P. 1
115603278-IngilizceGramer

115603278-IngilizceGramer

|Views: 31|Likes:
Yayınlayan: Can Kan

More info:

Published by: Can Kan on Feb 24, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/22/2013

pdf

text

original

Sections

  • BASIC ENGLISH
  • ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
  • ‘S
  • OF
  • ÖLÇEK BİLGİSİ
  • ARTICLES
  • HAVE - HAS GOT
  • COUNTABLE - UNCOUNTABLE NOUNS
  • THIS, THAT - THESE, THOSE
  • THERE IS - THERE ARE
  • SOME – ANY
  • WHEN...? - HOW LONG...?
  • FOR - SINCE
  • WOULD YOU LIKE...? I'D LIKE
  • PREFER - WOULD RATHER
  • REPORTED SPEECH
  • REFLEXIVE PRONOUNS
  • COMPARISON
  • ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS
  • IRREGULAR VERBS - DÜZENSİZ FİLLER
  • PREPOSITIONS
  • CONJUNCTION
  • B A Ğ L A Ç L A R
  • Phrasal Verbs
  • USED TO
  • TAG QUESTIONS
  • IMPERATİVE
  • MODALS
  • ACTIVE – PASSIVE
  • CAUSATIVE
  • GERUNDS AND INFINITIVES
  • RELATIVE PRONOUNS
  • NOUN CLOUSES
  • ADVERBS – ADJECTIVES
  • CONDITIONAL SENTENCES
  • ADJECTİVE CLAUSES
  • TENSES

BASIC ENGLISH

İngilizce öğrenebilmek her şeyden önce kendinize güven ve insan aklının başaramayacağı hiç bir şeyin olamayacağına kendinizi inandırmanızla başlar. Geçmişteki yersiz ve boş korkularınızdan kurtulmanız İngilizce eğitiminde atacağınız ilk adım olacaktır. Unutmayın İngilizce öyle kolay bir lisandır ki ezberlemediğiniz sürece öğrenmemek için özel çaba sarf etmeniz gerekir. İddia ediyorum yeterli Türkçe altyapısı olan herkes 5 ay içinde makale yazabilecek düzeyde İngilizce öğrenir. İngilizce’de istisnai durumlar dışında hiç bir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçe’de olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar. İngilizce bir cümle yapılırken;

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN
sıralaması uygulanır Örneğin; Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce Ö Y N B Y temizliyor temizleyecek Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce temizleyebilir temizlemeli Yukarıdaki örneğe dikkat edilirse cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır. İngilizce’yi kısa sürede öğrenebilmenin gerek ve yeter koşulu iyi Türkçe altyapısına sahip olmaktır. Kullandığı malzemenin Türkçe gramerindeki karşılığını bilmeyen bir insanın İngilizce öğrenebilmesindeki başarı ne derece gerçekçidir. Bir ikinci nokta da İngilizce’de Türkçe’de olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. baba-cığım gide-cegini sev-diğimi hasta olduğumuzu Biz bu takıları Türkçe’ye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde kendimiz ekleriz.
cümlesi mantığı ile yapılır

Z

1

SİSTEM BİLGİSİ
Bizler bebekler gibi önce kelimelerin anlamlarını bilmeden kulak dolgunluğu ile ezberlemek daha sonrada aralarında zamanla anlam ilişkisi kurarak bütüne ermek gibi bir olayı bu yaşlarda yapamayacağımıza göre uygulanacak tek yöntem o dili gramer kurallarına göre öğrenmek olacaktır.

Sistem önce Türkçe dilbilgisi kurallarına genel bakış ile başlayan daha sonra İngilizce dilbilgisindeki
kullanacağımız tüm malzemeyi irdeleyip olayın mutfak aşamasıyla ilgilenen bütün bunların cümlelerin hangi aşamalarında karşımıza çıktığını Türkçe kıyaslamaları ile formülde yerine oturtan ve sırasıyla başlangıçtan itibaren İngilizce dilbilgisindeki tüm cümle yapılarına hayattaki kullanım mantığına göre uygulanan bir yöntemdir. Unutmayın ki iyi gramer bilgisi olan herkes iyi düzeyde yazıp konuşur. Bazen şu cümleyi çok sık duyarız. “Benim gramerim iyi ama konuşamıyorum.“ Bu sadece insanın kendini kandırmasından ibarettir. Gramer bilgisinden kastedilen onun formülünü bilmek değil hayatta bir olay yaşanırken hemen o gramerin adını telaffuz edebilmektir. Sadece formül bilmek okullarda sınav geçmek için geçerlidir gerçek hayatla bir ilgisi yoktur.

NEDEN 5 AY
Elbette ki İngilizce eğitimi öyle aylara sığacak bir olgu değildir ama temel ve taktiği ile uygulanabilecek doğru bir metot başarının altın anahtarıdır. Haftalık ortalama 5-6 saatlik derslerle geçirilecek 5 ay belki elde olmayan aksaklıklarla uzayabilecek 6 ay İngilizce için harcanacak maksimum zamandır. Bu sistem içinde uygulanan tarz ezberciliği ortadan kaldırdığından harcanan bütün süre mutlak öğrenmeye gitmektedir. Bu metotla İngilizce öğrenebilmek insan aklının alamayacağı kadar kolay olmasına rağmen Türkçe alt yapısı zayıf, her gün 1 saat evde kendi başına tekrar yapmayan, sistemi uygulamayan, birisi gelse de bütün her şeyi ben uyurken beynime aktarsa zihniyetinde olan kişilerin başarıya ulaşmaları hemen hemen imkansızdır. Eğitim sürecinden sonra kişi sıkça okuyarak kendince yazılar yazarak ve sistemin bir parçası olan notları tekrar ederek kendini geliştirecektir.

SEVİYE DÜZEYİ
5 ay sonunda aklınıza ne geliyorsa söyleyip yazabileceksiniz. Tabi ki CNN anlayamayacak Wall Street okuyamayacaksınız onlar belli bir kelime sürecinin sonunda gelecek olaylardır. Fakat sözlük yardımı ile Wall Street içindeki anlayamadığınız cümlelerin sayısı gittikçe azalacak yada deyimlerde sıkıntılar çekeceksiniz. B u sistem içinde yaklaşık kişiye bağlı olarak 3 ile 5 bin arasında kelime öğrenilecek bu kelimeler sayesinde her cümle kolaylıkla yapılabilecektir. İngilizce dilbilgisinde 100 binin üzerinde kelime vardır ama bütün bunları öğrenmek uzun yıllar alan bir süreçtir, bizim hedefimiz yazı ve konuşmada oldukça fazla sayılabilecek bu kelimeler ile profesyonel cümleleri ortaya çıkarmaktır. Sizi biraz daha aydınlatabilmek için yaklaşık 4 veya 5 haftalık bir eğitim sonucu geleceğimiz birinci kitabımızın sonunda aşağıdaki gibi yazı örneklerini çok rahatlıkla yazar ve konuşur olacaksınız.

2

Kilyos’ taki evimiz geceleri çok ıssız olduğundan arkadaşlarımızın bizi ziyaret etmeleri zordur. O akşam evde yalnızdık ve soygundan sonra katil bahçede olduğundan karanlıkta kendimizden bile korkuyorduk. Polisi aramamız kablo kesik olduğu için imkansızdı. It is difficult for our friends to visit us because our house in Kilyos is very quite at night. We were alone at home that night and we were afraid of even ourselves in the dark because the killer was in the garden after the robbery. It was impossible for us to call the police because the cable was cut. Biz Türkiye’de uluslararası bir ithalat şirketiyiz. İlanınızdan bütün dünyada yeni pazarlara ihtiyacınızın olduğu anlıyoruz. Karşılıklı menfaatlerimiz doğrultusunda sizinle uzun süreli bir iş birliğine hazırız. Eğer konu ile ilgilenirseniz, lütfen bize şirketiniz ve ürün yelpazeniz hakkında daha ayrıntılı bilgi gönderin. We are an international import company in Turkiye. We understand that you are in need of new markets all over the world. We are ready to make a long term cooperation with you on our mutually benefit. If you are interested in the subject, please, send us further information about your company and product range.

Yukarıdaki örneklerin seviyesi yaklaşık 4 ile 5 haftadır. Sakın bu cümleleri ezberleyeceğiniz izlenimine kapılmayın virgülüne kadar anlayarak sindirerek ve tüm benzerlerini yapabilecek bilgiye sahip olarak onları çok kolaylıkla halledeceksiniz. Hepsi tek bir formüle göre ve asla kelimelerin yerleri değiştirilmeden yapılır.

TURKÇE BİLGİSİ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin önündeki en büyük problemlerden bir tanesi yeterince Türkçe dilbilgisi bilmemektir. Çünkü insanlar belli bir yaştan sonra bebekler gibi yaşayarak İngilizce öğrenemeyecekleri için öğrenmenin en kalıcı ve temel kısmı yabancı dili kurallarına göre öğrenmektir. Bu da o dilin kendi ana dilinizle benzer ve farklı taraflarını algılamanızla olur. Tabi ki bunu yapabilmek içinde iyi Türkçe altyapısına ihtiyaç vardır. Türkçe temel gramer yapıları ve özellikleri bilinmeden İngilizce öğrenilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk olarak Türkçe dilbilgisini oluşturan temel kelime yapıları üzerinde duracağız. Bu yapıların çok iyi bilinmesi İngilizce’yi daha şimdiden büyük ölçüde halletmeniz anlamına gelecektir. Sakın bunları bildiğiniz ve gereksiz oldukları izlenimine kapılmayın. İleride yapacağınız hataların büyük kısmını buradaki bilgiler oluşturacaktır. Bu yüzden bu konuları mutlak surette çok iyi bilmek zorundasınız.

Nesne
Doğada var olduğunu bildiğimiz, görememekte varlığını algıladığımız her türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir. kuş su hava kalem masa okul sıra koltuk Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan her şeyin nesne olduğu kolayca anlaşılır.

İsim
İnsanlar aralarında konuşurken var olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir. Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.

3

Sıfat
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar. kısa uzun büyük küçük şişman zayıf çalışkan tembel

Zamir
İsimlerin yerine geçen kelimelerdir, yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için onların kodlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Ben Sen O Biz Siz Onlar

Tamlamalar
1. İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya gelerek yaptığı tamlamalardır.

okul kapısı bahçe duvarı çocuk parkı

kalem kutusu

2. Sıfat Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim getirilerek yapılan tamlamalardır. kırık masa kötü adam

Özne
Cümledeki eylemi yapan yada yaptıran varlıktır. Eyleme veya cansız olabilirler. Tom yarın Ankara’ya gidecek. Dün bize geldiler.

ne-kim soruları sorularak bulunurlar. Canlı

( Kim gidecek – Tom ) ( Kim geldi – onlar )

Fiil
İş, oluş, eylem belirten kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde hemen hemen herkes farklı eylemler kullansa da onları “mek-mak” yaparak söyler, yani “git-mek, koş-mak” gibi. Burada

4

Başka bir ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları gerekmektedir. Cümleleri olayın geçtiği ana zaman olan yüklem ayakta tutar ve her yüklemin içinde mutlaka bir gramerde zaman bulunur. Kısaca her yüklem mutlaka bir gramerde zaman içerir ve kelimede zamanlarında yüklemlerle uyumlu olmaları gerekir. (geçmiş. İngilizce’de Cümle Yapısı Cümleleri biz İngilizce’de iki ayrı kategoride inceleyeceğiz. geçen hafta… gibi kelimelerdir ve cümlelerin ana zamanlarını değiştirmeye hiçbir güçleri yoktur. Çünkü cümlede bir tek gramerde zaman bulunur ve o da yüklemdir. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş ) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar diyeceğiz. Kesinlikle cümle içinde birden fazla yüklem olamaz. yarın. Bir cümlede sadece ve sadece bir tek yüklem bulunur.gelecekte” eyleme iş yaptırmasıdır. Bu iki ayrı kategori birbiri ile hiç bir şart ve konumda benzerlik göstermez. Önemli not: Dilbilgisi kurallarında böyle bir anlatım ve izah tarzı yoktur. Bir fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin “geçmişte .şu anda . Söylediğimiz kelimeler ise mastardır. bugün. sadece cümleleri süslerler. Bunun en büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından kaynaklanır. Cümle İçinde sadece bir tek yüklem bulunan kelime veya kelimeler grubudur. Oluş Cümleleri İlk bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. dün akşam. oluş. O halde fiil dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir. (gitti – gidiyor – gidecek) gibi . Bunlardan biri oluş diğeri ise eylem cümleleridir. seneye. Bu anlatım sadece bazı şeylerin daha kolay anlaşılması için yakıştırma ifadeler içermektedir. gelmek koşmak oturmak yürümek seyretmek ağlamak bağırmak Yüklem Çekim almış fiildir. şu an. Yukarıda anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir..karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir. 1. İngilizce gramerindeki bütün cümleler yüklem tiplerine göre bu iki grupta yer alır. eylem belirten kelimelere fiil denildiğini daha evvel 5 . Yüklem ile mastar arasındaki farkı her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi taktirde İngilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız. Bu konu ileride bizim için çok önemli bir malzeme olacaktır. “Köyden yarın geldim” cümlesinde gramerde zaman yani yüklem geldim kısmıdır yarın ise sayısal bir zamandır (kelimede zaman) ve uyumsuz gibi gözüken taraftır. İş. gelecek) Kelimede zaman ise dün.

Doğadaki nesnelerin hepsinin bir var oluş eylemi vardır. Çok tembelsiniz. Yani fiilin tanımında bir oluştan söz edilmektedir. Beni geçen hafta parka götürdü. Bahçede oynuyorlardı. Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama içinde yüklem bulunmayan hiç bir yapının cümle olamayacağı hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır. Seni arayacağım. Canan güzel bir kız.açıklamıştık. Geçen yaz Antalya’daydım. Tom dün hastaydı. Yüzüyorduk. Biz bu tip cümleleri Türkçe’de isim ve sıfat fiil kullanarak yaparız oysa İngilizce’de böyle kullanımlar yoktur. Evliydi. Odasında ağlıyordu. İstanbul kalabalık bir şehir. O genç bir öğretmendi. Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir. 2. İki hafta önce evdeydiler. Her fiil illaki eylem içerecek diye bir kural yoktur. 1. Yorgunum. İsim ve sıfat cümleleri yapılmak istenildiğinde İngilizce gramerinde karşımıza oluş cümleleri çıkar. Genellikle erken yatarım. Herkes aradaydı. Kız kardeşi heyecanlıydı. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler verilmiştir. 6 . Aşağıda Türkçeleri verilen cümlelerin hangi kategoride olduklarını yanlarına yazınız. Yani bu cümleler içlerinde gizli bir “olmak“ saklamaktadırlar. Karısını bahçede saatlerce bekledi. Linda dün akşam Ankara’ya gitti. Çok şişman. Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir kelimedir. Linda’ nın babası bir doktor. Arabası bahçede. Annesi bir ev kadını. Başbakan yarın geliyor. Başarılılar. Tom her sabah süt içer. Eylem Cümleleri İçlerinde eylem konumunda yüklem bulundururlar.

Güneşte uzun süre kalma. 24. Dün hava yağmurluydu. Başbakan dün İstanbul’daydı. Saatlerce beni seyretti. 20. Peter. Geçen yıl Paris’te evlendim. 11. 15. Kitap hiç etkileyici değildi. Davranışlarını kontrol et.. Gözleri beni çok etkiledi. Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. 17. Yıllar önce Sinan çok şişmandı. 16. Beni Amerika’dan her akşam arıyor. 13. ………. 23. 26. Çok etkileyici gözleri var.. 19. 18. Görüntüsü oldukça kötüydü. 5. Gözlüksüz gazete okuma. oluş ………. 14. 10. Dün yağmur yağıyordu. Kitap beni hiç etkilemedi. 4. 21. Tom ile bahçede top oynuyor. 6. 27. 28. 7 . Bahçede sigara içme. 25. Sabahları erken kalkıyor. 22. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. ………. eylem ………. 8. 7. Grev hakkında basına bilgi verme. Davranışları çok kabaydı. Bana evlilik resimlerini göster. Davranışları beni rahatsız ediyor. Bana Türkiye’nin nüfusunu söyle. Gözleri çok etkileyiciydi. 9. 12. ……… oluş ………… …… eylem / emir …….2. 16 yıllık evliyim. 3.

45. Yumurtaları yavaşça sepete koy. İngilizler soğuk insanlardır. Akşam yemeğinden sonra duş alma. Ayakkabılarım çalınmıştı. 37. 31. Saatlerdir köşede ağlıyordu. 50. 53. 42. Evlilik yıl dönümlerini bir restoranda kutladılar. Evlilik ciddi bir olaydır.29. 35. 39. Kirli ellerinle duvara dokunma. 43. İNGİLİZCEDE CÜMLE YAPISI 8 . Günlerce seni her yerde aradım. O yıllar önce bizim aile doktorumuzdu. İkinci soldan dön. 36. 49. Tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. 38. Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. Kanser ölümcül bir hastalıktır. ……… eylem ………. Gelecek yıl bu zamanlar Ankara’da olacağım. Herkes sinirliydi. Çantanı mutfakta bırakma. Konu hakkında müdüre hiçbir şey söyleme. 34. 44. Pencereyi açık bırakma. 52. 33. Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma.. 32. 51. Lisede çok tembel bir öğrenciydim. 40. 30. İhracatla ilgili tüm belgeleri bana gönder. 41. 47. Gecenin bir yarısı balkonda şarkı söyleme. Bu araba çalıntı. 46. Günün başlangıcında Bodrum’daydık. 48.

Zamanı bulmak için yükleme ne zaman Tom yarın babasını İzmir’e götürecek Tom götürecek babasını İzmir’e yarın SVN YZ Sabaha kadar Linda ile kumsalda kaldı O kaldı Linda ile kumsalda sabaha kadar SVB YZ Üç gün önce Ankara’da yeni bir ev aldık Biz aldık yeni bir ev Ankara’da üç gün önce SVN YZ Herkes odada televizyon seyrediyordu Herkes seyrediyordu televizyon odada 9 . Bu sıralama cümlede asla değiştirilemez. S Subject ÖZNE V Verb FİİL O (Nesne + Belirteç + Yer + Zaman) Object NESNE isim sıfat zamir Yapısı ve konumu her ne olursa olsun İngilizce bir cümle yapılırken. Özneyi Nesneyi Belirteci Yeri bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme bulmak için yükleme ne-kim neyi-kimi nasıl-ne şekilde nerede-nereye soruları sorulur. Ö nce ÖZNE daha sonra YÜKLEM ve son olarak Nesne + Belirteç + Yer + Zaman sıralama uygulanır. Şimdi İngilizce’de bizim kaderimiz olacak bu formülü irdelemeye çalışalım. Başka bir ifade ile formül tektir ve Türkçe’deki gibi kelimelerin yeri asla değiştirilemez.İngilizce’de ister çok kolay yapıda algıladığımız isterse oldukça zor diye adlandırdığımız herhangi bir cümle kurmak istediğimizde ileri düzeyde İngilizce bilgisine sahip değilsek hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamayız. Yani her konumda cümle standardı ve kelimelerin dizilişi aynıdır.

SVN Y Oyuncaklarını dikkatlice kutuya koydu O koydu oyuncaklarını dikkatlice kutuya SVN BY Yarın seni fabrikaya götüreceğim Ben götüreceğim seni fabrikaya yarın SVN YZ Senin için her şeyi yapabilirim Ben yapabilirim her şeyi senin için SVN B Bu kasabada tek başına yaşıyordu O yaşıyordu tek başına bu kasabada SVB Y Sabahları tek başına kumsalda yürür O yürür tek başına kumsalda sabahları SVB YZ Bütün çuvalları tek başına taşıdı O taşıdı bütün çuvalları tek başına SVN B Aylarca kız kardeşi ile bahçede yaşadı O yaşadı kız kardeşi ile bahçede aylarca SVB YZ Ormanda hafta sonları Linda ile koşuyor O koşuyor Linda ile ormanda hafta sonları SVB YZ Yıllar önce karısını bir kazada kaybetti O kaybetti karısını bir kazada yıllar önce 10 .

Onlar bulamadı beni evde saatlerce 11 .SVN YZ Her sene Bodrum’da bir ev alıyor O alıyor bir ev Bodrum’da her sene SVN YZ On yıl sonra Türkiye’ye dönecekler Onlar dönecekler Türkiye’ye on yıl sonra SVY Z Çocuklarını günlerdir göremiyorsun Sen göremiyorsun çocuklarını günlerdir SVN Z Tom geceleri yatakta radyo dinliyor Tom dinliyor radyo yatakta geceleri SVN YZ Linda’yı durakta 20 dakika bekledim Ben bekledim Linda’yı durakta 20 dakika SVN YZ Depremde binlerce kişi öldü Binlerce kişi öldü depremde SVY Kapıyı bir tekme ile dün akşam kırdılar Onlar kırdılar kapıyı bir tekme ile dün akşam SVN BY Bir fenerle arabaya bir kaç saniyede yaklaştı. O yaklaştı arabaya bir fenerle bir kaç saniyede SVN BZ Beni evde saatlerce bulamadılar.

O oturdu arkadaşı ile deniz kenarında saatlerce SVB YZ Amerika’da yıllar önce dört evimiz vardı. Simpson çalışmıyor burada artık SVY Z Her sabah işte gazete okuyorlardı. Bir insan ihtiyaç duyar tatile her sene SVN Z Dün akşam herkes tiyatroda uyuyordu. Simpson artık burada çalışmıyor. Herkes uyuyordu tiyatroda dün akşam SVY Z Gelecek yıl İzmir’de bir ev alacak. Onlar okuyorlardı gazete işte her sabah SVN YZ Bir insanın her sene tatile ihtiyacı var.SVN YZ Deniz kenarında arkadaşı ile saatlerce oturdu. O satın alacak bir ev İzmir’de gelecek yıl SVN YZ Duygusal filmlerden hoşlanıyorum. Biz sahiptik dört eve Amerika’da yıllar önce SVN YZ Ankara’da paraya ihtiyacım var. Ben hoşlanıyorum duygusal filmlerden 12 . Ben ihtiyaç duyarım paraya Ankara’da SVN Y Mr. Mr.

O söylüyordu şarkı karısıyla bahçede dün SVN BYZ Boş zamanımda evde kitap okuyorum. Dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor her yıl SVZ Beni Amerika’dan her akşam arıyor. O seyretti karısını camdan saatlerce SVN YZ Geçen yıl Manisa’da evlendim.SVN Dün karısı ile bahçede şarkı söylüyordu. O tehdit etti amcasını bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Hiç kimse kararının nedenini bilmiyor. Onun gözleri etkiledi bizi çok SVN B Saatlerce karısını camdan seyretti. Hiç kimse bilmiyor kararının nedenini SVN Her yıl dünya kaynaklarının çoğu kayboluyor. Ben okuyorum kitap evde boş zamanımda SVN YZ Amcasını bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. O arıyor beni Amerika’dan her akşam SVN YZ Gözleri bizi çok etkiledi. Ben evlendim Manisa’da geçen yıl 13 .

Tutuklu öğrenciler götürüldü mahkemeye dün SVY Z Onu bir bıçakla dakikalarca tehdit etti. Onlar kutladılar evlilik yıldönümlerini Beykoz’da SVN Y Kısa zamanda tüm hırsızlar tutuklandı. O ağlıyordu arkadaşıyla köşede saatlerdir 14 . Yeni işi değiştirdi tüm hayatını SVN Gelecek yıl Japonya’da bir fabrika kuracak.SVY Z Peter Tom ile bahçede top oynuyor. Ben okuyamıyorum gazete gözlüksüz SVN B Evlilik yıldönümlerini Beykoz’da kutladılar. Tüm hırsızlar tutuklandı kısa zamanda SVZ Dün tutuklu öğrenciler mahkemeye götürüldü. Peter oynuyor top Tom ile bahçede SVN BY Gözlüksüz gazete okuyamıyorum. O tehdit etti onu bir bıçakla dakikalarca SVN BZ Yeni işi tüm hayatını değiştirdi. O kuracak yeni bir fabrika Japonya’da gelecek yıl SVN YZ Saatlerdir köşede arkadaşıyla ağlıyordu.

Bekle beni okulda saat ikide VNY Z 15 . Oynama oyun bilgisayarda VNY Kadehi masaya bırak. Terk etme beni hayatının sonuna kadar VNZ Bilgisayarda oyun oynama. Bu yüzden ana formülümüzde “S“ yoktur. Formül V + O şeklindedir. O etkiledi herkesi gözleri ile SVN B Yıllarca bir kaşıkla inanılmaz bir tünel kazdı. Bırak kadehi masaya VNY Kapıyı açık bırakma.SVB YZ Onların evlilik sırlarını bir kitapta okudum. Cümle direk fiille başlar. Beni hayatının sonuna kadar terk etme. Ben okudum onların evlilik sırlarını bir kitapta SVN Y Gözleri ile herkesi etkiledi. O kazdı inanılmaz bir tünel bir kaşıkla yıllarca SVN BZ Aşağıdaki örnekler emir cümlelerine aittir. Emir cümlelerinde eylem direk karşıdaki kişiye yapıldığından “özne“ yoktur. Bırakma kapıyı açık VNB Saat ikide beni okulda bekle.

Söyleme şarkı balkonda geceleri VNY Z Sırtıma güneş yağı sür. Kal bizimle bu akşam 16 . Gel benimle Ankara’ya bu akşam VB YZ Bu akşam bizimle kal. Götür beni parka yarın VNY Z Çiçekleri her gün sula. Sula çiçekleri her gün VNZ Güneşte uzun süre kalma. Kalma güneşte uzun süre VYZ Fiyat listesini bugün yaz.Pis ellerinle duvara dokunma. Yaz fiyat listesini bugün VNZ Geceleri balkonda şarkı söyleme. Sür güneş yağı sırtıma VNY Benimle bu akşam Ankara’ya gel. Dokunma duvara pis ellerinle VNB Yarın beni parka götür.

Öpme beni her yerde VNY Benimle mutfakta bir bardak kola iç. Kalma yalnız bu odada 17 . İç bir bardak kola benimle mutfakta VNB Y Beni her akşam Ankara’dan arama. Ol dürüst her yerde VNY New York’da dokuzdan sonra dolaşma. Arama beni Ankara’dan her akşam VNY Z Her yerde dürüst ol.VB Z Ön bahçede top oynama. Dolaşma New York’da dokuzdan sonra VYZ Raporu yarın İtalya’ya gönder. Oynama top ön bahçede VNY Beni her yerde öpme. Olma aptal aramızda VNY Bu odada yalnız kalma. Gönder raporu İtalya’ya yarın VNY Z Aramızda aptal olma.

Bırakma arabanı bahçeye akşamları VNY Z Dişlerini günde üç kez fırçala. Yazma hiç bir yazı grev hakkında gazetede VNY Davranışlarını kontrol et. Dans et benimle kumsalda sabaha kadar VB YZ Çantamdan bir paket sigara getir.VB Y Beni bir daha işte tehdit etme! Tehdit etme beni işte bir daha VNY Z Benimle kumsalda sabaha kadar dans et. Konuşma bu konuda aptalca her yerde VNB Y Akşamları arabanı bahçeye bırakma. Topla odamı dikkatlice her sabah VNB Z Bu konuda her yerde aptalca konuşma. Kontrol et davranışlarını 18 . Fırçala dişlerini günde üç kez VNZ Grev hakkında gazetede hiç bir yazı yazma. Getir bir paket sigara çantamdan VNY Odamı her sabah dikkatlice topla.

Söyle Türkiye’nin nüfusunu bize V N1 N2 Akşam yemeğinden sonra duş alma.VN Bana evlilik resimlerini göster. Bırakma çantanı mutfakta VNY Satışla ilgi tüm belgeleri bana gönder. Konuşma yüksek sesle gecenin bir yarısı 19 . Göster evlilik resimlerini bana V N1 N2 Gözlüksüz gazete okuma. Çıkart kırık masayı dışarı VNY Gecenin bir yarısı yüksek sesle konuşma. Anlatma evlilik sırlarını hiç kimseye V N1 N2 Kırık masayı dışarı çıkart. Gönder tüm belgeleri satışla ilgili bana V N1 N2 Evlilik sırlarını hiç kimseye anlatma. Okuma gazete gözlüksüz VNB Bize Türkiye’nin nüfusunu söyle. Alma duş akşam yemeğinden sonra VNZ Çantanı mutfakta bırakma.

Oku kitap boş zamanında VNZ Ayakkabılarını paspasa sil. Olma aptal baban gibi VNB Dikkatli ol. Sil ayakkabılarını paspasa VNY Baban gibi aptal olma. Bırakma beni tek başıma burada VNB Y Aşağıdaki örnekler oluş cümlelerine aittir. Ana formül S olmak O şeklindedir Tom’un babası çok hasta Tom’un babası olmak çok hasta SVN Linda dün akşam evdeydi Linda olmak evde dün akşam SVY Z Boğazın manzarası çok güzel Boğazın manzarası olmak çok güzel SVN 20 .VB Z Boş zamanında kitap oku. Ol dikkatli VN Burada beni tek başıma bırakma. Yani yüklemi “olmak“ mastarından türeyen bir kelimedir.

Yıllar önce bu köy harikaydı Bu köy olmak harika yıllar önce SVN Z İki gün önce okulda çok heyecanlıydı O olmak çok heyecanlı okulda iki gün önce SVN YZ Geçen yıl oldukça şişmandılar Onlar olmak oldukça şişman geçen yıl SVN Z Onunla yıllar önce çok mutluydum Ben olmak çok mutlu onunla yıllar önce SVN BZ Dün akşam burada değildi O olmamak burada dün akşam SVY Z Enflasyon oldukça yüksek Enflasyon olmak oldukça yüksek SVN Zeki Müren ünlü bir şarkıcıydı Zeki Müren olmak ünlü bir şarkıcı SVN Üç gün önce okulda çok hastaydı O olmak çok hasta okulda üç gün önce SVN YZ Dün hava İstanbul’da yağmurluydu Hava olmak yağmurlu İstanbul’da dün 21 .

Hava olmak güneşli Antalya’da bu günlerde SVN YZ Türkiye yıllardır NATO’nun bir üyesidir. Türkiye’nin başkenti olmak Ankara 22 . Tom olmak bir öğretmen Kars’ta iki yıl önce SVN YZ Oğlu seneye İstanbul’da olacak. Galatasaray olmak büyük bir takım Avrupa’da SV NY İki yıl önce Tom ile Amerika’daydım. Oğlu olacak İstanbul’da seneye SVY Z Galatasaray Avrupa’da büyük bir takımdır. Ben olmak Tom ile Amerika’da iki yıl önce.SVN YZ Seneye bir doktor olacak O olmak bir doktor seneye SVN Z Türkler Asya’da büyük bir devletti Türkler olmak büyük bir devlet Asya’da SVN Y Hava bu günlerde Antalya’da güneşli. SVB YZ Türkiye’nin baş kenti Ankara’dır. Türkiye olmak NATO’nun bir üyesi yıllardır SVN Z Tom iki yıl önce Kars’ta bir öğretmendi.

SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Filmin sonu olmak çok hüzünlüydü SVN İstanbul yıllar önce bir başkentti.SVN Ankara Türkiye’nin başkentidir. Petrol varilleri olmak bahçede dün 23 . Karısı olmak çok güzel bir kadın SVN Okulda notları oldukça yüksekti. Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Başbakan dün mecliste çok mutluydu. Başbakan olmak çok mutlu mecliste dün SVN YZ Karısı çok güzel bir kadındı. İstanbul olmak bir başkent yıllar önce SVN Z Dün gece evde yalnızdık. Biz olmak yalnız evde dün gece SVN YZ Petrol varilleri dün bahçedeydi. Notları olmak oldukça yüksek okulda SVN Y Filmin sonu çok hüzünlüydü. Ankara olmak Türkiye’nin başkentidir.

Onun görüntüsü olmak oldukça kötü SVN Davranışın son derece kaba. Tecrübesiz şoför olmak potansiyel bir tehlike SVN Gözleri çok etkileyiciydi. Ben olmak evli 16 yıldır SVN Z Kitap ilginç değildi. Kitap olmamak ilginç SVN Evlilik ciddi bir olaydır. Hava olmak yağmurlu dün SVN Z 16 yıllık evliyim. Onun gözleri olmak çok etkileyiciydi SVN Görüntüsü oldukça kötüydü. Bu araba olmak çalıntı 24 . Senin davranışın olmak son derece kaba SVN Dün hava yağmurluydu. Evlilik olmak ciddi bir olay SVN Bu araba çalıntı.SVY Z Tecrübesiz şoför potansiyel bir tehlikedir.

Türkiye olmak Birleşmiş Milletlerin üyesi SVN Yıllar önce Sinan oldukça şişmandı. İngilizler olmak serin kanlı SVN Türkiye Birleşmiş Milletlerin üyesidir. Telefon olmak yararlı bir icat SVN Yeni bir kaynak şirket için çok önemli. O olmak çok üzücü bir film SVN Telefon yararlı bir icattır. Her şey olmak harika tatilde SVN Z Bu hafta çok yorgunum. Ben olmak çok yorgun bu hafta SVN Z Çok üzücü bir filmdi.SVN Tatilde her şey harikaydı. Sinan olmak oldukça şişman yıllar önce SVN Z Gelecek yıl bu zamanlar Çin’de olacağım. 25 . Yeni bir kaynak olmak çok önemli şirket için SVN B İngilizler serin kanlıdırlar.

Biz olmak Bodrum’da günün başlangıcında SVY Z Beş sene evvel o bizim aile doktorumuzdu.Ben olacağım Çin’de gelecek yıl bu zamanlar SVY Z Lisede çok tembel bir öğrenciydim. Ben olmak tembel bir öğrenci lisede SVN Z Kanser öldürücü bir hastalıktır. 26 . O olmak hapiste Konya’da yirmi yıldır S V Y1 Y2 Z Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Atatürk dür. Kanser olmak öldürücü bir hastalık SVN Günün başlangıcında Bodrum’daydık. Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı olmak Atatürk SVN Onların bütün problemi kötü yönetim. Biz olmak hasta dört gündür SVN Z Yirmi yıldır Konya’da hapiste. O olmak bizim aile doktorumuz beş sene evvel SVN Z Dört gündür hastayız. Onların bütün problemi olmak kötü yönetim SVN Camın hammaddesi kumdur.

Bir bardak su ile saatlerce oynadı. Bu yaz babasıyla Amerika’ya gidecek. Ellerini yavaşça masaya vurdu. Kitapları yarın rafa yerleştir. Arabasını parkta bir kova su ile yıkadı. Tom’u partiye davet etme. 27 .Camın hammaddesi olmak kum SVN Sarhoş şoför onların ölümlerinin tek nedeniydi. Sonunda onu terk edebildim. Uzun süre suda gözlerini açamadı. Dört yıl önce bir Amerikalı ile evliydi. Dün akşam çok hastaydım. yy’ın en büyük icatlarından biridir Televizyon olmak 20. Seninle yarın işe gitmeyeceğim. Sarhoş şoför olmak onların ölümlerinin tek nedeniydi SVN Televizyon 20. Türkiye’nin önemli problemlerinden biri olmak işsizliktir SVN Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor 5 dakika önce çekmecemdeydi. Bu olay şu anda önemli değil. Gözleri mükemmel. Yaşamı sensiz anlamsız. Burada beni tek başıma bırakma. İki yıl önce Almanya’daydık. Bahçede günlerce hazine aradı. O artık bekar bir insan. Şirketin finansal durumu ile ilgili rapor olmak çekmecemde 5 dakika önce SVY Z Aşağıdaki cümleleri S V O formülünde yerine koyun. Seni bir daha affetmeyeceğim. yy’ın en büyük icatlarından biridir SVN Türkiye’nin önemli problemlerinden biri işsizliktir. Benimle yeni bir hayata başla. Gelecek yıl arkadaşıyla bir şirket kuracak. Yağmurda uzun süre kalma.

Her zaman cümlenin öznesi (olayı yapan yada yaptıran varlık) konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir işlevleri yoktur. He. Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Her şeyi babasından öğrendi. Hayatın oldukça ilginç gözüküyordu. Çocukluklarında çok yaramazlardı. Pencere açıktı. Yeni kiracısı emekli bir memurdu. Siz Onlar Ben 28 . Evde tek başına ağlıyordu.. Sabaha kadar baş ucumda kal. Pencereyi açtı. She. Lütfen bana ıslak ellerinle dokunma. İlk olarak “şahıs zamirleri“ üzerinde duracağız. Enflasyon Türkiye için önemli bir sorun. Borsada her şeyini kaybettin. Karımı yıllardır her yerde arıyorum. Pencereyi açık bırak. Kaza hakkında hiçbir şey söyleme. Telefonumla oynama. Karısı hoş bir insandı. Aylardır onu burada görmüyorum. İngilizce’de her şeyden önce bilinmesi gereken temel kelimeler vardır.Beni yıllarca yalanları ile kandırdı. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır.. Evin manzarası felaket. Senden çok farklıydı. Duşta uzun süre kalma. It. Borcumuzu günlerdir ödeyemiyoruz. He She It We You They I Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için O O O Biz Sen. Saksıdaki çiçekleri yarın sula. Gazetedeki resmi hışımla yırttı. Masaya yeni bir bardak getir. Ankara Türkiye’nin başkentidir. Bu sabah annesini doktora götürdü. Bu kelimeler aynen Türkçe’de olduğu gibi isimlerin yerine kullanılır ve “ zamir “ diye adlandırılır. Şirket ciddi krizde. yerleri asla değiştirilemez. Kitabı dün akşam okuyamadım.

His school His job Her pocket Her pen Our armchair Our teacher Your father Your car Their secretary Their house My exam My sister Onun okulu Onun işi Onun cebi Onun kalemi Bizim koltuğumuz Bizim öğretmenimiz Senin baban Senin araban Onların sekreteri Onların evi Benim sınavım Benim kız kardeşim 29 . She. It..His. Tek başlarına kullanımları kesinlikle yoktur. sizin Onların Benim Burada unutulmaması gereken en önemli nokta bu zamirlerden sonra mutlaka bir ismin geldiğidir. We.. His Her Its Our Your Their My Erkekler için Kadınlar içi Cansız ve hayvanlar için Onun Onun Onun Bizim Seni. Her. Its. His Her Its Our Your Their My + İSİM His Her Its Our Your Their My book book book book book book book Görüldüğü gibi arkalarına bir isim alarak ismin kime ait olduğunu belirtirler. They. İkinci grupta ise zamirlerin iyelik hallerini inceleyeceğiz. You. I) ait alt öğeleri başka bir ifade ile bu zamirlerin sahip olduğu bir şeyleri (nesneleri) anlatacağız. İsmin kime ait olduğunu belirterek daha evvel açıkladığımız şahıs zamirlerine (He.

His, Hers, Mine...
Bu kategoride ise iyelik zamirlerinin isimlerle kullanılarak verdiği anlamları tek kelime ile karşılayan ilgi zamirleri üzerinde duracağız. Örneğin, benim arabamın İngilizce karşılığı “my car” dır. Eğer “benim arabam“ daha evvel cümle içinde kullanılmışsa ikinci cümlede bunu tekrarlamak zorunda değiliz, yani benim arabam yerine “benimki“ diyebiliriz. İşte benimki, seninki, onunki... gibi kelimelere biz ilgi zamirleri diyeceğiz. Dikkat edilirse bu kelimeler durup dururken kullanılamazlar başka bir deyişle bu kelimelerin anlamları daha evvelden bilinmelidirler. Benim arabam Onun kitabı Bizim evimiz yerine benimki yerine onunki yerine bizimki

His Hers ----Ours Yours Theirs Mine

Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hayvanlar için

Onunki Onunki ---------Bizimki Seninki, Sizinki Onlarınki Benimki

His school His girl friend His car Her father Her book Her life Our dog Our house Our picture Your table Your teacher Your mother Their flower Their garden Their cat My exam My face My pen

onun okulu onun kız arkadaşı onun arabası onun babası onun kitabı onun hayatı bizim köpeğimiz bizim evimiz bizim resmimiz senin masan senin öğretmenin senin annen onların çiçeği onların bahçesi onların kedisi benim sınavım benim suratım benim kalemim

his his his hers hers hers ours ours ours yours yours yours theirs theirs theirs mine mine mine

Onunki Onunki Onunki onunki onunki onunki bizimki bizimki bizimki seninki seninki seninki onlarınki onlarınki onlarınki benimki benimki benimki

Him, Her, Me...
30

Türkçe’de sık sık karşımıza ismin halleri çıkar (e-a-de-da..) İngilizce’de ismin hallerini göremeyiz. İsmin hallerini almış ve cümle içinde anlam kazanan bazı zamirler vardır. Bunlar Türkçe’ye kulağa hoş geldiği gibi çevrilir. Bu son gurupta bu tip zamirleri inceleyeceğiz. Him Her It Us You Them Me Erkekler için Kadınlar için Cansız ve hay. için Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Ona,onu,onda, .... Bize,bizi,bizde, ... Sana,seni,sende, ... Onları,onlara,onlarda, ... Bana,beni,bende, ...

Yukarıdaki zamirler ismin tüm halleri için kullanılır. Örneğin “me“ cümle içinde “bana, beni, bende“ anlamları kazanabilir. Beni sinemaya götür Bana bir kalem ver

Örneklerinde altı çizili yerlere “me“ gelir ve Türkçe’ye en uygun çeviri yapılır. Buradaki önemli nokta bu zamirlerin mutlaka S V O N B Y Z formülünde nesne kısmında yer almasıdır. Yani cümlede asla özne konumunda bulunamazlar ve bu tip zamirlerle cümleye başlanamaz. Aşağıda şu ana kadar incelediğimiz dört grup zamir topluca görülmektedir.

Ona, onu Ona, onu Ona, onu Bize, bizi Sana, seni rı, OnlaraOnla Bana, ben

Him Her It Us You Them Me

Onunki Onunki -------Bizimki Seninki ınkiOnlar Benimki

His Hers -----Ours Yours Theirs Mine

Onun Onun Onun Bizim Senin ınOnlar Benim

isH erH Its Our Your Their My

O O O Biz Sen Onlar Ben

He She It We You They I

Aşağıdaki boşlukları uygun karşılıkları ile doldurunuz. Amcam ………my uncle………. Annemiz Baban Bana Bebekleri

31

Ben Beni Benimki Biz Bize Bizi Bizimki Bizimkiler Büyük çantamız Cebi Cesur koruması Çalışkan kız kardeşim Çantası Çirkin sekreteri Elmas yüzüğün Eski saati Etkileyici görüntüsü Ev adresimiz Güzel karısı Güzel ülkemiz Hatan Hayatı Islak elim İlginç arabası İlginç hayatın İşi Kalemim Kanepeniz karısı Kırmızı arabam Kırmızı ceketim Kız arkadaşım Kirli gömleğim Kitabı Kocası Koltuğumuz Kuvvetli kolları Kuyruğu Küçük evleri Masaları Mini eteği O Odası Okulum Ona Onlar Onlara Onları Onların başarılı oyunu Onların kedisi Onların mutlu günü Onların sıcak yatakları . Onlarınki Onu Onun altın kolyesi Onun boş cüzdanı Onunki Onunkiler Oturma odan Öğretmeni

32

Pahalı eteğim Pahalı paltosu Pahalı yüzüğün Perdeleri Resmimiz Sabırsız babası Sana Sen Seni Senin gül bahçen Seninki Siyah kazağı Siz Size Sizinki Sobası Sözlükler Suratın Şemsiyesi Şişman dayıları Tamir çantası Tecrübeli öğretmenim Tehlikeli köpekleri Tehlikeli sokağımız Televizyonumuz Tembel erkek kardeşi Tembel köpeğimiz Temiz evimiz Tuhaf kalemi Uzun boylu müdürüm Yağmurluğum Yakın okulu Yaramaz kızın Yavaş spor araban Yeni kasabaları Yorgun arkadaşım Yuvarlak masaları Zengin amcası Zengin baban

ÇOĞUL YAPILMA KURALLARI
Bazı isimleri sayabiliriz, bazı isimleri ise sayamayız. Sayılabilen isimler tekil veya çoğul olabilirler ama sayılamayan isimler daima tekildirler. Sonu “ o “ ile biten isimler potato , tomato tomatoes Sonu “ x “ ile biten isimler box , fox ( es ) alarak , patatoes ,

( es ) alarak ,boxes , foxes

Sonu “ s “ ile biten isimler glass , class ( es ) alarak , glasses , classes Sonu “ f, fe “ ile biten isimler shelf , knife knives Sonu “ y “ ile biten isimler city, story ( ves ) alarak , shelves ,

( ies ) alarak ,

cities , stories

33

watches . Belli bir kural sınıfına girmeyen ve bunun sonucunda ayrı ayrı bilinmek zorunda kalınan kelimeler ise “ düzensiz “ yapılardır. toys . Man man Person Foot Fish Louse Mouse Child Tooth Sheep Ox Goose This That çocuk diş koyun öküz geyik bu şu ayak balık bit fare adam kadın kişi feet fish lice mice children teeth sheep oxen geese these those men women people ayaklar balıklar bitler fareler çocuklar dişler koyunlar öküzler geyikler bunlar şunlar adamlar kadınlar kişiler Çift olan herşey çoğul sayılır. pens Bir kural eşliğinde formülize edilebilen her şey İngilizce Gramerinde “ düzenli “ diye adlandırılır. Eyes Jeans Scissors Overalls Pants gözler kot pantolon makas tulum pantolon shorts shoes tights pyjamas braces şort ayakkabı tayt pijama askı 34 . boys “ bir sesli harf “ gelmesi durumunda Bunlar dışında kalanlar book. dishes ( s ) alarak . sh “ ile biten isimler watch. books . dish Sonu “ y “ ile bitip kendinden önce toy. boy ( es ) alarak . Yukarıda belli kurallar çerçevesinde çoğul yapılabilen isim kategorileri gösterilmiştir. Aşağıda “ s “ ve türevleri “ ile çoğul yapılamayan ayrı ayrı bilmek zorunda olduğumuz “ düzensiz isimler “ yer almaktadır.Sonu “ ch . pen ( s ) alarak .

Bu isimler aşağıdaki gibidir.Glasses Trousers Clippers Tongs bardak pantolon kırpma aleti maşa binoculars spectacles shears pincers dürbün gözlük makas kerpeten Sonu “ f ve fe “ ile biten isimlerin çoğul yapılabilmeleri için bu harflerin düşüp yerlerine “ ves “ getirildiğini söylemiştik. Aborigines Archives Riches Cattle Clothes sığır çamaşır yerli arşiv servet police remains polis kalıntı tasarruf çevre teşekkür savings surroundings thanks 35 . Calf Half Wife Self Knife Leaf Shelf Thief Wolf Loaf Sheaf buzağı yarım kadın eş kendi bıçak yaprak raf hırsız kurt somun demet calves halves wives selves knives leaves shelves thieves’ wolves loaves sheaves raflar hırsızlar kurtlar somunlar demetler eşler kendileri bıçaklar yapraklar buzağılar yarımlar Yukarıdakiler dışında kalan isimler “f ve fe“ ile bitmelerine rağmen sadece “s“ alarak çoğul yapılır Safe Belief Roof Chief kasa inanç çatı başkan safes beliefs roofs chiefs çatılar başkanlar kasalar inançlar Her zaman çoğul olarak kullanılan tekili olmayan isimler.

Advice Baggage Bread Money Cash Fun Homework Work nakit eğlence ev işi iş bagaj ekmek para öğüt business entertainment furniture grief knowledge information mail news bilgi bilgi posta haber iş gösteri mobilya üzüntü ‘S 1. lik …” gibi anlamlar katar.Dünkü gazete Next year’s plan . sinin.Ayşe’nin kamerası Suzan’s father .Bay Smith’in eşi Linda’s bag . sının. sünün.Linda’nın çantası Today’s news . Dikkat edilirse daha evvel açıklamaya çalıştığımız iyelik zamirleri (her.Outdoors Dregs Eaves Environs Wages dışarısı tortu saçak çevre manners outskirts victuals goods haftalık maaş terbiye civar erzak mal Türkçe’de sayılabilir gibi düşündüğümüz ama İngilizce’de sayılamayan isimler. his.Babamın arabası Her sister’s house . His book Tom’s book Her cat Linda’s cat Ayşe’s camera .Suzan’ın babası Turkey’s population .Kitabın sayfası The cat’s milk .Celal’in masası My brother’s car .Jane’nin partisi Mr.Kedinin sütü Yesterday’s newspaper . your. our.George’un okulu Celal’s table . sunun.Okulun kapısı The book’s page . its.Kız kardeşinin evi Lane’s party .Türkiye’nin nüfusu George’s school . lık.Bu günkü haberler The school’s door . my) isimlerin yerine kullanılmaktadır. their. Smith’s wife . nın.Gelecek yılki plan 36 . Eğer zamirlerin yerine gerçek isimlerini koyar ve yine bir aitlikten söz edersek o zaman “ ‘s “ kullanmak zorunda kalırız ve isimlere “ nin.

nın. Fakat bu ifadeler genel anlam içerirler. Butcher’s kasap (dükkan) Grocer’s bakkal (dükkan) Butcher Grocer kasap (meslek) bakkal (meslek) 8. yer belirttiğinde “ lik-lık “ anlamları kazanabilirler.Keats’ın şiirleri Johnson’s’ method . Bazen isim tamlaması yapma görevi üstlenirler.Öğretmenlerin adresleri Turks’ proposals . mine) yerine gerçek isimlerinin kullanılması durumunda kullanılır. The The The The The chairs’ colour . sının…. ours.Humphreys’in filmleri Dickens’ novels .Bir haftalık tatil A year’s notice . 37 . Tom’s Linda’s Children’s Tom’unki Linda’nınki Çocuklarınki His Hers Theirs Onunki Onunki Onlarınki 7. İsimlerde ölçü. İsimlerin iyelik hallerinden ( nin.Last week’s match . sinin.Ayşe ve Ahmet’in okulu George and Ann’s ball .George ve çocukların topu 4.Bir kolluk mesafe An hour’s walk .Bir anlık tereddüt An arm’s length . “ ‘s “ her zaman ( nin.) gibi anlamlar vermeyebilir. Çift isimli durumlarda ikinci isme ‘s getirilir.Bir aylık maaş A stone’s throw . nın.Kızların çantaları teachers’ addresses . Tom and Linda’s father . Aşağıda bu şekilde oluşan tamlamalara örnekler verilmiştir.Sandalyelerin rengi students’ books .On dolarlık fiyat Three weeks’ course .Geçen haftanın maçı Uncle Tom’s house .Dickens’ın romanları Keats’ poems .Sekiz saatlik uyku One week’s travel .Tom amcanın evi Mahmut the second’s reign . Çoğul ismlerin sonları “ s “ ile bittiği için ‘s kullanılmaz onun yerine ‘ getirilir. sının…) farklıdırlar. theirs.Bir yıllık ihbar A month’s salary . Sonu “ z “ okunuşu ile biten veya Latince kökenli olan isimlerde ‘ kullanılır.Socrates’in hastalığı 5. zaman. Eight hours’ sleeping . yours.100’lük sigara 6.Üç haftalık kurs 60’s container .60’lık konteynır 100’s cigarette .Hükümetin kararı 2. sinin.İki saatlik yol Ten dollars’ worth . Humphrey’s’ films . Özel faaliyet gösteren iş yerlerini asıl meslekten ayırt etmek için kullanılır.Bir taş atımı mesafe A moment hesitation .Türklerin teklifleri 3.Bir saatlik yürüyüş Two hours’ drive . Daha evvel gördüğümüz ilgi zamirlerinin (his.Tom ve Linda’nın babası Ayşe and Ahmet’s school . Bu tamlamaları ismin iyelik halleri ile karıştırmamak gerekir.Johnson’un metodu Socrates’ illness .Öğrencilerin kitapları girls’ bags . hers.Bakanın eski danışmanı The government’s decision .II Mahmut’un tahtı The minister’s old advisor .

Bir öğretmen kitabı The teacher’s book .Kitabın başlığı The ground floor of the building .Atatürk’ün posteri The palace of the queen .Öğretmenin kitabı A boys’ school . sinin.Teğmen rütbesi summer’s day . “of “ kullanarakta ( nin.Kalenin suru The manager of the hotel .Türklerin cesareti The poster of Atatürk .Güllerin vazosu The existence of Allah.Kadınlar kulübü OF 1.Allah’ın varlığı The end of American Indians .Çocuk hikayesi A doctor’s degree .Kızılderililerin sonu The courage of the Turks .Kadın terzisi A A A A lieutenant’s rank .Evin çatısı The cause of the problem . Değişen hiç bir şey yoktur.Otelin müdürü The window of the car .A butcher’s knife . Name of school Okulun ismi School’s name Colour of wall Duvarın rengi Wall’s colour Milk of cat Kedinin sütü Cat’s milk The beginning of the story .Günün en iyi filmi Job of my sister . Sadece “ s “ daha çok özel isimlerde “of “ ise cins isimlerde kullanılır.Hikayenin başlangıcı The decision of the government .Bir kasap bıçağı The butcher’s knife .Marangoz testeresi A children’s story .Şoför ehliyeti A girls’ college .Öğretmen okulu women’s club .Kız üniversitesi A ladies’ tailor .Bir yaz günü teacher’s college .Doktor diploması A dog’s life .Erkek okulu A child’s play .Paula’nın favori rengi Birthday of Tom .Binanın giriş katı The name of this village .Problemin nedeni Back of the car .Jack’in telefon numarası Best party of day .Arabanın penceresi The new vase of the roses .Hükümetin kararı The title of the book . sının ) anlamları veren kelime grupları yapılabilir.Çocuk oyunu A carpenter’s saw . nın.Arabanın arkası The phone number of Jack .Kız kardeşimin işi Favourite colour of Paula .Bu köyün ismi The roof of the house .Köpek hayatı A driver’s license .Tom’un doğum günü The wall of the castle .Kraliçenin sarayı 38 .Kasabın bıçağı A teacher’s book .

Savaş tehlikesi The winds of war . nın ) anlamı vermeyebilir.Kıtlık Evidence of any interference .Bir gülün kokusu The conquest of the city .Savaş rüzgarları The day of reckoning .Bir delinin işi 2.İlgisizlik Shortage of food . Bazen isim tamlaması yapar.Mahkemeye hakaret A feeling of despair .Derneğin üyeleri The second day of the conference .Soyguncuların silahı The birthday of her sister . Ama bu ifadeler genel anlam içerirler.Üretimin maliyeti A work of a madman . Aşağıda bu tip kullanımlara örnekler verilmiştir.Enflasyon tehlikesi Proportion of five to one .Tıp fakültesi College of Science .Nem kaybı A form of torture . “of“ her zaman ( nin.Hukuk Fakültesi History of art .Terör hükmü A sign of weakness .Müdahale delili Reign of terror . İsimlerin iyelik hallerinden farklıdırlar.Kıyamet günü A man of science .Beşe bir oranı Freedom of speech .Sanat tarihi School of Medicine .On dakikalık bir gecikme Lack of interest .The influence of the rich .Şehrin fethi The next subject of the book .Söz hürriyeti The faculty of Law .Konferansın ikinci günü The guns of the robbers . The threat of war .Bilim adamı The loss of moisture .Kötülük güçleri Contempt of court .Fakirlerin acısı The smell of a rose .Suçluluk delili The forces of evil .Kitabın bir sonraki konusu The members of the association .Zenginlerin nüfusu ( itibarı ) The suffer of the poor . Köpeğin burnu Babanın planı NATO’nun görevleri Kore’nin gelişimi Türkiye’nin zorlukları Linda’nın serveti Arthur’un kitabı the nose of the dog / the dog’s nose 39 .Zayıflık işareti Proof of guilt .Telefonun icadı The cost of the production .Kız kardeşinin doğum günü The invention of the telephone .Fen Fakültesi Aşa ğıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.Bir işkence türü A delay of ten minutes .Ümitsizlik duygusu The danger of inflation . Bu yüzden bu iki kategoriyi birbiri ile kıyaslamaya kalkışmayın.

bir kutu kola a jar of jam .bir dilim ekmek a piece of pizza .bir kase şeker a cupful of sugar . şişe) bahsediyorsak aşağıdaki kalıbı kullanırız.bir kalıp buz a bottle of wine .iki depo benzin three barrels of wine .bir kalıp sabun a barrel of beer .iki yaprak kağıt a grain of race .bir kavanoz reçel a bar of chocolate .George’un fikri Democles’in kılıcı Tom ve Linda’nın bebeği Patronumun emirleri Cumhurbaşkanının korumaları Milletvekilinin görevi Ahmet’in babasının resimleri Bir öğrenci kitabı İstanbul’un trafiği New York’un karanlık caddeleri Üç aylık maaş Türklerin planı Almanların teklifleri Kitapların sayfaları Erkek gömleği Fatih’in tahtı Kitabın konusu İstanbul’un 1453’te fethi Dört günlük tatil Hikayenin sonu ÖLÇEK BİLGİSİ 1. Bu yolla sayılamayan isimleri ölçekleyerek onların belli bir miktarını ifade ederiz.bir bardak dolusu su a block of ice .üç varil şarap ten plates of food . [ÖLÇEK OF MADDE] a glass of water .bir pirinç tanesi a handful of money .bir fıçı bira a glassful of water .beş paket sigara a bar of soap .bir dilim çikolata a slice of bread .bir fincan dolusu şeker two sheets of paper .on tabak yiyecek five packs of cigarette .bir şişe süt a can of coke . Türkçe çevirilerindeki mantıksızlıklar aranmaksızın hep aynı kuralla yapılırlar. Katı olsun sıvı olsun herhangi bir sayılamayan maddenin belli sayıdaki biriminden (bardak. fincan.bir bardak su a cup of tea .bir fincan çay a bottle of milk . Bu kalıbı değiştirmeye çalışmak mümkün değildir.avuç dolusu para 40 .bir şişe şarap a bowl of sugar .bir parça pizza two tanks of oil .

vicdan azabı the pangs of fear .arabaların bazıları Most of problems . 41 . Başka bir ifade ile madde ve ölçek birlikte anılacaktır.ateş nöbeti piece of research .kızların on ikisi Some of cars .haberler pangs of remorse .bir mobilya takımı a speck of dust .bir parça ip a bit of interest .bir parça tavsiye heaps of mud .bir parça ilgi a work of art .bir yün yumağı a fit of anger .hiddet nöbeti a piece of bad luck .altı tip ekmek four cupful of sugar .on kilo pirinç ten meters of cloth .bir küp şeker a new kind of cheese .sandalyelerin dördü Six of students .problemlerin çoğu Burada anlatılmak istenen çok taneden az taneye doğru iniştir.et parçası (but veya kol) a pair of socks .ateş nöbeti 2.bir kilo tere yağ a kind of cheese .bir top salata ( marul ) a heap of rubbish .a head of lettuce .kamyonlar dolusu kum a box of matches . One of book .dört fincan dolusu şeker ten kilos of rice .çamur yığınları items of news .bir küçük delil a piece of advice .bir çift çorap a set of furniture .iki millik mesafe a ball of wool .bir öfke nöbeti a fit of passion .iki fincan çay three kinds of food .korku duygusu works of art .bir sanat eseri an act of mercy – merhamet an attack of fever .bir somun ekmek a lump of sugar .bir parça kötü talih a piece of evidence .sanat eserleri a fit of fever . Dikkat edilirse ilk şıkta ölçeklemeye çalıştığımız maddenin geride kalan kısmı önemsenmemektedir.üç çeşit gıda six types of bread . Bu konuda ise maddenin geride kalan kısmı da önem kazanacaktır.dinamit lokumları two cups of tea .yeni bir çeşit peynir a new kind of plastic .bir küçük araştırma a piece of string .bir toz parçası sticks of dynamite . Burada ise sıralama içeren kelime gruplarını inceleyeceğiz.öğrencilerin altısı Eight of tables .bir kutu kibrit a distance of two miles . Yani maddenin sadece ölçeği önemlidir. 3.bir çeşit peynir a loaf of bread .bir yığın çöp a kilo of butter .masaların sekizi Twelve of girls .yeni bir çeşit plastik a joint of meat . Artta kalan kısım göz ardı edilmemektedir.kitapların biri Four of chair .on metre kumaş truckloads of sand .

One of the important problems of Turkey Türkiye’nin önemli problemlerinden biri One of the big tourism centres of the world Dunyanın büyük turizm merkezlerinden biri Two of the dangerous parts of New York New York’un tehlikeli kısımlarının ikisi One of the important telecommunication equipment of today Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri Önemli not: “ Ölçek bilgisi “ adlı başlıkta açıklamaya çalıştığımız konu İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzıyla yoktur. Üç varil şarap three barrels of wine Altı tabak yemek Araba ile iki saatlik yol Arkadaşlarından bazıları Beş kutu kola Beş şişe süt Beş yaprak kağıt Bir bardak portakal suyu Bir çift eldiven Bir damla göz yaşı Bir depo benzin Bir dilim ekmek Bir galon benzin Bir kase yoğurt Bir kavanoz reçel Bir kutu kibrit Bir mobilya takımı Bir parça ekmek Bir parça kek Bir parça merhamet Bir parça tavsiye Bir sanat eseri Bir somun ekmek Çocukların onu Dokuz paket yağ Dört çay kaşığı tuz Dört günlük macera Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri İki haftalık tatil İki kalıp sabun İki paket un Kalemlerin hepsi Linda’nın kalemlerinden biri On dört koltuk On metre kumaş Onlardan altısı Öğrencilerin biri Problemlerin çoğu Sandalyelerin ikisi Sekiz dilim çikolata Sekiz mektup 42 . Kolay anlaşılabilmesi için yakıştırma ifadeler kullanılmıştır. Aşağıdaki boşluklara İngilizce karşılıklarını yazınız.

A .A Sessiz bir harf ile tekil bir sözcükten önce kullanılır.A .A .A .A .A .A .A .A .A . Örnek an an an an apple umbrella egg heir 43 .A .A . book chair story university useful thing European sister brother month day week year size sudden tiger lion crocodile camel dozen of eggs glass of tea shiny day hundred million thousand billion dozen few couple lot of AN – BİR: a – i – o – u – e gibi sesli ünlü harfle başlayan veya .A .A .A .INDEFINITE: BELİRSİZ A – BİR: Örnek .A .A .A .A .A .A .A .A .A . seslendirilemeyen “h” gibi harfle başlayan sözcüklerin başına gelir.A .Sekiz metre halı Tom’un hatalarından biri Türkiye’nin büyük kentlerinden ikisi Türkiye’nin zorlukları Üç aylık maaş Üç baş sarımsak Üç dinamit lokumu Üç millik mesafe Üç saatlik uyku Yedi dilim pizza ARTICLES 1.A .A .A .

iron . sayılamayan ancak birimiyle söylenebilen bazı somut cloth grass paper money wood gibi.The south .Wind: the north .The north .The United Kingdom / Birleşik Krallık .The Netherlands / Hollanda .The United States of America / Amerika Birleşik Devletleri .inci Abdülhamit 44 .an ant “A” VE “AN” ARİTEKLLERİNİN KULLANILMADIĞI YERLER: a -) Çoğul bir addan önce .The Turkey / Türkiye . Asal cümleciğin.cows .chairs gibi.west .The planet Pluto / Pluto Gezegeni .Padisah Abdülhamit the second / Padişah 2. özne. nesne veya tamlamasını oluşturan addan önce .DEFINITE: BELİRLİ “THE” KULLANILIR.the book -the car -the vehicle Tek anlamına gelen THE ONLY ONE sözcük dizisinden önce Yönlerden önce .ici Elizabet .The north ..The United Arab Emirates / Birleşik Arap Emirlikleri .The Holy Quran -The Blue Mosque gibi Özel bir adın önünde yer alan cins bir adın önünde kullanılır .an hour .west 5 Kutsal kitap ve mabetlerin başında .The south .glass .tea .an honest man .an interest .The Republic of Turkey / Türkiye Cumhuriyeti Başlıklarda sırasal sıfatlardan önce .corn .The west . .The north . The article’ sinin kullanıldığı yerler.Queen Elizabeth the second / Kraliçe II.The galaxy Samanyolu / Samanyolu Galaksisi Eyaletlerden oluşan ülke adlarından veya çoğul ülke adlarından önce . 2.west .milk .apples b -) Aşağıdaki gibi adlardan önce.The east .The south .east .east .an engineer .

The ant is industrious / Karınca çalışkandır Bir küme. .The Marmara Hotel . enstitü. . otel.The Island Bahamas / Bahama adaları . restoran adlarından once . banka. Doğada yalnız tek olan varlıklardan önce .topluluğu sıfatlardan önce .The Ottoman Bank Üniversite.Bu benim yapabileceğimin en iyisidir.The sky .The Istanbul University / İstanbul Üniversitesi .The Santa Fee / Santa Fee treni Kişiye/Şahsa ait olmayan işyeri.The piano / Piyano Tanımlayıcı en üstünlük anlatımlarında kullanılır .The M/S Barış Manço / Barış Manço gemisi .The earth .The ocean Müzik aygıtlarından önce . gemi ve Uçak adlarından önce .The Atlantic Ocean .This is the best I can do .The mountain Everest Tren.O İstanbul’daki en eski camiidir. The most / the first / the best / the worst / the second geçtiği cümlelerde Ad olarak kullanılan en üstünlük anlatımlarından önce .The rich always proud / Zenginler daima kibirlidir.- Tahir the first / Birinci Tahir Ismi belli olan yerleri tanımlarken ve tanımlayıcı bir edatlı deyişten önce .Mustafa the administer / Yönetici Mustafa Ada topluluklarından önce .The house with brown-shutters / Kahverengi panjurlu ev. Okul.The East India Islands / Doğu Hindistan adaları Nehir Okyanus ve sıradağ adlanrından önce .We must help the poor / Fakirlere yardım etmeliyiz.The French cook meat the best / Eti en iyi Fransızlar pişirir. .The most I can gain is that amount 45 .The Palace of Çırağan / Çırağan Sarayı .That is the oldest mosque in İstanbul .grup.The violin / Keman .Tahir the teacher / Öğretmen Tahir . Hastane adlarından önce .The Çapa Hospital / Çapa Hastanesi Bir küme veya topluluğu simgeleyen sayılabilir tekil bir addan önce . Özel bir adı izleyen ve meslek veya ticaret anlatan cins adların önünde kullanılır .

İki dil arasındaki bu farklılık bazen İngilizce’yi yeni öğrenenler için sorun teşkil edebilir.HAS GOT have/has got Türkçe'de sahip olmak anlamındadır. She has got a car. (+) I have got a book. ● DİKKAT! . It has got a car. You have got a car. We haven't got a car. HAVE . He hasn't got a car. . (-) I don't have a book. It hasn't got a car. . POSITIVE (OLUMLU) I have got a car.I have got a sister. She hasn't got a car. (Onun iki kız kardeşi var veya o iki kız kardeşe sahiptir) . You haven't got a car. ( Bir arabam var.I have a sister. (?) Have I got a book? YANLIŞ KULLANIMLAR (+) I have a book.She has got two sisters.- O meblağ benim kazanabileceğimin en çoğudur. They have got a car. They haven't got a car. Bu iki cümle arasında anlam olarak fark yoktur. "Benim iki kız kardeşim var" cümlesini İngilizce'ye çevirmek isteyen bir kişi. (-) I haven't got a book. (Bizim çok kalemimiz var veya biz çok kaleme sahibiz) NEGATIVE (OLUMSUZ) I haven't got a car. He has got a car. Özellikle İngiltere'de kullanılan İngilizce'de "have/has got" daha sık kullanılır. "var" kelimesine aldanarak "there is/are" kalıbını kullanabilir ve tabi ki yanlış olur.We have got many pens. QUESTION (SORU) Have I got a car? Have you got a car? Has he got a car? Has she got a car? Has it got a car? Have we got a car? Have they got a car? Have/has got veya sadece have/has Değişik metinlerde farklı kullanımlara rastlayabiliriz. (?) Do I have a book? İki farklı kullanım birbiriyle karıştırılırsa gramatik açıdan hatalı olur. Ancak olumsuz ve sorularda durum aynı değildir. Examples: 46 . Şöyle ki. Aşağıda şahıslara göre nasıl kullanıldığını inceleyin. Sahip olduğunuz bir şeyi ifade etmek için kullanılır. We have got a car. . O yüzden cümlenin sahiplik anlamı içerip içermediğine bakılmalıdır.) Türkçe'ye çevirirken genelde "Bir arabaya sahibim" şeklinde çevirmeyiz.I have got a car.

Aynı şekilde sayılamayan kelimelerin başında "a veya an" artikelini de kullanamayız. ("book" kelimesi sayılabilen isim olduğu için çoğul olarak kullanılabilir. Sayılamayan isimler her zaman için tekil kabul edilir.sayılamayan isimler) İngilizce'de isimler sayılabilen ve sayılamayan olarak ikiye ayrılır ve cümle içindeki kullanımları farklıdır. THAT . I haven't. There are four books on the table.) There is some water in the glass.UNCOUNTABLE NOUNS (Sayılabilen . EXAMPLES There is a book on the table. Halbuki Türkçe'de biz "saçlar" diyebiliriz. THOSE This ve that Türkçe'de "bu" ve "şu" ifadelerinin karşılığıdır Konuşurken bize yakın olan nesneler için "this" (bu) Konuşurken bize uzak olan nesneler için "that" (şu) Konuşurken bize yakın olan nesneler için "these" (bunlar) 47 . Bu yüzden asla "s" takısı alarak çoğul yapılamaz. Örneğin İngilizce'de "saç" kelimesi "uncountable"dır yani sayılamaz. SOME UNCOUNTABLE NOUNS (Bazı sayılamayan isimler) air coffee hair water bread coke milk weather cake coke money THIS. (doğru) No. I haven't.THESE. "pirinç" ve benzeri kelimeler hep tekil kullanılmak zorundadır. (yanlış) COUNTABLE . ("su" kelimesi sayılamaz olduğu için asla "there are" kalıbıyla kullanılamaz. (doğru) No.A: Have you got a pencil? B: No. Çünkü "a" bir anlamına gelir. (yanlış) A: Do you have any money? B: No. I don't. Aynı şekilde "su". I don't.

.those trains (şu trenler) That building (şu bina) .) Excuse me.. (Masanın üzerinde bir vazo var..) These girl is very beautiful..those buildings (şu binalar) DİKKAT! Aşağıdaki cümleler kesinlikle yanlıştır.. / No. (there aren't) There are some big trees in the garden. SINGULAR (Tekil ve sayılamayanlar) there is.Konuşurken bize uzak olan nesneler için "those" (şunlar) EXAMPLES This book (bu kitap) .) There are many people in the school.) PLURAL (Çoğul) there are. buralarda güzel bir otel var mı?) There isn't any money in the bag. How many students are there in the classroom? (Bu sınıfta kaç tane öğrenci var?) THERE IS AND IT IS There is a vase on the table. This books are very expensive (This tekillerle kullanıldığı için "books" diyemeyiz. (Bahçede büyük bir ağaç vardır.. (there's) is there.? there are not..these books (bu kitaplar) This student (bu öğrenci) ..these schools (bu okullar) This man (bu adam) .) 48 .these students (bu öğrenciler) This school (bu okul) . Tekiller ve sayılamayan isimler için "there is". (there isn't) There is a big tree in the garden.THERE ARE "There is / there are" Türkçe'de "var" kelimesinin karşılığıdır. çoğullar içinse "there are" kullanılır.) Are there any books on the table? (Masanın üzerinde hiç kitap var mı?) Yes.is there a good hotel near here? (Affedersiniz. (Bu gece televizyonda güzel bir program var.these men (bu adamlar) That train (şu tren) .. (Çantada hiç para yok.. there are. (Aynı şekilde "these" kelimesinden sonra tekil isim kullanamayız.? there is not.) THERE IS .. there aren't.. (Bahçede birkaç tane büyük ağaç var.) There is a good programme on TV tonight. are there. (Okulda bir sürü insan var.

Examples: I'm not going to buy any eggs.HOW LONG.) There isn't any ice in the fridge. AMA: I like this vase..) Bu örnekte de "there is" kalıbını kullanamayız.) She said something. SOME – ANY ►"some" kelimesi Türkçe'de "biraz/birkaç" anlamına gelir ve olumlu cümlelerde kullanılır. (Bir şey söyledi. (Bu vazoyu seviyorum. .) I didn't meet anybody. (Kimseyle tanışmadım.Bu cümlede "It's a vase on the table" diyemeyiz.Is there any ice in the fridge? (Buzdolabında hiç buz var mı?) . Examples: I am going to buy some eggs.? .Are you doing anything this evening? (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) İnsanlara bir şey teklif ederken veya bir şey önerirken kullandığımız soru cümlelerinde "any" değil.? 49 . bir tekliftir.) SORU CÜMLELERİNDE "SOME" VE "ANY" ►Soru cümlelerinin çoğunda (istisnalar vardır) "any" kullanılır..Would you like something to drink? (İçecek bir şey ister miydiniz?) .Can I have some bread? (Biraz ekmek alabilir miyim?) WHEN. (Hiç yumurta almayacağım. (Hiçbir şey söylemedi. "some" kullanılır.. (Hiç hata yapmadılar.) They didn't make any mistakes. O çok pahalı. (Buzdolabında biraz buz var. Bu cümleler kalıp olarak soru cümlesi olsa da esasen tekliftir.) ►”any" kelimesi Türkçe'de hiç anlamına gelir ve negatif cümlelerde kullanılır. (Birkaç tane yumurta alacağım. It's very expensive.) She didn't say anything.) There is some ice in the fridge.) . Examples: .) I met someone. (Bazı yanlışlar yaptık.Did they make any mistakes? (Onlar hiç hata yaptılar mı?) .) We made some mistakes.. (Buzdolabında hiç buz yok. (Birisiyle tanıştım.Would you like some milk? (Biraz süt ister misiniz) (Bu cümle yapı olarak soru cümlesi olsa da bilgi alma amaçlı sorulan gerçek bir soru değildir.

How long has it been snowing? (Ne zamandır kar yağıyor?) It has been snowing for two hours.John has been working for this company for six months.SINCE for ve since "Present Perfect Tense" ile kullanılan zaman bildiren ifadelerdir. (Kar yağışı iki saat önce başladı. Bir eylemin ne kadar süredir devam ettiğini ifade etmek için kullanılır. Aşağıdaki örnekte aynı şekilde iki soru kelimesinin farklı kullanımları verilmiştir.) Bu örnekten chat yapma eyleminin iki saat önce başladığı ve hala devam ettiği anlaşılmaktadır."When" soru kelimesi Simple Past Tense ile. (İki saattir chat yapıyorum. (20-yıldır evliyiz. eylem iki saat sürmüş demektir. Örneğin cümle saat 4'de söylenmişse. .) Bu cümlede for kullanılmasa da olabilir. When did you first meet your girlfriend? (Kız arkadaşınla ilk ne zaman tanıştın?) How long have you known your girlfriend? (Kız arkadaşını ne zamandır tanıyorsun?) FOR . (Pazartesiden beri Mary'yi görmedim) Olumlu cümlelerde kimi zaman for cümleden çıkarılabilir. Ama sonuç olarak eylemin ne kadar sürdüğü de anlaşılır.) Bu örnekte kar yağışının tam olarak ne zaman başladığı sorulmaktadır. . . ne zaman başladığı ifade edilmektedir.I have been chatting since 2 o'clock. ● FOR Bir eylemle ilgili süreçten bahsederken for kullanılır.I have been chatting for two hours. (İki saattir kar yağıyor. .I haven't seen Mary since Monday. Example: . Ancak: 50 . (Saat ikiden beri chat yapıyorum. "How long" soru kalıbıysa Present Perfect Tense ile kullanılır. Aşağıdaki örneklerde iki kullanımın farkına bakın.) ● SINCE Bir eylemle ilgili sürecin başlangıç noktasından bahsederken since kullanırız.We have been married (for) 20 years. (John altı aydır bu şirkette çalışıyor.) Bu örnekte ise kar yağışının başlangıcı ve ne kadar zamandır devam ettiği sorulmaktadır. When did it start snowing? (Kar yağışı ne zaman başladı?) It started snowing two hours ago.) Bu örnekte chat yapma eyleminin ne kadar sürdüğü değil.

thank you..) Bu cümle olumsuz olduğu için for cümleden çıkarılamaz. no.. ● "Would you like to. I'd like coffee.. Would you like tea? (Çay ister misiniz?) No. kahve severim..? ile DO YOU LIKE.?" kalıbı birisini bir şey yapmak için davet ederken kullanılır. Examples: . I'd like a hamburger. (Çok açım.?" kalıbı bir şey teklif etmek için kullanılır.? ARASINDAKİ FARK Aşağıdaki örnekleri dikkatli bir şekilde inceleyin. (Kola lütfen. Examples: A: B: A: B: A: B: Would you like some tea? (Çay alır mıydınız?) No. WOULD YOU LIKE. I like coffee. (Hayır....They haven't seen each other for 2 years.) Would you like coffee? (Kahve ister misiniz?) Oh.? I'D LIKE. (Programla ilgili bilgi istiyorum/alabilir miyim. Bir hamburger istiyorum/alabilir miyim) ..I am very hungry. ● "Would you like.I'd like some information about the programme. what would you like to drink? (O halde ne içmek istersiniz?) Coke..) What would you like to do at the weekend? (Hafta sonu ne yapmak istersin?) What do you like to do at the weekend? (Hafta sonları ne yapmaktan hoşlanırsın?) 51 ..) Do you like tea? (Çayı sever misiniz?) No. please. kahve istiyorum. Examples: Would you like to come to my birthday party? (Benim doğum günü partime gelmek ister misin?) What would you like to do tonight? (Bu gece ne yapmak istersin?) ● "Would like to" kalıbı nazikçe bir şey istemek için "I want" kalıbının yerine kullanılır. (Hayır. (Hayır) Then. please.. teşekkür ederim.. (İki yıldır birbirlerini görmediler..) ● WOULD YOU LIKE. (Hayır. İngilizce' de "do you want" sorusuyla aynı anlamdadır ama daha naziktir.) Örneklerde görüldüğü gibi "would you like" kalıbı nazik bir şekilde bir şey teklif ederken kullanılır.

Examples: .I prefer to live in the country. (Futbolu basketbole tercih ederim.PREFER .I prefer drinking tea (Çay içmeyi tercih ederim. (Futbol oynamaktansa basketbol oynamayı tercih ederim.) .I prefer football to basketball.I prefer drinking tea to drinking coffee.) . Sadece kullanımda aşağıdaki fark vardır.) c) Prefer doing something to doing something else (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek. (Köyde yaşamayı tercih ederim.I prefer to play basketball rather than play football. çay mı?) .) .I prefer city to country. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.) DİKKAT! Bu üç kullanım arasında anlam olarak bir fark yoktur.) .WOULD RATHER Prefer ve would rather kalıplarını tercihlerimizden bahsederken kullanırız.I prefer to drink tea (Çay içmeyi tercih ederim.) b) Prefer to do something rather than do something else.Would you prefer coffee or tea? (Kahve mi alırsınız. ● WOULD PREFER (I'd prefer) "Would Prefer" kalıbı genel tercihlerimiz değil. (Bir şeyi yapmak yerine başka bir şeyi yapmayı tercih etmek.I'd prefer to stay at home rather than go to the cinema tonight. Example: . evde kalmayı tercih ederim. (Şehiri köye tercih ederim.) ● PREFER Genel olarak hayatta neyi tercih ettiğinizi ifade ederken "prefer" kalıbı üç farklı şekilde kullanılabilir: a) Prefer something to something else (Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek) .) . would rather do would prefer to do 52 . (Bu gece sinemaya gitmektense. (Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.I prefer to drink tea rather than (drink) coffee. belirli bir durumda neyi tercih ettiğimizi ifade ederken kullanılır.) ● WOULD RATHER (I'd rather) "would rather" ve "would prefer" kalıpları arasında anlam olarak fark yoktur.) .

) Jack said he came to school every day." (Şova karımla birlikte gittik. (Arabayla gitmeyi tercih ederim. şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi. (Jack.) Zamir ve Zaman Zarflarının Değiştirilmesi Konuşma aktarılırken. (Jack her gün okula gittiğini söyledi.) REPORTED SPEECH Indirect Speech (‘reported speech’ de denir) birisinin söylediği cümleyi aktarmaya denir.I'd rather stay at home. (Evde kalmayı tercih ederim. Örneğin: • • She said.) Eğer aktarılan eylem. (Her gün TV seyrettiğini söyledi. "I want to bring my children. Örneğin: • • • He said the test was difficult. "My wife went with me to the show."would rather" kalıbından sonra doğrudan fiil gelir ve ek almaz. Örneğin: • The teacher said that phrasal verbs are very important. (Jack okula her gün geldiğini söylüyor. cümle geçmiş zaman olur. Jack said his wife had gone with him to the show. She said she wanted to bring her children.) Jack will say that he comes to school every day. (Öğretmen Phrasal Verbs ‘lerin çok önemli olduğunu söyledi. (Çocuklarını getirmek istediğini söyledi. Örneğin: • • • He says the test is difficult.I'd rather go by car. geniş zaman. dedi." (Çocuklarımı getirmek istiyorum”. geçmiş zaman veya gelecek zaman ile ifade ediliyorsa. kullanılan zaman aynı kalır.) She has said that she watches TV every day. (Her gün TV izlediğini söylemişti.) She said she watched TV every day. zamirin cümlede geçen nesne ile uyumlu hale gelebilmesi için zamiri de değiştirmek gerekir.) Eğer aktarılan konu. (Testin zor olduğunu söylüyor. Genellikle konuşma dilinde kullanılır. genel geçer bir olayı anlatıyorsa geniş zaman kullanılır.) Jack said.) . dedi. Eğer aktarılan eylem geçmişte yapılmış ise.) 53 . Examples: . (Testin zor olduğunu söyledi. değişmez. Bu kalıp genellikle bahsedilen zamandan bir önceki geçmiş zamanla ifade edilir.).

”Paris’te yaşadığını söyledi. dedi. dedi. dedi He said. He said. nerede.” olur. "I had already eaten. “Bana niçin İngilizce çalıştığımı sordu." “Londra’yı iki kez ziyaret ettim”. "My wife went with me to the show yesterday. geniş zaman. olur.geçen hafta nereye gittiğimi sordu. She asked me why I was studying English. yakın geçmiş zaman ve past perfect zaman da dahil olmak üzere hepsi past perfect tense çevrilmiştir. ”Yemeğini çoktan yediğini söyledi. "Where did you go last weekend?" Dave. “Dave. ”Akşam yemeğini pişirdiğini söyledi. Evet/Hayır ile başlayan soru cümlelerini aktarırken (if) “eğer” kullanılır. ”Geçen hafta New York’a gittiğini söyledi. He said.” dedi." (Çocuklarımı yarın getirmek istiyorum). Aşağıdaki tabloda aktarılmış cümleler. Örneğin: • She asked.” He said he had visited London twice. Jack said. "I am cooking dinner. (Jack. "I live in Paris. cümleye bu soru kelimeleriyle başlamak gerekir. (Çocuklarını yarın getirmek istediğini söyledi. "I want to bring my children tomorrow. geçmiş zaman veya gelecek zamanla uyumlu hale getirmek için zaman zarflarını da değiştirmek gerekir. dedi.” He said he was cooking dinner.” • • 54 .). Direct Speech He said.” He said he had gone to New York the week before. "I went to New York last week. onunla gidip gitmeyeceğimi sordu.” olur.” olur. Örneğin: • • She said. He said. “Geçen hafta nereye gittin?” diye sordu. Not: Geçmiş zaman. He said. geçmiş zamanda kullanılmıştır.Konuşulan anı. dedi.” Londrayı iki kez ziyaret ettiğini söyledi. "Why are you studying English?"Niçin İngilizce çalışıyorsun? diye sordu." (Dün şova karımla birlikte gittik). Niçin. “Bana. He asked. "Do you want to come with me?" “Benimle gelmek ister misin?” diye sordu. "*" İşaretlenmiş cümlelere özellikle dikkat edin. Dave asked.” He said he was going to find a new job." Ben yemeğimi çoktan yedim”. dedi." “Paris’ te yaşıyorum. Dave asked me where I had gone the previous weekend. "I am going to find a new job. She asked me if I wanted to come with her." Indirect Speech He said he lived in Paris.” He said he had already eaten. "I have visited London twice.) Indirect Questions Soruları aktarırken özellikle cümlelerin dizilişine dikkat etmek gerekir. dün şova karısıyla birlikte gittiğini söyledi." “Geçen hafta New York’a gittim”." “Akşam yemeğini pişiriyorum”. ne zaman gibi soru kelimelerini kullanırken.

"me" beni ve bana anlamlarına geldiğinden burada kullanılması gereken reflexive pronoun "myself" olmalıdır. "I might go to Denver. dedi. 55 . dedi.) Aşağıda reflexive pronoun'ların kullanımlarına ilişkin örnekler verilmiştir. ”Bu akşam gelebilileceğini söyledi. "I can come tonight.”Denver’lara gidebileceğini söyledi. dedi." “Bu akşam gelebilirim”. “kendimiz" gibi anlamlara gelir.” ”Jack’i arayacağım”.” REFLEXIVE PRONOUNS Aşağıdaki tabloda en sağ kolonda gözüken zamirler "reflexive pronouns" olarak adlandırılır ve Türkçe'de "kendim". . ”İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalıştığını söyledi." “İki haftadan daha uzun bir süredir bu proje üzerinde çalışıyorum.I cut me with a knife. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. “.” He said he had to give Ken a call. He said.” He said he had to give Ken a call.” dedi. (Kendimi bıçakla kestim. * He said. ”Keven’ı araması gerektiğini söyledi. "I should see a doctor" “Doktora görünmeliyim”.” He said he would give Jack a call. ”Jack’i arayacağını söyledi.” He said he might buy a new car. ”Doktora görünmesi gerektiğini söyledi. . "kendisi". "I must give Ken a call. I you he she we they me you him her us them myself yourself/yourselves himself herself ourselves themselves Aşağıdaki Türkçe cümleye bakın. ”Yeni bir araba alabileceğini söyledi. Bu cümle yanlıştır. ." “Ken’ i aramam gerekiyor”.“Yeni bir iş bulacağım “. dedi.Beni bıçakla kestim." ”Ken’i aramalıyım. He said. "I have to give Ken a call. Yeni bir iş bulacağını söyledi. * He said. He said. "I have been working on that project for over two weeks." “Yeni bir araba satın alabilirim”. dedi.” He said he might go to Denver. * He said. Şimdi aşağıdaki İngilizce cümleye bakın. Bu cümle de yanlıştır.” He said he had been working on that project for over two weeks. çünkü bu cümlede "beni" yerine "kendimi" kelimesi kullanılmalıdır. He said.” He said he should see a doctor. dedi." “Denver’lara gidebilirim”. "I may buy a new car.” He said he could come that night. .I cut myself with a knife. dedi. dedi. * He said. "I will give Jack a call.

) COMPARISON “mukayese. (Kendini vurdu) (kendi kendini) . ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işleyeceğiz.As the object of a preposition. Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”.) He saw himself in the mirror. Bu yüzden tek heceli sıfatlarda.) They ate all the food themselves. . (Kendimi incittim) (kendi kendimi) The band calls themselves "Dire Straits". Her dilde olduğu gibi İngilizce’de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilebilir. He shot himself.- She fell off her bicycle and hurt herself. 1. superlative “the most” ekleri ile yapılır. (No-one else had any. ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında ”superlative” yapısıdır. superlative “the . Kendi kendine yaptı. (=tek başına) That man is talking to himself. Adjective (yalın) Expensive (pahalı) Comperative (üstünlük) more expensive (daha pahalı) Superlative (en üstünlük) the most expensive (en pahalı) 56 .. Adjective (yalın) High (yüksek) Dark (koyu) Tall (uzun) Brave (cesur) Comparative (üstünlük) higher (daha yüksek) darker (daha koyu) taller (daha uzun) braver (daha cesur) Superlative (en üstünlük) the highest (en yüksek) the darkest (en koyu) the tallest (en uzun) the bravest (en cesur) 2. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim. (No-one else will help me. . (Grup kendine "Dire Straits" diyor. referring to the subject (Özneyi gösteren bir edatın nesnesi olarak) I bought a present for myself. Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İngilizce’de biraz karışıktır.When you want to emphasize the subject (Özneyi vurgulamak istediğiniz durumlarda) I'll do it myself.) I sometimes talk to myself... She did it by herself (=alone). Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır. karşılaştırma” demektir..est” ekleri ile yapılır. (Kendi hesaplarını ödediler.) They paid for themselves..) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative “er”.When the subject and object are the same (Özne ve nesne aynı olduğunda) I hurt myself.. Önemli iki mukayese yapısı vardır.) Refl exive Pronoun ne zaman kullanılır? Reflexive pronoun üç temel durumda kullanılır.) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”. (Kendisini aynada gördü. (Bazen kendimle konuşurum. (Bisikletinden düştü ve kendini incitti...

57 . KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi “er ve the... your article is . Soru şekli Your article is the most informative (article) of all the article we have received. (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.... (Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır. I am older than you (are) (Ben sizden daha yaşlıyım.) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır. This camera is more expensive than yours. şıklardan “the most”u işaretliyoruz.. Narrow (dar) Happy (mutlu) Simple (basit) narrower (daha dar) happier (daha mutlu) simpler (daha basit) the narrowest (en dar) the happiest (en mutlu) the simplest (en basit) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile mukayese edilir.. kişinin bulunduğu yere (konuma) göre ise “in” edatı kullanılır.. Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar....) My son is the most intelligent student in the classroom. En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı.) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil opsiyoneldir. Genelde kullanılmaz.) Eğer kıyas. Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır. Aslında bu konu daha karmaşıktır.est” ekleri ile diğerleri “more ve the most” ekleri ile yapılır. Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir. (Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir..Interested (ilgili) Frightening (ürkütücü) more interested (daha ilgili) the most interested (en ilgili) more frightening (daha urkütücü) the most frightening (en ürkütücü) 3. My son is the most intelligent student of all his friends..) Eğer kıyas... Ama zarflarda önemlidir... “of” olduğu için superlative’dir deyip.. Of all the article we have received. (Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir.. Bu durumda superlative aranmalıdır. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur. informative.. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır. Eğer “than” eki yoksa bu comperative değildir....... (Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. kişinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır..) “of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir.. Burada “than” olmadığı için comperative değil.) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar.

. “İn” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”. “. Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyeti de karşılaştırılabilir. emsallere göre ise “of” edatı kullanılır.. özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır.) Katlamalı İfadelerde The same. The same + noun + as şeklindedir.. Equality Sıfat ve Zarflarda “... 1.... He is as intelligent as hardworking.. Superlative’ de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil – çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir.e kadar” anlamına gelen eşitlik yapısıdır...) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır.......as şeklindedir.) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir. Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir. Araya sıfat veya Zarf gelir. 4. He is ... Olumlu: as.. Than’ in olup olmaması durumu: Varsa “comperative” dir yoksa superlative aranmalıdır...as” şeklindedir... (O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir..... 58 . Burada özne – tümleç uyumu aranmalıdır.........lenient managers we have ever had.. Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir.. (O kardeşi kadar zeki değildir.as She is as intelligent as her brother.. Sorulabilen bir kalıptır..ile aynı” olarak çevrilir. Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerektiğini özetlersek..Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir. (O zeki olduğu kadar çalışkandır da.. Özne tekil ise tümleç tekil.... 2.. Yapı olarak “as/ so......) The most One of the most Doğru cevap “one of the most” dur.. (O kardeşi kadar zekidir......... Eğer “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıştır.as Olumsuz: as/so..... He is the same age as I am.) She isn’t as/so intelligent as her brother. (O benimle aynı yaştadır.. Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative’e gidilmelidir. Bu özellikten de soru gelebilir.. 3.

This manager is more capable than the previous. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar.) 59 .. (O benim ablamdır.the most” yerine farklı sözcükler türetilmiştir. 3. Present perfect yapısı sorulabilir Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir.. Bunlarda comparision için“er .. (Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır.) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim opsiyoneldir. 2.. This manager is more capable than the previous one. İyi bilmek gerekir.) Bu zamir iki yerde kullanılır. Adjective (yalın) Good (iyi) Bad (kötü) Many. Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır. özne çoğul ise tümleç çoğul (ones) olacaktır. One – ones ve that – those’ dur. (O sınıftaki en yaşlı öğrencidir. Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz sıfatlar” denir. (Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler.est veya more . Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir.) She is my elder sister. Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir.) KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1. so far . much (çok) Little (az) Old (yaşlı) Comperative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less older elder Far (uzak) farther further Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the least (few kurallıdır) the oldest the eldest (kardeşler arasında) the farthest (mesafe olarak) the furthest (soyut olarak) Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. He is the oldest student in the classroom. (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir.vb) sözcükleri sorulabilir. The students are more prolific than the other ones.) This writer is the most distinguished that I have ever seen. kullanılmayabilir.the. the most yapısı sorulabilir. İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz. Burada özne – tümleç uyumu önemlidir.(manager) (Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. Şu ana kadar (ever. Eğer özne tekil ise tümleç tekil (one).

KPDS’de en çok sorulan yapıdır.) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir.This is the best film I have so far watched. As many as: sayılabilenler için kullanılır.) Superlative. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış. I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. katlı karşılaştırma olup. (Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi yazılır. as money as) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty-five years..) sorulabilir.) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than” ifadesidir. (O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir. Our population has more than doubled over the last twenty-five years. much ve many ayırımı sorulabilir katlama sözcüğü (once.. (Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir. Tüm kalıp (as much as.. Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than” yazılarak bu anlam verilir.. 2.) Soru şekli 1. As much as: sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim.. twice. 60 .. Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. Bir kez KPDS’de sorulmuştur.) Multiple Comparisons Çok .) Bu yapıda “. This study is not worse than the previous one. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz.) He has twice as much money as I do. (Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir. 3. three times. Maddeler (iki madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım..

) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the..est” ile yapılır. (O benim İngilizcemden daha iyi Bir İngilizce’ye sahiptir. He has a better English than my English.) Birinci cümlede “better” sıfat.) Eğer yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben futbolu eşimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur. Adverb (yalın) Hard (sıkı) Fast (hızlı) Early (erken) Comparative (üstünlük) harder (daha sıkı) faster earlier Superlative (en üstünlük) the hardest (en sıkı) the fastest the earliest Early zarfı sonunda “ly” olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orijin olarak “ly” harfleri vardır.) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile yapılır. (Ben futbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim.) He speaks better than I do. kişilerin yaptığı eylemlerdir. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler. She drives the best carefully of all her friends. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me” diyemeyiz. I like football more than my wife like does. Bir fiil söylemek zorundayız. ikincisinde zarftır. Equality 61 .1. (O benden daha iyi İngilizce konuşur.) Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. (Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir. 3. Yani sıfattan “ly” eki ile türetilmemiştir.. (O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır. Adverb (yalın) Well (iyi) Badly (Kötü) Much (çok) Little (az) Comparative (üstünlük) better (daha iyi) worse more less Superlative (en üstünlük) the best (en iyi) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır.) My wife drives more carefully than I do. Adverb (yalın) Quickly (hızlı) Carefully (dikkatli) Comparative (üstünlük) more quickly (daha hızlı) more carefully Superlative (en üstünlük) the most quickly (en hızlı) the most carefully the most fortunately Fortunately (şans eseri) more fortunately 2.

Sıfattan önce "the" Sıfattan önce "the most" getirin ve sıfatın sonuna getirin ve sıfatın sonuna "est" "est" ekleyin getirin. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme. (Onun benim kadar kazanması olası değildir. much kullanma vb.happier / hot . Tek heceli sıfatlar İki. (Londra Madrid'den daha pahalıdır) funny . ADJECTIVES (SIFATLAR) COMPARATIVE AND SUPERLATIVE FORMS Sıfatların "comparative" ve "superlative" formları İngilizce'de farklı nesneleri mukayese etmek için kullanılır.higher Örnek cümleler Yesterday was hotter than today. (Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz.Sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır.more Örnek: happy .cheaper / Örnek: interesting . Tek heceli sıfatlar İki. He is unlikely to learn as much as I am. 62 .) farklardır. Comparative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.) This boy doesn’t study so hard as his brother does.) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır.funnier Örnek cümleler I am happier than you. Comparative form iki nesne arasında farkları anlatmak için kullanılır.) You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonundaki "y"yi kaldırın ve yerine "iest" getirin. üç veya daha çok heceli sıfatlar Sonu "y" ile biten iki heceli sıfatlar Sıfatın sonuna "er" ekleyin Sıfattan önce "more" getirin Sıfatın sonundaki "y" harfini yerine "ier" getirin Örnek: cheap . (Dün bugünden daha sıcaktı) interesting / difficult Örnek cümleler London is more expensive than Madrid.hotter / high . (Ben senden daha mutluyum) Superlative adjective'lerin kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloya bakınız.

comparative The best .superlative Örnek Cümleler His French is worse than mine. 63 .) ÖNEMLİ İSTİSNALAR Kuralın dışında kalan bazı istisna durumlar vardır. "en" kısa gibi ifadelerle bir tanesini ayırmak için kullanılır..happy .adjective Worse . Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar düzensiz sıfatlardır ve tabloda gösterildiği gibi düzenli değişmezler.comparative The worst . This is the best school in the city..) Superlative form ise üç veya daha fazla şey hakkında konuşurken "en" uzun.the most interesting / difficult .the hottest / high . Yani ezberlenmeleri gerekir.the funniest Örnek Cümleler Today is the hottest day of the summer.. AS: . (Bugün yazın en sıcak günü) Örnek Cümleler London is the most expensive city in England.the highest Örnek: interesting Örnek: .the happiest / funny the most difficult . AS: . Örnek: New York is the most exciting city in the USA (New York Amerika'nın en heyecan verici şehridir...superlative Örnek Cümleler This book is better than that one. KADAR veya NOT AS. Good • • • Good . (Londra İngiltere'deki en pahalı şehirdir) Örnek Cümleler New York is the noisiest city in the USA. KADAR DEĞİLDİR.the cheapest / hot . COMPRASIONS: KARŞILAŞTIRMALAR AS..adjective Better .. This is the worst day of my life. (New York Amerika'daki en gürültülü şehirdir..) Örnek: New York is more exciting than Seattle (New York Seattle’den daha heyecanlıdır. Bad • • • Bad .Örnek: cheap .

more quickly .. o kadar çok kazanırsın 64 .Bigger .more charming ..PROPORTION / ORANLAMA A. Örümcekler yılanlardan daha az tehlikelidir.Thicker . LESS . Krokodiller.Earlier . No name gümüş CD-ler Sony Cdlerden daha az ucuzdur. Spiders are less dangerous than snakes.. in / inner : daha içeride out / outer : daha dışarıda up / upper : daha üstte 5. .Tek heceli sıfatlarda .more attractive .daha ( sıfatın sonuna . DEN DAHA AZ) dan / den daha..“ – d / ed / ful/ing / ive/ly/ous/re gibi son harflerle bir de iki veya daha fazla heceli sıfatlarda sıfatın başına ... Mr. Krokodiller. anlamını katar) ancak sonu “y” ile biten sıfatlarda –y kaynaştırma harfi kalkar ve – ier olur..er eki getirilir .Greyer . dir No-name silver / silver CD-Rs are less cheap than Sony CD-Rs..Finer . THAN (.. the more you gain Ne kadar çok beklersen..more tired .more nervous ...Brown is less careful than Mrs. - - 6...Better 2. Crocodiles are not as dangerous as snakes. 1.more beautiful . Bayan Brown’dan daha az dikkatlidir.Brown Bay Brown...more obscure 34Aşağıdaki sıfat veya belirteçleri üstünlük dereceleri yoktur. here now once then there very Eşitlik derecesi belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır.er eki getirilir ve cümleye daha .Eksiklik derecesinde ise.Thinner . yılanlar kadar tehlikeli değildir.more afraid .Narrower . aligatörler kadar tehlikelidir.Crocodiles are as dangerous as alligators.) The + adjective +r + er + ier The + adjective +r + er + ier - The longer you wait.more getirilir .

- The earlier you get up. 7.Grey . o kadar çok not alırsın. Afraid quickly -tired -nervous -beautiful -obscure -charming 10-Yine aşağıdaki sıfat ve belirteçlerin en üstünlük dereceleri yoktur. the quickly you grow.est eki gelir Early – earliest Rich – richest Big – biggest Small – smallest Fine – finest Narrow – narrowest 8.THE LEAST ADJECTIVE .Here -now -once . Ne kadar çok para ödersen .Sessiz bir harfi izleyen – y harfiyle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkar ve – iest / -y harfi olmayanlarda ise .in / inest : .Cats are the least dangerous animals. Ne kadar erken kalkarsan. o kadar çok sipariş alırsınız. Ne kadar çok çalışırsan.up / uppest : belirteç üstünlük derecesi sıfat olan sözcüklerde vardır en içeride en dışarıda en üstte 12.est eki gelir . the more goods you buy.Greyest 9. The more you eat. Ne kadar çok problem çözersen. . Ne kadar çok sevkıyat yaparsanız. The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - B-) The more adjective (sıfat) The more adverb (belirteç) - The more questions you solve. . the more grades you obtain.ive / -ly / -ous / -re son harfleriyle biten iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde başa the most ibaresi getirilir.Kediler en az tehlikeli olan hayvanlardır. Ne kadar çok yersen . o kadar çok kazanırsın.out / outest : . . o kadar çabuk büyürsün The more you work the more you earn. o kadar erken okula gidersin. The more shipments you make the more orders you can place.Ancak iki veya daha fazla heceli sıfat veya belirteçlerde.Then -there -very 11-Eşitlik derecesi . The more money you pay. o kadar çok mal alırsın.d / -ed / -ful / . P & O Line is the least expensive line therefore it is preferred by a lot of importers 65 .a-o-u-e-i gibi sesli ünlü harfle biten sıfat veya belirtecin yerine – y harfi kalkmaz ve – iest / eki gelmez onun yerine direkt . the earlier you go to school.

DÜZENSİZ FİLLER Arise Arose Arisen Awoken -awaked Been Begun Come Bent Bitten Blown Broken Brought Broadcast Built Brought Caught Chosen Come Cost Cut Dug Done Drawn Drunk Driven Eaten Fallen Fed Felt Fought Found Fit Flown Forgotten Forgiven Frozen Got Given Kalkmak-doğrulmak-ortaya çıkmak-doğmak-yükselmekmeydana gelmek –baş göstermek. bu nedenle pek çok ithalatçı tarafından tercih edilmektedir.- P & O hattı en az pahalı olan bir hat olup. Uyanmak – uyandırmak-harekete geçmek –harekete geçirmek – farkına varmak. Olmak Başlamak Gelmek Eğmek /bükmek /bükülmek Isırmak /rahatsız etmek/sokmak Esmek / üflemek / sürüklemek Kırmak/kırılmak Getirmek Yayın yapmak/yayınlamak İnşa etmek Satın almak Yakalamak / yetişmek Tercih etmek Gelmek Mal olmak Kesmek Kazmak Yapmak /etmek Çizmek İçmek Sürmek / araba kullanmak Yemek Düşmek Beslemek / yedirmek Hissetmek Dövüşmek/savaşmak Bulmak Uymak / uyuşmak Uçmak Unutmak Bağışlamak Donmak /dondurmak Almak /elde etmek / olmak / ilgilenmek/ulaşmak Vermek Awake Be Begin Come Bend Bite Blow Break Bring Broadcast Build Buy Catch Choose Come Cost Cut Dig Do Draw Drink Drive Eat Fall Feed Feel Fight Find Fit Fly Forget Forgive Freeze Get Give Awoke Was Began Came Bent Bit Blew Broke Brought Broadcast Built Brought Caught Chose Came Cost Cut Dug Did Drew Drank Drove Ate Fell Fed Felt Fought Found Fit Flew Forgot Forgave Froze Got Gave 66 . IRREGULAR VERBS .

Go Grow Hang Have Hear Hide Hit Hold Hurt Keep Know Lay Lead Leave Let Lend Lie Light Lose Make Meet Pay Put Quit Read Ride Ring Rise Run Say See Sell Send Set Shake Shoot Shut Sing Sit Sleep Went Grew Huung Had Heard Hid Hit Held Hurt Kept Knew Laid Led Left Let Lent Lay Lit-lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Rode Rang Rose Ran Said Saw Sold Sent Set Shook Shot Shut Sang sat Slept Gone Grown Hung Had Heard Hidden Hit Held Hurt Kept Known Laid Led Left Let Lent Lain Lit –lighted Lost Made Met Paid Put Quit Read Ridden Rung Risen Run Said Seen Sold Sent Set Shaken Shot Shut Sung Sat Slept Gitmek Yetişmek/büyümek /gelişmek Asmak Sahip olmak İşitmek /haber almak Saklamak Vurmak / çarpmak/ varmak/ ulaşmak/darbe indirmek Tutmak /elinde tutmak İncinmek/incitmek/acıtmak Tutmak/saklamak/alıkoymak Bilmek Yaymak/yerleştirmek /döşemek / hazırlamak Kılavuzluk-önderlik etmek/yol göstermek Ayrılmak-bırakmak-terk etmek İzin vermek-kiraya vermek Ödünç vermek Yatmak-uzanmak-yalan söylemek Aydınlatmak-ışık vermek Kaybetmek Yapmak-hazırlamak Buluşmak-toplanmak Ödemek Koymak Vazgeçmek Okumak Binmek”araca” Zil çalmak Yükselmek /doğmak /ortaya çıkmak kalmak / meydana gelmek Koşmak Söylemek / demek Görmek Satmak Göndermek Kurmak/işletmek/ayarlamak/ saptamak/belirlemek/ gerçekleştirmek El sıkmak-sallamak-sarsmak – karıştırmak Ateş etmek / ateş ederek adam öldürmek – yaralamak / atmak Kapamak-kapatmak-kapanmak Şarkı söylemek Oturmak Uyumak 67 .

bitirmek-yitirmek Yaymak sermek-bölmekbölüştürmek Ayakta durmak – dikilmek – durmak – beklemek Çalmak – hırsızlık yapmak Saplamak – koymak-sokmaktakmak-yapıştırmak Vurmak-çarpmak-grev yapmakçalmak-etkilemek Ant içmek Süpürmek Yüzmek Almak –götürmek-kiralamakkazanmak-üstlenmek-kabul etmek-tutmak Öğretmek Yırtmak-yırtılmak Demek-söylemek-anlatmak Düşünmek Atmak-fırlatmak-düzenlemek Anlamak Devirmek-bozmak-devrilmek-alt üst etmek-üzmek-Rahatsız etmek -keyfini kaçırmak Uyanmak-uyandırmakcanlandırmak -harekete geçirmek Giymek-giyinmek Kazanmak Çekmek-geri çekilmek Yazmak PREPOSITIONS İsimler yer veya zaman anlamı kazandıklarında önlerine bazı ekler alırlar. 68 . He götürecek his baba ye hastane yarın He götürecek his baba to hastane yarın. Türkçe’de yüklem sonda bulunduğundan cümle kuruluşu sona doğrudur ve bu ekler kelimelerin sonlarında bulunurlar oysa İngilizce’de yüklem baştadır ve cümle kuruluşu başa doğru gider.Slide Speak Spend Spread Stand Steal Stick Strike Swear Sweep Swim Take Teach Tear Tell Think Throw Understand Upset Wake Wear Win Withdraw Write Slid Spoke Spent Spread Stood Stole Stuck Struck Swore Swept Swam Took Taught Tore Told Thought Threw Understood Upset Woke Wore Won Withdrew Wrote Slid Spoken Spent Spread Stood Stolen Stuck Struck Sworn Swept Swum Taken Taught Torn Told Thought Thrown Understood Upset Wokenwaked Worn Won Withdrawn Written Sessizce gitmek – kaymak Konuşmak Para harcamak-tüketmekgeçirmek . Bu ekler onlara bir yön kazandırır ve cümle içinde anlam süslemesi yaparlar. Yarın babasını hastaneye götürecek. Sonuç olarak preposition ( edat ) olarak adlandırdığımız bu ekler de kelimelerin başlarına gelir.

in in in in in in bahçe okul İstanbul üç saat 1945 Haziran bahçede okulda İstanbul’da üç saat içinde 1945’te Haziran saat 5 ‘de tahtada evde at 5 at tahta at ev on on on on masa cadde Pazartesi duvar masada caddede Pazartesi duvarda Linda ile benimle Peter için bizim için günlerdir yıllardır İzmir’e okula işe with Linda with me for for for for Peter us günler yıllar to İzmir to okul to iş 69 . in on under for from içinde üzerinde altında için. dır-dir den-dan at with about to between de-da ile hakkında ye-ya arasında Aşağıdaki örnekleri dikkatlice inceleyiniz .Türkçe’de Okulda Bahçede Yıllardır Masada üç saat içinde kitap hakkında Tom ile ağacın altında Ankara’dan Okula İngilizce’de da okul de bahçe dır yıllar da masa içinde üç saat hakkında kitap ile Tom altında ağaç dan Ankara a okul Aşağıda karşımıza çıkabilecek en temel kelimeler verilmiştir.

in June in July in April Saatlerde “at“ kullanılır.dir-dır in front of at the bottom of in the middle of at the top of at Around Beside Next to Beyond near from Among Between önünde en altında ortasında en üstünde de-da etrafında.ardında yakınında den-dan arasında arasında Yukarıda en genel hatları ile en çok kullanılan preposition’lar verilmiştir.civarında yanında yanında ötesinde. Kendi Anlamlarında Kullanımları: Daha evvel de değindiğimiz gibi tüm preposition’ların kendi orijinal anlamları vardır ve bunlar cümle içinde isimlerin önlerine gelerek onları “ yer-zaman-özellik “ olarak konumlandırırlar. Günlerde “on“ kullanılır. at 5 o’clock 70 Pazartesi günü Cumartesi günü Cuma günü Haziranda Temmuzda Nisanda saat 5’de . Aşağıda ise yine orijinal anlamlı preposition’ların tarihlerle kullanımları verilmiştir. on Monday on Saturday on Friday Aylarda “in“ kullanılır. en geç ye. across Against opposite Behind at the back of çaprazında karşısında karşısında arkasında arkasında at the beginning of at the end of through into onto on the corner of on the left of on the right of on over in until by to under with without for başlangıcında sonunda içine doğru içine doğru üzerine doğru köşesinde solunda sağında üzerinde üzerinde içinde ….to bahçe from Manisa from you bahçeye Manisa’dan senden between them onların arasında about mektup mektup hakkında under masa masanın altında 1. Bunlar isimlerin önlerine gelerek onlara anlam derinliği katarlar.ya altında ile siz-sız İçin . Dikkatle inceleyerek aralarındaki kullanım farklarını ayırt etmeye çalışın.kadar kıyısında.

in two hours in five minutes in ten seconds in 15 years Sürüklemelerde “for“ kullanılır.15 at half past 10 Zaman dilimi içinde “in“ kullanılır. by Christmas by the 1st of June by this time next year by tomorrow Sayısal tarihlerde “in“ kullanılır. since 1946 since December since last night since Monday since 2 o’clock Sürüklemelerde “until“ kullanılır. until morning until last year until 6 o’clock until now Sürüklemelerde “by“ kullanılır.at 8 o’clock at 7.15’de on buçukta iki saat içinde beş dakika içinde on saniye içinde 15 yıl içinde yıllardır 25 gündür 2 haftadır uzun zamandır 1946’dan beri Aralıktan beri dün akşamdan beri Pazartesinden beri saat 2’den beri sabaha kadar geçen yıla kadar saat 6’ya kadar şimdiye kadar en en en en geç geç geç geç Noel’e kadar 1 Haziran’a kadar gelecek yıl bu zamana kadar yarına kadar 1978 yılında 1954 yılında Noel’de şafakta sonunda en sonunda ilk önce öğleyin gece yarısı geceleyin öğleyin derhal günün batışında başlangıçta evde . for years for 25 days for 2 weeks for a long time Sürüklemelerde “since“ kullanılır. in 1978 in 1954 Özel durumlarda “at“ kullanımı at Christmas at dawn at last at long last at first at midday at midnight at night at noon at once at sunset at the beginning at home 71 saat 8’de 7.

Aşağıda yer alan örneklerdeki eklerin hiç bir anlamlarının olmadığına dikkat edin... Fakat her zaman preposition’lar kendi orijinal anlamlarını vermezler. Basit ve kompleks olmak üzere iki gruba ayırarak edatları öğreneceğiz.. Ek Halinde Anlam Değiştiren Özellikte Kullanımları: Bu kategoride ise preposition’lar kelimelerin sonlarına gelerek kelimelerin orijinal anlamlarını kaybettirip onlara yeni anlamlar verirler. masada insist on. sıfat veya fiillerin sonlarına eklenerek birleşik yazılıp söylenir ve onların kuyruğu görevi üstlenirler.maddede preposition’ların orjinal anlamları üzerinde duruldu. Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından İngilizce’de üç kullanım yerleri vardır. bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Bu tip kullanımlarda kesinlikle özel bir anlam üstlenmeyip ek durumundadırlar ve öylece kelimelerde birlikte bilinmeleri gerekir.. 1.. listen to look forward to have difficulty in angry with happy with dinlemek dört gözle beklemek zorlanmak kızgın olmak mutlu olmak insist on ısrar etmek interested in ilgilenmek afraid of korkmak look at bakmak point at doğrultmak 3. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. devam etmek Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. Çünkü edatların İngilizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir.. Unutmayın ki tüm bunlar zaman içinde kulanıla kullanıla öğrenilecek şeylerdir. Bu tip kelimelerin özel bir yapılış kuralı yoktur ve ayrı ayrı bilinmeleri gerekir. İngilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler. Artık kelime ve preposition’lar kendi anlamlarını yitirmiş üçüncü bir anlam ortaya çıkarmışlardır.. bırakmak carry on devam etmek go on devam etmek find outöğrenmek PREPOSITION KULLANIMLARI Anlamları Olan Ek Halinde Anlam Değiştirmeyen Anlam Değiştiren on masa. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır.2. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar. Ama ismi nitelemezler..) Zamirler ile 3. Biz yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları öğreneceğiz. Aşağıda bir kaç örnek verilmiştir.. İngilizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır. tek başlarına kullanılmayan. Bu kelimelere “ deyimsel fiiller “ denir. Basit Edatlar 72 .) Gerundlar ile for money for them for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir.) İsimler ile 2. Bazı isim. give carry go find vermek taşımak gitmek bulmak up on on out yukarısı üzerinde üzerinde dışarısı give up terk etmek. Ek Halinde Anlamsız Olarak Kullanımları: Dikkat edilirse 1. ısrar etmek Ek Halinde go on.

.e kadar Near: . dışında (tek başına kullanılmaz.. 1..) By: ile.....dan.dan (soyut olarak) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath: (yerin) altında Beside: ..durumunda itibariyle...........e göre (kıyaslamada) . .e yakın Next to: . aşağıda After: . yukarıda Down: aşağıya... Regarding Concerning As regards: . Bu kullanımda artık edat değildir..e rağmen Despite: Due to Owing to On account to: . . ..den. ..sız Of: .den... değimselleşmiş kalıplarda... .. “of” olarak telâffuz edilir.e ilişkin With regard to About In case: In the event of In terms of: With respect to: According to: .nın yanına..da Into: içinde (hareket olduğunda) On: üzerinde (statik olarak) Onto: üzerinde (dinamik olarak) Under: altında Up: yukarıya. tarafından.den önce With: ile Without: ..den dolayı Because to In view of KPDS’ de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir.In: içinde (sabit durumda ve dışında olmayan) At: …de. ..nın yakınında...nın yanında Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı...) Komplex Edatlar In spite of: .... bakımından .den başka. bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: .e göre (görüş belirtirken) 73 . fazla” anlamını katar.. (somut olarak) Out of: ....den sonra Before: .nın (telâffuzu hafif bir “v” sesi iledir) Off: haricinde.

...den ziyade . Ancak cümlelerde kullanılışlarına göre cümlenin veya deyişlerinin anlamlarını pekiştirirler.. -Vessel is about to sail from the port.... yanı sıra In relation to .. .In addition to: Instead of In place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlike ..e ilaveten .hariç.hem.... 74 ......e oranla In proportion to For my part: bana göre By way of: yoluyla By means of: vasıtasıyla Except = except of.den başka ...nın yerine. yanı sıra Besides Apart from PREPOSITIONS Edatların genel olarak tek başlarına bir anlamları yoktur. İngilizce’de en çok kullanılan edatlar aşağıdaki gibi olup bunları en az birer örnekle daha da iyi kavramaya çalışalım..den önce In contrast to .nın aksine Different from As well as: hem.. -We want you send us a proforma invoice about this shipment.dışında From the point of view of In terms of bakımından With regard to For my part bana göre As far as I am concerned As well as In addition to ayrıca. About - hakkında den sonra e İlgili olarak e üzere aşağı yukarı -We talked about market situation in our fax. .cek yerde . -We will close your balance about Friday..

Along -boyunca -20 km boyunca kötü hava koşulları nedeniyle tüm yollar kapalı. Among -arasında -Among the addresses which we have received. After -Malları İstanbul’dan sonra İzmir’e sevk edeceğiz. -Karşıdan karşıya feribotla geçtik. Across -karşıdan karşıya -öbür tarafa -karşı -den sonra (yer) -den sonra(zaman) -den sonra (sonuç) -yanısıra -nın sonucu olarak -We have passed across by boat. -Malları teslimat mukabili teslim edebiliriz.. -Bu sevkıyatla ilgili olarak sizden pro forma faturası istiyoruz. -We can deliver the good cash against delivery. -Önümüzde yaklaşık sekizden fazla gemi var. 75 . Above -den yukarı -ötede -den fazla -Tüm yükler deponun normal seviyesinden yukarıdadır. -Kalan bakiyenizi Cuma’dan sonra kapatacağız. -Due to bad weather all the roads are closed along 20 km. -All cargoes are above normal level of store.. -İddianız karşısında davanızı inceledik. Against -karşısında -mukabili -için -a zıt olarak -e karşı -We have searched/examined your case against your claim.-Size faksımızda piyasa koşulları hakkında bahsetmiştik. -There are above eight vessels in front of our vessel. -Gemi limandan ayrılmak üzere. -We will ship the goods after İstanbul to İzmir.

-We will go to Port Said before Valetta -Bu gün saat 24:00 den önce hareket edeceğiz.. -Now. -Her gün genelde 08:30 da iş başı yaparız. -Our labour time generally starts at 08:30 in everyday. -There are two vessels waiting at the port. we are at work -Limanda bekleyen 2 gemi var. -We are storing your goods beside the other storage room. -Şu an işteyiz. 76 . -Yağmur nedeniyle yükleme durdu. At -de “yer” -de “zaman” -e “yön” -de “iş. -We will sail before 24:00 today. -Loading has stopped because of rain.eylem” Because of -nın yüzünden -e nedeniyle Before -den önce “zaman” -den önce “yer” -önüne -Please sign and write your name under your letter-head.. Behind -arkasında -Lütfen bizim yüklerimizi kamyonun arkasına yükleyiniz. Below -altına -altında -Lütfen antetli kağıdınızın altına isminizi yazıp imzalayınız. -Nem yüzünden tüm yükler ağır hasar görmüş. -Valetta’dan önce Port Said’e gideceğiz. -All cargoes have heavy damaged because of humidity.-Aldığımız adresler arasında. Beside -yanına -yanında -Mallarınızı diğer deponun yanında depoluyoruz. -Please load our cargoes behind of truck.

-Size posta yoluyla bir katalog gönderiyoruz. -We are sending a catalogue to you by mail. -Please go down from the next street. if you want we can discharge your goods to over there. şirketi tarafından imal edilmektedir.nesne” ....arasında“iki – . 77 . -Malların yüklenmesi saat 15:00/18:00 arasında tamamlanacak -Free zone is beyond the port. -Bu mamullerin tamamı . Down -den aşağı -Bir sonraki caddeden aşağı doğru devam edin. -Bu hafta içerisinde sizinkinden başka tamamlamamız gereken üç sevkıyat daha var.. -Pls inform us concerning to your products. -Loading of the goods will be completed between 15:00/18:00 -Fabrika ile liman arası uzaklık yaklaşık 10 km’dir. -Between port and factory distance is about 10 km.. -These products are produced entirely by.arasında “zaman” Beyond -ötesinde -dışında By -ile -tarafından -vasıtasıyla -yoluyla -civarında -ile “ölçü” -önünden Concerning -e hakkında -Lütfen bize ürünleriniz hakkında bilgi veriniz.. isterseniz mallarınızı oraya boşaltabiliriz. Between . -Serbest bölge limanın dışındadır. -We will load cargoes by railway cars to the vessel. company... -Malları gemiye vagonlarla yükleyeceğiz.Besides -den başka -e ek olarak -yanısıra -There are three shipments more which we have to complete within this week besides yours.

-We’d like to charter a 20-f container for one month. In -de -içine -içinde 78 . -We have received all our cargoes except two cartons. -İşçilerin tümü siparişlerinizi tamamlamak için çalışıyorlar. nın ithalatçısı olan büyük bir firması olmalı. During -esnasında -Tatil boyunca yükleme devam etmedi. In front of -nin önünde -nin önüne -Bu limanda bizim geminin önünde iki gemi daha var. -Geminizi bildiğiniz üzere Ekim ayında kiralamıştık... For -için -amacıyla -den dolayı -lehine -e doğru -karşılık olarak -rağmen -çünkü -From what you say they must be a big importer company of. -As you know very well we had chartered your vessel in October.-Loading has not continue during holiday. -In this port there are two vessels in front of ours. From -den dan -e göre -Söylediğinize göre onlar.. Except -den hariç -den başka -İki koli haricinde tüm yükümüzü teslim aldık.. -All labourers are working for complete your orders. -Bir aylığına 20-f ‘lik 1 adet konteynır kiralamak istiyoruz.

-These fabrics are 90% of polyester. -Sizin yükünüz diğer kamyonumuzun içine yüklendi. Inside -içine -Lütfen tüm mallarımızı kapalı depolara koyunuz. In spite of -e rağmen -Yaptığımız bir anlaşma ve yatırımlarımız nedeniyle gevşek tavırlarına rağmen onlarla olan iş ilişkilerimizi bitiremedik -Please store all our goods inside the closed storage-rooms. Of -nın -den “ yer” -li -hakkında 79 .-In spite of their slack-manner we could not cancel our business relations -with them due to we have signed a contract and our investments. Like -gibi -Ünlü markalar gibi yüksek kaliteli mamuller üretmeye çalışıyoruz. Into -içine -We try to produce the best quality products like famous brands. Next to -nın yanı başında -Satış mağazamız fabrikamızın hemen yanındadır. -All dangerous cargoes are near other cargoes. Near -yanına -yakınında -Tüm diğer tehlikeli maddeler diğer yüklerin yanında. -All the goods are Source of Turkey. -Our sales-store is next to our factory. -Your cargo has been loaded into our next truck. -We imported these goods from China.

. tarihinde gönderilecek. -Sevkıyatınız ... -Why our goods are waited outside the closed storage-room? Outside -nın dışında -Neden mallarımız kapalı alanın dışında bekletiliyor? -You have added 1000 USD as additional expenses over our first current account sheet why? Over -nın üzerinde -Bize verdiğiniz ilk cari hesap extresinin üzerine ek masraflar adı altında 1000 USD eklemişsiniz niçin?...-nedeniyle -ile içerik -Malların hepsi Türk Menşe-ilidir. -Manager’s room is opposite to accounting department.. -Your shipment will be sent date on . 80 . Out -dışarı -Büyük bir yangın nedeniyle tüm personel binayı terk etti././../200. -Bu malları Çin’den ithal ettik. past -den daha öteye -We have remitted 10.000 USD to your account -geçe “saat” half past nine today.. -Müdürün odası muhasebe departmanının karşısındadır../200... -Bu kumaşların %90’ ı polyesterlidir. On -nın üstünde -de “zaman” -hakkında -e sırasında Opposite -nın karşısında -Due to a big fire all personals have left the building.

-Kaptan bozuk ve hasarlı yükleri reddetmek için gerekli yetkiye sahiptir.-Bu gün saat dokuz buçukta hesabınıza 10000 dolar yatırdık. Under -nın altında -den aşağı 81 . Towards -e doğru -Limana doğru ilerliyoruz. -All investors have become focused round the European Countries this year. Round -etrafında -Tüm yatırımcılar bu yıl Avrupa Ülkeleri etrafında odaklaştılar. Since Through -içinden -yardımıyla -her tarafına -We can carry your cargoes through railway cars. To -e -kala “saat” -e göre/nazaran -mek için -Your order has been produced to international quality standards. -den beri -e boyunca -Grevden beri çok büyük para ve zaman kaybettik. -We are going towards port . -Bu malın kalitesi umduğumuzun altında. -We’ve lost a lot of time and money since strike. -Siparişleriniz uluslar arası kalite standartlarına göre üretilmiştir. -Yüklerinizi ancak vagonlar yardımıyla taşıyabiliriz. -Master has right to reject damaged and unsound cargoes. -Quality of this product under our expected.

-Please send us bills of lading with original copies. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10. 82 . Up -den yukarı -yukarı doğru -Lütfen konteynırları yukarı doğru kaldırın. Without -meden -meksizin -siz -Lütfen bizden yazılı talimat almadan orijinal konşimentoları yükün alıcısına ve üçüncü şahıslara vermeyiniz CONJUNCTION İngilizce’ yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır.15 puan artar. -Please do not release original bills of lading to the third parties and consignee without our written instruction. -We will dispatch all your goods within today. Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. With -ile -üzerine -yanısıra -li -Lütfen orijinalleri ile birlikte tüm konşimentoları gönderiniz.-Please close all your balance until at the end of this month.içinde “zaman” -Tüm mallarınızı bu gün içerisinde göndereceğiz. With in . -Please lift up containers. Bunların anlamları. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. Until -e kadar -Lütfen bu ayın sonuna kadar kalan tüm bakiyenizi kapatın. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir.

) vardır.) ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır. It was raining heavily. bağlaç olarak “halbuki” anlamındadır. bağlaç olarak iki cümlecik arasında “zira” anlamındadır. zarf olarak. (Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu.) 83 . ) Coordinating Conjunction: İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. 1.Bağlaç: İki cümleciği (kelime veya cümleyi değil)birbirine bağlayan yapılardır. ancak. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir. Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar.) Bu kullanımda “and” bir bağlaç olarak kullanılmıştır. And: But: Or: Nor: So: For: Yet: ve (paralellik arz eden bağlaçtır.) edat olarak.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz. Ahmet and Mehmet quarrelled.“için”. (Ahmat ve Mehmet tartıştılar. so we postponed the match. fakat (zıtlık bağlacıdır. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. “Conjunction”. Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. “henüz”anlamında. I studied hard and the exam seems fairly easy. Bunun sağlayacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar.) Bu kullanımda “and” bağlaç değil. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. Peki.) veya (iki alternatiften birini seçen bağlaçtır. bundan dolayı maçı erteledik. bağlantı anlamına gelen “junc” kökünden türemiş olup “bağlaç” anlamındadır. Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz. (Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor. Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir. Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir.) ama. Özellik 2 : Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (. Not: Bu bağlaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır. edat gibi kullanılmıştır. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa bu bağlaç iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu yedi bağlaçlardan biri olamaz.) bundan dolayı (sonuca götüren bağlaçtır.

nor did he write to us. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur.) 2.Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz.) Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. They were requesting higher wages. halbuki o tıpı tercih etti. I wanted my son to be an engineer. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. (Onlar daha yüksek ücretler istediler. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de “cümle bağlayıcıları” denir. 84 .) Virgülün (. zamanını kestirebilmek gerekir. yet he preferred the medicine. onunla ilişkilidir. He arrived yesterday. and the employer had to give in their demand. noktalanmıştır. but he insists on going tomorrow. (Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. Bu yapılarda iki cümle vardır. He didn’t call us. (O bizi aramadı. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. “nor” bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. Konuşma dilinde genellikle “but” geçer. ancak yine sınavda başarısız oldu.) bu kısaltmalarda kullanılmaz. teslim olmak ücret “And. Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. You must obey the rules the school. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. ortasında veya sonunda olabilirler. but ve so” bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. “and” paralellik arz ettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır.) Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. Aynı şekilde “but” zıtlık bağlacıdır. (Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. ) Sentence Connector: Bu gruptakiler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar. or you must leave it. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. (O dün geldi. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor. Her cümlenin kendi içine bakıp. Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse” denir. Bu yüzden (. (O günde sekiz saat çalıştı.) Give in: Wage: boyun eğmek. ne de bize yazdı.) “but ve yet” zıtlık bağlaçlarıdır. but he failed the exam again. He studied eight hours a day. Birinci cümle bitmiş. Bu ayrıntıdır.

) İpuçları: 1.) de cümle bitmiştir.) aksi taktirde Sonuç olarak.) 85 . he went out to play. However.) ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir. It was very cold outside. he had to give his resignation. therefore. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreover: What’s more: In addition: Also: Grup: 2. Therefore.) ancak bununla beraber (en çok kullanılan “however” dır. He had to therefore. He had to give his resignation. 2. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: Kullanımları: There were serious claims about him. he had to give his resignation.) Connector çeviride başta söylenir. (Dışarısı çok soğuktu. böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir. give his resignation. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Grup: 3. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı. connector kullanılmalıdır.) Connector ikinci cümlededir. Bununla beraber o oynamak için dışarı çıktı. 3. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence As a result Consequently Grup: 4. Therefore. 4.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir. Çünkü (.) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz.Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir. Grup: 1.

. Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future..y8686 dığı sürece için / mesi ... very” gibi sözcüklerin türevlerinden sonra “başka” anlamında kullanılır. aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi. I accepted it..) Correlative Conjunction “İlişki sağlayan bağlaçlar” demektir. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz.. zorlaştırarak soruluyor. Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp. therefore. zaman sayımı devam edecektir. no. (Dışarısı çok soğuktu. It was very cold outside. otherwise.) We had to punish him.. (Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık.masımamak için So long as the vessel wait at the port... still..) They offered a good job. Gemi limanda kaldığı sürece. Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı....but also: sadece değil ..) Not: “else” kelimesi “some... Gelecekte her hangi bir olumsuz 86 ...and: Either .. the government put into effect some measures. bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu. Şimdi bu grup bağlaçları yazalım Not only . ancak o oynamak için dışarı çıktı.. bu nedenle ben onu kabul ettim... buna karşın onu ikna edemedik.. every türevleri + else anouther + noun şeklindedir... we couldn’t persuade him... Any..) put into effect: yürürlüğe koymak (“into” su birkaç kez sorulmuş) 3. but he went out to play. Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler... noe. Inflation rate was extremely high. any....or: hem... diğer sözcüğünü sorarlardı.. Bunların dışında “başka” anlamını isimlerden önce “another” kullanarak veririz..İki cümle arasında nokta olduğu için “connector” kullanıldı.... gramatikal olarak farklıdır. Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp. some.... therefore..aynı zamanda Both ...) The results were favourable. he could do something else.hem de ya .. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. (Enflasyon oranı son derece yüksekti. time will count.... (Sonuçlar olumluydu. En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar bu maddedeki bağlaçlardır. (Onlar iyi bir iş önerdiler.....

Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz. Supposing market conditions are not favourable then we try to find another alternatives. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. Pls do not release bills of lading to anyone without our writteninstruction in order not to arise any negative situation.bunun için öyle ki hala / yine de yine de gibi farzedelimki için / mesi . Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force. Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz.masımamak için yani duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Farz edelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We want to import the best quality products from your company such as last shipment. so then pls wait our instruction. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan herhangi birisine vermeyiniz Bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. 87 . Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz.

Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen er ermez gibi gibi öyle ise/Sonuç olarak sonuç olarak bu nedenle / Bu yüzden e karşın .. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi. We have completed the shipments of our all costumers then your shipment has been sent today either. .. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. sonuç olarak lütfen sıparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız. Though we sent a lot of fax messages to you since one week.e rağmen 88 .. The minute you receive.. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. still we have not received any reply from your side. your orders please contact with us. The moment you receive.. Dış ticaret diğer bir değişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. therefore we have given a decision to stop our production temporarily.. then please complete our shipment within this week. . We will manufacture all your goods the way that you said us.diğer bir deyişle er ermez er ermez Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing in our country. your orders please contact with us.. Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. The instant you receive your orders please contact with us. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. We do not have an enough raw material. We appreciate you then your successes.. We will manufacture all your goods the way you said us.

. Please pay our balance the amount of 12. Whenever you wish you can contact with us without hesitate... numunesinden istediğimizi bildirmiştik.. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet . $’ı ödeyeceğiz. Wherever we see the good model. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye medikçe/madıkça e kadar / tarihine kadar dığı zaman ğiniz zaman dığı yerde / tığı yerde halbuki her nere 89 . Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan.500 USD$ until Wednesday. we try to manufacture similar of it but not imitation. Though your orders complete this week shipment takes 15 days due to long distance. Please pay our balance the amount of 12. $. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of.. Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer... We try to built up a market where the market conditions are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz.500 USD$ till Wednesday. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi.. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz..500$' ı ödeyiniz! To the extent you are a firm that has a responsibility.... Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. 2 or 3 pcs.500$'ı ödeyiniz! When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12.. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders.sa bile / se bile e kadar / tarihine kadar kadarıyla / göre sizden hala bir yanıt alamadık.

Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz.But we have never received them yet. it could not open to the market Şirket büyük olmasına karşın piyasaya açılamadı. Dün. Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. Pls send us proforma invoice while sales contract.. As much as the prices are too high. bize mallarımızı geçen hafta gönderdiğinizi söylemiştiniz fakat henüz onları alamadık. BAĞLAÇLAR -a karşın -a karşın/ -a kadar/nın kadar …as As much as Big as company. size karşı dava açmak zorunda bırakacaksınız. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz. otherwise you will force us to open a lawsuit against you. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately. We can produce the goods your desired type and quality on the contrary we can not produce with in a short time. this product was well liked in the market. you said to us that you have sent our goods at last week.e karşın/e rağmen/dığı halde iken / esnasında yanısıra sonuçta / yinede ve yine / yine /yinede çalışıyoruz ancak taklidini değil. DM within this week.. you can provide a good co-ordination on the contrary you cannot.Ama / fakat -Aynı şekil de de But On the contrary On the contrary 90 . Bu tür bir yöneticilik sistemiyle şirketinizde koordinasyonu belki sağlayabilirsiniz aynı şekilde sağlayamayabilirsiniz de.. Perhaps. Even if our shipments delay sometimes with a result that we satisfy from your service. Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz. bu ürün piyasada çok iyi tutuldu. Please remit our credit-balance the amount of . We believe that you show an utmost care the quality of your products yet we would like to see a few samples among your products. Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. Fiyatların bu kadar pahalı olmasına karşın. -Aksi halde Otherwise -olmazsa . DM lık alacak bakiyemizi bu hafta içinde yatırın aksi halde bizi.. Lütfen . Yestarday.

We can produce the goods your desired type and quality on the other hand we cannot produce with in a short time. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin ihracatçısıyız da. We couldn't manufacture your orders on agreed time because we couldn’t import necessary raw material. Banka havalenizle ilgili detaylar elimize geçmedi ayrıca bankanıza da ödeme konusunda her hangi bir talimatta bulunmamışsınız. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik. Still. so we apologize you for this delay. Lütfen bize sevkıyat evraklarını gönderiniz aynı zamanda konşimentoyu da. We do not have an enough raw material hence we have given a decision to stop our production temporarily. You believe us that we offer these prices only for you further we do not gain a lot of money for this business.On the other hand -Aynı zamanda Also aynı Not only…but zamanda…. We could not receive our credit balance. therefore we have given a decision to stop our production temporarily. Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz diğer taraftan kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. We do not have an enough raw material. Alacak bakiyemizi alamadık. According to our understand you will not fulfill your obligations on payment accordingly we must find an another solution. Bir kaç aydır ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorsunuz bu durumda sizinle olan tüm anlaşmalarımızı iptal etmeyi düşünüyoruz. also -da Ayrıca Further Bunun dışında/ ayrıca Further Bu sebeple So Bu durumda On that account Bu nedenle Accordingly Hence Bu nedenle So Bu sebeple Bu nedenle Therefore Bu yüzden Bundan dolayı Consequently Istediğiniz tipte ve kalitede bir malı üretebiliriz aynı şekilde kısa süre içerisinde üretemeyebiliriz de. discharge has not been completed consequently we strongly protest both chartered and their agent. 91 .. Bize inanın ki bu fiyatları sadece size teklif ediyoruz ayrıca bu işten çok fazla para da kazanmıyoruz. Bu nedenle sevkıyat evraklarınızı DHL ile göndermedik. so we have not sent your shipment documents by DHL. We did not receive your bank remittance details further you did not order to your bank about payment. Anladığımız kadarıyla ödeme konusunda üzerinize düşen yükümlülükleri yerine getirmeyeceksiniz bu nedenle başka çare aramamız gerekiyor.. You could not meet our requirements for a few months on that account we intent to cancel all our contracts with you. We are not only an importer firm but also exporter of some items too. Tahliye hala tamamlanmadı bundan dolayı hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Siparişlerinizi öngörülen sürede üretemedik çünkü gerekli olan ham maddeyi ithal edememiştik bu sebeple bu gecikmeden dolayı sizden özür diliyoruz. Pls send us the shipment documents also bill of lading too. Elimizde yeterinde ham madde yok o nedenle/bu yüzden üretimimizi geçici olarak durdurmaya karar verdik.

Malları gümrükten çekemiyoruz çünkü evraklar elimize geçmedi. Bize en iyi hizmeti vermiş olduğunuz için sizi yakın ilişkilerimiz olan tüm şirketlere ve firmalara daima tavsiye ediyoruz. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. Mallarınız sigorta ettirilmediği için zararınızı karşılayamıyoruz çünkü sizi daha önce bu konuda birkaç kere uyarmıştık.dığı için / For çünkü For For In that Çünkü / -dığı için Now that Seeing that Since . bunun için lütfen bizden talimat bekleyiniz. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money for we have already ordered to our bank. Her hangi bir olumsuz durumun ortaya çıkmaması için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. We cannot clear our goods from custom for the documents have not arrived to our hands. Her yerde mallarımızın kalitesi konuşuluyor çünkü biz farklı bir firmayız. Lütfen bizim için…üretin çünkü acilen ona ihtiyacımız var. Please manufacture for us…because we urgently need it. Unfortunately.demek istemek mean Pls do not release bills of lading to anyone without our written-instruction in order not to arise any negative situation. so then pls wait our instruction. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured since we have warned to you several times before. We've much surprised to your claim regarding to you could not receive your money as we have already ordered to our bank. çünkü biz bankamıza halihazırda talimat vermiştik. What we want to mean when the earliest shipment date for our current order? 92 . Sevkıyatımızın büyük bir bölümünü almakla beraber bazı kalemlerin kayıp olduğunu tespit ettik. We always advise your company to the all companies and firms which we have closely relations for your best service. we will not be able to place an order to you now that you haven't got ISO 9002 Certificate. We cannot compensate your damages seeing that your goods were not insured seeing that we have warned to you several times before. çünkü biz bankamıza halihazırda ödeme talimatı vermiştik.Bunun için So then Bununla However beraber Her nasılsa Çünkü / -dığı için As Because . Maalesef ISO 9002 Belgeniz olmadığı için size sipariş vermeyeceğiz. Bankadan paranızı alamadığınıza dair iddianıza gerçekten çok şaşırdık. It is spoken quality of our goods in everywhere in that we are a different company. We have received the great deal of our shipment however we've determined that some items are lost.

Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğindan dolayı lütfen bizim için….units squire shape wrist watches. Dış ticaret diğer adıyla ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır. We have been working in the field of tekstile since 199… 199. zaman sayımı devam edecektir. please complete all our önce shipments...diğer On the other We could collect one of your check the amount of 2500 taraftan hand USD on the other hand other was not paid by your bank. den beri tekstil üzerine faaliyet göstermekteyiz. .. zaman sayımı devam edecektir. 93 . time will count. As long as As long as the vessel waits at the port... Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız.kastetmek -.den dolayı As / due to Demek istediğimiz şu anki siparişimiz için en erken teslimat süresi ne zaman? Your company no less than transport company is responsible. Sizin şirketiniz nakliye şirketinden az olmayacak kadar sorumludur. Before Please remit our blance to our account before vessel’s .. Dış ticaret diğer bir detişle ihracat ülkemizde devamlı olarak artmaktadır..den sailing.. önce Lütfen geminin hareketinden önce kalan bakiyemizi . dığı yerde / Where We try to built up a market where the market conditions tığı yerde are profitable Piyasa koşullarının elverişli olduğu yerde pazar oluşturmaya çalışıyoruz. Pazartesinden sonra tüm mallarınız kararlaştırıldığı gibi adresinize teslim edilecek. By the time By the time that next month. . As to be mostly chosen in our market. Geçen yıldan beri önemli ölçüde bir piyasa oluşturduk.. .önce hesabımıza yatırınız.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz..den beri No less than Ever since . Neden acaba? Dığı sürece So long as So long as the vessel wait at the port.. Gemi limanda kaldığı sürece. time will count.meden By the time By the time next month. please complete all our that shipments. all your goods will be dispatched to your address as agreed. Gemi limanda kaldığı sürece. $...diğer Or Foreign trade or exporting is steadily increasing in our adıyla country. Lütfen gelecek aydan önce tüm sevkıyatlarımızı tamamlayınız. Ever since last year we have built up a considerable market. Why? 2500 $ tutarındaki bir çekinizi tahsil edebildik diğer taraftan ötekisi banka tarafından ödenmedi.diğer bir That is to say Foreign trade that is to say exporting is steadily increasing deyişle in our country.. dığı zaman When When the shipment complete we will pay your balance the amount of . Please manufacture for us . den az olmayacak kadar . den sonra After After Monday. .den since beri/den bu yana .

.500 USD$ until Wednesday. $’ı ödeyeceğiz. adet sipariş vermek istiyoruz. Tarihinde gönderdiğinizi iddia ediyorsunuz diyelim ki bu doğru ancak bizim acentemiz farklı tarih veriyor. still we have not received any reply from your side.units 94 ... diyelim ki 20'lik full konteynır olsun bize kısa zamanda temin edebilir misiniz? Say Say you are rightful then please prove us. Diyelimki haklısınız o zaman bize ispat edin. which have just been established in the field of.they are acting very pretentiously as if they have an experience. As As you arrive to load port please contact with us. still we have not received any reply from your side. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık..500 USD$ till Wednesday.. we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.e rağmen a / e karşın Sevkıyat tamamlandığı zaman size kalan . Though Though we sent a lot of fax messages to you since one week... alanında yeni kurulmuş bir şirket olmalarına karşın.. Till Please pay our balance the amount of 12. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12.500$'ı ödeyiniz! Although Although we sent a lot of fax messages to you since one week..dığında / ınca dığı zaman diyelim ki e kadar / tarihine kadar e karşın ..../.. For all For all we have given a notice to you several times.. Malları ./199./199. let us say this is true but our agency is saying the different date.. No matter No matter these products are too expensive we would like to place an order.... No matter that these products are too expensive we would No matter that like to place an order ….500$' ı ödeyiniz! Until Please pay our balance the amount of 12. Yükleme limanına vardığınızda lütfen bizimle bağlantı kurunuz.../. bu alanda oldukça tecrübelilermiş gibi iddialı bir şekilde hareket ediyorlar. Say We need the great quantity of first quality recordable blank CD-R say 20-f full container can you supply us at the shortest time? Önemli miktarda birinci kalite kaydedilebilir boş CD'ye ihtiyacımız var. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük. in spite of In spite of they are a company. Size bir haftadan beri bir çok faks mesajı göndermemize rağmen sizden hala bir yanıt alamadık. Lütfen Çarşambaya kadar bakiyemiz olan 12. Size daha önce bir kaç kez bildirmemize karşın hala özel isteklerimizi gereği gibi dikkate almadığınızı gördük.. For all that For all that we have given a notice to you several times. Let us say You claim that you have sent the goods date on . . we have understood/seen that you have not taken into consideration our special wishes.e rağmen e karşın . …units Bu ürünler pahalı olmasına karşın .

. in your stock please reserve for us. Supposing market conditions are not favorable then we try to find another alternatives... 95 . pieces. Bir sorunuz olduğu takdirde çekinmeden bizi arayınız. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz. Discharge complete immediately your vessel will sail. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz. fakat yinede sevkıyatınızı zaman zaman takip de ediyoruz.. Even if Sunday & Holiday used time will not to count. Not with standing these products are too expensive we would like to place an order …. Sevkıyatınızın çok iyi tanınan bir nakliyeci vasıtasıyla sevk edildiğine dair garanti veriyoruz. Farzedelim ki piyasa koşulları elverişli değil o zaman biz de başka alternatifler bulmaya çalışırız.. Eğer stokunuzda .. Varsa lütfen bizim için .units Bu ürünler pahalı olmasına karşın .Notwith standing e karşın / e Even if rağmen sa bile Even though e karşın/e rağmen dığı halde Eğer While If Eğer/-se/. which you could not solve. While our orders are ready for shipment why do you not send us them immediately... The moment you receive. adet sipariş vermek istiyoruz. Tüm mallarınızı sizin bize söylediğiniz gibi üreteceğiz.. The instant you receive your orders please contact with us. We want to import the best quality products from your company such as last shipment... Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz..In case dığında/e takdirde er ermez As soon as Directly Immediately Er ermez The instant The minute The monent Fakat yine de But yet Farzedelim Supposing ki Gibi Such as The way The way that Bu ürünler pahalı olmasına karşın . We will manufacture all your goods the way you said us. Şirketinizden geçen sevkıyattaki gibi en iyi kalitede mallar ithal etmek istiyoruz. Directly our representive call on you please tell him all your questions and matters. your orders please contact with us. We guarantee that your shipment has been shipped by the well-known transporters company but yet we follow your shipment time to time too. adet sipariş vermek istiyoruz. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. Plase get our vessel's sail from the port as soon as she completes her discharge..... The minute you receive your orders please contact with us. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman sayımı devam etmeyecektir. In case you have any question please do not hesitate contact with us. adet ayırınız. Tahliye tamlanır tamamlanmaz geminiz kalkacak. Siparişlerinizi alır almaz bizimle lütfen bağlantı kurunuz... Siparişlerimiz sevkıyata hazır olduğu halde niçin acilen göndermiyorsunuz? If you have . Lütfen temsilcimiz sizi ziyaret eder etmez kendisine tüm sorularınızı ve çözemediğiniz meselelerinizi iletiniz. We will manufacture all your goods the way that you said us.. Lütfen gemimizi tahliyesini bitirir bitirmez hareket ettiriniz. Even though Sunday & Holiday used time will not to count.

numunesinden istediğimizi bildirmiştik.. Due to be mostly chosen in our market. Her nerede iyi bir model görürsek onun bir benzerini üretmeye çalışıyoruz ancak taklidini değil.. please manufacture for us ….…...either ğiniz zaman Whenever Hala / yine Still de Halbuki Whereas Hem…. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her zaman satılıyor. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so not to arise any negative situation in the future. Diğer şirketin malları da sizinki gibi kaliteli... we try to manufacture similar of it but not imitation.adet kare biçiminde kol saatleri üretiniz. We generally use both trucks and railway cars at our shipments Genellikle sevkıyatlarımızda hem kamyonları hem de vagonları kullanıyoruz. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. 2 or 3 pcs. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction so that not to arise any negative situation in the future. You have sent us a wrong sample whereas we have informed you we have wanted sample of. Pls do not release bills of lading to anyone without our written instruction that not to arise any negative situation in the future.units wrist watches as squire.. We have been seeing your advertisements in everywhere.hem Both…and de Her nere Wherever Her yer Her yer Her zaman Everwhere Everyplace Everytime için / mesi So . Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz. Her yerde sizin ilanlarınızı/reklamlarınızı görmekteyiz. Bize yanlış numune göndermişsiniz halbuki size 2 veya üç adet . Our new products in this year are sold in everytime. Still we are urgently waiting your reply Hala acilen cevabınızı bekliyoruz.. Please let us know that authorized person's telephone no so we want to contact him. Gelecekte her hangi bir olumsuz duruma yol açmamak için lütfen konşimentoları bizim yazılı talimatımız olmadan her hangi birisine vermeyiniz... We try to satisfy our costumers nor meet their every kind of requirements either. Bu yılki yeni mamullerimiz / ürünlerimiz her yerde satılıyor. Whenever you wish you can contact with us without hesitate.. 96 . Wherever we see the good model. İstediğiniz zaman bizimle çekinmeden temasa geçebilirsiniz... Bizim piyasamızda çok fazla tercih edildiğinden dolayı lütfen bizim için…. Müşterilerimizi tatmin etmeye çalıştığımız gibi onların her türlü ihtiyaçlarına cevap vermeye de çalışıyoruz .yide As Nor ..masımamak için That So that Için/çünkü So /öyle ki/ The goods of another company is the same quality like yours. Our new products in this year are sold in everyplace.Like Gibi / biçiminde Gibi.

To the extent you are a firm that has a responsibility. trustworthy and keeping your promisses. For all we understand. nın aksine On the contrary maması In order that için/masın sın iye medikçe/m Unless adıkça mek için/mesiması için In order to mek için/mesiması için In order to memek için Lest mesi bir tarafa Save that Lütfen bize yetkili kişinin telefon numarasını veriniz çünkü kendisiyle bağlantı kurmak istiyoruz.as well Kadarıyla / As far as göre So far as For all To the extent Karşıt olarak / . Bizi lütfen yanlış anlamayın çünkü sizi ileride doğabilecek beklenmedik gelişmeleri önlemek için şimdiden uyarmak istedik.. 97 . Save that they don't keep their promisses. All our textile products are the best quality as well as Beymen Tüm tekstil ürünlerimiz Beymen'in ki kadar kalitelidir. which will arise in the future. We have sent a few samples in order that they may examine İncelesinler diye birkaç numune gönderdik. You must pay all your depts on time lest you damage your company’s commercial creditibility. Unless the first shipment complete we will not produce your new orders. You have produced all the goods on the contrary our desired type and quality. Your orders are got ready and shipped as well to your address free of charge. diğer bir müşterimizden yeni bir sipariş aldık. Tüm malları istediğimiz tip ve kalitenin tam aksine üretmişsiniz. We have been placed a new order from our another costumer just as we started to produce your order. Anladığımız kadarıyla siz büyük bir şirketsiniz.. Siparişleriniz hazırlandığı kadar adresinize de ücretsiz olarak teslim edilir. trustworthy and keeping your promisses/to the extent we understand (bağlaç ortaya getirilebilir) Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. While it's raining loading/discharging does not continue Yağmur yağıyorken yükleme / tahliye devam etmez. you are a firm that has a responsibility. Şirketinizin ticari itibarına gölge düşürmemek için tüm borçlarınızı zamanında ödemelisiniz. As far as we understand you are a big company. We have sent a few samples to you by FedEx in order to you examine them İncelemeniz için size Fedex ile birkaç tane numune gönderdik. Pls do not misunderstand us because we have wished to warn you in advance in order to prevent any unexpected situation.iken / esnasında iken / yorken / mışken kadar While Just iken As well as Kadar… da And…. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi. trustworthy and keeping your promisses. Tam sizin siparişinizin üretimine başlamışken.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. Anladığımız kadarıyla siz sorumluluk sahibi.güvenilir ve sözlerinize sadık bir firmasınız. İlk sevkıyat tamamlanmadıkça yeni siparişlerinizi üretmeyeceğiz. So for as we understand. they do not have a good reputation in the market too. you are a firm that has a responsibility.

. Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller.. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz.. Ne. Therefore. bir oldu Sizi takdir ediyoruz. siparişleri vermemiz ile tamamlanmaları bir oldu..ne neither…. mesi ile No We appreciate to you.. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizin şirketinizle kesinlikle çalışmayacağız...nor… Neither you've delivered the goods on time nor sent us a de…. they do not tarafa have a good reputation in the market too. . Then We appreciate you then your successes. good-quality goods. e nedeniyle O nedenle Consequently Still discharge has not been completed yet consequently we strongly protest both chartered and their agent. Ne.. Bu yüzden sizinle olan iş ilişkilerimizi nasıl devam ettirebiliriz ki? nedeniyle due to Due to bad weather loading has been stopped by port authorities at yesterday night Kötü hava koşulları nedeniyle yükleme dün akşam liman yetkililerince durduruldu..se No matter No matter what costs are increasing we will never reduce what quality of the goods Fiyatlar ne kadar artarsa artsın malların kalitesini asla düşürmeyeceğiz.. yüzünden / Gevşek tavrınız nedeniyle halen beklemekteyiz... Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye.. Örneğin For instance We have advised to you a lot of times for instance employ the labourers who have a training and experienced to your company. 98 ... mesi bir Except that Except that they don't keep their promises. nın because of Because of your slack manner still we have been waiting.se It does not It does not matter how do you appreciate us.ması sooner. because the orders have no sooner ----.. Size defalarca tavsiyede bulunduk örneğin deneyimli ve eğitimli olan işçileri işe alın diye. O nedenle / For that Still discharge has not been completed yet for that reason o sebeple reason we strongly protest both chartered and their agent. how can we continue our business-relations with your company? Bize malları ne zamanında teslim ettiniz ne de iyi kalitede mal gönderdiniz. Olmazsa / Otherwise Please deliver our goods within this week otherwise we will aksi halde never to do business with your company. we are a firm matter what that has a good reputation in the market. Örneğin For example We have advised to you a lot of times for example employ the labourers who have a training and experienced to your company. Siz bizi nasıl takdir ederseniz edin.Sözlerinde durmamaları bir tarafa piyasada da iyi bir itibara sahip değiller.biz piyasada iyi ün yapmış bir firmayız. ne…. Tahliye henüz hala tamamlanmadı bundan dolayı/o nedenle hem kiracıyı hem de acentesini şiddetle protesto ediyoruz. Çünkü... Başarılarınızın sonucu olarak sizleri takdir ediyoruz.than placed than they have completed..

Ara sıra sevkıyatlarımız gecikse bile yine de hizmetinizden memnunuz. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin.Öyle ise/Sonuç olarak Öyle ki Then . Even though Even though Sunday & Holiday are used time will not to count. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. Öyle.. For fear that You believe us that we offer these prices only to you for fear that please do not suppose we earn so much money for this business. siz ne . Siparişleriniz bu hafta tamamlansa bile sevkıyat mesafenin uzun olması nedeniyle yaklaşık 15 gün sürer. Siz bizi nasıl değerlendirirseniz değerlendirin biz piyasada iyi bir üne sahip firmayız.. Providing Providing its not raining loading will resume. then please complete our shipment within this week. e koşuluyla Provided that Provided that its not raining loading will resume. Bize inanın ki bu fiyatları sadece sizin için teklif ediyoruz öyle ki bu iş için çok fazla para kazandığımızı da düşünmeyin/zannetmeyin.... Sadece / Only We are manufacturing only leather products yalnızca Sadece deri ürünlerini üretmekteyiz. . Tüm müşterilerimizin sevkıyatlarını tamamladık sonuç olarak sizinki de bugün gönderildi.. Pazar ve tatil günleri kullanılsa bile zaman saymayacaktır. Üretim kapasitemiz o kadar yüksek ki müşterilimizin ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabileceğimize inanıyoruz... Regardless of Regardless of what you appreciate to us we are a firm that seniz ... Özellikle Namely Namely we want blue and white fabrics.. yin what has a good reputation in the market. Özellikle mavi ve beyaz kumaşlardan istiyoruz. yükleme kaldığı yerden devam edecek.sa bile Even if Sunday & Holiday are used time will not to count. Se Provided Provided its not raining loading will resume. Even if For fear 99 .that Our production capacity so high that we believe/trust ourselves we can meet all our costumers' requirements without force.yükleme kaldığı yerden devam edecek... sa Yağmur yağmazsa. sonuç olarak lütfen siparişlerimizi bu hafta içinde tamamlayınız..ki So. yükleme kaldığı yerden devam edecek. se .. You believe us that we offer these prices only to you for fear please do not suppose we earn so much money for this business. Providing that Providing that its not raining loading will resume. e şartıyla Yağmur yağmazsa.... Şartıyla / On condition We can produce the goods which you have desired type Koşuluyla that and quality on condition that you allow us an enough time. Yağmur yağmazsa.. Sonuçta / With the result Even if our shipments delay sometimes with a result that yinede that we satisfy from your service.. Sa bile / se Though Though your orders complete this week shipment takes 15 bile days due to long distance. Yağmur yağmazsa.yükleme kaldığı yerden devam edecek.. Sonuç Then We have completed the shipments of our all costumers olarak then your shipment has been sent today either..

/ …. 100 .. Yanlızca Only We can only manufacture ... üretebiliyoruz.... Mallarınızın kalitesine oldukça önem verdiğinize inanıyoruz.İstediğiniz tipte ve kalitedeki malı üretebiliriz ancak bize yeteri kadar zaman tanımanız koşuluyla… Tekrar/aynı Again This goods may be well liked in the market again may not. also items too. Furthermore Some of our orders have delayed furthermore we had given a notice to you latest shipment date must be ….. basis.. da…. Sevkıyat FOB ./….. yinede ürünleriniz arasından birkaç tane numune görmek istiyoruz.. Yet We have instructed to you yet you have not obey to our instructions Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.or…. Gönderilen malların çoğu ya kayıp ya da çalınmış. bazında olduğundan dolayı.199…. Ve and Trucks and railway cars are ready for shipment Kamyonlar ve vagonlar sevkıyat için hazırdır. Ya …ya Either….. Lütfen sorumluluklarınızı yerine getirin yoksa sizinle olan ticari iş ilişkilerimizi kesmeyi düşünüyoruz... Yanı sıra While Pls send us proforma invoice while sales contract. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç ….. navlun diğer adıyla malın taşınma bedeli sizin tarafınıza ait olmalıdır.. Üstelik Besides Some of our orders have delayed besides we had given a notice to you latest shipment date must be …./….. Yani That is Please give us an exact delivery date that is do not waste the time of us. Ya da / Or Due to shipment on a FOB../199… olması gerektiğini söylemiştik.de Bu mal piyasada tutulabilir aynı şekilde tutulmayabilir de. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.199…... Lütfen bize proforma faturasının yanı sıra satış sözleşmesini de gönderiniz. Yalnızca…./199… olması gerektiğini söylemiştik. in our factory. Fabrikamızda sadece .. Siparişlerimizin bir kısmı gecikti üstelik teslim tarihini en geç …. Lütfen bize kesin bir teslimat tarihi bildirin yani zamanımızı öldürmeyin. Ya da / Or Please deliver our goods within this week or we will never yoksa to do business with you after this time.Not only…but We are not only an imputer firm but also exporter of some maz. Yine de And yet We have instructed to you and yet you have not obey to our instructions. Veya / Ya Or Please fulfil your obligations or we intent to cancel our da / yoksa commercial relationships with you. Ve yine / Yet We believe that you show an utmost care the quality of yine your products yet we would like to see a few samples /yinede among your products. Most of the shipped goods either were lost or stolen. Biz sadece ithalat yapan bir firma değil aynı zamanda bazı mamullerin de ihracatçısı olan bir firmayız./….. Lütfen mallarımızı bu hafta içerisinde teslim ediniz yoksa bundan sonra sizinle kesinlikle çalışmayacağız. freight or diğer adıyla transportation fee of the goods should be belonging your side. şekilde….

Yani gerçek anlamında kullanılmışlardır.) Bu yapıdaki bir fiil ile birleşmiş kelimeye (çoğu kez bir edat ile) takı denir. Ama aşağıdaki örnekte "turn up" 101 . Phrasal verbs hem geçişsiz hem de geçişli fiil olarak kullanılabilir. GEÇİŞSİZ FİLLERE ÖRNEK (The children were sitting around. Örneğin. öylece oturuyorlardı.) The witness finally broke down on the stand. yoksa size mal temin etmeyeceğiz. doing nothing (Çocuklar hiçbir şey yapmıyorlar. If someone chooses to turn up the street (Eğer biri caddeden yukarı doğru gitmeyi tercih ederse) Yukarıdaki örnekte kullanılan "Turn up" bir edat ile bir fiilin birleşmesidir ama bir P. Bu sözcük grubu aynı sevişmek anlamına da gelebilir. Phrasal verbs ‘ler ile ilgili yaşanan problem. Phrasal verbs’ ler çoğu kez dilin güncel kullanımlarından ortaya çıkar ve sık kullanıldığı için zamanla dilin ana yapısını oluşturur. We have instructed to you still you have not obey to our instructions. Aylık üretim kapasitemiz yaklaşık 10000 tondan fazla olup zira sizin gereksinimlerinizi zorlanmadan karşılayabiliriz. Bizim zamanımızı boşuna harcıyormuşsunuz gibi bir hisse kapılıyoruz. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız.Nevertheless Still Yoksa Or else yormuş gibi As though Zira But then We have instructed to you nevertheless you have not obey to our instructions. Our production capacity more than 10000 tons/month but then we can meet your requirements without force. öncelikle anlamlarındaki belirsizliktir ve çoğunlukla P. Size talimat vermiştik yine de bizim talimatlarımıza uymadınız. To make out: bir şeyin farkına varmak veya görmek.V değildir. Tüm ödemelerinizi bu ayın sonuna kadar yapmanız gerekmektedir. (Eski erkek arkadaşını aradı. Phrasal Verbs Phrasal verbs çoğunlukla bir edat ve birden daha fazla sözcük veya sözcük grubunun bir araya gelmesinden oluşan eylemlerdir. (Tanık sonunda durumu değiştirdi) GEÇİŞLİ FİİLLERE ÖRNEK Our boss called off the meeting. You should make all your payments until end of this month or else we will not supply the goods to you.V’ler birkaç farklı anlamı ifade ederler. We feel as though you waste our time. (Patronumuz toplantıyı erteledi) She looked up her old boyfriend.

· You have to do this paint job over. Fiil blow up Anlam Örnek Patlamak. if your neighbours unexpectedly turn up (appear) at a party or your brother turns up his radio. ( Eğer komşularınız beklenmedik bir anda bir partiye gelirse veya erkek kardeşiniz radyonun sesini yükseltirse) Ayrıca P. Aşağıdaki Phrasal verbs’lerin nesnesi zamir olduğunda. “Sepeti tamamen." diyebiliriz. Seperable (Ayrılabilir) Phrasal Verbs Nesne.” bring up bring up call off do over Çocuk yetiştirmek.) · You have to do over this paint job. (Bu boyamayı tekrar yapman gerekir. o kadar da önemli olmayan sabıka kaydımdan bahsetti. bedava yiyecekle doldurdu. phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir." (Bunu doldurun) diyebiliriz ya da "Fill out this form.” She filled up the grocery cart with free food. havaya The terrorists tried to blow up the railroad station. veya cümleyi iki kısma ayırabilir.” fill up 102 . “Annem. uçurmak “Teröristler demiryolu istasyonunu havaya uçurmaya çalıştılar.” İptal etmek They called off this afternoon's meeting “Öğleden sonraki toplantıyı iptal ettiler. bu iki kısmın ayrılması gerekir. It isn't easy to bring up children nowadays.” fill out Bir formu doldurmak Tamamen-ağzına kadar doldurmak Fill out this application form and mail it in.” Bir konudan bahsetmek My mother brought up that little matter of my prison record again.” Bir işi tekrar etmek Do this homework over. "Fill this out. Her ikisi de doğrudur. “Bu günlerde çocuk yetiştirmek kolay değil.V ‘ ü oluşturan fiil. “Bu ödevi tekrar yap. edat veya sözcük grupları her zaman yan yana yazılmazlar.phrasal verb olarak kullanılmakta ve tamamen farklı anlamlar vermektedir. “Bu başvuru formunu doldur ve postala.

” look up make up Bir hikaye veya yalan uydurmak make out Duymak. Arabayı geri vermeyeceğini düşünüyorum. “Erkek kardeşim arabamı ödünç aldı.” Three masked gunmen held up the Security Bank this afternoon. kontrol The lawyers looked over the papers carefully before etmek questioning the witness. ödevlerini tamamladılar ve sınıftan çıktılar.” The filling station was giving away free gas. “O kadar uzaktaydı ki onun ne söylediğini duyamadık.” Telefonu kapatmak She hung up the phone before she hung up her clothes. Doğru yazılımına baksan iyi olacak. “Üç maskeli ve silahlı adam Güvenlik Bankasını bu öğleden sonra soydular. You'd better look it up. “Kıyafetini asmadan önce telefonu kapadı. “Bu kelimeyi yine yanlış yazdın. algılamak He was so far away. “Benzin istasyonu bedava gaz veriyordu. “Öğrenciler. (They looked them over carefully. çıkarmak.” hang up hold up hold up (2) Soymak leave out look over Atlamak.” My brother borrowed my car. You left out the part about the police chase down.find out Öğrenmek My sister found out that her husband had been planning a surprise party for her. but I have to go to the bathroom. I have a feeling he's not about to give it back.” Geciktirmek I hate to hold up the meeting.” 103 . “Kız kardeşim kocasının onun için sürpriz bir parti düzenlediğini öğrendi.” She knew she was in trouble.) incelemek.” Bir listenin içinde aramak You've misspelled this word again. “Başının belada olduğunun farkındaydı bu yüzden arkadaşlarıyla sinemaya gittiğini uydurdu. so she made up a story about going to the movies with her friends.” give away give back Birisine bir şeyi bedava vermek Bir şeyi geri vermek hand in Bir şeyi onaylamak The students handed in their papers and left the (ödev yapmak) room. “Toplantıyı geciktirmekten hiç hoşlanmıyorum ama lavaboya gitmem gerekiyor. savsaklamak (Polisin kovalamasıyla ilgili bölümü atladın. we really couldn't make out what he was saying.) “Avukatlar tanıkları sorgulamadan önce evrakları dikkatlice incelediler.

) “Patrondan toplantıyı yarına kadar ertelemesini rica ettik.” My wife set up the living room exactly the way she wanted it. “Sırada üç adam vardı. “Hava öyle sıcaktı ki tişörtümü çıkartmak zorunda kaldım. “Pahalı bir şey o! Sakın atma. but couldn't make any sense of it. (They put it out quickly. She picked out the guy she thought had stolen her purse.” I put on a sweater and a jacket.” We have serious problems here. “Paramızı emekliliğimiz için saklıyoruz. bütün evi sarmadan söndürdüler. “Paris’ten arabayla geçerken. “Yaşadığımız ciddi problemleri tıpkı bir yetişkin gibi tartışmalıyız.” I read over the homework.” pick up Bir şeyi kaldırmak The crane picked up the entire house.) “İtfaiyeciler yangını. “Ödevi dikkatli okudum ama hiçbir şey anlamadım.” point out put away Saklamak put off Ertelemek put on Giyinmek put out Söndürmek read over Dikkatli okumak set up Düzenlemek.pick out Seçmek There were three men in the line-up. (I put them on quickly. Francoise başlıca tarihi yerlere dikkatimizi çekti. (Watch them pick it up.” These are your instructions. “Unutmadan bu bilgileri bir yere not et. kurmak take down Not etmek take off Kıyafet çıkarmak talk over tartışmak throw away Atmak 104 . Cüzdanını çaldığını düşündüğü adamı seçti. Write them down before you forget. She put away the cereal boxes. Françoise pointed out the major historical sites.” The fire fighters put out the house fire before it could spread. belirtmek As we drove through Paris.” We asked the boss to put off the meeting until tomorrow.” We put away money for our retirement.” It was so hot that I had to take off my shirt.) “Vinç bütün evi havaya kaldırdı.” Dikkat çekmek. She set it up. “Karım sofrayı tam istediği gibi hazırladı. (Please put it off for another day. Let's talk them over like adults.” That's a lot of money! Don't just throw it away.) “Bir süveter ve ceket giydim.

“CD çaları açta dans edelim.” try out Denemek turn down Bir şeyin sesini kısmak Reddetmek. but he was turned down both times.try on Kıyafet denemek She tried on fifteen dresses before she found one she liked.” Your radio is driving me crazy! Please turn it down. tiksindirmek “O kadar kötü filmdi ki midem bulandı. “Gangsterler bütün parayı boşalttılar ve birkaç banka daha soymak için gittiler. “Beğendiği elbiseyi bulana kadar on beş tane kıyafet denedi.” I tried out four cars before I could find one that pleased me. geri çevirmek turn down (2) turn up Bir şeyin sesini yükseltmek turn off turn off (2) turn on use up Elektriği kapamak We turned off the lights before anyone could see us.” Elektriği açmak boşaltmak Turn on the CD player so we can dance. “Radyonun yüksek sesi beni rahatsız ediyor.” He applied for a promotion twice this year.” Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs Transitive (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan) ayrılamaz :"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak? 105 . It was a disgusting movie. Lütfen biraz sesini kıs. “İstediğim arabayı bulana kadar dört tane araba denedim. “Büyük babam duyamadığı için kulaklığının sesini açtı. “Bu yıl iki kez terfi etmek için talepte bulundu ama her defasında geri çevrildi. so he turned up his hearing aid. “Kimse bizi görmeden ışığı söndürdük. It really turned me off.” The gang members used up all the money and went out to rob some more banks.” Mide bulandırmak.” Grandpa couldn't hear.

rast gelmek take after Benzemek 106 .) call on (2) Ziyaret etmek The old minister continued to call on his sick parishioners. They should have gone over it twice. “Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi.” I ran across my old roommate at the college reunion. “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı. Bütün parasını şimdiden harcadı mı?” My mother promised to look after my dog while I was gone. incelemek run across Rastlamak run into Karşılaşmak. hiç bilmiyorum. “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım.” They country went through most of its coal reserves in one year. “Eski başkan. bir yıl içinde en çok.Fiil call on Anlam Ezbere okumak Örnek The teacher called on students in the back row.” The police will look into the possibilities of embezzlement. but I don't know if I'll ever get over my broken heart. İki kez bakmalıydılar. “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler. (Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi. kömür rezervlerini tüketti. bakmak look into Araştırmak.” I got over the flu.” get over Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek Yeniden incelemek. gözden geçirmek go over go through Tüketmek look after İlgilenmek. “Ortanca oğlum annesine benziyor. hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti.” My second son seems to take after his mother. “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim. Did he go through all his money already? “Ülkeleri. “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak.” The students went over the material before the exam.” Carlos ran into his English professor in the hallway.

küçükken daha zordu. azaltmak drop out of Sınıfta kalmak get along with İyi anlaşmak get away Bir işten sıyrılmak 107 . “Operatör konuşmamızı kestiği zaman telefonda annemle konuşuyordum. it was time to catch up with the neighbours and the news around town.” catch up with Yakın olmak After our month-long trip. the old parishioner was able to come up with a thousand-dollar donation. “Umarım öğrencilerimin hiç biri bu sömestr sınıfta kalmaz.” check up on İncelemek. “Eski kilise cemiyeti üyesi bin dolarlık bir bağış yaptı. “Eğlenceye harcadığımız parayı azaltmaya çalıştık.” Fiil break in on Anlam Bir sohbeti bölmek Örnek I was talking to Mom on the phone when the operator broke in on our call. “Çocuklar yazlığa zaman. komşulara ve kasaba çevresine yakın olup onlardan haber almanın vakti gelmişti.” I hope none of my students drop out of school this semester. “Erkek kardeşimle anlaşmak.” I found it very hard to get along with my brother when we were young." “ Erkek kardeşim mezun olamadan okulu bıraktı. “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı. kontrol etmek come up with Bağışta bulunmak After years of giving nothing. “Aylar süren yolculuğumuzdan sonra. Yıllardır hiçbir bağışta bulunmamıştı.” We tried to cut down on the money we were spending on entertainment.” Üç Kelimeden Oluşan Phrasal Verbs (Geçişli) Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler de üç kısım göreceksiniz : "My brother dropped out of school before he could graduate.” The boys promised to check up on the condition of the summer house from time to time.” Janice cheated on the exam and then tried to get cut down on Kesmek.wait on Servis yapmak It seemed strange to see my old boss wait on tables. zaman bakmak için söz verdiler.

with

away with it. “Janice sınavda kopya çektiği halde bu işten sıyrılmaya çalıştı.” Kurtulmak The citizens tried to get rid of their corrupt mayor in the recent election. “Vatandaşlar son seçimlerde fırsatçı belediye başkanından kurtulmaya çalıştı.” When will you ever get through with that program? “Bu programı ne zaman bitireceksin?” It's hard to keep up with the Joneses when you lose your job! I always look forward to the beginning of a new semester. “Yeni sömestrin başlamasını her zaman dört gözle beklerim.” It's typical of a jingoistic country that the citizens look down on their geographical neighbors. Komşularını, tipik ırkçı ülke vatandaşları küçümserler. We were going to look in on my brother-in-law, but he wasn't home. “Kayınbiraderimi ziyaret edecektik ama evde yoktu.” Good instructors will look out for early signs of failure in their students “İyi eğitimciler öğrencilerinin yapacakları hataları önceden görürler.” First-graders really look up to their teachers. “Eski nesil, öğretmenlerine gerçekten saygı gösterirler.” Make sure of the student's identity before you let him into the classroom. “Öğrencilerinizi sınıfa almadan önce, kimliklerinin doğru olduğundan emin olun.” The teacher had to put up with a great deal of nonsense from the new students. “Öğretmen yeni öğrencilerin bütün saçmalıklarını hoş görmek zorunda kaldı.” The runners ran out of energy before the end of the race. “Koşucuların dirençleri, yarışın sonuna gelmeden tükenmişti.” My oldest sister took care of us younger children after Mom died. “Ablam, annem öldükten sonra bize, daha küçük

get rid of

get through with

Bitirmek

keep up with Geri kalmamak look forward to Dört gözle beklemek

look down on Hor görmek, küçümsemek

look in on

Birini ziyaret etmek

look out for

Önce davranmak, tahmin etmek

look up to

Saygı göstermek

make sure of Doğrulamak, emin olmak

put up with

Hoşgörü göstermek

run out of

Tükenmek

take care of

İlgilenmek, sorumlu olmak

108

çocuklara baktı.” talk back to Kaba bir şekilde cevap The star player talked back to the coach and was vermek thrown off the team. I often think back on my childhood with great pleasure. “Çocukluğumu sık, sık büyük bir mutlulukla anarım.”

think back on Yad etmek, anmak

walk out on

Terk etmek, başından Her husband walked out on her and their three atmak children. “Kocası onu ve üç çocuğunu terk etti.”

Intransitive (Geçişsiz) Phrasal Verbs
Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler nesne almazlar. "Once you leave home, you can never really go back again." “Evden bir kez ayrılırsan, bir daha asla geri dönemezsin.” Fiil break down Anlam Bozulmak Örnek That old Jeep had a tendency to break down just when I needed it the most. “Eski cipim, ona en ihtiyacım olduğu zamanda bozuldu.” Popular songs seem to catch on in California first and then spread eastward. “Popüler şarkılar önce California da tutar daha sonra doğuya doğru yayılır.” Father promised that we would never come back to this horrible place. “Babam, bu berbat yere bir daha dönmeyeceğimize söz verdi.” They tried to come in through the back door, but it was locked. “Arka kapıdan girmeyi denediler ama kapı kilitliydi.” He was hit on the head very hard, but after several minutes, he started to come to again. “Kafasını çok kötü çarptı ama birkaç dakika sonra bilinci yerine gelmeye başladı.” The children promised to come over, but they never do. “Çocuklar ziyaret edeceklerine söz verdiler ama hiç gelmiyorlar.” We used to just drop by, but they were never home, so we stopped doing that.

catch on

Tutmak

come back

Geri dönmek

come in

Girmek

come to

Şuuru yerine gelmek

come over

Ziyaret etmek

drop by

Habersiz ziyaret etmek

109

“Eskiden habersiz uğrardık ama onları hiç evde bulamazdık bu yüzden artık gitmiyoruz.” eat out Yemek için dışarıya çıkmak When we visited Paris, we loved eating out in the sidewalk cafes. “Paris’e gittiğimizde kaldırım kafelerinde yemek yemeye bayılırdık.” Uncle Heine didn't have much money, but he always seemed to get by without borrowing money from relatives. “Heine amcanın çok fazla parası yoktu ama o, akrabalarından borç almadan da her zaman hayatını sürdürürdü.” Grandmother tried to get up, but the couch was too low, and she couldn't make it on her own. "Büyükannem ayağa kalkmaya çalıştı ama kanepe çok alçak olduğu için kendi başına kalkamadı." It's hard to imagine that we will ever go back to Lithuania. “Litvanya’ya bir daha geri dönemeyeceğimizi düşünmek çok zor.” He would finish one Dickens novel and then just go on to the next. “Dickens romanının birini bitirir, hemen bir sonrakine devam ederdi.” The cops heard all the noise and stopped to see what was going on. “Polisler bütün gürültüyü duydu ve neler olduğuna bakmak için durdu.” grow up keep away büyümek Uzak durmak Charles grew up to be a lot like his father. “Charles tıpkı babası gibi olmak için büyüdü.” The judge warned the stalker to keep away from his victim's home. “Yargıç, suçluyu kurbanın evinden uzak durması için ikaz etti.” He tried to keep on singing long after his voice was ruined. “Sesini iyice kaybetmeye başladıktan sonra bile şarkı söylemeye devam etmeye çalıştı.” pass out bayılmak He had drunk too much; he passed out on the sidewalk outside the bar. “Öyle çok içmişti ki barın önündeki kaldırıma düşüp bayıldı.”

get by

Hayatını sürdürmek

get up

kalkmak

go back

Geri dönmek

go on

Devam etmek

go on (2)

Olmak, meydana gelmek

keep on (with gerund)

Devam etmek

110

show off

Gösteriş yapmak

Whenever he sat down at the piano, we knew he was going to show off. “Piyanonun başına ne zaman otursa, gösteriş yapacağını bilirdik.” Day after day, Efrain showed up for class twenty minutes late. (Efrain ardı ardına derse yirmi dakika geç kalıyordu.) I woke up when the rooster crowed. “Horoz öttüğünde uyandım.”

show up

Varmak, ortaya çıkmak Uyanmak

wake up

USED TO
Geçmişte alışkanlık olarak yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Example; I used to run everyday when I was at university. (Üniversitedeyken her gün koşardım.) Bu cümleyi söyleyen kişi gizli olarak şu anda koşmadığını da ifade etmektedir. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar. I did not use to run. (Eskiden koşmazdım.) Did you use to run? (Koşarmıydın?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız.) Gerçi bu tartışma konusudur. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır.“Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. EXAMPLES She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama şimdi oynamaz.) Did you use to play football? (Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen. (Babam T.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir.) MAY / MIGHT AS WELL: BARI..........SE Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.) I DARESAY (SANIRIM, GALIBA)

111

I daresay you are right. (Sanırım haklısınız. “ihtiyacında olmak. Last night.) (önceden planlanmış.) (önceden planlanmamış. (Böyle bir dersi çalışması gerekmez. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır. gereksinim duymak” anlamına gelir.) BE GOING TO Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır. Öğrenmeğe ihtiyacım var. (Kompozisyonunu yazacağım. I need learn English. Öğrenmem gerekir veya İng.” I will write his composition. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz. (Kompozisyonunu yazacağım.) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde. (İng. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır. (Oraya gitmem gerekmez.) NEED “Need”. we were going to visit you. but we had some guests.) She needn’t study such a lesson.) I need some money. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır. bu görevi yardımcı fiil üstlenir. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır. (Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that.) Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor. çekilmemiş ve başka bir modal yok. I needn’t go there. (Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir. Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer. Yakın gelecek diye de tanımlanır. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir.) WAS / WERE GOING TO Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır.) I am going to write his composition.) 112 . (Biraz paraya ihtiyacım var. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir.

She didn’t have to resign (She had not to resign. (gerekmez). sonrasında mastar veya nesne almış. (Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur.I don’t need anything. (Maçı iptal etmem gerekti.) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere.) She doesn’t need to resign. Call: seslenmek. He will need to apply for that. (Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match. Call off: iptal etmek. telefon açmak. esas fiil olarak kullanılmıştır.) “Need” in Simple Past kullanımı. Yani yukarıdaki cümleyi.) 1. She didn’t need to resign. (Herhangi bir şeye ihtiyacı yok.) S. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır. mastar almış 2. (Herhangi bir şeye ihtiyacım yok. Pasta göre çekilmiş 3. Bu özelliklerden dolayı didn’t need = didn’t have to diyebiliriz. She shouldn’t have studied. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir. Syn “Cancel” Did they need to warn you? (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil) They needn’t spend so much energy on this project.) Olumlu yapıda kullanılmış. Bu özelliklerden dolayı modal değil. “Need” şahısa göre çekilmiş. She needn’t have studied. (İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez.) (Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi.) şeklinde de yazabiliriz.) She doesn’t need anything.) (Present modal) Have you needed to confess everything? (Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi?) (esas fiil) 113 . (Onun buna baş vurması gerekecek. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiller gibi tüm zamanlar için çekilebilir. (İstifa etmesi gerekmedi. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir.) (!! !! !! !!) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır.) V1 almamış.

.Confess: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way.) (Present modal) We don’t need your help. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır..) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foreign language) (esas fiil) Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow?) (esas fiil. Eğer “değil mi” yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur.... İngilizce’ de ne yazık ki TQ’ lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor. tamam mı” gibi ifadelerdir. çeviri. bu özellik sadece “need” için geçerlidir.. eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur. (esas fiil.. (TQ) cümle sonlarında “.e ile konuşmak yol.. we are not deaf. (Bize bağırman gerekmezdi. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İngilizce boyutu önemli olan bir konudur. Özellikle “de. . “. (Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi...) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman (where. 1.) (Perfect modal. Bunu dile getirmesi gerekmezdi. what. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır. sağır değiliz..) . biçim.. tarz Not: Sınavlarda.. Tag Question.de / da. because her marks are high. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil. (Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur.. KPDS’ nin fix sorusudur. Bu nedenle iyi bilmek gerekir. who gibi) need kullanmıyoruz.değil mi?” diye Türkçe’ye çevrilir. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur.) Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow?) (Present modal.. Ya “de.. (Bizi şikayet etmesi gerekmezdi..değil mi. She needn’t study harder..değil mi? 114 .. TAG QUESTIONS Kuyrukça soruları demek olup. (She needn’t have expressed this.. (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur......... yöntem. özellikle “Need”in Perfect Modal’ı.) (modal) Speak to: Way: .) (Perfect modal.) You needn’t have shouted at us. da” veya “değil mi” den kesin bir soru gelir.) (Perfect modal) She needn’t have complained us. da” dan kesinlikle soru gelir. Çünkü notları yüksektir.) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir....

değil mi?) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz..değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz.. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur. değil mi?) They can hardly get on well. weren’t they? (Herkes projeye karşıydı değil mi?) Every.. 115 . Kesinlikle ezberlemeden. was it? (Para istenmedi. Bu nedenle yukarıdaki cümlede “weren’t they” kullanıldı.. haven’t they? (Her şey göz önüne alınmalıdır. değil mi?) Take into consideration: göz önüne almak c.) Ama özne çoğul olacağından TQ’nı oluşturulurken zamir olarak “they” kullanılır.. değil mi?) “Don’t the workers” değil de “don’t they” yazıldı. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır. Çünkü TQ’larda daima şahıs zamirleri kullanılır.) TQ’ larda daima şahıs zamirleri kullanılır. no türevlerinde fiil tekil çekilir. “they” kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister. Yani İngilizce’de TQ’ nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz. can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar.) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir. He refused to participate in the meeting.) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır. don’t they? (İşçiler zam talep ederler. değil mi?) Get on well: iyi geçinmek d.) . değil mi?) She doesn’t study. The workers demand raise. cümle olumlu ise TQ olumlu olur. didn’t he? (O toplantıya katılmayı ret etti. b. bu mantığı yakalamak gerekir. Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a.Bu ifade İngilizce’de belli bir mantığa göre çalışır. No money was asked.. (Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir. Ayrıca öznenin tekil – çoğul oluşu da önemlidir. Everybody was against the project. Everything has to be taken into consideration. does she? (O çalışmıyor.

galiba). didn’t they? (Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler. Ama “am” yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmiştir. Let’s go shopping. will they? (Sanmıyorum. aren’t I? (Ben haklıyım.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur.) Birinci tekil şahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. I believe. I guess (sanırım.) I think. will it? (Korkarım diğer takım gelmeyecek. The money is everything. they won’t accept the offer. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. am I? (Haksız değilim. I don’t think. değil mi?) Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. he will resign. TQ “am I” şeklinde kurulur. onlar öneriyi kabul etmeyecekler.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır. Don’t go outside. değil mi?) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. the other team will not come. they will accept the offer. I suppose. isn’t it? (Para her şeydir. değil mi?) Yani “is not it?” şeklinde yazılamaz. I am not upright. will they? (Sanırım. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think. değil mi?) Giriş cümlesi olan “I don’t think” olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. değil mi?) Normalde bu cümlenin TQ’ ı “amn’t I” şeklinde olmalıydı. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur. değil mi?) He should have rung up as soon as he arrived there. değil mi?) f. g. shouldn’t he? (Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi. will you? Let için de benzer bir durum vardır. değil mi?) h. değil mi?) I am afraid. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır. shall we? 116 . onlar öneriyi kabul edecekler. I am right. I think.Some of the members claimed that inflation would rise. won’t he? (Sanırım o istifa edecek. “aren’t I?” şeklinde kurulur. e. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. I am afraid (korkarım) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur.

I can also. da” anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar.) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır. Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: • • Yargının olumlu – olumsuz tespiti. ben de.) He can speak German fluently..) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır. Eğer “so” seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır. 117 .. bağlaç anlamındaki so (bu nedenle) ile karışıklığı önlemek içindir. also’ dan birini seçeriz. ben de. • They don’t like Turkish coffee. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not” eklenerek olumsuz olarak yazılır.) They don’t like Turkish coffee.) He can speak German fluently..de. Bu...) İnclusion (Dahil Etme) “. İngilizce’de böyle değildir. olumsuz – olumlu durumu yoktur. ben de. Olumlu So Too / Also Olumsuz Neither / Nor Either (Sonralarındaki cümlecik devriktir. nor do I. (O Türk kahvesini sevmez. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir. ben de. Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır. I can too. (O Türk kahvesini sevmez. cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur...Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır. ben de. too. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. Eğer olumlu ise so. 2. ben de.) (Sonralarındaki cümlecik düzgündür. “.. Bu nedenle olumlu – olumsuz. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. da” anlamındadır.de... neither do I. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir. İngilizce’de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır.. Bu daha zordur.. Eğer too veya also seçmişsek sonraları düzgün bir cümleciktir.) They don’t like Turkish coffee. (O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. Yani cümle olumlu iken TQ olumlu. Türkçe’deki yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı şekilde “. (O Türk kahvesini sevmez. Sorusu: • • Either – Neither (veya diğerlerini) cümlede boş bırakarak sorarlar..) He can speak German fluently. Eğer yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız.de. şimdi bir tablo halinde bunu verelim. so can I. İfadenin olumlu –olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır. da” ile yapılır. I don’t either...

So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap (d) kendiliğinden çıkıyor.. zengin adamlar derken rich men deriz..... Çünkü bahsedilen belli değildir............. Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar. diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor.. Zamir formunda “the”lı ve “the”sız.... He has never been to the US and... Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir. Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz....One Another 118 .. Yani çoğul (s alarak) olmazlar.. İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi. Other: The other: başka diğer Others: başkaları The others: diğerleri Each Other .. Other Başka. Other (türevleri ile birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır.... Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz... a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e) olduğu rahatlıkla görülecektir. . (Kasım – Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor.. Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir.. Sıfat olarak kullanımında eğer önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa “başka” anlamındadır..... a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS’de sorusu bu şekilde gelir.. “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir.. Örneğin “zengin adam” derken rich man... Eğer the varsa “diğer” anlamındadır.) He tried to estimate the likely effects of the new millennium at the meeting and.... Çünkü sözü edilen bellidir...Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek. İlk aramamız gereken cümlenin olumlu – olumsuz oluşudur. c şıkkı da elendi. İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır.. Other student: Another student: Other students: başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler The other student: diğer öğrenci The other students: diğer öğrenciler Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile “s” alabilir.... . Ama belgisiz tanıtıcı alamaz..

“Birbirleri ile” anlamındadırlar. Each other: One others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır

Aralarında yukarıdaki nüans olmasına rağmen bugünkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler.

IMPERATİVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. İngilizce’de böyle değildir. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Diğer şahıslara emir verilmez. Olumlu I speak. (Konuşurum.) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don’t speak. (Konuşmam.) You don’t speak. He doesn’t speak. She doesn’t speak. We don’t speak. You don’t speak. They don’t speak.

İngilizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. Bu yüzden İngilizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. Speak slowly. (Yavaş konuş.) Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konuşma.) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. Let us speak. (Konuşalım.) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “İzin ver konuşalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.

119

Olumlu Let me speak. (konuşayım.) Let him/her speak. (konuşsun.) Let us speak. (konuşalım.) Let them speak. (konuşsunlar)

Olumsuz Don’t let me watch. (seyretmeyeyim.) Doesn’t let him/her watch. (seyretmesin.) Don’t let us watch. (seyretmeyelim.) Don’t let them watch. (seyretmesinler.)

Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. Olumsuzunu yazarken de aynı mantıkla “let” ten önce you var, atılmış ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır. Soru Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?) Shall he come in? (....gelsin mi?) Shall we go out? (........çıkalım mı?) Shall they be here? (burada olsunlar mı.?) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?) Shall he not come in? (....gelmesin mi?) Shall we not go out? (........çıkmayalım mı?) Shall they not be here? (burada olmasınlar mı.?) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tartışma konusudur. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. My mother doesn’t let me go out. (Annem dışarı çıkmama izin vermez.) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha doğrudur. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.

120

Our teacher helped me improve English. (Öğretmenimiz İngilizce’yi geliştirmeme yardım etti.)

MODALS
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’ lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ancak farklı fonksiyona sahip kalıplardır. EXAMPLES I don’t walk. (Yürümem.) I can walk. (Yürüyebilirim.) Yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. Modal'ların aşağıda açıklamalı olarak verilmiştir. ► Can: ...e bilmek: güç, yetenek I can walk 20 miles. (Yirmi kilometre yürüyebilirim) ► May: ...ebilmek: olası, tahmin He may come tonight. (O bu gece gelebilir.) ► Be able to: ...e bilmek: Can’ e eşittir. I am able to jump 30 cm. (30 cm zıplayabilirim.) ► Must: ...meli, ...malı: Must’ta zorunluluk söyleyen kişiyle ilgilidir. Dışarıdan herhangi bir baskı yoktur.) I must sleep early. (Erken yatmalıyım.) (Bu örnekte kişi erken yatması gerektiğini düşünmektedir ve kendi kararıdır.) ► Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var. Bu modal'daki zorunluluk dışardan bir gücün etkisiyle oluşur. Herhangi bir kural, kanun veya dış etken nedeniyle bir şey yapmak zorunda olduğumuzda bu modal'ı kullanırız. I have to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) ► Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.) ► Ought to: gerekir. You ought to see a doctor. (Yukarıdaki örnekle arasında fark yoktur.) Modal’ ların Kullanımı 1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani şahıslara göre değişmezler. 2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.

121

3.) İki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.

EXAMPLES They can finish the game on time. (Onlar oyunu zamanında tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek) He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir.) (Tahmin) I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim) (tahmin) I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç, yetenek) We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç, yetenek) You must wait for us until 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.) (Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.) (Zorunluluk dışardan) You should do your homework. (Ödevini yapmalısın.) (Nasihat var.) Not: Eğer herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. “Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer; başka modallar ile de kullanılabilirler. He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.) The minister must be able to confess everything. (Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir.) Confess: itiraf etmek. Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir.) He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.) A teacher must be able to travel. (Bir öğretmen seyahat edebilmelidir.) We may have to give up the project. (Projeden vazgeçmek zorunda kalabiliriz.) We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.) He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)

122

) Each other: each = her bir. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put aside some money when he was young..) Goal: To attain: amaç .) He was able to recognize the corpse. Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could: (.) We were able to see each other.) Was / Were able to: (. (Biz birbirimizi görebiliyorduk.. teşhis etmek Corpse: ceset I was able to attain my goal.. other = diğeri.) Recognize: tanımak.) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz. (Biz birbirimizi görebildik. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu. We could see each other.. (Cesedi teşhis edebildi.e bildi) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır.e biliyordu.(Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır.Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to -------Had to --------------- Future --------------Will be able to -------Will have to --------------- Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar. Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir. (Ben amacıma ulaşabildim...e ulaşmak 123 .

Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir. Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir. Şimdi bunları öğrenelim. Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Eş anlamlıları aşağıdadır. Sustain Continue Preserve Contain: etmek Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva

Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak (soyut anlamda, hafızada tutmak) Detain: Pertain: Obtain: Attain: göz altında tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sağlamak. ...e ulaşmak.

“Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, Intention, Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home. (O eve gidebilirdi.) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”, geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir. Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. Had to: ...gerekti “Gerekti” anlamına gelir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır. He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)

124

Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. Bu cümleyi “....gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. The Government had to punish the responsible. (Hükümet, sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı.) Punish: Responsible: Responsible for: Responsibility: cezalandırmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up scheme. (Onun projeden vazgeçmesi gerekti.) Scheme: şema, proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. İkisi de aynı anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. 1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi gerekmedi.) ( !! !! !!)

2.) He didn’t have to give up the scheme.

We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) We had not accepted their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz gerekmedi.) Sanction: Accept: yatırım kabul etmek “Will Be Able To” Kullanımı “....e bilecek” anlamındadır. İngilizce’de, normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. Bu nedenle “...e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim.) Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmediğim, dolayısıyla hiç kullanmadığım, aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Will Have To “Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek.)

125

He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.) Fix: tespit etmek, saptamak. Salary: maaş PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu konu, hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır. Must Have to Should Ought to Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. Must + Have V3 Must + Have V3, “....mış olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örneğin, biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Dışarı çıkarsınız yerler nemli, “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz. Örnekler çoğaltılabilir. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. The roads are wet; it must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece yağmur yağmış olmalı.) She speaks German fluently; she must have studied in Germany. (O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor, Almanya’da öğrenim görmüş olmalı.) Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “...mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. Örneğin, biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi, “....mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.) Rise: yükseliş, artış, zam.

126

ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. “Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir. The Government should have taken the necessary steps. (Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım, önlem. He study hard; he should have passed exam. (O sıkı çalışır; sınavı geçmiş olmalıydı.) It is too late. My father should have called up so far. (Çok geç oldu. Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı.) You shouldn’t have shouted at me. (Bana bağırman gerekmezdi.) The Government should have punished the responsibles. (Hükümet, sorumluları cezalandırmalıydı.) We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.) We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.) Could + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek anlamında, geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır. Our Government could have improved our standarts. (Hükümetimiz, standartlarımızı geliştirebilirdi.) improve: geliştirmek, iyileştirmek Bu cümleden, Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz. They could have caused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol açabilirlerdi.) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 “...mış olabilirdi” veya “....e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. She might have fallen down. (O düşebilirdi.) She might have killed her husband by mistake. (Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi.)

127

) She must have been developing a new method. 128 . “Putare” hesaplamak. (Onlar çalışıyor olmalı.) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır. (O istifa etmiş olabilir. pute = düşünmek. (O bizim için beklemekte olabilir. hata Kill: öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk.) He had been able to see his boss. (Böyle bir adam bunu yapmış olamaz..mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. Dispute = anlaşmazlık. (O patronunu görebildi... Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. Örneğin: He was ill this morning. (O yeni bir metot geliştirmekte olmalı. (İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi. “Putare” den gelir. tartışma Compute: com = beraber.. Compute = beraber düşünmek. Resolve: Solve: Settle çözmek (bir problemi. Eve gitmiş olabilir. He may have gone home. Computer: Bilgisayar.) They must be studying now. KPDS için hayati önemde olan “pute” kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute. (O bu sabah hastaydı. (O patronunu görebilmiş. Dispute: dis = olumsuzluk.) The two sides could have resolved the dispute.) He has been able to see his boss. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz.) “. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur.) He was able to see his boss.) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us.) He may have resigned. bir sorunu.Mistake: yanlışlık. Such a man can’t have done that. Latince kökenli bir kelime olup. (O patronunu görebilmişti. düşünmek anlamındadır.) çözmek (kimyasal anlamda) halletmek Bu cümlede. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir.

(İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti.çıkarmamalıydı. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız. itham etmek I should have turned down their proposal.) Discharge: taburcu etmek.. .) He is able to realize his goal.) They should have considered hte offer.) He must have gone. (Öneriyi düşünmüş olmalıydılar. (O eve gitmiş olmalı.) Submitter: sunmak We had to sell all our properties. People shouldn’t have exalted the statue of computers. “Can + Have V3” yapısı yoktur.) They ought to have submitted their report. (O arabasını satmış olmalıydı. Yani.. (Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi. She can’t have killed her friend. Ama olumsuz yapıda olabilir. ün. We must have seen him..) Reveal: açığa çıkarmak.) Exalt: yükseltmek. mülk. (O arkadaşını öldürmüş olamaz. He shouldn’t have revealed my secret.) She may not have passed the exam.) Property: mal. “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him. Impute: suçlamak. (Onu almış olmayabilir.) 129 .) ****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz. Örnek verecek olursak.Repute: tekrar düşünülen. övmek. (Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar.) We had to discharge this patient. (O amacını gerçekleştirebilir. yüceltmek. şöhret. (Önerilerini ret etmiş olmalıydım. göstermek. (Onu görmüş olmalıyız. (O sınavı geçmiş olmayabilir. eşya.) She has to have sold her car. (Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi.) He may not have brought it.

Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var.) ***Concession: taviz.. sağlamak. (Evimizi satmamış olabilirdik) You might have broken your leg. “cure = tedavi “den köken alır. KPDS için önemli bir kelimedir. tasarlamak.) We might have had an accident.. doğruluk doğru bir şekilde Inaccurate: yanlış 130 . “with” ile geçiş yapar. We could not have sold our house. (O amacını gerçekleştirebilmişti. Project = . ret etmek Eject: dışarıya doğru atmak.. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı..) Object. karşı çıkmak... Latince kökenli olup. (İngilizce’yi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik.) We could have learnt English in England. Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır. Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir.) He had to reject salary rise. . (teyplerde vardır. The committee members could have given more concession. itiraz etmek. enjekte etmek. İyi bilinmeli.nın yerine atmak.) He had been able to realize his goal.) . (O amacını gerçekleştirebildi. iğne yapmak Reject: Re = yeniden. (Sınavı geçmiş olabilirdik. Provision: Accurate: Accuracy: Accurately: hazırlık doğru.) Provide: temin etmek. fırlatmak anlamındadır. KPDS’ de çok geçiyor. (Kaza yapmış olabilirdik.He was able to realize his goal.e atmak. Türkçe’de. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. ayrıcalık.) Ject: atmak. (Maaş artışını ret etmesi gerekti.) We could have passed the exam. sonrasında sağlanan nesne belli ise. Eğer “provide”. İngilizce’ye “ject”. Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi”dir. Inject: in = içine. Reject = yeniden atmak. (Sen ayağını kırmış olabilirdin. Project: Pro = ileriye. He ought to have provided us with more accurate data. ject = atmak.nın yerine. Fransızca’dan geldiği için “jet”(uçak) olarak kullanılır. ödün. (Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir. İnject = içine atmak.

Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. 131 . Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini.) “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır.se iyi olur We had better get up early.Inaccuracy: yanlışlık Inaccurately: yanlış bir şekilde Data: veri. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir... modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar Had better: . (Hükümet.) Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini. Remain: kalmak ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır. (Evde kalmanı tercih ederim. tercih etmek I would rather die than do it.) Would rather / sooner: yeğlemek. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer. The Government must have overcome the economic recession in Irak. sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar. (Erken kalksak daha iyi olur.) I would sooner (that) you remained at home.) Recession: (ekonomik) durgunluk. Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı. (Evde kalmanı tercih ederim. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. Latince aslı “Datum”dur. I would rather (that) you remained at home. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. Burada ise.) Die: ölmek Dead: ölü Death: ölüm We would sooner sell than rent it. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.

Future: He will write a letter.yazılmıştı.. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur.(..... A letter will have been benign written by him..: He has been waiting a letter.. S..... Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır. Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor. (Bir mektup onun tarafından yazılır) A letter was written by him.yazıldı....: He will be writing a letter. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir. eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz... Pr.) Future Cont. Bunu da daha sonra öğreneceğiz..yazılmaktaydı.) A letter has been written by him.) Passive: He was seen by me.. Diğerleri de öğrenilse iyi olur.yazılmakta olacak. Present: He writes a letter...) Past Cont: He was writing a letter..... Present Cont.yazılıyor olacak. “to write to be written” gibi.) Past Perfect Cont.... (O benim tarafımdan görüldü. (. Past: He wrote a letter.) Future Perfect Cont. (.. Başka bir değişle.....yazılmaktadır.Active: I saw him.. (.. Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır. A letter was being written by him. Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir.yazılacak. (Ben onu gördüm..yazılmış.yazılıyordu..yazılıyor. A letter will be benign written by him. Perfect: He has written a letter. A letter is benign written by him. S. (..... (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor.. He is known by everyone in the area.. Çünkü İngilizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir....) 132 . (.: He is writing a letter..... (..) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor.) A letter will be written by him. A letter is written by him. (....: He had been waiting a letter..: He will have been waiting a letter.. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır.... A letter has been benign written by him...) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu. S.. (.) Present Perfect Cont. bu iki kullanım birbirinin alternatifidir. (. Temel fiil de V3 şeklinde yazılır. Active Infinitive To speak To write To give up Passive To be To be To be Infinitive spoken written given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir. Past Perfect: He had written a letter. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar. A letter had been benign written by him...... “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır.) A letter had been written by him... İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır. Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir. onu yorumlayabilmektir..) Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp.. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz.

He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar.çok değişik anlamları vardır.) Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum. He was given a book by me. Örneğin. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır. Direct object = book’ tur. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir.He was found guilty by the jury. this book has been sold very well. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. olarak. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring: Give: Leave: Lend: Order: Pay: getirmek vermek ayrılmak ödünç vermek emretmek demek Promise: Refuse: Send: Show: Tell: söz vermek red etmek öndermek göstermek söylemek I gave him a book.) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız.) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır. (O jüri tarafından suçlu bulundu. (Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar.) Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır.) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır. neden Passive infinitive değil de Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir.) The robbers had been followed by the police.) He will be appointed as the new chairman. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız.) A book was given to him by me.) Over the last months. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır.. 133 .) As: gibi. (Soyguncular polis tarafından takip edildi. Not: Yukarıdaki cümlede. İki nesneli bir cümle. (Ben görmek istiyorum.. (Ona bir kitap verdim. (Yeni bir başkan olarak atanacak. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi. Bu durumda “Gerund ve Infinitive”lerin kullanımı düşünülmelidir. İndirect object = him. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi.) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir.. Active: I want to see.

. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur... diktirdim.. “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik.. Örneğin.. Make: Birine “zor” ile bir şey yaptırmak Get: Birine “para” ile bir şey yaptırmak Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır.. (. sildirdim..) I will have had my house repaired. “Saçımı kestirdim” dediğinizde. bazı istisnalar hariç şöyledir: Have: Birine “rica” ile bir şey yaptırmak..) I had had my hair cut....) I have had my hair cut.. “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir. (..They consider being employed.. (Ben saçımı kestiririm) Sth V3 + Sth + V3 I had my hair cut.. zorla yaptırılabilir. Employ: istihdam etmek..” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek.) I will have my hair cut. Ettirgenlik.kestirdim.. Cümlenin anlamına göre rica ile mi.) 134 . ayrı bir fiil yapısı yoktur.. Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken.. (. İngilizce’de ise bu nüansın kullanımı. çalıştırmak..) Men have their ears pierced.tamir ettirmiş olacağım. Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır. (. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir..) I was having my hair cut.. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında.kestirmiştim.... Bu fiiller... Ettirgenlik. “kestirdim. İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir. Make.kestireceğim. (Erkekler kulaklarını deldirirler. yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba”dır. İngilizce’de ise “Have.. (. I have my hair cut.kestirmişim. CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir.. modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar. rica ile yaptırılabilir... (. Peki.) You could got your tyres changed..) Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız.. zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır.. yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir.kestiriyordum.kestiriyorum.. (Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz.) I am having my hair cut. İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır.. saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir.” gibi.. (...

) We had had a pool built in our garden.. Ama bu tartışma konusudur.. Bu kullanımda Get..... Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister.” derken yazma eylemini “a composition”yapmıyor. Eğer “have. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim.) The teacher will have a composition written.. etkileniyor..a composition written. buna maruz kalıyor.. Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir.) ***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir. “to” ile birlikte kullanılır. “. (Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak. Daha sonra bize anlatılacaktır.) We could have had him translate our article. bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır.... (. (..kestirmeliyim.He will have the patient operated. (Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik..tamir ettirmişti.. (Babam gözlerini kontrol ettirdi. ona maruz kalıyorsa.) We shall get room cleaned. Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da”Active Causative” denir.. 135 .) I can have my hair cut.... make..) We can not make our voice heard. Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir... He got his car repaired. bu eylem V3 olma durumundadır.kestirebilirim..) He had got his car repaired. sonrasındaki eylemi yapmıyor... (Sesimizi duyuramıyoruz.) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir. Çalışırken. I had a doctor test my eyes.) Neden V3 Kullanılmaktadır????? “Causative” yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir.. (Makalemizi ona çevirtebilirdik.... get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative”dir diyoruz. (O hastayı ameliyat ettirecek... I must have my hair cut. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir. (.. (O arabasını tamir ettirdi.) +So+ V1 +Sth şeklinde olur. (Odayı temizleteceğiz.. Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir.) My father had his eyes examined...

(Bana sırları söyletemezsiniz.) Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir.) Vaccinate: aşılamak Their family had to have the patient operated. going gibi) e. 136 . Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar.) We had our baby vaccinated. V1 kullanımında. Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir. translated (Makalemizi çevirtebilirdik. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. motorcu priz They had to get a mechanic to test the motor. (Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir. Ayırım bu mantık ile yapılır. (Çocuğu aşılattık.) Not: V1 ve V3 kullanımı.) Fix: Mechanic: Plug: tamir etmek. saptamak. You can not make me tell the secret. İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatik açıdan üç konumda gelebilirler.) Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz. GERUNDS AND INFINITIVES “Gerunds ve İnfinitives” ler. 1.We could have had our article. I like swimming.) We should get a repairman to fix the plug. teknisyen. I got a mechanic to repair my car.) They had to have someone mend their roof.) You must have your tooth filled. düzenlemek tamirci. (Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti. They must have gotten their roof repaired. (Evlerinin çatısını birine tamir ettirmek zorunda kaldılar. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır.) Gerund (speaking.) Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. V3’ te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir. (Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır. (Dişlerinizi doldurtmalısınız.g.

Bu fiillerin sayısı yaklaşık 40 civarındadır. bir isim veya isim türevi (zamir. İn. under. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. ● GERUNDS “Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi. “gerund” olmak zorundadır. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar. Bu fiiller. Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır. He made me cry.2. Hangi fiilden sonra fiilin -ing takısıyla geleceğini. He come in the room.g. Bir fiilin –ing almış biçimidir. of. for. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar.g.. cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. Bu durumda biri diğeri için alternatif konumundadır. Aşağıda bu fiillerden en çok kullanılanları verilmiştir.. veya infinitive olarak geleceğini öğrenmenin tek yolu fiilleri ezberlemektir. 1. İngilizce'de. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır.. “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. Basit olarak eğer cümlede iki tane fiil kullanılıyorsa ikinci fiil ya -ing takısı alır. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir. go gibi) e. with. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. (Üyeler.) Infinitive (to speak.. on. I want to swim 3. The members are thinking of appointing him as their president. “Gerund” lar.) He come in. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. ya başına "to" gelir ya da yalın haliyle kullanılır. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak.) a) to appoint b) appoint c) appointing 137 . Çünkü herhangi bir mantık çerçevesinde yapılmamaktadır. off. Bu bir sistemdir.) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak. isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir. to go gibi) e. gibi.) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. over . kuralları vardır. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir.

(Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. engel olmak.) Geliştirmek (daha önce geçmişti) 138 .. açıkça belirtmek.) interested in: Develop: Improve: Progress: .) Approve KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli. bozmak. kararlaştırmak Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak.) Think of: Think over: Think about: düşünmek (tasarlamak anlamında) düşünmek (bir şey üzerinde) düşünmek (bir şey üzerinde) He is thinking of emigrating to USA. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi..) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. (O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi. he was always interested in developing something beneficial. tarif name Notification: haber. Onaylamak Onaylamak Ratification: onaylama Specification: belirtme.Boşluğa “appointing” gelmelidir. (O sigara içmeyi bıraktı. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler.) Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous) Approve of: onaylamak Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar. Appoint: atamak. Onaylamak. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır.) He gave up smoking. Mutlaka bilinmeli. bildirmek. attest: onaylamak Ratify: Specify: Notify: Affirm: Confirm: Onaylamak.ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar. Reaffirm. certify. Onaylamak. bildirme Reaffirm: Bear out: Onaylamak Onaylamak As a researcher.

En önemli 10 . think.15 tane fiil göreceğiz. where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. (Sigarayı bırakmalısınız. Bu fiilleri yazarsak. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse. some.) Join: katılmak Disapprove of: Onaylamamak They succeeded in persuading us. sakınmak anlamak 139 . Diğerleri liste halinde bize verilecek. You must give up smoking.) Succeed in: başarmak Persuade: ikna etmek 2. Any Some Every No + think body one where + Adjective Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir. Avoid: Understand: kaçınmak.) He disapproves of joining the army. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar. body. “gerund” olmak zorundadır.Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial: faydalı. no kelimeleri. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. (syn: useful) Not: Any. every. one. (O orduya katılmayı onaylamıyor. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır.

itiraf etmek sezinlemek taktir etmek hoşlanmak aldırmak.Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind: Postpone: Delay: Defer: Put off: Forgive: Pardon: Excuse: Hate: Detest: Abhor: Like / dislike: Complain: düşünmek kabul etmek. yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır.) The thief admitted stealing the money. hareket etmek (yanında away.) Thief: hırsız 140 .) Move: taşınmak. umursamak. (O taşınmayı düşünüyor. umurunda olmak ertelemek bağışlamak. (Hırsız parayı çaldığını itiraf etti.) He hates getting up early.) She considers moving away. (O erken kalkmaktan nefret eder. affetmek nefret etmek sevmek / sevmemek şikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin. in gibi değişik edatları alabilir. You could have avoided hurting him.

e alışkın olmak Be accustomed to: . bu fiil gerund yapısında olmalıdır. bir şeye karşı çıkmak itiraz etmek. olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa... yararı yok That is no point in:anlamı yok. (Şikayetinizi anlamıyorum. aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse.e alışmak Get around to: Have trouble: Can’t bear: Can’t stand: Have fun: Bu kalıplardan sonra. (Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum.e alışmak Get used to: .Theft: hırsızlık I don’t anticipate meeting any problem... manası yok anlamı yok.e alışmak Get accustomed to: .) I don’t understand your complaining. yayılmak.meye değer dört gözle beklemek itiraz etmek. kandırmak zorluk çekmek dayanamamak 141 . bir şey yapmaktan kendini alamamak canı istemek .. yararı yok.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de. (zamanı ne olursa olsun. It is no use: It is no good: anlamı yok...) 3. Her zaman bunlardan sonra dolaşmak.... kesinlikle “gerund” olmalıdır. yararı yok Can’t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to: elinde olmamak. bir şeye karşı çıkmak itiraf etmek ..

(Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı. hava korsanı serbest bırakmak.) The minister confesses to getting involved.) I don’t feel like going out to night.) He must have confessed to committing the crime. (O problemini çözmede zorluk çekti. cinayet anlamında) The hijackers objected to releasing the hostages.) He can’t help laughing when he sees me. salıvermek rehine I am used to studying late at night.) Hijacker: Release: Hostage: uçak kaçıran.) Confess to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: işlemek (suç. bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. Başlamak fiilleri start / Begin Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz) Kesmek. (Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar.) She had trouble solving her problem.) French is no worth learning. hata. (Bakan suça bulaştığını itiraf etti. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım. (İngilizce öğrenmeye değer.) Confess to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulaşmak 4.“gerund” olacak diye bir kural yoktur. Örnekler I am looking forward to seeing you among us. ara vermek Cease Devam etmek Continue 142 . (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum. günah.) English is worth learning. (Fransızca öğrenilmeye değmez.

I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk.) Bu cümlede “appreciate” den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. İkisinin de öznesi “ben”dir. Aslında her dilde olduğu gibi İngilizce’de de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. “The poor” gibi. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum.) Accuse of: Unwilling: suclamak isteksiz Reluctant: Willing: isteksiz istekli Will: istek Irreluctant: istekli I do not understand your complaining about your jop. I appreciate your helping the poor. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum. Bir önceki derste.) We cannot got anywhere without discussing the issues properly. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur. Yüklemin öznesi I. (P.) I start to work on Monday. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır.) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. Örneğin. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz.) This project is not worth maintaining. (O herkesi isteksiz olmakla suçladı. çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. Tesi çalışmaya başlarım. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir.I start working on Monday. Tesi çalışmaya başlarım. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum. “helping” in de öznesi “I” dır.) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. sorun. eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti. “Ben öğrenmek istiyorum” derken. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur. Gerund’ın öznesi you’dur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. (P. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. problem uygun bir şekilde tartışmak 143 . (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız. (Bu proje devam etmeye değmez.) He accused everybody of being reluctant.) Issue: Properly: Discuss: mesele.

Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. (Karım dışarı çıkmama izin vermez. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm. Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. Bu gramatikal bir özelliktir. Forget. 144 . önermek. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. Advise: tavsiye etmek. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund. He recommended resting.) My wife doesn’t allow going out.) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. I regret spending so much money. ***Kural: 2.) Allow = Permit. Allow = izin vermek.) The expert advised us to sell sharing. daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır.) Miserable: perişan. (Bana dinlenmemi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır. sefil 5.) I regret to spend so much money.) Regret. (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır.) I forgot to take my purse. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. Remember (Üzgün . I forgot taking my purse. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor.) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor. My wife doesn’t allow me to go out.pişman olmak. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma) üzgünüm. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez. Hatırlamak) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. (cüzdanımı almayı unuttum.) (cüzdanı üzerinde değil demektir. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. He recommended me to rest. Unutmak. (cüzdanımı aldığımı unuttum.) Expert: uzman Sharing: hisse senetleri 6.We get used to living under miserable condition.) (cüzdanı üzerinde demektir. ***Kural: 1.

hissetmek izlemek) Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. We felt the house shaking. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımından dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur.) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır. 8. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır.) I saw him wait at the bus stop. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var.) My car wants watching. Feel. (Otlar kesmeye ihtiyacı var. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var.) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm. This room needs to be cleaned. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. (evin sarsıldığını hissettim. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm.) (sarsıntının tümünü) Shake: sallanmak.) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır.) Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakikasını gördüğüm. duymak.) Need. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır. (evin sarsıldığını hissettim.) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi. 145 .) The grass requires cutting. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler.7. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır.) (sarsıntının bir kısmını) We felt the house shake.) See. I need to be accepted in the club. İstemek. Requirei. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar.) My car wants to be watched. Gerektirmek. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var. Bu madde de Türkçe çeviriden çok İngilizce mantığını kavramak önemlidir. I saw him waiting at the bus stop. Hear. Watch: (Görmek. Want (İhtiyacında olmak. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var.

● INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. ama “gerund” la da kullanılabilir.. ümit etmek Learn (How): Öğrenmek Know (how): Bilmek.) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. Bu yapıda. I want to learn English.e razı olmak Decide: karar vermek Demand: İstemek. 2. layık olmak Happen: Tesadüfen . (Onu şarkı söylerken duydum...) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir.Seem. (Onları bara girerken gördüm. tanımak Offer: Teklif etmek Plan: Planlamak Prepare: Hazırlamak Promise: Vaat etmek Pretend: Gibi davranmak Refuse: Ret etmek 146 . talep etmek Deserve: Hak etmek. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır.mek Hesitate: Tereddüt etmek Hope: Ummak. tümü gözlenmişse “gerund” ile aktarılır. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz.I watched them enter the bar.) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır. I want you to learn English.. bir kısmı gözlenirse “bare infinitive” ile. Appear.) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır. mastarın öznesi You’dur. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi aynıdır. (Ben öğrenmek istiyorum. Uzun süren olaylar ise.Look: Görünmek Can afford: Gücü yetmek Claim: İdda etmek Consent: . I heard her singing.) Not: Genelde kısa süren olaylar. Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır. Bunların sayıları10–15 tanedir. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır. (Ben sizin İngilizce öğrenmenizi istiyorum.

Strive: ..Resolve: Karar vermek Seek. (Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı ret etti) Refuse: ret etmek Reject: Turn down: Talks: görüşme Resume:.mek Condescend: Tenezzül etmek I can’t afford to buy such a car in these economic conditions. İyi bilinmeli.. (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı.) Try: Dispute: Confluent: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: . ödün.yapmak implement: Achieve Accomplish: Execute: (eksikut) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manufacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar.Try. İyi bilinmeli. He should have tried to resolve the dispute.. KPDS için çok önemli kelimelerdir.. Fulfil: yerine getirmek. sürdürmek He must have threatened to kill us.meye çalışmak Tend: Eğiliminde olmak Threaten: Tehdit etmek Undertake: Üstlenmek Would love: Seve seve. (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim.e yeniden başlamak.) 147 .) They had to promise to fulfil their commitment.. denemek tartışma. vaat. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer.. anlaşmazlık The two governments refused to resume the talks. (Biz projeden vazgeçmeye karar verdik...) Commitment: söz. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi. (Onlar vaatlerini yerine getirmeye söz vermek zorunda kaldılar. taahhüt. To promise: söz vermek Compromise: (komprumayz) uzlaşmak.meye çalışmak.) We decided to give up the project.

(Beni görmeye gelebilirdin) 2. eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir. (Türkçe’ye meyil.) Happen: olmak Happen + full Infinitive: tesadüfen .. (Onu tesadüfen gördüm. Bilgilendirmek Mecbur etmek.Force. Teşvik etmek Muktedir olmak..mek. zorunda bırakmak Emretmek.) Consent: . Rica etmek Önermek. çekilmek I would love to come along with you. Tavsiye etmek Sebep olmak Meydan okumak. yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır.Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir. Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur. Düelloya davet etmek Emretmek Zorlamak. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.) She consented to step down.. (Sizinle seve seve gelirim. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler..) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda.Permit: Ask: Recommend. (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi.mek Along with: . Sipariş vermek Hatırlatmak Gerektirmek Öğretmek 148 . Mümkün kılmak Bulmak yasaklamak Davet etmek Haber vermek..e razı olmak Step down: geri adım aymak.. I happened to see him. He always tends to hurt people.Coerce: Encourage: Enable: Find: Forbid: invite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: İzin vermek İstemek.) Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me.ile She should not have condescend to take his book..) Would love: seve seve .. Zorunda bırakmak Cesaretlendirmek.Advise: Cause: Challenge: Command: Compel.. (O çekilmeye razı oldu.) Tend: eğiliminde olmak. Allow.

) To Comply: Resolution: Security: Council: The teacher could have allowed us to play. yürek Courage: yürekli Encourage:yüreklendirmek... izleyiciler Oblige: mecbur etmek..) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp İngilizce’ye çevirmek verimliliği arttırır... = müfettiş Spectator: seyirci Expect: ex: dışarı. ummak Respect: tekrar tekrar bakmak.e sevk etmek Warn: İkaz etmek. . cesaretlendirmek. (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız.. “not to go” gibi. Expect: dışarı bakmak = beklemek. (Doktor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi.) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur.. İngilizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir.) Force: zorlamak The doctor encouraged the patient to go home.. You ought to have warned us not to go there....) Cour: kalp..Tell: Söylemek Tempt: Ayartmak Urge: istemek. motive etmek Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp. Inspect: İçine bakmak = incelemek In spectator: içine bakan.) Urge: istemek (şiddetle bir şeyi .. The U N urged the U S A to lift the embargo... (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi. uyarmak Want: İstemek The U..) Inspector: müfettiş Spect: bakmak Inspect: ın:içine. (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz. devam etmek Attendance: hazır bulunanlar. saygı göstermek Attend: bir yerde hazır bulunmak. spect: bakmak..N has urged the Iraqi Government to comply with the resulotions of the security council. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti.(Hoca oynamamıza izin verebilirdi.. M. The inspector obliged the minister to reign. (B... inceleyen..) No one can force me to give up smoking. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır. zorunda bırakmak 149 . pect: bakmak.

(She ask us to stay. düzen.) Silahları teslim etmelerini istedik.) Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor.Merit: Desire: Expect: Help: Intend: Invite: Request: Want: Wish: İstemek Rica etmek.) 150 . (İngilizce öğrenmemizi tavsiye ettiler.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz.) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. layık olmak Arzu etmek Beklemek.) He asked me to take part in the meeting. (We wanted them to lay down their arms. (Mitinge katılmayı istedi. 2. sıra They advised us to learn English. (You should not have permitted him to go. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti. Ask: Beg: Clime: Deserve.) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. (Mitinge katılmamı istedi.) Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlayıcı Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork.) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor. Ümit etmek Yardım etmek Niyetinde olmak Davet etmek İstemek İstemek Dilemek He asked to take part in the meeting. hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler. (Bize yardım etmesini istemen gerekir. Birkaç tanesini örnek verecek olursak. savında bulunmak Hak etmek. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar.) Order: emretmek. sipariş etmek. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı.He orders us to be ready at 11 o’clock. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor. İstemek İddia etmek.) You should ask him to help us.

(O başkanımız olmayı hak eder. hak etmek layık olmak hak etmek. To take part in: Participate: katılmak katılmak He can expect to win the prize. yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır.) Claim: Ful: iddia etmek . ihmalci Düşünceli. mastarın öznesi ise “me” dir.(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz.. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. Türkçe’den İngilizce’ye. (Aranızda olmayı diliyordum. Saygılı Düşüncesiz. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir..) I wished you to be among us. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”.. (O ödülü kazanmayı umabilir.) He can expect his son to win the prize. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır. saçma.sız olaylı You could have invited us to participate in the congress.) Deserve: Merit: Meritorious: Deservedly: Deserving of: layık olmak. (Aramızda olmanızı diliyordum. değer. değerli hakkıyla. Saygısız Akılsız. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir. (Adam olayı görmediğini iddia etti. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir. Budalaca Cömert. haklı olarak müstahak The man claimed not to see the event.. ahmak. Aptal.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır. 151 .Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. meziyet övülmeye değer.lı Event: Eventless: olay olaysız Eventful: Less: .) Among: arasında (ikiden fazla nesne için) Between: arasında (iki nesne için) Örnekler She deserves to be our chairperson.) I wished to be among you. 4. Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Dikkatsiz. 1.) Gress: gitmek ileri gitmek.

(Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.) . It is kind of you. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid: Anxious: Ashamed: Careful: Curious: Determined: Eager: Glad: Quick: Reluctant: Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound.e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time.) It was very considerate of him to carry our luggages. Haklı Yanlış. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır.) 152 . Ama İngilizce’de bu yapı kullanılmaz.) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kullanılmaktadır.Certain: Liable: Korkmuş İstekli (can atacak şekilde) utanmış Dikkatli Meraklı Kararlı İstekli Memnun Hızlı İsteksiz (İrreluctant: istekli) İstekli (Unwilling: isteksiz.) It is impolite of him.. (Naziksiniz. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak.) It is very kind of you to help me. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi.) He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir... Bunun yerine “İt is kind of you” denir.) Turkey is bound to sign the agreement. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır. Haksız Kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir. Kaba Doğru. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir.Kind: Unkind: Polite: Impolite: Right: Wrong: Rude: Nazik Nazik değil.Sure.e eğilimli Muhtemel Muhtemel olmayan Kesin . Kaba Nazik Nazik değil. 2.. (O nazik değildir. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir.

yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır. Bu maddede ise mastar.” şeklinde olmalıdır. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır.) He is unlikely to accept your offer. (Öğrencilerim İngilizce öğrenmeye isteklidirler. özne durumuna geçer. olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir.) It was very difficult to convince him.) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. Zaruri Acil Tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. (İngilizce öğrenmek kolaydır.) Sacrifice: Kurban.) şeklinde olur. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. esas Gerekli Gerekli. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Assuming: Difficult: Exciting: Interesting: Boring: Easy: Hard: Impossible: Possible: Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable: Eğlenceli zor. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır.) Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor.) Convince: İnandırmak 153 .We are all quite willing to make sacrificies our family. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir. Enteresan Sıkıcı Kolay Sıkı imkansız mümkün önemli Temel. güç heyecanlı İlginç. “it is easy to learn English. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. 3. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu. Fedakarlık Man is always liable to make error. Yine yazılan her cümleyi telâffuz etmek. İkinci maddede özne kişi veya zamirdi. (Onu inandırmak çok güçtür. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz. Örneğin. “İngilizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İngilizcesi normalde“To learn English is easy. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar.

.bunun mastardan önce yazılması gerekir. Hemen sonrasında Infinitive alan fiillerin sayısı yaklaşık 10–15 tanedir.. yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise. layık olmak Tesadüfen . 3-4 defa sorulmuş. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren.(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir. Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş.) To submit... mücadele etmek... ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu. Yukarıdaki cümleler “..mek Tereddüt etmek Ummak. (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır.inandırmak güçtür.. Örneğin. İyi öğrenmek gerekir.) To get along with: . .) It is impossible for you to persuade me. .To present: Represent: Presentation: Sunmak Yeniden sunmak Sunuş Çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir.. Edatı veya fiili yine sorulabilir. ümit etmek Öğrenmek Bilmek. anlaşmak It is hard to cope with these problems. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. KPDS için çok önemli bir kelimedir. (Onunla geçinmek oldukça güçtür.Seem. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur.e razı olmak karar vermek İstemek. Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. talep etmek Hak etmek. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur. Bu yapıda. başka edat kullanılmaz.) Cope with: Üstesinden gelmek. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır. It is hard for us to cope with these problems..öğrenmek kolaydır.. tanımak Teklif etmek Planlamak Hazırlamak Vaat etmek 154 . Appear..Look: Can afford: Claim: Consent: Decide: Demand: Deserve: Happen: Hesitate: Hope: Learn (How): Know (how): Offer: Plan: Prepare: Promise: Görünmek Gücü yetmek İddia etmek .) İt was necessary for him to submit the report until the next day.üstesinden gelmek zordur “ gibi genel bir anlatımı ifade ederler. (Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır.It is rather difficult to get along with her.ile geçinmek. Burada sadece for edatı kullanılır.

Tümleç: Nesneden sonraki yapılar tümleçtir. Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup.Pretend: Refuse: Resolve: Seek.) I would love to go to that party. Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur.. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim. İngilizce’de cümle “özne. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir.) RELATIVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir. (Oraya gitmeyi ümit ediyorum.. olmazsa da olur. Özne ve yüklemden sonraki yapılar opsiyoneldirler. Yükleme kim. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. Olsa da. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir. Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem sınav hem de genel anlamda İngilizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. ne zaman. Yerleri ve sıralaması değişmez. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez.Strive: Tend: Threaten: Undertake: Would love: Condescend: EXAMPLES Gibi davranmak Ret etmek Karar vermek . Ama çeviri. Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir. ne zaman. I learnt English well in England last year. Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir. nerede. Tümleçler ise yüklemin nerede. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim.) 155 .meye çalışmak Eğiliminde olmak Tehdit etmek Üstlenmek Seve seve. sabittir.mek Tenezzül etmek I hope to go there. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz. (Bir dilenci gibi davranıyor.) He pretends to be a beggar. Dün onu okulda fark ettim. neyi. Özne yüklemi yapan. nesne yüklemden etkilenendir. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur. yüklem.) Ben pahalı bir araba satın aldım. (I bought an expensive car. (I noticed him at the school yesterday.. Bu üçlü yapı temel yapıdır.Try.. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. (O partiye gitmeyi çok isterdim. Özne. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır.

an” olarak çevrilir.) The book was important..dığı” olarak çevrilir. Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur. The agreement.. I received the report.) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi...dığı”...en. Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir. which you had sent.. Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “.) You had sent the report. (Onların imzaladığı anlaşma) The workers who I met. Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan kompleks cümleler görelim. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler. (Kitabı buldum.en.. 1.. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “. ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. İkisi de nesnel formda iken “.. Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler.) 156 ..an” olarak çevrilir. (Beklediğiniz kişi.) The man who you are waiting for.. (Karşılaştığım işçiler.. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir.. (Önemli olan kitabı buldum. (Raporu göndermiştin) 2. which they signed. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde-İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılırbu sıfat isim ile artikel arasına gelir.) I found the book. Buradaki “a” artikeli “car” içindir. öznel formda iken “.Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır. (Göndermiş olduğunuz kitabı aldım.. (Raporu aldım. which was important.) I received the report. Relative Clouse veya Adjective Clouse” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir.en. Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir.) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak.) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi.an” olarak çevrilir.dığı” olarak çevrilir I found the book.. . The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi. “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun. (Kitap önemliydi. Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür. . . İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir. Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who: İnsanlar için kullanılır. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “.. Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “.. “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü.

Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. we cannot publish the article which you have sent. (Çatışma halinde olan her iki taraf. The scientist who devised this method.) Not: Bu cümlede “adjective clause”. which runs 100 miles on hour.) A car. (Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz.) Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler. The boy who we saw yesterday found the money.) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centuries. Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır.) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır. (Bursu kazanan öğrenci. We have many problems that we have to solve. which you lost.Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir.) Dismiss: kovmak The man who robbed the bank was caught by the police. (Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar. (Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı.) 157 . (Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. özne konumunda olan bir ismi niteliyor. He had to dismiss the boy who made noise. (Saatte 100 mil giden araba. Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar.) *** Eğer “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den önce yazılması gerekirdi.) Devised: bulmak The student who won the scholarship. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir. (Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security. Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir. (Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir. Unfortunately. (Bu metodu bulan bilim adamı.

(Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızca’yı akıcı bir şekilde konuşur. dağılmak (gitme belli bir noktaya olmadığından) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book.) arasında ifade edilir.) Arrest: tutuklamak My father. Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir. uygun Inadequate: yetersiz. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir. bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır. Bu çok önemli bir özelliktir. Ve You are looking for the book şeklinde 158 . KPDS’de sorulur. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir.) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book. isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar. (Aradığınız kitabı gördüm. İyi bilinmeli. Virgül duraklama demektir. (Cinayeti işleyen babam tutuklandı. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz.East. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. (Verdiğiniz bilgiler yetersizdi. (Cinayet işleyen adam tutuklandı. Turkey. Not: Non. which we visited last year.) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. The information which / that you gave was inadequate.) To go away: çekip gitmek. was arrested.In conflict: çatışma halinde olma Last: sürmek The man who commit ten the crime was arrested.) Adequate: yeterli. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. which you are looking for. who studied abroad. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler. speaks French fluently. who committed the crime.) İlgi Zamirleri.(Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir. Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. is a leading country in the middle. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away.) Our dean. (Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir.

(On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner. “Give”. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. (O güvenebileceğin biri değildir. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir. Yani “for” edatı nesneye aittir. Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1.) He is not a person on whom you can rely. Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır.) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur. was broken down. (Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur.) She dismissed the student about whom you talked. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. dövüşmek. Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken. Phrasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı. (Aradığınız kitabı gördüm. which I paid ten thousand dollars for. Örneğin.Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçiş yapmıştır. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar. Pollution is a serious problem for which we must fight. vermek anlamındadır. vazgeçmek” anlamındadır. savaşmak.) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. Örneğin. 159 . (On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu.) She dismissed the student who you talked about. Amerikan İngilizcisinde pharasal verb’ler çok kullanılır. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb”ini oluşturur ve bu da “bırakmak. Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking.) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır. My car. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz. 2. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır.) Dismiss: kovmak Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz. (Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu.

.. (Sigara içmek için durduk. (Üzerinde olduğu at. (O içinde çok parası olan çantasını kaybetti. (Sigara içmeye ara verdik..) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor..otuza yakın anlamı var...için durmak We stopped smoking.... Stop + Gerund: ...... (O konuşmaya devam etti.. whit whom he is living.) We stopped to smoke....Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who”nun “whom”a döndüğüne dikkat ediniz.mek He kept on speaking..) He kept speaking.. which we can do.. (Birlikte yaşadığı babası ona karşı nazik değildi.. is not kind to him. Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir.) His stepfather.. işletmek.meye ara vermek Stop + Infinitive: .. The horse on which he was kept stopping to eat grass..) The crime of which he was accused was very leniet. Çünkü pharasal verb’dür.. Önemli bir özelliktir..) ***Non. (O durmadan konuştu. Keep (kept.) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez... which we carried out. İyi bilinmelidir. kept): tutmak.) 160 .) Lenient: hafif Accuse: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ayıplamak... This is the woman on whom we performed the operation. var olmak There must be something....... saklamak. Keep on + V1+ing : .. suçlamak She lost her bag in which there was a lot of money. ot yemek için hep durdu. (Suçlandığı suç çok hafifti..... They didn’t like the study..Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler. (Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorduk. (İçinde olduğumuz araba bozulmuştu..) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır.) The car in which we were had had brakes. (Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır.) There be: bulunmak... (Bu ameliyat ettiğimiz kadındır.meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan ....

.) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz. ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler. The woman who was wounded was carrying..ki onu. Eğer ikisi öğrenci olan dört çocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons. Peki bu dört çocuğun hepsi değil de. on of which is a foreign mark.ki onların anlamındadır. (Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı. some of which were in Ankara..”of whom” canlılar için. .) Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz.) Wound: yaralamak. (Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır.. uygulaması zordur. which were in Ankara.) I have got a hundred students.) He had many houses. WHOSE . (Onun. (Eşi yaralanan bayan ağlıyordu. for one of whom I bought a present... Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört çocuğu değil. “of which” cansızlar için kullanılır. bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır.) 161 . İyelik belirten zamirdir. I have four sons who are students.ki onların anlamında da çevrilebilirler. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. (İkisi öğrenci olan dört oğlum var.) Bu cümlede sıfat cümleciği (öğrenci olan) çocukların hepsini niteler. (Öğrenci olan dört oğlum var. forty of whom are married. Sınav tekniği kolay. . two of whom are students.) I have three friends. (Arkadaşımın biri yabancı markaolan üç arabası vardır. (Yaralanan bayan ağlıyordu.ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying. (Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır.OF WHOM ve OF WHİCH ..) My friend has three cars.ki onun. direk sorulması beklenen bir konudur.. . bu iki ilgi zamiri bir grup isminde bazılarını tanımlarken kullanılır.. ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. He had many houses.... Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir.

Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir. Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz.. (Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı. Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez. The hotel.) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz.. I bought a car whose engine was out of order.. Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir.ki oraya..ki o zaman. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır.) Collapse: yıkılmak Our manager. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır.) Full of: bir şey ile dolu. “which”in alternatifleridirler. Why: . 162 . (Oğlu USA’ da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek.. Bir de bu konuda kısaltmalar var. was full of tourist.ki orada. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır.ki onun için. DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: . Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır. Konunun esprisi budur. Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir.. which we bought last year. (Motoru bozuk olan bir araba aldım. Bazı sınavlarda “where”nin sorulduğu görülür. will go there next month.) Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir.) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır. The hotel where we stayed last year was closed down.Not. (Geçen yıl kaldığımız otelkapatıldı. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır. konunun gramatikal boyutuydu. Soyut anlamda bir şeyi kapatmak) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakilsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir. Aralıklı öğrenmeyi (yaklaşık üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır.. whose son studies in the USA. .. When: . Diğer ikisinden pek soru gelmez. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek. (Geçen yıl aldığımız otel turist doluydu.

What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir. Demek ki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir.en . Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what”ın orijinine inmek gerekir.ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar.an” veya “. Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir.) The things that are claimed cannot be approved.) Cannot: kullanımı bir sürekliliği ifade eder.Bu cümlede “where” kullanılamaz. İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır..) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir. Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır.... (Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum) “why” çok nadir kullanılır.dığı” şeklinde çevrilir. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “. What is claimed cannot be approved. Bu nedenle “which” kullandık. I cannot understand what you speak.dığı” şeklinde çevrilirler.... Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur. (İddia edilenler onaylanamaz. (İlk karşılaştığımız anı hatırlamıyorum) “when” kullandık. Çünkü “. Bu özellik “what”ın en önemli ayırt edici özelliğidir. Can’t: kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder. 163 . (Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum. yerini aldığı “şeyler”in tekil-çoğul durumu belirsizdir. Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmadığıdır. (İddia edilen şeyler onaylanamaz.) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez. The things that you said were not true. (Söylediğiniz şeyler doğru değildi. I can not understand the reason why they have resign.. I cannot forget the moment when we first met.. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır..) “what” kullanılırken. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir. Zaten “şey”i dememek için bu kullanıma gidilmiştir. Önemli bir ilgi zamiridir. (Söylediğiniz doğru değildi..

(Önemli olan sağlığınızdır. “what” görüldüğü yerde “the things that”. haklı Justly: haklı olarak Justness: doğruluk. (Sıfat ve edattan oluşan bileşik ir edattır. dürüstlük. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır. Those who are waiting for you want to see you.. Zaten İngilizce’de eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır. adaletli. haklı gösterme Justify: haklı göstermek.ile tutarlı. iyi öğrenilmeli. Those who study more are usually successful. İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you.. İngilizce’de genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar. Bu özellik bütün dillerde vardır.) What they put forward can’t be justified. (Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar. bekleyen insanlar. haklılık Justice: adalet. yargıç. (Sizin konuştuklarınız.. Önemlidir. mahkeme. (Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar.(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil. (Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar.ile uyuşan.) Consist with: .What is important is your health.) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler. savunulabilir Unjustifiable: hak verilemez.. “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying. dürüstlük. bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. dürüst.) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir. savunulamaz Justification: haklı neden.) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak.) Those who you talked to.(Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez. gerekçe.) “those” genelde çoğullar için kullanılır. hak bilirlik Justifiable: hak verilebilir. İlgi Zamirlerinde Kısaltma 164 . .) Put forth / forward:ortaya koymak Just: doğru.

.) The women working.. İngilizce’de .) The students demonstrating.i onaylamak...en. Main clouse’da kesinlikle kısaltma yapılamaz. (Çalışan bayanlar. Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women. Occur: olmak. O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle I don’t approve of the events occurring in the area. (Çalışan bayanlar.nın onaylamak diye söylenir.. Main clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan. (Gösteri yapan öğrenciler.. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir.. (Gösteri yapan öğrenciler.i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki İngilizcesi “to”dur.en. Ama gerçek edatı “of”tur.en. Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir. . (Olaylar bölgede meydana geliyor. 165 . (Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir.) Subordinate clauses: The events are occurring in the area. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır. vukuu bulmak.) Active cümlelerde Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan cümlecik (subordinate clouses) vardır. Türkçe’de bu .....) The demonstrating students.) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir.Özne durumunda (. .) The visiting Germany PM..) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum.an” anlamı verilmiş olur. Geriye sadece “gerund” kalır ve “..an) iken kısaltma: 1. Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “. Kısaltma yan cümlecikte yapılır. meydana gelmek Approve of: . Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir.) The PM visiting Germany... Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir.. (Almanya’yı ziyaret eden Başbakan.) Main clause: I don’t approve of the events. Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır...nın demektir.haliyle söylenir. ......i tasvip etmek (of: .) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır.an” anlamı verilemez. (Olayları onaylamıyorum.) I don’t approve of the events which are occurring in the area.

Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz.) The language spoken. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum. (Paketi gönderen memur.) Çoğu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir. 2. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. (Atanan üyeler. (Gönderilen memur. (Kullanılan metot.) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır.) The employee sending this pocket. meydana gelmek 166 . Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed. vukuu bulmak. (Gürültü yapan cocuklar. (Dövülen çocuk. The method used.) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir. We can’t approve of the events occurring in the region.) The members appointing. (Arkadaşlarını döven çocuk.) The boy beaten.) The members appointed. Çünkü önemli bir konudur. (Satılan araba. (Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor. (Konuşulan dil. İlgi Zamirlerinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. (Konuşulan adam) The boy beating his friend.) Occur: Take place: Happen: olmak. (Atanan üyeler.) The man speaking.) The car sold. (Konuşan adam) The man spoken.The children who make noise.) The employee sent. The children who making noise.) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır.

(Gönderilen mektubu henüz almadım. cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz.) Önceki dersimizde. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip. The teacher to give the course. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk.. bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup. (Kursu verecek (olan) hoca) 167 . (Önerilen fiyatı kabul etmesi gerekti. İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırt etmiş oluyoruz. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir. The information not given was true. I haven’t received yet the letter sent. bir araya gelmek İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır. The matter reported revealed his innocence.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering.) Disperse: dağıtmak Crowd: kalabalık Gather: toplanmak. kalan kısmı çeviririz. İkisinin de anlamı aynıdır. ismin önüne getirilebilir.) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu. Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz.) The information given as regards this was not true.) I haven’t received yet sent the letter. Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır.) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 . Active cümlecikler için active mastar. Veil: Reveal: örtmek ortaya çıkarmak He had to accept the price offered. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik. (Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı. Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak. (Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi.Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp..) Retard: . (Gönderilen mektubu henüz almadım. (Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı. (Verilmemiş olan bilgi doğruydu. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır.

ki bu gelecek zaman anlamı katıyor ayırt etmiş oluyoruz. durmak He will not become a candidate in the election to be held next year.) The passengers to get on the plane. yapmak. (Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim.) The project to be conducted. (Uçağa binecek (olan) yolcular. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır. (Öldürecek adam. (Öldürecek (olan) adam) The man to be killed. The results of the election held last week were not announced. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz. (Sizi görecek (olan) adam doktordur. (Öldüren adam. yapmak. (Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi.) The bridge to be constructed (İnşa edilecek (olan) köprü. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır.) Construct: inşa etmek. (Öldürülecek (olan) adam. yürütmek. taşımak The man to see you is adoctor. held) tutmak.) The man to kill. Yapıyı bu şekilde görüp. (Yürütülecek (olan) proje. çeviriyi yapmak çok önemlidir. kurmak The students to go abroad. (O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak.) 168 .Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır.) The man to kill.) Conduct: götürmek.) The man killed. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir.) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends. duyurmak Election: seçim Hold: (held.) The man to be killed. (Öldürülecek adam.) The man killing. (Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı . (Öldürülen adam.) Announce: ilan etmek.) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediğinden) mastar ismin hemen yanındadır.

Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister pasif olsun. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir.) Defining (tanımlanan) Yapılarda: The letter. ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır.. “Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır. (Onun gönderdiği mektup kayboldu.(C. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz. was lost.. We couldn’t decide on the matter they put forward.) The letter he had sent was lost. İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak.Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır.acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz.dığı) İken Kısaltma 1. İki kullanımda “.ecek.) 2.. ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr. .acak” anlamını verir. ..B’nı Romanya’yı ziyaret edecek. (Ülkemi terk etmem gerekiyor.) Birinci cümlede “will”. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “...acak” anlamını vermektedir.. Nesne Durumunda (.) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır..ecek..mektir: My duty is to teach English. (Onun gönderdiği mektup kayboldu.ecek.) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz. ) .. ... Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz. Peki mastar neden “. ) .... Çünkü İngilizce’de iki isim yan yana gelmez.) 3. (Katılacak olan öğrenciler.dığı” anlamını vermek zordur...) The students who are to participate... Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede. (Görevim İngilizce öğretmektir. .) 169 . (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik... şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz. which he had sent. Bu cümlenin İngilizce’deki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir. Be to: İngilizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor. Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “.. 1.ecek. Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır. The students who will participate (Katılacak olan öğrenciler.

) The only man to be killed. İngilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar . the only. seems very simpatico.en. (Otobüsten ilk inen adam) İkinci cümlede. (Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi.an” ekine döner.) yapıyı diğerlerinden ayırır. (Öldürülecek adam. (Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti.) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first.) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır. (Temsil edilmeyen tek ülke. ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz.ki bu da” olarak çevrilir. (Sunulan son rapor. “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır.) Ahmet was student to leave the classroom.) 2. Your brother.. (O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı. (Öldürülen son adam. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır. the last.. (Onun gönderdiği belgeleri almadım. (Temsil edilmeyecek ülke. Ayrıca tek 170 . The country not to be represented. (Otobüsten inecek adam) The firs man to get out off the bus. He failed again.) Bu kullanımda “which”. The man to get out off the bus..) The man to be killed.) The report to be submitted.) The only country not to be represented.) The price they asked was too high (Onların söylediği fiyat oldukça yüksekti.cak” eki “..I didn’t receive the document he sent. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır. who (m) I met yesterday.. Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir. . Yani çeviride “.) The last report to be submitted. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgulanmış oldu. which dissappointed his parents. Çeviride de “.. (Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi. Bu yapıda “that” kullanılamaz. ..cek. (Sunulacak rapor...) Ahmet was the last student to leave the classroom..

upsetting the whole family. Kompleks cümleleri. the’yı başa alır. the whole) tüm. (Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. (Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. which was convenient for everyone.e yol açmak tüm.virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir. The man who was arrested finally confessed to being a spy.) Arrest: tutuklamak. disappointing all doctors. leading to welfare. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir. (Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti. The government made investment in education. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir. belirlemek uygun. Sonrasında sıfat cümleciği. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü.) He failed again. which upset the whole family. which made things force.) Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı.. (Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur. tedavi etmek tehdit etmek tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu kompleks cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği göz ardı edilerek kalan yapı çevrilir..) Investment: Lead to: Whole: All: yatırım .) Arrange: Convenient: Inconvenient: Treat: Threaten: Threat: ayarlamak. bütün (sayılabilenlerde kullanılır. (Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı.) Kısaltılması: He failed again. bütün (sayılamayanlarda kullanılır. durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek 171 . elverişli uygun olmayan davranmak. which will be difficult. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler It was difficult to arrange a date.) Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur. the’yı sona alır. all the) The patient didn’t respond to treatment. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratli anlama alışkanlığını geliştirecektir. (Herkes için uygun olan bir tarih belirlemek zordu. We will have to across the frontier. düzenlemek.) He was rude to the customer officer. (O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur.

(Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş.nın yerine.We had to give up the research.mış bile (tek başına kullanıldığında). Noun Clouses’ larda ise kullandığımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler. applied to the police for protection. has decided to give in his resignation. has already passed the target. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik 172 . -cek yerde NOUN CLOUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. (Biz. belirlemek syn envision hedef The information we have obtained was not reliable. fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız. daha önce (bağlantılı cümlelerde) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My collage. sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel. Bir cümlede isimler özne. (Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: Obtained: güvenilir elde etmek. . which we have already undertaken.nın yerine . Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu.... expected to be 20 %.) Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat: korumak koruma ummak. Önce mantığını kavramak gerekir. with whom I have been working for long.) Collage: meslektaş Give in: vermek (verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar) Counterpart: karşı taraf (bakanlar için) The minister.) Envision: Envisage: Target: göz önüne almak. Demek ki Noun Clouses’ lar (ismin yerine kullanıldıklarından) da bir kompleks cümlede özne. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile.) Resource: kaynak yenilenebilir Instead of: .. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler. öngörmek. (Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu. dışında davranmak. nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler. whose life has been threatened.) Already: halihazırda. tedavi etmek tehdit etmek tehdit The inflation rate.. (Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti.. beklemek hariç. envisioned. -cek yerde Source: kaynak Renewable: In place of: .

) 3. O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. That: -ki (En çok kullanılan bağlaçtır. Bu nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi öğreneceğiz. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılır.) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. (Biliyorum ki o başarısızdır. Bağlacın anlamını “ki” olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz. Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clouses kullanılabilir. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz.) 2.. I know that he has failed. “or not” ile beraber de kullanılabilir. THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clouses’lar (NC) kompleks bir cümlede üç durumda kullanılabilirler. Not: Yan cümleciklerin Türkçe’ye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. (Ben onun başarısızlığını biliyorum. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır. “that”in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır. Whether: . Olaya tek yönlü bakar. Bunu İngilizce’ deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak.ile ifade edilmiş olur.. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum. Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır. “failure” ismi yerine “he has failed” (O başarısız olmuş) cümleciğini kullanabiliriz. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. Bu şekilde cümlemiz. 1.. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir. I know his failure. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + (sıfat) that + NC 173 . S V O Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S.. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle.) Bu cümledeki “failure” (başarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır.ip . yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir.imediği (Olaya iki yönlü bakar. Dolayısıyla bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur.

Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise “gerund” eğer passive ise “V3”kullanılıyordu. Örneğin bu cümleye sorarsak. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. It was very hard that we overcame this issue. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden “it” özne olarak kullanılmıştır.) It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir V3 de kullanılabilir. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. (Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz. It is difficult that he will give it up. KPDS’de çok geçer. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.) That they will resume peace talks is expected.) That he will confess to his guilt is clear. It is expected that they will resume peace talks. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu yapıdadır. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir. Burada “it” asıl öznenin yerini tutar. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt. (Onun ondan vazgeçeceği zordur. (Onun ondan vazgeçeceği zordur.) Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler.) That he will give it up is difficult. İngilizce’de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. What is clear? That he will confess to his guilt (Onun suçunu itiraf edeceği) şeklinde cevap alırız. (Onun suçunu itiraf edeceği açıktır.) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. İngilizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin başındadır. It is clear that he will confess to his guilt. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık “it” kullanımına gerek yoktur.) Böyle cümleleri “vazgeçmesi” şeklinde de çevirebiliriz. (Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.) Her iki kullanımda da anlamı aynıdır.) 174 .Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde.) Resume: yeniden başlamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun ikinci bir alternatifi de vardır.) That we overcame this issue was very hard. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir.

175 . (Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır.) My belief is that you will get over this problem.) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır.ip . (Hakim buna karar verdi. masum Judge: hakim. yargılamak C) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz.) The judge decided this. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. yükleme kimi.e bulaşmak (daima nesneye in ile geçer...) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption. (Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir. My father is an engineer.) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur.. Suspect: zanlı. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır.imediği anlamında olup. (Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır.It is surprising that he has escaped.) bozulma. Nesne hareketinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz. Genellikle “or not” ifadesi parantez içinde verilir. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez.. İngilizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. (Onun kaçışı şaşırtıcıdır.) Get involve in: Corruption: . kime. We learnt that they had agreed on the matter. Bu yapının tek kullanımı vardır..) Nesne yapısındaki isim cümlesini... olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır. yolsuzluk Whether = If . Whether bağlacı bazen “or not” da alabilir. neyi. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim.. (İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır. (Benim babam bir mühendistir. neye sorularını sorarak bulabiliriz. özne.(Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik.) My advantage is that I can speak three foreign language. The judge decided that the suspect was innocent. şüpheli Innocent: suçsuz. B) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır.

ne kadar.) My doubt is whether they will stay or not. he has ratified the bill is not known.It is not known whether he has ratified the bill. Anlamı aynıdır. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak “If” kullanılamaz. I am not sure whether he has accepted the offer. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Question Words (QW) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often: ne nerede. normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir.) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır. ne kadar. Whether. (Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. Soru sözcüğü olsun veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır. (Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor. kaç (Sayılamayanlar için) ne kadar (zamanı sorar) ne kadar (mesafeyi sorar) ne kadar (frekansı sorar) İsim cümleciklerinde QW’ların kullanımını.) No one knows whether they live in the country or not.) Ratify: Specify: Approve of: Notify: onaylamak Yukarıdaki cümleyi (isim cümleciği özne konumunda olduğu için) şu şekilde de yazabiliriz. 176 . Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır. nereye ne zaman kim kimi. (Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim. kaç (sayılabilenler için) kaç tane. kime kimden kiminle kime kimin hangi nasıl niçin kaç tane. (Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır.

apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor.) Obvious: belli. a) Özne olarak. Where he hides is not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor. QW’ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Şimdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim. QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını hatırlayarak yapılabilir.(Onun nereye saklandığı bilinmiyor.) Was not known Was unknown bilinmiyor. Geçmişteki olay . It is not known where he hides. Is it not known where he hides? (Nereye saklandığı bilinmiyor mu?) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım.) Bu complex cümleyi soru yaparsak. meçhul 177 . Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. Dikkat edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır. (Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor.What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?) Where are you going? (Nereye gidiyorsun?) When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?) How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?) Soru cümlelerini. Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz.öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir. Bu da yardımcı fiilin kullanımı. temel cümlede yapılır.) It was uncertain how long they would stay there. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir.) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW’un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir. (Orada ne kadar kalacağı belli değildir. O zaman “where” bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz. (Onun ne yapacağı belli değil. Is where he hides not known? (Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu?) It is not obvious what he will do. It was not known how the had committed the crime.

) Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir “.) c) Tümleç Olarak.) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uyumu vardır. We couldn’t learn how this event happened. (Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum.meye can atmak It is expected that the embargo will lift next year. (Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor.) Announce: bildirmek.. Our doubt is who killed the man.acak” anlamı katıldığına dikkat ediniz. . Bunun çevirisi değil de İngilizce mantığı önemlidir. Ayrıca “bir cümledeki her ismin yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliğinin hatırlayınız.. zaman zarfı ve yer zarfı NC’a ait olacağından cümle sonuna atılır.) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an agreement.) Anxious: endişeli Anxious + full Infinitive: ..ecek. 178 . (Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler.) She didn’t decide where we had to met. (Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk. (Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya’dan aldım.) It was claimed that the minister had embezzled money. (O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi. (Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik .) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained.) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer zarfı) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz... (Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür. (Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor. I don’t know where he is working now.b) Nesne Olarak. (Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum.) I am anxious to know how much he earns by month. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur. Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in Italy.. Cümlemizdeki “the present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak. ilan etmek We feared that he results could be negative. (Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor.

) Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur. İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir.. Önemlidir.. (Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor. iyi öğrenmek gerekir.) İngilizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır. The committee requested that the documents (should) be submitted until tomorrow.) I advised her that she . (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.. Bunların sayısı 15’tir. The doctor recommended that he should rest as much as possible.breakfast early.. Yani “bare infinitive” olarak kalır. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible. I insisted that my son (should) be a doctor..... Cümle olarak örneklersek.. 1.. gibi. Insists: Order: ısrar etmek emretmek Prefer: tercih etmek Require: gerektirmek Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.. (Doktor Ona mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti. Boş olan yere ne gelmelidir? Have has had to have has had 179 . Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler.ması” şeklinde çeviririz... (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.No one knows how this problem can be resolved.) Subjunctive Mood (İstek kipi) Türkçe’de dilek kipi “.ması” şeklindedir. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim. . Ben Ali’nin burada olmasını istiyorum.. ..) İngilizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler..) Görüldüğü gibi “should” un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. Doktor Ona dinlenmesini söyledi.mesi.mesi.... Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız. Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemeyeceğinden ayrı yazacağız. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should” un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “... Yani olsa da olur olmazsa da.. “should” un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir.

Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar. Preserve. I advised her that she have breakfast early.) It is essential that our environment be protected.“have” doğru cevap olur.) Sanction: yaptırım. Expose: dışarıya bırakmak. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. pose: bırakmak. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. pose: bırakmak.) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. Pose Bırakmak. Conserve: korumak Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur. maruz bırakmak dinlenmek birleştirmek 180 .) Impose on: . Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak. ex:dış. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri Important Crucial Vital Significant (anlamlı) Gerekli Sözcükleri Necessary Imperative (zorunlu) Mandatory (zorunlu) Essential Possible İngilizce’ de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler. İmpose:içine bırakmak. müeyyide (Önemli bir kelimedir.) Protect.. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir. It is necessary that he (should) work hard. (Sırbistan’a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. empoze etmek.) 2. Impose: uygulamak Expose: Repose: Compose: im: içine. Çok dikkatli olmak gerekir. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor. KPDS’de çok sık geçer) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. (Onun sıkı çalışması gerekir. (Çevremizin korunması temeldir. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir.. uygulamak Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır.e empoze etmek.

Dispose: Oppose: Propose: sıralanmak.. Rescue: Evacuate: Calamity: Disaster: kurtarma(k) boşaltmak. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi. haberdar olmak Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı. Conclude: Conclusion: sonucuna varmak sonuç 181 . önlem (ölçme.) Clude “Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir.) Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız. düzenlemek karşı koymak önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data.) The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately. It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure. ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye bir kelimedir. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.) Take off: Doe to: Adequate: Adequacy: Inadequacy: Measure: KPDS’de çok geçen havalanmak . (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız.) To be aware of: farkında olmak.) Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of measure taken. tahliye etmek felaket felaket We aware.den dolayı yeterli. elverişli yeterlilik yetersizlik tedbir. uygun. that it is rather difficult to draw some conclusion from the data presented by the committee. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi.. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız.) “Data” dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware.

“us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır.) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler.) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir.) They said that there were other methods.) 182 .) It was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequacy of taken measure. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.Conclusive: sonuca götüren. (Bilim adamları. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.) Resort to: başvurmak.) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılıyordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. KPDS’de çok geçer. içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired. (Bilimadamları. somut olmayan Include: dahil etmek. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir.) Bu cümlenin. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.) Market: Fierce: Competition: pazar. Soyut anlamda başvurmak. bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler. which we could resort to. We are unable to convince the patient that he could recover soon. (Onlar. Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler. müracaat etmek (syn: apply. (O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller. somut Inconclusive: sonuca götürmeyen. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. piyasa acımasız rekabet Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result. (Bu piyasaya giren sanayiciler. It is reported that the election to be held next week may be postponed.

Convince: Cover: inandırmak Recover: kapatmak Uncover: iyileşmek açmak Soon: sonra. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim.) Temel cümlenin zamanı simple present. Bir sonraki konumuz NC’ larda kısaltmalar olacaktır.) It is understood that he has studied in Germany. (Onun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor.) Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. Çünkü zamanlar çakışıyor.) State: ifade Statement: ifade It is suspected that he is in the USA. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) to have seen(görmüş olmak) to speak to have spoken Pasive to be seen (görülmek) to have been seen (görülmüş olmak) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation. conra ise future. I don’t know what to do. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. aynı ise aynı tense kullanılır. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır.) Installation: tesis. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum. tesisat. yan cümlenin zamanı simple present. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. It is stated that agreement will be signed. kısa süre RP ve NC konuları İngilizce’nin en karmaşık konularıdır. Aktif Simple infinitive: Perfect infinitive: to see (görmek) Pasive to be seen (görülmek) to have seen (görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak) to speak to be spoken 183 . (Onun USA’ da olduğundan şüpheleniliyor. NC’ larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar.

to have spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. It is reported that the minister has approved of the proposal. 3. NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 1. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır.) Kısaltma The boy is feared to be killed. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur. 2.) Çeviride sorulabilir. He is claimed to be released the next month.) NC’larda kısaltma. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım 1.) Kısaltma They are said to have been caught by the police.) Özne yapısında It is claimed that he be released the next mounth.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur.) Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur.) It is said that they have been cought by the police. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir.) 184 . (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. (Onun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. Kısaltma ile kompleks cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.) Kısaltma The minister is reported to have approved of the proposal. It is feared that the boy will be killed. 4.

(Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. Look Üçü de “görünmek” anlamındadır.) Kısaltma 185 . Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar.) Seem. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu.) Flee: kaçmak. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.) Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the results of the election will be announced tomorrow. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerektiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır. Appear. It seems that he has passed the exam. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. He is stated to have fled the country. bulaştırmak Involve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer.) Kısaltma Inflation is expected to drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.) The results of the election are reported to be announced tomorrow.It is expected that inflation will drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. terk etmek Leave: ayrılmak. iş The agreement is reported to have been signed by both side.) Affair: olay. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır. terk etmek (Aslında ikisi de “terk etmek” anlamındadır.) The manager is said to have been involved in illegal affairs. kapsamak Involve: karıştırmak.) Cümlenin kısaltma öncesi It is said that the manager has been involved in illegal affairs. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.) Involve: içermek. “from” edatını istemezler.) Cümlenin kısaltma öncesi It is reported that the agreement has been signed by both side.

Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir.) She seems to have won the prize.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that they will move to another town next year. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) Kısaltma We can not decide whether to stay at home or to go out. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.) Cümlenin kısaltma öncesi He doesn’t where he will go (O nereye gideceğini bilmiyor.) Diğer NC Kısaltmaları 2.He seems to have passed the exam. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.) Cümlenin kısaltma öncesi She seems that she has won the prize.) Your family seems to be extremely happy. pasaj Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem. (Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.) Pass: geçmek Passage: geçit.) Cümlenin kısaltma öncesi It seems that your family is extremely happy.) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz.) 3. appear. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.) Tümleç Yapısında 186 . He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür. They seem to move to another town next year. look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur.

Dikkat! • Temel bir sıfatın derecesi artırılmış formuyla 'very' kullanmayın. Kural: Zarflar genellikle -ly sonekinin bir sıfata eklenmesiyle oluşturulur. Bunların en önemlileri şunlardır: fast (hızlı) .güzel(ce) güzel bir şekilde. They are absolutely sure. careful/carefully dikkatli-dikkatlice/dikkatli bir şekilde Dikkat! • • Bazı sıfatlar zarf haline dönüştüğünde değişmez. Örnek: good fantastic 187 . Kural: Zarflar aynı zamanda bir sıfatı da nitelerler.My job is that I teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. / (O) Nasıl şarkı söylüyor. hard (zor) .) Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. hızlı bir şekilde). ADVERBS – ADJECTIVES ● Zarflar (adverb) eylemleri niteler.) Kısaltma My job is to teach English (İşim İngilizce’yi öğretmektir. DOĞRU: He plays tennis well.She sings beautifully. Örnek: She is extremely happy. Bu sıklıkla hatalı kullanan bir zarftır! YANLIŞ! He plays tennis good. Çok güzel şarkı söylüyor. Örnek: How does she sing? . Eylemlerin nasıl yapıldığı hakkında bilgi verirler. 'good' sıfatının zarf formu 'well' (iyi bir şekilde) dir.fast (hızlıca. Bu durumda zarf sözkonusu sıfattan önce kullanılır. Örnek: beautiful/beautifully güzel.hard (zor bir şekilde) Good (iyi) muhtemelen en önemli istisnadır.

1. asd) kullanıyoruz. Go Get Grow. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: hissetmek Taste: tadı olmak Smell: kokusu olmak Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup. bu konuya daha sonra değinilecektir. Bu iki grubun İngilizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir. Örnek: He is often late for class. He looks happy (O mutlu görünüyor. Kolaylık olsun diye bunları gruplara ayırarak ezberleyelim. Do you always eat in a restaurant? They don't usually travel on Fridays. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz.) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin sayısı on beştir. Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir. sık sık (often) vs.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim.. (O çok gençtir.) gibi 188 . Kural: Sıklık zarfları (adverbs of frequency) her zaman (always).) He looks sad (O üzgün görünüyor.. İntelligent a student gibi. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldığı için bunları bilmek gerekir. 2.. sadly) değil.YANLIŞ! She is a very beautiful woman. “turn” kaba ifadelerde kullanılır. Örneğin “go” olumsuz durumlarda. Tamamen ezbere bir konudur. (not terribly) He is very young. genellikle ana eylemden önce gelir. Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVEs İngilizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar.leşmek Turn Aralarında bazı nüans farkları vardır.leşmek” anlamını alırlar. He felt terrible.. bazen (sometimes). Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır. asla (never). sıfat (happy...) Burada sanki sıfat yerine bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look” bir Linking fiil olduğu için zarf (happly. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması” nı oluştururlar. sıfatlarla beraber “. Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir. Türkçe’de olduğu gibi İngilizce’de de sıfatlar isimden önce söylenir.

zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir. bir biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız. İngilizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir. (O daima geç kalkar. doğru Fairly: oldukça Zarfların Oluşturulması İngilizce’de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz.) He always gets up very late. Zarfları Kullanıldıkları Yerler Zarflar İngilizce’de üç yerde kullanılırlar. (O sınavı geçti. She speaks English well. 2. He always gets up late. ADVERBS Zarfları.) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur. ilkin İngilizce’de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız.) Türkçe’de “bir biçimde.) She speaks English fluently.) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf zarfı nitelemiş olur.Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle beraber zarf kullanılır. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur. bir şekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır. Please speak slowly. “yavaş bir şekilde” dediğimizde artık bu zarf olur. Hatta çoğu zaman Türkçe’de konuşurken “bir şekilde. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1.) Örneği “yavaş” bir sıfattır. (O İngilizce’yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur. (O daima çok geç kalkar.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyeceğiz.) She speaks English fluently. (Lütfen yavaş bir şekilde konuşun.) He passed the exam because he had studied hard. (Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz. İngilizce’de böyle bir dönüşüm yanlış olur. (O İngilizce’yi iyi konuşur.) Fair: adil. 189 . Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı.) She speaks English fairly fluently.) 3. (O İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşur.

. Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir şekilde.. (O geç bir şekilde kalkar. elverişli Adequately: doğru Accurately: sert Adamantly: sert Vehemently: aşırı bir şekilde. birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek oluştururlar. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur. küçük erken Near: yakın High: yüksek Much: çok (sayılamayanlar için) Late: geç He has enough money.. son derece doğru bir şekilde büsbütün.) She doesn’t study enough.) Tunik Maddesi Bu zarflar. “ly” de almazlar. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde..mez pek. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar. (Onun yeterli parası var.. yeterli az. (Geç bir karar) late = sıfat He gets up late..) İyi Sözcükleri bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir. Good: iyi (sıfat) Well: iyi (zarf) 3. tamamen gereksiz yere.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir.... bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir. Sıfat Hard: Scarce: Bare: Near: Late: Fair: Zarf Hardly: Scarcely: Barely: Nearly: Lately: Fairly: sıkı kıt yalın yakın geç adil.. Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur.....) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına “bir şekilde. doğru pek. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar. (O yeterli bir şekilde çalışmaz.) enough = zarf A late decision. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. Hard: Enough: Little: Early: sıkı Fast: hızlı yeter.mez yaklaşık olarak son zamanlarda oldukça 190 . gereksiz bir şekilde isteksizce.. öfkeli 2.. bütün Wholly: gereksiz Unduly: isteksiz Reluctantly: uygun..mez pek. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: Adamant: Vehement: aşırı Extremely: doğru. gerçek Truly: tüm. bir biçimde” eklenerek çevirisi yapılır.1. Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arz ederler...) late = zarf 4.. Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur..

.) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D.) hard = sıfat She can hardly work. Too . Enough Sıfat+..+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır. (O pek çalışmaz. “scarcely ve barely” de parçalarda çok geçer. barely” grubu KPDS’de çok geçer... aşırı yeterli Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler... Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz. muhtemel Consistent:uygun..) Not: Enough’ tan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. (O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir. scarcely.. 191 ...Bakır is very hot.Bakır çok sıcaktır. Belli bir yapıda kullanılırlar.. Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak “enough” sorulur.Eventual: olası.. (Zor bir sorudur. Şimdi bunu görelim Too .Enough Too: Enough: çok çok fazla.. sonunda sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly...) Undertake: Undertaking: üstlenmek teşebbüs The coffee was too cold to drink.. Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak “too” sorulur.. Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar. Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile değildir. He is experienced enough to overcome this issue.. biçiminde bir kullanımı vardır.. It is a hard question. Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır. He is too young to undertake such a job. sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır.. (Kahve içilemeyecek kadar soğuktu. (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir.) Sınavda sorulursa “hardly” sorulur.. Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı. Bu üç grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak.) Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz... tutarlı Steady: istikrarlı Constant: sabit Eventually: Consistently: Steadily: Constantly: sonuç olarak. bazen de üç soru gelir... so anyone can live hardly in there.. (D. Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur.

Genellikle soru “hardly”den gelir. He is qualified....) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır......unwilling to send him.. Kullanım olarak aralarında küçük nüans vardır..) Birinci boşluğa Enough .... İkili durumlarda (aptal – zeki........ Hardly – Scarcely – Barely Üçü de aynı anlamdadır.) Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam...) Bir cümlede iki “too”. Quite.. (Sıradan bir İngilizin...succeed in the exam. (O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz.... (Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır. arzu edilmeyen nitelik için “rather” kullanılır.. Since he never studies. iki “enough” veya bir “too” bir “enough” bulunabilir. İkisinden en fazla “enough” sorulur.. bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir... (O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir....... (Tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım) 192 ..... tam olarak” anlamını katar. (O oldukça aptaldır ama kız kardeşi oldukça zekidir... he can .. Ayrıca taq question’larda da karşımıza çıkacaklardır. Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır. sınavda bu ayrıntı sorulmaz.. İkinci boşluğa Too yazılmalıdır. Birbirlerinin yerine kullanılabilirler.) Boşluğa “hardly veya hardlyever” gelmelidir. to negotiate such a crucial situation but the government is . Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar... Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir... Fairly. He is rather stupid.. Rather Her üçü de “oldukça” anlamındadır. (O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor.. but his sister is fairly clever. Diğer ikisi parçalarda geçer. Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir... (O pek yürüyemez. He can hardly walk.. Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor. (Kimse pek orada yaşayamaz..) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand. I could not quite understand what you said.) Anyone can hardly ever live there.) He is talking too quickly for us to understand.. tembel – çalışkan) arzu edilen nitelik için “fairly”..This car is too expensive for us to buy.

+Simple Future Type1’ i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. Türkçe’de durum böyle iken İngilizce’de neden iki type’e gerek duyulmuştur? İngilizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir. you will learn (Çalışırsan öğrenirsin. Aradaki ayırım çok net değildir. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir. dün gelseydin gibi Not: Türkçe’de bağlaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. vb. İngilizce’de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir. Gelse çalışırken gibi. yarın geleceksen gibi Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır.) If +Simple Present. Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır. Sınıfta olmasaydık. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır. while. when gibi. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir. If. 193 . Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Genel kullanımı verildiği gibidir. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. Type1’ de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel cümlecikte de Simple present olabilir. Yarın gelirsen çalışabiliriz. Geçen yıl mezun olsaydın. Türkçe Uygulaması A) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. Çalışsaydın öğrenirdin. Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir. Ama bu istisnai bir durumdur. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 If you study.CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. Genelde kullanımı verildiği gibidir.

you would learn (Çalışsaydın öğrenirdin. gerçekleşebilir mi. KPDS’de mutlaka anlatılan şekilde gelir. Help+s.) Not: Şartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir. Type 3 If you have studied. bağlaçtan sonraki kısım if clause’dır. Type 1: Type 2: Type 3: If + Simple present. (Gelecek hafta beni ararsan.) gerek yoktur. +will + V1 If + Simple past. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için virgül (. gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir. the inflation will drop. you would have learnt.) Görüldüğü gibi “if” bağlacı arada da yazılabilir.) kullanılır. Bağlaç arada iken virgüle (.Type 2 If you studied. + would have V3 Özet olarak. Çünkü bağlaca kadar olan kısım main clause.) If + Simple Past. +would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır. +would + V1 If + Present perfect. Olay ne zaman olmuş. Mutlaka iyi bilmeli. sana yardım edeceğim. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor. Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur. Main Clause ve İf Clause’den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler. you will find a good job easily. Type 1 If the government takes stricter measures. + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir.) If you learn a foreign language. (Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. İf’ li cümlecikte bir present etkisi vardır.o: Help+so+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 194 .) If +present perfect. I will help you with this matter if you call me next week. (Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun. (Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek.

(Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım.If I knew some English now.) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır. kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım. (Eğer beni davet etmiş olsalardı . Belki de konunun en zor olan kısmıdır. I wouldn’t accept his offer. Ama KPDS’nin işi belli olmaz. I would go abroad. Main Clouse type 2’dir. (birinci cümlede olduğu gibi) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3’e gidilmelidir. yurt dışına giderdim. sadece birisinde olabilirler. Bilinmesi iyi olur. If he had been operated on last month. Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır. MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. pikniğe giderdik. Type 3 If ı had known that he was your friend.) If I were you. “Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım” ifadesi mix bir yapıdır. (Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu reddetmezdim. Bazen bize geçmişi hissettirecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. Main Clouse type 2’dir. Hem if clouse’da hem main clouse’da.) Görüldüğü gibi IF Clouse type 3. I wouldn’t have rejected him. Tüm if clouse type’lerinde modallar kullanılabilir. he would start to work next week. I would work with you now. Ama dikkatli olmak gerekir. Bu ifade genellikle geçmişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur.) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. (Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim. (Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı. Type 1 can may should must 195 .) If they had invited me. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye gidilmelidir.) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. (Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim. we would go for a picnic. Sınavda pek sorulmayan bir konudur. Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. (Eğer gelecek hafta tatil olsaydı. I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week.) If the next week were holiday. If I had graduated last year.

O halde devrik yapıdır diyoruz. Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır.) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. (Eğer onu görecek olursan. Type 2 Sadece were’de yapılır. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirdim. bana bildir. we could have completed this project. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. let me know. Büyük bir olasılıkla soru gelse “ can ve may ”den gelir.) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur. Should you see him. (Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik. I would not go there.) If he could have given up smoking. I would not go there. bana bildir. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen “ can ve may ”dir. If I had time. he would certainly have recovered. Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. If I were you. Mutlaka iyi bilinmelidir. (Eğer onu görecek olursan. Type 1ve 2’de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz. (Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi.) Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. 196 .) If he had helped us. If you should see him. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. let me know. Nasıl devrik yapılır? If atılır ve should başa getirilir. KPDS’de kesinlikle gelir.) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok. Were I you. En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır. I could visit you.) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız.

gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur... tedbirlerimizi alırdık.. .. Çünkü şart geçmişte.) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir. I wouldn’t miss such an opportunity. (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı.......... If Turkey had completed her power plants long ago... Had she informed us.) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur... Eğer Main Clouse’da “now” olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık.. we would have taken action.... this shortage of electricity wouldn’t happen now.. (Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım.. etkisi şu andadır... (Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı. (Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı.. Had she informed us....... If she continues to underrate his abilities.....) Dikkat edilirse İF Clouse’da “long ago”... we would have taken action...) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur..... (elektrik) santral Ülke. kıta dişi olarak kabul edildiğinden “her” kullanıldı. Sorusu az.Type 3 If she had informed us. Main Clouse’da “now” zaman sözcükleri vardır. we could have arrived earlier............. Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur.. kaçırmak If we hadn’t missed the train.. En güzel sorusu cümle tamamlamadır.... 197 . Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz.. şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı. Plant: bitki... (O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz... Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir... Hemen cümlenin bir type 3’lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız.. Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar.) Underrate: Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance: küçümsemek küçümsemek abartmak If I were you.... fabrika....... Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre kurarız....... Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir.. tedbirlerimizi alırdık..) Miss: özlemek..... he cant achieve anything. (Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik.

bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur. bu projeyi gerçekleştiremezdik.mezse (olumsuz anlamı içindedir.If I had known that you were coming.şartıyla . If için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir. Direk olarak 7-8 soru şartlı yapılardan gelmektedir.. Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur. (Hükümet enflasyonu durduramadıkça (durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler. Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır. (Senin geldiğini bilmiş olsaydım. Diğer Şart Bağlaçları Even If: Only If: Unless = If not: istemez. Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır. ciddi bir şekilde hastalanacak.... Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır.se . we couldn’t have implemented this scheme. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı.) se bile (olumsuz bir yargıya götürür.. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir zarf sözcüğü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming” noun clouse’ vardır. the parties in the coalition may face great trouble in the next election. we couldn’t implement this scheme. he will get seriously ill soon. Yukarıdaki but for’lu cümleyi İF ile de yazabiliriz. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı. cümle tamamlamada.) Unless the government can carp inflation.) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir... . But for. But for your valuable contributions. ayrıca “not” .olmasaydı (En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır. (Değerli katkılarınız olmasaydı..) Curp: durdurmak Unless he cut down on smoking. “but for” bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de birisim gelir. Sınavda eşanlamlı cümlelerde. (O sigara içmeyi kısmadıkça..medikçe.) But for’lu cümleciğin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e göre kurulur.) 198 . Provided = Providing: On condition that: But for: olmasıdır. bir edat Bu şart bağlaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir.. I would certainly have participated in the party. Nadir olarak type 1’de olabilir. gramer sorularında vb..) Type3: If it hadn’t been for your valuable contributions.. Type2: If it weren’t for your valuable contributions. kesinlikle partiye katılırdım.şartıyla . bu projeyi gerçekleştiremezdik.) sadece . we couldn’t have implemented this scheme.

mış gibi yapısında (As if ve As though) Bu yapılar unrealdir.. İF Clouse’ ların type 2 ve type 3’ünde 2..) If only I were a doctor now..) 199 ...) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı..) If only I had had some money yesterday...) (Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı. you must go to England. cümle olumsuz iken anlam olumludur. . daha sıkı tedbirler almalı. (Eğer onu görecek olursan. (Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır.cek.) Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı “.. başka binaya taşındığımızı ona hatırlat.. Eğer type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre kurulur.) (Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. Real Present Past Future (will) Unreal Past Past Perfect Would If only I had some money now.) Unreal Yapılar İngilizce’de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1. recall him that we have moved to another building. . If the government is to carp inflation.Cut down on: (bir şeyi) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries..” şeklinde de çevrilebilir. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız. (Keşke dün biraz param olmuş olsaydı. (Keşke şimdi biraz param olsaydı.. ... no one can stop them going on strike. (Keşke şimdi bir doktor olsaydım. If you are to learn English. it must take stricter measures.) Go on strike: Satisfy: Salary: greve gitmek tatmin etmek. Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz. kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz. Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır. (Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse..cek olursa” anlamındadır. (Eğer İngilizce öğreneceksen İngiltere’ye gitmelisin. Keşke yapılarında (I wish ve If only) 3.) “be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi “Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinilse.cak” anlamını verir ve amaç belirtir. If you should see him. doyurmak maaş Not: Şartlı cümlelerde “be to” kalıbı “.

Strive: Çabalamak 200 . Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur. (Patronum bana babammış gibi hakaret etti.) If only I had known English last year. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır.If only the next week would be holiday.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. Önemli olan bu konunun İngilizce mantığını anlamaktır. She was acting as if she had passed the exam. (O sınavı geçmiş gibi davranıyor. (Enflasyon düşmüş görünüyor.) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir. (Keşke şimdi İngilizce bilseydim. Bazıları real yapılarda da kullanılabilir.) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.) She acts as if she passed the exam. (O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir) Not: Unreal yapılarda modallar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler. İngilizce’de bu farklıdır.) He sat down next to me as if he had been my friend. Insult: hakaret etmek Türkçe’de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir. (Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. (Keşke geçen yıl İngilizce bilmiş olsaydım.) (Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. It seems as if inflation has dropped. (O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu.) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir. (O sınavı geçmiş gibi davranıyordu. Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. If only I knew English now. My boss insulted me as if he had been my father. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü.) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı.

Conjunctions and their positions / Bağlaçlar ve konumları 1. 201 . . (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person who will call you is our export manager.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. Sıfat bir sözcük olarak nitelendiği ad ya da ad görevdeşinin önünde yer alır. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you called a few mine. . (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who has called you yesterday is our export manager.Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. .nesne veya tamlamasını nitelendirebilir ancak kural olarak belli bir dizin kuralına uyulması gereklidir. konumlarına göre üç bölümde ve tanımlamalarına bağlı olarak iki bölümde incelenebilirler. Ago is our export manager.Sizi arayacak olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Bununla beraber karmaşık tümce oluşturmak amacıyla sıfat cümleciğini asal cümleciğine bağlamak amacıyla çeşitli bağlaçlarında kullanıldığı gözlenir ki bu bağlaçlar sözcüklere bağlı olarak üç bölümde.ADJECTİVE CLAUSES SIFAT CÜMLECİKLERİ That Who –Which-Whose-Where- Tek bir sözcük olarak bir sıfatın yaptığı işi bir tümcecik olarak yapar. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “simple past tense” ile kullanılışına örnek) The person who called you a few mine. . 2. (Sıfat cümleciğinin di’li geçmiş zaman “present perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you have called yesterday was our export manager. .Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek ) The person who had called you last week is our export manager. Ago is our export manager. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person who calls you is our export manager.Geçen hafta Sizi aramış olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. . . Sözcük olarak SIFAT.Sizi arıyor olan kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Dün Sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. bir tümcenin özne.Birkaç dakika önce sizin ardığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person who is calling you is our export manager.Birkaç dakika önce sizi arayan kişi bizim ihracat müdürümüzdür. Ancak sıfat tümceciği nitelediği sözcüğün ardında yer alır.

6. 7. O size teklif veren kişidir. (Sıfat cümleciğinin geniş zaman “simple present tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you call is our export manager. O sizin teklif almış olduğunuz kişidir.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır That is the man whom you have received an offer. - I discussed export manager of the firm man today whom you have received an offer yesterday. (Sıfat cümleciğinin gelecek zaman “future tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you will call is our export manager. (Sıfat cümleciğinin şimdiki zaman “present continious tense” ile kullanılışına örnek ) The person whom you are calling is our export manager. But.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. - I discussed the man who has made us an offer on drying machines spare parts yesterday. . . Arkadaşı. .Geçen hafta Sizin aramış olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizin arıyor olduğunuz kişi bizim ihracat müdürümüzdür. (Ben) dün bize çamaşır makineleri yedek parçaları konusunda teklif yapan kimse ile görüştüm. That is the man who has offered you. dün senin teklif almış olduğun şirketin ihracat müdürü ile görüştüm. (Sıfat cümleciğinin miş’li geçmiş zaman “past perfect tense” ile kullanılışına örnek) The person whom you had called last week is our export manager. 9. . Bu gün. bizim ihracatçımız olan şirketin yönetim kurulu başkanı olan kişi ile görüştüm ve kendisine onlar hakkında birkaç soru sordum ki kendisi onlar hakkında olumlu referanslar verdi ancak yine de başka kaynaklardan bilgi toplamaya çalışacağım.- Dün aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdü. 8. I will try to obtain some information from another source.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç nesne konumundadır. I discussed the man whose friend is chairman of our exporter company and I asked a few questions about this company that he has given good references about them. 5.Özneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır. 3. Siyah ceketli olan personelimiz bizim bilgisayar mühendisimizdir. 4.Tamlamayı niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır 202 .Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç özne konumundadır. - The person whose jacket colour is black is our computer engineer.Aradığınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Sizin arayacağınız kişi bizim ihracat müdürümüzdür.Nesneyi niteleyen sıfat cümleciği ki burada bağlaç iyelik konumundadır.

durum. Teklifimizi kabul etmeyen şirketlerden bir kaçı başka firmalara yöneldiler. A few of which All of which A number of which Any of which As a result of which Because of which Both of which Each of which Either of which Every of which Every one of which Half of which In addition of which In spite of which Instead of which Many of which Most of which Much of which Neither of which None of which On account of which One of which Some of which The best of which The youngest of which Two of which . of which Ö r n e k l e r: Those companies.gaye.neden. tendered another firms. Bunlar aşağıdaki gibidir.. COMBINATION OF MAIN AND ADJECTIVE CLAUSES SIFAT VE ASAL TÜMCECİĞİN BİRLEŞİMİ DEFINITING THE SUBJECT: ÖZNEYİ NİTELEYEN Bir kaçı Tümü Bir tanesi Her hangi birisi Sonucu olarak Nedeniyle Her ikisi Her birisi A few of whom All of whom A number of whom Any of whom As a result of whom Because of whom Both of whom Each of whom Either of whom Every of which Every one of whom Half of whom In addition of whom In spite of whom Instead of whom Many of whom Most of whom Much of whom Neither of whom None of which On account of whom One of whom Some of whom The best of whom The youngest of whom Two of whom ..sonuç gibi ek anlamlar verilir. kiracı. broker ve liman acentelerinin her biri çarter partide geçen genel kural ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar.gerekçe. O.. chartered.çokluk.belirti ya da üleştirme sıfatı ve – of – iyelik sözcüğünden oluşan ek ile birleşmesi sonucunda cümlede bağlaçlara amaç. Armatör.. Those companies a few of which have not accepted our offer tendered another firms. Teklifimizi kabul etmeyen şirketler başka firmalara yöneldiler. İşte bu tür sözcükler. Owner. which have not accepted our offer. Sıfat cümleciklerinini öznel ya da nesnel konumdaki bazı bağlaçların önüne sayı. Türkçe dizinde önünde yer aldığı bağlacın yerine özne ya da nesne olarak kullanılırlar. of whom - 203 . arkadaşı bizim ihracatçı şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan kişidir.- That is the man whose friend is our exporter company’s chairman. broker and port-agents each of whom should obey general regulations/rules in charter party.

A container-carrying vessel that will sail today is too big. . . .Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var. which will sail today.Dün seni ısıran köpek bugün öldü be nedenle doktora gitmelisin ! IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . .İçinde pek çok elektronik parça ve sarf malzemesi ithalatçılarını barındıran ilçenin adı Eminönü’dür.The man has a red Mercedes car / he called you today . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. . . TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR The man has a red Mercedes car / he called you today . which will sail today is too big.İki gündür kayıp olan köpeğimiz X birkaç kişi tarafından bulundu.is Eminönü.Bu gün seni arayan adamın kırmızı mersedes otomobili var.The man who called you today has a red Mercedes car.Our dog “X” who had been lost for two days was found by a few people. PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR.The man who called you today has a red Mercedes car. . .A container-carrying vessel. is too big.The dog which/that beaten you yesterday has died today therefore you should go to doctor. .İki gün önce TV’de yayınlanan tartışma programı oldukça ilginç idi. . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR . A container-carrying vessel. .TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR .The town which / that has many electronic parts/components importers.Çoruh nehrinde yapılan ve ilginç bir spor dalı olan Rafting çok tehlikelidir.The discussion was interesting / it was broadcast on the TV 2 days ago.Rafting in River Çoruh which is a interesting sport is very dangerous.The town is Eminönü / it has many of electronic part/component’s importers.Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The dog has died today / it beaten you yesterday.Bu gün yola çıkacak olan konteynır gemisi çok büyüktür. . .Our dog “X” was found by a few person / he had been lost for two days. 204 .The discussion which / that broadcast on the TV 2 days ago was interesting.Rafting in River Çoruh is very dangerous / it is a interesting sport. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR . . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container-carrying vessel is too big / it will sail today. . . .

At old times. TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The man whom everybody dislike had prisoner for many years Hiç kimsenin hoşlanmadığı adam yıllarca hapis yatmış.The discussion which / that you have participated on the TV was interesting. the ball chargers weren’t a good quality / We have imported from your company. Bu sebeple daha iyi kalitede olanları üretmenizi rica ediyoruz. which is 3 km far from my work place. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. . . .Dün TV’de katılmış olduğun tartışma programı oldukça ilginç idi. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR The discussion was interesting / you have participated t on the TV . - 205 . is Fatih.The town Eminönü is too crowded / we came today.Dün aldığın köpek bugün öldü. Çalıştığım yere 3 km uzakta olan ikamet yerimin adı Fatih’tir.Daha önceleri sizden ithal ettiğimiz top şarjlar iyi kalitede değillerdi.The dog which/that you’ve bought yesterday has died today . . .The ball chargers w h i c h we have imported from your company at old times was not a good quality. we request from you that manufacture better quality one.The man has a red Mercedes car / you’ve called yesterday . OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .The dog has died today / you have bought yesterday. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . Therefore.The man whom you have called yesterday has a red Mercedes car. we request from you that manufacture better quality one. Bu gün geldiğimiz Eminönü ilçesi çok kalabalık.The town Eminönü which / that we came today is too crowded.PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - My residence place’s name. DEFINITING THE OBJECT: NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR . .Dün aradığın adamın kırmızı mersedes otomobili vardı.A container carrying vessel which we’ve booked for your shipment will sail today . . Therefore.Sevkıyatınız için yer ayırtmış olduğumuz gemi bu gün yola çıkacak. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR A container carrying vessel will sail today / we have booked for your shipment .

PLACE / YER İÇİN THE. which I have moved 3 years ago. - The city t h e p o p u l a t i o n o f w h i c h i s d e n s e has an expensive life.Üreticisi SONY olan ve sizin web sayfanızda görmüş olduğumuz dijital kamera çok ilginçti. . OF WHICH KULLANILIR.My residence place’s name.... TANIMLAYICI OLMAYAN : PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR The man has an accident today / his red Mercedes car is too fast .The man was taken into hospital after having an accident / he has a red Mercedes car .Ebatları aynı olan konteynırları sevk etmek oldukça kolaydır. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. .. . Nüfusları oldukça kalabalık olan şehirlerin yaşam şartları da pahalıdır. İki yıldır beslediğim köpeğim Panter bu gün öldü.The dog t h e t a i l o f w h i c h is too long is Ahmet’s. ..A digital camera was very interesting we saw on your web site / its producer is Sony.. - 206 . Can you introduce it more detailed? ..The man w h o s e Mercedes car is too fast has an accident today..Arabası kırmızı mersedes olan adam kaza yaptıktan sonra hastaneye kaldırıldı.Despatching a container t h e s i z e s o f w h i c h are the same is too easy. OF WHICH KULLANILIR The dog is Ahmet’s / it tails is too long.A digital camera t h e p r o d u c e r o f w h i c h is SONY was very interesting we saw on your web site.. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - Rafting-sport in River-Çoruh.3 yıl önce taşınmış olduğum ikamet yerimin adı Fatih’tir.ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - My old dog Panter whom I had fed for two years has died today. .. . PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR .Kuyruğu çok uzun olan köpek Ahmet’inkidir.. . OBJECT / CİSİM İÇİN THE. is Fatih.. Çoruh nehrinde yapılan ilginç spor dalı olarak değerlendirdiğin Rafting sporu esasen çok tehlikelidir. DEFINITING THE POSSESIVE: İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR .. Onu bize daha detaylı tanıtabilir misiniz? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE... OF WHICH KULLANILIR .. as an interesting sport is essentially very dangerous... OF WHICH KULLANILIR Despatching a container is too easy / its sizes are the same..Çok hızlı giden kırmızı mersedese sahip olan adam bu gün kaza yaptı. ... which you’ve consider.The man whose car is a red Mercedes was taken into hospital after having an accident..

PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - Most of the Anatolian Cities w h o s e citizens are generally conservative..Belief were accepted by approximately world-wide today on the Contrary to Darwinism / its idea is exactly correct and coherent. is established hundreds years ago.. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR .1 – SUBJECTIVE – ÖZNEL TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - - I know the personal manager w h o speaks four languages fluently Dört dili çok iyi derecede konuşabilen personel müdürünü tanıyorum.Çok zor olan Fransızca’yı öğrenmeyi hiç denemedim. 207 .. . ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR was barking at the children - I threw a stone at the dog w h i c h / t h a t Çocuklara havlayan köpeğe taş attım...I have never tried to learn French w h i c h / t h a t .OBJECT / CİSİM İÇİN THE.. Did you discuss with the worker before t h a t started this strike in our factory.. İnsanları genelde misafirperver olan Anadolu şehirlerinden pek çoğu yüzlerce yıl önce kurulmuştur. - IDEA / KAVRAM İÇİN THE..Dawrinizmin aksine fikirleri tam doğru ve tutarlı olan İslam ve Allah inancı bu gün hemen hemen tüm dünya tarafından kabul görmüştür. Fiyatı oldukça pahalı olan OSMANLI TARİHÇESİ KİTABI çok ilginç kaynakları içermektedir. Fabrikamızda grevi başlatan işçi ile daha önce görüştün mü? OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - We shall catch the vessel w h i c h / t h a t sails today in case you do not confirm the shipment. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR Aydın is a young dolphin / its skin is slippery.Aydın w h o s e skin is slippery is a young dolphin .Islamic and Allah – Belief the idea of which is correct and coherent were accepted by approximately worldwide today on the contrary to Darwinism..Derisi kaygan olan Aydın geçen bir yunus balığıdır. is very difficult. OF WHICH KULLANILIR Islamic and Allah .. OF WHICH KULLANILIR - Ottoman History t h e p r i c e o f w h i c h i s t o o e x p e n s i v e is consisting very interesting sources. NİTELEYEN 2 – DEFINING THE OBJECT / N E S N E Y İ 2. . . Sevkıyatı teyit etmediğiniz takdirde bu gün hareket edecek olan gemiyi kaçıracağız.

PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. Esasen çok tehlikeli olan Sarayburnu boyunca yüzmeyi çok seviyorum. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - Darwin’s follower try to spread their nonsense claims w h i c h / t h a t they cannot succeed. Dawrinciler pek de başarılı olamadıkları saçma iddialarını ortalığa yaymaya çalışıyorlar. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR Have you found a reliable manufacturer company w h i c h / t h a t among you have got in touch with. Kendisine güvendiğimiz tecrübeli bir personelle çalışmayı seviyoruz. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR .Fazıl Kısakürek who wrote plenty of books.Yesterday I watched an alligator w h o eats a Zebra on the T. - I have been in Taipei before w h i c h / t h a t has a dense population for the purpose of Electronic fair. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR I like swimming along Sarayburnu.Dün T.Temasa geçtiklerinizin arasından güvenilir bir üretici şirket buldunuz mu? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - - We bought a hundred ostriches w h i c h / t h a t we have bargained before Pazarlığını daha önce yaptığımız yüz tane devekuşunu satın aldık. Pek çok kitap yazmış olan N. Nüfusu çok kalabalık olan Taipei’ye Elektronik Fuarı münasebetiyle gittim. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR - I have read N. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR I saw my friend’s car w h i c h overturned by the side of the road. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR I once went to London before which has many language schools. 208 . . which is essentially very dangerous.V.V and I’ve too much frightened . Yolda ters dönen arkadaşımın arabasını gördüm. Fazıl Kısakürek’in kitaplarını okudum. Pek çok dil okulunun bulunduğu Londra’ya daha önce bir kere gittim. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR.’ de bir Zebrayı yutan Timsahı izledim ve oldukça dehşete düştüm. - - DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - We would lie to work with an experienced staff w h o m / t h a t we have confidence in.

IDEA / KAVRAM İÇİN THE . company w h o visits us with his assistant discussed with us about a lot of things w h o s e jacket colour was dark blue. OF WHICH KULLANILIR 209 . (Not : Burada kullanılan who ve whose sizi şaşırtmasın birisi kişinin kendisini nitelerken diğeri kişinin ceketinin rengini belirtmek için kullanılmıştır) OBJECT / CİSİM İÇİN THE . I got in touch with your marketing manager Mr. OF WHICH KULLANILIR - Did you see the container the right sight of which is a big punctured? Sağ tarafında büyük bir delik olan konteynırı gördün mü? ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. Chu w h o m I haven’t seen for a long time because of his intensity. OF WHICH KULLANILIR - At the zoo we have seen a shark the teeth of which are very sharp... Hayvanat bahçesinde dişleri çok keskin olan bir köpekbalığı gördük.... Senin yaşadığın yer olan Adana’ya gitmedim.. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - - I bought a parrot w h o m I am going to teach many words to itself... IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - We have witnessed his unacceptable behaviour w h i c h we never expect from himself.. Kendisine bir çok kelime öğretebileceğim bir papağan satın aldım.- I haven’t gone to a country before w h e r e / t h a t sun never downs during 6 months.. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR Nobody hasn’t seen our new goods assortments yet w h i c h we have imported last week. Ceketinin rengi lacivert olan ve bizi yardımcısıyla ziyaret eden şirketinin müdürü bizimle pek çok şey hakkında görüştü. Dün işlerinin yoğunluğu neniyle uzun bir süredir göremediğim Pazarlama Müdürünüz Bay Chu ile görüştüm. Kendisinden hiç beklemediğimiz kabul edilemez bir davranışına şahit olduk.. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - I haven’t gone to Adana where you live. TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - Yesterday.....Hiç kimse daha geçen hafta ithal etmiş olduğumuz yeni mal çeşitlerimizi henüz görmedi.. . 6 ay boyunca güneşin hiç batmadığı bir ülkeye daha önce hiç gitmedim.. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - The manager of..

Gövdesi oldukça iri olan bir kaplan gördük.- We had a meeting each other the purpose of which was entirely about our new business... OF WHICH KULLANILIR - I want to object to t h e a l l i d e a s t h e c o n s i s t i n g o f w h i c h is contrary my ideas.. OF WHICH KULLANILIR... PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - For holiday. DEFINITING THE SUBJECT TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO / THAT KULLANILIR - Our general manager is a man w h o / t h at believes a discipline in an employment place.... OF WHICH KULLANILIR - I bought History of Istanbul t h e p r i c e o f w h i c h is too expensive and made a present to my friend who visited me for the purpose of business. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - We got in touch with a person in your company w h o s e voice is hard and rudely Sizin şirketinizden sesi çok kaba ve sert olan birisi ile görüştük.Which was the first steamship w h i c h / t h a t Altantik Okyanusunu ilk geçen tekne hangisi idi? ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR crossed the Atlantic Ocean.. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR . PLACE / YER İÇİN THE.. I want to go anywhere w h o s e population is not dense also people warm.. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. Benim fikirlerime ters düşen tüm düşüncelere karşı çıkmak istiyorum. Ticari amaçla benim ziyaretime gelen bir arkadaşıma İstanbul’un Tarihi ile ilgili fiyatı oldukça pahalı olan bir kitap alıp hediye ettim. O kesin dişleri olan bir köpekbalığıdır. Genel Müdürümüz bir iş yerinde disiplin olması gerektiğine inanan bir kimsedir. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - We saw a tiger w h o s e body is too big.. Aramızda amacı tamamıyla yeni işimizle alakalı olan bir toplantı düzenledik. Tatil için insanları sıcak ancak çok kalabalık olmayan bir yere gitmek istiyorum NİTELEYEN 3 – DEFINING THE COMPLEMENT/T A M L A M A Y I 3-1... 210 . - We have held a business trip to Hong Kong the people of which were entirely unfriendly.. - That is a shark w h i c h / t h a t has a sharp teeth. İnsanlarının tamamı çok soğuk olan Hong Kong’a bir iş seyahati düzenledik.

OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR - That was the strong toy w i h c h / t h a t I bought it for my son from Tahtakale. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHO KULLANILIR - That horse is Yıldırım who runs very fast among its similar.. O tartışılması zor bir o kadar da çözülememiş olan bir problemdi. Yarma sadece Mısır’ın yetiştiği bir yerdir.Senin arkadaşın hayatımda gördüğüm en iyi kişi ki sana bazı önemli konularda tavsiyeleri olan birisi bu yüzden kıymetini bil ! OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - - That metal is copper w h i c h is a good conductor of electricity. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - That was the unsolved problem. DEFINITING THE OBJECT : NESNEYİ NİTELEYEN TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM / THAT KULLANILIR - This is the patient w h o m / t h a t the doctor is anxious about him. - PLACE / YER İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR. O doktorun kendisi hakkında endişe duyduğu bir hastadır.Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden sizin kurtulmanıza vesile olacak olan en iyi yaşam tarzı nedir? Burada dikkat edilecek olursa hem which hem de the. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR A camel is a desert animal w h i c h / t h a t I have once ridden. which is difficult to discuss. PLACE / YER İÇİN WHICH KULLANILIR - Yarma is the only town w h i c h grows corn. Şehrin göbeğine kurulmuş olan postane nerede? TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHO KULLANILIR Your friend is the best person I’ve ever known w h o advises you on some important matter therefore appreciate him! . O oğlum için Tahtakale’den almış olduğum dayanıklı bir oyuncaktı. Bakır elektriği iyi ileten bir metaldir. Deve üzerine sadece bir kez binebildiğim bir çöl hayvanıdır. of which sıfat cümleciklerinin aynı cümlelerde iki farklı konumda kullanılışları yer almaktadır. Emsalleri arasında çok hızlı koşan o at yıldırımdır. 3-2 . IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR 211 ... - Where is the post office w h i c h / t h a t has been founded in the middle of the city.IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH / THAT KULLANILIR What is the best life-method w h i c h / t h a t will assist your escaping from hell fire the compustible material of which is humans and stones? .

- These are the towns w h e r e you cannot find comfortable hotel. Ahiretin galipleri hayatları boyunca Allah yolunda mücadele eden müminlerdir. ANIMAL / HAYVAN İÇİN THE. O cüzdanı bilinmeyen bir hırsız tarafından çalınmış olan bir kadındır. OBJECT / CİSİM İÇİN WHICH KULLANILIR - That is the capital w h i c h had been founded for hundreds years ago. O yüzlerce yıl önce kurulmuş bir başkenttir. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOM KULLANILIR - That is a cat w h o m I have fed it for a few years but unfortunately died yesterday.. 3 . we would like to import them 100 pcs each. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. DEFINITING THE POSSESIVE : İYELİK TANIMLAYICI OLAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - This is the woman w h o s e her wallet had been stolen by unknown thief. O benim birkaç yıldır beslediğim bir kedidir fakat ne yazık ki dün öldü...Alligator the jaw bones of which are more powerful than River-Nil crocodiles O Nil krokodillerine nazaran çenesi daha güçlü olan bir aligatördür. Cevabını çok zor verdiğim bir soruydu. PLACE / YER İÇİN WHERE KULLANILIR - That is paradise w h e r e everyone would like go over there but only someone can succeed to complete of this long marathon. PLACE / YER İÇİN WHERE / THAT KULLANILIR. O cennet ki herkesin oraya gitmek istediği bir yerdir ancak sadece bazıları bu uzun maratonu başarı ile tamamlayabilirler. TANIMLAYICI OLMAYAN PERSON / KİŞİ İÇİN WHOM KULLANILIR - The next student is Ali w h o m I always admire him every time because of his resolution Ali azmi nedeniyle her zaman çok takdir ettiğim bir öğrencidir. IDEA / KAVRAM İÇİN WHICH KULLANILIR - The winner of next world are believers w h i c h struggle on the way of Allah during their life... OF WHICH KULLANILIR 212 . OF WHICH KULLANILIR - These are the Discmans the prices of which are cheap therefore. Bunlar fiyatları ucuz olan – diskmen-lerdir bu yüzden her birinden 100’er adet ithal etmek istiyoruz..- The question was answering w h i c h I can hardly do. OF WHICH KULLANILIR - That is the Amazon. Bu kasabalar içinde çok konforlu oteller bulamayabileceğiniz türden kasabalardır.

PLACE / YER İÇİN THE.- That was an agreement the a lot of articles of which had been disobeyed by against party therefore we have forced to open a lawsuit against them... 213 . TANIMLAYICI OLMAYAN: PERSON / KİŞİ İÇİN WHOSE KULLANILIR - Hamza (R. OF WHICH KULLANILIR - My aim is to succeed t h e a p p l i c a t i o n of w h i c h is difficult. OBJECT / CİSİM İÇİN THE. O maddelerinin pek çoğu karşı tarafça ihlal edilmiş bir anlaşma idi bu nedenle onlar aleyhine dava açmak durumunda kaldık. OF WHICH KULLANILIR... Hamza (R. Bu evleri genellikle ikişer katlı olan bir köydür. O dişleri çok keskin olan bir köpekbalığıdır.) is a strong man w h o s e main aim is to be a good Muslim in Allah’s opinion. - This is a village the houses of which are generally two-floors. Bu duvarlarının tümü mavi olan diğer adıyla Sultanahmet camii olarak da anılan Mavi camidir.A.) amacı sadece Allah katında iyi bir müslüman olmak olan kuvvetli birisi idi. ANIMAL / HAYVAN İÇİN WHOSE KULLANILIR - That is shark w h o s e teeth are very sharp.A... Amacım zor olanı başarmaktır.. OF WHICH KULLANILIR My only desire is becoming an import/export manager in the future the salary of which is high Gelecekte maaşı yüksek olan ithalat/ihracat müdürü olmak istiyorum... PLACE / YER İÇİN WHOSE KULLANILIR - - This is Blue Mosque w h o s e walls are all blue in the other words SultanAhmet mosque. IDEA / KAVRAM İÇİN THE. Hz.

fiilerin sonuna –ed takısı getirilir.) Simple Past (-di) S + V2 + Obj (düzenli fiillerde.000 USD to your account. ● Simple Past Tense asıl olarak geçmişteki olayları anlatmak için kullanılır.TENSES A) Simple: Do + V1 1. Aşağıda bu zamanın kullanımlarını ayrıntılı biçimde görebilirsiniz. Auxiliary verbs (Yardımcı fiiller): did/didn't ÖRNEK TABLO (+) I played You played He played She played It played We played They played (-) I didn't play You didn't play He didn't play She didn't play It didn't play We didn't play They didn't play (?) Did I play? Did you play? Did he play? Did she play? Did it play? Did we play? Did they play? 214 .) -We ordered to our bank in order to they transfer the amount of 5.000 USD’lik bir ödeme talimatı verdik. -Bankamıza hesabınıza yatırılması için 5.

(Ellerini yıkamadı) 215 .) She washed her hands. Bazen konuşan kişi tam olarak bir zaman belirtmeyebilir. Example: want clean wash wanted cleaned washed ● Düzensiz fiiller adından da anlaşılacağı gibi düzensiz olarak değişirler bu yüzden ezberlenmesi gerekir. I travelled to Italy. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat etmedim.) Last year.) (?) Did I visit my uncle yesterday? (Dün amcamı ziyaret ettim mi?) (Bu cümle soru cümlesidir ve "did" yardımcı fiili geldiği için fiil yine yalın haliyle kullanılmıştır. (Dün bir film seyrettim. Düzenli fiillerin ikinci halini kullanmak için fiilin sonuna -ed takısı eklenir. Sometimes the speaker may not actually mention the specific time. Example: go swim do went swam did ● USE 1 Completed Action in the Past (Geçmişte tamamlanmış eylemler) Use the Simple Past to express the idea that an action started and finished at a specific time in the past. (Dün amcamı ziyaret etmedim. (Amcamı ziyaret ettim) (Bu cümle olumludur ve görüldüğü gibi fiilin ikinci hali kullanılmıştır. (Geçen yıl İtalya'ya seyahat ettim.) REGULAR AND IRREGULAR VERBS (Düzenli ve düzensiz fiiller) ● İngilizce'de fiiller düzenli ve düzensiz olarak ikiye ayrılır. I didn't travel to Italy. (Simple Past Tense geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve bitmiş eylemler için kullanılır. EXAMPLES (ÖRNEKLER): (+) I visited my uncle. Olumsuz ve soru cümlelerinde did veya didn't yardımcı fiili kullanılır ve fiil yalın haliyle kalır.DİKKAT! Olumlu cümlelerde herhangi bir yardımcı fiil gelmez ve fiilin ikinci hali kullanılır.) (-) I didn't visit my uncle yesterday.) Last year. ama mutlaka cümlede bir geçmiş zaman fikri vardır.) (Bu cümle olumsuzdur ve didn't yardımcı fiili kullanıldığı için fiil yalın haliyle gelmiştir.) EXAMPLES: I saw a movie yesterday.) I didn't see a movie yesterday. (Ellerini yıkadı) She didn't wash her hands. (Dün bir film seyretmedim. but they do have one specific time in mind.

which starts and stops in the past. (İki yıl Türkiye'de yaşadım. (Simple Past Tense aynı zamanda geçmişte vazgeçtiğimiz alışkanlıklar için de kullanılır." "often." "usually. checked into the hotel at 9:00.) We talked on the phone for thirty minutes.. Bahsettiğimiz eylemin bir alışkanlık olduğunu açıkça belirtmek için cümlelerde "always" (daima)." "for five minutes. walked to the beach.) Ahmet studied English for five years.) He arrived from the airport at 8:00. "used to" kalıbıyla aynı amaçla kullanılabilir. 9'da otele kaydını yaptırdı ve diğerleriyle 10'da buluştu. "tüm gün" veya "tüm yıl" gibi zaman ifadeleriyle kullanılır.when I was a child" or ". EXAMPLES: I played basketball when I was a child.." "never.) E XAMPLES: I lived in Turkey for two years..) 216 .) ● USE 4 Habit in the Past (Geçmişteki alışkanlıklar) The Simple Past can also be used to describe a habit which stopped in the past. It can have the same meaning as "used to". To make it clear that we are talking about a habit we often use expressions such as "always." "all day" or "all year. (Tüm gün sahilde oturdular.) They sat at the beach all day. (Yarım saat telefonda konuştuk. (Simple Past Tense'i geçmişte tamamlanmış birkaç eylemi arka arkaya anlatmak için kullanırız. (Ahmet beş yıl İngilizce çalıştı.) ● USE 3 Single Duration (Tek süreç) The Simple Past can be used with a duration.when I was younger" in the sentence.. and found a nice place to swim. "usually" (genellikle) ve "never" (asla) gibi zaman ifadeleri kullanılır. "often" (sık sık)." ". A duration is a long action often used with expressions like "for two years. Bu süreç uzundur ve genelde "iki yıldır". and met the others at 10:00. sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum. EXAMPLES: I finished work.) How long did you wait for them? (Onları ne kadar beklediniz? We waited for one hour. (Havaalanından saat 8'de geldi. (Bir saat bekledik.● USE 2 A Series of Completed Actions (Geçmişte tamamlanmış eylemler serisi) We use the Simple Past to list a series of completed actions in the past. (İşlerimi bitirdim. (Çocukken basketbol oynardım." (Simple Past Tense geçmişte başlamış ve bitmiş bir süreci anlatırken kullanılır.

she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir. (Dün gece televizyonda bir film izledim. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır. Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he. (Geçen hafta araba aldı.) 2. (Okuldan sonra hastanede çalışırdı.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PAST TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir.she. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez. ÖRNEK TABLO (+) I play You play He plays She plays It plays We play They play (-) I don't play You don't play He doesn't play She doesn't play It doesn't play We don't play They don't play (?) Do I play? Do you play? Does he play? Does she play? Does it play? Do we play? Do they play? ("He. yesterday (dün) I went to theatre yesterday.) Simple Present (-ir) Subject + V1 + Object -We generally export tekstile products to the various countries -Biz çeşitli ülkelere genellikle tekstil ürünleri ihraç ederiz. (Hiç okula gitmezlerdi. a hobby.it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir. (Dün sinemaya gittim. (Geçen hafta/yıl/Pazar vs. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır.) He bought a car last week. they always skipped. (İki dakika önce onu gördüm. hep kaçarlardı. a scheduled event or something that often 217 .) last week/year/Sunday etc.She worked at the hospital after school.) ● USE 1 Repeated Actions (Tekrarlanan eylemler) Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual.) They never went to school. Last night (dün gece) I watched a movie last night on TV.) two years/four days/three minutes ago (iki yıl/dört gün/üç dakika önce) I saw her two minutes ago. a daily event. The action can be a habit.

) EXAMPLES: I play tennis.) ● USE 2 Facts or Generalizations (Gerçekler veya genellemeler) The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before. (Tenis oynarım) She does not play tennis.) The train leaves every morning at 8 am. (New Yok küçük bir şehirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur. (O teniz oynamaz. (Kuşlar süt sevmez.) Windows are made of glass. (Kaliforniya Amerika'dadır.) California is in America. (Pencereler ağaçtan yapılmaz. is true now.) California is not in the United Kingdom.) The sun does not circle the Earth. (Tren saat 9'da hareket etmez. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır. (O hep cüzdanını unutur.) EXAMPLES: Cats like milk. It is not important if the speaker is correct about the fact. Bu eylem bir alışkanlık. planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir. (Güneş dünyanın çevresinde dönmez.) TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE 218 . and will be true in the future. It is also used to make generalizations about people or things. hobi. (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir.) Birds do not like milk.) Every twelve months.) Windows are not made of wood. (Kediler sütü sever. (O hiç cüzdanını unutmaz. the Earth circles the sun. (Kaliforniya İngiltere'de değildir. (Geçmişte.happens.) She always forgets her purse. bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır.) New York is a small city. günlük bir olay.) He never forgets his wallet. (Her on iki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar.) The train does not leave at 9am. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder. (Pencereler camdan yapılır.

(Bana arasıra mektup yazar.) They often visit us. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim. (Hiç alkol içmem. -Loading will resume as soon as port-authorities arrive on board. örneklerle birlikte iyi çalışıldığında gayet basit olduğu görülecektir. (Bizi sık sık ziyaret ederler.) Future (-ecek) S + will / shall + v1 + obj. (her gün/yıl/hafta vs.) I go to work every day.Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) I usually go to cinema at weekends.) usually (genellikle) often (sık sık) sometimes (arasıra) rarely (nadiren) never (hiç. "WILL" FUTURE TENSE TABLO (+) I will play You will play He will play She will play It will play We will play They will play (-) I won't play You won't play He won't play She won't play It won't play We won't play They won't play (?) Will I play? Will you play? Will he play? Will she play? Will it play? Will we play? Will they play? "GOING TO" FUTURE TENSE TABLO (+) I'm going to play (-) I'm not going to play (?) Am I going to play? 219 . Türkçe'de olmayan "will" ve "going to" farkları ilk öğrenirken biraz zor gelse de. (Nadiren sigara içerim. Future Tense Türkçe'deki gelecek zamanın ifadesidir. -Liman yetkilileri güverteye gelir gelmez yükleme kaldığı yerden devam edecek. always (daima) She always listens to classical music. (O hep klasik müzik dinler.) 3. asla) I rarely smoke.) She sometimes writes me a letter. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.) I never drink alcohol.) every day/year/week etc. (Her gün işe giderim.

) EXAMPLES: A: I'm really hungry.) ● USE 2 "Will" to Express a Promise (Söz vermek için) "Will" is usually used in promises. ("Be going to" yapılacak bir eylemin planlanmış olduğunu belirtir. ) EXAMPLES He is going to spend his vacation in Hawaii. (Bir iş gönüllü olarak yapılacağı zaman "will" kullanılır. I'm about to fall asleep. Uyumak üzereyim. (Sana biraz kahve getiriyim. (Gerçekten çok açım. A voluntary action is one the speaker offers to do for someone else.) B: I'll get you some coffee.) ● USE 3 "Be going to" to Express a Plan (Bir plandan bahsederken) "Be going to" expresses that something is a plan.) A: Who is going to make John's birthday cake? (John'un doğum günü pastasını kim yapacak?) 220 . (Söz veriyorum.) EXAMPLES I will call you when I arrive.You're going to play He's going to play She's going to play It's going to play We're going to play They're going to play You aren't going to play He isn't going to play She isn't going to play It isn't going to play We aren't going to play They aren't going to play Are you going to play? Is he going to play? Is she going to play? Is it going to play? Are we going to play? Are they going to play ● USE 1 "Will" to offer something (Bir şey teklif etmek için) "Will" often suggest that a speaker will do something voluntarily. (Varınca seni ararım.) A: The phone is ringing.) A: I'm so tired. (Çok yorgunum. Ona sürpriz parti hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim. Bu gönüllü eylem konuşan kişinin karşısındakine yaptığı tekliftir. ("Will" genellikle söz verirken kullanılır. (Bu gece 6'da buluşacağız. (Telefon çalıyor.) We are going to meet each other tonight at 6:00 PM.) B: I'll get it. (Sana biraz sandviç hazırlıyım.) I promise I will not tell him about the surprise party.) B: I'll make some sandwiches. (Tatilini Hawai'de geçirecek. (Ben bakarım.

.. (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak... Bazı durumlarda her iki kullanım da tercih edilebilir.. -We were doing business with .... Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir. (Kapıya ben bakarım.......ing 1.. Eğen tahminimizi destekleyen çok açık bir kanıt varsa "be going to" kalıbı tercih edilir..... company till recent times.....şirketiyle çalışıyorduk. Aşağıdaki örneklere bakınız...) ● USE 4 "Will" or "Be Going to" to Express a Prediction (Tahmin yürütürken "Will" veya "Be going to") Both "will" and "be going to" can express the idea of a general prediction about the future.... "Will" ve "Going to" gelecekle ilgili tahminde bulunurken kullanılabilir. next year/month/week/Saturday (gelecek yıl/ay/hafta/Cumartesi) tomorrow (yarın) soon (yakında) in two minutes/four weeks (iki dakika/dört hafta içinde) B) Continuous: (-yor) Be + V1..) DİKKAT! Özellikle "Will" Future Tense'li cümleleri Türkçe’ye farklı şekillerde çevrilebilir.. TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. I will go to Italy....) It will rain. EXAMPLES: The year 2003 will be a very interesting year..) Past Continuous (-yordu) S+ was / were + v1(-ing) + obj. (Sana bir aspirin getiriyim.) Kısaca söyleyen kişinin niyetine bağlı olarak anlam da değişir.....B: Sue is going to make John's birthday cake. (Yağmur yağacak. (Yağmur yağacak) It's going to rain.. -Son zamanlara kadar .... (2003 yılı çok ilginç bir yıl olacak..) I will bring you an asprin.. (İtalya'ya gideceğim..... [WAS / WERE] + [VERB+ing] Auxiliary verbs: was . (John'un doğun günü pastasını Sue yapacak..were 221 .. Eğer gökyüzü kara bulutlarla doluysa ve yağmurun yağacağı kesin gibiyse "going to" kullanılır...) The year 2003 is going to be a very interesting year..) I will open the door..

Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. (Onu gördüğümde sigara içiyordu.) She was smoking when I saw her.) While John was sleeping last night.) hile we were having a picnic. (O aradığında televizyon seyrediyordum. the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past. However. (Dün gece John uyurken birisi arabasını çaldı. (Piknik yaparken yağmur yağmaya başladı. (Joe araba kazası geçirdiğinde Sally çalışıyordu. she was writing a letter.ÖRNEK TABLO (+) I was playing You were play He was playing She was playing It was playing We were playing They were playing EXAMPLES (ÖRNEKLER): I was studying lesson. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir. Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik. you can also use a specific time as an interruption. EXAMPLES: W 222 .) When the phone rang. The interruption is usually an action in the Simple Past. (-) I wasn't playing You weren't playing He wasn't playing She wasn't playing It wasn't playing We weren't playing They weren't playing (?) Was I playing? Were you playing? Was he playing? Was she playing? Was it playing? Were we playing? Were they playing? EXAMPLES: I was watching TV when she called. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir.) They were drinking tea when I arrived. (Ders çalışıyordum.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylem) In USE 1.) ● USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler) Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. someone stole his car. described above. (Ben vardığımda çay içiyorlardı.) Sally was working when Joe had the car accident. it started to rain. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu.

the boss was yelling directions. I was eating dinner. it expresses the idea that both actions were happening at the same time. I ate dinner.) Last night at 6 p.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Past Continuous with two actions in the same sentence. Müşterinin biri sekretere bağırıyor ve ellerini sallıyordu. planları hakkında tartışıyor ve iyi vakit geçiriyorlardı.. Diğerleri birbirlerine kötü hizmetten yakınıyorlardı. (Gece yarısı hala çölde araç kullanıyorduk) DİKKAT! Simple Past Tense'de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir. (İngilizce'de genelde geçmişteki bir havayı (atmosferi) tasvir etmek için bir dizi eylemi arka arkaya kullanırız. (Saat 6'da yemeye başladım. (Ellen kitap okurken Tim televizyon seyrediyordu. some were talking on the phones.m.) They were eating dinner. EXAMPLE: When I walked into the office. (Yemek yemeye daha önce başladım ve saat 6'da yemek süreci devam ediyordu. patron emirler yağdırıyor ve müşteriler yardım için bekliyorlardı.) ● USE 4 Atmosphere (Atmosfer) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the past. Past Continuous Tense'de ise.m.. İki eylemi aynı anda Past Continuous Tense ile kullandığımızda..Last night at 6 p. bazıları telefonda konuşuyor. EXAMPLES: I was studying while he was making dinner. Tim was watching television. Others were complaining to each other about the bad service. several people were busily typing.) At midnight.m. (Dün gece saat 6'da yemek yiyordum. belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil. belirtilen iki eylemin aynı anda yapıldığı fikri ortaya çıkar. and customers were waiting to be helped. discussing their plans and having a good time. yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir. 223 . EXAMPLES: Last night at 6 p. (O yemeği hazırlarken ben ders çalışıyordum) While Ellen was reading. we were still driving through the desert. Ofise geldiğimde birkaç insan meşgul bir şekilde daktilo kullanıyor. Yani eylemler paraleldir. (Yemek yiyor. One customer was yelling at a secretary and waving his hands. I was eating dinner. The actions are parallel.

) (-) I am not playing You aren't playing He isn't playing She isn't playing It isn't playing We aren't playing They aren't playing (?) Am I playing? Are you playing? Is he playing? Is she playing? Is it playing? Are we playing? Are they playing? EXAMPLES (ÖRNEKLER) You are learning English now. (Şu anda İngilizce öğreniyorsun. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.TIME EXPRESSIONS PAST CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır.) 2. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler.) Present Continuous (-yor) S+ am+is+are +V1 (ing)+obj. Present Continuous Tense Türkçe'deki şimdiki zamanın ifadesidir. (Onu araba sürerken gördüm. (Present Continuous Tense bir şeyin tam şu anda olduğunu veya yapıldığını anlatmak için kullanılır.) They helped me as I was carrying some heavy bags.) 224 .as I saw him while he was driving. Auxiliary Verbs: am/is/are ÖRNEK TABLO (+) I am playing You are playing He is playing She is playing It is playing We are playing They are playing ● USE 1 Now (Şimdi) Use the Present Continuous with Continuous Verbs to express the idea that something is happening now. -We are manufacturing the goods your desired type and quality -Sizin istediğiniz tipte ve kalitedeki bir malı üretiyoruz. at this very moment. while .

You are not sleeping now. speakers use the Present Continuous to indicate that something will or will not happen in the near future.) I am not going to the party tonight. (Bu gece partiye gitmiyorum.) I am not studying to become an engineer. (İngilizce'de "now" yani "şimdi" şu anlamlara gelir. "tam bu anda". Bazen Present Continuous Tense'i uzun süren bir eylemi yapma sürecinde bulunduğumuzu anlatmak için kullanırız.) EXAMPLES: I am meeting some friends after work. (İşten sonra arkadaşlarla buluşuyoruz.) I am not reading any newspapers right now. (Doktor olmak için çalışıyorum." "this year. (Şu anda hiç bir gazete okumuyorum. "bu yıl". (Ayakta durmuyorum. Sometimes we use the Present Continuous to say that we are in the process of doing a longer action." "this century" and so on. which is in progress. now can mean "this second. (Bazen Present Continuous Tense bir şeyin o anda değil de yakın bir zamanda olacağını veya olmayacağını anlatmak için kullanılır. "bu yüzyıl" vs. (Oturuyorum. Notice that the meaning is like Simple Present but with negative emotion. (Şimdi uyumuyorsun.) Are you working on any special projects? (Özel bir proje üzerinde çalışıyor musun?) ● USE 3 Near Future (Yakın Gelecek) Sometimes." "this month.) I am reading a book.) I am not standing.) I am sitting. "bu ay". (Bir kitap okuyorum. (Mühendis olmak için çalışmıyorum.) What are you doing? (Ne yapıyorsun?) Why aren't you doing your homework? (Niye ödevini yapmıyorsun?) ● USE 2 Longer Actions in Progress Now (Halen devam eden uzun süreli olaylar) In English.) EXAMPLES: (Aşağıdaki bütün örnekler bir lokantada yemek yerken söylenebilir) I am studying to become a doctor.) Isn't he coming with us tonight? (O bu gece bizimle gelmiyor mu?) ● USE 4 Complaining with "Always" ("Always" kullanarak şikayette bulunma) The Present Continuous with words such as "always" expresses the idea that something often happens." "today. (Present Continuous Tense "Always" gibi kelimelerle kullanıldığında bir şeyin yapıldığını 225 .

Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.).like . Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir.) Future Continuous (-yor olacak) S + will / shall + be + v1-ing + obj.Yanlış She doesn't understand me .have (possession) etc.hate . seni bekliyor olacağım. Bir şeyden şikayet ederken kullanılır. Anlam Simple Present Tense'e benzer ve her zaman negatiftir. I am going to be waiting for you.Yanlış I hate you .veya olduğunu belirtir.Doğru TIME EXPRESSIONS IN PRESENT CONTINUOUS TENSE Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. FORM Future Continuous [WILL BE] + [VERB+ing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight. I will be waiting for you. (O sürekli konuşur.) He is always talking. (Onları sevmem çünkü hep şikayet ederler. She is loving chocolate. .Yanlış She loves chocolate. (Bu gece uçak vardığında. -Önümüzdeki haftadan itibaren tüm siparişlerinizi üretmeye başlıyor olacağız.Doğru She isn't understanding me . (Derse hep geç kalıyor.. . -We will be beginning to manufacture all your orders as of next week. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır.understand .Doğru I am hating you . love . 226 . EXAMPLES: She is always coming to class late.) I don't like them because they are always complaining.) DİKKAT! Bazı fiiller Present Continuous Tense ile kullanılmaz. now right now at the moment at present 3.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO] + [VERBing] EXAMPLE: When your plane arrives tonight.

) I will be waiting for you when your bus arrives. The interruption is usually an action in the Simple Future.) ● USE 2 Specific Time as an Interruption (Gelecekte belirli bir zaman belirtme) 227 . EXAMPLES: While I am finishing my homework. (NOTICE.(Bu gece uçak vardığında seni bekliyor olacağım. ben Madison Otel’ de kalıyor olacağım.) EXAMPLES: I will be watching TV when she arrives tonight. she is going to make dinner. Doğru While I will be finishing my homework. (Eğer herhangi bir şey olur ve bana ulaşman gerekirse. (Future Continuous Tense gelecekte uzun bir eylemin yarıda kesileceği durumlarda kullanırız. Diğer Future Tense'lerde de olduğu gibi "when" "while" "before" gibi zaman zarflarından sonra future tense kullanılmaz. so he will not see Jennifer when she arrives. (Otobüs vardığında seni bekliyor olacağım.) I am going to be staying at the Madison Hotel.) (DİKKAT "while" olduğu için "am working" gelmiştir.) While I am working.) NOT: "Will" Future veya "Going to" Future tensle'lerin kullanımı arasında pek fark yoktur. (Bu gece vardığında televizyon seyrediyor olacağım. Steve yemeği yapacak. Steve will make dinner. if anything happens and you need to contact me.) He will be studying at the library tonight. bu yüzden Jennifer geldiğinde onu göremeyecek. (Bu gece kütüphanede çalışıyor olacak. "am working" because of "while. Dikkat! Zaman zarflarından sonra gelecek zaman kullanılmaz. she is going to make dinner. Yanlış "FUTURE CONTINUOUS TENSE" TABLO (+) I will be playing You will be playing He will be playing She will be playing It will be playing We will be playing They will be playing (-) I won't be playing You won't be playing He won't be playing She won't be playing It won't be playing We won't be playing They won't be playing (?) Will I be playing? Will you be playing? Will he be playing? Will she be playing? Will it be playing? Will we be playing? Will they be playing? ● USE 1 Interrupted Action in the Future (Gelecekte yarıda kesilen eylemler) Use the Future Continuous to indicate that a longer action in the future will be interrupted.") (Ben çalışırken. Uzun eylemi yarıda kesen eylem genelde "Simple Future" Tense ile kullanılır.

. Diğerleri konuşuyor olacak.) While Ellen is reading. discussing their plans. They always do the same thing. C) Perfect: (-miş) Have + V3 228 .) TIME EXPRESSIONS IN FUTURE TENSE Bu tense için kullanılan özel zaman zarfları yoktur. ben ders çalışıyor olacağım. (Bu gece 6'da akşam yemeği yiyor olacağım. planları hakkında tartışarak iyi vakit geçiriyor olacaklar.In USE 1. (Partiye vardığımda herkes kutluyor olacak. they will be eating dinner. Others are going to be talking. Some will be dancing. Tim will be watching television.) At midnight tonight. (Bu geceyarısı ıssız bir yolda araba kullanıyor olacağız. (İngilizce'de gelecekte bir ortamı anlatmak için paralel eylemler serisi kullanırız. (Bu gece kitap okuyarak. (Ellen kitap okurken. we will still be driving through the desert. belirli bir zaman vardır.) EXAMPLE: When I arrive at the party everybody is going to be celebrating.m. it expresses the idea that both actions will be happening at the same time. I am going to be eating dinner.) ● USE 3 Parallel Actions (Paralel eylemler) When you use the Future Continuous with two actions in the same sentence. gelecekte iki eylemin aynı anda yapılacağını belirtmiş oluruz. Onlar her zaman aynı şeyi yaparlar. described above. Bu kullanımda ise eylem değil. you can also use a specific time as an interruption.) ● USE 4 Atmosphere (Ortam) In English we often use a series of Parallel Actions to describe atmosphere in the future. However. the Future Continuous is interrupted by an action in the Simple Future. Birkaç insan pizza yiyor olacak ve bazıları da bira içiyor olacak. (Future Continuous Tense'i iki eylemle aynı cümlede kullandığımızda. (O yemek yaparken. A few people will be eating pizza and several people are going to be drinking beer. Tim televizyon seyrediyor olacak) Tonight.) EXAMPLES: Tonight at 6 p. and having a good time. Bazıları dans ediyor olacak.) EXAMPLES: I am going to be studying while he is making dinner. (Birinci kullanımda gelecekte bir eylem diğer bir eylem tarafından bölünmüştü.

başka bir eylemden önce tamamlanmış olduğunu ifade eder. -Mallarınızın hepsini tüm risklere karşı sigorta etmiştik. Aynı zamanda geçmişte yaşanan bir eylemin belirli bir zamandan önce olduğunu söylemek için de kullanılır. before your trip in 1992? (1992 yılındaki seyahatinden önce hiç Amerika'ya gitmiş miydin?) Yes. I had been to the U. Past Perfect Tense Türkçe'de "miş"li geçmiş zamanın karşılığı olarak kullanılabilir. (Kauai'ye gitmeden önce böyle güzel bir film seyretmemiştim.) EXAMPLES: I had never seen such a beautiful beach before I went to Kauai.) ● USE 2 ( Geçmişteki belirli bir şey veya zamandan önceki süreç ) 229 . once before in 1988.S.1.S. (İngiltere'ye geldiğimde biraz İngilizce çalışmıştım.) They had never met an American until they met John. daha önce olanını ifade ederken bu tense'i kullanırız. Geçmişte olan iki olaydan. (Onlar John'la tanışıncaya kadar hiç bir Amerikalıyla tanışmamışlardı.S. 1998'den önce Amerika'da bulunmuştum. It can also show that something happened before a specific time in the past.) Past Perfect (-mişti) S+ had + v3 + obj.) [HAD] + [PAST PARTICIPLE] PAST PERFECT TENSE "TABLO" + I had played You had played He had played She had played It had played We had played They had played I hadn't played You hadn't played He hadn't played She hadn't played It hadn't played We hadn't played They hadn't played ? Had I play Had you play Had he play Had she play Had it play Had we play Had they play ● USE 1 (Geçmişte başka bir şeyden önce tamamlanan eylem) The Past Perfect expresses the idea that something occurred before another action in the past. (Evet. FORM Past Perfect Examples: I had studied a little English when I came to the U. -We had insured all your goods against all risks.) Had you ever visited the U. (Past Perfect tense geçmişte bir eylemin.

he had been in London for over eight years. Yanlış 2. (Alex çalışmalarını bitirdiğinde sekiz yıldan fazla zamandır Londra'da bulunmaktaydı.) I have never seen that movie. The exact time is not important. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir. (Bu filmi birçok kez seyrettim. -We have completed the great deal of your orders. (Bu araba bozulmadan önce on yıl bizimdi.) Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırın. FORM Present Perfect [HAS / HAVE] + [past participle] Türkçe'de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense'dir.) Present Perfect (-miş) S+ have / has + v3 + obj. -Siparişlerinizin büyük bir bölümünü tamamladık.) PRESENT PERFECT TENSE" TABLO (+) I have played You have played He has played She has played It has played We have played They have played (-) I haven't played You haven't played He hasn't played She hasn't played It hasn't played We haven't played They haven't played (?) Have I played Have you played? Has he played? Has she played? Has it played? Have we played? Have they played? ● USE 1 Unspecified Time Before Now We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. (Bu filmi hiç seyretmedim. EXAMPLE: She had never seen a bear before she moved to Alaska. Doğru She never saw a bear before she moved to Alaska. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. EXAMPLES: I have seen that movie many times.EXAMPLES: We had had that car for ten years before it broke down.) 230 .) By the time Alex finished his studies.

(Sanırım onunla daha önce tanıştım. Amerika'da bir savaş oldu. (Kaliforniya’da bir çok deprem oldu. (Fransa'da hiç bulunmadım. (İnsanlar aya seyahat etti.) There have been many earthquakes in California.) EXAMPLES: You have grown since the last time I saw you. (Fransa'da bulundum. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm. (Bu filmi yirmi kez seyrettim. there has been a war in the United States.) I think I have met him once before. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.EXAMPLES: I have seen that movie twenty times. onunla hiç karşılaşmadım.) (Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.) DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir.) 2 Change Over Time (Zamanla değişim) We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır.) Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?) Yes.) Have you ever met him? (Onunla hiç karşılaştın mı?) No. (Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.) I think I have seen that movie before.) I have never been to France. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.) Joan has studied two foreign languages. (Hayır.) 231 .) (Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur.) People have travelled to the moon.) EXAMPLES: I have been to France. (O trenle hiç seyahat etmedi.) He has never travelled by train. 1 Experience (Tecrübe) You can use the Present Perfect to describe your experience. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur. (Joan iki dile çalıştı. I have not met him. (Evet.

Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz. You cannot mention a specific time. (İnsan ayda yürüdü. (Bilim adamları atomu parçaladılar. (James henüz ödevini bitirmedi. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi. (Present Perfect Tense'i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız.) 4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem) We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. (Bill hala gelmedi.) Our son has learned how to read. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti. Ayrıca bu zamanda. ama iletişim kurabiliyor. (Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.) EXAMPLES: Man has walked on the moon.) Bill has still not arrived.) EXAMPLES: James has not finished his homework yet. but she can communicate. (Yağmur durmadı.The government has become more interested in arts education. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı. (Oğlumuz okumayı öğrendi.) Japanese has become one of the most popular courses at the university.) My English has really improved since I moved to Australia.) TOPIC 5 Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler) We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occurred in the past at different times. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir.) Susan hasn't mastered Japanese. (Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı.) Doctors have cured many deadly diseases.) The rain hasn't stopped. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.) Scientists have split the atom.) 3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken) We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler. henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam 232 .

ever . ama kimse onun niye hasta olduğunu bilemedi.yet .twice three times .never .already . (İki haftadır gribim. "Beş dakikadır".) Future Perfect (-miş olacak) S + will / shall + have + V3 + obj. -Önümüzdeki hafta içerisinde tüm siparişlerinizi tamamlamış olacağız. (Sorunuyla ilgili birçok uzmanla konuştu.just . (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever) TIME EXPRESSIONS IN PRESENT PERFECT TENSE since .this week . (Present Perfect Tense'i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız.edeceği anlamı da vardır. "Geçen Salı gününden beri" zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder.) I have had four quizzes this semester. but nobody knows why she is sick. Future Perfect Tense de "when" "while" "before" "after" "by the time" "as soon as" "if" "unless" gibi zaman kelimeleriyle kullanılamaz. EXAMPLES: I am going to see a movie when I have finished my homework. (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık. "İki haftadır". (Bu dönem dört tane quiz oldum. Bu derste kullanılan tüm zaman kalıpları italik yazılmıştır." "for two weeks" and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect.once .today – recently 3. Doğru 233 . "For five minutes.) EXAMPLES: The army has attacked that city five times.) EXAMPLES: I have had a cold for two weeks. Diğer tüm "future" formlarda olduğu gibi.for .) We have had many major problems while working on this project. -We will have completed all your orders within next week.this year . (Ordu şehre beş kere saldırdı.) ● USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre) We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. (Altı aydır İngiltere’de) Mary has loved chocolate since she was a little girl.) She has been in England for six months.four times .) She has talked to several specialists about her problem.

) By the time he gets home. his wife is going to have cleaned the entire house.(Dersimi bitirince bir film seyredeceğim.S. ÖRNEK TABLO (+) I will have played You will have played He will have played She will have played It will have played We will have played They will have played (-) Will I have played? Will you have played? Will he have played? Will she have played? Will it have played? Will we have played? Will they have played? (?) I won't have played You won't have played He won't have played She won't have played It won't have played We won't have played They won't have played ● USE 1 Completed Action Before Something in the Future (Gelecekte bir şeyden önce tamamlanmış eylem) The Future Perfect expresses the idea that something will occur before another action in the future. (Önümüzdeki Kasım ayında terfi etmiş olacağım.) [AM / IS / ARE] + [GOING TO HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I am going to have perfected my English by the time I come back from the US.) EXAMPLES: By next November. (Future Perfect tense gelecekte bir şeyden önce bir eylemin olacağını ifade eder.) ● USE 2 Duration Before Something in the Future (Non-continuous Verbs) (Gelecekte bir şeyden önceki süreç) 234 . (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. (O eve varana kadar karısı bütün evi temizlemiş olacak. It can also show that something will happen before a specific time in the future. Bazı özel durumlarda iki tense birbirinin yerine kullanılamaz. Yanlış FORM Future Perfect [WILL HAVE] + [PAST PARTICIPLE] EXAMPLE: I will have perfected my English by the time I come back from the U.) NOT: "will" veya "going to" kalıbıyla yaptığımız cümleler çoğu kez anlam farkına yol açmazlar.) I am going to see a movie when I will have finished my homework. Aynı zamanda gelecekte belirli bir zamandan önce bir eylemin olacağını ifade etmek için de kullanılır. (Amerika'dan döndüğümde İngilizcemi mükemmel bir şekilde geliştirmiş olacağım. I will have received my promotion.

(Durağan filllerle (eylem içermeyen) bu tense'i kullandığımız zaman gelecekte bir şeyin.) By Monday.) Past Perfect Continuous (-mekteydi) S+ had + been +v1-ing + obj. Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin.) D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1. (O vardığında orada iki saattir otobüs beklemekteydim. -Daha geçen yıla kadar bir çok ülkeye çeşitli deri ürünleri ihraç ediyorduk. (İşe girmeden önce sadece iki yıl boyunca İngilizce çalışmıştı. Susan is going to have had my book for a week. başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir.With Non-continuous Verbs.) She had only been studying English for two years before she got the job..ing 1.. -We had been exporting various type of leather products to the a lot of countries until last year. gelecekte başka bir eyleme kadar süreceğini ifade ederiz. we use the Future Perfect to show that something will continue up until another action in the future. (Ayrılana kadar altı ay boyunca Londra'da olacağım. (Pazartesi gününe kitabım bir hafta boyunca Susan'da kalacak. FORM Past Perfect Continuous [HAD BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I had been waiting there for two hours before she finally arrived.) ÖRNEK TABLO (+) I had been playing You had been playing He had been playing She had been playing It had been playing We had been playing They had been playing (-) Had I been playing? Had you been playing? Had he been playing? Had she been playing? Had it been playing? Had we been playing? Had they been playing? (?) I hadn't been playing You hadn't been playing He hadn't been playing She hadn't been playing It hadn't been playing We hadn't been playing They hadn't been playing ● USE 1 Duration Before Something in the Past (Geçmişteki bir şeyden önceki süreç) 235 .) EXAMPLES: I will have been in London for six months by the time I leave.

çünkü yürüyüş yapmıştı/yapmaktaydı. Present Perfect Tense ile Continuous arasında kullanım açısından bazı farklılıklar olsa da. Dikkat ederseniz bu tense'in kullanımı Present Perfect Continuous tens'in kullanımına yakındır. (Past Perfect Continuous Tense. -We have been preparing the rest quantity of your orders this week. however. work ve live gibi bazı fiilerde iki tense'in kullanımı da aynıdır. Örneğin aşağıdaki iki cümle de doğrudur. (Şirket batmadan önce üç yıldır orada çalışmaktaydı.) James had been teaching at the University for more than a year before he left for Asia.) I have worked in this company for four years 236 . the duration does not continue until now. "For five minutes" and "for two weeks" are both durations which can be used with the Past Perfect Continuous.) 2.) She had been working at that company for three years when it went out of business.) EXAMPLES: Jason was tired because he had been jogging..) EXAMPLES: They had been talking for over an hour before Tony arrived. (Jason yorgundu. -Bu hafta sıparişlerinizin kalanını hazırlıyoruz.We use the Past Perfect Continuous to show that something started in the past and continued up until another time in the past. (Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. fakat bu tense'de bahsedilen eylem bu güne kadar sürmemektedir. (James Asya'ya gitmek için ayrılmadan önce bir yıldan fazla bir süredir Üniversitede eğitim veriyordu. (Bu tense ayrıca yaşanan bir eylem veya durumun sebebini belirtirken kullanılır. geçmişte bir eylemin başladığını ve geçmişte yaşanan başka bir eyleme kadar devam ettiğini ifade etmek için kullanılır.) Present Perfect Continuous (-mekte) S+ have / has + been + v1-ing + obj.) Sam gained weight because he had been overeating. Notice that this is related to the Present Perfect Continuous. I have been working in this company for four years.) ● USE 2 Cause of Something in the Past (Geçmişteki bir şeyin nedenini belirtmek için) Using the Past Perfect Continuous before another action in the past is a good way to show cause and effect. (Sam kilo aldı çünkü çok yiyordu/yemekteydi. (Tony varmadan önce bir saatten fazla bir süredir konuşmaktaydılar. "Beş dakika boyunca" veya "iki hafta boyunca" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılabilir.

Bu zaman ifade eden kalıpları kullanmadığımızda cümlede "son zamanlarda" anlamı vardır ve daha geneldir.) ● USE 2 Recently. (Present Perfect Continuous tense geçmişte başlamış bir şeyin şu ana kadar devam ettiğini belirtmek için kullanılır. Anlamı kuvvetlendirmek için 237 .(Dört yıldır bu şirkette çalışıyorum. Lately (Son zamanlarda) You can use the Present Perfect Continuous WITHOUT a duration such as "for five minutes".) ÖRNEK TABLO (+) I have been playing You have been playing He has been playing She has been playing It has been playing We have been playing They have been playing (-) Have I been playing? Have you been playing? Has he been playing? Has she been playing? Has it been playing? Have we been playing? Have they been playing? (?) I haven't been playing You haven't been playing He hasn't been playing She hasn't been playing It hasn't been playing We haven't been playing They haven't been playing ● USE 1 Duration from the Past Until Now (Geçmişten şimdiye yaşanan süreç) We use the Present Perfect Continuous to show that something started in the past and has continued up until now. Without the durations. (Üç yıldır bu şirkette çalışmaktadır. (İki saattir burada beklemekteyim/bekliyorum. and "since Tuesday". "for two weeks". the this tense gives a more general meaning of "lately".) EXAMPLES: They have been talking for the last hour. "Beş dakika boyunca". (Son iki saattir konuşuyorlar.) She has been working at that company for three years. (Present Perfect Continuous tense aynı zamanda "beş dakika boyunca" gibi bir süreç belirtmeden de kullanılabilir.) She has only been studying English for two years.) James has been teaching at the University since June. "iki hafta boyunca" veya "Salı gününden beri" gibi zaman ifade eden kalıplar bu tense ile kullanılır. "For five minutes". "for two weeks". and "since Tuesday" are all durations which can be used with the Present Perfect Continuous. (James Haziran ayından beri üniversitede öğretmektedir. (O sadece iki yıldır İngilizce çalışmaktadır. We often use the words "lately" or "recently" in the sentence to strengthen this meaning.) FORM Present Perfect Continuous [HAS / HAVE] + [BEEN] + [VERB+ing] EXAMPLES: I have been waiting here for two hours.

) Mary has been feeling a little depressed. (Son zamanlarda çok fazla TV seyrediyor.) Future Perfect Continuous (-mekte olacak) S + will / shall + have + been + v1-ing + obj. you must use Present Perfect. To express the idea of Present Perfect Continuous with these exception verbs. (Mary kendini biraz depresyonda hissediyor. -We will have been beginning to operate approximately six months later. (Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur. I have been feeling really tired.) EXAMPLES: Recently. İngilizce Akış Şeması Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyin üzerinde bilenler için sadece fikir vermesi açısından verilmiştir. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Present Perfect Tense kullanılır.) She has been watching too much television lately. yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz. EXAMPLES: Sam has been having his car for two years.cümlelerimizde "recently" veya "lately" (son zamanlarda) gibi kelimeler kullanılır. Durağan fiiller.) IMPORTANT Non-Continuous Verbs/ Mixed Verbs It is important to remember that Non-Continuous Verbs cannot be used in any continuous tenses. Yanlış Sam has had his car for two years. Kategoriye göre: OLUŞ CÜMLELERİ EYLEM CÜMLELERİ I am a student Present Tense She swims everyday I was a student Past Tense She swam yesterday I will be a student Future Tense She will swim tomorrow I have been a student Present Perfect Tense She has swum for two 238 . -Yaklaşık altı ay kadar sonra faaliyete geçiyor olacağız. (Son zamanlarda kendimi gerçekten yorgun hissediyorum. Doğru 3.

) Yüklem tipi: 1) Kendilerinden sonra gelen fiile to aldıranlar want.( Bu tanım. ile bittiği için ikinci fiili Ving yapanlar give up. Eylem Cümlelerinin İskelet Sistemi: İngilizce’de ana başlık olarak tek fiil. Yapılışına göre: TO BE ÇEKİMİ I I I I I am swimming will be swimming was swimming have been swimming had been swimming EYLEM ÇEKİMİ I I I I am taken will be taken was taken have been taken I had been taken to be + V3 were V2 was are V3 been to be + Ving TOBE is V1 am Bir cümle İngilizce gramerinde mutlak surette ya “ to be” yada “eylem” çekimi ile yapılabilir.... refuse.. avoid. I want to swim I enjoy swimming I think of going : yüklem : preposition : subject I want you I stop you I accuse you of 239 .. S zamir pre.. çok fiil ve başkasına yaptırılan iş adı altında üç cümle kuruluş iskeleti ve bunların altında da yüklem tipine göre üç alt başlık bulunur.days I had been a student Past Perfect Tense She had swum for two days Tobe Çekimi Eylem Çekimi İngilizce içinde ana başlık olarak iki tip cümle vardır ve bu iki tip cümle 5 ana zamanda konuşulur. I want money y pre. kategori ve başlıklar İngilizce Gramerinde aynı adla ve izah tarzı ile yoktur. 2) Kendilerinden sonra to aldırmadığından ikinci fiili Ving yapanlar stop. 3) Sonu pre. think of.. Continuous ve passive voice cümleleri eylem cümleleri olmalarına rağmen to be ile yapılırlar. Tek Fiil S V O Çok Fiil S S Vy Vy to V Ving Ving O O O Başkasına Yaptırılan İş S S S Vy Vy Vy zamir to zamir V O Ving O Ving O to swim smoking stealing the S Vy pre. enjoy....

K. PÜF NOKTASI Aşağıda İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için yararlı olacağına inandığım ve kitaplarda kolaylıkla bulunamayacak bazı bilgiler yer almaktadır. Fiillerden sıfat yapma 3. Sizlere yararlı olması inancımla. Sıfatlardan fiil yapma swimming pool broken heart to get fat yüzme havuzu kırık kalp şişmanlamak Burada yer alan bilgilerin amacı İngilizce eğitimi alanların yıllarca ayrı ayrı ezberlemek 240 . Ezberlemeden Mantığı ile Kelime Türetme Aşağıdaki bilgiler İngilizce’yi orta düzeyde bilenler için verilmiştir. Fiillerden isim yapma 2. Bunların bazılarına aşağıda yer verilmiştir. Bu kullanım kolaylıkları İngilizce gramer sisteminde yer almasına rağmen gerek yerli ve yabancı kitap yazarları gerekse İngilizce öğretmenleri bu konulara fazla değinmezler. Eylem cümlesini kendi tense’inde “ yor “ larsanız continuous. edilgen yaparsanız passive voice cümleleri elde edersiniz.B Sonuç olarak bir cümle ya oluştur yada eylem ve eylemse mutlaka yukarıdaki iskelet sistemi içinde kalan 7 adetten bir tanesidir.V O : verb : object En küçük birim açıklama: 1) 2) 3) 4) The The The The girl girl girl girl in the garden who wants to go swimming killed by Tom açıklama Kelime grubu Relative Clause Gerund Passive E. 1.

Bakır madenciliği o bölgenin ekonomisi için vazgeçilmezdir 2. Ving Yapısının İsim Olarak Kullanımı Her fiilin tek başına Ving hali fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir isim haline sokar ve orijinal bir isim gibi Türkçeleşir. Swimming is a good sport. Bu kullanım özelliği yüzlerce yeni kelimeyi bize hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar. o fiilin eylem özelliğini kaybettirerek onu fiilden türeyen bir sıfat haline sokar ve orijinal bir sıfat gibi Türkçeleşir. 241 . Türkiye’de tennis oynamak çok pahalıdır 4. Eğer sözlükte kırık sıfatını aramak istersek karşımıza “ broken “ kelimesi çıkar ve bizde sanki onu özel bir kelimeymiş gibi algılarız oysa farkında olmadan zaten o kullanımı biliyoruzdur ama böyle bir yapının ne olduğu ve nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğimizden de zaten bildiklerimizi tekrar ezberlemek gibi bir tutuma gireriz. Yüzme iyi bir spordur V3 Yapısının Sıfat Olarak kullanımı Fiillerin tek başına V3 hali. Air-conditioning Bodybuilding Brain washing Central heating Dry cleaning klima vücut geliştirme beyin yıkama merkezi ısıtma kuru temizleme 1. Smoking is a terrible habit. Playing tennis in Turkey is very expensive.zorunda kaldıkları ama aslında tek bir mantık ve sadelikle zaten farkında olmadan bildikleri bazı gerçeklerin hiçte sanıldıkları kadar ürkütücü olmadıklarını göstermektedir. Copper mining is indispensable to the economy of that region. Bu durum genellikle Ving yapısının ikinci kısım olması ile elde edilir. Dancing school Finishing line Freezing point Living room Opening speech dans okulu bitiş çizgisi donma noktası oturma odası açılış konuşması Ving yapılı isim farklı kelime ile birleşip yeni anlamlı başka bir tamlama ortaya çıkarabilir. Aşağıda yer alan tamlamaları dikkatlice inceleyerek aynı mantığa varmaya çalışın. Bu sayede yüzlerce yeni kelimeye hiç bir çaba harcamadan ve en önemlisi ezberlemeden ulaşırız. Sigara içmek kötü bir alışkanlıktır 3. Her gün kullandığımız. kızarmış tavuk kırık sandalye oturma odası yüzme havuzu fried chicken broken chair living room swimming pool gibi kelimeler teker teker ezberlenmek yerine orijinal fiilleri sayesinde türetilirler. Bu kullanım özelliği bize yüzlerce yeni kelimeyi hiç çaba harcamadan otomatikman bilme yeteneği katar.

şişman olmak şişmanlamak kızgın olmak kızmak sıcak olmak ısınmak pahalı olmak pahalılaşmak Aynı durum İngilizce gramerinde de karşımıza çıkarak aynen Türkçe’de olduğu gibi sıfatlar fiil yapısında kullanılabilirler. Aşağıdaki örneklerde sıfatların nasıl fiil haline geldiklerini dikkatlice inceleyin. Buraya park etmek yasak 4. Çalıntı bir yüzük almak kanun dışıdır 3.sıfatlar ve fiiller düzenli ( belirli bir kurala göre türetebilen ) ve düzensiz ( belirli bir kurala göre türetilemeyip ayrı ayrı bilinmek zorunda olunan) yapıda karşımıza çıkarlar. Daha evvel isimlerin “ çoğul yapılma kurallarında “ da incelendiği gibi isimler . He is married to an American. I am fat şişmanım I was fat şişmandım Oysa Türkçe Gramerinde karşımıza sıfatlardan türeyerek eyleme dönüşen ve bunun sonucunda eylem cümlelerinde kullanılan bir çok kelime çıkar.hal broken stolen married fried painted 3. It is forbidden to park here. Fiillerin üç hali düzenli fiillerde sonlarına ed eki almalarıyla düzensiz fiillerde ise ayrı ayrı bilinmek suretiyle kullanılırlar. He is known very mean in the town. Yani bir eylem gibi ele alınıp çekimlenemezler. Break Steal Marry Fry Paint 1. Bir Amerika’lı ile evli 2.Hal eylem anlamları bir kenara bırakılarak onların sıfat anlamları incelenirse. to to to to to to be be be be be be fat angry hot dark better cold şişman olmak kızgın olmak sıcak olmak karanlık olmak daha iyi olmak soğuk olmak to get fat şişmanlamak to get angry kızmak to get hot ısınmak to get dark kararmak to get better iyileşmek to get cold soğumak 242 . Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.hal Şimdi fiillerin to break to steal to marry to fry to paint broke stole married fried painted 2. It is illegal to buy a stolen ring. kırmak to be broken kırık çalmak to be stolen çalıntı evlenmek to be married evli kızartmak to be fried kızarmış boyamak to be painted boyalı 1. Bir sıfatı fiilleştirmek için önüne “ get “ getirilir ve sıfatlar artık oluş cümleleri yerine sıfat özelliklerini bir kenara bırakarak eylem cümlelerinde çekim alırlar. Kasabada çok cimri biliniyor Sıfatlardan Fiil Yapılması Bilindiği gibi sıfatların çekim alması sadece “ to be “ cümlelerinde gerçekleşebilmektedir.Fiillerin üç hali vardır.

çıldırıyorum. Her ne zaman onu görsem. Life gets difficult every day little by little. 243 .She wants to get fat. Whenever I see him. Hayat her gün azar azar zorlaşıyor. I get crazy. Hava karardıktan sonra dışarı çıkmanı istemiyorum. Şişmanlamak istiyor I don’t want you to go out after it gets dark.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->