BASIC ENGLISH

İngilizce öğrenebilmek her şeyden önce kendinize güven ve insan aklının başaramayacağı hiç bir şeyin olamayacağına kendinizi inandırmanızla başlar. Geçmişteki yersiz ve boş korkularınızdan kurtulmanız İngilizce eğitiminde atacağınız ilk adım olacaktır. Unutmayın İngilizce öyle kolay bir lisandır ki ezberlemediğiniz sürece öğrenmemek için özel çaba sarf etmeniz gerekir. İddia ediyorum yeterli Türkçe altyapısı olan herkes 5 ay içinde makale yazabilecek düzeyde İngilizce öğrenir. İngilizce’de istisnai durumlar dışında hiç bir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçe’de olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar. İngilizce bir cümle yapılırken;

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN
sıralaması uygulanır Örneğin; Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce Ö Y N B Y temizliyor temizleyecek Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce temizleyebilir temizlemeli Yukarıdaki örneğe dikkat edilirse cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır. İngilizce’yi kısa sürede öğrenebilmenin gerek ve yeter koşulu iyi Türkçe altyapısına sahip olmaktır. Kullandığı malzemenin Türkçe gramerindeki karşılığını bilmeyen bir insanın İngilizce öğrenebilmesindeki başarı ne derece gerçekçidir. Bir ikinci nokta da İngilizce’de Türkçe’de olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. baba-cığım gide-cegini sev-diğimi hasta olduğumuzu Biz bu takıları Türkçe’ye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde kendimiz ekleriz.
cümlesi mantığı ile yapılır

Z

1

SİSTEM BİLGİSİ
Bizler bebekler gibi önce kelimelerin anlamlarını bilmeden kulak dolgunluğu ile ezberlemek daha sonrada aralarında zamanla anlam ilişkisi kurarak bütüne ermek gibi bir olayı bu yaşlarda yapamayacağımıza göre uygulanacak tek yöntem o dili gramer kurallarına göre öğrenmek olacaktır.

Sistem önce Türkçe dilbilgisi kurallarına genel bakış ile başlayan daha sonra İngilizce dilbilgisindeki
kullanacağımız tüm malzemeyi irdeleyip olayın mutfak aşamasıyla ilgilenen bütün bunların cümlelerin hangi aşamalarında karşımıza çıktığını Türkçe kıyaslamaları ile formülde yerine oturtan ve sırasıyla başlangıçtan itibaren İngilizce dilbilgisindeki tüm cümle yapılarına hayattaki kullanım mantığına göre uygulanan bir yöntemdir. Unutmayın ki iyi gramer bilgisi olan herkes iyi düzeyde yazıp konuşur. Bazen şu cümleyi çok sık duyarız. “Benim gramerim iyi ama konuşamıyorum.“ Bu sadece insanın kendini kandırmasından ibarettir. Gramer bilgisinden kastedilen onun formülünü bilmek değil hayatta bir olay yaşanırken hemen o gramerin adını telaffuz edebilmektir. Sadece formül bilmek okullarda sınav geçmek için geçerlidir gerçek hayatla bir ilgisi yoktur.

NEDEN 5 AY
Elbette ki İngilizce eğitimi öyle aylara sığacak bir olgu değildir ama temel ve taktiği ile uygulanabilecek doğru bir metot başarının altın anahtarıdır. Haftalık ortalama 5-6 saatlik derslerle geçirilecek 5 ay belki elde olmayan aksaklıklarla uzayabilecek 6 ay İngilizce için harcanacak maksimum zamandır. Bu sistem içinde uygulanan tarz ezberciliği ortadan kaldırdığından harcanan bütün süre mutlak öğrenmeye gitmektedir. Bu metotla İngilizce öğrenebilmek insan aklının alamayacağı kadar kolay olmasına rağmen Türkçe alt yapısı zayıf, her gün 1 saat evde kendi başına tekrar yapmayan, sistemi uygulamayan, birisi gelse de bütün her şeyi ben uyurken beynime aktarsa zihniyetinde olan kişilerin başarıya ulaşmaları hemen hemen imkansızdır. Eğitim sürecinden sonra kişi sıkça okuyarak kendince yazılar yazarak ve sistemin bir parçası olan notları tekrar ederek kendini geliştirecektir.

SEVİYE DÜZEYİ
5 ay sonunda aklınıza ne geliyorsa söyleyip yazabileceksiniz. Tabi ki CNN anlayamayacak Wall Street okuyamayacaksınız onlar belli bir kelime sürecinin sonunda gelecek olaylardır. Fakat sözlük yardımı ile Wall Street içindeki anlayamadığınız cümlelerin sayısı gittikçe azalacak yada deyimlerde sıkıntılar çekeceksiniz. B u sistem içinde yaklaşık kişiye bağlı olarak 3 ile 5 bin arasında kelime öğrenilecek bu kelimeler sayesinde her cümle kolaylıkla yapılabilecektir. İngilizce dilbilgisinde 100 binin üzerinde kelime vardır ama bütün bunları öğrenmek uzun yıllar alan bir süreçtir, bizim hedefimiz yazı ve konuşmada oldukça fazla sayılabilecek bu kelimeler ile profesyonel cümleleri ortaya çıkarmaktır. Sizi biraz daha aydınlatabilmek için yaklaşık 4 veya 5 haftalık bir eğitim sonucu geleceğimiz birinci kitabımızın sonunda aşağıdaki gibi yazı örneklerini çok rahatlıkla yazar ve konuşur olacaksınız.

2

Kilyos’ taki evimiz geceleri çok ıssız olduğundan arkadaşlarımızın bizi ziyaret etmeleri zordur. O akşam evde yalnızdık ve soygundan sonra katil bahçede olduğundan karanlıkta kendimizden bile korkuyorduk. Polisi aramamız kablo kesik olduğu için imkansızdı. It is difficult for our friends to visit us because our house in Kilyos is very quite at night. We were alone at home that night and we were afraid of even ourselves in the dark because the killer was in the garden after the robbery. It was impossible for us to call the police because the cable was cut. Biz Türkiye’de uluslararası bir ithalat şirketiyiz. İlanınızdan bütün dünyada yeni pazarlara ihtiyacınızın olduğu anlıyoruz. Karşılıklı menfaatlerimiz doğrultusunda sizinle uzun süreli bir iş birliğine hazırız. Eğer konu ile ilgilenirseniz, lütfen bize şirketiniz ve ürün yelpazeniz hakkında daha ayrıntılı bilgi gönderin. We are an international import company in Turkiye. We understand that you are in need of new markets all over the world. We are ready to make a long term cooperation with you on our mutually benefit. If you are interested in the subject, please, send us further information about your company and product range.

Yukarıdaki örneklerin seviyesi yaklaşık 4 ile 5 haftadır. Sakın bu cümleleri ezberleyeceğiniz izlenimine kapılmayın virgülüne kadar anlayarak sindirerek ve tüm benzerlerini yapabilecek bilgiye sahip olarak onları çok kolaylıkla halledeceksiniz. Hepsi tek bir formüle göre ve asla kelimelerin yerleri değiştirilmeden yapılır.

TURKÇE BİLGİSİ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin önündeki en büyük problemlerden bir tanesi yeterince Türkçe dilbilgisi bilmemektir. Çünkü insanlar belli bir yaştan sonra bebekler gibi yaşayarak İngilizce öğrenemeyecekleri için öğrenmenin en kalıcı ve temel kısmı yabancı dili kurallarına göre öğrenmektir. Bu da o dilin kendi ana dilinizle benzer ve farklı taraflarını algılamanızla olur. Tabi ki bunu yapabilmek içinde iyi Türkçe altyapısına ihtiyaç vardır. Türkçe temel gramer yapıları ve özellikleri bilinmeden İngilizce öğrenilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk olarak Türkçe dilbilgisini oluşturan temel kelime yapıları üzerinde duracağız. Bu yapıların çok iyi bilinmesi İngilizce’yi daha şimdiden büyük ölçüde halletmeniz anlamına gelecektir. Sakın bunları bildiğiniz ve gereksiz oldukları izlenimine kapılmayın. İleride yapacağınız hataların büyük kısmını buradaki bilgiler oluşturacaktır. Bu yüzden bu konuları mutlak surette çok iyi bilmek zorundasınız.

Nesne
Doğada var olduğunu bildiğimiz, görememekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir. kuş su hava kalem masa okul sıra koltuk Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan her şeyin nesne olduğu kolayca anlaşılır.

İsim
İnsanlar aralarında konuşurken var olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir. Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.

3

Sıfat
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar. kısa uzun büyük küçük şişman zayıf çalışkan tembel

Zamir
İsimlerin yerine geçen kelimelerdir, yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için onların kodlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Ben Sen O Biz Siz Onlar

Tamlamalar
1. İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya gelerek yaptığı tamlamalardır.

okul kapısı bahçe duvarı çocuk parkı

kalem kutusu

2. Sıfat Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim getirilerek yapılan tamlamalardır. kırık masa kötü adam

Özne
Cümledeki eylemi yapan yada yaptıran varlıktır. Eyleme veya cansız olabilirler. Tom yarın Ankara’ya gidecek. Dün bize geldiler.

ne-kim soruları sorularak bulunurlar. Canlı

( Kim gidecek – Tom ) ( Kim geldi – onlar )

Fiil
İş, oluş, eylem belirten kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde hemen hemen herkes farklı eylemler kullansa da onları “mek-mak” yaparak söyler, yani “git-mek, koş-mak” gibi. Burada

4

dün akşam. geçen hafta… gibi kelimelerdir ve cümlelerin ana zamanlarını değiştirmeye hiçbir güçleri yoktur. Yukarıda anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir. bugün. Kesinlikle cümle içinde birden fazla yüklem olamaz. Bir cümlede sadece ve sadece bir tek yüklem bulunur. Bir fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin “geçmişte . 1. (geçmiş. Başka bir ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları gerekmektedir. (gitti – gidiyor – gidecek) gibi . Bu konu ileride bizim için çok önemli bir malzeme olacaktır. gelecek) Kelimede zaman ise dün.gelecekte” eyleme iş yaptırmasıdır.karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir. seneye. Söylediğimiz kelimeler ise mastardır. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş ) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar diyeceğiz. Bu iki ayrı kategori birbiri ile hiç bir şart ve konumda benzerlik göstermez. İngilizce gramerindeki bütün cümleler yüklem tiplerine göre bu iki grupta yer alır. Bu anlatım sadece bazı şeylerin daha kolay anlaşılması için yakıştırma ifadeler içermektedir. yarın. gelmek koşmak oturmak yürümek seyretmek ağlamak bağırmak Yüklem Çekim almış fiildir. oluş. İş. şu an. Bunun en büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından kaynaklanır. Oluş Cümleleri İlk bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. eylem belirten kelimelere fiil denildiğini daha evvel 5 . Cümleleri olayın geçtiği ana zaman olan yüklem ayakta tutar ve her yüklemin içinde mutlaka bir gramerde zaman bulunur. İngilizce’de Cümle Yapısı Cümleleri biz İngilizce’de iki ayrı kategoride inceleyeceğiz. Bunlardan biri oluş diğeri ise eylem cümleleridir.şu anda . Çünkü cümlede bir tek gramerde zaman bulunur ve o da yüklemdir. Önemli not: Dilbilgisi kurallarında böyle bir anlatım ve izah tarzı yoktur.. Cümle İçinde sadece bir tek yüklem bulunan kelime veya kelimeler grubudur. sadece cümleleri süslerler. Kısaca her yüklem mutlaka bir gramerde zaman içerir ve kelimede zamanlarında yüklemlerle uyumlu olmaları gerekir. Yüklem ile mastar arasındaki farkı her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi taktirde İngilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız. “Köyden yarın geldim” cümlesinde gramerde zaman yani yüklem geldim kısmıdır yarın ise sayısal bir zamandır (kelimede zaman) ve uyumsuz gibi gözüken taraftır. O halde fiil dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir.

Genellikle erken yatarım. İsim ve sıfat cümleleri yapılmak istenildiğinde İngilizce gramerinde karşımıza oluş cümleleri çıkar. Doğadaki nesnelerin hepsinin bir var oluş eylemi vardır. Annesi bir ev kadını. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler verilmiştir. 6 . Tom her sabah süt içer. Yorgunum. Evliydi. Tom dün hastaydı. Linda’ nın babası bir doktor. Arabası bahçede. Geçen yaz Antalya’daydım. Yani bu cümleler içlerinde gizli bir “olmak“ saklamaktadırlar. Bahçede oynuyorlardı. İstanbul kalabalık bir şehir. Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir kelimedir. İki hafta önce evdeydiler. Canan güzel bir kız. Başarılılar. Linda dün akşam Ankara’ya gitti. Yani fiilin tanımında bir oluştan söz edilmektedir. Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama içinde yüklem bulunmayan hiç bir yapının cümle olamayacağı hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır. Yüzüyorduk. Karısını bahçede saatlerce bekledi. Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir. Seni arayacağım. 1. Biz bu tip cümleleri Türkçe’de isim ve sıfat fiil kullanarak yaparız oysa İngilizce’de böyle kullanımlar yoktur. 2. Her fiil illaki eylem içerecek diye bir kural yoktur. Kız kardeşi heyecanlıydı. Başbakan yarın geliyor. Odasında ağlıyordu. O genç bir öğretmendi. Çok tembelsiniz. Aşağıda Türkçeleri verilen cümlelerin hangi kategoride olduklarını yanlarına yazınız. Eylem Cümleleri İçlerinde eylem konumunda yüklem bulundururlar. Herkes aradaydı.açıklamıştık. Çok şişman. Beni geçen hafta parka götürdü.

Gözleri beni çok etkiledi. 11. 10. 4. Beni Amerika’dan her akşam arıyor. 7 . 20. Geçen yıl Paris’te evlendim. Bana evlilik resimlerini göster. 6. 7. Kitap hiç etkileyici değildi. 9. 23. 5. Yıllar önce Sinan çok şişmandı. ……… oluş ………… …… eylem / emir ……. 22. Kitap beni hiç etkilemedi. eylem ………. Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. Bana Türkiye’nin nüfusunu söyle. Grev hakkında basına bilgi verme. Dün hava yağmurluydu. Gözlüksüz gazete okuma. 17. 25. 16 yıllık evliyim. Çok etkileyici gözleri var.. Görüntüsü oldukça kötüydü. ………. oluş ……….. Güneşte uzun süre kalma. 16. Dün yağmur yağıyordu. Davranışları beni rahatsız ediyor. Bahçede sigara içme. ………. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. 28. 18. 24. Davranışlarını kontrol et. 26. 15. 19. 14. Saatlerce beni seyretti. Başbakan dün İstanbul’daydı. 3. Sabahları erken kalkıyor. 8. Peter. Davranışları çok kabaydı. 13. Tom ile bahçede top oynuyor. 12. Gözleri çok etkileyiciydi. 27. 21.2.

44. 30. İhracatla ilgili tüm belgeleri bana gönder. Konu hakkında müdüre hiçbir şey söyleme. 31. 40. Bu araba çalıntı. 53. Yumurtaları yavaşça sepete koy. 43. 51. Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. 35. Gelecek yıl bu zamanlar Ankara’da olacağım. Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Günün başlangıcında Bodrum’daydık. 34. 49. 52. Kirli ellerinle duvara dokunma. Lisede çok tembel bir öğrenciydim.29.. Günlerce seni her yerde aradım. 42. Gecenin bir yarısı balkonda şarkı söyleme. 39. 36. 47. Kanser ölümcül bir hastalıktır. İngilizler soğuk insanlardır. Çantanı mutfakta bırakma. Evlilik ciddi bir olaydır. 46. 38. İNGİLİZCEDE CÜMLE YAPISI 8 . Akşam yemeğinden sonra duş alma. İkinci soldan dön. 50. Evlilik yıl dönümlerini bir restoranda kutladılar. Ayakkabılarım çalınmıştı. 33. 41. ……… eylem ………. 45. Saatlerdir köşede ağlıyordu. 37. 32. Pencereyi açık bırakma. Tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. Herkes sinirliydi. 48. O yıllar önce bizim aile doktorumuzdu.

Zamanı bulmak için yükleme ne zaman Tom yarın babasını İzmir’e götürecek Tom götürecek babasını İzmir’e yarın SVN YZ Sabaha kadar Linda ile kumsalda kaldı O kaldı Linda ile kumsalda sabaha kadar SVB YZ Üç gün önce Ankara’da yeni bir ev aldık Biz aldık yeni bir ev Ankara’da üç gün önce SVN YZ Herkes odada televizyon seyrediyordu Herkes seyrediyordu televizyon odada 9 . S Subject ÖZNE V Verb FİİL O (Nesne + Belirteç + Yer + Zaman) Object NESNE isim sıfat zamir Yapısı ve konumu her ne olursa olsun İngilizce bir cümle yapılırken. Bu sıralama cümlede asla değiştirilemez. Başka bir ifade ile formül tektir ve Türkçe’deki gibi kelimelerin yeri asla değiştirilemez. Yani her konumda cümle standardı ve kelimelerin dizilişi aynıdır. Şimdi İngilizce’de bizim kaderimiz olacak bu formülü irdelemeye çalışalım. Ö nce ÖZNE daha sonra YÜKLEM ve son olarak Nesne + Belirteç + Yer + Zaman sıralama uygulanır.İngilizce’de ister çok kolay yapıda algıladığımız isterse oldukça zor diye adlandırdığımız herhangi bir cümle kurmak istediğimizde ileri düzeyde İngilizce bilgisine sahip değilsek hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamayız. Özneyi Nesneyi Belirteci Yeri bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme ne-kim neyi-kimi nasıl-ne şekilde nerede-nereye soruları sorulur.

SVN Y Oyuncaklarını dikkatlice kutuya koydu O koydu oyuncaklarını dikkatlice kutuya SVN BY Yarın seni fabrikaya götüreceğim Ben götüreceğim seni fabrikaya yarın SVN YZ Senin için her şeyi yapabilirim Ben yapabilirim her şeyi senin için SVN B Bu kasabada tek başına yaşıyordu O yaşıyordu tek başına bu kasabada SVB Y Sabahları tek başına kumsalda yürür O yürür tek başına kumsalda sabahları SVB YZ Bütün çuvalları tek başına taşıdı O taşıdı bütün çuvalları tek başına SVN B Aylarca kız kardeşi ile bahçede yaşadı O yaşadı kız kardeşi ile bahçede aylarca SVB YZ Ormanda hafta sonları Linda ile koşuyor O koşuyor Linda ile ormanda hafta sonları SVB YZ Yıllar önce karısını bir kazada kaybetti O kaybetti karısını bir kazada yıllar önce 10 .

Onlar bulamadı beni evde saatlerce 11 . O yaklaştı arabaya bir fenerle bir kaç saniyede SVN BZ Beni evde saatlerce bulamadılar.SVN YZ Her sene Bodrum’da bir ev alıyor O alıyor bir ev Bodrum’da her sene SVN YZ On yıl sonra Türkiye’ye dönecekler Onlar dönecekler Türkiye’ye on yıl sonra SVY Z Çocuklarını günlerdir göremiyorsun Sen göremiyorsun çocuklarını günlerdir SVN Z Tom geceleri yatakta radyo dinliyor Tom dinliyor radyo yatakta geceleri SVN YZ Linda’yı durakta 20 dakika bekledim Ben bekledim Linda’yı durakta 20 dakika SVN YZ Depremde binlerce kişi öldü Binlerce kişi öldü depremde SVY Kapıyı bir tekme ile dün akşam kırdılar Onlar kırdılar kapıyı bir tekme ile dün akşam SVN BY Bir fenerle arabaya bir kaç saniyede yaklaştı.

Bir insan ihtiyaç duyar tatile her sene SVN Z Dün akşam herkes tiyatroda uyuyordu. Ben hoşlanıyorum duygusal filmlerden 12 . Simpson artık burada çalışmıyor. O satın alacak bir ev İzmir’de gelecek yıl SVN YZ Duygusal filmlerden hoşlanıyorum. Mr. Herkes uyuyordu tiyatroda dün akşam SVY Z Gelecek yıl İzmir’de bir ev alacak.SVN YZ Deniz kenarında arkadaşı ile saatlerce oturdu. Biz sahiptik dört eve Amerika’da yıllar önce SVN YZ Ankara’da paraya ihtiyacım var. Onlar okuyorlardı gazete işte her sabah SVN YZ Bir insanın her sene tatile ihtiyacı var. Simpson çalışmıyor burada artık SVY Z Her sabah işte gazete okuyorlardı. Ben ihtiyaç duyarım paraya Ankara’da SVN Y Mr. O oturdu arkadaşı ile deniz kenarında saatlerce SVB YZ Amerika’da yıllar önce dört evimiz vardı.

O tehdit etti amcasını bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Hiç kimse kararının nedenini bilmiyor.SVN Dün karısı ile bahçede şarkı söylüyordu. Ben okuyorum kitap evde boş zamanımda SVN YZ Amcasını bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. O söylüyordu şarkı karısıyla bahçede dün SVN BYZ Boş zamanımda evde kitap okuyorum. Dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor her yıl SVZ Beni Amerika’dan her akşam arıyor. Onun gözleri etkiledi bizi çok SVN B Saatlerce karısını camdan seyretti. O seyretti karısını camdan saatlerce SVN YZ Geçen yıl Manisa’da evlendim. O arıyor beni Amerika’dan her akşam SVN YZ Gözleri bizi çok etkiledi. Hiç kimse bilmiyor kararının nedenini SVN Her yıl dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor. Ben evlendim Manisa’da geçen yıl 13 .

Peter oynuyor top Tom ile bahçede SVN BY Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. Yeni işi değiştirdi tüm hayatını SVN Gelecek yıl Japonya’da bir fabrika kuracak.SVY Z Peter Tom ile bahçede top oynuyor. Ben okuyamıyorum gazete gözlüksüz SVN B Evlilik yıldönümlerini Beykoz’da kutladılar. Onlar kutladılar evlilik yıldönümlerini Beykoz’da SVN Y Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. O tehdit etti onu bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Yeni işi tüm hayatını değiştirdi. O ağlıyordu arkadaşıyla köşede saatlerdir 14 . Tutuklu öğrenciler götürüldü mahkemeye dün SVY Z Onu bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. Tüm hırsızlar tutuklandı kısa zamanda SVZ Dün tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. O kuracak yeni bir fabrika Japonya’da gelecek yıl SVN YZ Saatlerdir köşede arkadaşıyla ağlıyordu.

Beni hayatının sonuna kadar terk etme. Bırakma kapıyı açık VNB Saat ikide beni okulda bekle. Cümle direk fiille başlar. Terk etme beni hayatının sonuna kadar VNZ Bilgisayarda oyun oynama. O etkiledi herkesi gözleri ile SVN B Yıllarca bir kaşıkla inanılmaz bir tünel kazdı.SVB YZ Onların evlilik sırlarını bir kitapta okudum. Bekle beni okulda saat ikide VNY Z 15 . Ben okudum onların evlilik sırlarını bir kitapta SVN Y Gözleri ile herkesi etkiledi. Emir cümlelerinde eylem direk karşıdaki kişiye yapıldığından “özne“ yoktur. Formül V + O şeklindedir. Bu yüzden ana formülümüzde “S“ yoktur. Bırak kadehi masaya VNY Kapıyı açık bırakma. O kazdı inanılmaz bir tünel bir kaşıkla yıllarca SVN BZ Aşağıdaki örnekler emir cümlelerine aittir. Oynama oyun bilgisayarda VNY Kadehi masaya bırak.

Söyleme şarkı balkonda geceleri VNY Z Sırtıma güneş yağı sür.Pis ellerinle duvara dokunma. Kal bizimle bu akşam 16 . Yaz fiyat listesini bugün VNZ Geceleri balkonda şarkı söyleme. Götür beni parka yarın VNY Z Çiçekleri her gün sula. Sula çiçekleri her gün VNZ Güneşte uzun süre kalma. Gel benimle Ankara’ya bu akşam VB YZ Bu akşam bizimle kal. Dokunma duvara pis ellerinle VNB Yarın beni parka götür. Kalma güneşte uzun süre VYZ Fiyat listesini bugün yaz. Sür güneş yağı sırtıma VNY Benimle bu akşam Ankara’ya gel.

Arama beni Ankara’dan her akşam VNY Z Her yerde dürüst ol. Gönder raporu İtalya’ya yarın VNY Z Aramızda aptal olma. Kalma yalnız bu odada 17 . Oynama top ön bahçede VNY Beni her yerde öpme.VB Z Ön bahçede top oynama. Ol dürüst her yerde VNY New York’da dokuzdan sonra dolaşma. Dolaşma New York’da dokuzdan sonra VYZ Raporu yarın İtalya’ya gönder. Öpme beni her yerde VNY Benimle mutfakta bir bardak kola iç. İç bir bardak kola benimle mutfakta VNB Y Beni her akşam Ankara’dan arama. Olma aptal aramızda VNY Bu odada yalnız kalma.

VB Y Beni bir daha işte tehdit etme! Tehdit etme beni işte bir daha VNY Z Benimle kumsalda sabaha kadar dans et. Yazma hiç bir yazı grev hakkında gazetede VNY Davranışlarını kontrol et. Fırçala dişlerini günde üç kez VNZ Grev hakkında gazetede hiç bir yazı yazma. Konuşma bu konuda aptalca her yerde VNB Y Akşamları arabanı bahçeye bırakma. Getir bir paket sigara çantamdan VNY Odamı her sabah dikkatlice topla. Dans et benimle kumsalda sabaha kadar VB YZ Çantamdan bir paket sigara getir. Bırakma arabanı bahçeye akşamları VNY Z Dişlerini günde üç kez fırçala. Kontrol et davranışlarını 18 . Topla odamı dikkatlice her sabah VNB Z Bu konuda her yerde aptalca konuşma.

Söyle Türkiye’nin nüfusunu bize V N1 N2 Akşam yemeğinden sonra duş alma.VN Bana evlilik resimlerini göster. Bırakma çantanı mutfakta VNY Satışla ilgi tüm belgeleri bana gönder. Alma duş akşam yemeğinden sonra VNZ Çantanı mutfakta bırakma. Gönder tüm belgeleri satışla ilgili bana V N1 N2 Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. Göster evlilik resimlerini bana V N1 N2 Gözlüksüz gazete okuma. Anlatma evlilik sırlarını hiç kimseye V N1 N2 Kırık masayı dışarı çıkart. Konuşma yüksek sesle gecenin bir yarısı 19 . Okuma gazete gözlüksüz VNB Bize Türkiye’nin nüfusunu söyle. Çıkart kırık masayı dışarı VNY Gecenin bir yarısı yüksek sesle konuşma.

Yani yüklemi “olmak“ mastarından türeyen bir kelimedir. Sil ayakkabılarını paspasa VNY Baban gibi aptal olma. Ana formül S olmak O şeklindedir Tom’un babası çok hasta Tom’un babası olmak çok hasta SVN Linda dün akşam evdeydi Linda olmak evde dün akşam SVY Z Boğazın manzarası çok güzel Boğazın manzarası olmak çok güzel SVN 20 . Olma aptal baban gibi VNB Dikkatli ol.VB Z Boş zamanında kitap oku. Bırakma beni tek başıma burada VNB Y Aşağıdaki örnekler oluş cümlelerine aittir. Ol dikkatli VN Burada beni tek başıma bırakma. Oku kitap boş zamanında VNZ Ayakkabılarını paspasa sil.

Yıllar önce bu köy harikaydı Bu köy olmak harika yıllar önce SVN Z İki gün önce okulda çok heyecanlıydı O olmak çok heyecanlı okulda iki gün önce SVN YZ Geçen yıl oldukça şişmandılar Onlar olmak oldukça şişman geçen yıl SVN Z Onunla yıllar önce çok mutluydum Ben olmak çok mutlu onunla yıllar önce SVN BZ Dün akşam burada değildi O olmamak burada dün akşam SVY Z Enflasyon oldukça yüksek Enflasyon olmak oldukça yüksek SVN Zeki Müren ünlü bir şarkıcıydı Zeki Müren olmak ünlü bir şarkıcı SVN Üç gün önce okulda çok hastaydı O olmak çok hasta okulda üç gün önce SVN YZ Dün hava İstanbul’da yağmurluydu Hava olmak yağmurlu İstanbul’da dün 21 .

Ben olmak Tom ile Amerika’da iki yıl önce. Tom olmak bir öğretmen Kars’ta iki yıl önce SVN YZ Oğlu seneye İstanbul’da olacak. Galatasaray olmak büyük bir takım Avrupa’da SV NY İki yıl önce Tom ile Amerika’daydım. Oğlu olacak İstanbul’da seneye SVY Z Galatasaray Avrupa’da büyük bir takımdır. Türkiye’nin başkenti olmak Ankara 22 . Hava olmak güneşli Antalya’da bu günlerde SVN YZ Türkiye yıllardır NATO’nun bir üyesidir.SVN YZ Seneye bir doktor olacak O olmak bir doktor seneye SVN Z Türkler Asya’da büyük bir devletti Türkler olmak büyük bir devlet Asya’da SVN Y Hava bu günlerde Antalya’da güneşli. SVB YZ Türkiye’nin baş kenti Ankara’dır. Türkiye olmak NATO’nun bir üyesi yıllardır SVN Z Tom iki yıl önce Kars’ta bir öğretmendi.

Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Başbakan dün mecliste çok mutluydu. İstanbul olmak bir başkent yıllar önce SVN Z Dün gece evde yalnızdık. Notları olmak oldukça yüksek okulda SVN Y Filmin sonu çok hüzünlüydü.SVN Ankara Türkiye’nin başkentidir. Başbakan olmak çok mutlu mecliste dün SVN YZ Karısı çok güzel bir kadındı. Ankara olmak Türkiye’nin başkentidir. Karısı olmak çok güzel bir kadın SVN Okulda notları oldukça yüksekti. Petrol varilleri olmak bahçede dün 23 . Filmin sonu olmak çok hüzünlüydü SVN İstanbul yıllar önce bir başkentti. SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Biz olmak yalnız evde dün gece SVN YZ Petrol varilleri dün bahçedeydi.

Hava olmak yağmurlu dün SVN Z 16 yıllık evliyim.SVY Z Tecrübesiz şoför potansiyel bir tehlikedir. Senin davranışın olmak son derece kaba SVN Dün hava yağmurluydu. Ben olmak evli 16 yıldır SVN Z Kitap ilginç değildi. Evlilik olmak ciddi bir olay SVN Bu araba çalıntı. Onun gözleri olmak çok etkileyiciydi SVN Görüntüsü oldukça kötüydü. Kitap olmamak ilginç SVN Evlilik ciddi bir olaydır. Tecrübesiz şoför olmak potansiyel bir tehlike SVN Gözleri çok etkileyiciydi. Bu araba olmak çalıntı 24 . Onun görüntüsü olmak oldukça kötü SVN Davranışın son derece kaba.

Ben olmak çok yorgun bu hafta SVN Z Çok üzücü bir filmdi. 25 . Sinan olmak oldukça şişman yıllar önce SVN Z Gelecek yıl bu zamanlar Çin’de olacağım. Her şey olmak harika tatilde SVN Z Bu hafta çok yorgunum. Türkiye olmak Birleşmiş Milletlerin üyesi SVN Yıllar önce Sinan oldukça şişmandı. Yeni bir kaynak olmak çok önemli şirket için SVN B İngilizler serin kanlıdırlar. Telefon olmak yararlı bir icat SVN Yeni bir kaynak şirket için çok önemli. İngilizler olmak serin kanlı SVN Türkiye Birleşmiş Milletlerin üyesidir. O olmak çok üzücü bir film SVN Telefon yararlı bir icattır.SVN Tatilde her şey harikaydı.

O olmak bizim aile doktorumuz beş sene evvel SVN Z Dört gündür hastayız. Biz olmak hasta dört gündür SVN Z Yirmi yıldır Konya’da hapiste. Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı olmak Atatürk SVN Onların bütün problemi kötü yönetim. Ben olmak tembel bir öğrenci lisede SVN Z Kanser öldürücü bir hastalıktır. 26 .Ben olacağım Çin’de gelecek yıl bu zamanlar SVY Z Lisede çok tembel bir öğrenciydim. O olmak hapiste Konya’da yirmi yıldır S V Y1 Y2 Z Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Atatürk dür. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Beş sene evvel o bizim aile doktorumuzdu. Kanser olmak öldürücü bir hastalık SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Onların bütün problemi olmak kötü yönetim SVN Camın hammaddesi kumdur.

Seni bir daha affetmeyeceğim. 27 . Sarhoş şoför olmak onların ölümlerinin tek nedeniydi SVN Televizyon 20. Kitapları yarın rafa yerleştir. Arabasını parkta bir kova su ile yıkadı. Uzun süre suda gözlerini açamadı. O artık bekar bir insan. Burada beni tek başıma bırakma. Bir bardak su ile saatlerce oynadı. Yağmurda uzun süre kalma. İki yıl önce Almanya’daydık. Ellerini yavaşça masaya vurdu. Benimle yeni bir hayata başla. Sonunda onu terk edebildim. yy’ın en büyük icatlarından biridir SVN Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. Tom’u partiye davet etme. Gözleri mükemmel. Gelecek yıl arkadaşıyla bir şirket kuracak. Bu yaz babasıyla Amerika’ya gidecek. Yaşamı sensiz anlamsız.Camın hammaddesi olmak kum SVN Sarhoş şoför onların ölümlerinin tek nedeniydi. Dün akşam çok hastaydım. Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor olmak çekmecemde 5 dakika önce SVY Z Aşağıdaki cümleleri S V O formülünde yerine koyun. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri olmak işsizliktir SVN Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor 5 dakika önce çekmecemdeydi. Bahçede günlerce hazine aradı. Seninle yarın işe gitmeyeceğim. Bu olay şu anda önemli değil. Dört yıl önce bir Amerikalı ile evliydi. yy’ın en büyük icatlarından biridir Televizyon olmak 20.

Borsada her şeyini kaybettin. Pencere açıktı. Enflasyon Türkiye için önemli bir sorun. Aylardır onu burada görmüyorum. Ankara Türkiye’nin başkentidir. Evde tek başına ağlıyordu. Bu kelimeler aynen Türkçe’de olduğu gibi isimlerin yerine kullanılır ve “ zamir “ diye adlandırılır. Pencereyi açık bırak. He She It We You They I Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için O O O Biz Sen. Lütfen bana ıslak ellerinle dokunma. Çocukluklarında çok yaramazlardı. Yeni kiracısı emekli bir memurdu. Karımı yıllardır her yerde arıyorum.Beni yıllarca yalanları ile kandırdı.. Şirket ciddi krizde. Karısı hoş bir insandı. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Her zaman cümlenin öznesi (olayı yapan yada yaptıran varlık) konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir işlevleri yoktur. Duşta uzun süre kalma. Siz Onlar Ben 28 . She. Pencereyi açtı. Her şeyi babasından öğrendi. It. Sabaha kadar baş ucumda kal. Saksıdaki çiçekleri yarın sula. Evin manzarası felaket. Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. yerleri asla değiştirilemez. Borcumuzu günlerdir ödeyemiyoruz. He. Kaza hakkında hiçbir şey söyleme. Telefonumla oynama. Gazetedeki resmi hışımla yırttı. İlk olarak “şahıs zamirleri“ üzerinde duracağız. Bu sabah annesini doktora götürdü. Hayatın oldukça ilginç gözüküyordu. Kitabı dün akşam okuyamadım. Masaya yeni bir bardak getir. Senden çok farklıydı.. İngilizce’de her şeyden önce bilinmesi gereken temel kelimeler vardır.

His. His Her Its Our Your Their My Erkekler için Kadınlar içi Cansız ve hayvanlar için Onun Onun Onun Bizim Seni.. İkinci grupta ise zamirlerin iyelik hallerini inceleyeceğiz. I) ait alt öğeleri başka bir ifade ile bu zamirlerin sahip olduğu bir şeyleri (nesneleri) anlatacağız. Her. You. İsmin kime ait olduğunu belirterek daha evvel açıkladığımız şahıs zamirlerine (He. His school His job Her pocket Her pen Our armchair Our teacher Your father Your car Their secretary Their house My exam My sister Onun okulu Onun işi Onun cebi Onun kalemi Bizim koltuğumuz Bizim öğretmenimiz Senin baban Senin araban Onların sekreteri Onların evi Benim sınavım Benim kız kardeşim 29 . We. Tek başlarına kullanımları kesinlikle yoktur. Its. It.. sizin Onların Benim Burada unutulmaması gereken en önemli nokta bu zamirlerden sonra mutlaka bir ismin geldiğidir. She. They. His Her Its Our Your Their My + İSİM His Her Its Our Your Their My book book book book book book book Görüldüğü gibi arkalarına bir isim alarak ismin kime ait olduğunu belirtirler.

His, Hers, Mine...
Bu kategoride ise iyelik zamirlerinin isimlerle kullanılarak verdiği anlamları tek kelime ile karşılayan ilgi zamirleri üzerinde duracağız. Örneğin, benim arabamın İngilizce karşılığı “my car” dır. Eğer “benim arabam“ daha evvel cümle içinde kullanılmışsa ikinci cümlede bunu tekrarlamak zorunda değiliz, yani benim arabam yerine “benimki“ diyebiliriz. İşte benimki, seninki, onunki... gibi kelimelere biz ilgi zamirleri diyeceğiz. Dikkat edilirse bu kelimeler durup dururken kullanılamazlar başka bir deyişle bu kelimelerin anlamları daha evvelden bilinmelidirler. Benim arabam Onun kitabı Bizim evimiz yerine benimki yerine onunki yerine bizimki

His Hers ----Ours Yours Theirs Mine

Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için

Onunki Onunki ---------Bizimki Seninki, Sizinki Onlarınki Benimki

His school His girl friend His car Her father Her book Her life Our dog Our house Our picture Your table Your teacher Your mother Their flower Their garden Their cat My exam My face My pen

onun okulu onun kız arkadaşı onun arabası onun babası onun kitabı onun hayatı bizim köpeğimiz bizim evimiz bizim resmimiz senin masan senin öğretmenin senin annen onların çiçeği onların bahçesi onların kedisi benim sınavım benim suratım benim kalemim

his his his hers hers hers ours ours ours yours yours yours theirs theirs theirs mine mine mine

Onunki Onunki Onunki onunki onunki onunki bizimki bizimki bizimki seninki seninki seninki onlarınki onlarınki onlarınki benimki benimki benimki

Him, Her, Me...
30

Türkçe’de sık sık karşımıza ismin halleri çıkar (e-a-de-da..) İngilizce’de ismin hallerini göremeyiz. İsmin hallerini almış ve cümle içinde anlam kazanan bazı zamirler vardır. Bunlar Türkçe’ye kulağa hoş geldiği gibi çevrilir. Bu son gurupta bu tip zamirleri inceleyeceğiz. Him Her It Us You Them Me Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hay. için Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Bize,bizi,bizde, ... Sana,seni,sende, ... Onları,onlara,onlarda, ... Bana,beni,bende, ...

Yukarıdaki zamirler ismin tüm halleri için kullanılır. Örneğin “me“ cümle içinde “bana, beni, bende“ anlamları kazanabilir. Beni sinemaya götür Bana bir kalem ver

Örneklerinde altı çizili yerlere “me“ gelir ve Türkçe’ye en uygun çeviri yapılır. Buradaki önemli nokta bu zamirlerin mutlaka S V O N B Y Z formülünde nesne kısmında yer almasıdır. Yani cümlede asla özne konumunda bulunamazlar ve bu tip zamirlerle cümleye başlanamaz. Aşağıda şu ana kadar incelediğimiz dört grup zamir topluca görülmektedir.

Ona, onu Ona, onu Ona, onu Bize, bizi Sana, seni rı, OnlaraOnla Bana, ben

Him Her It Us You Them Me

Onunki Onunki -------Bizimki Seninki ınkiOnlar Benimki

His Hers -----Ours Yours Theirs Mine

Onun Onun Onun Bizim Senin ınOnlar Benim

isH erH Its Our Your Their My

O O O Biz Sen Onlar Ben

He She It We You They I

Aşağıdaki boşlukları uygun karşılıkları ile doldurunuz. Amcam ………my uncle………. Annemiz Baban Bana Bebekleri

31

Ben Beni Benimki Biz Bize Bizi Bizimki Bizimkiler Büyük çantamız Cebi Cesur koruması Çalışkan kız kardeşim Çantası Çirkin sekreteri Elmas yüzüğün Eski saati Etkileyici görüntüsü Ev adresimiz Güzel karısı Güzel ülkemiz Hatan Hayatı Islak elim İlginç arabası İlginç hayatın İşi Kalemim Kanepeniz karısı Kırmızı arabam Kırmızı ceketim Kız arkadaşım Kirli gömleğim Kitabı Kocası Koltuğumuz Kuvvetli kolları Kuyruğu Küçük evleri Masaları Mini eteği O Odası Okulum Ona Onlar Onlara Onları Onların başarılı oyunu Onların kedisi Onların mutlu günü Onların sıcak yatakları . Onlarınki Onu Onun altın kolyesi Onun boş cüzdanı Onunki Onunkiler Oturma odan Öğretmeni

32

Pahalı eteğim Pahalı paltosu Pahalı yüzüğün Perdeleri Resmimiz Sabırsız babası Sana Sen Seni Senin gül bahçen Seninki Siyah kazağı Siz Size Sizinki Sobası Sözlükler Suratın Şemsiyesi Şişman dayıları Tamir çantası Tecrübeli öğretmenim Tehlikeli köpekleri Tehlikeli sokağımız Televizyonumuz Tembel erkek kardeşi Tembel köpeğimiz Temiz evimiz Tuhaf kalemi Uzun boylu müdürüm Yağmurluğum Yakın okulu Yaramaz kızın Yavaş spor araban Yeni kasabaları Yorgun arkadaşım Yuvarlak masaları Zengin amcası Zengin baban

ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
Bazı isimleri sayabiliriz, bazı isimleri ise sayamayız. Sayılabilen isimler tekil veya çoğul olabilirler ama sayılamayan isimler daima tekildirler. Sonu “ o “ ile biten isimler potato , tomato tomatoes Sonu “ x “ ile biten isimler box , fox ( es ) alarak , patatoes ,

( es ) alarak ,boxes , foxes

Sonu “ s “ ile biten isimler glass , class ( es ) alarak , glasses , classes Sonu “ f, fe “ ile biten isimler shelf , knife knives Sonu “ y “ ile biten isimler city, story ( ves ) alarak , shelves ,

( ies ) alarak ,

cities , stories

33

pens Bir kural eşliğinde formülize edilebilen her şey İngilizce Gramerinde “ düzenli “ diye adlandırılır. dishes ( s ) alarak . Man man Person Foot Fish Louse Mouse Child Tooth Sheep Ox Goose This That çocuk diş koyun öküz geyik bu şu ayak balık bit fare adam kadın kişi feet fish lice mice children teeth sheep oxen geese these those men women people ayaklar balıklar bitler fareler çocuklar dişler koyunlar öküzler geyikler bunlar şunlar adamlar kadınlar kişiler Çift olan herşey çoğul sayılır. books . Eyes Jeans Scissors Overalls Pants gözler kot pantolon makas tulum pantolon shorts shoes tights pyjamas braces şort ayakkabı tayt pijama askı 34 . pen ( s ) alarak . dish Sonu “ y “ ile bitip kendinden önce toy. Yukarıda belli kurallar çerçevesinde çoğul yapılabilen isim kategorileri gösterilmiştir. Aşağıda “ s “ ve türevleri “ ile çoğul yapılamayan ayrı ayrı bilmek zorunda olduğumuz “ düzensiz isimler “ yer almaktadır. sh “ ile biten isimler watch. boy ( es ) alarak . toys . boys “ bir sesli harf “ gelmesi durumunda Bunlar dışında kalanlar book.Sonu “ ch . Belli bir kural sınıfına girmeyen ve bunun sonucunda ayrı ayrı bilinmek zorunda kalınan kelimeler ise “ düzensiz “ yapılardır. watches .

Glasses Trousers Clippers Tongs bardak pantolon kırpma aleti maşa binoculars spectacles shears pincers dürbün gözlük makas kerpeten Sonu “ f ve fe “ ile biten isimlerin çoğul yapılabilmeleri için bu harflerin düşüp yerlerine “ ves “ getirildiğini söylemiştik. Aborigines Archives Riches Cattle Clothes sığır çamaşır yerli arşiv servet police remains polis kalıntı tasarruf çevre teşekkür savings surroundings thanks 35 . Bu isimler aşağıdaki gibidir. Calf Half Wife Self Knife Leaf Shelf Thief Wolf Loaf Sheaf buzağı yarım kadın eş kendi bıçak yaprak raf hırsız kurt somun demet calves halves wives selves knives leaves shelves thieves’ wolves loaves sheaves raflar hırsızlar kurtlar somunlar demetler eşler kendileri bıçaklar yapraklar buzağılar yarımlar Yukarıdakiler dışında kalan isimler “f ve fe“ ile bitmelerine rağmen sadece “s“ alarak çoğul yapılır Safe Belief Roof Chief kasa inanç çatı başkan safes beliefs roofs chiefs çatılar başkanlar kasalar inançlar Her zaman çoğul olarak kullanılan tekili olmayan isimler.

its. sunun. Eğer zamirlerin yerine gerçek isimlerini koyar ve yine bir aitlikten söz edersek o zaman “ ‘s “ kullanmak zorunda kalırız ve isimlere “ nin.George’un okulu Celal’s table .Celal’in masası My brother’s car . Smith’s wife .Bu günkü haberler The school’s door .Jane’nin partisi Mr.Outdoors Dregs Eaves Environs Wages dışarısı tortu saçak çevre manners outskirts victuals goods haftalık maaş terbiye civar erzak mal Türkçe’de sayılabilir gibi düşündüğümüz ama İngilizce’de sayılamayan isimler. lık. our. his.Kedinin sütü Yesterday’s newspaper . sının.Gelecek yılki plan 36 . my) isimlerin yerine kullanılmaktadır. sinin. Advice Baggage Bread Money Cash Fun Homework Work nakit eğlence ev işi iş bagaj ekmek para öğüt business entertainment furniture grief knowledge information mail news bilgi bilgi posta haber iş gösteri mobilya üzüntü ‘S 1. your.Babamın arabası Her sister’s house . sünün.Linda’nın çantası Today’s news .Suzan’ın babası Turkey’s population .Dünkü gazete Next year’s plan .Ayşe’nin kamerası Suzan’s father .Kız kardeşinin evi Lane’s party .Kitabın sayfası The cat’s milk . Dikkat edilirse daha evvel açıklamaya çalıştığımız iyelik zamirleri (her.Bay Smith’in eşi Linda’s bag . lik …” gibi anlamlar katar. His book Tom’s book Her cat Linda’s cat Ayşe’s camera . their. nın.Okulun kapısı The book’s page .Türkiye’nin nüfusu George’s school .

nın. Eight hours’ sleeping . Sonu “ z “ okunuşu ile biten veya Latince kökenli olan isimlerde ‘ kullanılır.Bir yıllık ihbar A month’s salary . hers.Johnson’un metodu Socrates’ illness .Geçen haftanın maçı Uncle Tom’s house . theirs. The The The The The chairs’ colour . Butcher’s kasap (dükkan) Grocer’s bakkal (dükkan) Butcher Grocer kasap (meslek) bakkal (meslek) 8.Dickens’ın romanları Keats’ poems . Bazen isim tamlaması yapma görevi üstlenirler.Bir anlık tereddüt An arm’s length .Bir aylık maaş A stone’s throw . İsimlerin iyelik hallerinden ( nin.Tom amcanın evi Mahmut the second’s reign . “ ‘s “ her zaman ( nin.) gibi anlamlar vermeyebilir. Aşağıda bu şekilde oluşan tamlamalara örnekler verilmiştir. 37 .Bir kolluk mesafe An hour’s walk . mine) yerine gerçek isimlerinin kullanılması durumunda kullanılır.Bir taş atımı mesafe A moment hesitation .Socrates’in hastalığı 5.Hükümetin kararı 2.Bir saatlik yürüyüş Two hours’ drive . nın. sinin.Tom ve Linda’nın babası Ayşe and Ahmet’s school . Tom and Linda’s father . Daha evvel gördüğümüz ilgi zamirlerinin (his.Sekiz saatlik uyku One week’s travel . Çoğul ismlerin sonları “ s “ ile bittiği için ‘s kullanılmaz onun yerine ‘ getirilir.Kızların çantaları teachers’ addresses . sının…. İsimlerde ölçü.Türklerin teklifleri 3. Çift isimli durumlarda ikinci isme ‘s getirilir. Tom’s Linda’s Children’s Tom’unki Linda’nınki Çocuklarınki His Hers Theirs Onunki Onunki Onlarınki 7.Humphreys’in filmleri Dickens’ novels .Sandalyelerin rengi students’ books .On dolarlık fiyat Three weeks’ course .İki saatlik yol Ten dollars’ worth .Ayşe ve Ahmet’in okulu George and Ann’s ball .Keats’ın şiirleri Johnson’s’ method . yours.Bakanın eski danışmanı The government’s decision . Fakat bu ifadeler genel anlam içerirler. Özel faaliyet gösteren iş yerlerini asıl meslekten ayırt etmek için kullanılır. zaman. sinin.60’lık konteynır 100’s cigarette .100’lük sigara 6. sının…) farklıdırlar.Bir haftalık tatil A year’s notice .Üç haftalık kurs 60’s container .Last week’s match .Öğretmenlerin adresleri Turks’ proposals . yer belirttiğinde “ lik-lık “ anlamları kazanabilirler. Humphrey’s’ films .II Mahmut’un tahtı The minister’s old advisor .George ve çocukların topu 4. ours.Öğrencilerin kitapları girls’ bags . Bu tamlamaları ismin iyelik halleri ile karıştırmamak gerekir.

Arabanın penceresi The new vase of the roses .Atatürk’ün posteri The palace of the queen .Çocuk hikayesi A doctor’s degree .Kalenin suru The manager of the hotel .Marangoz testeresi A children’s story .Problemin nedeni Back of the car . Sadece “ s “ daha çok özel isimlerde “of “ ise cins isimlerde kullanılır.Teğmen rütbesi summer’s day .Binanın giriş katı The name of this village .Köpek hayatı A driver’s license .Paula’nın favori rengi Birthday of Tom .Bir kasap bıçağı The butcher’s knife .Şoför ehliyeti A girls’ college .Çocuk oyunu A carpenter’s saw .Kızılderililerin sonu The courage of the Turks . sının ) anlamları veren kelime grupları yapılabilir.Bir öğretmen kitabı The teacher’s book .A butcher’s knife .Bir yaz günü teacher’s college .Kız kardeşimin işi Favourite colour of Paula .Allah’ın varlığı The end of American Indians .Arabanın arkası The phone number of Jack .Kadınlar kulübü OF 1. Değişen hiç bir şey yoktur.Öğretmenin kitabı A boys’ school . “of “ kullanarakta ( nin. sinin.Öğretmen okulu women’s club .Günün en iyi filmi Job of my sister .Bu köyün ismi The roof of the house .Erkek okulu A child’s play .Tom’un doğum günü The wall of the castle . Name of school Okulun ismi School’s name Colour of wall Duvarın rengi Wall’s colour Milk of cat Kedinin sütü Cat’s milk The beginning of the story .Hikayenin başlangıcı The decision of the government .Türklerin cesareti The poster of Atatürk .Kasabın bıçağı A teacher’s book .Otelin müdürü The window of the car .Kadın terzisi A A A A lieutenant’s rank .Kız üniversitesi A ladies’ tailor .Kitabın başlığı The ground floor of the building .Hükümetin kararı The title of the book . nın.Evin çatısı The cause of the problem .Güllerin vazosu The existence of Allah.Jack’in telefon numarası Best party of day .Doktor diploması A dog’s life .Kraliçenin sarayı 38 .

Ama bu ifadeler genel anlam içerirler.Bir gülün kokusu The conquest of the city .Fakirlerin acısı The smell of a rose .Kız kardeşinin doğum günü The invention of the telephone . “of“ her zaman ( nin.Terör hükmü A sign of weakness .Fen Fakültesi Aşa ğıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.Bir işkence türü A delay of ten minutes .Savaş tehlikesi The winds of war . nın ) anlamı vermeyebilir.Zenginlerin nüfusu ( itibarı ) The suffer of the poor .Kıyamet günü A man of science . Aşağıda bu tip kullanımlara örnekler verilmiştir.Şehrin fethi The next subject of the book .Ümitsizlik duygusu The danger of inflation .Enflasyon tehlikesi Proportion of five to one .Bir delinin işi 2.Bilim adamı The loss of moisture .Mahkemeye hakaret A feeling of despair .Hukuk Fakültesi History of art .Suçluluk delili The forces of evil .Konferansın ikinci günü The guns of the robbers . Köpeğin burnu Babanın planı NATO’nun görevleri Kore’nin gelişimi Türkiye’nin zorlukları Linda’nın serveti Arthur’un kitabı the nose of the dog / the dog’s nose 39 .Beşe bir oranı Freedom of speech .Tıp fakültesi College of Science . Bu yüzden bu iki kategoriyi birbiri ile kıyaslamaya kalkışmayın.Kötülük güçleri Contempt of court . The threat of war .Sanat tarihi School of Medicine .Üretimin maliyeti A work of a madman .Zayıflık işareti Proof of guilt .Kitabın bir sonraki konusu The members of the association .Müdahale delili Reign of terror .Kıtlık Evidence of any interference .The influence of the rich .Nem kaybı A form of torture .Savaş rüzgarları The day of reckoning .Söz hürriyeti The faculty of Law .Telefonun icadı The cost of the production .Derneğin üyeleri The second day of the conference . Bazen isim tamlaması yapar. İsimlerin iyelik hallerinden farklıdırlar.On dakikalık bir gecikme Lack of interest .İlgisizlik Shortage of food .Soyguncuların silahı The birthday of her sister .

üç varil şarap ten plates of food . fincan. Türkçe çevirilerindeki mantıksızlıklar aranmaksızın hep aynı kuralla yapılırlar.bir şişe şarap a bowl of sugar .iki depo benzin three barrels of wine .bir bardak su a cup of tea . Katı olsun sıvı olsun herhangi bir sayılamayan maddenin belli sayıdaki biriminden (bardak.bir kase şeker a cupful of sugar .bir fincan çay a bottle of milk .iki yaprak kağıt a grain of race .bir dilim çikolata a slice of bread .on tabak yiyecek five packs of cigarette .avuç dolusu para 40 .bir parça pizza two tanks of oil . şişe) bahsediyorsak aşağıdaki kalıbı kullanırız.beş paket sigara a bar of soap .bir kalıp buz a bottle of wine .bir bardak dolusu su a block of ice .bir kavanoz reçel a bar of chocolate .bir fincan dolusu şeker two sheets of paper .bir kutu kola a jar of jam . Bu kalıbı değiştirmeye çalışmak mümkün değildir.bir pirinç tanesi a handful of money .bir dilim ekmek a piece of pizza .bir fıçı bira a glassful of water . [ÖLÇEK OF MADDE] a glass of water .George’un fikri Democles’in kılıcı Tom ve Linda’nın bebeği Patronumun emirleri Cumhurbaşkanının korumaları Milletvekilinin görevi Ahmet’in babasının resimleri Bir öğrenci kitabı İstanbul’un trafiği New York’un karanlık caddeleri Üç aylık maaş Türklerin planı Almanların teklifleri Kitapların sayfaları Erkek gömleği Fatih’in tahtı Kitabın konusu İstanbul’un 1453’te fethi Dört günlük tatil Hikayenin sonu ÖLÇEK BİLGİSİ 1. Bu yolla sayılamayan isimleri ölçekleyerek onların belli bir miktarını ifade ederiz.bir şişe süt a can of coke .bir kalıp sabun a barrel of beer .

dinamit lokumları two cups of tea .bir kutu kibrit a distance of two miles .bir küp şeker a new kind of cheese .bir parça kötü talih a piece of evidence . 3.ateş nöbeti piece of research .sandalyelerin dördü Six of students .bir yığın çöp a kilo of butter .bir küçük delil a piece of advice .sanat eserleri a fit of fever .on metre kumaş truckloads of sand .masaların sekizi Twelve of girls .bir parça ilgi a work of art .a head of lettuce .kızların on ikisi Some of cars .haberler pangs of remorse .bir küçük araştırma a piece of string .öğrencilerin altısı Eight of tables .altı tip ekmek four cupful of sugar .korku duygusu works of art .üç çeşit gıda six types of bread . One of book .hiddet nöbeti a piece of bad luck .bir toz parçası sticks of dynamite .bir mobilya takımı a speck of dust .bir top salata ( marul ) a heap of rubbish .bir somun ekmek a lump of sugar .bir sanat eseri an act of mercy – merhamet an attack of fever .bir parça ip a bit of interest .bir çift çorap a set of furniture .dört fincan dolusu şeker ten kilos of rice .bir öfke nöbeti a fit of passion .yeni bir çeşit plastik a joint of meat . Burada ise sıralama içeren kelime gruplarını inceleyeceğiz.iki millik mesafe a ball of wool .on kilo pirinç ten meters of cloth .problemlerin çoğu Burada anlatılmak istenen çok taneden az taneye doğru iniştir. Dikkat edilirse ilk şıkta ölçeklemeye çalıştığımız maddenin geride kalan kısmı önemsenmemektedir.ateş nöbeti 2.bir çeşit peynir a loaf of bread .arabaların bazıları Most of problems .vicdan azabı the pangs of fear . Bu konuda ise maddenin geride kalan kısmı da önem kazanacaktır.bir parça tavsiye heaps of mud .yeni bir çeşit peynir a new kind of plastic . Artta kalan kısım göz ardı edilmemektedir. 41 .çamur yığınları items of news .bir yün yumağı a fit of anger .et parçası (but veya kol) a pair of socks .iki fincan çay three kinds of food . Başka bir ifade ile madde ve ölçek birlikte anılacaktır.kamyonlar dolusu kum a box of matches .bir kilo tere yağ a kind of cheese .kitapların biri Four of chair . Yani maddenin sadece ölçeği önemlidir.

Aşağıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.One of the important problems of Turkey Türkiye’nin önemli problemlerinden biri One of the big tourism centres of the world Dunyanın büyük turizm merkezlerinden biri Two of the dangerous parts of New York New York’un tehlikeli kısımlarının ikisi One of the important telecommunication equipment of today Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri Önemli not: “ Ölçek bilgisi “ adlı başlıkta açıklamaya çalıştığımız konu İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzıyla yoktur. Üç varil şarap three barrels of wine Altı tabak yemek Araba ile iki saatlik yol Arkadaşlarından bazıları Beş kutu kola Beş şişe süt Beş yaprak kağıt Bir bardak portakal suyu Bir çift eldiven Bir damla göz yaşı Bir depo benzin Bir dilim ekmek Bir galon benzin Bir kase yoğurt Bir kavanoz reçel Bir kutu kibrit Bir mobilya takımı Bir parça ekmek Bir parça kek Bir parça merhamet Bir parça tavsiye Bir sanat eseri Bir somun ekmek Çocukların onu Dokuz paket yağ Dört çay kaşığı tuz Dört günlük macera Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri İki haftalık tatil İki kalıp sabun İki paket un Kalemlerin hepsi Linda’nın kalemlerinden biri On dört koltuk On metre kumaş Onlardan altısı Öğrencilerin biri Problemlerin çoğu Sandalyelerin ikisi Sekiz dilim çikolata Sekiz mektup 42 . Kolay anlaşılabilmesi için yakıştırma ifadeler kullanılmıştır.

book chair story university useful thing European sister brother month day week year size sudden tiger lion crocodile camel dozen of eggs glass of tea shiny day hundred million thousand billion dozen few couple lot of AN – BİR: a – i – o – u – e gibi sesli ünlü harfle başlayan veya .A .A .A .A Sessiz bir harf ile tekil bir sözcükten önce kullanılır.A .A .A .A .A .A .A .A .INDEFINITE: BELİRSİZ A – BİR: Örnek .A . seslendirilemeyen “h” gibi harfle başlayan sözcüklerin başına gelir.A .A .A .A .A .A . Örnek an an an an apple umbrella egg heir 43 .A .Sekiz metre halı Tom’un hatalarından biri Türkiye’nin büyük kentlerinden ikisi Türkiye’nin zorlukları Üç aylık maaş Üç baş sarımsak Üç dinamit lokumu Üç millik mesafe Üç saatlik uyku Yedi dilim pizza ARTICLES 1.A .A .A .A .A .A .A .A .A .

The planet Pluto / Pluto Gezegeni .west .chairs gibi. sayılamayan ancak birimiyle söylenebilen bazı somut cloth grass paper money wood gibi.west 5 Kutsal kitap ve mabetlerin başında .cows . nesne veya tamlamasını oluşturan addan önce .The Holy Quran -The Blue Mosque gibi Özel bir adın önünde yer alan cins bir adın önünde kullanılır .an interest .The south .The United Arab Emirates / Birleşik Arap Emirlikleri .The United Kingdom / Birleşik Krallık .The east .Queen Elizabeth the second / Kraliçe II. Asal cümleciğin.The galaxy Samanyolu / Samanyolu Galaksisi Eyaletlerden oluşan ülke adlarından veya çoğul ülke adlarından önce .an ant “A” VE “AN” ARİTEKLLERİNİN KULLANILMADIĞI YERLER: a -) Çoğul bir addan önce .Padisah Abdülhamit the second / Padişah 2.corn .an engineer .tea .glass . 2.east .The north ..milk .The Netherlands / Hollanda .an honest man .inci Abdülhamit 44 .The Republic of Turkey / Türkiye Cumhuriyeti Başlıklarda sırasal sıfatlardan önce .DEFINITE: BELİRLİ “THE” KULLANILIR.The west .The south .west .east .The Turkey / Türkiye . The article’ sinin kullanıldığı yerler.apples b -) Aşağıdaki gibi adlardan önce.the book -the car -the vehicle Tek anlamına gelen THE ONLY ONE sözcük dizisinden önce Yönlerden önce .The United States of America / Amerika Birleşik Devletleri .The north .The north .iron . özne.ici Elizabet .The south .an hour . .Wind: the north .

The Palace of Çırağan / Çırağan Sarayı .The Island Bahamas / Bahama adaları . restoran adlarından once .The Çapa Hospital / Çapa Hastanesi Bir küme veya topluluğu simgeleyen sayılabilir tekil bir addan önce .The piano / Piyano Tanımlayıcı en üstünlük anlatımlarında kullanılır .The French cook meat the best / Eti en iyi Fransızlar pişirir.The most I can gain is that amount 45 .The rich always proud / Zenginler daima kibirlidir.The Atlantic Ocean . . otel. gemi ve Uçak adlarından önce .grup.The earth .The ant is industrious / Karınca çalışkandır Bir küme. Okul. Doğada yalnız tek olan varlıklardan önce .topluluğu sıfatlardan önce .The Istanbul University / İstanbul Üniversitesi . banka.The East India Islands / Doğu Hindistan adaları Nehir Okyanus ve sıradağ adlanrından önce .That is the oldest mosque in İstanbul .Tahir the teacher / Öğretmen Tahir .O İstanbul’daki en eski camiidir. .The Marmara Hotel .The Santa Fee / Santa Fee treni Kişiye/Şahsa ait olmayan işyeri.The M/S Barış Manço / Barış Manço gemisi . enstitü.The mountain Everest Tren.Bu benim yapabileceğimin en iyisidir.This is the best I can do .We must help the poor / Fakirlere yardım etmeliyiz.The house with brown-shutters / Kahverengi panjurlu ev. .- Tahir the first / Birinci Tahir Ismi belli olan yerleri tanımlarken ve tanımlayıcı bir edatlı deyişten önce .Mustafa the administer / Yönetici Mustafa Ada topluluklarından önce .The Ottoman Bank Üniversite. Hastane adlarından önce . The most / the first / the best / the worst / the second geçtiği cümlelerde Ad olarak kullanılan en üstünlük anlatımlarından önce .The ocean Müzik aygıtlarından önce . Özel bir adı izleyen ve meslek veya ticaret anlatan cins adların önünde kullanılır .The sky .The violin / Keman .

● DİKKAT! . "var" kelimesine aldanarak "there is/are" kalıbını kullanabilir ve tabi ki yanlış olur. İki dil arasındaki bu farklılık bazen İngilizce’yi yeni öğrenenler için sorun teşkil edebilir. HAVE . (Bizim çok kalemimiz var veya biz çok kaleme sahibiz) NEGATIVE (OLUMSUZ) I haven't got a car. Examples: 46 . Şöyle ki. She hasn't got a car. (?) Do I have a book? İki farklı kullanım birbiriyle karıştırılırsa gramatik açıdan hatalı olur. . You have got a car. Ancak olumsuz ve sorularda durum aynı değildir. She has got a car. Özellikle İngiltere'de kullanılan İngilizce'de "have/has got" daha sık kullanılır.- O meblağ benim kazanabileceğimin en çoğudur. POSITIVE (OLUMLU) I have got a car.) Türkçe'ye çevirirken genelde "Bir arabaya sahibim" şeklinde çevirmeyiz. Sahip olduğunuz bir şeyi ifade etmek için kullanılır. Bu iki cümle arasında anlam olarak fark yoktur.I have a sister. (?) Have I got a book? YANLIŞ KULLANIMLAR (+) I have a book.I have got a sister. He has got a car.She has got two sisters. ( Bir arabam var.I have got a car. He hasn't got a car. (+) I have got a book. They have got a car. (-) I haven't got a book. (Onun iki kız kardeşi var veya o iki kız kardeşe sahiptir) . You haven't got a car. . They haven't got a car. Aşağıda şahıslara göre nasıl kullanıldığını inceleyin. O yüzden cümlenin sahiplik anlamı içerip içermediğine bakılmalıdır. (-) I don't have a book. "Benim iki kız kardeşim var" cümlesini İngilizce'ye çevirmek isteyen bir kişi. It has got a car. We have got a car.HAS GOT have/has got Türkçe'de sahip olmak anlamındadır. QUESTION (SORU) Have I got a car? Have you got a car? Has he got a car? Has she got a car? Has it got a car? Have we got a car? Have they got a car? Have/has got veya sadece have/has Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlayabiliriz.We have got many pens. It hasn't got a car. . We haven't got a car.

THESE. Halbuki Türkçe'de biz "saçlar" diyebiliriz.sayılamayan isimler) İngilizce'de isimler sayılabilen ve sayılamayan olarak ikiye ayrılır ve cümle içindeki kullanımları farklıdır. (doğru) No. ("book" kelimesi sayılabilen isim olduğu için çoğul olarak kullanılabilir.) There is some water in the glass. THAT . Çünkü "a" bir anlamına gelir. (yanlış) A: Do you have any money? B: No. Aynı şekilde "su". I don't. I haven't. There are four books on the table. "pirinç" ve benzeri kelimeler hep tekil kullanılmak zorundadır.UNCOUNTABLE NOUNS (Sayılabilen . (doğru) No. I don't. Örneğin İngilizce'de "saç" kelimesi "uncountable"dır yani sayılamaz. I haven't. ("su" kelimesi sayılamaz olduğu için asla "there are" kalıbıyla kullanılamaz. Sayılamayan isimler her zaman için tekil kabul edilir. Aynı şekilde sayılamayan kelimelerin başında "a veya an" artikelini de kullanamayız. (yanlış) COUNTABLE . SOME UNCOUNTABLE NOUNS (Bazı sayılamayan isimler) air coffee hair water bread coke milk weather cake coke money THIS.A: Have you got a pencil? B: No. Bu yüzden asla "s" takısı alarak çoğul yapılamaz. EXAMPLES There is a book on the table. THOSE This ve that Türkçe'de "bu" ve "şu" ifadelerinin karşılığıdır Konuşurken bize yakın olan nesneler için "this" (bu) Konuşurken bize uzak olan nesneler için "that" (şu) Konuşurken bize yakın olan nesneler için "these" (bunlar) 47 .

) There are many people in the school..THERE ARE "There is / there are" Türkçe'de "var" kelimesinin karşılığıdır.) 48 .is there a good hotel near here? (Affedersiniz. This books are very expensive (This tekillerle kullanıldığı için "books" diyemeyiz. (Aynı şekilde "these" kelimesinden sonra tekil isim kullanamayız..? there are not.. SINGULAR (Tekil ve sayılamayanlar) there is.) There is a good programme on TV tonight.. (Bahçede birkaç tane büyük ağaç var. there are.) Are there any books on the table? (Masanın üzerinde hiç kitap var mı?) Yes..) PLURAL (Çoğul) there are..) Excuse me.? there is not. (there's) is there. (Bu gece televizyonda güzel bir program var.those trains (şu trenler) That building (şu bina) ... Tekiller ve sayılamayan isimler için "there is". çoğullar içinse "there are" kullanılır.Konuşurken bize uzak olan nesneler için "those" (şunlar) EXAMPLES This book (bu kitap) . How many students are there in the classroom? (Bu sınıfta kaç tane öğrenci var?) THERE IS AND IT IS There is a vase on the table. (there aren't) There are some big trees in the garden. (there isn't) There is a big tree in the garden.) THERE IS .. (Bahçede büyük bir ağaç vardır.) These girl is very beautiful. (Masanın üzerinde bir vazo var. (Okulda bir sürü insan var. buralarda güzel bir otel var mı?) There isn't any money in the bag.these books (bu kitaplar) This student (bu öğrenci) . / No. there aren't. are there.these men (bu adamlar) That train (şu tren) .these schools (bu okullar) This man (bu adam) ..those buildings (şu binalar) DİKKAT! Aşağıdaki cümleler kesinlikle yanlıştır. (Çantada hiç para yok...these students (bu öğrenciler) This school (bu okul) .

) There isn't any ice in the fridge. Examples: I'm not going to buy any eggs.) SORU CÜMLELERİNDE "SOME" VE "ANY" ►Soru cümlelerinin çoğunda (istisnalar vardır) "any" kullanılır. (Bazı yanlışlar yaptık.) There is some ice in the fridge.Bu cümlede "It's a vase on the table" diyemeyiz. Bu cümleler kalıp olarak soru cümlesi olsa da esasen tekliftir. bir tekliftir. (Bir şey söyledi.? 49 . AMA: I like this vase. (Birisiyle tanıştım. (Birkaç tane yumurta alacağım. (Kimseyle tanışmadım..) She said something. SOME – ANY ►"some" kelimesi Türkçe'de "biraz/birkaç" anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır. It's very expensive.Did they make any mistakes? (Onlar hiç hata yaptılar mı?) . (Hiçbir şey söylemedi.Is there any ice in the fridge? (Buzdolabında hiç buz var mı?) .HOW LONG. (Hiç yumurta almayacağım. (Bu vazoyu seviyorum. "some" kullanılır.) Bu örnekte de "there is" kalıbını kullanamayız. (Buzdolabında hiç buz yok.Can I have some bread? (Biraz ekmek alabilir miyim?) WHEN. O çok pahalı.Would you like something to drink? (İçecek bir şey ister miydiniz?) .) ►”any" kelimesi Türkçe'de hiç anlamına gelir ve negatif cümlelerde kullanılır. (Hiç hata yapmadılar.) .) She didn't say anything. Examples: I am going to buy some eggs. .) We made some mistakes.) I met someone.) They didn't make any mistakes.? . Examples: . (Buzdolabında biraz buz var.Are you doing anything this evening? (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) İnsanlara bir şey teklif ederken veya bir şey önerirken kullandığımız soru cümlelerinde "any" değil..) I didn't meet anybody...Would you like some milk? (Biraz süt ister misiniz) (Bu cümle yapı olarak soru cümlesi olsa da bilgi alma amaçlı sorulan gerçek bir soru değildir.

"When" soru kelimesi Simple Past Tense ile. How long has it been snowing? (Ne zamandır kar yağıyor?) It has been snowing for two hours.I have been chatting for two hours. (İki saattir chat yapıyorum. ne zaman başladığı ifade edilmektedir. .SINCE for ve since "Present Perfect Tense" ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir.I haven't seen Mary since Monday. . When did it start snowing? (Kar yağışı ne zaman başladı?) It started snowing two hours ago.) Bu örnekten chat yapma eyleminin iki saat önce başladığı ve hala devam ettiği anlaşılmaktadır. . ● FOR Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken for kullanılır. Aşağıdaki örneklerde iki kullanımın farkına bakın. (Kar yağışı iki saat önce başladı. Örneğin cümle saat 4'de söylenmişse. (İki saattir kar yağıyor.We have been married (for) 20 years. Aşağıdaki örnekte aynı şekilde iki soru kelimesinin farklı kullanımları verilmiştir. .) Bu örnekte kar yağışının tam olarak ne zaman başladığı sorulmaktadır.I have been chatting since 2 o'clock.John has been working for this company for six months. Ama sonuç olarak eylemin ne kadar sürdüğü de anlaşılır. Bir eylemin ne kadar süredir devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. When did you first meet your girlfriend? (Kız arkadaşınla ilk ne zaman tanıştın?) How long have you known your girlfriend? (Kız arkadaşını ne zamandır tanıyorsun?) FOR .) Bu cümlede for kullanılmasa da olabilir. (Pazartesiden beri Mary'yi görmedim) Olumlu cümlelerde kimi zaman for cümleden çıkarılabilir. (20-yıldır evliyiz. "How long" soru kalıbıysa Present Perfect Tense ile kullanılır.) Bu örnekte ise kar yağışının başlangıcı ve ne kadar zamandır devam ettiği sorulmaktadır. Ancak: 50 .) Bu örnekte chat yapma eyleminin ne kadar sürdüğü değil. (John altı aydır bu şirkette çalışıyor.) ● SINCE Bir eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanırız. eylem iki saat sürmüş demektir. Example: . (Saat ikiden beri chat yapıyorum.

. what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) Coke.. Examples: A: B: A: B: A: B: Would you like some tea? (Çay alır mıydınız?) No. ● "Would you like. please. kahve istiyorum. (Çok açım.? I'D LIKE. (Hayır. (İki yıldır birbirlerini görmediler..?" kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır.. please.. (Hayır. (Programla ilgili bilgi istiyorum/alabilir miyim.) ● WOULD YOU LIKE. (Kola lütfen.) Bu cümle olumsuz olduğu için for cümleden çıkarılamaz. Bir hamburger istiyorum/alabilir miyim) .) Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) Oh. WOULD YOU LIKE. Would you like tea? (Çay ister misiniz?) No.) Do you like tea? (Çayı sever misiniz?) No.? ile DO YOU LIKE. (Hayır. I'd like a hamburger. I'd like coffee. I like coffee. no.) What would you like to do at the weekend? (Hafta sonu ne yapmak istersin?) What do you like to do at the weekend? (Hafta sonları ne yapmaktan hoşlanırsın?) 51 .I am very hungry..I'd like some information about the programme. İngilizce' de "do you want" sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir. (Hayır) Then.. teşekkür ederim.. Examples: .?" kalıbı birisini bir şey yapmak için davet ederken kullanılır..They haven't seen each other for 2 years..) Örneklerde görüldüğü gibi "would you like" kalıbı nazik bir şekilde bir şey teklif ederken kullanılır. thank you.. kahve severim.. ● "Would you like to..? ARASINDAKİ FARK Aşağıdaki örnekleri dikkatli bir şekilde inceleyin. Examples: Would you like to come to my birthday party? (Benim doğum günü partime gelmek ister misin?) What would you like to do tonight? (Bu gece ne yapmak istersin?) ● "Would like to" kalıbı nazikçe bir şey istemek için "I want" kalıbının yerine kullanılır.

(Futbolu basketbole tercih ederim.I prefer to drink tea (Çay içmeyi tercih ederim.I prefer city to country.) .) b) Prefer to do something rather than do something else.) ● PREFER Genel olarak hayatta neyi tercih ettiğinizi ifade ederken "prefer" kalıbı üç farklı şekilde kullanılabilir: a) Prefer something to something else (Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek) .I prefer to play basketball rather than play football.WOULD RATHER Prefer ve would rather kalıplarını tercihlerimizden bahsederken kullanırız. evde kalmayı tercih ederim.Would you prefer coffee or tea? (Kahve mi alırsınız. Examples: . (Futbol oynamaktansa basketbol oynamayı tercih ederim.I prefer to drink tea rather than (drink) coffee. çay mı?) .I prefer drinking tea (Çay içmeyi tercih ederim.) .) .I prefer football to basketball. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.PREFER . (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek.I prefer drinking tea to drinking coffee. would rather do would prefer to do 52 .I'd prefer to stay at home rather than go to the cinema tonight. belirli bir durumda neyi tercih ettiğimizi ifade ederken kullanılır.) .I prefer to live in the country. Example: .) ● WOULD RATHER (I'd rather) "would rather" ve "would prefer" kalıpları arasında anlam olarak fark yoktur. (Şehiri köye tercih ederim. (Bu gece sinemaya gitmektense. ● WOULD PREFER (I'd prefer) "Would Prefer" kalıbı genel tercihlerimiz değil.) .) c) Prefer doing something to doing something else (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. Sadece kullanımda aşağıdaki fark vardır.) .) DİKKAT! Bu üç kullanım arasında anlam olarak bir fark yoktur. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim. (Köyde yaşamayı tercih ederim.

(Öğretmen Phrasal Verbs ‘lerin çok önemli olduğunu söyledi. Genellikle konuşma dilinde kullanılır. (Çocuklarını getirmek istediğini söyledi." (Çocuklarımı getirmek istiyorum”. geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa.) REPORTED SPEECH Indirect Speech (‘reported speech’ de denir) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir. dedi. (Testin zor olduğunu söyledi."would rather" kalıbından sonra doğrudan fiil gelir ve ek almaz.I'd rather stay at home. Jack said his wife had gone with him to the show. Örneğin: • • • He says the test is difficult. şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır. Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir.) She said she watched TV every day.) Eğer aktarılan konu.) Jack said he came to school every day. değişmez. Örneğin: • The teacher said that phrasal verbs are very important.)." (Şova karımla birlikte gittik.) Eğer aktarılan eylem. cümle geçmiş zaman olur.) 53 . "I want to bring my children.) Jack will say that he comes to school every day.) Jack said. Examples: . Örneğin: • • • He said the test was difficult.) She has said that she watches TV every day. dedi. (Jack. (Her gün TV izlediğini söylemişti.I'd rather go by car.) Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi Konuşma aktarılırken. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor. Örneğin: • • She said. kullanılan zaman aynı kalır.) . Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise. She said she wanted to bring her children. "My wife went with me to the show. zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir. (Testin zor olduğunu söylüyor. (Arabayla gitmeyi tercih ederim. (Evde kalmayı tercih ederim. (Her gün TV seyrettiğini söyledi. (Jack her gün okula gittiğini söyledi. geniş zaman.

yakın geçmiş zaman ve past perfect zaman da dahil olmak üzere hepsi past perfect tense çevrilmiştir. geniş zaman. dedi. He asked. dedi. He said. He said. cümleye bu soru kelimeleriyle başlamak gerekir. “Bana. He said. "I am going to find a new job." “Akşam yemeğini pişiriyorum”. dün şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. "Do you want to come with me?" “Benimle gelmek ister misin?” diye sordu.” olur. dedi. Jack said." Indirect Speech He said he lived in Paris. Aşağıdaki tabloda aktarılmış cümleler." “Paris’ te yaşıyorum.” He said he was cooking dinner. dedi.” He said he had gone to New York the week before. "I have visited London twice. She asked me why I was studying English. ”Akşam yemeğini pişirdiğini söyledi.) Indirect Questions Soruları aktarırken özellikle cümlelerin dizilişine dikkat etmek gerekir. (Jack. geçmiş zamanda kullanılmıştır.” Londrayı iki kez ziyaret ettiğini söyledi. (Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi. ”Geçen hafta New York’a gittiğini söyledi." Ben yemeğimi çoktan yedim”. “Dave. ne zaman gibi soru kelimelerini kullanırken." (Dün şova karımla birlikte gittik). Direct Speech He said.” olur. "Why are you studying English?"Niçin İngilizce çalışıyorsun? diye sordu. "I want to bring my children tomorrow. Not: Geçmiş zaman. ”Yemeğini çoktan yediğini söyledi. olur. Örneğin: • She asked.geçen hafta nereye gittiğimi sordu. Niçin.” He said he was going to find a new job.” • • 54 . ”Paris’te yaşadığını söyledi. Evet/Hayır ile başlayan soru cümlelerini aktarırken (if) “eğer” kullanılır.” olur. "*" İşaretlenmiş cümlelere özellikle dikkat edin.” He said he had already eaten. nerede.” dedi. She asked me if I wanted to come with her. “Bana niçin İngilizce çalıştığımı sordu. “Geçen hafta nereye gittin?” diye sordu. "My wife went with me to the show yesterday." “Londra’yı iki kez ziyaret ettim”. "I am cooking dinner. He said.Konuşulan anı. "I went to New York last week. "I had already eaten.). "Where did you go last weekend?" Dave. "I live in Paris. Dave asked me where I had gone the previous weekend. dedi He said. Dave asked. dedi. geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir. onunla gidip gitmeyeceğimi sordu." “Geçen hafta New York’a gittim”. Örneğin: • • She said.” He said he had visited London twice." (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum).

.” He said he might go to Denver. Yeni bir iş bulacağını söyledi. Bu cümle de yanlıştır. "I have been working on that project for over two weeks. dedi. dedi." “İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalışıyorum. 55 . "I can come tonight. Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakın. "I may buy a new car." ”Ken’i aramalıyım. Bu cümle yanlıştır." “Ken’ i aramam gerekiyor”. dedi. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi.” dedi. ”Doktora görünmesi gerektiğini söyledi. He said.” He said he had to give Ken a call.” ”Jack’i arayacağım”. ”İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştığını söyledi. dedi." “Yeni bir araba satın alabilirim”. dedi. * He said. I you he she we they me you him her us them myself yourself/yourselves himself herself ourselves themselves Aşağıdaki Türkçe cümleye bakın.” He said he would give Jack a call. dedi.I cut me with a knife.” REFLEXIVE PRONOUNS Aşağıdaki tabloda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim".” He said he could come that night. "kendisi". "I will give Jack a call. dedi. "I might go to Denver. . ”Jack’i arayacağını söyledi.I cut myself with a knife. ”Bu akşam gelebilileceğini söyledi. (Kendimi bıçakla kestim.” He said he might buy a new car. "I should see a doctor" “Doktora görünmeliyim”.” He said he should see a doctor. “.” He said he had been working on that project for over two weeks. ”Yeni bir araba alabileceğini söyledi. * He said. He said. "I must give Ken a call.) Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir. dedi. ." “Bu akşam gelebilirim”. "me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır." “Denver’lara gidebilirim”.“Yeni bir iş bulacağım “. . “kendimiz" gibi anlamlara gelir. çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır. He said.” He said he had to give Ken a call. "I have to give Ken a call.Beni bıçakla kestim. * He said. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. He said.”Denver’lara gidebileceğini söyledi. * He said.

Önemli iki mukayese yapısı vardır.. Kendi kendine yaptı.When you want to emphasize the subject (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda) I'll do it myself. 1... She did it by herself (=alone).) They paid for themselves.When the subject and object are the same (Özne ve nesne aynı olduğunda) I hurt myself.est” ekleri ile yapılır. Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”. ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işleyeceğiz. (No-one else will help me.. Adjective (yalın) Expensive (pahalı) Comperative (üstünlük) more expensive (daha pahalı) Superlative (en üstünlük) the most expensive (en pahalı) 56 .- She fell off her bicycle and hurt herself. (Kendimi incittim) (kendi kendimi) The band calls themselves "Dire Straits"..) Refl exive Pronoun ne zaman kullanılır? Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır. (Grup kendine "Dire Straits" diyor. (Bazen kendimle konuşurum. (Kendisini aynada gördü. (Bisikletinden düştü ve kendini incitti. Adjective (yalın) High (yüksek) Dark (koyu) Tall (uzun) Brave (cesur) Comparative (üstünlük) higher (daha yüksek) darker (daha koyu) taller (daha uzun) braver (daha cesur) Superlative (en üstünlük) the highest (en yüksek) the darkest (en koyu) the tallest (en uzun) the bravest (en cesur) 2.) COMPARISON “mukayese. . ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında ”superlative” yapısıdır.) I sometimes talk to myself. referring to the subject (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak) I bought a present for myself.) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative “er”. Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır.) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”. (Kendi hesaplarını ödediler..) He saw himself in the mirror.) They ate all the food themselves. .As the object of a preposition. (=tek başına) That man is talking to himself. karşılaştırma” demektir. Bu yüzden tek heceli sıfatlarda. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim. (No-one else had any... He shot himself. superlative “the most” ekleri ile yapılır. (Kendini vurdu) (kendi kendini) . Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İngilizce’de biraz karışıktır. superlative “the . Her dilde olduğu gibi İngilizce’de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilebilir.

Bu durumda superlative aranmalıdır... (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. Aslında bu konu daha karmaşıktır.) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil opsiyoneldir...... (Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. your article is . şıklardan “the most”u işaretliyoruz..) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır. I am older than you (are) (Ben sizden daha yaşlıyım.. Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur... Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar..) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar. Narrow (dar) Happy (mutlu) Simple (basit) narrower (daha dar) happier (daha mutlu) simpler (daha basit) the narrowest (en dar) the happiest (en mutlu) the simplest (en basit) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile mukayese edilir. 57 ..est” ekleri ile diğerleri “more ve the most” ekleri ile yapılır. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. (Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir.. En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı. kişinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır. Burada “than” olmadığı için comperative değil. Genelde kullanılmaz. My son is the most intelligent student of all his friends..Interested (ilgili) Frightening (ürkütücü) more interested (daha ilgili) the most interested (en ilgili) more frightening (daha urkütücü) the most frightening (en ürkütücü) 3. Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır.. This camera is more expensive than yours.) “of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir...) My son is the most intelligent student in the classroom. informative. Of all the article we have received. (Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır.. Soru şekli Your article is the most informative (article) of all the article we have received.. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır. “of” olduğu için superlative’dir deyip. Ama zarflarda önemlidir..) Eğer kıyas... Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi “er ve the.... kişinin bulunduğu yere (konuma) göre ise “in” edatı kullanılır. Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir. Eğer “than” eki yoksa bu comperative değildir..) Eğer kıyas. KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır..

.as” şeklindedir. Equality Sıfat ve Zarflarda “....) She isn’t as/so intelligent as her brother.Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir.. 3.. Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir..) Katlamalı İfadelerde The same.) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir... Eğer “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıştır.... “.. The same + noun + as şeklindedir. He is as intelligent as hardworking.. 58 .... Than’ in olup olmaması durumu: Varsa “comperative” dir yoksa superlative aranmalıdır. Bu özellikten de soru gelebilir.. (O kardeşi kadar zeki değildir.as She is as intelligent as her brother... Burada özne – tümleç uyumu aranmalıdır... Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative’e gidilmelidir..lenient managers we have ever had.as Olumsuz: as/so......... He is .. 4... “İn” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”. 1. 2.. Yapı olarak “as/ so. emsallere göre ise “of” edatı kullanılır....... Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir. He is the same age as I am. Superlative’ de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil – çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir.. Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini özetlersek.) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır.. Olumlu: as.. Araya sıfat veya Zarf gelir...as şeklindedir.. Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyeti de karşılaştırılabilir.. Özne tekil ise tümleç tekil..ile aynı” olarak çevrilir... (O kardeşi kadar zekidir..e kadar” anlamına gelen eşitlik yapısıdır...) The most One of the most Doğru cevap “one of the most” dur... (O benimle aynı yaştadır....... (O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir... Sorulabilen bir kalıptır. özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır... (O zeki olduğu kadar çalışkandır da.

Adjective (yalın) Good (iyi) Bad (kötü) Many. kullanılmayabilir. Present perfect yapısı sorulabilir Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir. (Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler. Burada özne – tümleç uyumu önemlidir. İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz. 3.(manager) (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar..) This writer is the most distinguished that I have ever seen..) 59 .) She is my elder sister. Şu ana kadar (ever. özne çoğul ise tümleç çoğul (ones) olacaktır.the most” yerine farklı sözcükler türetilmiştir.) Bu zamir iki yerde kullanılır. Bunlarda comparision için“er .This manager is more capable than the previous. so far .the. Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz sıfatlar” denir. (O sınıftaki en yaşlı öğrencidir... Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır.) KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1. One – ones ve that – those’ dur. 2.) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim opsiyoneldir. (Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır. This manager is more capable than the previous one. much (çok) Little (az) Old (yaşlı) Comperative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less older elder Far (uzak) farther further Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the least (few kurallıdır) the oldest the eldest (kardeşler arasında) the farthest (mesafe olarak) the furthest (soyut olarak) Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. the most yapısı sorulabilir. The students are more prolific than the other ones. He is the oldest student in the classroom.vb) sözcükleri sorulabilir. Eğer özne tekil ise tümleç tekil (one). İyi bilmek gerekir. (O benim ablamdır. Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir. (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir.est veya more . Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir.

Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış. much ve many ayırımı sorulabilir katlama sözcüğü (once...) He has twice as much money as I do.) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir. (Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir. three times. Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir. Our population has more than doubled over the last twenty-five years.. As much as: sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim.This is the best film I have so far watched. (O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir. 60 .) Multiple Comparisons Çok . Maddeler (iki madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım.) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than” ifadesidir. Tüm kalıp (as much as.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than” yazılarak bu anlam verilir. 3.. This study is not worse than the previous one. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz. 2.. as money as) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty-five years. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi yazılır. KPDS’de en çok sorulan yapıdır. I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim.. twice. (Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir. Bir kez KPDS’de sorulmuştur. katlı karşılaştırma olup.) Superlative.) Soru şekli 1. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış..) Bu yapıda “.) sorulabilir. As many as: sayılabilenler için kullanılır.

(O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me” diyemeyiz. ikincisinde zarftır. (Ben futbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim.) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the.1. He has a better English than my English..) Eğer yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben futbolu eşimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir.. Bir fiil söylemek zorundayız.est” ile yapılır.) My wife drives more carefully than I do.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir. Yani sıfattan “ly” eki ile türetilmemiştir. 3. (O benim İngilizcemden daha iyi Bir İngilizce’ye sahiptir. (Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır.) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile yapılır. She drives the best carefully of all her friends.) Birinci cümlede “better” sıfat. Equality 61 .) He speaks better than I do. I like football more than my wife like does.) Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler. Adverb (yalın) Quickly (hızlı) Carefully (dikkatli) Comparative (üstünlük) more quickly (daha hızlı) more carefully Superlative (en üstünlük) the most quickly (en hızlı) the most carefully the most fortunately Fortunately (şans eseri) more fortunately 2. kişilerin yaptığı eylemlerdir. (O benden daha iyi İngilizce konuşur. Adverb (yalın) Well (iyi) Badly (Kötü) Much (çok) Little (az) Comparative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır. Adverb (yalın) Hard (sıkı) Fast (hızlı) Early (erken) Comparative (üstünlük) harder (daha sıkı) faster earlier Superlative (en üstünlük) the hardest (en sıkı) the fastest the earliest Early zarfı sonunda “ly” olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orijin olarak “ly” harfleri vardır.

happier / hot .more Örnek: happy . (Onun benim kadar kazanması olası değildir. Comparative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme. Tek heceli sıfatlar İki. Tek heceli sıfatlar İki. (Londra Madrid'den daha pahalıdır) funny . Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır.funnier Örnek cümleler I am happier than you.) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonuna "er" ekleyin Sıfattan önce "more" getirin Sıfatın sonundaki "y" harfini yerine "ier" getirin Örnek: cheap . üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonundaki "y"yi kaldırın ve yerine "iest" getirin. much kullanma vb. (Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz.Sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır.) This boy doesn’t study so hard as his brother does.higher Örnek cümleler Yesterday was hotter than today.) farklardır. (Ben senden daha mutluyum) Superlative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız. He is unlikely to learn as much as I am. ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS Sıfatların "comparative" ve "superlative" formları İngilizce'de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır.) You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz. 62 . Sıfattan önce "the" Sıfattan önce "the most" getirin ve sıfatın sonuna getirin ve sıfatın sonuna "est" "est" ekleyin getirin.cheaper / Örnek: interesting . (Dün bugünden daha sıcaktı) interesting / difficult Örnek cümleler London is more expensive than Madrid.hotter / high .

the hottest / high . AS: .Örnek: cheap . COMPRASIONS: KARŞILAŞTIRMALAR AS.) ÖNEMLİ İSTİSNALAR Kuralın dışında kalan bazı istisna durumlar vardır.superlative Örnek Cümleler His French is worse than mine. (New York Amerika'daki en gürültülü şehirdir.adjective Better ... AS: .the funniest Örnek Cümleler Today is the hottest day of the summer. KADAR DEĞİLDİR... Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar düzensiz sıfatlardır ve tabloda gösterildiği gibi düzenli değişmezler. Bad • • • Bad . Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika'nın en heyecan verici şehridir.comparative The best .) Örnek: New York is more exciting than Seattle (New York Seattle’den daha heyecanlıdır.) Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken "en" uzun.comparative The worst ...happy .. Yani ezberlenmeleri gerekir.. 63 .the highest Örnek: interesting Örnek: .the most interesting / difficult . (Bugün yazın en sıcak günü) Örnek Cümleler London is the most expensive city in England.adjective Worse . "en" kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır. This is the worst day of my life.the cheapest / hot . This is the best school in the city. Good • • • Good .the happiest / funny the most difficult .superlative Örnek Cümleler This book is better than that one. (Londra İngiltere'deki en pahalı şehirdir) Örnek Cümleler New York is the noisiest city in the USA. KADAR veya NOT AS.

...) The + adjective +r + er + ier The + adjective +r + er + ier - The longer you wait.more obscure 34Aşağıdaki sıfat veya belirteçleri üstünlük dereceleri yoktur... Spiders are less dangerous than snakes.PROPORTION / ORANLAMA A. the more you gain Ne kadar çok beklersen.more tired ..er eki getirilir ve cümleye daha . No name gümüş CD-ler Sony Cdlerden daha az ucuzdur. - - 6. here now once then there very Eşitlik derecesi belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır. Mr. Krokodiller.Finer .Earlier .daha ( sıfatın sonuna . THAN (.Thicker .Thinner . anlamını katar) ancak sonu “y” ile biten sıfatlarda –y kaynaştırma harfi kalkar ve – ier olur.Brown Bay Brown.Tek heceli sıfatlarda .more nervous .er eki getirilir . Crocodiles are not as dangerous as snakes.Brown is less careful than Mrs. Örümcekler yılanlardan daha az tehlikelidir. 1..more quickly . LESS . ... dir No-name silver / silver CD-Rs are less cheap than Sony CD-Rs. in / inner : daha içeride out / outer : daha dışarıda up / upper : daha üstte 5...more attractive .. yılanlar kadar tehlikeli değildir.Crocodiles are as dangerous as alligators. aligatörler kadar tehlikelidir.Narrower . o kadar çok kazanırsın 64 . DEN DAHA AZ) dan / den daha.Greyer ..more afraid . Bayan Brown’dan daha az dikkatlidir.more charming . Krokodiller..Bigger .Better 2.more beautiful .“ – d / ed / ful/ing / ive/ly/ous/re gibi son harflerle bir de iki veya daha fazla heceli sıfatlarda sıfatın başına .Eksiklik derecesinde ise.more getirilir ...

d / -ed / -ful / .a-o-u-e-i gibi sesli ünlü harfle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkmaz ve – iest / eki gelmez onun yerine direkt . Ne kadar çok sevkıyat yaparsanız. The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - B-) The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - The more questions you solve.- The earlier you get up. o kadar çabuk büyürsün The more you work the more you earn.Greyest 9.Cats are the least dangerous animals. The more you eat. the earlier you go to school. 7.in / inest : .Then -there -very 11-Eşitlik derecesi .THE LEAST ADJECTIVE . o kadar çok not alırsın. o kadar çok sipariş alırsınız. the quickly you grow. o kadar çok mal alırsın. Afraid quickly -tired -nervous -beautiful -obscure -charming 10-Yine aşağıdaki sıfat ve belirteçlerin en üstünlük dereceleri yoktur. Ne kadar çok problem çözersen. Ne kadar çok para ödersen . The more shipments you make the more orders you can place. o kadar çok kazanırsın.Sessiz bir harfi izleyen – y harfiyle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkar ve – iest / -y harfi olmayanlarda ise .est eki gelir Early – earliest Rich – richest Big – biggest Small – smallest Fine – finest Narrow – narrowest 8.Kediler en az tehlikeli olan hayvanlardır. the more goods you buy.ive / -ly / -ous / -re son harfleriyle biten iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde başa the most ibaresi getirilir. P & O Line is the least expensive line therefore it is preferred by a lot of importers 65 . Ne kadar çok çalışırsan.out / outest : . Ne kadar erken kalkarsan.up / uppest : belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır en içeride en dışarıda en üstte 12.est eki gelir . Ne kadar çok yersen .Ancak iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde. . the more grades you obtain. . .Grey .Here -now -once . o kadar erken okula gidersin. The more money you pay.

Olmak Başlamak Gelmek Eğmek /bükmek /bükülmek Isırmak /rahatsız etmek/sokmak Esmek / üflemek / sürüklemek Kırmak/kırılmak Getirmek Yayın yapmak/yayınlamak İnşa etmek Satın almak Yakalamak / yetişmek Tercih etmek Gelmek Mal olmak Kesmek Kazmak Yapmak /etmek Çizmek İçmek Sürmek / araba kullanmak Yemek Düşmek Beslemek / yedirmek Hissetmek Dövüşmek/savaşmak Bulmak Uymak / uyuşmak Uçmak Unutmak Bağışlamak Donmak /dondurmak Almak /elde etmek / olmak / ilgilenmek/ulaşmak Vermek Awake Be Begin Come Bend Bite Blow Break Bring Broadcast Build Buy Catch Choose Come Cost Cut Dig Do Draw Drink Drive Eat Fall Feed Feel Fight Find Fit Fly Forget Forgive Freeze Get Give Awoke Was Began Came Bent Bit Blew Broke Brought Broadcast Built Brought Caught Chose Came Cost Cut Dug Did Drew Drank Drove Ate Fell Fed Felt Fought Found Fit Flew Forgot Forgave Froze Got Gave 66 .DÜZENSİZ FİLLER Arise Arose Arisen Awoken -awaked Been Begun Come Bent Bitten Blown Broken Brought Broadcast Built Brought Caught Chosen Come Cost Cut Dug Done Drawn Drunk Driven Eaten Fallen Fed Felt Fought Found Fit Flown Forgotten Forgiven Frozen Got Given Kalkmak-doğrulmak-ortaya çıkmak-doğmak-yükselmekmeydana gelmek –baş göstermek. IRREGULAR VERBS . bu nedenle pek çok ithalatçı tarafından tercih edilmektedir.- P & O hattı en az pahalı olan bir hat olup. Uyanmak – uyandırmak-harekete geçmek –harekete geçirmek – farkına varmak.

Go Grow Hang Have Hear Hide Hit Hold Hurt Keep Know Lay Lead Leave Let Lend Lie Light Lose Make Meet Pay Put Quit Read Ride Ring Rise Run Say See Sell Send Set Shake Shoot Shut Sing Sit Sleep Went Grew Huung Had Heard Hid Hit Held Hurt Kept Knew Laid Led Left Let Lent Lay Lit-lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Rode Rang Rose Ran Said Saw Sold Sent Set Shook Shot Shut Sang sat Slept Gone Grown Hung Had Heard Hidden Hit Held Hurt Kept Known Laid Led Left Let Lent Lain Lit –lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Ridden Rung Risen Run Said Seen Sold Sent Set Shaken Shot Shut Sung Sat Slept Gitmek Yetişmek/büyümek /gelişmek Asmak Sahip olmak İşitmek /haber almak Saklamak Vurmak / çarpmak/ varmak/ ulaşmak/darbe indirmek Tutmak /elinde tutmak İncinmek/incitmek/acıtmak Tutmak/saklamak/alıkoymak Bilmek Yaymak/yerleştirmek /döşemek / hazırlamak Kılavuzluk-önderlik etmek/yol göstermek Ayrılmak-bırakmak-terk etmek İzin vermek-kiraya vermek Ödünç vermek Yatmak-uzanmak-yalan söylemek Aydınlatmak-ışık vermek Kaybetmek Yapmak-hazırlamak Buluşmak-toplanmak Ödemek Koymak Vazgeçmek Okumak Binmek”araca” Zil çalmak Yükselmek /doğmak /ortaya çıkmak kalmak / meydana gelmek Koşmak Söylemek / demek Görmek Satmak Göndermek Kurmak/işletmek/ayarlamak/ saptamak/belirlemek/ gerçekleştirmek El sıkmak-sallamak-sarsmak – karıştırmak Ateş etmek / ateş ederek adam öldürmek – yaralamak / atmak Kapamak-kapatmak-kapanmak Şarkı söylemek Oturmak Uyumak 67 .

He götürecek his baba ye hastane yarın He götürecek his baba to hastane yarın. Sonuç olarak preposition ( edat ) olarak adlandırdığımız bu ekler de kelimelerin başlarına gelir. Yarın babasını hastaneye götürecek. 68 .Slide Speak Spend Spread Stand Steal Stick Strike Swear Sweep Swim Take Teach Tear Tell Think Throw Understand Upset Wake Wear Win Withdraw Write Slid Spoke Spent Spread Stood Stole Stuck Struck Swore Swept Swam Took Taught Tore Told Thought Threw Understood Upset Woke Wore Won Withdrew Wrote Slid Spoken Spent Spread Stood Stolen Stuck Struck Sworn Swept Swum Taken Taught Torn Told Thought Thrown Understood Upset Wokenwaked Worn Won Withdrawn Written Sessizce gitmek – kaymak Konuşmak Para harcamak-tüketmekgeçirmek . Türkçe’de yüklem sonda bulunduğundan cümle kuruluşu sona doğrudur ve bu ekler kelimelerin sonlarında bulunurlar oysa İngilizce’de yüklem baştadır ve cümle kuruluşu başa doğru gider. Bu ekler onlara bir yön kazandırır ve cümle içinde anlam süslemesi yaparlar.bitirmek-yitirmek Yaymak sermek-bölmekbölüştürmek Ayakta durmak – dikilmek – durmak – beklemek Çalmak – hırsızlık yapmak Saplamak – koymak-sokmaktakmak-yapıştırmak Vurmak-çarpmak-grev yapmakçalmak-etkilemek Ant içmek Süpürmek Yüzmek Almak –götürmek-kiralamakkazanmak-üstlenmek-kabul etmek-tutmak Öğretmek Yırtmak-yırtılmak Demek-söylemek-anlatmak Düşünmek Atmak-fırlatmak-düzenlemek Anlamak Devirmek-bozmak-devrilmek-alt üst etmek-üzmek-Rahatsız etmek -keyfini kaçırmak Uyanmak-uyandırmakcanlandırmak -harekete geçirmek Giymek-giyinmek Kazanmak Çekmek-geri çekilmek Yazmak PREPOSITIONS İsimler yer veya zaman anlamı kazandıklarında önlerine bazı ekler alırlar.

dır-dir den-dan at with about to between de-da ile hakkında ye-ya arasında Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyiniz .Türkçe’de Okulda Bahçede Yıllardır Masada üç saat içinde kitap hakkında Tom ile ağacın altında Ankara’dan Okula İngilizce’de da okul de bahçe dır yıllar da masa içinde üç saat hakkında kitap ile Tom altında ağaç dan Ankara a okul Aşağıda karşımıza çıkabilecek en temel kelimeler verilmiştir. in in in in in in bahçe okul İstanbul üç saat 1945 Haziran bahçede okulda İstanbul’da üç saat içinde 1945’te Haziran saat 5 ‘de tahtada evde at 5 at tahta at ev on on on on masa cadde Pazartesi duvar masada caddede Pazartesi duvarda Linda ile benimle Peter için bizim için günlerdir yıllardır İzmir’e okula işe with Linda with me for for for for Peter us günler yıllar to İzmir to okul to iş 69 . in on under for from içinde üzerinde altında için.

en geç ye.kadar kıyısında. Kendi Anlamlarında Kullanımları: Daha evvel de değindiğimiz gibi tüm preposition’ların kendi orijinal anlamları vardır ve bunlar cümle içinde isimlerin önlerine gelerek onları “ yer-zaman-özellik “ olarak konumlandırırlar. Günlerde “on“ kullanılır.to bahçe from Manisa from you bahçeye Manisa’dan senden between them onların arasında about mektup mektup hakkında under masa masanın altında 1.dir-dır in front of at the bottom of in the middle of at the top of at Around Beside Next to Beyond near from Among Between önünde en altında ortasında en üstünde de-da etrafında. Bunlar isimlerin önlerine gelerek onlara anlam derinliği katarlar. Dikkatle inceleyerek aralarındaki kullanım farklarını ayırt etmeye çalışın. in June in July in April Saatlerde “at“ kullanılır. Aşağıda ise yine orijinal anlamlı preposition’ların tarihlerle kullanımları verilmiştir.ya altında ile siz-sız İçin . on Monday on Saturday on Friday Aylarda “in“ kullanılır.ardında yakınında den-dan arasında arasında Yukarıda en genel hatları ile en çok kullanılan preposition’lar verilmiştir. across Against opposite Behind at the back of çaprazında karşısında karşısında arkasında arkasında at the beginning of at the end of through into onto on the corner of on the left of on the right of on over in until by to under with without for başlangıcında sonunda içine doğru içine doğru üzerine doğru köşesinde solunda sağında üzerinde üzerinde içinde ….civarında yanında yanında ötesinde. at 5 o’clock 70 Pazartesi günü Cumartesi günü Cuma günü Haziranda Temmuzda Nisanda saat 5’de .

at 8 o’clock at 7. in two hours in five minutes in ten seconds in 15 years Sürüklemelerde “for“ kullanılır. since 1946 since December since last night since Monday since 2 o’clock Sürüklemelerde “until“ kullanılır. until morning until last year until 6 o’clock until now Sürüklemelerde “by“ kullanılır. by Christmas by the 1st of June by this time next year by tomorrow Sayısal tarihlerde “in“ kullanılır. for years for 25 days for 2 weeks for a long time Sürüklemelerde “since“ kullanılır.15 at half past 10 Zaman dilimi içinde “in“ kullanılır. in 1978 in 1954 Özel durumlarda “at“ kullanımı at Christmas at dawn at last at long last at first at midday at midnight at night at noon at once at sunset at the beginning at home 71 saat 8’de 7.15’de on buçukta iki saat içinde beş dakika içinde on saniye içinde 15 yıl içinde yıllardır 25 gündür 2 haftadır uzun zamandır 1946’dan beri Aralıktan beri dün akşamdan beri Pazartesinden beri saat 2’den beri sabaha kadar geçen yıla kadar saat 6’ya kadar şimdiye kadar en en en en geç geç geç geç Noel’e kadar 1 Haziran’a kadar gelecek yıl bu zamana kadar yarına kadar 1978 yılında 1954 yılında Noel’de şafakta sonunda en sonunda ilk önce öğleyin gece yarısı geceleyin öğleyin derhal günün batışında başlangıçta evde .

bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır.. Aşağıda bir kaç örnek verilmiştir. İngilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler. Bazı isim. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. Ek Halinde Anlamsız Olarak Kullanımları: Dikkat edilirse 1. masada insist on. tek başlarına kullanılmayan... Artık kelime ve preposition’lar kendi anlamlarını yitirmiş üçüncü bir anlam ortaya çıkarmışlardır. ısrar etmek Ek Halinde go on. Unutmayın ki tüm bunlar zaman içinde kulanıla kullanıla öğrenilecek şeylerdir. Basit Edatlar 72 .. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. Aşağıda yer alan örneklerdeki eklerin hiç bir anlamlarının olmadığına dikkat edin. give carry go find vermek taşımak gitmek bulmak up on on out yukarısı üzerinde üzerinde dışarısı give up terk etmek. Bu tip kelimelerin özel bir yapılış kuralı yoktur ve ayrı ayrı bilinmeleri gerekir. İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır.. 1... Bu tip kullanımlarda kesinlikle özel bir anlam üstlenmeyip ek durumundadırlar ve öylece kelimelerde birlikte bilinmeleri gerekir.. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar. Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından İngilizce’de üç kullanım yerleri vardır. devam etmek Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. Biz yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları öğreneceğiz. Basit ve kompleks olmak üzere iki gruba ayırarak edatları öğreneceğiz..maddede preposition’ların orjinal anlamları üzerinde duruldu. Ek Halinde Anlam Değiştiren Özellikte Kullanımları: Bu kategoride ise preposition’lar kelimelerin sonlarına gelerek kelimelerin orijinal anlamlarını kaybettirip onlara yeni anlamlar verirler.) Gerundlar ile for money for them for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir. Bu kelimelere “ deyimsel fiiller “ denir. listen to look forward to have difficulty in angry with happy with dinlemek dört gözle beklemek zorlanmak kızgın olmak mutlu olmak insist on ısrar etmek interested in ilgilenmek afraid of korkmak look at bakmak point at doğrultmak 3.) Zamirler ile 3.2. Fakat her zaman preposition’lar kendi orijinal anlamlarını vermezler. Ama ismi nitelemezler. bırakmak carry on devam etmek go on devam etmek find outöğrenmek PREPOSITION KULLANIMLARI Anlamları Olan Ek Halinde Anlam Değiştirmeyen Anlam Değiştiren on masa. sıfat veya fiillerin sonlarına eklenerek birleşik yazılıp söylenir ve onların kuyruğu görevi üstlenirler.) İsimler ile 2. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır.

... aşağıda After: .. ...da Into: içinde (hareket olduğunda) On: üzerinde (statik olarak) Onto: üzerinde (dinamik olarak) Under: altında Up: yukarıya. bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: ..nın (telâffuzu hafif bir “v” sesi iledir) Off: haricinde...den..In: içinde (sabit durumda ve dışında olmayan) At: …de.den başka...den dolayı Because to In view of KPDS’ de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir.durumunda itibariyle.... bakımından .dan.e kadar Near: ....e ilişkin With regard to About In case: In the event of In terms of: With respect to: According to: .. .) By: ile.. 1.e göre (görüş belirtirken) 73 .sız Of: .e göre (kıyaslamada) . . dışında (tek başına kullanılmaz. “of” olarak telâffuz edilir.. ..nın yanında Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı... yukarıda Down: aşağıya. fazla” anlamını katar. (somut olarak) Out of: ... . değimselleşmiş kalıplarda. Bu kullanımda artık edat değildir... ..) Komplex Edatlar In spite of: ..e rağmen Despite: Due to Owing to On account to: . Regarding Concerning As regards: ...nın yanına..e yakın Next to: . tarafından....den sonra Before: .dan (soyut olarak) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath: (yerin) altında Beside: .den önce With: ile Without: ....nın yakınında....den.

..hem..... -We want you send us a proforma invoice about this shipment..cek yerde .In addition to: Instead of In place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlike ...nın yerine....e oranla In proportion to For my part: bana göre By way of: yoluyla By means of: vasıtasıyla Except = except of. . yanı sıra Besides Apart from PREPOSITIONS Edatların genel olarak tek başlarına bir anlamları yoktur. -Vessel is about to sail from the port.hariç.. . Ancak cümlelerde kullanılışlarına göre cümlenin veya deyişlerinin anlamlarını pekiştirirler... About - hakkında den sonra e İlgili olarak e üzere aşağı yukarı -We talked about market situation in our fax.den başka ....den ziyade . İngilizce’de en çok kullanılan edatlar aşağıdaki gibi olup bunları en az birer örnekle daha da iyi kavramaya çalışalım.den önce In contrast to . -We will close your balance about Friday. 74 .... yanı sıra In relation to .e ilaveten .nın aksine Different from As well as: hem..dışında From the point of view of In terms of bakımından With regard to For my part bana göre As far as I am concerned As well as In addition to ayrıca.

. -We can deliver the good cash against delivery. After -Malları İstanbul’dan sonra İzmir’e sevk edeceğiz. -All cargoes are above normal level of store. Among -arasında -Among the addresses which we have received. 75 . -Karşıdan karşıya feribotla geçtik. -Önümüzde yaklaşık sekizden fazla gemi var. -Malları teslimat mukabili teslim edebiliriz. -Bu sevkıyatla ilgili olarak sizden pro forma faturası istiyoruz. Across -karşıdan karşıya -öbür tarafa -karşı -den sonra (yer) -den sonra(zaman) -den sonra (sonuç) -yanısıra -nın sonucu olarak -We have passed across by boat. -Due to bad weather all the roads are closed along 20 km.. -There are above eight vessels in front of our vessel. Above -den yukarı -ötede -den fazla -Tüm yükler deponun normal seviyesinden yukarıdadır. -Gemi limandan ayrılmak üzere. -We will ship the goods after İstanbul to İzmir.-Size faksımızda piyasa koşulları hakkında bahsetmiştik. -İddianız karşısında davanızı inceledik. Along -boyunca -20 km boyunca kötü hava koşulları nedeniyle tüm yollar kapalı. Against -karşısında -mukabili -için -a zıt olarak -e karşı -We have searched/examined your case against your claim. -Kalan bakiyenizi Cuma’dan sonra kapatacağız.

At -de “yer” -de “zaman” -e “yön” -de “iş. -Şu an işteyiz. -Nem yüzünden tüm yükler ağır hasar görmüş. 76 . -Our labour time generally starts at 08:30 in everyday. Beside -yanına -yanında -Mallarınızı diğer deponun yanında depoluyoruz. Below -altına -altında -Lütfen antetli kağıdınızın altına isminizi yazıp imzalayınız. -Loading has stopped because of rain. -Please load our cargoes behind of truck. -We will sail before 24:00 today. -We are storing your goods beside the other storage room. -Now. we are at work -Limanda bekleyen 2 gemi var.-Aldığımız adresler arasında. Behind -arkasında -Lütfen bizim yüklerimizi kamyonun arkasına yükleyiniz. -There are two vessels waiting at the port. -Valetta’dan önce Port Said’e gideceğiz. -Yağmur nedeniyle yükleme durdu. -We will go to Port Said before Valetta -Bu gün saat 24:00 den önce hareket edeceğiz.. -All cargoes have heavy damaged because of humidity.eylem” Because of -nın yüzünden -e nedeniyle Before -den önce “zaman” -den önce “yer” -önüne -Please sign and write your name under your letter-head. -Her gün genelde 08:30 da iş başı yaparız..

şirketi tarafından imal edilmektedir. 77 .. -Loading of the goods will be completed between 15:00/18:00 -Fabrika ile liman arası uzaklık yaklaşık 10 km’dir. -Malların yüklenmesi saat 15:00/18:00 arasında tamamlanacak -Free zone is beyond the port. -We will load cargoes by railway cars to the vessel. Down -den aşağı -Bir sonraki caddeden aşağı doğru devam edin...arasında“iki – . if you want we can discharge your goods to over there. -Size posta yoluyla bir katalog gönderiyoruz..arasında “zaman” Beyond -ötesinde -dışında By -ile -tarafından -vasıtasıyla -yoluyla -civarında -ile “ölçü” -önünden Concerning -e hakkında -Lütfen bize ürünleriniz hakkında bilgi veriniz. -Malları gemiye vagonlarla yükleyeceğiz. -Serbest bölge limanın dışındadır. isterseniz mallarınızı oraya boşaltabiliriz. -Pls inform us concerning to your products....nesne” . company..Besides -den başka -e ek olarak -yanısıra -There are three shipments more which we have to complete within this week besides yours. -Bu mamullerin tamamı . -Please go down from the next street. -We are sending a catalogue to you by mail. -Bu hafta içerisinde sizinkinden başka tamamlamamız gereken üç sevkıyat daha var. -These products are produced entirely by. Between . -Between port and factory distance is about 10 km.

Except -den hariç -den başka -İki koli haricinde tüm yükümüzü teslim aldık. -In this port there are two vessels in front of ours.. -As you know very well we had chartered your vessel in October. -Geminizi bildiğiniz üzere Ekim ayında kiralamıştık. During -esnasında -Tatil boyunca yükleme devam etmedi. -Bir aylığına 20-f ‘lik 1 adet konteynır kiralamak istiyoruz. In -de -içine -içinde 78 .. From -den dan -e göre -Söylediğinize göre onlar.-Loading has not continue during holiday.. For -için -amacıyla -den dolayı -lehine -e doğru -karşılık olarak -rağmen -çünkü -From what you say they must be a big importer company of. In front of -nin önünde -nin önüne -Bu limanda bizim geminin önünde iki gemi daha var. -İşçilerin tümü siparişlerinizi tamamlamak için çalışıyorlar. nın ithalatçısı olan büyük bir firması olmalı. -We have received all our cargoes except two cartons.. -All labourers are working for complete your orders. -We’d like to charter a 20-f container for one month.

Like -gibi -Ünlü markalar gibi yüksek kaliteli mamuller üretmeye çalışıyoruz. -We imported these goods from China. Inside -içine -Lütfen tüm mallarımızı kapalı depolara koyunuz. Next to -nın yanı başında -Satış mağazamız fabrikamızın hemen yanındadır. In spite of -e rağmen -Yaptığımız bir anlaşma ve yatırımlarımız nedeniyle gevşek tavırlarına rağmen onlarla olan iş ilişkilerimizi bitiremedik -Please store all our goods inside the closed storage-rooms. -Our sales-store is next to our factory. Near -yanına -yakınında -Tüm diğer tehlikeli maddeler diğer yüklerin yanında. -All dangerous cargoes are near other cargoes. -These fabrics are 90% of polyester. Into -içine -We try to produce the best quality products like famous brands. Of -nın -den “ yer” -li -hakkında 79 . -All the goods are Source of Turkey. -Sizin yükünüz diğer kamyonumuzun içine yüklendi. -Your cargo has been loaded into our next truck.-In spite of their slack-manner we could not cancel our business relations -with them due to we have signed a contract and our investments.

.. -Manager’s room is opposite to accounting department.. -Your shipment will be sent date on . tarihinde gönderilecek. Out -dışarı -Büyük bir yangın nedeniyle tüm personel binayı terk etti./200.. -Bu malları Çin’den ithal ettik.000 USD to your account -geçe “saat” half past nine today../. -Müdürün odası muhasebe departmanının karşısındadır.-nedeniyle -ile içerik -Malların hepsi Türk Menşe-ilidir.. 80 . past -den daha öteye -We have remitted 10./200.. -Bu kumaşların %90’ ı polyesterlidir./.... -Why our goods are waited outside the closed storage-room? Outside -nın dışında -Neden mallarımız kapalı alanın dışında bekletiliyor? -You have added 1000 USD as additional expenses over our first current account sheet why? Over -nın üzerinde -Bize verdiğiniz ilk cari hesap extresinin üzerine ek masraflar adı altında 1000 USD eklemişsiniz niçin?.. On -nın üstünde -de “zaman” -hakkında -e sırasında Opposite -nın karşısında -Due to a big fire all personals have left the building. -Sevkıyatınız .

-den beri -e boyunca -Grevden beri çok büyük para ve zaman kaybettik. -Master has right to reject damaged and unsound cargoes.-Bu gün saat dokuz buçukta hesabınıza 10000 dolar yatırdık. Since Through -içinden -yardımıyla -her tarafına -We can carry your cargoes through railway cars. -We’ve lost a lot of time and money since strike. To -e -kala “saat” -e göre/nazaran -mek için -Your order has been produced to international quality standards. -Bu malın kalitesi umduğumuzun altında. -Quality of this product under our expected. -Siparişleriniz uluslar arası kalite standartlarına göre üretilmiştir. -All investors have become focused round the European Countries this year. Under -nın altında -den aşağı 81 . -We are going towards port . Round -etrafında -Tüm yatırımcılar bu yıl Avrupa Ülkeleri etrafında odaklaştılar. Towards -e doğru -Limana doğru ilerliyoruz. -Yüklerinizi ancak vagonlar yardımıyla taşıyabiliriz. -Kaptan bozuk ve hasarlı yükleri reddetmek için gerekli yetkiye sahiptir.

-Please close all your balance until at the end of this month. -Please do not release original bills of lading to the third parties and consignee without our written instruction. Up -den yukarı -yukarı doğru -Lütfen konteynırları yukarı doğru kaldırın. Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. Without -meden -meksizin -siz -Lütfen bizden yazılı talimat almadan orijinal konşimentoları yükün alıcısına ve üçüncü şahıslara vermeyiniz CONJUNCTION İngilizce’ yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10. Until -e kadar -Lütfen bu ayın sonuna kadar kalan tüm bakiyenizi kapatın. -Please lift up containers.15 puan artar. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. With -ile -üzerine -yanısıra -li -Lütfen orijinalleri ile birlikte tüm konşimentoları gönderiniz. kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir. With in .içinde “zaman” -Tüm mallarınızı bu gün içerisinde göndereceğiz. Bunların anlamları. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir. 82 . -Please send us bills of lading with original copies. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. -We will dispatch all your goods within today.

) ama.) Bu kullanımda “and” bağlaç değil. And: But: Or: Nor: So: For: Yet: ve (paralellik arz eden bağlaçtır.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz. Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. ) Coordinating Conjunction: İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır.) Bu kullanımda “and” bir bağlaç olarak kullanılmıştır.) ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır.) 83 . Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaçlardan biri olamaz. Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar. bağlaç olarak iki cümlecik arasında “zira” anlamındadır. so we postponed the match. zarf olarak.) veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır.) edat olarak. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (. ancak. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (. “henüz”anlamında. Ahmet and Mehmet quarrelled. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor. fakat (zıtlık bağlacıdır. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz. bağlantı anlamına gelen “junc” kökünden türemiş olup “bağlaç” anlamındadır. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. “Conjunction”. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar. Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu. It was raining heavily. Peki. Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir. bağlaç olarak “halbuki” anlamındadır. bundan dolayı maçı erteledik.“için”.) bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır. Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. 1.Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır. I studied hard and the exam seems fairly easy.) vardır. Bunun sağlayacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar. edat gibi kullanılmıştır. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir.

teslim olmak ücret “And. nor did he write to us. They were requesting higher wages. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. and the employer had to give in their demand. Aynı şekilde “but” zıtlık bağlacıdır. but he insists on going tomorrow. Birinci cümle bitmiş. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de “cümle bağlayıcıları” denir.Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz. but he failed the exam again. ortasında veya sonunda olabilirler. halbuki o tıpı tercih etti. “and” paralellik arz ettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. “nor” bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. You must obey the rules the school. ancak yine sınavda başarısız oldu. or you must leave it. (O dün geldi. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. He studied eight hours a day.) Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra.) Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. (O günde sekiz saat çalıştı. He arrived yesterday. Her cümlenin kendi içine bakıp.) Virgülün (.) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. but ve so” bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. I wanted my son to be an engineer. Bu yüzden (. He didn’t call us. ne de bize yazdı. Bu yapılarda iki cümle vardır. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz.) 2.) Give in: Wage: boyun eğmek. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. (Onlar daha yüksek ücretler istediler. Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse” denir. ) Sentence Connector: Bu gruptakiler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar. zamanını kestirebilmek gerekir. (O bizi aramadı. Konuşma dilinde genellikle “but” geçer.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. onunla ilişkilidir. Bu ayrıntıdır. 84 . Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. yet he preferred the medicine. noktalanmıştır.) “but ve yet” zıtlık bağlaçlarıdır. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir.

) Connector ikinci cümlededir.) ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreover: What’s more: In addition: Also: Grup: 2. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence As a result Consequently Grup: 4. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: Kullanımları: There were serious claims about him. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. connector kullanılmalıdır. 2.) ancak bununla beraber (en çok kullanılan “however” dır. böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Grup: 3. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir.) de cümle bitmiştir. Grup: 1. It was very cold outside. therefore.) İpuçları: 1. Therefore. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir.) 85 .) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz. give his resignation. He had to therefore. 4. (Dışarısı çok soğuktu.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir. Bununla beraber o oynamak için dışarı çıktı.Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. 3.) aksi taktirde Sonuç olarak. Çünkü (. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı. He had to give his resignation. he went out to play. Therefore. However. he had to give his resignation.) Connector çeviride başta söylenir. he had to give his resignation.

. but he went out to play..) Correlative Conjunction “İlişki sağlayan bağlaçlar” demektir.... diğer sözcüğünü sorarlardı. Şimdi bu grup bağlaçları yazalım Not only . very” gibi sözcüklerin türevlerinden sonra “başka” anlamında kullanılır... ancak o oynamak için dışarı çıktı. therefore.. Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future.. (Onlar iyi bir iş önerdiler.but also: sadece değil ... Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp. Inflation rate was extremely high.. Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı....and: Either ... Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp... no.. gramatikal olarak farklıdır. we couldn’t persuade him.....İki cümle arasında nokta olduğu için “connector” kullanıldı.. bu nedenle ben onu kabul ettim... (Sonuçlar olumluydu. Bunların dışında “başka” anlamını isimlerden önce “another” kullanarak veririz.. It was very cold outside. still..... I accepted it. time will count. aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi.) We had to punish him.. zaman sayımı devam edecektir..masımamak için So long as the vessel wait at the port. (Enflasyon oranı son derece yüksekti.y8686 dığı sürece için / mesi .hem de ya .... (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık. Any.. otherwise. he could do something else.. some. noe... bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu..) Not: “else” kelimesi “some. Gemi limanda kaldığı sürece..... buna karşın onu ikna edemedik.) They offered a good job. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir.) put into effect: yürürlüğe koymak (“into” su birkaç kez sorulmuş) 3. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler.. therefore. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz..or: hem.aynı zamanda Both . every türevleri + else anouther + noun şeklindedir. Gelecekte her hangi bir olumsuz 86 ... En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır. the government put into effect some measures. (Dışarısı çok soğuktu.... any. zorlaştırarak soruluyor.) The results were favourable..

Supposing market conditions are not favourable then we try to find another alternatives. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan herhangi birisine vermeyiniz Bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Farz edelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Pls do not release bills of lading to anyone without our writteninstruction in order not to arise any negative situation. Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. 87 . Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.masımamak için yani duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future.bunun için öyle ki hala / yine de yine de gibi farzedelimki için / mesi . so then pls wait our instruction.

therefore we have given a decision to stop our production temporarily. still we have not received any reply from your side. The instant you receive your orders please contact with us. . We do not have an enough raw material. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen er ermez gibi gibi öyle ise/Sonuç olarak sonuç olarak bu nedenle / Bu yüzden e karşın . Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik.. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Dış ticaret diğer bir değişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. The minute you receive. We appreciate you then your successes. Though we sent a lot of fax messages to you since one week. .e rağmen 88 . then please complete our shipment within this week... your orders please contact with us.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. We will manufacture all your goods the way that you said us. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi.. The moment you receive.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.diğer bir deyişle er ermez er ermez Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing in our country. your orders please contact with us.. We have completed the shipments of our all costumers then your shipment has been sent today either. We will manufacture all your goods the way you said us. sonuç olarak lütfen sıparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz..

Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. Whenever you wish you can contact with us without hesitate. Please pay our balance the amount of 12. We try to built up a market where the market conditions are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz.. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz..500$' ı ödeyiniz! To the extent you are a firm that has a responsibility.... güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet ....500 USD$ till Wednesday. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of.500$'ı ödeyiniz! When the shipment complete we will pay your balance the amount of ... $’ı ödeyeceğiz. Wherever we see the good model. Please pay our balance the amount of 12.500 USD$ until Wednesday. numunesinden istediğimizi bildirmiştik. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye medikçe/madıkça e kadar / tarihine kadar dığı zaman ğiniz zaman dığı yerde / tığı yerde halbuki her nere 89 . Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan. $. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. 2 or 3 pcs. Though your orders complete this week shipment takes 15 days due to long distance... Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz.sa bile / se bile e kadar / tarihine kadar kadarıyla / göre sizden hala bir yanıt alamadık. we try to manufacture similar of it but not imitation..

bize mallarımızı geçen hafta gönderdiğinizi söylemiştiniz fakat henüz onları alamadık. otherwise you will force us to open a lawsuit against you. you said to us that you have sent our goods at last week. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. DM within this week. -Aksi halde Otherwise -olmazsa . Dün. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. you can provide a good co-ordination on the contrary you cannot. DM lık alacak bakiyemizi bu hafta içinde yatırın aksi halde bizi.But we have never received them yet.Ama / fakat -Aynı şekil de de But On the contrary On the contrary 90 .e karşın/e rağmen/dığı halde iken / esnasında yanısıra sonuçta / yinede ve yine / yine /yinede çalışıyoruz ancak taklidini değil.. Even if our shipments delay sometimes with a result that we satisfy from your service. bu ürün piyasada çok iyi tutuldu. Fiyatların bu kadar pahalı olmasına karşın. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. Please remit our credit-balance the amount of . Pls send us proforma invoice while sales contract. Yestarday.. this product was well liked in the market.. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz.. We can produce the goods your desired type and quality on the contrary we can not produce with in a short time. Bu tür bir yöneticilik sistemiyle şirketinizde koordinasyonu belki sağlayabilirsiniz aynı şekilde sağlayamayabilirsiniz de. Perhaps. Lütfen . BAĞLAÇLAR -a karşın -a karşın/ -a kadar/nın kadar …as As much as Big as company. We believe that you show an utmost care the quality of your products yet we would like to see a few samples among your products. size karşı dava açmak zorunda bırakacaksınız. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. it could not open to the market Şirket büyük olmasına karşın piyasaya açılamadı. As much as the prices are too high.

Anladığımız kadarıyla ödeme konusunda üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmeyeceksiniz bu nedenle başka çare aramamız gerekiyor.. Siparişlerinizi öngörülen sürede üretemedik çünkü gerekli olan ham maddeyi ithal edememiştik bu sebeple bu gecikmeden dolayı sizden özür diliyoruz. Pls send us the shipment documents also bill of lading too. We can produce the goods your desired type and quality on the other hand we cannot produce with in a short time. Bu nedenle sevkıyat evraklarınızı DHL ile göndermedik.. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. According to our understand you will not fulfill your obligations on payment accordingly we must find an another solution. also -da Ayrıca Further Bunun dışında/ ayrıca Further Bu sebeple So Bu durumda On that account Bu nedenle Accordingly Hence Bu nedenle So Bu sebeple Bu nedenle Therefore Bu yüzden Bundan dolayı Consequently Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz aynı şekilde kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. Banka havalenizle ilgili detaylar elimize geçmedi ayrıca bankanıza da ödeme konusunda her hangi bir talimatta bulunmamışsınız. Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz diğer taraftan kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. We could not receive our credit balance. You believe us that we offer these prices only for you further we do not gain a lot of money for this business. 91 . Tahliye hala tamamlanmadı bundan dolayı hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Lütfen bize sevkıyat evraklarını gönderiniz aynı zamanda konşimentoyu da. so we have not sent your shipment documents by DHL. We are not only an importer firm but also exporter of some items too. Alacak bakiyemizi alamadık. so we apologize you for this delay. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin ihracatçısıyız da. We did not receive your bank remittance details further you did not order to your bank about payment. Bize inanın ki bu fiyatları sadece size teklif ediyoruz ayrıca bu işten çok fazla para da kazanmıyoruz. We do not have an enough raw material. You could not meet our requirements for a few months on that account we intent to cancel all our contracts with you. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Bir kaç aydır ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorsunuz bu durumda sizinle olan tüm anlaşmalarımızı iptal etmeyi düşünüyoruz.On the other hand -Aynı zamanda Also aynı Not only…but zamanda…. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Still. We do not have an enough raw material hence we have given a decision to stop our production temporarily. discharge has not been completed consequently we strongly protest both chartered and their agent. We couldn't manufacture your orders on agreed time because we couldn’t import necessary raw material.

Sevkıyatımızın büyük bir bölümünü almakla beraber bazı kalemlerin kayıp olduğunu tespit ettik. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money for we have already ordered to our bank. Her yerde mallarımızın kalitesi konuşuluyor çünkü biz farklı bir firmayız. Lütfen bizim için…üretin çünkü acilen ona ihtiyacımız var. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured seeing that we have warned to you several times before. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. Malları gümrükten çekemiyoruz çünkü evraklar elimize geçmedi. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money as we have already ordered to our bank. What we want to mean when the earliest shipment date for our current order? 92 . Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. We always advise your company to the all companies and firms which we have closely relations for your best service. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık.dığı için / For çünkü For For In that Çünkü / -dığı için Now that Seeing that Since . We cannot clear our goods from custom for the documents have not arrived to our hands. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. Bize en iyi hizmeti vermiş olduğunuz için sizi yakın ilişkilerimiz olan tüm şirketlere ve firmalara daima tavsiye ediyoruz. We have received the great deal of our shipment however we've determined that some items are lost. Unfortunately. we will not be able to place an order to you now that you haven't got ISO 9002 Certificate. çünkü biz bankamıza halihazırda talimat vermiştik. Please manufacture for us…because we urgently need it. çünkü biz bankamıza halihazırda ödeme talimatı vermiştik.Bunun için So then Bununla However beraber Her nasılsa Çünkü / -dığı için As Because . Maalesef ISO 9002 Belgeniz olmadığı için size sipariş vermeyeceğiz. so then pls wait our instruction.demek istemek mean Pls do not release bills of lading to anyone without our written-instruction in order not to arise any negative situation. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured since we have warned to you several times before. It is spoken quality of our goods in everywhere in that we are a different company.

den sailing. Gemi limanda kaldığı sürece.. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız. den az olmayacak kadar ....diğer Or Foreign trade or exporting is steadily increasing in our adıyla country.den dolayı As / due to Demek istediğimiz şu anki siparişimiz için en erken teslimat süresi ne zaman? Your company no less than transport company is responsible.diğer On the other We could collect one of your check the amount of 2500 taraftan hand USD on the other hand other was not paid by your bank. .den since beri/den bu yana .. We have been working in the field of tekstile since 199… 199. dığı yerde / Where We try to built up a market where the market conditions tığı yerde are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz. please complete all our önce shipments.. time will count. zaman sayımı devam edecektir. Neden acaba? Dığı sürece So long as So long as the vessel wait at the port. Ever since last year we have built up a considerable market... 93 . $. Dış ticaret diğer bir detişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız. Please manufacture for us .. Dış ticaret diğer adıyla ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. ..diğer bir That is to say Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing deyişle in our country. all your goods will be dispatched to your address as agreed. den sonra After After Monday. Why? 2500 $ tutarındaki bir çekinizi tahsil edebildik diğer taraftan ötekisi banka tarafından ödenmedi. By the time By the time that next month. dığı zaman When When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğindan dolayı lütfen bizim için…. time will count.units squire shape wrist watches.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz.den beri No less than Ever since . As long as As long as the vessel waits at the port.. Pazartesinden sonra tüm mallarınız kararlaştırıldığı gibi adresinize teslim edilecek.meden By the time By the time next month. Sizin şirketiniz nakliye şirketinden az olmayacak kadar sorumludur.kastetmek -.önce hesabımıza yatırınız. .. den beri tekstil üzerine faaliyet göstermekteyiz. Gemi limanda kaldığı sürece.. As to be mostly chosen in our market. Before Please remit our blance to our account before vessel’s . önce Lütfen geminin hareketinden önce kalan bakiyemizi .. zaman sayımı devam edecektir. . please complete all our that shipments. Geçen yıldan beri önemli ölçüde bir piyasa oluşturduk.

. Yükleme limanına vardığınızda lütfen bizimle bağlantı kurunuz. Diyelimki haklısınız o zaman bize ispat edin.. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.e rağmen a / e karşın Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan . Let us say You claim that you have sent the goods date on .. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes. still we have not received any reply from your side.500$' ı ödeyiniz! Until Please pay our balance the amount of 12. Till Please pay our balance the amount of 12... Malları . Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık./199. For all that For all that we have given a notice to you several times.they are acting very pretentiously as if they have an experience. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. $’ı ödeyeceğiz. bu alanda oldukça tecrübelilermiş gibi iddialı bir şekilde hareket ediyorlar... let us say this is true but our agency is saying the different date. Though Though we sent a lot of fax messages to you since one week. No matter No matter these products are too expensive we would like to place an order..500$'ı ödeyiniz! Although Although we sent a lot of fax messages to you since one week.e rağmen e karşın . As As you arrive to load port please contact with us. Tarihinde gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz diyelim ki bu doğru ancak bizim acentemiz farklı tarih veriyor.. adet sipariş vermek istiyoruz. still we have not received any reply from your side... .dığında / ınca dığı zaman diyelim ki e kadar / tarihine kadar e karşın .units 94 ./...500 USD$ until Wednesday. alanında yeni kurulmuş bir şirket olmalarına karşın. No matter that these products are too expensive we would No matter that like to place an order ….. which have just been established in the field of.500 USD$ till Wednesday. …units Bu ürünler pahalı olmasına karşın .. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. For all For all we have given a notice to you several times. diyelim ki 20'lik full konteynır olsun bize kısa zamanda temin edebilir misiniz? Say Say you are rightful then please prove us... Say We need the great quantity of first quality recordable blank CD-R say 20-f full container can you supply us at the shortest time? Önemli miktarda birinci kalite kaydedilebilir boş CD'ye ihtiyacımız var.../199./.. in spite of In spite of they are a company. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık..

.. We will manufacture all your goods the way you said us.... Sevkıyatınızın çok iyi tanınan bir nakliyeci vasıtasıyla sevk edildiğine dair garanti veriyoruz. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. The instant you receive your orders please contact with us. Eğer stokunuzda . adet sipariş vermek istiyoruz. Varsa lütfen bizim için . The minute you receive your orders please contact with us... Farzedelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Tahliye tamlanır tamamlanmaz geminiz kalkacak.. adet ayırınız. Even if Sunday & Holiday used time will not to count. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. Lütfen gemimizi tahliyesini bitirir bitirmez hareket ettiriniz.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? If you have .. Plase get our vessel's sail from the port as soon as she completes her discharge.In case dığında/e takdirde er ermez As soon as Directly Immediately Er ermez The instant The minute The monent Fakat yine de But yet Farzedelim Supposing ki Gibi Such as The way The way that Bu ürünler pahalı olmasına karşın . Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. We will manufacture all your goods the way that you said us. pieces. which you could not solve..Notwith standing e karşın / e Even if rağmen sa bile Even though e karşın/e rağmen dığı halde Eğer While If Eğer/-se/. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz... Lütfen temsilcimiz sizi ziyaret eder etmez kendisine tüm sorularınızı ve çözemediğiniz meselelerinizi iletiniz. Discharge complete immediately your vessel will sail... in your stock please reserve for us. Not with standing these products are too expensive we would like to place an order …. Bir sorunuz olduğu takdirde çekinmeden bizi arayınız. We guarantee that your shipment has been shipped by the well-known transporters company but yet we follow your shipment time to time too. In case you have any question please do not hesitate contact with us. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. Even though Sunday & Holiday used time will not to count.. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz.. Directly our representive call on you please tell him all your questions and matters. adet sipariş vermek istiyoruz.units Bu ürünler pahalı olmasına karşın ... fakat yinede sevkıyatınızı zaman zaman takip de ediyoruz. Supposing market conditions are not favorable then we try to find another alternatives. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. 95 . your orders please contact with us. The moment you receive.

.…..either ğiniz zaman Whenever Hala / yine Still de Halbuki Whereas Hem…. Diğer şirketin malları da sizinki gibi kaliteli.Like Gibi / biçiminde Gibi.yide As Nor .masımamak için That So that Için/çünkü So /öyle ki/ The goods of another company is the same quality like yours. We generally use both trucks and railway cars at our shipments Genellikle sevkıyatlarımızda hem kamyonları hem de vagonları kullanıyoruz. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of.. Müşterilerimizi tatmin etmeye çalıştığımız gibi onların her türlü ihtiyaçlarına cevap vermeye de çalışıyoruz . Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her yerde satılıyor. numunesinden istediğimizi bildirmiştik. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so not to arise any negative situation in the future. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. 2 or 3 pcs. we try to manufacture similar of it but not imitation. Please let us know that authorized person's telephone no so we want to contact him.. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz.units wrist watches as squire. Due to be mostly chosen in our market.. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her zaman satılıyor. Her yerde sizin ilanlarınızı/reklamlarınızı görmekteyiz. We have been seeing your advertisements in everywhere. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye çalışıyoruz ancak taklidini değil. please manufacture for us …. Wherever we see the good model. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet .. Whenever you wish you can contact with us without hesitate.. Our new products in this year are sold in everytime. Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğinden dolayı lütfen bizim için…. Our new products in this year are sold in everyplace. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz...hem Both…and de Her nere Wherever Her yer Her yer Her zaman Everwhere Everyplace Everytime için / mesi So . 96 . We try to satisfy our costumers nor meet their every kind of requirements either.. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz.....

güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. We have been placed a new order from our another costumer just as we started to produce your order. Anladığımız kadarıyla siz büyük bir şirketsiniz.iken / esnasında iken / yorken / mışken kadar While Just iken As well as Kadar… da And…. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. Save that they don't keep their promisses. they do not have a good reputation in the market too. you are a firm that has a responsibility. We have sent a few samples to you by FedEx in order to you examine them İncelemeniz için size Fedex ile birkaç tane numune gönderdik. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. trustworthy and keeping your promisses. which will arise in the future. We have sent a few samples in order that they may examine İncelesinler diye birkaç numune gönderdik..güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Pls do not misunderstand us because we have wished to warn you in advance in order to prevent any unexpected situation. To the extent you are a firm that has a responsibility. All our textile products are the best quality as well as Beymen Tüm tekstil ürünlerimiz Beymen'in ki kadar kalitelidir. Şirketinizin ticari itibarına gölge düşürmemek için tüm borçlarınızı zamanında ödemelisiniz. Your orders are got ready and shipped as well to your address free of charge. Bizi lütfen yanlış anlamayın çünkü sizi ileride doğabilecek beklenmedik gelişmeleri önlemek için şimdiden uyarmak istedik. You must pay all your depts on time lest you damage your company’s commercial creditibility. Tam sizin siparişinizin üretimine başlamışken. you are a firm that has a responsibility.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. trustworthy and keeping your promisses. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. 97 . You have produced all the goods on the contrary our desired type and quality.as well Kadarıyla / As far as göre So far as For all To the extent Karşıt olarak / . Siparişleriniz hazırlandığı kadar adresinize de ücretsiz olarak teslim edilir. So for as we understand. nın aksine On the contrary maması In order that için/masın sın iye medikçe/m Unless adıkça mek için/mesiması için In order to mek için/mesiması için In order to memek için Lest mesi bir tarafa Save that Lütfen bize yetkili kişinin telefon numarasını veriniz çünkü kendisiyle bağlantı kurmak istiyoruz. diğer bir müşterimizden yeni bir sipariş aldık. As far as we understand you are a big company. Tüm malları istediğimiz tip ve kalitenin tam aksine üretmişsiniz. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. For all we understand..

siparişleri vermemiz ile tamamlanmaları bir oldu.ne neither…. Olmazsa / Otherwise Please deliver our goods within this week otherwise we will aksi halde never to do business with your company.. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye.. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye. mesi ile No We appreciate to you. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. yüzünden / Gevşek tavrınız nedeniyle halen beklemekteyiz.nor… Neither you've delivered the goods on time nor sent us a de…. Therefore.se It does not It does not matter how do you appreciate us. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. Çünkü. ne…. because the orders have no sooner ----. how can we continue our business-relations with your company? Bize malları ne zamanında teslim ettiniz ne de iyi kalitede mal gönderdiniz..Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller.ması sooner.. e nedeniyle O nedenle Consequently Still discharge has not been completed yet consequently we strongly protest both chartered and their agent.se No matter No matter what costs are increasing we will never reduce what quality of the goods Fiyatlar ne kadar artarsa artsın malların kalitesini asla düşürmeyeceğiz. . we are a firm matter what that has a good reputation in the market.. Ne... nın because of Because of your slack manner still we have been waiting... Örneğin For example We have advised to you a lot of times for example employ the labourers who have a training and experienced to your company. bir oldu Sizi takdir ediyoruz. Bu yüzden sizinle olan iş ilişkilerimizi nasıl devam ettirebiliriz ki? nedeniyle due to Due to bad weather loading has been stopped by port authorities at yesterday night Kötü hava koşulları nedeniyle yükleme dün akşam liman yetkililerince durduruldu. Siz bizi nasıl takdir ederseniz edin. Then We appreciate you then your successes...biz piyasada iyi ün yapmış bir firmayız.... they do not tarafa have a good reputation in the market too.. Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller... Ne. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizin şirketinizle kesinlikle çalışmayacağız. Örneğin For instance We have advised to you a lot of times for instance employ the labourers who have a training and experienced to your company. 98 . good-quality goods. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz. mesi bir Except that Except that they don't keep their promises.than placed than they have completed. O nedenle / For that Still discharge has not been completed yet for that reason o sebeple reason we strongly protest both chartered and their agent.

Sonuçta / With the result Even if our shipments delay sometimes with a result that yinede that we satisfy from your service. .. e şartıyla Yağmur yağmazsa. Sonuç Then We have completed the shipments of our all costumers olarak then your shipment has been sent today either. sa Yağmur yağmazsa. Sadece / Only We are manufacturing only leather products yalnızca Sadece deri ürünlerini üretmekteyiz.Öyle ise/Sonuç olarak Öyle ki Then . Özellikle mavi ve beyaz kumaşlardan istiyoruz. siz ne .. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz..that Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force.. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. Regardless of Regardless of what you appreciate to us we are a firm that seniz . Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi.yükleme kaldığı yerden devam edecek. For fear that You believe us that we offer these prices only to you for fear that please do not suppose we earn so much money for this business.ki So. e koşuluyla Provided that Provided that its not raining loading will resume.. Şartıyla / On condition We can produce the goods which you have desired type Koşuluyla that and quality on condition that you allow us an enough time. Özellikle Namely Namely we want blue and white fabrics. Even though Even though Sunday & Holiday are used time will not to count... yükleme kaldığı yerden devam edecek... Yağmur yağmazsa. You believe us that we offer these prices only to you for fear please do not suppose we earn so much money for this business.... sonuç olarak lütfen siparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız. se . yükleme kaldığı yerden devam edecek. Even if For fear 99 .. Sa bile / se Though Though your orders complete this week shipment takes 15 bile days due to long distance. Se Provided Provided its not raining loading will resume.. then please complete our shipment within this week. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. Yağmur yağmazsa. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin.. yin what has a good reputation in the market. Öyle..... Siz bizi nasıl değerlendirirseniz değerlendirin biz piyasada iyi bir üne sahip firmayız.sa bile Even if Sunday & Holiday are used time will not to count.yükleme kaldığı yerden devam edecek. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır.. Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. Providing that Providing that its not raining loading will resume... Providing Providing its not raining loading will resume.

.. Yani That is Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us./….de Bu mal piyasada tutulabilir aynı şekilde tutulmayabilir de. basis. Lütfen sorumluluklarınızı yerine getirin yoksa sizinle olan ticari iş ilişkilerimizi kesmeyi düşünüyoruz. 100 . Ya da / Or Please deliver our goods within this week or we will never yoksa to do business with you after this time. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …. Most of the shipped goods either were lost or stolen. bazında olduğundan dolayı. navlun diğer adıyla malın taşınma bedeli sizin tarafınıza ait olmalıdır... Furthermore Some of our orders have delayed furthermore we had given a notice to you latest shipment date must be …. da…. also items too..199…. Yalnızca….. Gönderilen malların çoğu ya kayıp ya da çalınmış. Ve yine / Yet We believe that you show an utmost care the quality of yine your products yet we would like to see a few samples /yinede among your products. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. Yanlızca Only We can only manufacture .. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …. Üstelik Besides Some of our orders have delayed besides we had given a notice to you latest shipment date must be ….İstediğiniz tipte ve kalitedeki malı üretebiliriz ancak bize yeteri kadar zaman tanımanız koşuluyla… Tekrar/aynı Again This goods may be well liked in the market again may not. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin... Yet We have instructed to you yet you have not obey to our instructions Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.199…. Sevkıyat FOB . Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin de ihracatçısı olan bir firmayız...or….... Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız./199… olması gerektiğini söylemiştik./…... Veya / Ya Or Please fulfil your obligations or we intent to cancel our da / yoksa commercial relationships with you.. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizinle kesinlikle çalışmayacağız../….Not only…but We are not only an imputer firm but also exporter of some maz. Ve and Trucks and railway cars are ready for shipment Kamyonlar ve vagonlar sevkıyat için hazırdır./ …./199… olması gerektiğini söylemiştik. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. Fabrikamızda sadece . şekilde….. üretebiliyoruz... freight or diğer adıyla transportation fee of the goods should be belonging your side. Yanı sıra While Pls send us proforma invoice while sales contract. Yine de And yet We have instructed to you and yet you have not obey to our instructions. Ya da / Or Due to shipment on a FOB. in our factory. Ya …ya Either….

Aylık üretim kapasitemiz yaklaşık 10000 tondan fazla olup zira sizin gereksinimlerinizi zorlanmadan karşılayabiliriz. If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse) Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P.V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler. Our production capacity more than 10000 tons/month but then we can meet your requirements without force. (Patronumuz toplantıyı erteledi) She looked up her old boyfriend.V değildir. Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur. doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar. To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. (Eski erkek arkadaşını aradı. We feel as though you waste our time. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Bizim zamanımızı boşuna harcıyormuşsunuz gibi bir hisse kapılıyoruz. (Tanık sonunda durumu değiştirdi) GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK Our boss called off the meeting. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" 101 . You should make all your payments until end of this month or else we will not supply the goods to you. Tüm ödemelerinizi bu ayın sonuna kadar yapmanız gerekmektedir.) Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir.) The witness finally broke down on the stand. Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır. Phrasal Verbs Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir.Nevertheless Still Yoksa Or else yormuş gibi As though Zira But then We have instructed to you nevertheless you have not obey to our instructions. yoksa size mal temin etmeyeceğiz. GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK (The children were sitting around. Örneğin. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. öylece oturuyorlardı. öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P.

if your neighbours unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio.V ‘ ü oluşturan fiil. Fiil blow up Anlam Örnek Patlamak.” She filled up the grocery cart with free food. edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar. bu iki kısmın ayrılması gerekir. Her ikisi de doğrudur. bedava yiyecekle doldurdu.” Bir işi tekrar etmek Do this homework over. “Annem. “Bu günlerde çocuk yetiştirmek kolay değil.” Bir konudan bahsetmek My mother brought up that little matter of my prison record again.phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir. o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti.” fill out Bir formu doldurmak Tamamen-ağzına kadar doldurmak Fill out this application form and mail it in. phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir.) · You have to do over this paint job. "Fill this out. “Bu başvuru formunu doldur ve postala." (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da "Fill out this form. havaya The terrorists tried to blow up the railroad station. “Sepeti tamamen. It isn't easy to bring up children nowadays. ( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse) Ayrıca P.” İptal etmek They called off this afternoon's meeting “Öğleden sonraki toplantıyı iptal ettiler.” fill up 102 . Seperable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs Nesne." diyebiliriz. · You have to do this paint job over. Aşağıdaki Phrasal verbs’lerin nesnesi zamir olduğunda. uçurmak “Teröristler demiryolu istasyonunu havaya uçurmaya çalıştılar. veya cümleyi iki kısma ayırabilir.” bring up bring up call off do over Çocuk yetiştirmek. “Bu ödevi tekrar yap. (Bu boyamayı tekrar yapman gerekir.

“Başının belada olduğunun farkındaydı bu yüzden arkadaşlarıyla sinemaya gittiğini uydurdu. “Kız kardeşim kocasının onun için sürpriz bir parti düzenlediğini öğrendi.” She knew she was in trouble. we really couldn't make out what he was saying. Arabayı geri vermeyeceğini düşünüyorum. kontrol The lawyers looked over the papers carefully before etmek questioning the witness. I have a feeling he's not about to give it back.” Geciktirmek I hate to hold up the meeting.” look up make up Bir hikaye veya yalan uydurmak make out Duymak. “Bu kelimeyi yine yanlış yazdın. (They looked them over carefully.” give away give back Birisine bir şeyi bedava vermek Bir şeyi geri vermek hand in Bir şeyi onaylamak The students handed in their papers and left the (ödev yapmak) room. but I have to go to the bathroom.” Three masked gunmen held up the Security Bank this afternoon.” Bir listenin içinde aramak You've misspelled this word again. “Kıyafetini asmadan önce telefonu kapadı. “Erkek kardeşim arabamı ödünç aldı. “Üç maskeli ve silahlı adam Güvenlik Bankasını bu öğleden sonra soydular. so she made up a story about going to the movies with her friends. “Toplantıyı geciktirmekten hiç hoşlanmıyorum ama lavaboya gitmem gerekiyor. savsaklamak (Polisin kovalamasıyla ilgili bölümü atladın.” The filling station was giving away free gas. algılamak He was so far away. “Öğrenciler. çıkarmak. ödevlerini tamamladılar ve sınıftan çıktılar.” 103 .” Telefonu kapatmak She hung up the phone before she hung up her clothes. “O kadar uzaktaydı ki onun ne söylediğini duyamadık. You left out the part about the police chase down.find out Öğrenmek My sister found out that her husband had been planning a surprise party for her.) incelemek.” My brother borrowed my car.” hang up hold up hold up (2) Soymak leave out look over Atlamak. Doğru yazılımına baksan iyi olacak.) “Avukatlar tanıkları sorgulamadan önce evrakları dikkatlice incelediler. “Benzin istasyonu bedava gaz veriyordu. You'd better look it up.

” We have serious problems here. Françoise pointed out the major historical sites. (Please put it off for another day.) “Bir süveter ve ceket giydim. She put away the cereal boxes. She picked out the guy she thought had stolen her purse. Francoise başlıca tarihi yerlere dikkatimizi çekti. “Pahalı bir şey o! Sakın atma. kurmak take down Not etmek take off Kıyafet çıkarmak talk over tartışmak throw away Atmak 104 .” point out put away Saklamak put off Ertelemek put on Giyinmek put out Söndürmek read over Dikkatli okumak set up Düzenlemek.” We put away money for our retirement.) “Vinç bütün evi havaya kaldırdı.) “Patrondan toplantıyı yarına kadar ertelemesini rica ettik. “Yaşadığımız ciddi problemleri tıpkı bir yetişkin gibi tartışmalıyız. “Paris’ten arabayla geçerken.) “İtfaiyeciler yangını. “Ödevi dikkatli okudum ama hiçbir şey anlamadım. “Unutmadan bu bilgileri bir yere not et.” pick up Bir şeyi kaldırmak The crane picked up the entire house. but couldn't make any sense of it. (I put them on quickly.” We asked the boss to put off the meeting until tomorrow.” The fire fighters put out the house fire before it could spread. “Paramızı emekliliğimiz için saklıyoruz. Cüzdanını çaldığını düşündüğü adamı seçti.” My wife set up the living room exactly the way she wanted it. Let's talk them over like adults. “Hava öyle sıcaktı ki tişörtümü çıkartmak zorunda kaldım. She set it up. “Sırada üç adam vardı. (They put it out quickly. Write them down before you forget.pick out Seçmek There were three men in the line-up.” Dikkat çekmek.” I read over the homework. belirtmek As we drove through Paris. (Watch them pick it up.” I put on a sweater and a jacket.” That's a lot of money! Don't just throw it away.” It was so hot that I had to take off my shirt.” These are your instructions. “Karım sofrayı tam istediği gibi hazırladı. bütün evi sarmadan söndürdüler.

Lütfen biraz sesini kıs. “Bu yıl iki kez terfi etmek için talepte bulundu ama her defasında geri çevrildi.” I tried out four cars before I could find one that pleased me. “Radyonun yüksek sesi beni rahatsız ediyor. geri çevirmek turn down (2) turn up Bir şeyin sesini yükseltmek turn off turn off (2) turn on use up Elektriği kapamak We turned off the lights before anyone could see us. “Gangsterler bütün parayı boşalttılar ve birkaç banka daha soymak için gittiler.” try out Denemek turn down Bir şeyin sesini kısmak Reddetmek.” He applied for a promotion twice this year.try on Kıyafet denemek She tried on fifteen dresses before she found one she liked. so he turned up his hearing aid. It really turned me off. “Büyük babam duyamadığı için kulaklığının sesini açtı. It was a disgusting movie. but he was turned down both times.” Mide bulandırmak.” The gang members used up all the money and went out to rob some more banks. tiksindirmek “O kadar kötü filmdi ki midem bulandı. “Beğendiği elbiseyi bulana kadar on beş tane kıyafet denedi. “Kimse bizi görmeden ışığı söndürdük.” Grandpa couldn't hear.” Your radio is driving me crazy! Please turn it down. “CD çaları açta dans edelim. “İstediğim arabayı bulana kadar dört tane araba denedim.” Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs Transitive (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan) ayrılamaz :"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak? 105 .” Elektriği açmak boşaltmak Turn on the CD player so we can dance.

“Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi. bir yıl içinde en çok.” get over Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek Yeniden incelemek. rast gelmek take after Benzemek 106 . They should have gone over it twice. (Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi. “Eski başkan. Did he go through all his money already? “Ülkeleri.Fiil call on Anlam Ezbere okumak Örnek The teacher called on students in the back row. kömür rezervlerini tüketti. hiç bilmiyorum.” They country went through most of its coal reserves in one year. “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler.” I got over the flu.” I ran across my old roommate at the college reunion. İki kez bakmalıydılar. bakmak look into Araştırmak. “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım.” The police will look into the possibilities of embezzlement. gözden geçirmek go over go through Tüketmek look after İlgilenmek. “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim. “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı.” Carlos ran into his English professor in the hallway. “Ortanca oğlum annesine benziyor.” My second son seems to take after his mother. hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti. but I don't know if I'll ever get over my broken heart. “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak. Bütün parasını şimdiden harcadı mı?” My mother promised to look after my dog while I was gone.) call on (2) Ziyaret etmek The old minister continued to call on his sick parishioners. incelemek run across Rastlamak run into Karşılaşmak.” The students went over the material before the exam.

zaman bakmak için söz verdiler.” The boys promised to check up on the condition of the summer house from time to time. komşulara ve kasaba çevresine yakın olup onlardan haber almanın vakti gelmişti.” Janice cheated on the exam and then tried to get cut down on Kesmek. “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı.” catch up with Yakın olmak After our month-long trip.” I found it very hard to get along with my brother when we were young. the old parishioner was able to come up with a thousand-dollar donation. “Eski kilise cemiyeti üyesi bin dolarlık bir bağış yaptı. Yıllardır hiçbir bağışta bulunmamıştı. it was time to catch up with the neighbours and the news around town. kontrol etmek come up with Bağışta bulunmak After years of giving nothing.” Fiil break in on Anlam Bir sohbeti bölmek Örnek I was talking to Mom on the phone when the operator broke in on our call. “Umarım öğrencilerimin hiç biri bu sömestr sınıfta kalmaz.” We tried to cut down on the money we were spending on entertainment. “Erkek kardeşimle anlaşmak. “Aylar süren yolculuğumuzdan sonra.” check up on İncelemek. “Operatör konuşmamızı kestiği zaman telefonda annemle konuşuyordum.” Üç Kelimeden Oluşan Phrasal Verbs (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler de üç kısım göreceksiniz : "My brother dropped out of school before he could graduate." “ Erkek kardeşim mezun olamadan okulu bıraktı.” I hope none of my students drop out of school this semester. küçükken daha zordu. azaltmak drop out of Sınıfta kalmak get along with İyi anlaşmak get away Bir işten sıyrılmak 107 .wait on Servis yapmak It seemed strange to see my old boss wait on tables. “Eğlenceye harcadığımız parayı azaltmaya çalıştık. “Çocuklar yazlığa zaman.

with

away with it. “Janice sınavda kopya çektiği halde bu işten sıyrılmaya çalıştı.” Kurtulmak The citizens tried to get rid of their corrupt mayor in the recent election. “Vatandaşlar son seçimlerde fırsatçı belediye başkanından kurtulmaya çalıştı.” When will you ever get through with that program? “Bu programı ne zaman bitireceksin?” It's hard to keep up with the Joneses when you lose your job! I always look forward to the beginning of a new semester. “Yeni sömestrin başlamasını her zaman dört gözle beklerim.” It's typical of a jingoistic country that the citizens look down on their geographical neighbors. Komşularını, tipik ırkçı ülke vatandaşları küçümserler. We were going to look in on my brother-in-law, but he wasn't home. “Kayınbiraderimi ziyaret edecektik ama evde yoktu.” Good instructors will look out for early signs of failure in their students “İyi eğitimciler öğrencilerinin yapacakları hataları önceden görürler.” First-graders really look up to their teachers. “Eski nesil, öğretmenlerine gerçekten saygı gösterirler.” Make sure of the student's identity before you let him into the classroom. “Öğrencilerinizi sınıfa almadan önce, kimliklerinin doğru olduğundan emin olun.” The teacher had to put up with a great deal of nonsense from the new students. “Öğretmen yeni öğrencilerin bütün saçmalıklarını hoş görmek zorunda kaldı.” The runners ran out of energy before the end of the race. “Koşucuların dirençleri, yarışın sonuna gelmeden tükenmişti.” My oldest sister took care of us younger children after Mom died. “Ablam, annem öldükten sonra bize, daha küçük

get rid of

get through with

Bitirmek

keep up with Geri kalmamak look forward to Dört gözle beklemek

look down on Hor görmek, küçümsemek

look in on

Birini ziyaret etmek

look out for

Önce davranmak, tahmin etmek

look up to

Saygı göstermek

make sure of Doğrulamak, emin olmak

put up with

Hoşgörü göstermek

run out of

Tükenmek

take care of

İlgilenmek, sorumlu olmak

108

çocuklara baktı.” talk back to Kaba bir şekilde cevap The star player talked back to the coach and was vermek thrown off the team. I often think back on my childhood with great pleasure. “Çocukluğumu sık, sık büyük bir mutlulukla anarım.”

think back on Yad etmek, anmak

walk out on

Terk etmek, başından Her husband walked out on her and their three atmak children. “Kocası onu ve üç çocuğunu terk etti.”

Intransitive (Geçişsiz) Phrasal Verbs
Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler nesne almazlar. "Once you leave home, you can never really go back again." “Evden bir kez ayrılırsan, bir daha asla geri dönemezsin.” Fiil break down Anlam Bozulmak Örnek That old Jeep had a tendency to break down just when I needed it the most. “Eski cipim, ona en ihtiyacım olduğu zamanda bozuldu.” Popular songs seem to catch on in California first and then spread eastward. “Popüler şarkılar önce California da tutar daha sonra doğuya doğru yayılır.” Father promised that we would never come back to this horrible place. “Babam, bu berbat yere bir daha dönmeyeceğimize söz verdi.” They tried to come in through the back door, but it was locked. “Arka kapıdan girmeyi denediler ama kapı kilitliydi.” He was hit on the head very hard, but after several minutes, he started to come to again. “Kafasını çok kötü çarptı ama birkaç dakika sonra bilinci yerine gelmeye başladı.” The children promised to come over, but they never do. “Çocuklar ziyaret edeceklerine söz verdiler ama hiç gelmiyorlar.” We used to just drop by, but they were never home, so we stopped doing that.

catch on

Tutmak

come back

Geri dönmek

come in

Girmek

come to

Şuuru yerine gelmek

come over

Ziyaret etmek

drop by

Habersiz ziyaret etmek

109

“Eskiden habersiz uğrardık ama onları hiç evde bulamazdık bu yüzden artık gitmiyoruz.” eat out Yemek için dışarıya çıkmak When we visited Paris, we loved eating out in the sidewalk cafes. “Paris’e gittiğimizde kaldırım kafelerinde yemek yemeye bayılırdık.” Uncle Heine didn't have much money, but he always seemed to get by without borrowing money from relatives. “Heine amcanın çok fazla parası yoktu ama o, akrabalarından borç almadan da her zaman hayatını sürdürürdü.” Grandmother tried to get up, but the couch was too low, and she couldn't make it on her own. "Büyükannem ayağa kalkmaya çalıştı ama kanepe çok alçak olduğu için kendi başına kalkamadı." It's hard to imagine that we will ever go back to Lithuania. “Litvanya’ya bir daha geri dönemeyeceğimizi düşünmek çok zor.” He would finish one Dickens novel and then just go on to the next. “Dickens romanının birini bitirir, hemen bir sonrakine devam ederdi.” The cops heard all the noise and stopped to see what was going on. “Polisler bütün gürültüyü duydu ve neler olduğuna bakmak için durdu.” grow up keep away büyümek Uzak durmak Charles grew up to be a lot like his father. “Charles tıpkı babası gibi olmak için büyüdü.” The judge warned the stalker to keep away from his victim's home. “Yargıç, suçluyu kurbanın evinden uzak durması için ikaz etti.” He tried to keep on singing long after his voice was ruined. “Sesini iyice kaybetmeye başladıktan sonra bile şarkı söylemeye devam etmeye çalıştı.” pass out bayılmak He had drunk too much; he passed out on the sidewalk outside the bar. “Öyle çok içmişti ki barın önündeki kaldırıma düşüp bayıldı.”

get by

Hayatını sürdürmek

get up

kalkmak

go back

Geri dönmek

go on

Devam etmek

go on (2)

Olmak, meydana gelmek

keep on (with gerund)

Devam etmek

110

show off

Gösteriş yapmak

Whenever he sat down at the piano, we knew he was going to show off. “Piyanonun başına ne zaman otursa, gösteriş yapacağını bilirdik.” Day after day, Efrain showed up for class twenty minutes late. (Efrain ardı ardına derse yirmi dakika geç kalıyordu.) I woke up when the rooster crowed. “Horoz öttüğünde uyandım.”

show up

Varmak, ortaya çıkmak Uyanmak

wake up

USED TO
Geçmişte alışkanlık olarak yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Example; I used to run everyday when I was at university. (Üniversitedeyken her gün koşardım.) Bu cümleyi söyleyen kişi gizli olarak şu anda koşmadığını da ifade etmektedir. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar. I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.) Did you use to run? (Koşarmıydın?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız.) Gerçi bu tartışma konusudur. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır.“Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. EXAMPLES She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.) Did you use to play football? (Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen. (Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.) MAY / MIGHT AS WELL: BARI..........SE Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.) I DARESAY (SANIRIM, GALIBA)

111

) I need some money. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır. (Böyle bir dersi çalışması gerekmez. (İng. (Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. (Sanırım haklısınız. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. bu görevi yardımcı fiil üstlenir. Öğrenmeğe ihtiyacım var.I daresay you are right. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır.) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde. gereksinim duymak” anlamına gelir. Last night.) Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır. Öğrenmem gerekir veya İng. we were going to visit you. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır.) (önceden planlanmamış. (Oraya gitmem gerekmez. I needn’t go there. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır.) (önceden planlanmış. NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that. (Kompozisyonunu yazacağım. “ihtiyacında olmak.” I will write his composition. Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer.) She needn’t study such a lesson. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz.) 112 .) WAS / WERE GOING TO Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır. çekilmemiş ve başka bir modal yok.) BE GOING TO Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır.) NEED “Need”. I need learn English. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor.) I am going to write his composition. (Biraz paraya ihtiyacım var. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir. Yakın gelecek diye de tanımlanır. (Kompozisyonunu yazacağım. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir. (Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı. but we had some guests.

(gerekmez).) (!! !! !! !!) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır. Bu özelliklerden dolayı didn’t need = didn’t have to diyebiliriz. (Herhangi bir şeye ihtiyacı yok.) S. He will need to apply for that. Bu özelliklerden dolayı modal değil.) She doesn’t need anything. mastar almış 2. She needn’t have studied.I don’t need anything. (İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir.) Olumlu yapıda kullanılmış.) şeklinde de yazabiliriz. Yani yukarıdaki cümleyi. Call: seslenmek. “Need” şahısa göre çekilmiş. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. Syn “Cancel” Did they need to warn you? (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil) They needn’t spend so much energy on this project. Pasta göre çekilmiş 3. (Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match. She shouldn’t have studied. She didn’t need to resign. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere.) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiller gibi tüm zamanlar için çekilebilir. (Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur.) “Need” in Simple Past kullanımı.) (Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi.) She doesn’t need to resign. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır. esas fiil olarak kullanılmıştır. Call off: iptal etmek. (Herhangi bir şeye ihtiyacım yok.) 1. She didn’t have to resign (She had not to resign. sonrasında mastar veya nesne almış.) (Present modal) Have you needed to confess everything? (Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi?) (esas fiil) 113 .) V1 almamış. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. (Onun buna baş vurması gerekecek. (İstifa etmesi gerekmedi. telefon açmak. (Maçı iptal etmem gerekti.

. (Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi. what. yöntem. She needn’t study harder. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil. (TQ) cümle sonlarında “. we are not deaf.. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İngilizce boyutu önemli olan bir konudur... da” dan kesinlikle soru gelir. (Bizi şikayet etmesi gerekmezdi.) Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow?) (Present modal.) (Perfect modal. (esas fiil.. biçim.... (Bize bağırman gerekmezdi.de / da.) . çeviri.) (Perfect modal) She needn’t have complained us. Ya “de.) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman (where. Bunu dile getirmesi gerekmezdi..) (Perfect modal. (Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur.değil mi?” diye Türkçe’ye çevrilir.e ile konuşmak yol. Eğer “değil mi” yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur. KPDS’ nin fix sorusudur. (She needn’t have expressed this. “.. özellikle “Need”in Perfect Modal’ı..) (Present modal) We don’t need your help.. bu özellik sadece “need” için geçerlidir..) (modal) Speak to: Way: ...... Çünkü notları yüksektir. Bu nedenle iyi bilmek gerekir. tamam mı” gibi ifadelerdir.... Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır. (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur. tarz Not: Sınavlarda. who gibi) need kullanmıyoruz. .. 1. eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur.. da” veya “değil mi” den kesin bir soru gelir. sağır değiliz..Confess: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way..) You needn’t have shouted at us. İngilizce’ de ne yazık ki TQ’ lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor.. TAG QUESTIONS Kuyrukça soruları demek olup.) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir.değil mi? 114 . Tag Question. because her marks are high.. Özellikle “de. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır..) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foreign language) (esas fiil) Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow?) (esas fiil....değil mi.

Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a.değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz. was it? (Para istenmedi.. The workers demand raise.) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır.Bu ifade İngilizce’de belli bir mantığa göre çalışır. Kesinlikle ezberlemeden. Ayrıca öznenin tekil – çoğul oluşu da önemlidir. b.) Ama özne çoğul olacağından TQ’nı oluşturulurken zamir olarak “they” kullanılır. Çünkü TQ’larda daima şahıs zamirleri kullanılır. can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar.. didn’t he? (O toplantıya katılmayı ret etti..) TQ’ larda daima şahıs zamirleri kullanılır. değil mi?) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz. Yani İngilizce’de TQ’ nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz.. değil mi?) Take into consideration: göz önüne almak c.) . (Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir. bu mantığı yakalamak gerekir. does she? (O çalışmıyor. değil mi?) “Don’t the workers” değil de “don’t they” yazıldı.. değil mi?) She doesn’t study.) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir. don’t they? (İşçiler zam talep ederler. Bu nedenle yukarıdaki cümlede “weren’t they” kullanıldı. “they” kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister. Everybody was against the project. değil mi?) They can hardly get on well. He refused to participate in the meeting. 115 . cümle olumlu ise TQ olumlu olur. değil mi?) Get on well: iyi geçinmek d. No money was asked. Everything has to be taken into consideration.. haven’t they? (Her şey göz önüne alınmalıdır. weren’t they? (Herkes projeye karşıydı değil mi?) Every. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır. no türevlerinde fiil tekil çekilir.

I am not upright. he will resign. shall we? 116 . onlar öneriyi kabul etmeyecekler. they won’t accept the offer. they will accept the offer. will they? (Sanmıyorum. değil mi?) h. I believe. The money is everything. Don’t go outside. değil mi?) Normalde bu cümlenin TQ’ ı “amn’t I” şeklinde olmalıydı. değil mi?) Yani “is not it?” şeklinde yazılamaz.) I think. I think. didn’t they? (Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler. won’t he? (Sanırım o istifa edecek. değil mi?) Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. e. isn’t it? (Para her şeydir. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. Let’s go shopping. I am afraid (korkarım) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur.Some of the members claimed that inflation would rise. will you? Let için de benzer bir durum vardır.) Birinci tekil şahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ. onlar öneriyi kabul edecekler. “aren’t I?” şeklinde kurulur. değil mi?) I am afraid. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think. I guess (sanırım. shouldn’t he? (Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi. değil mi?) f.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır. TQ “am I” şeklinde kurulur. am I? (Haksız değilim. will they? (Sanırım. I suppose. will it? (Korkarım diğer takım gelmeyecek.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur. Ama “am” yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmiştir. g. I don’t think. the other team will not come. I am right. değil mi?) Giriş cümlesi olan “I don’t think” olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. değil mi?) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. değil mi?) He should have rung up as soon as he arrived there. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur. galiba). aren’t I? (Ben haklıyım.

(O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. too. ben de. neither do I.) They don’t like Turkish coffee... ben de. so can I. olumsuz – olumlu durumu yoktur. (O Türk kahvesini sevmez. Eğer too veya also seçmişsek sonraları düzgün bir cümleciktir. Eğer yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız.de..) İnclusion (Dahil Etme) “.. Bu. İfadenin olumlu –olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır. Eğer “so” seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır.. Sorusu: • • Either – Neither (veya diğerlerini) cümlede boş bırakarak sorarlar.. Bu nedenle olumlu – olumsuz. İngilizce’de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır.. da” anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar..) He can speak German fluently.) (Sonralarındaki cümlecik düzgündür. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not” eklenerek olumsuz olarak yazılır.de. ben de. da” ile yapılır. nor do I.de. bağlaç anlamındaki so (bu nedenle) ile karışıklığı önlemek içindir. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir.. 2. da” anlamındadır. I can also. cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur. Bu daha zordur.) They don’t like Turkish coffee. Eğer olumlu ise so.. İngilizce’de böyle değildir. Olumlu So Too / Also Olumsuz Neither / Nor Either (Sonralarındaki cümlecik devriktir. “. Yani cümle olumlu iken TQ olumlu. (O Türk kahvesini sevmez. (O Türk kahvesini sevmez. şimdi bir tablo halinde bunu verelim..) He can speak German fluently.. Türkçe’deki yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı şekilde “. • They don’t like Turkish coffee.. ben de.Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır. I don’t either.. ben de. also’ dan birini seçeriz. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir.) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır.) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır. ben de. I can too.) He can speak German fluently.. Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: • • Yargının olumlu – olumsuz tespiti. Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır. 117 .

Çünkü bahsedilen belli değildir. Other (türevleri ile birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır.. a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e) olduğu rahatlıkla görülecektir... Ama belgisiz tanıtıcı alamaz. “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir. İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi.. So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap (d) kendiliğinden çıkıyor.. zengin adamlar derken rich men deriz.. İlk aramamız gereken cümlenin olumlu – olumsuz oluşudur.. Yani çoğul (s alarak) olmazlar.. Other student: Another student: Other students: başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler The other student: diğer öğrenci The other students: diğer öğrenciler Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile “s” alabilir. Çünkü sözü edilen bellidir.... Other Başka... Other: The other: başka diğer Others: başkaları The others: diğerleri Each Other ... a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS’de sorusu bu şekilde gelir... Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz. İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır... diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor.One Another 118 .. Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir.... Örneğin “zengin adam” derken rich man... c şıkkı da elendi.Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek... He has never been to the US and.......... .. . Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir...) He tried to estimate the likely effects of the new millennium at the meeting and.. Eğer the varsa “diğer” anlamındadır.... Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz... Sıfat olarak kullanımında eğer önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa “başka” anlamındadır. (Kasım – Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor.. Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar... Zamir formunda “the”lı ve “the”sız.......

“Birbirleri ile” anlamındadırlar. Each other: One others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır

Aralarında yukarıdaki nüans olmasına rağmen bugünkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler.

IMPERATİVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. İngilizce’de böyle değildir. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Diğer şahıslara emir verilmez. Olumlu I speak. (Konuşurum.) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don’t speak. (Konuşmam.) You don’t speak. He doesn’t speak. She doesn’t speak. We don’t speak. You don’t speak. They don’t speak.

İngilizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. Bu yüzden İngilizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. Speak slowly. (Yavaş konuş.) Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konuşma.) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. Let us speak. (Konuşalım.) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “İzin ver konuşalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.

119

Olumlu Let me speak. (konuşayım.) Let him/her speak. (konuşsun.) Let us speak. (konuşalım.) Let them speak. (konuşsunlar)

Olumsuz Don’t let me watch. (seyretmeyeyim.) Doesn’t let him/her watch. (seyretmesin.) Don’t let us watch. (seyretmeyelim.) Don’t let them watch. (seyretmesinler.)

Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. Olumsuzunu yazarken de aynı mantıkla “let” ten önce you var, atılmış ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır. Soru Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?) Shall he come in? (....gelsin mi?) Shall we go out? (........çıkalım mı?) Shall they be here? (burada olsunlar mı.?) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?) Shall he not come in? (....gelmesin mi?) Shall we not go out? (........çıkmayalım mı?) Shall they not be here? (burada olmasınlar mı.?) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tartışma konusudur. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. My mother doesn’t let me go out. (Annem dışarı çıkmama izin vermez.) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha doğrudur. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.

120

Our teacher helped me improve English. (Öğretmenimiz İngilizce’yi geliştirmeme yardım etti.)

MODALS
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’ lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır. EXAMPLES I don’t walk. (Yürümem.) I can walk. (Yürüyebilirim.) Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. Modal'ların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir. ► Can: ...e bilmek: güç, yetenek I can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim) ► May: ...ebilmek: olası, tahmin He may come tonight. (O bu gece gelebilir.) ► Be able to: ...e bilmek: Can’ e eşittir. I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.) ► Must: ...meli, ...malı: Must’ta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.) I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.) ► Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modal'daki zorunluluk dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapmak zorunda olduğumuzda bu modal'ı kullanırız. I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) ► Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.) ► Ought to: gerekir. You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.) Modal’ ların Kullanımı 1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler. 2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.

121

3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.

EXAMPLES They can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek) He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin) I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin) I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek) We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek) You must wait for us until 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan) You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.) Not: Eğer herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer; başka modallar ile de kullanılabilirler. He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.) The minister must be able to confess everything. (Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir.) Confess: itiraf etmek. Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir.) He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.) A teacher must be able to travel. (Bir öğretmen seyahat edebilmelidir.) We may have to give up the project. (Projeden vazgeçmek zorunda kalabiliriz.) We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.) He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)

122

.Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to -------Had to --------------- Future --------------Will be able to -------Will have to --------------- Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar.) We were able to see each other. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put aside some money when he was young. (Biz birbirimizi görebildik.. We could see each other.) Each other: each = her bir. (Biz birbirimizi görebiliyorduk.) He was able to recognize the corpse.e ulaşmak 123 . teşhis etmek Corpse: ceset I was able to attain my goal. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu.) Goal: To attain: amaç .e biliyordu.) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir. (Ben amacıma ulaşabildim. Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could: (.. other = diğeri.(Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz.) Recognize: tanımak.. Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir.) Was / Were able to: (... (Cesedi teşhis edebildi.e bildi) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır.

Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir. Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir. Şimdi bunları öğrenelim. Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Eş anlamlıları aşağıdadır. Sustain Continue Preserve Contain: etmek Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva

Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak (soyut anlamda, hafızada tutmak) Detain: Pertain: Obtain: Attain: göz altında tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sağlamak. ...e ulaşmak.

“Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, Intention, Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home. (O eve gidebilirdi.) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”, geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir. Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. Had to: ...gerekti “Gerekti” anlamına gelir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır. He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)

124

Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. Bu cümleyi “....gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. The Government had to punish the responsible. (Hükümet, sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı.) Punish: Responsible: Responsible for: Responsibility: cezalandırmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up scheme. (Onun projeden vazgeçmesi gerekti.) Scheme: şema, proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. 1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.) ( !! !! !!)

2.) He didn’t have to give up the scheme.

We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) We had not accepted their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) Sanction: Accept: yatırım kabul etmek “Will Be Able To” Kullanımı “....e bilecek” anlamındadır. İngilizce’de, normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “...e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim.) Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmediğim, dolayısıyla hiç kullanmadığım, aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Will Have To “Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek.)

125

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.) Fix: tespit etmek, saptamak. Salary: maaş PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır. Must Have to Should Ought to Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. Must + Have V3 Must + Have V3, “....mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. The roads are wet; it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.) She speaks German fluently; she must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.) Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “...mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “....mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.) Rise: yükseliş, artış, zam.

126

ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir. The Government should have taken the necessary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım, önlem. He study hard; he should have passed exam. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.) It is too late. My father should have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı.) You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.) The Government should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.) We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.) We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.) Could + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır. Our Government could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.) improve: geliştirmek, iyileştirmek Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz. They could have caused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. She might have fallen down. (O düşebilirdi.) She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

127

) He may have resigned.) He was able to see his boss. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. Compute = beraber düşünmek.. (O istifa etmiş olabilir. “Putare” den gelir.) The two sides could have resolved the dispute. (O patronunu görebilmiş. KPDS için hayati önemde olan “pute” kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute. hata Kill: öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk. (O patronunu görebilmişti.. Dispute = anlaşmazlık.) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us. tartışma Compute: com = beraber.Mistake: yanlışlık. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir. Resolve: Solve: Settle çözmek (bir problemi. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. Eve gitmiş olabilir.) He has been able to see his boss.) They must be studying now.) çözmek (kimyasal anlamda) halletmek Bu cümlede. He may have gone home. (O patronunu görebildi. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi. bir sorunu. (Onlar çalışıyor olmalı.. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz. (O bizim için beklemekte olabilir. (O bu sabah hastaydı.mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz.) “. Örneğin: He was ill this morning. Such a man can’t have done that.) He had been able to see his boss. Computer: Bilgisayar. “Putare” hesaplamak. 128 .) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır.. Latince kökenli bir kelime olup. Dispute: dis = olumsuzluk. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı.) She must have been developing a new method. pute = düşünmek. düşünmek anlamındadır.

(Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi. göstermek.) They should have considered hte offer. (O arkadaşını öldürmüş olamaz. . Yani. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım. (O eve gitmiş olmalı..) Reveal: açığa çıkarmak. People shouldn’t have exalted the statue of computers. Impute: suçlamak. He shouldn’t have revealed my secret.) He may not have brought it.) Submitter: sunmak We had to sell all our properties. We must have seen him. Örnek verecek olursak.. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar.) Property: mal. ün.) They ought to have submitted their report. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi.) She may not have passed the exam. (İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi. (O sınavı geçmiş olmayabilir. (Onu görmüş olmalıyız. “Can + Have V3” yapısı yoktur.) She has to have sold her car. (Onu almış olmayabilir. övmek.çıkarmamalıydı.) He must have gone.) Exalt: yükseltmek. itham etmek I should have turned down their proposal. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık. (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar. mülk. “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir.) We had to discharge this patient.Repute: tekrar düşünülen. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız.) 129 . eşya. She can’t have killed her friend.) Discharge: taburcu etmek. (O amacını gerçekleştirebilir. şöhret.. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti. yüceltmek. (O arabasını satmış olmalıydı. Ama olumsuz yapıda olabilir.) ****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz.) He is able to realize his goal.

) Ject: atmak. We could not have sold our house. (Evimizi satmamış olabilirdik) You might have broken your leg. Project = . Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır. “with” ile geçiş yapar. Reject = yeniden atmak. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir.. Inject: in = içine. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var. (Sınavı geçmiş olabilirdik. doğruluk doğru bir şekilde Inaccurate: yanlış 130 .nın yerine atmak. KPDS’ de çok geçiyor. İyi bilinmeli.) Provide: temin etmek. karşı çıkmak. enjekte etmek. Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi”dir. KPDS için önemli bir kelimedir. Fransızca’dan geldiği için “jet”(uçak) olarak kullanılır. tasarlamak.) We could have passed the exam. “cure = tedavi “den köken alır. sonrasında sağlanan nesne belli ise.) He had been able to realize his goal. Provision: Accurate: Accuracy: Accurately: hazırlık doğru. (İngilizce’yi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik..) He had to reject salary rise.. itiraz etmek.. (Kaza yapmış olabilirdik. (teyplerde vardır. sağlamak. ödün.) . . İngilizce’ye “ject”. He ought to have provided us with more accurate data. Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir. Project: Pro = ileriye. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi.) ***Concession: taviz. Eğer “provide”. (Maaş artışını ret etmesi gerekti.. iğne yapmak Reject: Re = yeniden. Türkçe’de.He was able to realize his goal.) Object. The committee members could have given more concession. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. (O amacını gerçekleştirebildi.) We could have learnt English in England. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı.e atmak. ject = atmak. (O amacını gerçekleştirebilmişti. İnject = içine atmak. (Sen ayağını kırmış olabilirdin. ret etmek Eject: dışarıya doğru atmak. ayrıcalık.nın yerine. fırlatmak anlamındadır. Latince kökenli olup..) We might have had an accident.

bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir.. Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı.. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz.) I would sooner (that) you remained at home.Inaccuracy: yanlışlık Inaccurately: yanlış bir şekilde Data: veri. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır. (Evde kalmanı tercih ederim. (Erken kalksak daha iyi olur. modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu. tercih etmek I would rather die than do it. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir.) Die: ölmek Dead: ölü Death: ölüm We would sooner sell than rent it.) Recession: (ekonomik) durgunluk. Remain: kalmak ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar. I would rather (that) you remained at home. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini. The Government must have overcome the economic recession in Irak. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. Latince aslı “Datum”dur. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim. Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.) Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse. 131 .) Would rather / sooner: yeğlemek. Burada ise. sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir.se iyi olur We had better get up early. (Evde kalmanı tercih ederim. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar Had better: . Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor.) “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında. (Hükümet.

Present Cont. A letter will have been benign written by him...) 132 . (Ben onu gördüm.... “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz.yazılmaktadır. bu iki kullanım birbirinin alternatifidir.) Past Perfect Cont.: He is writing a letter.. (Bir mektup onun tarafından yazılır) A letter was written by him.yazılmış.) Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp. Pr.. (... Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar.. onu yorumlayabilmektir.. Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor.yazılıyordu. İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır.. He is known by everyone in the area... Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir.) Present Perfect Cont.yazılmakta olacak. A letter was being written by him. (O benim tarafımdan görüldü. Future: He will write a letter... Past: He wrote a letter.yazılıyor olacak. Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır.. S. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır.. (. Başka bir değişle... Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır....) A letter has been written by him.: He will be writing a letter. (...: He has been waiting a letter.. (.) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor.) A letter had been written by him. (. eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. S.) Passive: He was seen by me...Active: I saw him. (.. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir. Past Perfect: He had written a letter..... Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır.: He will have been waiting a letter. Bunu da daha sonra öğreneceğiz. Present: He writes a letter. Temel fiil de V3 şeklinde yazılır.. (......yazılıyor.... Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir.. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur...) Future Cont.. (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor...yazıldı. Perfect: He has written a letter... S..(.) A letter will be written by him.: He had been waiting a letter. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz.......yazılmıştı..yazılmaktaydı. (. A letter has been benign written by him. “to write to be written” gibi.. A letter is benign written by him.. Diğerleri de öğrenilse iyi olur.....yazılacak. (.. Çünkü İngilizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir.) Past Cont: He was writing a letter. Active Infinitive To speak To write To give up Passive To be To be To be Infinitive spoken written given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir..) Future Perfect Cont.. A letter will be benign written by him....) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu. A letter is written by him. A letter had been benign written by him.

) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. Örneğin. olarak.) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır.) The robbers had been followed by the police. He was given a book by me.) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir. He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar. this book has been sold very well. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır. neden Passive infinitive değil de Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring: Give: Leave: Lend: Order: Pay: getirmek vermek ayrılmak ödünç vermek emretmek demek Promise: Refuse: Send: Show: Tell: söz vermek red etmek öndermek göstermek söylemek I gave him a book.) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır. (Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. 133 .) As: gibi.. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi. (O jüri tarafından suçlu bulundu. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız. (Ben görmek istiyorum.He was found guilty by the jury.) A book was given to him by me.. Direct object = book’ tur. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi.) Over the last months. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. İki nesneli bir cümle.) He will be appointed as the new chairman.) Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum..) Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. (Ona bir kitap verdim. Bu durumda “Gerund ve Infinitive”lerin kullanımı düşünülmelidir. (Yeni bir başkan olarak atanacak. İndirect object = him. Active: I want to see. (Soyguncular polis tarafından takip edildi.çok değişik anlamları vardır. Not: Yukarıdaki cümlede.

. Ettirgenlik... (.. Örneğin.. İngilizce’de ise “Have.. (. (.... İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir.. (.. Make: Birine “zor” ile bir şey yaptırmak Get: Birine “para” ile bir şey yaptırmak Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır. CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir.kestirdim. Bu fiiller.) You could got your tyres changed... Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek.. Employ: istihdam etmek. çalıştırmak.) I am having my hair cut. rica ile yaptırılabilir.) 134 . yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir. sildirdim.... I have my hair cut. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur.. (Erkekler kulaklarını deldirirler.) I have had my hair cut. (.They consider being employed. Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır. Make.” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır.kestiriyorum.. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar.) I was having my hair cut.kestirmişim. “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik..... (Ben saçımı kestiririm) Sth V3 + Sth + V3 I had my hair cut. (Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz. saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir....kestireceğim. (.kestirmiştim. Cümlenin anlamına göre rica ile mi. (.kestiriyordum..tamir ettirmiş olacağım.... “kestirdim... “Saçımı kestirdim” dediğinizde.. İngilizce’de ise bu nüansın kullanımı. ayrı bir fiil yapısı yoktur. modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar. Ettirgenlik. İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır.) Men have their ears pierced.. bazı istisnalar hariç şöyledir: Have: Birine “rica” ile bir şey yaptırmak.. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir. Peki.) I had had my hair cut. diktirdim.) Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında.. zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır.) I will have my hair cut. “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir. Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken.. zorla yaptırılabilir...” gibi.) I will have had my house repaired. yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba”dır..

Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister.. He got his car repaired.kestirebilirim...) We could have had him translate our article. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır.) He had got his car repaired. Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük. (O hastayı ameliyat ettirecek. “.) We shall get room cleaned.. etkileniyor.a composition written... Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir. bu eylem V3 olma durumundadır..... ona maruz kalıyorsa.. (Makalemizi ona çevirtebilirdik.He will have the patient operated.) My father had his eyes examined. make. sonrasındaki eylemi yapmıyor.) Neden V3 Kullanılmaktadır????? “Causative” yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir. Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir. Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir.. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir.. Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da”Active Causative” denir.) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir. (Sesimizi duyuramıyoruz..) ***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir... Eğer “have. (O arabasını tamir ettirdi. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim.) We can not make our voice heard..kestirmeliyim.” derken yazma eylemini “a composition”yapmıyor...tamir ettirmişti.. “to” ile birlikte kullanılır. (. Bu kullanımda Get. (Babam gözlerini kontrol ettirdi..) +So+ V1 +Sth şeklinde olur. buna maruz kalıyor... (Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik. Çalışırken... (... (. Daha sonra bize anlatılacaktır..) We had had a pool built in our garden. (Odayı temizleteceğiz. Ama bu tartışma konusudur. bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır....) I can have my hair cut. I had a doctor test my eyes. get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative”dir diyoruz.) The teacher will have a composition written. 135 .. (Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak.... I must have my hair cut.

g.) We should get a repairman to fix the plug. going gibi) e. motorcu priz They had to get a mechanic to test the motor. (Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti.) You must have your tooth filled. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır.) We had our baby vaccinated. saptamak. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir.) Not: V1 ve V3 kullanımı.) Gerund (speaking.) Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. (Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. (Bana sırları söyletemezsiniz.) Vaccinate: aşılamak Their family had to have the patient operated. They must have gotten their roof repaired.) Fix: Mechanic: Plug: tamir etmek. Ayırım bu mantık ile yapılır. V1 kullanımında. You can not make me tell the secret. 1. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. (Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. teknisyen. Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar. V3’ te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir. İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatik açıdan üç konumda gelebilirler. I got a mechanic to repair my car.We could have had our article. I like swimming. düzenlemek tamirci. (Çocuğu aşılattık. 136 . (Dişlerinizi doldurtmalısınız. (Evlerinin çatısını birine tamir ettirmek zorunda kaldılar.) They had to have someone mend their roof. translated (Makalemizi çevirtebilirdik. GERUNDS AND INFINITIVES “Gerunds ve İnfinitives” ler.) Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır. Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir.) Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir.

veya infinitive olarak geleceğini öğrenmenin tek yolu fiilleri ezberlemektir. Hangi fiilden sonra fiilin -ing takısıyla geleceğini. bir isim veya isim türevi (zamir. Aşağıda bu fiillerden en çok kullanılanları verilmiştir. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır. of.g. Çünkü herhangi bir mantık çerçevesinde yapılmamaktadır. Basit olarak eğer cümlede iki tane fiil kullanılıyorsa ikinci fiil ya -ing takısı alır. Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. ya başına "to" gelir ya da yalın haliyle kullanılır. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa.) He come in. kuralları vardır. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse..) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak. I want to swim 3. Bu durumda biri diğeri için alternatif konumundadır. “gerund” olmak zorundadır. cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. gibi.) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan.) a) to appoint b) appoint c) appointing 137 . İngilizce'de.. with. Bu fiillerin sayısı yaklaşık 40 civarındadır. under. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır.2.. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. (Üyeler. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. 1. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir. ● GERUNDS “Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir. for. Bu bir sistemdir. He made me cry. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur.. Bir fiilin –ing almış biçimidir. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir. go gibi) e. He come in the room. “Gerund” lar. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak. off.g. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup. İn.) Infinitive (to speak. Bu fiiller. to go gibi) e. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir. on. The members are thinking of appointing him as their president. over .

(Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. attest: onaylamak Ratify: Specify: Notify: Affirm: Confirm: Onaylamak. Onaylamak. bildirme Reaffirm: Bear out: Onaylamak Onaylamak As a researcher.. Onaylamak Onaylamak Ratification: onaylama Specification: belirtme. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır.) interested in: Develop: Improve: Progress: .Boşluğa “appointing” gelmelidir. (O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Reaffirm.) Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous) Approve of: onaylamak Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli. Onaylamak. he was always interested in developing something beneficial.) Approve KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir.) He gave up smoking. (O sigara içmeyi bıraktı. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi.) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. Mutlaka bilinmeli.) Geliştirmek (daha önce geçmişti) 138 .) Think of: Think over: Think about: düşünmek (tasarlamak anlamında) düşünmek (bir şey üzerinde) düşünmek (bir şey üzerinde) He is thinking of emigrating to USA. bozmak. engel olmak. açıkça belirtmek.. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. certify. Appoint: atamak. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi. kararlaştırmak Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak. bildirmek. tarif name Notification: haber.ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar.

every. (syn: useful) Not: Any. sakınmak anlamak 139 .) Succeed in: başarmak Persuade: ikna etmek 2. Any Some Every No + think body one where + Adjective Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir.) Join: katılmak Disapprove of: Onaylamamak They succeeded in persuading us. no kelimeleri. Avoid: Understand: kaçınmak. where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. (O orduya katılmayı onaylamıyor.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse.) He disapproves of joining the army. body. En önemli 10 . Diğerleri liste halinde bize verilecek. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar. You must give up smoking. one. some. (Sigarayı bırakmalısınız. think. “gerund” olmak zorundadır.Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial: faydalı.15 tane fiil göreceğiz. Bu fiilleri yazarsak.

) He hates getting up early.) The thief admitted stealing the money. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin. umurunda olmak ertelemek bağışlamak. (O erken kalkmaktan nefret eder. You could have avoided hurting him.) Move: taşınmak. (Hırsız parayı çaldığını itiraf etti.Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind: Postpone: Delay: Defer: Put off: Forgive: Pardon: Excuse: Hate: Detest: Abhor: Like / dislike: Complain: düşünmek kabul etmek. (O taşınmayı düşünüyor. itiraf etmek sezinlemek taktir etmek hoşlanmak aldırmak. hareket etmek (yanında away. affetmek nefret etmek sevmek / sevmemek şikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller.) She considers moving away. in gibi değişik edatları alabilir. umursamak.) Thief: hırsız 140 .

) I don’t understand your complaining.... manası yok anlamı yok.e alışmak Get used to: . olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa. bir şeye karşı çıkmak itiraf etmek .. (zamanı ne olursa olsun. kesinlikle “gerund” olmalıdır.. (Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum.Theft: hırsızlık I don’t anticipate meeting any problem. bu fiil gerund yapısında olmalıdır. yararı yok. aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse. bir şeye karşı çıkmak itiraz etmek. (Şikayetinizi anlamıyorum. It is no use: It is no good: anlamı yok.. kandırmak zorluk çekmek dayanamamak 141 . bir şey yapmaktan kendini alamamak canı istemek .e alışmak Get around to: Have trouble: Can’t bear: Can’t stand: Have fun: Bu kalıplardan sonra.. Her zaman bunlardan sonra dolaşmak. yararı yok That is no point in:anlamı yok. yararı yok Can’t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to: elinde olmamak.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de...e alışkın olmak Be accustomed to: . yayılmak.e alışmak Get accustomed to: ...meye değer dört gözle beklemek itiraz etmek.) 3.

cinayet anlamında) The hijackers objected to releasing the hostages. (İngilizce öğrenmeye değer.) English is worth learning. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir. (Fransızca öğrenilmeye değmez. Örnekler I am looking forward to seeing you among us. günah.) Confess to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulaşmak 4. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı. salıvermek rehine I am used to studying late at night. hava korsanı serbest bırakmak.) French is no worth learning.) Hijacker: Release: Hostage: uçak kaçıran.) Confess to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: işlemek (suç. ara vermek Cease Devam etmek Continue 142 .) He can’t help laughing when he sees me. (Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım. (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum. bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. hata. (Bakan suça bulaştığını itiraf etti.) I don’t feel like going out to night. (O problemini çözmede zorluk çekti.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de.) The minister confesses to getting involved. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.“gerund” olacak diye bir kural yoktur. (Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz.) He must have confessed to committing the crime. Başlamak fiilleri start / Begin Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz) Kesmek.) She had trouble solving her problem.

) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. (P. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz.) He accused everybody of being reluctant. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir. (Bu proje devam etmeye değmez. (P. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum. (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. sorun. Gerund’ın öznesi you’dur. “The poor” gibi. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti. I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır. Örneğin. (O herkesi isteksiz olmakla suçladı.) Issue: Properly: Discuss: mesele.) We cannot got anywhere without discussing the issues properly. “Ben öğrenmek istiyorum” derken. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir.) Accuse of: Unwilling: suclamak isteksiz Reluctant: Willing: isteksiz istekli Will: istek Irreluctant: istekli I do not understand your complaining about your jop. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. “helping” in de öznesi “I” dır.) I start to work on Monday. Aslında her dilde olduğu gibi İngilizce’de de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum. Tesi çalışmaya başlarım. Bir önceki derste.) This project is not worth maintaining. problem uygun bir şekilde tartışmak 143 . I appreciate your helping the poor. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur.) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. İkisinin de öznesi “ben”dir. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir.I start working on Monday.) Bu cümlede “appreciate” den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. Yüklemin öznesi I. Tesi çalışmaya başlarım.

) (cüzdanı üzerinde demektir. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır.) I regret to spend so much money.) Regret.) My wife doesn’t allow going out. He recommended resting. Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. Unutmak. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund. Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler. (cüzdanımı almayı unuttum. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. Bu gramatikal bir özelliktir. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma) üzgünüm. (cüzdanımı aldığımı unuttum. ***Kural: 1. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor.pişman olmak.) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık.) The expert advised us to sell sharing.) Miserable: perişan. sefil 5. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. 144 . daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır. I regret spending so much money. ***Kural: 2. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm. önermek. Forget. He recommended me to rest. Allow = izin vermek. My wife doesn’t allow me to go out.We get used to living under miserable condition. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez.) I forgot to take my purse.) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. Hatırlamak) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar.) Expert: uzman Sharing: hisse senetleri 6. Remember (Üzgün . (Karım dışarı çıkmama izin vermez. I forgot taking my purse. (Bana dinlenmemi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır. Advise: tavsiye etmek.) Allow = Permit.) (cüzdanı üzerinde değil demektir.

7. I saw him waiting at the bus stop.) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımından dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır. Hear. We felt the house shaking.) I saw him wait at the bus stop. Watch: (Görmek.) My car wants watching. I need to be accepted in the club.) Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakikasını gördüğüm.) Need. Want (İhtiyacında olmak. Gerektirmek.) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır.) My car wants to be watched. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır. This room needs to be cleaned. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar. hissetmek izlemek) Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. 145 . 8. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var.) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır.) (sarsıntının bir kısmını) We felt the house shake.) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. Bu madde de Türkçe çeviriden çok İngilizce mantığını kavramak önemlidir. (evin sarsıldığını hissettim.) See. duymak.) The grass requires cutting. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. (Otlar kesmeye ihtiyacı var. Feel. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur. İstemek.) (sarsıntının tümünü) Shake: sallanmak. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. (evin sarsıldığını hissettim. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. Requirei. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır.

● INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. 2. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi aynıdır. (Onları bara girerken gördüm.. Appear.) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır.mek Hesitate: Tereddüt etmek Hope: Ummak. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. bir kısmı gözlenirse “bare infinitive” ile.I watched them enter the bar. Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim. (Ben sizin İngilizce öğrenmenizi istiyorum.. Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz. I heard her singing. ümit etmek Learn (How): Öğrenmek Know (how): Bilmek. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır.) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir.) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I. tümü gözlenmişse “gerund” ile aktarılır. talep etmek Deserve: Hak etmek.. Bunların sayıları10–15 tanedir.) Not: Genelde kısa süren olaylar. ama “gerund” la da kullanılabilir. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır.. (Ben öğrenmek istiyorum. tanımak Offer: Teklif etmek Plan: Planlamak Prepare: Hazırlamak Promise: Vaat etmek Pretend: Gibi davranmak Refuse: Ret etmek 146 . I want to learn English. Uzun süren olaylar ise. (Onu şarkı söylerken duydum.Seem.e razı olmak Decide: karar vermek Demand: İstemek. I want you to learn English. mastarın öznesi You’dur.Look: Görünmek Can afford: Gücü yetmek Claim: İdda etmek Consent: . layık olmak Happen: Tesadüfen .) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. Bu yapıda.

. (Biz projeden vazgeçmeye karar verdik. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi. (Onlar vaatlerini yerine getirmeye söz vermek zorunda kaldılar. denemek tartışma.) 147 ..) They had to promise to fulfil their commitment. (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim. sürdürmek He must have threatened to kill us. ödün. İyi bilinmeli.e yeniden başlamak. Fulfil: yerine getirmek.Resolve: Karar vermek Seek.) Try: Dispute: Confluent: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: .meye çalışmak Tend: Eğiliminde olmak Threaten: Tehdit etmek Undertake: Üstlenmek Would love: Seve seve..mek Condescend: Tenezzül etmek I can’t afford to buy such a car in these economic conditions. (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı. anlaşmazlık The two governments refused to resume the talks. (Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı ret etti) Refuse: ret etmek Reject: Turn down: Talks: görüşme Resume:. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer..) Commitment: söz. İyi bilinmeli.yapmak implement: Achieve Accomplish: Execute: (eksikut) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manufacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar.meye çalışmak. KPDS için çok önemli kelimelerdir.Strive: . vaat... To promise: söz vermek Compromise: (komprumayz) uzlaşmak.) We decided to give up the project. He should have tried to resolve the dispute..Try.. taahhüt.

Coerce: Encourage: Enable: Find: Forbid: invite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: İzin vermek İstemek.) Would love: seve seve . He always tends to hurt people. Tavsiye etmek Sebep olmak Meydan okumak. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir. Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur.Force.) She consented to step down. Allow.) Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me.Advise: Cause: Challenge: Command: Compel. Sipariş vermek Hatırlatmak Gerektirmek Öğretmek 148 . (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi.e razı olmak Step down: geri adım aymak.ile She should not have condescend to take his book.. Zorunda bırakmak Cesaretlendirmek. I happened to see him.) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda. çekilmek I would love to come along with you.) Tend: eğiliminde olmak.Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur.) Happen: olmak Happen + full Infinitive: tesadüfen . (Sizinle seve seve gelirim. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir. (Türkçe’ye meyil.mek.Permit: Ask: Recommend. yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır...mek Along with: .. (Onu tesadüfen gördüm. Düelloya davet etmek Emretmek Zorlamak. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir. Rica etmek Önermek. Teşvik etmek Muktedir olmak. Bilgilendirmek Mecbur etmek. (Beni görmeye gelebilirdin) 2...) Consent: . (O çekilmeye razı oldu.. Mümkün kılmak Bulmak yasaklamak Davet etmek Haber vermek... zorunda bırakmak Emretmek.

) Urge: istemek (şiddetle bir şeyi . İngilizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir.. motive etmek Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp.) Force: zorlamak The doctor encouraged the patient to go home.. inceleyen...) Inspector: müfettiş Spect: bakmak Inspect: ın:içine. (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi. Inspect: İçine bakmak = incelemek In spectator: içine bakan.. (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız.) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur.. zorunda bırakmak 149 . (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz. M.Tell: Söylemek Tempt: Ayartmak Urge: istemek. devam etmek Attendance: hazır bulunanlar... izleyiciler Oblige: mecbur etmek. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti. .e sevk etmek Warn: İkaz etmek... pect: bakmak. uyarmak Want: İstemek The U. (B. spect: bakmak. The inspector obliged the minister to reign.) Cour: kalp. cesaretlendirmek..) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp İngilizce’ye çevirmek verimliliği arttırır.(Hoca oynamamıza izin verebilirdi. = müfettiş Spectator: seyirci Expect: ex: dışarı.) No one can force me to give up smoking. Expect: dışarı bakmak = beklemek... (Doktor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi..) To Comply: Resolution: Security: Council: The teacher could have allowed us to play. “not to go” gibi.... ummak Respect: tekrar tekrar bakmak... The U N urged the U S A to lift the embargo. You ought to have warned us not to go there..N has urged the Iraqi Government to comply with the resulotions of the security council. yürek Courage: yürekli Encourage:yüreklendirmek.. saygı göstermek Attend: bir yerde hazır bulunmak. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır.

) Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor. düzen.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar.) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. (You should not have permitted him to go.Merit: Desire: Expect: Help: Intend: Invite: Request: Want: Wish: İstemek Rica etmek. (İngilizce öğrenmemizi tavsiye ettiler.) He asked me to take part in the meeting. sıra They advised us to learn English.He orders us to be ready at 11 o’clock.) Silahları teslim etmelerini istedik. Ask: Beg: Clime: Deserve. (Mitinge katılmamı istedi. İstemek İddia etmek. sipariş etmek.) You should ask him to help us. (We wanted them to lay down their arms.) Order: emretmek. 2. Ümit etmek Yardım etmek Niyetinde olmak Davet etmek İstemek İstemek Dilemek He asked to take part in the meeting. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı. (She ask us to stay. layık olmak Arzu etmek Beklemek. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor.) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor.) 150 .) Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlayıcı Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork. savında bulunmak Hak etmek. (Mitinge katılmayı istedi. hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler. (Bize yardım etmesini istemen gerekir.) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. Birkaç tanesini örnek verecek olursak. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti.

değer. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir. Saygılı Düşüncesiz.sız olaylı You could have invited us to participate in the congress.) I wished you to be among us. meziyet övülmeye değer. Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Dikkatsiz. değerli hakkıyla.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır. hak etmek layık olmak hak etmek. mastarın öznesi ise “me” dir.. Budalaca Cömert. yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır. To take part in: Participate: katılmak katılmak He can expect to win the prize..) He can expect his son to win the prize. ihmalci Düşünceli.) I wished to be among you.) Deserve: Merit: Meritorious: Deservedly: Deserving of: layık olmak.(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz. (O başkanımız olmayı hak eder. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir.) Gress: gitmek ileri gitmek. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”.) Among: arasında (ikiden fazla nesne için) Between: arasında (iki nesne için) Örnekler She deserves to be our chairperson. Türkçe’den İngilizce’ye.) Claim: Ful: iddia etmek . ahmak. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. (O ödülü kazanmayı umabilir. (Aramızda olmanızı diliyordum. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir. 1. haklı olarak müstahak The man claimed not to see the event. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır. saçma. Aptal.Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. (Aranızda olmayı diliyordum. 4... (Adam olayı görmediğini iddia etti. 151 .lı Event: Eventless: olay olaysız Eventful: Less: . Saygısız Akılsız.

It is kind of you.) It was very considerate of him to carry our luggages.Kind: Unkind: Polite: Impolite: Right: Wrong: Rude: Nazik Nazik değil. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir.. (Naziksiniz.. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid: Anxious: Ashamed: Careful: Curious: Determined: Eager: Glad: Quick: Reluctant: Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır. (O nazik değildir. 2.) It is impolite of him..Certain: Liable: Korkmuş İstekli (can atacak şekilde) utanmış Dikkatli Meraklı Kararlı İstekli Memnun Hızlı İsteksiz (İrreluctant: istekli) İstekli (Unwilling: isteksiz.Sure.e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time.) It is very kind of you to help me.) .) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kullanılmaktadır.) Turkey is bound to sign the agreement. Haksız Kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. Haklı Yanlış. Kaba Nazik Nazik değil.) He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir. Bunun yerine “İt is kind of you” denir. Kaba Doğru. Ama İngilizce’de bu yapı kullanılmaz.e eğilimli Muhtemel Muhtemel olmayan Kesin . Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır. (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir..) 152 . Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi. (Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.

olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir.” şeklinde olmalıdır.) Sacrifice: Kurban.We are all quite willing to make sacrificies our family. Bu maddede ise mastar. İkinci maddede özne kişi veya zamirdi.) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar.) Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor. 3.) şeklinde olur. Örneğin. (İngilizce öğrenmek kolaydır. yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. “İngilizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İngilizcesi normalde“To learn English is easy. Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Assuming: Difficult: Exciting: Interesting: Boring: Easy: Hard: Impossible: Possible: Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable: Eğlenceli zor.) He is unlikely to accept your offer. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir. Fedakarlık Man is always liable to make error. (Öğrencilerim İngilizce öğrenmeye isteklidirler. özne durumuna geçer.) Convince: İnandırmak 153 . (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. “it is easy to learn English. Yine yazılan her cümleyi telâffuz etmek.) It was very difficult to convince him. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu. Enteresan Sıkıcı Kolay Sıkı imkansız mümkün önemli Temel. güç heyecanlı İlginç. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır. Zaruri Acil Tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. (Onu inandırmak çok güçtür. esas Gerekli Gerekli.

Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş.. Hemen sonrasında Infinitive alan fiillerin sayısı yaklaşık 10–15 tanedir.) To submit. Burada sadece for edatı kullanılır..) It is impossible for you to persuade me. mücadele etmek..inandırmak güçtür. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. KPDS için çok önemli bir kelimedir.öğrenmek kolaydır. Yukarıdaki cümleler “.. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır. 3-4 defa sorulmuş.e razı olmak karar vermek İstemek.. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur.) To get along with: .bunun mastardan önce yazılması gerekir... Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. Edatı veya fiili yine sorulabilir.mek Tereddüt etmek Ummak. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. başka edat kullanılmaz.. . (Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır. layık olmak Tesadüfen .üstesinden gelmek zordur “ gibi genel bir anlatımı ifade ederler. İyi öğrenmek gerekir.It is rather difficult to get along with her. ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu. ümit etmek Öğrenmek Bilmek. (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur.Seem. anlaşmak It is hard to cope with these problems. Appear.. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren. It is hard for us to cope with these problems. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. Örneğin.ile geçinmek. .) Cope with: Üstesinden gelmek.. Bu yapıda..Look: Can afford: Claim: Consent: Decide: Demand: Deserve: Happen: Hesitate: Hope: Learn (How): Know (how): Offer: Plan: Prepare: Promise: Görünmek Gücü yetmek İddia etmek . tanımak Teklif etmek Planlamak Hazırlamak Vaat etmek 154 . (Onunla geçinmek oldukça güçtür. talep etmek Hak etmek.(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir.) İt was necessary for him to submit the report until the next day. yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise..To present: Represent: Presentation: Sunmak Yeniden sunmak Sunuş Çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir.

Dün onu okulda fark ettim. Özne ve yüklemden sonraki yapılar opsiyoneldirler. Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur.) Ben pahalı bir araba satın aldım. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. (O partiye gitmeyi çok isterdim. ne zaman.meye çalışmak Eğiliminde olmak Tehdit etmek Üstlenmek Seve seve. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır. Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem sınav hem de genel anlamda İngilizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir. Tümleçler ise yüklemin nerede. (Bir dilenci gibi davranıyor. Tümleç: Nesneden sonraki yapılar tümleçtir.) 155 . Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup. İngilizce’de cümle “özne.) I would love to go to that party. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim. (I noticed him at the school yesterday. Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim.. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez. ne zaman.. I learnt English well in England last year. Ama çeviri. (Oraya gitmeyi ümit ediyorum. Özne. sabittir..Try. Olsa da. Yerleri ve sıralaması değişmez. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur.) He pretends to be a beggar. yüklem. nerede. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz.) RELATIVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir. Yükleme kim. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir.. nesne yüklemden etkilenendir. Özne yüklemi yapan. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir.Strive: Tend: Threaten: Undertake: Would love: Condescend: EXAMPLES Gibi davranmak Ret etmek Karar vermek .Pretend: Refuse: Resolve: Seek. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur. (I bought an expensive car. neyi. Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz.mek Tenezzül etmek I hope to go there. olmazsa da olur. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. Bu üçlü yapı temel yapıdır.

öznel formda iken “.. I received the report. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “.. İkisi de nesnel formda iken “. . Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “. Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur.) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi...en.dığı” olarak çevrilir.dığı” olarak çevrilir I found the book. which they signed. (Onların imzaladığı anlaşma) The workers who I met. (Önemli olan kitabı buldum.) The man who you are waiting for..Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır.. (Göndermiş olduğunuz kitabı aldım.. The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi. Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “..) 156 . (Karşılaştığım işçiler.. (Kitabı buldum.) You had sent the report.. Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler.en.) The book was important..an” olarak çevrilir. .) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak. Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. (Raporu aldım. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler.an” olarak çevrilir. 1. Buradaki “a” artikeli “car” içindir. which was important. “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun..dığı”. ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi.en.) I found the book. (Kitap önemliydi. (Beklediğiniz kişi.an” olarak çevrilir. which you had sent. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde-İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılırbu sıfat isim ile artikel arasına gelir... İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir.) I received the report. Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir. Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir.. Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan kompleks cümleler görelim.. Relative Clouse veya Adjective Clouse” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir..) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi. Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who: İnsanlar için kullanılır. (Raporu göndermiştin) 2. The agreement. “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü.. . Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür.

Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir. Unfortunately.) 157 .) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır. (Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı.) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centuries. (Çatışma halinde olan her iki taraf. The boy who we saw yesterday found the money. (Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı. Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır. we cannot publish the article which you have sent. (Bursu kazanan öğrenci. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar.) Dismiss: kovmak The man who robbed the bank was caught by the police. He had to dismiss the boy who made noise.) A car.) Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler. (Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir. The scientist who devised this method.Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir. which runs 100 miles on hour.) Devised: bulmak The student who won the scholarship. We have many problems that we have to solve. (Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security.) *** Eğer “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den önce yazılması gerekirdi. (Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu. özne konumunda olan bir ismi niteliyor.) Not: Bu cümlede “adjective clause”. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. (Saatte 100 mil giden araba. Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. (Bu metodu bulan bilim adamı. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır. (Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar. which you lost.

is a leading country in the middle. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir.) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book.) Adequate: yeterli. bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır. Virgül duraklama demektir. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (. (Cinayeti işleyen babam tutuklandı. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir. uygun Inadequate: yetersiz. which you are looking for.) İlgi Zamirleri. KPDS’de sorulur.) arasında ifade edilir.) To go away: çekip gitmek. Ve You are looking for the book şeklinde 158 . (Verdiğiniz bilgiler yetersizdi. was arrested. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır. which we visited last year.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz. (Cinayet işleyen adam tutuklandı. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. Bu çok önemli bir özelliktir. ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir. Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir. who committed the crime. Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. (Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızca’yı akıcı bir şekilde konuşur. dağılmak (gitme belli bir noktaya olmadığından) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book.) Our dean.) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler. The information which / that you gave was inadequate. speaks French fluently. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur.) Arrest: tutuklamak My father. İyi bilinmeli. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away. (Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir. Not: Non.In conflict: çatışma halinde olma Last: sürmek The man who commit ten the crime was arrested.East.(Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. (Aradığınız kitabı gördüm. Turkey. isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar. who studied abroad.

“Give”. (Aradığınız kitabı gördüm. Örneğin. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar.) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down.) Dismiss: kovmak Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz. Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1.) She dismissed the student about whom you talked. (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. Pollution is a serious problem for which we must fight. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır.Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçiş yapmıştır. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner. (O güvenebileceğin biri değildir. vazgeçmek” anlamındadır. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. dövüşmek. which I paid ten thousand dollars for. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking. was broken down.) She dismissed the student who you talked about.) He is not a person on whom you can rely. 159 . My car. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb”ini oluşturur ve bu da “bırakmak. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. (Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur. Phrasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. savaşmak. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz. Yani “for” edatı nesneye aittir. Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı. 2. Örneğin. vermek anlamındadır.) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir. Amerikan İngilizcisinde pharasal verb’ler çok kullanılır. Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır.) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder.

saklamak.. (Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorduk..için durmak We stopped smoking.otuza yakın anlamı var.) 160 .... (O içinde çok parası olan çantasını kaybetti.. (İçinde olduğumuz araba bozulmuştu. (Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır..... (Birlikte yaşadığı babası ona karşı nazik değildi. (O durmadan konuştu...) His stepfather.) ***Non. Keep on + V1+ing : . This is the woman on whom we performed the operation... İyi bilinmelidir. suçlamak She lost her bag in which there was a lot of money... which we can do. is not kind to him. (Suçlandığı suç çok hafifti... Stop + Gerund: .... The horse on which he was kept stopping to eat grass.... whit whom he is living.. Keep (kept.. (O konuşmaya devam etti.. işletmek..meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan ..) The crime of which he was accused was very leniet.. Çünkü pharasal verb’dür.Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who”nun “whom”a döndüğüne dikkat ediniz.....) We stopped to smoke.. (Üzerinde olduğu at.) There be: bulunmak.) Lenient: hafif Accuse: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ayıplamak... Önemli bir özelliktir... (Bu ameliyat ettiğimiz kadındır.) The car in which we were had had brakes..) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır.. var olmak There must be something. which we carried out... Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir..mek He kept on speaking. (Sigara içmek için durduk.. ot yemek için hep durdu.meye ara vermek Stop + Infinitive: ..Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler..) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez. They didn’t like the study. (Sigara içmeye ara verdik..) He kept speaking. kept): tutmak.) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor..

”of whom” canlılar için. (Onun. . “of which” cansızlar için kullanılır. Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört çocuğu değil. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır...) 161 .) Bu cümlede sıfat cümleciği (öğrenci olan) çocukların hepsini niteler. for one of whom I bought a present.) Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz.. ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. uygulaması zordur. bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır.) My friend has three cars. (Arkadaşımın biri yabancı markaolan üç arabası vardır.) I have three friends. which were in Ankara. (Öğrenci olan dört oğlum var.) Wound: yaralamak.. He had many houses. forty of whom are married. I have four sons who are students... ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler.OF WHOM ve OF WHİCH .ki onu. (Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır.ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying. (Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır... (Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı. some of which were in Ankara. The woman who was wounded was carrying. two of whom are students.ki onların anlamında da çevrilebilirler. .. on of which is a foreign mark. Peki bu dört çocuğun hepsi değil de. WHOSE .) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz. (Yaralanan bayan ağlıyordu. (Eşi yaralanan bayan ağlıyordu.ki onun. .ki onların anlamındadır. Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir.) He had many houses.. Sınav tekniği kolay. (İkisi öğrenci olan dört oğlum var. direk sorulması beklenen bir konudur.. bu iki ilgi zamiri bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılır. Eğer ikisi öğrenci olan dört çocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons. İyelik belirten zamirdir.) I have got a hundred students..

Not. (Geçen yıl aldığımız otel turist doluydu. I bought a car whose engine was out of order.. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır. (Geçen yıl kaldığımız otelkapatıldı.. konunun gramatikal boyutuydu. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek. Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır. whose son studies in the USA. will go there next month..) Collapse: yıkılmak Our manager. “which”in alternatifleridirler. Why: . Aralıklı öğrenmeyi (yaklaşık üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır.ki onun için. Konunun esprisi budur. which we bought last year.) Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir.ki orada. Bir de bu konuda kısaltmalar var. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır. .) Full of: bir şey ile dolu. Soyut anlamda bir şeyi kapatmak) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakilsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir.) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed. DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: . When: . was full of tourist.. Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir... Bazı sınavlarda “where”nin sorulduğu görülür. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır. The hotel where we stayed last year was closed down. Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir.ki oraya. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır. Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz.) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz.ki o zaman. (Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı.. (Oğlu USA’ da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek.. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez. Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. The hotel. Diğer ikisinden pek soru gelmez. (Motoru bozuk olan bir araba aldım. 162 .

Önemli bir ilgi zamiridir. I cannot forget the moment when we first met.en . The things that you said were not true..) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmadığıdır.. What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır.) “what” kullanılırken. (İddia edilenler onaylanamaz. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir.. 163 . Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “. Bu özellik “what”ın en önemli ayırt edici özelliğidir. Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what”ın orijinine inmek gerekir.) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır.dığı” şeklinde çevrilirler..ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar. (İddia edilen şeyler onaylanamaz. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır. What is claimed cannot be approved. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez.. Can’t: kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder.. (Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum) “why” çok nadir kullanılır. Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. (Söylediğiniz doğru değildi. Zaten “şey”i dememek için bu kullanıma gidilmiştir.Bu cümlede “where” kullanılamaz.. (Söylediğiniz şeyler doğru değildi. (İlk karşılaştığımız anı hatırlamıyorum) “when” kullandık.) Cannot: kullanımı bir sürekliliği ifade eder. Bu nedenle “which” kullandık. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir.) The things that are claimed cannot be approved. I can not understand the reason why they have resign. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “. Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir.dığı” şeklinde çevrilir... I cannot understand what you speak. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır. yerini aldığı “şeyler”in tekil-çoğul durumu belirsizdir.. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir.. (Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir. Çünkü “. İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır.an” veya “. Demek ki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır.

Those who are waiting for you want to see you. (Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar. mahkeme. (Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar. dürüst. (Önemli olan sağlığınızdır.. (Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar. adaletli. hak bilirlik Justifiable: hak verilebilir. Those who study more are usually successful. haklı Justly: haklı olarak Justness: doğruluk. İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you.What is important is your health.) Consist with: . “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır. gerekçe. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır. bekleyen insanlar.) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir. “what” görüldüğü yerde “the things that”. iyi öğrenilmeli. Zaten İngilizce’de eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır.ile uyuşan. yargıç..) “those” genelde çoğullar için kullanılır. Bu özellik bütün dillerde vardır. haklı gösterme Justify: haklı göstermek. savunulamaz Justification: haklı neden. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying. Önemlidir. bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. savunulabilir Unjustifiable: hak verilemez. dürüstlük.) Those who you talked to.ile tutarlı. .. dürüstlük. (Sıfat ve edattan oluşan bileşik ir edattır.) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler. İngilizce’de genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar.(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil.) What they put forward can’t be justified. haklılık Justice: adalet.(Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez. İlgi Zamirlerinde Kısaltma 164 .. (Sizin konuştuklarınız.) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak.) Put forth / forward:ortaya koymak Just: doğru.

. Main clouse’da kesinlikle kısaltma yapılamaz.. Geriye sadece “gerund” kalır ve “. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır. (Olayları onaylamıyorum. Occur: olmak.i onaylamak.i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki İngilizcesi “to”dur. O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle I don’t approve of the events occurring in the area.Özne durumunda (. Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir.) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır. Kısaltma yan cümlecikte yapılır... Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “.. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir. Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum. Main clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir.haliyle söylenir.. . İngilizce’de .en..) Active cümlelerde Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan cümlecik (subordinate clouses) vardır.. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.. (Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir..) The visiting Germany PM.) Main clause: I don’t approve of the events. meydana gelmek Approve of: ..) The demonstrating students.. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan. Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women.) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir. Türkçe’de bu . (Çalışan bayanlar. (Çalışan bayanlar. vukuu bulmak.. Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir.en..... Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir.) The women working..en.) The PM visiting Germany.) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir.) Subordinate clauses: The events are occurring in the area.an) iken kısaltma: 1.an” anlamı verilmiş olur.nın demektir.an” anlamı verilemez.) I don’t approve of the events which are occurring in the area. 165 ...i tasvip etmek (of: .) The students demonstrating..nın onaylamak diye söylenir. (Gösteri yapan öğrenciler. .. Ama gerçek edatı “of”tur. (Olaylar bölgede meydana geliyor. .. (Gösteri yapan öğrenciler.

) Occur: Take place: Happen: olmak. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. (Konuşulan adam) The boy beating his friend. (Atanan üyeler.) The car sold. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır. Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor. 2. (Arkadaşlarını döven çocuk. The children who making noise. (Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız.) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir. İlgi Zamirlerinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. (Kullanılan metot.) Çoğu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir. (Atanan üyeler.) The man speaking.) The language spoken. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz. (Konuşulan dil. (Paketi gönderen memur. vukuu bulmak.The children who make noise.) The members appointing. Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed. Çünkü önemli bir konudur.) The members appointed.) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed.) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır. (Gönderilen memur. meydana gelmek 166 . (Satılan araba. (Dövülen çocuk. (Konuşan adam) The man spoken.) The boy beaten. Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor.) The employee sent. The method used. (Gürültü yapan cocuklar. We can’t approve of the events occurring in the region.) The employee sending this pocket.

Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering. I haven’t received yet the letter sent... İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırt etmiş oluyoruz. İkisinin de anlamı aynıdır. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik. bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup.) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 .) I haven’t received yet sent the letter. Veil: Reveal: örtmek ortaya çıkarmak He had to accept the price offered.) The information given as regards this was not true. (Kursu verecek (olan) hoca) 167 .) Disperse: dağıtmak Crowd: kalabalık Gather: toplanmak. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip. The matter reported revealed his innocence. (Verilmemiş olan bilgi doğruydu. kalan kısmı çeviririz.) Önceki dersimizde. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir. (Önerilen fiyatı kabul etmesi gerekti. ismin önüne getirilebilir.) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu. cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz. (Gönderilen mektubu henüz almadım.) Retard: . Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık. The information not given was true. Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. (Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak. Active cümlecikler için active mastar. (Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı.Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk. (Gönderilen mektubu henüz almadım. The teacher to give the course. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır. bir araya gelmek İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır. (Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı.

) The passengers to get on the plane. kurmak The students to go abroad. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı . (Öldürülecek (olan) adam. (Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci.) The bridge to be constructed (İnşa edilecek (olan) köprü. yapmak. Yapıyı bu şekilde görüp. (Öldürülecek adam. (Uçağa binecek (olan) yolcular.) Conduct: götürmek. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz. (Öldürülen adam. (Sizi görecek (olan) adam doktordur.Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır. (O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak. duyurmak Election: seçim Hold: (held.) The man to be killed.) 168 . (Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi. (Öldüren adam. durmak He will not become a candidate in the election to be held next year.) Construct: inşa etmek. (Öldürecek adam. The results of the election held last week were not announced.) The man killed. çeviriyi yapmak çok önemlidir. (Yürütülecek (olan) proje.) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir. yürütmek.) The man killing.) The project to be conducted. yapmak.ki bu gelecek zaman anlamı katıyor ayırt etmiş oluyoruz.) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir. (Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır. taşımak The man to see you is adoctor.) Announce: ilan etmek. held) tutmak.) The man to kill. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır. (Öldürecek (olan) adam) The man to be killed.) The man to kill. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediğinden) mastar ismin hemen yanındadır.

(Ülkemi terk etmem gerekiyor..) 3.) Defining (tanımlanan) Yapılarda: The letter. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor.ecek.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır.) 2..B’nı Romanya’yı ziyaret edecek.. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. Be to: İngilizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır.) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir.) 169 . ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr. Çünkü İngilizce’de iki isim yan yana gelmez..mektir: My duty is to teach English. Peki mastar neden “. Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “..) Birinci cümlede “will”. Bu cümlenin İngilizce’deki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir.acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia. şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz.dığı) İken Kısaltma 1.. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz.Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır.. “Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır.) The letter he had sent was lost. ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır. (Görevim İngilizce öğretmektir. Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir.. Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister pasif olsun.. .(C. ) ... . was lost..... The students who will participate (Katılacak olan öğrenciler. Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır. We couldn’t decide on the matter they put forward. ) .) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz.ecek. (Katılacak olan öğrenciler. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz.acak” anlamını vermektedir.ecek. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz. which he had sent.) The students who are to participate.acak” anlamını verir..ecek. (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik. İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak. Nesne Durumunda (....dığı” anlamını vermek zordur. (Onun gönderdiği mektup kayboldu. İki kullanımda “.. . .. 1..

the only.. Your brother. “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar .) The report to be submitted.ki bu da” olarak çevrilir.) yapıyı diğerlerinden ayırır. İngilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (.) The man to be killed. seems very simpatico. The man to get out off the bus. (Temsil edilmeyecek ülke.) Bu kullanımda “which”. (Otobüsten ilk inen adam) İkinci cümlede.. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır...cak” eki “..) The price they asked was too high (Onların söylediği fiyat oldukça yüksekti. Bu yapıda “that” kullanılamaz.) The only man to be killed. (Öldürülen son adam. who (m) I met yesterday.an” ekine döner. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgulanmış oldu. (Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır.) The only country not to be represented.. (Otobüsten inecek adam) The firs man to get out off the bus.. . (Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi. (Sunulan son rapor.I didn’t receive the document he sent. The country not to be represented. Çeviride de “. the last. . Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir. (Temsil edilmeyen tek ülke.cek. He failed again.en. (O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı. Ayrıca tek 170 .) Ahmet was student to leave the classroom. (Sunulacak rapor.) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first.) Ahmet was the last student to leave the classroom. Yani çeviride “.) The last report to be submitted. (Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi.) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır...) 2. which dissappointed his parents. ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz.. (Onun gönderdiği belgeleri almadım. (Öldürülecek adam.

) Arrest: tutuklamak. belirlemek uygun. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir.) Arrange: Convenient: Inconvenient: Treat: Threaten: Threat: ayarlamak. We will have to across the frontier. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. bütün (sayılamayanlarda kullanılır. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratli anlama alışkanlığını geliştirecektir. The government made investment in education. (Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. which will be difficult.) Kısaltılması: He failed again.) He failed again. (Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur. (Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı.virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir. (Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti. Sonrasında sıfat cümleciği. the’yı sona alır.e yol açmak tüm. durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek 171 . leading to welfare.) Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur. all the) The patient didn’t respond to treatment. elverişli uygun olmayan davranmak. bütün (sayılabilenlerde kullanılır. tedavi etmek tehdit etmek tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu kompleks cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği göz ardı edilerek kalan yapı çevrilir. The man who was arrested finally confessed to being a spy. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir.) Investment: Lead to: Whole: All: yatırım .) He was rude to the customer officer.. (Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. the’yı başa alır. which made things force. the whole) tüm. which was convenient for everyone. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur.) Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı.. Kompleks cümleleri. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler It was difficult to arrange a date. (Herkes için uygun olan bir tarih belirlemek zordu. düzenlemek. upsetting the whole family. which upset the whole family. disappointing all doctors.

nın yerine . nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler. with whom I have been working for long. -cek yerde Source: kaynak Renewable: In place of: .. applied to the police for protection. (Biz. envisioned.) Collage: meslektaş Give in: vermek (verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar) Counterpart: karşı taraf (bakanlar için) The minister. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile. (Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti. tedavi etmek tehdit etmek tehdit The inflation rate. -cek yerde NOUN CLOUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. öngörmek. (Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş.mış bile (tek başına kullanıldığında). Noun Clouses’ larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler. beklemek hariç.) Already: halihazırda. whose life has been threatened.) Resource: kaynak yenilenebilir Instead of: . Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu.We had to give up the research. (Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu.) Envision: Envisage: Target: göz önüne almak. dışında davranmak. fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız.. Önce mantığını kavramak gerekir. . sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik 172 .. daha önce (bağlantılı cümlelerde) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My collage.nın yerine. belirlemek syn envision hedef The information we have obtained was not reliable.) Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat: korumak koruma ummak. which we have already undertaken.. expected to be 20 %. (Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: Obtained: güvenilir elde etmek. has decided to give in his resignation. Bir cümlede isimler özne. has already passed the target.. Demek ki Noun Clouses’ lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir kompleks cümlede özne.. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler.

) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir.imediği (Olaya iki yönlü bakar. Dolayısıyla bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur.ip . Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz.) 2.. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC 173 . O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. Whether: . “or not” ile beraber de kullanılabilir. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılır. (Biliyorum ki o başarısızdır. Olaya tek yönlü bakar.. That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz... Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır. “failure” ismi yerine “he has failed” (O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz. “that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır.ile ifade edilmiş olur. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle. Bu şekilde cümlemiz.) Bu cümledeki “failure” (başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır. Not: Yan cümleciklerin Türkçe’ye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) kompleks bir cümlede üç durumda kullanılabilirler. 1. Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir. I know his failure. S V O Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır.) 3. I know that he has failed. Bunu İngilizce’ deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak. yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum. (Ben onun başarısızlığını biliyorum.

(Onun ondan vazgeçeceği zordur. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu. It was very hard that we overcame this issue. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.) That he will confess to his guilt is clear. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir.Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde. What is clear? That he will confess to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.) Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz. It is expected that they will resume peace talks. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır.) That they will resume peace talks is expected.) Her iki kullanımda da anlamı aynıdır.) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır.) Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu.) That he will give it up is difficult. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.) That we overcame this issue was very hard. KPDS’de çok geçer. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar. It is difficult that he will give it up. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir.) Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. İngilizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır. It is clear that he will confess to his guilt.) 174 . Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır.) It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt. Örneğin bu cümleye sorarsak. İngilizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır.

) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption.. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. özne.ip . (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır.e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer. Suspect: zanlı. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez. Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir.) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir. (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi.) The judge decided this. We learnt that they had agreed on the matter. yükleme kimi.) bozulma. 175 .(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik.) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır. İngilizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. yolsuzluk Whether = If ...) My advantage is that I can speak three foreign language. My father is an engineer. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim.. (Benim babam bir mühendistir. olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır.. The judge decided that the suspect was innocent.. (Hakim buna karar verdi.. masum Judge: hakim. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir. neye sorularını sorarak bulabiliriz. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir.) Nesne yapısındaki isim cümlesini. Nesne hareketinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz.) Get involve in: Corruption: . şüpheli Innocent: suçsuz.) My belief is that you will get over this problem. (İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır. yargılamak C) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz.It is surprising that he has escaped. Bu yapının tek kullanımı vardır. kime. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır.. B) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır.imediği anlamında olup. neyi. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır.

normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir.It is not known whether he has ratified the bill. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Question Words (QW) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often: ne nerede.) My doubt is whether they will stay or not. ne kadar. Whether. kaç (Sayılamayanlar için) ne kadar (zamanı sorar) ne kadar (mesafeyi sorar) ne kadar (frekansı sorar) İsim cümleciklerinde QW’ların kullanımını. I am not sure whether he has accepted the offer. nereye ne zaman kim kimi. (Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim.) No one knows whether they live in the country or not. kaç (sayılabilenler için) kaç tane. Anlamı aynıdır. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz. Soru sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır. kime kimden kiminle kime kimin hangi nasıl niçin kaç tane. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır. 176 . (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor. Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır.) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. ne kadar.) Ratify: Specify: Approve of: Notify: onaylamak Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır. he has ratified the bill is not known.

Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil.) Was not known Was unknown bilinmiyor. (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor. It was not known how the had committed the crime. Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır.(Onun nereye saklandığı bilinmiyor.) It was uncertain how long they would stay there.) Obvious: belli. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir. QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapılabilir. apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. temel cümlede yapılır.) Bu complex cümleyi soru yaparsak. QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor.öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir. Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?) It is not obvious what he will do.) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir.What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?) Where are you going? (Nereye gidiyorsun?) When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?) How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?) Soru cümlelerini. Bu da yardımcı fiilin kullanımı. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz. meçhul 177 . Geçmişteki olay . It is not known where he hides. Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir. Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. (Onun ne yapacağı belli değil. a) Özne olarak. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim.

.) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uyumu vardır.acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz.. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk.) Anxious: endişeli Anxious + full Infinitive: . (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik .ecek.) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained. Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in Italy..meye can atmak It is expected that the embargo will lift next year.) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz. We couldn’t learn how this event happened. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız. (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum. 178 .) Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “. Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak. (Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya’dan aldım. I don’t know where he is working now. ilan etmek We feared that he results could be negative. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor.) It was claimed that the minister had embezzled money. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum.) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an agreement. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi. (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür.. (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler. Bunun çevirisi değil de İngilizce mantığı önemlidir.) c) Tümleç Olarak.) Announce: bildirmek....) She didn’t decide where we had to met. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor.b) Nesne Olarak. zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır. Our doubt is who killed the man.) I am anxious to know how much he earns by month. (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi.

. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir.) İngilizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır.ması” şeklinde çeviririz.) Görüldüğü gibi “should” un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür.. Önemlidir. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler....) İngilizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. The committee requested that the documents (should) be submitted until tomorrow. İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır.. iyi öğrenmek gerekir.. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti.. Doktor Ona dinlenmesini söyledi. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should” un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “.. Bunların sayısı 15’tir.... .mesi.. . Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.. Cümle olarak örneklersek.) Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz.) Subjunctive Mood (İstek kipi) Türkçe’de dilek kipi “... Insists: Order: ısrar etmek emretmek Prefer: tercih etmek Require: gerektirmek Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.No one knows how this problem can be resolved. I insisted that my son (should) be a doctor. Yani olsa da olur olmazsa da. Ben Ali’nin burada olmasını istiyorum. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur..) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemeyeceğinden ayrı yazacağız. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi... Boş olan yere ne gelmelidir? Have has had to have has had 179 . 1. Yani “bare infinitive” olarak kalır. Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.mesi. “should” un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor...breakfast early. The doctor recommended that he should rest as much as possible. gibi.. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim.) I advised her that she .ması” şeklindedir.

Conserve: korumak Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar.. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir.e empoze etmek.) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future.) Impose on: .) 2. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri Important Crucial Vital Significant (anlamlı) Gerekli Sözcükleri Necessary Imperative (zorunlu) Mandatory (zorunlu) Essential Possible İngilizce’ de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler. (Çevremizin korunması temeldir. Pose Bırakmak. (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir. I advised her that she have breakfast early.) Sanction: yaptırım. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. KPDS’de çok sık geçer) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir.) It is essential that our environment be protected. İmpose:içine bırakmak. pose: bırakmak. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. (Sırbistan’a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir. empoze etmek. Preserve.. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak. Expose: dışarıya bırakmak. ex:dış. maruz bırakmak dinlenmek birleştirmek 180 . It is necessary that he (should) work hard.“have” doğru cevap olur. uygulamak Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır. Çok dikkatli olmak gerekir.) Protect. pose: bırakmak. müeyyide (Önemli bir kelimedir. (Onun sıkı çalışması gerekir. Impose: uygulamak Expose: Repose: Compose: im: içine. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur.

that it is rather difficult to draw some conclusion from the data presented by the committee.) Take off: Doe to: Adequate: Adequacy: Inadequacy: Measure: KPDS’de çok geçen havalanmak .Dispose: Oppose: Propose: sıralanmak. önlem (ölçme. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data..) Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir.) To be aware of: farkında olmak.den dolayı yeterli.) “Data” dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. Rescue: Evacuate: Calamity: Disaster: kurtarma(k) boşaltmak. tahliye etmek felaket felaket We aware. ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye bir kelimedir. haberdar olmak Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı. uygun.) Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure. Conclude: Conclusion: sonucuna varmak sonuç 181 . Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi.. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. elverişli yeterlilik yetersizlik tedbir.) Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure taken. düzenlemek karşı koymak önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir.) The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately.

KPDS’de çok geçer.) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılıyordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir.) They said that there were other methods.) Market: Fierce: Competition: pazar. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. (O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi.) Resort to: başvurmak.) It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of taken measure. (Onlar. bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler. The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. (Bilim adamları.) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir.) 182 . It is reported that the election to be held next week may be postponed. “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler. Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. piyasa acımasız rekabet Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last.Conclusive: sonuca götüren. Soyut anlamda başvurmak. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.) Bu cümlenin. içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık.) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler. somut olmayan Include: dahil etmek. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. müracaat etmek (syn: apply. We are unable to convince the patient that he could recover soon. (Bu piyasaya giren sanayiciler. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir. which we could resort to. (Bilimadamları. somut Inconclusive: sonuca götürmeyen.

yan cümlenin zamanı simple present. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum. conra ise future. aynı ise aynı tense kullanılır. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. kısa süre RP ve NC konuları İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. NC’ larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. I don’t know what to do. Bir sonraki konumuz NC’ larda kısaltmalar olacaktır. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. (Onun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) Pasive to be seen (görülmek) to have seen (görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak) to speak to be spoken 183 . It is stated that agreement will be signed.Convince: Cover: inandırmak Recover: kapatmak Uncover: iyileşmek açmak Soon: sonra.) Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir.) Installation: tesis. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect. (Onun USA’ da olduğundan şüpheleniliyor. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır.) It is understood that he has studied in Germany. Çünkü zamanlar çakışıyor. tesisat.) Temel cümlenin zamanı simple present. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır.) State: ifade Statement: ifade It is suspected that he is in the USA. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) to have seen(görmüş olmak) to speak to have spoken Pasive to be seen (görülmek) to have been seen (görülmüş olmak) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation.

Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım.) It is said that they have been cought by the police.) Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur. 4. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. It is feared that the boy will be killed. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım 1.to have spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır.) Kısaltma They are said to have been caught by the police.) Kısaltma The minister is reported to have approved of the proposal. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir.) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur.) 184 . Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır. (Onun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.) Çeviride sorulabilir. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. Kısaltma ile kompleks cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 1. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.) NC’larda kısaltma. 3. It is reported that the minister has approved of the proposal. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler.) Kısaltma The boy is feared to be killed. 2.) Özne yapısında It is claimed that he be released the next mounth. He is claimed to be released the next month.

(Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the agreement has been signed by both side. Look Üçü de “görünmek” anlamındadır. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.It is expected that inflation will drop. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır. bulaştırmak Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer.) Seem. terk etmek Leave: ayrılmak. iş The agreement is reported to have been signed by both side.) The manager is said to have been involved in illegal affairs.) The results of the election are reported to be announced tomorrow. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. He is stated to have fled the country. It seems that he has passed the exam. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. kapsamak Involve: karıştırmak. Appear. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. terk etmek (Aslında ikisi de “terk etmek” anlamındadır.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the results of the election will be announced tomorrow.) Cümlenin kısaltma öncesi It is said that the manager has been involved in illegal affairs. “from” edatını istemezler.) Involve: içermek. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.) Affair: olay. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.) Kısaltma Inflation is expected to drop.) Kısaltma 185 .) Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerektiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.) Flee: kaçmak. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu.

) Pass: geçmek Passage: geçit.) Cümlenin kısaltma öncesi He doesn’t where he will go (O nereye gideceğini bilmiyor.) Cümlenin kısaltma öncesi She seems that she has won the prize. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that your family is extremely happy. appear. look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur.He seems to have passed the exam.) Diğer NC Kısaltmaları 2. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür. They seem to move to another town next year.) 3.) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir.) She seems to have won the prize. pasaj Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that they will move to another town next year. He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Tümleç Yapısında 186 .) Your family seems to be extremely happy.) Kısaltma We can not decide whether to stay at home or to go out.

güzel(ce) güzel bir şekilde. Bu sıklıkla hatalı kullanan bir zarftır! YANLIŞ! He plays tennis good.fast (hızlıca. Bu durumda zarf sözkonusu sıfattan önce kullanılır. hızlı bir şekilde). / (O) Nasıl şarkı söylüyor. Örnek: beautiful/beautifully güzel. Örnek: How does she sing? . careful/carefully dikkatli-dikkatlice/dikkatli bir şekilde Dikkat! • • Bazı sıfatlar zarf haline dönüştüğünde değişmez. 'good' sıfatının zarf formu 'well' (iyi bir şekilde) dir.) Kısaltma My job is to teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. hard (zor) . They are absolutely sure. Kural: Zarflar aynı zamanda bir sıfatı da nitelerler. Kural: Zarflar genellikle -ly sonekinin bir sıfata eklenmesiyle oluşturulur. Örnek: good fantastic 187 . Çok güzel şarkı söylüyor. Eylemlerin nasıl yapıldığı hakkında bilgi verirler. Örnek: She is extremely happy.) Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. DOĞRU: He plays tennis well.She sings beautifully. Bunların en önemlileri şunlardır: fast (hızlı) . ADVERBS – ADJECTIVES ● Zarflar (adverb) eylemleri niteler. Dikkat! • Temel bir sıfatın derecesi artırılmış formuyla 'very' kullanmayın.My job is that I teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir.hard (zor bir şekilde) Good (iyi) muhtemelen en önemli istisnadır.

. sık sık (often) vs. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir. Türkçe’de olduğu gibi İngilizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir.leşmek Turn Aralarında bazı nüans farkları vardır. He looks happy (O mutlu görünüyor. 1.) He looks sad (O üzgün görünüyor.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. (not terribly) He is very young. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: hissetmek Taste: tadı olmak Smell: kokusu olmak Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup. He felt terrible.. Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim..) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin sayısı on beştir.. sadly) değil. Go Get Grow. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. (O çok gençtir. genellikle ana eylemden önce gelir.YANLIŞ! She is a very beautiful woman. bu konuya daha sonra değinilecektir. sıfat (happy. 2.. Do you always eat in a restaurant? They don't usually travel on Fridays. Örnek: He is often late for class.leşmek” anlamını alırlar. Tamamen ezbere bir konudur. Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir. “turn” kaba ifadelerde kullanılır.. Kural: Sıklık zarfları (adverbs of frequency) her zaman (always). İntelligent a student gibi. Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVEs İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması” nı oluştururlar. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz. Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur. sıfatlarla beraber “. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır.) Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly.) gibi 188 . bazen (sometimes). Bu iki grubun İngilizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir. Örneğin “go” olumsuz durumlarda. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. asd) kullanıyoruz. asla (never). Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir.

He always gets up late. ilkin İngilizce’de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız. Zarfları Kullanıldıkları Yerler Zarflar İngilizce’de üç yerde kullanılırlar. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1. İngilizce’de böyle bir dönüşüm yanlış olur. (O İngilizce’yi iyi konuşur. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir. (Lütfen yavaş bir şekilde konuşun.) Türkçe’de “bir biçimde.) He always gets up very late. İngilizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat.) She speaks English fluently. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur. (O daima çok geç kalkar. “yavaş bir şekilde” dediğimizde artık bu zarf olur. 2. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur.) Örneği “yavaş” bir sıfattır.) He passed the exam because he had studied hard. She speaks English well. (O İngilizce’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur. doğru Fairly: oldukça Zarfların Oluşturulması İngilizce’de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyeceğiz. (O daima geç kalkar.) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur. Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı. (O sınavı geçti. Please speak slowly.) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur. bir şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır. bir biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız.) She speaks English fairly fluently.) She speaks English fluently.) 3. zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir. Hatta çoğu zaman Türkçe’de konuşurken “bir şekilde.Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır. (Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz. ADVERBS Zarfları.) Fair: adil. 189 .

gerçek Truly: tüm... Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arz ederler. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur.) Tunik Maddesi Bu zarflar. Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur. yeterli az.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir... (O yeterli bir şekilde çalışmaz. tamamen gereksiz yere.. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde.... “ly” de almazlar.. doğru pek. (Onun yeterli parası var.mez pek. elverişli Adequately: doğru Accurately: sert Adamantly: sert Vehemently: aşırı bir şekilde. öfkeli 2.. (O geç bir şekilde kalkar..mez pek. Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur..) She doesn’t study enough. gereksiz bir şekilde isteksizce.. Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir şekilde. son derece doğru bir şekilde büsbütün. Hard: Enough: Little: Early: sıkı Fast: hızlı yeter.) enough = zarf A late decision..) İyi Sözcükleri bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir. küçük erken Near: yakın High: yüksek Much: çok (sayılamayanlar için) Late: geç He has enough money. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar.) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına “bir şekilde.. bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir.. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: Adamant: Vehement: aşırı Extremely: doğru.. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. bütün Wholly: gereksiz Unduly: isteksiz Reluctantly: uygun... bir biçimde” eklenerek çevirisi yapılır. Good: iyi (sıfat) Well: iyi (zarf) 3.) late = zarf 4. Sıfat Hard: Scarce: Bare: Near: Late: Fair: Zarf Hardly: Scarcely: Barely: Nearly: Lately: Fairly: sıkı kıt yalın yakın geç adil. birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek oluştururlar.mez yaklaşık olarak son zamanlarda oldukça 190 ... (Geç bir karar) late = sıfat He gets up late.1.

... Bu üç grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak. Too . Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur... sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır. (O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir. sonunda sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly.) Sınavda sorulursa “hardly” sorulur.) Undertake: Undertaking: üstlenmek teşebbüs The coffee was too cold to drink. Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile değildir...) Not: Enough’ tan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. He is too young to undertake such a job. aşırı yeterli Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler.. (D.) Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. Belli bir yapıda kullanılırlar. Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır.. Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı. Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak “enough” sorulur..) hard = sıfat She can hardly work. It is a hard question. “scarcely ve barely” de parçalarda çok geçer..Eventual: olası....Bakır çok sıcaktır.. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar. (O pek çalışmaz..+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır. Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz. (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir.Bakır is very hot. Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak “too” sorulur.. so anyone can live hardly in there. scarcely.. Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz.Enough Too: Enough: çok çok fazla. muhtemel Consistent:uygun. bazen de üç soru gelir.) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D. tutarlı Steady: istikrarlı Constant: sabit Eventually: Consistently: Steadily: Constantly: sonuç olarak. Enough Sıfat+. Şimdi bunu görelim Too ..... (Kahve içilemeyecek kadar soğuktu. (Zor bir sorudur. barely” grubu KPDS’de çok geçer. 191 .. biçiminde bir kullanımı vardır... He is experienced enough to overcome this issue..

he can . Ayrıca taq question’larda da karşımıza çıkacaklardır.) Birinci boşluğa Enough .. Diğer ikisi parçalarda geçer.. (Sıradan bir İngilizin.. (Tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım) 192 ... (O oldukça aptaldır ama kız kardeşi oldukça zekidir.. He can hardly walk. İkili durumlarda (aptal – zeki... tembel – çalışkan) arzu edilen nitelik için “fairly”... Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır.......) Anyone can hardly ever live there. but his sister is fairly clever.) Bir cümlede iki “too”.. Hardly – Scarcely – Barely Üçü de aynı anlamdadır... Birbirlerinin yerine kullanılabilirler....... (O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir... Genellikle soru “hardly”den gelir..) He is talking too quickly for us to understand. Quite.. bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir.succeed in the exam.... Kullanım olarak aralarında küçük nüans vardır....This car is too expensive for us to buy. arzu edilmeyen nitelik için “rather” kullanılır. He is qualified..unwilling to send him.) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır. (O pek yürüyemez. to negotiate such a crucial situation but the government is .. tam olarak” anlamını katar.) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand... (Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır. Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar.. Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir. Since he never studies..) Boşluğa “hardly veya hardlyever” gelmelidir.... (O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz.. Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir.. (O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor. İkisinden en fazla “enough” sorulur. (Kimse pek orada yaşayamaz.... Fairly........) Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam. İkinci boşluğa Too yazılmalıdır. sınavda bu ayrıntı sorulmaz. He is rather stupid.. Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor. I could not quite understand what you said. iki “enough” veya bir “too” bir “enough” bulunabilir. Rather Her üçü de “oldukça” anlamındadır..

Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir. Türkçe’de durum böyle iken İngilizce’de neden iki type’e gerek duyulmuştur? İngilizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 If you study. you will learn (Çalışırsan öğrenirsin. Gelse çalışırken gibi. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir. +Simple Future Type1’ i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. Aradaki ayırım çok net değildir. vb. Genel kullanımı verildiği gibidir. 193 . If. Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir. while. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır. Type1’ de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel cümlecikte de Simple present olabilir.) If +Simple Present. Ama bu istisnai bir durumdur. Türkçe Uygulaması A) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir. Yarın gelirsen çalışabiliriz. İngilizce’de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. when gibi. Çalışsaydın öğrenirdin. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler.CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. Genelde kullanımı verildiği gibidir. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. yarın geleceksen gibi Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır. Sınıfta olmasaydık. dün gelseydin gibi Not: Türkçe’de bağlaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir. Geçen yıl mezun olsaydın. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır.

you will find a good job easily. +will + V1 If + Simple past. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor. Bağlaç arada iken virgüle (. Type 3 If you have studied. gerçekleşebilir mi. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. bağlaçtan sonraki kısım if clause’dır. (Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun. (Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek. Type 1: Type 2: Type 3: If + Simple present. Olay ne zaman olmuş. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir.) gerek yoktur.) If you learn a foreign language. İf’ li cümlecikte bir present etkisi vardır.o: Help+so+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 194 . + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için virgül (.) If + Simple Past. gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. Çünkü bağlaca kadar olan kısım main clause. you would learn (Çalışsaydın öğrenirdin. Help+s. Mutlaka iyi bilmeli. (Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. KPDS’de mutlaka anlatılan şekilde gelir.) Not: Şartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir. (Gelecek hafta beni ararsan. Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur. Main Clause ve İf Clause’den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler. you would have learnt. +would + V1 If + Present perfect. the inflation will drop. I will help you with this matter if you call me next week.Type 2 If you studied. sana yardım edeceğim. +would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır. Type 1 If the government takes stricter measures. + would have V3 Özet olarak.) If +present perfect.) kullanılır.) Görüldüğü gibi “if” bağlacı arada da yazılabilir.

yurt dışına giderdim. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye gidilmelidir.) Görüldüğü gibi IF Clouse type 3. Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3. I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week. (Eğer gelecek hafta tatil olsaydı.) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur.) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır. Bu ifade genellikle geçmişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur. sadece birisinde olabilirler. (Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı. Main Clouse type 2’dir. Bazen bize geçmişi hissettirecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir. (Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım. Type 3 If ı had known that he was your friend. I would work with you now. Bilinmesi iyi olur. (Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu reddetmezdim. he would start to work next week. Type 1 can may should must 195 . Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. Tüm if clouse type’lerinde modallar kullanılabilir. If he had been operated on last month. we would go for a picnic.) If they had invited me.If I knew some English now. (Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim. I would go abroad. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur.) If the next week were holiday. (Eğer beni davet etmiş olsalardı . (Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim. Hem if clouse’da hem main clouse’da. I wouldn’t accept his offer. If I had graduated last year. “Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım” ifadesi mix bir yapıdır. Main Clouse type 2’dir. Ama dikkatli olmak gerekir. (birinci cümlede olduğu gibi) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3’e gidilmelidir. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır.) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. Ama KPDS’nin işi belli olmaz. pikniğe giderdik. kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım. MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. Sınavda pek sorulmayan bir konudur. I wouldn’t have rejected him. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. Belki de konunun en zor olan kısmıdır.) If I were you.

KPDS’de kesinlikle gelir. Were I you.) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur. If you should see him. Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. Mutlaka iyi bilinmelidir. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirdim. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. If I had time. Should you see him. Type 2 Sadece were’de yapılır. let me know. Büyük bir olasılıkla soru gelse “ can ve may ”den gelir. (Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik. (Eğer onu görecek olursan. bana bildir. I could visit you. I would not go there. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır. he would certainly have recovered. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır. Nasıl devrik yapılır? If atılır ve should başa getirilir. we could have completed this project.) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok.) Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. (Eğer onu görecek olursan.) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir. If I were you.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen “ can ve may ”dir.) If he could have given up smoking. I would not go there. let me know. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. 196 . Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır. (Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi.) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız.) If he had helped us. Type 1ve 2’de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır. En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır. bana bildir. O halde devrik yapıdır diyoruz.

. I wouldn’t miss such an opportunity.. gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur. (O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz... we would have taken action... Eğer Main Clouse’da “now” olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık....... Had she informed us.) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir.) Dikkat edilirse İF Clouse’da “long ago”.... En güzel sorusu cümle tamamlamadır...... If she continues to underrate his abilities. Sorusu az... Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar.... (elektrik) santral Ülke..... we could have arrived earlier. Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur.. If Turkey had completed her power plants long ago.. tedbirlerimizi alırdık.... 197 .. he cant achieve anything.. fabrika....) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur.Type 3 If she had informed us. Çünkü şart geçmişte... etkisi şu andadır. Main Clouse’da “now” zaman sözcükleri vardır.. this shortage of electricity wouldn’t happen now... (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı.... tedbirlerimizi alırdık..) Miss: özlemek..... (Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik. Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz... Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir... we would have taken action.. (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı. kaçırmak If we hadn’t missed the train...) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur.. şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı... Plant: bitki.................... kıta dişi olarak kabul edildiğinden “her” kullanıldı. (Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı. Had she informed us.. Hemen cümlenin bir type 3’lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız..) Underrate: Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance: küçümsemek küçümsemek abartmak If I were you.. (Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım.... . Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre kurarız.. Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir...

se .. “but for” bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de birisim gelir. Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır. we couldn’t implement this scheme. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı.) 198 . cümle tamamlamada. Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır.. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir zarf sözcüğü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming” noun clouse’ vardır.) Type3: If it hadn’t been for your valuable contributions.mezse (olumsuz anlamı içindedir.If I had known that you were coming. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı.. (Senin geldiğini bilmiş olsaydım.. Direk olarak 7-8 soru şartlı yapılardan gelmektedir. the parties in the coalition may face great trouble in the next election. bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur.) Unless the government can carp inflation. bir edat Bu şart bağlaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir. (O sigara içmeyi kısmadıkça... Sınavda eşanlamlı cümlelerde. we couldn’t have implemented this scheme.. we couldn’t have implemented this scheme.) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir. (Hükümet enflasyonu durduramadıkça (durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler. ayrıca “not” . bu projeyi gerçekleştiremezdik. he will get seriously ill soon..şartıyla . (Değerli katkılarınız olmasaydı. I would certainly have participated in the party. Yukarıdaki but for’lu cümleyi İF ile de yazabiliriz..şartıyla . Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Type2: If it weren’t for your valuable contributions.) Curp: durdurmak Unless he cut down on smoking.) se bile (olumsuz bir yargıya götürür. But for. Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur. gramer sorularında vb. ciddi bir şekilde hastalanacak. . But for your valuable contributions.medikçe.) sadece . kesinlikle partiye katılırdım..olmasaydı (En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk. bu projeyi gerçekleştiremezdik..) But for’lu cümleciğin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e göre kurulur. If için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir. Provided = Providing: On condition that: But for: olmasıdır. Nadir olarak type 1’de olabilir. Diğer Şart Bağlaçları Even If: Only If: Unless = If not: istemez..

(Eğer onu görecek olursan. you must go to England..) If only I had had some money yesterday. it must take stricter measures... Keşke yapılarında (I wish ve If only) 3.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır. . cümle olumsuz iken anlam olumludur. doyurmak maaş Not: Şartlı cümlelerde “be to” kalıbı “.mış gibi yapısında (As if ve As though) Bu yapılar unrealdir... recall him that we have moved to another building.. If you should see him.) Go on strike: Satisfy: Salary: greve gitmek tatmin etmek.. If you are to learn English... Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz. kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz. (Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse.” şeklinde de çevrilebilir. Real Present Past Future (will) Unreal Past Past Perfect Would If only I had some money now.. daha sıkı tedbirler almalı. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır. Eğer type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre kurulur. (Keşke şimdi bir doktor olsaydım.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. . başka binaya taşındığımızı ona hatırlat.) 199 . (Keşke dün biraz param olmuş olsaydı. (Keşke şimdi biraz param olsaydı. .Cut down on: (bir şeyi) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries. (Eğer İngilizce öğreneceksen İngiltere’ye gitmelisin.) (Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı....) Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı “.) If only I were a doctor now.) Unreal Yapılar İngilizce’de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1. no one can stop them going on strike. (Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa. İF Clouse’ ların type 2 ve type 3’ünde 2.cak” anlamını verir ve amaç belirtir.) “be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi “Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinilse. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız.cek olursa” anlamındadır. If the government is to carp inflation..cek..

) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. (Keşke şimdi İngilizce bilseydim. (Enflasyon düşmüş görünüyor. (O sınavı geçmiş gibi davranıyordu. Bazıları real yapılarda da kullanılabilir.) He sat down next to me as if he had been my friend.) (Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir.) If only I had known English last year. Insult: hakaret etmek Türkçe’de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir. She was acting as if she had passed the exam.) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. (Patronum bana babammış gibi hakaret etti. İngilizce’de bu farklıdır. My boss insulted me as if he had been my father. Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır.) She acts as if she passed the exam. (O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu. (O sınavı geçmiş gibi davranıyor. (O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir) Not: Unreal yapılarda modallar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler.) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı. (Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. Strive: Çabalamak 200 . If only I knew English now. It seems as if inflation has dropped.If only the next week would be holiday.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. (Keşke geçen yıl İngilizce bilmiş olsaydım. Önemli olan bu konunun İngilizce mantığını anlamaktır. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü. Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir.

ADJECTİVE CLAUSES SIFAT CÜMLECİKLERİ That Who –Which-Whose-Where- Tek bir sözcük olarak bir sıfatın yaptığı işi bir tümcecik olarak yapar. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who had called you last week is our export manager.nesne veya tamlamasını nitelendirebilir ancak kural olarak belli bir dizin kuralına uyulması gereklidir.Birkaç dakika önce sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. konumlarına göre üç bölümde ve tanımlamalarına bağlı olarak iki bölümde incelenebilirler.Sizi arayacak olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person who calls you is our export manager. . .Geçen hafta Sizi aramış olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Birkaç dakika önce sizin ardığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek) The person who called you a few mine.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. . Bununla beraber karmaşık tümce oluşturmak amacıyla sıfat cümleciğini asal cümleciğine bağlamak amacıyla çeşitli bağlaçlarında kullanıldığı gözlenir ki bu bağlaçlar sözcüklere bağlı olarak üç bölümde. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you called a few mine. Ago is our export manager.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır.Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . Sıfat bir sözcük olarak nitelendiği ad ya da ad görevdeşinin önünde yer alır. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you have called yesterday was our export manager. Sözcük olarak SIFAT. Conjunctions and their positions / Bağlaçlar ve konumları 1. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person who will call you is our export manager. . bir tümcenin özne. 2.Dün Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Ancak sıfat tümceciği nitelediği sözcüğün ardında yer alır. 201 . Ago is our export manager.Sizi arıyor olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who has called you yesterday is our export manager. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person who is calling you is our export manager.

6. - I discussed export manager of the firm man today whom you have received an offer yesterday.- Dün aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdü. 4.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır 202 . (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you will call is our export manager. Arkadaşı.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. O size teklif veren kişidir. (Ben) dün bize çamaşır makineleri yedek parçaları konusunda teklif yapan kimse ile görüştüm.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır That is the man whom you have received an offer.Sizin arayacağınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. I will try to obtain some information from another source. 3. . 8. Siyah ceketli olan personelimiz bizim bilgisayar mühendisimizdir. .Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır.Geçen hafta Sizin aramış olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. 5. 9. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you are calling is our export manager. Bu gün. O sizin teklif almış olduğunuz kişidir. dün senin teklif almış olduğun şirketin ihracat müdürü ile görüştüm. . (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you call is our export manager. But. I discussed the man whose friend is chairman of our exporter company and I asked a few questions about this company that he has given good references about them. - I discussed the man who has made us an offer on drying machines spare parts yesterday. . bizim ihracatçımız olan şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişi ile görüştüm ve kendisine onlar hakkında birkaç soru sordum ki kendisi onlar hakkında olumlu referanslar verdi ancak yine de başka kaynaklardan bilgi toplamaya çalışacağım.Sizin arıyor olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. That is the man who has offered you.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. 7. - The person whose jacket colour is black is our computer engineer. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you had called last week is our export manager.Aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.

İşte bu tür sözcükler.belirti ya da üleştirme sıfatı ve – of – iyelik sözcüğünden oluşan ek ile birleşmesi sonucunda cümlede bağlaçlara amaç. Owner.durum.. broker and port-agents each of whom should obey general regulations/rules in charter party. kiracı. COMBINATION OF MAIN AND ADJECTIVE CLAUSES SIFAT VE ASAL TÜMCECİĞİN BİRLEŞİMİ DEFINITING THE SUBJECT: ÖZNEYİ NİTELEYEN Bir kaçı Tümü Bir tanesi Her hangi birisi Sonucu olarak Nedeniyle Her ikisi Her birisi A few of whom All of whom A number of whom Any of whom As a result of whom Because of whom Both of whom Each of whom Either of whom Every of which Every one of whom Half of whom In addition of whom In spite of whom Instead of whom Many of whom Most of whom Much of whom Neither of whom None of which On account of whom One of whom Some of whom The best of whom The youngest of whom Two of whom .sonuç gibi ek anlamlar verilir. broker ve liman acentelerinin her biri çarter partide geçen genel kural ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. of which Ö r n e k l e r: Those companies.gerekçe. of whom - 203 .. A few of which All of which A number of which Any of which As a result of which Because of which Both of which Each of which Either of which Every of which Every one of which Half of which In addition of which In spite of which Instead of which Many of which Most of which Much of which Neither of which None of which On account of which One of which Some of which The best of which The youngest of which Two of which .neden. which have not accepted our offer. Türkçe dizinde önünde yer aldığı bağlacın yerine özne ya da nesne olarak kullanılırlar.gaye.. chartered. tendered another firms. Armatör. Teklifimizi kabul etmeyen şirketler başka firmalara yöneldiler. Those companies a few of which have not accepted our offer tendered another firms. Sıfat cümleciklerinini öznel ya da nesnel konumdaki bazı bağlaçların önüne sayı..çokluk. Teklifimizi kabul etmeyen şirketlerden bir kaçı başka firmalara yöneldiler. arkadaşı bizim ihracatçı şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan kişidir.- That is the man whose friend is our exporter company’s chairman. Bunlar aşağıdaki gibidir. O.

PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.A container-carrying vessel that will sail today is too big.The town which / that has many electronic parts/components importers.Rafting in River Çoruh is very dangerous / it is a interesting sport.TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. .Our dog “X” was found by a few person / he had been lost for two days.İki gündür kayıp olan köpeğimiz X birkaç kişi tarafından bulundu. . .The discussion was interesting / it was broadcast on the TV 2 days ago. A container-carrying vessel.Rafting in River Çoruh which is a interesting sport is very dangerous. .The dog which/that beaten you yesterday has died today therefore you should go to doctor.Dün seni ısıran köpek bugün öldü be nedenle doktora gitmelisin ! IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . 204 . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR .Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. .A container-carrying vessel.İki gün önce TV’de yayınlanan tartışma programı oldukça ilginç idi. . .Our dog “X” who had been lost for two days was found by a few people. .The town is Eminönü / it has many of electronic part/component’s importers. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . .İçinde pek çok elektronik parça ve sarf malzemesi ithalatçılarını barındıran ilçenin adı Eminönü’dür.The man who called you today has a red Mercedes car.Çoruh nehrinde yapılan ve ilginç bir spor dalı olan Rafting çok tehlikelidir.is Eminönü. .Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The dog has died today / it beaten you yesterday.The man has a red Mercedes car / he called you today . . which will sail today. which will sail today is too big.Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var.Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür. . is too big. . . TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR The man has a red Mercedes car / he called you today . . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today.The discussion which / that broadcast on the TV 2 days ago was interesting. .The man who called you today has a red Mercedes car. .

PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - My residence place’s name. the ball chargers weren’t a good quality / We have imported from your company. DEFINITING THE OBJECT: NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR . which is 3 km far from my work place. Çalıştığım yere 3 km uzakta olan ikamet yerimin adı Fatih’tir. - 205 .A container carrying vessel which we’ve booked for your shipment will sail today .Dün aldığın köpek bugün öldü. . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The discussion was interesting / you have participated t on the TV . Bu gün geldiğimiz Eminönü ilçesi çok kalabalık. Therefore.The man has a red Mercedes car / you’ve called yesterday . TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The man whom everybody dislike had prisoner for many years Hiç kimsenin hoşlanmadığı adam yıllarca hapis yatmış.The town Eminönü which / that we came today is too crowded. .At old times. is Fatih. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .Daha önceleri sizden ithal ettiğimiz top şarjlar iyi kalitede değillerdi.Dün TV’de katılmış olduğun tartışma programı oldukça ilginç idi.The ball chargers w h i c h we have imported from your company at old times was not a good quality.The dog has died today / you have bought yesterday. .The man whom you have called yesterday has a red Mercedes car. we request from you that manufacture better quality one. . .Dün aradığın adamın kırmızı mersedes otomobili vardı.The discussion which / that you have participated on the TV was interesting. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container carrying vessel will sail today / we have booked for your shipment . Therefore. we request from you that manufacture better quality one. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.The dog which/that you’ve bought yesterday has died today .The town Eminönü is too crowded / we came today. . Bu sebeple daha iyi kalitede olanları üretmenizi rica ediyoruz. .Sevkıyatınız için yer ayırtmış olduğumuz gemi bu gün yola çıkacak. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .

... DEFINITING THE POSSESIVE: İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR .. Nüfusları oldukça kalabalık olan şehirlerin yaşam şartları da pahalıdır... Çoruh nehrinde yapılan ilginç spor dalı olarak değerlendirdiğin Rafting sporu esasen çok tehlikelidir. . OF WHICH KULLANILIR The dog is Ahmet’s / it tails is too long. - The city t h e p o p u l a t i o n o f w h i c h i s d e n s e has an expensive life.. . Onu bize daha detaylı tanıtabilir misiniz? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE..Kuyruğu çok uzun olan köpek Ahmet’inkidir.The man w h o s e Mercedes car is too fast has an accident today.. .The man whose car is a red Mercedes was taken into hospital after having an accident.My residence place’s name..A digital camera was very interesting we saw on your web site / its producer is Sony.... PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR . ...Arabası kırmızı mersedes olan adam kaza yaptıktan sonra hastaneye kaldırıldı... . .Üreticisi SONY olan ve sizin web sayfanızda görmüş olduğumuz dijital kamera çok ilginçti. - 206 .A digital camera t h e p r o d u c e r o f w h i c h is SONY was very interesting we saw on your web site.3 yıl önce taşınmış olduğum ikamet yerimin adı Fatih’tir. . OF WHICH KULLANILIR. which you’ve consider. OF WHICH KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN THE.The dog t h e t a i l o f w h i c h is too long is Ahmet’s. Can you introduce it more detailed? . is Fatih.Despatching a container t h e s i z e s o f w h i c h are the same is too easy. ... OF WHICH KULLANILIR Despatching a container is too easy / its sizes are the same. which I have moved 3 years ago. IDEA / KAVRAM İÇİN THE.ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - My old dog Panter whom I had fed for two years has died today. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - Rafting-sport in River-Çoruh.Ebatları aynı olan konteynırları sevk etmek oldukça kolaydır.. OBJECT / CİSİM İÇİN THE.. as an interesting sport is essentially very dangerous. İki yıldır beslediğim köpeğim Panter bu gün öldü.Çok hızlı giden kırmızı mersedese sahip olan adam bu gün kaza yaptı.. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR The man has an accident today / his red Mercedes car is too fast .The man was taken into hospital after having an accident / he has a red Mercedes car .

207 .. is very difficult. . - IDEA / KAVRAM İÇİN THE. .Dawrinizmin aksine fikirleri tam doğru ve tutarlı olan İslam ve Allah inancı bu gün hemen hemen tüm dünya tarafından kabul görmüştür.Çok zor olan Fransızca’yı öğrenmeyi hiç denemedim. Fiyatı oldukça pahalı olan OSMANLI TARİHÇESİ KİTABI çok ilginç kaynakları içermektedir.. Sevkıyatı teyit etmediğiniz takdirde bu gün hareket edecek olan gemiyi kaçıracağız. is established hundreds years ago. Did you discuss with the worker before t h a t started this strike in our factory. Fabrikamızda grevi başlatan işçi ile daha önce görüştün mü? OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - We shall catch the vessel w h i c h / t h a t sails today in case you do not confirm the shipment.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR was barking at the children - I threw a stone at the dog w h i c h / t h a t Çocuklara havlayan köpeğe taş attım. OF WHICH KULLANILIR - Ottoman History t h e p r i c e o f w h i c h i s t o o e x p e n s i v e is consisting very interesting sources. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR Aydın is a young dolphin / its skin is slippery. OF WHICH KULLANILIR Islamic and Allah .I have never tried to learn French w h i c h / t h a t .... ... IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - Most of the Anatolian Cities w h o s e citizens are generally conservative.Islamic and Allah – Belief the idea of which is correct and coherent were accepted by approximately worldwide today on the contrary to Darwinism.OBJECT / CİSİM İÇİN THE.Belief were accepted by approximately world-wide today on the Contrary to Darwinism / its idea is exactly correct and coherent.Derisi kaygan olan Aydın geçen bir yunus balığıdır..1 – SUBJECTIVE – ÖZNEL TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - - I know the personal manager w h o speaks four languages fluently Dört dili çok iyi derecede konuşabilen personel müdürünü tanıyorum. NİTELEYEN 2 – DEFINING THE OBJECT / N E S N E Y İ 2..Aydın w h o s e skin is slippery is a young dolphin . İnsanları genelde misafirperver olan Anadolu şehirlerinden pek çoğu yüzlerce yıl önce kurulmuştur.

IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR I like swimming along Sarayburnu.V and I’ve too much frightened . Pek çok kitap yazmış olan N. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR Have you found a reliable manufacturer company w h i c h / t h a t among you have got in touch with. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - Darwin’s follower try to spread their nonsense claims w h i c h / t h a t they cannot succeed. Dawrinciler pek de başarılı olamadıkları saçma iddialarını ortalığa yaymaya çalışıyorlar.Temasa geçtiklerinizin arasından güvenilir bir üretici şirket buldunuz mu? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - - We bought a hundred ostriches w h i c h / t h a t we have bargained before Pazarlığını daha önce yaptığımız yüz tane devekuşunu satın aldık. - I have been in Taipei before w h i c h / t h a t has a dense population for the purpose of Electronic fair. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR I saw my friend’s car w h i c h overturned by the side of the road. which is essentially very dangerous. Pek çok dil okulunun bulunduğu Londra’ya daha önce bir kere gittim. - - DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - We would lie to work with an experienced staff w h o m / t h a t we have confidence in. Fazıl Kısakürek’in kitaplarını okudum.’ de bir Zebrayı yutan Timsahı izledim ve oldukça dehşete düştüm.Yesterday I watched an alligator w h o eats a Zebra on the T. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR - I have read N.Fazıl Kısakürek who wrote plenty of books.V. Kendisine güvendiğimiz tecrübeli bir personelle çalışmayı seviyoruz.PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. 208 . PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR I once went to London before which has many language schools. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. .Dün T. Esasen çok tehlikeli olan Sarayburnu boyunca yüzmeyi çok seviyorum. Nüfusu çok kalabalık olan Taipei’ye Elektronik Fuarı münasebetiyle gittim. Yolda ters dönen arkadaşımın arabasını gördüm.

.. Ceketinin rengi lacivert olan ve bizi yardımcısıyla ziyaret eden şirketinin müdürü bizimle pek çok şey hakkında görüştü.. IDEA / KAVRAM İÇİN THE . DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - The manager of.- I haven’t gone to a country before w h e r e / t h a t sun never downs during 6 months........... Dün işlerinin yoğunluğu neniyle uzun bir süredir göremediğim Pazarlama Müdürünüz Bay Chu ile görüştüm. Kendisine bir çok kelime öğretebileceğim bir papağan satın aldım.Hiç kimse daha geçen hafta ithal etmiş olduğumuz yeni mal çeşitlerimizi henüz görmedi. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR Nobody hasn’t seen our new goods assortments yet w h i c h we have imported last week. Kendisinden hiç beklemediğimiz kabul edilemez bir davranışına şahit olduk. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - We have witnessed his unacceptable behaviour w h i c h we never expect from himself. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - Yesterday. OF WHICH KULLANILIR - At the zoo we have seen a shark the teeth of which are very sharp. (Not : Burada kullanılan who ve whose sizi şaşırtmasın birisi kişinin kendisini nitelerken diğeri kişinin ceketinin rengini belirtmek için kullanılmıştır) OBJECT / CİSİM İÇİN THE . I got in touch with your marketing manager Mr... Senin yaşadığın yer olan Adana’ya gitmedim. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - - I bought a parrot w h o m I am going to teach many words to itself. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - I haven’t gone to Adana where you live.. 6 ay boyunca güneşin hiç batmadığı bir ülkeye daha önce hiç gitmedim... Chu w h o m I haven’t seen for a long time because of his intensity. OF WHICH KULLANILIR - Did you see the container the right sight of which is a big punctured? Sağ tarafında büyük bir delik olan konteynırı gördün mü? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. . company w h o visits us with his assistant discussed with us about a lot of things w h o s e jacket colour was dark blue. OF WHICH KULLANILIR 209 . Hayvanat bahçesinde dişleri çok keskin olan bir köpekbalığı gördük.

I want to go anywhere w h o s e population is not dense also people warm. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - We got in touch with a person in your company w h o s e voice is hard and rudely Sizin şirketinizden sesi çok kaba ve sert olan birisi ile görüştük.. DEFINITING THE SUBJECT TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - Our general manager is a man w h o / t h at believes a discipline in an employment place. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. İnsanlarının tamamı çok soğuk olan Hong Kong’a bir iş seyahati düzenledik. Genel Müdürümüz bir iş yerinde disiplin olması gerektiğine inanan bir kimsedir.... - We have held a business trip to Hong Kong the people of which were entirely unfriendly. Benim fikirlerime ters düşen tüm düşüncelere karşı çıkmak istiyorum.. OF WHICH KULLANILIR.. Aramızda amacı tamamıyla yeni işimizle alakalı olan bir toplantı düzenledik. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. O kesin dişleri olan bir köpekbalığıdır. Gövdesi oldukça iri olan bir kaplan gördük. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .Which was the first steamship w h i c h / t h a t Altantik Okyanusunu ilk geçen tekne hangisi idi? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR crossed the Atlantic Ocean.... 210 .. PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - For holiday. PLACE / YER İÇİN THE.... OF WHICH KULLANILIR - I bought History of Istanbul t h e p r i c e o f w h i c h is too expensive and made a present to my friend who visited me for the purpose of business. - That is a shark w h i c h / t h a t has a sharp teeth. OF WHICH KULLANILIR - I want to object to t h e a l l i d e a s t h e c o n s i s t i n g o f w h i c h is contrary my ideas..- We had a meeting each other the purpose of which was entirely about our new business. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - We saw a tiger w h o s e body is too big. Ticari amaçla benim ziyaretime gelen bir arkadaşıma İstanbul’un Tarihi ile ilgili fiyatı oldukça pahalı olan bir kitap alıp hediye ettim.. Tatil için insanları sıcak ancak çok kalabalık olmayan bir yere gitmek istiyorum NİTELEYEN 3 – DEFINING THE COMPLEMENT/T A M L A M A Y I 3-1.

IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR 211 . O tartışılması zor bir o kadar da çözülememiş olan bir problemdi. Şehrin göbeğine kurulmuş olan postane nerede? TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR Your friend is the best person I’ve ever known w h o advises you on some important matter therefore appreciate him! .Senin arkadaşın hayatımda gördüğüm en iyi kişi ki sana bazı önemli konularda tavsiyeleri olan birisi bu yüzden kıymetini bil ! OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - - That metal is copper w h i c h is a good conductor of electricity. Deve üzerine sadece bir kez binebildiğim bir çöl hayvanıdır. which is difficult to discuss.. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - Yarma is the only town w h i c h grows corn. - PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR - That horse is Yıldırım who runs very fast among its similar. of which sıfat cümleciklerinin aynı cümlelerde iki farklı konumda kullanılışları yer almaktadır. O oğlum için Tahtakale’den almış olduğum dayanıklı bir oyuncaktı. DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - This is the patient w h o m / t h a t the doctor is anxious about him.IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR What is the best life-method w h i c h / t h a t will assist your escaping from hell fire the compustible material of which is humans and stones? . Emsalleri arasında çok hızlı koşan o at yıldırımdır. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - That was the unsolved problem. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A camel is a desert animal w h i c h / t h a t I have once ridden. Bakır elektriği iyi ileten bir metaldir... OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - That was the strong toy w i h c h / t h a t I bought it for my son from Tahtakale. O doktorun kendisi hakkında endişe duyduğu bir hastadır. 3-2 . Yarma sadece Mısır’ın yetiştiği bir yerdir.Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden sizin kurtulmanıza vesile olacak olan en iyi yaşam tarzı nedir? Burada dikkat edilecek olursa hem which hem de the. - Where is the post office w h i c h / t h a t has been founded in the middle of the city.

IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - The winner of next world are believers w h i c h struggle on the way of Allah during their life.- The question was answering w h i c h I can hardly do. OF WHICH KULLANILIR - These are the Discmans the prices of which are cheap therefore. O benim birkaç yıldır beslediğim bir kedidir fakat ne yazık ki dün öldü.. Bunlar fiyatları ucuz olan – diskmen-lerdir bu yüzden her birinden 100’er adet ithal etmek istiyoruz. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - That is paradise w h e r e everyone would like go over there but only someone can succeed to complete of this long marathon. O cennet ki herkesin oraya gitmek istediği bir yerdir ancak sadece bazıları bu uzun maratonu başarı ile tamamlayabilirler.Alligator the jaw bones of which are more powerful than River-Nil crocodiles O Nil krokodillerine nazaran çenesi daha güçlü olan bir aligatördür. 3 . O cüzdanı bilinmeyen bir hırsız tarafından çalınmış olan bir kadındır. Cevabını çok zor verdiğim bir soruydu. Bu kasabalar içinde çok konforlu oteller bulamayabileceğiniz türden kasabalardır.... PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. OF WHICH KULLANILIR - That is the Amazon. OF WHICH KULLANILIR 212 . we would like to import them 100 pcs each.. Ahiretin galipleri hayatları boyunca Allah yolunda mücadele eden müminlerdir. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - This is the woman w h o s e her wallet had been stolen by unknown thief. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - That is the capital w h i c h had been founded for hundreds years ago. ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The next student is Ali w h o m I always admire him every time because of his resolution Ali azmi nedeniyle her zaman çok takdir ettiğim bir öğrencidir. - These are the towns w h e r e you cannot find comfortable hotel. O yüzlerce yıl önce kurulmuş bir başkenttir. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - That is a cat w h o m I have fed it for a few years but unfortunately died yesterday..

- This is a village the houses of which are generally two-floors. OF WHICH KULLANILIR My only desire is becoming an import/export manager in the future the salary of which is high Gelecekte maaşı yüksek olan ithalat/ihracat müdürü olmak istiyorum. OF WHICH KULLANILIR. Amacım zor olanı başarmaktır. Bu evleri genellikle ikişer katlı olan bir köydür.- That was an agreement the a lot of articles of which had been disobeyed by against party therefore we have forced to open a lawsuit against them.. O dişleri çok keskin olan bir köpekbalığıdır. Hz. 213 . O maddelerinin pek çoğu karşı tarafça ihlal edilmiş bir anlaşma idi bu nedenle onlar aleyhine dava açmak durumunda kaldık.A.) amacı sadece Allah katında iyi bir müslüman olmak olan kuvvetli birisi idi... ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - That is shark w h o s e teeth are very sharp. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. Bu duvarlarının tümü mavi olan diğer adıyla Sultanahmet camii olarak da anılan Mavi camidir.) is a strong man w h o s e main aim is to be a good Muslim in Allah’s opinion. PLACE / YER İÇİN THE.A... PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - - This is Blue Mosque w h o s e walls are all blue in the other words SultanAhmet mosque.. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. Hamza (R. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - Hamza (R.... OF WHICH KULLANILIR - My aim is to succeed t h e a p p l i c a t i o n of w h i c h is difficult.

000 USD to your account.TENSES A) Simple: Do + V1 1.fiilerin sonuna –ed takısı getirilir. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz. Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't ÖRNEK TABLO (+) I played You played He played She played It played We played They played (-) I didn't play You didn't play He didn't play She didn't play It didn't play We didn't play They didn't play (?) Did I play? Did you play? Did he play? Did she play? Did it play? Did we play? Did they play? 214 .) -We ordered to our bank in order to they transfer the amount of 5. -Bankamıza hesabınıza yatırılması için 5.) Simple Past (-di) S + V2 + Obj (düzenli fiillerde.000 USD’lik bir ödeme talimatı verdik. ● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır.

Example: want clean wash wanted cleaned washed ● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir. (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır. I travelled to Italy.) REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller) ● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır.) EXAMPLES: I saw a movie yesterday. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir. Example: go swim do went swam did ● USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler) Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. (Dün amcamı ziyaret etmedim. Düzenli fiillerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time.) (-) I didn't visit my uncle yesterday. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır. (Dün bir film seyretmedim. I didn't travel to Italy. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim.) I didn't see a movie yesterday. EXAMPLES (ÖRNEKLER): (+) I visited my uncle. (Ellerini yıkamadı) 215 . (Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim.) (Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.) Last year. (Ellerini yıkadı) She didn't wash her hands.) Last year.) She washed her hands.DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır. ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır. but they do have one specific time in mind.) (?) Did I visit my uncle yesterday? (Dün amcamı ziyaret ettim mi?) (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır. (Dün bir film seyrettim. (Amcamı ziyaret ettim) (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır.

Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima). Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır"." "never. It can have the same meaning as "used to". (Havaalanından saat 8'de geldi. (İşlerimi bitirdim. (Yarım saat telefonda konuştuk.." (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır. EXAMPLES: I played basketball when I was a child.) 216 .) He arrived from the airport at 8:00.) Ahmet studied English for five years. (Çocukken basketbol oynardım." "often. checked into the hotel at 9:00.when I was a child" or ".● USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi) We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past.. walked to the beach.) They sat at the beach all day. EXAMPLES: I finished work.when I was younger" in the sentence. (İki yıl Türkiye'de yaşadım." ".) E XAMPLES: I lived in Turkey for two years.) We talked on the phone for thirty minutes.. To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always. (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır. which starts and stops in the past.) ● USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar) The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past. "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır." "usually.) How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz? We waited for one hour. and met the others at 10:00. (Bir saat bekledik." "for five minutes. sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum. (Tüm gün sahilde oturdular..) ● USE 3 Single Duration (Tek süreç) The Simple Past can be used with a duration. and found a nice place to swim. "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı." "all day" or "all year. "often" (sık sık). A duration is a long action often used with expressions like "for two years. 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu. "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır. (Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız.

a hobby. Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV. yesterday (dün) I went to theatre yesterday.) last week/year/Sunday etc. (Dün sinemaya gittim. ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. (Dün gece televizyonda bir film izledim. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago.) They never went to school.) Simple Present (-ir) Subject + V1 + Object -We generally export tekstile products to the various countries -Biz çeşitli ülkelere genellikle tekstil ürünleri ihraç ederiz. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. they always skipped.She worked at the hospital after school. The action can be a habit.) He bought a car last week. (Hiç okula gitmezlerdi.) ● USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler) Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual. (Geçen hafta araba aldı.she.it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir.) 2. hep kaçarlardı. Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez. she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir. (İki dakika önce onu gördüm. a scheduled event or something that often 217 . a daily event. ÖRNEK TABLO (+) I play You play He plays She plays It plays We play They play (-) I don't play You don't play He doesn't play She doesn't play It doesn't play We don't play They don't play (?) Do I play? Do you play? Does he play? Does she play? Does it play? Do we play? Do they play? ("He.

(Güneş dünyanın çevresinde dönmez. (Kaliforniya İngiltere'de değildir. (Her on iki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar.) Every twelve months. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır. Bu eylem bir alışkanlık. the Earth circles the sun.) He never forgets his wallet. planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir. (Pencereler camdan yapılır. (Pencereler ağaçtan yapılmaz.) Windows are not made of wood.) ● USE 2 Facts or Generalizations (Gerçekler veya genellemeler) The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before. (Geçmişte. (Kediler sütü sever.) California is in America. (Kaliforniya Amerika'dadır. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder.) The sun does not circle the Earth. (O teniz oynamaz. hobi.) EXAMPLES: Cats like milk. (O hep cüzdanını unutur. (Tren saat 9'da hareket etmez. It is also used to make generalizations about people or things.) The train leaves every morning at 8 am.happens. and will be true in the future. is true now. (New Yok küçük bir şehirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur. günlük bir olay.) She always forgets her purse.) Birds do not like milk.) EXAMPLES: I play tennis.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE 218 .) Windows are made of glass.) California is not in the United Kingdom. It is not important if the speaker is correct about the fact. (Kuşlar süt sevmez.) New York is a small city. (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir.) The train does not leave at 9am. bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. (Tenis oynarım) She does not play tennis. (O hiç cüzdanını unutmaz.

) Future (-ecek) S + will / shall + v1 + obj. (Bizi sık sık ziyaret ederler. (her gün/yıl/hafta vs. -Liman yetkilileri güverteye gelir gelmez yükleme kaldığı yerden devam edecek.) She sometimes writes me a letter.) I go to work every day.) every day/year/week etc. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. (Hiç alkol içmem. Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir. örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir.) 3. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim. asla) I rarely smoke.) I usually go to cinema at weekends. (O hep klasik müzik dinler. (Her gün işe giderim.Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. -Loading will resume as soon as port-authorities arrive on board. (Nadiren sigara içerim. (Bana arasıra mektup yazar.) usually (genellikle) often (sık sık) sometimes (arasıra) rarely (nadiren) never (hiç.) I never drink alcohol. Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de.) They often visit us. always (daima) She always listens to classical music. "WILL" FUTURE TENSE TABLO (+) I will play You will play He will play She will play It will play We will play They will play (-) I won't play You won't play He won't play She won't play It won't play We won't play They won't play (?) Will I play? Will you play? Will he play? Will she play? Will it play? Will we play? Will they play? "GOING TO" FUTURE TENSE TABLO (+) I'm going to play (-) I'm not going to play (?) Am I going to play? 219 .

(Ben bakarım.) B: I'll get you some coffee.) A: The phone is ringing.) We are going to meet each other tonight at 6:00 PM. ("Will" genellikle söz verirken kullanılır. Uyumak üzereyim. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır.) B: I'll get it. (Sana biraz sandviç hazırlıyım. (Varınca seni ararım.) B: I'll make some sandwiches. Ona sürpriz parti hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim.You're going to play He's going to play She's going to play It's going to play We're going to play They're going to play You aren't going to play He isn't going to play She isn't going to play It isn't going to play We aren't going to play They aren't going to play Are you going to play? Is he going to play? Is she going to play? Is it going to play? Are we going to play? Are they going to play ● USE 1 "Will" to offer something (Bir şey teklif etmek için) "Will" often suggest that a speaker will do something voluntarily. (Telefon çalıyor.) A: Who is going to make John's birthday cake? (John'un doğum günü pastasını kim yapacak?) 220 . (Çok yorgunum.) ● USE 2 "Will" to Express a Promise (Söz vermek için) "Will" is usually used in promises. (Bu gece 6'da buluşacağız. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else.) EXAMPLES: A: I'm really hungry. ("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir. (Tatilini Hawai'de geçirecek.) ● USE 3 "Be going to" to Express a Plan (Bir plandan bahsederken) "Be going to" expresses that something is a plan. (Sana biraz kahve getiriyim. I'm about to fall asleep.) EXAMPLES I will call you when I arrive. (Söz veriyorum. (Gerçekten çok açım.) A: I'm so tired.) I promise I will not tell him about the surprise party. ) EXAMPLES He is going to spend his vacation in Hawaii.

........ next year/month/week/Saturday (gelecek yıl/ay/hafta/Cumartesi) tomorrow (yarın) soon (yakında) in two minutes/four weeks (iki dakika/dört hafta içinde) B) Continuous: (-yor) Be + V1....... (John'un doğun günü pastasını Sue yapacak. (Yağmur yağacak) It's going to rain.. (Sana bir aspirin getiriyim.. (İtalya'ya gideceğim. Aşağıdaki örneklere bakınız. EXAMPLES: The year 2003 will be a very interesting year. Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır... (Yağmur yağacak. -Son zamanlara kadar ...) I will open the door. Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir. company till recent times.) I will bring you an asprin... "Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak...) Past Continuous (-yordu) S+ was / were + v1(-ing) + obj.. I will go to Italy.. TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır..ing 1............) It will rain..) ● USE 4 "Will" or "Be Going to" to Express a Prediction (Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to") Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future.) DİKKAT! Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçe’ye farklı şekillerde çevrilebilir. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir... Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.were 221 .... [WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was ..şirketiyle çalışıyorduk.) Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir. -We were doing business with ....B: Sue is going to make John's birthday cake...) The year 2003 is going to be a very interesting year.. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak. (Kapıya ben bakarım....

) ● USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. described above.) When the phone rang. she was writing a letter. (O aradığında televizyon seyrediyordum.) hile we were having a picnic.ÖRNEK TABLO (+) I was playing You were play He was playing She was playing It was playing We were playing They were playing EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson. (Ders çalışıyordum. someone stole his car. (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu. you can also use a specific time as an interruption.) While John was sleeping last night. the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past. (Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı. it started to rain. Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. (Ben vardığımda çay içiyorlardı.) Sally was working when Joe had the car accident. EXAMPLES: W 222 . (-) I wasn't playing You weren't playing He wasn't playing She wasn't playing It wasn't playing We weren't playing They weren't playing (?) Was I playing? Were you playing? Was he playing? Was she playing? Was it playing? Were we playing? Were they playing? EXAMPLES: I was watching TV when she called. Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem) In USE 1.) They were drinking tea when I arrived. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu. (Onu gördüğümde sigara içiyordu. The interruption is usually an action in the Simple Past. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı. However.) She was smoking when I saw her. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir.

(Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu. yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir.m. 223 . (Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu. the boss was yelling directions. Yani eylemler paraleldir. planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı. EXAMPLES: Last night at 6 p.m. patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı.. (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum. we were still driving through the desert. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum) While Ellen was reading.) They were eating dinner. Past Continuous Tense'de ise. I was eating dinner.Last night at 6 p. EXAMPLE: When I walked into the office.) Last night at 6 p. Tim was watching television. (İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız. discussing their plans and having a good time. and customers were waiting to be helped. Others were complaining to each other about the bad service. bazıları telefonda konuşuyor. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. (Gece yarısı hala çölde araç kullanıyorduk) DİKKAT! Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir. (Saat 6'da yemeye başladım. One customer was yelling at a secretary and waving his hands. several people were busily typing. I was eating dinner.. İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda..) ● USE 4 Atmosphere (Atmosfer) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past.) At midnight.m. Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı. belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence. some were talking on the phones. belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar. EXAMPLES: I was studying while he was making dinner. (Yemek yiyor. I ate dinner. it expresses the idea that both actions were happening at the same time. The actions are parallel.

-We are manufacturing the goods your desired type and quality -Sizin istediğiniz tipte ve kalitedeki bir malı üretiyoruz.) Present Continuous (-yor) S+ am+is+are +V1 (ing)+obj. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.) 2. (Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır. (Onu araba sürerken gördüm. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun. at this very moment. Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir.) 224 . Auxiliary Verbs: am/is/are ÖRNEK TABLO (+) I am playing You are playing He is playing She is playing It is playing We are playing They are playing ● USE 1 Now (Şimdi) Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler. while .as I saw him while he was driving.) They helped me as I was carrying some heavy bags.) (-) I am not playing You aren't playing He isn't playing She isn't playing It isn't playing We aren't playing They aren't playing (?) Am I playing? Are you playing? Is he playing? Is she playing? Is it playing? Are we playing? Are they playing? EXAMPLES (ÖRNEKLER) You are learning English now.TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.

(Ayakta durmuyorum.) I am not studying to become an engineer. (Mühendis olmak için çalışmıyorum." "this month. (Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır. now can mean "this second.) What are you doing? (Ne yapıyorsun?) Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) ● USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar) In English. Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action. Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion. speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future. (Doktor olmak için çalışıyorum. (İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir. which is in progress. "bu yüzyıl" vs. "bu ay".) EXAMPLES: I am meeting some friends after work.) I am not going to the party tonight.) EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir) I am studying to become a doctor.) I am sitting." "today.) I am not standing. (Bu gece partiye gitmiyorum. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum.You are not sleeping now. (İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz.) I am not reading any newspapers right now. (Şimdi uyumuyorsun. (Oturuyorum. "tam bu anda"." "this year. Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız. "bu yıl". (Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını 225 .) Isn't he coming with us tonight? (O bu gece bizimle gelmiyor mu?) ● USE 4 Complaining with "Always" ("Always" kullanarak şikayette bulunma) The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens." "this century" and so on. (Bir kitap okuyorum.) I am reading a book.) Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?) ● USE 3 Near Future (Yakın Gelecek) Sometimes.

(Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler.Yanlış She loves chocolate.) I don't like them because they are always complaining.like .). (Derse hep geç kalıyor.Yanlış She doesn't understand me . Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. -Önümüzdeki haftadan itibaren tüm siparişlerinizi üretmeye başlıyor olacağız.) He is always talking. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır. (Bu gece uçak vardığında. (O sürekli konuşur. Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir.. Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir. seni bekliyor olacağım. . now right now at the moment at present 3.) DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz.) Future Continuous (-yor olacak) S + will / shall + be + v1-ing + obj. love . Bir şeyden şikayet ederken kullanılır.Doğru TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. EXAMPLES: She is always coming to class late.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. I will be waiting for you.understand . She is loving chocolate.veya olduğunu belirtir.Doğru I am hating you . I am going to be waiting for you. 226 .hate .Doğru She isn't understanding me . .Yanlış I hate you . -We will be beginning to manufacture all your orders as of next week.have (possession) etc. FORM Future Continuous [WILL BE] + [VERB+ing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight.

(Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım.) I will be waiting for you when your bus arrives. ben Madison Otel’ de kalıyor olacağım. Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz.) NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur. (Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım. (NOTICE. (Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse. "am working" because of "while.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Gelecekte belirli bir zaman belirtme) 227 . Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz. Steve will make dinner. she is going to make dinner. Steve yemeği yapacak. Doğru While I will be finishing my homework. (Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız. The interruption is usually an action in the Simple Future. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır. bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek.) EXAMPLES: I will be watching TV when she arrives tonight.) I am going to be staying at the Madison Hotel. so he will not see Jennifer when she arrives.") (Ben çalışırken. EXAMPLES: While I am finishing my homework.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir. Yanlış "FUTURE CONTINUOUS TENSE" TABLO (+) I will be playing You will be playing He will be playing She will be playing It will be playing We will be playing They will be playing (-) I won't be playing You won't be playing He won't be playing She won't be playing It won't be playing We won't be playing They won't be playing (?) Will I be playing? Will you be playing? Will he be playing? Will she be playing? Will it be playing? Will we be playing? Will they be playing? ● USE 1 Interrupted Action in the Future (Gelecekte yarıda kesilen eylemler) Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted.) While I am working. (Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak.(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım. she is going to make dinner. if anything happens and you need to contact me.) He will be studying at the library tonight.

(Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım.. (Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü. ben ders çalışıyor olacağım.) ● USE 4 Atmosphere (Ortam) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future.) At midnight tonight.) While Ellen is reading. belirli bir zaman vardır. you can also use a specific time as an interruption. (Bu gece kitap okuyarak. (Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. They always do the same thing.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence. they will be eating dinner. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer.) TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Bu tense için kullanılan özel zaman zarfları yoktur. However. (İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız.) EXAMPLES: Tonight at 6 p. we will still be driving through the desert. planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar. (Ellen kitap okurken. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak. the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future. Bazıları dans ediyor olacak. C) Perfect: (-miş) Have + V3 228 . Bu kullanımda ise eylem değil. gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz. Diğerleri konuşuyor olacak. I am going to be eating dinner.) EXAMPLES: I am going to be studying while he is making dinner. Others are going to be talking. (Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda.In USE 1. Tim will be watching television. (O yemek yaparken. Tim televizyon seyrediyor olacak) Tonight. it expresses the idea that both actions will be happening at the same time.m.) EXAMPLE: When I arrive at the party everybody is going to be celebrating. described above. and having a good time. (Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız. discussing their plans. Some will be dancing.

Past Perfect Tense Türkçe'de "miş"li geçmiş zamanın karşılığı olarak kullanılabilir. 1998'den önce Amerika'da bulunmuştum. I had been to the U. -Mallarınızın hepsini tüm risklere karşı sigorta etmiştik. Aynı zamanda geçmişte yaşanan bir eylemin belirli bir zamandan önce olduğunu söylemek için de kullanılır.S.S. (Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir film seyretmemiştim.) EXAMPLES: I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai. başka bir eylemden önce tamamlanmış olduğunu ifade eder. (Evet.) Past Perfect (-mişti) S+ had + v3 + obj. (İngiltere'ye geldiğimde biraz İngilizce çalışmıştım.) ● USE 2 ( Geçmişteki belirli bir şey veya zamandan önceki süreç ) 229 .) [HAD] + [PAST PARTICIPLE] PAST PERFECT TENSE "TABLO" + I had played You had played He had played She had played It had played We had played They had played I hadn't played You hadn't played He hadn't played She hadn't played It hadn't played We hadn't played They hadn't played ? Had I play Had you play Had he play Had she play Had it play Had we play Had they play ● USE 1 (Geçmişte başka bir şeyden önce tamamlanan eylem) The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past. FORM Past Perfect Examples: I had studied a little English when I came to the U.) They had never met an American until they met John. once before in 1988. (Past Perfect tense geçmişte bir eylemin. It can also show that something happened before a specific time in the past. -We had insured all your goods against all risks. Geçmişte olan iki olaydan.) Had you ever visited the U. (Onlar John'la tanışıncaya kadar hiç bir Amerikalıyla tanışmamışlardı. before your trip in 1992? (1992 yılındaki seyahatinden önce hiç Amerika'ya gitmiş miydin?) Yes.S.1. daha önce olanını ifade ederken bu tense'i kullanırız.

EXAMPLES: I have seen that movie many times.) PRESENT PERFECT TENSE" TABLO (+) I have played You have played He has played She has played It has played We have played They have played (-) I haven't played You haven't played He hasn't played She hasn't played It hasn't played We haven't played They haven't played (?) Have I played Have you played? Has he played? Has she played? Has it played? Have we played? Have they played? ● USE 1 Unspecified Time Before Now We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. (Bu filmi birçok kez seyrettim. (Alex çalışmalarını bitirdiğinde sekiz yıldan fazla zamandır Londra'da bulunmaktaydı. The exact time is not important. Yanlış 2. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. -We have completed the great deal of your orders.) By the time Alex finished his studies. (Bu filmi hiç seyretmedim.) Present Perfect (-miş) S+ have / has + v3 + obj.) I have never seen that movie. Doğru She never saw a bear before she moved to Alaska.) Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırın. -Siparişlerinizin büyük bir bölümünü tamamladık. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir.EXAMPLES: We had had that car for ten years before it broke down. FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle] Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir. EXAMPLE: She had never seen a bear before she moved to Alaska. he had been in London for over eight years.) 230 . (Bu araba bozulmadan önce on yıl bizimdi.

(Fransa'da bulundum. (Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.) People have travelled to the moon.) There have been many earthquakes in California.) He has never travelled by train. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.) I think I have met him once before. (Bu filmi yirmi kez seyrettim.) (Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır.) Joan has studied two foreign languages. Amerika'da bir savaş oldu. there has been a war in the United States.) I have never been to France. 1 Experience (Tecrübe) You can use the Present Perfect to describe your experience.) 2 Change Over Time (Zamanla değişim) We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time. (Kaliforniya’da bir çok deprem oldu.) Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?) Yes. (İnsanlar aya seyahat etti.) 231 . (Joan iki dile çalıştı. I have not met him. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır.) DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir. onunla hiç karşılaşmadım. (Sanırım onunla daha önce tanıştım. (Evet. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.EXAMPLES: I have seen that movie twenty times. (Hayır.) EXAMPLES: You have grown since the last time I saw you. (Fransa'da hiç bulunmadım. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.) I think I have seen that movie before. (O trenle hiç seyahat etmedi.) (Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur.) EXAMPLES: I have been to France. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm.) Have you ever met him? (Onunla hiç karşılaştın mı?) No.

but she can communicate. (Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi.) EXAMPLES: James has not finished his homework yet.) Our son has learned how to read.) Susan hasn't mastered Japanese.) My English has really improved since I moved to Australia.The government has become more interested in arts education. ama iletişim kurabiliyor.) EXAMPLES: Man has walked on the moon. henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam 232 .) Doctors have cured many deadly diseases. (İnsan ayda yürüdü. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.) 3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken) We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz. (Oğlumuz okumayı öğrendi. (James henüz ödevini bitirmedi. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti. (Bill hala gelmedi.) 4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem) We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened.) Bill has still not arrived.) The rain hasn't stopped. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.) TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler) We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occurred in the past at different times. You cannot mention a specific time. (Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı. (Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler. (Yağmur durmadı. Ayrıca bu zamanda. (Bilim adamları atomu parçaladılar.) Scientists have split the atom. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir.) Japanese has become one of the most popular courses at the university.

yet .) She has talked to several specialists about her problem. "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder.this week . Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır. "İki haftadır". -Önümüzdeki hafta içerisinde tüm siparişlerinizi tamamlamış olacağız. EXAMPLES: I am going to see a movie when I have finished my homework.never . (Ordu şehre beş kere saldırdı. (Altı aydır İngiltere’de) Mary has loved chocolate since she was a little girl.) She has been in England for six months. "Beş dakikadır".this year .twice three times . -We will have completed all your orders within next week.edeceği anlamı da vardır.today – recently 3." "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect. (İki haftadır gribim.four times .for . (Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu.) EXAMPLES: I have had a cold for two weeks. Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz.ever . ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi.) We have had many major problems while working on this project.already . Doğru 233 .once . (Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız. (Bu dönem dört tane quiz oldum.just . but nobody knows why she is sick.) ● USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre) We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi.) EXAMPLES: The army has attacked that city five times.) I have had four quizzes this semester. "For five minutes.) Future Perfect (-miş olacak) S + will / shall + have + V3 + obj. (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever) TIME EXPRESSIONS IN PRESENT PERFECT TENSE since . (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık.

ÖRNEK TABLO (+) I will have played You will have played He will have played She will have played It will have played We will have played They will have played (-) Will I have played? Will you have played? Will he have played? Will she have played? Will it have played? Will we have played? Will they have played? (?) I won't have played You won't have played He won't have played She won't have played It won't have played We won't have played They won't have played ● USE 1 Completed Action Before Something in the Future (Gelecekte bir şeyden önce tamamlanmış eylem) The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future. Yanlış FORM Future Perfect [WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I will have perfected my English by the time I come back from the U.) I am going to see a movie when I will have finished my homework. his wife is going to have cleaned the entire house. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. It can also show that something will happen before a specific time in the future.) EXAMPLES: By next November. (O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak.) ● USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs) (Gelecekte bir şeyden önceki süreç) 234 . (Future Perfect tense gelecekte bir şeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz. I will have received my promotion.) By the time he gets home. (Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım.(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I am going to have perfected my English by the time I come back from the US.) NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar. Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır.S.

) D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1..ing 1.) EXAMPLES: I will have been in London for six months by the time I leave. FORM Past Perfect Continuous [HAD BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I had been waiting there for two hours before she finally arrived.) She had only been studying English for two years before she got the job. Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır.With Non-continuous Verbs. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin.) Past Perfect Continuous (-mekteydi) S+ had + been +v1-ing + obj. Susan is going to have had my book for a week. (Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak. (İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı. we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future. -Daha geçen yıla kadar bir çok ülkeye çeşitli deri ürünleri ihraç ediyorduk.) By Monday. -We had been exporting various type of leather products to the a lot of countries until last year.) ÖRNEK TABLO (+) I had been playing You had been playing He had been playing She had been playing It had been playing We had been playing They had been playing (-) Had I been playing? Had you been playing? Had he been playing? Had she been playing? Had it been playing? Had we been playing? Had they been playing? (?) I hadn't been playing You hadn't been playing He hadn't been playing She hadn't been playing It hadn't been playing We hadn't been playing They hadn't been playing ● USE 1 Duration Before Something in the Past (Geçmişteki bir şeyden önceki süreç) 235 . (Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım. başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir. (O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim. gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz. (Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin..

) Sam gained weight because he had been overeating. (Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır. -Bu hafta sıparişlerinizin kalanını hazırlıyoruz.) EXAMPLES: Jason was tired because he had been jogging. Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur. (Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı. fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir. (Past Perfect Continuous Tense. (Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır.) I have worked in this company for four years 236 .) She had been working at that company for three years when it went out of business. (Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı. the duration does not continue until now. I have been working in this company for four years.) 2.) EXAMPLES: They had been talking for over an hour before Tony arrived.) James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia.) Present Perfect Continuous (-mekte) S+ have / has + been + v1-ing + obj.We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous. (James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversitede eğitim veriyordu. geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. (Jason yorgundu.. work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır. -We have been preparing the rest quantity of your orders this week.) ● USE 2 Cause of Something in the Past (Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için) Using the Past Perfect Continuous before another action in the past is a good way to show cause and effect. Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da. (Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar. Notice that this is related to the Present Perfect Continuous. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir. however.

(Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır.) EXAMPLES: They have been talking for the last hour. "For five minutes". (O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır. "Beş dakika boyunca". and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous.) ÖRNEK TABLO (+) I have been playing You have been playing He has been playing She has been playing It has been playing We have been playing They have been playing (-) Have I been playing? Have you been playing? Has he been playing? Has she been playing? Has it been playing? Have we been playing? Have they been playing? (?) I haven't been playing You haven't been playing He hasn't been playing She hasn't been playing It hasn't been playing We haven't been playing They haven't been playing ● USE 1 Duration from the Past Until Now (Geçmişten şimdiye yaşanan süreç) We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now. Without the durations.(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum.) FORM Present Perfect Continuous [HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I have been waiting here for two hours. We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning.) ● USE 2 Recently. (İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum. "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır. Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir. and "since Tuesday". (Üç yıldır bu şirkette çalışmaktadır.) James has been teaching at the University since June. Anlamı kuvvetlendirmek için 237 . "for two weeks". "for two weeks".) She has only been studying English for two years. (Son iki saattir konuşuyorlar. (James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir.) She has been working at that company for three years. the this tense gives a more general meaning of "lately". Lately (Son zamanlarda) You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes". (Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir.

) IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses.cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır. you must use Present Perfect. -Yaklaşık altı ay kadar sonra faaliyete geçiyor olacağız. (Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum. EXAMPLES: Sam has been having his car for two years.) EXAMPLES: Recently. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır. -We will have been beginning to operate approximately six months later. Kategoriye göre: OLUŞ CÜMLELERİ EYLEM CÜMLELERİ I am a student Present Tense She swims everyday I was a student Past Tense She swam yesterday I will be a student Future Tense She will swim tomorrow I have been a student Present Perfect Tense She has swum for two 238 .) She has been watching too much television lately. İngilizce Akış Şeması Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyin üzerinde bilenler için sadece fikir vermesi açısından verilmiştir. Durağan fiiller. To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs.) Mary has been feeling a little depressed. yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz.) Future Perfect Continuous (-mekte olacak) S + will / shall + have + been + v1-ing + obj. (Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor. I have been feeling really tired. Doğru 3. Yanlış Sam has had his car for two years. (Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur. (Mary kendini biraz depresyonda hissediyor.

think of. 3) Sonu pre. Tek Fiil S V O Çok Fiil S S Vy Vy to V Ving Ving O O O Başkasına Yaptırılan İş S S S Vy Vy Vy zamir to zamir V O Ving O Ving O to swim smoking stealing the S Vy pre..( Bu tanım.. Yapılışına göre: TO BE ÇEKİMİ I I I I I am swimming will be swimming was swimming have been swimming had been swimming EYLEM ÇEKİMİ I I I I am taken will be taken was taken have been taken I had been taken to be + V3 were V2 was are V3 been to be + Ving TOBE is V1 am Bir cümle İngilizce gramerinde mutlak surette ya “ to be” yada “eylem” çekimi ile yapılabilir.. Continuous ve passive voice cümleleri eylem cümleleri olmalarına rağmen to be ile yapılırlar. 2) Kendilerinden sonra to aldırmadığından ikinci fiili Ving yapanlar stop. I want to swim I enjoy swimming I think of going : yüklem : preposition : subject I want you I stop you I accuse you of 239 .. Eylem Cümlelerinin İskelet Sistemi: İngilizce’de ana başlık olarak tek fiil.. S zamir pre.. avoid. enjoy. I want money y pre.. çok fiil ve başkasına yaptırılan iş adı altında üç cümle kuruluş iskeleti ve bunların altında da yüklem tipine göre üç alt başlık bulunur. ) Yüklem tipi: 1) Kendilerinden sonra gelen fiile to aldıranlar want.. refuse. kategori ve başlıklar İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzı ile yoktur... ile bittiği için ikinci fiili Ving yapanlar give up.days I had been a student Past Perfect Tense She had swum for two days Tobe Çekimi Eylem Çekimi İngilizce içinde ana başlık olarak iki tip cümle vardır ve bu iki tip cümle 5 ana zamanda konuşulur.

B Sonuç olarak bir cümle ya oluştur yada eylem ve eylemse mutlaka yukarıdaki iskelet sistemi içinde kalan 7 adetten bir tanesidir. Ezberlemeden Mantığı ile Kelime Türetme Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için verilmiştir. PÜF NOKTASI Aşağıda İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için yararlı olacağına inandığım ve kitaplarda kolaylıkla bulunamayacak bazı bilgiler yer almaktadır. Bu kullanım kolaylıkları İngilizce gramer sisteminde yer almasına rağmen gerek yerli ve yabancı kitap yazarları gerekse İngilizce öğretmenleri bu konulara fazla değinmezler.K. Fiillerden isim yapma 2. edilgen yaparsanız passive voice cümleleri elde edersiniz. Sizlere yararlı olması inancımla. Bunların bazılarına aşağıda yer verilmiştir. Fiillerden sıfat yapma 3.V O : verb : object En küçük birim açıklama: 1) 2) 3) 4) The The The The girl girl girl girl in the garden who wants to go swimming killed by Tom açıklama Kelime grubu Relative Clause Gerund Passive E. Sıfatlardan fiil yapma swimming pool broken heart to get fat yüzme havuzu kırık kalp şişmanlamak Burada yer alan bilgilerin amacı İngilizce eğitimi alanların yıllarca ayrı ayrı ezberlemek 240 . Eylem cümlesini kendi tense’inde “ yor “ larsanız continuous. 1.

Air-conditioning Bodybuilding Brain washing Central heating Dry cleaning klima vücut geliştirme beyin yıkama merkezi ısıtma kuru temizleme 1. Playing tennis in Turkey is very expensive. Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır 3. kızarmış tavuk kırık sandalye oturma odası yüzme havuzu fried chicken broken chair living room swimming pool gibi kelimeler teker teker ezberlenmek yerine orijinal fiilleri sayesinde türetilirler. Copper mining is indispensable to the economy of that region. o fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir sıfat haline sokar ve orijinal bir sıfat gibi Türkçeleşir. Smoking is a terrible habit. Bakır madenciliği o bölgenin ekonomisi için vazgeçilmezdir 2. Bu durum genellikle Ving yapısının ikinci kısım olması ile elde edilir. Dancing school Finishing line Freezing point Living room Opening speech dans okulu bitiş çizgisi donma noktası oturma odası açılış konuşması Ving yapılı isim farklı kelime ile birleşip yeni anlamlı başka bir tamlama ortaya çıkarabilir. Aşağıda yer alan tamlamaları dikkatlice inceleyerek aynı mantığa varmaya çalışın. Eğer sözlükte kırık sıfatını aramak istersek karşımıza “ broken “ kelimesi çıkar ve bizde sanki onu özel bir kelimeymiş gibi algılarız oysa farkında olmadan zaten o kullanımı biliyoruzdur ama böyle bir yapının ne olduğu ve nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğimizden de zaten bildiklerimizi tekrar ezberlemek gibi bir tutuma gireriz. 241 . Yüzme iyi bir spordur V3 Yapısının Sıfat Olarak kullanımı Fiillerin tek başına V3 hali. Her gün kullandığımız. Bu kullanım özelliği bize yüzlerce yeni kelimeyi hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. Bu kullanım özelliği yüzlerce yeni kelimeyi bize hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar.zorunda kaldıkları ama aslında tek bir mantık ve sadelikle zaten farkında olmadan bildikleri bazı gerçeklerin hiçte sanıldıkları kadar ürkütücü olmadıklarını göstermektedir. Ving Yapısının İsim Olarak Kullanımı Her fiilin tek başına Ving hali fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir isim haline sokar ve orijinal bir isim gibi Türkçeleşir. Türkiye’de tennis oynamak çok pahalıdır 4. Swimming is a good sport. Bu sayede yüzlerce yeni kelimeye hiç bir çaba harcamadan ve en önemlisi ezberlemeden ulaşırız.

It is forbidden to park here.hal Şimdi fiillerin to break to steal to marry to fry to paint broke stole married fried painted 2. He is married to an American.Hal eylem anlamları bir kenara bırakılarak onların sıfat anlamları incelenirse. Daha evvel isimlerin “ çoğul yapılma kurallarında “ da incelendiği gibi isimler . kırmak to be broken kırık çalmak to be stolen çalıntı evlenmek to be married evli kızartmak to be fried kızarmış boyamak to be painted boyalı 1. Bir sıfatı fiilleştirmek için önüne “ get “ getirilir ve sıfatlar artık oluş cümleleri yerine sıfat özelliklerini bir kenara bırakarak eylem cümlelerinde çekim alırlar. I am fat şişmanım I was fat şişmandım Oysa Türkçe Gramerinde karşımıza sıfatlardan türeyerek eyleme dönüşen ve bunun sonucunda eylem cümlelerinde kullanılan bir çok kelime çıkar. Çalıntı bir yüzük almak kanun dışıdır 3. It is illegal to buy a stolen ring. Break Steal Marry Fry Paint 1. He is known very mean in the town. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz. Aşağıdaki örneklerde sıfatların nasıl fiil haline geldiklerini dikkatlice inceleyin. Kasabada çok cimri biliniyor Sıfatlardan Fiil Yapılması Bilindiği gibi sıfatların çekim alması sadece “ to be “ cümlelerinde gerçekleşebilmektedir.hal broken stolen married fried painted 3.sıfatlar ve fiiller düzenli ( belirli bir kurala göre türetebilen ) ve düzensiz ( belirli bir kurala göre türetilemeyip ayrı ayrı bilinmek zorunda olunan) yapıda karşımıza çıkarlar. Yani bir eylem gibi ele alınıp çekimlenemezler. Bir Amerika’lı ile evli 2. şişman olmak şişmanlamak kızgın olmak kızmak sıcak olmak ısınmak pahalı olmak pahalılaşmak Aynı durum İngilizce gramerinde de karşımıza çıkarak aynen Türkçe’de olduğu gibi sıfatlar fiil yapısında kullanılabilirler.Fiillerin üç hali vardır. Fiillerin üç hali düzenli fiillerde sonlarına ed eki almalarıyla düzensiz fiillerde ise ayrı ayrı bilinmek suretiyle kullanılırlar. to to to to to to be be be be be be fat angry hot dark better cold şişman olmak kızgın olmak sıcak olmak karanlık olmak daha iyi olmak soğuk olmak to get fat şişmanlamak to get angry kızmak to get hot ısınmak to get dark kararmak to get better iyileşmek to get cold soğumak 242 . Buraya park etmek yasak 4.

I get crazy. 243 . Şişmanlamak istiyor I don’t want you to go out after it gets dark. çıldırıyorum. Hayat her gün azar azar zorlaşıyor. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmanı istemiyorum. Whenever I see him. Her ne zaman onu görsem.She wants to get fat. Life gets difficult every day little by little.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful