BASIC ENGLISH

İngilizce öğrenebilmek her şeyden önce kendinize güven ve insan aklının başaramayacağı hiç bir şeyin olamayacağına kendinizi inandırmanızla başlar. Geçmişteki yersiz ve boş korkularınızdan kurtulmanız İngilizce eğitiminde atacağınız ilk adım olacaktır. Unutmayın İngilizce öyle kolay bir lisandır ki ezberlemediğiniz sürece öğrenmemek için özel çaba sarf etmeniz gerekir. İddia ediyorum yeterli Türkçe altyapısı olan herkes 5 ay içinde makale yazabilecek düzeyde İngilizce öğrenir. İngilizce’de istisnai durumlar dışında hiç bir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçe’de olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar. İngilizce bir cümle yapılırken;

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN
sıralaması uygulanır Örneğin; Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce Ö Y N B Y temizliyor temizleyecek Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce temizleyebilir temizlemeli Yukarıdaki örneğe dikkat edilirse cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır. İngilizce’yi kısa sürede öğrenebilmenin gerek ve yeter koşulu iyi Türkçe altyapısına sahip olmaktır. Kullandığı malzemenin Türkçe gramerindeki karşılığını bilmeyen bir insanın İngilizce öğrenebilmesindeki başarı ne derece gerçekçidir. Bir ikinci nokta da İngilizce’de Türkçe’de olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. baba-cığım gide-cegini sev-diğimi hasta olduğumuzu Biz bu takıları Türkçe’ye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde kendimiz ekleriz.
cümlesi mantığı ile yapılır

Z

1

SİSTEM BİLGİSİ
Bizler bebekler gibi önce kelimelerin anlamlarını bilmeden kulak dolgunluğu ile ezberlemek daha sonrada aralarında zamanla anlam ilişkisi kurarak bütüne ermek gibi bir olayı bu yaşlarda yapamayacağımıza göre uygulanacak tek yöntem o dili gramer kurallarına göre öğrenmek olacaktır.

Sistem önce Türkçe dilbilgisi kurallarına genel bakış ile başlayan daha sonra İngilizce dilbilgisindeki
kullanacağımız tüm malzemeyi irdeleyip olayın mutfak aşamasıyla ilgilenen bütün bunların cümlelerin hangi aşamalarında karşımıza çıktığını Türkçe kıyaslamaları ile formülde yerine oturtan ve sırasıyla başlangıçtan itibaren İngilizce dilbilgisindeki tüm cümle yapılarına hayattaki kullanım mantığına göre uygulanan bir yöntemdir. Unutmayın ki iyi gramer bilgisi olan herkes iyi düzeyde yazıp konuşur. Bazen şu cümleyi çok sık duyarız. “Benim gramerim iyi ama konuşamıyorum.“ Bu sadece insanın kendini kandırmasından ibarettir. Gramer bilgisinden kastedilen onun formülünü bilmek değil hayatta bir olay yaşanırken hemen o gramerin adını telaffuz edebilmektir. Sadece formül bilmek okullarda sınav geçmek için geçerlidir gerçek hayatla bir ilgisi yoktur.

NEDEN 5 AY
Elbette ki İngilizce eğitimi öyle aylara sığacak bir olgu değildir ama temel ve taktiği ile uygulanabilecek doğru bir metot başarının altın anahtarıdır. Haftalık ortalama 5-6 saatlik derslerle geçirilecek 5 ay belki elde olmayan aksaklıklarla uzayabilecek 6 ay İngilizce için harcanacak maksimum zamandır. Bu sistem içinde uygulanan tarz ezberciliği ortadan kaldırdığından harcanan bütün süre mutlak öğrenmeye gitmektedir. Bu metotla İngilizce öğrenebilmek insan aklının alamayacağı kadar kolay olmasına rağmen Türkçe alt yapısı zayıf, her gün 1 saat evde kendi başına tekrar yapmayan, sistemi uygulamayan, birisi gelse de bütün her şeyi ben uyurken beynime aktarsa zihniyetinde olan kişilerin başarıya ulaşmaları hemen hemen imkansızdır. Eğitim sürecinden sonra kişi sıkça okuyarak kendince yazılar yazarak ve sistemin bir parçası olan notları tekrar ederek kendini geliştirecektir.

SEVİYE DÜZEYİ
5 ay sonunda aklınıza ne geliyorsa söyleyip yazabileceksiniz. Tabi ki CNN anlayamayacak Wall Street okuyamayacaksınız onlar belli bir kelime sürecinin sonunda gelecek olaylardır. Fakat sözlük yardımı ile Wall Street içindeki anlayamadığınız cümlelerin sayısı gittikçe azalacak yada deyimlerde sıkıntılar çekeceksiniz. B u sistem içinde yaklaşık kişiye bağlı olarak 3 ile 5 bin arasında kelime öğrenilecek bu kelimeler sayesinde her cümle kolaylıkla yapılabilecektir. İngilizce dilbilgisinde 100 binin üzerinde kelime vardır ama bütün bunları öğrenmek uzun yıllar alan bir süreçtir, bizim hedefimiz yazı ve konuşmada oldukça fazla sayılabilecek bu kelimeler ile profesyonel cümleleri ortaya çıkarmaktır. Sizi biraz daha aydınlatabilmek için yaklaşık 4 veya 5 haftalık bir eğitim sonucu geleceğimiz birinci kitabımızın sonunda aşağıdaki gibi yazı örneklerini çok rahatlıkla yazar ve konuşur olacaksınız.

2

Kilyos’ taki evimiz geceleri çok ıssız olduğundan arkadaşlarımızın bizi ziyaret etmeleri zordur. O akşam evde yalnızdık ve soygundan sonra katil bahçede olduğundan karanlıkta kendimizden bile korkuyorduk. Polisi aramamız kablo kesik olduğu için imkansızdı. It is difficult for our friends to visit us because our house in Kilyos is very quite at night. We were alone at home that night and we were afraid of even ourselves in the dark because the killer was in the garden after the robbery. It was impossible for us to call the police because the cable was cut. Biz Türkiye’de uluslararası bir ithalat şirketiyiz. İlanınızdan bütün dünyada yeni pazarlara ihtiyacınızın olduğu anlıyoruz. Karşılıklı menfaatlerimiz doğrultusunda sizinle uzun süreli bir iş birliğine hazırız. Eğer konu ile ilgilenirseniz, lütfen bize şirketiniz ve ürün yelpazeniz hakkında daha ayrıntılı bilgi gönderin. We are an international import company in Turkiye. We understand that you are in need of new markets all over the world. We are ready to make a long term cooperation with you on our mutually benefit. If you are interested in the subject, please, send us further information about your company and product range.

Yukarıdaki örneklerin seviyesi yaklaşık 4 ile 5 haftadır. Sakın bu cümleleri ezberleyeceğiniz izlenimine kapılmayın virgülüne kadar anlayarak sindirerek ve tüm benzerlerini yapabilecek bilgiye sahip olarak onları çok kolaylıkla halledeceksiniz. Hepsi tek bir formüle göre ve asla kelimelerin yerleri değiştirilmeden yapılır.

TURKÇE BİLGİSİ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin önündeki en büyük problemlerden bir tanesi yeterince Türkçe dilbilgisi bilmemektir. Çünkü insanlar belli bir yaştan sonra bebekler gibi yaşayarak İngilizce öğrenemeyecekleri için öğrenmenin en kalıcı ve temel kısmı yabancı dili kurallarına göre öğrenmektir. Bu da o dilin kendi ana dilinizle benzer ve farklı taraflarını algılamanızla olur. Tabi ki bunu yapabilmek içinde iyi Türkçe altyapısına ihtiyaç vardır. Türkçe temel gramer yapıları ve özellikleri bilinmeden İngilizce öğrenilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk olarak Türkçe dilbilgisini oluşturan temel kelime yapıları üzerinde duracağız. Bu yapıların çok iyi bilinmesi İngilizce’yi daha şimdiden büyük ölçüde halletmeniz anlamına gelecektir. Sakın bunları bildiğiniz ve gereksiz oldukları izlenimine kapılmayın. İleride yapacağınız hataların büyük kısmını buradaki bilgiler oluşturacaktır. Bu yüzden bu konuları mutlak surette çok iyi bilmek zorundasınız.

Nesne
Doğada var olduğunu bildiğimiz, görememekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir. kuş su hava kalem masa okul sıra koltuk Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan her şeyin nesne olduğu kolayca anlaşılır.

İsim
İnsanlar aralarında konuşurken var olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir. Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.

3

Sıfat
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar. kısa uzun büyük küçük şişman zayıf çalışkan tembel

Zamir
İsimlerin yerine geçen kelimelerdir, yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için onların kodlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Ben Sen O Biz Siz Onlar

Tamlamalar
1. İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya gelerek yaptığı tamlamalardır.

okul kapısı bahçe duvarı çocuk parkı

kalem kutusu

2. Sıfat Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim getirilerek yapılan tamlamalardır. kırık masa kötü adam

Özne
Cümledeki eylemi yapan yada yaptıran varlıktır. Eyleme veya cansız olabilirler. Tom yarın Ankara’ya gidecek. Dün bize geldiler.

ne-kim soruları sorularak bulunurlar. Canlı

( Kim gidecek – Tom ) ( Kim geldi – onlar )

Fiil
İş, oluş, eylem belirten kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde hemen hemen herkes farklı eylemler kullansa da onları “mek-mak” yaparak söyler, yani “git-mek, koş-mak” gibi. Burada

4

Cümle İçinde sadece bir tek yüklem bulunan kelime veya kelimeler grubudur. gelmek koşmak oturmak yürümek seyretmek ağlamak bağırmak Yüklem Çekim almış fiildir. gelecek) Kelimede zaman ise dün.gelecekte” eyleme iş yaptırmasıdır. bugün. Önemli not: Dilbilgisi kurallarında böyle bir anlatım ve izah tarzı yoktur. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş ) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar diyeceğiz. Bunlardan biri oluş diğeri ise eylem cümleleridir. Bu anlatım sadece bazı şeylerin daha kolay anlaşılması için yakıştırma ifadeler içermektedir.. Söylediğimiz kelimeler ise mastardır. eylem belirten kelimelere fiil denildiğini daha evvel 5 . (geçmiş. Cümleleri olayın geçtiği ana zaman olan yüklem ayakta tutar ve her yüklemin içinde mutlaka bir gramerde zaman bulunur. Yüklem ile mastar arasındaki farkı her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi taktirde İngilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız. Kısaca her yüklem mutlaka bir gramerde zaman içerir ve kelimede zamanlarında yüklemlerle uyumlu olmaları gerekir. Kesinlikle cümle içinde birden fazla yüklem olamaz. İngilizce gramerindeki bütün cümleler yüklem tiplerine göre bu iki grupta yer alır. İngilizce’de Cümle Yapısı Cümleleri biz İngilizce’de iki ayrı kategoride inceleyeceğiz. Bir cümlede sadece ve sadece bir tek yüklem bulunur. dün akşam. Bunun en büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından kaynaklanır. sadece cümleleri süslerler. “Köyden yarın geldim” cümlesinde gramerde zaman yani yüklem geldim kısmıdır yarın ise sayısal bir zamandır (kelimede zaman) ve uyumsuz gibi gözüken taraftır. Bu konu ileride bizim için çok önemli bir malzeme olacaktır. (gitti – gidiyor – gidecek) gibi . Bu iki ayrı kategori birbiri ile hiç bir şart ve konumda benzerlik göstermez. şu an. Oluş Cümleleri İlk bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. 1. O halde fiil dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir.karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir. yarın. İş. oluş. Bir fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin “geçmişte . geçen hafta… gibi kelimelerdir ve cümlelerin ana zamanlarını değiştirmeye hiçbir güçleri yoktur.şu anda . Çünkü cümlede bir tek gramerde zaman bulunur ve o da yüklemdir. Başka bir ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları gerekmektedir. Yukarıda anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir. seneye.

Yüzüyorduk. 6 . Seni arayacağım. Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir kelimedir. Doğadaki nesnelerin hepsinin bir var oluş eylemi vardır. Annesi bir ev kadını. Çok tembelsiniz. Herkes aradaydı. İsim ve sıfat cümleleri yapılmak istenildiğinde İngilizce gramerinde karşımıza oluş cümleleri çıkar. Aşağıda Türkçeleri verilen cümlelerin hangi kategoride olduklarını yanlarına yazınız. Odasında ağlıyordu. Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama içinde yüklem bulunmayan hiç bir yapının cümle olamayacağı hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır. 1. Linda’ nın babası bir doktor. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler verilmiştir. Yorgunum. 2. Beni geçen hafta parka götürdü. Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir. Her fiil illaki eylem içerecek diye bir kural yoktur. O genç bir öğretmendi. Yani fiilin tanımında bir oluştan söz edilmektedir. Karısını bahçede saatlerce bekledi. Geçen yaz Antalya’daydım. Yani bu cümleler içlerinde gizli bir “olmak“ saklamaktadırlar. Genellikle erken yatarım. Bahçede oynuyorlardı. Başbakan yarın geliyor. Canan güzel bir kız. Tom her sabah süt içer. İstanbul kalabalık bir şehir. Linda dün akşam Ankara’ya gitti. Çok şişman. Arabası bahçede. Biz bu tip cümleleri Türkçe’de isim ve sıfat fiil kullanarak yaparız oysa İngilizce’de böyle kullanımlar yoktur. Kız kardeşi heyecanlıydı. İki hafta önce evdeydiler. Eylem Cümleleri İçlerinde eylem konumunda yüklem bulundururlar. Başarılılar.açıklamıştık. Tom dün hastaydı. Evliydi.

Başbakan dün İstanbul’daydı. 6. Davranışları çok kabaydı.2. oluş ………. 12. 7. 21. Gözleri çok etkileyiciydi. Davranışlarını kontrol et. 10. 27. Güneşte uzun süre kalma. Grev hakkında basına bilgi verme. 23. Beni Amerika’dan her akşam arıyor. 7 . Çok etkileyici gözleri var. 28. Kitap hiç etkileyici değildi. Saatlerce beni seyretti. Bahçede sigara içme. 13. Geçen yıl Paris’te evlendim. 24.. Peter. Davranışları beni rahatsız ediyor. Görüntüsü oldukça kötüydü. Bana Türkiye’nin nüfusunu söyle. ………. 9. Dün yağmur yağıyordu. Sabahları erken kalkıyor. 3. 16. 4. 20. ………. Yıllar önce Sinan çok şişmandı. Bana evlilik resimlerini göster. 8. 14. Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. 22. eylem ………. 25. 17. Gözleri beni çok etkiledi. ……… oluş ………… …… eylem / emir ……. Gözlüksüz gazete okuma. Kitap beni hiç etkilemedi. 18.. 11. Dün hava yağmurluydu. 19. Tom ile bahçede top oynuyor. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. 26. 15. 16 yıllık evliyim. 5.

Çantanı mutfakta bırakma. Herkes sinirliydi. 49.. Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. 33. 50. Saatlerdir köşede ağlıyordu. Bu araba çalıntı. Evlilik ciddi bir olaydır. 35. Tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. Gelecek yıl bu zamanlar Ankara’da olacağım. 44. Pencereyi açık bırakma. İkinci soldan dön. Günün başlangıcında Bodrum’daydık. 36. 30. Lisede çok tembel bir öğrenciydim. 41. O yıllar önce bizim aile doktorumuzdu. Kanser ölümcül bir hastalıktır. Gecenin bir yarısı balkonda şarkı söyleme. 53. 31. 42. İngilizler soğuk insanlardır. İNGİLİZCEDE CÜMLE YAPISI 8 . 38. Yumurtaları yavaşça sepete koy.29. Konu hakkında müdüre hiçbir şey söyleme. Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. 37. 48. 45. Kirli ellerinle duvara dokunma. 39. 52. 34. 47. Akşam yemeğinden sonra duş alma. 40. 43. İhracatla ilgili tüm belgeleri bana gönder. Ayakkabılarım çalınmıştı. 46. Evlilik yıl dönümlerini bir restoranda kutladılar. 32. Günlerce seni her yerde aradım. 51. ……… eylem ……….

Ö nce ÖZNE daha sonra YÜKLEM ve son olarak Nesne + Belirteç + Yer + Zaman sıralama uygulanır. Şimdi İngilizce’de bizim kaderimiz olacak bu formülü irdelemeye çalışalım. Başka bir ifade ile formül tektir ve Türkçe’deki gibi kelimelerin yeri asla değiştirilemez. Özneyi Nesneyi Belirteci Yeri bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme ne-kim neyi-kimi nasıl-ne şekilde nerede-nereye soruları sorulur. S Subject ÖZNE V Verb FİİL O (Nesne + Belirteç + Yer + Zaman) Object NESNE isim sıfat zamir Yapısı ve konumu her ne olursa olsun İngilizce bir cümle yapılırken. Bu sıralama cümlede asla değiştirilemez. Zamanı bulmak için yükleme ne zaman Tom yarın babasını İzmir’e götürecek Tom götürecek babasını İzmir’e yarın SVN YZ Sabaha kadar Linda ile kumsalda kaldı O kaldı Linda ile kumsalda sabaha kadar SVB YZ Üç gün önce Ankara’da yeni bir ev aldık Biz aldık yeni bir ev Ankara’da üç gün önce SVN YZ Herkes odada televizyon seyrediyordu Herkes seyrediyordu televizyon odada 9 . Yani her konumda cümle standardı ve kelimelerin dizilişi aynıdır.İngilizce’de ister çok kolay yapıda algıladığımız isterse oldukça zor diye adlandırdığımız herhangi bir cümle kurmak istediğimizde ileri düzeyde İngilizce bilgisine sahip değilsek hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamayız.

SVN Y Oyuncaklarını dikkatlice kutuya koydu O koydu oyuncaklarını dikkatlice kutuya SVN BY Yarın seni fabrikaya götüreceğim Ben götüreceğim seni fabrikaya yarın SVN YZ Senin için her şeyi yapabilirim Ben yapabilirim her şeyi senin için SVN B Bu kasabada tek başına yaşıyordu O yaşıyordu tek başına bu kasabada SVB Y Sabahları tek başına kumsalda yürür O yürür tek başına kumsalda sabahları SVB YZ Bütün çuvalları tek başına taşıdı O taşıdı bütün çuvalları tek başına SVN B Aylarca kız kardeşi ile bahçede yaşadı O yaşadı kız kardeşi ile bahçede aylarca SVB YZ Ormanda hafta sonları Linda ile koşuyor O koşuyor Linda ile ormanda hafta sonları SVB YZ Yıllar önce karısını bir kazada kaybetti O kaybetti karısını bir kazada yıllar önce 10 .

Onlar bulamadı beni evde saatlerce 11 . O yaklaştı arabaya bir fenerle bir kaç saniyede SVN BZ Beni evde saatlerce bulamadılar.SVN YZ Her sene Bodrum’da bir ev alıyor O alıyor bir ev Bodrum’da her sene SVN YZ On yıl sonra Türkiye’ye dönecekler Onlar dönecekler Türkiye’ye on yıl sonra SVY Z Çocuklarını günlerdir göremiyorsun Sen göremiyorsun çocuklarını günlerdir SVN Z Tom geceleri yatakta radyo dinliyor Tom dinliyor radyo yatakta geceleri SVN YZ Linda’yı durakta 20 dakika bekledim Ben bekledim Linda’yı durakta 20 dakika SVN YZ Depremde binlerce kişi öldü Binlerce kişi öldü depremde SVY Kapıyı bir tekme ile dün akşam kırdılar Onlar kırdılar kapıyı bir tekme ile dün akşam SVN BY Bir fenerle arabaya bir kaç saniyede yaklaştı.

SVN YZ Deniz kenarında arkadaşı ile saatlerce oturdu. Ben ihtiyaç duyarım paraya Ankara’da SVN Y Mr. Mr. Bir insan ihtiyaç duyar tatile her sene SVN Z Dün akşam herkes tiyatroda uyuyordu. Simpson çalışmıyor burada artık SVY Z Her sabah işte gazete okuyorlardı. Simpson artık burada çalışmıyor. Biz sahiptik dört eve Amerika’da yıllar önce SVN YZ Ankara’da paraya ihtiyacım var. O satın alacak bir ev İzmir’de gelecek yıl SVN YZ Duygusal filmlerden hoşlanıyorum. Ben hoşlanıyorum duygusal filmlerden 12 . Onlar okuyorlardı gazete işte her sabah SVN YZ Bir insanın her sene tatile ihtiyacı var. O oturdu arkadaşı ile deniz kenarında saatlerce SVB YZ Amerika’da yıllar önce dört evimiz vardı. Herkes uyuyordu tiyatroda dün akşam SVY Z Gelecek yıl İzmir’de bir ev alacak.

O söylüyordu şarkı karısıyla bahçede dün SVN BYZ Boş zamanımda evde kitap okuyorum. Onun gözleri etkiledi bizi çok SVN B Saatlerce karısını camdan seyretti. Hiç kimse bilmiyor kararının nedenini SVN Her yıl dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor. Ben evlendim Manisa’da geçen yıl 13 . Ben okuyorum kitap evde boş zamanımda SVN YZ Amcasını bir bıçakla dakikalarca tehdit etti.SVN Dün karısı ile bahçede şarkı söylüyordu. Dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor her yıl SVZ Beni Amerika’dan her akşam arıyor. O seyretti karısını camdan saatlerce SVN YZ Geçen yıl Manisa’da evlendim. O tehdit etti amcasını bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Hiç kimse kararının nedenini bilmiyor. O arıyor beni Amerika’dan her akşam SVN YZ Gözleri bizi çok etkiledi.

Peter oynuyor top Tom ile bahçede SVN BY Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. O kuracak yeni bir fabrika Japonya’da gelecek yıl SVN YZ Saatlerdir köşede arkadaşıyla ağlıyordu. O tehdit etti onu bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Yeni işi tüm hayatını değiştirdi. Yeni işi değiştirdi tüm hayatını SVN Gelecek yıl Japonya’da bir fabrika kuracak. Tutuklu öğrenciler götürüldü mahkemeye dün SVY Z Onu bir bıçakla dakikalarca tehdit etti.SVY Z Peter Tom ile bahçede top oynuyor. Onlar kutladılar evlilik yıldönümlerini Beykoz’da SVN Y Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Ben okuyamıyorum gazete gözlüksüz SVN B Evlilik yıldönümlerini Beykoz’da kutladılar. Tüm hırsızlar tutuklandı kısa zamanda SVZ Dün tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. O ağlıyordu arkadaşıyla köşede saatlerdir 14 .

Ben okudum onların evlilik sırlarını bir kitapta SVN Y Gözleri ile herkesi etkiledi. Beni hayatının sonuna kadar terk etme. O kazdı inanılmaz bir tünel bir kaşıkla yıllarca SVN BZ Aşağıdaki örnekler emir cümlelerine aittir. O etkiledi herkesi gözleri ile SVN B Yıllarca bir kaşıkla inanılmaz bir tünel kazdı. Oynama oyun bilgisayarda VNY Kadehi masaya bırak.SVB YZ Onların evlilik sırlarını bir kitapta okudum. Bırak kadehi masaya VNY Kapıyı açık bırakma. Bırakma kapıyı açık VNB Saat ikide beni okulda bekle. Formül V + O şeklindedir. Cümle direk fiille başlar. Emir cümlelerinde eylem direk karşıdaki kişiye yapıldığından “özne“ yoktur. Bekle beni okulda saat ikide VNY Z 15 . Terk etme beni hayatının sonuna kadar VNZ Bilgisayarda oyun oynama. Bu yüzden ana formülümüzde “S“ yoktur.

Götür beni parka yarın VNY Z Çiçekleri her gün sula. Dokunma duvara pis ellerinle VNB Yarın beni parka götür.Pis ellerinle duvara dokunma. Sula çiçekleri her gün VNZ Güneşte uzun süre kalma. Yaz fiyat listesini bugün VNZ Geceleri balkonda şarkı söyleme. Sür güneş yağı sırtıma VNY Benimle bu akşam Ankara’ya gel. Söyleme şarkı balkonda geceleri VNY Z Sırtıma güneş yağı sür. Gel benimle Ankara’ya bu akşam VB YZ Bu akşam bizimle kal. Kal bizimle bu akşam 16 . Kalma güneşte uzun süre VYZ Fiyat listesini bugün yaz.

Olma aptal aramızda VNY Bu odada yalnız kalma.VB Z Ön bahçede top oynama. Dolaşma New York’da dokuzdan sonra VYZ Raporu yarın İtalya’ya gönder. Ol dürüst her yerde VNY New York’da dokuzdan sonra dolaşma. Oynama top ön bahçede VNY Beni her yerde öpme. Öpme beni her yerde VNY Benimle mutfakta bir bardak kola iç. Arama beni Ankara’dan her akşam VNY Z Her yerde dürüst ol. İç bir bardak kola benimle mutfakta VNB Y Beni her akşam Ankara’dan arama. Kalma yalnız bu odada 17 . Gönder raporu İtalya’ya yarın VNY Z Aramızda aptal olma.

Kontrol et davranışlarını 18 . Konuşma bu konuda aptalca her yerde VNB Y Akşamları arabanı bahçeye bırakma. Fırçala dişlerini günde üç kez VNZ Grev hakkında gazetede hiç bir yazı yazma. Yazma hiç bir yazı grev hakkında gazetede VNY Davranışlarını kontrol et. Topla odamı dikkatlice her sabah VNB Z Bu konuda her yerde aptalca konuşma.VB Y Beni bir daha işte tehdit etme! Tehdit etme beni işte bir daha VNY Z Benimle kumsalda sabaha kadar dans et. Dans et benimle kumsalda sabaha kadar VB YZ Çantamdan bir paket sigara getir. Getir bir paket sigara çantamdan VNY Odamı her sabah dikkatlice topla. Bırakma arabanı bahçeye akşamları VNY Z Dişlerini günde üç kez fırçala.

Konuşma yüksek sesle gecenin bir yarısı 19 .VN Bana evlilik resimlerini göster. Çıkart kırık masayı dışarı VNY Gecenin bir yarısı yüksek sesle konuşma. Bırakma çantanı mutfakta VNY Satışla ilgi tüm belgeleri bana gönder. Gönder tüm belgeleri satışla ilgili bana V N1 N2 Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. Anlatma evlilik sırlarını hiç kimseye V N1 N2 Kırık masayı dışarı çıkart. Göster evlilik resimlerini bana V N1 N2 Gözlüksüz gazete okuma. Alma duş akşam yemeğinden sonra VNZ Çantanı mutfakta bırakma. Söyle Türkiye’nin nüfusunu bize V N1 N2 Akşam yemeğinden sonra duş alma. Okuma gazete gözlüksüz VNB Bize Türkiye’nin nüfusunu söyle.

Oku kitap boş zamanında VNZ Ayakkabılarını paspasa sil.VB Z Boş zamanında kitap oku. Ana formül S olmak O şeklindedir Tom’un babası çok hasta Tom’un babası olmak çok hasta SVN Linda dün akşam evdeydi Linda olmak evde dün akşam SVY Z Boğazın manzarası çok güzel Boğazın manzarası olmak çok güzel SVN 20 . Bırakma beni tek başıma burada VNB Y Aşağıdaki örnekler oluş cümlelerine aittir. Yani yüklemi “olmak“ mastarından türeyen bir kelimedir. Ol dikkatli VN Burada beni tek başıma bırakma. Olma aptal baban gibi VNB Dikkatli ol. Sil ayakkabılarını paspasa VNY Baban gibi aptal olma.

Yıllar önce bu köy harikaydı Bu köy olmak harika yıllar önce SVN Z İki gün önce okulda çok heyecanlıydı O olmak çok heyecanlı okulda iki gün önce SVN YZ Geçen yıl oldukça şişmandılar Onlar olmak oldukça şişman geçen yıl SVN Z Onunla yıllar önce çok mutluydum Ben olmak çok mutlu onunla yıllar önce SVN BZ Dün akşam burada değildi O olmamak burada dün akşam SVY Z Enflasyon oldukça yüksek Enflasyon olmak oldukça yüksek SVN Zeki Müren ünlü bir şarkıcıydı Zeki Müren olmak ünlü bir şarkıcı SVN Üç gün önce okulda çok hastaydı O olmak çok hasta okulda üç gün önce SVN YZ Dün hava İstanbul’da yağmurluydu Hava olmak yağmurlu İstanbul’da dün 21 .

Tom olmak bir öğretmen Kars’ta iki yıl önce SVN YZ Oğlu seneye İstanbul’da olacak.SVN YZ Seneye bir doktor olacak O olmak bir doktor seneye SVN Z Türkler Asya’da büyük bir devletti Türkler olmak büyük bir devlet Asya’da SVN Y Hava bu günlerde Antalya’da güneşli. SVB YZ Türkiye’nin baş kenti Ankara’dır. Ben olmak Tom ile Amerika’da iki yıl önce. Galatasaray olmak büyük bir takım Avrupa’da SV NY İki yıl önce Tom ile Amerika’daydım. Hava olmak güneşli Antalya’da bu günlerde SVN YZ Türkiye yıllardır NATO’nun bir üyesidir. Türkiye olmak NATO’nun bir üyesi yıllardır SVN Z Tom iki yıl önce Kars’ta bir öğretmendi. Türkiye’nin başkenti olmak Ankara 22 . Oğlu olacak İstanbul’da seneye SVY Z Galatasaray Avrupa’da büyük bir takımdır.

Petrol varilleri olmak bahçede dün 23 . Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Başbakan dün mecliste çok mutluydu. Ankara olmak Türkiye’nin başkentidir. Biz olmak yalnız evde dün gece SVN YZ Petrol varilleri dün bahçedeydi. Notları olmak oldukça yüksek okulda SVN Y Filmin sonu çok hüzünlüydü. İstanbul olmak bir başkent yıllar önce SVN Z Dün gece evde yalnızdık.SVN Ankara Türkiye’nin başkentidir. Karısı olmak çok güzel bir kadın SVN Okulda notları oldukça yüksekti. Filmin sonu olmak çok hüzünlüydü SVN İstanbul yıllar önce bir başkentti. SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Başbakan olmak çok mutlu mecliste dün SVN YZ Karısı çok güzel bir kadındı.

Tecrübesiz şoför olmak potansiyel bir tehlike SVN Gözleri çok etkileyiciydi. Evlilik olmak ciddi bir olay SVN Bu araba çalıntı. Onun gözleri olmak çok etkileyiciydi SVN Görüntüsü oldukça kötüydü. Kitap olmamak ilginç SVN Evlilik ciddi bir olaydır. Senin davranışın olmak son derece kaba SVN Dün hava yağmurluydu. Ben olmak evli 16 yıldır SVN Z Kitap ilginç değildi. Hava olmak yağmurlu dün SVN Z 16 yıllık evliyim. Onun görüntüsü olmak oldukça kötü SVN Davranışın son derece kaba.SVY Z Tecrübesiz şoför potansiyel bir tehlikedir. Bu araba olmak çalıntı 24 .

Her şey olmak harika tatilde SVN Z Bu hafta çok yorgunum. Türkiye olmak Birleşmiş Milletlerin üyesi SVN Yıllar önce Sinan oldukça şişmandı. Telefon olmak yararlı bir icat SVN Yeni bir kaynak şirket için çok önemli. Ben olmak çok yorgun bu hafta SVN Z Çok üzücü bir filmdi. O olmak çok üzücü bir film SVN Telefon yararlı bir icattır.SVN Tatilde her şey harikaydı. 25 . İngilizler olmak serin kanlı SVN Türkiye Birleşmiş Milletlerin üyesidir. Yeni bir kaynak olmak çok önemli şirket için SVN B İngilizler serin kanlıdırlar. Sinan olmak oldukça şişman yıllar önce SVN Z Gelecek yıl bu zamanlar Çin’de olacağım.

Ben olacağım Çin’de gelecek yıl bu zamanlar SVY Z Lisede çok tembel bir öğrenciydim. Onların bütün problemi olmak kötü yönetim SVN Camın hammaddesi kumdur. 26 . Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı olmak Atatürk SVN Onların bütün problemi kötü yönetim. O olmak hapiste Konya’da yirmi yıldır S V Y1 Y2 Z Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Atatürk dür. Biz olmak hasta dört gündür SVN Z Yirmi yıldır Konya’da hapiste. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Beş sene evvel o bizim aile doktorumuzdu. Kanser olmak öldürücü bir hastalık SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Ben olmak tembel bir öğrenci lisede SVN Z Kanser öldürücü bir hastalıktır. O olmak bizim aile doktorumuz beş sene evvel SVN Z Dört gündür hastayız.

Kitapları yarın rafa yerleştir. yy’ın en büyük icatlarından biridir Televizyon olmak 20. Sonunda onu terk edebildim. Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor olmak çekmecemde 5 dakika önce SVY Z Aşağıdaki cümleleri S V O formülünde yerine koyun. İki yıl önce Almanya’daydık. Bu yaz babasıyla Amerika’ya gidecek. yy’ın en büyük icatlarından biridir SVN Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. Seni bir daha affetmeyeceğim. Benimle yeni bir hayata başla. Gözleri mükemmel. Tom’u partiye davet etme. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri olmak işsizliktir SVN Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor 5 dakika önce çekmecemdeydi. Bahçede günlerce hazine aradı. Dört yıl önce bir Amerikalı ile evliydi. Dün akşam çok hastaydım. Burada beni tek başıma bırakma. Sarhoş şoför olmak onların ölümlerinin tek nedeniydi SVN Televizyon 20. Gelecek yıl arkadaşıyla bir şirket kuracak. Bir bardak su ile saatlerce oynadı. Bu olay şu anda önemli değil. Ellerini yavaşça masaya vurdu. Yaşamı sensiz anlamsız.Camın hammaddesi olmak kum SVN Sarhoş şoför onların ölümlerinin tek nedeniydi. 27 . Uzun süre suda gözlerini açamadı. Seninle yarın işe gitmeyeceğim. Arabasını parkta bir kova su ile yıkadı. Yağmurda uzun süre kalma. O artık bekar bir insan.

Beni yıllarca yalanları ile kandırdı. He.. Saksıdaki çiçekleri yarın sula. Kitabı dün akşam okuyamadım. Ankara Türkiye’nin başkentidir. Karımı yıllardır her yerde arıyorum. Hayatın oldukça ilginç gözüküyordu. Kaza hakkında hiçbir şey söyleme. yerleri asla değiştirilemez. Masaya yeni bir bardak getir. Çocukluklarında çok yaramazlardı. Telefonumla oynama. Pencereyi açtı. Borsada her şeyini kaybettin. İngilizce’de her şeyden önce bilinmesi gereken temel kelimeler vardır. Evde tek başına ağlıyordu. Duşta uzun süre kalma. Aylardır onu burada görmüyorum. She. Sabaha kadar baş ucumda kal. Bu kelimeler aynen Türkçe’de olduğu gibi isimlerin yerine kullanılır ve “ zamir “ diye adlandırılır. Şirket ciddi krizde. Karısı hoş bir insandı. Pencereyi açık bırak. Gazetedeki resmi hışımla yırttı. Bu sabah annesini doktora götürdü. İlk olarak “şahıs zamirleri“ üzerinde duracağız. Her şeyi babasından öğrendi. Enflasyon Türkiye için önemli bir sorun. Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Lütfen bana ıslak ellerinle dokunma. He She It We You They I Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için O O O Biz Sen.. Her zaman cümlenin öznesi (olayı yapan yada yaptıran varlık) konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir işlevleri yoktur. Borcumuzu günlerdir ödeyemiyoruz. Yeni kiracısı emekli bir memurdu. Evin manzarası felaket. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Senden çok farklıydı. Siz Onlar Ben 28 . Pencere açıktı. It.

His Her Its Our Your Their My + İSİM His Her Its Our Your Their My book book book book book book book Görüldüğü gibi arkalarına bir isim alarak ismin kime ait olduğunu belirtirler. It. His Her Its Our Your Their My Erkekler için Kadınlar içi Cansız ve hayvanlar için Onun Onun Onun Bizim Seni. İkinci grupta ise zamirlerin iyelik hallerini inceleyeceğiz. Her. I) ait alt öğeleri başka bir ifade ile bu zamirlerin sahip olduğu bir şeyleri (nesneleri) anlatacağız.. They. You. She. İsmin kime ait olduğunu belirterek daha evvel açıkladığımız şahıs zamirlerine (He. His school His job Her pocket Her pen Our armchair Our teacher Your father Your car Their secretary Their house My exam My sister Onun okulu Onun işi Onun cebi Onun kalemi Bizim koltuğumuz Bizim öğretmenimiz Senin baban Senin araban Onların sekreteri Onların evi Benim sınavım Benim kız kardeşim 29 . sizin Onların Benim Burada unutulmaması gereken en önemli nokta bu zamirlerden sonra mutlaka bir ismin geldiğidir. Tek başlarına kullanımları kesinlikle yoktur. Its. We.His..

His, Hers, Mine...
Bu kategoride ise iyelik zamirlerinin isimlerle kullanılarak verdiği anlamları tek kelime ile karşılayan ilgi zamirleri üzerinde duracağız. Örneğin, benim arabamın İngilizce karşılığı “my car” dır. Eğer “benim arabam“ daha evvel cümle içinde kullanılmışsa ikinci cümlede bunu tekrarlamak zorunda değiliz, yani benim arabam yerine “benimki“ diyebiliriz. İşte benimki, seninki, onunki... gibi kelimelere biz ilgi zamirleri diyeceğiz. Dikkat edilirse bu kelimeler durup dururken kullanılamazlar başka bir deyişle bu kelimelerin anlamları daha evvelden bilinmelidirler. Benim arabam Onun kitabı Bizim evimiz yerine benimki yerine onunki yerine bizimki

His Hers ----Ours Yours Theirs Mine

Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için

Onunki Onunki ---------Bizimki Seninki, Sizinki Onlarınki Benimki

His school His girl friend His car Her father Her book Her life Our dog Our house Our picture Your table Your teacher Your mother Their flower Their garden Their cat My exam My face My pen

onun okulu onun kız arkadaşı onun arabası onun babası onun kitabı onun hayatı bizim köpeğimiz bizim evimiz bizim resmimiz senin masan senin öğretmenin senin annen onların çiçeği onların bahçesi onların kedisi benim sınavım benim suratım benim kalemim

his his his hers hers hers ours ours ours yours yours yours theirs theirs theirs mine mine mine

Onunki Onunki Onunki onunki onunki onunki bizimki bizimki bizimki seninki seninki seninki onlarınki onlarınki onlarınki benimki benimki benimki

Him, Her, Me...
30

Türkçe’de sık sık karşımıza ismin halleri çıkar (e-a-de-da..) İngilizce’de ismin hallerini göremeyiz. İsmin hallerini almış ve cümle içinde anlam kazanan bazı zamirler vardır. Bunlar Türkçe’ye kulağa hoş geldiği gibi çevrilir. Bu son gurupta bu tip zamirleri inceleyeceğiz. Him Her It Us You Them Me Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hay. için Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Bize,bizi,bizde, ... Sana,seni,sende, ... Onları,onlara,onlarda, ... Bana,beni,bende, ...

Yukarıdaki zamirler ismin tüm halleri için kullanılır. Örneğin “me“ cümle içinde “bana, beni, bende“ anlamları kazanabilir. Beni sinemaya götür Bana bir kalem ver

Örneklerinde altı çizili yerlere “me“ gelir ve Türkçe’ye en uygun çeviri yapılır. Buradaki önemli nokta bu zamirlerin mutlaka S V O N B Y Z formülünde nesne kısmında yer almasıdır. Yani cümlede asla özne konumunda bulunamazlar ve bu tip zamirlerle cümleye başlanamaz. Aşağıda şu ana kadar incelediğimiz dört grup zamir topluca görülmektedir.

Ona, onu Ona, onu Ona, onu Bize, bizi Sana, seni rı, OnlaraOnla Bana, ben

Him Her It Us You Them Me

Onunki Onunki -------Bizimki Seninki ınkiOnlar Benimki

His Hers -----Ours Yours Theirs Mine

Onun Onun Onun Bizim Senin ınOnlar Benim

isH erH Its Our Your Their My

O O O Biz Sen Onlar Ben

He She It We You They I

Aşağıdaki boşlukları uygun karşılıkları ile doldurunuz. Amcam ………my uncle………. Annemiz Baban Bana Bebekleri

31

Ben Beni Benimki Biz Bize Bizi Bizimki Bizimkiler Büyük çantamız Cebi Cesur koruması Çalışkan kız kardeşim Çantası Çirkin sekreteri Elmas yüzüğün Eski saati Etkileyici görüntüsü Ev adresimiz Güzel karısı Güzel ülkemiz Hatan Hayatı Islak elim İlginç arabası İlginç hayatın İşi Kalemim Kanepeniz karısı Kırmızı arabam Kırmızı ceketim Kız arkadaşım Kirli gömleğim Kitabı Kocası Koltuğumuz Kuvvetli kolları Kuyruğu Küçük evleri Masaları Mini eteği O Odası Okulum Ona Onlar Onlara Onları Onların başarılı oyunu Onların kedisi Onların mutlu günü Onların sıcak yatakları . Onlarınki Onu Onun altın kolyesi Onun boş cüzdanı Onunki Onunkiler Oturma odan Öğretmeni

32

Pahalı eteğim Pahalı paltosu Pahalı yüzüğün Perdeleri Resmimiz Sabırsız babası Sana Sen Seni Senin gül bahçen Seninki Siyah kazağı Siz Size Sizinki Sobası Sözlükler Suratın Şemsiyesi Şişman dayıları Tamir çantası Tecrübeli öğretmenim Tehlikeli köpekleri Tehlikeli sokağımız Televizyonumuz Tembel erkek kardeşi Tembel köpeğimiz Temiz evimiz Tuhaf kalemi Uzun boylu müdürüm Yağmurluğum Yakın okulu Yaramaz kızın Yavaş spor araban Yeni kasabaları Yorgun arkadaşım Yuvarlak masaları Zengin amcası Zengin baban

ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
Bazı isimleri sayabiliriz, bazı isimleri ise sayamayız. Sayılabilen isimler tekil veya çoğul olabilirler ama sayılamayan isimler daima tekildirler. Sonu “ o “ ile biten isimler potato , tomato tomatoes Sonu “ x “ ile biten isimler box , fox ( es ) alarak , patatoes ,

( es ) alarak ,boxes , foxes

Sonu “ s “ ile biten isimler glass , class ( es ) alarak , glasses , classes Sonu “ f, fe “ ile biten isimler shelf , knife knives Sonu “ y “ ile biten isimler city, story ( ves ) alarak , shelves ,

( ies ) alarak ,

cities , stories

33

Belli bir kural sınıfına girmeyen ve bunun sonucunda ayrı ayrı bilinmek zorunda kalınan kelimeler ise “ düzensiz “ yapılardır. dish Sonu “ y “ ile bitip kendinden önce toy. toys . boy ( es ) alarak . pen ( s ) alarak . pens Bir kural eşliğinde formülize edilebilen her şey İngilizce Gramerinde “ düzenli “ diye adlandırılır. dishes ( s ) alarak . boys “ bir sesli harf “ gelmesi durumunda Bunlar dışında kalanlar book. Man man Person Foot Fish Louse Mouse Child Tooth Sheep Ox Goose This That çocuk diş koyun öküz geyik bu şu ayak balık bit fare adam kadın kişi feet fish lice mice children teeth sheep oxen geese these those men women people ayaklar balıklar bitler fareler çocuklar dişler koyunlar öküzler geyikler bunlar şunlar adamlar kadınlar kişiler Çift olan herşey çoğul sayılır. watches . Aşağıda “ s “ ve türevleri “ ile çoğul yapılamayan ayrı ayrı bilmek zorunda olduğumuz “ düzensiz isimler “ yer almaktadır. Eyes Jeans Scissors Overalls Pants gözler kot pantolon makas tulum pantolon shorts shoes tights pyjamas braces şort ayakkabı tayt pijama askı 34 .Sonu “ ch . books . Yukarıda belli kurallar çerçevesinde çoğul yapılabilen isim kategorileri gösterilmiştir. sh “ ile biten isimler watch.

Bu isimler aşağıdaki gibidir.Glasses Trousers Clippers Tongs bardak pantolon kırpma aleti maşa binoculars spectacles shears pincers dürbün gözlük makas kerpeten Sonu “ f ve fe “ ile biten isimlerin çoğul yapılabilmeleri için bu harflerin düşüp yerlerine “ ves “ getirildiğini söylemiştik. Aborigines Archives Riches Cattle Clothes sığır çamaşır yerli arşiv servet police remains polis kalıntı tasarruf çevre teşekkür savings surroundings thanks 35 . Calf Half Wife Self Knife Leaf Shelf Thief Wolf Loaf Sheaf buzağı yarım kadın eş kendi bıçak yaprak raf hırsız kurt somun demet calves halves wives selves knives leaves shelves thieves’ wolves loaves sheaves raflar hırsızlar kurtlar somunlar demetler eşler kendileri bıçaklar yapraklar buzağılar yarımlar Yukarıdakiler dışında kalan isimler “f ve fe“ ile bitmelerine rağmen sadece “s“ alarak çoğul yapılır Safe Belief Roof Chief kasa inanç çatı başkan safes beliefs roofs chiefs çatılar başkanlar kasalar inançlar Her zaman çoğul olarak kullanılan tekili olmayan isimler.

Türkiye’nin nüfusu George’s school . sinin.Bay Smith’in eşi Linda’s bag .Babamın arabası Her sister’s house .Dünkü gazete Next year’s plan .George’un okulu Celal’s table . your. my) isimlerin yerine kullanılmaktadır.Kız kardeşinin evi Lane’s party . sunun. Advice Baggage Bread Money Cash Fun Homework Work nakit eğlence ev işi iş bagaj ekmek para öğüt business entertainment furniture grief knowledge information mail news bilgi bilgi posta haber iş gösteri mobilya üzüntü ‘S 1.Jane’nin partisi Mr. his.Celal’in masası My brother’s car . Eğer zamirlerin yerine gerçek isimlerini koyar ve yine bir aitlikten söz edersek o zaman “ ‘s “ kullanmak zorunda kalırız ve isimlere “ nin. nın. Dikkat edilirse daha evvel açıklamaya çalıştığımız iyelik zamirleri (her. its.Okulun kapısı The book’s page . their. our.Ayşe’nin kamerası Suzan’s father . lık.Suzan’ın babası Turkey’s population .Linda’nın çantası Today’s news .Outdoors Dregs Eaves Environs Wages dışarısı tortu saçak çevre manners outskirts victuals goods haftalık maaş terbiye civar erzak mal Türkçe’de sayılabilir gibi düşündüğümüz ama İngilizce’de sayılamayan isimler.Kitabın sayfası The cat’s milk . sünün. His book Tom’s book Her cat Linda’s cat Ayşe’s camera . sının. lik …” gibi anlamlar katar.Kedinin sütü Yesterday’s newspaper .Gelecek yılki plan 36 .Bu günkü haberler The school’s door . Smith’s wife .

100’lük sigara 6.II Mahmut’un tahtı The minister’s old advisor . Eight hours’ sleeping .Socrates’in hastalığı 5.Bir kolluk mesafe An hour’s walk . Bazen isim tamlaması yapma görevi üstlenirler. Tom’s Linda’s Children’s Tom’unki Linda’nınki Çocuklarınki His Hers Theirs Onunki Onunki Onlarınki 7. Sonu “ z “ okunuşu ile biten veya Latince kökenli olan isimlerde ‘ kullanılır.Öğretmenlerin adresleri Turks’ proposals .Üç haftalık kurs 60’s container . yours. Özel faaliyet gösteren iş yerlerini asıl meslekten ayırt etmek için kullanılır. Tom and Linda’s father . İsimlerin iyelik hallerinden ( nin.Sekiz saatlik uyku One week’s travel .Geçen haftanın maçı Uncle Tom’s house . zaman.Öğrencilerin kitapları girls’ bags .Bir taş atımı mesafe A moment hesitation . yer belirttiğinde “ lik-lık “ anlamları kazanabilirler.Bir haftalık tatil A year’s notice .) gibi anlamlar vermeyebilir. sinin.Johnson’un metodu Socrates’ illness .Bakanın eski danışmanı The government’s decision .İki saatlik yol Ten dollars’ worth . “ ‘s “ her zaman ( nin.Ayşe ve Ahmet’in okulu George and Ann’s ball .Sandalyelerin rengi students’ books .Hükümetin kararı 2. ours.Keats’ın şiirleri Johnson’s’ method .Kızların çantaları teachers’ addresses .Humphreys’in filmleri Dickens’ novels . sının…) farklıdırlar.Bir yıllık ihbar A month’s salary . nın. Aşağıda bu şekilde oluşan tamlamalara örnekler verilmiştir. The The The The The chairs’ colour .Tom amcanın evi Mahmut the second’s reign . Bu tamlamaları ismin iyelik halleri ile karıştırmamak gerekir.On dolarlık fiyat Three weeks’ course .Türklerin teklifleri 3. Çoğul ismlerin sonları “ s “ ile bittiği için ‘s kullanılmaz onun yerine ‘ getirilir.Dickens’ın romanları Keats’ poems . Daha evvel gördüğümüz ilgi zamirlerinin (his.Tom ve Linda’nın babası Ayşe and Ahmet’s school .Bir aylık maaş A stone’s throw . Humphrey’s’ films .Bir anlık tereddüt An arm’s length . Çift isimli durumlarda ikinci isme ‘s getirilir.Last week’s match . Butcher’s kasap (dükkan) Grocer’s bakkal (dükkan) Butcher Grocer kasap (meslek) bakkal (meslek) 8.Bir saatlik yürüyüş Two hours’ drive . nın. hers.George ve çocukların topu 4. theirs. sinin. İsimlerde ölçü. sının…. 37 . mine) yerine gerçek isimlerinin kullanılması durumunda kullanılır.60’lık konteynır 100’s cigarette . Fakat bu ifadeler genel anlam içerirler.

Tom’un doğum günü The wall of the castle .Kitabın başlığı The ground floor of the building .Kasabın bıçağı A teacher’s book .A butcher’s knife .Öğretmenin kitabı A boys’ school .Jack’in telefon numarası Best party of day .Köpek hayatı A driver’s license .Bir kasap bıçağı The butcher’s knife .Kadınlar kulübü OF 1.Türklerin cesareti The poster of Atatürk .Kalenin suru The manager of the hotel .Kadın terzisi A A A A lieutenant’s rank .Çocuk hikayesi A doctor’s degree .Teğmen rütbesi summer’s day . nın.Doktor diploması A dog’s life .Allah’ın varlığı The end of American Indians .Hükümetin kararı The title of the book . Sadece “ s “ daha çok özel isimlerde “of “ ise cins isimlerde kullanılır. “of “ kullanarakta ( nin.Marangoz testeresi A children’s story .Bir yaz günü teacher’s college . Değişen hiç bir şey yoktur.Kızılderililerin sonu The courage of the Turks .Erkek okulu A child’s play .Binanın giriş katı The name of this village .Bu köyün ismi The roof of the house .Arabanın arkası The phone number of Jack .Arabanın penceresi The new vase of the roses .Kız üniversitesi A ladies’ tailor .Otelin müdürü The window of the car .Problemin nedeni Back of the car .Şoför ehliyeti A girls’ college .Evin çatısı The cause of the problem .Günün en iyi filmi Job of my sister .Öğretmen okulu women’s club .Hikayenin başlangıcı The decision of the government .Kız kardeşimin işi Favourite colour of Paula .Paula’nın favori rengi Birthday of Tom .Çocuk oyunu A carpenter’s saw .Bir öğretmen kitabı The teacher’s book . sinin.Kraliçenin sarayı 38 .Atatürk’ün posteri The palace of the queen . Name of school Okulun ismi School’s name Colour of wall Duvarın rengi Wall’s colour Milk of cat Kedinin sütü Cat’s milk The beginning of the story .Güllerin vazosu The existence of Allah. sının ) anlamları veren kelime grupları yapılabilir.

Sanat tarihi School of Medicine .Şehrin fethi The next subject of the book .Üretimin maliyeti A work of a madman . “of“ her zaman ( nin.Beşe bir oranı Freedom of speech .Derneğin üyeleri The second day of the conference .Zayıflık işareti Proof of guilt .The influence of the rich .Kız kardeşinin doğum günü The invention of the telephone .Ümitsizlik duygusu The danger of inflation . Aşağıda bu tip kullanımlara örnekler verilmiştir. nın ) anlamı vermeyebilir.Suçluluk delili The forces of evil .Müdahale delili Reign of terror .Mahkemeye hakaret A feeling of despair .Bir delinin işi 2. İsimlerin iyelik hallerinden farklıdırlar.Savaş tehlikesi The winds of war . Bazen isim tamlaması yapar. Köpeğin burnu Babanın planı NATO’nun görevleri Kore’nin gelişimi Türkiye’nin zorlukları Linda’nın serveti Arthur’un kitabı the nose of the dog / the dog’s nose 39 .Kitabın bir sonraki konusu The members of the association .İlgisizlik Shortage of food .Fakirlerin acısı The smell of a rose . Ama bu ifadeler genel anlam içerirler.Kötülük güçleri Contempt of court .Savaş rüzgarları The day of reckoning .Konferansın ikinci günü The guns of the robbers .Telefonun icadı The cost of the production .Bir gülün kokusu The conquest of the city .Hukuk Fakültesi History of art .Enflasyon tehlikesi Proportion of five to one .Soyguncuların silahı The birthday of her sister .Terör hükmü A sign of weakness .Fen Fakültesi Aşa ğıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.Kıtlık Evidence of any interference .Nem kaybı A form of torture .Söz hürriyeti The faculty of Law .Zenginlerin nüfusu ( itibarı ) The suffer of the poor .Kıyamet günü A man of science .On dakikalık bir gecikme Lack of interest .Tıp fakültesi College of Science . The threat of war .Bir işkence türü A delay of ten minutes . Bu yüzden bu iki kategoriyi birbiri ile kıyaslamaya kalkışmayın.Bilim adamı The loss of moisture .

iki yaprak kağıt a grain of race .iki depo benzin three barrels of wine .bir şişe şarap a bowl of sugar .bir kalıp buz a bottle of wine . fincan.bir pirinç tanesi a handful of money .bir kavanoz reçel a bar of chocolate .bir parça pizza two tanks of oil .on tabak yiyecek five packs of cigarette .George’un fikri Democles’in kılıcı Tom ve Linda’nın bebeği Patronumun emirleri Cumhurbaşkanının korumaları Milletvekilinin görevi Ahmet’in babasının resimleri Bir öğrenci kitabı İstanbul’un trafiği New York’un karanlık caddeleri Üç aylık maaş Türklerin planı Almanların teklifleri Kitapların sayfaları Erkek gömleği Fatih’in tahtı Kitabın konusu İstanbul’un 1453’te fethi Dört günlük tatil Hikayenin sonu ÖLÇEK BİLGİSİ 1.beş paket sigara a bar of soap .bir dilim çikolata a slice of bread .avuç dolusu para 40 . Bu kalıbı değiştirmeye çalışmak mümkün değildir. Türkçe çevirilerindeki mantıksızlıklar aranmaksızın hep aynı kuralla yapılırlar.bir kutu kola a jar of jam .bir bardak dolusu su a block of ice .bir kalıp sabun a barrel of beer . Bu yolla sayılamayan isimleri ölçekleyerek onların belli bir miktarını ifade ederiz.bir dilim ekmek a piece of pizza .bir bardak su a cup of tea .bir şişe süt a can of coke . şişe) bahsediyorsak aşağıdaki kalıbı kullanırız.üç varil şarap ten plates of food .bir kase şeker a cupful of sugar . Katı olsun sıvı olsun herhangi bir sayılamayan maddenin belli sayıdaki biriminden (bardak.bir fincan çay a bottle of milk .bir fıçı bira a glassful of water .bir fincan dolusu şeker two sheets of paper . [ÖLÇEK OF MADDE] a glass of water .

öğrencilerin altısı Eight of tables .ateş nöbeti 2. Yani maddenin sadece ölçeği önemlidir.bir küp şeker a new kind of cheese .haberler pangs of remorse .bir küçük araştırma a piece of string .bir küçük delil a piece of advice .bir parça tavsiye heaps of mud . 3.bir kilo tere yağ a kind of cheese .altı tip ekmek four cupful of sugar .on metre kumaş truckloads of sand .bir mobilya takımı a speck of dust .yeni bir çeşit peynir a new kind of plastic . 41 . Başka bir ifade ile madde ve ölçek birlikte anılacaktır.ateş nöbeti piece of research .dinamit lokumları two cups of tea .sandalyelerin dördü Six of students .yeni bir çeşit plastik a joint of meat .vicdan azabı the pangs of fear . One of book .kitapların biri Four of chair .arabaların bazıları Most of problems . Artta kalan kısım göz ardı edilmemektedir.bir çeşit peynir a loaf of bread . Dikkat edilirse ilk şıkta ölçeklemeye çalıştığımız maddenin geride kalan kısmı önemsenmemektedir.bir yığın çöp a kilo of butter .masaların sekizi Twelve of girls .kızların on ikisi Some of cars .bir parça ilgi a work of art .çamur yığınları items of news .kamyonlar dolusu kum a box of matches .et parçası (but veya kol) a pair of socks .bir öfke nöbeti a fit of passion . Bu konuda ise maddenin geride kalan kısmı da önem kazanacaktır.bir sanat eseri an act of mercy – merhamet an attack of fever .korku duygusu works of art .on kilo pirinç ten meters of cloth .bir kutu kibrit a distance of two miles .iki fincan çay three kinds of food .bir somun ekmek a lump of sugar .bir çift çorap a set of furniture .a head of lettuce .bir parça ip a bit of interest .bir parça kötü talih a piece of evidence . Burada ise sıralama içeren kelime gruplarını inceleyeceğiz.bir toz parçası sticks of dynamite .problemlerin çoğu Burada anlatılmak istenen çok taneden az taneye doğru iniştir.bir top salata ( marul ) a heap of rubbish .hiddet nöbeti a piece of bad luck .iki millik mesafe a ball of wool .dört fincan dolusu şeker ten kilos of rice .bir yün yumağı a fit of anger .sanat eserleri a fit of fever .üç çeşit gıda six types of bread .

Aşağıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız. Üç varil şarap three barrels of wine Altı tabak yemek Araba ile iki saatlik yol Arkadaşlarından bazıları Beş kutu kola Beş şişe süt Beş yaprak kağıt Bir bardak portakal suyu Bir çift eldiven Bir damla göz yaşı Bir depo benzin Bir dilim ekmek Bir galon benzin Bir kase yoğurt Bir kavanoz reçel Bir kutu kibrit Bir mobilya takımı Bir parça ekmek Bir parça kek Bir parça merhamet Bir parça tavsiye Bir sanat eseri Bir somun ekmek Çocukların onu Dokuz paket yağ Dört çay kaşığı tuz Dört günlük macera Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri İki haftalık tatil İki kalıp sabun İki paket un Kalemlerin hepsi Linda’nın kalemlerinden biri On dört koltuk On metre kumaş Onlardan altısı Öğrencilerin biri Problemlerin çoğu Sandalyelerin ikisi Sekiz dilim çikolata Sekiz mektup 42 .One of the important problems of Turkey Türkiye’nin önemli problemlerinden biri One of the big tourism centres of the world Dunyanın büyük turizm merkezlerinden biri Two of the dangerous parts of New York New York’un tehlikeli kısımlarının ikisi One of the important telecommunication equipment of today Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri Önemli not: “ Ölçek bilgisi “ adlı başlıkta açıklamaya çalıştığımız konu İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzıyla yoktur. Kolay anlaşılabilmesi için yakıştırma ifadeler kullanılmıştır.

A .A .A .A .A .A .A .Sekiz metre halı Tom’un hatalarından biri Türkiye’nin büyük kentlerinden ikisi Türkiye’nin zorlukları Üç aylık maaş Üç baş sarımsak Üç dinamit lokumu Üç millik mesafe Üç saatlik uyku Yedi dilim pizza ARTICLES 1.A .A .INDEFINITE: BELİRSİZ A – BİR: Örnek .A .A .A .A .A .A .A . seslendirilemeyen “h” gibi harfle başlayan sözcüklerin başına gelir. book chair story university useful thing European sister brother month day week year size sudden tiger lion crocodile camel dozen of eggs glass of tea shiny day hundred million thousand billion dozen few couple lot of AN – BİR: a – i – o – u – e gibi sesli ünlü harfle başlayan veya .A .A .A .A .A .A Sessiz bir harf ile tekil bir sözcükten önce kullanılır.A .A .A . Örnek an an an an apple umbrella egg heir 43 .A .A .A .A .

The galaxy Samanyolu / Samanyolu Galaksisi Eyaletlerden oluşan ülke adlarından veya çoğul ülke adlarından önce .The United States of America / Amerika Birleşik Devletleri .The south .milk .Queen Elizabeth the second / Kraliçe II. Asal cümleciğin.glass .iron .The west .west .chairs gibi.cows .tea .The Holy Quran -The Blue Mosque gibi Özel bir adın önünde yer alan cins bir adın önünde kullanılır .The south .corn .inci Abdülhamit 44 .The north . 2.Padisah Abdülhamit the second / Padişah 2.The north .The south .an ant “A” VE “AN” ARİTEKLLERİNİN KULLANILMADIĞI YERLER: a -) Çoğul bir addan önce .west .The Turkey / Türkiye .The United Kingdom / Birleşik Krallık .The Netherlands / Hollanda . ..west 5 Kutsal kitap ve mabetlerin başında .an interest .apples b -) Aşağıdaki gibi adlardan önce. The article’ sinin kullanıldığı yerler.The planet Pluto / Pluto Gezegeni . sayılamayan ancak birimiyle söylenebilen bazı somut cloth grass paper money wood gibi.The United Arab Emirates / Birleşik Arap Emirlikleri .east .DEFINITE: BELİRLİ “THE” KULLANILIR. nesne veya tamlamasını oluşturan addan önce .The east .the book -the car -the vehicle Tek anlamına gelen THE ONLY ONE sözcük dizisinden önce Yönlerden önce .ici Elizabet .an hour .The north .east .an engineer .The Republic of Turkey / Türkiye Cumhuriyeti Başlıklarda sırasal sıfatlardan önce . özne.an honest man .Wind: the north .

The piano / Piyano Tanımlayıcı en üstünlük anlatımlarında kullanılır . .The violin / Keman .This is the best I can do .The Marmara Hotel .Tahir the teacher / Öğretmen Tahir .The Çapa Hospital / Çapa Hastanesi Bir küme veya topluluğu simgeleyen sayılabilir tekil bir addan önce .The Atlantic Ocean .The earth .topluluğu sıfatlardan önce . banka.The M/S Barış Manço / Barış Manço gemisi . Doğada yalnız tek olan varlıklardan önce .The Ottoman Bank Üniversite.- Tahir the first / Birinci Tahir Ismi belli olan yerleri tanımlarken ve tanımlayıcı bir edatlı deyişten önce .The ant is industrious / Karınca çalışkandır Bir küme.O İstanbul’daki en eski camiidir. gemi ve Uçak adlarından önce . The most / the first / the best / the worst / the second geçtiği cümlelerde Ad olarak kullanılan en üstünlük anlatımlarından önce . Özel bir adı izleyen ve meslek veya ticaret anlatan cins adların önünde kullanılır .The Santa Fee / Santa Fee treni Kişiye/Şahsa ait olmayan işyeri.The Island Bahamas / Bahama adaları .The rich always proud / Zenginler daima kibirlidir.That is the oldest mosque in İstanbul .The Istanbul University / İstanbul Üniversitesi . .The sky .grup.The Palace of Çırağan / Çırağan Sarayı .The mountain Everest Tren. restoran adlarından once .The ocean Müzik aygıtlarından önce . Okul. enstitü.The East India Islands / Doğu Hindistan adaları Nehir Okyanus ve sıradağ adlanrından önce . . Hastane adlarından önce .Bu benim yapabileceğimin en iyisidir.The house with brown-shutters / Kahverengi panjurlu ev. otel.Mustafa the administer / Yönetici Mustafa Ada topluluklarından önce .We must help the poor / Fakirlere yardım etmeliyiz.The French cook meat the best / Eti en iyi Fransızlar pişirir.The most I can gain is that amount 45 .

Sahip olduğunuz bir şeyi ifade etmek için kullanılır. Özellikle İngiltere'de kullanılan İngilizce'de "have/has got" daha sık kullanılır.We have got many pens. . (+) I have got a book. HAVE . (-) I don't have a book.I have a sister. . It hasn't got a car. "var" kelimesine aldanarak "there is/are" kalıbını kullanabilir ve tabi ki yanlış olur. POSITIVE (OLUMLU) I have got a car. (-) I haven't got a book. ( Bir arabam var. (Bizim çok kalemimiz var veya biz çok kaleme sahibiz) NEGATIVE (OLUMSUZ) I haven't got a car. We have got a car. It has got a car. ● DİKKAT! . Bu iki cümle arasında anlam olarak fark yoktur. İki dil arasındaki bu farklılık bazen İngilizce’yi yeni öğrenenler için sorun teşkil edebilir. . You haven't got a car. She has got a car. We haven't got a car. He has got a car. Aşağıda şahıslara göre nasıl kullanıldığını inceleyin. QUESTION (SORU) Have I got a car? Have you got a car? Has he got a car? Has she got a car? Has it got a car? Have we got a car? Have they got a car? Have/has got veya sadece have/has Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlayabiliriz.) Türkçe'ye çevirirken genelde "Bir arabaya sahibim" şeklinde çevirmeyiz.She has got two sisters. Şöyle ki. She hasn't got a car. They have got a car. (Onun iki kız kardeşi var veya o iki kız kardeşe sahiptir) . You have got a car. They haven't got a car. Ancak olumsuz ve sorularda durum aynı değildir.I have got a sister.- O meblağ benim kazanabileceğimin en çoğudur.I have got a car. O yüzden cümlenin sahiplik anlamı içerip içermediğine bakılmalıdır.HAS GOT have/has got Türkçe'de sahip olmak anlamındadır. "Benim iki kız kardeşim var" cümlesini İngilizce'ye çevirmek isteyen bir kişi. (?) Do I have a book? İki farklı kullanım birbiriyle karıştırılırsa gramatik açıdan hatalı olur. Examples: 46 . He hasn't got a car. (?) Have I got a book? YANLIŞ KULLANIMLAR (+) I have a book.

("su" kelimesi sayılamaz olduğu için asla "there are" kalıbıyla kullanılamaz. I don't. Aynı şekilde sayılamayan kelimelerin başında "a veya an" artikelini de kullanamayız. I haven't. (yanlış) COUNTABLE . Örneğin İngilizce'de "saç" kelimesi "uncountable"dır yani sayılamaz.) There is some water in the glass. "pirinç" ve benzeri kelimeler hep tekil kullanılmak zorundadır. Bu yüzden asla "s" takısı alarak çoğul yapılamaz. I don't. ("book" kelimesi sayılabilen isim olduğu için çoğul olarak kullanılabilir. Sayılamayan isimler her zaman için tekil kabul edilir.A: Have you got a pencil? B: No. THAT . I haven't. SOME UNCOUNTABLE NOUNS (Bazı sayılamayan isimler) air coffee hair water bread coke milk weather cake coke money THIS. THOSE This ve that Türkçe'de "bu" ve "şu" ifadelerinin karşılığıdır Konuşurken bize yakın olan nesneler için "this" (bu) Konuşurken bize uzak olan nesneler için "that" (şu) Konuşurken bize yakın olan nesneler için "these" (bunlar) 47 . (yanlış) A: Do you have any money? B: No. There are four books on the table.UNCOUNTABLE NOUNS (Sayılabilen . EXAMPLES There is a book on the table. Aynı şekilde "su". (doğru) No. Çünkü "a" bir anlamına gelir. Halbuki Türkçe'de biz "saçlar" diyebiliriz.THESE. (doğru) No.sayılamayan isimler) İngilizce'de isimler sayılabilen ve sayılamayan olarak ikiye ayrılır ve cümle içindeki kullanımları farklıdır.

..) THERE IS .those trains (şu trenler) That building (şu bina) .. (Bu gece televizyonda güzel bir program var.) Excuse me.) 48 .) There are many people in the school. (there's) is there. there are. (Okulda bir sürü insan var.) These girl is very beautiful. there aren't. (there aren't) There are some big trees in the garden.these students (bu öğrenciler) This school (bu okul) .THERE ARE "There is / there are" Türkçe'de "var" kelimesinin karşılığıdır.. (Bahçede büyük bir ağaç vardır. Tekiller ve sayılamayan isimler için "there is"...) There is a good programme on TV tonight. / No.those buildings (şu binalar) DİKKAT! Aşağıdaki cümleler kesinlikle yanlıştır. SINGULAR (Tekil ve sayılamayanlar) there is.. How many students are there in the classroom? (Bu sınıfta kaç tane öğrenci var?) THERE IS AND IT IS There is a vase on the table. are there.. (Bahçede birkaç tane büyük ağaç var.these schools (bu okullar) This man (bu adam) . (Çantada hiç para yok. (Aynı şekilde "these" kelimesinden sonra tekil isim kullanamayız.? there are not.) PLURAL (Çoğul) there are..these books (bu kitaplar) This student (bu öğrenci) ... (there isn't) There is a big tree in the garden. buralarda güzel bir otel var mı?) There isn't any money in the bag.) Are there any books on the table? (Masanın üzerinde hiç kitap var mı?) Yes. This books are very expensive (This tekillerle kullanıldığı için "books" diyemeyiz.is there a good hotel near here? (Affedersiniz. çoğullar içinse "there are" kullanılır.Konuşurken bize uzak olan nesneler için "those" (şunlar) EXAMPLES This book (bu kitap) ..these men (bu adamlar) That train (şu tren) . (Masanın üzerinde bir vazo var.? there is not.

) Bu örnekte de "there is" kalıbını kullanamayız. "some" kullanılır.Bu cümlede "It's a vase on the table" diyemeyiz.Would you like some milk? (Biraz süt ister misiniz) (Bu cümle yapı olarak soru cümlesi olsa da bilgi alma amaçlı sorulan gerçek bir soru değildir.Did they make any mistakes? (Onlar hiç hata yaptılar mı?) . Examples: I'm not going to buy any eggs.) I met someone. (Hiç hata yapmadılar. It's very expensive..) I didn't meet anybody.) ►”any" kelimesi Türkçe'de hiç anlamına gelir ve negatif cümlelerde kullanılır. (Bazı yanlışlar yaptık.? 49 .) There isn't any ice in the fridge. . (Birisiyle tanıştım. O çok pahalı.Would you like something to drink? (İçecek bir şey ister miydiniz?) .Is there any ice in the fridge? (Buzdolabında hiç buz var mı?) . (Buzdolabında hiç buz yok.) We made some mistakes.HOW LONG. Examples: . (Hiçbir şey söylemedi. SOME – ANY ►"some" kelimesi Türkçe'de "biraz/birkaç" anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır.) She said something.) SORU CÜMLELERİNDE "SOME" VE "ANY" ►Soru cümlelerinin çoğunda (istisnalar vardır) "any" kullanılır. (Birkaç tane yumurta alacağım.) They didn't make any mistakes. bir tekliftir.) .) There is some ice in the fridge. (Kimseyle tanışmadım. (Bu vazoyu seviyorum. (Buzdolabında biraz buz var. Examples: I am going to buy some eggs. AMA: I like this vase.Can I have some bread? (Biraz ekmek alabilir miyim?) WHEN.Are you doing anything this evening? (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) İnsanlara bir şey teklif ederken veya bir şey önerirken kullandığımız soru cümlelerinde "any" değil... (Bir şey söyledi. (Hiç yumurta almayacağım.) She didn't say anything.? . Bu cümleler kalıp olarak soru cümlesi olsa da esasen tekliftir..

eylem iki saat sürmüş demektir. When did you first meet your girlfriend? (Kız arkadaşınla ilk ne zaman tanıştın?) How long have you known your girlfriend? (Kız arkadaşını ne zamandır tanıyorsun?) FOR .John has been working for this company for six months. . Aşağıdaki örnekte aynı şekilde iki soru kelimesinin farklı kullanımları verilmiştir. (İki saattir kar yağıyor.I have been chatting since 2 o'clock. . Aşağıdaki örneklerde iki kullanımın farkına bakın. (20-yıldır evliyiz. ● FOR Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken for kullanılır.I haven't seen Mary since Monday. ne zaman başladığı ifade edilmektedir. Ancak: 50 .) Bu örnekte ise kar yağışının başlangıcı ve ne kadar zamandır devam ettiği sorulmaktadır."When" soru kelimesi Simple Past Tense ile. (John altı aydır bu şirkette çalışıyor. Ama sonuç olarak eylemin ne kadar sürdüğü de anlaşılır.) Bu örnekten chat yapma eyleminin iki saat önce başladığı ve hala devam ettiği anlaşılmaktadır.) Bu cümlede for kullanılmasa da olabilir. Example: . (Pazartesiden beri Mary'yi görmedim) Olumlu cümlelerde kimi zaman for cümleden çıkarılabilir. How long has it been snowing? (Ne zamandır kar yağıyor?) It has been snowing for two hours. "How long" soru kalıbıysa Present Perfect Tense ile kullanılır. Örneğin cümle saat 4'de söylenmişse.I have been chatting for two hours. When did it start snowing? (Kar yağışı ne zaman başladı?) It started snowing two hours ago. . . (Kar yağışı iki saat önce başladı.) Bu örnekte kar yağışının tam olarak ne zaman başladığı sorulmaktadır. Bir eylemin ne kadar süredir devam ettiğini ifade etmek için kullanılır.SINCE for ve since "Present Perfect Tense" ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir. (İki saattir chat yapıyorum.) ● SINCE Bir eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanırız.) Bu örnekte chat yapma eyleminin ne kadar sürdüğü değil. (Saat ikiden beri chat yapıyorum.We have been married (for) 20 years.

) Bu cümle olumsuz olduğu için for cümleden çıkarılamaz. kahve severim..) What would you like to do at the weekend? (Hafta sonu ne yapmak istersin?) What do you like to do at the weekend? (Hafta sonları ne yapmaktan hoşlanırsın?) 51 . Examples: Would you like to come to my birthday party? (Benim doğum günü partime gelmek ister misin?) What would you like to do tonight? (Bu gece ne yapmak istersin?) ● "Would like to" kalıbı nazikçe bir şey istemek için "I want" kalıbının yerine kullanılır. (Programla ilgili bilgi istiyorum/alabilir miyim. Would you like tea? (Çay ister misiniz?) No..... ● "Would you like to. please. Examples: . WOULD YOU LIKE.. please. what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) Coke. thank you. Examples: A: B: A: B: A: B: Would you like some tea? (Çay alır mıydınız?) No. (İki yıldır birbirlerini görmediler.) Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) Oh.) ● WOULD YOU LIKE..) Do you like tea? (Çayı sever misiniz?) No.? ile DO YOU LIKE. I like coffee..I'd like some information about the programme. no.?" kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır..I am very hungry. İngilizce' de "do you want" sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir. (Hayır. Bir hamburger istiyorum/alabilir miyim) ..) Örneklerde görüldüğü gibi "would you like" kalıbı nazik bir şekilde bir şey teklif ederken kullanılır. kahve istiyorum. (Hayır) Then.? I'D LIKE. teşekkür ederim.. I'd like coffee. (Hayır. I'd like a hamburger. (Çok açım. ● "Would you like. (Kola lütfen.They haven't seen each other for 2 years. (Hayır...?" kalıbı birisini bir şey yapmak için davet ederken kullanılır.? ARASINDAKİ FARK Aşağıdaki örnekleri dikkatli bir şekilde inceleyin.

) b) Prefer to do something rather than do something else.I prefer drinking tea (Çay içmeyi tercih ederim.) ● PREFER Genel olarak hayatta neyi tercih ettiğinizi ifade ederken "prefer" kalıbı üç farklı şekilde kullanılabilir: a) Prefer something to something else (Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek) .I prefer to play basketball rather than play football.I'd prefer to stay at home rather than go to the cinema tonight.I prefer city to country. (Köyde yaşamayı tercih ederim.Would you prefer coffee or tea? (Kahve mi alırsınız. evde kalmayı tercih ederim.) .) . (Futbolu basketbole tercih ederim.) c) Prefer doing something to doing something else (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.I prefer to drink tea rather than (drink) coffee. belirli bir durumda neyi tercih ettiğimizi ifade ederken kullanılır. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim. çay mı?) .) DİKKAT! Bu üç kullanım arasında anlam olarak bir fark yoktur. would rather do would prefer to do 52 . Sadece kullanımda aşağıdaki fark vardır. Examples: .I prefer drinking tea to drinking coffee. (Şehiri köye tercih ederim. Example: .) .) .I prefer to live in the country.) .) .I prefer to drink tea (Çay içmeyi tercih ederim.WOULD RATHER Prefer ve would rather kalıplarını tercihlerimizden bahsederken kullanırız.I prefer football to basketball. (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. (Futbol oynamaktansa basketbol oynamayı tercih ederim. ● WOULD PREFER (I'd prefer) "Would Prefer" kalıbı genel tercihlerimiz değil.) ● WOULD RATHER (I'd rather) "would rather" ve "would prefer" kalıpları arasında anlam olarak fark yoktur. (Bu gece sinemaya gitmektense.PREFER .

değişmez.) Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi Konuşma aktarılırken.I'd rather stay at home.) Jack will say that he comes to school every day. (Her gün TV izlediğini söylemişti. (Öğretmen Phrasal Verbs ‘lerin çok önemli olduğunu söyledi. (Çocuklarını getirmek istediğini söyledi. (Her gün TV seyrettiğini söyledi. Örneğin: • • She said. Örneğin: • • • He said the test was difficult.). (Evde kalmayı tercih ederim.) ." (Şova karımla birlikte gittik.I'd rather go by car.) She said she watched TV every day.) Jack said he came to school every day. genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır. geniş zaman. cümle geçmiş zaman olur. şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi.) Eğer aktarılan konu. (Testin zor olduğunu söylüyor. Genellikle konuşma dilinde kullanılır. Examples: . "My wife went with me to the show.) Eğer aktarılan eylem. She said she wanted to bring her children. dedi." (Çocuklarımı getirmek istiyorum”. Örneğin: • • • He says the test is difficult. Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise. (Jack her gün okula gittiğini söyledi. "I want to bring my children.) REPORTED SPEECH Indirect Speech (‘reported speech’ de denir) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir. (Jack. (Arabayla gitmeyi tercih ederim. dedi. Örneğin: • The teacher said that phrasal verbs are very important. Jack said his wife had gone with him to the show. kullanılan zaman aynı kalır. Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir. geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa.) Jack said. (Testin zor olduğunu söyledi.) She has said that she watches TV every day.) 53 . zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor."would rather" kalıbından sonra doğrudan fiil gelir ve ek almaz.

” He said he was going to find a new job. Dave asked. geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir. cümleye bu soru kelimeleriyle başlamak gerekir. She asked me if I wanted to come with her. geniş zaman. ”Yemeğini çoktan yediğini söyledi. ”Paris’te yaşadığını söyledi." Indirect Speech He said he lived in Paris. ”Akşam yemeğini pişirdiğini söyledi.” Londrayı iki kez ziyaret ettiğini söyledi. He said. dedi He said. He asked. He said. “Dave.” olur." (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum)." “Londra’yı iki kez ziyaret ettim”. She asked me why I was studying English." “Paris’ te yaşıyorum. Evet/Hayır ile başlayan soru cümlelerini aktarırken (if) “eğer” kullanılır. "I want to bring my children tomorrow.” dedi. “Bana.)." “Akşam yemeğini pişiriyorum”.geçen hafta nereye gittiğimi sordu. "Why are you studying English?"Niçin İngilizce çalışıyorsun? diye sordu. "Where did you go last weekend?" Dave. He said. dün şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. dedi. Dave asked me where I had gone the previous weekend. dedi. geçmiş zamanda kullanılmıştır. ”Geçen hafta New York’a gittiğini söyledi. "I had already eaten.) Indirect Questions Soruları aktarırken özellikle cümlelerin dizilişine dikkat etmek gerekir. Aşağıdaki tabloda aktarılmış cümleler. "I am going to find a new job.” olur. Niçin.” • • 54 . "*" İşaretlenmiş cümlelere özellikle dikkat edin.” He said he had already eaten. olur. "I went to New York last week. Örneğin: • • She said. “Bana niçin İngilizce çalıştığımı sordu. ne zaman gibi soru kelimelerini kullanırken.” He said he had visited London twice. Direct Speech He said. Not: Geçmiş zaman. Örneğin: • She asked. "My wife went with me to the show yesterday. "I have visited London twice. (Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi. "I live in Paris.Konuşulan anı. nerede.” He said he had gone to New York the week before. “Geçen hafta nereye gittin?” diye sordu. dedi." Ben yemeğimi çoktan yedim”. "Do you want to come with me?" “Benimle gelmek ister misin?” diye sordu. (Jack. onunla gidip gitmeyeceğimi sordu. yakın geçmiş zaman ve past perfect zaman da dahil olmak üzere hepsi past perfect tense çevrilmiştir.” He said he was cooking dinner. dedi. "I am cooking dinner. dedi." “Geçen hafta New York’a gittim”. Jack said. He said.” olur." (Dün şova karımla birlikte gittik).

” He said he should see a doctor. ”Doktora görünmesi gerektiğini söyledi. "I should see a doctor" “Doktora görünmeliyim”.” He said he might buy a new car. "I have been working on that project for over two weeks." “Ken’ i aramam gerekiyor”. dedi.” REFLEXIVE PRONOUNS Aşağıdaki tabloda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim". Bu cümle de yanlıştır.” He said he had been working on that project for over two weeks. * He said. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. “kendimiz" gibi anlamlara gelir. "I may buy a new car. * He said.I cut myself with a knife. "I have to give Ken a call. çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır. * He said." “Yeni bir araba satın alabilirim”. ”Bu akşam gelebilileceğini söyledi. He said. “.Beni bıçakla kestim.” He said he had to give Ken a call. ”Yeni bir araba alabileceğini söyledi. He said.” He said he had to give Ken a call." “Denver’lara gidebilirim”. * He said.” He said he would give Jack a call.I cut me with a knife. dedi. He said." “İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalışıyorum.” dedi. I you he she we they me you him her us them myself yourself/yourselves himself herself ourselves themselves Aşağıdaki Türkçe cümleye bakın. "me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır." “Bu akşam gelebilirim”. . dedi. He said. "kendisi".” He said he might go to Denver. dedi. . dedi. dedi. 55 . "I will give Jack a call. "I might go to Denver. (Kendimi bıçakla kestim. . Yeni bir iş bulacağını söyledi. Bu cümle yanlıştır.” ”Jack’i arayacağım”." ”Ken’i aramalıyım.) Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. ”Jack’i arayacağını söyledi.” He said he could come that night. Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakın. ”İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştığını söyledi. dedi.“Yeni bir iş bulacağım “. "I can come tonight. . dedi.”Denver’lara gidebileceğini söyledi. "I must give Ken a call.

When the subject and object are the same (Özne ve nesne aynı olduğunda) I hurt myself.When you want to emphasize the subject (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda) I'll do it myself. (Bazen kendimle konuşurum. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim. (Kendisini aynada gördü.) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”. Kendi kendine yaptı.) He saw himself in the mirror. superlative “the . ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında ”superlative” yapısıdır.) I sometimes talk to myself. (=tek başına) That man is talking to himself. He shot himself. . (Grup kendine "Dire Straits" diyor. 1. (No-one else had any.. Adjective (yalın) Expensive (pahalı) Comperative (üstünlük) more expensive (daha pahalı) Superlative (en üstünlük) the most expensive (en pahalı) 56 .) COMPARISON “mukayese.est” ekleri ile yapılır.As the object of a preposition.. Adjective (yalın) High (yüksek) Dark (koyu) Tall (uzun) Brave (cesur) Comparative (üstünlük) higher (daha yüksek) darker (daha koyu) taller (daha uzun) braver (daha cesur) Superlative (en üstünlük) the highest (en yüksek) the darkest (en koyu) the tallest (en uzun) the bravest (en cesur) 2. Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır.. (Kendini vurdu) (kendi kendini) . referring to the subject (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak) I bought a present for myself.. superlative “the most” ekleri ile yapılır.) They ate all the food themselves. (Bisikletinden düştü ve kendini incitti. . Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İngilizce’de biraz karışıktır.) They paid for themselves. Önemli iki mukayese yapısı vardır. (Kendi hesaplarını ödediler.- She fell off her bicycle and hurt herself. She did it by herself (=alone).) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative “er”. (Kendimi incittim) (kendi kendimi) The band calls themselves "Dire Straits". Her dilde olduğu gibi İngilizce’de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilebilir.. Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”.. (No-one else will help me. Bu yüzden tek heceli sıfatlarda.) Refl exive Pronoun ne zaman kullanılır? Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır.. karşılaştırma” demektir. ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işleyeceğiz..

Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır.. şıklardan “the most”u işaretliyoruz.. informative. Of all the article we have received. (Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır.) Eğer kıyas.est” ekleri ile diğerleri “more ve the most” ekleri ile yapılır.. KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır..) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil opsiyoneldir.. kişinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır... Narrow (dar) Happy (mutlu) Simple (basit) narrower (daha dar) happier (daha mutlu) simpler (daha basit) the narrowest (en dar) the happiest (en mutlu) the simplest (en basit) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile mukayese edilir. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. Ama zarflarda önemlidir. kişinin bulunduğu yere (konuma) göre ise “in” edatı kullanılır.Interested (ilgili) Frightening (ürkütücü) more interested (daha ilgili) the most interested (en ilgili) more frightening (daha urkütücü) the most frightening (en ürkütücü) 3. (Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir. My son is the most intelligent student of all his friends.) “of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir.) Eğer kıyas.... Bu durumda superlative aranmalıdır. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi “er ve the.. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. (Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir. Eğer “than” eki yoksa bu comperative değildir.... This camera is more expensive than yours. Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar.. Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir.. Genelde kullanılmaz.. En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı.. “of” olduğu için superlative’dir deyip...) My son is the most intelligent student in the classroom.. Aslında bu konu daha karmaşıktır..) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar. I am older than you (are) (Ben sizden daha yaşlıyım.) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır... Burada “than” olmadığı için comperative değil. Soru şekli Your article is the most informative (article) of all the article we have received... 57 . your article is .. Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur.

Than’ in olup olmaması durumu: Varsa “comperative” dir yoksa superlative aranmalıdır..... (O kardeşi kadar zeki değildir. (O benimle aynı yaştadır.. “.lenient managers we have ever had... Superlative’ de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil – çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir. Burada özne – tümleç uyumu aranmalıdır... 1....... Sorulabilen bir kalıptır. He is the same age as I am.......... özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır.as şeklindedir. The same + noun + as şeklindedir....) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir.. Araya sıfat veya Zarf gelir... (O kardeşi kadar zekidir.as She is as intelligent as her brother... Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyeti de karşılaştırılabilir. 2.. Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir. 58 ...) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır..) Katlamalı İfadelerde The same. 4.. Eğer “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıştır... He is ...e kadar” anlamına gelen eşitlik yapısıdır.. He is as intelligent as hardworking.) The most One of the most Doğru cevap “one of the most” dur. 3......Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir. Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative’e gidilmelidir. (O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir.as Olumsuz: as/so. Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir.. (O zeki olduğu kadar çalışkandır da. Bu özellikten de soru gelebilir. Yapı olarak “as/ so......as” şeklindedir.. “İn” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”.... Özne tekil ise tümleç tekil.) She isn’t as/so intelligent as her brother...ile aynı” olarak çevrilir. emsallere göre ise “of” edatı kullanılır. Olumlu: as.... Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini özetlersek.... Equality Sıfat ve Zarflarda “..

much (çok) Little (az) Old (yaşlı) Comperative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less older elder Far (uzak) farther further Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the least (few kurallıdır) the oldest the eldest (kardeşler arasında) the farthest (mesafe olarak) the furthest (soyut olarak) Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir.This manager is more capable than the previous. kullanılmayabilir. One – ones ve that – those’ dur... Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir. (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. Bunlarda comparision için“er . İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz.) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim opsiyoneldir. Adjective (yalın) Good (iyi) Bad (kötü) Many.) This writer is the most distinguished that I have ever seen.) Bu zamir iki yerde kullanılır. Burada özne – tümleç uyumu önemlidir. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar.. (Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır. (O sınıftaki en yaşlı öğrencidir. 2.. He is the oldest student in the classroom. Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz sıfatlar” denir.vb) sözcükleri sorulabilir.est veya more . özne çoğul ise tümleç çoğul (ones) olacaktır.) 59 . so far .(manager) (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. (Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler. The students are more prolific than the other ones. Şu ana kadar (ever. Present perfect yapısı sorulabilir Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir. the most yapısı sorulabilir. 3.) She is my elder sister.the most” yerine farklı sözcükler türetilmiştir. Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir. Eğer özne tekil ise tümleç tekil (one).the. This manager is more capable than the previous one. İyi bilmek gerekir. (O benim ablamdır. Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır.) KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1.

. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış. Maddeler (iki madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım. 3. Bir kez KPDS’de sorulmuştur.) Multiple Comparisons Çok . 2... KPDS’de en çok sorulan yapıdır.) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than” ifadesidir. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz. As many as: sayılabilenler için kullanılır..) He has twice as much money as I do. Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir. Tüm kalıp (as much as.) Superlative. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış. (O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir.This is the best film I have so far watched.. (Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir. three times. 60 . This study is not worse than the previous one. twice.. (Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir. Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur.) Bu yapıda “. much ve many ayırımı sorulabilir katlama sözcüğü (once. as money as) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty-five years..) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir. As much as: sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. katlı karşılaştırma olup.) Soru şekli 1. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi yazılır.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than” yazılarak bu anlam verilir. I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim.) sorulabilir. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. Our population has more than doubled over the last twenty-five years.

) Eğer yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben futbolu eşimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur. (Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır. (O benden daha iyi İngilizce konuşur.) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile yapılır. (Ben futbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir. Yani sıfattan “ly” eki ile türetilmemiştir. Adverb (yalın) Hard (sıkı) Fast (hızlı) Early (erken) Comparative (üstünlük) harder (daha sıkı) faster earlier Superlative (en üstünlük) the hardest (en sıkı) the fastest the earliest Early zarfı sonunda “ly” olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orijin olarak “ly” harfleri vardır.) He speaks better than I do.) Birinci cümlede “better” sıfat..est” ile yapılır. He has a better English than my English. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me” diyemeyiz. Bir fiil söylemek zorundayız.) My wife drives more carefully than I do.1. She drives the best carefully of all her friends. kişilerin yaptığı eylemlerdir. I like football more than my wife like does.) Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. 3.) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the. (O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır.. Adverb (yalın) Well (iyi) Badly (Kötü) Much (çok) Little (az) Comparative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır. Adverb (yalın) Quickly (hızlı) Carefully (dikkatli) Comparative (üstünlük) more quickly (daha hızlı) more carefully Superlative (en üstünlük) the most quickly (en hızlı) the most carefully the most fortunately Fortunately (şans eseri) more fortunately 2. ikincisinde zarftır. (O benim İngilizcemden daha iyi Bir İngilizce’ye sahiptir.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir. Equality 61 .

hotter / high . (Dün bugünden daha sıcaktı) interesting / difficult Örnek cümleler London is more expensive than Madrid. much kullanma vb.Sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır.higher Örnek cümleler Yesterday was hotter than today. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonuna "er" ekleyin Sıfattan önce "more" getirin Sıfatın sonundaki "y" harfini yerine "ier" getirin Örnek: cheap . 62 .) You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz.) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme.cheaper / Örnek: interesting . Tek heceli sıfatlar İki.) farklardır. Tek heceli sıfatlar İki. He is unlikely to learn as much as I am. (Londra Madrid'den daha pahalıdır) funny .happier / hot . Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır. Sıfattan önce "the" Sıfattan önce "the most" getirin ve sıfatın sonuna getirin ve sıfatın sonuna "est" "est" ekleyin getirin. (Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz. (Ben senden daha mutluyum) Superlative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonundaki "y"yi kaldırın ve yerine "iest" getirin.more Örnek: happy . ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS Sıfatların "comparative" ve "superlative" formları İngilizce'de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır.) This boy doesn’t study so hard as his brother does. (Onun benim kadar kazanması olası değildir. Comparative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.funnier Örnek cümleler I am happier than you.

the most interesting / difficult ..the highest Örnek: interesting Örnek: .adjective Worse .. Yani ezberlenmeleri gerekir. Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar düzensiz sıfatlardır ve tabloda gösterildiği gibi düzenli değişmezler. This is the worst day of my life. (New York Amerika'daki en gürültülü şehirdir.the cheapest / hot .. (Londra İngiltere'deki en pahalı şehirdir) Örnek Cümleler New York is the noisiest city in the USA.) Örnek: New York is more exciting than Seattle (New York Seattle’den daha heyecanlıdır.the happiest / funny the most difficult .Örnek: cheap . Good • • • Good . This is the best school in the city.superlative Örnek Cümleler This book is better than that one...happy ..adjective Better ..the hottest / high . COMPRASIONS: KARŞILAŞTIRMALAR AS. Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika'nın en heyecan verici şehridir.comparative The worst .the funniest Örnek Cümleler Today is the hottest day of the summer. KADAR veya NOT AS. KADAR DEĞİLDİR.superlative Örnek Cümleler His French is worse than mine.) ÖNEMLİ İSTİSNALAR Kuralın dışında kalan bazı istisna durumlar vardır. Bad • • • Bad .) Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken "en" uzun. AS: .comparative The best .. "en" kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır. 63 . AS: . (Bugün yazın en sıcak günü) Örnek Cümleler London is the most expensive city in England.

Brown is less careful than Mrs.“ – d / ed / ful/ing / ive/ly/ous/re gibi son harflerle bir de iki veya daha fazla heceli sıfatlarda sıfatın başına ..Earlier ..Eksiklik derecesinde ise...more nervous .more beautiful .) The + adjective +r + er + ier The + adjective +r + er + ier - The longer you wait. dir No-name silver / silver CD-Rs are less cheap than Sony CD-Rs. aligatörler kadar tehlikelidir. Crocodiles are not as dangerous as snakes. Bayan Brown’dan daha az dikkatlidir.PROPORTION / ORANLAMA A. No name gümüş CD-ler Sony Cdlerden daha az ucuzdur..more charming ... LESS .more obscure 34Aşağıdaki sıfat veya belirteçleri üstünlük dereceleri yoktur. the more you gain Ne kadar çok beklersen...Thinner .Bigger .daha ( sıfatın sonuna .. THAN (.. 1. Spiders are less dangerous than snakes. Mr...more afraid .Brown Bay Brown.more getirilir .Greyer . DEN DAHA AZ) dan / den daha.more quickly .Better 2.Narrower .Thicker .Finer .er eki getirilir ve cümleye daha . yılanlar kadar tehlikeli değildir. - - 6.more tired . anlamını katar) ancak sonu “y” ile biten sıfatlarda –y kaynaştırma harfi kalkar ve – ier olur.more attractive . here now once then there very Eşitlik derecesi belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır. Örümcekler yılanlardan daha az tehlikelidir. Krokodiller.er eki getirilir ... in / inner : daha içeride out / outer : daha dışarıda up / upper : daha üstte 5.Tek heceli sıfatlarda .Crocodiles are as dangerous as alligators. . o kadar çok kazanırsın 64 .. Krokodiller.

Afraid quickly -tired -nervous -beautiful -obscure -charming 10-Yine aşağıdaki sıfat ve belirteçlerin en üstünlük dereceleri yoktur. The more money you pay. the earlier you go to school.Grey .Kediler en az tehlikeli olan hayvanlardır.Sessiz bir harfi izleyen – y harfiyle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkar ve – iest / -y harfi olmayanlarda ise . Ne kadar çok sevkıyat yaparsanız.a-o-u-e-i gibi sesli ünlü harfle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkmaz ve – iest / eki gelmez onun yerine direkt . .Ancak iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde. o kadar çabuk büyürsün The more you work the more you earn. Ne kadar çok problem çözersen.up / uppest : belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır en içeride en dışarıda en üstte 12. o kadar çok sipariş alırsınız.d / -ed / -ful / . o kadar çok mal alırsın.Then -there -very 11-Eşitlik derecesi .- The earlier you get up.est eki gelir . The more shipments you make the more orders you can place. o kadar çok kazanırsın. Ne kadar çok çalışırsan. the more grades you obtain. . Ne kadar çok yersen .Greyest 9. 7. P & O Line is the least expensive line therefore it is preferred by a lot of importers 65 .in / inest : .out / outest : .Cats are the least dangerous animals.ive / -ly / -ous / -re son harfleriyle biten iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde başa the most ibaresi getirilir. o kadar çok not alırsın. o kadar erken okula gidersin. the quickly you grow. the more goods you buy. The more you eat. The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - B-) The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - The more questions you solve.THE LEAST ADJECTIVE .est eki gelir Early – earliest Rich – richest Big – biggest Small – smallest Fine – finest Narrow – narrowest 8. . Ne kadar erken kalkarsan. Ne kadar çok para ödersen .Here -now -once .

DÜZENSİZ FİLLER Arise Arose Arisen Awoken -awaked Been Begun Come Bent Bitten Blown Broken Brought Broadcast Built Brought Caught Chosen Come Cost Cut Dug Done Drawn Drunk Driven Eaten Fallen Fed Felt Fought Found Fit Flown Forgotten Forgiven Frozen Got Given Kalkmak-doğrulmak-ortaya çıkmak-doğmak-yükselmekmeydana gelmek –baş göstermek. IRREGULAR VERBS . bu nedenle pek çok ithalatçı tarafından tercih edilmektedir.- P & O hattı en az pahalı olan bir hat olup. Uyanmak – uyandırmak-harekete geçmek –harekete geçirmek – farkına varmak. Olmak Başlamak Gelmek Eğmek /bükmek /bükülmek Isırmak /rahatsız etmek/sokmak Esmek / üflemek / sürüklemek Kırmak/kırılmak Getirmek Yayın yapmak/yayınlamak İnşa etmek Satın almak Yakalamak / yetişmek Tercih etmek Gelmek Mal olmak Kesmek Kazmak Yapmak /etmek Çizmek İçmek Sürmek / araba kullanmak Yemek Düşmek Beslemek / yedirmek Hissetmek Dövüşmek/savaşmak Bulmak Uymak / uyuşmak Uçmak Unutmak Bağışlamak Donmak /dondurmak Almak /elde etmek / olmak / ilgilenmek/ulaşmak Vermek Awake Be Begin Come Bend Bite Blow Break Bring Broadcast Build Buy Catch Choose Come Cost Cut Dig Do Draw Drink Drive Eat Fall Feed Feel Fight Find Fit Fly Forget Forgive Freeze Get Give Awoke Was Began Came Bent Bit Blew Broke Brought Broadcast Built Brought Caught Chose Came Cost Cut Dug Did Drew Drank Drove Ate Fell Fed Felt Fought Found Fit Flew Forgot Forgave Froze Got Gave 66 .

Go Grow Hang Have Hear Hide Hit Hold Hurt Keep Know Lay Lead Leave Let Lend Lie Light Lose Make Meet Pay Put Quit Read Ride Ring Rise Run Say See Sell Send Set Shake Shoot Shut Sing Sit Sleep Went Grew Huung Had Heard Hid Hit Held Hurt Kept Knew Laid Led Left Let Lent Lay Lit-lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Rode Rang Rose Ran Said Saw Sold Sent Set Shook Shot Shut Sang sat Slept Gone Grown Hung Had Heard Hidden Hit Held Hurt Kept Known Laid Led Left Let Lent Lain Lit –lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Ridden Rung Risen Run Said Seen Sold Sent Set Shaken Shot Shut Sung Sat Slept Gitmek Yetişmek/büyümek /gelişmek Asmak Sahip olmak İşitmek /haber almak Saklamak Vurmak / çarpmak/ varmak/ ulaşmak/darbe indirmek Tutmak /elinde tutmak İncinmek/incitmek/acıtmak Tutmak/saklamak/alıkoymak Bilmek Yaymak/yerleştirmek /döşemek / hazırlamak Kılavuzluk-önderlik etmek/yol göstermek Ayrılmak-bırakmak-terk etmek İzin vermek-kiraya vermek Ödünç vermek Yatmak-uzanmak-yalan söylemek Aydınlatmak-ışık vermek Kaybetmek Yapmak-hazırlamak Buluşmak-toplanmak Ödemek Koymak Vazgeçmek Okumak Binmek”araca” Zil çalmak Yükselmek /doğmak /ortaya çıkmak kalmak / meydana gelmek Koşmak Söylemek / demek Görmek Satmak Göndermek Kurmak/işletmek/ayarlamak/ saptamak/belirlemek/ gerçekleştirmek El sıkmak-sallamak-sarsmak – karıştırmak Ateş etmek / ateş ederek adam öldürmek – yaralamak / atmak Kapamak-kapatmak-kapanmak Şarkı söylemek Oturmak Uyumak 67 .

Sonuç olarak preposition ( edat ) olarak adlandırdığımız bu ekler de kelimelerin başlarına gelir. He götürecek his baba ye hastane yarın He götürecek his baba to hastane yarın. Bu ekler onlara bir yön kazandırır ve cümle içinde anlam süslemesi yaparlar.Slide Speak Spend Spread Stand Steal Stick Strike Swear Sweep Swim Take Teach Tear Tell Think Throw Understand Upset Wake Wear Win Withdraw Write Slid Spoke Spent Spread Stood Stole Stuck Struck Swore Swept Swam Took Taught Tore Told Thought Threw Understood Upset Woke Wore Won Withdrew Wrote Slid Spoken Spent Spread Stood Stolen Stuck Struck Sworn Swept Swum Taken Taught Torn Told Thought Thrown Understood Upset Wokenwaked Worn Won Withdrawn Written Sessizce gitmek – kaymak Konuşmak Para harcamak-tüketmekgeçirmek .bitirmek-yitirmek Yaymak sermek-bölmekbölüştürmek Ayakta durmak – dikilmek – durmak – beklemek Çalmak – hırsızlık yapmak Saplamak – koymak-sokmaktakmak-yapıştırmak Vurmak-çarpmak-grev yapmakçalmak-etkilemek Ant içmek Süpürmek Yüzmek Almak –götürmek-kiralamakkazanmak-üstlenmek-kabul etmek-tutmak Öğretmek Yırtmak-yırtılmak Demek-söylemek-anlatmak Düşünmek Atmak-fırlatmak-düzenlemek Anlamak Devirmek-bozmak-devrilmek-alt üst etmek-üzmek-Rahatsız etmek -keyfini kaçırmak Uyanmak-uyandırmakcanlandırmak -harekete geçirmek Giymek-giyinmek Kazanmak Çekmek-geri çekilmek Yazmak PREPOSITIONS İsimler yer veya zaman anlamı kazandıklarında önlerine bazı ekler alırlar. 68 . Türkçe’de yüklem sonda bulunduğundan cümle kuruluşu sona doğrudur ve bu ekler kelimelerin sonlarında bulunurlar oysa İngilizce’de yüklem baştadır ve cümle kuruluşu başa doğru gider. Yarın babasını hastaneye götürecek.

in in in in in in bahçe okul İstanbul üç saat 1945 Haziran bahçede okulda İstanbul’da üç saat içinde 1945’te Haziran saat 5 ‘de tahtada evde at 5 at tahta at ev on on on on masa cadde Pazartesi duvar masada caddede Pazartesi duvarda Linda ile benimle Peter için bizim için günlerdir yıllardır İzmir’e okula işe with Linda with me for for for for Peter us günler yıllar to İzmir to okul to iş 69 .Türkçe’de Okulda Bahçede Yıllardır Masada üç saat içinde kitap hakkında Tom ile ağacın altında Ankara’dan Okula İngilizce’de da okul de bahçe dır yıllar da masa içinde üç saat hakkında kitap ile Tom altında ağaç dan Ankara a okul Aşağıda karşımıza çıkabilecek en temel kelimeler verilmiştir. dır-dir den-dan at with about to between de-da ile hakkında ye-ya arasında Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyiniz . in on under for from içinde üzerinde altında için.

across Against opposite Behind at the back of çaprazında karşısında karşısında arkasında arkasında at the beginning of at the end of through into onto on the corner of on the left of on the right of on over in until by to under with without for başlangıcında sonunda içine doğru içine doğru üzerine doğru köşesinde solunda sağında üzerinde üzerinde içinde …. Dikkatle inceleyerek aralarındaki kullanım farklarını ayırt etmeye çalışın. Bunlar isimlerin önlerine gelerek onlara anlam derinliği katarlar. on Monday on Saturday on Friday Aylarda “in“ kullanılır. at 5 o’clock 70 Pazartesi günü Cumartesi günü Cuma günü Haziranda Temmuzda Nisanda saat 5’de . in June in July in April Saatlerde “at“ kullanılır.civarında yanında yanında ötesinde. Aşağıda ise yine orijinal anlamlı preposition’ların tarihlerle kullanımları verilmiştir. en geç ye.ardında yakınında den-dan arasında arasında Yukarıda en genel hatları ile en çok kullanılan preposition’lar verilmiştir.kadar kıyısında.dir-dır in front of at the bottom of in the middle of at the top of at Around Beside Next to Beyond near from Among Between önünde en altında ortasında en üstünde de-da etrafında. Günlerde “on“ kullanılır. Kendi Anlamlarında Kullanımları: Daha evvel de değindiğimiz gibi tüm preposition’ların kendi orijinal anlamları vardır ve bunlar cümle içinde isimlerin önlerine gelerek onları “ yer-zaman-özellik “ olarak konumlandırırlar.to bahçe from Manisa from you bahçeye Manisa’dan senden between them onların arasında about mektup mektup hakkında under masa masanın altında 1.ya altında ile siz-sız İçin .

at 8 o’clock at 7. by Christmas by the 1st of June by this time next year by tomorrow Sayısal tarihlerde “in“ kullanılır. in 1978 in 1954 Özel durumlarda “at“ kullanımı at Christmas at dawn at last at long last at first at midday at midnight at night at noon at once at sunset at the beginning at home 71 saat 8’de 7. since 1946 since December since last night since Monday since 2 o’clock Sürüklemelerde “until“ kullanılır. for years for 25 days for 2 weeks for a long time Sürüklemelerde “since“ kullanılır. in two hours in five minutes in ten seconds in 15 years Sürüklemelerde “for“ kullanılır.15’de on buçukta iki saat içinde beş dakika içinde on saniye içinde 15 yıl içinde yıllardır 25 gündür 2 haftadır uzun zamandır 1946’dan beri Aralıktan beri dün akşamdan beri Pazartesinden beri saat 2’den beri sabaha kadar geçen yıla kadar saat 6’ya kadar şimdiye kadar en en en en geç geç geç geç Noel’e kadar 1 Haziran’a kadar gelecek yıl bu zamana kadar yarına kadar 1978 yılında 1954 yılında Noel’de şafakta sonunda en sonunda ilk önce öğleyin gece yarısı geceleyin öğleyin derhal günün batışında başlangıçta evde . until morning until last year until 6 o’clock until now Sürüklemelerde “by“ kullanılır.15 at half past 10 Zaman dilimi içinde “in“ kullanılır.

Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar.. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. masada insist on. İngilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler.) Gerundlar ile for money for them for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. Aşağıda yer alan örneklerdeki eklerin hiç bir anlamlarının olmadığına dikkat edin.. tek başlarına kullanılmayan. devam etmek Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. Bu tip kullanımlarda kesinlikle özel bir anlam üstlenmeyip ek durumundadırlar ve öylece kelimelerde birlikte bilinmeleri gerekir. ısrar etmek Ek Halinde go on. İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır.maddede preposition’ların orjinal anlamları üzerinde duruldu. Ek Halinde Anlam Değiştiren Özellikte Kullanımları: Bu kategoride ise preposition’lar kelimelerin sonlarına gelerek kelimelerin orijinal anlamlarını kaybettirip onlara yeni anlamlar verirler. Ama ismi nitelemezler..) İsimler ile 2. sıfat veya fiillerin sonlarına eklenerek birleşik yazılıp söylenir ve onların kuyruğu görevi üstlenirler. listen to look forward to have difficulty in angry with happy with dinlemek dört gözle beklemek zorlanmak kızgın olmak mutlu olmak insist on ısrar etmek interested in ilgilenmek afraid of korkmak look at bakmak point at doğrultmak 3.. Ek Halinde Anlamsız Olarak Kullanımları: Dikkat edilirse 1..) Zamirler ile 3. Artık kelime ve preposition’lar kendi anlamlarını yitirmiş üçüncü bir anlam ortaya çıkarmışlardır. Bu kelimelere “ deyimsel fiiller “ denir. give carry go find vermek taşımak gitmek bulmak up on on out yukarısı üzerinde üzerinde dışarısı give up terk etmek. bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Bu tip kelimelerin özel bir yapılış kuralı yoktur ve ayrı ayrı bilinmeleri gerekir. Basit Edatlar 72 ... Biz yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları öğreneceğiz. Fakat her zaman preposition’lar kendi orijinal anlamlarını vermezler. bırakmak carry on devam etmek go on devam etmek find outöğrenmek PREPOSITION KULLANIMLARI Anlamları Olan Ek Halinde Anlam Değiştirmeyen Anlam Değiştiren on masa. Aşağıda bir kaç örnek verilmiştir.2. 1. Unutmayın ki tüm bunlar zaman içinde kulanıla kullanıla öğrenilecek şeylerdir... Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. Basit ve kompleks olmak üzere iki gruba ayırarak edatları öğreneceğiz. Bazı isim. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından İngilizce’de üç kullanım yerleri vardır.

da Into: içinde (hareket olduğunda) On: üzerinde (statik olarak) Onto: üzerinde (dinamik olarak) Under: altında Up: yukarıya. Regarding Concerning As regards: . bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: .....den sonra Before: ..nın yanında Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı......) By: ile.dan (soyut olarak) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath: (yerin) altında Beside: .nın (telâffuzu hafif bir “v” sesi iledir) Off: haricinde.e rağmen Despite: Due to Owing to On account to: .e kadar Near: .den.. bakımından .nın yanına... (somut olarak) Out of: ... Bu kullanımda artık edat değildir. fazla” anlamını katar.e yakın Next to: .... ..nın yakınında.dan..... dışında (tek başına kullanılmaz...e göre (görüş belirtirken) 73 ... “of” olarak telâffuz edilir...den başka. ..durumunda itibariyle.den önce With: ile Without: .. yukarıda Down: aşağıya.... tarafından..sız Of: . ..In: içinde (sabit durumda ve dışında olmayan) At: …de. ...e göre (kıyaslamada) .. .den. aşağıda After: . . değimselleşmiş kalıplarda.e ilişkin With regard to About In case: In the event of In terms of: With respect to: According to: .) Komplex Edatlar In spite of: ....den dolayı Because to In view of KPDS’ de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir. 1.

.....den başka .nın yerine. -We want you send us a proforma invoice about this shipment... Ancak cümlelerde kullanılışlarına göre cümlenin veya deyişlerinin anlamlarını pekiştirirler.. About - hakkında den sonra e İlgili olarak e üzere aşağı yukarı -We talked about market situation in our fax..dışında From the point of view of In terms of bakımından With regard to For my part bana göre As far as I am concerned As well as In addition to ayrıca.. . yanı sıra In relation to ..e oranla In proportion to For my part: bana göre By way of: yoluyla By means of: vasıtasıyla Except = except of.. İngilizce’de en çok kullanılan edatlar aşağıdaki gibi olup bunları en az birer örnekle daha da iyi kavramaya çalışalım. 74 .cek yerde .e ilaveten ..In addition to: Instead of In place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlike ...hariç. yanı sıra Besides Apart from PREPOSITIONS Edatların genel olarak tek başlarına bir anlamları yoktur.nın aksine Different from As well as: hem..den ziyade ..den önce In contrast to .... -We will close your balance about Friday. -Vessel is about to sail from the port.. ..hem.

Against -karşısında -mukabili -için -a zıt olarak -e karşı -We have searched/examined your case against your claim. -Due to bad weather all the roads are closed along 20 km. -Bu sevkıyatla ilgili olarak sizden pro forma faturası istiyoruz. -İddianız karşısında davanızı inceledik. -There are above eight vessels in front of our vessel. -Kalan bakiyenizi Cuma’dan sonra kapatacağız. -We can deliver the good cash against delivery. After -Malları İstanbul’dan sonra İzmir’e sevk edeceğiz.. 75 . Above -den yukarı -ötede -den fazla -Tüm yükler deponun normal seviyesinden yukarıdadır. -We will ship the goods after İstanbul to İzmir. -All cargoes are above normal level of store..-Size faksımızda piyasa koşulları hakkında bahsetmiştik. Along -boyunca -20 km boyunca kötü hava koşulları nedeniyle tüm yollar kapalı. -Önümüzde yaklaşık sekizden fazla gemi var. -Karşıdan karşıya feribotla geçtik. Across -karşıdan karşıya -öbür tarafa -karşı -den sonra (yer) -den sonra(zaman) -den sonra (sonuç) -yanısıra -nın sonucu olarak -We have passed across by boat. -Gemi limandan ayrılmak üzere. -Malları teslimat mukabili teslim edebiliriz. Among -arasında -Among the addresses which we have received.

76 . -Şu an işteyiz. At -de “yer” -de “zaman” -e “yön” -de “iş. -Our labour time generally starts at 08:30 in everyday. -We will sail before 24:00 today. -We will go to Port Said before Valetta -Bu gün saat 24:00 den önce hareket edeceğiz. Beside -yanına -yanında -Mallarınızı diğer deponun yanında depoluyoruz. -All cargoes have heavy damaged because of humidity. -There are two vessels waiting at the port.-Aldığımız adresler arasında. -Yağmur nedeniyle yükleme durdu. -Now. -We are storing your goods beside the other storage room. Below -altına -altında -Lütfen antetli kağıdınızın altına isminizi yazıp imzalayınız.. -Please load our cargoes behind of truck. -Valetta’dan önce Port Said’e gideceğiz. -Her gün genelde 08:30 da iş başı yaparız. -Nem yüzünden tüm yükler ağır hasar görmüş.. we are at work -Limanda bekleyen 2 gemi var. -Loading has stopped because of rain.eylem” Because of -nın yüzünden -e nedeniyle Before -den önce “zaman” -den önce “yer” -önüne -Please sign and write your name under your letter-head. Behind -arkasında -Lütfen bizim yüklerimizi kamyonun arkasına yükleyiniz.

. -Malları gemiye vagonlarla yükleyeceğiz.. -Size posta yoluyla bir katalog gönderiyoruz. Between .arasında“iki – .. -Bu hafta içerisinde sizinkinden başka tamamlamamız gereken üç sevkıyat daha var.nesne” . -We will load cargoes by railway cars to the vessel. -Pls inform us concerning to your products.. if you want we can discharge your goods to over there. -Serbest bölge limanın dışındadır.Besides -den başka -e ek olarak -yanısıra -There are three shipments more which we have to complete within this week besides yours. -These products are produced entirely by.. 77 ... -Bu mamullerin tamamı . -We are sending a catalogue to you by mail. company. -Malların yüklenmesi saat 15:00/18:00 arasında tamamlanacak -Free zone is beyond the port.arasında “zaman” Beyond -ötesinde -dışında By -ile -tarafından -vasıtasıyla -yoluyla -civarında -ile “ölçü” -önünden Concerning -e hakkında -Lütfen bize ürünleriniz hakkında bilgi veriniz. -Between port and factory distance is about 10 km. şirketi tarafından imal edilmektedir.. isterseniz mallarınızı oraya boşaltabiliriz. Down -den aşağı -Bir sonraki caddeden aşağı doğru devam edin. -Please go down from the next street. -Loading of the goods will be completed between 15:00/18:00 -Fabrika ile liman arası uzaklık yaklaşık 10 km’dir.

.. For -için -amacıyla -den dolayı -lehine -e doğru -karşılık olarak -rağmen -çünkü -From what you say they must be a big importer company of. -Bir aylığına 20-f ‘lik 1 adet konteynır kiralamak istiyoruz. -As you know very well we had chartered your vessel in October.. -All labourers are working for complete your orders. During -esnasında -Tatil boyunca yükleme devam etmedi. In -de -içine -içinde 78 .. In front of -nin önünde -nin önüne -Bu limanda bizim geminin önünde iki gemi daha var. -Geminizi bildiğiniz üzere Ekim ayında kiralamıştık.-Loading has not continue during holiday. -We’d like to charter a 20-f container for one month. Except -den hariç -den başka -İki koli haricinde tüm yükümüzü teslim aldık. From -den dan -e göre -Söylediğinize göre onlar. -In this port there are two vessels in front of ours. -We have received all our cargoes except two cartons. nın ithalatçısı olan büyük bir firması olmalı. -İşçilerin tümü siparişlerinizi tamamlamak için çalışıyorlar.

Next to -nın yanı başında -Satış mağazamız fabrikamızın hemen yanındadır. -All the goods are Source of Turkey. Like -gibi -Ünlü markalar gibi yüksek kaliteli mamuller üretmeye çalışıyoruz. -All dangerous cargoes are near other cargoes.-In spite of their slack-manner we could not cancel our business relations -with them due to we have signed a contract and our investments. -Our sales-store is next to our factory. Of -nın -den “ yer” -li -hakkında 79 . -Sizin yükünüz diğer kamyonumuzun içine yüklendi. Inside -içine -Lütfen tüm mallarımızı kapalı depolara koyunuz. Into -içine -We try to produce the best quality products like famous brands. -Your cargo has been loaded into our next truck. In spite of -e rağmen -Yaptığımız bir anlaşma ve yatırımlarımız nedeniyle gevşek tavırlarına rağmen onlarla olan iş ilişkilerimizi bitiremedik -Please store all our goods inside the closed storage-rooms. -We imported these goods from China. -These fabrics are 90% of polyester. Near -yanına -yakınında -Tüm diğer tehlikeli maddeler diğer yüklerin yanında.

... Out -dışarı -Büyük bir yangın nedeniyle tüm personel binayı terk etti. -Manager’s room is opposite to accounting department..-nedeniyle -ile içerik -Malların hepsi Türk Menşe-ilidir.. 80 . -Bu malları Çin’den ithal ettik. -Bu kumaşların %90’ ı polyesterlidir../200.... tarihinde gönderilecek./..000 USD to your account -geçe “saat” half past nine today./200. -Müdürün odası muhasebe departmanının karşısındadır.. past -den daha öteye -We have remitted 10./. -Your shipment will be sent date on . -Sevkıyatınız . -Why our goods are waited outside the closed storage-room? Outside -nın dışında -Neden mallarımız kapalı alanın dışında bekletiliyor? -You have added 1000 USD as additional expenses over our first current account sheet why? Over -nın üzerinde -Bize verdiğiniz ilk cari hesap extresinin üzerine ek masraflar adı altında 1000 USD eklemişsiniz niçin?. On -nın üstünde -de “zaman” -hakkında -e sırasında Opposite -nın karşısında -Due to a big fire all personals have left the building.

Towards -e doğru -Limana doğru ilerliyoruz. To -e -kala “saat” -e göre/nazaran -mek için -Your order has been produced to international quality standards. -We are going towards port . -All investors have become focused round the European Countries this year. -Master has right to reject damaged and unsound cargoes. Round -etrafında -Tüm yatırımcılar bu yıl Avrupa Ülkeleri etrafında odaklaştılar. -Bu malın kalitesi umduğumuzun altında. -Siparişleriniz uluslar arası kalite standartlarına göre üretilmiştir.-Bu gün saat dokuz buçukta hesabınıza 10000 dolar yatırdık. -We’ve lost a lot of time and money since strike. -den beri -e boyunca -Grevden beri çok büyük para ve zaman kaybettik. -Quality of this product under our expected. -Kaptan bozuk ve hasarlı yükleri reddetmek için gerekli yetkiye sahiptir. -Yüklerinizi ancak vagonlar yardımıyla taşıyabiliriz. Since Through -içinden -yardımıyla -her tarafına -We can carry your cargoes through railway cars. Under -nın altında -den aşağı 81 .

Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir.-Please close all your balance until at the end of this month. -Please do not release original bills of lading to the third parties and consignee without our written instruction.içinde “zaman” -Tüm mallarınızı bu gün içerisinde göndereceğiz. -Please send us bills of lading with original copies. With in . With -ile -üzerine -yanısıra -li -Lütfen orijinalleri ile birlikte tüm konşimentoları gönderiniz. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir. -Please lift up containers. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10. Until -e kadar -Lütfen bu ayın sonuna kadar kalan tüm bakiyenizi kapatın. Bunların anlamları. Without -meden -meksizin -siz -Lütfen bizden yazılı talimat almadan orijinal konşimentoları yükün alıcısına ve üçüncü şahıslara vermeyiniz CONJUNCTION İngilizce’ yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır. Up -den yukarı -yukarı doğru -Lütfen konteynırları yukarı doğru kaldırın. 82 . -We will dispatch all your goods within today.15 puan artar.

) edat olarak. I studied hard and the exam seems fairly easy. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaçlardan biri olamaz.) 83 . Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar. Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. And: But: Or: Nor: So: For: Yet: ve (paralellik arz eden bağlaçtır.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz. Peki. ancak. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. edat gibi kullanılmıştır. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (. zarf olarak. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (. “henüz”anlamında. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar.) Bu kullanımda “and” bir bağlaç olarak kullanılmıştır. Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir. Bunun sağlayacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu. Ahmet and Mehmet quarrelled.) veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır.) Bu kullanımda “and” bağlaç değil. 1.) ama. “Conjunction”. bağlantı anlamına gelen “junc” kökünden türemiş olup “bağlaç” anlamındadır. so we postponed the match. bundan dolayı maçı erteledik. bağlaç olarak iki cümlecik arasında “zira” anlamındadır. Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur. fakat (zıtlık bağlacıdır. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. bağlaç olarak “halbuki” anlamındadır.) bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır. It was raining heavily.“için”.Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz.) vardır.) ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır. ) Coordinating Conjunction: İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir.

) Virgülün (. ancak yine sınavda başarısız oldu. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. (Onlar daha yüksek ücretler istediler. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir. (O bizi aramadı. “nor” bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. nor did he write to us. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. (O dün geldi. “and” paralellik arz ettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. ortasında veya sonunda olabilirler. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir.) Give in: Wage: boyun eğmek. They were requesting higher wages. 84 .) “but ve yet” zıtlık bağlaçlarıdır. He studied eight hours a day. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. but ve so” bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. ) Sentence Connector: Bu gruptakiler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar. ne de bize yazdı. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. Her cümlenin kendi içine bakıp. (O günde sekiz saat çalıştı. onunla ilişkilidir.) Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra. You must obey the rules the school. Konuşma dilinde genellikle “but” geçer. halbuki o tıpı tercih etti. He didn’t call us. I wanted my son to be an engineer. teslim olmak ücret “And. Aynı şekilde “but” zıtlık bağlacıdır. zamanını kestirebilmek gerekir. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de “cümle bağlayıcıları” denir. but he insists on going tomorrow. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse” denir.) 2.) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Bu ayrıntıdır. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz.Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. Bu yapılarda iki cümle vardır. yet he preferred the medicine. but he failed the exam again. Birinci cümle bitmiş. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur.) Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. noktalanmıştır. He arrived yesterday. and the employer had to give in their demand. Bu yüzden (. or you must leave it.

) de cümle bitmiştir. (Dışarısı çok soğuktu.) ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı. Bununla beraber o oynamak için dışarı çıktı. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: Kullanımları: There were serious claims about him. he went out to play. Therefore. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. Therefore. 2. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreover: What’s more: In addition: Also: Grup: 2. 4. It was very cold outside. he had to give his resignation.) ancak bununla beraber (en çok kullanılan “however” dır.) aksi taktirde Sonuç olarak. böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. he had to give his resignation. However.) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz. 3. therefore. connector kullanılmalıdır. He had to give his resignation.) Connector ikinci cümlededir. give his resignation.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir.) 85 .) İpuçları: 1. Çünkü (. He had to therefore. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Grup: 3.) Connector çeviride başta söylenir. Grup: 1.Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence As a result Consequently Grup: 4. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir.

.) We had to punish him..y8686 dığı sürece için / mesi . (Sonuçlar olumluydu. Bunların dışında “başka” anlamını isimlerden önce “another” kullanarak veririz.. (Enflasyon oranı son derece yüksekti. noe. time will count. still.. Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı. therefore. but he went out to play..İki cümle arasında nokta olduğu için “connector” kullanıldı...aynı zamanda Both .. some. Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp.. (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir.. every türevleri + else anouther + noun şeklindedir. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future... aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi. he could do something else. It was very cold outside. Gelecekte her hangi bir olumsuz 86 ... no.or: hem. bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu. any... the government put into effect some measures.. gramatikal olarak farklıdır. buna karşın onu ikna edemedik.... we couldn’t persuade him. very” gibi sözcüklerin türevlerinden sonra “başka” anlamında kullanılır. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz.. zorlaştırarak soruluyor.. I accepted it. therefore..masımamak için So long as the vessel wait at the port. diğer sözcüğünü sorarlardı. (Dışarısı çok soğuktu...) Not: “else” kelimesi “some.. (Onlar iyi bir iş önerdiler....... otherwise.. En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır.. Şimdi bu grup bağlaçları yazalım Not only ... Gemi limanda kaldığı sürece. ancak o oynamak için dışarı çıktı. Inflation rate was extremely high... bu nedenle ben onu kabul ettim. Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır..) They offered a good job....and: Either . Any.. zaman sayımı devam edecektir. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler.......) put into effect: yürürlüğe koymak (“into” su birkaç kez sorulmuş) 3.but also: sadece değil .) The results were favourable. Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp.) Correlative Conjunction “İlişki sağlayan bağlaçlar” demektir......hem de ya .

Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. 87 . Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan herhangi birisine vermeyiniz Bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. Farz edelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.masımamak için yani duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. so then pls wait our instruction. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Pls do not release bills of lading to anyone without our writteninstruction in order not to arise any negative situation. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Supposing market conditions are not favourable then we try to find another alternatives.bunun için öyle ki hala / yine de yine de gibi farzedelimki için / mesi . Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future.

Dış ticaret diğer bir değişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. therefore we have given a decision to stop our production temporarily.e rağmen 88 . Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen er ermez gibi gibi öyle ise/Sonuç olarak sonuç olarak bu nedenle / Bu yüzden e karşın . sonuç olarak lütfen sıparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız.. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. then please complete our shipment within this week. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. your orders please contact with us. We do not have an enough raw material.. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz. We appreciate you then your successes. The minute you receive.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. We have completed the shipments of our all costumers then your shipment has been sent today either. The moment you receive.. .. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Though we sent a lot of fax messages to you since one week. We will manufacture all your goods the way you said us. We will manufacture all your goods the way that you said us.diğer bir deyişle er ermez er ermez Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing in our country. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. your orders please contact with us. . Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.. The instant you receive your orders please contact with us.. still we have not received any reply from your side..

sa bile / se bile e kadar / tarihine kadar kadarıyla / göre sizden hala bir yanıt alamadık.. We try to built up a market where the market conditions are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz.500 USD$ until Wednesday..500$'ı ödeyiniz! When the shipment complete we will pay your balance the amount of .. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye medikçe/madıkça e kadar / tarihine kadar dığı zaman ğiniz zaman dığı yerde / tığı yerde halbuki her nere 89 . You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet . Whenever you wish you can contact with us without hesitate. numunesinden istediğimizi bildirmiştik. $’ı ödeyeceğiz. 2 or 3 pcs. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Please pay our balance the amount of 12. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz. we try to manufacture similar of it but not imitation.. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders... trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi..500 USD$ till Wednesday..500$' ı ödeyiniz! To the extent you are a firm that has a responsibility. Please pay our balance the amount of 12. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer.. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12.. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. Wherever we see the good model.... $. Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan. Though your orders complete this week shipment takes 15 days due to long distance.

Lütfen . BAĞLAÇLAR -a karşın -a karşın/ -a kadar/nın kadar …as As much as Big as company. you said to us that you have sent our goods at last week. you can provide a good co-ordination on the contrary you cannot.. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz.But we have never received them yet. Dün. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. Please remit our credit-balance the amount of . Pls send us proforma invoice while sales contract. it could not open to the market Şirket büyük olmasına karşın piyasaya açılamadı. We believe that you show an utmost care the quality of your products yet we would like to see a few samples among your products.e karşın/e rağmen/dığı halde iken / esnasında yanısıra sonuçta / yinede ve yine / yine /yinede çalışıyoruz ancak taklidini değil. bu ürün piyasada çok iyi tutuldu. -Aksi halde Otherwise -olmazsa . otherwise you will force us to open a lawsuit against you. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately.. this product was well liked in the market.Ama / fakat -Aynı şekil de de But On the contrary On the contrary 90 . Perhaps. bize mallarımızı geçen hafta gönderdiğinizi söylemiştiniz fakat henüz onları alamadık. Bu tür bir yöneticilik sistemiyle şirketinizde koordinasyonu belki sağlayabilirsiniz aynı şekilde sağlayamayabilirsiniz de.. DM lık alacak bakiyemizi bu hafta içinde yatırın aksi halde bizi. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. DM within this week. Fiyatların bu kadar pahalı olmasına karşın. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz.. Yestarday. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. We can produce the goods your desired type and quality on the contrary we can not produce with in a short time. size karşı dava açmak zorunda bırakacaksınız. As much as the prices are too high. Even if our shipments delay sometimes with a result that we satisfy from your service.

On the other hand -Aynı zamanda Also aynı Not only…but zamanda…. You believe us that we offer these prices only for you further we do not gain a lot of money for this business. You could not meet our requirements for a few months on that account we intent to cancel all our contracts with you. We do not have an enough raw material. Bize inanın ki bu fiyatları sadece size teklif ediyoruz ayrıca bu işten çok fazla para da kazanmıyoruz. We are not only an importer firm but also exporter of some items too. so we have not sent your shipment documents by DHL. Bir kaç aydır ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorsunuz bu durumda sizinle olan tüm anlaşmalarımızı iptal etmeyi düşünüyoruz. Lütfen bize sevkıyat evraklarını gönderiniz aynı zamanda konşimentoyu da. We couldn't manufacture your orders on agreed time because we couldn’t import necessary raw material. Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz diğer taraftan kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. so we apologize you for this delay. Bu nedenle sevkıyat evraklarınızı DHL ile göndermedik. Anladığımız kadarıyla ödeme konusunda üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmeyeceksiniz bu nedenle başka çare aramamız gerekiyor. Siparişlerinizi öngörülen sürede üretemedik çünkü gerekli olan ham maddeyi ithal edememiştik bu sebeple bu gecikmeden dolayı sizden özür diliyoruz. We can produce the goods your desired type and quality on the other hand we cannot produce with in a short time. Alacak bakiyemizi alamadık.. Tahliye hala tamamlanmadı bundan dolayı hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. We could not receive our credit balance. According to our understand you will not fulfill your obligations on payment accordingly we must find an another solution. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. 91 . Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. also -da Ayrıca Further Bunun dışında/ ayrıca Further Bu sebeple So Bu durumda On that account Bu nedenle Accordingly Hence Bu nedenle So Bu sebeple Bu nedenle Therefore Bu yüzden Bundan dolayı Consequently Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz aynı şekilde kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. Still.. Pls send us the shipment documents also bill of lading too. discharge has not been completed consequently we strongly protest both chartered and their agent. We do not have an enough raw material hence we have given a decision to stop our production temporarily. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. Banka havalenizle ilgili detaylar elimize geçmedi ayrıca bankanıza da ödeme konusunda her hangi bir talimatta bulunmamışsınız. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin ihracatçısıyız da. We did not receive your bank remittance details further you did not order to your bank about payment.

Maalesef ISO 9002 Belgeniz olmadığı için size sipariş vermeyeceğiz. Her yerde mallarımızın kalitesi konuşuluyor çünkü biz farklı bir firmayız. Lütfen bizim için…üretin çünkü acilen ona ihtiyacımız var. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured seeing that we have warned to you several times before. Please manufacture for us…because we urgently need it. We cannot clear our goods from custom for the documents have not arrived to our hands. We have received the great deal of our shipment however we've determined that some items are lost. What we want to mean when the earliest shipment date for our current order? 92 . Sevkıyatımızın büyük bir bölümünü almakla beraber bazı kalemlerin kayıp olduğunu tespit ettik. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured since we have warned to you several times before. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz.dığı için / For çünkü For For In that Çünkü / -dığı için Now that Seeing that Since . Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. It is spoken quality of our goods in everywhere in that we are a different company. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money for we have already ordered to our bank. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money as we have already ordered to our bank. çünkü biz bankamıza halihazırda ödeme talimatı vermiştik.demek istemek mean Pls do not release bills of lading to anyone without our written-instruction in order not to arise any negative situation. Unfortunately. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. We always advise your company to the all companies and firms which we have closely relations for your best service. Bize en iyi hizmeti vermiş olduğunuz için sizi yakın ilişkilerimiz olan tüm şirketlere ve firmalara daima tavsiye ediyoruz. çünkü biz bankamıza halihazırda talimat vermiştik. Malları gümrükten çekemiyoruz çünkü evraklar elimize geçmedi. so then pls wait our instruction.Bunun için So then Bununla However beraber Her nasılsa Çünkü / -dığı için As Because . we will not be able to place an order to you now that you haven't got ISO 9002 Certificate. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık.

Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız.kastetmek -. dığı yerde / Where We try to built up a market where the market conditions tığı yerde are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz.. Dış ticaret diğer bir detişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır.units squire shape wrist watches. . . time will count. dığı zaman When When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Dış ticaret diğer adıyla ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. Ever since last year we have built up a considerable market. den sonra After After Monday. Before Please remit our blance to our account before vessel’s . please complete all our that shipments.önce hesabımıza yatırınız. all your goods will be dispatched to your address as agreed. By the time By the time that next month. $. As long as As long as the vessel waits at the port.diğer Or Foreign trade or exporting is steadily increasing in our adıyla country. . please complete all our önce shipments. We have been working in the field of tekstile since 199… 199.. Neden acaba? Dığı sürece So long as So long as the vessel wait at the port...den since beri/den bu yana .diğer bir That is to say Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing deyişle in our country.. As to be mostly chosen in our market. Geçen yıldan beri önemli ölçüde bir piyasa oluşturduk.meden By the time By the time next month. Please manufacture for us .. Gemi limanda kaldığı sürece. . Gemi limanda kaldığı sürece.diğer On the other We could collect one of your check the amount of 2500 taraftan hand USD on the other hand other was not paid by your bank. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğindan dolayı lütfen bizim için…. zaman sayımı devam edecektir.den sailing..den beri No less than Ever since .... time will count..den dolayı As / due to Demek istediğimiz şu anki siparişimiz için en erken teslimat süresi ne zaman? Your company no less than transport company is responsible. den az olmayacak kadar . 93 .. zaman sayımı devam edecektir.. Sizin şirketiniz nakliye şirketinden az olmayacak kadar sorumludur. önce Lütfen geminin hareketinden önce kalan bakiyemizi . den beri tekstil üzerine faaliyet göstermekteyiz.. Why? 2500 $ tutarındaki bir çekinizi tahsil edebildik diğer taraftan ötekisi banka tarafından ödenmedi. Pazartesinden sonra tüm mallarınız kararlaştırıldığı gibi adresinize teslim edilecek.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız.

still we have not received any reply from your side.... still we have not received any reply from your side.. in spite of In spite of they are a company. Tarihinde gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz diyelim ki bu doğru ancak bizim acentemiz farklı tarih veriyor. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık. Say We need the great quantity of first quality recordable blank CD-R say 20-f full container can you supply us at the shortest time? Önemli miktarda birinci kalite kaydedilebilir boş CD'ye ihtiyacımız var. .. For all that For all that we have given a notice to you several times. For all For all we have given a notice to you several times.. adet sipariş vermek istiyoruz... No matter that these products are too expensive we would No matter that like to place an order …..dığında / ınca dığı zaman diyelim ki e kadar / tarihine kadar e karşın . Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Yükleme limanına vardığınızda lütfen bizimle bağlantı kurunuz./. Let us say You claim that you have sent the goods date on .they are acting very pretentiously as if they have an experience. Till Please pay our balance the amount of 12. No matter No matter these products are too expensive we would like to place an order. bu alanda oldukça tecrübelilermiş gibi iddialı bir şekilde hareket ediyorlar.. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes. let us say this is true but our agency is saying the different date. As As you arrive to load port please contact with us.500$'ı ödeyiniz! Although Although we sent a lot of fax messages to you since one week. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük.. Malları . alanında yeni kurulmuş bir şirket olmalarına karşın.500$' ı ödeyiniz! Until Please pay our balance the amount of 12. Diyelimki haklısınız o zaman bize ispat edin. Though Though we sent a lot of fax messages to you since one week.. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık..500 USD$ until Wednesday../199. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.. $’ı ödeyeceğiz. which have just been established in the field of./199..units 94 . Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. …units Bu ürünler pahalı olmasına karşın . diyelim ki 20'lik full konteynır olsun bize kısa zamanda temin edebilir misiniz? Say Say you are rightful then please prove us.../..e rağmen a / e karşın Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan .e rağmen e karşın .. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12..500 USD$ till Wednesday.

Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. Farzedelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Not with standing these products are too expensive we would like to place an order …. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.... 95 . which you could not solve. Sevkıyatınızın çok iyi tanınan bir nakliyeci vasıtasıyla sevk edildiğine dair garanti veriyoruz. Lütfen temsilcimiz sizi ziyaret eder etmez kendisine tüm sorularınızı ve çözemediğiniz meselelerinizi iletiniz. We will manufacture all your goods the way that you said us. Even though Sunday & Holiday used time will not to count. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir.In case dığında/e takdirde er ermez As soon as Directly Immediately Er ermez The instant The minute The monent Fakat yine de But yet Farzedelim Supposing ki Gibi Such as The way The way that Bu ürünler pahalı olmasına karşın . pieces. We guarantee that your shipment has been shipped by the well-known transporters company but yet we follow your shipment time to time too. Supposing market conditions are not favorable then we try to find another alternatives.. Eğer stokunuzda . The minute you receive your orders please contact with us. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.... adet ayırınız. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? If you have .. We will manufacture all your goods the way you said us. Even if Sunday & Holiday used time will not to count.. Tahliye tamlanır tamamlanmaz geminiz kalkacak. adet sipariş vermek istiyoruz. The instant you receive your orders please contact with us..Notwith standing e karşın / e Even if rağmen sa bile Even though e karşın/e rağmen dığı halde Eğer While If Eğer/-se/..units Bu ürünler pahalı olmasına karşın . The moment you receive. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz... Lütfen gemimizi tahliyesini bitirir bitirmez hareket ettiriniz. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. your orders please contact with us.. adet sipariş vermek istiyoruz. Bir sorunuz olduğu takdirde çekinmeden bizi arayınız. fakat yinede sevkıyatınızı zaman zaman takip de ediyoruz. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz... We want to import the best quality products from your company such as last shipment. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately.. in your stock please reserve for us. Discharge complete immediately your vessel will sail. Plase get our vessel's sail from the port as soon as she completes her discharge.. In case you have any question please do not hesitate contact with us. Varsa lütfen bizim için . Directly our representive call on you please tell him all your questions and matters.

Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her zaman satılıyor..... We generally use both trucks and railway cars at our shipments Genellikle sevkıyatlarımızda hem kamyonları hem de vagonları kullanıyoruz. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her yerde satılıyor. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. Wherever we see the good model. Please let us know that authorized person's telephone no so we want to contact him. Due to be mostly chosen in our market.. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Our new products in this year are sold in everytime. numunesinden istediğimizi bildirmiştik. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future...either ğiniz zaman Whenever Hala / yine Still de Halbuki Whereas Hem…. Whenever you wish you can contact with us without hesitate. We try to satisfy our costumers nor meet their every kind of requirements either.. We have been seeing your advertisements in everywhere.masımamak için That So that Için/çünkü So /öyle ki/ The goods of another company is the same quality like yours.Like Gibi / biçiminde Gibi.. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so not to arise any negative situation in the future. Müşterilerimizi tatmin etmeye çalıştığımız gibi onların her türlü ihtiyaçlarına cevap vermeye de çalışıyoruz .. we try to manufacture similar of it but not imitation... Our new products in this year are sold in everyplace.yide As Nor . Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye çalışıyoruz ancak taklidini değil. 96 . Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. 2 or 3 pcs.. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğinden dolayı lütfen bizim için….units wrist watches as squire.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz.…. Her yerde sizin ilanlarınızı/reklamlarınızı görmekteyiz.hem Both…and de Her nere Wherever Her yer Her yer Her zaman Everwhere Everyplace Everytime için / mesi So . please manufacture for us …. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .. Diğer şirketin malları da sizinki gibi kaliteli.

you are a firm that has a responsibility. Bizi lütfen yanlış anlamayın çünkü sizi ileride doğabilecek beklenmedik gelişmeleri önlemek için şimdiden uyarmak istedik. 97 . Tüm malları istediğimiz tip ve kalitenin tam aksine üretmişsiniz. Pls do not misunderstand us because we have wished to warn you in advance in order to prevent any unexpected situation. Siparişleriniz hazırlandığı kadar adresinize de ücretsiz olarak teslim edilir.iken / esnasında iken / yorken / mışken kadar While Just iken As well as Kadar… da And…. diğer bir müşterimizden yeni bir sipariş aldık..güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. Your orders are got ready and shipped as well to your address free of charge.. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Şirketinizin ticari itibarına gölge düşürmemek için tüm borçlarınızı zamanında ödemelisiniz.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. You must pay all your depts on time lest you damage your company’s commercial creditibility. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. All our textile products are the best quality as well as Beymen Tüm tekstil ürünlerimiz Beymen'in ki kadar kalitelidir. As far as we understand you are a big company. You have produced all the goods on the contrary our desired type and quality. So for as we understand. For all we understand. they do not have a good reputation in the market too. We have been placed a new order from our another costumer just as we started to produce your order. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. We have sent a few samples to you by FedEx in order to you examine them İncelemeniz için size Fedex ile birkaç tane numune gönderdik. We have sent a few samples in order that they may examine İncelesinler diye birkaç numune gönderdik. Anladığımız kadarıyla siz büyük bir şirketsiniz. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. Tam sizin siparişinizin üretimine başlamışken. Save that they don't keep their promisses. trustworthy and keeping your promisses. you are a firm that has a responsibility. which will arise in the future. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi.as well Kadarıyla / As far as göre So far as For all To the extent Karşıt olarak / . To the extent you are a firm that has a responsibility. nın aksine On the contrary maması In order that için/masın sın iye medikçe/m Unless adıkça mek için/mesiması için In order to mek için/mesiması için In order to memek için Lest mesi bir tarafa Save that Lütfen bize yetkili kişinin telefon numarasını veriniz çünkü kendisiyle bağlantı kurmak istiyoruz. trustworthy and keeping your promisses. While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez.

.. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye.Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. we are a firm matter what that has a good reputation in the market. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Örneğin For instance We have advised to you a lot of times for instance employ the labourers who have a training and experienced to your company. Olmazsa / Otherwise Please deliver our goods within this week otherwise we will aksi halde never to do business with your company.than placed than they have completed.. Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller... how can we continue our business-relations with your company? Bize malları ne zamanında teslim ettiniz ne de iyi kalitede mal gönderdiniz. good-quality goods.. Siz bizi nasıl takdir ederseniz edin.. they do not tarafa have a good reputation in the market too. Ne. mesi ile No We appreciate to you. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizin şirketinizle kesinlikle çalışmayacağız.... bir oldu Sizi takdir ediyoruz..se No matter No matter what costs are increasing we will never reduce what quality of the goods Fiyatlar ne kadar artarsa artsın malların kalitesini asla düşürmeyeceğiz. e nedeniyle O nedenle Consequently Still discharge has not been completed yet consequently we strongly protest both chartered and their agent. Çünkü.. yüzünden / Gevşek tavrınız nedeniyle halen beklemekteyiz. siparişleri vermemiz ile tamamlanmaları bir oldu. .se It does not It does not matter how do you appreciate us. Bu yüzden sizinle olan iş ilişkilerimizi nasıl devam ettirebiliriz ki? nedeniyle due to Due to bad weather loading has been stopped by port authorities at yesterday night Kötü hava koşulları nedeniyle yükleme dün akşam liman yetkililerince durduruldu.ne neither….. because the orders have no sooner ----. Ne.. Örneğin For example We have advised to you a lot of times for example employ the labourers who have a training and experienced to your company. O nedenle / For that Still discharge has not been completed yet for that reason o sebeple reason we strongly protest both chartered and their agent. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye... mesi bir Except that Except that they don't keep their promises. Then We appreciate you then your successes.. 98 . ne….biz piyasada iyi ün yapmış bir firmayız. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz.ması sooner.nor… Neither you've delivered the goods on time nor sent us a de…. Therefore. nın because of Because of your slack manner still we have been waiting..

. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. Providing Providing its not raining loading will resume.. Sonuç Then We have completed the shipments of our all costumers olarak then your shipment has been sent today either.sa bile Even if Sunday & Holiday are used time will not to count... Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin. then please complete our shipment within this week. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. yükleme kaldığı yerden devam edecek.. Providing that Providing that its not raining loading will resume. Özellikle Namely Namely we want blue and white fabrics.. Sadece / Only We are manufacturing only leather products yalnızca Sadece deri ürünlerini üretmekteyiz.. Even if For fear 99 . Özellikle mavi ve beyaz kumaşlardan istiyoruz..that Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. Regardless of Regardless of what you appreciate to us we are a firm that seniz . .. You believe us that we offer these prices only to you for fear please do not suppose we earn so much money for this business... Sa bile / se Though Though your orders complete this week shipment takes 15 bile days due to long distance... Şartıyla / On condition We can produce the goods which you have desired type Koşuluyla that and quality on condition that you allow us an enough time. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer... yin what has a good reputation in the market..Öyle ise/Sonuç olarak Öyle ki Then . For fear that You believe us that we offer these prices only to you for fear that please do not suppose we earn so much money for this business.. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin. Öyle. e koşuluyla Provided that Provided that its not raining loading will resume.... Se Provided Provided its not raining loading will resume. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz.. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz.. e şartıyla Yağmur yağmazsa. sonuç olarak lütfen siparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız. se . yükleme kaldığı yerden devam edecek.yükleme kaldığı yerden devam edecek. Yağmur yağmazsa. siz ne . sa Yağmur yağmazsa. Sonuçta / With the result Even if our shipments delay sometimes with a result that yinede that we satisfy from your service.ki So. Yağmur yağmazsa.yükleme kaldığı yerden devam edecek. Even though Even though Sunday & Holiday are used time will not to count. Siz bizi nasıl değerlendirirseniz değerlendirin biz piyasada iyi bir üne sahip firmayız.

Yanı sıra While Pls send us proforma invoice while sales contract. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin.. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin de ihracatçısı olan bir firmayız. Veya / Ya Or Please fulfil your obligations or we intent to cancel our da / yoksa commercial relationships with you. navlun diğer adıyla malın taşınma bedeli sizin tarafınıza ait olmalıdır.. Lütfen sorumluluklarınızı yerine getirin yoksa sizinle olan ticari iş ilişkilerimizi kesmeyi düşünüyoruz.. 100 ../199… olması gerektiğini söylemiştik. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. freight or diğer adıyla transportation fee of the goods should be belonging your side. Yine de And yet We have instructed to you and yet you have not obey to our instructions./199… olması gerektiğini söylemiştik. Yalnızca….. Gönderilen malların çoğu ya kayıp ya da çalınmış. Yani That is Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Ya da / Or Please deliver our goods within this week or we will never yoksa to do business with you after this time.. Yet We have instructed to you yet you have not obey to our instructions Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. Furthermore Some of our orders have delayed furthermore we had given a notice to you latest shipment date must be ….. Ya …ya Either…. üretebiliyoruz. bazında olduğundan dolayı. basis../…. also items too... da…. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizinle kesinlikle çalışmayacağız. Sevkıyat FOB .. Most of the shipped goods either were lost or stolen..Not only…but We are not only an imputer firm but also exporter of some maz. Ya da / Or Due to shipment on a FOB. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …./ …. Ve and Trucks and railway cars are ready for shipment Kamyonlar ve vagonlar sevkıyat için hazırdır.199….../….199…. in our factory... Yanlızca Only We can only manufacture . Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. Üstelik Besides Some of our orders have delayed besides we had given a notice to you latest shipment date must be …./…. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …..or…...İstediğiniz tipte ve kalitedeki malı üretebiliriz ancak bize yeteri kadar zaman tanımanız koşuluyla… Tekrar/aynı Again This goods may be well liked in the market again may not.de Bu mal piyasada tutulabilir aynı şekilde tutulmayabilir de. Fabrikamızda sadece . Ve yine / Yet We believe that you show an utmost care the quality of yine your products yet we would like to see a few samples /yinede among your products. şekilde….

Bizim zamanımızı boşuna harcıyormuşsunuz gibi bir hisse kapılıyoruz. Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir. Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur. We feel as though you waste our time.V değildir. We have instructed to you still you have not obey to our instructions.) Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. You should make all your payments until end of this month or else we will not supply the goods to you. öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P. Örneğin. If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse) Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P. doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar. Aylık üretim kapasitemiz yaklaşık 10000 tondan fazla olup zira sizin gereksinimlerinizi zorlanmadan karşılayabiliriz. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK (The children were sitting around. (Tanık sonunda durumu değiştirdi) GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK Our boss called off the meeting. (Eski erkek arkadaşını aradı.V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler.Nevertheless Still Yoksa Or else yormuş gibi As though Zira But then We have instructed to you nevertheless you have not obey to our instructions. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" 101 . öylece oturuyorlardı. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem. Our production capacity more than 10000 tons/month but then we can meet your requirements without force. Phrasal Verbs Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir. (Patronumuz toplantıyı erteledi) She looked up her old boyfriend. Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır. To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek. Tüm ödemelerinizi bu ayın sonuna kadar yapmanız gerekmektedir.) The witness finally broke down on the stand. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. yoksa size mal temin etmeyeceğiz.

if your neighbours unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio. bedava yiyecekle doldurdu. ( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse) Ayrıca P. o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti.V ‘ ü oluşturan fiil." (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da "Fill out this form.” İptal etmek They called off this afternoon's meeting “Öğleden sonraki toplantıyı iptal ettiler. It isn't easy to bring up children nowadays. phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir. “Sepeti tamamen.” bring up bring up call off do over Çocuk yetiştirmek.phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir." diyebiliriz. Fiil blow up Anlam Örnek Patlamak. uçurmak “Teröristler demiryolu istasyonunu havaya uçurmaya çalıştılar.” fill up 102 .” fill out Bir formu doldurmak Tamamen-ağzına kadar doldurmak Fill out this application form and mail it in. Aşağıdaki Phrasal verbs’lerin nesnesi zamir olduğunda.” Bir konudan bahsetmek My mother brought up that little matter of my prison record again. “Bu ödevi tekrar yap.) · You have to do over this paint job. veya cümleyi iki kısma ayırabilir. “Bu başvuru formunu doldur ve postala. · You have to do this paint job over. bu iki kısmın ayrılması gerekir. “Bu günlerde çocuk yetiştirmek kolay değil. edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar. Seperable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs Nesne. Her ikisi de doğrudur.” Bir işi tekrar etmek Do this homework over. “Annem.” She filled up the grocery cart with free food. havaya The terrorists tried to blow up the railroad station. "Fill this out. (Bu boyamayı tekrar yapman gerekir.

(They looked them over carefully. algılamak He was so far away.” My brother borrowed my car. “Bu kelimeyi yine yanlış yazdın. “O kadar uzaktaydı ki onun ne söylediğini duyamadık. ödevlerini tamamladılar ve sınıftan çıktılar. we really couldn't make out what he was saying. “Öğrenciler.” She knew she was in trouble. You left out the part about the police chase down. “Başının belada olduğunun farkındaydı bu yüzden arkadaşlarıyla sinemaya gittiğini uydurdu. “Kıyafetini asmadan önce telefonu kapadı.” look up make up Bir hikaye veya yalan uydurmak make out Duymak. kontrol The lawyers looked over the papers carefully before etmek questioning the witness.” Three masked gunmen held up the Security Bank this afternoon. çıkarmak. but I have to go to the bathroom.” Geciktirmek I hate to hold up the meeting. so she made up a story about going to the movies with her friends. “Kız kardeşim kocasının onun için sürpriz bir parti düzenlediğini öğrendi.” give away give back Birisine bir şeyi bedava vermek Bir şeyi geri vermek hand in Bir şeyi onaylamak The students handed in their papers and left the (ödev yapmak) room. You'd better look it up.” The filling station was giving away free gas.” Telefonu kapatmak She hung up the phone before she hung up her clothes. “Erkek kardeşim arabamı ödünç aldı. savsaklamak (Polisin kovalamasıyla ilgili bölümü atladın.” 103 .) incelemek.” hang up hold up hold up (2) Soymak leave out look over Atlamak. “Benzin istasyonu bedava gaz veriyordu. “Toplantıyı geciktirmekten hiç hoşlanmıyorum ama lavaboya gitmem gerekiyor. “Üç maskeli ve silahlı adam Güvenlik Bankasını bu öğleden sonra soydular. Doğru yazılımına baksan iyi olacak.” Bir listenin içinde aramak You've misspelled this word again. Arabayı geri vermeyeceğini düşünüyorum.) “Avukatlar tanıkları sorgulamadan önce evrakları dikkatlice incelediler. I have a feeling he's not about to give it back.find out Öğrenmek My sister found out that her husband had been planning a surprise party for her.

She picked out the guy she thought had stolen her purse. kurmak take down Not etmek take off Kıyafet çıkarmak talk over tartışmak throw away Atmak 104 . bütün evi sarmadan söndürdüler. “Hava öyle sıcaktı ki tişörtümü çıkartmak zorunda kaldım.” I put on a sweater and a jacket.” That's a lot of money! Don't just throw it away. She set it up. Write them down before you forget. “Paramızı emekliliğimiz için saklıyoruz. belirtmek As we drove through Paris. Françoise pointed out the major historical sites.) “İtfaiyeciler yangını.pick out Seçmek There were three men in the line-up. “Yaşadığımız ciddi problemleri tıpkı bir yetişkin gibi tartışmalıyız.) “Patrondan toplantıyı yarına kadar ertelemesini rica ettik. “Sırada üç adam vardı.) “Bir süveter ve ceket giydim.” We put away money for our retirement.” The fire fighters put out the house fire before it could spread. “Ödevi dikkatli okudum ama hiçbir şey anlamadım.) “Vinç bütün evi havaya kaldırdı.” pick up Bir şeyi kaldırmak The crane picked up the entire house. She put away the cereal boxes. Let's talk them over like adults.” We asked the boss to put off the meeting until tomorrow.” I read over the homework. (I put them on quickly.” We have serious problems here.” Dikkat çekmek. “Pahalı bir şey o! Sakın atma.” It was so hot that I had to take off my shirt. “Paris’ten arabayla geçerken.” My wife set up the living room exactly the way she wanted it. (They put it out quickly.” point out put away Saklamak put off Ertelemek put on Giyinmek put out Söndürmek read over Dikkatli okumak set up Düzenlemek. “Karım sofrayı tam istediği gibi hazırladı.” These are your instructions. Francoise başlıca tarihi yerlere dikkatimizi çekti. “Unutmadan bu bilgileri bir yere not et. (Please put it off for another day. (Watch them pick it up. but couldn't make any sense of it. Cüzdanını çaldığını düşündüğü adamı seçti.

“Büyük babam duyamadığı için kulaklığının sesini açtı. It really turned me off. It was a disgusting movie.” Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs Transitive (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan) ayrılamaz :"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak? 105 .try on Kıyafet denemek She tried on fifteen dresses before she found one she liked.” Grandpa couldn't hear. but he was turned down both times. “CD çaları açta dans edelim. “Gangsterler bütün parayı boşalttılar ve birkaç banka daha soymak için gittiler.” He applied for a promotion twice this year. tiksindirmek “O kadar kötü filmdi ki midem bulandı. geri çevirmek turn down (2) turn up Bir şeyin sesini yükseltmek turn off turn off (2) turn on use up Elektriği kapamak We turned off the lights before anyone could see us. “İstediğim arabayı bulana kadar dört tane araba denedim.” The gang members used up all the money and went out to rob some more banks. “Bu yıl iki kez terfi etmek için talepte bulundu ama her defasında geri çevrildi. “Kimse bizi görmeden ışığı söndürdük.” I tried out four cars before I could find one that pleased me.” Elektriği açmak boşaltmak Turn on the CD player so we can dance. “Radyonun yüksek sesi beni rahatsız ediyor. “Beğendiği elbiseyi bulana kadar on beş tane kıyafet denedi. Lütfen biraz sesini kıs. so he turned up his hearing aid.” Your radio is driving me crazy! Please turn it down.” Mide bulandırmak.” try out Denemek turn down Bir şeyin sesini kısmak Reddetmek.

kömür rezervlerini tüketti. “Ortanca oğlum annesine benziyor. Bütün parasını şimdiden harcadı mı?” My mother promised to look after my dog while I was gone.” The students went over the material before the exam. They should have gone over it twice. hiç bilmiyorum.) call on (2) Ziyaret etmek The old minister continued to call on his sick parishioners. bir yıl içinde en çok. incelemek run across Rastlamak run into Karşılaşmak. bakmak look into Araştırmak.Fiil call on Anlam Ezbere okumak Örnek The teacher called on students in the back row. rast gelmek take after Benzemek 106 .” get over Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek Yeniden incelemek.” They country went through most of its coal reserves in one year. but I don't know if I'll ever get over my broken heart. “Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi. “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı.” I ran across my old roommate at the college reunion. “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak. gözden geçirmek go over go through Tüketmek look after İlgilenmek. “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım.” My second son seems to take after his mother. (Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi. “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler.” Carlos ran into his English professor in the hallway. hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti. Did he go through all his money already? “Ülkeleri.” The police will look into the possibilities of embezzlement.” I got over the flu. İki kez bakmalıydılar. “Eski başkan. “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim.

“Operatör konuşmamızı kestiği zaman telefonda annemle konuşuyordum. “Aylar süren yolculuğumuzdan sonra. küçükken daha zordu. “Umarım öğrencilerimin hiç biri bu sömestr sınıfta kalmaz.” We tried to cut down on the money we were spending on entertainment. azaltmak drop out of Sınıfta kalmak get along with İyi anlaşmak get away Bir işten sıyrılmak 107 . Yıllardır hiçbir bağışta bulunmamıştı. zaman bakmak için söz verdiler. “Erkek kardeşimle anlaşmak. kontrol etmek come up with Bağışta bulunmak After years of giving nothing.” I hope none of my students drop out of school this semester. “Çocuklar yazlığa zaman." “ Erkek kardeşim mezun olamadan okulu bıraktı. “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı.” Üç Kelimeden Oluşan Phrasal Verbs (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler de üç kısım göreceksiniz : "My brother dropped out of school before he could graduate.” check up on İncelemek.” catch up with Yakın olmak After our month-long trip.” I found it very hard to get along with my brother when we were young. “Eski kilise cemiyeti üyesi bin dolarlık bir bağış yaptı.” Janice cheated on the exam and then tried to get cut down on Kesmek. komşulara ve kasaba çevresine yakın olup onlardan haber almanın vakti gelmişti.” The boys promised to check up on the condition of the summer house from time to time.wait on Servis yapmak It seemed strange to see my old boss wait on tables.” Fiil break in on Anlam Bir sohbeti bölmek Örnek I was talking to Mom on the phone when the operator broke in on our call. it was time to catch up with the neighbours and the news around town. “Eğlenceye harcadığımız parayı azaltmaya çalıştık. the old parishioner was able to come up with a thousand-dollar donation.

with

away with it. “Janice sınavda kopya çektiği halde bu işten sıyrılmaya çalıştı.” Kurtulmak The citizens tried to get rid of their corrupt mayor in the recent election. “Vatandaşlar son seçimlerde fırsatçı belediye başkanından kurtulmaya çalıştı.” When will you ever get through with that program? “Bu programı ne zaman bitireceksin?” It's hard to keep up with the Joneses when you lose your job! I always look forward to the beginning of a new semester. “Yeni sömestrin başlamasını her zaman dört gözle beklerim.” It's typical of a jingoistic country that the citizens look down on their geographical neighbors. Komşularını, tipik ırkçı ülke vatandaşları küçümserler. We were going to look in on my brother-in-law, but he wasn't home. “Kayınbiraderimi ziyaret edecektik ama evde yoktu.” Good instructors will look out for early signs of failure in their students “İyi eğitimciler öğrencilerinin yapacakları hataları önceden görürler.” First-graders really look up to their teachers. “Eski nesil, öğretmenlerine gerçekten saygı gösterirler.” Make sure of the student's identity before you let him into the classroom. “Öğrencilerinizi sınıfa almadan önce, kimliklerinin doğru olduğundan emin olun.” The teacher had to put up with a great deal of nonsense from the new students. “Öğretmen yeni öğrencilerin bütün saçmalıklarını hoş görmek zorunda kaldı.” The runners ran out of energy before the end of the race. “Koşucuların dirençleri, yarışın sonuna gelmeden tükenmişti.” My oldest sister took care of us younger children after Mom died. “Ablam, annem öldükten sonra bize, daha küçük

get rid of

get through with

Bitirmek

keep up with Geri kalmamak look forward to Dört gözle beklemek

look down on Hor görmek, küçümsemek

look in on

Birini ziyaret etmek

look out for

Önce davranmak, tahmin etmek

look up to

Saygı göstermek

make sure of Doğrulamak, emin olmak

put up with

Hoşgörü göstermek

run out of

Tükenmek

take care of

İlgilenmek, sorumlu olmak

108

çocuklara baktı.” talk back to Kaba bir şekilde cevap The star player talked back to the coach and was vermek thrown off the team. I often think back on my childhood with great pleasure. “Çocukluğumu sık, sık büyük bir mutlulukla anarım.”

think back on Yad etmek, anmak

walk out on

Terk etmek, başından Her husband walked out on her and their three atmak children. “Kocası onu ve üç çocuğunu terk etti.”

Intransitive (Geçişsiz) Phrasal Verbs
Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler nesne almazlar. "Once you leave home, you can never really go back again." “Evden bir kez ayrılırsan, bir daha asla geri dönemezsin.” Fiil break down Anlam Bozulmak Örnek That old Jeep had a tendency to break down just when I needed it the most. “Eski cipim, ona en ihtiyacım olduğu zamanda bozuldu.” Popular songs seem to catch on in California first and then spread eastward. “Popüler şarkılar önce California da tutar daha sonra doğuya doğru yayılır.” Father promised that we would never come back to this horrible place. “Babam, bu berbat yere bir daha dönmeyeceğimize söz verdi.” They tried to come in through the back door, but it was locked. “Arka kapıdan girmeyi denediler ama kapı kilitliydi.” He was hit on the head very hard, but after several minutes, he started to come to again. “Kafasını çok kötü çarptı ama birkaç dakika sonra bilinci yerine gelmeye başladı.” The children promised to come over, but they never do. “Çocuklar ziyaret edeceklerine söz verdiler ama hiç gelmiyorlar.” We used to just drop by, but they were never home, so we stopped doing that.

catch on

Tutmak

come back

Geri dönmek

come in

Girmek

come to

Şuuru yerine gelmek

come over

Ziyaret etmek

drop by

Habersiz ziyaret etmek

109

“Eskiden habersiz uğrardık ama onları hiç evde bulamazdık bu yüzden artık gitmiyoruz.” eat out Yemek için dışarıya çıkmak When we visited Paris, we loved eating out in the sidewalk cafes. “Paris’e gittiğimizde kaldırım kafelerinde yemek yemeye bayılırdık.” Uncle Heine didn't have much money, but he always seemed to get by without borrowing money from relatives. “Heine amcanın çok fazla parası yoktu ama o, akrabalarından borç almadan da her zaman hayatını sürdürürdü.” Grandmother tried to get up, but the couch was too low, and she couldn't make it on her own. "Büyükannem ayağa kalkmaya çalıştı ama kanepe çok alçak olduğu için kendi başına kalkamadı." It's hard to imagine that we will ever go back to Lithuania. “Litvanya’ya bir daha geri dönemeyeceğimizi düşünmek çok zor.” He would finish one Dickens novel and then just go on to the next. “Dickens romanının birini bitirir, hemen bir sonrakine devam ederdi.” The cops heard all the noise and stopped to see what was going on. “Polisler bütün gürültüyü duydu ve neler olduğuna bakmak için durdu.” grow up keep away büyümek Uzak durmak Charles grew up to be a lot like his father. “Charles tıpkı babası gibi olmak için büyüdü.” The judge warned the stalker to keep away from his victim's home. “Yargıç, suçluyu kurbanın evinden uzak durması için ikaz etti.” He tried to keep on singing long after his voice was ruined. “Sesini iyice kaybetmeye başladıktan sonra bile şarkı söylemeye devam etmeye çalıştı.” pass out bayılmak He had drunk too much; he passed out on the sidewalk outside the bar. “Öyle çok içmişti ki barın önündeki kaldırıma düşüp bayıldı.”

get by

Hayatını sürdürmek

get up

kalkmak

go back

Geri dönmek

go on

Devam etmek

go on (2)

Olmak, meydana gelmek

keep on (with gerund)

Devam etmek

110

show off

Gösteriş yapmak

Whenever he sat down at the piano, we knew he was going to show off. “Piyanonun başına ne zaman otursa, gösteriş yapacağını bilirdik.” Day after day, Efrain showed up for class twenty minutes late. (Efrain ardı ardına derse yirmi dakika geç kalıyordu.) I woke up when the rooster crowed. “Horoz öttüğünde uyandım.”

show up

Varmak, ortaya çıkmak Uyanmak

wake up

USED TO
Geçmişte alışkanlık olarak yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Example; I used to run everyday when I was at university. (Üniversitedeyken her gün koşardım.) Bu cümleyi söyleyen kişi gizli olarak şu anda koşmadığını da ifade etmektedir. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar. I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.) Did you use to run? (Koşarmıydın?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız.) Gerçi bu tartışma konusudur. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır.“Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. EXAMPLES She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.) Did you use to play football? (Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen. (Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.) MAY / MIGHT AS WELL: BARI..........SE Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.) I DARESAY (SANIRIM, GALIBA)

111

Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer. I needn’t go there.) WAS / WERE GOING TO Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır. but we had some guests.) 112 . (Kompozisyonunu yazacağım. (Sanırım haklısınız. Öğrenmeğe ihtiyacım var. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz. we were going to visit you. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır. Öğrenmem gerekir veya İng. gereksinim duymak” anlamına gelir. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir. (İng. (Oraya gitmem gerekmez.” I will write his composition. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir.) NEED “Need”. (Kompozisyonunu yazacağım. NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that.I daresay you are right. bu görevi yardımcı fiil üstlenir.) BE GOING TO Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır. (Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır.) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde. Yakın gelecek diye de tanımlanır. I need learn English.) I need some money. çekilmemiş ve başka bir modal yok.) She needn’t study such a lesson.) Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır. (Biraz paraya ihtiyacım var. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır.) (önceden planlanmamış.) I am going to write his composition. (Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir. “ihtiyacında olmak. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. (Böyle bir dersi çalışması gerekmez.) (önceden planlanmış. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor. Last night.

Bu özelliklerden dolayı didn’t need = didn’t have to diyebiliriz. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır. (Herhangi bir şeye ihtiyacım yok. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiller gibi tüm zamanlar için çekilebilir.) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur.) S. “Need” şahısa göre çekilmiş.) “Need” in Simple Past kullanımı. telefon açmak. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere. (Onun buna baş vurması gerekecek. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. sonrasında mastar veya nesne almış.) She doesn’t need anything.I don’t need anything. She shouldn’t have studied. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir.) (Present modal) Have you needed to confess everything? (Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi?) (esas fiil) 113 .) şeklinde de yazabiliriz. (Herhangi bir şeye ihtiyacı yok. She needn’t have studied. (Maçı iptal etmem gerekti.) (Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi.) (!! !! !! !!) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır. esas fiil olarak kullanılmıştır. (İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez.) She doesn’t need to resign. Yani yukarıdaki cümleyi.) 1. He will need to apply for that. (Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur.) Olumlu yapıda kullanılmış. Syn “Cancel” Did they need to warn you? (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil) They needn’t spend so much energy on this project. She didn’t have to resign (She had not to resign. Call off: iptal etmek.) V1 almamış. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. (İstifa etmesi gerekmedi. (gerekmez). (Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match. Call: seslenmek. Bu özelliklerden dolayı modal değil. mastar almış 2. She didn’t need to resign. Pasta göre çekilmiş 3.

TAG QUESTIONS Kuyrukça soruları demek olup. 1.) (Perfect modal.) (Present modal) We don’t need your help..... (She needn’t have expressed this. çeviri. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır. (Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi. da” dan kesinlikle soru gelir. biçim.. (TQ) cümle sonlarında “. Bu nedenle iyi bilmek gerekir.. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur..) . Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır..) (modal) Speak to: Way: ..... who gibi) need kullanmıyoruz.. what...Confess: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way. özellikle “Need”in Perfect Modal’ı.. Eğer “değil mi” yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur..değil mi? 114 .) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman (where. Bunu dile getirmesi gerekmezdi. İngilizce’ de ne yazık ki TQ’ lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İngilizce boyutu önemli olan bir konudur.değil mi?” diye Türkçe’ye çevrilir... (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur.) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil. da” veya “değil mi” den kesin bir soru gelir..de / da. bu özellik sadece “need” için geçerlidir.. (esas fiil.) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foreign language) (esas fiil) Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow?) (esas fiil.. Tag Question.) (Perfect modal. we are not deaf. KPDS’ nin fix sorusudur. (Bize bağırman gerekmezdi. eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur. sağır değiliz. Ya “de...) (Perfect modal) She needn’t have complained us. (Bizi şikayet etmesi gerekmezdi. tamam mı” gibi ifadelerdir. (Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur..değil mi.. tarz Not: Sınavlarda. Çünkü notları yüksektir.) Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow?) (Present modal. yöntem.e ile konuşmak yol. “. ..) You needn’t have shouted at us.. Özellikle “de.. She needn’t study harder... because her marks are high.

. does she? (O çalışmıyor. değil mi?) “Don’t the workers” değil de “don’t they” yazıldı. Everybody was against the project.. weren’t they? (Herkes projeye karşıydı değil mi?) Every. Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a. don’t they? (İşçiler zam talep ederler. didn’t he? (O toplantıya katılmayı ret etti. değil mi?) Take into consideration: göz önüne almak c... b. no türevlerinde fiil tekil çekilir. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır. 115 .. bu mantığı yakalamak gerekir. (Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir..) Ama özne çoğul olacağından TQ’nı oluşturulurken zamir olarak “they” kullanılır. Everything has to be taken into consideration. değil mi?) They can hardly get on well. haven’t they? (Her şey göz önüne alınmalıdır. “they” kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister. Çünkü TQ’larda daima şahıs zamirleri kullanılır. can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar. Bu nedenle yukarıdaki cümlede “weren’t they” kullanıldı.) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır. cümle olumlu ise TQ olumlu olur.) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir.) TQ’ larda daima şahıs zamirleri kullanılır.değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz. was it? (Para istenmedi. Ayrıca öznenin tekil – çoğul oluşu da önemlidir.) . değil mi?) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz. He refused to participate in the meeting. No money was asked. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur. The workers demand raise.Bu ifade İngilizce’de belli bir mantığa göre çalışır. Kesinlikle ezberlemeden. Yani İngilizce’de TQ’ nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz. değil mi?) She doesn’t study. değil mi?) Get on well: iyi geçinmek d.

değil mi?) Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. shall we? 116 . I don’t think. Don’t go outside. he will resign. I am not upright. “aren’t I?” şeklinde kurulur. Let’s go shopping. e. değil mi?) Giriş cümlesi olan “I don’t think” olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. değil mi?) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. they won’t accept the offer.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır. I am right. onlar öneriyi kabul edecekler. will they? (Sanırım. The money is everything. değil mi?) f. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. am I? (Haksız değilim. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think. will you? Let için de benzer bir durum vardır. will it? (Korkarım diğer takım gelmeyecek. galiba).) Birinci tekil şahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ. didn’t they? (Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler. will they? (Sanmıyorum. I think. won’t he? (Sanırım o istifa edecek. g. TQ “am I” şeklinde kurulur.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur. Ama “am” yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmiştir.Some of the members claimed that inflation would rise. değil mi?) Yani “is not it?” şeklinde yazılamaz. değil mi?) Normalde bu cümlenin TQ’ ı “amn’t I” şeklinde olmalıydı. onlar öneriyi kabul etmeyecekler. the other team will not come. shouldn’t he? (Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi. aren’t I? (Ben haklıyım. I suppose. isn’t it? (Para her şeydir. I guess (sanırım.) I think. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. değil mi?) He should have rung up as soon as he arrived there. I believe. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. değil mi?) I am afraid. they will accept the offer. I am afraid (korkarım) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur. değil mi?) h.

117 . (O Türk kahvesini sevmez.) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır. Yani cümle olumlu iken TQ olumlu. ben de.) They don’t like Turkish coffee. ben de. Bu. (O Türk kahvesini sevmez. da” anlamındadır... 2. İngilizce’de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. olumsuz – olumlu durumu yoktur. İngilizce’de böyle değildir. (O Türk kahvesini sevmez...) (Sonralarındaki cümlecik düzgündür. “. cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur.. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not” eklenerek olumsuz olarak yazılır. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur.) He can speak German fluently. Bu daha zordur. too. • They don’t like Turkish coffee.) He can speak German fluently..de.. Eğer olumlu ise so. Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır.. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur.) İnclusion (Dahil Etme) “. İfadenin olumlu –olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır. şimdi bir tablo halinde bunu verelim.de. ben de..de. I can too. Olumlu So Too / Also Olumsuz Neither / Nor Either (Sonralarındaki cümlecik devriktir.) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir. Eğer yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız. Eğer “so” seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır.. Türkçe’deki yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı şekilde “.. also’ dan birini seçeriz. bağlaç anlamındaki so (bu nedenle) ile karışıklığı önlemek içindir... Eğer too veya also seçmişsek sonraları düzgün bir cümleciktir. Bu nedenle olumlu – olumsuz.. neither do I. ben de. I don’t either. I can also. da” anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar. nor do I. Sorusu: • • Either – Neither (veya diğerlerini) cümlede boş bırakarak sorarlar. ben de.. so can I. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir.Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır. ben de.) They don’t like Turkish coffee. Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: • • Yargının olumlu – olumsuz tespiti. da” ile yapılır.) He can speak German fluently.

He has never been to the US and. Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir. Other Başka. a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS’de sorusu bu şekilde gelir... diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor.. . “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir..One Another 118 ..... Çünkü sözü edilen bellidir.... Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir. Yani çoğul (s alarak) olmazlar..... İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır. Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz...... Çünkü bahsedilen belli değildir... Other: The other: başka diğer Others: başkaları The others: diğerleri Each Other ..Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek. a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e) olduğu rahatlıkla görülecektir. Other (türevleri ile birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır.. (Kasım – Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor...... Other student: Another student: Other students: başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler The other student: diğer öğrenci The other students: diğer öğrenciler Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile “s” alabilir....... Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz... . Örneğin “zengin adam” derken rich man... Eğer the varsa “diğer” anlamındadır.) He tried to estimate the likely effects of the new millennium at the meeting and....... Sıfat olarak kullanımında eğer önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa “başka” anlamındadır. İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi.. İlk aramamız gereken cümlenin olumlu – olumsuz oluşudur.. So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap (d) kendiliğinden çıkıyor... c şıkkı da elendi. Ama belgisiz tanıtıcı alamaz. zengin adamlar derken rich men deriz.... Zamir formunda “the”lı ve “the”sız.. Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar..

“Birbirleri ile” anlamındadırlar. Each other: One others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır

Aralarında yukarıdaki nüans olmasına rağmen bugünkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler.

IMPERATİVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. İngilizce’de böyle değildir. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Diğer şahıslara emir verilmez. Olumlu I speak. (Konuşurum.) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don’t speak. (Konuşmam.) You don’t speak. He doesn’t speak. She doesn’t speak. We don’t speak. You don’t speak. They don’t speak.

İngilizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. Bu yüzden İngilizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. Speak slowly. (Yavaş konuş.) Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konuşma.) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. Let us speak. (Konuşalım.) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “İzin ver konuşalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.

119

Olumlu Let me speak. (konuşayım.) Let him/her speak. (konuşsun.) Let us speak. (konuşalım.) Let them speak. (konuşsunlar)

Olumsuz Don’t let me watch. (seyretmeyeyim.) Doesn’t let him/her watch. (seyretmesin.) Don’t let us watch. (seyretmeyelim.) Don’t let them watch. (seyretmesinler.)

Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. Olumsuzunu yazarken de aynı mantıkla “let” ten önce you var, atılmış ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır. Soru Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?) Shall he come in? (....gelsin mi?) Shall we go out? (........çıkalım mı?) Shall they be here? (burada olsunlar mı.?) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?) Shall he not come in? (....gelmesin mi?) Shall we not go out? (........çıkmayalım mı?) Shall they not be here? (burada olmasınlar mı.?) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tartışma konusudur. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. My mother doesn’t let me go out. (Annem dışarı çıkmama izin vermez.) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha doğrudur. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.

120

Our teacher helped me improve English. (Öğretmenimiz İngilizce’yi geliştirmeme yardım etti.)

MODALS
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’ lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır. EXAMPLES I don’t walk. (Yürümem.) I can walk. (Yürüyebilirim.) Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. Modal'ların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir. ► Can: ...e bilmek: güç, yetenek I can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim) ► May: ...ebilmek: olası, tahmin He may come tonight. (O bu gece gelebilir.) ► Be able to: ...e bilmek: Can’ e eşittir. I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.) ► Must: ...meli, ...malı: Must’ta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.) I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.) ► Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modal'daki zorunluluk dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapmak zorunda olduğumuzda bu modal'ı kullanırız. I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) ► Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.) ► Ought to: gerekir. You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.) Modal’ ların Kullanımı 1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler. 2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.

121

3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.

EXAMPLES They can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek) He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin) I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin) I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek) We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek) You must wait for us until 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan) You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.) Not: Eğer herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer; başka modallar ile de kullanılabilirler. He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.) The minister must be able to confess everything. (Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir.) Confess: itiraf etmek. Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir.) He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.) A teacher must be able to travel. (Bir öğretmen seyahat edebilmelidir.) We may have to give up the project. (Projeden vazgeçmek zorunda kalabiliriz.) We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.) He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)

122

Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could: (.e biliyordu..(Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır.e ulaşmak 123 .e bildi) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır.) We were able to see each other.. (Biz birbirimizi görebiliyorduk.) Recognize: tanımak. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu. We could see each other. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz. other = diğeri. (Cesedi teşhis edebildi.) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir.) He was able to recognize the corpse. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put aside some money when he was young.. teşhis etmek Corpse: ceset I was able to attain my goal.) Goal: To attain: amaç . Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir.) Was / Were able to: (.Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to -------Had to --------------- Future --------------Will be able to -------Will have to --------------- Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar.. (Ben amacıma ulaşabildim..) Each other: each = her bir.. (Biz birbirimizi görebildik.

Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir. Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir. Şimdi bunları öğrenelim. Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Eş anlamlıları aşağıdadır. Sustain Continue Preserve Contain: etmek Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva

Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak (soyut anlamda, hafızada tutmak) Detain: Pertain: Obtain: Attain: göz altında tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sağlamak. ...e ulaşmak.

“Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, Intention, Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home. (O eve gidebilirdi.) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”, geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir. Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. Had to: ...gerekti “Gerekti” anlamına gelir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır. He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)

124

Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. Bu cümleyi “....gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. The Government had to punish the responsible. (Hükümet, sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı.) Punish: Responsible: Responsible for: Responsibility: cezalandırmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up scheme. (Onun projeden vazgeçmesi gerekti.) Scheme: şema, proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. 1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.) ( !! !! !!)

2.) He didn’t have to give up the scheme.

We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) We had not accepted their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) Sanction: Accept: yatırım kabul etmek “Will Be Able To” Kullanımı “....e bilecek” anlamındadır. İngilizce’de, normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “...e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim.) Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmediğim, dolayısıyla hiç kullanmadığım, aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Will Have To “Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek.)

125

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.) Fix: tespit etmek, saptamak. Salary: maaş PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır. Must Have to Should Ought to Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. Must + Have V3 Must + Have V3, “....mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. The roads are wet; it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.) She speaks German fluently; she must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.) Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “...mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “....mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.) Rise: yükseliş, artış, zam.

126

ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir. The Government should have taken the necessary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım, önlem. He study hard; he should have passed exam. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.) It is too late. My father should have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı.) You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.) The Government should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.) We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.) We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.) Could + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır. Our Government could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.) improve: geliştirmek, iyileştirmek Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz. They could have caused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. She might have fallen down. (O düşebilirdi.) She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

127

) They must be studying now. tartışma Compute: com = beraber. düşünmek anlamındadır.) He had been able to see his boss. 128 ...) “. (O patronunu görebildi. KPDS için hayati önemde olan “pute” kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute. “Putare” den gelir. Computer: Bilgisayar.. (O patronunu görebilmişti. Resolve: Solve: Settle çözmek (bir problemi.Mistake: yanlışlık. (O istifa etmiş olabilir. “Putare” hesaplamak. Compute = beraber düşünmek. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz.) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us.) He has been able to see his boss. pute = düşünmek. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz. Dispute: dis = olumsuzluk. (O patronunu görebilmiş. (Onlar çalışıyor olmalı. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir. bir sorunu. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı.mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır.) çözmek (kimyasal anlamda) halletmek Bu cümlede.) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır.) He was able to see his boss. Latince kökenli bir kelime olup.) She must have been developing a new method. Eve gitmiş olabilir. He may have gone home. Such a man can’t have done that. Örneğin: He was ill this morning. (O bu sabah hastaydı. (O bizim için beklemekte olabilir. hata Kill: öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk. Dispute = anlaşmazlık.) He may have resigned.) The two sides could have resolved the dispute..

yüceltmek. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık. Impute: suçlamak..) Discharge: taburcu etmek.) Reveal: açığa çıkarmak. (Onu görmüş olmalıyız.) ****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz. We must have seen him. şöhret. (O sınavı geçmiş olmayabilir. (O eve gitmiş olmalı.) He is able to realize his goal. (O arabasını satmış olmalıydı.) Exalt: yükseltmek.) They ought to have submitted their report.çıkarmamalıydı.. Yani. . eşya. People shouldn’t have exalted the statue of computers. göstermek. mülk. Ama olumsuz yapıda olabilir..Repute: tekrar düşünülen.) Submitter: sunmak We had to sell all our properties. (O amacını gerçekleştirebilir. (Onu almış olmayabilir.) She has to have sold her car.) They should have considered hte offer. Örnek verecek olursak. He shouldn’t have revealed my secret. (İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi.) We had to discharge this patient. övmek. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi. (Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him.) He may not have brought it.) She may not have passed the exam.) Property: mal. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım.) He must have gone. ün. “Can + Have V3” yapısı yoktur. itham etmek I should have turned down their proposal. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız.) 129 . (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar. She can’t have killed her friend. (O arkadaşını öldürmüş olamaz. “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir.

Provision: Accurate: Accuracy: Accurately: hazırlık doğru.) He had to reject salary rise. Inject: in = içine. tasarlamak. karşı çıkmak. ret etmek Eject: dışarıya doğru atmak. Project: Pro = ileriye. (İngilizce’yi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik.) Object.) He had been able to realize his goal. ödün. Fransızca’dan geldiği için “jet”(uçak) olarak kullanılır. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi. iğne yapmak Reject: Re = yeniden. We could not have sold our house. Eğer “provide”. İyi bilinmeli. . ayrıcalık. (O amacını gerçekleştirebildi. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. (Maaş artışını ret etmesi gerekti.) . (Kaza yapmış olabilirdik.) We could have learnt English in England. “with” ile geçiş yapar.nın yerine. Latince kökenli olup. Reject = yeniden atmak.) ***Concession: taviz. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var. Türkçe’de. “cure = tedavi “den köken alır.. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir. ject = atmak. enjekte etmek.) Ject: atmak. İngilizce’ye “ject”.) We might have had an accident.. doğruluk doğru bir şekilde Inaccurate: yanlış 130 . Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi”dir.) We could have passed the exam. (Sınavı geçmiş olabilirdik. The committee members could have given more concession. (Evimizi satmamış olabilirdik) You might have broken your leg. (Sen ayağını kırmış olabilirdin. Project = . itiraz etmek. fırlatmak anlamındadır.. Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir. KPDS’ de çok geçiyor. KPDS için önemli bir kelimedir. sağlamak.He was able to realize his goal.. İnject = içine atmak.. (O amacını gerçekleştirebilmişti. He ought to have provided us with more accurate data.e atmak.nın yerine atmak. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı.. (teyplerde vardır.) Provide: temin etmek. Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır. sonrasında sağlanan nesne belli ise.

(Hükümet. sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz. Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini. tercih etmek I would rather die than do it. Latince aslı “Datum”dur. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim.) Would rather / sooner: yeğlemek. Burada ise. The Government must have overcome the economic recession in Irak.) Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini.) I would sooner (that) you remained at home.) “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında. Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır.. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz. Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. I would rather (that) you remained at home.) Die: ölmek Dead: ölü Death: ölüm We would sooner sell than rent it. (Erken kalksak daha iyi olur. modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. 131 . Remain: kalmak ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır..Inaccuracy: yanlışlık Inaccurately: yanlış bir şekilde Data: veri. (Evde kalmanı tercih ederim. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar Had better: .) Recession: (ekonomik) durgunluk. (Evde kalmanı tercih ederim. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor.se iyi olur We had better get up early.

Past: He wrote a letter..) Passive: He was seen by me. Pr. (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir.. Perfect: He has written a letter. “to write to be written” gibi... Present: He writes a letter. Present Cont.) A letter has been written by him.. (.yazılmıştı. Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır.yazıldı. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur.) Future Perfect Cont.. Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır. (. Temel fiil de V3 şeklinde yazılır... Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir. S.. A letter is benign written by him.. (.yazılıyor olacak... (Ben onu gördüm.. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz. Past Perfect: He had written a letter. “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz........ A letter was being written by him.) Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp. (.: He will be writing a letter. Çünkü İngilizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir.... Future: He will write a letter.yazılacak. S... İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır...yazılıyor. (.: He has been waiting a letter.yazılmakta olacak. He is known by everyone in the area... Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir... “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır....... A letter had been benign written by him....) 132 . Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır. (.) A letter had been written by him. Bunu da daha sonra öğreneceğiz...) Present Perfect Cont. A letter will have been benign written by him...(....) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor.. eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Diğerleri de öğrenilse iyi olur.yazılmaktadır. Başka bir değişle. (..yazılmış. Active Infinitive To speak To write To give up Passive To be To be To be Infinitive spoken written given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar. A letter is written by him.) Past Perfect Cont.Active: I saw him..yazılıyordu.) A letter will be written by him.. (... S.. (Bir mektup onun tarafından yazılır) A letter was written by him.) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu. A letter has been benign written by him....: He is writing a letter.. onu yorumlayabilmektir.: He will have been waiting a letter..) Past Cont: He was writing a letter.......: He had been waiting a letter..yazılmaktaydı. Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor....) Future Cont. (O benim tarafımdan görüldü. (.. A letter will be benign written by him. bu iki kullanım birbirinin alternatifidir.

Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. Active: I want to see. Bu durumda “Gerund ve Infinitive”lerin kullanımı düşünülmelidir. (Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi.) The robbers had been followed by the police.) Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum. İki nesneli bir cümle.) Over the last months.çok değişik anlamları vardır.) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır. Direct object = book’ tur. 133 .) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız.) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir.) A book was given to him by me. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring: Give: Leave: Lend: Order: Pay: getirmek vermek ayrılmak ödünç vermek emretmek demek Promise: Refuse: Send: Show: Tell: söz vermek red etmek öndermek göstermek söylemek I gave him a book..) As: gibi. He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar. (Ona bir kitap verdim. olarak. İndirect object = him. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır. Örneğin. Not: Yukarıdaki cümlede... (Soyguncular polis tarafından takip edildi. He was given a book by me. this book has been sold very well. neden Passive infinitive değil de Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi. (Yeni bir başkan olarak atanacak. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır.He was found guilty by the jury.) He will be appointed as the new chairman. (Ben görmek istiyorum.) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor.) Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. (O jüri tarafından suçlu bulundu.

.) I have had my hair cut.. sildirdim.... zorla yaptırılabilir. Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken.... Ettirgenlik.. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar.. Make.) Men have their ears pierced. diktirdim.. “kestirdim. (... “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik.... İngilizce’de ise “Have. “Saçımı kestirdim” dediğinizde. (.. (. İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir.) I was having my hair cut... saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir. yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir. “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir.. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında. (. yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba”dır...kestirmiştim. modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar. Peki.kestirmişim. Bu fiiller. çalıştırmak. rica ile yaptırılabilir. İngilizce’de ise bu nüansın kullanımı. İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır.. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek.tamir ettirmiş olacağım. CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir. I have my hair cut.) I will have my hair cut. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir.” gibi..... (Erkekler kulaklarını deldirirler.. Örneğin. (. Cümlenin anlamına göre rica ile mi. Employ: istihdam etmek. bazı istisnalar hariç şöyledir: Have: Birine “rica” ile bir şey yaptırmak. (Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz. ayrı bir fiil yapısı yoktur. Ettirgenlik..” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır..kestirdim. (Ben saçımı kestiririm) Sth V3 + Sth + V3 I had my hair cut. Make: Birine “zor” ile bir şey yaptırmak Get: Birine “para” ile bir şey yaptırmak Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır.kestiriyorum.) You could got your tyres changed..) Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız. (. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur...) I had had my hair cut.kestiriyordum..... zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır.They consider being employed. Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır.) I am having my hair cut. (.) 134 ..) I will have had my house repaired...kestireceğim.

(O hastayı ameliyat ettirecek. I must have my hair cut... Eğer “have.) ***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir.. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim. make...a composition written..tamir ettirmişti. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır.... (Makalemizi ona çevirtebilirdik..) +So+ V1 +Sth şeklinde olur...) The teacher will have a composition written..kestirmeliyim. etkileniyor. Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük. Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da”Active Causative” denir. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir. (.. (Odayı temizleteceğiz. Ama bu tartışma konusudur... Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir.” derken yazma eylemini “a composition”yapmıyor.) Neden V3 Kullanılmaktadır????? “Causative” yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir.) I can have my hair cut. “.. (Sesimizi duyuramıyoruz. I had a doctor test my eyes.) We can not make our voice heard. “to” ile birlikte kullanılır. bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır..) We shall get room cleaned. He got his car repaired... Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir.. bu eylem V3 olma durumundadır. (Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak.kestirebilirim. (O arabasını tamir ettirdi.) He had got his car repaired.. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir. get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative”dir diyoruz.. (Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik. sonrasındaki eylemi yapmıyor. ona maruz kalıyorsa...) We had had a pool built in our garden. Bu kullanımda Get. Çalışırken.) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir. (....) We could have had him translate our article.... 135 .. (Babam gözlerini kontrol ettirdi. (. buna maruz kalıyor. Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister. Daha sonra bize anlatılacaktır.He will have the patient operated....) My father had his eyes examined.

Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir.) Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz. (Bana sırları söyletemezsiniz.) Gerund (speaking. (Çocuğu aşılattık. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır. 136 . V3’ te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir.) Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. Ayırım bu mantık ile yapılır. They must have gotten their roof repaired.) We had our baby vaccinated. (Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti. translated (Makalemizi çevirtebilirdik. 1. You can not make me tell the secret. (Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. I like swimming. (Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatik açıdan üç konumda gelebilirler. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır.) You must have your tooth filled. GERUNDS AND INFINITIVES “Gerunds ve İnfinitives” ler. (Evlerinin çatısını birine tamir ettirmek zorunda kaldılar. V1 kullanımında.We could have had our article.) Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir. saptamak. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. (Dişlerinizi doldurtmalısınız. going gibi) e. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir.) They had to have someone mend their roof. I got a mechanic to repair my car.) We should get a repairman to fix the plug.) Fix: Mechanic: Plug: tamir etmek.g. Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar. düzenlemek tamirci.) Vaccinate: aşılamak Their family had to have the patient operated. teknisyen.) Not: V1 ve V3 kullanımı. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir. motorcu priz They had to get a mechanic to test the motor.

. İn. “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. ● GERUNDS “Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. İngilizce'de.. bir isim veya isim türevi (zamir.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. for. The members are thinking of appointing him as their president. Aşağıda bu fiillerden en çok kullanılanları verilmiştir.g. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir. with. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. “gerund” olmak zorundadır. ya başına "to" gelir ya da yalın haliyle kullanılır. to go gibi) e.. over . kuralları vardır. He come in the room. “Gerund” lar. Bu fiillerin sayısı yaklaşık 40 civarındadır. I want to swim 3. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa.2. 1. Bu durumda biri diğeri için alternatif konumundadır. under. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak. He made me cry. Basit olarak eğer cümlede iki tane fiil kullanılıyorsa ikinci fiil ya -ing takısı alır. go gibi) e. cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. Çünkü herhangi bir mantık çerçevesinde yapılmamaktadır. Bir fiilin –ing almış biçimidir. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir. gibi. off. Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi.g. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir.) He come in.) Infinitive (to speak. on.) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır. Bu bir sistemdir. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır.) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak.. of. (Üyeler.) a) to appoint b) appoint c) appointing 137 . yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. Bu fiiller. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. veya infinitive olarak geleceğini öğrenmenin tek yolu fiilleri ezberlemektir. onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar. Hangi fiilden sonra fiilin -ing takısıyla geleceğini.

Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır.) interested in: Develop: Improve: Progress: .ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar. kararlaştırmak Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak.) Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous) Approve of: onaylamak Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar.Boşluğa “appointing” gelmelidir. (O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. bozmak. bildirmek. he was always interested in developing something beneficial.. Reaffirm. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi. attest: onaylamak Ratify: Specify: Notify: Affirm: Confirm: Onaylamak. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. Onaylamak Onaylamak Ratification: onaylama Specification: belirtme. bildirme Reaffirm: Bear out: Onaylamak Onaylamak As a researcher. certify. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli.) Think of: Think over: Think about: düşünmek (tasarlamak anlamında) düşünmek (bir şey üzerinde) düşünmek (bir şey üzerinde) He is thinking of emigrating to USA. engel olmak. tarif name Notification: haber.) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. (O sigara içmeyi bıraktı. (Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. Onaylamak. açıkça belirtmek.. Appoint: atamak. Mutlaka bilinmeli.) Approve KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir.) He gave up smoking. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi.) Geliştirmek (daha önce geçmişti) 138 . Onaylamak.

(Sigarayı bırakmalısınız.) Succeed in: başarmak Persuade: ikna etmek 2. Bu fiilleri yazarsak. every.) Join: katılmak Disapprove of: Onaylamamak They succeeded in persuading us. (syn: useful) Not: Any. one.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. Avoid: Understand: kaçınmak.) He disapproves of joining the army. “gerund” olmak zorundadır. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. some. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır. sakınmak anlamak 139 . En önemli 10 . think. where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. Diğerleri liste halinde bize verilecek.Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial: faydalı. body.15 tane fiil göreceğiz. Any Some Every No + think body one where + Adjective Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir. You must give up smoking. (O orduya katılmayı onaylamıyor. no kelimeleri. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar.

(Hırsız parayı çaldığını itiraf etti. hareket etmek (yanında away. (O erken kalkmaktan nefret eder. itiraf etmek sezinlemek taktir etmek hoşlanmak aldırmak. affetmek nefret etmek sevmek / sevmemek şikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller. in gibi değişik edatları alabilir.) She considers moving away. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. You could have avoided hurting him.) The thief admitted stealing the money.) He hates getting up early.) Move: taşınmak.Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind: Postpone: Delay: Defer: Put off: Forgive: Pardon: Excuse: Hate: Detest: Abhor: Like / dislike: Complain: düşünmek kabul etmek. umursamak.) Thief: hırsız 140 . (O taşınmayı düşünüyor. umurunda olmak ertelemek bağışlamak.

.) 3. yayılmak.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de. yararı yok That is no point in:anlamı yok.) I don’t understand your complaining. olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa. yararı yok Can’t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to: elinde olmamak.meye değer dört gözle beklemek itiraz etmek. aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse. manası yok anlamı yok.e alışmak Get accustomed to: ..e alışkın olmak Be accustomed to: .Theft: hırsızlık I don’t anticipate meeting any problem.. (Şikayetinizi anlamıyorum. bir şeye karşı çıkmak itiraf etmek ... (zamanı ne olursa olsun... bir şeye karşı çıkmak itiraz etmek.. bu fiil gerund yapısında olmalıdır.e alışmak Get around to: Have trouble: Can’t bear: Can’t stand: Have fun: Bu kalıplardan sonra. kandırmak zorluk çekmek dayanamamak 141 . It is no use: It is no good: anlamı yok. kesinlikle “gerund” olmalıdır. yararı yok.. (Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum. Her zaman bunlardan sonra dolaşmak.. bir şey yapmaktan kendini alamamak canı istemek ..e alışmak Get used to: .

) Hijacker: Release: Hostage: uçak kaçıran.) English is worth learning. cinayet anlamında) The hijackers objected to releasing the hostages. (Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de. Başlamak fiilleri start / Begin Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz) Kesmek.“gerund” olacak diye bir kural yoktur.) The minister confesses to getting involved.) He must have confessed to committing the crime. Örnekler I am looking forward to seeing you among us. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir. hava korsanı serbest bırakmak.) I don’t feel like going out to night. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı. (Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz. hata.) He can’t help laughing when he sees me. (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum. (Bakan suça bulaştığını itiraf etti. günah. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım. salıvermek rehine I am used to studying late at night. (Fransızca öğrenilmeye değmez. bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. (İngilizce öğrenmeye değer.) Confess to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulaşmak 4. ara vermek Cease Devam etmek Continue 142 .) Confess to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: işlemek (suç.) French is no worth learning. (O problemini çözmede zorluk çekti.) She had trouble solving her problem.

eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti.) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. problem uygun bir şekilde tartışmak 143 . Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir. sorun. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. Aslında her dilde olduğu gibi İngilizce’de de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. (P. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır.) This project is not worth maintaining.) We cannot got anywhere without discussing the issues properly.) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum. (O herkesi isteksiz olmakla suçladı. I appreciate your helping the poor.) Issue: Properly: Discuss: mesele.I start working on Monday. I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum. “helping” in de öznesi “I” dır.) I start to work on Monday. “Ben öğrenmek istiyorum” derken.) Bu cümlede “appreciate” den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. Bir önceki derste. (Bu proje devam etmeye değmez. “The poor” gibi.) Accuse of: Unwilling: suclamak isteksiz Reluctant: Willing: isteksiz istekli Will: istek Irreluctant: istekli I do not understand your complaining about your jop. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum. çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur. (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız. Örneğin. (P. Tesi çalışmaya başlarım. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. Tesi çalışmaya başlarım. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum. Gerund’ın öznesi you’dur. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. İkisinin de öznesi “ben”dir. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz. Yüklemin öznesi I.) He accused everybody of being reluctant.

(Karım dışarı çıkmama izin vermez. 144 . ***Kural: 1. Bu gramatikal bir özelliktir.pişman olmak. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund. Unutmak. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır. (cüzdanımı almayı unuttum. daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır. Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm. I forgot taking my purse.) I forgot to take my purse. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma) üzgünüm.We get used to living under miserable condition.) I regret to spend so much money. Advise: tavsiye etmek.) (cüzdanı üzerinde değil demektir. önermek. Allow = izin vermek. Hatırlamak) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar.) Miserable: perişan. (Bana dinlenmemi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır. Remember (Üzgün . (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık. (cüzdanımı aldığımı unuttum. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. Forget. ***Kural: 2. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor. Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler.) (cüzdanı üzerinde demektir.) The expert advised us to sell sharing. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. My wife doesn’t allow me to go out.) Allow = Permit. sefil 5. He recommended resting.) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır.) Regret. I regret spending so much money.) My wife doesn’t allow going out.) Expert: uzman Sharing: hisse senetleri 6. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. He recommended me to rest. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez.) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor.

Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler. Hear. 145 . (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var.) See.) Need.) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var.) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi.) I saw him wait at the bus stop. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. duymak. (evin sarsıldığını hissettim.) (sarsıntının tümünü) Shake: sallanmak. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm.) My car wants watching. We felt the house shaking. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır. Requirei. Want (İhtiyacında olmak. İstemek. I need to be accepted in the club.) My car wants to be watched.) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. Feel. I saw him waiting at the bus stop. (evin sarsıldığını hissettim. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. Watch: (Görmek. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning.) (sarsıntının bir kısmını) We felt the house shake. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımından dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır. Gerektirmek.) Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakikasını gördüğüm. Bu madde de Türkçe çeviriden çok İngilizce mantığını kavramak önemlidir.7. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. This room needs to be cleaned.) The grass requires cutting.) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır. hissetmek izlemek) Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. 8. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. (Otlar kesmeye ihtiyacı var. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır.

Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. bir kısmı gözlenirse “bare infinitive” ile. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. ama “gerund” la da kullanılabilir. I want you to learn English. ● INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim.) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. (Ben öğrenmek istiyorum.e razı olmak Decide: karar vermek Demand: İstemek. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır. Bunların sayıları10–15 tanedir.I watched them enter the bar.. Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz. layık olmak Happen: Tesadüfen ..) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır. 2. Uzun süren olaylar ise. I heard her singing.) Not: Genelde kısa süren olaylar. tümü gözlenmişse “gerund” ile aktarılır. tanımak Offer: Teklif etmek Plan: Planlamak Prepare: Hazırlamak Promise: Vaat etmek Pretend: Gibi davranmak Refuse: Ret etmek 146 .) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I..) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir. (Onu şarkı söylerken duydum.Seem. Appear. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. (Ben sizin İngilizce öğrenmenizi istiyorum.mek Hesitate: Tereddüt etmek Hope: Ummak. talep etmek Deserve: Hak etmek. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi aynıdır. Bu yapıda. mastarın öznesi You’dur. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır. (Onları bara girerken gördüm.Look: Görünmek Can afford: Gücü yetmek Claim: İdda etmek Consent: . I want to learn English.. ümit etmek Learn (How): Öğrenmek Know (how): Bilmek.

(Biz projeden vazgeçmeye karar verdik. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi.Strive: ..mek Condescend: Tenezzül etmek I can’t afford to buy such a car in these economic conditions.meye çalışmak. He should have tried to resolve the dispute.e yeniden başlamak. (Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı ret etti) Refuse: ret etmek Reject: Turn down: Talks: görüşme Resume:. vaat.Resolve: Karar vermek Seek. sürdürmek He must have threatened to kill us. KPDS için çok önemli kelimelerdir. İyi bilinmeli.. taahhüt. To promise: söz vermek Compromise: (komprumayz) uzlaşmak.. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer.. İyi bilinmeli. (Onlar vaatlerini yerine getirmeye söz vermek zorunda kaldılar. anlaşmazlık The two governments refused to resume the talks. ödün.) We decided to give up the project. (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim.yapmak implement: Achieve Accomplish: Execute: (eksikut) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manufacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar.) They had to promise to fulfil their commitment.) Commitment: söz.) Try: Dispute: Confluent: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: . (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı.meye çalışmak Tend: Eğiliminde olmak Threaten: Tehdit etmek Undertake: Üstlenmek Would love: Seve seve. Fulfil: yerine getirmek..) 147 ...Try.. denemek tartışma.

mek.... (Beni görmeye gelebilirdin) 2. yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır. Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur.) Tend: eğiliminde olmak. Düelloya davet etmek Emretmek Zorlamak.) She consented to step down... Allow. Sipariş vermek Hatırlatmak Gerektirmek Öğretmek 148 .) Would love: seve seve .) Happen: olmak Happen + full Infinitive: tesadüfen .ile She should not have condescend to take his book.Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. (Onu tesadüfen gördüm.) Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me. Mümkün kılmak Bulmak yasaklamak Davet etmek Haber vermek. Zorunda bırakmak Cesaretlendirmek. (Sizinle seve seve gelirim.Permit: Ask: Recommend. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.Force.mek Along with: . Bilgilendirmek Mecbur etmek. Teşvik etmek Muktedir olmak. zorunda bırakmak Emretmek. Rica etmek Önermek. eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir. (Türkçe’ye meyil.. (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi. Tavsiye etmek Sebep olmak Meydan okumak.) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda. (O çekilmeye razı oldu.e razı olmak Step down: geri adım aymak.. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir. I happened to see him..Coerce: Encourage: Enable: Find: Forbid: invite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: İzin vermek İstemek. çekilmek I would love to come along with you. He always tends to hurt people.Advise: Cause: Challenge: Command: Compel.) Consent: ..

. uyarmak Want: İstemek The U.Tell: Söylemek Tempt: Ayartmak Urge: istemek. The inspector obliged the minister to reign. (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız..(Hoca oynamamıza izin verebilirdi. (B. spect: bakmak. M..e sevk etmek Warn: İkaz etmek. izleyiciler Oblige: mecbur etmek.) To Comply: Resolution: Security: Council: The teacher could have allowed us to play... Expect: dışarı bakmak = beklemek. zorunda bırakmak 149 .) Urge: istemek (şiddetle bir şeyi ..) Force: zorlamak The doctor encouraged the patient to go home.) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp İngilizce’ye çevirmek verimliliği arttırır. (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi.) Cour: kalp... (Doktor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi. pect: bakmak.... motive etmek Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti. Inspect: İçine bakmak = incelemek In spectator: içine bakan. yürek Courage: yürekli Encourage:yüreklendirmek.N has urged the Iraqi Government to comply with the resulotions of the security council.... The U N urged the U S A to lift the embargo. devam etmek Attendance: hazır bulunanlar.) No one can force me to give up smoking. “not to go” gibi.. (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz... = müfettiş Spectator: seyirci Expect: ex: dışarı.. You ought to have warned us not to go there. saygı göstermek Attend: bir yerde hazır bulunmak. inceleyen. cesaretlendirmek... ummak Respect: tekrar tekrar bakmak. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır.) Inspector: müfettiş Spect: bakmak Inspect: ın:içine.. İngilizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir.) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur. .

(We wanted them to lay down their arms.) You should ask him to help us. savında bulunmak Hak etmek. (She ask us to stay.) 150 . (Mitinge katılmayı istedi. (Mitinge katılmamı istedi.) Order: emretmek.) He asked me to take part in the meeting.) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor. 2. (İngilizce öğrenmemizi tavsiye ettiler. İstemek İddia etmek. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar. Ümit etmek Yardım etmek Niyetinde olmak Davet etmek İstemek İstemek Dilemek He asked to take part in the meeting.) Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor. (You should not have permitted him to go. hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler.Merit: Desire: Expect: Help: Intend: Invite: Request: Want: Wish: İstemek Rica etmek. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor. (Bize yardım etmesini istemen gerekir. sipariş etmek.) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin.He orders us to be ready at 11 o’clock. layık olmak Arzu etmek Beklemek.) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. düzen.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz.) Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlayıcı Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti.) Silahları teslim etmelerini istedik. sıra They advised us to learn English. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı. Ask: Beg: Clime: Deserve. Birkaç tanesini örnek verecek olursak.

1. Budalaca Cömert. To take part in: Participate: katılmak katılmak He can expect to win the prize. Saygısız Akılsız. Aptal. yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır.. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir. değer. Saygılı Düşüncesiz. değerli hakkıyla.) Gress: gitmek ileri gitmek.) Deserve: Merit: Meritorious: Deservedly: Deserving of: layık olmak. ihmalci Düşünceli. (Aramızda olmanızı diliyordum. 151 . Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. meziyet övülmeye değer. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir.) I wished you to be among us. Türkçe’den İngilizce’ye. saçma.) He can expect his son to win the prize.sız olaylı You could have invited us to participate in the congress. hak etmek layık olmak hak etmek.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır.lı Event: Eventless: olay olaysız Eventful: Less: . İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”..Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. ahmak. (O başkanımız olmayı hak eder.. (Adam olayı görmediğini iddia etti. (O ödülü kazanmayı umabilir. 4.(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır. Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Dikkatsiz. haklı olarak müstahak The man claimed not to see the event.) Among: arasında (ikiden fazla nesne için) Between: arasında (iki nesne için) Örnekler She deserves to be our chairperson. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir.) Claim: Ful: iddia etmek .. (Aranızda olmayı diliyordum. mastarın öznesi ise “me” dir.) I wished to be among you.

) He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir. Haksız Kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi. 2.) Turkey is bound to sign the agreement. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak. (Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time. (O nazik değildir.) It is impolite of him. (Naziksiniz. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir. Bunun yerine “İt is kind of you” denir.. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir.) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kullanılmaktadır. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid: Anxious: Ashamed: Careful: Curious: Determined: Eager: Glad: Quick: Reluctant: Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound.) 152 . Ama İngilizce’de bu yapı kullanılmaz. It is kind of you. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir.. Kaba Nazik Nazik değil.Certain: Liable: Korkmuş İstekli (can atacak şekilde) utanmış Dikkatli Meraklı Kararlı İstekli Memnun Hızlı İsteksiz (İrreluctant: istekli) İstekli (Unwilling: isteksiz.) It is very kind of you to help me. Kaba Doğru.e eğilimli Muhtemel Muhtemel olmayan Kesin ..) . (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir. Haklı Yanlış. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır..Sure. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır.) It was very considerate of him to carry our luggages.Kind: Unkind: Polite: Impolite: Right: Wrong: Rude: Nazik Nazik değil.

yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır. olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir. (Öğrencilerim İngilizce öğrenmeye isteklidirler. özne durumuna geçer. esas Gerekli Gerekli. İkinci maddede özne kişi veya zamirdi.) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. Zaruri Acil Tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue.) It was very difficult to convince him. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz.) Convince: İnandırmak 153 . 3. Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir.” şeklinde olmalıdır. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. “it is easy to learn English. Yine yazılan her cümleyi telâffuz etmek. Örneğin. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. Fedakarlık Man is always liable to make error. (İngilizce öğrenmek kolaydır.) Sacrifice: Kurban.) Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor.) şeklinde olur. güç heyecanlı İlginç. “İngilizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İngilizcesi normalde“To learn English is easy.) He is unlikely to accept your offer.We are all quite willing to make sacrificies our family. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır. (Onu inandırmak çok güçtür. Enteresan Sıkıcı Kolay Sıkı imkansız mümkün önemli Temel. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Assuming: Difficult: Exciting: Interesting: Boring: Easy: Hard: Impossible: Possible: Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable: Eğlenceli zor. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir. Bu maddede ise mastar. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu.

layık olmak Tesadüfen . Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. Örneğin. Appear. tanımak Teklif etmek Planlamak Hazırlamak Vaat etmek 154 . Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş. 3-4 defa sorulmuş.) To submit.e razı olmak karar vermek İstemek. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır.. ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu.) To get along with: .Look: Can afford: Claim: Consent: Decide: Demand: Deserve: Happen: Hesitate: Hope: Learn (How): Know (how): Offer: Plan: Prepare: Promise: Görünmek Gücü yetmek İddia etmek .) It is impossible for you to persuade me. talep etmek Hak etmek.To present: Represent: Presentation: Sunmak Yeniden sunmak Sunuş Çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. Edatı veya fiili yine sorulabilir.(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir. anlaşmak It is hard to cope with these problems. mücadele etmek..Seem.inandırmak güçtür. Yukarıdaki cümleler “.) İt was necessary for him to submit the report until the next day. ümit etmek Öğrenmek Bilmek. (Onunla geçinmek oldukça güçtür. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren...ile geçinmek.öğrenmek kolaydır. Bu yapıda... başka edat kullanılmaz.üstesinden gelmek zordur “ gibi genel bir anlatımı ifade ederler. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. KPDS için çok önemli bir kelimedir.mek Tereddüt etmek Ummak.. (Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır. İyi öğrenmek gerekir. It is hard for us to cope with these problems. yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise.. Burada sadece for edatı kullanılır. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir..bunun mastardan önce yazılması gerekir. (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur.. . Hemen sonrasında Infinitive alan fiillerin sayısı yaklaşık 10–15 tanedir..) Cope with: Üstesinden gelmek. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır.It is rather difficult to get along with her. ..

Olsa da.meye çalışmak Eğiliminde olmak Tehdit etmek Üstlenmek Seve seve. Özne yüklemi yapan. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. (I noticed him at the school yesterday. Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir. (Bir dilenci gibi davranıyor. Yerleri ve sıralaması değişmez.) Ben pahalı bir araba satın aldım. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim.. Bu üçlü yapı temel yapıdır. Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur. I learnt English well in England last year.Pretend: Refuse: Resolve: Seek. olmazsa da olur. Özne. (I bought an expensive car. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur... Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem sınav hem de genel anlamda İngilizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir. yüklem. (O partiye gitmeyi çok isterdim. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim.. Tümleçler ise yüklemin nerede. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez.Strive: Tend: Threaten: Undertake: Would love: Condescend: EXAMPLES Gibi davranmak Ret etmek Karar vermek .) I would love to go to that party. Ama çeviri. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir. ne zaman. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir. nesne yüklemden etkilenendir. Özne ve yüklemden sonraki yapılar opsiyoneldirler. ne zaman. Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup. (Oraya gitmeyi ümit ediyorum.) He pretends to be a beggar. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur. neyi.mek Tenezzül etmek I hope to go there. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır. Yükleme kim. Dün onu okulda fark ettim.Try. sabittir. Tümleç: Nesneden sonraki yapılar tümleçtir.) 155 . İngilizce’de cümle “özne.) RELATIVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir. nerede.

İkisi de nesnel formda iken “. Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. öznel formda iken “.. Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler. Relative Clouse veya Adjective Clouse” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir. . (Raporu göndermiştin) 2.. . Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur. The agreement. (Göndermiş olduğunuz kitabı aldım. . The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi. “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun. (Önemli olan kitabı buldum. (Karşılaştığım işçiler.. Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir. (Kitabı buldum.en.. Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler... Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan kompleks cümleler görelim. (Raporu aldım.an” olarak çevrilir..) I received the report.Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır.) The man who you are waiting for.) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi.dığı”.. Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür..) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde-İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılırbu sıfat isim ile artikel arasına gelir.. (Beklediğiniz kişi. which you had sent..dığı” olarak çevrilir I found the book. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “. 1. I received the report. (Onların imzaladığı anlaşma) The workers who I met..) You had sent the report.) I found the book..) 156 .en.an” olarak çevrilir.an” olarak çevrilir..en..) The book was important.) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “.dığı” olarak çevrilir. “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü. which they signed. which was important. (Kitap önemliydi.. ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir.. Buradaki “a” artikeli “car” içindir. Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir.. Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who: İnsanlar için kullanılır. İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir.

(Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu.) *** Eğer “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den önce yazılması gerekirdi. Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır. (Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz.Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir. which runs 100 miles on hour. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir. we cannot publish the article which you have sent.) Dismiss: kovmak The man who robbed the bank was caught by the police. which you lost. (Saatte 100 mil giden araba. Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. He had to dismiss the boy who made noise. The boy who we saw yesterday found the money. (Bursu kazanan öğrenci. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. Unfortunately. (Bu metodu bulan bilim adamı.) 157 . The scientist who devised this method. (Çatışma halinde olan her iki taraf.) Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler. (Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar.) A car.) Devised: bulmak The student who won the scholarship. We have many problems that we have to solve. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. (Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security.) Not: Bu cümlede “adjective clause”. (Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı.) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centuries. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder. Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir. (Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir. özne konumunda olan bir ismi niteliyor.) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır.

isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (. Not: Non. Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir. İyi bilinmeli. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler.) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. who committed the crime. which you are looking for.) arasında ifade edilir. (Cinayeti işleyen babam tutuklandı. KPDS’de sorulur. (Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızca’yı akıcı bir şekilde konuşur.) To go away: çekip gitmek. (Verdiğiniz bilgiler yetersizdi. (Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir. which we visited last year. Ve You are looking for the book şeklinde 158 . Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. (Aradığınız kitabı gördüm. (Cinayet işleyen adam tutuklandı.(Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. is a leading country in the middle.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir. was arrested. Virgül duraklama demektir. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir.) Adequate: yeterli. Bu çok önemli bir özelliktir. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. Turkey.) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book.) Our dean.East. speaks French fluently. dağılmak (gitme belli bir noktaya olmadığından) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book.) Arrest: tutuklamak My father. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur. ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir.In conflict: çatışma halinde olma Last: sürmek The man who commit ten the crime was arrested.) İlgi Zamirleri. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir. uygun Inadequate: yetersiz. bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır. who studied abroad. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır. The information which / that you gave was inadequate.

Örneğin. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz. Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. savaşmak. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. “Give”. dövüşmek. Pollution is a serious problem for which we must fight. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır. vazgeçmek” anlamındadır.Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçiş yapmıştır. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. Phrasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar.) Dismiss: kovmak Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz. (Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur. Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır. My car. Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır. (Aradığınız kitabı gördüm.) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb”ini oluşturur ve bu da “bırakmak. 159 .) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. 2.) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur. vermek anlamındadır. Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken. Amerikan İngilizcisinde pharasal verb’ler çok kullanılır. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. Yani “for” edatı nesneye aittir. which I paid ten thousand dollars for. (O güvenebileceğin biri değildir. Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı.) She dismissed the student about whom you talked. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. was broken down.) He is not a person on whom you can rely. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir.) She dismissed the student who you talked about. Örneğin.

The horse on which he was kept stopping to eat grass. (Bu ameliyat ettiğimiz kadındır.) We stopped to smoke.. (Üzerinde olduğu at.... (Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorduk....... Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir... (Suçlandığı suç çok hafifti..otuza yakın anlamı var... (O durmadan konuştu. işletmek.) There be: bulunmak......... whit whom he is living.. saklamak. (İçinde olduğumuz araba bozulmuştu..için durmak We stopped smoking...) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez.. Keep (kept..Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler.. Önemli bir özelliktir.mek He kept on speaking.) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor.) ***Non.Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who”nun “whom”a döndüğüne dikkat ediniz.) The crime of which he was accused was very leniet. This is the woman on whom we performed the operation. Keep on + V1+ing : ... They didn’t like the study. which we can do.... İyi bilinmelidir. which we carried out. suçlamak She lost her bag in which there was a lot of money. (Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır.) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır. Çünkü pharasal verb’dür.... (O içinde çok parası olan çantasını kaybetti. var olmak There must be something.) The car in which we were had had brakes. (Sigara içmeye ara verdik...) His stepfather..) Lenient: hafif Accuse: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ayıplamak. (Birlikte yaşadığı babası ona karşı nazik değildi.. kept): tutmak..) He kept speaking....) 160 ..meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan .. (Sigara içmek için durduk. is not kind to him.meye ara vermek Stop + Infinitive: . Stop + Gerund: . (O konuşmaya devam etti.. ot yemek için hep durdu.

) I have three friends. (Eşi yaralanan bayan ağlıyordu. Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört çocuğu değil..”of whom” canlılar için. Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir. (Yaralanan bayan ağlıyordu.. .ki onların anlamında da çevrilebilirler. WHOSE . Sınav tekniği kolay.) 161 . on of which is a foreign mark. uygulaması zordur. I have four sons who are students.) He had many houses.. . two of whom are students. direk sorulması beklenen bir konudur. He had many houses. (Onun. Peki bu dört çocuğun hepsi değil de.. The woman who was wounded was carrying.ki onu. (Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır. bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır. for one of whom I bought a present. Eğer ikisi öğrenci olan dört çocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons.) Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz.) Wound: yaralamak.. “of which” cansızlar için kullanılır. ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. (Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır.. (İkisi öğrenci olan dört oğlum var. İyelik belirten zamirdir. bu iki ilgi zamiri bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılır.) My friend has three cars.) Bu cümlede sıfat cümleciği (öğrenci olan) çocukların hepsini niteler.ki onun.. some of which were in Ankara. ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler. (Öğrenci olan dört oğlum var.) I have got a hundred students.ki onların anlamındadır... Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. forty of whom are married. (Arkadaşımın biri yabancı markaolan üç arabası vardır.. (Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı.ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying..OF WHOM ve OF WHİCH .. .) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz. which were in Ankara.

ki o zaman. Konunun esprisi budur. .) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir. Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir. Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez.ki orada.. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir. Diğer ikisinden pek soru gelmez. “which”in alternatifleridirler.. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır. Bir de bu konuda kısaltmalar var. Why: .) Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır. (Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı. whose son studies in the USA. Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. konunun gramatikal boyutuydu. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır. The hotel where we stayed last year was closed down. When: .) Full of: bir şey ile dolu... Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır.ki onun için. Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz.ki oraya. Bazı sınavlarda “where”nin sorulduğu görülür.) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz. which we bought last year. was full of tourist. Aralıklı öğrenmeyi (yaklaşık üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır.. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek.Not.) Collapse: yıkılmak Our manager. will go there next month.. The hotel. Soyut anlamda bir şeyi kapatmak) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakilsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir. (Geçen yıl aldığımız otel turist doluydu.. 162 . (Motoru bozuk olan bir araba aldım. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır. (Geçen yıl kaldığımız otelkapatıldı. (Oğlu USA’ da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek. DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: . Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır. I bought a car whose engine was out of order..

Bu nedenle “which” kullandık. I can not understand the reason why they have resign. I cannot understand what you speak.) The things that are claimed cannot be approved.) Cannot: kullanımı bir sürekliliği ifade eder. (İddia edilen şeyler onaylanamaz. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir. I cannot forget the moment when we first met... Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir. Önemli bir ilgi zamiridir. Can’t: kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder.dığı” şeklinde çevrilirler.ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar.. Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir. (Söylediğiniz doğru değildi.. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir. 163 . İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır.. Çünkü “.. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur.) “what” kullanılırken.an” veya “. What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. yerini aldığı “şeyler”in tekil-çoğul durumu belirsizdir. (Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum. Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what”ın orijinine inmek gerekir. Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “.en . What is claimed cannot be approved. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez.dığı” şeklinde çevrilir. Zaten “şey”i dememek için bu kullanıma gidilmiştir. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmadığıdır.) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true.. Demek ki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “..) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır. Bu özellik “what”ın en önemli ayırt edici özelliğidir.Bu cümlede “where” kullanılamaz. (Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum) “why” çok nadir kullanılır. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır... (İlk karşılaştığımız anı hatırlamıyorum) “when” kullandık.. (Söylediğiniz şeyler doğru değildi. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır. (İddia edilenler onaylanamaz. The things that you said were not true.

ile uyuşan. Those who study more are usually successful.) Those who you talked to.What is important is your health.) “those” genelde çoğullar için kullanılır. yargıç. Zaten İngilizce’de eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır. Önemlidir.ile tutarlı. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır. Those who are waiting for you want to see you. adaletli. haklı Justly: haklı olarak Justness: doğruluk.) What they put forward can’t be justified. “what” görüldüğü yerde “the things that”. Bu özellik bütün dillerde vardır.) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak.. bekleyen insanlar. (Sizin konuştuklarınız. (Önemli olan sağlığınızdır. (Sıfat ve edattan oluşan bileşik ir edattır.) Consist with: . mahkeme.) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir. İngilizce’de genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar.. . bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. savunulamaz Justification: haklı neden.(Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez... İlgi Zamirlerinde Kısaltma 164 . savunulabilir Unjustifiable: hak verilemez. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying. (Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar. İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you. iyi öğrenilmeli. haklı gösterme Justify: haklı göstermek.) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler. dürüstlük.(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil. “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır. dürüstlük. hak bilirlik Justifiable: hak verilebilir.) Put forth / forward:ortaya koymak Just: doğru. gerekçe. haklılık Justice: adalet. (Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar. dürüst. (Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar.

... (Çalışan bayanlar.) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır..i tasvip etmek (of: .en. Occur: olmak.) Subordinate clauses: The events are occurring in the area... 165 . (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan. (Çalışan bayanlar. (Gösteri yapan öğrenciler.nın demektir. meydana gelmek Approve of: . . Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır...) The students demonstrating. (Olayları onaylamıyorum. Geriye sadece “gerund” kalır ve “.. Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir. . (Olaylar bölgede meydana geliyor....) The women working.haliyle söylenir.en.) I don’t approve of the events which are occurring in the area.) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir.) The demonstrating students... vukuu bulmak. İngilizce’de . O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle I don’t approve of the events occurring in the area.) Active cümlelerde Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan cümlecik (subordinate clouses) vardır.. Main clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir. .) The visiting Germany PM.an) iken kısaltma: 1. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir. Türkçe’de bu .) The PM visiting Germany.. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki İngilizcesi “to”dur. Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “. Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır..en. Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women.an” anlamı verilmiş olur..) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir.Özne durumunda (. (Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir.nın onaylamak diye söylenir. Kısaltma yan cümlecikte yapılır.i onaylamak. Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir. Main clouse’da kesinlikle kısaltma yapılamaz..an” anlamı verilemez. (Gösteri yapan öğrenciler. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum.. .) Main clause: I don’t approve of the events... Ama gerçek edatı “of”tur.

(Atanan üyeler. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz. (Kullanılan metot.) The members appointed. Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır. meydana gelmek 166 .) Occur: Take place: Happen: olmak. (Konuşan adam) The man spoken.) Çoğu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir.) The language spoken. Çünkü önemli bir konudur. (Konuşulan adam) The boy beating his friend.) The employee sending this pocket.) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır. (Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. (Paketi gönderen memur. We can’t approve of the events occurring in the region. (Gürültü yapan cocuklar. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. vukuu bulmak. (Gönderilen memur. (Dövülen çocuk. 2. The children who making noise.) The employee sent. (Arkadaşlarını döven çocuk. İlgi Zamirlerinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed. (Satılan araba. (Atanan üyeler. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum. The method used.) The members appointing.) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed.) The man speaking.The children who make noise.) The car sold. Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor.) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir. (Konuşulan dil.) The boy beaten.

. Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır.. The teacher to give the course. I haven’t received yet the letter sent. İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırt etmiş oluyoruz. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır. (Önerilen fiyatı kabul etmesi gerekti.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering. Active cümlecikler için active mastar.) Retard: . Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık. (Gönderilen mektubu henüz almadım. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik. (Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak. The information not given was true.) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu. cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz. Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. (Verilmemiş olan bilgi doğruydu. (Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı.) Önceki dersimizde. Veil: Reveal: örtmek ortaya çıkarmak He had to accept the price offered.) I haven’t received yet sent the letter. The matter reported revealed his innocence. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir. İkisinin de anlamı aynıdır.Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp.) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 . (Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı. ismin önüne getirilebilir. (Gönderilen mektubu henüz almadım. kalan kısmı çeviririz. bir araya gelmek İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır.) The information given as regards this was not true. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip.) Disperse: dağıtmak Crowd: kalabalık Gather: toplanmak. (Kursu verecek (olan) hoca) 167 . bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup.

) Construct: inşa etmek.) The project to be conducted. (Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi.) The bridge to be constructed (İnşa edilecek (olan) köprü. kurmak The students to go abroad. (Öldürülen adam. (Öldürülecek adam. (Öldüren adam.) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir. taşımak The man to see you is adoctor.Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır.) The man to kill.) The man to be killed. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz.) Announce: ilan etmek. Yapıyı bu şekilde görüp.) The passengers to get on the plane. yapmak. duyurmak Election: seçim Hold: (held.) The man killing. yapmak. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediğinden) mastar ismin hemen yanındadır. çeviriyi yapmak çok önemlidir. (Öldürecek (olan) adam) The man to be killed. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır. (Uçağa binecek (olan) yolcular. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı .) 168 .) Conduct: götürmek. (Sizi görecek (olan) adam doktordur. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır. (O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak.ki bu gelecek zaman anlamı katıyor ayırt etmiş oluyoruz.) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends. (Yürütülecek (olan) proje. held) tutmak.) The man to kill. (Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim.) The man killed. (Öldürülecek (olan) adam. (Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci. The results of the election held last week were not announced. yürütmek. (Öldürecek adam. durmak He will not become a candidate in the election to be held next year. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir.

İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak.) 169 .ecek.acak” anlamını verir. 1... Peki mastar neden “. Çünkü İngilizce’de iki isim yan yana gelmez. Be to: İngilizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır. Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede.) The letter he had sent was lost..B’nı Romanya’yı ziyaret edecek. (Katılacak olan öğrenciler.acak” anlamını vermektedir..) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır. İki kullanımda “... The students who will participate (Katılacak olan öğrenciler. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz.. which he had sent..) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir.. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz. was lost. şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir.) The students who are to participate.... .) 2.dığı) İken Kısaltma 1. (Ülkemi terk etmem gerekiyor. “Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır. ) ...) Birinci cümlede “will”..) Defining (tanımlanan) Yapılarda: The letter.. (Görevim İngilizce öğretmektir. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. . Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır.Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır.ecek.) 3. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “. Bu cümlenin İngilizce’deki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir. . . ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr. Nesne Durumunda (.mektir: My duty is to teach English.ecek. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor. ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır.. (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik..(C.acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır..dığı” anlamını vermek zordur. Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister pasif olsun..ecek. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz. ) .. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz. We couldn’t decide on the matter they put forward..

the only.) 2. seems very simpatico. which dissappointed his parents. (Otobüsten inecek adam) The firs man to get out off the bus.) Bu kullanımda “which”. The man to get out off the bus. İngilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (. Çeviride de “.cak” eki “.. (Öldürülecek adam. (Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar . ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz.) Ahmet was the last student to leave the classroom..ki bu da” olarak çevrilir.. (Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi. Ayrıca tek 170 . “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır. (Temsil edilmeyen tek ülke. (Temsil edilmeyecek ülke.) Ahmet was student to leave the classroom.) The man to be killed.) The last report to be submitted. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgulanmış oldu..) The report to be submitted. who (m) I met yesterday. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır. Yani çeviride “. (Sunulan son rapor. Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir.. .en. (O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı.I didn’t receive the document he sent..) The only man to be killed..) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first. (Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti.cek.an” ekine döner... (Öldürülen son adam.) The only country not to be represented.. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır.) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır. (Onun gönderdiği belgeleri almadım. Your brother. He failed again. The country not to be represented. Bu yapıda “that” kullanılamaz.) yapıyı diğerlerinden ayırır. . (Sunulacak rapor.) The price they asked was too high (Onların söylediği fiyat oldukça yüksekti. (Otobüsten ilk inen adam) İkinci cümlede. the last.

) He was rude to the customer officer.) Kısaltılması: He failed again.) Investment: Lead to: Whole: All: yatırım ..) Arrest: tutuklamak. bütün (sayılamayanlarda kullanılır. (Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı.) He failed again. Kompleks cümleleri. Sonrasında sıfat cümleciği. bütün (sayılabilenlerde kullanılır. (Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. (Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir. düzenlemek. which will be difficult. tedavi etmek tehdit etmek tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu kompleks cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği göz ardı edilerek kalan yapı çevrilir. (Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti.) Arrange: Convenient: Inconvenient: Treat: Threaten: Threat: ayarlamak. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir. durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek 171 . which made things force. (Herkes için uygun olan bir tarih belirlemek zordu. The man who was arrested finally confessed to being a spy.) Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur. disappointing all doctors. We will have to across the frontier. the’yı sona alır. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur.. all the) The patient didn’t respond to treatment. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratli anlama alışkanlığını geliştirecektir. which upset the whole family. belirlemek uygun.virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir.) Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı. (Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. which was convenient for everyone.e yol açmak tüm. upsetting the whole family. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. the’yı başa alır. The government made investment in education. leading to welfare. elverişli uygun olmayan davranmak. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler It was difficult to arrange a date. the whole) tüm.

belirlemek syn envision hedef The information we have obtained was not reliable. -cek yerde NOUN CLOUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur.) Resource: kaynak yenilenebilir Instead of: . with whom I have been working for long. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler..nın yerine . -cek yerde Source: kaynak Renewable: In place of: .. Demek ki Noun Clouses’ lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir kompleks cümlede özne. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile. expected to be 20 %. Noun Clouses’ larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler. tedavi etmek tehdit etmek tehdit The inflation rate.mış bile (tek başına kullanıldığında). Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik 172 . (Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu.) Already: halihazırda. has decided to give in his resignation. fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız.. which we have already undertaken. daha önce (bağlantılı cümlelerde) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My collage.. Bir cümlede isimler özne. dışında davranmak. (Biz..) Envision: Envisage: Target: göz önüne almak. (Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: Obtained: güvenilir elde etmek. whose life has been threatened. Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu.nın yerine. sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel. applied to the police for protection. Önce mantığını kavramak gerekir.. has already passed the target. (Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş. öngörmek.) Collage: meslektaş Give in: vermek (verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar) Counterpart: karşı taraf (bakanlar için) The minister. envisioned. nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler. . beklemek hariç. (Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti.) Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat: korumak koruma ummak.We had to give up the research.

“that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır. yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir. I know that he has failed. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz.ip . Whether: . Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır. “failure” ismi yerine “he has failed” (O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz.) Bu cümledeki “failure” (başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır. O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. Bunu İngilizce’ deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum. Not: Yan cümleciklerin Türkçe’ye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılır.ile ifade edilmiş olur. I know his failure. That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır.imediği (Olaya iki yönlü bakar.. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Dolayısıyla bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle.. S V O Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S. Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir.) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) kompleks bir cümlede üç durumda kullanılabilirler. Olaya tek yönlü bakar. (Biliyorum ki o başarısızdır.) 2. (Ben onun başarısızlığını biliyorum. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır...) 3. 1. Bu şekilde cümlemiz. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC 173 . “or not” ile beraber de kullanılabilir.

Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır.) Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler. What is clear? That he will confess to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız.) Her iki kullanımda da anlamı aynıdır. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Örneğin bu cümleye sorarsak.) It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor. KPDS’de çok geçer. It is difficult that he will give it up. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir.) That they will resume peace talks is expected. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt. İngilizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır.) That we overcame this issue was very hard. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.) Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz. It is clear that he will confess to his guilt. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir. İngilizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır.) That he will confess to his guilt is clear. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar.Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde. It is expected that they will resume peace talks.) That he will give it up is difficult. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. It was very hard that we overcame this issue.) Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır.) 174 . (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. (Onun ondan vazgeçeceği zordur.

(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik.. B) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır. yolsuzluk Whether = If . masum Judge: hakim.. (İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır.) Nesne yapısındaki isim cümlesini.. We learnt that they had agreed on the matter.. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez. (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır. neyi.. The judge decided that the suspect was innocent. şüpheli Innocent: suçsuz.ip . Bu yapının tek kullanımı vardır. Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır.) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur. (Hakim buna karar verdi. 175 .) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. Suspect: zanlı.. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir. İngilizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. (Benim babam bir mühendistir. özne. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz. (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi.It is surprising that he has escaped. neye sorularını sorarak bulabiliriz.e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer. yükleme kimi. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır.) My belief is that you will get over this problem.) My advantage is that I can speak three foreign language. yargılamak C) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler..) Get involve in: Corruption: . My father is an engineer.imediği anlamında olup. olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir. kime.) The judge decided this. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir.) bozulma.. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim.) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption. Nesne hareketinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz.

normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir.It is not known whether he has ratified the bill. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır. kaç (sayılabilenler için) kaç tane. Soru sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz. Whether.) Ratify: Specify: Approve of: Notify: onaylamak Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. ne kadar. kaç (Sayılamayanlar için) ne kadar (zamanı sorar) ne kadar (mesafeyi sorar) ne kadar (frekansı sorar) İsim cümleciklerinde QW’ların kullanımını. nereye ne zaman kim kimi. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır. (Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim. he has ratified the bill is not known.) My doubt is whether they will stay or not. I am not sure whether he has accepted the offer. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Question Words (QW) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often: ne nerede. kime kimden kiminle kime kimin hangi nasıl niçin kaç tane. ne kadar.) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. Anlamı aynıdır. (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor.) No one knows whether they live in the country or not. 176 . Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır.

apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor.) Was not known Was unknown bilinmiyor. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir. Bu da yardımcı fiilin kullanımı.) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir. QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor.) Bu complex cümleyi soru yaparsak. a) Özne olarak. Geçmişteki olay . Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil. QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapılabilir. (Onun ne yapacağı belli değil. temel cümlede yapılır.) Obvious: belli. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. It was not known how the had committed the crime. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz. It is not known where he hides. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir.) It was uncertain how long they would stay there. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır.What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?) Where are you going? (Nereye gidiyorsun?) When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?) How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?) Soru cümlelerini. Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım. meçhul 177 . Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?) It is not obvious what he will do.(Onun nereye saklandığı bilinmiyor. (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor.öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir.

.meye can atmak It is expected that the embargo will lift next year. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız. (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi. Our doubt is who killed the man.ecek.. Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in Italy. ilan etmek We feared that he results could be negative. (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik . (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum. zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır..) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uyumu vardır. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum. 178 . We couldn’t learn how this event happened.) Anxious: endişeli Anxious + full Infinitive: . Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur.. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor. (Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya’dan aldım.) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an agreement. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi. (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor.) c) Tümleç Olarak..acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk. (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür.b) Nesne Olarak. Bunun çevirisi değil de İngilizce mantığı önemlidir. I don’t know where he is working now. .) Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “.) It was claimed that the minister had embezzled money.) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained. Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak..) She didn’t decide where we had to met.) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz.) I am anxious to know how much he earns by month.) Announce: bildirmek.

gibi. Boş olan yere ne gelmelidir? Have has had to have has had 179 .ması” şeklindedir. Yani “bare infinitive” olarak kalır.mesi. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible... Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler.... Bunların sayısı 15’tir.) Görüldüğü gibi “should” un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. The committee requested that the documents (should) be submitted until tomorrow.) İngilizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır.) I advised her that she .. İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır.. Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır. . 1. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir..breakfast early. iyi öğrenmek gerekir. I insisted that my son (should) be a doctor..) Subjunctive Mood (İstek kipi) Türkçe’de dilek kipi “.) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemeyeceğinden ayrı yazacağız.ması” şeklinde çeviririz. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur. Cümle olarak örneklersek. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti. Ben Ali’nin burada olmasını istiyorum.. Doktor Ona dinlenmesini söyledi. Önemlidir. ...No one knows how this problem can be resolved. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim... “should” un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir.) İngilizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should” un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “.. Yani olsa da olur olmazsa da.. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız.. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.. The doctor recommended that he should rest as much as possible..mesi..) Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz. Insists: Order: ısrar etmek emretmek Prefer: tercih etmek Require: gerektirmek Move: hareket etmek (pek kullanılmaz..

“should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur. (Çevremizin korunması temeldir. pose: bırakmak. (Onun sıkı çalışması gerekir.) Sanction: yaptırım. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir. İmpose:içine bırakmak.) Impose on: . empoze etmek. (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir..) 2. KPDS’de çok sık geçer) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar. (Sırbistan’a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor.. ex:dış. maruz bırakmak dinlenmek birleştirmek 180 .) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. Impose: uygulamak Expose: Repose: Compose: im: içine. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. Çok dikkatli olmak gerekir. müeyyide (Önemli bir kelimedir. Expose: dışarıya bırakmak. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak.e empoze etmek. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir. I advised her that she have breakfast early. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri Important Crucial Vital Significant (anlamlı) Gerekli Sözcükleri Necessary Imperative (zorunlu) Mandatory (zorunlu) Essential Possible İngilizce’ de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim.) It is essential that our environment be protected. uygulamak Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır.) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. Pose Bırakmak. Preserve. Conserve: korumak Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. It is necessary that he (should) work hard. pose: bırakmak.) Protect. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir.“have” doğru cevap olur.

ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye bir kelimedir. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız.) Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir.Dispose: Oppose: Propose: sıralanmak.) Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız. uygun. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data presented by the committee. Conclude: Conclusion: sonucuna varmak sonuç 181 . (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.den dolayı yeterli. It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure. Rescue: Evacuate: Calamity: Disaster: kurtarma(k) boşaltmak. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi. elverişli yeterlilik yetersizlik tedbir. önlem (ölçme. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data. tahliye etmek felaket felaket We aware.. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız. düzenlemek karşı koymak önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir. haberdar olmak Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı.) To be aware of: farkında olmak.) “Data” dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware.) Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure taken.) Take off: Doe to: Adequate: Adequacy: Inadequacy: Measure: KPDS’de çok geçen havalanmak ..) The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately.

Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler. (Onlar. (Bilimadamları. bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.) 182 . içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired.) Resort to: başvurmak.) Market: Fierce: Competition: pazar. (O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi. somut olmayan Include: dahil etmek. müracaat etmek (syn: apply. which we could resort to. (Bilim adamları.) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır. (Bu piyasaya giren sanayiciler.Conclusive: sonuca götüren. piyasa acımasız rekabet Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. It is reported that the election to be held next week may be postponed. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last.) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir. Soyut anlamda başvurmak. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.) They said that there were other methods.) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılıyordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu.) Bu cümlenin.) It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of taken measure. somut Inconclusive: sonuca götürmeyen. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. KPDS’de çok geçer. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. We are unable to convince the patient that he could recover soon. The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result.

) Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. Çevirisini de rahatlıkla yaptık.) It is understood that he has studied in Germany. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. Çünkü zamanlar çakışıyor. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) to have seen(görmüş olmak) to speak to have spoken Pasive to be seen (görülmek) to have been seen (görülmüş olmak) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation. NC’ larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır.) State: ifade Statement: ifade It is suspected that he is in the USA.) Installation: tesis. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) Pasive to be seen (görülmek) to have seen (görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak) to speak to be spoken 183 . It is stated that agreement will be signed.) Temel cümlenin zamanı simple present. yan cümlenin zamanı simple present. (Onun USA’ da olduğundan şüpheleniliyor. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır. I don’t know what to do. Bir sonraki konumuz NC’ larda kısaltmalar olacaktır. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik. conra ise future. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect. kısa süre RP ve NC konuları İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. (Onun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. tesisat. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır.Convince: Cover: inandırmak Recover: kapatmak Uncover: iyileşmek açmak Soon: sonra. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. aynı ise aynı tense kullanılır. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim.

NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım 1.) 184 .) Özne yapısında It is claimed that he be released the next mounth. 2. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. He is claimed to be released the next month. 3.) Kısaltma The boy is feared to be killed.) NC’larda kısaltma. 4.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.to have spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır. (Onun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.) Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 1.) It is said that they have been cought by the police. It is feared that the boy will be killed. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Çeviride sorulabilir.) Kısaltma They are said to have been caught by the police.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler. It is reported that the minister has approved of the proposal.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır. Kısaltma ile kompleks cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur.) Kısaltma The minister is reported to have approved of the proposal.

) Seem. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerektiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır. It seems that he has passed the exam.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the results of the election will be announced tomorrow. iş The agreement is reported to have been signed by both side. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu.) The results of the election are reported to be announced tomorrow. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır.) Flee: kaçmak.) Kısaltma 185 . bulaştırmak Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer. (Enflasyonun düşeceği umuluyor. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.) The manager is said to have been involved in illegal affairs.) Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir.It is expected that inflation will drop.) Kısaltma Inflation is expected to drop. kapsamak Involve: karıştırmak. “from” edatını istemezler.) Affair: olay. He is stated to have fled the country. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.) Involve: içermek. Appear.) Cümlenin kısaltma öncesi It is said that the manager has been involved in illegal affairs. terk etmek Leave: ayrılmak. terk etmek (Aslında ikisi de “terk etmek” anlamındadır. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. Look Üçü de “görünmek” anlamındadır.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the agreement has been signed by both side.

(Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.) Your family seems to be extremely happy.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that they will move to another town next year. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.) Pass: geçmek Passage: geçit. He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that your family is extremely happy. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor. appear. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür.) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out.) She seems to have won the prize. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.He seems to have passed the exam. look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur.) Cümlenin kısaltma öncesi She seems that she has won the prize.) Cümlenin kısaltma öncesi He doesn’t where he will go (O nereye gideceğini bilmiyor. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Tümleç Yapısında 186 . They seem to move to another town next year. pasaj Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem.) Kısaltma We can not decide whether to stay at home or to go out.) 3. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.) Diğer NC Kısaltmaları 2. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.

hard (zor) . Bu durumda zarf sözkonusu sıfattan önce kullanılır. ADVERBS – ADJECTIVES ● Zarflar (adverb) eylemleri niteler.My job is that I teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. Dikkat! • Temel bir sıfatın derecesi artırılmış formuyla 'very' kullanmayın.) Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. Örnek: How does she sing? . They are absolutely sure. Kural: Zarflar aynı zamanda bir sıfatı da nitelerler.) Kısaltma My job is to teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. Eylemlerin nasıl yapıldığı hakkında bilgi verirler. DOĞRU: He plays tennis well. Örnek: She is extremely happy. Bunların en önemlileri şunlardır: fast (hızlı) . careful/carefully dikkatli-dikkatlice/dikkatli bir şekilde Dikkat! • • Bazı sıfatlar zarf haline dönüştüğünde değişmez.hard (zor bir şekilde) Good (iyi) muhtemelen en önemli istisnadır. hızlı bir şekilde).fast (hızlıca. Örnek: beautiful/beautifully güzel. Çok güzel şarkı söylüyor. Örnek: good fantastic 187 . / (O) Nasıl şarkı söylüyor. Kural: Zarflar genellikle -ly sonekinin bir sıfata eklenmesiyle oluşturulur. Bu sıklıkla hatalı kullanan bir zarftır! YANLIŞ! He plays tennis good.She sings beautifully.güzel(ce) güzel bir şekilde. 'good' sıfatının zarf formu 'well' (iyi bir şekilde) dir.

Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk.. Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim.) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin sayısı on beştir. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. (not terribly) He is very young. He looks happy (O mutlu görünüyor. sıfat (happy. Türkçe’de olduğu gibi İngilizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir. Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir. asd) kullanıyoruz. (O çok gençtir. Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur. bazen (sometimes). bu konuya daha sonra değinilecektir.leşmek” anlamını alırlar. 1. sık sık (often) vs. Do you always eat in a restaurant? They don't usually travel on Fridays.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. genellikle ana eylemden önce gelir. sıfatlarla beraber “.) Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly. “turn” kaba ifadelerde kullanılır. Tamamen ezbere bir konudur. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır. Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: hissetmek Taste: tadı olmak Smell: kokusu olmak Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup.leşmek Turn Aralarında bazı nüans farkları vardır. Örneğin “go” olumsuz durumlarda. Bu iki grubun İngilizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması” nı oluştururlar. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir. Go Get Grow. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz. İntelligent a student gibi.. He felt terrible. Örnek: He is often late for class. 2. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. asla (never).....) gibi 188 .) He looks sad (O üzgün görünüyor. Kural: Sıklık zarfları (adverbs of frequency) her zaman (always). sadly) değil.YANLIŞ! She is a very beautiful woman. Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVEs İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar.

(O sınavı geçti.) He always gets up very late. (O İngilizce’yi iyi konuşur. 189 . (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur. doğru Fairly: oldukça Zarfların Oluşturulması İngilizce’de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz. He always gets up late. İngilizce’de böyle bir dönüşüm yanlış olur. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur.Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır.) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur. (O İngilizce’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur. İngilizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1.) Fair: adil. Zarfları Kullanıldıkları Yerler Zarflar İngilizce’de üç yerde kullanılırlar. Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı.) She speaks English fairly fluently.) Türkçe’de “bir biçimde. She speaks English well. 2. “yavaş bir şekilde” dediğimizde artık bu zarf olur. (O daima geç kalkar. Hatta çoğu zaman Türkçe’de konuşurken “bir şekilde. (O daima çok geç kalkar. ADVERBS Zarfları. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyeceğiz.) She speaks English fluently. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir.) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur.) Örneği “yavaş” bir sıfattır. zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir.) He passed the exam because he had studied hard. Please speak slowly. ilkin İngilizce’de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. bir biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız.) 3.) She speaks English fluently. (Lütfen yavaş bir şekilde konuşun. bir şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır. (Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz.

öfkeli 2.. Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir şekilde. Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur. küçük erken Near: yakın High: yüksek Much: çok (sayılamayanlar için) Late: geç He has enough money. “ly” de almazlar.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir... Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: Adamant: Vehement: aşırı Extremely: doğru. Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arz ederler. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur. bütün Wholly: gereksiz Unduly: isteksiz Reluctantly: uygun. Hard: Enough: Little: Early: sıkı Fast: hızlı yeter.) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına “bir şekilde. Good: iyi (sıfat) Well: iyi (zarf) 3.. (O geç bir şekilde kalkar. (Onun yeterli parası var.. son derece doğru bir şekilde büsbütün.) late = zarf 4.. birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek oluştururlar. Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur.. (Geç bir karar) late = sıfat He gets up late. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi.... yeterli az. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde.. gereksiz bir şekilde isteksizce.1.. tamamen gereksiz yere.) Tunik Maddesi Bu zarflar. Sıfat Hard: Scarce: Bare: Near: Late: Fair: Zarf Hardly: Scarcely: Barely: Nearly: Lately: Fairly: sıkı kıt yalın yakın geç adil. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar.. doğru pek. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar.... (O yeterli bir şekilde çalışmaz. bir biçimde” eklenerek çevirisi yapılır.mez yaklaşık olarak son zamanlarda oldukça 190 .mez pek..) She doesn’t study enough.) İyi Sözcükleri bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir. elverişli Adequately: doğru Accurately: sert Adamantly: sert Vehemently: aşırı bir şekilde. gerçek Truly: tüm. bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir.) enough = zarf A late decision.....mez pek.

. Şimdi bunu görelim Too . bazen de üç soru gelir. barely” grubu KPDS’de çok geçer. tutarlı Steady: istikrarlı Constant: sabit Eventually: Consistently: Steadily: Constantly: sonuç olarak. (Zor bir sorudur. (O pek çalışmaz... Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır.Bakır is very hot.. Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz. (D. aşırı yeterli Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler. (O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar. scarcely.. Bu üç grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak.) Sınavda sorulursa “hardly” sorulur.... (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir. He is experienced enough to overcome this issue.+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır..Enough Too: Enough: çok çok fazla. Enough Sıfat+... Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı..) hard = sıfat She can hardly work..Bakır çok sıcaktır. Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak “enough” sorulur. muhtemel Consistent:uygun. “scarcely ve barely” de parçalarda çok geçer.. Too . Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur....) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D. It is a hard question. Belli bir yapıda kullanılırlar. 191 .Eventual: olası... Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz. (Kahve içilemeyecek kadar soğuktu... Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak “too” sorulur...) Not: Enough’ tan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. so anyone can live hardly in there.. Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile değildir.. sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır.) Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. sonunda sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly. He is too young to undertake such a job.) Undertake: Undertaking: üstlenmek teşebbüs The coffee was too cold to drink. biçiminde bir kullanımı vardır..

Birbirlerinin yerine kullanılabilirler...... (Kimse pek orada yaşayamaz.) Anyone can hardly ever live there. to negotiate such a crucial situation but the government is ... He is qualified.... Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar. Kullanım olarak aralarında küçük nüans vardır.... İkili durumlarda (aptal – zeki.. Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir. (O oldukça aptaldır ama kız kardeşi oldukça zekidir. bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir.This car is too expensive for us to buy.. (Tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım) 192 .. Hardly – Scarcely – Barely Üçü de aynı anlamdadır... Ayrıca taq question’larda da karşımıza çıkacaklardır.. (Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır.... Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir.. but his sister is fairly clever. tam olarak” anlamını katar... Quite. İkinci boşluğa Too yazılmalıdır.. Since he never studies. he can ....... Fairly.) Boşluğa “hardly veya hardlyever” gelmelidir. İkisinden en fazla “enough” sorulur. sınavda bu ayrıntı sorulmaz. He can hardly walk.. iki “enough” veya bir “too” bir “enough” bulunabilir.unwilling to send him..) Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam. (O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor.... (O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir. (Sıradan bir İngilizin.... Genellikle soru “hardly”den gelir.. Diğer ikisi parçalarda geçer.) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır....) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand.. He is rather stupid. (O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz.. tembel – çalışkan) arzu edilen nitelik için “fairly”.. Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor..) Bir cümlede iki “too”. I could not quite understand what you said..succeed in the exam.. Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır..) Birinci boşluğa Enough .... (O pek yürüyemez.) He is talking too quickly for us to understand... Rather Her üçü de “oldukça” anlamındadır.. arzu edilmeyen nitelik için “rather” kullanılır..

vb. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. Sınıfta olmasaydık. 193 . you will learn (Çalışırsan öğrenirsin. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Türkçe’de durum böyle iken İngilizce’de neden iki type’e gerek duyulmuştur? İngilizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir.CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. Genelde kullanımı verildiği gibidir. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir. Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Ama bu istisnai bir durumdur. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 If you study. Genel kullanımı verildiği gibidir. Çalışsaydın öğrenirdin.) If +Simple Present. dün gelseydin gibi Not: Türkçe’de bağlaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir. If. yarın geleceksen gibi Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır. Geçen yıl mezun olsaydın. Türkçe Uygulaması A) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. İngilizce’de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır. Yarın gelirsen çalışabiliriz. Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. Aradaki ayırım çok net değildir. Gelse çalışırken gibi. Type1’ de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel cümlecikte de Simple present olabilir. while. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. +Simple Future Type1’ i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir. when gibi. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir. Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir.

Main Clause ve İf Clause’den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler.o: Help+so+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 194 .) Not: Şartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir. Bağlaç arada iken virgüle (. you would learn (Çalışsaydın öğrenirdin. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. you will find a good job easily. you would have learnt. Olay ne zaman olmuş. Type 1 If the government takes stricter measures. bağlaçtan sonraki kısım if clause’dır. the inflation will drop. +would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır.) If +present perfect. Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur. Çünkü bağlaca kadar olan kısım main clause. Help+s. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için virgül (. gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. Type 3 If you have studied. Type 1: Type 2: Type 3: If + Simple present. KPDS’de mutlaka anlatılan şekilde gelir. gerçekleşebilir mi. + would have V3 Özet olarak. Mutlaka iyi bilmeli.) kullanılır.) Görüldüğü gibi “if” bağlacı arada da yazılabilir. I will help you with this matter if you call me next week. (Gelecek hafta beni ararsan.) If you learn a foreign language. +will + V1 If + Simple past.) If + Simple Past. (Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun.) gerek yoktur.Type 2 If you studied. sana yardım edeceğim. (Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor. +would + V1 If + Present perfect. (Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. İf’ li cümlecikte bir present etkisi vardır. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir. + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir.

MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye gidilmelidir.) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. Main Clouse type 2’dir.) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır.If I knew some English now.) Görüldüğü gibi IF Clouse type 3. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur. (Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim. pikniğe giderdik. (birinci cümlede olduğu gibi) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3’e gidilmelidir.) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. Type 3 If ı had known that he was your friend.) If I were you. (Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu reddetmezdim. Tüm if clouse type’lerinde modallar kullanılabilir. (Eğer beni davet etmiş olsalardı . Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3. If he had been operated on last month. Ama dikkatli olmak gerekir.) If they had invited me. Type 1 can may should must 195 . “Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım” ifadesi mix bir yapıdır. Ama KPDS’nin işi belli olmaz. Bilinmesi iyi olur. (Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı. he would start to work next week. I would work with you now. yurt dışına giderdim. Main Clouse type 2’dir. I wouldn’t accept his offer.) If the next week were holiday. Belki de konunun en zor olan kısmıdır. (Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim. I would go abroad. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. we would go for a picnic. Bu ifade genellikle geçmişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur. Sınavda pek sorulmayan bir konudur. If I had graduated last year. Hem if clouse’da hem main clouse’da. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur. I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week. (Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır. (Eğer gelecek hafta tatil olsaydı. kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım. sadece birisinde olabilirler. I wouldn’t have rejected him. Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. Bazen bize geçmişi hissettirecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir.

Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır.) If he had helped us. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirdim. KPDS’de kesinlikle gelir. If I were you.) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur. I would not go there. Mutlaka iyi bilinmelidir. Should you see him. Type 1ve 2’de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen “ can ve may ”dir.) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir. bana bildir. Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır.) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız. let me know. Büyük bir olasılıkla soru gelse “ can ve may ”den gelir. (Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik. we could have completed this project. (Eğer onu görecek olursan. Nasıl devrik yapılır? If atılır ve should başa getirilir. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır. I would not go there.) If he could have given up smoking. I could visit you. (Eğer onu görecek olursan. Were I you. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. 196 . he would certainly have recovered. (Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi. En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır.) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok.) Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. O halde devrik yapıdır diyoruz. let me know. If I had time. If you should see him. bana bildir. Type 2 Sadece were’de yapılır. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır.

........ (Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım... Hemen cümlenin bir type 3’lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız.....) Dikkat edilirse İF Clouse’da “long ago”. kıta dişi olarak kabul edildiğinden “her” kullanıldı...... (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı...... Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar. Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur... tedbirlerimizi alırdık. En güzel sorusu cümle tamamlamadır... (elektrik) santral Ülke. fabrika............ gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur. Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir. Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir. Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre kurarız. 197 .... this shortage of electricity wouldn’t happen now.. Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz.... Had she informed us. we could have arrived earlier.... Main Clouse’da “now” zaman sözcükleri vardır.) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur. şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı. we would have taken action..) Miss: özlemek. (Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı.. we would have taken action. Çünkü şart geçmişte..) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir..) Underrate: Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance: küçümsemek küçümsemek abartmak If I were you.. If Turkey had completed her power plants long ago.... (Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik... tedbirlerimizi alırdık. I wouldn’t miss such an opportunity.... kaçırmak If we hadn’t missed the train. Eğer Main Clouse’da “now” olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık...... (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı.... he cant achieve anything. (O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz....... Sorusu az....Type 3 If she had informed us. etkisi şu andadır.....) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur.. .. Had she informed us..... If she continues to underrate his abilities.. Plant: bitki.

. we couldn’t have implemented this scheme.) Unless the government can carp inflation. he will get seriously ill soon. kesinlikle partiye katılırdım. bu projeyi gerçekleştiremezdik. ayrıca “not” .. Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır. Direk olarak 7-8 soru şartlı yapılardan gelmektedir. Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır. the parties in the coalition may face great trouble in the next election. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir zarf sözcüğü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming” noun clouse’ vardır... bu projeyi gerçekleştiremezdik. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı. I would certainly have participated in the party. Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır. (O sigara içmeyi kısmadıkça. But for your valuable contributions. Yukarıdaki but for’lu cümleyi İF ile de yazabiliriz.) 198 .) But for’lu cümleciğin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e göre kurulur.olmasaydı (En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır. we couldn’t have implemented this scheme. gramer sorularında vb.şartıyla .. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı. (Değerli katkılarınız olmasaydı. ciddi bir şekilde hastalanacak. (Hükümet enflasyonu durduramadıkça (durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk. But for. If için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir.... Type2: If it weren’t for your valuable contributions. bir edat Bu şart bağlaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir.şartıyla .If I had known that you were coming. “but for” bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de birisim gelir.. we couldn’t implement this scheme.se . (Senin geldiğini bilmiş olsaydım. ...) se bile (olumsuz bir yargıya götürür. Provided = Providing: On condition that: But for: olmasıdır. cümle tamamlamada.medikçe.) sadece .mezse (olumsuz anlamı içindedir. Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur.) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir. Nadir olarak type 1’de olabilir.) Type3: If it hadn’t been for your valuable contributions. bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur. Diğer Şart Bağlaçları Even If: Only If: Unless = If not: istemez. Sınavda eşanlamlı cümlelerde..) Curp: durdurmak Unless he cut down on smoking.

daha sıkı tedbirler almalı.) Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı “. . you must go to England. cümle olumsuz iken anlam olumludur.. Real Present Past Future (will) Unreal Past Past Perfect Would If only I had some money now. (Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa. (Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse..cek. kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz... If you should see him.) Go on strike: Satisfy: Salary: greve gitmek tatmin etmek. . (Keşke şimdi bir doktor olsaydım.) Unreal Yapılar İngilizce’de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1.cak” anlamını verir ve amaç belirtir.. If you are to learn English.cek olursa” anlamındadır. doyurmak maaş Not: Şartlı cümlelerde “be to” kalıbı “.) If only I were a doctor now. Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz.... Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız. Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır.. (Keşke dün biraz param olmuş olsaydı..) If only I had had some money yesterday. . (Eğer onu görecek olursan. recall him that we have moved to another building. it must take stricter measures.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı.) (Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı.Cut down on: (bir şeyi) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries.) 199 . If the government is to carp inflation..) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. (Eğer İngilizce öğreneceksen İngiltere’ye gitmelisin. no one can stop them going on strike. İF Clouse’ ların type 2 ve type 3’ünde 2. (Keşke şimdi biraz param olsaydı. Keşke yapılarında (I wish ve If only) 3. başka binaya taşındığımızı ona hatırlat. Eğer type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre kurulur.mış gibi yapısında (As if ve As though) Bu yapılar unrealdir.” şeklinde de çevrilebilir. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır.....) “be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi “Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinilse.

) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. Strive: Çabalamak 200 . She was acting as if she had passed the exam. (Keşke şimdi İngilizce bilseydim.) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı. Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur. (Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. (Patronum bana babammış gibi hakaret etti.) (Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. (O sınavı geçmiş gibi davranıyor. My boss insulted me as if he had been my father.) She acts as if she passed the exam.) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir. (Enflasyon düşmüş görünüyor.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. İngilizce’de bu farklıdır. Bazıları real yapılarda da kullanılabilir.) He sat down next to me as if he had been my friend.) If only I had known English last year. If only I knew English now.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. Önemli olan bu konunun İngilizce mantığını anlamaktır. (O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir) Not: Unreal yapılarda modallar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler. (Keşke geçen yıl İngilizce bilmiş olsaydım. (O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü. Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. It seems as if inflation has dropped.If only the next week would be holiday. (O sınavı geçmiş gibi davranıyordu. Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır. Insult: hakaret etmek Türkçe’de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir.

Ago is our export manager.ADJECTİVE CLAUSES SIFAT CÜMLECİKLERİ That Who –Which-Whose-Where- Tek bir sözcük olarak bir sıfatın yaptığı işi bir tümcecik olarak yapar. 2.Birkaç dakika önce sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Dün Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizi arayacak olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek) The person who called you a few mine. . (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person who is calling you is our export manager.Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who has called you yesterday is our export manager. Sıfat bir sözcük olarak nitelendiği ad ya da ad görevdeşinin önünde yer alır. Bununla beraber karmaşık tümce oluşturmak amacıyla sıfat cümleciğini asal cümleciğine bağlamak amacıyla çeşitli bağlaçlarında kullanıldığı gözlenir ki bu bağlaçlar sözcüklere bağlı olarak üç bölümde. Ago is our export manager. Conjunctions and their positions / Bağlaçlar ve konumları 1.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır.nesne veya tamlamasını nitelendirebilir ancak kural olarak belli bir dizin kuralına uyulması gereklidir. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person who calls you is our export manager.Geçen hafta Sizi aramış olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who had called you last week is our export manager. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you have called yesterday was our export manager. .Birkaç dakika önce sizin ardığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . Ancak sıfat tümceciği nitelediği sözcüğün ardında yer alır. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person who will call you is our export manager. 201 . .Sizi arıyor olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . Sözcük olarak SIFAT. . konumlarına göre üç bölümde ve tanımlamalarına bağlı olarak iki bölümde incelenebilirler.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. bir tümcenin özne. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you called a few mine.

5. O size teklif veren kişidir. O sizin teklif almış olduğunuz kişidir.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you call is our export manager. 6. 4. Siyah ceketli olan personelimiz bizim bilgisayar mühendisimizdir. dün senin teklif almış olduğun şirketin ihracat müdürü ile görüştüm.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. 9. (Ben) dün bize çamaşır makineleri yedek parçaları konusunda teklif yapan kimse ile görüştüm. - The person whose jacket colour is black is our computer engineer.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır 202 . 3.- Dün aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdü. .Aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizin arıyor olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. - I discussed export manager of the firm man today whom you have received an offer yesterday.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. I will try to obtain some information from another source. 8. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you will call is our export manager. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you had called last week is our export manager. Bu gün.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. . (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you are calling is our export manager. 7. That is the man who has offered you. But. - I discussed the man who has made us an offer on drying machines spare parts yesterday. bizim ihracatçımız olan şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişi ile görüştüm ve kendisine onlar hakkında birkaç soru sordum ki kendisi onlar hakkında olumlu referanslar verdi ancak yine de başka kaynaklardan bilgi toplamaya çalışacağım.Geçen hafta Sizin aramış olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizin arayacağınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. .Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır That is the man whom you have received an offer. Arkadaşı. I discussed the man whose friend is chairman of our exporter company and I asked a few questions about this company that he has given good references about them. .

çokluk. A few of which All of which A number of which Any of which As a result of which Because of which Both of which Each of which Either of which Every of which Every one of which Half of which In addition of which In spite of which Instead of which Many of which Most of which Much of which Neither of which None of which On account of which One of which Some of which The best of which The youngest of which Two of which . Bunlar aşağıdaki gibidir.. broker ve liman acentelerinin her biri çarter partide geçen genel kural ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. O. İşte bu tür sözcükler.. chartered. Those companies a few of which have not accepted our offer tendered another firms.. Sıfat cümleciklerinini öznel ya da nesnel konumdaki bazı bağlaçların önüne sayı. tendered another firms. Teklifimizi kabul etmeyen şirketler başka firmalara yöneldiler.. Armatör. of which Ö r n e k l e r: Those companies. Owner. COMBINATION OF MAIN AND ADJECTIVE CLAUSES SIFAT VE ASAL TÜMCECİĞİN BİRLEŞİMİ DEFINITING THE SUBJECT: ÖZNEYİ NİTELEYEN Bir kaçı Tümü Bir tanesi Her hangi birisi Sonucu olarak Nedeniyle Her ikisi Her birisi A few of whom All of whom A number of whom Any of whom As a result of whom Because of whom Both of whom Each of whom Either of whom Every of which Every one of whom Half of whom In addition of whom In spite of whom Instead of whom Many of whom Most of whom Much of whom Neither of whom None of which On account of whom One of whom Some of whom The best of whom The youngest of whom Two of whom .durum. kiracı. broker and port-agents each of whom should obey general regulations/rules in charter party. arkadaşı bizim ihracatçı şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan kişidir.neden. of whom - 203 .sonuç gibi ek anlamlar verilir. Türkçe dizinde önünde yer aldığı bağlacın yerine özne ya da nesne olarak kullanılırlar.gerekçe. Teklifimizi kabul etmeyen şirketlerden bir kaçı başka firmalara yöneldiler.- That is the man whose friend is our exporter company’s chairman.gaye.belirti ya da üleştirme sıfatı ve – of – iyelik sözcüğünden oluşan ek ile birleşmesi sonucunda cümlede bağlaçlara amaç. which have not accepted our offer.

.Our dog “X” was found by a few person / he had been lost for two days. which will sail today is too big.Rafting in River Çoruh which is a interesting sport is very dangerous. is too big. 204 . A container-carrying vessel.A container-carrying vessel.TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR .The discussion which / that broadcast on the TV 2 days ago was interesting. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today.Çoruh nehrinde yapılan ve ilginç bir spor dalı olan Rafting çok tehlikelidir.The town is Eminönü / it has many of electronic part/component’s importers. . which will sail today.Our dog “X” who had been lost for two days was found by a few people. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today.İçinde pek çok elektronik parça ve sarf malzemesi ithalatçılarını barındıran ilçenin adı Eminönü’dür.Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The dog has died today / it beaten you yesterday. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR . .Dün seni ısıran köpek bugün öldü be nedenle doktora gitmelisin ! IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .The town which / that has many electronic parts/components importers. . TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR The man has a red Mercedes car / he called you today . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . .The discussion was interesting / it was broadcast on the TV 2 days ago. . .The man who called you today has a red Mercedes car. . .The dog which/that beaten you yesterday has died today therefore you should go to doctor.A container-carrying vessel that will sail today is too big.The man has a red Mercedes car / he called you today . . . .Rafting in River Çoruh is very dangerous / it is a interesting sport. . .Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. .The man who called you today has a red Mercedes car.İki gün önce TV’de yayınlanan tartışma programı oldukça ilginç idi.Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var.İki gündür kayıp olan köpeğimiz X birkaç kişi tarafından bulundu.is Eminönü. . . PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür.

PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - My residence place’s name.Dün TV’de katılmış olduğun tartışma programı oldukça ilginç idi.The man has a red Mercedes car / you’ve called yesterday . .The town Eminönü is too crowded / we came today.Sevkıyatınız için yer ayırtmış olduğumuz gemi bu gün yola çıkacak. DEFINITING THE OBJECT: NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR .The town Eminönü which / that we came today is too crowded.A container carrying vessel which we’ve booked for your shipment will sail today . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The discussion was interesting / you have participated t on the TV . which is 3 km far from my work place. - 205 . .The dog which/that you’ve bought yesterday has died today .The dog has died today / you have bought yesterday. Therefore. Bu sebeple daha iyi kalitede olanları üretmenizi rica ediyoruz. . is Fatih. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. .The man whom you have called yesterday has a red Mercedes car. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The man whom everybody dislike had prisoner for many years Hiç kimsenin hoşlanmadığı adam yıllarca hapis yatmış. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . . we request from you that manufacture better quality one. Çalıştığım yere 3 km uzakta olan ikamet yerimin adı Fatih’tir. we request from you that manufacture better quality one.The discussion which / that you have participated on the TV was interesting.Daha önceleri sizden ithal ettiğimiz top şarjlar iyi kalitede değillerdi. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . Bu gün geldiğimiz Eminönü ilçesi çok kalabalık.Dün aradığın adamın kırmızı mersedes otomobili vardı.The ball chargers w h i c h we have imported from your company at old times was not a good quality. .At old times. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container carrying vessel will sail today / we have booked for your shipment . Therefore.Dün aldığın köpek bugün öldü. the ball chargers weren’t a good quality / We have imported from your company. .

. . ..The man whose car is a red Mercedes was taken into hospital after having an accident.....My residence place’s name. . which I have moved 3 years ago. .Çok hızlı giden kırmızı mersedese sahip olan adam bu gün kaza yaptı. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR ... OF WHICH KULLANILIR The dog is Ahmet’s / it tails is too long. Can you introduce it more detailed? . OF WHICH KULLANILIR ... Nüfusları oldukça kalabalık olan şehirlerin yaşam şartları da pahalıdır. - 206 ...3 yıl önce taşınmış olduğum ikamet yerimin adı Fatih’tir. is Fatih..ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - My old dog Panter whom I had fed for two years has died today. .. . Onu bize daha detaylı tanıtabilir misiniz? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE.The man w h o s e Mercedes car is too fast has an accident today... OBJECT / CİSİM İÇİN THE.The man was taken into hospital after having an accident / he has a red Mercedes car . which you’ve consider.Üreticisi SONY olan ve sizin web sayfanızda görmüş olduğumuz dijital kamera çok ilginçti. DEFINITING THE POSSESIVE: İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR .. - The city t h e p o p u l a t i o n o f w h i c h i s d e n s e has an expensive life. .Despatching a container t h e s i z e s o f w h i c h are the same is too easy. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - Rafting-sport in River-Çoruh. OF WHICH KULLANILIR Despatching a container is too easy / its sizes are the same..A digital camera t h e p r o d u c e r o f w h i c h is SONY was very interesting we saw on your web site. PLACE / YER İÇİN THE.. as an interesting sport is essentially very dangerous.Kuyruğu çok uzun olan köpek Ahmet’inkidir. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR The man has an accident today / his red Mercedes car is too fast .. OF WHICH KULLANILIR.A digital camera was very interesting we saw on your web site / its producer is Sony. İki yıldır beslediğim köpeğim Panter bu gün öldü. Çoruh nehrinde yapılan ilginç spor dalı olarak değerlendirdiğin Rafting sporu esasen çok tehlikelidir.The dog t h e t a i l o f w h i c h is too long is Ahmet’s...Arabası kırmızı mersedes olan adam kaza yaptıktan sonra hastaneye kaldırıldı.. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.Ebatları aynı olan konteynırları sevk etmek oldukça kolaydır.

Derisi kaygan olan Aydın geçen bir yunus balığıdır. . is established hundreds years ago.. .Belief were accepted by approximately world-wide today on the Contrary to Darwinism / its idea is exactly correct and coherent. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR was barking at the children - I threw a stone at the dog w h i c h / t h a t Çocuklara havlayan köpeğe taş attım.I have never tried to learn French w h i c h / t h a t .Çok zor olan Fransızca’yı öğrenmeyi hiç denemedim.1 – SUBJECTIVE – ÖZNEL TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - - I know the personal manager w h o speaks four languages fluently Dört dili çok iyi derecede konuşabilen personel müdürünü tanıyorum.. OF WHICH KULLANILIR - Ottoman History t h e p r i c e o f w h i c h i s t o o e x p e n s i v e is consisting very interesting sources. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR Aydın is a young dolphin / its skin is slippery.. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR ..Aydın w h o s e skin is slippery is a young dolphin . Did you discuss with the worker before t h a t started this strike in our factory. Fiyatı oldukça pahalı olan OSMANLI TARİHÇESİ KİTABI çok ilginç kaynakları içermektedir.OBJECT / CİSİM İÇİN THE..Islamic and Allah – Belief the idea of which is correct and coherent were accepted by approximately worldwide today on the contrary to Darwinism. - IDEA / KAVRAM İÇİN THE. OF WHICH KULLANILIR Islamic and Allah . Fabrikamızda grevi başlatan işçi ile daha önce görüştün mü? OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - We shall catch the vessel w h i c h / t h a t sails today in case you do not confirm the shipment. Sevkıyatı teyit etmediğiniz takdirde bu gün hareket edecek olan gemiyi kaçıracağız. . NİTELEYEN 2 – DEFINING THE OBJECT / N E S N E Y İ 2. İnsanları genelde misafirperver olan Anadolu şehirlerinden pek çoğu yüzlerce yıl önce kurulmuştur.Dawrinizmin aksine fikirleri tam doğru ve tutarlı olan İslam ve Allah inancı bu gün hemen hemen tüm dünya tarafından kabul görmüştür.. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - Most of the Anatolian Cities w h o s e citizens are generally conservative..... 207 . is very difficult.

ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR .Fazıl Kısakürek who wrote plenty of books. Dawrinciler pek de başarılı olamadıkları saçma iddialarını ortalığa yaymaya çalışıyorlar. Kendisine güvendiğimiz tecrübeli bir personelle çalışmayı seviyoruz. Fazıl Kısakürek’in kitaplarını okudum. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - Darwin’s follower try to spread their nonsense claims w h i c h / t h a t they cannot succeed. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR Have you found a reliable manufacturer company w h i c h / t h a t among you have got in touch with. Nüfusu çok kalabalık olan Taipei’ye Elektronik Fuarı münasebetiyle gittim. 208 . Pek çok kitap yazmış olan N.’ de bir Zebrayı yutan Timsahı izledim ve oldukça dehşete düştüm.V. Yolda ters dönen arkadaşımın arabasını gördüm. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR I once went to London before which has many language schools. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR I like swimming along Sarayburnu. Esasen çok tehlikeli olan Sarayburnu boyunca yüzmeyi çok seviyorum. Pek çok dil okulunun bulunduğu Londra’ya daha önce bir kere gittim. which is essentially very dangerous. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR - I have read N. - I have been in Taipei before w h i c h / t h a t has a dense population for the purpose of Electronic fair. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.Dün T.Temasa geçtiklerinizin arasından güvenilir bir üretici şirket buldunuz mu? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - - We bought a hundred ostriches w h i c h / t h a t we have bargained before Pazarlığını daha önce yaptığımız yüz tane devekuşunu satın aldık. . - - DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - We would lie to work with an experienced staff w h o m / t h a t we have confidence in. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR I saw my friend’s car w h i c h overturned by the side of the road.V and I’ve too much frightened .PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.Yesterday I watched an alligator w h o eats a Zebra on the T.

IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - We have witnessed his unacceptable behaviour w h i c h we never expect from himself. Chu w h o m I haven’t seen for a long time because of his intensity.. OF WHICH KULLANILIR - At the zoo we have seen a shark the teeth of which are very sharp. Dün işlerinin yoğunluğu neniyle uzun bir süredir göremediğim Pazarlama Müdürünüz Bay Chu ile görüştüm. I got in touch with your marketing manager Mr.. OF WHICH KULLANILIR 209 . DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - The manager of.. (Not : Burada kullanılan who ve whose sizi şaşırtmasın birisi kişinin kendisini nitelerken diğeri kişinin ceketinin rengini belirtmek için kullanılmıştır) OBJECT / CİSİM İÇİN THE .. .. Senin yaşadığın yer olan Adana’ya gitmedim. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - Yesterday.. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR Nobody hasn’t seen our new goods assortments yet w h i c h we have imported last week... IDEA / KAVRAM İÇİN THE .Hiç kimse daha geçen hafta ithal etmiş olduğumuz yeni mal çeşitlerimizi henüz görmedi. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - I haven’t gone to Adana where you live. Hayvanat bahçesinde dişleri çok keskin olan bir köpekbalığı gördük. OF WHICH KULLANILIR - Did you see the container the right sight of which is a big punctured? Sağ tarafında büyük bir delik olan konteynırı gördün mü? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. Kendisine bir çok kelime öğretebileceğim bir papağan satın aldım. company w h o visits us with his assistant discussed with us about a lot of things w h o s e jacket colour was dark blue. 6 ay boyunca güneşin hiç batmadığı bir ülkeye daha önce hiç gitmedim.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - - I bought a parrot w h o m I am going to teach many words to itself....... Ceketinin rengi lacivert olan ve bizi yardımcısıyla ziyaret eden şirketinin müdürü bizimle pek çok şey hakkında görüştü... Kendisinden hiç beklemediğimiz kabul edilemez bir davranışına şahit olduk.- I haven’t gone to a country before w h e r e / t h a t sun never downs during 6 months..

... 210 . DEFINITING THE SUBJECT TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - Our general manager is a man w h o / t h at believes a discipline in an employment place.. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. I want to go anywhere w h o s e population is not dense also people warm. Genel Müdürümüz bir iş yerinde disiplin olması gerektiğine inanan bir kimsedir.. - That is a shark w h i c h / t h a t has a sharp teeth. PLACE / YER İÇİN THE.Which was the first steamship w h i c h / t h a t Altantik Okyanusunu ilk geçen tekne hangisi idi? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR crossed the Atlantic Ocean.... Ticari amaçla benim ziyaretime gelen bir arkadaşıma İstanbul’un Tarihi ile ilgili fiyatı oldukça pahalı olan bir kitap alıp hediye ettim. Tatil için insanları sıcak ancak çok kalabalık olmayan bir yere gitmek istiyorum NİTELEYEN 3 – DEFINING THE COMPLEMENT/T A M L A M A Y I 3-1.. OF WHICH KULLANILIR - I want to object to t h e a l l i d e a s t h e c o n s i s t i n g o f w h i c h is contrary my ideas. OF WHICH KULLANILIR - I bought History of Istanbul t h e p r i c e o f w h i c h is too expensive and made a present to my friend who visited me for the purpose of business. OF WHICH KULLANILIR... Aramızda amacı tamamıyla yeni işimizle alakalı olan bir toplantı düzenledik.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - We saw a tiger w h o s e body is too big..- We had a meeting each other the purpose of which was entirely about our new business. Gövdesi oldukça iri olan bir kaplan gördük. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - For holiday. O kesin dişleri olan bir köpekbalığıdır. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - We got in touch with a person in your company w h o s e voice is hard and rudely Sizin şirketinizden sesi çok kaba ve sert olan birisi ile görüştük... İnsanlarının tamamı çok soğuk olan Hong Kong’a bir iş seyahati düzenledik. - We have held a business trip to Hong Kong the people of which were entirely unfriendly. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. Benim fikirlerime ters düşen tüm düşüncelere karşı çıkmak istiyorum.

ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR - That horse is Yıldırım who runs very fast among its similar. O oğlum için Tahtakale’den almış olduğum dayanıklı bir oyuncaktı. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - That was the unsolved problem. Emsalleri arasında çok hızlı koşan o at yıldırımdır. Şehrin göbeğine kurulmuş olan postane nerede? TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR Your friend is the best person I’ve ever known w h o advises you on some important matter therefore appreciate him! . DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - This is the patient w h o m / t h a t the doctor is anxious about him. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - Yarma is the only town w h i c h grows corn.IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR What is the best life-method w h i c h / t h a t will assist your escaping from hell fire the compustible material of which is humans and stones? . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR 211 .. Deve üzerine sadece bir kez binebildiğim bir çöl hayvanıdır. - Where is the post office w h i c h / t h a t has been founded in the middle of the city..Senin arkadaşın hayatımda gördüğüm en iyi kişi ki sana bazı önemli konularda tavsiyeleri olan birisi bu yüzden kıymetini bil ! OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - - That metal is copper w h i c h is a good conductor of electricity. Bakır elektriği iyi ileten bir metaldir.Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden sizin kurtulmanıza vesile olacak olan en iyi yaşam tarzı nedir? Burada dikkat edilecek olursa hem which hem de the. of which sıfat cümleciklerinin aynı cümlelerde iki farklı konumda kullanılışları yer almaktadır. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - That was the strong toy w i h c h / t h a t I bought it for my son from Tahtakale. which is difficult to discuss. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A camel is a desert animal w h i c h / t h a t I have once ridden. O doktorun kendisi hakkında endişe duyduğu bir hastadır. Yarma sadece Mısır’ın yetiştiği bir yerdir. 3-2 . - PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. O tartışılması zor bir o kadar da çözülememiş olan bir problemdi..

PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - That is paradise w h e r e everyone would like go over there but only someone can succeed to complete of this long marathon. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. Ahiretin galipleri hayatları boyunca Allah yolunda mücadele eden müminlerdir.... Bunlar fiyatları ucuz olan – diskmen-lerdir bu yüzden her birinden 100’er adet ithal etmek istiyoruz. Bu kasabalar içinde çok konforlu oteller bulamayabileceğiniz türden kasabalardır. O cennet ki herkesin oraya gitmek istediği bir yerdir ancak sadece bazıları bu uzun maratonu başarı ile tamamlayabilirler. we would like to import them 100 pcs each. OF WHICH KULLANILIR 212 . Cevabını çok zor verdiğim bir soruydu. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The next student is Ali w h o m I always admire him every time because of his resolution Ali azmi nedeniyle her zaman çok takdir ettiğim bir öğrencidir. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - That is a cat w h o m I have fed it for a few years but unfortunately died yesterday. ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - The winner of next world are believers w h i c h struggle on the way of Allah during their life... O benim birkaç yıldır beslediğim bir kedidir fakat ne yazık ki dün öldü. - These are the towns w h e r e you cannot find comfortable hotel. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - That is the capital w h i c h had been founded for hundreds years ago. OF WHICH KULLANILIR - These are the Discmans the prices of which are cheap therefore. O cüzdanı bilinmeyen bir hırsız tarafından çalınmış olan bir kadındır.. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - This is the woman w h o s e her wallet had been stolen by unknown thief. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.Alligator the jaw bones of which are more powerful than River-Nil crocodiles O Nil krokodillerine nazaran çenesi daha güçlü olan bir aligatördür. OF WHICH KULLANILIR - That is the Amazon. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. 3 . O yüzlerce yıl önce kurulmuş bir başkenttir.- The question was answering w h i c h I can hardly do.

Bu evleri genellikle ikişer katlı olan bir köydür.. 213 . O maddelerinin pek çoğu karşı tarafça ihlal edilmiş bir anlaşma idi bu nedenle onlar aleyhine dava açmak durumunda kaldık.- That was an agreement the a lot of articles of which had been disobeyed by against party therefore we have forced to open a lawsuit against them. Hz. - This is a village the houses of which are generally two-floors. OF WHICH KULLANILIR.. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - Hamza (R.A. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - - This is Blue Mosque w h o s e walls are all blue in the other words SultanAhmet mosque. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.) amacı sadece Allah katında iyi bir müslüman olmak olan kuvvetli birisi idi. PLACE / YER İÇİN THE. Hamza (R. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - That is shark w h o s e teeth are very sharp. O dişleri çok keskin olan bir köpekbalığıdır.) is a strong man w h o s e main aim is to be a good Muslim in Allah’s opinion.... Bu duvarlarının tümü mavi olan diğer adıyla Sultanahmet camii olarak da anılan Mavi camidir. Amacım zor olanı başarmaktır. OBJECT / CİSİM İÇİN THE... OF WHICH KULLANILIR My only desire is becoming an import/export manager in the future the salary of which is high Gelecekte maaşı yüksek olan ithalat/ihracat müdürü olmak istiyorum...A. OF WHICH KULLANILIR - My aim is to succeed t h e a p p l i c a t i o n of w h i c h is difficult.

TENSES A) Simple: Do + V1 1.000 USD’lik bir ödeme talimatı verdik.000 USD to your account. ● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır. Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't ÖRNEK TABLO (+) I played You played He played She played It played We played They played (-) I didn't play You didn't play He didn't play She didn't play It didn't play We didn't play They didn't play (?) Did I play? Did you play? Did he play? Did she play? Did it play? Did we play? Did they play? 214 .) -We ordered to our bank in order to they transfer the amount of 5. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz. -Bankamıza hesabınıza yatırılması için 5.) Simple Past (-di) S + V2 + Obj (düzenli fiillerde.fiilerin sonuna –ed takısı getirilir.

(Dün amcamı ziyaret etmedim.) She washed her hands. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim.DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır. Düzenli fiillerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır. (Amcamı ziyaret ettim) (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.) EXAMPLES: I saw a movie yesterday. (Ellerini yıkamadı) 215 .) I didn't see a movie yesterday.) Last year. (Dün bir film seyrettim. (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time. EXAMPLES (ÖRNEKLER): (+) I visited my uncle. I travelled to Italy. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim. I didn't travel to Italy. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir.) Last year. Example: go swim do went swam did ● USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler) Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. (Dün bir film seyretmedim.) (Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir. (Ellerini yıkadı) She didn't wash her hands.) (-) I didn't visit my uncle yesterday.) (?) Did I visit my uncle yesterday? (Dün amcamı ziyaret ettim mi?) (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır.) REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller) ● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır. but they do have one specific time in mind. Example: want clean wash wanted cleaned washed ● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir. ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır.

) They sat at the beach all day. EXAMPLES: I finished work. To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always.) E XAMPLES: I lived in Turkey for two years. checked into the hotel at 9:00. "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır.) Ahmet studied English for five years. and met the others at 10:00. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı. (Tüm gün sahilde oturdular." (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır." "often. walked to the beach. (Çocukken basketbol oynardım.when I was younger" in the sentence. (Bir saat bekledik. "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır. (Yarım saat telefonda konuştuk. (İki yıl Türkiye'de yaşadım. which starts and stops in the past." ".. (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır.) 216 . EXAMPLES: I played basketball when I was a child..when I was a child" or ".) How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz? We waited for one hour. and found a nice place to swim." "never. "often" (sık sık). (İşlerimi bitirdim...) ● USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar) The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past. (Havaalanından saat 8'de geldi. 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu." "all day" or "all year. Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır".) ● USE 3 Single Duration (Tek süreç) The Simple Past can be used with a duration. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima)." "for five minutes.● USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi) We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past. sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum.) He arrived from the airport at 8:00. A duration is a long action often used with expressions like "for two years.) We talked on the phone for thirty minutes. "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir. (Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız." "usually. It can have the same meaning as "used to".

Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he. ÖRNEK TABLO (+) I play You play He plays She plays It plays We play They play (-) I don't play You don't play He doesn't play She doesn't play It doesn't play We don't play They don't play (?) Do I play? Do you play? Does he play? Does she play? Does it play? Do we play? Do they play? ("He. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır. (İki dakika önce onu gördüm. they always skipped. a scheduled event or something that often 217 . a daily event. she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. yesterday (dün) I went to theatre yesterday.) ● USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler) Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual. ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. (Dün sinemaya gittim. Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV. (Hiç okula gitmezlerdi.) two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs.) last week/year/Sunday etc.she. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır.She worked at the hospital after school.) Simple Present (-ir) Subject + V1 + Object -We generally export tekstile products to the various countries -Biz çeşitli ülkelere genellikle tekstil ürünleri ihraç ederiz.it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir. hep kaçarlardı. (Dün gece televizyonda bir film izledim.) He bought a car last week.) 2.) They never went to school. The action can be a habit. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez. (Geçen hafta araba aldı. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı. a hobby.

(Güneş dünyanın çevresinde dönmez.) The train leaves every morning at 8 am. (Kuşlar süt sevmez.) Every twelve months.) California is in America.) She always forgets her purse.) EXAMPLES: Cats like milk.) He never forgets his wallet.) Windows are not made of wood. (O hiç cüzdanını unutmaz. (Kaliforniya Amerika'dadır. (Tren saat 9'da hareket etmez. (O hep cüzdanını unutur.happens.) The sun does not circle the Earth. günlük bir olay. (Geçmişte. (Kediler sütü sever. the Earth circles the sun. (Tenis oynarım) She does not play tennis.) California is not in the United Kingdom. (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir. planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir. It is not important if the speaker is correct about the fact.) EXAMPLES: I play tennis. (Her on iki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar. is true now.) Birds do not like milk. (O teniz oynamaz. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder.) The train does not leave at 9am.) ● USE 2 Facts or Generalizations (Gerçekler veya genellemeler) The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before. (Pencereler ağaçtan yapılmaz.) Windows are made of glass. (New Yok küçük bir şehirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur. It is also used to make generalizations about people or things. (Pencereler camdan yapılır.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE 218 . (Kaliforniya İngiltere'de değildir. and will be true in the future.) New York is a small city. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır. hobi. bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. Bu eylem bir alışkanlık.

örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir.Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. (Hiç alkol içmem.) I never drink alcohol. asla) I rarely smoke.) usually (genellikle) often (sık sık) sometimes (arasıra) rarely (nadiren) never (hiç.) 3. "WILL" FUTURE TENSE TABLO (+) I will play You will play He will play She will play It will play We will play They will play (-) I won't play You won't play He won't play She won't play It won't play We won't play They won't play (?) Will I play? Will you play? Will he play? Will she play? Will it play? Will we play? Will they play? "GOING TO" FUTURE TENSE TABLO (+) I'm going to play (-) I'm not going to play (?) Am I going to play? 219 . Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir.) They often visit us.) She sometimes writes me a letter. (Bizi sık sık ziyaret ederler. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim. (her gün/yıl/hafta vs. (Her gün işe giderim. -Loading will resume as soon as port-authorities arrive on board.) every day/year/week etc.) I usually go to cinema at weekends. Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de. (Bana arasıra mektup yazar. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. (O hep klasik müzik dinler. always (daima) She always listens to classical music. (Nadiren sigara içerim.) I go to work every day. -Liman yetkilileri güverteye gelir gelmez yükleme kaldığı yerden devam edecek.) Future (-ecek) S + will / shall + v1 + obj.

(Çok yorgunum. (Sana biraz sandviç hazırlıyım. (Söz veriyorum.) A: The phone is ringing. (Sana biraz kahve getiriyim. Ona sürpriz parti hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim. (Tatilini Hawai'de geçirecek. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir. (Gerçekten çok açım.) EXAMPLES: A: I'm really hungry. ("Will" genellikle söz verirken kullanılır. (Varınca seni ararım. Uyumak üzereyim.) We are going to meet each other tonight at 6:00 PM.) ● USE 3 "Be going to" to Express a Plan (Bir plandan bahsederken) "Be going to" expresses that something is a plan.) B: I'll make some sandwiches.) I promise I will not tell him about the surprise party.) A: Who is going to make John's birthday cake? (John'un doğum günü pastasını kim yapacak?) 220 . A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else.) B: I'll get you some coffee.) ● USE 2 "Will" to Express a Promise (Söz vermek için) "Will" is usually used in promises. I'm about to fall asleep.) EXAMPLES I will call you when I arrive. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır. (Ben bakarım.You're going to play He's going to play She's going to play It's going to play We're going to play They're going to play You aren't going to play He isn't going to play She isn't going to play It isn't going to play We aren't going to play They aren't going to play Are you going to play? Is he going to play? Is she going to play? Is it going to play? Are we going to play? Are they going to play ● USE 1 "Will" to offer something (Bir şey teklif etmek için) "Will" often suggest that a speaker will do something voluntarily. (Telefon çalıyor. ) EXAMPLES He is going to spend his vacation in Hawaii.) A: I'm so tired. ("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir.) B: I'll get it. (Bu gece 6'da buluşacağız.

.) DİKKAT! Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçe’ye farklı şekillerde çevrilebilir. Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır..B: Sue is going to make John's birthday cake.. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak.) ● USE 4 "Will" or "Be Going to" to Express a Prediction (Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to") Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future.... [WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was .... EXAMPLES: The year 2003 will be a very interesting year.) Past Continuous (-yordu) S+ was / were + v1(-ing) + obj....... Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir..... TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak... (İtalya'ya gideceğim. Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir..... Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir.. Aşağıdaki örneklere bakınız.... (Sana bir aspirin getiriyim. -We were doing business with .) I will open the door......... -Son zamanlara kadar ..) The year 2003 is going to be a very interesting year... (Kapıya ben bakarım..) I will bring you an asprin. company till recent times... (Yağmur yağacak. (John'un doğun günü pastasını Sue yapacak..... I will go to Italy...) It will rain.. next year/month/week/Saturday (gelecek yıl/ay/hafta/Cumartesi) tomorrow (yarın) soon (yakında) in two minutes/four weeks (iki dakika/dört hafta içinde) B) Continuous: (-yor) Be + V1.şirketiyle çalışıyorduk.ing 1.) Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir.... "Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir. (Yağmur yağacak) It's going to rain..were 221 .

(Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı. Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik.) They were drinking tea when I arrived. the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past. someone stole his car. The interruption is usually an action in the Simple Past.) While John was sleeping last night.ÖRNEK TABLO (+) I was playing You were play He was playing She was playing It was playing We were playing They were playing EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson.) Sally was working when Joe had the car accident. Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. (Onu gördüğümde sigara içiyordu. you can also use a specific time as an interruption. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir. described above. (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu. (O aradığında televizyon seyrediyordum.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem) In USE 1.) She was smoking when I saw her. EXAMPLES: W 222 . (Ben vardığımda çay içiyorlardı. However. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir.) hile we were having a picnic. (Ders çalışıyordum. she was writing a letter. (-) I wasn't playing You weren't playing He wasn't playing She wasn't playing It wasn't playing We weren't playing They weren't playing (?) Was I playing? Were you playing? Was he playing? Was she playing? Was it playing? Were we playing? Were they playing? EXAMPLES: I was watching TV when she called.) ● USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı.) When the phone rang. it started to rain.

I was eating dinner.) ● USE 4 Atmosphere (Atmosfer) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past. the boss was yelling directions. EXAMPLES: I was studying while he was making dinner.. Others were complaining to each other about the bad service. planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı. İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda. Tim was watching television. (İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız.Last night at 6 p... (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum. Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor.) At midnight. (Saat 6'da yemeye başladım.m. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. it expresses the idea that both actions were happening at the same time. EXAMPLES: Last night at 6 p. (Yemek yiyor. Yani eylemler paraleldir.) They were eating dinner. we were still driving through the desert. One customer was yelling at a secretary and waving his hands. I was eating dinner. yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir.m.) Last night at 6 p. discussing their plans and having a good time. The actions are parallel. some were talking on the phones. Past Continuous Tense'de ise. patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı. several people were busily typing.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence. I ate dinner. (Gece yarısı hala çölde araç kullanıyorduk) DİKKAT! Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir. and customers were waiting to be helped. bazıları telefonda konuşuyor. (Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu. (Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu. EXAMPLE: When I walked into the office. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum) While Ellen was reading. belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil.m. belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar. 223 .

TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) (-) I am not playing You aren't playing He isn't playing She isn't playing It isn't playing We aren't playing They aren't playing (?) Am I playing? Are you playing? Is he playing? Is she playing? Is it playing? Are we playing? Are they playing? EXAMPLES (ÖRNEKLER) You are learning English now. while . Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. Auxiliary Verbs: am/is/are ÖRNEK TABLO (+) I am playing You are playing He is playing She is playing It is playing We are playing They are playing ● USE 1 Now (Şimdi) Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now. -We are manufacturing the goods your desired type and quality -Sizin istediğiniz tipte ve kalitedeki bir malı üretiyoruz. Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir.) 224 .) Present Continuous (-yor) S+ am+is+are +V1 (ing)+obj.as I saw him while he was driving. at this very moment. (Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler.) They helped me as I was carrying some heavy bags.) 2. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun. (Onu araba sürerken gördüm.

(Oturuyorum. (Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır.) I am not reading any newspapers right now. now can mean "this second. "bu yıl". Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action. Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion. (İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir." "today. (Doktor olmak için çalışıyorum. "bu yüzyıl" vs." "this month. (Bu gece partiye gitmiyorum. (İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz. (Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını 225 . "tam bu anda". (Bir kitap okuyorum.) EXAMPLES: I am meeting some friends after work.You are not sleeping now.) Isn't he coming with us tonight? (O bu gece bizimle gelmiyor mu?) ● USE 4 Complaining with "Always" ("Always" kullanarak şikayette bulunma) The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens.) I am reading a book. (Şimdi uyumuyorsun. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum. "bu ay".) I am not studying to become an engineer.) I am sitting." "this century" and so on." "this year.) I am not standing.) I am not going to the party tonight.) EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir) I am studying to become a doctor. speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future.) Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?) ● USE 3 Near Future (Yakın Gelecek) Sometimes.) What are you doing? (Ne yapıyorsun?) Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) ● USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar) In English. Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız. which is in progress. (Mühendis olmak için çalışmıyorum. (Ayakta durmuyorum.

(Bu gece uçak vardığında.have (possession) etc.) DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz..Doğru TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) Future Continuous (-yor olacak) S + will / shall + be + v1-ing + obj. Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir.) I don't like them because they are always complaining. 226 . I will be waiting for you. Bir şeyden şikayet ederken kullanılır. FORM Future Continuous [WILL BE] + [VERB+ing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight.veya olduğunu belirtir. -Önümüzdeki haftadan itibaren tüm siparişlerinizi üretmeye başlıyor olacağız.hate . (O sürekli konuşur.Yanlış I hate you . .).Doğru She isn't understanding me . seni bekliyor olacağım. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.like .) He is always talking.understand . love .Doğru I am hating you . I am going to be waiting for you. now right now at the moment at present 3. . EXAMPLES: She is always coming to class late. (Derse hep geç kalıyor.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight.Yanlış She doesn't understand me . (Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler. She is loving chocolate.Yanlış She loves chocolate. -We will be beginning to manufacture all your orders as of next week. Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir.

) NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur. (Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım. Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz.) I will be waiting for you when your bus arrives. "am working" because of "while. (Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız.) I am going to be staying at the Madison Hotel. EXAMPLES: While I am finishing my homework. (Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak. so he will not see Jennifer when she arrives. she is going to make dinner.) While I am working.") (Ben çalışırken. (Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse. ben Madison Otel’ de kalıyor olacağım. Steve will make dinner.) EXAMPLES: I will be watching TV when she arrives tonight. Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz. The interruption is usually an action in the Simple Future. if anything happens and you need to contact me. she is going to make dinner. Steve yemeği yapacak.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir.(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım. Doğru While I will be finishing my homework.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Gelecekte belirli bir zaman belirtme) 227 . bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek.) He will be studying at the library tonight. Yanlış "FUTURE CONTINUOUS TENSE" TABLO (+) I will be playing You will be playing He will be playing She will be playing It will be playing We will be playing They will be playing (-) I won't be playing You won't be playing He won't be playing She won't be playing It won't be playing We won't be playing They won't be playing (?) Will I be playing? Will you be playing? Will he be playing? Will she be playing? Will it be playing? Will we be playing? Will they be playing? ● USE 1 Interrupted Action in the Future (Gelecekte yarıda kesilen eylemler) Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır. (NOTICE. (Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım.

(Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda. (Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız.) EXAMPLES: Tonight at 6 p. Some will be dancing. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar. Tim will be watching television.) While Ellen is reading. (Bu gece kitap okuyarak. the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future. belirli bir zaman vardır. it expresses the idea that both actions will be happening at the same time. C) Perfect: (-miş) Have + V3 228 . gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz. Bu kullanımda ise eylem değil.) EXAMPLE: When I arrive at the party everybody is going to be celebrating. they will be eating dinner. (Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. ben ders çalışıyor olacağım. However.In USE 1. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence. (Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü.m. you can also use a specific time as an interruption.) ● USE 4 Atmosphere (Ortam) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future. I am going to be eating dinner. (İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız. They always do the same thing. and having a good time.) At midnight tonight. planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar. (Ellen kitap okurken. Diğerleri konuşuyor olacak. Bazıları dans ediyor olacak.. Others are going to be talking.) EXAMPLES: I am going to be studying while he is making dinner.) TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Bu tense için kullanılan özel zaman zarfları yoktur. discussing their plans. (O yemek yaparken. we will still be driving through the desert. described above. (Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer. Tim televizyon seyrediyor olacak) Tonight.

(Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir film seyretmemiştim. (Evet. before your trip in 1992? (1992 yılındaki seyahatinden önce hiç Amerika'ya gitmiş miydin?) Yes. Geçmişte olan iki olaydan.S.) They had never met an American until they met John. başka bir eylemden önce tamamlanmış olduğunu ifade eder. 1998'den önce Amerika'da bulunmuştum.S. I had been to the U.) Had you ever visited the U. (Past Perfect tense geçmişte bir eylemin.) ● USE 2 ( Geçmişteki belirli bir şey veya zamandan önceki süreç ) 229 . Past Perfect Tense Türkçe'de "miş"li geçmiş zamanın karşılığı olarak kullanılabilir. (İngiltere'ye geldiğimde biraz İngilizce çalışmıştım. daha önce olanını ifade ederken bu tense'i kullanırız. -We had insured all your goods against all risks. (Onlar John'la tanışıncaya kadar hiç bir Amerikalıyla tanışmamışlardı.1.) [HAD] + [PAST PARTICIPLE] PAST PERFECT TENSE "TABLO" + I had played You had played He had played She had played It had played We had played They had played I hadn't played You hadn't played He hadn't played She hadn't played It hadn't played We hadn't played They hadn't played ? Had I play Had you play Had he play Had she play Had it play Had we play Had they play ● USE 1 (Geçmişte başka bir şeyden önce tamamlanan eylem) The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past.S. Aynı zamanda geçmişte yaşanan bir eylemin belirli bir zamandan önce olduğunu söylemek için de kullanılır.) EXAMPLES: I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai. It can also show that something happened before a specific time in the past. FORM Past Perfect Examples: I had studied a little English when I came to the U. once before in 1988.) Past Perfect (-mişti) S+ had + v3 + obj. -Mallarınızın hepsini tüm risklere karşı sigorta etmiştik.

EXAMPLES: We had had that car for ten years before it broke down. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir. (Bu araba bozulmadan önce on yıl bizimdi. he had been in London for over eight years.) PRESENT PERFECT TENSE" TABLO (+) I have played You have played He has played She has played It has played We have played They have played (-) I haven't played You haven't played He hasn't played She hasn't played It hasn't played We haven't played They haven't played (?) Have I played Have you played? Has he played? Has she played? Has it played? Have we played? Have they played? ● USE 1 Unspecified Time Before Now We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. EXAMPLE: She had never seen a bear before she moved to Alaska. -We have completed the great deal of your orders. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir.) Present Perfect (-miş) S+ have / has + v3 + obj. The exact time is not important. Yanlış 2. EXAMPLES: I have seen that movie many times. (Bu filmi birçok kez seyrettim. (Alex çalışmalarını bitirdiğinde sekiz yıldan fazla zamandır Londra'da bulunmaktaydı. (Bu filmi hiç seyretmedim.) 230 . -Siparişlerinizin büyük bir bölümünü tamamladık. FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle] Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir.) Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırın.) By the time Alex finished his studies. Doğru She never saw a bear before she moved to Alaska. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır.) I have never seen that movie.

(Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.) (Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur.) EXAMPLES: You have grown since the last time I saw you.) EXAMPLES: I have been to France.) Joan has studied two foreign languages. (Joan iki dile çalıştı. Amerika'da bir savaş oldu. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir. (Fransa'da bulundum. (Hayır.) There have been many earthquakes in California.) 2 Change Over Time (Zamanla değişim) We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.) Have you ever met him? (Onunla hiç karşılaştın mı?) No. (Kaliforniya’da bir çok deprem oldu. onunla hiç karşılaşmadım. (Bu filmi yirmi kez seyrettim. there has been a war in the United States.) 231 .EXAMPLES: I have seen that movie twenty times. 1 Experience (Tecrübe) You can use the Present Perfect to describe your experience. (Fransa'da hiç bulunmadım. (Evet. (O trenle hiç seyahat etmedi.) I think I have seen that movie before.) He has never travelled by train.) (Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır.) I have never been to France.) I think I have met him once before. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm.) DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir. I have not met him.) People have travelled to the moon.) Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?) Yes. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün. (Sanırım onunla daha önce tanıştım. (İnsanlar aya seyahat etti.

(Oğlumuz okumayı öğrendi.) Susan hasn't mastered Japanese.) 4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem) We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi. You cannot mention a specific time.) Japanese has become one of the most popular courses at the university. (Bilim adamları atomu parçaladılar. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz. (Yağmur durmadı.The government has become more interested in arts education. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı. ama iletişim kurabiliyor.) My English has really improved since I moved to Australia. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı.) EXAMPLES: James has not finished his homework yet. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir. henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam 232 . (Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.) Our son has learned how to read.) 3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken) We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity.) TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler) We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occurred in the past at different times.) EXAMPLES: Man has walked on the moon. (James henüz ödevini bitirmedi. but she can communicate.) The rain hasn't stopped. (Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. (İnsan ayda yürüdü. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti.) Bill has still not arrived. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.) Doctors have cured many deadly diseases.) Scientists have split the atom. (Bill hala gelmedi. Ayrıca bu zamanda. (Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız.

this year . "For five minutes. (Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız. ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi. (Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu. (Altı aydır İngiltere’de) Mary has loved chocolate since she was a little girl.) EXAMPLES: I have had a cold for two weeks.) She has been in England for six months." "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.yet . (İki haftadır gribim. (Ordu şehre beş kere saldırdı. Doğru 233 .this week .) ● USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre) We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. but nobody knows why she is sick.) She has talked to several specialists about her problem.just . (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever) TIME EXPRESSIONS IN PRESENT PERFECT TENSE since .twice three times .today – recently 3. -Önümüzdeki hafta içerisinde tüm siparişlerinizi tamamlamış olacağız. -We will have completed all your orders within next week. Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi. "İki haftadır". (Bu dönem dört tane quiz oldum. EXAMPLES: I am going to see a movie when I have finished my homework. "Beş dakikadır".ever .never .edeceği anlamı da vardır. "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder. (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık.) We have had many major problems while working on this project.already .) Future Perfect (-miş olacak) S + will / shall + have + V3 + obj.) EXAMPLES: The army has attacked that city five times.for . Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır.once .) I have had four quizzes this semester.four times . Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz.

S.) By the time he gets home.) I am going to see a movie when I will have finished my homework.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I am going to have perfected my English by the time I come back from the US. I will have received my promotion. Yanlış FORM Future Perfect [WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I will have perfected my English by the time I come back from the U.(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim. It can also show that something will happen before a specific time in the future. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. ÖRNEK TABLO (+) I will have played You will have played He will have played She will have played It will have played We will have played They will have played (-) Will I have played? Will you have played? Will he have played? Will she have played? Will it have played? Will we have played? Will they have played? (?) I won't have played You won't have played He won't have played She won't have played It won't have played We won't have played They won't have played ● USE 1 Completed Action Before Something in the Future (Gelecekte bir şeyden önce tamamlanmış eylem) The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future.) ● USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs) (Gelecekte bir şeyden önceki süreç) 234 . (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım.) NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar. (O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak.) EXAMPLES: By next November. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz. his wife is going to have cleaned the entire house. Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır. (Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım. (Future Perfect tense gelecekte bir şeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder.

Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır.ing 1. Susan is going to have had my book for a week.) EXAMPLES: I will have been in London for six months by the time I leave..) D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1.) She had only been studying English for two years before she got the job. (O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin. (Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin. -Daha geçen yıla kadar bir çok ülkeye çeşitli deri ürünleri ihraç ediyorduk.) Past Perfect Continuous (-mekteydi) S+ had + been +v1-ing + obj. (Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak.. we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future. (Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım. -We had been exporting various type of leather products to the a lot of countries until last year. (İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı. FORM Past Perfect Continuous [HAD BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I had been waiting there for two hours before she finally arrived.) ÖRNEK TABLO (+) I had been playing You had been playing He had been playing She had been playing It had been playing We had been playing They had been playing (-) Had I been playing? Had you been playing? Had he been playing? Had she been playing? Had it been playing? Had we been playing? Had they been playing? (?) I hadn't been playing You hadn't been playing He hadn't been playing She hadn't been playing It hadn't been playing We hadn't been playing They hadn't been playing ● USE 1 Duration Before Something in the Past (Geçmişteki bir şeyden önceki süreç) 235 . başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir. gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz.With Non-continuous Verbs.) By Monday.

(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da. (Jason yorgundu. (Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar. I have been working in this company for four years. Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur.) ● USE 2 Cause of Something in the Past (Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için) Using the Past Perfect Continuous before another action in the past is a good way to show cause and effect.) Present Perfect Continuous (-mekte) S+ have / has + been + v1-ing + obj.We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past.) EXAMPLES: They had been talking for over an hour before Tony arrived. -Bu hafta sıparişlerinizin kalanını hazırlıyoruz.) Sam gained weight because he had been overeating.) I have worked in this company for four years 236 . Notice that this is related to the Present Perfect Continuous.) EXAMPLES: Jason was tired because he had been jogging. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır. fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir. -We have been preparing the rest quantity of your orders this week. the duration does not continue until now.) James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia. çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı. work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır.) She had been working at that company for three years when it went out of business. (Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi. (Past Perfect Continuous Tense. (James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversitede eğitim veriyordu. (Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır.. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. (Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı. geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. however. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous.) 2.

the this tense gives a more general meaning of "lately".) She has been working at that company for three years.) She has only been studying English for two years. "for two weeks".) EXAMPLES: They have been talking for the last hour. "Beş dakika boyunca". (Son iki saattir konuşuyorlar. Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir.) ÖRNEK TABLO (+) I have been playing You have been playing He has been playing She has been playing It has been playing We have been playing They have been playing (-) Have I been playing? Have you been playing? Has he been playing? Has she been playing? Has it been playing? Have we been playing? Have they been playing? (?) I haven't been playing You haven't been playing He hasn't been playing She hasn't been playing It hasn't been playing We haven't been playing They haven't been playing ● USE 1 Duration from the Past Until Now (Geçmişten şimdiye yaşanan süreç) We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now. Anlamı kuvvetlendirmek için 237 . "For five minutes".) James has been teaching at the University since June. "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır. Lately (Son zamanlarda) You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes".(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning.) ● USE 2 Recently. and "since Tuesday". (Üç yıldır bu şirkette çalışmaktadır. (Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir. (Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır. (James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir.) FORM Present Perfect Continuous [HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I have been waiting here for two hours. Without the durations. and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous. (O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır. (İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum. "for two weeks".

To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs.) She has been watching too much television lately. İngilizce Akış Şeması Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyin üzerinde bilenler için sadece fikir vermesi açısından verilmiştir. (Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır. Doğru 3. Kategoriye göre: OLUŞ CÜMLELERİ EYLEM CÜMLELERİ I am a student Present Tense She swims everyday I was a student Past Tense She swam yesterday I will be a student Future Tense She will swim tomorrow I have been a student Present Perfect Tense She has swum for two 238 . -We will have been beginning to operate approximately six months later. (Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor. -Yaklaşık altı ay kadar sonra faaliyete geçiyor olacağız.cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır. EXAMPLES: Sam has been having his car for two years. I have been feeling really tired. (Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur.) Future Perfect Continuous (-mekte olacak) S + will / shall + have + been + v1-ing + obj.) EXAMPLES: Recently. you must use Present Perfect.) Mary has been feeling a little depressed. Yanlış Sam has had his car for two years. Durağan fiiller. (Mary kendini biraz depresyonda hissediyor. yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz.) IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses.

kategori ve başlıklar İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzı ile yoktur. enjoy. I want to swim I enjoy swimming I think of going : yüklem : preposition : subject I want you I stop you I accuse you of 239 ......days I had been a student Past Perfect Tense She had swum for two days Tobe Çekimi Eylem Çekimi İngilizce içinde ana başlık olarak iki tip cümle vardır ve bu iki tip cümle 5 ana zamanda konuşulur. 2) Kendilerinden sonra to aldırmadığından ikinci fiili Ving yapanlar stop. Continuous ve passive voice cümleleri eylem cümleleri olmalarına rağmen to be ile yapılırlar..( Bu tanım.. S zamir pre. Eylem Cümlelerinin İskelet Sistemi: İngilizce’de ana başlık olarak tek fiil.. çok fiil ve başkasına yaptırılan iş adı altında üç cümle kuruluş iskeleti ve bunların altında da yüklem tipine göre üç alt başlık bulunur. 3) Sonu pre. avoid. Tek Fiil S V O Çok Fiil S S Vy Vy to V Ving Ving O O O Başkasına Yaptırılan İş S S S Vy Vy Vy zamir to zamir V O Ving O Ving O to swim smoking stealing the S Vy pre.. I want money y pre.. ile bittiği için ikinci fiili Ving yapanlar give up. Yapılışına göre: TO BE ÇEKİMİ I I I I I am swimming will be swimming was swimming have been swimming had been swimming EYLEM ÇEKİMİ I I I I am taken will be taken was taken have been taken I had been taken to be + V3 were V2 was are V3 been to be + Ving TOBE is V1 am Bir cümle İngilizce gramerinde mutlak surette ya “ to be” yada “eylem” çekimi ile yapılabilir. think of. refuse. ) Yüklem tipi: 1) Kendilerinden sonra gelen fiile to aldıranlar want.

V O : verb : object En küçük birim açıklama: 1) 2) 3) 4) The The The The girl girl girl girl in the garden who wants to go swimming killed by Tom açıklama Kelime grubu Relative Clause Gerund Passive E. Ezberlemeden Mantığı ile Kelime Türetme Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için verilmiştir.K. Eylem cümlesini kendi tense’inde “ yor “ larsanız continuous.B Sonuç olarak bir cümle ya oluştur yada eylem ve eylemse mutlaka yukarıdaki iskelet sistemi içinde kalan 7 adetten bir tanesidir. 1. Bu kullanım kolaylıkları İngilizce gramer sisteminde yer almasına rağmen gerek yerli ve yabancı kitap yazarları gerekse İngilizce öğretmenleri bu konulara fazla değinmezler. Sizlere yararlı olması inancımla. Bunların bazılarına aşağıda yer verilmiştir. Fiillerden sıfat yapma 3. Fiillerden isim yapma 2. Sıfatlardan fiil yapma swimming pool broken heart to get fat yüzme havuzu kırık kalp şişmanlamak Burada yer alan bilgilerin amacı İngilizce eğitimi alanların yıllarca ayrı ayrı ezberlemek 240 . edilgen yaparsanız passive voice cümleleri elde edersiniz. PÜF NOKTASI Aşağıda İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için yararlı olacağına inandığım ve kitaplarda kolaylıkla bulunamayacak bazı bilgiler yer almaktadır.

Bu sayede yüzlerce yeni kelimeye hiç bir çaba harcamadan ve en önemlisi ezberlemeden ulaşırız. Bu kullanım özelliği bize yüzlerce yeni kelimeyi hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Dancing school Finishing line Freezing point Living room Opening speech dans okulu bitiş çizgisi donma noktası oturma odası açılış konuşması Ving yapılı isim farklı kelime ile birleşip yeni anlamlı başka bir tamlama ortaya çıkarabilir. Bu kullanım özelliği yüzlerce yeni kelimeyi bize hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Aşağıda yer alan tamlamaları dikkatlice inceleyerek aynı mantığa varmaya çalışın. kızarmış tavuk kırık sandalye oturma odası yüzme havuzu fried chicken broken chair living room swimming pool gibi kelimeler teker teker ezberlenmek yerine orijinal fiilleri sayesinde türetilirler. 241 . Copper mining is indispensable to the economy of that region. Bakır madenciliği o bölgenin ekonomisi için vazgeçilmezdir 2. Türkiye’de tennis oynamak çok pahalıdır 4. o fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir sıfat haline sokar ve orijinal bir sıfat gibi Türkçeleşir. Ving Yapısının İsim Olarak Kullanımı Her fiilin tek başına Ving hali fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir isim haline sokar ve orijinal bir isim gibi Türkçeleşir. Eğer sözlükte kırık sıfatını aramak istersek karşımıza “ broken “ kelimesi çıkar ve bizde sanki onu özel bir kelimeymiş gibi algılarız oysa farkında olmadan zaten o kullanımı biliyoruzdur ama böyle bir yapının ne olduğu ve nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğimizden de zaten bildiklerimizi tekrar ezberlemek gibi bir tutuma gireriz. Bu durum genellikle Ving yapısının ikinci kısım olması ile elde edilir. Smoking is a terrible habit. Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır 3. Swimming is a good sport. Air-conditioning Bodybuilding Brain washing Central heating Dry cleaning klima vücut geliştirme beyin yıkama merkezi ısıtma kuru temizleme 1.zorunda kaldıkları ama aslında tek bir mantık ve sadelikle zaten farkında olmadan bildikleri bazı gerçeklerin hiçte sanıldıkları kadar ürkütücü olmadıklarını göstermektedir. Her gün kullandığımız. Playing tennis in Turkey is very expensive. Yüzme iyi bir spordur V3 Yapısının Sıfat Olarak kullanımı Fiillerin tek başına V3 hali.

Hal eylem anlamları bir kenara bırakılarak onların sıfat anlamları incelenirse. Break Steal Marry Fry Paint 1. şişman olmak şişmanlamak kızgın olmak kızmak sıcak olmak ısınmak pahalı olmak pahalılaşmak Aynı durum İngilizce gramerinde de karşımıza çıkarak aynen Türkçe’de olduğu gibi sıfatlar fiil yapısında kullanılabilirler. Kasabada çok cimri biliniyor Sıfatlardan Fiil Yapılması Bilindiği gibi sıfatların çekim alması sadece “ to be “ cümlelerinde gerçekleşebilmektedir. It is forbidden to park here. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. Bir sıfatı fiilleştirmek için önüne “ get “ getirilir ve sıfatlar artık oluş cümleleri yerine sıfat özelliklerini bir kenara bırakarak eylem cümlelerinde çekim alırlar. to to to to to to be be be be be be fat angry hot dark better cold şişman olmak kızgın olmak sıcak olmak karanlık olmak daha iyi olmak soğuk olmak to get fat şişmanlamak to get angry kızmak to get hot ısınmak to get dark kararmak to get better iyileşmek to get cold soğumak 242 . Yani bir eylem gibi ele alınıp çekimlenemezler.hal Şimdi fiillerin to break to steal to marry to fry to paint broke stole married fried painted 2.sıfatlar ve fiiller düzenli ( belirli bir kurala göre türetebilen ) ve düzensiz ( belirli bir kurala göre türetilemeyip ayrı ayrı bilinmek zorunda olunan) yapıda karşımıza çıkarlar. Daha evvel isimlerin “ çoğul yapılma kurallarında “ da incelendiği gibi isimler .Fiillerin üç hali vardır. Bir Amerika’lı ile evli 2. kırmak to be broken kırık çalmak to be stolen çalıntı evlenmek to be married evli kızartmak to be fried kızarmış boyamak to be painted boyalı 1. I am fat şişmanım I was fat şişmandım Oysa Türkçe Gramerinde karşımıza sıfatlardan türeyerek eyleme dönüşen ve bunun sonucunda eylem cümlelerinde kullanılan bir çok kelime çıkar. He is known very mean in the town. Aşağıdaki örneklerde sıfatların nasıl fiil haline geldiklerini dikkatlice inceleyin.hal broken stolen married fried painted 3. Buraya park etmek yasak 4. Çalıntı bir yüzük almak kanun dışıdır 3. Fiillerin üç hali düzenli fiillerde sonlarına ed eki almalarıyla düzensiz fiillerde ise ayrı ayrı bilinmek suretiyle kullanılırlar. It is illegal to buy a stolen ring. He is married to an American.

Life gets difficult every day little by little. I get crazy. çıldırıyorum. Şişmanlamak istiyor I don’t want you to go out after it gets dark. 243 .She wants to get fat. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmanı istemiyorum. Whenever I see him. Hayat her gün azar azar zorlaşıyor. Her ne zaman onu görsem.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful