “ ile bitip kendinden önce toy. Yukarıda belli kurallar çerçevesinde çoğul yapılabilen isim kategorileri gösterilmiştir. boy ( es ) alarak . dishes ( s ) alarak . boys “ bir sesli harf “ gelmesi durumunda Bunlar dışında kalanlar book. pen ( s ) alarak . pens Bir kural eşliğinde formülize edilebilen her şey İngilizce Gramerinde “ düzenli “ diye adlandırılır. Aşağıda “ s “ ve türevleri “ ile çoğul yapılamayan ayrı ayrı bilmek zorunda olduğumuz “ düzensiz isimler “ yer almaktadır. Eyes Jeans Scissors Overalls Pants gözler kot pantolon makas tulum pantolon shorts shoes tights pyjamas braces şort ayakkabı tayt pijama askı 34 . toys . Man man Person Foot Fish Louse Mouse Child Tooth Sheep Ox Goose This That çocuk diş koyun öküz geyik bu şu ayak balık bit fare adam kadın kişi feet fish lice mice children teeth sheep oxen geese these those men women people ayaklar balıklar bitler fareler çocuklar dişler koyunlar öküzler geyikler bunlar şunlar adamlar kadınlar kişiler Çift olan herşey çoğul sayılır. Belli bir kural sınıfına girmeyen ve bunun sonucunda ayrı ayrı bilinmek zorunda kalınan kelimeler ise “ düzensiz “ yapılardır.Sonu “ ch . sh “ ile biten isimler watch. watches .

Bu isimler aşağıdaki gibidir. Calf Half Wife Self Knife Leaf Shelf Thief Wolf Loaf Sheaf buzağı yarım kadın eş kendi bıçak yaprak raf hırsız kurt somun demet calves halves wives selves knives leaves shelves thieves’ wolves loaves sheaves raflar hırsızlar kurtlar somunlar demetler eşler kendileri bıçaklar yapraklar buzağılar yarımlar Yukarıdakiler dışında kalan isimler “f ve fe“ ile bitmelerine rağmen sadece “s“ alarak çoğul yapılır Safe Belief Roof Chief kasa inanç çatı başkan safes beliefs roofs chiefs çatılar başkanlar kasalar inançlar Her zaman çoğul olarak kullanılan tekili olmayan isimler.Glasses Trousers Clippers Tongs bardak pantolon kırpma aleti maşa binoculars spectacles shears pincers dürbün gözlük makas kerpeten Sonu “ f ve fe “ ile biten isimlerin çoğul yapılabilmeleri için bu harflerin düşüp yerlerine “ ves “ getirildiğini söylemiştik. Aborigines Archives Riches Cattle Clothes sığır çamaşır yerli arşiv servet police remains polis kalıntı tasarruf çevre teşekkür savings surroundings thanks 35 .

sının.Dünkü gazete Next year’s plan .Kız kardeşinin evi Lane’s party . sunun. your. my) isimlerin yerine kullanılmaktadır.Bu günkü haberler The school’s door .Ayşe’nin kamerası Suzan’s father . their.Gelecek yılki plan 36 . its. Dikkat edilirse daha evvel açıklamaya çalıştığımız iyelik zamirleri (her. Smith’s wife . Advice Baggage Bread Money Cash Fun Homework Work nakit eğlence ev işi iş bagaj ekmek para öğüt business entertainment furniture grief knowledge information mail news bilgi bilgi posta haber iş gösteri mobilya üzüntü ‘S 1. His book Tom’s book Her cat Linda’s cat Ayşe’s camera .Okulun kapısı The book’s page . his.Celal’in masası My brother’s car . nın. lık.Suzan’ın babası Turkey’s population .Outdoors Dregs Eaves Environs Wages dışarısı tortu saçak çevre manners outskirts victuals goods haftalık maaş terbiye civar erzak mal Türkçe’de sayılabilir gibi düşündüğümüz ama İngilizce’de sayılamayan isimler.Kedinin sütü Yesterday’s newspaper . lik …” gibi anlamlar katar. sinin. our.Kitabın sayfası The cat’s milk .Bay Smith’in eşi Linda’s bag . Eğer zamirlerin yerine gerçek isimlerini koyar ve yine bir aitlikten söz edersek o zaman “ ‘s “ kullanmak zorunda kalırız ve isimlere “ nin.George’un okulu Celal’s table .Babamın arabası Her sister’s house . sünün.Türkiye’nin nüfusu George’s school .Linda’nın çantası Today’s news .Jane’nin partisi Mr.

Daha evvel gördüğümüz ilgi zamirlerinin (his.Bir haftalık tatil A year’s notice .Keats’ın şiirleri Johnson’s’ method . Butcher’s kasap (dükkan) Grocer’s bakkal (dükkan) Butcher Grocer kasap (meslek) bakkal (meslek) 8.Öğretmenlerin adresleri Turks’ proposals .Üç haftalık kurs 60’s container .Humphreys’in filmleri Dickens’ novels .Öğrencilerin kitapları girls’ bags .Last week’s match .Johnson’un metodu Socrates’ illness . Bu tamlamaları ismin iyelik halleri ile karıştırmamak gerekir. Aşağıda bu şekilde oluşan tamlamalara örnekler verilmiştir.) gibi anlamlar vermeyebilir. Bazen isim tamlaması yapma görevi üstlenirler.Socrates’in hastalığı 5.Bir anlık tereddüt An arm’s length . nın.Türklerin teklifleri 3.Ayşe ve Ahmet’in okulu George and Ann’s ball .İki saatlik yol Ten dollars’ worth . Humphrey’s’ films . Çoğul ismlerin sonları “ s “ ile bittiği için ‘s kullanılmaz onun yerine ‘ getirilir.Bakanın eski danışmanı The government’s decision . zaman.Sandalyelerin rengi students’ books .Tom ve Linda’nın babası Ayşe and Ahmet’s school . sının…) farklıdırlar.Kızların çantaları teachers’ addresses .Geçen haftanın maçı Uncle Tom’s house . Eight hours’ sleeping . hers. ours. mine) yerine gerçek isimlerinin kullanılması durumunda kullanılır. The The The The The chairs’ colour .Dickens’ın romanları Keats’ poems . Fakat bu ifadeler genel anlam içerirler.Bir taş atımı mesafe A moment hesitation . Çift isimli durumlarda ikinci isme ‘s getirilir. yours. “ ‘s “ her zaman ( nin.Bir aylık maaş A stone’s throw . yer belirttiğinde “ lik-lık “ anlamları kazanabilirler.60’lık konteynır 100’s cigarette . Tom and Linda’s father .Tom amcanın evi Mahmut the second’s reign .On dolarlık fiyat Three weeks’ course . nın. İsimlerde ölçü.Hükümetin kararı 2. theirs. Özel faaliyet gösteren iş yerlerini asıl meslekten ayırt etmek için kullanılır. Sonu “ z “ okunuşu ile biten veya Latince kökenli olan isimlerde ‘ kullanılır.100’lük sigara 6.Sekiz saatlik uyku One week’s travel . sinin.Bir kolluk mesafe An hour’s walk . sinin.Bir yıllık ihbar A month’s salary . sının…. 37 .II Mahmut’un tahtı The minister’s old advisor . Tom’s Linda’s Children’s Tom’unki Linda’nınki Çocuklarınki His Hers Theirs Onunki Onunki Onlarınki 7.George ve çocukların topu 4. İsimlerin iyelik hallerinden ( nin.Bir saatlik yürüyüş Two hours’ drive .

Kraliçenin sarayı 38 .Atatürk’ün posteri The palace of the queen .Kasabın bıçağı A teacher’s book . sinin.Bir kasap bıçağı The butcher’s knife .Kızılderililerin sonu The courage of the Turks .Paula’nın favori rengi Birthday of Tom .Doktor diploması A dog’s life .Güllerin vazosu The existence of Allah.Kız üniversitesi A ladies’ tailor .Hikayenin başlangıcı The decision of the government .Bu köyün ismi The roof of the house . Sadece “ s “ daha çok özel isimlerde “of “ ise cins isimlerde kullanılır.Çocuk oyunu A carpenter’s saw .Binanın giriş katı The name of this village .Otelin müdürü The window of the car .Arabanın penceresi The new vase of the roses . Name of school Okulun ismi School’s name Colour of wall Duvarın rengi Wall’s colour Milk of cat Kedinin sütü Cat’s milk The beginning of the story .Kadın terzisi A A A A lieutenant’s rank .Erkek okulu A child’s play .Şoför ehliyeti A girls’ college .Türklerin cesareti The poster of Atatürk .Köpek hayatı A driver’s license .Öğretmenin kitabı A boys’ school .Kitabın başlığı The ground floor of the building .Arabanın arkası The phone number of Jack .Kadınlar kulübü OF 1.Günün en iyi filmi Job of my sister .Problemin nedeni Back of the car . Değişen hiç bir şey yoktur.Teğmen rütbesi summer’s day .Öğretmen okulu women’s club .Allah’ın varlığı The end of American Indians . sının ) anlamları veren kelime grupları yapılabilir.Çocuk hikayesi A doctor’s degree .Evin çatısı The cause of the problem . nın.Tom’un doğum günü The wall of the castle .Bir öğretmen kitabı The teacher’s book .Bir yaz günü teacher’s college .Marangoz testeresi A children’s story .Kalenin suru The manager of the hotel . “of “ kullanarakta ( nin.A butcher’s knife .Jack’in telefon numarası Best party of day .Hükümetin kararı The title of the book .Kız kardeşimin işi Favourite colour of Paula .

“of“ her zaman ( nin.Kıtlık Evidence of any interference . The threat of war .Sanat tarihi School of Medicine .Telefonun icadı The cost of the production .The influence of the rich .Fakirlerin acısı The smell of a rose .Mahkemeye hakaret A feeling of despair .Savaş rüzgarları The day of reckoning .Kitabın bir sonraki konusu The members of the association . nın ) anlamı vermeyebilir.Bilim adamı The loss of moisture .Savaş tehlikesi The winds of war .Bir işkence türü A delay of ten minutes .Enflasyon tehlikesi Proportion of five to one .Kız kardeşinin doğum günü The invention of the telephone .Nem kaybı A form of torture . Aşağıda bu tip kullanımlara örnekler verilmiştir. Ama bu ifadeler genel anlam içerirler.Fen Fakültesi Aşa ğıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.Üretimin maliyeti A work of a madman .Soyguncuların silahı The birthday of her sister .Terör hükmü A sign of weakness . Köpeğin burnu Babanın planı NATO’nun görevleri Kore’nin gelişimi Türkiye’nin zorlukları Linda’nın serveti Arthur’un kitabı the nose of the dog / the dog’s nose 39 .On dakikalık bir gecikme Lack of interest .Tıp fakültesi College of Science .Zenginlerin nüfusu ( itibarı ) The suffer of the poor .Suçluluk delili The forces of evil .Kıyamet günü A man of science .Derneğin üyeleri The second day of the conference .Beşe bir oranı Freedom of speech .İlgisizlik Shortage of food .Konferansın ikinci günü The guns of the robbers . Bu yüzden bu iki kategoriyi birbiri ile kıyaslamaya kalkışmayın.Söz hürriyeti The faculty of Law .Şehrin fethi The next subject of the book .Kötülük güçleri Contempt of court . İsimlerin iyelik hallerinden farklıdırlar.Bir delinin işi 2.Bir gülün kokusu The conquest of the city .Müdahale delili Reign of terror . Bazen isim tamlaması yapar.Ümitsizlik duygusu The danger of inflation .Zayıflık işareti Proof of guilt .Hukuk Fakültesi History of art .

bir fıçı bira a glassful of water .bir şişe süt a can of coke .bir şişe şarap a bowl of sugar .bir kavanoz reçel a bar of chocolate .bir pirinç tanesi a handful of money . Türkçe çevirilerindeki mantıksızlıklar aranmaksızın hep aynı kuralla yapılırlar. Bu yolla sayılamayan isimleri ölçekleyerek onların belli bir miktarını ifade ederiz.bir bardak su a cup of tea .iki depo benzin three barrels of wine .bir bardak dolusu su a block of ice . Katı olsun sıvı olsun herhangi bir sayılamayan maddenin belli sayıdaki biriminden (bardak.beş paket sigara a bar of soap .iki yaprak kağıt a grain of race .bir dilim çikolata a slice of bread .bir kutu kola a jar of jam .üç varil şarap ten plates of food .George’un fikri Democles’in kılıcı Tom ve Linda’nın bebeği Patronumun emirleri Cumhurbaşkanının korumaları Milletvekilinin görevi Ahmet’in babasının resimleri Bir öğrenci kitabı İstanbul’un trafiği New York’un karanlık caddeleri Üç aylık maaş Türklerin planı Almanların teklifleri Kitapların sayfaları Erkek gömleği Fatih’in tahtı Kitabın konusu İstanbul’un 1453’te fethi Dört günlük tatil Hikayenin sonu ÖLÇEK BİLGİSİ 1.bir parça pizza two tanks of oil .bir dilim ekmek a piece of pizza . şişe) bahsediyorsak aşağıdaki kalıbı kullanırız.bir kase şeker a cupful of sugar .avuç dolusu para 40 . Bu kalıbı değiştirmeye çalışmak mümkün değildir. [ÖLÇEK OF MADDE] a glass of water .bir kalıp buz a bottle of wine .on tabak yiyecek five packs of cigarette . fincan.bir fincan çay a bottle of milk .bir fincan dolusu şeker two sheets of paper .bir kalıp sabun a barrel of beer .

on kilo pirinç ten meters of cloth . One of book .bir öfke nöbeti a fit of passion .bir mobilya takımı a speck of dust .bir kutu kibrit a distance of two miles .iki millik mesafe a ball of wool . Bu konuda ise maddenin geride kalan kısmı da önem kazanacaktır.dinamit lokumları two cups of tea .korku duygusu works of art .yeni bir çeşit peynir a new kind of plastic .sandalyelerin dördü Six of students .bir parça ip a bit of interest .hiddet nöbeti a piece of bad luck .bir yün yumağı a fit of anger .bir kilo tere yağ a kind of cheese .et parçası (but veya kol) a pair of socks .bir parça kötü talih a piece of evidence .iki fincan çay three kinds of food . Burada ise sıralama içeren kelime gruplarını inceleyeceğiz. Başka bir ifade ile madde ve ölçek birlikte anılacaktır.ateş nöbeti 2.bir parça ilgi a work of art .bir çift çorap a set of furniture .arabaların bazıları Most of problems .kızların on ikisi Some of cars .bir küp şeker a new kind of cheese .bir çeşit peynir a loaf of bread .a head of lettuce .haberler pangs of remorse .problemlerin çoğu Burada anlatılmak istenen çok taneden az taneye doğru iniştir.bir küçük delil a piece of advice .dört fincan dolusu şeker ten kilos of rice .yeni bir çeşit plastik a joint of meat .ateş nöbeti piece of research . Yani maddenin sadece ölçeği önemlidir.çamur yığınları items of news .vicdan azabı the pangs of fear . 3.on metre kumaş truckloads of sand .bir somun ekmek a lump of sugar .sanat eserleri a fit of fever .bir parça tavsiye heaps of mud .kamyonlar dolusu kum a box of matches . 41 . Dikkat edilirse ilk şıkta ölçeklemeye çalıştığımız maddenin geride kalan kısmı önemsenmemektedir. Artta kalan kısım göz ardı edilmemektedir.kitapların biri Four of chair .bir küçük araştırma a piece of string .öğrencilerin altısı Eight of tables .bir yığın çöp a kilo of butter .bir toz parçası sticks of dynamite .altı tip ekmek four cupful of sugar .masaların sekizi Twelve of girls .bir sanat eseri an act of mercy – merhamet an attack of fever .bir top salata ( marul ) a heap of rubbish .üç çeşit gıda six types of bread .

Üç varil şarap three barrels of wine Altı tabak yemek Araba ile iki saatlik yol Arkadaşlarından bazıları Beş kutu kola Beş şişe süt Beş yaprak kağıt Bir bardak portakal suyu Bir çift eldiven Bir damla göz yaşı Bir depo benzin Bir dilim ekmek Bir galon benzin Bir kase yoğurt Bir kavanoz reçel Bir kutu kibrit Bir mobilya takımı Bir parça ekmek Bir parça kek Bir parça merhamet Bir parça tavsiye Bir sanat eseri Bir somun ekmek Çocukların onu Dokuz paket yağ Dört çay kaşığı tuz Dört günlük macera Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri İki haftalık tatil İki kalıp sabun İki paket un Kalemlerin hepsi Linda’nın kalemlerinden biri On dört koltuk On metre kumaş Onlardan altısı Öğrencilerin biri Problemlerin çoğu Sandalyelerin ikisi Sekiz dilim çikolata Sekiz mektup 42 . Kolay anlaşılabilmesi için yakıştırma ifadeler kullanılmıştır. Aşağıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.One of the important problems of Turkey Türkiye’nin önemli problemlerinden biri One of the big tourism centres of the world Dunyanın büyük turizm merkezlerinden biri Two of the dangerous parts of New York New York’un tehlikeli kısımlarının ikisi One of the important telecommunication equipment of today Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri Önemli not: “ Ölçek bilgisi “ adlı başlıkta açıklamaya çalıştığımız konu İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzıyla yoktur.

A .A .A Sessiz bir harf ile tekil bir sözcükten önce kullanılır.A .A .A .A .INDEFINITE: BELİRSİZ A – BİR: Örnek .A . seslendirilemeyen “h” gibi harfle başlayan sözcüklerin başına gelir.A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .A .Sekiz metre halı Tom’un hatalarından biri Türkiye’nin büyük kentlerinden ikisi Türkiye’nin zorlukları Üç aylık maaş Üç baş sarımsak Üç dinamit lokumu Üç millik mesafe Üç saatlik uyku Yedi dilim pizza ARTICLES 1. Örnek an an an an apple umbrella egg heir 43 .A .A . book chair story university useful thing European sister brother month day week year size sudden tiger lion crocodile camel dozen of eggs glass of tea shiny day hundred million thousand billion dozen few couple lot of AN – BİR: a – i – o – u – e gibi sesli ünlü harfle başlayan veya .A .A .A .A .A .A .A .A .

The south .inci Abdülhamit 44 .corn .The north .west .milk .ici Elizabet .The Netherlands / Hollanda . nesne veya tamlamasını oluşturan addan önce .an interest . Asal cümleciğin.The north .an ant “A” VE “AN” ARİTEKLLERİNİN KULLANILMADIĞI YERLER: a -) Çoğul bir addan önce .glass .The south .The Holy Quran -The Blue Mosque gibi Özel bir adın önünde yer alan cins bir adın önünde kullanılır ..The United Kingdom / Birleşik Krallık .west 5 Kutsal kitap ve mabetlerin başında . 2.an hour .iron .an honest man .The west .Queen Elizabeth the second / Kraliçe II.Wind: the north .The United States of America / Amerika Birleşik Devletleri .The galaxy Samanyolu / Samanyolu Galaksisi Eyaletlerden oluşan ülke adlarından veya çoğul ülke adlarından önce .apples b -) Aşağıdaki gibi adlardan önce. sayılamayan ancak birimiyle söylenebilen bazı somut cloth grass paper money wood gibi.chairs gibi. The article’ sinin kullanıldığı yerler.The Turkey / Türkiye .The Republic of Turkey / Türkiye Cumhuriyeti Başlıklarda sırasal sıfatlardan önce .tea .cows . .an engineer .east .the book -the car -the vehicle Tek anlamına gelen THE ONLY ONE sözcük dizisinden önce Yönlerden önce .east .The planet Pluto / Pluto Gezegeni .The north .west .The south .The east .The United Arab Emirates / Birleşik Arap Emirlikleri .Padisah Abdülhamit the second / Padişah 2. özne.DEFINITE: BELİRLİ “THE” KULLANILIR.

The mountain Everest Tren.- Tahir the first / Birinci Tahir Ismi belli olan yerleri tanımlarken ve tanımlayıcı bir edatlı deyişten önce . gemi ve Uçak adlarından önce .The Marmara Hotel . Özel bir adı izleyen ve meslek veya ticaret anlatan cins adların önünde kullanılır .The Santa Fee / Santa Fee treni Kişiye/Şahsa ait olmayan işyeri.The Island Bahamas / Bahama adaları . otel.We must help the poor / Fakirlere yardım etmeliyiz.The East India Islands / Doğu Hindistan adaları Nehir Okyanus ve sıradağ adlanrından önce . .The ocean Müzik aygıtlarından önce .The sky .The Ottoman Bank Üniversite.Tahir the teacher / Öğretmen Tahir .The French cook meat the best / Eti en iyi Fransızlar pişirir.The Palace of Çırağan / Çırağan Sarayı .The piano / Piyano Tanımlayıcı en üstünlük anlatımlarında kullanılır .topluluğu sıfatlardan önce .The Atlantic Ocean . restoran adlarından once .The violin / Keman .That is the oldest mosque in İstanbul .The rich always proud / Zenginler daima kibirlidir. banka.The ant is industrious / Karınca çalışkandır Bir küme. enstitü.The earth .grup.O İstanbul’daki en eski camiidir. Doğada yalnız tek olan varlıklardan önce .The most I can gain is that amount 45 .The Istanbul University / İstanbul Üniversitesi . The most / the first / the best / the worst / the second geçtiği cümlelerde Ad olarak kullanılan en üstünlük anlatımlarından önce .The house with brown-shutters / Kahverengi panjurlu ev. Hastane adlarından önce .The Çapa Hospital / Çapa Hastanesi Bir küme veya topluluğu simgeleyen sayılabilir tekil bir addan önce .Bu benim yapabileceğimin en iyisidir.This is the best I can do . Okul.Mustafa the administer / Yönetici Mustafa Ada topluluklarından önce . .The M/S Barış Manço / Barış Manço gemisi . .

He has got a car.I have got a car.I have a sister.HAS GOT have/has got Türkçe'de sahip olmak anlamındadır.We have got many pens. He hasn't got a car. (+) I have got a book. HAVE . It hasn't got a car. .She has got two sisters. POSITIVE (OLUMLU) I have got a car. QUESTION (SORU) Have I got a car? Have you got a car? Has he got a car? Has she got a car? Has it got a car? Have we got a car? Have they got a car? Have/has got veya sadece have/has Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlayabiliriz. You have got a car. ( Bir arabam var. (-) I haven't got a book. İki dil arasındaki bu farklılık bazen İngilizce’yi yeni öğrenenler için sorun teşkil edebilir. You haven't got a car. O yüzden cümlenin sahiplik anlamı içerip içermediğine bakılmalıdır. (-) I don't have a book. She hasn't got a car. "Benim iki kız kardeşim var" cümlesini İngilizce'ye çevirmek isteyen bir kişi. (Bizim çok kalemimiz var veya biz çok kaleme sahibiz) NEGATIVE (OLUMSUZ) I haven't got a car. We haven't got a car.) Türkçe'ye çevirirken genelde "Bir arabaya sahibim" şeklinde çevirmeyiz.- O meblağ benim kazanabileceğimin en çoğudur. Sahip olduğunuz bir şeyi ifade etmek için kullanılır. Bu iki cümle arasında anlam olarak fark yoktur. (?) Do I have a book? İki farklı kullanım birbiriyle karıştırılırsa gramatik açıdan hatalı olur. Özellikle İngiltere'de kullanılan İngilizce'de "have/has got" daha sık kullanılır. It has got a car. ● DİKKAT! . We have got a car. Şöyle ki. They have got a car. She has got a car. (?) Have I got a book? YANLIŞ KULLANIMLAR (+) I have a book. Ancak olumsuz ve sorularda durum aynı değildir. . Examples: 46 . They haven't got a car. "var" kelimesine aldanarak "there is/are" kalıbını kullanabilir ve tabi ki yanlış olur.I have got a sister. Aşağıda şahıslara göre nasıl kullanıldığını inceleyin. . (Onun iki kız kardeşi var veya o iki kız kardeşe sahiptir) .

Örneğin İngilizce'de "saç" kelimesi "uncountable"dır yani sayılamaz. (doğru) No. Sayılamayan isimler her zaman için tekil kabul edilir. Aynı şekilde sayılamayan kelimelerin başında "a veya an" artikelini de kullanamayız. THAT . (doğru) No. I haven't. There are four books on the table. Halbuki Türkçe'de biz "saçlar" diyebiliriz. (yanlış) A: Do you have any money? B: No. Aynı şekilde "su".sayılamayan isimler) İngilizce'de isimler sayılabilen ve sayılamayan olarak ikiye ayrılır ve cümle içindeki kullanımları farklıdır. I don't. I haven't. SOME UNCOUNTABLE NOUNS (Bazı sayılamayan isimler) air coffee hair water bread coke milk weather cake coke money THIS. Bu yüzden asla "s" takısı alarak çoğul yapılamaz.THESE. EXAMPLES There is a book on the table. THOSE This ve that Türkçe'de "bu" ve "şu" ifadelerinin karşılığıdır Konuşurken bize yakın olan nesneler için "this" (bu) Konuşurken bize uzak olan nesneler için "that" (şu) Konuşurken bize yakın olan nesneler için "these" (bunlar) 47 . ("book" kelimesi sayılabilen isim olduğu için çoğul olarak kullanılabilir. I don't. "pirinç" ve benzeri kelimeler hep tekil kullanılmak zorundadır. ("su" kelimesi sayılamaz olduğu için asla "there are" kalıbıyla kullanılamaz.A: Have you got a pencil? B: No.) There is some water in the glass.UNCOUNTABLE NOUNS (Sayılabilen . (yanlış) COUNTABLE . Çünkü "a" bir anlamına gelir.

.these books (bu kitaplar) This student (bu öğrenci) . Tekiller ve sayılamayan isimler için "there is".. (Masanın üzerinde bir vazo var. (Çantada hiç para yok.) THERE IS .) Excuse me.is there a good hotel near here? (Affedersiniz.) There is a good programme on TV tonight.those trains (şu trenler) That building (şu bina) .) PLURAL (Çoğul) there are. (Aynı şekilde "these" kelimesinden sonra tekil isim kullanamayız.these students (bu öğrenciler) This school (bu okul) .) Are there any books on the table? (Masanın üzerinde hiç kitap var mı?) Yes. This books are very expensive (This tekillerle kullanıldığı için "books" diyemeyiz.Konuşurken bize uzak olan nesneler için "those" (şunlar) EXAMPLES This book (bu kitap) . çoğullar içinse "there are" kullanılır.THERE ARE "There is / there are" Türkçe'de "var" kelimesinin karşılığıdır.. (there aren't) There are some big trees in the garden.. (there's) is there.) There are many people in the school.? there are not. SINGULAR (Tekil ve sayılamayanlar) there is.. there aren't. (Bu gece televizyonda güzel bir program var.. buralarda güzel bir otel var mı?) There isn't any money in the bag. there are.. (Bahçede büyük bir ağaç vardır. How many students are there in the classroom? (Bu sınıfta kaç tane öğrenci var?) THERE IS AND IT IS There is a vase on the table.? there is not.those buildings (şu binalar) DİKKAT! Aşağıdaki cümleler kesinlikle yanlıştır.) These girl is very beautiful. (there isn't) There is a big tree in the garden. are there.. (Bahçede birkaç tane büyük ağaç var..these schools (bu okullar) This man (bu adam) .. (Okulda bir sürü insan var.these men (bu adamlar) That train (şu tren) .. / No..) 48 .

. (Buzdolabında hiç buz yok. (Bu vazoyu seviyorum. bir tekliftir. (Birkaç tane yumurta alacağım. (Bazı yanlışlar yaptık. (Hiç yumurta almayacağım. Bu cümleler kalıp olarak soru cümlesi olsa da esasen tekliftir.Are you doing anything this evening? (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) İnsanlara bir şey teklif ederken veya bir şey önerirken kullandığımız soru cümlelerinde "any" değil.Can I have some bread? (Biraz ekmek alabilir miyim?) WHEN.) Bu örnekte de "there is" kalıbını kullanamayız. (Kimseyle tanışmadım.? . SOME – ANY ►"some" kelimesi Türkçe'de "biraz/birkaç" anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır.Did they make any mistakes? (Onlar hiç hata yaptılar mı?) .Would you like something to drink? (İçecek bir şey ister miydiniz?) .Would you like some milk? (Biraz süt ister misiniz) (Bu cümle yapı olarak soru cümlesi olsa da bilgi alma amaçlı sorulan gerçek bir soru değildir.) We made some mistakes. "some" kullanılır. . (Birisiyle tanıştım.. Examples: I am going to buy some eggs.) She said something. Examples: I'm not going to buy any eggs. It's very expensive. Examples: .) ►”any" kelimesi Türkçe'de hiç anlamına gelir ve negatif cümlelerde kullanılır. (Hiç hata yapmadılar. O çok pahalı.) I didn't meet anybody.) .) I met someone.) She didn't say anything.Is there any ice in the fridge? (Buzdolabında hiç buz var mı?) .) There is some ice in the fridge.? 49 .) They didn't make any mistakes.HOW LONG. (Hiçbir şey söylemedi. AMA: I like this vase. (Buzdolabında biraz buz var..) SORU CÜMLELERİNDE "SOME" VE "ANY" ►Soru cümlelerinin çoğunda (istisnalar vardır) "any" kullanılır..Bu cümlede "It's a vase on the table" diyemeyiz. (Bir şey söyledi.) There isn't any ice in the fridge.

Bir eylemin ne kadar süredir devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. (İki saattir kar yağıyor. Ancak: 50 . . (İki saattir chat yapıyorum. "How long" soru kalıbıysa Present Perfect Tense ile kullanılır.) Bu örnekte kar yağışının tam olarak ne zaman başladığı sorulmaktadır.I have been chatting for two hours.) Bu örnekte chat yapma eyleminin ne kadar sürdüğü değil.) Bu cümlede for kullanılmasa da olabilir. Aşağıdaki örnekte aynı şekilde iki soru kelimesinin farklı kullanımları verilmiştir. (Kar yağışı iki saat önce başladı. ne zaman başladığı ifade edilmektedir. (Saat ikiden beri chat yapıyorum.I haven't seen Mary since Monday. (John altı aydır bu şirkette çalışıyor. . When did it start snowing? (Kar yağışı ne zaman başladı?) It started snowing two hours ago."When" soru kelimesi Simple Past Tense ile.) Bu örnekte ise kar yağışının başlangıcı ve ne kadar zamandır devam ettiği sorulmaktadır. (Pazartesiden beri Mary'yi görmedim) Olumlu cümlelerde kimi zaman for cümleden çıkarılabilir. (20-yıldır evliyiz. eylem iki saat sürmüş demektir.) ● SINCE Bir eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanırız. Aşağıdaki örneklerde iki kullanımın farkına bakın.) Bu örnekten chat yapma eyleminin iki saat önce başladığı ve hala devam ettiği anlaşılmaktadır.SINCE for ve since "Present Perfect Tense" ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir. When did you first meet your girlfriend? (Kız arkadaşınla ilk ne zaman tanıştın?) How long have you known your girlfriend? (Kız arkadaşını ne zamandır tanıyorsun?) FOR . Örneğin cümle saat 4'de söylenmişse. Example: . ● FOR Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken for kullanılır. . Ama sonuç olarak eylemin ne kadar sürdüğü de anlaşılır. How long has it been snowing? (Ne zamandır kar yağıyor?) It has been snowing for two hours. .We have been married (for) 20 years.John has been working for this company for six months.I have been chatting since 2 o'clock.

. (Hayır. Examples: A: B: A: B: A: B: Would you like some tea? (Çay alır mıydınız?) No.) Bu cümle olumsuz olduğu için for cümleden çıkarılamaz. (Kola lütfen. kahve severim.. (Hayır.?" kalıbı birisini bir şey yapmak için davet ederken kullanılır. thank you.....They haven't seen each other for 2 years. (Hayır. I like coffee. Examples: .. I'd like a hamburger. kahve istiyorum.? ARASINDAKİ FARK Aşağıdaki örnekleri dikkatli bir şekilde inceleyin. WOULD YOU LIKE. please. please.. ● "Would you like. I'd like coffee. ● "Would you like to..I am very hungry.I'd like some information about the programme. teşekkür ederim.) Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) Oh. (Çok açım. Would you like tea? (Çay ister misiniz?) No. Bir hamburger istiyorum/alabilir miyim) .) Do you like tea? (Çayı sever misiniz?) No. Examples: Would you like to come to my birthday party? (Benim doğum günü partime gelmek ister misin?) What would you like to do tonight? (Bu gece ne yapmak istersin?) ● "Would like to" kalıbı nazikçe bir şey istemek için "I want" kalıbının yerine kullanılır.) ● WOULD YOU LIKE. (Hayır) Then.) Örneklerde görüldüğü gibi "would you like" kalıbı nazik bir şekilde bir şey teklif ederken kullanılır.) What would you like to do at the weekend? (Hafta sonu ne yapmak istersin?) What do you like to do at the weekend? (Hafta sonları ne yapmaktan hoşlanırsın?) 51 .? ile DO YOU LIKE. no. (İki yıldır birbirlerini görmediler. what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) Coke.?" kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır.... İngilizce' de "do you want" sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir. (Programla ilgili bilgi istiyorum/alabilir miyim..? I'D LIKE.

) .) c) Prefer doing something to doing something else (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. Example: . belirli bir durumda neyi tercih ettiğimizi ifade ederken kullanılır. çay mı?) .) DİKKAT! Bu üç kullanım arasında anlam olarak bir fark yoktur. Sadece kullanımda aşağıdaki fark vardır.) .) b) Prefer to do something rather than do something else. ● WOULD PREFER (I'd prefer) "Would Prefer" kalıbı genel tercihlerimiz değil.Would you prefer coffee or tea? (Kahve mi alırsınız. (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. (Futbolu basketbole tercih ederim.I prefer city to country. (Şehiri köye tercih ederim.I'd prefer to stay at home rather than go to the cinema tonight.I prefer to live in the country. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.I prefer football to basketball.) ● WOULD RATHER (I'd rather) "would rather" ve "would prefer" kalıpları arasında anlam olarak fark yoktur.WOULD RATHER Prefer ve would rather kalıplarını tercihlerimizden bahsederken kullanırız.) .) .) ● PREFER Genel olarak hayatta neyi tercih ettiğinizi ifade ederken "prefer" kalıbı üç farklı şekilde kullanılabilir: a) Prefer something to something else (Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek) .I prefer to drink tea (Çay içmeyi tercih ederim.I prefer drinking tea (Çay içmeyi tercih ederim. would rather do would prefer to do 52 . evde kalmayı tercih ederim.I prefer to drink tea rather than (drink) coffee.I prefer drinking tea to drinking coffee.) . (Futbol oynamaktansa basketbol oynamayı tercih ederim.) .PREFER . (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim. (Bu gece sinemaya gitmektense. Examples: .I prefer to play basketball rather than play football. (Köyde yaşamayı tercih ederim.

(Çocuklarını getirmek istediğini söyledi. geniş zaman. (Öğretmen Phrasal Verbs ‘lerin çok önemli olduğunu söyledi.) Eğer aktarılan eylem.) Jack will say that he comes to school every day. (Jack. Examples: .) She said she watched TV every day.) She has said that she watches TV every day.) REPORTED SPEECH Indirect Speech (‘reported speech’ de denir) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir." (Şova karımla birlikte gittik. (Testin zor olduğunu söyledi. Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise. kullanılan zaman aynı kalır.I'd rather stay at home." (Çocuklarımı getirmek istiyorum”. "I want to bring my children. Örneğin: • • • He said the test was difficult. dedi.) 53 . Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir. (Arabayla gitmeyi tercih ederim. zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir. "My wife went with me to the show. Örneğin: • • She said. geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa. (Her gün TV izlediğini söylemişti.) Jack said he came to school every day. genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır.I'd rather go by car."would rather" kalıbından sonra doğrudan fiil gelir ve ek almaz. Genellikle konuşma dilinde kullanılır. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor. şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi.) Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi Konuşma aktarılırken.) Jack said. Örneğin: • • • He says the test is difficult.).) Eğer aktarılan konu. (Her gün TV seyrettiğini söyledi. (Evde kalmayı tercih ederim. dedi. (Jack her gün okula gittiğini söyledi. (Testin zor olduğunu söylüyor. Örneğin: • The teacher said that phrasal verbs are very important. cümle geçmiş zaman olur. değişmez. She said she wanted to bring her children.) . Jack said his wife had gone with him to the show.

” He said he was cooking dinner. He said. Örneğin: • She asked. "I live in Paris. ”Akşam yemeğini pişirdiğini söyledi. She asked me if I wanted to come with her. “Bana niçin İngilizce çalıştığımı sordu. "My wife went with me to the show yesterday. He said." “Geçen hafta New York’a gittim”. geçmiş zamanda kullanılmıştır.” dedi. “Bana. "I am cooking dinner.” He said he had already eaten.” Londrayı iki kez ziyaret ettiğini söyledi. (Jack. "I am going to find a new job.) Indirect Questions Soruları aktarırken özellikle cümlelerin dizilişine dikkat etmek gerekir. dedi. dedi. Jack said." “Londra’yı iki kez ziyaret ettim”. “Geçen hafta nereye gittin?” diye sordu. Örneğin: • • She said. "Where did you go last weekend?" Dave. Dave asked me where I had gone the previous weekend.” olur. dedi. ”Paris’te yaşadığını söyledi. dedi. Niçin. "*" İşaretlenmiş cümlelere özellikle dikkat edin. Direct Speech He said.” • • 54 ." “Paris’ te yaşıyorum." “Akşam yemeğini pişiriyorum”." (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum)." (Dün şova karımla birlikte gittik). "I want to bring my children tomorrow. "Do you want to come with me?" “Benimle gelmek ister misin?” diye sordu." Ben yemeğimi çoktan yedim”. dün şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. She asked me why I was studying English.” olur.” He said he had gone to New York the week before. geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir.” He said he was going to find a new job. He asked. dedi. ”Geçen hafta New York’a gittiğini söyledi." Indirect Speech He said he lived in Paris. ne zaman gibi soru kelimelerini kullanırken.). "I had already eaten. ”Yemeğini çoktan yediğini söyledi. yakın geçmiş zaman ve past perfect zaman da dahil olmak üzere hepsi past perfect tense çevrilmiştir. "Why are you studying English?"Niçin İngilizce çalışıyorsun? diye sordu. He said. Dave asked. “Dave. "I went to New York last week.geçen hafta nereye gittiğimi sordu. He said. geniş zaman. Aşağıdaki tabloda aktarılmış cümleler. onunla gidip gitmeyeceğimi sordu. Not: Geçmiş zaman. (Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi. olur.” He said he had visited London twice. dedi He said.” olur. cümleye bu soru kelimeleriyle başlamak gerekir. "I have visited London twice. nerede. Evet/Hayır ile başlayan soru cümlelerini aktarırken (if) “eğer” kullanılır.Konuşulan anı.

” He said he had to give Ken a call. .Beni bıçakla kestim.” He said he might go to Denver.” REFLEXIVE PRONOUNS Aşağıdaki tabloda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim".” He said he might buy a new car. . çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır. "me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır. “kendimiz" gibi anlamlara gelir. * He said. Bu cümle yanlıştır. "I have been working on that project for over two weeks.) Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir.” He said he would give Jack a call. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. “.” He said he had been working on that project for over two weeks.” dedi. dedi. ”Jack’i arayacağını söyledi." “Denver’lara gidebilirim”. "I will give Jack a call. "I can come tonight.”Denver’lara gidebileceğini söyledi. I you he she we they me you him her us them myself yourself/yourselves himself herself ourselves themselves Aşağıdaki Türkçe cümleye bakın. Bu cümle de yanlıştır.I cut myself with a knife. He said. dedi. Yeni bir iş bulacağını söyledi. ”Doktora görünmesi gerektiğini söyledi.“Yeni bir iş bulacağım “. "I might go to Denver. ”İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştığını söyledi. ”Bu akşam gelebilileceğini söyledi. "I must give Ken a call. dedi. * He said.” He said he had to give Ken a call. "I should see a doctor" “Doktora görünmeliyim”. Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakın. * He said. dedi.I cut me with a knife.” He said he should see a doctor." “İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalışıyorum." “Bu akşam gelebilirim”. ”Yeni bir araba alabileceğini söyledi. He said.” ”Jack’i arayacağım”. dedi.” He said he could come that night. "I have to give Ken a call. 55 . dedi. ." “Ken’ i aramam gerekiyor”. "kendisi". dedi. He said. * He said." ”Ken’i aramalıyım. (Kendimi bıçakla kestim. "I may buy a new car. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi." “Yeni bir araba satın alabilirim”. . He said. dedi.

Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır.est” ekleri ile yapılır. (Kendisini aynada gördü.When you want to emphasize the subject (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda) I'll do it myself. superlative “the most” ekleri ile yapılır.) COMPARISON “mukayese. She did it by herself (=alone)..) They ate all the food themselves. (Kendi hesaplarını ödediler. (=tek başına) That man is talking to himself. (Bazen kendimle konuşurum.As the object of a preposition. Bu yüzden tek heceli sıfatlarda.) Refl exive Pronoun ne zaman kullanılır? Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır. Her dilde olduğu gibi İngilizce’de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilebilir. ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında ”superlative” yapısıdır... Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”. (No-one else will help me..) They paid for themselves. karşılaştırma” demektir. (Kendini vurdu) (kendi kendini) . (Grup kendine "Dire Straits" diyor. (Bisikletinden düştü ve kendini incitti.) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim. 1. Adjective (yalın) Expensive (pahalı) Comperative (üstünlük) more expensive (daha pahalı) Superlative (en üstünlük) the most expensive (en pahalı) 56 ..When the subject and object are the same (Özne ve nesne aynı olduğunda) I hurt myself. ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işleyeceğiz... Önemli iki mukayese yapısı vardır. Adjective (yalın) High (yüksek) Dark (koyu) Tall (uzun) Brave (cesur) Comparative (üstünlük) higher (daha yüksek) darker (daha koyu) taller (daha uzun) braver (daha cesur) Superlative (en üstünlük) the highest (en yüksek) the darkest (en koyu) the tallest (en uzun) the bravest (en cesur) 2. He shot himself.) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative “er”. (No-one else had any.) He saw himself in the mirror. . Kendi kendine yaptı.- She fell off her bicycle and hurt herself.. referring to the subject (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak) I bought a present for myself. .) I sometimes talk to myself. Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İngilizce’de biraz karışıktır. (Kendimi incittim) (kendi kendimi) The band calls themselves "Dire Straits". superlative “the .

En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı. kişinin bulunduğu yere (konuma) göre ise “in” edatı kullanılır... 57 . Aslında bu konu daha karmaşıktır. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi “er ve the.... Ama zarflarda önemlidir. Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar... Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur.) “of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir.. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim.. kişinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır. Bu durumda superlative aranmalıdır. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır... KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır. Soru şekli Your article is the most informative (article) of all the article we have received.Interested (ilgili) Frightening (ürkütücü) more interested (daha ilgili) the most interested (en ilgili) more frightening (daha urkütücü) the most frightening (en ürkütücü) 3... informative.. “of” olduğu için superlative’dir deyip. (Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir. This camera is more expensive than yours.) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır.) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil opsiyoneldir. Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir... (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. Burada “than” olmadığı için comperative değil. your article is .... My son is the most intelligent student of all his friends.. (Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır.) Eğer kıyas.) My son is the most intelligent student in the classroom... Eğer “than” eki yoksa bu comperative değildir..) Eğer kıyas. Of all the article we have received. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır. I am older than you (are) (Ben sizden daha yaşlıyım. Genelde kullanılmaz.) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar.. Narrow (dar) Happy (mutlu) Simple (basit) narrower (daha dar) happier (daha mutlu) simpler (daha basit) the narrowest (en dar) the happiest (en mutlu) the simplest (en basit) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile mukayese edilir.. şıklardan “the most”u işaretliyoruz. (Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir...est” ekleri ile diğerleri “more ve the most” ekleri ile yapılır. Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır..

. The same + noun + as şeklindedir.. Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative’e gidilmelidir.. “İn” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”. Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyeti de karşılaştırılabilir. 2... Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini özetlersek. (O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir.... Yapı olarak “as/ so.) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir.) Katlamalı İfadelerde The same....) The most One of the most Doğru cevap “one of the most” dur. Equality Sıfat ve Zarflarda “.as şeklindedir.. (O kardeşi kadar zeki değildir.. 58 ... emsallere göre ise “of” edatı kullanılır. (O kardeşi kadar zekidir.... 4.. He is . He is as intelligent as hardworking.. Araya sıfat veya Zarf gelir. Than’ in olup olmaması durumu: Varsa “comperative” dir yoksa superlative aranmalıdır. Eğer “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıştır...) She isn’t as/so intelligent as her brother... Bu özellikten de soru gelebilir...ile aynı” olarak çevrilir..... (O zeki olduğu kadar çalışkandır da....... Sorulabilen bir kalıptır....Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir. Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir.. Özne tekil ise tümleç tekil.lenient managers we have ever had. Superlative’ de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil – çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir.. He is the same age as I am... 1. özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır....as Olumsuz: as/so....as” şeklindedir... “.... Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir.... 3...e kadar” anlamına gelen eşitlik yapısıdır...) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır.. Olumlu: as.. Burada özne – tümleç uyumu aranmalıdır..as She is as intelligent as her brother.. (O benimle aynı yaştadır..

Burada özne – tümleç uyumu önemlidir. (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir.) Bu zamir iki yerde kullanılır. (Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler. Present perfect yapısı sorulabilir Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir. Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir. He is the oldest student in the classroom.est veya more . much (çok) Little (az) Old (yaşlı) Comperative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less older elder Far (uzak) farther further Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the least (few kurallıdır) the oldest the eldest (kardeşler arasında) the farthest (mesafe olarak) the furthest (soyut olarak) Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. The students are more prolific than the other ones.vb) sözcükleri sorulabilir.) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim opsiyoneldir.the most” yerine farklı sözcükler türetilmiştir.. İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz. Şu ana kadar (ever.) KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1.. the most yapısı sorulabilir.the.) She is my elder sister. 3. 2. (O sınıftaki en yaşlı öğrencidir. Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır.(manager) (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. kullanılmayabilir. Adjective (yalın) Good (iyi) Bad (kötü) Many. özne çoğul ise tümleç çoğul (ones) olacaktır. Eğer özne tekil ise tümleç tekil (one).. Bunlarda comparision için“er . Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir..This manager is more capable than the previous. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar. so far . One – ones ve that – those’ dur. This manager is more capable than the previous one. İyi bilmek gerekir. Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz sıfatlar” denir. (Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır. (O benim ablamdır.) 59 .) This writer is the most distinguished that I have ever seen.

2. much ve many ayırımı sorulabilir katlama sözcüğü (once. 3..) Soru şekli 1. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than” yazılarak bu anlam verilir.) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir. KPDS’de en çok sorulan yapıdır. Our population has more than doubled over the last twenty-five years..) Bu yapıda “.This is the best film I have so far watched. Maddeler (iki madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım... Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir.) sorulabilir. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış. as money as) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty-five years. As much as: sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim.) Superlative.. (Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi yazılır. This study is not worse than the previous one. I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. twice. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. katlı karşılaştırma olup. (O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir.) Multiple Comparisons Çok . three times. 60 . Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. As many as: sayılabilenler için kullanılır..) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than” ifadesidir. (Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir. Tüm kalıp (as much as.. Bir kez KPDS’de sorulmuştur.) He has twice as much money as I do.

Equality 61 . Adverb (yalın) Quickly (hızlı) Carefully (dikkatli) Comparative (üstünlük) more quickly (daha hızlı) more carefully Superlative (en üstünlük) the most quickly (en hızlı) the most carefully the most fortunately Fortunately (şans eseri) more fortunately 2.) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the.est” ile yapılır.) Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. She drives the best carefully of all her friends.) My wife drives more carefully than I do. Adverb (yalın) Hard (sıkı) Fast (hızlı) Early (erken) Comparative (üstünlük) harder (daha sıkı) faster earlier Superlative (en üstünlük) the hardest (en sıkı) the fastest the earliest Early zarfı sonunda “ly” olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orijin olarak “ly” harfleri vardır. Yani sıfattan “ly” eki ile türetilmemiştir. kişilerin yaptığı eylemlerdir. (O benden daha iyi İngilizce konuşur. Bir fiil söylemek zorundayız.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir. (Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır.) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile yapılır. (Ben futbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim. I like football more than my wife like does..) He speaks better than I do.) Eğer yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben futbolu eşimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur. ikincisinde zarftır. He has a better English than my English. 3. (O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır.. (O benim İngilizcemden daha iyi Bir İngilizce’ye sahiptir.) Birinci cümlede “better” sıfat. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir.1. Adverb (yalın) Well (iyi) Badly (Kötü) Much (çok) Little (az) Comparative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me” diyemeyiz.

) This boy doesn’t study so hard as his brother does. Tek heceli sıfatlar İki. (Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz.hotter / high .) farklardır. Comparative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız. (Ben senden daha mutluyum) Superlative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.Sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonuna "er" ekleyin Sıfattan önce "more" getirin Sıfatın sonundaki "y" harfini yerine "ier" getirin Örnek: cheap . Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır.higher Örnek cümleler Yesterday was hotter than today. (Dün bugünden daha sıcaktı) interesting / difficult Örnek cümleler London is more expensive than Madrid.funnier Örnek cümleler I am happier than you.happier / hot .) You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz. Tek heceli sıfatlar İki. ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS Sıfatların "comparative" ve "superlative" formları İngilizce'de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme.cheaper / Örnek: interesting . 62 . much kullanma vb. (Londra Madrid'den daha pahalıdır) funny .more Örnek: happy . üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonundaki "y"yi kaldırın ve yerine "iest" getirin. Sıfattan önce "the" Sıfattan önce "the most" getirin ve sıfatın sonuna getirin ve sıfatın sonuna "est" "est" ekleyin getirin.) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır. (Onun benim kadar kazanması olası değildir. He is unlikely to learn as much as I am.

the cheapest / hot .) ÖNEMLİ İSTİSNALAR Kuralın dışında kalan bazı istisna durumlar vardır. AS: .happy ..the happiest / funny the most difficult . (Bugün yazın en sıcak günü) Örnek Cümleler London is the most expensive city in England. (Londra İngiltere'deki en pahalı şehirdir) Örnek Cümleler New York is the noisiest city in the USA.the highest Örnek: interesting Örnek: .the funniest Örnek Cümleler Today is the hottest day of the summer.the most interesting / difficult . Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar düzensiz sıfatlardır ve tabloda gösterildiği gibi düzenli değişmezler. Bad • • • Bad . Yani ezberlenmeleri gerekir.) Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken "en" uzun. AS: .comparative The worst .adjective Better .. 63 . (New York Amerika'daki en gürültülü şehirdir. KADAR veya NOT AS. "en" kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır..comparative The best . COMPRASIONS: KARŞILAŞTIRMALAR AS.Örnek: cheap . Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika'nın en heyecan verici şehridir..) Örnek: New York is more exciting than Seattle (New York Seattle’den daha heyecanlıdır. Good • • • Good . This is the worst day of my life.superlative Örnek Cümleler This book is better than that one...adjective Worse .superlative Örnek Cümleler His French is worse than mine.the hottest / high . KADAR DEĞİLDİR.. This is the best school in the city..

anlamını katar) ancak sonu “y” ile biten sıfatlarda –y kaynaştırma harfi kalkar ve – ier olur.Earlier . Bayan Brown’dan daha az dikkatlidir..Bigger .more charming .. - - 6... .Finer .more tired .more getirilir . DEN DAHA AZ) dan / den daha. Örümcekler yılanlardan daha az tehlikelidir. Krokodiller. the more you gain Ne kadar çok beklersen.er eki getirilir ve cümleye daha . dir No-name silver / silver CD-Rs are less cheap than Sony CD-Rs.Brown Bay Brown. Spiders are less dangerous than snakes. yılanlar kadar tehlikeli değildir.Eksiklik derecesinde ise.Brown is less careful than Mrs.Thicker .more attractive .. Crocodiles are not as dangerous as snakes...Tek heceli sıfatlarda .. THAN (..more obscure 34Aşağıdaki sıfat veya belirteçleri üstünlük dereceleri yoktur.. aligatörler kadar tehlikelidir.Crocodiles are as dangerous as alligators.Thinner .. Mr.“ – d / ed / ful/ing / ive/ly/ous/re gibi son harflerle bir de iki veya daha fazla heceli sıfatlarda sıfatın başına .. 1. in / inner : daha içeride out / outer : daha dışarıda up / upper : daha üstte 5.Better 2.more quickly .Narrower ..more afraid . here now once then there very Eşitlik derecesi belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır.. LESS ..Greyer . No name gümüş CD-ler Sony Cdlerden daha az ucuzdur.) The + adjective +r + er + ier The + adjective +r + er + ier - The longer you wait.more beautiful . Krokodiller.more nervous .er eki getirilir . o kadar çok kazanırsın 64 .PROPORTION / ORANLAMA A..daha ( sıfatın sonuna .

o kadar çok mal alırsın. The more money you pay. .Cats are the least dangerous animals. the more goods you buy. Ne kadar erken kalkarsan. o kadar çok kazanırsın.Sessiz bir harfi izleyen – y harfiyle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkar ve – iest / -y harfi olmayanlarda ise .Kediler en az tehlikeli olan hayvanlardır. The more you eat.Then -there -very 11-Eşitlik derecesi . o kadar çok sipariş alırsınız. Ne kadar çok problem çözersen. o kadar çabuk büyürsün The more you work the more you earn. The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - B-) The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - The more questions you solve. 7. The more shipments you make the more orders you can place.est eki gelir Early – earliest Rich – richest Big – biggest Small – smallest Fine – finest Narrow – narrowest 8.a-o-u-e-i gibi sesli ünlü harfle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkmaz ve – iest / eki gelmez onun yerine direkt . .Grey .out / outest : .THE LEAST ADJECTIVE .up / uppest : belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır en içeride en dışarıda en üstte 12. the earlier you go to school. P & O Line is the least expensive line therefore it is preferred by a lot of importers 65 .ive / -ly / -ous / -re son harfleriyle biten iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde başa the most ibaresi getirilir. Ne kadar çok yersen . the quickly you grow. Ne kadar çok çalışırsan. Afraid quickly -tired -nervous -beautiful -obscure -charming 10-Yine aşağıdaki sıfat ve belirteçlerin en üstünlük dereceleri yoktur.in / inest : .est eki gelir .Here -now -once . o kadar çok not alırsın. Ne kadar çok sevkıyat yaparsanız.- The earlier you get up.d / -ed / -ful / . the more grades you obtain. . Ne kadar çok para ödersen . o kadar erken okula gidersin.Greyest 9.Ancak iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde.

Uyanmak – uyandırmak-harekete geçmek –harekete geçirmek – farkına varmak. IRREGULAR VERBS . bu nedenle pek çok ithalatçı tarafından tercih edilmektedir.DÜZENSİZ FİLLER Arise Arose Arisen Awoken -awaked Been Begun Come Bent Bitten Blown Broken Brought Broadcast Built Brought Caught Chosen Come Cost Cut Dug Done Drawn Drunk Driven Eaten Fallen Fed Felt Fought Found Fit Flown Forgotten Forgiven Frozen Got Given Kalkmak-doğrulmak-ortaya çıkmak-doğmak-yükselmekmeydana gelmek –baş göstermek.- P & O hattı en az pahalı olan bir hat olup. Olmak Başlamak Gelmek Eğmek /bükmek /bükülmek Isırmak /rahatsız etmek/sokmak Esmek / üflemek / sürüklemek Kırmak/kırılmak Getirmek Yayın yapmak/yayınlamak İnşa etmek Satın almak Yakalamak / yetişmek Tercih etmek Gelmek Mal olmak Kesmek Kazmak Yapmak /etmek Çizmek İçmek Sürmek / araba kullanmak Yemek Düşmek Beslemek / yedirmek Hissetmek Dövüşmek/savaşmak Bulmak Uymak / uyuşmak Uçmak Unutmak Bağışlamak Donmak /dondurmak Almak /elde etmek / olmak / ilgilenmek/ulaşmak Vermek Awake Be Begin Come Bend Bite Blow Break Bring Broadcast Build Buy Catch Choose Come Cost Cut Dig Do Draw Drink Drive Eat Fall Feed Feel Fight Find Fit Fly Forget Forgive Freeze Get Give Awoke Was Began Came Bent Bit Blew Broke Brought Broadcast Built Brought Caught Chose Came Cost Cut Dug Did Drew Drank Drove Ate Fell Fed Felt Fought Found Fit Flew Forgot Forgave Froze Got Gave 66 .

Go Grow Hang Have Hear Hide Hit Hold Hurt Keep Know Lay Lead Leave Let Lend Lie Light Lose Make Meet Pay Put Quit Read Ride Ring Rise Run Say See Sell Send Set Shake Shoot Shut Sing Sit Sleep Went Grew Huung Had Heard Hid Hit Held Hurt Kept Knew Laid Led Left Let Lent Lay Lit-lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Rode Rang Rose Ran Said Saw Sold Sent Set Shook Shot Shut Sang sat Slept Gone Grown Hung Had Heard Hidden Hit Held Hurt Kept Known Laid Led Left Let Lent Lain Lit –lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Ridden Rung Risen Run Said Seen Sold Sent Set Shaken Shot Shut Sung Sat Slept Gitmek Yetişmek/büyümek /gelişmek Asmak Sahip olmak İşitmek /haber almak Saklamak Vurmak / çarpmak/ varmak/ ulaşmak/darbe indirmek Tutmak /elinde tutmak İncinmek/incitmek/acıtmak Tutmak/saklamak/alıkoymak Bilmek Yaymak/yerleştirmek /döşemek / hazırlamak Kılavuzluk-önderlik etmek/yol göstermek Ayrılmak-bırakmak-terk etmek İzin vermek-kiraya vermek Ödünç vermek Yatmak-uzanmak-yalan söylemek Aydınlatmak-ışık vermek Kaybetmek Yapmak-hazırlamak Buluşmak-toplanmak Ödemek Koymak Vazgeçmek Okumak Binmek”araca” Zil çalmak Yükselmek /doğmak /ortaya çıkmak kalmak / meydana gelmek Koşmak Söylemek / demek Görmek Satmak Göndermek Kurmak/işletmek/ayarlamak/ saptamak/belirlemek/ gerçekleştirmek El sıkmak-sallamak-sarsmak – karıştırmak Ateş etmek / ateş ederek adam öldürmek – yaralamak / atmak Kapamak-kapatmak-kapanmak Şarkı söylemek Oturmak Uyumak 67 .

Slide Speak Spend Spread Stand Steal Stick Strike Swear Sweep Swim Take Teach Tear Tell Think Throw Understand Upset Wake Wear Win Withdraw Write Slid Spoke Spent Spread Stood Stole Stuck Struck Swore Swept Swam Took Taught Tore Told Thought Threw Understood Upset Woke Wore Won Withdrew Wrote Slid Spoken Spent Spread Stood Stolen Stuck Struck Sworn Swept Swum Taken Taught Torn Told Thought Thrown Understood Upset Wokenwaked Worn Won Withdrawn Written Sessizce gitmek – kaymak Konuşmak Para harcamak-tüketmekgeçirmek .bitirmek-yitirmek Yaymak sermek-bölmekbölüştürmek Ayakta durmak – dikilmek – durmak – beklemek Çalmak – hırsızlık yapmak Saplamak – koymak-sokmaktakmak-yapıştırmak Vurmak-çarpmak-grev yapmakçalmak-etkilemek Ant içmek Süpürmek Yüzmek Almak –götürmek-kiralamakkazanmak-üstlenmek-kabul etmek-tutmak Öğretmek Yırtmak-yırtılmak Demek-söylemek-anlatmak Düşünmek Atmak-fırlatmak-düzenlemek Anlamak Devirmek-bozmak-devrilmek-alt üst etmek-üzmek-Rahatsız etmek -keyfini kaçırmak Uyanmak-uyandırmakcanlandırmak -harekete geçirmek Giymek-giyinmek Kazanmak Çekmek-geri çekilmek Yazmak PREPOSITIONS İsimler yer veya zaman anlamı kazandıklarında önlerine bazı ekler alırlar. Yarın babasını hastaneye götürecek. Türkçe’de yüklem sonda bulunduğundan cümle kuruluşu sona doğrudur ve bu ekler kelimelerin sonlarında bulunurlar oysa İngilizce’de yüklem baştadır ve cümle kuruluşu başa doğru gider. 68 . Sonuç olarak preposition ( edat ) olarak adlandırdığımız bu ekler de kelimelerin başlarına gelir. Bu ekler onlara bir yön kazandırır ve cümle içinde anlam süslemesi yaparlar. He götürecek his baba ye hastane yarın He götürecek his baba to hastane yarın.

dır-dir den-dan at with about to between de-da ile hakkında ye-ya arasında Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyiniz . in in in in in in bahçe okul İstanbul üç saat 1945 Haziran bahçede okulda İstanbul’da üç saat içinde 1945’te Haziran saat 5 ‘de tahtada evde at 5 at tahta at ev on on on on masa cadde Pazartesi duvar masada caddede Pazartesi duvarda Linda ile benimle Peter için bizim için günlerdir yıllardır İzmir’e okula işe with Linda with me for for for for Peter us günler yıllar to İzmir to okul to iş 69 .Türkçe’de Okulda Bahçede Yıllardır Masada üç saat içinde kitap hakkında Tom ile ağacın altında Ankara’dan Okula İngilizce’de da okul de bahçe dır yıllar da masa içinde üç saat hakkında kitap ile Tom altında ağaç dan Ankara a okul Aşağıda karşımıza çıkabilecek en temel kelimeler verilmiştir. in on under for from içinde üzerinde altında için.

Kendi Anlamlarında Kullanımları: Daha evvel de değindiğimiz gibi tüm preposition’ların kendi orijinal anlamları vardır ve bunlar cümle içinde isimlerin önlerine gelerek onları “ yer-zaman-özellik “ olarak konumlandırırlar. en geç ye. across Against opposite Behind at the back of çaprazında karşısında karşısında arkasında arkasında at the beginning of at the end of through into onto on the corner of on the left of on the right of on over in until by to under with without for başlangıcında sonunda içine doğru içine doğru üzerine doğru köşesinde solunda sağında üzerinde üzerinde içinde …. Bunlar isimlerin önlerine gelerek onlara anlam derinliği katarlar.to bahçe from Manisa from you bahçeye Manisa’dan senden between them onların arasında about mektup mektup hakkında under masa masanın altında 1.kadar kıyısında. at 5 o’clock 70 Pazartesi günü Cumartesi günü Cuma günü Haziranda Temmuzda Nisanda saat 5’de .ya altında ile siz-sız İçin .ardında yakınında den-dan arasında arasında Yukarıda en genel hatları ile en çok kullanılan preposition’lar verilmiştir. on Monday on Saturday on Friday Aylarda “in“ kullanılır. in June in July in April Saatlerde “at“ kullanılır.civarında yanında yanında ötesinde. Dikkatle inceleyerek aralarındaki kullanım farklarını ayırt etmeye çalışın.dir-dır in front of at the bottom of in the middle of at the top of at Around Beside Next to Beyond near from Among Between önünde en altında ortasında en üstünde de-da etrafında. Aşağıda ise yine orijinal anlamlı preposition’ların tarihlerle kullanımları verilmiştir. Günlerde “on“ kullanılır.

for years for 25 days for 2 weeks for a long time Sürüklemelerde “since“ kullanılır. in two hours in five minutes in ten seconds in 15 years Sürüklemelerde “for“ kullanılır. since 1946 since December since last night since Monday since 2 o’clock Sürüklemelerde “until“ kullanılır.15’de on buçukta iki saat içinde beş dakika içinde on saniye içinde 15 yıl içinde yıllardır 25 gündür 2 haftadır uzun zamandır 1946’dan beri Aralıktan beri dün akşamdan beri Pazartesinden beri saat 2’den beri sabaha kadar geçen yıla kadar saat 6’ya kadar şimdiye kadar en en en en geç geç geç geç Noel’e kadar 1 Haziran’a kadar gelecek yıl bu zamana kadar yarına kadar 1978 yılında 1954 yılında Noel’de şafakta sonunda en sonunda ilk önce öğleyin gece yarısı geceleyin öğleyin derhal günün batışında başlangıçta evde . by Christmas by the 1st of June by this time next year by tomorrow Sayısal tarihlerde “in“ kullanılır. in 1978 in 1954 Özel durumlarda “at“ kullanımı at Christmas at dawn at last at long last at first at midday at midnight at night at noon at once at sunset at the beginning at home 71 saat 8’de 7. until morning until last year until 6 o’clock until now Sürüklemelerde “by“ kullanılır.15 at half past 10 Zaman dilimi içinde “in“ kullanılır.at 8 o’clock at 7.

. Bu tip kullanımlarda kesinlikle özel bir anlam üstlenmeyip ek durumundadırlar ve öylece kelimelerde birlikte bilinmeleri gerekir. ısrar etmek Ek Halinde go on. İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır. sıfat veya fiillerin sonlarına eklenerek birleşik yazılıp söylenir ve onların kuyruğu görevi üstlenirler. Bu tip kelimelerin özel bir yapılış kuralı yoktur ve ayrı ayrı bilinmeleri gerekir. İngilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. masada insist on. Fakat her zaman preposition’lar kendi orijinal anlamlarını vermezler.) İsimler ile 2. tek başlarına kullanılmayan. Ek Halinde Anlamsız Olarak Kullanımları: Dikkat edilirse 1.) Zamirler ile 3.maddede preposition’ların orjinal anlamları üzerinde duruldu. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır.. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar.... bırakmak carry on devam etmek go on devam etmek find outöğrenmek PREPOSITION KULLANIMLARI Anlamları Olan Ek Halinde Anlam Değiştirmeyen Anlam Değiştiren on masa. Unutmayın ki tüm bunlar zaman içinde kulanıla kullanıla öğrenilecek şeylerdir. Aşağıda bir kaç örnek verilmiştir.. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. listen to look forward to have difficulty in angry with happy with dinlemek dört gözle beklemek zorlanmak kızgın olmak mutlu olmak insist on ısrar etmek interested in ilgilenmek afraid of korkmak look at bakmak point at doğrultmak 3. Bu kelimelere “ deyimsel fiiller “ denir. Ama ismi nitelemezler..2.. 1.) Gerundlar ile for money for them for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından İngilizce’de üç kullanım yerleri vardır. Bazı isim. Biz yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları öğreneceğiz. give carry go find vermek taşımak gitmek bulmak up on on out yukarısı üzerinde üzerinde dışarısı give up terk etmek. Basit Edatlar 72 . Ek Halinde Anlam Değiştiren Özellikte Kullanımları: Bu kategoride ise preposition’lar kelimelerin sonlarına gelerek kelimelerin orijinal anlamlarını kaybettirip onlara yeni anlamlar verirler. bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. devam etmek Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. Artık kelime ve preposition’lar kendi anlamlarını yitirmiş üçüncü bir anlam ortaya çıkarmışlardır.. Basit ve kompleks olmak üzere iki gruba ayırarak edatları öğreneceğiz. Aşağıda yer alan örneklerdeki eklerin hiç bir anlamlarının olmadığına dikkat edin.

In: içinde (sabit durumda ve dışında olmayan) At: …de.....e göre (kıyaslamada) . .den önce With: ile Without: .e kadar Near: ..durumunda itibariyle..da Into: içinde (hareket olduğunda) On: üzerinde (statik olarak) Onto: üzerinde (dinamik olarak) Under: altında Up: yukarıya. aşağıda After: . Bu kullanımda artık edat değildir.den.den dolayı Because to In view of KPDS’ de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir.e yakın Next to: .sız Of: ....... tarafından. bakımından ....nın yanında Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı. yukarıda Down: aşağıya...e göre (görüş belirtirken) 73 . (somut olarak) Out of: .. .nın yakınında.den başka. fazla” anlamını katar..dan. 1. “of” olarak telâffuz edilir.. bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: ...nın (telâffuzu hafif bir “v” sesi iledir) Off: haricinde.nın yanına..... ..) By: ile.e ilişkin With regard to About In case: In the event of In terms of: With respect to: According to: ... .. dışında (tek başına kullanılmaz.) Komplex Edatlar In spite of: ... değimselleşmiş kalıplarda...den sonra Before: . .dan (soyut olarak) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath: (yerin) altında Beside: . ..den.....e rağmen Despite: Due to Owing to On account to: . Regarding Concerning As regards: ....

74 .cek yerde ...e ilaveten .dışında From the point of view of In terms of bakımından With regard to For my part bana göre As far as I am concerned As well as In addition to ayrıca.. -We will close your balance about Friday. -We want you send us a proforma invoice about this shipment...den başka ..nın yerine.....hariç.nın aksine Different from As well as: hem.. yanı sıra Besides Apart from PREPOSITIONS Edatların genel olarak tek başlarına bir anlamları yoktur... yanı sıra In relation to ...den önce In contrast to .e oranla In proportion to For my part: bana göre By way of: yoluyla By means of: vasıtasıyla Except = except of. -Vessel is about to sail from the port. ... Ancak cümlelerde kullanılışlarına göre cümlenin veya deyişlerinin anlamlarını pekiştirirler.. İngilizce’de en çok kullanılan edatlar aşağıdaki gibi olup bunları en az birer örnekle daha da iyi kavramaya çalışalım..den ziyade .hem.In addition to: Instead of In place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlike .. About - hakkında den sonra e İlgili olarak e üzere aşağı yukarı -We talked about market situation in our fax... .

-There are above eight vessels in front of our vessel. Along -boyunca -20 km boyunca kötü hava koşulları nedeniyle tüm yollar kapalı. -İddianız karşısında davanızı inceledik. Above -den yukarı -ötede -den fazla -Tüm yükler deponun normal seviyesinden yukarıdadır.-Size faksımızda piyasa koşulları hakkında bahsetmiştik. -Önümüzde yaklaşık sekizden fazla gemi var. -Bu sevkıyatla ilgili olarak sizden pro forma faturası istiyoruz. -We will ship the goods after İstanbul to İzmir.. Across -karşıdan karşıya -öbür tarafa -karşı -den sonra (yer) -den sonra(zaman) -den sonra (sonuç) -yanısıra -nın sonucu olarak -We have passed across by boat. -Due to bad weather all the roads are closed along 20 km. Against -karşısında -mukabili -için -a zıt olarak -e karşı -We have searched/examined your case against your claim. -All cargoes are above normal level of store.. Among -arasında -Among the addresses which we have received. -Malları teslimat mukabili teslim edebiliriz. After -Malları İstanbul’dan sonra İzmir’e sevk edeceğiz. -Gemi limandan ayrılmak üzere. 75 . -Karşıdan karşıya feribotla geçtik. -Kalan bakiyenizi Cuma’dan sonra kapatacağız. -We can deliver the good cash against delivery.

-Our labour time generally starts at 08:30 in everyday. Below -altına -altında -Lütfen antetli kağıdınızın altına isminizi yazıp imzalayınız. -We will sail before 24:00 today.-Aldığımız adresler arasında. -Now. we are at work -Limanda bekleyen 2 gemi var. -Şu an işteyiz. -Nem yüzünden tüm yükler ağır hasar görmüş. -There are two vessels waiting at the port. -Valetta’dan önce Port Said’e gideceğiz.. -All cargoes have heavy damaged because of humidity. At -de “yer” -de “zaman” -e “yön” -de “iş..eylem” Because of -nın yüzünden -e nedeniyle Before -den önce “zaman” -den önce “yer” -önüne -Please sign and write your name under your letter-head. -Loading has stopped because of rain. 76 . -Her gün genelde 08:30 da iş başı yaparız. -We are storing your goods beside the other storage room. -We will go to Port Said before Valetta -Bu gün saat 24:00 den önce hareket edeceğiz. Behind -arkasında -Lütfen bizim yüklerimizi kamyonun arkasına yükleyiniz. -Please load our cargoes behind of truck. -Yağmur nedeniyle yükleme durdu. Beside -yanına -yanında -Mallarınızı diğer deponun yanında depoluyoruz.

. Down -den aşağı -Bir sonraki caddeden aşağı doğru devam edin. Between . -Please go down from the next street. -Loading of the goods will be completed between 15:00/18:00 -Fabrika ile liman arası uzaklık yaklaşık 10 km’dir. -These products are produced entirely by. -Malların yüklenmesi saat 15:00/18:00 arasında tamamlanacak -Free zone is beyond the port.arasında “zaman” Beyond -ötesinde -dışında By -ile -tarafından -vasıtasıyla -yoluyla -civarında -ile “ölçü” -önünden Concerning -e hakkında -Lütfen bize ürünleriniz hakkında bilgi veriniz. -Bu mamullerin tamamı .arasında“iki – . 77 . company.nesne” .. -Size posta yoluyla bir katalog gönderiyoruz.... -Serbest bölge limanın dışındadır. -Malları gemiye vagonlarla yükleyeceğiz. -We are sending a catalogue to you by mail. şirketi tarafından imal edilmektedir. -Between port and factory distance is about 10 km. -Bu hafta içerisinde sizinkinden başka tamamlamamız gereken üç sevkıyat daha var.Besides -den başka -e ek olarak -yanısıra -There are three shipments more which we have to complete within this week besides yours.. -We will load cargoes by railway cars to the vessel.. -Pls inform us concerning to your products.. if you want we can discharge your goods to over there. isterseniz mallarınızı oraya boşaltabiliriz.

For -için -amacıyla -den dolayı -lehine -e doğru -karşılık olarak -rağmen -çünkü -From what you say they must be a big importer company of. -We’d like to charter a 20-f container for one month.. -Geminizi bildiğiniz üzere Ekim ayında kiralamıştık. In -de -içine -içinde 78 . In front of -nin önünde -nin önüne -Bu limanda bizim geminin önünde iki gemi daha var. During -esnasında -Tatil boyunca yükleme devam etmedi. nın ithalatçısı olan büyük bir firması olmalı. Except -den hariç -den başka -İki koli haricinde tüm yükümüzü teslim aldık. From -den dan -e göre -Söylediğinize göre onlar. -As you know very well we had chartered your vessel in October.. -Bir aylığına 20-f ‘lik 1 adet konteynır kiralamak istiyoruz.-Loading has not continue during holiday. -We have received all our cargoes except two cartons.. -In this port there are two vessels in front of ours. -All labourers are working for complete your orders. -İşçilerin tümü siparişlerinizi tamamlamak için çalışıyorlar..

Next to -nın yanı başında -Satış mağazamız fabrikamızın hemen yanındadır. In spite of -e rağmen -Yaptığımız bir anlaşma ve yatırımlarımız nedeniyle gevşek tavırlarına rağmen onlarla olan iş ilişkilerimizi bitiremedik -Please store all our goods inside the closed storage-rooms. -We imported these goods from China. -These fabrics are 90% of polyester. Into -içine -We try to produce the best quality products like famous brands. -All the goods are Source of Turkey. -Sizin yükünüz diğer kamyonumuzun içine yüklendi. -Your cargo has been loaded into our next truck. Inside -içine -Lütfen tüm mallarımızı kapalı depolara koyunuz. Near -yanına -yakınında -Tüm diğer tehlikeli maddeler diğer yüklerin yanında. -Our sales-store is next to our factory. Of -nın -den “ yer” -li -hakkında 79 . -All dangerous cargoes are near other cargoes. Like -gibi -Ünlü markalar gibi yüksek kaliteli mamuller üretmeye çalışıyoruz.-In spite of their slack-manner we could not cancel our business relations -with them due to we have signed a contract and our investments.

-Bu malları Çin’den ithal ettik.. On -nın üstünde -de “zaman” -hakkında -e sırasında Opposite -nın karşısında -Due to a big fire all personals have left the building./. past -den daha öteye -We have remitted 10. -Müdürün odası muhasebe departmanının karşısındadır. -Manager’s room is opposite to accounting department. Out -dışarı -Büyük bir yangın nedeniyle tüm personel binayı terk etti... tarihinde gönderilecek. -Your shipment will be sent date on .. 80 .-nedeniyle -ile içerik -Malların hepsi Türk Menşe-ilidir.000 USD to your account -geçe “saat” half past nine today../.... -Why our goods are waited outside the closed storage-room? Outside -nın dışında -Neden mallarımız kapalı alanın dışında bekletiliyor? -You have added 1000 USD as additional expenses over our first current account sheet why? Over -nın üzerinde -Bize verdiğiniz ilk cari hesap extresinin üzerine ek masraflar adı altında 1000 USD eklemişsiniz niçin?.../200../200. -Bu kumaşların %90’ ı polyesterlidir. -Sevkıyatınız .

-Master has right to reject damaged and unsound cargoes. -We’ve lost a lot of time and money since strike. -Yüklerinizi ancak vagonlar yardımıyla taşıyabiliriz. Under -nın altında -den aşağı 81 . Round -etrafında -Tüm yatırımcılar bu yıl Avrupa Ülkeleri etrafında odaklaştılar. To -e -kala “saat” -e göre/nazaran -mek için -Your order has been produced to international quality standards. Since Through -içinden -yardımıyla -her tarafına -We can carry your cargoes through railway cars.-Bu gün saat dokuz buçukta hesabınıza 10000 dolar yatırdık. -All investors have become focused round the European Countries this year. -Bu malın kalitesi umduğumuzun altında. -Quality of this product under our expected. -We are going towards port . Towards -e doğru -Limana doğru ilerliyoruz. -Kaptan bozuk ve hasarlı yükleri reddetmek için gerekli yetkiye sahiptir. -Siparişleriniz uluslar arası kalite standartlarına göre üretilmiştir. -den beri -e boyunca -Grevden beri çok büyük para ve zaman kaybettik.

-Please close all your balance until at the end of this month. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10.içinde “zaman” -Tüm mallarınızı bu gün içerisinde göndereceğiz. -Please do not release original bills of lading to the third parties and consignee without our written instruction. -Please lift up containers. With in .15 puan artar. Until -e kadar -Lütfen bu ayın sonuna kadar kalan tüm bakiyenizi kapatın. Up -den yukarı -yukarı doğru -Lütfen konteynırları yukarı doğru kaldırın. 82 . Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. Without -meden -meksizin -siz -Lütfen bizden yazılı talimat almadan orijinal konşimentoları yükün alıcısına ve üçüncü şahıslara vermeyiniz CONJUNCTION İngilizce’ yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır. -Please send us bills of lading with original copies. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir. kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. Bunların anlamları. With -ile -üzerine -yanısıra -li -Lütfen orijinalleri ile birlikte tüm konşimentoları gönderiniz. -We will dispatch all your goods within today.

bağlaç olarak iki cümlecik arasında “zira” anlamındadır. zarf olarak.Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz. I studied hard and the exam seems fairly easy.) ama.) Bu kullanımda “and” bağlaç değil. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (. Peki. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu. bundan dolayı maçı erteledik. fakat (zıtlık bağlacıdır.) Bu kullanımda “and” bir bağlaç olarak kullanılmıştır. Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (. ancak. Ahmet and Mehmet quarrelled.) bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar. Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir.“için”. Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur.) 83 .) veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır.) ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır. Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. “henüz”anlamında.) edat olarak. edat gibi kullanılmıştır. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir. bağlantı anlamına gelen “junc” kökünden türemiş olup “bağlaç” anlamındadır. 1. so we postponed the match. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. Bunun sağlayacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor. It was raining heavily. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaçlardan biri olamaz. ) Coordinating Conjunction: İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. “Conjunction”.) vardır. Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. bağlaç olarak “halbuki” anlamındadır. And: But: Or: Nor: So: For: Yet: ve (paralellik arz eden bağlaçtır. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir.

ne de bize yazdı. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. They were requesting higher wages. (Onlar daha yüksek ücretler istediler. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. or you must leave it. You must obey the rules the school. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse” denir.Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz. Birinci cümle bitmiş. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. I wanted my son to be an engineer.) Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. yet he preferred the medicine. halbuki o tıpı tercih etti. ortasında veya sonunda olabilirler.) Give in: Wage: boyun eğmek. and the employer had to give in their demand. Aynı şekilde “but” zıtlık bağlacıdır. Her cümlenin kendi içine bakıp. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur. zamanını kestirebilmek gerekir. ) Sentence Connector: Bu gruptakiler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar.) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. (O günde sekiz saat çalıştı.) Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra. “nor” bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor.) Virgülün (. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz. noktalanmıştır. but ve so” bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. 84 . He studied eight hours a day. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. (O bizi aramadı. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de “cümle bağlayıcıları” denir. nor did he write to us.) 2. Bu yapılarda iki cümle vardır. He arrived yesterday.) “but ve yet” zıtlık bağlaçlarıdır. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. He didn’t call us. “and” paralellik arz ettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. but he insists on going tomorrow. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir. onunla ilişkilidir. Bu yüzden (. teslim olmak ücret “And. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. but he failed the exam again.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. Konuşma dilinde genellikle “but” geçer. ancak yine sınavda başarısız oldu. Bu ayrıntıdır. (O dün geldi.

3. It was very cold outside. (Dışarısı çok soğuktu.) ancak bununla beraber (en çok kullanılan “however” dır. Bununla beraber o oynamak için dışarı çıktı. connector kullanılmalıdır.) Connector çeviride başta söylenir.) ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir. However. 2. Grup: 1. böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir. he went out to play.) Connector ikinci cümlededir. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: Kullanımları: There were serious claims about him. He had to therefore. He had to give his resignation.) de cümle bitmiştir. 4. Therefore.) 85 . (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı.) aksi taktirde Sonuç olarak. he had to give his resignation. therefore. Çünkü (.Bu maddedekiler grup halinde verilecektir.) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir. he had to give his resignation. Therefore. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreover: What’s more: In addition: Also: Grup: 2. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Grup: 3. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. give his resignation.) İpuçları: 1. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence As a result Consequently Grup: 4.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir.

. aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi... Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz.. I accepted it.... some.. no...... (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık.aynı zamanda Both . Gemi limanda kaldığı sürece... Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır. Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp. It was very cold outside.....İki cümle arasında nokta olduğu için “connector” kullanıldı.hem de ya . zaman sayımı devam edecektir.) They offered a good job.. every türevleri + else anouther + noun şeklindedir. buna karşın onu ikna edemedik. (Dışarısı çok soğuktu.) put into effect: yürürlüğe koymak (“into” su birkaç kez sorulmuş) 3..but also: sadece değil .. Inflation rate was extremely high.. we couldn’t persuade him. Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı. the government put into effect some measures....masımamak için So long as the vessel wait at the port. Any.. bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu. therefore.. time will count.. bu nedenle ben onu kabul ettim. (Onlar iyi bir iş önerdiler. therefore. Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp.. diğer sözcüğünü sorarlardı..... zorlaştırarak soruluyor..y8686 dığı sürece için / mesi ... still. any... otherwise. (Sonuçlar olumluydu..) We had to punish him. but he went out to play. he could do something else.) Not: “else” kelimesi “some. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future. Şimdi bu grup bağlaçları yazalım Not only ..) Correlative Conjunction “İlişki sağlayan bağlaçlar” demektir. ancak o oynamak için dışarı çıktı. En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır.. noe. (Enflasyon oranı son derece yüksekti...... Gelecekte her hangi bir olumsuz 86 ... very” gibi sözcüklerin türevlerinden sonra “başka” anlamında kullanılır.) The results were favourable. Bunların dışında “başka” anlamını isimlerden önce “another” kullanarak veririz..or: hem....and: Either .. gramatikal olarak farklıdır. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler.

Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. Pls do not release bills of lading to anyone without our writteninstruction in order not to arise any negative situation.bunun için öyle ki hala / yine de yine de gibi farzedelimki için / mesi . Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. 87 . Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. Farz edelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. so then pls wait our instruction. Supposing market conditions are not favourable then we try to find another alternatives. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan herhangi birisine vermeyiniz Bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz.masımamak için yani duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future.

Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. your orders please contact with us. The minute you receive. We have completed the shipments of our all costumers then your shipment has been sent today either. sonuç olarak lütfen sıparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız. therefore we have given a decision to stop our production temporarily.. Dış ticaret diğer bir değişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen er ermez gibi gibi öyle ise/Sonuç olarak sonuç olarak bu nedenle / Bu yüzden e karşın . Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. . Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. The instant you receive your orders please contact with us. The moment you receive.....diğer bir deyişle er ermez er ermez Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing in our country.. your orders please contact with us. We appreciate you then your successes. Though we sent a lot of fax messages to you since one week.e rağmen 88 . then please complete our shipment within this week. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. We will manufacture all your goods the way that you said us. still we have not received any reply from your side. We do not have an enough raw material.. . We will manufacture all your goods the way you said us..

. Though your orders complete this week shipment takes 15 days due to long distance..sa bile / se bile e kadar / tarihine kadar kadarıyla / göre sizden hala bir yanıt alamadık.500 USD$ till Wednesday... İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. Please pay our balance the amount of 12. Wherever we see the good model.. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .. numunesinden istediğimizi bildirmiştik. $’ı ödeyeceğiz..500$' ı ödeyiniz! To the extent you are a firm that has a responsibility. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız.. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer.. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz.. We try to built up a market where the market conditions are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders.500 USD$ until Wednesday. Please pay our balance the amount of 12. $. we try to manufacture similar of it but not imitation. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12..500$'ı ödeyiniz! When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan. Whenever you wish you can contact with us without hesitate... Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye medikçe/madıkça e kadar / tarihine kadar dığı zaman ğiniz zaman dığı yerde / tığı yerde halbuki her nere 89 . 2 or 3 pcs.

We believe that you show an utmost care the quality of your products yet we would like to see a few samples among your products. Perhaps. Pls send us proforma invoice while sales contract. Yestarday.Ama / fakat -Aynı şekil de de But On the contrary On the contrary 90 . Dün. Please remit our credit-balance the amount of . -Aksi halde Otherwise -olmazsa . bu ürün piyasada çok iyi tutuldu. We can produce the goods your desired type and quality on the contrary we can not produce with in a short time. this product was well liked in the market. As much as the prices are too high.. DM lık alacak bakiyemizi bu hafta içinde yatırın aksi halde bizi. it could not open to the market Şirket büyük olmasına karşın piyasaya açılamadı. Even if our shipments delay sometimes with a result that we satisfy from your service. DM within this week. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. you can provide a good co-ordination on the contrary you cannot. size karşı dava açmak zorunda bırakacaksınız. you said to us that you have sent our goods at last week. Bu tür bir yöneticilik sistemiyle şirketinizde koordinasyonu belki sağlayabilirsiniz aynı şekilde sağlayamayabilirsiniz de. Lütfen . Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. otherwise you will force us to open a lawsuit against you..But we have never received them yet. bize mallarımızı geçen hafta gönderdiğinizi söylemiştiniz fakat henüz onları alamadık. Fiyatların bu kadar pahalı olmasına karşın. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz... BAĞLAÇLAR -a karşın -a karşın/ -a kadar/nın kadar …as As much as Big as company.e karşın/e rağmen/dığı halde iken / esnasında yanısıra sonuçta / yinede ve yine / yine /yinede çalışıyoruz ancak taklidini değil.

We can produce the goods your desired type and quality on the other hand we cannot produce with in a short time. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Anladığımız kadarıyla ödeme konusunda üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmeyeceksiniz bu nedenle başka çare aramamız gerekiyor. also -da Ayrıca Further Bunun dışında/ ayrıca Further Bu sebeple So Bu durumda On that account Bu nedenle Accordingly Hence Bu nedenle So Bu sebeple Bu nedenle Therefore Bu yüzden Bundan dolayı Consequently Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz aynı şekilde kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. We could not receive our credit balance. You believe us that we offer these prices only for you further we do not gain a lot of money for this business. discharge has not been completed consequently we strongly protest both chartered and their agent. Siparişlerinizi öngörülen sürede üretemedik çünkü gerekli olan ham maddeyi ithal edememiştik bu sebeple bu gecikmeden dolayı sizden özür diliyoruz. Lütfen bize sevkıyat evraklarını gönderiniz aynı zamanda konşimentoyu da. We are not only an importer firm but also exporter of some items too. 91 .. Alacak bakiyemizi alamadık.On the other hand -Aynı zamanda Also aynı Not only…but zamanda…. We did not receive your bank remittance details further you did not order to your bank about payment. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin ihracatçısıyız da. We couldn't manufacture your orders on agreed time because we couldn’t import necessary raw material. Still. You could not meet our requirements for a few months on that account we intent to cancel all our contracts with you. so we apologize you for this delay. Bir kaç aydır ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorsunuz bu durumda sizinle olan tüm anlaşmalarımızı iptal etmeyi düşünüyoruz. Pls send us the shipment documents also bill of lading too. Bu nedenle sevkıyat evraklarınızı DHL ile göndermedik. Bize inanın ki bu fiyatları sadece size teklif ediyoruz ayrıca bu işten çok fazla para da kazanmıyoruz. so we have not sent your shipment documents by DHL. We do not have an enough raw material.. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Tahliye hala tamamlanmadı bundan dolayı hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz diğer taraftan kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. We do not have an enough raw material hence we have given a decision to stop our production temporarily. Banka havalenizle ilgili detaylar elimize geçmedi ayrıca bankanıza da ödeme konusunda her hangi bir talimatta bulunmamışsınız. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. According to our understand you will not fulfill your obligations on payment accordingly we must find an another solution.

Her yerde mallarımızın kalitesi konuşuluyor çünkü biz farklı bir firmayız. bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. We cannot clear our goods from custom for the documents have not arrived to our hands. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured seeing that we have warned to you several times before. Unfortunately. Malları gümrükten çekemiyoruz çünkü evraklar elimize geçmedi. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. Bize en iyi hizmeti vermiş olduğunuz için sizi yakın ilişkilerimiz olan tüm şirketlere ve firmalara daima tavsiye ediyoruz. Maalesef ISO 9002 Belgeniz olmadığı için size sipariş vermeyeceğiz. Lütfen bizim için…üretin çünkü acilen ona ihtiyacımız var. We have received the great deal of our shipment however we've determined that some items are lost. çünkü biz bankamıza halihazırda ödeme talimatı vermiştik. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money for we have already ordered to our bank.demek istemek mean Pls do not release bills of lading to anyone without our written-instruction in order not to arise any negative situation. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money as we have already ordered to our bank. we will not be able to place an order to you now that you haven't got ISO 9002 Certificate. We always advise your company to the all companies and firms which we have closely relations for your best service. çünkü biz bankamıza halihazırda talimat vermiştik. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. Sevkıyatımızın büyük bir bölümünü almakla beraber bazı kalemlerin kayıp olduğunu tespit ettik. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. It is spoken quality of our goods in everywhere in that we are a different company. so then pls wait our instruction. What we want to mean when the earliest shipment date for our current order? 92 .Bunun için So then Bununla However beraber Her nasılsa Çünkü / -dığı için As Because . We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured since we have warned to you several times before.dığı için / For çünkü For For In that Çünkü / -dığı için Now that Seeing that Since . Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. Please manufacture for us…because we urgently need it.

diğer Or Foreign trade or exporting is steadily increasing in our adıyla country.diğer bir That is to say Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing deyişle in our country.den since beri/den bu yana .adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. den beri tekstil üzerine faaliyet göstermekteyiz. Sizin şirketiniz nakliye şirketinden az olmayacak kadar sorumludur.meden By the time By the time next month. As long as As long as the vessel waits at the port....kastetmek -.den beri No less than Ever since ... Please manufacture for us . Gemi limanda kaldığı sürece. den az olmayacak kadar . Gemi limanda kaldığı sürece.den sailing. Before Please remit our blance to our account before vessel’s . dığı zaman When When the shipment complete we will pay your balance the amount of . $. zaman sayımı devam edecektir. önce Lütfen geminin hareketinden önce kalan bakiyemizi . . Neden acaba? Dığı sürece So long as So long as the vessel wait at the port. time will count. We have been working in the field of tekstile since 199… 199.diğer On the other We could collect one of your check the amount of 2500 taraftan hand USD on the other hand other was not paid by your bank. Dış ticaret diğer adıyla ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. dığı yerde / Where We try to built up a market where the market conditions tığı yerde are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız.. den sonra After After Monday..den dolayı As / due to Demek istediğimiz şu anki siparişimiz için en erken teslimat süresi ne zaman? Your company no less than transport company is responsible.. please complete all our önce shipments.units squire shape wrist watches. all your goods will be dispatched to your address as agreed. Pazartesinden sonra tüm mallarınız kararlaştırıldığı gibi adresinize teslim edilecek. time will count....önce hesabımıza yatırınız. 93 .. .. zaman sayımı devam edecektir. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğindan dolayı lütfen bizim için…. . Why? 2500 $ tutarındaki bir çekinizi tahsil edebildik diğer taraftan ötekisi banka tarafından ödenmedi. By the time By the time that next month. please complete all our that shipments. Ever since last year we have built up a considerable market. As to be mostly chosen in our market. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız. Dış ticaret diğer bir detişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır.. . Geçen yıldan beri önemli ölçüde bir piyasa oluşturduk.

.. bu alanda oldukça tecrübelilermiş gibi iddialı bir şekilde hareket ediyorlar. diyelim ki 20'lik full konteynır olsun bize kısa zamanda temin edebilir misiniz? Say Say you are rightful then please prove us.they are acting very pretentiously as if they have an experience.. As As you arrive to load port please contact with us. still we have not received any reply from your side../. Malları .. Though Though we sent a lot of fax messages to you since one week. let us say this is true but our agency is saying the different date. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.500$'ı ödeyiniz! Although Although we sent a lot of fax messages to you since one week.. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık.dığında / ınca dığı zaman diyelim ki e kadar / tarihine kadar e karşın . No matter that these products are too expensive we would No matter that like to place an order ….. For all that For all that we have given a notice to you several times. Yükleme limanına vardığınızda lütfen bizimle bağlantı kurunuz. Diyelimki haklısınız o zaman bize ispat edin. adet sipariş vermek istiyoruz.500$' ı ödeyiniz! Until Please pay our balance the amount of 12.e rağmen a / e karşın Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan .../199.. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Tarihinde gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz diyelim ki bu doğru ancak bizim acentemiz farklı tarih veriyor. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12.. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. …units Bu ürünler pahalı olmasına karşın .. Say We need the great quantity of first quality recordable blank CD-R say 20-f full container can you supply us at the shortest time? Önemli miktarda birinci kalite kaydedilebilir boş CD'ye ihtiyacımız var... still we have not received any reply from your side.500 USD$ till Wednesday. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık.. For all For all we have given a notice to you several times. Till Please pay our balance the amount of 12. in spite of In spite of they are a company. $’ı ödeyeceğiz.e rağmen e karşın ... which have just been established in the field of./. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük.. Let us say You claim that you have sent the goods date on . alanında yeni kurulmuş bir şirket olmalarına karşın. ./199.units 94 .500 USD$ until Wednesday... we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.. No matter No matter these products are too expensive we would like to place an order.

. Lütfen gemimizi tahliyesini bitirir bitirmez hareket ettiriniz... Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. We guarantee that your shipment has been shipped by the well-known transporters company but yet we follow your shipment time to time too. Varsa lütfen bizim için . Supposing market conditions are not favorable then we try to find another alternatives. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. your orders please contact with us. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir.. Even if Sunday & Holiday used time will not to count.. in your stock please reserve for us..units Bu ürünler pahalı olmasına karşın . Not with standing these products are too expensive we would like to place an order …. Tahliye tamlanır tamamlanmaz geminiz kalkacak. Lütfen temsilcimiz sizi ziyaret eder etmez kendisine tüm sorularınızı ve çözemediğiniz meselelerinizi iletiniz.In case dığında/e takdirde er ermez As soon as Directly Immediately Er ermez The instant The minute The monent Fakat yine de But yet Farzedelim Supposing ki Gibi Such as The way The way that Bu ürünler pahalı olmasına karşın . Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. fakat yinede sevkıyatınızı zaman zaman takip de ediyoruz. Farzedelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. adet sipariş vermek istiyoruz. 95 .Notwith standing e karşın / e Even if rağmen sa bile Even though e karşın/e rağmen dığı halde Eğer While If Eğer/-se/. We will manufacture all your goods the way that you said us... Directly our representive call on you please tell him all your questions and matters. Discharge complete immediately your vessel will sail.. The instant you receive your orders please contact with us... adet ayırınız. Eğer stokunuzda . Bir sorunuz olduğu takdirde çekinmeden bizi arayınız. The minute you receive your orders please contact with us... which you could not solve. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz.. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? If you have . We will manufacture all your goods the way you said us. pieces.. Plase get our vessel's sail from the port as soon as she completes her discharge. In case you have any question please do not hesitate contact with us.. The moment you receive.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Sevkıyatınızın çok iyi tanınan bir nakliyeci vasıtasıyla sevk edildiğine dair garanti veriyoruz. Even though Sunday & Holiday used time will not to count. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately.. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. adet sipariş vermek istiyoruz..

Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz... Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future. please manufacture for us …..hem Both…and de Her nere Wherever Her yer Her yer Her zaman Everwhere Everyplace Everytime için / mesi So . You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. Her yerde sizin ilanlarınızı/reklamlarınızı görmekteyiz. Due to be mostly chosen in our market. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .either ğiniz zaman Whenever Hala / yine Still de Halbuki Whereas Hem…. Müşterilerimizi tatmin etmeye çalıştığımız gibi onların her türlü ihtiyaçlarına cevap vermeye de çalışıyoruz .. Our new products in this year are sold in everytime. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz.…. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğinden dolayı lütfen bizim için…. 2 or 3 pcs. Our new products in this year are sold in everyplace. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so not to arise any negative situation in the future. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her zaman satılıyor. We try to satisfy our costumers nor meet their every kind of requirements either. we try to manufacture similar of it but not imitation... Whenever you wish you can contact with us without hesitate..adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. Wherever we see the good model. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her yerde satılıyor.. numunesinden istediğimizi bildirmiştik.Like Gibi / biçiminde Gibi..units wrist watches as squire. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz.masımamak için That So that Için/çünkü So /öyle ki/ The goods of another company is the same quality like yours. Diğer şirketin malları da sizinki gibi kaliteli. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye çalışıyoruz ancak taklidini değil. We have been seeing your advertisements in everywhere. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future.. Please let us know that authorized person's telephone no so we want to contact him.yide As Nor ... We generally use both trucks and railway cars at our shipments Genellikle sevkıyatlarımızda hem kamyonları hem de vagonları kullanıyoruz... 96 .

To the extent you are a firm that has a responsibility. While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. which will arise in the future. We have sent a few samples in order that they may examine İncelesinler diye birkaç numune gönderdik. Siparişleriniz hazırlandığı kadar adresinize de ücretsiz olarak teslim edilir. 97 . trustworthy and keeping your promisses. Tam sizin siparişinizin üretimine başlamışken. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. We have sent a few samples to you by FedEx in order to you examine them İncelemeniz için size Fedex ile birkaç tane numune gönderdik. So for as we understand. Anladığımız kadarıyla siz büyük bir şirketsiniz. you are a firm that has a responsibility.iken / esnasında iken / yorken / mışken kadar While Just iken As well as Kadar… da And…. You have produced all the goods on the contrary our desired type and quality. Bizi lütfen yanlış anlamayın çünkü sizi ileride doğabilecek beklenmedik gelişmeleri önlemek için şimdiden uyarmak istedik.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. you are a firm that has a responsibility. Save that they don't keep their promisses. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. Şirketinizin ticari itibarına gölge düşürmemek için tüm borçlarınızı zamanında ödemelisiniz. trustworthy and keeping your promisses. Your orders are got ready and shipped as well to your address free of charge. You must pay all your depts on time lest you damage your company’s commercial creditibility.as well Kadarıyla / As far as göre So far as For all To the extent Karşıt olarak / . diğer bir müşterimizden yeni bir sipariş aldık.. Pls do not misunderstand us because we have wished to warn you in advance in order to prevent any unexpected situation.. All our textile products are the best quality as well as Beymen Tüm tekstil ürünlerimiz Beymen'in ki kadar kalitelidir. We have been placed a new order from our another costumer just as we started to produce your order. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. they do not have a good reputation in the market too. Tüm malları istediğimiz tip ve kalitenin tam aksine üretmişsiniz. As far as we understand you are a big company. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. For all we understand. nın aksine On the contrary maması In order that için/masın sın iye medikçe/m Unless adıkça mek için/mesiması için In order to mek için/mesiması için In order to memek için Lest mesi bir tarafa Save that Lütfen bize yetkili kişinin telefon numarasını veriniz çünkü kendisiyle bağlantı kurmak istiyoruz.

e nedeniyle O nedenle Consequently Still discharge has not been completed yet consequently we strongly protest both chartered and their agent. Then We appreciate you then your successes. ne…. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye. Siz bizi nasıl takdir ederseniz edin.. siparişleri vermemiz ile tamamlanmaları bir oldu..ması sooner.....Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller. bir oldu Sizi takdir ediyoruz.than placed than they have completed. mesi bir Except that Except that they don't keep their promises. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizin şirketinizle kesinlikle çalışmayacağız.se It does not It does not matter how do you appreciate us. Ne... Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. 98 .ne neither….... Ne. O nedenle / For that Still discharge has not been completed yet for that reason o sebeple reason we strongly protest both chartered and their agent. nın because of Because of your slack manner still we have been waiting... Örneğin For instance We have advised to you a lot of times for instance employ the labourers who have a training and experienced to your company. good-quality goods. Olmazsa / Otherwise Please deliver our goods within this week otherwise we will aksi halde never to do business with your company. they do not tarafa have a good reputation in the market too.nor… Neither you've delivered the goods on time nor sent us a de….. Örneğin For example We have advised to you a lot of times for example employ the labourers who have a training and experienced to your company. yüzünden / Gevşek tavrınız nedeniyle halen beklemekteyiz. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz.se No matter No matter what costs are increasing we will never reduce what quality of the goods Fiyatlar ne kadar artarsa artsın malların kalitesini asla düşürmeyeceğiz. Bu yüzden sizinle olan iş ilişkilerimizi nasıl devam ettirebiliriz ki? nedeniyle due to Due to bad weather loading has been stopped by port authorities at yesterday night Kötü hava koşulları nedeniyle yükleme dün akşam liman yetkililerince durduruldu. Therefore... how can we continue our business-relations with your company? Bize malları ne zamanında teslim ettiniz ne de iyi kalitede mal gönderdiniz. we are a firm matter what that has a good reputation in the market.. because the orders have no sooner ----. mesi ile No We appreciate to you. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.biz piyasada iyi ün yapmış bir firmayız. . Çünkü.. Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller.

se . Özellikle Namely Namely we want blue and white fabrics. Öyle. e koşuluyla Provided that Provided that its not raining loading will resume. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır.. Even though Even though Sunday & Holiday are used time will not to count. yükleme kaldığı yerden devam edecek. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer.....yükleme kaldığı yerden devam edecek. Özellikle mavi ve beyaz kumaşlardan istiyoruz.. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. Providing Providing its not raining loading will resume. Sonuçta / With the result Even if our shipments delay sometimes with a result that yinede that we satisfy from your service. siz ne .sa bile Even if Sunday & Holiday are used time will not to count... Sonuç Then We have completed the shipments of our all costumers olarak then your shipment has been sent today either.Öyle ise/Sonuç olarak Öyle ki Then . Şartıyla / On condition We can produce the goods which you have desired type Koşuluyla that and quality on condition that you allow us an enough time.that Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. . Yağmur yağmazsa. Sadece / Only We are manufacturing only leather products yalnızca Sadece deri ürünlerini üretmekteyiz.. yükleme kaldığı yerden devam edecek. Siz bizi nasıl değerlendirirseniz değerlendirin biz piyasada iyi bir üne sahip firmayız. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin... Providing that Providing that its not raining loading will resume. You believe us that we offer these prices only to you for fear please do not suppose we earn so much money for this business. Yağmur yağmazsa. For fear that You believe us that we offer these prices only to you for fear that please do not suppose we earn so much money for this business..ki So. sa Yağmur yağmazsa. yin what has a good reputation in the market.. sonuç olarak lütfen siparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız.yükleme kaldığı yerden devam edecek..... Even if For fear 99 .. Regardless of Regardless of what you appreciate to us we are a firm that seniz . Se Provided Provided its not raining loading will resume. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin.. e şartıyla Yağmur yağmazsa.. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. then please complete our shipment within this week... Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. Sa bile / se Though Though your orders complete this week shipment takes 15 bile days due to long distance.

. Furthermore Some of our orders have delayed furthermore we had given a notice to you latest shipment date must be ….. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. üretebiliyoruz..İstediğiniz tipte ve kalitedeki malı üretebiliriz ancak bize yeteri kadar zaman tanımanız koşuluyla… Tekrar/aynı Again This goods may be well liked in the market again may not..199…./ ….. Yanlızca Only We can only manufacture . Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizinle kesinlikle çalışmayacağız..de Bu mal piyasada tutulabilir aynı şekilde tutulmayabilir de. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz... Yine de And yet We have instructed to you and yet you have not obey to our instructions. freight or diğer adıyla transportation fee of the goods should be belonging your side. in our factory. navlun diğer adıyla malın taşınma bedeli sizin tarafınıza ait olmalıdır.... Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Ya da / Or Please deliver our goods within this week or we will never yoksa to do business with you after this time. Yanı sıra While Pls send us proforma invoice while sales contract. 100 . Üstelik Besides Some of our orders have delayed besides we had given a notice to you latest shipment date must be …. also items too.../199… olması gerektiğini söylemiştik. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …. Yalnızca…. bazında olduğundan dolayı.199…./…../199… olması gerektiğini söylemiştik. Most of the shipped goods either were lost or stolen. Gönderilen malların çoğu ya kayıp ya da çalınmış.. Ve and Trucks and railway cars are ready for shipment Kamyonlar ve vagonlar sevkıyat için hazırdır. da….Not only…but We are not only an imputer firm but also exporter of some maz. Ya da / Or Due to shipment on a FOB.. Ya …ya Either…. basis... Sevkıyat FOB . Fabrikamızda sadece . Lütfen sorumluluklarınızı yerine getirin yoksa sizinle olan ticari iş ilişkilerimizi kesmeyi düşünüyoruz. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. Veya / Ya Or Please fulfil your obligations or we intent to cancel our da / yoksa commercial relationships with you. Ve yine / Yet We believe that you show an utmost care the quality of yine your products yet we would like to see a few samples /yinede among your products. Yet We have instructed to you yet you have not obey to our instructions Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …./…./….or…. şekilde…... Yani That is Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us.. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin de ihracatçısı olan bir firmayız.

(Patronumuz toplantıyı erteledi) She looked up her old boyfriend. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" 101 . Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Aylık üretim kapasitemiz yaklaşık 10000 tondan fazla olup zira sizin gereksinimlerinizi zorlanmadan karşılayabiliriz. Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir. öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P.) The witness finally broke down on the stand. Bizim zamanımızı boşuna harcıyormuşsunuz gibi bir hisse kapılıyoruz. doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar.) Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. You should make all your payments until end of this month or else we will not supply the goods to you. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. öylece oturuyorlardı. yoksa size mal temin etmeyeceğiz. We feel as though you waste our time. GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK (The children were sitting around. (Tanık sonunda durumu değiştirdi) GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK Our boss called off the meeting. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur.V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem. Our production capacity more than 10000 tons/month but then we can meet your requirements without force. Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir.V değildir. If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse) Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P. To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek. (Eski erkek arkadaşını aradı. Tüm ödemelerinizi bu ayın sonuna kadar yapmanız gerekmektedir. Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Örneğin.Nevertheless Still Yoksa Or else yormuş gibi As though Zira But then We have instructed to you nevertheless you have not obey to our instructions. Phrasal Verbs Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir.

( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse) Ayrıca P." diyebiliriz. · You have to do this paint job over. edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar. Her ikisi de doğrudur. “Sepeti tamamen.” İptal etmek They called off this afternoon's meeting “Öğleden sonraki toplantıyı iptal ettiler.) · You have to do over this paint job. Aşağıdaki Phrasal verbs’lerin nesnesi zamir olduğunda.V ‘ ü oluşturan fiil." (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da "Fill out this form. “Bu günlerde çocuk yetiştirmek kolay değil. veya cümleyi iki kısma ayırabilir. “Bu ödevi tekrar yap. “Bu başvuru formunu doldur ve postala. Seperable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs Nesne.phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir.” fill out Bir formu doldurmak Tamamen-ağzına kadar doldurmak Fill out this application form and mail it in.” fill up 102 . bedava yiyecekle doldurdu. uçurmak “Teröristler demiryolu istasyonunu havaya uçurmaya çalıştılar.” She filled up the grocery cart with free food.” Bir işi tekrar etmek Do this homework over. bu iki kısmın ayrılması gerekir. Fiil blow up Anlam Örnek Patlamak. havaya The terrorists tried to blow up the railroad station. phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir. “Annem. (Bu boyamayı tekrar yapman gerekir. o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti. "Fill this out.” bring up bring up call off do over Çocuk yetiştirmek. It isn't easy to bring up children nowadays. if your neighbours unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio.” Bir konudan bahsetmek My mother brought up that little matter of my prison record again.

You left out the part about the police chase down. (They looked them over carefully. “Bu kelimeyi yine yanlış yazdın. “Benzin istasyonu bedava gaz veriyordu.) “Avukatlar tanıkları sorgulamadan önce evrakları dikkatlice incelediler. You'd better look it up. we really couldn't make out what he was saying. “Başının belada olduğunun farkındaydı bu yüzden arkadaşlarıyla sinemaya gittiğini uydurdu.” hang up hold up hold up (2) Soymak leave out look over Atlamak. I have a feeling he's not about to give it back.” The filling station was giving away free gas. algılamak He was so far away. “Kız kardeşim kocasının onun için sürpriz bir parti düzenlediğini öğrendi. çıkarmak. “Erkek kardeşim arabamı ödünç aldı.” Bir listenin içinde aramak You've misspelled this word again.) incelemek.” 103 .” Three masked gunmen held up the Security Bank this afternoon.” Geciktirmek I hate to hold up the meeting. so she made up a story about going to the movies with her friends. but I have to go to the bathroom.” look up make up Bir hikaye veya yalan uydurmak make out Duymak.” She knew she was in trouble. “Öğrenciler.” Telefonu kapatmak She hung up the phone before she hung up her clothes. Arabayı geri vermeyeceğini düşünüyorum. Doğru yazılımına baksan iyi olacak. kontrol The lawyers looked over the papers carefully before etmek questioning the witness. “Üç maskeli ve silahlı adam Güvenlik Bankasını bu öğleden sonra soydular. ödevlerini tamamladılar ve sınıftan çıktılar. “Toplantıyı geciktirmekten hiç hoşlanmıyorum ama lavaboya gitmem gerekiyor.” My brother borrowed my car. “O kadar uzaktaydı ki onun ne söylediğini duyamadık.” give away give back Birisine bir şeyi bedava vermek Bir şeyi geri vermek hand in Bir şeyi onaylamak The students handed in their papers and left the (ödev yapmak) room. “Kıyafetini asmadan önce telefonu kapadı. savsaklamak (Polisin kovalamasıyla ilgili bölümü atladın.find out Öğrenmek My sister found out that her husband had been planning a surprise party for her.

“Paramızı emekliliğimiz için saklıyoruz.) “Patrondan toplantıyı yarına kadar ertelemesini rica ettik.” pick up Bir şeyi kaldırmak The crane picked up the entire house. (They put it out quickly. “Pahalı bir şey o! Sakın atma.” point out put away Saklamak put off Ertelemek put on Giyinmek put out Söndürmek read over Dikkatli okumak set up Düzenlemek. “Unutmadan bu bilgileri bir yere not et.pick out Seçmek There were three men in the line-up.” Dikkat çekmek.) “Vinç bütün evi havaya kaldırdı. She picked out the guy she thought had stolen her purse. bütün evi sarmadan söndürdüler.” It was so hot that I had to take off my shirt. (Please put it off for another day. “Karım sofrayı tam istediği gibi hazırladı.” I put on a sweater and a jacket. kurmak take down Not etmek take off Kıyafet çıkarmak talk over tartışmak throw away Atmak 104 . Write them down before you forget. Françoise pointed out the major historical sites. “Paris’ten arabayla geçerken. but couldn't make any sense of it. She set it up. (I put them on quickly. (Watch them pick it up.” I read over the homework.” We have serious problems here. She put away the cereal boxes. “Sırada üç adam vardı. “Yaşadığımız ciddi problemleri tıpkı bir yetişkin gibi tartışmalıyız.” The fire fighters put out the house fire before it could spread.) “Bir süveter ve ceket giydim.” We asked the boss to put off the meeting until tomorrow.) “İtfaiyeciler yangını. Cüzdanını çaldığını düşündüğü adamı seçti. Let's talk them over like adults. “Hava öyle sıcaktı ki tişörtümü çıkartmak zorunda kaldım.” We put away money for our retirement. belirtmek As we drove through Paris.” My wife set up the living room exactly the way she wanted it. Francoise başlıca tarihi yerlere dikkatimizi çekti. “Ödevi dikkatli okudum ama hiçbir şey anlamadım.” These are your instructions.” That's a lot of money! Don't just throw it away.

“Radyonun yüksek sesi beni rahatsız ediyor.” Elektriği açmak boşaltmak Turn on the CD player so we can dance. “Beğendiği elbiseyi bulana kadar on beş tane kıyafet denedi.” try out Denemek turn down Bir şeyin sesini kısmak Reddetmek.” He applied for a promotion twice this year. “Gangsterler bütün parayı boşalttılar ve birkaç banka daha soymak için gittiler. “İstediğim arabayı bulana kadar dört tane araba denedim. geri çevirmek turn down (2) turn up Bir şeyin sesini yükseltmek turn off turn off (2) turn on use up Elektriği kapamak We turned off the lights before anyone could see us. but he was turned down both times. “CD çaları açta dans edelim. It really turned me off.” Mide bulandırmak.” The gang members used up all the money and went out to rob some more banks.” Your radio is driving me crazy! Please turn it down. “Kimse bizi görmeden ışığı söndürdük.” Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs Transitive (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan) ayrılamaz :"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak? 105 . “Büyük babam duyamadığı için kulaklığının sesini açtı. tiksindirmek “O kadar kötü filmdi ki midem bulandı. so he turned up his hearing aid. “Bu yıl iki kez terfi etmek için talepte bulundu ama her defasında geri çevrildi.” I tried out four cars before I could find one that pleased me. It was a disgusting movie. Lütfen biraz sesini kıs.try on Kıyafet denemek She tried on fifteen dresses before she found one she liked.” Grandpa couldn't hear.

“Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi. rast gelmek take after Benzemek 106 . “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak. (Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi. “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler. “Ortanca oğlum annesine benziyor.” I got over the flu. bir yıl içinde en çok.” get over Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek Yeniden incelemek. but I don't know if I'll ever get over my broken heart.” I ran across my old roommate at the college reunion. bakmak look into Araştırmak. incelemek run across Rastlamak run into Karşılaşmak. “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım. hiç bilmiyorum. “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim. kömür rezervlerini tüketti.” My second son seems to take after his mother.” They country went through most of its coal reserves in one year. İki kez bakmalıydılar. hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti. “Eski başkan.” Carlos ran into his English professor in the hallway. Bütün parasını şimdiden harcadı mı?” My mother promised to look after my dog while I was gone. They should have gone over it twice.Fiil call on Anlam Ezbere okumak Örnek The teacher called on students in the back row.) call on (2) Ziyaret etmek The old minister continued to call on his sick parishioners.” The students went over the material before the exam.” The police will look into the possibilities of embezzlement. gözden geçirmek go over go through Tüketmek look after İlgilenmek. “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı. Did he go through all his money already? “Ülkeleri.

Yıllardır hiçbir bağışta bulunmamıştı.” Fiil break in on Anlam Bir sohbeti bölmek Örnek I was talking to Mom on the phone when the operator broke in on our call. it was time to catch up with the neighbours and the news around town. “Erkek kardeşimle anlaşmak. “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı.” I hope none of my students drop out of school this semester.” I found it very hard to get along with my brother when we were young. “Operatör konuşmamızı kestiği zaman telefonda annemle konuşuyordum. “Eski kilise cemiyeti üyesi bin dolarlık bir bağış yaptı. zaman bakmak için söz verdiler.” Janice cheated on the exam and then tried to get cut down on Kesmek. “Çocuklar yazlığa zaman. azaltmak drop out of Sınıfta kalmak get along with İyi anlaşmak get away Bir işten sıyrılmak 107 . “Eğlenceye harcadığımız parayı azaltmaya çalıştık.” The boys promised to check up on the condition of the summer house from time to time. küçükken daha zordu. “Umarım öğrencilerimin hiç biri bu sömestr sınıfta kalmaz.” catch up with Yakın olmak After our month-long trip.wait on Servis yapmak It seemed strange to see my old boss wait on tables.” check up on İncelemek. kontrol etmek come up with Bağışta bulunmak After years of giving nothing.” Üç Kelimeden Oluşan Phrasal Verbs (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler de üç kısım göreceksiniz : "My brother dropped out of school before he could graduate. komşulara ve kasaba çevresine yakın olup onlardan haber almanın vakti gelmişti. the old parishioner was able to come up with a thousand-dollar donation. “Aylar süren yolculuğumuzdan sonra." “ Erkek kardeşim mezun olamadan okulu bıraktı.” We tried to cut down on the money we were spending on entertainment.

with

away with it. “Janice sınavda kopya çektiği halde bu işten sıyrılmaya çalıştı.” Kurtulmak The citizens tried to get rid of their corrupt mayor in the recent election. “Vatandaşlar son seçimlerde fırsatçı belediye başkanından kurtulmaya çalıştı.” When will you ever get through with that program? “Bu programı ne zaman bitireceksin?” It's hard to keep up with the Joneses when you lose your job! I always look forward to the beginning of a new semester. “Yeni sömestrin başlamasını her zaman dört gözle beklerim.” It's typical of a jingoistic country that the citizens look down on their geographical neighbors. Komşularını, tipik ırkçı ülke vatandaşları küçümserler. We were going to look in on my brother-in-law, but he wasn't home. “Kayınbiraderimi ziyaret edecektik ama evde yoktu.” Good instructors will look out for early signs of failure in their students “İyi eğitimciler öğrencilerinin yapacakları hataları önceden görürler.” First-graders really look up to their teachers. “Eski nesil, öğretmenlerine gerçekten saygı gösterirler.” Make sure of the student's identity before you let him into the classroom. “Öğrencilerinizi sınıfa almadan önce, kimliklerinin doğru olduğundan emin olun.” The teacher had to put up with a great deal of nonsense from the new students. “Öğretmen yeni öğrencilerin bütün saçmalıklarını hoş görmek zorunda kaldı.” The runners ran out of energy before the end of the race. “Koşucuların dirençleri, yarışın sonuna gelmeden tükenmişti.” My oldest sister took care of us younger children after Mom died. “Ablam, annem öldükten sonra bize, daha küçük

get rid of

get through with

Bitirmek

keep up with Geri kalmamak look forward to Dört gözle beklemek

look down on Hor görmek, küçümsemek

look in on

Birini ziyaret etmek

look out for

Önce davranmak, tahmin etmek

look up to

Saygı göstermek

make sure of Doğrulamak, emin olmak

put up with

Hoşgörü göstermek

run out of

Tükenmek

take care of

İlgilenmek, sorumlu olmak

108

çocuklara baktı.” talk back to Kaba bir şekilde cevap The star player talked back to the coach and was vermek thrown off the team. I often think back on my childhood with great pleasure. “Çocukluğumu sık, sık büyük bir mutlulukla anarım.”

think back on Yad etmek, anmak

walk out on

Terk etmek, başından Her husband walked out on her and their three atmak children. “Kocası onu ve üç çocuğunu terk etti.”

Intransitive (Geçişsiz) Phrasal Verbs
Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler nesne almazlar. "Once you leave home, you can never really go back again." “Evden bir kez ayrılırsan, bir daha asla geri dönemezsin.” Fiil break down Anlam Bozulmak Örnek That old Jeep had a tendency to break down just when I needed it the most. “Eski cipim, ona en ihtiyacım olduğu zamanda bozuldu.” Popular songs seem to catch on in California first and then spread eastward. “Popüler şarkılar önce California da tutar daha sonra doğuya doğru yayılır.” Father promised that we would never come back to this horrible place. “Babam, bu berbat yere bir daha dönmeyeceğimize söz verdi.” They tried to come in through the back door, but it was locked. “Arka kapıdan girmeyi denediler ama kapı kilitliydi.” He was hit on the head very hard, but after several minutes, he started to come to again. “Kafasını çok kötü çarptı ama birkaç dakika sonra bilinci yerine gelmeye başladı.” The children promised to come over, but they never do. “Çocuklar ziyaret edeceklerine söz verdiler ama hiç gelmiyorlar.” We used to just drop by, but they were never home, so we stopped doing that.

catch on

Tutmak

come back

Geri dönmek

come in

Girmek

come to

Şuuru yerine gelmek

come over

Ziyaret etmek

drop by

Habersiz ziyaret etmek

109

“Eskiden habersiz uğrardık ama onları hiç evde bulamazdık bu yüzden artık gitmiyoruz.” eat out Yemek için dışarıya çıkmak When we visited Paris, we loved eating out in the sidewalk cafes. “Paris’e gittiğimizde kaldırım kafelerinde yemek yemeye bayılırdık.” Uncle Heine didn't have much money, but he always seemed to get by without borrowing money from relatives. “Heine amcanın çok fazla parası yoktu ama o, akrabalarından borç almadan da her zaman hayatını sürdürürdü.” Grandmother tried to get up, but the couch was too low, and she couldn't make it on her own. "Büyükannem ayağa kalkmaya çalıştı ama kanepe çok alçak olduğu için kendi başına kalkamadı." It's hard to imagine that we will ever go back to Lithuania. “Litvanya’ya bir daha geri dönemeyeceğimizi düşünmek çok zor.” He would finish one Dickens novel and then just go on to the next. “Dickens romanının birini bitirir, hemen bir sonrakine devam ederdi.” The cops heard all the noise and stopped to see what was going on. “Polisler bütün gürültüyü duydu ve neler olduğuna bakmak için durdu.” grow up keep away büyümek Uzak durmak Charles grew up to be a lot like his father. “Charles tıpkı babası gibi olmak için büyüdü.” The judge warned the stalker to keep away from his victim's home. “Yargıç, suçluyu kurbanın evinden uzak durması için ikaz etti.” He tried to keep on singing long after his voice was ruined. “Sesini iyice kaybetmeye başladıktan sonra bile şarkı söylemeye devam etmeye çalıştı.” pass out bayılmak He had drunk too much; he passed out on the sidewalk outside the bar. “Öyle çok içmişti ki barın önündeki kaldırıma düşüp bayıldı.”

get by

Hayatını sürdürmek

get up

kalkmak

go back

Geri dönmek

go on

Devam etmek

go on (2)

Olmak, meydana gelmek

keep on (with gerund)

Devam etmek

110

show off

Gösteriş yapmak

Whenever he sat down at the piano, we knew he was going to show off. “Piyanonun başına ne zaman otursa, gösteriş yapacağını bilirdik.” Day after day, Efrain showed up for class twenty minutes late. (Efrain ardı ardına derse yirmi dakika geç kalıyordu.) I woke up when the rooster crowed. “Horoz öttüğünde uyandım.”

show up

Varmak, ortaya çıkmak Uyanmak

wake up

USED TO
Geçmişte alışkanlık olarak yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Example; I used to run everyday when I was at university. (Üniversitedeyken her gün koşardım.) Bu cümleyi söyleyen kişi gizli olarak şu anda koşmadığını da ifade etmektedir. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar. I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.) Did you use to run? (Koşarmıydın?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız.) Gerçi bu tartışma konusudur. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır.“Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. EXAMPLES She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.) Did you use to play football? (Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen. (Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.) MAY / MIGHT AS WELL: BARI..........SE Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.) I DARESAY (SANIRIM, GALIBA)

111

(İng. (Kompozisyonunu yazacağım. I needn’t go there. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır. Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir.) (önceden planlanmamış.) I am going to write his composition. Last night. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. I need learn English.) I need some money.” I will write his composition.) BE GOING TO Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır. çekilmemiş ve başka bir modal yok. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır.I daresay you are right.) 112 . gereksinim duymak” anlamına gelir. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir. but we had some guests.) She needn’t study such a lesson.) (önceden planlanmış. we were going to visit you. “ihtiyacında olmak.) Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır.) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde. (Böyle bir dersi çalışması gerekmez.) NEED “Need”. (Biraz paraya ihtiyacım var. (Kompozisyonunu yazacağım. Yakın gelecek diye de tanımlanır. (Oraya gitmem gerekmez. (Sanırım haklısınız. (Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor. Öğrenmem gerekir veya İng. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır.) WAS / WERE GOING TO Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır. bu görevi yardımcı fiil üstlenir. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz. NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that. (Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. Öğrenmeğe ihtiyacım var.

She shouldn’t have studied.I don’t need anything. (İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez.) She doesn’t need to resign.) V1 almamış.) (Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi. “Need” şahısa göre çekilmiş. Pasta göre çekilmiş 3. mastar almış 2. (Herhangi bir şeye ihtiyacım yok. (İstifa etmesi gerekmedi. (Herhangi bir şeye ihtiyacı yok. (Maçı iptal etmem gerekti.) şeklinde de yazabiliriz. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiller gibi tüm zamanlar için çekilebilir.) “Need” in Simple Past kullanımı. She needn’t have studied. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. She didn’t have to resign (She had not to resign.) She doesn’t need anything.) (Present modal) Have you needed to confess everything? (Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi?) (esas fiil) 113 . Yani yukarıdaki cümleyi.) S. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır. He will need to apply for that. Bu özelliklerden dolayı didn’t need = didn’t have to diyebiliriz.) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur.) 1. She didn’t need to resign. esas fiil olarak kullanılmıştır. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere. Syn “Cancel” Did they need to warn you? (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil) They needn’t spend so much energy on this project.) (!! !! !! !!) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır. (gerekmez). sonrasında mastar veya nesne almış.) Olumlu yapıda kullanılmış. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir. Call: seslenmek. (Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur. Call off: iptal etmek. (Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match. (Onun buna baş vurması gerekecek. Bu özelliklerden dolayı modal değil. telefon açmak.

) (Present modal) We don’t need your help. Eğer “değil mi” yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur..) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman (where. (Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi. TAG QUESTIONS Kuyrukça soruları demek olup.. (TQ) cümle sonlarında “. eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur.. Bunu dile getirmesi gerekmezdi.. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur. yöntem.değil mi. KPDS’ nin fix sorusudur. çeviri. biçim. (Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur. İngilizce’ de ne yazık ki TQ’ lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor.de / da.. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır.) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir... sağır değiliz. Tag Question.) You needn’t have shouted at us. (Bize bağırman gerekmezdi.. (She needn’t have expressed this. (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur... tamam mı” gibi ifadelerdir.... we are not deaf. (Bizi şikayet etmesi gerekmezdi.e ile konuşmak yol. She needn’t study harder.) (Perfect modal. da” dan kesinlikle soru gelir.. da” veya “değil mi” den kesin bir soru gelir. Özellikle “de. because her marks are high. (esas fiil. ..) (Perfect modal) She needn’t have complained us. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır.) (modal) Speak to: Way: .) . Çünkü notları yüksektir.) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foreign language) (esas fiil) Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow?) (esas fiil.....değil mi? 114 . tarz Not: Sınavlarda.... 1. Ya “de.değil mi?” diye Türkçe’ye çevrilir. bu özellik sadece “need” için geçerlidir. “. who gibi) need kullanmıyoruz... Bu nedenle iyi bilmek gerekir..) (Perfect modal. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İngilizce boyutu önemli olan bir konudur.) Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow?) (Present modal..Confess: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way.. özellikle “Need”in Perfect Modal’ı.. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil. what....

bu mantığı yakalamak gerekir.değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz. Everything has to be taken into consideration.Bu ifade İngilizce’de belli bir mantığa göre çalışır. Bu nedenle yukarıdaki cümlede “weren’t they” kullanıldı. (Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir.. was it? (Para istenmedi.) TQ’ larda daima şahıs zamirleri kullanılır. değil mi?) Take into consideration: göz önüne almak c. değil mi?) She doesn’t study. değil mi?) Get on well: iyi geçinmek d. didn’t he? (O toplantıya katılmayı ret etti.) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır.) . değil mi?) They can hardly get on well. değil mi?) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz. don’t they? (İşçiler zam talep ederler. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur.. “they” kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister. no türevlerinde fiil tekil çekilir. cümle olumlu ise TQ olumlu olur... Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a. değil mi?) “Don’t the workers” değil de “don’t they” yazıldı. Kesinlikle ezberlemeden. No money was asked.) Ama özne çoğul olacağından TQ’nı oluşturulurken zamir olarak “they” kullanılır.) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır. Yani İngilizce’de TQ’ nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz. does she? (O çalışmıyor. b.. Everybody was against the project. Ayrıca öznenin tekil – çoğul oluşu da önemlidir. Çünkü TQ’larda daima şahıs zamirleri kullanılır. weren’t they? (Herkes projeye karşıydı değil mi?) Every. can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar. 115 .. He refused to participate in the meeting. The workers demand raise. haven’t they? (Her şey göz önüne alınmalıdır.

) I think. they won’t accept the offer. değil mi?) Yani “is not it?” şeklinde yazılamaz. “aren’t I?” şeklinde kurulur. değil mi?) f. I don’t think. I think. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır.) Birinci tekil şahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ. I guess (sanırım. will it? (Korkarım diğer takım gelmeyecek. the other team will not come. değil mi?) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. will they? (Sanırım. g. The money is everything. Don’t go outside. will they? (Sanmıyorum. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. he will resign. I suppose. shouldn’t he? (Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi. won’t he? (Sanırım o istifa edecek. isn’t it? (Para her şeydir. Ama “am” yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmiştir. TQ “am I” şeklinde kurulur. e. I am right. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think. am I? (Haksız değilim. they will accept the offer. I am afraid (korkarım) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır. I am not upright. değil mi?) Normalde bu cümlenin TQ’ ı “amn’t I” şeklinde olmalıydı. aren’t I? (Ben haklıyım. değil mi?) Giriş cümlesi olan “I don’t think” olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. will you? Let için de benzer bir durum vardır. değil mi?) I am afraid. didn’t they? (Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler. galiba). Let’s go shopping. onlar öneriyi kabul edecekler. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. değil mi?) He should have rung up as soon as he arrived there. değil mi?) h. değil mi?) Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. onlar öneriyi kabul etmeyecekler. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur.Some of the members claimed that inflation would rise. I believe. shall we? 116 .

Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. ben de.) He can speak German fluently.de. bağlaç anlamındaki so (bu nedenle) ile karışıklığı önlemek içindir. Yani cümle olumlu iken TQ olumlu. so can I. da” ile yapılır. I can too..) He can speak German fluently. şimdi bir tablo halinde bunu verelim. neither do I... Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: • • Yargının olumlu – olumsuz tespiti.. (O Türk kahvesini sevmez.. Bu daha zordur. Olumlu So Too / Also Olumsuz Neither / Nor Either (Sonralarındaki cümlecik devriktir. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. 2. Türkçe’deki yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı şekilde “. cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur. “. ben de.) He can speak German fluently..) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır.) They don’t like Turkish coffee. I don’t either. Eğer “so” seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır. ben de. • They don’t like Turkish coffee. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir. Eğer yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız.) They don’t like Turkish coffee... 117 . too.de. da” anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar.de. İngilizce’de böyle değildir..) İnclusion (Dahil Etme) “. (O Türk kahvesini sevmez....) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır. da” anlamındadır. ben de. İfadenin olumlu –olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır. also’ dan birini seçeriz. ben de. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. Eğer too veya also seçmişsek sonraları düzgün bir cümleciktir. Sorusu: • • Either – Neither (veya diğerlerini) cümlede boş bırakarak sorarlar. Eğer olumlu ise so. Bu. İngilizce’de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır. olumsuz – olumlu durumu yoktur. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir. (O Türk kahvesini sevmez.) (Sonralarındaki cümlecik düzgündür. nor do I..Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır.. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not” eklenerek olumsuz olarak yazılır. I can also.. Bu nedenle olumlu – olumsuz. ben de.

.....Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek. İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır... Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz...) He tried to estimate the likely effects of the new millennium at the meeting and..... Örneğin “zengin adam” derken rich man. Eğer the varsa “diğer” anlamındadır. Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir.... . Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir. . Other student: Another student: Other students: başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler The other student: diğer öğrenci The other students: diğer öğrenciler Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile “s” alabilir... Other: The other: başka diğer Others: başkaları The others: diğerleri Each Other .. Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz.. (Kasım – Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor. Çünkü sözü edilen bellidir. “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir..... Other (türevleri ile birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır.. a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e) olduğu rahatlıkla görülecektir.One Another 118 ....... diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor. Çünkü bahsedilen belli değildir......... Ama belgisiz tanıtıcı alamaz.. zengin adamlar derken rich men deriz. Yani çoğul (s alarak) olmazlar. So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap (d) kendiliğinden çıkıyor.. İlk aramamız gereken cümlenin olumlu – olumsuz oluşudur.. Other Başka...... Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar.. İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi.. Zamir formunda “the”lı ve “the”sız. a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS’de sorusu bu şekilde gelir. Sıfat olarak kullanımında eğer önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa “başka” anlamındadır. He has never been to the US and..... c şıkkı da elendi..

“Birbirleri ile” anlamındadırlar. Each other: One others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır

Aralarında yukarıdaki nüans olmasına rağmen bugünkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler.

IMPERATİVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. İngilizce’de böyle değildir. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Diğer şahıslara emir verilmez. Olumlu I speak. (Konuşurum.) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don’t speak. (Konuşmam.) You don’t speak. He doesn’t speak. She doesn’t speak. We don’t speak. You don’t speak. They don’t speak.

İngilizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. Bu yüzden İngilizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. Speak slowly. (Yavaş konuş.) Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konuşma.) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. Let us speak. (Konuşalım.) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “İzin ver konuşalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.

119

Olumlu Let me speak. (konuşayım.) Let him/her speak. (konuşsun.) Let us speak. (konuşalım.) Let them speak. (konuşsunlar)

Olumsuz Don’t let me watch. (seyretmeyeyim.) Doesn’t let him/her watch. (seyretmesin.) Don’t let us watch. (seyretmeyelim.) Don’t let them watch. (seyretmesinler.)

Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. Olumsuzunu yazarken de aynı mantıkla “let” ten önce you var, atılmış ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır. Soru Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?) Shall he come in? (....gelsin mi?) Shall we go out? (........çıkalım mı?) Shall they be here? (burada olsunlar mı.?) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?) Shall he not come in? (....gelmesin mi?) Shall we not go out? (........çıkmayalım mı?) Shall they not be here? (burada olmasınlar mı.?) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tartışma konusudur. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. My mother doesn’t let me go out. (Annem dışarı çıkmama izin vermez.) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha doğrudur. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.

120

Our teacher helped me improve English. (Öğretmenimiz İngilizce’yi geliştirmeme yardım etti.)

MODALS
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’ lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır. EXAMPLES I don’t walk. (Yürümem.) I can walk. (Yürüyebilirim.) Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. Modal'ların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir. ► Can: ...e bilmek: güç, yetenek I can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim) ► May: ...ebilmek: olası, tahmin He may come tonight. (O bu gece gelebilir.) ► Be able to: ...e bilmek: Can’ e eşittir. I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.) ► Must: ...meli, ...malı: Must’ta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.) I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.) ► Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modal'daki zorunluluk dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapmak zorunda olduğumuzda bu modal'ı kullanırız. I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) ► Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.) ► Ought to: gerekir. You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.) Modal’ ların Kullanımı 1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler. 2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.

121

3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.

EXAMPLES They can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek) He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin) I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin) I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek) We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek) You must wait for us until 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan) You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.) Not: Eğer herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer; başka modallar ile de kullanılabilirler. He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.) The minister must be able to confess everything. (Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir.) Confess: itiraf etmek. Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir.) He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.) A teacher must be able to travel. (Bir öğretmen seyahat edebilmelidir.) We may have to give up the project. (Projeden vazgeçmek zorunda kalabiliriz.) We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.) He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)

122

(Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır.) Each other: each = her bir.e ulaşmak 123 .. We could see each other.e biliyordu. teşhis etmek Corpse: ceset I was able to attain my goal.. Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could: (...) Goal: To attain: amaç . Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir. (Biz birbirimizi görebiliyorduk. (Cesedi teşhis edebildi.) Recognize: tanımak. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put aside some money when he was young.) We were able to see each other...) He was able to recognize the corpse.) Was / Were able to: (.e bildi) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır.) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz.Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to -------Had to --------------- Future --------------Will be able to -------Will have to --------------- Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu. (Biz birbirimizi görebildik. (Ben amacıma ulaşabildim. other = diğeri.

Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir. Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir. Şimdi bunları öğrenelim. Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Eş anlamlıları aşağıdadır. Sustain Continue Preserve Contain: etmek Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva

Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak (soyut anlamda, hafızada tutmak) Detain: Pertain: Obtain: Attain: göz altında tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sağlamak. ...e ulaşmak.

“Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, Intention, Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home. (O eve gidebilirdi.) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”, geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir. Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. Had to: ...gerekti “Gerekti” anlamına gelir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır. He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)

124

Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. Bu cümleyi “....gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. The Government had to punish the responsible. (Hükümet, sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı.) Punish: Responsible: Responsible for: Responsibility: cezalandırmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up scheme. (Onun projeden vazgeçmesi gerekti.) Scheme: şema, proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. 1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.) ( !! !! !!)

2.) He didn’t have to give up the scheme.

We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) We had not accepted their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) Sanction: Accept: yatırım kabul etmek “Will Be Able To” Kullanımı “....e bilecek” anlamındadır. İngilizce’de, normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “...e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim.) Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmediğim, dolayısıyla hiç kullanmadığım, aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Will Have To “Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek.)

125

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.) Fix: tespit etmek, saptamak. Salary: maaş PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır. Must Have to Should Ought to Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. Must + Have V3 Must + Have V3, “....mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. The roads are wet; it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.) She speaks German fluently; she must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.) Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “...mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “....mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.) Rise: yükseliş, artış, zam.

126

ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir. The Government should have taken the necessary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım, önlem. He study hard; he should have passed exam. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.) It is too late. My father should have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı.) You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.) The Government should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.) We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.) We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.) Could + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır. Our Government could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.) improve: geliştirmek, iyileştirmek Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz. They could have caused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. She might have fallen down. (O düşebilirdi.) She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

127

. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz.) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us. Resolve: Solve: Settle çözmek (bir problemi.) He may have resigned. düşünmek anlamındadır.. (O patronunu görebilmişti. Örneğin: He was ill this morning. Such a man can’t have done that.) He was able to see his boss.) He has been able to see his boss.) çözmek (kimyasal anlamda) halletmek Bu cümlede.) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır. (Onlar çalışıyor olmalı.) She must have been developing a new method. Dispute = anlaşmazlık. (O bu sabah hastaydı.) The two sides could have resolved the dispute. pute = düşünmek. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi.mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz..) “. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz.) He had been able to see his boss.) They must be studying now. Eve gitmiş olabilir. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir.Mistake: yanlışlık. “Putare” hesaplamak. He may have gone home. bir sorunu. Latince kökenli bir kelime olup. Computer: Bilgisayar. (O bizim için beklemekte olabilir. (O istifa etmiş olabilir. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. 128 . (O patronunu görebilmiş. Dispute: dis = olumsuzluk. KPDS için hayati önemde olan “pute” kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute. (O patronunu görebildi. “Putare” den gelir. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır.. Compute = beraber düşünmek. hata Kill: öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk. tartışma Compute: com = beraber.

(O sınavı geçmiş olmayabilir. övmek. (O arabasını satmış olmalıydı.) They should have considered hte offer. mülk. (O eve gitmiş olmalı.) Exalt: yükseltmek. (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar. Yani. “Can + Have V3” yapısı yoktur. Ama olumsuz yapıda olabilir. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti.) He is able to realize his goal. (Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi.) ****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık.) Reveal: açığa çıkarmak.) Submitter: sunmak We had to sell all our properties. (İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız. (O arkadaşını öldürmüş olamaz. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him.çıkarmamalıydı.) Discharge: taburcu etmek.Repute: tekrar düşünülen. (Onu almış olmayabilir.. He shouldn’t have revealed my secret. göstermek.) He must have gone. ün.) They ought to have submitted their report.. yüceltmek.) 129 . “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir.) He may not have brought it. (Onu görmüş olmalıyız. People shouldn’t have exalted the statue of computers. (O amacını gerçekleştirebilir.) She may not have passed the exam. She can’t have killed her friend. .) Property: mal.. eşya. şöhret.) We had to discharge this patient. Impute: suçlamak. We must have seen him. itham etmek I should have turned down their proposal. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım. Örnek verecek olursak.) She has to have sold her car. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi.

Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir. enjekte etmek. iğne yapmak Reject: Re = yeniden. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var.e atmak. sonrasında sağlanan nesne belli ise.. İnject = içine atmak.nın yerine atmak. ject = atmak. . (Sen ayağını kırmış olabilirdin. ayrıcalık. (İngilizce’yi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir. Provision: Accurate: Accuracy: Accurately: hazırlık doğru. Latince kökenli olup..) Provide: temin etmek. Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır. KPDS için önemli bir kelimedir. The committee members could have given more concession. “with” ile geçiş yapar.. Project = . (O amacını gerçekleştirebildi.) We might have had an accident. KPDS’ de çok geçiyor. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi.) ***Concession: taviz. Inject: in = içine. He ought to have provided us with more accurate data. We could not have sold our house. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı. ödün.) . itiraz etmek. fırlatmak anlamındadır. karşı çıkmak. (Evimizi satmamış olabilirdik) You might have broken your leg... (Kaza yapmış olabilirdik. (O amacını gerçekleştirebilmişti. Project: Pro = ileriye.. İyi bilinmeli. ret etmek Eject: dışarıya doğru atmak.) Ject: atmak. tasarlamak. Reject = yeniden atmak. “cure = tedavi “den köken alır.) He had been able to realize his goal. Eğer “provide”. İngilizce’ye “ject”.) Object.He was able to realize his goal. (teyplerde vardır. sağlamak.) We could have passed the exam. doğruluk doğru bir şekilde Inaccurate: yanlış 130 . Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi”dir. (Maaş artışını ret etmesi gerekti. (Sınavı geçmiş olabilirdik.) We could have learnt English in England. Fransızca’dan geldiği için “jet”(uçak) olarak kullanılır.nın yerine.) He had to reject salary rise. Türkçe’de.

modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu. (Erken kalksak daha iyi olur.. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor. Latince aslı “Datum”dur.) “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim. Burada ise.) I would sooner (that) you remained at home.se iyi olur We had better get up early.) Would rather / sooner: yeğlemek.) Recession: (ekonomik) durgunluk. 131 .. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır.Inaccuracy: yanlışlık Inaccurately: yanlış bir şekilde Data: veri. (Evde kalmanı tercih ederim. (Evde kalmanı tercih ederim. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer. The Government must have overcome the economic recession in Irak. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim. I would rather (that) you remained at home. Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir.) Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar Had better: . sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı. Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini. (Hükümet.) Die: ölmek Dead: ölü Death: ölüm We would sooner sell than rent it. tercih etmek I would rather die than do it. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz. Remain: kalmak ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır.

. Bunu da daha sonra öğreneceğiz.. (.. (... (.. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır. A letter is written by him..Active: I saw him. Active Infinitive To speak To write To give up Passive To be To be To be Infinitive spoken written given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir. bu iki kullanım birbirinin alternatifidir. “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz.) A letter will be written by him.. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar.. He is known by everyone in the area.yazılıyor olacak.) A letter has been written by him. A letter will have been benign written by him. (.. Present Cont. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir. Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir. Diğerleri de öğrenilse iyi olur.yazılmakta olacak. (Bir mektup onun tarafından yazılır) A letter was written by him.: He is writing a letter..... A letter had been benign written by him... onu yorumlayabilmektir...) Future Perfect Cont.. İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır...) Past Cont: He was writing a letter. (Ben onu gördüm..: He will be writing a letter.) Passive: He was seen by me. Past Perfect: He had written a letter. (.: He will have been waiting a letter.. (... “to write to be written” gibi. Present: He writes a letter...yazılıyordu...) Past Perfect Cont. Future: He will write a letter.... Pr. A letter is benign written by him.. eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz.. Past: He wrote a letter. Başka bir değişle..(...) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor. S.yazılacak.. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur.. (. S.. S. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz. Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır.. (. Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir.. (O benim tarafımdan görüldü....yazılmıştı.. A letter was being written by him.) 132 . Perfect: He has written a letter.yazılıyor.. Temel fiil de V3 şeklinde yazılır.) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu. Çünkü İngilizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir. Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor..: He had been waiting a letter.yazıldı.... A letter has been benign written by him.. A letter will be benign written by him....) Present Perfect Cont.) Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp.. Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır...... Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır..yazılmaktaydı..: He has been waiting a letter....yazılmış...) Future Cont.yazılmaktadır.) A letter had been written by him. (... (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor.

this book has been sold very well. He was given a book by me.) As: gibi. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. İndirect object = him. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. (Yeni bir başkan olarak atanacak. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar.) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring: Give: Leave: Lend: Order: Pay: getirmek vermek ayrılmak ödünç vermek emretmek demek Promise: Refuse: Send: Show: Tell: söz vermek red etmek öndermek göstermek söylemek I gave him a book.çok değişik anlamları vardır. Active: I want to see. Direct object = book’ tur. 133 . Not: Yukarıdaki cümlede. Örneğin. (Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir.) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız. neden Passive infinitive değil de Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. (O jüri tarafından suçlu bulundu.) A book was given to him by me. (Ona bir kitap verdim. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi.) Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. (Soyguncular polis tarafından takip edildi. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız...) The robbers had been followed by the police. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi. olarak. İki nesneli bir cümle. (Ben görmek istiyorum.) Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum.) He will be appointed as the new chairman. Bu durumda “Gerund ve Infinitive”lerin kullanımı düşünülmelidir. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır.) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor..) Over the last months. He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar.) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır.He was found guilty by the jury.

. Make: Birine “zor” ile bir şey yaptırmak Get: Birine “para” ile bir şey yaptırmak Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır.) I will have had my house repaired.. Örneğin... yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba”dır... (. (. İngilizce’de ise “Have. rica ile yaptırılabilir.) Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız..) I am having my hair cut. Employ: istihdam etmek. (.” gibi..) I had had my hair cut.. “Saçımı kestirdim” dediğinizde... bazı istisnalar hariç şöyledir: Have: Birine “rica” ile bir şey yaptırmak. zorla yaptırılabilir.) 134 . modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar.. (. İngilizce’de ise bu nüansın kullanımı. İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek.. “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik..) I was having my hair cut. Cümlenin anlamına göre rica ile mi. I have my hair cut..... Bu fiiller.. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında.kestiriyordum. çalıştırmak.) I will have my hair cut. CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir. diktirdim. saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir... Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir.kestirmiştim...) You could got your tyres changed.) Men have their ears pierced...) I have had my hair cut. Peki.. ayrı bir fiil yapısı yoktur. (Erkekler kulaklarını deldirirler..They consider being employed.kestiriyorum. zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır.kestirmişim.kestireceğim...kestirdim.. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur... (Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz. “kestirdim. (. Make.tamir ettirmiş olacağım. (. (Ben saçımı kestiririm) Sth V3 + Sth + V3 I had my hair cut..... yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir.. Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken.. İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır. Ettirgenlik.. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar.” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır. “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir. sildirdim.. Ettirgenlik. (.

.) The teacher will have a composition written..) ***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir.He will have the patient operated.. Daha sonra bize anlatılacaktır........ Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister... “.. (Babam gözlerini kontrol ettirdi...kestirebilirim.. bu eylem V3 olma durumundadır. buna maruz kalıyor. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir.. (Odayı temizleteceğiz. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir.) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir.) We shall get room cleaned.. Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük... (Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik.kestirmeliyim. bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır. “to” ile birlikte kullanılır.” derken yazma eylemini “a composition”yapmıyor.. etkileniyor. 135 . Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir..) He had got his car repaired. Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim. (..) +So+ V1 +Sth şeklinde olur..) We can not make our voice heard. (Sesimizi duyuramıyoruz. (O hastayı ameliyat ettirecek.. He got his car repaired. (. get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative”dir diyoruz. (Makalemizi ona çevirtebilirdik...) We had had a pool built in our garden. Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da”Active Causative” denir.) My father had his eyes examined... Çalışırken.) Neden V3 Kullanılmaktadır????? “Causative” yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir. Eğer “have.) We could have had him translate our article. (O arabasını tamir ettirdi.. Ama bu tartışma konusudur..tamir ettirmişti. (... make. I must have my hair cut. sonrasındaki eylemi yapmıyor.a composition written.. I had a doctor test my eyes. (Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak.. ona maruz kalıyorsa.) I can have my hair cut. Bu kullanımda Get.

) You must have your tooth filled. saptamak. (Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. translated (Makalemizi çevirtebilirdik.) Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz.) We should get a repairman to fix the plug. 136 . going gibi) e.) Not: V1 ve V3 kullanımı. 1. (Evlerinin çatısını birine tamir ettirmek zorunda kaldılar. GERUNDS AND INFINITIVES “Gerunds ve İnfinitives” ler. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır.) We had our baby vaccinated. (Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir.) Fix: Mechanic: Plug: tamir etmek.We could have had our article.) They had to have someone mend their roof. (Dişlerinizi doldurtmalısınız. (Bana sırları söyletemezsiniz. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. (Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır.) Vaccinate: aşılamak Their family had to have the patient operated. İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatik açıdan üç konumda gelebilirler. I got a mechanic to repair my car. You can not make me tell the secret. motorcu priz They had to get a mechanic to test the motor.) Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir. Ayırım bu mantık ile yapılır. Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar. teknisyen. V3’ te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir.) Gerund (speaking.) Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. V1 kullanımında. (Çocuğu aşılattık. I like swimming.g. düzenlemek tamirci. They must have gotten their roof repaired. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir.

on.g..) He come in. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir. Aşağıda bu fiillerden en çok kullanılanları verilmiştir. I want to swim 3. kuralları vardır. over . go gibi) e. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar. He come in the room. under. İn. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan. Bir fiilin –ing almış biçimidir. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa. Bu bir sistemdir. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir. Hangi fiilden sonra fiilin -ing takısıyla geleceğini.g. Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. with. Çünkü herhangi bir mantık çerçevesinde yapılmamaktadır. 1. “gerund” olmak zorundadır. ● GERUNDS “Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. İngilizce'de. of. gibi.2.. off. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. ya başına "to" gelir ya da yalın haliyle kullanılır.) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır.) Infinitive (to speak. veya infinitive olarak geleceğini öğrenmenin tek yolu fiilleri ezberlemektir. Bu durumda biri diğeri için alternatif konumundadır. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir. The members are thinking of appointing him as their president.. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. Bu fiillerin sayısı yaklaşık 40 civarındadır. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. “Gerund” lar. He made me cry. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır. Bu fiiller. bir isim veya isim türevi (zamir.) a) to appoint b) appoint c) appointing 137 .) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak. “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır. to go gibi) e. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak. Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi. for. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup.. Basit olarak eğer cümlede iki tane fiil kullanılıyorsa ikinci fiil ya -ing takısı alır. (Üyeler. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse.

engel olmak.. Appoint: atamak. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi. attest: onaylamak Ratify: Specify: Notify: Affirm: Confirm: Onaylamak. certify. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli.) Geliştirmek (daha önce geçmişti) 138 . Mutlaka bilinmeli. Onaylamak. (O sigara içmeyi bıraktı.) He gave up smoking. bildirme Reaffirm: Bear out: Onaylamak Onaylamak As a researcher. (O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. açıkça belirtmek. bozmak.) Think of: Think over: Think about: düşünmek (tasarlamak anlamında) düşünmek (bir şey üzerinde) düşünmek (bir şey üzerinde) He is thinking of emigrating to USA. kararlaştırmak Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi. Reaffirm.) interested in: Develop: Improve: Progress: .ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır. (Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. tarif name Notification: haber. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. bildirmek.) Approve KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir.. Onaylamak Onaylamak Ratification: onaylama Specification: belirtme. he was always interested in developing something beneficial.) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material.Boşluğa “appointing” gelmelidir. Onaylamak.) Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous) Approve of: onaylamak Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar.

Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. (syn: useful) Not: Any.) Succeed in: başarmak Persuade: ikna etmek 2. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. “gerund” olmak zorundadır. where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. En önemli 10 . (Sigarayı bırakmalısınız. one. Avoid: Understand: kaçınmak.15 tane fiil göreceğiz. sakınmak anlamak 139 . body. think. Bu fiilleri yazarsak. no kelimeleri. every.) He disapproves of joining the army.Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial: faydalı.) Join: katılmak Disapprove of: Onaylamamak They succeeded in persuading us. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar. You must give up smoking. Diğerleri liste halinde bize verilecek. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır. some. Any Some Every No + think body one where + Adjective Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir. (O orduya katılmayı onaylamıyor.

You could have avoided hurting him. (O taşınmayı düşünüyor. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin. affetmek nefret etmek sevmek / sevmemek şikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller. (Hırsız parayı çaldığını itiraf etti. umursamak. itiraf etmek sezinlemek taktir etmek hoşlanmak aldırmak.) The thief admitted stealing the money. umurunda olmak ertelemek bağışlamak.Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind: Postpone: Delay: Defer: Put off: Forgive: Pardon: Excuse: Hate: Detest: Abhor: Like / dislike: Complain: düşünmek kabul etmek.) Move: taşınmak.) Thief: hırsız 140 . in gibi değişik edatları alabilir. (O erken kalkmaktan nefret eder. hareket etmek (yanında away.) He hates getting up early.) She considers moving away. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır.

e alışmak Get accustomed to: .. Her zaman bunlardan sonra dolaşmak. olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa. bir şey yapmaktan kendini alamamak canı istemek .. kesinlikle “gerund” olmalıdır.) 3. aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse.e alışmak Get used to: .meye değer dört gözle beklemek itiraz etmek..) I don’t understand your complaining. manası yok anlamı yok. It is no use: It is no good: anlamı yok.Theft: hırsızlık I don’t anticipate meeting any problem.. kandırmak zorluk çekmek dayanamamak 141 . yararı yok Can’t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to: elinde olmamak... yayılmak.. (Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum. yararı yok. bir şeye karşı çıkmak itiraz etmek.. bir şeye karşı çıkmak itiraf etmek .e alışmak Get around to: Have trouble: Can’t bear: Can’t stand: Have fun: Bu kalıplardan sonra. (Şikayetinizi anlamıyorum.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de.e alışkın olmak Be accustomed to: .... yararı yok That is no point in:anlamı yok. (zamanı ne olursa olsun. bu fiil gerund yapısında olmalıdır.

(Bakan suça bulaştığını itiraf etti.) Confess to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: işlemek (suç. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı.) He can’t help laughing when he sees me. (Fransızca öğrenilmeye değmez. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım. Başlamak fiilleri start / Begin Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz) Kesmek. hava korsanı serbest bırakmak.“gerund” olacak diye bir kural yoktur.) English is worth learning. (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum.) The minister confesses to getting involved. salıvermek rehine I am used to studying late at night. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor. (Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar.) Hijacker: Release: Hostage: uçak kaçıran.) He must have confessed to committing the crime.) I don’t feel like going out to night. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir. ara vermek Cease Devam etmek Continue 142 . (Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de. Örnekler I am looking forward to seeing you among us.) Confess to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulaşmak 4. cinayet anlamında) The hijackers objected to releasing the hostages. günah.) French is no worth learning. (O problemini çözmede zorluk çekti.) She had trouble solving her problem. hata. (İngilizce öğrenmeye değer. bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler.

Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. (P. eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti.) We cannot got anywhere without discussing the issues properly. (Bu proje devam etmeye değmez. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. I appreciate your helping the poor. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum.I start working on Monday. sorun.) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. (O herkesi isteksiz olmakla suçladı. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir. “The poor” gibi. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır.) He accused everybody of being reluctant. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz.) Issue: Properly: Discuss: mesele. Örneğin. Tesi çalışmaya başlarım. çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. Tesi çalışmaya başlarım.) This project is not worth maintaining. Bir önceki derste. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum. (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız. Yüklemin öznesi I. İkisinin de öznesi “ben”dir. I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum. “helping” in de öznesi “I” dır. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. problem uygun bir şekilde tartışmak 143 . Gerund’ın öznesi you’dur.) I start to work on Monday. “Ben öğrenmek istiyorum” derken. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. Aslında her dilde olduğu gibi İngilizce’de de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir.) Bu cümlede “appreciate” den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. (P.) Accuse of: Unwilling: suclamak isteksiz Reluctant: Willing: isteksiz istekli Will: istek Irreluctant: istekli I do not understand your complaining about your jop.) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir.

***Kural: 1. önermek. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. I regret spending so much money. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar.) My wife doesn’t allow going out. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez.We get used to living under miserable condition. daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır. Advise: tavsiye etmek.) Expert: uzman Sharing: hisse senetleri 6.) Miserable: perişan. sefil 5. Hatırlamak) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir.) Allow = Permit. He recommended resting.pişman olmak. Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. I forgot taking my purse.) I forgot to take my purse. He recommended me to rest. (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık. My wife doesn’t allow me to go out. Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler. Allow = izin vermek.) I regret to spend so much money. (Karım dışarı çıkmama izin vermez. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır. (Bana dinlenmemi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır.) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. (cüzdanımı aldığımı unuttum.) (cüzdanı üzerinde değil demektir. (cüzdanımı almayı unuttum. Unutmak. Forget. ***Kural: 2.) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor.) (cüzdanı üzerinde demektir. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma) üzgünüm.) The expert advised us to sell sharing.) Regret. 144 . (Bana dinlenmeyi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. Remember (Üzgün . Bu gramatikal bir özelliktir.

Want (İhtiyacında olmak. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır. I need to be accepted in the club. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır.) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır.) My car wants watching. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. Requirei. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var. 8. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. (evin sarsıldığını hissettim. This room needs to be cleaned. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımından dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var.) The grass requires cutting. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır.) My car wants to be watched. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler.) Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakikasını gördüğüm.) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır. Hear. (evin sarsıldığını hissettim. duymak.) See. I saw him waiting at the bus stop. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır.) (sarsıntının bir kısmını) We felt the house shake. hissetmek izlemek) Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. (Otlar kesmeye ihtiyacı var.) (sarsıntının tümünü) Shake: sallanmak. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. 145 . Bu madde de Türkçe çeviriden çok İngilizce mantığını kavramak önemlidir.) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi.) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir.) Need. We felt the house shaking.7. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. Watch: (Görmek. Feel. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar.) I saw him wait at the bus stop. Gerektirmek. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur. İstemek.

Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz.mek Hesitate: Tereddüt etmek Hope: Ummak. I heard her singing. talep etmek Deserve: Hak etmek. ama “gerund” la da kullanılabilir. layık olmak Happen: Tesadüfen . (Onu şarkı söylerken duydum. Uzun süren olaylar ise. (Onları bara girerken gördüm. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır... bir kısmı gözlenirse “bare infinitive” ile. I want you to learn English. Appear. tanımak Offer: Teklif etmek Plan: Planlamak Prepare: Hazırlamak Promise: Vaat etmek Pretend: Gibi davranmak Refuse: Ret etmek 146 .) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. ● INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. I want to learn English. (Ben öğrenmek istiyorum. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur.) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır.) Not: Genelde kısa süren olaylar.) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir. ümit etmek Learn (How): Öğrenmek Know (how): Bilmek. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir.e razı olmak Decide: karar vermek Demand: İstemek. mastarın öznesi You’dur.) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi aynıdır.. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır. Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim.Look: Görünmek Can afford: Gücü yetmek Claim: İdda etmek Consent: . Bunların sayıları10–15 tanedir. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. 2.I watched them enter the bar.Seem. (Ben sizin İngilizce öğrenmenizi istiyorum.. tümü gözlenmişse “gerund” ile aktarılır. Bu yapıda.

taahhüt. İyi bilinmeli. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer.Strive: .Try. KPDS için çok önemli kelimelerdir..) We decided to give up the project.. sürdürmek He must have threatened to kill us.) Commitment: söz. (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı..) Try: Dispute: Confluent: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: . denemek tartışma.. ödün. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi.meye çalışmak Tend: Eğiliminde olmak Threaten: Tehdit etmek Undertake: Üstlenmek Would love: Seve seve.. Fulfil: yerine getirmek.. İyi bilinmeli..yapmak implement: Achieve Accomplish: Execute: (eksikut) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manufacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar.Resolve: Karar vermek Seek.) 147 . (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim. vaat.) They had to promise to fulfil their commitment.e yeniden başlamak. To promise: söz vermek Compromise: (komprumayz) uzlaşmak.. anlaşmazlık The two governments refused to resume the talks. (Onlar vaatlerini yerine getirmeye söz vermek zorunda kaldılar. (Biz projeden vazgeçmeye karar verdik. He should have tried to resolve the dispute. (Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı ret etti) Refuse: ret etmek Reject: Turn down: Talks: görüşme Resume:.mek Condescend: Tenezzül etmek I can’t afford to buy such a car in these economic conditions.meye çalışmak.

Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur.) Consent: . eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir. Teşvik etmek Muktedir olmak..mek.. (O çekilmeye razı oldu. I happened to see him.e razı olmak Step down: geri adım aymak.mek Along with: .. (Beni görmeye gelebilirdin) 2. (Sizinle seve seve gelirim. (Onu tesadüfen gördüm.. (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi. He always tends to hurt people. çekilmek I would love to come along with you.) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda. Sipariş vermek Hatırlatmak Gerektirmek Öğretmek 148 .) Tend: eğiliminde olmak..Permit: Ask: Recommend.. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır. Allow. Tavsiye etmek Sebep olmak Meydan okumak.. Mümkün kılmak Bulmak yasaklamak Davet etmek Haber vermek.Force.) Happen: olmak Happen + full Infinitive: tesadüfen . (Türkçe’ye meyil.Advise: Cause: Challenge: Command: Compel.. Düelloya davet etmek Emretmek Zorlamak.) Would love: seve seve . Bilgilendirmek Mecbur etmek.) She consented to step down. Zorunda bırakmak Cesaretlendirmek.ile She should not have condescend to take his book.Coerce: Encourage: Enable: Find: Forbid: invite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: İzin vermek İstemek. zorunda bırakmak Emretmek.) Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me. Rica etmek Önermek.Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur.

devam etmek Attendance: hazır bulunanlar..) To Comply: Resolution: Security: Council: The teacher could have allowed us to play. Expect: dışarı bakmak = beklemek... (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız. (B.. You ought to have warned us not to go there.N has urged the Iraqi Government to comply with the resulotions of the security council.(Hoca oynamamıza izin verebilirdi..) Cour: kalp. İngilizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir..) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur. pect: bakmak. ummak Respect: tekrar tekrar bakmak. “not to go” gibi. The inspector obliged the minister to reign. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti.Tell: Söylemek Tempt: Ayartmak Urge: istemek.. M.. = müfettiş Spectator: seyirci Expect: ex: dışarı.) No one can force me to give up smoking.) Urge: istemek (şiddetle bir şeyi ....) Inspector: müfettiş Spect: bakmak Inspect: ın:içine... (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz. inceleyen. The U N urged the U S A to lift the embargo... izleyiciler Oblige: mecbur etmek.. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır. . saygı göstermek Attend: bir yerde hazır bulunmak... motive etmek Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp. (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi... cesaretlendirmek.) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp İngilizce’ye çevirmek verimliliği arttırır.) Force: zorlamak The doctor encouraged the patient to go home.. Inspect: İçine bakmak = incelemek In spectator: içine bakan. spect: bakmak.e sevk etmek Warn: İkaz etmek. (Doktor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi. uyarmak Want: İstemek The U. yürek Courage: yürekli Encourage:yüreklendirmek. zorunda bırakmak 149 .

(We wanted them to lay down their arms.) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. savında bulunmak Hak etmek.He orders us to be ready at 11 o’clock. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar. sıra They advised us to learn English.) Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlayıcı Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork. (You should not have permitted him to go.) Silahları teslim etmelerini istedik. (She ask us to stay. hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler. 2. Ask: Beg: Clime: Deserve. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti. layık olmak Arzu etmek Beklemek.) Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor.) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor. düzen. sipariş etmek.) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking.) 150 .) Order: emretmek. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor. İstemek İddia etmek. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı. (Bize yardım etmesini istemen gerekir.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz.) You should ask him to help us. (Mitinge katılmamı istedi. (İngilizce öğrenmemizi tavsiye ettiler. Birkaç tanesini örnek verecek olursak.) He asked me to take part in the meeting.Merit: Desire: Expect: Help: Intend: Invite: Request: Want: Wish: İstemek Rica etmek. Ümit etmek Yardım etmek Niyetinde olmak Davet etmek İstemek İstemek Dilemek He asked to take part in the meeting. (Mitinge katılmayı istedi.

) Claim: Ful: iddia etmek . Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir. Budalaca Cömert. Aptal.. (Adam olayı görmediğini iddia etti.(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır.lı Event: Eventless: olay olaysız Eventful: Less: ..) Deserve: Merit: Meritorious: Deservedly: Deserving of: layık olmak. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir. ahmak. To take part in: Participate: katılmak katılmak He can expect to win the prize. (O başkanımız olmayı hak eder.. hak etmek layık olmak hak etmek. değerli hakkıyla. mastarın öznesi ise “me” dir. 151 .) I wished to be among you. yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır. Saygılı Düşüncesiz. haklı olarak müstahak The man claimed not to see the event.Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır.) Among: arasında (ikiden fazla nesne için) Between: arasında (iki nesne için) Örnekler She deserves to be our chairperson.. (Aranızda olmayı diliyordum. Saygısız Akılsız. 4. (Aramızda olmanızı diliyordum. 1.) I wished you to be among us. Türkçe’den İngilizce’ye. saçma. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”. (O ödülü kazanmayı umabilir.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır.) Gress: gitmek ileri gitmek.sız olaylı You could have invited us to participate in the congress. ihmalci Düşünceli.) He can expect his son to win the prize. değer. Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Dikkatsiz. meziyet övülmeye değer. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir.

) 152 .Certain: Liable: Korkmuş İstekli (can atacak şekilde) utanmış Dikkatli Meraklı Kararlı İstekli Memnun Hızlı İsteksiz (İrreluctant: istekli) İstekli (Unwilling: isteksiz.Kind: Unkind: Polite: Impolite: Right: Wrong: Rude: Nazik Nazik değil.e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time. (Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.) It is very kind of you to help me.e eğilimli Muhtemel Muhtemel olmayan Kesin .. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi. 2. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır.) Turkey is bound to sign the agreement.) It is impolite of him.. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir. Kaba Nazik Nazik değil.) It was very considerate of him to carry our luggages.. Haksız Kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. It is kind of you.) He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir. Bunun yerine “İt is kind of you” denir. (O nazik değildir.Sure. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir.) . (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir. Kaba Doğru. Ama İngilizce’de bu yapı kullanılmaz. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir.) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kullanılmaktadır. Haklı Yanlış. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid: Anxious: Ashamed: Careful: Curious: Determined: Eager: Glad: Quick: Reluctant: Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound.. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak. (Naziksiniz. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır.

) şeklinde olur.) It was very difficult to convince him.) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. Örneğin. (İngilizce öğrenmek kolaydır. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır. Enteresan Sıkıcı Kolay Sıkı imkansız mümkün önemli Temel. 3. (Onu inandırmak çok güçtür.) Convince: İnandırmak 153 . Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Assuming: Difficult: Exciting: Interesting: Boring: Easy: Hard: Impossible: Possible: Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable: Eğlenceli zor. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır.) Sacrifice: Kurban. İkinci maddede özne kişi veya zamirdi. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. özne durumuna geçer. Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir. (Öğrencilerim İngilizce öğrenmeye isteklidirler.) He is unlikely to accept your offer. esas Gerekli Gerekli. Bu maddede ise mastar. “İngilizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İngilizcesi normalde“To learn English is easy. Zaruri Acil Tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue. “it is easy to learn English. yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır. güç heyecanlı İlginç. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir.) Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır. Yine yazılan her cümleyi telâffuz etmek. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu. olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir.We are all quite willing to make sacrificies our family. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz. Fedakarlık Man is always liable to make error.” şeklinde olmalıdır.

Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur. 3-4 defa sorulmuş. Örneğin.It is rather difficult to get along with her.bunun mastardan önce yazılması gerekir. Hemen sonrasında Infinitive alan fiillerin sayısı yaklaşık 10–15 tanedir. Yukarıdaki cümleler “.) To submit. layık olmak Tesadüfen . Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. (Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır.Look: Can afford: Claim: Consent: Decide: Demand: Deserve: Happen: Hesitate: Hope: Learn (How): Know (how): Offer: Plan: Prepare: Promise: Görünmek Gücü yetmek İddia etmek .) To get along with: . Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren... anlaşmak It is hard to cope with these problems...... Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır.. tanımak Teklif etmek Planlamak Hazırlamak Vaat etmek 154 .e razı olmak karar vermek İstemek. ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu. . ümit etmek Öğrenmek Bilmek.. İyi öğrenmek gerekir. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur. It is hard for us to cope with these problems.) Cope with: Üstesinden gelmek. (Onunla geçinmek oldukça güçtür..mek Tereddüt etmek Ummak. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur.) İt was necessary for him to submit the report until the next day. mücadele etmek. Bu yapıda.To present: Represent: Presentation: Sunmak Yeniden sunmak Sunuş Çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır. başka edat kullanılmaz.) It is impossible for you to persuade me.öğrenmek kolaydır.üstesinden gelmek zordur “ gibi genel bir anlatımı ifade ederler.ile geçinmek.(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir.Seem.inandırmak güçtür. Edatı veya fiili yine sorulabilir.. KPDS için çok önemli bir kelimedir. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş.. . talep etmek Hak etmek. Appear. Burada sadece for edatı kullanılır.

ne zaman. Tümleçler ise yüklemin nerede. nesne yüklemden etkilenendir.) I would love to go to that party. ne zaman.. (Bir dilenci gibi davranıyor.) Ben pahalı bir araba satın aldım. Ama çeviri.. I learnt English well in England last year. Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur. Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup.mek Tenezzül etmek I hope to go there. yüklem.Strive: Tend: Threaten: Undertake: Would love: Condescend: EXAMPLES Gibi davranmak Ret etmek Karar vermek . Bu üçlü yapı temel yapıdır. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır.. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur. İngilizce’de cümle “özne. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir. olmazsa da olur. Özne. (I noticed him at the school yesterday. sabittir. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez.Pretend: Refuse: Resolve: Seek. Yükleme kim. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz.Try. Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir.) 155 . Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur. Dün onu okulda fark ettim. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim. nerede. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. Özne yüklemi yapan.) He pretends to be a beggar. (I bought an expensive car.. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir. Özne ve yüklemden sonraki yapılar opsiyoneldirler. neyi.meye çalışmak Eğiliminde olmak Tehdit etmek Üstlenmek Seve seve. Tümleç: Nesneden sonraki yapılar tümleçtir. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. Yerleri ve sıralaması değişmez. (Oraya gitmeyi ümit ediyorum. (O partiye gitmeyi çok isterdim. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim. Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem sınav hem de genel anlamda İngilizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. Olsa da.) RELATIVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir.

en.. (Karşılaştığım işçiler.. 1...) The book was important. İkisi de nesnel formda iken “.) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi. Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur.. The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi.) I received the report.Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır... (Önemli olan kitabı buldum..dığı”. .. Relative Clouse veya Adjective Clouse” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir. Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür. . “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun. which was important. (Göndermiş olduğunuz kitabı aldım. Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan kompleks cümleler görelim.en. Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir.. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “.) I found the book.) You had sent the report. (Raporu göndermiştin) 2. ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi.dığı” olarak çevrilir I found the book.) 156 . “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü. Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. (Kitabı buldum.en. İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir. (Kitap önemliydi. Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who: İnsanlar için kullanılır.. Buradaki “a” artikeli “car” içindir. which you had sent.) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak. which they signed... Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “. (Raporu aldım.) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi.. (Beklediğiniz kişi. Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. öznel formda iken “.an” olarak çevrilir.. Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir. I received the report. The agreement. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde-İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılırbu sıfat isim ile artikel arasına gelir.an” olarak çevrilir. (Onların imzaladığı anlaşma) The workers who I met.an” olarak çevrilir. .) The man who you are waiting for.. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler... Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir.dığı” olarak çevrilir.

The scientist who devised this method. (Çatışma halinde olan her iki taraf.) Dismiss: kovmak The man who robbed the bank was caught by the police. (Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz. which you lost. (Bursu kazanan öğrenci. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. (Bu metodu bulan bilim adamı. we cannot publish the article which you have sent. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir.) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar. He had to dismiss the boy who made noise. Unfortunately. which runs 100 miles on hour.) A car. (Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu.) Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler. (Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı. Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır. The boy who we saw yesterday found the money.) 157 . KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır.) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centuries.) *** Eğer “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den önce yazılması gerekirdi. Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır.) Not: Bu cümlede “adjective clause”. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder. (Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı.) Devised: bulmak The student who won the scholarship. (Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar. (Saatte 100 mil giden araba. özne konumunda olan bir ismi niteliyor.Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir. We have many problems that we have to solve. (Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security.

East. The information which / that you gave was inadequate. İyi bilinmeli. (Verdiğiniz bilgiler yetersizdi. Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir. Ve You are looking for the book şeklinde 158 . who committed the crime. speaks French fluently. (Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir.) arasında ifade edilir. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. (Cinayeti işleyen babam tutuklandı. which you are looking for. who studied abroad. was arrested.) Our dean. KPDS’de sorulur. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur.) İlgi Zamirleri.) Adequate: yeterli. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. Virgül duraklama demektir. Bu çok önemli bir özelliktir.) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book.) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir. bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır.In conflict: çatışma halinde olma Last: sürmek The man who commit ten the crime was arrested. (Cinayet işleyen adam tutuklandı. dağılmak (gitme belli bir noktaya olmadığından) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book.) To go away: çekip gitmek. Turkey. isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (. which we visited last year. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir.) Arrest: tutuklamak My father.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz. (Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızca’yı akıcı bir şekilde konuşur. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away. uygun Inadequate: yetersiz. Not: Non.(Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. is a leading country in the middle. ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir. (Aradığınız kitabı gördüm. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler.

Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking. Amerikan İngilizcisinde pharasal verb’ler çok kullanılır. 159 . Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. My car.) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. (O güvenebileceğin biri değildir. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz.) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur.Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçiş yapmıştır. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder. Örneğin. Pollution is a serious problem for which we must fight.) She dismissed the student who you talked about. 2. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır. (Aradığınız kitabı gördüm. vazgeçmek” anlamındadır. which I paid ten thousand dollars for. savaşmak.) He is not a person on whom you can rely. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner. was broken down.) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. dövüşmek.) Dismiss: kovmak Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb”ini oluşturur ve bu da “bırakmak. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar. Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. Phrasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler.) She dismissed the student about whom you talked. “Give”. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir. Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır. (Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur. vermek anlamındadır. Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. Örneğin. Yani “for” edatı nesneye aittir.

saklamak. The horse on which he was kept stopping to eat grass. işletmek...) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez.Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who”nun “whom”a döndüğüne dikkat ediniz..mek He kept on speaking. (Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorduk. (Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır....) The crime of which he was accused was very leniet.. whit whom he is living.. (Bu ameliyat ettiğimiz kadındır. (Birlikte yaşadığı babası ona karşı nazik değildi. which we can do.. Önemli bir özelliktir. ot yemek için hep durdu..otuza yakın anlamı var........ (O içinde çok parası olan çantasını kaybetti.) The car in which we were had had brakes.. (Üzerinde olduğu at. İyi bilinmelidir.....) His stepfather.) Lenient: hafif Accuse: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ayıplamak.) ***Non. suçlamak She lost her bag in which there was a lot of money... They didn’t like the study...meye ara vermek Stop + Infinitive: ....) We stopped to smoke... (O durmadan konuştu.için durmak We stopped smoking. (O konuşmaya devam etti.... is not kind to him.. This is the woman on whom we performed the operation. Stop + Gerund: .) He kept speaking.Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler... (Sigara içmeye ara verdik.meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan .) 160 . var olmak There must be something. Çünkü pharasal verb’dür..... Keep on + V1+ing : .) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor...) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır. which we carried out... (Sigara içmek için durduk.. Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir.. (İçinde olduğumuz araba bozulmuştu.) There be: bulunmak.. (Suçlandığı suç çok hafifti. kept): tutmak.. Keep (kept.

Sınav tekniği kolay. (İkisi öğrenci olan dört oğlum var.ki onu. Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir. “of which” cansızlar için kullanılır..) My friend has three cars.ki onun.. Peki bu dört çocuğun hepsi değil de.) Bu cümlede sıfat cümleciği (öğrenci olan) çocukların hepsini niteler.) I have got a hundred students.OF WHOM ve OF WHİCH . for one of whom I bought a present. WHOSE . . direk sorulması beklenen bir konudur... on of which is a foreign mark. ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler. Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört çocuğu değil. bu iki ilgi zamiri bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılır...) Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. İyelik belirten zamirdir.ki onların anlamında da çevrilebilirler. (Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı. two of whom are students. (Eşi yaralanan bayan ağlıyordu.. which were in Ankara. (Arkadaşımın biri yabancı markaolan üç arabası vardır.) I have three friends. (Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır. I have four sons who are students.) Wound: yaralamak.) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz.. (Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır. (Öğrenci olan dört oğlum var.ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying.... bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır. some of which were in Ankara.”of whom” canlılar için. Eğer ikisi öğrenci olan dört çocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons. He had many houses..) 161 . . The woman who was wounded was carrying. forty of whom are married. . (Yaralanan bayan ağlıyordu. uygulaması zordur. (Onun.ki onların anlamındadır.) He had many houses.

Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. Why: . Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez. Konunun esprisi budur. (Oğlu USA’ da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek.) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed. Diğer ikisinden pek soru gelmez. I bought a car whose engine was out of order. whose son studies in the USA. The hotel where we stayed last year was closed down.. Soyut anlamda bir şeyi kapatmak) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakilsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir. Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir..) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz. (Geçen yıl aldığımız otel turist doluydu. Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır.ki oraya.. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır. DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: . will go there next month. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır.. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır.. The hotel. 162 .ki o zaman. When: . Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz. Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır. (Motoru bozuk olan bir araba aldım..ki onun için.Not. Bir de bu konuda kısaltmalar var.) Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek..) Full of: bir şey ile dolu.. konunun gramatikal boyutuydu.ki orada. (Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı. Bazı sınavlarda “where”nin sorulduğu görülür. was full of tourist.) Collapse: yıkılmak Our manager. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. . (Geçen yıl kaldığımız otelkapatıldı. “which”in alternatifleridirler. which we bought last year. Aralıklı öğrenmeyi (yaklaşık üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir.

) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur. I can not understand the reason why they have resign. Can’t: kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder. (Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum. I cannot forget the moment when we first met.Bu cümlede “where” kullanılamaz. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir. (İlk karşılaştığımız anı hatırlamıyorum) “when” kullandık.. Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir.. The things that you said were not true. Demek ki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır. Zaten “şey”i dememek için bu kullanıma gidilmiştir.dığı” şeklinde çevrilirler.) The things that are claimed cannot be approved. 163 . Bu nedenle “which” kullandık. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır. What is claimed cannot be approved. Bu özellik “what”ın en önemli ayırt edici özelliğidir. (Söylediğiniz şeyler doğru değildi. What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what”ın orijinine inmek gerekir. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir.. Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez. yerini aldığı “şeyler”in tekil-çoğul durumu belirsizdir... Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir.) Cannot: kullanımı bir sürekliliği ifade eder.dığı” şeklinde çevrilir. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır.. (Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum) “why” çok nadir kullanılır.. Çünkü “. (İddia edilen şeyler onaylanamaz. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmadığıdır.. İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır.. (Söylediğiniz doğru değildi. Önemli bir ilgi zamiridir..en .ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar.an” veya “. I cannot understand what you speak. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “.) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true.) “what” kullanılırken. (İddia edilenler onaylanamaz..

(Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar.) Put forth / forward:ortaya koymak Just: doğru. (Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar. iyi öğrenilmeli. adaletli. “what” görüldüğü yerde “the things that”. bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying.) Consist with: . “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır. (Sıfat ve edattan oluşan bileşik ir edattır.What is important is your health. haklı gösterme Justify: haklı göstermek. (Sizin konuştuklarınız. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır.) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak. savunulamaz Justification: haklı neden.) Those who you talked to. hak bilirlik Justifiable: hak verilebilir. (Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar. bekleyen insanlar.) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler.) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir. savunulabilir Unjustifiable: hak verilemez. İlgi Zamirlerinde Kısaltma 164 .. dürüstlük. dürüstlük. mahkeme.ile uyuşan. dürüst. Zaten İngilizce’de eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır. İngilizce’de genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar. yargıç.) What they put forward can’t be justified.) “those” genelde çoğullar için kullanılır..(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil. . Önemlidir. haklı Justly: haklı olarak Justness: doğruluk. Those who study more are usually successful. gerekçe. (Önemli olan sağlığınızdır.. Those who are waiting for you want to see you. Bu özellik bütün dillerde vardır. haklılık Justice: adalet.ile tutarlı.(Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez..

. (Çalışan bayanlar.. İngilizce’de ..) The demonstrating students.) Subordinate clauses: The events are occurring in the area. (Gösteri yapan öğrenciler.i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki İngilizcesi “to”dur.. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır... Main clouse’da kesinlikle kısaltma yapılamaz.. Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “.) The women working..) Active cümlelerde Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan cümlecik (subordinate clouses) vardır..i tasvip etmek (of: ...) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir..) The students demonstrating.an) iken kısaltma: 1.) The PM visiting Germany... Kısaltma yan cümlecikte yapılır.. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.) Main clause: I don’t approve of the events.en. (Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir. O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle I don’t approve of the events occurring in the area.an” anlamı verilemez. Geriye sadece “gerund” kalır ve “..haliyle söylenir. Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir.) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir. Ama gerçek edatı “of”tur. Main clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir. Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır. 165 .an” anlamı verilmiş olur. Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir.) I don’t approve of the events which are occurring in the area. vukuu bulmak. meydana gelmek Approve of: . . (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.. Türkçe’de bu .Özne durumunda (.nın demektir. Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir.i onaylamak. (Olaylar bölgede meydana geliyor. .en... Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women. Occur: olmak.nın onaylamak diye söylenir.) The visiting Germany PM.. (Gösteri yapan öğrenciler. . .en. (Olayları onaylamıyorum..) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır.. (Çalışan bayanlar.

Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor. (Atanan üyeler.) Çoğu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir. (Gönderilen memur. meydana gelmek 166 . (Dövülen çocuk. Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor. The method used. 2.) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed.) Occur: Take place: Happen: olmak. We can’t approve of the events occurring in the region.) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. (Paketi gönderen memur. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz. (Konuşulan dil. Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed.) The members appointing.) The employee sent. İlgi Zamirlerinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. (Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız.) The boy beaten. The children who making noise. (Kullanılan metot.) The members appointed.) The man speaking. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. (Satılan araba. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum.) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir.The children who make noise. (Atanan üyeler. vukuu bulmak. (Konuşulan adam) The boy beating his friend. (Konuşan adam) The man spoken. Çünkü önemli bir konudur.) The language spoken.) The employee sending this pocket.) The car sold. (Arkadaşlarını döven çocuk. (Gürültü yapan cocuklar.

cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz. (Gönderilen mektubu henüz almadım. ismin önüne getirilebilir. (Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak.) Önceki dersimizde. İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırt etmiş oluyoruz..) I haven’t received yet sent the letter.) The information given as regards this was not true. bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz. İkisinin de anlamı aynıdır. (Kursu verecek (olan) hoca) 167 . I haven’t received yet the letter sent.) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 . Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık.) Retard: . Active cümlecikler için active mastar. (Gönderilen mektubu henüz almadım. (Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi. (Verilmemiş olan bilgi doğruydu. The teacher to give the course. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir. The information not given was true.. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip. Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk.) Disperse: dağıtmak Crowd: kalabalık Gather: toplanmak. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır. kalan kısmı çeviririz. (Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı. Veil: Reveal: örtmek ortaya çıkarmak He had to accept the price offered. Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik. (Önerilen fiyatı kabul etmesi gerekti.Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp.) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu. bir araya gelmek İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır. The matter reported revealed his innocence.

) The passengers to get on the plane. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir. kurmak The students to go abroad. durmak He will not become a candidate in the election to be held next year.) The man to be killed. held) tutmak. (Yürütülecek (olan) proje. (Öldürecek (olan) adam) The man to be killed. duyurmak Election: seçim Hold: (held. (Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi.) Conduct: götürmek. (Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim. (Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci.) The man to kill.) The bridge to be constructed (İnşa edilecek (olan) köprü. yürütmek. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır. (Sizi görecek (olan) adam doktordur. taşımak The man to see you is adoctor. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz. (Öldürülecek (olan) adam. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır. çeviriyi yapmak çok önemlidir. (Öldüren adam.ki bu gelecek zaman anlamı katıyor ayırt etmiş oluyoruz. (Uçağa binecek (olan) yolcular. The results of the election held last week were not announced. (Öldürülecek adam. Yapıyı bu şekilde görüp. yapmak. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediğinden) mastar ismin hemen yanındadır. (O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak.) The man to kill. (Öldürülen adam.) The man killed.) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends.) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir.) 168 .Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı .) The project to be conducted. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible.) The man killing.) Announce: ilan etmek. yapmak. (Öldürecek adam.) Construct: inşa etmek.

) Birinci cümlede “will”. ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr.dığı) İken Kısaltma 1. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor.) 2.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır.) The letter he had sent was lost.. (Ülkemi terk etmem gerekiyor.. ..) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır. (Katılacak olan öğrenciler... Çünkü İngilizce’de iki isim yan yana gelmez. . Nesne Durumunda (. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir.acak” anlamını vermektedir. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz... Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister pasif olsun.(C.. şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz.dığı” anlamını vermek zordur. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz.B’nı Romanya’yı ziyaret edecek.ecek. (Onun gönderdiği mektup kayboldu.) Defining (tanımlanan) Yapılarda: The letter...mektir: My duty is to teach English. Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede. Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır.ecek.. Peki mastar neden “. İki kullanımda “. which he had sent... (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik. Bu cümlenin İngilizce’deki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir.. .) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir. The students who will participate (Katılacak olan öğrenciler.. İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak.acak” anlamını verir. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz. ) . 1. . ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır.) 3.ecek. (Görevim İngilizce öğretmektir. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz... Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “.. was lost.) 169 .ecek.. “Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır..Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır.. We couldn’t decide on the matter they put forward. ) . Be to: İngilizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır.acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia..) The students who are to participate.

cek.. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır. Ayrıca tek 170 . “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır..ki bu da” olarak çevrilir. İngilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (. . (Sunulan son rapor. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgulanmış oldu.. seems very simpatico.) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first.) The report to be submitted..) yapıyı diğerlerinden ayırır. Bu yapıda “that” kullanılamaz. The country not to be represented.) The only country not to be represented.an” ekine döner. the last...cak” eki “. (Otobüsten ilk inen adam) İkinci cümlede. The man to get out off the bus.I didn’t receive the document he sent.. Yani çeviride “.) 2. (Otobüsten inecek adam) The firs man to get out off the bus.) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır. the only. (Temsil edilmeyecek ülke. (O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı. He failed again. (Sunulacak rapor. which dissappointed his parents.) The man to be killed. Your brother. Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir. . (Onun gönderdiği belgeleri almadım.) The only man to be killed. (Temsil edilmeyen tek ülke. Çeviride de “.en.) Ahmet was student to leave the classroom. (Öldürülen son adam.) The last report to be submitted. (Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi. (Öldürülecek adam. who (m) I met yesterday.. (Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi. (Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti..) Bu kullanımda “which”. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar .. ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz.) The price they asked was too high (Onların söylediği fiyat oldukça yüksekti.) Ahmet was the last student to leave the classroom. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır.

(Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. which will be difficult. bütün (sayılabilenlerde kullanılır.virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir. bütün (sayılamayanlarda kullanılır.) Investment: Lead to: Whole: All: yatırım . belirlemek uygun.) Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur. upsetting the whole family.) He was rude to the customer officer. the’yı başa alır. which was convenient for everyone. The government made investment in education.) He failed again. tedavi etmek tehdit etmek tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu kompleks cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği göz ardı edilerek kalan yapı çevrilir. (Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. which upset the whole family. the’yı sona alır. elverişli uygun olmayan davranmak.. We will have to across the frontier. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir. leading to welfare. düzenlemek. Sonrasında sıfat cümleciği. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur. which made things force. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratli anlama alışkanlığını geliştirecektir. the whole) tüm.) Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı.) Arrest: tutuklamak.) Kısaltılması: He failed again. The man who was arrested finally confessed to being a spy.e yol açmak tüm. (Herkes için uygun olan bir tarih belirlemek zordu. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. (Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur. (Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler It was difficult to arrange a date. durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek 171 . Kompleks cümleleri.) Arrange: Convenient: Inconvenient: Treat: Threaten: Threat: ayarlamak. all the) The patient didn’t respond to treatment.. (Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti. disappointing all doctors.

) Collage: meslektaş Give in: vermek (verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar) Counterpart: karşı taraf (bakanlar için) The minister. tedavi etmek tehdit etmek tehdit The inflation rate. (Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş.. with whom I have been working for long. has decided to give in his resignation. sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel. whose life has been threatened.nın yerine. nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler.nın yerine . fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız. Bir cümlede isimler özne. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler. expected to be 20 %. Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu. Önce mantığını kavramak gerekir.) Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat: korumak koruma ummak. . -cek yerde Source: kaynak Renewable: In place of: . (Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti... Demek ki Noun Clouses’ lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir kompleks cümlede özne. Noun Clouses’ larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile. envisioned.. which we have already undertaken. öngörmek. has already passed the target. (Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu. daha önce (bağlantılı cümlelerde) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My collage. belirlemek syn envision hedef The information we have obtained was not reliable.) Envision: Envisage: Target: göz önüne almak.We had to give up the research. beklemek hariç.mış bile (tek başına kullanıldığında). (Biz. -cek yerde NOUN CLOUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. dışında davranmak...) Resource: kaynak yenilenebilir Instead of: . applied to the police for protection.) Already: halihazırda. (Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: Obtained: güvenilir elde etmek. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik 172 .

1.) Bu cümledeki “failure” (başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır.. I know that he has failed..) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. (Ben onun başarısızlığını biliyorum. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir.) 3. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Whether: . Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir. S V O Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S.. Olaya tek yönlü bakar. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum. yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC 173 . Bunu İngilizce’ deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır.. Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz.) 2. Bu şekilde cümlemiz. “that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır. That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır. Dolayısıyla bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur.ile ifade edilmiş olur. Not: Yan cümleciklerin Türkçe’ye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız.ip . THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) kompleks bir cümlede üç durumda kullanılabilirler.imediği (Olaya iki yönlü bakar. “failure” ismi yerine “he has failed” (O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz. (Biliyorum ki o başarısızdır. Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. “or not” ile beraber de kullanılabilir. I know his failure. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılır. O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir.

) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir.) Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. İngilizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır. It was very hard that we overcame this issue. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz.) That he will confess to his guilt is clear.) Her iki kullanımda da anlamı aynıdır. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. It is difficult that he will give it up. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir.) Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler.) Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz.) That we overcame this issue was very hard. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır.) 174 . What is clear? That he will confess to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Örneğin bu cümleye sorarsak.) It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor. It is clear that he will confess to his guilt. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. It is expected that they will resume peace talks.) That they will resume peace talks is expected.Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur.) That he will give it up is difficult. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. İngilizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. KPDS’de çok geçer. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir. Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.

) Nesne yapısındaki isim cümlesini. olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır. yolsuzluk Whether = If . neye sorularını sorarak bulabiliriz. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez. (Benim babam bir mühendistir. (İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır. kime. Suspect: zanlı. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim..) The judge decided this.ip . Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz.. My father is an engineer.) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption.) My belief is that you will get over this problem.e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer. özne.(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır. We learnt that they had agreed on the matter. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır.. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir. İngilizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. yükleme kimi. Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir.imediği anlamında olup. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır. masum Judge: hakim. (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi... The judge decided that the suspect was innocent.) bozulma.) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir. neyi. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir.. şüpheli Innocent: suçsuz. (Hakim buna karar verdi.) Get involve in: Corruption: . Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. Bu yapının tek kullanımı vardır. Nesne hareketinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz. 175 .) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır.. yargılamak C) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler.It is surprising that he has escaped.. B) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır.) My advantage is that I can speak three foreign language. (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır.

nereye ne zaman kim kimi. Anlamı aynıdır. ne kadar. normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir.) Ratify: Specify: Approve of: Notify: onaylamak Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır.It is not known whether he has ratified the bill. kaç (sayılabilenler için) kaç tane.) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. 176 .) No one knows whether they live in the country or not. (Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim. Whether. ne kadar. (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor. kaç (Sayılamayanlar için) ne kadar (zamanı sorar) ne kadar (mesafeyi sorar) ne kadar (frekansı sorar) İsim cümleciklerinde QW’ların kullanımını. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Question Words (QW) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often: ne nerede.) My doubt is whether they will stay or not. he has ratified the bill is not known. I am not sure whether he has accepted the offer. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır. Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır. Soru sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır. kime kimden kiminle kime kimin hangi nasıl niçin kaç tane. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz.

) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir.) It was uncertain how long they would stay there. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır. Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım. Geçmişteki olay .(Onun nereye saklandığı bilinmiyor. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir.) Obvious: belli. meçhul 177 .) Bu complex cümleyi soru yaparsak. apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. a) Özne olarak.) Was not known Was unknown bilinmiyor. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz. temel cümlede yapılır.What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?) Where are you going? (Nereye gidiyorsun?) When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?) How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?) Soru cümlelerini. QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapılabilir. It was not known how the had committed the crime. Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?) It is not obvious what he will do. (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor. It is not known where he hides. QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Bu da yardımcı fiilin kullanımı. Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil. Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir.öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir. (Onun ne yapacağı belli değil. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim.

) Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “.. Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak.) Announce: bildirmek. (Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya’dan aldım. (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler.) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an agreement.) I am anxious to know how much he earns by month.acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz.) Anxious: endişeli Anxious + full Infinitive: ..) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained. .) She didn’t decide where we had to met. Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in Italy. 178 . (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik . (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi. (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor.. Bunun çevirisi değil de İngilizce mantığı önemlidir. I don’t know where he is working now...) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uyumu vardır.b) Nesne Olarak.) It was claimed that the minister had embezzled money. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor.meye can atmak It is expected that the embargo will lift next year. Our doubt is who killed the man.) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz..) c) Tümleç Olarak.ecek. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur. zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır. (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür. ilan etmek We feared that he results could be negative. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi. We couldn’t learn how this event happened. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor.

) Görüldüğü gibi “should” un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. .) İngilizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler.... SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should” un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “.... Insists: Order: ısrar etmek emretmek Prefer: tercih etmek Require: gerektirmek Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.mesi.) İngilizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır. The committee requested that the documents (should) be submitted until tomorrow. I insisted that my son (should) be a doctor. Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.ması” şeklindedir.. İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir..ması” şeklinde çeviririz..... iyi öğrenmek gerekir. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim. Doktor Ona dinlenmesini söyledi. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler. 1.breakfast early. Yani olsa da olur olmazsa da.. Ben Ali’nin burada olmasını istiyorum. Bunların sayısı 15’tir.. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor. “should” un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir.. ..) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemeyeceğinden ayrı yazacağız.) Subjunctive Mood (İstek kipi) Türkçe’de dilek kipi “..mesi.. gibi. Boş olan yere ne gelmelidir? Have has had to have has had 179 ... (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti.No one knows how this problem can be resolved. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız.) Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz.. The doctor recommended that he should rest as much as possible.) I advised her that she . Yani “bare infinitive” olarak kalır.. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi. Cümle olarak örneklersek. Önemlidir.

) Sanction: yaptırım.. I advised her that she have breakfast early.) 2. Conserve: korumak Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim. müeyyide (Önemli bir kelimedir. maruz bırakmak dinlenmek birleştirmek 180 ..) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. Expose: dışarıya bırakmak. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak. İmpose:içine bırakmak. empoze etmek. (Çevremizin korunması temeldir. KPDS’de çok sık geçer) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir. Çok dikkatli olmak gerekir.e empoze etmek. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir.) Protect. Impose: uygulamak Expose: Repose: Compose: im: içine.) It is essential that our environment be protected. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir. It is necessary that he (should) work hard. (Sırbistan’a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri Important Crucial Vital Significant (anlamlı) Gerekli Sözcükleri Necessary Imperative (zorunlu) Mandatory (zorunlu) Essential Possible İngilizce’ de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler. pose: bırakmak. ex:dış. Pose Bırakmak. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir.) Impose on: . Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar.“have” doğru cevap olur. pose: bırakmak. Preserve. (Onun sıkı çalışması gerekir. uygulamak Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur.

that it is rather difficult to draw some conclusion from the data.) To be aware of: farkında olmak. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız. önlem (ölçme.den dolayı yeterli. uygun. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data presented by the committee. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure.) Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir. haberdar olmak Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı.Dispose: Oppose: Propose: sıralanmak.) The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. elverişli yeterlilik yetersizlik tedbir.) Take off: Doe to: Adequate: Adequacy: Inadequacy: Measure: KPDS’de çok geçen havalanmak . düzenlemek karşı koymak önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir.. ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye bir kelimedir. Rescue: Evacuate: Calamity: Disaster: kurtarma(k) boşaltmak.) Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure taken.. tahliye etmek felaket felaket We aware.) Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız. Conclude: Conclusion: sonucuna varmak sonuç 181 .) “Data” dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware.

) Resort to: başvurmak. bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler.) Bu cümlenin. which we could resort to. “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last.Conclusive: sonuca götüren. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. müracaat etmek (syn: apply. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım. (Bilim adamları. (O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi. (Bu piyasaya giren sanayiciler. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler. somut olmayan Include: dahil etmek.) They said that there were other methods. (Onlar.) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılıyordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result.) 182 . KPDS’de çok geçer. somut Inconclusive: sonuca götürmeyen. Soyut anlamda başvurmak. içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead.) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir. piyasa acımasız rekabet Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. It is reported that the election to be held next week may be postponed. (Bilimadamları. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık. We are unable to convince the patient that he could recover soon.) Market: Fierce: Competition: pazar.) It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of taken measure.

Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır. (Onun USA’ da olduğundan şüpheleniliyor.) Temel cümlenin zamanı simple present. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) to have seen(görmüş olmak) to speak to have spoken Pasive to be seen (görülmek) to have been seen (görülmüş olmak) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık.) It is understood that he has studied in Germany. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim.) Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. (Onun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor.) State: ifade Statement: ifade It is suspected that he is in the USA. I don’t know what to do. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. kısa süre RP ve NC konuları İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar. It is stated that agreement will be signed. yan cümlenin zamanı simple present. Çünkü zamanlar çakışıyor. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. Bir sonraki konumuz NC’ larda kısaltmalar olacaktır. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. NC’ larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. conra ise future.Convince: Cover: inandırmak Recover: kapatmak Uncover: iyileşmek açmak Soon: sonra.) Installation: tesis. aynı ise aynı tense kullanılır. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect. tesisat. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) Pasive to be seen (görülmek) to have seen (görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak) to speak to be spoken 183 .

) Çeviride sorulabilir. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir.) Kısaltma The boy is feared to be killed. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 1.to have spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır.) NC’larda kısaltma. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. 2. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım 1.) Özne yapısında It is claimed that he be released the next mounth. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler.) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.) Kısaltma The minister is reported to have approved of the proposal.) Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. 4.) Kısaltma They are said to have been caught by the police. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. He is claimed to be released the next month. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. 3. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur. NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. It is reported that the minister has approved of the proposal.) It is said that they have been cought by the police.) 184 . (Onun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. Kısaltma ile kompleks cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur. It is feared that the boy will be killed.

It is expected that inflation will drop. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) Involve: içermek. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler.) Flee: kaçmak.) Kısaltma Inflation is expected to drop.) The manager is said to have been involved in illegal affairs. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. kapsamak Involve: karıştırmak. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerektiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır. Look Üçü de “görünmek” anlamındadır.) Seem. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the agreement has been signed by both side. Appear. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor.) Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir.) Kısaltma 185 . terk etmek (Aslında ikisi de “terk etmek” anlamındadır. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. It seems that he has passed the exam. (Enflasyonun düşeceği umuluyor. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır. iş The agreement is reported to have been signed by both side. He is stated to have fled the country.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the results of the election will be announced tomorrow. “from” edatını istemezler.) Affair: olay. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. bulaştırmak Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer.) Cümlenin kısaltma öncesi It is said that the manager has been involved in illegal affairs. terk etmek Leave: ayrılmak. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) The results of the election are reported to be announced tomorrow.

) Pass: geçmek Passage: geçit. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.He seems to have passed the exam. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Your family seems to be extremely happy. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor. They seem to move to another town next year. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.) Kısaltma We can not decide whether to stay at home or to go out.) Cümlenin kısaltma öncesi He doesn’t where he will go (O nereye gideceğini bilmiyor. appear.) 3. look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor. pasaj Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz.) She seems to have won the prize.) Cümlenin kısaltma öncesi She seems that she has won the prize.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that they will move to another town next year.) Tümleç Yapısında 186 . Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir. He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor.) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that your family is extremely happy.) Diğer NC Kısaltmaları 2. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.

Örnek: good fantastic 187 .güzel(ce) güzel bir şekilde.) Kısaltma My job is to teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. Örnek: How does she sing? .) Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. hard (zor) . They are absolutely sure.hard (zor bir şekilde) Good (iyi) muhtemelen en önemli istisnadır. / (O) Nasıl şarkı söylüyor. careful/carefully dikkatli-dikkatlice/dikkatli bir şekilde Dikkat! • • Bazı sıfatlar zarf haline dönüştüğünde değişmez. Eylemlerin nasıl yapıldığı hakkında bilgi verirler. 'good' sıfatının zarf formu 'well' (iyi bir şekilde) dir. DOĞRU: He plays tennis well. Bu sıklıkla hatalı kullanan bir zarftır! YANLIŞ! He plays tennis good.fast (hızlıca. Kural: Zarflar aynı zamanda bir sıfatı da nitelerler. hızlı bir şekilde). Örnek: beautiful/beautifully güzel. ADVERBS – ADJECTIVES ● Zarflar (adverb) eylemleri niteler. Kural: Zarflar genellikle -ly sonekinin bir sıfata eklenmesiyle oluşturulur. Dikkat! • Temel bir sıfatın derecesi artırılmış formuyla 'very' kullanmayın. Bunların en önemlileri şunlardır: fast (hızlı) . Bu durumda zarf sözkonusu sıfattan önce kullanılır. Çok güzel şarkı söylüyor. Örnek: She is extremely happy.My job is that I teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir.She sings beautifully.

Tamamen ezbere bir konudur.leşmek” anlamını alırlar.. bu konuya daha sonra değinilecektir. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir. genellikle ana eylemden önce gelir. Örnek: He is often late for class.) Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly. sık sık (often) vs. Do you always eat in a restaurant? They don't usually travel on Fridays.. (not terribly) He is very young.YANLIŞ! She is a very beautiful woman.) He looks sad (O üzgün görünüyor. sıfat (happy. “turn” kaba ifadelerde kullanılır. Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz.. Örneğin “go” olumsuz durumlarda. (O çok gençtir.. Kural: Sıklık zarfları (adverbs of frequency) her zaman (always). Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVEs İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar. asla (never). He felt terrible. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. sıfatlarla beraber “.) gibi 188 . He looks happy (O mutlu görünüyor. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. Bu iki grubun İngilizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir. sadly) değil. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması” nı oluştururlar.. 1.) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin sayısı on beştir. bazen (sometimes).. Go Get Grow. İntelligent a student gibi. Türkçe’de olduğu gibi İngilizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: hissetmek Taste: tadı olmak Smell: kokusu olmak Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup. Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim. 2. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir. Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir. asd) kullanıyoruz.leşmek Turn Aralarında bazı nüans farkları vardır.

189 . (Lütfen yavaş bir şekilde konuşun. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur. He always gets up late. İngilizce’de böyle bir dönüşüm yanlış olur. (O İngilizce’yi iyi konuşur. zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir. Please speak slowly.) 3. Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1. “yavaş bir şekilde” dediğimizde artık bu zarf olur. bir biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız. ilkin İngilizce’de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız. bir şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. (O daima geç kalkar. (Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz. Zarfları Kullanıldıkları Yerler Zarflar İngilizce’de üç yerde kullanılırlar.) Fair: adil. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir. She speaks English well. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyeceğiz.) Örneği “yavaş” bir sıfattır.) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur. (O sınavı geçti.) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur. İngilizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat.Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır. ADVERBS Zarfları.) He passed the exam because he had studied hard.) She speaks English fluently. Hatta çoğu zaman Türkçe’de konuşurken “bir şekilde.) She speaks English fluently.) Türkçe’de “bir biçimde. (O İngilizce’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur. (O daima çok geç kalkar. doğru Fairly: oldukça Zarfların Oluşturulması İngilizce’de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz. 2. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur.) She speaks English fairly fluently.) He always gets up very late.

. bütün Wholly: gereksiz Unduly: isteksiz Reluctantly: uygun.. Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur. son derece doğru bir şekilde büsbütün..... Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar. (O geç bir şekilde kalkar.mez yaklaşık olarak son zamanlarda oldukça 190 ..) enough = zarf A late decision. yeterli az. Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arz ederler. bir biçimde” eklenerek çevirisi yapılır. Hard: Enough: Little: Early: sıkı Fast: hızlı yeter. öfkeli 2. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde. Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur... küçük erken Near: yakın High: yüksek Much: çok (sayılamayanlar için) Late: geç He has enough money.) İyi Sözcükleri bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir... (Onun yeterli parası var.. elverişli Adequately: doğru Accurately: sert Adamantly: sert Vehemently: aşırı bir şekilde. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar.... gerçek Truly: tüm.mez pek. (Geç bir karar) late = sıfat He gets up late. Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir şekilde.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir.. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: Adamant: Vehement: aşırı Extremely: doğru.) She doesn’t study enough... “ly” de almazlar. Good: iyi (sıfat) Well: iyi (zarf) 3.. doğru pek.) late = zarf 4.. gereksiz bir şekilde isteksizce. birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek oluştururlar.) Tunik Maddesi Bu zarflar.. (O yeterli bir şekilde çalışmaz.1.) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına “bir şekilde. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi.mez pek. bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir. Sıfat Hard: Scarce: Bare: Near: Late: Fair: Zarf Hardly: Scarcely: Barely: Nearly: Lately: Fairly: sıkı kıt yalın yakın geç adil. tamamen gereksiz yere.

He is experienced enough to overcome this issue.. Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile değildir. barely” grubu KPDS’de çok geçer.) Not: Enough’ tan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz.) hard = sıfat She can hardly work.. Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur. muhtemel Consistent:uygun. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar.. Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz.) Undertake: Undertaking: üstlenmek teşebbüs The coffee was too cold to drink. “scarcely ve barely” de parçalarda çok geçer... sonunda sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly. (O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir. (Kahve içilemeyecek kadar soğuktu. Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır..) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D.) Sınavda sorulursa “hardly” sorulur. Bu üç grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak.. (Zor bir sorudur...... sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır. Too . Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak “enough” sorulur. It is a hard question.Bakır çok sıcaktır.. tutarlı Steady: istikrarlı Constant: sabit Eventually: Consistently: Steadily: Constantly: sonuç olarak..) Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz.. 191 . (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir. bazen de üç soru gelir. (D.. Şimdi bunu görelim Too . aşırı yeterli Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler.Bakır is very hot...Enough Too: Enough: çok çok fazla..+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır.Eventual: olası.. biçiminde bir kullanımı vardır. (O pek çalışmaz. He is too young to undertake such a job. Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak “too” sorulur.. Enough Sıfat+. scarcely. Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz..... Belli bir yapıda kullanılırlar.. so anyone can live hardly in there. Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı.

(Kimse pek orada yaşayamaz...) Birinci boşluğa Enough .. Birbirlerinin yerine kullanılabilirler... (Tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım) 192 . (O pek yürüyemez. (O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor.. iki “enough” veya bir “too” bir “enough” bulunabilir.... Diğer ikisi parçalarda geçer... He is qualified.) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand... He is rather stupid..unwilling to send him..) He is talking too quickly for us to understand. He can hardly walk......... Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır..) Anyone can hardly ever live there.This car is too expensive for us to buy... tam olarak” anlamını katar. (O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir.succeed in the exam.. Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir. Kullanım olarak aralarında küçük nüans vardır.. (Sıradan bir İngilizin....) Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam. but his sister is fairly clever. Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor.) Boşluğa “hardly veya hardlyever” gelmelidir. Rather Her üçü de “oldukça” anlamındadır......... bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir. sınavda bu ayrıntı sorulmaz..) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır.. Fairly. Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar. to negotiate such a crucial situation but the government is . arzu edilmeyen nitelik için “rather” kullanılır.) Bir cümlede iki “too”.. (O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz... Since he never studies.. (Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır. İkili durumlarda (aptal – zeki. Ayrıca taq question’larda da karşımıza çıkacaklardır.. İkinci boşluğa Too yazılmalıdır.. Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir... Hardly – Scarcely – Barely Üçü de aynı anlamdadır.. I could not quite understand what you said. tembel – çalışkan) arzu edilen nitelik için “fairly”.. İkisinden en fazla “enough” sorulur... Quite. (O oldukça aptaldır ama kız kardeşi oldukça zekidir. Genellikle soru “hardly”den gelir.. he can .....

Type1’ de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel cümlecikte de Simple present olabilir. Aradaki ayırım çok net değildir. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Türkçe Uygulaması A) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. dün gelseydin gibi Not: Türkçe’de bağlaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir. Ama bu istisnai bir durumdur. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir. Geçen yıl mezun olsaydın. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır. İngilizce’de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. Çalışsaydın öğrenirdin.) If +Simple Present. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. while. vb. Sınıfta olmasaydık. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir. Yarın gelirsen çalışabiliriz. when gibi. Genel kullanımı verildiği gibidir. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. Gelse çalışırken gibi. Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir. +Simple Future Type1’ i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. 193 . Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır.CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. yarın geleceksen gibi Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. Genelde kullanımı verildiği gibidir. If. you will learn (Çalışırsan öğrenirsin. Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. Türkçe’de durum böyle iken İngilizce’de neden iki type’e gerek duyulmuştur? İngilizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 If you study. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir.

+will + V1 If + Simple past. (Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek. I will help you with this matter if you call me next week. (Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun.Type 2 If you studied. (Gelecek hafta beni ararsan. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir. sana yardım edeceğim. Bağlaç arada iken virgüle (. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için virgül (. bağlaçtan sonraki kısım if clause’dır.) gerek yoktur. you would have learnt. the inflation will drop. gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. KPDS’de mutlaka anlatılan şekilde gelir. + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir. (Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Type 1 If the government takes stricter measures.) If you learn a foreign language.o: Help+so+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 194 . +would + V1 If + Present perfect.) If +present perfect. Help+s. Mutlaka iyi bilmeli. you will find a good job easily. Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur. + would have V3 Özet olarak. İf’ li cümlecikte bir present etkisi vardır. Type 3 If you have studied. +would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir.) Not: Şartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir.) kullanılır. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor. Type 1: Type 2: Type 3: If + Simple present.) Görüldüğü gibi “if” bağlacı arada da yazılabilir. Olay ne zaman olmuş. Main Clause ve İf Clause’den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler. you would learn (Çalışsaydın öğrenirdin. gerçekleşebilir mi.) If + Simple Past. Çünkü bağlaca kadar olan kısım main clause.

Ama KPDS’nin işi belli olmaz. (Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı. Type 3 If ı had known that he was your friend. If he had been operated on last month. (Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. yurt dışına giderdim.) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır.) If I were you. MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week.) If they had invited me. he would start to work next week. (Eğer beni davet etmiş olsalardı . sadece birisinde olabilirler. Belki de konunun en zor olan kısmıdır. I wouldn’t have rejected him.) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. (Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu reddetmezdim. (Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım. Bazen bize geçmişi hissettirecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir. (Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim. Sınavda pek sorulmayan bir konudur.If I knew some English now. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır.) If the next week were holiday. “Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım” ifadesi mix bir yapıdır. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur. Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3. Bilinmesi iyi olur. I would go abroad. Ama dikkatli olmak gerekir. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur. Tüm if clouse type’lerinde modallar kullanılabilir. kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım. Type 1 can may should must 195 . Hem if clouse’da hem main clouse’da. (birinci cümlede olduğu gibi) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3’e gidilmelidir. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye gidilmelidir. pikniğe giderdik. Main Clouse type 2’dir.) Görüldüğü gibi IF Clouse type 3. I would work with you now. If I had graduated last year. Main Clouse type 2’dir.) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. I wouldn’t accept his offer. (Eğer gelecek hafta tatil olsaydı. Bu ifade genellikle geçmişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur. we would go for a picnic.

(Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi. he would certainly have recovered. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirdim.) If he had helped us. Nasıl devrik yapılır? If atılır ve should başa getirilir. Büyük bir olasılıkla soru gelse “ can ve may ”den gelir.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen “ can ve may ”dir. Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır.) If he could have given up smoking. let me know. I would not go there. If I had time. I would not go there.) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız. If I were you. KPDS’de kesinlikle gelir. (Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır.) Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. If you should see him. we could have completed this project. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. Type 1ve 2’de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. Mutlaka iyi bilinmelidir. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. Type 2 Sadece were’de yapılır. (Eğer onu görecek olursan. Were I you.) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır. bana bildir. O halde devrik yapıdır diyoruz. let me know.) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur. Should you see him. I could visit you.) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok. bana bildir. Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. 196 . (Eğer onu görecek olursan. En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır.

.. kaçırmak If we hadn’t missed the train. Eğer Main Clouse’da “now” olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık.Type 3 If she had informed us... Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar.... Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir...... Had she informed us.. kıta dişi olarak kabul edildiğinden “her” kullanıldı. (elektrik) santral Ülke. I wouldn’t miss such an opportunity. fabrika.. (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı.) Miss: özlemek.. we would have taken action. this shortage of electricity wouldn’t happen now.... Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir............. Main Clouse’da “now” zaman sözcükleri vardır... (O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz.... gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur. tedbirlerimizi alırdık..) Dikkat edilirse İF Clouse’da “long ago”......) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur. Had she informed us..... Plant: bitki. 197 .. he cant achieve anything... .. Sorusu az...... Çünkü şart geçmişte.. we would have taken action... Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur.. Hemen cümlenin bir type 3’lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız.. (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı.) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir..) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur..... (Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı.. If she continues to underrate his abilities..... (Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım. etkisi şu andadır... If Turkey had completed her power plants long ago... (Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik... Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz....... şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı. we could have arrived earlier.. En güzel sorusu cümle tamamlamadır... Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre kurarız... tedbirlerimizi alırdık.....) Underrate: Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance: küçümsemek küçümsemek abartmak If I were you.

(Hükümet enflasyonu durduramadıkça (durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler. (Senin geldiğini bilmiş olsaydım. Type2: If it weren’t for your valuable contributions.) But for’lu cümleciğin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e göre kurulur. .. Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır.şartıyla .. bu projeyi gerçekleştiremezdik. Provided = Providing: On condition that: But for: olmasıdır. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı. bir edat Bu şart bağlaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir. bu projeyi gerçekleştiremezdik. I would certainly have participated in the party.. we couldn’t have implemented this scheme.) Unless the government can carp inflation.olmasaydı (En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk..) sadece . gramer sorularında vb. Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur. Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır. kesinlikle partiye katılırdım.. “but for” bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de birisim gelir. he will get seriously ill soon.. the parties in the coalition may face great trouble in the next election.) Type3: If it hadn’t been for your valuable contributions.. Nadir olarak type 1’de olabilir. But for. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir zarf sözcüğü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming” noun clouse’ vardır. Diğer Şart Bağlaçları Even If: Only If: Unless = If not: istemez.mezse (olumsuz anlamı içindedir..) 198 . But for your valuable contributions.. Sınavda eşanlamlı cümlelerde.If I had known that you were coming...) Curp: durdurmak Unless he cut down on smoking. bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur..şartıyla .) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir. Direk olarak 7-8 soru şartlı yapılardan gelmektedir.) se bile (olumsuz bir yargıya götürür. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı. (O sigara içmeyi kısmadıkça. ciddi bir şekilde hastalanacak. (Değerli katkılarınız olmasaydı. we couldn’t have implemented this scheme. we couldn’t implement this scheme. If için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir.se . ayrıca “not” . Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Yukarıdaki but for’lu cümleyi İF ile de yazabiliriz.medikçe. cümle tamamlamada.

Eğer type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre kurulur..” şeklinde de çevrilebilir...cak” anlamını verir ve amaç belirtir.) “be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi “Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinilse.. . (Eğer İngilizce öğreneceksen İngiltere’ye gitmelisin. If you are to learn English. . you must go to England..mış gibi yapısında (As if ve As though) Bu yapılar unrealdir. Keşke yapılarında (I wish ve If only) 3.. Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız. If you should see him..cek olursa” anlamındadır. kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz.) If only I were a doctor now.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı.. .. İF Clouse’ ların type 2 ve type 3’ünde 2.. (Keşke dün biraz param olmuş olsaydı.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı.. daha sıkı tedbirler almalı. (Keşke şimdi bir doktor olsaydım..) Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı “. (Eğer onu görecek olursan.) Unreal Yapılar İngilizce’de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1.) 199 .cek. başka binaya taşındığımızı ona hatırlat.Cut down on: (bir şeyi) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries... Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır. (Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır.) Go on strike: Satisfy: Salary: greve gitmek tatmin etmek. Real Present Past Future (will) Unreal Past Past Perfect Would If only I had some money now. it must take stricter measures.) If only I had had some money yesterday.) (Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı. recall him that we have moved to another building. (Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa. cümle olumsuz iken anlam olumludur. (Keşke şimdi biraz param olsaydı. no one can stop them going on strike. If the government is to carp inflation.. doyurmak maaş Not: Şartlı cümlelerde “be to” kalıbı “.

İngilizce’de bu farklıdır.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. It seems as if inflation has dropped. Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur.) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır. Strive: Çabalamak 200 . Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur. Önemli olan bu konunun İngilizce mantığını anlamaktır. If only I knew English now.) (Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. (Patronum bana babammış gibi hakaret etti.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı. (Keşke geçen yıl İngilizce bilmiş olsaydım. (Enflasyon düşmüş görünüyor. (Keşke şimdi İngilizce bilseydim. (O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu.If only the next week would be holiday. My boss insulted me as if he had been my father. She was acting as if she had passed the exam. (O sınavı geçmiş gibi davranıyor. (O sınavı geçmiş gibi davranıyordu. Bazıları real yapılarda da kullanılabilir.) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir. (O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir) Not: Unreal yapılarda modallar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler.) He sat down next to me as if he had been my friend. (Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) She acts as if she passed the exam.) If only I had known English last year. Insult: hakaret etmek Türkçe’de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir.

(Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek) The person who called you a few mine.Sizi arıyor olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizi arayacak olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Birkaç dakika önce sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Sözcük olarak SIFAT. Sıfat bir sözcük olarak nitelendiği ad ya da ad görevdeşinin önünde yer alır. 2. 201 .Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who had called you last week is our export manager. Bununla beraber karmaşık tümce oluşturmak amacıyla sıfat cümleciğini asal cümleciğine bağlamak amacıyla çeşitli bağlaçlarında kullanıldığı gözlenir ki bu bağlaçlar sözcüklere bağlı olarak üç bölümde.nesne veya tamlamasını nitelendirebilir ancak kural olarak belli bir dizin kuralına uyulması gereklidir. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you called a few mine. Ancak sıfat tümceciği nitelediği sözcüğün ardında yer alır. Conjunctions and their positions / Bağlaçlar ve konumları 1. Ago is our export manager.Dün Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who has called you yesterday is our export manager. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person who will call you is our export manager. . (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person who is calling you is our export manager. konumlarına göre üç bölümde ve tanımlamalarına bağlı olarak iki bölümde incelenebilirler. bir tümcenin özne.Geçen hafta Sizi aramış olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . .Birkaç dakika önce sizin ardığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.ADJECTİVE CLAUSES SIFAT CÜMLECİKLERİ That Who –Which-Whose-Where- Tek bir sözcük olarak bir sıfatın yaptığı işi bir tümcecik olarak yapar.Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . . (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person who calls you is our export manager. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you have called yesterday was our export manager. Ago is our export manager.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. . .

(Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you will call is our export manager. I discussed the man whose friend is chairman of our exporter company and I asked a few questions about this company that he has given good references about them. - I discussed export manager of the firm man today whom you have received an offer yesterday.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. . (Ben) dün bize çamaşır makineleri yedek parçaları konusunda teklif yapan kimse ile görüştüm. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you had called last week is our export manager. dün senin teklif almış olduğun şirketin ihracat müdürü ile görüştüm.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. Arkadaşı. 9. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you call is our export manager. Bu gün. - I discussed the man who has made us an offer on drying machines spare parts yesterday. I will try to obtain some information from another source.- Dün aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdü.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. . 4.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. bizim ihracatçımız olan şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişi ile görüştüm ve kendisine onlar hakkında birkaç soru sordum ki kendisi onlar hakkında olumlu referanslar verdi ancak yine de başka kaynaklardan bilgi toplamaya çalışacağım.Sizin arıyor olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Siyah ceketli olan personelimiz bizim bilgisayar mühendisimizdir. 3. 6. O sizin teklif almış olduğunuz kişidir. O size teklif veren kişidir. But.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır 202 .Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır.Aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Geçen hafta Sizin aramış olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizin arayacağınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you are calling is our export manager. 7. 5. . That is the man who has offered you.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır That is the man whom you have received an offer. . 8. - The person whose jacket colour is black is our computer engineer.

Owner. COMBINATION OF MAIN AND ADJECTIVE CLAUSES SIFAT VE ASAL TÜMCECİĞİN BİRLEŞİMİ DEFINITING THE SUBJECT: ÖZNEYİ NİTELEYEN Bir kaçı Tümü Bir tanesi Her hangi birisi Sonucu olarak Nedeniyle Her ikisi Her birisi A few of whom All of whom A number of whom Any of whom As a result of whom Because of whom Both of whom Each of whom Either of whom Every of which Every one of whom Half of whom In addition of whom In spite of whom Instead of whom Many of whom Most of whom Much of whom Neither of whom None of which On account of whom One of whom Some of whom The best of whom The youngest of whom Two of whom . broker ve liman acentelerinin her biri çarter partide geçen genel kural ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. Armatör.durum. A few of which All of which A number of which Any of which As a result of which Because of which Both of which Each of which Either of which Every of which Every one of which Half of which In addition of which In spite of which Instead of which Many of which Most of which Much of which Neither of which None of which On account of which One of which Some of which The best of which The youngest of which Two of which ..neden.gerekçe. İşte bu tür sözcükler. which have not accepted our offer. arkadaşı bizim ihracatçı şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan kişidir.çokluk. broker and port-agents each of whom should obey general regulations/rules in charter party. Teklifimizi kabul etmeyen şirketlerden bir kaçı başka firmalara yöneldiler. Teklifimizi kabul etmeyen şirketler başka firmalara yöneldiler.. tendered another firms. Those companies a few of which have not accepted our offer tendered another firms.. O. Bunlar aşağıdaki gibidir.- That is the man whose friend is our exporter company’s chairman. of which Ö r n e k l e r: Those companies.belirti ya da üleştirme sıfatı ve – of – iyelik sözcüğünden oluşan ek ile birleşmesi sonucunda cümlede bağlaçlara amaç. of whom - 203 . chartered. Sıfat cümleciklerinini öznel ya da nesnel konumdaki bazı bağlaçların önüne sayı..gaye.sonuç gibi ek anlamlar verilir. Türkçe dizinde önünde yer aldığı bağlacın yerine özne ya da nesne olarak kullanılırlar. kiracı.

.İçinde pek çok elektronik parça ve sarf malzemesi ithalatçılarını barındıran ilçenin adı Eminönü’dür.The man has a red Mercedes car / he called you today .Our dog “X” who had been lost for two days was found by a few people. which will sail today. PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. .Dün seni ısıran köpek bugün öldü be nedenle doktora gitmelisin ! IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür.Rafting in River Çoruh is very dangerous / it is a interesting sport. 204 . .The discussion was interesting / it was broadcast on the TV 2 days ago. .TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR . . .The dog which/that beaten you yesterday has died today therefore you should go to doctor.Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var.İki gündür kayıp olan köpeğimiz X birkaç kişi tarafından bulundu. . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR . . .Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. is too big.İki gün önce TV’de yayınlanan tartışma programı oldukça ilginç idi. . TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR The man has a red Mercedes car / he called you today .The man who called you today has a red Mercedes car. A container-carrying vessel.The man who called you today has a red Mercedes car.The town is Eminönü / it has many of electronic part/component’s importers. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today.is Eminönü.A container-carrying vessel that will sail today is too big.The town which / that has many electronic parts/components importers. .Çoruh nehrinde yapılan ve ilginç bir spor dalı olan Rafting çok tehlikelidir. . . .Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The dog has died today / it beaten you yesterday.The discussion which / that broadcast on the TV 2 days ago was interesting.Rafting in River Çoruh which is a interesting sport is very dangerous. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. .A container-carrying vessel.Our dog “X” was found by a few person / he had been lost for two days. which will sail today is too big. .

Sevkıyatınız için yer ayırtmış olduğumuz gemi bu gün yola çıkacak.The man has a red Mercedes car / you’ve called yesterday .The dog has died today / you have bought yesterday. . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . Çalıştığım yere 3 km uzakta olan ikamet yerimin adı Fatih’tir. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container carrying vessel will sail today / we have booked for your shipment . - 205 . Bu sebeple daha iyi kalitede olanları üretmenizi rica ediyoruz.The discussion which / that you have participated on the TV was interesting. .PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - My residence place’s name.Daha önceleri sizden ithal ettiğimiz top şarjlar iyi kalitede değillerdi. Therefore. we request from you that manufacture better quality one.Dün aldığın köpek bugün öldü. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.The ball chargers w h i c h we have imported from your company at old times was not a good quality. is Fatih. . . the ball chargers weren’t a good quality / We have imported from your company. we request from you that manufacture better quality one. Therefore.Dün aradığın adamın kırmızı mersedes otomobili vardı.The town Eminönü which / that we came today is too crowded.Dün TV’de katılmış olduğun tartışma programı oldukça ilginç idi. .The town Eminönü is too crowded / we came today.A container carrying vessel which we’ve booked for your shipment will sail today . TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The man whom everybody dislike had prisoner for many years Hiç kimsenin hoşlanmadığı adam yıllarca hapis yatmış. DEFINITING THE OBJECT: NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR . which is 3 km far from my work place.The dog which/that you’ve bought yesterday has died today .The man whom you have called yesterday has a red Mercedes car.At old times. Bu gün geldiğimiz Eminönü ilçesi çok kalabalık. . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The discussion was interesting / you have participated t on the TV . .

The man w h o s e Mercedes car is too fast has an accident today. İki yıldır beslediğim köpeğim Panter bu gün öldü. Nüfusları oldukça kalabalık olan şehirlerin yaşam şartları da pahalıdır. is Fatih..The dog t h e t a i l o f w h i c h is too long is Ahmet’s. .Despatching a container t h e s i z e s o f w h i c h are the same is too easy. Çoruh nehrinde yapılan ilginç spor dalı olarak değerlendirdiğin Rafting sporu esasen çok tehlikelidir.Üreticisi SONY olan ve sizin web sayfanızda görmüş olduğumuz dijital kamera çok ilginçti....The man whose car is a red Mercedes was taken into hospital after having an accident. DEFINITING THE POSSESIVE: İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR .3 yıl önce taşınmış olduğum ikamet yerimin adı Fatih’tir.. Can you introduce it more detailed? .. - 206 .. .My residence place’s name.ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - My old dog Panter whom I had fed for two years has died today. OF WHICH KULLANILIR .. .Ebatları aynı olan konteynırları sevk etmek oldukça kolaydır. OF WHICH KULLANILIR Despatching a container is too easy / its sizes are the same..A digital camera was very interesting we saw on your web site / its producer is Sony. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - Rafting-sport in River-Çoruh. PLACE / YER İÇİN THE. which I have moved 3 years ago. OF WHICH KULLANILIR. ...Çok hızlı giden kırmızı mersedese sahip olan adam bu gün kaza yaptı. .. OF WHICH KULLANILIR The dog is Ahmet’s / it tails is too long... Onu bize daha detaylı tanıtabilir misiniz? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR The man has an accident today / his red Mercedes car is too fast . ..The man was taken into hospital after having an accident / he has a red Mercedes car . OBJECT / CİSİM İÇİN THE.Kuyruğu çok uzun olan köpek Ahmet’inkidir. which you’ve consider.. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. ...Arabası kırmızı mersedes olan adam kaza yaptıktan sonra hastaneye kaldırıldı.. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR .. as an interesting sport is essentially very dangerous.A digital camera t h e p r o d u c e r o f w h i c h is SONY was very interesting we saw on your web site. ... - The city t h e p o p u l a t i o n o f w h i c h i s d e n s e has an expensive life.

. OF WHICH KULLANILIR - Ottoman History t h e p r i c e o f w h i c h i s t o o e x p e n s i v e is consisting very interesting sources. ..Çok zor olan Fransızca’yı öğrenmeyi hiç denemedim. 207 . . PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - Most of the Anatolian Cities w h o s e citizens are generally conservative. is very difficult. is established hundreds years ago..Belief were accepted by approximately world-wide today on the Contrary to Darwinism / its idea is exactly correct and coherent. NİTELEYEN 2 – DEFINING THE OBJECT / N E S N E Y İ 2..1 – SUBJECTIVE – ÖZNEL TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - - I know the personal manager w h o speaks four languages fluently Dört dili çok iyi derecede konuşabilen personel müdürünü tanıyorum. İnsanları genelde misafirperver olan Anadolu şehirlerinden pek çoğu yüzlerce yıl önce kurulmuştur. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . OF WHICH KULLANILIR Islamic and Allah . Fabrikamızda grevi başlatan işçi ile daha önce görüştün mü? OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - We shall catch the vessel w h i c h / t h a t sails today in case you do not confirm the shipment.Dawrinizmin aksine fikirleri tam doğru ve tutarlı olan İslam ve Allah inancı bu gün hemen hemen tüm dünya tarafından kabul görmüştür.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR Aydın is a young dolphin / its skin is slippery..I have never tried to learn French w h i c h / t h a t . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR was barking at the children - I threw a stone at the dog w h i c h / t h a t Çocuklara havlayan köpeğe taş attım.. - IDEA / KAVRAM İÇİN THE.OBJECT / CİSİM İÇİN THE.Derisi kaygan olan Aydın geçen bir yunus balığıdır. Sevkıyatı teyit etmediğiniz takdirde bu gün hareket edecek olan gemiyi kaçıracağız. .Islamic and Allah – Belief the idea of which is correct and coherent were accepted by approximately worldwide today on the contrary to Darwinism.Aydın w h o s e skin is slippery is a young dolphin ... Fiyatı oldukça pahalı olan OSMANLI TARİHÇESİ KİTABI çok ilginç kaynakları içermektedir. Did you discuss with the worker before t h a t started this strike in our factory..

Dün T. Fazıl Kısakürek’in kitaplarını okudum. Nüfusu çok kalabalık olan Taipei’ye Elektronik Fuarı münasebetiyle gittim. Kendisine güvendiğimiz tecrübeli bir personelle çalışmayı seviyoruz. Dawrinciler pek de başarılı olamadıkları saçma iddialarını ortalığa yaymaya çalışıyorlar. 208 . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR I like swimming along Sarayburnu. Yolda ters dönen arkadaşımın arabasını gördüm. which is essentially very dangerous. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR I once went to London before which has many language schools. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR - I have read N.V. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - Darwin’s follower try to spread their nonsense claims w h i c h / t h a t they cannot succeed. Esasen çok tehlikeli olan Sarayburnu boyunca yüzmeyi çok seviyorum. .PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.Temasa geçtiklerinizin arasından güvenilir bir üretici şirket buldunuz mu? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - - We bought a hundred ostriches w h i c h / t h a t we have bargained before Pazarlığını daha önce yaptığımız yüz tane devekuşunu satın aldık. - - DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - We would lie to work with an experienced staff w h o m / t h a t we have confidence in. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR I saw my friend’s car w h i c h overturned by the side of the road. Pek çok kitap yazmış olan N.V and I’ve too much frightened .Yesterday I watched an alligator w h o eats a Zebra on the T.’ de bir Zebrayı yutan Timsahı izledim ve oldukça dehşete düştüm. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR Have you found a reliable manufacturer company w h i c h / t h a t among you have got in touch with.Fazıl Kısakürek who wrote plenty of books. - I have been in Taipei before w h i c h / t h a t has a dense population for the purpose of Electronic fair. Pek çok dil okulunun bulunduğu Londra’ya daha önce bir kere gittim. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.

. Dün işlerinin yoğunluğu neniyle uzun bir süredir göremediğim Pazarlama Müdürünüz Bay Chu ile görüştüm. 6 ay boyunca güneşin hiç batmadığı bir ülkeye daha önce hiç gitmedim.. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - I haven’t gone to Adana where you live. OF WHICH KULLANILIR - Did you see the container the right sight of which is a big punctured? Sağ tarafında büyük bir delik olan konteynırı gördün mü? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. Chu w h o m I haven’t seen for a long time because of his intensity. I got in touch with your marketing manager Mr..... Kendisine bir çok kelime öğretebileceğim bir papağan satın aldım.. Kendisinden hiç beklemediğimiz kabul edilemez bir davranışına şahit olduk. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - - I bought a parrot w h o m I am going to teach many words to itself. company w h o visits us with his assistant discussed with us about a lot of things w h o s e jacket colour was dark blue... TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - Yesterday..Hiç kimse daha geçen hafta ithal etmiş olduğumuz yeni mal çeşitlerimizi henüz görmedi.. Senin yaşadığın yer olan Adana’ya gitmedim. OF WHICH KULLANILIR 209 . IDEA / KAVRAM İÇİN THE .. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - The manager of.. Ceketinin rengi lacivert olan ve bizi yardımcısıyla ziyaret eden şirketinin müdürü bizimle pek çok şey hakkında görüştü. (Not : Burada kullanılan who ve whose sizi şaşırtmasın birisi kişinin kendisini nitelerken diğeri kişinin ceketinin rengini belirtmek için kullanılmıştır) OBJECT / CİSİM İÇİN THE .- I haven’t gone to a country before w h e r e / t h a t sun never downs during 6 months... IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - We have witnessed his unacceptable behaviour w h i c h we never expect from himself... . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR Nobody hasn’t seen our new goods assortments yet w h i c h we have imported last week. OF WHICH KULLANILIR - At the zoo we have seen a shark the teeth of which are very sharp. Hayvanat bahçesinde dişleri çok keskin olan bir köpekbalığı gördük..

OF WHICH KULLANILIR - I bought History of Istanbul t h e p r i c e o f w h i c h is too expensive and made a present to my friend who visited me for the purpose of business.. OF WHICH KULLANILIR.. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - We got in touch with a person in your company w h o s e voice is hard and rudely Sizin şirketinizden sesi çok kaba ve sert olan birisi ile görüştük. Aramızda amacı tamamıyla yeni işimizle alakalı olan bir toplantı düzenledik... Tatil için insanları sıcak ancak çok kalabalık olmayan bir yere gitmek istiyorum NİTELEYEN 3 – DEFINING THE COMPLEMENT/T A M L A M A Y I 3-1. 210 ... OBJECT / CİSİM İÇİN THE.- We had a meeting each other the purpose of which was entirely about our new business. Benim fikirlerime ters düşen tüm düşüncelere karşı çıkmak istiyorum. Ticari amaçla benim ziyaretime gelen bir arkadaşıma İstanbul’un Tarihi ile ilgili fiyatı oldukça pahalı olan bir kitap alıp hediye ettim. Genel Müdürümüz bir iş yerinde disiplin olması gerektiğine inanan bir kimsedir. I want to go anywhere w h o s e population is not dense also people warm.... IDEA / KAVRAM İÇİN THE.... OF WHICH KULLANILIR - I want to object to t h e a l l i d e a s t h e c o n s i s t i n g o f w h i c h is contrary my ideas. - We have held a business trip to Hong Kong the people of which were entirely unfriendly. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - For holiday. O kesin dişleri olan bir köpekbalığıdır. DEFINITING THE SUBJECT TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - Our general manager is a man w h o / t h at believes a discipline in an employment place.. - That is a shark w h i c h / t h a t has a sharp teeth.. PLACE / YER İÇİN THE..Which was the first steamship w h i c h / t h a t Altantik Okyanusunu ilk geçen tekne hangisi idi? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR crossed the Atlantic Ocean. Gövdesi oldukça iri olan bir kaplan gördük. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - We saw a tiger w h o s e body is too big. İnsanlarının tamamı çok soğuk olan Hong Kong’a bir iş seyahati düzenledik.

IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR What is the best life-method w h i c h / t h a t will assist your escaping from hell fire the compustible material of which is humans and stones? . PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - Yarma is the only town w h i c h grows corn. Yarma sadece Mısır’ın yetiştiği bir yerdir.. O oğlum için Tahtakale’den almış olduğum dayanıklı bir oyuncaktı. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR - That horse is Yıldırım who runs very fast among its similar. - PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.. Deve üzerine sadece bir kez binebildiğim bir çöl hayvanıdır. which is difficult to discuss.. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - That was the strong toy w i h c h / t h a t I bought it for my son from Tahtakale.Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden sizin kurtulmanıza vesile olacak olan en iyi yaşam tarzı nedir? Burada dikkat edilecek olursa hem which hem de the. Emsalleri arasında çok hızlı koşan o at yıldırımdır. Bakır elektriği iyi ileten bir metaldir. 3-2 . - Where is the post office w h i c h / t h a t has been founded in the middle of the city. of which sıfat cümleciklerinin aynı cümlelerde iki farklı konumda kullanılışları yer almaktadır. O tartışılması zor bir o kadar da çözülememiş olan bir problemdi. O doktorun kendisi hakkında endişe duyduğu bir hastadır. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - That was the unsolved problem. DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - This is the patient w h o m / t h a t the doctor is anxious about him.Senin arkadaşın hayatımda gördüğüm en iyi kişi ki sana bazı önemli konularda tavsiyeleri olan birisi bu yüzden kıymetini bil ! OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - - That metal is copper w h i c h is a good conductor of electricity. Şehrin göbeğine kurulmuş olan postane nerede? TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR Your friend is the best person I’ve ever known w h o advises you on some important matter therefore appreciate him! . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A camel is a desert animal w h i c h / t h a t I have once ridden. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR 211 .

Ahiretin galipleri hayatları boyunca Allah yolunda mücadele eden müminlerdir. O cüzdanı bilinmeyen bir hırsız tarafından çalınmış olan bir kadındır... Bunlar fiyatları ucuz olan – diskmen-lerdir bu yüzden her birinden 100’er adet ithal etmek istiyoruz. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - The winner of next world are believers w h i c h struggle on the way of Allah during their life. 3 . OF WHICH KULLANILIR - These are the Discmans the prices of which are cheap therefore.Alligator the jaw bones of which are more powerful than River-Nil crocodiles O Nil krokodillerine nazaran çenesi daha güçlü olan bir aligatördür.- The question was answering w h i c h I can hardly do. Bu kasabalar içinde çok konforlu oteller bulamayabileceğiniz türden kasabalardır. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The next student is Ali w h o m I always admire him every time because of his resolution Ali azmi nedeniyle her zaman çok takdir ettiğim bir öğrencidir. OF WHICH KULLANILIR 212 . OF WHICH KULLANILIR - That is the Amazon... ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - This is the woman w h o s e her wallet had been stolen by unknown thief. O cennet ki herkesin oraya gitmek istediği bir yerdir ancak sadece bazıları bu uzun maratonu başarı ile tamamlayabilirler. - These are the towns w h e r e you cannot find comfortable hotel. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - That is a cat w h o m I have fed it for a few years but unfortunately died yesterday. we would like to import them 100 pcs each. O yüzlerce yıl önce kurulmuş bir başkenttir. O benim birkaç yıldır beslediğim bir kedidir fakat ne yazık ki dün öldü. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. Cevabını çok zor verdiğim bir soruydu. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - That is the capital w h i c h had been founded for hundreds years ago. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - That is paradise w h e r e everyone would like go over there but only someone can succeed to complete of this long marathon..

ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - That is shark w h o s e teeth are very sharp.. Hz.. OF WHICH KULLANILIR My only desire is becoming an import/export manager in the future the salary of which is high Gelecekte maaşı yüksek olan ithalat/ihracat müdürü olmak istiyorum. Bu duvarlarının tümü mavi olan diğer adıyla Sultanahmet camii olarak da anılan Mavi camidir. OBJECT / CİSİM İÇİN THE... O maddelerinin pek çoğu karşı tarafça ihlal edilmiş bir anlaşma idi bu nedenle onlar aleyhine dava açmak durumunda kaldık.. OF WHICH KULLANILIR - My aim is to succeed t h e a p p l i c a t i o n of w h i c h is difficult.. Bu evleri genellikle ikişer katlı olan bir köydür. O dişleri çok keskin olan bir köpekbalığıdır.) amacı sadece Allah katında iyi bir müslüman olmak olan kuvvetli birisi idi.) is a strong man w h o s e main aim is to be a good Muslim in Allah’s opinion. 213 .. Hamza (R. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - - This is Blue Mosque w h o s e walls are all blue in the other words SultanAhmet mosque. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. Amacım zor olanı başarmaktır.- That was an agreement the a lot of articles of which had been disobeyed by against party therefore we have forced to open a lawsuit against them. PLACE / YER İÇİN THE.A. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - Hamza (R. OF WHICH KULLANILIR.A. - This is a village the houses of which are generally two-floors...

TENSES A) Simple: Do + V1 1. ● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır.) -We ordered to our bank in order to they transfer the amount of 5.000 USD’lik bir ödeme talimatı verdik. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz.fiilerin sonuna –ed takısı getirilir. Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't ÖRNEK TABLO (+) I played You played He played She played It played We played They played (-) I didn't play You didn't play He didn't play She didn't play It didn't play We didn't play They didn't play (?) Did I play? Did you play? Did he play? Did she play? Did it play? Did we play? Did they play? 214 .) Simple Past (-di) S + V2 + Obj (düzenli fiillerde. -Bankamıza hesabınıza yatırılması için 5.000 USD to your account.

(Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim. (Dün bir film seyrettim. but they do have one specific time in mind.DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır.) (?) Did I visit my uncle yesterday? (Dün amcamı ziyaret ettim mi?) (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır. EXAMPLES (ÖRNEKLER): (+) I visited my uncle.) She washed her hands. (Ellerini yıkadı) She didn't wash her hands. (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır. (Dün amcamı ziyaret etmedim. I didn't travel to Italy. (Dün bir film seyretmedim.) I didn't see a movie yesterday.) (-) I didn't visit my uncle yesterday. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir. Düzenli fiillerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir. Example: want clean wash wanted cleaned washed ● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir. Example: go swim do went swam did ● USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler) Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past.) EXAMPLES: I saw a movie yesterday. I travelled to Italy. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim.) Last year.) (Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.) Last year. ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır. (Ellerini yıkamadı) 215 . Sometimes the speaker may not actually mention the specific time. (Amcamı ziyaret ettim) (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.) REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller) ● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır.

It can have the same meaning as "used to". 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu.when I was a child" or ". (Çocukken basketbol oynardım. "often" (sık sık).) He arrived from the airport at 8:00.) Ahmet studied English for five years.) E XAMPLES: I lived in Turkey for two years. EXAMPLES: I played basketball when I was a child.. walked to the beach. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı. (İki yıl Türkiye'de yaşadım.) They sat at the beach all day.) How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz? We waited for one hour. (Bir saat bekledik. A duration is a long action often used with expressions like "for two years. sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum. "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir." (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır. and met the others at 10:00. EXAMPLES: I finished work. (İşlerimi bitirdim. (Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız.● USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi) We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past..) 216 .) ● USE 3 Single Duration (Tek süreç) The Simple Past can be used with a duration. (Yarım saat telefonda konuştuk.) ● USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar) The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past. "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır. (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır." "never. which starts and stops in the past." "usually." ". Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır". "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır." "for five minutes. and found a nice place to swim. (Tüm gün sahilde oturdular.. To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always. (Havaalanından saat 8'de geldi." "often. checked into the hotel at 9:00." "all day" or "all year. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima).) We talked on the phone for thirty minutes.when I was younger" in the sentence..

(Dün sinemaya gittim. ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. a hobby. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı.) last week/year/Sunday etc.) Simple Present (-ir) Subject + V1 + Object -We generally export tekstile products to the various countries -Biz çeşitli ülkelere genellikle tekstil ürünleri ihraç ederiz. hep kaçarlardı. they always skipped. Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV. she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır.she.it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir. (Dün gece televizyonda bir film izledim. The action can be a habit.) two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago. yesterday (dün) I went to theatre yesterday.) He bought a car last week.) They never went to school.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs. (Geçen hafta araba aldı.) 2. Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he. a scheduled event or something that often 217 . (Hiç okula gitmezlerdi. ÖRNEK TABLO (+) I play You play He plays She plays It plays We play They play (-) I don't play You don't play He doesn't play She doesn't play It doesn't play We don't play They don't play (?) Do I play? Do you play? Does he play? Does she play? Does it play? Do we play? Do they play? ("He.She worked at the hospital after school. a daily event. (İki dakika önce onu gördüm.) ● USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler) Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual.

) New York is a small city.) She always forgets her purse.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE 218 . Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır.happens. (O teniz oynamaz. (Kediler sütü sever.) California is not in the United Kingdom.) EXAMPLES: I play tennis. (Pencereler camdan yapılır. (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir. (O hiç cüzdanını unutmaz. (Her on iki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar. It is also used to make generalizations about people or things. and will be true in the future. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder. is true now. bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. (Geçmişte. (Pencereler ağaçtan yapılmaz.) Birds do not like milk. günlük bir olay.) Windows are made of glass.) He never forgets his wallet. hobi. (Güneş dünyanın çevresinde dönmez.) California is in America. Bu eylem bir alışkanlık. (Kuşlar süt sevmez. (O hep cüzdanını unutur.) The train leaves every morning at 8 am. (Kaliforniya Amerika'dadır. planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir.) ● USE 2 Facts or Generalizations (Gerçekler veya genellemeler) The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before.) EXAMPLES: Cats like milk.) The sun does not circle the Earth.) The train does not leave at 9am. It is not important if the speaker is correct about the fact.) Every twelve months.) Windows are not made of wood. (Kaliforniya İngiltere'de değildir. (New Yok küçük bir şehirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur. (Tren saat 9'da hareket etmez. the Earth circles the sun. (Tenis oynarım) She does not play tennis.

) She sometimes writes me a letter. Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir. -Loading will resume as soon as port-authorities arrive on board.) Future (-ecek) S + will / shall + v1 + obj. "WILL" FUTURE TENSE TABLO (+) I will play You will play He will play She will play It will play We will play They will play (-) I won't play You won't play He won't play She won't play It won't play We won't play They won't play (?) Will I play? Will you play? Will he play? Will she play? Will it play? Will we play? Will they play? "GOING TO" FUTURE TENSE TABLO (+) I'm going to play (-) I'm not going to play (?) Am I going to play? 219 .) usually (genellikle) often (sık sık) sometimes (arasıra) rarely (nadiren) never (hiç.) I usually go to cinema at weekends. asla) I rarely smoke.) They often visit us. (her gün/yıl/hafta vs. (Bizi sık sık ziyaret ederler.) 3. (Hiç alkol içmem. Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de. -Liman yetkilileri güverteye gelir gelmez yükleme kaldığı yerden devam edecek. (Nadiren sigara içerim. always (daima) She always listens to classical music. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.) every day/year/week etc. (O hep klasik müzik dinler.) I never drink alcohol. örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir. (Her gün işe giderim.) I go to work every day. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim. (Bana arasıra mektup yazar.Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.

(Varınca seni ararım. (Çok yorgunum. Uyumak üzereyim. ("Will" genellikle söz verirken kullanılır. Ona sürpriz parti hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.) ● USE 2 "Will" to Express a Promise (Söz vermek için) "Will" is usually used in promises.You're going to play He's going to play She's going to play It's going to play We're going to play They're going to play You aren't going to play He isn't going to play She isn't going to play It isn't going to play We aren't going to play They aren't going to play Are you going to play? Is he going to play? Is she going to play? Is it going to play? Are we going to play? Are they going to play ● USE 1 "Will" to offer something (Bir şey teklif etmek için) "Will" often suggest that a speaker will do something voluntarily.) EXAMPLES I will call you when I arrive. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else.) ● USE 3 "Be going to" to Express a Plan (Bir plandan bahsederken) "Be going to" expresses that something is a plan.) B: I'll get it.) EXAMPLES: A: I'm really hungry.) We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. (Sana biraz kahve getiriyim. (Söz veriyorum. (Tatilini Hawai'de geçirecek. ("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir. (Ben bakarım.) A: The phone is ringing. ) EXAMPLES He is going to spend his vacation in Hawaii. I'm about to fall asleep.) I promise I will not tell him about the surprise party. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır.) A: I'm so tired. (Telefon çalıyor.) B: I'll get you some coffee.) B: I'll make some sandwiches. (Gerçekten çok açım. (Bu gece 6'da buluşacağız.) A: Who is going to make John's birthday cake? (John'un doğum günü pastasını kim yapacak?) 220 .

Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır..) It will rain.. TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. I will go to Italy. -We were doing business with .. Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir. (Yağmur yağacak) It's going to rain....) ● USE 4 "Will" or "Be Going to" to Express a Prediction (Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to") Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future......) Past Continuous (-yordu) S+ was / were + v1(-ing) + obj... "Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir.) The year 2003 is going to be a very interesting year........ [WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was .. next year/month/week/Saturday (gelecek yıl/ay/hafta/Cumartesi) tomorrow (yarın) soon (yakında) in two minutes/four weeks (iki dakika/dört hafta içinde) B) Continuous: (-yor) Be + V1...B: Sue is going to make John's birthday cake..... (Sana bir aspirin getiriyim... -Son zamanlara kadar ... Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.ing 1. company till recent times.. EXAMPLES: The year 2003 will be a very interesting year.... (İtalya'ya gideceğim..... (John'un doğun günü pastasını Sue yapacak.were 221 ... Aşağıdaki örneklere bakınız... (Yağmur yağacak..) I will bring you an asprin....... (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak. (Kapıya ben bakarım.. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir.) Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir..) DİKKAT! Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçe’ye farklı şekillerde çevrilebilir.şirketiyle çalışıyorduk.. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.) I will open the door..

she was writing a letter. (O aradığında televizyon seyrediyordum. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir. you can also use a specific time as an interruption. someone stole his car. The interruption is usually an action in the Simple Past. EXAMPLES: W 222 .) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem) In USE 1. (Ders çalışıyordum. (Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı. described above. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı.ÖRNEK TABLO (+) I was playing You were play He was playing She was playing It was playing We were playing They were playing EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson. (Onu gördüğümde sigara içiyordu. it started to rain. (-) I wasn't playing You weren't playing He wasn't playing She wasn't playing It wasn't playing We weren't playing They weren't playing (?) Was I playing? Were you playing? Was he playing? Was she playing? Was it playing? Were we playing? Were they playing? EXAMPLES: I was watching TV when she called. Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik. (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu. the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past.) She was smoking when I saw her. (Ben vardığımda çay içiyorlardı.) ● USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted.) While John was sleeping last night.) Sally was working when Joe had the car accident.) hile we were having a picnic. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu.) When the phone rang.) They were drinking tea when I arrived. However.

I ate dinner. (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum) While Ellen was reading. belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil. (Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu. One customer was yelling at a secretary and waving his hands.) They were eating dinner.m. some were talking on the phones. Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor. (Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu. yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir. Tim was watching television.) ● USE 4 Atmosphere (Atmosfer) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. I was eating dinner. Yani eylemler paraleldir. patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı. 223 .. (Yemek yiyor. EXAMPLES: I was studying while he was making dinner. EXAMPLE: When I walked into the office.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence. it expresses the idea that both actions were happening at the same time. (Saat 6'da yemeye başladım. I was eating dinner. planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı. İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı..m. discussing their plans and having a good time. The actions are parallel. belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar.) At midnight. and customers were waiting to be helped.m. Past Continuous Tense'de ise. EXAMPLES: Last night at 6 p. (İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız. we were still driving through the desert. (Gece yarısı hala çölde araç kullanıyorduk) DİKKAT! Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir.) Last night at 6 p. the boss was yelling directions.Last night at 6 p. several people were busily typing.. bazıları telefonda konuşuyor. Others were complaining to each other about the bad service.

TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) (-) I am not playing You aren't playing He isn't playing She isn't playing It isn't playing We aren't playing They aren't playing (?) Am I playing? Are you playing? Is he playing? Is she playing? Is it playing? Are we playing? Are they playing? EXAMPLES (ÖRNEKLER) You are learning English now. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler.) 2.) Present Continuous (-yor) S+ am+is+are +V1 (ing)+obj. while . at this very moment. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun. -We are manufacturing the goods your desired type and quality -Sizin istediğiniz tipte ve kalitedeki bir malı üretiyoruz. Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir. Auxiliary Verbs: am/is/are ÖRNEK TABLO (+) I am playing You are playing He is playing She is playing It is playing We are playing They are playing ● USE 1 Now (Şimdi) Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now. (Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.as I saw him while he was driving.) They helped me as I was carrying some heavy bags. (Onu araba sürerken gördüm.) 224 .

) I am reading a book." "this year.) I am sitting.) Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?) ● USE 3 Near Future (Yakın Gelecek) Sometimes. Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion." "today. "bu ay". Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız. (Mühendis olmak için çalışmıyorum. (Ayakta durmuyorum. (Doktor olmak için çalışıyorum. which is in progress. speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future.) Isn't he coming with us tonight? (O bu gece bizimle gelmiyor mu?) ● USE 4 Complaining with "Always" ("Always" kullanarak şikayette bulunma) The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens. "bu yıl". Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action. (İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir." "this century" and so on.) I am not studying to become an engineer. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum. (İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz.) What are you doing? (Ne yapıyorsun?) Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) ● USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar) In English.) I am not standing.You are not sleeping now. (Bu gece partiye gitmiyorum. (Şimdi uyumuyorsun.) I am not going to the party tonight. (Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır. (Bir kitap okuyorum. (Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını 225 ." "this month.) EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir) I am studying to become a doctor.) EXAMPLES: I am meeting some friends after work. (Oturuyorum. "bu yüzyıl" vs. "tam bu anda".) I am not reading any newspapers right now. now can mean "this second.

FORM Future Continuous [WILL BE] + [VERB+ing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. (Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler.) I don't like them because they are always complaining. I will be waiting for you. Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight.).Doğru I am hating you .) He is always talking. Bir şeyden şikayet ederken kullanılır. I am going to be waiting for you. (O sürekli konuşur.understand .Doğru She isn't understanding me .) DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz. She is loving chocolate. love .veya olduğunu belirtir.Yanlış She loves chocolate. 226 .Doğru TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır..hate .Yanlış I hate you . EXAMPLES: She is always coming to class late. -Önümüzdeki haftadan itibaren tüm siparişlerinizi üretmeye başlıyor olacağız. (Derse hep geç kalıyor. .like . Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. (Bu gece uçak vardığında.have (possession) etc.Yanlış She doesn't understand me . seni bekliyor olacağım.) Future Continuous (-yor olacak) S + will / shall + be + v1-ing + obj. . -We will be beginning to manufacture all your orders as of next week. now right now at the moment at present 3.

) While I am working. so he will not see Jennifer when she arrives. ben Madison Otel’ de kalıyor olacağım. Steve yemeği yapacak. (Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak. Yanlış "FUTURE CONTINUOUS TENSE" TABLO (+) I will be playing You will be playing He will be playing She will be playing It will be playing We will be playing They will be playing (-) I won't be playing You won't be playing He won't be playing She won't be playing It won't be playing We won't be playing They won't be playing (?) Will I be playing? Will you be playing? Will he be playing? Will she be playing? Will it be playing? Will we be playing? Will they be playing? ● USE 1 Interrupted Action in the Future (Gelecekte yarıda kesilen eylemler) Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted.) I am going to be staying at the Madison Hotel. Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz. if anything happens and you need to contact me.(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım.) NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur.") (Ben çalışırken. (Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım. she is going to make dinner. The interruption is usually an action in the Simple Future. Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz. Steve will make dinner.) He will be studying at the library tonight.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir. "am working" because of "while. (Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız. Doğru While I will be finishing my homework. EXAMPLES: While I am finishing my homework. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Gelecekte belirli bir zaman belirtme) 227 . she is going to make dinner. (NOTICE. bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek.) I will be waiting for you when your bus arrives. (Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse. (Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım.) EXAMPLES: I will be watching TV when she arrives tonight.

(Bu gece kitap okuyarak.) EXAMPLE: When I arrive at the party everybody is going to be celebrating. discussing their plans. Others are going to be talking. (Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü. However. Bazıları dans ediyor olacak. belirli bir zaman vardır..) At midnight tonight. (İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız. they will be eating dinner. Tim will be watching television. planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar. I am going to be eating dinner. (O yemek yaparken.) EXAMPLES: I am going to be studying while he is making dinner. you can also use a specific time as an interruption. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak. (Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda.m. described above.) EXAMPLES: Tonight at 6 p.) ● USE 4 Atmosphere (Ortam) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future. (Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım.) While Ellen is reading. C) Perfect: (-miş) Have + V3 228 . Tim televizyon seyrediyor olacak) Tonight.) TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Bu tense için kullanılan özel zaman zarfları yoktur. it expresses the idea that both actions will be happening at the same time.In USE 1. Diğerleri konuşuyor olacak. ben ders çalışıyor olacağım. we will still be driving through the desert. Some will be dancing. (Ellen kitap okurken. gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer. and having a good time. the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future. Bu kullanımda ise eylem değil. (Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. They always do the same thing. (Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence.

It can also show that something happened before a specific time in the past. Past Perfect Tense Türkçe'de "miş"li geçmiş zamanın karşılığı olarak kullanılabilir. (Evet.S.S. (Onlar John'la tanışıncaya kadar hiç bir Amerikalıyla tanışmamışlardı. before your trip in 1992? (1992 yılındaki seyahatinden önce hiç Amerika'ya gitmiş miydin?) Yes. (İngiltere'ye geldiğimde biraz İngilizce çalışmıştım.) EXAMPLES: I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai.1. başka bir eylemden önce tamamlanmış olduğunu ifade eder. -Mallarınızın hepsini tüm risklere karşı sigorta etmiştik. 1998'den önce Amerika'da bulunmuştum. Geçmişte olan iki olaydan. once before in 1988. Aynı zamanda geçmişte yaşanan bir eylemin belirli bir zamandan önce olduğunu söylemek için de kullanılır. -We had insured all your goods against all risks.) Had you ever visited the U.) [HAD] + [PAST PARTICIPLE] PAST PERFECT TENSE "TABLO" + I had played You had played He had played She had played It had played We had played They had played I hadn't played You hadn't played He hadn't played She hadn't played It hadn't played We hadn't played They hadn't played ? Had I play Had you play Had he play Had she play Had it play Had we play Had they play ● USE 1 (Geçmişte başka bir şeyden önce tamamlanan eylem) The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past.) They had never met an American until they met John. I had been to the U. (Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir film seyretmemiştim.) Past Perfect (-mişti) S+ had + v3 + obj.S. daha önce olanını ifade ederken bu tense'i kullanırız.) ● USE 2 ( Geçmişteki belirli bir şey veya zamandan önceki süreç ) 229 . (Past Perfect tense geçmişte bir eylemin. FORM Past Perfect Examples: I had studied a little English when I came to the U.

EXAMPLES: I have seen that movie many times.) By the time Alex finished his studies. EXAMPLE: She had never seen a bear before she moved to Alaska. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir. Yanlış 2. (Bu araba bozulmadan önce on yıl bizimdi. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir. Doğru She never saw a bear before she moved to Alaska. (Bu filmi birçok kez seyrettim.) 230 . -Siparişlerinizin büyük bir bölümünü tamamladık. -We have completed the great deal of your orders. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır.) Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırın.) Present Perfect (-miş) S+ have / has + v3 + obj. he had been in London for over eight years. The exact time is not important.) PRESENT PERFECT TENSE" TABLO (+) I have played You have played He has played She has played It has played We have played They have played (-) I haven't played You haven't played He hasn't played She hasn't played It hasn't played We haven't played They haven't played (?) Have I played Have you played? Has he played? Has she played? Has it played? Have we played? Have they played? ● USE 1 Unspecified Time Before Now We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. (Bu filmi hiç seyretmedim.EXAMPLES: We had had that car for ten years before it broke down. (Alex çalışmalarını bitirdiğinde sekiz yıldan fazla zamandır Londra'da bulunmaktaydı. FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle] Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir.) I have never seen that movie.

) EXAMPLES: You have grown since the last time I saw you.) DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir. (Evet. (Fransa'da bulundum.) I have never been to France. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.) 231 . there has been a war in the United States. (Fransa'da hiç bulunmadım. (Hayır. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm.) Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?) Yes.) Have you ever met him? (Onunla hiç karşılaştın mı?) No.) Joan has studied two foreign languages. Amerika'da bir savaş oldu. onunla hiç karşılaşmadım.) People have travelled to the moon. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.) (Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır. 1 Experience (Tecrübe) You can use the Present Perfect to describe your experience.EXAMPLES: I have seen that movie twenty times. (İnsanlar aya seyahat etti.) He has never travelled by train.) There have been many earthquakes in California. (O trenle hiç seyahat etmedi.) EXAMPLES: I have been to France. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur. (Bu filmi yirmi kez seyrettim. (Kaliforniya’da bir çok deprem oldu. I have not met him.) I think I have met him once before. (Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.) I think I have seen that movie before.) 2 Change Over Time (Zamanla değişim) We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.) (Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır. (Joan iki dile çalıştı. (Sanırım onunla daha önce tanıştım.

Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible. (Oğlumuz okumayı öğrendi. (İnsan ayda yürüdü.) EXAMPLES: James has not finished his homework yet. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi. but she can communicate. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir. henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam 232 . Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action. (Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız.) My English has really improved since I moved to Australia.The government has become more interested in arts education.) 4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem) We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened.) Scientists have split the atom. Ayrıca bu zamanda. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı.) TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler) We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occurred in the past at different times.) Japanese has become one of the most popular courses at the university. (James henüz ödevini bitirmedi. (Yağmur durmadı. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler.) Doctors have cured many deadly diseases. (Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti.) EXAMPLES: Man has walked on the moon.) Susan hasn't mastered Japanese.) Bill has still not arrived. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz. ama iletişim kurabiliyor. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı. (Bilim adamları atomu parçaladılar. You cannot mention a specific time.) 3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken) We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity. (Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız.) The rain hasn't stopped. (Bill hala gelmedi.) Our son has learned how to read.

) EXAMPLES: The army has attacked that city five times.edeceği anlamı da vardır. -We will have completed all your orders within next week.) We have had many major problems while working on this project.) I have had four quizzes this semester. (Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız.) ● USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre) We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. but nobody knows why she is sick.) She has talked to several specialists about her problem.yet .this week .once . (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık. (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever) TIME EXPRESSIONS IN PRESENT PERFECT TENSE since . (Ordu şehre beş kere saldırdı.) She has been in England for six months.ever . "İki haftadır". "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder.twice three times .) EXAMPLES: I have had a cold for two weeks. (Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu.four times . "Beş dakikadır". (Altı aydır İngiltere’de) Mary has loved chocolate since she was a little girl.today – recently 3.just . (Bu dönem dört tane quiz oldum. -Önümüzdeki hafta içerisinde tüm siparişlerinizi tamamlamış olacağız. (İki haftadır gribim. Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz.never .for . EXAMPLES: I am going to see a movie when I have finished my homework. "For five minutes. ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi. Doğru 233 . Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi." "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.) Future Perfect (-miş olacak) S + will / shall + have + V3 + obj.this year .already . Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır.

Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz. his wife is going to have cleaned the entire house.) By the time he gets home. I will have received my promotion.) I am going to see a movie when I will have finished my homework.S. Yanlış FORM Future Perfect [WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I will have perfected my English by the time I come back from the U.) EXAMPLES: By next November.) ● USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs) (Gelecekte bir şeyden önceki süreç) 234 .) NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar. It can also show that something will happen before a specific time in the future.(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim. (O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak. (Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. (Future Perfect tense gelecekte bir şeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I am going to have perfected my English by the time I come back from the US. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. ÖRNEK TABLO (+) I will have played You will have played He will have played She will have played It will have played We will have played They will have played (-) Will I have played? Will you have played? Will he have played? Will she have played? Will it have played? Will we have played? Will they have played? (?) I won't have played You won't have played He won't have played She won't have played It won't have played We won't have played They won't have played ● USE 1 Completed Action Before Something in the Future (Gelecekte bir şeyden önce tamamlanmış eylem) The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future.

) ÖRNEK TABLO (+) I had been playing You had been playing He had been playing She had been playing It had been playing We had been playing They had been playing (-) Had I been playing? Had you been playing? Had he been playing? Had she been playing? Had it been playing? Had we been playing? Had they been playing? (?) I hadn't been playing You hadn't been playing He hadn't been playing She hadn't been playing It hadn't been playing We hadn't been playing They hadn't been playing ● USE 1 Duration Before Something in the Past (Geçmişteki bir şeyden önceki süreç) 235 . Susan is going to have had my book for a week.ing 1. (Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım. (İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı.With Non-continuous Verbs. FORM Past Perfect Continuous [HAD BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I had been waiting there for two hours before she finally arrived. (O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim. -We had been exporting various type of leather products to the a lot of countries until last year. gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz.) D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1. (Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin. başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir.) Past Perfect Continuous (-mekteydi) S+ had + been +v1-ing + obj. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin. Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır.) By Monday.) EXAMPLES: I will have been in London for six months by the time I leave. -Daha geçen yıla kadar bir çok ülkeye çeşitli deri ürünleri ihraç ediyorduk. we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future. (Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak.) She had only been studying English for two years before she got the job...

however.) Present Perfect Continuous (-mekte) S+ have / has + been + v1-ing + obj.) She had been working at that company for three years when it went out of business. I have been working in this company for four years. (Past Perfect Continuous Tense. (Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi.) James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia.) EXAMPLES: They had been talking for over an hour before Tony arrived. (Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır.) ● USE 2 Cause of Something in the Past (Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için) Using the Past Perfect Continuous before another action in the past is a good way to show cause and effect. (Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı.) I have worked in this company for four years 236 . Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır. Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da.) Sam gained weight because he had been overeating. geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır.We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous. fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir. çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı. (Jason yorgundu.) EXAMPLES: Jason was tired because he had been jogging. (Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum..) 2. -Bu hafta sıparişlerinizin kalanını hazırlıyoruz. (Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar. -We have been preparing the rest quantity of your orders this week. work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. Notice that this is related to the Present Perfect Continuous. (James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversitede eğitim veriyordu. Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur. the duration does not continue until now.

Lately (Son zamanlarda) You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes". (Son iki saattir konuşuyorlar. Without the durations. "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır. "Beş dakika boyunca". (O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır. (Üç yıldır bu şirkette çalışmaktadır. and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous.) EXAMPLES: They have been talking for the last hour.) James has been teaching at the University since June. (Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir. "for two weeks". (Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır.) FORM Present Perfect Continuous [HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I have been waiting here for two hours.) ● USE 2 Recently.) She has been working at that company for three years. We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning. "for two weeks".) She has only been studying English for two years. (James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir. Anlamı kuvvetlendirmek için 237 .(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir. (İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum.) ÖRNEK TABLO (+) I have been playing You have been playing He has been playing She has been playing It has been playing We have been playing They have been playing (-) Have I been playing? Have you been playing? Has he been playing? Has she been playing? Has it been playing? Have we been playing? Have they been playing? (?) I haven't been playing You haven't been playing He hasn't been playing She hasn't been playing It hasn't been playing We haven't been playing They haven't been playing ● USE 1 Duration from the Past Until Now (Geçmişten şimdiye yaşanan süreç) We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now. "For five minutes". the this tense gives a more general meaning of "lately". and "since Tuesday".

EXAMPLES: Sam has been having his car for two years. -We will have been beginning to operate approximately six months later. Doğru 3. Yanlış Sam has had his car for two years. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır. İngilizce Akış Şeması Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyin üzerinde bilenler için sadece fikir vermesi açısından verilmiştir. (Mary kendini biraz depresyonda hissediyor. (Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor. -Yaklaşık altı ay kadar sonra faaliyete geçiyor olacağız. (Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur.) Mary has been feeling a little depressed.cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır. (Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum. you must use Present Perfect. I have been feeling really tired. Kategoriye göre: OLUŞ CÜMLELERİ EYLEM CÜMLELERİ I am a student Present Tense She swims everyday I was a student Past Tense She swam yesterday I will be a student Future Tense She will swim tomorrow I have been a student Present Perfect Tense She has swum for two 238 .) IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses. To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs. yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz.) She has been watching too much television lately.) EXAMPLES: Recently. Durağan fiiller.) Future Perfect Continuous (-mekte olacak) S + will / shall + have + been + v1-ing + obj.

Continuous ve passive voice cümleleri eylem cümleleri olmalarına rağmen to be ile yapılırlar. çok fiil ve başkasına yaptırılan iş adı altında üç cümle kuruluş iskeleti ve bunların altında da yüklem tipine göre üç alt başlık bulunur. think of. ile bittiği için ikinci fiili Ving yapanlar give up. ) Yüklem tipi: 1) Kendilerinden sonra gelen fiile to aldıranlar want.... I want money y pre.days I had been a student Past Perfect Tense She had swum for two days Tobe Çekimi Eylem Çekimi İngilizce içinde ana başlık olarak iki tip cümle vardır ve bu iki tip cümle 5 ana zamanda konuşulur.( Bu tanım..... Tek Fiil S V O Çok Fiil S S Vy Vy to V Ving Ving O O O Başkasına Yaptırılan İş S S S Vy Vy Vy zamir to zamir V O Ving O Ving O to swim smoking stealing the S Vy pre. I want to swim I enjoy swimming I think of going : yüklem : preposition : subject I want you I stop you I accuse you of 239 . refuse.. kategori ve başlıklar İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzı ile yoktur. Eylem Cümlelerinin İskelet Sistemi: İngilizce’de ana başlık olarak tek fiil... S zamir pre. avoid. enjoy. 3) Sonu pre. 2) Kendilerinden sonra to aldırmadığından ikinci fiili Ving yapanlar stop. Yapılışına göre: TO BE ÇEKİMİ I I I I I am swimming will be swimming was swimming have been swimming had been swimming EYLEM ÇEKİMİ I I I I am taken will be taken was taken have been taken I had been taken to be + V3 were V2 was are V3 been to be + Ving TOBE is V1 am Bir cümle İngilizce gramerinde mutlak surette ya “ to be” yada “eylem” çekimi ile yapılabilir.

Eylem cümlesini kendi tense’inde “ yor “ larsanız continuous. Fiillerden sıfat yapma 3. Bu kullanım kolaylıkları İngilizce gramer sisteminde yer almasına rağmen gerek yerli ve yabancı kitap yazarları gerekse İngilizce öğretmenleri bu konulara fazla değinmezler. Sıfatlardan fiil yapma swimming pool broken heart to get fat yüzme havuzu kırık kalp şişmanlamak Burada yer alan bilgilerin amacı İngilizce eğitimi alanların yıllarca ayrı ayrı ezberlemek 240 . Sizlere yararlı olması inancımla. Bunların bazılarına aşağıda yer verilmiştir. 1.B Sonuç olarak bir cümle ya oluştur yada eylem ve eylemse mutlaka yukarıdaki iskelet sistemi içinde kalan 7 adetten bir tanesidir.V O : verb : object En küçük birim açıklama: 1) 2) 3) 4) The The The The girl girl girl girl in the garden who wants to go swimming killed by Tom açıklama Kelime grubu Relative Clause Gerund Passive E.K. Ezberlemeden Mantığı ile Kelime Türetme Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için verilmiştir. PÜF NOKTASI Aşağıda İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için yararlı olacağına inandığım ve kitaplarda kolaylıkla bulunamayacak bazı bilgiler yer almaktadır. edilgen yaparsanız passive voice cümleleri elde edersiniz. Fiillerden isim yapma 2.

Türkiye’de tennis oynamak çok pahalıdır 4. Bu sayede yüzlerce yeni kelimeye hiç bir çaba harcamadan ve en önemlisi ezberlemeden ulaşırız. o fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir sıfat haline sokar ve orijinal bir sıfat gibi Türkçeleşir. Her gün kullandığımız. Bu durum genellikle Ving yapısının ikinci kısım olması ile elde edilir. Smoking is a terrible habit. kızarmış tavuk kırık sandalye oturma odası yüzme havuzu fried chicken broken chair living room swimming pool gibi kelimeler teker teker ezberlenmek yerine orijinal fiilleri sayesinde türetilirler. Bu kullanım özelliği yüzlerce yeni kelimeyi bize hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Swimming is a good sport.zorunda kaldıkları ama aslında tek bir mantık ve sadelikle zaten farkında olmadan bildikleri bazı gerçeklerin hiçte sanıldıkları kadar ürkütücü olmadıklarını göstermektedir. Playing tennis in Turkey is very expensive. 241 . Air-conditioning Bodybuilding Brain washing Central heating Dry cleaning klima vücut geliştirme beyin yıkama merkezi ısıtma kuru temizleme 1. Aşağıda yer alan tamlamaları dikkatlice inceleyerek aynı mantığa varmaya çalışın. Bu kullanım özelliği bize yüzlerce yeni kelimeyi hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Eğer sözlükte kırık sıfatını aramak istersek karşımıza “ broken “ kelimesi çıkar ve bizde sanki onu özel bir kelimeymiş gibi algılarız oysa farkında olmadan zaten o kullanımı biliyoruzdur ama böyle bir yapının ne olduğu ve nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğimizden de zaten bildiklerimizi tekrar ezberlemek gibi bir tutuma gireriz. Ving Yapısının İsim Olarak Kullanımı Her fiilin tek başına Ving hali fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir isim haline sokar ve orijinal bir isim gibi Türkçeleşir. Yüzme iyi bir spordur V3 Yapısının Sıfat Olarak kullanımı Fiillerin tek başına V3 hali. Bakır madenciliği o bölgenin ekonomisi için vazgeçilmezdir 2. Copper mining is indispensable to the economy of that region. Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır 3. Dancing school Finishing line Freezing point Living room Opening speech dans okulu bitiş çizgisi donma noktası oturma odası açılış konuşması Ving yapılı isim farklı kelime ile birleşip yeni anlamlı başka bir tamlama ortaya çıkarabilir.

It is illegal to buy a stolen ring. Buraya park etmek yasak 4.hal broken stolen married fried painted 3. Bir sıfatı fiilleştirmek için önüne “ get “ getirilir ve sıfatlar artık oluş cümleleri yerine sıfat özelliklerini bir kenara bırakarak eylem cümlelerinde çekim alırlar. Bir Amerika’lı ile evli 2. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. It is forbidden to park here. Daha evvel isimlerin “ çoğul yapılma kurallarında “ da incelendiği gibi isimler . I am fat şişmanım I was fat şişmandım Oysa Türkçe Gramerinde karşımıza sıfatlardan türeyerek eyleme dönüşen ve bunun sonucunda eylem cümlelerinde kullanılan bir çok kelime çıkar. Fiillerin üç hali düzenli fiillerde sonlarına ed eki almalarıyla düzensiz fiillerde ise ayrı ayrı bilinmek suretiyle kullanılırlar.Hal eylem anlamları bir kenara bırakılarak onların sıfat anlamları incelenirse. Yani bir eylem gibi ele alınıp çekimlenemezler. to to to to to to be be be be be be fat angry hot dark better cold şişman olmak kızgın olmak sıcak olmak karanlık olmak daha iyi olmak soğuk olmak to get fat şişmanlamak to get angry kızmak to get hot ısınmak to get dark kararmak to get better iyileşmek to get cold soğumak 242 . şişman olmak şişmanlamak kızgın olmak kızmak sıcak olmak ısınmak pahalı olmak pahalılaşmak Aynı durum İngilizce gramerinde de karşımıza çıkarak aynen Türkçe’de olduğu gibi sıfatlar fiil yapısında kullanılabilirler. Çalıntı bir yüzük almak kanun dışıdır 3.Fiillerin üç hali vardır. Break Steal Marry Fry Paint 1. Kasabada çok cimri biliniyor Sıfatlardan Fiil Yapılması Bilindiği gibi sıfatların çekim alması sadece “ to be “ cümlelerinde gerçekleşebilmektedir. He is married to an American. Aşağıdaki örneklerde sıfatların nasıl fiil haline geldiklerini dikkatlice inceleyin.hal Şimdi fiillerin to break to steal to marry to fry to paint broke stole married fried painted 2. He is known very mean in the town.sıfatlar ve fiiller düzenli ( belirli bir kurala göre türetebilen ) ve düzensiz ( belirli bir kurala göre türetilemeyip ayrı ayrı bilinmek zorunda olunan) yapıda karşımıza çıkarlar. kırmak to be broken kırık çalmak to be stolen çalıntı evlenmek to be married evli kızartmak to be fried kızarmış boyamak to be painted boyalı 1.

I get crazy. Şişmanlamak istiyor I don’t want you to go out after it gets dark. çıldırıyorum. Her ne zaman onu görsem. Whenever I see him. 243 . Hayat her gün azar azar zorlaşıyor. Life gets difficult every day little by little. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmanı istemiyorum.She wants to get fat.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful